Giriş
(11)

hiç çalışmadan yaşamak

kurtulan adam
böyle insanlar var mı..yani erkek cinsiyetinden.zengin falan da değil diyelim bi evin kirasıyla 500 tlyle falan hiç çalışmadan geçinenler.abi ben işimi sevmiyorum insanlarla uyumsuzluğum yüzünden iş hayatında hiç mutlu olabileceğimi de düşünmüyorum.yavaştan böyle fikirler oluşmaya başladı bende.acab
böyle insanlar var mı..yani erkek cinsiyetinden.zengin falan da değil diyelim bi evin kirasıyla 500 tlyle falan hiç çalışmadan geçinenler.abi ben işimi sevmiyorum insanlarla uyumsuzluğum yüzünden iş hayatında hiç mutlu olabileceğimi de düşünmüyorum.yavaştan böyle fikirler oluşmaya başladı bende.acaba saçmalıyor muyum?
0
kurtulan adam
(25.05.09)
yok saçmalamıyorsun diyerek moral vereyim, de ben yıllardır düşünüyorum bu hususta, çözümü yok gibi.
0
tahsin sutcuoglu
(25.05.09)
piyango çıkmadığı ya da mısırdan miras kalmadığı sürece olmaz. ya da google, facebook, million dollar homepage gibi bişey bul. bunlar da piyango sayılır zaten.
0
hardal
(25.05.09)
yabancı bir adam vardı böyle, ömür boyu hiç çalışmamış gayet de düzgün yaşıyordu. hatta kitap da çıkarmıştı bu hususta. ama adını hatırlamıyorum maalesef.
0
kalimotxo
(25.05.09)
belirli bir refah seviyesinde yasamak istiyorsan, o seviyede yasayan insanlar kadar sikinti cekmen gerekir.

mesela 1 milyon liran olmasini istiyorsan bir postacinin tum hayati boyunca mektup tasiyarak ve hic harcamadan para biriktirerek 1 milyon dolara ulasmasi gereken zamani gozunde canlandir yaklasik 60-70 yilda belki ek isler yaparak biriktirebilir. senin 1 yil icersinde boylesine bir parayi elde etmen icin o postacinin 60-70 senede cektigi sikintiyi cekmen gerekir. (legal yollardan) ancak legal olmayan yollardan boyle bir para kazanman icinde farkli sikintilar hatta hayatini karartabilecek durumlar icersine girebilirsin (2. paragraf: Paul Graham - Hackers & Painters kitabindan ornektir.)

yani diyecegim odur ki calismak zaten ruh ve beden sagligi icin gereklidir.
emin ol suan varolan isinden baska bir is bulmadan cikarsan ve 3 ay issiz kalirsan (basima geldi) kendine oyle dertler yaratirsin ki kafayi yersin. imho
0
buyerson
(25.05.09)
(bkz: cosmo kramer)
0
la grande
(25.05.09)
ucuz memleketlerde yaşayanlar var dediğin gibi, mesela hindistan gibi bir yerde. orda da istersen arada turistik bir yerde çalışıp kafana göre takılabilirsin.
0
pyro clustic flow
(25.05.09)
çalışmanın ruh ve beden sağlığı için iyi olduğuna inanmıyorum.yani çalışmanın tanımı nedir ki..çalışmış olmak için illa yapılan şeyden para kaznmak mı lazım
0
🌸kurtulan adam
(25.05.09)
hayatta zevk aldığın bir şeyi yaparak para kazanabiliyor musun ona bakabilirsin. Böylece hem bildiğimiz iş hayatının kabusluklarından uzak olursun, hem de nasıl geçireceğim zamanımı bir işe yaramıyorum ben diye düşünmezsin. Var böyle insanlar, güneye yerleşip küçük bi pansiyon açanlar, işi bırakıp evde kitap yazmaya başlayanlar filan
0
sayinseyirciler
(25.05.09)
en basit bilg. oyunlarında bile kasmadan level atlayamıyor ve hatta karakterini yaşatamıyorsun.
hayat bundan daha beter. en basit tarifiyle, yaşamak için yemek yemek zorundasın. yemek yemek için çalışmak. sevdiğin bir iş muhakkak vardır, onu bul, çalış. kendine yet.
0
aithra
(25.05.09)
kendiyle yüzleşme cesareti bulan insanların nihai isteği budur diye tahmin ediyorum. zira kimisi için aylaklık da zordur, bu sefer hayatın kendisiyle karşılaşırsın, düşünürsün ben neyim ne yapıyorum falan, her adama göre değildir yani.

öte yandan bir erkek olarak düşünmen gereken şeyler var. evlenecek misin, veya bekar hayatı mı yaşayacaksın, bunu yapmak için sence ne kadar paraya ihtiyacın olacak? veya senin evde (veya tatil yerinde) aylak oturma kararını destekleyecek ama "babanız erkek olup çalışaydı şimdi adam gibi okullarda okurdunuz" demeyecek bir eş bulabilecek misin? dediğim gibi burada sorun bir miktar erkeğe özgüleşiyor, zira çalışsın çalışmasın erkeğin görevi evini kurup insanların karınlarını doyurmak. dişi olsaydın, ve bazı şeyleri kabullenmeye razı olsaydın, sadece kocanın ağız kokusunu çeker hem parasını yerdin hem de hayatın aylaklık üzerine olabilirdi.

