Giriş
(12)

türkiye olmasa hangi ülke olurdu?

violethill
sevgili ekşililer;proje ödevim için değerli cevaplarınıza ihtiyacım var.sorum şu: elinize gerekli imkanlar verilse(maaş, ev, araba ..) hangi ülkede(türkiye hariç), hangi sebeplerle yaşamak isterdiniz? sebep kısmı çok önemli, belirtmek istiyorum.lütfen cevap verirken duyuruyu sulandırmayalım. cevapla
sevgili ekşililer;
proje ödevim için değerli cevaplarınıza ihtiyacım var.
sorum şu: elinize gerekli imkanlar verilse(maaş, ev, araba ..) hangi ülkede(türkiye hariç), hangi sebeplerle yaşamak isterdiniz? sebep kısmı çok önemli, belirtmek istiyorum.
lütfen cevap verirken duyuruyu sulandırmayalım. cevaplarınız gerçekten bana çok yardımcı olacak. şimdiden teşekkür ederim.
0
violethill
(23.09.10)
yaşayacağımız ülke hakkında detaylı bilgimiz olmalı. orada yaşamadan şuraya yaşamak isterdim demek zor olur. hem ülkenin bile şehirleri arasında uçurum olabiliyor. çok parametre var. zor bi soru
0
sttc
(23.09.10)
avrupa(hollanda yada almanya) yada japonya(neden? kiraz agaçları en basitinden) şimdilik.ama tabii önce istanbul :)
şartlara gelince ne olsa şukela olur?ortalama bi maaş,belki bi studyo daire,(hem ev hem ofis:D)belki bi küçük araba.
0
kokhucre
(23.09.10)
İrlanda da isterdim. Hem tarihi dokusu hem doğası(yeşili havası suyu) hem yüksek yaşam standartları vs.
0
skywalkeremre
(23.09.10)
Singapurda yaşamak isterdim eğitim seviyesi yüksek,zeki,temiz bir ülke,milli geliri yüksek ee ekonomisi deseniz dünyanın sayılı dış borcu olmayan ülkelerinden muntazam bir ülke oturmuş bir işleyiş söz konusu her yerinde adamlar işini biliyorlar çok ülke gördüm singapur başka ya onun için singapuz diyorum
0
anastra
(23.09.10)
İngiltere - Londra.

Konuşulan dilin ingilizce olmasının avantajları büyük bi kere. Olası bir ayakta kalamayıp geri dönme durumunda boşa zaman kaybı olmaz orada geçen zaman böylelikle. Yani güzelleşmiş bir ingilizce her halükarda avantaj olur. İster orada kal ister Türkiye dahil başka ülkeye geç. İngilizcenin 2. avantajı da zaten bir nebze bilmen, ve öğrenmenin kolay olması.

Olayı Londra'ya özellersek, Londra'da ortalama ingilizce intermediate falan. O da konuşmada. Yazmada pre-intermediate falan çıkar ortalaması. Yani bi sürü yabancı var, göçmen turist falan var. Bu hem her türden adam bulmanı hem de ortalama bir ingilizceyle herkesle anlaşmanı sağlıyor. Kimse senden süper ingilizce beklemiyor. Bu bağlamda bir ayrımcılığa da maruz kalmıyosun. 20 kelime ingilizce bilmeyen ve hayatını idame ettiren bi sürü insan gördüm orada.

Multi kültürel olması can sıkıntısı, kafaya göre adam bulamama, yeni şeylerle (kültür,müzik) tanışamama ihtimalini ortadan kaldırıyor.

Türkiye'ye yakınlık da çok önemlidir bu mevzularda. Kardeşim Avustralya'da yaşıyor, inanılmaz farklı Avrupa'da yaşamakla. Londra'dan ya da Almanya'dan şimdi karar versen gidiş dönüş 300-400 lira bilet parası verip yarın gelebilme ihtimalin var. Çok acil bişey olsa sabah biner akşam burada olursun. Bunu bilmek bunun farkında olmak bile çok büyük avantaj oluyor psikolojik olarak. Avustralya'yı düşün, en ucuz gidiş dönüş bileti 2500 lira. Ve yolda 3 günün gidiyo. Ayrıca orta ve uzun vadede sevdiklerinin seni ziyaret etmesinin de hem ucuz hem de kolay olması da cazip kılıyor Avrupa ülkelerini. Bilhassa da uçuş imkanları bakımından Almanya ve Londra'yı.

Bunun dışında hizmet sektörü (restaurant, bar vs) çok ağırlıklı olduğu için geçici işler bulmak kolay oluyor Londra'da. Gerçi iş, maaş, ev verilse demişsin, o yüzden burayı geçiyorum.

İngiltere son 20 senede çok geri gitti demelerine rağmen hala bireysel özgürlükler konusunda türkiyeyle ya da başka bir ülkeyle kıyaslanamayacak kadar ilerde. Kimse kimseye karışmaz ve herkes de karışamayacağını bilir. Çocuk yetiştirme konusunda ahlaki çöküntü ve çeteler gibi sebeplerden riskli olsa da eğitim, sosyal güvenlik gibi mevzulardan kurtarıyor. Özellikle eğitimden.

Şehir içi ulaşımı muazzam Londranın. Gece sabaha kadar otobüs. Ve çok yaygın bir metro ağı. Bu çok önemli bi faktör.

Ayrıca dünya'nın her yerine ucak kalkan tek şehir, ya da new yorkla 2 diyelim. Yani gezme imkanları da yüksek. Paris'e de trenle 4 saat manş tünelinden. Ayrıca ingiltere vatandaşına vize uygulayan ülke yok neredeyse. Maliyetlerde ucuz. Örneğin bir İspanya'ya turla ya da bireysel olarak uçakla tr'den gidenlerden çok daha uygun fiyatlara gidersin.

Bi de Londra politik görüşüne, hobine, ilgi alanına göre cidden en rafine tipleri, organizasyonları bulabileceğin yer. Bi gidip gelsen acaip özlersin.
Büyük grupların konserleri, futbol, tiyatro, müzikal gibi mevzularda zaten avrupa'nın merkezi. Akademik anlamda da çok önde. Bahçe gübreleme konusunda bile 2 tane profesör bulursun. Her yaşta bir eğitime başlayabilirsin herhangi bir branşta. Devlet yardımcı oluyor o konuda. 2 sene okuyup 40 yaşında elektrik mühendisi olan ve şu an deli para kazanan kuzenimden biliyorum.

Kişi hakları, bireysel haklar mevzusunda bireyin devlete karşı en güçlü olduğu ülkedir belki dünyada. He bu dediğimi bayaa törpülediler terör saldırılarını bahane ederek. Ama hala öndeler.

Tarihsel bi şehir bi de londra. Herşey eski, ya da eski görünümlü.

O boktan bulutlu havasına rağmen bu kadar övdüğüme de inanamıyorum.

İyi oldu, sayende hatırladım oraları. Bi ara gitmem şart.

Öyle kendi penceremden kafama estiği gibi yazdım. Yardımcı olabilmişimdir umarım. Kolay gelsin.
0
dogumdansancili
(23.09.10)
norveç olurdu.
bikere yaşam standartları çok yüksek, sağlık hizmetleri babalar gibi, güneş yakmıyo abi bundan güzel bişey yok. ve evet, kızlar da güzel..
0
deeperdown
(23.09.10)
Yazmak istediğim ve aklımdan geçen her şeyi fazlasıyla @dogumdansancili yazmış.

Benim de oyum Londra'ya.
0
gyroscope
(23.09.10)
avustralya, kocaman ülke havalarda o kadar değişken değil. her milletten insanlar var çok kozmopolit. üniversal eğitim, öyle ki avustralyalı bilim adamları isveçli bilim adamlarından sonra gelir. sıkıldığında alır başına çöle kaçarsın, istediğinde medeniyete geri dönersin, keşfedilcek çok çeşit canlılar var. kanguru var lan düşün birtek o bile yeter, öyle keseli meseli.
0
ceo
(23.09.10)
Kanada.

- Dünya'nın en gelişmiş ülkelerinden biri.
- ABD'ye komşu, ondan daha az nüfüslu ve daha büyük.
- Vatandaşlarına imkanları çok geniş, devlet sistemi çok iyi işliyor.
- İki resmi dili var. İngilizce ve Fransızca. Ve bence çok avantajlı.
- Yaşam standartları yüksek. İngiltere, Avustralya ve Yeni Zelanda'ya benzer ama daha iyi bence.
- Kurallar sıkı ve kurallara uyulan bir yer. Ama aynı zamanda özgürlüğün yüksek olduğu bir ülke.
- Doğası ve keşfedecek yerleri o kadar fazla ki gez gez bitmez. Dünyanın en büyük ikinci ülkesi ve çok farklı coğrafyalar var.
- Bu ülkeden diğer ülkelere seyahat çok rahat, ve vatandaşı olursan nerdeyse hiçbir ülkeye vize gerekmiyor.
- İş imkanları fazla. ABD'de iş bulma imkanı veriyor. Gelir ve gelir dağılımı iyi.

- Tek kötü yanı olabilecek şey kışın soğuk olması ki önlemini aldıktan sonra o da pek dert değil. Zaten ısıtma sistemleri çok iyi ve karda kışta hayat durmuyor orda...

edit: Şehir olarak da Toronto derim. Kanada'nın en büyük şehri. Çok güzel şehirlere yakın. İstanbul'a uçak var. :)
0
ermanen
(23.09.10)
monaco.
orda normal bi vatandaş olarak altımdaki araba porsche evimde ufaktan bi şato olurdu heralde.
0
duygusal pehlivan
(23.09.10)
İspanya..

Deniz, güneş, sıcakkanlı insanlar, futbol tutkusu, yemekler.
0
pozzecco
(23.09.10)
japonya
-çekik gözlü insanlar
-olduğu gibi kültürleri
-teknolojinin bizimle alakasız bir noktada olması
-okyanus okyanus okyanus
0
redlinetheturk
(24.09.10)
(13)

efendi adamla - piç adam arasında sıkışıp kalmak

novicazuka
heyecanlandınız tabi,ama kız kişisi değilim burada, başlıkta bahsettiğim kişi benim, bi dinleyin, ben de sizi dinlemek istiyorum sonra canicanitolar.kısa kesicem burda uzun uzun anlatanları ben de okumuyorum çünkü. şimdi benim bir kız arkadaşım var, kendisinin benden önceki sevgilisi tam bir piç, kı
heyecanlandınız tabi,ama kız kişisi değilim burada, başlıkta bahsettiğim kişi benim, bi dinleyin, ben de sizi dinlemek istiyorum sonra canicanitolar.

kısa kesicem burda uzun uzun anlatanları ben de okumuyorum çünkü. şimdi benim bir kız arkadaşım var, kendisinin benden önceki sevgilisi tam bir piç, kızı pek iplememiş, kız da uyuyamamış bunun yüzünden falan filan. kız arkadaşım kendisi ayrıldığını söyledi, dışarı çıkma vs baskılarına dayanamadığı için. adam tam bir öküz

şimdi ben kız arkadaşıma kelimenin tam , bütün, 4x4 manasıyla aşığım. o kadar mutsuzluklarından sonra onu çok mutlu ediyorum -ki bunu kendisi söylüyor-, süper davranıyorum gerçekten abartmıyorum. bir sevgiliden çok daha fazlası olarak. piçliği çok az tutup, efendiliği had safhada bir mükemmel sevgili olarak.

bunun aksine diğer kız arkadaşlarımla, yani çevremdeki kız arkadaşlarıma ve bundan önceki sevgililerime falan hep yukardaki öküz gibi davrandım ve hala da öyle davranmaya devam ediyorum. ve hala da arkamdan ağlamaya devam ediyorlar. (evet gerçekten efendi adam yerine piç i tercih ediyorlar hala) istediğim gibi yönlendirebiliyorum o ilşkileri, istediğimi istediğim zaman yaşayabiliyorum onlarla, tamamen bana bağlı.

ama işte dediğim gibi, sevgilime karşı hiç öyle değilim ve 6 aydır çok güzel giden bi ilşkimiz var. herkes benim aptal olduğumu söylüyor, ben yaptığımdan hiç pişman değilim ama bu mükemmelliğimden sıkılacağını düşünüyorum sevgilimin, her şeyi en doğru şekilde yapmak, hiç üzmemek bi yerden sonra sıkacak diyorum, içime doğuyor, etrafımdan biliyorum.

ne yapacağımı hiç bilmiyorum sevgilime karşı davranmak konusunda. böyle devam etmek sonumu hazırlamak gibi geliyor açıkçası. siz ne dersiniz ?
0
novicazuka
(23.09.10)
winston insani
(23.09.10)
öncelikle,

piç "olunmaz"; bi insan piç ise piçtir, piç diilse belki "efendi"dir... o da diilse harbiden hiç'tir...

ikinci söyleyeceğim, sevgilisine öküz gibi davranıo olması bir insanın piç olduğu anlamına gelmez. senin pozisyonun büyük ihtimalle şu: bundan önce kalitesiz, 'vasat' kızlar hayatındaymış ve sen bunlardan kendini bir anlamda 'üstün' gördüğün için deyim yerindeyse onları "siklemeyip" bir çeşit ego tatmini yapmışsın: ezmişsin, hayatlarına dair baskı yapmışsın, belki bunları arkadaşlarına anlatıp gururlanmışsın bile. "piç'tim" tanımın buradan geliyor belli ki... hayatında ilk kez genel veya senin kriterlerine göre vasatın biraz üstü bir kız karşına çıkınca ise oynadığın rolü oynayamamışsın, elin ayağın birbirine girmiş ve "sokarım piçliğe" diyerek 'sweet november tribi'ne girmişsin.

bence özünü yakala, kendin ol: kızı seviyor musun, seviyorsun. kızın senin için "düzgün" biri olduğuna inanıyor musun? bunun kararını kendin vermelisin... peki, bu kızı 6 ay değil, 6 yıl sonra hayatında olabilecek; sosyal anlamda seni tamamlayan bir kız olduğundan emin misin? buna da evet diyebiliyorsan, bu kızla devam et. ondan sonra da arkadaşlarına "ben artık düzgün bir ilişki arıyorum; aptallık yapmayıp mutsuz 'piç' olacağıma, ilişkilerde aptallık ve hata yaparak mutlu olurum" tarzı bir cümleyle çenelerini kapat ve hayatına bak.

sana tavsiyem, karşı cinsle ilişkiler konusunda kendine güvenini arttırman. bunları bir dost önerisi ve eleştirisi olarak gör; dost acı söyler.

...ha, bu arada, yazıda bahsettiğin "piç" benim.

Barut
0
barut
(23.09.10)
ikisindende ortaya karışık yapman gerek dozunu iyi ayarlamak yerigelince piç olmak yeri gelince efendi olmak gerek o zaman piç adamı tercih eden kızlardan daha bi afedersin köpek olur. neden? çünkü ikisini ayrı ayrı limitlerde sunan tipler çok ama doğru dürüst harmanlayan kişi az.

naçizhane fikrimdir.
0
pposeidon_1
(23.09.10)
bu da yeni moda oldu, piçim aslında ama kişisine göre efendiyim :)

ben de diyorum ki ne isterseniz onu yapın...
0
ermanen
(23.09.10)
allah suru suru kiz cocuk versin sana.
0
ot
(23.09.10)
kızına göre piç olunur kızına göre efendi olur,bu devirde herkese aynı şekilde davrandığında bi kulak arkan kaliyo ...
0
jamswety
(23.09.10)
@saatgeceninonikisi

istediğimi yaşamak demek, illa sevişmek değildir. konuşma, görüşme diyelim. aldatmadan, aynı şeyi bana yapsa ne düşüneceğimi bilerekten.
0
🌸novicazuka
(23.09.10)
@pposeidon_1

dozu iyi ayarlıyorum bence. güzel olan da bu, ama bazen efendiliği abartıyorum sıkıntı burada.
0
🌸novicazuka
(23.09.10)
@ot

çocuğun olmasın e mi ? :)
0
🌸novicazuka
(23.09.10)
@jamswety

aynen öyle, kızına göre. kızımın böyle davranmama ihtiyacı var şu an.
0
🌸novicazuka
(23.09.10)
@ barrut

öncelikle, piç efendi diye ayıramıyorum zaten abi, ne kadar küfretseler de çok sevseler de arkamdan hepsi delikanlı diyor, o yeter bana.

sonralıkla ; bundan önceki sevgililerim de hiçbir şekilde vasat değildi. sonuçta burda nickler altındayız hangi karizmayı kurtarayım şimdi. hepsi de eğitimli kültürlü yanımda gezdirmekten haz aldığım ama kendime bağlanma konusunda öyle davrandığım tiplerdi. ego tatmini meselesi değil, bir yol işte. kimseye de anlattığım yok, sadece şu an birilerine durumumu anlatıp rahatlamam lazımdı, bunları gelip en yakın arkadaşlarıma anlatamazdım. hatta burda(eksiduyuru) bile baya uzun süredir kullanıcıyım başka bir nickle, sırf bu soru için farklı bir nick aldım düşün artık.

bu kız arkadaşıma böyle davranmamın sebebi sadece onu mutlu etmek. o mutlu olucna ben de mutlu oluyorum çünkü, o gülünce bütün dünyalar benim oluyor. bunları başkaları anlatırdı da götümle gülerdim afedersiniz. el-ayak dolaşma meselesi değil, dediğim gibi bunu tercih edebiliyorsun, eğer dediğin gibi piç isen anlaman lazım durumu.

güvenimi arttırmam gerek ama sana dediğim gibi, yine başa dönüyorum. onu sıkmak istemiyorum hiçbir şekilde günde binbir kez güldürsem de,birlikte binbir farklı şey yapsakta hep daha fazlasını yapmak istiyorum, hep faha fazla sevmek istiyorum, hep daha fazla sevmesini istiyorum.

bi kere laf arasında 'aslında üzülmeyi seviyoruz' biz gibisinden bişeyler kaçırmıştı ağzından çünkü. çok mutluluğu haketmiyor mu/istemiyor mu acaba bu düşüncede bir insan. çok kafam karışık çoooook
0
🌸novicazuka
(23.09.10)
pmda attığımı buraya da kopyalayayım bari :

"bişey olmaz takıl hayatına bak geleceği düşünme kız mutlaka güzel olsun arkadaşlarından en az 2-3 tanesinin kıskanacağı güzellkte olsun yoksa yürümez. ilişkide en önemli 5 faktörün içerisindedir bu kim ne derse desin. o "saygı" karşı cins tarafından büyük ölçütte böyle kazanılır. kız güzel diilse direk siktiret, yürümez, yürütmek için mal olmak lazım, yani aşırı aşık. "
0
barut
(23.09.10)
kiz arkadasin keeper bir tipse, sen de iyi adam olmayi istikrarli olarak surdureceksen muhtemelen mutlu mesut olursunuz. gozu basi ayri oynuyorsa bir sure sonra kacar o da.
0
kurukafa
(23.09.10)
(8)

Karmanın olayı nedir? karma hakkında bildiklerimizi paylaşalım.

hertar lazim mi bize
en başta şukela aldıkça artan bişi arkadaşlar:P peki başka ne özellikleri var?
en başta şukela aldıkça artan bişi arkadaşlar:P peki başka ne özellikleri var?
0
hertar lazim mi bize
(23.09.10)
bitti dağılıyoruz
0
.aylin.
(23.09.10)
bir yaşam biçimidir.
0
ermanen
(23.09.10)
tamam başta esprisini yaptık da ben ciddi soruyodum :D
0
🌸hertar lazim mi bize
(23.09.10)
Bana kalırsa pek bir önemi yok, fazla abartılıyo. Her sabah 6'ya kadar bekleyip, zamanın ötesi entrylerini silip, karmasının artmasını bekleyen arkadaşlarım var. 6'da yeni karmayı görmezlerse uyuyamıyorlar.
0
only alcoholica
(23.09.10)
doktor tavsiyesinde yapıyodurlar umarım. ya tabi fazla önmli deilde mekanizmasını merak ettim. tam bir bileni modlar galiba.
0
🌸hertar lazim mi bize
(23.09.10)
kimse bilmiyor
0
manfool
(23.09.10)
saçma bir şey -benim bildiğim bu-
0
dark horse
(23.09.10)
0
.aylin.
(23.09.10)
(3)

MSN'e eklediğim kişiler bloklu ekleniyor

ermanen
Ben bloklamadığım halde... Ne bu şimdi? Virüs mü? Nasıl kurtulacağım?
Ben bloklamadığım halde... Ne bu şimdi? Virüs mü? Nasıl kurtulacağım?
0
ermanen
(23.09.10)
ee çaresi yok mu?
0
🌸ermanen
(23.09.10)
2 gun once falan birisi daha sormustu aynı şeyi.bulursam eklerim,siz de bir bakın isterseniz.

edit: evet üşenmedim aradım ben de bulamadım..
0
saleen
(24.09.10)
@saleen

evet biri vermişti o duyuruyu ama silmiş geri. baktım çözüm yoktu orda.
0
🌸ermanen
(24.09.10)
(43)

Ekşi Duyuru Zirvesi

mahallenindelisi
Haftaya İstanbul'a geliyorum 2-3 günlüğüne. Hazır gelmişken duyurudaki arkadaşlarla buluşsak iki bira yapsak fena olmaz diyorum. "`Ekşi Duyuru Zirvesi`" yapsak gelen olur mu?Edit: zirve 2 Ekim Cumartesi, dediğim gibi taksimde buluşup bir yere gider iki bira yaparız. Fakat önerilere açığım. şurda ols
Haftaya İstanbul'a geliyorum 2-3 günlüğüne. Hazır gelmişken duyurudaki arkadaşlarla buluşsak iki bira yapsak fena olmaz diyorum. "Ekşi Duyuru Zirvesi" yapsak gelen olur mu?

