Giriş
(2)

Bir Tez Minimum Kaç Sayfa Olmalıdır

teyzen nevfik
Evet sevgili duyuru sakinleri bir tez yazmaktayım ve hiç istemediğim bir konuyla ilgili çalışıyorum. Resmen boş geçen dakikaları sayıyorum, tez dışında her şeyim düzgün ama bir türlü tezi yazamıyorum. Vakit de az çok yaklaştı. Bu tezi yapmak istemiyorum ama yapmak zorundayım. Sizce beni bu işten sıy
Evet sevgili duyuru sakinleri bir tez yazmaktayım ve hiç istemediğim bir konuyla ilgili çalışıyorum. Resmen boş geçen dakikaları sayıyorum, tez dışında her şeyim düzgün ama bir türlü tezi yazamıyorum. Vakit de az çok yaklaştı. Bu tezi yapmak istemiyorum ama yapmak zorundayım. Sizce beni bu işten sıyırabilecek akademik kurulu da gücendirmeyecek bir tez minimum kaç sayfa olabilir?
0
teyzen nevfik
(20.04.11)
bölüme bağlı aslında, yök ulusal tez merkezinin sitesinden, senin bölümünde yl yapanların kaç sayfa yazdığına filan bak bence. 60 dan filan fazla olmalı gibi geliyor sonuçta lisans bitirme tezini bile 50 syfdan fazla istiyolar.
0
nevrotik
(20.04.11)
valla bölüme göre değişir. benim arkadaşım kimya yüksek lisans tezi verdi 40 sayfa mı neydi, bizde(pazarlama) tezler 150-200 civarı oluyor.
0
kalimotxo
(21.04.11)
(4)

hastane doktor seçimi

bibakalim
merhaba ben 2 yıldır kronik kabızlık yaşıyorum bu sorun sonunda başka hastalıklarada neden oldu. bunun için bir genel cerraha gitmem gerektiğini biliyorum ancak hastane seçimi konusunda sorularım var. ayrıca bundan 4 ay once okmeydanı sskya gittim ordaki doktor bi surup verdi bol su iç lifli beslen
merhaba ben 2 yıldır kronik kabızlık yaşıyorum bu sorun sonunda başka hastalıklarada neden oldu. bunun için bir genel cerraha gitmem gerektiğini biliyorum ancak hastane seçimi konusunda sorularım var. ayrıca bundan 4 ay once okmeydanı sskya gittim ordaki doktor bi surup verdi bol su iç lifli beslen dedi. tahlil falan yapmadı. memnun kalmadım açıkçası.

1-şimdi ben diyorum ki özel doktora gideyim ilgilensin benle ama tahlil falan onları nasıl yapacak daha doğrusu hepsi için ayrı ayrı paraya bütçem dayanmaz.

2- özel hastaneye gideyim. bu arada memurum ben. hani anlaşmalı bi özel hastaneye gitsem onlar da tahliller için ekstra para isterler mi ?

3- üniversite hastanesi. cerrahpaşadan randevu almaya çalışıyorum ama henüz başaramadım. bir de soyle bir şey duydum. prof.lara muayene olmak için ayrıca para odemek gerekiyormuş. doğru mudur?

ne yapayım? durum baya kotu.. istanbuldayım bu arada.
0
bibakalim
(12.04.11)
1)tahlillerede ayrı para alınıyor
2)tahliller anlaşmaya dahil değil oyüzden ayrıca para alınıyor.eğer devlet hastanesinde muayene olmayayım diyorsanız, devlet hastanesinde tahlilleri yaptırdıktan sonra güvendiğiniz bir özel hastanede doktora gösterebilirsiniz. tahlil tahlildir değişmez.
3)siteden kaynaklıysa normaldir. ya site yoğunluğundan yada devlet kuruluşlarının klasik ilgisizlik sorunlarındandır. ayrı para ödendiğini ilk senden duydum. öyle bişey olduğunu sanmıyorum
0
neysene
(12.04.11)
su memnun kalmadigin doktorun tavsiyelerine geri donelim: sabah kalkinca ilk isin, caydanlikta ilitilmis su icmek olsun en az iki bardak. mutlaka hergun bir elma ve bir portakal ye. gun icinde patlamis misir ye. sakin meyve suyu, alkollu icki, kola filan icme. bol yesillik ye. kepekli ekmek ye. her gun bakliyat ye. yani kuru fasulye, nohut, bezelye, bakla filan. her gun en az yarim saat yol yuru. bunlari yaptigin halde kabizligin gecmiyorsa, o zaman git ve o memur maasindan ayirdigin paraciklarini o profesore bayil.
0
compadrito
(12.04.11)
@compadrito her sabah ılık su içiyorum. hergün 1 elma yiyorum. gün içinde 2 lt su içiyorum. ekmeği hatta pirinci de kepekli yiyorum. işe yürüyerek gidip geliyorum toplamda 30 dk.yı gecer. bunları yaptığım halde geçmediği için yeni bi çare arıyorum. hatta korkuyorum başka bi sorun mu var diye.
0
🌸bibakalim
(12.04.11)
3- cerrahpaşada prof muayeneleri ücretli oluyor (özel muayenehaneye gitmiş kadar falan sanırım) ve onların randevusu ayrı olarak alınıyor (sitede numara vardı galiba). bence bu şekilde bir profa gidin o yazar tahlilleri, orda yaptırırsınız.
0
kalimotxo
(13.04.11)
(8)

Bulaşık makinası deterjanı

spartakus
Ya şimdi bir sürü çeşidi var. Yok hepsi bi arada yok kristal temizlik yok şu yok bu...Neye göre seçiyoruz? Ne almalıyım? Bulaşık makinası da yeni şimdi. Böyle makinalarda yıkanan bulaşıklar parlaklığını kaybediyor. Var mı çözüm? Deneyimleriniz nedir?
Ya şimdi bir sürü çeşidi var. Yok hepsi bi arada yok kristal temizlik yok şu yok bu...
Neye göre seçiyoruz? Ne almalıyım? Bulaşık makinası da yeni şimdi. Böyle makinalarda yıkanan bulaşıklar parlaklığını kaybediyor. Var mı çözüm? Deneyimleriniz nedir?
0
spartakus
(19.03.11)
annem en iyisi finish;(eski adıyla calgonit) diyor. quantum olanları iyidir.
0
mor.inek
(19.03.11)
Calgonit Finish kullanıyorum ben gayet memnunum. Ayrıca 2-3 ay da bir dezenfeksyon tozu kullanman iyi olabilir. Yine Calgonit'in deterjanı ile birlikte satılan tozları var bildiğim kadarı ile.
0
ehlana
(19.03.11)
piyasadaki tüm bulaşık deterjanlarını kullandım ve sonuç olarak finish'in jel deterjanında karar kıldım. en iyisi o bence.
toz veya tabletler nedense bazen çözünmeyebiliyorlar. jel olanda böyle bir sorunla karşılaşmadım hiç.
temizleme ve parlatma konusunda da bir sorun yaşanmıyor. jel iyidir.
0
appleblossom
(19.03.11)
sarı sarı bi deterjan var fairy adı sanırım, en memnun kaldığım o oldu
0
gungik
(19.03.11)
calgonit finish "hepsi bir arada" yazanları idealdir. dha ii olsun dersen quantum
0
neysene
(19.03.11)
üçü birarada toz kullanıyorum ben. genelde sadece üst sepeti yıkadığımdan, az koyabiliyorum. bir de tabletler bence fazla kaçıyor. durulandıktan sonra bile üzerinde deterjan kalıyor. temiz bir tabağa biraz su dökünce bir kayganlık hissediliyor, oradan vardım bu sonuca.
0
pyro clustic flow
(19.03.11)
beyaz eşya üreticisi bir firmada çalışırken ürün müdürleri en iyi deterjanın en basic olanı olduğunu söylemişlerdi. yani öyle ortası mavi toplu, kırmızı toplu falan olanlar değil de en temel ürün hangisiyse o en iyisiymiş.
0
kalimotxo
(19.03.11)
kayganlık hissi parlatıcı ayarınızdan. onu biraz kısın.

daha iki gün önce yine kafaya taktığım bir konu idi bu. makinem tek sepet yıkadığı için tabletten nefret ediyorum. resmen tablet kazığı yaşanıyor. 60 tablet şu kadar fiyat. ama aynı miktarda maliyeti olan deterjan mesela 90-100 yıkama gidiyor. (çünkü tek sepet kullanıyorum bazen)
ayrıca ben calgonit'e gıcığım. annelere inanmayın. reklamlar onları çok etkiliyor. ben prilciyim. toz'u olsa fairy deneyecektim. ama yok. şansın kaybetti. prilin limonlusu güzel. kokuyu da daha iyi alıyor. yumurta falan olunca önemli koku. bi de metallerin parlaklığı gittiği zaman makineye bir miktar çamaşır suyu koyun. program başlamadan ve en fazla bir çorba kaşığı kadar. domestos koyarsanız daha iyi olur. mikrobik anlamda da temizlik yapmış olur (sıvı çamaşır suyu hemen gidiyor çünkü)
parlaklık için parlatıcı ayarını da kontrol edin. eğer sonradan gıcırdıyorsa elinizden kayıyorsa (ıslak iken) ayarı fazla, yıkama sonrası su izleri (suyun aktığında ve kuruduğunda bıraktığı izler) kalıyorsa ayarı azdır. ayarlaması çok kolaydır. servis gerekmez. ama markadan markaya değişir. siz kendi kullanma kılavuzunuza bakın.
deterjanda iyi marka alın.ama özellikle tuz için calgonite para bayılmayın. bim'deki en uygun fiyatlı. bazen kipa'da da iyi oluyordu ama adana'da yok. daha önce onu alıyordum.
parlatıcıyı ise mutlaka limonlu alın. bim'in parlatıcısı ağır kokuyor. tavsiye etmem. onda da prili öneririm. ama kokulu almanız çok iş görüyor.
makine temizleme zımbırtılarına ise kanmayın. belki işe yarıyorsa bile siz 65 derecede çamaşır suyu da koyduğunuz program ile pırıl pırıl oluyor makine. sadece filtreyi zaman zaman elde yıkamayı unutmayın. (2-3 kezde bir) "mikroplarrrrrrrr" diye satılan hiç bir ürüne kanmayın (domestos hariç. bu domestos'a kıyak geçmek değil, sonuçta o çamaşır suyu, o yüzden)
0
ben smyrna
(19.03.11)
(4)

-Klasik- Hediye Sorunsalı

zgn
En fazla 3-4 aydır tanıdığım bir kız arkadaşım var. (Kız olan arkadaş diyeyim hatta açıklayıcı olsun.)Pazar gününe doğum günü var, aramızda bi kedi muhabbeti döndüğü için, kedili bi kolye almak istiyorum. Sanırım mavi jeans'de vardı bunlardan. Siz olsanız ne alırdınız ?-Burcu balık-Aşırı denebilecek
En fazla 3-4 aydır tanıdığım bir kız arkadaşım var. (Kız olan arkadaş diyeyim hatta açıklayıcı olsun.)Pazar gününe doğum günü var, aramızda bi kedi muhabbeti döndüğü için, kedili bi kolye almak istiyorum. Sanırım mavi jeans'de vardı bunlardan.

Siz olsanız ne alırdınız ?

-Burcu balık
-Aşırı denebilecek kadar duygusal
-Fal, cin, doğa üstü şeylere inanma derecesi upper-intermediate
-Ege yöresinden
-Aramızda bişiy olur mu bilmiyorum, düşünmedim.
-İyi niyetli bi insan, iyi de bi insan hatta
-Uçarı hareketleri pek yok hatta yok (çok geniş bi tanım oldu ya ne bileyim)
-Elbise kıyafet almak ultra derecede tiksindirici geliyor. Yine üstünde taşoıyabilir aksesuar olabilir. Hatta işine bile yarayabilir
-Tıp öğrencisi (hayır ağzımı kırsanınz steteskop almam)

yine de siz bu maddeleri düşünmeden bişiyler söyleyin. Kolye çok mu saçma olucak bilmiyorum çünkü.

not: sevdiği filmleri bilmiyorum.
sevdiği şehirleri de bilmiyorum

istanbul aşığı bak, o konuda bişey yapabilir miyim bilmiyorum.

iyi geceler dilerim.
0
zgn
(19.03.11)
kedili kolye, takıyorsa küpe, kedili kupa, duvar süsü vs. hoşuna gidebilir.

ortaköy pazarında oluyordu böyle şeyler, bir de aksesuar mağazaları var ya. onlara da bakabilirsiniz.
0
mea maxima culpa
(19.03.11)
takı askısı aldım geçen gün bir arkadaşa. memnun olduğunu söyledi. bunu da bir kız arkadaş tavsiye etmişti zaten.

belki bir fikir olur diye söyledim.
0
pomolilik
(19.03.11)
kedili kolye güzel fikir, hem aranızda kedi muhabbeti falan da varmış. elbise, kıyafet alma.
0
kalimotxo
(19.03.11)
anana geçenlerde güzel bi tanga almıştım,paran yoksa onu paketle götür..
0
gizli ve pis işler
(27.01.12)
(4)

birilerinin hareketleri/davranışlarını düzeltmek

yirttin gotumu sahin agam
çevremdeki birçok kişinin davranışlarını refleks olarak düzeltiyorum. annem mesela; kadın kaç yıllık ev hanımı ve emekli ama(mutfak için) ben yemeği şöyle yapsana bak soğanı şöyle olmamış tuzdur biberdir.kız arkadaşımın sokakta nasıl yürüdüğünden tutunda insanlarla nasıl konuştuğuna kadar düzeltiyor
çevremdeki birçok kişinin davranışlarını refleks olarak düzeltiyorum. annem mesela; kadın kaç yıllık ev hanımı ve emekli ama(mutfak için) ben yemeği şöyle yapsana bak soğanı şöyle olmamış tuzdur biberdir.kız arkadaşımın sokakta nasıl yürüdüğünden tutunda insanlarla nasıl konuştuğuna kadar düzeltiyorum ve etrafımdaki insanları kırıyorum. mesela bugün sinemada kadın kilitli bir kapıyı zoluyordu açmak için bende aşağıya yolladım kilitli diye. eğer söylemeseydim bunu idrak edemeyeceğini zannediyorum. ben de düzgün simetrik efendi bir kişiliğim yok. aksine olmak istediğim şekilde etrafımdaki düzeltiyorum. peki bu neden refleks? nasıl düzeltebilirim?
0
yirttin gotumu sahin agam
(10.03.11)
çok müdahaleci ve uyarıcı olmak zamanla tepki alıyor
özellikle küçükler açısından
bir akrabam bana kardeşimin ona sürekli müdahaleci olduğunu söyledi
oysa kardeşim ona yemek yerken veya konuşurken dikkat edilecek şeylerde uyarıyordu
ama eleman ondan sinir oluyorum abi seninle takılayım diyor o derece yani.
zira büyüklerde ulan her bokun bileni senmisin durumu var.
o huy geçmez hep kalır sende
sadece kendi içinde ne kadar bastırabilirsen o derece.
0
seyduna6687
(10.03.11)
@seyduna6687 insanlar nelere katlanıp mutlu oluyor. bir yolu vardır kesinlikle.
0
🌸yirttin gotumu sahin agam
(10.03.11)
birine müdahalede bulunacağını fark ettiğin anda kendini engelle, ya da her müdahale için kendine ceza ver. olmadı destek al.
senin için değil de çevrendekiler için çok rahatsız edici ve sinir bozucu bir durum.
benim başımda da var biri, atsan atılmaz satsan satılmaz biri olmasa hayatımdan çıkarırdım çoktan.
0
kalimotxo
(10.03.11)
Ted Mosby gibi olmuşsun. Kendine hakim olman, her iki taraf için de daha iyi olur.
0
t3hn0
(10.03.11)
(19)

Bütün market poşetleri mi delik çıkar?

cacik
yoksa bana özellikle mi delik veriyolar? (Bim'i tenzih ederim.)not: kastettiğim delik çok da gözle görülür deliklerden değil. içine sıvı bişey konulunca varlığından haberdar olunacak deliklerden. çöp torbası olarak kullanmıyo mu kimse bu torbaları ya? ya da cidden bana mı denk geliyo sürekli? migros
yoksa bana özellikle mi delik veriyolar? (Bim'i tenzih ederim.)

not: kastettiğim delik çok da gözle görülür deliklerden değil. içine sıvı bişey konulunca varlığından haberdar olunacak deliklerden. çöp torbası olarak kullanmıyo mu kimse bu torbaları ya? ya da cidden bana mı denk geliyo sürekli? migros tansaş delik hep. bim sağlam ama.
0
cacik
(27.02.11)
bana neredeyse hiç denk gelmiyor.
0
sen git ben geliyorum
(27.02.11)
bana denk gelmiyor hiç. alışveriş ettiğiniz marketle bir ilgisi olabilir mi?
0
microfiction
(27.02.11)
bana hiç gelmedi.
0
xenophobe
(27.02.11)
Migrosun ki kadar kalitesiz poşet üreten market olamaz herhalde, üflesen deliniyor. Yaşasın File Torba!
0
skywalkeremre
(27.02.11)
şehir de belirtseydiniz keşkem.
benim de marketlerden aldığım tüm poşetler delik hâlde oluyor; hepsi de marketine göre değişen ama, aynı yerden (aynen bim hâriç). hep çöp poşeti satışını öldürmemek için yaptıklerını varsayarak mevzûyâ yaklaştım. iş bu sebebile tarafımca memur edilmiş koli bantı bulunur mutfakta hep:) onlar delsin ben yamarım hesâbına..
kipa önde, migros sonrasında gelmek üzre, en çürük poşetlere sahipler.
0
yapacakbirseyyok
(27.02.11)
hiç denk gelmedi :)
0
hmm
(27.02.11)
bütün marketlerde kasanın yanında poşetler hiç ellenmemiş bir şekilde duruyor. zaten adamların işi başından aşkın bir de oturup özel olarak poşet deldiklerini zannetmiyorum. @cacik baya bir fantazi kurmuşsun bence.

çoğu poşet daha ucuza getirilsin diye sigara kağıdından ince yapılıyor. bizzat benim elimde ara ara paketleme esnasında yırtılıyor poşetler. bu kadar ince poşetlerin sizin koyduğunuz malzemeler tarafından yırtılması çok normal. ben dikkat ediyorum poşetlerin yarısı eve gelip malzemeleri boşalttığımda delinmiş oluyor. kimseyi poşetleri deldi diye suçlayamam çünkü ben paketliyorum.

nasıl bu kadar emin mi konuşuyorum? gereksiz şeylere gereksizce dikkat eden, hobi olarak market gezen bir başak burcuyum. aldığın ekmek kaç lira, portakal suyu kaç lira diye sorsanız alırken dikkat etmiş olmama rağmen hatırlamam. ama poşetleri hatırlarım.
0
mea maxima culpa
(27.02.11)
Daha çok yerel marketler de yaparlar bunları; poşetleri bir arada, düzenli dursunlar diye metal bir çubuğa delerek geçirirler, müşteri geldiğinde gerekli gördükleri sayıda poşet verirler oradan, genelde tutulacağı yerden yaparlar bunu ama poşetin altından da yapabilirler bunu hata sonucu gibi geldi bana.
0
uyku inadim inat
(27.02.11)
@mea max culpa: ben kasada çalışanların poşet delme ihtimalindense marketlere poşet üretenlerin, üretim esnasında gerçekleştirdikleri bi komploya dikkat çeker gibi yapmıştım. yoksa kasada çalışan elemanların tek tek poşetleri deldiklerini düşünür gibi bile olmadım.
0
🌸cacik
(27.02.11)
çöp poşetlerini kim satın alacak eğer delik olmasalar.
0
karlmarx
(28.02.11)
@cacik. sorunda "bim'i tenzih ederim" demişsin. ve başka bişi yok. böyle olunca marketlere ve market çalışanlarına yönelik yazmışsın gibi duruyor.

bence bütün komplonun sorumlusu sigara kağıdı inceliğinde poşetler. delinmemeleri mucize zaten onların.
0
mea maxima culpa
(28.02.11)
Çocuklar başlarına geçirdiğinde boğularak ölmesin diye konulmuş olmalı.
Tabii ki o kadarcık delikten gelen havayla çocuk nefes alamaz ama o delikten giren hava naylonun yüze yapışmasını önler yoksa çocuk kendi kendine kurtulamayabilir.
0
o midas
(28.02.11)
Hepsi kesinlikle delik. Tırnaklarım kısa.
0
hair freak
(28.02.11)
benim tahminim, millet üçer beşer dadanmasın diye delik..evet, çöp torbası olarak kullanıyorum..evet delik. iki üç taneyi iç içe koyuyorum, ya da kuru çöp atıyorum.
0
cedilla
(28.02.11)
bazı marketlerin bütün poşetlerinin aynı yerden delik olduğunu fark etmiştim ben de. bence üretim esnasında delik ürettiriyorlar. çöp poşeti yapmak için 3-5 tane fazladan poşet alan insanları önlemek için sanırım.
0
kalimotxo
(28.02.11)
banada cogu torba delik gelio.cop torbasi olarak kullanmak icin millet ücer beser almasin die deliolar bnce.
0
all girls dream
(28.02.11)
cevapları okudum ve şaşırdım. türk insanı delik poşetle imtihan ediliyormuş. peki bu poşetleri aldığınız marketlerle konuşuyor musunuz? ne diyorlar?
0
mea maxima culpa
(28.02.11)
yere fln koyuyorsanız delinbıyordur ya da tasırken oraya buraya surtunuyorsa. ya da cope doktugunuz bişi eritiyordur. copun dıbınde bişi deliyordur fln fln. delik poset ilk defa duydum.
0
bryan fury
(28.02.11)
vallahi delik--hatta şöyle, migrostan eve söylerseniz, sanal marketin ayrı torbası var, üzerinde de sanal market falan yazıyor-onlar sağlam.

ama kasadan hep delik verirler--ben çöp öğütücü kullanıyorum, o nedenle sulu çöpüm yok, sıkıntı olmuyor ama muazzam da çöp kapasitem var çünkü köpeklerimden biri muhabbet kuşu gibi gazeteye yapıyor, sokağa bile çıkartsam--o nedenle o torbalardan her gün beşer onar kullanıyorum--torba ekpersliğim oradan geliyor.
0
cedilla
(28.02.11)
(7)

Müslüm gürses

sarper361
arkadaşlar benim bu adamla yüzyüze röportaj yapmam lazım. nerdedir, nerde yaşar, nasıl yaşar, bir yerde sahneye çıkıyor mu? hepsi lazım bana. yapamazsın demeyin başka her şeyi söyleyebilirsiniz.Ek: 7 dakikalık kısa bir şey olacak.
arkadaşlar benim bu adamla yüzyüze röportaj yapmam lazım. nerdedir, nerde yaşar, nasıl yaşar, bir yerde sahneye çıkıyor mu? hepsi lazım bana. yapamazsın demeyin başka her şeyi söyleyebilirsiniz.

