Giriş
(5)

poisson süreci- istatikçiler bi yardım edebilir misiniz?

12 angry ben
poisson sürecindeki teoremlerin ispatlarını çalışmaya çalışıyorum bernoulliden nasıl çıkar üstelle ilişkisi ne vs. önerebileceğiniz kaynak var mı? keşke türkçe olsa bir de:s
poisson sürecindeki teoremlerin ispatlarını çalışmaya çalışıyorum bernoulliden nasıl çıkar üstelle ilişkisi ne vs. önerebileceğiniz kaynak var mı? keşke türkçe olsa bir de:s
0
12 angry ben
(10.11.13)
Biz üniversitede montgomery'nin kitabını kullanıyorduk. Kırmızı bir kitap ve malumundur ki ingilizce.
0
yazgisiz infaz
(10.11.13)
size balik tutmayi da ogretiyim:

ben ne poisson bilirim ne bernoulli denen ipnenin adini duydum.

yaptigim tek sey, gugila,

Poisson Bernoulli site:edu.tr

yazip enter tusuna basmak oldu.

Cikan sonuclara da soyle bi alici gozuynen baktim. Siz de oyle yapin bundan sonra...
0
compadrito
(10.11.13)
sevgili compadrito
alt metni anladım ' artizlik yapma' :)
verdiğin linkler için teşekkürler ama hiçbiri işime yaramıyor çünkü dağılım farklı süreç farklı, önce neyi incelediğimize bakmalıyız ( balık tutma adım1)
buraya sen alakasız bir şey de yazsan en azından ilgilenmiş der yine koyarım bi tik.
bazı hocalar vardır notlarını öğrencileriyle paylaşır o öğrencilerden biri de benle paylaşır belki düşüncesiyle buraya yazdım kimseyle dalaşmak için değil.
bb
0
🌸12 angry ben
(10.11.13)
evet artizlik olmus. ozur dilerim.
0
compadrito
(10.11.13)
(3)

Kediyi kıskandırmaya çalışmak

aguilas negras
Yaramaz bir yavru kedimiz var, 6 haftadır bizim evde. Sürekli bizi ısırır ve tırmalar.Neyse, babam düşünmüş ve demiş ki "şu bahçedeki kedilerden birini götüreyim de kedi anlasın meydanın sadece onun olmadığını, biraz adam olsun" demiş. İşte getirdi koydu salona, bizimki uyandı geldi. Dayılandılar bi
Yaramaz bir yavru kedimiz var, 6 haftadır bizim evde. Sürekli bizi ısırır ve tırmalar.

Neyse, babam düşünmüş ve demiş ki "şu bahçedeki kedilerden birini götüreyim de kedi anlasın meydanın sadece onun olmadığını, biraz adam olsun" demiş. İşte getirdi koydu salona, bizimki uyandı geldi. Dayılandılar birbirlerine, kulaklar geriye yattı vücut kabardı falan. Bizim kedi alan savunması denen şeyi yaptı biraz. Ben de kedinin psikolojisi için pek iyi olmaz diye indirdim diğer kediyi. Ama 5-10 dakika falan kaldı kedi.

Bana çok yanlış bir hareket gibi geldi. Mantıklı bir şey mi yapıldı sizce?
0
aguilas negras
(10.11.13)
sosyalleştirilmesi iyi bir şey de aşıları tamam mı sizinkinin? yoksa sokaktakinden her türlü hastalık kapabilir, bu kaptıklarından bazılarını da size bulaştırabilir. yavru bir kedinin diğer kedilerle oynaması bir travma değildir bu arada, önce hıslaşsa tıslaşsa da, kendi cinsinden biriyle iletişim kurmak kedileri genelde iyi etkiliyor. benim 'ısırıklı osuruklu' dediğim kedi, evde 2 kedi olduğundan beri ısırma huyunu komple bıraktı, birbirlerini şakacıktan ısırıyorlar bize sıra gelmiyor:)
0
alice practice
(10.11.13)
kedi psikiyatrlari bunun yanlis oldugunu dusunebilirler, bilemiyorum.

benim takildigim nokta, "surekli bizi isirir ve tirmalar" konusu.

yavruyken size eglenceli gelen bu hal, kedi buyudugunde kabusa donusebilir. kediniz daha az evcillesmis "felis domesticus ma non troppo" olabilir. bu turu simdi ben uydurdum bu arada.

hal boyleyse, maalleden kedi toplayip getirmek cozum olmayabilir. 3 vakit sonra, o kedi, getirdiginiz butun kedileri pata kute indirebilir.

sizi daha bol isirikli ve tirmalamali gunner bekliyo.
0
compadrito
(10.11.13)
Babaniz dogru bir hareket yapmis bence zira genelde kedileri tek birakmayin,ikinci bir kedi de sahiplenin denir hep.Tek sorun o kediden hastalik kapma riski,eger asilari varsa o da sorun degil zaten.
0
fraise
(10.11.13)
(2)

internetten kitap siparişini havale ile yapmak?

castro ninnisi
bu zamana kadar hep kredi kartını kullanmıştım, şimdi havale/eft üzerinden yapmak zorundayım (site idefix). parayı idefix'e yatırdıktan sonra bilgi makbuzunu idefix'e fakslamak gerekiyor sanırım, nereden fakslayabiliriz? hiç havale ile sipariş veren oldu mu?
bu zamana kadar hep kredi kartını kullanmıştım, şimdi havale/eft üzerinden yapmak zorundayım (site idefix). parayı idefix'e yatırdıktan sonra bilgi makbuzunu idefix'e fakslamak gerekiyor sanırım, nereden fakslayabiliriz? hiç havale ile sipariş veren oldu mu?
0
castro ninnisi
(10.11.13)
faks maks yok hocam. idefix'ten banka havalesiyle aldim, divit'in dedigini yaptim, kitabi hediye gonderdigim adamdan tesekkur geldi.

sistem agir isliyor olabilir ama isliyor.
0
compadrito
(10.11.13)
tamamdır teşekkürler.
0
🌸castro ninnisi
(10.11.13)
(2)

En iyi ayakkabı tamircisi?

medusa
Tavsiye edebileceğiniz iyi bir ayakkabı tamircisi var mı? Teşekkürler...
Tavsiye edebileceğiniz iyi bir ayakkabı tamircisi var mı? Teşekkürler...
0
medusa
(10.11.13)
sehir Konya'ydi di mi?
0
compadrito
(10.11.13)
izmir'de mister dakik var. mükemmel iş çıkarır.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.11.13)
(7)