bunun dışında, kendi kendinin sosyal güvenliği olacaksın, bu tür hesapları da gerçekçi yapmak gerek. mesela kendine ne kadar ömür biçiyorsun? diyelim bu hesap tuttu, o zaman bu hayatın boyunca ihtiyacın olacak paranın tabanını oluşturacaksın. sonra her hastalık vs. ekstra cebinden çıkacağı için buna bir buffer zone parası hazır etmen lazım ki bunun ne kadar olacağını kestirmek de zor.

buna ek olarak, diyelim en verimli çağlarını bir iş tecrübesi vs edinmeden geçirdin, gayet kifayetsiz ve yeteneksiz bir hal aldın, ama ardından bu hayat tarzından sıkıldın veya bir şekilde daha fazlasına ihtiyacın oldu; geriye dönüş gayet zor olacaktır.

bir de servet biriktirme modelini seçmen lazım; önce parayı biriktirip sonra onu yiyecek misin, yoksa sabit bir gelire mi bel bağlayacaksın (kira gibi), veya ikisinden biraz biraz mı.. neticede ne yaparsan yap, toplamda neredeyse risk-free olman lazım, yani evin yıkılması, kiraların düşmesi, piyasanın altüst olması vs olmaz diyeceğin türlü şey seni sokaklara düşürmemeli.

bunlar hesaplanması gereken şeyler, ama öte yandan bu isteğini çok doğal buluyorum, zira "çalışmak" denen şey ile modern dünyada çalışmak olarak bahsettiğimiz şeyler çok farklı. kendi bağını bahçeni ekersen bu çalışmaktır eyvallah, ama sabah akşam birinin orospusu olup, şerefsizlerin ağız kokusunu çekip, başkasının parasına para katmasına yardımcı olurken sen ucundan koklayacaksan bu pek çalışmak değildir. aksini düşünen kendini iyi kandırabilmiş, dünya haline adapte olmuş demektir, tebrikler.

tabi kazanış tarzını eleştirdiğimiz gibi tüketim tarafını da eleştirmemiz lazım sistemin. aman yeni çıkan playstation ne eylenceli, efendim yeni araba telefon vesair bunların içinden de doğal olan tüketimi ayrıştırman, geri kalanıyla refahını koruyabilmen de gerekli. zira başta zaten insanların çok çalışmaya güdülenmesi, çok ve gereksiz tüketmeye güdülenmiş olmalarından geliyor. ama ben zannetmiyorum ki kendini dinlemeye vakit bulmuş herhangi bir adam dünyadan tad almak için bu kadar boş tüketimlere ihtiyaç duysun.

biraz da metriklerinden bahsetmek isterim bu işin. benim annem emekli öğretmen, hayatında özel ders vs vermemiş, ek geliri olmamış bir insan. hayatı boyunca çalışarak kazandığı para (36 yıl çalıştı) yaklaşık yarım trilyon ediyor. çok iyi yönettiği için (borsa faiz vs falan değil kesinlikle, sadece harcamasını yönetti) o parayla şimdi bana imkansız görünen şeyler yapmış. ortalama insan ömrünü düşünecek olursan bir o kadar da kazanacak (sosyal güvenlikten). şimdi senin bu parayı iyi çalışıp bir 5 - 10 senede elde edip, sürdürülebilir bir yaşam yaratmaman için bir sebep yok. dikkat et bu parayı faize koymak değerlendirmek vs gibi işleri hesaba katmıyorum bile. eski piyasayla tr gibi bir yerde senelik ortalam %20 de dönüşü var o paranın.

bir de unutmadan, bilidğim kadarıyla ücra yerlerde hafif komünal takılan topluluklar var. ama bunları sadece duydum, nasıl yapılır edilir katılınır fikrim yok. (aslında çeşitli cemmat dernek vs de bu yolu bellemiş olabilir) hatta münzevileri vs de araştırmak lazım. bunların hepsi nispeten parasız sürdürülebilir yaşama örnek modeller.

veya ne bileyim, bir köye gidip çobanlık yapabilirsin eğer mutlu ediyorsa; sana bir oda, karnına aş verirler, al sana özgür (eğer öyle geliyorsa) bir yaşam.

"into the wild" filmini izlemediysen onu da izlemende fayda var. daha radikal bir yöntem ama kesinlikle pahalı, dünyanı sürekli gezen insanlar var, modere şekilde tasarruflar ederlerse son izlediğim belgeselde adam 8 ayda toplam 20bin dolarla 26 ülke mi ne geziyordu (amerikan pasaportu var o ayrı bir durum tabi). toplamda 13.5 trilyon etse de, amerika şartlarında bildiğim kadarıyla hamburgerciler daha fazla kazanıyor 20 bin dolardan. demem o ki 40 bin dolar kazanır, bir sene gezer, bir sene vasıfsız bir iş yaparsın. ama dediğim gibi tüm dışsal hastalık evlenme sıkılma vs hesap dışı tabii.

eğer bi karar verecek olursan bize de bildir :)
0
lhun
(25.05.09)
(bkz: pushkar shah)
pushkar shah,
1998 yılından beri hiç çalışmıyor.
11 yıl önce cebinde yaklaşık 1 euroya karşılık gelen bir parayla başladığı yolculuğunda; bisikletiyle dünyayı dolaşmakta...

tam olarak senin sorunla pek ilgili değil ama, yine de böyle düşüncelerin varsa pushkar shah dan da haberdar ol istedim.

