Giriş
(13)

Batik biri ne yapmali?

goklerdengelenkarar
Konu gercekten bir arkadas. 4 bin civari maasi var. Kisisel gideri (eglence, gezme, viyim vb) sifir. Ailesiyle yasiyor. Anne baba kardes. Aile cahil bir aile. Elektrik, su faturasi odemeyip icralik olan tiplerden. Arkadasim bunlari kurtarmak icin once ufak ufak basladi sonra birc sarmalina girdi. Ai
Konu gercekten bir arkadas. 4 bin civari maasi var. Kisisel gideri (eglence, gezme, viyim vb) sifir. Ailesiyle yasiyor. Anne baba kardes. Aile cahil bir aile.

Elektrik, su faturasi odemeyip icralik olan tiplerden. Arkadasim bunlari kurtarmak icin once ufak ufak basladi sonra birc sarmalina girdi. Aile batirdi cocugu. Icki, sigara, kumar, eglencd vb yuzunden borçlanma durumu hic olmadı.

Su an onlara destegi sifir. Ama batik durumda. Oyle boyle degil. Benim de durumum parlak sayilmaz. Zaten esinin dostunun ufak destegi ile kurtulacak gibi degil.

Borcu borcla kapama çabasından borcu 200 bini gordu ya da geçti.

Alteenatif gelir olusturacak, ticarete atilacak bir secenegi yok. Ozel bir egitim kurumunda ogretmen.

Yani su an durum ya piyango cikacak, ya miras kalacak ya da bir hayursevertum borcunu kapatacak da kurtulsun. E bunlar da olmayacagina gore.

Nasil cikaririz bu adami batakliktan? Haketmiyor yasadiklarini. Intihar esiginde resmen.
0
goklerdengelenkarar
(05.12.21)
fatura ödemekiçin 200 bin borç mu yaptı? arkadaşın seni kekliyor olmasın?
0
ayseee
(05.12.21)
ek iş yapacak sisteme ek para enjekte edecek
hayal kurmayı acilen bırakacak
miras, hayırsever gibi.
gerçekle yüzleşmedikçe, çözüme gidemez.

bu saatten sonra 1 lira bile bu batık sisteme harcamayacak.
200bin nasıl borç yaptı, karşılığında ne aldı? onu anlamak lazım.

bu kadar hesapsız nasıl oluyor insanlar şaşırıyorum
0
Corc
(05.12.21)
elektrik de su da 3-5 ay ödenmeyince kapanıyor. max 1000'er lira elektrikleri her ay ödemese max 200 suları ödemese zaten 4-5bin lira borç anca yapar.

başka bir şey vardır. muhtemelen kriptodan batmıştır ya da başka bişey. 200 imkansız.

ya eksik anlatıyorsunuz ya da kandırılmışsınız
0
avatar is back
(05.12.21)
tüm borcunu kredi kartlarına yığsın (arkadaş, tefeci vs borçları olmasın) sonra da yapılandırma talebinde bulunsun. maaşının en fazla %25'ini haczedebilirler. o da bir seçenek. iflas etmesi lazım normalde.

www.youtube.com
0
gabe h coud
(05.12.21)
Valla @ayse nin dedigi gibi elektrik, su faturasi gibi seylerle 200 bin borc batagina dusmek de pek mantikli degil. Isin icinde bence baska bir seyler var. Yine de su durumda ilk adim kangren olan parcayi kesmek. Yani madem ailesi onu borc batagina suruklemis o yuzden ailesiyle iletisimi koparacak. Aile ile iletisimi koparmayip, onlarla yasadigi muddetce durum iyilesmez.

Sonra da borclari krediyle vs kapatmaya calisacak. Yani zor bir surec ancak yapacak bir sey yok. Tabii aileyi borcu ustune almasi icin de zorlayabilir. Yani o borc nereden cikti, aile neden odemiyor, baska kim var odeyecek, niye arkadasin direkt o borclari yuklendi vs vs. Bu tip sorularin cevaplarini bilmek de onemli.
0
j r r tolkien hayrani
(05.12.21)
Yok arkadaslar tum surecine sahidim. Elektrik su isin en basit ornekleri. Ailesi araba aldi kredi cektirdi odemedi, kasko sigorta odemedi kaza yapip perte cikardilar. Bunu duzeltmek icin kredi cekti. Yagina suyuna bakmayip motor yediler. Yaptirup arabayi duzeltip satmak icin kredi cekti arabayi babasinin baska borclarina kurban ettiler.

Ne bileyim bunun gibi bir suru seyden icralar sunlar bunlar. Her seyi cozmek tek yere borcu naglamak icin bir kredi daha. Sonra issiz kaldj odeyemedj. Odemek icin el borcu. Onu odemek icin kredi. Su bu derken nasil acilsigini biz de anlayamadik.

Evet ailesini hatalariyla basbasa birakmaliydi. Yapamadi. Insan o sarmal surecini icindeyken anlamiyor. Anlasa devam etmezdi.

Durum cok enteresan ama boyle. Ben ozetledigim icin (mobilde cok yazmasini beceremiyorum) mantiksiz geliyor ama bir senede ipin ucu kacti. Fark etmesi 3-4 sene gecti. Simdi icinden daha da cikilmaz halde.

Ben surec icinde uyarsam da ailesinin pisligini temizleyip kendi isine gucu e odaklanma gudusuyle devam etti hep bu surece.

Simdi istese de yapamiyor. Ne kredi cikiyor ne bor sey zaten. Arrik istese de borclanamuyor. Ama temizlenemiyor da.

Mantiksiz mi evet. Ama cocuk masum mu evet. Aptallik mi etti. Kocaman evet. Ama iyi niyetle ciktigi yolda fark etmeden batti.
0
🌸goklerdengelenkarar
(05.12.21)
Evleri kendilerininse evi satsınlar. 200 bin lira öyle azar azar bitmez. Bitse de 10 yıl sürer.
0
dissendium
(05.12.21)
Yok evleri de kira zaten. Kira da odemiyordu babasi. Odedik diyorlardi. 4-5 ay hatta 1 seneye yakin birikiyormus. Ev sahibi yurtdisinda, umursamuyor grcikmeyi. Birikince bizimkini aruyor. O da borc harc bulyp odeyip o borcu ödemeye calisiyor. O borcu oderken krediler aksiyor. Kredi aksayinca tekrar borc aruyorvs.

Ya sacmaliyor cocuk ama icinde olmadikca anlasilamayacak seyler bunlar.
0
🌸goklerdengelenkarar
(05.12.21)
mevzu karışık anlamadım resmen,

adama ailesi araba alıyor kendide kredi çekiyor ödemiyor
aracın giderlerini de ödemiyor
elektrik su vs giderlerini de ödemiyor
araç ile kaza yapıyor masraflara kredi çekiyor ödemiyor
aracı tamir ettirip sonra perte çıkartıyor ödemiyor
perte çıkan araçda pederin borçlarına sayılıyor zaten başta destek atmıştı ona sayıyorlar.

genel olarak arkadaşın ödemiyor yani ödemesi gereken giderleri diye anlıyorum.

yani ödemediği parayı bir yerde harcaması lazım ki öyle olur bu arkadaş bu ödemediği paraları nerelerde harcadı onu biliyor musun?

ben valla onu sorarım yani çünkü hepimiz belli bir borç-kazanç döngüsü içerisindeyiz bu borçlar öyle havadan gelmez.
0
bebekbebesi
(05.12.21)
Yuzeye cikmak icin once bataklikla iliskisini kesecek. Sonra da aslinda bana salabilir gibi geliyor. Neden olmasin?
0
dunal
(05.12.21)
ne yapacak konkordato ilan edecek. piyango-hayırsever bir yerde büyük para gelecek bunlar boş işler. borcun kime olduğu önemli. bankalar, devlet gibi resmi kurumlarsa ödemeyecek. maaşının %25'ine haciz gelecek kalanı ile yaşamaya devam edecek.

borç kişilere, tefeciye falansa durum karışık o zaman topuğuna sıkarlar. gerçi tefeci teminat almadan kimseye borç vermez. bence arkadaşının sana anlatmadığı detaylar var.

kredi çekti araç aldı, kazada pert oldu diyorsun. banka kaskosuz kredi vermez. aracın borcu devam ettiği sürece de zorunlu kasko devam eder.
0
orpheus
(06.12.21)
orpheus'a ve diğer arkadaşlara katılıyorum. bu kadar saflık olmaz bence de, farklı bir şeyler olduğu kesin.
0
roket adam
(06.12.21)
arkadaşın borc arsızı olmus. bu olaylardan uzak tut kendini. hayat baskalarinin hatalarıni dert etmek icin çok kısa.
0
buenosdias
(06.12.21)
(24)

gardırobun kapağı açıkken uyur musunuz?

Bruce
yataktasınız, uykunuz var(ama uykusuzluktan ölüyorum gibi değil, normal bir gün normal uyku saati), uzanıp ışığı kapatıp uykuya dalacaksınız. fark ettiniz ki gardırobun kapağı(ya da kapısı mı denir?) açık. kalkıp kapatır mısınız yoksa dikkate almayıp uyumaya mı başlarsınız?
yataktasınız, uykunuz var(ama uykusuzluktan ölüyorum gibi değil, normal bir gün normal uyku saati), uzanıp ışığı kapatıp uykuya dalacaksınız. fark ettiniz ki gardırobun kapağı(ya da kapısı mı denir?) açık. kalkıp kapatır mısınız yoksa dikkate almayıp uyumaya mı başlarsınız?
0
Bruce
(05.12.21)
Umrumda olmaz, dewamke.. ama normalde de dağınık bir insanim
0
abuzer
(05.12.21)
Hiç dikkate almam. Hatta hep açık bırakıyorum kıyafetler hava alsın, dolap kokusu olmasın diye.
0
zimbirik
(05.12.21)
Kapatıp uyurum.
0
Amaranta ursula
(05.12.21)
hayır. hatta bir şeyleri açıp kapatamama hastalığım olduğu için evde bir çok dolabın kapakları hep açıktır..:D
0
theseachange
(05.12.21)
aşırı iyi soru. geçen açık kalmış bu ne lan diye bi uyuz oldum kalkıp kapatma refleksi oluştu ama sonra düşündüm "niye ki?" diye ve yattım uyudum. ama o kadar kolay olmadı kısa bi kafaya taktım. batıl inançlı biri bence daha fazla takardı.
0
floydian
(05.12.21)
kapağı açıkken ışığı yanıyor, zifiri karanlıkta uyuduğum için kapatırım.
0
gabe h coud
(05.12.21)
@gabe h coud, benimki de cereyan yapıyor Narnia'dan, o yüzden ben de mecbur kapatıyorum; bizim durumlar sayılmıyor.
0
🌸Bruce
(05.12.21)
aldığımdan beri kapaklardan birisini hiç kapatmadım daha.
0
reactionic
(05.12.21)
Yıllar önce bir şirketin çözmemi istediği, içinde bu sorunun da olduğu 50 tane yine bunun gibi sorular olan online test yapmıştım.

Eğer gece takılma ihtimalim varsa kapatırım yoksa kapatmam şeklinde düşünmüştüm. Ama o zamanlar kedim yoktu şimdi kedim olduğu için içine girmesin diye kapatırım.

Peki, bu bir soruya verilen cevap neyi gösterirmiş, bir bilgi var mı? Sempatik, sevimli olup olmadığımızı mı gösteriyor acaba?
0
sevilen progressive türkücü
(05.12.21)
Başak burcu olarak kapatırdım.
0
olaylar olaylar
(05.12.21)
@sevilen progressive türkücü aynen öyle, mülakatlarda adaylara uygulanan kişilik envanter testi sorularından bir tanesi bu.
cevap kendi başına pek bir anlam ifade etmez ama benzer soruların cevaplarına beraber bakınca genel bir fikir veriyor.
bu soru özelinde, bence asıl fikir verici cevap kapatıp kapatmamak değil neden kapatıp kapatmadığını temellendirme şekli. gördüğün gibi kimi bunu burcuyla ilişkilendiriyor, kimi anlam veremiyor, kimi de takıntısından dem vuruyor.
0
🌸Bruce
(05.12.21)
Valla birak isigi, gardirobu ciddi ciddi dis kapinin acik oldugunu gormeme ragmen kapatmaya usenip yatttigim oldu. O yuzden gardirobun acik olmasina hic aldirmam.
0
j r r tolkien hayrani
(05.12.21)
Hiç açıkken uyumadım sanırım.
0
megalomaniac
(05.12.21)
Kapatmadan önce içinde canavar olup olmadığını kontrol eder, sonra kapatır, sonra uyurum. Açık olması huzursuz edici.
0
dissendium
(05.12.21)
Önceden hiç açık bırakmaz, hep kapalı tutardım. Ama artık kapalıysa kedi gidip tırmalıyor, bazen içinde uyumak istiyor uyumasa bile açık görmek istiyor (:)) bundan sebeple bir kapak açık, bir kapak kapalı takılıyoruz :D
0
kucukne
(05.12.21)
tabi ki uyumam. ama zaten açık hatta aralık ya da tam kapanmamış (araya bişey sıkışmış mesela) bir kapak gördüğüm zaman kapatmadan rahat edemediğim için yatmadan evvel mutlaka açık olduğunu fark eder ve kapatırdım. ha ola ki fark etmedim ve yatınca gördüm belki kalkıp kapatmam ama kafaya taktığım için de sabaha kadar uyumam.

ayrıca elim ve ayağım yatak dışına taşarsa da uyuyamam.
0
halanne
(05.12.21)
yatmadan once kapatmis olurum muhtemelen o yuzden uyku moduna girerken fark etme durumum olmaz pek. ha ben yattiktan sonra biri gelip acti sonra da birakip gitti diyelim, kalkip kapatmam, isim olmaz. uyurum :)
0
in vino veritas
(05.12.21)
umrumda olmaz farketmem bile, ama esim uyuyamaz oyle.
0
robokot
(05.12.21)
Kapatırım hatta sürgülü kapak, bazen azıcık açık kalıyor kalkıp kapatıyorum. Eşim de ne gerek var sal diyor ama novv
Sadece, bebek yanımda yatarken deprem olur da gardrop üstümüze devrilirse diye kafamda kurar, rafların hizasını hesaplar, devrilirse de tam raf arasına gelsin diye bebeği oraya yerleştirirdim bir dönem :( öf nerden geldi aklıma
0
somethinginthewayshemoves
(06.12.21)
herhangi bir gardrobtan bahsediyorsak kalkıp kaparım, fark ettiğim anomalileri düzeltmeden rahat edemiyorum. bu eve ilk taşındığımızda zemindeki bir problem sebebiyle on santim kadar aralanıyordu gardrop kapısı, uykumun arasında kalkıp kapıyordum. bir süre öyle devam etti. sonra bizim gardrobun normali o oldu, artık kalkıp kapamıyorum.
0
evde liyakat kalmamis
(06.12.21)
Kapatırım. Çünkü evde iki kedi var ve gardırop kapağı açık ise kesin olarak içine giriyorlar. Kıyafetler tüy oluyor. Onlar olmasa umurumda olmaz.
0
himmet dayi
(06.12.21)
Zannedersem ben aslında himmet dayı'yım. Evde iki kedi var, hem de biri özellikle yün giysileri kemirmeye bayılıyor, kapak açıkken bırakıp tuvalete bile gidemiyoruz.
0
kobuzchu kiz
(07.12.21)
kapatırım. açık kapak fobim var, açık olan her kapağı kapatırım.
0
erenderk
(10.12.21)
kedi girip her şeyi tüylüyor mecbur kapanacak o
0
argent dawn
(10.12.21)
(9)

Estetik yaptıranlar

dissendium
Estetik yaptıranların canı hiç acımıyor mu? Ben yanlışlıkla burnumu bir yere çarpsam bir saat kendime gelemem. Burun estetiği yaptıran bir sürü insan var. Çok basit bir şeymiş gibi paylaşıyorlar.
Estetik yaptıranların canı hiç acımıyor mu? Ben yanlışlıkla burnumu bir yere çarpsam bir saat kendime gelemem. Burun estetiği yaptıran bir sürü insan var. Çok basit bir şeymiş gibi paylaşıyorlar.
0
dissendium
(05.12.21)
Canlarının acıyıp acımamasıyla bunu rahat bir şekilde paylaşmalarının arasında ortak bir nokta yok.
0
Zaman Tamircisi
(05.12.21)
benim de çevremden burun estetiği yaptıranlardan kadın erkek gözlemlediğim operasyonu takip eden bir hafta resmen "ben bunu kendime neden yaptım bu işe neden girdim" haftası, bu haftayı atlattıktan sonra ise oh be iyi ki yaptırmışım çok memnunum yaptırdığıma diyorlar
0
freebird5406_2
(05.12.21)
2 gün acır 1 hafta insan içine çıkamaz
15.gün instagrama story atar
0
bir soru sorcam
(05.12.21)
acımaz olur mu. aylarca ağrıyor. ağrı dışında başka etkileri de oluyor. arkadaşım burnunu yaptırdı, burnunu temizleyemedi bile bir süre
0
dafuq
(05.12.21)
çarşamba günü septoplasti ameliyatı oldum. sanırım bunu estetik amacıyla olanlar da var. kesinlikle acıyor burun. ameliyattan sonra iyileşme süreci de uzun. ama kadınlar hiç dert etmiyorlar bunu sanırım:)
0
nothing in my way
(05.12.21)
maksimum 6 ay sıkıntı yaşıyorsun ama senelerce gaga burun yerine Iskandinav burnunla yaşıyorsun. marjinal faydası yüksek bence.
0
marla is in my head
(05.12.21)
eski kız arkadaşımın çenesi kesilip, dişlerin üst kısmından paralel bir parça alınıp yerine vidalarla tutturuldu, 2 kere saçının ense tarafından uzun bir parça kesilerek ön tarafa saç telleri tek tek dikildi. üstüne bir de diş teli taktı. hepsi 2 sene içinde.

inanılmaz canı yandı. haftalarca sıvı tüketti, ilaçlar kullandı. yüzü inanılmaz şişti. ona karşı çok şefkat duygum arttı bu dönemde.

geniş bir alnı vardı, gummy smile vardı, sonunda bunlardan kurtuldu. daha küçük bir kafası oldu. memnun kaldı sanırım. tam yüzü yerine oturduğunda benden ayrıldı :)

benim de dişlerim çeneme fazlaydı. dişlerim hacimce büyüktü. 5 diş çektirip, diş teli taktım uzun süre. boşluklar hep kapandı. şimdi çok doğal, güzel, estetik bir gülüşüm var. çektiğim acıya değdi diyorum. eğer yaptırmasaydım yaşlılığımda diş eti çekilmesi yaşayacaktım.

burnumda da içinde eğrilik var. dışarıdan belli olmuyor ama nefes alışımı zorluyor. 2022'de ameliyat olmayı planlıyorum. 2-3 hafta çekilir acısı. sonra gelecek rahatlığı düşünüyorum.
0
gabe h coud
(05.12.21)
nefes kanallarım doğuştan dar ve burun kemiğim eğri olduğundan burun ameliyatı oldum. tabi arkadaşlarla her konuşmamda konusu açılınca bir de baktım ki çevremde bir sürü arkadaşım burun estetiği olmuş zamanında ve hatta biri 5 defa burun ameliyatı olmuş.konu açılınca söyledi.çok sıradan birşey gibi bahsetti.
ben de 2 ay önce ameliyat olmuş biri olarak yazıyorum.hiç acı hissetmedim.yüzümde bir alçı ile uyandım pipetle su içtim 2-3 gün biraz uyudum biraz evde gezindim sonra tamponlar çıktı ve yılların nefes problemi 1 haftada tamamen bitmiş oldu.
0
devilone
(05.12.21)
Burun estetiginde burun hareketli bir organ olmadigi icin (?) can acimasi neredeyse sifir. Bakin, sikintisi yok demiyorum, can acimasi yok. Basagrisi oluyor falan ama dayanilmayacak seyler degil. Benim bir genetik problemim oldugu icin kanama durmadi ve hastaneye defalarca gitmem gerekti, ama o surecte bile canim acimadi. Keske on sene once yaptirsaymisim.