Edit: zirve 2 Ekim Cumartesi, dediğim gibi taksimde buluşup bir yere gider iki bira yaparız. Fakat önerilere açığım. şurda olsun böyle olsun derseniz ona göre değiştirelim...

duyuru zirvesi dediğimiz için sadece sözlük yazarlarına özel değil. isteyen herkes gelebilir. gelmek isteyenler bana mesaj atabilir...

limon.sozluk.gen.tr
0
mahallenindelisi
(23.09.10)
nerde olacak hangi gün?
0
pposeidon_1
(23.09.10)
yok şimdilik sadece fikir alayım dedim. 2 ekim cumartesi olabilir. muhtemelen taksimde olur. ilgili katılım çok olursa ona göre farklı bir şeyler yapılır...
0
🌸mahallenindelisi
(23.09.10)
ben katılırım.
0
madagaskar
(23.09.10)
hohoh bir duyuru zirvesi kalmıştı yapılmayan :D oabilir aslında ama plan mekan ayarlanıp duyuruya yazılırsa gelen olur bence
0
asadas1999
(23.09.10)
işin içinde bira var duyuru var gelen çok olur bence.
0
pposeidon_1
(23.09.10)
ben de gelirim. :) merak ediyorum özellikle sık sık ismini gördüğüm yüce gönüllüleri. :)
0
vejeteryan vampir
(23.09.10)
.aylin. ve kibritsuyu da katılırsa hoş olur valla :)
0
zenc
(23.09.10)
ahanda gaza gelip açtım zirveyi, yardırın...

limon.sozluk.gen.tr
0
🌸mahallenindelisi
(23.09.10)
hepimiz sözlük yazarı değiliz ki. ben misal çaylak bile değilim, olmak da istemiyorum. :)
0
vejeteryan vampir
(23.09.10)
arza'da olsun. teras, ucuz içki, erken saatlerde güzel müzik.
0
pyro clustic flow
(23.09.10)
@vejeteryan vampir, sözlük yazarı olmana gerek yok zirve için mahallenindelisi artı 1 kontejanı belirtirse sen de bir yazarın yanında katılabilirsin zirveye. sanırım böyle oluyordu.
0
baldur
(23.09.10)
benim yer tavsiyem de mume bar. mejestik sinemasının sokağından. iyi fiyat müzikler süper. çalışanlarında hizmet sınırsınz
0
zenc
(23.09.10)
@vejeteryan vampir, duyuru zirvesi dediğimiz için sadece yazarlara özel olmayacak. isteyenler katılabilir. ilk duyuruyu güncelledim.

@zenc, kibritsuyu bildiğim kadarıyla ankara yaşıyor.
0
🌸mahallenindelisi
(23.09.10)
konseptiniz de soyle olur,
biri bir soru atar ortaya, masada ilk bileni tickler ve biralarsiniz : )
0
la traviata
(23.09.10)
@mahallenin delisi, yok anladım da, limon.sozluk kısmına bizi almıyorlar. oylama yapamıyoruz yani. :)
ama @baldur'un dediği gibi, +1'liyse, beni biriniz ekleyin bir zahmet. :)
0
vejeteryan vampir
(23.09.10)
@vejeteryan vampir, limon'da da gören olur diye orada açtım. +1 olarak ekliyorum seni :)
0
🌸mahallenindelisi
(23.09.10)
istanbul'a gelebilirsem o tarihte ben de gelirim.
0
ermanen
(23.09.10)
hacı en güzeli günlük villa kiralayalım zirveye katılacaklar o gün orda buluşsun her kes 10-20 neyse para versin hem evin kirası ödenir hemde gidip kasa kasa bira filan alırız it gibi içeriz isteyen orda yatar isteyen çeker evine barkına gider. hem böylece dışarıdan gelmek isteyipte kalacak yeri olmayanlarada fırsat çıkar.

Not: fikir geliştirilebilir.
0
pposeidon_1
(23.09.10)
ya bi dakika ya şimdi kesin 2 ekim mi? eğer öyle ise ben bir başka zirveye kaldım :/
0
zenc
(23.09.10)
@pposeidon_1; şunu bir hakkıyla yapalım dediğini diğer zirvelerde düşünürüz. zor işler para toplamak villa kiralamak vs vs...

@zenc; o tarih en uygunu gibi...
0
🌸mahallenindelisi
(23.09.10)
bir ara da bursaya bekleriz efenim hepiciğinizi :)
0
lavitaebella
(23.09.10)
bak aklıma geldi zirveye katılacaklar böyle yaka kartı gibi bişi yapsın nick lerini yazsınlar yoksa kim kimdir nerden bilicez :))
0
pposeidon_1
(23.09.10)
@lavitaebella

hacı onuda sen organize edersin 2 ay sonra uludağa gideriz cümbür cemaat.
0
pposeidon_1
(23.09.10)
@ pposeidon_1

sezonu bekliyoruz o halde :)
0
lavitaebella
(23.09.10)
@zenc : teşekkürler kibar davet için fakat doğum günü arefesi olacak... sağlıcakla
0
.aylin.
(23.09.10)
bi tane spreadsheet açılıp oradan katılım alınabilir aslında. hem internet kullanıcıları da ekleyebilir kendilerini. sonra limon'a alınır oradan filan..
0
dambil
(23.09.10)
2ekim güzel tarih. gelirim ben.
0
icemanr
(23.09.10)
o gün scorpions'un son konseri var :) öyle de bişey var yani söyliyim dedim.
0
tepedeki psychedelic adam
(23.09.10)
fader da uçağa atlayıp gelsin! ksdjflsj

katılım sayısına göre mekan konusu ayarlanır. konsept oturmalı içmeli aktiviteden ibaret mi, dans işin içine girecek mi, sessiz sakin muhabbetle mi geçecek bunları belirlerseniz gerisi kolay. her türlü mekan duyuru'ya feda olsun :)
0
deckard
(23.09.10)
benim de dogum gunu arefesi olacak ama katilabilirim. hatta simdi bi daha dusundum dogum gunu arefesi olmasi neyi degistirir diye, bisey bulamadim.

neyse artik soylemis oldum, ona gore eli bos gelmezsiniz artik :P
0
nawres
(23.09.10)
gelmeyeceğim ama size mekan için bir yere yönlendirebilirim.
fiyat konsept müzik hoştur
0
.aylin.
(23.09.10)
aaaa valla olmaz bak sen gelmiyorsan bizde gitmiyoruz. iptal ediyoruz arkadaşlar zirveyi!!! .aylin. gelmiyormuş. olacak işmi sensiz zirve tövbe tövbe...
0
pposeidon_1
(23.09.10)
@.aylin.; mekan ile deckard ilgileniyor, ona söyleyebilirsin...
0
🌸mahallenindelisi
(23.09.10)
saati, yeri tam belli değil sanırım. ya da belliyse eğer, limon'a giremeyenler için burada da belirtilmesi daha uygun olur gibi geliyor bana. o zaman da sürprizlere açık olmak lazım. zira, geleceğini söylemeden, ya da yazmadan gelecekler olabilir bu sefer. ona göre geniş bir mekan seçilmeli diye düşünüyorum. villa kiralamak kaça patlıyor, onu söyleyen arkadaş buraya da yazsaydı ya?!
0
kendinikertenkelebek
(23.09.10)
@kendinikertenkelebek; mekan belli değil ama 1-2 güne netleşir. ama taksim civarında bangır bangır müzik çalmayan, oturup yanındaki ile muhabbet edebileceğin bir mekan olacak. belli olunca buradan ve limondan söyleriz mekanı...
0
🌸mahallenindelisi
(23.09.10)
valla hoca 800-1000 TL civarı büyük bahçeli yerler var ama olay büyüdü kişi sayısı yüksek ihtimal fazla olacak hem o kadar kişi o villanın içine ederiz yüksek ihtimal :) o sebepten alternatif olmaktan uzaklaştı biraz o teklifim :)
0
pposeidon_1
(23.09.10)
@la traviata; eheh iyi fikir ama tick koyma konusunda endişelerim var, sen gelmiyor musun?
0
🌸mahallenindelisi
(23.09.10)
: ) hayir.
0
la traviata
(23.09.10)
iyiymiş. bu başlığı yukarı alsa iyi olur bence modlar.
0
yasakani
(23.09.10)
@yasakani; zaten sabitlendi (git: 178842) ama duyuru şeklinde açıldı. soru görüş gelirse diye bu başlık silinmedi.
0
🌸mahallenindelisi
(23.09.10)
benim neden haberim yok bu olaydan :). benden habersiz Duyuru zirvesi mi olurmus :)
0
compumaster
(24.09.10)
@compumaster; valla patrondan habersiz iş çevirmek istemezdik ama şartlar bizi buna zorladı :p
0
🌸mahallenindelisi
(24.09.10)
scorpions. ayıp lan!
0
orange coffee
(28.09.10)
(11)

göçebe hayatı

biseyler
bunları buraya bi yerde kendimle yüzleşmek adına yazıyorum. yaşım 22, iki üni bitirip master yapmış, türkiye'nin en iyi bankalarından birinde yönetici pozisyonunda çalışan bir anne ile meslek yüksek okulu bitirdikten sonra ticarete atılmış, tekstil ile uğraşan esnaf bir babanın oğluyum.ailem ben 1 y
bunları buraya bi yerde kendimle yüzleşmek adına yazıyorum. yaşım 22, iki üni bitirip master yapmış, türkiye'nin en iyi bankalarından birinde yönetici pozisyonunda çalışan bir anne ile meslek yüksek okulu bitirdikten sonra ticarete atılmış, tekstil ile uğraşan esnaf bir babanın oğluyum.

ailem ben 1 yaşına bile girmeden boşanmışlar. ikisini neredeyse bir arada hiç görmedim, o yüzden bunun özlemini çektiğimi sanmıyorum, onu da belirteyim. zaten aralarında uçurum derecesinde bir yaş farkı var.

hayatımın büyük bölümünü babamın yanında geçirdim. benden 35 yaş büyük. ticari zekası felaket yüksektir. girişkendir, cesurdur, girdiği ortamda lider olur. eli açıktır. ama felaket sinirli birisidir. denenmemişi denemeyi, risk almayı sever. temizlik konusunda neredeyse hastadır. hani kadına evi temizletir, sonra beyaz çorap giyip evde dolanıp çorabın altına bakar, o derece. olmadık şeylere beklenmedik reaksiyonlar verebilir. çocukluğumun bir kısmında ara ara babamdan dayak yediğim de olmuştur bu temizlik konusunda ama babam her daim üzerime titremiş, ilgisini hiç esirgememiştir. ha, kaç kere oturup karşılıklı konuştuk ya da ne kadar beni dinler? babamla ilişkimizin büyük bölümünde hep fikir ayrılıkları oldu ve genelde kavga ile geçti.

6 yaşına kadar anneannemle kaldım, annem 17 yaşında evlenip 18'inde boşanınca sınava girip uludağ üniversitesi bilgisayar mühendisliğini kazandı ve okumaya gitti. babam o ara neredeydi, bilemiyorum. ancak 6-7 yaşına kadar bi gün babamda, bi gün anneannemde, bi gün babaannemde kaldığımı hatırlıyorum sadece. sonra bir gün babam geldi ve "gidiyoruz" dedi. başka biri ile evlenmişti. evlendiği kişiyi ilk orada gördüm.

babamla birlikte yaşamaya başlayınca benim için o dönem neler değişti açıkçası tam olarak bilmiyorum. bu arada okula başladım ve babam geç saatlere kadar çalıştığı için günümün büyük bölümünü evlendiği kişi ile geçirmeye başladım. kadınla iletişim neredeyse olanaksızdı. evlenene kadar evinden çıkmamış, ilkokul terk, ev işini asli görevi olarak bilmiş ve yalan rüzgarı dizisi dışında sosyal hayatı olmayan bir kadındı. ilkokul terk derken kesinlikle onu küçümsemiyorum ama daha 2. sınıfa giderken günümün büyük kısmını geçirdiğim insanla aramızda neredeyse hiçbir ilişki kalmamışsa, ondan sorup öğrenebileceğim birşey kalmamışsa ona ne kadar saygı gösterebilirim ki? çocuk aklıyla hemde?

bu arada babamın işleri felaket iyiye gitti, oturduğumuz semtten yaşayış şeklimize kadar herşey bi anda değişti. ilk ve orta okulu kolejlerde okudum ancak bu 8 senelik süre zarfında 7 okul değiştirdim. nedeni ya taşınmamız ya babama birilerinin daha iyi okul tavsiye etmesi ya da ne bileyim benim öğretmenlerimin haylaz olduğum konusundaki şikayetleriydi. aslında hep iyi öğrenciydim ama babam hakkımda küçücük bişey duysa yeni bi okulda yeni bir başlangıç yapmam gerektiğine inanıyordu sanırım.

krizin patlak verdiği günlerde babamın işlerinde de aynı oranda düşüş oldu. ancak buna karşın babamın hareketlerinde de değişiklikler baş gösterdi. eve olmadık saatlerde gelmeye, bazen hiç gelmemeye başladı. geldiğinde de eşi ile kavga ediyorlardı zaten. o eve gelmediğinde kadınla birlikte kalmak zorunda kalıyorduk ki bu benim için gerçekten azap gibi birşeydi.

eve gelmediği günlerden bigün beni aradı ve benimle erkek-erkeğe konuşmak istediğini söyledi, orta sondayım o sıralar. çıktık, geziyoruz. "seni biri ile tanıştıracağım" dedi ve görüşlerimi öğrenmek istediğini söyledi. tanıştırdığı kişi tahmininiz üzere bir bayandı ama yabancı uyruklu birisi. evlendiği kadının aksine ultra sosyal, her konuda bir görüş belirtebilen, girişken falan biri. ne kadar iyi niyetli açıkçası hala bilemiyorum.

bu arada eski sovyet ülkelerine ticarete başladık ve babam evli olduğu kadınla boşanmaya karar verdi. kadını da ortada bırakmadı tabi, ona iki ev bıraktı ne bileyim emekli olana kadar bütün primlerini ödedi vs vs. yeni bir ev tuttuk ve bu sefer ben-kadın-babam yaşamaya başladık. farklı kültürler tabi, pek hoşuma gitmedi bu yeni yaşam açıkçası.

o sıralar liseye başladım ve hayatımda ilk kez bir devlet okulunda bulundum. ortama daha ayak uydurmaya çalışırken babamın eski sovyet ülkelerindeki ticareti hızla gelişti ve herşeyi bırakıp orada yaşamaya karar verdi. ben buna şiddetle karşı çıktım, türkiye'den ayrılmak istemediğimi belirttim. babam pek iplemedi tabi. felaket kavgalar etmeye başladık bu konuda ama babam karar vermişti bi kere. 1-2 kere evden kaçıp anneanneme gitme girişimlerim dahi oldu bu süreçte. liseyi bıraktım, bastık gittik rusya'ya.

orada 7 ay kaldım ve hiç okula gitmedim. açıkçası çokta sevmedim. tek arkadaşım internet cafenin güvenliği ve mağaza çalışanlarıydı. bütün gün ya internet kafede ya da boş boş gezerek takılıyordum. babama böyle yaşamayı sevmediğimi defalarca belirttim ama pek iplemedi. sonra bigün mağaza çalışanlarından bir kız ile bir yakınlaşmamız oldu. ben kızın benden hoşlandığını sandım, gerçi aramızda 10 yaş falan vardı ama umut işte. meğer hatun babamla yakınmış, bana da o yüzden ilgi gösteriyormuş... tabi babam kızın telefonunda benim iyi geceler mesajlarını ya da onun mesajlarına attığım cevapları falan görünce kudurmuş. bana pek bişey belli etmedi ama "sen tr'ye git, orada yaşa istersen" dedi. "peki" diyebildim.

türkiye'ye döner dönmez anneannemle yaşamaya başladık. anneannem akademi mezunu, bir devlet kurumunda yıllarca müdürlük yapmış, iki yabancı dil bilen son derece sosyal ve modern bir kadındır. 30 yıldır aynı yerde oturur. açıkçası göçebe hayatından düzenli hayata dönünce yine bi afalladım. bi süre sonra anneannemle anlaşamamaya başladık. ben daha 15-16 yaşındaydım, gezmek tozmak falan istiyordum. o ise okuldan eve gelip ders çalışmamı, sonra yemek yiyip 8 olmadan yatmamı uygun görüyordu. bu arada annem kendi başına yaşadığı için onunla da haftasonları anneannemi ziyaretleri sırasında görüşüyorduk. uzatmıyayım anneannem benimle yaşamak istemedi, uymuyorduk birbirimize. hayatının büyük bölümünü yalnız geçirmiş, yaşlı ve kendine göre düzeni olan bi kadındı.

annemle yaşamaya başladık. o zamana kadar annemle hiç yaşamamıştım açıkçası. annem babamın aksine bana karşı çok ilgili olmayan, sevgisini pek göstermeyen ve babamdan ayrıldıktan sonra yıllarca yalnız yaşamış; hep idealleri uğruna gitmiş bi kadın. soğuk biri olduğunu bile söyleyebilirim. eğitimin önemine inanır her daim. yıllarca babamla kurallar zinciri içerisinde yaşamışken, eve 10 dakika geç gelsem hesap verme zorunluluğu içindeyken annemle felaket bir serbetiye geçtim. hani eve günlerce gelmesem "neredesin" diye bir arar ya da aramaz.

