Giriş
(6)

Biberiye suyu neden saç beyazlatıyor?

moonie
Bir süredir biberiye suyu saç toniklerine kafayı taktım. Ucuzundan pahalısına farklı farklı birçok marka kullandım dönem dönem. Her birinin yorumlarında saç beyazlattığına ilişkin deneyimler okuyordum ama araştırdığımda doktorlar tarafından bunun mümkün olmadığına yönelik açıklamalar vardı, aksine b
Bir süredir biberiye suyu saç toniklerine kafayı taktım. Ucuzundan pahalısına farklı farklı birçok marka kullandım dönem dönem. Her birinin yorumlarında saç beyazlattığına ilişkin deneyimler okuyordum ama araştırdığımda doktorlar tarafından bunun mümkün olmadığına yönelik açıklamalar vardı, aksine biberiye suyunun saçın rengini korumada faydalı olduğu söyleniyordu.

Bir haftadır yine biberiye suyu toniği olan organik içerikli bir ürün kullanıyordum sabah ve akşam. Ve bugün bingo, saçımda beyazlıklar gördüm. Hem yaş hem genetik sebebiyle saçımın kendiliğinden beyazlayacağını düşünmüyorum, zaten toniği kullandığım bölümde var sadece beyaz teller.

Peki biberiye suyu saç tonikleri neden saç beyazlatıyor? İçerik olarak bakıldığında saç beyazlatma etkisi verebilecek hiçbir şey görmüyorum, çok saçma değil mi?
+1
moonie
(10.10.25)
Muhtemelen saçı zaten beyazlayan kişiler biberiye suyu saç beyazlatıyor mitine inanıp doğal olarak beyazlayan saçlarını bununla ilişkilendiriyorlar, yoksa biberiye suyunun saç pigmentlerini öldürüp saçın beyazlamasına neden olma ihtimali yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.10.25)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
Ben de öyle düşünüyordum da tam sıktığım bölümde saçın boylarında yani tam ortasında beyazlıklar var. Kendi beyazladı desem böyle beyazlama da olmaz, çok garip. ChatGPT toniğin kuruyunca kalıntı olarak küllü bir ton bıraktığını ve bunun beyaz gibi görüneceğini söyledi, ürün içeriğini gönderdiğimde ise PEG-40 Hydrogenated Castor Oil + Phenoxyethanol kombinasyonunun açık saçlarda geçici pigment oksidasyonuna sebep olabileceğini yazdı. Geçici bir durumdur diye düşünüyorum şu an.
0
🌸moonie
(10.10.25)
Bayhan trollüğü mü? Bence beni biriyle karıştırıyorsun abuzer.
0
🌸moonie
(10.10.25)
herhangi bir ürün hakkında yüzlerce, binlerce bot olumlu yorum varken birileri saç beyazlatıyor diyorsa o yorum doğrudur. birileri kral çıplak demiş, inanmak istememişsin; fakat deneyimleyerek görmüşsün. Neden beyazlattığını yapılan bir araştırma ile çözerler yakında. Bir sürü insan da saçının beyazladığı ile kalır.
0
adivar
(10.10.25)
bade natural açıklama yapmıştı analizleri paylaşmıştı beyazlatmadığına dair. sitesinde vardır analiz.
0
mor oje
(10.10.25)
biberiye suyunun sac beyazlattigini ilk kez duyuyorum. ancak soyle bir sey olabilir mi biberiye suyu saci daha cabuk uzatiyor, bu nedenle zaten beyazlamaya baslamis sac daha cabuk uzadigi iicn oyle geliyor olabilir diye dusunuyorum.
0
kassiopeia
(10.10.25)
(9)

instagram takip talepleri

deartheodosia
istemediğim kişilerden gelen talepleri tanıdığım için mecburen bir süre sonra kabul etmek zorunda hissediyorum. yani bu kişilerle problemim yok zaten ama özel hayatımı görmelerini istemiyorum. storylerden kısıtlayınca da anlaşılıyor. yani derdin bu mu denilebilir ama canımı sıkıyor işte, siz napıyor
istemediğim kişilerden gelen talepleri tanıdığım için mecburen bir süre sonra kabul etmek zorunda hissediyorum. yani bu kişilerle problemim yok zaten ama özel hayatımı görmelerini istemiyorum. storylerden kısıtlayınca da anlaşılıyor. yani derdin bu mu denilebilir ama canımı sıkıyor işte, siz napıyorsunuz bu durumda?
0
deartheodosia
(05.10.25)
herhangi birinin görmesini istemediğim şeyleri sosyal medyada paylaşmıyorum. paylaştığım şeyler de yine sadece arkadaşlarım görebilecek şekilde ayarlı olmasına rağmen, internete yüklenen hiçbir verinin size özel kalmayacağını bildiğim için herkese açık şekilde paylaşamayacağım hiçbir şeyi sosyal medyaya yüklemiyorum.

hiçbir şekilde görmesini istemediğim kişiler de var illaki, onları da engelliyorum. yine fake profille, arkadaşının profiliyle falan görebilir elbette bunun da farkında olarak engelliyorum.
0
reanarchy
(05.10.25)
Nasıl anlaşılıyor storyden kısıtlama?
0
Kahvedesu
(05.10.25)
Kafam bozuluyor benim de. Bazen bütün cazgırlığım üstümde oluyor, öööf ne derse desin deyip kabul etmiyorum veya arkadaşlıktan çıkardığım oluyor, hiçbir etkileşim yok anca gözetliyor falan. Yapamadığım zaman sanırım düşünmemeye çalışıyorum.
0
muhayyer divan
(05.10.25)
Takipleşecek yakınlıkta görmediğim ama yüz yüze baktığım insanlara sanki hesabı açmışım da öyle duruyormuş kullanmıyormuşum gibi bir tavır takınıyorum.
Takipleştiklerimden gelen “story atmıştım görmedin mi” gibi bir şey gelince bakmıyorum o bölüme diyorum.
O anki duruma göre baştan sabma cevaplarla geçiştiriyorum genelde.
0
mutekebbir
(05.10.25)
Kabul etmediğin insan sana gelip niye kabul etmedin diyecek mi? Yüzsüz olmayan kimse demez bence, bunu diyecek kadar yakınsa muhtemelen kabul edersin zaten.
0
Bruce
(05.10.25)
Kabul etmiyorum. Hic oyle bir mecburiyet hissetmedim acikcasi, sosyal medya hesabim olmasi herkese acik olacagi anlamina gelmiyor, oyle olsa gizli yapmam zaten.
0
kassiopeia
(05.10.25)
Çözümü yok
0
HellKeePer
(05.10.25)
ben kabul etmiyorum. beni kabul etmeyenler de oldu, ilk başta bir şaşırdım ama sonra umursamadım. çok çeşitli sebepleri olabiliyor takipleşmek istememenin. oturup onu düşünecek değilim, bence başkası da oturup bunu düşünmemeli.
0
loch ness
(06.10.25)
Şimdi baktım 246 takip isteği var. Tanımadığım kişilerde var içlerinde tanıdıklarım da. Kısacası kabul etmiyorum.
0
naksidil
(06.10.25)
(33)

Evinize yatılı gelen kayınpederiniz şunları yapsa ne yapardınız?

mahmuttt
İki yaşında çocuğunuzun Odasında camı açıp camda sigara içiyor fakat duman kokusu çocuğun odasına vuruyor. Eşime söylüyorum salonda içse olur mu diye çocuk odasındaki eşyalara sinmesini istemiyorum diyorum. O diyor ki bunu söyleyemem saygısızlık olur. O zaman annene söylet diyorum annem de söylemekt
İki yaşında çocuğunuzun Odasında camı açıp camda sigara içiyor fakat duman kokusu çocuğun odasına vuruyor.

Eşime söylüyorum salonda içse olur mu diye çocuk odasındaki eşyalara sinmesini istemiyorum diyorum. O diyor ki bunu söyleyemem saygısızlık olur. O zaman annene söylet diyorum annem de söylemekten çekinir diyor.

En son sigara içerken adam çaktırmadan arkası dönükken hava temizleyiciyi arka köşeye koydum açtım mecburen. 8-10 metre kare oda. Rüzgar vurdukça odanın içi kokuyor leş gibi çünkü.

Adam tabi farketti benim koyduğumu. Sen mi koydun diye sordu ben de evet dedim. Çok fazla açıklama yapmadım.
Bana diyor ki babama saygısızlık yaptın.


Babasının yanındayken de bu lafa açıyor işte mahmut rahatsızlığını belirtmek istemedi falan diye ben de yok hayır olur mu öyle şey filan dedim çok da fazla aşırı cevap vermedim.

Biraz da çünkü adam anlasın istiyorum rahatsızlığımı direk de söylemek istemiyorum saygısızlık olmasın diye.
0
mahmuttt
(03.10.25)
döverim net döverim. evden bile kovarım. 2 yaşındaki çocuğun yanında sigara içen insan görünce bile tepem atıyor.
0
mikahakkinen
(03.10.25)
Sorun kayınpederde değil, eşinizde. Saygısızlık olarak söylediği hiç bir şey, saygısızlık değil. Usturuplu bir şekilde söylerse kayınpederin ne kadar yumuşak olduğunu göreceksiniz.
0
etna
(03.10.25)
Koca koca insanlar olarak başka koca koca insanlarla kendi evimizde yaptıkları ve hoşumuza gitmeyen şeyler hakkında medenice konuşabilmeliyiz. Bunun saygıyla bir alakası yok.

Ayrıca konudan bağımsız; saygı kavramını anlamayan, bu nedenle de yerli yersiz bu kavramı kullanıp onu anlamsızlaştıran bir toplumuz. Bundan da vazgeçmemiz lazım.
0
salihdt
(03.10.25)
sigara içen insanın kendisine saygısı yoktur zaten siz neyin saygısını göstereceksiniz ya? sigar içenler bunu dünyanın en normal şeyi olarak gördükleri için içip çocuğun ağzına üflese de sorun yoktur onun için. direkt uyarmanız lazım alınırsa da alınsın.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.10.25)
Evden kovarım. Evimin hiç bir köşesinde sigara içilmesini istemiyorum derim. İçmek isteyen varsa çıksın dışarı 5dk içip gelsin derim. Bunu isteyince saygısızlık etmiş olmuyorsun tam aksine çocugun odasında sigara içerek o size saygısızlıgın alasını ediyor. Bu arada eşiniz de tam dayaklık
0
limonlu eksi
(03.10.25)
Doğrudan olmasa da dolaylı uyarmalarınız böylece devam etsin.
Bu, saygıda kusur falan değildir.
Gittiği yer kızının ve damadının evi de olsa her istediğini
yapamayacağını anlaması lazım.

Eşiniz de belli ki babasının
kendisine tepkisinden çekiniyor.
0
diyecevaplandı
(03.10.25)
Ya saygısızlığı, siz aşirette mi yaşıyorsunuz? "Baba burada içme, çocuk odası burası, balkonda iç, hem de gel çay da içeriz iki laflayalım" de mesela...
0
malheiros
(03.10.25)
Sigara içen biri olarak bile ne evimde sigara içerim ne de çocuğumun görmesini isterim. Dışarı çıkarim balkona orada içer gelirim. -20 derecede olsa yine orada içerim.

Yaşadığınız şeyi yasayan bir arkadaim var onun kayınpederi salonda iciyormus. Dedim konus, eşiyle konuşmuş söyleyemem ayıp olur demiş. Dedim Allah yardımcın olsun.

Sizin de Allah yardımcınız olsun.

Balkonu olan bir evde balkona çıkmadan sigara içen kişinin ne aileye ne de torununa saygısı yoktur. Kendi evinde istedigim haltı ye, çocuklu evde yapma bunu.

Ufak çocuğunun her şekilde yanında sigara içen adamlari da dovesim geliyor.
0
blue eyes white dragon
(03.10.25)
ben anlamadım bir anne çocuğunun sigara dumanını her an solumasına nasıl razı olabilir?

saygısızlık mı kalmış artık. suç eşinizde. derhal uyarmalı babanızı.
0
Hallegadola
(03.10.25)
Saygısızlık falan yapmadınız, iki yaşındaki bebenin olduğu odada sigara mı içilir, cahil midir nedir yahu? Ben olsam "burada sigara içmeyin, çocuk astım olur, kokusu da siniyor, en iyisi balkonda ya da başka müsait bir yer varsa orada için" derim. Kayınpeder mafya falan mı neden korkuyorlar ki?
0
lamborcini
(03.10.25)
sigara balkonda içilir. saygısızlık değil. babam geldi eve balkonda içirttim. balkon yoksa camda içilmez. çocuğun odasında hele hiç içilmez. bu saygısızlık değil. sigara içen saygısız asıl.
0
jelly bear
(03.10.25)
Döverim kovarım diyenler ne yaşıyor acaba ya komiksiniz. Kendi babanız gelse döveceksiniz sanki sigara içti diye. Medeni insanlar konuşarak anlaşabiliyor, tavsiye ederim yani baba salonda iç diyebilirsiniz, hiç de tepki göstereceğini ve yok illa torunum odasında içicem diyeceğini sanmam.

Konudan bağımsız, eşin doğulu mu?
0
Gradient_tabanlı_mor
(03.10.25)
zamanında dedem aynısını yapmış (ben yenidoğanken). aradan neredeyse 40 yıl geçmiş babam hala bir şey diyemedim diye söyleniyor. saygısızlık falan demeyin, dolaylı yollarla uğraşmayın direkt söyleyin.
0
inheritance
(03.10.25)
ya onun yaptığı saygısızlık olmuyor da, size bu kadar kendinizi kötü hissettirmeye hakkı var da, 2 yaşındaki çocuğun odasını leş gibi zehirlemeyi kendinde hak görüyor da, ıkına sıkıla "ya içmeseniz mi" bile diyemiyorsunuz da siz mi saygısız oluyorsunuz? bi gitsinler ya, çok sinirlendim. hikayede çocuğunu korumak isteyen sizden başka herkes aymaz ve haksız ve saygısız.
0
ofelia
(03.10.25)
bu esiniz anneniz hasta diye cocuga bakmasin diyen ayni esiniz mi?
cok enteresan kafalar gercekten. olaya dahil olan herkes, siz de, esiniz de, annesi ve babasi da cehalet ve sacmalik akiyor. boyle bir durumda esinize ;babana soyler misin' diye sormaniz bile abes, soz konusu olan cocugunuz, esiniz kadar siz de sorumlusunuz ve yetki sahibisiniz.
0
kassiopeia
(03.10.25)
anamıza, babamıza saygıda kusur etmeyelim tabi.

amaa!

s.kerim böyle babayı.
kendisi bunu sorun olarak görmüyor olabilir, buna bir şey diyemem.

bence eşinizi araya koymadan direkt iletişim kurun uygun bir dil ile.
0
stay with me
(03.10.25)
nasıl hayatlar bunlar amk çocuğumun sağlığını düşünmeyen kayınpederi de eşimi de siktir ederim
kendi babamı sigara içerken tekmeyle atarım aşağıya yallah siktir git mağarana
0
croswell
(03.10.25)
bence hepinizin iletişimi problemli.
sigara içen insanın kokuyu fark etmemesi normal.
üstelik önceki nesiller çocuk yanında sigara içilmesi konusunda bizim kadar hassas olmayabiliyor, muhtemelen cama çıkmasının yeterli olacağını düşündü.

bunu eşinizden sektirip söyletmeye çalışmanıza gerek yok.
madem oraya hava temizleyici koyabiliyordunuz, ki bu çok daha sert bir hareket, "baba ya rüzgarla duman içeri giriyor, gel biz senle balkonda oturalım rahat rahat iç sen de" ya da "baba ya gel salon camında iç, buradan rüzgarla içeri giriyor, sana ben çay da koyayım" falan gibi bir üslupla uyarabilirdiniz gayet güzel bir şekilde.

asıl şimdi bu yaptığınız biraz ayıp olmuş.
abartılacak bir şey yok.
0
blatta hiberna
(03.10.25)
Eşinizi araya koyma sebebiniz nedir?
Alın adamı karşınıza güzel güzel anlatın konuyu.
0
Mirket
(03.10.25)
asıl saygısız olan kayınpederiniz. söz konusu çocuğunuz olunca kimseye karşı pasif davranmayın lütfen. gerekli yerlerde tepkinizi kibarca koyun eşiniz darılsın gerekiyorsa. o da düşünsün çocuğunu bi zahmet.
0
rayde
(03.10.25)
eşin ne kadar pısırık ya. söylemek çok mu zor? saçmalık.
0
summerjam0306
(03.10.25)
döverim, kovarım diyen arkadaşlar yavaş gelin.

dövmem, kovmam ama açık açık söylerim. baba gel şu tarafta iç, duman içeri giriyor çocuğun odası kokuyor diye. yeni evliysem çekiniyorsam eşime söyletirim.

eşiniz maaşallah sizin annenize "anne hastaysan gelmeseydin dinlenseydin, çocuğa da hastalık bulaştıracaksın" falan diyor. saygısızlık falan da olmuyor. aynı çocuğun odasında sigara içilmemesini söylemek niye saygısızlık olsun?
0
kibritsuyu
(03.10.25)
oğlunuzun odasında sigara içmesini istemediğinizi söylemenizi saygısızlık kabul eden birisi zaten bu saygıyı hak etmiyordur. ince düşünecek bir durum yok. "bu odada sigara içme, hatta bu evde sigara içme" netliğinde bir cümle kurun. hiç evirip çevirmeye, kıvırmaya gerek yok. doğrudan söyleyin. belli ki anlayışlı birisi değil.
0
co2s2
(03.10.25)
Eşine sorma. Sen söyle. Saygısızlık yapmıyorsun.
@rayde +1
Darılıyorsa da darılsın. Bu ne ya ben gerildim. Bu kadar düşünmenize sebep olan eşiniz suçlu. Manipüle ediliyorsunuz.
0
sevilen progressive türkücü
(03.10.25)
Bu adam kizini karisini doven bir baba herhalde. Korkuyla her seyi saygisizlik goruyorlar. Ben evime gelen herkese balkonu gosteriyorum. Balkon ardiye gibi oldugundan apartmanin onune inip icen bile oluyor. Kimse de bozulmuyor, saygisizlik olarak gormuyor. Senin durumun bir de bebek odasi yani. Direkt soyle bir daha yapma de.
0
Kittie
(03.10.25)
baba salonda rahat rahat iç diyemediniz mi?
yalnız adamda pes yani onca oda içinde neden çocuğun odasında içiyor herkes ayrı bi manyak olmuş ya iyi dayanmışsınız ben burda sinirendim.
0
eja
(03.10.25)
aynısını senin baban yapsa eşin acaba böyle davranır mı? bence davranmaz. babana niçin söylemiyorsun diye sana kızar, bu yaşa geldin babana ağzını açamıyorsun diye aşağılar, sonra tutar kendisi babana söyler.
misafire her türlü saygı gösteririm ama benim evimde benim kurallarım geçerlidir. benim kurallarıma uymayana saygı göstermem.
yaşlı insanlar için sigara çok aşırı normal bir şey. bence ne yaptıgının farkında değil. o yüzden kibarca söylenebilir. iki yaşında çocugun duman solumasından iyidir.
0
abelardo
(03.10.25)
senin ve eşinin anne babaya saygı konusunda garip bi takıntınız var. sizi nasıl böyle büyüttüler anlamadım. geçen gün de eşin annene hasta isen gelmeseydin demişti sen de onun için eşine yüklenmiştin :) kadın da şimdi sana yapıyor aynısı bak hak ediyosun bence.

neyse sigara konusunu eşiniz değil siz de söyleyebilirsiniz, biz evimizde çocuk olmadığı halde sigara içilmesine izin vermiyoruz annem geldiğinde balkonda içiyor. siz de bunu söyleyin balkonda içebilir misin, çocuğun eşyalarına koku sinmesin yazık diye.
0
Sadece soruyorum
(03.10.25)
Bence boşan usta, eşin çok garip şeyler yapıyor. Başka bir duyuruda dolaylı olarak anneni evden kovduğunu anlatmıştın. Kendi babasına gelince maşallah, çocuk falan tanımıyor sağlığını umursamıyor. Annene gelince cinayet işlemiş muamelesi yapmıştı..
0
dawsonscreek
(03.10.25)
iki yaşında çocuk olan evde değil şu oda bu oda, evin hiçbir yerinde içirmem. gitsin binanın önünde içsin. ya da balkon varsa balkonda.

bu arada çocuk odasında sigara içmek nasıl bir farkındasızlıktır, çüş dedim. eşinizin babası karşısındaki ezikliği de hayret verici.

sabır diliyorum size bu aileyle.
0
sir gawain
(03.10.25)
çok kalmayacaksa idare edin. iyice havalandırın. bir süre sonra koku geçer belki. geçmesi için başka güzel kokular kullanırsınız.

adama demek sizi geriyorsa çok, kendinizi germeyin o kadar. söyleseniz adam bozulacaksa bu sefer de siz yine üzüleceksiniz. ne gerek var...
0
santimantal
(03.10.25)
İnsan en yakını olan annesine babasına -oldu da onlar düşünemedi- çocuğun yanında sigara içerse başka yerde için annae/baba çocuk rahatsızlanır vs diyebilmeli. Bu saygısızlık falan değil. Bunu demekten kaçınmak da normal değil. Anne baba böyle şeyden niye kırılsın veya niye saygısızlık olsun bu.
Onlarda sizin kadar çocuğun sağlığını düşünür. Yaşlı olunca belki bazı şeylere ehemmiyet gösteremeyebilirler. Bu konu gayet anlayışlı bir şekilde hiçbir şekilde gerilmeden halledilir.
0
ezkaza
(03.10.25)
kaç gün kalacak?

aile işleri dert. bikaç günse sallayın, saçma da olsa karınız bunu unutmaz bin defa getirir.
0
gurur
(04.10.25)
(16)

Bakıcıyı göndereyim mi?

rayde
6 buçuk aylık kızımın bakıcısı var. İşe başlayalı 2 hafta oldu daha doğrusu 22 Eylül'de başlamıştı. Başladığı gün yol parasını verdim 7 günlük. 1 Ekim yani dün de 9 günlük maaşını verdim. Maaşını hesaplarken anlaştığımız ücret/30 * 9 şeklinde yani günlük maaşını 30 a bölerek hesapladım verdim. Kadın
6 buçuk aylık kızımın bakıcısı var. İşe başlayalı 2 hafta oldu daha doğrusu 22 Eylül'de başlamıştı. Başladığı gün yol parasını verdim 7 günlük. 1 Ekim yani dün de 9 günlük maaşını verdim. Maaşını hesaplarken anlaştığımız ücret/30 * 9 şeklinde yani günlük maaşını 30 a bölerek hesapladım verdim. Kadın beğenmedi. İşte 22 günden hesaplaman lazımdı da ben 9 gün geldim ona göre vermen lazım diye söylendi biraz. Halbuki 22 günden hesaplarsam 7 gün geldi bu sefer 7 günlük vermem lazım. Neyse baya bi karşılıklı konuştuk tartışma olmadı ama sonuçta hesabı yanlış. Onun hesabıyla maaş verirsem 9 gün için yarım ay maaşına denk geliyor.

Daha sonra eşiyle telefonda konuşurken annem duymuş "alamıyosak madem bu ay da avokado yemeyiveririz" falan demiş. Sabah kahvaltıda avokado yedirmiştim çocuğa onda mı gözü kaldı öylesine mi söyledi anlamadım.
Bir de sürekli önceki işverenim kutu kutu sevdiğim çikolatadan alırdı, vay efendim yol parasını bazen bin lira fazla verirdi e bu fazla derdim olsun derlerdi gibi şeyler anlatıp duruyor. Ay ödemelerim var, kızımın yurt taksidi var, borçlarım var diye aralara da serpiştiriyor.

Bu konular beni çok rahatsız etti. Yolun başındayken baybay mı desem acaba? Henüz işe başlamadım başlamama 3 hafta var başka birini bulurum belki :/
En başta anlaşırken pazarlık bile etmedim ne maaş ne yol istediyse tamam dedik.

Her sabah kahvaltı sofrası öğle yemeği hazırlayıp koyuyorum aslında o yapacak diye anlaşmıştık ama henüz çalışmadığım için ben yapıyorum. Yine çalışmıyorum diye çocuk uyuyosa erken çık sorun olmaz falan diyorum. Yüz mü verdim noldu?
0
rayde
(02.10.25)
evet uğraşılmaz. kov gitsin.
0
jelly bear
(02.10.25)
yolla gitsin şimdi sorun cıkaran ilerde daha cok sorun cıkarır
0
koela
(02.10.25)
yol verin bence de uzun süreli bir ilişki olmayacak gibi görünüyor. hesabı yanlış bu arada. anlaştığınız maaş/30*9 olması doğru.

siz işe başladıktan sonra anlaşmazlıklar büyürse o zaman daha çok sıkıntı olur. ayrıca eski iş yeri bu kadar iyiyse çıkmasaymış :)
0
Sadece soruyorum
(02.10.25)
Bu tip isleri yapanların kafasi basmiyor. O yüzden işinden memnunsaniz konuşun, anlatın, orta yolu bulun.

Bunlar beni tutuyorsa para bok
Yolu da isteyem nolcak ki, önceki vermedi belki bu verir
Cukulat pizza vs isteyeyim alirlar onlara koymaz
Masraflarimi soyleyem acıyıp para versinler para coktur

Mesela sizin maas hesabiniz daha cok para veriyor olsaydi hep oyle hesaplardi. Hakkaniyet yok cogunda. Ama yuzde 99unun matematigi yok. Mesela ayin 5 maas diyorsun. Ayin 5inde 5 gunluk para eksik yatti diyorlar...

Ne kadar güzellik yaparsan o kadar iyi, sonucta cocuk emanet. Ama hepsi gorev olacak bir yerden sonra. Memnunsan konus duzelt degilsen next
0
Shepard
(02.10.25)
Şu tarafı var bence, eğer o 9 gün tartışması uzlaşmayla sonuclansaymis bir bakilabilirmis de, o kendini haklı gördüğü halde istediğini alamamis. Telefon konuşması buna işaret etmiyor olsa bile, gözü kalabilir evet ve çocukla ilgilenen biri sozkonusu olunca riske girmeye değmez.
0
encokbenisevinnolur
(02.10.25)
Duyuruda bakıcıdan benim kadar çeken yoktur. :D

Ben böyle şeylerde hep fazladan verme taraftarıyım, sonuçta çocuğuna bakıyor yani çikolata da alınır yol parası ekstra da verilir sorun etmem ama bunu dile getirip durması yüzsüzlük yapması çok itici.

Ayıptır sorması ne kadar veriyorsunuz?
0
yenibirgüzelnick
(02.10.25)
40+yol+ sigorta seklinde veriyoruz.

Ya yaptigi isten memnun kalsam soyle uc bes ay gecse mesela hem guzel zam yaparim hem arada biseyler veririm bayramlarda seyranlarda sonucta cocugu emanet ediyoruz ama ise girer girmez olunca bilemedim.
Referanslari da iyiydi hatta tanidik referans da var. O sebeple kafam karisti baska birini arama konusunda.
0
🌸rayde
(02.10.25)
o iş daha iyiye gitmez. konu sadece para mevzsusu değil. etrafında sürekli negatif, talepkar ve dırdırcı bir insan olması senin hayat kaliteni de etkiler.

hiç uzatmaya gerek yok.
0
orpheus
(02.10.25)
bu tiple uğraşılmaz gerçekten, bulmak çok zor değilse böyle kıyaslama yapan sürekli fazla para isteyenle çalışmamanı tavsiye ederim çünlü isteklerinin sonu gelmiyor, izinde de para istemeye başlıyorlar sonra evden yemek götürme isteği geliyor sonra kızıma şunu alırmısın diyor.. diyorda diyor.

lütfen onun yükümlü olduğu hiç birşeyi yapma ve görevini hatırlatmaktan çekinme. iş veren gibi davran arkadaş gibi değil yolun başındayken böyle davranırsan sonrasında üzülmezsin
0
eja
(02.10.25)
sadece sunu demek icin yaziyorum, bu onceki isverenin alip verdikleri, ekstra paralar falan filan, bunu annemin 20 yillik temizlikci kadini da yapiyor inanin, yani sorsaniz annem disinda herkes birlik olmus kadina binlerce lira veriyorlar ekstradan ve bu hep boyleydi. annem hic takmaz, aa ne guzel diyip gecer. zira hem verebilecek durumu yok emekli zaten hem de sonu yok yani, elbette bayramda seyranda unutmayiz, aile gibi olduk artik ama muhtemelen digerlerine de annem icin ayni hikayeyi anlatiyor. kendisinin de de inekleri, tavuklari, ekstra evi tarlasi, her cocugunun birer evi filan var yani. herkes bir turlu oluyor iste, aliskanlik mi diyeyim, ne koparirsam mi diyeyim. en azindan bu konuya sanirim fazla takilmamak gerekiyor.
0
kassiopeia
(02.10.25)
Kesin @yenibirguzelnick bacım sormuştur diyerek tıkladım ama ters köşe oldum:p

Neyse soruya cevap: bakıcı bulmak kolay değil. Referansı da varmış, biraz beklentileriniz hakkında konuşun bir de "şartlar ve haklar bunlar" diyerek sınır çizin net olun diyorum. Bir süre deneyin öyle karar verin. isterseniz bir yandan başka bir bakıcı daha bulmaya çalışırsınız. Önemli olan çocuğa nasıl baktığı
0
kullanicadi
(02.10.25)
söz konuus bebek. uzatmadan yol verin lütfen.
0
summerjam0306
(02.10.25)
orpheus +1

dırdırcı ve kıyaslayan birine iş vermek istemem, çocuğuma bakması için evime ücretsiz almam. çocuğun yediği avokadoda bile gözü kalmışsa korkarım.
0
deartheodosia
(02.10.25)
Çok yüz vermişsin. Hem pazarlık yapma hem de onun iş tanımı olan şeyi sen yap, elbette yüz bulur, biraz da yapı olarak fazla bencil biriyse tamam. Bence sal gitsin. Gider birisi gelir daha iyisi.
0
muhayyer divan
(02.10.25)
6 bakıcı değiştirmiş biri olarak fazla yüz vermişsiniz diyebilirim. En baştan en ince detayına kadar konuşulması gerekirdi. Bu kişiler rahatlıkla iş değiştirebiliyorlar ve benim gördüklerimde en azından çok iş ahlakı olmadığından önceden haber verme gibi huyları da yok. ben bugün bırakıyorum deyip gidebilirler. çocuğu emanet ettiğiniz için hoş tutmaya çalışırsınız ancak tepenize çıkma potansiyelleri yüksek olur genellikle.
içiniz rahat değilse çok alışmadan teşekkür edilip başka birine bakılabilir. Tabi bakıcı bulma işi kolay değil ama içinize sinmesi gerekir.
0
ucurulmamak umidiyle
(02.10.25)
öncelikle kızınızın ömrü anasıyla babasıyla mutlu huzurlu sağlıklı uzun olsun.

işin doğası gereği, moral motivasyonu yukarıda tutmak için işveren ne kadar sert olması gerektiğini, ne kadar müsamaha göstermesi gerektiğini çoğunlukla ayarlayamıyor. bakıcılar da bu iyi niyeti suistimal edebiliyor. hatalı olduğunuzu söylemek mümkün değil.

şunu unutmamak lazım. bu sonuçta bir iş sözleşmesi. bakıcı sizin için bir şey yapıyor, siz de para veriyorsunuz. biraz kurallı olmakta fayda var. bu bakıcı ile ya da başka bir bakıcı ile her şeyi önceden konuşun. çok taviz vermeyin. hatta siz taviz / yüz verdikçe tepenize çıkacağını unutmayın.

biz her ayın son günü para veriyoruz. çok fazla hesap kitap yapmaya gerek yok 9/30 ya da 7/22 verin geçin. pazarlık vs en baştan yapın. insan yavaş yavaş öğreniyor. hiç hediye, çikolata vs kulak asmayın. isterseniz verirsiniz. ekstra para vermenize gerek yok.

ama baybay demek için de, kızınıza nasıl davrandığına, nasıl baktığına bir bakın. eğer iyi bakıyorsa, saydığınız dertlerin, soru işaretlerinin hepsini zaman içinde çözersiniz. işini iyi yapan bakıcı bulmak kolay değil.
0
co2s2
(02.10.25)
(11)

Matematik öğretmeninin hakaret ederek zorbalaması

Sadece soruyorum
Herkese selamlar.Komşumum 7.sınıfa başlayan bir oğlu var, zaman zaman bize geliyor, matematik çalışıyoruz. Geçen sene 6.sınıfken de çalıştık biraz ama çocuğun anlamasında biraz zorluk var. 6.sınıfken de zaten ilkokul 3-4 seviyesinde idi. Kesirler konusunu uzun uzun çalıştık ama gerçekten mantığını a
Herkese selamlar.

Komşumum 7.sınıfa başlayan bir oğlu var, zaman zaman bize geliyor, matematik çalışıyoruz. Geçen sene 6.sınıfken de çalıştık biraz ama çocuğun anlamasında biraz zorluk var. 6.sınıfken de zaten ilkokul 3-4 seviyesinde idi. Kesirler konusunu uzun uzun çalıştık ama gerçekten mantığını anlamakta çok zorlanıyor ya da tam anlamadığım bi şekilde nasıl olsa yapamayacağım diye anlamayı denemiyor bile. Gerçekten birebir ilgilenilmesi gerekiyor, çok minik minik zorlamadan üstüne gitmeden korkutmadan anlatmak gerekiyor ancak o zaman yapabilmeye başlıyor.

Neyse bu sene de yeni bir matematik öğretmeni gelmiş, akılı tahtaya yansıttığı şeyleri defterinize yazın demiş, bizimki de yavaş yavaş yazıyor zaten zorlanıyor. Yazamadan sonraki sayfaya geçmiş birkaç defa. Öğretmen de zorbalamaya başlamış bizimkini. Neden yazmıyosun vs diye. Ama çocuk gerçekten saygısız bi çocuk değil, yapmadıysa gerçekten yapamadığı için yapmamıştır. Neyse en son da geçen gün çocuğa "geç arkaya defol git, bu ülkenin mühendislere ihtiyacı var, senin gibi boş beyinlilere değil" vs şeyler söylemiş. Çocuk bunu anlatmış annesine.

Bu durumda ne yapılabilir, öğretmenin üstüne gitmek ters mi teper yoksa üslubuna dikkat etmesini söylemeli mi ailesi. Müdüre vs gidip ya da en son meb şikayeti denenebilir mi?

Sonuçta çocuk yapamıyorsa notunu düşük girersin, çocuğa hakaret etmesini gerektirmez diye düşünüyorum, herkes matematik yağacak anlayacak diye bir kural mı var. Çocuk gerçekten anlamıyo çok zorlanıyo.
0
Sadece soruyorum
(01.10.25)
matematik ogretmeni ve mudur ile birlikte toplanti talep edecek aile, o da olmazsa meb muhtemelen. ogretmenin ustune gitmek daha ne kadar ters tepebilir yani hakaret etmis adam bir sonraki asama dovmesin diye mi suyuna gidecekler?
bununla birlikte anlattiginiz gibi ciddi bir ogrenme zorlugu varsa cocuga ihtiyaci olan ozel egitimi aldirmamak, gerekli sekilde yonlendirmemek ve bu sekilde devam etmesinde israr etmek cocugun iyiligine olmayabilir, onu da artik isin uzmanlari ile gorusmeleri gerekiyor. 7.sinif cocugunun 3.sinif seviyesinde diyorsunuz, uc bes sene sonra yasitlariyla universite sinavina girerse ne yapacak?
0
kassiopeia
(01.10.25)
öğrencinin yalan söylemediğinden eminseniz eğer öğretmenle muhatap olmayın, cimer'e şikayet dilekçesi yazın. il milli eğitimden müfettiş görevlendirirler. bir şey çıkmaz ama öğretmen bir daha uğraşmamak için davranışlarına dikkat eder.

onun dışında bulunduğunuz il veya ilçedeki milli eğitimin rehberlik araştırma merkezi (RAM) ile görüşün. çocuğun özel bir eğitime ihtiyacı varsa onlar hem yardımcı olurlar hem de yönlendirme yaparlar.
0
yemrem
(01.10.25)
kar tanesi olmaya gerek yok. Fen lisesinde, tıp fakültesinde hocaların basit bir soru bilemedik diye söylediklerini duysanız kalpten gidersiniz demek ki. Hocayla konuşun, durumunu söyleyin +1. Sizin komşunun çocuğu geride kalıyor diye tüm sınıf onun seviyesinde ders işleyemez, sizin çocuğun da bir günahı yok. Bence de çözüm özel eğitim
0
nundu
(01.10.25)
İdareye bildirin mutlaka. Bu ülkenin mühendislere ihtiyacı yok, bu ülkenin doğru düzgün insanlara ihtiyacı var. Klasik öğretmen malligi.

Peşin not: Öğretmenim.
0
sekizdokuzon
(01.10.25)
@nundu

biz zaten öğretmen bizim çocuğun seviyesine insin demiyoruz ki, hakaret etmesin diyoruz, bu kadarını da istemeye hakkımız var bence.
0
🌸Sadece soruyorum
(01.10.25)
müdürle konuşun durumu. hocayı da çağırır birlikte konuşursunuz. yok hoca ters yaparsa milli eğitime gidip şikayetinizi anlatırsınız. müfettiş atanır, çeki düzen verirler. ayrıca çocuk için de bir yol çizilebilir.

fen lisesinde ve tıp fakültesinde okuduğunu belirtme ihtiyacı duyarak "kar tanesi olmaya gerek yok" diye boş yapan arkadaşa iki laf etmek isterim. ben de söz işittim, hatta dayak da yedim. çoğu 80'li 90'lı tayfa böyle eğitim gördü belki de. bizler bunları yaşadık diye bu çocuğun ya da çocukların bunları yaşamasına gerek yok. tıpta basit şeyleri bilmeyip hocalarından laf yemen senin bilgisizliğin. buradaki çocuk özel bir çocuk olabilir o yüzden kendi yaşadığınız şeyleri örnek göstererek yorum yapmaya çalışmayın.
0
false pretension
(01.10.25)
Size şunu söyleyeyim: Yapacağınız şeyler karşılığında öğretmenin akıllanacağını düşünmeyin. Böyle karakterdeki insanlar uyarı ile, hafif ceza ile vs. akıllanmaz.

İlk okul 1. sınıftaki anım geldi aklıma. Hala unutmam 30 sene geçmiş üstünden. Sınıf öğretmeni sınıftaki bir kızı istisnasız her gün sopayla dövüyordu. Ne alıp veremediği vardı bilmiyorum ama adamın tipine baksan düzgün görünümlü biriydi ama her gün kızcağızı dövüyordu ve acımasızca. Bir gün annesiyle geldi çocuk sınıfa ve annesi çocuğun sırtındaki morlukları gösterek hocam etmeyin vs. dedi. Kızın annesi sınıftan çıkar çıkmaz adam sopaya sarılıp her zamankinden daha fazla dövzü kızı.

Uzun lafın kısası siz öğretmeni "evinden aldırsanız da :d" o adam çocuğa kinlenir daha fazlasını yapar. Bu aklınızda olsun.
0
himmet dayi
(01.10.25)
öğretmenle ilgili güzel öneriler verilmiş.

fakat bu çocuk muhtemelen hayatı boyunca buna benzer durumlarla hep karşılaşacak. hepsini bilmek ve çözmek mümkün değil. nasıl olur bilmiyorum ama bir psikolog-danışman vs. destek alarak ailenin çocuğun kendini yalnız ve çaresiz hissetmemesini sağlamaya çalışması gerekir. öğretmen gibi her gün gördüğü bir insan olmayabilir ama bu olaylarla baş edebilmeyi de öğrenmeli.
0
orpheus
(01.10.25)
gnosis +1 bu arada. Çocuğun bu tip durumlarla sağlıklı şekilde baş etmesi için ailenin ve çocuğun destek almaya başlaması lazım.
0
sekizdokuzon
(01.10.25)
Şikayet etseniz bile bunun sonuç vereceği mechul çünkü bu sebeple memuriyetten almayacaklar sonuçta. Müdürün, mudur yardimcisinin, rehberliğin arabulucu olduğu görüşmeler silsilesi yapmanız lazım.

Bazı öğretmenler böyle oluyor, kendi alisildik olanindan farklı davranan birini direkt kendine karşı bir şey yapıyor gibi görüyor. Açıklayınca tavır değiştirir değiştirmez bilinmez ama denemek önemli.
0
encokbenisevinnolur
(01.10.25)
oncelikle sen velisi olmadigin icin yapabileceklerin sinirli.
annesi/babasi ne diyor bu ise?

ben babasi olsam soyle yaparim:
"geç arkaya defol git, bu ülkenin mühendislere ihtiyacı var, senin gibi boş beyinlilere değil" sozu dogru mu ogrenirim okula gidip, hocam bu dogru mu derim, yok derse ok bizimki yanlis duymus herhalde derim, fazla ustelemem. ama sorgularim, tatli sert.
bir daha olursa, tekrar okula giderim, bu sefer hocayi sert uyaririm.
3. sefer tekrarlanirsa dalarim, artik kim kimi indirirse indirir. sonra da haliyle cocugu alirim okuldan.

bir de kar tanesi falan denmis, tip fakultesi falan filan. yaw tip fakultesi secilen bir sey. eger doktor olma yolundaysan ve calismiyorsan ya da kafan almiyorsa, laf yersin. sonucta doktor olacaksin insanlar sana canini emanet edecek.

ama subyana kimsenin hakaret etme hakki yok. 7. sinifa giden cocuk daha dal falan secmemis, belki de sanat sepet isleriyle ugrasacak, matematikte iyi olmak zorunda degil.
0
cooperr
(01.10.25)
(9)

dertsiz başıma dert almamayı nasıl öğrenebilirim

Whily
Önceki duyuruda gereksiz bir gizem yaratmışım. Vaktinizi aldığım gibi bir işime de yaramadı. Bu sefer çok daha doğrudan anlatacağım. Çok yakın bir kız arkadaşımdan (ben erkeğim. yaşlarımız aynı) beklenen ama istenmeyen bir haber aldım. Ama önce kafa karışıklıkları gidermek istiyorum. Ben bu kızla ay
Önceki duyuruda gereksiz bir gizem yaratmışım. Vaktinizi aldığım gibi bir işime de yaramadı. Bu sefer çok daha doğrudan anlatacağım. Çok yakın bir kız arkadaşımdan (ben erkeğim. yaşlarımız aynı) beklenen ama istenmeyen bir haber aldım. Ama önce kafa karışıklıkları gidermek istiyorum. Ben bu kızla aynı apartmanda büyüdüm, üniversite dahil aynı okullara gittik. Üniversitede de üç yıl ev arkadaşlığı yapmışlığımız var. Öz ablamdan, kardeşimden daha fazla zaman geçirdim. Seksüel ya da romantik hiçbir şey hissetmediğime her şeyden çok daha fazla eminim.