Oynayan, hareketli, yumusak bolgeler vs daha cok can acitiyor diyorlar. O alanlarda tecrubem yok. Bir tanidigim gogus implanti yaptirmisti. Ilk uc gun "aklima edeyim, bu aci cekilir mi cok salagim dedim, sonra unuttum' dedi.
0
sopiro
(06.12.21)
(4)

bu fırın kaç dereceyi gosteriyor?

egokalp
https://www.hizliresim.com/4fql87p
0
egokalp
(03.12.21)
160
0
gabe h coud
(03.12.21)
100 ün sonundaki çizgi 100 civarı
150 nin sonundaki çizgi 150 civarı
0
freebird5406_2
(03.12.21)
185
0
Amaranta ursula
(03.12.21)
150
0
knazım
(03.12.21)
(11)

yemeksepeti size yükleme yapmış mı

bugungityaringel
sözlükteki başlıkta hesabına 750tl, 500tl falan yüklenenler var. 10 senelik üyeyim bir halt yüklememişler. sizde durum nedir?
sözlükteki başlıkta hesabına 750tl, 500tl falan yüklenenler var. 10 senelik üyeyim bir halt yüklememişler. sizde durum nedir?
0
bugungityaringel
(03.12.21)
Bende sadece 20TL'lik kupon var.

edit : 10+ sene.
0
kimlanbu
(03.12.21)
Banabide 10tl, yemeksepeti cüzdand 200tl, online ödemede geçerli cüzdan haricinde de 20tl yüklemişler bana. neye göre yükledikleri hakkında en ufak bir fikrim yok. ben de 10 yıllık zümrüt üyeyim.
0
solitude ov the lonliest star
(03.12.21)
Zumrut mu elmas mi daha buyuk bilmiyorum ama elmas uyeymisim. 10+ sene, 38 bin puana ragmen bir sey yuklememisler.
0
hlot
(03.12.21)
yok ya bir kuruş gelmedi. zümrüt, platinyum, altın üyelik vs. ona hiç dikkat etmedim ama 8-10 yıldır çok sık kullanırım, bayağı para kazandırmışımdır.
0
der meister
(03.12.21)
Baktım şimdi:
0 TL
Zümrüt Üye
5+ senedir Yemeksepeti üyesi

Uygulamayı kaldırıp hesabımı da sil(dir)meyi düşünüyordum. Giderken bir pizzalarını yiyeydik iyiydi.
0
ganbatte
(03.12.21)
ben demek ki benim verilerim çalınanlar arasında değil o yüzden yükleme yok diye seviniyorum :).
0
Phoebe
(03.12.21)
kimlanbu +1

20 tl kupon
0
gabe h coud
(03.12.21)
elmas üyeyim (10+ yıl) 143,766 puanım var zırnık koklatmamışlar.
0
amour fou
(03.12.21)
Ben de neredeyse 10 yıllık üyeyim. Ara ara kullanırım. 20TL yüklemişler. Neye göre anlamadım. Harcamalarımıza göre mi yoksa çalınan bilgilerimizin boyutuna göre bir özür mü?
0
ananiyimioguz
(03.12.21)
Bir 20TL, bir 25TL yüklemişler. Daha önce de bir süre kullanmayınca 20TL falan yüklüyorlardı.
0
inheritance
(03.12.21)
Yapmadılar /(
0
zimbirik
(03.12.21)
(19)

cüzdanı kaç yıl kullanıyorsunuz?

dafuq
kaliteli, severek kullandıgım, levis marka 10 yaşında bir cüzdanım var. bazen düşünüyorum bu kadar uzun süre kullanmak anormal mi?siz kaç yıl kullanıyorsunuz? erkekler için soruyorum aslında ama kadınlar da cinsiyet belirterek cevap verebilir.yıllarca aynı cüzdanı kullanan birisi hakkında ne düşünür
kaliteli, severek kullandıgım, levis marka 10 yaşında bir cüzdanım var. bazen düşünüyorum bu kadar uzun süre kullanmak anormal mi?

siz kaç yıl kullanıyorsunuz? erkekler için soruyorum aslında ama kadınlar da cinsiyet belirterek cevap verebilir.

yıllarca aynı cüzdanı kullanan birisi hakkında ne düşünürsünüz :)
0
dafuq
(02.12.21)
6 yıldır kullanıyorum. Kullanılmayacak duruma gelene kadar kullanmaya devam edeceğim. Yıllarca aynı cüzdanı kullanan birinin eşyalarını düzgün ve temiz kullandığını düşünürüm. Ne düşünelim ki başka.
0
her seye atarlanan adam
(02.12.21)
Lise 2'de kazandığım bursluluk sınavından aldığım burs parasıyla Adidas cüzdan almıştım. 10 yıla yakın kullandım. En son kız arkadaşım cüzdan hediye etti de kullanmayı bıraktım. Hâlâ saklıyorum o cüzdanı. Hem kaliteli, hem de inanılmaz ucuzdu bugüne göre. Tam hatırlamıyorum ama 50, 60 lira düzeyindeydi. Şimdi aynı cüzdanın fiyatı uçmuştur. Lisede daha kaliteli hayat yaşıyormuşum asadad. Ben yıpranma olmadıysa bayağı kullanıyorum. Deri cüzdan sevmem. Spor cüzdan kullanıyorum. Erkeğim.
0
dissendium
(02.12.21)
para verip almam. sevgili kişisi hediye ederse kullanırım ama cebimde taşımam, laptop çantası, arabanın gözünde durur. genelde 2-3 kartla işim oluyor, onlar da ceketimin iç cebindedir. pantolonda kumaş dışında bir şey olması rahatsız ediyor. kıç cebinde düşünmek bile istemiyorum :)

kaç sene kullanırım, kaybolana kadar, deriyse parçalanana kadar kullanırım. aktif kullanmadığım için eskimez zaten yeni gibidir.

yıllarca aynı cüzdanı aktif bir şekilde kullanan kişide biraz düzen takıntısı vardır, kolay kolay rahatlayamaz diye düşünüyorum. bunlar tabii çok genel düşünceler.
0
gabe h coud
(02.12.21)
18-20 arası bir yıl,

c:erkek.
0
liberal
(02.12.21)
Lise 1de almıştım 14 yaşımda fln. Nike. 30 yaşıma geldim. Aynı cuzdanla dewamke xd

Not kadin
0
abuzer
(02.12.21)
Sevdiğim şeyleri, eskimediği, çalınmadığı, başına bir şey gelmediği sürece kullanırım, şu an kullandığım cüzdan benim için çok yeni ama düşününce sanırım 6-7 yıl olmuş alalı, mesela saatimi 17 yıldır kullanıyorum, genel olarak tüketimden hoşlanmıyorum, yıllarca aynı cüzdanı kullanan birini 'ne güzel değer biliyor' diye takdir ederim, , ha belki bu kişi de benim gibi sıkıcıymış diyebilirim:) Erkek değilim ama cevap verdim.
0
(02.12.21)
12 senedir aynı cüzdanı kullanıyorum, herhangi bir yıpranma belirtisi yok, neden değiştireyim.
0
bana kedicik derdi
(02.12.21)
elimde olsa ömür boyu kullanırım. keşke hiç eskimese. ben de en az bi 10-15 yıl kullanırım diye düşünüyorum. Şu andaki 4 yıldır bende imiş.
0
jelly bear
(02.12.21)
elvis cüzdan 10 sene kullanılır mi ya tergan dan aldığım bu cüzdan vardı bir iki sene kullandım sıkılıyor insan sonra vakkodan aldım o da 2 3 sene oluyor ona devam şimdilik
0
all girls dream
(02.12.21)
herhangi bir urunu hosafi cikana kadar kullanirim, cuzdan da bu kuraldan muaf degildir. en son ali expressten cakma deri bi cuzdan almistim 5-6 sene gitti heralde sonra arkadasin kullanmayip kenara attigi cuzdani aldim dusun baskasinin eskisi ama kac yildir mis gibi kullaniyorum :)
0
bay b
(02.12.21)
lise birdeki cüzdanımı hala kullanıyorum ve hala sıfır gibi. çünkü kart kimlik, az miktar nakit taşıyıp cüzdan taşımıyorum. sanırım öldüğümde hala yepyeni kalmaya devam edecek.
0
killerbee
(02.12.21)
Valla 11 yıllık cüzdanı kullanıyorum. Deri ve kondisyonu oldukça iyi. Yıllanmış eşyaları kullanmak çok güzel bence.Hatta yeni şeyler çiğ geliyor.
Neyse soruya cevap verirsem eğer yıllarca aynı şeyi kullanan insanın samimi olduğunu düşünürüm.
Kadın.
0
Amaranta ursula
(02.12.21)
deri cuzdan alirim, 3-4 senede bir sikilip degistiriyorum yoksa 10 sene rahat gider.
0
cooperr
(02.12.21)
pert olana kadar.
0
tabudeviren
(02.12.21)
Çatlayıp patlayıp yırtılana kadar kullanırım. Bi eşyayı uzun zaman kullanan, imza objeleri ya da belli rutinleri olan insanları da ilginç bulurum, öyle pinti minti sıkıcı demem.

F
0
kulaktan dolma biber
(02.12.21)
Senegal spor cüzdanları, 1 sene.
0
dre mithatoğlu
(02.12.21)
Kendi yaptığım tyvek cüzdanı 5 yıldır kullanıyorum, ondan önce hazır aldığım tyvek cüzdan kullanıyodum onu da 6-7 yıl kullandım, kendim farklı bişey yapmak istediğim için değiştirdim, hala iyi durumdaydı öbürü yoksa.
0
mirafiori
(02.12.21)
+15 yıl oldu sanırım belki 20 yıl oldu Matraş kullanıyorum. cidden yıprandı artık değiştirme zamanı geldi. ancak istediğim gibi bulamıyorum.
0
surprise
(03.12.21)
+10 sene. sıfır kullanmadığım cüzdanım var ama alışıp geçemedim.
0
false pretension
(03.12.21)
(4)

Güncel durum hakkında

pudra
Ne düşünüyorsunuz? Son üç günlük ekşi başlıkları, zamlar vs. bende noluyo yaw tepkisi oluşturdu. Değişik bir şaşkınlık var üzerimde ama aylardır da stok yaparım, plan programı şu anki duruma göre ayarladım. Bekliyordum yani ama bebekler olsun, şiddet olayları olsun, ekonomi olsun anlamlandıramıyorum
Ne düşünüyorsunuz? Son üç günlük ekşi başlıkları, zamlar vs. bende noluyo yaw tepkisi oluşturdu. Değişik bir şaşkınlık var üzerimde ama aylardır da stok yaparım, plan programı şu anki duruma göre ayarladım. Bekliyordum yani ama bebekler olsun, şiddet olayları olsun, ekonomi olsun anlamlandıramıyorum. Kendimi bildim bileli haber izlerim, haberleri takip ederim ama farklı bir durum yok mu? Bende mi bir hassasiyet var sizce?
0
pudra
(02.12.21)
Hassasiyet yok. Durum kötü. Hukuk yıllar içinde yok edildi. Kurumlar işlevini, bağımsızlığını, kalitesini kaybetti. Bunların aslında birçoğunun sebebi, kaynağı belli. Bunları düzeltmek mümkün ama akla önem verilmiyor bu topraklarda.
0
dissendium
(02.12.21)
şunu düşünüyorum:

"Tanrım, Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için Cesaret, Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için Sabır, İkisi arasındaki farkı bilmek için Akıl ver."

tanrıya inanmasam da elinden geleni yap, gerisini koyuver yaşam felsefem. burada da geçerli.
0
gabe h coud
(02.12.21)
Yurtdışından bakan birisi olarak hiçbir fark yok. Olması gereken şeyler oluyor. Senelerce halı altına süpürülen ekonomik/sosyolojik sorunlar artık daha belirgin ve saklanamaz hale gelmiş durumda. Böyle de devam edecek uzun bir süre.
0
bana kedicik derdi
(02.12.21)
Bi başıboşluk var sanki. hem yönetimde hem insanlarda. duyarlı vatandaş geçim kaygısı içerisinde kara kara düşünmekte ne olacak diye. orta direk sınıfı zaten kalmadı. fakirler ve zenginler var artık. fakir parayı nasıl bulurum derdinde, zengin daha çok daha çok diye kasmakta. herkes ekonomist oldu. kimisi coin peşinde, kimisi döviz. kimisi paramı nasıl korurum, kimisi nasıl çoğaltırım derdinde. bu da hayatı yaşatmıyor aslında. herkes her şeyi erteliyor. küçücük ekranlara boynumuzu kıvırıp bakıyoruz her daim. balkonda, tuvalette, her yerde.. iki gündür şeridinde gidemeyip götün götün önüme kıran araçlarla karşılaşıyorum, bi bakıyorum elinde telefon.

haberlere bakıyosun, delisi akıllısı saçma sapan hareketler peşinde. adam tüfeği çekmiş ateş ediyor sağa sola, resmen vurmak için ateş ediyor ya. birisi gitmiş bebeğini sobada yakıyor, birisi el kadar bebeği yumrukluyor. yani normal bi haber yok hep böyle. çünkü kimse yaşamıyor bence. pandemisi, maskesi, aşısı, mültecisi derken düzgün insanda bile kaygı bozukluğu oluştu çoğunlukla.

Kızımı düşünüyorum nasıl yapacağız ne edeceğiz diye. ölümden hiç bu kadar korkmamıştım. onu babasız bırakırım diye çok korkuyorum. velhasılı kelam sindik içimize. höst diyene eyvallah diyeceğim yakında ki hiç yakıştıramam kendime. adam çekip vurabilir ne bileyim döner bıçağı, kılıç falan çekebilir. millet kafayı yemiş gibi. hapishanelerde yer yok, geleni geçeni salıyorlar. bu da suç oranını artırıyor. koruyun kendinizi dalaşmayın ite köpeğe.
0
Improbable
(02.12.21)
(6)

burun estetiğinde estetik cerrahi konka ameliyatı da yapabilir mi?

ilgeru
merhaba, nefes alıp vermede kendimi bildim bileli sorun yaşıyorum. 2 sene önce gittiğim kbb profesörü konka ameliyatı olmam gerektiğini söyledi hem burun etlerim sıkıntı hem de kemik eğriliği var. doktora estetik de olmak istediğimi söyledim (burnum yüzüme göre büyük biraz) o da eğer olacaksan aynı
merhaba, nefes alıp vermede kendimi bildim bileli sorun yaşıyorum. 2 sene önce gittiğim kbb profesörü konka ameliyatı olmam gerektiğini söyledi hem burun etlerim sıkıntı hem de kemik eğriliği var. doktora estetik de olmak istediğimi söyledim (burnum yüzüme göre büyük biraz) o da eğer olacaksan aynı ameliyatta olman daha mantıklı dedi. ben konka ve kemik eğriliği ameliyatını yaparım estetik için de hastanemizdeki estetisyenle görüşebilirsin dedi.

sorum şu; bu işlerin tamamını bir doktor halledemiyor mu? mesela estetiysen hem kemik eğrili ve konkayı yapıp estetik olarak da halledemiyor mu? daha önce olan var mı acaba?
0
ilgeru
(02.12.21)
Estetik ameliyat da yapan KBB cerrahları var ama ameliyatın tek amacı estetikse genellikle plastik cerrah tercih ediliyor çünkü uzmanlıkları o. Aynı ameliyata bir KBB bir plastik cerrah girmesi en ideal seçenek olur. Ama o işlerin tamamını halleden kbb cerrahları da var evet.
0
kobuzchu kiz
(02.12.21)
Bildiğim kadarıyla burun estetiği işini kbb cerrahına yaptırmak en en kaçınılan şey. İnsanlar asla der hep.
0
whoosie
(02.12.21)
@kobuzchu - aslında tek amaç estetik değil, öncelikle sağlıklı nefes alabilmek ama madem ameliyata giriyorum o zaman daha güzel bir burun olsun da istedim.

@whoosie - araştırıyorum, estetik olacaksan kbb'ye olma diyorlar, burun eti olacaksan estetisyene olma diyorlar. anlaşılan ikisini de iyi yapan doktor yok
0
🌸ilgeru
(02.12.21)
prof. dr. burak erdamar vardı, ben ona yaptıracaktım görüştük vs. ertesi hafta motosiklet kazasında vefat etti. estetik doktora da gittim, yapmak istemedi. sonra da tekrar araştırmadım. çok başarılı bir kbb'ciye git derim.
0
gabe h coud
(02.12.21)
istanbul'daysaniz Dr Elad Azizli'yi tavsiye ederim, kbenim burnumu da o yapti ve cok basarili biridir. Burada bol bol kendisini ovuyorum.
0
sopiro
(02.12.21)
2 arkadaşım ve benim ameliyat olduğum doktorumuz Rahmi Özcelep " önceliğimiz doğru nefes " der her zaman. benim uzun araştırmalarım sonucu güvendiğim tek doktordur.
arkadaşlarımdan biri 2014 yılında hem estetik hem de nefes sorunu için ameliyat olmuştu ben de gece boyunca yanında refakatçi olarak kalmıştım.en ufak bir ağrısı , kanaması ya da şikayeti olmadı burnu da estetik olarak çok güzel oldu. hala görüştüğümüzde çok iyi nefes aldığını anlatır.
ben de 2 ay önce ameliyat oldum.son yıllarda hiç nefes alamaz haldeydim hem kemik eğriliği vardı hem de nefes kanallarım dardı ve konkalar vardı.
doktorum kbb uzmanı olduğundan hepsini halletti ve estetik olarak da çok doğal güzel bir burun yaptı bana.
instagram sayfasından yaptığı işleri ve iletişim bilgilerini görebilirsiniz

instagram.com
0
devilone
(04.12.21)
(13)

hangisi?

nadirendeolsa
oldukca heyecanlı başlamış aşk/ tutku gibi duyguların yogun yaşandıgı fakat bunun yıkıcı getirilerinin olduğu bir ilişki / heyecansız, stabil başlayan ama bir şeylerin daha belirli olduğu, duyguların daha kontrol edilebilir olduğu ve yıpratmayan ilişkievet keşke hepsi bir arada olsa ama onu düşünmed
oldukca heyecanlı başlamış aşk/ tutku gibi duyguların yogun yaşandıgı fakat bunun yıkıcı getirilerinin olduğu bir ilişki / heyecansız, stabil başlayan ama bir şeylerin daha belirli olduğu, duyguların daha kontrol edilebilir olduğu ve yıpratmayan ilişki

evet keşke hepsi bir arada olsa ama onu düşünmeden,kendi ilişkilerinizden ve karakterinizden yola cıkarak hangisini seçersiniz.

özetle ne olursa olsun tutkudan yana mısınız huzurdan yana mı.

edit: yıkıcı derken bir dargın bir barışık, gelgitli ama kopulamayan ilişki demek istedim. şiddet hakaret vs gibi insanlık dışı şeyler degil.
0
nadirendeolsa
(01.12.21)
Kendi karakterimden yola çıkarak şimdiye dek (30 yaşıma); sakin huzurlu iliskiyi secerdim

Simdiki aklimla; ikisini de secmem, yalnız kalmayı secerim
0
abuzer
(01.12.21)
kesinlikle 1. ikincisi yerine yalnizlik tercih ederdim
0
gunes123
(01.12.21)
tartismasiz 1
2 benim midemi bulandiriyo hic bulasmam yalnizligi tercih ederim. huzur diye de adlandirmam
0
ala09
(01.12.21)
İkisine de ihtiyaç duyulan yaşlar dönemler var. 1i çok yaşayan huzuru 2de buluyor, 2yi yaşayan 1in heyecanını yaşayınca onu arayabiliyor.

Yıkıcı etkiyi hiç sevmem, onunla mücadele de edemem. 1in olumlu yönlerini özlediğim oluyor ama sürdüremem yani onu biliyorum. 2 oldu genelde ilişkilerim.
0
Bruce
(01.12.21)
ikisi bir arada. tutkuyla başlasın, sevgiye ve huzura evrilsin. arada tutku da yeniler kendini belki
0
gabe h coud
(01.12.21)
Yıkıcı derken? Dayak yemeyeceğimi varsayarak 1 diyorum.
0
ganbatte
(01.12.21)
düzgün bir ilişkinin yıkıcı getirileri olmaz. hem heyecanlı hem aşk tutku gibi duyguların yoğun yaşandığı hem de stabil olabilecek ilişkiler var ve yaşanıyor. o yüzden kendinizi öyle ıvır zıvır ilişkilere sokmanıza gerek yok derim.
0
roket adam
(01.12.21)
2.seçenekte karşılıklı beğeni varsa 1.yi geçer 1senede
0
bir soru sorcam
(01.12.21)
yıkıcı ilişkide karşılıklı sevgi veya saygı yoktur ondan yıkıcıdır. o yüzden bunlar varsa 2 diyorum.
0
curious mind
(02.12.21)
1den başlayıp savaşıp, didinip, sürüklenip 2ye çevirmek :(
0
lüzumsuz adam
(02.12.21)
2 seçiyorum. Ayrılıp barışmalı ilişkiler bana göre değil. Benden ayrılan insana ömür boyu tekrar güvenemem çünkü.
Sakin sakin sevelim sevilelim.
0
Gradient_tabanlı_mor
(02.12.21)
ikisi de olmaz, ya hep ya hiç
0
lcha
(02.12.21)
ilki obv.
0
emresh
(03.12.21)
(11)

İş arkadaşlarınız kazandığı parayı hak ediyor mu?

asaf
İş arkadaşlarınız işinin hakkını veriyor mu?Genel olarak Türk iş hayatındaki kanıyı bilirsiniz. Evde kahvaltı yapmayıp iş yerinde çay/poğaça/simit yapanlar, iş zamanında sosyal medyada sörf yapanlar, geç gelip erken çıkanlar vb. şeylerden şikayet hep vardır. Sizin kendi iş arkadaşlarınız için gözlem
İş arkadaşlarınız işinin hakkını veriyor mu?

Genel olarak Türk iş hayatındaki kanıyı bilirsiniz. Evde kahvaltı yapmayıp iş yerinde çay/poğaça/simit yapanlar, iş zamanında sosyal medyada sörf yapanlar, geç gelip erken çıkanlar vb. şeylerden şikayet hep vardır.

Sizin kendi iş arkadaşlarınız için gözlemleriniz neler? Sektörü de paylaşıp 10 üzerinden kaç verirsiniz iş yerindeki verimlerine?
0
asaf
(01.12.21)
çok karışık. 10k brüt verdiğimiz çocuk tek başına ordu gibi çalışıyor. 20-30 versek yadırgamam. 11k brüt verdiğimiz birine en ufak ek iş ver istifayı basıyor, göndermek de sıkıntı, onun için yıllar önceki iş yüküyle aynen devam ediyor.

bir tane şef ve altında başka biri var, bunlar hep arazi olma peşindeler ama çok yükleniyorum, çünkü yavaşlar ama istediğimi alıyorum. onlar %90 hak ediyorlar gibi.

başka biri var alt kademe de değil mesela, aldığı parayla kendisinden 2 gömlek daha kalifiye 2 kişi alırdık.

şöyle genelleyeyim; personelin 3'te 1'i emeğinin karşılığını alamıyor. 3'te 1'i tam karşılığına yakın çalışıyor. Kalanı da çok kötü perform ediyor.

Sektördeki diğer şirketlere kıyaslarsan şirketin tamamı %120 çalışıyor, orası ayrı :))
0
gabe h coud
(01.12.21)
genel olarak, 8 saat lik is gununun max 3-4 saati calisilabiliyor, bunye fazlasina izin vermiyor. ama bence calisanlarin kimi cografyalarda belki daha yogun olarak maksatli bicimde ne kadar kaytaririz, ustumuzdeki is yukunu nasil olur da baska birine paslariz mucadelesi veriliyor. Bu bir tur is olmus durumda. Ben de maalesef zamanla adapte oldum, onlar 5/10 sa ben 6/10 dur.
0
gunes123
(01.12.21)
türkiye, uzun çalışma saatlerine rağmen iş verimliliği çok düşük bir ülke maalesef.

bunu kendi iş arkadaşlarım arasında da çok gözlemliyorum. adam X lira maaş istiyor, X*1,5 teklif ediliyor. Sevinerek kabul ediyor, işe başlıyor. Bir süre sonra bakıyorsun kaytarıyor, yarı zamanlı personel kadar iş ancak çıkarıyor. Soruyorsun, niye böyle? Cevap: E işte aldığım paranın karşılığı bu. Daha fazla çalışmam için daha çok vermeleri lazım!