Ek: 7 dakikalık kısa bir şey olacak.
0
sarper361
(01.02.11)
arasıra pavyonlara çıkıyor bursada. istanbulda da çıktığı yerler vardır. birinde gidip yakalarsanız bence kırmaz.
0
aussteiger
(01.02.11)
peki bunları takip edebilecek bir yer var mı? bu iki hafta içinde olması gerekiyor bunun.
0
🌸sarper361
(01.02.11)
www.sanatcimenajeri.com

Kaos Menajerlik Organizasyon
İletişim:0 212 272 01 01/ 0532 456 87 87


eger artik calismiyolarsa bile kendisiyle, yine de iletismeniz icin bilgi verebilirler.
0
la traviata
(01.02.11)
valla sayenizde müslümcü forumları arşınlıyorum.

www.muslumcu.com sağda biryerde nerede ne yaptığı yazıyor.
0
aussteiger
(01.02.11)
tamam çok sağolun. peki nerde oturuyor bu adam bunlar olmazsa evinin önüne gidicem.
0
🌸sarper361
(01.02.11)
bir dönem bakırköy osmaniyede yaşıyordu, hala orda mıdır bilmem.
0
kalimotxo
(02.02.11)
bakırköy kartaltepe mahallesi tez sokakta bulunan ŞOK marketin 4. katında oturur ben tanışmadım fakat tanışanlar iyi niyetli bi adam olduğunu söyler sizide kıracağını sanmıyorum
0
kemas
(02.02.11)
(35)

öküzlük yaptım

dieselsingle2
çok özet geçiyorum,konuştuğum bi kız var, işte konuşurken profil resmimi sordu, üzerinde adımdan harfler içeren logo tarzı birşey, anlamını sordu anlattım işte başta şurda özendim ama sonra şöyle değiştirdim vs+seni ifade ettğini düşünüyomusun şekln son hlinn-estetik olarak evet ama anlam yüklemedim
çok özet geçiyorum,

konuştuğum bi kız var, işte konuşurken profil resmimi sordu, üzerinde adımdan harfler içeren logo tarzı birşey, anlamını sordu anlattım işte başta şurda özendim ama sonra şöyle değiştirdim vs

+seni ifade ettğini düşünüyomusun şekln son hlinn
-estetik olarak evet ama anlam yüklemedim henüz
belki de son hali bulana kadar birçok anlam yüklemiş olabilirim
ama bunu bilinçaltından çıkarmak kolay olamasa gerek :)
+bşy daha eklemk istiyorum, bilinçaltına yerlşn anlamları yoketmen adına..belki ufak bi çizgi çizebilirsin.çizen sensin istedğn anlamı yükleyerek kndne daha çok bnzer bşy çıkarablrsn ortaya,anlam bkmndan diyorum ..

böyle bir konuşma geçti. neyse yattı. öğleye doğru 2-3 mesajlaştık. benim anladığım üzerine bir çizgi ekleyince onun da adından harfler içerecek, öyle birşey sandım. mesajın birinde "bahsettiğin çizgiyi eklemeye çalıştım ama bir türlü sonuca varamadım" dedim. dediğime cevap vermedi, ders çalışıcam gşrşz tarzı birşey dedi.
kafama şimdi dank etti benim anladığım ile onun kastının.

nasıl telafi ederim a dostlar?
acil sayılır çünkü bu gece edemezsem manası kalmaz.
0
dieselsingle2
(31.01.11)
ben anlamadım bir şey. +'ları çözümleyemedim de.

edit:
çok ciddiyim. laf sokmaya çalışmıyorum.
0
kivanc1
(31.01.11)
+'lar o
- ben
"belki ufak bi çizgi çizebilirsin.çizen sensin istedğn anlamı yükleyerek kndne daha çok bnzer bşy çıkarablrsn ortaya,anlam bkmndan diyorum .."
kilit cümle bu.
0
🌸dieselsingle2
(31.01.11)
dayanamadim soyluyorum: hic bir sey anlamadim. tek anlayabilecegim, bir seyi yanlis anladiginiz.
0
freefroglet
(31.01.11)
e kız ne anlatmaya çalışmış ki? çizgi ekleyince nolcak? ne yani? öküzlük nerde?

ben de anlamadım.
0
ley ley
(31.01.11)
abi sorması ayıp kız kaç yaşında? liseli vs. olabilir mi ?

bende hiç bir şey anlamadım malesef
0
sert yerden yavas
(31.01.11)
"belki ufak bi çizgi çizebilirsin.çizen sensin istedğn anlamı yükleyerek kndne daha çok bnzer bşy çıkarablrsn ortaya,anlam bkmndan diyorum .."
bu cümle ile
" son hali bulana kadar birçok anlam yüklemiş olabilirim "
e dayanaraktan diyor ki, geçmişi sil unut, geçmişe bir çizgi çek, yeni anlamlar yükle diyor.
ben ne anlıyorum?
bir çizgi ekle yeni bir anlamı olsun.
0
🌸dieselsingle2
(31.01.11)
+'ların -'lerin ne olduğunu anladık yahu. diğer kısmı anlamadı kimse. sen ne anladın, kız arkadaşın ne anlatamaya çalışmış?
0
kivanc1
(31.01.11)
bence o da sizin dediğinizi ("bahsettiğin çizgiyi eklemeye çalıştım ama bir türlü sonuca varamadım") anlamamış; çünkü siz ne anladıığınızı yazmasaydınız açıkça, aklıma bundan böyle bi şey çıkartılabileceği gelmezdi.

ciddiyim.
0
ksl
(31.01.11)
kendini söylemiş o. bir çizgi çekerek onu temsil etmesini istemiş. senin de anladığını sanmış, sen de öyle diyince senle olmaz gibisinden bir mesaj verdiğini düşünmüş.

bukowski misiniz amk bu ne derinlik ya.

şimdi dank ettiğini söyle, çek çizgiyi de sevinsin.
0
slavez
(31.01.11)
uni 2, sesli harleri kullanmıyor son aralar aldırmayın :)
0
🌸dieselsingle2
(31.01.11)
livaneli kadir
(31.01.11)
rahat olun, bence o da ne dediğini anlamamış o anda, saatler sonra siz yanıt verince, unuttuğu için cevab verememiş :)
0
pinking of you
(31.01.11)
p a t r i o t
(31.01.11)
acikca yaz, bak tek sorun diliniz....
0
rn
(31.01.11)
"şimdi dank ettiğini söyle, çek çizgiyi de sevinsin."

aynen böyle yap.
0
kivanc1
(31.01.11)
"şimdi dank ettiğini söyle, çek çizgiyi de sevinsin." + 1 tabi ama bence ilişkiye falan başlamayın söz konusu kişiyle oof beyin kıvrımlarım sızlıyo
0
hesabım silindi kırgınım modlar
(31.01.11)
ben ki bi anlık gafletle dümdüz düşünen, görünenin arkasındakini bulmaya üşenen insan...dün akşam çizgi sözünle ne demek istediğini biraz gec kavradim. insan böyle bir varlık düşünmek anlamak için fırsat tanımıyor cogu kez kendine... ve bu yönüyle de doğadaki en aciz varlık oluyor kendindeki gücü kullanmadığı için. bahsettiğin çizgiyi çektim, özür dilerim... iyi geceler

nasıl olur mesaj olarak?
0
🌸dieselsingle2
(31.01.11)
cok iyi. devam...
0
freefroglet
(31.01.11)
olmus, yolla.
0
rn
(31.01.11)
bence de olmuş. vay be.
0
hesabım silindi kırgınım modlar
(31.01.11)
böyle knşan kzdn. hyr gelmez hacı brak o kzı.
0
uche
(31.01.11)
layer26
(31.01.11)
o kadar anlamsız bişey yazmış ki anlamaman normal, burdaki insanlar da anlamamış zaten.
ayrıca dili bu kadar sığ bir şekilde kullanan, harfleri atlayarak yazan bir hatunun senin dediğin o derin içeriği değil ifade etmek düşünebileceğini bile sanmıyorum.

bu işin oluru varsa bile böyle yazan bir kızdan arkana bakmadan kaç derim.
0
kalimotxo
(31.01.11)
bir ilişkide olmanın en iyi yanı, böyle 'derin' muhabbetler çevirmeden konuşma rahatlığı sanırım :)
bir an önce o moda geçiniz de rahatlayınız derim ben :)
0
pinking of you
(31.01.11)
gelen cevabı da yazayım;
Olagan bisey.insanin yapisi böyle..Fakat bna özür borcun yoktu ki,bu kendinle ilgli.ben fikrimi sunmustm sadece. film izliyoruz kuzenimle.Exam.beklentsz basladm oyüzdn oldkca iyi gdyor :) iyi geceler..

bi bok anlamadım +1 yazsam ne olur?
0
🌸dieselsingle2
(31.01.11)
@eyke daşşak geçeceğine bildiğini söyle de birşey biliyor sanalım.
öküzsek öküzüm kabul ederim de böyle ...şak cevaplar çözüm değil :))
0
🌸dieselsingle2
(31.01.11)
bişey yazılmaz artık,iyi geceler demiş..

yapılacak şey mesaj beklemek artık :)
0
p a t r i o t
(31.01.11)
hissel duyumlarımı hiçsel şekillerde bulmak istemiştim sadece, ama sen sadece bir çizgiyle o kadar iyi anlattın ki beni, teşekkürler, iyi seyirler...

ahaha yazsana bunu nolur nolur.
0
pinking of you
(31.01.11)
@pink alemsin :)
@patriot'un dediği gibi beklemek gerek.
0
🌸dieselsingle2
(31.01.11)
kız kendini çok derin duygular içinde, dili de çok iyi kullanan biri sanıyo aga boşver sinirini bozar bu senin. facebookta can yücel, küçük iskender vb. facebookta popüler şairden de paylaşımlar yapıyor değil mi?
sen o çizgiyi bunun ismine çek, yolla gitsin. bunun yemeği falan da yenmez bak. yazdığı bile okunmuyo =/

ek: favorilere alıyorum, neticeyi bildir bize.
0
lazor
(31.01.11)
oldu görüşürüz
(31.01.11)
@lazor "ız kendini çok derin duygular içinde, dili de çok iyi kullanan biri sanıyo aga boşver sinirini bozar bu senin. facebookta can yücel, küçük iskender vb. facebookta popüler şairden de paylaşımlar yapıyor değil mi?"
she hates those, buddy! seni anladım evet dışarıdan öyle gözüküyor ama değil, böyle şeylerin paylaşılmasından nefret eder.
diline aldırmayın dedim ya..
0
🌸dieselsingle2
(31.01.11)
bu kızla olmaz. arkadaş görüyo seni
0
everyone looks so good from here
(31.01.11)
ıhıh olmamış. Çizgi meselesini hatunlar takar hacı. O çoktan senin adının üzerine çizik atmıştır.
0
theodor
(31.01.11)
yoruldum yemin ederim.
0
mahnita
(31.01.11)
(14)

Okb anksiyete bozukluğu tedavi edilen bir sorundur.

business
Obsesif kompulsif bozukluk (okb) ya da anksiyete bozukluğu, panik atak vs. vs. bu tip durumlar yaşayan bir arkadaşımız var ise ilaç + terapi ile 4-5 ay içerisinde bütün bu sorunlarınızdan kurtulabilir, tıpkı eskisi gibi olabilirsiniz. Bende de okb anksiyete vardı. bu yöntemle kurtuldum. sadece bu
Obsesif kompulsif bozukluk (okb) ya da anksiyete bozukluğu, panik atak vs. vs. bu tip durumlar yaşayan bir arkadaşımız var ise ilaç + terapi ile 4-5 ay içerisinde bütün bu sorunlarınızdan kurtulabilir, tıpkı eskisi gibi olabilirsiniz. Bende de okb anksiyete vardı. bu yöntemle kurtuldum. sadece bu tip sorunlar yaşayan kişiler var ise çözümün olduğuna inanmaları için bu yazıyı yazma gereği duydum.
0
business
(26.01.11)
bu tüm psikiyatristlerin yapabildiği bir şey zaten. yeni bir yöntem bulunmuş gibi yazmışsınız. ayrıca okb ile anksiyete farklı şeyler.
0
beyaz zambak ve mezar
(26.01.11)
@alkamor

Teşekkür ederim. Elbetteki paylaşabilirim. Bende kaygı bozukluğu vardı. Yani herşeyin en kötüsünü, en kötü ihtimali düşünmek gibi bir takıntı mevcuttu. Mesala örneğin babanız hasta ve hastanede ise ilk aklınıza gelen şey kanser mi acaba? yoksa ölümcül bir hastalığa mı yakalandı? gibi en kötü ihtimalleri düşünmek ve bu düşünceden kaynaklı kaygılanma stress e girme gibi bir bozukluk vardı. ilaç ve terapi ki özellikle terapi bu düşüncelerinizin gerçekciliği üzerine eğilmenizi sağlıyor ve bu düşüncelerin ne kadar mantıksız olduğunun farkına vardıkça bu tip düşünceleri düşünmeyen ya da gerektiği ölçüde düşünen bir adam haline geliyorsunuz. Bugün dönüp baktığımda ne kadar komik ve gereksiz kaygılara büründüğümü görüyorum. :)
0
🌸business
(26.01.11)
@beyaz zambak ve mezar

Çok bilmiş arkadaşım benim birincisi tüm pskiyatrisler bunu yapabiliyor ama bu durumu yaşayanlar sanki hayatı boyunca bu sorundan kurtulamayacakmış gibi hissederler. Dolayısıyla ben yaşayan bir tecrübe olarak bunu söylemeye çalıştım. ikincisi bir insanda hem okb hem de anksiyete bozukluğu ikisi farklı şeyler olsa dahi bir insanda her iki sorun mevcut olabilir.
0
🌸business
(26.01.11)
okb ruh kanseridir ve ne yaparsanız yapın tamamen kaybolmaz, en küçük hücresinden yeniden çoğalır ve yeniden.. hep yeniden.. hep ama.. hep..
0
eromero111
(26.01.11)
@eromero111

işte bu kişiler gibiler yüzünden bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum. :) Bu hastalık geçer geçiyor geçti. daha üzerine yorum katmanın anlamı var mı?:)
0
🌸business
(26.01.11)
ilaçlar insanın düşünce mekanizmasını ya da sistematiğini değiştir(e)mez, sadece geçici rahatlama verir o kadar, alkol gibi, ümitsizliğe sevk etmem istemem ama, zevk almaya bakın..
0
eromero111
(26.01.11)
bu konuya dahil olmak istemezdim ama gercekten senin rahatsizligin obsesif kompulsif bozukluk degilmis, eger sana oyle dedilerse para kazanmak amacli eni kandirmis olabilirler, senin sadece normal duzeyde bir anksiyete bozuklugun soz konusu imis. umarim bu konuyu daha fazla buyutmezsin, sayet hayal kirikligina ugra istemem ama ben 2001 yilindan beri tedavi goruyorum senin soylediklerinden farkli onlarca teshiste bulundular. oyle zannettigin gibi cabuk ve kolay gecmiyor bu hastaliklar.
0
cyclic chronic loser
(26.01.11)
"bu yöntemle kurtuldum" ibaresi yeni bir yöntemmiş gibi algılanabilir, bunu anlatmaya çalışıyorum. ayrıca okb ile anksiyete aynı anda olabilir ama bunu anlatmak için araya "ve" bağlacı koymanız gerekiyordu. okb ve anksiyete. ok?
0
beyaz zambak ve mezar
(26.01.11)
obsesif kompulsif bozukluk bir kaygı (anksiyete) bozukluğudur.
obsesif kompulsif kişilik bozukluğu ise, bir kişilik bozukluğu, kişilik yapısıdır.

bu iki şeyin ayrımını bilmek önemli.

---

ben de çok ağır bir okb hastasıydım, yani kaygı bozukluğum vardı. bu yüzden çok büyük acılar yaşadım.
ve yalnızca bir yıllık ilaç tedavisi ile bu rahatsızlıktan %98 kurtuldum. elbette ufak tefek şeyler kaldı ama onların hiçbir önemi yok benim için. takıntılarım olsa da onları görmezden gelmek benim için artık çocuk oyuncağı, farkına varmam yeterli oluyor. mesela ışığı kapattıktan sonra tekrar açıp kapayasım gelebilir. o an, hayır bunu yapma dersem kendime kaygım yükselmiyor ve hemen unutuyorum.

bununla birlikte burada sözünü etmeyeceğim bir kişilik bozukluğunu da psikoterapi ile atlattım.

ruhsal rahatsızlıklar konusunda lütfen kimse endişeli olmasın.
umutlu olun, yeneceğinize inanın, içgörünüz yüksek ise ve emek verirseniz aşarsınız.
0
gijilti
(26.01.11)
ahahaha cevap yazan arkadaşlar destek olmak yerine insanların moralini bozmak için ellerinden geleni yapmışlar. "hayatta kurtulamazsın, biz kurtulamadık sen de kurtulamazsın, ilaçlar bir işe yaramaz" vs vs... adam kurtulmuş işte ya da kurtulmaya başlamış burda gelip paylaşmak istemiş. sadece ilaç kullandım da dememiş; terapi de gördüm demiş. hemen "hayatta olmaz, çözümü yok" diye saldırmışsınız. bu ne öfke, bu ne çekememezlik???
bu tür hastalıklarda herkes sadece kendi başına geldiğini ve ömür boyunca o şekilde yaşayacağını düşünür. "tedavisi var" denen şeylerde bile kendisine tedavinin fayda etmeyeceğini dolayısıyla denemeye bile değer olmadığını düşünür. ancak başka birinin de aynı hastalıkla savaştığını ve çözüm bulduğunu öğrenirse en azından tedavi olmak için bir çaba harcar. business da gelip benzer durumda olanlara bir örnek olmak istemiş, ne kötülük var ki bunda?

@ business, güzel bir duyuru olmuş +rep
0
kalimotxo
(26.01.11)
Bendede aileden gelen obsesif kompulsif bozukluk var.Bundan 2 sene öncesinde baya bir rahatsız etti beni.Beraberinde anksiyete bozukluğuda getirdi.
Bendeki sadece düşünsel bile değildi.Fiziksel olarak el yıkama, temizlik olarak gösterdi kendini.Hele o kötü düşüncelerin sürekli kanser gibi beyninizi rahatsız etmesi.Bunu hiçbir insan istemez gerçekten kanser olsan ölür kurtulurum dersin çaresi var.Ama onun yoktu.

Sonuç olarak iyi bir psikiyatra gittim.Teşhisi doğru koydu.Doğru ilaçları verdi.Beni bir denek olarak değilde hasta olarak gördü.Bir sene boyunca vermiş olduğu ilaçları kullandım.Hiç aksatmadım.Antidepresan kullananlar bilir, bu ilaçların yan etkileri insanı iyice hayattan bezdirir.Sabrettim ilaçlara ara vermedim.Zamanı geldiğinde bıraktım.Psikoterapi görmedim.

Şimdi eskisine göre çok iyiyim.Sıkıntılı zamanlarım olmuyor mu elbetteki oluyor.Biliyorum bu hastalık ömür boyu benimle birlikte yaşayacak.Şu an dışardan eve geldiğimde yine hemen lavaboya gidip elimi yıkıyorum.Yine temizlikle ilgili ve ölümle ilgili takıntılarım var.Ama eskisine göre çok çok az.

Birde bu hastalığı yaşayan arkadaşlara tavsiyem.Sürekli bir şeylerle meşgul olun.Boş zamanınız hiç olmasın.Eğer meşgul olursanız kötü düşünceler için zaman kalmıyor.
Benim şu an korktuğum tek şey var askerlik.Askere gidersem oranın ortamıyla tekrar hastalanırım düşüncesi var.

Neyse fazla uzattım.Sonuç olarak ne zaman hastalanacak gibi olsam.O aldığım ilaçların yan etkilerini düşünüyorum ve şimdiki halime şükrediyorum
0
matsiyah
(26.01.11)
konu hakkinda direk bir sey demeyecegim ama yukarida "ilaclar insanin dusunce seklini degistiremez" gibi seyler yazanlar var.

"dusunce" dediginiz sey beyindeki kimyasal reaksiyonlardan baska bir sey degildir. ve ilaclar bu mekanizma ile etkilesime girip dusunce patternlerinizi degistirebilirler.
0
kurukafa
(26.01.11)
@kurukafa aynı şeyi bana doktorumda söylemişti.
Antidepresanlar direk beyindeki reseptörlere etki ediyormuş.
0
matsiyah
(26.01.11)
kurukafa hakli. dagilin!!!
0
cyclic chronic loser
(27.01.11)
(2)

callanetics

hadtobeyou
ben callanetics yapmak istiyorum, spor salonuna gidebilecek durumda değilim. şurdan burdan torrent filan da pek anlamıyorum açıkcası. bana anneye anlatır gibi bir dvd ya da egzersiz bilmemnesini nereden bulurum anlatabilecek olan var mıdır?
ben callanetics yapmak istiyorum, spor salonuna gidebilecek durumda değilim. şurdan burdan torrent filan da pek anlamıyorum açıkcası. bana anneye anlatır gibi bir dvd ya da egzersiz bilmemnesini nereden bulurum anlatabilecek olan var mıdır?
0
hadtobeyou
(20.01.11)
itsbeauty.com'dan bulmuştum ben 1 saatlik videosunu. kadinlarkulubu.com'da da vardır oraya da bakabilirsin.
daha farklı hareketler de çeşitli video sitelerinde var.
0
kalimotxo
(21.01.11)
scorpio
(21.01.11)
(13)

lanet komşu

adıgüzel
üç arkadaş bir evi paylaşmaktayız, öğrenciyiz, kiracıyız. yan dairemizde üç çocuklu bi aile var. her gün her saat kavga edebilme yeteneğine sahipler. kızlar anneyle, anne babayla, küçük oğlan hepsiyle, kızlar babayla, baba anneyle vs. benim odamla salonları arasında malesef ince bi duvar var. zaten
üç arkadaş bir evi paylaşmaktayız, öğrenciyiz, kiracıyız. yan dairemizde üç çocuklu bi aile var. her gün her saat kavga edebilme yeteneğine sahipler. kızlar anneyle, anne babayla, küçük oğlan hepsiyle, kızlar babayla, baba anneyle vs. benim odamla salonları arasında malesef ince bi duvar var. zaten en ufak konuşmalarını, tv sesini çok net duyabiliyorum. ama o kadar çok bağırıyorlar ki kavga ettiklerinde.. 2 kere uyarmaya gittim, pek de iyi sonuç almadan eve döndüm, sonra hakkımızda konuşmalarını bile duydum. neyse, en son bu sabah 06.20 de baba kız birbirlerine küfürler saymaya başladılar yine. duvara vurdum. bu kez de adam ordan bana bağırdı "gerizekalı ne vuruyosun pat pat alış artık yurt değil burası" şeklinde. normalde ben gider ağzının payını verir, işe yaramasa da en azından içimi dökerdim ama yapmadım. şimdi bana söyleyin ne yapmak gerek?
not: apartmanda zaten 3 daire dolu. alt kattaki kadın da şikayet ediyo ama yıllardır böyleler bişe yapamıyorum falan dedi.
teşekkürler.
0
adıgüzel
(10.01.11)
apartmandaki ev sahipleri bir şey yapamıyorsa, "kiracı" ve "öğrenci" olarak yaptırımınız olamayacaktır üzgünüm.

hukuki boyuta taşınabilir mi, onu bir araştırabilirsiniz. ancak bununla uğraşmaktansa en kısa sürede yeni ev aramaya başlamak daha kolay olur gibime geliyor.
0
jangara
(10.01.11)
gidip kapısına işeyin
0
joker06
(10.01.11)
@jangara ağustos ta taşındık, 800 lira depozito, 800 lira komisyon verdik.
0
🌸adıgüzel
(10.01.11)
o zaman en mantıklı yol yöneticiyle, ev sahibinizle, alt katla vs konuşup diğer apartman sakinlerini örgütlemek bence. en azından toplu bir uyarı verilir. bir de avukata danışın bu konuyu, seçenekleriniz nedir iyice öğrenin. kullanmasanız da, "tehdit unsuru" olarak sunabilirsiniz komşuya.
0
jangara
(10.01.11)
@merdümgiriz... üç erkek olmadığımızı varsayalım.
0
🌸adıgüzel
(10.01.11)
en iyi yöntem aynı şekilde cevap vermek...... seslerini kayda al sonra son ses açıp kendilerine dinlet....
0
zeynelali
(10.01.11)
İnsan gibi yaşamayı, başkaları ile aynı ortamı paylaştığımızı maalesef idrak edemiyoruz.
Biz de aynı konudan muzdaribiz. Ancak olay döndü dolaştı, biz ses yapıyoruza geldi. Ki çalışan iki insanız.
Nasıl bir durum olduğunu biliyorum ama diğer komşular da birlik ise, apartman yöneticisi ile görüşün bence.
Olmadı kavga esnasında polisi arayın. Bir iki yaparsanız susarlar umuduyla.
Bizimkiler susmadı, o ayrı mesele.
0
lucky_meh
(10.01.11)
50 liraya 2+1 alın son ses açın evden çıkın, gezin.
0
kreider
(10.01.11)
polisin desibel takibi falan yapması gerekiyor normalde. bence siz de gürültü yapın. sorun ederlerse siz de yapıyordunuz dersiniz. etmezlerse eğlenirsiniz işte ne güzel asdadasasdasd
0
pusula
(10.01.11)
erkek olsaydınız gidip dövün derdim ama en güzeli şikayet etmek..
olmadı erkek arkadaşlarınıza söyleyin gidip dövsünler.
0
jules winnfield
(10.01.11)
polisten bir şey çıkmaz. size bir arkadaş ekolünden yaptığını anlatayım:

böyle yüzsüzler genelde bi de tırsak olurlar. bu arkadaş kız kardeşinin eşine rica etti, o da telefonla aradı, ana avrat düz gitti "sen bu musun" "böyle böyle mi ediyorsun" "şimdi ben gelip senin..." diye giden bi fasıl sonrası çok seviyeli bir ilişkileri olmuştu. varsa böyle cengaver tanıdığınız, aratın. direkt dövdürüp elinizi kana bulamayın :)
0
no avalon
(10.01.11)
komşularımız birbirini boğazlıyor diye polisi arayın bence. o kadar çok ses geldi ki birbirinize zarar veriyorsunuz sandık dersiniz.
0
kalimotxo
(10.01.11)
bence onlar kavga edince porno film açıp yüksek sesle onlara dinletin. bir şey derlerse de gerizekalı ne vuruyosun pat pat alış artık aile evi değil burası" diye cevap verirsin.
0
kayranin kedisi
(10.01.11)
(13)

bir tuhaf ayrılık öyküsü?!

atmosphere
geçenlerde bir hatun anlattı:kızın bir arkadaşı var. ciddi ilişki düşünüyor bulamıyor. annesinin arkadaşı bir çocuk buluyor. bir gün buluşup, beraber bir kafeye gidiyorlar.4 kişilik bir masa düşünün. karşı karşıya 2 kişi olacak şekilde. kız duvar kenarına oturuyor. çocuk onun karşısına değil de çapr
geçenlerde bir hatun anlattı:

kızın bir arkadaşı var. ciddi ilişki düşünüyor bulamıyor. annesinin arkadaşı bir çocuk buluyor. bir gün buluşup, beraber bir kafeye gidiyorlar.

4 kişilik bir masa düşünün. karşı karşıya 2 kişi olacak şekilde. kız duvar kenarına oturuyor. çocuk onun karşısına değil de çaprazına oturuyor. kız da bizim hatuna nefret ettim heriften böyle bir gerizekalılık yok filan diye anlatmış. herifi de hemen sepetlemiş.

bazen geyik olsun diye kızlara soruyorum bu soruyu. neredeyse bütün kızlar "kız her türlü haklı. öyle salaklık olmaz" dediler.

adamı böyle anında ipe çekmek biraz abartı değil mi?