Bu smileyden bir tek ben mi tiksiniyorum= ;)

cagri
Ya istisnasız bu smileyı kullananlarda(Facebook, Twitter) gereksiz bir özgüven seziyorum ve bu beni onlardan tiksindiriyor. Siz ne düşünüyorsunuz?
Ya istisnasız bu smileyı kullananlarda(Facebook, Twitter) gereksiz bir özgüven seziyorum ve bu beni onlardan tiksindiriyor. Siz ne düşünüyorsunuz?
0
cagri
(10.11.13)
kendime cidden güvendiğim durumlarda kullanıyorum ben.

kapiş? ;)
0
icim urperiyor
(10.11.13)
tiskinmiyom da, gullanmamak icin nerdeyse gicimi yirtiyom. picak gemige dayanmazsa gullanmiyom.
0
compadrito
(10.11.13)
bu smileyi bana karşı yapanları tutup sikesim geliyor. evet şaka yapmıyorum. amını yüzünü dağıtasım geliyor bunu bana karşı kullananların. dalga amaçlı olması neyse; ciddi şekilde biri bana bunu kullandığında kafasına değil kürekle m4a1 ile vurasım geliyor. yok böyle bir tiksinti, böyle iğrenç bir smiley.
0
karisik hisli adam
(10.11.13)
bunun seni bu kadar etkilemesi normal degil ama?
0
idexo
(10.11.13)
Hiçbir smiley asdfdhasdfkl şeklindeki ne idüğü belirsiz kahkahadan daha tiksinç olamaz. Günlük hayatta göz kırpma alışkanlığı olan biri değilim ama yazdığım cümlenin gelişine göre (daha muzip hallerde) bazen bunu kullanıyorum.
0
saatgeceninonikisi
(10.11.13)
ben de tiksiniyorum. erkekler kullanınca aşırı yavşaklık hissi uyandırıyor - belki sadece yavşak erkek arkadaşlarımın kullanmasındandır, kadınlarda da dediğin gibi, gereksiz özgüven işareti gibi geliyor ki o özgüven aslında onlarda yok. amaan hele ki birisi var ki her cümlesinin sonuna koyan, bir daha tiksindim şimdi.
0
letheavendangered
(10.11.13)
idexo neden? takıntılı biri olduğum sonucuna mı varabiliriz buradan?
0
🌸cagri
(10.11.13)
(8)

dağınık bir insana tavsiye

proletarier aller lander vereinigt euch
kendimi bildim bileli hep dağınık biriydim. bu dağınıklık odamı dağıtmak gibi basit bir anlamda değil; düşüncelerim de dağınıktı, hobilerim-ilgilendiğim şeyler de dağınıktı, odam da dağınıktı ama genel olarak dağınık bir insanım yani artık ne denirse...ama gerçekten olmuyor artık yalnız yaşıyorum ve
kendimi bildim bileli hep dağınık biriydim. bu dağınıklık odamı dağıtmak gibi basit bir anlamda değil; düşüncelerim de dağınıktı, hobilerim-ilgilendiğim şeyler de dağınıktı, odam da dağınıktı ama genel olarak dağınık bir insanım yani artık ne denirse...

ama gerçekten olmuyor artık yalnız yaşıyorum ve bu dağınıklığım sürekli başıma iş açıyor evin aşırı dağınık olduğunu söylememe gerek yok ama kafamı toplayamadığım için saçma sapan şeyler yapıyorum sonra işin yoksa o hatayı düzelt falan. bir iş yapabilmek için günlerce beklemem gerekiyor ki kendimi toplayıp da işe girişeyim zaten giriştiğimde de yapılabilecek her türlü şeyi yapıyorum sonra günler geçiyor ev yine savaş alanına dönüyor hep aynı döngü...

size sorum normal insanlar gibi nasıl ortalama derlilik toplulukta bir yaşam sürebilirim hem kafasal olarak hem de yaşam ortamı olarak, zaten kafamdaki dağınıklığı çözsem hayatım da toplanacak gibi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.11.13)
Bence çevreni toparlarsan kafan da toparlanır. Evdeki bütün ıvır zıvırı atmakla başla. Bilgisayarın, telefonun, en fazla 10 kitabın, banyo gereçlerin ve giysilerin kalsın, gerisini at. Bak nasıl çözülecek herşey. Önce kafayı toparlayayım dersen olmaz o iş.
0
franz kafka
(10.11.13)
off aynı senin durumundayım. ama bir kaç tavsiyem var gene de, deneyince oldurduğum oldu çünkü.

1. öncelikle irade. sen yaşam tarzını değiştireceksin çünkü, bu büyük bir şey. iradeli olursan düzenli olabilirsin.

2. ben bazen şey yaparım -her zaman işe yaramıyor, özellikle de aşk-meşk konularında ama- düşüncelerimi düzenlemek için, kafamda eski tozlu bir kütüphane hayal ederim, o anda düşünülmemesi gereken şeyleri belli bir süreliğine kaldırırım, gerektiği zamanda aynen çıkarır devam ederim, ama zordur, ama iyidir, tavsiye ederim.

3. evindeki dağınıklık da senin dediğin gibi kafanın dağınık olmasından geliyor. ve aynı şekilde hayatındaki dağınıklık da -özellikle de uyku düzeni ve yemek yemen de düzensizse- gene bundan. belki de belli başlı bazı hedefleri tutturamadığını düşündüğünden. hedefin yoksa da önce hedef belirle, sonra onu gerçekleştir, ama bunu kısa zaman aralığına sıkıştırma, önce hazırlığını ve tedbirini yap, ondan sonra. mesela hedefin atıyorum yeni bir işe girmek, bunun için ilk önce araştırma yapman gerekir ya, cv'lerin düzensizse önce onları düzenle, sonra da iş ara, çağırılırsan mülakatın olacak, kıyafetlerini düzenle.. gibi gibi. ya da daha düşük bir hedef seçelim, evini toplamak istiyorsun. gidip ikea vb.'den bir dolu renkli sevimli kutu, saklama kabı falan al, onlarla toplamaya başla, motivasyon da verir.

4. her yaptığın işi eğlenceli ve zevk alacağın hale getirmeye çalış, külfet hissi verdiği için de yapamazsın, iradeni götürür o his.