Yau iyi de zaten senin istediğinin birbuçuk katını vermediler mi? Cevap: O başka.

Özet: İş ahlakı yerlerde, verimlilik yerlerde. Yok yere uzun saatler kendi kendimizi iş yerine mahkum ediyoruz.
0
kaptankedi
(01.12.21)
insanlar calışma saatinde ful dikkat calışamaz. öyle gözüken biri bunu uzun süre sürdüremez. bir gün daha rahat calışırsınız, belki elinizdeki işi evire çevire, yetiştirmeye calışmadan. aralarda sosyalleşerek. bazen pür dikkat 8 saat yemek arası hariç kalkmadan iş yetiştirirsiniz. haliyle kişinin tavrı önemli o gün naaptıgı degil. sabah pogacayla gelip yarım saat kahvaltısını yapar bu rutin ona iyi gelir ama cok iyi çalışabilir. kimi 9da gelir direkt oturur ciddi gözükür ama boş boş ekrana akar iş bitiremez.

böyle yargılarla çalışma arkadaşlarınıa bakmayın bence.
0
nadirendeolsa
(01.12.21)
Sirkette herkes it gibi calisiyor.
Patron bilse herkese x3 zam yapar.
Ozelde yatan adam pek kalmadi.
0
divit
(01.12.21)
Is arkadaslarim hakkinin yarisini bile kazanmiyor. ben onlardan da az kazaniyorum (yabanci olduklari icin extralari odemeler aliyorlar)
0
ala09
(01.12.21)
Kendi departmanım için konuşursam fazlasını hak ediyorlar, ediyoruz. Herkesin amele gibi çalıştığı bir ekipteyim. Bazen bu kadar çalışmamalıyız diyorum aramızda konuşurken. Tabii aslında ben ve diğer yöneticiler böyle çalıştığımız için onlar da çalışıyor. Kendini besleyen bir döngü ama herkes yaptığı işten zevk alabildiği için böyle oluyor.
0
Bruce
(01.12.21)
Bruce +1
nadirendeolsa +1
divit +1

Burada bahsedilen iş hayatı özel sektör değil herhalde.
0
dreamnesiac
(01.12.21)
insanları iş yapma süresine göre değil iş yapma kalitesine ve genel iş yapış şekline göre değerlendiririm. adama 10 dakikalık iş verildiyse bunu 3 dkda bitirip kalan 7 dakikada sosyal medyada sörf yapması problem değil, öncelikle onu belirteyim.

devamına gelirsek iş arkadaşlarım harbiden hayvan gibi çalışıyor maalesef.
0
roket adam
(01.12.21)
hayir hak etmiyorlar.
hepsinin de aldigi parayi biliyorum. cogu hak etmiyor hem de.

ozel sektorde yatan adam pek kalmadi denmis... iste o ufak kisimla ayni yerde calisiyorum. yata yata aliyorlar paralarini hem de.
sektor belirtmek istemiyorum ama bilindik bir yer. cogu kisinin hayali bir yer hatta. yatan adam seviliyor.
ben buraya girmeden kesin beni begenmezler demistim. oyle bir yanilsama disariya verdigi izlenim. bir baktim ipini koparan girip goz boyayip yatabilirmis patronla arani iyi tut yagla balla yetermis.

roket adamin dedigi dogru ama ben ondan bahsetmiyorum. tam bir yatis var burada.
0
Kittie
(01.12.21)
eksisözlük hit sayısından beyaz yakanın çalışma yüzdesi orantılı olarak hesaplanabilir

iş oldu mu çaışıyoruz olmadığı zaman sektörle ilgili kendini geliştirme motivasyonu yok

en yüksek oran proje bazlı çalışılan işler için boşluk daha azdır
it genelde en yoğun
0
bir soru sorcam
(01.12.21)
(20)

Hayattaki en güzel ve en kötü zamanlarınız

dissendium
Hayattaki en güzel ve en kötü zamanlarınız nasıldı?
Hayattaki en güzel ve en kötü zamanlarınız nasıldı?
0
dissendium
(01.12.21)
En güzel zamanlarım üniversitedeki zamanlarım.
En kötüleri ise lisenin ilk yılı, ortaokul falan
0
zimbirik
(01.12.21)
31 yaşındayım, genel olarak her senem bir öncekinden daha iyi oluyor gibi hissediyorum o yüzden çok geçmiş özlemi çekmiyorum.

ama 2016 (26-27 yaşlarındayım) tam young wild and free olduğum zamanlardı, o sene baya güzeldi. 4-5 kere tatile gitmiştim, çok geziyordum, tam bir single'dım, paso macera idi yani.

en kötü günüm de kız kardeşim bilinmeyen bir enfeksiyondan hastaneye düşmüştü 2017'de, onun yanında refakatçiydim. o geceki kadar kötü hissettiğim bir gün daha olmamıştı, hastalık işi çok zor (sonra iyileşti neyse ki) dönemsel olarak bakarsak lise son zamanlar - üni ilk zamanlar olabilir herhalde.
0
roket adam
(01.12.21)
En kotu: Ailemle senelerdir kus kaldik + calistigim sirket batti, tazminatsiz issiz kaldim + Depresyon + Siddete meyilli bir sosyopat/manipulatorden ayrildim, kendisi mail ve sosyal medya hesaplarima sizip arkadaslarimin %50si ile arami bozdu, toparlamak yillar aldi + 1 sene boyunca kesintisiz her gece kabus gordum, fibromiyalji ile aylarca bogustum.

En iyi: Yuksek prestijli projelerde comez bir muhendis olarak all-star takimi gibi bir muhendis ekibi ile calistim + Muhtesem eglenceli iliskilerim oldu, kendimi ve hayattan ne istedigimi kesfettim + maasim yuzunden arkadas ortamimda fabrikator olarak anildim. Iyi kazandim, basarili yatirim yaptim, kendi evimi kendim aldim.
0
cleric
(01.12.21)
en guzel zamanlarim mezun olduktan sonraki calismadigim donemdi. vaktim coktu kendimle ugrasiyordum ve cok uzun seyahatler yapabiliyordum. is hayatina girince yaslandim gibi hissediyorum
0
ala09
(01.12.21)
En iyisi:üniversitede Erasmus dönemi ve mezun olduktan sonraki 2 3 seneydi. Çok kazanmıyordum ama çok da yorulmamıştım. Sabahlara kadar içip sabah işe gidebiliyordum. Çok eğlendim, gezdim, takıldım.

En kötüsü: yok heralde ya, en kötüsünde bile şükür seviyesindeyim şuan geri dönüp baktığımda.
0
kismisolungac
(01.12.21)
Üniversite 3. sınıf (2016) ile geçtiğimiz yıl arası çok kötüydü. Ailevi çok büyük sıkıntılarım oldu ve toksik ortamdan kurtulacak ekonomik ve psikolojik gücüm yoktu. Uzun süreler ilaç tedavisi görmek zorunda kaldım. 2020 yılında da o zor zamanlara dayanmamı sağlayan yegane canlı vefat etti. Ardından haftalarca yemek yemedim ve tekrar ilaç kullanmaya başladım. 8 ay toparlayamadım. Geçtiğimiz ocaktan beridir bir miktar daha iyi gidiyor her şey en azından altından kalkamayacağım zorluklarla karşı karşıya kalmıyorum diyebilirim.

En güzel zamanlar da lise 3-4'tü sanırım o zamanlar farkında değildim ama.. Güzel olmasının sebebi de dümdüz normal bir lise hayaatı olması dsngjsd klasik okula gidiyodum arada arkadaşlarla okey oynamaya falan giderdik, bu.
0
eatpraylaw
(01.12.21)
en kötü zamanım son 1,5 sene, 2020 haziran'dan itibaren devam ediyor.
en güzel zamanlarım 13-16 arasıydı. bol bol geziyordum, konfor alanımdan çıkmıştım, daha önce yapmadığım şeyleri denemiştim.
0
Bruce
(01.12.21)
En güzel zamanım hazırlığı bitirdiğim seneki yaz tatili idi. Sıfır stres, Londra’da yaşam, gezmeler, yemeler hey gidiii.
En kötü zamanlarım da 15 ay süre evliliğimin ikinci yarısı. Esir hayatı, hakaret, küfür… Allah belalarını versin eşim ve ailesi hayatımı mahvettiler.
0
cilekli pasta
(01.12.21)
En güzel; üniversite zamanları ve tatil zamanlarım.
En kötü; şu zamanlarım.
0
mutekebbir
(01.12.21)
en kötü zamanım; 1991-2000 yılları arası 9 yıl. dünya üzerinde cehennemi yaşadım. bilen vardır belki, babam boşanıyor, bize anneniz öldü diyor, üvey anne geliyor ve o 9 yılın büyük kısmı fiziksel ve psikolojik işkence. ondan sonraki en kötü zamanım da geçen sene eski kız arkadaşımdan ayrıldıktan sonraki aylar.

en güzel zamanlarım, 2000-2007 arası. lisenin bir kısmında özgürlüğün tadını ilk kez çıkaran bir genç, sonra da üniversite yılları. ve aralıksız devrimler, hehe. şimdi aklıma geldi, üniversitede sürekli yanımda oturan bir kız vardı, her yer boş da olsa yanıma gelirdi. inanılmaz güzel bir kız, yani nasıl anlatılır böyle bir güzellik ve benden hoşlanıyor. alala. ben buna inanamıyorum. benden neden hoşlansın diyorum. arkadaşlar araya giriyor, kafama kafama vuruyor da anca farkına varıyorum. keşke şimdiki aklım o zamanlar olsaydı. o kız zengin, ilişkiyi sürdüremem, istediği yerlere gidemem diye uzaklaşmıştım. ah be!

neyse devam edeyim. üniversiteyi burslu okudum, yurt olarak bize denize sıfır apart villa kiraladılar. 4 kişiye 1 villa. ben de şehirde yaşayan 3 burslu eleman bulup benim villaya kaydını yaptırdım ve tek başıma yaşadım orada. her odada birer gün yatardım. haftada 2 kere temizlik gelirdi hepsini değiştirirdi :)) villaların arasındaki boşluğa gece masaları çıkarıp lan'dan cs atardık max kişiyle 16 mi 32 mi neydi. subwoofer almıştım paraya kıyıp, 6'nın 1'i awp miydi, sniper, çaaaat diye yankılanırdı gecenin 3'ünde adamın kaşının ortasında açtığım delikte. o zaman da nickim douchebag'di cs'de. sonra ben arkadaş ağırlamayı çok severim, villamda tabii 4 kişilik mutfak var, balkona büyükçe masa kurar haftasonları arkadaşları kahvaltıya davet ederdim. mal bulmuş mağribi gibi gelirlerdi. e bu para nerden geliyor? onu da yine onların üzerinden kazanırdım :) limitsiz 100 mbit internetimiz var, film download edip cdlere yazardım ve arkadaşlara kiralardım. cd kiralama 500 bin tl, satın alırsan 1,5 milyondu hatırladığım kadarıyla. herkes satın alırdı, arşivciler, sonra birbirine verirdi, bana kazık attığını zannediyor :) olsun bana maliyeti 100 bin tl. (paradan sıfırlar atılmadığı zamanlar, tey tey) zaten cd 2 kere el değiştirse 3. kişide çiziklerden çalışmaz.

villa kat kaloriferiyle çalışıyor. her villaya aylık 250 lt motorin veriyorlar deposuna. kış aylarında 4 kişilikler yakıtı bitirip bana gelirdi. hortumla çekip taksim ederdim :) beni çok sevdiler, ben de onları çok sevdim, canım arkadaşlarım. çoğuyla hala görüşürüz. burası yalan. birazıyla hala görüşürüz :)
0
gabe h coud
(01.12.21)
üni iyidir
sonra kötü genelde
0
duyurukullanıcısı
(01.12.21)
en güzel zaman: bu yıl diğerlerinden farklı olarak müthişti diyebileceğim bir yıl yok.
en kötü: 2015(lise3) istemediğim bir sınıfta sevmediğim insanlarla beraber okumak zorundaydım ve o sene bitsin diye günleri saydım. Daha sonra, üniversitenin ikinci senesi olan 2018'in ilk yarısı. Çok sevdiğim bir ilişki bitmişti, sevdiğim bir şehirde yalnız başıma keyifsiz bir yaşam sürdüm.
0
biravekahve
(01.12.21)
2019'un son 3 ayı.

Hem planlı programlı hem spontane gelişen bir süreç geçmişti. Epey keyif aldığım bir dönem olmuştu.

En kötü zamanım sanırım ne kadar mal biriyim dediğim lise yılları.
0
put it in your appropriate place
(01.12.21)
En guzel yillar aslinda cok zor gecen ama umutlarimin oldugu yillar. Universitede son yilim.

En kotu işte o umutlarin bittigi, hayatin o kadar da guzel olmadigini anladigim 25 30 arasi. Yeni is, yeni ortam, evlilik.

Simdilerde yeni hayaller bulmaya calisiyorum.

Pekcoklarina gore ozenilecek bi hayatim var ama Hayat genel anlamda zor.
0
halk
(01.12.21)
en guzel zamanlarim lisenin son iki yili ve universiteye "gercekten" basladigim ilk iki sene, 2010-2012 ve 2017-2019 araliklari diyebilirim.

en kotu ikincisi 2013-14. major depresyon, fiziksel sakatlik, saglik sorunlari vs. tamamen bas asagi gittigim ve az kalsin kendimi oldurdugum bir donemdi.

su an yasadigim en kotu donemde oldugumu dusunuyorum. kendimi oldurmek niyetim yok bu sefer, nasil desem daha olgun ve yetiskin acisi hissediyorum, biraz daha fazla basa cikabiliyorum ama icten ice daha yikici bu. soyle soyleyeyim o zaman 100 uzerinden 10'dum ama o yasta bunu tolere edebiliyordum. o zaman bu kabul edilebilirdi. simdi 100 uzerinden 15'im ama 30 altindaki adamin ne esi, ne isi, ne dostu, ne duzgun yasantisi olabilir iste oyle dusun. "her sey kotu gidiyor oyleyse gebereyim" dedirtmeyen ama yasama sevincini alan, direncini kiran turden.
0
der meister
(01.12.21)
en güzel: orta son, lise 1, işe başlangıç ilk 3 sene

en kötü: ünv., işsizlik dönemi - iş başlangıç arası

güzel zamanlarda umut vardı, enerji vardı, planlar vardı. kötü zamanlarda tam tersi.
0
ya ben lan neyse
(01.12.21)
sanırım en guzel yıllarım ilkokul ve orta ikiye kadarki süre. sonra hayatım hiç güzel olmadı. geçen yıl babamı kaybettiğimden beri yokuş aşağı gidiyorum. ilaçlar kullanıyorum ama onu dusunmediğim bir an bile yok. ölmeyi o kadar istiyorum ki anlatmam mumkun değil. o an gelene kadar ölü gibi yasayacagım sanırım.
0
suyin
(02.12.21)
en kötü yıllarım üniversite
en güzel yıllarım son 3 senem
0
hopp
(02.12.21)
Son 2 sene sanırım hem en kötü hem de en güzel zamanımdı. Daha kötü günler yaşadım ama bu kadar ağır depresyonda olmadım hiç. En güzel aynı zamanda çünkü bana anne diyen biri oldu hayatımda ve o büyüyor, görüyorum. Her ne kadar kötü bir anne olsam da...
0
curukturpkokusu
(02.12.21)
Bir dönem çok disiplinli, zihinsel ve bedensel en üst seviyede güçlü olduğum bir dönemdi. Sabah koşu, sonra kütüphane sonra akşam yüzme. Müthişti müthiş. Temizlik, yemek, para işleri, insanlar, hiçbiri ile ilgilenmem gerekmiyordu. Eşyalarım da en iyisinden ve birkaç taneydi. Bilgisayar örneğin, ya da kış için koşu montu. Her şeyin az ve öz olduğu fakat kendim de dahil her şeyden üst düzey verimlilik aldığım bir dönemdi. Çok özlüyorum. Sonraki zamanlarım hep vasati.
0
velvetmorning
(02.12.21)
(7)

Siz bu durumda olsaydınız ne yapardınız?

Kronikkötümser
Geçen akşam bir cemiyette bir kadın ile tanıştım, bi yarım saat sohbet sonrası kendisine ondan etkilendiğimi söyledim. '' Sohbetin çok keyifli ancak şu an zor zamanlar geçiriyorum kimseyi üzmek istemem'' dedi ve mayınları döşedi aramıza. Gecenin ilerleyen dakikalarına sohbet koyulaşınca kendisinin t
Geçen akşam bir cemiyette bir kadın ile tanıştım, bi yarım saat sohbet sonrası kendisine ondan etkilendiğimi söyledim. '' Sohbetin çok keyifli ancak şu an zor zamanlar geçiriyorum kimseyi üzmek istemem'' dedi ve mayınları döşedi aramıza.

Gecenin ilerleyen dakikalarına sohbet koyulaşınca kendisinin tiyatro sanatçısı oldugunu öğrendim, bu hafta oyunu varmış, ben izlemeye gelmek isterim dedim ve oyununa bilet aldım, kendiside bana çok sevinirim hatta çıkışta bişeyler içeriz dedi.

Şimdi bu arkadaş nezaket olsun diye mi bana '' çıkışta bişeyler içeriz'' demiştir yoksa iletişimi devam ettirmek için mi ?

Bu arada bugün bizi tanıştıran arkadaşımla telefonda konuşmuşlar kadın yine zor zamanlar geçiriyorum onu üzmek istemem demiş.


Ben bu hafta oyununu izlemeye gideceğim, ne instagramdan ekledim ne de telefonunu aldım, oyunu izledikten sonra tebrik etmeye gideyim mi yoksa zaten kadın istemiyor rahatsız etmemek için çekip gideyim mi evime oyundan sonra?
0
Kronikkötümser
(30.11.21)
Ayıp olmasın diye birini dışarı davet etmezdim ben. Bence yanına uğrayıp tebrik et. Ama o gece çıkmayı teklif etmezse ben teklif etmezdim.
0
zimbirik
(01.12.21)
Friendzone'lamış :( Önce bir mesafe koymuş, sonra görüşünce ölçüp tartarak kendisine iyi geleceğinizi düşününce devam ettirecek...
0
silverleaf
(01.12.21)
bırak peşini ya, boşver. kaçanı kovalama. seni beğenseydi, potansiyel görseydi, hiç "zor zamanlardan geçiyorum, üzmek istemem" demezdi, emin ol. tersini düşün. beğendiğin dibinin düştüğü bir january jones ile tanışmış olsan, zor zamanlardan geçiyorum diye sallar mıydın?

iki taraf da aynı enerjiyle ve aynı istekle yaklaşmıyorsa ölü doğum gibi bir şey oluyor.
0
gabe h coud
(01.12.21)
Friendzone +1

"zor zamanlar geçiriyorum, kimseyi üzmek istemem" kısmının çok doğru olduğuna inanmıyorum. o da etkilenmiş olsa bu şekilde yaklaşmazdı. etkilenmemiş/beğenmemiş diyebiliriz. Oyun sonrası bir şeyler içme baş başa olur ise bir umut vardır diyebiliriz. oyundan diğer arkadaşlar da gelir ise direkt FZ.
0
himmet dayi
(01.12.21)
Sen beğendiysen git görüş ama bir iş çıkmasını bekleme.
0
lcha
(01.12.21)
Oyuna git, bitince nazikçe tebrik et. Varsa oyunla ilgili beğendiğin yerleri çok kısaca söyle. Sonra da herhangi bir beklentiye girmeden, ondan bir hareket bekliyormuş gibi görünmeden veda et ve evine dön. Eğer sana karşı bir ilgisi varsa ya da oluşursa, sana arkadaşı üzerinden haberi ulaşır. Yoğun ilgi böyle durumlarda karşı tarafı daha da itmekten başka bir işe yaramaz. Sen hayatına devam et bence, dışarıda birbirinizden etkileneceğiniz bir sürü insan var. Bunu unutuyoruz çoğu zaman.
0
thracia
(01.12.21)
Nezaket. belki çay kahveye davet eder ama sakın ilişkisel bir şey bekleme, yara bandı vazifesi göreceksin.
0
KaraSakall
(01.12.21)
(10)

sizce en iyi oyuncu ve gosterdigi en iyi performans?

buenosdias
acip acip su videonun basini izliyorum. gercekten hayran kaldim. https://www.youtube.com/watch?v=yf3TVS-yEuobi de su var.https://www.youtube.com/watch?v=wM6exo00T5Isizin icin en iyi oyuncu ve en iyi performans gosterdigi film/sahne hangisiydi?
acip acip su videonun basini izliyorum. gercekten hayran kaldim.

www.youtube.com

bi de su var.
www.youtube.com

sizin icin en iyi oyuncu ve en iyi performans gosterdigi film/sahne hangisiydi?
0
buenosdias
(30.11.21)
çok var ama aklıma ilk gelen
martin freeman'ın sherlock'ta; sherlock'un ölmediğini kanlı canlı yanında görünce verdiği ilk andaki tepki.. ayrıca basit gibi görünse de çok iyi yazılmış bi sahne.

bi de iyi performansı ekranda anlamak çok zor, sahnede canlı görmek lazım.
yakın zamanda oedipus'ta iokasteyi oynayan Marieke Heebniki gördüm mesela, vay dedim bu ne.
0
rewlack
(30.11.21)
şu videonun altındaki yorumdan çok etkilenmiştim:

www.youtube.com

''This is a classic. Actors could learn from that cat. That’s the perfect combination of skittishness, indecisiveness and disbelief, followed by disappointment and dejection in less than a minute.''

ama benim için şov limonata'daki bu sahnedir:

www.youtube.com
0
onemoremile
(30.11.21)
tom hanks - cast away, forrest gump, saving private ryan

bunlardan birini veya sahnesini seçmek diğerlerine haksızlık. %100 o rolde adam, inanılır şey değil.

başka oyuncular genelde hep kendini oynar, film ona göre şekillenir. mesela Kristen Stewart, Lady Diana'yı bile nevrotik, elini nereye koyacağını bilmeyen biri olarak, yani kendini oynayarak sunmuş. spencer filmi bittiğinde, bu neydi şimdi dedik arkadaşımla. mesela ryan reynolds. hep aynı karakteri oynar, filmler ve setler değişir adamın çevresinde, tom hanks gibi karaktere bürünen ve sırıtmayan çok nadir oyuncu var. mesela kevin spacey, yazık ettiler adama :( , joaquin phoenix, viggo mortensen, adrien brody, sean bean, mads mikkelsen, cillian murphy, rami malek gibi.
0
gabe h coud
(30.11.21)
Yüzlerce var.