[cevap için özellikle kızlar]
0
atmosphere
(05.01.11)
öncelikle erkeğim. oturma pozisyonunu sorun etmesi kızdan kıza değişir sanırım. nefret etmesi ise oturuşla alakalı değildir. genel olarak sevmemiştir elemanı. (muhabbet, gülüş, mimik, tavır) vs.
0
genzo madafakabayasi
(05.01.11)
kız beğenseydi öyle yapmazdı bence.
0
ermanen
(05.01.11)
kız haklı efendım, çaprazına neden oturuyor, nasıl bir düşünce ile o tarafa oturmuş anlamadım.
0
canseven
(05.01.11)
kız annesinin zoruyla gitmiş buluşmaya ( anneler zorlar yani gideceksin diye artık sussun diye tamam dersin) o yüzden bahane bulmuş çapraza oturdu olmaz diye. yoksa kızın haklı olduğu yok bence.
0
biramayası
(05.01.11)
Elemanın altında arabası yoktur.
0
Evocati
(05.01.11)
adamın oturduğu yer kızın beğenmediği için bulduğu bahanelerden biri, kız eğer hoşlansaydı durumu akla uygun hale getirmeye çalışırdı, vay be hem de yanıma oturdu demek ki o da benden çok hoşlandı gibi gibi... kızların böyle şeyleri akla uygun hale getirmeleri muazzamdır
0
freebird5406
(05.01.11)
böyle yapan kıza bi de haklı diyen kızlar mı olmuş?? ilginç ... basbaya beğenmemiş işte bahane yani.
0
kimbilebilir
(05.01.11)
sen oraya bredpiti oturt o masada oral bile yapar.
hikaye bunlar.
kıza tipsiz gelmiştir,
parası yokturdur,
falan filan işte hacı.
0
seyduna6687
(05.01.11)
saçmalık ötesi...
0
groove salad
(05.01.11)
ilk izlenimde çocuk bildiğin ben asosyalim diye bağırmış
kız haklı
0
photo85
(05.01.11)
yalnız bu kız bayaa bi yanıyormuş yanılmıyorsam. Yakışıklı tipsiz ayrımı yapacak durumda değilmiş...
0
🌸atmosphere
(05.01.11)
iyi de garip olan erkeğin hareketi değil mi? adam araya mesafeyi koymuş bariz, gitmiş en uzak noktaya oturmuş. hemen arabaya, yakışıklılığa bağlamaya gerek yok. adam normal davranmamış.
kız adamdan çok feci hoşlansaydı bile bu gariplik yüzünden aklında bir soru işareti kalırdı. ilk görüşte aşk gibi bir durum olmadığı için de sepetlemiştir, normal yani.
0
kalimotxo
(05.01.11)
o kızın yalnız kalması normal.
0
orpheus
(05.01.11)
(2)

Passaparoladaki yasemin hanım

neverletyougodown
Şu an yayınlanan passaparoldaki yasemin hanım kimdir?
Şu an yayınlanan passaparoldaki yasemin hanım kimdir?
0
neverletyougodown
(02.01.11)
suna yıldızoğlu'nun kızıymış.
0
kalimotxo
(02.01.11)
(bkz: yasemin allen)
0
alkolik imam
(02.01.11)
(3)

Apartman girişine zincirlenmiş bisiklet

mr fusion
Selamlar bisiklet severler, Oturduğum apartmanın girişinde birisi bisiklet zincirleyip gitmiş 1 aydır orada durmakta. Geçişlerde sorun çıkartıyor zaten dar olan koridoru iyice daraltıyor. Ayrıca hasta olan ananeme engel oluyor Komşulara Soruşturdum kimsenin haberi yok ya da haberi var kabul eden yok
Selamlar bisiklet severler, Oturduğum apartmanın girişinde birisi bisiklet zincirleyip gitmiş 1 aydır orada durmakta. Geçişlerde sorun çıkartıyor zaten dar olan koridoru iyice daraltıyor. Ayrıca hasta olan ananeme engel oluyor Komşulara Soruşturdum kimsenin haberi yok ya da haberi var kabul eden yok. Şimdi ben bu bisikletin zincirini kesip bodruma koysam hukuki açıdan bir soruna yol açar mı? hırsız muamelesi görür müyüm? Teşekkürlerimi sunarım.
0
mr fusion
(27.12.10)
kes gitsin hic bir sey olmaz.
0
cizgilipijama
(27.12.10)
Hukuki açıdan bi sıkıntı olmaz. Kes gitsin.
0
veeeys
(27.12.10)
kes gitsin. içine sinmezse bir de not yaz yapıştır bisikletin durduğu yere. yalnız notu okuyan başka biri bisikleti bodrumdan çalarsa karışmam :)
0
kalimotxo
(27.12.10)
(18)

tayt sorusu?

atmosphere
yine polemik yaratacak bir soruyla karşınızdayım:)geçen gün barda oturuyoruz. konu nerden açıldıysa tayta geldi. bir sözlükçü arkadaşım "mini etek giyemiyorlar, bacaklarını sergileyemiyorlar ya. onun acısını çıkartıyorlar" gibi bir şey dedi. masada kızlar da vardı ama kızlara sormadım nedense.sonra
yine polemik yaratacak bir soruyla karşınızdayım:)

geçen gün barda oturuyoruz. konu nerden açıldıysa tayta geldi. bir sözlükçü arkadaşım "mini etek giyemiyorlar, bacaklarını sergileyemiyorlar ya. onun acısını çıkartıyorlar" gibi bir şey dedi. masada kızlar da vardı ama kızlara sormadım nedense.

sonra başka bir kız ortamında. bütün kızlar. "tayt giymenin seksilikle ilgisi yok. çok rahat. ondan giyiyoruz" dediler. biz erkekler acaba kandırılıyor muyuz:)

cevapları bekliyorum. özellikle kızların...
0
atmosphere
(08.12.10)
böyle kandırılmaya can kurban..
0
anonimyususer
(08.12.10)
Ne demelerini bekliyordun ki? "Çok güzel götümüz ortaya çıkıyor, erkeklerin aklını alıyoruz, kendimize kilitlendiriyoruz" mu desin?

Götü başı o kadar sıkıcı bir şeyin rahat olması imkanı var mı? Kendinden düşün.

Şaka bir yana, rahat olan taytlar hakikaten var ama tercih sıralamasında rahatlık arkalarda oluyor kızlar için.
0
ataturkiye
(08.12.10)
nası yani tayt giymenin seksilikle ilgisi olsa kandırılmıyor mu olcaksınız ?
0
kimbilebilir
(08.12.10)
tayt değil de rus arkadaşlardan izliyorum tayt gibi çorabı giyiyorlar sadece. işte yürek budur diyorum tabi. ama tayt erkekleri fazla cezbediyor nedense o yüzden tehlikeli. giymesinler. herkes giymesin en azından.
0
ozdek
(08.12.10)
kizlar ne zaman düşündüklerini açık söylemiş ki, bu konuda söylesin. isteyen istediğini giysin erkeklerin sitinde değil, ama hepsine de yakışmıyor be kardeşim. maymunlar güzel olacağız derken çoğu zaman göz zevkimizin ebesini sitiyor.
0
pisekarv2
(08.12.10)
tayt giymenin seksilikle ilgisi yok. çok rahat. ondan giyiyoruz.
0
girl in a coma
(08.12.10)
anonimyususer
(08.12.10)
Deli misiniz ya! Rahat ötesi.. Jean pantolonların yüzüne bakılmaması sırf bu yüzdendir sevgili beyler bilginize..
0
aslıgibidir
(08.12.10)
tayt cidden rahat
0
photo85
(08.12.10)
yok vallahi kottan çok daha rahat. ve daha sıcak. kışın kot buz gibi olur ama tayt öylemi?? sıcacık. hemde pantolondan da daha güzel duruyor.
0
zenc
(08.12.10)
tayt sahiden cok rahat, seksi oldugunu dusunup giyenler de vardir ama vazgecilmezligi rahatliginda. pijama olarak bile kullaniyorum.
0
zoch
(08.12.10)
tayt gerçekten çok rahat. deneyin fark edeceksiniz :)
0
kalimotxo
(08.12.10)
tayt rahattır. göz zevkinize hitap etmiyorsa bakmazsınız olur biter, dert etmeyin böyle şeyleri.
0
ennoia_
(08.12.10)
@ataturkiye

cevaplara bakmışsındır herhalde. banko ergonomi çıktı. boşa sormadık yani:)
0
🌸atmosphere
(08.12.10)
çok rahat ayrıca tunikle çizmeyle güzel uyum oluyor, ince çorap giysen açık, kot giysen de boğucu bir görüntü oluşuyor, seksilik derdinde olsalar ince çorap giyerler.

hem firikik derdi yok hem zarif hem de ölçülü birşey tayt.

tabi bu dediğim tayt kısa bi bluzun altına giyilen tayt değil.tunikle, hafif uzun bir bluzle ya da gömlekle giyilen tayt/opak çorap.
0
urasil
(08.12.10)
bi kere kottan çok çok rahat. bi de zaten tayt giyiyorsanız tunikle giyerseniz birkaç sezondur da tunikler çok moda e tunik alınca altına da tayt giyiyorsun haliyle. kısa bluz giyip altına tayt gören ben hiç börmedim şahsen, etekle giyeni dövüyoruz zaten e tunikle giyince de zannetmiyorum ki görüntü kirliliği yaratsın
0
hesabım silindi kırgınım modlar
(08.12.10)
bir erkek olarak diyeceğim yanlış anlaşılmasın ama uzun (tişört diyeceğim, pek çakmam mevzulardan) tişörtle beraber giyilmesinin bir sebebi de camel toe'dur. tahmini varsayım. kuvvetle muhtemel.
0
o eli bi indir
(08.12.10)
@o eli bi indir

ahah bu iyiymiş cidden!
0
🌸atmosphere
(09.12.10)
(8)

Sonradan Kıvırcıklaşan Saç

tanri siva
evet duydunuz. düpdüz saçlı bi insanın saçı sonradan kıvır kıvır olur mu? böyle merinos gibi değil ama hat safhada bir dalgalanmadan bahsediyorum. sonradan dediğim de 24-25 yaşından sonra.
evet duydunuz. düpdüz saçlı bi insanın saçı sonradan kıvır kıvır olur mu? böyle merinos gibi değil ama hat safhada bir dalgalanmadan bahsediyorum. sonradan dediğim de 24-25 yaşından sonra.
0
tanri siva
(02.12.10)
benimki oldu, kucukken duzdu simdi baya dalgali (yas 25 yolun yarisi).
0
tryit
(02.12.10)
benim de oldu. kesimle de alakalı olabilir belki bir miktar, ama eskiden düz olduğu zamanları hatırlıyorum, sonradan dalgalandı. (16-17<sonradan<24-25)
0
benyazdimoldu
(02.12.10)
kesimle alakalı. kısa kestirip, uçlarına kat yaptırıp, her yıkayıştan sonra vigo ile kurutursanız gayet olur kıvırcığmsı. değişebilir.
0
lolita
(02.12.10)
kesimle falan ilgisi yok yahu. bildiğin kıvırcık oluyo işte. vigo ile kurutursan kıvırcık olmasına uğraşırsın. benim öyle bi çabam yok ki. saçlarımı 2 senede 1 kestiririm ben hatta. bildiğin kıvır kıvır.
0
🌸tanri siva
(02.12.10)
benim bildiğim kemoterapi alanlarda görülür bu durum...
0
ser
(02.12.10)
böyle bir sey olabileceğini birkaç yerde okumuştum.
0
kalimotxo
(02.12.10)
iklim nem dengesi ve saç kesimi ile alakalı.
lisedeyken düz saçlarım vardı. sonra kendiliğinden dalga aldı. ikisi de iyiydi. şimdi ne mi? ne düz ne dalgalı.. iğrenç bişi oldu
tamamen iklim nem dengesinden ve saç kesiminden kaynaklı
0
photo85
(02.12.10)
birisi daha sormuştu başka birisi de saç ömür boyunca 2-3 kere kendiliğinden şekil değiştirebilir demişti. ben onun yalancısıyım
0
hesabım silindi kırgınım modlar
(02.12.10)
(5)

hangi adsl

kalimotxo
ttnet'ten bıktığımız için değiştirmeye karar verdik. ama neye geçsek bilemedik. sınırsız tarife istiyoruz.tavsiyelerimniz nelerdir? uydunet iyi midir mesela? kablotv bağlanıyor mu?
ttnet'ten bıktığımız için değiştirmeye karar verdik. ama neye geçsek bilemedik.
sınırsız tarife istiyoruz.
tavsiyelerimniz nelerdir?
uydunet iyi midir mesela? kablotv bağlanıyor mu?
0
kalimotxo
(30.11.10)
fiber hat yokmuş bizde de ama kablo tv var. hatta önceden kablotv abonesiydik sonra kapattırmıştık.
0
🌸kalimotxo
(30.11.10)
1 haftadır kablonet kullanıyorum, memnunum. 12 lira 1 gba kadar. sonrası için her gb başı 3 lira.

max. 30 küsür lira ödüosun bokunu çıkarsan da downloadın.
sözleşme ile 200 küsür liralık modem bedava.
iyi gibi yahu.
0
yoa
(30.11.10)
kablo tv varsa adsl'e bulaşmamak en iyisi.
0
sutlu nescafe
(30.11.10)
Ben de kime sorsam kablo iyi diyor. İmkanı olan herkes kabloya geçiyor.
0
sourlemonade
(30.11.10)
evde 4-5 aydır kablonet kullanıyorum, çok sıkıntılı. imkanım olsa superonline alırdım, o yoksa ttnet. yıllardır kablonet kullanıp sıkıntı yaşamayan arkadaşım var. ama bende bağlantı sürekli yavaş ve sık sık kesiliyor. verdikleri kablosuz modem işe yaramaz, sinyal gücü en yüksek seviyede ama yandaki odadan bile tam çekmiyor.

komşulardan uydunet kullanan varsa memnunlar mı bir sorun. bağlantı sorunları bölgesel oluyor sanırım.
0
matthias coltrain
(30.11.10)
(3)

Ön değerlendirme

d max
Daha evvel bu sitede KPDS üzerine bir soru sormuştum. O KPDS'yi kullanacağım gün geldi artık. Uygun olduğum bir kadro ilanı var, zamanında gerçekleştiremediğim ama içimde kalmış olan okulda kalma idealimi yaşım henüz geçmeden gerçekleştirmek istiyorum. Mevzu şu ki, başvurumu gönderdiğim günden birka
Daha evvel bu sitede KPDS üzerine bir soru sormuştum. O KPDS'yi kullanacağım gün geldi artık. Uygun olduğum bir kadro ilanı var, zamanında gerçekleştiremediğim ama içimde kalmış olan okulda kalma idealimi yaşım henüz geçmeden gerçekleştirmek istiyorum. Mevzu şu ki, başvurumu gönderdiğim günden birkaç gün sonra bir "Ön değerlendirme", ondan da birkaç gün sonra sınav olacakmış. Ben ise fakülte bitiminden sonra uzun bir süre bu konulardan uzak kaldığım için prosedürlere pek vakıf değilim. Bu ön değerlendirmede sadece verdiğimiz belgelere mi bakıyorlar, yoksa mülakat tarzı, fiziksel olarak orada bulunmamızı gerektiren bir şey mi? Ona göre vasıta ayarlamam, mevcut işimden izin almam lazım, zira üniversite farklı bir şehirde.
0
d max
(27.11.10)
Genelde önce sınav, sonra mülakat yaparlar. Kesin cevap için o bölüme son girmiş asistanlardan birine e-posta atın derim.
0
sourlemonade
(27.11.10)
ön değerlendirme verdiğiniz belgelerin tam olup olmadığı, aranan kriterlere uygunluk gibi şeyleri içerir genelde. ama siz bir telefon edip sorun yine de.
0
kalimotxo
(27.11.10)
Aslında aradım orayı ama konuştuğum kişi de pek net bir bilgi veremedi. Yeni açılan bir okul orası, bu yüzden personel sıkıntısı var gibi. Şimdi olay şöyle, belgelerin 1 hafta kadar sonra ellerinde olması gerekiyormuş, APS ile göndereceğim yarına. Ondan 4 gün sonra ön değerlendirme, ondan da 4 gün sonra sınav diyor. Bu ön değerlendirmenin de bir mülakat içerip içermediğini soracaktım. Belgelere bakacaklarını tahmin ediyorum zaten ama benim de gitmem gerekiyor mu, mesele orada. Bölüme mesaj göndermeyi düşündüm ama hakkımda olumsuz bir fikir sahibi olurlar mı, ondan çekiniyorum. "Yuh artık kaç yaşında herif bi okuduğunu anlamamış" derler de baştan reddederler mi? Sonuçta mail adresimi, ismimi cismimi görecekler.
0
🌸d max
(27.11.10)
(1)

spor malzemesi

aklimdan zorum var
Değerli duyuru sakinleri,İstanbul'da çocuk için tenis kıyafeti bulabileceğimiz yerler var mıdır? Varsa nerede? Sportive Haramidere'yi aradım. Orada yokmuş. Onun haricinde gördüğünüz, bildiğiniz, aldığınız yerler varsa ve paylaşırsanız sevinirim. Teşekkürler
Değerli duyuru sakinleri,

İstanbul'da çocuk için tenis kıyafeti bulabileceğimiz yerler var mıdır? Varsa nerede? Sportive Haramidere'yi aradım. Orada yokmuş. Onun haricinde gördüğünüz, bildiğiniz, aldığınız yerler varsa ve paylaşırsanız sevinirim.

Teşekkürler
0
aklimdan zorum var
(25.11.10)
forum istanbulda decathlon var orda mutlaka vardır.
0
kalimotxo
(25.11.10)
(5)

bakırköy zuhuratbaba ya nasıl gidilir?

rentts
kadıköy'den denizotobüsü ile bakırköy yapmayı planlıyorum ondan sora ne yapmam gerek? kesin bir adres şu an için elimde yok yarın olcak ama kabaca şurdan otobüsü/minibüsü var vs derseniz süper olur.
kadıköy'den denizotobüsü ile bakırköy yapmayı planlıyorum ondan sora ne yapmam gerek? kesin bir adres şu an için elimde yok yarın olcak ama kabaca şurdan otobüsü/minibüsü var vs derseniz süper olur.
0
rentts
(21.11.10)
bence metrobüs kullan metrobüsten indiğin yerde de minibüsler var orada bir de adliye olduğu için sık sık kalkıyo
0
hazel
(21.11.10)
metrobüste nerde inmem lazım?
0
🌸rentts
(21.11.10)
incirli-ömür durağında ineceksiniz. indiğiniz yerde üstgeçit var üstgeçitten sağ tarafa doğru yürüyeceksiniz hemen onun altından minibüsler kalkıyor zaten.
0
hazel
(21.11.10)
denizotobüsünden sonra yürüyerek gidebilirsin ordan direkt giden bişey yok. ya da taksiye binebilirsin yakın bir mesafe zaten.
0
kalimotxo
(21.11.10)
bakırköy'e giden o minibüslerin bir kısmı bakırköy meydanına gider, bir kısmı zuhuratbaba tarafından capacity'nin önüne gider. aradaki ayrım siz bakırköy meydan yazan minibüslere değil, bakırköy yavuz yazan minibüslere bineceksiniz. carousel arabasına bineceksiniz, binince sorun. carousel mi, diye, araba zuhurat baba camisinin önünden geçerek gider.
0
pomolilik
(21.11.10)
(6)

Dubai ne kadar gelişmiş bir yer? Avrupa şehirlerinden daha mı gelişmiş?

ermanen
nedir, ne değildir?
nedir, ne değildir?
0
ermanen
(16.11.10)
benim akrabalar orada yasiyor sana soyle bi sey soyleyeyim dubai gokdelenler sehri petrol var para var huzur var ama hava cok sicak disarida dolasilmiyor herkesin evinde klima otobus duraklarinin icinde klima mac yapmak istersen halisahanin icinde klima oyle yasiyor insanlar orada.tabi bide sen birlesik arap emirliklerinin uae nin vatandasiysan gel keyfim gel is kesin buluyorsun hemde iyi parali...yani ben sayet istanbulu tercih ederim tamam gokdelenleri dunyanin en buyuk oteli palmiye adasimiydi var ama ben ne edeyim dubai de sicak deniz suyunu aritiyorlar.Petrol olmasaydi ayakta kalamazlardi simdide bir suru oteller dikiyorlar ilerisini dusunuyorlar
0
same
(16.11.10)
kusura bakmayın da baydı bu petrol muhabbeti. yıllık gelire oranı %7 falandı, adamlar bunu da %3ün altına çekmeyi hedeflemişler.

kanada da o kadar soğuk ki insanlar tünellerle binadan binaya geçiyor, nedir yani.

paris'te herkesin suratı asıktı, dubai'de herkes gülümsüyor misal. gelişmişlik nedir, kıstası nedir?
0
unbeknown the black
(16.11.10)
kanada soyle soguk toronto ve cevresi cok soguk ama vancouver tarafina gelirsen iklimi istanbul iklimine benzerdir hani kanada olarak ele almamak gerekir.ama dubai birlesik arap emirliklerinin icinde bi sehir oldugu icin ki birlesik arap emirlikleride cok sicak bir ulkedir dubai de cok sicak hava bakimindan :D bence avrupa sehirleriyle karsilastirirsak bi kere dubai de isci cok fazla hintlisi,pakistanlisi...vs cok isci var kendi araplari luks arabada gezerken villalarda otururken gariban isciler calisiyor gerci avrupada pek farkli sayilmaz ama gelismislik bakimindan dersen avrupa.dubaide sadece petrol var araba uretebiliyormu dubai?teknoloji seyleri uretebiliyormu?yaptigi tek sey herseyin parasini vererek hazira konuyorlar.ama avrupadakiler kendileri uretiyor cogu seyi
0
same
(16.11.10)
Gelişmiş ama içinde Araplar yaşıyor. Arap milleti pek "bize göre" değildir.
0
sourlemonade
(16.11.10)
gelismisligi buyuk binalar, luks ile olcersen daha da gelismistir de, kultur uretimi ile olcersen cacik olmaz.
0
lpgli tosbaga
(16.11.10)
gelişmişlik ölçütünü ne olarak anladığına bağlı... binalar, gökdelenler, yapılmamış denenmemiş, eşi benzeri olmayan şeyler olarak alırsan ayrı; yasalar, kültürel birikim vs olarak alırsan ayrı sonuçlara varırsın.
0
kalimotxo
(16.11.10)
(2)

Sırttaki Kıl Sorunu

boozedin
Ya da daha nazik şekilde "tüy" mü deseydim bilemedim.. Neyse, daha önceden pek fazla dert etmiyordum ama bir arkadaşımın kıl dönmesi hakkında bana anlattıklarından sonra tedirgin hale geldim diyebilirim. Kıl dönmesi riskini minimuma indermek için bir an önce aksiyon almam gerekiyor ve sırtımdaki kıl
Ya da daha nazik şekilde "tüy" mü deseydim bilemedim..

Neyse, daha önceden pek fazla dert etmiyordum ama bir arkadaşımın kıl dönmesi hakkında bana anlattıklarından sonra tedirgin hale geldim diyebilirim. Kıl dönmesi riskini minimuma indermek için bir an önce aksiyon almam gerekiyor ve sırtımdaki kıllardan (ya da tüylerden)kurtulmak istiyorum. Lazer mazer işini şu anda pek müsait görünmüyor.

Tüy dökücü krem olarak hangi markayı tavsiye ediyorsunuz? Dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir? Bir de tüy dökücü krem sürdükten sonra tüylerin çıkışını azaltan kremin sürülmesi gerekiyormuş; gerçekten var mı böyle birşey, işe yarar mı?

Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler kıllı ve kılsız dostlar...
0
boozedin
(13.11.10)
o sorunu da duymuştum ve kullanan arkadaşlara sordum "yok canım, onlar hurafe" cevabını aldım. Nasıl bir iştir bu?
0
🌸boozedin
(13.11.10)
tüy dökücüler jilet gibidir kökünden almaz, tüyler çıkarken de jiletle almışsın gibi çıkar. o tüy azaltıcı kremler de ancak tüyler kökten alındıktan sonra kullanılıyor (ağda, epilatör vb yöntemlerle).
0
kalimotxo
(13.11.10)
(5)

isletme mezunu felsefe yüksek lisans ı yapabilir mi?

spente le stelle
işletme bölümünde okumaktayım ama en büyük hayalim felsefe üzerine bir diploma sahibi olmak eğer kendimi geliştirebilirsem felsefe alanında yüksek lisans a seçilebilirmiyim yoksa başka dalda okuyanlara felsefe yüksek lisans kapısı kapalı mıdır?
işletme bölümünde okumaktayım ama en büyük hayalim felsefe üzerine bir diploma sahibi olmak eğer kendimi geliştirebilirsem felsefe alanında yüksek lisans a seçilebilirmiyim yoksa başka dalda okuyanlara felsefe yüksek lisans kapısı kapalı mıdır?
0
spente le stelle
(12.11.10)
akademik ya da kanuni bir engel yok. yapabilirsiniz.
bir dönem odtü felsefe bölüm başkanı olan bir insan inşaat mühendisiydi diye hatırlıyorum bir röportajından.
0
dorian greyfurt
(12.11.10)
sadece ales ve üds sınavlarından gerekli puanları alman yeter. alesten bir 70(sözel olması lazım), üds de 55 yeterli olur. bir de mülakat yapmayan üniversiteleri seçersen. mülakatta seni eleme ihtimallerini yok edersin. anadolu üniversitesi var böyle ama onda felsefe yüksek lisansı yok galiba. neyse mülaklarda elenmemek için, felsefe alanı ile ilgi kendini geliştirirsin, istekli olduğunu gösterirsin vs. torpil yok ise girersin. olmadı başka üniveristelerde şansını denersin.
0
john mcclane
(12.11.10)
etik değil bence
0
maktul
(12.11.10)
bir arkadaşım yaptı. olabiliyor yani.
0
kalimotxo
(12.11.10)
@dorian ahmet inam odtü elektronik mezunudur, felsefe doktorası vardır.
0
manfool
(12.11.10)
(10)

rus klasikleri sizce de biraz abartılıyor mu?

marcelorios
ağustos 2007'de başlayan "rus klasikleri" dönemim, geçen ay itibariyle sona erdi. bu süre zarfında, akla gelebilecek tüm rus klasiklerini okudum. dostoyevski'nin bütün romanları(hikayeler de dahil), puşkin, tolstoy, gogol, turganyev'in neredeyse tüm kitaplarını okudum. kitapları basan yayınevleri de
ağustos 2007'de başlayan "rus klasikleri" dönemim, geçen ay itibariyle sona erdi. bu süre zarfında, akla gelebilecek tüm rus klasiklerini okudum. dostoyevski'nin bütün romanları(hikayeler de dahil), puşkin, tolstoy, gogol, turganyev'in neredeyse tüm kitaplarını okudum. kitapları basan yayınevleri de en iyileri, iletişim, iş bankası vs. çevirmenleri de ergin altay, nihal yalaza...
bazen arkadaşlar arasında muhabbeti geçiyor, dostoyevski diyorsun, illa biri atlıyor, "evet, suç ve ceza inanılmaz. raskolnikov'un çelişkilerini şöyle, aman böyle", "savaş ve barış müthiş, hele o savaş tasvirleri".... bu hep böyle gidiyor. herkes bayılıyor rus klasiklerine. bunlar hakkında, inanın bir kişinin bile "eh işte fena değil" dediğini duymadım. kendi adıma konuşuyorum, kürk mantolu madonna'yı, kuyucaklı yusuf'u, 9. hariciye koğuşu'nu, yalnızız'ı okurken aldığım tadı, klasiklerin hiçbirinden almadım.
sadede gelirsek, ben sizi tanımam, siz beni tanımazsınız, lütfen gerçek düşüncelerinizi yazın. sizce de rus klasikleri biraz abartılmıyor mu?
0
marcelorios
(11.11.10)
savaş ve barışı okumuştum beğenmemiştim. çok karışık bir roman. bir tutarlılık yok. demek ki yalnız değilmişim.
0
wessago
(11.11.10)
abartılmıyor. mesela anna karenina'daki batılı mı olsak rus mu kalsak çelişkisini anlaman için o yüzyılın politik ve sosyal durumlarını bilmen, rus köylüsünün sıkıntısı nedendir, levin bir şeyler anlatıyor ama neler diyor diyerek kafa yorman gerek. dostoyevski'nin tüm kitaplar kişisel psikozlar dışında bu doğu-batı meselesine, hıristiyanlığa, inanca kafa yorar. yani bunlarla ilgili bir arkaplanın yoksa çok zevk alamazsın okuduğundan. çünkü roman dediğin yalnızca plot'tan oluşan bir yapı değil.
0
peterpanic
(11.11.10)
rus edebiyatini akademik duzeyde inceleyen biri olarak, hayir abartilmiyor. ama bahsettigin klasikleden 'yararlanabilmek' icin eserle hatta yazarla ilgili bir altyapin olmasi gerekir. gozumun onune hadi su klasikleri okuyayim diyip eline suc ve ceza almissin gibi geliyor. eger oyleyse sorun basli basina bu bile olabilir. dostoyevski cok derin sudur.
keske rus edebiyatina giris yapmak icin gogol ve puskinin oykulerini deneseydin daha sonra birkac kisa romaniyla gecis yapsaydin.

rus edebiyatina bir sans daha vermen icin sana usta ve margarita, biz, on iki sandalye gibi 20. yuzyil eserlerini tavsiye ederim. insan ruhunun derinlerine uzuun sıkıcı seyahatler yerine yaratıcılığın ve hicivin doruklarına çıkabilirsin :) ozellikle yevgeni zamyatin bu dunyadan olmayan bir adam.

ayrıca suc ve ceza'ya eh iste diyenin kabini kirarim.
0
cadillac
(12.11.10)
hepsini kaldırın atın, rus tarihinde sadece yeraltından notlar yazılmış olsaydı bile, karşılaştırılabilecekleri karşısında yine bu halde dururdu.
tat almamanıza gelince de fikrim, onu sevecek insan olmamanız. doğamız gereği ki çeşit çeşitiz. illa ki başka şeyleri sevicez.
çok kereler bilirim dostoyevski okurken kitabı elimden fırlatıp küfürler eşliğinde "lan bunu nası yazdın" dediğimi.
insanoğlu çeşit çeşit azizim.
0
dorian greyfurt
(12.11.10)
rus edebiyatından ne zaman bir şey okumaya kalktıysam 50. sayfadandan sonrasını göremedim; hiçbir şekilde sevemedim ve beğenmedim. herkes her şeyi sevmek zorunda değil, herkes okuyor diye beğenmediğim bir şeyi okumak zorunda da değilim diye düşünüyorum. zorlamanın alemi yok.
0
kalimotxo
(12.11.10)
nedense bende sevemedim ya hepsinden birer ikişer okumuşluğum var ama bir türlü sevemedim sanki gereksiz yere uzatmışlar gibi geliyor bıkıyorum bazen sarıyor gibi oluyor sonra tekrar rolantide gidiyor tasvirler betimlemeler ölecek gibi oluyorum.
kendi adıma sevmiyorum.
alman fransız edebiyatı daha zevkli geliyo banaç
0
seyduna6687
(12.11.10)
Her sanat yapıtını herkes sevmez ki. Kabul edelim, Rus klasikleri gerçekten "sanatlı" kitaplar. Sevmediği (veya okumadığı) halde "of müthiştir onlar" diyenleri geçersek, beğenmek veya beğenmemek tamamen kişisel görüşlerdir.

Mesela ben Matrix'i sevmedim, şişirilmiş buldum. Bu onun iyi bir film olma özelliğini değiştirir mi? Hayır. Matrix iyi bir yapıttır, iyi işlenmiştir ama bana hitap etmemektedir.
0
sourlemonade
(12.11.10)
@wessago, yalnız değilsin ben varım:)
@peterpanic, "bir eseri tam olarak anlayabilmek için, kitabın yazıldığı dönemin sosyal ve ekonomik durumu hakkında bilgi sahibi olmak gerektiği" fikri doğru olabilir. fakat şöyle de bir durum var, intibah'ın veya araba sevdası'nın yazıldığı dönem hakkında da öyle etraflı bir bilgim yok ama o kitaplar bile daha samimi geliyor. hmmm, belki kendimi rus köylüleriyle özdeşleştirememe gibi bir problemim olabilir, bunu biraz düşüneyim. bu arada, rus köylüsünün sıkıntısı demişsin. bir sıkıntıları yok, ver eline 3 kapik, sırtına eski bir mont, yanına da bir tas lahana çorbası. yaşatıp gitsinler.
@divit, " e tabi şimdi godfather'ı izlesen yavan gelir " demişsin. tamam doğrudur, yavan gelebilir, zaten benim derdim, insanların "yavan geldiğini" itiraf etmemeleri. yoksa ben de metropolis'i izlediğimde "bu ne lan" demedim "adam zamanında yapmış" diye düşünmüştüm. ama şimdi birisi çıkıp "metropolis muazzam bir film, dekorlar süper" derse komik olur.
@cadillac, "rus edebiyatina bir sans daha vermen icin (...)" demişsin, vallahi bir şans daha veremiycem, olan 3 yılıma oldu:)
@dorian greyfurt, doğrudur.
@kalimotxo, sen ben ve wessago, ettik 3. dbdevletbahceli'ye selam olsun.
0
🌸marcelorios
(12.11.10)
dönemin şartlarına göre herhangi bir eserin değerlendirilmesi vandallıktır, kralıdır. nolur yapmayın.
0
dorian greyfurt
(12.11.10)
rus klasikleri denilen eserlerin neredeyse hepsi 19.yy da yazılmış eserlerdir. bir arkadaş o dönemin sosyo-politik koşullarını bilmek gerekiyor demiş, doğru demiş. karşı çıkanlarda da şöyle bir izlenim oluşmuş gördüğüm kadarıyla "bir eseri okurken ille de araştırmaya gerek yok". evet haklısınız, gerek yok. ancak rus edebiyatı dediğiniz zaman zaten zalatoy vek yani altın çağ denilen kısım 19.yy

peki nasıl gireriz rus edebiyatına? kronolojik olarak gitmek çok büyük haz verir. çünkü resmen bir etki tepki mevcuttur. biri alır bayrağı taşır, diğer arkadaşı ya da hayranı olan yazar da onun yazdığını geliştirir, böylece bir kaynak oluşturulur.

aslında her şey puşkin ile başlar. puşkin'in byelkin'in öyküleri diye bir kitabı var. onu okumanızı tavsiye ederim. yıl 1800lerin başı, rusların en önem verdiği şeyler manevi değerleri, şerefleri ve onurları. www.insanokur.org bu linkte bulacağınız öykülerden ilki olan atış'ı okumanızı tavsiye ederim, iki bölümden oluşur kısadır.

gene bu kitaptaki menzil bekçisinde, küçük insan teması işlenir. rütbeli birinin bir çaresizi nasıl ezdiği işlenir. bunu sonra gogol ilham olarak alır ve paltoyu yazar, onlardan alarak dostoyevski insancıkları yazar.

çeviri de çok, çok önemlidir. ataol behramoğlu çevirmiştir misal linkteki öyküleri. puşkin, ondan okunur.

elbette ki rusça öğrenip okumanın hazzı da hiçbir şeyde yoktur. rusça'nın bir özelliği var, cümlede kelime sırası kuralı yoktur, istediğin gibi koyarsın fiili özneyi istediğin yere çekersin. tolstoy, bunu öyle bir yapar ki, en uzun paragrafları bile şiirsel şekildedir asıl metinde.

14 Aralık 1825 yılından sonra örneğin, tüm edebiyat değişir. büyük bir isyan çıkar ve bu isyancılar öldürülür, dekabristler yani aralıkçılar da subaylar olmasına rağmen yazardırlar ve o dönemin çoğu yazarının yakın dostudurlar. bu olaydan sonra rus edebiyatındaki eserlerde iyice realizm görülmeye başlar. misal puşkin azılı bir romantiktir. adam gerçek hayatta da öyledir yahu. bir generalin üç kızına da yazar mı insan, üçüyle de birlikte olur mu? öyle bir durdurulamaz(!) insan evladı. kadınına sarkıntılık yapılıyor diye düelloya davet ettiği adam tarafından öldürülür. vurulduktan sonraki sözleri "bu kadının, hayatımın kadını olduğunu düşünüyordum. oysa ki ölümümün sebebi olacakmış" der. bir değişiktir 19.yy rusya'sı, rus edebiyatı. farklı açılardan yaklaşırsanız beğeneceğinizi düşünüyorum.

misal, siz siz derler hep. küçükken okurdum ne bu yahu derdim, yavan gelirdi. ama hakikaten öyle o zamanki dönem. adam en aşık olduğu kadına bile, seni seviyorum değil, sizi seviyorum diyor. bir değişik saygı haleti ruhiyesi var. bakmayın antalya'ya gelen öküz ruslara, aslında çok saygılı edepli insanlardır bunlar özünde. özellikle konuşma dilinde.

ve en önemlisi, rus edebiyatı, insan edebiyatıdır. karakterler ve onların iç dünyalarının yaratılması önemlidir. okuduğunuz eserlerin "tam" olmaları önemlidir. suç ve ceza'nın 200 sayfalık ve 800 sayfalık iki versiyonu bile mevcut şu anda piyasada(:

saygılar dilerim.
bir rus dili ve edebiyatı öğrencisi
0
erobur
(12.11.10)
(3)

yükselen burç olayı

cy7
Selamlar, ben bu yükselen burcumu hesaplamaya çalışıyorum ama başaramıyorum, bir yerde okumuştum şu yaz saati uygulaması ile ilgili, aslında yanlış saate bakıyomuşuz bu uygulama yüzünden gibi bişeyler, tam anlatamadım ama neyse, olayı bilen varsa bana anlatabilir mi? (Bu arada doğum saatimi biliyoru
Selamlar, ben bu yükselen burcumu hesaplamaya çalışıyorum ama başaramıyorum, bir yerde okumuştum şu yaz saati uygulaması ile ilgili, aslında yanlış saate bakıyomuşuz bu uygulama yüzünden gibi bişeyler, tam anlatamadım ama neyse, olayı bilen varsa bana anlatabilir mi? (Bu arada doğum saatimi biliyorum)
0
cy7
(11.11.10)
bazı internet siteleri yaz saati uygulamasına göre hesaplıyor. bazıları bunu belirtmezken bazıları yaz saati uygulaması bölümü koyuyor sen tik atıyorsun ona göre hesaplanıyor.
0
kalimotxo
(11.11.10)
peki yorumları okurken mesela aylık, yıllık falan oluyor ya sitelerde, yükselen burca göre okuyun diyorlar, bu doğru mu?
0
🌸cy7
(11.11.10)
işte bir günde iki ayrı soruya aynı cevabı veriyorum:) www.astro.com sitesine girin, my astro kısmına verileri yazın, o site yaz kış saati uygulamalarına göre veriyor bilgileri. ingilizceniz yoksa astroloji.aksam.com.tr adresinden de öğrenebilirsiniz. yeri gelmişken söyleyeyim, kadınsanız ay burcu yükselenden daha önemlidir. bunun dışında yorumları yükselenle birlikte okumak gerektiği doğrudur, ama ayrıntıdır.
0
kardeşler kasap
(11.11.10)
(23)

Burger King Hakkaten Malmış Arkadaş Yaa...

pposeidon_1
Vaktiyle severek gider yerdim. Sonraları tadı bozulmaya başladı ürünlerin, 2 sostan fazlası için para almaya başladılar, menülerin fiyatları zamlandı ve şimdi sözlükten okudumki tuzu parayla satmaya başlamışlar. Ooooohaaaa dedim yuh yani iyiki bırakmışım artık yemiyorum bu ipnelerden dedim resmen. r
Vaktiyle severek gider yerdim. Sonraları tadı bozulmaya başladı ürünlerin, 2 sostan fazlası için para almaya başladılar, menülerin fiyatları zamlandı ve şimdi sözlükten okudumki tuzu parayla satmaya başlamışlar. Ooooohaaaa dedim yuh yani iyiki bırakmışım artık yemiyorum bu ipnelerden dedim resmen. resmen adam zikiyolar yani yemeyin arkadaş git adam gibi lahmacun yi döner yi pide yi Burger King yime. çüş lan.
0
pposeidon_1
(11.11.10)
git esnaf lokantasında çorba iç daha iyi. burger king, mcdonalds falan ne bunlar ya. buralarda yemek yedikten sonra bana bunlar oluyor: mide bulantısı, midede boşluk hissi, sahte doymuşluk hissi ve ağızda kalan iğrenç tat. istisnasız.
0
baldur
(11.11.10)
tuz parayla mı oha. dönercilerde eve götürmek için biber turşusu, pul biber bile beleş ülen. isteyin veriyolar. bugüne kadar hiç gitmemekte haklıymışım o börgırcılara.
0
tuyra
(11.11.10)
4-5 senedir bu tip yerlere gitmiyorum. bunun nedeni 5 sene önce big mc filan yedikten sonra aşırı yorgun düşmemdi. bir süre sonra maraton koşmuş gibi yoruluyordum hiçbir şey yapmadığım halde.

yani iş sadece tuzun pahalı olması değil. bin türlü sağlık sorunu da yaratıyorlar.
0
hewit
(11.11.10)
baldur +1

arkadaş vermeyin şu çöpe o kadar para ya... yurtdışında en ucuz, en adi yiyeceklerden biri burada en pahalı satılanların arasında... resmen milleti mikiyorlar.
0
gelecektengelenkutupayısı
(11.11.10)
gidin döner yiyin sosisli yiyin daha iyi ben de yemiyorum bir iki senedir mcdonalds, burger ve kfc'den. bir kere soğudun mu bir daha dönüp bakmıyorsun bile zaten.
0
sir gawain
(11.11.10)
alla alla o zaman kim akp ye oy veriyor_? sen vermiyon ben vermiyom kim veri ?
gibi olmuş,

yalancılar sizi, ya da tesadüfen hepiniz aynı anda duyuruda online oldunuz.

soruya cevabım: parası olmasan tuzu da yemesin zaten, git neidüğü belirsiz 1 liraya satılan lahmacun ayrandan alın sız.
0
alchemistt
(11.11.10)
akp ile tuzun (burger kıng'in) ne alakası var ya? her bokuda adamlara atmayın ya.
0
all girls dream
(11.11.10)
dün akşam yedim para mara istemedi.
0
gordon_freemanin_levyesi
(11.11.10)
valla sos zımbırtısı ve bilmem ne bakterisinden sonra burger king'İ bıraktım, mc donalds'ı daha önce bırakmıştım lezzetsiz diye.

şu an balık lokantaları ve ciğerci apo, ciğerci bahattin, tantuniciler ağırlıklı fast foodcuyum.

misal bahattin, herhangi bir ücret talep etmeden buz gibi suyu, nar ekşili ezme salatayı, pişmiş soğanı, sumaklı soğanı hemen hazır ediyor sipariş verildiği anda, bazen siparişler gelmeden ezme bitiyor, adam hoop yenisini getiriyor sormadan...

ha bir de tek popeye's var, onun da patatesleri ev yapımı gibi, sosları daha doğal, tavukları da parça tavuk, burger&mc gibi püre gibi olmadığı için yiyorum..
0
karrdanadam
(11.11.10)
tuz paralı değildir. bence sen yanlış anlamışsındır.
0
atmosphere
(11.11.10)
gidin ev yemekleri yapan restoranlarda yiyin. en güzeli.
0
ermanen
(11.11.10)
ya bu duyuruyu görünce canım çekti, sipariş verdim, dünya kadar tuz getirmişler, nerden duydunuz öyle olduğunu? hiç manası da yok tuzun paralı olmasının.

ayrıca yerken ağladım, hastasıyım.
0
emraah
(11.11.10)
@atmosphere

hacı sözlükten okudum sabah. bi ton entry girmişler
0
🌸pposeidon_1
(11.11.10)
tuz olayı, gtten sallamanın ve gtten anlamanın en nadide örneklerinden biri. çük kadar pakette tuz ulan bu. parayla satılır mı? azcık mantıklı olun ya. her şeye inanmayın.
0
madagaskar
(11.11.10)
kitap fuarına gittiğimde yedim fazladan tuz istedim para falan almadılar.
mc çiler ağırlıklı la galiba burda :)
0
seyduna6687
(11.11.10)
mc zaten yemiyorum 10 yaşımdan beri, burger ise son dönemde o kadar çok sinirimi bozdu ki ordan da yemiyorum artık. menü aldığımda ketçap mayonez vermediler defalarca, özellikle istersem verdiler, ben söylemeden menüleri büyük boy yaptılar, para üstlerini hep yanlış verdiler vs vs bir defa değil defalarca farklı şubelerinde başıma geldi bu hadiseler; sanırım şirket politikası bunlar. şu et hadisesi sonrasında da rahatça gözüm kapalı bir şey yiyemiyorum artık; bıraktım burger kingi de. popeyes fena diil, ordan yiyorum illa o tür bir şey yiyeceksem.
0
kalimotxo
(11.11.10)
burger king sayesinde her "çüküm hıyar" diyene tuzu alıp koşmamak gerektiğini öğrenmiş olduk. neden? çünkü tuz paraylaymış... :p
0
natura horror vacui
(11.11.10)
adam mcdonalds'tan beyler.

ayrıca yiyorum 2 haftada 1 mutluyum lan
0
hesabım silindi kırgınım modlar
(11.11.10)
yok lan mcdaonalds tan değilim :) ipnemisiniz olum sözlükte yazıyor açın bakın :) oranın yalancısıyım. tuz olayı öle diyil diyelim diğerleri tamamen doğru.
0
🌸pposeidon_1
(11.11.10)
ben vazgeçemiyorum ama selülit yapiiy
0
suicides underground
(11.11.10)
yaklaşık 15 gün önce üniversiteden bir hocam bahsetmişti bundan sebebi şuymuş : tuz insanlarda kilo almanın baş düşmanlarından , ee fastfood olayın başkahramanlarından bunun yüzünden artık bütün fastfoodçularda tuz ücrete tabi olacak demişti.
0
hıkmıkzık
(11.11.10)
tuz değil de "ekstra tuz" paralı sanırım. ekstra olan bir şeyin paralı olması da pek garip değil sanki, sonuçta tost yerken de abi şunun içine bi kaşar daha at dedin mi para istiyor adam üstüne.
0
diagonaleklem
(12.11.10)
3 sene önce burger king'de çalışırken bizde sistem her sos'tan (barbekü, ketçap, mayanoz) 1'er tane menüyle birlikte veriliyordu. müşteri isterse 2.lerde veriliyordu. ama daha fazla isterse verilmiyordu. para ile almak istesede verilmiyordu çünkü kasadan ketçap yada mayonez için kesilebilecek bir fiş çeşidi yoktu. ama gelen müşteriler bazen ya sizin şu şubede mayanoz için 100 lira alıyorlar siz almıyorsunuz nasıl bir şey bu sistem her şubede farklı mı diyorlardı. sistem yoktu ki farklı olsun. yani o güne değin bir sorun olarak görülmemişti sanırım bu tür ufak şeyler. son yıllarda sorunlar yaşanınca o şubedeki çalışanlar ve müdürlerde öyle kendi aralarında bir kural koymuş oluyorlar. ama bu o şubenin en üst müdürünün çözmesi gerekli birşeydir. çünkü bir müdür gelir mesaiye başlar tam o sırada bu mayonezlerden sorun çıkartan bi müşteri oldu diyelim hemen müdür gelir noldu falan ? müşteri +mayonez istiyor. veremiyoruz deyince sorun çıkartıyor efendim. verin gitsin, uğraşmayın der sorun çözüldü sanılır. ondan sonra gelen müdür ise bu durumu görünce olmaz herkese 1'er taneden fazla vermeyin der. arada kalan gene işçi olur. arkada üretim board'larında olduğu gibi, önde kasada da böyle üst yöneticilerin beceriksizlikleri hep alt tabakaya yansır, kaos oluşur. sonuç olarak en üst düzeydeki şube müdürü kendi üstündekini (gerekirse amerikayı) durumdan haberdar edip, tüm şubeleri içerecek olan sistematik kararı almaları gerektiğini bildirmelidir.
tuz olayını ise bilmiyorum. 3-4 sene önce tuz verilmiyodu galiba yada ben hatırlayamadım.
0
daglien
(12.11.10)
(3)

çok iyi bir göz doktoruna ihtiyacım var.

yogurtkoydumdolabaellerevay
farklı doktorların farklı tanı koymalarından kaynaklanan bir sıkıntı içerisindeyiz eğer bildiğiniz çok iyi bir göz doktoru varsa paylaşırsanız sevinirim.
farklı doktorların farklı tanı koymalarından kaynaklanan bir sıkıntı içerisindeyiz eğer bildiğiniz çok iyi bir göz doktoru varsa paylaşırsanız sevinirim.
0
yogurtkoydumdolabaellerevay
(09.11.10)
Kazım Devranoğlu
0
natura horror vacui
(09.11.10)
faik bankeroğlu
0
altinci nesil caylak
(09.11.10)
şehir belirtmemişsiniz ama istanbulda zeki büyükyıldız'ı tavsiye ederim.
0
kalimotxo
(09.11.10)
(7)

bankayla vadeli mevduat faiz pazarlığı

oscar wilderness
elimde şu kadar para vardı gittim konuştum, faizleri şu kadar yükselttiler diye yaşanmışlıkları olanlar var mı? ya da bankacı arkadaşlara sorarsak, misal 1 milyon lira için faiz oranını ne kadar yükseltebilirim ben?
elimde şu kadar para vardı gittim konuştum, faizleri şu kadar yükselttiler diye yaşanmışlıkları olanlar var mı? ya da bankacı arkadaşlara sorarsak, misal 1 milyon lira için faiz oranını ne kadar yükseltebilirim ben?
0
oscar wilderness
(27.10.10)
1 milyonun var ve faize koymayı düşünüyorsun :)
hocam şaka mısın? git erbilde iş yap, bodozlama dal.
ytd. (yatırım tavsiyesi değildir :p)
0
pisekarv2
(27.10.10)
yükseltiyorlar, oran çeşitli taahütlere göre ve vadeye göre değişiyor.
0
superb
(27.10.10)
beyler teşekkür ederim ama soruyu okumadan cevap veriyorsunuz. başından geçenlere veya bankacılara soruyorum..
0
🌸oscar wilderness
(27.10.10)
Bir milyon için şu kadar yükseltirsin diye bir durum yok. Gidiceksin bankaya bireysel müşteri hizmetlerinde ki kişiyle yaptığın pazarlığın sonucuna göre özel puanlardan faiz hizmeti alacaksın.Bu da banka banka değişir.
0
skywalkeremre
(27.10.10)
evet böyle bişey var hatta bazı bankalarda doğrudan, pazarlıksız, hiçbir şey demesen bile daha yüksek meblağlar için daha yüksek faiz işletildiğini gördüm. gidip soracaksın bankalara. burda kilit cümle "aaa niye bu kadar düşük oranlar, bu miktar için daha yüksek veren vardı". ordaki kız da muhtemelen amiriyle konuşup biraz daha yükseltecek.
bunlar gördüklerim.
sahşi tahminim bankaların x-y miktar arası şu kadara y-z miktar için bu kadara çıkabiliriz gibi faiz baremleri var. pazarlık yapabilirsiniz yani.
0
kalimotxo
(28.10.10)
şu an max. verilen faizler 8.50-60 civarında 1milyon doların varsa değerlendirilecek başka mecralar var ama neyse :)
0
lunatique
(28.10.10)
açılın ben dok.. şey bankacıyım. oscar mesaj kutuna bak.
0
ceo
(28.10.10)
(4)

türk edebiyatında içinde avukat, hakim veya savcı geçen romanları arıyorum

earnil
hukuk bilemedin, mahkeme kelimesi bile geçse olur, teşekkürler.
hukuk bilemedin, mahkeme kelimesi bile geçse olur, teşekkürler.
0
earnil
(12.10.10)
Reis Bey - Necip Fazıl

edit : tiyatro eseriymiş, ben filmini izlemiştim.
0
winstoncash
(12.10.10)
reis bey ve gökdelen için teşekkürler ikisini de okumuştum (: daha kıyıda köşede kalmış, hukukla doğrudan alakalı olmasa bile, en basitinden sıradan bir avukatın tasvir edildiği bir roman arayışındayım, cevaplarınız için teşekkürler, verebileceğiniz başka bir örnek varsa alakalı alakasız lütfen yazın (:
0
🌸earnil
(12.10.10)
sakıncalı piyade / uğur mumcu

hımm roman denmiş.
0
uykusuz
(12.10.10)
pınar kür- asılacak kadın. kitabın bizzat kendisi de mahkemelik olmuştur ayrıca...
0
kalimotxo
(13.10.10)
(13)

ağız kokusu

yasak elma
sevgili ağzı mis kokan cumhuriyeti halkısürekli dişlerimi fırçalamama rağmen (kullandığım macun sensodyn) her ne yaparsam yapıyım geçmeyen bir ağız kokusu var uzun süredir.denediğimiz yöntemler:1) dilimide fırçalamak2) soğan ve sarımsak ve türevi şeyler yememek3) akşam 7 den sonra yemek yememek sad
sevgili ağzı mis kokan cumhuriyeti halkı

sürekli dişlerimi fırçalamama rağmen (kullandığım macun sensodyn) her ne yaparsam yapıyım geçmeyen bir ağız kokusu var uzun süredir.