bence Ilhun herşeyi açık açık olağanüstü bir şekilde anlatmış. bayılarak okudum yazısını. sen de iyice bir oku :)...
0
mumutum
(26.05.09)
(11)

göbek olayı ve liposakşın

noroloji
arkadaşlar ben 55 kilo 170 boyunda bir hanım kızım. ama kendimi bildim bileli göbekliyim ( evet yahu bildiğin göbek) geçen sene 48 kilo olmuştum, hırs yapıp zayıflamıştım ama gitmesini istemediğim bölgelerim incelmişti ama göbeğimden gram bişi eksilmemişti sanki, yüzüm çökmüş kaburgalarım sayılır ha
arkadaşlar ben 55 kilo 170 boyunda bir hanım kızım. ama kendimi bildim bileli göbekliyim ( evet yahu bildiğin göbek) geçen sene 48 kilo olmuştum, hırs yapıp zayıflamıştım ama gitmesini istemediğim bölgelerim incelmişti ama göbeğimden gram bişi eksilmemişti sanki, yüzüm çökmüş kaburgalarım sayılır hale gelmiş olmasına rağmen. yani eskisi gibi değildi ama yine de göbekli bi hatundum. neyse tekrar kilo aldım da durumu toparladım ama bu göbek mevzuu sinirlerimi zıplatıyor. sadece göbekten kilo nasıl verilir? mekik haricinde.( çünkü zaten tam çekemiyorum, hiç bişi olmuyomuş gibi hissediyorum hem de 5. mekikte yoruluyorum sırt bel kendini kaybediyor ağrıdan)
bir de şu liposuction denen olayı herkese yapıyorlar mı? yani git spora beni uğraştırma der mi doktorlar? ki sanki öyle derler gibi hissediyorum. ha onun da riskleri varmış göbek engebeli bir hal alabilirmiş filan. ben bahtsız bedevi olduğumdan kelli başıma o da gelir, tırsmıyor değilim ama şu göbekten de kurtulsam bayram edicem. saat olmuş sabahın 5 i ben hala göbek derdindeyim::) bi yardım edin ya.
0
noroloji
(25.05.09)
Ben bir tıp uzmanı değilim ama yağ aldırma ameliyatlarını ileri vakalarda yapıyorlar diye biliyorum. Ha siz gidip ben aldırıcam derseniz de sanırım doktorlar para kazancağız diyerek sizi şöyle traştan bi uyarırlar ama ameliyatı da yaparlar. Estetik cerrahlar ise bu fırsatı kaçırmaz diye düşünüyorum.

Herkesin anatomik yapısı temelde aynı olmakla birlikte değişik özelliklere sahiptir. Yani bence konuyu büyütmek yerine göbeğinizle de kendinizle de barışın. Ki bence ayva göbek bir hatun kişiye feci yakışır. Yine de ben istemiyorum diyorsanız bir de göbeğinizi kaslandırmayı deneyin hafiften bi de öyle deneiyn bakalım nasıl olcek?

Ayrıca siz genetik olarak yağı en çok göbekte biriktiren biri olduğunuz için liposekşın size kalıcı çözüm sunmaz. Bakın yağ aldırma hangi durumlarda mübahtır derseniz, obezita hatta obezite bile değil morbit obezite olaylarında doğru bir uygulama olabilir.

Size kesinlikle ama kesinlikle önermem.
0
Karluk
(25.05.09)
Yahu allah aşkına çıldırdınız mı? 55 gayet normal bir kilo boyunuza oranla. Liposuction amleiyatının risklerini biliyor musunuz? Vallahi değmez, billahi değmez. Muhtemelen youtube'da vardır, bir liposuction yazıp aratın bence. Kesinlikle yaptırmamuış biri olarak tavsiye etmem, tabii sizin bileceğiniz iş de, fıstık gibi bir kilodasınız ya huuu :)
0
betty puf puf
(25.05.09)
(bkz: venüs tepesi) olmasın o?
0
kibritsuyu
(25.05.09)
1.70 boyunda 55 kilo olan birinde ne kadar göbek olabilir ki? bence kesinlikle liposuction yaptırmayın. çeşitli nefes egzersizleriyle bile karnın düzleştirilebildiğini okumuştum. pilates, callanetics gibi şeylere bir bakın bence.
0
kalimotxo
(25.05.09)
hanim kizimiz simdi soyle oluyor.bu mide denen abdomina kodum kaslari (yanlis anlasilmasin latincesi) iceri dogru buyuyor. yani sen onu iteledikce o daha da iceri kaciyor. cok sonra ince ince kendini gosterir. o nedenle boyun, bilek ve on bacaktaki her diger kucuk kas grubu gibi mide kaslari da diger babatorik kaslara oranla daha cok etki ile harekete geciyor. yani bir omuz ya da gogus kasi 6 veya 8 tekrar ile sippadanak uyarilabiliyorken, kahrolasi mide ve bilek kaslari en az 15 ve uzeri tekrarlar da geldim abi bi saniye! pozisyonunu aliyor.

sizin sikintiniz mekikte 5 tekrari gecemek ise cok buyuk bir sorun degil. 5 tekrari bir donem deneyin. eger boynunuz ve beliniz cok agriyorsa -digerleri gibi bu da saka degil- hareketi yaparken yani one dogru egilirken dilinizi damaginiza yaslamaya ozen gosterin. bu sirtiniza binen yuku yari yariya kesecektir. ve yine aman be uf! hic bi sey oldugu yok. salak sey! deyip beni uzmeyin. caninizi sikan o 5 tekrari ilk hafta her gun 5, daha sonra sayilari artirabildiginiz kadar artirarak yapmaya calisin. bu arada mumkunse kucuk tatli bir cocukken hani ip atlar gibi ayni, adimlarinizi degistirerek 2 ser dakikalik tekarlarla oldunuz yerde ziplamaya calisin. sauna ve diger ivir zivirlari saymazsak bu bilinen en hizli ve normal kalori yakma pratigidir.