Hiç olmaması gereken birinden hamile. Bütün olasılıklar içinde en kötüsü (ensesti falan saymıyoruz elbette) İnanılmaz toksik ve her şeyiyle yanlış bir ilişki. Bu benim şahsi görüşüm değil. Kendisi, ablası, annesi herkes bunu biliyor, bunu görüyor, bunu söylüyor. Ama nedense bir türlü sonlandıramadı bu ilişkiyi ve buraya geldi. Profesyonel yardım alması için de elimizden geleni yaptık. Hatta ablası parasını da ben vereyim git dedi, mesele para değil, bir gitti, sonra ablasından parayı alıp bu elemana verdi. Beraber yediler de değil, bayağı ustasından yevmiyesini alıp babasına veren çocuk gibi gitti elemana verdi.

Kısa zaman önce kendisi ve ablasıyla oturup konuştuğumuzda bu ihtimalde masaya geldi. “Hadi her haltı yedin. Atsan atamıyoruz, satsan satamıyoruz. Bari hamile kalma.” ya geldi konuşma. O an dünyanın en mantıklı insanı gibi tepkiler verdi. Bu noktada ufak bir detay vermem lazım. Ablam, Leyla olsun adı, yaşadığımız yerde ve çevrede kürtaj yapan tek kadın doğum uzmanı. Bu yüzden sosyal çevremizin önemli bir kısmından dışlanmış, rutin olarak tehditler alan birisi. Arkadaşımla benimki kadar bir iletişimi yok, hatta hiç yok.
Dikkat ediyorum, olmaz zaten öyle bir şey. O kadar da salak değilim, olursa da Leyla abla var yardımcı olur zaten di’ mi muhabbeti yaptı. Neyse dedik en azından bu kadarına kafası basıyor. Evlenmeleri mümkün değil. Eleman zaten evli. İşin ilginç yanı diyeceksiniz elinde bir şey var şantaj yapıyor ya da dövüyor ediyor falan, o da yok. Evlenseler de bir şey değişmez zaten bu hikayede. Daha gidip söyleyemedi bile korkusundan elemana.

Haberi paylaştığında, bana bu durumdan nasıl kurtulacağını soracak sandım. O soruyu sormadı. Ben de sorulmamış bir soruya cevap vermedim. Böyle bir şey yaparsam, sonuç ne olursa olsun kötü olanın sonunda ben olacağımı bileceğim kadar yaşadım. Ardından öfkeyla karışık hayal kırıklığı baskınına uğradım. Beklediğimden daha güçlü bir şekilde. Bu duyguyu nasıl tarif etmem lazım bilmiyorum. Bahis sitesinin bedava verdiği parayla 15 maçlık kupon yapmışsınızdır, dünya tersine dönse gelmeyecek maçlar gelir kupondaki. Ama en güvendiğiniz maçtan yatarsınız. Zaten sizin olmayan bir parayla oynadığınız ve sonucunda da bir şey kazanmadığınız ve kaybetmediğiniz bir şey için ruhunuz sıkılır, öyle bir şey gibiydi.

Böyle hissettiğim ve aslında herhangi bir şey hissettiğim için kendime kızdım.
Peki neden böyle hissediyorum? Bu tür şeylere enerjimi harcamak istemiyorum. Yaptığım iş gereği bu yoğun ve anlamsız duygu değişimleri, ciddi miktarda maddi kayba yol açacak yanlış kararlar vermeme neden olabiliyor. Bunu daha önce yaşadığım için bu sefer zarar görmeden atlattım. Yine de böyle hissetmek istemiyorum. Bu mental duruma nasıl ulaşabilirim? Bakarsanız bana giren çıkan bir şey yok ama çok etkileniyorum.

Bunlar ilk bölümün soruları.

Dün ablası, bugün de annesi aradı. Biz ikna edemiyoruz doğurmaması için sen konuş belki seni dinler ya da Leyla ile konuştur belki o ikna eder falan diye çok darladılar. Açıkçası ablamı bu işe karıştırmak istemiyorum esas kızımızdan böyle bir talep gelmediği sürece. Ben de karışmak istemiyorum.
Bu hikayenin muhtemel her sonu kötü. Sadece kötü skalasında geniş bir aralığa dağılmış ihtimaller var.
Buna dahil olmamamın doğru olduğunu biliyorum ama bir şey dememek, yapmamak da çok zor.
0
Whily
(30.09.25)
Kurtarılmayı istemeyen birini kurtaramazsın. Hiç başını belaya sokma bu işler çok hassas işler sen kötü olursun. Mümkün olduğunca ilişkini de kes.
O çocukluğunu birlikte geçirdiğin belki hislerinin olduğu kadın kendi seçimiyle hayatını mahvetti bunu görmek ve elden bir şey gelmemesi kalp kırıcı ama yapacak bir şey yok.
0
anon1m
(30.09.25)
(bkz: dayınla evlenip napıcan) bence olay bu, bahsettiğiniz kişi açısından, verilen ayrıntılardan bunu tahmin ettim.

Ve doğrudan kan bağın olmasa da, birçok insan abisi ablası kardeşiyle belli yaşta bu karmasalari yaşıyor. Ne sen o çocukken birlikte ip atladığınız, yakalamaca oynadiginiz cocuksun ne de o. Büyüdünüz artık.

Yapabileceğini yapmışsın anlattiklarindan anladigim, bir o soylenecegi soyleyip kötü olan olmamak kalmış. Ona da, bana kalırsa söylemeden konuyu kapatamayacaksan kısa ve net bir konuşma şeklinde yap, ama değiştirmeye çalışarak değil bak sende şunları şunları görüyorum, senin için endişeleniyorum vb şekilde yap, ve bu konuşma hem senin için hem onun için olsun. Düzeltme kurtarma konuşması yapacaksan da, zaten anlamıyor diyorsun, yapmak yapmamak neyi değiştirecek ona göre karar ver.

Kendisine bir şey diyemem bu kadar bilgiden, önceki duyuruyu da bilmiyorum da; birlikte olduğu adam evli demişsin, ondan hamile kaldı demişsin. Bu tür insanlar durumlar bulaşıcı hastalık gibi diye düşünüyorum, adam ona bulastirmis o sana... içinde kaldıkça etkileneceksin.

İçinden çıkamıyorsan yine de, kendin psikolojik destek al, bak is güç sakata gelir diyorsun o hadde geldiyse o durumlar şakaya gelmez.
0
encokbenisevinnolur
(30.09.25)
işin etik, ahlaki boyutunu bir kenara bırakacak olursak eğer "benim bedenim benim kararım" bakış açısı gereği kimseye laf düşmez. bence hiç o topa girmeyin.
madem her son kötü sizin en ufak etkiniz bundan sonraki zaman diliminde ilk suçlanacak kişi olmanıza imkan verecektir. bu kozu kimseye vermeyin.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(30.09.25)
Kötü bir durumda kalmışsın.

Yerinde olsam asla aktif bir rol oynamam. Fikrimi sorarsa söylerim. Yardım isterse ederim ancak bu arkadaşı yolundan çevirmeye çalışmak gibi bir işe girişmem.

Yapacağım en aşırı hareket, “Bu yol yol değil, yerinde olsam bu işten vazgeçerdim ancak karar senin zira bu yolun sonunda başına geleceklerden sen sorumlusun ve ilerde benden yardım istersen, o zamanki şartlar uyarınca sana edebileceğim yardım kendi imkanlarımla sınırlı olur, elimden geleni yapamayabilirim.” minvalinde bir konuşma yapmak olurdu. Kararın günahıyla sevabıyla kendisine ait olduğunu ancak bu kararın sonuçlarına tek başına katlanması gerekebileceğini vurgulamak önemli. Hatta bu konuşmayı mümkünse yanınızda biri daha varken yap ki arkadaşını çok açık şekilde uyardığının bir tanığı olsun. Tabi bu yakınlıkta başka biri var mı onu bilemem.

Anne ve ablaya bu konuşmayı yapmadan önce daha açık şekilde anlatırdım ancak onlara da alabileceğim sorumluluğun onların alabileceği sorumluluktan hiçbir şekilde daha fazla olmayacağını açıkça ifade ederdim.

Ablanı işin duygusal tarafına asla bulaştırma. Arkadaşın tıbbi destek isterse yönlendir, o kadar. Arkadaşın kararını kendisi versin ve ablan bu kararda menfi ya da müspet asla rol oynamasın.
0
10551037
(30.09.25)
şimdi bu işe engel olsan ömrün boyunca bebeğimin katilisin lafını-hakaretini yemeye hazır mısın bunu bir düşün.

yardım almaya hazır olmayan birine yardım edemezsin.
0
orpheus
(30.09.25)
Hocam yaşadıklarınız kendi içinizde normal. Siz bu kadını kardeşiniz gibi görmeye ve sahiplenmeye başlamışsınız, dolayısıyla hayatına bu kadar yanlış yön verdiğinde de üzülüp yardım etmek istiyorsunuz. Ancak yapmayın. Hatta mümkünse bu kişiyi hayatınızdan tamamen çıkarın. Zira çiğ, olgunlaşmamış ve zerre sorumluluk bilinci olmayan bir insan. Bu şekilde toksik insanları hayatınızda tuttuğunuz müddetçe mutlu/huzurlu olamazsınız ki duyuruyu açmanızın sebebi de şu anki huzursuzluğunuz.

Bu yaşananlardan/ortamdan minimum zararla çıkmanın tek yolu bu insanı (hatta komple ailesini) hayatınızdan çıkarmak. Bunu yapmadığınız zaman 2 senaryo var, ya bir şekilde çocuğu doğurmamaya ikna edeceksiniz ve sonunda “çocuğumun katili” lafını duyacaksınız; ya da bu kadın çocuğu doğuracak, evli sevgilisi bunu sonunda postalayacak ve bir şekilde bu çocuğa “baba figürü” olmanız beklenecek ki şu anda bu insanları hayatınızdan çıkaramazsanız zaten bu aşamaya geldiğinde kaçmanız mümkün değil. Yol yakınken kendi ruh sağlığınızı ve geleceğinizi düşünüp hayatınızdan çıkarın.
0
shadowfollower
(01.10.25)
Sevdiginiz biri icin endiselenmeniz ve boyle hissetmeniz kismen normal ancak eger kendinizi surekli boyle olaylar icinde buluyorsaniz (ya da buldugunuzu dusunuyorsaniz) ve bu tarz durumlar kendi hayatinizla ilgili saglikli karar almanizi onleyecek kadar etkiliyorsa, ki rahatsiz oldugunuz durum da bu sanki, normal oldugunu dusunmuyorum. Duygu regulasyonuyla ilgili sorunlar yasiyor ya da dramadan besleniyor olabilirsiniz. Bu tur olaylarda savrulmak ya da birini kurtarabileceginize kendinizi inandirmak, o surecin icinde kalmayi secmek vs. Neden dramadan besleniriz ve bu anlamda sinir sistemimizin bir bagimliligi vardir bu konuyu arastirabilirsiniz. Bunun bir cok nedeni olabilir, kaotik cocukluk, kendini guclu hissetme, sadece boyle dramatik cikislarla/olaylarla goruldugunu ve var oldugunu hissetmeye alismis olmak, kurtarici sendromu vs. vs. Hayat inisli ve cikisli bir surec, herkesin basina binbir turlu sey geliyor, elbette etkileniriz elbette yas tutmak, destek olmak vs. ne gerekiyorsa yapilir ama merkezinizde hic kalamiyorsaniz, her defasinda sadece kendi basiniza gelen olaylarda degil baskasinin basina gelen olaylarda dagiliyorsaniz bunlara bakmak daha saglikli olabilir.
0
kassiopeia
(01.10.25)
Sakın karışma bebeğimin katili oldun dicek ilerde +1

Ben hayatımda ne zaman fazla empati yaptıysam bunun sonunda duygusal olarak harap olan kişi oldum. Şimdi sen kendini bu kızın yerine koyup onun wvli bi adamdan hamile kalan zavallı biri olduğunu düşünüyosun. Ama o kendini böyle görmüyor. O aşkı doyasıya yaşayan biri olduğuna inanıyor ve bu durumdan mutlu, belli ki gerekise babasız bi çocuk büyütmeye de hazır. Böyle bir kişi ancak anne babası ablası abisi gibi kişilerin dert edeceği üzüleceği bi karakter yapısı. Sen çok dışardasın boşuna empati yapma. Çocuğu doğurunca senden para vs istemeyecekse hiçbir şekilde karışma,ilişkini de sınırlandır.
0
Sadece soruyorum
(01.10.25)
ben olsam son bir mesaj atar yada son kez görüşür, kendisine bir süre buralarda olamayacağım/yoğun olacağım der mevzudan uzaklaşırım.

çünkü mevzunun çok saçma bir yere varacağı 100 km öteden kendini belli ediyor. iletişimi de sıfıra indirip yoluna bakman lazım. ortamını değiştir, farklı mevzulara dal, başkalarıyla tanış ki aklına gelmesin.
0
bravoteam
(01.10.25)
(11)

Sizde olmayan bir şeyi olan ve hep onu anlatanlara nasıl davranıyorsunuz?

la lykia
Siz x'e sahip değilsiniz. Bu kişisel tercihiniz de olabilir, zaten sahip olmak istememişsinizdir, ya da çok istemişsinizdir ama sahip olamamışsınızdır.Karşınızda kişinin de (iş arkadaşı, akraba, komşu vb. bir kişi) x'i var ve size sürekli x'i anlatıyor.Önce nazikçe dinliyorsunuz, kendinizce cevaplar
Siz x'e sahip değilsiniz.
Bu kişisel tercihiniz de olabilir, zaten sahip olmak istememişsinizdir, ya da çok istemişsinizdir ama sahip olamamışsınızdır.
Karşınızda kişinin de (iş arkadaşı, akraba, komşu vb. bir kişi) x'i var ve size sürekli x'i anlatıyor.

Önce nazikçe dinliyorsunuz, kendinizce cevaplar veriyorsunuz, sohbete katılıyorsunuz ama bir süre sonra bakıyorsunuz ki ikinizin arasındaki diyalog sadece onun size x'i anlatmasına dönmüş. Siz konu değiştirmeye çalışsanız bile kişi oralı olmuyor, sizi dinlemiyor, konuyu yine x'e döndürüyor.

x yerine her şeyi koyabiliriz; çocuk, sevgili, eş, ev, yazlık, araba, tatile gitme, yurt dışına çıkma, çikolata ya da özel jet vs vs :)

soru 1: Bu durumu nasıl karşılarsınız, bir süre sonra tepki verir misiniz? Nasıl tepki verirsiniz?
soru 2: bu kişi iş yerinde yönetinizse ve iş değiştirme seçeneğiniz şimdilik yoksa bu durumu nasıl idare edersiniz?
0
la lykia
(30.09.25)
buna ne tepki verirsen ver bi anda kötü adam sen olursun bedava tantana, ben olsam ben de onu dinlemem X şey hakkında söylediği cümleleri bir şekil duymamışım gibi davranarak öteki konuyu zorlarım, kafası basıyorsa anlar zaten basmıyorsa uzaklaş
0
nahtoderfahrung
(30.09.25)
normalde konuşmayı, dinlemeyi ve genel olarak sohbeti çoooook severim. insanları kırmamak için ilgimi çekmese bile belli bir süreye kadar dinlemek için kendimi zorlarım. ama konu tek kişinin ekseninde veya ortak ilgi alanı haricinde gelişiyorsa bu memnuniyetsizliğimi doğrudan belli ederim, saygıdan ötürü bunu yapamıyorsam bazı kaçış noktaları bulurum.

cevap 1: "valla çocuk/sevgili/futbol/ev/araba/yazlık/mavi göz/almanya/mirketler hiç ilgimi çeken bir konu değil. sahip olmadığım/olamadığım veya deneyimimin olmadığı şeyler üzerine konuşmayı da pek sevmiyorum. sen geçen bir konsere gidecektin, nasıl geçti?" diye aniden konuyu değiştiririm.

cevap 2: "valla anlata anlata bitiremediğiniz şu x'i ben de almak/yapmak isterim de maaşım yetmiyor patron/müdür/ceo/emmi ya" derdim herhalde. ki buna benzer bir olayı bir eski işimde yapmıştım, patron bir daha pek o konuyu açmamıştı :)
0
m e b
(30.09.25)
Bence bahsettiğiniz kısmı olayın alt başlığı. Biriyle iletişim sadece x konusundan ibaret oluyorsa zaten iletişim yok demektir. Konuyu değiştirince de aynı yere geliyorsa da kasıtlı bir şey var demektir. Ama o şey nedir o bir muamma.
0
encokbenisevinnolur
(30.09.25)
sahip olup olmamamdan bagimsiz olarak bir kisiyle muhabettim surekli ayni konu uzerinde donuyorsa, hele hele de karsi tarafin monologu haline gelmisse o kisiden yavas yavas uzaklasir ve muhabettimi sinirli tutarim. tepki filan vermem, belki ilk basta konuyu degistirmeye farkli seylerden soz etmeye calisirim ama bir butun olarak (diger ozellikleri, fikirleri ile) deger verdigim, sevdigim bir insan degilse baktim olmuyor ugrasmam.

burada sahip olmadiginiz seye takili kalma kisminiz muhtemelen sahip olmadiginiz seyin sizi rahatsiz etmesi, sizin icin aslinda sahip olmak istediginiz bir sey olmasi. zira, notr oldugunuz konuda spesifik olarak rahatsiz olmazsiniz aslinda, o zaman takildiginiz yer 'neden bu insanla muhabbetim hep ayni konu uzerinden donuyor, neden bu kisinin monologunu dinlemek zorundayim' olurdu. ama ilk buna takilmayip neden sahip olmadigim sey hakkinda konusup duruyor diyorsaniz muhtemelen orada sizi rahatsiz eden bir sey var .
0
kassiopeia
(30.09.25)
@kassiopeia
"burada sahip olmadiginiz seye takili kalma kisminiz muhtemelen sahip olmadiginiz seyin sizi rahatsiz etmesi, sizin icin aslinda sahip olmak istediginiz bir sey olmasi" kısmı ile alakalı;

aslında tam olarak öyle değil. bunu vurgulamamdaki neden şu; o x bizim ortak noktamız değil.

o x şeye sahip olmadığım için konuyla ilgili yapabileceğim yorumlar bir yere kadar gidiyor, genel geçer bilgiyle sınırlı. deneyimim olmadığı için, belki detaylara hakim olmadığım için bir yerden sonra nazikçe gülümsüyorum, sohbette kalmak zorunda olmak (iş hayatı / yönetici vs.) ve yorum yapamıyor olmak da sıkıyor.

şöyle bir örnek vereyim (gerçek değil): kişi tenis oynuyor ve sürekli bunu anlatıyor olsun. benim de tenis oynayabilecek her türlü imkanım olmasına rağmen tenis hiç ilgimi çekmiyor olsun. e tenis muhabbetinde bir yerden sonra söyleyebileceklerim tıkanıyor ama karşımdaki kişi kendini anlatmayı çok seviyor ve tenis onun için çok önemli. habire haftasonu şurada tenis oynadım, şununla oynadım, şöyle maç oldu, şu raketi yeni aldım vs diye anlatsın. e bu durumda ilk başta olmasa bile bir noktadan sonra çok sıkılıyorum.
0
🌸la lykia
(30.09.25)
Tenis örneği üzerinden bakınca, bunun hoş görülebilecek bir durum olduğunu düşündüm. Belli ki çok heves ettiği bir şeyden söz ediyor. Yeni çocuk sahibi olanlar çocuklarından, evcil hayvan edinenler kedisinden ya da köpeğinden bahsedebiliyor. “Bana ne senin çocuğundan ya da kedinden?” diye düşünmek de mümkün, ama bence heves kırmamak lazım. İnsan bazen heyecanını, sevincini paylaşmak ister ve karşısındakini sıktığını fark etmeyebilir. Benzer bir durumda benim heyecanımı paylaşmak istemezse, işte o zaman durum farklı olur tabii.
0
auroraaurora
(30.09.25)
Konuşmayı seven insanlar kafalarını meşgul eden şeylerden daha sık bahsederler. Yeni nesil anneler oğullarını anlatır dururlar mesela. Kendini kariyeri ile tanımlayanlar sürekli işyerindeki olaylardan bahsederler. Maddi olarak düşük seviyeden gelip güçlenenler arabalarından biraz fazla bahsederler. Bunlara sahip olmayan, ailesi ile yaşayan biri anasından babasından bahsedebilir, hayatında onlar yer kaplıyordur. Çevresinde aile ferdini kaybetmiş birileri muhakkak vardır ama bir iki anlatmasa da konu evdekilere gelir bir şekilde. Muhatabını yaralamak için yapan birkaç sosyopat elbette vardır ama işin aslı, çoğumuz gereğinden fazla konuşuyoruz ve kaçınılmaz olarak saçmalıyoruz. Kişisel algılamamak lazım.
0
?
(30.09.25)
hayatında ne kadar yer kapladığı ile alakalı. örn annelikse annelerin özellikle ilk birkaç yılda ilgilendikleri başka bir şey olamadığından annelik deneyiminden, çocuğundan, kakasından bahsetmesini anlarım çünkü hayatında başka bi şeye yer kalmamış. ama bu şey bi arabaysa mesela çok itici gelir.

şunu fark ediyorum, bi yaştan sonra artık benim kafam kaldırmıyo ya. kafam kaldırmıyor: ilgilenmiyorum, sıkılıyorum, işkence olarak görüyorum ve uzaklaşıyorum.

yakın arkadaşımsa “ya nolur artık bundan bahsetme, sıkıldım artık” derim, yakın bir arkadaşım değilse de bahanelerle görüşmem.
0
deartheodosia
(30.09.25)
@la lykia anladim, bu ornekle, sorunuz sizde olmayan bir seyi olan filan diye baslayinca farkli anlam cikarmisim, kusura bakmayin lutfen.

sohbet karsilikli olmali, hem biz o kisiye anlattigi seyler ile ilgili seyler soracagiz, bizim alakamiz olsa da olmasa da ve ne soyleyecegimizi dusunmeden dinleyecegiz, hem de karsidan ayni ozeni gorecegiz, aksi halde sohbet olmuyor.

valla ben de hem biraz deartheodosia'ya katiliyorum yani dinlerim, sorular da sorarim, ilgilenirim cunku herkesten bir sey ogreniyoruz neticede ama uzun gorusmelerde ya da siklikla gorusuyorsaniz ve hic kendinizden bahsedemiyorsaniz, yani bir muhabbet halinde gelismiyorsa iletisim, ya da mesela o tenisten bahsederken, iste sorular sordunuz, ilgilendiniz (cunku bu da iletisimin bir geregi kesinlikle, konustugumuz her konu iki tarafin da yaptigi bir sey olmak zorunda degil) ama ornegin sonra iste ben de hafta sonu su filmi izledim dediniz, bununla ilgili hic soru sormuyor, hala tenis anlatmaya devam ediyor ve bu her gorusmede ayni sekilde ilerliyor o zaman devam edemem sanirim.

bu anlamda 'you are not listening' kitabi cok keyifli.
0
kassiopeia
(30.09.25)
Profesyonellik böyle bir şey. İş yerinde uyumlu olmak ve resilience göstermek için bunlara takılmamak gerekiyor.

Geçen yine Bodrum ve Didim’deki yazlıklarıma gittim. İç ses: bana ne amk. Dış ses: yok.
0
gabe h coud
(30.09.25)
yakin arkadaslarima anali bacili
orta seviyedekilere orta-agir hakaret
uzak cemberle daimi tastas

seklinde bir siralamam var.
0
klassno
(30.09.25)
(8)

Eşe doğum günü hediye önerisi

furry burns
Merhaba, eşimle birinci yılımızı dolduruyoruz evliliğimizde. Totalde de 5.yılımız doldu. Epey bir hediye aldık, yeni fikir bulmakta zorlanıyorum. Ben kendisine geçen sene telefon aldım o da bu sene ps5 almış ve bundan sonra hediye seviyelerini düşürelim anlaşması yaptık. :)Ben bir çanta gibi bir şey
Merhaba, eşimle birinci yılımızı dolduruyoruz evliliğimizde. Totalde de 5.yılımız doldu. Epey bir hediye aldık, yeni fikir bulmakta zorlanıyorum. Ben kendisine geçen sene telefon aldım o da bu sene ps5 almış ve bundan sonra hediye seviyelerini düşürelim anlaşması yaptık. :)

Ben bir çanta gibi bir şey düşünüyorum. Ya da trençkot. Ama bunun yanında bir şey daha almak istiyorum. Böyle ufak, sevimli, çağrışım da yapabilecek sevimli hediyeler. Ama ne alsam bulamıyorum. Fikirlere açığım. Ana hediye için de açığım fikirlere.
0
furry burns
(30.09.25)
Doğal taşlardan (seviyorsa tabii) bir set yaptır. Bunun için doğal taş seven bir arkadaşına danışmak çok uygun olur. İster renk olarak ister taşların faydası üzerinden seçmek ya da bir terkip yaptırmak çok hoş olabilir.
0
muhayyer divan
(30.09.25)
Öncelikle nice güzel birlikte seneler diliyorum size eşinizle. Swarovski mağazasında çok güzel takılar mevcut mesela oraya göz atabilirsiniz. 3-4k bandında güzel ürünler bulabilirsiniz.
0
mermaidd
(30.09.25)
Ufak sevimli şeyler için flyingtiger'a bakabilirsin.
0
Bruce
(30.09.25)
1. yıla bir tane mercedes araba alınır.
0
mikahakkinen
(30.09.25)
hm home oyuncakları www2.hm.com
0
ala09
(30.09.25)
eşim bana aramızda çok muhabbeti olan bir şeyin basılı olduğu kupa almıştı ya çok tatlı bence. öyle bi şey olabilir, sevdiği bir kitap film vs öyle bi şeyin baskısı.
0
Sadece soruyorum
(30.09.25)
bir sey almayip bir sey yapabilirsiniz ? artik insanlar hic fotograf bastirmiyorlar, mesela 5 yildir sizin icin keyifli anlarin ya da komik anlarin fotograflarini bastirip guzel bir deftere yapistirip notlar yazabilirsiniz. ya da birlikte gidebileceginiz bir etkinlige bilet alabilirsiniz, yemek kursundan tutun da hic denemediginiz ne bileyim yoga kursuna kadar bir cok sey olabilir. ben bir kere arkadaslarima bardak altligi yapmistim fotolarimizdan mesela. yani bu tur seyler daha degerli benim gozumde.
0
kassiopeia
(30.09.25)
Bence ana hediye için çanta güzel fikir. Kaliteli, sade şık bir model güzel olur, senelerce kullanılır.

Minik hediye için de figürlü çok güzel el yapımı kupalar var. Zevkinize göre özel yaptırabilirsiniz
miamano.com
0
cilekli pasta
(30.09.25)
(9)

Yeni kararlar almak

kararsızataletfilozofu
Uzun ilişkimin bitmesi, iş değişiklikleri, babamı kaybetmem, yaşın ilerlemesi gibi olaylardan sonra az konuşkan bir insandım, daha sabırlıydım artık daha konuşkan, daha sabırsız biri oldum.Para biriktireyim derdim eskiden şimdi ise bir şeylere harcayım ömür geçiyor diyorumGeçen günlerde duyuruyu 7-8
Uzun ilişkimin bitmesi, iş değişiklikleri, babamı kaybetmem, yaşın ilerlemesi gibi olaylardan sonra az konuşkan bir insandım, daha sabırlıydım artık daha konuşkan, daha sabırsız biri oldum.
Para biriktireyim derdim eskiden şimdi ise bir şeylere harcayım ömür geçiyor diyorum

Geçen günlerde duyuruyu 7-8 duyuru açarak meşgul ettiğim içimi kıpır kıpır eden bir flört durumu vardı red gibi bir şey yemiş oldum sonucunda hissizleştim içimdeki hisler anlamsızlaştı üzülüyorum arada bu vesileylede saç ektireyim dedim 3-4 ayda görmem belkide görüşmem bir daha dedim.
Zaten uygun biri değil benim için belki flörtüyle ciddiye binerler.

Ondan sonra telefonum idare ederken 16pro yada 17pro mu alsam diyorum aslında ayda yılda bir fotoğraf çekiyorum oyun oynamıyorum sadece reels kaydırıyorum çok mu gereksiz ?
16pro yeter mi yada 18bin ekleyip 17pro mu alayım ?
Birikimim çok yok ama 75civarı maaşım var.

Esas büyük soru burada şuan arabam eski ama idare ediyor.
Kredi kartına 12taksit yapıyorlarmış 2.ellerde 1,5m lik araba alsam mı eskiyi satıp üstünü kredikartıyla ödeyip.
Çok mu dara girerim bilmiyorum gerek var mı bilmiyorum

Bunaldım diye mi bunlar aklıma girdi diye düşünüyorum bazen, yoksa bunlar olmadan da idare ediyorum sadece sosyal anlamda eksiklik hissediyorum
0
kararsızataletfilozofu
(28.09.25)
Saç ektirmek gerekiyorsa ektir. Bu ciddi bir yatırım özellikle psikolojik vs olarak.
Telefonun değiştirme.
Araba ise kenarda param cok yok diyorsun. Maaşın 75. Bugün bir motor arızası neredeyse o maaşı götürebiliyor. Araban ne kadar eski?

Bence bunalim sebebiyle bundan çıkışı böyle şeylerde arıyorsun gibi.
0
logisticsmanager
(28.09.25)
Daha çok tüketerek anlık iyi hissedersin fakat işin sonu borç batagi ve daha büyük bir buhran.
0
sekizdokuzon
(28.09.25)
Araba baya eski ama içi dışı pırıl pırıl km 100 bin bile yok.değeri 350bin.
Yeni arabadada çıkmaz herhalde motor arızası ?

Geceleri uyumak zor oluyor düşünmekten, bunları düşünüyorum bazen kafamı dağıtıyorum filan,

Yurtdışına filan da çıkasım var ama öyle bir enerji bulamıyorum.
0
🌸kararsızataletfilozofu
(28.09.25)
önce bi sakinleşmen lazım. biraz sal gitsin. ne olacaksa zaten olacak gibi düşün.
75K maaş bu günün şartlarında büyük para değil. borca girip neden kendini sıkıntıya sokacaksın. araba alacak kadar para arttırabiliyorsan bunun yerine ileride kendine pasif gelir oluşturacak birikim yap.

kredi kartına araba işi senin düşündüğün gibi değil. karttan 1 milyon çekiyorsa sen onu 12 ayda 1.5 milyon olarak ödüyorsun. değmez açıkçası.

flört sevgililik vs. işleri de saçla başla çok alakalı değil. bunu neden söylüyorum saç ektirdiğinde hayat bir anda bambaşka olmayacak. ya da yürümeyen flörtün seni bir anda beğenmeye başlamayacak. bu daha büyük hayal kırıklığı yaratabilir. onun dışında kendin için, daha iyi hissettireceğine inanıyorsan bu başka.

iphone, yeni araba bunlar almadan önce çok çekici gelir. aldıktan sonra ise çok kısa sürede sıradanlaşır. bunun yerine çok düşük bütçelerle deneyim kazanacağın aktivitelere vakit ayırmayı dene. trekkinge git, bisiklet sür, yelken yapmayı öğren, denizde kürek çekmeyi öğren, spora başla vs. vs. sana keyif veren deneyimler bul.
0
orpheus
(28.09.25)
birinin bunu söylemesi lazım. 16 pro 17 pro bir dertse ben o derdin mk.
0
mikahakkinen
(29.09.25)
bi hobiye yönelmek daha mantıklı geldi.
0
elorelia
(29.09.25)
Bu karmaşa halinde saç ektirme. 4-5 ay kafan istediğin şekilde olmayacak daha fazla bunalıma girme. 10 ay önce isim yapmış bir klinikte saç ektirdim aklına takılan sorular olursa yazabilirsin
0
HellKeePer
(29.09.25)
daha fazla tuketmek size uzun vadede hicbir mutluluk getirmeyecek, her turlu calisma da bunu soyluyor zaten. insana surdurulebilir mutluluk getiren seyler yeni deneyimler, hobiler, anlamli faaliyetler yapmak (gonulluluk, doga ile ilgili seyler vs.) ve insan iliskilerine yatirim yapmak, ozellikle anlamli ve derin iliskiler kurmak.

sosyal anlamda nasil bir eksiklik hissediyorsunuz ve daha fazla borclanmak bunu nasil duzeltecek bilemiyorum ama sizin yerinizde olsam once kendime yatirim yapar sonra da yukarida saydigim konularda eyleme gecerdim muhtemelen.
0
kassiopeia
(29.09.25)
17 pro al cok onemli bir eksik
0
koela
(29.09.25)
(18)

en sevdğiniz roman

sırtçantalı
bir yabancı bir türk edebiyatı olmak üzere favorilerinizi alalım.
bir yabancı bir türk edebiyatı olmak üzere favorilerinizi alalım.
0
sırtçantalı
(27.09.25)
Vedat Türkali - Bir gün tek başına

Knut Hamsun - Açlık
0
Mirket
(27.09.25)
1- Saatleri Ayarlama Enstitüsü ya da Tehlikeli Oyunlar
2- Karamazov Kardeşler
-1
Moonpie
(27.09.25)
1- Saatleri Ayarlama Enstitüsü ya da Tehlikeli Oyunlar
2- Karamazov Kardeşler
0
Moonpie
(27.09.25)
En diye bişi benim için pek mümkün değil ama şu an aklıma gelenleri yazayım.

Middlemarch
Anayurt oteli
0
Bruce
(27.09.25)
1- tehlikeli oyunlar
2- yüzüklerin efendisi
0
rakicandir
(27.09.25)
mavi sürgün
mother night

yarin sorarsan baska kitaplar söylerim. en'lerim yoktur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.09.25)
nietzsche ağladığında-irvin yalom
fosforlu cevriye-suat derviş
0
ala09
(27.09.25)
Türkçe yok
Yabancı asoiaf
0
Shepard
(27.09.25)
Durgun Zamanlar - Samim Refik Touron
0
rumeli beylerbeyi
(27.09.25)
masumiyet müzesi olabilir anısı var diye...

empathy... belki...


---------

polisiyelerimi de seviyorum lakin öyle en sevdiğimm diyemiyorum ya... ama genel olarak polisiye seviyorum, dizi ve filmlerde de...

küçükken en sevdiğim kitabım demek daha kolaydı. ilk ve ortaokuldayken en sevdiğim kitaplar Ulysses Moore serisiydi mesela. ölüp bitiyordum.

lisede john verdon serisine aşıktım, bir de zar adam...
0
art cat chocolate
(27.09.25)
türkçede favori belirlemek zor ama o dönemde ankara'da yaşayan, yabancı sevgilisi tarafından yakın zamanda terk edilmiş, dil-edebiyat okuyan birisi olarak "kürk mantolu madonna"dan çok etkilenmiştim.

yabancıda favorim tartışmasız "uyandırılmış toprak"tır. yalnız bu romanı anlamak için önce "durgun don"u okumak lazım diye düşünüyorum ki kendisi de dört ciltlik, 1000 sayfadan uzun bir romandır.

tatar çölü, karamazov kardeşler pide salonu, suç ve ceza... çok sevdiğim bir sürü roman var ama benim için hiçbirisi uyandırılmış toprak'ı geçemez. çünkü sovyetlerde sosyalizmin inşa sürecini anlatıyor. romanı bitirdiğimde arkadaşlarımla vedalaşmış gibi üzülüp hüngür hüngür ağlamıştım. döneme ilgi duymayan birini açmayabilir, aksi takdirde bi' daha okuduğunuz hiçbir şeyden tat almayabilirsiniz.
0
der meister
(27.09.25)
Robert Musil - Niteliksiz Adam
Kemal Tahir - Devlet Ana
Sait Faik - Medar-ı Maişet Motoru
0
encokbenisevinnolur
(28.09.25)
türkçe: öykü kitapları da dahil olsaydı tereddütsüz korkuyu beklerken derdim. onun hatrına romanda üç kitap arasında kalmama rağmen tutunamayanlar diyorum.

yabancı: karar vermek çok zor ama savaş ve barış diyeyim.
0
phoarbix
(28.09.25)
Brave new world - birçok distoptik roman, film ve dizi buradan az ya da çok bir şeyler alıyor.

Eskici ve oğullarını seviyorum. Hayatın absürt derecede acımasız olduğunu güzel anlatıyor. Her şeyi mahvetmek çok kolay ve geri dönüşü de çok zor.

Yine de Türkçe romanlar bana çok "sanatsal" geliyor. Birçoğunda o "şairane" dil var. Bence fazlaca kasvetliler. Bu olayı terk etsinler artık lütfen.
0
akhenaten
(28.09.25)
Kara Kitap - Orhan Pamuk
Pride and Prejudice - Jane Austen
1984 - George Orwell

Yabancıda teke düşüremedim
0
mor oje
(28.09.25)
insciallah - oriana fallaci
içimizdeki şeytan - sabahattin ali
0
santimantal
(28.09.25)
Gece yarisi kutuphanesi - matt haig tavsiye ederim, en sevdigim roman degil ama dun bitirdim ve cok cok begendim.
0
kassiopeia
(28.09.25)
bozkırkurdu / yalnızız
0
adivar
(28.09.25)
(7)

İşyerinde uygulanan mobbing hk.

infinitedreams
Merhaba,Farklı birim yöneticisi tarafından işyerinde mobbinge maruz kaldım. Şirketin IK birimine bu konuyu özetleyen bir mail attım. Tekrar benzeri bir durum yaşanmaması için bu kişi adına önlem alınmasını istedim. Açıkçası işyerinden de epey soğudum, bu konu ile ilgili haklı fesih yapabilmem için h
Merhaba,
Farklı birim yöneticisi tarafından işyerinde mobbinge maruz kaldım. Şirketin IK birimine bu konuyu özetleyen bir mail attım. Tekrar benzeri bir durum yaşanmaması için bu kişi adına önlem alınmasını istedim. Açıkçası işyerinden de epey soğudum, bu konu ile ilgili haklı fesih yapabilmem için hangi adımları izlemeliyim? Bu konuyu tecribe etmiş veya bilgili arkadaşlardan yardım rica ediyorum.

Teşekkürler.
0
infinitedreams
(22.09.25)
Kurumsal bir yer belli ki. Direkt dava aç. Kimseye de bahsetme, şovu gör sonra.
0
gobekliraki
(22.09.25)
şirketin IK birimi şirketi korumak için orada onlara çok güvenme. elinde mobbingi ispatlayıcı deliller varsa onlarla birlikte hukuki yola gidebilirsin.

mobbinge maruz kaldım diyince ben sanki bir olay yaşandı bitti diye anlıyorum. çünkü mobbing tanımı gereği bir süreç içermelidir. olayın detaylarını da bilmediğimiz için mobbingdir ya da değildir demek çok zor. belki yaşadığınız olay size haklı fesih yapabilme imkanı veriyordur.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(22.09.25)
IK'ya güvenme +1
0
HellKeePer
(22.09.25)
Bu konularda tecrübeli ve yöneticilik yapmış biri, herkesin içinde o kişiden baskı gördüğünüzü anlatın, ifşa edin diyordu. Biraz aklı olan insaniliği ağır basan yönetici bir personelin probleminin kurum problemi olduğunu anlar.

Baktınız olmadı son çare olarak
bunu yapın. herkes birbirinin ne
mal olduğunu öğrensin.

Dikkat edilecek şeyler,
.mobbing şartlarının oluşması
.elinizde yeterli kanıt/şahit olması.

İk ise anladığım kadarıyla
çalışanın hakkını vermek/savunmak
yerine, daha çok bu tür problemleri üstlere geri bildirime uygun formata dönüştürmeye yarıyor.
0
diyecevaplandı
(22.09.25)
Mobbing için tanım ve yönetmelik gereği sürek gerekliliği aranıyor. Tek seferlik bir eylem ise içeriğine bağlı olarak işveren tarafından şeref ve namusa hakaret, tehdit vs. gibi konular haklı fesih sebebi.

Yani doğrudan yöneticin olmayan biri ile yaşadığın kavga/tartışma eğer taciz değilse "mobbing sebebi ile haklı fesih" sebebi olmuyor. İK'ya güvenme tabii ki ama İK'ya bildirim önemli. İş veren iş yerindeki psikososyal etmenler dahil her türlü sorunu gidermek ile yükümlü. Yayınlanan mobbing ile ilgili genelge de bunu pekiştiriyor. Yani bu bir sürekliliğe dönerse haklı fesih sebebi olarak sunabilirsin.

Aksi halde ortalığı ne kadar gerdiğin, şirketin ne kadar "neyse uğraşmayalım, parasını verelim çıksın" dediği ve avukatının ne kadar konuyu dolaylı yoldan göz korkutacak (tehdit değil, yasal anlamda) yetkinlikte olduğuna bağlı.
0
nawar
(22.09.25)
mobbing uzerine uzmanlasmis bir avukata danismadan dava acmayin ve istifa etmeyin (ise ihtiyaciniz yoksa bilemem elbette ama) cunku mobbingi ispatlamak sandiginizdan daha zor ne yazik ki, sistematik ve surekli olmasi gerekiyor.
0
kassiopeia
(22.09.25)
bende böyle bir mail atmıştım, durumu bildirmiş şuanlık buyuk bir sorun yok ama ilerde tekrar olursa kanıt kalması açısından ik bana bu maili yazılı ve imzalı olarak iletin demişti öyle yaptım.
ik senden yazılı talep istemese dahi bunu ik ya yazılı olarak ilet sonra haklarına bak derim
0
eja
(22.09.25)
(10)

Ev satın almakla ilgili

pembediken
1: Kendi birikimim ve belki aileden biraz destek ya da kredi çekerek kendim oturacağım küçük bir ev almak 2: Ailemle birlikte ev alma diğer bir seçenek.
1: Kendi birikimim ve belki aileden biraz destek ya da kredi çekerek kendim oturacağım küçük bir ev almak
2: Ailemle birlikte ev alma diğer bir seçenek.
0
pembediken
(21.09.25)
2. fikir çok kötü.
0
Mcfly
(21.09.25)
'Tek çocuk muyuz?' sorusunun cevabı önemli.

Eğer öyleyse de uzlaşı sağlanmış genel kanı, aileye gelin/damat gelse de hep bir aradayız şeklinde mi yoksa biz büyüttük ama zamanı gelince yuvadan uçup gideceksin şeklinde mi?
0
Mirket
(21.09.25)
1 Kardeşim var ama evli onunla ilgili bir durum yok arada gelip kalıyor sadece. Gelin damat gelme durumu yok. Ben de 36 yaşındayım kadın bireyim evlilik ihtimalim düşük.
0
🌸pembediken
(21.09.25)
Bireyselcilik hepimizi esir almaya başlıyor.

İnsanın ailesiyle birlikte yaşaması ve birbirine manevi ve sosyal olarak destek olması kadar güzel bir şey yok.
Tabiki burada size ait bir odanız olabilcekse dahada iyi.

Evlilik ihtimalinin düşük olduğunu söylemişsiniz zaten. Kaldıki öyle bir durum olursa zaten yeni bir plan yapılır.