denediğimiz yöntemler:

1) dilimide fırçalamak
2) soğan ve sarımsak ve türevi şeyler yememek
3) akşam 7 den sonra yemek yememek sadece yoğurt ve elma tüketmek
4) rocco (pornocu olan değil, ağıza atılan tabletlerden)
5) gargara

belirttiklerimin dışında; ben yada arkadaşım şunu denedik dostum gayette işe yaradı gibi tavsiyelerde bulunanlar ticklenecektir (tick mark)
0
yasak elma
(01.10.10)
mideden geliyordur koku belki de. en başından beri yanlış bölgeye tedavi uyguluyorsunuzdur.
0
cari kacik
(01.10.10)
bence senin problem midede. son muayenen ne zaman, aşılar tam mı?

ps: gayette işe yaradı.
0
saykodeli
(01.10.10)
miden rahatsızdır ona bi baktır.
0
tyburn
(01.10.10)
0
ounr
(01.10.10)
dişlerini önce macun kullanmadan ağzını,fırçayı ıslatıp öyle fırçala.daha sonra macun kullanarak fırçala.tartar oluşumunu büyük oranda engeller bu yöntem.bi de bol bol maydanoz tüket.doğranmamış halde tüketmen daha makbul.
0
fikox
(01.10.10)
henüz farkında olmadığınız bir çürük diş, değişme vakti gelmiş bir köprü vs. de olabilir. ama dişlerimde problem yok eminim, mideme de baktırdım temiz çıktı diyorsanız bence de bademcik taşı olabilir. fena koku yapar.
0
quasiromantic
(01.10.10)
Bu onlemlere ragmen gecmiyorsa disciye danismak iyi bir fikir.
0
wpi
(01.10.10)
sanırım ağzından bakteri kültürü alıncak buna göre antibiyotik verilcek.
mideden olduğunda belli bir antibiyotiği mi veriyorlardı yoksa yine kültür mü alıyorlardı unuttum.
0
hia
(01.10.10)
misvak kullanmanı tavsiye ediyorum internetten kolayca ulaşabileceğin birçok faydası var bir kaçını kopyalayıp yapıştırayım şimdilik
Misvak; ağzı temizler, görmeyi keskinleştirir, diş etlerini güçlendirir, dişleri beyazlaştırır ve çürümeyi önler, hazmı kolaylaştırır, mideye sıhhat verir, balgamı keser, hasenatı artırır. Allahü teâlâyı razı eder, melekleri sevindirir.
ben hem dişlerimi fırçalıyorum hem misvak kullanıyorum dişlerim çiiink derecesinde beyaz soğan sarımsaksız bir yaşam düşünemiyorum turşu acı biber miğde fesatı geçirecek ne varsa fazlasıyla tüketiyorum cidden miğdeyi boğazı rahatlatan bir mucize tavsiye ederim
0
haintırtılpistırtıl
(01.10.10)
sabah oluyorsa gece disleri saglam fircala, mouthwash olaylarindan kullan, oral b'nin colgate'in falan var. bir de sensodyn cok iyidir falan ama, aromasi guclu degildir, colgate gibi daha keskin mentol aromasi olan bir sey kullanman daha iyi olur. bir de, uyguladigin 3. madde de kokuya sebep olabilir. yemek yersen midenden gelen kokuyu bastirirsin. acliktan agiz kokmasi diye bir olay var, ramazanda sabah otobuse bin mesela.
0
samfisher
(01.10.10)
sinüzit de olabilir.
0
kalimotxo
(01.10.10)
diş taşları ile alakalı olabilir.
0
rektum
(01.10.10)
diş ipi deneyin
0
sttc
(03.10.10)
(8)

akbil/paso

nawres
la bu eski ogrenci akbilleri artik indirimli degil mi? bu sabah bastim 1.50tl dustu, aktarma da yapmadi sanki, tam da emin olamadim sabah folloslugundan. var mi bilgisi olan?
la bu eski ogrenci akbilleri artik indirimli degil mi? bu sabah bastim 1.50tl dustu, aktarma da yapmadi sanki, tam da emin olamadim sabah folloslugundan.

var mi bilgisi olan?
0
nawres
(01.10.10)
30 eylül de eski pasolar kullanımdan kalkıyordu. belki o yüzden kaçak maçak kullanacak olanlara bir sürpriz hazırlamış olabilirler.
0
baldur
(01.10.10)
ama yıl sonuna kadar uzatıldı onlar......
0
mcerdem19
(01.10.10)
hayır daha dün basarken iett şoförü bugün son biliyorsun değil mi yarın mağdur olma dedi.
0
baldur
(01.10.10)
ee?

kullanamayacak miyiz simdi yoksa indirimli olarak mi kullanamayacagiz?
0
🌸nawres
(01.10.10)
yeni pasolar manyetik zamazingolu olduğundan tüm akbiller tam olmuş olabilir 1 ekim itibariyle.
0
stanley weber
(01.10.10)
benden de 1,5 ytl düştü, ben de yanlış gördüm sandım ilk.
0
duyurmaya mı geldik
(01.10.10)
1,5 lira düşüyorsa iyiymiş. içinde kalanı bitiririm.
öğrenci olarak devam etse daha iyi olurdu tabii.
0
sutlu nescafe
(01.10.10)
gün itibariyle 1,5 düşüyor, uzatma yok yani.. incirli metro istasyonundaki belbimden(belki başka yerlerden de oluyordur) tam akbile değiştirebiliyorsunuz 5-10 dakikada.
0
kalimotxo
(01.10.10)
(2)

Avrupa Yakası'nda Lazer Epilasyon Yapan Hastane

peki
Evet bunu soruyorum. Bildiğiniz, duyduğunuz nereler var? Ben Bahçelievler'deki JFK yapıyor diye biliyorum, bir de fi tarihinde Çapa'da da yapıyorlardı. Nereler var başka?
Evet bunu soruyorum. Bildiğiniz, duyduğunuz nereler var? Ben Bahçelievler'deki JFK yapıyor diye biliyorum, bir de fi tarihinde Çapa'da da yapıyorlardı. Nereler var başka?
0
peki
(27.09.10)
ethica ve bakırköydeki yaşar hastanesinde var diye biliyorum.
0
kalimotxo
(27.09.10)
şişli hospitalium. nasıldır bilemem ama yapıyorlar
0
mermaid
(28.09.10)
(18)

Geri Dönüş Filmleri?..

mavi karanlik
Arkadaşlar ödevim için gerekli ve film isimlerini en geç 2 gün sonra hocaya teslim etmem lazım...Bir insanın evinden, yaşadığı yerden ayrılması ve sonrasında dönüp dolaşıp yine evine dönmesini konu eden filmler lazım.Bu yolculuk, içsel bir yolculuk da olabilir. Yardım ederseniz çok sevinirim.
Arkadaşlar ödevim için gerekli ve film isimlerini en geç 2 gün sonra hocaya teslim etmem lazım...


Bir insanın evinden, yaşadığı yerden ayrılması ve sonrasında dönüp dolaşıp yine evine dönmesini konu eden filmler lazım.


Bu yolculuk, içsel bir yolculuk da olabilir.


Yardım ederseniz çok sevinirim.
0
mavi karanlik
(27.09.10)
geleceğe dönüş =P
0
naraso
(27.09.10)
volver
0
fotrsapka
(27.09.10)
(bkz: the wizard of oz)bir nev-i evden uaklaşıp geri dönme filmi sayılabilir
0
iste oyle bir sey
(27.09.10)
(bkz: eve dönüş)

birde bunun diğer versyonları var tamam işte :D
0
yam'
(27.09.10)
Şurada bu soru sorulmuş ve yorumlarda cevaplar verilmiş: www.bbc.co.uk

Imdb board'da sorsanız yanıtlar yağmur gibi yağar herhalde.
0
hiko seijuro
(27.09.10)
where the wild things are
0
oxibrinth
(27.09.10)
Yüzüklerin Efendisi
0
sourlemonade
(27.09.10)
(bkz: garden state)
0
pathetique
(27.09.10)
nuri bilge ceylan'ın mayıs sıkıntısı.
bir de içsel olur derseniz david lynch'in muhteşem başyapıtı kayıp otoban
0
istanbul beyefendisi
(27.09.10)
babam ve oğlum
0
cacik
(27.09.10)
(bkz: herkes kendi evinde)
ama ödev için bu filmi izlemen gerecekse bulman sorun olur baştan söyliim.
0
kalimotxo
(27.09.10)
(bkz: dom za vesanje)

burdada var bi gidiş dönüş
0
mahsunkul
(27.09.10)
(bkz: into the wild )

eve dönmek ister ama dönemez. ama bu konu da sağlam felsefesi olan bir filmdir. bi incele derim.
0
bodah
(27.09.10)
Stalker - Andrei Tarkovskiy
0
danimarkaprensi
(28.09.10)
Everything Is Illuminated
0
wartzayt
(28.09.10)
derailed
0
artikbenimdebirvolvomvar
(28.09.10)
little miss sunshine

her karakterin kendine dönüşleri var
0
utkucbkc
(10.01.14)
the deep.

adam tekneyle denize çıkar. gemi batar. yüze yüze evine geri döner. imkansızı başarır. olay gerçektir.
0
beter olun
(10.01.14)
(35)

21 Yaşında Evlenilir Mi?

o hikayedeki mal ben miyim?
Ben bi evlenme teklifi aldım. Hayatımdaki insanların hepsi (aile + arkadaşlar) eminim ki reddetmemi söyleyecekler. Hatta eğer kabul edersem aile içinde çok büyük olay olacak ve muhtemelen annem evlenirsen seni reddederime kadar getirecek olayı.Durum şu ki 21 yaşındayım, üniversite 2. sınıftayım. Ha
Ben bi evlenme teklifi aldım. Hayatımdaki insanların hepsi (aile + arkadaşlar) eminim ki reddetmemi söyleyecekler. Hatta eğer kabul edersem aile içinde çok büyük olay olacak ve muhtemelen annem evlenirsen seni reddederime kadar getirecek olayı.

Durum şu ki 21 yaşındayım, üniversite 2. sınıftayım. Hayatımda hiçbir tutkum yok. Beni heyecanlandıran hiçbir şey de yok. Kimseyi bırakın sevmeyi kimseden doğru düzgün hoşlanmadım bile fakat ilişkilerim oldu yine de. Melankolik, depresif ergen durumları değil; çok neşeli, muhabbeti keyifli bi insanım. Çokça arkadaşım var. Sevilirim çok.İyi bi okuldayım, maddi olarak rahat bi ailede büyüdüm, ailemle ilgili sorunlarım yok, ne biliyim ayna bakınca moralim de bozulmuyor. Yani maddi, manevi sorunlarım yok. Ama yine de hani bugün ölsem şu içimde kalır, keşke şunu yaşasaydım diyeceğim hiçbir şey yok. Yaşamak çok anlamlı, değerli bi şey değil benim için. Ergenliktendir diyeceklere peşinen söyliyim ben hep böyleydim. Dert edinmiyorum bunu, niye böyle diyip sorgulamıyorum da. Özetle içim geçmiş diyim. Hiçbir şey yaşamadım ama yaşamak istediğim bi şey de yok.

Bana evlenme teklifi eden kişi ise 28 yaşında, çalışan anlatsa roman olur tadında bi hayat hikayesi olan, çok şey yaşamış, çok şey görmüş bi adam.

Aramızda öyle büyük bi aşk yok ama yıllardır garip bi bağ var. Birbirimize bi şekilde ihtiyacımız var gibi bilmiyorum tam tarif edemiyorum. Sonuç olarak benimle evlenmek istiyor. Okulum bitmeden hem de . Evlenmek hiç aklımda olan bi şey değildi. Hatta durumu ailem ve arkadaşlarımla paylaşınca eminim ilk başta beni ciddiye bile almaycaklar o kadar evlilikten uzak bi yerdey(d)im. "Evlenmek çok anlamsız yeaaa" diyen biriydim 3 gün öncesine kadar. Ama düşündüm de ne biliyim neden olmasın ki beraberken huzurluyuz, mutluyuz. Saçma sapan tavırları, huyları yok, içi dışı bir biri. Ben okula, o işe gider, evimiz olur ne biliyim para biriktirir bi şeyler alırız, ev aile kurarız, arkadaş oluruz, sevgili oluruz... Çocukluk yaptığımı falan da düşünmeyin yaşıma göre oldukça olgunum, kafam da iyi çalışıyor.

Sorum şu ki 21 yaşındayım diye niye evlenmemeliyim ki?
0
o hikayedeki mal ben miyim?
(26.09.10)
sadece başlığı okuyup cevaplıyorum: ne olursa olsun evlenilmez.
0
efendy
(26.09.10)
kızım gez toz yaşa yaa allasen
0
tamamtamamsustum
(26.09.10)
şimdi canımcım , 21 yaşında evlenmemelisin diye bir kural yok öncelikle. ama sen daha aşkı tatmamışsın , o müthiş duyguyu yaşamamışsın . düşün bu adamla evlendin ( ki zaten ona aşık değilsin ) ileride karşına biri çıkacak , ilk görüşte vurulacaksın aşık olacaksın falan . olmaz deme neler neler oluyo hayatta. ki kişisel fikrim evet 21 çok erken . önce öğrenciliğinin tadını çıkar , gez toz ,aşkı tat. huzuru , dinginliği arama yaşın gelmedi daha.
0
elmyra
(26.09.10)
OKU: Aşk / Elif Şafak
0
ucan sincap
(26.09.10)
22 yaşındayım ve bir kaç aya kadar yaşamakla ilgili seninle aynı düşüncedeydim. şu anda ise mezun olup hayallerimi gerçekleştirmek için gün sayıyorum. ve bunun için hayatımı tehlikeye atıp savaş bölgelerinde bile çalışmaya hazırım. sana diyeceğim şu olur: aman diyeyim kafanı duvarlara vurursun. hayatla ilgili bir beklentisi olmamak hiç bir şey yapmamaktan geliyor. bir şey görmeyip yapmazsan hayat sana gayet boş gelir ama mutlaka ileride karşına "ölmeden önce bunu yapmalıyım!" dedirtecek şeyler çıkacak. o garip bağlar çok garip(!) bir şekilde çözülüyor ileride sonra da nikah bağını çözmek için uğraşırsın.
0
argent dawn
(26.09.10)
valla ilişkilerinde baltayı taşa vurmuş ve kendine bile hayrı olmayan biri olarak görüşümü ne kadar dikkate alırsın bilemem, ben olsam almazdım. :)

ben olsam evlenirdim. güvenebileceğim biri olsaydı yani. güven çok değerli ve çok zor bulunanmış bişeymiş, burada anladım.
0
biseyler
(26.09.10)
"Aramızda öyle büyük bi aşk yok ama yıllardır garip bi bağ var." derken kaç yıldan bahsediyorsun?
0
efx
(26.09.10)
valla bana kalsa 30 undan önce evlenilmez, hele hele iyice vurmamışsan dibine 35 ten aşağı evlenilmez.
benim şahsi düşüncem bu yani kınayan yadırgayanlar olabilir.
35 ten öcne bağlasan durmam.
0
killerbee
(26.09.10)
@efx 3-4 sene
0
🌸o hikayedeki mal ben miyim?
(26.09.10)
sana kalmış bir karar bu. ama mademki ilişkinizde bir sorun yok,o halde 2 yıl daha beklenilebilir.di mi? hayatını düzenleyebilirsin,okulun bitmiş olur,işin olmuş olur,para kazanıyor olursun,iyice büyümüş olursun,bakış açın değişir..aslında en önemlisi de , "öyle deli gibi aşık filan da değilim" dediğin adamı seversin zamanla..daha net görürsün önünü.
0
lavitaebella
(26.09.10)
evlen de gör
0
groove salad
(26.09.10)
bu arada dayanamıcam
@groove salad - bence de :))
0
lavitaebella
(26.09.10)
evlende gör güzel bir sistem fakat

önce sen evlenenleri bir gör o yeter sana :)

bana fazlasıyla yetti etrafımda bir sürü arkadaşım evlendi b.k mu vardıda evlendim demiyen yok.

bazıları demiyo ama "ben sana demiştim olm" lafını duymak istemediklerinden oda :)
0
killerbee
(26.09.10)
21 yaş offf deli misin?hayatının başlangıcı deli gibi aşığım desen anlayacağım bir yerde ama o da yok diyorsun.
0
kendi halinde bir manyak
(26.09.10)
ekşi duyuru'da gördüğüm en üzücü başlıktı
0
stroyaa
(26.09.10)
"Ben okula, o işe gider, evimiz olur ne biliyim para biriktirir bi şeyler alırız, ev aile kurarız, arkadaş oluruz, sevgili oluruz... Çocukluk yaptığımı falan da düşünmeyin yaşıma göre oldukça olgunum, kafam da iyi çalışıyor."
demişsin, kendin demissin ben okula o işe...
olmaz öyle emin ol. hamileliği var, rahatlıgı var. o yüzden cocuk yapmıcam diyebilirsin. ama emin ol öyle demez.

hayatta bazı seylere baglı kalarak devam ediyoruz, su an hiç bir tutkun yok. ama karsındaki idare edebilmesi için evlilige ihtiyacı var. bir süre sonra pişmanlıktan daha fazlasıda olabilir. o yüzden gercekten seviyorsa okulun bitmesini beklesin, sizde nişanlı olarak birbirinizi tanıyın.

baskasının bencilliginde sürüklenme.

birbirinize olan baglılıgınız sevgi olmayabilir o yüzden zamana bırakıp devam et.
0
jetmanyagi
(26.09.10)
hayatın tadını çıkarmak varken, kesinlikle hayır. hele bi de üniversite 2 de okuduğunu varsayarsak.
0
dis kapinin mandali
(26.09.10)
deneme aşaması olmuyor mu?

madem seviyorsunuz, beklenebilir de bence ne bilim.. ama sizin kararınız...
0
ermanen
(26.09.10)
evlen-boşan
0
cruor
(26.09.10)
çok neşeli, muhabbeti keyifli bi insanım tanımıyla, paragrafın sonundaki içim geçmiş ifadesi biraz çelişkili değil mi?

soruya gelince, bu şartlar altında bir evlilik büyük olasılıkla hata olur ve ikinizin de elinde patlar. kendi adıma, aşk taraftarı biriyim ve aşık olmadan yaptığın bir evliliğin içinde (elmyra'nın da dediği gibi) gün gelip başkasına vurulup her şeyi berbat etme riski de var. bu olmasa bile, hayatın zorlukları ve evliliğin dertleri (bence en iyi evliliğin bile kendine göre derdi vardır) zamanla ilişkiyi yıpratır ve ortada aşk falan da olmadığı için birbirinizi yemeye başlarsınız. gerçeklik çoğu zaman evlilik öncesi hayallerle örtüşmüyor ne yazık ki.

ayrıca 21 yaş genç bir yaş ve kafanızdaki "evlenmek isteyeceğim ideal erkek" tanımı da zamanla değişebilir.
0
saatgeceninonikisi
(26.09.10)
0
sp-qs
(26.09.10)
@saatgeceninonikisi: demek istediğim kendi yaşıtım olan birinin sahip olduğu heves, heyecan bende yok ama yine de neşeli, keyifli biriyim
0
🌸o hikayedeki mal ben miyim?
(26.09.10)
@sivrisinek süper özetlemiş

iki tanede bebe verirler kucağına oh mis :D
0
killerbee
(26.09.10)
okulunu bitirmeden senle evlenmek isteyen adamdan kork bence. madem garip bi bağ var aranızda madem illa evlenmek istiyor senle beklesin 2 sene daha. ne bu acele?
ayrıca maddi olarak rahatsan git bi yerleri gez, dünyayı tanı, evlenip napıcan ki?
0
kalimotxo
(27.09.10)
Soruyu soran kisi, senden bi ricam var, Su Sana evlenme diyenlere sorarmisin, annesi, babasi kac yasinda evlenmis? Kaci bosanmis...
Bir hanimefendi icin ideal yastir 21. Eger hayatta amacin "aman her bara gideyim hayatin dibine Vurayim, hic bir seyden eksik kalmiyayim " degilse evlen ama evlenmeninde ne kadar buyuk sorumluluklari oldugunu bilmelisin..yazilacak cok sey var ama benden bu kadar aklini kalbini dinle
0
kreider
(27.09.10)
evlenirsen o hikayedeki mal sen olursun.
0
humin zararlisi
(27.09.10)
21 yaşında evlenmek olur da, sadece aranızda "garip bir bağ"dan başka bir şey yoksa evlenilmez. Öyle destansı aşklara da gerek yok ama güçlü bir sevgi hissetmedikten sonra evlilik curcunasına girmek ileride pişmanlığa yol açabilir.
0
tekosin
(27.09.10)
En yakinindaki adam ve kizlar demek ki cop yigini. Muhtemelen uzun yillardir kopmadigin en yakinim dedigin insanlar vardir. Onlardan sana hayit gelmez en kisa zamanda yenilerini edin.