5. bir de, annelerin bir lafı vardır, aldığın şeyi yerine koy, diye, onu yap hakikaten, çok işe yarıyor.

sanırım bu kadarı yeter de artar bile. bunlar aslında senin de bildiğin şeyler, önemli olan "titreyip kendine gelmen" ve iradesizliğini yenmen. cümlede basit ama yapmada çok zor tabi, biliyorum. ben de çok zorlanıyorum zaten. ama şu var: bazen de mükemmeliyetçi ve/veya pimpirikli insanlar bu duruma düşer, öyle bir yönün varsa, hiçbir şey mükemmel olmuyor ve o pimpiriğe de değmiyor, olabildiği kadarını yap, tamamını kusursuzca düzenlemek zorunda değilsin, bunu da unutma. ;)
0
pasp
(10.11.13)
at +1. kullanmayacağını düşündüğün ıvır zıvırlar, kutular, poşetler, bozuk eşyalar, yıpranmış giysiler, dolapta günü geçmiş yiyecekler; kısaca etrafta yer tutan kafanda yük olarak kalan herşeyi at.

attıktan sonra, mümkün olduğunda ıvır zıvır biriktirmemeye, kirli eşyaları bir sepette tutup topluca yıkamaya, alışverişini de haftanın 1-2 gününe bölerek topluca yapmaya başla. bu tür rutinleri her güne değil de haftanın belirli bir iki gününe sığdırabilirsen evinde kendine daha çok alan ve zaman yaratabilirsin gibime geliyor.
0
Unorthodox
(10.11.13)
hocam öncelikle üşengeç olma.Toparlamaya başla şimdi,düzene soktuğunda dağıtmaya kıyamıyor insan.Bir işi de yarım bırakma.Çikolatayı yedin,kabını bir zahmet çöpe atıver.Kahveni içtiğin bardağı lütfen mutfakta lavaboya koy.Sigarayı içtin boş paketi lütfen çöpe atıver.Özellikle bu yazdıklarımı yanımdaki kanepede yatarak film izleyen kızlı erkekli arkadaşlarım okursa bir de mükemmel olur.of çok dolmuşum ya.
0
MtKrt
(10.11.13)
işte bunlar hep entropi
0
bigl0rd
(10.11.13)
belki dağınıklık senin düzenindir dost
0
patr
(10.11.13)
ufak işleri yarına bırakma; o yarın hiç gelmez. büyükleri parçalara bölerek yapmayı dene ve o dağınıklık kalkınca nasıl huzurlu olacağını düşünerek motive et kendini. böl ve yönet yani. büyüklerle büyük halde baş edeceğini sanma.
0
devilred
(10.11.13)
(bkz: dikkat eksikliği) bu baslikta yazanlari hic okudunuz mu?
0
compadrito
(10.11.13)
(3)

iyi bildiğiniz ortopedist veya fizik tedavici var mı?

zlatanibrahimovic11
ortopedi ve travmatoloji veya fizik tedavi ve rehabilitasyon doktoru var mı ?işinde çok iyi olan ?özel veya devlet nerde çalışıyor onu da belirtirseniz sevinirim.istanbul
ortopedi ve travmatoloji veya fizik tedavi ve rehabilitasyon doktoru var mı ?
işinde çok iyi olan ?

özel veya devlet nerde çalışıyor onu da belirtirseniz sevinirim.

istanbul
0
zlatanibrahimovic11
(10.11.13)
Azmi Hamzaoglu - Ortopedi

Florence Nightingale - Caglayan
0
compadrito
(10.11.13)
Haseki eğitim ve arastırma hastanesi dr Barış Yücel
0
lilidance
(10.11.13)
Ortopedi doktoru yazdığım kişi
0
lilidance
(10.11.13)
(2)

servet-i fünun dergisi arıyorum.

bu nick tam yirmi alti karakter
30 mayıs 1312 tarihli ve 274 numaralı servet-i fünun dergisi'ni arıyorum. nerede bulabilirim acaba ya? =(
30 mayıs 1312 tarihli ve 274 numaralı servet-i fünun dergisi'ni arıyorum. nerede bulabilirim acaba ya? =(
0
bu nick tam yirmi alti karakter
(10.11.13)
compadrito
(10.11.13)
üniversite kütüphanelerinden,türk dili edebiyatı bölümlerinden,veya bölüm arşivlerinden.
0
schmendrickinkukuletasi
(10.11.13)
(7)

bir seyi doğru dürüst tarif edemiyor veya anlatamıyor veya aktaramıyorsun

kaiserr76
Az önce bir arkadaşım benimle ilgili böyle bir tespitte bulunduaslında böyle bir eksikliğimin olduğunun farkındayım kitap okumaya çalışıyorum başka ne yapabilirim bu eksikliğimi gidermek için
Az önce bir arkadaşım benimle ilgili böyle bir tespitte bulundu

aslında böyle bir eksikliğimin olduğunun farkındayım kitap okumaya çalışıyorum

başka ne yapabilirim bu eksikliğimi gidermek için
0
kaiserr76
(09.11.13)
konuşurken insanların senin konuşmanı merakla dinliyor olduklarını düşün. eğer sıkıldıklarını düşünürsen, sözlerini hızlıca bitirmeye çalışır, eksik aktarım yaparsın. kendini rahatlatman, aklındakileri daha rahat ifade etmeni sağlar.
0
mellifica
(09.11.13)
Tane tane, dusunup dogru kelimeleri bulduktan sonra ve bir kerede konus.
Devamli bir tv veya radyo programindaymissin gibi dusun.
Alakasiz detaylara girdigini farkettigin an kisa kes.
0
el desaparecido
(09.11.13)
anlatmak istedigin seyi iyice bilmiyor, kafanda netlestirmiyor olabilirsin. bilmiyorsan bilmiyorum de gitsin. anlamiyorsan, kuskuluysan bunun farkina var.