Mesela; www.youtube.com
0
alfred
(30.11.21)
Once upon a time in Hollywood filminde leonardi Dicaprio'nun sahnesini çok severim ama en iyi aktör ve performans çok fazla var;
youtu.be
0
logisticsmanager
(30.11.21)
duyurukullanıcısı
(30.11.21)
en iyi diyemem oyle bir iddiam yok, pek film kulturum yok ama mar adentro'da javier bardem abim oyle oynamis ki cocuk gibi aglamistim.
0
der meister
(30.11.21)
Son zamanlarda aklımda kalan The Danish Girl filminde Eddie Redmayne'nin cıbıldak iken cinsel organını saklamaya çalıştığı sahne büyük oyunculuk örneği bana kalırsa.

Edward Norton'un komple Fight Club'daki oyunculuğu keza. Özellikle kendini dövdüğü sahne. Hatta aynı filmde Brad Pitt'in tiradları.

Inglorious Basterds'da Hans Landa'yı canlandıran Christoph Waltz mesela harika bir oyunculuk her sahnesinde.

Ama performans dersek sadece bunları düşünemeyiz. Bazı oyunculuklar fiziksel performans da gerektiriyor. Mesela The Matrix'te Keanu Reeves'in öyle muhteşem bir tiradı rol kesmesi vs yok ancak martial arts konusunda bir Hollywood yıldızının gelebileceği son noktaydı kendisi aynı şekilde Laurance Fishburne'nin Morpheus performansı.
0
bana kedicik derdi
(30.11.21)
ilk aklıma gelen Samuel L. Jackson hamburger sahnesi
0
bahçedekisandal
(30.11.21)
şu analizi izlemeni tavsiye ederim:

Westworld: What Makes Anthony Hopkins Great
www.youtube.com
0
orpheus
(30.11.21)
(3)

İngilizce'de İyi ki de yaptım diyemem nasıl denir?

put it in your appropriate place
İngilizce'de İyi ki de yaptım diyemem nasıl denir?Reddit'de, bir üye balon fiyatlarını sordu bu dönemde. Cevap yazdım, belki soruna cevap değil ama en azından bilgin olsun diye eylülün sonunda bu kadar verdim diye. Cevap olarak, deneyim nasıldı diye sordu.İyi ki de yaptım diyemem demek istiyorum ama
İngilizce'de İyi ki de yaptım diyemem nasıl denir?

Reddit'de, bir üye balon fiyatlarını sordu bu dönemde. Cevap yazdım, belki soruna cevap değil ama en azından bilgin olsun diye eylülün sonunda bu kadar verdim diye. Cevap olarak, deneyim nasıldı diye sordu.

İyi ki de yaptım diyemem demek istiyorum ama diyemiyorum. Vereceğim cevabı yazayım;

The experience was average. If I didn't, I would regret it but I couldn't say....
0
put it in your appropriate place
(29.11.21)
I can't say it was worth it (its price).
0
gabe h coud
(29.11.21)
Wasnt the money's worth but can't complain.

Wasn't a lifetime experience but maybe one should try once

Olay para temelliyse 1, paradan bagimsizsa 2.
0
floydian
(29.11.21)
...but I can't say "I'm glad that I did"
0
038576
(30.11.21)
(10)

keriz gibi az maaş istedim, kabul ettiler

abelardo
8 yıldır çalıştığım işyerinden ayrılmak için görüştüğüm yabancı firmadan 10bin lira istedim şak diye kabul ettiler. öğrendim ki daha iyi ücret veriyormuş. 1000 euro yani 14,5 veriyormuş.biraz artış istedim 10,500 teklif ettiler.ne yapılır ki bu saatten sonra?iyi taraf şu: her halükarda 8 yıl çalıstı
8 yıldır çalıştığım işyerinden ayrılmak için görüştüğüm yabancı firmadan 10bin lira istedim şak diye kabul ettiler. öğrendim ki daha iyi ücret veriyormuş. 1000 euro yani 14,5 veriyormuş.
biraz artış istedim 10,500 teklif ettiler.
ne yapılır ki bu saatten sonra?

iyi taraf şu:
her halükarda 8 yıl çalıstıgım firmadan daha iyi maaş veriyor.
böyle iyi firmalar beni almak istemezdi 8 yıl işten uzak kaldıgım için. bunlar beni şak diye kabul ettiler, az istediğim için belki.
ve daha ilginç olan, görüşüp anlaştıktan sonra işyerimden ayrılmak istediğimi söyleyeceğim gün işyerim beni tazminatlı işten çıkardı sdasdasd
0
abelardo
(29.11.21)
olan olmus artik bence, bi sene falan calismaya devam edip yeniden artis isteyebilirsiniz.

öbür taraftan alcaginiz hesapta olmayan tazminati kar sayip devam..

hayirli olsun
0
vhs kaseti
(29.11.21)
bu tarz durumlarda üzülecek bir şey yok. kabul ediceksin içeride yılbaşı zamlarında ekstra fazla alıp şirket içi dengeye gelecek maaşın zamanla.
0
ayin yazari
(29.11.21)
Valla isteseniz bu kadar denk gelmezdi, hayirlisi olsun. Sevindim sizin adiniza
0
Pufpuf
(29.11.21)
başla, 3 ay sonra ya da performansını gösterince ve artış için görüşebilirsin
0
lupelius
(29.11.21)
valla bana da oldu. %50 zamlı diye kabul ettim. daha yüksekmiş aslında. söyleyince 500 tl artırdılar, o sene vazgeçilmez adam olunca, ertesi sene ilk baştaki ücretin üstüne zam almış gibi maaşı düzelttiler.

yani, seneye zam zamanı aslında 14.5 almalıydım demelisin.
0
gabe h coud
(29.11.21)
hayırlı olsun
diğer taraftan tazminat almanız efsane olmuş
kurumsal bir yerse düzeltme isterseniz, önce kendinizi kanıtlayın derim
0
superb
(29.11.21)
kerizim demişsin ama bayağı dört ayak üstüne düşen şanslı birisin. işten çıkmadan işini de ayarlayarak bir dolu Türk gencinden zeki olduğunu da kanıtlamışsın. bence kendine haksızlık ediyorsun.
seneye düzelttirirsin en kötü, bu piyasa şartlarında her şey iyi bence.
0
adivar
(29.11.21)
Tazminat kısmı az isteme olumsuzluğunu silerek dengelemiş. Hayırlı olsun :)
0
eksi sozlugun tatli insani
(29.11.21)
cok istesen olumsuz olacakti belki. bunu asla bilemezsin. istedigini soylemissin kabul etmisler. 14000 soylesen yine kabul etseler yine kerizim diyecektin :D


tazminati aliyorsun iste oh mis. soyle 1 sene sigorta yapmasinlar issizlik maasi alirsin sdjfhdsjhfdsk :D

isi sev de zam alirsin sonra, ne de olsa istedigin maasi -hemi de eskisinden cok- aliyorsun.

hayirli olsun
0
yoggi
(29.11.21)
tamamen firmanın ve ik'nın iyi niyetine bağlı bu durum. ik'cı o işin bütçesi atıyorum 12 olsa bile 10 teklif edip, sene sonunda bak böyle anlaşma yapıp bütçenin altında kaldım deyip prim bile alacak muhtemelen. yani senin alamadığın para başkasına artı olarak yazmıştır :)

sene ortasında bir şansını dene ekonomi zaten beter. bir düzeltme iste.
0
delidir yakalayin
(30.11.21)
(3)

kitap tavsiyesi

tuborg yesili
ing kitap tavsiyeniz var mi?intermediate ile upper arasi saplanip kalmis biri icin.tesekkurler
ing kitap tavsiyeniz var mi?

intermediate ile upper arasi saplanip kalmis biri icin.

tesekkurler
0
tuborg yesili
(29.11.21)
alanınla ilgili dergi okumanı tavsiye ederim.

finans ise, the economist, wsj gibi.

illa kitap diyorsan

www.goodreads.com
0
gabe h coud
(29.11.21)
Benzer durumdayım. Sıkılmadan rahat okuduğum kitaplardan önereyim:

Politika ile ilgili iseniz Noam Chomsky kitaplarında dil akıcı. How the world works olabilir.

Jose Saramago-Blindness (uyarı:uzun cümleler)
Gündüz Vassaf-Prisoners of Ourselves
0
zihua
(29.11.21)
O seviyede okuyacagin kitap biyografi kitabi olsun diger kitaplarda surekli olarak sozluge bakip pes edebilirsin.
0
Slynmaster
(05.12.21)
(6)

en uzun uçuşunuz + jetlag konusu

roket adam
eskiden sık uçan biriydim ama max 9-9.5 saat gitmişliğim var. şimdi 18-19 saatlik bir meksika uçuşu planlıyorum. arada acayip da saat farkı var. meksika'da minimum vakit ve enerji kaybı için nasıl bir planlama yapardınız? uçuş öncesi birkaç gün oranın saat dilimine göre yaşasak işimizi görür mü sizc
eskiden sık uçan biriydim ama max 9-9.5 saat gitmişliğim var. şimdi 18-19 saatlik bir meksika uçuşu planlıyorum. arada acayip da saat farkı var. meksika'da minimum vakit ve enerji kaybı için nasıl bir planlama yapardınız? uçuş öncesi birkaç gün oranın saat dilimine göre yaşasak işimizi görür mü sizce?
0
roket adam
(28.11.21)
direkt uçuşu 14-15 saat. buranın saatiyle akşam 18.00 gibi çıkışla meksika saatiyle gece 23.00-24.00'te orada oluyorsun. sabaha kadar uyumaya zorlarsın kendini, bir şeyin kalmaz diye düşündüm.
0
gabe h coud
(28.11.21)
imkan varsa oranın zaman dilimine üç gün önceden kendinizi alıştırın.

En uzak Los Angeles’a gittim. Bir şey olmadı zaten indim öğleden sonraydı, yol boyu uyumuştum gittim normal günüme devam ettim.
0
zoghurt
(28.11.21)
daha geride ki bir zamana gittigin icin sorun olmayacaktır. tersi yönde insani sarsiyor o ayri. :)
0
helenart
(28.11.21)
en uzun uçuşum 14 saat ve doğudan batıya. (dönüşü de tabii)

giderken çok sorun olmuyor. iniş saatinizde, vardığınız noktada eğer gündüz ise uyumayın. güneşin batmasını bekleyin. hatta olabildiğince geç yatın.

uçuş sırasında, oraya saat kaçta varacağınıza göre bir parça dinlenin/uyuyun. eğer oraya ikindi saatlerinde varacaksanız, az. sabah saatlerinde varacaksanız çok uyuyun, dinlenmiş olun ki orada uykunuz gelmesin ve gün içinde uyuyakalmayın.

oraya gün batımından sonra varacaksanız, buna göre planlayın. uçuş sırasında mümkün olduğunca uyanık kalın ki inince uyuyabilin.

özetle bu ve benzeri şekilde planlayabilirsiniz gidişi.

tek yön bilet değilse, ve dönecekseniz onu henüz çözemedim^^
0
kaptankedi
(28.11.21)
1 gün işe yaramıyor. batıya gittiğin için daha zor alışmak. akşam 6-7 gibi uykun geliyor ve uykusuzluktan bayılıyorsun artık. en azından 4-5 gün geçince kendine geliyorsun. doğuya gidine ya da meksika'dan dönünce alışmak daha kolay. sabah 5'e kadar uyuyamıyorsun. o gün hiç uyumayıp ertesi akşam normal saatte uyuyunca kendine geliyorusn.
0
himmet dayi
(28.11.21)
Maalesef yilda en az 7-8 kez 10+ saat, genelde se ist-lax arasi 13-14 saat uyuyorum. Eskiden cilginlar gibi icki icerdim, biraktim. Genelde ucustan once bitirebildigim kadar is bitirdigim icin birkac gece uyumamis oluyorum. Ucakta uyku saatimi varis ulkesi saatine gore ayarliyorum. Bol bol su, mineralli su iciyorum. Ucaga biner binmez su coraplardan giyerim: www.healthline.com
Birkac saatte bir cildimi ve dudaklarimi nemlendiririm. Bunun icin sprey ya da maske tarzi elimi yuzume cok degdirmemi gerektirmeyen urunler kullaniyorum. Bir de ucustan iki saat once baslayip ucus boyunca iki saatte bir ve ucus sonrasi aldigim homeopatik haplar var: www.amazon.com
Ben bu sekilde inisten hemen önce üstümü degistirip, makyaj yapip yemege gidebiliyorum. Sabahinda da hicbir sey olmamis gibi konferansa, toplantiya gidip sunum yapiyorum. Jetlagmis, sis ayaklar ve bacaklarmis vs olayi benim icin uzun sure once bitti.
0
feliss
(29.11.21)
(2)

hisse satarken gelir vergisi odenir mi?

la mort heureuse
selamlar, sirketim tarafindan senede bir kez aldigim hisse var yurtdisindan. bu hisseleri satmak istedigimde tl olarak hesabima yattiginda gelir vergisi odemekle yukumluyum sanirim, bu konuda net bir bilgisi olan var mi acaba?
selamlar, sirketim tarafindan senede bir kez aldigim hisse var yurtdisindan. bu hisseleri satmak istedigimde tl olarak hesabima yattiginda gelir vergisi odemekle yukumluyum sanirim, bu konuda net bir bilgisi olan var mi acaba?
0
la mort heureuse
(27.11.21)
ÜFE %10’un altında olduğu dönemlerde alım satım değeri farkı, ÜFE %10 üstünde olduğu durumda satış bedeli eksi endekslenmiş alım bedeli sonucunu beyan ediyorsun. İstisna yok, tüm kazanç yıllık gelir vergisi beyanına dahil edilir.

450 TL danışmanlık bedeli ateşle kardeşim :)
0
gabe h coud
(27.11.21)
Evet.

Detay için: getmidas.zendesk.comına-yatırım-yaptığımda-vergi-ödemem-gerekir-mi-
0
zoghurt
(27.11.21)
(8)

kolyeyi vermek ya da vermemek?

birkibirkibirkibirkiuc
merhaba,iki aydir birlikte oldugum kadinla ilgili bir durum var. gecenlerde diger arkadaslariyla gittigi bir mekanda erkek arkadasiyla karsilastigindan, cocugun kendisini tuvalete kadar takip edip konusmak istediginde konusmadan uzaklastigindan bahsetmisti. birkac gun sonra ise dogum gununde cocugun
merhaba,

iki aydir birlikte oldugum kadinla ilgili bir durum var.

gecenlerde diger arkadaslariyla gittigi bir mekanda erkek arkadasiyla karsilastigindan, cocugun kendisini tuvalete kadar takip edip konusmak istediginde konusmadan uzaklastigindan bahsetmisti. birkac gun sonra ise dogum gununde cocugun evinin posta kutusuna bir kolye ve yanina ilistirilmis bir not biraktigini soyledi. (butun bu olaylarin tesaduf seviyesi cok yuksek, ama yine de dogru olduguna inanarak yaziyorum, cunku bunlarin birer kiskandirma/test taktigi olduguna inanan bircok arkadasim var)

kolyeye olan tepkisi "benim icin sen olsan da olmasan da hediyesinin hicbir onemi yok. cope atmadim, birilerine veririm, simdilik kenarda dursun. zaten duz bir kolye, kuslu bile degildi"(kendisinin kuslari var)

neyse ben bu olaylardan ne kadar rahatsiz olsam ve ona ben olsam kolyeyi bir dakika bile evde tutmayacagimi soylesem de, yine de cool adami oynadim. yine de bana bir mesaj verdigini dusunerek pahada yuksek olmasa da hos ve kuslu bir kolye aldim.

ancak iki haftadir kolyeyi verip vermeme konusunda kararsizim. verirsem sanki onun eskisini kafama cok takiyormusum ve onun ustune cikmaya calisiyormus gibi gozukecegimi dusunuyorum. ayrica acikcasi aldigim da gumus ve oyle cok degeri olan bir kolye degil, cocuktan da tam olarak ne geldigini bilmiyorum.

ancak vermezsem ve bu konuyu da bir daha acmazsam, sanki cok onemsemiyormusum ve onu takmiyormusum gibi olacak sanki.

nasil davranmaliyim sizce? acmazda kaldim resmen.

simdiden tavsiyeler icin tesekkurler, iyi geceler!
0
birkibirkibirkibirkiuc
(25.11.21)
En kısa zamanda yeni aldığınız kolyeyi Mordor'da Hüküm Dağı'nın alevlerine teslim ederek yok edin, konusunu dahi açmayın.

Aranızda bir ilişki varsa, o erkek arkadaşı sizin denginiz değil. Eğer kendinizi başka biri ile rekabet halinde görüyorsanız da zaten bir ilişki içinde değilsiniz.
0
archmage mahmut
(25.11.21)
Dünyanın en hatalı hareketi olur şu anda o kolyeyi hediye etmeniz.

Ben olsam ilk anda büyük çıngar çıkartırdım anlattığınız konu başıma gelse. Siz iyi idare etmişsiniz. O konuyu bir daha açmazsanız daha mantıklı olacaktır şu saatten sonra.
0
pispinti
(25.11.21)
kolyeyi saklaması kabul edilecek bir şey değil. bunu anlamasını sağlaman gerekiyor. anlamıyorsa, gerekçe sunuyorsa gitsin o gerekçelerle birlikte olsun.
kolye alman çok garip olmuş. sakın verme şimdi. kenarda dursun, eğer aranız düzelirse seneye verirsin.

her durumda ilişkinin enerjisinden büyük bir lokma alınmış, zamanını harcama, yollarını ayır, tertemiz başka bir ilişkiye başla derim.
0
gabe h coud
(25.11.21)
Abi verme kolyeyi ama eski erkek arkadaşının hayatına böyle müdahil olmasına göz yumman cool adamlık değil yapma etme. İçine nasıl sindirebildin bu durumu. Allah korusun bana olsa olay çıkartırım.
0
bigcaptain
(25.11.21)
@gabe h coud: kolyeyi saklamamasi gerektiğini nasıl bir argümanla destekleyebilirim? Bana "kolyenin burada olup olmamasının benim için bir önemi yok. Kaldı ki çöpe atacağıma kuzenime veya bir arkadaşıma veririm" dedi.

Ben bunun üzerine ne diyeceğimi bilemedim. Kolyenin orada durmasının beni rahatsiz ettiğini söyleseydim, bu seferde ona guvenmiyormusum gibi bir anlam çıkacak gibi geldi. Ama kesinlikle bu konuda bayağı huzursuzum, sadece nasil kelimelere dokecegimi bilemiyorum.

@bigcaptain: hayatına müdahil olmasını ben de engelleyemezdim, kız da. Bir kontaktlari yok, sadece mekanda karsilastilar ve sonra çocuk evini bildiği için posta kutusuna atıp gitmiş. Hani kızın da durdurabilecegi bir şey değildi sanki.
0
🌸birkibirkibirkibirkiuc
(25.11.21)
sana shit test yapiyor, yol ver gitsin.
0
divit
(25.11.21)
Sevgili duyuru tartışma başlatıcı içerik olarak düşünmüş şöyle güncelledim:

Ver kolyeyi tabii ki.

Eski erkek arkadaşıyla konuşmuş konuşmamış, hediyesini tutmuş, atmış vs. bu senin ilgi alanında olması gereken konular değil. kadınlar genelde bu mevzularda eğer bi gönülleri olsa renk vermezler.belli bir IQ seviyesindeki her kadın bunu karşısındaki kişiden saklayabilecek yeteneğe sahiptir. Ama ne yapmış? Gelmiş efendi gibi yaşadığını anlatmış, biri dürüst olduğu için onu cezalandırmanın ne manası var? Zaten gönlü olsa, çaktırmadan yanlardı ya da kolyeyi takar ses etmezdi. Evet belki test etmiş olabilir (20-25 yaş arası için gayet normal bir hareket olur bu) Ama bu durumda ciddiye alınacak bir taraf göremiyorum.

o nedenle hediyeyi ver, keyfine bak. Dürüstlüğünü cezalandırma ya da ondan ek beklentilerin olmasın ki hayatta yaşadığı her şeyi yargılanma ya da iç işlerine karışılma korkusu olmadan açıklasın. Önemli olan tek şey sevgi, gerisi boş.
0
lcha
(25.11.21)
Icha +1
Dürüst olmuş gelmis anlatmis. İcinizden geliyorsa verin kolyeyi, öbürünü de kuzenine ver artik diyip mutlu mesut devam edin hayatiniza.
Dürüstlüğü cezalandirmayin.
0
65 derece
(25.11.21)
(8)

Net satış gelirleri

jjimyl
Net satış gelirlerinin ingilizcesi nedir acaba tam olarak? Net sales revenue diye geçmiyor sanırım finansal verilerde. Net income ile aynı anlamda diyebilir miyiz?
Net satış gelirlerinin ingilizcesi nedir acaba tam olarak? Net sales revenue diye geçmiyor sanırım finansal verilerde. Net income ile aynı anlamda diyebilir miyiz?
0
jjimyl
(24.11.21)
Net sales revenue diye geçiyor.

strategiccfo.com
0
himmet dayi
(24.11.21)
Sadece net sales revenue diye mi geçiyor yani başka bir synonymi yok mu?
0
🌸jjimyl
(24.11.21)
Neden öyle bir arayıştasınız onu anlamadım.

