Giriş
(5)

yurtdışındaki gıda ürünleri türkiyede neden yok?!

letheavendangered
şu an hepsi aklıma gelmiyor, ama mesela avrupada gayet sıradan ürünler olan bir quark, buttermilk bizde neden yok? bizde neden sadece barilla marka fesleğen sosu var? oralarda camembert, mozarella 1'er 2'şer euroyken bizde neden 10 liradan aşağı değil? neden kimse böyle bizde olmayan ürünleri türk m
şu an hepsi aklıma gelmiyor, ama mesela avrupada gayet sıradan ürünler olan bir quark, buttermilk bizde neden yok? bizde neden sadece barilla marka fesleğen sosu var? oralarda camembert, mozarella 1'er 2'şer euroyken bizde neden 10 liradan aşağı değil? neden kimse böyle bizde olmayan ürünleri türk marketlerine getirme girişiminde bulunmuyor ve biz de ya dünyanın parasını bayılmak ya da yurtdışına her giden-gelenden bunların siparişini vermek zorunda kalıyoruz?
0
letheavendangered
(14.09.13)
burada olan da orada yoktur

barilla soslara alternatif pastavilla var mesela knorr var. macrocenter ve luks semtlerdeki sarkuterilerde vardir bahsettigin markalar
0
exlibris
(14.09.13)
arz talep olayi.
0
march or die
(14.09.13)
özellikle kahvaltılık gevrek çeşitliliği bizde yok. ona yanıyorum ben.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(14.09.13)
bizde hazır yemek tüketimi onlara oranla çok düşük, dolayısıyla yan ürünleri de...
0
nereye bu gidis
(14.09.13)
@sour, Fransa'yi bilmem de, ABD'de bi market var, 600 cesit peynir satiyo. Amerika'da peynir gitmez gorusunuze pek katilamiycam, peynir ekmek gibi gidiyo valla!

sosyete marketlerinde, zar zor bulunuyodur bazi mallar ama tamami tabii ki getirilemez. attiginiz tas urkuttugunuz kurbaaya degmez yani.

sizin sevdiginiz XXX'in 50-100 musterisi daha ya cikar, ya cikmaz. O kadar mal, toptancinin elinde patlar. Onnan ugrasacagina, talebi cok daha fazla olan seyle ugrasir ve birim zamanda cok daha fazla para kazanir.
0
compadrito
(15.09.13)
(7)

Şu cümlenin ingilizcesi olmuş mu?

melpomeneman
Birbirimizle telefon numaralarımızı paylaşmanın iyi olacağını düşündüm.I think that it would (will?) be good to share our phone numbers with each other.
Birbirimizle telefon numaralarımızı paylaşmanın iyi olacağını düşündüm.

I think that it would (will?) be good to share our phone numbers with each other.
0
melpomeneman
(14.09.13)
"share .... with each other" yerine "exchange" sözcüğünü de kullanabilirsiniz.
0
marikaki
(14.09.13)
Exchange'i kullanırsan daha iyi olur ama sondaki "with each other" kısmını atman gerekir o zaman..
0
lake of the hell
(14.09.13)
Exchange olmaz, Türkçe düşünmeyin.
Mal exchange edilir, telefon numarası değil.

kaynak: götüm.
0
thatam
(14.09.13)
daha iyi kaynaklar önerelim öyleyse:
www.thefreedictionary.com
forum.wordreference.com
0
marikaki
(14.09.13)
öncelikle düşündüğün cümleyi ingilizceye çevirmen doğru olmaz. her zaman dendiği gibi '''türkçe düşünme'' düşündüm dersen bu ingilizcede düşündüm ve bitti, artık düşünmüyorum olur. iki cümle ne kadar birbirinden uzak olsa da ingilizce olan fena değil sadece that ve will kullanma.

i think it would be good to share our phone number with each other hiç fena değil. bence olur. ancak daha sıcak bir cümle kursan daha iyi olur diye düşünüyorum. resmi olmuş bu.

bu arada exchange sakın kullanma.
0
iorveth
(14.09.13)
exchange kullanabilirsin daha hoş olur, o zaman cümle

"I think it would be good to exchange phone numbers" gibi oluyor
0
nightphoenix
(15.09.13)
I think we should have each other's phone numbers.
0
compadrito
(15.09.13)
(4)

tüm tarih lisans bölümlerinde osmanlıca zorunlu mu

Sarix
birkaç okulun müfredatına baktım hep osmanlıca var zorunlu. ikinci üniversite uzaktan eğitim istanbul üniversitesi okuyacaktım mesela vazgeçtim 4 dönem osmanlıca var.mesela ben abd tarihi konusunda uzmanlaşmak istiyorum neden böyle bir zorunluluk var?
birkaç okulun müfredatına baktım hep osmanlıca var zorunlu. ikinci üniversite uzaktan eğitim istanbul üniversitesi okuyacaktım mesela vazgeçtim 4 dönem osmanlıca var.
mesela ben abd tarihi konusunda uzmanlaşmak istiyorum neden böyle bir zorunluluk var?
0
Sarix
(14.09.13)
zaten tarih lisans mufredatlari her acidan bok gibi. bolumun adini uydurma turk tarihi olarak falan duzeltmeleri lazim.
0
sendelemeden
(14.09.13)
uluslararası ilişkiler bölümlerinin siyasi tarih anabilim dalında yapılabilecek bir yüksek lisansla da abd tarihi alanında uzmanlaşabilirsiniz, farklı yollar mevcut.

bir de şunu okumanızı tavsiye ederim: www.idefix.com
0
kugsel adam
(14.09.13)
yalniz howard zinn okumadan once paul johnson falan okumak lazim. mevzuya hakim degilken okumak icin ideal bir kitap degil.
0
sendelemeden
(14.09.13)
osmanliyi gormezden gelirseniz, 35 milletin tarihini yazamazsiniz ya da ona benzer bir soz vardi. Ahmet Davutoglu'na ait olabilir, emin degilim.

Sizin yasadiginiz ulkedeki Osmanli arsivi, tarihciler icin, mukemmel bir kaynak. ABD tarihi hakkinda uzmanlasmak istiyosaniz bile, 1. ve 2. dunya savaslarini bilmeyecek misiniz? Osmanliyi incelemeden, 1. dunya savasini nasil anlayacaksiniz?

Brooklyn bridge Abdulhamit'in verdigi altinlarla yapilmis. Bu konu ilginizi cekmeyecek mi? Isin aslini astarini ogrenmek istemeyecek misiniz?

Osmanlicanin, bir tarihci icin hicbir zarari olmaz hocam. Aksine cok faydasi olur. Keske sizin yerinizde olsaydim...
0
compadrito
(15.09.13)
(4)

Küf Kokusunu Gidermek

mesglsn sanirm bn yatiyrm
Arkadaşlar Selamlar.Ağustos sonunda elektriğim kesilmiş abonelik problemi sebebiyle. Ben de o dönemde şehir dışındaydım. Eve dün geldim ve acı gerçekle yüzleştim. Dolaptaki her şey küflenmiş. Elektriği açtırdım dün ama bir işe yaramıyor tabi.Dolabı tamamen boşalttım, rafları falan çıkardım, onları d
Arkadaşlar Selamlar.

Ağustos sonunda elektriğim kesilmiş abonelik problemi sebebiyle. Ben de o dönemde şehir dışındaydım. Eve dün geldim ve acı gerçekle yüzleştim. Dolaptaki her şey küflenmiş. Elektriği açtırdım dün ama bir işe yaramıyor tabi.

Dolabı tamamen boşalttım, rafları falan çıkardım, onları da bulaşık makinesinde yıkadım. Atılması gereken şeylerin tamamını attım. Dün daha ağır bir koku vardı dolapta ama bugün biraz daha iyi durumda. Dünden beri boş çalıştırıyorum en yüksek ayarlarda. Lakin hâlâ küf kokusu var tabi, geçmiyor kolay kolay.

Bu kokuyu geçirmek için neler yapmalı?
0
mesglsn sanirm bn yatiyrm
(14.09.13)
sirkeli suyla sil içini. sonra da bir yemek tabağına 50 gram falan türk kahvesi koy. onu da dolabın içine koy öyle çalıştır. bir kaç saate koku falan kalmaz.
0
alperz
(14.09.13)
Sağolun. Gideyim de sirke alayım o zaman. Ben bu kadar fena bir koku bilmiyorum. Dün bu koku yüzünden baygınlık geçirecektim abartısız.

Tekrar teşekkürler.
0
🌸mesglsn sanirm bn yatiyrm
(14.09.13)
karbonat ile ovarak silmek ve içinde kaseyle karbonat koymak da buzdolabı kokusunu alır derler.
0
goldentitan
(14.09.13)
karbonat cok iyi bir adsorbandir. (bkz: adsorpsiyon) kesinlikle ise yarar. kahve de cok iyi adsorbandir. sirkeli su da cok iyi fikir.
0
compadrito
(15.09.13)
(2)

kilo alamama

narsistkesim
merhaba,20 yaşında 1.78 boy 58 kiloya sahio bir erkeğim. kilo alamıyorum. ne kadar yesem de ne kadar düzenli yesem de 60ı geçemedim daha. en azından 70 kilo olmak için neler yapmam lazım?
merhaba,

20 yaşında 1.78 boy 58 kiloya sahio bir erkeğim. kilo alamıyorum. ne kadar yesem de ne kadar düzenli yesem de 60ı geçemedim daha. en azından 70 kilo olmak için neler yapmam lazım?
0
narsistkesim
(14.09.13)
Öncelikle bir doktora gitmelisin, bu kilo alamama sorununun temelinde organik bir sıkıntı var mı onu araştırmalılar. Eğer bir sorun yoksa ve maddi durumu zorlamayacaksa, spor salonuna gidebilirsin. Makarna ye, ekmek ye diyenlere çok aldanmamak lazım. Zira dengesiz kilo alımında çok şekilsiz bir vücuda sahip olabilirsin. Zayıf bacaklar ve büyük bir göbek gibi.
0
mesglsn sanirm bn yatiyrm
(14.09.13)
Allah'in sevgili kulusunuz. Biraz daha sabredin, 10-15 sonra, ben bu kilolari niye aldim, nasi verecem derdine duseceksiniz. Dolayisiyla, abuk sabuk hareketler yapmayin, kola, goflet, junk food gibi filan... nasil olasa kilo alacaksiniz. ne kadar geciktirirseniz, o kadar iyi...
0
compadrito
(15.09.13)
(3)

Kakası gelince anlık gülümseyen çocuk oldunuz mu?

smokee
çocukken sizede oldu mu acep ?
çocukken sizede oldu mu acep ?
0
smokee
(14.09.13)
gulumseyen diil de, soguk ter doken cocuk olduk. ozellikle ishal durumunda...
0
compadrito
(14.09.13)
hiç kakamın geldiği bir anı hatırlamıyom.yapmıyo muydum ki la küçükken?
0
ayakkokususeveninsan
(14.09.13)
çocuklar ıkınırken gülümsüyor gibi görünür.
0
nereye bu gidis
(14.09.13)
(5)

Aramayı etkili kullanabilmek

empati kuramayan psikolog
Merhaba.ben arzu ettiğim iki kelimeyi içeren başlıkları aramak istiyorum. Bunu nasıl yapabilirm ?Bir de mesela başlık içinde xyz kelimesini arıyorum. Xyz kelimelerini bulduğu gibi axyzb kelimesini de buluyor. Ben sadece yalın xyz'i bulmak için ne yapabilirim ?Ya da bu yolları anlatan bi entry var mı
Merhaba.

ben arzu ettiğim iki kelimeyi içeren başlıkları aramak istiyorum. Bunu nasıl yapabilirm ?

Bir de mesela başlık içinde xyz kelimesini arıyorum. Xyz kelimelerini bulduğu gibi axyzb kelimesini de buluyor. Ben sadece yalın xyz'i bulmak için ne yapabilirim ?


Ya da bu yolları anlatan bi entry var mı ? Bi entry vardı görmüştüm böyle * koyun gibi ipuçları veriyordu.
0
empati kuramayan psikolog
(14.09.13)
kelime* digerkelime* diye aratacaksınız.
mesela galatasarayın 2013 teki maçlarını aratmak istiyorum.
galatasaray* 2013* maçı* gibi.
0
xenophobe
(14.09.13)
compadrito
(14.09.13)
arzu ettiğiniz 2 veya daha fazla kelimelik başlığı aramak için kelimelerin sonuna * koyacağız.

mesela doktor ve maaş kelimeleri olsun. doktor* maaş* diye aratırsak, doktor maaşının gereğinden fazla olması başlığına yönlenebiliyoruz.

burada önemli olan anahtar kelimeleriniz ek aldığında ses olayı oluyorsa kelimeyi tam yazmamanız. mesela öğretmek* yazar da ararsanız öğretmeye gibi sonuçlar çıkmaz. bunun için de mesela daha geniş tutup öğret* şeklinde alabilirsiniz aratılan kelimeyi. hatta mantıklı olmak zorunda değil öğr* de olur.

ikinci soru ise sanırım, örneklersek arı kelimesini aratırken yak'arı'ş kelimesinin de sonuçlarda görünmesi. halbuki bir biriyle alakasız ikisi de. bunun için de yıldız kullanmadan sadece arı yazınca bulmuyor ötekileri mesela.

ya da çözüm olmazsa, en iyisi siz aramak istediğiniz şeyi örnek verin. bir bakayım. ben de merak ettim.
0
kmtetrfn
(14.09.13)
entry suymus:
(bkz: #26984095)

bir de mesela kayak, kazak, kaçak ... gecen basliklari bulmak icin ka_ak seklinde aratilabilir (birden fazla harf yerine de _ konabiliyor). antikte calisiyordu ama betada calismiyor.

baslik icinde arama icinse bir yontem yok sanirim.
0
ainothia
(14.09.13)
site:eksisozluk.com "xyz"

google'a enterla reis
0
patr
(15.09.13)
(4)

İşe girsem mi?

malayani
Bu sene bir mûcize olur da aldığım bütün dersleri geçersem okulu bitireceğim. Bunun için de iyi çalışmam gerekiyor tabi...Diyorum ki işe de girsem mi? Geçen sene işe gireyim okulu da yanında götürürüm dedim beceremedim(1 sene çalıştım ayrıldım) ama kendi öküzlüğümden tabi... İş SAP bu arada... Yeni
Bu sene bir mûcize olur da aldığım bütün dersleri geçersem okulu bitireceğim. Bunun için de iyi çalışmam gerekiyor tabi...

Diyorum ki işe de girsem mi? Geçen sene işe gireyim okulu da yanında götürürüm dedim beceremedim(1 sene çalıştım ayrıldım) ama kendi öküzlüğümden tabi... İş SAP bu arada... Yeni işte ABAPçı da olabilirim modülcü de...

İşe girmeyip okula kasacaksam eğer(derslere girmeye utanıyorum malum 9.sene kart bir adam oldum. Yoklama çok sorun olmaz zannediyorum ama derslere girersem tabi iyi olur.) ayrı bir eve çıkmam lazım kesin... Evde olmuyor. Ama bir sene işsiz o morali bulabilir miyim bilmiyorum. İşliyken moralim daha iyi oluyor.

İşe gireceksem de ayrı eve çıkabilirim ama ikisini götürür müyüm bilemiyorum. İşe girince hem cebim para görür, kendimi yarrak gibi hissetmem o kadar hem akrabalar okulu sormuyor işe girince... İşe girince de ayrı eve çıkabilirim.

Hem iş de sıkı çalışıp hem de bir senede 20 ders verebilen var mı? (İlk dönem 11 ikinci dönem 9)

Akıl verin. Araftayım.
0
malayani
(14.09.13)
ise girme bence. 20 ders veremezsin
0
charlotte blanc
(14.09.13)
verebilen yok da sen ol. Seni ornek verelim gelenlere. 20 dersle is yurumez tabi. Bi sene sik disini.
0
karpuzpeynirekmeksu
(14.09.13)
first things first

once ders sonra is

gucu dagitmayin
0
compadrito
(14.09.13)
20 ders veren çok gördüm. ben olsam yardırırdım derslere. bitsin artık.
0
icim urperiyor
(14.09.13)
(4)

Simultane çeviriyi bilgisayarın yapması mümkün mü?

hadi ya la
Bir iddia geldi bana: "Seminere katıldık, yabancı konuşmacı geldi, kulaklıkları taktık ve bilgisayar bize çevirdi."İnanmadım böyle bir şeye. Çünkü dilbilgisi kurallarına uygun metinleri dahi hatasız çeviremezken doğaçlama konuşmayı çevirecek teknoloji bilmiyorum.Lütfen iddiayı kanıtlarla destekleyin
Bir iddia geldi bana: "Seminere katıldık, yabancı konuşmacı geldi, kulaklıkları taktık ve bilgisayar bize çevirdi."

İnanmadım böyle bir şeye. Çünkü dilbilgisi kurallarına uygun metinleri dahi hatasız çeviremezken doğaçlama konuşmayı çevirecek teknoloji bilmiyorum.

Lütfen iddiayı kanıtlarla destekleyiniz veya çürütünüz.
0
hadi ya la
(14.09.13)
Konuşmacının metni önceden girilmiştir.

edit: İkinci cümlede doğaçlama konuşma demişsiniz, ona dikkat etmedim. Yani yapılan konuşma dışında, mesela soru cevap kısmını falan da çat diye çevirdiyse bişi diyemeyeceğim ama belli bir konuşmaysa önceden girilmiştir diye düşünüyorum. Ayrıca kulaklıklardan alınan ses bilgisayar konuşma sesi miymiş? Simultane tercüman sesi değil yani?
0
whoosie
(14.09.13)
Bundan 4 sene kadar once, eric schmidti televizyonda konusurken izlemistim. Amerikali bir insanin, Cin'deki Ingilizce bilmeyen bir insanla telefonla konusabilecegini, bir taraf Ingilizce konusurken, diger tarafin Cince duyacagini, diger taraf Cince konusurken de, Amerikalinin Ingilzce duyacagini, o tarih itibariyle Google'in bu teknolojiye sahip oldugunu ama piyasaya surmedigini anlatmis ve eklemisti: "To me, this is science fiction!"
0
compadrito
(14.09.13)
imkansız. gramere uygun olsa belki bir nevi çevirilebilir ama herkesin üslubu ve konuşma tarzı kendine uygundur. yani bunları manalandırmak ancak insan beyninin yapabileceği bir şey. hiçbir makine daha bu kadar gelişmedi.

bazı seminerlerde konuşmacılar konuşmalarını önceden çevirmenlere teslim eder, hazır çevrilir ya da terimler incelenir. öyle bir olaydır. biliniyordur metin.
0
kirazıseviyorum
(14.09.13)
imkansız falan değil. geçen 50 yılda imkansız denilen her şey bir bir yapılıyor. ingilizcede 33 farklı ses, 700.000 kelime var. bunların kombinasyonu doğru bir şekilde oluşturulursa simultane çeviri gayet güzel yapılabilir.
0
bigl0rd
(17.09.13)
(10)

Balkona dadanan kargalar

chieko
Gençler, Orman manzaralı mis gibi balkona aluminyum folyoya sarılmadan çıkamaz olduk. Geçen sene kargalar yuva yapmış şömineye, yumurtlamışlar. Ben de kaplara su koydum, arada ekmek attım, kuluçkada bir de yemek derdine düşmesinler diye. Yavrular doğunca taslarını taraklarını toplar, giderler sandım
Gençler,
Orman manzaralı mis gibi balkona aluminyum folyoya sarılmadan çıkamaz olduk. Geçen sene kargalar yuva yapmış şömineye, yumurtlamışlar. Ben de kaplara su koydum, arada ekmek attım, kuluçkada bir de yemek derdine düşmesinler diye. Yavrular doğunca taslarını taraklarını toplar, giderler sandım. Yazın biz yokken iyice yerleşmişler, yakında bizi evden gönderecekler.

Çok pisler, sürekli bir şeyler taşıyorlar ve kendilerinden büyük parçalar bırakıyorlar:( Ve sürekli kavga ediyorlar, evde seslerinden durulmaz oldu, aile huzuru diye bir şey kalmadı. Evliliğini kurtarmak için çocuk düşünenler iyi düşünsün.

Renkli çamaşır ipi astım, bir iki gün idare etti. O iplere renkli balonlar astım, patlattılar. Cd'lere artık inanmıyorlar, en son siyah poşetleri iplere mandalladım. Şuan balkonu gören komşular evde çılgınca parti verdiğimizi sanıyor olabilir, balkondaki renk cümbüşü evin kalanında yok.

Yok mu bunun bir çözümü?
0
chieko
(14.09.13)
kuşları kaçıran bir alet var. ses dalgası yayıyor. al ondan. on güne kurtulursun.
0
sen git ben geliyorum
(14.09.13)
nankörler. o kadar besledim.
0
🌸chieko
(14.09.13)
zehirli yiyeceklerden birini bırak, birisi alır da nalları dikerse, diğerleri yemeyecektir ama kargalar da akıllı baya, yüzsüzlük edip gitmeme ihtimalleri var. en iyisi havalı tüfekle birini vur. (çok vahşice oldu biliyorum, ben de tasvip etmiyorum)
0
Huan8
(14.09.13)
file çek balkona. balıkçı ağı gibi sağlam bir şey olursa geçemezler.
0
noolmus ki babam
(14.09.13)
okurken cok guldum. kargalar zekidir. iple balonla cdyle falan korkutamazsiniz. yavrular ucacak kivamda mi?
o degil de o yavrular da seneye yavrulamaya sizin balkona gelecekler biliyorsun degil mi :D
0
nax
(14.09.13)
karga attan daha zeki bir heywandir. ayricana da saldirgandir. Alfred abi, Kuslar filmini haybeden cekmemis. vakti zamaninda, ABD'de sutler siseynen satiliyokene, kapinin onune birakilan sut siselerinin kapaklarini delip, kaymaklari lupletirlermis.

en iyi cozum balkona ag germek.
0
compadrito
(14.09.13)
Su tabancası ile kovalıyorum, hem eğlenceli oluyor.
Bazen maske takıp su tabacasının önüne kağıt bantı ile elfeneri takıyorum. Tripden tribe koşuyorum. Artık gelsinler diye bekler oldum:)
Su tabacasını şu pompasından ne kadar hızlı çekersen o kadar tazyikli su atanlardan aldım,manuel, çok yakında olduklarında canlarını acıtmıyor.
0
sadegazoz
(14.09.13)
tüfekle vur.
0
glamdr1ng
(14.09.13)
balkona konuyor diye öldüremem ya, olmaz o. şömineyi kapattım kutularla, yavrulamaya gelemez ama ayakları kesilmiyor bi türlü. siyah poşet astım en son bi yerden duyup, o da idare etti bir iki gün. bugün geldim yine takılıyorlardı kombinin orda. helikopter böcekli balon diyolar, nerden bulunur ki?
0
🌸chieko
(18.09.13)
bana da geliyorlar ama yerleşme yok. yerleşme farklı bir şey. biz besliyoruz, aynı zamanda evin içine de kumrular yuva yapıyor; eşit besin dağılımı olsun diye kargaları günün bazı zamanlarında kovmak durumunda kalıyorum. bunun için pembe/kırmızı oyuncak bir domuzu kullanıyorum. işe yarıyor. korkuluğa benzer bir oyuncak alabilirsin, insana benzesin ya da hayvana, koy onu. bu bir çözüm olabilir.
0
bak ne diycem simdi
(18.09.13)
(6)

ingilizce konusunda tavsiye talebi

zaka4alka
arkadaşlar ingilizcem orta seviyede..yani kpds notum 60 öyle düşünün..ingilizcemi geliştirmek, makale okuyabilecek seviyeye çıkarmak istiyorum. belki grammer eksikliklerim de vardır ama bir çok ingilizcesi iyi olan arkadaşım okumanın faydalı olduğunu, okudukça bu işin gelişeceğini söyledi..öncelikle
arkadaşlar ingilizcem orta seviyede..yani kpds notum 60 öyle düşünün..

ingilizcemi geliştirmek, makale okuyabilecek seviyeye çıkarmak istiyorum. belki grammer eksikliklerim de vardır ama bir çok ingilizcesi iyi olan arkadaşım okumanın faydalı olduğunu, okudukça bu işin gelişeceğini söyledi..