ben de aciklamayi pek bilmem. ornek vermek de isi cozmuyor cunku ben surekli somutluyorum mesela, ama her sey somut anlatilamaz. bazi seyler soyut anlasilmak zorundadir. mesela sozcukler. (bir arkadasimla surekli farkli duzeylerde tartismalar yapiyoruz; benim ornek vermemden hic hoslanmiyor. bunu ben de fark ediyorum, verdigim ornekler meseleyi egip bukuyor. onemsememekle beraber)

ayrica oncesinde bir cerceve cizmeyi deneyebilirsin kendine. bir temel kazmak gibi. sonra onun uzerine kurarsin fikrini. ama en onemlisi neyi nasil anlatacagindan oncesinde emin olmak. farkindalik gelistirirsen bununla ilgili, zamanla anlayisin ve anlatisin gelisecektir. bunun icin gerekiyorsa anlatiminin yapisini dusunup onceden tasarlayabilirsin.
0
idexo
(10.11.13)
daha fazla yüklem kullanmayı deneyebilirsin. cümleleri dolaştırma. az bağlaç kullan. cümlelerini kısa kısa kur böylece karşındakinin dikkatini dağıtmamış olursun. hem sana diğer cümleyi düşünmek için vakit kalır hem de en kısa zamanda ve en az çabayla ne istediğini anlatmış olursun.
0
bu nick tam yirmi alti karakter
(10.11.13)
deliler gibi kitap okuyun... deliler gibi...

pembe dizi romani olmasin okuduklariniz.
0
compadrito
(10.11.13)
günlük tut, ya da onun dışında otur birkonu seç ya da konusuz yazı yaz.
0
dafaiss
(10.11.13)
Kitap oku. Çok oku.
0
sen git ben geliyorum
(10.11.13)
(3)

Makaleler hakkında?

PearlJam
Avrupa Birliği'nde basın özgürlüğü hakkında bir araştırma yapıyorum. Makalelerden faydalanmak istiyorum. Arkadaşlar internetteki makaleler ücretli midir? Evetse, ücresiz faydalanabileceğim siteler var mı? Siz nasıl yapıyorsunuz?
Avrupa Birliği'nde basın özgürlüğü hakkında bir araştırma yapıyorum. Makalelerden faydalanmak istiyorum. Arkadaşlar internetteki makaleler ücretli midir? Evetse, ücresiz faydalanabileceğim siteler var mı? Siz nasıl yapıyorsunuz?
0
PearlJam
(09.11.13)
compadrito
(09.11.13)
cift tirnak icinde Avrupa Birligi sonra gene cift tirnak icinde basin ozgurlugu yazin.

filetype:pdf yazin yanina.

: ile p arasinda bosluk yok. :pdf seklinde olacak yani.

bu sekilde Google'layin.

Turkce karakterlerim yok ama suna benzer bisey olacak:

"Avrupa Birligi" "basin ozgurlugu" filetype:pdf

ondan sognacigima, scholar.google.com'a girin ve bu dedigimi orada da yapin.

sonra cikan sonuclara tek tek tek tek bakin, bocek sabriyla...

mutlaka isinize yarar bisey dek gelir (evet dek, denk degil)
0
compadrito
(09.11.13)
compadrito'ya ek olarak üniversite dergilerinde arama kısımlarından şansını dene, ulusal tez merkezi'nden şansına belki dışa açık bir tez düşürürsün, böylece tez ile beraber kaynakçası da işine yarayabilir. muhtemelen Türkçe arayarak bulduğun kısıtlı kaynak ve kaynaklar içerisinde atıf yapılan diğer kaynaklar araştırman hakkında senin için doyurucu gelmezse aynı taramayı baştan İngilizce olarak yapıyorsun ve çıkan sonuçlar seni güzel yerlere götürüyor. kolay gelsin.
0
candanag
(09.11.13)
(12)

hukukçunun yurtdısı masterın gelire etkisi değer mi

lawist
İühf mezunu olucağım.Mezuniyetten sonra abd yada ingiltre ingilizce master yapıcam.Bunun için ielts ya da toefl hazırlanıp bir de üstüne orada 1 yıllık eğitim ve yaşam giderleri için 50 000 tl ile 75 000 tl arası para harcıyacağım diyelim.Peki bu kadar uğras sonucu olarak karşılığı ne olacak ?
İühf mezunu olucağım.Mezuniyetten sonra abd yada ingiltre ingilizce master yapıcam.Bunun için ielts ya da toefl hazırlanıp bir de üstüne orada 1 yıllık eğitim ve yaşam giderleri için 50 000 tl ile 75 000 tl arası para harcıyacağım diyelim.Peki bu kadar uğras sonucu olarak karşılığı ne olacak ?
0
lawist
(09.11.13)
onun yerine çevre yapmaya bak.yüksek lisanslı olsan da çevren darsa avukatlık yapacaksan çok kazanamazsın.
0
sunset
(09.11.13)
avukat olursunuz ve oyle bi dava gelir ki onunuze, sadece o davadan alirsiniz bu parayi...

1 koydum 3 aldim gibi de bakmayin her yatirima...

ufkunuz genisleyecek... globallesmeye adim atacaksiniz. iuhf diplomasi, Kapikule gumruk kapisinin batisinda ne ise yariyor? Ya da Gurbulak'in dogusunda, Habur'un guneyinde?
0
compadrito
(09.11.13)
anca türkiye'de işinize yarıcak bir alanda yaparsanız avantaj sağlar.
misal uluslararası hukuk vs konusunda normal avukatların üstlenemeyeceği bir davada faal olursanız.
yoksa ben avukat seçerken alakasız bir konuda master'ı var diye tercih etmem.
0
neferkitty
(09.11.13)
Uluslararasi hukuk konusunda az biraz okumuslugumuz olmasi sebebiyle diyebilirim ki avukatlik bi durum yoktur. Ya da hakim savci
Uluslararasi hukuk varligi bile hukuk fakultelerinde kiyasiya tartisilan, hukuk ogrencilerine bile 1 fonem verilen pek de sevilmeyen uvey evlattir. Cunku uluslararasi hukukta ustun hukuk sistemine imza kondugu icin hed hod deme gibi bir durum olmaz. Alan dardir. Kipirdayamazsin. Zaten kurallar isleyis teammul de ortadadir. Pek adi gibi havali degildir.

Hukuk fazlasiyla ulusal bi istir
Ihdas attik ordan burdan topladik nerese ulusal demeden once uygulamada cok baska olur.

Avukat olurum diyorsan zaten hic bulasma super bi cevre yapabilecegin mahalleye tasin insanlarla kaynas falan
Hakim savci olurum diyorsan zaten na boyle bi sinav var sen once o alttaki 20 dersi ver kursa yazil kastir sonra bakan torpili bul falan
Yok ben terki diyar eylerim sizin olsun bu ecis bucus ulke diyorsan, hocam cok yanlis gelmisin, iuhf kastirip okumusun 4. Sinifa gelmisin emegine yazik derim.