Tek başına alıp çıkmanız bencillik sayılmaz bana göre ama dediğim gibi ailenizle aranızda bir problem yoksa birlikte yaşamak güzledir.

Ailenizin yaşlanacağınıda göz önünde alırsak, aynı evde olmanız onlara özellikle manevi destek açısından daha faydalı olacaktır.

birlikte kalmanız onlara sosyal ve duygusal destek, güven duygusu, gibi bir çok şeyde katkınız olur bu sayede demans vb. gibi durum riski azalır.

Maddi olarak giderlerin azalması ve tasarruf ile kısımları saymıyorum bile.
0
Rao
(21.09.25)
@rao ailemle aynı semt olacak zaten yürüme mesafesinde eğer alırsam. Maddi yardım aileme tabi ki yapıyorum ayrı evde olsam da yapmaya devam ederim. Bireysellik bencillik gibi değil daha çok kendi ayaklarımın üzerinde durmak, arkadaşları eve rahatça davet etmek, kendime ait bir ev olma hissi
0
🌸pembediken
(21.09.25)
özetle siz kötü diyenlere takılmayın. Bir anne ve babanın emeğinin karşılığı ve hiç bir şeklide ödenemez.
Ancak en azından imkan dahilinde onları yalnız bırakmamak, saygı ve sevgiyi eksik etmemek bir evlat olarak sizin içsel huzurunuza katkı sağlar ve inaniyorsanız da bunun karşılığını mutlaka görürsünüz.

Yaşlarını bilmiyorum ama genelde Yanlız bırakılan yaşlılar özellikle mental sağlık sorunları ile ileride evlatları için daha büyük sorunlar haline geliyor. Bunu çevremde çok görüp şahit oluyorum.
0
Rao
(21.09.25)
36 yasinda kimse ailesiyle ayni evde kalmamali imkanlar el veriyorsa tabi ki.

Bunun tartisiliyor olmasi bile icler acisi.
0
Mcfly
(21.09.25)
1+1 olur, stüdyo daire olur, öncelikle kendi evini al. Bunu bir şekilde aileden destek almadan yap.

Sonrasında onların evi peşin yapıp falan ayrı bir aile evi düşünülebilir(imkanlar elverirse)

Onlar ikna da edilebilir. Sizden ayrılmayacağım ama kendime ait bir dünyam da olsun istiyorum dersen anlarlar diye düşünüyorum.

Şimdi ya da sonra imkanları birleştirerek ev alma düşüncesi hasıl olursa, evin ileride mirasa konu olacağını, 'onunla ilgili bir durum yok' dediğin kardeşin o an, 'durum'un yarısına illa ki sahip çıkacağını göz önünde bulundurmanda faide var.

Ayrıca sen hayatını şekillendirirken anne ve babanın bir gün mutlaka seni terkedeceklerini, sonrasında YALNIZ kalacağını ve yaşlılıkta yalnızlığın çok da çekilir bir şey olmadığını şimdiden düşünüp ona göre yol haritası çizmende fayda olduğunu hatırlatayım.
0
Mirket
(21.09.25)
36 yasinda anne babayla yasanmaz, hele hele de icinizde ayri eve cikma istegi varsa, bunun bencillikle bireyselcilikle alakasi yok. Oncelikle kullandigimiz kavramlarin tanimini bilmek lazim.
Bazi seyler yasinda yasanir, 25-35 yas arasinda hele de bekarsaniz hayati deneyimlersiniz, arkadaslarla tatile gidilir, evlerde dostlar agirlanir, hobiler vs. Elbette maddi durum elverdikce. Bunlari 50 yasinda zaten yapamayacaksiniz. Doganin duzeni bu, kus yuvadan ucabilmesi icin yetistirilir. Bu demek degil ki arayip sormayacaksiniz yanlarinda olmayacaksiniz. Ha baktiniz bir noktada onlarla yasamak gerekiyor tekrar,tekrar bir araya gelinir, bu da ok illa ayri eve ciktiniz diye omur boyu duzen boyle gidecek demek degil.
0
kassiopeia
(22.09.25)
hocam bu konuyu kafanıza bu kadar takıyorsanız aileye düşkünsünüz muhtemelen vicdan yapacaksınız demek.

Ailenizle birlikte oturmakla ilgili bir sorununuz var mı?
Bu konuda kafanız rahat olduğu sürece ve kendinize ait bir alanınız olduğu sürece 2. seçenk herkesi rahatlatabilir.

Bireycilik konusunda yazılanlara katılıyorum.
0
anten
(22.09.25)
(11)

nasil davranayim.

spherical
Arkadaşlar, özellikle erkeklerin fikrini merak ediyorum.Arkadaş grubunda tanistigim bir çocuk var. Toplu ortamlarda bana çok ilgili davranıyor, kadin erkek iliskisi anlaminda. yanlis mi anladim desem degil cunku başkalarının da dikkatini çekiyor. Ama iş özel iletişime gelince tam tersi: WhatsApp’tan
Arkadaşlar, özellikle erkeklerin fikrini merak ediyorum.
Arkadaş grubunda tanistigim bir çocuk var. Toplu ortamlarda bana çok ilgili davranıyor, kadin erkek iliskisi anlaminda. yanlis mi anladim desem degil cunku başkalarının da dikkatini çekiyor.
Ama iş özel iletişime gelince tam tersi: WhatsApp’tan falan hiç yazmıyor, birebir görüşmek icin adım atmıyor. Hatta instagramdan ben ekledim.
Boyle olunca ciddiye almadım. Zaten bir arkadaşım da “o herkese oyle davranıyor” dedi. Ama kafamı karıştıran şu:

Benim tartıştığım biriyle (gruptaki en yakini), benim için tartışmış, olanlardan benim haberim yok ve simdi konusmuyorlarmis. Hatta daha sonra benim gidemedigim hicbir yere gitmemis, Spherical yoksa ben de gelmem demis. (bunlari sonradan ogrendim)
Ailemde kayıp yaşadığım dönemde, her gün bana “bir şeye ihtiyacın var mı?” diye sordu.

Baslarda dalga geciyor heralde diye dusunuyordum ama ikinci paragrafta yazdiklarim beni dusundurdu. 4-5 aydir taniyorum.
bir yandan herkesin içinde bana özelmiş gibi davranıyor, zor zamanlarımda yanımda oluyor. Ama diğer yandan hiçbir şekilde yaklaşmıyor. Normal arkadasinla bile birebir kafeye falan gidersin ama bunda o da yok.
Boyle ikililik olunca ben nasil davranacagimi bilemedim, arkadas olarak deger mi vereyim, flort mu edeyim :D.

yaslarimizda yasli. 34.
0
spherical
(19.09.25)
Ya çok aşık, ya da sallamıyor çok.
0
gobekliraki
(19.09.25)
istersem tekrar tekrar sorarim, hesabini da kimseye vermem.
0
🌸spherical
(19.09.25)
Karışık sinyal no sinyal olarak bakmak lazım. Düz adamlık bu tarz durumlarda hayat kurtarıyor.
0
sekizdokuzon
(19.09.25)
Kadınlar artık belli seviyedeki erkeklerin onlara eskisi gibi yürümediği gerçeğini kabul etmeli. Bu git gide daha yaygın hale gelecek.

Sana ilgisi var diye sana sürekli whatsapptan yazacak, buluşmaya çağıracak diye bişi yok. Sana ilgisi olması seninle bişey yaşamak için hamle yapacağı anlamına da gelmez. Hele o yaşlarda flört peşinde koşmak yorucu.

Bikere daha sana ilgisi olduğundan emin değiliz de, varsa bile böyle.
Belki de sen ona yeşil ışık yakmadın, belki hiç dikkat etmediğin bir detay var.

Date mi istiyorsun, o zaman sen çağır?
0
Bruce
(19.09.25)
hocam bu arkadaş romantikten ziyade kaliteli sıcak kanlı sevecen bir arkadaşa benziyor, kalabalık ortamda da muhabbetin dışında kalıyorsan dahil ediyor herkes yapmaz bunu. senin durumun sanki kız bana güldü kesin bana aşık diyen erkeklere benziyor gibi. ben romantik bi vibe alamadım.
0
nahtoderfahrung
(19.09.25)
Erkekler bir seyi istediklerinde, cok utangac degillerse, net belli ediyorlar, pesinden gidiyorlar. Bu kendilerini sacma sapan duruma dusurmek seklinde anlasilmasin ama en azindan basbasa gorusmeyi teklif ederdi. He is not that into you diyorum ben de, ayrica ayni isimli filmi de izlemenizi oneririm.
0
kassiopeia
(20.09.25)
Adim atmamasinin bir cok nedeni olabilir ama en yaygin nedeni genelde karsidan yesil isik almamasi nedeniyle cekinme oluyor. Turk kadinlari sagolsun oyle bir reddediyorlar ki erkekler sudan cikmis baliga donmekten korkuyorlar.

SIz bir kahve icmeye cagirsaniz her sey yoluna girecek gibi bir his var bende
0
turkuaz
(20.09.25)
Tekrar sor ama insanlara neden çemkiriyorsun iş başında yakalanan hırsız gibi tepkin.

Çocuk seni gecelik düşünmüş.
0
Çuvaldızı
(20.09.25)
saçma ithamlara tahammül etmem, çemkirmek, hırsız falan, ciddiye alınacak tarafınız yok.
0
🌸spherical
(20.09.25)
Bir kadın gönül işlerine soru açmışsa buradaki tirrekler önce alaya alıp hatta hakaret ederek kadının gardini düşürür sonra da özelden yazıp teselli eder, akıl verirler. Stratejileri bu şekilde, herkese yapıyorlar.
0
sekizdokuzon
(20.09.25)
Sorundaki bazi cocuksu cevaplari ciddiye almamani onermekle beraber karisik sinyali, sinyal yok olarak gormek gerek bence de. Fakat sen cok hoslaniyorsan, ilgini belli edip bi adim atabilirsin.
0
sey mi dostum
(20.09.25)
(16)

Toksik ilişkilerin cazibesi

gobekliraki
Kurtulamıyorum. Uzun uzadıya yazmayacağım. Uzaklaştırma kararı aldırdığım kişiyle görüşmeye başladım tekrar "arkadaşça". Normal bir insan o kadar yaşanan şeyden sonra şehir değiştirir, ben tekrar görüşmeye başladım (bu esnada da aslında kendimi kandırıyorum, sadece arkadaşız falan diyorum kendi kend
Kurtulamıyorum. Uzun uzadıya yazmayacağım. Uzaklaştırma kararı aldırdığım kişiyle görüşmeye başladım tekrar "arkadaşça". Normal bir insan o kadar yaşanan şeyden sonra şehir değiştirir, ben tekrar görüşmeye başladım (bu esnada da aslında kendimi kandırıyorum, sadece arkadaşız falan diyorum kendi kendime)
Bu niye böyle? İşin kötüsü kimseye de bu durumu söyleyemiyorum, gelecek tepkileri biliyorum çünkü. Ama böyle mutluyum, önemli olan mutlu olmak değil miydi?
0
gobekliraki
(19.09.25)
Konuşmak istersen özelden yaz, bu konu herhangi bir konu gibi ortaya bırakılıp mıncıklanacak bir konu değil, çok derin çok önemli çok hassas bir konu.

Hani "haklı olmak mı mutlu olmak mı" seçeneği veriliyor ya, bunun ben çok steril, çok ideal ilişkiler için söylendiğini düşünüyorum, taraflardan biri rahata fazla alıştığın da kçına bişey batmış, ona dikkat çekiyorlarmış gibi. Halbuki senin durumunda böyle bir soru olamaz, önce fiziksel ruhsal ve zihinsel güvenlik önemli, bunun ayaklarından biri o ise biri de sensin. Konu mutlu olmaksa da o mutluluk seni yok etme ya da sürekli hırpalama yıpratma üzerine kurgulanmış bir şey değil, mutluluk öyle bir şey değil. Onun için "böyle mutluysan budur" denmiyor kolay kolay. Çocuğun varsa ayrı, yoksa ayrı konuşulması lazım.

Konuşmak istemiyorum dersen, David Burns'ün İyi Hissetmek isimli kitabını oku ve uygula derim. Onu da yapamayacam dersen mutlaka her gün bir günlük tut ve özellikle olaylarla beraber duygularını, hatıralarını yaz. Yazmakla açılacak görüşün. Çok önemli. Sen kendini birinin keyfi uğruna feda edecek kadar kıymetsiz görmemelisin, kimse öyle bir kıymetsizlikte değildir...
0
muhayyer divan
(19.09.25)
Terapiste gidip ne dicem ki? Ya da o bana nasıl farklı bir cevap verecek ki?
0
🌸gobekliraki
(19.09.25)
Terapist iyi bir çözüm aslında. Çünkü "izin veren" kişi neden izin veriyor, onu buna sürükleyen iç etkenler ne, bunları çözmek çok önemli.
0
muhayyer divan
(19.09.25)
@muhayyer öğrenince ne olacak peki? Daha mı iyi olacak sanki
0
🌸gobekliraki
(19.09.25)
Kendini ona layık görüyorsundur. Sıkıntılı bir şema, özgüvenini, kendine saygını sıfırın altına çekmek istiyorsan devam. Mutluyum diyorsun ama sadece güvenli alandasin.
0
sekizdokuzon
(19.09.25)
@sekiz hiçbişey anlamadım?
0
🌸gobekliraki
(19.09.25)
Kaygılı bağlanma şeman olabilir. En başta neden uzaklaştırma kararı aldırmştın? Sınırların kesin çizgilerle belirli olmayabilir, onay ihtiyacı arıyor olabilirsin, terk edilmeye karşı düşük toleranslı olabilirsin ben bir paragraf yazıdan seni çözümleyemem zaten psikolog da değilim ama olası sorunları sıralıyorum. Kendinin farkına varıp ona göre davranmadıkça bu kişi olmaz ama başka bir kişiyle yine toksik ilişkin olur. Normal insanlar olarak toksik ilişkiler içinde bulunmamalıyız
0
kullanicadi
(19.09.25)
Teşekkür ederim cevaplar için. Ama "hayat da böyle bişey" diye kimse yok mu. Her şey mükemmel mi olmak zorunda. Uzaklaştırma kararı tamamen kendimi savunmak içindi. Evimi talan etti, yaktı. Sonra buzlar eridi, ben taşındım falan, Bi sebeple tekrar diyalog kurmak zorunda kaldım ve devam ediyor.
0
🌸gobekliraki
(19.09.25)
Yani hayatta kalabildiğin sürece önemli olan mutlu olmak tabi de önce nefes alıyo olman lazım, adam seni keser doğrarsa ahirette mi mutlu olcaksın :(((
0
Sadece soruyorum
(19.09.25)
@sadece soruyorum adam olan benim. Karşı taraf kadın.
0
🌸gobekliraki
(19.09.25)
Evini mi yaktı:O daha ne bekliyorsun ki öfke kontrolü yok bu kişinin. Valla hayat da böyle bişi değil, hayat keyif almak için gülmek eğlenmek için
0
kullanicadi
(19.09.25)
Yakınlaştırma kararı aldırmaniz lazım tekrar, yoksa arkadaşınız başı belaya girebilir bence bunu da düşünün.
0
encokbenisevinnolur
(19.09.25)
@gobekliraki

Abicim şu an tam olarak aşkı yaşıyorsun, bunda hepimiz mutabıkız, mantık dışı bir durum ama hayat böyle bir şey değil, bu yaşananlar normal değil ki idare edilebilir bulalım da sana hayat böyle diyelim. Öyle değil. Sen bir ruh hastasına deli gibi âşık olabilirsin şu anda. Yahut bildiğin kötü bir insana âşık olmuş olabilirsin, insan tam tersiyle sınanırmış.

Yine de biz dünyadakiler seni kendine getirmek durumunda olabiliriz. Hayat bu değil, bunlar idare edilebilir değil, senin bu halin de bence "onun seçimi" deyip kenara çekilebilecek kadar doğal ya da makul değil. Evet biz senin hiçbir şeyin değiliz, müdahale hakkımız yok ama sadece sorduğun için ve canının acısını hissettiğimiz için seni vaziyete uyandırmamız gerekir diye düşünüyorum.

Tekrar söylüyorum, konuşmak istersen bak hepimiz buralardayız, kimse olmazsa bana anlatabilirsin. Beni de istemezsen oturup yaz. Lütfen. Hayat bu bahsettiğin kadar uçlarda değil. Ya da "bu da senin imtihanın" deyip kenara çekilmek zorunda kalıcaz sonunda... Bilmiyorum.
0
muhayyer divan
(19.09.25)
surekli bi kaybetme ihtimali oldugu icin olabilir. hos bir sey degil tabii.
0
bohr atom modeli
(19.09.25)
terapiste git çünkü kendini sabote ediyorsun.
insan bilinçaltı doğru ve yanlışı ayıramaz. bazı durumlarda
yanlış inanışlar tanıdık olduğu için bize daha güvenli çekici gelebilir.
0
orpheus
(19.09.25)
Bu niye boyle demissiniz cunku sinir sisteminiz toksikligi guvenli alan olarak belirlemis. Kendinize donmenizin zamani gelmis geciyor, terapist ne yapacak neyi degistirecek diyerek, beni ikna edin demeye calismak, kendinize bakmaktan kacmaya devam etmek de bir secenek, saglikli bir iliski secebiliri miyim diye sormaya baslamak da. Toksik iliskilerde iki taraf da toksiktir, siz de bir derecede toksiksiniz demek ki. Burada kim ne yazarsa yazsin iyilesmek icin secimi siz yapacaksiniz, hayati yasayan sizsiniz, halinizden memnun olsaydiniz ya da hic farkindaliginiz olmasaydi sormazdiniz ama belli ki hala bardak tasmamis, mutluysaniz elbette bu sekilde devam edin.
0
kassiopeia
(20.09.25)
(22)

Sizce hızlı mı karar vermişim

encokbenisevinnolur
İki hafta önce tanışıp birkaç kere de buluştuğum biri var.Bu sabah bana lise fotoğraflarını atmış, işte kıyaslama oncesi sonrasi gibi. Sence değişmiş miyim kaç gosteriyorum falan demiş. Ben de yaşında gosteriyorsun dedim (yaş 29). Yok efendim bütün arkadaşları hiç degismemissin demiş sen bana yaşlı
İki hafta önce tanışıp birkaç kere de buluştuğum biri var.

Bu sabah bana lise fotoğraflarını atmış, işte kıyaslama oncesi sonrasi gibi. Sence değişmiş miyim kaç gosteriyorum falan demiş. Ben de yaşında gosteriyorsun dedim (yaş 29). Yok efendim bütün arkadaşları hiç degismemissin demiş sen bana yaşlı mı demeye çalışıyorsun icerikli üç paragraf yazi yazmış. Ben de kötü bir seu söylemedim konuyu nasıl buraya getirdiğini de anlamadım dedim. Hic degismemissin demen gerekiyor demiş, ben de ne alaka anlamadım lise yıllarını mı özledin bir şey mi oldu dedim. Yine benim anlayissizligima dair bir paragraf yazı. En son ben de, seninle ugrasamayacagim, kafanı toplayıp kendi yaşına geldiğinde tekrar konuşabiliriz yazdım.

Neyse, bunu yazdım da direkt iletişimi keseyim diyorum ya.
Daha uzun bir süre olsa tanışalı biraz kaprisini çekerim de amaan bununla mı uğraşacağım duygusu geldi. Yani ancak afedersin kusura bakma içerikli bir dönüş olursa sürdürebilirim gibi.

Ne diyorsunuz, hızlı mı karar veriyorum?
0
encokbenisevinnolur
(19.09.25)
insanlar beklemedikleri cevapları da kabul edebilecek olgunlukta olmalı bu kişide henüz bu olmamış

Çünkü sana cevap biçiyor, biraz da instagramda sosyal medyada gördüğü "ideal çift" lere özeniyor, o çiftler hiç değişmemişsin derdi

Bu durumda doğrudan iletişimi kesmem ama üç kere benzer bir durum olunca keserim
0
grimavi
(19.09.25)
kfjhk çok komikmiş ben deli herhalde der geçerdim dediğin kadar ciddiye aldıysa. ayrıca sana soru sorup cevabının ne olması gerektiğine de kendi mi karar veriyor gjhgjh ben salardım direkt uğraşamam.
0
veritaslibertas
(19.09.25)
Bu şey değil mi ya duyurudaki sonsuz :)

Koşarak uzaklaş +1
0
Rondak
(19.09.25)
Burada da var böyle tipler, soru sorar. Cevapla alakali beklentisini, şeklini söylemez. Sonra verdigin cevap bekledigi gibi olmayinca aglar. Psikolojik deli diyip geçmek lazım. O dönüş yaparsa, duruma göre ilerlersin. Ama sen engelleme, veya bye konusma yok iletisimi kapatiyorum da deme, bence gereksiz olur.
0
Shepard
(19.09.25)
oh be şöyle insanlar olduğunu görmek hayata karşı inancımı arttırıyor, iyi yapmışsın, yapman gerekeni yapmışssın.
vereceğin cevabı kendi verecekse önceden cevabı yazsaymış sana. olmaz böylesinden yolun başında göstermiş kendini git bi fakire sadaka ver valla sağlam atlatmışsın
0
eja
(19.09.25)
Ahahaha çok problemli biriymiş bence iyi kurtulmuşsun
0
kaptan maydanoz
(19.09.25)
Hızlı ama doğru karar, uğraşılmaz bunlarla sürekli istedikleri cevapları veremeyiz ki insanlara.
0
mutekebbir
(19.09.25)
"En son ben de, seninle ugrasamayacagim, kafanı toplayıp kendi yaşına geldiğinde tekrar konuşabiliriz yazdım."

tertemiz, başka da bir şey yapmana gerek yok
0
nwnd
(19.09.25)
çok saçma. 29 yaşında birinin 49 yaşındaymış gibi tribe girmesine anlam veremedim. övgüsüz yaşayamayan biri sanırım.

ayrıl coco
0
art cat chocolate
(19.09.25)
Selametle.
0
kumandanim
(19.09.25)
Engeli bas gec
0
mirty
(19.09.25)
akıl sağlığın için en doğru kararı verdin. arkana bile bakma. akla ilk gelen çoğunlukla en doğru karar oluyor.
0
loch ness
(19.09.25)
"En son ben de, seninle ugrasamayacagim, kafanı toplayıp kendi yaşına geldiğinde tekrar konuşabiliriz yazdım."

Helal, ellerine sağlık. Ben kendimi alıngan sanırdım, burada ord prof varmış ya. Narsisizm hissediyorum, çok iyi demişsin. Kopar gitsin.
0
muhayyer divan
(19.09.25)
Bu hayata kimsenin derdini tasasını tavrını çekmeye gelmedik. Görmezden geldikçe devamı gelir. İyi yapmışsın yaşının insanı olsun. Benim onun yaşındayken 3 yaşında çocuğum vardı millet daha yetişkin olamamış bırak ebeveyn olmayı.
0
cilekli pasta
(19.09.25)
Yorulmuyor musunuz ya böyle şeylerden? Cidden enerjiyi nereden buluyorsunuz kafaya takacak kadar. Salla gitsin tırtoyu ya.
0
gobekliraki
(19.09.25)
@rondak, shepard: abi dediğiniz kişilerle ilgili ne bilmiyorum ama bunun kadar olsaydı farkederdim ben de ya, isim verin bence (:

@muhayyer divan: valla ord prof, narsizm... tam anlamadim ama iltifat olarak aldım, teveccuhunuz.
0
🌸encokbenisevinnolur
(19.09.25)
@encokbenisevinnolur abi vallahi isimler karışıyor ama şimdi sallasam bile tutacak isimler vereyim. Hatta geçen birine burger çevirmeye devam et dedim ahhahaha adam ceo'du.

arbre, sonsuz, sikizdokuzon, lukuki, kızıl karga,dearthodesia mı ne
0
Shepard
(19.09.25)
@encokbenisevinnolur

O dediklerimi sana demedim yalnız o bahsettiğin kişiye dedim, bir alıngan da sen çıktın.
0
muhayyer divan
(19.09.25)
Keşke her insan defosunu bu kadar erken gösterse, çok şanslısın.
0
ekimoloji
(19.09.25)
Eja +1, verdiginiz cevap da 10 numara, geri donerse de sans vermeyin derim.
0
kassiopeia
(20.09.25)
Hizli yavas olayi degil.Kafanizda bu iliskiyi ve karsinizdaki kisiyi degerlendirmissiniz ve haberiniz bile olmadan onu daha altta konumlandirip kendinize layik bulmamissiniz.Firsati gelince de kestirip atmissiniz.Yaptiginiz hatali demiyorum ama isin cozumlemesi bu.
0
turkuaz
(20.09.25)
Kadın kişi bunları yazan, öyle anladım.

Düşünme kaç.
0
Çuvaldızı
(20.09.25)
(20)

bahçe katı ev almak?

goge bakan
ev ışık alıyorsa, güvenlik sorunu yoksa, doğrudan bakımlı bir bahçeye bakıyorsa alınır mı? dezavantajları ne olur?
ev ışık alıyorsa, güvenlik sorunu yoksa, doğrudan bakımlı bir bahçeye bakıyorsa alınır mı? dezavantajları ne olur?
0
goge bakan
(18.09.25)
giriş katının gürültüsü çok olur. hele ki daire sayısı çok ise.
0
lazpalle
(18.09.25)
Bahçe sizin kullanımınıza mı ait olacak ? Eğer bu özelliklerle bahçe sizin kullanımınıza ait olacak ise elbette alınır. Bahçe katlarında en büyük sorun güvenlik. O konuda endişeniz yoksa şehir içinde bahçeli evde oturmak gibisi var mı ? Fiyatı uygunsa kaçırmayın derim.
0
messor
(18.09.25)
eve böcek girmesi, yukarıdan toz, pislik izmarit vb atılması, yağmurda kapının önünün göllenmesi, kedi köpeğin bahçeyi tuvalet olarak kullanması, gürültü, güvenlik. aklıma gelen sorunlar bunlar
0
kisa
(18.09.25)
eğer bahçe kullanımı size ait olacaksa avantajları dezavantajlarına göre daha baskın olur.
bahçeye masa sandalye atıp oturabilecekseniz keyifli olur.
0
duyuruuser
(18.09.25)
böcek/fare/ karınca derdi hiç bitmiyor, kedileri falan arada eve girebiliyor/ ortak alansa çocukların top oynamaları bahçede oynamaları bitmiyor, size aitsede apartman yönetimi yine bir kulp bulup girmek için bahane bulabiliyor, üzerinize sürekli bişey sirkeler, camdan düşürürler.
0
eja
(18.09.25)
gürültü, toz, böcek, su basması.
0
orpheus
(18.09.25)
yerden soğuğu çekmesi, rutubet, gürültü, toz/pislik, böcek, fare, medeniyetle alakası olmayan insanlar
0
nahtoderfahrung
(18.09.25)
tuvalet taşması.
0
antihero
(18.09.25)
Sarıyerde bahçeli bi evde birkaç yıl yaşadık, en son fare bardağı taşıran son damla oldu. Öncesinde akrep, kırkayak tarzı bişey falan rezillik. Ayrıca nem rutubet problem olabilir yerine göre.
0
nhk ni youkosu
(18.09.25)
komşular sürekli bahçeye çöp atacak, tuvalet borusu tıkanıp evini bok basacak, hırsız ilk sana uğrayacak, istediği kadar ışık alsın orası rutubetli olacak :(
0
neira
(18.09.25)
kim ne derse desin bu ülkede giriş ve altı ev alınmaz. özellikle varoş bir semtteyse aman aman. mahallenin çocukları top oynayacak, top sizin bahçeye kaçıp duracak. gürültü sorunundan bahsetmiyorum bile. geri kalan her şeyi arkadaşlar yazmışlar. 4. kattan bahçe katına taşınan biri olarak söylüyorum. öyle bir kerizlik yaptık evet.
0
nothing in my way
(18.09.25)
Eger cephe acik otoparka bakiyorsa, aksamlari araba farlarindan dolayi çok sıkıntı yaşarsınız.
0
nuevo
(18.09.25)
arkadaşla birçok şeyi yazmış, zaten bahçe katının en büyük avantajı bahçe kullanımıdır. Tabiki bahçenin hangi cephede olduğu önemli olmakla birlikte yönetime bahçe alının sadece sizin kullanabilceğinizi konusunda teyit almanız önemli.
0
Rao
(18.09.25)
kedi böcek ve fare. yol trafik gürültüsü. toz alır bol bol. parmaklık yoksa hatta varsa bile güvenlik sorunu olur. bahçe aynı zamanda sivrisinek demektir. bahçeyi kullanabiliyorsanız ama hepsine değer.
0
ground
(18.09.25)
turkiye'de bence alinmaz yurtdisinda cok keyifli olabilir, benim arkadaslarim kimin varsa acayip mutlular.
0
kassiopeia
(18.09.25)
tam olarak dediginiz durumda (ev bol isik aliyor, bahceye bakiyor ve güvenlik sorunu yok) üstelik bahce kullanimi bize ait olan bir daire almistik. bes alti sene sonra onu kiraya verip, dah ao evin borcunu bitirmeden baska ev aldik, oraya ciktik cünkü birincisi apartman gürültüsü oluyor, sonra apartmana her gelen kargocu/postaci yukari cikmamak icin zile basmayi aliskanlik haline getiriyor, bahce kullaniminiz oluyor ama üst kat komsulari komple sizi izliyor.
üst katimizda cocuklu bir aile vardi mesela, cocuk disaridan gelip eve girmek istemezdi, yemin ederim 45 dk kapimin önünde agladigini biliyorum ya.
böcek ya da fare olayi hic yasamadik, ekstra bir yol gürültüsü ya da toz sorunumuz olmadi, tuvaletin geri basmasi iyi bir tesisati varsa olasi degil. bahcemize kedi gelirdi hep ama simdi de geliyor, kendi kedimiz de oldugu icin rahatsiz olmuyoruz. bazisi bir süre bahcede uyuyur, sonra gidiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.09.25)
Varoş veya kültürel seviyesi düşük (ya da size uygun olmayan) (hatta bence sığınmacıların bolca bulunduğu) semtte değilse ve hava kirliliği sorunu da yoksa ben şahsen alırım. Giriş katı çok severim. Hele ki arka cepheyse, sokağa bakmıyorsa.
0
muhayyer divan
(18.09.25)
İyi bir Sitedeki bahçe katı evimizi pandemi zamanında satmıştık. Hayatımın en büyük pişmanlıklarından biri diyebilirim. Bahçe katı ev iyi ve yeşili olan bir sitedeyse tadından yenmez. Mahalle arasındaysa elbette gürültü, araç park edilmesi vs sinir bozucu olabilir.
0
ezkaza
(18.09.25)
Çok keyifli görünüyor ama ben tercih etmezdim.

- Ne kadar düzgün ve lüks site olursa olsun hanzolar her yerde. Bahçene sigara izmaritinden, aklına hayaline gelemeyecek her türlü çöp yukarıdan atılabilir. Bizim sitede bahçe katlarından çok şikayetler duydum. Öyle inanılmaz insanlar var ki senin bahçenin kenarına yemek artığı olarak balık kılçığı bırakıyor ve kedileri besliyormuş (!) bundan şikayet ediyorlardı. Pisliği, kokuyu, böceklenmeyi sen hayal et.

- Bir akrabamın mutfağında karınca oluyordu. İster istemez böcek ve haşerata daha açık oluyor. Hatta iş kedi köpeğe dahi varabilir.

- Özellikle yazları kapıları açıp uyuyamazdım herhalde. Birinin pat diye eve girme hissiyatı oluşuyor ama o benim takıntılı halim. :)

- Cephesine göre gürültü olabilir ama bahçe katları benim gördüğüm kadarıyla çoğunlukla izole tasarlanıyor. Yani mahremiyet yüksekse bu sorun minimumda olur.
0
Lethe
(18.09.25)
merhaba. izmir de bahçe katı, minicik bir toprak alanı olan evden izlenimlerimi aktarayım.

- köpeğim var, gün içinde sürekli bahçeye girip çıkabiliyor, çiş kaka yapıyor, yatıp kuşları izliyor, toprağı eşeliyir büyük kurtarıcı, her gün 3 posta tuvalet için gezdirmek zorunda değilim.

- apartman komşuları kasten hiç çöp atmadılar, sepetle fidan falan sarkıtıp eksene diyorlar yine de rüzgardan saksılarının düştüğü, çamaşırın uçtuğu oluyor. ben uyumsuzluk olmasın diye problem çıkartmıyorum. arada sırada saksı toprak süpürüyorum yani. köpek elalemin donuyla corabıyla oynarken ağzından alıp çöpe atıyorum. mandal çok sık düşüyor. kullanmıyorum ama atmıyorumda. bi gun kapıya biri gelirse mandalları toptan verip göndericem.

- bahceyle uğraşmak güzel, durmaksızın bitki alıyorum. domates biber falan aldım tutmadı. zaten bahcenin kendisinde zeytin ağacı, malta eriği, mandalin totelde 3 ağaç vardı, eriğe doydum o güzel.

- monsterta yetiştirdim coştu, yukarıda bahsettiğim ağaçları led aydınlatmalarla ışıklandırdım. güzel gözükuyor.

- evde bi salonda, bi oda da, bi mutfakta geze geze video izliyorum bazen darlanıyorum bahçede kitap okuyup dizi mizi izlemeye devam ediyorum bu bana sanki dışarı çıkmışım gibi hissettirtiyor.

-üst kat komşu bir gun nevserimlerini farklı bir şekilde katlayıp açmış eve giren tüm ışık kesildi bu mesela rahatsız ediciydi.

- bahceye açılan kapı iki aşamalı, sineklik + normal sürgulu cam. dikkatli olursam eve börtü böcek gelmiyor diger arkadaşların aksine

- yılda bir belediyeyi arayıp vidanjör cağırmak gerekiyor. bahçe giderlerinden taşma ile karşılaştım. gelen tutar/fatura apartmana bölunuyor. yani teras katın çatı akma derdinin apartmana paylaştırılması gibi.

- benim açımdan olumlu yanları, olumsuz yanlarından daha fazla. bunda da köpekle yasamamın etkisi çok. 25 yıl teras katta yasadım şişlide mükemmeldi ama o donem çocukluğum gencliğimdi, köpek yoktu. ardından 13 yıl köpekle müstakil ev en güzel zamanlardı. şu an yeniden bir ķöpekle bahçeli bodrum kattan şikayetim yok.




-
0
libertine
(18.09.25)
(7)

EMDR

rock n roll
Günaydın Daha önce de sormuştum bu soruyu cevap veren arkadaşlar olmuştu ama özellikle şu an psikiyatrist ve psikologlar varsa aramızda danışmak istedim. İşe yarıyor mu? Bizim talep etmemizle yapılıyor mu? Bu süreçte olumlu, olumsuz neler yaşanır? Bu süreç tamamlandığında tekrar eder mi bir süre son
Günaydın

Daha önce de sormuştum bu soruyu cevap veren arkadaşlar olmuştu ama özellikle şu an psikiyatrist ve psikologlar varsa aramızda danışmak istedim. İşe yarıyor mu? Bizim talep etmemizle yapılıyor mu? Bu süreçte olumlu, olumsuz neler yaşanır? Bu süreç tamamlandığında tekrar eder mi bir süre sonra problemler?

Anksiyete sorunum var yıllardır. Anksiyetemin sebebinin ne olduğunu biliyorum gibi. Şimdi ben bunu talep edebilir miyim yoksa psikolog kendi mi uygun görürse uygular?
0
rock n roll
(18.09.25)
uygunluğu bilememde olay işe yarıyor.
şunu hatırlıyorum emdr öncesi 5 tane soru sordu benim için önemini 1den 10 a değerlendirmemi istedi, emdryı tek seans yaptı sonrasında gittiğimde aynı soruları sorduğunda 10 önemli olan şeye 1 verdim ve hatta çok şaşırdığımı hatırlıyorum.
0
eja
(18.09.25)
@ eja

Sen kendin mi talep ettin yoksa terapist mi EMDR uygulayacağını söyleyerek yaptı?
0
🌸rock n roll
(18.09.25)
kendisi söyledi şunlarda şunlarda etkili olabilir diye, zaten soruları/konuları kendi seçti ama bu uygulama yaklaşık 1 senelik ve yoğun gittiğim bir dönemden sonra oldu, depresyon falan değildi benimki
0
eja
(18.09.25)
2 farklı problem için 2 kere emdr tedavisi gördüm
ikisinde de kendim talep ettim
ilki fobi içindi tam sonuç aldım, yıllardır da geri dönme yaşamadım

ikincisi bruksizm içindi, süreç devam ederken ben geceleri ağız splinti kullanmaya başladım. o nedenle emdr bruksizmi çözer miydi çözemez miydi emin olamadık psikoloğum ile, ama emdr ile çocukluk travmalarımı da çalıştık bu süreçte, çok güzeldi, çok şey değişti benim için. bazı travma anılarımın etkisi değişti. o dönem olduğum insan da hala aynı, eskiye dönmedim.
0
ofelia
(18.09.25)
ben psikoloğum ancak uzman psikolog değilim. klinik uzman arkadaşlar daha doğru cevabı verir. emdr için emdr eğitimi almış psikoloğa gitmeniz lazım. emdr uygulayan psikoloğa giderseniz belli süreçlerden sonra size uygulayabilir. genelde travmatik aşılamayan durumlarda uygulanıyor. olumsuz bir etkisi olacağını sanmıyorum. ben bir psikolog olarak emdr'ın pek etkili bir süreç olduğuna inanmıyorum. tamamen subjektif görüşümdür. tekrar etmez diye bir şey yok.
0
mikahakkinen
(18.09.25)
çok yüzeysel ve cahilce yaklaşırsam
psikologlar için para tuzağı demeyelim de bir yöntem diyelim
bana göre robotik sorular içeriyor evde kendin de yaparsın, bi kaç seans maruz kaldıktan sonra

işe yarar mı yarar sonuçta seansta da benzer konu konuşuluyor farklı şekilde
0
mantık
(18.09.25)
emdr bence kesinlikle ise yariyor. emdr egitimi almis birine gitmeniz gerekli, herkes yapmiyor. kendiniz de talep edebilirsiniz, sadece emdr yapan birine de gidebilirsiniz, terapistiniz de onerebilir.
0
kassiopeia
(18.09.25)
(13)

konaklama sorusu. sizce?

dokunmakalbime
3 ay lizbonda kalacagim. bilgiler:-surekli evden calisacagim.-her yil boyle 3 ay kalma ihtimali var.-cok bunalirsam arada bir kacabilecegim cok daha genis ve ferah arkadasin evi var. -iki ev de gayet iyi durumda yasanilabilir. SECENEK 1: tanidigin evi.artilari-aylik 400 euro. faturalar dahil. ucuz-
3 ay lizbonda kalacagim.

bilgiler:
-surekli evden calisacagim.
-her yil boyle 3 ay kalma ihtimali var.
-cok bunalirsam arada bir kacabilecegim cok daha genis ve ferah arkadasin evi var.
-iki ev de gayet iyi durumda yasanilabilir.

SECENEK 1: tanidigin evi.

artilari
-aylik 400 euro. faturalar dahil. ucuz
-kural, belge vs.. ugrasma yok.
-ev arkadasiyla kalicam. cocukla tanistim sakin biri.
-evin diger alanlarini kendiminmis gibi kullanabilirim.
-ev sahibiyle bidahaki seneler icin kendime yol yapabilirim.

eksileri
-rutubet var
-merkezden biraz uzak
-biraz misafirlik/iyilik gibi oldugu icin kontrol baskasinda durumu var.


SECENEK 2: bu isi yapan guvenilir bir sirketin evi.

artilari
-daha merkezi bir yer
-sonraki gelisler icin bu sistemi deneyip tecrube sahibi olmak onemli.
-tamamen kendi alanim. kimseye mahcubiyet, bagimli kalmayacagim.

eksileri
-aylik 700 euro. faturalar dahil.
-evin diger alanlarini yabancilarla kullanmak.
0
dokunmakalbime
(17.09.25)
gelire bağlı.

eğer 300 euro benim için zorlayıcı değilse, 700'lükte kalırım.