Kiz dostlarimdan biri gelip de yiyosa desin bakalim yuzume senin kelimelerini. 15 dakika surmez kendine getirmem, dinlemem valla "ben hep boyleydim" laflarini.
0
erobur
(27.09.10)
sonuca gelmek için girizgahım şu şekilde olacak;

27 yaşındayım, 1-2 üniversite bitirmişliğim var, normal birisi olduğumu düşünüyorum, bu güne kadar ilişki de yaşadım ama hayatımdaki en büyük hedefim ne evlilik, ne birisi ile birlikte olma, ne büyük bir evde oturma, ne de başka bir şey. sadece "bir büyük turbo alsam yeter bana" şeklinde bir düşüncem var. hatta yaşama amacım bile sanki bu.

dediğim gibi, normal sayılabilecek biriyim; komşu teyzelerin de "artık evlensene" tarzı sözlerine maruz kalıyorum.

bence yaş ile ve statü ile çok fazla ilgisi yok evlilik kararının. bunu, "bak bu devirde benim gibi hödükler çıkıyor" anlamında söylüyorum.

evlilik için normal sayılabilecek yaştasınız ama modern çağda artık kadınların da eve katkı yapması, en azından kendi ayaklarının üzerinde durabilmesi gerekiyor.

bunun için de eğitiminizi destekleyip, bence en azından okulunuzu bitirmenizi beklemesi gerek. seviyorsa bekler, kaçıyor musunuz ? hayır. o mu kaçıyor ? muhtemelen hayır. beklesin.

aileleriniz arasında sıkıntı yoksa (malum, bizim önemsemediğimiz bazı şeyleri önemseyebiliyor aileler) bence sizi istesinler, sonra da söz, nişan vs. yapın, okulunuz bitince evlenin. herhalde böyle oluyordu, pek o taraklarda bezim olmadığından..

neyse.. "bekleyemem, hemen evlenelim" falan diyorsa bence benim kadar hödüktür o, en azından sizin yaşam değerlerinize ve kendi ayaklarınız üzerinde durma kararına saygı duyması gerek.
0
pozzecco
(27.09.10)
1. O çocuk size saygı duysaydı siz okurken bu teklifi yapmazdı. Kendi hayatını kurtarmaya bakıyor.
2. Kafa yapısı olarak o da değişecek, siz de çok değişeceksiniz. Hatta büyük ihtimalle aşık olduğunuz (pardon, bağlı olduğunuz) adamın ne kadar değişik bir insan olduğunu göreceksiniz. Okudukça, üniversite ortamında bulundukça tutkularınız gelişecek, hedefleriniz oturacak. Bunları bilmeden, görmeden böyle bir maceraya atılmak çok ama çok büyük bir aptallık.
3. Ergenlikten değil diyorsunuz ama henüz çok gençsiniz. Ayrıca adam dediğiniz çocuk sadece 28 yaşında, o da içinde bir sürü volkan patlayan bir çocuk.
4. Türkiye'de evlilik kararının geri dönüşü ucuz değil. Boşanırsanız en kültürlü ortamda bile dul damgasıyla tanınacaksınız. Görünürde herkes saygı duyar belki ama biriyle ciddi ilişkiye girmek isterseniz karşınıza çıkar.
5. Keşke dememek için evlenmeyin. Birbirinizi seviyorsanız beklersiniz. Bu arada kimse kimseyi beklemek zorunda da değil.
6. Siz o adamın kendi kendine bir şeyler başarmış olmasına, kendine bir hayat yaratmış olmasına tav oldunuz sanırım. Okursanız daha iyisini (beklerseniz ikiniz için) yaratma şansınız olacak.
7. Evliyken üniversitede okumak çok zor olur. Tanıdıklarım ikisinden birini bıraktı mutlaka. Şimdi okumanı destekliyorum, mutlaka okulun bitecek, her işte yardımcı olacağım dese bile emin olun olamayacak.
8. Sonuç: Evlenmeyin, bekleyin. Böyle bir söz vermek için çok erken.
0
sourlemonade
(27.09.10)
21 yaşında evlenilir mi sorusunu, bu şeklide altı doldurulmamış haliyle gayet de evlenilir diye yanıtlardım.
asil nadir - nur nadir evliliği ile ilgili bir röportaj okudum bugün hürriyet gazetesinde.
kız 21'inde iken asil nadir'in evlenme teklif ettiğinde asil nadir 64 yaşındaymış.
bu bir not sadece. onun altını da dolduran bi cümleler vardır, bil
0
agy
(27.09.10)
21 yaşında evlenilir mi sorusunu, anlattığın biçimde altı doldurulmamış haliyle gayet de evlenilir diye yanıtlardım.

asil nadir - nur nadir evliliği ile ilgili bir röportaj okudum bugün hürriyet gazetesinde.
kız 21'inde iken asil nadir'in evlenme teklif ettiğinde asil nadir 64 yaşındaymış.
bu bir not sadece. onun altını da dolduran bi cümleler vardır, bilemem.

evlilik boşanma yeniden evlenme durumlarına gelme falanlar filanlar tecrübelerine sahip bir adam olarak diyorum, bu benim talebeliklerimden beri dikkatimi çekmiştir hep, kızlarda 30larına yaklaşıncaya kadar biz erkeklerin ilgi alakası neticesi itibariyle bir prenseslik vaziyetleri vardır. o alaka öyle yoğun olarak döner ki etraflarında, biri gider biri gelir vaziyeti ömür boyu sürecek gibidir. ama 30lar yaklaştığında tabiat devreye giriyor ve kadın tarlada ırgat yahut cihangirde bohem bir heykeltraş dahi olsa gen kanunları nedeniyle doğurmak istiyor. benim arkadaş çevremde ne marjinal hatunlar var ki doğurmam lazım diye ortalıkta dolanıyorlar yaşları 30-35 hatta 40 civarları. ve burası türkiye. doğurmak için ne yapmak lazım evlenmek tabii. şu şu örnekleri var kısmı boştur.
fakat seleksiyon biçimi orada artık alternatiflerin azaldığı, bir çok ilişkinin tüketildiği bir hal almış olunca, iyi kadınlar kapılmış iyi adamlar uzamış oluyor genelde.

ben burada görüyorum bi yığın ilan, insanlar aman aşığım ölüyorum diye kendi özel vaziyetlerini aleni anlatıp çare arıyorlar ama ben diyeyim, geçici. bitici daha doğrusu.

bu gen-gün durumları ve türkiye genellemelerinin dışında çok net ki şu, evlenme denilen müessese artık evlensem de olur ile olmaz.
evlenme müessesesi sırf boşanma riski taşıyorsan bile kenarından kıyısından geçmemecesine koşarak kaçılacak bir haldir çünkü boşanma olayı hiç bir boka benzemez yaşayan bilir, inanmayan gider boşanmışlara sorar hepsi trenlerin kamyonların altında kalmış uçaklardan düşmüş halde en az 2 sene dağılmışlardır. hele çocuk mocuk varsa allah korusun diyorum.
ve evlenme müessesesi ilk aşık olunanla ya da tamam uyduk olanla aman bu daha başkaya benziyorlarla da olmaz. bu bir doku tutmasıdır. beyin kalp ten birbirini tutacak. biri eksik olursa ne olmaz; olmaz.
lakin şunu asla unutma hayatta herşey mümkündür. büyük konuşanları yaşamım boyunca anlayamadım, adamın başına öyle bir hal gelebilir ki vay be bu nasıl yani der kalırsın. yani bunca gevezelik olayın parantezleriydi zamanım var paylaşıyorum bazı bildiklerimi ve laf kalabalığımdan öte şunu diyorum, bu adamla evlenme. ama sen 21 yaşındayken ya da 23 farketmez, bir adam çıkar karşına, bingo... onu zaten anlarsın. orada işte bence küt diye evlen.

bununla senin bu kafandakileri anlatma biçiminle yani, aman ha! olmaz.
ha bir de şu var hızla evlenme diyenler ya genç olanlardır, ya da genç evlilik yapıp ağzı yananlardır.
hepsi de öyle değil bu genç evlenenlerin. çok da güzel dolu evlilik tanıyorum ki genç yaşta yapılmış kütür kütür güzelce de sürüyor.

en nihayetinde, sana naçizane önerim, önce aşık ol bir.
maried muried sonra.
0
agy
(27.09.10)
21 yaşında evlenilir mi sorusunu, anlattığın biçimde altı doldurulmamış haliyle gayet de evlenilir diye yanıtlardım.

asil nadir - nur nadir evliliği ile ilgili bir röportaj okudum bugün hürriyet gazetesinde.
kız 21'inde iken asil nadir'in evlenme teklif ettiğinde asil nadir 64 yaşındaymış.
bu bir not sadece. onun altını da dolduran bi cümleler vardır, bilemem.

evlilik boşanma yeniden evlenme durumlarına gelme falanlar filanlar tecrübelerine sahip bir adam olarak diyorum, bu benim talebeliklerimden beri dikkatimi çekmiştir hep, kızlarda 30larına yaklaşıncaya kadar biz erkeklerin ilgi alakası neticesi itibariyle bir prenseslik vaziyetleri vardır. o alaka öyle yoğun olarak döner ki etraflarında, biri gider biri gelir vaziyeti ömür boyu sürecek gibidir. ama 30lar yaklaştığında tabiat devreye giriyor ve kadın tarlada ırgat yahut cihangirde bohem bir heykeltraş dahi olsa gen kanunları nedeniyle doğurmak istiyor. benim arkadaş çevremde ne marjinal hatunlar var ki doğurmam lazım diye ortalıkta dolanıyorlar yaşları 30-35 hatta 40 civarları. ve burası türkiye. doğurmak için ne yapmak lazım evlenmek tabii. şu şu örnekleri var kısmı boştur.
fakat seleksiyon biçimi orada artık alternatiflerin azaldığı, bir çok ilişkinin tüketildiği bir hal almış olunca, iyi kadınlar kapılmış iyi adamlar uzamış oluyor genelde.

ben burada görüyorum bi yığın ilan, insanlar aman aşığım ölüyorum diye kendi özel vaziyetlerini aleni anlatıp çare arıyorlar ama ben diyeyim, geçici. bitici daha doğrusu.

bu gen-gün durumları ve türkiye genellemelerinin dışında çok net ki şu, evlenme denilen müessese artık evlensem de olur ile olmaz.
evlenme müessesesi sırf boşanma riski taşıyorsan bile kenarından kıyısından geçmemecesine koşarak kaçılacak bir haldir çünkü boşanma olayı hiç bir boka benzemez yaşayan bilir, inanmayan gider boşanmışlara sorar hepsi trenlerin kamyonların altında kalmış uçaklardan düşmüş halde en az 2 sene dağılmışlardır. hele çocuk mocuk varsa allah korusun diyorum.
ve evlenme müessesesi ilk aşık olunanla ya da tamam uyduk olanla aman bu daha başkaya benziyorlarla da olmaz. bu bir doku tutmasıdır. beyin kalp ten birbirini tutacak. biri eksik olursa ne olmaz; olmaz.
lakin şunu asla unutma hayatta herşey mümkündür. büyük konuşanları yaşamım boyunca anlayamadım, adamın başına öyle bir hal gelebilir ki vay be bu nasıl yani der kalırsın. yani bunca gevezelik olayın parantezleriydi zamanım var paylaşıyorum bazı bildiklerimi ve laf kalabalığımdan öte şunu diyorum, bu adamla evlenme. ama sen 21 yaşındayken ya da 23 farketmez, bir adam çıkar karşına, bingo... onu zaten anlarsın. orada işte bence küt diye evlen.

bununla senin bu kafandakileri anlatma biçiminle yani, aman ha! olmaz.
ha bir de şu var hızla evlenme diyenler ya genç olanlardır, ya da genç evlilik yapıp ağzı yananlardır.
hepsi de öyle değil bu genç evlenenlerin. çok da güzel dolu evlilik tanıyorum ki genç yaşta yapılmış kütür kütür güzelce de sürüyor.

en nihayetinde, sana naçizane önerim, önce aşık ol bir.
maried muried sonra.
0
agy
(27.09.10)
bir tane ömrün var ve normal insan bi defa evlenir bu çok önemli bir karar. bunun için duyurudan aldığın tavsiyeleri dinleme, elbette sana fikir vermek amaçlı yazıyor herkes ve çoğunluğun kanaati evlenmemelisin yönünde, yani demem o ki böyle bişeye kendin karar ver kendin düşün çok büyük bir karar evlilik kararı. ama bencede evlenme be!
0
ceo
(27.09.10)
keşke yapsaydım yada keşke yapmasaydım dediğin şeyler olacaktır ya..heh işte süper bi dönemeç.

bence evlen, dene bakalım.....
0
raki masasinin degismez adami
(27.09.10)
(8)

kaşıntı

biseyler
kız arkadaşımla birlikte yaşıyorum. birlikte yaşamaya başlamadan bir süre önce onda başlamış, hatta ilk gece hatır hutur kendini yırtarcasına kaşınınca "hayırdır?" diye sormuştum, "stresten herhalde, böyle bi süredir" diyip geçiştirmişti.aradan 10 gün falan geçti ve bende de ince ince başladı, pek ö
kız arkadaşımla birlikte yaşıyorum. birlikte yaşamaya başlamadan bir süre önce onda başlamış, hatta ilk gece hatır hutur kendini yırtarcasına kaşınınca "hayırdır?" diye sormuştum, "stresten herhalde, böyle bi süredir" diyip geçiştirmişti.

aradan 10 gün falan geçti ve bende de ince ince başladı, pek önemsemedim. ancak şuan 1 ay olacak ve kaşıntı aldı başını gidiyor. işin ilginç yanı genelde yatağa yattığımızda kaşınmaya başlıyoruz. yatağı-nevresimi hatta pijamaları bile çöpe attım, gittim yeni nevresim takımı ve yatak aldım. hatta bu soğukta günde iki kere yıkanıyorum ama kaşıntı azalacağına artıyor.

hastalık derecesinde temiz biriyimdir ve bu kaşıntı olayı beni deli etmeye başladı. biraz kocakarı işi ama mikrop kırılsın ayağına kolonya ile duş alıyorum neredeyse, üç günde üç şişe kolonyayı kaşınan yerlere boca ettim ama bana mısın demiyor. bu ne olabilir? alerji falan mıdır?
0
biseyler
(25.09.10)
latex e alerjiniz olabilir mi?
0
cnky
(26.09.10)
kız arkadaşınızla birlikte aletji testi yaptırın tavsiyem.
0
betty puf puf
(26.09.10)
korkutucu olabilir ama (bkz: genital herpes )başlangıcı olabilir.
0
tekosin
(26.09.10)
uyuz olabilir, birinizden diğerine geçmiştir muhtemelen.kaşınan yerler daha ziyade ince derili yerlerse el bileği kulak arkası falan gibi yada göbeğiniz meme uçlarınız gibi kesin uyuz kapmışsınız. evet hergün nevresim takımları değişecek güzlce yıkanacak ama ilaç şart.
0
şaşkın
(26.09.10)
bir dermatoloğa gözükseniz kaşıntı izlerinize bakıp pat diye koyar teşhisi aslında.
0
la loque
(26.09.10)
uyuz olabilir. gece kaşınır daha çok, o yüzden yatınca kaşınıyosunuzdur. özellikle göbek bölgesi falan çok kaşınır.
0
kalimotxo
(26.09.10)
yukarida yazanlarla birlikte tamamen psikolojik olabilir.
0
kakoy
(26.09.10)
Olaya farklı bir boyut getireyim. Sanırım yaygın ve bulaşıcı birşey bu. Ben ve eşimde de benzer bir durum var. Bazen duştan çıkıp daha kurumadan deli gibi kaşınıyorum. Şebeke suyundan ve duş jelimden şüpheleniyordum; duş jelimi değiştirdim, durum devam ediyor.

Başka bir arkadaştan da aynı şeyi duydum. Omuz ve sırt bölgesi (aynı benim gibi) minik sivilcelerle kaplanmış. Genel düşünmemiştim ama tırstım bak şimdi...
0
samterk
(26.09.10)
(3)

göz muayenesi

close to the edge
sigortam yok 35 tl den aşağı yapan bildiğiniz hastane var mı?anadolu yakası'nda...
sigortam yok 35 tl den aşağı yapan bildiğiniz hastane var mı?
anadolu yakası'nda...
0
close to the edge
(21.09.10)
o tarafta bulamazsınız da karşıya geçmeye razı olursunuz, olur ya www.beyoglugoz.gov.tr
0
superb
(21.09.10)
Devlet hastanelerinde ya da üniversite hastanelerinde muayene ücreti 15.5 TL dir.
0
plastik turambar
(21.09.10)
kızılayda da o fiyatın altındadır diye tahmşn ediyorum.
0
kalimotxo
(21.09.10)
(4)

işletme bölümü- sektör kıyaslaması

götümüze girebilir netekim
işletme fakültelerindeki yönetim ekonomisi ve karar süreçleri ile ilgili derslerde öğretilen decision tree'ler, algoritmalar, oyun teorisi, markov zinciri vs. işletmelerin karar alma süreçlerinde gerçekten kullanılıyor mu? yoksa olay board of directors'un "para varsa girelim hacu" tadında yaklaşımla
işletme fakültelerindeki yönetim ekonomisi ve karar süreçleri ile ilgili derslerde öğretilen decision tree'ler, algoritmalar, oyun teorisi, markov zinciri vs. işletmelerin karar alma süreçlerinde gerçekten kullanılıyor mu? yoksa olay board of directors'un "para varsa girelim hacu" tadında yaklaşımlarından mı ibaret? bir başka deyişle; bu bilgiler gerçek hayatta ne işime yarayacak? saygılar
0
götümüze girebilir netekim
(19.09.10)
bölümde staj yaparken buradan edindiğin teorik bilgi ve teknik uygulamaları ortaya koyabilirsen öncelikle işe alınıyorsun, sonra bu bilgiler iş sürecinde yerini tecrübe ve gözlem gücüne bırakıyor yavaş yavaş, harmanlanıyorsun.
0
yurdum insani
(19.09.10)
benim sorum biraz daha farklı ama yine de teşekkür ederim. bir de söylediklerinizin insan kaynakları raporlarında geçen bir hikaye olduğuna inanıyorum. staj tecrübem var işler pek öyle yürümüyor
0
🌸götümüze girebilir netekim
(19.09.10)
kardeşim hugo boss'tan böyle teklif aldı. insan kaynakları zamazingolarını hiç bilmem halbuki.

algoritma kısmına gelecek olursak; kararı içgüdülerine göre alan bir patronunuz olursa zaten işinizi değiştirmeyi düşünmeye başlayın derim.
0
yurdum insani
(19.09.10)
fizibilite fln hazırlanır ona göre girişilir işe. ama decision tree vs kullanıldığını sanmıyorum doğruyu söylemek gerekirse. türkiyenin en büyük iki şirketinde planlamanın "bu ay bu kadar satarız yea, yaz gitsin" şeklinde yapıldığını biliyorum. hatta bizzat yaptım. yani öyle satış tahmini yöntemleri falan fıstık kullanıldığını görmedim hiç, deneyime dayalı yürüyor genelde işler.
ama mesela ik uygulamalarında, amerikan kitaplarında ne yazıyorsa (mesela 360 derece değerlendirme yöntemini kullanıyorsa şirket) birebir aynı sistemin kurulduğunu gördüm.
hatta iş süreçlerinin geliştirimesi vs konularda raporlar yazıldığı ve ciddiye alındığını da biliyorum.
kısacası ne işime yarayacak dediğim bir çok şeyi ben çalıştığım yerlerde gördüm, görmediklerim de oldu ama hiç ciddiye almadığın şeylerin gerçekten uygulandığı görürsen şaşırma derim.
bir de şirketten şirkete değişir tabi.
0
kalimotxo
(19.09.10)
(3)

kilo ve kıyafet sorusu

salome
fiyatları uygun olan ve gerçek bedende kesimleri olan (kıçımdaki pantolon 46 bedenken dizden yukarı çıkmayan 46 bedenlerin olduğu defacto gibin)çok tapon kıyafetlerin olmadığı, genç işi ve en önemlisi fiyat olarak uçmayan hangi mağazaları (kadın giyim) önerirsiniz istanbul içi?
fiyatları uygun olan ve gerçek bedende kesimleri olan (kıçımdaki pantolon 46 bedenken dizden yukarı çıkmayan 46 bedenlerin olduğu defacto gibin)çok tapon kıyafetlerin olmadığı, genç işi ve en önemlisi fiyat olarak uçmayan hangi mağazaları (kadın giyim) önerirsiniz istanbul içi?
0
salome
(10.09.10)
- marks & spencer
- faik sönmez (bu ikisinde genç işi şeyler nisbeten az ama yine de arada baya güzel şeyler çıkıyor pes etmeden iyice bakmak lazım.)
- dorothy perkins
- peacocks
- river island
- evans
0
quasiromantic
(10.09.10)
koton en son 42 bedene dek üretiyor, onlarda dar kesim gerçek 42 bedenken giremiyordum öyle diyeyim..
0
cinna monster
(10.09.10)
50 beden ve oldukça tarz giyinen bir arkadaşım marks&spencer ve c&a'dan giyindiğini söylemişti.
0
kalimotxo
(10.09.10)
(24)

Afili Diller... Dövme olayı....

cnky
$alom....Nasılsınız ahali? Size birşey danışmak istiyorum... Kız arkadaşcağızımın ismini geçici olarak da olsa dövme yaptırmak istiyorum... İyi ki şu anda kendisi bunu okuyamıyor. Çünkü biraz süpriz olacak... Aklımdaki fikirler1.Persçe2.İbranice3.ArapçaBence tarz olarak üçü de güzel.Fotoğraflar sıra
$alom....

Nasılsınız ahali? Size birşey danışmak istiyorum... Kız arkadaşcağızımın ismini geçici olarak da olsa dövme yaptırmak istiyorum... İyi ki şu anda kendisi bunu okuyamıyor. Çünkü biraz süpriz olacak...
Aklımdaki fikirler
1.Persçe
2.İbranice
3.Arapça

Bence tarz olarak üçü de güzel.

Fotoğraflar sırasıyla verilmiştir...
1.img826.imageshack.us
2.img5.imageshack.us
3.img688.imageshack.us
0
cnky
(10.09.10)
illa bunlardan seçeceksem ibranice. ama bence yunanca:)
0
keneabidin
(10.09.10)
ibranice en güzel duranı.
bir de mümkünse, sadece geçici olsun bu dövme.
0
ağlama melis
(10.09.10)
verdiğin sıra benim tercihimle aynı. en güzel persçe bence.
0
i was me but now he s gone
(10.09.10)
Bu tür şeyleri anlama potansiyelinin düşük olduğu yerlerden geçerseniz "bah bah Yahudi'ye bah" veya "hıyara bah Kuran yazdırmış koluna" ve akabinde "şşt bilader bahcan mı buraya!" sonra pata da küte de.

Aman diyim :)
0
sourlemonade
(10.09.10)
@keneabidin Bence de yunanca ama istersen bir bak yunanca'da çok abidik gubidik oluyor Funda.
@Ağlama Melis Evet geçici olacak bu dövme çünkü dövme mantığı dini görüşlerime uygun değil.Sen başka bir sebepten söyledin ama sanırım?
@cosmicstring Onu dert etme ya, öyle bir yerden geçsem de, öyle laflarla bulaşanım olmaz ;)
Ayrıca bir sorunumuz daha var... Yapılı bir vücudum olması sebebiyle nereye yaptıracağıma karar veremedim. Kız arkadaşıma özel olsun biraz, ama arada da gözüksün.Çat diye önkol'da gözükmesin istiyorum...
0
🌸cnky
(10.09.10)
kimlanbu
(10.09.10)
@kimlanbu Ben bunları yazabildim :) Rune ile yazabilen "Funda" yada " Heather" olur beri gelsin onu da görelim...
0
🌸cnky
(10.09.10)
φουνδά burda abidik görünüyo ama el yazısıyla ben güzel yazarım şahsen:)
edit:cosmicstring çok tenks canım orda bi karışıklık olmuş hem böle daha güzel di mi:))
editcan: büyük yapamıyorum o mecbur öyle:) büyüğünü de şöyle tarif ediim o zaman böyle hafif şişkin bi yuvarlak ortasından yüzeye dik bir çizgicik geçiyor fizikte bi şeylere yarıyodu bu:)
@cosmicstring editgül istemiyorum artık:)
0
keneabidin
(10.09.10)
@keneabidin sade yazılışları değil de ben okunuşlarına baktım açıkcası o yüzden.
Bu arada bunu nerede buldun?
0
🌸cnky
(10.09.10)
@keneabidin: Psunda yazmışsınız? Fi kopyalanamadı herhalde.

edit: Şimdi de küçük fi ile yazmışsınız :)
0
sourlemonade
(10.09.10)
persçe ve arapça yazılan kelimelerin doğruluğundan emin misin diye sorsam?
0
8kobe8
(10.09.10)
Sadece google translate ile değil, Funda isminin ingilizce ve türkçe anlamları üzerinden de birkaç sözlükten araştırdım...
0
🌸cnky
(10.09.10)
tinyurl.com

Soldaki büyük fi.
0
sourlemonade
(10.09.10)
yapabildim olay budur:
büyük harfle:ΦΟΥΝΔΑ
küçük harfle:Φουνδά
cosmicstring'den onay bekliyoruz:)
ruhumu teslim mi etsem ne
0
keneabidin
(10.09.10)
İlki FUNDA, ikincisi Funda. Estağfurullah ve evet, şimdi olmuş :)
0
sourlemonade
(10.09.10)
ben düzelttim cosmiccan hala keneabidik diyorsun..
0
keneabidin
(10.09.10)
ahah nette bi site var ibranice yanlış yapılmış dövmelerle dolu. birebir çevirmeye kalkarsanız anlamsız bişey ortaya çıkar büyük ihtimalle.
0
meriadoc
(10.09.10)
arapça olarak halenc nebat yazmışsın nebat bitki diye biliyorum halenc de ağaç demekmiş pek funda'lık bi durum yok ortada sanki?
pers'e gelirsek sondaki kef(gef) z harfi ile birleşir sağdan, soldan birleşmez. ayrı kelime değilse bu dediğim geçerli tabi. anlam olarak bilmiyorum ama zar da bitişik yazılmalı(normal zâr ağlama inleme demek çünkü)sondaki kef'in yazılışı da öyle değil ayrı kelime ise ikisi.
yani netten bulduğuna fazla güvenme bence daha çok bilgisi olan arkadaşlar aydınlatırsa güzel olur.
0
8kobe8
(10.09.10)
kiril alfabesiyle güzel oluyor ama yine de sakın kalıcı yaptırmayın.
0
kayranin kedisi
(10.09.10)
kalıcı dövmenin aptallığı konusunda yazılmış 2000 tane şey falan vardır belki. geçici dövme yaptırmak da bence yanlış bir mesaj verir gibi?
0
plainwalker
(10.09.10)
arapca dedigin yazida halenc nebat yaziyor. halenciye fundagiller'in arapca karsiligi. yazdigin da funda bitkisi gibi birsey.
farsca dedigin yazida haleng-zar yaziyor. haleng halenc'in ingilizce yazilisi olsa gerek. funda bahcesi gibi bir anlami var.

kelimeyi cevirmeden arapca harflerle yazmayi düsündün mü? su sekilde mesela: فونده
bence hem daha kisa oldugu icin hem birebir karsiligi oldugu icin daha güzel.
0
shi aila
(10.09.10)
Herkese yardımlarından dolayı teşekkür ederim. Kalıcı dövme de olsa, endişelenecek bir durum yok, sonradan vazgeçilecek bir durum değil içinde bulunduğum durum...
İngilizcesi Heather olan Funda ismi aslında bir bitki zaten. Kız arkadaşımın adı Funda. Persçe bunu bana emin olarak yazabilecek birisi var mı peki?
0
🌸cnky
(10.09.10)
bence de osmanlıca mantığında türkçe kelimeyi arap harfleriyle yazmanız daha mantıklı eğer öyle bir şey düşünüyorsanız.
-zar, -lık anlamında son ektir farsça'da. fundalık funda bahçesi gibi anlam taşır.kelimeye bitişik yazılır öncekinde de söylediğim gibi. kef'le birleşmeliydi z yani, yazım yanlış.