Örneğin anadolu grubunun finansal tablolarında da NSR diye geçiyor bu: www.anadolugrubu.com.tr
0
himmet dayi
(24.11.21)
Yabancı şirketlerin raporlarında bunu bulmam gerekiyor.Bazi finansal tablolarda farklı ifadeler var çok derin bilgim olmadığı için acaba aynı anlama gelir mi atlıyor muyum diye düşündüm.
0
🌸jjimyl
(24.11.21)
Kısaca net sales diyebilirsin. Net income olmaz bence. Gelirler sadece satışlardan oluşmuyor olabilir.
0
himmet dayi
(24.11.21)
biz NES diyoruz: net external sales
0
alexaalexa
(25.11.21)
net sales cevap.

net external sales olmaz, net external sales grup dışı net satışlar demek. ki bu da holding ya da çok uluslu şirketlerde olan bir ayrım.

net income; net satıştan giderler ve vergi düşüldükten sonra şirkete en son kalan net kar demek.
0
gabe h coud
(25.11.21)
tüm satış gelirine brüt satış geliri, brüt satış gelirinden iadeler ve iskontoların düşülmesinden sonraki satış gelirine net satış geliri denir. orada net kelimesi bu nedenle var.

tabii ki tam ifade net sales revenue.
0
gabe h coud
(25.11.21)
(6)

Hırsızlık

dissendium
Bugün televizyon çalındı. Polisi aradım ama hırsızlık değil dediler çünkü hiç iz yok yerde. Balkon kapısı açıktı. Olaya anlam veremediğimiz için şikâyetçi olmadım. Yarın şikâyetçi olsam bir şeyler bulunma şansı var mı? Başına gelen varsa sonuç aldınız mı?
Bugün televizyon çalındı. Polisi aradım ama hırsızlık değil dediler çünkü hiç iz yok yerde. Balkon kapısı açıktı. Olaya anlam veremediğimiz için şikâyetçi olmadım. Yarın şikâyetçi olsam bir şeyler bulunma şansı var mı? Başına gelen varsa sonuç aldınız mı?
0
dissendium
(24.11.21)
Nasıl hırsızlık değil onu anlamadım ben, polisler uğraşmak istememiş sanırım.
0
olaylar olaylar
(24.11.21)
@olaylar olaylar, yerde hiç iz yok, hava yağmurluydu, ayakkabı ile girmiş olsa çamur izi olurdu, balkon kapısı açık kalmış olabileceği için kapıda zorlama yok, arka balkon olduğu için kamera da yok, en fazla parmak izi çıkar, sokakları gören bir iki kamera var sadece. Uğraşacak bir şey yoktu.
0
🌸dissendium
(24.11.21)
Emniyet teşkilatınn görevi, suçluyu yakalamaktan ziyade, bölgelerinde suçun oluşumunu engellemektir. Senin olayının kayıtlara girmesi onların hanelerine engellenememiş bir suç olarak yansır ve onlar için -1 puan demektir. Bir zamanlar mümkün olduğunca ufak tefek olayları kayda sokmama gayretleri vardı. Hala mı devam ediyor dedim.
Televizyon çalınmayıp cinayet işlenseydi delil yok diye yine mi yok var sayılacaktı. Ne saçma bir düşünce o.
Uğraşayım diyorsan, tüm safahatı anlatır bir dilekçe yazıp direkt olarak savcılığa teslim etmeni öneririm.
0
Mirket
(24.11.21)
Böyle ufak tefek hırsızlıklara göz yumuyorlar maalesef. Arkadaşımın motoru çalındı kameralara bile bakmadılar.
0
olaylar olaylar
(24.11.21)
Mirket +1

Kayıtlara geçmesini istemiyorlar. Halbuki hiç iz olmasa bile bir biçimde yarın bir gün başka çalıntı mallarla birlikte sizin televizyon da bulunabilir. Önceden sizin verdiğiniz tarif, TV modeli, markası, boyutu vb. böylesi bir durum için önem taşır. Aynı gece birden fazla ev soyulmuş olabilir ya da bir bölgede benzer vakalar meydana gelmiş olabilir. Dolayısıyla aslında sizin yapacağınız şikayetin kayıtlara girmesi önemli. Hem bunun kayıtlara girmesini hem de uğraşmayı istemiyorlar.
0
kurmaca
(25.11.21)
polisler uğraşmak istememiş. yazılı dilekçe verin, kayda geçtiğinden emin olun (verdiğiniz dilekçeyi siz gidince çöpe atmasınlar)

ailenin yarısı emniyette, ablamın evine hırsız girdi, evin her yerinin parmak izini aldılar, çevredeki kameralara baktılar, bir şey çıkmadı. çok ciddiye alsalar bile, tam karşısında kamera çekmemişse hırsızlık soruşturması genelde olumsuz sonuçlanıyor. bu mesleki yorgunluk yaratıyor, en baştan bir şey çıkmaz diyerek gönderiyor olabilirler.
0
gabe h coud
(25.11.21)
(17)

3 ay iliskide kisa degil mi?

mhmtt
bazi seyler icin mesela? gelecek hakkinda birlikte planlar yapmak vsbilmiyorum bana erken geliyor ama kiz arkadasimdan surekli bir baski yiyorum ben agirdan almak istedikce.. belki ben cok iliski yasamadigim icin bilmiyorum.. gecen babam hakkinda kendisi "babam soyle soyle yapsa" falan dedi mesela k
bazi seyler icin mesela? gelecek hakkinda birlikte planlar yapmak vs
bilmiyorum bana erken geliyor ama kiz arkadasimdan surekli bir baski yiyorum ben agirdan almak istedikce.. belki ben cok iliski yasamadigim icin bilmiyorum..
gecen babam hakkinda kendisi "babam soyle soyle yapsa" falan dedi mesela kanim cekildi.. saka yollu bile olsa beni biraz geriyor bu durumlar. 3 ayda seni tanimiyorum henuz neden bahsediyorsun?!

Ne diyorsunuz dostlar?
0
mhmtt
(21.10.21)
Ne tür plan olduğu önemli.
Tatil planı vs normal, evlilik planı erken.

3 ayda daha tanımadan "elin adamından" böyle "babam" diye bahsetmek çok çok garip geldi bana.
Ama yaşlar da önemli hani bazı yaşlar vardır ya artık evlilik yaşı gelmiştir birini bulunca kaçırmak da istemezsin hemen o yola sokmaya çalışırsın öyle bir evrede olabilir mi?
Ya da çok küçük liseli falan mı acaba ikilemde kaldım.
Şu ikisinden biri değilse asla normal değil bu durum benim de kanım çekilir ve kaçardım ortamdan. (Diğer ikisinden de kaçardım ben de oralara çok girmek istemedim.)
0
mutekebbir
(21.10.21)
yani bazı kişiler direk evlilik odaklı oluyor. ama bana da çok itici gelir böyle şeyler.
0
xrated
(21.10.21)
Yaslar kac ?
0
westblack
(21.10.21)
kiz tarafi 28 yasinda bu arada
0
🌸mhmtt
(21.10.21)
Bir an önce evlenme niyetinde ama çok cringe. otur doğru düzgün konuşun bu konuları ya da kaç!
0
lcha
(21.10.21)
cringeeee
kaç
0
rewlack
(21.10.21)
Çok acele etmiş. Ama “baban” demiş olma ihtimali de var. Çünkü fonetik olarak çok benziyo. Belki yanlış duymuşsundur.

Yani uzun süreli tatil planı falan yapılır çok rahat. Hiç bi gariplik yok. Geleceğe yönelik planlarını o sırada yanındaki kişiyle yapmakta bir sıkıntı yok. Ama evlilik konusu falan açılıyosa, nişan konusu açılıyosa sıkıntı.
0
zimbirik
(21.10.21)
Bence kısa değil. 3.5 aylık ilişkide evlilik düşündüğümüzü birbirimize söylüyoruz. 30 yaşında hala unili ilişkisi olmaz ki zaten. Ciddi düşünmüyorsan hiç vakit kaybetme bu kızla ama ciddi olabilir dersen neden kötü bir şey olsun ki.

Ama babam denmesi birazcık cringe evet. Ve pek hoş değil.
0
Gradient_tabanlı_mor
(21.10.21)
birini bulayım da hemen evleneyim kafasında insan çok, ve böyle olanlar genelde bu kadar erken "hadi evlenelim" demenin tuhaf durduğunu bildikleri için bu gibi "ince" müdahalelerle insanı manipüle edebiliyorlar. ağzından kaçmış olma ihtimali olmakla birlikte, eldeki başka doneleri birleştirerek karşında bir adet gelin sevdalısı olup olmadığını anlayabilirsin.
0
Bruce
(21.10.21)
Bruce + 999 in 1

manipüle ediliyorsun.
0
gabe h coud
(21.10.21)
bence erken ama 28 yaşında olduğu için birini bulup evlenmem lazım kafasında belli ki. bizim toplumumuza göre birkaç sene sonra "evde kalmış" olacak çünkü.
0
rose parks
(21.10.21)
3 ay bence kısa değil, bu işlerin belli bir matematiği yok. bizim evlenme niyetimiz 3 aydan önce ortaya çıkmıştı hatta. ben normal karşılıyorum. ama 2 yıllık evliyim, hala eşimin ailesine anne-baba diyemiyorum. demem gereken durumlarda sesim içime kaçıyor :D daha sevgiliyken babam demesi sizin ilişkinizi ve senin tavrını göz önünde bulundurursak sıkıntılı bir durum bence. belki baban demiştir bilemiyorum. bir daha lafını aç, doğru duyduğundan emin ol ve bu konudaki sıkıntını dile getir. belki boşa kürek çekilen bi ilişkidir iki taraf için de.
0
elorelia
(21.10.21)
kiz istedigi seyi belli etmis, ya ayrilacaksin ya da dügün.
0
wishmaythşngs
(21.10.21)
3 ay ilişkide kısa ama daha da önemlisi aileyi 10. senede de karar vermede etken olarak kullandıran insandan koşarak kaçarım.

EDIT: Ben o babayı onun babası sandım senin babana babam demek ve bunu 3. ayda yapmak? Başıma gelse bize ayrılan sürenin sonuna geldik tatlım der ortamdan uzaklaşırım herhalde.
0
ozzpwnz
(21.10.21)
sen olmasan başka birini bulur, o kişinin babasına da babam der.
0
deartheodosia
(21.10.21)
3 aydir ciktigin kizin babana babam demesi gercekten tuhaf. ayril +1
0
hot potato
(21.10.21)
bazı insanlar aşık olup evlenip evli olarak yaşayacakları birini isterler onlar için ideal ilişki evliliğe giden ve evlilik içinde yaşanandır çünkü. bazı insanlar da aman zamanı gelince evlenirim ya da her ilişkiye evlenmek için başlanılmaz, flört ediyorum ve bu bana yetiyor diye düşünebilirler.
bu dünyaya bakışınıza ve kendiniz için ne istediğinize ilişkindir. dolayısıyla kız arkadaşını evlilik delisi vs diye etiketlemeden önce bir insanın evlilik istemesinin, evliliğe gitmesi muhtemel ilişkileri devam ettirmek isterken evliliğe kapalı ilişkilere devam etmek istememesinin de saygıyla karşılanması gerektiğini düşünüyorum.
dolayısıyla bunun 3 ayı da 3 yılı da yok.
bu ilişki için kesin olarak evliliğe kapalı mısınız, bu ilişkiden bağımsız olarak kendiniz için her ilişki için evlilik yolunu ihtimal olarak görmüyor musunuz, bi gün bu hanım kızla evlenmek isteyip istemeyeceğinize dair bir fikriniz oluştu mu, yoksa 8 sene çok mutlu sevgililikten sonra ona bir sabah seni seviyorum ama hepsi bu. ben asla evlenmek istemeyeceğim mi diyeceksiniz.

kız arkadaşınız işte bunların cevabını çok haklı olarak merak ediyor.
yanıt çok basit
evet senle evlenirim.
hayır senle evlenmem.
evet bi gün ben de evlenmek isterim ama ilişkimize zaman tanımalıyız, birbirimizi yeterince tanımadan bu kararı veremeyiz.
hayır ben asla adriana lima bile gelse evlenmem
veya şu anda bu konuda bir fikrim yok.

avrupalı bir kız şu soruyu sorsa belki de kınamazdık.
0
photo85
(21.10.21)
(6)

Amerika’da kirsal kesimlerden interview yapacak kisileri nasil bulabilirim?

karpuzpeynirekmeksu
Selamlar,Tez icin aldik basimiza belayi. Kirsal kesimlerde saglik personeli veya normal vatandaslara online nasil ulasabilirim? Tesekkurler.
Selamlar,

Tez icin aldik basimiza belayi. Kirsal kesimlerde saglik personeli veya normal vatandaslara online nasil ulasabilirim? Tesekkurler.
0
karpuzpeynirekmeksu
(20.10.21)
Alternatif olarak cambly olabilir mi? İngilizce dersi dersin, sorularını sorarsın :)
0
gabe h coud
(20.10.21)
craigslist, facebook gruplari, reddit.
0
antikadimag
(20.10.21)
Bütçeniz varsa Prolific Academic üzerinden orayı hedefleyen anket açabilirsiniz sanırım. Ama yoksa en iyisi Facebook grupları ve kasaba sub-redditleri üstte yazıldığı gibi.
0
salihdt
(20.10.21)
Reddit en iyi yol sanırım. Eyalet subredditlerine yazarsanız cevaplamaya istekli birileri çıkar. r/missouri mesela.
0
but that was just a dream
(20.10.21)
facebookta communitylerini bulabilirisiniz.
0
delidiyorum
(20.10.21)
arkadaşım greenville gibi küçük bir kasabada internlük yapıyor şu an. işine gelirse ona sorabilirim
0
karsiyakaliyiz
(20.10.21)
(8)

Maaş zamları belli oldu mu

condom kurşunu
En azından konuşulmaya başlanmıştır. Çevremde birkaç şirket yıl ortasında zam verip ocakta tekrar yapacağız falan diyor. Bizimkiler uyuyor gerçi de sizinkiler ne durmda?
En azından konuşulmaya başlanmıştır. Çevremde birkaç şirket yıl ortasında zam verip ocakta tekrar yapacağız falan diyor. Bizimkiler uyuyor gerçi de sizinkiler ne durmda?
0
condom kurşunu
(19.10.21)
Bizde konusulmuyor ama ocak zammi allahin emri cunku sene ortasinda zam olacak denirken bir anda olmayacak karari alindi. Maaslar eridi haliyle
0
floydian
(19.10.21)
Bizde maaş zamları yılda bir kez nisanda yapılıyor, brüt maaş üzerinden hesaplanuyor.

nisan 2021: %16,8
ekim 2021: %28,79

ama hala enflasyona yenik düşmüş durumda maalesef.
0
roket adam
(20.10.21)
Ekim sonunda düşünüyoruz. %15.
Nisan’da %15-20 daha.
0
gabe h coud
(20.10.21)
normalde yılda 1 kere ve ocak ayında zam alıyorduk. bu sene ilk kez yıl içinde ekstra zam yaptılar maaşlar eridiği için. eylül ayında %18 gibi bir şey yapıldı. bu zam yapılırken bize söylenen, ocak ayında bu oranın altında olmayacağı yönündeydi. net oran aralık ayında belli olurmuş.
0
ilgeru
(20.10.21)
Biz konuştuk. Yılbaşında %30 düşünüyoruz dediler, ben %40 istiyordum.

Ama şirket o kadar kötü durumda ki hiç umudum yok açıkçası.
0
plutongezegendegilmi
(20.10.21)
Bizde yılda bir kere ve Nisan'da yapılıyor zamlar. Ocak'tan Nisan'a kadar olan farkı da veriyorlar ilk maaşta.

Performansa göre bir yüzde veriliyor ama ortalama %15'ten fazla vereceklerini sanmıyorum. Geçen Nisan %11 gibi bir şey almıştım, üzücü tabi.

Maaşlar net ama eriyor böyle olunca. Bakalım ne olacak.
0
chicha_v2
(20.10.21)
Bu oranlar doğruysa vay bizim şirketin haline 4-5 yıldır %7-8 gibi zamlar alabildik. Bu sene de en iyi ihtimal öyle olacak. Sirket bu arada Türkiyenin önde gelen kurumlarından birisi.
0
skoylu
(20.10.21)
maaşlar yıllardır gevşek bir şekilde dolara sabitlenmiş durumda. çok acayip bir hareketlenme olmazsa, 3-4 ayda bir kur güncellenmesi yapıyoruz. şirketin geliri de dolar olduğu için en doğrusu bu şekilde oluyor.
0
co2s2
(20.10.21)
(5)

İş tecrübesi konusu

dissendium
Bazı şirketler boyundan büyük iş tecrübesi istiyor. Adamlar yurt dışına satış bile yapmıyorlar ama 5 yıl tecrübeli mühendis arıyorlar. Bu adamların bu hareketlerinin mantığı ne? Yani gerçekten 5 yıl tecrübeli bir mühendis o tip yerlerden çok daha büyük yerlerde, çok daha iyi maaşla çalışabilir. 5, 1
Bazı şirketler boyundan büyük iş tecrübesi istiyor. Adamlar yurt dışına satış bile yapmıyorlar ama 5 yıl tecrübeli mühendis arıyorlar. Bu adamların bu hareketlerinin mantığı ne? Yani gerçekten 5 yıl tecrübeli bir mühendis o tip yerlerden çok daha büyük yerlerde, çok daha iyi maaşla çalışabilir. 5, 10 yıl tecrübeli mühendis neden küçük bir yeri tercih etsin?

Bir de İngilizce konusu var. Arka arkaya 3 cümle kuramayacak insanlardan oluşan yerler İngilizce konusunda artistik yapıyorlar. Bu öz güven nereden geliyor?

Bu iş tecrübesi konusu biraz abartılmıyor mu Türkiye'de?
0
dissendium
(18.10.21)
Maas dusurmek olay ve mobbinge ortam hazirlamak
0
floydian
(18.10.21)
abartiliyor.
ya tutarsa mantiginda o yerler. 10 lira verecekler mesela 2 yil deneyimli birinin yapabilecegi bir ise. neden 8 yil deneyimli istemeyelim ki diyorlar. issiz cok, mecbur kalip kabul eden cikabilir. yoksa mecbur olmayan tercih etmiyor zaten ve bulamazlarsa da 2 yil deneyimliyi kabul edebiliyorlar sonunda.

yabanci dil ozguveni genel ulke sorunu. herkesin ikinci bir anadili var ulkede adeta ahahah
0
Kittie
(18.10.21)
Sarı site gibi, şişiriyorlar şişirebildikleri kadar.
0
gabe h coud
(18.10.21)
Issizlik çok; bugün 2 yıl istemesi ile 5 istemesi arasinda fark kalmıyor çünkü insanlar 2 yillik kisinin de maasini kabul edecek hale geldi.

Ben hep derim; Türkiye'de tedarik zincirinde istenen mühendislik saçmalığı. Satin almaci mühendis, depocu muhendis, planlamaci mühendis. Kafayi yemişler her şeye mühendis istiyorlar. Sebebi de yer gök iş arayan adam olması. Biz bazen ilana çıkıyoruz iki ayda 10 kişi anca oluyor. Türkiye'de daha ilk dakikadan 100 tane gelir.
0
logisticsmanager
(18.10.21)
Aptallık

İş tecrübesi konusunun çok abartıldığına katılıyorum, belli temeller dışında her şirketin kendine göre iş yapış şekli ve kültürü farklı. Dolayısıyla tecrübeye verilen ağırlığın o insanın şirket kültürüne adapte olup olamayacağına da bakmak lazım.