özgürlük süper bir şey.

ayrıca merkezi olması çıkıp dolaşmak için, eve misafir getirmek için çok mühim.
0
gurur
(17.09.25)
merkeze uzak olduğu için yol konusunu da düşünün. ulaşıma ne kadar harcanacak? bunun haricinde 100 euro ulaşım desek 200 euro özgürlük, lokasyon, kimseye eyvallah etmemek için verilebilir bir para. ben oyumu kesinlikle kendi alanınız için kullanıyorum.
0
cisimcik golgi
(17.09.25)
özgürlük önemli. seçenek 2.
0
inheritance
(17.09.25)
evler nasil isiniyor ve yazin mi kisin mi kalacaksiniz bu onemli. kisin kalacaksaniz rutubetli ve isitma olmayan evde (ki Portekiz'de cok var) iskence cekersiniz, soylemesi.
0
kassiopeia
(17.09.25)
2
0
mikahakkinen
(17.09.25)
2
0
black holes in the sky
(17.09.25)
400-500 euro arası merkezi olmayan bir yerde normal bir oda fiyatı zaten, misafir hissedecek bir şey yok. ikiyi tercih ederdim. kaynaşıp etkinliğe gidecek sosyalleşecek hazır birileri olur.
0
beyfendi
(17.09.25)
2
0
duyuruuser
(17.09.25)
Rutubet sağlığınız için tehdit haline gelebilir. Sadece bu yüzden bile ekerdim birinci şıkkı.
Rutubet konusunu bir kenara bırakıp bakınca bile ben 2 diyorum.
0
strawberry first
(17.09.25)
Aradaki fark çok hayatımı etkilemeyecekse 2.
0
(17.09.25)
kassiopeia +1
rutubet onemli bir konu.
0
65 derece
(17.09.25)
Rutubet olan yer opsiyon degildir.Nokta
0
turkuaz
(17.09.25)
kendi alaninizda kalin tabii ki, niye kendinizi birilerine mahcup edesiniz. 2. secenek.

evde yabancilar olmasi cevre kurmaya, birlikte biseyler yapmaya bahane olur hem.

rutubetli yerde kalmayin.

tanidikla is yapmayin, yarin suclu/borclu cikarirlar sizi.
0
taurina
(18.09.25)
(8)

Bogazici Yuzme Yarisinda kaybolan yuzucu

kassiopeia
Merhabalar, gecen haftalarda Bogazici Kitalararasi Yuzme Yarisi gerceklesti, Rus yuzucu kaybolmustu, bulundu mu? internette ilk gunlerdeki haberlerden sonra herhangi bir habere ulasamiyorum Ingilizce kaynaklar da dahil, takip eden var mi?
Merhabalar, gecen haftalarda Bogazici Kitalararasi Yuzme Yarisi gerceklesti, Rus yuzucu kaybolmustu, bulundu mu? internette ilk gunlerdeki haberlerden sonra herhangi bir habere ulasamiyorum Ingilizce kaynaklar da dahil, takip eden var mi?
0
kassiopeia
(15.09.25)
Şöyle bir haber görmüştüm:

tr.euronews.com
0
kirk karaktere sigmayacak adam
(15.09.25)
bunu ben de gordum tesekkurler. hatta Rus yuzucunun kaybolma haberini ilk duydugumda acaba ozellikle mi yapti dedim (karaya dogru yuzdugunu soyleyen de var, adam yuzme antrenoru anladigim kadariyla) ama yani kaybolmak icin daha dikkat cekici bir yol da bulamazdi dedik sonra.
0
🌸kassiopeia
(15.09.25)
çok çok değişik bir olay değil mi ya
0
Sadece soruyorum
(15.09.25)
kesinlikle, yarisan bir arkadasim yuzeyden 6 metre derinlikte karadeniz akintisi basladigini soyledi, yani eger allah korusun kramp girip 6 metre filan derine gittiyse bir sekilde bulunmasi cok zor. yine ayni arkadasim 3000 kisi yuzuyor olmasina ve onlarca bot olmasina ragmen etrafimda tek bir insan olmadigi zamanlar oldu dedi, yani basina bir sey geldiyse ilk basta nasil gormezler demistim ama kimsenin gormemis olma ihtimali de var.
0
🌸kassiopeia
(15.09.25)
aa ben de çok şaşırıyordum nasıl kimse görmez çok yüksek güvenlik önlemi alınmıyor mu diye. 6 metre çok derin ama ya profesyonel adam o kadar derine batar mı, yüzmeye devam etmese bile en azından yüzeyde duramaz mı bir şekilde.
0
Sadece soruyorum
(15.09.25)
putinin infaz ettirdiğine inanıyorum. ama ispatlayamam. zaten muhalifiydi diyorlar.
0
yurtsuz john
(15.09.25)
@yurtsuzjohn hocam spor salonu sahibi bi adammis ya putin bunla neden ugrassin, siyasetle bi alakasi yok gibi. Ben kactigini dusuyorum ama kacmak icin de dedigim gibi fazla gozonunde bir yontem
0
🌸kassiopeia
(15.09.25)
bence öldü ya, ölmese kesin bi yerde kameraya takılırdı.
0
Sadece soruyorum
(16.09.25)
(3)

5 gün Endonezya için ideal mi?

plastic_angel
Nereleri gezelim? 2 gün Bali desek, başka görülesi biryer var mı?
Nereleri gezelim? 2 gün Bali desek, başka görülesi biryer var mı?
0
plastic_angel
(15.09.25)
2 günde Bali adasının Ubud şehri bile bitmez hocam. Adalar arası uçakla ulaşım yapılacak gittiniz ettiniz asla değmez. Halihazırda o tarafta mı olacaksınız? Buradan 5 günlük endonezyaya gidilmez hayatta.
0
glamdr1ng
(15.09.25)
glam+1

yani ilgi alaninizi bilemiyorum da 5 gun Endonezya'ya gitmeye hic degmez, muhtesem guzellikte adalari var, hem tapinaklari gezeyim, ubud'u gezeyim, sahile gideyim, dalis yapayim derken, biz bali nusa adalari + gili adalari 2 hafta yaptik, arti hem bali'de hem nusa'da sofor vardi yani oyle vakit kaybetmedik, daha da kalirdim yani. zaten 1 - 1.5 gun jetlag'den ne oldugunuzu anlamiyorsunuz. 5 gun sadece gittim/orada bulundum demek olur, gezmek pek olmaz.
0
kassiopeia
(15.09.25)
Filipinlerde yaşıyorum.
Sadece gezip popüler yerlerde foto çekineceğim. Başka bir amacım yok.
Gezmeye değer mi bilemedim.
0
🌸plastic_angel
(15.09.25)
(16)

Aynı dizileri izleyerek salakça bi şey mi yapıyorum: yaprak dökümü

cccbehzatccc
Yıllardır behzat ç, çukur, aşkı memnu izleyip duruyorum. Yıllardır. Zor günler geçiriyorum. İnternette yaprak dökümü geyikleri dönüyordu hadi bunu izleyeyim dedim.100 bölüm olacak neredeyse. Çok mu salakça bişey yapıyorum, benim gibiOlan var mı?
Yıllardır behzat ç, çukur, aşkı memnu izleyip duruyorum. Yıllardır.
Zor günler geçiriyorum. İnternette yaprak dökümü geyikleri dönüyordu hadi bunu izleyeyim dedim.
100 bölüm olacak neredeyse. Çok mu salakça bişey yapıyorum, benim gibi
Olan var mı?
0
cccbehzatccc
(14.09.25)
aski memnu, yaprak dökümü, gossip girl

o kadar comforting ki...

gossip girl 3. sezondan itibaren cok iyi degil ama yaprak dökümü ve aski memnu bastan sona cok iyi ikisi de.
0
sonsuz
(14.09.25)
Safe zone'un demek ki. İyi geliyorsa sorgulama izle.
0
sekizdokuzon
(14.09.25)
İyi geliyorsa sorgulama izle. +1
0
put it in your appropriate place
(14.09.25)
Öyle sıkılıyorum ki Behlül Bihter gibi tutkulu bir aşktan vazgeçtim (yasak aşk mevzubahis değil, sadece tutku kısmına odaklanalım lütfen), adnan'ın aşkı gibi tekdüze bir aşka bile razı haldeyim bu aralar :/
0
strawberry first
(14.09.25)
Yeni diziye başlayamıyorsan anksiyete olabilir. Yeni dizi derken son 5 yılda çekilen anlamında değil, önceden izlemediğin anlamında dedim. Yoksa 10 yılda çıkan 10 yapımdan 9'u çöp.
0
nawar
(14.09.25)
izledigin filmleri tekrar izlesen mantikli bak, ama bilmemkac bolumluk tugla gibi diziyi izlemek agir issizlik bence, hayir cok gereksiz, onemsiz sahneler de oluyor malum bizdeki dizi sureleri uzun.
0
freedonia
(14.09.25)
İyi gelen neyse onu izle, sorun yok. Annem bu aralar "aramızda kalsın" izliyor, ondan önce "ikinci bahar" izledi. Kardeşim döndür çevir bin kere kurtlar vadisi izledikten sonra bir dizi izledi (kuzey güney miydi neydi) şimdi ikinci bahar izliyor, babam ise aklına geldikçe çocuklar duymasın, seksenler, papatyam, arada başka bişeyler daha izliyor. Bense çok uzun zaman dikiş ve örgü videoları izledim, hiç bilmez halimle anneme manto bile diktim. İyi gelen neyse o.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
Dizi çok zaman öldürür ya… Aynı şeyi ben bir sesli kitapla yapıyorum yıllardır. İki kitaplık seri, toplam 72 saat. Takriben 9 sezon komedi yahut 5-10 sezon dramaya denk geliyor süre. Defalarca (ben diyeyim on, siz deyin on beş) bitirdim peş peşe. Sadece ses olduğu için,
-İş yapmaya mani olmuyor.
-Uykudan önce mavi ışığa maruz bırakmıyor.
-Direksiyonda ve yürürken de dinlenebiliyor.

Ben de kötü hissettiğim dönemlerde Friends izliyorum hep. Oyuncularının üçte birinden, yapımcılarının hepsinden, işlediği konuların alt metinlerinin de çoğundan nefret etsem de, beni acayip uyuşturuyor/dindiriyor. Galiba 6-7 defa baştan sona devirdim…
0
yadigar
(15.09.25)
kocam youtubedan sürekli ama sürekli behzat ç canlı yayın açıyor.

onu anlıyorum, çünkü ben de sürekli aşkı memnu, avrupa yakası, kısmetse olur izliyorum.

beynim ciddi bir şekilde yeni bir şeye başlayacak motivasyonu bulamıyor.
0
Hallegadola
(15.09.25)
eşimde de var bu, yaprak dökümü ve aşkı memnu izleyip duruyor. ben hiç izlemediğimden eşlik edeyim diyerek birer tur izledim baştan sona. o hala izliyor. ne tür bir bağımlılıktır çözemedim de ama hastalık bu bence. soruyorum hiçbir şey yok diyor bir de :)
0
Improbable
(15.09.25)
O kadar cok izleyecek yapim var ki, ayni seyi izleyecegime yeni seyler izlerim ve ufkumu genisletirim. Ayni seyi izlemek bana vakit kaybi gibi geliyor. Hele Turk yapimi sıkıcı dram dizileri cok daha zaman kaybi. Herkesin zevki kendine tabii.

Tv'de belki kult yapimlar rastgele denk gelirse izlenebilir
0
ermanen
(15.09.25)
brooklyn nine-nine ve scrubs'ı üçer kez bitirdim sanırım ama türk dizilerini tekrar tekrar izlemek korkunç geliyor bana ya çok uzun ve sıkıcılar. Aşk-ı memnu'da hadi bir nebze kalite var gibi gerçekten de yaprak dökümünün videoları insta'da önüme düşüyor, aşırı cringe bir ortam, ali rıza bey'in mallıkları falan düşününce içime fenalık geliyor nasıl izliyosunuz onu
0
nundu
(15.09.25)
psikolojik bir rahatsızlık olduğu söyleniyor. güvenli alandan çıkamama, kalma. Ezbere bildiğin, sahneler, diyaloglar hepsi güvenli alanın.
0
adivar
(15.09.25)
her ne kadar konforlu alaniniz olsa da, ve hepimiz zaman zaman buna ihtiyac duysak da sorunuza cevap muhtemelen evet. ayni seyi yaparak farkli sonuclar elde etmeyi beklemek size zarar veriyor gibi duruyor.
0
kassiopeia
(15.09.25)
Aski memnu veya yaprak dokumu acik degilken yemek yedigim an nadirdir.
0
Kittie
(15.09.25)
Hayatımda hiç aynı diziyi 2 kere izlemedim çünkü dizi çok vakit alıyor. Elbette salakça diyemeyiz ama eğer can sıkıntısından izleme ihtiyacı geliyorsa başka şeyler izleyin, yeni ilgi alanları yaratın kendinize.

Yeni şeyler izleyip gördükçe farklı farklı ilgi alanları çıkıyor vaktinize yazık bence.
0
titanic kemancısı
(15.09.25)
(8)

Sorum duyuru kadınlarına

materyalist imam
Yaşların 30+ olduğu, 2.5 senedir düzenli ve mutlu ve evliliğe giden çok sevdiğiniz ve çok sevildiğinizi de bildiğiniz bir ilişkiniz var.Ancak erkek tarafı alkole fazla düşkün ve alkol tüketim miktarı günbe gün artıyor. 2,5 sene boyunca toplamda 2 büyük kavga etmişsiniz ve ikisinde de erkek tarafı kö
Yaşların 30+ olduğu, 2.5 senedir düzenli ve mutlu ve evliliğe giden çok sevdiğiniz ve çok sevildiğinizi de bildiğiniz bir ilişkiniz var.

Ancak erkek tarafı alkole fazla düşkün ve alkol tüketim miktarı günbe gün artıyor. 2,5 sene boyunca toplamda 2 büyük kavga etmişsiniz ve ikisinde de erkek tarafı körkütük sarhoş olduğu için saçma sapan bir sebepten kavga çıkarmış. Bunlar haricinde sorununuz yok.

Arada birkaç kez bu alkol konusunu açtığınızda stres, kaygı, korku vb. sebeplerle rahatlama için tükettiği cevabını almışsınız ve çözümün alkol olmadığını gerekirse yardım alabileceğini ve destek olabileceğinizi söylemişsiniz. Ama bu batağa yavaş yavaş düşen hemen herkes gibi erkek kişisi kendine konduramamış ve alkolik değilim savunması yapmış.

Günlerden bir gün yine her şey yolunda ve güzel giderken ve erkek yine alkol almışken, saçma sapan bir sebepten erkek yine sarhoşken ciddi bir kavga çıkarıyor; kırıcı sözler söylüyor (hakaret veya küfür değil ama cidden kırıcı) ve akabinde bu ilişkiye devam etmek istemediğini söylüyor. Ertesi gün oluyor, erkek uyanır uyanmaz içmeye devam edip yine sarhoş olup özür dileyeceğine önceki günkü kavgayı sürdürmeye devam ediyor. Ta ki günlerden Pazartesi olup iş günü olduğu için alkol almayıp aklı başına gelinceye kadar. Pişman olup görüşmek istiyor, düzeltmek istiyor ama kadın tarafı alkollüyken içinden çıkan kişi beni korkutuyor, bana söylediğin kırıcı sözleri kabullenebileceğimi sanmıyorum diyerek her ne kadar çok sevse de ilişkiye devam edemeyeceğini söylüyor.

Bu görüşmenin hemen ertesi günü erkek psikiyatriden randevu alıp gidiyor, seans sonunda ileri derece anksiyete, ileri derece depresyon teşhisine ilave olarak bunları bastırmak için edindiği bir de alkol problemi teşhisi konuluyor ve ilaç tedavisine başlıyor. Buna paralel olarak psikolog seanslarına da başlıyor.

Siz, böyle birine tekrar bir şans verir miydiniz ?

Düzeltme: Eksik ifade etmiş olabilirim. Konulan tanı alkolizm değil ancak ingilizce'de alcohol abuse / binge drinking denen (Alkol yoksunluk sendromları ve alkol almadan durulmayan durumların olmadığı ancak çok kısa sürede yüksek mniktarda alkol tüketimi kaynaklı yaşanan hastalık) ve tedavisinin alkolizme nazaran daha kolay ve kısa sürede sonuçlandığı belirtilen bir tanı.
0
materyalist imam
(13.09.25)
Vermezdim. Bir de ilk seanstan bu kadar teşhis konması -hem de ileri seviye- profesyonel gelmedi.
0
ruhen hastayim ben
(13.09.25)
Hayır vermezdim.
0
mutekebbir
(13.09.25)
Hayır. Kesin ve net alkolik olmuş durumda, alkol aldığında girtikçe daha kötüye giden bir yüzle karşılaşılıyor, ilk kez ayrılmaya kalkışıyor ve sadece mecbur ise ayık kalabiliyor.

Kesinlikle olmaz. Ne yaparsa yapsın.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
Bu kadar surekli alkol aliyorsa zaten onumuzdeki bir iki ay icinde bence alkol almayi birakip birakmadigini gorursunuz, isterseniz deneyin - sizi tanimadan bir sey demek zor - ancak deneyecekseniz sartiniz sosyal icicilik de degil alkolun yuzde yuz birakilmasi olmali, ilk icisinde ayrilacaginizi net olarak onceden soylemelisiniz.
0
kassiopeia
(14.09.25)
Kavga sebepleri ve içeriğine bağlı. Bu anlatımla adam içip içip kavga çıkaran biri gibi duruyor da, şey de var, mesela içince rahatlıyor da bastirdiklarini mi söylüyor, ya da başka bir şey ya da şeyler de mi var vs. yani elbette bu durum bir sorun da, bir ilişkideki tek sorunun partnerlerden birinin alkol kullanım probleminden ibaret olması bana gerçekçi gelmedi, o yüzden evet hayır da diyemedim bu taraflarına bakmaları lazım kişilerin gibi.
0
encokbenisevinnolur
(14.09.25)
Erkeğin alkolik olduğu ilişkiler de duydum, kadının alkolik olduğu ilişkiler de duydum. Her ikisinde de alkolik olmayan partner maddî ve manevî çok zarar gördüler. Taraflardan birinin alkolik olduğu ilişkilerin sürdürülmesini teşvik etmek bana göre doğru değil, hele ki soruyu alkolik olmayan taraf soruyorsa. Soruyu alkolik olan taraf soruyorsa, gerçeklerden kaçmadığı anlarda ilişkiye (ve kendisine ve sevdiğine) ne kadar çok zarar verdiğini fark edecektir, hatta ediyordur ama bir içme sebebi de bu oluyordur. Tam da bu şekilde bir döngü oluştuğu ve bunu kırmak istemediği için o ilişkiden ve o kişiden olmaz. Yapıcılık doğru değil bu konuda, bence. Sadece alkol almayan taraf kendine gerçekten çok güveniyorsa, tıpkı Cüneyt Arkın'ın eşi örneğinde olduğu gibi, evet çok çile çeker ama sevdiğinin bağımlılıktan kurtulmasına en büyük desteği verir ve ömrü varsa safâsını da sürer. Yapılabilecek tek yapıcılık bence bu örneği göz önüne almaktır.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
rahmetli babam alkolikti. alkoliğin olduğu bir aile hayatında hiçbir zaman huzur olmaz.
0
lazpalle
(14.09.25)
adi ve teshisi ne olursa olsun hayir. su an sizin yapacaginiz sey tamam bu tedaviyi ol belli bir sure de alkol almamis olmayi becererek gel demek. O arada iliskinizi karsilikli tartarsiniz. Burada kontrol sizde, kesinlikle size duygu somurusu yapmasina izin vermeyin.
0
warrior princess
(22.09.25)
(7)

Birinin narsist olduğuna nasıl karar verirsiniz?

sekizdokuzon
Benim için en büyük gösterge çevresindeki insanları kendilerine bir şekilde bağımlı etmeleri. Mesela sektörde kolay kolay ulaşamayacağı ayrıcalıklar sunuyorsun, daha önce kazanamadığı parayı veriyorsun ama yüzüne bakmıyor, saygı duymuyor, deyim yerindeyse bk muamelesi yapıyorsun. Ama o sana minnetta
Benim için en büyük gösterge çevresindeki insanları kendilerine bir şekilde bağımlı etmeleri. Mesela sektörde kolay kolay ulaşamayacağı ayrıcalıklar sunuyorsun, daha önce kazanamadığı parayı veriyorsun ama yüzüne bakmıyor, saygı duymuyor, deyim yerindeyse bk muamelesi yapıyorsun. Ama o sana minnettarligindan kendini savunmuyor, sınır ihlallerini onemsememeye başlıyor. Her yerdeler.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(11.09.25)
Narsistler kendine narsist demez, elendin.
0
🌸sekizdokuzon
(11.09.25)
Empati yapamazlar diyorlar. Kimseyi kendi şartları içinde, kendi yaşadığı duygularla değerlendiremezler deniyor. Anlamak istedikleri her şey kendi işlerine gelen şeyler, duyguları asla çıkar kaygısından uzak oluşmuyor deniyor. Bir insana kendini anlatamıyorsan, zekâsı eksik değil ama ne yaparsan yap ne dersen de seni anlamıyorsa ya kötüdür ya narsisttir diye düşünüyorum şahsen.
0
muhayyer divan
(11.09.25)
Biri patronunun gerçek yüzünü görmüş gibi. O kadar para veriyorsam yaparım diyorsa işte narşist. Ben ben ben ben diyorsa da. Mesela ben öyle biri değilim. Ben öyle bir şey yapsam utancımdan işe gidemem. Ama allahtan ben öyle değilim. Mesela servis kiralayacaktık, vazgeçtim abi bana bakarlar ben de bakarım sevgili olurum onlarla. Benim isteklerim her şeyden önce gelir, eeee patronum bende para ve buraya savaşaRRak geldim. Demek ki benim gölgemde yaşar ve ölür bu çalışanlar. Ben ihlallerde bulunsam bile o şirkette benden yüksekte kimse yok, yapabilirim çünkü yaptım. BEN beN BEN.
0
Shepard
(11.09.25)
narsisti tek hareketle değil, davranış örüntüsüyle anlarsın. sürekli onay bekler, eleştiriyi kaldıramaz, empati kurmaz, seni değersiz hissettirir. herkes ilgi ister ama narsist için bu oksijen gibidir.
0
gabe h coud
(12.09.25)
Tek davranışla olmaz+1
0
basond
(12.09.25)
narsistlik bir spektrumdur, ayrica hemen hemen herkes - siz de dahil - saglikli narsistlik denen ozellikleri tasir ve tasimasi gerekir aksi halde yasamda varligimizi surdurmek epey zorlayici olurdu. ozellikle patalojik kabul edilen narsistlik oyle instagramda sanildigi kadar yaygin bir durum degildir, narsist ozelliklere sahip olmak ile yikici bir davranis orgusu icinde kisilik bozukluguna sahip olmak bambaska seyler. dolayisiyla ben kendimi birinin narsist olduguna karar verecek kadar yetkin gormuyorum, bazi seyleri isin uzmanina birakabilmek lazim.
0
kassiopeia
(12.09.25)
Geçen okumuştum, kim narsistmis neden narsistmis veya işte diğer tanilar; anladığım kadarıyla bunu takıntılı bir şekilde yapan kişiler için bir tanı grubu belirlenmiş yakin zamanda:

www.madintheuk.com
0
encokbenisevinnolur
(12.09.25)
(6)

Mısır gezisi planı

pembediken
Mısır gezisi en az kaç gün olmalı? Ben tur düşünüyorum daha güvenli olur diye. Bütçe ne kadar olmalı? Ayrıca tur programındaki ekstra turlar yerine bu turları varınca kendim ayarlasam diye düşündüm böyle bir tecrübesi olan var mı? Mısır gezisiyle ilgili her türlü tavsiyenizi dinlerim.
Mısır gezisi en az kaç gün olmalı? Ben tur düşünüyorum daha güvenli olur diye. Bütçe ne kadar olmalı? Ayrıca tur programındaki ekstra turlar yerine bu turları varınca kendim ayarlasam diye düşündüm böyle bir tecrübesi olan var mı? Mısır gezisiyle ilgili her türlü tavsiyenizi dinlerim.
0
pembediken
(10.09.25)
ben şahsen gitmezdim, hele turlu bir şeye kesinlikle katılmazdım.

sharm el sheikh'e gittim daha önce, nispeten daha iyi ama burada bile mısır halkı ile muhatap olmak çok yorucu.

bu bölge de özellikle korunan bir bölge, mısır halkının rahat rahat gelip çalışamadığı, ciddi kriterleri olan bir bölge.

kahire falan diğer şehirleri ziyaret etmek istemem ben.

ayrıca oldu ya gidelim dendi, mısır'a taksi bile bırakmayıp her şeyi burada halletmek gerekir kurumsal firmalar aracılığıyla, orada 4-5 kat fiyat çekerler.
0
reanarchy
(10.09.25)
mısır’da uçaktan indiğiniz anda nefes aldığınız için bile tip isteyip yakanıza yapışacaklar maalesef. hiçbir yere turla gitmem ama mısır’a tursuz gitmem. bırakın tur ayarlasın her şeyi. kendiniz ayarlamaya kalkarsanız dolandırmaya çalışan çok olur orada.
0
deartheodosia
(11.09.25)
Misir'a tursuz gitmem +1
Surekli kaziklanma, suna anlasik ama tip isteyecek mi, beni issiz yere goturup ekstra para ister mi endisesi ile diken ustunde tatil yapmak kabus gibi, reddit'e bakin. Eger defalarca farkli farkli fiyat alip hesap yapmaktan yorulmayan bir tip degilseniz, Misir tursuz gezilmez. Tursuz gidecekseniz de ozellikle piramitler etrafinda asiri rahatsiz ediyorlar haberiniz olsun.

edit; misir'dan kastim piramitler, nil nehri gezisi vs bu arada. sharm el seyh ve hurghada misir ile alakasiz, sahil gezisi zaten, tur alacak bir sey yok.
0
kassiopeia
(11.09.25)
bir kez sharm el sheikh bir kez de hurghada ya gittim. 5'er gün kaldım. ikisinde de tur ile gitmedim. yeniden gitsem de tur falan tutmam. gerek yok. insanlar gözlerinde fazla büyütüyorlar.

kaç gün ayıracağınızı, bütçenizi, neler yapmak istediğinizi belirtirseniz güzel bir plan oluşturulabilir. inanın tura gerek yok.

uzun uzun yazmak için vaktim biraz kısıtlı şu an ama akşam ben veya eşim @ofelia seve seve yönlendirebiliriz sizi. özel mesaj atıyorum.
0
baharat
(11.09.25)
kahirede bir kac ay kalmistim. turla gidin derim
0
65 derece
(11.09.25)
Turla olacak zaten. Benim sorum tur programı serbest zaman diye belirtilen zamanda yerel turlarla gitmek iyi olur mu? Kaç gün ve ne kadar bütçe olmalı?
0
🌸pembediken
(11.09.25)
(12)

2017 referandumu iptal edilirse ne olur?

messina123
Mühürsüz oy ve pusula kullanıldığı iddiasıyla 2017 referandumunun iptali için mahkemeye başvuru yapıldı.Şöyle bir haber var. İptal edilir mi, edilirse ne olur? Yeniden referandum mu yapılır?
Mühürsüz oy ve pusula kullanıldığı iddiasıyla 2017 referandumunun iptali için mahkemeye başvuru yapıldı.

Şöyle bir haber var. İptal edilir mi, edilirse ne olur? Yeniden referandum mu yapılır?
0
messina123
(10.09.25)
türkiyede adalet 1 kişinin ağzına bakıyor. o hükümet olduğu sürece edilemez. edilirse ne olacağını kimse bilmiyor çünkü tr de bu kadar büyük bir seçim iptal edilmedi.
0
mikahakkinen
(10.09.25)
Sizce böyle bir şey olması mümkün mü?
0
sanal hayvan
(10.09.25)
O gün at alan Üsküdar’ı geçti diye bir ifade hatırlıyorum.
0
olaylar olaylar
(10.09.25)
:).

olaylar olaylar, sanal hayvan +1
0
eisberg
(10.09.25)
burası tam "ağam bizimle eğlenir" ülkesi.

ilgili şahsın sürekli herkes hukuka sağlığı olacak, burası bir hukuk ülkesidir. yardı kararıdır vs dediği şey:

hukuk = iktidar

herkes yargının kararına uyacak vs diyor. ama kendisi aym kararını tanıyorum ve uymuyorum demişti.

kısaca, öyle bir şey olamaz. olabilemez.
olacaksa da iktidarın bir menfaati vardır da olur.
0
stay with me
(10.09.25)
Yukarıdaki arkadaşların dediği üzere böyle bir iptal mümkün değil.
Ama diyelim ki hükümetin güdümünde olmayan bir Asliye mahkemesi iptal etti. Bunun üzerine istinaf var yargıtay var kesin döner bu karar.

Hadi diyelim ki dönmedi. Burası çok belirsiz çünkü o kadar alınan karar var o kadar atanan isimler var bunlar nolacak. Gerçekten belirsiz bir senaryo.

Sanırım o durumda olması gereken TBMM de geçici hükümet kurulması ve ardından seçim takvimi belirlenmesi olur. Ama süreçte anayasal kriz çıkar, hükümetin kararı kabul etmeyeceğini varsayarak söylüyorum bunu.
0
nuevo
(10.09.25)
adalet bakani turkiye bir hukuk devletidir aciklamasi yapar, kapanis ve evlere dagiliriz.
0
kassiopeia
(10.09.25)
mümkün olabilir mi? olamaz. yıllarca honduras devlet başkanının diploması yok nasıl başkan olur, seçime giremez bile dendi, ama honduras devlet başkanı rakibini kendi silahıyla vurdu resmen. "senin diploman yok diyen tarafın diploması iptal oldu ve kodese girdi. tabi yanlış anlamayın memleketim honduras'dan bahsediyorum aklınıza başka memleket gelmesin.
0
exlibris
(10.09.25)
Olması mümkün değil. Ancak açıkçası koyu bir anti-akp'li olarak olmasını da asla istemem. Böyle bir kararın ekonomik sonuçları çok çok ağır olur. Ayrıca Türkiye'de buna kimse "adalet yerini buldu" olarak bakmaz. "Yargı hükumete darbe yaptı" olarak bakılır. Kararı veren hakim jet hızıyla fetö'cü ilan edilip Silivri'ye gönderilir. Ortaya çıkan bu mağduriyetle tayyip bi 5 yılı daha garantilemiş olur.
0
himmet dayi
(10.09.25)
İptal edilmez. İlk kez başvurulmuyor bu arada.
Çünkü ysk’nın zaten buna yönelik kararı mevcut. Ysk sandık kurulu görevlilerinin ihmali sonucu mühür basılmamış zarflı oyların da geçerli kılacağını henüz oy kullanma bitmeden açıklamıştı. Benim de oy kullandığım zarfta mühür yoktu mesela. Fotoğraf çekmiştim kabindeylen ve çok sonradan farkettim. Hatta O günden beri hep kontrol ettim farkındalık oluştu ben de.

Oy sayımı bitiminde kaç adet mühürsüz oy olduğu bilgisi de ysk tarafından belirtilmişti. Seçimin sonucuna etki edebilecek bir sayıda da değildi. Ve bunlar geçerli sayıldı.
Zaten daha önce de iptali için başvuruldu ve bahsettiğim gerekçelerle kabul görmedi. Yeni bir durum değil.
Tüm bu durumlar göz önünde bulunarak iptal edilmesi mümkün değil diyorum.
0
ezkaza
(10.09.25)
İddialar sadece mühürsüz oy değil.

Üstteki propaganda Troll ünün iddia ettiğinin aksine (kim kabinde foto çeker ki mesela :))

mühürsüz oyların geçerli sayıldığı sandiklardaki bütün oylar ne tesadüf ki "evet" çıkmış :))

Pek çok ilçede seçmen listesinin tamamında aynı imzalı blok oylar (evet gene hepsi "evet")

;

"
hayır ve ötesi ön rapor detayları aşağıdaki gibidir;

1. yaptığımız ilk incelemeler sonucunda hayır oylarının "0" olduğu ve tüm geçerli oyların "evet" lehine kullanıldığı sandık sayısı 961.

2. bu 961 sandığın bulunduğu seçim çevresinde çıkan oylarla 1 kasım seçim sonuçlarının karşılaştırmalı analizini yaptığımızda azımsanmayacak düzeyde muhalefet partisi seçmeni olduğu ve bu seçmenlerin iradesinin referanduma yansımadığı görülmüştür

3. yine bu tulum "evet" oylarının çıktığı sandıkların yaklaşık yüzde 30'unda tüm yurttaşların oy kullandığı görülmüştür. buralarda tüm seçmenler (hatta resmi görevlilerle birlikte sandıktaki seçmen listesinin üstündeki bir sayıda seçmen) gidip oy kullanmış ve tamamı "evet" oyu vermiştir.

4. tulum oy söz konusu olduğunda şanlıurfa özellikle dikkat çekmekte, viranşehir'de aynı imzayla blok oy kullanıldığı tespit edilmiştir.

5. "hayır" oylarının 5'ten az çıktığı ancak bir önceki seçimde hayırcı muhalefetin çok daha yüksek oy aldığı sandıklar üzerine incelememiz devam etmektedir. bu durumda olan sandık sayısı dikkat çekici düzeydedir.

6. son olarak, sandıkta kullanılan oy sayısının o sandıktaki seçmen sayısıyla eşit veya büyük olduğu, yani görevlilerin de katılımıyla oyların tamamının kullanıldığı sandık sayısı 7048'dir. bu sandıklarda kullanılan oyların toplamı 1 milyon 672 bin 249'dir ve bu oyların yüzde 60,7'si "evet" yönünde kullanılmıştır. bu durum oy kullanmaya gelmeyen seçmenler adına yoğun olarak "evet" oyunun kullanıldığı şüphelerini beslemektedir."


eksisozluk.com

anlatilaninotesi.com.tr
0
makbur
(10.09.25)
Ben akp içerisinde de erdoğan’dan ciddi şekilde rahatsız bir kesimin olduğunu bu sebeple iptal edilme ihtimali olduğunu düşünüyorum.
0
🌸messina123
(10.09.25)
(7)

Çocukluktan gelen Suçluluk hissi ve düşüncelerinizi nasıl yendiniz?

psmstc
Soru başlıkta teşekkürler.
Soru başlıkta teşekkürler.
0
psmstc
(09.09.25)
sorun tam açık değil ama herhangi bir şeyi aşabilmiş olduğumuzu söyleyemem :) her türlü travma ve suçluluk duygusunu yüklenmiş hayatta kalmaya devam etmeye çalışıyoruz işte.
0
Sadece soruyorum
(09.09.25)
Sadece soruyorum +1
0
grimavi
(09.09.25)
Asamadim
0
mirty
(09.09.25)
kendimi ve duygularimi taniyarak.

anahtar kelimeler: kisilik testleri, meditasyon, yuzyuze terapi ve uzuuun chatgpt sohbetleri.
0
buenosdias
(09.09.25)
“İnsan dünyaya yalnız bir kez çocukken bakar, gerisi hep hatıradır.”

Bu sözü çok seviyorum. Dünyayı çocukken tanıyoruz sonrasında başka bir pencereden bakmak büyük çaba ve zaman gerektiriyor. Modlarınızı tanıyabilmek ve müdahale edebilmek adına “Mod Terapisi” kitabını öneririm.
0
ruhen hastayim ben
(09.09.25)
Bence %100 silme/ unutma yok o bir yerde hep duruyor; bazen işte “heheee bak ben yine buradayım” diye pis pis sırıtıyor ama onunla yaşamayı öğrenmek, rahatsızlık duymamayı öğrenmek gerekiyor sanırım. En azından ben öyle yapmaya çalışıyorum. Herkesin kendince yetersiz anları oluyor; kimse mükemmel değil o an geldiğinde fark edip önce” biliyorum buradasın benim bir parçamsın ve seni kabul ediyorum, bana rahatsızlık vermiyorsun çünkü artık yeterli ve güçlüyüm” demeyi başarabilmek gerekiyor. Bunu her seferinde tekrar tekrar kendine hatırlatmak bir kayaya küçük küçük çizikler atmak gibi başta işe yaramaz ama bir süre sonra bakmışsın kaya parçalanmış.

Bunun için tetiklendiğiniz anları önce fark etmeniz gerekiyor.

Beynimizin her söylediği %100 değişmez gerçek değil; en ilkel öğrendiğin gerçeklerdi ama şu an o gerçeklik doğru olmayabilir. Yani başlangıçta yanlış öğrendiğin bir şeyi ömür boyu doğru kabul edip yaşıyoruz fark etmezsek.
0
titanic kemancısı
(09.09.25)
yenmek olarak degil de soyle bakabilirsiniz olaya; bunlarin farkina varmak, hislerinizin ve duygularinizin farkina varmak, tepki vermeden once durmak ve bu tepkinin cocukluktan gelen sucluluk hissinden mi oldugunu yoksa olan olaya verilen orantili bir tepki oldugunu mu tespit etmek, farkindalik gelistirmek ve bununla birlikte durtusel tepki degil (react), orantili cevap vermek (respond). ve bu pratigi bir omur uygulayarak durtusel kisminizi egitmek. sucluluk hissi ile verilen tepkiler sadece baskalariyla iliskinizde degil kendinizle olan iliskinizde de karsiniza cikar, bu nedenle iki surecte de 'ayik' olmak lazim.
ayrica, kendi adima, bu sucluluk hissini (ya da ne ise artik sizi etkileyen sey) nerede ogrendigimi, hangi olaylari bununla bagdastirdigimi tespit etmek sureci hizlandiriyor.
0
kassiopeia
(09.09.25)
(36)

red flag mi?

inspired by a true story
birkac hafta once ortak bir arkadasimizin dogum gununde tanistik. o dogum gunun gununden sonra hic yalniz bulusmadik ama yine arkadas ortaminda 2 kere daha gorustuk. her gorusmemizde flort ediyorduk ve ara sira kisa kisa mesajlasiyorduk.en son gecen hafta aramizda soyle bir diyalog gecti. ben ona ik
birkac hafta once ortak bir arkadasimizin dogum gununde tanistik. o dogum gunun gununden sonra hic yalniz bulusmadik ama yine arkadas ortaminda 2 kere daha gorustuk. her gorusmemizde flort ediyorduk ve ara sira kisa kisa mesajlasiyorduk.
en son gecen hafta aramizda soyle bir diyalog gecti. ben ona ikimizin de ilgi alani olan, katilmayi planladigim bir etkinlikten bahsettim (yalniz gorusme bahanesi olur belki diye). o da bana "bilemiyorum musait olur muyum ama bakalim" dedi. aradan 3 gun gecti ve gelip gelemeyecegine dair hicbir sey soylemedi. etkinlik gunu geldiginde benim baska bir isim cikti ve gidemedim. aksam bana mesaj atti "geldim ve yoksun, inanilmaz..." yazmis. ben de ona herhangi bir sey yazmadigi icin gelmeyecegini dusundugumu soyledim, acil bir isim ciktigi icin gidemedigimi acikladim. ama baya sinirlenmisti ve sunlari yazdi:"planlarin degistiyse bunu haber vermesi gereken sensin. sana kesin bir sey soylemedim cunku ben bugun sehir disindaydim ve etkinlik saatine yetisip yetisemeyecegimi bilmiyordum. seni gorebilmek icin geziyi erken bitirdim, yorgun argin buraya geldim ve simdi sen yoksun. her neyse, anladim. iyi aksamlar"
sonra ben sakinlestirmek icin tatli dille bir seyler yazdim ama iletisim tarzi hic hosuma gitmedi. gelip gelmeyecegine dair net bir cevap vermeyip, tum sorumlulugu bana yikmasi dogru gelmiyor. ne dersiniz, red flag mi?
0
inspired by a true story
(08.09.25)
red flag değil ama daha kötüsü iletişimsizlik. o da suçlu sen de suçlusun, sonuç olarak onun da "gelemeyebilirim" diye belirtmesi gerekirdi. ama davet eden sen olduğun için yine bir sorsan iyi olurdu. %50 olarak ikinizi de suçlu buldum. lul.
0
ruhlardan esinlenen karga
(08.09.25)
burdan sonra döndürülmesi zor olur...

yaslar kac? tr'de genel bir iletisimsizlik problemi var bence. kuzenlerimden görüyorum. bana gelecegim yazdi. ben de plan yapmadim ama gelmedi :D isim uzadi falan diyor sorunca da. kendi kendine haber vermek aklina gelmemis.

garip bir iletisimsizlik olmus. sen gelmiyorsun diye gitmedim desen tatliya baglanirdi hemen.
0
sonsuz
(08.09.25)
Ben de %50 - %50 diyorum ama geleceğim demediği halde böyle dırdır yapması da pek çekilesi değil, yorar.
0
cilekli pasta
(08.09.25)
ne alakası var yarı yarıya, iletişimsizlik falan. müsait değilim diyen, bir zahmet müsait olacağını anladığında "ben okeyim, sen kaçta orada olacaksın vs." diye iletişime geçmeli.
0
gobekliraki
(08.09.25)
Göbeklirakı +1

Aptalın teki diyeceğim kusura bakma. 3 gün boyunca zahmet edip geleceğini haber verseydi. Hem suçlu hem güçlü.
0
sorularimicinfeykhesap
(08.09.25)
doğru davranan taraf sensin.

teklif etmişsin, açıkça evet dememiş , bakarız demiş ama süreç içinde sana müsaitlik durumu ile ilgili gelişmeleri de aktarmamış.

yeni flört dönemlerinde ısrar ve takip pek çok insanın yapacağı şeyler değil.

sen topu karşı tarafa atmışsın , o ise kendi kendine garip bir alan açmış. tamamen şahsi paranoyamı çalıştırıyorum; muhtemelen aklında başka insanlar ve başka planlar vardı ve gelmeyecekti. son anda dur şu etkinliğe gideyim deyiverdi ve sormadan etmeden daldı işin içine. o saatten sonra sana "davetin halen geçerli mi?" diye sorsa alacağı cevapla yüzleşemeyebilirdi. iletişimsiz kalan net cevap vermeyen karşı taraf.

boşver gitsin. kimsenin b planı , yoklukta gideri olmaya gerek yok bence.
0
loch ness
(08.09.25)
Ahahha. Hala o cevabı yazan manyağa ilgi duyuyor olamazsın di mi?
0
Cezcez
(08.09.25)
Sanki yeri, saati belirlemişsiniz de sen haber bile vermeden buluşmaya gitmemişsin gibi bir tavır. Bir de üstüne vicdanına oynuyor "Senin için işimi yarida bıraktım, geldim" diye. Dünya onun etrafında dönüyor ve insanlar düşüncelerini okuyabiliyor sanıyor galiba.
0
sekizdokuzon
(08.09.25)
İletişimsizlik falan değil bu, karşı taraf güpegündüz sıkıntılı. Gelicem ben ya da gelmeye çalışıcam falan yazar insan. Yumurtadan çıkmış gibi kendi başına gidiyor sonra da seni suçluyor ne mana yani. Kaç kaç kaç.
0
mor oje
(08.09.25)
@gobeklirakı +1 demeye geldim ben de.
0
peki madem
(08.09.25)
Ay bu ne saçmalık ya.
Belki red flag demek abartılı mı olur bilemedim ama bu insanla zor.
“bilemiyorum musait olur muyum ama bakalim” şunu dedikten sonra gelebileceğine dair bir bilgi vermediyse tek kelime sitem etmeye hakkı yok kusura bakmasın. Salak mıdır nedir biz senin net olmayan ani müsaitlik durumuna göre mi hareket edeceğiz.
Ben olsam bir daha iletişime geçmem siktir ederim. Aptal ya sinir etti beni.
0
mutekebbir
(08.09.25)
ısrar ve üstüne düşülmesini istemiş, siz de akışa bırakmışsınız haklı olarak. size vahiy gelemez onun seyahati, ordan sizi görmek için erken dönmeye çalışması, etkinliğe geleceği vb. ile ilgili. vahiy geliyorsa zaten sizinle de görüşmeyelim duyuruda bir süre :).

göbekliraki+1. burdan dönmesi zor, dönerse de sağlıklı iletişim mehhh, düşük ihtimal gibi duruyor. oyumu red flagten yana kullanıyorum.
0
Phoebe
(08.09.25)
sehir disinda olacagini ve etkinlik saatine yetisip yetisemeyecegini bilmedigini soylemis miydi?

daha saglikli bir iletisim soyle olmali sanirim, bilemiyorum musait olur muyum, ben o tarihte sehir disinda olacagim, etkinlik saatinde yetisip yetisemeyecegimden emin degilim. eger yetisecek gibi olursam o gun icinde sana haber vereyim mi? ya da en son hangi saatte/tarihte sana gelebilecegimi soylersem uygun olur? gibi,
su hali ile birlikte kesinlesmis bir plan yapilmamis diye algiliyorum ben. ve sehir disinda oldugunu ya da neden musait olup olmayacagini bilmediginiz bir insanin gelip sizi bulamamasinin sorumlulugunu uzerinize almak zorunda degilsiniz.
su konusma tarzi red flag mi degil mi bunun icin gorusmeli mi gorusmemeli mi sizin bileceginiz is.
0
kassiopeia
(08.09.25)
Cevap yazmasi gereken oydu. Hicbir sorumlulugunuz yok zaten sormussunuz. İletisimi bu sekilde olan birisiyle iliski de cok zor olur.
0
sey mi dostum
(08.09.25)
hanginiz kadın hanginiz erkek yazın ya
0
OgutucuRecep
(08.09.25)
sende hiç suç yok, karşı taraf saçmalamış. bir de inanılmaz falan yazmış çok komik. verilmiş sadakam varmış de yoluna devam et.
0
hrskrs
(08.09.25)
Ruh hastasıymış arkadaş. flört bile etmediğin birine böyle laflar edemezsin; öyle düşünsen, içinden kırılsan bile.
Sorumluluk almayı bilmeyen şımarık bir tipmiş, devamı gelmesin.
0
Bruce
(08.09.25)
Hata büyük oranda senin. Haber vermemiş olsa da onun etkinliğe gelip gelmemesi seni etkilemiyor çünkü bu senin bireysel planın, o gelmese de gidiyorsun sen. Senin haber vermeden gitmemen onu direkt etkiliyor çünkü sen davet ettiğin için geliyor o.