öncelikle sorum okumakla bu iş gelişir mi? ne kadar ve ne okumalıyım?

ikinci sorum da android uygulaması olarak telefona yükleyebileceğim ve zaman zaman hatta her gün okuyabileceğim ingilizce haber, yazı vs tarzı şeylerin olduğu bir uygulama tavsiyeniz olur mu? (internet 1 gb -çok da yemesin kotayı)

"hacı şu uygulamayı yükle fırsat buldukça da aç oku..ve bunu düzenli yap istediğin ingilizce seviyelerine ulaşabilirsin" dediğiniz bir uygulama var mı?

uygulama yoksa fakat işe yarayacağını düşündüğünüz etkili öneriniz varsa lütfen onu da paylaşın...
0
zaka4alka
(14.09.13)
ben de şöyle bir ilave yapayım. okuyun ve okuduğunuzu anlatın ya da özetini çıkarın. hazırlığı yüksek puanla bitirdiğimiz halde 1. sınıfta afallayıp kalmış ve sonraki bir iki ay içinde müthiş bir gelişme göstermiştik. Bir dili aktif olarak kullanmak gibisi yok.
0
lazpalle
(14.09.13)
tam 1 sene önce kpss'ye hiç çalışmadan girip 50 aldım. anadolu lisesi mezunuyum. lisede ingilizcem iyiydi. 4 senelik üniversite maceramda müzik ve biraz da dizi haricinde pek haşır neşir olamadım. ama ilgi duyuyordum tabii ki. 50 aldıktan sonra nisan'daki yds'ye girdim, ciddi anlamda çalışarak. 75 aldım. bol bol ingilizce roman okudum ve cesur öztürk'ün building skills for proficiency kitabından çalıştım. sonra ielts'e çalıştım 2 ay kadar, temmuz başında ondan 6 aldım. ona bol bol ingilizce altyazılı dizi izleyerek, yine roman okuyarak ve bbc ile cnn makalelerini okuyarak hazırlandım. en son bu eylül başındaki yds'ye girdim. bu sefer gramer çalışmadım, sadece vocabulary çalıştım ve deneme çözdüm. 85 aldım.

yani bol bol okumak işe yarıyor. bbc ve cnn makalelerini oku. roman oku. müzik dinle, çevirmeye, anlamaya çalış. dizi izle ingilizce altyazıyla. ama öncelikle bi gramer kitabı bitirirsen bu geliştirme aşaması öncesinde temel yaratma anlamında iyi olur. english grammar in use kitabı tam da orta seviye içindir. bunu bitir.
0
baldur
(14.09.13)
cesur öztürk, akın dil, els gibi bilindik yayınların grammer kitapları var elimde. bunlara çalışmak daha faydalı diyorsanız onu da göz önüne alayım. gerçi oturup her gün sistemli bir şekilde bu kitaplara çalışma konusunda da eksikliklerim var.

buna karşın günlük olarak otobüste, yolda, işte, derste filan telefondan bir uygulama ile çalışlma işini düzenli hale getirebilirim belki diye düşündüm..
0
🌸zaka4alka
(14.09.13)
okumak muazzam bir şey. bir şeyler anlayarak başlarız davranmaya. birşeyler anlamanın en güzel yolu dinlemek, dinlemenin en etkin hali okumaktır. en erken şekilde en çok yolu katetmek için kesinlikle ingilizce birşeyler okumalısınız. ingilizce yazabilmek de, pratik bir şekilde konuşabilmek de okumaktan yararlanılarak kolaylaşırlar. bence okumak bir dil öğrenirken ilk girişilmesi gereken işlerin başında gelir, ve dil öğrenme süreci boyunca -ve sonrasında da- devam eder. bir çeşit lokomotif gibi değerli; süreç boyunca kesintisiz, düzenli gitmesi gereken.

aklıma uygulama şu an gelmiyor. aslında ingilizce pratik yapabileceğiniz bir sürü site var. şu an elimin altında değil o liste. bir ara mesaj olarak yollarım size de.

ama en güzeli kendiniz karıştırıp, sevdiğiniz şeyleri okuyabileceğiniz siteler bulmak. mesela -meraklıysanız- burçlar, spor, moda, sevdiğiniz filmler, müzikler/gruplar, sanatçılar, kitaplar ve bunlarla ilgili eleştiriler, yorumlar... edebiyat, cizgi-roman, çizgifilm/anime... hayvanlar...

yani hobilerinize uygun ingilizce siteler. atıyorum, motosiklet tutkunusunuzdur. biraz arayın ve motosiklet tutkunlarının buluştuğu içeriği ingilizce olan bir site bulun. hem kendiniz gibilerle falan tanışırsınız. hem ilginizi çeken konularda birşeyler öğrenmiş olursunuz. bu sayede öğrenmek daha hızlı ve eğlenceli bir süreç oluverir.

mesela ara ara ekşiyi/faceyi/twitter vs.. ne varsa kapatıp sadece ingilizce sitelere bakının. urban dictionary mesela. ekşi'ye benzer bir yapısı var.
0
kmtetrfn
(14.09.13)
teşekkür ederim..
0
🌸zaka4alka
(14.09.13)
(bkz: ingilizce kelime ezberleme yolları/@compadrito)

okur, anlar ve uygularsaniz, ingilizceniz 3 boy ilerler...
0
compadrito
(14.09.13)
(7)

Özgüvensizlik

witt
küçüklüğümden beri hep özgüven eksikliği çekiyorum içten içe. babamın aşırı sert olması, annemin de gayet yumuşak bir kadın olmasıyla ilgisi olabilir bilemiyorum.ama şimdi 25 yaşımdayım. ve şimdiye kadar başardığımı düşündüğüm şeyler çok basit, herkesin yapabileceği şeyler olarak geliyor. yani hedef
küçüklüğümden beri hep özgüven eksikliği çekiyorum içten içe. babamın aşırı sert olması, annemin de gayet yumuşak bir kadın olmasıyla ilgisi olabilir bilemiyorum.

ama şimdi 25 yaşımdayım. ve şimdiye kadar başardığımı düşündüğüm şeyler çok basit, herkesin yapabileceği şeyler olarak geliyor. yani hedeflediğim şeyleri başararak özgüven kazanma yolunu denedim ama etkisi ben de gerçekten kısa sürüyor :(


beni beğenen erkekler oluyor, aşık olanlar bile var ama anlamıyorum ezik birisiyim ben neyi beğeniyorlar neden istiyorlar? kendimde özellikle eksik gördüğüm entelektüel birikimli kişiler. anadoluda doğup büyüdüm, aslında ülke gündemini takip eden, düzenli kitap okuyan(ama hep roman), az da olsa genel kültürü olduğunu düşünen biriyim. ama istanbul'da yaşadığımdan beri görüyorum ohoo boğaziçi ünililer, galatasaray ünililer ne deryalar var. ben kendi halimde anadoluda yıllarca çürümüşüm sanki. edindiğim birikimde buraya gelince gene gözümde eridi.

gerçekten mutsuzluk veriyor, biliyorum ki hep yetersizim, eziğim, yüzeysel becerilerim ve ilgilerim var. özgüven eksikliğinden öleceğim sanki. ama o da sessiz sakin, kendi halimde gene...
0
witt
(14.09.13)
onlar da derya deniz değildir, yakından bakınca. istanbulda öyle görünmeyi daha çabuk öğrenirsin. kimseyi gözünde büyütme. Entellektüelim diye başımın etini yiyen çok insanın am budalası olduğunu, elindeki şaraba vino tinto derken, ohşş kadına bak dediğine de tanık oldum. kendini küçümseme. İnsanlara da kanma.

son olarak; binlerce dansöz var diyerek sözlerimi noktalamak istiyorum.
0
Gkcn
(14.09.13)
fiziksel olarak kendini beğeniyor musun peki? bu önemli bi nokta ona göre birşey dicem
0
glori
(14.09.13)
@cevap: eziklikten kastım şu aslında: ciddi ve az konuşan birisiyim. yani söyleyeceklerim iyi, ilginç olsun istiyorum bu nedenle boş, vakit geçirmelik muhabbetlere çok girmiyorum. sıkıcıyım yani. eh bu da eziklik oluyor bence.

fiziksel olarak bazen aynaya bakınca ha iyi pek fena değil diyorum ama bazen cidden aynalardan kaçasım geliyor.
0
🌸witt
(14.09.13)
x for dummy's ve benzeri seriler, wikipedia ve kitap özetleri ne enteller doğuyoruyor, iki hipsterın gevelemelerine bakıp özgüven kaybı yaşamana gerek yok boşver onun için, devir pr devri kendini pazarlama devri onunda etkisi var insanların etrafındaki tüm o ilüzyonda, mütevazilik öldü maaleysef.

yani az ve öz konuşan, düşünüp konuşan biri isen geyikten uzak duruyorsan daha ne olsun gayet olması gereken o işin aslı, eziklik filan değil, yalnız dikkat et fazla mütevazilik kibirdendir derler, yani gene diyorum öyle özgüven kaybı yaşamanı gerektirecek filan bir şey yok.

ne demiş russel "dünyadaki sorunların temel sebebi salaklar tamamen kendilerinden eminken zeki insanların tamamen şüphe içerisinde olması."

en olmadı radyoaktif tiki kız bul ona ısırt kendini özgüven patlaması yaşarsın. :D
0
kyha
(14.09.13)
hayatta başarının özgüven etkilediği düşüncesinin doğruluk payı var mıdır bilmem de, ben de 25 yaşındayım fakat nerdeyse hiçbir başarım yok ama özgüven sıkıntısı da çekmiyorum :D (bu da benim problemim olabilir tabi)

valla o saydığın üniversiteler insana bir hava katar elbette de orda okuyanların da bir çoğu içi boş insanlar emin ol. ama işte özgüven, kişinin kendinden gelen bir şey, bir donanıma, başarıya, yeteneğe sahip olmadan da gelebilir. ama o saydığın üniversitedekiler de o kadar derya değil onu da unutma.

valla biraz yırtık olmayı denesen kendini zorlasan, üstesinden gelebilirsin gibi bence. git deişik etkinliklere katıl. ilgilendiğin stk'lara üye ol. yeni arkadaşlar tanı. hatta tanımadığın insanlarla muhabbete gir. bunun faydası olan insanlar da tanıdım. en başta sadece sokaktaki insanlara saati sor mesela. sonra olayı bir şekilde ilerlet. mesela bir kitapçıda ilgilendiğin kitap türünden kitaplara bakan birisiyle mhuabbet et. aklıma bu geldi düşünmeden sen de öyle şeyler bul.

e tabi ki, yapamazsan veya etkisi olmazsa bir psikoloğa görünme vaktin gelmiş demektir bence.
0
neo ahrar
(14.09.13)
diplomali cahillerden olacaginiza, diplomasiz bilgililerden olun.

agzinizin iyi laf yapiyor olmasi, girdiginiz cevrelerde, diger insanlari etkiliyor olmaniz ozlediginiz bir durum olabilir.

gunumuz sartlarinda hic de erisilemez, kazanilamaz beceriler degil bunlar. bir kere gunumuzde bilgi kimsenin tekelinde degil.

bilgisayari, interneti, yeterli azmi ve kararliligi olan bir insanin ogrenemeyecegi bir sey yok bu kombinasyon sayesinde...

www.psikoterapi.org ile temasa gecmeniz isinize yarar. ayirabilecek butceniz yoksa, kendinizi okumaya verin. roman disinda kitaplar da okuyun.

orhan hancerlioglu'nun dusunce tarihi'ni okuyun mesela.
montaigne'in denemeler'ini okuyun.

bu ve benzeri, sizin gelisiminize katkisi olacak kitaplara gomulun. surekli olarak okuyun. hergun iki saat okuyun mesela. bunu bir kac sene yaparsaniz, o imrendiginiz insanlarin yaninda kendinize tamamen guvenebilecek bir hale gelirsiniz. on sene yaparsaniz da, hatip olursunuz. siz konusurken herkes agzinizin icine bakar. ama gunde iki saatten on sene okuyacaksiniz. pembe dizi okumayacaksiniz, fikir kitaplari okuyacaksiniz, tarih okuyacaksiniz, gelismek istediginiz konularda okuyacaksiniz...
0
compadrito
(14.09.13)
buna benzer hisleri ben de yaşıyorum. olmak istediğim insan olamamak fikri çok yıpratıcı. düşündüğümde bunun olma sebebinin kendi tembelliğim olduğunu fark ediyorum. kültürel birikimim olarak özendiğim bir arkadaşım var. piyano çalmadan ölmeyeceğim dedi ve kursa başladı, kara kalem kursuna gitti, çok donanımlı bir insan.
ben kendime bakıyorum. çizim yeteneğimi öldürdüm, çalabileceğimi düşünmeme rağmen hiçbir enstrüman kursuna gitmedim. hiçbir kültürel toplulukta bulunmadım. kitap okuma alışkanlığımı öldürdüm. ne kaldı elimde bilgisayara bakıp ona buna gülen, tırtık tırtık şarkı keşfeden ve ordaki burdaki komikliklere gülen ve son 3 senede 8 kilo olan bir kız...

özetle şöyle diyeyim. ataletini at üzerindeki. maddi durumun yerindeyse bir hobiye bağlan. kendine hedefler seç. ne bileyim beğendiğin bir yönetmenin tüm filmlerini izle. türk siyasi tarihini bil. kendini dolduracak eylemler bul. gsde de boğaziçinde de boş tipler var emin ol her yerde var. ama anadoluda vs okuyup kendini kültürel birikim yönünden çok geliştirmiş insanlar da var. imrenmeyle bir şey olmuyor. uygulamaya geçmek lazım. ölü toprağını atmak lazım...
0
zibirdik
(14.09.13)
(6)

Metabolizma hızlandırma

tchuck
eskiiii....güzel güeeel...günlerdi.yiyip yiyip kilo almadığımız. ekmekler devirdiğimiz, kolalarda banyo yaptığımız.vücutlarımız pek dinamikti. her yediğimizi yakar eritirdi.şimdi büyüdük, hantallaştık 20 saniyelik depara kalkınca başımız dönüyor, kalbimiz duruyor...metabolizmamızı tekrar hızlandırma
eskiiii....
güzel güeeel...
günlerdi.

yiyip yiyip kilo almadığımız. ekmekler devirdiğimiz, kolalarda banyo yaptığımız.

vücutlarımız pek dinamikti. her yediğimizi yakar eritirdi.

şimdi büyüdük, hantallaştık 20 saniyelik depara kalkınca başımız dönüyor, kalbimiz duruyor...

metabolizmamızı tekrar hızlandırmak istesek ne yapmamız gerek. illa ki 10 sene öncesine dönmemiz mi lazım :( her gün koşuya çıkıyorum, ama öyle 1 saatlik tempolu yürüyüş/koşuyla metabolizma hep hızlı kalmaz lan sanki. başka napayım oturduğum yerde göbek mi atayım.
0
tchuck
(13.09.13)
Kısa mesafeleri yürümek de iş görüyor diyorlar.
Yaş kaç bu arada?
0
quaker
(13.09.13)
Kas kütleni arttır. Ağırlık çalış, deparlı koşular yap.
0
arnold schwarzeneger
(13.09.13)
aci yiyin diyorlardi metabolizmayi hizlandirmak icin
sik yiyin bir de ac kalmayin
0
babamasoliimbananickaldirsin
(13.09.13)
Sık sık yemek 90larin olayi. Metabolizmayi yüzde 30 civari hizlandirmak istiyorsan sabah kahvaltin guclu olsun protein icersin. 2 haşlanmış yumurta veya tereyaginda cok pismemis omlet ye. Peynir vb unutma.

Ac kal. Ogun arasina 4 5 saat koy. Metobolizma bu saatlerde leptin hormonu uretiyor ac kalinca oda yag yakmayi arttiriyor ve yag deposundan yag yakiyor.

Sabah hafif koşu yuruyus yapmakta guzeldir. Şekeri kes. Metabolizma yi sapittiriyor. Beyaz unuda ayni sekilde. Ana noktalar bunlar
0
efrasiyab87
(13.09.13)
anladım. peki bu yeşil çay vs. diyorlar, bu gibi yardımcı gıdalar var mıdır? hani mucize yaratacak demiyorum da, en azından metabolizmana faydası olur dediğiniz bir şeyler?
0
🌸tchuck
(13.09.13)
1 saat tempolu yürüyüş,yapması gerçekten çok zor ve çok kararlılık isteyen ama son derece faydalı bir hareket.

1-2 gün yapmak dert değil. Her gün yapabiliyosanız, öpüp başınıza koyun.

Evet, sağlam ve proteinli kaavaltı çoğönemli!

Evet, her tür şeker zararlı. ... şurubu içeren ambalajlı yiyecekler, zehirin önde gideni.

Evet, isot, chilli pepper gibi biberler, metabolizmayı bi miktar hızlandırıyo. Ama asla, günde 10 bin adımın yerini tutamaz! Tempolu olması şart da değil. Ama her gün olması şart.

Yeşil çayın başka faydaları da var.

Fast food, kola, gazoz, aysti, meyve suyu, püskevit, goflet... Bunnar ve (bkz: taze sıkılmış portakal suyu/@compadrito) yok.

Su, ayran, kefir var.

Süpermarket görmemiş köylüye bakın, o nası yaşıyo ve nası besleniyosa, onu taklit edin.
0
compadrito
(13.09.13)
(5)

Diyet için öğlen ve akşam çorba içsem nasıl olur?

Geceler
Diyete başladım, öğlen ve akşam sadece çorba ve bir dilim ekmek yemeyi düşünüyorum bir sorun olur mu
Diyete başladım, öğlen ve akşam sadece çorba ve bir dilim ekmek yemeyi düşünüyorum bir sorun olur mu
0
Geceler
(13.09.13)
Olur, fazla yediğiniz ilk öğünde vücudunuz her şeyi hızla depolamaya başlar kıtlık var diye, vermiş olabileceğiniz kiloyu hızla geri alırsınız.
0
whoosie
(13.09.13)
Vücuda kıtlık olmadığını söylemek için bol bol su için , ara öğün yapın (yoğurt vs)

Ayrıca kuru kayısı (günde 4-5 tane ) yerseniz bağırsaklarınızın çalışması hızlanır :)
0
Absinthe75c
(13.09.13)
Öğle ve akşam sadece et ve salata tüket bunun yerine. Birer avuç da kuruyemiş. Çok net ve sağlıklı sonuç alırsın.

(bkz: intermittent fasting)
0
arnold schwarzeneger
(13.09.13)
Çok güzel olur iyi kilo verirsin. Gevsettigin an vücut geri alir eski kilolari
0
efrasiyab87
(13.09.13)
compadrito
(13.09.13)
(3)

12 Eylül'de neden kimse darbeye karşı bir girişimde bulunmadı ?

17december
Soru açık. 1977-80 arası bakıyorsunuz milyonlarca insan var, mitinglerde, yürüyüşlerde.bir de radikal sağ ve sol'a ait binlerce insan var. nereye kayboldu bu insanlar?
Soru açık. 1977-80 arası bakıyorsunuz milyonlarca insan var, mitinglerde, yürüyüşlerde.

bir de radikal sağ ve sol'a ait binlerce insan var. nereye kayboldu bu insanlar?
0
17december
(12.09.13)
darbeciler iyi hazırlanmış müdür. hepsini topladılar sağdan soldan. bizim evin yanında askeri tesis vardı. ben de o zamanlar 5-6 yaşındayım daha ilkokula gitmiyorum. her sabah böyle kadınlı erkekli sivil giyimli grupları askeri içtimaya çıkartıyorlardı. balkondan bakardım bunlara ama korkup kaçardım falan. insanlar hapislerde, zindanlarda çürüdüler...
0
fempusay
(12.09.13)
Herif tankın namlusunu TBMM'ye doğrulttu. Boru diil yani tank namlusu...
Herkesi ama herkesi içeri aldı.
Sokaa çıkma yasaa kodu.
Kaldırımda 20 metre araynan ve G3'nen mermi namluda gezen ere vur emri verdi. Dur de, durmazsa vur.
Cop ve gaz diil yani...

Siz olsaydınız, bırakın direnmeyi, bayram ederdiniz, bayram. Zaten halkın %92'si evet oyu verdi Kenan'a.
0
compadrito
(12.09.13)
TRT radyosu arabex çalıyodu la!
0
compadrito
(12.09.13)
(8)

En yumuşak ve en sert hayvan

ermanen
hangisi?hem maddi hem de manevi anlamda cevap verebilirsiniz
hangisi?

hem maddi hem de manevi anlamda cevap verebilirsiniz
0
ermanen
(11.09.13)
iki açıdan da bence en yumuşağı exotic short hair..
sert olarak da fikrimce timsahtır..
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin
(11.09.13)
en yumuşak olanı: çinçilla
0
tizi reftar olanin payine dagmen dolasir
(11.09.13)
solucan vs hamambocegi
0
nax
(11.09.13)
En yumusak tembel hayvan.
En sert prairie dog
0
mistreated
(11.09.13)
kedi ve kedi.

:/ biraz tutarsız.
0
mutevazi
(12.09.13)
yumusak - sumuklu bocek
sert - panter
0
eindaclub
(12.09.13)
Deniz anası - kirpi
0
compadrito
(12.09.13)
Kuzu - kurt
0
compadrito
(12.09.13)
(13)

Mühendislik mezunu olup yazılıma yönelmek

archely
Yazılımla alakasız bir mühendislikten mezun olup yazılıma yönelenler var mı çevrenizde?Avantajları, dezavantajları neler? Çevre müh. bitirdim, çalışmak istediğim sektör enerji sektörü fakat iş imkanları çok kısıtlı. Yazılıma yönelmek istiyorum, asp, java vs."Sen gelme lan ayı" demeden önce biraz fik
Yazılımla alakasız bir mühendislikten mezun olup yazılıma yönelenler var mı çevrenizde?

