Giriş
(6)

sabah uyanınca dopamin seviyesini arttırmak

duyurukullanıcısı
bu konuyu araştırır oldum ;- spor ; yani ben sabah spor yapamam. eskiden yapardım hatta yüzme falan şimdi çok zor.- aromaterapi ; bu mantıklı geldi. bazı yoğun kokular dopamin seviyesini arttırıyormuş. zamanlayıcı ile sabah saatlerinde çalışan bir difüzör olabilir.- soğuk duş ; yapamıyorum ama belki
bu konuyu araştırır oldum ;

- spor ; yani ben sabah spor yapamam. eskiden yapardım hatta yüzme falan şimdi çok zor.

- aromaterapi ; bu mantıklı geldi. bazı yoğun kokular dopamin seviyesini arttırıyormuş. zamanlayıcı ile sabah saatlerinde çalışan bir difüzör olabilir.

- soğuk duş ; yapamıyorum ama belki yapılabilir.

- kahve çikolata ; yani yapıyorum ama fazla bir etkisi yok tabi.

başka ne gibi seçeneklerimiz olabilir ?
0
duyurukullanıcısı
(08.09.23)
Borsa. Her sabah borsa açılış saatini beklerken dopamin zirve yapıyor.
0
alimcgraw
(08.09.23)
çok kullanıyorsanız elektronik orucu deneyin.
telfondan instagram vb uygulamaları silin
akşam 8 den sonra telefonu kullanmayın
tv izlemeyin.
1 hafta zorlar, sonra farkı görürsünüz.
0
kisa
(08.09.23)
elektronik orucu + meditasyon, amac surekli high hissetmek degil, iyi hissederek gune baslamak ve savrulmamak. meditasyon da bunu sagliyor, merkezinizde kalmayi. sabahlari 20 dk bile epey iyi hissettirecektir bir sure sonra
0
kassiopeia
(08.09.23)
alimcgraw +1
0
joooper
(08.09.23)
yaklaşık 10 yıldır borsadayım benim için rutin bir şey.
0
🌸duyurukullanıcısı
(08.09.23)
sicak dus
0
abi bi dizi buldum on numara
(08.09.23)
(19)

Bu samimiyet mi yoksa densizlik mi?

sekizdokuzon
Dün daha önce tanismadigim biriyle yüz yüze bir görüşme yaptık iş için. Kariyerim ve yapmak istediklerim hakkında konuştuk, karşımdaki kadın hem yaş hem de deneyim bakımından benden yukarıda. Konuşmanın bir yerinde "Sen şu şu işleri yapamazsın, sende o enerji yok. Enerjin düşük, hatta konuşmanın baş
Dün daha önce tanismadigim biriyle yüz yüze bir görüşme yaptık iş için. Kariyerim ve yapmak istediklerim hakkında konuştuk, karşımdaki kadın hem yaş hem de deneyim bakımından benden yukarıda. Konuşmanın bir yerinde "Sen şu şu işleri yapamazsın, sende o enerji yok. Enerjin düşük, hatta konuşmanın başında benim de enerjimi aşağı çektin. Ama samimi, iyiniyetli birisin. Seninle bir şekilde çalışmak isterim." dedi. O an bir tık şok oldum, enerjici kadınlar da vardır neticede. Sonra kendimi doldurmamak için "E yorgundum, iki gündür çocuk bakıyordum. Kadın gördüğünü söyledi" diye düşündüm ama bir taraftan da bir tık kırıldım. Ben bunu bu şekilde söylemezdim. Sonra da aslında ustalastigim bir alan olmadığını, bu yasta mesleksiz olmanın büyük sıkıntı olduğunu falan söyledi. İnsanların karşısındakinin gardini düşündükten sonra dört koldan saldırması da yine sık karşılaştığım bir tavır. Ve daha kötüsü kendimi bu tip durumlarda savunamiyor olmam. "He evet ben gerçekten de işe yaramaz biriyim, haklısın. Zamanını aldım." kafasına giriyorum.


"Kadın dürüst, gördüğünü söyledi ve sana yardım etmeye çalıştı sekizdokuzon" ile "İnsanların patavatsızlıklarindan, kaba saba tavirlarindan ve hal bilmezliklerinsen bıktım." arası bir yerdeyim. Ya bir de burcumu sordu, balık dedim diye daha bir acıdı. Eve geldim, CV'mde doğum tarihimi değiştirmeyi falan düşündüm. Kendisi de başak burcuymus, çok hareketli, canliymis. Aslında balık burcu insanları onu sakinlestiriyormus. Bir de burç ırkçılığina maruz kaldım. Ha bir de Nişantaşı'nda oturuyormuş kendisi, bu bilgiyi de araya sıkıştırdı. Sultangazi onun için karadelikmis, her türlü insan varmış (ben Sultangazi'de oturuyorum).

Tarafların ikisi de kadın ve aralarında 15 yaş fark var.

Nasıl yorumlamali bu durumu? Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(07.09.23)
Apaçık densizlik
0
olaylar olaylar
(07.09.23)
enerjici kadın falan değil bu bildiğin narsist kişilik bozukluğu. karşısındakinin gardını düşürüp -bir de üstüne iyi niyetlisin derken sen istesen de bana zarar veremezsin diyor- daha rahat kontrol edecek aklı sıra. aynı ortamda çalışacak olsan bile bu insanla direkt olarak çalışmamanı öneririm.
0
william morris
(07.09.23)
Burç konusuna değinmeye bile gerek görmüyorum ama bu enerji konusu çok rahatsız edici olmaya başladı gerçekten.

Yani doğru düzgün bir karakter tahlili yapamayıp eksik gördüğü yönleri söyleyemeyen herkes enerjisi düşük deyip geçiyor gibi geliyor. Aynı şekilde birinin iyi ve öne çıkan yönünü tahlil edip bulamayan, enerjisi çok iyi deyip geçiyor. Ayrıca bunun ölçülebilir bir kıstası da yok, kişisel olarak mı beğenmiyor, gıcık mı oldu, çekici mi buldu, itici mi buldu da diyor yoksa işe uygun olmayan farklı bir durum mu gördü bilemiyorsunuz daha kötüsü kendi de bilemiyor, enerji işte :D

Birilerinin buna bir dur demesi lazım artık cidden çok saçma. İnsan kaynaklarına falcı falan alsınlar oldu olacak, onlar daha bi insan sarrafı.
0
akhenaten
(07.09.23)
nasil bir is hic bilemiyorum, burcun ne alakasi olabilir bu is muhabbetinde onu da bilemedim. yukardaki arkadaslara bir dereceye kadar katilmakla birlikte, onemli olan sizin tavriniz. kendinizi savunup savunmamaktan ziyade, neden bu kadar merkezinizden cikip CV'nizdeki dogum tarihini degistirmeyi dusunebilecek hale geliyorsunuz. buraya bakmaniz lazim. bu tur densiz, terbiyesiz, kendini bilmezler her yerde var, ama her biri icin kendinizi degistiremezsiniz ve bu kadar etkilenmemelisiniz.
soyledigi sacmaliklari duydugunuz anda verdiginiz tepkinin de bir onemi yok, hepimiz insaniz, sok oldugumuz anda bir tepki veremeyip sonrasina 'ne yasadim ben ya' diye dusunebiliriz ve kirilabiliriz bunlar insanca, bunda sorun yok. ama siz sonrasinda kendi merkezinizden cikmissiniz. buraya bakmayi dusunebilirsiniz. ayrica siz kadindan yardim istememissiniz, 'yardim etmek istedim' bahanesi altinda istenmeden verilen tavsiyeler, insanlara densiz densiz konusmalar bir bitse keske.
0
kassiopeia
(07.09.23)
Hiç sevmem böyle muhabbetleri. Enerjim düşük olmasa bile düşerdi.
0
Kahvedesu
(07.09.23)
Burcumu farklı söyleyip enerjici bayanların tavırlarındaki değişikliği deneyimlemek istedim. Ne kadar subjektif ve iş bilmez olduklarını görüp içimi rahatlatacaktım. Gerçi bir sonrakine "Reis de balık burcu ama pek sakin değil yani, ayık olmakta fayda var" da diyebilirim. Ay ne bileyim, yıldım ya.
0
🌸sekizdokuzon
(07.09.23)
İş yerlerine eğitim vermeye gidiyorum. "İnsanların cinsiyetine, ırkına, dinine ve yaşına göre ayrım yapamazsınız" diyordum, bunlara "burcuna göre" maddesini de eklemeliyim.
Şöyle söyleyeyim, bu şekilde konuşan bir insan kaynakları bana o şirket hakkında olumlu intiba vermez.
Sultangazi / Nişantaşı hikayesi ayrı komedi. sizin üzerinizden ego tatmini yaşamış.
Şimdi ben desem ki "benden 15 yaş büyüksün, derin pörsümüş, bana enerji muhabbeti yapıyorsun" ayıp olur mu, olur. Onun yaptığı da ayıp.
Ama işe girdikten sonra o kadınla çalışmayacaksanız o zaman değerlendirebilirsiniz işi.
0
SiyamkedisiZorro
(07.09.23)
burç vesaire dediyse he deyip geçin. insanları burç üzerinden analiz eden hiç kimsenin hiç bir yorumunu dikkate almam.

nişantaşı ve sultangaziden bahsetme şekli de doğrudan faul.

örtülü kibir, hiç üzülmeyin. hayat hepimiz için eşit koşullarda ilerlemiyor. kaldı ki sizi gerçekten tembel, mesleksiz vesaire görüyorsa bile motivasyon konuşması, mentörlük böyle yapılmaz.
0
Phoebe
(07.09.23)
sadece burç mevzusuna değineceğim.
burç değil, doğum haritası önemli deseydiniz de öyle kalakalsaydı :)
ayrıca başağın enerjisi yüksek değildir, sadece çok çalışmayı bilirler.
bir de oldukça eleştirel ve memnuniyetsiz tiplerdir, hareketleri normal yani. üstüne, suratsız ve sıkıcıdırlar. bir daha görürseniz bunları iletin kendisine. ayrıca "evde kalmış kız kurusu" tarzı bir tip olma ihtimali bayağı yüksek :)
0
candide
(07.09.23)
kadin sizin enerjinizi dusurmus ama farkinda bile degil. kendi enerjisini yukseltmek icin baskalarinin enerjisini emiyor sanirim. hic umursamayin, bence o kadinla calisilmaz ama siz bilirsiniz.
0
Sour
(07.09.23)
Leş birisi gibi duruyor. Birlikte çalışma meselesini bilemem de böyle tiplerin bu saldırgan tavrını iyiye yorarsaniz kendinizi çok hirpalarsiniz.

Zamanında şu kavram kafamı çok açmıştı bu tavra dair:
(bkz: saldırganla özdeşim)
0
encokbenisevinnolur
(08.09.23)
Burçlardan bahseden biri fizik prof.u bile olsa bı daha dikkate almam
0
abuzer
(08.09.23)
abuzer +1

ayrıca insanların sizin hakkınızda ne düşündüğünü bu kadar ciddiye almamanızı tavsiye ederim. hele de yeni tanıştığınız halde oturduğunuz yer ya da karakteriniz ile ilgili böyle patavatsız yorumlar yapanları.
ben de enerjisi hep aşırı yüksek olan insanlarla çalışamıyorum mesela, napayım şimdi o hanımefendiyi gördüğüm yerde "of bu yaşta bu enerji allah etrafınızdakilere sabır versin" mi diyeyim.
0
felfela
(17.09.23)
kadının yaptığı dengesizlik.

tamamen seni manüpüle etmeye çalışıyor.
bakma sen bunlar kıskanıyor bile olabilir. arada 15 yaş var az değil.
sen modunu düşürme tam tersi hırslı ol bunlar seni daha hırslı yapsın.
kendini ''daha iyisini yapacağım sen de izleyeceksin'' gibi hırslandır.
0
alt4y
(13.11.23)
muhatap bile olma. saçma sapan bir tip. kendini iyi hissetmek için karşıdakini aşağı çekmeye çalışan kompleksli biri. çok belli.

ayrıca sour'un da dediği gibi senin enerjini düşürmüş. e kendi insanların enerjisini çeken biri? söylesen bu tipler hatasını da kabul etmez. uzak durulması gereken insanlardan.
0
blackkmamba
(13.11.23)
okurken o kadar sinirlendim ki. hadsizlik, densizlik, terbiyesizlik.

bu tipler karşıdakini aşağılayarak kendilerini yüceltme eğiliminde sürekli. iğreniyorum bu tarz insanlardan. içine bir iki küçük güzel sözümsü bir şeyler söylüyo ki sizin gibi kendinizi sorgulayın ben mi acaba kötü düşünüyorum diye.
0
chanandler bong
(13.11.23)
aklıma birden geçenlerde yaptığım iş görüşmesi geldi:) kadın nedense başından beri konuşmama taktı, yavaş konuşuyormuşum. sesim tam gitmiyormuş falan. bu şekilde verimli görüşme olmaz, istersen başka zaman görüşelim falan dedi ısrarla. halbuki konuşmamda falan bir şey yoktu. tabii ki baştan sona zordan konuşmayla geçen bir görüşme, sonuç da olumsuz geldi:) bana çok tuhaf geldi, nasıl bir şey bekliyor bu insanlar anlamıyorum. sinir oldum nedense.
0
nothing in my way
(13.11.23)
Hatun tipik balatayi siyirmis bir beyaz yaka. Etiketci, kartvizitci.
Mesleksizlik baska, bir konuda ustalasmamis olmak baska. Kafasi karisik baya.

Ozetle, salla diyorum...
0
cooperr
(13.11.23)
ya bir şey diyeceğim çok kaba konuşmak istemiyorum ya da keskin bir cevap vermek istemiyorum ama ego mastürbasyonu yapan geri zekalı bir kadını okumuşum gibi geldi şu an bana. gece gece sinirlendim. böyle geri zekalılarla muhatap bile olmak istemiyorum şahsen. böyle insanlarla çalışmak zorunda kalanlara da üzülürüm açıkçası.
0
cenkay burker
(13.11.23)
(13)

cumartesi tam gün çalışır mısınız?

Aslan damat
merhaba,İş haftanın 6 günü ve çalışma saatleri 09:00-18:00 arası.Evinize en az 2 vesait tramvay+metrobüs veya 3 vesait olursa tramvay+metro+metro şeklinde. iş; mali işler, bütçe-raporlama. tüm gün dört duvar arasında geçecek bir iş. 6-12 ay kadar idare edebilecek paranız var kenarda.Bu şartlarda bir
merhaba,

İş haftanın 6 günü ve çalışma saatleri 09:00-18:00 arası.
Evinize en az 2 vesait tramvay+metrobüs veya 3 vesait olursa tramvay+metro+metro şeklinde. iş; mali işler, bütçe-raporlama. tüm gün dört duvar arasında geçecek bir iş.

6-12 ay kadar idare edebilecek paranız var kenarda.

Bu şartlarda bir işyerinde çalışır mısınız?

yaş; 38
0
Aslan damat
(04.09.23)
daha iyi bir is bulabileceksem baska yere bakarim. cumartesi detayi onemli degil.
0
buenosdias
(04.09.23)
cumartesi detayi benim icin en onemli sartlardan biri olurdu, insanin hayat kalitesini 3/4 dusuruyor bence. baska bir is bulabilecek durumum varsa calismam, ya da baslarim ama is bakmaya devam ederim. calisirken is daha kolay bulunuyor biraz dogru sanki.
0
kassiopeia
(04.09.23)
yeni mezun olduğumda hiç bakmadan gece gündüz çalışmıştım, ama şimdi 2 çocuk aile vb, çok zor, ama işşizsem çalışırım, çalışırken iş bulmak daha kolay.
0
ravenudon
(04.09.23)
hocam bence 2 şeyi göz önüne almak lazım karar verirken. birincisi maddi olarak karşılığını alacak mısınız düzgün bir şekilde, ikincisi de sizi geliştirecek ya da en azından cv'nize yazdığınızda size katkısı olacak bir iş mi? eğer bunlardan biri yoksa ben tercih etmezdim. hayatımın yaklaşık 2,5 yılında cumartesileri çalıştım ve pek çekilecek dert değil herkesin izin gününde çalışıyor olmak ve kendinize çok az kişisel zsaman bırakmak. ama eğer karşılığı buna değecekse düşünülebilir belki.
0
bu da mi nick degil
(04.09.23)
ben de @konuşma ben konuşuyorum gibi düşünüyorum, buraya başlarsam iş görüşmelerine gidecek dermanım kalmaz saplanıp kalırım gibi. şartları da çok iyi değil yol parası yok, gayrettepe gibi yerde günlük 120 lira yemek parası veren bir firma. oradan bile az çok belli ediyor bence kendini. reddediyorum arkadaşlar teşekkürler.
0
🌸Aslan damat
(04.09.23)
12 ay işsiz kaldığınız zaman başvurduğunuz yerlerin yaklaşımı da değişiyor. Ben olsam işi alıp bakınmaya öyle devam ederdim.

Kenarda duran paranız aradığınız işi bulana kadar değil, iş bulamadığınız zamanlar için durmalı. Aksi takdirde iş aramak için 6-12 ay sizi idare edebilecek bir miktarı harcamış oluyorsunuz, yeni gireceğiniz işi baya pahalıya getirmiş oluyorsunuz yani. Değer mi? Bence değmez.
0
akhenaten
(04.09.23)
Parası iyiyse pazar günü de çalışırım.
0
hayirsiz
(04.09.23)
Çalışmam.

Zamanimizi satiyoruz da nereye kadar satiyoruz. Yani cumartesi de calisirsaniz satacak zaman kalmiyor artik.
0
logisticsmanager
(04.09.23)
ben hep inat ettim . günde 8 saatten fazla çalıştıran yerle vardı her ghün yarım saat veya cumartesileri 2-3 saat gir medim ama başka iş bulabildim sonrasında.
0
ShadowOfMoon
(04.09.23)
Daha iyi bir is bulana kadar mecbur calisilacak. 6-12 ay yetebilecek paraya dokunmam, cok bir para degil.
0
hot potato
(04.09.23)
Kesinlikle çalışmam.
Hele de kenarda idare edecek param varsa birkac ay, asla girmem oraya.

Çünkü girersen baska ise girmesi zor olacak, bir bakmissin 2-3senedir oradasin. Her zaman bir tik iyisi vardır,bir sure disimi sikar daha iyi sartlarda bir yere girene kadar beklerim. Hayatin zehir olur valla.
0
stavro
(04.09.23)
çalışmam. tecrübe ettim ve saçma olduğunu gördüm.
0
yankee jumping
(05.09.23)
Asla. Tüm dandik kariyerimi iş yeri dışında daha çok vakit geçirmek üzerine kurdum. Mesailere gitmedim,. Terfi dilenip yükselmedim. Üç kuruş fazla kazanacağım diye ruhumu satmam.
0
hasmetizm
(05.09.23)
(9)

İş yerleri böyle samimiyetsiz mi ?

skr1292
Yeni bir işe başladım. saçma sapan şeyler. İnsan ben niye böyle şeylerle uğraşıyorum diyor. Ekip lideri yazmış mesela hedefimiz şu, şunu yapmaya çalışıyoruz diye. Samimiyetsiz bir ortam. Her iş yeri böyle mi. İşim masabaşı yazılım desteği falan veriyorum.
Yeni bir işe başladım. saçma sapan şeyler. İnsan ben niye böyle şeylerle uğraşıyorum diyor. Ekip lideri yazmış mesela hedefimiz şu, şunu yapmaya çalışıyoruz diye. Samimiyetsiz bir ortam. Her iş yeri böyle mi.

İşim masabaşı yazılım desteği falan veriyorum.
0
skr1292
(04.09.23)
hedefini söylemesi mi samimiyetsiz anlamadım?
ama evet çok samimi ortamlar değiller. dıştan öyle gözüküyor ama.
0
jelly bear
(04.09.23)
her iş yerinde, ya da belli bir amaç doğrultusunda bir araya gelmiş gruplarda hedef koyulur evet.

tam olarak neyin samimiyetsiz geldiğini yazarsan belki daha yardımcı olabiliriz.
0
king lizard
(04.09.23)
Neyin samimiyetsiz olduğu belirsiz +1
0
logisticsmanager
(04.09.23)
çalışma hayatına hoşgeldin. muhtemelen ilk işin ve kurumsal dil sana garip geliyordur. bir zaman sonra alışırsın.
0
sir gawain
(04.09.23)
İş ortamı samimiyet beklemek için yanlış yer aslında, önemli olan şey kibar ve herkesin işine gücüne baktığı bir ortam olması. Samimiyet bunun üstüne yalnızca bir artı olabilir.

İnsanlar işe alınırken kişisel özelliklerinden ziyade yapılacak işteki yeteneklerine bakılıyor, aksi ayrımcılık olurdu, kime göre samimi mesela? Kimin geçinmeye hakkı olduğuna bu tarz özelliklere göre karar veremezsiniz. Haliyle birbirine çok zıt kutuplardaki insanlar ister istemez aynı işi yapmak için bir araya geliyor, burada önemli olan hırgür olmadan herkesin birbirinin alanına saygılı olarak işleri yürütmesi. Bunu yapmak için de arada bir mesafe bulunmalı, bu da size samimiyetsiz geliyor olabilir.
0
akhenaten
(04.09.23)
Evet samimiyetsiz. İş yerlerinde, hele de satış yapılan yerlerde; "Wow arkadaşlar süperiz, mükemmeliz, şöyle sattık, böyle hedefleri tutturduk" muhabbeti hiç bitmez. Az satanlarla çok satanlar birbirlerine kırdırılır, zira şirket satış yapanlara prim falan vermek istemediği için insanları birbirlerine düşürüp onları at gibi yarıştırma derdindedir.
0
salihdt
(04.09.23)
herhangi bir hedefim olmadan calismak istemezdim sanirim, ozellikle de bir ekip isi ise yaptigim. kendi isinizi yaparken de bir hedefiniz olur, su kadar para yapayim, su kadar musteriye ulasayim, su isi su zamanda bitireyim gibi gibi. ayrica is yerinden nasil bir samimiyet beklediginize gore degisir, insanlarin birbirine kibar ve saygili davrandigi, kole muamelesi gormediginiz, gercekci beklentiler icinde olan bir ekiple calismak, yaptiginiz isin deger gormesi vs. yeterli. is yeri sonucta bu, isimizi yapip cikacagiz.
0
kassiopeia
(04.09.23)
İşin samimi olmasına da gerek yok. Ama şirket amaçları ile kendi amaçlarını hiç ama hiç denk düşüremiyorsan o zaman o sektör sana göre olmayabilir.

Mesela bankacılık sektöründe müşteriden yapılacak kesintileri tıkır tıkır alırken, hala burada daha fazla kesinti yapmak in proje yaparken kendini insanlığa ihanet ediyor gibi hissediyorsan, yöneticinin koyduğu hedefler sana çok komik hatta adice gelir.

Ama bir telekominikasyon alt yapısı yapıyorsan ya da araç geliştiriyorsan falan o zaman insanlığa ihanet ediyor gi i düşünmüyorsun. araç geliştirirken yaptığın testlerin ileride insan hayatını korumak üzere olduğunu biliyorsun, sana koyulan hedefler o kadar da batmıyor.

Tabi ki tüm şirketlerin ilk amacı para kazanmak, kar etmek. Koyulan tüm hedeflerin de amacı daha çok para kazanmaya çıkıyor. Ama 2. Amaç müşteriyi soymak mı, onlara teknoloji mi taşımak, araçlarını güvenli hale mi getirmek? Bu 2. Amaç işte senin ortamı samimi bulup bulmamanı etkiliyor.
Eğer kar etme amacı dışında, sana daha anlamlı gelen bir sektör varsa, o zaman orada san göre daha anlamlı ve samimi bir ortam bulabilirsin
0
zimbirik
(04.09.23)
iş hayatına hoş geldin. ticari işletmeler için durum çoğunlukla böyledir.
0
ezkaza
(04.09.23)
(11)

Arkadaş grubuyla iletişimi kesme

gnosis
10 yıllık bir arkadaş grubum var. Lisede tanıştık o zamandan beri arkadaşız. Hayat hepimizi farklı illere dağıttı ama hala Whatsapp, sosyal medya üzerinden iletişimimiz devam ediyor, yılda 2-3 kere buluşuyoruz. Şimdi yazacaklarım çok çocuksu gelecek belki ama bu 10 yıllık arkadaş grubu doğumgünümü u
10 yıllık bir arkadaş grubum var. Lisede tanıştık o zamandan beri arkadaşız. Hayat hepimizi farklı illere dağıttı ama hala Whatsapp, sosyal medya üzerinden iletişimimiz devam ediyor, yılda 2-3 kere buluşuyoruz.
Şimdi yazacaklarım çok çocuksu gelecek belki ama bu 10 yıllık arkadaş grubu doğumgünümü unuttu ve ben çok kırıldım. Doğumgünüm Ağustos ayının ilk haftasında. Ağustos ayı boyunca bir arama ya da mesaj bekledim ama gelmedi. Ağustos sonunda bir buluşma planımız var, orada kutlarlar herhalde dedim ama buluşmada bahsi bile geçmedi. Birinin iş arkadaşının yakın zamanda doğumgünüymüş, ona hediye seçtik hep birlikte ahahaha...
Bu sabah sonunda biri hatırlayıp Whatsapp grubuna senin doğumgününü unuttuk galiba, geçen aydı dimi yazmış. Çok meşgulüm bu aralar her şeyi unutuyorum gibi mesajlar atmışlar.
Şimdi ben bu "arkadaşlar"la iletişimi aniden mi keseyim, yavaş yavaş mı keseyim?
0
gnosis
(04.09.23)
ben de bir kere unuttuklarında çok kırılmıştım ama sonra iş-aile-sosyal hayat derken ben de istemeyerek unutunca dedim ki insanlık hali bazen unutuluyormuş demek ki.
0
ananiyimioguz
(04.09.23)
kutlansa güzel olurdu ama kutlanmaması arkadaşlığınızı oluşturan temel taşları (güven, dayanışma-destek v.b.) zedeleyecek boyutta değil. bir de 25+ olup doğum gününe bu kadar anlam yüklemeye gerek yok bence. kutlanması çok tatlış evet ama kutlanmıyor diye de bu kadar kırılmak, ne bileyim, aşırı bir reaksiyon sanki.

insanlık hali + 1

ama yine de sizin için bu çok önemliyse konuşmayı deneyebilirsiniz, tekrarlanması halinde kesersiniz iletişimi.
0
Phoebe
(04.09.23)
en iyisi insanlık hali +1 deyip sineye çekmek.

arkadaşlığınız, yaşadıklarınızı, anılarınızı ve onların sevdiğiniz yönlerini terazinin bir kefesine koyun, doğum gününüzü unutmalarını diğer kefeye. hangisi ağır basıyorsa ona göre davranın
0
yemrem
(04.09.23)
Bu sebepten arkadaşlık bitirilmez. Insanlık hali deyip geçmek lazım.
0
nic cage
(04.09.23)
Artık muhabbetler sarmıyorsa, eskisi gibi tadı yoksa, kafalar çok farklılaştıysa birden kesin gitsin.
Ama arkadaş ortamını seviyorsanız, eğleniyorsanız böyle bir şeyden dolayı iletişim kesmek fazla.
İnsan yeri geliyor kendi doğum gününü fark edemiyor ben şaşırmıştım bir kere kutlanınca aa bugün müydü diye. Herkesin günlük hayatında bir sürü derdi tasası var ya takılmayın böyle şeylere bu kadar.
0
Dağcı
(04.09.23)
Bir kişi unutunca ben de insanlık hali, önemli değil diyorum ama bir kişi değil dört kişi unuttu. Her gün Whatsapp'ta yazışıyoruz, birinin bile aklına gelmedi. Sonuçta gözden uzak olan gönülden de uzak oluyor demek ki dedim. Herkesin bulunduğu yerde yeni arkadaşları var. Uzun süredir birbirimizi tanıyor olsak da yanındakiler hayatında daha etkili ve önemli oluyor.
Hala kararsızım ama kendileriyle sosyal medyada ekli ama sokakta karşılaşınca kafasını çeviren tanıdık seviyesine inmeyi planlıyorum.
0
🌸gnosis
(04.09.23)
10 yıldır herkes herkesin doğumgününü kutluyor mu ki ya? Çok şaşırdım valla :D Bence çok da büyük bir olay değil. Sizin kendi dinamikleriniz sonuçta, bu kadar önem veriyorsanız bitirin tabi ama her yıl doğumgününüzü kutlayacak tarzda bir çevre edinebilesiniz sanmıyorum.

Ayrıca bir daha ergen olmayacaksınız, ergenlikten beri süregelen arkadaşlıkların yeri çok farklı. İyi ya da kötü bilemem, ancak 30 yaşında tanıştığınız insanlardan çok daha farklı bir iletişim olur eski arkadaşlarla.

Bence farklı sorunlar yoksa sırf doğumgünü için çok büyük israf.
0
akhenaten
(04.09.23)
Evet, 10 yıl boyunca herkes herkesin doğumgününü kutladı.
Bu ay birinin doğumgünü var, o zamana kadar ne tavır alacağıma karar vermem lazım.
0
🌸gnosis
(04.09.23)
belli ki sizin icin onemli ve kalbiniz kirilmis. 10 yillik arkadasligimi ben bunun icin bitirmem ama sizin icin bu kadar onemli ise, iletisim, iletisim iletisim... mutlaka kibarca soyleyin, bir sonraki bulusmada arkadaslar benim dogum gunumu unuttunuz, bu benim icin onemli, kirildim demek inanin zor degil, kirilgan olmaktan o kadar korkuyoruz ki, oyle bir hale geldik ki, yapici tartisma yapmayi, yakinlik kurmayi, iletisimi tamamen unuttuk. eminim arkadaslariniz, hepsi degilse bile, yeterince bir kismi anlayacaktir. kirildiginiz bir seyi 10 yillik arkadaslarinizda soylemekte bir sorun olmamali, eger cocukca oldugunu dusunuyorsaniz kirildigin seyin de cocukca oldugunu ve kirilmamaniz gerektigini dusunuyorsunuzdur muhtemelen. oncelikle kendinize buna kirilma ve uzulme hakki verin, uzuldugunuzu kabul edin, bunun icinde biraz durun, bu izni kendinize verin, sonra insanlik hali olabilecegini ve dunyanin sonu olmadigini, insanlarin size deger verdigini kendinize hatirlatin, sonra paylasin ve ozulerini kabul edip, yola devam edin. insanlara duzeltmek icin sans vermeden hayatinizdan cikarmak sizi daha cok uzebilir.

eger 10 yillik arkadasim, surekli baska bir hata yapmiyorsam, dogum gununu unuttum diye aniden beni hayatindan cikarsa, elbette uzulurum, yas tutarim ama arkadasimi ve arkadasligimi sorgularim, bunu benimle konusacak kadar yakin gormedigini, arkadasligimiza deger vermedigini dusunebilirim. bana onemli gelen size gelmeyebilir, ve tersi de gecerli ama bana bunu soylemezsiniz bunu bilemem, dolayisiyla ingilizce cok guzel bir deyis var 'set up for failure', kendimi o kadar da suclu hissetmem sanirim.
0
kassiopeia
(04.09.23)
öncelikle evet çok çocuksu geldi.
lisenin üzerinden 10 yıl geçtiğine göre üniversiteler bitmiş, millet iş-güç-(Ağustos ayı olduğunu da düşünürsek)-tatil telaşına kapılmıştır. Yaş ilerledikçe doğum gününe verilen önem giderek azalacak. belli ki sen diğerlerine göre daha çok önemsiyorsun ama bu hep böyle gitmeyecek.

arkadaşının iş arkadaşına hediye aramasını da şöyle yorumlayabilirsin: iş yerinde sürekli farklı insanların doğum gününü kutlamak ve onlara hediye almak, doğum günlerini arkadaşının gözünde artık keyif alınan bir kutlama olmaktan çıkarıp yapılması gereken bir görev haline getirmiş. buradan yola çıkarak çalışmadığına veya diğerlerine kıyasla çok rahat bir işin olduğuna dair bir iddia ortaya atacağım :D

sonuç olarak, insanlık halidir unutulur demek lazım. he ille ben arkadaşlığımı keseceğim diyorsan da doğum gününü unutan arkadaşlar mı daha iticidir yoksa doğum günü unutulduğu için arkadaşlık kesen kişiler mi onu da iyi düşünmek lazım.
0
hrskrs
(05.09.23)
Bu duyuruya gelen cevaplardan sonra arkadaş grubumdakilerin doğumgününlerini kutlamamaya karar verdim:)
Hangimizin işi daha rahat, hangimizinki daha yoğun bilmiyorum ama evet üçü o sırada yıllık izindeydi. Bütün gün sosyal medyada olan insanların meşguliyet bahanelerine inanmıyorum.
Bu konuda başka forumlarda benzer sorulara verilen cevapları okudum. Kendinizi birinci plana koyun gibi şeyler yazmışlar. Ben de ailemi ziyaret için memlekete gideceğim tarihi planlarken bu arkadaşlarımın organizasyonlarını dikkate almamaya karar verdim. Tarihler denk gelirse buluşuruz olmuyorsa ekstra bir çaba sarf etmeyeceğim.
0
🌸gnosis
(06.09.23)
(4)

Denizi Güzel Çadır Kampı

tum haklari saklidir
Fiyat ve şehir çok önemli değil. Denize yakın olsun ve denizi güzel olsun şeklinde bir yer arıyorum.Onerebileceginiz yerler var mıdır?Mesaj olarak da iletebilirsiniz.
Fiyat ve şehir çok önemli değil. Denize yakın olsun ve denizi güzel olsun şeklinde bir yer arıyorum.
Onerebileceginiz yerler var mıdır?
Mesaj olarak da iletebilirsiniz.
0
tum haklari saklidir
(03.09.23)
Bu sene herkes Çubucak diyor nedense.
Gidemedim. İçimde ukte kaldı.
0
Mirket
(03.09.23)
Manavgata sorgun veya Kızılot kamp alanını tavsiye ederim, denizi çok yakın ve havadar. aile olarak ta çok rahat bir şekilde kalınabilir.
0
mrctrk
(03.09.23)
datca - aktur icin cok guzel seyler duydum hep
0
fakyoras
(03.09.23)
Kas - en guzel zamani, coluk cocuk da kalmamistir,
Ekim sonuna kadar gidilir
0
kassiopeia
(04.09.23)
(21)

olmekten korkuyor musunuz

Kittie
ve ne olacagini dusunuyorsunuz? ben karanlikta kalacagimi, yalnizliktan aglayacagimi falan dusunuyorum nedense. bir de birisi 1 yasinda, bir digeri 100 yasinda oluyor. cok garip degil mi?bana cok garip geliyor.peki ruha inaniyor musunuz, yani hepimizin bir ruhu var da, hayalet hikayelerine? akli bas
ve ne olacagini dusunuyorsunuz? ben karanlikta kalacagimi, yalnizliktan aglayacagimi falan dusunuyorum nedense.

bir de birisi 1 yasinda, bir digeri 100 yasinda oluyor. cok garip degil mi?
bana cok garip geliyor.

peki ruha inaniyor musunuz, yani hepimizin bir ruhu var da, hayalet hikayelerine? akli basi yerinde bir akrabam, olen kocasinin bir gun eve geldigini soyluyor. once soke olmus, sonra bir anda kendine gelmis dua okumus. bir anda kaybolmus adam. ne dindar biri kendisi, ne paranormal seylere inanan biri. ruya da degilmis, ondan da emin.