İkiniz de hatalısınız, reg flag yok.
0
beyfendi
(08.09.25)
@beyefendi çok güzel noktadan bakmış lan, abi çok doğru diyorsun da karşı taraf sana "bakarız bilemem diyorsa" diyorsa bu hayır demek oluyor ve sen dönüp "bu arada ben de gitmiyorum haberin olsun .sss" dersen karşı taraf ne alaka ya, uff tribb atıyor diyebilir. O yüzden red flag abicim.
0
Shepard
(08.09.25)
beyfendi'nin bakis acisina gore her davet ettigimiz ve "hmmmm bilemedim yeaaaağğ bi bakalim musait olur muyum;))))" deyip karar vermeyen insana sonradan bildirim yapmamiz gerekirse, isimiz cok zor.
Bana ne lan, derim gecerim. Canim sonradan gitmek istememis olabilir. İletisim ozurlusu olmasaydi da karar verseydi derim. :)
0
sey mi dostum
(08.09.25)
@shepard belki gelirim diyen birini arayıp "davet ettim seni ama benim işim çıktı malesef gidemiyorum haberin olsun" demek niye trip olsun. kadın belki gelirim demiş. kesin gelmem dememiş. tr kezbanının dengesiz belirsiz hareketlerine fazla maruz kaldığımız için niyet okuyoruz hep. olaydaki kadın net, tatava yapmıyor.

davetine hayır gelmem diyen birine karşı ben de gidemiyorum diye haber verme sorumluluğun yok ama belki diyen ya da evet gelirim diyen birine karşı bu sorumluluğun var.
0
beyfendi
(08.09.25)
@beyendi ulan bilerek mi yapıyorsun karının nesi net?

"bilemiyorum musait olur muyum ama bakalim" bu mu net? Ulan bu net mi? Evet gelirim dememiş. Allahım güç ver.
0
Shepard
(08.09.25)
@beyfendi yine okudugunu anlamamis. sasirdik mi? idts
0
sonsuz
(08.09.25)
@shepard bak seni kulağından tutar tane tane anlatırım. yorma beni işte qq sen de biraz çabala. net derken gelirim gelmem anlamında net değil. naz yapmıyor, üstü örtülü ret de etmiyor. kadın müsait olup olamayacağını gerçekten bilmiyor ki sonradan söylediğine göre oraya gidebilmek için gezisini erken bitirmiş. o anlamda net kadın.
0
beyfendi
(08.09.25)
belki gelirim diyen erkek cagiran taraf kadin burada.
comar cinsiyetci dünyanizda alisik olmadiginiz bir durum olabilir. hayal dahi edilemiyor. haklisiniz.
0
sonsuz
(08.09.25)
@sonsuz duyuruda bugüne kadar gördüğüm en aşağılık yaratıksın. insanların acısı üzerinden prim kasacak kadar sefil, bunun işe yarayacağını zannedecek kadar kıtsın.
0
beyfendi
(08.09.25)
@sonsuz sen gaddar, acımasız, vicdan ve empati yoksunu bir arkadaşımızsın. Seni aramızda görmek istemiyoruz.

@beyefendi abicim allah sana sabır versin, kendine katlanmak zordur diye tahmin ediyorum.
0
Shepard
(08.09.25)
@shepard, sen bana (tanimadigin birine) "öl,geber" diyebilen bir insansin. ben hayatimda kimseye öl demedim. kavga ederken de ölmek ne kelime olarak ya da durum olarak aklima gelir.
senin psikolojinde bir insanin ne bir hayvana ne de cocuga bakabiliyor olmasi lazim.

senin cok ciddi sorunlarin ve tehlikeli bir potansiyelin var. ne kadarinin farkindasin bilmiyorum. umarim düzelirsin.
0
sonsuz
(08.09.25)
@sonsuz zekan biraz geride olduğu için kaynağın, olayın nereden başladığının farkında değilsin. Hayvan düşmanı, empati yoksunu herkes toplumdan uzaklaştırılmalı.
0
Shepard
(08.09.25)
@shepard, neyse ne sal
0
sonsuz
(08.09.25)
İletişimsizlikten kaynaklı yanlış anlaşılmalar.
Ben şuna takıldım:
Kesin gideceğine nasıl emin oldu da seni orda bulmayı umdu? Belki gitmeyeceksin o yok diye bunu öngörememesi enteresan, gitmemişsin zaten. Yetişip etkinliğe katılabilecekse haber vermeliydi gidiyorsan ben de yetişebiliyorum diye. Cinsiyetten bağımsız bu şekilde iletişime geçilmeli.
Senin karşında cool olcam derken sağlıksız bir iletişim yolunu seçmiş karşı taraf.
0
hain kostokk
(08.09.25)
reddd. davet eden adım atmış net cevap alamamış bir de peşinden mi koşsun
0
ala09
(08.09.25)
Ayril coco
0
lapaz
(09.09.25)
Florte cilgin surpriz elde patlayinca yasanan amansiz gerginlik.

Hemen red flag'e gerek yok.

Belli ki kafasinda senaryoyu kurmus, sana haber vermeden orda ta taa diye cikip seni sasirtacak, tatilini nasi yarida kesip senin icin geldigini haykiracakti. Tum gun bunun heyecaniyla yasayip orada da saatlerce seni bekleyince buyuk bi hayal kirikligi yasamis.
0
brkylmz
(09.09.25)
Siz onu etkinlige davet ederken ortada henuz bir iliski yok.Dolayisiyla karsi taraf gercekten mi musait degil yoksa sizinle bulusmaya gonulsuz oldugu icin mi hemen atlamadi henuz bilmiyorsunuz.Bu belirsizlikte ustelik ilk davetinize olumlu cevap alamamisken hani noldu bizim davet gidiyor muyuz seklinde bir takipten sorumlu degilsiniz. Eger karsi tarafin gonlu varsa bilemiyorum bakalim diye cevap yazmazdi.Gercekten gelmesine engel olacak durumu aciklardi ki sizin akliniza begenmediginden gelmiyor ihtimalini elimine etsin.

Karsi taraf ozensiz ve kendini sizden ustun goren,sizi elde goren biri.Yerinizde olsam hic pesinden kosmazdim beni arayana kadar aramazdim.Daveti karsi taraftan beklerdim eger cok hosuma gitmisse.Karsi taraf %100 suclu diyorum ben de
0
turkuaz
(09.09.25)
sen haklısın
bebe kavun
sizin işin olmaması daha hayırlı
0
basond
(09.09.25)
(11)

Sıfır Arabamla alakalı Asla Çözemediğim Bir Problem ( yardım )

denizmaniaherif
Dacia Sandero Stepway demir mavisi 2024 essentional modeli mart ayı sıfır olarak bayiden aldım. Bayide böyle bir hata olmadığı ve sonradan benim başıma geldiği söylendi.Arabamın sadece sol cephesinin kaputtan başlayarak sol taraf full arka far üzerine kadar ( Arabanın sol yarısı yani ) kalem ucu büy
Dacia Sandero Stepway demir mavisi 2024 essentional modeli mart ayı sıfır olarak bayiden aldım. Bayide böyle bir hata olmadığı ve sonradan benim başıma geldiği söylendi.

Arabamın sadece sol cephesinin kaputtan başlayarak sol taraf full arka far üzerine kadar ( Arabanın sol yarısı yani ) kalem ucu büyüklüğünde boya atması var.. Aldığım bayiiye gittim teknik müdürle baktık ve o da çözemedi..

Arabanın astarının beyazlıgı gözüzüyor dikkatli bakınca ve belki 20-30 tane var beyaz boya lekesi gibi duruyor ama değil.. görünen astar..

Araba sürekli kapalı otoparkta bekliyor 8 aydır 3 bin km yaptım ve sadece asfalt yollarda gittim şaibeli bir durum yaşamadım
Taş atması olsa kaputta göme yok çizilme yok sadece bu beyaz gözüken kalem ucu noktaları var..

Aklıma gelen tek şey piskopat bir insanın tornavida ucuna taş ile vurarak arabaya zarar vermesi.. Sizce başka nasıl olmuş olabilir ??

çözüm olarak da oje ile boya dedi teknik müdür.. Siz olsanız ne yapardınız?
0
denizmaniaherif
(08.09.25)
Benim aklıma direkt, boyada kalmış hava kabarcıkları konusu geldi. Mobilya boyarken başımıza gelmiş olaydır ama oto boycılığında hele ki imalatta olabilir bişey midir bilemedim.
0
Mirket
(08.09.25)
psikopat adam o şekilde tek tek niye uğraşsın, takar tornavidayı kaputtan bagajın oradan çıkar. ben olsam boyamam ayıplı mal ihtimali daha yüksek.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(08.09.25)
Peki sizce ? Arabayı romanyadan vs getirirken açıkta taşıyorlar sonuçta.. kum taş vs gelip boyası atmışsa sonra rütuşlamışlarsa geçici ve ilk yıkamada çıkmışsa gibi bir durum yaşamış olabilir miyim? çünkü sadece sol cephe tarafında var boya kalkmaları..
0
🌸denizmaniaherif
(08.09.25)
Ayıplı mal davası açıp birkaç sene sürmesi sonucunda o arabayı iade edebilirsiniz ama bu minimum 5-6 sene sürecek bir süreç ve o süreçte de arabayı kullanamayacaksınız. Yetkili servis bunun rahatlığında biraz da. İlk aşama olarak yetkili servise söyleyin çözmeye çalışın; bana ayıplı mal sattınız değer kaybı var bu arabada deyin ama muhtemelen kabul etmeyecekler ve mahkemelik olacaksınız gibi. Bu arada siz aracı satsanız ikinci el olarak; alıcı da size ayıplı mal davası açabiliyor her türlü sıkıntı yani.
0
titanic kemancısı
(08.09.25)
Fotoğraf koyabilirseniz daha kolay yorumlanabilir ama anlattığınızdan boya hatası gibi anlaşılıyor.

Oje vs. ile müdahale etme, onda sonra başka bir şey yapma şansın kalmaz.
0
burfak
(08.09.25)
chatgbt teslim öncesi kayıtları iste dedi istedim bakalım orda yazıyor mu bir şeyler göreceğim.
0
🌸denizmaniaherif
(08.09.25)
imalathanede boyanirken, puskurtme boya ile boyaniyor, orada hata olmus olabilir. ya da tasima sirasinda dusmus ya da zarar gormus olabilir, orayi duzeltmeye calismislardir becerememislerdir.
dava acarsaniz, arabayi kullanabilirsiniz, neden kullanamayacaginiz soylenmis anlamadim.
bilirkisiye gidiyor, bilirkisi boya kalinligini olcen aletle olcum yapiyor, ona gore karar veriliyor.
0
kassiopeia
(08.09.25)
teşekkür ederim şimdi konuştum bayii ile Teslim öncesi arabanın servis kaydı gibi bir şey yokmuş.. bana ilginç geldi eski bir kaliteciyim bizde bile otele peynir gelse teslim tesellüm tutanağı ile kayıt edilirdi.

bayiideki satışı yapan hanfendi kayıt tutmuyoruz kazası belası yoksa dedi geçti. Yani özetle adam 7 ay geçmiş sen yeni farkettin malına iyice baksaydın dedi..

çok net artık sıfır araç alırken bile expertize sokmak lazım güvenim sıfır çünkü asla benim yüzümden olan bir durum değil ama kanıtlayamıyorum da..
0
🌸denizmaniaherif
(08.09.25)
“İyice baksaydınız” bir beyan kabul edilemez zira ayıplı mallarda bir süre sonra kullandıkça sorunlar belli oluyor zaten. Bence bir avukatla görüşün ve moralinizi bozmayın, onlar her türlü çirkefe yatarlar araba sektörü böyle maalesef Türkiye’de.
0
titanic kemancısı
(08.09.25)
foto atabilir misin?
0
cooperr
(08.09.25)
tekrar boyanmış ve boya atıyor olabilir. sıfır da alsanız boyanabiliyor fabrikadan çıkmadan.
0
gurur
(08.09.25)
(5)

İngiltere mi moğolistan+kore mi?

Mirabel
Tüm masraflar hemen hemen aynı. Tatil, gezi için soruyorum2 sene ingiltere vizesi alıp ingiltereye gitmek mi? Yoksa 1 hafta moğolistan, 1 hafta kore mi?İngiltereye de koreye de gittim moğolistana gitmedim. Hangisi?İngilterede çok arkadaş var diğer yerlerde hiç yok.
Tüm masraflar hemen hemen aynı. Tatil, gezi için soruyorum
2 sene ingiltere vizesi alıp ingiltereye gitmek mi?
Yoksa 1 hafta moğolistan, 1 hafta kore mi?

İngiltereye de koreye de gittim moğolistana gitmedim. Hangisi?
İngilterede çok arkadaş var diğer yerlerde hiç yok.
0
Mirabel
(05.09.25)
Mogolistan + kore

Ingiltere‘ye her yasta her kosulda gidersin.
0
sonsuz
(05.09.25)
Mogolistan

Ingiltere cok gereksiz bencd, gitmissiniz de ztn
0
kassiopeia
(05.09.25)
İngiltere'yi seçmek için bir neden göremiyorum
0
synesthesia
(06.09.25)
Moğolistan
0
mirty
(06.09.25)
kuzey kore ise tabi ki moğolistan + kore değilse ingiltere
0
joooper
(06.09.25)
(14)

hiç iyi değilim, okunacak bir şey önerir misiniz

gadlemler
çok ama çok zor zamanlardayım, birkaç gün ayırdım kendime. fiziksel ve zihinsel takatim yok, kafamı dağıtmam lazım. bana akıcı olan, çok kafa yormak gerektirmeyecen çok kalın olmayan roman ya da biyografi oto biyografi kitap ya da yazı vb şey önerebilir misiniz? İlk 5 dakika sarmıyorsa hemen bırakan
çok ama çok zor zamanlardayım, birkaç gün ayırdım kendime. fiziksel ve zihinsel takatim yok, kafamı dağıtmam lazım.
bana akıcı olan, çok kafa yormak gerektirmeyecen çok kalın olmayan roman ya da biyografi oto biyografi kitap ya da yazı vb şey önerebilir misiniz? İlk 5 dakika sarmıyorsa hemen bırakan bir insanım o yüzden akıcılık önemli.
of, çok zor zamanlardayım.
0
gadlemler
(05.09.25)
Benimde söyleyeceklerim vars seri2
0
bepicolombo
(05.09.25)
www.kitapyurdu.com

Bir solukta okur, kendine de uyarlarsın.
0
Mirket
(05.09.25)
oğullar ve rencide ruhlar
0
herzan
(05.09.25)
Satranç-Stefan Zweig
0
gnosis
(05.09.25)
martin eden böyle zamanlarda iyi gider.
0
adivar
(05.09.25)
Benim de soyleyecekldrim var demeye gelmistim
0
abuzer
(05.09.25)
Hic aklima gelmemisti ama benim de soyleyeceklerim var +1000 kesinlikle. Her serisi ayri guzel. Umut sarikaya'nin yazilarinin akiciligi ve gundelik hayata dair yaptigi gozlemler muhtesem.
0
sey mi dostum
(05.09.25)
Alper Canıgüz kitapları
Polisiye seversen Grange kitapları
Tess Geritsen kitapları da olur
0
mor oje
(05.09.25)
bence martin eden okuma, için daha da kararır.
mor oje +1 beni gerilim kitapları iyi topluyor. grange biraz ağır ve kalın. tess gerritsen olabilir +1
0
deartheodosia
(05.09.25)
Ben genelde acayip beni baska diyarlara goturen kitaplari seviyorum bu donemlerde
Hem cocuklar hem buyukler icin harika olan Michael Ende, Momo ya da never ending story. Bir de Simyaci'yi tavsiye ederim
0
kassiopeia
(05.09.25)
Milan Kundera.
0
encokbenisevinnolur
(06.09.25)
Hatta bi ust versiyonu icin "kendimi kandiracak degilim" ama piyasada biraz zor bulunuyor galiba artik
0
abuzer
(06.09.25)
Bülbülü öldürmek akıcı idi. Kalınlık korkutmazsa monte kristo kontu'nun akıcı olduğu söyleniyor.
0
playing star again
(06.09.25)
Ayrıca martin eden tavsiye edilir mi bu durumdaki birine naptınız, füze atın böyle ölmez...
0
playing star again
(06.09.25)
(5)

adhd arkadaşla çalışmak

duyurukullanıcısı
bir arkadaşım var çok güzel adhd. teşhisli vs. bir süre tedavi de görmüş ama sallamıyor fazla.arkadaşla herhangi bir şeyi tamamlamak çok mümkün değil. daldan dala atlıyor. cuma şunu yapalım desek perşembe olduğunda ben çarşamba yaptım falan diyor. kötü bir niyeti yok ama yani temel amaçlardan sürekl
bir arkadaşım var çok güzel adhd. teşhisli vs. bir süre tedavi de görmüş ama sallamıyor fazla.

arkadaşla herhangi bir şeyi tamamlamak çok mümkün değil. daldan dala atlıyor. cuma şunu yapalım desek perşembe olduğunda ben çarşamba yaptım falan diyor. kötü bir niyeti yok ama yani temel amaçlardan sürekli sapıyor.

arkadaş ile bir iş yapalım dedik. hiç bir yol alamıyoruz. sürekli ayrıntılarda kayboluyor. ben tüm fizibiliteyi yapıyorum, ütünü çıkartıyorum, fiyatlandırma,
imalat, ürün geliştirme hatta müşteri bulma bile bende. elemanın sadece bir sunum hazırlayarak kendi networkündeki firmalara gitmesi gerekiyor.

mart ayından beri bekliyoruz.

en son yapılması gerekenler diye resmi bir mail attım. madde madde yazdım. tamam yapıcam dedi. işe başlıyor 5dk sonra bambaşka bir yerde buluyor kendini.

maddi durumu iyi o sebeple benim gibi üstüne düşmüyor işlerin. en son geçenlerde dayanamadım "psikiatristinle görüşüyor musun ne dedi en son sende var biraz adhd falan" dedim. görüşüyorum vs dedi. anlamadı yani.

ben bu arkadaşla çalışmayı bırakayım mı? yoksa bir şekilde orta yol bulmaya çalışayım mı?

orta yolda şöyle sürekli küçük hatırlatma ve assigmentlar vereceğim deadline'lı takip et diyeceğim. vs

zor valla benim için.

bende obsesifsporluyum şahsen.
0
duyurukullanıcısı
(02.09.25)
en yakin arkadasim adhd, ben cok denedim birlikte bir seyler yapmayi, kendisi biliyor teshisli ilac da aliyor yani farkindaligi yuksek ama olmadi yapamadik, peek gondemleri oluyor, o donemde cok guzel is cikariyorlar sonra bir anda yok oluyordu benimki. hala canimin ici arkadasim ama is yapacagimi sanmiyorum. yapacaksaniz da bunlari bilerek gireceksiniz ve o yapmasa da isleyecek bir sistem kurmaniz gerekecek.
0
kassiopeia
(02.09.25)
Selam ben de teşhisli adhdspor. Buna rağmen uzun dönem ceo officede raporlama/proje yönetimi yaptım. Şirkette başka adhd olan liderler ile de çalışma fırsatım oldu.

Her adhd aynı olmayabiliyor. Birine olan çözüm diğerine uymayabiliyor. Öncelikli tavsiyem lütfen adhd veya psikiyatri hakkında konusmayın. Önce siz kendiniz için bir rahatlayın ve ilişkiye sıfırdan başlayın. Önemli olan arkadasın deadline lara uyması. Kalanına karısmayın. Beklentiler net olsun. Deadline a uyduğu sürece sorun olmaz. Hatta daha yaratıcı farklı düşüncelerle de geleceğine eminim.

Ben kendimden yola cıkarak tecrübemden bahsedebilirim.
Çarşamba yapmış olabilir. Bunda problem yok. Bazen beyin rahatlamak icin farklı görevler yapıp dinlenmeyi sever. Önemli olan deadline a uymak.

Arkadaşın biraz sıkıştırılması gerek - mobbing tarzında değil tabii ki - hatırlatma da pek işe yaramaz direkt update istemeniz lazım haftalık olarak. Sıkıştığında iş yapacak. Her hafta carsamba/perşembe günü haftalık updatei yazılı isteyebilirsiniz. Hangi programları kullanıyorsunuz bilmiyorum ama her hafta icin ayrı excel dosyaları oluşturup atabilir. (Tek excelde de yapabilir ama bu sefer onda da kaybolacak düzenleyecek vs) Mesela bunu perşembe isterseniz pazartesi plan yapıp salı çarşamba yapacak. Siz de gün sonuna kadar atmazsa bekliyorum diye hatırlatma yaparsınız.

Eğer yöneticisi değil baska ekipten biriyseniz haftalık 10dk catchup toplantısı yaparsınız. Hızlıca konusursunuz. Kendi tarafında yapılacaklar listesini bi zahmet o hazırlasın. Toplantıya vaktiniz olmasa bile takvimde dursun. Hatırlatıcı olarak görev yapar.

Anladıgı dilden biraz konusmak lazım. Ben şanslıydım kimse işi nasıl ve ne zaman yaptıgıma değil sonuca ve deadline a odaklanırlardı. Detaylarda kayboldugum zaman ceo gibi düsün böyle gereksiz seyleri duymak ister miydin ne duymak istersin diye bir sekilde büyük resme alıstırdılar. Yine detaylarda kayboluyordum ama bunu sunmuyordum. Detayları anlayınca kafada daha net oturuyor.

Ben normal fonksiyonlarımda calısabilmek icin kendimle çok uğraştım bu arada. Karşı tarafın da bu konuda istekli olması gerekli. Adhd yim yapamıyorum diye bahane olmamalı, adhd yim farklı şekilde yapabiliyorum demeli.
0
jazzabel
(02.09.25)
Bana arkadaşınız sadece uyuz ve önemsemiyor gibi geldi. siz de takılmişsiniz onemsetmek icin ya da onemser diye. yani is yapmaya devam edecekseniz bunu ben evlenince duzelir/değişir mantigina benzetirdim.

yukarıda farklı ornekler de verilmiş.

Her şeye ben adhdyim napayim diyen oysa da bu adhd'den daha farklı bir psikolojik sorun olsa gerek.
0
encokbenisevinnolur
(02.09.25)
kendinize göre düşünerek az ve basit iş vermeyin, onun output kapasitesi verdiğiniz işin nicelik ve niteliğine göre de değişir. Yani 2 iş verince birini yapmıyor fakat 20+ işi olduğu zaman günde 5-6 işi halledebilir. Yenilik, aciliyet, bilinmezlik taraflarını o arkadaş almalı. ilaveten iletişimleri yazılı götürmek hem sizin haklarınızı korur hem de karşı tarafa bir rehber olarak kalır. başka işe atlamaktan ayrı olarak aynı belli başlı bir işin içinde de kaybolunabilir. bunlara mahal vermeyecek şekilde vazifelendirme gerekir. ilaveten aynı ortamda çalışmak faydalıdır. izole kalmamalı.
son olarak, ilaç oldukça büyük etki yaratır fakat şahıs hırçınlaşabilir, ya da azla odaklanıp bu defa da bu yüzden uzatabilir. bunlara karşı hazırlıklı olunuz.
istekli bir dehb'li birey oldukça iyi performans gösterebilir. ilaç bu ihtimali neredeyse garantiler.
0
Etanglement
(02.09.25)
maddi durumu iyiyse sermaye ortağı olsun. kendinize bi pazarlamacı tutun, sunumları vs o yapsın.

arkadaşınıza da aydan aya finansal raporları sunup işin gidişatıyla ilgili bilgi verin. üzerinde baskı hissetmezse eskisinden daha sık tutabilir işin ucundan. bazı insanlara deadline verince geriliyor.
0
brkylmz
(02.09.25)
(7)

Viyana yakını gidilebilecek yer

adventchant
Merhaba, eşimin doğumgünü kutlama amacıyla 3 gün Viyana’da olacağız. 3 günün bir gününde Viyana’ya yakın tren ile ulaşım sağlayabileceğimiz bir gün konaklayabileceğimiz şirin güzel bir şehir veya keyifli bir köy gibi biryer arıyoruz, tavsiyelerinize açığız.
Merhaba, eşimin doğumgünü kutlama amacıyla 3 gün Viyana’da olacağız. 3 günün bir gününde Viyana’ya yakın tren ile ulaşım sağlayabileceğimiz bir gün konaklayabileceğimiz şirin güzel bir şehir veya keyifli bir köy gibi biryer arıyoruz, tavsiyelerinize açığız.
0
adventchant
(02.09.25)
hallstatt tabii ki.

alternatif olarak prag ya da budapeşte.
0
jelly bear
(02.09.25)
Geçen ay kano için mondsee diye bir yerde kaldım.salzburg a da çok yakın.gündüz mondsee de tekne turu falan yapıp,akşam salzburg ta kalınabilir.
0
duptıs
(02.09.25)
köy dediğiniz için yukarıdalara ilave olarak 2 - 2.5 saat mesafede "grüner see" isimli harika göl ve çevresindeki pansiyonlara bakabilirsiniz.
0
awlmi
(02.09.25)
hallstatt, mondsee vs Viyana yakini degil tabii. trenine göre 3.5 ile 5 saat arasi yol sürüyor ve en az bir defa aktarma yapmak sart. grüner see'de ise dikkat etmeniz gereken sey gideceginiz tarih. sayet ekim'den sonra ise gidis tarihiniz haftasonu grünersee'ye otobüs yok.

viyana yakininda en güzel yerler bana kalirsa semmering, payerbach, reichenau an der rax, baden bei wien. 45 dk ile 1 saat 15 dk arasi ulasabileceginiz, aktarmasiz varilan yerler. buralar, tarihsel olarak da viyana elitinin tatil ve nekahet icin gittigi, sifali sulari, ormanlari ve daglari bulunan yerler. doga yürüyüsleri, termal havuzlar, güzel manzaralar, iyi sarap ve sakin yerler.
bu saydigim tüm yerler unesco dünya mirasi listesinde. baden termalleri sebebiyle, payerbach, reichenau ve semmering ise ayni cati altinda semmeringbahn sebebiyle listede.

daha ilginc bir seyler istiyorsaniz icinizi ne kadar acar bilmiyorum ama stift göttweig var. yaklasik 1.5 saat kadar mesafede, unesco dünya mirasi listesinde bir manastir ve kendi oteli var. manastirin cevre kasabalari ve dogasi cok güzel. ayni zamanda gene manastira ait cok büyük baglar oldugu icin bol bol sarap da icebilirsiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.09.25)
asla bratislavaya gitmeyin diğer her yer olur.
0
denizmaniaherif
(02.09.25)
hallstatt'i kendi adima onermiyorum, kalabalik - ozellikle cinliler tarafindan isgal edilmis- fazlasiyla overrated bir yer, Avusturya'da cok daha guzel ve keyifli goller var ayrica ulasimi en iyi ihtimal trenle aktarmali 4 saat . onun yerine trenle prag'a gidin daha keyifli ve direk.
grunersee guzel secenek araba varsa.
yilin hangi ayinda viyana'da olacaginiza bagli olarak Wachau bolgesi cok keyiflidir, ya da Weinstraßen in der Steiermark. Goller icin Salzburg bolgesi golleri cok guzeldir.
0
kassiopeia
(02.09.25)
Tek gün/günübirlik ve esin dogumgünü kutlamasi diyince aklima Wachau geliyor en cok. Dürnstein, Krems an der Donau, Weißenkirchen in der Wachau gibi yerledim yerleriyle pek tatli.
Louisium hotel&spa iyidir mesela romantik, spa vs araniyorsa.

Onun disinda Gmunden de cok güzel, 2,5 saat mesafede, kasaba da güzel gayet.
0
kuehles blondes
(03.09.25)
(15)

yeni şoför için istanbul-samsun yolculuğu çok mu hayalci veya tehlikeli?

m e b
günaydın, gününüz beklediğinizden de güzel geçsin inşallah.sancaktepe, ataşehir, maltepe, kartal, kadıköy, kavacık gibi bölgelerde bir haftadır bilhassa trafiğin yoğun olduğu zamanlarda deneyim kazanmış, bu sürede hiçbir şekilde kendisinin ve diğer sürücülerin hayatını tehlikeye atacak hatalarda bul
günaydın, gününüz beklediğinizden de güzel geçsin inşallah.

sancaktepe, ataşehir, maltepe, kartal, kadıköy, kavacık gibi bölgelerde bir haftadır bilhassa trafiğin yoğun olduğu zamanlarda deneyim kazanmış, bu sürede hiçbir şekilde kendisinin ve diğer sürücülerin hayatını tehlikeye atacak hatalarda bulunmamış benim için haftaya cuma akşamdan ailece yola çıkıp tek şoför olarak dinlene dinlene samsun'a gitmek ve pazar öğlen gibi geri yola çıkıp dönmek çok mu hayalci veya tehlikeli bir davranış olur?

bunun için aracın bakımının, lastik, motor yağı vs vs gibi kontrollerinin yapılacağını, yola dinlenerek çıkmam gerektiğini söylememe gerek var mı bilmiyorum.
0
m e b
(28.08.25)
tek sofor olacaksaniz evet. yol baya da uzun
0
65 derece
(28.08.25)
akşamdan yola çıkmayın, acemi için gece kullanmak çok zordur. yol uzun 2 saatte bir durmaya özen gösterin. uzun yol şehir içinden kolaydır ama dikkat dağılması ve dalgınlık da daha kolay olur. uyku faktörü de çok önemli.
0
gercekdunya
(28.08.25)
hayalci ya da tehlikeli degil de, gittiginle geldigin bir olur. en iyi ihtimalle 8 saat suruyor, hadi sen dinlenme vs 10 saatte git, bir o kadar da donus. samsun'da haryacacak vakit kalacak mi?
0
bay b
(28.08.25)
samsun, molalarla birlikte 10 saat yol demek.
cuma akşam çıkıp cumartesi sabaha doğru orada olacaksınız. gece sürüşü kolay bir şey değil.
insan gibi dinlenmeden geri geleceksiniz.

bir de şehir içi yoğun trafik ile uzun yol birbirine benzemez. yoğun trafikte yavaş yavaş gidiyorsunuz, manevra daha yavaş yavaş, karar vermek daha yavaş yavaş.

ben olsam, en azından 3-5 ay daha tecrübe edinirim, arada da bir kaç kez haftasonlarında tem'de ya da 3.köprü yolunda hızlı akan trafiğe çıkarım. samsun işine tekrar bakarım.
0
co2s2
(28.08.25)
değil, yol zaten otoban. yola gündüz çıkın, istanbul çıkışı highway de durun, sonrası için aklıma bir yer gelmiyor ama en fazla 3 saat kullandıktan sonra durun, el yüz yıkayın 3-4 dakika yürüyün , oturup çay için bir yerde sonra yola devam. samsun girişinde çakallı da menemen yiyin :D
yol 8 saat sürer en az, 9 da olabilir ama keyifli geçer böyle dinlenirseniz.
ama bay b nin dediğini unutmayın, oraya zaman kalacak mı ona bakın.
(cuma akşamı yazmışsınız ama akşam yolculuğu özellikle acemiyi yorar) cumayı mümkünse izin alın
0
kisa
(28.08.25)
samsun yolunun avantajı tamamen bölünmüş yol olması. bazen ilçe merkezlerinden geçiyorsunuz tabii ama onun haricinde gerede-tosya arası ve kavak-samsun inişi hariç çok zorlu bir yol değil. fakat düşündüğünüz gün ve saatler bu yolun en kalabalık günleri. cuma sabah çıkıp gündüz yolculuğu yapın, pazartesi sabah çıkıp dönün derim. yoksa da gitmeyin 2 gün için o kadar yol zaten değmez.
0
awlmi
(28.08.25)
Ben sizden daha az tecrübeliyken Edirne'den İstanbul'a geldim. Pek zorlandım diyemem. Ama gece yolculuğu sıkıntılı. Ne kadar öncesinde dinlenmiş olursanız olun uyuklamanız ve/ya dikkatinizin dağılması olası. Tırcılar da ayrı bir risk. Gündüz gözüyle gidin +1.
0
auroraaurora
(28.08.25)
@bay b: kuzenimin düğünü var ve tatil yapmalık bir durum da yok maalesef. bu sebeple pazartesi işe başlayacak şekilde dönüş yapmak durumundayız.

@co2s2: bu arada kavacık tarafından girerek sancaktepe'nin paşaköy sırtlarından çıkacak şekilde yss/kuzey marmara'yı da kullandım, sıkıntı yoktu.

@kisa: vezirköprü tarafına gitmeyi planladığımız için çakallı menemenini dönüşte hallederiz artık, yoksa ters kaçıyor maalesef :D
0
🌸m e b
(28.08.25)
gidiş neyse de doğru düzgün dinlenemeyeceksen (ki düğün varsa koşuşturma olacaktır) o yorgunlukla dönüş tehlikeli olur. başta ailen olmak üzere kimsenin hayatını tehlikeye atma bence, otobüs veya uçakla git bu seferlik.
0
hrskrs
(28.08.25)
herkesin yorulacagi vakit farklidir elbet ancak yas onemli bir faktor. ben tek sofor olarak, 10+ yildir araba kullaniyorum ilk kullanmaya basladigimda fazla da deneyimli degilen 8 saatte hissettigim yorgunlugu su anda 6 saat civarinda hissediyorum. bir de sehir ici trafik daha yavas ve farkli, co2s2'ye katiliyorum. dikkatli olun.
0
kassiopeia
(28.08.25)
sehir ici ve uzun yol, ikisinin de artilari ve eksileri var. sehir icinde daha yavassiniz ama multi task daha fazla, her yer isik, yol, tabela, diger araclar, insanlar vs. uzun yol ise duz, stabil, fakat yolu bitirmek icin hizli gitmeniz gerekiyor, bir anlik uyku, kontol kaybi hayata mal olabilir. eger dinlenirseniz, gece surmezseniz daha rahat edersiniz. ben uzun yillardir surmeme ragmen gece surmeye hala alisamadim, igrenc bir sey. dolayisiyla yola sabah 6 gibi cikin (bence tabii). su otonom araclar iyice yayginlassa da kurtulsak. yil olmus 2025, hala araba suruyoruz.
0
Sour
(28.08.25)
ben yapamazsınız demiyorum ama aşırı yorulacağınız ve tehlikeli olacağı kesin. bana sorarsanız, cumartesi sabah erken çıkın. gece yolculuğu kesinlikle yapmayın.
0
co2s2
(28.08.25)
Bu yaz gidip dönmüş biri olarak tehlikeli olur yapmayın derim. özellikle gece yolculuğunu daha tehlikeli.
şehir içi tecrübesi birkaç yıl olsa bir belki diyeceğim ama 1 hafta çok az.
yollarda genelde otoban ama Ilgaz civarları yokuşlu ve virajlı. etrafta hiç bir araç olmasa bile hızını iyi ayarlayamayıp kaza yapabilirsin. yavaş gitsen bu sefer 15 saat sürer. o da ayrı yorgunluk.
0
merhum
(28.08.25)
valla o zaman ya bir gun izin alip adam gibi dinlenip pzt cikacaksin, ya da ucak/otobus.
0
bay b
(28.08.25)
cuma dan pazara o yol dinlene dinlene gidilmez kardeşim.öyle benzincide dur iki yürüyüş yap la olacak iş değil.
ankara dan samsun a dönüş sapağına kadar bi şekilde gidersin de ondan sonrası acemi olduğun için sıkıntı.
hele dönüş daha sıkıntı.2 iyi şöförlük yol samsun yolu.
0
jamswety
(28.08.25)
(5)

Vize - son gün sorusu

whatdreamsnevercome
30 ekimde bitecek olan bir schengen vizem var ispnayadan aldığım.28 ekimde de lady gaga konseri varmış barselonada, ben 25 ekimde gitsem buraya, 30unda falan da çıkış yapsam sıkıntı olur mu?
30 ekimde bitecek olan bir schengen vizem var ispnayadan aldığım.
28 ekimde de lady gaga konseri varmış barselonada, ben 25 ekimde gitsem buraya, 30unda falan da çıkış yapsam sıkıntı olur mu?
0
whatdreamsnevercome
(26.08.25)
Vize bitimine kadar kalma hakkınız var sorun olmaz normal şartlarda, vize süremi son güne kadar kullandığım oldu ama bitişe 3 gün kala gittiğim olmadı hiç onun için kesin konuşamıyorum, vize ya da yeşil pasaport sahibi olsanız da ülkeye alınmama ihtimali var her zaman vize süresinden bağımsız, süreyi bahane ederek ülkeye almama ihtimalleri olabilir ama düşük bir risk, olağan işleyiş değil yani.
0
(26.08.25)
Dönüş biletini ve konseri girişte gösterirsen neden sorun olsun ki, çok girişliyse bişe olacağını sanmıyorum.
0
cakmayazar
(26.08.25)
30 ekim saat 23.59'a kadar vaktiniz var sorun olmaz. dönüş biletiniz ve konser biletiniz yanınızda olsun yeter.
0
elektr10
(26.08.25)
sorun olmaz zaten 10 gunluk verilen vizeler var mesela, o zaman da son gununden uc bes gun once girmis oluyorsunuz teorik olarak. bir farki yok.
0
kassiopeia
(26.08.25)
Vize bitimine daha dün bilet aldım. Dönüş bileti gösterirseniz sıkıntı olmaz.
0
ruhen hastayim ben
(26.08.25)
(11)

Memlekette üniversite okumak neden hâlâ cazip?

luluki
Aslında sadece bunu sorup cevapları beklemek isterdim ama detaylandırmak gerekiyor galiba.İş azaldı, iş olsa bile insana ihtiyaç hızla azalıyor. Tarım toplumunda 10 dönüm tarlayı işlemek için 5 8 belki 10 kişiye ihtiyaç varken artık tek traktör yetiyor.Yeni iş hayatı da böyle değil mi? Sanki biz esk
Aslında sadece bunu sorup cevapları beklemek isterdim ama detaylandırmak gerekiyor galiba.

İş azaldı, iş olsa bile insana ihtiyaç hızla azalıyor. Tarım toplumunda 10 dönüm tarlayı işlemek için 5 8 belki 10 kişiye ihtiyaç varken artık tek traktör yetiyor.

Yeni iş hayatı da böyle değil mi? Sanki biz eskide inat ediyor gibiyiz.

Bu kadar genç, yılların emeği, masraf, çekilen çile sahiden ne için?

40 a merdiven dayamış bi dede olarak bazen gençlerden daha vizyoner olduğumu düşünüyorum. Bu beni emin olun üzüyor.

Şimdi genç olsam okur muydum üniversiteyi? Büyük ihtimalle tıp dışında hayır.

Bugün kim nereye yerleşti belli oldu.
Bu gençler hangi motivasyonla okula başlayacak merak ediyorum mesela.

En az 4 yıl süren bi macera ve sonrasında neredeyse hiçbir şey vaadetmiyor.

Yanii bu üniversite okuma işi, eski saçma gelenekler gibi bişey olmadı mı artık?
0
luluki
(25.08.25)
Aileden sermayesi ve tarlası toprağı yoksa okumayıp ne yapacak ?
0
grimavi
(25.08.25)
İşte ben de tam bunu soruyorum. Okuyup ne yapacak?
0
🌸luluki
(25.08.25)
Su an piyasa cok hareketli olmayabilir belki tam bilmiyorum. Dandik universitelerde 4 sene aylak aylak takilmak konusunda size katiliyorum. Ancak iyi bir universitenin iyi bir bolumunde okumak hala gecer akce olabilir. Sadece aldigin ders de degil, cevre de oluyor yapabilene, mesela Bogazicinde bir profesorun ozel sektorde sirketi var. Kendi ogrencilerinden ise aliyor. Hatta kendi alani disindaki islerde bile Bogazicine oncelik veriyor.

Yurtdisini niye dusunmuyorlar derseniz para giriyor isin icine zaten.

Bu arada is hayati konusunda az cok katiliyorum, bence zaten su an bir cok kisi 40 saat mesainin yarisini bile aktif calismiyor. Kafa isteyen islerde zaten her gun aksama kadar 8 saat calismak pek mumkun degil.
0
mbond
(25.08.25)
çünkü üniversite sadece diploma vermez. iş hayatına giriş için hazırlık alanı değildir. iş hayatına hazırlayan kurum da değildir.
0
anadolu flamingosu
(25.08.25)
Okul paralarinin anlamsizca arttigi bu donemde vakifa gidenleri asla anlamayacagim cok zengin degillerse. Onun disinda da cocuklar aile evinden cikmak icin okuyorlar zaten daha cok, yoksa o dandik okullara kim niye gider. Bence onlar da biliyordur bi sey olmayacagini ama 4 sene takilmak icin okuyorlar. Turkiyede bir ismi olan okullar ise devlet veya burslu vakiflar okunabilir ve okunmali hala. Universite sana is bulmaz ama kapi acar. En olmadi bi kultur saglar.
0
Kittie
(25.08.25)
üniversite okumak çoğu kez hiç bir işe yaramıyor ya da harcadığın o 4-5 sene ve maliyetini karşılamıyor.

ama okumadığın zaman da ne insanlarla çarpışıyor, ne insanları geliştirebilecek makul krizlerle karşılaşıyor ne de o harcamadığı 4-5 seneyi değerlendiriyor.
bir de üstüne, bir işe başvurmak istese çoğu zaman "4 yıllık lisans mezunu" diye aptalca bir filtreye takılıyorlar.

yani uyduruk bölüm okumaktansa hiç okumamak daha iyi, ama kimilerinin haklı sebepleri de var. eski saçma gelenekler gibi bir hale geldiğine katılıyorum çoğu bölüm için.
0
biseysorcaktim
(25.08.25)
Cazip değil aslında ama biraz kolaya kaçmak biraz da başka yapacak bir şey bulamamaktan kaynaklanıyor.Küçük sermaye ile ticaret yapmak genelde kazandırmaz. Zanaat öğrenmek de herkese göre değil.
0
michael harddd
(25.08.25)
1.Eskiden iyi bir iş için üniversite diploması gerekiyordu. Kafalar orada kaldı. İnsanlar yeni dünya düzenine adapte olamadı.

2. Gencin herhangi bir üniversiteye kaydolması, gelecek kaygısının 4 yıl süreyle ötelenmesi demektir. Bu durum genci de ailesini de hükümeti de mutlu ediyor.