Avantajları, dezavantajları neler? Çevre müh. bitirdim, çalışmak istediğim sektör enerji sektörü fakat iş imkanları çok kısıtlı. Yazılıma yönelmek istiyorum, asp, java vs.

"Sen gelme lan ayı" demeden önce biraz fikir verin.

Not: İlk birkac sene junior olarak surunecegimin farkindayim.
0
archely
(11.09.13)
Petrol mühendisi ve endüstri mühendisi görmüşlüğüm var. İkisi de baba yazılımcıydı.
0
compadrito
(11.09.13)
yazılım işi kişinin kendini geliştirebilmesiyle alakalı, lise mezunu, matematik terk, fizik mezunu ve bir de jeofizik mühendisi çok iyi yazılımcılar biliyorum olmayacak iş değil onun için, avantajın mihendislik eğitimin, dezavantajın biraz geriden başlayacak olman. başarılar.
0
kyha
(11.09.13)
teoloji eğitimi alanını biliyorum ben sen ne diyorsun!! -ilahiyat değil bildiğin teoloji- tamamen sana kalmış istersen lise mezunu ol senin yaptığın işler konuşur o sektörde, ha tabii ki mühendislik eğitimi iş başvurularında + etken olur. ama bildiğim kadarıyla çok rekabet var; ilgili eğitim veren okulların iyice artmasıyla hatta verilen programcılık eğitimleri falan... zor bir sektör olabilir.
0
dante
(11.09.13)
elektronik bitirip yazilim firmasinda calisan bir insan taniyorum. ama adam hayatinin cogunu ukrayna'da gecirmis bir rus ve su an kanada'da ikamet ediyor (vallahi dalga gecmiyorum). okul surerken birkac yarismaya katildi, okul icin de projeler yapti filan, sonra bir is gorusmesinde verilen testi halletti, aldilar ise. hangi meslegi secersen sec birkac sene junior olarak suruneceksin.
0
fortisvita
(11.09.13)
çok alakasız mıdır bilemiyorum ama elektrik mühendisi bi yazılımcı tanıyordum, alakasız bölümleri yarıda bırakıp sağlam yazılımcı birini daha tanıyordum, lisede fizik dersinde onlar sorularını çözerdi ben de soruların üzerine kodlar yazardım vs derdi. bunlar hep kendini geliştirmek
0
elyafiyaffellaffelebelyafelyaf
(11.09.13)
Ben gemi inşaat müh. bitirdim ve ben de yazılımcı olmak istiyorum. abim ve dolayısıyla arkadaşlarının çoğu bilgisayar müh. onlardan akıllar aldım. okulda c eğitimi almıştım. öncelikle kendim bir kaç kaynak bulup c/c++ gibi temel dilleri öğreneceğim. arkasından iyi bir yerde yazılım uzamanlığı kursuna gideceğim. bu kurs sonunda microsoft sertifikaları alınabiliyor. sonra Allah nasip ederse sektör değiştirip yazılım sektörüne giriş yapacağım. bu anlattıklarım 7-8 aylık bir süreyi kaplıyor.

not: konuyu takipteyim. sormak isteğiniz bişey olursa abime sorabilirim.
0
arşivci
(11.09.13)
avantaj adınızın mühendis olması. yeni mezun iseniz dezavantajı yok, geç kalmamışsınızdır. ne yazılımcılar var piyasada bir görseniz.
0
nereye bu gidis
(11.09.13)
Lise mezunu bile var epey. Hiç alakası yok eğitimle valla, kendini geliştirme olayı tamamen.
0
roket adam
(11.09.13)
muhtelemen dahacok para kazanırsın yazılım isiyle.
0
sage
(11.09.13)
Yorumlar icin cok tesekkurler. Ciddi ciddi dusunmeye basladim sanirim bu yolda devam edebilirim. Ileride belki kendi alanimla vs birlestirebilirim bu yazilim olayini, cunku ucu acik gibi.
0
🌸archely
(11.09.13)
Olayla ilgili bir sorum daha var.

Sanirim devlet direkt yazilim ya da bilgisayar muhendislerini ise aliyor.

Fakat Ozel sektorde bir yazilim muhendisi kadar yukselme sansim var midir kendimi gelistirdigim taktirde?

Yoksa bir noktadan sonra "hop sen dur bakiim cevre muhendisi" tarzi olaylarla karsilasirmiyim?
0
🌸archely
(11.09.13)
genel olarak özel sektörde adam senin verilen işi nasıl bir performansla yaptığına bakar. sen işini düzgün yaptıktan sonra zannetmiyorum adam seni bu şekilde kısıtlasın. ha kısıtladıysa da gider kısıtlamayan başka bir yerde iş bulursun bu kadar basit, her şey sende bitiyor bu sektörde.
0
dante
(12.09.13)
Haa, bi de, ssg lise mezunu...
0
compadrito
(12.09.13)
(6)

annemle ilgili bir sorun - annemin sorunu

degilim
merhaba arkadaşlar. başlıkta yazdığım gibi annemle ilgili bir sorun var, daha doğrusu annemin sorunu-sorunları. bu gece tekrar yoğun bir şekilde yaşadığım için dolmuş olarak yazıyorum bunu. bir süredir olan, biriken ve yer yer gözlemlediğim sorunların toplamı olarak değişik bi şey çıktı karşıma. son
merhaba arkadaşlar. başlıkta yazdığım gibi annemle ilgili bir sorun var, daha doğrusu annemin sorunu-sorunları. bu gece tekrar yoğun bir şekilde yaşadığım için dolmuş olarak yazıyorum bunu. bir süredir olan, biriken ve yer yer gözlemlediğim sorunların toplamı olarak değişik bi şey çıktı karşıma. sonuca gelmek için hikayeyi özetleyeyim de yardım edin.

annem, genç yaşında evlenmiş ve genç yaşında (ağabeyimi ve beni) doğurmuş, yıllarca köydeki kayınvalidesinin ve akrabalarının kahrını çeken, genç yaşında onların "davetsiz misafirlikleriyle" falan uğraşmış bir kadın. hayatı hayalkırıklıklarıyla dolu. "şimdiki aklım olsa" yaklaşımıyla, okuyamamış okulunu bitirmemiş, istediğini gerçekleştirememiş, mükemmel bir evlilik yapmamış (isteğiyle de olsa sonradan erken evlendiğinin farkına varmış ve üniversite okuyamamanın hayalkırıklığını içinde yaşıyor), bugün de yaşlanan ve fakat görünümüne önem veren, genç kalmak için uğraşan biri. diğer yanda sıkıntıları var. bu saydığım ve kanımca en önemli kısmını oluşturduğunu düşündüğüm "hayalkırıklıkları". çocukları var; üzerlerine çok düşüyor, ben idealist biri olduğum ve siyasi olayların tam ortasında, onlardan uzakta okuduğum ve yaşadığım için çok sıkıntılı. türkiye'deki olaylardan, ölen gençlerden dolayı sinirleri çok bozuluyor ve aynı dakikada, farklı anlarda beni 6-7 kez uyarıyor aman uzak dur diye. çok pimpirikli ve şüphecidir kendisi. öyle böyle değil. ve sağlık sorunları. son 1 senedir doktorlara gidiyor. tansiyondur, nabızdır, bayılma falan oluyor arada. ilaçlarla falan atlattık gibi. iyi kardiyologlara gittik. ama bazen rahatsızlanıyor işte. farklı rahatsızlıklardan farklı ilaçlar kullanıyor. hayatı yaşamaya çalışıyor. bir işi olmayan bir ev kadını olarak.

durum ve sorunlar kısaca bu. muhtemel bazı (hayalkırıklıklarını yoğun yaşamak gibi) ve kesin bazı (sağlık sorunları gibi) problemlerinden dolayı annem geceleri uyuyamıyor pek, uyuymak için de değişik bitki çaylarını falan karıştırıp içiyor. poşet çaylar tabii, fakat tanıdığının duyduğu diyetisyenlerin sağdan soldan söylediğini duyduğu, internetten araştırdığı bazı bitki çayları içiyor rahatlamak için. içince de -nasıl desem- kafası iyi değil de kafası boşalmış oluyor epey, içi açılıyor. eski anılarını anlatıyor, lise falan. abim doğmadan ölmüş babasını (dedemi) anlatıyor, anılarını. önceden anlattığı şeyleri yine anlatıyor, aynı akşam. yani aynı akşam bir şeyi 1-2 kere anlatıyor. bir yandan sağlık sorunlarından bıkmış, paranoyalardan bıkmış. hayalkırıklıklarından dolayı kendisiyle ve hayatla tam olarak barışamamış (ben böyle düşünüyorum). geçmiş acıların etkisiyle doluyor sanırım ara sıra. muhtemelen keşke geç evlenmeseydim, keşke okusaydım, keşke bir şeyler başarabilseydim diiye içinden geçirdiğini düşünüyorum.

ben de endişeleniyorum dostlar. annem sürekli bu tarz fiziksel, duygusal sorunlarla boğuşuyor gibi hissediyorum. doktora da gidiyor ediyor sağlık sorunları için, kendi hayatı da çok renkli olmamakla beraber öyle geçiyor (günler, buluşmalar, arkadaşlarıyla sohbetler falan). ama sanırım bariz bir şekilde canı sıkılıyor. derinlemesine de konuşamıyorum her şeyden, kesin olduğunu düşünmediğim veya kesin olduğunu düşündüğüm her şeyden ve her duygudan. sadece böyle zamanlarda. yoğun bir şekilde hissediyorum işte bir üzgünlük ve sıkıntı. hayat ne kadar onun için olağan devam ediyor gibi gözükse de. böyle sıkıntılar kendisini etkiliyor gibi geliyor bana. acaba annem psikoloğa veya psikiyatriye falan mı gitse. gördüğünüz gibi arada anlatıyor bunları fakat iyi bir desteğe ihtiyacı olabilir. bunu nasıl söyleyebilirim ona, böyle bir şey gerekir mi, ihtiyacı var mıdır. gördüğünüz gibi etkilediğini düşünüyorum hayatını. bu konuda ben ne yapabilirim sevdiği oğlu olarak. başka neler söylersiniz. iyi geceler herkese.
0
degilim
(11.09.13)
Evet, gidip anlatması lâzım.
0
compadrito
(11.09.13)
ilaç yazana değil de dinleyene gitse iyi olur gibi.
0
kyha
(11.09.13)
Gunaydin oncelikle.


Anneniz coktan major bir depresyone girmis olabilir ve bu buyuk oranda yasam kalitesini dusurur. Ayrica major depresyonun da getirdigi ek stres psikosomatik yani psikolojik kaynakli fizyolojik sorunlara yol acabilir. Profesyonel bir yardim almadikca major depresyon zor atlatilir. Ozellikle yasli bir kadin icin bu durum daha bir sikintili gececektir.

Yaslilar psikolog/psikiyatr olayina pek sicak bakmayabiliyorlar. İkna etmek icin annecigim bak ben de gittim, cok rahatladim gibi onyargi kirici seyler soyleyebilirsiniz. Hasta oldugu gercegini yuzune vurmak urkmesine ve icine kapanmasina neden olabilir.

Gecmis olsun, iyi haberlerinizi duymak dilegiyle.
0
empati kuramayan psikolog
(11.09.13)
hacı bi doktora görünmesinin iyi olacağını düşünüyorum.
bir de bir şeylere yönelmeli, onu oyalasın falan anlatabildim mi?
hani belediyelerde falan olur ya genelde ücretsiz hobi kurslarına gitsin mesela.
biz anneyi göndermiştik:)
boş akıl şeytanın oyun alanıymış.
büyük ihtimal annen evde durmaktan amaçsızlıktan falan sıkıntıya gelmiş.
eğer eşinden de yeterince bir ilgi alaka görmediyse hani. normal yani.
geçmiş olsun
0
seyduna6687
(11.09.13)
vallahi nerdeyse benim de annem aynı durumda,nerdeyse birebir ve ben de ne yapacagımı şaşırmış durumdayım ve üzülüyorum da
0
ezoCan
(11.09.13)
cevaplar için teşekkürler arkadaşlar.

@filozof üret - seyduna

annem 48 yaşında tam olarak. yaşlanmak istemiyor, genç gözükmek için cildine sürekli dikkat ediyor, botokstur falan onlarla uğraşıyor. öncelikli önem verdiği şey bu yani.

sıkıldığını da biliyorum, böyle bir uğraş arıyor fakat fazla bir şey bulamıyor. bilgisayar ve interneti öğrendiğinden beri evde olunca neredeyse bütün gün bilgisayar karşısında facebook kullanıyor. bu belediyelerdeki, halk eğitimlerdeki hobiler de ilgisini pek çekmiyor sanırım, "ev hanımlığı kültürü"ne dahil olanlara soğuk özellikle. başka da ne ilgisini çeker bilmiyorum. bilgisayar kullanımı konusunda en azından bir git dedim, oralara gitmem dedi. istanbul-silivri'de oturuyoruz. bazen buraları sıkıcı hissedip istanbul'da yaşamak istiyor, abim çalıştığı için istanbul'a yakın kirada oturduğu bir ev var. geçenlerde, kışın orda daha fazla kalmak istiyorum, alışveriş merkezleri falan var sıkılınca giderim diyordu. dediğim gibi oturup da diyemiyorum "sıkılıyor musun, şunu şunu yap" diye malesef. aynı şeyi 1-2 kez anlatma olayı da, büyük bir heyecanla kendisini neredeyse kaybedip yüksek sesle anlattığı o gece vakitlerinde oluyor. bir şey söylüyorum lafımı bölüp anlatıyor örneğin.

lise mezunu bu arada annem. okul biter bitmez evlenmiş. önerileriniz için çok teşekkürler, başka vakıf-dernek özelinde falan önereceğiniz bir şey var mıdır?

@empati kuramayan psikolog

tamamdır, lafı öyle oraya getirmek iyi olur. zaten kendi kişisel sorunlarından değil de mesela benim hakkımdaki paranoyalarının fazla olduğunu söyleyip öneriririm. doğruluğu da var hakkaten. kadın arayıp "yurttan çıkarken, metroya adımını atarken dikkat et" diye uyarıyor neredeyse her gün. öncelikli olarak psikolog mu öneriyorsunuz? hangi psikologlar/merkezler iyidir?
0
🌸degilim
(11.09.13)
(20)

aşırı kompleksliyim

proculianus
daha önce de yazdım, yine yazıyorum. benim boy kompleksim var. ve delireceğim. düşüncelerimi bir türlü değiştiremiyorum. boyum 1.55 bu arada. e takdir edersiniz ki liseden bu yana arkadaş ortamında sürekli de dalga geçilir bu konuyla. bugün bile bir arkadaşım "senin boyun kaçtı ya 1.45 mi?" dedi. gi
daha önce de yazdım, yine yazıyorum. benim boy kompleksim var. ve delireceğim. düşüncelerimi bir türlü değiştiremiyorum. boyum 1.55 bu arada. e takdir edersiniz ki liseden bu yana arkadaş ortamında sürekli de dalga geçilir bu konuyla. bugün bile bir arkadaşım "senin boyun kaçtı ya 1.45 mi?" dedi.
giydiğim hiçbir şey yakışmıyor.
suratım da küçük olduğu için çocuk muamelesi görüyorum sürekli.
o "uzun boylu erkekler minyon kızları sever" olayı da yalan. yok öyle bir durum. gerçi o benim aynı zamanda çirkin olmamdan da kaynaklanıyor olabilir.
topuklu ayakkabıyla yürüyemiyorum ama giysem de bu kadar kısa boylu kızlara topuklu ayakkabının yakışmadığını düşünüyorum. günlük hayatta giyince ben kısayım diye bağırıyormuşsun gibi bi bir görüntü oluyor sanki. özel günler hariç tabi.
geldim 23 yaşına, kendimi bildim bileli boy kompleksim var. bu yaştan sonra boyum uzamayacağına göre benim bunu aşmam gerek. ama nasıl?

he bir de bana nolur türk kızı kısa boylu zaten demeyin. türk kızının boyu ortalama 1.60 ki ben 1.60 olmaya bile razıyım. ayrıca yeni nesil çok fena.
0
proculianus
(11.09.13)
diğer özelliklerini geliştirirsen boy bir sorun değil. elbiselerini de diktirirsin istersen. ufacık kadın kylie minogue taş gibi kadın. seksiliği de cabası.
0
kirazıseviyorum
(11.09.13)
o çok esprili arkadaşlarını değiştir
0
freebird5406_2
(11.09.13)
fotoğraf lazım böyle olmuyor.
0
armagan
(11.09.13)
topuklu ayakkabı kısa kadınlara yakışmaz diye kim demiş. bacağını uzun ve boyunu normal gösterir ki 8 cm topukla 1.63 boyundaki bir kızdan çok daha seksi görünürsün.

bu arada abimin boyu 187 nişanlısı 155 çok mutlular. sen bence kompleksinden "o bana bakmaz" moduna girdiğinden böyle düşünüyorsun yine.
0
mutevazi
(11.09.13)
bizim sinifta bir kiz var cok kisa cok zayif, yuzu de o kadar duzgun degil ama sacini, kiyafetlerini ayarliyor hep cok guzel gorunuyor, neden sende oyle olamayasin ki, kompleks yaparsan egreti durur, kompleks yapmaman gerek, erkekler konusunda da bir kiz kisa boylu diye o kizi itici bulma gibi bir durum olamaz bence. He tabii bacaklarin uzunsa guzel gorunur daha dikkat cekici olursun o yuzden erkekler ilgilenir, o baska.
0
lonelily
(11.09.13)
boyun hic kompleks yapilacak bir boy degil. benim 1.50 arkadasim var, kompleksin k'si yok, kendi boyuyla herkesten cok dalga gecer ama pek kimseye yakismayacak kiyafetler de onda guzel durur, minyon olmanin kotu bir tarafi yok. topuklu da cok uzun kizlara yakismaz esas, 1.80 boyundaki kiz topuklu giyip 1.90 mi olsun.
0
marin
(11.09.13)
1.55 boyunda bi kıza feci aşık olmuştum.
0
kamera motor
(11.09.13)
benim de çoğu arkadaşım senin boylarında ve topuklu onlarda hiç de sırıtmıyor. e tabi fizik de önemli. ve erkekler minyon sever. çirkinliği de abartıyor olabilir misin? bana kendine fazla yükleniyorsun gibi geldi de. ayrıca freebird'ünde dediği gibi o arkadaşlarına bir şeyler yap, at, değiştir.. artık orası sana kalmış.
0
blues buzz
(11.09.13)
- 1.53 boyum var (ölçmeyeli belki 2 cm uzamış senin boyuna ermiş olabilirim, bilemiyorum)

- çalıştığım yerdeki insanlar 'çocuk işçi çalıştırıyoruz yea biz' diye dalga geçiyorlar ve çalıştığım ortam işim gereği sürekli değişiyor, yani bunu yılda 100 farklı kişiden duyduğumu düşün... hadi 80 olsun.

- eğer kendinle barışık değilsen, insanların boyun hakkındaki en ufak lafı seni her zaman rahatsız edecektir ama senin boyunu senden çok kafalarına takıyorlarsa zaten onların hayatında işi yok, ben böyle çok mutluyum de, geç. ve gerçekten bunda bir şey yok. boyu kısa olan insan her zaman daha avantajlıdır, belki de ben bunun özelliklerini avantaja çevirdiğim için bana öyle geliyordur ama gerçekten kafaya çok takılacak bir şey değil. azıcık giyinmeyi bilirsen 'sana her şey yakışır'

- erkekler mi kısa boylu kızlara bakmıyormuş? güldürme beni. ama sen gül. surat asma, topuklu ayakkabı da giy, gerekirse spor ayakkabı da giy. kafaya takılacak çook şey var hayatta, boy ne ki! ;)
0
amelie poulain
(11.09.13)
ilişki dinamikleri tek bir şeye bağlı değil, yani boyunuz uzun da olsa kompleksinizi atmadığınız sürece şansınız az olacak. önceki sevgilim de 1.55 boyundaydı öyle bir kompleksi yoktu o yüzden ne ben ne de o dikkat ediyordu.(1.80'im)
çaresi yok dediğiniz gibi, ama eksiklik olarak görmekten vazgeçmelisiniz.
dikey çizgileri kıyafetlerinizde kullanabilirsiniz, dik yürümeye çalışabilirsiniz.

söylenmiş ama ben de ekliyim; bununla alay eden arkadaşlarınızı da hayatınızdan çıkarın.
0
ilkot
(11.09.13)
bir de ek olarak;

c1.wall-art.com
0
ilkot
(11.09.13)
sorun senin boyunun kısa olması değil, kendine güveninin az olması. aynı zamanda çirkinim demene üzüldüm. Çirkin insan olmaz. Ya kendine uygun şekilde giyinmiyorsundur, ya saçını yüzüne uygun yapmıyorsundur. Kaşına verdiğin şekil bile seni değiştirir. Çok hoş bir hatunda adile naşit kaşı gibi düşün.
Kısa boylu olabilirsin ama kilonu da ona göre dengelersen, ufacık orantılı bir hatun olursun. uzun boylu olup efes tombul şişe de olabilirsin, kısa boylu olup 35lik rakı da..
Türk kızı boy ortalaması artık kısa değil ama bakımlı ve zayıf da değil malesef. şişman bakımsız uzun bir hatuna bakımlı ufak tefek bir hatun yeğlenir her zaman.
kısa boya rağmen topuklu giyebilirsin, haliyle ayaklaın da ufaktır ve çok tatlı durabilirler. yine de rahat hissetmiyorum dersen gizli topuklu sneakerlar var. Topshop'dan alabilirsin hem yazlık hem kışlık. Ancak Türkiye'de açık renkleri pek kalmamıştı o sebeple pullnbear vs bakarsan orada bej kremleri de var. inan bana işe yarıyor.

Bu arada senden sadece 2 cm uzunum ve boyumla hiç ama hiç alay edilmedi. Hatta bunla ilgili birtek ben konuşuyorum diyebilirim. bazı sandalyelerde ayağım yere değmiyor ve hep ucuna oturmak zorunda kalıyorum, öyle de bacaklarım uyuşabiliyor.
bluzlerini belden aşağı hizada seçme, bacak boyundan çalmasın, eteklerini dizden yukarıda seç. uzun paltolardan vs uzak dur. vücut tipini bilmediğimden başka tavsiye veremiyorum.
Ancak çarpık bacaklarına rağmen sürekli mini elbiseler etekler şortlar giyen biri olarak salla gitsin milletin şakalarını diyorum.
0
zigi
(11.09.13)
gidip 180 ve üstü erkeklerden hoşlanmazsan boyunun farkında olur, 170-175 boy bandında biriyle uyumlu bir görüntü vereceğinin farkına varırsan ilişkiden yana yüzün güler. bir de kadınsı hatların biraz alımlıysa göğüs, kalça, bacaklar gayet giderli biri oluyorsun hiç sıkma canını.
0
pofudukayi
(11.09.13)
@pofudukayı
1.80 üstü erkeklerden hoşlansa da ilişkiden yana yüzü gülebilir bence. Boyuyla değil, br bütün olarak (iç, dış, tavır) uyum sağlayabilir.