*marsa falan gidecegimize keske biri olumu, olum sonrasini arastirsa assf

bonus soru :) birkac hayat yasiyor olabilir miyiz? yani birileri fakir, birileri zengin. birileri abdde doguyor, birileri afrikada aclik cekiyor gibi seyler neye gore belirleniyor. yoksa bunlarin hepsi farkli zamanlarda deneyimleniyor olabilir mi?

mistik bi seyler konusasim, okuyasim var. ister hepsine, ister birine cevap verin, ister bi paragraf yazin iste oradan buradan alakali.

tesekkurler
0
Kittie
(02.09.23)
Nedense ben ölüm anının acılı olacağını düşünüyorum. Bu ve bilinmezlik beni korkutuyor.
Bir de bunu izlemek iyi gelir belki

youtu.be
0
kisa
(02.09.23)
Bu hayatta tamamlayamadigim işler için tekrar tekrar dünyaya geleceğime inanmıyorum, bir tık biliyorum.
0
sekizdokuzon
(02.09.23)
Korkmamız gereken ölüm değil layıkıyla yaşamamak.
0
sekizdokuzon
(02.09.23)
Değer verdiğimiz bir şeyi kaybedince bile çok üzülebiliyoruz. Bir insan canını nasıl kaybedebilir? Bana akıl almaz geliyor. Korkuyorum. Umarım hayırlı bir ölüm olur.
0
dissendium
(02.09.23)
Ölümden korkmuyorum, hayatla ilgili beklentim baya düşük sanırım ondan. Hayallerimdeki gibi hayat yaşasam belki daha çok korkardım. Ruha hiç inanmıyorum, bilinci ruhla özleştirmiyorum yani. İnsanı diğer canlılardan çok ayrı bir varlık olarak göremiyorum, alet yapabilen ve dil geliştiren bir primatız çok özel bulamıyorum. İnancın toplumsal düzeni sağlamak için evrilmesi oldukça mantıklı, benim gibi inançsızların hayatını kendi kendine anlamlı hale getirmesi gerekiyor. Dine inanmayı, sığınmayı isterdim ama mantığıma yatmıyor. Yine de araştırdıkça fikrim değişebilir bilmiyorum.
0
personaa
(02.09.23)
Ruha inanmıyorum. Bence zaten tüm dinlerin çıkış noktası insanların ölümden sonra hayat arayışları, buna bağlı olarak ruh kavramını geliştirmeleri. Ama bence ne ruh var ne de ölümden sonra hayat. Ölünce bilinç gidecek. Fişi çekilmiş bilgisayar gibi olacağız yani :)

Ölümden korkma değil de ben öldükten sonra yaşanacak olayları kaçırma korkum var. FOMO'nun ekstrem seviyesi gibi :d yani öldükten sonra ne kaçırmışsın tabii umrunda değil de ölmeden olabildiğince şeye şahit olmak istiyorum. Ölümden ziyade uzun ve acılı süreç yaşamaktan korkuyorum. Felç, depremde enkaz vs vs. Öyle bir ölüm yaşamadıktan sonra ölümle ilgili çok korkum yok.

Hatta yıllar önce yine sanırım burda bi soruya denk gelmiştim. Bir tuş var ve basarsanız tüm dünya bir anda yok olacak acısız bir şekilde, basar mıydınız diye. İlk okuduğumda 18 yaşlarındaydım sanırım ve niye basayım ya demiştim. Şimdi en azından basan niye basar onu anlayabiliyorum :d

Edit: çocukluktan beri tamamen pozitivist kafada, tüm metafizik konuları reddeden, bilim takıntılı biriyim. O yüzden ölü geldi, hayalet falan hepsi ya yalan ya halüsinasyon. Birinin 1 birinin 100 yaşinda ölmesi de enteresan bir şey değil. İnsan sadece neokorteks geliştirmiş, baş parmağını kullanabilen bir hayvan. Herhangi bir hayvan nasıl bebekken de ölebiliyor yaşlanınca da, bizde de durum farklı değil
0
nundu
(02.09.23)
hem de nasıl
0
estranged
(02.09.23)
Hayatı seviyorum ölmekten korkmuyorum acaba nolacak diye merak içindeyim :)

Bu akşam mistik bir kafadaysan andy weir'ın the egg diye bir öyküsü var, kurzesagt kanalı bunu 7 dakikalık bir animasyon haline getirmişti sana uygun
youtu.be

Türkçe altyazısı da var seçeneklerde
0
freebird5406_2
(02.09.23)
başlarda inançlıydım baya ahiret inancım da vardı haliyle. Ona hazırlık yapıyoruz zannediyordum.

sonra bir dönem dogmatik bilgilerimizin geçmiş yaşamlarımızdan geldiğini veya yaşadıklarımızın atalarımızın yaptığı şeyler yüzünden olduğunu falan düşünmeye başlamıştım.

yakın geçmişte de hiç bir inancım yok. bu tarz kurguların tamamen insan beyninden çıktığını düşünüyorum. kitleleri inandırabildiğin, mantığa yatırabildiğin kadar yayılıyor bu tarz düşünceler.

ölüme gelirsek, korkum değişken ya. bazen hiç korkmuyorum, sadece ben ölürsem üzülecek insanların üzülmesini düşünmek bir miktar üzüyor. Keşke ölümlere alışsak da kimse üzülmese.

bazen de geleceği görememek, son, bilinmezlik, hiçlik gibi şeyler korkutuyor.

ve de uçlarda da olsa, tamam dinlere inanmıyorum insan icadı olduğu için ama içimde bir yerlerde evrenin kendi kendine oluşması mantığını çok yatıramıyorum. Yani bir yaratıcı olmuş olabilir ve farklı bir gerçekliğe uyanabileceğimizin ihtimalini de bulunduruyorum.

Tabi bunun alışageldik öbür dünya tasvirlerinden farklı olacağını düşünüyorum eğer olursa da.
0
ananiyimioguz
(02.09.23)
Hiç mal varlığım yada borcum kalmadı bugün. Hiç korkmuyorum artık.
0
baldan kaymak
(03.09.23)
hiç umrumda değil. zerre korkmuyorum.
sadece çaresizce veya öleceğini bilerek ölmek istemiyorum. örneğin depremde bir enkaz altında kalıp ölümü beklemek gibi. veya yoğun bakımda bilinçli olarak kalmak, ölümü beklemek şeklinde olursa...
0
tabudeviren
(03.09.23)
Yunus emre'nin ruhunu cagirip muhabbet etmisler. Erol sayan anlatiyor. murat bardakci da az degil o da zamaninda katilmis 30 40 kere seanslara.

Ilginc bi muhabbet; youtu.be
0
brkylmz
(03.09.23)
jsgflkjhsdf hayatimda ilk kez olum korkusunu bu sabah 5te yasadim. normalde korkmazdim hic. optimistik bilimkurgu gorunce dun gece ters tepki yapti bende.

dindar degilim ruha da inanmiyorum o yuzden yok olacak olma fikri delirtti beni. ne hakla yani madem yok olucam neden varoldum.

mesela yetmedi, eger benim canim bu kadar kiymetliyse, diger canlilarin da oyle degil mi dedim. sabahtan beri et yiyemedim ki bir gun uzun bir sure. 2-3 gune et yemeye donerim ama hos degil.

bi tik da anne babama sinir oldum neden beni boyle bir sonucla randevulasmak uzere dunyaya getirdiler ki. bilmiyorum. korkunc. yok olma fikri bence cok aci bi sey
0
aguen
(03.09.23)
karanlıkta kalıp acı çekeceğimizi hiç düşünmüyorum. ölümden sonra bir bilinç-ruh devam eden bir süreç bence yok. var olduğuna inanıyor olmamız tamamen insan egosu ve dinlerin ölümden sonraki hayatı pazarlayarak çıkar elde etme stratjisi.

birkaç hayat yaşama da hindistandaki kast sistemi-sömürü düzeni. şimdiki hayatta sürünüyorsun ama sabret bak bir sonraki haytatta kral olacaksın yalanı.
0
orpheus
(03.09.23)
Caner taslaman ruh ölüm diye youtube ta aratinca guzel seyler var.
0
halk
(03.09.23)
olum anindan degil de olume giden yolun farkindaligindan korkuyorum. sanirim olumun kendisi bir daha uyanmayacagin bir uykuya dalmak gibi olacak. hissedecegimizi falan da sanmiyorum. ama mesela kanser oldun ve 3 ay icinde yavas yavas oluyorsun. hayatin muhasebesi falan. iste o kotu. veya enkaz altinda yavas yavas olmek...

olumden sonra bir sey olacagini sanmiyorum, ruha inanmiyorum. vegas'ta olan vegas'ta kalacak gibime geliyor. kainat, varolus bunlar askin kavramlar ve asil devam edenler bunlar olacak. biz bu karmasikligin anlik kopuklerinden ibaretiz gibi geliyor.

yani dalgali denizde olusan kopukler gibi. denizin kendisi devam ediyor ama olusan kopukler patliyor ve yerine yenisi olusuyor. sonsuza kadar devam eden bir bilinc fikri cok asiri absurd. asla patlamadan devam eden bir kopuk gibi. kaldi ki bilincimiz, benligimiz ve ben dedigimiz sey materyal dunya ile etkilesimler sonucu degisen, gelisen; dolayisiyla maddeden farkli bir varolus duzeyi olsa da bir yandan da nedensellik bagiyla onlara da siki sikiya bagli.

bazen yuksek farkindalik anlarinda, yalniz basima dusuncelere kapilmisken oha lan bir an gelecek ve butun bu bilinc olmayacak, ben dedigim bu seyin sonu gelecek diye anlik bir aydinlanma yasadigim oluyor. bu fikir bireysel olarak korkutucu tabi, ama hayatin karmasikligi bu korkunc gercekle yuzlesmemizi erteliyor. gercekten olumle yuzlesmeden olumle yuzlesebilecegimizi sanmiyorum. o yuzden bunlarin cogu laf. olumden korkmuyorum diyen adami elinin ayaginin bosalmasi ufak bir kazaya bakar.
0
antikadimag
(03.09.23)
Doğumdan öncesini hatırlamadığım için ölümün de aynı olacağını ve fişi çekilmiş bir makine gibi bir anda olmayacağım ve bunun da farkında olmayacagim.

Ben de yavaş yavaş ölmek ve olecegimi bilmekten biraz korkarim. Ama bir anda olsem bunda korkacagim tek sey esim, ailem ve yapamadigim şeyler olur.

Ne ruha ne farklı hayatlara inanıyorum. Farklı hayatlarin falan zenginlerin ve güç sahiplerinin şükür etmek, karla, öteki dünya gibi fakirleri kontrol altinda tutmak için çıkardığı şeyler olduğunu düşünüyorum. Başka dünya olmadığı inanilan bir düzende insanlar daha çok reaksiyon verirdi. Ya da şükür etmek gerekmediği zamanda. Bunlar hep işte topluluklarin kontrolu.
0
logisticsmanager
(03.09.23)
Hepimizin ortak bilincten geldigi ve ortak bilince gidecegimiz, bu dunyadaki gorevimiz tamamlanana kadar defalarca dunyaya gelecegimiz dogu felsefesinde fazlasiyla anlatilmis, deneyimlenmis ve kabul edilmis bir gorus. Ben de katiliyorum. 'Near death experience' yasarsaniz fazlasiyla huzurlu bir sure olacagini gorursunuz, o asamaya kadar aci cekip cekmeyecegimizi bilemeyiz. Kendi adima tam olarak Anita Moorjani'nin anlattigi gibi deneyimledim.
0
kassiopeia
(04.09.23)
Korkuyorum. Ölümsüz olmak istemem; ama uzun yaşamak istiyorum.
10 yıl kadar önce ölümün ucundan döndüm. Bilincim kapanmadan önceki son anlarda en büyük endişem "ya Tanrı yoksa, ya her şey bitiyorsa" kaygısıydı. İnançlı bir insanım; ölüme o kadar yaklaşmışken şüpheye düşmek çok ilginç gelmişti sonradan. Genelde tam tersinin olacağı farz edilir.
0
auroraaurora
(04.09.23)
evet olumden korkuyorum ciddi sekilde. Olumden sonra nasil bir ortama gidecek olursam olayim olumden korkarim. Normal olan olumden korkmaktir zaten bana sorarsan.

Yani su hayaytimda olumden daha cok korktugum bir sey yok, bununla kiyaslanabilecek bile bir korkum yok.
0
stavro
(04.09.23)
ölü olmaktan korkmuyorum.

ölüm sürecinin kendisinden, öldüğümde sevdiklerimin yaşayacağı üzüntüden çok korkuyorum ama. çaresi olmayan bir hastalığımın olması, 3-5 ay veya 1-2 yıl sonra öleceğimi bilmek; arkamda bırakacaklarımın yaşayacağı acılar... bunun kadar ürkütücü, perişan edici çok az şey var bence. bu cepte.

ama "ölüp gitme" fikrinden korkmuyorum, zaman zaman özgürlük ve güç verici nitelik taşıdığını bile söyleyebilirim benim için. düşünsene türlü türlü şey. gurur, kibir, aşk, meşk, geçim sıkıntısı, şu, bu... bir gün geliyor zort. üstüne toprak atıyorlar, artık yoksun. baybay. bitti gitti. şahane bi olay bence.
0
mark greg sputnik
(04.09.23)
(7)

peeling'e gerek var mı?

beklenen buyuk istanbul depremi
(galiba bir önemi olmayan not: erkeğim)şimdiye dek cilt bakımı nedir bilmeyen biri olarak "bu kadar yaşlı gözükmemem lazım" diyerek bir günlük araştırmayla gerekli ürünleri aldım (yüz temizleyici, tonik, kil maskesi, serum, nemlendirici). çıkarımlarıma göre yüzüm için tamamlanması gereken adımlar şö
(galiba bir önemi olmayan not: erkeğim)

şimdiye dek cilt bakımı nedir bilmeyen biri olarak "bu kadar yaşlı gözükmemem lazım" diyerek bir günlük araştırmayla gerekli ürünleri aldım (yüz temizleyici, tonik, kil maskesi, serum, nemlendirici). çıkarımlarıma göre yüzüm için tamamlanması gereken adımlar şöyle:

- ölü cilt hücrelerinin temizlenmesi
- gözeneklerin sıkılaşması
- sivilce ve siyah noktaların temizlenmesi

aldığım ürünlerin bunların tümüne çare olacağını düşünürken, bugün "peeling"i duydum (önceden de duydum elbette de, ürünleri aldığım süreçte hiç aklıma gelmedi kendisi), bu peeling işlemi de ölü hücreleri temizlemek içinmiş.

sorum şu: şu klasik cilt bakım ürünleri ölü cilt hücrelerinin tamamen temizlenmesinde yardımcı olmuyor mu, illa peeling de gerekli mi? hiç peeling'le uğraşmadan da, yani -daha uzun vade de olsa- ilgili ürünlerin her gün kullanılmasıyla ölü ciltlerden tamamen arınılabiliyor mu?

not: aldığım ürünleri içeriklerinde ilgili bileşenlerin bulunmasına dikkat ederek aldım: ginseng, hyaluronik asit, salisilik asit, niacinamide ne ararsam var. mesela salisilik asidin de ölü derileri temizleme özelliği olduğu söyleniyor, dolayısıyla ek olarak peeling gibi bir işleme gerek var mı, bunu merak ediyorum.

teşekkürler.
0
beklenen buyuk istanbul depremi
(30.08.23)
Aslında hepsini bırakıp nemlendirici ve peeling kullansanız zaten çok belirgin, tanımlanmış bir problem yoksa her şey için yeterli. Nemlendirici ciltle ilgili her şeyin başı, arasından sadece tek bir şey kullanmanız gerekecekse nemlendirici olmalı. Peeling de fiziksel olarak ölü deriyi temizlemek için bir araç yine somut faydası çok yüksek.

Ancak tonik, yüz temizleyici vs gibi ürünler özellikle erkekler için gereksiz. Bunlar daha çok makyaj için yüzü hazırlama ve sonrasında temizleme aşamasında faydalı.

Bence bu kadar kompleks hale getirmeyin günlük nemlendirici ve haftalık belli günlerde peeling rutini hem basit ve sürdürülebilir hem de etkili. Tabi gözle görünür bir sonuç almak için birkaç yıl devam etmeniz lazım, yoksa sadece iyi vakit geçirdiğinizle kalırsınız. Eğer siz etkili bir başlangıç yapmak istiyorsanız bir dermatoloğa gidin eğer cidden hızlı bir peeling ihtiyacınız varsa evde uygulayacağınız hafif bir kimyasal peeling yazar salisilik asitle, doktorun yazdığı orana göre eczanede hazırlıyorlar.

edit: bu arada diğer sorunuza cevap yazılmıyor ilginç şekilde. Orada kokusu olgunlaşıncaya kadar demek istiyor, yani çiğ kokmamalı. İçeri biri girince "oo ne pişiyor" diye soracak gibi kokmalı.
0
akhenaten
(30.08.23)
Kadınım ve bunların hiçbirini kullanmıyorum. Cilt ve yaşlanma emareleri genetik.

Bu tür ürünlerle haşır neşir olup da cildi güzel olan bir insan görmedim. Benimse yüzümde en son lisede sivilce çıkmıştır.

Bence bir cildiyeciye gidin ve güneş kremi kullanmayı ihmal etmeyin hocam.
0
ruhen hastayim ben
(30.08.23)
gunes kremi eksik bu denklemde, gunes kremi olmadan ne yapsaniz bos gibi bir sey. ben yuzumu cok iyi bir zeytinyagli sabun ile yikiyorum, temizleyici kullanmiyorum. tonik yerine dogal su kullaniyorum simyevi ve badecanlar gibi markalarin, nemlendirici yerine de yine benzer markalardan yag. kadinim. bence kil maskesini haftada bir 10 gunde bir yapsaniz yeter.
ayrica yuz yogasi.
0
kassiopeia
(30.08.23)
Gözeneklerin büyüklügünü degistiremezsiniz, görünümlerini gecici olarak degistirebilirsiniz. Niacidamine kullanacaksınız.

Fiziksel peeling kullanmayalı cok oluyor. Kimsayasal peeling candir.

Hem slow aging hem de iyi temizleme icin kimyasal peeling diyorum. Bu ürünleri her gün kullanmıyorsunuz zaten. Özellikle baslarken, haftada bir ya da on günde bir gibi araliklarla kullanin.

Fiziksel peelingi hicbir sekilde kullanmiyorum. AHAli ürünleri koluma bacagima da sürüyorum. Ordinary'nin kirmizi AHAsi cok güclü bir peeling mesela, yüze kullanmiyorum onu. İyi bir günes koruma hepsinde gerekli tabii ki.

Hayir, salisilik kullanirken üstüne fiziksel peeling yapmaya gerek yok.
0
buf-e kür
(30.08.23)
çok teşekkürler cevaplar için. güneş kremini eklemeyi unutmuşum. kil maskesini de her gün yapmayacağım tabii, onu da belirtmemişim.

@akhenaten: bilmeden gereksiz zorlaştırmış olabilirim, ama aldığım ürünleri muhtemelen en azından bir süre kullanırım boşa almış olmayayım diye :ı

@buf-e kür: teşekkürler, salisilik asit kullanılırken kimyasal peeling'e gerek var mı peki? aldığım ürünlerden içeriğinde salisilik asit bulunanlar şunlar:

www.trendyol.com
www.trendyol.com
0
🌸beklenen buyuk istanbul depremi
(30.08.23)
1. Salisilik asit kullaniyorsan bence yeter.
2. Olu tabakayi sokup atmak temizlemek falan o kadar gerekli bir sey degil. Arac kaportasi gibi degil yani.
3. Cildin iyiyse iyidir. Peeling sana normalde sahip olmadigin bir cilt vermez. Faydasi duz gorunumde bir fark yaratmaktan ziyade cildi daha purussuz hale getirmesi, oyle olunca da uzerine makyaj daha iyi gidiyor. Onu da sen yapmiyorsun sanirim.
4. Peeling yaparsan/yaptirirsan cildin gunese daha hassas hale gelir. Cok disiplinli bir sekilde gunesten korunmuyorsan (ki %90 korunmuyorsun) cildinde daha fazla leke vs olusabilir, bu da 1 adim ileri 3 adim geri bir durum.
5. Nemlendirici ciltle ilgili her şeyin başı +1
0
hot potato
(30.08.23)
Siyah nokta için fiddy methoduna bakın. Bir de yaşlanma hususunda genetik şans önemli ama en en önemlisi güneşten korunma.
0
yazdonumu
(30.08.23)
(10)

Yabancı arkadaşlar için İstanbul Turu

Rh Negatif
Herkese Merhaba,4 Alman arkadaşım Kasım ayında İstanbul'a gelecek. 10 yıl önce İstanbul'a gelmişler ve şehri çok beğenmişler. Tekrar İstanbul'a gelmek istiyorlar. Klasik İstanbul turu( Sultanahmet, Ayasofya, Kapalı Çarşı vs)dışında nerelere götürebilirim? Hem gezilecek yerler hem de yiyecek-içecek-e
Herkese Merhaba,

4 Alman arkadaşım Kasım ayında İstanbul'a gelecek. 10 yıl önce İstanbul'a gelmişler ve şehri çok beğenmişler. Tekrar İstanbul'a gelmek istiyorlar. Klasik İstanbul turu( Sultanahmet, Ayasofya, Kapalı Çarşı vs)dışında nerelere götürebilirim? Hem gezilecek yerler hem de yiyecek-içecek-eğlence için mekan tavsiyelerinize açığım.

Şimdiden teşekkür ederim.
0
Rh Negatif
(21.08.23)
ortaköy'de boğaz turu olabilir. oralarda sokak lezzeti isterlerse kumpir de yerler hem. bira içmek için de ters olmazsa fenerbahçe - caddebostan tarafına gidebilirsiniz. o çok turistik olmaz belki ama kaliteli zaman geçirmek için güzel yer.
0
Flybutter
(21.08.23)
listenin olmazsa olması beylerbeyi, sabah kahvaltıdan sonra bahçesinde bir şeyler içmek, balkonunda oturmak istanbul'da yapılabilecek en iyi olay bana göre.
0
gule gule
(21.08.23)
bence sen yine bir standart tur yaptır,

sabah kapalıçarşı oradan yürüyerek
beyazıt
sultanahmet
sirkeci
eminönü
karaköy

öğle vakti olduğu için karaköy'den
taksim ve orada bira time, nevizade vb
taksimden tercihen otobüs ile
ortaköy, kumpir time oradan yürüyerek
beşiktaş dolanmaca (burada da döner yenilebilir) buradan vapur ile
kadıköy ve akşam kadıköy yemeği + bira falan

sonra ilgili yatma mekanına dönüş

yok spesifik bir yere götürürsen sıkılabilirler atıyorum çengelköy'de ne yapacaklar yani veya bebek'te, bağdat'ta falan.
0
duyurukullanıcısı
(21.08.23)
mutlaka bogaz turu yaptirin, belediyenin cok uygun fiyatli turlari vardi.
ayrica, benim yurtdisindan giden arkadaslarim kendileri bir sekilde Moda'ya gitmislerdi ve oradan Kadikoy'e yurumuslerdi, boyle gercekten insanlarin yasadigi, turistik olmayan, normal hayatlarini surdurdukleri bir yeri gormek cok hoslarina gitmis.
0
kassiopeia
(21.08.23)
Benim bir arkadaş geldi taksim, ortaköy vs gezdimdim. Sonra tutturdu ben adam mickiewicz müzesine gitmek istiyorum diye. Daldık yürüyerek tarla başının ara sokaklarına, işte diyor benim asıl görmek istediğim istanbul burası :) balkondan balkona çamaşırların altında fotoğraf falan çekindi :)
0
piotr
(21.08.23)
İksv'nin tiyatro festivali olabilir :)
0
fakat
(22.08.23)
Yerebatan sarnicina mutlaka gidilsin
Galata kulesine cikilsin
0
nax
(22.08.23)
Doğal gezi seven biriyse bir günü belgrad ormanı ve atatürk arboretumuna ayırabilirsiniz. Biraz gelen kişinin merakıyla alakalı aslında.
0
akhenaten
(22.08.23)
Kaç gün kalacaklar ve gelenlerin yaşları kaç? Lise'den beri o kadar çok tanıdık dolaştırdım ki bu konuda eksper olduğumu söyleyebilirim.
0
SiyamkedisiZorro
(22.08.23)
5 gün kalacaklar. Yaşlar 30-45 arası
0
🌸Rh Negatif
(22.08.23)
(3)

İnsanların dertleri sizi yormaya başladığında ne yapıyorsunuz?

mrvln
Haftada bir ya da iki gibi düşünmeyin. İkisiyle hemen hemen her gün konuştuğunuzu, biriyle haftada 3 gün diğeriyle belki daha az belki daha fazla. Hayatında işleri yolunda giden var gitmeyen var ama tanıdığınız tanımadığınız bir sürü insanla ilgili binlerce bilgi. Yorulmaya da başladınız ama sizin d
Haftada bir ya da iki gibi düşünmeyin. İkisiyle hemen hemen her gün konuştuğunuzu, biriyle haftada 3 gün diğeriyle belki daha az belki daha fazla.
Hayatında işleri yolunda giden var gitmeyen var ama tanıdığınız tanımadığınız bir sürü insanla ilgili binlerce bilgi. Yorulmaya da başladınız ama sizin de kötü zamanlarınızda sizi de aynı şekilde dinlediler. Her şey karşılıklı da gibi. Ama yoruldunuz işte biraz.
Çok fazla köprü yıktım, mutlu da değilim de taşıyamadım işte. Ne yapmam lazımdı?
0
mrvln
(18.08.23)
Hiçbir çözümü yok bunun. Bende yıktım. Artık köprü bile yok.

Ne anlatıp ne anlatmakak şeklini al şu an ki şekille eşit gibi. Hiçbir yere varmıyor.
0
baldan kaymak
(18.08.23)
bu duruma ne yapacaginizi bilemem ama belli ki hem sinirlariniz ihlal edilmis hem de siz baskalarinin sinirlarini ihlal ettiginizi dusunuyorsunuz ("sizin de kötü zamanlarınızda sizi de aynı şekilde dinlediler") ve dolayisiyla kendinizi borclu hissediyorsunuz.

kendinizi degistireceksiniz, zaten yapabileceginiz tek ve gercekci sey de bu. sinirlar kopruleri yikmakla degil aksine kopruleri saglamlastirmakla ilgilidir. sinirlari olan insan kendine ve baskalarina saygili insandir, degerli ve saglikli iliskiler bu tur insanlarla kurulur.

herkesin her derdini her zaman dinleyemeyiz, kaldi ki bazi insanlar dertleri icinde bogularak mutlu oluyorlar, bu tur insanlari bir sureden sonra dinlemek sizi kurban dongusunun bir parcasi yapmak disinda herhangi bir ise yaramaz.
0
kassiopeia
(18.08.23)
şöyle bir şey okumuştum
karşı tarafın ne kadar derdi olursa olsun eğer sizi önemsiyorsa haddini bilerek iletişimi sürdürmesi gerektği
0
bir soru sorcam
(18.08.23)
(7)

avrupaya taşınma, çalışma hakkında

Gradient_tabanlı_mor
Selamlar. 31 yaşındayım, bilgisayar mühendisiyim. Teknik bilgime güveniyorum. Senior olarak çalışıyorum şu an. Şimdiye kadar Avrupa’da çalışma başvurusunda bulunmaya cesaret edemedim. Üç beş yer bana ulaştı buna dünya devi şirketler de dahil. Ama ben İngilizcemden dolayı cesaret edemedim. Konuşuyor
Selamlar. 31 yaşındayım, bilgisayar mühendisiyim. Teknik bilgime güveniyorum. Senior olarak çalışıyorum şu an.

Şimdiye kadar Avrupa’da çalışma başvurusunda bulunmaya cesaret edemedim. Üç beş yer bana ulaştı buna dünya devi şirketler de dahil. Ama ben İngilizcemden dolayı cesaret edemedim. Konuşuyorum ama mükemmel olamadığım için çok stres ve anksiyete yaşıyorum.

Şimdi denemek istiyorum bu sefer de acaba Avrupadaki firmalar daha genç yaşta insanları mı alır diye kaygılanıyorum. Yaşım geçmiş gibi hissediyorum.

Bu konuda bilginiz var mı? Ona göre bu konuya asılacağım.
0
Gradient_tabanlı_mor
(03.08.23)
Bilgisayar mühendisleri altın çağını yaşıyor. Giden zaten gitti. Gitmediğin her gün kayıp. Bir daha bu şans gelmez. Yaşla ilgisi yok. Sanki senden büyükler gitmiyor mu. Bu işi yıllardır yapan insanlar var.
0
dissendium
(03.08.23)
sadece dil tarafi icin yorum yapabilirim, bilgisayar muhendisligi sektoru ve yas durumlarinin etkisini falan bilmiyorum.

6-7 sene kadar once ilk olarak is icin geldigimde, dil seviyem epey kisitliydi. Zaman icersinde ki bu cok da ahim sahim sureler degil 6 ay ve sonrasi icin cok ciddi ilerleme kaydettigimi farketmistim, tabii bunun icin caba icersinde olmak ve surekli insanlarla bir arada olmak gerekiyor haliyle.

Stres yasadiginiz mukemmel olma kismi icin sunu soyleyebilirim. Denetim isleriyle vs ugrastigimdan cok fazla ingiliz, iskoc denk geliyordu ve bayaa sitcom tadinda falan konusmalar oluyor. Elbette yapilan isle ilgili literature de hakim olmak lazim ama o insanlarin dusundugu olcude bir konusma farkliliginin olmadigini zaman icersinde anliyorsunuz. Aksan vs gibi sonradan degistirmenin gorece zor oldugu kisimlari es geciyorum yalniz. Isinizde iyiyseniz ve soylediginize gore size ulasan buyuk sirketler de olmus ilaveten dil konusunda da hic de kotu durumda degilsiniz. Eee siz gitmiyeceksiniz de kim gidecek allah askina.

Kolay gelsin.
0
tsubasa
(03.08.23)
yaş çok uygun, avrupaları şirketler jr istemiyor. tecrübeli 30-35 en iyi dönem.
0
nuisance
(03.08.23)
dün arkadaşı Haydarpaşa numune acile götürdük 3 hemşireden 2si türkçe bilmiyordu
sen de ingilizceyi dert ediyosun..bas git kardeşim ben de WAT ile amerikaya gittiğimde lid ne demek bilmiyorum şef göstere göstere öğretti. sıkıntı olmaz.
0
KidLazer
(03.08.23)
31 yas cok gec degil. ingilizce meselesi asilmayacak mesele degil, zaten bircok kisi super inglizceyle gelmiyor. inglizceyi ilerletmenin en iyi yolu ingilizce konusmak zorunda kalmak, bu sayede birkac ay icinde ilerleme kaydetmis olursun. meslek acisindan avrupaya gitmek icin en iyi zaman ama son 1 yildir, amerika faiz politikasinin degismesi nedeniyle, avrupada sirketlerde kuculmeler var. o nedenle eskiye nazaran is secenekleri daha az ama yine de kotu sayilmaz.
0
emrahday
(03.08.23)
31 yas cok genc, sizin yasinizda avrupa'da insanlar 1 yil izin alip gezmeyi birakin, yeni okullar okuyorlar. Turkiye'de kaldikca ve o ortama maruz kaldikca insan kendini yasli hissediyor.
Ayrica Almanlarla calisiyorum, sizin yariniz kadar ingilizce bilmeyen insanlar yurtdisinda sirketlerimizi yonetiyorlar bir de Iskocyali'nin Ingiliz'in aksanini anlamiyoruz diye sikayet ediyorlar. Imkaniniz ve isteginiz varsa durmaniz gereksiz.
0
kassiopeia
(03.08.23)
33'te geldik. Cambly al 5 gün orada ietls konuları var iyi bir hoca bul 1 ayda konuşma çekingenliğini atarsın. Almanya için yaşın sıkıntı değil tecrüben olması önemli. İki farklı durum var, hintli ve ukrayna rus insan kaynaklarından geçmen mümkün değil. Bunlarda ret alırsan kafaya takma. Yerlisi adam seçmiyor ama bu arkadaşlar bizimkiler gibi.
Almanya için dip not: Burda yaşamak çok sıkıcı yeni gelenler için. Şimdiden daha soft bir yere geçmeye çalışıyoruz. Güzel hayatın varsa zorlanabilirsin

Başarılar
0
abi bi dizi buldum on numara
(03.08.23)
(6)

Yurtdisinda bekar ev almak mumkun mu

lapaz
?
?
0
lapaz
(03.08.23)
Zor diyebilirim. emlak açısından sözde iyi denilen bir yerdeyim. Bence burada bile 6-7 sene sürer.
0
owen
(03.08.23)
evden kasit ne, daire mi yoksa mustakil mi?
almaktan kasit ne? mortgage ile mi yoksa full nakit mi?
0
cooperr
(03.08.23)
downpayment'ın varsa mortgage ile çok kolay. türkiye'deki gibi ortalama bir çalışanın ödeyemeyeceği taksitler çıkmıyor. gerçekten kira öder gibi ödüyorsun.
0
synesthesia
(03.08.23)
Fazlasiyla kolay, oturma izniniz ve duzei geliriniz varsa elbette.
0
kassiopeia
(03.08.23)
Mumkun, alan arkadaslarim var.
0
sertac akin
(03.08.23)
biraz birikimle alabilirsin
0
abi bi dizi buldum on numara
(03.08.23)
(11)

gurbetçiler neden tr'ye araçlarıyla geliyorlar?

avatar is back
adam almanya'dan fransa'dan belçika'dan süre süre iç anadoluya karadeniz hatta van'a diyarbakır'a kadar gidiyor. 3-4 kişi ailecek geldikleri için çok daha ucuza mı oluyor? tr'de araçsız kalmamak için mi? yoksa tamamen arabamı görün şovu mu?
adam almanya'dan fransa'dan belçika'dan süre süre iç anadoluya karadeniz hatta van'a diyarbakır'a kadar gidiyor.

3-4 kişi ailecek geldikleri için çok daha ucuza mı oluyor? tr'de araçsız kalmamak için mi? yoksa tamamen arabamı görün şovu mu?
0
avatar is back
(02.08.23)
Uçak pahalı. Geldikleri zamanlar genelde okul tatilleri.

Örnek verirsem geçen sene Eylül'de 350€ geldim. Bu sene temmuzde gelmek zorunda kaldım ve 530 verdim.

4 kişilik aile için 2500-3000€ demek.

Buna ek tabiki çoğu kisi İstanbul izmir yaşamıyor hâliyle oralarda saga sola gitmek için de lazım araba. Bir de tabi görün şovu var bazılarında.