Yani en basiti minik dusunelim, derneklerle yillar suren cabalarla kadinlarin hak hazandigi bir frengistan var, hic talep olmadan hak kazanmis kadinlarin yasadigi bir anadolu var.
Kazananlar tikir tikir calisan bir sistemi oturtmus kaymak yer durumda, anadolu da kadin cinayetlerinin onune gecilmiyor ne siyaseti allasen?

Sen simdi gidip o frengistanda kadin haklari uzerine uzmanlasip yayinlar yazacaksin, sonra da gelip karisini gunduz gozune sokakta kitir kitir kesen adamin namus belasina dahil olacaksin.

Mantiksiz gereksiz meeaah degil elbette ama getiri goturu dengesinde gecer not almaz, hele ki oncelikli derdin para kazanmaksa.
0
cecilia
(09.11.13)
Bu yollardan geçen hukukçu arkadaşlar varsa ya da şahit olan arkadaşlar varsa onlar yorum yazarsa daha çok makbule geçer :) @Sunset tabi çevre önemli yabancı ortamlarda da onu yapabilirim.Uluslararası işlerle uğrasan türklerle tanısıp tr deki işlerini almak gibi.. @neferkitty doğru bir teşhis n bende oyle düsünüyorum.@cecilla evet hukuk ulusal bir iştir ama dünya normlarında geçerli olan da bir hukuk vardır ..
0
🌸lawist
(09.11.13)
maaşlı çalışmayı düşünüyorsan:

bence burada iyi bir büroya girmeye çalış, ielts toefl orada işe yarar. bir yıl stajını yaparsın o iyi büroda bu sırada eğer başarı gösterirsen, çalışmaların beğenilirse devam edersin. Bir süre sonra da büro seni böyle bir eğitime gönderebilir. Hem mezun olur olmaz para kazanmaya başlarsın hem de eğitimi de bedavaya getirebilirsin.

diye düşünüyorum.
0
atramentum
(09.11.13)
"avukat olurum diyorsan hiç bulaşma" ne demek? bakma sen atıp tutanlara. avukatlık yapacaksan abd ya da ingiltere'deki masterla 1-0 önde olursun. örneğin ingiltere'de uluslarası ticaret üzerine master yaparsan burada uluslarası şirketlere ya da bürolara girmede çok işine yarar. hukuk fazlasıyla ulusal bir işmişmiş, uluslarası hukukta avukatlık bir durum yokmuşmuş. bilmeden etmeden atıp tutmak ne kolay.
0
falafila
(09.11.13)
Evet, kesinlikle değer. Tabi iyi bir okulda yapacaksınız.

Özel hukuk LL.M.'i yaparsanız, hukuk sistemlerinin farklılığı çok da önemli olmaz. Kamu yaparsanız daha az anlamlı olur yurt dışında yapmak.
0
m e l t e m
(09.11.13)
dün sen alttan şu kadar dersim var uzar mı diye sorunca herhalde fazla gaz verdiler. belli ki çok çalışmayı sevmeyen bir insansın. yaptığın bu plan sadece bir hayal olarak kalabilir. fazla kişiye de bu hayallerinden bahsetmeni tavsiye etmem.
0
slm
(09.11.13)
Avukatim, paran varsa kesinlikle yapmalisin, hatta paran yoksa ama kredi vs cekme sansin varsa gene yapmalisin. Abdde yapacagin masterin alani da onemli degil, orda bulunman yeter.
Yapmazsan; stajin bittiginde is ararken 20 yere cv gonderirsin, en fazla 2-3 tanesi geri doner. Digerleri cevap bile vermez. 5 para etmez adamlarin yaninda surunursun.
Yaparsan, en baba hukuk burolarinda calisirsin, hatta buraya gelmeden once bulursun isini. Ya da guzel bir sirkette ise baslar ve cok cabuk yukselirsin.
Arkadasim ruhsatini aldigi gibi abdye, burda is bile aramadi, gitti orda boktan bi okulda, hukuk ingilizcesi egitimi aldi, su an cok havali bir buroda bonuslarla beraber 6000 lira ustunde maasla calisiyo, buroda calisan 12-13 avukat var, hepsi abd veya ingilterede master yapmis. Master yapmayani gorusmeye bile cagirmazlar.
Ben ogrencilik donemimde kopek gibi calisip tecrube edindim, hayvan gibi ingilizce de biliyorum, alanimda da iyiyim ama aldigim maas 3000 lira.
Çevre edinmeyi falan bosver, masterini yap, guzel para kazanacagin buroda veya sirkette ise basla.. Network yapmak istiyorsan da, masterdan sonra cebindeki parayla kodamanlarin takildigi bir spor salonuna yazilirsin, networkun kralini yaparsin.
Bir de kendini avukatlikla sinirlama, sirkete avukat olarak girip mudur de olabilirsin.
0
de jure
(09.11.13)
Telefondan giriyorum, anlatim bozuklugu ve imla hatalrini gormezden gel.
0
de jure
(09.11.13)
yüksek lisans için türkiye'de şuan için pek aktif olmayan dalları seçmeni öneririm. zamanında çok tartıştığım bir hukukçu büyüğüm vardı kendisi bana enerji hukukunu önermişti mesela.çok fazla bilgim yok araştırmaya vaktim olmadı ama bu kyoto protokolü vs gibi şeylere türkiye'nin taraf olmasıyla bu alanda işlerin artacağını düşünüyordu.bunun dışında ben sadece yurtdışında masterın iş bulmana çok fazla etkisi olacağını düşünmüyorum. zira o tarz yerlere hala çevresi ve torpili olan özel okul mezunları senden önce girecek. bununla beraber sadece ingilizce seviyenin iyi düzeyde olması bile sana iyi bir iş bulmada yardımcı olabilir.mesela ticaret hukuku üstüne yoğunlaşırsan birde yabancı dilin varsa iyi bir büroda iş bulabilirsin.yalnız bu iş ne kadar senin kafanda kurduğun iş olur bilemem. örneğin 3 dil bilen bir arkadaşım avukatlık stajını yaparken bile normal bir avukattan iyi bir maaş alıyordu ama bütün gün çeviri yaptığından işinden hiç memnun değildi. lakin yurtdışnda okumak her şekilde sana deneyim katacaktır.
0
kendicoplugundeotenhoroz
(11.11.13)
(5)

Dovmeci, piercingci, kupeci tayfa niye hepatit asisi olmuyonuz gardasim???

compadrito
Biriniz daha hepatit B oldu, pisi pisine. yazik degil mi gardasim? 3 gurusluk asi icin karaciger elden gidiyo la!!!sadece onnara degil, hepinize sesleniyom!!! ameliyattan bulasiyo, dis tedavisinden bulasiyo, hepatit tasiyan sevgiliden bulasiyo, berberden bulasiyo, manikurden bulasiyo, kan vermekten
Biriniz daha hepatit B oldu, pisi pisine.

yazik degil mi gardasim? 3 gurusluk asi icin karaciger elden gidiyo la!!!

sadece onnara degil, hepinize sesleniyom!!! ameliyattan bulasiyo, dis tedavisinden bulasiyo, hepatit tasiyan sevgiliden bulasiyo, berberden bulasiyo, manikurden bulasiyo, kan vermekten bulasiyo, kan almaktan bulasiyo, cok dayanikli bi virus.

karacigerin yedegi yok olm! hepatit B bi geldi mi siroza ve karaciger kanserine kadar yolu var.

karaciger nakli sirasi beklerken geberir gidersiniz valla.