Bir de tabi ülkede üniversite mezunu enflasyonu ve işsizlik yoğun olunca şirketler aranan nitelikleri abarttıkça abartıyor, halbuki şu gözden kaçıyor: "Yahu ben bu aradığım niteliklerde adam bulsam bile yaptırdığım işle ya da sağladığım imkanlarla bu adamı tatmin edebilir miyim?"; sonra tabi kazara işe giren nitelikli adam 3-5 ay durup kaçıyor, döngü başa sarıyor...
0
salihdt
(19.10.21)
(4)

soundbar

nooisy
merhaba arkadaşlar soundbar almayı düşünüyorum maks bütçe 5000. önerilerinizi bekliyorum..
merhaba arkadaşlar soundbar almayı düşünüyorum maks bütçe 5000. önerilerinizi bekliyorum..
0
nooisy
(18.10.21)
LG SJ3 kullanıyorum aşırı memnunum.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(18.10.21)
lg sk10y. 2-3 sene önce aldım. şu anda internette satılmıyor sanırım. geçen aylarda bir tane daha bir arkadaşa hediye almak için teknosaları gezip sormuştum. depoda bir yerde kalmış bir tane bulmuştum. çok büyük indirim yapmışlardı.
0
gabe h coud
(18.10.21)
dolby atmos desteklemesi önemli.
0
hasmetizm 2046
(18.10.21)
grundig gsb950 dolby atmos destekliyor. tabii beklentiyi çok yüksek tutmayın ama tatmin eder, ben gayet memnunum.
0
orient blue
(18.10.21)
(21)

akp'li dayılar haklı mı?

yazar yazmaz yazan yazar
öncelikle "dayı" diyerek sempatikleştirmek zorunda kaldığım için üzgünüm. çünkü başka türlü açsam duyuru silinirdi.ekonomi bu kadar kötüyse (kötü değil berbat) halk çok fakirleşmişse bu kadar araba nasıl geziyor yollarda? dünyanın en basit ara sokağında bile park edecek yer yok. tüm otoparklar tıklı
öncelikle "dayı" diyerek sempatikleştirmek zorunda kaldığım için üzgünüm. çünkü başka türlü açsam duyuru silinirdi.

ekonomi bu kadar kötüyse (kötü değil berbat) halk çok fakirleşmişse bu kadar araba nasıl geziyor yollarda? dünyanın en basit ara sokağında bile park edecek yer yok. tüm otoparklar tıklım tıklım. 50binlik araba olmuş 250bin lira ama hâlâ patır patır satılıyor.

kahvecilere gitsen aynı şekilde 3 fırtlık kahve 20 liradan başlıyor ve kasada kuyruk var o kahve bir gecede 40 liraya çıksa o kuyruğun yine olacağına adım gibi eminim. çoğu da öğrenci bu arada.

bu nasıl olabiliyor? günübirlik mi yaşıyor insanlar? bugün buldun bugün ye mi diyorlar? herkesin bir ek geliri, babadan kalma arsası mı var nedir yani fiyatlar ne kadar artarsa artsın bu kalabalıkların azalmama sebebi?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(18.10.21)
sığ düşünme ile alakalı.

ekonomi, ortalıkta bukadar çok arabanın olması, park edecek yerlerin olmaması ya da kahvecilerde sıraların olmasına göre iyi ya da kötü olarak beirlenmiyor. o yüzden cevap aslında burada gizli.

hangi ortama girerseniz o ortama göre kriterlerle karşılaşırsınız. parası olmayan kimseyi kahvecide göremezsiniz, tıpkı kahvecinin kapısından çıktıktan sonra karşılaştığınız ya da gördüğünüz insanların ancak %1'inin kahvecide olması gibi. Aynı şekilde, parkı, bahçesi çevre düzenlemesi olmayan bir şehirde daracık sokaklarda iki üç arababının bile tüm sokağı kaplaması gibi.
Ya da 15 yaşında 250 bin km üstü arabasına neden insanlar 100 bin liradan fazl istiyor sence? Ekonomi iyi olduğu için mi? Eli bol da ancak malı mı kıymetli sadece? Eskiden neden böyle değildi?

eskiden aldığın bir hizmeti aynı kalitede aynı fiyata alabiliyor musun bunu sorgulayarak başlamalısın sorularına.
0
foolrules
(18.10.21)
arabasi olmayanlar ne olacak?
siraya girmeyenler ne olacak?
akpli dayi gibi bakarsan akpli dayi gibi gorursun
0
nibba
(18.10.21)
İstanbul veya Ankara gibi bir büyük şehirde yaşıyorsan bunun en önemli sebebi şu yanılgı: Şehirler çok kalabalık ve çok fakir olduğu gibi çok da zengin var.

Akp'nin zengin ettiği kesim de hiç azımsanacak seviyede değil. Birileri fakirleşirken onların cebindeki parayla zengin oldular ve son model BMW'lere, Range'lere, Porsche'lere biniyorlar.

Orta sınıf (kaldığı kadarıyla) da lan üç günlük dünya biriktiriyorum biriktiriyorum ne ev ne araba alabiliyorum moduna giriyor bence ve gerekirse o zengin hayatını yaşıyormuş gibi yapmak için borçlanıyor. Bir hafta Bodrum'da tatil yapıp senenin geri kalanını kredi kartlarına çalışan çok insan var.

Bir de araba özelinde artık millet arabayı yatırım aracı olarak gördüğü için anasının altınını, babasınının birikmişini falan toplayıp krediyle vs. alıyor arabayı üç ay geçmeden o yılki maaşından artıracağından fazlasına satıyor. Sonra başka araba alıyor, onu satıyor. Önceden öğretmenler falan yapardı bunu artık eline biraz para geçen herkes al-satçı oldu. Devlet de sağ olsun bunları göt etmiyor yönetim anlayışıyla fiyatları yukarı tırmandırmaya devam ediyor. Daha bugün sıfır arabalara %15 civarı zam gelecek haberi vardı kurdan dolayı. İkinci eller de değerlenecek bu durumda örneğin.
0
chicha_v2
(18.10.21)
haklılık payın var; ama şöyle bir durum da var. o arabaları alanlar, kahvecileri dolduranlar da fiyatlardan şikayetçi. tam tersini düşünelim. arabaların hiç satılmadığı, kahvecilerin bomboş kaldığı bir durum olması için ülkede kıtlık olması yada afganistan gibi olmamız lazım. benim için kriter araba yada cafe değil. yurtdışına çıkabilmek, rahatça tatil yapabilmek, istediğin şeyi alabilmektir.
0
buenosdias
(18.10.21)
yüzdeci kesim geldi. aramızda kim her gün kahveye 20 lira veriyor? çoğu ayda 3-4 kere kahve içiyor. kim her ay tatile gidiyor? bir yıl önceden erken rezervasyon yaptırıp yılda 1 hafta tatile gidip bütün yıl ödüyor insanlar. ayda 3-4 kere kahve alanlar bile kahvecileri kalabalık yapabiliyor. yılda 1 hafta tatil yapanlar kısıtlı tatil mekanlarında yoğunluk yaratıyor. şimdi git datça'ya bak, insan göremezsin. ülkede çalışanların yarısından fazlası asgari ücret kazanıyor. 2800 lira kazanıp da 250 bin liralık araç almıyor tabii. hangi araçlar hangi yolda geziyor? istanbul'dan tüm ülkenin geneline yorum yapılamaz. istanbul'da ülkenin tüm araç sayısının yarısı var. son bir kaç senede yoldaki araçların modellerine bakarsan hep yerinde sayıyor eskiye göre çok daha az yeni model araç var.

orta kesim için, 30-50 bine aldığı araç 100-150 bin oluyor. o zaman maaşı 3-4 bin şimdi 7-8 bin, 100 bin kredi çekiyor 250 bine yeni aracını alıyor.

evini 2012-2015'te 200 bine almış. şimdi oradan 3 bin kira alıyor. vaktinde mallananlar bu zamanları daha az kayıpla atlatıyor.

ben 2007'de ilk işe girdiğimde 2 bin lira maaş alıyordum. 10 maaşımla araba alabiliyordum. iphone bir maaş ediyordu. şimdi aynı yerde yeni işe girenler 3-4 bin alıyor, 10 aylık maaşlarıyla toros bile alamazlar.

en yoğun dönemde bodrum'a 1 milyon insan gidiyor, e hepsi bu işte. sen de ben de oradayız temmuz'daki bayram tatilinde.
0
gabe h coud
(18.10.21)
ben akademisyenim, eşim öğretmen. ikimiz de devlet memuruyuz, ek gelirlerimizle birlikte ülke şartlarına göre iyi kazanıyoruz. pandemiden önce her yaz 15 gün yurtdışında tatil yapıp, tüm ihtiyaçlarımızı hiç düşünmeden satın alıp, dışarıda her keyfimiz istediğinde arkadaşlarımızla bira içmeye gidiyorduk. ki o zamanlar da ekonomik daralma başlamıştı. ona rağmen 3 sene önce ayda 6 bin tl kenara koyabiliyorduk.

şimdi ne oldu? 200 bin tl kadar biriktirebilmiştik 3-3 buçuk senede. araba fiyatları fırladı. çocuk yapmak istediğimiz için arabaya ihtiyacımız olacaktı. arabalar her ay 10-15 bin tl zamlanıyor, fakat biz her ay 10-15 bin tl kenara koyamıyorduk. sonunda tüm altını, dövizi satıp, acil durumlar için kenara 3-5 bir şey ayırıp, kredi çekip araba aldık. 4 ay önceydi bu. şu an sarı siteye koymaya kalksak, satın aldığımız fiyattan 40 bin tl daha fazla yazacağız (diğer ilanlardaki emsal fiyatlara göre).

peki kenara 6-7 bin tl koymaya devam edebiliyor muyuz? işte burada koca bir kahkaha atabilirim. 3 sene önce 6 bin tl koyabiliyorsak, şu an en azından bir 8-9 bin tl'yi bulmuş olmalıydı kenara attığımız para resmi enflasyona göre. en son ne zaman arkadaşlarımızla buluşup dışarıda bira içtik, hatırlamıyorum. en fazla ikimiz gidip birer tane içip kalkmışızdır. kimse arayıp dışarı çıkalım demiyor bile, evlerde takılıyoruz bir araya gelirsek de :) ayakkabı mont alırken eskiden düşünmezken (aşırı pahalı markalardan satın almıyorduk zaten), şimdi ortalama ürünler için 3 defa düşünüp alıyoruz. market harcamamız 3 katına çıktı. aylık 1900 tl kredinin üzerine 2500 tl arttıracağız diye göbeğimiz çatlıyor.

siz bir de esnafa sorun, gelen giden sayısı aynı mı pandemi öncesine göre diye. ya da gelenler aynı parayı bırakıyorlar mı kalkarken acaba? kadıköy'ün ortasındaki avm'de mağazaların 3'te 1'i boş, baya dükkanı kapatıp gitmişler. kadıköy diyorum. yukarıda biri inditex gömlekler 400 tl olmuş, hala satıyor diyor. napsın herkes pazardan mı giyinsin? çıplak mı gezsin? inditex dediğiniz nedir ki? o sizin gördüğünüz insanlar da mekânda iki kahve içmese, 1 tişört almasa ülkeyi kapatıp gidelim zaten.
0
gmzo
(18.10.21)
önceki cevaplar +1

"bu nasıl olabiliyor? günübirlik mi yaşıyor insanlar?" sadece bu kısma cevaben yazacağım, evet. çünkü yıllarca çalışsam da aldığım maaşı hiç hiç hiç harcamadan biriktirsem de bir mülkiyet sahibi olamayacağımı düşünüyorum. belirsiz bir geleceğe yatırım yapmaktansa yaşadığım şu anı keyifli geçirmek istiyorum. tamamen şahsi bir durum tabii.
0
south park in kapusonlu uyesi
(18.10.21)
nüfus fazlalığı (biri almasa/gitmese öbürü alıyor) ve aile desteği bunu yaratıyor. Çevremde birkaç arkadaşım evlendi, aileleri + kredi desteğiyle ev aldılar mesela. Kendi maaşlarıyla almaları imkansızdı ama şu an bu şişen piyasada bile ev alabildiler. Arz az olduğundan onlar ev alarak ev fiyatlarının daha da artmasına katkıda bulunmuş oldular mesela.

Ben yıllardır direnip araba almıyordum, artık "ya şimdi alıcam ya da ömür boyu alamayacağım galiba" kafasına geldim. Şu an alabileceğim araba da 150-200 bin lira civarı bişey ha. Patır patır satılmasının sebebi bendeki bu düşünce, eskiden "eskiyen şey ucuzlar ikinci el alırız" kafasındayken artık "almadığın her gün zarardasın, alabiliyorsan anında al" kafasına geldik. Babam anlatırdı eskiden de enflasyon bu şekildeymiş herhalde.

Kahveci örneği, e bugün gitmedin yarın 50 lira olacak o kahve? Gençliğimizi yaşayalım biriktirip ne yapacağız diyor o gençler. Mesela biz zamanında euro 2,5 lirayken Avrupa'ya gidip gezebildik, şimdiki gençler onu da yapamıyor oturup Beşiktaşta kahve içiyor ne yapsın.
0
nhk ni youkosu
(18.10.21)
Ülkede ekonomik sıkıntı var mi yok mu diye bakmak istersek bir şehir bir ilçe "burada araba var o zaman sıkıntı yok" ya da "kahveciler dolu o zaman nerede sıkıntı" acayip sığ bir düşünce olur.
Bir kere Türkiye kişi başı araç sayısında baya geride bir ülke. Bu veri eski de olsa hadi 20 sıra atlasın;
www.nationmaster.com

Benim ailemde bir araç vardı ben okurken.
Benim şu an yaşadığım ülkede iş arkadaşlarım çocuklarına araba lease ediyor okurken rahat gitsin diye.

Buna ek olarak kahveci dediğiniz yeri doldurmak o kadar da zor değil. Kahve şu an alkolden daha ucuz ve 20 lira kahve alıp bir kaç saat gecirebilirsiniz; çünkü ülkede kahveci/avm dışında yer kalmadi. Yeşil alan yok, tenis alani yok, park yok hiçbir şey yok. Insanların yapabileceği şey bu. Hobi desen binlerce lira.

Ekonomik kriz var mi diye bakmak gerekirse hane borçlanması, kredi kartı borçları, ozel/devlet kredi oranlari vs bir sürü şey var. Böyle gözlemler hiçbir şey aciklamaz anca AKP'li dayılar arasinda ya da günlerde falan konusulur.
0
logisticsmanager
(18.10.21)
Ekonominin psikolojik boyutuna da bakmak lazım. Tüketici psikolojisi, alım gücü ve yaşam standartları kapsamında da düşünmek lazım.

Son 2-3 yılda alım gücünde ve yaşam standartlarında düşüş olmayan kaç kişi var?
Benim çevremdeki gözlemim herkesin alım gücü de yaşam standartları da az ya da çok düştü. Tabii ki benim çevremdeki gözlemim bilimsel ve geçerli bir veri değil ama işin bir de bu kısmı var demek istiyorum.

Yaşam standardından kastım sadece et, peynir almak değil. Her sosyoekonomik, sosyokültürel kesimin kendine göre bir yaşam standardı var.

Farklı açıdan bakalım; daha üst sosyoekonomik kesimden aklıma gelen, çevremde de ya aynısı ya benzerini gördüğüm birkaç örnek:

Her ay yurt dışına tatile giden adam onu yılda 2-3'e düşürdü.
Audi'ye binen adam şu an Toyota'ya biniyor.
Teknesi, yazlığı olan adam satmak zorunda kaldı.
İkinci fabrikasını kuracak olan sanayici vazgeçti.
Çocuğunu özel okula gönderen aldı, devlet okuluna verdi.
En pahalı özel okula gönderen alıp daha ucuzuna verdi.
Her hafta sonu dışarıda rakı-balık yapan ayda 1'e düşürdü.
x şirketinden genel müdür olarak emekli olan adam freelance danışmanlığa başladı.

Örnekler daha da artırılabilir.

Bu örneklere bakınca amaaan derde bak da diyebilirsiniz ama hayatı boyunca bolluk ve lüks içinde, para derdi olmadan yaşayan bir insanın o hayatını tamamen kaybetmesi de bir travma.

Ekonomik ve kültürel seviyeden bağımsız olarak ne olursa olsun hayat standardını kaybetmenin insanda farkında olsa da olmasa da travma yarattığını düşünüyorum. Ve bu çabuk alışılabilen, hemen uyum sağlanabilen bir travma da değil bence. İnsanlar ucundan kıyısından eski hayat standartlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Kaybettiklerini kabul etmek veya görmek istemiyorlar. En basitinden onun için deli gibi faiz oranları ile kredi çekip tatile çıkıyorlar.
0
la lykia
(18.10.21)
Okyanustan bir bardak su doldurup, " ee hani bunda balina yok?" demeye benziyor bu bakış açısı.

Büyük şehirlerdeki alışveriş merkezlerinin bulunduğu semtlere bakarak ülkenin ekonomik durumu hakkında çıkarım yapmanın bundan hiçbir farkı yok.

Herhalde ekonomik kriz dendiğinde ortamın "i'm lagend" filmindeki gibi olmasını, böyle post apocaliptic, nükleer savaş sonrası madmax ortamı falan olmasını bekliyordunuz. Ancak o zaman ikna olunacak kriz olduğuna sanırım.

Ülkenin %40'ından fazlası asgari ücretle geçinmeye çalışıyor. Eğer bir çıkarım yapılacaksa buyrun buz gibi bir istatistik. E o zaman nasıl herkesin altında gıcır gıcır arabalar dediğinizi duyar gibiyim. Bir kaldırsanız mı kafanızı acaba biraz daha yukarı doğru? Yaşadığınız şehrin kenar mahallelerine doğru bir bakın isterseniz orada da latte'lerini almak için kuyruk bekleyen insanlar görebilecek misiniz? Akşam üzerine doğru semt pazarlarına bir inin isterseniz. Karşılaştığınız insanlara bir sorun, nasıl alıyorsunuz bu arabaları diye.

Bu ülke sadece sizin gittiğinizde gözünüze çarpan yerlerden ibaret değil. Yoksulluğun, fakirliğin en sert yaşandığı semtlere zaten sizin yolunuz düşmüyor diye o yoksulluk yaşanmıyor sanıyorsunuz. Bu ülke sizin tahayyül ettiğinizden çok daha büyük bir yer, hatırlatmak isterim. Bir de böyle düşünün.
0
thracia
(18.10.21)
ekonomi kötüleştikçe orta sınıf azalır, alt ve üst sınıf artar. bu cümlem üzerine düşünün.
0
candide
(18.10.21)
akp'li dayılar dünya gerçeklerinden kopmuş durumdalar.

evde pazardan alınmış bir demlikle çay demlediğinde keyfi yerine geliyor adamın. çıkıp güzel bir yerde iki çay içmeyi kendine hak görmüyor.

ayağımızı yerden kessin yeter mantığıyla araba alıyor (alabilirse). doblo gayet yeterli geliyor. almanya'daki muadili station passat'a biniyor, ama türkiye'deki akp'li dayı bunu kendine hak görmüyor.

ayda yılda bir tavuk alınca et yedik diyor. kırmızı eti kendisine hak görmüyor. öyle bir bilinç yok.

pazardan kıyafet alıyor, gidip düzgün bir alışveriş yapmayı kendine hak görmüyor.
0
co2s2
(18.10.21)
çok ciddi bir nüfus (20 milyondan fazla insan yani) ufacık bir alanda (istanbul) sıkışmış durumda. istanbul dediysem de şile de istanbul çatalca da, oralar değil, bildiğin e5 hattında belçika'dan, hollanda'dan fazla insan yaşıyor. bu kadar insan arasında zengini de var tabii ki. zengini de çok daha fazla zengin. mutlaka kasada kuyruk olacak, mutlaka trafik olacak. zaten 50 araba arka arkaya gelse istanbul'un her yerinde trafik kilitlenir, e 50 arabayı da arka arkaya getirirsin koskoca türkiyede yani. artı üstüne bir de gelen göçmen, turist kalabalığı var, deli gibi para eziyorlar orada burada. e tabii ki kalabalık olacak.

bu arada ciddi bir fomo etkisi de var. şu an devlet en ufak bir kampanya yapsa gider dişimden tırnağımdan artırır arabamı yeniler, bir ev daha alırım. aç kalırım belki ama yaparım bunu. neden, devlet orta sınıftan topladığı vergilerle piyasa koşullarının tersine aşırı avantajlı şekilde para dağıtıyor. bu şartlar altında maaşını ipotek ettirip ev araba almayan adam ekside kalıyor. devlet senden çalıp, kredi kullananları besliyor yani.
0
roket adam
(18.10.21)
ya ben de şunu anlayamıyorum mesela. toplumun her kesimi aynı oranda tasarruf etmek zorunda mı? yukarıda da dedim, kriz beni bir asgari ücretli kadar etkilemiyor. belki 5 tane değil ama 3 tane inditex ürünü almaya devam edeceğim. yılda 5 kere değil 2 kere yurtdışına çıkacağım. iphone'umu 2 sene değil 3 sene kullanacağım. ee, ne şimdi ülkede genel bir kriz yok mu demek bu? benim gibi insanların varlığı; herkes rahat, refah seviyede, sıkıntı yok anlamına mı geliyor? herkes kendine göre tasarruf yapıyor, benim de tasarrufum bu. uygun bir şey arayışında olmak zorunda değilim, benim keseme uygun. peki ya geri kalanlar?

üstelik tüketim çılgınlığının bir sebebi de para biriktirerek yapılabilecek hiç bir şey kalmaması. adama kazak alma diyorsun ayda 200 lira biriktirsin. hadi 2 bin tl de kenara koysun. yılda yaptı 25 bin tl. kendine bir iphone alır anca. onun dışında para biriktirip, tasarruf yapıp ne alacak bu adam? eskisi gibi değil ki 6 ay kendini kasıp araba peşinatı yapasın. z kuşağı da vuruyor kendini tatile, ne yapsın adam. kardeşim benden daha kalifiye bir çalışan, aramızda 6 yaş var, benim kariyerimin başlangıcındaki fırsatları, ekonomik durumu hayal bile edebilecek durumda değil. hep tasarruf et diyordum ona da. artık gez diyorum. ayda 2 bin tl biriktirsen ne olacak.

ekonomiyi anlamaya çalışmak istiyorsanız zenginlerden değil, kenar mahallelerdeki ailelerden başlamanız gerekiyor. restoranları değil, mahalleleri analiz edin. o zaman daha net bir tablo çıkıyor ortaya. ortalama insanı o zaman görüyorsunuz. yoksa 2 milyon adamın yaşadığı mahallede 30 kişi kapasiteli bir restoran dolmuş diye bir analiz sağlıklı olmaz. önemli olan 2 milyon haftada kaç kere et yiyebiliyor? insanlar ekmek, makarna yiye yiye aptallaştılar resmen, yazık günah.
0
roket adam
(18.10.21)
@roket adam +1

Mesela birkaç sene önce filtre kahve makinesi alırken, Delonghi'nin en iyilerinden birini almıştık, bozulduğunda gittik Carrefour'dan kampanyalı en basic Philips makineyi aldık birkaç ay önce. Bu görüşe göre krizin kabul görmesi için illa ki Sinbo kettle ile su kaynatıp ne idüğü belirsiz Nescafe 3ü 1 arada içiyor olmamız lazım.

Öte yandan lise son sınıf kızı için dershane parası toparlayamayan akrabam var. Kendi işleri de pandemi sebebiyle oldukça sıkışık olmasına rağmen sevgili babam destek oldu da, çocuk geleceğe dair hayal kurmaya devam edebiliyor bir nebze. Yoksa hayal kurma hakkı bile olmayacaktı, bence bundan ağır kriz olamaz.
0
gmzo
(18.10.21)
bahsettiğiniz fakir, kenar mahalleli kesimin %99'u akpli ama o iş nasıl oluyor o zaman?

yani ekonomik krizi iliklerine kadar hissedenler akp'li, teğet geçenler akp'li değil. tamtersi olması gerekmiyo mu? neden böyle bu ülke ya:(
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(18.10.21)
öncelikle türkiyede nüfusuna oranla düşük seviyede araç satılıyor. medya avrupa'da 6.7. sıradayız diye övünüyor ama nüfusu hiç söylemiyor. türkiye eğer avrupalı sayılacaksa almanya ile birlikte avrupanın en kalabalık ülkesi ancak almanyada 6 kat daha fazla araç satılıyor. örneğin aşağıda verdiğim linkte görüleceği üzere bizim nüfusumuzdan çok daha az sayıdaki ülkeler bile bizi geçmiş durumda.