Çoğu kişi 3-4 hafta geliyor. 3-4 hafta arabasiz zor ve daha pahalı.
0
logisticsmanager
(02.08.23)
Kalabalik aile olunca arabayla gelmek ucak bileti almaktan daha ucuz. Ustunde Turkiye'de 2-3 hafta araba kiralama maliyeti binecek. Bir de kilo limitleri derdi var, gelirken bir suru hediye donerken ekstra valizler derken yuk de artiyor. Arabayla gelmek her turlu mantikli ekonomik acidan.
0
sertac akin
(02.08.23)
15 yildir almanyada yasayan bir birey olarak ucak fiyatlarini öderler ama aslinda en büyük neden hava atmak.

cok büyük cogunlugu hala kafa olarak köylerinde yasiyor, almanyada zstrassede otursa bile mahallesi disindaki hic bir yeri görmemis almanyada ya da avrupada. köylerinin gruplarinda takilip oradaki dünyayi yasiyorlar.

cogu oradaki yasayanlara hava atmak icin yapiyor yaptigi her seyi maalesef.

arabalarina yatirimin nedeni bu.
0
bora benim lan aslında
(02.08.23)
-ucaga gore daha hesapli
-gelince araba kiralama derdi yok
-araba tamir isciligi ve yedek parca yurtdisina gore ucuz, cogu hemen sanayiye gidiyor gibi.
-hava kismi bence artik ilk 3'e giremez, o is sari mercedes filmi donemlerinde idi. Artik tr'de kolay kolay kimse donup 10-15 yasindaki bmw'ye bakmaz.

avrupa'da olsam ben de aracla gider gelirim, ucakla pek isim olmaz.
0
cooperr
(02.08.23)
cok daha ucuza geliyor, ayni zamanda herkes "sayginlik" pesinde.

ozellikle yaz donemlerinde bazen ucuz bilet bulunabilse de turkiyeye kisi basi gidis donus 300-400 euro gibi ucak bileti tutuyor. 4 kisilik bir aile icin bu ortalama 1400 euro tutacaktir sirf ucak bileti.

yaklasik olarak 1 ay turkiyede kaliyorlar. yaz doneminde kiralayacaklari araba da cok ucuz olmayacaktir. rahat 1000 euro da araba kiralamaya verirler.

ama araba ile gidince maksimum yol masrafi 500 euro olacaktir. giderken ve gelirken bagaj limiti vs. dusunnmeleri de gerekmez. o yol da dusunuldugu kadar yorucu olmuyor cogu zaman, degisik bir macera oluyor, kafa dengi insanlarla keyifli oluyor. yolda degisik sehirlerde durmak, yemek yemek, otelde konaklamak vs bir cesit turistik aktivite oluyor.

ama tabi tum bunlarin yainda arabasi ile hava atmak isteyen de yok degil. yokluk psikolojisinde buyumus kisilerde bu yasaniyor. sadece gurbetcilerde degil, turkiyede yasayanlarda da benzer bir psikoloji var. bu psikoloji onlarca yil taksite ve borca girip daha ust model araba almaya calismaktan farkli degil. herkes toplumda ve sosyal cevresinde sayginlik ve kabul gorme pesinde. kimsi arabasi, kimisi evi, kimsi tatil yaptigi otel, sosyal medya paylasimlari ile bu sayginligi edinme pesinde.

bu yolla sayginlik elde ediliyor mu? evet, gorunus, ve sahip olduklariniz toplum icin onemli. luks arabasi ile turkiyede bir restoranin onune parkettiginde kapida karsilanacagini, ona daha iyi masa verilecegini, daha iyi hizmet edilecegini biliyor. ayni sekilde bunlar olmadan ayni sayginligi goremeyecegini biliyor. bu sadece gurbetciler icin degil, toplumun bircok ferdi icin de ayni.
0
emrahday
(02.08.23)
istanbul'a ankara'ya gelenler haric köylerine aktarmali gelecekler, o zaman ucak bileti baya pahaliya geliyor.
0
wishmaythşngs
(02.08.23)
- araba kullanmayi sevmek
- 2 cocukla ucak biletlerinin cok pahali olmasi
- gelince uzun kalmalari
- kilo sinirina takilmamak
- trde uzun süre araba kiralamanon pahali olmasi
- zaten büyük araba kullaniyolar uzun yol icin ok
0
sonsuz
(02.08.23)
Ertan erdikmen ucaklarin asiri pahali oldugunu soyluyor birde arabayi tika basa ucuz ucuz dolduruyorlar tabi
0
eja
(02.08.23)
Sonsuz +1
Etrafimda hava atmayi dusunen aile hic yok, duymadim ve gormedim. Ben tek basima ucak biletinin ne kadar pahali oldugunu dusunuyorum, ki direk ucak var, antep'te erzurum'da akrabalari olan 4-5 kisilik aile ne yapsin. Yurtdisindan gelirken gercekten okullar kapandigi anda fiyatlar 3-4 katina cikiyor, firmalar da gayet farkinda, bakin bu yaz biletler 300-400 euro civari, ekim ayi icin 75 euro'ya aldim. Ciddi bir fark var yani. Ayrica kislik erzaklarini, carsaf, yatak yorgan alip goturen, kilo sinirina takilmak istemeyen cok ve araba kullanmayi da seviyorsaniz neden olmasin.
0
kassiopeia
(02.08.23)
Dayım geliyor. 5-6 haftalığına geliyor, arabayla egeye de gidiyor, memlekette de rahatça geziyor. dönüşte bi araba dolusu salça, tarhana vs vs götürüyor
0
gadlemler
(02.08.23)
freedonia
(03.08.23)
(5)

Monotonluktan uzaklaşmak

kararsızataletfilozofu
Saat 6dan sonra gece 12ye kadar olan vaktimi ve haftasonlarımı değerlendirmek istiyorum.Fakat ne yapacağıma karar veremediğimden hiç bir şey yapmadan geçiyor.Ekim gibi yds sınavı var eğer puan alırsam kendi bölümümden atanma ihtimalim artacakYada spor yapayım diyorum evde yada kursta eklemlerim ağrı
Saat 6dan sonra gece 12ye kadar olan vaktimi ve haftasonlarımı değerlendirmek istiyorum.
Fakat ne yapacağıma karar veremediğimden hiç bir şey yapmadan geçiyor.

Ekim gibi yds sınavı var eğer puan alırsam kendi bölümümden atanma ihtimalim artacak
Yada spor yapayım diyorum evde yada kursta eklemlerim ağrıyor diye
Yada dizi-film izleyim motivasyonum artsın kafam dağılsın
Yada arkadaş edinmek için uğraşayım daha çok aktiviteye katılayım sosyalleşeyim

Birden fazla işi nasıl planlıyorsunuz , enerji buluyorsunuz ?
0
kararsızataletfilozofu
(28.07.23)
Herkes motivasyonsuzluk ile donem donem ya da her zaman bas etmek zorunda, farki onlar bu hisse 'ragmen' yapiyorlar, siz bu his yuzunden yapmiyor/erteliyorsunuz. Kalkip yapacaksiniz aslinda, disiplin baska yolu pek yok. Bununla beraber Atomik Aliskanliklar kitabini tavsiye ederim, yardimci olacaktir. Ancak is her zaman sizde bitiyor.
Bir de evde dizi film izlemek guzel sey elbette ama uzun vadede motivasyon arttirmak yerine daha cok uyusturan bir sey bence.
0
kassiopeia
(28.07.23)
Almanca öğreniyorum. Gün içinde işten zaman kaldıkça çalışıyorum. Eve gidince çalışamam. Hafta sonu zaten çalışamam. Telefonunda BBC CNN çıkmış sorular hep açık olacak. Bilgisayarda da aç. Fırsat buldukça bak. Diziyi yolda izle. Spora iş çıkışı git.
0
dissendium
(28.07.23)
Film-dizi izlemek seni daha da sıkar. Öncelikle evde olmamanı tavsiye ederim.

- Düzenli spora başla. Kendini daha zinde hissedersin, spor salonunda çok insanla tanışırsın sosyalleşme imkanın da olur, duruşun kendine güvenin dahi artar. İmkanın varsa spor hocalarıyla birebir çalışmanı özellikle öneririm, çok daha efektif geçer. Haftada 3 gün (2 akşam-1 haftasonu olabilir) böyle geçir.

- Arada şehirdışı turlara katılmanı öneririm. Günü birlik veya 1 gece kalmalı bulunduğun şehir civarında katılabilirsin fiyatlar uygun oluyor. Hava değişimi olur, yine farklı insanlarla tanışma imkanın olur.

Son soruna gelirsek, özellikle düzenli spora devam ettikçe beslenmeni de bir düzen altına alacağından aradığın enerjiyi bulacaksın. (Kendimden biliyorum)
0
Lethe
(28.07.23)
Bence siz zaten işin en zor kısmını, yapmak istediklerinizi (ve yapılması gerekenleri) belirlemişsiniz. Geriye uygulaması kalıyor. Sizin yerinizde olsam şöyle yapardım:

1. YDS'e 2 ay var, bu sınava hazırlanmak için yeterli bir süre mi bilmiyorum ama en azından bu yola girmek için bir başlangıç yapar ve çalışmalara başlarsınız.

2. Spor yapmak kadar ne yaptığınız da önemli. Size uygun olanı bulmalısınız. Bu yürüyüş de olabilir, yoğun idmanlar da. Önemli olan neyden keyif aldığınız. Kendi adıma spor salonlarından çok sıkılıyorum, para verseniz duramam. Ancak 1 saat spor salonu yerine saatlerce bisiklet turu yapabilirim ya da denizde yüzebilirim. Eğer daha hafif birşeyler istersem gider ellerim cebimde yürüyüşe çıkarım. Oldu bitti işte :)

3. Dizi-film izlemeyi de kendinize ödül olarak koyabilirsiniz. Mesela YDS çalışması sonlarında 2 bölüm dizi ya da güzel bir film gibi. Kaliteli film olarak kesinlikle TRT2'i tavsiye ediyorum. Sinema yanı sıra Türkiye ortalamasının üzerinde programlar da yapıyorlar.

Uzun sözün kısası birden fazla işi artık ne istediğimi bilerek planlayabilirim. Bir nevi enerjimi verimli kullanıyorum. Farklı alanlarda farklı enerji türleri harcıyorum. Mesela fiziksel enerjimi evi derleyip toplamak için harcıyorsam, dikkatimi dinlenirken okuduğum şeylere veriyorum. Bunun gibi şeyler. Daha çok insanın kendini tanıması ile çözümleyebileceğim durumlar bence.
0
burka
(28.07.23)
Cevaplar için teşekkürler.
Her gün yürüyüş yapıyorum geceleri o da evde bunaldığımdan ve başka bir şey yapasım gelmediğinden.

Onun yerine hedeflediğim şeyleri yapmak istiyorum. Bir yerden başlıcam
0
🌸kararsızataletfilozofu
(28.07.23)
(1)

Beyrut Gezisi, Kalacak Yer

ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar
Kasımda ailemle Beyrut'a gitmeyi planlıyorum. Kalacak yer olarak tavsiyeleriniz ve tecrübeleriniz nereler? Güvenli ve temiz olması önceliğim.Beyrut bu zamanlarda gezmek için güvenli mi?
Kasımda ailemle Beyrut'a gitmeyi planlıyorum. Kalacak yer olarak tavsiyeleriniz ve tecrübeleriniz nereler? Güvenli ve temiz olması önceliğim.

Beyrut bu zamanlarda gezmek için güvenli mi?
0
ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar
(27.07.23)
Beyrut bildigim kadariyla hala guvenli ancak patlamadan beridir ciddi ekonomik sorunlarla ugrasiyorlar, oncesinde de vardi elbette. Ermeni mahallesinde kalin, biz o tarafta airbnb yapmistik, kaldiginiz evin/otelin su deposu olduguna mutlaka emin olun, bir gun su verilip bir gun verilmiyordu, ayrica gunde 4 saat elektrik kesintisi vardi, dolayisiyla her gun gunun belli bir saati kaldiginiz yerde elektrik olmayacak. Bunun disinda bizim cok keyif aldigimiz bir gezi oldu, beyrut cok cok guzel, asiri islamcilarin oldugu bolgeye girilmiyor zaten, kalani da harika.
0
kassiopeia
(28.07.23)
(6)

Flörtte sürekli yaşadığım belirsizlik durumu?

sassot
1.biriyle ilgilenmeye başlıyorum2. ilgim karşı tarafın hoşuna gidiyor3. ama bana karşılık vermiyor soğuk davranıyor4. istemiyor herhalde diyip uzak duruyorum5. bu sefer karşı taraf ilgilenmeye başlıyor6. ben tekrar ilgilenince 3.adıma geri dönüyoruz.neden böyle oluyor ?
1.biriyle ilgilenmeye başlıyorum
2. ilgim karşı tarafın hoşuna gidiyor
3. ama bana karşılık vermiyor soğuk davranıyor
4. istemiyor herhalde diyip uzak duruyorum
5. bu sefer karşı taraf ilgilenmeye başlıyor
6. ben tekrar ilgilenince 3.adıma geri dönüyoruz.

neden böyle oluyor ?
0
sassot
(15.05.23)
Cevap ikinci adimda sakli. Sen degil, ilgin hoslarina gidiyordur.
0
j r r tolkien hayrani
(15.05.23)
Bahsettigin sey flört olmadigi içindir çünkü flört karsilikli olan bir sey.
0
Avoiding The Puddle
(15.05.23)
Biz bunlara literatürde attention whore diyoruz. Bir tür ego tatmini. Bu tavrı hissettiğin an uza gitsin.
0
halitkin
(16.05.23)
1- Her zaman belirli karakterdeki insanlardan hoşlanıyor olabilirsiniz. Bu karakter de size uygun olmayan bir tip olabilir. Nasıl insanlardan hoşlandığınızı gözlemleyin.

2- Baştaki ilginiz çok ani ve korkutan bir etkiye sahip olabilir. Karşınızdaki kişinin temkinliliği olayı kontrol altına almak için bir mesafe koymaya dönüyor olabilir. Olağandışı ilgi insanı soğutur. İşleri ağırdan almayı deneyebilirsiniz.

3- Sorun sizde olabilir. İnsanlara nasıl davrandığınızı gözden geçirin. Doğru bildiğiniz şeylerden bazıları yanlış olabilir. Özellikle arkadaş çevresi ve çevrenizden öğrendiğiniz ve doğal gördüğünüz her davranışı gözden geçirin. Sorunlu insanlar vardır, siz de bunlardan biri olabilirsiniz, bir gözden geçirmekten zarar gelmez.
0
akhenaten
(16.05.23)
butun iliskilerinizdeki tek ortak nokta sizsiniz, hatta tum hayatinizin tek ortak noktasi, tek degismeyen degiskeni sizsiniz. cok basit bir kural ama insanlar kendisine bakmamak icin inanilmaz bir cabaya giriyor. bu her iliskinizde, her zaman sorun sizsiniz demek degil, ama ilk bakacaginiz yer her zaman kendiniz olmali, hele hele de bir patern tespit ettiyseniz. onun icin once kendinize bakin sonra digerlerine. siz degisince iliskileriniz de degisiyor zaten.
0
kassiopeia
(16.05.23)
@kassiopeia

ben de o yüzden size soruyorum sorunun bende benden kaynaklandığını düşünüyorum ama ne olduğunu anlamıyorum. dışarıdan bir gözle bakılsın diye yazdım. yoksa millet kafayı yemiş der geçerdim.
0
🌸sassot
(16.05.23)
(7)

Akşener Masadan Kalkıp Ayrı İttifak Kursaydı?

nuisance
Beyin jimnastiği yapıyorum.Akşener malum olayda masadan kalkıp merkez milliyetçi bir ittifak kursa, mevcut ata ittifaki partiler + memleket partisini alıp CB adayı olarak ta Mansur Yavaş'ı ikna edebilseler mv seçiminde % kaç oy alabilirdi? ittifak halinda %17-18 mümkün mü?Böyle bir senaryoda MHP'yi
Beyin jimnastiği yapıyorum.

Akşener malum olayda masadan kalkıp merkez milliyetçi bir ittifak kursa, mevcut ata ittifaki partiler + memleket partisini alıp CB adayı olarak ta Mansur Yavaş'ı ikna edebilseler mv seçiminde % kaç oy alabilirdi? ittifak halinda %17-18 mümkün mü?

Böyle bir senaryoda MHP'yi ve akpyi azaltıp mecliste cumhurun çoğunluk alması engellenebilirdi gibi geliyor.
0
nuisance
(15.05.23)
23-25 direk yazdım
0
deepex
(15.05.23)
mhp'ye su sartlar altinda oy veren insanlarin aksener'in adayina oy verecegini dusunmek pek mumkun degil diye dusunuyorum. cunku, mhp politikasini begenmeyen icin direk alternatifi de var (aksener) buna ragmen parti olarak 10% oy almis, bunun azalacagina ihtimal vermiyorum ya da ne gibi bir nedeni olabilir bilemedim.

ayrica cb adayligi ile meclis secimini karistirmissiniz sanki, cunku mhp'ye ya da diger partilere oy veren kisinin kendi alternatifi var zaten, mhp ya da kendi partisi, neden mecliste aksenerin partisine oy versin ki? cb ve meclis icin ayri ayri oy verdigimiz dusunuldugunde mecliste sonucun degisecegine, mhp/iyi parti icin, pek inanmiyorum.

bence bu secimin en sasirtici unsurlarindan biri, hdp'nin ve iyi parti'nin oy potansiyellerini ne kadar fazla pazarladiklarini gormus olmamiz oldu.
0
kassiopeia
(15.05.23)
@kassiopeia

cb ve mv seçimlerini karıştırmadım fakat desteklenen cb adayı ister istemez mvde parti seçimini de etkiliyor.
0
🌸nuisance
(15.05.23)
Kassiopeia +1
Ben resmen çevremde falan iyip diyen kişilere ne zaman baksam akp hayatta oy vermeyecek insanlar. Yani iyip olmasa chp verirler.
Iyip ve HDP gördük ki akp ve mhpden oy olacak potansiyelleri yok. Iyip milliyetci chpliler partisi gibi.
Ben 17-20 derim anca.
0
logisticsmanager
(15.05.23)
anladim ben de onun icin yazdim, etkiliyor mu acaba? yani mesela iyi parti mansur'u cikarsa, mhp secmeni iyi partiye verir miydi? neden cb olarak mansur'a mecliste mhp'ye vermesin? ne kaybedecek? su anda mhp politikasini destekleyen icin mhp'nin onu temsil etmesi onemli, iyi parti'nin mansur'u cikartmasi onun temsili icin neyi degistirecek, onun icin dedim. yani ben etkiledigini dusunmuyorum acikcasi. cunku ayni mhp'linin su anda da o imkani var, erdogan'i istemeyen mesela muhmemelen sinan'a verdi, ama yine kendi partisine verdi mecliste. dolayisiyla bence mhp'nin kemik oyu asagi yukari belli oldu gibi. ama bilemiyorum elbette. siz neden degisecegini dusunuyorsunuz? gercekten merak ettim ben hic dusunmemistim cunku.
0
kassiopeia
(15.05.23)
bence kaldıraç etkisini ve bir araya gelme sinerjisini gözden kaçırmamak lazım. memleket 0.9 zafer 2.3 aldı. ancak bu ikisi bir araya geldiğinde oluşan sinerji 7-9 arasındaydı. memleket yamuk yapınca büyü bzuldu ufalandılar. akşener ve mansur yürekli olsaydı(akşenerin hakkını yemeyelim denedi) olay başka olurdu.
0
haskoylu deli hasan
(15.05.23)
bu iş o kadar iki ucu bklu değnek ki. ülkücüleri yanına alsan kürt oyları yok, kütleri alsan ülkücüler kopuyor. bence en mantıklısı muhalefet yavaşı aday gösterecek, ysp kendi adayını çıkaracak ve ikinci tura kalınacak. mansurla rteyi koycan muhafazakar seçmene o zaman kazanmasan bile zorlardın.
0
mikahakkinen
(16.05.23)
(5)

Yurtdışına göç

eseksudangelinceyekadar
matematik ve fizik öğretmeni, 40’ların başında 10 yaşında kızları olan bir çift hangi ülkeye gidebilir, hangi şartlarda yaşar? varsa benzer tecrübesi olanlar dönerse sevinirim. öğretmenlik yapmak zorunda değiliz, bir evimiz var onu satıp küçük bir restoran bile açabiliriz, yeter ki kızımız bu yobazl
matematik ve fizik öğretmeni, 40’ların başında 10 yaşında kızları olan bir çift hangi ülkeye gidebilir, hangi şartlarda yaşar? varsa benzer tecrübesi olanlar dönerse sevinirim. öğretmenlik yapmak zorunda değiliz, bir evimiz var onu satıp küçük bir restoran bile açabiliriz, yeter ki kızımız bu yobazların içinde büyümeye devam etmesin.
0
eseksudangelinceyekadar
(15.05.23)
hollanda ankara anlasmasi
almanya is arama vizesi
yunanistan altin vize

bunlarla baslayabilirsiniz.
0
buenosdias
(15.05.23)
Hocam öncelikle İzmir'in Karşıyaka, Göztepe gibi ilçelerine göç etmeyi deseniz? Şahsi fikrim göçmenlerin ve yobazların Türkiye'deki elit semtleri ele geçirmeleri 20-30 yılı bulur. Tabi ki yurtdışı en güzel şeçenek ama biraz daha zahmetli.
0
ditu
(15.05.23)
tek dusundugunuz kizinizsa, sizin durumunuzdaki bir cift icin kiziniza yogun bir sekilde dil ogretmeye baslayip, ingilizce ya da almanca vs, yurtdisinda universiteye gondermek cok daha mantikli. varinizi yogunuzu biriktirip bu plana harcayin. almanya ve avusturya'da, tr'de kazanilan universitenin ayni bolumune gidilebiliyor, bunu arasitirmanizi oneririm. ancak gercekten muazzam bir almanca gerekli.
0
kassiopeia
(15.05.23)
Suan yapabileceginiz en iyi sey gercekten elit bir yere tasınmak, kızınızın güzel ve vizyoner bir eğitim almasını sağlamak. Sonrasında zaten kendisi gitmek istediğinde gider. Uluslar arası programlara katılabilmesi için sizin araştırmalar yapmanız lazım. Bu programlar çoğu zaman ücretsiz bile oluyor. Ama işte bilinmediği için gözden kaçıyor.

Siz 40 yaşından sonra giderseniz nasıl olur bilmiyorum. Beyaz yaka olarak iş bulmanız gerçekten zor olabilir güncel mesleklerinizle. Biriniz mühendis olsaydı o zaman olurdu.

Bir de sizin vizyonunuzla alakalı. Yani uluslar arası bir ortamda bulunmadıysanız, bu ortama alışkın değilseniz o zaman zor olabilir 40 dan sonra taşınmak. Kızınız da taşındığınız ülkenin dilini bilmediği için okulda zorlanacak, belki dışlanacak. Farklı ülkelere giden türklerin göçmen grupları oluyor facebookda oralara göz atabilirsiniz.
0
zimbirik
(15.05.23)
Çocuğunuz için AFS.
0
Kahvedesu
(15.05.23)
(25)

rte nasıl bu kadar yüksek aldı sizce?

avatar is back
tamam kendi dar çevremize bakmayalım diyorum ama her yerde ciddi bir değişim isteği vardı, insanlar da o hava vardı. bir kaç akp'li arkadaşım tayyibe oy vermeyecekti ama son seçim vaatleri (maaşları, asgariyi uçuracaz) ve pkk bakanlık alacak söylemleri çok etkiledi gidip verdiler ama bir o kadar da
tamam kendi dar çevremize bakmayalım diyorum ama her yerde ciddi bir değişim isteği vardı, insanlar da o hava vardı. bir kaç akp'li arkadaşım tayyibe oy vermeyecekti ama son seçim vaatleri (maaşları, asgariyi uçuracaz) ve pkk bakanlık alacak söylemleri çok etkiledi gidip verdiler ama bir o kadar da değişimden yana olan, 2015'te falan baya oy verip bugün kk destekleyenler de baya oldu.

geniş perspektiften bakınca ülkenin %70 civarı haberleri hala trt, atv, cnn gibi kanallardan takip edince biraz anlıyor gibiyim ama 5 senede bu kadar da olamaz gibi ya. 2008 krizi bile ülkeyi çok etkilememesine rağmen 2009'da halk cezayı kesti adamlar 47'lerden 38'e düştü. hakeza 2015 haziranı da var.

bugün nasıl olmadı bu? son 5 yılda memuru orta grubu falan bitirdiler ama özellikle esnaf ticaretle uğraşan adam para bastı, ev araba alan alanaydı, bunlar hiç ekonomik kriz falan görüp yaşamadılar bunlar mı desteğe devam etti acaba?
0
avatar is back
(15.05.23)
Asgari ücretli ile özel sektör mühendisi arasındaki maaş farkı 1.5 kat gibi. Benzer şekilde memur, öğretmen vb mesleklerde de oran aynı. Ülkenin %50 si asgari ücretli. Özellikle küçük şehirlerde, anadolu'da asgari ücretli sayısı fazla. Buradan oy almış olabilirler.

Bunun dışında bir kültürleme olayı da var. Daha muhafazakar bir yapı oluştu.

Bir de kriz istanbul'dan uzaklaştıkça çok hissedilmiyor. Urfa'da asgari ücret açıklanınca zurna ve davulla halay çekiyorlar.
0
roe
(15.05.23)
Çünkü ülke böyle. Ülkede milliyetçi muhafazakar bir yüzde 50-55 var. Bunların bir kısmı kırgın ogan vermiş bir kısmı vermemiş gerisi kendisi.

Son aylarda yapılanlar;
Memur işçisine zam
Eyt
Asgarî ücret zam

Dün birinde okudum; deprem bölgesinde biri ben evimde iki çeşit yiyebilirdim burada kahvaltida bir sürü çeşit olur demis. Yani insanlar mutlu işte, mutsuz olan orta kesim falan.

Ha bu arada rte mhp olmadan bir hiç durumunda şu an. Ülkede bundan sonraki dönüş muhafazakar değil milliyetçi olacak gibi MHP+iyip+zafer vs neyse.
0
logisticsmanager
(15.05.23)
yaşlılar vefat ediyor gençler geliyor diyorlardı ama o matematik tutmadı. Ya gençler de benzer dağılımda oy verdi ya da büyük kısmı veremedi. Ki ikinci tur hiç vermezler üşenirler.

Değişim isteği büyük şehirlerde vardı abi ya. Demek ki etkilemiyor/yetmiyor. Ben zaten son aylarda dolar tutulunca gereksiz bi zenginleşme yaşadığımızı düşünüyordum demek ki halk da hissetmiş ve oy getirmiş. Ayrıca asgari ücretli ve emekli tayfanın hayatı pek değişmedi (emekliler eskiden evini aldıysa bi şekilde geçiniyor, küçük şehirde kirada olan pek etkilenmiyor)

Asgari ücretli hep kötüydü hala kötü hep 300-400 dolar civarında gidip geliyor. (dolar enflasyonu vs. düşünmüyorum şimdi çünkü gıda kalitesi düşse de alım gücü benzer, sadece daha kalitesizini alıyor)

En çok etkilenen beyaz yakalıydı, onlar da büyük şehre sıkışmış azınlık demek işte.

Ayrıca rte herkesi yok doğalgaz, gemi, araba, uçak bilmemne şovuyla toparladı. Kendi kitlesini çok iyi tanıyor. Korkuyu da kullandı, rte kalırsa gidişat belli diğerleri gelirse kötü olur gibi algı yarattı sanırım.
0
nhk ni youkosu
(15.05.23)
Binlerce insan erken emekli oldu. Bunu da dikkate almak gerekiyor. Euro yüksek. Yurt dışında yaşayanlar düşmesini istemiyor. Suriyelilere vatandaşlık verildi. Bunlara rağmen Kılıçdaroğlu iyi bile aldı.
0
dissendium
(15.05.23)
1-tamamen dincilere oynadi bu sefer, eskiden yetmez ama evetci tipleri de urkutmeden konuşuyordu bu sefer seriatcisi, tarikatcisi hepsine yürüdü, modern seçmeni tamamen disladi.

2-iki taraf da HDP ve mhp konusunda kumar oynadı, ben de şahsen HDP 15 alır diye bekliyordum, MHP de 5. Bu sebeple akp Kürtleri bütünüyle gözden çıkardı. CHP de tam tersini yaptı. Bundan sonra hiçbir ittifak HDP ve Kürtleri ağzına bile almaz, bundan sonra sonsuza dek ortada kalacaklar ve her ittifak HDP karşıtlığı üzerine yapacak politikasını

3-chp dincilere yürümeye çalıştı ve neredeyse 0 getirisi oldu üstelik MV kaybetti.

Bu tabloda HDP ve mhp konusunda kkya kızmıyorum yani hepimiz şaşırdık şok olduk. Faakat dinciler konusunda başından beri hata yaptığını düşünüyorum. Tamam hdp yi yanına aldın ama bir şekilde ogan ve inceyi de safına cekecektin.
0
sanguine
(15.05.23)
Genel olarak bir sürü şeyin etkisi var sanırım ama bence

1 - Mevcut kitleyi onca yıllık kazanımların kaybı korkusu, muhalefetin parçalı yapısı, TOGG, uçak gemisi, bedava doğalgaz, maaş zamları vb. üzerinden sürekli diri tutup hem katılımı yükseltti, hem de başka partilere kaçacakları azalttı.

2 - Başka partilere oy vermeyi kafayı koymuş seçmenin önüne MHP dışında Yeniden Refah başta olmak üzere çeşitli partiler koydu. Zaten MHP burada "RTE iyi de çevresi kötü" diye düşünen insanlar için iyi bir alternatifken, Yeniden Refah dini hassasiyeti yüksek olan ama AKP'den de uzaklaşmış seçmene opsiyon oldu; mesela bu kitlede "Diğer tarafta da Saadet var" deme ihtiyacı kalmadı.

3 - Son olarak da terörle işbirliği argümanı fazlasıyla vurgulandı. İyi Parti'nin milliyetçi kitleye ulaşmasını engelleyip bunları MHP ile Sinan Oğan arasında seçim yapmaya mecbur bıraktı.
0
salihdt
(15.05.23)
- vatandas yapilan gocmenler
- alevi'ye hicbir sekilde oy vermeyecek kitle
- depremin muhalefete getirdigi rehavet, insanimiz deprem Allah'in isi, kader der gecer faturayi niye lidere kessin ozellikle o bolgenin insani
- trollerin teror orgutu ile muhalefeti iliskilendirmesi. AKP HDP ile ittifak yapsa kardeslik, baris, cozum, Barzani gormekten kusardik 7/24. Ama simdi bizim milletin milliyetci olacagi tuttu birdenbire.
- Sedat peker, muhammet yakutmus, cevheriymis, amerika, ingiltere, bati falan Allah askina agzini acmasin. Bunlarin ne dediklerinin bizim halkta karsiligi yok. Aksine ters tepiyor. Aha bak bizim adama operasyon yapiyorlar, reisi indirmek istiyorlar diye karsi taraf daha da konsolide oluyor.
- Euro kazanip burda yiyen y.disi secmeni. Bunlar oyle kendi halinde tipler degil ha sagda solda Reis soyle, reis boyle, Turkiye cok gelismis, Avrupa'da bulamiyoz, Avrupa'dan iyiyiz diye agizlarindan kopuk saca saca Reis overler saatlerce. Mulayim, kendi halinde reisci gurbetci bir elin parmaklarini gecmez. Adamlar ayakli Reis reklam panosu gibi dolasip reis ovuyorlar, cevresindekiler de bunlari yiyor o ayri.
- devletin tum imkanlarini kullanan partiye karsi yarismak da kolay degil: akp'ye oy vericem deyince, 3 hasta bakici, ambulans aninda hazir ediliyor youtu.be
0
freedonia
(15.05.23)
hakan bayrakçı aylardır söyledi kk ve hdp desteği ile kazanılmaz hdp getirdiğindan daha çok götürür diye.
0
mhmt11226
(15.05.23)
ben chp secmeni olarak kilicdaroglundan hicbisey anlamadim, ve gercekten zor oy verdim. kilicdar fazla bile aldi.
0
wishmaythşngs
(15.05.23)
öncelikle rte ve ak parti yüksek oy almadı kendi standartlarının gayet altındalar bence akp de de bir hoşnutsuzluk hakim mevcut sistemde her şekilde mhp ye tabi oldular.

Bence burda sorgulanması gereken mhp'nin bütün anketleri ters köşe yapması, milliyetçi çizgisi olan iyi parti'nin mhp den oy koparamaması ve hdp'nin oylarının diplemesi yukarıda arkadaşın dediği gibi bu seçim hdp'nin dahili ya da harici olarak ittifaka destek verdiği son seçim sanırım daha da hiç bir parti bu riske girmez.
0
frenk
(15.05.23)
muhafazakar seçmen kürt alevi adaya oy atmıyor olay bu. ayrıca kemik kesimin hayatında değişen bir şey yok. minimum hayatını sürdürdüğü sürece sıkıntısı ideolejiye iniyor. ayrıca iyip örgütleri çalışmamış seçmeni de kkyı kabullenmedi. araştırmacılar ve gazeteciler meydanlara bakıyor ancak pazara gitmeleri lazım.

ben 300 memurun olduğu yerden 10 kk oyu duymadım, çoğu iktidar ve oğana attı. ülkenin ana sorunu halen terör bu gruba göre.
0
mikahakkinen
(15.05.23)
Ulkenin yuzde 70i sagci. Meclisin de yuzde 80i sagci oldu kemal kilicdaroglu sagolsun.
0
baldur2
(15.05.23)
1. secim kazanmak icin yapilan yalan zamlar...evet kur baskisiyla zamlar bugune etki etti ancak yakin zamanda maaslarin cop olmasi olasi.
2.cikartilmamis dogalgazi sanki cikarmisiz gibi gostermek, bu sirada rusyadan dogalgaz odemesi erteletip, sanki turk gazini dagitmisiz gibi hava yaratmak.
3. dunyada butun ulkeler elektrikli araba cikarmaya basladi, dizayni italyadan akusu cinden vs artik cok daha kolay. ama sanki sifirdan bmw yaratmisiz gibi bir algi olusturdular. afganistanin bile arabasi var su an ama halk bunu anlayabilecek durumda degil.
4. tv'de,radyoda 7/24 chp teroristtir propagandasi yapildi. o kadar tekrar ettiler ve karsi cikabilen yok ki artik bu arguman akp secmeninin gozunde gercek oldu.
5. kilicdaroglu'na beslenen duygular da secimde etkili oldu. inaniyorum ki imamoglu olsaydi aday, cok daha fazla oy alirdi. sinan ogan olsaydi mesela o da cok daha fazla oy alirdi. bu kilicdaroglu kotu oldugu icin degil ancak secmenin liderde kendisini gormesiyle alakali.
0
monicapp
(15.05.23)
En büyük sebep bana göre HDP. Çevremde dahi yıllardır CHP'ye oy verenler HDP ile alakalı hassasiyetleri nedeniyle çekinceliydi. Kimi vermedi , kimisi ise zorlama ile verdi. Bence HDP ile olan durum da KK'ya zarar verdi. Götürüsü daha fazla oldu.
0
drako
(15.05.23)
Bu arada not olarak düşeyim; HDP konusunda iktidarın yaptığı propagandanın başarısı burada bile hissediliyor. Ciddi bir muhalif seçmen kitlesi tüm yaşanan sosyal, hukuk, ekonomik olumsuzluklara rağmen kayyumları, HDP'ye oy veren herkesin ötekileştirilmesini, bütün HDPlilerin kategorik olarak terörist olarak nitelendirilmesini falan kabul etmiş, bunun üzerinden altılı masaya kuşkuyla bakmış; Üstelik de HDP gerçek anlamda masanın bir üyesi değilken ve resmi olarak herhangi bir pazarlık yapılmamışken... Öyle bir hava estirildi ki sanki Kemal Kılıçdaroğlu başkan olduğunun ertesi günü ülke bölünecek, Diyarbakır merkezli yeni bir eyalet kurulacak falan filan... Halbuki olsa olsa Demirtaş serbest kalırdı ki onun da teoride başkanla değil, yargının düzgün işletilmesiyle alakası var.
0
salihdt
(15.05.23)
chp'li babamin sinan'i secme sebebi kilicdaroglu, davutoglu, babacan, hdp, kisaca milleti canta da keklik görmeleri. milliyetci oylarin rte'de kalma sebebi
0
Coma
(15.05.23)
Din + milliyetçlik + makarna

Hakir görmüyorum, Türk halkının büyük bir kısmı basit düşünür

Sonuç ortada
0
ditu
(15.05.23)
ilk önce şunu görelim, akp oy kaybetti %34 aldı. akp oyları mhp ve yeniden refaha kaydı. öyle ki mhp+iyip 20'nin üstünde bu demek oluyor ki ikisi birlikte tek parti olsa chp'yi bile geçme ihtimali vardı.

rte'nin %49 alması en büyük şaşkınlık zaten. oğan olmasa ilk turda alırdı. çünkü mhp+oğan vermiş insanlar, ikinci turda rte'ye döner oylar muhtemelen.

sorun şu halk alevi adaya oy vermedi vermiyor. ülkedeki %55 sağ oyu koronadaki yaşlı ölümleri ve deprem azaltmadıysa daha da azalmaz. bu ülkede solun iktidar olamayacağı anlaşılmalı.

hdp bu seçimin kumarı olduğuna katılıyorum. oylarını hep yüksekten gösterdiler. büyük ihtimalle baraj %7 olmasa onun da altına düşebilirlerdi. demek ki sandığımız kadar hdp seçmeni yok. bence bu fark edilmeli buna göre hareket edilmeli.

seçimin kaybedeni net chp'dir, kazananı da yeniden refah. deva, gelecek ve saaadet oy kazandırmadı ki hatta milletvekili kaybetti chp. saadet ve akp oylarının da yeniden refaha aktığını gördük.

bu seçim şunu da gösterdi, rte menderesi de geçti. artık ölümüne kadar rte'nin kalacağı kesinleşti gibi. sevindiric gelişme ise %34e düşen akp oyunun rte'den sonra dağılacağı. bu oyu kim paylaşacak peki gelecekte bu sorulmalı, yeniden refah mı, mhp mi yoksa yeni bir merkez sağ parti mi?
0
Hallegadola
(15.05.23)
bir de akp+rte kadınlardan çok oy oluyor. istanbul sözleşmesi faso fiso. ilk önce halkı okumak gerek.
0
Hallegadola
(15.05.23)
sn @anten

bu yazıyı sözlüğe ref vererek taşıyabilir miyim?
0
nuisance
(15.05.23)
bir nevi aidiyet hissi denilebilir buna sanirim. tahminimce büyük bir kisim insan bu adami sanki aileden biri gibi görüyor, dolayisiyla onu dogrusuyla yanlisiyla aynen kabul ediyor. ne yapilirsa yapilsin bu hissin yok olacagina ihtimal vermiyorum. bu kitle en az %35 civarindadir desek pek gercekdisi olmaz sanirim.

adamin binasi yikildi, evi yok, hala ona oy veriyor. babam yapsa su adamin yaptiklarini tüm irtibati coktan kesmistim ben ama bazi insanlar aileden gördügü kisiyi arada bazen sallantilar, kirginliklar olsa da bagrina basmaya devam ediyor. kisilik meselesi iste.
0
soso
(15.05.23)
ben secimin basindan beri kk'ya saygi gosterdim, ekrem ya da mansur'u aday gostermemesine bir sey demedim, fark edecegine inanmamistim sanirim. ancak dun cikan tablodan sonra, akp'de de degisim isteyen insanlarin olduguna ancak kk degil ekrem olsaydi oy verebileceklerini dusunmeye basladim. mansur yine fark yaratmazdi bence. bir sekilde akp secmeni, degisim isteyen kismi, kk ile ozdeslesemiyor, kk olacagina bu devam etsin diyor bence.

ayrica sinan ogan'in cb olma ihtimalini cok tehlikeli buluyorum, kk cekilmesi durumunda oy vermem muhtemelen.
0
kassiopeia
(15.05.23)
şu tweeti buraya bırakayım, üç aşağı beş yukarı bende bu şekilde düşünüyorum.
twitter.com
0
sealth
(15.05.23)
İki tarafın da oylarını arttırmak için dişe dokunur bir çabası olmadı. Hele akp'nin hiç olmadı.