Duyuru sahibiyle neredeyse aynı boydayız ve benim 1.80 altı ilişkim hiç olmadı. hadi ilişkiler sadece boy ile alakalı değil diyelim ve ilgilenen insanları baz alalım, uzun boylu pek çok kişi ilgilenebilir duyuru sahibiyle.
0
zigi
(11.09.13)
a bak bunlara da olmamış

imnotobsessed.com

ya bu

2.bp.blogspot.com

geç boyu boyla işin yok kalbinle olsun.
0
kirazıseviyorum
(11.09.13)
1.55 boy kompleks yapılacak bi boy değil. benim de boyum 1.55. boyu bu civarda olan - 1.60dan kısa- çoook kız tanıyorum. yani sana özel değil ki bu kadar kafana takasın.

sorun kendini çirkin bulmanda bence. ki bundan vazgeçmelisin. herkesin kendine göre bi güzelliği vardır. ayrıca çirkin olduğu için hayatını zindana çeviren görmedim ben.

dalga geçilme mevzusu bende de var. sadece boy olarak değil vucut yapısı, hareketler ve yüzüm dolayısıyla bende hep çocuk muamelesi görüyorum. taş çatlasın 18 gösteriyorumdur ki 22 yaşımı bitirdim. bu bazen benim de canımı sıkıyo ama geç yaşlanıcam yaaee diye avutuyorum kendimi.

topuklu ayakkabıyla ben de yürüyemiyorum. ama hayvan gibi platform topuk giyip de 10 cm eklemeye gerek yok. çünkü hem hoş durmuyo hem de ben kısayım diye bağırıyo ciddden. daha kısa topuklu ve daha şık ayakkabılar kuullanmak en mantıklısı.

erkek arkadaşım da kemiksiz 1.93. bazen üzülüyorum onun yanında çok güdük kalıyorum diye ama gerçekten minyon kız sevdalısı biri çıktığı için şanslıyım. inanmyorsan keps atabilirim :)

dağınık yazdım baya ama bu kompleksi ancak kendin aşabilirsin. kızların yarısı seninle aynı boyda olsa bile bu senin için teselli değil biliyorum. yani kendin takmayacaksın, kendin umursamayacaksın. ya da sana bunu umursatmayacak birini bulacaksın.
0
elorelia
(11.09.13)
160 olsam diyorsun, e topuklu giysene? platform giy demiyorum, çok hoş şık dolgu topuklar var 5 6 cmlik. giy onları. gayet rahat yürürsün dolgularla. erkek olsan neyse de, kızlar da o kadar da sorun değil. minyon cici ne var?
0
fekat
(11.09.13)
Psikoterapi.org ile temasa geçin, düzelirsiniz.
0
compadrito
(11.09.13)
arkadaş çevreni değiştir, boy kompleks yapılacak bir şey değil kesinlikle, kilona dikkat et sadece o kadar.
0
kyha
(11.09.13)
Önemli olan orantı. İnce kemikli değilsen işin zor ama kemikler ve eklemler inceyse, zayıfladığında vücudun gayet iyi görünür. 1.92'yim ve fiziğini en çok beğendiğim kız arkadaşımın boyu 1.58'di.

Yüz güzelliğinde şansın yoksa da şirin gözükmeye bak.
0
arnold schwarzeneger
(11.09.13)
(14)

zenciler birbirlerine "nigger" deyince ayıp ve ırkçılık olmuyor ya...

nereye bu gidis
zenci olmayan birinin "nigger" kelimesini kullanması ırkçılık oluyor ama zenciler birbirlerine "nigger" deyince ırkçılık olmuyor ya bu durumun literatürdeki adı nedir, bilen var mı?
zenci olmayan birinin "nigger" kelimesini kullanması ırkçılık oluyor ama zenciler birbirlerine "nigger" deyince ırkçılık olmuyor ya bu durumun literatürdeki adı nedir, bilen var mı?
0
nereye bu gidis
(10.09.13)
sarkazm.
0
poekmon
(10.09.13)
double standard
0
bira sisesi kapagi
(10.09.13)
aradığım bunlar değil maalesef. evet, bu da bir çifte standart belki ama çifte standardın bu türüne özgü ayrı bir isim vardı diye hatırlıyorum.
0
🌸nereye bu gidis
(10.09.13)
ibneler birbirlerine ibne derler ama sen dersen seksist olursun.
0
alexsandro de souza
(10.09.13)
zenciler birbirlerine nigger demiyor. nigga diyor. zamanında tupac açıklamıştı bunu. kısaca şundan bahsetti;

nigger= ezilen ve ayrımcılık yapılan insan. boynunda da idam ipi vardır.
nigga= ezen ve umursamayan insan. boynunda da altından kolyesi vardır.

çok saçma ama gerçek. ha belki sırf bu yüzden birbirlerine "nigga" demiyorlardır ama tupac zamanında böyle bir açıklama da yaptı.
0
brotha b
(10.09.13)
hayır, neydi, böyle değişik bir terim.

www.youtube.com
0
🌸nereye bu gidis
(10.09.13)
(bkz: reverse discrimination)

edit: ahahaha videoya bittimadsşfdaskljghsaşd
0
eofor
(10.09.13)
eyvallah, o video çok mühim, uzun süre onunla güldük biz :)

bu arada, reverse discrimination inceledim de wikipedia'dan, o da değil. benim demek istediğim ezilen ulus milliyetçiliği kavramına yakın bir şey.
0
🌸nereye bu gidis
(10.09.13)
Reverse racism?
0
compadrito
(10.09.13)
@compadrito ben de ilk başta oyle düşündüm ama konuyu biraz açınca ayrımcılık yaşamış bi kültürün kendi aralarında birbirilerine sarkastik şekilde boyle hitap etmeleri gibi anladım ben. Yani sadece zenci olarak değil mesela homoseksüellerin de birbirilerine queer, faggot, ibne falan demesi gibi. ben de baya merak ettim ona bakıyorum 20 dakkadır ama herhangi bi terim bulamadım ya bu konuyla ilgili.
0
eofor
(10.09.13)
eofor deyince benim de aklıma ilk reverse racism geldi ama orada neticede reverse olarak dahi bir racism yok. dediğiniz gibi, kürtlerin birbirlerine kıro demesi, eşcinsellerin ibne demesi vb. o "sosyete"den olmayanlar kullanınca ırkçılık olan fakat ırkçılığa maruz kalan kişinin kendini ve "sosyete"daşlarını -biraz da ironik biçimde- o tanımlamalarla ifade edince masum olması durumu.

(özne-tümleç-yüklem karışmış olabilir yine. hızlı yazdım biraz, kusura kalmayın)
0
🌸nereye bu gidis
(10.09.13)
ahdettim, vefa ettim, kelle koydum hey, ölen ölür dostlar, kalan terminoloji bizimdir!

reclaiming diyenler var.

bir de self-slurring diye bir şey uydurdum ama tutmamış. google'da sadece bir sonuç çıktı :) şöyle demiş:

"Did you know that reclaiming slurs gives the power to the people who consider them slurs?
It’s true! They shouldn’t even call it reclaiming, they should call it self-slurring.
That’s why I’d never call myself a nigger, wetback, or a Yid.
Because calling myself empowering terms to prove they don’t mean shit if I don’t want them to does nothing but make them stronger. Thanks Tumblr!"
0
🌸nereye bu gidis
(10.09.13)
heh geldim. evet ben de bi çok makale gibi şeyler okudum. orada da herhangi bi terim kullanmamış hic kimse. Ama bu nigger kelimesinin bu şekilde dahi kullanılmasını doğru bulmayanlar çoğunlukta.sadece bir "slang" (sokak ağzı) terimi gibi bakıyorlar olaya. tek bulabildiğim bu. Slur de heralde sokak ağzıyla hakaret türü gibi bi anlama geliyor.

Ha bu arada biri de demiş ki. Bu şekilde kendi aramızda konuşmak bizi kendimize daha çok bağlıyor. Yani şey gibi düşünebiliriz; iki karadenizli birbirilerini istanbul'da bulduğu zaman, düzgün türkçenin kaybolması ve direk karadeniz şivesine dönmesi. Heralde böyle bişey. Aman bilemedim :)
0
eofor
(10.09.13)
fakat anladığım kadarıyla, en çok "reclaiming" olarak adlandırılıyor.
0
🌸nereye bu gidis
(11.09.13)
(6)

Yok olacağımı kabullenemiyorum

tchuck
özellikle son bikaç aydır delirmek üzereyim. yok olmayı, ölmeyi kabullenemiyorum. annemi, babamı, kardeşimi ve tandığım herkesi bir gün sonsuza kadar kaybedeceğimi kabullenemiyorum.canım istediğinde onlarla konuşamayacak olmayı da kabullenemiyorum. düşünceler öyle derin vuruyor ki, kafamı dağıtmak i
özellikle son bikaç aydır delirmek üzereyim. yok olmayı, ölmeyi kabullenemiyorum. annemi, babamı, kardeşimi ve tandığım herkesi bir gün sonsuza kadar kaybedeceğimi kabullenemiyorum.

canım istediğinde onlarla konuşamayacak olmayı da kabullenemiyorum. düşünceler öyle derin vuruyor ki, kafamı dağıtmak için ne yapacağımı şaşırıyorum.

öldükten sonra sonsuz karanlığa geçmeyi kabullenemiyorum ve ne hissedeceğim diye düşünmeden edemiyorum. ne ailemin ne kendimin yok olmasını düşünmek istemiyorum. gerçekten deliriyorum arkadaşlar, farkındayım delirdiğimin. ama elimde değil.

keşke bir dine bişiye inansaydım. en azından yok olana kadar yok olmayacağımı düşünürdüm. rahatlardım.

durduk yere böyle hissetmemin sebebi de şuan bu: www.youtube.com

sırf bu yüzden amına kodumun internetini de kapatıcam. bir anda bir başlık, bir video görüyorum ve mahvoluyorum. yıkılıyorum
0
tchuck
(08.09.13)
benim de epey canımı sıkıyor :) ama başka şansın yok. hayatta bildiğin tek gerçek bu ve bu ışıktan bakınca aslında hayat daha anlamlı ve güzel her anıyla. hem dine gerek yok, evrende yok olmuyosun supernova filan olabilirsin ilerde :P bilincin için üzülüyosan da o dakikaya kadar en kesin gerçeklik karşısında, örümcek ağındaki av gibi anlamsızca, korku ve isteksizlikle çırpınıp, o dakikadan sonra da artık hiç bir bilince sahip olamamak (veya kimine göre bambaşka bir boyuta geçmek) gerçekten ironik. çünkü yani aslında çığlık atarak roller coaster ın tepesine çıkıp aşağıya düşmekten farkı yok. tepinebilirsin de, sakin bekleyebilirsin de, neşeyle heveslenebilirsin de... tadını çıkarmaya çalışmak bence en güzel çözüm. hiçbirimiz burdan sağ çıkamıycaaazzz :) hehehhe
ama emin ol benim de aklıma geldiğinde nefesim kesiliyor, kalbim duracakmış gibi oluyor, gözüm kararıyor. yine de ölümü bu kadar yakından hissetmenin onunla biraz daha barış içinde yaşamayı sağladığını düşünüyorum avanak gibi gezmektense. beynin bi nedenle bu konuya override yapamıyor. belki öyle yaşamak daha rahattır, bilemiyorum. ama dünya snuff olmuş resmen. her gün gözümüze sokulan görüntüler gerçekten inanılmaz!! bu durumda konuyla barışık olmak sağlığımıza daha faydalı diye düşünüyorum.

bi de yani adama galaksiler yok olurken sen kimsin bre derler haklılar :D kendi evrenimizin merkezinde olabiliriz ama evrenin merkezi olmadığımız kesin.
0
kediebesi
(08.09.13)
Yunus Emre'yi, Mevlana'yı, hayatlarını, yaşayış tarzlarını araştırmanı tavsiye ederim. Mesnevi'yi okuyabilirsin mesela, iyi gelecek. yoksa düşün düşün delirebilir insan evet..
0
su olsam ates olsam
(08.09.13)
yok olacağın fikri seni delirtiyorsa zaten yok oluyorsundur.

şöyle ki bizi biz yapan asıl şey bedenden çok zihin, düşünce, duygu ve tavır değil mi. akıl giderse bunlar arasındaki organizasyon, koordinasyon bozulur mu? evet. o zaman önce aklına sahip çıkacaksın, böyle saplantılı düşüncelerden -şanslısın ki farkındasın, kurtulacaksın.

tamam bizi biz yapan şeyleri soyut olarak ifade ettim fakat şunu da unutmamak lazım, bizler fiziksel olarak da doğadaki döngünün bir parçasıyız. sürekli tüketerek geçirilen ömrün bedeli aldığın elementleri, bileşikleri usulca yerine-toprağa koymaktır. ödeşmeden bahsediyorum.

ayrıca kalıcı olmama fikri ile boğuşmak, biraz boşluktan olabilir mi diye düşünmüyor değilim. insanın tabi ki sevdikleri olacak ama dünyadaki ömür sınırlı. bu zamanı fonksiyonel olmakla geçirirsek böyle varoluş pardon yokoluş kaygısında boğulmayız.

bir de yokoluştan çok önce varoluşunu sorgula derim ben. niye vardın, ailen, sevdiklerin niye varlardı ki yokoluşa geçtin??

umarım anlattım, kendine dikkat et, kötü düşünceler insanı hemen içine çeker zira. varoluşsal problemlerin olursa mesaj atabilirsin.
0
fallopian
(09.09.13)
(git: 658062) Biz insanların inanmak istediği formda, yani "bize göre" eksiksiz olan, aklımızda hiçbir şüphe bırakmayacak kadar kesin bir din olsaydı eğer bu dünya hayatı zaten gereksiz ve saçma olmaz mıydı sence?

Bu gerçeği kabul edebilmek için önce her koşulda güvendiğimiz aklımızdan şüphe duymalıyız. Aslında din dediğimiz şey bu şüphe ve gizde saklıdır. Avrupa'da önünde saygıyla eğildiğimiz Dekart,Newton,Gregor Mendel gibi çok sayıda bilim adamı ve filozofun dine olan bağlılığı, bugün "yok olma düşüncesinin de sorgulanabilirliğini kanıtlar nitekliktedir." Nitekim İbrahim Peygamberin de bu şüphe ve sorgulamayla dinin varlığına ulaştığı söylenegelir.

Bu yüzden keşke (tam da hayal ettiğimiz tarzda bir din olsaydı da)inansaydık demek yerine "yok olma" inancımızı sorgulamamız gerekir diye düşünüyorum.

Genel semavi dinlere göre dünya hayatı, Tanrı'nın Adem Peygambere elmayı yasaklamasıyla başlayan bir sınama dünyasıdır. Hastalıklar ve ölümler de bu sınavın birer parçası, hatta kazanç fırsatıdır. Biraz pragmatik bir yaklaşımda olsa da sırf bu kazanç fırsatı nedeniyle bile yok olma inancı sorgulanabilir diye düşünüyorum..
0
psmstc
(09.09.13)
yok olmiycan ki! sadece farkli bi plana gececen. muthis bi yere gidecen...
0
compadrito
(09.09.13)
tırtıl kelebek olmaktan korkar mı diyolar bi de :D
0
kediebesi
(09.09.13)
(11)

yesillenen et

sendelemeden
yenir mi? alindiktan sonra hep dolaptaydi, 3-4 gun oldu alali ve ustundeki son kullanma tarihi de 11'ini gosteriyor ama kenarlari yesil biraz. bir arkadasim tesadufen konusurken soyleyince yeme sakin zehirlenirsin dedi ama mis gibi et arkadas, azicik yesillenince zehirleniyor muyuz, ne oluyor?
yenir mi? alindiktan sonra hep dolaptaydi, 3-4 gun oldu alali ve ustundeki son kullanma tarihi de 11'ini gosteriyor ama kenarlari yesil biraz. bir arkadasim tesadufen konusurken soyleyince yeme sakin zehirlenirsin dedi ama mis gibi et arkadas, azicik yesillenince zehirleniyor muyuz, ne oluyor?
0
sendelemeden
(08.09.13)
abi yeşil diyosun. yeşil. et yeşil oldu diyosun.
0
Somuchwin
(08.09.13)
yeme tabi ki.bozulmuştur o,yeşil oldu diyorsun.
0
rock n roll
(08.09.13)
yesil kısımları kest at, pişir ye. et lan bu dünyanın parası.
0
yatagants
(08.09.13)
yosundur o ya.yosunun da çok yararlı olduğunu söylüyorlar.
0
ayakkokususeveninsan
(08.09.13)
yok abi hareket etmeye başlayana kadar sıkıntı yok. hareket etmeye başlayınca da oturun konuşun, aranızda halledersiniz belki.
0
icim urperiyor
(08.09.13)
@icim urperiyor Allah da sizi guldursun.


@sendelemeden
www.eksiduyuru.com
0
compadrito
(08.09.13)
sana bir şey olmaz. *.*
0
mutevazi
(08.09.13)
cok actim ve param yoktu. yesil mesil dinlemedim valla biraz temizlemeye calistim, gerisini yedim gitti. 3 gun benden haber alamazsaniz ssg'ye soyleyin, merhum yapsin beni.
0
🌸sendelemeden
(08.09.13)
cidden bi arkadaşına haber ver yoklasın seni arada.
0
innerbliss
(08.09.13)
et kendi yanında yeşilliğini rokasını maydonuzunu falan da üretmiş işte, bi güzel ye.
ye ki zehirlenesin.
0
Rawkon
(08.09.13)
o değil adam ölmedi...
vücut değil çöp tenekesi mübarek.
0
mutevazi
(11.09.13)
(5)

Motorsiklet almayı düşünüyorum. tavsiye lazım.

karlmarx
merhabamotor bakıyorum. daha önce hiç kullanmadım ama bisikletle şehir değiştirmişliğim vardır. aleti yadırgayacağımı sanmıyorum. baktıklarımdan bir kaçı linktedir ve istediğim model ve fiyat aralıkları bu civardadır. bildiklerinizi ve tavsiyelerinizi yazmaktan çekinmeyin. teşekkürler bmw f650honda
merhaba


motor bakıyorum. daha önce hiç kullanmadım ama bisikletle şehir değiştirmişliğim vardır. aleti yadırgayacağımı sanmıyorum. baktıklarımdan bir kaçı linktedir ve istediğim model ve fiyat aralıkları bu civardadır. bildiklerinizi ve tavsiyelerinizi yazmaktan çekinmeyin. teşekkürler


bmw f650
honda transalp gibi motorlar ilgimi çekiyor. fiyat aralığı da 6 bin ila 10 bin lira arasında. 2005-2008 yılı motorlar bu kriterlere uyuyyor ancak. tüm tavsiye ve yönlendirmelere hazırım.
teşekkürler.

www.sahibinden.com


www.sahibinden.com

www.sahibinden.com

www.sahibinden.com
0
karlmarx
(08.09.13)
(bkz: yeni başlayanlar için motosiklet/@compadrito)

bana kufretmekte serbestsiniz...
0
compadrito
(08.09.13)
onursensoz
(08.09.13)
Motordan anlamam ama hevesim var. Alacak olsam bende enduro alırdım. Suzuki V-strom 650 en iyisi gibi.
0
soft
(08.09.13)
Kaporta sensin,dikkatli ol,ona göre baştan tedbirini al bence. Hatta motosiklet yerine araba alarak en iyi seçimi yaparsın.