bir ay sonra gobegimi kim caldi lan pisler! diye bagirmazsaniz. ben de yakar top oynamayi bilmiyorum...
0
gunlerin kopegi
(25.05.09)
sakın yaptırma, sonuçta hiç takip etmiyor musuni gazetelerde televizyonlarda bas bas bağırıyorlar. o riski almaya değer mi, göbekli ama en azından güzel göbeği olan biri olabilirsin, yanlış operasyonlarda, ölüm riskinden tut, o bölgedeki derinin toparlayamamasına, yağlar alındığı için çukurlu bir görüntü oluşmasına kadar elli milyon risk var..
onu geçtim daha bir hafta olmadı bir yerde kadının biri lipodan sonra 9 ay geçmesine rağmen o iğnemsi şeylerin girdiği yerlerin hala yara ve kırmızı olduğunu söylüyordu bence hiç vücudunu bozmaya değmez...

sonrasında geri dönme şansın da yok, deri sarkarsa kasığa doğru bir yerden kesip deriyi alıyorlarmış ve iz de kalıyormuş... böyle sezeryan gibi...

ben hiç bulaşma diyorum, biraz sporla eritilmeyecek yağ yok
0
ilse
(25.05.09)
Büyük şehirlerden birindeyseniz "power plate" diyecem. Benim hantal göbeğimi çözmiştü.
0
SiyamkedisiZorro
(25.05.09)
sağlığı bozmak için gerçekten güzel bir girişim görüyorum 1.70 55 kg yi
0
modesttiago
(25.05.09)
pilates normal zayıflama ve egzersizle gitmeyen göbeği eritmek için uygulanan bişey bildiğim kadarıyla.
bi arkadaşımda da aynı sorun vardı epey fayda gördüğünü söyledi pilates'ten.
videoları falan da var hem, bir salona gidilip yapılması gerekmiyor.

vücut tipi ile ilgili bişey senin durumun, annem de aynı, 44 kilo olduğu gençlik fotoğraflarında bile göbeği var. Liposuction'ı o da düşünmüştü ama çok riskli olduğunu öğrenmiş vazgeçti, kalbe pıhtı gidebiliyomuş ölümcül olabiliyomuş diyodu.
0
hayali arkadaş
(25.05.09)
ciddi anlamda komik bir olay bu. allah sıhhat versin efendim, zira kaybedince pek de önemli olmadığını anlıyorsunuz bu gibi şeylerin. düzenli spor yapın, hallolur. yüzün. lipoymuş, öeh.
0
ugandareisicumburu
(25.05.09)
liposuction asıl bu durumlarda yapılır. obezlere yapmak tehlikeli liposuctionı.
ama bence ilk önce bir vakum çalışması yapmayı dene. sorununa o da çözüm olabilir. nette bolca örneğini bulabilirsin. misal;
www.youtube.com
0
arnold schwarzeneger
(25.05.09)
(13)

yeşil gözlü birisine nasıl iltifat edilir?

tiny toon
yemyeşil gözleri olan birisine, güzel gözleri için neler söylenebilir?
yemyeşil gözleri olan birisine, güzel gözleri için neler söylenebilir?
0
tiny toon
(25.04.09)
hatun mu erkek mı ?
0
bryan fury
(25.04.09)
hatun kişi,
0
🌸tiny toon
(25.04.09)
kişiliğinize göre değişir bence iltifatların etkisi.

romantik:
"hiçbir orman senin gözlerinden daha güzel bir yeşile sahip olamaz"

karizmatik:
"gözlerindeki yeşil ne en güzel ormanlarda, ne de eminim ki cennette vardır"

delikanlı:
"dünyadaki ormanların amına koyayım senin gözüne bir şey olmasın"

paragöz:
"ohş ne güzel dolar yeşili gibi"
0
deckard
(25.04.09)
zümrüt gözlüm diyebilirsin ama çok arabesk olacağı kanaatindeyim.

absent gözlüm de olabilir bak =D
0
punkertifo
(25.04.09)
"cihat bayrağı gibi gözlerin var mübarek..."
0
jirki
(25.04.09)
"yosun gözlüm" olabilir ama ters de tepebilir, bilemedim.
0
susannah
(25.04.09)
altı senedir bir sürü şey dedim ama en sonunda yeşil gözlüm'de karar kıldım. arada da güzel gözlüm olabilir. illa ki alengirli olacak diyorsan:

zümrüt gözlüm,
yosun gözlüm,
çimen gözlüm,
erik gözlüm,
hulk gözlüm ve çok zorda kalınca açıklama yapılarak kullanılması gereken:
antep fıstıklı çikolatam.
0
dunyayi kurtaran adamin babasi
(26.04.09)
ilhan irem'in yemyeşil bir deniz şarkısını gönderin msn'den, en yakın radyodan istek yapın falan... :)

dinletin ama şarkıyı!
0
kobuzchu kiz
(26.04.09)
kisisine gore, onun dogustan gelen ozelliklerine iltifat ederseniz icinden "berbatmis" gibi bir tepki de verebilir. benim dogustan gelen pek guzel bir ozelligim yok acikcasi ama biri iltifat ede ede dogustan sansa gelmis bir ozelligime iltifat etse uzaklasirdim inceden...
0
kurukafa
(26.04.09)
yeşil eriğim de :)

kabul ediyorum ilk kulağa kötü geliyor ama hoşuna gidiyor sonra :)
0
seviyorum ulan sezenimi deli gibi hem de
(26.04.09)
yeşilin tonuna göre değişir aslında.
bir de bence burdan bulduğunuz klişe sözler yerine içinizden geleni söyleseniz daha samimi olur. ayrıca sürekli gözlerinin güzelliğine iltifat etmeyin biraz da başka özelliklerine odaklanmanız daha iyi olur, yoksa gözlerimden başka bir olayım yok mu acaba benim diye bozulabilir hatun kişi.
0
kalimotxo
(26.04.09)
internete ve başkalarına danışmayarak edilir.
0
dehri
(26.04.09)
bence, sadece bakın ve içinde kaybolun gidin.