E nasıl o zaman 4% fark attı dersen cevabı asılında basit;

Kırsalda yaşayan kesim, metropollerde yaşayana benzemez. Kriz çıkar "buna da şükür" der, deprem/afet olur "takdiri ilahi" der, her kesimin gönlünü almak isterim dersin "teröriste oy mu veririm" der ve sonuçta Kılıçdar değil, Clark Kent bile aday olsa maalesef 50%'yi göremez.


Nitekim Kılıçdar 51% ile seçilseydi bile meclis çoğunluğunun yine iktidar elinde olması her şeyi özetliyor.
0
Avoiding The Puddle
(15.05.23)
ben bozulan ülke popülasyonuna bağlıyorum biraz da. yabancılar, mülteciler, sayıları azımsanmayacak kadar fazla.
0
kondansator
(16.05.23)
(8)

İspanya seyahati

cosmicgadin
Hangi bölgesine gidiyim? 10 günüm var.
Hangi bölgesine gidiyim? 10 günüm var.
0
cosmicgadin
(11.05.23)
Endülüs
0
kuehles blondes
(11.05.23)
ispanya'nin her yer cok guzel, eger arabaniz varsa, hem yesillik icinde olayim, cok sicak olmasin, hem sahil olsun diyorsaniz kesinlikle kuzey ispanyayi, asturias, cantabria, basque bolgelerini, bastan basa, fransa sinirina kadar gezmenizi oneririm, fazlasiyla underrated ama muhtesem bir bolge. ayrica, mutfagi da cok zengin. galicia kendi basina ayri bir seyahat hak ediyor.
0
kassiopeia
(11.05.23)
10 gün çok iyi bir süre. Biz de Barcelona, valencia, alicante turu yapmıştık arabayla, çok güzeldi. Daha çok vaktiniz olduğu için aşağı doğru inmeye devam edip endülüs bölgesini de görebilirsiniz.
0
roket adam
(11.05.23)
Barcelona
0
gabe h coud
(11.05.23)
endülüs’ü görmeden dönmeyin kesinlikle.
0
deartheodosia
(11.05.23)
marbellaya gittim 10 gün önce çok güzeldi tavsiye ederim.
0
hobarey
(11.05.23)
Barselonaya gitmediyseniz gidin yok gördüyseniz endülüs +1
0
basond
(11.05.23)
Costa Brava sahilleri, Girona, Lloret iyi olurdu yazin ama daha erken olur mayis. Ben olsam 100 kere gormus olsam bile gelmisken bir Barcelona yapar sonrasinda Endulus'e gecerdim listemde var da nasip olmadi Sevilla, Granada'lar.
0
freedonia
(11.05.23)
(7)

Size haksızlık yapıldığını düşündüğünüzde ne yaparsınız?

Geceler
Büyük haksızlık ve vefasızlık mağduru oldunuz diyelim ne yapardınız?
Büyük haksızlık ve vefasızlık mağduru oldunuz diyelim ne yapardınız?
0
Geceler
(09.05.23)
1 - karsimdaki benim icin onemli ise, ya da yakinlik dereceme bagli olarak neler hissettigimi karsi tarafla kibar sekilde konusurum.
2- kendi icime gonder, neden boyle hissettigimi dusunurum. sinirlarimin ihlal edildigini mi hissettim, sinirlarim neden ihlal edildi ve bu nerede ve buna neden izin verdim, kendi kendimi bir yerde terk mi ettim, bu yer neresidir, nerede ne zaman kendimden gereginden fazla verdim, bir dahaki sefere boyle bir durumda kendime ihanet etmeden once once neler yapabilirim gibi. her olayda olmayabilir ancak haksizlik hissinin kendimize ihanet etmekle fazlasiyla baglantili oldugunu dusunuyorum.
0
kassiopeia
(09.05.23)
Allah'a havale.
0
dissendium
(09.05.23)
Vefasızlık ve haksızlık çok farklı iki şey. Vefasızlık yapıldığını düşünürsem ve karşımdaki kişide haklı bir bahane göremiyorsam kırılırım, eğer kullanıldığıma inanıyorsam arama mesafe koyarım.

Haksızlığa uğradığımı düşünüyorsam ve gücüm yetecek bir konuysa o hakkı öyle ya da böyle alırım. Eğer gücümün yetmeyeceği bir konuysa da atarım hafızaya derdine düşüp kendimi paralamam ama hiçbir zaman da unutmam.
0
akhenaten
(09.05.23)
İçime attım.
0
gadlemler
(09.05.23)
Vefasızlık kavramını tam algılayamam. Beklentiler söz konusu olduğunda herkes kendi ateşiyle yanar.
Haksızlığa uğradığımı düşündüğüm zaman, pasif-agresif tavır takındığım tek durum diyebilirim.
Orada yerini değiştirmen veya o kişinin sendeki yerinin değişmesi gerekir. Pasif-agresif tavır içinde durumu analiz ederek sindirebileceğim, konuşabileceğim, savaş açacağım ve bendeki zehrin tadını almasını sağlayacağım kısımlarını planladıktan sonra hepsini gerekli ölçülerde karşı tarafa sunarım.
0
sadegazoz
(09.05.23)
ailemde yaşananları ve geçmişimi sorgularım.
mağdur olmak kurban bilincine ait bir şey.
yaşam her zaman sistemi dengeler, o yüzden size yapıldığını düşündüğünüz haksızlık muhakkak aile sisteminizde olan bir olayın, durumun ya da hikâyenin karşılığıdır.
ya da siz farkında olmadan birine bir şey yapmış olabilirsiniz.

hayat böyle biz evde otururken başımıza gelen bir şey değil, bir matematiği var.
eğer ailenizde ya da sizin geçmişinizde buna sebebiyet verecek bir şeyi gerçekten bulamazsanız, neden kurban bilincinde kalmayı seçtiğinizi düşünmeye odaklanabilirsiniz.
fazla mı beklentiniz var?
insanlara kendinizi kullandırıyor musunuz?
çok mu veriyorsunuz?

mesela çok fazla ve karşıdakinin talebi olmadan veren biriyseniz, kendinize göre iyi niyetli olsanız da, maalesef sistemin dengesini sarsan kişi de siz olursunuz.
kurban bilincinde olmak bir seçimdir.
dolayısıyla bazı şeyleri farkındalıkla irdelerseniz cevap bulabilir ve bu durumu değiştirebilirsiniz.
0
blatta hiberna
(09.05.23)
Sabredip ilahi adaleti bekliyorum.
0
yalniz kizkulesi
(10.05.23)
(5)

İş görüşmesi, son maaş

dissendium
İş görüşmesinde alınan son maaş söylenmeli mi? Şunu merak ediyorum. Son maaşın söylenmesi işveren açısından bu kişi bu maaşı alabilmiş, o zaman bilgisi iyi olarak yorumlanır mı? Sağ olun.
İş görüşmesinde alınan son maaş söylenmeli mi? Şunu merak ediyorum. Son maaşın söylenmesi işveren açısından bu kişi bu maaşı alabilmiş, o zaman bilgisi iyi olarak yorumlanır mı? Sağ olun.
0
dissendium
(08.05.23)
3-4 defa is degistirdim, hic maasimi soylemedim, sorulmadi da. maas beklentim soruldu.
aksine, ozellikle turkiye'de ne kadar dusuge kapatacaklarina yariyor bence. is degistirmek maasi da hatiri sayilir bir miktar arttirmak icin iyi bir firsattir. maasinizi soylemeyin, yeni isinizden ne kadar beklediginizi konusun. mesleginizi bilemiyorum elbette pazarlik gucunuze de bagli.
0
kassiopeia
(09.05.23)
Parasal konular kvkk kapsamında değil miydi? Henüz bir bağınız olmayan bir işyerine bunu vermek gibi bir zorunluluğunuz neden olsun?
0
yazdonumu
(09.05.23)
birkaç kere son maaşa göre pazarlık etmek zorunda kaldığım oldu. zaten o parayı alıyorum, neden iş değiştireyim benzeri sohbet geçebiliyor.
0
enteg
(09.05.23)
Bana sorarlarsa +%20 olarak soylerim genelde. Arkasindan gelen ne kadar istiyorsun sorusuna ise %20-25 daha isterim diye cevap veriyorum ki zipladigima degsin. Tabii butun bunlari yaparken piyasadan da haberdar olmak lazim.

is degistirmek maasi da hatiri sayilir bir miktar arttirmak icin iyi bir firsattir +1
0
cooperr
(09.05.23)
@cooperr + 1

Ama TR'de vergi dilimi muhabbeti için yeni işte zaten eskiden ödediğin vergiler için bildirim yapman gerekiyor, çok sıkıntı değil ama fazla söyleyecek olursan aklında bulunsun :)
0
plutongezegendegilmi
(09.05.23)
(7)

Dyson basliklari

14
Bende v8 makine ve sadece standart motorbar ve kombinasyon basliklari var.Siz en cok hangi basliklari kullaniyorsunuz? Su aksesuarlar hakkinda dusunceleri alabilir miyim? Evim ufak (75 metrekare) genelde parke, hali az. Evcil hayvan yok.Fluffy/Soft Roller Cleaner Head: https://www.dyson.com.tr/quick
Bende v8 makine ve sadece standart motorbar ve kombinasyon basliklari var.

Siz en cok hangi basliklari kullaniyorsunuz? Su aksesuarlar hakkinda dusunceleri alabilir miyim? Evim ufak (75 metrekare) genelde parke, hali az. Evcil hayvan yok.

Fluffy/Soft Roller Cleaner Head: www.dyson.com.tr (bu baslik iyi gozukuyor ozellikle sert zeminler icin ama fiyatina deger mi?)
Mini motorhead: www.dyson.com.tr (bunun amacini cozemedim, ozellikle merak ediyorum)

Mobilya alti adaptoru: www.dyson.com.tr vs
Up-top adaptor www.dyson.com.tr

Esnek aralik temizleme basligi www.dyson.com.tr vs
(Esnek olmayan) Aralik temizleme basligi www.dyson.com.tr

Diger tavsiyelere acigim
0
14
(08.05.23)
Motorhead yatak ve koltuk icin. Bence elzem.

Mobilya altı adaptör sana kalmış. Eğilip temizleyebiliyoruz biz, yatak altını da robot alıyor.

Aralık temizleme başlıksız el süpürgesi düşünülemez. Süpürgenin girmediği araları nasıl alıyorsun ?
0
Mcfly
(08.05.23)
Fluffy/Soft ihtiyaç duymadım. Mini motor head, yüksek modellerdeki anti-tangled a denk geliyor sanırım. Döşemeler için. Alerjik bünyelilerin twrcih sebebi. Mobilya altı adaptörü sık kullandığım bir başlık. Yere yatıp tek gözle bakıp süpürmek yerine hafif eğilip, boruyu dik açıdan farklı açılara doğru eğmeye yarıyor. Öneririm. Up-top, giysi dolabı, mutfak üst dolapların üstü için. Ben gerek görmedim. V8' de lazer uç yoksa öneririm.
0
from where i ride
(08.05.23)
Aralik temizleme basliklarindan hangisi iyi? Yukaridakilerden ilki kavisli mi esnek mi anlamadim.

Dosemeler icin Doseme Basligi diye bir sey var. Bunu mu almali motorheadi mi?
www.dyson.com.tr
0
🌸14
(08.05.23)
Işıklı aralık temizleme başlığı iyi. Anti tangle seçmiştim. Ekstra döşeme başlığına ihtiyaç duymadım.
0
from where i ride
(08.05.23)
fluffy/soft halisiz yerler icin gerekli, ben hali sevmeyen insanim, hemen hep onu kullaniyorum. diger baslik parkede iyi olmuyor.
0
kassiopeia
(08.05.23)
Hmmm kafam hala karisik :)

www.dyson.com.tr
su sayfadaki seceneklerden

bu seti (cunku setlerin fiyati uyguna geliyor, iki al bir bedava gibi)
www.dyson.com.tr
ve belki fluffy'yi alicam gibi.

Aslinda
mobilya alti adaptoru www.dyson.com.tr
cok mantikli ama tek satilmiyor su an.

Yukaridaki set yerine bunu mu alsam, icinde mobilya alti adaptoru de var.
www.dyson.com.tr

Ote yandan hayvanim yok o yuzden anti tangle gereksiz - ki ben de kisa sacliyim :D
Isikli ara basliginin bir manasi var mi? Benim V8'de isik yok sanirim.
0
🌸14
(08.05.23)
Bu kadar kafa karıştırmaya gerek yok. Merkezi bi yerde oturuyorsanız dyson’in mağazasına gidin hepsinin demosu olmasa da açıklarlar güzelce.
0
Mcfly
(15.05.23)
(9)

atlet - havlu - carsaf

baldur2
1- carsaf ve yastik kiliflarinizi hangi siklikta degistiriyorsunuz? 2- uzun yillardir atlet giyip, sonra birakaniniz var mi? beyaz gomlek altina estetik kaygilardan ziyade, yikamasi etmesinden tasarruf etmek istiyorum ama hastaliklara da yelken acmak istemiyorum? nedir sizce buradaki en mantikli tra
1- carsaf ve yastik kiliflarinizi hangi siklikta degistiriyorsunuz?

2- uzun yillardir atlet giyip, sonra birakaniniz var mi? beyaz gomlek altina estetik kaygilardan ziyade, yikamasi etmesinden tasarruf etmek istiyorum ama hastaliklara da yelken acmak istemiyorum? nedir sizce buradaki en mantikli trade off?

3- kac tane banyo havlunuz var, bunlari banyo sonrasi kullandiktan sonra nasil kuruluyorsunuz? hangi siklikta yikiyorsunuz? ben kapinin arkasina asiyorum ama hep nemliler sanki, baska sekilde nasil kurutabilirim, dryer yok bende.
0
baldur2
(07.05.23)
1: Mevsime göre haftada bir ya da iki.
2: Hayatımın hiçbir döneminde bilinçli olarak atlet giymedim ve atlet giymediğim için hastalanmadım.
3: Çok var, hatta sahip olduğum en çok şey havlular olabilir bir kullandığım banyo havlusunu ikinci defa kullanmam kirli sepetine koyuyorum sonra toplu olarak yıkıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.05.23)
1. Her cumartesi.

2. Atletin yeri ayrı bence. Sırtın terlediğinde tişörte geçmeden çıkarıp atabilirsin. Ama tişört çok yıkayınca soluyor, bozuluyor. Atleti bırakmayı düşünmedim. Askerde üşüdüğümde üst üste atlet giyiyordum. Isınmak için kalın bir şey giymekten daha etkili.

3. Küçük havlu kullanıyorum. Her banyodan sonra yıkanır, balkonda kurur. Büyük havlu sevmem. Kurutmak istiyorsan asacaksın. Berberler bile kapının önüne asıyor. Gerekirse evin önüne koy.
0
dissendium
(07.05.23)
1- çarşaf haftada 1, bazen 2 olabiliyor duruma göre ama yastık kılıfım şaşmaz 2-3 günde bir mutlaka değiştiririm. yastık konusunda takıntılıyım.

2- ben.
uzun yıllar -yaklaşık 20 yıl giyip bıraktım son bir kaç senedir.
hayır, hiç hasta olmadım sırf bu sebepten.
ben çoğunlukla tişört + üzerine deri ceket veya spor kafasındaysam kapüşonlu ile devam ediyorum. atlet boğuyor beni...

3- 3 tane var.
biri billurlar + toto kısmını ve bacakları silmek için (sıralaması önce bacaklar, sonra dediğim yerler şeklinde)
diğeri boyun hizasından göbek deliği altına kadarki kısım + sırt.
en sonuncusu da kafa kısmı için.

kurutmalığa genişçe sererek kurutuyorum ben.
0
thedepressed
(07.05.23)
1 - carsaf haftada 1 civari, yastik kilifi 3-4gune bir.

3 - cok havlum var, kulturumuzde cok hediye edildigi icin, hemen hic birini kendim almadim sanirim. Kapi arkasina asarim, nemli kalmiyor bende ama genisce asarim. 2-3 kullanmaya bir degistiririm. Birikince yikarim.
0
kassiopeia
(07.05.23)
en pis’i benim heralde. yıllardır bu şekilde hiç birşey gelmedi başıma.

1. ayda bir.
2. hiç giymem.
3.iki tane var. bi yüz bi vücut. kapı arkasına asıyom
0
buenosdias
(07.05.23)
1- yastik haftada bir, carsaf ayda bir. ben aksam yikandigim icin temiz giriyorum yataga.
2-
3- pestemal var bende, havlu sevmiyorum hem daha cabuk kuruyor, hafif ve daha güzel üstelik daha temiz geliyor bana. el havlularini bile pestemale cevirecegim yakinda :D
0
wishmaythşngs
(07.05.23)
1. Her salı günü
2. Çocukken annem giydirirdi. Sonra hiç giymedim.
3. Biri yüz biri banyo olacak şekilde 4 takım havlum var. Her gün duş sonrası balkona asar, kuruyunca içeri alırım. Banyoda asılı halde kurumaya bırakılırsa rutubet kokar diye düşünüyorum. Her çarşamba günü de yıkarım.
0
Mirket
(07.05.23)
1-Haftada bir.
2-Çok üşüyen birisi olduğum için hep askılı bir iç giyerim. Sadece yazın çok sıcak olan bir iki ay giymiyorum.
3-Duş için bir vücut bir de saç havlum var. Değişimli olarak kullandığım birkaç tane de el/yüz havlum var. Duştan sonra havlularımı asıp (balkona ya da kaloriferin önüne) kuruturum sonra yerine geri asarım. Havluları da çarşaflarla beraber haftada bir yıkıyorum.
0
peki madem
(07.05.23)
Haftada iki kere değiştiririm.
Atleti severim bence mantıklı bir tekstil ürünü.
Bir tane bornozum var.
0
yalniz kizkulesi
(07.05.23)
(7)

Kedimi özlüyorum

sanguine
Temmuzda tatile gideceğim 15 gün. Evde yalnız kalmasını istemediğim için evi büyük olan (benimki küçük) bir arkadasimin evine bıraktım kedimi geçen gün. Onunda kedisi var, ikisi oynar sıkılmaz diye, kedim sosyal sayılır kedilerle genel olarak iyi anlaşıyor. İki gün yanlarında kaldım ben de ilk başta
Temmuzda tatile gideceğim 15 gün. Evde yalnız kalmasını istemediğim için evi büyük olan (benimki küçük) bir arkadasimin evine bıraktım kedimi geçen gün. Onunda kedisi var, ikisi oynar sıkılmaz diye, kedim sosyal sayılır kedilerle genel olarak iyi anlaşıyor. İki gün yanlarında kaldım ben de ilk başta benimki buna tısladi, bağırdı ama sonra oynamaya başladılar bir noktadan sonra alıştılar. Arkadaşın kedisi zaten aşırı uysal, oyuncu, kısır ama daha 1 yaşında. Benimki bunu arada ısırıyor gene tepki vermiyor.

Geçen sene kedimi yalnız biraktigimda çok sıkıldı, bı tanıdık gunlum uğruyordu ama 1 saat, geri kalan zamanda yalnız kaldı aklım da hep onda kaldı. Gerci kediler değişiklik sevmez, özellikle ev degistirmekten hiç hoslanmazlar biliyorum ama kedim ben işe gidip akşam geldiğimde bile ağlıyor ben kapıyı açarken.

Şimdi eve geldim ev bomboş geliyor, oyuncaklarını, mama kabıni görüyorum gözlerim doldu aglauaxsgim neredeyse, sanki bir şey olmuş gibi, deli gibi özledim yani anlatamam. 2.5 ay orada kalacak. Neden bu kadar erken götürdün derseniz, anlasamazlarsa son dakika ortaya çıkmasın diye götürdüm, sevmezse geri getiririm gene birini bulur evde kontrol ettiririm tatilde diye. Yol 2 saat sürüyor, hayvan aşırı kötü oluyor yolda, geriliyor. Şimdi çok özlüyorum açıkçası haftasonu geri alsam Haziran sonunda tekrar götürsem mi diye bile aklımdan geçti. Bencillik mi yapmış olurum? Kedim de orada çok mutlu değil bu arada bana da tisliyor, yer değiştirdiği için mutsuz ama oradaki kediyle anlaştı, oynuyorlar. Şu an beni alıkoyan hem anlaşmaları hem de yolda cok eziyet çekecek olması. Temmuzun 15 ine kadar ayri kalacağım kedimden. Dayanmali mıyım
0
sanguine
(02.05.23)
Kedinin sana, sahibine bile tislamasi pek hayra alamet degil.

Sorunun cevabina gelirsek, hayvananin hastalanmadigi sürece ondan ayri kalmayi kafana çok takmamalisin.
0
Avoiding The Puddle
(02.05.23)
2 ay onceden birakmak bana cok uzun geldi, atla deve degil 2 saat. Alip gelin. Tislama olayini bilemiyorum.
0
kassiopeia
(02.05.23)
ben de alirdim
0
ala09
(02.05.23)
15 gun tatil icin 2,5 ay oncesinden birakmak bence olmamis. bunalima girer hayvan bence (en azindan benimki girerdi) gidip alin ya 2 saat yol bisi degil.
0
65 derece
(02.05.23)
2.5 3 ay öncesinden bir yere bırakmak ne demek hocam yılın dörtte biri yapıyor. eğer kediden yılın dörtte biri uzak olma durumunuz varsa bence kediyi sahiplendirin zaten. değişikliği o kadar sevmiyor bu hayvanlar.
0
roket adam
(02.05.23)
Kurban Bayramı'ndan biraz önce birakacaktim yani 1 ay 20 gün kadar sonra. Kediyle hemen anlasamazlar diye duruma bakmak istedim, açıkçası kafamda anlasamazlar ben de alıp getiririm diye dusunuyordum. 3 ay falan değil yani kalacagi süre.

Kediyi getirdiğim ev, eski evim, yaşayan da eski ev arkadaşım, kedimin daha önce benimle yaşadığı yer. O yüzden rahatım. 6 yıldır beraber yaşadığım, her gittiğim yere götürdügum hayvanı neden sahiplendireyim manyak mıyım ben. Çocuğum olsa bu kadar severim zaten. Ayrıca 15 günde bir gidip yanında kalacağım. Buna rağmen özlüyorum. Ayrıca benim oturduğum ev ufak, caddeye bakan, balkonsuz bir daire. Bu ev geniş balkonlu, bahçeli. Kedim eskiden de orayı seviyordu. Erken getirmemin bir sebebi de biraz apartman yaşantısından uzaklaşsin, içi açılsın diye düşündüm.
0
🌸sanguine
(02.05.23)
Haziran sonunda tekrar götürün. Diğer kediyle de anlaşmışlar. Siz de, kediniz de bu sürede rahat edersiniz.
0
from where i ride
(02.05.23)
(7)

Saçma işler sh1t jobs

optimistbakunin
Selam, sıkılganlığım ve bunalmisligimin disinda rasyonel mantikli olacagini dusundugum bir sekilde bir seyler kaleme almak istedim. Az once tv gezerken vin dieselin jackie chanin falan filmlerine denk geldim. Eskiydi adamlar gencti daha ama bir mutlu hissettim. Ne guzel filmlerin var senelerdir duny
Selam, sıkılganlığım ve bunalmisligimin disinda rasyonel mantikli olacagini dusundugum bir sekilde bir seyler kaleme almak istedim. Az once tv gezerken vin dieselin jackie chanin falan filmlerine denk geldim. Eskiydi adamlar gencti daha ama bir mutlu hissettim. Ne guzel filmlerin var senelerdir dunyanin 4 bir yaninda, iyi veya kotu filmler tartismali ama sen varsın. Bir yandan da diger islere bakıyorum mail yaz toplantiya gir cart curt. Allahim seneler boyle gecer mi dusunemiyorum. Yani yok olsan bir anda dunyada kainatta ilde ulkede hicbir sey degismez. Bu plazadaki adam icinde atolyedeki kadin icinde fabrikadaki isci icinde gecerli aslında. Neyse çok da genellemeyelim. Ama bir yanda mesela jk rowling çat diye bir kitap koymuş filmi çekilmis makaleleri yazilmis soylesileri yapilmis kendi resmen bir dunya yaratmis. Bu ornekler uçuk biliyorum sadece adım adım gidiyoruz. Ya da doktor adamin birisi yarali gelmis bunu saatler suren ameliyata alıyor kurtariyor. Ne biliyim modacı tasarlıyor kesiyor biciyor kumaşı mankene bir giydiriyor ki kitap gibi. Sonra binlerce satış uretim elestiri tasarimi gelistirme falan. Müzik yapıyorsun 19xxlerde kasette tofaşlar dinliyor. Plaktasın. Spotifydasin. Cocugun bile dinliyor sarkiyi sarki yasiyor sarkici yasiyor eser var. Ne biliyim kimyagersin ilac kesfediyorsun. Ya da o ugurda bir sekilde calisiyorsun. Illa saydiklarim icinde de boş insanlar vardır. Yazarken düşündüm mesele ünlü olduklari icin mi yazdım yoksa bir seyler urettikleri icin mi tam oturtamadım. Her neyse. Bu kisiler gercekten de faydali adam akilli isler yaptiklarini dusunuyorum. Senin cizdigin kanepe tasarimiyla yuzlerce insan oturacak. Senin diktigin kiyafetle moda degisecek ya da degismese de birileri lan ne guzel etek diyecek belki de. Varligini anacak, andıracaksın. Bir yanda eli kıcında teftis et su kagidi oku su raporu yaz su kodu test et su cekicle vur şunu analiz et sunu gotur sunu getir sunu ye su zaman otur su zaman kalk uyu uyan. Sıkılıyorum sabri, bunalıyorum.
Siz ne diyorsunuz ne dusunuyorsunuz
0
optimistbakunin
(01.05.23)
valla david graeber bullshit jobs kitabında bunu tartışıyor ama okursan bu düşünce durumundayken daha da mutsuz olursun

bu düzende insan iyileştiren doktor da beste yapıp konser veren müzisyen de mesleğine bir yerden sonra yabancılaşıyor
0
freebird5406_2
(01.05.23)
@freeb kitabı duydum arastirdim bazi sozlerine entrylerine vs baktim ama okumadım. Muhtemelen yakin bi zamanda da okuyamam. Yabancilasma nedir bahsettiginiz, marxla mi ilgili. Biraz googleadim da.
Aslinda sorum belki de temelde yaşamlarimizin buyuk vakti neden bu sacmaliklarla geciyor, ya da neden boyle adam akilli isler yapilmiyor yok da salak sacma isler var. Hani o departman gereksiz verimsiz ama sirketlerde mesela neden var,
0
🌸optimistbakunin
(01.05.23)
Abi senin için de başkaları düşündüklerini düşünüyor. Onlar kalıcı olmak için uğraşmadı. Yapmak istedikleri şeyleri yapıp kalıcı oldular. Sen de yapmak istediklerini yaparsan ve yaptıkların ilgi çekerse kalıcı olabilirsin.
0
dissendium
(01.05.23)
aslinda topltantilara girip mail yazmalar da daha buyuk islerin parcalari. yani nasil ki sizin cizdiginiz bir kanepeye binlerce insan oturacaksa sizin hazirladiginiz bir rapor sayesinde de binlerce insanin isi kolaylasacak. ya da sizin otomatize ettiginiz bir surec sayesine binlerce insanin gunluk hayatina yarim saat kazandiracaksiniz. ya da sizin baslattiginiz bir pazarlama kampanyasi sonucu hem hedef kitleniz yeni/daha iyi urunlere kavusacak, hem de cirolariniz artacak gibi gibi. sirf mail ve toplanti var diye is yapilmiyor diye dusunmeyin, herseyin bir ciktisi var sonucta. yani simdi fayda ekseninde baktiginizda binlerce insanin hayatina 30dk katabilmek, hali hazirda zaten milyonlarcasi varken yeni sarki yapmaktan daha faydali olabilir.
0
taurina
(01.05.23)
Eger yasaminiza yaraticilik sergileyebileceginiz bir hobi eklerseniz kisa sureli rahatlayabileceginizi dusunuyorum. Resim olur, muzik aleti ogrenmek olur. Basit cozumler gibi geliyor, sacma geliyor ancak ruhumuzun ozunun 'aserdigi' sey bu, yaraticilik ve kendini, ozunu ortaya koyabilmek. Yaptiginiz ve cogumuzun yaptigi iste bu eksik ve ozumuze, ruhumuza aykiri. Insanlarin ciddi bir kismi bunu cocuk yaparak atlatiyor, sonra cocuklar buyudugunde - eskiden 20lerde evlenip siz 40-45e geldiginizde cocuklarin yetiskin oldugunu ve size ihtiyaclari olmadigi dusunuldugunde , orta yas bunalimi denen sey bundan geliyor.
.
0
kassiopeia
(02.05.23)
@kassi aslında sorum sadece ben olarak değil. Genel olarak insanların çogu. Bu cok rahatsiz edici gelmiyor mu? Dogdun hicbir sey yapamadin öldün gittin
0
🌸optimistbakunin
(02.05.23)
aslinda ben de herkes icin oyle oldugunu dusunuyorum, 9-6 calisip bir yerde oturmak tum gun, yaratici olmamak, ruhu besleyecek seyler yapmamak ozumuze aykiri. dolayisiyla size katiliyorum ve herkes icin rahatsiz edici kesinlikle. bunalimlarin, icsel arayislarin bircogunun nedeni de bu. bedenimiz hareket etmek icin var, ruhumuz yasamla beslenmek icin. bunlarin ikisinide yapamaz oldugumuz bir donemde yasiyoruz. eger yasamimiz tarif ettiginiz sekilde yasanirsa bu dediklerinizi hissetmemek kacinilmaz. bunlari sorgulamayalim diye de, cok klise ama gercek, sistem bir uyusturucu gorevi goruyor. bu demek degil ki, mesela postacinin isi gereksiz, isini biraksin gitsin ressam olsun. yapilan her is gerekli, ancak bir denge olmali, bir yavaslamaliyiz, performans kaygisindan uzak, daha farkli bir yasam yasamaliyiz. hem kendimizi gerceklestirebilecegimiz hem de yasamimiz icin gereken duzeni devam ettirebilecegimiz bir sistem insa edilmesi gerekiyor. su anda kendini gerceklestirebilen insan sayisi, bu gerek bir hobi ile olsun gerek hobisini gelire dokmek olsun, dunya nufusu ile kiyaslandiginda fazlasiyla az. ingiltere'de yakin zamanda bir arastirma vardi okumussunuzdur belki, haftada 4 gun calisip 3 gun tatil gibi, cok daha verimli oldugu ortaya cikti. bunun gibi. ruhu beslemek, nefes almak icin alan ve zaman yok.
0
kassiopeia
(02.05.23)
(5)

işsizlik,yalnızlık,30 yaş sendromu

mr deadman
bu muhteşem üçlü ile baş edebilen var mı ? bu süreçlerden geçip kurtuluşa erenler neler yaptı?
bu muhteşem üçlü ile baş edebilen var mı ? bu süreçlerden geçip kurtuluşa erenler neler yaptı?
0
mr deadman
(01.05.23)
cok basit bir video ama belki bu isinize yarar?
www.youtube.com

gececek ve yalniz degilsiniz, simdi gecmeyecek gibi geliyor ve sadece siz yasiyormussunuz gibi dusunuyor olabilirsiniz ama gercekten gececek. yasam surekli bir devinim ve donusum icinde. siz de. 1 dakika once oldugunuz kisi degilsiniz su anda. her sey degismeye mahkum. bu da gececek. bu yasadiginizi yasamadim, ama inanin yasamdan vazgecmeyi dusunecek kadar kotu gunler gecirdim, yalniz basima. ne yaptim? adim adim ilerledim, onumdeki bir yili degil, bir gunu dusundum. o gunu gecirdim. yavas yavas, adim adim gittim. yalniz hissettigimde sevdiklerimi ve beni sevenleri aradim, sevgiyi hissettim, depresif hissettigimde gulumsedim (kendi kendinize gulumsemek yaklasik 30 saniye psikolojinizi degistiriyor), kendi kendime dans ettim, hareket ettim, spor yaptim, gun isigina ciktim. tek bir formulu yok, size iyi geleni bulmak icin farkli seyler deneyeceksiniz. bebek adimlari ile ilerleyeceksiniz.
son olarak, gercekten 30 yas bir sey degil, bunu herkes soyluyor gibi geliyor, insanlar anlamlandiramiyor bazen ama hakikaten 30 yas bir sey degil.
size kocaman sariliyorum. sevgiyle kalin.
0
kassiopeia
(01.05.23)
30 yasin sendromu falan olmaz.
ise gideceksin, is sana eger inanilmaz bir cv yok ise gelmez.
ise girip mesgul olduktan sonra gerisi geliyor..
0
cooperr
(01.05.23)
@kassiopeia teşekkürler cevabınız için. Bu süreçte sürekliliği sağlamayı nasıl yapıyorsunuz. ben de bir süre bunları yapıyorum ama akşam olup hava kararınca balkonda sigara içip geçmişi ve içinde bulunduğum durumu düşünmekten kendimi alamıyorum. yalnızken düşününce insanın da aklına hep hataları, kaybettiği zamanları gelince yine dibe çekiliyorum.
0
🌸mr deadman
(01.05.23)
bunlari tekrar ederek, bu kara deligin icine girdigimde fark ederek. bunlar hep pratik, cok kolay degil ama cok zor da degil. sinir sisteminiz de bu sekilde dusunup surekli bir kaygi, endise ve negatiflik icinde yasamaya alisiyor. sinir sisteminizi de egitmeniz gerekiyor. bu nedenle aksam mesela bu dusuncelere daldiginizda farkinda olun, kaybolmayin icinde, gecen duyuruda kendi kendine sinirlenip kendini eskisehir'de bulan bir arkadas vardi. ona benzer. bu duygu durumuna girdiginizde hislerinizi fark edin, onlara alan acin bastirmayin ama icinde kaybolmayin. meditasyonu tavsiye ederim. ayrica hatalariniz, kaybettiginiz zamanlar, o zaman o insandiniz, hatalarinizdan ders alip ileri dogru bakacaksiniz. inanin ben de (ve hepimiz de) geri donulemez hatalar yaptim (yaptik), kendimi cok sucladim, yasami hak etmedigimi dusundum, yedigim ictigim gucume gitti. ama su anki aklimla o zamanki kadini yargilayamam. o zaman o kadarini biliyordum, bugun bu kadarini. 5 sene sonra da bambaska seyler biliyor olacagim.
belki kitap olarak ozsefkat, kristin neff isinize yarayabilir baslangic olarak. adim adim. negatif hislerinizin icinde kaybolmadan, bir baktim 5 saat gecmis kendi kendime dovunuyorum 5 saattir demeden. kendinizi severek, kabul ederek, gunahinizla sevabinizla. once kendiniz ve sonra sevdikleriniz icin daha iyi bir insan olmaya karar vererek. boyle boyle. adim adim.
0
kassiopeia
(02.05.23)
@kassiopeia çok teşekkürler cevap için
0
🌸mr deadman
(04.05.23)
(9)

Herkes Bir Gün Yönetici Olmak Zorunda Mı?

depresif çocuk
Yaş 31 olmak üzere.Teknik tarafta olmayı, işi yapan kişi olmayı seviyorum.Fakat şu bir gerçek ki idarecilik kariyerini tercih eden arkadaşlarım şirketlerde iyi pozisyonlara geldiler. Hem maaşları iyi hem de etki alanları daha geniş.Sizce belli bir yaştan sonra yöneticilik veya hiç olmazsa mentörlük
Yaş 31 olmak üzere.
Teknik tarafta olmayı, işi yapan kişi olmayı seviyorum.
Fakat şu bir gerçek ki idarecilik kariyerini tercih eden arkadaşlarım şirketlerde iyi pozisyonlara geldiler. Hem maaşları iyi hem de etki alanları daha geniş.