@compadrito +1
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(14.09.13)
altı olmayan kask alma. kazada asfalta sürterek çene kemiğin erir sonra
kötü: cdn1.bigcommerce.com
iyi: www.zercustoms.com

kaskın önemi: adam hafif sıyrıklarla çıktı buradan sene 2007: img.sabah.com.tr
0
buhebu
(14.09.13)
(12)

ellerin terlemesi ve şişmesi

senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin
ellerim terlediğinde çok fena şişiyor.. yani öyle böyle değil..hissizleşiyor bi de şişince.. parmağımdaki yüzükler haraket etmiyor..kaldı ki ellerim çokça incedir.. bu genel bir durum mu??
ellerim terlediğinde çok fena şişiyor.. yani öyle böyle değil..
hissizleşiyor bi de şişince.. parmağımdaki yüzükler haraket etmiyor..
kaldı ki ellerim çokça incedir..

bu genel bir durum mu??
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin
(08.09.13)
bir ödem vakası olabilir.. konu geniş, daha önce yaşamış birileri hariç kimse duyurudan size net bir öneri sunamaz.. doktora gitmeniz gerek.!
0
ugr101mmxi
(08.09.13)
aclik kan sekeri baktirdiniz mi hic?

eliniz degmisken bi de aclik insulini baktirin bari.

normal ciksa bile, sonucu atmaz saklarsiniz ve ben su yasimda, su kilodayken, sekrim ve insulinim buydu diyebilecek bir belgeniz olur elinizde. oyle ya, hep bu yasta ve bu saglik durumunda kalmayacaksiniz.

aclik kan sekeri, on saat oructan sonra damardan verilen kanda bakiliyor. su icmek serbest, ama sekerli bir cay bile icmeyeceksiniz, herhangi bir sey yemeyeceksiniz. en kolayi saat 22'den sonra bi sey yemezsiniz, sabah 8-9 arasi da kan verirsiniz.
0
compadrito
(08.09.13)
yakın zamanda baktırdım.

tüm değerlerime bakıldı.. hepsi optimuma yakın çıktı..

diyetisyen arkdaşıma da baktırdım..

yağ kas oranıma vücudumdaki su oranına o da optimumda çıktı..

görünüşe göre sağlıklıyım aslında..
0
🌸senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin
(08.09.13)
elde ayakta şişme falan oluyosa ödem olabilir böyle bişey duymuştum bir doktora görün istersen.
0
zlatanibrahimovic11
(08.09.13)
terlemeyle tuz su kaybettiğini varsayarsak şişmesi mantıksız gibi. yani benimde ellerim çok terler ama şişmez. kadınların regl dönemlerinde falan şişebiliyor.
bir doktora sormalı bence.
0
sparkle kiddle
(08.09.13)
alerjiye bakıldı mı? ellerini terleten, şişiren şey alerji olabilir.
0
sen git ben geliyorum
(08.09.13)
@ sparkle kiddle regl döneminde böyle bir şişme olmaz..
@ sen git ben geliyorum alerjiye bakılmadı..

ayaklarım da şişiyor evet.. bazen çok terlediğinde..
0
🌸senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin
(08.09.13)
aclik insulini baktirmamis oldugunuza bahse girerim.

aclik kan sekerinin normalin ust sinirina yakin cikmasi cok kandirikci bir durum. seker hastaligina dogru giden yolun baslangicinda hic yuksek cikmaz. seker hastaligi yani diyabet cok sinsi baslayan ve tahrip gucu cok yuksek bir hastaliktir.

yasinizi, kilonuzu, 1. ve 2. derece yakinlarinizda seker hastaligi yani diyabet olup olmadigini bana soylerseniz, daha da diyeceklerim olabilir.

ote yandan, ellerim terlediginde cok fena sisiyor, cok tuhaf bir semptom.

insanin elleri niye terlesin ki? ancak butun vucudu terlediginde, ya da cok gerildiginde, cok heyecannandiginda terler.

bi seye alerjiniz mi var aceba? hmmmm, ingic!
0
compadrito
(08.09.13)
@compadrito 168-9 gibi bir şey boyum..
56-57 kilom..

babannem şeker hastasıydı başka şeker hastası yoktu..

ailedeki diğer tek hastalık da anne dedemin parkinson olması..

açlık şekerime bakıldı.. istanbul a gittiğimde yeni bir tarama daha yaptıracağım zaten..

ellerim ve ayaklarım çok terler.. ben aslında vücut olarak terleyen bir insan değilimdir.. yani yazın çok sıcakalrda bile terlemem ama bu çok garip.. sadece ellerim ve ayakalrım terliyor..
0
🌸senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin
(08.09.13)
benim aklıma sempatik sinir sisteminizin aşırı çalışması ihtimali geldi. aşırı terleme evet ellerde/ayaklarda şişkin görünüme sebep olabilir. bir bakın internette siz de isterseniz, bahsettiğim şey palmoplantar hiperhidroz

link: (git:www.terleme.com.tr )
0
fallopian
(08.09.13)
@fallopian benim ellerimde görünür bir terleme olmaz..

ben aslında normalden az terlerim zaten.. böyle ellerimin ıslak görünücek kadar terlediği hiç olmadı..

yani benim durumumu bu dedikleriniz açıklamıyor..
0
🌸senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin
(08.09.13)
fallopian'in yazdigi durum cuk oturuyo gibi. nokta atisi valla! doktordan teyid ettirmekte fayda var.

babaanneniz seker hastasi oldugu icin, acelesi yok ama bir ara aclik insulini ve Hemoglobin a1c (a bir ce diye okunuyo) baktirmaniz lazim. aclik kan sekerine ilaveten. ileride lazim olacak. sonucunu atmayin ve saklayin. sonuc kagidinin uzerine o boyunuzu ve o tarihteki kilonuzu yazmanizi unutmayin.

imrenilesi bir boy kilo oraniniz var. sakin sismanlamayin! bunu aynen koruyun!

ama fallopian'in analizi cok mantikli. bu durumda ben sizin yerinizde olsam, once bir genel cerrahi poliklinikine giderdim. yok kardesim, size palmoplantar hiperhidrozis filan yok derlerse de, ondan sonra immunoloji-alerji poliklinikine giderdim.
0
compadrito
(08.09.13)
(4)

Ufak bir Türkçe-ingilizce

iorveth
Arkadaşlar rica etsem şu paragrafı benim için ingilizceye çevirirseniz çok minnettar kalırım."Merhaba.Öncelikle ilginiz için teşekkür ederim ancak Türkçe gönderdiğim mail'i neden ingilizce cevapladığınızı anlayamadım. Bu yaptığınız son derece rahatsız edici bir davranıştı. İyi günler."İngilizceden t
Arkadaşlar rica etsem şu paragrafı benim için ingilizceye çevirirseniz çok minnettar kalırım.

"Merhaba.

Öncelikle ilginiz için teşekkür ederim ancak Türkçe gönderdiğim mail'i neden ingilizce cevapladığınızı anlayamadım. Bu yaptığınız son derece rahatsız edici bir davranıştı. İyi günler."

İngilizceden türkçeye çok sıkıntı yaşamıyorum ancak Türkçe-ingilizce kasıyor. Şimdiden teşekkürler.
0
iorveth
(07.09.13)
Annoying yerine disturbing daha iyi olabilir rahatsiz olmak anlamini vermek acisindan bence.
0
duma duma dum
(07.09.13)
I did not get the reason you replied in English.
0
compadrito
(07.09.13)
This has been an extremely disturbing!
0
compadrito
(07.09.13)
Extremely disturbing beehavior...
0
compadrito
(07.09.13)
(10)

türkiye'den yurtdışını ararken?

incredible
şöyle bir sorum olacak;bir arkadaşım eşinden habersiz yurtdışına gidecek. giderken de eşine ankara'ya gittiğini söyleyecek. şimdi örneğin numarası 0555xxxxxxx diyelim, eşi arkadaş yurtdışındayken bu numaradan kendisine ulaşabilir mi yoksa başına ülke kodu eklemeden olmuyor mu? yabancı dilde bir mesa
şöyle bir sorum olacak;
bir arkadaşım eşinden habersiz yurtdışına gidecek. giderken de eşine ankara'ya gittiğini söyleyecek. şimdi örneğin numarası 0555xxxxxxx diyelim, eşi arkadaş yurtdışındayken bu numaradan kendisine ulaşabilir mi yoksa başına ülke kodu eklemeden olmuyor mu? yabancı dilde bir mesaj falan çıkıyor mu?
özetle; bunun eşi arkadaş yurtdışındayken cep telefonuyla aradığında yurtdışında olduğunu öğrenebilir mi?
0
incredible
(06.09.13)
basina +90 koymak gerekebilir emin degilim ondan ama yabanci dilde mesaj cikmaz. turk operator sonucta. yalniz numarayi yurtdisina actirmayi unutmasin ve hem esine hem kendisine bol bol kontor yuklesin faturali degilse. cunku coook yazar iki tarafa da.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(06.09.13)
telefon kapali ya da kaplama alani disindayken o ulke GSM operatorunun mesaji cikar. ayrica arkadasinizin telefonu, o ulkenin telefonu gibi calar. esi farkli bir telefon calma sesi duyar arkadasinizi aradiginda...
0
compadrito
(06.09.13)
campadrito nun dediği gibi eğer bir an hat çekmezse o ülkenin "aradığınız kişiye ulaşılamıyor" mesajı çıkar. geçmiş olsun :)
0
sadun.net
(06.09.13)
ulasilamayan durumlarda yabanci dilde mesaj cikmisti bende (arkadasi aradim, almanya'daymis o arada),

+90 koymaya gerek yok bu arada.
0
tomcat
(06.09.13)
Bulundugu ulke servisi uzerinden hizmet alir, aradaki fiyat mahsuplasmasi da bize roaming olarak girer. Rusya mi, ukrayna mi :)
0
huzursuz adam sendromu
(06.09.13)
cok ilginc ben yabanci dil degil turkce hatirliyorum gayet.. turkcell di hat.
4 kisi oyle dedigine gore ben yanlis hatirliyorum demek ki
0
babamasoliimbananickaldirsin
(06.09.13)
gsm firmasında çalışıyorum.

aranan kişi yurtdışında olsa bile türkçe anons duyar. hattın kapalı olduğunda senin yurtdışında olduğunu kim nasıl bilecek. last cell id diye bir bilgi kullanılmaz

aramalarda arayan kişi normal ücretlendirilir, aradaki fark aranana roaming ücreti olarak yansır

ülke kodunu koymaya gerek yok

yalnız arabağlantıda lag yaşanacağından, konuşma geç yansır. ondan işi bilen bir kişi yurtdışıyla konuştuğunu veya bi sıkıntı olduğunu anlar

her şeyi geçtim, bu kadar dalavereli olaylara giriliyorsa niye hala evli duruyorlar? er kişisi olmama rağmen, aldatmanın bu kadarı da olmaz. herkesin görüşü kendinedir sonuçta, iyi yolculuklar
0
ethros
(06.09.13)
abi sevmiyosan git konuş bence.

cep telefonu faturası kol gibi geldiğinde öğrenir, başına bişey gelirse öğrenir, pasaportta damga görürse öğrenir, dönüşte 5 saat polnet çökerse öğrenir.

öğrenir de öğrenir.
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(06.09.13)
cevaplar için teşekkürler. düşündüğünüz gibi bir durum yok, sadece eşi yurtdışına gitmesine dırdır edeceği için haber vermek istemiyor :)
0
🌸incredible
(06.09.13)
@entros

yakın zamanda yurtdışındaydım , bana ulaşamayan bir arkadaş yabancı dilde bir mesaj çıktığını söyledi , nerdeydin yurtdışında mıydın diye sordu. ben de tr mesaj gelir diye tahmin ediyordum ama öyle olmuyor sanırım. arkadaşın bir tarafından uyduracağını sanmıyorum. sizin de bilgilerinizi güncelleme vakti geldi :)
0
sadun.net
(08.09.13)
(17)

aileyi üniversite kaydına götürme sorunsalı?

islergucler2
dostlar yarın kayıt için yaşadığımız şehire 2 saat mesafedeki üniversiteye kayıt yaptırmaya gidicem. aile bireyleri büyük kardeşin açık öğretim okumasından dolayı bu olayları yaşamadı daha önce. eminim çocuklarının okuduğu üniversiteyi, yurdu filan görmek istiyorlardır.peder sağlık sorunlarından dol
dostlar yarın kayıt için yaşadığımız şehire 2 saat mesafedeki üniversiteye kayıt yaptırmaya gidicem. aile bireyleri büyük kardeşin açık öğretim okumasından dolayı bu olayları yaşamadı daha önce. eminim çocuklarının okuduğu üniversiteyi, yurdu filan görmek istiyorlardır.

peder sağlık sorunlarından dolayı gelemez zaten. anne ve büyük kardeşi götüreyim diyorum.

ne diyorsunuz doğru bir karar mı?
0
islergucler2
(04.09.13)
üniversite kaydına yalnız gitsen daha doğru olur.
0
rock n roll
(04.09.13)
götür tabiki adettir,üniversiteye kayıtta çoğu okul hala çocuk olarak gördüğü için ailenin yanında olması ayrıca bir artı olur. bunun yanında annen gurur duyacaktır,sevinsin kadın
0
GibsonRules
(04.09.13)
götür tabi görsünler. götürmemenin bir anlamı da yok zaten.
0
albayrak
(04.09.13)
pek doğru, pek güzel bir karar
0
panthera onca
(04.09.13)
götür, bir sürü insan ailesiyle geliyor çekinmeye gerek yok.
0
quasiromantic
(04.09.13)
aynen mutlaka götür herkes getiriyor..
0
goodyes
(04.09.13)
neden dogru bi karar olmasin? anneniz istiyorsa yapmalisiniz. belli ki heyecanlanmis ve sizi orada görmek istiyor. eger sirf anneniz kardesiniz yaninizda kayda geldiniz diye dalga gecip sizi " utanc icinde " birakmak isteyenler veya bu tarz düsünenler de olursa, bu onlarin utanci olmali. Cekinceniz nedir bilmiyorum, fakat cekinecek bir sey yok, dogru veya yanlis bi kararlik bi durum da yok. anneniz bir sey istemis, cok gelmez bence üniversitenizde gecirdiginiz 1 saat.
0
dilaraa
(04.09.13)
Götür bence de yoksa adam yerine koymuyolar 27 yaşında olsan da. Özellikle yurt meselesinde.

Not: Tecrübeyle sabittir
0
purusha
(04.09.13)
gotur tabiki dalga gecme filan olmaz filmlerde olur o. Annenin gozundeki gururu hic bir seye degismezsin.
0
evil genius
(04.09.13)
yurt kaydına da okul kaydına tek gitmiştim ben. sorun olmadı tek gitmem ama imkanım olsa ailemden birileriyle giderdim. ki sizin aileniz de görmek istiyormuş o ortamı. kesinlikle birlikte gidin derim ben.
0
okuyamıyom ben ya
(04.09.13)
2-3 gün önce annesiyle gitmeye utanan bi bebe vardı, millet ne der falan

götür tabi en güzeli. ne mutlu yanında götürebilecğein bi ailen var
0
la noix
(04.09.13)
Onemli adimlarda imkanlar elveriyorsa aileden birileri ile olunmasi gerektigini dusunurum hep
Universite kaydi muhim birsey, anneni kesin gotur
Severler, sevinirler, duygulanip aglasildi zamaninda (hep annem agladi valla ben aglamadim)
0
cecilia
(04.09.13)
üniye gelen aileden bağımsızlığını fazla ilan ediyor heralde direk red etmek değil amk bazıları olayı çok yanlış anlamış.
gitmek istiyorlarsa gitsinler bidaha yüksek ihtimal mezuniyetine gelecekler.
0
jedilance
(04.09.13)
Goturun tabii hem mutlu oluyorlar hem de kendileri yerlestirdikleri icin icleri rahat ediyor.Benim de universite kaydima annem,babam,kardesim hep birlikte gelmisti;kayda gelenlerin buyuk cogunlugu da oyleydi.
0
fraise
(04.09.13)
götür. 6 sene önce babam gelememişti içinde kalmış mezuniyette öğrendim :)
0
mistreated
(05.09.13)
Götürmezseniz, sonradan pişman olursunuz. O heyecanı ve sevinci mutlaka tatsınlar, yaşasınlar.
0
compadrito
(05.09.13)
götür yahu ne olacak, ama sıkılırlar o sırada onu söyleyeyim. babam beni okulda bırakıp arkadaşıyla kadıköy'e inmişti mesela.
0
blues buzz
(05.09.13)
(2)

raporlama uzmanı pozisyonu için excel sınavına girceğim.

flexin
arkadaşlar yarın koton ile iş görüşmem var. raporlama uzmanı pozisyonu için görüşeceğim. excel ile alakalı bir sınav da yapacaklarmış. excel in temel özelliklerini basit formüllerini filan biliyorum ama malumunuz excel bir deniz gibi. özellikle şuna bak şunu bil dediğiniz bir şeyler var mı excel'le
arkadaşlar yarın koton ile iş görüşmem var. raporlama uzmanı pozisyonu için görüşeceğim. excel ile alakalı bir sınav da yapacaklarmış. excel in temel özelliklerini basit formüllerini filan biliyorum ama malumunuz excel bir deniz gibi.

özellikle şuna bak şunu bil dediğiniz bir şeyler var mı excel'le ilgili?
0
flexin
(04.09.13)
Net gelicek soru pivot table. Onun haricinde biraz programlama biliyosan macro bak derim raporlama = cilgin macrocular :)
0
myra
(04.09.13)
Duyuruda sorulmuş excel sorularına bakın
0
compadrito
(04.09.13)
(8)

hayat ciddileşiyor ve bundan memnun değilim!

dahinnotha
selam. 21'i yeni aldığım bugünlerde hayatımın gidişatı yavaştan korkutmaya başlıyor. artık eskisi kadar esnek değil yaşam. düşünce kırılacakmış gibi hissediyorum. eskiden eğilip bükülüyor, esniyordu.bu yollardan gitmiş insanların yazdığı yazıları\tecrübeleri okumak hoşuma gidiyor. tavsiyelere kulak
selam.
21'i yeni aldığım bugünlerde hayatımın gidişatı yavaştan korkutmaya başlıyor. artık eskisi kadar esnek değil yaşam. düşünce kırılacakmış gibi hissediyorum. eskiden eğilip bükülüyor, esniyordu.

bu yollardan gitmiş insanların yazdığı yazıları\tecrübeleri okumak hoşuma gidiyor. tavsiyelere kulak vermek, ileride yapacağım yanlışları ortadan kaldırır büyük oranda. ileride keşke demek istemiyorum başka bir deyişle.

var mı paylaşmak istediğiniz bir şeyler? belki bi yerde gördüğünüz bir şeyi paylaşır ya da kendi hayatınızdan bi örnekle gelirsiniz.


(bkz: kişinin 20 yaşındaki haline vereceği öğüt)
(bkz: kişinin 21 yaşındaki haline vereceği öğüt)
0
dahinnotha
(04.09.13)
ayni yerdeyim. artik ciddilesmeye basladi isler. universite bitti bitecek, askerlik evlilik ve is ucgeninde ailem harcamak istiyor beni.
0
charlotte blanc
(04.09.13)
aynı yoldayız dostum.

sözlükte yazılmış:

(bkz: mezuniyet + iş + askerlik + sevgili)
0
dieselsingle2
(04.09.13)
Ben bilseydim kasmazdım okul,askerlik ve iş için daha rahat olurdum gerek yokmuş, öyle böyle bir şekild eoluyor sen içindeysen ve gerçekten istiyorsan.
En önemlisi 20li yaşlardaki hayattan alınan zevk maksimumda, zaten insan bunu tekrardan kazanmak için yıllarını veriyor emekli oluyor ve enerjisi kaldıysa ikinci baharını yaşıyor.
0
redeath
(04.09.13)
fakat ideal yaşam değil ki mezuniyet+askerlik+iş+evlilik döngüsü. kaç kişi bu düzene sıkışmak istiyor? işin garibi kimle konuşsam bu kıskaçtan kaçıyor, ama paşa paşa yakalanıyor.

ben de kaçıyorum. yakalanmak da istemiyorum! şimdiki düşüncem böyle. ileride bu düşüncemi ben mi değiştireceğim yoksa hayatın şartları beni de bu kıskaca sürekleyecek mi bilmiyorum. düşüncemi değiştireceğimi sanmıyorum, öyleyse yapacağım şey bu kıskaca sürüklenmemek olmalı.

sorum da bu, bu yaştayken böyle düşünüp de 30lara 40lara geldiğinizde " gençken şunu yanlış yaptım, yapmamalıydım" dediğiniz şeyler üzerine.
0
🌸dahinnotha
(04.09.13)
Ben 30 yaşındayım ve anladım ki bu ülkede yaşadığım için pişmanım, şuan hala imkanımı zorluyorum gitmek için. Para biriktiriyorum deli gibi..
Okul iş ne varsa zorlardım bilseydim daha rahat olurdu geçiş. Ama işte keşkeyle yaşanmıyor.
0
redeath
(04.09.13)
O yaşın iki katı var bende ;)
21 - 25 yaş arasına ilave bir öğüt vermezdim. Ben işe 25 yaşında başladım, Ünv. o sırada bitmişti. O yüzden 25 yaşıma şu öğüdü verirdim: işte kimseye güvenme. İşte iyi çalış, fırsatları yakala ama başkasının sözüyle kendini riske atma.
0
SiyamkedisiZorro
(04.09.13)
agaliti bu düzene girmek istemiyorsan düzene alternatif bir şeyler yapmak zorundasın. hayatın ciddileşmesinin en büyük ve belki de tek önemli sebebi iş. her gün işe git, hesap ver, canın istemeyince gitmeyeyim diyeme, üç gün oraya buraya kaçama, eee? ciddileşiyor tabii. iş hayatına atılan arkadaşlarım o kadar değişti ki, artık onlarla konuşurken call center ile konuşuyormuş gibi hissediyorum.

alternatifin var mı para / iş konusunda? farklı bir iş imkanın? yeteneğin? kendi şirketini kurma olayı? babadan kalan miras? bunların hiç biri yoksa, üniversite hayatında da kendini geliştirmediysen, ne bileyim alternatif çıkaracak bir altyapı geliştirmediysen geçmiş olsun, artık geç bile.

iyi haber: insan alışıyor :)
0
roket adam
(04.09.13)
compadrito
(05.09.13)
(10)

Göt göbek o biçim insanın koşuya çıkması

beholderrulez
2 gündür koşuya çıkıyorum. Koşu derken en fazla 2km hafif tempo ve sonunda ölecek gibi olup bırakıyorum. Bu iki gündür acayip te bitkinim. Bacaklar filan ağrıyor, gece yorgunluktan uyanıyorum ve bütün gün adım atacak halim olmuyor.Hani olm spor adamı dinç yapardı, 2gün 2 km koştum diye geberdim burd
2 gündür koşuya çıkıyorum. Koşu derken en fazla 2km hafif tempo ve sonunda ölecek gibi olup bırakıyorum. Bu iki gündür acayip te bitkinim. Bacaklar filan ağrıyor, gece yorgunluktan uyanıyorum ve bütün gün adım atacak halim olmuyor.

Hani olm spor adamı dinç yapardı, 2gün 2 km koştum diye geberdim burda, sorun ne? Ben mi fazla yumuşak yumurtayım.

Bu arada normal hayatımda hiç spor yok, çocukluğu saymazsak hiç olmadı
0
beholderrulez
(04.09.13)
Hamlamissindir. Bi alisma sureci olur
0
Idonthaveausername
(04.09.13)
protein ağırlıklı beslen.(et, süt yumurta, baklagil vs.) ya da besin takviyesi alabilirsin protein tozu gibi. yorulmaların azalır bu şekilde. ama tabi spora devam:)
0
frayer clep
(04.09.13)
Koşmadan önce küçük hareketlerle ısınabilirsin..
0
redeath
(04.09.13)
İlk 1 ay vücudun alışma sürecidir.
Beslenmeye dikkat ederseniz güzel su gider vücuttan. 1 ay geçtikten sonra şartlar uygun olursa spora devam eder, dinç hissedersiniz.
0
hadi ya la
(04.09.13)
şöyle düşün
vücudunda o ağırlığı taşıyacak (daha doğrusu hoplatıp koşturacak) kas henüz yok. işalla bu çabalarınla oluşacak. ama bence önce hafif ve hızlı yürüyüşle filan yavaş yavaş kendini alıştır, böyle abanırsan sakatlanırsın ya da motivasyonun düşer.
www.youtube.com şunu izle seni teşvik eder. o 6 ayda yapabiliyosa sen haydi haydi yaparsın. ama hafiften başla, kendini daha güçlü hissettikçe çıtayı yükselt. şimdiden kendine zorlu hedefler koyma, limitine gel orda ufak ufak zorla.
0
kediebesi
(04.09.13)
kafana göre yapmandan o. bi kere düzgün bir diyet programı uygulamalısın sonra da bu işten anlayan biri spor programını ayarlamalı. bu şekilde 1 ay çalış, yorulmak nedir bilmiyorsun.
0
pek vokal
(04.09.13)
ilk bir hafta tempolu yürüyüşle başlasaydın keşke. fazla yüklenmişsin ilk günden. bir iki hafta yürüyerek hafif hafif koşarak alışabilirsin.
0
take me rufee2
(04.09.13)
Spordan 3-4 saat öncesinde birşeyler yememeli.
Uyku düzeni önemlidir. Uykunu alacaksın. 8 saat derler ama en az 6 saat uyumalı.
Sigara kötü bir etki yaratır, sigaradan uzak dur, duramıyorsan azalt.

ilk zamanlar yotulman normal, ilk etapta vücut alışacak sonra kilo verip ağırlığın azaldıkça çok daha uzun süre daha az yorularak yürüyüşünü koşunu yaparsın. Yani normaldir bunlar...
0
gil estel
(04.09.13)
Koşmayın, yürüyün. Tempolu olması bile şart değil. Ama uzun mesafe yürüyün, 45 dakika en az.