1 sene böyle boşa harcadıktan sonra tekrar liseye başlama zamanım geldi, ancak babam rusya'ya giderken gidip tasdiknamemi almış; bir daha türkiye'ye dönmeyeceğimi belirtmiş. ya açıköğretim ya da akşam lisesi okuyacaktım, başka alternatif kalmamıştı. akşam lisesine kayıt oldum. 70 yaşında adamlarla-40 yaşında kadınlarla liseyi bitirdim. devam zorunluluğu dahi yoktu ama ben gittim.

liseyi bitirdikten sonra öss'ye girdim. öss sürecinde ne dershaneye gittim, ne sınava hazırlandım. hatta sınava bile 30 dakika geç girdim. gözetmen kadının "oğlum, 30 dakika gecikmişsin" derken gözlerindeki telaşın milyonda biri bile yoktu bende. böyle bir hayat yaşadıktan sonra fena sayılmayacak bir puan aldım. açıkçası barajı bile geçeceğimi sanmıyordum sınava girerken. puan fena değildi ama tercihler sonunda salak saçma, son tercihim bi yere düştüm. niğde'ydi sanırım. gitmedim tabi haliyle. açıkçası ne olmak istediğimi bile bilmiyordum, pek bi idealim olmamıştı yaşam boyu. "tercihi neye göre yaptın?" derseniz onu bile ben yapmadım, annem oturdu kendince yazdı.

tr'de üni yolu kapanınca yurtdışında okuma olayını araştırdım. babam zaten uzak olduğu için her konuda kolay kafalanıyordu. zaten ayda bi kere telefonla konuşuyorduk, hepsi o. ihtiyaçlarımı soruyor, elinden geldiğince anında gideriyordu. annem ise "hayat senin, ne istersen onu yap" yapısındadır. konuşma gereği bile duymadık. "ben şuraya gideceğim" dedim, "peki" dedi. hepsi bu.

atladım, buraya geldim. annemin tavsiyesi ile bilgisayar mühendisliği okumaya başladım. ilk sene sorunsuz geçti, zaten burada kimseyi sıkmıyorlar. 5. sınıf tıp okuyup ingilizce bilmeyen adamlar var, rahat bir ortam. yine de bişeyler öğrenmeye çalıştım ve ortalama bi öğrenci olarak geçip gittim. şimdi ikinci sınıftayım ve okul nokta kadar sikimde değil açıkçası. 4 işlem matematik bilgimle mühendis olacam ya, ona gülüyorum.

ailemle idealim olmaması üzerine konuşmaya çalıştım. babam daha sonunu bile dinlemeden "okulu bırak, gel burada sana mağaza açalım" dedi; annem ise "oku, yakında orada şube açacağız seni şube müdürü yaparız, hayatın kurtulur" nasihatında bulundu. ulan iyide benim zaten geleceğe dair bi kaygım yok ki? hani neden bilmiyorum, "neye güveniyorsun?" deseniz onu da bilmiyorum.

velhasıl çok uzattım ve çok klişe olacak ama kendimi rüzgarda oraya-buraya giden bi yaprak gibi hissediyorum. çok sosyal biriydim bi zamanlar, şimdi insanlarla göz teması kurmaya bile korkuyorum. dikkat ettiyseniz bu kadar yazdım ama bi kere bile "arkadaş" demedim çünkü düzenli bi arkadaşım hiç olmadı belkide. arkadaşı bırak anneanne dışında doğru dürüst akraba ilişkim bile yok, babamın kendi tarafı ile arası pek iyi değildir çünkü. "senin sorunun ne dostum, herşeyin var işte" diyecekler olabilir.

kendimi bildim bileli mutsuzum, hiçbir şeyden zevk almıyorum ve bunun nedenini de bilmiyorum. hayatta umursadığım hiçbir şey yok. bir hobim bile yok, belki arada fenerbahçe maçlarını izlemek. gerçi aragones-daum-aykut kocaman üçlüsünden sonra o da ızdırap haline geldi. :) durduk yere salak saçma şeylere sinirlenip salak saçma şeylere ağlıyorum. hatta olabildiğince yalnız kalmaya çalışıyorum, herkesden kaçıyorum. kimseye karşı bişey hissetmiyorum, duygusuzluk gibi.

sizce benim sorunum ne? rahat batıyor demeyin, sokayım böyle rahata.
0
biseyler
(23.09.10)
kendi sorunlarının farkında olan biri olduğun belli..bu yüzden bir psikoloğa danışmanda fayda olduğunun farkındasındır..bir iki hobi edinmeye çalışırsan kurslara katılarak falan arkadaş edinirsin ve sosyalleşirsin..yalnız başına olduğunda herhangi bir sorun bile daha ağır, olduğundan daha büyük gözükebilir.aile bakımından şansızsın tamam ama bunun tüm yaşamına yayılmasına izin verip vermemek senin elinde ve görünen o ki sen buna pek izin vermemişsin..sosyalleşmeye çalış arkadaş edin konuşabileceğin dostların olsun aşık ol..hayatı daha katlanılır kılan şeyler bunlar bence..
0
birbilsem
(23.09.10)
akıcı yazıyorsun tebrik ederim. edebiyat dergilerinde şansını deneyebilirsin.
0
peki
(23.09.10)
anne babasız büyüyen birisi olarak diyeceğim belki birçok şey var ama cümlelere dökülmez :)
tebrik edilesi yazmışsın... duygulandırdın bizi
0
.aylin.
(23.09.10)
o kadar iş güç arasında oturdum okudum valla. bence de akıcı yazıyorsun, okutabiliyorsun yazdıklarını. sorunun, 'anlam' üzerine olabilir.
oruç aruoba'nın 'hani' adlı kitabını okumanı önerebilirim.
0
kuytu
(23.09.10)
yuh ilk defa çok uzun bir metni biri bana okuttu. bu kadar mı iyi anlatılır ve betimleme yapılır.
0
istanbull
(23.09.10)
bu hikayeden muhteşem bir dizi-film çıkabilir.ayrıca harika bir küçük burjuva hikayesi.bunları yazarken dalga geçmiyorum.tıpkı kafka'nın 21.yüzyılda'ki uyarlaması olabilir.dostum bu hikayeni kesinlikle edebi bir biçimde yaz.ayrıca kafandakileri dağıtmış olursun.ve bunları yayınlat muhakkak.bu hikayenle binlerce insanın hislerine tercüman olabilirsin.çünkü türkiye'de 500.000'e yakın insan senin durumında.tıpkı evlenip boşanmış sonrada çocuğunu iplemeyen kişiler.kesinlikle bunları yaz ve yayınlat....
0
tylolhot
(23.09.10)
Çok büyük adam olacaksınız. Cidden, çok samimi söylüyorum bunu.
0
johan sebastian
(23.09.10)
bence sorunun sevgisizlik. hiç arkadaş demedim demişsin ya senin kim olduğunu önemsemeyecek muhabbet etmekten zevk alacağın buraya nick altında yazdığın şeyleri doldu dolu anlatabileceğin bir kaç dost edinmeye çalış. sonrasında yolunu çizersin zaten..
0
ryu
(23.09.10)
sevgisizlik, ilgisizlik. aslında "aile" olarak nitelendirilen kavramın senin hayatında hiç olmayışı. sen ebeveynlerin olmaya çalışıpta aslında gerçek anlamda olamamış kişilerin sinirlendiğin kızdığın huylarını taklit etmeden aslında olması gerektiği gibi davranarak bir aile kurup tatmadığın mutluluğu sevgiyi onlara gösterip onlarda aldığında pek bir sorunun kalmayacaktır.

o zamana kadar istiyorsan güvendiğin biri ile yada bir psikolog ile düşüncelerini paylaşabilirsin, dertleşebilirsin.

(en yüzeysel en geniş şekilde bunlar senin sorunun)
0
pposeidon_1
(23.09.10)
Tek sorunun arkadaşın olmaması sanırım. Arkadaş edin işte. Bir de şanslı olduğun tarafları daha iyi değerlendir. Hiçbirşey yapmasan bile sana çok iyi bir iş vaadedecek bir annen ve baban var mesela...
0
ermanen
(23.09.10)
vakit ayırıp okuyan, cevap yazan, mesaj atan ve bir nebze de olsa yalnız olmadığımı hissettiren herkese teşekkür ederim. :)

sanatçı-edebiyatçı olayı bambaşka bişey bence. hani sosyoloji ve felsefe gibi konulara hakim olmak gerek. öteki türlü hıncal uluç'un spor yorumlamasından ne farkım kalır? hem sadece yaşam tarzı ile olsaydı üniversiteyi bırakan herkes bill gates ya da steve jobs olurdu. :) şaka tabi. velhasıl uzak geliyor bana, yıllarca bu alanda emek harcayan insanlara da ayıp olur gibi. (ahah, sanki başarımın garantisi var.) ama fikirleriniz karşısında bişeylere yeteneğim olduğunu düşündüm bi an için. belki bi blog açar, yıllar sonra yazdıklarıma bakar ve "nereden nereye" diye iç geçiririm, kim bilir. :)

@wishes: ilk sana söylüyorum, bu kıyağımı unutma. :) çinli ile ayrılmaya karar verdim ama daha kendisine söylemedim.

yarın ilişkimizin üçüncü ayı olacak ve buranın iyi yerlerinden birinde rezervasyon yaptırmıştık. bir-iki gündür pek konuşmuyoruz. bugün yemekten sonra yeni hobim olan bulaşık yıkama ile uğraşırken yanıma geldi ve yavşak yavşak(bu laf pek moda) "hayatımmm, bi sorun mu var? yoksa artık beni sevmiyor musun?" dedi, bişey demedim hatta kafamı bile kaldırmadım. "tatlım, uzun süredir konuşmuyoruz ve bişeyler varsa benimle paylaşmak istemez misin?" dedi kulağıma eğilip. "yarın akşam konuşuruz" dedim, "hem hava değişikliği ikimize de iyi gelecektir." :) yalaşap bi öpücük kondurdu ve gitti.

ben yemek ve bulaşıkla uğraşırken kendisi internetteydi. zaten eve 1'de geldi ve o saatten beri telefonla konuşmak, aynaya bakmak ve internette takılmak dışında bişey yapmadı. bilerek dünkü bulaşıkları mutfakta, çöpü kapının önünde bırakmıştım ama pek oralı olmadı. şimdi yemekten sonra ben geçince ikide bir gelip bakıyor falan, mesaj veriyor yani. "kalk ben oturacağım" demek istiyor, o yüzden şimdi kalkacağım ama yarından sonra olayların devamını mutlaka yazacağım. ahaha, kitle falan oluştu yav. harbiden götüm kalkacak. :)
0
🌸biseyler
(23.09.10)
(5)

ingilizceye çeviri

gulcea
''Sahilde yumurtlayan su kaplumbağalarını görebilirsiniz.'' Bu cümleyi ingilizceye çevirir misiniz? Şimdiden teşekkürler!!
''Sahilde yumurtlayan su kaplumbağalarını görebilirsiniz.'' Bu cümleyi ingilizceye çevirir misiniz? Şimdiden teşekkürler!!
0
gulcea
(22.09.10)
you can see turtles lay eggs in the sand along the coast
0
sttc
(22.09.10)
şöyle daha doğru olur:

you can see the turtles laying eggs on the beach.

edit: "lay" veya "laying", ikisi de olur
0
ermanen
(22.09.10)
"laying eggs" değil mi?
0
esenboga
(22.09.10)
laying eggs
0
ardaertac
(22.09.10)
verbs of perception > -ing olmali

ama zaten bu cumlenin Turkcesi de pek mantikli degil ki. Zira, to$baa laym bu tavuk mu gun boyu yumurtlasin! :P
0
ucan sincap
(23.09.10)
(17)

eski sevgilinin mutlu olması

özil
bunu isteyen var mıdır aranızda?
bunu isteyen var mıdır aranızda?
0
özil
(22.09.10)
ne şekilde ayrıldığımıza bağlı.
0
xenophobe
(22.09.10)
var tabi ki, neden olmasın ki? mutsuz olsa ne geçecek ki elinize?
0
burbat
(22.09.10)
(bkz: saygı)

şöyle düşün ki bu senin eski sevgilin olmuş ve ufacık bir nedenden dolayı bile olsa birşeyini birşekilde sevmişsin beraber olmuşsun
bir daha düşün; sen bunun şimdi kötülüğünü istiyorsun... kim saçmalamış olur?
kendi kendine tezatlığa düşmez misin?
0
.aylin.
(22.09.10)
@aylin

ama ufacık bir nedenden dolayı da nefret etmişsin.
0
🌸özil
(22.09.10)
seviyorken ayrılmışsanız elde olmayan nedenlerden ötürü evet isterim ama aldatma ihanet varsa gebersin yansın ölsün :D
0
asadas1999
(22.09.10)
deliler gibi mutlu olsun yeter ki bana uzak olsun, diyen milyonlari da es gecmeyelim : )
0
la traviata
(22.09.10)
ben eski sevgilisinin ayrıldıktan sonra tanışıp hoşlandığı eleman ile arasını yapmış adamım.
0
babilbaligi
(22.09.10)
keşke mutluluğu bizim isteyip istemediğimize bağlı olsa.
0
milesh
(22.09.10)
bir tek dileğim var mutlu ol yeter...
0
ermanen
(22.09.10)
hayır bütün eski sevgililerin allah belasını versin evlendiklerini mutlu olduklarını görücem diye facebooka bakamıyorum bi ben mutlu olayım onlar bok yesinler işte benim bu konudaki fikirlerim id değerindedir ama yerindedir
0
strangers in the night
(22.09.10)
çok da umrumda değil. ne yaptığından haberim yok.
0
bira sisesi kapagi
(22.09.10)
2 tane ciddi iliski yasadigim eski sevgilim var. biri hep mutlu olsun istiyorum, digeri de olsun gebersin, basina tas dussun, herkes onu aldatsin, isleri kotuye gitsin.... istiyorum.

diyecegim odur ki kisisine gore, nasil ayrildiginiza gore, size yaptiklarina gore degisir.

ps ikisini de cok sevmistim.
0
Ms._mystery
(22.09.10)
ayrıldıktan sonra mutsuz olmuşsa ve siz görece daha mutlu olmuşsanız, ve onun mutsuzluğunun vicdan azabını yaşıyorsanız, sırf onun için değil kendi iç huzurunuz için bile mutlu olmasını istersiniz.
0
purpurum
(22.09.10)
bende mutlu olsun hatta kıçı tavana vursun isterim. neden isterim, bir ayrılıkta daha kapımı çalmasın diye, ya ya.
0
invicta
(22.09.10)
Sürünsün şıllık.

hehe.

Ben isterim mutlu olsun, öyle iyi falan da ayrılmadık.
0
johan sebastian
(22.09.10)
ne hali varsa görsün..adı üstünde zaten.eski sevgili :) önümüze bakalım gençler :)
0
lavitaebella
(22.09.10)
mutluysan hepsi mutlu olsun
mutsuzsan hepsi gebersin moduyla alakalıdır budurum..
0
jamswety
(22.09.10)
(6)

Konservelerin suyunu-yağını dökmek/dökmemek

manfool
Hangisi doğru. Ben hepsini döküyorum. Ton balığınınkini de döküyorum. Vitamini orda onun demeyin...
Hangisi doğru. Ben hepsini döküyorum. Ton balığınınkini de döküyorum. Vitamini orda onun demeyin...
0
manfool
(22.09.10)
Dokmek gerekiyor, hatta konserveyi tekrar sudan gecirmek gerekiyor kullanmadan once.
Tabi konservenin hepsini bir anda kullanacaginizi varsayiyorum.

Ton baliginin uzerindeki yagi da dokmek gerekiyor. Onun uzerindeki zaten balik yagi degil de, baligin tazeligini korumak icin konulan baska bir yag (aycicek?)
0
yilmazyildirim
(22.09.10)
ton balığını açıp tamamını bitirmeyecekseniz, mesela benim gibi bir buçuk kiloluk büfe tipi ton balığı alıp günlerce yiyecekseniz yağını dökmeyin. ekmek banmayı seviyorsanız yiyebilirsiniz. yoksa süzün, daha sağlıklı olur. yedikten sonra balıklar havayla temas etmeyecek şekilde yağa gömünüz ki bozulmasın.

onun dışında konservenin, peynirin falan suyu dökülerek kullanılır. hatta suyu yer kaplamasın, suya boşa para vermeyin diye superfresh mısır konservesini susuz yapmaya başlamıştır.
0
kibritsuyu
(22.09.10)
peynırın suyunu da cok dokme bekleyecekse, kuruyup tahta gibi oluyor.
0
bryan fury
(22.09.10)
bu arada yağı süzülmüş paket halinde satılan ton balıkları da var artık. kolay da açılıyor. konserve derdine son :)
0
ermanen
(22.09.10)
bezelye falansa suyunu süzün tebii, yoksa yemyeşil bir yemek olur, çok da tuzlu iğrenç.

ton balığı yağını ben süzüyorum, kimisi yemeği o yağla yapıyor. yağ da değil de suda ton balığı ise ve hepsini yiyeceksiniz süzün tebe
0
no avalon
(22.09.10)
konserveyi bilmiyorum. ama tonbalığının ki salamura mantığında bir şey. bildiğin ayçiçek yağı. yağı kaşıkla etin üstüne bastırarak süzerim hatta. içinde hiç yağ bırakmamaya çalışırım. zaten yağı iyi süzmeyince tadı bir acayip oluyor. vıcık vıcık.
0
atmosphere
(22.09.10)
(7)

kırtasaiye malzemesi

fatma_212
kırtasiye malzemelerini uygun satan yerler varmı
kırtasiye malzemelerini uygun satan yerler varmı
0
fatma_212
(22.09.10)
kastamonu'da atatürk caddesi'nde kardeşler kırtasiye var. çok ucuz.
0
kibritsuyu
(22.09.10)
Gümüşhane'de Gümüş kırtasiye var.
0
ermanen
(22.09.10)
çanakkale'de çanak kırtasiye var camiden sağda
0
.aylin.
(22.09.10)
balıkesir'de balıık kırtasiye var. sahilde.
0
jameskeenan
(22.09.10)
carrefour, dia, bim.
istanbulda eminönüne bi dal, hanları gez...

lüleburgazda bizim arkadaş kiloyla satıyodu n'oldu bilmem :p
0
muppet
(22.09.10)
dincilere para kaptırmamak gibi prensipleriniz yoksa, hakikat'lere gidin. hakaten çok ucuz, hemen hemen her şehirde vardır.
0
kelimeyounu
(22.09.10)
var
0
sourlemonade
(22.09.10)
(4)

[Cep telefonu] Anti radyasyon sticker

ermanen
Bunlar işe yarıyor mu gerçekten?
Bunlar işe yarıyor mu gerçekten?
0
ermanen
(21.09.10)
hayır
0
lord randal
(21.09.10)
sadece evet hayır değil de, açıklasanız da iyi olur.
0
🌸ermanen
(21.09.10)
teorik olarak, eğer engelliyorsa telefonunuzun "ping" atamıyor olması gerekir, yani telefonunuzu kullanamazsınız. Telefonunuzu kullanmanız için de aktif olarak "ping" atması gerekir. Bu ping atma dediğim, denizaltı sonarları ile ilgili bir terim.
şöyle test edebilirsiniz stickeri; eski tüplü bir televizyonun ekranına yaklaştırın ve görüntüde bir bozulma oluyor mu bakın. muhtemelen olmuyordur, yani dalga jammeri gibi bir görevi yoktur. kaldı ki sticker dalga jammeri özellikli olsa, en iyi ihtimalle telefonunun iletişim kalitesini falan düşürür; dalga soğurucu olsa konuşmanızı engeller.
0
pozzecco
(22.09.10)
radyasyon dedigimiz sey,telefonun iletisim dalgalari. yani sen bir baska telefona baglanirken telefondan cikan bilgileri aktaran dalga,sana zarar veren dalga. o kısmın olmaması,telefonun cekmemesi anlamina gelir. radyasyon filtresi,bunu biraz engellemeye calisacak bir prensip olursa,telefon daha iyi cekmek icin daha cok guc harcar. her zaman,telefonun full cektigi nokta radyasyon acisindan daha azdir. ayni konuyu cok arastirdim,tum telefon ureticilerine de mail yoluyla ulastim. boyle birsey olsa,ilk basta telefon ureticileri telefonlarına ekler,zaten 15-20 liraya satilyior. dahasi,bir gun radsav denen radyasyon engelleme filtresini aldım,ne var lan bunun içinde deyip açtım,içinden kapı macunu,ayakkabı köselesi arası bir şey çıktı. öyle bir şey de elektronik dalgayı kanalize edip dağıtma görevi yapamaz zaten. başta anlattığım gibi,radyasyondan kurtulmak telefonun çekmemesi demek.

ayrıca bluetooth kulaklık kullanmak daha kötü çünkü bluetooth da radyasyon yayıyor çünkü kablosuz iletişim,yani mekanizmayı anla,wireless modemler evdeki telsiz telefnlar,hepsi. telefonu kulaklıkla kullanmak da çözüm değil. çünkü telefonun içndeki radyasyon,kulaklığın iletkenliğinden faydalanarak kulak içine ve ordan beyine daha rahat ulaşıyor diye bir teoride var bilim adamlarınca.

yani her türlü sıçtık. mümkün olduğu kadar az kullan telefonu,kendinden uzak tut.
0
lord randal
(22.09.10)
(3)

Staj raporunun İngilizcesi?

hophophoba
Internship report degil heralde di mi, kulaga guzel gelmiyor. ne peki?
Internship report degil heralde di mi, kulaga guzel gelmiyor. ne peki?
0
hophophoba
(20.09.10)
ODTÜ "summer practice report" olarak belirtmiş.
0
muratk18
(20.09.10)
"internship report" gayet dogru
0
ermanen
(20.09.10)
technical experience report da olabilir.atttım ama.
0
raki masasinin degismez adami
(20.09.10)
(31)

nasıl alıyorsunuz bunları?

kibritsuyu
dikkatimi çekiyor merak ediyorum. sürekli bir dslr fotoğraf makinesi tavsiyesi, ipad'ler iphone 4'ler, laptop'lar, yurtdışı seyahatleri, şunlar bunlar tavsiye ediliyor, alınıyor, alınmak isteniyor.abi sırrınızı bana da bi söyleyin lütfen ya. 10 yıldır çalışıyorum. eşim de çalışıyor. şu anda elimize
dikkatimi çekiyor merak ediyorum. sürekli bir dslr fotoğraf makinesi tavsiyesi, ipad'ler iphone 4'ler, laptop'lar, yurtdışı seyahatleri, şunlar bunlar tavsiye ediliyor, alınıyor, alınmak isteniyor.

abi sırrınızı bana da bi söyleyin lütfen ya. 10 yıldır çalışıyorum. eşim de çalışıyor. şu anda elimize yani çok süper diyemeyeceğim ama geçimimizi sağlayacak kadar para geçiyor. evliyim, evim kira. ve biz anca evimizi geçindirebiliyoruz. ne abartı telefona harcıyorum, ne arabaya, ne elektroniğe. artık kağnıya döndüğü için işyerinde kullandığım 2004 model eşşek monitörlü eski bilgisayar yerine bi laptop aldım, taksitle, ama ekonomim çöktü. hesapta para yok, daha 750 lira kredi kartı ödemem var. ortalama bir hayat yaşıyoruz, lüks değiliz. çoluk çocuk yok. işe güce servisle dolmuşla gidiyoruz. harcamamız sadece eve, üstümüze başımıza.

en yakın arkadaşlarımdan biri şehir dışında evleniyor, anadolu jet'in 29 liralık biletleriyle bile gitmeye, orada otelde bir gece kalmaya param kalmadı, gidemiyoruz düğününe. sıkıntı çektiğimi, maddi nedenlerle gidemediğimi hiç belli etmememe rağmen, iş güç vs diye kıvırmama rağmen annem "o senin düğününe gelmişti, sen de git, al biletleri ben vereyim parasını" diyor, 32 yaşındayım gücüme gidiyor bu yaşta.

dört yıldır dslr makine hayali kuruyorum, bir makinem olmamasına rağmen varmış gibi objektif, makine vs yorumlayacak kadar yazı, makale okudum da daha ellemişliğim yok.

hayatımda yurtdışına çıkmadım. bi gidelim başka memleket görelim desek sırf pasaport çıkarmak ebesinin örekesi. bi uçak bileti alalım, gidince parklarda yatalım desek bile 2 kişi gidiş dönüş ebemiz sikilir. annemlerin yanına sığıntı gibi yaz tatiline gittik, ona rağmen sırf arabanın benzini ve orada harcamamız, dikkat edin konaklama ücreti falan yok, ağustos başından beri belimizi büktü.

nedir sırrınız bana da söyleyin. hepiniz çok mu iyi kazanıyorsunuz, nasıl kazanıyorsunuz, nasıl biriktiriyorsunuz, harcamanız mı az, anlatın da ben de biraz daha rahat edeyim, eşimi de daha rahat ettireyim?

kesinlikle hayatımdan şikayetçi değilim. allaha bin şükür normal şartlarda normal standartlarda geçiniyoruz. tek kuruş borcumuz yok. kafamız rahat. ama anca geçiniyoruz yani. bir ekstramız olsa (örneğin uzak diyarlardaki arkadaş düğünü), belimiz bükülüveriyor. ben bunlara da yetişebilmek istiyorum. altımdaki araba mersedes olsun diye hayflanmıyorum yani.
0
kibritsuyu
(20.09.10)
(bkz: peder bank)
0
alchemistt
(20.09.10)
olasılıklar:
- baba/ana parası
- getirisi iyi iş
- miras
- piyango/loto
- zengin eş
- yolsuzluk

ha en büyük neden de dünyanın en büyük sorunu olan eşitsizlik zaten
0
ermanen
(20.09.10)
abi simdi buradaki her insanin yasi veya sorumluluklari digerlerininkiyle ayni degil ki?

evlilik basli basina zaten bu sorunun cevabi olamaz mi?

dusun bekarsin, elektronik almak istedigin bisey var, alabiliceksin ama kalan gunlerinde anca corba icebilcek paran var. bunu yapabilirsin. dogru veya yanlis, ama bu riski alabilirsin.
zannetmiyorum ki ayni riski evli iken alasin. esine karsi sorumlusun bir kere fazladan.

her seyi alabilen gibi gozukenleri kendimce kategorilendirirsem

1- zengin olanlar. ama aileden ama kendi kazanciyla. surda ne kadar daha ucuzmus dusunmeden cat diye alabilenler.