Sizce belli bir yaştan sonra yöneticilik veya hiç olmazsa mentörlük rolüne hazırlanmalı mı insan?
0
depresif çocuk
(30.04.23)
Kesinlikle hayır. Bunu gençlerle konuşurken falan hep diyorum.
Herkes müdür olmamali. Bu sebepten ortalik müdür olmaması gereken müdürlerle dolu.
Türkiye'deki sıkıntı müdür ile çalışan arasında çok ciddi gelir farkı olması. Yani ben Türkiye'de çalışırken müdürüm 5 katı maaş alırdı. E haliyle herkes müdür olmalı olayı çıkıyor.

Misal benim yerime birini almak lazım. Kimse müdür olmak istemiyor ekipte çünkü herkes rahat yasamak istiyor.

Subject matter expert olmak önemli bir şey. Misal bizde tehlikeli madde, uluslararası ticaret vs gibi şeylerin uzmanları el üstünde tutulur.

Neyse kısacası hayır. Ama maalesef Türkiye'de sıkıntı çünkü maaş çok artıyor.
0
logisticsmanager
(30.04.23)
Seninle aynı düşüncedeyim, 36 yaşındayım. Sağdan soldan müdürlük ile ilgili teklif geliyor ancak ben istemiyorum çünkü insan yönetmek şunu bunu yap demek hamurumda yok, benim için sistem ya çalışır ya da çalışmaz kafam rahat. Ancak logisticsmanager'ın yazdıklarından
dolayı arka planda tırmalayan bir düşüncede mevcut. Ben şöyle düşünüyorum alanımda öyle yetkin ve kilit olmalıyım ki maaşımı bu şekilde yükselteyim.
0
mirty
(30.04.23)
Türkiye gibi yoğunluklu olarak hizmet sektöründen veya yurtdışı menşeli markaların/operasyonların bayi/şube mantığının bulunduğu ülkelerde genellikle böyle bir düzen var gibi. Çünkü burada bir şey üretilmiyor veya geliştirilmiyor. Teknik anlamda iyi olanlar da yetkin ve kilit rollerde -bu adam iyi kaybetmeyelim ama yönetici maaşı verelim- gibi bir durumla karışlaşmıyor. Çünkü dediğim gibi, üretimin, tasarımın, pazarlama fikrinin geliştirildiği ülke burası değil. Dolayısıyla işini iyi yapanın da emeği ve yeteneği çok önemsenmiyor. Yerine yenisini bulmak ve daha az paraya daha çok iş yaptırma imkanından ilerleniyor... Diye düşünüyorum.

Edit: Teknik anlamda işinde iyi olanlar, networkünden müşteri çekerek kendi yapılanmasını kurma yoluna gidiyor gibi daha çok.
0
calmdown
(30.04.23)
(bkz. peter principle)

insanlar başarısız oldukları pozisyonlara kadar promote ediliyorlar, yetenekli oldukları alan yerine başarısız müdürler oluyorlar.

daha yeni yeni bir iki senedir faang'de yönetici olmayan ileri seviye pozisyonlar açılmaya başlandı, türkiye'ye gelmez bence uzun yıllar.
0
aguen
(01.05.23)
@logi +1

yurtdisinda calisiyorum, mudurumle aramda ciddi bir gelir farki yok, ek olarak arabasi var, benim hic ihtiyacim yok arabaya. hayatta da - en azindan bu sirkette - mudur olmam. meslegim cok keyifli, benim mudur idari islerin icinde bogulmus durumda, benden cok calisiyor bir de benim ve digerlerinin dertlerini dinliyor.
ayrica, yurtdisinda bazi sirketlerde mudurlukten ziyade sirkette ne kadar suredir calistiginiz maasinizda daha cok belirleyici rol oynuyor.
ancak turkiye'deyken deli gibi mudur olmak istiyordum. neden? gelir farki coktu, ayrica benim meslegim icin o unvan turkiye'de meslegimde ilerlemem icin onemliydi.

simdi yatay hiyerarside calisiyoruz, herkesin kendi isi var, kimse kimseye karismiyor, kimse kimseye saygida kusur etmiyor (mudur degilsin diye), bir mudurumuz var, o olmasa da isleyebilen bir sistem aslinda ama yonetim icin gerekiyor.
0
kassiopeia
(01.05.23)
herkes yonetici olmak zorunda degil. ama hedef para kazanmak ise bunun icin paranin kaynagina yaklasman lazim, bu da yoneticilikten geciyor.

bu yurtdisinda da boyle bu arada, disarida maas farki cok olmayabilir ama senin primin sene sonunda %2 ise yoneticininki %10-15dir. Ustune hisse verilir vs. Farkli avantajlari tabiiki var, yoksa kimse ayni paraya daha fazla sorumluluk ve risk ustlenmez.

yoneticilik kumasi biraz da genetik bir mevzu, matematik kafasi gibi birsey. Senden ya vardir ya da yoktur. Yoksa, seni o pozisyona bir sekilde getirseler bile boktan bir yonetici olursun, hepimiz boyle insanlarla surekli karsilasiyoruz. Yetenegin var ise zaten sorun yok..
0
cooperr
(01.05.23)
Tecrübe kazanıp yönetici olmak tercih edilmeyecekse sonraki adım ya uzmanlıkta kilit bir pozisyona gelmek, ya işletme kurmak ya da danışmanlık yapmak olacaktir. Yoksa ne kadar tecrübe olursa olsun kişi sisteme giren yeni küçük çarklar sebebiyle gittikçe dış çepere doğru itilecektir.
0
onepointzero
(01.05.23)
Bu tamamen beklentilerle alakalı, kimisi daha fazla sorumluluk almak ve insan iletişimde bulunmak istemez kimisi de tam tersi her dk ortalarda olmayı inisiyatif almayı sever. Kariyerde başarının bir ölçütü kesinlikle değil ama hep dikey şekilde ilerlediği için bizdeki anlayış böyle şekilleniyor ne yazık ki, dolayısıyla maaş ve algı açısından haklısınız daha geniş bir etkisi var.
0
crackcodemood
(01.05.23)
Değil, zaten mümkün de değil.

Yöneticilik ayrı bir kariyer. Bir meslekte çok iyi olmakla, o iş kolunda iyi yönetici olmak arasında büyük fark var.

Ama türkiye'de bu böyle anlaşılmıyor. Kendi sektörüm için konuşayım, belli bir yaş ya da tecrübe sonunda yönetici olmaya zorlanıyorsun. Çünkü aldığın maaş göze batmaya başlıyor, ekibin "yaşlısı" olarak görülmeye başlanıyorsun vs. Mesela eski şirketimin türkiye ofisinde 30-35 yaşında orta düzey yönetici değilsen şirkette barınma şansın azalıyordu. 40 yaş üstündeysen de üst düzey pozisyonlardan birinde değilsen "senior" olarak çalışmaya pek sıcak bakmıyorlardı. Ama bizim şirketin paris ofisinde 50-60 yaşında senior insanlar çalışıyordu. türkiye'de mümkün değil 50 yaşında yönetici değilsen büyük şirketlerde barındırmazlar.

Şu laf çok doğru, en iyi elemanını yönetici yaparsan, ekipteki en iyi adamı kaybedersin.

Bizde bu terfi mekanizmaları yanlış kullanılıyor maalesef. Futbol çok doğru örnek, teknik direktörün işi ayrı, futbolcunun işi ayrı. Adam futbol oynamaktan mutluysa ve orada iyiyse onu zorlamanın anlamı yok. Çünkü saha kenarındaki adamın işi farklı. İyi futbolcu iyi direktör olmuyor her zaman, ya da vasat futbolcu çok iyi direktör oluyor.

Yönetici kadro kurar, doğru adamı doğru işe yönlendirir, ekibin düzgün çalışmasını sağlar, aksaklıkları giderir. İşi idareciliktir. Ve bu epey sosyal zeka gerektirir.

Bizdeki sistemde genelde teknik becerisi en iyi adamı ya da en iyi iş sonucu üreteni yönetici yaparlar. Bu da bir kaosa dönüşür.
-sosyal becerisi olmadığı için ekibi iyi yönetemez, baskıyla iş yaptırmaya çalışır.
-yöneticiliğin ne olduğunu anlamadığı için esas idarecilik kısmını yapmaz hala iş yapmaya ya da mikro management ile uğraşmaya devam eder. Bu yüzden idari sorunlar kartopu gibi büyür.

Bunlar en temel gördüğüm sorunlar iş hayatında.

Türkiye'de yöneticiliğin cazip olmasının sebebi maaş farkının çok uçuk olması. Ekonomisi, iş kültürü oturmuş sosyal demokrat ülkelerde yöneticiyle senior seviye bir çalışan arasında efsanevi bir maaş farkı olmaz. Ama bizde her terfi yaşam standartlarında bir sıçrama demek
0
anten
(01.05.23)
(13)

Bana neler oluyor?

pavlis
Dün bir şeylerin geçiş sürecini yumuşatmak üzere sahile indim. İki de bira aldım, oturdum sakin sakin kitabımı okudum. Sonra, içtikçe içimde bir şeyler oldu. Bir şeyler. Sanki okudukça hırslandım, hırslandıkça içtim. Açıkçası yine b*kunu çıkaracak derecede kendimden geçtim. Bazı yerler kesik kesik v
Dün bir şeylerin geçiş sürecini yumuşatmak üzere sahile indim. İki de bira aldım, oturdum sakin sakin kitabımı okudum.
Sonra, içtikçe içimde bir şeyler oldu. Bir şeyler. Sanki okudukça hırslandım, hırslandıkça içtim. Açıkçası yine b*kunu çıkaracak derecede kendimden geçtim.
Bazı yerler kesik kesik var hatrımda. Gittiğim, geldiğim, para harcadığım yerlerin yarısını hatırlamıyorum.
Esas konu bu da değil.
Bir ara, akşam üstü gün batımı izlemek niyetiyle kayalıklara oturdum. Sol cebimdeki çok sevdiğim kulaklık bir anda kayalıkların altına, dalgalara kavuştu ve gitti :(
Almam imkansızdı.
Bir anda inanılmaz şekilde öfkelendim. Sanki hayat bana bir tokat daha attı o anda. Hiç haketmediğim bir tokat. Beni ciddi şekilde sarsan bir tokat. Sonra benden bir tane daha olduğunu hissettim. Gördüm gibi bile oldum.
Sonra kendimi Söğütlüçeşme YHT gişesinde buldum. Ciddiyim oradan oraya nasıl gittim bilmiyorum. Normalde bir gün sonra hatırlardım bir şeyler ama bu kez olmadı.
Bilet yoktu ve birisi daha bilet bulamamıştı. Bana otogarı sordu. Gidiyoruz gel dedim.
Sonra otobüsteydim.
Eskişehir'e gidiyordum. Bir anda oldu her şey.
Beraber gittiğim kişiye de bin tane saçma sapan şey anlattım. Onları hatırlıyorum.
Freni patlamış kamyon gibiydim. Öfkeliydim.

Sabaha karşı Eskişehir'e indim. 45 dakika otel aradım çünkü otellerde yer yok. Etkinlik mi ne varmış.
Şimdi yine oteldeyim ve yine içiyorum.

Fakat neden böyle oldu?
Aklıma Nurseli İdiz'in Erzincan'dan taksiyle İstanbul'a gelmesi geliyor.
www.hurriyet.com.tr

Fikir, görüş, yorum ve her neyse. Dinlemek istiyorum.

Eskişehir ne alaka diyecekleri duyar gibiyim. Burada bir arkadaş var. O kadar ama öylesine bir arkadaş. O da müsait değilmiş görüşmedik.
0
pavlis
(30.04.23)
Resimli anlatım

i.hizliresim.com
0
🌸pavlis
(30.04.23)
aşırı su tüketimi varsa, extra tuz al
erken uyu, uykusuz kalma

bunları yapamıyorsan psikiyatri acile git
0
bir soru sorcam
(30.04.23)
Su içmeye başlarsam duramam. Tıpkı içki gibi. Bu benim normalim.
0
🌸pavlis
(30.04.23)
Teşekkür ederim @thetruenorthstrongandfree
0
🌸pavlis
(30.04.23)
Şurda anlatılan gibi olmuş: youtu.be

reis capri-sun iç ya. multi vitaminlisi var çok güzel. hafif.
yanına da www.akakce.com
valla
hayat güzel abi
kitap olarak da: peyami safa - yalnızız, seviyorsun gibi
0
WithWorth
(30.04.23)
Abi sen en iyisi bir doktora git. İki birayla Eskişehir'e gidilmez yani. Alkol kullanmayan biriyim ama ben bile gitmem. Geçiş süreci dediğin şey ne ise seni fazla etkilemiş olabilir. İnsan bazen çok dalgın oluyor, aklı başka yerde oluyor.
0
dissendium
(30.04.23)
Yalnızlık mı çekiyorsun? Yasların mı var? Mutsuz musun?
0
hasmetizm 2046
(30.04.23)
bira kafasıyla blackout yaşayacak noktaya geldiğine göre profesyonel yardım alma zamanın gelmiş demektir hocam.
0
roket adam
(30.04.23)
hocam iki bira ile nasıl o kafaya ulaştın :D
0
Erestor
(30.04.23)
İki bira giriş kısmı.
Sonra devam ettim. Hatta bir tekeli arayıp sipariş vermişim. Herkes oraya takılmış
0
🌸pavlis
(30.04.23)
Pavlis sana neler oluyor bilmiyorum ama yaşamak istediğim hayatı yaşıyorsun. Sakin ol ve devam et seni destekliyorum.
0
karayel
(30.04.23)
hayatin ve evrenin killigina size bir sey yaptigini dusunmuyorum. yazinizda da cok net anlatmissiniz, kendi kendinize sinirlenmis, kendi kendinize icmeye devam etmis, kendi kendinize (muhtemelen cakir keyif oldugunuz icin) kulakliginizi kaybetmissiniz, sonra daha da sinirlenmissiniz. bu zamanin herhangi bir noktasinda, durmayi ve gozlemlemeyi ve ne yapiyorum ben diye sormayi yani farkindalikla davranmayi secmemissiniz. react vs. respond. siz otomatik reaksiyon gostererek, belki de onceki deneyimlerinize benzer bir deneyim yaratmissiniz.

bundan nasil bir ders alabilirsiniz? bu kadar icmeyebilirsiniz mesela. ya da sinirlenmeye ve hirslanmaya basladiginizi hissettiginiz anda durup, bedeninizi tarayabilir, sinirinizin ve hirsinizin farkina varip, hislerinizi yaziya dokebilirsiniz mesela, icmeye devam etmek yerine. meditasyon yapabilirsiniz. nefesinizi izleyebilirsiniz.

icmeye devam etmek de bir secenek, hislerinize kapilip gidip, kendinizi eskisehir'de bulmak da bir secenek,

o anda hislerinizin farkina varip, onlara yer acip, gecip gitmelerini izleyip, onlara kendinizi kaptirip gitmemek de bir secenek. zira daha cok icerek hirsinizi ve sinirinizi gormezden gelmeye calisip, bastirmaktan oteye gitmiyorsunuz belli ki.

bugune kadar ilkini yaptiysaniz simdi ikincisini deneyin bakalim, belki de daha farkli bir sonuc alirsiniz.
0
kassiopeia
(01.05.23)
"Su içmeye başlarsam duramam."

illa olacak diye bir şey yok ama delirium ya da manik atak'la sonuçlanabilir
içki hızlandırıcı faktör

psikiyatriye gidip kullanmasabn bile gerketiğinde içmek için yanında ilaçla gezmeni öneiririm
atak yaşarsan toparlması uzun sürer
0
bir soru sorcam
(01.05.23)
(8)

koşulsuz sevmek ne demek?

deartheodosia
bir ebeveynin çocuğunu koşulsuz sevmesi tam olarak ne demek sizce? nasıl büyürseniz, anne/babanız size nasıl davranırsa “koşulsuz sevildim” dersiniz? (şımartılmayla, bencil/saygısız bir çocuk yetiştirmekle karıştırmadan.)
bir ebeveynin çocuğunu koşulsuz sevmesi tam olarak ne demek sizce? nasıl büyürseniz, anne/babanız size nasıl davranırsa “koşulsuz sevildim” dersiniz? (şımartılmayla, bencil/saygısız bir çocuk yetiştirmekle karıştırmadan.)
0
deartheodosia
(30.04.23)
Koşulsuz sevgi verebilmek için travmalardan arınmış bir zihin gerekli. Bu da çoğu ebeveynde yok.
0
ruhen hastayim ben
(30.04.23)
Varlığına değer vermek. Derslerine çalışırsan seni severim demeden seversen koşulsuz sevmiş olursun. Koşulsuz sevmek için bu dünyayı iyi anlamak gerekiyor. Çoğu insan ölümü aklına bile getirmiyor. Çocuğu bir gün ölse keşke dersini bahane etmeden sevseydim diyecek ama artık geçmiş olacak. Ya da çocuğu uzak bir yere gitse değerini anlayacak, koşul sunmayacak, fırsatı olduğu her an sevecek.
0
dissendium
(30.04.23)
babamla iyi geçinirse.
0
sanemz
(30.04.23)
Valla acikcasi ben gercek manasiyla kosulsuz sevgi diye birseyin varligina inanmiyorum. Sevgi su ya da bu sekilde kosulludur bence. Ebeveynler ozelinde dusunursek de bir kisinin cocugunu sevmesi ya da diger cocuklardan daha fazla sevmesi de birsekilde kosulludur. Atiyorum cocugun kendi cocugu olmasi yani cocugun dunyaya gelmesinde rol oynamasi ve kendinden ozellikler tasimasi, belki cocugun fiziksel ozellikleri, belki cocugun zekasi/davranislari, belki cocukla ilgili gelecek planlari, belki hormonal vs diye gider bence. Dolayisiyla ben hicbir zaman kosulsuz sevildim diyemem cunku kosulsuz sevgi yok bana gore.

Haa kosulsuz sevilme degil de sevgi/sevilme eksikligini hissetmeme tarzi biseyden bahsedecek olursak da bu da genelde cocukla bir sekilde vakit gecirme ve onunla dogru sekilde ilgilenmekle ilgilidir bence. Genelde dedim cunku kisilerin ebeveynlerini degerlendirmeleri de gorecelidir. Misal cocukluk ya da ergenlik cagindaki degerlendirme farkli oluyor, yetiskinlik cagina gelindigindeki degerlendirme farkli olluyor. Ya da zaman sabit kalsa bile A cevresindeki diger ebeveynlerden gordukleri ile B cevresindeki diger ebeveynlerde gordukleri seyler baska beklentilere sebep oluyor falan filan.
0
j r r tolkien hayrani
(30.04.23)
tam olarak koşulsuz değil
1.si yaşamsal/fiziki ihtiyaçlarını karşılamak zorunda
2.si çocukla geçirdiği vakitten keyif alabiliyorsa bu da bir fayda/koşul

içten sarılmak, görev gibi görmeden oyun oynamak, vakit gerçimek, konuşmak, öğretmek, gezmek, parka gitmek vs.
0
bir soru sorcam
(30.04.23)
benim deneyimime göre; çocuk, ebeveyni koşulsuz sever.
0
from where i ride
(30.04.23)
Bunu ben de merak ediyordum mesela biliyor musun? Yani ben küçükken biraz yaramaz bi çocuktum, biraz çektirdim yani aileme ama çok enteresan bir şekilde ne yaparsam yapayım bana olan sevgilerinde 1 gram eksilme olmuyordu, yani oturup sakin kafayla düşününce bu bana çok mantıksız gelmişti, yani anne baba olmanın böyle bir modu açması bana imkansız geliyordu ama ben böyle bir şeyin olabileceğini kedimi sahiplendiğimde anladım. Yani açıkçası ben çoluk çocuk işine girmedim, bu yaştan sonra da girmem hem sevmiyorum hem de uğraşamam yani ama kedimi sahiplendiğimde gördüm ki kedi bana ne yaparsa yapsın sevgimde hiçbir azalma olmuyordu, yüzümü parça pinçik ettiğinde bile 5 dakika sonra "lan şunu bi denk getirsem de kafasını ısırsam" diye sevgiyle coşuyordum kendisine karşı. Sonra aklıma "lan bu kadın (annem) neden ne yaparsam yapayım beni hala bu kadar seviyor" diye sorguladığım anlar aklıma geldi, demek ki aramızda böyle bir bağ var, yani ben sahiplendiğim kediye karşı bile böyleysem beni bir miktar sıvıdan kendi içinde oluşturup büyütüp doğuran bir varlığın duyduğu koşulsuz sevgiyi tahayyül bile edemiyorum, bir ebeveynin çocuğunu koşulsuz sevmesi tam olarak böyle bir şey bana göre.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.23)
kosulsuz sevgi ebeveyn cocuk arasindaki iliskidir, yetiskin iliskileri icin soz konusu degildir. kosulsuz sevgi ile eylemlerinizin bir sorumlulugu oldugunu/olmadigini, ya da ailenin sinir koyamayacagini, kural koyamayacagini karistirmamak lazim. ders notlarin iyi olursa seni severim, yaramazlik yapmazsan seni severim degil, derslerin kotu de olsa yaramazlik yapsan da seni severim ancak bunlarin bir sonucu olur, bu seni sevmemek degil, haftasonu disari cikmamak, arkadaslarinla bulusmana izin vermemek olur gibi. ya da seninle oyun oynarim ve tum dikkatim uzerinde olur, ancak su anda telefonla konusuyorum ve rahatsiz edilmemem gerekiyor sinir koyma ornegi olabilir mesela. cocuklar isirmayi ogrenmeye basladiklarinda mesela, isirman canimi acitiyor ve bu davranisi yapmaman gerekiyor da yine kurallar ve sinirlar ile ilgili. ya da yorgunum ve 1 saat dinlendikten sonra seninle oynayabilirim de sinir koyma ornegi olabilir. cocuklarin arkadasa degil, ebeveyne, sinirlara, saygiya, ongorulebilirlige ve duzene ihtiyaci vardir. cocugu kosulsuz severek bunlari ogretmek mumkun ve olmasi gerekendir. ancak yaramazlik yaparsa cocugu gormezden gelmek, konusmamak, yok saymak gibi triplere girmek cocugun sevgiyi kosullu olarak ogrenmesine neden olur. ayrica cocuklar, ozellikle kucuk yasta her seyi kendilerinden dogru algilarlar. mesela isten eve sinirli geldiginizde, triplere giriyorsaniz, pasif agresif davraniyorsaniz, konusmamazlik yapiyorsaniz, 3-4 yasindaki cocuk bunun is nedeniyle oldugunu algilayamiyor ve kendisinin, varlik olarak sevilmedigini dusunuyor.

bana benzersen seni severim, benim gozumu/kasimi alirsam seni severim, escinsel olursan seni sevmem, engelli bir birey olmazsan seni severim gibi bir sey bir ebeveyn icin mumkun degildir. oyle biri ebeveyn de olamasa keske. ayrica cocukla kaliteli ve keyifli zaman gecirmek icin ortam yaratmak da ebeveynin gorevidir. bunlarin olabilmesi icin de oncelikle kisinin tam ve yetkin bir birey olmasi, kendi golge yanlarini gorebilmesi ve bunlari kabul etmesi gerekir. zaten bu surec hepi topu 10 sene filan, akli ermeye basladikca cocuga eylemlerinin bir sonucu oldugunu, sorumluluk almayi vs. ogreteceksiniz.

elbette ailesine siddet uygulayan bireylerden bahsetmiyorum, 18-20 yasina gelmis ailesine maddi ya da fiziksel siddet uygulayan bireye dur demek kosulsuz seviden bagimsiz, sinir koymaya giriyor.
benim anladigim cerceve bu sekilde.
0
kassiopeia
(01.05.23)
(17)

Hayvanlarla ortak atadan gelmemizi sindiremiyorum

summerof69
Aslında şempanzenin kuzeni olmamızı, aslında şempanzelerden pek de farklı olmayan bir motivasyonla yaşıyor olmamız bana inanılmaz geliyor.Ne zaman bu aklıma gelse sanki dünya duruyor ve her şey, bütün endişelerim anlamsızlaşıyor.Sizde de benzerleri oluyor mu?
Aslında şempanzenin kuzeni olmamızı, aslında şempanzelerden pek de farklı olmayan bir motivasyonla yaşıyor olmamız bana inanılmaz geliyor.

Ne zaman bu aklıma gelse sanki dünya duruyor ve her şey, bütün endişelerim anlamsızlaşıyor.

Sizde de benzerleri oluyor mu?
0
summerof69
(30.04.23)
Canlılar olarak, sadece hayvanlarla değil bitkilerle, böceklerle hatta mikroplarla aynı mekanizmayla (dna) ürüyoruz ve aynı atadan geliyoruz. Onların sadece beyni çok gelişmiş bir modeliyiz.
Beynin işe yaramadığı bir ortam oluşursa (yüksek radyasyon) biz yok oluruz ama hamam böceği gibi canlılar yaşamaya devam eder. Yani insanı çok üstün ve farklı görmemek lazım.
0
vizivozo
(30.04.23)
Bana da normal ve rahatlatıcı geliyor. "Sen çok özelsin, süpersin, inanılmaz farklı bir misyonun var" temelli bir anlatıdansa, "Öyle denk geldi, böyle evrildin, çok kasma zaten bikaç bin yıla dünyada insanlığın soyu tükenecek" daha güzel, gerçekçi.
0
salihdt
(30.04.23)
bu bende daha cok kainatin buyuklugunu dusundugumde oluyor.

bunun disinda insanin sadece bir hayvan oldugu anlatisini evrimi yanlis yorumlamak olarak goruyorum. temelimiz diger canlilarla ortak olsa da bizleri onlardan ayiran ozfarkindaligimizin oldugunu dusunuyorum. yani insan diyince dalagiyla cigeriyle bir insani degil karakteriyle, dusunceleriyle bir insani anliyorum.

bu da bize apayri bir sorumluluk yukluyor bence.
0
antikadimag
(30.04.23)
Hayvanlarla ortak atadan gelmedigimize inandığım için böyle bir derdim olmadı.
0
etna
(30.04.23)
salihdt +1
0
fotrsapka
(30.04.23)
Hayır aksine. Bu gerçek beni hayat ile daha barışık yapıyor.
0
ruhen hastayim ben
(30.04.23)
Ancak hayvanlarla ortak bir atadan gelmiyoruz, hayvanlar alemi insanı da kapsayan bir grup, buraya dahiliz. Hayvanlar olarak örneğin bitkilerle ortak bir atadan geliyoruz.

İnsanlar için ayrı bir alem yok, nedeni açık aslında.

Aynı zamanda maymunlarla da ortak bir atadan gelmiyoruz, zaten bir maymunuz. Şempanze, orangutan, goril gibi diğer maymunlarla ortak bir atadan geliyoruz.

Bunu idrak ederseniz kafanızda biraz daha oturabilir belki mevzu. Sanırım bir bağdaştıramama durumu yaşıyorsunuz.
0
akhenaten
(30.04.23)
Bro iyi ki bu konuda fazla araştırman yok çünkü primat sınıfında bir canlı olduğumuz için aslında bizim de seni üzen bu canlıların başka bir türü olduğumuzun farkında değilsin, o nedenle üzülüyorsun. Yani şöyle düşün sen bir tekir kedisisin bense bir karakulak, biz ortak bir atadan gelmiyoruz brom ikimiz de kediyiz işte türlerimiz farklı sadece :(
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.23)
insanlar öz anasını babasını kabullenemiyor siz yine iyi binlerce yıl öteye bakıp yapıyorsunuz.
bende öyle bir şey olmuyor çünkü ben onlarla çalışıyorum. bu bana daha sabırlı ve normal bakmamı sağlıyor.

sen hiç 2.5 litrelik kola şişesinin içine büyük abdestini yapan gördün mü? ben gördüm? nasıl yaptın lan sen onu??? düşün bi ne yapmış olabilir...

atan olabilecek canlıyı düşününce nihayetinde; bu!!! diyorsun ve kafana oturuyor.
alt katta tuvalet var. tuvaleti gelmiş, gitsene yyok. yan odaya gidecek duvara çövdürecek. e yarın orada seramikçi ya da alçıcı çalışacak yazık günah değil mi?

bizim gibi insanlar nizam olsun diye kural koymuş. biz kuyruğa gidiyoruz. o emniyet şeridinden gidiyor...

otobüste dakikalarca arkadaşıyla lak lak yapıyor. bi kapat da memlekete gidiş karakola nasıl gittim videosuna dönüşmesin.

kocaman baskı yapılmış engelli parkı, diye gidiyor oraya park ediyor.

adama diyorum ki şapçının benzini bitti al sana 2 bidon benzin kap gel. aha sana da arabanın anahtarları. sallana sallana geri dönüyor. naptın bidonlar boş? verdin galiba şapçıya benzinleri diyorum. yooo bidona mı koyacaktık benzini diyor. gitmiş arabanın deposunu fullemiş gelmiş beyin fukarası. la bu adam inşaat mühendisi ya.

50 defa diyorsun ki gece 12 den sonra ses çıkartma gene aynı.

yani bu insanların bu kadar düşük ıq'ye ve eq'ya sahip olmasını akılmantık kabul edemiyor. eğer dediğiniz gibi la bu heriflerin atası maymun ya derseniz, durum biraz daha olağanlaşıyor ve normalleşiyor. kabulleniyorsun.
0
turbo sadık
(30.04.23)
Sindiremeyip ne yapacaksın, oturup ağlayacak halin yok ya.
0
cemallamec
(30.04.23)
Yok. Aksine daha mutluyum hepimiz önemsiz canlilariz. Cevrenizdeki kisiler ve aileniz dışında yasamaniz ya da olmenizin pek bir önemi olmuyor. Düşündüğümüzde bu dünyadan kimler geçti de kimse hatirlamiyor.

Ben çok düşünmem, sindirmeye gerek yok. Yani sindirilemeyecek bir şey de yok zaten günlük hayatiniza etkisi yok.
0
logisticsmanager
(30.04.23)
önemsiz geliyor bana. ortak ata olsa da olmasa da benim için bir şey değişmez
0
paintov
(30.04.23)
Salihdt +1
0
abelardo
(30.04.23)
Bro aslında biraz geriye gidersek keseli sıçanla ve ornitorenk hayvanlarıyla gerçek anlamda ortak atamız var biliyor musun, bence bunu hazmetmek daha zor olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.23)
Yanlışınız var şempanzeden gelmiyoruz miselyum dan geliyoruz. Eminim bu bilgi sizi daha çok etkileyecektir mantarlar ve hayvanlar aynı ortak atadan, miselyumdan gelmektedir evrimsel süreçte iki kola ayrılarak yollarına devam etmişlerdir.
0
apocalipy
(30.04.23)
atayı neye göre seçiyorsunuz? sonuçta tüm hayat tek hücreliden evrilmedi mi?
0
vizivozo
(30.04.23)
kainatin buyuklugunu ve evrenin gecmisini dikkate aldigimizda, goz acip kapayincaya kadar gecen bir zamanda bu bedende yasiyorsunuz. hicbir ozelliginiz ve oneminiz yok. dunya sizden once cooook uzun zamandir vardi, sizden sonra da var olmaya devam edecek. bu cok guzel ve rahatlatici. kendinizi bu kadar ciddiye almayin.

ama hayatiniz onemli cunku yasam muhtesem bir sey. yasaminizdaki en onemli aktor her zaman ilk once sizsiniz. bu cok guzel. kendinizi ve yasam deneyiminizi bu nedenle cok ciddiye alin.
0
kassiopeia
(01.05.23)
(8)

Mokapod

dickens
Arkadaşlar herkese iyi günler. Espressoyu çok seviyorum. Ve kendime bir mokapod alıp evde kendim yapmak istiyorum. Nette baktığımda bialetti vb. markalar var. Kimisi şikayetçi (kirec gibi şeyler yüzünden)kimisi çok memnun. Benim için üç kişilik bir demlik iş görür. Siz ne tavsiye edersiniz ? Şimdide
Arkadaşlar herkese iyi günler. Espressoyu çok seviyorum. Ve kendime bir mokapod alıp evde kendim yapmak istiyorum. Nette baktığımda bialetti vb. markalar var. Kimisi şikayetçi (kirec gibi şeyler yüzünden)kimisi çok memnun. Benim için üç kişilik bir demlik iş görür. Siz ne tavsiye edersiniz ?

Şimdiden teşekkürler. Tikler gelecek
0
dickens
(13.04.23)
bialetti bu isin uzmani, kendiminkini yaklasik 15 yil kullandim, en son sapi kirilinca attim, sahte olmazsa herhangi bir sorun cikaracagini sanmiyorum. bulasik makinesine mi sokmuslar acaba?
0
kassiopeia
(13.04.23)
@kassi... Bilemedim. Deterjan filan sürülmüş olabilir.
0
🌸dickens
(13.04.23)
Ben Bialetti Venüs almıştım memnunum, alma nedenim çelik malzeme kullanılması, mokapot'lar büyük oranda alüminyum malzemeden yapılıyor, yani malzemeden vücuda çok alüminyum geçeceğini düşünmüyorum ama yine de çelik daha iyi benim için. Onun dışında indüksiyonlu ocak kullanıyorsan alüminyum alt hazne bu ocaklarda çalışmıyor; çelik olması gerekiyor, ona da dikkat etmen lazım. Böyleyken böyle.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.04.23)
İkeanınki fiyat performans ürünü. Ben bialetti kullandım yıllarca, sapı kırılınca falan da atmayın, yedek parçaları satılıyor. İndüksiyonlu ocak sebebiyle kullanamadık, gerçi onun için de metal plakalar satılıyor fakat onu başka yerde kullanmak daha kolay geldi.
0
kullanıcıadımbuolsun
(13.04.23)
ben de yakın zamanda baktım ancak her seferinde tam doldurmak gerektiğini fark edince vazgeçtim.
Yani 3 kişilik demlik aldığında, bugün 1 kişilik yapayım diyemiyorsun. Düzgün çalışması için kahve bölümünü hep aldığı kadar doldurman gerekiyor.

Bunun bir çaresi var mı bilmiyorum. Bilen yazsın, ama internetteki bilgiler bu şekildeydi.
0
burfak
(13.04.23)
bialetti'ler ufak geldi bana. 3 cup vs dedikleri 3 shot anlamına geliyor. bu aletlerde filtre kahve de çok lezzetli oluyor o yüzden daha geniş kullanım düşünüp daha büyük bir şey tercih etmeni öneririm.

bu açıdan ikea'nın ürünleri tam bir canavar. yıllardan beri kullanırım ve çok memnunum. en son alırken, her zaman ellerinde olmuyor diye 3 tane alıp eşe dosta dağıtmıştım :D eskimiyorlar da ve şu anda bir tane evimde bir tane de iş yerimde tutuyorum.

//tekrar alma sebebim, naptını hatırlamıyorum geçmiş zaman ama çaycı abla canına okumuştu biraz.
0
not sure if serious
(13.04.23)
Bende bialetti var uzun zamandır kullanıyorum, arkadaşım bilmediği için ilk aldığı zaman bulaşık makinesinde yıkadı ve daha alalı 3-5 gün olmuşken dediğiniz sorunlar gelişti. Fakat bende bir sorun olmadı, deterjan dahi sürmedim çünkü. Ilık su ile temizliğini yapar makineye falan atmazsanız sorun olacağını zannetmiyorum.
0
kafasizbiri
(13.04.23)
bialetti harici başka bir ürün alma. bu işin piyasadaki tek markası.
0
stationary traveller
(13.04.23)
(1)

Emekli maaşına haciz

liberal
Merhaba,Bir tanıdıgım emekli olması için bagkur'da ihya günlerini ödemesi lazım. Ödediği an emekli olacak. Fakat devlet 2018'deki gibi bu kişilere kredi vermedi.Ben kredi çeksem arkadaş emekli olsa, emekli olunca emekli maaşı kartını ben alıp direkt çekip borc bitene kadar ödesem, 2 sene gibi. Bu si
Merhaba,

Bir tanıdıgım emekli olması için bagkur'da ihya günlerini ödemesi lazım. Ödediği an emekli olacak. Fakat devlet 2018'deki gibi bu kişilere kredi vermedi.