(git: www.aa.com.tr)

(git: eksisozluk.com)

peki kim alıyor bu araçları? aslında büyük oranda araç alanlar değişmiyor bana göre. zaten halihazırda otomobili olan insanlar araç değişimi yapıyor.. eşine, oğluna kızına araç alabilen kaç aile vardır ki? trafiğin olması veya parklarda çok araç varmış gibi görünmesi de otopark sıkıntısı ve yanlış planlamadan dolayı bir ilüzyon sadece.

şunu da belirtmek isterim ki ülkeler geçmiş yıllara göre değil o anki dünya sıralamasına göre değerlendirilmeli. türkiyede gençler akp öncesi de dünyada ne popülerse o ürüne sahipti zaten.. örneğin yaşı yetenler hatırlar herkeste bir walkman vardı ya da levis pantolon satışı revaçtaydı vs.
0
jepa
(18.10.21)
karapara aklama ekonomiyi ayakta tutuyor, hepimiz neoliberal sistemdeyiz olmayan parayı harcıyoruz. tamamen subkektif yazdım ekonomist değilim.

toplumun orta üst ve üst zengin kesimi etkilenmiyor çünkü bu adamlar zaten her halükarda para kazanbiliyor ve mal varlıkları var. ancak orta alt alt kesim gayet fakirleşti. peynir alırken sebze alırken artık daha da fazla düşünüyor insanlar. akpli dayılar için bir şey değişmiyor, bu dönemde mal varlığı edindikleri için akp döneminde hep böyle olacak sanıyorlar.
0
mikahakkinen
(18.10.21)
Bence bu ülke bu yönetimi dibine kadar hak ediyor. Ülkedeki gelir dağılımı belli ekonomi böyle gittiği sürece de trafikte araç sayısının azalması gerekmiyor hatta ekonomi böyle giderse araç sayısı artabilir bile. Ekonomide kişi başına düşen gelirin artması da araç sayısını artması anlamına gelmeyebilir önemli olan gelirin dağılımıdır ve bu ülke ile birlikte dünyada da gelir dağılımı felakete doğru gidiyor.
0
bartholomew87
(18.10.21)
ekonominin iyiligi bunlara endekslenemez ki.

haftada 1 cikip kahve icen ogrenciler var ama, biriktirdigi parayla yurtdisina tatile gidebilecek veya araba alabilecek ogrenciler var mi? veya 2-3 kursa yazilip kendini gelistirme imkani olan? yok. ekonomisi iyi olan ulkelerde bunlar var.

luks araba olayini ben de anlamiyorum, benim butun sulalem senelerdir hep ikinci el b en fazla c sinifi arabaya biner. yani cidden kimler nasil aliyor bu arabalari bilmiyorum. bana cogunlugu ak parti yandasi gibi geliyor. 5 bin nufuslu ilcede 1500 oyla secilen belediye baskani, kendi kayinbiraderine 1.5 milyonluk ihale verdi diye cikti gecenlerde. 1.5 milyonu bulan afedersin anadolu comari gidip bi bmw cekiyor tabi altina.

asil bakilmasi gereken orta ve alt sinifin ne kadar et yedigi, ne kadar tatil yaptigi, araba ve elektronigin ne kadar ulasilabilir oldugu, haftada kac saat calistigi, ne kadar kendini gelistirdigi-kitap okudugu vs. asil zenginlik budur.
0
icim urperiyor
(18.10.21)
(1)

İstanbul’da ne yapalım?

sacrilegious
İş için İstanbul’a gelmiştik, bir günümüz tamamen boşa çıktı. Hava yağmurlu, ne yapmamızı önerirsiniz? Anadolu’dayız ama karşıya da geçebiliriz. Siz olsanız napardınız mesela, spesifik mekan önerisi de gelirse çok sevinirim. Teşekkürler
İş için İstanbul’a gelmiştik, bir günümüz tamamen boşa çıktı. Hava yağmurlu, ne yapmamızı önerirsiniz? Anadolu’dayız ama karşıya da geçebiliriz. Siz olsanız napardınız mesela, spesifik mekan önerisi de gelirse çok sevinirim.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(18.10.21)
anadolu yakasında townhouse'da kahvaltı
fenerbahçe'ye kadar sahilde yürüyüş
karşıya geçiş
topkapi müzesi
yere batan sarnıcı
sakıp sabancı müzesi sonrasında müzedeki restoranda manzara eşliğinde çay kahve
avusturya konsolosluğu karşısındaki (köybaşı caddesi köybaşı arkası sk kesişimi sahilde) salaş mekanda denize sıfır boğaz manzarasıyla balık ekmek
0
gabe h coud
(18.10.21)
(6)

Sürekli sizin buluşmak için uğraştığınız arkadaşlıklarınız var mı?

GoodMorningTeacher
Böyle tek taraflı arkadaşlık gibi değil mi bu arkadaşlıklar? Sadece bir taraf hep "görüşelim" diyor. Diğer taraftan hiç görüşme isteği yok. Ama görüşme işine hayır demiyorlar, olur tabiki görüşelim diyorlar ama şu gün uygunum gibi bir şey demiyorlar. Bu insanlar için bizimle görüşmek istemiyor diyeb
Böyle tek taraflı arkadaşlık gibi değil mi bu arkadaşlıklar? Sadece bir taraf hep "görüşelim" diyor. Diğer taraftan hiç görüşme isteği yok. Ama görüşme işine hayır demiyorlar, olur tabiki görüşelim diyorlar ama şu gün uygunum gibi bir şey demiyorlar. Bu insanlar için bizimle görüşmek istemiyor diyebiliriz değil mi?
0
GoodMorningTeacher
(17.10.21)
Diyebiliriz.
Kendince resmiyet ya da mesafeli takınıyorlardır. Tabi haklarını yemeyelim ama yerine göre haklı sebepleri de olabilir.

Usul şudur, çağrılan kişi oldu ki çeşitli sebeplerle gelemeyeceğini söylediyse bile bir zaman sonra kendisinin davet etmesi gerekiyor.
Biraz da geçmişi telafi eder bu davet.
Hediye alındı ise hediye vermek icap eder.
Samimiyet bunu gerektirir.
Şu zamanda misafirine çay demlemekten aciz birinin evine gitmekte ayrı bir sorun.

(Yazıya bakarak aşk dışındaki normal arkadaşlıkları kastediyorum)
0
Erva
(17.10.21)
Bence görüşmek istemiyorlar diyemeyiz. Ben biraz üşengeç bir insan olduğum için yazmıyorum, aramıyorum, hep erteliyorum. Ama görüşmek isterim. Bence buluşmak için biraz tez canlı olmak lazım. Bence yaş ilerledikçe o tez canlılık kayboluyor.
0
dissendium
(17.10.21)
Var valla. Hep bi son dakika iptal mesajı atıyor. Bıktım usandım hain şişkot.
0
gabe h coud
(17.10.21)
benim galiba bu kişi. yani şöyle iki durum da söz konusu oluyor cevap vermemede; görüşelim ama programım nice olur bilmiyorum ortalık çok karışık o yüzden açık bir teklif veremiyorum. ya da görüşelim; aslında çok da görüşmek istemiyorum ve bunu da yeterince ima ettiğimi düşünüyorum ama hala ısrar ediyorsan ne yapayım tamam. -ikinci durumda bir teklifte bulunmuyorum, gelirse değerlendiriyorum müsaitliğime göre. biraz da ifadeleri okumak lazım yani. imaların anlaşılmamaktan ziyade gözardı edildiğini düşünüyorum ben. birine açıkça ben görüşmek istemiyorum demek çok kalp kırıcı bir şey; sanki karşısındakinin çok büyük insani bir problemi varmış ve bu tolere edilemez bir şeymiş gibi algılanabilir çok rahat bir şekilde ne şekilde ifade edilirse edilsin. fakat görüşmeyi istememek artık ortak bir paydada buluşamamak kadar basit bir sebepten olabilir. bir şey paylaşmaya değer ortak bir nokta, bir samimiyet, bir şey bulamamak da olabilir çok insanca. bunu ifade ettiğiniz takdirde uslubunuz farketmeksizin çok kırıcı olabilirsiniz ve bu duruma da (kalp kıran, tenkit eden kişi gibi bir duruma) düşmek istemiyor olabilirsiniz. o yüzden de daha ziyade bu durumu hissettirmeyi tercih etmiş olabilirsiniz. insan da iletişim kurarken tepkileri duygusal olarak okumaya çalışmalı bence, bunu becerememek biraz karşıdakinin ifadelerine de yeterince değer vermemek ve yalnızca 'benim hislerim-benim görüşlerim' evreninde takılı kalmak gibi geliyor bana.
0
çaykovski
(17.10.21)
Valla bence de diyebiliriz. Buyuk olasilik ayip olmasin diye 'goruselim' diyorlardir.
0
j r r tolkien hayrani
(17.10.21)
Böyle insanlardan biriyim. Görüşmeyi çok tercih etmediğim, ısrarla aramıyor olmama rağmen görüşmek isteyen insanlar oluyor yüzlerine söylenmiyor ama teklifin hiç benden gitmemiş olması ya da söylediklerinde de istekli olmadan tabi demek yeterli gelmiyor demekki. Bence siz teklif gitmesine rağmen karşıdan ekstra atak gelmediyse bir hamlede bulunmayın. Dönerse sizinledir dönmezse hiç istememiştir.
0
Kediyi üzdün
(17.10.21)
(5)

Arkadaşlıklar bir yaştan sonra çocuk yüzünden bitiyor mu?

ya ben lan neyse
34 yaşındayım. 25'ten sonra tek arkadaşım vardı. çocuğu yoktu ama evliydi. "eve gitmem lazım" deyip duruyordu akşam olunca. şimdi 2 çocuğu var ve başka şehirde. ne zaman telefonda konuşsak çocuklar çıldırıyor. "baba babaaaa" diye bırakmıyor. ben bu yaştan sonra çocuklu biriyle eskisi gibi arkadaşlık
34 yaşındayım. 25'ten sonra tek arkadaşım vardı. çocuğu yoktu ama evliydi. "eve gitmem lazım" deyip duruyordu akşam olunca. şimdi 2 çocuğu var ve başka şehirde. ne zaman telefonda konuşsak çocuklar çıldırıyor. "baba babaaaa" diye bırakmıyor. ben bu yaştan sonra çocuklu biriyle eskisi gibi arkadaşlıklar kuramam değil mi? hepsi gençlikte mi kaldı? herkesin çocuğu var.
0
ya ben lan neyse
(16.10.21)
çoğu öyle. en güzeli evlenip çocuk yapmak ve ortak aktivitelerde buluşmak :) arkada balon harflerden günün anlam ve önemi, önde kurabiyeler, maç öncesi fotoğraf çekimi gibi pozlar. hayat işte, geçip gidiyor.
0
gabe h coud
(16.10.21)
20+ yıllık en yakın arkadaşımın üç yaşında ikizleri var, farklı şehirlerde yaşıyoruz. Telefonda bazen çocuklar yüzünden konuşamıyorum, ben hâlden anlıyorum, bazen o balkona ya da başka bir yere kaçıyor, uzun uzun konuşabiliyoruz. Çocuk olunca önceliklerinin değişmesi normal ama karşılıklı idare ederek ortada buluşmak mümkün. Ha, çocuklu biriyle yeni arkadaşlık kurmak zor, çocuksuz aktivitelere zaman ayırsalar bile bir yere kadar oluyor.
0
kobuzchu kiz
(17.10.21)
Bitmez ama evrilebilir.cocuk cidden vakit alan/mesgul eden bir seymis.

Bekar olan arkadaslarim benim cocuguma sanki aramiza yeni biri katilmis gibi davraniyor. Muhabbet ediyorlar telefonda, videolarini istiyorlar, beraber tatile gittigimizde benden cok ilgileniyorlar. Yediriyorlar, yuzduruyorlar vs. vs.

Yani cocugu da denkleme katinca dostluk form degistirse de yine ayni guzelliginde devam ediyor.
0
brkylmz
(17.10.21)
Cocuk yuzunden degil de bitmesi gerektigi icin bitiyor.
Evlenince beni sallamayan karisinin koynundan cikamayan cok arkadasim oldu.
Ararsin acmaz, sonra donmeyi de unutur.
Ama 5 sene sonra evlilik bayinca bekar arkadaslari aramaya baslar. O zaman da sen sallamazsin.

Bir de gercek adamlar var, gerekirse cocugu da alir in asagi lan bi kahve icelim der arabayla gelir.

Cocuk isin bahanesi artik hayatinda seni istemiyor ayri ligdeyim diye tribe giriyor.

Kadinlarda durum nasil bilmiyorum evlenen kadinlari rehberden silerim hep.
0
divit
(17.10.21)
divit++
Evlenip triplere girenleri direk siliyoruz arkadaş grubu olarak. Ararsın açmaz, hal hatır sorarsın dönmez, davet edersin 5dk oturur aman karım çağırdı der muhabbetin içine eder vsvs.
2 sene içinde sızlana sızlana dönmeye çalışmayan olmadı, geçen bir tanesi ile sahile içmeye gittik hadi kalkalım deyince "olm durun şu anın benim için ne kadar değerli olduğunu siz anlayamazsınız" demişti veryansın ederek, eee kardeş kafeslenmeden evvel düşünecektin hadi yallah şimdi.
0
wiekannich
(17.10.21)
(5)

Bir ay içersinde Almanca'da A2 seviyesine gelinebilir mi?

GoodMorningTeacher
Sorum başlıkta. Ek olarak dil bilgisini gösteren bir sınava girsem, A2 seviyesinde goethe sertifikası sınavına girsem geçerli bir not alabilme şansım var mı? Almanca bilgim şuan net 0. Aslında evet bir ay içinde çalışıp bu seviyeye gelirim ama uluslararası bir sınavda başarılı olma şansım ne kadar b
Sorum başlıkta. Ek olarak dil bilgisini gösteren bir sınava girsem, A2 seviyesinde goethe sertifikası sınavına girsem geçerli bir not alabilme şansım var mı? Almanca bilgim şuan net 0. Aslında evet bir ay içinde çalışıp bu seviyeye gelirim ama uluslararası bir sınavda başarılı olma şansım ne kadar bunu merak ediyorum.
0
GoodMorningTeacher
(16.10.21)
kusura bakma (gelinebilmesini inan çok isterim) ama gelemezsin.
1 ay, iyi ihitmalle A1'in tam bitebileceği bir zaman dilimi.
Yani 1 hafta/10 gün A1.1 ve kalan 20+ günü de A1.2 için harcarsın. menschen kitapları, dw dersleri ve A1.2 kitabına geldiğinde mümkünse biraz özel dersle 1 ayda bu kur biter.
A2 ise biraz daha fazla zaman alır gibi geliyor. bu arada goethe A1 seviyesi için de bir sınava alıyor bildiğim kadarıyla. yani illa bi belge lazımsa...

başarılar ve bizi de haberdar et bir ay sonra : )
0
rewlack
(16.10.21)
Anca gramer kurallarını öğrenmiş ya da ezberlemiş olursun.

Ama içselleşmez. Ağzınıamaya kalk fark edersin zaten. Öğrenme böyle bir şey değil. Hele dil öğrenme de asla değil.. Bu süre zarfında anca yazılı bazı kuralları bilme ezberleme olur. Biliyorum sanırsın ama aktif kullanmaya çalıştığın her an tokat yersin.

Sınavdan bağımsız yazdım gerçi bunları dik öğrenme ile alakalı genel olarak ama sınavda da o iş yaş.
0
AlsterWasser
(16.10.21)
1 ayda der, die, das'ı çözemezsin abi :d
0
rose parks
(16.10.21)
Yani. 1 ayda uzaya da gidersin. Günde 18 saat Almanca çalış bak ne oluyor.
0
gabe h coud
(16.10.21)
Ben 2.5 ayda kursa gitmeden kendim hazırlanarak Goethe A2 sertifikası aldım bu yaz. 1 ayda çok mümkün değil a1 alabilirsiniz ama. İllaki deneyeceğim diyorsanız TELC sınavları daha kolay oluyor goethe'ye göre.

3 aylık bir sürede kurssuz kazanmak için de, önce youtube üzerinden begi begi ve almanca kolay kanallarından grammeri öğrendim. Bu sırada "extra auf deutsch" ve "nico weg a1-a2" dizilerini izledim. Kalan süremde ise sadece sınava yönelik olarak çalıştım. bol bol deneme çözüp sprechen ve schreiben bölümlerinde gelebilecek her ama her konu için bir metin oluşturup ezberledim. bir yerden sonra bazı cümleleri her durumda kullanmaya başladım. Bu şekilde 2.5 ayda 80 ile geçtim sınavı.
0
biravekahve
(16.10.21)
(6)

Ev temizliginde nasıl toz alıyorsunuz?

pamplona
ev temizliginde toz nasıl alınır? evde eski toz bezi gibi şeyler var ama onlarla almaya calistigimda tam temiz olmuyor, toz parcaciklari toplaşıyor. bu işin sırrı var mıdır?
ev temizliginde toz nasıl alınır? evde eski toz bezi gibi şeyler var ama onlarla almaya calistigimda tam temiz olmuyor, toz parcaciklari toplaşıyor. bu işin sırrı var mıdır?
0
pamplona
(16.10.21)
Mutfak için suyu emen silme bezleri var ya hani. Onun o emme yeteneğini kullanarak.

Kovaya su doldur bir miktar da köpürtecek bir şeyler koy içine. Sonra ıslat sık o bezi, nemli haliyle sil, tozu beze yapıştırarak şekilde al, daha sonra kuru bir bez veya kağıt havlu vs ile nemi sileceksin. Kova kirlenmeye başlayınca suyu değiştirirsin. Zaten periyodik olarak yaptığında bunu çok fazla kir olmuyor.
0
bana kedicik derdi
(16.10.21)
Bez nemli olacak, arada yıkanıp sıkılacak. Mikrofiber bezler tüy bırakmaz, yada evdekilerden deneyerek bulacaksınız uygun bezi. Bir de mesela sehpanın tozunu aldınız, son aşamada vazelinli parmağınızla birkaç noktaya dokunup üstünü kuru bezle silerseniz tekrar tozlanması gecikmiş olur, vazelin tozları kaydırıyor. Ama fazla vazelinlemeyin, bardaklar falan da kayar üzerinden.
0
curukturpkokusu
(16.10.21)
Islak mendil
0
ceketimi alip cikcam
(16.10.21)
lol. önce fıst fıst sıkıyorum, kuru ya da hafif nemli mikrofiber bezle siliyorum.
0
snape i başından beri tanırım
(16.10.21)
neverletyougodown
(16.10.21)
Dyson’ın toz alma aparatı var.
0
gabe h coud
(16.10.21)
(16)

Ne kadar paranız olsa ömrünüzün sonuna kadar çalışmasanız bile yeter?

birmilyonunvarmi
Hiç çalışmayacağınızı varsayalım. Bu limit sizin için nedir? 1 milyon dolar bana yeter
Hiç çalışmayacağınızı varsayalım. Bu limit sizin için nedir? 1 milyon dolar bana yeter
0
birmilyonunvarmi
(15.10.21)
1 milyon sana bile yetmeyecektir.
100milyon dolar diyeyim. tabiki yatırım yapıp sürekli 3-5 bişey getirmesi lazım. yoksa 100 milyon usd bankada dursun. faiz de almayayım. onla yaşayayım diyemem.
0
sutlu nescafe
(15.10.21)
Bunun bir kuralı vardı, aylık harcamanın 300 katı sanırım. Her yıl birikimin %3'ünü harcarsan o para sonsuza kadar yetiyor. (doğru yatırımları yaptığın varsayımıyla)

Benim için 500.000 dolar yeter ama para için olmasa da çalışırım. Sadece büyük bir güvencem olmuş olur.
0
signore
(15.10.21)
Gecensene konussak yetmezdi ama su an 1 milyon dolar yeter.

9 milyon tl ediyor dusuk zekali olsan hic yatirim bilmeden, sadece ev alip kira yesen yine kurtariyor.

Anadolu yakasindan iyisinden 4 ev eder.
Kira toplami da 20bin tl.
Hadi 1 evde oturduk kaldi 15bin yasam kalitem duser ama calismamaya deger.
0
divit
(15.10.21)
Benim için bir milyon dolar.
100 bin doları ile sürekli altcoinlere yatırım yaparım ama.
0
buffy de vampir sayılır
(15.10.21)
100 m usd
0
gabe h coud
(15.10.21)
bu para bana her ay belli miktarda maaş gibi ödenecekse 1 milyon dolar yeterli olabilir ama şakkadanak elime sayılacaksa mümkün değil yetmez. o kadar parayı bir arada görsem aklımı kaybederim çünkü, çok fazla harcarım. "faizde aylık 2000 dolar getiriyor zaten, ne olacak canım biraz daha harcayayım, aylık 1900 dolar getiriversin" vs. diye diye altından girer üstünden çıkarım onun.

o yüzden tek seferde verilecek bir meblağdan söz ediyorsak ben işimi garantiye almak için 3 milyon dolar diyorum. dünyanın binbir türlü hali var, bakarsın 1929 gibi bir kriz olur, o para bile stabil ekonomilerde seni çok uzun süre götürmeyecek bir meblağa dönüşür. ama 3 milyon iyidir yine de hehe.
0
alevli deniz sortu
(15.10.21)
-aylık harcamam yaklaşık 10 bin tl. 1000 dolar diyelim. bu cepte

-26 yaşındayım. 80e kadar yaşasam (fazla bile, ailenin erkekleri maksimum 70) 54 yıl var. 648 ay eder bu da. Düz hesap 650 ay diyelim.

-şimdi bunları çarpalım. 650 bin dolarla asgari oranda idame ederim hayatımı.