2- ailesiyle yasayip aile durumu iyi olanlar.
bunlar aralarinda ayriliyorlardir elbet
a- buna ragmen her seyi alirim demiyip tutumlu olanlar
b- nasilsa babadan geliyor, alirim istedigimi diyenler.

3- ogrenci olmasina kazanci olmamasina ragmen deli gibi burs alanlar ve bu burs paralarini bunlara harcayanlar.
yani 150 tl lik kyk burslarini bile cat diye hepsini gereksiz seylere yatiran eminim ki cok insan var. kaldi ki, 3-4 bursla toplam bir maas gibi kazanci olan insanlar da var, bazi anne babalar bu konuda acaip hirslilar. ama gunah ote yandan da. yazik gunah.

4- zengin olmayan fakat aklina koydugu seyi uzun zamandir hayal ederek almak isteyenler.

az yemistir, az harcama yapmistir, az disari cikmistir, biriktirmistir ve istedigi seyi almistir. cok yuksekte degildir gozu, tek bir istegi vardir.

5- devamli soran, arastiran ama aslinda almayacak olanlar.

her konuda bilirler. bilmeleri bir sey degil ama sanki habire birini alip birini satiyomus gibi boyle gosteren tipler kendilerini.


bi de tum bunlar disinda haksiz kazanclarla vs. elde edenler...

sana kolayliklar dilerim hayatinda.
0
la traviata
(20.09.10)
ohh işte duyurunun böyle bir soruya ihtiyacı vardı.
Bende soruyorum ,
En kıytırık collezione , elsiwaikiki den bile kıytırık birşeyler alsan
kazak: 59.90
mont: 39,90
pantolon : 39,90 (en kötüsü hemde)
don: lan bildiğin don : 5-10 milyon

bu ne , illa pazardan mı giyinelim çok zor yaşamak , üzerine düzgün birşeyler almak .Bende senin gibi o sıradan insanlardanım hemde öğrenciyim ulan hesapladım günde 5 tlden fazla harcarsam zarara giriyorum.
Cevabını bilmiyorum ama bende birşeyler demek istedim.
0
slymene
(20.09.10)
valla hacı amma içlenmişsin yaa valla okudum içim karardı.

öncelikle şanslı olman gerek
sonrasında iyi eğitim,
eğitimde ve sonrası hayatta ekstra donanım (dil, xxx belgeler vs.)
biraz çevre,
kendini pazarlayabilme kabiliyeti,
doğru yerde ve zamanda doğru hamleyi yapabilmek,
kararsız kaldığında sana yol gösterecek doğru insanlar (misal ekşiduyuru)

bunların derecesi olumluya doğru yükseldikçe parada otomatik olarak artıyor.
0
pposeidon_1
(20.09.10)
çok çok zengin olmana, babandan para kalmasına gerek yok..
istanbulda yaşadığını varsayıyorum;
baban zamanında buralardan bir ev almış olsaydı ve sen şu anda kira ödemeden o evde eşinle yaşıyor olsaydın, kiraya ayırdığın parayla, tüm bu istediklerini yapabilirdin, sadece bir ev diyorum sana, öyle çok büyük bir servet değil.
0
de jure
(20.09.10)
bence doğru bir planlamayala siz de düzlüğe çıkabilirsiniz. ya da kazancınız düşük olabilir. bilmiyorum 30 bin tane parametre var.

ama yani artık bir dslr almak ne bileyim bir yurtdışına çıkmak çok bütçeyi sarsan olaylar değiller.

misal 270 euro ya prag gezisi buldum geçen 3-4 gün müydü neydi. sonracıma geçen sony alfa serisi bir dslr 870tl y di. uzun taksit şeyleriyle falan bunlar pakala karşılanabilir. ama misal taksit şeyine çok yük bindiyse harbi zorlanır insan.

ya bir de tabi evliyseniz evlilik bambaşka bir olay.
0
cedric tweedledee
(20.09.10)
aksam maileşelim mudur musayit olursan, ben de sana 3-5 bişi danısacaktım.
0
bryan fury
(20.09.10)
ama genel olarak üzülerek söylüyorum baba parası : ((
0
cedric tweedledee
(20.09.10)
abi süpersin! hakikaten ben de uyuz oluyorum bazen öle sorulara. biri çıkmıştı geçen gün mesela, "laptop alıcam, normal macbook mu aliyim, macbook pro mu, yoksa macbook air mi?" diye sordu. ulan dedim bu ne ya? millet internet ortamını buldu bol keseden mi sallıyo nedir? ya da para öyle bok gibi ki ne aldığı önemsiz. eskiden ailemin yanında yaşadığım zamanlarda yaşadığımız muhit daha bi lüksvariydi. mesela bi arabanın daha tvde, gazetelerde reklamları dönmeye başlamadan bikaç tane görüyodum park etmiş şekilde bi apartmanın önünde. demek milletin yaşamını idame ettirmekten öte, kenarda bulundurduğu 250.000TL si fln var her daim. birileri ev alıyor 500.000TL - 1.000.000TL'ye, birileri dünya turlarına çıkıyor, birileri tatile gidiyor 7 yıldızlı otellere. hakikaten anlayamıyorum bu olayları. ne kadar da çok zengin adam var ülkede haberimiz yok bence.

ben de evliyim bu arada ve askerden geleli 4 ay oldu iş güç yok. akraba, arkadaş ziyaretlerinde insanların anlattıklarını gıpta ile dinliyoruz hanımla ben; bu kurban bayramı nereye gidelim? new york mu, ontario mu, sydney mi... hayır millet olayın parasında o kadar diil ki, şu yeni çıkan çipli pasaportları nası yenileyeceklerini bile daha fazla dert edinmiş durumdalar kendilerine... (bu arada aralarından hırsızlık, yolsuzluk yapan yok bu bahsettiğim insanların. bildiğim kadarıyla hemen hemen hepsi ya mirasla ya da hırsla çalışarak şu an oldukları konumdalar)

işin özü, sanırsam iyi bir işten geçiyor. iyi bir iş de iyi bir eğitimden (multi-meziyetli yetiştirilme diyebiliriz). iyi bir eğitim de malesef durumu hali hazırda iyi olan bir aileden gelmeyi gerektiriyor. bu da tavuk/yumurta paradoksu gibi bişey aslında sanırsam...
0
loveinaflipbook
(20.09.10)
genel anlamda pahalı faturalar belinizi büküyor olabilir, düşünün en boktan bir internet hizmeti bile 40 liradan falan başlıyor aylık. bir de o gözlemlediğin kişilerin bence büyük çoğunluğu öğrenci ve çalışan-bekar kesimdir. öğrenciler yukarda da dendiği gibi para babasıyla alıyorlar ya da eğer öss'de ilk bilmem kaça girdilerse milyarı aşan burs elde edebilirler. bunlarla çok rahat o dediklerini alabilirler. senin durumun da verdiğin örneklere bakılınca üzücü ama senin gibi de çok var hele istanbuldaysan zaten normal bir durum. istanbul gerçekten pahalı. ben de öğrenciyim, istanbulda yaşıyorum burs murs yok babamdan 250 ya da 300 alıyorum, zaten ulaşım açısından boktan bir yerde oturuyoruz. akbil parası, minibüs parası falan derken benim para da dayanmıyor. 1-1,5 sene vücut geliştirme yapıyordum onu da bıraktım çünkü hakkını vererek yapınca harçlığımın yüzde 50si oraya gidiyordu, minibüs parası+salon parası+yemek parası yemek dediğim de supplement falan değil, ton balığı, muz, yumurta, süt, tavuk falan. üst üste buluşmalara gitmiyorum mesela arkadaşlarla çünkü pahalıya patlıyor benim açımdan. bir halı saha maçı yapmak ya da ikinci lig takımının maçını izlemek bile 10'ar milyona patlıyor ortalama. evde televizyon izliyorum para biriktiremiyorum anasını satayım:)
0
baldur
(20.09.10)
türkiye geçen yıla göre %10 büyümüşşş. sürekli büyüyor zaten, senin cepteki paranın %10'u bu bahsettiklerini alan insanların cebine gitmiş (istisnalar olabilir, öğrencidir yemez içmez alır). türkiye'de insanlar bence mucizevi bir şekilde yaşıyor. 3 kuruş kazan, devlet bir sürü fatura, vergi vs. alsın çökertsin iyice, sen bununlada yetinme üstüne çocuk falan okut üni.de.
0
saykodeli
(20.09.10)
seni rahatlatayım,
ben de o adamlardan birisiyim yani bir çeşidiyim. istediğimi alabilme şansım var, saydıklarınızı almayı istediğim zaman ikinci kere düşünmeme gerek yok... ama nasıl.

Günde en az 13 saat çalışıyorum ki ortalama çalışma sürem 15 saat, sadece uyuduğum ve yemek yediğim zamanlar çalışmıyorum. allahın siktir ettiği bir ülkenin, orada olduğu bile bilinmeyen bir bölgesindeyim. can güvenliğim tam anlamıyla yok. ayrıca olabildiğince sağlıksız bir ortam. buna karşılık eşek yüküyle para kazanıyorum ve hiç bir masrafım yok.

öyle işte, bir noktada hayatından ne kadar feragat ettiğinle alakalı. eşitsizlik olsa da her durumda geçerli değil.
şükret diyemem ama evden çıktığında yaşadığın özgürlük hissi eve geldiğinde karşılaştığın sevgi, dolabımda duran 4000tl lik dslr den daha değerlidir sanırsam.
0
s man chen
(20.09.10)
yukarıda bi arkadaş sanırım benden bahsetmiş. macbook mu alayım, macbook pro mu diye sormuştum ben de geçenlerde. la olum kısmetimize geçenlerde dededen kalma bi bahçemiz satıldı. çoluk çombalak herkese de pay edildi. ordan gelecek parayla bak macbook pro zaten alamıyorum, belki bi macbook alırım dedimdi. yoksa hayatımda tatile gitmedim lan ben, en son ne zaman yüzdüğümü hatırlamıyorum. iki sene boyunca her gün izmit-istanbul arası trenle gidip geldim okula.
0
ruhibirbanyo
(20.09.10)
Anlamadım.
Kaç para kira veriyorsun kardeşim ?
Ne kadar elektrik,su,telefon,gaz falan kaç para tutuyor ?
vallahi bende anlamadım.
0
ucamayanadam
(20.09.10)
hay ağzın bal yesin hocam. bende geçen aynı şeyi içimden geçirdim burayı okurken.
çevremde de hemen hemen aynı kazanca sahip olduğum insanlar deli gibi tatile vs giderken ben yaldır yaldır taksit ödüyorum nasıl oluyor diye düşündüğümda mevzunun aslında ayrıntılarda saklı olduğunu gördüm.
misal;
-adam ev kirası vermiyorsa(kendi evi ya da aileyle kalıyor) kafadan 400-700 civarı bir kira parası cepte kalıyor.
-ailesiyle yaşıyorsa birde elektrik-su-doğalgaz-internet gibi yaşamsal ihtiyaçlara para vermiyorsa bir 300-350'de ordan kalıyor yaptı mı sana 600-700 minimum birikmiş hemde aylık.
geri kalıyor kemiksiz maaş.
gelsin ayfonlar, gitsin tatiller...
bu şekilde çok fazla insan var. ailede anne baba çalışıyor evi onlar döndürüyor, üstüne evlatta çalışıp kendine onu bunu alıyor gezip tozuyor.
ortaya bu çıkıyor.
Kendi evi olanlarda babanın ananın zamanında aldığı evde kalıyorsa o da acayip tasarruf ettiriyor.
Ayrıca kazanılan paranın çalışılan işle de alakalı olarak arttığını düşünürsek ciddi manada farklar oluyor.
şöyle ki;
kurumsal bir firma ile kurumsal olmayan bir firmada aynı işi yapan, aynı sorumluluklara sahip 2 insan arasında bile 1000tl fark oluyor, bu gibi detayları da göz önünde bulundurmak gerekiyor.
özetle şanslı olmak gerek :)
0
icemanr
(20.09.10)
valla ben çok iyi biliyorum ki, ayda 800 liraya markette çalışıp 1 hafta önce blackberry' ye 1500 lira gibi bir para veren birilerini. ayda 100-100 öderim dedi. kendimden utandım. mantık şu. bir malın toplam fiyatı önemli değil ayda kaç kaç ödeyecekleri önemli..

BURAYI iyi okuyun..

2 yıl önce bir tanıdığım ayda 700 lira maaş alıyordu. arabalara meraklı. reina' nın önünden geçsin arabayla kız kaldırsın falan. ayda 730 lira taksitle honda city aldı bilmem kaç ay vadeli. arabası çizilmesin diye otopark a bırakıyordu. bir de benzinli. düşünün yakıtını. ama mutlu hissediyordu kendini. benzin parası vs harçlığını ailesinden istiyordu da öyle biniyordu arabaya.

2. örnek yazlık alan aile.

ayda 2.000 tl ödeyecek marmara ereğlisinden yazlık aldı bir başka tanıdığım. 60 ay ödeyecekmiş. bi kere her yıl marmara ereğlisinde tatile gidecekler ki bence kötü bir durum. aptallık yani her yıl başka bir yerde 2 milyarlık tatil yapsan 5 yılda 12 milyarın gider. bir de eve 5 yılda yapacakları masraf ve bakımı katmıyorum..

bu iki örneğe bakarak da insanların ne kadar aptalca şeyler yapıp lükse düşkün olduklarını da görebilirsiniz.

işin bir de sigara boyutunu karıştırmıyorum. sigara içiyorsanız günde 1 paket 5 tl den . ayda 150 tl yi sokaga atıyorsunuz. dslr makine hayaliniz mi?sigara hayaliniz mi diye sorar insan? sigarayı bırakmıyorsanız da hakkınızdır o makineyi alamamak. tabi içmiyorsanız sözüm geri..

ayrıca merak ettim toplam ayda elinize geçen ücret ne kadar da hiç para yetiştiremiyorsunuz?
0
ykyt
(20.09.10)
kibritsuyu,

cok guzel cevaplar vermis arkadaslar. yalniz eksik gordugum bir sey var: burasi internette bir web sitesi. bunun onemli bir ektisi olarak her turden, her sosyo-ekonomik siniftan insan gelebilir. dolayisiyla gunluk hayatinda gorebileceginden cok daha farkli insanlar da goruyorsun.
yine web sitesi olmasinin bir sonucu su: sen bir tanesin, ama buraya yazan okuyucu binlerce. yuz kisiden biri para biriktirip bir sey almak istese her gun 10 kisi luks bir urun hakkinda soru sorar.
oyle yani.
0
wpi
(20.09.10)
İnsanların öncelikleri önemli. Evli olan için de bekar olan için de öncelikler belirliyor herşeyi.

Ben sosyal bilimlerden birini okudum, akedemik kariyer yapsam bile iş şansım ancak kpss'ye bağlı, hocalardan birine kendimi yüzsüzce bağlamadıktan sonra. Mezuniyetimden beri, farklı yerlerde çalıştım. Her çalıştığım yerde para biriktirip sonunda istediğim birşeyi aldım veya o para iki işyeri arasındaki işsizlik dönemimi finanse etti. Şimdi mesela bir netbook almak istiyorum, bunu da taksitle değil tık diye ödeyerek yapmak istiyorum yani işe girilecek kenara para atılacak öyle alınacak o alet. la traviata nın dediği gibi 5 numaradakiler gibiyim acil alıcak olmasam da buraya gelip sormayı ve alıcağım zamana hazırlık yapmayı seviyorum. Ha öte yandan ben eşim dışarıda olduğu için babamla yaşıyorum, kira derdim vs.m yok. Kız çocuğusun deyip babam benden birşey de beklemez. Belki o yüzden bu kadar rahat para biriktirebiliyorum.

Şimdi sizin durumunuzdan gidersek, biryerlerde harcadığınız fazla birşey yaptığınız bir "hata" olmalı. Kira mı çok yüksek, mutfak harcamaları mı, kıyafet alışverişi mi biryerden bir sızma var.