Ben kredi çeksem arkadaş emekli olsa, emekli olunca emekli maaşı kartını ben alıp direkt çekip borc bitene kadar ödesem, 2 sene gibi. Bu sistemde emekli olmuş olup sağlıktan faydalanacak ve maaşına zam gelince de kendine biraz para kalmış olacak.

sorum şu, bu arkadaşın maliyeye borçları var bu yüzden kendisine kredi de çıkmıyor.

Benim bu krediyi çekip ödeme sebebim arkadaşın emekli maaşına güvenmem, kart bende kalsa bile birşey demez.

Peki bu arkadaşın maliye o bu sebepten dolayı emekli maaşına haciz gelir mi?

Ben zor durumda kalır mıyım.

edit: bu dediğim kişinin evi veya arabası yok. şu an bir işte çalışmıyor. tek geliri emekli maaşı olacak.
0
liberal
(13.04.23)
istisnalari var, onlara dikkat edin.

kadimhukuk.com.tr

edit: Uygulamanin farkli olduguna dair mesajlar aldim, ne yazik ki bankalar alacaklarinin pesinde kosmak icin kanunu es gecebiliyorlar, uygulamayi da arastirin o zaman mutlaka.
0
kassiopeia
(13.04.23)
(22)

bu taciz sayılıyor mu?

bisküvi123
herkese merhaba,ilk kez böyle bir soru soruyorum ama kendimi cidden çok kötü hissediyorum. bugün amcamlar bize geldi ve sonrasında yolcularken ben normal bir şekilde sarılacakken amcan bana sıkı sıkı sarıldı. arada böyle sarılıyor, onun mizacı böyle ama herkese mi böyle sarılıyor bilmiyorum ki bilme
herkese merhaba,

ilk kez böyle bir soru soruyorum ama kendimi cidden çok kötü hissediyorum.
bugün amcamlar bize geldi ve sonrasında yolcularken ben normal bir şekilde sarılacakken amcan bana sıkı sıkı sarıldı. arada böyle sarılıyor, onun mizacı böyle ama herkese mi böyle sarılıyor bilmiyorum ki bilmem de mümkün değil. bir amca, yeğenine -kız- neden sıkı sıkı sarılır? neredeyse 23 yaşına geldim, artık çocuk değilim sonuçta ve biriyle o kadar sıkı sıkı sarıldığınızda göğüslerinizi karşı taraf hissediyor. ben okb'li biriyim, sevmiyorum böyle temasları ama bu kadar sıkı sıkı sarılmak yani nerdeyse bedenleriniz bir olacak, neden yapılır? bu normal mi? bu taciz kapsamına girer mi? kafam çok karışık ve çok kötü hissediyorum kendimi. okb'm olduğu için bu olayı abartıyor muyum, bu amca yeğen sevgisinden gelen bir şey mi, yoksa böyle düşünmekte haklı mıyım emin olamadığımdan sormak istedim. ben mi abartıyorum yoksa herkesin akrabası böyle sıkı sıkı sarılıyor, sırtını sarılırken sıvazlıyor mu? bu kadar sıkı sarılmaktan, istemediğim şekilde, rahatsızlık duydum, bu taciz olur mu?
0
bisküvi123
(13.04.23)
Hocam biz senin amcanı aile ilişkilerini samimiyet dereceni ne bilelim de yorum yapalım şimdi, hadi işyerinde müdür böyle yaptı desen çalışan-müdür arasında böyle bi şey normal değil deriz de senin pozisyonunda zor yani bi şey demek olabilir de olmayabilir de.

Ya bu arada benim de nawar gibi hiç yeğenim yok ama doğumlarını hatırladığım şu an kocaman olmuş kız-erkek birçok kuzenim var, çoğunun da amcası dayısı gibiyim aslında yaş olarak ve bir araya geldiğimizde senin bahsettiğin şekilde sarılırız ederiz birbirimize sevgimizi göstermekten çekinmeyen bir aileyizdir, kimse de farklı bir şey düşünmez aklından bile geçmez herhalde fakat tabii Türkiye'de de dünyada da her şey olabiliyor ama sizin ailenizde ne oluyor biz bilemeyiz, bunu siz bilirsiniz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.04.23)
Amcanız ile ilişkinizi bilemeyiz. Yani yeğenim falan yok da kuzenlerim var. Bırak 23'ü bir tane (kız) kuzenim neredeyse 30 yaşında, ben onu yanağını sıkarak ikiye bölene kadar sıkacak şekilde sarılarak vs. severim. O da öyle sarılır bana. Göğsünün vücuduma yapışması, neredeyse bir beden olmak gibi şeyleri bırak düşünmeyi, şu an cümle kurarken bile aşırı rahatsız oldum. Erkek olan kuzenler de 20+ yaşında. Onları da aynı şekilde severim. Bizim büyük ailede insanlar yaşlarından bağımsız olarak birbirine böyle sevgi gösterdiği için kimsenin aklından öyle şey geçmez. Sizin dinamikleri de bilmeden konuşamayız.
0
nawar
(13.04.23)
ben de aşırı rahatsız oldum bu yazıyı yazarken, sanırım okb'mle ilgili bir durum. ve sanırım ülkedeki haberler vs beni etkiliyor, bilmiyorum kafam karışık
0
🌸bisküvi123
(13.04.23)
arkadaşlar, akrabalar, aile dostları vs. birbirine sıkı sıkı sarılabilir bunda anormal bir şey yok. amca yeğenine de sarılır tabi ki. göğüslerini hissediyor falan demen garip geldi yani çok mu muhafazakar yetiştirildin yoksa kendi kendine mi takıntı geliştirdin bu konuyu bilemiyorum da bunda garip bir şey yok karşındaki insanda göğüs varsa hissedersin doğal olarak el-kol hissettiğin gibi, avuçlamıyorsa anormal bir şey yok bunda.

öte yandan yaptığım yorum normal durumlar için geçerli tabi. kişinin niyeti gerçekten bozuksa normal bir davranışı da taciz amaçlı yapabilir bunu da biz bilemeyiz.

özetle eylemin kendisinde sorun yok kişinin niyetinde sorun varsa o da senin bileceğin olay.
0
semaforo de medianoche
(13.04.23)
Netameli bir konu ve hiç bir olası mağdurun da kendini bir de haksızlık yaptığı düşüncesiyle kötü hissetmesini istemem.
İlişkinizin samimiyet seviyesini bilemeyiz+1 kendinizi başka şekillerde de rahatsız hissetmenizi sağlayacak bir davranışı var mı.
Başka akrabalara davranışları ile size olan ki farklı mı.
Bir sakince bunları düşünüp etüt etmek lazım.
Onun dışında da elbette rahatsız olduğunuz hiç bir samimiyete mecbur değilsiniz.
0
anon1m
(13.04.23)
abartıyorsunuz. taciz falan değil. sanırım haberler çok etkilemiş sizi. oldu olacak kız bir bebeği erkek bir insana sevdirmeyin. töbe töbe. olacak şey mi? birkaç kişi yüzünden neden herkes zan altında kalıyor? bunun geleceği nokta şu: herhangi bir insan bir bebeği kucağına alıp sevemeyecek ya da çok çok çekinerek alıp sevecek. gelinen noktaya bakar mısınız? bizim zamanımızda bebek dediğin kucaktan kucağa gezerdi.

"bir amca, yeğenine -kız- neden sıkı sıkı sarılır? neredeyse 23 yaşına geldim"

amca dediğin, dayı, teyze, hala dediğin zaten yeğenlerine, torunlarına sarılmak için var. ne demek niye? o senin kundaktaki halini görmüş bir insan sonuçta. ayrıca 55-60 yaşından bakınca küçücük bir çocuğun yaşına denk geliyor 23 yaş.
0
ahm1
(13.04.23)
neyi nasıl düşünürseniz öyle olur.
bu konuyu en iyisi unutun gitsin. ortada net bişey yok, deşmenin faydası da yok.
bir daha da, rahatsız oluyorsanız kaçının sıkı sarılmaktan, gerekiyorsa araya dirseğinizi koyun, olsun bitsin.
0
vizivozo
(13.04.23)
obsesifligin icinde var bu o yuzden bu detayi belirtmen iyi olmus. ama tacizin tanimi zaten karsi tarafin rahatsiz olmasiyla alakali. burda rahatsiz olmussun demek ki over davranmis. cizgiyi sen belirlersin yani sen "ailemdeki x kisi rahatsiz olmuyosa benim de olmamam lazim" demek zorunda degilsin. aile iliskileri samimi ve dokunsal olabilir ama sen hoslanmiyorsan geri adim atabilirsin sarilma esnasinda. bu herkese karsi yapilabilir. burdaki mesele kendini kotu hissettigin noktada mudahale edememen. toplumun yozlastigini dusunen erkek dusmani biriyim, burda amcanin yuzde yuz masumane davrandigini dusunuyorum. dusuncelerinin nedeninin de okb oldugunu dusunuyorum. hatta burda okblilerle ilgili arastirma vardi onun arastirmasinda bu konular da vardi dusunmek istemedigin dusunceler
0
ala09
(13.04.23)
Abi birine sıkıca sarıldığında göğsü hissedilir yani, ne alaka şimdi bu. Anneme sarılınca da göğsünü hissediyorum ben ama böyle hastalıklı bir şey aklıma bile gelmedi bu zamana kadar :/
0
synesthesia
(13.04.23)
tek örnekte taciz ağır olur ama normal değil. bu tarz konular “iyi insandır, aklından geçmez” vs. meselesi değil. asla yönetemediğin içgüdü ve hormonlar meselesi.

okb ile konunun yakından uzaktan alakası yok.
0
lahmacun
(13.04.23)
analiz kasmaya gerek yok. rahatsızlık duymuşsun, sarılma teşebbüsünde geride dur ya da dirseklerini kırmadan bir boşluk oluştur arada. başka bir şey yapman gerekmiyor. don't be weird.
0
gabe h coud
(13.04.23)
bence de pek sıkıntı yok denk gelmiştir. kafaya takacak bir şey yok.
0
arveles gibiyim
(13.04.23)
siz rahatsiz hissetmissiniz, taciz olup olmadigi vs tartisilir, iliskinize bakmak lazim belki evet ama rahatsiz hissettiyseniz (ki buna hakkiniz var, bunu asla ve asla unutmayin) izin vermeyin, buradan yola cikin. rahatsiz hissettiginiz konularda sinir koyun, cocuk degilsiniz dediginiz gibi, sakin ve yumusak bir yerden de sinir koymak gayet mumkun. sinir koymak illa terslemek, cikismak vs degildir. bunun uzerine calisabilirsiniz.
0
kassiopeia
(13.04.23)
geçende annemin eli yanlışlıkla mememe değdi aşırı rahatsız oldum. annem beni taciz ediyor desem 80 küşür yaşında kadını hapse mi atsınlar. aman ne biliyim oluyor böyle. bazen gözüm bayramlarda sakin sakin otururken adamların pantolonlarının ağ kısımlarına denk geliveriyor sonra panikle çeviriyorum gözümü. oluyor bunlar. milletçe birbirimizi taciz ediyoruz aslında ne gerek var bayramlarda boş boş oturmaya.

alakası yok denmiş ama bence kesinlikle okb. şişirmeyin. biran evvel farklı uğraşlar bulun. yoksa bir tanıdığım gibi kendinizi bakırköy"de bulursunuz.
0
sanemz
(13.04.23)
Gerçi ben erkek kişisiyim ama benim amcalarım hayattayken hep öyle sarılırdı.
Şimdi de kız yeğenim de erkek yeğenim de hep kucağımda, tepemde. Acaba büyüdüklerinde onlar da böyle düşünebilir mi diye düşünüp rahatsız oldum duyurunuzu okurken.

Gerçi her ailenin dinamikleri farklı.

Mesafeli durursanız anlayacaktır. Sizin ne hissettiğinizdir önemli olan.
0
Mirket
(13.04.23)
Eski nesil öyle sarılıyor ama hoş değil. Ben omuzlardan sarılır özellikle dikkat ederim kız Arkadaş sarılmasında. Öne uzanarak sarılmak en güzeli
0
hasmetizm 2046
(13.04.23)
mizaç diyorsun candan biriyse normal. he ben yapar mıyım yapmam. ancak biz oryantalist bir kültürüz her türlü samimiyet var. yani amcan seni kızı görüp sarıldıysa anormal değil. ben y kuşağı bir kız babasıyım yani kızımı o kadar seviyorum ki daha küçük olmasına rağmen rahatsız ediyor olabilirim.
0
mikahakkinen
(13.04.23)
Bunun taciz olup olmadığını sizin amcanızla aranızdaki samimiyet, amcanızın niyeti ve en çokta sizin koyduğunuz sınırlar belirler. Size sarılmasını istemiyorsanız ve bunu belirttiğiniz halde size sarılıyorsa evet bu tacizdir.

Ama Sıkı sıkı sarılmak akrabalar arasında olur. Memeye anlam yüklemeye gerek yok. kolunuz bacağınız nasıl sarılırken diğer insanlara temas ediyorsa memenizde bir vücut parçanız, tabi ki temas edecek. Özel anlam yüklemeyin memenize yani.

Ama siz sarılmak istemezsiniz, sıkı sarılmak istemezsiniz, öpmek istemezsiniz kimseyi vs, sizin tercihiniz. Kendi bedeniniz, sınırları siz belirlersiniz. Eğer size sarılmasını istemiyorsanız o zaman “ben biraz rahatsızım” diyin geçiştirin, ya da “ben sarılmayı sevmiyorum” diyin kestirip atın.

Eğer negatif bi enerji alıyosanız amcanızdan, bir art niyet seziyorsanız bunu görmezden gelmenize gerek yok. Ortalığı taciz suçlaması ile alevlendirmek istemiyorsanız o zaman sarılmayın.
Sarılmadığınız için hakkınızda asi ve uyumsuz demeleri, sizin kendi vücudunuz için koyduğunuz kurallardan, çizdiğiniz sınırlardan daha önemli değil.
Bir de ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Demekki amcanızda da var bi yamukluk, sizi böyle hissettirdi. Çünkü yalnızca sıkı sarılması nedeni ile böyle hissetmezsiniz diye düşünüyorum. Hislerinize güvenin.
0
zimbirik
(13.04.23)
Taciz veya değil bir şey diyemiyorum. İki örnek yazayım.

Biri benle ilgili, siz yaşlarında iki kuzenim var. Ergenliklerinden itibaren sarildigimizda o goguslerin birbirine degmemesi kısmına dikkat ettim. Doğrusu bu veya değil diye değil, sadece rahatsızlik verecek bir şey yapmış olmayayım diye.

İkincisi de bir kadın arkadaşın bahsettiği. Bana sarılır mesela öyle sıkı sıkı çünkü mesafeleri net bir ilişkimiz var. Ama başkalarıyla şöyle yaptığını söylemişti: ayaklarını geride tutup omuz ve üstünden sarılmak. Böylece olası rahatsız olacağı bir durumu engellemiş oluyormuş.

Dediğim gibi tacizdir değildir bir seu diyemiyorum, ama @zimbirik'in dediği gibi amca-yegen ilişkinizin geçmişi geri kalanı da önemli. Sarilmamak, uzak durmak en iyi çözüm şu aşamada.
0
encokbenisevinnolur
(13.04.23)
Tanım koymak zordur ve şu durumda gereksiz bence. İstemiyorsanız mesafe koymak en iyisi.
0
SiyamkedisiZorro
(13.04.23)
Eğer bebekliğinizi bilen, sizi kucağında sevmiş, oyunlar oynamış, sarılmış, öpmüş bir amcaysa, yani yakın ilişki içindeki bir amcaysa sizi hala çocuğu gibi görüyor ve seviyordur. Aklına gelmiyordur büyük ihtimal ile böyle hissedeceğiniz.

Eğer çocukluğunuzda ve bebekliğinizde ortalarda olan biri değil de sizi sadece yetişkinken tanımış biriyse, yine taciz olmayabilir ama böyle sıkı sıkı sarılması da hoş değil.

Madem rahatsızsınız, sarılmamaya çalışın, önde doğru eğilin, uzaktan el uzatın vs. Ama bu alışkanlığı değiştirmek zor.

Ben erkek halimle bu olaydan rahatsızım, bu yüzden kardeşim haricinde hiç bir kadına sarılmam. Uzaktan el uzatırım ve kolumu düz ve dirseğimi kırmadan tutarım ki bana doğru gelip sarılmasınlar.

Bebekliğinde kucağımda gezdirdiğim, sevdiğim, ısırdığım, oyunlar oynadığım yiğenlerim var. Şimdi erişkinler vucut olarak, ergenler. Bu durumda kalmamak için beni görüp elimi öpmeye geldiklerinde koltuğumdan kalkmam. Elimi öptükten sonra bana doğru eğilirler ve yanaklarını öperim. Sarılmaya gerek kalmaz böylece, ayakta denk gelirsem de iki elimle yanaklarını tutar ve alınlarından öperim. Yine sarılmaya gerek kalmaz.

Hem Akdeniz insanı hem de Ortadoğulu olarak bireysel alanlarımıza hiç dikkat etmiyoruz, çok fazla samimiyiz.
0
John Bloor
(13.04.23)
Durduk yere karşı tarafı kötü hissettirmeyin emin değilseniz. Anladığıma göre sorun yok.
0
EXXE01
(13.04.23)
(11)

girdiğiniz ortamlarda ve ilişkilerinizde daha kompleksiz olmak için

my pink
ne yapıyorsunuz
ne yapıyorsunuz
0
my pink
(12.04.23)
Kendimle barışık olmaya çalışıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(12.04.23)
Empati.
Birey olarak kabul etme.
Can kulağı ile dinleme.
Anlatırken kendim olma.
İfade yeteneğimi geliştirdiğim için çalıştığım yeri söylediğimde genelde mühendis misin diye soruyorlar, hayır diyorum, hee müdür müsünüz e dönüyor soru, hayır diyorum normal teknisyenim. Toplumun ünvan, etiket ve yargıları olmadan ortamda kendim olmayı seviyorum.
0
hasmetizm 2046
(12.04.23)
hayatta herkes aynı noktadan başlamıyor, ben imkanlar açısından başkalarından şanslı doğmuş olabilirim, başkaları da benden şanslı doğmuş olabilir

her şeyi bilmek zorunda değilim konu ilgimi çektiyse doğru sorularla ben de öğrenebilirim

gibi küçük hayat bilgileriyle
0
freebird5406_2
(12.04.23)
Kendin gibi olman yeterli. Bir de ortamdaki yas ortalamasinin üstündeysen zaten rahat oluyorsun.
0
Yourcousinmarvinberry
(12.04.23)
Kompleks esittir kendini fazla onemsemek. O kadar da onemli degilim (kimse degil) deyip rahatliyorum.
0
unidentified floating object
(12.04.23)
Özgüven
0
olaylar olaylar
(12.04.23)
can kulağıyla dinleme +1

girmeden önce hazırlıklı gidiyorum. kompleks oluşturcak görünüm aksaklıklarım varsa onları aza indiriyorum. bu seni daha rahat yapıyor. mesela: dişimde yemek artığı, koku, gözümde çapak, burnumda sümük, kıyafetin pespaye olması gibi...
birde: hassas olduğum konularda kitap kadar sessiz oluyorum hatta duymuyorum. mesela siyaset, özel hayat gibi...odadan çıkan birinin ardından konuşanlar vs. var böyle tipler sürüyle.
birde herkesi ama herkesi anlamaya çalışıyorum...
0
sanemz
(12.04.23)
ozguven

bu olmayinca
her espiri, her bakis, her laf insani sinir ediyor
herkes toplasmis da onu ezmek istiyormus falan triplerine giriyorsun

calistigim is yerinde lise mezunu bi cocuk vardi
onun etrafinda, herhangi bir konuyla alakali tum konusmalar
"ne var ben universite okuyamadiysam, hayat okulu okudum" diye sonlaniyordu

universitede bizim bi cocuk vardi diye birsey anlatiyorsun mesela
gozler dolu dolu, bu fakir edebiyati laflarini ediyor

master mi yapsak muhabeti yapiliyor masada
bu yine yumruklarini sika sika ayni sozleri soyluyor

universitedeyken icip icip kusmustuk diyorsun
hoop yine bu abi aliniyor

halbuki kimsenin umrunda degil, ne okudun, ne ettin, kac paran var, bize ne lan
bize ne?

bu ornekte de anlayacagin uzere
ozguvenin olsun, kimse senin dusmanin degil kimse seni zerre umursamiyor
herseyi kisisel alma
0
Corc
(12.04.23)
Bro bunun için yapacak bir şey yok ya bu genetik gibi bir şey, öyleysen öylesindir, yani sen kendin için "lan ben kompleksliyim galiba" dediğin andan ölene kadar böyle kalacaksın ne yazık ki. Yani kendini belki biraz törpüleyebilirsin ya da yokmuş gibi davranabilirsin ama derinde bir yerde o kompleksli halin ortaya çıkmak için uygun şartların oluşmasını bekleyecek muhakkak, ne yazık ki tamamen yok olmaz, böyle doğduysan böylesindir bununla yaşamayı öğrenmekten başka yapacak bir şey yok. Bu senin zenginliğinle aldığın eğitimle ailenle eşinle dostunla ya da girdiğin ortamla kılla yünle alakalı bir durum değil ne yazık ki. Bu arada "sen, sen" diye cümle kuruyorum ama soruyu sen sorduğun için böyle konuşuyorum, yoksa herkes için geçerli bu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.04.23)
kompleks yenmek için kendinle barışacaksın. örneğin kepçe kulağın mı var, eğer sen onlarla barışmazsan yoldan kepçe geçse üzerine alınırsın. ama barışırsan istersen yüzüne bağırsınlar kepçe kulaak diye. zerre umursamaz karşındakini utandırırsın.
0
sanemz
(13.04.23)
ozguven gayet gelistirilebilir bir sey, ya vardir ya yoktur gibi bir durum yok.
corc'a fazlasiyla katiliyorum, kendi golge yanlariniza bakip onlari kabul edeceksiniz. 'shadow work' diye de bakabilirsiniz. zira, 'kompleks' dediginiz sey esasinda kendi icinizde olup, baris yapamadiginiz, sizi rahatsiz eden, size batan yanlariniz ve aslinda siz bunlari kabul edemediginiz, baris yapamadiginiz icin herkes oraya (yaraniza) basiyormus gibi geliyor. kendinizi sevdikce, kendinizle daha iyi bir iliski icinde oldukca ozguveniniz gelisecek ve rahatlayacaksiniz.
0
kassiopeia
(13.04.23)
(6)

14 mayısta istanbul ve ankara'da hangi parti kazanır?

avatar is back
hem ist hem ank'da akp ve rte 15'er puan fark atmıştı chp ve inceye ama o zaman zaten incenin performansı falan çok kötüydü biraz anlayabiliyorum ama şimdi kk ya da chp parti olarak yüksek rakamları görebilir mi ne diyorsunuz? diğer partilerden dolayı chp yüksek alır diyemem ama kk en azından 45'ler
hem ist hem ank'da akp ve rte 15'er puan fark atmıştı chp ve inceye ama o zaman zaten incenin performansı falan çok kötüydü biraz anlayabiliyorum ama şimdi kk ya da chp parti olarak yüksek rakamları görebilir mi ne diyorsunuz? diğer partilerden dolayı chp yüksek alır diyemem ama kk en azından 45'leri görür mü ne dersiniz?

rte mesela 4.5, akp+mhp 4.7m oy almış o zamanlar, chp ise 2.5 civarı. ama 2019 gerçeği de var ki ekrem başkan 4.8 milyon oy aldı, bu insanların eli öyle ya da böyle bir kere de olsa chp pusulasına gitti. bu sefer bu 4.8 milyon oy kk'ya gider mi acaba? ki bu durumda korkunç bir başarı olur ist ve ank için.
0
avatar is back
(11.04.23)
parti olarak chp aday olarak rte gibi geliyor bana
0
elifkircil
(11.04.23)
ben de aday olarak kk, parti olarak akp diye dusunuyorum :) tip'in ve hdp'nin epey oy alacagini ama o secmenlerin aday olarak kk'ya verecegini dusunuyorum. ayrica, akp'lilerden de bence kk'ye veren olacak ama parti olarak akp'ye verecekler.
0
kassiopeia
(11.04.23)
aday kk, parti belli olmaz.
0
seyduna6687
(11.04.23)
bunca yaşanan şeyden sonra mutlaka kk.
partide de akp nin çıkacağını düşünmüyorum. yakın bir fark ile de olsa chp bence
0
kondansator
(11.04.23)
Yalnız, rte 2018'de istanbulda %50 oy almış. Akp sevenler, ekrem lkarşısında binali'den vazgecebilirler ama kk karşısında rte'den vazgecebilirler mi orası şüpheli. istanbulun göçmen dolu haline rağmen akp'ye oy verenler, ekonomik durum yüzünden vazgeçmez.
ben rte diyorum.
0
vizivozo
(11.04.23)
Anketlerde Rte nin rakibi imamogluydu baştan beri, kilicdaroglu boşuna zaman harcıyor bence.Parti olarak iki taraf içinde olası görüyorum, Hangisi alirsa alsin şaşırmam.
0
essoist
(11.04.23)
(6)

Isteme cicegi ve cikolatasi nasil olmali?

my pink
yabanci damata soyleyecegiz. nasil tarif edilmeli? butcesi ne kadar olmali? gosterisli mi olmasi gerekiyor?
yabanci damata soyleyecegiz. nasil tarif edilmeli? butcesi ne kadar olmali? gosterisli mi olmasi gerekiyor?
0
my pink
(11.04.23)
tamamen tercih. ama iyi bi şey hazırlansa özen gösterdiğini gösterir biri bana çiçek alcaksa 5 gül almasın yani 50 gül olsun :)))) çikolata da hakeza. beyaz gül olabilir kırmızı olabilir. büyüklük olarak şöyle bi şey olabilir www.wishflowersdesign.com
0
ala09
(11.04.23)
eğer gelin sizseniz veya ailenizden biriyse zaten buraya sorduğunuza göre aklınızda bir şey yok. Şık bir şey alıp gelsin işte.

Ben Divan pastanesinden şık kutulu güzel bi çikolata almıştım, büyükçe bir şeydi. Çiçeği de mahalledeki güzel bi çiçekçiye gidip yaptırmıştım eşim gül seviyor (ben sevmem mesela) 33 adet miydi neydi baktım daha azı küçük görünüyor, bu da iyi gibi. O gün sabah babamla gidip yaptırmıştık.
0
nhk ni youkosu
(11.04.23)
istenecek kisi kimse gidip birlikte secsinler, cicekciyle de birlikte konussunlar, o gun geldiginde damat sadece gidip alsin gelsin. sacma sapan bir gelenek icin bu gelenegi bilmeyen ve onun icin de bir sey ifade etmeyen insani zorlamaya ne gerek var? ayrica yabanci damadin turkiyede kaziklanma ihtimali 100%. ben sevdigim insanin bu sekilde kaziklanmasini istemem ve secerken zorlanmasini da istemem, gidip makul bir sey soylenir ayarlanir.
0
kassiopeia
(11.04.23)
benim kız isteme çiçeğim buydu.

www.rosanigrum.com

çikolata da bu.

www.vakko.com
0
gabe h coud
(11.04.23)
Çiçekçiye gidip en iyisi desin, kendine gelsin, hatanın neresinden dönse kardır.
0
kimlanbu
(11.04.23)
Çiçekçiye söyleyince hallediyor şık bir şey yapar. Çikolata da aynı şekilde isteme çikolatası diye belirtince ona uygun şekilde yapılıyor.
0
Gradient_tabanlı_mor
(11.04.23)
(7)

Turkiye Disi Tatil Mekani Onerisi

martini girl
Esimle Turkiye disi bir deniz tatili plani yapmaya calisiyoruz. Tarihlerimiz Haziran 12-19 arasi olacak. Ingiltere'de yasiyoruz, Schengen ve ABD vizemiz var. Daha once Ispanya, Yunanistan'da deniz tatili yaptik ama artik farkli yerler kesfetmek istiyoruz. Haziran ortasi Ege denizi bize soguk gelecek
Esimle Turkiye disi bir deniz tatili plani yapmaya calisiyoruz. Tarihlerimiz Haziran 12-19 arasi olacak. Ingiltere'de yasiyoruz, Schengen ve ABD vizemiz var. Daha once Ispanya, Yunanistan'da deniz tatili yaptik ama artik farkli yerler kesfetmek istiyoruz. Haziran ortasi Ege denizi bize soguk gelecek. Aklima Malaga geldi ama 7-8 gun bayar diye dusundum. Sardinia'yi dusunduk ama araba kiralamaya cok yanasmak istemiyoruz. Soyle hem etrafini dolasabilecegimiz, hem denizini sevebilecegimiz bir yer istiyorum. Onereceginiz herhangi bir ulke var mi? Aslinda Uzakdogu'ya da cok okayiz ama 7-8 gunlugune git gele degmesi lazim. Gelsin oneriler:)
0
martini girl
(10.04.23)
hırvatistan, dubrovnik arada karadağa gidilir.
0
anten
(10.04.23)
Italya varken hirvastistan cok anlamli gelmedi.italyada bi yer secseniz size daha makul gibi. ek olarak cape town nasil olurdu? cok uzak ama 1 hafta da yeterli gorunuyor
0
ala09
(10.04.23)
Biz de Ingiltere'ye komsu ulkede esimle benzer arastirma icindeyiz. Deniz tatilinden beklentinizi bilmiyorum ama Turkiye'deki deniz tatili kalitesini biz baska ulkelerde yakalayamadik. Eger Ege Haziran'da soguk olur diyorsaniz Akdeniz'e bakabilirsiniz.

Ek olarak, Muson sezonu oldugu icin Haziran'da Uzak Dogu pek tat vermez. ABD vizeniz oldugu icin soyluyorum, benzer sekilde Karayipler de Haziran'da keyifli olmaz. Ille Turkiye disi olsun diyorsaniz Portekiz'i de dusunebilirsiniz ama Atlantik Okyanus'u soguk gelebilir.

Geriye Akdeniz ulekelri kaliyor, Sardinia'da araba kiralamak gerekmiyor guzel toplu tasima sistemleri otel plaj arasi mevcut, ama bence bir Turkiye deniz tatili olmuyor hicbirisi.

Takipteyim ben de, belki faydali oneriler gelir biz de faydalaniriz :)
0
sertac akin
(10.04.23)
Girit tabiki. Giden bir daha vazgecemez, hayat boyu tum tatiller sorted.
0
freedonia
(10.04.23)
Kefalonya yunanistan’da (arabalı) ya da hırvatistan (arabalı) Otel tatili yapmak istiyorsanız ama mallorca ya da türkiye.

Sardinya arabasız da yapılıyor (yaptım) ama tabi kemarda köşede kalmış koyları gezemiyorsunuz tabi.
Ya da italyada liguria bölgesi. Toplu ulaşım çok iyi.
0
kuehles blondes
(11.04.23)
sicilya'yi tavsiye ederim, arabasiz gayet guzel yapilir tatil. otobus var bir cok yere.
0
kassiopeia
(11.04.23)
bahamalar veya turks& caicos
0
mysql34
(11.04.23)
(9)

okulu dondurmak?

gezegenim
hukuk fak 4. sınıfım. ilk dönem erasmus yaptım okul 1 dönem uzadı. şimdi bahar dönemini dondurup fransa'ya geri gitmeyi düşünüyorum. geri dönünce 4. sınıfı okumayı istiyorum. dondurduğum 1 dönemlik süreçte hobilerime yönelmeyi ve fransızcamı geliştirmeyi düşünüyorum ki planım normalde 1 sene erasmus
hukuk fak 4. sınıfım. ilk dönem erasmus yaptım okul 1 dönem uzadı. şimdi bahar dönemini dondurup fransa'ya geri gitmeyi düşünüyorum. geri dönünce 4. sınıfı okumayı istiyorum. dondurduğum 1 dönemlik süreçte hobilerime yönelmeyi ve fransızcamı geliştirmeyi düşünüyorum ki planım normalde 1 sene erasmus yapmaktı ama teknik nedenlerden dolayı sadece 1 dönem yapabildim. sizce (hukuk okuyanlar yazsın) bu karar mantıklı mı olur? tavsiyelere açığım çok kararsızım. burada yazılanlara göre hareket edecek değilim elbette fakat bir fikir olur diye yazıyorum.
0
gezegenim
(06.04.23)
Hukuk gibi zirilyon mezunu olan bir bölümü uzatmanın hiç mantığı yok. İşsizlik riskini biraz daha arttırırsın o kadar.
0
OrangeYellow
(06.04.23)
"dondurduğum 1 dönemlik süreçte hobilerime yönelmeyi ve fransızcamı geliştirmeyi düşünüyorum" para nereden gelecek? aile yardim ediyorsa bu surecte git.
Ben olsam yuksek lisansa falan giderdim sanirim.
0
hot potato
(06.04.23)
millet hukuk fakiltesini yaya yaya 6-7 senede bitiriyor ben olsam kesinlikle yurtdışına giderdim zaman kaybı değil.
0
alp9900
(06.04.23)
Okulu en kısa sürede bitir, para kazanmaya başla. Öğrencilik rüya gibi bir şey. Bir de yerine göre mutlaka Fransızca bilmek işe yarar, gereklidir ama günümüzde Türkiye'de çok aranan, tercih edilen, bilmeyeni dövdükleri bir dil değil. Bunun yerine ABD'ye İngilizcemi geliştirmek için gideyim mi desen git derdim.
0
dissendium
(06.04.23)
Hocam geçtim uzatmayı mümkünse daha önce bitirip yoluna bak. Mezuniyetten sonra alanınla ilgili kendini geliştir.
0
giovanne
(06.04.23)
Fransizcani öyle bir senede gelistiremezsin zaten. Bosuna para harcamis olursun.
0
Yourcousinmarvinberry
(06.04.23)
erasmus a git, ilerde istesen de sahip olamazsın bu günlere...
döviz daha da artacak, vize işleri daha zorlaşacak ve çalışırken izin alamayacakson ve yetişkinliğin sorumluluk dünyasına adım atmış olacaksın.

tecrübelerime güven ve git dude :)
0
gadlemler
(06.04.23)
hukukcuyum. erasmus'ta uzattim, donunce bitirdim. okuldan sonra ne yapmak istiyorsunuz? onerim okulu bitirip fransaya gitmek ya da imkan varsa okulu bitirip yurtdisinda yuksek lisans vs. yapmak olur. fakulteyi boyle bir sey icin uzatmanin bir anlami yok. bir an once calismaya baslayin diye demiyorum ama onunuze bir imkan ciksa yurtdisinda ya da yurticinde hep ayakbagi olacak. okulu uzatmak istemenizin nedeni ne?
0
kassiopeia
(06.04.23)
okulu uzatmak isteme nedenim hem okulun online oluşu ve psikolojik olarak artık dayanamıyor olmam (zoom'a vs). hem 1 yıl fransa'da kendimi yaşamaya mental olarak hazırlayıp, okulu 1 yıl yakıp gitmiştim ama olmadı ve bir anda kendimi okula devam ederken buldum ve o da online oldu. diğer bir neden ise mezuniyetimin yarım yamalak oldu bitti şekilde olacağını hissediyor olmam zira bu dönem mezuniyete katılsam da daha okuyacağım 1 dönem olacak.
0
🌸gezegenim
(06.04.23)
(5)

Eş- aile arası kalmak.

drako
Eşim ailemin herhangi bir durumda kendisine değil de bana sorulmasından dolayı şikayetçi. Bu durum evliliğin başından beri var ancak idare ediyoruz sanıyordum.Ancak dün kendisinin doğum günüydü ve babam kutlamayı unuttu.Ben de anneme neden kutlamadığını sorduğumda babama söylediğini ama unuttuğunu s
Eşim ailemin herhangi bir durumda kendisine değil de bana sorulmasından dolayı şikayetçi. Bu durum evliliğin başından beri var ancak idare ediyoruz sanıyordum.