ye$il gözlere en iyi iltifat bu olsa gerek.

kısaca "senin gözlerinde kaybolmak istiyorum" dersen bin iltifattan daha anlamlıdır..
0
robinbook
(27.04.09)
(2)

bel kaymasi

rising creeps
sevgili galyalilar,aztekler,atlantisliler ;sorunumuz sudur ki bir yakinimda bel kaymasi rahatsizligi mevcuttur 5 farkli beyin ve sinir cerrahina gorundu,bunlardan 2si acil ameliyat diger 3u ameliyat icin erken oldugunu soyledi.son gunlerde sikayetleri ( bacaklarinda uyusma,denge kaybi) daha da artt
sevgili galyalilar,aztekler,atlantisliler ;

sorunumuz sudur ki bir yakinimda bel kaymasi rahatsizligi mevcuttur 5 farkli beyin ve sinir cerrahina gorundu,bunlardan 2si acil ameliyat diger 3u ameliyat icin erken oldugunu soyledi.son gunlerde sikayetleri ( bacaklarinda uyusma,denge kaybi) daha da artti.kardesinde de ms hastaligi mevcut,yukarida ki emareler ile ms hastaliginin belirtileri cok benzer oldgu icin tedirginlik yasiyoruz.

1- bel kaymasi ameliyati geciren varmi,varsa durumu nedir?
2- tavsiye edebileceginiz beyin/sinir cerrahlari var mi?
3- tedirginligimizde hakli olabilirmiyiz ?

emraah in uyarisi ile gelen edit: hastamiz 60 yasinda bayan,istanbulda yasiyor.

p.s: onemli bir saglik sorunu oldugu icin bir sure yukarilarda kalabilirse sevinirim.
0
rising creeps
(25.04.09)
sözcü gazetesinde yazan bir doktor var. ayni zamanda tv'de habire cikar kendisi pek cok saglik programina. her gun bel fitigi ve bel sorunlari ile alakali yazilari cikiyor, mr lari kendisine yolladiginizda yorum da yapiyor. bu konuda uzman sanirim, en son ameliyatlarin ne kadar risksiz ve basarili oldugu ile alakali cevaplar yazmisti mektuplara.
birazdan dedem asagi gazeteyi getirdiginde size adini ve varsa mailini yazarim, mutlaka ona da danisin bir.

edit:
hatirladim gaste gelmeden amcanin adini. operator doktor aybars akkor
www.aybarsakkor.com
0
la traviata
(25.04.09)
bel kaymasını bilmiyorum ama annemin bel fıtığı ameliyatını bakırköyde muayenehanesi olan halil toplamaoğlu yapmıştı.memnun kalmıştık kendisinden.
bir de bu ameliyat konusunda doktorlar kendi aralarında hiç anlaşamazlar, o yüzden birden fazla doktora gitmekte fayda var; ama sanırım kural şu eğer uyuşma, güç kaybı varsa ameliyat olması gerekiyor.
geçmiş olsun..
0
kalimotxo
(25.04.09)
(8)

tecavüz, cinayet .. düşüncelerinizi söyleyin

gunetapar_
garip geldi bana lütfen görüşlerinizi yazın.. blazing saddles'ı seyrediyordum, orada şöyle kötü bir espri geçiyor "adam1-işlediğin suçları söyle adam2-tecavüz, cinayet, kundaklama, tecavüz adam1-tecavüzü iki defa söyledin adam2-çünkü tecavüzü seviyorum "film çok güzel olmasına rağmen burası rahatsız
garip geldi bana lütfen görüşlerinizi yazın..

blazing saddles'ı seyrediyordum, orada şöyle kötü bir espri geçiyor
"adam1-işlediğin suçları söyle
adam2-tecavüz, cinayet, kundaklama, tecavüz
adam1-tecavüzü iki defa söyledin
adam2-çünkü tecavüzü seviyorum "

film çok güzel olmasına rağmen burası rahatsız edici ve internette çok da yorum yapılmış bunun üzerine. bir yerde şöyle bir şey yazılmış

cinayet, tecavüz, kundaklama, cinayet.. olsaydı espri, çünkü adam öldürmeyi seviyorum deseydi karakter, kimse üstüne alınmayacaktı. cinayet tecavüzden daha korkunç bir siddet/suç olduğu halde

niye gerçekten cinayeti hiç ya da en azından bu kadar üstümüze almayacaktık daha korkunç olduğu halde?
0
gunetapar_
(13.04.09)
ne olursa olsun tecavüz daha normal geliyor insana. kız arkadaşımızı akşam geç saatte dolmuşa bırakıyoruz bu korkudan dolayı. bilemiyorum tam. ama birinin öldürülmesinden çok tecavüz edilmesi filan en azından daha insanımsı geliyor. gerçekten tam emin olmayarak aklımdan geçenleri söylüyorum. umarım biraz daha psikolojiyle desteklenen cevaplar gelir.