Bir ara deli gibi msn money ve diğer ingilizce finans/kişisel bütçe/tutumluluk bloglarını okuyordum. Göze görünmeyen pek çok gereksiz harcamayı görmenizi, harcamalarınızı düzenlemenizi, bütçe yapabilmenizi kolaylaştırabilir.
0
cinna monster
(20.09.10)
bekarlık sultanlık.
0
cashkopat
(20.09.10)
yanıtımı açayım biraz:

la traviata'nın değindiği üzere bekarlar hayatlarını daha diledikleri gibi yaşabiliyorlar, anlamlı/anlamsız risk alabiliyorlar.

bırak elektronik eşyayı parasını sokağa bile atabilir. sene 2006, elimiz yeni yeni ekmek tutmaya başlamış. işyerinden bir arkadaş maaşını bu ay yüzde 40 zamlı almak ister misin, dedi. nasıl olacak deyince dünya kupası oynanıyor, brezilya'nın şu maçına bütün maaşı yatırcaz dedi. Kazanamazlarsa? O zaman bütün ay simit yeriz. yatırdık parayı. evli biri bunu yapamaz, yaparsa da uzun süre evli kalamaz gibime geliyor.
0
cashkopat
(20.09.10)
sadece evin kira olması bile büyük masraf. 650TL gibi bir kira gideri var desek yılda 7800TL yapıyor. 2 yıl biriktirir ayanığı yerden kesecek bir araba alırsın. 1 yıl biriktirir macbook alırsın iphone alırsın tatile gidersin. evim evim güzel evim diye boşa dememişler
0
ztpz
(20.09.10)
eksi sozluk'un yazar profilini soyle goruyorum: ailesinin durumu fena olmayan, bu sayede cocugunu oyle veya boyle okutabilen okutabilmis ailelerin cocuklari. universite ogrencileri. cogu istanbul'da. universite bitene kadar o durumu fena olmayan aile sayesinde rahatlar. daha sonra da istanbul'da, orta-iyi bir universite mezunu olarak soyle veya boyle bir is buluyorlar, devam.
0
samfisher
(20.09.10)
herkes yazmış birşeyler benim ekleyeceğim şu ki. abi yaptığın masraflar arasında en fazla yer kaplayan aslında ufak paralar.yani evde yemek yerıne dışarıda yediğin yemek bile 10 lira fark ediyor sana. sahsen ben universite öğrencisi olmama rağmen devlet memuru olan abimden daha lüks yaşıyorum. bunun yanısıra ailemden de 5 kuruş para almıyorum.ha nasıl yapıyorsun dersen 300 burs+200 kredi normal gelirim olmakla birlikte senın gibi yuva kurmus adamların yapamayacagı bazı günlük işler buluyorum mesela telefon alacak oldugumda gidip bi alışveriş merkezinde standta bekliyorum gunlugu 50-75 liradan 1 hafta al sana telefon parasının yarısı.ayda bir kere bu tarz işleri yapınca bu tarz lükslere cok rahat para ayırıyorsun.ancak gel gör ki ne zaman bir ev bir aile sahibi oldun işte o zaman düzenli gelire sahip olmak durumunda olduğundan seçme hakkın olmuyor. ancak ve ancak gördüğüm kadarıyla eksıduyuruda oldukca aktifsin birçok kişiye cevap yazmıssın buradan azıcık aklı basında bir insan oldugunu cıkartaraktan sana tavsiyem güvenli bir şekilde borsaya girmendir.kenara koydugun 1000 lirayı akıllıca yönetirsen günde 20-30 lira gibi bir rakam elde edebilirsin bu da gunluk harcamaların için oldukca ıyı bır rakam. hatta oldu olacak bir borsa tiyosu vereyim sana.. TSKB son 2 ayda istikrarlı bir sekilde yükselerekten bana oldukça güzel bir para kazandırdı bir incele bak derim
0
ubuntuee
(20.09.10)
Öncelikle şunu sormak istiyorum: Ana-baba parası diyoruz da, o da genelde onların emekli maaşı veya üç kuruş parası. Onlar nasıl geçindiriyorlar evi? Bir yandan da evlatlarının istediklerini alıyorlar. Ana-baba olmak, özellikle bu devirde çok zor...

Eminim şu anda size lüks gelmeyen ama ufaktan ufaktan maaşınızı kemiren bir sürü harcamanız vardır. Buna bir yerde oturup kahve içmek, öğle yemeklerini dışarıda yemek de dahil olabilir. Bazı insanlar o ufak harcamalardan kısıyor. Bazıları teknolojiyi çok yakından takip ediyor, bir şeyi alıp biraz oynayıp hemen satıp üzerine az bir şey koyup yeni modelini alıyor. Tatil için de biriktiriyorlar genelde.

Evlilik-bekârlık ayrımına girmiyorum. Ev geçindirenle geçindirmeyen arasında dağlar kadar fark var.

Banka kredisi ve kredi kartı borcu olaylarına da girmeyeyim. Bazıları battıkça batıyor.
0
sourlemonade
(20.09.10)
sorudan biraz bagımsız ama geçenlerde istanbul'da fashion's night out diye gece düzenlendi. ünlü markalar satış yaptı. yaklaşık 6 saatte 50milyon dolar ciro yapılmış. sözlüğe yazdım bastılar kötü oy u demek ki millete para var :)

benimde dslr em var gelen krediyi biriktirip aldım. tabi baba parası yiyoruz hala büyük etken.

burda uzun uzun anlatamam da. bundan 20 yıl önce hiçbi şeyimiz yoktu annem ve babam cok calıştı cok tasarruf yaptı. şimdi evimizde var her şeyimiz var bana göre. harcamaları düzenlemek tutumlu olmak önemli. benim gördüğüm.
0
rurouni
(20.09.10)
evlenirken bize mi sordun cierim... şaka şaka...

benim için kira ödeme yükümlülüğü ve kendisini bağlayan herhangi sağlık problemi olmayan herkes zengindir. O yüzden bu kriterlere girip de aglayan kimi gorsem kovarım.... belki direk alakası yok ama bi yerlerde ekonominin en buyuk çarkının 14 17 yaş arasındaki genç kızların harcamaları üzerine kurulduğunu falan okumuştum ki bu grubun kendi başlarına para kazanabiliyor ihtimalleri sıfıra yakın.

onun dışındaki her şey öncelik meselesi... senin ailenin huzuru için harcayacagın para her şeyden önemli başkası için alacağı dslr makine;) kazanılan paradan bağımsız;) insanlar bu tip durumlarda diğer şeyleri kısıyor... benim derdim mümkün olduğunca çok yurt dışına çıkmak misal... paramı ona gore ayarlıyorum ki sağlam kira ödeyip tersine çalışan bi peder bank sistemine dahil olsam da;) yemeği evde yiyip, içkiyi tekel bayii önünde içmek, vizyon filmleri bilgisayarda izlemek felan... araba alacak durum olsa da aylık akbil ile takılmak... kız arkadaşlara birlikte üretmenin, paylaşmanın kutsallığını anlatmak etc etc...

yazıya baktım da tekrar yanlış anlaşılmaya musait olmuş, meselenin özü aslında eşin de çalışıp hala şehir dışına çıkamıyorsan bence acilen patronla konuşup zam istemelisin... please no offense...
bi de burada yaklaşık iki yıl once aylık 1000 tl ye 1+1 eve cıkabilir miyim die soru sorulmuştu soran kişi moderatorluk yapıyor sozlukte yanlış hatırlamıyorsam adama o paraya unut die cevaplar verilmişti de araya ben girmiştim dağılın die;) böyle bi yer burası...
0
les
(20.09.10)
kibrit abi sakin ya :(

eger ingilizce biliyorsan sana ucuz yaşamak hakkında püf noktaları veeren birkaç resim atayım. 4chanden aldıydım işe yarıyor.
0
wessago
(20.09.10)
@wessago buraya atsana merak ettim şimdi
0
şaman
(21.09.10)
anlattığınız şeylerin hepsine sahibim. sanırım bu biraz şans meselesi.

- anne babamın eğitim seviyesi yüksek, dolayısıyla aylık kazançları da epey yüksek.
- gerek dedelerimin, gerekse anne babamın zamanında yatırım amaçlı aldığı arsalar geleceğimi garanti altına alıyor. yani ilerde kazandığım parayı sadece kendime harcayacağım.
- iyi bir eğitim görüyorum, kaba tabirle ilerde rahat etmek için köpek gibi çalışıyorum. (henüz mezun değilim ama daha şimdiden torpil, kayırma olmaksızın ayda 2000 lira+her sene 10% artış teklif eden yerler oldu. başlangıç için fena sayılmayacak bir meblağ bence.)
- evimi ailem dayayıp döşemek istiyor, nikahımı da organize etme hayalleri kuruyorlar daha şimdiden. dolayısıyla sıfır borç+birikimle evlenmiş olacağım ki bu çok büyük bir artı.
- kredi kartı kullanmıyorum. (yine bu da çok büyük bir artı, kredi kartı olunca 3 lira harcayacağınıza 5 lira harcıyorsunuz çünkü.)
- evlendiğimde kendi maaşıma bir de eşimin maaşı eklenecek ve bu sayede refah seviyemi korumuş olacağım. tabii okulu bitirir bitirmez evlenmezsem bir de evlenene kadar yaptığım birikimler olacak.

bu durumda 500 liralık bir ipod neden benim bütçemi sarssın ki? muhtemelen bana gıcık oldunuz ama hiç borcunuz olmadığına göre şöyle bir tavsiye verebilirim; bir altın hesabı açtırıp her ay eşinizle beraber 1'er, 2'şer altın alın ve unutun. düğün gibi bu tarz acil bir durumda elinizde sıcak para bulunur ve azar azar biriktireceğiniz için bütçenizi de yormaz. diğer türlü evliyken birikim yapmak çok zor.
0
kayranin kedisi
(21.09.10)
kayranın kedisi, evlenelim mi ?
0
bryan fury
(22.09.10)
(13)

Hangi gazeteyi okuyorsunuz, neden?

venegas
...
...
0
venegas
(20.09.10)
taraf: çünkü demokrasiye inanan, askerden korkmayan, postal sever yazarlar barındırmayan, bütünleştirici (türk değil türkiye cumhuriyeti vatandaşı olmak), faşist ve ırkçı söylemleri olmayan, gerektiğinde başbakana bile çakan bir gazete olduğu için.
0
istanbull
(20.09.10)
gazete satın almıyorum. internetten çeşitli sitelerden takip ediyorum. ama öğrenci olduğumuz için masaya sermeye gazete gerekiyor. onu da haftada bir habertürk alarak sağlıyorum.
0
ayiadam
(20.09.10)
satın alıp okumuyorum. bazen internet gazetelerinden rastgele okuyorum bazen de televizyonda rastgele izliyorum. çoğu haber zaten gereksiz ve depresif.
0
ermanen
(20.09.10)
internetten tüm gazeteleri okuyorum, nedeni de ofiste yapacak işimin olmaması ve canımın sıkılması...
0
de jure
(20.09.10)
milliyet internet sitesi

sebep alışkanlık. ntv nin internet sitesine alışamadım bir türlü.
0
wessago
(20.09.10)
tan: çünkü demokrasiye inanan, askerden korkmayan, postal sever yazarlar barındırmayan, bütünleştirici (türk değil türkiye cumhuriyeti vatandaşı olmak), faşist ve ırkçı söylemleri olmayan, gerektiğinde başbakana bile çakan bir gazete olduğu için.
0
ermoo
(20.09.10)
referans. biraz ekonomi kasmam gerek. güncel olaylar falan.
0
ykyt
(20.09.10)
radikal: NY Times gibi mübarek.
0
iamthewalrusulan
(20.09.10)
cumhuriyet okuyorum
ulusalcı kafadan 12 eylül 1980 darbesini dinlemek için, cunta diyorlar hep
işkence yok zaten, olmamışta... öyle diyolla gülüyorum
parti cephenin yakında kemalist kanadı olur
0
Nesrin.Yolcu
(20.09.10)
the wall street journal. arabesk'ten sonra başladım!!
0
emrag
(20.09.10)
Sözcü: Çünkü yeni moda "kemalizme küfret" dalgasından uzak, askere atılan ucu nerden geldiği belli olmayan ama hangi güç unsurlarının çıkar sağladı belli olan komik palavralardan arınmış ve hepsinden güzeli Ahmet altan, Emre Uslu, Nazlı ılıcak gibi paranın geldiği yöne secde eden gazetecileri barındırmayan ve ondan bundan korkmayan gazete.
0
muratk18
(20.09.10)
Sabah: çünkü emre aköz, engin ardıç falan okuyup sinirlenmek hosuma gidiyor, günaydın da fena degil.

Hürriyet: Bir sürü magazin seyi olmasının yanında birtakım iyi yazarları da barındırdıgı için. Ertugrul Özkök de eglenceli ayrıca.

Cumhuriyet: Ergin Yıldızoglu icin. Bazen de Hikmet çetinkaya, balbay falan.
0
hophophoba
(20.09.10)
alışkanlıktan hürriyet, internettende hürriyet ve fanatik ama keyif alarak habertürk okuyorum çünkü her eki konusuna ait sadece. yazarlarıda güzel.
0
skywalkeremre
(20.09.10)
(6)

bu ne lan?

pclik
bayan insan formları birbirlerine sevgi ifade ederken son zamanlarda ''Ö'' kullanmaya başladılar. ne lan bu :( yazdıklarının sonuna koyuyorlar. ilginç.
bayan insan formları birbirlerine sevgi ifade ederken son zamanlarda ''Ö'' kullanmaya başladılar. ne lan bu :( yazdıklarının sonuna koyuyorlar. ilginç.
0
pclik
(20.09.10)
yuzuge benzettim ben gorunce ama?
0
fader
(20.09.10)
bi sikime benzetemedim ben görünce ama?

kesin çok saçma bir şeydir. <3
0
jameskeenan
(20.09.10)
optum olabilir mi.
0
ot
(20.09.10)
kusma ifadesi öğğğğ
0
cedric tweedledee
(20.09.10)
artık demek ki o kadar kısaltıyorlar ki ilk harfleri kullanıyorlar sadece. "öptüm"dür.
0
ermanen
(20.09.10)
öberim.
0
muppet
(20.09.10)
(5)

Neydi şu filmin adı?

dugili
Selam ,Küçükken televizyonda izlediğim ama adını hatırlamadığım bir film var.Konusunda bir kadın bir fabrikada çalışıyor ve bir şekilde radyasyondan hasta oluyor.Onun hastalığı firmanın ilgilenmemesi gibi olaylar gelişiyordu?Böyle film bilen var mı?
Selam ,

Küçükken televizyonda izlediğim ama adını hatırlamadığım bir film var.Konusunda bir kadın bir fabrikada çalışıyor ve bir şekilde radyasyondan hasta oluyor.Onun hastalığı firmanın ilgilenmemesi gibi olaylar gelişiyordu?
Böyle film bilen var mı?
0
dugili
(19.09.10)
tam olarak olmasada "erin brokovich" ten bahsediyor olabilirsiniz.
0
seffaf bi hal almis sener sen
(19.09.10)
Bu filmi bilmiyorum ama benzer ve daha yakın dönemde çekilmiş bir film daha var: Pu-239
www.imdb.com
0
paranoid corpse
(19.09.10)
Malesef bunlar değil...
0
🌸dugili
(19.09.10)
ermanen
(19.09.10)
Teşekkürler...Silkwood aradığımmış :)
0
🌸dugili
(20.09.10)
(7)

bu böceğin türü ne?

buzkran
odada yalnızdık ve üstüme serbest dalışlar yapmasına istinaden öldürdüm.şimdi ise merak ediyorum, nedir ki bu? zehirli midir?http://img684.imageshack.us/img684/4092/img0784ka.jpghttp://img408.imageshack.us/img408/8195/img0785.jpg
odada yalnızdık ve üstüme serbest dalışlar yapmasına istinaden öldürdüm.
şimdi ise merak ediyorum, nedir ki bu? zehirli midir?

img684.imageshack.us

img408.imageshack.us
0
buzkran
(19.09.10)
imparatoriçe arı
0
brazzers01
(19.09.10)
yok, sanmam.
0
🌸buzkran
(19.09.10)
resmin sol üst tarafında da ölü bir arkadaş var. onu ne ara öldürdünüz
0
lord randal
(19.09.10)
"imparatoriçe arı" diye bişey mi var ki? google'da hiçbir şey çıkmıyor öyle yazınca. ama arkadaş "kraliçe arı" demek istediyse alakası yok. ben toprak altına yuva yapan arılardan birine benzettim. arı olduğu kesin ama türü konusunda tam emin değilim.
0
daysleeper
(19.09.10)
çok korkunç. nerede yaşıyorsun yahu?
0
crystalsoul
(19.09.10)
çömlekçi eşek arısı
0
ermanen
(19.09.10)
bir tür eşek arısı sanırım, haklısınız. o üst köşedeki arkadaş zaten oradaydı, ben arının naaşını yanına taşıdım. fotoğraf için ışık lazımdı.
yaşadığım yer kapadokya, Nevşehir.

yardım için teşekkürler. (:
0
🌸buzkran
(19.09.10)
(1)

burkulmuş parmak..

dambil
iyi pazarlar ahali,dün parmağım burkuldu da, gece bir güzel şişmiş ve morarmış sdjklf sabah da yolculuğa çıkıcam. o zamana kadar geçmez biliyorum. taşımam gereken biraz fazla yük var. o yüzden, parmağı kullanmama gibi bir şansım da yok sdjklf ne yapayım da bu parmak yolculuğu zararsız ya da minimum
iyi pazarlar ahali,

dün parmağım burkuldu da, gece bir güzel şişmiş ve morarmış sdjklf sabah da yolculuğa çıkıcam. o zamana kadar geçmez biliyorum. taşımam gereken biraz fazla yük var. o yüzden, parmağı kullanmama gibi bir şansım da yok sdjklf

ne yapayım da bu parmak yolculuğu zararsız ya da minimum kayıpla (sjkldfds) atlatsın?

teşekkür..
0
dambil
(19.09.10)
buzlukta bekletilmis bantla sar. ama bunu hemen yapman gerekirdi aslinda. onun disinda merhem surup sarabilirsin kalinca biraz. ama arada acip tekrar sarman lazim.
0
ermanen
(19.09.10)
(14)

pek ilginç bir soru. ( tartışmalı )

emcedeltate
okan bayulgen sormuş herhaldeNesli tükenmekte olan bir hayvanı nesli tükenmekte olan bir bitkiyi yerken görürsen ne yaparsın?fikirlerinizi merak ettim.değişkenler sabit.
okan bayulgen sormuş herhalde

Nesli tükenmekte olan bir hayvanı nesli tükenmekte olan bir bitkiyi yerken görürsen ne yaparsın?

fikirlerinizi merak ettim.

değişkenler sabit.
0
emcedeltate
(18.09.10)
hayvanı vurur bitkiyi de koparırım. cidden pis bir ayrım yahu!
0
cedric tweedledee
(18.09.10)
o bitkiyi yemezse ölecek hastalığı yoksa hayvana öşt derdim. varsa yesin.
0
combofix
(18.09.10)
hayvan ve/veya bitki için neslinin devamı için özel bir ortam/tesise sahip değilsem afiyet olsun derim hayvana.
0
sttc
(18.09.10)
çok saçma bir soru. eğer müdahale mesafesinde değilsen bi bok yapamazsın, hayvan otu yer.

ayrıca nesil tükenme durumu insan eliyle olmadıktan sonra doğanın işleyişine karışmamak lazım bence. hayvan o otu yiyorsa vardır bir bildiği.

ha bu iş yellowstone parkında oluyorsa iki canlıyı aynı ortama koyan mallar düşünsün.
0
i ve been mistreated
(18.09.10)
yukarıda mudahale mesefesiyle ilgili falan bişey mi soylenmiş? ne alakası var?
0
🌸emcedeltate
(18.09.10)
ekosistem gereği zaten o hayvanın o bitkiyi yemesi gerekiyor. hani üçgen felan var ya.
0
wampex
(18.09.10)
hayvan ille o bitkiyi yiyerek hayatta kalıyorsa zaten yemesi gerekir, varsın yesin. müdahale falan bunlar yanlış şeyler.

yesin, büyüsün, çiftleşsin ki soyunu sürdürsün. o bitkinin tohumunun hayvanın dışkısında, toprakta hayat bulma ihtimali vardır belki hem. böylelikle bitkiyi kurtarırız belki. olur olur.
0
crayze horse
(18.09.10)
insanlığımdan utanırım.
0
ermanen
(18.09.10)
hayvan sadece o bitkiyi yiyerek yaşıyorsa eğer zaten bir müddet sonra bitkinin nesli tükettiğinde hayvan da ölecektir.

hayvan her türlü ölüyor yani. o yüzden vururum hayvanı.
0
kilroy
(18.09.10)
la hayvanın tek beslenebildiği bitki o mu? e oysa da zaten bitki gidince hayvan da gidicek. bari hayvanı vuralım ki yaşasın bitki bir kazancımız olsun. ama yok bitki çirkin bir bitkiyse hiç acımam sıkarım topuklarına!!11!bir!

ya da ne biliyim o btki yüzünden deli gibi böcek türüyorsa, hayvan da böcek düşmanı bir hayvansa alırım o hayvanı koynumda beslerim, gerekirse üremesine yardımcı olurum(?!)
0
cedric tweedledee
(18.09.10)
yahu arkadaşlar işte değişkenler sabit. kasmayın bu kadar. hayvan yerse bitecek bitki. yemezse de o ölücek.