فونده bu iyi bence de.
0
8kobe8
(10.09.10)
ya o değilde neden farsça yerine persçe diyorsunuz onu anlamadım. evet farsça, persçe'nin arapça halidir ama türkçeye farsça olarak geçmiştir; o yüzden farsça demek daha mantıklı değil mi?

bu arada soruya gelecek olursak en güzel duranı ibranice olan. ama bence türkçe "funda" şeklinde farklı yazı tipleriyle yazdırırsanız daha güzel durur.
0
kalimotxo
(10.09.10)
(28)

komşum ikidir polis çağırıyor

cagdassalur
eskiden rahatça müziğimi dinlerdim evde ama ben evden 1 ay ayrıldıktan sonra karşı apartmana bi aile taşınmış. iki seferdir eve polis çağırıyor. ne yapabilirim? müziğin sesi diğer insanları rahatsız edecek seviyede değil(apartmanda oturuyorum ve kendi binamda yaşayan onlarca insan var). şikayetçi ol
eskiden rahatça müziğimi dinlerdim evde ama ben evden 1 ay ayrıldıktan sonra karşı apartmana bi aile taşınmış. iki seferdir eve polis çağırıyor. ne yapabilirim? müziğin sesi diğer insanları rahatsız edecek seviyede değil(apartmanda oturuyorum ve kendi binamda yaşayan onlarca insan var). şikayetçi olabilirmiyim ben bu kadından? desibel sınırı yok mu ölçüp de komşunun afedersiniz götüne sokarcasına göstersem legal sınırdayım diye.

cidden çok sinirliyim şu anda gelip dese rahatsız oluyorum kısabilirmisin filan diye belki anlayış gösterirdim ama polis çağırmak ne demek ya? tamam muhattap olmak istemeyebilirsin de apartman burası. neyse legal bir şekilde açabilirmiyim müziğin sesini? tekrar gelirse polis göstersem bende al aha diye.

edit: hatta şöyle birşeyler var; (bkz: #20065093) (git: 168962) (git: 168927)
edt: sesi de iyice açtım şimdi sinirden ama bi yandan da götüm götüm oluyorum ne yapmalı?
0
cagdassalur
(27.08.10)
gençsiniz, bir aile tarafından şikayet ediliyorsunuz. ne yapsanız bir sıfır yenik başlıyorsunuz.

kulaklık en mantıklı çözüm olacaktır.
0
sttc
(27.08.10)
@sttc liseli ergenim evde annem kardeşim filan var avantajı olur mu? kulaklık kesmiyor.
0
🌸cagdassalur
(27.08.10)
karşı apartmandan olduğuna emin misin ? belki polis ayak yapıyordur şikayet edeni korumak için.

Komşularım ayda 1-2 kere parti verse bile ses çıkarmam ama düzenli olarak uyku saatlerimde benim evime ulaşacak kadar yüksek sesle müzik dinlerse de yasal sınır değil beni sabrımın sınırı önemlidir. Demek istediğim şey adamların uyku saatlerinde onlara ses gidecek kadar yüksek sesle müzik dinliyorsanız suç biraz sizde. Komşunun yaptığı da eşeklik tabii, kapıya gelmeye yememiştir büyük ihtimal.

Polis de bir gelir iki gelir baktılar ses devamlı normal şikayet edene patlarlar.
0
kimlanbu
(27.08.10)
yapacağınız gürültünün kimseyi rahatsız etmeyeceği bir yere taşının o halde. ses diğer daireye girince olay legallikten çıkıyor zaten. haksızsınız.
0
milesh
(27.08.10)
müziği açmakta haklı olduğumu söylemiyorum zaten dediğim gibi gelip söyleseydi kısardım ama o da biyere kadar tabi. 3 tane apartmanda yıllardır herkes memnunken sadece onun şikayet etmesi biraz garip değilmi?

onun olduğundan eminim geçen pis pis bakarken yakaladım pencereden. bide 2 seferde de mutfağın ışığı yandığı zaman sahurda o saatten sonra geldi polisler.
0
🌸cagdassalur
(27.08.10)
Oklavasının menzili dışındaymışsınız, yoksa oklavayla vurarak tepki gösterirdi. Hiç uyarmadan,rahatsız olduğunu söylemeden polis çağırdıysa biraz öküzmüş komşunuz. Ben de gürültüden epey rahatsız olurum amane bilim insan bi kapıyı çalar derdini anlatır en azından.
0
johan sebastian
(27.08.10)
niye karşı apartmanın bir ayını bile doldurmamış sakini apartman değiştirip sizi uyarmaya gelmek zorunda olsun? uyarma diyorum, ricası olmaz bu işin. niye diğer komşular gürültüden memnun olsun? ne diğer komşularınızın anlayışı, ne de binaların teknik yetersizliği size kimseyi rahatsız etme hakkı vermiyor.
0
milesh
(27.08.10)
@milesh gürültüden değil müziğin seviyesinden memnunlar. ki gördükçe soruyorum gece çok ses geliyormu diye rahatsızlık vermemek adına. durum böyle olunca komşunun da müziğin sesini daha da kısmamı istemesi ricayla olur tabi. uyarıcak birşey yok ortada çünkü.
0
🌸cagdassalur
(27.08.10)
"2 seferde de mutfağın ışığı yandığı zaman sahurda o saatten sonra geldi polisler."

Sahur zamanı, yani o derece geç bir saatte yüksek sesle müzik dinliyorsunuz. Sizce de hak etmemiş misiniz? Ayrıca kimse kimseyi de öyle uyarmak zorunda değil. Gecenin bir saatinde başkalarına saygı göstermeyen birinin öyle bir nezaket beklemeye hakkı da yok bence.
0
serdar 24
(27.08.10)
polis bir daha gelirse şikayet eden gelsin kendisi söylesin o zaman kapatırım de. şikayet eden kapına dayanınca da "sen kim oluyosun..." la başlayan bir cümleyle adamın üzerine yürü :)

ama yine de ses düzeyini her zaman için makul bir düzeyde tut. makuldan kastım, çalan şarkının kime ait olduğunu komşuların anlayamacak bir ses düzeyinde olmalı. ha bi de bas ları düşür, bas daha çok yayılır. rahatsız olan ama söyleyemeyen komşuların da olabilir. şehir yaşantısını öğrenmen gerekir.
0
titiz
(27.08.10)
@serdar 24 tamam da anlatamadığım şu, ben ne kadar saygı gösteriyorsam onlar da bana göstermeli. defalarca dediğim gibi müziğin sesi insanları rahatsız edecek seviyede değil, ki bu sadece benim perspektifimden değil diğer komşuların görüşleriyle sabit. buna rağmen rica etse yine belki kısabilirdim dedim ona takıldınız.
0
🌸cagdassalur
(27.08.10)
@titiz

"polis bir daha gelirse şikayet eden gelsin kendisi söylesin o zaman kapatırım de."

karmarulez, bu önerinin sonucunu ben de çok merak ediyorum. lütfen bunu uygula ve sonrasında da olanları bizimle paylaş :)

Yanlış anlaşılmasın, aslında gerçekten merak ediyorum. Polisin gürültü yapan birisine hiçbir delil göstermeksizin kabahatler kanunundan ceza yazma yetkisi var. Çok yüksek bir şey değil gerçi 65 TL. Yani sen müziği ister kapat, ister kapatma bu cezayı kesebilir. Fakat genelde uyarmayı tercih ederler. Ama "Yok, ben kapatmıyorum" diyen bir kişiye karşı ne tür bir yetkileri var bilmiyorum gerçekten. Bu konuda yardımlarını bekliyoruz :)
0
serdar 24
(27.08.10)
@karmarulez

Tabi sen müziğin sesi rahatsız edecek seviyede değil diyorsan sana inanmak durumundayız. Belki de takıntılı bir komşuyla karşı karşıyasın bilemiyorum.

Yalnız, şu rica meselesine gelince, bu müessese sandığınız kadar işe yarayan bir şey değil malesef. En azından o gün müziğin sesini kıssa da ertesi gün aynı şeyi tekrarlamayacağı anlamına gelmiyor. O yüzden önce kapıya gelip uyarmayan kişiyi de anlayabiliyorum.
0
serdar 24
(27.08.10)
@serdar 24 polis ikinci sefer gelince birazcık ters çıktım ama o kadarına da cesaret edemem heralde. peki bunun ilerisi ne olur? hani 4 oldu 5 oldu içeri mi alırlar beni bi gece filan? 17 yaşındayım. sonra tekrar açabilirmiyim müziğin sesini? tekrar içeri alırlarmı?
0
🌸cagdassalur
(27.08.10)
@serdar 24 evet sende haklısın bide ne biçim insanlar var gidince karşına kimin çıkacağı belli değil. ama ne bileyim polis de fazla gibi yani. camda da gördü birkaç defa söyleyebilirdi. neyse şu legal sınır işini bi tanıdık avukata sorayım bakalım.
0
🌸cagdassalur
(27.08.10)
www.milliyet.com.tr bu uyarı mevzusu.
şikayet üzerine gelen polisler, şikayet edenin bilgilerini paylaşmamakla yükümlüdür. bu yasal bir zorunluluk.
olayın yaptırımında ilk yetki kat malikleri kurulundadır. apartman veya site sakinlerinden oluşan kurulda yani. onların ortak kararıyla ev sahibiyseniz evi devretmek, kiracıysanız evden çıkmak zorunda kalabilirsiniz. ha onlar bizden diyorsanız, şikayetçinin karar itiraz ve olayı hakim kararına götürme hakkı var.
üstüne yürüme, ters çıkma olayı ise, en az "kimin ne kadar gürültüden rahatsız olacağına ben karar veririm" düşünceniz kadar garip. o dairede bebek veya yaşlı olabileceğini düşünün.
0
milesh
(27.08.10)
@milesh komşular kompile bizden çoğu babamın iş arkadaşı diğerleri de annemin filan tanıdıkları. yan komşumum geçen sene bebeği oldu. problem yoktu o zaman müziğin seviyesi sürekli aynı zaten saatler de belli. üstüne yürüme filan yok zaten ergen siniri yaptım bi an ama o kadar da değil. polis "müziğin sesini anlayacak zekada değilsin o zaman" gibi aptal laflar edince ona ters çıktım biraz.
0
🌸cagdassalur
(27.08.10)
Aralıksız olarak The Beatles dinlemekten bıkmışlardır belki.
0
sourlemonade
(27.08.10)
@cosmicstring arada pink floyd frank sinatra filan da açıyorum ama onlar da kesmedi heralde. yeni şeyler denemek lazım.
0
🌸cagdassalur
(27.08.10)
yazın bütün camlar açık oluduğundan, (aynı apartmanda doğrudan camınızın baktığı bir yer yoktur zaten.) karsıdaki apartımanın acık bir camına doğrudan müzik gidebilir. havalar soguyup camlar kapanınca iş hallolur. bence sıcaklar geçene kadar kısık idare et kışın açarsın yine..
Legal kısma gelince.. adama ses gidiyorsa rahatsızsa şikayet edebilir. gelip söylemek zorunda degil tabi de gelip söylese iyi olurmuş yani.. Hem polisi boş yere oyalamış olmak gibi bişey oluyo bu ceza yazmadıklarını bildigi halde cagırmak.. Gelip söylese hayır demezsin bunuda biliyodur buyuk iht. Neyse adama ses gitmesin yeter klüplerde eglence yerlerinde bi sınıra kadar izin var da evlerde oyle bi aralık yok bildigim kadarıyla..
0
disturbed
(27.08.10)
kulaklik en iyi cözümdür.

kimin neden rahatsiz olabilecegini kestirmek oldukca güctür. apartman vb toplu yasanilan yererde basklarini rahatsiz etmemek oldukca önemli.

bizzat yasadigim bir örnegi kisaca anlatarak ne kadar farkli seylerin ortaya cikabilecegini göstermek isterim:

asiri rahatsizlik nedeni ile aci ile evinde kalan bir kisi, ki günleri sayilidir. agrilari gece arttiginda ancak sabah karsi bir nebze olsun uyuyabilmekteydi. kaldigi apartmanda da yine bir müzik sorunu vardi. bu basli müzigin sesi o adami uyandirmakta ve zaten tamamen yerlerde sürünen morali iyice altüst olmaktaydi. adam o müzigi calana hic sert cikmadi. zaten herseyden gecmis. olaya ben müdehale edip, sorunu cözmüstüm.

her ev de güllük gülistanlik hayatlar olmayacagini bilmek ve bunun farkindaligi ile minimum rahatsizlik icinde yasamak oldukca elzem.

bir kisi sizi polise sikayet etmis olabilir. bizzat söylemek zorunda degil. türkiye de yolda biri yürürken, biri ne baktin diye adam öldürebiliyor. sikayet eden karsi taraf ile gayet dogal bicimde dolayli uyarida bulunmus.

daha düsünceli olmanizi öneririm.
0
aheste cek kurekleri millet uyanmasin
(27.08.10)
@disturbed bende öyle diyorum ama polis gönderince eve ergen hırsı yaptım aha bak susturdum ikinci seferde demesin istiyorum. biliyorum çok saçma bi düşünce ama engel olamıyorum ne yapıyım. bide şöyle bi durum var bi kişiye karşı nasıl davranacağıma tamamen onun davranışlarına göre karar veriyorum istemsiz olarak. çok yüzsüz bi arkadaşım vardı mesela bigün çok ciddi bi kavga etmiştik ertesi gün o hiçbirşey olmamış gibi yanıma gelince ne kin kaldı ne sinir. karşı komşunun da muhattap olmamak istemesi(dul ve çocuğu var galiba 8-9 yaşlarında) fikrine alıştıramadım kendimi geçen gün çok pis bakıyordu camdan. ergen hırsı işte daha nasıl tarif edilebilirki... neyse artık akışına bırakayım yapacak birşey yok pek.

@aheste cek kurekleri millet uyanmasin haklısın ama yukarda dediğim gibi sinir yaptım onu aşamıyorum bi türlü. ramazan bitince sahura kalkmayacağı için problem olmaz sanırım. diğer komşuları düşündüm de hepsi ya babamın iş arkadaşı yada üni. öğrencisi. bu yüzden şimdiye kadar birşey dememiş olabilirler.
0
🌸cagdassalur
(27.08.10)
itiraf ediyorum o komşu benim. (belki senin komşun değilim ama ben de polis çağırdım) arkadaş sen eğer yüksek sesle müzik dinlemek istiyosan bas git (kişisel algılama bi zihnyete karşı çıkıyorum burda) kendi evine stüdyolardaki gibi ses izolasyonu yaptır. ha ben yaptırmam diyosan da beni rahatsız etmeden ne bok yiyosan ye evinde. ama sen evde dub dıs dub dıs diye müzik dinliyceksin diye sabah 6 da işe giden beni uykumdan edersen senin ağznı yüzünü ...

evet aynı durumdaydım üst komşu sesi açıyodu sonuna kadar öyle ki orspu çocuu msn den ileti alınca ben odamdan "dırınınt" sesini duyuyodum. bir pazar günü saat 10 da yine aynı yavşaklığı yapıp uyandırdı beni. gittim kapısına nerde yaşıyosunuz kısın şunun sesini diye çemkirdim. sonra kesti sesi. neyse sonra geceleri aynı boku yapmaya başladı saat 12 den sonra müzik sesi oyun sesi. en az 2-3 kez polise şikayet ettim kapısına polis getirttim şimdi rahatım.

duyuruyu açan arkadaş hiç kimse senin dinlediğin müziği kendi yaşam alanında duymak zorunda değil. insanlar rahatsız olmuyoruz dedi diye bokunu çıkarmanın alemi yok. efendi gibi dinle müziğini, konuyu komşuyu rahatsız etme. ha seni şikayet eden adam da önce gelip bi uyarsa iyi olurdu ama burda asıl suçlu seni şikayet eden değil sensin. kimsenin özel alanına sesle de olsa tecavüz edemezsin. benim komşum olsan aynı şeyi yapardım ki yaptım da.
0
rentts
(27.08.10)
bizim altta bir komşu vardı.taşınalı 3 ay olmuştu..zilli bir tane kızları vardı.sabah-akşam son sesle r&b müzik dinlerdi. yüksek sesi geçti r&b müzikten nefret ettiğim için. 3 kez uyardım.sonra 2 kez polis çağırdım (halbusi sinirime yenik düşsem kapılarını kırıp kızı tokat manyağı yapabilirdim) .en sonunda skerim lan diyip ergenlik günlerime geri döndüm.son sesle cannibal, morbid, hypocrisy dinlemeye başladım. tesadüf ki adamlar 1 hafta geçmeden taşındılar. ergenlik zamanlarında bende son sesle müzik dinleyip milleti rahatsız eden biriydim. şimdi ise yaptığımın ne kadar öküzce olduğunun farkındayım:)
0
cruex
(27.08.10)
ilk olarak polisten korkmana gerek yok, polisin burada yazıldığı gibi ses konusunda bir yaptırım gücü yok ancak olay muadili olmayan ama bağlantılı bir konudan ceza kesebilirler sana ki ona da itiraz edersin %90 düşer.
ikinci olarak sınırları zorlamamak koşulları altında saat 12'ye kadar ses yapabilirsin,(gürültü değil)amma komşularınız vb. şikayetçiyse bir insan olarak bu saatin herkes için uyuşmayacağını düşünüp sesi kısmalısınız :)

sahurda ses yapıyorsanız "ama şikayet eden yok soruyorum herkese!!11!" gibi bi şey deme hakkınız yok. sizi alo gürültüye şikayet etmeleri lazım aslen.

önyargılı olacağım biraz ama bence sen sesi abartıyorsundur gibime geliyor, gün içinde ses sisteminden dinle gece kulaklık tak, ergenlik gazlarına hakim ol. kulaklık gerçekten öyle insanı öldüren bi şey değil. özgürce kulaklık takmak istiyorsan bi kablosuz kulaklık al evin her yerinde mis gibi dinlersin.
0
madyb
(27.08.10)
arkadaşım kusura bakma da haksızsın...
bir kere kendi apartmanındaki insanlara o kadar çok ses gitmezken, karşı apartmanın sana bakan cephesine çok fazla ses gidebilir; o yüzden bizim apartmanda kimse rahatsız olmuyor demek anlamsızdır, bu bir.
ikincisi müziğin sesi sana göre rahatsız edici olmayabilir ama insanlar rahatsız olmuş ki şikayet etmişler, bu iki.
ayrıca sahura kadar yüksek sesle müzik dinlemek nedir arkadaşım, tak kulaklığını dinle bu kadar müzik aşığıysan, kimseyi sabahın körüne kadar rahatsız etmeye hakkın yok, bu da üç.
dul ve çocuğu var sanırım demişsin, kadın tanımadığı bir muhitte kim seyle muhatap olmak zorunda değil.onun yerinde olsam ben de direkt polisi arardım bu da dört.
ve gerçekten çok fazla ergen tribine girmişsin, sakin ol biraz, dünya senin etrafında dönmüyor.
0
kalimotxo
(27.08.10)
studio yapma al bir kulaklık sen daha iyi ses duy millet rahat etsin. şuna bak aq saat 4 sahurda müzik dinlicekmiş. affetme ama benle aynı apartman da olsaydın kapına dayanırdım sahur vakti.

ne igrenç şeyler şu ergenler.
0
wessago
(27.08.10)
ergen dediysek iyice abarttınız sizde basit bi soru sordum haksız olabileceğimin farkındayım o yüzden yasal bi sınır varsa ona göre dinliyim diye sordum sezen aksu tartışmasına döndürdünüz duyuruyu bravo.

@kalimotxo afferim sana.
0
🌸cagdassalur
(27.08.10)
(4)

On numara müzik sitesi

olmaz boyle nick
Bi müzik sitesi vardı... beyaz fon üstüne, beğendiğin bi artistin adının etrafına onu seviyosan bunu da seversin tarzı bi harita oluşturup onları birbirine linkleyip görsel açıdan çok işe yarayan bi sayfa getiriodu. etrafındaki parçalardan birini seçersen hemmen yeni harita oluşturuo... bi türlü bul
Bi müzik sitesi vardı... beyaz fon üstüne, beğendiğin bi artistin adının etrafına onu seviyosan bunu da seversin tarzı bi harita oluşturup onları birbirine linkleyip görsel açıdan çok işe yarayan bi sayfa getiriodu. etrafındaki parçalardan birini seçersen hemmen yeni harita oluşturuo... bi türlü bulamıyorum,, klavyemin ucuna gelio ama çıkaramıom... bilen varsa beri gelsin.

Not: Temsili sayfa görüntüsü ekteki foto gibi, tam olarak bu değilde benziyo .. fikir versin deyü..


Çalışsın kafalar...
0
olmaz boyle nick
(24.08.10)
musicovery.com
0
kalimotxo
(24.08.10)
Bu site değil arkadaşlar yüklediğim fotodaki mevzuya yakın bi menü sunuyo her seferinde..
0
🌸olmaz boyle nick
(24.08.10)
www.music-map.com
0
kedula
(24.08.10)
music-map.com u bende ararken buldum ama o site müzik çalmıyor, sadece bunu seviosan bunları da sev dio sana ... benim dediğim site , müzik hizmeti de veriodu... en son 1-2 yıl önce girmiştim
0
🌸olmaz boyle nick
(25.08.10)
(3)

miks astigmat

dirimtiyatir
miks astigmat hastalarının lens kullanamadığı doğru mu? gözlük yerine lens kullanabilmek için iki gözde de numaranın en 0.75 olması gerektiği kadar ne kadar doğru peki? randevu aldım ama burada danışmak istedim önce.
miks astigmat hastalarının lens kullanamadığı doğru mu? gözlük yerine lens kullanabilmek için iki gözde de numaranın en 0.75 olması gerektiği kadar ne kadar doğru peki? randevu aldım ama burada danışmak istedim önce.
0
dirimtiyatir
(06.08.10)
miks astigmat ne ben de bilmiyorum ama tek gözde toric lens kullanıyorum. diğer gözün astigmatı daha düşük.
0
sanal uyku
(06.08.10)
benim sağ gözümde miks astigmat var ama lens konusunu hiç sormadım. gözlük kullanıyorum. bu konuda bilgisi olan birileri varsa ben de öğrenmek isterim.(resmen soruya kaynak yaptım evet :) )
0
kalimotxo
(06.08.10)
cevap veren herkese teşekkürler doktordan yeni geldim. sonuç: en düşük numara 0.75 miş ve miks astigmat hastaları da kullanabiliyormuş.
0
🌸dirimtiyatir
(06.08.10)
(3)

düğmeli triko..

dambil
iyi akşamlar ahali,düğmeli triko diye hitap ettim, yanlıştır belki bilemiyorum. ekte görebileceğiniz hedelerden bu mevsimde bulma imkanım var mı? bi yerlerde filan gören oldu mu hiç? yazarken hatırladım, bizim tom da giyiyordu: http://goo.gl/YuIdnot: dizi sherlock bu arada. teşekkürler=)
iyi akşamlar ahali,

düğmeli triko diye hitap ettim, yanlıştır belki bilemiyorum. ekte görebileceğiniz hedelerden bu mevsimde bulma imkanım var mı? bi yerlerde filan gören oldu mu hiç?

yazarken hatırladım, bizim tom da giyiyordu: goo.gl

not: dizi sherlock bu arada.

teşekkürler=)
0
dambil
(03.08.10)
zara da var. 70 tl falan
0
temizkopat
(03.08.10)
hırka değil mi o ya?
daha mevsimi gelmedi ama çıkar ağustos ortasından sonra.
0
kalimotxo
(03.08.10)
homini emerito (HE)!!! mango'nun erkek koleksiyonu. ve hatta bulunduğunuz yerde bir mango outlet varsa, bi bölüm de erkek outlet yapıyorlar. biz bu hırkalardan 2 tane aldık hem de neredeyse yarı fiyatına.
0
mahnita
(04.08.10)
(2)

Kına Gecesine Ne Giyilir?

afush
Evet soru başlıkta.Doğma büyüme gayet modern bir izmirli kızımız ile ailesi diyarbakır taraflarından olan mütevazi ama kendisi gibi izmirli modern bir oğlumuz evleniyor.Bana da kına gecesine ve düğüne davetiye geldi.Kına gecesine ne giyilir?Ne giyilmez?Normal abiye mi giyip gideceğiz,yoksa herkes ka
Evet soru başlıkta.
Doğma büyüme gayet modern bir izmirli kızımız ile ailesi diyarbakır taraflarından olan mütevazi ama kendisi gibi izmirli modern bir oğlumuz evleniyor.
Bana da kına gecesine ve düğüne davetiye geldi.
Kına gecesine ne giyilir?Ne giyilmez?
Normal abiye mi giyip gideceğiz,yoksa herkes kadın olduğundan biraz daha mı süslü püslü,dekolteli vs. olmak gerekir?
Tabi şu da var,acaba damat tarafının bayanlarının diyarbakır civarlarından gelecek olması etek boyu,dekolte gibi şeylere biraz daha dikkat etmeyi gerektirir mi?Daha mı mütevazi olunmalı?
(Tabi dekolte filan diyorum ama normal zamanımda abiye giyindiğindiğimde de pavyon şarkıcısı gibi giyinmediğimi göz önüne alın lütfen =) )

Kına gecesine davet edildiğime göre belli olmuş olması lazım da, bayanım bu arada.
0
afush
(23.07.10)
kot bile giyilir ama azıcık şık olayın dersen siyah pantolon şık bir gömlek veya blüz olabilir. karşı tarafın ailesinden çekinceniz varsa risk almak istemiyorsanız dekolteye girmeyin derim ama kadın kadına olunacak sonuçta.
0
mahnita
(23.07.10)
pantolon üzerine şık bir bluz olabilir. elbise de olabilir. aslında kınanın nerde olacağına ve gelin kızımız ve çevresinin nasıl giyineceğine (sade ya da şatafatlı) göre de değişir. bence siz geline sorun nasıl bir ortam olacağını. geçenlerde bir arkadaşımın kınasına gittim abiye giyen kimse yoktu mesela.
damat beyin akrabaları konusunu hiç takmayın bence, bir çoğu sizden çok daha gösterişli ve süslü olacaklardır. dekolte vs konusunda da rahat olun (kına gecesinin sadece kadınlar arasında olacağını varsayıyorum),tesettürlü hanımların bile kına gecelerinde giydikleri dudak uçuklatan dekoltelerini gördü bu gözler :)
0
kalimotxo
(23.07.10)
(16)

pepsi'nin olayı ne?