Bu kiloyla koşunca diz eklemlerini sikertiyosunuz. Kalbe de hiç iyi değil bu kiloyla.
0
compadrito
(04.09.13)
11ay içinde 105ten 85kg a düşen bu insan evladına mesajla danışabilirsin
0
denizrocket
(04.09.13)
(11)

Memenin Kenarında Siyah Nokta

Cryptoricus
Memenin kenarında çöre otuna benzeyen siyah bir nokta belirdi. Acı falan yok. Sizce ne olabilir? Cinsiyet: Kadın
Memenin kenarında çöre otuna benzeyen siyah bir nokta belirdi. Acı falan yok. Sizce ne olabilir?
Cinsiyet: Kadın
0
Cryptoricus
(04.09.13)
şişlik sertlik falan varsa git hemen doktora derim, ama bu kadar bilgi ile bişey demek yanlış,

Ben çıkmış bile olabilir.
0
basond
(04.09.13)
içi dolu bir şey mi yoksa sadece yüzeysel bir renk değiştirme mi..
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin
(04.09.13)
yüzeyselse ben olabilir? bazen simsiyah benler de çıkabiliyor.
0
kaputt
(04.09.13)
Zaman içinde saçmasapan benler türeyebiliyor, muhtemelen öyledir.
Yine de elle genel bir kontrol yapın.
0
saatgeceninonikisi
(04.09.13)
Şişlik sertlik falan yok. Güneş lekesi gibi yüzeysel renk değiştirme de değil ama. Bene benziyor ama rengi siyah. Dediğim gibi aynı çöre otuna benziyor. Bu arada yaş 48.
0
🌸Cryptoricus
(04.09.13)
görmeden bişey diyemeyiz
0
sipsiyah
(04.09.13)
mutlaka gidin doktora. riske girmeye değmez. büyük ihtimalle bendir ama ne olur ne olmaz. hem 40 yaş üstü kadınlar ayda bir memelerini kontrol etmeli, ettirmeliler. 20 yaş üstü kadınlar ise yılda bir mutlaka kontrol ettirmeliler.

gidin hekime. içiniz rahatlasın.
0
sen git ben geliyorum
(04.09.13)
sonradan ben çıkması pek hayra alamet değildir. üstelik normal benlere göre koyu renkli ise. cildiyeye görünsen iyi olur.

www.milliyet.com.tr
0
elorelia
(04.09.13)
Doğrudan genel cerrahi.

Bizlik bi şey yok derlerse, cildiye.
0
compadrito
(04.09.13)
görmeden, dokunmadan birşey diyemem
M:30
0
senbanabakma
(04.09.13)
ince uclu sıcak bi şeyi oraya deydiriniz diğer taraftan simetrik olacak şekilde aynı yere deydiriniz yanma hisleri farklı ise direk doktora gidiniz
0
Dönmezer
(04.09.13)
(4)

İngilizce çeviri

sislerr
şu iki cümleyi çevirebilir misiniz?When I make a big deal out of things, it's because I care.Life is like a camera.. Just focus on what's important and capture the good times, develop from the negatives.!!!!!
şu iki cümleyi çevirebilir misiniz?

When I make a big deal out of things, it's because I care.

Life is like a camera.. Just focus on what's important and capture the good times, develop from the negatives.!!!!!
0
sislerr
(03.09.13)
Birincinin öncesi veya devamı var mı? Bu haliyle pek anlamlı değil.

2. Hayat fotoğraf makinesi gibidir. Sadece önemli olana odaklanırsın ve güzel anları yakalayıp, negatiflere kaydedersin.

Burada camera fotoğraf makinesi. Bizim anladığımız kamera ingilizcede video camera. Negatiftte fotoğrafçılıkta bir terim. Eski tip fotoğraf makinelerinde ki fotoğraf rulosunun içindeki filmler.

Olası soruları da yazayım dedim :)
0
iorveth
(03.09.13)
1- basit şeyleri büyütüyorum çünkü (ona/sana/olaya/yaşananlara vs) değer veriyorum.
0
sen git ben geliyorum
(03.09.13)
1) bir şeyi çok büyütüyorsam bu önemsediğim içindir.

2) sonu farklı: "negatifleri geliştirip güzel şeylere dönüştürürsün" diyor.
0
kül
(03.09.13)
develop from the negatives kisminda cinas (ingilizcesi pun) sanati var.

developing negatives, fotografcilikta negatif filmlerin banyo edilmesi demek. burada ise, olumsuz durumlari olumlu seylere donusturme anlaminda kullanilmis.
0
compadrito
(04.09.13)
(6)

gideceğin tarihi bilmiyordum ingilizcesi

frodox
merhabalar"gideceğin tarihi bilmiyordum" ve "ne tarihte gideceğini bilmiyordum" cümleleri ingilizceye nasıl çevrilir bilen var mı? şimdiden teşekkürler...
merhabalar

"gideceğin tarihi bilmiyordum" ve "ne tarihte gideceğini bilmiyordum" cümleleri ingilizceye nasıl çevrilir bilen var mı? şimdiden teşekkürler...
0
frodox
(03.09.13)
i didn't know when you would be going.
0
tepedeki psychedelic adam
(03.09.13)
"i didn't know when you would be going" için hiçbir sonuç bulunamadı.
0
mistreated
(03.09.13)
i didn't know when you were leaving
0
nereye bu gidis
(03.09.13)
bir de ben deneyeyim.
i didn't know the date of your leaving/departure.
0
alice practice
(03.09.13)
i didn't know the date of your leaving ben de yazdım gugıla ama sonuç çıkmadı :)
0
nereye bu gidis
(03.09.13)
I didn't know the date you were going to leave.
0
compadrito
(04.09.13)
(8)

Doktor vs. Hekim

Haldamir
Merhabalar, Tıp fakültesi mezunlarına doktor mu denmesi lazım hekim mi sizce? Sonuçta doktor latince öğretmenden köken alıyor. Diğer ülkelerde daha ileri tıp eğitimi görüp M.D derecesine sahip olanlara doktor deniliyor. Bizde ise her tıp mezununa doktor deniyor? Acaba bizdekiler direkt M.D ile mi me
Merhabalar, Tıp fakültesi mezunlarına doktor mu denmesi lazım hekim mi sizce? Sonuçta doktor latince öğretmenden köken alıyor. Diğer ülkelerde daha ileri tıp eğitimi görüp M.D derecesine sahip olanlara doktor deniliyor. Bizde ise her tıp mezununa doktor deniyor? Acaba bizdekiler direkt M.D ile mi mezun oluyorlar yoksa bize özgü bir şey mi bu doktor denmesi?
0
Haldamir
(03.09.13)
Hekim bence daha doğru, sonuçta bütün öğretim üyeleri doktor.
0
vedat chili peppers
(03.09.13)
Pratisyen :)))
0
wynter
(03.09.13)
md=doktor

medical doctor yani. tıp doktoru. bir de yüksek lisans-doktora olayı var onun ayrımı için. yurtdışında tıp fakültesinden mezun olana md deniliyor. amerikada tıp eğitimi farklı olduğu için (4+4 önce 4 sene biyoloji bazlı bir eğitim almak zorunluluğu, sonraki 4 sene tıp eğitimi) sen ileri eğitim zannediyor olabilirsin
0
la noix
(03.09.13)
İşte doktoradan mezun olanlar PhD derecesi alıyor, yani doctor of philosopy. Latince bilim öğretmeni demek. M.D ise doctor of medicine yani tıp öğretmeni demek. Şimdi merak ettiğim kısım MD derecesine sahip olmak için bilim dallarında olduğu gibi mezuniyet sonrası uzun uzun öğretim görüyorlar mı? En azından Türkiye'de böyle mi?
0
🌸Haldamir
(03.09.13)
hayır ve hayır

türkiyede tıp fakültesinden mezun biri md'dir. yurtdışında tıp fakültesinden mezun biri de md'dir, türkiye'ye geldiğinde de dr'dir. yani md diye doç falan olmaz ya da başka bir şey gelmez ünvanına

yurtdışında uzmanlık yapınca phd md olunuyo türkiye'te uzman dr olunuyo
0
la noix
(03.09.13)
türkçe'de doktorun/hekimin tam ingilizce karşılığı da physician'dır bu arada

md latinceden gelen bi ünvan, meslek belirtici değil
0
la noix
(03.09.13)
medikal doktorlar genelde kendilerine hekim diyor.
0
nereye bu gidis
(03.09.13)
hekim, hikmet sahibi demek. tibbin felsefesini de ozumsemis kisi demek.

adam maden muhendisi ve doktora yapiyor, sonra adinin basina Dr. unvani koyuyor. Ya da hukuk doktorasi yapiyor ve Dr. Azmi bey oluyor. Tip doktorlari da, bu karisikligi bi cirpida onlemek, dogrudan sonuca gitmek icin, ben hekimim diyorlar. Cunku ben hekimim demek, hem pratik, hem dogrudan bir kalemde aciklayici hem de isin felsefi tarafini da ozumsedim, hikmet sahibiyim demek.

Evet, Turkiye'deki belli basli tip fakultelerinden mezun kisiler, yurtdisinda, MD unvani kullanabiliyorlar. Yani direkt MD ile mezun oluyorlar. Ama bizdeki tip fakultelerinin hepsine yurtdisinda denklik verilip verilmedigini bilmiyorum.

Doktor denmesi bize ozgu bir sey degil. Evrensel bir sey. Ingilizcede doc diye kisaltmasi var. Italyancasi Dottore saniyorum.

Ispanyolcada kadin erkek ayrimi bile var. Kadinlarin kisaltmasi, Dra. yani doctora deniyo onlara.

Kullanimina gore, baglama gore kelimelerin kendi yeri var. Ben doktora gittim dersiniz de, ben hekime gittim demezsiniz genellikle. Ama mutlaka ben dis hekimine gittim dersiniz. Disciye gittim diyenleri saymiyorum tabii. Bashekim ya da bastabip dersiniz de basdoktor demezsiniz. El cek hekim yaram cok derin demezsiniz de, el cek tabip yaram cok derin dersiniz.

Doktordan sorma cekenden sor demezsiniz de, hekimden sorma cekenden sor dersiniz, kafiye icabi.

Bir tip fakultesi hocasi, ogrencisine, "ben sana doktor olamazsin demedim evladim, hekim olmazasin dedim", derse gayet anlamli bir soz soylemis olur mesela.

Hekim hekim kalksana, lambalari yaksana diye yazilmamistir o siir.

Tabip bu ne? Bunu insan yiyeyecek! dememistir mesela Cem Yilmaz. Doktor bu ne? demistir ama oradaki doktorun, tip doktoru mu yoksa, arastirmaci baska bir doktor mu oldugu da tartisma goturur.

Sen bi tabibe gorun demeyiz genellikle de, sen bi hekime gorun, sen bi doktora gorun deriz.

Konumuzla dogrudan bir ilgisi olmasa da, ister istemez, o muhtesem ikili geliyor aklima, Yasar Nuri Ozturk'ten araklama:

"Yurek" ve "Kalb" esanlamli kelimelerdir degil mi?
Peki ya "yureksiz" ve "kalbsiz"?
0
compadrito
(04.09.13)
(20)

Odada Fare Var

murqx
Herkese merhaba,Şu anda yurtdışında ahşap bir evin çatı katında kalıyorum. Ev arkadaşları fare problemi olabildiğini söyledi zaten 2 ay önce ve benim odamda bile zehir var. Ancak bu sabah halıda masamın kenarında ufacık siyah bir fare gördüm, sevimli de bişey piç kurusu. Yalnız ben bu kadar korkabil
Herkese merhaba,

Şu anda yurtdışında ahşap bir evin çatı katında kalıyorum. Ev arkadaşları fare problemi olabildiğini söyledi zaten 2 ay önce ve benim odamda bile zehir var. Ancak bu sabah halıda masamın kenarında ufacık siyah bir fare gördüm, sevimli de bişey piç kurusu. Yalnız ben bu kadar korkabileceğimi düşünmemiştim, sabah olduğu için içime doğru çığlık atıp ışık hızında giyinip işe geldim.

Benim bu odada 3 hafta daha yaşamam lazım. Fareden kurtulmak için çeşitli yöntemler yazılmış zaten fakat, benim yatağım yerde :( Ve gerçekten çok fazla korkuyorum uyurken bana dokunur yatağa gelir falan diye. Ne yapıp edip kendimi rahatlatabilirim? Gözüme uyku girmesi mümkün değil şu durumda. Arkadaşımın kedisini falan mı getirip odada gezdirsem yatağa falan sürsem? :( Bak içim o kadar fena oldu ki 4 saattir kahvaltı bile etmedim.
0
murqx
(03.09.13)
çare fıstık ezmesi.

4.bp.blogspot.com't+it.gif
0
spadram
(03.09.13)
fare gelip sizi kemirmez bir kere bunun rahatlığını bilerek yaşamaya çalışın. yatmadan önce de bir kaç tek atarsanız, gevşer mışıl mışıl uyursunuz :)
0
mimilo
(03.09.13)
çok fena. fare yapışkanları var onları deneyebilirsin hemen yakalamıştık dükkandaki fareyi.
0
gaian
(03.09.13)
@mimilo, bu kesin bilgi mi? gerçekten tek çekincem şu, yoksa o kadar da korkmuyorum cidden ama, mümkün değil uyuyamam yatağıma gelme tehlikesiyle.
0
🌸murqx
(03.09.13)
Moruk fare kulak memelerini kemirebilir. Bu yüzden eve gittiğin gibi yatak çarşaflarını birleştirip hamak gibi bir şey yap. Bu seni hayatta tutacaktır.
Fare kapanı gibi bir şey dene bence ve unutma yerde uyursan ölürsün!
0
500 days of summer
(03.09.13)
hayat tecrübesi diyeyim.
köyde ve yaylalarda farelerle yerde çok yattık. daha bugüne kadar kulağı kemirilen bir insan duymadım, görmedim :))

ayrıca belki görmüşsünüzdür ama bir kurtuluş yöntemi de; alçı(bulabilirseniz) ile unu karıştırmak. oldukça kesin çözüm. bir iki güne kurtulabilirsiniz.
0
mimilo
(03.09.13)
İnsanlara zarar veren ve insanları kemiren fare türleri ev faresi, lağım faresi ve çatı faresi gibi türlerdir. Bu türler genellikle insanlar uyurken insana yaklaşır ve bazı uzuvlarını kemirerek yer.

diyorlar yahu belli olmaz. bir an önce kurtulun bence. aç olunca saldırabilirlermiş.
0
gaian
(03.09.13)
@500 cevap " fare benim kaynımın bağırsaklarını dışarı çıkardı" modunda olmuş.
0
spatzle
(03.09.13)
internetten mesela e bayden rat repeller falan tarzı aratarak bi araç satın alabilirsin
0
panthera onca
(03.09.13)
fare ölecek ama en basiti, temizi ve hızlısı bi kartona fareler için olan yapışırıcı sürüp üzerine peynir vb. bişey koyarak yapışmasını beklemek. sabah koy akşam eve gittiğinde fare yapışmış olur. atar kurtulursun.
0
phoenixboy
(03.09.13)
Fare deligini bulursaniz su mutfakalrda kullanilan telli gri tuhaf sey oluyor ya, onu deligin onune koyun ve nane serpin. Fareler naneden hic hoslanmazmis. Dun bear gryllsten ogrendim:)
0
devils trill
(03.09.13)
farenin neden ölmesi gerekiyor? yani zaten tek basina yolunu sasirip gelen bir hayvan degildir muhtemelen o öldügünde oradaki diger fareler yok olmayacak. hadi öldüreceksin neden can cekistirerek ya da kimyasala bogarak öldürüyorsun hayvani. 3 haftaligina yasanacak bir yerse ve sadece uyudugun zaman kulak kemirme olayindan korkuyorsan ve arkadasinin da kedisi varsa, kediyi ödünc isteyebilirsin belki. korkup baska bi yere falan kacar, kokusu yüzünden gelmez falan. keme falan olsa tedirgin olmakta haklisin da kücük sevimliler kendi cani derdinde oluyolar genelde, kediye falan kafa tutamiyorlar.
0
la fon doten
(03.09.13)
Fareden bahsediyoruz değil mi? Öyleyse neden bu kadar duygusallık. Tek başına seni hasta bile edebilir. Belkide tedavisi olmayan bir virüs taşıyordur. Nerden bile bilirsin? Zıplayıp sana kafa bile atabilir bu hayvan dikkatli ol.
Ve öldür onu dostum. Acıma... Bir söz vardır unutma acıma yetime......
0
500 days of summer
(03.09.13)
kediyi almak iyi fikir bence de. biz de bir gece kalabalık bir grup, fare olan bir evde kalmak zorunda kalmıştık, koltuk, yer, her yerde insan. etrafımıza gazeteler koymuştuk ki yaklaşır, gezinirse ses çıksın diye. ki çıkmıştı da ses.
0
kompos
(03.09.13)
aynı ama aynı problemi ben de yaşadım. hem de yurtdışında. ben de duyuruya sordum. şimdi öldürme öldürme diyenler tabi ki olacak ama senin için tehlike oluşturduğunu düşündüğünde öldürebilirsin. çünkü yatak yerde ve yatağına dışkılayabilir. mikrop taşıyor olabilir ve hasta olursun. ben de çatı katında kalıyordum. yavrusunu yakaladım iki tane. ve anasının büyüklüğünü görmek bile istemezsin. eğer çatı faresi ise eşşek kadar olabilir.

ben birinden rica ettim peynirli kapan kurdu. sonra fare kapana geldi, kapan tepti ama fare yakalanmadı. fakat hareketleri yavaşlamişti. odadaki çöp kutusunu farenin üstüne kapattım. kapanı kuran kişi attı sonra fareyi.

sen belki biraz daha sakinsindir ama benim günlerimi gecelerimi mahvedecek kadar psikolojimi bozmuştu.
0
kırmızıkaşekaban
(03.09.13)
@kırmızıkaşekaban, sizin duyuruları okudum zaten hatta aynı ev miydi yoksa falan diye bile düşündüm :)

umarım birden fazla yoktur. bakalım kapan, yapışkan bişeyler yapıcam artık. işin garibi odada zaten sürekli fare zehri var ve arkadaşım kontrol edip hiç yenmemiş, fare yoktur merak etme demişti :(
0
🌸murqx
(03.09.13)
Dostum fareyi görüp tedirgin olduysan en azından birini yakalaman lazım. Yoksa uykun piç olur. Ayağın duvara değse, üstün açılsa falan ansızın uyanırsın üstünde bişy var hissiyle. Bir de rüyaların Fear Factor'e dönebilir.
Yapıştırıcı güzel çözüm. Kendin yapışmayacak şekilde yatağın kenarlarına koyabilirsin. :) Bir de açıkta yiyecek bırakma. Köyde alışveriş yapıp tezgaha koyduğum an damlamıştı ibneler. :)
Alkolle aran iyiyse biraz içmek de rahatlatır.

Kemirme durumu öyle yaygın değil. Bir kaç edepsiz fare yüzünden adı çıktı hayvanların. İnsan içinde yaşıyorlarsa daha doğrusu bir şekilde yiyecek buluyorlarsa kemirmezler.
Bir de senden korkacaklar. Öyle kafana gözüne kolay kolay yaklaşmazlar.
0
nickini vermek istemeyen uye
(03.09.13)
Peki ışıkta uyumak gerçekten işe yarar mı? Normalde hayvan gibi uyuduğum için hiç çekinmem yani ışıktır falan. Kendime de viski alayım bari :(
0
🌸murqx
(03.09.13)
fareden bu kadar korkmaya gerek yok, odani temiz tutman yeterli olacaktir 3 haftalik bir sure icin. www.cdc.gov farelerin hastalik yaymasinin en buyuk nedeni fare boku, cisi ve biti piresi. odayi temiz tutarsan problem cikmaz. koseye sikistirmadigin surece ve odaya dadanip yiyeceksiz kalmadiklari surece de seni isirmazlar.
0
beriberi
(03.09.13)
Bu yazacagima inanmayacaksiniz ama, yakinda o pic kurulariyla dost olacaksiniz.
Bu onlari oldurmeyeceginiz anlamina gelmiyor ama bu korkunuzdan eser kalmayacak. Yurtdisindan kastiniz bati ulkeleri ise, kanun, kural, nizam yerlesik ve iyi uygulanir bir yerse, yasadiginiz yerin belediyesinin saglik departmanina bir gorunun. Ev sahibiyle basim derde girsin istemiyorum, benim burada oldugum bilinsin istemiyorum gibi durumlar haric tabii.

O saglik departmani, ev sahibine yazili ihtarda bulunabilir. (They may degil, they might!) Yasadiginiz ulkenin, sehrin kosullarina, kurallarina bagli bu.

O minik arkadaslar icin satilan minik kapanlar bazen ise yarayabiliyor.

Bir de warfarin iceren zehirler var. Farenin vucudunda kanamaya sebep oluyor.

Yapiskanli kartonlara yem olarak fistik ezmesi koymamiz gerektigini soylemisti bizim eve gelen profesyonel hasarat mucadele herifi...

Ben de severler mi gibi mal bi soru sormustum. Bayilirlar! mealinde cevap vermisti.

Koyduk envai cesit fistik ezmesinden ama yapiskanli kartona yapisan pek olmadi.

Minik kapanlara parmaginizi kaptirmayin, cok kotu kan oturur tirnaginiza.

Peyniri de cok minik koyun. Yoksa fareleri beslediginizle kalirsiniz. Farenin eve girdigi delikleri, bulasik teline benzer celik tellerle tikamak gerekir. Lavabonun altindaki delikler, borularin etrafindaki delikler, kalorifer, su borularinin cevresindeki delikler filan gibi...

Etrafta cocuk ve evcil hayvan yoksa, yerlere serpilen turde toz gibi zehirler de olabilir.

Farenin sevmedigi kokulari bir gugillayin. Vardi oyle bir kac koku. Simdi aklima gelmedi. Mesela cam agaci kokusu filan gibi organik kokulardi ama simdi emin olamadim.

A aaa 3 haftayi simdi gordum!!! Keske daha once gorseydim, bu kadar cene calmazdim. 3 hafta nedir hocam? Goz acip kapayincaya kadar gecer gider.

Haaa, unutmadan ve turlu hikayeler yazan hayali genis arkadaslara aybetmeden sunu diyeyim: O boyutlarda farecikler yani findik farelerinin, sizin burnunuzla, kulaginizla filan bi alip veremedigi yok. Merak etmeyin.