3. Üniversite okumak, çevre ve kazara eğitim ile hala bir istikbal sağlayabilir durumda.

4. Üniversite diploması genç için de ve özellikle aile için de bir sosyal statü vesilesi, konu komşuya, eltiye bacanağa hava atma aracı
0
Mirket
(25.08.25)
insanlar masabasi is istiyor.
bunun yolu da üniversite okumaktan geciyor.

devlet de issizligi düsürmek icin her yere üniversite acmis durumda.

oyalanip mezun olunca baska bir is yapiyorlar iste.
0
sonsuz
(25.08.25)
17-18 yasindaki cocuklari 40 yasindaki bilinc ile degerlendirmek yanlis sanki. o yasta cocugu yonlendiren genellikle aile oluyor. aileden toprak, ticaret, is vs. yok ise, mesela benim ailem gibi memur bir ailenin cocugu ise, su anda 17 olsaydim da ailem yine beni universite okumaya yonlendirirdi sanirim. 17-18 yasinda zaten - kendi adima - fantastik bir vizyonum ve ongorum yoktu. bence bunun disinda da bir cok sebebi var ama bu onemli bir etken. ayrica ulkede liseyi bitirene kadar ev-okul yapan, ciddi bir sorumluluk almayan, interneti oyun oynamak icin kullanana milyonlarca genc var, o genclerin liseyi bitirdiginde bir anda vizyoner olup enteresan fikirlerle hayata atilmasini beklememek gerek, yine ayni sekilde bence bu cocuklarin universite bolumleri acisindan saglikli secimler yapmasini beklemek de mantiksiz. bununla birlikte universite bitirmenin fazla bir getirisi olmadigina inanan bu nedenle sacma sapan islere bulasan - kumar vs. degil ama basit ama anlamsiz gelir kapilari, ya da ne yapacagini bilemeyen milyonlarca genc de var. ne yazik ki, turkiye gibi ulkeler, yurtdisinda oldugu gibi liseden sonra biraz ara verip, belki calisip guzel para biriktirip ya da seyahat edip olgunlasmaya ve oyle saglikli secimler yapmaya izin vermiyor.

vakif universitelerinde neden okuduklarini da anlamiyorum yazmis bir arkadas yukarida, o da bence hem cocukla hem aile ile ilgili. bazi aileler birakin yurt disini cocugunu sehir disina bile gondermek istemiyor. dolayisiyla durumlari var ise vakif universitesi iyi bir secenek oluyor.
0
kassiopeia
(25.08.25)
1. Türk aile yapısı çok toksik. Liseyi bitirmiş ve bir süre ailesi ile yaşayan gençlerin herhalde rahat bi yüzde 80 si kısa sürede kafayı yeme noktasına gelebilir. Sırf aileden bi 4 yıl uzaklaşmak için lisans okuyan oranı epey bir sayı oluşturur.

2. Bizim zamanımızda düz lise dediğimiz şimdi anadolu lisesi denilen liselerden mezun olan çoğunluğun önünde üniversite eğitimi dışında bir seçenek yok. Başka türlüsünü düşünemiyorlar. Veya pek çok gencin girişimci olma farklı bir rota çizebilmek için imkanını geç, vizyonu yok. Kimisinde de o ruh yok. Potansiyel yok.

3. Annesi, babası belli bir standart konfor sağlayan gelir düzeyine sahip, ek yatırımları, gelirleri vb olan. Bir nevi çocuğu ömür boyu işsiz olacak olsa da en azından hayatta kalabilecek düzeyde maddiyatı garanti edilmiş insanlar, iş bulma sorunundan bağımsız olarak çocuğu üniversiteye yolluyor.

4. Lisans eğitimi alan birinin yeterince gayret sarf ederse bir şekilde bu eğitim sayesinde bir yerlere geleceğine inanan çok sayıda aile var. Ben edebiyat öğretmeniyim. milli eğitimde kadrolu, atanmış öğretmen olabilme amacıyla 2025 yılında bu bölümü dolduran binlerce öğrenci olmasına inanamıyorum örneğin.
0
wilhelmwasmuss
(25.08.25)
(19)

Kağıt gazete alıyor musunuz?

michael_knight
Ne kadar uzun zamandır kağıt gazete almadığımız, hatta başka bir yerde rastlayıp elimize bile değmediğini konuşalım mı?Kağıt gazeteyi kimler neden alıyor?Ev taşırken veya bir eşyayı kırılmaması için sarmak için yıllarca gazete kullanmaya alışmıştık, ilk yıllarda bu iş için halen gazete bulmaya çalış
Ne kadar uzun zamandır kağıt gazete almadığımız, hatta başka bir yerde rastlayıp elimize bile değmediğini konuşalım mı?
Kağıt gazeteyi kimler neden alıyor?

Ev taşırken veya bir eşyayı kırılmaması için sarmak için yıllarca gazete kullanmaya alışmıştık, ilk yıllarda bu iş için halen gazete bulmaya çalışıyordum evde ama artık o da aklıma gelmiyor.
0
michael_knight
(21.08.25)
Almıyorum, 15 seneyi geçmiştir, keza dergi de öyle. Ailem her gün olmasa da sıklıkla alıyor, eski alışkanlıklar. Gözlemlediğim kadarıyla 60 yaş üstü seyrek de olsa alıyor, 45 ve altı almıyor.

Edit: ailem okuyor (magazine falan değil de siyaset, ekonomi kısımlarını, köşe yazılarını), bulmacasını da çözüyor. Yaşları ileri olduğu için internet erişimleri kısıtlı, herhalde o yüzden.
0
orient blue
(21.08.25)
@orient_blue
Aileniz okumak için mi alıyor yoksa tamamen alışkanlık, alınıyor ve yüzüne bakılmıyor mu?
Bulmaca, köşe yazısı, spor haberi veya aklıma gelmeyen ve özellikle ilgilendikleri bölümler var mı gazetede?
Özel değilse hangi gazete veya gazeteler olduğunu da sormak isterim ama buna cevap vermek istemeyebilirsiniz
0
🌸michael_knight
(21.08.25)
son 10 senedir benimde elime gazete değmedi. gazeteyi artık sadece 75-80 yaş üstü alıyor. 60 yaş üstü facebooktan takip ediyor.
2000lerin başında lisedeyken her gün sınıfa en az 5-6 gazete alırdık. hocalar bizden otlanırdı. üniversiteye giderken arada vapurda okumak için alırdım. üniversiteden sonra hiç para verip almadım.
bir ara otobüs duraklarında bedava dağıtılan gazetelerde vardı.
hey gidi günler.
0
my fault
(21.08.25)
her hafta sonu aliyorum. hem okumak hem bulmaca cozmek icin
0
buenosdias
(21.08.25)
Geçtiğimiz haftasonu Caddebostan Nero'da bir amcanın yerine oturmuştum, o gazetesini bırakıp kalkmıştı. Görevli alıp atmak isteyince aklıma tam olarak bu dediğiniz geldi, bırakabilir misiniz bakayım dedim, baştan sona okudum nostalji olsun diye. Ama bomboştu :) Gerçekten nostaljik o ince kağıt ve dokunma hissi dışında çok anlamsız geldi. Bir de eskiden gazetede yazanlara bir saygı duyuluyordu sanırım, köşe yazarlığı değerli bir şeydi. O da tamamen yok olmuş onu fark ettim. Genel olarak sosyal medya sayesinde saygı duyduğumuz herhangi bir meslek dalı neredeyse kalmamış gibi bir şey.
0
silverleaf
(21.08.25)
yılda birkaç defa (kışın) ve hafta sonları bulmaca çözmek için alıyorum.

kış aylarında genelde misafir gelmiyor, ben de bazı hafta sonları plan yapmıyorum ve ful evde takılıyorum, o hafta sonları alıyorum kahvaltıdan sonra çay kahve eşliğinde vakit geçiriyorum öyle.
0
Sadece soruyorum
(21.08.25)
20 senedir gazete almıyorum. hatta dergi de almıyorum. çocukluğumda bizim evimiz hafta içi 2 haftasonu 3 gazete alınan bir evdi. hatta bir de düzenli bilim teknik gibi dergiler alınırdı. elimde bilim tekniğin ilk sayısından 2010-2012 yılına kadar nerdeyse tüm dergileri var. demek ki 2012 den sonra bilim teknik almayı da bırakmışım.

68 yaşındaki annem de benim bildiğim 10 yıldır gazete almıyor. tableti var telefonu var, twitter, fbook, instagram en çok da youtube gündemi buradan takip ediyor.

karaköy vapurunda insanların gazete alıp okuduktan sonra bir başkası da okusun diye koltuğa bıraktığı günleri hatırlıyorum. tahmini 2010'dan sonra bu alışkanlığı hiç görmedim.

ev taşırken paket kağıdı lazım olunca toptancıya gidip baloncuklu naylon ve koli satın aldım. artık taşınma işleri eski gazete kağıdı ile yapılmıyor.
0
orpheus
(21.08.25)
bazen bulmaca için posta gazetesi alıyoruz.
0
biravekahve
(21.08.25)
bir yerlere sermek ya da üzerinde tırnak kesmek için alıyorm bazen.
0
bay b
(21.08.25)
annem haftasonu aliyor bulmaca filan icin, 70 ustu yas.
0
kassiopeia
(21.08.25)
Ara sıra alışveriş yaptığımız bir site (tasarım tişört, ev tekstili vs satıyor) ürünleri gönderirken 3-4 yapraklık bir gazete ekliyor pakete; gazete tasarımlı katalog gibi bir şey yapmışlar, gazete kâğıdına bastırmışlar. Yıllardır ondan başka gazete girmiyor eve.

Boya, zımpara vs yaparken masaya sermek için de o gazeteyi kullanıyoruz, çabucak bitiyor. Sırf o yüzden ara sıra gazete alıp kenara koysam olurmuş aslında, aklıma geldikçe alayım bundan sonra.
0
kobuzchu kiz
(21.08.25)
Gazete değil ama dergi alıyorum.
Günlük olarak haber takip etmeyi bıraktım. Haberleri aylık olarak takip ediyorum genelde.
0
logisticsmanager
(21.08.25)
traş olurken lavabonun üstüne ve yerlere sermek, tırnak kesmek için. onları da tekrar kullanıyorum çöpe döküp. ıslanmadıkça, yırtılmadıkça yenisini almıyorum.
0
inheritance
(21.08.25)
en son 4 yıl önce boya yaparken almıştım, türk basını aşırı kalitesiz para vermeye değecek tek bir gazete ve fikir grubu görmüyorum. ülkenin her kesiminden kalitesizlik akıyor bence
0
i wanna go back
(21.08.25)
en az on senedir almadım, hatta tanıdıklarım arasında alanı da görmedim desem yalan olmaz.

büyük marketlerde gazete dergi stantları var.
dergilere bakıyorum. senede 1-2 aldığım oluyor ilgimi çeken bir şey.
gazetelere de şöyle bir bakıyorum ama ilgimi çekmiyor hiç.

evde kağıt lazım oluyor. kargolardan çıkan kağıtları saklıyorum bazen.
ya da yazıcıdan hatalı çıkardığım genelde tek yüzü yazılmış, arka yüzünü müsvette olarak kullanacağım kağıtları kullanıyorum gazete yerine.
0
biseysorcaktim
(21.08.25)
en az 15 senedir almadım. Zaten türkiyede gazeteleri oldum olası sevmemişimdir gereksiz büyük bir boyutta, içerik desen zaten :) internet varken de aşırı gereksiz.

basılı yayının pek çok alanda çok uzun bir ömrü kalmadı zaten.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(21.08.25)
3 sene önceye kadar bulmaca için alıyordum.
0
black holes in the sky
(21.08.25)
haftanın 3 4 günü evrensel alıyorum. çocukken de alır köşe yazılarına kadar okurdum. sosyal medyadan veya internetten haber okuduğumda anlamıyorum, gazete okumanın da hala önemli olduğunu düşünüyorum.
0
zemberek
(21.08.25)
Düzenli olmasa da alıyorum.

Düzgün medyaya ekonomik destek olması açısından da yapıyorum bunu. Bugün bir Cumhuriyet aldım mesela. Kitap eki vardı. Yeni çıkmış kitapları gördüm.
0
yurtsuz john
(21.08.25)
(12)

Banka Hesabınıza Her Gün 1 Milyon Dolar Yatıcak AMA

Batuhanolabilir
Dışarıya her çıktığınızda şemsiyeyle gezmek zorundasınız. Şemsiyeyi kapatamazsınız başkasına taşıtamazsınız omzunuza falan sabitleyemezsimiz elinizde sürekli tutacaksınız dışarıda bulunduğunuz müddetçe. Kabul eder misiniz? Biraz salak bir soru farkındayım ama gündüz ansızın bunu düşündüm nedensizce
Dışarıya her çıktığınızda şemsiyeyle gezmek zorundasınız. Şemsiyeyi kapatamazsınız başkasına taşıtamazsınız omzunuza falan sabitleyemezsimiz elinizde sürekli tutacaksınız dışarıda bulunduğunuz müddetçe. Kabul eder misiniz? Biraz salak bir soru farkındayım ama gündüz ansızın bunu düşündüm nedensizce ve karar veremiyorum.

süresi yok ömrümüz boyunca şemsiye. Sadece dışarı çıktığınızda.
Mesela villanızın verandasındasınız şemsiye yok ama bahçeye adım attınız şemsiye.



Yılda 365 milyon dolar yapar. Deli para. Ben sanırım kabul ederdim ya. Bir koy satın alır üzerini cam kubbeyle kapatırdım yüzme işini öyle hallederdim.
0
Batuhanolabilir
(21.08.25)
Kapali alanlarda kapatabileceksem evet ama her zamansa hayir. Ayrica bir sure bunu yapip yeterli param olunca birakmak isterim. Aksi takdirde yine yapamam. Yani vazgecince tum param gidecekse kabul etmem.
0
matilda
(21.08.25)
bir süre boyunca mı hep mi?

bir süre ise seve seve yaparım. çalışmak gibi bir şey.
ama sonsuza kadar sürecekse olmaz.

tarlada çalışmak, ağaca tırmanmak, sevdiğimle doya doya sarılmak, yüzmek vs isterim. bahsettiğiniz şartlarda bunu yapamam.

desen ki şemsiyeyi tuttuğun her gün 1 milyon dolar yatacak ya da ayda 3-5 gün ücretsiz iznin var. o zaman kabul ederim.
0
biseysorcaktim
(21.08.25)
şemsiyeyi kapattığım zaman bankadaki paralar gidiyor mu?
0
co2s2
(21.08.25)
bankama her gün 1 milyon dolar yatacaksa, evden çıkmama gerek olmaz. büyük bir ev alırım. 2-3 hizmetçi vs. herkes benim eve gelsin, takılsın. yiyecek içecek bedava.
0
co2s2
(21.08.25)
Bilgiler yetersiz

Şemsiye işini bırakınca para gidiyor mu +1
0
respect
(21.08.25)
ben taşırım. hatta yanına 5-10 kg luk çanta ver onu da taşırım.
0
merhum
(21.08.25)
semsiye kapandiginda tum paralarin gidecegini (ve o para ile yapilan yatirimlarin) varsayiyorum, zira obur turlu elbette cevaplar 'tasirim' olur. yetecek kadar para alir semsiyeyi kapatirsiniz cunku.
dolayisiyla, semsiye kapandigi anda bankaya yatan paranin ve bu para ile yapilan yatirimlarin/alinan mallarin gidecegini varsayarak istemem diyorum. zira bu su demek oluyor, mesela hic acik denizde yuzemeyecegim, hic outdoor spor yapamayacagim, dalis yapamayacagim, motorsiklet kullanamayacagim,bisiklet suremeyecegim, araba disarisi sayiliyorsa araba kullanamayacagim vs. vs. Parayi isteme sebebimiz ozgur olmak, ozgur olamayacaksak da bir anlami yok.
0
kassiopeia
(21.08.25)
kabul ederim. dışarı çıkmayıveririm olur biter. hom sivit hom. o kadar paramız olunca dışarda olma zorunluluğumuz da olmaz. muhtarlığa, iskiye ne biliyim tapu kadastroya gitme derdimiz yok. büssürü paramız var.
0
spirit crusher
(21.08.25)
1 hafta dışarı çıkmam 7 milyon doları alır şemsiyeyi de alıcı ödemeli geri yollarım.
0
bay b
(21.08.25)
1 milyon dolar için her gün şemsiyeyi şey yapacak milyonlarca insan bulabilirsiniz Türkiye'de, buradaki boş yazanlara bakmayın =)
0
kveldulv
(21.08.25)
bol yağmurlu bir memlekete taşınmak süreci kolaylaştırır gibi.
0
zemberek
(21.08.25)
tek kolum yokmuş gibi düşünürsem yaşayabilirim.

ama tek kolum olmasına rağmen bir kural yüzünden dışarıda kullanamama fikri beni uzun vadede delirtirdi gibi geliyor.

kullanamama derken işte şemsiye tutma görevine atanmış oluyor.
0
ananiyimioguz
(21.08.25)
(6)

Mashup seviyor musunuz ?

funl
YouTube'a tekrardan giresim var mashup yaparak. Ama bi yandan yaş 30u gecince sanki boşa kürek cekiyormusum gibi geliyor. Diger yandan da muzik yapıp paylaşmak ve istediğim kitleyi olusturmak cezbediyor. Ne dersiniz ? Mashup ilginizi cekiyor mu?
YouTube'a tekrardan giresim var mashup yaparak. Ama bi yandan yaş 30u gecince sanki boşa kürek cekiyormusum gibi geliyor. Diger yandan da muzik yapıp paylaşmak ve istediğim kitleyi olusturmak cezbediyor. Ne dersiniz ? Mashup ilginizi cekiyor mu?
0
funl
(20.08.25)
pandami music diye bi grup var. çok güzel mashuplar yapıyolar. seviyorum.
0
jelly bear
(20.08.25)
Sadece Bad Guy - Ah Geceler'i kdncnddjdm
0
black holes in the sky
(20.08.25)
hastasiyim:

youtu.be
0
cooperr
(20.08.25)
Her gün minimum bir saatim kurdish mashup dinleyerek geçiyor, bayılırım :)
0
mutekebbir
(20.08.25)
LP - Jay-Z mash up ı efsanedir.
share.google
0
renegade
(21.08.25)
oncelikle 30 yas hicbir sey icin bir sey degil, bir yere gelmek icin degil icinizden geldigi icin, yaptiginiz muzigi paylasmak onu duymak isteyecek insanlar icin yapmaya baslayin zaten zamanla taslar yerine oturur.
0
kassiopeia
(21.08.25)
(8)

son durumum

isimsiz uye
çok iddialı bir başlık oldu ama kendimi ifade edecek başka bir başlık bulamadım. bununla alakalı en son şubat ortalarında bir başlık açmıştım yanılmıyorsam. (başlığı sildiğim için tam tarihi hatırlamıyorum, büyük ihtimalle bu açtığımı da bir süre sonra silerim ama fikirlerinize ihtiyacım var. başlık
çok iddialı bir başlık oldu ama kendimi ifade edecek başka bir başlık bulamadım. bununla alakalı en son şubat ortalarında bir başlık açmıştım yanılmıyorsam. (başlığı sildiğim için tam tarihi hatırlamıyorum, büyük ihtimalle bu açtığımı da bir süre sonra silerim ama fikirlerinize ihtiyacım var. başlık yanlış veya eksikse silinmeden önce uyarı yapılırsa çok sevinirim. bir de, agresif yorumlarınızı özel mesaj aracılığıyla yaparsanız yine çok sevinirim. gittikçe daha fazla bunalmış duruma giriyorum zira. en azından öyle zamanlarda bir süre bu başlığı okumak istiyorum. gerçekçi, objektif yorumlarınızı dibine kadar yazın. zaten en çok bu bakış açısıyla yazılmış mesajları okumak istiyorum.)

neyse, yine çok kısa ve öz yazmaya çalışacağım. 1 milyon tl civarı borcum var, hepsi kumar kaynaklı. (şubatta 1,5 milyon idi) annemin, babamın emekli maaşı ve babamın çalıştığının hemen hepsi borçlara gidiyor. bense 5 aydır bir pastanede asgari ücrete çalışarak destek olmaya çalışıyorum.

üniversitemi geçtiğimiz ay bitirdim, artık işsiz üniv. mezunları arasına ben de katıldım ancak sektörümden umutluydum açıkçası. (lojistik) en fazla birkaç hafta iş ararım diye düşünüyordum ama yok, onlarca yere cv bıraktım hiçbirinden dönüş olmadı.

2025 başından bu yana -askerlik- yoklama kaçağı durumundaydım. yaşımdan dolayı (30) tecil ettiremiyordum ancak mezuniyetim sebebiyle tecil ettirebildim. (üniv. mezunu için sınır 32 imiş) şu anda askerlik sorunum kalmadı.

babamın sağlık durumu biraz sınırda. ayaklarından çok rahatsız varis sebebiyle. varisin sebebi ise kalp yetmezliği ve 3 kapakçığının değişmesi (20 senedir böyle, en son kontrole gittiğinde 'ciddi - sınırda' notu düşülmüş. ameliyat önerilmiş ama yaşından ve sağlık durumundan dolayı kaldıramaz deniyor. bu haliyle benim yüzümden 1 seneden fazladır çalışıyor, ve hala çalışması gerek.

en çok annemin canı sıkılıyor bence. ama hiç hissettirmiyor. 100 lira hala çok büyük para onun için, "sağlık olsun, size bir şey olmasın yeter" kafasında ama elbette bu mahçup hayattan o da yorulup sıkılıyor. onun için yanında ben ve babam olsun, bir de annemin babasından miras kalmış evimiz elimizde kalsın yeter.

kuzenimden (yine annemin yeğeni) birçok defa (bir defasında yüklü miktarda) borç istemiştim geçen sene. benim için kredi çekti, 400 bine yakın geri ödemesi vardı ve ben o parayı geri gönderemedim. (kumar için istememiştim ama kumar için kullanmıştım). hiçbir zaman "neden ödemedim, ne zaman ödeyeceksin" demedi. sadece, hiçbir tepki vermedi. öz abim gibiydi ve ben artık onu kaybettim.

geçen sene sonbaharda mahalleden tanıdık bir abi ile ortak dükkan açıp tüm bu sıkıntıları halledecektim sözde. dükkanı tuttuk, kira sözleşmesine kefil oldum ama yarı yolda fikir değiştirdi. ben kefil olduğumla kaldım. işleri o kadar kötü ki tefeciye bulaşmış. kira sözleşmesi 1 yıllık idi ve kasım veya aralık ayında yenilenecek. ekimde emlakçısına uğrayıp ismimi tamamen sildircem sözleşmeden ama hala korkuyorum birkaç yıl sonra tefeciye ödeyemeyip tefeci "bu adam kimlerle iş yapmış" diye araştırıp eski kira sözleşmesinden ismimi bulursa diye. bu bana ait bir kaygı bozukluğu da olabilir, çünkü dükkanın başka hiçbir şeyine ortak olmadım.

kaygı bozukluğu demişken, marttan bu yana bu sebep yüzünden bilinçsizce ilaç kullanıyorum doktora gitmeden (paxil 20 mg) aslında 10 seneden fazladır kullandığım ilaç (yine doktor tavsiyesiz şekilde) ama son başladığımdan bu yana çok iyi geldiğini düşünmüyorum. mutlaka kullanmasam daha rahatsız hissederdim ama beklediğim verimliliği de alamıyorum. psikiyatra dünya kadar para vermek de istemiyorum bunca sıkışıklığın içindeyken.

kaygılarım bir türlü geçmiyor ve günden güne daha da sıkışmış hissediyorum. bu kadar kumar borcunu hep iban transferleri aracılığıyla yaptım mesela. bu kadar büyük meblağlar hep iban ile gerçekleşti ve bahsettiğim tutar sadece net zararım. kazançları da sayarsak çok büyük paralar döndü. 8 aydır oynamıyorum ama geçmişe dönük inceleme yapılırsa mahkeme, ceza vs. durumlarından dolayı çok tedirginim.

ayrıca 3-4 sene evvel hiç ama hiç tekin olmayan bir tip (bu kişi ayrıca mevcut iktidara yakın birisi) bana 1000 tl gelecek banka hesabına gelsin çekip bana verir misin dediğinde kabul etmiştim. paranın nereden geldiğini bilmiyorum kesinlikle. bu da çok rahatsız ediyor, iktidar değişirse kesin hapis yatarım gibi bir düşünce içindeyim. internetten "ibanına gelen parayı çekti hapse girdi" türevli haberler ve yorumlar çok tetikliyor. sağlıklı düşünmüyor olabilirim.

yaşıtlarımın birçoğu evlendi ve hatta çocuk sahibi. 30 yaş bunalımı bir yana, bu sorunlarla boğuşmaktan yıllar sonra bile düzenli bir hayata zor erişebileceğimin bilinci çok zor. henüz bu yaşta bile pastanede çalışan çocuklar yaşımla alay ediyor "yaşlı, dede" vs diye. hayatımın geri dönülmez şekilde akıp gittiğini düşünüyorum.

tüm bunların farkındalığı fiziksel ve mental sağlığımı etkiler oldu. son aylarda çok yorgun ve halsiz hissediyorum, ayrıca kalbimde çarpıntı (dinlenirken dkda 90-100 arası atım -hep böyle-), tekleme, sıkışma gibi belirtiler yaşar oldum. eskiden de böyleydi ama son zamanlarda çok arttı.

yazdıklarımın bazıları saçma, kuruntu, tuhaf vs. gelebilir ama her biri beni çok etkiliyor ve belki de birisi diğer saçma düşünceyi tetikliyor. ama bence en azından yazdıklarımın çoğu gerçek sorunlar ve en azından anlayış gerektiriyor. müthiş bir sıkışmışlık ve baskıyla günlerimi geçiriyorum ve artık bu donukluğa alışmak değil hayata dair ümitli olmak istiyorum.
0
isimsiz uye
(19.08.25)
Bu darboğazdan nasıl kurtulursun bilmiyorum ama bundan sonra hayatına güvenilir, işinde gücünde insanlar al. Aldıklarını da kaybetme.
0
sekizdokuzon
(19.08.25)
Şu iki söz aklında olsun hep:
- beleş peynir fare kapaninda olur.
- gökten kırmızı elma sadece masallarda düşer.

Bu borçların kumar kaynaklı olmamış olsaydı da, borçlu olmak ve bir yandan kısa vadede nasıl odeyebilecegini hayal edememek insani daha kandırılabilir bir ruh haline sokuyor, aynı zamanda "kandirabilir" ruh haline de sokuyor. O tamam dediğin 1000 TL olayında kandirilabilir, kuzeninle olan olayda kandirabilir olmuşsun. Sen bir kere kandırıldın ya (kumar oynarken kendi hayallerin tarafindan); vampirlik gibi o, sen farkında olmasan da bekliyor orada. Basta buna dikkat et.

Sana kumar oynatan şey de buydu bunu da unutma.

Diğer tarafı, riskli ve yüklü para getirme ihtimali olan işler de tatlı gelir gözüne, sakın aşırı yatırımlar yapma bir süre.

Genel olarak, şu videodaki adamlar gibi hissettiğin anlarda sakın para harcama:

youtu.be

Borç alma borç verme kredi çekme bir sey sana videodaki gibi gözükürse. Once bir dur kafanı topla sonra bak.

Bir de, yazdığın genel halini temsil ediyorsa, birçok kumarbazin çıktığı yerden çıkmaya yaklasmissin bence. Mağdur psikolojisinde olmamak da önemli bana kalırsa.

Pastanedeki p*cleri de sktir et. Akranlarinla da kıyaslayip durarak daha aşağı çekme kendini.

Anlattıklarından anladığım, o borç 4-5 seneye o da maksimum biter gibi. 35 yas da o kacirdigini dusundugun seylerin hicbiri icin gec degil. Dunyada bir suru insan var o yasta cesitli sebeplerle henuz evlenmemis, cocuk yapmamis, duzen kuramamis. Dunyamizi yasamimizi mahalledeki ahmet amcanin yasam akisina gore ayarlamadik diye kimseye ozur borclu degiliz. İs başvurusu, varsa ek iş fırsatı vs de kovala ya da denk gelirse kaçırma. Meziyetlerini bir gözden geçir ufak da olsa neyi paraya donusturebilirsin bir bak.

Borç bittiğinde de annen babanla mesrebinize göre bir rakı sofrası kurar, bir pasta keser kutlarsıniz. Unutmazsan ve ikimiz de buralarda olursak, fotoğrafını bana da atar, selam verirsen memnun olurum :)
0
encokbenisevinnolur
(19.08.25)
@encokbenisevinnolur, beni anladığın, en azından anlamaya çalıştığın için çok teşekkür ederim.

2012 etiketli ekşi sözlük yazarıyım ama 20 entry'm vardır ya da yoktur, daha çok okurum burada yaptığım gibi. başlığı silecek olursam silmeden yazarım mutlaka ve o gün gelirse kutlarız :) teşekkürler
0
🌸isimsiz uye
(19.08.25)
Gelir gelir, 6 ayda ucte ikisi gitmis kendin söylemişsin :) buralardayım ben o gün geldiğinde. Rica ederim.
0
encokbenisevinnolur
(19.08.25)
İnsan beşer elbet şaşar demişler. Çok hatalar yapmışsınız ama en azından şubattan beri telafi ediyorsunuz, borcun 3te biri bitmiş. Bir sene daha dişinizi sıkın, sonra babanızdaki yükü alırsınız. Yalnız unutmayın bundan sonra hata yapma lüksünüz yok. Saçma sapan insanlarla saçma sapan işlere girmeyin, sadece çalışmaya odaklanın.

Size kaygı veren konuları da şu an için düşünmeyin zira düşünseniz de çözebileceğini şeyler değil. Büyük ihtimalle bişi çıkmaz çıkarsa da o zaman düşünürsünüz. Gerekirse bir psikiyatra gidin. Kaygı nasıl azaltılır videolar podcastler dinleyin.

Umarım bir an önce borç biter ve anne babanız sağlıkla uzun ve sakin bir ömür sürer.
0
playing star again
(20.08.25)
bence icinizi ferah tutun, yukarda yazmislar 6ayda 1/3unu halletmissiniz borcunuzun, ne kadar guzel. ayrica ne kadar iyi insanlar da girmis hayatiniza ki hala size destekler (aileniz), abiniz dediginiz kisi elbette uzaklasmistir ama durumunuzu toparladiginizda bir gider konusursunuz, o donem icinde bulundugunuz durumu ictenlikle anlatir ozur dilersiniz, duzelmez belki ama kendinize olan sayginizi ve inancinizi arttirir bu davranisiniz.

ayrica borcunuzu odedikce kendinize olan sayginiz ve inanciniz geri gelecek emin olun, insanin kendine verdigi sozu tutmasi kadar onu yukselten cok az sey var. sonra yavas yavas kirdiginiz kalplerden ozur dilersiniz, dedigim gibi bu demek degil ki hemen herkesle tekrar eskisi gibi olacaksiniz ama iciniz rahat olur.
ayrica size tavsiyem izlediginiz ve dinlediginiz icerikleri bu donemde sinirlayin, haberleri ve surekli korku ve kotu seyler pompalayan seyleri dinlemeyin, baskalariyla kendinizi kiyaslamamak icin sosyal medya kullaniminizi (varsa) minimuma indirin, kendi yolunuza bakin. sadece o gune odaklanin, gun be gun, yavas yavas olacak ama duzelecek her sey.
endiselendiginiz ve henuz gerceklesmemis seyleri de dusunmemeye calisin, bir sey olmaz muhtemelen ama olursa ona da o zaman bakarsiniz.
is basvurularina devam, iki uc hafta hicbir sey degil.
kisisel bakiminizi aksatmayin, ne kadar kotu hissetseniz de temizliginizi, dusunuzu trasinizi vs. imkaniniz oldukca yuruyus yapin acik havada gezin, bunlar kucuk gozuken ancak insani ayakta tutan, kendisine olan sevgisini ve saygisini yukselten seyler, su anda buyuk bir seye ihtiyaciniz yok zaten, bir odeme planiniz var ve o plana uygun gidiyor her sey, sizin ayakta kalmaya ve kendinize olan sayginizi ve inancinizi tekrar kazanmaya ihtiyaciniz var onun icin de bu kucuk adimlar cok onemli.
0
kassiopeia
(20.08.25)
alışkanlıkların gücü kitabını oku. bu sokuk kumar alışkanlığını anlarsın.

1 m bi şekilde biter. lojistikte 10+ yıl tecrübeli olunca iyi de kazanılıyor.

üzme olm ananı babanı.

hayat güzel. o paraları keyfine harcarsın inş kurtulunca.
0
gurur
(20.08.25)
Öncelikle ne olursa olsun umudunu kaybetme. Bak paranın epeyce bir kısmını ödemişsiniz zaten. Bir anda bir kapı açılır sen ne olduğunu anlamadan borcun harcın da biter, elin de bollaşır. Sakin olmaya ve ana odaklanmaya çalış. Sen elinden geleni yap. Ödeme ritmini bozma. Yarını düşünme. Bugüne kadar nasıl ödediysen o şekilde ödemeye devam edin. Yarını düşünmeden, ana odaklanarak, sakince ritmik bir şekilde ufak ufak da olsa ödemeye devam et.

Kuzenini de kaybetmedin merak etme. Sana koşulsuz şartsız o kadar destek olan biri hemen vazgeçmez senden. Şu anda biraz bozuk olabilir, normaldir. Ona odaklanma.

Öncelikle banka borçlarını kapat. Bütün borcun harcın bitince kuzeninden aldığın paranın aldığın zamanki altın kuruna göre kaç tam altın ettiğini hesaplayıp ona göre günümüzdeki altın fiyatından hesapla ve ufak ufak biriktirip ödemeye başla. Adamın parasını değer kaybını da üzerine koyarak ödemiş olursun. Sana olan güvenini boşa çıkarmamış olursun böylece.

Ama en önemlisi PAKSİL mevzusu. Asla ama asla düzenli olarak en azından ayda bir defa psikiyatriye görünmeden ilacı bırakma ya da değiştirme. Kendi başına hareket etme. Muhakkak doktor kontrolüne git devlet hastanesinde.

Ben 7 yıl boyunca kullandığım paksili 3 ay içinde doktora gitmeden ufak ufak bırakmaya kalktım ve tam anlamıyla ağzıma sıçıldı. Sonunda bıraktım ama yıllarca kendime gelemedim.

Devlet hastanesinde iyi bir prikiyatrist bul ve onun kontrolünde hareket et. Belki ilacını değiştirir. En az ayda bir defa muhakkak kontrole git.

Zor biliyorum ama yarına odaklanma. Bu hayatta öyle ya da böyle hiçbir dert, endişe sonsuza kadar sürmüyor. Her şey iyi ya da kötü bir şekilde düzeliyor.

Sakin olmaya çalış, yarını düşünme. Bugüne odaklan. Bak ne güzel çalışıyorsun. Annen ve baban da destek oluyor. Ufak ufak ödemeye devam et. Ritmini bozma ve kendini de kasma.

Ve en önemlisi bir daha asla KUMARA bulaşma. İç sesin ne derse desin, canın ne kadar çekerse çeksin, kazanacağından adın kadar emin olsan da BULAŞMA.
0
anaphylacticshock
(20.08.25)
(23)

otel bakarken kötü yorumlar

kaptan maydanoz
tatil için otel bakıyorum. fiyatı ne olursa olsun illa ki kötü yorum yapılmış oluyor. direk eliyorum. gidecek yer bulamıyorum ya. siz otel seçerken dikkat ediyor musunuz kötü yorumlara? mesela yemekleri berbat yazıyorlar nasıl gideyim şimdi? veya oda pisti diyorlar, yüzümüze bakılmadı azarlandık fil
tatil için otel bakıyorum. fiyatı ne olursa olsun illa ki kötü yorum yapılmış oluyor. direk eliyorum. gidecek yer bulamıyorum ya.

siz otel seçerken dikkat ediyor musunuz kötü yorumlara?
mesela yemekleri berbat yazıyorlar nasıl gideyim şimdi? veya oda pisti diyorlar, yüzümüze bakılmadı azarlandık filan diyorlar asdfgh.

tüm yorumları iyi otel bulamıyorum. kötü de yazılsa gitmek mi lazım? eskiden hiç yorum okumadan giderdim bazen iyi bazen kötü çıkardı. şimdi okuduğum için seçemiyorum.
0
kaptan maydanoz
(19.08.25)
ben de boyleyim. cok genel yorumlara prim vermemeye calisiyorum. "yemekleri berbat" cok genel mesela. nesi berbat? detay vermeyen yorumlari cok sallamamaya calisinca, biraz daha kolaylasiyor. bir de ayni konuda ne kadar yorum oldugu da onemli. bir kisinin "yemekleri berbat" demesi cok bir sey ifade etmez genelde. tekrarlayan yorumlar onemli.

"yuzumuze bakilmadi", "azarlandik" gibi seyler de cift tarafli olabiliyor. sorun gercekten otelde mi yoksa yorumu yazanda mi anlamak zor. bazen detayli yaziyorlar, bakiyorsun sence yorumu yazan haksiz. bu tarz yorumlar da genelde tek basina cok anlam ifade etmiyor. yine tekrarlayan yorumlar ve detayli olanlar onemli.

her turlu bir miktar kotu yorumu kabul etmek gerekiyor. neyse ki benim esim kolay karar veriyor. ben biraz eliyorum, kalanlardan o seciyor genelde.

bir de yorumlar, puanlar da cok guvenilir degil artik. parayla hallediyorlar o isleri isletmeler. yani tum yorumlar iyi olsa bile kotu cikabilir. cok da sey yapmamak lazim. (desem de ben de sey yapiyorum :)
0
lemmiwinks
(19.08.25)
kotu yorumlarin nedenlerine bakiyorum +1
eger herkes yemek kotu diyorsa, ya da odalar pis/eski diyorsa ok, ama ben de mesela otelde alisveris merkezi yok, alisveris yapacak yer yok diyeni gordum. ne beklediginize bagli. benim icin onemli degilse dikkat etmiyorum.
0
kassiopeia
(19.08.25)
yorumları analiz kriterlerim var.
her kötü yorumu dikkate almıyorum.
hatta 1 puan olanları çoğu zaman eliyorum bile.

ya münferit bir olaydır ya da yorum yapan kişi aptaldır ve adil davranmamıştır puanlarken.

ne kadar çok yorum varsa puanı o kadar düşük olur. bu doğal.

tek cümlelik, işe yaramayacak, öznel yargıların düşüncemi etkilemesine çoğu zaman izin vermiyorum. adam 4-5 gün tatil yapmış, berbattı yazmış. ne berbat? yemekler kötü yazmış? kötü olan ne, damak tadına mı uymadı, hiijyenik mi değil, çalışanları mı beğenmedin, otelin restorantı yemek mi kokuyordu... belki onlar çok yiyen insanlardı ve porsiyonlar küçüktü o yüzden böyle dedi. belki gerçekten bir aksilik oldu ama münferit bir olaydı. bir sürü şey olabilir.

otel temiz değildi diyorlar bazen. bu önemli ama kusur bulacaksan her yerde bulursun. banyoda arıza mı vardı, senden önce iyi temizlenmedi mi gerçekten yoksa havluda/mobilyada biraz yıpranmıştı da ona mı pis dedin.

ben gittiğim yerler hakkında uzun uzun yazıyorum. eksikleri de artıları da söylüyorum. okuyan kişiler memnun olsun, eksikleri mekan sahipleri düzeltsin, ama gömmeden adaletli şekilde yazayım istiyorum. yazdığım neredeyse tüm yorumlarda mekanın en az bir kusuru var. ama iyi yanlarını da yazıyorum memnunsam.

"berbattı, pisti, kötüydü, çalışanlar kabaydı" şeklindeki -tek cümlelik- değerlendirmeleri çoğu kez gözardı ediyorum. farklı zamanlarda farklı insanlar bunu söylediyse dikkate alıyorum.

imla kurallarına uygun ve hitabeti düzgün olan, uzun uzun yazmış olan yorumları dikkate alıyorum bir de.
0
biseysorcaktim
(19.08.25)
ortalama 8 üstüyse giderim genelde.
0
jelly bear
(19.08.25)
bizim millet yorum yapmayi bilmiyor ne yazik ki. gecen kendi halinde ucuz yollu bir otele adam "dis fircasi koyacak yer yoktu banyoda, lavabonun uzerine biraktim" yazip bir yildiz vermis otele. ben gittim parasinin karsiligini veren bir yerdi mesela.

restoranlarda da oluyor, kola sicak geldi 1 yildiz. e garsona soyle soguk isteseydin. adam orda soyleyemedigini 1 yildizla online soyluyor.

aynisi olumlu yorumlar icin de gecerli, 4.8 almis restoran, gidiyorsun alelade bir yer. bizde 1 ve 5 disinda yildiz veren cok az malesef. o yuzden her olumsuz yoruma takilmiyorum. eger temizlik, bocek vs tarzinda 3-4 yorum varsa ancak onlari eliyorum.
0
bay b
(19.08.25)
Bu bi cukur. :) Ben de yorumlardan etkileniyorum ama son zamanlarda otel hakkinda genel bi olumsuz intiba var mi diye bakmaya calisiyorum.
Bir de tolerans gosterip goz ardi edebilecegim mevzulara gore seciyorum. Bu biraz daha iyi oluyor.
Cok gezen ve detayli yorum yapanlarin gorusunu onemsiyorum.
Cok ilgisizdiler, azarlandik diye yorum yazilan bir yerden gayet yuzunuz gulerek ayrilabiliyorsunuz.
Herkesin beklentisi ve davranislara yukledigi anlamlar farkli.
Gozunuze kestirdiginizi ve akliniza en yatani 1-2 olumsuz yorumla gozden cikarmayin derim.
0
sey mi dostum
(19.08.25)
of bu benim ya. izmirde en pahalı herşey dahile gidip yemeklerini beğenmedim verdiğim paraya oranla(kişi başı gecelik 11k veripte et çıkmazsa çıldırmazmısın) insanların haklılık payı var yorumlarda ama sıralattığında ortalama bir fiyatta bir yere gidiyorsan yemeklerden şikayet edilmesi normal oluyor, o oteller genelde yemekleri kötü yapıyorlar.

yemeklerle ilgili iyi yorumlara bak kötülerden çoksa şans ver
0
eja
(19.08.25)
3 lira ödeyip 10 liralık hizmet bekleyince böyle yorumlar oluyor. ayrıca herkesi memnun etmek mümkün değil. dediğim gibi herkesin beklentisi başka oluyor.

bizim insanlar genelde para verince oranın sahibi olduklarını sanıyorlar, bakıyorsun yabancıya adam efendi gibi geliyor yiyor, içiyor, eğleniyor, gayet de memnun olarak gidiyor. bu yüzden kötü yorumlarda aynı kötü şeyin tekrarı yoksa dikkate almıyorum.
0
gercekdunya
(19.08.25)
Puan ortalamasina bakin hocam. Sadece bir siteden degil farkli sitelerden bakin ayrica google yorumlarina da bakin.