Ozellikle size sesleniyom, dovmeci, piercingci, kupeci, alemci tayfa.

gidin hemen hepatit markerlariniza baktirin ve hepatit B asinizi olun.

icinizden 1 akilliyi kurtarsam, benim icin kardir. yazik etmeyin olm hayatiniza!!!

haa, icip icip sizmayin, iciyosaniz iki kadehi gecmeyin. karaciger olm karaciger la!!!

kedicikli duyurulari yukariya tasiyan moderator apla! anna bizi!!!
0
compadrito
(09.11.13)
in search we trust
(09.11.13)
gidip de merdiven altında dövme yaptırmıyoruz dayı.
0
rhollor
(09.11.13)
o amaliyati olan da merdiven altinda olmadi dayi. amaliyattan kapti hepatit B'yi.
hani su el aletleri steril olan amaliyathane var bildin ni? personelinin aazlarinda maske olan, tepede hayvani amaliyat lambasi olan, afili anestezi cihazi olan moderin amaliyathane...
0
🌸compadrito
(09.11.13)
ona bakacak olursan türkiyede millet az aids kapmadı kontrol edilmemiş kanlardan. türkiye burası başına gelmeyecekse bile ihtimallerin 2 katına çıktığı yer.
0
rhollor
(10.11.13)
rhollor hocam siz asi yaptirmayin lutfen.
0
🌸compadrito
(10.11.13)
(8)

gardırop montajı yapan?

supergirl
daha önce yaptırdığınız birisi var mı bildiğiniz?google'da aramayı biliyorum ama böyle şeyler en güzel yaptırandan sorulur. şöyle ucuz yollu, 300 liraya aldığımız dolabı 300 liraya monte etmeyecek montör arıyoruz.
daha önce yaptırdığınız birisi var mı bildiğiniz?

google'da aramayı biliyorum ama böyle şeyler en güzel yaptırandan sorulur.

şöyle ucuz yollu, 300 liraya aldığımız dolabı 300 liraya monte etmeyecek montör arıyoruz.
0
supergirl
(09.11.13)
demonte halde ise siz halledebilirsiniz ya gerek yok para vermeye, illa yok parasıyla halledirecez diyorsanız çıkın mahallede bi yerlerde marangoz vardır o halleder 20-30 lira gibi bi paraya
0
prezarlatif
(09.11.13)
ben hep kendim monte ederim.
0
basond
(09.11.13)
çok büyükse 200, küçükse 100'e yaparım.

mobilyayı zedelemem, ortalığı kirletmem, içeri ayakkabıyla girmem.
0
celeron 300a
(09.11.13)
demonte mobilyanın en güzel yanıdır kurulumu..

ama demonte satılıyorsa son kullanıcının monte edebileceği şekilde düşünülmüş açıklama verimiştir. gardrop tek başınıza zor gelebilir daha evel bu tip bir tecrübeniz yoksa, yanınıza bir arkadaş alın hem eğlenin hem kurun :)

veya denildiği gibi bu işlerden anlayan 2. biri yoksa marangoz şıp diye halleder..
0
nwnd
(09.11.13)
tensyu arkadaşlar.

kendimiz yapamıyoruz kadın başımıza 190 uzunluğunda olduğundan.

ama annem vazgeçti. www.hizlial.com şunu beğenmedi ya la...

bu arada bi yeri aradım 120'ye yaparım dedi. lazım olan olursa burdan ulaşsın => 05387865518
0
🌸supergirl
(09.11.13)
ben de kendim monte ettim. ama montaj klavuzu yoksa çok afedersiniz ama bok monte ederdim.
0
himmet dayi
(09.11.13)
yok mu la 50 kaada yapacak biri?
0
compadrito
(09.11.13)
yokmuş. benim elimden gelse bedafaya yapardım arkadaşıma filan. hakkaten zevkli iş ama hem boyumuz yetmiyor hem de parçalar ağır :/
0
🌸supergirl
(09.11.13)
(3)

beyne yerleştirilen algılayıcılar

goldentitan
hani beyne bir şeyler yerleştiriyorlar da sonra vücuda eklenen protezleri hareket ettirtiyorlar ya da ekrandaki görüntüye bir şeyler yaptırıyorlar.biraz garip bir anlatım oldu ama umarım anlatabilmişimdir. neyse bu konu ile ilgili araştırma yapmak istiyorum da bunların ismi ne? özellikle ingilizcesi
hani beyne bir şeyler yerleştiriyorlar da sonra vücuda eklenen protezleri hareket ettirtiyorlar ya da ekrandaki görüntüye bir şeyler yaptırıyorlar.

biraz garip bir anlatım oldu ama umarım anlatabilmişimdir. neyse bu konu ile ilgili araştırma yapmak istiyorum da bunların ismi ne? özellikle ingilizcesini soruyorum.
:)
0
goldentitan
(09.11.13)
medical bionic implant
artificial organ
brain implants

bunlar o elektrodların direkt isimleri değil ama aratınca istediğin bilgilere erişebilirsin belki
0
fallopian
(09.11.13)
Radio-frequency identification (RFID)