Odaya bir stajiyer kedi getirmek iyi fikir olabilir. Miskin bisiy olmasin, tekir bisiy olsun ama...
0
compadrito
(04.09.13)
(2)

Acnegen hakkında çok önemli! İlaç sağlığı!

cemlemikonusuyorsun
Merhabalar. acnegen kullanıyorum yaklaşık 6 aydır. epey düzeldi durumum. önemli bi problemim var:daha önce içtiğim acnegenler yumuşaktı, parmağımla sıkabiliyordum. yeni kutu aldım, hepsi semsert. şüphelendim, son kullanma tarihine baktım sıkıntı yok. neyse içeyim dedim, 3 hafta oldu sivilce çıktı ko
Merhabalar. acnegen kullanıyorum yaklaşık 6 aydır. epey düzeldi durumum. önemli bi problemim var:

daha önce içtiğim acnegenler yumuşaktı, parmağımla sıkabiliyordum. yeni kutu aldım, hepsi semsert. şüphelendim, son kullanma tarihine baktım sıkıntı yok. neyse içeyim dedim, 3 hafta oldu sivilce çıktı kocaman bi tane, olur dedim şimdi de burnum yağlanıyor. ilaçta bi sıkıntı olduğunu düşünüyorum.

çaresizim ne yapmam gerekiyor?
0
cemlemikonusuyorsun
(03.09.13)
uretici firmayla temasa gecmeniz gerekiyor. duzenleyici kurulusla da...

Ilac Eczacilik Genel Mudurlugunun yeni adi her ne ise o ve/veya FDA ile...
0
compadrito
(03.09.13)
www.bio-gen.net

Buradan telefonla bilgi isteyin. En kesin cevabı firmadan alabilirsiniz.
0
cubuk kraker
(03.09.13)
(3)

aktarmalı uçuşlarda vize gerekmiyor mu?(transit vize)

Bugrajole
merhaba,istanbuldan new york'a bilet alacağım.fakat gidiş italya aktarmalı, dönüş hollanda aktarmalı olacak.bunun için bu ülkelerin vizelerini almam gerekiyor mu?çok teşekkürler
merhaba,

istanbuldan new york'a bilet alacağım.

fakat gidiş italya aktarmalı, dönüş hollanda aktarmalı olacak.

bunun için bu ülkelerin vizelerini almam gerekiyor mu?

çok teşekkürler
0
Bugrajole
(02.09.13)
hayır. eğer havaalanından çıkmayacaksan gerek yok.

rica ederim.
0
innerbliss
(02.09.13)
Gerek yok hayır
0
kareli defter
(02.09.13)
Transit salonu bu işler için var.ikinci uçağınızı, transit salonunda bekleyeceksiniz. Transit vize almanıza gerek yok. British Airways'le Londra aktarmalı uçuşlarda transit vize gerekebilir. Aklınızda bulunsun.
0
compadrito
(02.09.13)
(8)

tırnak batması

rabbititus
Ortopedi bölümü mü cildiye bölümü mü ilgilenir? Hangisi daha doğrudur?Randevu alırken ortopedi diye başlamıştım ama cildiyeye yönlendiriyoruz biz genelde bu şikayetle gelen hastaları dediler, emin olamadım.
Ortopedi bölümü mü cildiye bölümü mü ilgilenir? Hangisi daha doğrudur?

Randevu alırken ortopedi diye başlamıştım ama cildiyeye yönlendiriyoruz biz genelde bu şikayetle gelen hastaları dediler, emin olamadım.
0
rabbititus
(02.09.13)
ayak sağlık merkezlerine gidin, daha iyi ilgilenirler. tecrübeyle sabit.
0
esmer
(02.09.13)
çektirmek son çare olsun. çünkü o meret o şekilde iyileşmiyor. geçici bir çözüm.
0
alcak makine muhendisi
(02.09.13)
Hastaneler tırnak batması için kalıcı bir tedavi uygulayamıyorlar zaten. Yıllar önce sadece ayak sağlığıyla ilgilenen bir merkeze gitmistim şu ana kadar batma tekrarlanmadı. Adı asmer gibi bir seydi sanırım.
0
dırırırım
(02.09.13)
peki ortopedi mi cildiye mi? kimse bu soruma cevap vermedi :(
0
🌸rabbititus
(02.09.13)
illa hastane diyorsan ortopedi...
0
alcak makine muhendisi
(02.09.13)
ikisi de değil, ayak sağlığı merkezi diyoruz ya işte? :)
0
esmer
(02.09.13)
Genel cerrahi
0
compadrito
(02.09.13)
ortopedi. şöyle ki, zamanında bu iş için cildiyeye gittiğimde bana çeşitli solüsyonlar verdi ve solüsyonlar ağrıyı azaltmak içindi. en sonunda ortopediye gittiğimde ise minik bir ameliyat oldum(tırnağı çekmediler) ve 4 yıldır mutlu mesut yaşıyorum. Not: geçmiş olsun
0
by the power of grayskull
(03.09.13)
(3)

ABD Mobil operatör

yargin
ABD'nden Türkiye'yi ararken en uygun operatör veya yol nedir? ABD'nde yaşayan veya herhangi bir bahaneye gidip orayı bilen yazarlara selam ederim.
ABD'nden Türkiye'yi ararken en uygun operatör veya yol nedir? ABD'nde yaşayan veya herhangi bir bahaneye gidip orayı bilen yazarlara selam ederim.
0
yargin
(02.09.13)
Hocam nasıl kullanıyoruz onu? Ankesörlüden mi?
0
🌸yargin
(02.09.13)
en uygun yol; akıllı telefon+ skype, viber, veya tangodur.
0
jemjum
(02.09.13)
Eviara.com
Mezun.com
0
compadrito
(02.09.13)
(7)

Fazla portakal suyu içmenin bir zararı var mı?

hadji
Fazla dediğim, düzenli olarak iki günde 1 litre falan. Konsantre değil, bildiğin sıkılmış.
Fazla dediğim, düzenli olarak iki günde 1 litre falan. Konsantre değil, bildiğin sıkılmış.
0
hadji
(31.08.13)
fazla c vitamininin vücuttan atılması vücudu yoruyor, vücudun o iş için çok su harcıyor bir de.
hem de fazla turunçgilden rengin sararır şaka değil gerçek. 2 günde 1 bardak neyine yetmiyor:D
0
alice practice
(31.08.13)
nerede çokluk orada bokluk. abartmamakta fayda var.
0
sith happens
(31.08.13)
portakal suyundaki asit dişlere çok zararlı. akabinde diç fırçalamak gerekebilir.
0
nicin ben
(31.08.13)
aç karna içersen tansiyonu düşürüyormuş diye duyduydum.
0
proculianus
(31.08.13)
günde bir litre değilde iki bardak iç. fazlası zarar.
0
halitkin
(31.08.13)
compadrito
(31.08.13)
şekerin çıkar aşırı şekerli aşırı asitli bir içecek, sıkılmışta bilmem kaç tane portakalı yemiş oluyorsun fazlasıyla zararlı, ayrıca ten renginde döner bu da doğru
0
dusundumdusundumdurdum
(31.08.13)
(1)

çince bir cümle çeviri

empati kuramayan psikolog
kopyalayamadığım için ekran görüntüsü aldım. acaba burada ne yazıyor söyleyebilecek olan var mı ?http://i.imgur.com/xDHaNru.png
kopyalayamadığım için ekran görüntüsü aldım. acaba burada ne yazıyor söyleyebilecek olan var mı ?

i.imgur.com
0
empati kuramayan psikolog
(31.08.13)
Sorunu gidermek için anahtar resmine tıklayın yazıyomuş
0
compadrito
(31.08.13)
(4)

kemik aralarini acmak gibi

nax
hani kediyi on bacaklarindan kaldirinca vucudu yere dogru uzar ya... iste kendime oyle yapmak istiyorum. sanki bacaklarimi belimden, omurgalarimi birbirinden ayirmak istiyorum. barfiks cekerkenki gibi, vucudun bir yere asilmasi... kollarim kuvvetli degil kendimi uzunca bir sure o pozisyonda tutamam.
hani kediyi on bacaklarindan kaldirinca vucudu yere dogru uzar ya... iste kendime oyle yapmak istiyorum. sanki bacaklarimi belimden, omurgalarimi birbirinden ayirmak istiyorum. barfiks cekerkenki gibi, vucudun bir yere asilmasi...
kollarim kuvvetli degil kendimi uzunca bir sure o pozisyonda tutamam. onun yerine ip mi atlasam napsam. var mi literaturde bunun gibi bir hareket?
0
nax
(31.08.13)
aradığınız şey barfiks. yani barfiks değil de aılı kalmanız yeterli. her ahlükarda bunu yaparsınız kollarınızın çok güçlü olmasına gerek yok. acayip rahatlatıyor insanı.
0
sparkle kiddle
(31.08.13)
çeşitli hareketler var pilateste, esnemek için, bir araştırsanız aslında.
0
alice practice
(31.08.13)
ben bunu ara sıra yere uzanarak yapıyorum, çok güzel oluyor. kolları yukarda birleştir, kolları yukarı bacakları aşağı çekiyorlarmış gibi açabildiğin kadar aç. bir yere asılı kalmak tabii ki daha iyi olur ama bu da yattığın yerde güzel rahatlatıyor.
0
der meister
(31.08.13)
On saniye barfikste asılı kalmakla başlayın. Her gün 1 saniye arttırın.

Ya da 60 ile başlayabiliyosanız... devamı aynı.
0
compadrito
(31.08.13)
(2)

Pseudomonas aeruginosa / moraller bozuk

Tutkun
Merhabalar,15 günlük kız bebeğimizin idrar kültüründe Pseudomonas aeruginosa bakterisi çıktı. Moraller çok bozuk. 4 ayrı doktora gösterdik, telefondan fikir aldıklarımız hariç. Durum şu ki; bebeğimiz 5 gün önce biraz ateşlendi, ateşi ölçtük 38,7 dereceye kadar çıktı. Sonrasında apar topar doktora gö
Merhabalar,

15 günlük kız bebeğimizin idrar kültüründe Pseudomonas aeruginosa bakterisi çıktı. Moraller çok bozuk. 4 ayrı doktora gösterdik, telefondan fikir aldıklarımız hariç. Durum şu ki; bebeğimiz 5 gün önce biraz ateşlendi, ateşi ölçtük 38,7 dereceye kadar çıktı. Sonrasında apar topar doktora götürdük, doktor kan tahlili, idrar testi, idrar kültürü ve CRP testi istedi. Basit fitil tedavisi vs. ile ateş düştü ve eve geldik. Herşey normal gözüküyordu ta ki en son çıkan kültür test sonucu gelene kadar. Kültür testinde Pseudomonas aeruginosa bakterisine karşı gentacimin duyarlı çıktı, diğer antibiyogramlara karşı dirençli. Bu arada ateşlenme 3 gün önce sona erdi, beslenmesi çok iyi, iştahı ve tuvaleti yerinde, uyku düzeni normal, tepkiler normal, kilo kaybı yok. Bu testte üreme 15000 civarı tesbit edilmişti. Son götürdüğümüz doktor idrar kültür testini steril olarak aldı ve tekrar ettirdi, sonuç Pazartesi çıkacak. Bu bakteri nasıl bulaşmış olabilir? Bunu daha önce yaşayan ana/baba veya doktorlarımız var mı burada?
0
Tutkun
(31.08.13)
yenidoğanların immun sistemi gelişmemiştir ve her türlü ajana normal bir yetişkinden daha açıktır

internette aradığınızda işte aids, kanser vs gibi şeylerle karşılaşırsınız, korkmayın. o hastalıklarda da immun sistem çöktüğü için bu ajan hastalık yapıyor. bu hastalıklarda patolojikken yenidoğanlarda bu kadar patolojik değildir.

bebeğiniz daha çok hastalanacak. anne sütü en önemli besin şu aşamada. çünkü anne sütünde enfeksiyonlarla saaşmasını sağlayan ve henüz daha kendi üretemediği şeyler var

bu gibi durumlarda milyonlarca doktrdan fikir almak kafanızı daha çok karıştırır. bir olmadı 2 doktora karar verin ve bebeğinizi onunla büyütün. hem doktor bebeği tanır, hem de sizin güveniniz artar
0
la noix
(31.08.13)
Olur ööle, sonra geçer. Sağlık çalışanları, ilaç sektörü ve tıbbi cihaz sektörü sayesinde...

Moralinizi bozmayın...
0
compadrito
(31.08.13)
(5)

Köken araştırması

yatagants
Beni asyalıya çok benzetirler. Bunu nasıla raştırabilir? nufus müdürlükleri ne kadar geçmişe kadar secere veriyorlar.geçen sene çekilmiş olduğum fotoyla - resim arasında ki yedi farkı bulun diyip sonlandıralım.https://fbcdn-sphotos-f-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash4/734695_4753449868581_497771689_n.j
Beni asyalıya çok benzetirler. Bunu nasıla raştırabilir? nufus müdürlükleri ne kadar geçmişe kadar secere veriyorlar.

geçen sene çekilmiş olduğum fotoyla - resim arasında ki yedi farkı bulun diyip sonlandıralım.

fbcdn-sphotos-f-a.akamaihd.net
2.bp.blogspot.com
0
yatagants
(31.08.13)
Tatar +1
Dedelerinin ninelerinin nereli olduğunu öğrenmekle başlayabilirsin. Mesela eskişehir varsa tatarlık ihtimalin artar.
0
whoosie
(31.08.13)
Babaanne - Konya Dede- Yozgat
Anneanne - Yozgat Dede - Yozgat
0
🌸yatagants
(31.08.13)
groove salad
(31.08.13)
Yörüklerde de feci Asyalı tip oluyo.

Ayrıca Kırımlı da olabilirsiniz...
0
compadrito
(31.08.13)
orta asyadan en son sizinkiler gelmiş olabilir. şaka bi yana kardeş köken belli işte, halis mulis türksün. benim annem, dedem, dayım ve o taraf da senin gibi. dedemin tarafı trabzon'lu, çepni. her asyatik görünüme sahip olan tatar diye birşey yok. aydın'da çok gördüm mesela böyle. onlar da yörük.
0
hkt
(31.08.13)
(17)

Öğretmenlik mi ? Kabin memurluğu mu? Okutmanlık mı?

discopolice
normal bir şehirde devlette öğretmenlik mi,istanbulda thy'de kabin memurluğu mu (hosteslik), devlet veya özel üniversitede okutmanlık mı?siz olsanız neyi tercih ederdiniz? sebepleri ile açıklarsanız sevinirimyaş 24 er kişisiyim, ingilizce öğrt. mezunuyum.not: öğretmenlik yaklaşık 2500 tl maaş, kabin
normal bir şehirde devlette öğretmenlik mi,istanbulda thy'de kabin memurluğu mu (hosteslik), devlet veya özel üniversitede okutmanlık mı?

siz olsanız neyi tercih ederdiniz? sebepleri ile açıklarsanız sevinirim

yaş 24 er kişisiyim, ingilizce öğrt. mezunuyum.

not: öğretmenlik yaklaşık 2500 tl maaş, kabin memurluğu 5000 tl maaş, okutmanlık 3000 tl maaş alıyor bildiğim kadarıyla.
0
discopolice
(30.08.13)
önümde evlenme vs gibi bağlayıcı bir şey yoksa kabin memurluğunu seçerdim. 5000tl maaş iyiymiş.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(30.08.13)
ben öğretmenliği tercih ederim. benim için bir işte en önemli şey tatil imkanları. para bir şekilde kazanılıyor.
0
sarhosken alinan hesap
(30.08.13)
öğretmenlik değil, okutmanlık istanbul'daysa okutmanlık, yoksa kabin memurluğu rocks.
0
vedat chili peppers
(30.08.13)
Kabin memurluğunu tercih ederdim, maaştan dolayı.. Bir de öğretmenlik hiç bana göre değil bu yüzden tercihim 5000..
0
mutekebbir
(30.08.13)
öğretmenlik.
0
sen git ben geliyorum
(30.08.13)
kabin memurlarının sadece maaşı iyi. ebeleri sikiliyor çalışırken. çok çok çok yoğunlar. thy grevlerini falan hatırlayın. adamlar ailesinden biri ölünde izin alamıyormuş gitmeye falan.

öğretmenlik en temizi. ek ders ücreti falanla zaten 3 bini geçer.
0
sen git ben geliyorum
(30.08.13)
kabin memurluğu zor iş. maaşı iyi ama yıprandıktan sonra... ömrün boyunca yapabileceğin bir iş değil. okutmanlığın imkanlarını bilmiyorum ama öğretmenlik gibi tatil imkanı varsa okutmanlık. değilse zaten imkanın varsa öğretmen ol. öğretmenlik güzel meslek.
0
biyik
(30.08.13)
Şu an için üçü de elinin altında mı? Kabin memurluğu bir yaşa kadar yapılıyor ve sonrasında perte çıkıyorsun. E atıyorum en fazla kırk yaşına kadar yaptın (kadınlarda öyle de erkekleri bilmiyorum) yani bu durumda 15 senen var çalışmak için ne yapacaksın sonra?
Okutmanlık yaparsan bir yandan da mastera başla. Hem okutmanlık yap hem master doktora sonra öğretim üyesi olursun. Tabii akademisyen olmak istiyorsan bu şart geçerli.
Öğretmenlik de öğretmenlik zaten bildiğimiz :)
0
electra kompleksi
(30.08.13)
elbette okutmanlık
0
pek vokal
(30.08.13)
en temiz bilgiyi veriyorum eğer düzenli hayatın yoksa ya da hayatının düzensiz olmasına itirazın yoksa ve rahatına çok düşkün değilsen kabin memurluğu.

düzensiz hayattan kastım ne? misal gece 23:55'te uçup sabah 06:50'de mesain bitecek bir gün. ertesi gün öğlen çıkacaksın afrikaya gidip 3 gün orada kalacaksın geri döneceksin. sonra gidip osaka'da 4 gün kalıp geleceksin. tabii misal osaka'ya 13 saatte gideceksin. ne var lan 5000 alacam sonuçta diye düşünmeden önce ayda 3-4 defa antreman yap, misal 8-9 saat ayakta dur. ama işte bir gün gece dur bir gün gündüz. sonra bunu çok uzun süre yapabilirim diyorsan (yılların böyle geçecek) yap.

kötü yanları: inanılmaz ve bitmek bilmeyen bir yorgunluk. asla saygı görmeme. yolcular tarafından valiz taşıyıcısı olarak bile kullanılmaya alışık olman lazım. hizmet sektöründe şımarık insanlar görmek normaldir. misal bankada veznedar olsan da saygısız bir müşteri bankayı satın almış gibi davranır. ama burada karşılaşacağın yolcular ayda 2-3 defa misal osaka'ya first class ile uçan tipler olacak. bunlarla uğraşmak hayatın boyunca uğraştığın saygısız insanlardan çok daha zor olacaktır. bunun yanında her özel şirkette olduğu gibi senin etinden sütünden son damlasına kadar yararlanmaya çalışan bir işverenin olacak. hastalandığında korkudan rapor alamayacaksın çünkü rapor alırsan kovulma korkusu var. biraz abartılmış bir yakının öldüğünde izin alamıyorsun diyerek. o kadar vahim değil ama bayağı bir bürokrasiyle uğraşman gerekebilir. ama izin alamama biraz abartı gibi. dünya'yı gezmek biraz eğlenceli gibi görünse de nijerya'da nato konvoyuyla otele gittiğin günler olacak. uganda'da otelin önünde özel güvenlik nöbet tutacak. adını sanını duymadığın ülkelerde adını sanını duymadığın hastalıkları kapma ihtimalin olacak. berbat kokan, ne idüğü belirsiz yemekler yemek zorunda kalacaksın bazı yatılarında. yıllık iznin kışın 12 gün yazın 8 gün şeklinde olacak. misal yaz iznin eylüle de denk gelebilir. yaz tatilini eylül sonunda yapmak zorunda kalabilirsin :) yaz tatili dersen tabii adına. arkadaşlarınla boş günlerinin tutma ihtimali düşük olduğu için boş günlerinde ne yapacağını çok bilemeyebiliyorsun (bazen).

iyi yanları: ayda 7 gün boş oluyorsun en azından ve uçmuyorsun. bu boş günler hafta sonuna da hafta içine de denk gelebiliyor. dolayısıyla memurlar gibi sadece haftasonunu beklemek zorunda değilsin.dünyada hiç göremeyeceğin güzel yerleri de görme imkanın oluyor. aynı ay içinde çin'de götün soğuktan donarken sao paolo'da güneşlenme imkanın olabiliyor. sürekli yeni insanlarla tanışıyorsun (çoğuyla tanıştığına pişman olsan da). arkadaş çevren sürekli genişliyor. ailen ve senin için ucuz bilet bulma imkanın oluyor. yazın tatil yapamazsan kışın alacağın ucuz biletle güney yarım kürede yaz aylarını yaşayan bir ülkeye gidip yapamadığın yaz tatilinin acısını çıkarabiliyorsun. maaşı zaten iyi yani ona diyecek bir şey yok. ilk 6 ay part-time maaşı alıyorsun. o zaman açlıktan nefesin kokuyor deyim yerindeyse ama ondan sonra düze çıkıyorsun.
0
godsparticle
(30.08.13)
@tüm arkadaşlar üşenmemiş yazmışsınız valla cevaplar için sağolun. ingilizce öğretmeni olarak kesin atanabililecek durumda sıralamam şu an. diğer mesleklerden de arkadaşlarım var. onlara da girebilecek durumdayım. mesela thyde arkadaşlarım var bir kaç gün yanlarında kaldım. evet gerçekten zor meslek. giyimi kuşamından tut, gecesi gündüzü belli değil. ama para açısından çok memnunlar.
-yaşlanınca napıcan? dediğimde de - o zamana kadar 3. evimi almış olurum birikimim olur zaten diyorlar.

okutman olanlar da memnun, yalnız onların da başka yere tayin şansı pek yok. yine mülakattır alestir uğraşıp duracaklar.

ben en iyisi şu baş koyduğum yola devam edeyim, özel ders, yada dersane takviyesi ile birşekilde düzene sokarım hayatımı sanırım. teşekkür ederim herkese.
0
🌸discopolice
(30.08.13)
tabii ki okutmanlık; açıklama gereği duymuyorum.. ayrıca 300 de kalmaz onun da ek gelirleri var(sınav, ders ücreti vs)
sonra kabin memurluğu (düzenli bir hayatın olmaz, her şey para gezip tozmak değil.. yaptığın iş hizmet sektörü ve saygınlık açısından 2.sınıf bir meslek, buna ek olarak düzgün bir birliktelik/evlilik yakalaman nispeten zor olur)
en son öğretmenlik (rahat olabilir; ama çocuklara laf anlatmak yıpratıcı, abuk sabuk bir yerlere tayininin çıkabilir sosyal anlamda körelebilirsin)
0
jimjim
(30.08.13)
kabin memurluğu bildiğim kadarı ile bütün dünyada kan kaybeden bir meslek, en son abd'de en kötü 10 meslekten biri seçilmişti ki bu maaş olarak da kötü sıralamasındaydı..üstüne üstük aa'da çalışan arkadaşımın canına okunuyordu. evet şu an 5000 kulağa iyi gelebilir fakat sonra ne yapacaksın? çok talep var kabin memurluğuna, statüsünde ve durumunda pek bir ilerleme olacağını sanmıyorum. elbette oradan kazanacağın tecrübe ile, iş ilişkileri ile farklı bir yöne yönelebilirsin fakat....ben değmez derim şayet "ben bunu yapmak istiyorum" demiyorsan.

okutmanlığı tavsiye ediyorum, hala tutkunu, ne yapmak istediğini bilmiyorsan bu yöne gitmende fayda var.
0
kuja
(30.08.13)
okulda ingilizce öğretmenliği + özel ders ile 5000 kazanırsın zaten..hem de düzenli hayatın olur.
0
gorki
(30.08.13)
Üniversite tabii ki. Çalışma ortamını da düşünmek lazım. Kampüste olacaksınız, bundan güzeli olur mu?
0
grgn
(30.08.13)
İki sene kabin sonra bagaj pardon örtmenlik.