Ancak dün kendisinin doğum günüydü ve babam kutlamayı unuttu.Ben de anneme neden kutlamadığını sorduğumda babama söylediğini ama unuttuğunu söyledi. Ben de en azından mesaj atsaydı dedim ve sabah eşime doğum günü için mesaj atmış.( Yoğun çalıştığından unuttuğunu söyledi vs.). Eşim bu durumdan rahatsız oldu. Hak da veriyorum. Zira babam herkesin doğum gününü kutladı (ablam,eşi vs) ancak eşiminkini unuttu. Onun da kasıtlı yaptığını düşünmüyorum. Eşim de düşünmüyor kasıtlı olduğunu ama değer verilmediğine inanıyor.

Bugün son olayda ise yiyecek bir şeyde annem bana nasıl olmuş beğendiniz mi şeklinde mesaj atmış, eşim de bu mesajı görünce neden hep sana mesaj atıyorlar beni hep pas geçiyorlar. whatsapp grubundan da yazabilirdi annen vs. diyerek ufak bir tartışma yaşadık.

Bu durumda eşime hak veriyorum. Aileme durumu anlatsam bunu eşim istemiyor. Arada kaldım açıkçası. Teşekkürler okuyup fikir vereceklere.
0
drako
(06.04.23)
Ailenle eşin bence iyi tanışmıyorlar ve birbirlerine yaklaşmak için emek vermiyorlar, çabalamıyorlar. Eşin ailene yakınlaşmak için neler yaptı bilmiyorum ama annenin tavrı ve babanın unutmuş olması cidden biraz önemsizlik hissettiriyor, kasıt yoksa.

İş ailene düşüyor, yani eşin yeterince çabalıyor, ailenle iletişim kuruyor ama ailen onunla iletişim kurmuyorsa demek istiyorum. Ailen bunu yapmazsa veya hep bu minvalde giderse eşin gerilir, normaldir. Yapılacak en son şey de eşinin annenle açıkça dan diye konuşması olabilir diye düşünüyorum. "Benimle konuşmayı tercih etmeyişinizin bir sebebi varsa öğrenmek isterim, özellikle de size karşı bir edepsizliğimin olduğunu düşünüyorsanız lütfen bunu dile getirin ki doğruysa kendime çeki düzen vereyim yanlışsa da kendimi size ifade edeyim ve anlaşalım" gibisnden konuşması. Ama en son. Çünkü bu konuşma kavgaya da gidebilir kucaklaşmaya da.

Tarafların ikisi de yeterince çabaladı mı o önemli. Bazen aileler kendilerini geri çekerler, otorite kurmak için. Eğer öyleyse yanlış yapıyorlar bence.
0
muhayyer divan
(06.04.23)
Ailenize durumu anlatmak değil de, mesela ziyarete gittiğinizde birlikteyken "aa geçen salı eşimin dogumgunuydu biz de şöyle bir kutlama yaptık" şeklinde bir sohbet açın.

Onun dışında @muhayyer divan+1
0
encokbenisevinnolur
(06.04.23)
esinizin oncelikle kendi degersizlik semasi/degersizlik inanci uzerine calismasi, once kendine bakip sonra disariya bakmasi daha mantikli sanki. Aileniz objektif olarak bir saygisizlik yapmiyorsa, gorduklerinde/bir araya geldiginizde garip davranislar sergilemiyorsa, kasitli olarak onu yok saymiyorsa, bu sorun ailenizle degil esinizin ozdeger inanciyla ilgili. bu, kendi kendimizi degersiz gorup, baskalarina 'ben degisemiyorum, yarami iyilestiremiyorum, sen degis ki ben kendimi degerli hissedeyim' demek, ki surdurulebilir degil, bu tur ihtiyaclarin disardan tamamen tatmin edilmesi cok zor, sonu gelmiyor cunku 'yara' asli yarali tarafindan gorulmuyor ve onarilmiyor, sadece gecici onlemler alinmis oluyor.

ozellikle ikinci olayda, benim hic umrumda olmazdi sanirim, biz bir aileyiz, ha bana atmis ha sana, hic de 'bana deger vermiyorlar, onun icin mesaj atmiyorlar' gibi bir yerden yaklasmazdim. herkes farkli farkli. herkesin yarasi baska. ama belki ailenizin baska bir davranisi benim baska bir yarami tetiklerdi. yine donup, bu muamele objektif olarak saygisizlik mi yoksa ben mi yarama bastigi icin uzerime aliniyorum diye sorardim.
0
kassiopeia
(06.04.23)
Kabul ihtiyacı var. Sevginizi ifade etmeyi deneyin ailecek
0
hasmetizm 2046
(06.04.23)
Beraberken bir sıkıntı yok. Aslında hafta bir gün mutlaka annemlere de uğruyoruz. Orada da hiçbir problem yok eşimden de bir soğukluk sezmiyorum gayet mutlu gibi. Şundan rahatsız oldum demiyor eve döndüğümüzde. Ama özellikle ailemin bir şey olduğunda kendisini aramasını istiyor, ona sorulsun istiyor. Aileme durumu anlattığımda öncesinde eşimin çalıştığından bazen telefonları açamadığını ve bu sebeple beni aradıklarını söylediler. Nitekim doğru kendisi de açamadığını söylemişti.

@muhayyer;

eşim ve ailesi bize göre alınganlar. o yüzden benim başta hatam aileme karşı dikkatli olmalarını telkin etmek oldu sanırım. onlar da dikkatli adımlar atmaya çalışıyorlar, arada problem olmasın diye. ama bu sefer de bu sıkıntılar ortaya çıktı.
0
🌸drako
(06.04.23)
(18)

yurt dışına yerleşince aidiyet hissi sağlanabiliyor mu?

ala09
hadi ben doğma büyüme hep aynı yerde ikamet ettim ama türkiye içinde üniversite, iş için şehir değiştiren insanlardan birinin derdi bu. beyaz yaka çalışanı. bu hususta soruyu kamoyuna açıyorum. ikinci sınıf vatandaş hissetmek var mı gerçekten? ait hissediyor musunuz yaşadığınız yere? kendiniz veya y
hadi ben doğma büyüme hep aynı yerde ikamet ettim ama türkiye içinde üniversite, iş için şehir değiştiren insanlardan birinin derdi bu. beyaz yaka çalışanı. bu hususta soruyu kamoyuna açıyorum. ikinci sınıf vatandaş hissetmek var mı gerçekten? ait hissediyor musunuz yaşadığınız yere? kendiniz veya yakınınız icin ne cevap verirsiniz

bana göre çok kişiye göre değişebilecek bir durum. yaşadığı eve bile aşırı duygusal bağ ile bağlı insanlar da var. sadece potansiyel imkanlar için tatmin olanlar da.
0
ala09
(05.04.23)
Ben yurtdışına yerleşmedim ama aidiyet konusu benim de dert edindiğim bir mesele olduğu için tezimde göç deneyimi olan katilimcilarima sorduğum bir soruydu. Göç çalışmalarında yeni mekansal yer edinmeler eski mekanlara olan aidiyet hissini ortadan kaldırmıyor. Hatta Faist'in şu sorusu çok anlamlı " Neden göçmenlerin sadece bir ülkeye bağlılık duyabileceğini düşünmek zorunda olalım ki?". Ama öte yandan göçmenin yerleştiği ülkenin eksiksiz bir vatandaşi olma hali ile benliği ile ilgili düşüncelerini memleketiyle tamamen koparma arasında kaldıkları ikili bir durum da mevcut. Ama şu da bir gerçek ki göçmen için karşılıklı ilişkiler yoluyla anlama, önemseme, ve onaylama durumu deneyimledigi ölçüde, topluluk tarafından önemli, değerli ve katkıda bulunma hissini hissettiği ölçüde sosyal olarak bağlı ve ait hissedebiliyor.
0
Amaranta ursula
(05.04.23)
ikinci sinif vatandas hissediyor musun? - hayir
aidiyet hissi var mi? - hayir
0
cooperr
(05.04.23)
ne yasadigim ulkeye ne de turkiye'ye aidiiyet hissediyorum. yasadigim ulkenin ana dilini bilmedigim icin benimle ayni statude olan yerel arkadasim az bu yuzden kendimi oraya ait hissetmiyorum, turkiye'de eski baglarim kalmadigi icin turkiye'ye de aidiyet hissetmiyorum. ha evet sonuc olarak evim orada ve ev neredeyse aidiyet oradadir.
0
insanlik icin buyuk bir adim
(05.04.23)
romence bilseydim eğer tam buralı olurdum. ne yazık ki bilmiyorum, ama öğreneceğim daha kalırsam.

kendimi buraya rock konserlerine gidip de konserden sonra grup üyeleri ile sohbet ettiğim zaman buralı hissediyorum.

basçısını, lead gitaristini, bateristini, 2 solistini isim olarak bildiğim ve beni de tanıyan; zamanında istanbulda bile konser vermiş bir grup var luna amara diye. mahallemin grubu derim resmen.
0
rain when i die
(05.04.23)
kişiye göre çok değişir tabii. gittiğin ülkeye göre de çok değişir, dubai gibi herkesin yabancı olduğu bir yerde yaşam daha rahat ama isveç gibi çoğunlukla safkan olan bölgelerde bu iş daha zor. ben %100 aidiyet sağlanabileceğini sanmıyorum, 2. sınıf vatandaşlığı da yabancılar şubesinde sıraya girince yer yer yaşarsın ama bunlar hep baştan kabul edilmesi gereken şeyler zaten.

yani çok saçma bir cevap olacak ama ne abartıldığı kadar zor ne de kolay.
0
roket adam
(05.04.23)
O an neredeysem kendimi oraya ait hissediyorum, 1 haftalığına başka bir ülkeye gitsem 40 yıldır oranın vatandaşıymışım gibi takılırım, hatta bırak ülkeyi şehri bulunduğum semtin sorunlarına çözmeye yönelik girişimlerde bulunacak kadar kolay asimile olurum, götür bırak beni Grönland'a 1 sene sonra belediye başkanı olacak kadar benimserim güzel Grönland'ımızı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.04.23)
ikinci sinif vatandas hissediyor musun? - hayir 2. sınıf hissetmen zor ab ülkeleri usa, karışık zaten. dilini öğrenene kadar zorluk var

aidiyet hissi var mi? - hayir ama tr dede yoktu 3-4 senedir yer değiştiriyordum. o yüzden sorun yok.

kendi hayatına odaklanırsan zaten kimin ne düşündüğü o kadar önemli değil.
0
abi bi dizi buldum on numara
(05.04.23)
şu "ülkeler zaten karışık" argumanı geçerli değil ya kabul edemiyorum. isviçre toplama kampı bi ülke ama hayvan gibi ırkçılar. ismine göre bile farklı duygular uyandırabiliyosun karşındakine. Nur ile Rossy aynı kategoride değil
0
🌸ala09
(06.04.23)
Valla ben kendimi hicbir yere ait hissetmiyorum ancak genel olarak cevaplayacak olursam o aidiyet olayi bircok faktore bagli bence. Kultur, dil, iklim, oradaki kosullar vs diye girer. Her ne kadar diger faktorler de cok onemli olsa da oradaki kosullarin ve sahip oldugub imkanlarin her seyi belirleyecek en onemli sey bence.

Kosullar derken de hem ekonomik, hem sosyal kosullardan bahsediyorum. Atiyorum ekonomik kosullarin pek iyi degilse bu olay diger tum faktorleri direkt etkiler. Hem uzun soluklu yasam kurman zor olur hem de kulturu, dili vs ogrenebilme imkanlarin da oldukca kisitli olabilir. Iklim guzelse guzelligin farkina varamazsin, iklim kotuyse sana x2 daha kotu gibi gelir. Hal boyle olunca da zaten yasadigin yere kendini ait hissedemezsin cunku her an gidebilecek gibi bir durumdasin.

Misal Turkiye avrupa birligi ulkesi olmadigi icin gittigin yerde kalabilme kosullarin diger avrupa birligi uyesi ulkelerine gore daha zor oluyor genelde. Yani is bulmak, bir takim burokratik islemlerle ugrasmak, bir takim ekonomik kosullari yerine getirme falan insani bezdirebiliyor.

Sosyal olanaklar da iste bulundugun cevre, kisiligin hatta bir miktar sansa gore de degisiklik gosterebiliyor. Atiyorum eger biraz aktif ve girisken biriysen arkadas edinmen ozellikle yerel kisilerle tanisma olayi cok yarar saglayabilir. Dilini ogrenebilmeni kolaylastirir, kulturu daha cabuk ogrenebilirsin, iklime gore aktivite yapabilirsin ve bu da bisekilde belki aidiyet hissine yol acabilir. Yok icekapanik ve pek arkadas edinemiyor ya da sadece kendi ulkendeki kisilerle takiliyorsan da dilini ogrenemezsin kolay kolay, kulture adapte olamazsin falan aidiyet hissini hic hissedemezsin.

Kisacasi, kisinin yasadigi kosullar ve kisilikler bence en omelisi aidiyet hissi icin,
0
j r r tolkien hayrani
(06.04.23)
Ikinci sinif vatandas- hic hissetmedim.
Aidiyet- dilini ogrendikten sonra daha cok. Daha iyice karistim, kültürünü daha çok benimsedim.

Bence ulkenin kültürüne, yasamina asimile olunca daha kolay oluyor.
0
logisticsmanager
(06.04.23)
28 yasinda yerlestim. aidiyet hissedemiyorum. yani aidiyet hissediyorum da turkiye'ye hissettigim aidiyet seviyesinde hissedemiyorum. hic olacagini da sanmiyorum.

bir de ben amerika'dayim. herkesin gocmen oldugu bir ulke. almanya'da falan olsam allah gostermesin cok daha az hissedecegime eminim.

edit: sorunun diger kismini atlamisim. ikinci sinif hissetme durumu yok. ben burada ogrenci vizesiyle calisiyorum yarin isten cikarilsam adamlar bana issizlik maasi bagliyorlar. daha ne kadar vatandas gibi hissedebilirim bilmiyorum. yani devlet tarafindan degil de kulturel olarak aidiyet yok.
0
antikadimag
(06.04.23)
bu işin genel raconu şu: ilk göçen nesil aidiyet sağlayamaz ama uyumlu şekilde yaşar.(zorlukları da çeker)

orada doğan çocuklar eh, oranın vatandaşı olurlar ama yine biraz arada olurlar.

üçüncü nesil oralıdır artık çünkü aileleri de orada doğmuş hep o kültürle ve Türkiye'yi bilmeden yetişmişlerdir. Tabii Avrupa'da şu an böyle olanların bir kısmı reisçi :D O yüzden sosyal çevreyle de alakalı.

Kendin gibi insanlarla yaşarsan aidiyet hissi sağlanır. Bu Türkiye'de olursa Türkiye'de, başka ülkede olursa orada. Gidip aidiyet hissedemiyorum diyenler sosyal çevresi olmayanlar, ve evet zor. Mesela gidip oralı biriyle evlenip onun çevresine girenler bir tık kolay alışıyorlar.
0
nhk ni youkosu
(06.04.23)
nhk ni youkosu +1 demeye gelmiştim.
0
alfired
(06.04.23)
hayatımın neredeyse %20'si yurtdışında geçti. hiçbir yere ait hissetmiyorum. önceden yaşadığım ülkeleri özlüyorum ama. türkiye hariç.
0
bohr atom modeli
(06.04.23)
@nhk ni youkosu adam bunu sormamış ki sen köylünün almanya ile imtihanını yazmışsın. beyaz yakalı ile işçi gelen kıyaslanamaz
0
abi bi dizi buldum on numara
(06.04.23)
@nkn "Kendin gibi insanlarla yaşarsan aidiyet hissi sağlanır." bunu genellestiremeyiz sanki.
kendim gibi insanlarla yasiyorum ama farkli nedenlerle ne turkiye'ye ne buraya yuzde yuz aidiyet hissediyorum. ayni zamanda her iki yeri de bir sekilde evim olarak goruyorum, havaalaninda 'eve geldim' diye mutlu oluyorum. hatta yasadigim bazi diger ulkelere gidince de oralari evim gibi gorup, baska turlu bir aidiyet hissediyorum .

bu kavramlarin hicbiri bence siyah beyaz olmadigi gibi, kisinin yasantisina, yasami algilayis bicimine gore fazlasiyla degisir.
2.sinif vatandas olarak hissetmiyorum ama elbette kendi vatandaslarinin sahip oldugu ve benim sahip olmadigim haklar var, ki bu gayet normal.
0
kassiopeia
(06.04.23)
Turkiye de dislanmis hissediyordum. Yurtdisina geldigimden beri “daha ait” hissediyorum. Ama t butunlesme de olmuyor tabi. 13-15 yas bence en son sinir, bu yaslardan sonra yurtdisina cikanlar tamamen butunlesmekte zorlanir diye dusunuyorum sahsen.
0
icim urperiyor
(06.04.23)
@abi bi dizi buldum on numara, beyaz yakalı iyi alım gücü ve benzer kültürle gidiyor okey ama "aidiyet" farklı bir şey. Beyaz yakalı dediklerinin bir kısmı Türkiye'de aidiyet sorunu yaşayıp kendini bulamamış insanlar.(ki belki de Türkiye'de aidiyet sorunu olduğu için gidiyor) O kelimeden ne anladığına göre değişir bunun cevabı. Ben İngiltere'de kendimi çok rahat hissetmiştim mesela ama artık buralıyım Dorset çocuğuyuz biz kafasına gelebilir miyim emin değilim. Orada büyüyenlerin ilkokul, lise vb. hayatları hep benzer şekilde yoğurularak geçti, oradan geçmeyenler tam o kültürün parçası olamaz gibi geliyor bana. Bakış açın, hayallerin her şeyin yetiştiğin ülkeye göre şekilleniyor ve ülkesindeki büyük problemlerden dolayı göç etmiş yetenekli biri ile X ülkesindeki Average Joe'nun aynı topluluğa ait hissetmelerini beklemek anlamsız bence, hayatları bambaşka geçti çünkü. İlk nesilden kastettiğim bu. Yoksa Almanya'da İngiltere'de yasalar düzgün uygulanınca hakkın verilince "ne güzel ülke ya çok seviyorum" demek aidiyetse okey o olur.

@kassiopeia, aynen kişiye göre değişebilir tabii, siyah beyaz değil dediğiniz gibi. Ama ben zaten orada da vatandaş olanları kastetmiştim vatandaş değilken (veya süresiz oturma izni) yerleşmiş kabul etmezdim ben mesela. Ama onu şu yüzden dedim, mesela Kanada'da çok mutlu olan da var ama sosyal çevre dolayısıyla mutlu olamayıp dönüp burada Bağdat Caddesinde oturan ve buradaki sosyal çevresiyle daha mutlu olan tanıdığım da var.
0
nhk ni youkosu
(06.04.23)
(8)

Düğün sorunsalı

sacrilegious
Merhaba, yakınımda düğün yapankimse yok,arkadaşlar hep nikah yapıp geçti o sebeple size sormak istedim. Yaza düğünümüz var ama nasıl oluyor bu işler pek fikrimiz yok açıkçası. Ankara’da temmuz ayında 150 kişilik kır düğünü olacak, mekanla anlaştık. Kaporayı ödedik. Ama saf gibi hiçbir şey sormadık v
Merhaba, yakınımda düğün yapankimse yok,arkadaşlar hep nikah yapıp geçti o sebeple size sormak istedim. Yaza düğünümüz var ama nasıl oluyor bu işler pek fikrimiz yok açıkçası. Ankara’da temmuz ayında 150 kişilik kır düğünü olacak, mekanla anlaştık. Kaporayı ödedik. Ama saf gibi hiçbir şey sormadık ve farklı şehirde olduğumuz için şu an detayları görüşebilme şansımız da yok maalesef :(

Sorularımız:
1- Mekan saat 3’ten sonra bize ayrılacak. Hazırlık odası da mevcut. Kuaförü mekana mı çağıralım biz mi gidelim? Benim dışımda anneler ve 2 kardeşin saç makyaj olacak. Ben evden çıkma falan olsun istemiyorum pek. Hepsi panik ve kargaşa gibi geliyor. Kuaförü saat kaça ayarlamalıyız?mekana çağırmak iyi bir fikir mi?
2-Kuaför işini saat kaça ayarlamak gerekir?
3-Düğün yemekli olacak. Misafirler gelip masalara yerleştikten sonra biz saat 7 gibi çıkış yapıp direkt dans mı edeceğiz? Yoksa 7 çıkış ve nikah ve sonra ilk dans mı?
4-Ayrıca organizasyon firmasıyla anlaşmadık. Anlaştığımız mekanla orkestra, yemek servisi, fotoğraf çekimi gibi hizmetler dahil olacak şekilde anlaştık. Dikkat etmemiz gereken bir şey var mı?
5-Mekan sahibi “düğünden 2 hafta önce gelirsiniz bir toplantı yaparız” dedi. Burada özellikle belirtmemiz gereken dikkat etmemiz gereken bir şey var mı?
6-Biri bize baştan sona ne yapacağımızı anlatsa keşke çok heyecanlıyım ndjdjd nikah-dans-takı töreni-dans ve kapanış mı oluyor? İnsanlar yemeklerini ne ara yiyecek?
7-Herkes siz yemeğe vakit bulamayacaksınız diyor neden ki?
8-Balayına ertesi gün mü gitmeliyiz yoksa 2-3 gün sonra mı?

Ben bu düğün sürecinde sözlüğe çok soru sordum ama kafalar karışık heyecanımız var:) ankara’da olup katılmak isteyen olursa bekleriz :)

Teşekkürler yanıtlar için şimdiden <3
0
sacrilegious
(04.04.23)
Merak etmeyin bu detayların çoğunu mekan ayarlıyor zaten. Organizasyon şirketi vardır muhtemelen, onlar size söylüyor dans vakti, yemek vakti falan diye.

Kuaförü biraz erken çağırmakta fayda var, hoşunuza gitmeyen detayları düzeltmek için vaktiniz olsun.

Yemeğe vakit bulamayacaksınız çünkü onu karşıla, bunu karşıla...

Bence bu detaylarda kaybolmayın hiç, eğlencenize bakın. Mutlaka bir şeyler aksayacak düğünde bir şeyler istediğiniz gibi gitmeyecek vs. Ama kimse bilmeyecek neyin aksadığını. Siz de takılmayın.

Gelin arabası bozulan düğün gördüm öyle diyeyim.

Balayına 1 gün koymak iyi olabilir. Düğün günü hakikaten yorucu oluyor. Adım bile atamayacak raddeye geleceksiniz dans etmekten koşturmaktan. O yüzden o yorgunluğun üstüne bir de yolculuk yıpratabilir. Ama 1 gün dinlenmek için ideal sonra tatile:)

Küçük bir ipucu, düğün detayını saklayabildiğiniz yerlerde aklayın bahşiş koparmaya çalışmasınlar:)
0
anten
(04.04.23)
selamlar, ben de yaz için benzer bir düğün yapacağım için yardımcı olabilirim :)

1 - mekana çağırmak bence en mantıklı fikir, böylelikle koşturmaca yaşamazsınız. benim konuştuğum kuaförler genellikle ekip olarak size geliyor, böylelikle anneniz ve 2 kardeşinize de saç makyaj halledilir. benim konuştuklarım isterseniz tam gün isterseniz yarım gün gibi anlaşıyordu, yarım gün anlaşıp saat 3te orda olacak şekilde anlaşabilirsiniz bence. ben de evden çıkış olayını hiç sevmediğim için sabah direkt hazırlığa gideceğim :)

3 - burda düğün mekanıyla konuşmanız gerekiyor bence, nikah, giriş, dans vs için saatleri belli oluyor genelde her mekanın. ana tahmin edecek olursam 7de giriş nikah -> dans gibi bir sıralama olur. yoksa nikah için saati ayrıca söylerlerdi diye tahmin ediyorum.

4 - bu şekilde anlaştıysanız organizasyonu da yapıyorlardır diye tahmin ediyorum. benim gördüğüm kadarıyla genellikle düğün yapmayan ama mekan olarak uygun olan yerlere dışarıdan organizasyon şirketi gerekiyor. ekstra bir organizasyon şirketine ihtiyacınız olduğunu sanmıyorum.

5 - bizim anlaştığımız yerde masa düzeni, müzik, fotoğraf vs için ayrı ayrı toplantılar yapılıyor, bence siz 2 hafta kalmadan kafanızda soru işareti olabilecek şeyleri netleştirin.

6 - ilk dans sonrası yemek başlıyor o sırada takı vs oluyor, ister masa gezin ister takı sırası olsun, o bitene kadar da yemek sürüyor. benim anladığım bu şekilde ama tecrübeli biri yardımcı olursa süper olur fhjsdf

7 - bize de söylenen bu oldu, anlaştığımız yer düğünden önce bize yemek için vakit ayırıyor, bence siz de bu şekilde bir sorun bu konuyu, çünkü insanların yemek yediği anlar sizin takı vs uğraştığınız anlar.

8 - biz 2 hafta sonra gideceğiz, hemen giden de var sonra giden de var. siz nasıl ayarlarsanız :)

şimdiden mutluluklar <3 <3
0
la mort heureuse
(04.04.23)
ek olarak düğün sonrası altınları ne yapacağınızı da baştan kararlaştırın derim. hırsızların en sevdiği evler balayına gitmiş yeni evli çiftlerin evi oluyor eğer eviniz sakat bir yerdeyse. arada 1-2 gün koyup altınları kiralık kasaya falan koymak mantıklı olaiblir.
0
roket adam
(04.04.23)
1. kuaförünüze gidin. hazır olunca oradan mekana geçin. mekana kuaför getirmek, kötü fikir.
2. 11-12 gibi gidilse ancak 2-3 arasına hazır olunur.
3. önce bir resepsiyon olur. bir alanda insanlar toplanır, kokteyl vs. hazırlık odasına gelin damat geçer. davetliler resepsiyondan nikah alanına geçer. gelin damat nikah alanına gelir. gelinin babası gelinin koluna girip gelirlerse çok iyi olur. nikah yapılır. sonra hazırlık odasına geçilir. davetliler yemeğe geçer. gelin damat da bir şeyler yer odalarında. sonra dansa geçer gelin damat. ilk dans ve sonrasında masa masa gezerler. o sırada davetliler yemek yemeye devam. sonra hazırlık odasına geçer çift. tekrar dansa çıkarlar. davetlilerle birlikte dans edilir.
4. genelde mekan verdiği fiyatın üstünde bir şeyler satmaya çalışır. standardımız şudur, değiştirmek isterseniz budur diye fiyatı artırmak isterler. bunu yemeyin. gerçi yemişsiniz artık olan olmuş. en başta tüm planı ve ücretini ayarlamak lazımdı. ama onlara bırakırsanız asgari neyse onu yaparlar.
5. 2 hafta önce gelirsiniz, toplantı yaparız dedikleri, 4'te anlattığım. supla diyecekler bir şey gösterecekler, sonra daha güzel bir supla gösterip bunun fiyatı + 10 bin tl gibi. şunu da ekleyelim + 10 bin böyle gider. aslında kafalarında bir tutar var, siz eklemeyelim dersiniz ve o fiyat aşağıya inmez. mesela, fotoğraf çekimi standart 20 bin lira. drone, jimmy jip, montaj + 20 bin lira. drone ne kadar tek başına? jimmy jip ve montaj alırsanız drone ücretsiz. jimmy jip istemiyorum, drone + montaj? yine 20 bin lira. çıkarttığınız şeyi sizin için ücret almıyoruz gibi paket ücretini düşürmemeye çalışırlar. benzer şekilde çiçekler, süslemeler. çok iyi pazarlık yapın. yanınızda cevval biri olsun. para konusunda gelin olmasın. gelinin "bir kere evleniyorum" psikolojisine oynuyorlar.
6. yukarıda anlatmışım. detay sor, yazarım.
7. masa masa gezmek ve danslar zaten tüm akşamı alıyor. yemek yeme şansınız az. onun için ilk dansa çıkmadan önce bir şeyler yiyin.
8. hiç farketmez, size nasıl uyarsa.
0
gabe h coud
(04.04.23)
nikah memurunun/dairesinin nikahi saat kacta nerede kiyacagindan haberi oldugundan emin olun. davetiyeye de nikahin kiyilacagi saatten 1 saat once baslama saati olarak yazin, insanlar ancak gelip toplaniyor.

hazirlik odasini gordunuz mu? rahat edebileceginizden ve temiz oldugundan emin olun. orada giyineceksiniz sonucta, 3 saat filan orada kalacaksiniz. kuaforu oraya cagiracaksaniz da, siz gidecekseniz de, kac kisi olacaginiza gore gelmesi/gitmeniz gereken saati soylemesi gereken o size, kac saate ihtiyaci oldugunu o bilecek. onun da simdiden haberi olsun ki baska program yapmasin. ayrica ucreti de onceden konusun.

orkestraya da calinmasini istediginiz tarzi, ilk dans parcanizi vs. soylemeniz gerek. ilk dans parcanizi bilmiyorlarsa bir cd/usb filan ayarlamak lazim.

foto cekimi; ic cekim/dis cekim gibi seyler olacak mi, sadece dugunde mi cekim yapilacak, is/dis cekim yapilacaksa ayni gun mu olacak, ne kadar sureye ihtiyac var (o zaman hazir olmaniz gereken saat degisecek) vs. onlari konusmak lazim.

bir de dugun cicegi var, eger yaptiracaksaniz, onu da ayarlayin.
0
kassiopeia
(04.04.23)
@la mort heureuse'in 6. maddesine ek

Bu konuda adetler muhtelif

Yemek esnasında masa masa dolaşıp, tebrikleri kabul edip, öpüşüp koklaşıp haraçları pardon takıları toplayanlar var. Takı toplamak için gelinliğe iğneleme de olabiliyor, gelinin yanında elinde takı toplama torbası olan bir nedime de olabiliyor.

Yemek esnasında, takı merasimi yapılacaktır şeklinde anonsla, gelin damat bir köşeye geçiyor, herkes orada kuyruğa geçip tebrik edip takısını takabiliyor

veya takıdan hiç bahsedilmeden, gelinle damatla fotoğraf çekilmek isteyenler gelebilir anonsu yapılıyor, tebrik, fotoğraf ve nedimenin takı toplama işiemi orada yapılıyor. Nedime her foto karesine girmeyecek mesafede bekliyor.

Ayrıca yemek esnasında yıl yıl çocukluğundan itibaren gelinle damatı fotoğraflarla anlatan çocukluktan başlayıp tanışma, söz, nişan vs bulunan bir slayt show olabiliyor bazı düğünlerde, düşünürseniz.
0
Mirket
(04.04.23)
Bence mekanın daha önceki düğün videolarını izleyerek başlayabilirsiniz.Eksik ya da farklı yapmak istediğin kısımları toplantıda belirtirsiniz
0
essoist
(04.04.23)
Akraba, tanıdık, tanıdığın tanıdığı bir tane kişi bulun. Ağzı laf yapan, girişken, uyanık ve düğün dernek işlerinden biraz anlayan biri olsun. Onu yaveriniz yapın. İşlerinize o koşsun.

Sağdıçlar kesin lazım. Yok mu hiç arkadaşınız? Sağdıç harbiden önemli. İşlere koşturacak insanlar elinizi çok rahatlatır.
0
alperz
(04.04.23)
(13)

Eşinizin siz öldükten sonra...

dissendium
Merhabalar. Çok yakın bir zaman önce rahmetli ve ünlü bir şarkıcının doğum günüymüş. Eşi olan hanımefendi kendisini anmayı ihmal etmemiş. Eşi kendisinin ölümünden sonra başkasıyla evlenmiş. Yeni eşi bu anmadan rahatsız olmamış gördüğüm kadarıyla. Siz öldükten sonra eşinizin başkasıyla evlenmesini is
Merhabalar. Çok yakın bir zaman önce rahmetli ve ünlü bir şarkıcının doğum günüymüş. Eşi olan hanımefendi kendisini anmayı ihmal etmemiş. Eşi kendisinin ölümünden sonra başkasıyla evlenmiş. Yeni eşi bu anmadan rahatsız olmamış gördüğüm kadarıyla. Siz öldükten sonra eşinizin başkasıyla evlenmesini ister miydiniz? Ya da eşiniz öldükten sonra evlenir miydiniz? Ya da birinin yeni eşi olsanız ve eşiniz rahmetli eşini ansa bu sizi rahatsız eder miydi?

Şarkıcı eşine belki bir sürü şarkı yazdı. Zamanına göre anlamlıydı ama şu an çok boş geliyor bana. Ölenle ölünmez, kimse tek yaşamak zorunda değil gibi bir sürü şey sıralanabilir. Bunlar zaten bilinen şeyler. Ama bir tarafta kulağa çok sağlıklı gelmese de bir ihanet, bir değersizlik duygusu oluşmuyor mu? Kimsenin mutluluğunda gözüm yok bu arada. Umarım mutlu yaşarlar. Hatta eşinize ve size sağlıklı ve uzun ömürler. Ben burada çok temel bir kıskançlık duygusundan bahsediyorum.
0
dissendium
(03.04.23)
Ben mutlu olmasini isterdim. Sonucta ben canliyken birakip gitmis degil, olmusum yapacak bi sey yok. Sonsuza dek aci icinde takilip kalmasi, devam edememesi uzerdi beni.
0
aguen
(03.04.23)
Eşimin ölümümden sonra başkasıyla evlenmesi hakkında konuşacak olursam, yani kimse şen şakrak, hevesli bir şekilde aman da eşim ben ölünce gitsin başkasıyla evlensin diyor olsun sanmıyorum. Sonuçta burada bir mecburi ayrılık söz konusu. Önce bunu kavramak gerekiyor. Ben ölüyorken tutup da eşimin önünde artık ne kadar hayat varsa oturup benim yadımı tut, hayat da senin için burda bitsin artık demeye ya da bunu hissettirmeye utanırım şahsen. Bence bu ayıp bir şey. Ha tabi başka biriyle mutlu olacağını düşünüp sevinmem de. Sadece en azından hayatına devam edebileceğini düşünüp içim rahatlar. Bunlar birbiriyle iç içe ama birbirinden ayrı konular.