Herkesi memnun etmek imkansiz.
0
nuevo
(19.08.25)
Kötü yorum olmaması imkansız, otellerin kötü yorumlara verdiği cevaplara bakıyorum, bir de yorumun ne hakkında olduğu da önemli, benim umrumda olmayacak bir durum için 1 yıldız verilmiş olabiliyor, aynı konuda art arda çok sayıda kötü yorum varsa eliyorum oteli belli ki gerçekten kötü diyerek. Kendim de yorum yazarken ayrıntılı yazmaya çalışıyorum sonradan bakacaklara fikir olsun diye. Çok büyük sürprizle karşılaştığım olmadı bugüne kadar.
0
(19.08.25)
puan ortalamasına bakın +1
genel yukarıdaki yorumlara katılıyorum. ben de etkileniyorum ama genele bakıyorum. youmları okurken en yeni olanları en üstte sıralayarak bakın. bizim gideceğimiz otele baktım şimdi 10 kişi kahvaltısı çok güzel demiş 1 kişi çok kötüydü demiş. bunu dikkate almam mesela.
0
turuncu tonlarda
(19.08.25)
8 ortalamanın altına gitmiyorum. 9 ve üstü ise genelde iyi çıkıyor.

Ben hep kötü yorumları okuyorum. Tripli müşteri kendini belli ediyor zaten. Temizlik ile alakalı iki farklı kötü yorum varsa direkt eliyorum. Onun dışında eğer yorumlarda tekrarlanan kronik bir sorun yoksa kulak asmıyorum. Varsa da o problemi sorun edip etmememe bakıyorum. Mesela adam diyor fön makinesi yok, kettle yok, ikram yok, minibar iyi değil/pahalı, personel kibar değil vs. umurumda olmuyor. Ama iki üç yorum "gürültüden yatamadık" diyorsa durup tekrar düşünüyorum.
0
yadigar
(19.08.25)
Yorumlari bazilari resimle destekliyor. Ben onlara dikkat ediyorum. Orana da bakmiyorum cunku senin nefret edecegin bir yeri goklere cikaracak cok insan var. Millet gormemis ya. Abuk sabuk seyleri begeniyor cogunluk, pislik icinde yeri sirf iceride bocek yok diyen hijyenik bulup memnun kaliyor falan.
Ben resimli kotu yorumlara bakiyorum. Bir de guvendigim insanlarin onerisine bakiyorum.
0
Kittie
(19.08.25)
Bir de artik turkiyede iyi otel icin maxx royale falan gitmen lazim. Ortalama, ortalamanin biraz ustu yerlerin en dusuk fiyattakilerle farki yok.
0
Kittie
(19.08.25)
Her yorumu dikkate almamak lazim, adam, kadin gitmis barin, gece klubun ustunden oda tutmus, cok gurultuluydu, uyuyamadik diyor:) Resepsiyonist 2-3 hello, good morning cekiyor, staff cok nazikti taksi bile cagirdilar, restoran, cafe tavsiye ettiler diyen var:) Iskandinav ne bilsin, insanlik mi gormus hayatinda, 2 hello, welcome cek, guleryuz goster 10 verir mal:) Beni kotu yorumlardan cok iyi yorumlar ve puanlar rahatsiz eder beni kisaca.

Cogu kotu yorum da bos oluyor. Lokasyon kotu diyor, sehir merkezine uzakmis, kardes, tutarken hic arastirmadin mi, sana sehir merkezi mi dediler. Sokata yerinden dahi kalkamayan 2 junkie goruyor hanimevladi, 2-3 seks icsisi goruyor guvende hissetmedim, bolge tekin degil falan yaziyor, otele dusuk puan veriyor:) Bir de 4-5 yildizli otelde zaten kol gibi fiyat odemissin odaya, haliyle beklenti de yuksek oluyor, o kadar para saydin sonucta, o niye yok, o niye oyle degil diye bir tatminsizlik hasil oluyor.

Yorumlar bir de subjektif tabi. Kisiden kisiye, milletten millete degisir. Benim mesela Temizlik, ses izolasyonu olmazsa olmazim. Yan odanin sifon cekisini, oksurmesini duyuyorsam 1'i basarim. Hayatimda otel havuzu kullanmadim, hep denizde yuzerim, otelin havuzunda .oklar yuzse umrumda olmaz ama. Keza bir yabanci kahvaltida muesli falan arar, bulamazsa kahvalti kotuydu falan diye puan kirabilir, bense beyaz peynir yoksa olay cikartabilirim. Ki basima geldi, herkesin kahvaltisi cok iyi dedigi yerde hem de Yunanistan gibi yerde beyaz peynir yoktu, yuz cesit cer cop, hamur isi, musli, corn flakes, recel vardi. Gel de bu otele iyi pan ver simdi
0
freedonia
(19.08.25)
yorumlara dikkat ediyorum. mesela yorumların çoğunluğu yemekler berbat her gün tavuk ve hindi çıkıyor yazıyorsa orayı eliyorum.
0
scudman1
(19.08.25)
benim temelde iki kriterim var. sonuçta ömürlük orada yaşamayacağım.

paramla rezil olmamak için ilk olarak temizlik hakkındaki yorumları dikkate alıyorum. havluların yenilenmesi özellikle dikkat ettiğim şey.

ikinci olark her şey dahil bir otele gidiyorsam yemek kalitesi ile ilgili yorumlara bakıyorum. hiç kırmızı et çıkmadı hep tavuk vardı yorumlarını görünce eliyorum +1

bir de bazı otellerin youtube da videoları oluyor birkaç acenta gezdiriyor adeta otelleri. reklam amacıyla da olsa o günkü yemek menülerini falan görebiliyorum. o yüzden mutlaka youtube dan izliyorum seçtiğim otelleri
0
Hallegadola
(19.08.25)
önceki mesajımı editlemek yerine yenisini yazmak istedim;
hiç olumsuz yorumu olmayan bir yere gitmeyin zaten, işin içinde bir şey vardır. mümkün değil çünkü. ya yeni açılmıştır olumsuz yorum yapılmaya fırsat olmamıştır, ya da olumsuz yorumlara bir şekilde müdahale edilmiş, sildirilmiş, düzelttirilmiştir.

5 üzerinden 4.7 çoğu zaman belki de hep 5'te 5'ten daha mutlu eder.
0
biseysorcaktim
(19.08.25)
bir kaç siteden ve google review'den bakarım. bazı seyahat siteleri puanları fazla gösterebiliyor. 8 üstü ise olumsuz yorumlara takılmam.
0
merhum
(19.08.25)
Elinde kötü yorumlardan etkilenmemek için çok etkili bir silah var:

Gitmemek.
0
feastofthedamned
(19.08.25)
@arbre bu arada bebişim var Allah olmayanlara da nasip etsin. Kem gözlerden sakınsın amin.
0
🌸kaptan maydanoz
(19.08.25)
Toplamda 5 yorumu ve daha aşağısı olanları dikkate alma. Hele hele bir yorumu olanları hiç alma. Rakip de olabilir kendi adamları da olabilir.
Yerel rehberlerin yorumlarına bak.
0
etna
(19.08.25)
Her türlü internet yorumu okurken 4 Yıldız ve 2 yıldız verenleri okuyorum.
Çok daha dürüst, bilgi veren yorumlar oluyor.

1 veya 5 yıldız verenler genelde aşırı nefret veya sevgi ile yazıyorlar yorumları, okuyanlara faydalı olmuyor.

İnternette bir yerde okumuştum bu taktiği.
0
michael_knight
(19.08.25)
(7)

oslo'da 5 gün

lil siztah
bir ay sonra bir konser için oslo'ya gidip, 5 gün oralarda bulunacağım. klasik avrupa ülkelerine plansız, elimde görsel rehberle gidip, anıttı, müzeydi gezerken vakti dolduruyorum. fakat ilk bakışta oslo'da bu kadar kültür gezisi yapacak yer yok gibi anladım; genelde doğa gezileri öneriliyor sanırım
bir ay sonra bir konser için oslo'ya gidip, 5 gün oralarda bulunacağım. klasik avrupa ülkelerine plansız, elimde görsel rehberle gidip, anıttı, müzeydi gezerken vakti dolduruyorum. fakat ilk bakışta oslo'da bu kadar kültür gezisi yapacak yer yok gibi anladım; genelde doğa gezileri öneriliyor sanırım. çok yoğun bir dönemde olduğumdan araştıracak pek vaktim yok; hatta öyle ki rezervasyonları yaptırmamış olsam gidesim bile yok.
özetle, bu 5 günü nasıl değerlendirmemi önerirsiniz?
0
lil siztah
(17.08.25)
oslo'da 5 gün... biraz iddialı. eğer şehir dışına çıkmalı ve o bahsedilen doğa gezileri gibi şeyleri ekstra araştırıp yapmaya girişmeyecekseniz pek de yapacak bir şey yok. bence iyi bir otel tutun. bilgisayarınızı da alın. biraz tatil + gezme gibi planlayın. her gün 1-2 turistik yer gezip, birkaç şey yiyip dinleneceğiniz tarzda bir gezi olsun.
0
gitdaddy
(17.08.25)
düşündüm yazacak pek bişey bulamadım.

merkezde papyon restoran var. sahibi türk. ortamcı biridir. eğlenmek istersen takıl ona.
0
yurtsuz john
(17.08.25)
İskandinav ülkeleri görece sıkıcı. Yapacak fazla birşey olmuyor.

Ben olsam Getyourguide tarzı uygulamalardan Oslo ve çevresinde başta doğa turları olmak üzere etkinliklere bakıp onlara katılırdım.
0
Lethe
(18.08.25)
konser ne zaman bilmiyorum ama ben indiğim gibi bergen'e geçerdim orda 1 2 gün takılır öyle dönerdim oslo'ya.
0
dedim ben sana
(18.08.25)
eger konser gezinin tam ortasinda bir gune denk gelmiyorsa, fiyort turuna cikin, sanirim oslo'daydi viking muzesi tarzi bir yer vardi enteresan bir de biz opera/konser binasinda konsere gitmistik
0
kassiopeia
(18.08.25)
@kassiopeia, tam ortasına denk geliyor :/
operaya bakmıştım, önceki ve sonraki hafta çok güzel temsiller varken benim gideceğim hafta bomboş ne yazık ki..
0
🌸lil siztah
(18.08.25)
oslo için bir gün yeterli şehir i gezmek için. şehir genellikle pahalı olduğu için öyle kafanıza göre mekanlara girip çıkamıyorsunuz. çünkü pahalı. özellikle sonbahar falan olduğunda da millet iyice evlerine çekiliyor. internetten herhangi bir etkinlik bulursanız kaçırmayın. yemek biraz sıkıntılı genellikle süpermarketlerden hazır balık, peynir ekmek arası falan takılıyorsun. üşenmeyin. öyle halledin bence.

buraya bir kaç mekan atayım.

maps.app.goo.gl
maps.app.goo.gl
maps.app.goo.gl
maps.app.goo.gl
maps.app.goo.gl
0
duyurukullanıcısı
(18.08.25)
(12)

Özellikle evlilere bir soru

encokbenisevinnolur
Birkaç ihaleye fesat karıştırma vs haberi okurken aklıma geldi.Şöyle şimdi bu işleri yapanlardan evli barklı olanı da var.Mesela yapan kadınsa kocası, erkekse karısı nasıl oluyor da "hayirdir nereden geliyor bu değirmenin suyu" demiyor eşine, sonuçta aniden mantıksız bir zenginleşme olarak görünür m
Birkaç ihaleye fesat karıştırma vs haberi okurken aklıma geldi.

Şöyle şimdi bu işleri yapanlardan evli barklı olanı da var.

Mesela yapan kadınsa kocası, erkekse karısı nasıl oluyor da "hayirdir nereden geliyor bu değirmenin suyu" demiyor eşine, sonuçta aniden mantıksız bir zenginleşme olarak görünür muhtemelen bu dışarıdan.

Diğer türlüsünü da aklım almıyor, bu işlerin içindeki insanlar evde oturup "hahah nasıl s*ktk ama, şrank, şerefe" yapan karikatür tipler de olamaz gibi geliyor yani.

Bir de insan tedirgin de olmaz mı, yani bu eve gelen para kirli paraysa, yarın bir gün hapsi boylamayalim diye?

Neyse soru şu:
Eşiniz aniden, maaşlı çalışıyor olsun kendi işi olsun, birden ve açıklanamaz bir biçimde çok para kazanır olursa, hayırdır nereden geliyor noluyor demez misiniz?
0
encokbenisevinnolur
(14.08.25)
Haberlerden bağımsız olarak yazacağım tamamen. Kendi tahmini yazacağım; illegal işlere bulaşanların büyük kısmı ''ben bi b*k yedim'' diye direkt aynı gecenin akşamına söylemiyordur bence. Yani filanca iş anlaşması yaptım, biraz kazanacağız gibi hep yumuşatarak ve kendini legalize ederek anlatıyorlardır. İnsanoğlunun doğasında var bu, yanlış yaptığını bilse bile her zaman kendisini haklı çıkaracak bir rasyonelleştirme içindedir, insan beyni kendi yanlışıyla bir kez yüzleşti mi kabullenmekte zorlanır çünkü sorgulamamak ya da legalize etmek bu sürecin ön koşullarından birisi diyebiliriz sanırım.
Herkes ''bedel ödendi'' diye geziyor zaten :D
Çok çalıştım, kazandım bile diyebilir sgfahgd. Eşlerine de birden yansıtmıyorlardır bir gecede villaya taşınalım demiyordur, yavaş yavaş işte akıtıyordur parayı. İnsanoğlu lükse çabuk alışır, e hanımlar da nereden geliyor demek yerine daha çok gelsin diyorsa bir bakmış DP gibi gecekondudan çıkmaların, havuzlu villa rutinlerine dönmüştür hayat :)

Kısacası büyük kısmı sormuyordur, üzümünü ye bağını sorma misali.
0
titanic kemancısı
(14.08.25)
bu isleri yapanlar da esleri de ayni ahlakta muhtemelen. bence direkt umursamiyorlar, zaten herkes yapiyor, biz niye yapmayalim diye bi ahlaki cöküs var bence.
0
mamu
(14.08.25)
Parayla goze batacak birsey almiyorsa gizli tutulabilir. Ben gizli tutuldugunu sanmiyorum da detay verilmemis olabilir tabii. Burada atlanan nokta su, ihaleye fesat karistiranlar, ya da torpille ise girenler falan kendilerine "ne kadar kotu bir insanim haksiz yere para kazandim" demiyor ki. Cevresinin sayesinde kazandigini dusunuyordur, gayet normal goruyordur, gormeyen adam yapmaz zaten. Es icin de olay cok detaylari bilinmeyecek sekilde "is" yapilarak iyi para kazaniyor seklinde gorulebilir.
0
mbond
(14.08.25)
Abi ben şimdi insaatciyim. Sonuçta is yapiyorum.
Hanima diyorum ki efsane bir ihale aldık belediyeden. Hanim diyor Nasil oldu, diyorum işte iş planıni begendiler vs.
Nereden bilecek yani para yedirdigimi falan.

Ya da misal ticaret yapıyorum. Bir anda diyorum çok iyi satış yaptık. Ama naylon fatura çıkıyor ileride.

Bu tarz şeyleri eşin bilmesi imkansiz yani.

Senin dediğin ben bugün belediyede memurken bir anda insaat şirketi sahibi olmamda olur. Yoksa bu isteyken bir anda cosanlarin eşinin anlaması kolay değil. Ve böyle olunca sormayanlar tabiki suça yataklik ediyor biliyoruz. Hiç kimse bugün bulgur yerken yarın havyar yiyip sormamazlik yapmaz.
0
logisticsmanager
(14.08.25)
yukardakilere ek olarak, ortalama bir turk ailesinde, ozellikle ic anadoluda ya da kucuk yerlerde kadinin yerini, bilgisini ve farkindaligini oldugundan iyi degerlendiriyorsunuz bence. eve giren paradan calismayan bir kadinin yuksek ihtimalle hic haberi yok zaten, mutfak harcamasi ve harclikla yasamini surduren cok ya da maas kartini esine veren. aileler oyle sandiginiz gibi ortak hesaplarla, bu ayki gelirimiz ne kadar neye ne kadar harciyoruz gibi bir muhabbet icinde degiller. benim kuzenlerim ve etraflarindaki insanlar filan mesela esleri kiralarini oduyor, harclik veriyorlar, ama para nereden geliyor neler oluyor bitiyor filan pek haberleri yok, mesela bir dugun falan varsa iste suna altin takilacak, kiyafet alsak iyi olurdan oteye gecmeyebiliyor muhabbet. sozlukte falan atip tutulanlara bakmamak lazim.
0
kassiopeia
(14.08.25)
Bunun homojen cevabı yok. Öylesi de vardır, öbür türlüsü de.
Türk aile yapısının genelinde kadın, erkeğin işinin detayını bilmez, ilgilenmez. Kafa yormaz.
Ayrıca eşlerin kumaşı genelde aynıdır.
Hayatımda bir defa eşin rüşvet aldığını öğrenince valizini hazırlayıp kapının önüne koyanı gördüm.
0
Mirket
(14.08.25)
Bu işleri yapanların eşleri de ahlaksız +1

Para geldiği için sorgulamıyorlar. Aksine ihale alamayan eşine dırdır ediyorlardır.
0
nawar
(14.08.25)
Bu konular helal haramı bilmek anlamak benimsemek ve ahlakla ilgili hususlar.

Genelde tencere kapak misali birbirini buluyor bu kimseler.
Bir de yakın tanıdık ve kimselere kıyasla durumlarının iyi olması işlerine geliyor olsa da kesinlikle ilerleyen zamanda bu tür haksız kazançlar yanlarına kâr kalmaz.
0
diyecevaplandı
(14.08.25)
demezler cunku:

1- tencere kapak
2- kulturumuzde erkeklerin isine pek karisilmaz.
0
cooperr
(14.08.25)
Yazılanlar çok doğru. Bu illegal işleri yapanlar eşleriyle üniversite kütüphanesinde tanışıp evlenmiyor herhalde. Karıları da aynı çevrelerde yaşayan, aynı ahlaksızlığa sahip onların kadın versiyonu olan kişiler. Kocalarının yaptığı işlerle gurur duyar bunlar. Mesela bazen twitter'da kader mahkumlarına af diye sürekli yazan kadınlar görürsünüz. Bunlar işte onların karıları. O yüzden saklamalarına veya bir açıklama yapmalarına pek gerek yok.
0
messor
(14.08.25)
bizim toplum olarak ya da insanlik olarak uzlasmis oldugumuz ortak bir ahlak normu yok ki. ortada tek bir dogru olmayinca esler arasinda uzlasma cok da zor degil.

kendi normunuza gore ihaleye fesat karistirma ahlaksizlik olabilir (bana gore de boyle) ama bunu yapan biri kendini cok basit sekilde rasyonelize eder, "herkes yapiyor", "isler boyle donuyor", "yapiyorum ama bir amac ugruna yapiyorum", "biz yapmayalimda baskalari mi yapsin" "bir sekilde biri bu ihaleyi ayni sekilde alacakti, biz aldik cok mu" "ihaleyi oyle aldim ama kazandigim para ile kac yetime yardim ediyorum biliyor musun" "yaptim allah affetsin" "biz ne acilar cektik, biraz da biz kaymagini yiyelim" "yaptigim ihaleye fesat karistirmak sayilmaz" ... bu cumlelerden herhangi birini kendine, ailene soylediginde temize cikmak cok da zor degil. hele para isin icine girince ahlaksizlik degil, tam tersine taktir bile edilirsin.

bir diger konuda da kendi ahlakimizi mutlak ve herseyden ustun gormek cok buyuk hata. her insanin zaafi var ve o zaaflar uzerinden ahlakimiz test edildiginde ne yapacagimiz, ne hissedecegimiz buyuk bir muamma. cok ahlakli olabilirim ama bunun nedeni cok erdemli olmam da olabilir, ama diger taraftan ahlakim bu gune kadar yeterince test edilmemis de olabilir. bunu zaman gosterir.
0
emrahday
(14.08.25)
genelde geleneksel aile yapısına sahip kişiler bunlar. kadın ekonomik olarak pasif, evi erkek geçindiriyor. hesaplar ayrı, kadın ne kadar paraları olduğunu bilmiyor vs.

ben bir ay normalden %20 fazla kazansam eşim anlar ve bana sorar. ben de aynı şekilde. şeffaf ve ortak hesap kültürü, kadın ve erkeğin eşit ekonomik güce sahip olduğu daha modern ailelerde oluyor.

geleneksel bir aileden geliyorum. benim babam da evi geçindiren kişiydi. ticaretle uğraşırdı ve onlarca banka hesabı ve kredi kartı vardı. ne kadar parası olduğunu ölünce öğrendik.
0
sir gawain
(14.08.25)
(5)

Ekim Sonu Tatil Oteli

kondansator
günaydın duyuru ahalisi, ekim sonu 6 aylık bebişimiz ile birlikte 4 5 gece konaklayacağımız ultra her şey dahil otel arayışındayız. izmirdeyiz, antalyayı hedefliyorduk ama yol gözümüzde büyüdü bebiş ile. arayışı kuşadası tarafına çevirdik. bildiğiniz, önerebileceğiniz oteller için desteğinize ihtiya
günaydın duyuru ahalisi, ekim sonu 6 aylık bebişimiz ile birlikte 4 5 gece konaklayacağımız ultra her şey dahil otel arayışındayız. izmirdeyiz, antalyayı hedefliyorduk ama yol gözümüzde büyüdü bebiş ile. arayışı kuşadası tarafına çevirdik. bildiğiniz, önerebileceğiniz oteller için desteğinize ihtiyacımız var. şimdiden teşekkürler.
0
kondansator
(14.08.25)
ben ramada plaza kuşadasında kalmıştım güzeldi bi göz at istersen.
0
sizofren06
(14.08.25)
pamucak sahil otelleri size daha uygun deniz kum sahil geniş. richmond efeste kaldım ama otel küçük.
sealight resortte kaldım otel güzel ama plaja servisle iniliyor yamaçlı. ama denizi temiz ve berrak. pamucak ve merkez sahile göre daha temiz denizi var. otel manzarası da güzel.
0
mikahakkinen
(14.08.25)
biz ekimde anneleri babalari goturmek icin antalya dedik acikcasi, izmir tarafi soguk olur diye dusunuyorum - yetiskin icin bile, o tarafta hem secenek cok hem de transfer ayarlarsaniz (ki fiyatlar makul) rahat gider gelirsiniz.
0
kassiopeia
(14.08.25)
Ekim sonu için Antalya tavsiye ederim, deniz görece daha sıcaktır.
0
kumandanim
(14.08.25)
kuşadası denizi şu an bile soğuk ekim için denize hayatta giremezsiniz.Kuşadasında Antalya kadar seçenek de yok. Benim size tavsiyem az dişinizi sıkıp Antalya tercih etmeniz otel olarak da Kirman Side Marin'i tavsiye ediyorum, biz iki yazdır gidiyoruz. Bu kasım tatilinde de gitmeyi düşünüyoruz.
0
alpicann
(14.08.25)
(13)

Bir sonraki rota nereye olmalı?

dedeminhirkasi
Roma, floransa, Venedik, bolonya, Paris, brugge, Amsterdam sonrasi…Siz olsanız hangi şehir ya da ülkeye giderdiniz?
Roma, floransa, Venedik, bolonya, Paris, brugge, Amsterdam sonrasi…
Siz olsanız hangi şehir ya da ülkeye giderdiniz?
0
dedeminhirkasi
(12.08.25)
Ben olsam, longyearbyen
0
yadigar
(12.08.25)
Viyana.
0
ruhen hastayim ben
(12.08.25)
kopenhag ya da lizbon
0
sir gawain
(12.08.25)
Viyana+1
0
gobekliraki
(12.08.25)
Uzaklara.

Güney Amerika ya da asya.
Avrupa‘yi yaslaninca gezersin zaten. Su an perudayim ve burasi cidden zorlayici. Cocukla zaten gelinmez. Yaslilikta da böyle italyaya falan git takil yani.
0
sonsuz
(12.08.25)
kopenhag, stockholm, helsinki.
0
dedim ben sana
(12.08.25)
Viyana, budapeşte, prag

Ya da Endülüs turu
0
kullanicadi
(12.08.25)
Vietnam veya Zanzibar.
Pahalı ve zahmetli ama Arjantin, Şili gelirdi aklıma.
Benim pek ilgimi çekmiyor ama Japonya’ya gitmek de çok popüler.

İlle de Avrupa olacaksa Norveç veya Finlandiya.
0
michael_knight
(12.08.25)
Tabi ki İspanya olmalı, müthiş bir ülke.
0
blue rebel motorcycle club
(12.08.25)
Uzaklara gitme sansiniz yoksa elbette Ispanya
0
kassiopeia
(12.08.25)
Prag, Barcelona, Viyana, Berlin...

buralara da gidip ana hattı tamamladıktan sonra detaylara geçilebilir. (Tabi engel yoksa Londra da mutlaka)...

Ondan sonra yok monaco'dur, capri'dir, lisbon'dur falan...
0
brkylmz
(13.08.25)
İskoçya
0
compumaster
(13.08.25)
Barcelona
Prag
Viyana
Berlin
0
kumandanim
(13.08.25)
(3)

Viyana’da kalacak yer onerisi

lacrim
Selam gencler, eylul 8-11 arasi viyanada olacagim. Kalacak yer onerisi yapacak olaniniz var midir? Bolgelere cok hakim degilim, 2 kisi kalicaz, gunluk 90-100 euro arasi olsun istiyorum. Viyana’da yasayan ya da yakin zamanda seyahat etmis suserler destek pls.
Selam gencler, eylul 8-11 arasi viyanada olacagim. Kalacak yer onerisi yapacak olaniniz var midir? Bolgelere cok hakim degilim, 2 kisi kalicaz, gunluk 90-100 euro arasi olsun istiyorum. Viyana’da yasayan ya da yakin zamanda seyahat etmis suserler destek pls.
0
lacrim
(08.08.25)
ARTIST Boutique Hotel

Biz burda kalmıştık, dediğiniz tarihlere baktım 200€ fln istiyor günlük, o kadar etmez bence. Gerçi biz 5-6 sene önce gitmiştik adı değişmiş neyse.

8. bölge diye geçiyor burası, merkezi değil ama merkeze çok yakın, hatırladığım kadarıyla 10 dk yürüme mesafesi gibiydi.
0
kumandanim
(08.08.25)
biz burada kalmistik. guzel, temiz bir yer. www.motel-one.com
0
65 derece
(08.08.25)
viyana'da kalacaginiz yer duzgun bir metro istasyonuna yakin olsun yeter, toplu tasima fazlasiyla gelismis bir yer ve metro uzun saatler calisiyor. cok rahat her yere gider gelirsiniz. yani bir tik ucuz olmasi icin hafif sehir disinda gorunen bir yerde bile kalsaniz sorun olmaz.
0
kassiopeia
(08.08.25)
(29)

Bu arkadaşa napayim ve arkadaşlık etiği

encokbenisevinnolur
Taa lisanstan (12-13 yıl öncesi) yakın arkadaşım zannettiğim biriyle şöyle bir şey oldu:8-9 ay önce bana, hakkında bir soru sordugu (mesleki detay bir konu, öyle aman aman üst düzey bir bilgi de değil ama tecrübe sorusu diyelim) sırada, yanıtladım, mesajlaşırken, sonra birdenbire "la (benimadim) ben
Taa lisanstan (12-13 yıl öncesi) yakın arkadaşım zannettiğim biriyle şöyle bir şey oldu:

8-9 ay önce bana, hakkında bir soru sordugu (mesleki detay bir konu, öyle aman aman üst düzey bir bilgi de değil ama tecrübe sorusu diyelim) sırada, yanıtladım, mesajlaşırken, sonra birdenbire "la (benimadim) ben seni kullanıyor muyum ya" gibi acayip bir şey söyledi. Ben de gayriihtiyari "öyle bir şey yaparsan seni s*kerim beni bilirsin yavşak" dedim, çünkü ne alaka.

Neyse, geri sariyoruz, ben 3-4 yıl önce birkaç ay finansal olarak çöktüm, hiçbir borcumu ödeyemiyorum, o ara daha kritik erteleyemeyecegim bir ödeme vardı, ondan borç istemiştim. Bu arkadaş direkt vereyim ben dedi (konusurken bahsettim), ben başta sordum ne zaman ödeyebilirim önümü göremiyorum şu ara, söyle ona göre, mahcup da olmak istemiyorum sana diye (böyle deme sebebim biraz da şey, ikimiz de aile desteği vs olmayan kendi yağında kavrulmaya çalışan insanlarız). Yok la sende kalsın vs dedi. Ben de iyi dedim, eyvallah. Sonra durumum olunca da birkaç kere vereyim dedim, yok istemez nolacak arkadaşlık böyle bir şey şeklinde konuştu. Ben de dedim ki "sağol, yalnız ileride lafını yapacaksan ayıp edersin" o da işte "Yok la nolacak" dedi, konu kapandı zannediyordum.

5-6 ay önce de (ilk paragrafta anlattığım olaydan birkaç ay sonra) benden borç istedi, işte ne kadar verebilirsen tarzı. O 8-9 ay önceki konuşmadan sonra da, iletisimiz seyreklesti biraz, hıı dedim var bir numara. Su kadar bu kadar, ben kasten tam o 3-4 yıl önce verdiği miktar kadar verdim, bir de kendimce bir tılsım yaptım, düşündüğüm şuydu: biraz borç takip ortadan kaybolacak diye düşündüm, eğer öyleyse verdiğini geri vereyim madem gözü kalmış (çünkü bir de bu olduğu sıralarda ben bayağı iyi kazanmaya başladım da), s*keyim böyle arkadaşlığı derim olur biter. Verirse de, olur derim, eski konunun da içime sinmedigini, elimin rahat olduğunu, isterse onda kalabilecegini karşılık olarak, söylerim diye düşündüm.

Sonucta, tahmin ettiğim gibi oldu ve iletişim sıfır, bahsettiğim miktar da 30k bu arada, vermese de beni bozmuyor. Ama bu arada, instagramda takipcilerden cikarmis. Whatsapptan da birkaç kez naber vs yazdım, kısaca iyi vs diyip konuyu kapatıyor.

Neyse, ben bu kadar zamandır arkadaş zannettiğim birinin böyle kafasında bir çeşit oyunlar çevirmesine bozuldum acikcasi. Bir de yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmedi kaç senedir.

Laf sokmak + canını sıkmak istiyorum. Ama parayı da geri istemeyeceğim.

Secenekler:
1- Ev adresi var. İcra takibi başlatacağım diyip, baslatmamak.
2- Tavrından belliydi, git anandan babandan fakirliğinin intikamını al vs içerikli bir şey yazmak.
3- Bu arkadaş, yl tezinin istatistik kısmını dışarıdan birine yaptırdı, bana anlatmisti (yazışma vs duruyor) şimdi akademisyen olmaya çalışıyor. "Bir daha böyle bir şey yaparken, akademik sahtecilik yaptığından haberi olmayan birine bu hareketleri yapmadigindan emin ol, basın belaya girmesin :)" gibi bir mesaj atmak, canı sıkılsın yine maksat.
4- Başka ne olabilir? Şöyle bir düşününce, hiçbir şey demesem de içim rahat gibi, ama konuyu da aslında böyle bir son mesaj (engellediyse de e-mail) ile aslında kendim için de kapatmak istiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(08.08.25)
bence yazdığın şeyler çok gereksiz ve saçma olur.

ben şöyle düşündüm; bazen misafirlikte aç olduğumuz halde, yemek verilir ama ayıp olmasın diye "tokum gerek yok" deriz ya arkadaşın da öyle bir blöf yapmış olabilir ve sen de üstelemeyince konu senin için kapanmıştır ama onun için kapanmamıştır.

ben olsam "borcunu ne zaman ödeyeceksin kanka" derdim. bu laftan sonra sana patlayacaktır. karşılıklı verip veriştirirsiniz gibi :)
0
respect
(08.08.25)
Bence ona dümdüz soğuk yap. Uzaklaş. O sana yaklaşsa da, arayı düzeltmek istese de, ısrar etse de soğuk yap. Sebep sorarsa o zaman anlat böyle yaptın böyle yaptın diye. Bana benim gibi sağlam adam lazım başkasıyla uğraşamam de. Bence.
0
muhayyer divan
(08.08.25)
Borcu verdiğini ispatlayabiliyorsan ver avukata sessizce yapıştırsın icra takibini
0
apocalipy
(08.08.25)
Muhtemelen seninle alakalı olmayan bir konu var. Sen olayları kendine göre yorumluyorsun. kendine yoruyorsun
0
izmirduyuru
(08.08.25)
Sen de az toksik değilmişsin.
0
Batuhanolabilir
(08.08.25)
Adam sana ihtiyacın varken para vermiş üstelik geri de istememiş şimdi sen icra micra yazmışsın. Seninle irtibatı kestiği iyi olmuş.
0
mirty
(08.08.25)
Arkadaşlıkların da ömrü bitebilir, yollar ayrılabilir, gayet insani, hayata dair şeyler bunlar. Bunda bu kadar bilenecek planlar yapacak ne var? Üstelik zamanında size kritik bir durumda sağlam bir şekilde arka çıkmış birisiymiş bu. Ayrıca iyi günde verilen sözler ve sırlar kötü günde de bakidir.

Thetruenorth+1
0
Phoebe
(08.08.25)
bence sende sorun var. ayrıca o zamanın 30k parası ile şimdinin aynı mı?

adam iyi niyetli sen normal değilsin hemen icra falan demişsin
0
Hallegadola
(08.08.25)
Arkadasliklar bir hediye degil, bir sorumluluktur. Emek ister, fedakarlik ister ve ozen ister. Saglam arkadasliklar Tipki bir ticari yatirima benzer. Surekli yatirim yapman lazim.

Bahsettigin arkadasa uzuldum. Senin gibi bi kararktere yatirim yaparak zarar etmis. Sirf bu yuzden kendini ahmak hissetse yeridir.
0
krmzbvl
(08.08.25)
thetruenorth+1. Arkadaşlığınız bitmiş, bu kadar. Neyin intikamı, neler düşünmüşsünüz, hayret ediyorum.
0
asteriks
(08.08.25)
thetruenorthstrongandfree1 +1000
0
duyuruuser
(08.08.25)
abi oncelikle o borcu kapatmaliydin. yani yok falan demis ama usteleyeceksin ve geri vereceksin. bir ikincisi de ayni miktar demissin ama 4 yil onceki 30k ile simdiki ayni degil. dolar bazinda bile ayni degil. ne kadar ayni miktarda verdigini anlamadim.

bence arkadastan ziyade sen kafanda oyunlar ceviriyorsun. bir de hala daha ne yapayim falan diyorsun. derdin neyse erkek gibi konusacaksin cikip. hala yok santaj mantaj hesaplari pesindesin. ben senin tavirlarini hic begenmedim acikcasi. arkadas bu yuzden uzaklasmis olabilir.
0
antikadimag
(08.08.25)
@izmirduyuru: işte bunu bilmem için iletişim kurması lazım, zaten bu kısmı beni düşündürüyor bu kadar ayrıntı. Konuyu çetrefilli hale getiren de bu.

@thetruenorthstrongandfree: ilk soruda surasini yazmıştım:
"... ondan borç istemiştim. Bu arkadaş direkt vereyim ben dedi (konusurken bahsettim), ben başta sordum ne zaman ödeyebilirim önümü göremiyorum şu ara, söyle ona göre, mahcup da olmak istemiyorum sana diye (böyle deme sebebim biraz da şey, ikimiz de aile desteği vs olmayan kendi yağında kavrulmaya çalışan insanlarız). Yok la sende kalsın vs dedi. Ben de iyi dedim, eyvallah. Sonra durumum olunca da birkaç kere vereyim dedim, yok istemez nolacak arkadaşlık böyle bir şey şeklinde konuştu. Ben de dedim ki "sağol, yalnız ileride lafını yapacaksan ayıp edersin" o da işte "Yok la nolacak" dedi, konu kapandı zannediyordum."

Bir de bir sürü ayrıntı var da amma uzun hikayeymis, onu farkettim, borç dolarlaydi 2021'in 700 doları. Ben de onu hesaplayıp düz 30k verdim eğer öyle düşünüyorsa diye.

Akademi kısmına girmeyeceğim konu dışı, bir şeyi herkesin yapmasının onu doğru yaptığını düşünmüyorum.

Hayatını kaydirayim kafasinda değilim, duyuruda açıkça yazdım, öyle bir şey yapmayacağım diye hem icra hem akademi konusu için, sadece söyleyeceğim ki gerilsin.
0
🌸encokbenisevinnolur
(08.08.25)
@antikadimag: abi işte gıcık tarafı burası. Ben naptgini anlamaya çalışırken konu buraya geldi. Bir de adam konusmuyor, ben de oturup düşündum bunlar geldi aklıma. Düşünsene biri sana, yıllardır süren olaganlasmis diyalogunun/paylaşıma dair "la kanka ben seni kullanıyor muyum" diyor, oturup bir düşünmez misin ne diyor bu diye? O an sakaya vurup cevabini verdim. Konuşma konusu da, sıkıntısı olan ben değilim o belli. Bunu diyecek kadar yuzsuzlesmis adama "hayirdir bir sikintin mi var" demek bana abes geliyor, kocaman yetiskin insanlariz bir zahmet söylesin baska bir sıkıntısı varsa. Bir de tam bundan sonra ufak ufak ortadan kayboluyor,gecistirilen konusmalar disinda son diyalog bu olunca; boyle birine daha neyi soracam diye dusunuyorum, abisi miyim babası mıyım, kocaman insanlariz.

Geri vermem.icin hesap numarası olması lazım bende, aynı şehirde de değiliz o zaman , kac kere de sormusumdur, hesap no da vermiyor, onu iyice ısrar ettiğim zamanlarda bankaya baktım iban da gözükmüyor eski hareketlerde. Ha yine yazmadığım ayrıntı, hatirlamadigim benzerleri geçmişte benim verdiğim de oldu. Benim asil tetiklendigim nokta da burasi "aramizda lafi olmaz" kamuflajiyla bu adam kafasinda borclandirmis beni, ve geri ödeme yapmami engelleyerek. Bunu boyle dusunuyor olma ihtimali bile bana asiri pislik geldi.

Acikcasi bu yuzden hem rahatsiz edip canini sıkayım, hem de pratikte zararina bir sey de yapmamis olacak ne yapabilir söyleyebilirim diye açtım basligi. Ondan arkadaslik etigi diye ekledim basliga.
0
🌸encokbenisevinnolur
(08.08.25)
Benim anlamadigim adamdan 700 dolar borc alip niye geri odemedigin?

Karsi tarafin iyi niyetinden soyledigi "lafi mi olur, arkadasiz" lafini gercek anlamiyla kimse anlamaz. Bu bir jesttir. Salaga yatip da ulan ne guzel istemedi iste demenin alemi yok. Ne arkadasin ne de buradakiler cocuk degil.

Parayi geri verirken bile o gunku dolar kurundan hesaplayip tam ayni tutari odemen senin de zaten o borcu unutmadigini gosteriyor. Madem ustune sunger cektin, niye ayni tutari gonderiyorsun?

Geri odedigin "borc" uzerinden intikam planlari yapmana zaten diyecek bir sey yok.

Sana acik iletisim ve durustluk tavsiye ediyorum; arayip ozur dile. O zaman durumum yoktu, para da tatli geldi bi hata yaptim de. Eger istersen paranin deger kaybini da hesaplayip odeyelim de. Konu da kapansin gitsin.
0
brkylmz
(08.08.25)
@brkylmz: hesap no yoktu, hesap no isteyince vermiyor, elden veremiyorum cunku aynı şehirde değiliz, yaklaşık o zamanlardan beri. Başka geri verme kanalı bulunabiliyorsa da benim aklıma gelmedi.

diğer tarafı da şu, benzerlerini geçmişte ben de yaptım, yani veren bendim o da aldı. O aramızda lafı olmazı ben de birçok kez söylemişimdir. Zaten asıl burasına takıldım. Onun demesi de ondan kabul edilebilir geldi. Ya da bu onun dusundugunu tahmin ettigim sekilde dusunsem, yaptiginin aynısını ben de yaparım.

Benim anladığım borç, verirken adı konulur, o bahsettiğin dolaylı dili ben anlamazdan geliyorum, adam olan en azından "sana borç verdim" demesini bilir. Ha dediğin türkiye'nin geneli olmuşsa, zaten o da politik de bir konu genel bir adilik var demektir, ben öyle düşünüyorum. Ben borç olsun dedim, o hayır dedi, vereyim israrina da hayır dedi.

Açık iletişim kısmına girmiyorum çünkü arkadaş konuşmuyor, arti sosyal medyada falan kayboldu iste.
0
🌸encokbenisevinnolur
(08.08.25)
adama borç takmışsın. yıllarca ödememişsin. arkadaşlığı bozulmasın diye seni yıllarca idare etmiş. yarım ağız yıllar sonra parayı ödemeyi teklif etmişsin. nasıl adamsın bilader?
0
messina123
(08.08.25)
Bir iki ince söz söyledi diye adamın parasının üzerine mi yattın gerçekten?
Az değilmişsin valla.

Arkadaş bilip paylaştığı şeyleri ifşa ile tehdit edeceksin?

Ben arkadaşlarımı bir gözden geçireyim, senin gibisi var mı diye.
0
Mirket
(08.08.25)
Bence buyuk olcude arkadasiniz hatali ama burada daha buyuk hata kulturumuzun bu sekilde sekillenmis olmasinda. Adam nezaketen siz teklif ettiginiz halde parayi kabul etmiyor. Bu tur gevsek kulturel davranislar sosyal iliskilere her zaman bu sekilde zarar veriyor. Sizinki de ilginc bir ornek olmus. Maalesef ya hic borc islerine girmemek yada dove dove parayi vermek falan gerekiyor.