(dip not: duyuru'da gördüğüm en zor soru olabilir.)

edit: önceki yorumu gördüm de cevabım yanlış anlaşılabilir gibi geldi. iddiam tecavüzün normal bir şey olduğu değil tabii ki hatta direk iğrenç bir şey olduğunu iddia ediyorum. örnek vermek gerekirse ıssız adam'daki sevişme sahnelerinin tecavüzü andıranlarını gayet izleyemedim. iddiam tecavüzün cinayetten daha olası geldiği..
0
dambil
(13.04.09)
bence tecavüz daha kötü. şöyle ki birine tecavüz edersen hayatı boyunca o yaşadığı karelerle yaşamaya mahkum edersin. ama ölürse senin onu nasıl öldürdüğün kareleriyle yaşamak zorunda kalmaz. raydan çıkanlar diye bir film izlemiştim erkek arkadaşımla sinemada bir kaç yıl önce. filmde otel odasına giren hırsız adamın o gece takıldığı kadına tecavüz ediyordu. o tecavüz sahnesinin hala gözümün önünden gitmemesi bir yana filmden çıktıktan saatler sonra bile erkek arkadaşımın elini bile tutamamıştım. ama çok cnayet filmi izledim. hiçbiri beni o sahne kadar etkilemedi. belki subjektif konuşuyorum ama ilk yaptığım açıklama herkes için doğru sonuçta. mesela sen bir düşün. erkeksin sanırım ama yine de düşün sonuçta öyle şeyler de oluyor. birinin sana tecavüz etmesini mi istersin seni öldürmesini mi?
0
jeanne hebuterne
(13.04.09)
"dile kolay" derler ya, bazı şeyler hayata ağır ama dile kolaydır. tecavüz gibi. aslen insanı öldürmek ile onun ırzına geçmek arasında fark olmamakla beraber; bu fiilleri işlememiş kişiler için bunları dillendirmek kolay gelir [fiilleri işleyene lafımız yok, zira onun insanlıktan nasibi yok. her şeyden zevk alması normaldir (!)]
hele bir de şehvet olunca işin içinde... sorma..
0
hicazkar
(13.04.09)
Tecavüze uğrayan birinin yaşadıklarını, hissettiklerini daha sonra kendisinden dinleyip, empati yapabiliyoruz.

Cinayete kurban giden birisinde ise bu imkansız. Ben hiç duymadım "beni şöyle öldürdüler, kafama da böyle sıktılar" diye anlatanı televizyonda.
0
mabl
(13.04.09)
öncelikle cinayet mağduru diyim zaten ölmüş oluyor ama tecavüz mağduru ömür boyu bunun travmasını yaşıyor.
bir kişiyi bir kere öldürebilirsiniz ama , defalarca günlerce aylar hatta malumunuz olduğu üzere yıllarca da tecavüz edilebilirsiniz.hem de farklı farklı kişiler tarafından. hatta bu tecavüzlerden birileri nemalanabilir, peşkeş çekilebilirsiniz. video ortamına kaydedip yayabilirler veya bu işi para karşılığı yaptırabilirler size.
daha da abartıyorum size tecavüz edenle evlendirebilirler. (bkz: oha )
ayrıca bir katil genelde bir kişiyi öldürmüştür (seri katilleri tenzih ederim).ama tecavüz suçluluları çoğunlukla bu işi defalarca bir kişiye karşı veya farklı farklı kişilere yapmıştır.
birini öldürmek bazen boğuşarak olur bazen seni öldürmek isteyen kişiyi öldürürsün. bir dava uğruna da cinayet işlersin ve çevreye göre takdir dahi edilebilirsin.bazen cinayeti mensubu olduğun din emreder bazen de akrabaların baban ve abilerin. bazen namus için işlersin ve aferin alırsın bazen savaşta işler kahraman olursun.
ne için işlersen işle cezaevinde ağa bile olursun sana olan korkudan ama diğerinde yerin damat koğuşudur nedense..
hele seri katiller olayına hiç girmiyorum holivut sağolsun ülkemizde seri katil çıkmamasını bile aşağılanma olarak göreceğiz nerede ise.
yani işte eyle....
0
ground
(13.04.09)
cinayet tecavüzden daha korkunç bir suç değil bence...
her suçun mantıklı bir sebebi olabilir cinayetin de...ama tecavüzün haklı bir sebebi olamaz(sadece daha önce sana tecavüz etmiş birine tecavüz etmek belki haklı sebep olabilir)
bir de tecavüz travması hayat boyu seninle yaşayacak bir şey oysa ki cinayete kurban gittiğinde zaten ölmüş olduğun için sana tecavüz gibi bir acı vermez...
o yüzden cinayeti üstüne alınmak daha kolay bence..
0
kalimotxo
(13.04.09)
şimdi şoyle birşey de var. ölüm insan psikolojisinde bastılılmış/geriye atılmış bir dürtüdür. bilinçaltındadır. normal bir insan yaşantısında kendi ölümünü düşünmez. ancak tecavüz çok daha farklı. ne zaman nerde olacağı bilinmeyen birşey. bir de cinselliğin meta olduğu bir toplumuz. türk toplumunda sorarsan tecavüz mü ölüm mü diye insanlar ölüm der. ancak avrupada cinsellik daha az metalaştırılmış olduğu için orda bu soruyu sorarsanız yanıtları %50 %50 alırsınız diye düşünüyorum. toplumlara bağlı yani.
0
emcedeltate
(13.04.09)
doktor muayenesi ile tecavüzü nasıl karşılaştırabilirsiniz ki? her yetişkin ve temyiz kudreti yerinde olan insan, cinsel özgürlüğe sahiptir ve tecavüz, bu özgürlüğün, fiziksel hasarlar bir yana bırakılırsa, kişinin psikolojisiyle ve geleceği ile birlikte zarar görmesidir. hele ki küçük çocuklara tecavüzün, cinayetten daha ağır bir suç olduğunu düşünüyorum.