-buna %30 da enflasyon cart curt payı ekleyelim. 845 bin dolar.

Düz hesap 1 milyon dolar yeter gibi asgari şartlara. Buna kira dahil değil ama. olsun olsun 5 milyon dolar olsun. 100 milyon falan abartı
0
oekuklu
(15.10.21)
5 milyon dolara kepengi kapatir egeye yerlesirim.
0
cooperr
(15.10.21)
bir hayalimiz var: 1 milyon usd

800-900 bin olur. o da olumlu
0
dafuq
(15.10.21)
700'den 10 bin liralık Shiba almıştım, geçenlerde bir sıfır attı bi tane daha attığında istifa ediyorum. Hatta satmamak için şu duyuruyu açmıştım: www.eksiduyuru.com
0
Kaleci Saçlı Forvet
(15.10.21)
10 milyon$
0
sta
(15.10.21)
Ben de Shiba almıştım ama yüklü almadım :) riski dağıtmak için çeşit çeşit coin almıştım ama en fazla Shiba almıştım. 4-5 katına çıktı :)

Benim için de 2 milyon dolar yeterli.
0
beni sen öldürme
(15.10.21)
1m usd yeterli. Ben o parayı rahat 10x yaparım bir şekilde zaten.
0
lappuntamento
(15.10.21)
1m dolar rahat yeter.

hemen altına çevirip 10 tane daire yaptırırım. dışarıdan emekliliğe yatırır kiralarla geçinirim. risk yok, 30 sene yaşarsam evler de parasını çıkarır. 3 çocuğum olsa üçer daire... hayata 1-0 önde başlarlar.
0
ya ben lan neyse
(15.10.21)
Eşeğin önündeki havuç o miktar. Sen 1 milyon dolar dersin şimdi, 1 milyon yaptığın an farkedersin ki 1 milyon yiyerek yaşanamazmış.
0
bana kedicik derdi
(15.10.21)
1 milyon dolar Türkiye’de hiçbir şey. Ankara’da İstanbul’da o paraya güzel yerden lüks bir ev bile alamazsın.

300 milyon dolar.
0
Hallegadola
(15.10.21)
(16)

ekonomik sıkıntılar toplam dertlerinizin yüzde kaçını oluşturuyordur?

Transa
sb
sb
0
Transa
(10.10.21)
yuzde 75.

25'lik pay da cebimde para oldugundan degil, paraya ragmen cozulmeyecek sorunlardan dolayi.
0
alevli deniz sortu
(10.10.21)
%100 maalesef.
0
avatar is back
(10.10.21)
90
0
mg3929
(10.10.21)
%80
0
rose parks
(10.10.21)
2012'den beri falan %20'den %80'e geldi.
0
prole
(11.10.21)
%100:)
0
nothing in my way
(11.10.21)
%90 geçim derdi

%5 ailevi sorunlar

%5 sağlık sorunları
0
la lykia
(11.10.21)
hepsini
0
killerbee
(11.10.21)
%20.
Müstakil ev ve daha güvenli bir gelecek hayalim var ekonomik sıkıntılarımdan ötürü gerçekleştiremediğim. Onun dışında ekonomik problemim yok.
0
bana kedicik derdi
(11.10.21)
%75 ve hergün daha da artıyor bu oran
0
lcha
(11.10.21)
90'ı oluşturuyor.
0
drako
(11.10.21)
%40 ekonomik sıkıntılar, %30 ülkemizin her anlamda içinde bulunduğu durum, %30 doktora tezimin bir türlü bitmemesi.
0
marla is in my head
(11.10.21)
80-95 arası bir şey.
0
beretta beretta
(11.10.21)
yüzde yüz
0
freebird5406_2
(11.10.21)
Sıfır

Keşke derdim para olsa.
0
gabe h coud
(11.10.21)
30
0
since1907
(11.10.21)
(10)

Sevgilinizi en cok hangi özelligi sebebiyle sevdiniz?

catgroove
Simdiki ya da gecmisteki sevgiliniz olabilir. Onu sizin icin özel yapan en önemli özelligi neydi? Cinsiyet belirterek cevaplarsaniz daha bir şükela olur.
Simdiki ya da gecmisteki sevgiliniz olabilir. Onu sizin icin özel yapan en önemli özelligi neydi? Cinsiyet belirterek cevaplarsaniz daha bir şükela olur.
0
catgroove
(26.09.21)
temas edince elektrik carpiyordu gozlerine bakinca da tramsa geciyordum. cok zeki buluyordum bu da ciddiye donusme sebebiydi
0
ala09
(26.09.21)
Anlayışlı, göz önünde olmayı ilgi çekmeyi sevmeyen biri oluşu(bazıları bunu dikkat çekmek için çok yapar ya insan sinir olur), küsen ve tripli biri olmayışı...(k)
0
laputa
(26.09.21)
Benim için dört şey önemliydi; duygusal uyum, tensel uyum, sosyal uyum ve karakter uyumu.

Seviyorum demekten çekinmediğim, dokununca heyecanlandığım bir adam. zevklerimiz benzer ya da tamamlayıcı. aynı zamanda da tartışırken savaşa dönmeden birbirimizi anlamaya odaklı kalabiliyoruz.

Bunlardan birisi eksik olsa yapamazdım; ama sanırım en sevdiğim özelliği bu sonuncusu. İkimiz de inatlaşmıyoruz, bir şey için rövanş almaya ya da ödeşmeye yeltenmiyoruz. Eski ilişkilerimde bu durum beni çok yormuştu. Bu uyumluluk hali çok hoşuma gidiyor, onun yanında kendimi norveç vatandaşı gibi hissediyorum swh. :D
0
akhenaten
(26.09.21)
Öncelikle enerjisi. Enerjik bıcır bıcır kadın seviyorum. Yavaş insanlarla kimyam uyuşmuyor.
Zeki olması. Bence aradığım en önemli özellik bu. Muhabbet edemiyorum derin bir şekilde
eğer kişi zeki değilse. Asla başaramıyorum bunu.
0
westblack
(26.09.21)
Tarif etmek zor, bir sürü şey var ama bence en çok dikkat çeken şey uyum. Beraber eğlenebiliyoruz, gezmeyi seviyoruz, benzer hayaller kuruyoruz. Birçok şeyde uyum zaten özel yapıyor.

Erkeğim.
0
dissendium
(26.09.21)
esprili olmayan kişiler ile yapamıyorum. Komik olması lazım.

Kafa yapısı uygunluğu ve güven de çok önemli
0
zimbirik
(26.09.21)
Ondan önce sorduklarında onun sahip olduğu özelliklerinden birini bile saymazdım belki de. Tipine, kokusuna, karakterine, sadece benim anlayabildiğim mimiklerine, yürüyüşüne, saçlarına, ses tonuna en küçük bir tüyüne bile hayranım.

Çok dürüst, çok güveniyorum sevgisine, her şeyimiz çok açık, her şeyi çok rahat konuşup paylaşabiliyoruz.
0
Hallegadola
(26.09.21)
Eskisi için zeka. Aşırı zekiydi, bir kere okuduğunu unutmuyor. Hafızası çok iyi. Üniversite sondayken sınava tekrar çalışıp tıp kazanmıştı. Sonra cutie bir insandı, sanırım en sevdiğim özelliğiydi ve çok güzeldi. Güzel bir yaşam enerjisi vardı. Birlikte zor zamanları atlatmış, birbirimize destek olmuştuk.

Yenisi de çok zeki. Çok güzel, çok seksi. 10 üzerinden 11. Aşırı dışa dönük. Herkesle çok kısa zamanda arkadaş olabiliyor. Nerede nasıl davranacağını çok iyi biliyor. Çok iyi plan program yapıyor. Çok düzenli.

İkisinde de “onunlayken her şeyi başarabilirim, sırtım yere gelmez” hissi. Değer verildiğini hissetmek. Benim için çok önemli.
0
gabe h coud
(26.09.21)
Centilmenliği sebebiyle. Hayatta centilmen olmak Çok ince ve başka bir şeydir.
0
velvetmorning
(26.09.21)
yanında kendim olabiliyordum. bir şey derken kırk kere düşünmüyordum. aklıma geldiği gibi pat diye söylüyordum. yan yana boş boş durunca bile sıkılmıyordum.
0
asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
(28.09.21)
(15)

kaç yaşındayım diyecek?

tuborg yesili
19 aralık 92 doğumlu olanlar 2015de kaç yaşındayım diyecek? bitirilen yaş mı söylenecek?
19 aralık 92 doğumlu olanlar 2015de kaç yaşındayım diyecek? bitirilen yaş mı söylenecek?
0
tuborg yesili
(04.11.14)
bitirilen yaş söylenir. 22 yaşındayım diyecek.
0
battal gemalmaz
(04.11.14)
22 yaşındayım der 19.12.2015'e kadar. sonra 23 der.
0
sckxyss
(04.11.14)
19 aralik'a kadar 22
0
bohr atom modeli
(04.11.14)
2015 - 1992 = 23

19 aralık 2015'te 23 bitmiş olacak, 23 denilecek. o zamana kadar 22 oluyor.

doğar doğmaz 1 yaşında olunmadığı için 24 değil 23 oluyor.

ilave:

örnek: 19 aralık 1992'de doğan biri, 19 aralık 1993'te 1 yaşında olur.

hesabı: 1993 - 1992 = 1

yani: (doğum yılı + x) - doğum yılı = bitirilen yaş
0
m e l t e m
(04.11.14)
19 aralık'tan sonra 22 yaş bitmiş olacak, 23'ten gün almaya başlayacaksın.
soranlara da biten yaş söylenir, yani 22 yaşındayım diyeceksin sorana.

##anlam karışıklığı oluyor sanki. 19 aralık 2015'e kadar 22'sin.
0
uzunuzunilgi
(04.11.14)
neferkitty
(04.11.14)
19 aralık 2015'e kadar 22 diyecek, sonrasında 23 olacak. ha ama 2014'teki doğum gününden 6 ay sonra da 23 demeye başlayabilir, çok bir şey değiştirmez. resmi olarak ise 22 oluyor.
0
devilred
(04.11.14)
Girdiğin yaş söylenir, bitirilen yaş resmi durumlarda geçerli tabi, ehliyet askerlik vs ama sosyal hayatta girdiğim yaş benim yeni yaşımdır.

20 Aralık 2014 te bu dünyada 22 yılı doldurdun artık 22 yıl geride kaldı sen 23 oldun. Mesela futbol maçında 88'55 (saniye) iken spiker 90. Dakikaya giriyoruz artık der 89 demez. Dakika 89 ' saniye 12 iken mesela 90. Dakikadayız der.

Insanlar neden doldurduğu yaşı Söyler? Çünkü kimse yaşlanmak istemez, bir nevi şartlanma, genç görünme isteği. Ama bu da yanlış değil tabi, herkes doldurduğu yaşı söylüyor, sen de onu söyle çok istiyorsan.
0
etki
(04.11.14)
doldurduğu yaş 22 değil zaten, 23. girdiği yaş 24. (*edit: 19 aralık 2015'te doldurulan yaşı diyorum tabi)

mesela ben 2 aralık 85 doğumluyum. 2 aralık 2014'te 29'u dolduruyorum ve artık 29 yaşındayım diyorum. 2 aralık 2015'te de 30'u doldurucam. basit gayet.
0
m e l t e m
(04.11.14)
Millet diferansiyel denklem çözer bunlar yaş hesaplayamıyor. 19 Aralık 2014'te 22 yaşında olacak, 19 Aralık 2015'te ise 23 yaşında olacak. 19 Aralık 2016'ta ise 24 yaşında olacak. Böyle öldüğünüz güne kadar gidecek. Bu kadar basit.
0
i was made for you
(04.11.14)
özetle bu durum anlaşılması Zor veya kolaylıktan ziyade bir 'kabul' meselesi. Kimisi bitirdiği yaşı kimisi de yeni yaşını Söyler. Yalnız Bu mevzuda , "- mesela sen doğduğunda 1 yaşında olmazsın, sıfır yaşındasın 12 ay sonra 1 yaşındayım dersin " argümanı kısır kalıyor.
O mantıktan gidecek olsaydık şu an saat 01:47 itibarıyla "Salı" Gününe girdik. Ama Salı günü bitmediği için gün bitene kadar 23:59 a kadar paZartesi derdik.

19 Aralık 2014 te bu dünyada 22 x 365 günü geride bırakmışsın, 22 yıl devirdiysen hala geçmişe dönmenin anlamı yok Kanımca kararımca ;)
0
etki
(04.11.14)
@etki
"Doğduğunda 1 yaşında olmuyorsun" ifadesinin neresi tartışmaya açık ki "argüman" olarak niteliyorsun? :) "12 ay sonra" 1 yaşında olursun tabi ki. o zamana kadar da 1-11 aylık oluyorsun işte. 0 yaşında olmuyorsun.

Gün üzerinden verdiğin örnek de anlamlı değil açıkçası. Bir günün kaç saat olduğu belli, ve onun üzerinden hangi günde olduğumuzu belirtiyoruz. Tartışmaya açık değil aynı şekilde.

İyice karmaşıklaştırdın bu basit meseleyi.
0
m e l t e m
(04.11.14)
Yaşa bağlı resmi şartlar sağlanması gerekmiyorsa 23 der geçerdim ben. 1989 Kasım ortası doğumluyum 36 yaşındayım diyorum senenin başından beri. Düz hesap severim.
0
peki madem
(22.08.25)
vay vay kimler varmış. 22'lik çıtırlar 32 oldu.
0
gabe h coud
(22.08.25)
(18)

Starbucks hakkında ne düşünüyorsunuz?

kayranin kedisi
evet, starbucks hakkındaki düşünceleriniz neler? seviyor musunuz, nefret mi ediyorsunuz yoksa herhangi bir kahveci mi? sizce starbucks nasıl bir yer? starbucks dendiğinde aklınıza ilk ne geliyor? starbucks'ı sevenlerdenseniz en çok neyini seviyorsunuz? not: reklam yapar gibi olmuşum ama aslında amac
evet, starbucks hakkındaki düşünceleriniz neler? seviyor musunuz, nefret mi ediyorsunuz yoksa herhangi bir kahveci mi? sizce starbucks nasıl bir yer? starbucks dendiğinde aklınıza ilk ne geliyor? starbucks'ı sevenlerdenseniz en çok neyini seviyorsunuz?

not: reklam yapar gibi olmuşum ama aslında amacım ödevim için türkiye'de yaşayan insanların bu marka konusunda görüşlerini öğrenmek.
0
kayranin kedisi
(06.01.12)
internete girmek ıcın guzel bı ortam:)
0
cmr_sa
(06.01.12)
seviyorum,aklımak ahve kokusu geliyor, Chai tea latte nin ve cinnamon sugar ın hastasıyım. ABD'de fast food coffe shop olup burada biraz lüks gibi algılanması abukta olsa iyiki varlar.
0
skywalkeremre
(06.01.12)
seviyorum

-güzel kahve
-rahat ortam, koltukları müziği herşeyiyle
-hiçbi şekilde karışmayan garsonlar
-sıradan bi kafeyle kıyaslandığında makul fiyatlar
-güleryüz
0
i was there
(06.01.12)
Seviyorum, birini beklerken oturursun, en küçük boyundan sütlü filtre kahveni alırsın (3,75 TL), kimsede sana elleşmez, hadi kahven bitti kalk git artık diye.
İster 1 saat bekle ister 2 saat.
0
june
(06.01.12)
bedavaya istediğim kadar oturabileceğim bi kafe
0
azeriturku
(06.01.12)
tüm dünyada aynı standardı tutturabilmesini seviyorum. amerika'da da endonezya'da da beykoz'da da starbucks aynı starbucks, servis aynı, dizayn aynı her şey aynı. bu çok güzel.

bizim türklerin nasıl?

kahve dünyası? iki üç güzel şube gerisi rezalet. 200 metre arayla iki şubesi iki zıt kutup.

mado, şu bu...hepsi aynı.
0
kuja
(06.01.12)
varlığı da yokluğu da bir. aaa ulan şuradan bir kahve alayım diye düşünmem, ama birisi alsa getirse içerim. ama ben kahve sevmem zaten o yüzden de olabilir.
0
sanal hayvan
(06.01.12)
(bkz: third place)

not: benim için olan tanımı da bu şekilde lksjdf
0
dambil
(06.01.12)
amerikada paso dilenciler gidiyor
0
muslimovic
(06.01.12)
kahvenin hiçbir çeşidini sevmem. çayın da özünü severim fantastik şeylerini değil. e burda kahve var, fantastik envai çeşit çay var. niye giriyim ki ben ? anca grup olursa falan girerim. ya da laptop / tablet ile biraz takılmak istersem.
0
zaraeta
(06.01.12)
Seviyorum. Bence kahveleri fena değil. Ortamı da fena değil. Ayrıca çalışanları her daim saygılı. Sandıldığı gibi pahalı falan da değil. İnternetini falan geçtim, jazz çalan yer pek bilmiyorum ben. Canlı olmasa da, sakin sakin güzel oluyor.
0
alicia_dominica
(06.01.12)
normalde öyle pek kahve içen biri değilim ama white mocha hastası oldum çıktım ayrıca kahveniz bitse bile çalışanlar ya sipariş ver ya da kalk git diye başımıza dikilmediği için seviyorum sturbucks'ı.
0
jonturk
(06.01.12)
kahveleri çok şekerli şerbert gibi
0
nuisance
(09.01.12)
insanların orada sosyal statüye erişme çabasında olduğunu söyleyenleri anlayamıyorum. starbucks gibi sıradan, her yerde bulunan bir kahve zinciri insana nasıl bir statü katabilir ki? starbaksa gidiyorum çok havalıyım heyoo diyecek adam anca liseli falandır yaş olarak.

starbucks'ı seviyorum çünkü tek kahve almayı geçtim, tek bir kahve almadan bile içeride saatlerce oturabilirsiniz. kimse size karışmaz. garsonlar ikide bir gelip "ne alırsınız" diye sizi dürtmez. çalan müzikler kafa sikmez. apaçiler ortamı çok elit zannedip tırstıklarından olsa gerek pek giremezler. içeride bilgisayarını masaya koymuş çalışan 30+ gruplar, gazetesini okuyan insanlar, muhabbet eden arkadaş grupları, sevgililer görebilirsiniz. rahat bir yerdir, adam gibi oturmak isteyen herkese hitap eder. iç düzenlemesinde göze batan çirkin unsurlar yoktur, renkler, duvarlardaki tablomsu şeyler ve desenler uyumludur. güzel bir konsept kısacası. anahtar kelimem: "rahat"

eğer bu mekan bana diğerlerinden daha fazla rahatlık sağlıyorsa da diğerleri yerine bunu tercih etmekte sorun yok. kapitalizm bi tek starbaksta değil ki, giyside, telefonda, mobilyada, arabada, enerjide... özellikle de bizim ülke için. "starbaksa gitmiyorum yaşasın kapitalizm eleştirisi eheloyy" deyip iphone kullanan arkadaşlarım var.

interneti ttnet'e geçtikten sonra (bi 3-4 sene oluyor) siki tuttu. bu büyük bi problem. bunun haricinde boku çıkarılırsa fiyatlar göte girebiliyor, eğer çalışmıyorsanız, cebiniz pek para görmüyorsa devamlı gidilebilecek bir yer değil. devamlı derken, haftada 3 ve üzeri.
0
mistreated
(09.01.12)
her şubesi aynı standartta değil. capucchino mesela, biri başka yapıyor, biri bambaşka. kek aynı kek ama içecekleri standart değil. dışarıya koydukları mobilyaları çok kalitesiz, eskimiş vs.
0
gabe h coud
(16.04.24)
Sakin zamanlarda iyi ama yoğun zamanlarda yakınındaki daha sakin olan yeri tercih ediyorum.
Ofisim çok kapalı olduğu için bazen daralıyorum laptopla gelip oraya geçip ferah ferah çalışıyorum bu günlerde benim için çok iyi oluyor.
Bunun dışında özellikle seviyorum ya da sevmiyorum diyemem ama sadece starbucks özelinde değil bütün kahve zincirleri benim için eşit mesafede. Özellikle Starbucks'a geçmemin sebebi diğer yerlerde ne zaman çalışmaya kalksam internet kesiliyor sürekli, kesintisiz çalışabildiğim bir yer olmadı burası dışında.
0
mutekebbir
(16.04.24)
eskiden severdim ama artık aklıma pislik içindeki şubeleri ve ergen ve keko müşteri profili geliyor o yüzden mümkün olduğunca alternatiflerine gidiyorum.
0
nuisance2
(16.04.24)
Ön bilgi: Dışarıda içtiğim kahve ve kahveli içeceklerin %99'u filtre kahve.

En sevdiğim kahveci değil. İnsanların burayı pahalı ya da "statü kazandıran" bir yer olarak görmesi komik. Tam bir ezik bakışı bu "statü" olayı zaten. Başka bir firma var onun şubesi benim evime yakın yere açıldığından beri uğramadım ama başka herhangi bir yerde canım kahve çekse direkt Starbucks'a giderim. Çünkü:

- Kahvesi çok güzel değil ama herhangi bir Starbucks'a gidince sürprizle karşılaşmıyorsun. Rastgele bir kahveciye-kafeye girince ne gelecek belli değil.
- Fiyatları kafelere göre uygun. French Press ya da 3ü1 arada satıyorlar o fiyatlara
- Başına dikilip "masa işgaliyesi" siparişi bekleyen yok
- Kafelerdeki gibi bangır bangır leş müzik çalmıyor, müzikleri güzel
- İnternetinden, elektriğinden vs. dertsiz tasasız faydalanabiliyorsun

Sevmediğim yanları da var tabii. Toplum içinde nasıl davranılması gerektiğini bilmeyen ergen ve keko tipler akın ediyor. 5 yaşında öğrenmiş olmaları gerektiği halde ayaklarını sandalyenin oturma kısmına uzatıyorlar, bağıra bağıra (bazen anıra anıra) konuşuyorlar. Bir de artık 11'de kapanmaya başladı. Her yerde böyle mi bilmiyorum.
0
nawar
(16.04.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.