şey gibi 50 çıplak zenci var elinde tek mermilik bir silah çıkışı olmayan bir odada annenle yalnızsın hanginizi vurursun sorusuna annemle kafalarımızı birleştirir ikimizi aynı anda öldürürüm gibi bir cevap bu. ölümyor arkadaşım değişkenler sabit! odanın da çıkışı yok. aynı anda 5 zenciyi de vurmaıyorsun, dövemiyorsun da zencileri, duvarı da yıkamıyorsun olmuyor işte ol-mu-yoo
0
cedric tweedledee
(18.09.10)
avcı av ilişkisi, avcı popülasyonu artar maksimuma ulaşır ancak av azaldığı için avcı popülasyonu azalmaya başlar, avcı min.ken av max olur böyle böyle gider :)
bence burda ikisi de gidici, survival of the fittest.
0
meriadoc
(18.09.10)
bitkinin nesli tükenir mi hakkaten. alırsın çekirdeğinden, kökünden, neyse artık, ekersin, yapraklarını da verirsin pandaya, karnı doyar.
0
aklimiseveyim
(18.09.10)
hayvanın sadece o bıtkıyı yıyerek yaşadıgını varsayarak cevaplıyorum

aklıma şöyle bışey geldı; sıncaplar cevız, fındık, fıstık yer bıldıgınız gıbı. bu hayvancıklar bazen agaçlardan yemışlerı toplayıp "sonra yerım" hesabı gömüyomuş, sonra da gömdüklerı yerı unuttuklarından o bölgede gömdüklerı yemışler fılızlenıp agaç oluyormuş.

ya böyle bı ılışkı varsa bu hayvanla bıtkı arasında? hem çogu otçul hayvan bıtkının bır bölumunu yer, en azından kökünü bırakır.

bı de bence o bıtkının neslının tukenmesı ıçın ya çok saglam ıklım degışıklıgı, çevre kırlılıgı lazım ya da o bıtkının döllenmesını saglayan koşulların yetersız olması lazım.

zaten neslı tükenmekte olan bır hayvan türü, ekolojık sıstemde başka bır türü yokedecek kadar güçlü olamaz sanırım.

yahu en kolayı gelın o bıtkıyı laboratuar ortamında yetıştırelım, çogaltalım. hayvana da ıhtıyacı kadarını verelım onu da çıftleştırelım olay tatlıya baglansın kavga çıkmasın.
0
squatterbloat
(18.09.10)
(5)

dogumgunu hediyesi

ra s al ghul
simdi tarih okuyan istanbul asigi er kisi amerikali arkadasima bir hedaaye almam gerekiyor fakat bulamadim. 60 tl ye kadar limitim var. ne alsam ki?
simdi tarih okuyan istanbul asigi er kisi amerikali arkadasima bir hedaaye almam gerekiyor fakat bulamadim. 60 tl ye kadar limitim var. ne alsam ki?
0
ra s al ghul
(18.09.10)
celeron 300a
(18.09.10)
@celeron 300a: valla elektriklisine ihtiyac duyacak kadar kagit zimbalayacagini sanmiyorum:)
0
🌸ra s al ghul
(18.09.10)
istanbul tarihi ile ilgili bir kitap
istanbul'un tarihi bir binasının maketi (kendin yapmalı olanlar da olabilir)
0
ermanen
(18.09.10)
(9)

Kelimeleri yanlış söyleme hastalığı/eylemi

biyolog olcakmisim
Bir hastalık mı onu da tam bilmiyorum. Bir terim de olabilir. Her insanın hayatında bir dönem kelimeleri yanlış söyleme hatası olur. Örneğin bıdık yerine bıkıd, kutu yerine tuku vs. gibi. Kaç gündür aklıma gelmiyor bu terim. Ne ile açıklanıyordu bu durum?
Bir hastalık mı onu da tam bilmiyorum. Bir terim de olabilir. Her insanın hayatında bir dönem kelimeleri yanlış söyleme hatası olur. Örneğin bıdık yerine bıkıd, kutu yerine tuku vs. gibi. Kaç gündür aklıma gelmiyor bu terim. Ne ile açıklanıyordu bu durum?
0
biyolog olcakmisim
(17.09.10)
kurukafa
(17.09.10)
Hayır. Daha çok şöyle hatalar yapılıyor. Mesela Yurtlar kurumu yerine Kurtlar yurumu demek. Veya girin bakın demek yerine bikin garın demek gibi.. spoonerism doğru fakat aklımda kalan başka bir kelimeydi. anevrizma gibi bişi. ama değil.
0
🌸biyolog olcakmisim
(17.09.10)
disleksi?
0
gidici
(17.09.10)
hayır disleksi de değil. allam yareppim kafayı yicem. ya da yedim?
0
🌸biyolog olcakmisim
(17.09.10)
afazi
0
ermanen
(17.09.10)
spoonerizm yahu.

"gaz basa!"
0
unbeknown the black
(17.09.10)
dedigin sey spoonerism, ancak spoonerism "hata" olarak degil de bilerek yapildiginda mevzubahis oluyor. hata olanina ayri bir isim veriliyorsa bilmiyorum.
0
kurukafa
(17.09.10)
değil abicim ya. çıldırıcam hakkaten sanırım.
0
🌸biyolog olcakmisim
(17.09.10)
metatez sanırım

bir de şunlar var konuşma bozukluğu olarak:

afemi
contrepetrie
anartri
disartri
sözel apraksi
malapropism
parapraxia
takifemi
disrapsodi
marrowsky
sananmuunnos
0
ermanen
(17.09.10)
(5)

çok ama çok alakasız 2 soru

damnit
1 - belçika yarın neden tatil?2 - "yarın" mı "yaaarın" mı diye telaffuz edilir?esen kalın...
1 - belçika yarın neden tatil?

2 - "yarın" mı "yaaarın" mı diye telaffuz edilir?

esen kalın...
0
damnit
(16.09.10)
''yarın'' diye telaffuz edilir. Ama Belçika nedir ne değildir bilemem :)
0
romeomustdiee
(16.09.10)
1- yarin tatil gozukmuyor. 27sinde fransizlar icin tatilmis.

en.wikipedia.org

2- yarin
0
alan shearer
(16.09.10)
yarın diye ama halk arasında yaaarın olmuş
0
ermanen
(16.09.10)
17 eylül de değil 27 eylülde tatil belçika
Frankofon halk bayramı
0
.aylin.
(16.09.10)
tatil degil. belçika'dan bildiriyorm.
0
kedislike
(16.09.10)
(11)

Çelik kordonlu saatte koku sorunu..

quaker
Merhaba Roma'ya korku, bizlere neşe saçan Galyalı'lar..Ben yıllardır kendime, demir-çelik kordonlu güzel bir saat arıyordum.Bu arayış evvelinde ise sürekli ya deri ya da plastik kordonlu saatler kullandım.Ama gelin görün ki, saatleri 1 gün takınca bile (ki 1 gün uzun bir süre bile olabiliyordu) saat
Merhaba Roma'ya korku, bizlere neşe saçan Galyalı'lar..
Ben yıllardır kendime, demir-çelik kordonlu güzel bir saat arıyordum.
Bu arayış evvelinde ise sürekli ya deri ya da plastik kordonlu saatler kullandım.
Ama gelin görün ki, saatleri 1 gün takınca bile (ki 1 gün uzun bir süre bile olabiliyordu) saati taktığım sol bileğim rezil bir koku salmaya başlıyordu.
Neyse bu sorundan dolayı, "deri ve plastikten koku oluyor herhalde" diyerek 3 ay evvel başlıkta yazdığım gibi çelik kasa ve kordondan oluşan bir saat aldım.
Herşey çok güzel başladı, 1-2 hafta ne koku ne birşey, çareyi buldum diye seviniyordum.
Ama gelin görünki o rezil kokular yine başladı.

Akşam iştem eve gelince çıkartıyorum, sabahları tekrar takıyorum..

Bileğim öyle ağır kokuyor ki yanımdaki insanalr fark edecek diye, takıntılı halde bileiğimi ve saatin altını koklar oldum.
Saati sabunla yıkıyorum, bileğimi yıkıyorum.. Ancak 3-4 saat dayanıyor.

Nedir benim olayım? Pis, rezil bir isnanım biliyorumda, koku saçmak da oha artık..

Teşekkürler,
"Abraracourcix" nam-ı diğer Toptoriks'in iyi dilekleri sizinle olsun,
Gökler başınıza yıkılmasın..
0
quaker
(16.09.10)
bildigim kadariyla kotu kokularin sebebi bakterilerdir. onlarin olusmasini engelleyecek bir sey (anti bakteriyel krem falan? bilemedim) cozum olabilir. veya ne bileyim koltuk alti icin falan kullandigimiz sticklerden surebilirsin belki.

belki de sana kokuyor gibi geliyordur. sikayet duydun mu hic?
0
kurukafa
(16.09.10)
@theconqueror : Soruda da yazdığım gibi, saati alalı daha tam 3 ay bile olmadı.. Ayrıca yine belirttiğim gibi günde sadece 7-8 saat takıyorum koku olmasın diye..
@want2die : Aynen öyle. Güneşin altına yumurta bıraksam "Aaaa saatimin kokusu lan" diye yerini bulurum, o haldeyim..
0
🌸quaker
(16.09.10)
@kurukafa : Heheh.. Validenin burnuna bileğimi yaklaştırıp "Annea bak bakayım nasıl kokuyor" diyerek test ettim.. "Öğğğk olm bu ne bee" diye geri kaçtı kadın..
Daha ötesi yok sanırım..
0
🌸quaker
(16.09.10)
yok hocam o koku gitmiyo , bende aynı durumdayım seninlen ama ı ıh olmuyo düzelmiyo :(
0
busuta
(16.09.10)
Resmen utanç sebebi..
Kokulara karşı da dikkatliyimdir.. Rahatsız olurum ve rahatsız etmek de istemem kismeyi..
Ama ofiste elimi çenemin altına alıp birinin ekranına yaklaşıp "Abi şu şöyle mi bu böyle mi" derken bir bakıyosun "Leeeeeş!" tarzı bir efekt çıkıyo bilekten..
Yazık bana..
0
🌸quaker
(16.09.10)
kokulu kordonlu saat çıkarmış armani sırf bu illeti biraz olsun azaltmak için. ekşi ekşi ter kokmak yerine vanilya kokuyor kordon.. tek çözümü evdeyken takmamak, sen de öyle kullanıyormuşsun zaten. geriye yapacak ekstra bir şey kalmıyor.

tabi bir de kişinin ter kokusunun kordonla uyumu/uyumsuzluğu söz konusu bence. herkesin ter kokusu farklı. benim saat de kokuyor ama senin anlattığın kadar değil, bundan bir önceki saatim çok daha kötü kokardı mesela aynı marka ve kalitede olmasına rağmen. bazı ter kokuları bazı kordonlarla uyuşmuyor ve kokunun şiddeti artıyor olabilir.
0
sir gawain
(16.09.10)
@sir gawain : Çok farklı saatlerde kullandım aslında.. İşportadan da kullandım, kaliteli mağazadanda.. (Şu an kullandığım az buz para eden bir saat de değil..)
Saatçideyken "Abi ben bunu 1-2 gün takayım bakalım kokuyor mu?" diye de test edemiyoruz hehe..
@want2die : Zaten zengin olacak yer arıyorum.. Hemen bi formül bulalım..
0
🌸quaker
(16.09.10)
hergun kordonun üstünü altını temizleyeceksin işte, sabunla veya dis macunuyula diyen de var. sonra kurulayacaksın. kuruduktan sonra karbonat veya pudra koy diyen de var. ardından da kuru bi yerde bekleteceksin. saati de bol giymek gerekiyor biraz.

not: hergun degil de 2 gune 1 ya da 3 gune 1 de olabilir. kokunun kac gunde bır olduguna baglı.

not2: yukarda dediklerım deri olanların için daha çok

şimdi gelelim ozellikle paslanmaz çelik olanlar için:

-bir bezi beyaz sirkeyle ıslatıp kordonu temizleyin

- sonra kurumasını bekleyin

- bir bezi zeytinyağı ile ıslatıp kordonun üstünü çok az şekilde silin

- sonra kuru bir bezle yağı silin ve parlak görünüm kazansın
0
ermanen
(16.09.10)
aklıma sorunun alerjik olma ihtimali geldi, bilmiyorum alerjik koku var mı ama bir önceki saatimin kordonu, 2 yıldan sonra deli gibi alerji yapmıştı bileğimde.
alerjik olabilir diyorsanız titanyum alacaksınız saati, hem hafif, hem alerji yapmıyor.
0
brainfour
(16.09.10)
abi her sabah kolonya ile saatini temizleyip dezenfekte edeceksin,zaten havalar sıcak bakteriler heryerde şezlong atmış takılıyo:)
0
killerbee
(16.09.10)
Saati hergün olmasada sıklıkla yıkıyorum sabunla.. Hemde oldukça özenli yıkıyorum..
Diş fırçasıyla girişme fikrimde vardı onu da deneyecem kesinlikle..
Bakalım artık..
Demekki herkes muzdarip bu dertten..
0
🌸quaker
(16.09.10)
(4)

klavyelerin harfleri neye gore dizilir ?

ezik pic
soru yukarida.
soru yukarida.
0
ezik pic
(15.09.10)
dildeki kullanım oranına göre.
0
€xpolerer
(15.09.10)
ermanen
(15.09.10)
F klavyede türkçede en çok kullanılanlar orta sıradan başlayarak dışa doğru dizilir.
Q da ise pazarlamacılar daktiloları güzel tanıtabilsin diye "typewriter" kelimesini hızlı yazabilsin diye üst satırı ona göre dizilmiş diye biliyiorum. Aslında bu konuda şehir efsanesi gibi tonla hikaye var.
0
inugard
(15.09.10)
superb
(15.09.10)
(4)

vampirlerdeki içeri davet edilmedin

goodbyecruelworld
giremezsin olayı nedir, temeli neye dayanır?
giremezsin olayı nedir, temeli neye dayanır?
0
goodbyecruelworld
(15.09.10)
o kadar vampir kitabı okumuşluğum var. davet meselesini the vampire diariesten önce hiç duymadım...
0
yazbitmesinsipidikterlikdolabagirmesin
(15.09.10)
Eşiklerin tarihî anlamda önemli bir sembolik değeri vardır ve bir vampir davet edilmediği sürece eşiklerden geçemez. Eşiklerle vampirler arasındaki ilgi, suç ortaklığı ve izinle alakalı bir olgu gibi görünmektedir. Kötülere bir defa izin verildiği takdirde kötülük tekrar tekrar o eşikten içeri girebilir.

kaynak:
www.onemlibilgiler.com
0
ermanen
(15.09.10)
Bu geleneğin ilk olarak görüldüğü yazılı kaynak bilinmiyor. Yalnızca vampir mitolojisinde ve sözlü anlatımda başından beri var olan bir olay. Bu olayın tam tersini, yani vampirin davetini geri almayı, ortaya çıkışını ise Stephen King'in Salem's Lot adlo romanında görüyoruz. Günümüzde de birçok vampir mitolojisi ürününde kullanılıyor bu geri alma işi. Hatta True Blood'da vardı bu sezon birkaç örneği.

İçeri davet edilme geleneğinin köküne ait bilgiyi aşağıdaki kitapta bulabilirsiniz. Çok detaylı değil ama.

Spence, Lewis (1960). An Encyclopaedia of Occultism. New Hyde Parks: University Books. OCLC 3417655
0
einherjar
(15.09.10)
@yazbitmesinsipidikterlikdolabagirmesin aynı olay angel ve buffy de, true bloodda da var.
0
gebere jackson
(15.09.10)
(12)

salise saniyenin kaçta biridir?

terp
100 mü?60 mı?
100 mü?
60 mı?
0
terp
(14.09.10)
100
0
.aylin.
(14.09.10)
100
0
deeperdown
(14.09.10)
100
0
ermanen
(14.09.10)
100 :)
0
slymene
(14.09.10)
türkiye sırbistan maçında en son kalan süre 5 salise değil yarım saniye (0,5 saniye), yani 50 salise idi.

araya sokuşturayım dedim.
0
kibritsuyu
(14.09.10)
ayrica 100 - 60 = 40
0
nawres
(14.09.10)
40. yıl kutlu olsun
0
mikelarteta
(14.09.10)
Salise saniyenin altmista biridir.
tdk.gov.tr

100'de biri sanilmasinin sebebi, bircok kronometre tipi saatte saniyeden sonra saniyenin yuzde gosterilmesidir. Bu salise degil, sadece saniyenin yuzde biridir.
0
wpi
(14.09.10)
Obur yandan guncel kullanim 1/100 seklinde oturmussa ikisi de dogru denebilir tabi. Dil degisen bir sey sonucta.
0
wpi
(14.09.10)
gelin şunu kırka bağlayalım 40 yapsın
(bkz: 40 yapar)
0
.aylin.
(14.09.10)
sözlükte de nette de 100 diyen de gırla 60 diyen de. bunun resmisi yok mu? yoksa ikisi de resmi midir? mesela wpi'nin dediği gibi salise arapça'dan gelen 1/60, ama kronometrede şurda burda 1/100.
0
🌸terp
(14.09.10)
türkiye-sırbistan maçında salise diye bir olay yoktu. her basketbol maçında olduğu gibi saniyenin oranı vardı. formula ve motor sporlarda da böyle. atletizm falan fıstık, süreli sporların hepsinde saniyenin oranı olur. ama salise galiba 60 yapar.
0
xeuszt
(14.09.10)
(11)

Black Books bitti, şimdi ne izlesem?

temizkopat
Duydunuz zilin sesini
Duydunuz zilin sesini
0
temizkopat
(13.09.10)
izlemediyseniz, The IT Crowd.
0
vercingetorix
(13.09.10)
isik kirliliginden uzak bir yerde yildizlari izle
0
ermanen
(13.09.10)
it crowd ı da aynı gün bitridim :) ama black books daha samimi gibiydi, eksikliğini hissediyorum şuan.

ışık kirliliği olmayan bi yere ilk gidişimde izlicem.
0
🌸temizkopat
(13.09.10)
o zamaan, animasyon gerçi ama bilmem sever misiniz: futurama serisi de şahanedir.
0
vercingetorix
(14.09.10)
10 bölüm kadar izledim futuramayı, daha da izleyesim gelmedi nedense.
0
🌸temizkopat
(14.09.10)
o zaman ben pes ediyorum =))
0
vercingetorix
(14.09.10)
black books çok samimi ve içten komediydi gerçekten. friends izlenebilir.
0
bulgur
(14.09.10)
It's Always Sunny In Phıladelphia birdir,black books ve muhtelif diziler onun kulu ve elçileridir.
0
şaman
(14.09.10)
friends, seinfeld, coupling, louie, office, office(uk), Studio 60 on the Sunset Strip, modern family.. alakasız komediler bunlar tabi.. black books'a en yakın olan coupling ve friends bence.. sonra seinfeld.. diğerleri alakasız ama izlenmesi gereken diziler..
0
buzzlightyear
(14.09.10)
Community bu sene izlediğim en iyi komedidir. Tavsiye ederim
0
rakim efendi
(14.09.10)
Friends, It's Always Sunny In Phıladelphia, louie, office, office(uk), Studio 60 on the Sunset Strip, modern family ve community. Bunların hepsini denicem. Tenk yu.
0
🌸temizkopat
(14.09.10)
(9)

naif filmler aranıyor

sir gawain
bu haftasonu sunshine cleaning, little miss sunshine ve me and you and everyone we know'u izledik. üçü de güzeldi ama myewk daha bir güzeldi. bu tarz filmlere uzak sayılırım. şimdi bize bu tip filmler lazım. bağımsız, naif, detaycı, kadınsı, hayata dair, sevgi dolu ibnemsi filmler. bunlara benzer fi
bu haftasonu sunshine cleaning, little miss sunshine ve me and you and everyone we know'u izledik. üçü de güzeldi ama myewk daha bir güzeldi. bu tarz filmlere uzak sayılırım. şimdi bize bu tip filmler lazım. bağımsız, naif, detaycı, kadınsı, hayata dair, sevgi dolu ibnemsi filmler. bunlara benzer filmler var mı bildiğiniz?