Microchip implant

Biomedical brain implant
0
compadrito
(09.11.13)
cochlear implant

en.wikipedia.org
0
cinematography
(10.11.13)
(18)

kadınlara gösterilen nezaket hakkında

gogu delen adam
sevgililer/arkadaşlar birlikte vakit geçirirken; bir cafeye/bara vs girişte erkeğin kadına kapıyı açması, kendisi oturmadan önce kadının oturacağı sandalyeyi geri doğru çekmesi, bir taşıma aracına (taksi, otobüs, vs) önce kadının binmesi için durağa/taksiye yürümesi (akşam-gece saatleri hariç) ve be
sevgililer/arkadaşlar birlikte vakit geçirirken; bir cafeye/bara vs girişte erkeğin kadına kapıyı açması, kendisi oturmadan önce kadının oturacağı sandalyeyi geri doğru çekmesi, bir taşıma aracına (taksi, otobüs, vs) önce kadının binmesi için durağa/taksiye yürümesi (akşam-gece saatleri hariç) ve benzeri davranışları nasıl değerlendiriyorsunuz?

kadını aşağılayıcı? yapay? kibar?
eğer mümkünse cevaba cinsiyetinizi de eklemenizi rica ediyorum.

ben bunları tamamen kadını aşağılar davranış olarak görüyorum ama bakalım duyuru ahalisi ne düşünüyor. böylece yanlış düşünüyorsam farkına varabiliyor olurum.
0
gogu delen adam
(09.11.13)
erkek. bence olması gereken bu saydıkların. sandalye geri çekme dışında hepsini yaparım
0
fuerteventura
(09.11.13)
Kadınım, kibar bir davranış olduğunu düşünüyorum fakat bana yapılmasından hoşlanmam.. Sevmiyorum böyle kibar erkek, bu yüzden belki..

Not: Adamın kim olduğuyla da alakalı olarak dönem dönem "yapay" gelebiliyor.. Bazısına kibarlık hiç yakışmıyor hakikatten, önceden planladığı o kadar belli oluyor ki..
0
mutekebbir
(09.11.13)
bana da hiç samimi gelmiyor, yapay geliyo. erkek.
0
vatkavisne
(09.11.13)
aşağıayıcı görmüyorum, ama yapabileceğim birşey için başkasına ihtiyaç yok diye düşünüyorum.

lakin zamanla anladım ki erkeğin böyle davranması her zaman kadının yapamıyacağından ihtiyacı olduğundan değil, kadının erkeğe bunları yapmak için müsade etmesiyle alakalı..erkek kendini işe yarar hissetmek istiyor, kadından da bunun için imkan bekliyor..

eğer içten gelen davranışlarsa sorun yok ama belli kalıplardan dolayı bu böyle olması gerekiyor diye bir durum varsa itici.

kadın
0
nwnd
(09.11.13)
erkeğim. ben de saçma buluyorum açıkçası. kapı açmak, sandalye çekmek niye "centilmenlik" oluyor anlamıyorum. kadın bu, bebek değil ki. yani arkamdadır kapıyı açar buyur ederim, "kadınlar kapıyı kendisi açsın!!!" demiyorum ama bu tarz saçmasapan işlere girişmeyi de anlamsız buluyorum işin açığı.

ama taksi-otobüse binmesi için durağa yürümek iyidir, hele ki türkiye gibi ipsizin sapsızın bol olduğu bir yerde. kadına kapıyı "nezaketen" açmak "sen gerizekalısın açamazsın" demekmiş gibi geliyor bana ama durağa kadar eşlik etmek öyle değil. onu yabarım.
0
der meister
(09.11.13)
bir kadın olarak bunları gereksiz buluyorum. ama ne yazık ki toplumsal yaşamda oldukça yerleşmiş davranışlar olduğu için değiştirmek pek mümkün değil. bazı durumlarda sinir bozucu bile olabiliyor benim için. mesela trekking yaparken yüksekçe bir yere çıkacağız, adam çıkıyor hoop bana elini uzatıyor. ya kardeşim benim senden neyim eksik ki? tabii ben o eli kibarca geri çeviriyorum. ama bazen de göz yummak gerekebiliyor. örneğin lüks bir restorana gidildiğinde saydıklarını geri çevirmek biraz saçma olur. ama dediğim gibi bence çoğu zaman gereksiz.
0
falafila
(09.11.13)
lokantaya girerken erkek onden girer kapiyi ardina kadar acar ama lokantaya once erkek girer.

sandalyeyi hafifce tutup kadini buyur etmek asagilamak degil, yontulmusluk gostergesidir. ama baglam ve aradaki iliski cok onemli. bayaa resmi bi hareket cunku.

taksiye once erkek biner ki, kadin soforun arkasina dogru ilerleme zahmetine katlanmasin. kendimden baska bunu yapana da rastlamadim. ama bacak dikiz mevzuuna karsi tedbirse o baska.

kadina duraga kadar eslik etmek de yontulmusluk gostergesi.

soz konusu kadinin hardcore feminist ogreti ile enfekte olmadigini varsayiyoruz.
0
compadrito
(09.11.13)
Bana göre 2 ay sonra göremeyeceğin her tavır yapaydır ve güzel değildir.
Adam 2 ay sonra tüm bu saydıklarının büyük bir çoğunluğunu yapmayacağına ve kalan bir kısmı da unutacağına göre hiç gereği yok bu tür şovların.

Sırf benzin aldı diye özür dileyen erkek gördüm. İlerleyen zamanlarda aynı erkekten gördüğüm eşşeklikleri duymak bile istemezsiniz, geçelim yani bunları.

Erkeğin bir kadına gösterebileceği en büyük nezaket istikrardır. Erkekte olması gereken en önemli iki özellik: Tutarlılık ve istikrardır.
0
wynter
(09.11.13)
saydıklarının hepsini yaparım, daha kötü karşılayanını görmedim hatta oldukça da beğenilir yani bu hareketlerim.
sandalye çekme olayını tabii cheesy bir hareket olduğunu bilerek ve onlara da belli ederek komik bir şekilde yapıyorum. öbür türlü yapılanı değişik ve fazla resmi geliyor hatta yapmacık bile diyebilirim.
0
deliverance
(09.11.13)
Bayanım. Kadın bayan diye bir ayrım veya bayan dersen kaba olursun/aşağılarsın gibi bir yaklaşımım yok.
Sandalye çekme, kapı açma, bineceği taksiye vs. kadar birlikte yürüme, arabasıyla eve bırakma/alma gibi hareketleri onore edici buluyorum. Yalnız bunlar çok abartılmadan yapılmalı. Yapaysa değeri yok, gerçekse çok + puandır benim (ve tanıdığım diğer bayan arkadaşların) gözünde.
0
afush
(09.11.13)
genel görgü / kadının yapısı / samimiyet üçgeninde düşünmek lazım bunu. şimdi kusura bakmayın da yani 15 yıllık arkadaşım var gidip kapısını tutsam gülmekten kopar.