Diğer konuysa tamamen insanlar ve onların amaçlarıyla ilgili. Herkes aynı şeyi aynı amaçla veya aynı şekilde yapmıyor ki, normalde temiz kalple eski eşini andığına inanıyorsam rahatsız olmam, aksine güvenim artar. Ama başka hesaplar peşinde olduğunu hissetssem rahatsız olurdum. Her iki durumda da ihanet duygusu hissetmem.
0
akhenaten
(03.04.23)
kayahan'ı anlatıyorsun sandım açıkçası :) evet ben ölürsem eşimin hayatına olması gerektiği gibi devam etmesini isterim. kimse ben erken ölürsem, kendisi ölene kadar benim yasımı tutmasın, aksi bir düşünce çok bencilce olur. keza evlilik de hayatın içinde, gerekirse evlenebilir.
0
roket adam
(03.04.23)
sevdiceğimi her şeyden çok seviyorum. sıklıkla derim ben erken ölürsem mutlaka evlen ama çocuklarımın hakkını ihmal etme diye ahahahhaha.

bence bir insan ölünce bitiyor işte her şey. geride kalanın ise hayatı devam ediyor. eğer hissedilecek bir şey olursa onun mutluluğunu hissetmek isterim.

büyük konuşmiyim ama ben evlenmem bu arada.
0
Hallegadola
(03.04.23)
ben öldükten sonra eşimin, sabah akşam yas tutması, yemeden içmeden kesilmesi, sersefil ortada gezmesi ahirette kemiklerimi nurla dolduracaksa isterim tabi. ama sanmam öyle olacağını. o yüzden eşim dahil tüm insanlar için huzurlu bir hayat dilerim.
0
sanemz
(03.04.23)
Ben eşimin evlenmesini isterim yaa, tek kalmasını hiç istemem, üzülmesini karalar bağlamasını hiç istemem :( zaten benim minnoşum daha karabiberle kimyonu ayırt edemiyor, yalnız kalamaz :(
0
turuncu tonlarda
(03.04.23)
Ölüm geride kalanlar için büyük bir olay, yani biz erkekler için o kadar travmatik oluyor mu bilmiyorum, aranızda hiç babası ölen oldu mu annenizin durumunu gözlemleyebildiniz mi onu da bilmiyorum ama babam ölmemiş olmasa muhtemelen ben de "evlenmesin ya" bencilliği yapardım ama babam öldükten sonra gördüm ki o psikolojiyi atlatabilmesi biraz daha mutlu olabilmesi için keşke annem evlenseydi diyorum, yani tabii üstünden yıllar geçti hayata küsmedi şu anda da gayet sağlıklı ama ne gereği var yani "ölüm onları ayırana dek" mutlu yaşamışlar işte, sonradan neden mutsuzluğa mahkum olsunlar ki? Ben öldükten sonra da aynı şekilde eşimin evlenmesini mutlu olmasını hayatına kaldığı yerden devam etmesini isterim, normal olan bu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.04.23)
gercek sevginin, biriyle birlikte olsaniz da olmasaniz da karsinizdaki kisinin gercekten mutlu olmasini istemekle epey ic ice oldugunu dusunuyorum. bunu karsimdaki icin gercekten isteyemiyorsam da gercekten sevdigimi degil, ego kaynakli bir bencillik ve sahiplenme hissi oldugunu ve esasen kendi kendimi degersiz gormem ve karsimdaki evlenmesin de ne kadar degerli oldugumu kanitlasin gibi bir yerden geldigini dusunurdum sanirim. yani olumumden sonra bile, degerimi 3. kisilerin insiyatifine biraktigimi fark eder, yasarken bunun uzerine kafa yorardim sanirim. dolayisiyla, hele de ben oldukten sonra cok cok cok mutlu olmasini isterdim.

ayrica, o dediginiz ihanet duygusu ve gecmise aniya deger vermeme duygusu zaten, yasanmislik ne kadar guzel ve biricikse siz isteseniz de istemeseniz de olusuyor. yasamayan bilmez. yasayan biri olarak, sevdigim hic kimsenin de boyle bir aci cekmesini istemem. basiniza gelmeyen hakkinda atip tutmak hakkaten kolay.
0
kassiopeia
(03.04.23)
Ben öldükten sonra kim ne yapıyorsa yapsın. Ben öldüm diye eşim de yaşarken mi ölsün? Eşimin, eski eşini düzenli olarak anmasından rahatsız olurum ama bir yerden sonra. İlişkide sessiz 3. kişi var ve eşim asla tamamen benimle/bende değil gibi hissettirir.

Ünlü bir eski eş başka tabii. Onu çok fazla kişi anıyor. Michael Jackson öldüğünde eski eşi falan yoktu ama ölüm gününde 1412512 milyar kişi anıyor kendisini. Orada biraz farklı.
0
nawar
(03.04.23)
ben evlenmezdim. benden sonra herkes canı ne isterse yapsın.
0
gabe h coud
(03.04.23)
bu tamamen olayin nasil gelistigine gore degisir.

kayahan uzerinden gidersek, ipek zaten kayahan'in asik oldugu milyonuncu hatundu buyuk ihtimal, ergenler hatirlamaz ama ben "sari sekerim" ile savanora'da yaptigi dugunu net hatirliyorum. gider ayak taze bir ceviz daha kiralim dedi, hatun da gelecegini dusundu peki dedi. Kayahan'in benden sonra evlenmez diye dusundugunu sanmiyorum, evlenecegi belliydi.

Obur taraftan, diyelimki 20li yaslarda birisiyle evlenmisim. 40 sene evli kalmisiz, coluk cocuga karismisiz. Ikimiz de 60li yaslara gelmisiz. Ben geberdikten sonra hatun gidip biriyle evlenirse, obur tarafta yanima geldiginde soyleyecek iki cift lafim olur.

Bir tanidigimiz 40 sene evli kaldiktan sonra kocasini kaybetti, birakin baskasini bulmayi 1 sene yas tuttu hatun, surekli siyah giydi, makyaj yok vs..saygi duyulacak bir hareket bu, olmasi gereken budur..
0
cooperr
(03.04.23)
ahiret inancı olan birisi değilim, öldükten sonrasının tıpkı doğmadan önceki gibi olacağına inanıyorum. o açıdan eşimin ben öldükten sonra yapacaklarıyla ilgili hiçbir kaygım/düşüncem yok. kaldı ki öteki taraf inancım da olsa sanırım önemsemezdim - ben iyi anması, kalbinin bir köşesinde hayatına dokunmuş önemli birisi olarak görmesi güzel geliyor kulağa ama onun dışında benimle ölsün istemem. gönlüne göre birini bulacaksa, hayatının geri kalanını mutlu ve iyi geçirecekse evlensin. ölmüşüm yav aklı bende kalsa kime ne faydası olacak. güzel hatırlasın, hatırama sahip çıksın yeter. onu yapmasa bile bana ne, ölüyüm çünkü.

ben şu yaşta eşim ölse muhtemelen 5-6 yıl filan toparlayamam ama gerçek şu ki insan özellikle yaşlandıkça yol arkadaşına ihtiyaç duyuyor. belki tekrar aşık olurum, belki sadece kendim gibi birisiyle bir hayat paylaşmak için o yola girerim... bilemiyorum. karşıma çıkacak kişiye bağlı. eşim ölünce "aaa ne güzel karım vardı lan, olmadı böyle. iyisi mi yine evlenem" diye düşünmem ama bir noktadan sonra önüne bakmalı insan. önünde başka bir evlilik mi, aşk mı, asla bitmeyen bir acı ve yalnızlık mı olur orasını bilemem elbet.

birlikte olduğum kişinin eski eşini anması konusu da beni rahatsız etmezdi. ben 28 yaşındayım, şu an olsa üzer belki evet çünkü genciz, eşimin "hayatının aşkı" olmak, ilişki anlamında onun hayatına girmiş en özel insan olmak isterim. olamamak biraz burukluk yaratır sanırım. ama 35-40'tan sonra öyle olmaz diye düşünüyorum. hatta aksine hoşuma bile gidebilir eşimin eski kocasına vefa duyması, onu iyi anması. neticede adam ölmüş yani kalkıp ona kaçacak hali yok ki, kıskanacağım biri değil. "ne iyi kadın lan ben ölünce beni de özler herhalde" derim herhalde.

şahsi görüşümce hayat ne yazık ki romantik komedi tadında değil, öyle rüya gibi ilişki yaşayan insan sayısı yüzde 1-2 filandır. o açıdan ben vefalı, dürüst, sevgili, saygılı kadına tavım. eski kocasını özlesin, ben ölünce evlensin vs. bunlar zaten ilişkiyi ilgilendiren şeyler değil pek; denklemden en az bir kişi çıkınca oluşan ihtimaller. o yüzden o açıdan kafam rahat.
0
mark greg sputnik
(03.04.23)
Evlenmezdim, onun da evlenmesini istemezdim. Anlaşamama vs gibi bir durumdan ilişkimiz bitmemiş ki, öyle olsa hayatına devam etme kafasını anlıyorum. Ama hayat arkadaşım ölmüş, yani nasıl evlenebilirim ki.
0
kafasizbiri
(13.04.23)
(7)

dyson kablosuz

benim bir gizli bildiğim var
şimdi bu dyson şarjlı süpürgelerin fiyatları boy boy. 10bine de var 20bine de. evcil hayvan olmayan ve alerjik birey yaşamayan bir ev için düşünüyoruz. anlamlı fark var mı sizce v8 ile mesela v12 arasında?
şimdi bu dyson şarjlı süpürgelerin fiyatları boy boy. 10bine de var 20bine de. evcil hayvan olmayan ve alerjik birey yaşamayan bir ev için düşünüyoruz. anlamlı fark var mı sizce v8 ile mesela v12 arasında?
0
benim bir gizli bildiğim var
(02.04.23)
V8 alın.

En temel fark pil ömrü, ama V8 ile 3+1 evi tek seferde halledersiniz. Geri kalan farklar bence kritik değil.
0
alfired
(02.04.23)
ayni seride de her modelde her baslik olmuyor. simdi degismis midir bilmiyorum ancak ben alirken v8 serisinin absolute modelinde her baslik vardi. ozellikle sert zemin veya hali arasinda gecis yapacaksaniz iki basligin da elinizde olmasi guzel fayda sagliyor.
0
sanal uyku
(02.04.23)
Ben de v8 ile bu işi kapatabilsem memnun olucam. Peki aşırı çektiği için yere yapışma ve süpürmeyi zorlaştırma oluyor mu? Başlıkla mı çözüyoruz öyle şeyleri.
0
🌸benim bir gizli bildiğim var
(02.04.23)
asiri bir cekisi yok yere yapisacak kadar. bende v8'in ennnn basic modeli var (basliklar olarak yani) parkelere yapismiyor. evde hali yok ama banyodaki paspasa yapisiyor biraz ama o sanirim paspastan dolayi, veya benim baslik uygun degil.

sonuc olarak supurmeyi zorlastiracak bir durum yok yani.
0
hot potato
(02.04.23)
Bende v8 var. Ev iki artı bir hem tum evi hem koltuklari supuruyorum henuz sarjinin bittigine denk gelmedim. Fiyatlar nasil bilmiyorum ama bi ust modelini almak yerine ek olarak parke basligini alabilirsiniz belki. V8 de hali basligi cikiyordu cunku. Bir de iki motor modu var en guclude haliya yapisiyor ama normal modda gayet rahat supuruluyor.
0
rayde
(02.04.23)
agirlik farki var, eger belinizde bir sorun varsa ya da temizleyecek kisi kimse, ona da bakmanizi oneririm. onun disinda v8 gayet is goruyor. zaten turbo'da calistirmazsaniz, ki gerek yok zaten epey guclu, tum evi tek seferde temizliyor.
0
kassiopeia
(02.04.23)
V8 harika ama alabiliyorsanız 10’u alın v8le tüm evi süpürecekseniz bileği biraz ağrıtabiliyor. Ama ışıktı lazerdi cidden fuzili. V8 ağırlığı hariç canımız, çok memnunum. Kaldırmak için asla ağır değil bu arada sadece uzun süre tetiğe basarak tek bilekle kullanmak için v10 daha rahat.
0
kullanıcıadımbuolsun
(02.04.23)
(3)

şema terapi

duyurukullanıcısı
bu mevzuyu anlatan bir ingilizce kitap var mı?doktorum türkçe bir kitap önerdihttps://www.dr.com.tr/Kitap/Eyvah-Kotu-Bir-Sey-Olacak/Egitim-Basvuru/Psikoloji-Bilimi/urunno=0000000698954ama ben kitabı beğenmedim. yine de bir şans vermek istiyorum bu olaya.
bu mevzuyu anlatan bir ingilizce kitap var mı?

doktorum türkçe bir kitap önerdi

www.dr.com.tr

ama ben kitabı beğenmedim. yine de bir şans vermek istiyorum bu olaya.
0
duyurukullanıcısı
(02.04.23)
Turkce kaynak olarak asagidaki ilk iki kitabi oneririm, doktorunuzun bir bildigi vardir eminim ama bu iki kitap epey iyi.

Ayrica terapi ve iyilesmeye ilgi duyuyorsaniz 3 ve 4. Kitaplar da harika, direk sema terapisi degil ama cok guzel ve yalin anlatimla olayin ozune giriyor, bu yazarlari instagraminiz varsa oradan da takip edebilirsiniz.

www.dr.com.tr

www.dr.com.tr

www.amazon.de

www.amazon.com
0
kassiopeia
(02.04.23)
Hayatı yeniden keşfedin kitabı +1, bu zaten şema terapinin temel kitabı gibi bir şey. Ayrıca şema terapiyle ilgili iyi hissetmek adlı youtube kanalını takip edersen podcast tarzında videolar var. şema terapiye dair bilgini oldukça geliştirir. Alanla ilgili diğer kitapları da psikonet yayınlarından araştırabilirsin.
0
onkiloversemtamamım
(02.04.23)
keşfedin kitabı +1
adı çok uyduruk dursa da içeriği ufuk açıcı.
0
jimjim
(02.04.23)
(4)

magnezyum ve diğer takviyeler

mark greg sputnik
merhaba dostlar,"vücudumuzu perişan etmek; ağır hastalık, felç ve ölüm riskini arttırmak için nasıl yaşamalıyız?" sorusunun yürüyen cevabıyım ne yazık ki. hayatı minimumda yaşıyorum, müşkül durumdayım. yalnız son 8-9 gündür venatura'nın, kutusunda "magnezyum sitrat ve p-5-p (vitamin b6)" yazılı hapl
merhaba dostlar,

"vücudumuzu perişan etmek; ağır hastalık, felç ve ölüm riskini arttırmak için nasıl yaşamalıyız?" sorusunun yürüyen cevabıyım ne yazık ki. hayatı minimumda yaşıyorum, müşkül durumdayım. yalnız son 8-9 gündür venatura'nın, kutusunda "magnezyum sitrat ve p-5-p (vitamin b6)" yazılı haplarından atıyorum akşamları. hem uykumu daha verimli hale getirdi hem de eskiye kıyasla belirgin ölçüde daha az mayışık hissediyorum.

böyle olunca umut ışığı belirdi içimde, "lan belki bi şeyler eksik, tamam sağlıksız yaşıyorsun ama yağını suyunu alsan en azından bu kadar kötü hissetmeyebilirsin" dedim. bu minvalde,

1) bu belirttiğim ürün iyi midir? daha iyisi var mıdır? takviyelerde hep "şunu almayın o işe yaramaz, şu daha verimlidir" gibi öneriler görüyorum, ondan soruyorum.

2) önerebileceğiniz, faydasını gördüğünüz başka takviye var mı? zamanında b12'm aşırı düşük çıkmıştı mesela ama en yakın yer bile bana uzak geldiğinden gidip iğne olmamıştım. muhtemelen hala çok düşüktür. bunun için mesela işe yarar takviye var mı? iğne için her allahın günü hastaneye gitmek zor geliyor :/
0
mark greg sputnik
(31.03.23)
B12 çok fark ettiriyor. Yıllardır düşük seviyem. Her gün gidilmiyor. Sadece 5 gün her gün gidiyorsun. Sonra haftada bir kez 5 hafta, sonra sadece ayda bir kez gidiyorsun. Ben acilde yaptırıyorum. Düşükse mutlaka bundan başla. Beni yaşayan ölü durumundan kurtardı çok kez.

Destek olarak veriliyor mu bilmiyorum ama bende folik asit eksik çıkmıştı. Folik asit hapı içiyorum. Doktora söylersen onun için test isteyebilir.

Bir de B12 için hap var ama sindirim sistemime iyi gelmemişti.
0
dissendium
(31.03.23)
Once bi tahlil yaptirmayi dusunmez misin :)? Mesela ben senin bu anlattigin sekilde yasamaya basladigimda hep kandaki demir oranim dusuk cikiyor. Sorunun neyden kaynaklandigini bilirsen daha net tavsiyeler gelebilir ve daha cok isine yarar.
0
e mice
(01.04.23)
B12 demeye geldim ben de. Doktor takibinde olacagi icin igne olmasi daha iyi ama igne yaptirmasaniz bile yine VeNatura'nin B12 urunlerine bakabilirsiniz. Ignenin avantaji etkisini cok daha hizli gormek, hap ile ayni seviyelere daha yavas cikiyor kan degerleriniz.

Bir digeri de d vitamini. Eskiden saglik ocaklari olcup takviyesini yapiyordu ama sonra olcumden kaldirdilar, takviyesini hala yapiyorlar mi bilmiyorum, ama B12 ile ayni mantikti, 1 igne ile yuklu miktarda D vitamini veriliyordu. Duzenli takviye olarak almayi dusunurseniz kilo basina 100-150 IU arasi bisey almanin saglikli oldugu gorusunde epeyce bir uzman, bu da 70 kg biri icin 7000-10000 IU arasi bisey demek. Yine VeNatura'nin damla seklinde olanini alirsaniz, kahvaltidan sonra 7-8 damla ile halledersiniz.
0
taurina
(01.04.23)
Tahlil yaptirip doktorunuzla gorusun ama agir metal icermeyen omega haplarini hicbir zaman ihmal etmeyin. Sac/tirnak icin 10000lik biotin hapi alabilirsiniz. Yediklerinize dikkat edin, islenmis eti mutfaginizdan cikarin, disarda fazla yemeyin, evde bildiginiz seyi yiyin, sabahlari imkan varsa mutlaka gunese cikin ve gun icinde edebildiginiz kadar hareket edin.
0
kassiopeia
(01.04.23)
(2)

Adaylıktan vazgeçmek mümkün mü?

michael_knight
YSK'ya Cumhurbaşkanlığı adaylığı için başvuru yapan bir kişi en son ne zaman "Aday olmaktan vazgeçtim, pusulada benim ismim yazmasın." diyebiliyor?Pusulalar hangi tarihte basılmaya başlanıyor?
YSK'ya Cumhurbaşkanlığı adaylığı için başvuru yapan bir kişi en son ne zaman "Aday olmaktan vazgeçtim, pusulada benim ismim yazmasın." diyebiliyor?
Pusulalar hangi tarihte basılmaya başlanıyor?
0
michael_knight
(22.03.23)
31 mart'ta kesin aday listesi ilan edilecek ve matbaya gidecek.

o saatten sonra ölüm durumu haricinde bir degisiklik imkansiz.

ha ince ya da oğan icin soruyorsaniz 100 bin kisinin imzasina ihanet edip cekilmeleri cok dusuk ihtimal. Epey sikintili bir sey cunku siraya girip imza vermek. Sonra 100 bini bulup da o siradaki insanlarla alay eder gibi KK lehine cekiliyorum diyemezsin ve demeyecekler.

Erbakan da aynen pek tabii.
0
tantavizisyon
(22.03.23)
Pusulalar basildiktan sonra MI adayliktan cekilse ne cekilmese de, o saatten sonra insanlara duyuramazsin bile, insanlarin kadasi karisacak, resmen ihanet.
0
kassiopeia
(22.03.23)
(3)

İngilizce Kitap

parcaliham
İngilizcem fena değil. Yurtdışında bir masaya oturduğumda saatlerce uzun uzun konuşabiliyorum. Çıkıp İngilizce teklemeden sunum falan yapabiliyorum. Ama geliştirmem gerektiğini de biliyorum.İngilizceyi geliştirmek için kitap okumak istiyorum. Ama dili akıcı, çok zorlamayacak yazar öneriniz var mı? B
İngilizcem fena değil. Yurtdışında bir masaya oturduğumda saatlerce uzun uzun konuşabiliyorum. Çıkıp İngilizce teklemeden sunum falan yapabiliyorum. Ama geliştirmem gerektiğini de biliyorum.

İngilizceyi geliştirmek için kitap okumak istiyorum. Ama dili akıcı, çok zorlamayacak yazar öneriniz var mı? Borges falan severim mesela...
0
parcaliham
(21.03.23)
the new yorker okuyabilirim diye düşündüm. böyle okumaktan keyif alacağım şeyler öneriniz olursa sevinirim.
0
🌸parcaliham
(21.03.23)
Merhaba. Popüler bilime ilgi duyuyorsanız:

- New Scientist
- BBC Focus Science
- Scientific American
- American Scientist.
0
simderun
(21.03.23)
paul auster oneririm, turkce kitaplarini okuduysaniz gormussunuzdir ki basta zor gider ama sonra sizi icine alir. dilini cok yalin ve akici buluyorum.
0
kassiopeia
(21.03.23)
(10)

kınama huyu nasıl aşılır

roket adam
çok detay vermek istemiyorum ama bana sanırım babamdan geçen kötü bir huy var, o da kınama. sanırım içten içe gelen bir yetersizlik hissi yüzünden çok çalışma, çok şey öğrenme, sonra bunu yapmayanları yerme ve kınama gibi bir huyumuz var. bunu tanımadığım insanlara değil de iyi tanıdığım ve çok sevd
çok detay vermek istemiyorum ama bana sanırım babamdan geçen kötü bir huy var, o da kınama. sanırım içten içe gelen bir yetersizlik hissi yüzünden çok çalışma, çok şey öğrenme, sonra bunu yapmayanları yerme ve kınama gibi bir huyumuz var. bunu tanımadığım insanlara değil de iyi tanıdığım ve çok sevdiğim kişilere (eşim) hissettiriyorum.

çok basit şeylerde mesela "aa bunu nasıl bilmiyorsun" falan tarzı tepkiler değil de normal karşılamam gerekiyor. bunu nasıl aşarız, bilen düşünen var mıdır?
0
roket adam
(19.03.23)
kibir gibi mi? çalışkan ve çalışmanın karşılığını alan insanlarda oluyor sanki bu. ama herkesin çalışmasının karşılığını alabildiğini düşünmüyorum yani çok iş yapan çok para kazanır diye bi şey yok. bu yüzden o tatmini yaşayamadıkça çalışma arzusu da azalıp öğrenme isteğini kaybedebilir. eğer meraksız buluyosanız eleştirmek yerine kitabın orta yerinden değil de başlangıç seviyesinde bilmesini istediğin şeyi öğrenme yönteminden bahsedebilirsiniz. çünkü bilmeyen biri nereden başlayacağını da bilmez. genel olark "kültürsüzlük" gibi bi şeyse veya gündemden uzaksa redditten falan link yollayabilirsiniz arada. konuyu bilmiyorum ama ben bazı kült filmleri izlememiştim ve erkek arkadaşım ellerimi kollarımı bağlayıp göz kapaklarımı kibritle sabitleyip izletmişti :p bundan memnunum erk arkimin teşviki beni harekete geçiriyor.
"nasıl bilmezsinn" normal bi tepki. ben bilmediğime "evet bilmiyorum" diye kafama vururum. cahillik bazen komik oluyo bırakın da bilmediklerimizden utanalımmmmmm
0
ala09
(19.03.23)
kınadığını yaşamıyorsan sorun yok
olduğu gibi kabullenmek, sevmek

o noktalarda gelişim beklentin de varsa karşı tarafın da o heveste olması gerekir bu durumda
öğretmekten zevk almıyosan farklı bir motivasyon bulmalısın
bir de tepki verilecek şeyler verilmeyecek şeyler sınıflandırması
karşı tarafın kapasitesiyle empati yaparak düşünme, kendi kusurlarını akla getirmek
0
bir soru sorcam
(20.03.23)
Kınadığın her durumun hemen faydalarını görmeye çalış. Kendini buna şartla. Çünkü hiçbir şey tamamen kötü de tamamen iyi de değildir, ki zaten iyilik kötülük vs vs vs hep bizim zihnimiz için geçerli şeyler, yoksa her şey kendi varoluşunda nötr, var ve doğru, gerçek.

Her şeyde bir fayda görmeye çabalarsan bir süre sonra alışkanlık olur ve iltifata geçersin. Güzel olur. Tebrik ederim kendini seviyorsun :)
0
muhayyer divan
(20.03.23)
Cok guzel bir farkindalik bu bence, hic endiselenmeyin en onemli kismi isin.
Baskasinda kinadigimiz ozellikler kendimizde olup girmek istemedigimiz, kabul etmedigimiz ve kendimizde olmasina izin vermedigimiz seylerdir. Buradan baslayin oncelikle. Neyi kiniyorsunuz, kinadiginiz seyin kendinizde oldugunu fark edin, hatta esinizle konusun dilerseniz, ve kendinize bunun icin izin verin. Hicbir sey tamamen iyi ya da kotu degil +1.
Eger okuma yapmak isterseniz, Isigini Arayanlarin Karanlik Yani'ni tavsiye ederim, tam da bunu anlatir.
Eger genel olarak en yakinlariniza kotu ya da ters davranma huyunuz varsa, bu siklikla degersizlik hissi ile ilgili oluyor, kendimizi degersiz hissettigimiz icin aslinda bizi seven insanlari bundan hareketle degersiz goruyoruz.
Son olarak olani, oldugu gibi kabul etmek icin de okumalar yapin, kimseyi degistirmek ve nasil olmalari gerektigini soylemek haddimize degil aslinda.
0
kassiopeia
(20.03.23)
Kendi kusur ve yanlışlarını düşünmeyle işe başlayabilirsin.
0
diyecevaplandı
(20.03.23)
İnsanı kompleks bir canlı gibi düşün. Bildiği iyi olduğu başka şeyler vardır bununla birlikte yetersiz olduğu şeyler de vardır ki aslında senin kadar bilgili olmaması hatta daha doğrusu seninle aynı şeyleri biliyor olmaması ne kadar yetersiz yapar o da ayrı konu.
Bunları düşünerek karşındakini olduğu gibi kabul etmeye çalışabilirsin.

Ayrıca başarı ölçüleri de önemli. Daha çok mu para kazandığını için daha iyisin?daha iyi araba kullandığın için mi dahaniyi lastik değiştirdiğin için mi?
Ssenin eksiklik dediğin şeyin eksikliğini yaşıyor mu acaba karşı taraf?
Örneğin daha çok para kazanmadigi için eksikliğini hissediyor mu?
Lastik değiştiremedigi için yılda kaldı mı vs?
0
kisa
(20.03.23)
Şiddetsiz iletişim konuya şu şekilde bakıyor;
bu yaptığın şeyi bir veya birden fazla ihtiyacını karşılamak için yapıyorsun.
Farkındalık sahibi olman en güzel adım.
Kabul ihtiyacın olabilir, görülme ihtiyacın olabilir, empati vererek ihtiyacını bulmanda yardımcı olması lazım birisinin, sonra da bulduğun ihtiyacı nasıl karşılarsin ona bakıyorsun.
İhtiyaçları farklı şekillerde karşılayabilir ve aynı tatmini yaşayabiliriz.

Geri bildirim almak çok verimli oluyor.
bize sorduğun şeyi eşine sorup (seni kötü hissettirdiğini belirterek) ne düşündüğünü ne hissettiğini sorabilirsin. Onu rahatsız ediyorsa nasıl söylemeni tercih ettiğini sorabilirsin. Tahmin yerine iletişimi tercih etmek en verimlisidir.
Düşüncelerin ve davranış desenlerinin en derin çıkış noktasını bulmak uzun bir süreç ve cesaret istiyor altında acı oluyor genelde çünkü.
Yargısız, yorumsuz ve tahminsiz bir iletişim için şeffaf ve sevgi dolu olmak yeterli. Bir de şiddetsiz iletişim eğitimi almak ;)
0
hasmetizm 2046
(20.03.23)
ilk aşamada içinizden geçen şeyleri dışarıya vurmayın yeter
0
iwillsee
(20.03.23)
bir de aile içinde fark ettiğim bir durum var
örneğin kardeşim kendini geliştirdiğinde önceki eksiği aklıma geliyor
veya artık ben yeterince üstün olmadığım için bocalıyorum

yani bu durumdan mutlu olmak gerekiyor aslında
başkasına yardım ederek ya da kendi çabasıyla gelişiminden hoşnut olmak gerekiyor eleştirisel bakmak yerine
0
bir soru sorcam
(20.03.23)
eger fazla elestirel ve beklentili ebeveynler ile buyuduyseniz bu normal. surekli onu da yap bunu da yap, ya da bunu yapmazsan iyi olmazsin gibi bir yargi ile. ya da fark etmeden surekli sizden daha cok okumanizi ogrenmenizi bekledilerse. ayrica, bunlarin kendi yetersizlik ve degersizlik semalarimiz ile ilgisi var, kendinizi oldugunuz gibi degerli ve yeterli gordukce, sevilmek ve deger gormek icin 'performans' sergilemek zorunda olmadiginiz gercegi kendi icinizde oturdukca ve bunu tamamen kabul ettikce etraftan boyle beklentileriniz de azalacak. bunlarin hepsi kendi icimizde 'yetersiz' olarak degerlendirdigimiz ve kendimizde kabul edemedigimiz seylerin yansimasi aslinda, dolayisiyla is kendinizde basliyor ve bitiyor, kendinizi oldugunuz gibi kabul edip, kendimize oldugunuz gibi olma, mukemmel olmama (mukemmel olma gibi bir sey yok zaten) izni verdikce disariya bakis acimiz ve insanlari olduklari gibi kabul etme ve yazdiginiz diger seyler kendiliginden geliyor.

siz ne zaman sartli sevgiyi ogrendiniz, ne zaman bu halimle yeterli degilim, degerli degilim, sevmem icin x-z yapmam gerekiyor kalibini ogrendiniz, buralara bakip yavas yavas iyilesmek lazim. ayrica farkindaliginiz varsa, kendinizi her bunu yakaladiginizda - kendinizi yargilamadan - dusunce seklinizi ve davranisinizi duzelteceksiniz, bir sure sonra 'dogaliniz' bu olacak. gerekirse geri donup ozur dilemek, bu davranisinizin nereden dogdugunu aciklamak vs. hep gecerli yollar.
0
kassiopeia
(20.03.23)
(15)

Okuduğunuz kitapları ne yapıyorsunuz

dissendium
Merhabalar. Kitap okumayı çok isteyen biriyim. Ama evde kitap olmasını istemediğim için kitap almıyorum resmen. Odamda kitaplık istemiyorum. Toz olunca hiç hoşuma gitmiyor. Minimal yaşamayı seviyorum. Bunun için şunu düşündüm. Kitap alıp daha sonra okumak amacıyla fotoğrafını çekip (her sayfanın) so
Merhabalar. Kitap okumayı çok isteyen biriyim. Ama evde kitap olmasını istemediğim için kitap almıyorum resmen. Odamda kitaplık istemiyorum. Toz olunca hiç hoşuma gitmiyor. Minimal yaşamayı seviyorum. Bunun için şunu düşündüm. Kitap alıp daha sonra okumak amacıyla fotoğrafını çekip (her sayfanın) sonra kitabı satsam ya da bağışlasam nasıl olur? E-kitap icat edildi. Onu biliyorum. Ama ben ilk okuyuşumda basılı okuyup sonra kurtulmak istiyorum. Nasıl fikir?
0
dissendium
(15.03.23)
Yani hocam kitabı okuyup sonra her sayafanin fotoğrafini çekmek işkence olmaz mı?
Soruya cevap, okuduğum kitaplari kuram değilse büyük oranda ya satıyorum ya bağışlıyoum ya da hediye ediyorum.
0
Amaranta ursula
(15.03.23)
Bir e kitap okuycu , bir bir tarayıcı ve bir de calibre programı edin.

Taradıklarını bize de yollarsan sevaba girersin.
0
Mirket
(15.03.23)
Okumak amaciyla fotografini cekeceksiniz ama ilk okuyusunuzda basili okumak istiyorsunuz? Bu celiski bir yana, baya sacma ve zaman oldurucu bir fikir.
0
unidentified floating object
(15.03.23)
kitabın tüm sayfalarını çekmektense okuyup bitirip sonra satmak/bağışlamak işlemini neden yapmıyorsunuz? anlamadığım için soruyorum gerçekten. kitap baskısını okumak ama bunu kitap taşımadan yapmak istediğiniz için mi?
0
chanandler bong
(15.03.23)
Abi yanlış anlama ama kitap sayfalarının fotoğrafını çekip saklama fikri bugüne kadar herhangi bir alanda duyduğum en sürdürülemez ve anlamı olmayan çözüm önerisi gibi. Yani sana "kesinlikle böyle bir şey yapma" demem bence bir kere dene ve yapamayacağını deneyimleyerek gör, çünkü sen böyle bir fikir ürettiğine göre demek ki yapılabileceği düşüncesinin tohumları ekilmiş zihnine, o fikrin tohumlarını yok etmek gerekiyor, bunu da ancak deneyerek yapabilirsin. Kolay gelsin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.03.23)
Cevaplara çok şaşırdım. Kitabı okuyup birine verdikten sonra tekrar okumak istersem ya da bir şeye bakmam gerekirse diye fotoğrafını çekmek istedim. Benim derdim evde kitap birikmemesi. İlk okuyuşta da rahatça basılı okumak istiyorum. Zaman öldürücü olmasına katılıyorum. Ama telefonla bir fotoğrafta iki sayfa da çıkabilir. Bir saatlik iş bence. Deneyip göreyim madem.
0
🌸dissendium
(15.03.23)
abi kitabı oku sonra kitabın sol tarafında kitabı tutan tutkal var ya onu kırtasiyecilere kestirip kitabı tarattır. taradığın sayfaları bilgisayarda klasörle. bu sayfaları aynı zamanda e-kitapçılara paylaşırsan ocr yapar yayınlarlar. çok hayra geçersin.
0
tabii lan manyak mısın
(15.03.23)
Google bütün kitapları fotoğraflarını çekerek indeksledi. Tarama fotoğraf çekmeye göre uzun sürüyor çünkü.

Bireysel olarak bir kaç kitabı çekmek yapamayacağınız bir şey değil. Çok uzun süren bir aksiyon da değil. Bence gereksiz ama ihtiyaç duyuyorsanız yaparsınız.

Cep telefonunuza uygun bir tripod alın, sabitleyin, ışığı da sabitleyin, sadece sayfaları çevirip çekersiniz. En hızlısı bu.

Roman okumuyorum, genellikle iş kitapları oluyor. Ben okuduğum kitapları arkadaşlarıma veriyorum. Kitaplıkta az sayıda kitap var. Arkadaşlar istediklerini alıyor. Hiç dönüp tekrar bakma ihtiyacı duymadım.

Bir de PDF okuyorum.

Bir üstteki tavsiye de legal değil.
0
wct3 org
(15.03.23)
sahaflara verebilirsin. sözlükte ya da burada duyuru açıp isteyene alıcı ödemeli gönderebilirsin. okullara bağışlayabilirsin.

kitabın fotoğrafını çekmeye, arşivlemeye gerek yok. tekrar okumak istediğinde tekrar satın alırsın. ki böyle bir şey olma ihtimali çok düşük. terabayt terabayt arşivlediğimiz filmleri, cdleri, dvdleri düşün, hangisini tekrar izledik. izlediysek de çok az bir kısmı için bu kadar yüke gerek yoktu. tekrar satın alınabilirdi.
0
gabe h coud
(15.03.23)
kotu bir fikir, 20 sayfa ceksen bu ne diyip birakirsin bence. onun yerine kutuphanelerden odunc almak, e-kitap, ya da alip bagis yapmak sahafa vermek, sahafdan bir kitap alip sonra biraz farkla yenisi almak gibi yollara yonelebilirsiniz.
0
bay b
(15.03.23)
3-5 biriktirip kutuphanelere bagislayabilirsiniz, universite kutuphaneleri hala kullaniliyor.
resim cekmekten ziyade, artik hemen her kitabin pdf'i ya da ekitap hali bulunabiliyor, tavsiyem kindle edinip, sonradan bakmak isteyeceginiz kitaplari oraya yuklemek olacaktir. ayrica kindle da altini cizmek, ve sanirim not almak da mumkun. bu sekilde geri donup bakabilirsiniz. ancak kindle'dan okuma aliskanligi edinmenizi de tavsiye ederim, ben cok soguk bakiyordum bu fikre ama alisinca ozellikle incecik ve hafif bir aletle onlarca kitap tasimak cok hosuma gitmeye basladi, ozellikle uzun seyahatlerde ve ise gidip gelirken buyuk kolaylik.
0
kassiopeia
(15.03.23)
tabletten okuyorum artık. olanı da millete dağıttım. dediğin gibi toz yapıyor, toza tüye de alerjim var.
0
Erestor
(15.03.23)
Kutuphaneye uye olup kitaplari odunc alip okuyup kendi arsivin icin de ebook olarak depolayabilirsin sanki :)
0
e mice
(15.03.23)
saklıyorum ve birikiyor mecburen. keşke kitaplık sistemi olsa türkiye’de. var olan evime çok uzak; 1 saat gidiş 1 saat dönüş, ayrıca çok kalabalık, yeni kitaplar gelmiyor vesaire.
0
deartheodosia
(15.03.23)
Evde kitap tutmamaya bu kadar istekli olsaydım ama illa da baskı kitap okumak isteseydim buna üç şekilde yapardım sanırım

Ya okuduğum kitabı başkasına verip/satıp o noktadan sonra aklımda kalanlarla idare ederdim,

Ya kitabı basılı sipariş verip pdf veya epub halini de internetten bulup indirirdim. Kitabı verince elimde onlar kalmış olurdu.

Ya da en üst noktada hem basılı hem de dijital kitap siparişi verirdim.

Ama hiçbir zaman tek tek fotoğraf çekmeye yelteneceğimi sanmıyorum. Üniversitede kütüphanede yayın fotoğrafları çektiğim zamanları hatırladıkça daral geliyor. Hele bir de dizi dizi fotoğrafı açıp bir şeyler aramak kanser sebebi.
0
akhenaten
(15.03.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.