natnan
Bildiğim herkes, ve bu herkesin bildiği herkes coca cola tercih ediyor ve seviyor. pepsi'ye bok atıyor, şekerli diyor falan fişman. Etrafımdaki çoğu bakkalda ve markette sadece coca cola yer alıyor. Bazı belli başlı restoranlar dışında(onlar da olmasa zaten) çoğu restoranda coca cola kullanılıyor.so
Bildiğim herkes, ve bu herkesin bildiği herkes coca cola tercih ediyor ve seviyor. pepsi'ye bok atıyor, şekerli diyor falan fişman. Etrafımdaki çoğu bakkalda ve markette sadece coca cola yer alıyor. Bazı belli başlı restoranlar dışında(onlar da olmasa zaten) çoğu restoranda coca cola kullanılıyor.


soru ise başlıkta :P. Sadece benim etrafımda mı böyle? Türkiye'de böyle de sadece ismini kaybetmemek için mi geri çekilmiyor piyasadan?
0
natnan
(01.07.10)
hocanın derste anlattıgına gore anadoluda falan daha cok pepsi ve pepsinin markaları bulunmakta.ama ben mudavimlerini gordum.mesela yurt dısında ki ozellikle amerika pepsiyi hatta diet olanını kesınlıkle coca colaya deişmem ki coca colaya cok loyal bi insanım ve arastrmalara gore pepsi daha cok satıyor-muş
0
little miss sunshinee
(01.07.10)
hacı şöyle bir durum var ki pepsinin de azımsanmayacak kadar piyasası var ve girdiği yere cola yı sokmamak için elinden geleni yapıyor. kırsalda pepsi daha bir yaygın sanki. kırsalda bir çok bakkal da pepsiyi görürsün. pepsi satan bir market cocacola satamaz falan falan. ama şunu sana söyleyeyim pepsi manyaklarıda var yok değil. isim misim değil gayet büyük bir firmadır pepsi.
0
seyduna6687
(01.07.10)
pepside çalışan biriyle konuşmuştum bunu. şehirden şehire çok farkediyormuş. mesela istanbulda coca cola yaygınken adanada ezici bi pepsi üstünlüğü varmış. seda sayan da satışları patlatmış bu arada, ev hanımları ciddi ciddi onun için pepsi almış :)
0
orange coffee
(01.07.10)
en son hatırladığım kadarıyla dünya pazarında coca-cola %44, pepsi %30'du. (üşendim şimdi tekrar araştırmaya), TR pazarında ise durum daha abartılıdır diye gözlemliyorum, %50'yi rahat raha geçiyordur.
0
bykush
(01.07.10)
çok fazla kola içmiyoum ama ben pepsiyi daha çok seviyorum mesela. markette coca cola yerine pepsi alırım.
0
kalimotxo
(02.07.10)
kutu pepsi, kutu coca cola yı yener bence.
0
kreider
(02.07.10)
jack trout der ki (tamamen sallıyorum, al ries falan da olabilir :p) birinci değilseniz ikinci olun. ilk iki sırada değilseniz işte o zaman sıkıntı var demektir (son kısmı sergen yalçın diyor). velhasıl pepsi çok başarılı bir ikincidir.
0
boshi
(02.07.10)
pepsiye kim şekerli diyor ya? basbaya coca cola şerbet ve pepsi bin kat daha iyi.
0
trista
(02.07.10)
kendisini eski istanbullu, klasik beyfendi-hanfendi sayanlar da kola alacakları zaman coca-cola'yı değil de pepsi'yi tercih ediyorlar diye biliyorum.
0
yasakani
(02.07.10)
kendi izlenimlerime göre pepsi'nin olayı biraz daha farklı coca colaya göre.
coca cola daha çok bireysel müşterilere yönelmekte iken pepsi daha çok kurumsal müşterilere yöneliyor.
örneğin burger king'de ya da askeriyede pepsi verilmesi ama bakkallarda coca colanın ağırlıklı satılması gibi..

www.nytimes.com
0
sli
(02.07.10)
zamanında kafe işlettiğimizden pepsiden de mal alırdık. coco colaya göre daha fazla kar ediyorsun pepside bu sebeple kahvelerde falan daha çok tercih ediliyordu.
0
phoera
(02.07.10)
pepsi kesinlikle coca cola dan daha iyi fakat onun kadar yaygın degil ankara da. Bu iş biraz reklama bakıyor sanırım. Coca nın reklamları biraz daha bizdenmis gibi durdugu icin cekiyor olabilir insanları.
0
burjuva
(02.07.10)
hadi bakalım konuyu pepsi coca-cola tartışmasına getirdik. çok basit bir soru sormak istiyorum pepsi daha iyi diyen arkadaşlara: ikisini de aynı fiyata satan bir kuruma neden pepsi kendi ürününü daha ucuza pazarlıyor? bakınız phoera'nın belirttiğine göre pepsi'den daha fazla kar ediliyor, ve ikisi de doğal olarak aynı fiyata satılıyorsa demek ki pepsi daha ucuza satın alınıyor. neden adamlar kaliteli olduğunu düşündükleri malı daha ucuza satsınlar? eğer gerçekten daha kaliteli ise tek cevabı vardır, pazara yeni giren bir firma bunlar, ellerindeki süper ürünü pazarın tamamına yaymak için ucuzdan veriyorlar. peki biz pepsi'yi yeni mi tanıyoruz?

bu arada 2003'teki ac nielsen türkiye pazar payı raporu: %66 coca cola %22.9 pepsi. daha sonra ise cola-turka pazara giriyor, ne kadar değişti bilmiyorum.
0
bykush
(02.07.10)
ben bu konuda eski pepsi türkiye genel müdürünün uzunca bir seminerine katıldım. hatırladığım satırbaşlarını aktarayım:

anlattığına göre, araştırma sonuçları, pepsi mi coca-cola mı iyi tartışmalarının tamamen yersiz olduğuna; bir markanın en fanatiğinin dahi kolaları bardaktan içtiğinde farkını anlayamayacağını göstermiş. yani olayın psikolojik olduğunu belirtti.

onun dışında dünyanın bir çok ülkesinde, nasıl türkiye'de coca-cola pazarı sikip atmışsa, pepsi sikip atmış durumda ve o ülkelerdeki marka algıları da türkiye'dekinin tam tersi. bu da ilk önermeyi destekleyen bir veri.

bunun da dışında, pazarlama ve reklam stratejilerinde çok büyük iki farkı var bu iki markanın. coca-cola tüm reklamlarda ürününü ortaya çıkarır, içilişini gösterir, şişelerini gösterir; pepsi ise her zaman tüketiciyle ve felsefesiyle ilgilidir: "daha fazlasını iste!"

bir başka veri de; bütün dünyada kola pazarında coca-cola ve pepsi cartelini kırabilmiş olan sadece iki firma vardır. bir tanesi meksika'da bir kola şirketi çok eskiden bunu kısa süreliğine başarabilmiş, ikincisi de cola turka! şu ilk çıktığı, patlama yaptığı yıllarda pazar payını pepsi'nin iki katına %40'lara kadar getirebilmiş firma.

bana sorarsan da, coca-cola fanatiği olsam da, ürünlerin arasında kayda değer bir fark olmadığında hemfikirim. Türkiye'de pepsi'nin fail durumunu da tamamen marka yönetimine ve bu senelerde yöneticilerinin hatalarına bağlıyorum. bu hataları yapan, kötü yönetildiğine inandığım, artık sıçmakta olan diğer bazı firmalar: mcdonalds, icq, msn, trt ve tabiki cola turka.
0
desdinova
(02.07.10)
@desdinova: pepsi genel müdürü iyi demiş, hoş demiş ama, iddia ediyorum ki, değil bardakta içirmek, gözümü kapa ve hatta burnumu tıka, cola ile pepsi'yi ayırabileceğime adım gibi eminim. ve yine iddia ediyorum ki türkiye'de bunu yapabilecek çok fazla sayıda insan var, ister coca cola fanatiği olsun, ister pepsi. sonuçta gazlı içecek ve içerdiği maddeler bile farklı, ben mesela cochineal tadını almadan cola içtiğimi anlamıyorum :)

elbette ki pepsi'nin de hükmünü sürdürdüğü pazarlar var ama dünya geneline baktığımızda cola'nın pepsi'ye 1.5 katlık bir üstünlüğü söz konusu.

cola turka'nın pazar payını kısa süreli de olsa %40'a getirdiğine dair ciddi bir kaynak bulabilirsek memnun olurum. bir ara %20'leri gördüğünü biliyorum ama 6-7 senelik bir ürünün %40'a kadar çıkıp aynı hızla düşebilmesi pek mantıklı gelmiyor. eğer böyle bir şeyi başardılarsa, pazarlama bölümlerinde ders olarak okutulmalı bu yanlış örnek babında.
0
bykush
(02.07.10)
eski bir çalışan olarak cevap vereyim. belli bölgelerde pepsi'nin pazar payı %50 civarlarında.

ama istanbul, ankara ve özellikle izmir'de çok zayıf durumdalar. Trakya'da iyiler, Adana kaleleri, bir de anadolu'da kırsal bölgelerde, biraz da iç ege de varlardı bir zamanlar. şimdiki durumlarını pek bilmiyorum.

bir de pepsiden daha çok kar ediliyo, aynı fiyata satılıyo, demek ki pepsi dandik falan tipi yorumlara girmeyin arkadaşlar. çok farklı stratejilere göre hazırlanıyo bu işler. mesela daha az kar ettiren dediğiniz kokakola yeni bir ürün çıkardığında (ya da belli dönemlerde -ramazan? :) çılgın fiyatlardan çılgın miktarlarda spota mal çakar. öyle böyle değil ama, spotçuların depoları bu ürünle dolar.
o spotçular sike sike kokakola satacak, başka yolu yok. ellerinde ürünler. yığarlar bakkallara marketlere.

özetle arkadaşlar şöyle söyleyeyim, yanlış anlamayın ama çok enteresan işler döner bu piyasada. dışardan yapılan yorumların geçerliliği yoktur. bir de öyle ben tadını anlarım diye iddia edenlere çok rahat satardım pepsiyi :) 2 günlük satışı çıkarırdım tek müşteride. ama o dediğiniz tek bir bardakla yapılmaz, zira şans faktörü %50. :)

bir de piyasadan da çekilmez, pepsi sadece pepsi değildir. lipton ice tea, tamek, fruko... fruko ve ice tea siker mesela her türlü. tamek de işi bilen tüketicinin her zaman tercihidir. :)
0
jaaaccckkk
(02.07.10)
(5)

Sabancı mı - Koç mu?

adamınbirisidir
Sevigili suserler, okurlar, duyuru takipçileri;inanın şu an içinde bulunduğum yaman çelişkiyi tahmin edemez, bahtsızlığıma yanarsınız.Perşembe gününe kadar varmam gereken bir seçim var ve bu konuda sizin görüşünüzü almak istedim. Açıkcası böyle bi soru sormak görgüsüzlük olarak kaçacağından normalde
Sevigili suserler, okurlar, duyuru takipçileri;
inanın şu an içinde bulunduğum yaman çelişkiyi tahmin edemez, bahtsızlığıma yanarsınız.
Perşembe gününe kadar varmam gereken bir seçim var ve bu konuda sizin görüşünüzü almak istedim.
Açıkcası böyle bi soru sormak görgüsüzlük olarak kaçacağından normalde yazar olmama ikincil bir hesaptan bu soruyu sormak istedim, ha bunu niye açıkladım, samimiyetime inanasınız diye.
Bir tanesi Brisa'da satış yöneticisi olarak Anadolu'nun herhangi bir ilinde,
bir diğeri evime çok yakın olan ford otosan da ar-ge departmanında.
sizce akıllı ve hareketli bir insan hangisini seçmeli.
not: anadolunun herhangi bir ilinde araba ve kalacak yer ayarlı.
0
adamınbirisidir
(29.06.10)
bizim holdingin (sabanci) yildiz sirketlerindendir brisa. kordsa global bunyesinde zaten holding ici mobilite cok yuksektir. ford otosanda calisan arkadaslarim vardi 1-2 yil dayanabildiler. cuvalla para almalarina ragmen.
0
mat couthon
(29.06.10)
ford da calısan 5-10 arkadas vardı da her gun ayrı kufur ediyorlardı.
0
bryan fury
(29.06.10)
ha arkadas eklemıs de, kriz ayagına mesai fln biçmişler, para da yok artık orda anlıycan.
0
bryan fury
(29.06.10)
kesinlikle brisa.
0
derectus
(30.06.10)
ne yapmak istediğinle alakalı aslında. ar-ge ve satış birbirinden uzak bölümler.
0
kalimotxo
(30.06.10)
(6)

dik durma korsesi

germe
dik durmayı sağlayan korseler var.google'dan baktım bir sürü seçenek var.kullanan var mıdır acaba?
dik durmayı sağlayan korseler var.
google'dan baktım bir sürü seçenek var.
kullanan var mıdır acaba?
0
germe
(25.06.10)
o korseleri pek önermiyorlar diye biliyorum, kasları zayıflatıyormuş.
takacaksanız da fazl uzun süre kullanmayın derim.
0
kalimotxo
(25.06.10)
korseler gayet iyi ama hangisini tercih edeceğini fizyoterapistinin belirliyor. sana uygun olanı takman gerekli.
0
desdinova
(25.06.10)
eğilip bir şeyler okumaktan ve bilgisayardan neredeyse kambura dönen sırtımı dans etmek toparladı. Önerim flamenko
0
perliva
(25.06.10)
doğru duruş için pilates öneririm. üşenmeyin yapın, faydasını göreceksiniz.
0
aklimdan zorum var
(25.06.10)
problemin omurganın hangi kısmında olduğuna ,hastanın pozisyonuna ve kullanılan malzemeye göre bir çok korse çeşiti bulunmakla birlikte yanlış kullanımı sonucu omurgada geri dönüşsüz bağ-kemik problemlerine, bası yaralarına, hatta iç organ fonksiyon bozukluklarına neden olabileceğinden fizik tedavi/ortopedi uzmanına muayene olarak ihtiyacınıza-probleminize uygun korse alabilirsiniz.
dipnot: bir çok avrupa ülkesinde olduğu gibi ortez, protez gibi destek enstrümanlarının tıbbi nedenlerle reçetelenmesi ve uygulanması ortopedi ve fizik tedavi hekimleri (fiziatrist) tarafından yapılır. fizyoterapistler karar verici değil uygulayıcı sağlık elemanlerıdır, reçete yetkileri yoktur.
0
kroc
(26.06.10)
cevaplar için çok sağolun.
0
🌸germe
(26.06.10)
(14)

ergenlikle ilgili bir soru

duygumsu
ergenliğin herkesin hayatındaki en mutsuz dönem olduğuna katılıyormusunuz?katılıyorsanız ya da katılmıyorsanız neden?
ergenliğin herkesin hayatındaki en mutsuz dönem olduğuna katılıyormusunuz?
katılıyorsanız ya da katılmıyorsanız neden?
0
duygumsu
(23.06.10)
katılmıyorum geleceği düşündükçe katılamıyorum malesef...

ergenlik dediğin nedir ki ya. sorumluluk falan diye bir şey yok.. hayat çok kebap aslında buna eminim yıllar geçtikçe daha çok emin olacağım için de korkuyorum be. Bak illa bir genelleme yapmak gerekiyosa şöyle diyim sana en mutlu olacağın zaman çocukluğundur sonra gittikçe o mutluluk illa ki azalacaktır.. dertler artacaktır çünkü.. nerden biliyorum diye sorma hissediyorum hem de çok pis
0
olkol
(23.06.10)
ergenlikte deli gibi mutluydum, sen bir de iş hayatına atıldığın günü gör.
0
serseri marti
(23.06.10)
ergenlikte genellikle hayatın ciddi tarafları hakkında pek de bir şey biliyor olmuyor insanlar. aile ile yaşıyorsun, yemek kira harçlık derdi yok, ekmek elden su gölden, bünyeyi ruhu rahatsız eden şeyler sadece beğenilmeme-kabul edilmeme kaygısı, insan ilişkilerinde yaşanan absürd fail durumları falan filan. bir de anadoluda küçük bir şehirde geçtiği için benim ergenliğim çok gözü kapalı, çok izole geçti, ha mutlu muydum, değildim tabii pek de ama şu an çok çok çok daha mutsuzum çünkü sorumluluklar arttıkça, büyük resmi daha detaylı görebildikçe umutsuzluk daha da artıyor.
0
i ve been mistreated
(23.06.10)
ben şahsen ergenlik bunalımına girmemiştim, o yüzden "ergenlik çok bunalım yeaa" diyenleri hiçbir zman anlayamadım.
ama ergenliği çok sorunlu geçmiş birisi olsan bile en mutsuz olduğun dönem kesinlikle olamaz, daha yaşanacak çok daha büyük mutsuzluklar var önünde.
0
kalimotxo
(23.06.10)
Katılmıyorum. Sadece yaşa ve gör diyebilirim. Hatta belli bi yaştan sona logaritmik olarak artıyor.
0
belesh
(23.06.10)
ben ergen değilim ki:)
hani böyle sorunlu oluyorlar falan ya.
ne bileyim pişman olduğunuz bir tarafları yok muydu ergenliğinizin.
ama şu anki duruma göre değil bir ergen gibi düşünecek olursak.
çabucak büyümek istemez miydiniz mesela?
0
🌸duygumsu
(23.06.10)
ben bir ergen olarak cevap vermiştim zaten :)

ergenliğimde yeterince sıkıntılı ve mutsuzdu, ciddiyim öyleydi ama en azından hayal kurmak daha kolaydı önceden şimdi gittikçe hayallarle kendinizi kandırarak mutlu etmek bile zor oluyor... ya da bana bşiler oluyor..
0
olkol
(23.06.10)
ergenliği 13-17 saysak 17den sonra geçirdiğim 4 yıl herhalde mutsuzluk olarak 13-17 arasındaki 4 yılı 10a falan katlar. arkadaş bir kere ölüm diye bir gerçek var şu dünyada. düşün ki ne kadar az kaldın bu dünyada, o kadar az eksiksin. onun dışında özellikle 20den sonra sorumluluklar giriyor insanın hayatına. ergenlikteki gibi kolay insan harcayamıyorsun. bunların hepsi mutsuzluk sebebi.

tamam ani hormon değişimleri vs. yüzünden ergenlik melankolik geçer ama insan hayatının en mutsuz dönemi değildir. en azından benimkinin değildi.

ps: büyük şehirde össye hazırlanacam diye ot gibi de bir ergenlik geçirdiğimi belirtmek isterim.
0
gene mi gene
(23.06.10)
ergenlik çok afedersiniz en skik dönem.. büyüyünce sorumluluk, dertler falan artıyor ama daha akıllı, daha ayakları yere basıyor oluyorsunuz..
0
kalim
(23.06.10)
katılmıyorum. sıkıntıları olabilir o dönemin, ama neden en mutsuz dönem olsun ki? tabii 50 sene önce ergenlik mutsuzluğu diye bişiy (ufak tefek huysuzluklar falan dışında) var mıydı acaba? zamane bişiy olmasın sakın?

ben hissediyordum herhalde sakata gelineceğini, hiç büyümek için acele etmedim.
0
uyuklayankedi
(23.06.10)
bence
ergenlik:☺☺☺☺☺
ergenlikten sonraki hayat:☺☺
0
killerbee
(23.06.10)
bence ergenliğin çok boktan bir dönem gibi gelmesinin en büyük sebebi resmi olarak muhteşem geçen çocukluk dönemini bitirmesi. yavaş yavaş fiziksel değişimler başlıyor, ne bileyim adet filan görüyorsun ve eskiden it gibi sokaktan çıkmazken şimdi annen babam genç kız oldun artık otur evinde deyip tepene biniyorlar vs. çocukluğun hemen ardından gelmesi ve o güzel günlerin hatırası tazeyken birden her şeyi değiştirmesi beni çok mutsuz etmişti.
0
peki
(23.06.10)
ergenlikte insan yaşadığı her olumsuzluğu sanki görüp görebileceği en büyük şey olarak gördüğünden en mutsuz zamanlarmış gibi geliyor ama büyüdükçe yani merkezden uzaklaştıkça ve hayatın gerçek yüzünü gördüğünde asıl mutsuzluğun ya da "sıkıntının" ne olduğunu anlıyor. işim dolayısıyla ergenlerle baya bir içli dışlı olduğumdan bunları görebiliyorum. sınav kaygısı bile acayip davranmalarına yetiyor ve siz uzaktan ve bu yaşınızda izleyen biri olarak onlara tebessüm ederek bakıyorsunuz ve her ne kadar bunun geçici bir durum olduğunu söyleseniz de size asla inanan gözlerle bakmıyorlar hayat hep böyle olacakmış gibi düşünüyorlar. gençlik işte.
0
mentirosa
(23.06.10)
kendinden en mutsuz olduğun dönemdir.sonrasında hayattan mutsuz olursun.alışmaya çalış.
0
kanan
(23.06.10)
(5)

psikolog

cikklett
arkadaşlar devlet hastanelerinde psikolog var mı? biraz araştırdım psikiyatrist var ama psikolog yok sanki???Not: İstanbul Avrupa yakasında oturuyorum.
arkadaşlar devlet hastanelerinde psikolog var mı? biraz araştırdım psikiyatrist var ama psikolog yok sanki???
Not: İstanbul Avrupa yakasında oturuyorum.
0
cikklett
(22.06.10)
Devlet hastanelerinde psikolog var. Yok gibi geldiyse söz konusu hastanede var olan izinlidir / ayrılmıştır vb. Ama mutlaka kadrosu vardır ve atamaları yapılır.
0
jesterdvine
(22.06.10)
peki şunu soralım; hastayla gerçekten ilgileniyorlar mı? zira her gün onlarca kişi geliyor falan...
bir de, kaç ay sonrasına randevu veriliyor?
0
black sabahat
(22.06.10)
"şu hastanede var" derseniz süper olur
0
🌸cikklett
(22.06.10)
bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde kesin vardır.
0
kalimotxo
(22.06.10)
psikoloğa çok hasta gelmez her zaman. hastayla da gerçekten ilgilenmiyorlar. zira pek çok devlet hastanesinde psikologlara psikiyatrist yamağı gibi bakılıp dümdüz teste koşuluyorlar. ama nedir psikolog kendi çabasıyla birşeyler yaparsa yapar.

makul fiyata psikolog ve gerçekten ilgi isteyenler üniversite hastanesi olarak atıyorum Maltepe'yi düşünmeli. Veya muadili başka neresi varsa. Yada seans başı en aşağı 100 ile 150 arası rakamı göze alıp (bu çoğunlukla yere bağlı. atıyorum Cebeci'de yada Sultanbeyli'de bu fiyatlar olmaz) özel ofise gitmeli.
0
jesterdvine
(22.06.10)
(12)

Hangi Diş Macunu?

beni boyle sev seveceksen
Geçen diş doktoruma gittiğimde sormayı unuttum, acaba kendisi ne kullanıyor diye...Böyle akrabalarınızdan ya da tanıdığınız eş dosttan diş hekimi olan ve "ben bunu kullanıyorum" diyen var mı?Yoksa macunların hepsi aynı bokun laciverdi mi?
Geçen diş doktoruma gittiğimde sormayı unuttum, acaba kendisi ne kullanıyor diye...

Böyle akrabalarınızdan ya da tanıdığınız eş dosttan diş hekimi olan ve "ben bunu kullanıyorum" diyen var mı?

Yoksa macunların hepsi aynı bokun laciverdi mi?
0
beni boyle sev seveceksen
(19.06.10)
sensodyne
0
ermanen
(19.06.10)
sensodyne değişik versiyonları var florid olan fazla kullanılırsa dişleri sarartır. onun için 1 ay kullan bir ay kullanma dedi cerrahpaşa da prof. kadın. ben colgate ve sensodyne ı kullanıryorum.

not: beyazlatı etkisi olanlar diş minesinde aşınma yaptığından kullanılmasından kaçınmak lazım gelir.

sağlıklı gülüşler dilerim.
0
seyduna6687
(19.06.10)
(bkz: paradontax)
0
kayranin kedisi
(19.06.10)
surekli ayni dis macununu kullanmak iyi degil. arada bir degistirmek lazim. 1er ay arayla farkli dis macunlarini kullanirsaniz daha iyi
0
crucio
(19.06.10)
diş hekimi arkadaşıma sormuştum aşırı hassasiyet vs yoksa kayda değer bi farkları yok, ben tadını sevdiğimi kullanıyorum demişti. diş fırçası için de aynı şeyi söylemişti bilmemkaç açılı olanlar, bilmemkaç kat pahalı olanlar daha ii diye bişey yokmuş, fırça kısmı küçük olursa arkalara daha ii ulaşırmış ona dikkat et demişti bi tek.
0
kalimotxo
(19.06.10)
elbette hepsi. dönüşümlü olarak. diş hekimleri reklamlara çıkıyor malum. hepsi de hekim ama farklı "marka"ları öneriyor. aynı etken maddesi olduğu halde farklı "marka" ilaçlar yazmaları gibi.

edit: hekim yerine heim, etken yerine etlen yazmışım.
0
uyuklayankedi
(19.06.10)
glister kullan hepsinden daha iyi.
0
baldur
(19.06.10)
clinomyn var. süper.
0
esmer
(19.06.10)
sigara kullaniyorsaniz clinomyn'i oneririm.
0
entrapmen
(19.06.10)
tadina katlanabilirsen paradontax
0
no avalon
(19.06.10)
benim de diş hekimi arkadaşım "diş fırçalamanın %95'i mekaniktir, miden kaldırırsa istersen sabunla fırçala, macunun çok bir etkisi yok" dediydi. ona göre diş ipi kullanma alışkanlığı çok daha sağlıklıymış.
0
duk leto
(19.06.10)
sendsodyne kullanıyorum bende ama ilaç gibi bir şey oda doktor söylüyor git şundan yada bundan al diye.sen en iyisi bir daha git doktora .
0
mahsunkul
(19.06.10)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.