Öğrencilere dünyayı annatırsınız. İngilizceniz de iycene oturmuş olur.
0
compadrito
(31.08.13)
dalga mı geçtin, akıl mı verdin, küçümsedin mi, ne yaptın şimdi?
0
🌸discopolice
(31.08.13)
(19)

Eskiler nasıl dil öğreniyorlarmış?

biglord
Malumunuz dizi, film yok. kurs yok, gramer kitapları var mı? emin değilim. Pratik yapacak imkan çok az. Eski yazarlar, bilim adamları nasıl dil öğreniyorlarmış bir fikriniz var mı?
Malumunuz dizi, film yok. kurs yok, gramer kitapları var mı? emin değilim. Pratik yapacak imkan çok az.

Eski yazarlar, bilim adamları nasıl dil öğreniyorlarmış bir fikriniz var mı?
0
biglord
(28.08.13)
doğrudan. eskiden okumak öğrenmek öyle bugünkü gibi avam işi değildi. tutuyordun bir adet matmazel mösyö, sana dilin ıncığını cıncığını öğretiyor, sizin konakta yiyor içiyor, gurbet elde parasını biriktiriyordu.
0
i ve been mistreated
(28.08.13)
can yücel'in işi gücü yok matmazel, mösyö mü tutmuş?
0
🌸biglord
(28.08.13)
ya da edmond dantes misali denizlere açılıyor, biraz katalan biraz korsikaca, biraz ispanyolca biraz italyanca, artık iskorbüt seviyesinden denizkurdu operasyonu seviyesine kadar, kişisel çabana kalmış.
0
i ve been mistreated
(28.08.13)
kardeş hangi eski devirden bahsediyorsun? o adamı okusun diye cambridge'e gönderdiler yav. al ecnebi memleketlere seyahat etmek de var. can yücel idiyse derdin açıp vikiyi baksaydın.
0
i ve been mistreated
(28.08.13)
hangi eski devir olduğu önemli değil. 15. ya da 19. yüzyılda orta sınıf bir insan dil öğrenmek için ne yapıyormuş. soru bu. şimdi dizi açıp yattığın yerden öğreniyorsun olayı. o zaman böyle imkanlar yok. neler yapıyormuş insanlar, soru bu. süslü cümleler kurmadan mantıklı açıklamalar bekliyorum.
0
🌸biglord
(28.08.13)
gramer icin vs. kitap vardir? cok yeni bir sey degil kitap en nihayetinde. bazi diller icin telaffuz bile ogrenilebilir kitaptan. duydugunu anlama kismi olmaz ama tabi
ilk mesajda dendigi gibi bi hoca tutmak var, yerine gidip ogrenen var tabi..
0
babamasoliimbananickaldirsin
(28.08.13)
az önce vikiden baktım. can yücel ingilizce'yi breaking bad ve seinfeld'den öğrenmiş. american kültür'den de 3 kur almış.

soru: modern teknolojiye sahip olmayan ve kursa gitme imkanı olmayan, günümüz insanlarının kullandığı konvansiyonel metodları kullanma imkanı olmayan insanlar yabancı dili nasıl öğreniyorlarmış?

algı problemi olmayanlardan cevaplar bekliyorum. teşekkürler.
0
🌸biglord
(28.08.13)
pek öğrenemiyorlardı, osmanlı imparatorlu'ğunda daha sadece geçtiğimiz yüzyılın başlarında okuma yazma oranı %5'idi, yabanci dilden bahsetmiyorum, kendi dilleri.

osmanlı çökmekte olan bir imparatrluk olduğundan bu normaldi tabii, ama devrin en büyük imparatorluğu ingiltere'de bile bu oran %40-50 civarindaydi.

neyse, yabancı dil öğrenme oranı uzuuun bir süre sadece belli bir kesime %1-2 maximum mahsustu, onlar da kitaplar ve hocalar yolu ile öğreniyorlardı. matbaa sonrası gramer kitapları da hızla yayıldı, fakat 19. yüzyılda da oran pek farklı değildi. %5 diyebiliriz, gramer kitapları vardı fakat belirli bir kesim zaten kendi dillerini bile zor konuşuyorlardı, üst sınıflara mahsustu okumak.

dizi açıp izleyemiyordun demişsiniz ama cok geriye gitmenize gerek yok, 1980-1990'larda da özel okullarda gramer 17-18. yüzyıl mantığı ile öğretiliyordu, ekstra bir tek biraz daha renkli kitaplar ve kasetler vardı.

eğer daha detaylı bilgi istiyorsanız bir avrupa ülkesinin kütüphanesine gidip bakabilirsiniz 19. yuzyil gramer kitaplarına. fill in the blanks bugün ne ise o zaman da oydu. ali ata bak, smith topu tut vb.
0
kuja
(28.08.13)
@kuja aslında şunu merak ediyorum, çeviri yapan yazarlar mesala. saatlerce odalarına kapanıp sadece kitap okuyarak -anlamasalar bile- öğrenmek istedikleri dili geliştirebiliyorlarmış demek ki. yani bir insan isterse kendi başına da bir dili öğrenebilir gibi geliyor, eski devirlere bakarak.
0
🌸biglord
(28.08.13)
elbette geliştirebiliyorlardı, cok eskiden ülkeye gelen tüccarlarla da pratik yapıyorlardı mesela. tüccarlar da ticaret yaptıkları bölgelerde sevilmek istediklerinden hem istenilen kitapları yurt dışından getirebiliyorlardı hem de konuşuyorlardı. orta sinif ancak bu sekilde ogrenebilirdi...orta sinif da demeyelim, tuccar sinifi, dile ihtiyaci olanlar. %1-2...o da maksimum.

biraz daha ileri gelirsek, daha 20. yuzyilda yaşanan göç dalgasında bile kapak atmak amacı ile bir çok kişi kitap/sozluk kombinasyonu ile dil ogrenmistir. yani dediginiz gayet mumkun, tek bir hikaye kitabında bile orhun anıtları gibi yaklaşıp öğrenebilenler vardı.
0
kuja
(28.08.13)
redhouse nasıl çıkmış ilk araştır bence.
0
zazazaraeta
(28.08.13)
solcu aydınların hatırı sayılır kısmı hapiste öğrendi fransızcayı falan. vakit, konsantrasyon ve özveri. ondan sonra kısıtlı kaynak dinlemiyor gönül.
0
kaufman
(28.08.13)
ortalama bi insanın yaşantısı zaten dil öğrenme hevesi/lüzumu geliştirmesine izin vermiyordu. daha üst düzey ailelerin çocukları da yabancı kişilere, kitaplara ve sözlüklere ve çevirilere erişebiliyordu. zaten osmanlıda üst düzey doğduysan arapça, türkçe ve farsça bilerek 'dil öğrenme' becerini epey geliştiriyodun en başından. karşılaştırmalı çeviri okuyarak bir dili bulmaca gibi çözersin. (bkz. orhun yazıtları) çeviri bir nevi şifre çözme olayı ve dil öğrenmede tabi ki yardımcı olur ve tabi ki bi insan kendi çabasıyla, kaynakları mevcutsa bir dili öğrenebilir. günümüzün ekmek piş ağzıma düş insanı ise kursu kitabı, okulu ile dil öğrenme güzel bir ticaret fırsatı.
0
kediebesi
(28.08.13)
80 sene öncesinin İstanbul'undan bahsedeyim. Annem Arnavutça, Ladino, Ermenice ve Rumca'yı günlük sohbet kıvamında biliyormuş. Şimdi ancak tek-tük birkaç kelime aklında kalmış. Komşun yahudiyse çoluk-çocuk oynarken o türkçe öğreniyordu sen de ladino. Ama Türkçe hariç yazmasını bilmez. Bir de arkadaş, Can Yücel dediğin Türkiye'nin efsane milli eğitim bakanı Hasan Alî Yücel'in oğlu.
0
SiyamkedisiZorro
(28.08.13)
he o zaman ben de osmanlı dönemindeki kandiyanın ileri gelen ailelerinin kızlarını avrupa'da ekonomi okumaya gönderdiğinden bahsedeyim. hatta çikolatacının kızına aşık olup da zatüreden genç yaşında ölen, belçikada okumuş bi büyük dayıdan bahsediliyor. çoğu cumhuriyetin kurulmasında da görev almış kişiler. hasan ali yücel'in babasına da bi bakın hatta eliniz değmişken de can yücel diyince nasıl bir soydan bahsedildiğini anlayın :P
0
kediebesi
(28.08.13)
bence ya varlıklı/köklü ailelerden geldikleri için mürebbiye/ yurt dışı eğitim/ kolej
ya azim (yankı yazgan'ın görme engelli babasının yaşam hikayesi gibi).
0
pinkket
(28.08.13)
biglord öyle bir yazmışsınız ki sanki biz dili seinfeld izleyerek öğrendik..83'lüyüm anadolu lisesinin 7 sene olduğu zamanlarda hazırlıkta dil öğrendim bi tane dizi/film/yabancı müzik dinlemedim. Evimde tv müzikçalar yoktu zaten. köye doğmuş insanım.
bizim bi tane fiil listemiz vardı ezberle derlerdi ezberlerdik...bu kadar basit. ben her dili böyle öğrendim.--ha sonra yurtdışında yaşadım pratik yaptım gelişti o ayrı-
ve tercümanım.
0
niye ama
(28.08.13)
@niye ama ben 93luyum ben de ilkokulda oyle ogrendim :) dediginiz gibi liste vardi bi tane esek gibi ezberledik.
ha dizi film izlemeye baslayana kadar neredeyse hic dogru duzgun ingilizce duymamistik konusmamistik o ayri. dizi film olmadan soyleneni anlamak kismini gelistirmek cok zor etrafta birileri yoksa surekli konusan
0
babamasoliimbananickaldirsin
(28.08.13)
(2)

nabız normalde kaçtır

odetojoy
benim 110 çıktı ve kalbim resmen ağzımda atıyor. kahve falan da içmedim. neden olabilir? normalde 90 falandır hep. uzandım ama geçmiyor. uzun bir süredir böyle.
benim 110 çıktı ve kalbim resmen ağzımda atıyor. kahve falan da içmedim. neden olabilir? normalde 90 falandır hep. uzandım ama geçmiyor. uzun bir süredir böyle.
0
odetojoy
(24.08.13)
heyecanlanmış olmayasınız? 110 fazla...

şahsen uzun süre min. 100 attı nabzım. doktor bi sürü tetkik yaptıktan sonra (bkz.yukarıdaki dendiği gibi) bünyenden demiş ve dideral vermişti. o zamanki çalıştığım işten çıkınca düzeldi. nasıl tiksindiysem artık...
0
supergirl
(24.08.13)
Nabzın normali 60-100 arasıdır.
Sporcularda 60'tan düşük olabilir.
100'ün üstü takikardidir.
0
compadrito
(24.08.13)
(15)

Sivrisineği uzaklastirma yollari

hain kostokk
Nelerdir? Off moff hic bir ise yaramiyor hala geliyolar kasıntıdan ölcemKolonya alkol sursem ise yarar mi
Nelerdir?

Off moff hic bir ise yaramiyor hala geliyolar kasıntıdan ölcem

Kolonya alkol sursem ise yarar mi
0
hain kostokk
(24.08.13)
fişe takılan zımbırtıdan al
0
innegozunogozou
(24.08.13)
Ondanda var takili bi ise yaramiyor
0
🌸hain kostokk
(24.08.13)
cibinlik al. kesin çözüm.
0
sen git ben geliyorum
(24.08.13)
Telde var ama her acip kapamada kapilari giriyor bunlar.
oldurmek mi? Yooo yooo yapamam
0
🌸hain kostokk
(24.08.13)
sürülen jelimsi şeyler vardı adı ne bilmiyorum yemiyorlardı o zaman
0
kirazıseviyorum
(24.08.13)
kibarca gitmesni istemeyi denedin mi?:p
şaka bir yana, ışığı kapatıp örneğin yan oda ya da varsa balkondakini yakmayı deneyebilirsin gidene dek. Bazen işe yarıyor, ışık kaynağına gidiyorlar.
0
dafaiss
(24.08.13)
Bu ucan hasereler kanın kaynagina gitmiyolar miydi, isik sanki 2. plandaydi

Oldurursem kan cıkar kan!
0
🌸hain kostokk
(24.08.13)
ya bi de bu vardı bak:

Malum yaz ayları kapımıza geldi dayandı. Yazın en istenmeyen olayı ise bize uykuları haram eden sivrisineklerdir. Peki bu sivrisineklerden kurtulmanın doğal bir yolu yok mu? derseniz elbbet var. Şekillerde görüldüğü gibi 2.5 litrelik bir pet şişeyi 3′te 2′lik kısmından kesin sonra dip kısmını 3′te 1′ini dolduracak kadar ballı su ya da şekerli su ile doldurun. Bu karışıma marketlerden kolayca bulabileceğiniz yaş mayalardan ilave edin. Şişenin üst kısmını ters bir şekilde karışımın üzerin kapatın ve bantlayın. Evinizin uygun bir yerine tercihen balkonlara koyarak hain sivrisineklerin teker teker tuzağa düşüşünü izleyin. Geceleri yanına koyacağının bir el feneri vb ile çok daha net sonuçlar alabilirsiniz. Sivrisineksiz geceler dileriz.

www.tasarimharikasi.net
0
kirazıseviyorum
(24.08.13)
ahahahaha kirazıseviyorum çok iyi ben onu yıllar önce askerken akıncı da dış göreve gidince kantinin bahçesinde arılar için yapmıştım komutanlar bile o günden sonra mucit demişti bana burda görünce bi değişik oldum sivrisineğe çözüm ısı farkı ;) klima klima klima candır can anında kaçıyorlar klimayı 3 dakika açınca
0
Dönmezer
(24.08.13)
dönmezer hahahaha :)
0
kirazıseviyorum
(24.08.13)
sinek kıran raket ile öldürürsen kan çıkmaz, kolayca kızartırsın.
bu geceyi bir şekilde atlattıktan sonra en kısa sürede almanı tavsiye ederim.
0
ucan spagetticanavari
(24.08.13)
raid sineksavar. odada gördüysen kapıyı kapatıp odayı ilaçlıyorsun. 5-10 dk kalıyor öyle. sonra 45 dk falan havalandırdıktan sonra sivrisineğin cesedi ortalarda oluyor. ya da görürsen direk üstüne sık öyle de olur.
0
neil manke
(24.08.13)
Uygulanması kolay ve basit bir tedbir,denendi %99,9 işe yarıyor. Çözüm,odada herhangi bi ışık kaynağı açıkken kapı pencere açmayın. Olayın püf noktası kapı pencere açmamak değil,onlar açıkken ışık açılmaması. Sinekler ısı kaynağına geliyor ya,ışık açmamanız biraz olsun sizi emecek sivrisinek miktarını azaltabilir. Kalanı ise uyku sersemiyken terlik,gazete vb. ile avlanacak kadar az miktarda olacaktır.
0
yqzkrttpli
(24.08.13)
Odada saksıda fesleğen, yatakta cibinlik, ciltte Ben Gay benzeri mentollü krem, pencerelerde sinek teli
0
compadrito
(24.08.13)
aslında ışığa değil sıcağa ve kokuya gelirler. şu bitkilerin hepsi sivri kovucu catnip, citronella, vanilla leaf, tea tree, lemon balm, clove, lavender, eucalyptus, sagebrush, pineapple weed (listeden aldım tr lerine bakarsın) bi de alkollü kan sevmezler derler ama sanırım epey içmek gerek, zaten o kadar içince sivriyi de unutursun.
0
kediebesi
(24.08.13)
(10)

Compadrito ve fallofian'a teşekkürlerimle. Nasıl olmuş çoksesli parça?

la traviata
Bundan bir kaç gün önce bir Romence şiir'i çevirmenizi istemiştim ve bu iki kişi yardımıma koştu, sağolsunlar.Eseri çok seslendirdim. (soprano alto tenor bas) Moral insanity (bkz: #36336602)https://soundcloud.com/latraviata/moral-insanityNasıl duyuluyor sizce, midi olmasına rağmen? İyi tınlar mı?
Bundan bir kaç gün önce bir Romence şiir'i çevirmenizi istemiştim ve bu iki kişi yardımıma koştu, sağolsunlar.


Eseri çok seslendirdim. (soprano alto tenor bas)

Moral insanity (bkz: #36336602)

soundcloud.com

Nasıl duyuluyor sizce, midi olmasına rağmen? İyi tınlar mı?
0
la traviata
(23.08.13)
çok güzel, beğendim.
0
kendi dugunune gitmeyen kamber
(23.08.13)
hocam darılma ama, midi yazmak falan için çok yetenekli ve fazla eğitimlisin, bence bu işten para kazanmadıktan sonra bu kadar zaman harcamak yanlış, ben mesela hobi için yapıyorum bunu,

ha ben abi uğraşıcam, zamanım var diyorsan requiem pro kullanmanı tavsiye ederim.
www.youtube.com

bu arada çok seslendirmek dediğin nedir anlayamadım ben.

multi track midi recording diyorsan, evet yazdığın eser oldukça zor. staff üzerinden mi gittin?
0
killerbee
(23.08.13)
@killerbee

merhaba. midi yazmadım öncelikle, finale programında nota yazdım. burda paylaşabileyim diye midi'ye, ordan da mp3'e çevirdim.

çokseslendirmekten kastettiğim, orada bas tenor alto ve soprano olmak üzre 4 ayrı ses partisi ve melodi var. midi'den anlaşılmıyor ama koro söyleyince sözlü olarak, gerçek insan sesiyle anlaşılır sanırım.


bir de, hobi olarak yapmıyorum bunu. korom istanbul senfoni orkestrasının korosu "istanbul senfoni korosu" repertuvarına girebilmesi için yazıyorum. kendi eserimin 100 kişilik bir koro tarafından seslendirilmesi. para kazandırmayan ama manevi değeri olan bir şey. ayrıca müzikle hayatımı kazanıyorum profesyonel anlamda da.


özetlicek olursam, midi programı ile alakası yok yaptığım işin. müzik defterinde ve finale programında nota yazmak. teşekkür ederim.
0
🌸la traviata
(23.08.13)
forum agziyla emegine saglik. sozler olsa daha guzel olurdu ama.
0
ermanen
(23.08.13)
eğer koro şefim kabul ederse, kasımdaki a capella konserimizde seslendiririz. kaydedip yollarım ermanen. veya direk gelir izlersiniz misafirimiz olup.
0
🌸la traviata
(23.08.13)
Ne kadar da güzel olmuş yaa! Gecemi güzelleştirdin. Teşekkürler.
0
old possum
(23.08.13)
Ne mutlu size ve ne mutlu bize!
0
compadrito
(24.08.13)
bu bestenin onune hangi siir gelse etkileyici olur, tebrikler. eserinizin secilmesi dilegiyle
0
fallopian
(24.08.13)
50. saniye civarında soprano peste inerken tenör biraz kalabalık gibi geldi. oraya bir göz at istersen.

bir de, sanki bunun gideri sanki adagio değil de lento mu olsa ne?
0
alperz
(25.08.13)
@delirium henuz sezonumuz acilmadi.
istanbulsenfonikorosu.com dan takip edebilirsiniz.

@alperz
selam. diğer hızları da denedim ama en ideali bu gibi geldi bana.
dediğin yerle alakalı olarak da, gerçek seslerden dinleyince nasıl duyulcak bakalım bi, ona göre.
0
🌸la traviata
(25.08.13)
(4)

Elektrik Elektronik okuyup finans üzerine master yapmak?

cglr
MerhabaElektrik elektronik mühendisliğinden önümüzdeki dönem 3ün üstünde bir ortalamayla mezun olacağım gibi. Yurtdışında finans üzerine bir master yapmak istiyorum, aklımda financial engineering ve science in finance var, finans'ın biraz dışına çıkacak olursak da science in management.Bu dallarda m
Merhaba
Elektrik elektronik mühendisliğinden önümüzdeki dönem 3ün üstünde bir ortalamayla mezun olacağım gibi. Yurtdışında finans üzerine bir master yapmak istiyorum, aklımda financial engineering ve science in finance var, finans'ın biraz dışına çıkacak olursak da science in management.
Bu dallarda master yapmış birisi, elektronik okumamış olsa da olur tabi, yurtdışından (tercihen bir miktar bursla) kabul alabileceğim üniversiteler ve master sonrası iş olanakları üzerine bir iki şey söyleyebilirlerse çok güzel olur.
0
cglr
(23.08.13)
Doğru yoldasınız. Aynen devam!
0
compadrito
(23.08.13)
science in finance yurtdışında özellikle üniversite ve özel enstitülerde rağbet görür. zira bu adamların hayvani bilimsel projelerinin finansmanını yönetecek insanlara ihtiyacı oluyor. nasa bile bu tarz insanların mallığı yüzünden az zarar etmedi. ama şu da bir gerçek ki eeeh sikerim yurt dışını lan ülkeme döneyim biraz dediğinde kantinciyle aynı seviyeye inersin.

financial engineering biraz daha her boka yatkın gibi. dolayısıyla eğer imkanın olursa buna eğilmeni tavsiye ederim.
0
godsparticle
(23.08.13)
godsparticle+1 yurtdışında çalışmayı düşünüyorsan işe yarar. ama türkiye de hiçbir şirket adam mühendis ama finans masterı yapmış, bunu alalım hacı işe demez.

örnekle açıklamak gerekirse; mesela elimizde iki adet ee mühendisi var, ikisi de microsoft istanbul ofiste çalışıyor. biri mba yapmış diğeri yapmamış. ikisinin birbirinden hiçbir farkı yok.
0
kafkef
(23.08.13)
financial engineering hakkında konuşacağım. diğerlerini hiç duymadım.

avrupada financial engineering için iyi okullar
1. oxford www.maths.ox.ac.uk
2. lse
www.lse.ac.uk
3. imperial college
www3.imperial.ac.uk

mezun olduktan sonra trading, quantitative research departmanlarında çalışırsınız. ilk maaş londrada 45-65k.

abd için
1. princeton, stanford, mit, berkeley, columbia nı financial engineering, financial math, computational finance programlarına bakın
2. cmu etc

new york ta giriş maaşı 100-120k.

şu an ekonomik kriz nedeniyle işe girmek çok zor, bu okullardan mezun birçok kişi işsiz geziyor. kararınızı verirken bunu da dikkate alın
0
Şahin
(23.08.13)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.