tecavüzün abartıldığını düşünüyorsanız, ağır ceza mahkemelerinde mağdurun da bulunduğu birkaç duruşma seyretmenizi ve mağdurun sanığı her gördüğünde hissettiklerinin ne olduğunu anlamaya çalışmanızı tavsiye ederim.

Özellikle ülkemizde, bu durumlarda kadınlar tecavüze sebebiyet vermiş gibi algılandığı ve kadın da gizli ya da açık bir biçimde suçlandığı için kadının acısı daha da katlanıyor maalesef.
0
miranda
(13.04.09)
(16)

20.000 - 30.000 TL arası dizel araba tavsiyesi?

wolkymus
slm motorseverler. son ötv indirim muhabbetlerini de göz önünde bulundurarak bi araba tavsiye eder misiniz. tercihim sıfırdan yana ama bu konuda da tavsiyeye açığım.. pek hız sevmem, şekil şemal önemli, dizel olcak, hatchback olcak.. bi de pek herkeste olmayan bişi olsa..
slm motorseverler. son ötv indirim muhabbetlerini de göz önünde bulundurarak bi araba tavsiye eder misiniz. tercihim sıfırdan yana ama bu konuda da tavsiyeye açığım.. pek hız sevmem, şekil şemal önemli, dizel olcak, hatchback olcak.. bi de pek herkeste olmayan bişi olsa..
0
wolkymus
(20.03.09)
www.skodaplaza.com

skoda fabia iyi bir alternatif bence. tabi gidip galeride bir inceleyin.

not: resimdeki fabia eski kasadır, yenisi şöyle birşey:

www.autodoplnky.cz
0
matthias coltrain
(20.03.09)
polo ya da yeni fiesta öneririm.
0
atrin
(20.03.09)
(bkz: toyota yaris)
(bkz: ford fiesta)
benzinli de düşünecek olursanız yeni (bkz: honda jazz)
0
prospero
(20.03.09)
(bkz: opel corsa)
0
hevipeyra
(20.03.09)
kia ceed.
fiyatı ne kadara düştü bilmiyorum ama...
0
kalimotxo
(20.03.09)
yeni 1.3 cdti astra hoşuma gitti.. kötüleyecek yoksa budur..
0
🌸wolkymus
(20.03.09)
hatchback ve dizel olarak astra iyidir.
0
papado
(20.03.09)
fiesta dan uzak durun bence.
0
bryan fury
(20.03.09)
çin arabası var 20bin liraya geliyor geeley diye

gülmeden önce bir bakın sonra gene gülersiniz
0
demlikposet
(20.03.09)
@büryan fury 1 yıl fiesta kullandım bi durumunu görmedim arabanın. şehiriçinde gayet atak ve ufak bir araba olmasına rağmen iç hacmi gayet iyi bir arabadır. benim kullandığım 2007 modeliydi ve şehir içinde tam depo sakin kullanım 450 şehir dışı 600km yol yapıyordu. 1 depoyu 130a dolduruyordum o zaman ama şimdi ucuzladı fiyatlar.
0
atrin
(20.03.09)
bırakın tata yı, çin işini falan. ne varsa almanda var. opel den şaşma sen birader.
0
hevipeyra
(20.03.09)
fiyatlarını bilmiyorum ama clio 3 veya peugeot 308 yakıt anlamında çok iyi arabalar.
0
etna
(20.03.09)
sevgili patronum atrin, sehir içinde haklısın gayet atak bir arac lakin 2000dd altında ve 3000 dd ustunde o arac bildigin kagnı gibi oluyor. 110km/h sonrasındaki titresim ve gurultu ise gayet aracı rezil rusva bi hale getiriyor. kamyon gecerken dahi cekisi dusuyor, direksiyon bocalıyor. ayrıca farklı sreilerdenn 4-5 farklı fiesta kullandım, bi sure sorna geri vitese pek kolay gecmıyor. son 18 aydır cesitli 2007 modelini kullandım bunlar hepsinde ortak sorunlardı. km olarak verdigin degerler de dogru, 130-140 da cok fazla yakıyor, gosb(sekerpınar)-levent arasıın ceyrek depo diyeyim.
0
bryan fury
(20.03.09)
peugeot 207 HB 'ler 23 binden, peugeot 308 HB 'ler 29 binden başlıyor.