Soylenmis ama ben de belirteyim, secenekler cok sacma, yaklasik benzer tutarlarsa alacak/verecek yok deyip hayatiniza bakacaksiniz.
0
mbond
(08.08.25)
senin gibi bir arkadaşım olmadığı için nasıl sevindim ya. bi de işine gelmeyen cevapları tiklememiş bak bak.
yazdığın intikam(!)lar birine yapabileceğin en büyük kötülükler arasında.
nickin encokbenisevinnolur olsa da sen sevilecek bi insan değilsin. kötü bi insansın.
umarım bi gün iyi bi insan olmaya çabalarsın böyle yaşanmaz.
0
matilda
(08.08.25)
Benim anladigim siz bu arkadasinizi kaziklamissiniz zaten.Daha neye kiziyorsunuz anlamadim. 4 yil once siz 30 bin alip geri odememissiniz.Simdi de siz 30 in vermissiniz karsi tarafin geri odeyip odemeyecegi belli degil.Bu durumda kaziklayan siz kaziklanan diger arkadas oluyor.Neye kizdiniz tam anlamadim
0
turkuaz
(08.08.25)
yukarida saydiginiz seceneklerle nasil hissetmeyi bekliyorsunuz? bunu sorabilirsiniz kendinize, intikam almak mi mesela? intikam almak sizi nasil hissettirecek, neden intikam almak istiyorsunuz? borcu odemedigi icin mi? borcunu odememesi sizi nasil hissettirdi? gormezden gelinmis mi hissediyorsunuz? degerinizin bilinmedigini mi hissediyorsunuz? sizi sevmedigini mi hissettiniz? buralara bakmak yardimci olabilir. olaya karsi vermek istediginiz tepki orantisiz, durtusel ve tepkisel ve altinda yatan sey baska bir sey gibi sanki.
0
kassiopeia
(08.08.25)
@matilda: verdiği cevaptan okumadığı bariz olanları tiklemedim. ayrıca cevapları okumayanlara napilir bilmiyorum.

ama sorduğum şey buydu, yazılan cevabı bile borç olarak mı veriyorsunuz da naptigima hesap soruyorsunuz, işte onu da anlamadım.
0
🌸encokbenisevinnolur
(08.08.25)
3-4 yıl önce size 30bin verdi ve siz de ona 5-6 ay önce 30bin verdiyseniz size 5. bi seçenek sunayım. enflasyona göre borcunuzu tamamlayın.
0
elorelia
(08.08.25)
isinize gelmeyen cevaplari tiklememissiniz, kendinizi yuzde yuz haklı gormussunuz. Pes.

-----
Ben de dedim ki "sağol, yalnız ileride lafını yapacaksan ayıp edersin" o da işte "Yok la nolacak" dedi, konu kapandı zannediyordum."
------

"Peki o halde, yardimin icin tesekkur ederim. Zor durumda oldugunda hic cekinme elimden geldigi kadariyla yardim ederim" demeniz arkadasca olurdu. Daha ince ve dusunulmus bi cevaptir. Benim aklima mesela direkt bu cevap gelirdi.

"İleride lafini yapacaksan ayip edersin" diyerek asil siz ayip etmissiniz. Durumlar degisebilir, bugun size "yok la"diyen insanin 2 yil sonra paraya ihtiyaci olabilir ve siz, bunu dediginizde sizden yardim isteme secenegini kapatmis oluyosunuz.

Saydiginiz secenekleri kâle bile alinacak olcude degil, o derecede.
0
sey mi dostum
(08.08.25)
1- sana borç vermiş-geri almamış
2- kendi sıkışınca borç istemiş-aynı miktarı vermişsin ama verirken aklında binbir türlü hinlikler.

aslına bakarsan, sen borcunu ödemişsin, yanlış mı anlamışım, kaçırdığım bir detay mı var?

arkadaşına niçin bileniyorsun? önce yarım ağız "istemezük" yapıp, dara düşünce istemiş olmasına mı? evet o an elibol'dur nakite ihtiyacı yoktur, "aman nolcak" kafasındadır. ama dünyanın binbir türlü hali var. dara düşünce "borç istemiş"(!) tir ama senin olayı kavrayıp, kardeşim o gün ben zor durumdayken yardım etmiştin, al sana borcumu geri ödeyeyim hatta biraz da fazlası, müsait olunca sen duruma bakarsın" diyip biraz kalender meşrep olmak gerekir ya.

erkekler niye böylesiniz??
0
love and trust
(08.08.25)
galiba sizin arkadaşlığınız döviz kurunun kurbanı olmuş. arkadaşın doların yükselmesini fırsat bilerek borcunu senden istemiş olmalı. sen de "o gün aldığım 700 dolardı şimdi oldu 30 bin tl" diyip bilenmişsin.

ozaman o parayı ondan almayacaktın? o günkü durumunun da çaresine bir şekilde bakacaktın?

biraz da şeye benziyor, eskiden herkese çeyrek altın takan birinin kendi düğününde de gram altına razı olmaması.

ben ona çeyrek taktım o bana gram taktı diye bitirilen 20 yıllık arkadaşlıklar biliyorum.

yanlış anlamadıysam alttaki mevzu bu.
0
love and trust
(08.08.25)
Bu kadar da kör göze parmak nankörlük örneği zor görülür. İnsanı iyilik yapmaktan soğutursun o kadar söyleyeyim.
0
kaptan maydanoz
(09.08.25)
@sey mi dostum: yazdıklarınız konuyu kafamda netlestirmemi sağladı, ayrıca teşekkür ederim. Secenekler konusunda da haklısınız, önceden bir seçenek olmamasına rağmen, icra takibi başlatmaya karar verdim.
0
🌸encokbenisevinnolur
(09.08.25)
(11)

meditasyon enerji olumlama manifest vs vs

yuvarlanantencereninkapagi
bunlara inanıyor musunuz? manifeste falan inanmıyorum ama insanın kendine odaklanması ve kendiyle ilgilenmesinin verdiği olumlu auraya ve olumsuz durumları kendine çekmediğine inanıyorum.hayatımın en kötü 2 yılını yaşıyor olabilirim.( umarım) başıma asla gelmeyeceğini düşündüğüm seyler geldi. biri
bunlara inanıyor musunuz? manifeste falan inanmıyorum ama insanın kendine odaklanması ve kendiyle ilgilenmesinin verdiği olumlu auraya ve olumsuz durumları kendine çekmediğine inanıyorum.

hayatımın en kötü 2 yılını yaşıyor olabilirim.( umarım) başıma asla gelmeyeceğini düşündüğüm seyler geldi. biri bana sunları sunları yapacaksın, sunları yasayacaksın dese inanmayacagım seyler. ekside yazsam unutulmaz entrylerden olur. artık benden kaynaklı herhalde diye düşünmeye başladım ve bu tip şeylere sarmak üzereyim. insanın kendine odaklanmasının kendiyle ilgilenmesinin psikolojik bir temeli var elbette, " önce kendin iyi ol" gibi.

özsevgi ve özdeğer eksikliği olan biriyim. yaklasık 2 yıldır her hafta terapiye gidiyorum. spor yapıyorum. seramik yapıyorum. çok sosyal biri değilim, arkadaş çevrem evli çocuklu bu aktivitelerimi kısıtlıyor bir miktar. daha başka ne yapayım? meditasyon olumlama nefes egzersizi falan artık ne derseniz deyin, önerdiğiniz bir şey mı? takip edilecek biri, video.....

kendime odaklı olmadığım doğru. ilişki konularında cok sorun oluyor bu. kendimi kaptırıyorum. ilişkim olsun diye delirmiyorum ama yaş ilerledikçe yalnızlık dürtüsüyle böyle saçma davrandığımı düşünüyorum. her zaman aşksal mevzularda yüksek duygulu, durağan olmayan biri olmusumdur ama bu artık zarar vermeye başladı.

kısaca böyle, tavsiyelerinizi bekliyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(06.08.25)
Böyle şeylere inanmıyorum bunlara inanan ve hayatlarını yönetirken bunların etkisinde kalan insanlarla cinlere büyülere fala inanıp düz dünya teorisini ve aşı karşıtlığını savunan insanları aynı kategoriye koyuyorum, bahsettiğin sıkıntılar yaşamını olumsuz yönde etkiliyorsa bunun çözümü nedir ben bilemem tabii ama bunlar olmadığına eminim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.08.25)
Manifeste inanmıyorum ama odaklanma ile hedefe giden çabaya inanıyorum. Manifest eğer kişinin odaklanmasına yardımcı oluyorsa bir yöntemdir ama çabasız işe yaramaz. Mesela aynı şey dua etmek gibi de düşünebilir yani kişinin içsel motivasyonunu besleyen yöntemler gibi düşünebiliriz. Ama beyin kimyası bozulmuşsa manifestle, meditasyonla düzelmez elbette. Dopamin dengesi gibi şeyler bozulmuşsa istediğin kadar o adama olumlama yaptır düzelmez, profesyonel destek alması gerekebiliyor bunun detayını doktorlar daha iyi bilir elbette. Ya da bakıyorsun hormon dengesi bozulmuş; beynine ciddi anlamda enerji/oksijen az gidiyor. Yani vücudun önce fiziksel olarak iyi çalışacak ki mentali de düzeltebilsin. Ancak olumlu bakış açısının işe yaradığını, “coping skills” denilen baş etmeye yöntemlerini desteklediğini düşünüyorum. Bir kitapta okudum hoşuma gitmişti” sürekli iyi hissetme ihtiyacımız, çektiğimiz acı, öfke ve korkuyu bastırma ihtiyacımızdan doğar” diye. Kötü duygulardan korkmamayı, bastırmamayı öğrenmek ve bunlar ile yüzleşip yönetmeyi öğrenmek gerekiyor. Bunları kimse öğretmiyor doğuştan çünkü ebeveynler de öğrenmemiş oluyor; aslında onlar da genelde ne yapacağını bilmeyen insanların çocuk sahibi olmuş versiyonu. Budistlerin acı çemberinden geçmek dedikleri olaya benziyor biraz; tüm kötü duyguları tanıyıp, yüzleşmek, tüm tepkilerinin sebebini fark etmek ve iyileşmeye başladığında da onlara selam verip gidebilmek. Bence terapistinizle ilerleme sağlamadığınızı düşünüyorsanız bunu söyleyin ya da terapist değiştirebilirsiniz; çünkü her terapi yöntemi herkeste işlemiyor çeşitleri oluyor. Psikologlar daha iyi bilir detayını, yönlendirirler. Bir de bu tarz şeyler kötü psikolojik dönemlerde daha tehlikeli; hali hazırda şizofrenik duygulara yatkın bir bireyse ciddi anlamda psikoza sokabilir. Meditasyonun bir zararı olduğunu düşünmüyorum ama gerçek hayattan çok fazla soyutlanma ihtiyacı duyuluyorsa orada sıkıntı olabilir, örneğin eve gelir gelmez sürekli meditatif halde an’dan soyutlanmak gibi. Bu tarz şeylerde dengeyi kurmakta zorlanıyorsanız çakra filan gibi yönlendirmelere girmeyen yoga videoları, meditasyon videoları yardımıyla yapabilirsiniz. Telkin içermeyen sadece nefes egzersizleri gibi. Bir de 4k yürüyüş videoları çok güzel oluyor, ormanda yürüyüş videoları filan sıkıldığınızda iyi gelebilir.
0
titanic kemancısı
(06.08.25)
iyi hissetmek için tabi ki denenebilir ama bu gibi uygulamaların çözüm olduğuna inanmıyorum. ben de çok uzun zamandır bir keşmekeşin içerisinde gibiyim, kötü hissediyorum. çözüm galiba kendini tanımak ve yaşananları kabullenmek; hayatı da sonrası için bu şekilde kurmak. geç kalmışlık hissi çok sinir bozucu ama hayatın kısa ve tek olması da iyi bir gaza getirici.
0
lüzumsuz adam
(06.08.25)
hocam bu sordugunuz tum seylerin temelinde yatan ve sizi donup dolasip getirecegi sey su, kendi icinize bakmak zorundasiniz. neden? jung cok guzel aciklamis, omrumuzun ilk 40 yili (ortalama farkindaligi olan bir insan icin) bir iluzyon icinde geciyor, cocukluktan gelen travmalarin yarattigi 'gozluklerle' ve inanclar ile ya da sosyal sartlanmalardan gelen inanclar ile kendinize bir hayat yaratiyorsunuz. Bu inanclar hem kendinize iliskin hem de yasamin nasil olmasi gerektigine iliskin. Bakin kendiniz de soylemissiniz, degersizlik hissim var demissiniz. Siz kabul etseniz de etmeseniz de bu 'inanclarinizin' ne kadar guclu olduguna bagli olarak, butun hayatiniz bu 'gozlukler'/inancla sekilleniyor. Cunku bilincaltimiz ve egomuz (burada kastedilen ego kisinin gerceklikle basa cikma, dengeleme ve uyum saglama islevini yerine getiren kismi) manyak bir sekilde calisiyor. Bunlarin tek amaci hayatta kalmaniz icin kendilerini dogrulamak. Dolayisiyla tum yasam deneyiminiz ornegin, siz kabul etmeseniz de, bu inanclarinizi dogrulamak uzerine kuruluyor. Ayrica, asla unutmayin ki yasaminizdaki tek degismez degisken sizsiniz, yani 'basiniza gelen insanlarin/olaylarin' ortak noktasi sizsiniz. Dolayisiyla kendi sorumlulugunuzu almak zorundasiniz. Siz bunu fark edene kadar da bu boyle gidiyor. Cunku yasamda olan her sey, ama her sey, notr, olan biten her seye anlamini biz yukluyoruz. Ve sizin "gozlukleriniz" neyse, siz o olayi oyle yasiyorsunuz, insanlarin dediklerini de o gozluklerle algiliyorsunuz, alinganlik falan hep bundan geliyor.
Jung buna 'shadow' golge yanlarimiz diyor. Hatta muhtesem bir sozu var, duymussunuzdur "Until you make the unconscious conscious, it will direct your life and you will call it fate". Ancak tum bu sartlanmalarin ve inanclarin altinda yatan kisi, oz aslinda farkli biri. Ve yapmaniz gereken bu golge yanlarinizi fark edip (ki bu cok kolay bir sey degil, cunku sogan kabugu gibi, soydukca soyuluyor) bunlarin sadece birer inanc oldugunu ve dogru olmadiklarini icsellestirmek. Size ait olmayan inanclarinizdan kurtulmaya basladikca, ic huzuru bulmaya, yasama farkli bir gozle bakmaya ve farkli bir yerden yasamaya basliyorsunuz. Sevgi cicegi olmak demek degil bu, kendini bilip, kendi merkezinden yasamak ve insanlara (ve topluma) gerektigi yerde sinir koymak, toplumun dayattigi 'isteklerle' 'yasam standartlari' ile degil kendi merkezinizden gelen isteklerle yasamak.

Bu oze donus yolculuguna da, kimisi bir yas sureci ile basliyor, kimisi agir bir depresyon ile basliyor, kimisi bir seyi 'manifest' etmek istedigi icin basliyor. Istediginiz kadar olumlama yapin, cok agir ve kirilmaz bir degersizlik inanciniz varsa, hayalinizdeki insanla tanissaniz ve iliskiye baslasaniz bile onu sabote edeceksiniz, ya da mutsuz olacaksiniz, cunku o degersizlik hissini yaratan sizsiniz, hayalinizdeki isi bulsaniz bile mutsuz olacaksiniz. Insanlar anlamiyor bile ama hepsi donup dolasip sizi ayni yere getiriyor. Hatta ileri gidip diyebilirim ki, yasamin tum amaci dunyayi gercek benligimiz ile deneyimlemek ve oze donmek. Gercekten kim oldugunuzu hatirlamak.
0
kassiopeia
(06.08.25)
ve eklemek isterim, bu golge yanlar/inanclar, sadece kendimiz ile sinirli degil,
mesela paraya iliskin inanclariniz neler? cok para kazanmak icin cok calismak gerekir, cok parasi olanlar hirsizdir, cok parasi olanlar yalancidir, kaynaklar sinirlidir, para sinirlidir, para sadece belli insanlara gider, hicbir zaman guvende degilim, sadece cok param olursa guvende olurum vs. bunlar tanidik mi?
ya da iliskilere olan inanclariniz neler? sevilmek icin cok caba gostermem gerekir, herkes aldatir, kadinlar/erkekler paragozdur, kendim olursam sevilmem vs.
saglik ile ilgili inanclar? bedeniniz ile ilgili inanclariniz? aile iliskileri ile ilgili inanclariniz?
yani her konuda ama her konuda inanclarimiz var, internette cok guzel kaynaklar bulabilirsiniz.
0
kassiopeia
(06.08.25)
@kassiopeia bunların cok farkındayım. psikanalitik psikoterapiye başlama sürecim de bu sebepleydi. terapistim cok profesyonel biri ve işinde iyi, eğitimli biri oldugunu düşünüyorum. bu anlamda fayda göreceğimi düşünmüştüm, elbette sadece terapiyle olmaz ama ne sekilde olacağını da bilmiyorum. o şablonları nasıl değiştireceğimi bilmiyorum. yanlışların farkındayım aslında fakat çözümü bulamıyorum.


gerçek çözüm bu değil ama aslında bu soruyu sorarken de merak ettiğim şuydu,bu tip şeyleri ( olumlama manifes vs herneyse) destekleyen kişiler beynimiz ne söylersek ona inanır'dan yola cıkıyor hep. acaba bu durumu, bu değişimi kolaylastırır ve hızlandırır mı?
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(06.08.25)
bir de son olarak, meditasyona inanip inanmamak diye bir sey yok. meditasyon binlerce yildir kullanilan bir arac. 'batili' medeniyetler uzun yillar boyunca kendilerini daha medeni ve gelismis gordukleri icin, meditasyonu gormezden geldiler. kapitalist sistem insanlari bunlarin sacmalik olduguna inandirdi. simdi bu sistemin ve yasantinin surdurulebilir olmadigi cok sukur ki milyonlarca insan tarafindan fark edildigi icin, bizler haberdar olduk. hatta Isa'nin yasaminin bir bolumunu hindistan'da gecirdigine ve oradaki yogik ogretileri ile birlikte incil'i yazdigina dair teoriler var, onlar baska bir tartismanin konusu. meditasyonun da b.kunu cikarmaya calisiyorlar ve bir tuketim olgusu haline getirmeye calisiyorlar.

meditasyonun amaci uyudugunuzda bile hic susmayan ic sesinizden sizi biraz olsun uzaklastiracak bir alan yaratip, o sesin size ait olmadigini, sadece gelip gecen bulutlar gibi dusunceler oldugunu ve neye inanip neye inanmayip, neyi yesertip neyi yesertmeyeceginizi secebileceginizi gosteren, sizi rahatlatan, odaginizi nereye yonlendirebileceginizi gosteren bir arac. gunumuzde ise yaradigi tartismasiz. farkli teknikler var, yeterince derinlere inerseniz satori deneyimleri vs. de yasayabiliyorsunuz.

sorunuza iliskin olarak, evet kolaylastirir ancak elbette once o inancinizin farkina varmaniz lazim ve odaginiz, dusunce sarmaliniz oraya gittigi anda fark edip kendinizi telkin etmeniz gerekiyor. ben - kendi adima - oturup 100 kere ben degerliyim demenin bir seyi degistirecegini dusunmmuyorum, bu da bir inanc, ancak mesela ayna calismasi ile cok ilerleyen var. Ancak basiniza bir sey geldigi anda tepki vermeden once kendinize sormaniz gerekiyor, ne oldu, buna iliskin ne hissediyorum, bedenimin neresinde hissediyorum (gogsumde, karin boslugumda), bu dogru mu (self inquiry) ve kendinizi yakalayip somatik olarak, ornegin elinizi gogsunuze digerini karin boslugunuza koyarak, guvendeyim, degerliyim vs. gibi telkinler verebilirsiniz. dusunceleri ve inanclari degistirmek her zaman mumkun, ancak somatik calismanin cok onemli olduguna inaniyorum, zira sinir sistemimiz de inanilmaz etkili. sinir sistemini de somatik calismalarla regule ediyoruz. ki bu da bir tur meditasyon. duygular dusunceler inanclar ve sinir sistemi birbirinden kopuk degil. Bir anlamda "Beyin yikamanin" da mumkun oldugunu dusunuyorum, ne dinleyip ne izleyebilecegimizi secebiliyoruz, dikkatinizi nereye verirseniz enerjinizi de oraya veriyosunuz. neuroplasticity de zaten kasitli olarak degisebilecegimizi gosteriyor.
0
kassiopeia
(06.08.25)
Bunlar bir inanç sistemi değil. Yoga yapıyorum ve yoga bittikten sonra 10 dakika süren bir meditasyon oluyor. Gözünü kapatiyorsun, uzanıyorsun yere,gündelik sıkıntılarını düşünmemeye çalışıyorsun, kendine dönüyorsun. Bu faydalı bir şey. Bir öz bakım aslında. Kendine zaman ayırmak, kendini dinlemek, rahatlamak.

Diğerleri de güzel şeyler. Kendini iyi hissetmek için, kendini telkin etmek güzel bir şey. Düşüncelerimiz olumlu olursa daha güçlü hissederiz, moralimiz yüksek olur. Bunların zararı yok.
0
rock n roll
(06.08.25)
Kassiopeia çok iyi ifade etmiş +1

Hayatımın en kötü yılı benim için dönüm noktası oldu. Kötü deneyimler iyi bir şekilde idare edilebilirse hayat dönüştürücü etkiye sahip oluyor. "the wound is the place where the light enters you" bu alıntı benim için geçerli oldu, umarım sende de benzer değişim ve dönüşümler yaşanır bundan sonra.

Her zaman kendine odaklanmalısın zaten ama kendine odaklandığında auran güçlenecek olumsuz durumlar başına gelmeyecek diye bişi yok. Her zaman her şey olabilir garantisi yok. Ama sen bunlardan etkilenmeyecek, aynı duruma düşmeyecek, idare edebilecek kuvvette olacaksın. Sen kendini sevmeyi öğrenince aşksal mevzular sana zarar veremiyor. Kendini ön plana koyuyorsun, senin değerini başkası belirlemiyor.


Bu arada yoga benim için bir spor, ötesi değil. Ve özellikle ashtanga için konuşuyorum, vücudu çok iyi çalıştıran bir disiplin. Yin yoga da muazzam bir esneklik sağlıyor, fasyal rahatlama veriyor. Bu gerçeklerin ötesinde anlamlar aramıyorum. Bir süre bu new age akımlara fazla dahil oldum. Kimilerinin aşırılığı beni bunalttı resmen tiksindim , hiçbir ekole hiçbir sosyal medya figürüne takılmadan ilgilenmeyi tercih ediyorum artık. Aç YouTube dan ashtanga yoga primary series, yap evde kendin mis gibi. Olumlu düşünmekten de zarar gelmez, karalar mı bağlayalım yani illa? Sen yine olumlu düşün ama nolur hiçbir yere 777 vs sayılar yazma:p
0
kullanicadi
(06.08.25)
İnanmıyorum. Kendini modern diye tanımlayan insanın bedevi inancı saydığı İslam'dan uzaklaşması için batı temalı ama doğu/hint kökenli rahatlama ritüelleri.
New religion movements diye adlandırılırlar.
Yoga, Reiki ve daha bir çoğu bunların içindedir.
Esasen kürselcilerin bu uygulamaları destekleme ihtimali de çok yüksek.
Parçala böl yönet kuralı sadece devletler için değil toplum ve halklar için de geçerli. Bu manada
"Bireysel tercihler"imiz önümüze sunulanlarla sınırlı.

Herkes takip ediyor diye hiç tanımadığınız birilerini takip ediyoruz. Bize gösterilen taraf sanattan ibaret ama ünlü kişinin neyi temsil ettiğini sonraki zamanlarda ifadesi ile tanıyor olduk.
Dünyada genel durum böyledir.
Çok tanınan kimseler aniden piyasadan çekildi ise arka taraftaki kimselerle anlaşamaması sebebiyledir.
Herkes yapıyor diye spor,kişisel gelişim, iç dengeyi sağlama adına reklamlarla bir şeyler yapmaya başlar olduk.
Toplum dokumuza asla uymayan şeyler.
Bu gibi uygulamaların önce tarihsel seyri, kimler tarafından temsil edildiğini incelemek lazım.
0
diyecevaplandı
(06.08.25)
Ben böyle zamanlarda çok basic ihtiyaçlara cevap vermeye çalışıyorum. İyi besleniyor muyum, yeterince hareket ediyor muyum, temiz uyuyor muyum? Önce bunları halletmeye uğraşırım. Yoga, meditasyonla ilgilenmek bana da her zaman çok iyi gelir. Manifesto konusunu bilemiyorum yani diyelim binlerce insan aynı anda binlerce farklı manifest yaptığında benim manifestimle başkasının manifesti mutlaka celisecek. O durumda evren kimin manifestini gerçekleştirecek, e bence kendine ve topluma en az zarar veren kolektif olarak herkesin faydasına olanı diye akıl yürüttüm. Dolayısıyla benim yaşayışım da kendimle ve başka insanlarla, canlılarla, hayatla herkesin ve her şeyin iyiliğine mutlak bir uyum içinde olmalı, herkesi ve her şeyi sağaltmali. İstediğim o çok para ve zenginlik başkasını yoksullastiracaksa ya da benim başarım, aynı başarıyı benden daha çok hak eden birini safdisi edecekse bütün bunları istememeliyim.
0
sekizdokuzon
(06.08.25)
(8)

sen hayata hizmet edersen hayat da sana hizmet eder

love and trust
evet bu söz hakkında ne düşünüyorsunuz?"sen hayata hizmet edersen, hayat da sana hizmet eder.""hayata hizmet etmek" nedir? hangi eylemlerdir?
evet bu söz hakkında ne düşünüyorsunuz?

"sen hayata hizmet edersen, hayat da sana hizmet eder."

"hayata hizmet etmek" nedir? hangi eylemlerdir?
0
love and trust
(31.07.25)
iyilikyap iyilik bul gibi saçma sapan bi laf. tarla ekmek sonra biçmek gibi bi anlam veriyo sanırım çaba verdiğin şeyler sonucunu alırsın çok çalışırsan para kazanırsın, spor yaparsan sağlıklı olursun vs
0
ala09
(31.07.25)
ala09 +1
0
gobekliraki
(31.07.25)
Bireysel motivasyon sözü gibi dışardan havalı görünüyor fakat içi boş
0
grimavi
(31.07.25)
guzel soz begendim.

hayata hizmet derken. dogayla, insanla, canlilarla dogru bag kurmak olarak anliyorum. bunlarla icice olunca pozitiflik doguyor bu da motivasyonunu, sansini, kaderini, cevreni etkiliyor. aksama kadar somurtup, dusen copu yerden kaldirmayan, ot gibi yasayan biriysen sabah aksam neden bunlar basima geliyor diye aglarsin.
0
buenosdias
(31.07.25)
buenosdias gibi dusunuyorum ve arttiriyorum, let the life live through you. bu konuda Jung ve Alan Watts cok guzel seyler soyluyor, yasam ve yasamin parcasi olmamizla ilgili. ingilizceniz varsa youtube'dan dinleyebilirsiniz.
0
kassiopeia
(31.07.25)
Bana far cry 3'ün trailerini hatırlattı.
0
encokbenisevinnolur
(31.07.25)
Diyor ki hep alamazsin biraz da ver.
0
baldur2
(01.08.25)
bence zaman cömerttir gibi bir sey.

yaptigin yatirimin karsiligini alirsin eninde sonunda. mesela dönüp götüne yakmak yerine sabah erkenden gittigin isin veya dersin karsiligini alirsin.

bunu diyor bence. birine yardim etmek olarak da düsünebiliriz. gün gelir o da sana yardim eder.
0
sonsuz
(01.08.25)
(14)

Altının üstüne isim yazılır mı? [düğün, takı]

hadi ya la
İlk kez bir düğünde altın takacağım. Ailem uzun süredir altın takılacağı zaman kurdelenin üstüne isim yazıldığını söylüyor, normalmiş bu. Bana ayıp olabileceği ihtimali geldi. Çeyrek takacağım için kaosta unutulup gitmesini de istemem tabii.Bu işin oluru nedir, isim yazmalı mıyım?
İlk kez bir düğünde altın takacağım. Ailem uzun süredir altın takılacağı zaman kurdelenin üstüne isim yazıldığını söylüyor, normalmiş bu. Bana ayıp olabileceği ihtimali geldi. Çeyrek takacağım için kaosta unutulup gitmesini de istemem tabii.

Bu işin oluru nedir, isim yazmalı mıyım?
0
hadi ya la
(30.07.25)
her yerde aynı adet var mı bilmiyorum ama genelde altının üzerine küçük bir fiyat etiketi yapıştırılıp, etiketin üzerine isim yazılır. kuyumcular altın alırken etiket de verir hatta.

edit: fiyat etiketi derken şunları kastediyorum: www.avansas.com

üzerine fiyat yazılmıyor, isim yazılıyor sadece.
0
inheritance
(30.07.25)
genelde gelinin yaninda biri dolasiyor salonda elinde torba oluyor, ya da nikahsa iste gelinin yaninda duruyor torbayla, ben hic gercekten gelinin/damadin uzerine altin takilan dugune gitmedim. neyse iste o torbaya altini atiyorsunuz. Altini aldiginiz yer minik bir kese ya da kutu icinde veriyor altini, o keseye altinla birlikte minik bir kagitta isminizi yazip koyuyorsunuz, ve gelininin torbasina atilir. usul budur. ayip olacak bir sey yok.
0
kassiopeia
(30.07.25)
Yazılır evet. Sonra aileler bu bilgiyi ileride diğer düğünlerde kullanır ("O bizim kıza yarım altın takmış, şimdi çocuğuna çeyrek götürmek olmaz" gibi...)
0
kobuzchu kiz
(30.07.25)
Bizde kurdeleye isim yazılır.
Çok yakın arkadaşlarımda yazmadığım da oldu ama genel teamül bu yönde. Ayıplanacağını düşünmem yazıldı diye.

keseye kağıt koyulmaz bizde. en azından ben görmedim.
kese açılınca düşer gider belki.
0
biseysorcaktim
(30.07.25)
kesin yazın, çeyrek önemli bir takı şu zamanda. yazmazsanız unutulur gider, kim taktıya gider çeyrek.
0
adivar
(30.07.25)
Yazılır. iç anadolu bölgesinde hep öyle yaparlar
0
limonlu eksi
(30.07.25)
Ben kesenin içine minik bir not yazıyodum ama son gittiğim düğünde notum elimde kaldı altını iğnelerken, isim yazmak ayıp olmaz bu arada, kameradan kim ne takmış izleyenler olduğunu duydum.
0
(30.07.25)
Yapılabilir de sakın fiyat miyat yazmak gibi saçmalık yapmayın
0
avatar is back
(30.07.25)
Yazılıyor. Bana da garip geliyor ama adetin böyle olduğunu öğrendim son gittiğim birkaç düğünden.
0
peki madem
(30.07.25)
ayıp olur deyip ardından da unutulup gitmesini istemiyorum demek ?
isim yazmak ayıptır. bir beklenti oluşturmak için yazılır. bak ben sana çeyrek taktım sende bana çeyrek takmak zorundasın. aslında bir anlamda değer biçmedir. ne kadar yüksek takarsan sen benim için o kadar önemlisin demektir. tam bir anadolu yüzsüzlüğü.

altın takılacaksa karşılıksız takılır. yeni kurulan aileye yardım amacıyla takılır. bir beklenti içine girilmez.
0
my fault
(30.07.25)
Fiyat yazılmaz. Ancak bir kağıda adımı yazıp iğneye geçiriyorum. Beklenti için değil. Zaten bugüne dek taktıklarımın hiçbiri dönmedi. Ama arada kaynamasın diye düşünüyorum ben de.
0
pro9it9is9
(30.07.25)
yazılır. yazılmalı bence de.
0
elorelia
(30.07.25)
Aydınlıyım, bizim orada kurdele üstüne ya da kutusunun üstüne mutlaka yazılır isim.
0
hayalhayal
(30.07.25)
Niye ayıp olsun ki o yoğunlukta not eklemek çok normal.
Kurdeleye Ç.Pasta veya Çilekli P. formatında yazabilirsiniz. Gelinin takı kesesi veya takı sandığı olacaksa kartvizitinizi takının kutusuna koyarak mutluluklar yazabilirsiniz.

Geçen arkadaşıma bilezik aldığımda çengelli iğne ile yuvarlak bir mini tebrik kartı iliştirdi kuyumcu adımı yazdım. Madeni 1 tl gibi bir büyüklükte idi. Belki çeyreğe de veriyorlardır.
0
cilekli pasta
(30.07.25)
(17)

Otomatik araç kullanmak

paintit
Merhaba, manuel araç ehliyetim var ama sadece ders alırken ve sınavda araba kullandım 2 yıl önce. Yurt dışında otomatik araba kiralayacağım ama öncesinde burada bir saat ders alayım dedim. Yeter mi sizce çözmeme, rahat sürer miyim? Teşekkürler.
Merhaba, manuel araç ehliyetim var ama sadece ders alırken ve sınavda araba kullandım 2 yıl önce. Yurt dışında otomatik araba kiralayacağım ama öncesinde burada bir saat ders alayım dedim. Yeter mi sizce çözmeme, rahat sürer miyim? Teşekkürler.
0
paintit
(22.07.25)
yeter, sürersin. manuelden otomatik geçenlerdeki en büyük sorun/tehlike, sol ayağı kullanma refleksi (debriyaj ayağı). sol ayağını unut kullanırken, yokmuş varsay, rahat rahat kullanırsın.

edit: frene sol ayakla basmaya çalışırsın ondan dedim. sol ayakla da basarsan aşırı ani ve sert bir fren olur.

edit 2: ilk defa yurt dışında kullanacaksan bence de bulaşma. dedikleri gibi trafik farklı, tabelalar farklı, kurallar farklı vs.
0
gobekliraki
(22.07.25)
yetmeyebilir. tecrubeniz olmadigindan ve yurt disinda araba kullanmak da turkiye'de kullanmaktan biraz farkli oldugundan zorlanabilirsiniz. tecrubeli biri icin bile farkli bir ulkedei trafigin farkli isleyisi insani biraz afallatabiliyor. tecrubeli oldugum halde avusturya'da ve ispanya'da kaza riskleri atlattim alisik olmadigim icin.

gideceginiz yer cok sakin bir tatil yeriyse, sehir icinde isiniz yoksa cok sorun olmayabilir. ama direksiyon basinda gercekten rahat hissetmeden yurt disinda araba kiralamayin bence.
0
lemmiwinks
(22.07.25)
izlanda'da süreceğim, yani hem şehir sakindir diye düşünüyorum hem de zaten doğal alanlara gideceğim için muhtemelen en iyi pratik yeri bile olabilir. orada da acemi şoför vardır herhalde, temkinli olduğum sürece acemice de olsa sürebilirim gibi. direksiyona alışmak için istanbul'dan daha iyi bir fırsat sanki. :)
0
🌸paintit
(22.07.25)
otomatik-manuelden ziyade trafiğin işleyişi zorlayabilir. türkiye’den farklı kurallar var. deneyimli bir şoför değilseniz hiç bulaşmayın bence. kiralık arabayla girilecek risk değil.
0
sir gawain
(22.07.25)
kesin çözümü ilk kullanmada sol ayağını evde kanepede oturur gibi kıçınının altına koy. otomatik vitesin tek sıkıntısı sol ayağın zaptedilmesi.
0
ground
(22.07.25)
evet, izlanda daha sakin olabilir, hic gitmedim ama. kurallara calisin (turkiye'de de var ama uygulanmiyor), izlanda ozelinde trafikte nasil davranmak gerek arastirin. halledersiniz muhtemelen. bir de paraya kiyip en kapsamli sigortasini yaptirin, sonra basiniz agrimasin.
0
lemmiwinks
(22.07.25)
eşim 3 kez manuel ehliyet sınavından kaldı. 4.de aldı. araba aldık öbür gün otomatiğe geçti ve 10 seneyi geçkindir otomatikte.
0
mikahakkinen
(22.07.25)
ders alamasanız dahi sorun olmaz bence, iki pedala da sağ ayakla bastığınız sürece. otomatik aracı ilk defa kullanmam şöyle olmuştu, işyerinde şirket aracıyla bir yere gitmemi istediler, oturdum bir baktım otomatik :D sürdüm gittim.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.07.25)
Gercekten ehliyet sinavi sonrasinda hic araba kullanmadiniz ve ilk kez bunu yurt disinda mi yapacaksiniz ve bunu mantikli bulan insanlar mi var ben mi yanlis anliyorum? Boyle bir sey yapmamaniz, kendi sagliginizdan ote diger insalarin sagligi icin de oldukca elzem. Hic tanimadiginiz bir ulkede, hicbir pratiginiz olmayan bir alanda, trafik kulturune yaya olarak bile dahil olmadiginiz yerlerde araba kullanmak, tecrubeli soforler icin bile zordur.

Basiniza talihsiz bir olay geldiginide, ama ben en kapsamli sigortayi yaptirdim, sol ayagimla frene basmadim :)) demeniz yetmez her zaman, ozellikle batida.
0
bosver nicki
(22.07.25)
En son 2 yil once araba kullandiysaniz. Hic trafik tecrubeniz yoksa, yani sadece sinavda araba kullandiysaniz, suremezsiniz. Otomatik yada manuel onemli degil. Araba kullanmayi henuz bilmiyorsunuz. 1 saatlik hatirlatma yurtdisinda araba kullanmak icin yetmez. Kurallarda zaten farkliliklar var da, soyle de dusunmeyin Izlanda, az insan var az trafik. Gorece dogru ama yollarda one gore daha kucuk cogu zaman.

Oyle bir sormussunuz ki 20 yildir manuel kullaniyorum otomatik ders alsam kullanirmiyim gibi, cogu da tam okumuyor soruyu anlasilan.
0
wallcan
(22.07.25)
Yetmeyebilir. Trafiği tanıman ve araba hakimiyeti önemli. Bunları otomatikte daha hızlı kazanırsın ama en az 20 saat trafikte pratik yapmış olman gerekir bence. Manuel için bu süre çok daha fazla.
0
runaway
(22.07.25)
Sürekli olarak araç kullansaydınız bir problem olmaz derdim ama şoförlük deneyiminiz azmış, sizin trafikte yanınızda biriyle biraz alıştırma yapmanız lazım. Şu saatlik araç kiralama yapan firmalardan otomatik bir araç kiralayın, bilen biriyle bulunduğunuz ilde trafikte biraz turlayın, o kişi sürüp süremeyeceğinizi söyler bence.
0
lamborcini
(22.07.25)
@bosver nicki +1

Ne cesaretli insanlarsınız vallahi tebrikler.
0
bobinhoo
(22.07.25)
Bosver nicki +1

Hiç olmasa bir 100 saat sürüş deneyiminiz olsaydı, yine büyük cesaret derdim. Ancak hiç araç kullanmamışsınız. İlk kez trafikte kendi başınıza kullanmanın yeri yurt dışı olmamalı.

Edit ve Ekleme:
Sorun şurada: Öğrenme/Alışma sürecinizde dikkatinizin belirli bir noktaya odaklanması lazım. Boş yerde/eğitim alanında sürerken arabanın elemanlarına (direksiyon, pedallar, sinyal-silecek kolu vs. odaklanırsınız. Yaşadığınız yahut yollarını bildiğiniz bir yerde araç kullanırken ilaveten sadece diğer araç ve yayalara odaklanırsınız. Alıştıkça, zamanla, gündüz/gece/alacakaranlık gibi farklı ışık/saatlerde, yağmur/kar/sis gibi hava koşullarında, trafikte, uzun yolda gibi ek koşullarda araç kullanma tecrübeniz olur.

Siz bilmediğiniz memlekette oraya has kavşak/işaret/kurallara mı alışacaksınız, navigasyona mı yola mı bakacaksınız, aniden hava değişirse adapte olabilecek misiniz vs. Yani havyzda yüzme tekniği öğrenip bir iki kez dinlenerek bir uçtan diğerine yüzmüş birisini götürüp boğazın ortasına atmak gibi olur.

Bisiklet ve uber daha iyi olur gibi.
0
yadigar
(22.07.25)
bosver nicki+1
cok enteresan insanlar var gercekten.
illa yapacaksaniz minimum 3 saat ve mumkunse 6 saat ders almanizi tavsiye ederim. arabanin buyuklugune alismak, mesafelere, arabayi nasil yoneteceginize alismak onemli. trafige, takip mesafesine alismak vs. ayrica alistiginiz arabadan baska arabaya gectiginizde bile bir tik alisma suresi oluyor.
izlanda arabasiz olmaz, yollar genis ve trafik genel olarak cok sakin ama tek gidis gelis cogunlugu hatirladigim kadariyla, otoban yok, trafik pek yok sehir icine girmezseniz, park yeri olarak da, kaldiginiz yerde park yeri vs vardir ama onun disinda selalere gidince filan ztn orada oluyor, park sorun olmaz. ayrica havaalaninda kiralayacaksaniz, en zorlanacaginiz yer orasi olacaktir diye dusunuyorum, ucakla her gelen sizin gibi kiraliyor ve hem araba kiralama yerlerinde arabayi almak cok uzun suruyor hem de park yerinden cikis vs sorun olacaktir. orada birine carparsaniz filan tatiliniz zehir olur.
0
kassiopeia
(22.07.25)
sol ayağı kullanmadığınız sürece hiçbir sıkıntı olmaz, sürme konusunda.

ama avrupada trafik kuralları çok sert ve en ufak hatayı affetmiyorlar. tr'de yaşadığınız için büyük ihtimalle çoğu trafik kuralından habersisiz.

ben danimarkda erasmus yaptım, orada bisiklet kiralayıp onla gidiyorum okula. bir kere bisiklet şeridini karıştırdım, arkamdan gelen araç bana öyle bir uzun süreli korna çaldı ki... ondan sonra bisikletle giderken bile dönüş yolarında 2-3 kere kontrol ediyordum yolu tabelayı. araç kullanmakta sıkıntı yok ama trafik kurallarına uymama lüksünüz yok. en ufak hatayı affetmezler.

öyle sağa sinyal verdim sağa geçiyorum diye bir şey yok. sağa geçerken şerit boş olmalı, kimsenin fren yapmasına sebep olmamalısınız. sorumluluk tamamiyle sizde. kimse size sağa geçeceksiniz diye yol vermez oralarda.
avrupalılar çok sever "bu senin sorumluluğunda" demeyi.
0
substituent
(22.07.25)
sizin sorununuz manuel ya da otomatik vites değil ki, acemi bir şoför olarak yurt dışında araç kullanmak. soruyu yanlış yerden sormuşsunuz.

izlanda’da nasıldır bilmiyorum ama kuzey avrupa’da kavşaklarda sola dönüşte (ayrı bir ışık yoksa, ki çoğu zaman yoktur) kavşağın en ortasında durup yolun uygunluğuna göre sola dönersiniz. yani kavşağın öyle bir yerinde durmalısınız ki karşıdan gelip sola dönenleri, iki yönden birden düz gidenleri engellememelisiniz. türkiye’de böyle kural yok ve ilk kez bu uygulamaya maruz kalan deneyimli şoförler bile ambale oluyor.

yine bazı avrupa ülkelerinde dönüşlerde döneceğiniz yolun girişinde bisikletler ve yayalara da yeşil yanar. yani hafif döner gibi yapıp onları bekleyip öyle geçersiniz. bana yeşil yandı hadi döneyim diye bir şey yok. sürekli yan aynadan bisiklet mi geliyor, sağdan soldan yayalar yola adımını mı atıyor tetikte olmalısınız. bu tip farklı uygulamalara yeni bir şoförün uyum sağlaması zor. allah korusun birine çarparsınız. bence hiç bulaşmayın böyle işlere. bu sene türkiye’de sürüp deneyim kazanın, seneye sürersiniz yurt dışında.
0
sir gawain
(22.07.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.