ha bir de evvelden wristcutters'ı izlemiştim. o da bunlara benziyordu galiba, o da güzeldi.
0
sir gawain
(13.09.10)
will smith'in oynadığı bi film vardı, yazarlar şimdi
0
desdinova
(13.09.10)
(bkz: juno)
0
nawres
(13.09.10)
(bkz: la science des reves)
(bkz: voksne mennesker)
(bkz: noi albinoi)

altta da eklemişler zaten noi'yi görmemiştim.
0
tepedeki psychedelic adam
(13.09.10)
The Darjeeling Limited
Everything Is Illuminated
Garden State
Once
Juno
Burn After Reading
Stranger Than Fiction
0
ermanen
(13.09.10)
yazdığınız filmlerden izlemediklerim

everything is illuminated, garden state ve once'ı indirmeye başladım. izlandiklere bilahare geleceğim.
0
🌸sir gawain
(13.09.10)
dark horse
voksne mennesker orjinal adı.
0
purpurum
(13.09.10)
@elanor marin,

evet pursuit of happyness
0
desdinova
(13.09.10)
vercingetorix
(13.09.10)
what's eating gilbert grape
0
serseri marti
(13.09.10)
(3)

karaciğer ağrısı

jerith royal
ocak ayında göğsümün sağ tarafında, tam karaciğerin olduğu yerde bir ağrı sebebiyle doktora gittim. ultrason sonucu hepatosplenomegali ve grade 2 hepatosteatoz teşhisi kondu. splenomegali talasemi minör oluşuma bağlandı, hepatomegali için ise kilo vermem ve içkiden kesinlikle uzak durmam gerektiği s
ocak ayında göğsümün sağ tarafında, tam karaciğerin olduğu yerde bir ağrı sebebiyle doktora gittim. ultrason sonucu hepatosplenomegali ve grade 2 hepatosteatoz teşhisi kondu. splenomegali talasemi minör oluşuma bağlandı, hepatomegali için ise kilo vermem ve içkiden kesinlikle uzak durmam gerektiği söylendi. ancak sebebi araştırılmadı. safra kesesinde ya da diğer organlarda herhangi bir anomali ya da patolojik bulguya rastlanmadı. bu ayın başında kontrol için tekrar gittiğimde splenomegali'de değişme olmadığı ve talasemi minörden kaynaklı olduğu için değişme olmayacağı, hepatomegalide ise gerileme olduğu, hepatosteatoz'umun da grade 1-2'ye gerilediği söylendi. ancak ocak ayından bu yana olan süreçte zaman zaman karaciğer ağrım oldu, hatta bazı geceler acile gitmemi gerektirecek kadar şiddetli ağrılarım oldu, o yüzden bir kaç doktorla görüştüm ancak hepsi ağrım olduğu zaman ağrı kesici içmem gerektiğini, cerrahi bir müdahele gerekmediğini ve başka yapılacak birşey olmadığını söyledi. ancak ağrın olduğu zaman ağrı kesici iç yaklaşımı bana tıbbi açıdan çok mantıklı ya da yeterli gelmiyor. sizce bu ağrının sebebi ne olabilir? ya da zaman zaman olan bu ağrıya ne sebep oluyor olabilir?
0
jerith royal
(12.09.10)
talasemi minör icin yapilabilecek pek birsey yok. demir degeri kontrolu yaptirabilirsiniz. karacigerdeki agrinin da bircok sebebi olabilir, karaciger sismesi ve yaglanmasinin agriyla birlikte gorulmesi ciddi bi hastaliga isaret bile olabilir. birkac doktora gittim diyorsunuz ama daha iyi bir doktora gidin keskinlikle.
0
ermanen
(13.09.10)
talasemi minör ya da splenomegali zaten hayatımı etkilemediği için bir sorunum ancak karaciğer tarafındaki ağrı için görüştüğüm doktorlar alanında çok iyi doktorlardı. hacettepe gastroenteroloji'de iki tane profesörle görüştüm, genel cerrahi'de başka bir profesörle görüştüm ama yine de bana yeterli bir şey söylemediler, askerlik için askeri hastaneye gittiğimde de yine bir profesör tarafından muayene edildim ve benzer şeyler söylendi. sanırım bir doktora daha gitmemde yarar var, teşekkür ederim tavsiye için
0
🌸jerith royal
(13.09.10)
herşeye bakılmış da hbsag çalışıldı mı acaba? bi kan tahlili yaptırın; hbsag baktırın...
0
mortar
(13.09.10)
(9)

Şöyle bir site var mı?

berrak sudaki kırmızı balık
Merhabalar,Kendi zevkime uygun filmleri keşfetmemi sağlayacak bir site arıyorum.aslında liveplasma diye bir tane buldum ama gördüğüm kadarıyla oldukça saçmalıyor.lastfm var tamam. bir de filmler için lastfm gibi bir site bulsam ne güzel olurdu.
Merhabalar,
Kendi zevkime uygun filmleri keşfetmemi sağlayacak bir site arıyorum.
aslında liveplasma diye bir tane buldum ama gördüğüm kadarıyla oldukça saçmalıyor.
lastfm var tamam. bir de filmler için lastfm gibi bir site bulsam ne güzel olurdu.
0
berrak sudaki kırmızı balık
(12.09.10)
filimadami.com
0
0 5 ucu olan adam
(12.09.10)
Flixster'a bakabilirsiniz, çok süper değildir ama idare eder belki.
www.flixster.com
0
silhouette
(12.09.10)
sidereel.com
0
muk
(12.09.10)
yalnızca film değil, kitap,müzik vs. her konuda beğendiklerine benzer şeyleri tavsiye eden bir site var delicesine önerdiğim.
(bkz: getglue)
0
kmrr
(12.09.10)
(bkz: criticker)
0
ermanen
(12.09.10)
dorian greyfurt
(12.09.10)
kedula
(13.09.10)
barloa
(28.04.11)
utkucbkc
(30.05.14)
(5)

kafayı yeme safhası

clones
sanırım şimdi ki durumum oldukça boktan bir durum. bir psikolağa ihtiyacım var gibi görünüyor. ama bunun için hiç maddi imkanım yok. dibe vurmuş gibiyim bir çıkış yolu bulamıyorum. ne yapmam lazım? çünkü artık doğru düzgün düşünemiyorum.
sanırım şimdi ki durumum oldukça boktan bir durum. bir psikolağa ihtiyacım var gibi görünüyor. ama bunun için hiç maddi imkanım yok. dibe vurmuş gibiyim bir çıkış yolu bulamıyorum. ne yapmam lazım? çünkü artık doğru düzgün düşünemiyorum.
0
clones
(12.09.10)
buraya yaz. =)
0
kveldulv
(12.09.10)
ya bu sabah aynı şey benimde başıma geldi. düzensiz uykudan, rahatsızlıktan, stressten midir nedir arkadaş 5te yattım, 8de bi uyandım, böyle içimde bir heyecan, salak aptal düşünceler, sonra sızmışım 12 gibi uyandım, abi o kafa neydi öyle kalkarken hissetmeniz lazım. bildiğin kafa gidiyor sandım.

son zamanlarda zaten varoluştu, insandı, niye varızdı gibi sanki çok kendi alanımmış, nobel ödülü alacak yazar kafasında düşünüyorum. bunların sonra çok saçma olduğunu kabul ediyorum ancak bazı düşünceleri düşünmekten kendimi alamıyorum.

uyuyup uyanınca geçiyor ancak kafam cidden bu aralar çok kötü. ülke değiştirdim, ortam değiştirdim, şu an evim yok teyzemde kalıyorum, iş güç daha belli değil, hatta belki askere gidicem...

sanırım bünye daha fazla dayanamıyor. ilk çökende beyin oluyor. gezip tozmak mı lazım kendini spora mı vermek lazım yoksa hapı yutmak mı lazım inan bende bilmiyorum. tek bildiğim kendi kendine telkinin ara ara çok işe yaradığı onun dışında bu olanların geçmesi için zamanında geçmesini bekliyorum.. püff...
0
herospower
(12.09.10)
derdini paylaşabilirsin.
0
ermanen
(12.09.10)
sebebini bilemiyorum tabi ama bir öneri olarak kendini çok dinleme, çok ciddiye alma diyeceğim. çok fazla kendine döndüğün zaman olabiliyor bazen de. Yaşama karış olabildiğince.
0
berrak sudaki kırmızı balık
(12.09.10)
yoklari dusunme
elinde olmayanlari, eskiden var olanlari da simdi olmayanlari, eskiden olmayip simdi bas gosteren sorunlari.. bunlari gec bir kalem, cunku hayat degisken, asla durdugu yerde kalmaz. o yuzden elinda var olanlari destele..
senin elindekilere sahip olmayan, bunun yuzunden kahrolan, cikis yolu bulamayan cok insan var.
elindekilerden bisiler yaratmak, tum imkanlar hazirken gebelek gibi kalmaktan son daha onurlu ve ustun bir durumdur.

japonyada en sevilen yaris ati, tum yarislarda sonuncu gelmesine ragmen yilmayip tum caniyla yarisan attir. herkes ugur diye ona oynar. ondan cok daha yetenekli, hizli oldugu icin kazanan atlara o kadar paye vermezler. onun kaybetse bile dinmeyen umudu, vazgecmeyisi, savasimi her zaman daha degerlidir..

ben sana daha ne diyeyim..
hic bir sey ayni kalmaz. biraz sabret ve bekle. sansina guven :)
0
kediebesi
(12.09.10)
(11)

duyuru bana öyle bir film söyle ki intihar edeyim lan

kobunder
var mı akıllara gelen? depresif film soruyorum ama...ağlamık film değil.
var mı akıllara gelen?
depresif film soruyorum ama...ağlamık film değil.
0
kobunder
(12.09.10)
fader
(12.09.10)
One Flew Over the Cuckoo's Nest
Dead Poets Society
The Sea Inside
Requiem for a Dream
Dancer in the Dark
21 Grams

not: sadece film önerdim izleyip intihar etmeyin.
0
ermanen
(12.09.10)
anayurt oteli

ve benden de bir lilja 4-ever ve noi albinoi.
0
tepedeki psychedelic adam
(12.09.10)
graveyard of the flies mıdır nedir öyle bir anime vardı. izle intihar et

yada oldboy filmini izle
0
wessago
(12.09.10)
beş şehir
0
psmstc
(12.09.10)
oldboy. izle, dünyan kararsın.
0
fortisvita
(12.09.10)
kesinlikle anayurt oteli
0
reeper redeemer
(12.09.10)
(bkz: lilja 4-ever )
0
sp-qs
(12.09.10)
noi albinoi.
off, çok fenaydı ya.
0
black sabahat
(12.09.10)
memento

edit : izlemediyseniz kesinlikle bkz'a bakmayın.
0
canseven
(12.09.10)
oldboy'u izlede gör ebenin tangasını
0
0dy
(12.09.10)
(5)

istifra etmek mi kusmak mı ?

overdose
kusmak diyince kaba saba, istifra etmek diyince kibar mı olunuyor? istifra ettim demek bana çok yapmacık geliyor. bunların yerine kullanabileceğim bi kelime var mı ya da direk kusmak desem yadırganır mı? genelde bu iki kelimeyi kullanmakta tereddüt yaşadığım için midem bulandı, çıkarttım falan diyo
kusmak diyince kaba saba, istifra etmek diyince kibar mı olunuyor? istifra ettim demek bana çok yapmacık geliyor. bunların yerine kullanabileceğim bi kelime var mı ya da direk kusmak desem yadırganır mı? genelde bu iki kelimeyi kullanmakta tereddüt yaşadığım için midem bulandı, çıkarttım falan diyorum. çıkarttım demek de çok garip ne bileyim ne desem bilemedim.
0
overdose
(12.09.10)
istifra etmek daha kibar gibi. aslinda biraz da ortamina gore..
0
kayranin kedisi
(12.09.10)
öldü-vefat etti, allah-tanrı sorunsalı gibi bir şey. öldü demek de tanrı demek de normaldir. aynı şeyi belirten iki kelimeden biri neden iğrenç oluyor anlamak mümkün değil. kusmak da denir yani, asıl yadırgayanlar tuhaftır bence. ayrıca istiğra edeceğim diyene kadar zaten kusarsınız:D
0
baldur
(12.09.10)
gaseyan etmek, çıkartmak
0
ermanen
(12.09.10)
ben de 'cikartmak' diyenlerdenim. bahsi gecen bir hayvansa ya da arkadaslarimla konusurken 'kusmak' diyorum.
0
pyro clustic flow
(12.09.10)
kusmak neden kaba saba olsun ki. kendi anlamı dışında bile kullanılıyor. insanlar öfkelerini, nefretlerini kusuyorlar, istifra etmiyorlar. yani bu şekilde kullanılıyor sözcük. yediklerinden bahsederken de gayet kullanılabilir. o kadar kırılıp dökülmeye gerek yok kibar olacağım diye.
0
synick
(12.09.10)
(13)

surekli eski duyuruyu takip edenler

insect
-ben dahil- manyak misiniz lan?
-ben dahil- manyak misiniz lan?
0
insect
(11.09.10)
evek
0
sourlemonade
(11.09.10)
burasi daha sosyal geliyo bana
0
🌸insect
(11.09.10)
insanlara yardım etmek güzel bir his...
0
sari pipi camasir ipi
(11.09.10)
sıkılıyoz
0
uche
(11.09.10)
kesinlikle. sozlukten daha cok takiliyorum.
0
ermanen
(11.09.10)
öyle derler.
0
fortisvita
(11.09.10)
kediebesini arıyorsun sen, gelsin o sana anlatsın. :).
0
cruseo
(11.09.10)
bir tür sosyal yardımlaşma kurumunda çalışmak gibi
0
overdose
(11.09.10)
ivit*
ayrıca uche+1
0
tungur eezi
(11.09.10)
kan duyurularını takip ediyorum. ayrıca uzmanı olduğum bir duyuru ile karşılaşınca dayanamayıp yardım ediyorum, su an icin bir tane nick altı ma teşekkür mesajı geldi ama, ben memnunum, dayanışma ruhunu canlandırıyor.
0
gnl rkn
(12.09.10)
duyurudan sattigim, aldigim seyleri
aldigim-yaptigim yardimlari
tanistigim insanlari
haberdar oldugum seyleri
kan duyurulariyla alakali paylasimlari

ve daha pek cok seyi eger alt alta yazarsam, gercekten yalan soyledigim bile dusunulebilir.

bu vesileyle siteyi yapan eden compumaster'a da tesekkuru borc bilirim.

cok resmi oldu bu yazi,
o yuzden cevabimi sirbistan döt oldu diyerek bitiriyorum. 12 dev adam
0
la traviata
(12.09.10)
boş zamanımız çok dostum.
0
0dy
(12.09.10)
Sabaha karşı 5.30'da sözlük sarmıyor. Günlük soruları karıştırmak daha mantıklı...
0
metal revolution
(12.09.10)
(4)

hayattan uzak kalmış 333 ler için sinema

ben eskiden kucuktum
333 ler olarak malumunuz 4-5 günümüz kaldı.bu süre zarfında 7.sanat olan sinemadan uzak kaldık.nedir bu arada olup biten kaçırdığımız filmler bir toparlasak liste yapsak da bizde faydalansak.6 ay boyunca sadece inception u izleyebildim 1 çarşıma kıyıp...
333 ler olarak malumunuz 4-5 günümüz kaldı.bu süre zarfında 7.sanat olan sinemadan uzak kaldık.
nedir bu arada olup biten kaçırdığımız filmler bir toparlasak liste yapsak da bizde faydalansak.
6 ay boyunca sadece inception u izleyebildim 1 çarşıma kıyıp...
0
ben eskiden kucuktum
(11.09.10)
333 nedir:D , izlemediysen existenz ve sublime ı izle.
0
hubert cumberdale
(11.09.10)
333. kısa dönem yani..
existenz geçmiş yüzyıldan kalma bir film. adamlar o kadar uzak kalmadı sosyal hayattan.
ben de geçen sene çok sinemaya gitmedim ama shutter island fena değildi. tarzı seviyorsan şimdi machete var sinemalarda. avatar var. onu ben de izlemedim hala.
0
arnold schwarzeneger
(11.09.10)
daybreakers
book of eli
creation
edge of darkness
frozen
shutter island
the crazies
alice in wonderland
green zone
remember me
hot tub time machine
kick-ass
iron man 2
splice
last airbender
inception
salt
centurion
Resident Evil: Afterlife
monsters
shelter
The Girl with the Dragon Tattoo
the expandables
the runaways
the losers
black swan
toy story 3
0
ermanen
(11.09.10)
machete... daha yeni vizyona girdi HADİ HADİ HADİ KOŞ
0
maxter
(11.09.10)
(24)

Sonuyla oha dedirttirecek film

doroty
Sonuyla oha dedirttirecek, sondaki jenerik akarken bile şok geçirmiş bi şekilde ekrana kilitleyecek ve akabinde hemen ekşi'de arattıracak. o neydi lan'ları havada uçuracak bi film arıyorum. daha önce izlediklerim ve oha dedilerim için:6.his23 NumaraMemento
Sonuyla oha dedirttirecek, sondaki jenerik akarken bile şok geçirmiş bi şekilde ekrana kilitleyecek ve akabinde hemen ekşi'de arattıracak. o neydi lan'ları havada uçuracak bi film arıyorum. daha önce izlediklerim ve oha dedilerim için:

6.his
23 Numara
Memento
0
doroty
(09.09.10)
The Prestige
0
yakuza123
(09.09.10)
mahallenindelisi
(09.09.10)
shutter island
0
keneabidin
(09.09.10)
the game de olabilir sanki, "oha" demek çok abartı olur ama 21 de girer listeye.
0
kaufman
(09.09.10)
(bkz: saw)
0
baldur
(09.09.10)
çok ohalık değil ama güzeldi, inside man.
0
mefetseger
(09.09.10)
@yakuza123'e şiddetle katılmakla beraber

Se7en
www.imdb.com
ben bu filmin aylarca çıkamadım etkisinden. ısrarla izleyin.


Repo Men
www.imdb.com
çok iyi bir film değil ama kurgusu ve sonuyla ters köşeye yatırıyor.


The Illusionist
www.imdb.com
ekşide herkes sonuna şaşırmış/oha olmuş vs diye izledim ama daha izlerken sonunu tahmin ettim. yinede alternatif olarak bulunsun.
0
maden suyu
(09.09.10)
usual suspects
shawshank redemption
0
richthofen
(09.09.10)
employee of the month
"bu son oha" diyemiyorsunuz, tekrar tekrar, bitmiyor.
0
cedilla
(09.09.10)
nueve reinas
heist
0
bryan fury
(09.09.10)
identity
primal fear
stay
the machinist
0
dasein
(09.09.10)
vercingetorix
(09.09.10)
@ezik pic, valla ben anlamamıştım. seni tebrik ederim.
0
kaufman
(09.09.10)
dün izlediğim ghost writer ı da yazabilirim.
0
bryan fury
(09.09.10)
(bkz: the others)
0
johan sebastian
(09.09.10)
tabikide oldboy ağız dolusu oha diyeceğinin garantisini verebilirim sana
0
soulmate
(09.09.10)
ermanen
(09.09.10)
valla kimse yazmamış ama son dönem "remember me" var... kız arkadaşımla daha çok Hssktr çektik ama "oha" ile aynı anlama geliyor diye düşünüyorum :)

fakat oldboy +1
0
janavarorion
(10.09.10)
ve tabii ki oldboy +1
0
kayranin kedisi
(10.09.10)
oldboy sinirlerini bozar , hatta sinir felan bırakmaz ortada haberin ola

edit: tabiki oldboy +1 :D
0
busuta
(10.09.10)
Oldboy Oldboy Oldboy! Ama hala izlemediyseniz bunu kendinize yapmayın, ben çok pişmanım. Ayrıca Masters of Horrors serisinin Cigarette Burns epizodu da bu açıdan fena değildir. Hatta bence fazla iddialıdır. Sürprizli oluşundan çok final mizensenleri açısından. Final mizanseni deyince, The Sopranos'un finali diyorum.
0
danimarkaprensi
(10.09.10)
master f horror denmıs madem, meshur 13. bolumu de ızleyın.
0
bryan fury
(10.09.10)
kesinlikle
(bkz: the others)
0
nesin sen iki kollu adam falan mi
(10.09.10)
(3)

Bu çiçeğin ismi nedir?

msb
Bir de bakimi icin ne yapmak gerekiyor? Birkac hafta once aldik, suyunu falan vermemize ragmen kuruyor yavrucak. N'apalim biz buna?
Bir de bakimi icin ne yapmak gerekiyor? Birkac hafta once aldik, suyunu falan vermemize ragmen kuruyor yavrucak. N'apalim biz buna?
0
msb
(08.09.10)
(bkz: nolina)
0
ermanen
(08.09.10)
@ermanen,

nolina değil sanırım, bizimkinin yapraklari daha sert ve dik.
0
🌸msb
(08.09.10)
yucca o zaman. yucca gloriosa sanırım.
0
ermanen
(08.09.10)
(4)

alıp başımı nerelere gidem

piyato
şimdi kalkıp bahar doneminde erasmusa gidilirse nereye gidilir, belçikaya (lessius) mı yoksa almanyaya (trier) mı?
şimdi kalkıp bahar doneminde erasmusa gidilirse nereye gidilir, belçikaya (lessius) mı yoksa almanyaya (trier) mı?
0
piyato
(08.09.10)
ikisinden birini seçeceksen almanya, eğitim olarak da yer olarak da daha iyi bence. belçika'ya da gezersin zaten küçükcük yer..
0
ermanen
(08.09.10)
amaca bağlı. dil öğrenmekse almanya'dan uzak dur. giden bütün arkadaşlarım "herkes süper ingilizce konuşuyodu, 1 kelime bile öğrenemedim" dedi. ben ispanya'ya gittim, 1 yılda 10 numara ispanyolca konuşmaya başlamıştım.
0
jerith royal
(08.09.10)
almanya'da lisans dersleri genelde almanca.
0
hophophoba
(09.09.10)
psikoloji okuyorum. evet almanyada derslerin almanca olması biraz kasıcak belçika ingilizce.aklımı karıstıran nokta da biraz burası. yine de hepinize teskkur ediyorum
0
🌸piyato
(10.09.10)
(10)

internet bağımlılığı

cagdassalur
uzun zamandır bunu yazmayı planlıyordum ama gerçekten bu sorunu çözmek istediğim için kafamda iyice herşeyi toparlamak istedim. öncelikle belirteyim kafamda binlerce şey var şu anda kafam çok karışık içimden özet geçmek geliyor ama kısaca yazarsam derdimi tam anlatamam gibi geliyor. bu sorum uzun ol
uzun zamandır bunu yazmayı planlıyordum ama gerçekten bu sorunu çözmek istediğim için kafamda iyice herşeyi toparlamak istedim. öncelikle belirteyim kafamda binlerce şey var şu anda kafam çok karışık içimden özet geçmek geliyor ama kısaca yazarsam derdimi tam anlatamam gibi geliyor. bu sorum uzun olabilir zaman ayırıp okursanız şimdien teşekkür ediyorum. elimden geldiğince düzenli ve açık yazamaya çalışacağım.