www.peugeot.com.tr
www.peugeot.com.tr

ayrıca çin/rus/iran vs mallarına hiç yaklaşmamanı ve servis ağı geniş olan araçlara yönelmeni tavsiye ederim.
0
roadrunner merlin
(20.03.09)
tşkkürler arkadaşlar. 1.3 dizel yeni astralardan almaya gittim direk. herifler araba elimizde kalmadı diyolar.. duyumlarıma göre şu sıralar ötv indirimini fırsat bilip zam yapacaklarmış.. ondan çıkartmıyolar araçları bi müddet.. böyle de adiler işte.. neyse bekleyip bakcam bi nolcak.. sağolun..
0
🌸wolkymus
(21.03.09)
umarım geç kalmamışımdır. ama sakın opel corsa almayın!!! canınızın istediği avrupa arabasını alın ama opel corsa asla
0
prospero
(29.05.09)
(11)

unutkanlık

radioheadbanger
selam kızlar. benim ciddi bi unutkanlık sorunum var. işemeye tuvalete girip ellerini yıkayıp çıkan bi insancağızım. şimdi bi not defteri alim kendime dedim. plan, sürekli not alıcam aklıma her geleni. böylelikle unutmamın bi önemi kalmıcak. fakat şimdi de not defterine yazmayı unutuyorum. not defter
selam kızlar. benim ciddi bi unutkanlık sorunum var. işemeye tuvalete girip ellerini yıkayıp çıkan bi insancağızım. şimdi bi not defteri alim kendime dedim. plan, sürekli not alıcam aklıma her geleni. böylelikle unutmamın bi önemi kalmıcak. fakat şimdi de not defterine yazmayı unutuyorum. not defterine yazmayı akıl edince yazana kadar neyi yazacağımı unutuyorum. not defterine not almayı başarırsam da bi not defterim olduğunu unutuyorum. açıp bakmayınca not almanın bi anlamı kalmıyor. not defterine kese yapıp boynuma asmayı düşündüm ama hem çok komik olacak hem de yine unutma ihtimalim yüksek. böyle unutkan insanlar için daha makul bi zımbırtı falan yok mudur? bilen varsa beri gelsin. teşekkürler.
0
radioheadbanger
(19.03.09)
memento tarzı dövme çok aşırı kaçar. en iyisi o an not almak. ufak bi kayıt cihazıyla aklınıza geleni kaydedip dinleyebilirsiniz. nottan daha kolay.
0
holly golightly
(19.03.09)
yatmadan önce içilen bir su bardağı taze sıkılmış havuç suyunun unutkanlığa iyi geldiğini duymuştum. defterle falan uğraşmazsın hem, kökten çözüm.
0
aklimdan zorum var
(19.03.09)
@holly

"götümden kan aldılar" diye dövme yaptıracağım bir şey söz konusu değil, gündelik şeylerden bahsediyorum. kayıt cihazına kaydetmek ile not defterine not etmek arasında teoride bir fark yok. zaten "alternatif bir şeyler var mı?" demek istedim sorumda. anlaşıldığını düşünüyorum.

@aklimdan

katı meyve sıkacağım yok.
0
🌸radioheadbanger
(19.03.09)
ufak tefek hatırlatıcı şeyler yapabilirsin. Örnek: sabah çıkarken anahtarımı almayı unutmamak iin gece yatarken kapının önüne alakasız şeyler koyuyorum veya kapının kupbuna ayakkabımı takıyorumm geceden sabah çıkarken de vaziyeti görüp önce dumur oluyorum sonra neden öyle bişi yaptığımı hatırlayıp anahtarımı alıyorum.
0
thefin
(19.03.09)
ses kayıt cihazı olabilir mi? Unutmamak için de kıç cebinizde bulundurun, o zaten kendini size hatırlatır. Ama işe yararsa bana sövmek yok.
0
endless dream
(19.03.09)
hatirlamaya odaklanirsan, unutmayi unutursun. onun disinda beslenmeyle ilgili bir durum olabilir.

zimbirti istiyorsan su var:
www.livescribe.com
0
ermanen
(20.03.09)
Bi de şey olabilir, telefonda fotoğraf çekme özelliği varsa, aklınıza bir şey geldiğinde bir fotoğraf çekin. Kaldırım taşı, güvercin, zart zurt, ne olduğu önemli değil yeter ki size o aklınızdaki şeyi hatırlatsın....
0
endless dream
(20.03.09)
doktora gittin mi?bence önemli sorun herşeyi bu kadar unutmak..
0
kalimotxo
(20.03.09)
sannora
(20.03.09)
gingko bloba işe yarıyor cidden. yaşlı insanlarda bile işe yaradıgına şahit oldum. hapı da var çayı da var onu kullanmayı deneyebilirsin. bi de sudoku çözebilirsin o da süper.
0
likeinme
(20.03.09)
aslında burada ciddi bir hatırlama sorunundan bahsettim. kendini hatırlatacak bir şeyler aradım. fakat iletişim kuramadık sanırım bir kısmınızla. benim sorduğum şey, random şekilde titreyip, ara sıra ötüp kendini hatırlatan bir not defteri gibi bişilerdi. mesela bir kolye parçası var, o boynunuzda sabit, not defterinden uzaklaştığınızda ötmeye başlıyor geride bıraktın diye. bunun gibi bir şeyler sordum. ne saçma şeydir "kitap oku bu bir" falan. fotoğraf çekmek de not almakla aynı şey. fotoğrafa bakmayı hatırlasam bile neyi çağrıştırdığını anımsayamayacağım. hep gün içinde aklıma gelmesi gereken şeyleri zamanı geçtikten sonra fark edeceğim. telefon ajandası da hakeza. belirli bir saati olmadan yapmam/bakmam/ilgilenmem gereken şeyler için not defterinden farkı kalmıyor. soruma beklediğim cevabı alamadım kısacası, iyi ifade edemedim demek ki kendimi. zamanınızı harcadığım için üzgünüm. sanırım şu hapları deneyeceğim.
0
🌸radioheadbanger
(20.03.09)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.