önce durumu açıklayayım;

günün 7-8 saatini internet basşında geçiriyorum. liseli ergenim. geçen gün annem odamı toplarken bilgisayarı bozduğunda(ki bozulmamış zaten) burnundan getirdim kadının. birkaç hafta önce kuzenime(benimle yaşıt) yanlışlıkla elektriği söküp de bilgisayar tekrar açılınca internetin koptuğunu görünce ona da bağırdım filan. çok üzülüyorum şimdi düşününce. geçen sene babam okulu aksattığımdan dolayı bilgisayarı kaldırınca tam anlamıyla deliye döndüm. evden kaçtım günlerce arkadaşlarımda kaldım. düşünün eve bi geliyorsunuz ve masanız bomboş. hala aklıma geldikçe ağız dolusu küfür ediyorum içimden.(adam haklı filan demeyin olabilir bende o sinirden kurtulsam öyle düşünürüm belki ama konumuz bu değil).

1) Bu duruma ne neden olmuş olabilir;


I) çok mal bir hayatım var ve yapacak daha iyi birşeyim yok o yüzden internette zaman geçiriyorum sürekli

II)(bkz: #19991053) şu entryde bahsettiğim nedenden dolayı.

III) çok küçük yaşta(daha okuma yazma bilmiyorken) dayımın eski bilgisayarını vermesi ve bilgisayar bilimum aptal çizgi filmlerden daha iyi olduğu için yıllardır bilgisayara bağlanmak ve alışkanlık olması.

yada başka bir neden, bilmiyorum..


2) Bundan nasıl kurtulabilirim;

işte burda ekşi duyuru devreye giriyor. çok düşündüm ama bi çözüm bulamadım. şimdiye kadar aklıma gelenler;

I) bilgisayarı kaldırmak. bu çözüm olabilir bilgisayar o kadar önemli değil zaten internet oldukça telefon ve ipod touch ile idare ederim gibi duruyor. ancak yeni topladığım bir kasa daha da önemlisi harçlığımı biriktirip aldığım cıvır bir lcd monitörüm var. o kadar para biriltirip almışken kenarda durmasını yediremem gibi duruyor kendime. tekrar satabilirim 2.el zaten seneye üniversite ama son zamanlarda eşyalarımı satma olayını abarttığım için ailemin bunu onaylayascağını sanmam. belki biraz kasıp ikna ederim. akıl oyunları filan.

II) bilgisayarı kullanma saatlerini kısıtlamak. bu benim için bir çözüm değil. normalde iradesi sağlam bi insan olarak görürüm kendimi ama konu bilgisayar/internet olunca hiçbirşekilde kendimi kısıtlayabileceğimi sanmıyorum. ya hep ya hiç yani.

III) modemi kaldırmak/interneti iptal etmek. takdir edersiniz ki bu da çözüm değil insanım bende.

IV) başka bir hobi bulmak. hobi zaten var ama ne kadar hobi edinirsem edineyim akşam yatmadan önce bi sözlüğe bakayım diyerek oturduğum zaman yine sabah olucak farketmeden.


böyle. yazmaya başlamadan önce aklımda daha çok şey vardı ama unuttum çoğunu. genel olarak durum bu. okul başlayana kadar bu soruna bi çare bulmak istiyorum bu benim için çok büyük bir adım başkalasının zoruyla değilde kendim bir çözüm aradığım için. teşekkürler.
0
cagdassalur
(08.09.10)
işletim sistemindeki kullanıcıya ailenizden biri şifre koysun ve günlük zaman limiti belirleyin, o kadar süre açık tutsun bilgisayarı. ağlasanız da, yalvarsanız da kılını kıpırdatmasın. anne olmaz, baba & erkek kardeş uygun.
0
turkish tekila
(08.09.10)
1.internet'i kapattır
2.hobi bul(ücretsiz kurslara git, ekşipedal'a üye ol, futbol'a merak salıp maçlara git, doğayla ilgilen, foto makinesi alıp otu boku çek.
0
madagaskar
(08.09.10)
@madagaskar 2>III&IV

@turkish tekila illaki işim düşücek ve birşekilde açıcam o bilgisayarı internetteki programlarla. hiç denedemedim ama denk geliyordum sürekli.
0
🌸cagdassalur
(08.09.10)
bu durumdan kurtulmak için gereken en önemli şeyi zaten halletmişsin. bunun, senin için bir problem olduğunun farkındasın. çözüm ise, kesinlikle herhangi bir kısıtlama, yasak olmamalı. aklında internete girme fikri hep varsa, yine gireceksindir. tabii internette ne yaptığını da bilemiyorum. malum interneti herhangi bir araştırma yapmak için kullanabildiğin gibi, daha boş faaliyetler içerisinde de bulunabilirsin. zamanını boşa harcadığını düşünüyorsun, o halde internetin yararlı nimetlerinden faydalanamıyorsun. bu noktada, öncelikle interneti farklı şekilde kullanmayı da deneyebilirsin. zaten bu sayede, kendini internet dışı farklı aktivitelerde de bulacaksındır diye düşünüyorum.

ha "yok, ben dayanamam" diyorsan da, interneti aklına getirmeyecek daha başka şeylerle uğraşmalısın. bu film izlemek olur, bir enstrüman öğrenmeye başlamak olur, yeni bir dil öğrenmek olur, kağıt kalemle yazı yazmak olur, bir fotoğraf makinesi edinip, dışarıda fotoğraf çekmek olur, anlayacağın herşey olabilir. önemli olan, düşünüp yeni birşeyler yapmaya karar vermektir. sana yarar sağlayacabilecek, seni geliştirebilecek şeyler yapmalısın.
0
soso
(08.09.10)
kız bulman lazım hacı
0
hophophoba
(08.09.10)
@soso haklısın bilgisayarı kaldırınca olmaz. en iyisi bu dürtüyü başka yerlere yönlendirmek. dil öğrenmeye çalışıyorum zaten internet bunun için müthiş bir kaynak vaktimi böyle geçirebilirim. çoğunlukla sözlükte zaman geçiriyorum. yazmam da pek okuyorum sadece.
0
🌸cagdassalur
(08.09.10)
herşeyi çok güzel açıklamışsınız ama sadece siz birşey yapmıyorsunuz. alışkanlıkları değiştirmek lazım demek ki. interneti kararında ve yararına kullan biraz da. birşeyi değiştirmekle olmaz yani kendi düşünceni değiştireceksin.
0
ermanen
(08.09.10)
bence de kız lazım sana
0
slymene
(08.09.10)
olm arkadaşın yok senin. git halı saha maçlarına takıl. köpek gibi yorulup eve gel. zıbar yat. bilgisayarın yüzüne bakmazsın. arkadaş bul. kız da olur.
0
0dy
(08.09.10)
@sivrisinek arkadaş konusunda verdiğim bkz daki gibi bi problem var. sorun biraz da orda başlıyor aslında.

ciddiye alıp cevap verenlere teşekür ederim özelden bi arkadaş bi nebze çözdük olayı. burdan tekrar teşekkür ediyorum kendisine.
0
🌸cagdassalur
(08.09.10)
(8)

Evdeki karasineklerden nasıl kurtulurum?

ornette
Merhabalar.Sevrisinekler duvarda öldürülüyor, en olmadı elle yakalama şansım mevcut. Gel gelelim dört gün önce balkondan içeri giren üç adet karasinekten kurtulmam mümkün değil. Her hareketimde kaçmayı akıl ediyor hıyarağaları.Nasıl öldürülür bunlar, nasıl kurtulurum bunlardan?Not: Camlara da gelmiy
Merhabalar.

Sevrisinekler duvarda öldürülüyor, en olmadı elle yakalama şansım mevcut. Gel gelelim dört gün önce balkondan içeri giren üç adet karasinekten kurtulmam mümkün değil. Her hareketimde kaçmayı akıl ediyor hıyarağaları.

Nasıl öldürülür bunlar, nasıl kurtulurum bunlardan?

Not: Camlara da gelmiyorlar. Gelseler kolonyayla bertaraf edeceğim.
0
ornette
(08.09.10)
ınce uzun saplı raid'lerle!!!

elektrık supurgesını borusuyla da denemek lazım
0
fenerliyim ama feneri delgado
(08.09.10)
benim taktiğim şu ;

bir daha kullanmamak üzere tahta kaşık alıyorum. havada uçan sineğe hızlıca kafasına indirince tahta kaşığı sinek yere düşüp bayılıyor. sonra sineği alıyorum ve doğaya salıyorum :)

not: bayıldıktan sonra tekrar kalkar bir kaç dakika içinde hemen uçamaz eğer tekrar uçtuktan sonra bir daha vurursanız %90 ölür. :)
0
tatarcan
(08.09.10)
Sivrisinek de vardır orda, acil ilaçlayın, aman dikkat, yeni virüs çıktı başımıza.
0
samterk
(08.09.10)
imkanın varsa evin/apartmanın bahçesini ilaçlattır.
etrafımız ağaçla doluyken sadece kendi apartman bahçemizi ilaçlattırdık. bütün bi yaz sinek minek görmedim. hem yumurta bırakıcaklar yakında, ölürlerse seneye daha az sinekle boğuşursun.
0
hia
(08.09.10)
pencerelere ve kapılara tel taktırın ve evi temiz tutun.
0
ermanen
(08.09.10)
dostum belediyeyi ara, kesin çözüm.
0
0dy
(08.09.10)
Ev tertemiz. Pencereler telle kaplı. Evde sivrisinek de yok. Sadece balkon kapısını açtığımda girivermişler içeri.

Kafayı yiyeceğim.
0
🌸ornette
(08.09.10)
fesleğen koyun odaya gelmezler güzel de kokar hem
0
dr.ramiz
(09.09.10)
(1)

Latince bir şey...

newyorkais
Latince'de "Dikkatli bak!" nasıl denir? Bilen birilerinden yardım.. Teşekkürler şimdiden..
Latince'de "Dikkatli bak!" nasıl denir? Bilen birilerinden yardım.. Teşekkürler şimdiden..
0
newyorkais
(06.09.10)
'spectā dīligenter'

birden fazla kisiye diyorsan 'spectāte dīligenter'
0
ermanen
(07.09.10)
(4)

wenna wenna (venna venna)

turkish tekila
şarkı hakkında tek bildiğimiz bu
şarkı hakkında tek bildiğimiz bu
0
turkish tekila
(06.09.10)
waka waka olmasın shakiranın dünya kupası için söylediği.
0
akustik cinayet
(06.09.10)
"hey now hey now" sozleri geldi benim aklima da

don't dream it's over
0
ermanen
(06.09.10)
haifa wehbe wawa oLabiLirmi ?
0
bad_boyy
(10.09.10)
ek bilgi ; italyancaymış
0
🌸turkish tekila
(10.09.10)
(5)

auxerre nasıl okunur sorunsalı

xenophobe
nası okunuyo bu? auksır? er? veya?
nası okunuyo bu? auksır? er? veya?
0
xenophobe
(04.09.10)
ermanen
(04.09.10)
maçlarda spikerler hep, okser diye okuyordu.
0
hereisnopeace
(04.09.10)
fr ise okser/okseğ
0
uyuklayankedi
(04.09.10)
oğser
0
kedislike
(05.09.10)
futbol takımını soruyosan okser
0
cnonefb
(05.09.10)
(3)

lökosit 36 çıktı!

barış manço
ne anlama gelir?
ne anlama gelir?
0
barış manço
(04.09.10)
enfeksiyon var. boyle birinin su anda acilde olmasi gerekiyor.
0
ermanen
(04.09.10)
(git: 173029)
0
november rain
(04.09.10)
Konjoktürel değerlendirme yapabilen birinin, lökosit yüksekliğinin ne anlama geldiğini bilmesi gerekir. Ya da en azından, bu tahlili isteyen doktora sorup öğrenebilmeyi akıl edebilmesi beklenir normal olarak.

Yine de geçmiş olsun ve nur topu gibi enfeksiyonunuz var diyelim. Doktorunuzun tedaviniz ile ilgili olarak verdiği talimatlara harfiyen uyun. Bol su içmeyi de ihmal etmeyin.
july14 (04.09.10 12:48:23)
0
november rain
(04.09.10)
(13)

Film Tavsiyesi

Rmdy
Son zamanlarda izlediginiz en iyi film hangisi?Tarz farketmez.
Son zamanlarda izlediginiz en iyi film hangisi?
Tarz farketmez.
0
Rmdy
(04.09.10)
Gözlerindeki Sir.
0
Ms._mystery
(04.09.10)
brave heart
0
slymene
(04.09.10)
inception
shutter island
lake mungo
the road
kick-ass

bunların arasından 'the road' derim
0
ermanen
(04.09.10)
kick-ass
0
el magico
(04.09.10)
shutter island +1

Children of Men - SeVen
0
point guard
(04.09.10)
chung king express ve 2046 izledim geçen akşam. ikisi de şahaneymiş.
0
ayiadam
(04.09.10)
kick-ass şişirilmiş ergen filmi.
fena film değil ama çok da iyi değil.
konusu orjinal o kadar.
0
tbugra
(04.09.10)
havva durumu
fasulye
candida
0
mahsunkul
(04.09.10)
Başka Dilde Aşk
Kanal-izasyon
0
esma_sultan
(04.09.10)
(bkz: celda 211)
0
edgenabby
(04.09.10)
treasure planet
0
agy
(04.09.10)
the fall
0
freya
(05.09.10)
son istasyon
yeşil yol klasik
0
ramazanali
(05.09.10)
(5)

iftar menu tavsiyesi

ra s al ghul
simdi alisverise cikacam 2 arkadasla evde iftar yapacaz. ne yapsam fikre ihtiyacim var. bu arada elim yatkindir herseyi kiviririm:)
simdi alisverise cikacam 2 arkadasla evde iftar yapacaz. ne yapsam fikre ihtiyacim var. bu arada elim yatkindir herseyi kiviririm:)
0
ra s al ghul
(04.09.10)
fırın varsa fırın makarna yap. dadından yinmiyo.
0
vicious
(04.09.10)
köfteli çorba, içli köfte, mantı, yaprak sarması, tavuk sarma, saç kavurma, salata, mezeler, pide
0
ermanen
(04.09.10)
Hem tat hem de kolaylık açısından mercimek çorbası.Ama düdüklü tencerede pişir
Domastesli bulgur pilavı gibi hem tadı güzel hem de çok fazla malzemeye gerek duymadan yapılacak birşey deneyebilirsin.Bir de mercimekli versiyonu var ki yanında cacıkla süper oluyor
Tatlı olarak da Dr.Oetkor(evet itiraf ediyorum)irmik helvası yanına da dondurma süper 2li oluyor.Hazır olduğunu kimseye söyleme ama:P
0
esma_sultan
(04.09.10)
an itibariyle iftar geçti bende tatlı önereyim. kaymaklı kadayıf, ohh mis gibi gider yemekten sonra.
0
ceo
(04.09.10)
@aband0ned haber etmiosun ki Istanbuldayim diye:)
0
🌸ra s al ghul
(05.09.10)
(5)

3D gözlük

hiyartobaggio
3d gözlük nerde bulabilirim???
3d gözlük nerde bulabilirim???
0
hiyartobaggio
(04.09.10)
çok fazla çeşidi var.gittigidiyor.com da bulabilirsin.
0
zaz
(04.09.10)
sinemada.
0
ermanen
(04.09.10)
en iyisi televizyonun üreticisinden temin etmek. hiç Türkiye distribütörüyle uğraşmadan kargoyla alabilirsin. Emin ol daha ucuza geliyor.
0
pan_lunatique
(04.09.10)
sinemadan özenle çalabilirsin.. ben sordum ilahiyat profesörlerine.. günahı yokmuş :)) şaka bir yana 3d gözlüğü nede kullanacaksın.. çünkü bir çok çeşidi mevcut .. her 3d gözlük 3d olan bir görüntüyü göstermez..
0
Tamerking
(04.09.10)
www.dealextreme.com
oldukça ucuz bedava getiriolar zaten
0
mormormorius
(04.09.10)
(9)

enerji veren bilumum yiyecekler?

barış manço
arkadaşlar üzerimde haftanın yorgunluğu var. enerji ibresi sıfıra dayandı.yediğinizde kendinizi en enerjik hissettiğiniz şey nedir?değerli tavsiyeleriniz için şimdiden teşekkürler.
arkadaşlar üzerimde haftanın yorgunluğu var. enerji ibresi sıfıra dayandı.yediğinizde kendinizi en enerjik hissettiğiniz şey nedir?

değerli tavsiyeleriniz için şimdiden teşekkürler.
0
barış manço
(02.09.10)
meyveler, ozellikle muz
sebzeler, ispanak ozellikle

onun disinda findik, pekmez, bal ve cikolata da baya enerji veriyor

balik yemek de baya enerji verir ozellikle somon baligi

iceceklerden kahve ve cay enerji verir ve bol su icmek
0
ermanen
(02.09.10)
çevremdeki çocuklardan gördüğüm kadarıyla anneleri babaları "aman geç saatte çikolatalı bir şeyler vermeyelim" modundalar çünkü yiyince gözle görülür bir çıldırma, sapıtma oluyor veletlerde. "çok yoruldu uyur hemen" denen bebe enerji patlamasından nereye saldıracağını şaşırıyor falan. yetişkinlerde de öyle mi olur bilemiyorum.
0
quasiromantic
(02.09.10)
fıstık ezmesi,kuru üzüm,incir,pekmez ve bal bol kalorili enerji kaynaklarıdır,çok kısa sürede kana karışır.
0
sealth
(02.09.10)
tadına katlanabilirsen güvenilir bir baharatçıdan toz ginseng alabilirsin (yalnız tablet ve hap olanlarını değil). dezavantajları pahalıdır ve zıkkıma yakın bir tadı vardır fakat ciddi eneji verebilitesi olan bir kök bitkidir.
0
desmond david hume
(02.09.10)
elma
0
ksl
(02.09.10)
snickers.
0
kayranin kedisi
(02.09.10)
taze incir gibisini görmedim ^ ^
0
busuta
(02.09.10)
klasik sporcu yiyeceği muzdur, çok karbonhidrat içerir, enerji verir. tenisçiler, formula 1 pilotları, boksörler falan yer arada belki görmüşsündür. bana kuru incir çok etki ediyor, inanılmaz enerji veriyor. çikolata snickers tarzı şeyler bir an şekeri yükseltip enerji vermiş gibi olsa da sonra enerjiyi daha da aşağı çeker, hiçbir sporcu yemez. pekmez de aynı şekilde bomba, o da olabilir.
0
kokomichu
(02.09.10)
pekmez diyorum ben de. tek başına yakarsa tahin pekmez yapıp kaşıklayın.
0
kibritsuyu
(03.09.10)
(3)

şive

isli lamba
gidim, gelim, yapim, sorim, bakim bu sekilde konusulan bi bolge var mi
gidim, gelim, yapim, sorim, bakim

bu sekilde konusulan bi bolge var mi
0
isli lamba
(02.09.10)
ege, izmir.
0
drip nick i zaten kullanilmakta
(02.09.10)
iç ege
0
i ve been mistreated
(02.09.10)
bence herkes boyle kisaltabiliyor. samimi kisilerle konusurken ozellikle.
0
ermanen
(02.09.10)
(3)

Fermat'ın Odası filmindeki bi bilmece?

diyojenimtırak
hani annenin yaşı çocuğun yaşından bilmem ne kadardı. sonra bilmem kaç sene sonra falan şu kadar oluyordu. ve baba en başta ne yapıyordu diye bi soru vardı. eksi 4 bölü 3 cevabı çıkıyordu. o soru neydi yaa?
hani annenin yaşı çocuğun yaşından bilmem ne kadardı. sonra bilmem kaç sene sonra falan şu kadar oluyordu. ve baba en başta ne yapıyordu diye bi soru vardı. eksi 4 bölü 3 cevabı çıkıyordu. o soru neydi yaa?
0
diyojenimtırak
(02.09.10)
anne çocuğundan 21 yaş büyük.

6 sene sonra çocuğun yaşı annenin yaşının 5'te biri olacak.

anne ve çocuğun yaşları nedir?
0
0 5 ucu olan adam
(02.09.10)
bilmecede babanin o sirada ne yaptigini soruyordu. cocugun yasi soruya gore -3/4 ciktigi icin dogmasina 9 ay var demek oluyor. Boylece o sirada babanin cocugu yaptigini anliyoruz :)
0
ermanen
(02.09.10)
evet ermanen haklı, devamı vardı bilmecenin.
0
0 5 ucu olan adam
(02.09.10)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.