benzer şekilde bir iş arkadaşım, biraz "centilmen" bir arkadaş yüzünden biraz kasılmak zorunda kaldığını söylemişti. sizin yanınızda daha rahatım demişti. yani adam hep asansörde öncelik veriyor, kapıyı tutuyor vs, tam hardcore beyefendi. ama bu durumda kız da hani fazla "hanım" davranmak zorunda hissediyor benim anladığım.

kişiye, birlikte geçirilen zamana göre değişken diyebilirim buradan hareketle. eyyorlamam bu kadar.

ha bu arada "başında neyse öyle olsun" olayının mümkün olduğunu düşünmüyorum. ilişki dinamik bir kavram "heh sevgili olduk" anından sonra yıllarca her şeyin aynı kalacağını düşünmek çocukluk olur. yeni tanıştığın, daha elini bile tutmadığın bir kadına karşı elbet kibar olacaksın - olman gerekir. bir süre sonra doğallaşması normal, yani 1 haftadır tanıdığın adamın dişinde kalan maydanoz ile sevgilinin maydanozu aynı izlenimi bırakmıyor doğru konuşalım.

erkeğim bu arada.
0
celeron 300a
(09.11.13)
bir erkek olarak çoğu arkadaşıma saydığınız şeylerin çoğunu yapıyorum. arkadaşlarımın yüzde %70 kadınlardan oluşuyor ama saydıklarınızı sadece kadın arkadaşlarıma yapmıyorum. şimdiye kadar hiç kimsenin oturması için sandalyesini çekmedim ama neredeyse her zaman kapıyı açıp önce onların geçmesine, saat fark etmeksizin durakta otobüse binmesini beklemişimdir. hatta bazen dalgınlığıma gelir, kapıyı açıp önce ben çıkarım. daha sonra özür dilerim.

ama mesela otobüste otururken benle yaşıt bir kadın ayaktaysa ona yer vermem. çünkü herhangi bir sorunu yoksa ben nasıl ayakta kalabiliyorsam o da kalabilir. kadınların herhangi doğuştan gelen bir eksikliğe sahip olduğunu düşünmüyorum. ama önceki paragrafta saydıklarımın hepsini bir nezaket örneği olarak görüyorum. ben böyle yetiştirildim ve bir gün bir çocuk sahibi olursam çocuklarıma da nezaketli olmayı öğreteceğim.

üstümdeki cevaplardan birinde "Bana göre 2 ay sonra göremeyeceğin her tavır yapaydır ve güzel değildir." denilmiş ve bugün duyduğum en güzel cümle bu galiba. ben 6 yıllık arkadaşıma şimdiye kadar nezakette kusur ettiğimi düşünmüyorum mesela ve onu hiçbir şekilde aşağıladığımı düşünmüyorum.

ataerkil toplum yapısı diyeceksiniz belki ama insanlar toplayıcılık-avcılık dönemini geçtiğinden beri anaerkillik etkisini kaybetmiştir. ataerkil olmak, anaerkil olmaktan daha az/daha fazla zararlı ya da yararlı değildir, normal koşullarda. o yüzden saydığınız hareketleri aşağılama olarak görmeyi gereksiz bir feminist hareketi olarak değerlendiriyorum, affınıza sığınarak.

ve bu yazdıklarımın hepsinin altına eşcinsel bir erkek olarak imzamı atıyorum. yani şimdiye kadar yaptığım bu davranışları herhangi bir kadını elde etmek amacıyla yapmadığımı söylüyorum ve herhangi bir heteroseksüel erkeğin de bu tür davranışları sadece nezaket gereği yapabileceğini düşünüyorum.
0
empati kuramayan psikolog
(09.11.13)
@empati Teşekkür ederim :)
0
wynter
(09.11.13)
bayanım, kadın bayan vs denilmesine de karşı değilim.
öncelikle elbette nezaket gösterilecek ama aşırı abartı davranışlara geçilmeyecek. o zaman yapay olur, kadının aşağılanması konusunda da hemfikir değilim. böyle bir ülke de elbette durağa/taksiye bırakacaksın, yanında doğru düzgün konuşacaksın yanında askerlik arkadaşın, dostun kankan vs varmış gibi hitaplarda bulunmayacaksın samimi olacağım diye. kapıyı da açacaksın, sonuç olarak dikkat edilmeli.
0
bebokumsu
(09.11.13)
bir kadın olarak gereksiz buluyorum. nezaketen cinsiyetine bakmadan kimle olursam olayım kapıyı açarım, önce o geçsin diye beklerim vs; karşımdaki de öyleyse iyi peki ama kadınım diye böyle şeyler yapılmasını beklemem, o sebeple yapılmasından da hoşlanmam.
0
slackerbitch
(09.11.13)
aşağılayıcı demek çok modernist bir bakış olur. safça diyebiliriz belki. bir de bu hareketler, eğer bir işlevi varsa yapılmalı. misal, kadın daha önce binsin gitsin de başına bir şey gelmediğinden emin olalım. ya da kadınların bazen kıyafetlerinden dolayı frikik vermemek için vesaire böyle ihtiyaçları olabiliyor, yardımcı olmak lazım.
0
nereye bu gidis
(09.11.13)
O olmazsa ya da o bunları yapmazsa sanki yaşayamayacakmışım, sanki porselen bebekmişim gibi değil de, doğal akış içinde, kendinden fiziksel olarak daha narin bir varlığğa nezaket gösterme amacıylaysa hiçbir aşağılayıcılığı yoktur; gayet de güzeldir.

Sandalye mevzusu öyle her yerde yapılmaz, daha resmi bi iştir, günlük hayatta devamlı yapılırsa berbat hissettirir.

Taksi için; erkek ön tarafa binmeyecekse önce kendisinin binmesi gerekiyor taksiye ama bunu bilen pek yok.

Merdivende önce erkek iner, (sevgililik mevzu bahisse) sonra erkek çıkar.

Durağa/taksiye yürümek filan bunu ben bile başka kadın arkadaşlarıma yapıyorum, kendimi kendisinden daha güçlü görüyosam valla.

Öyle işte yani, güzel şeyler bunlar.
0
pandispanya
(09.11.13)
sandalyemin çekilmesi falan bana yapay gelir. mesela sevgilim sandalyemi çekmez ama her zaman kapıyı açar ve önce beni geçirir, merdivende belli belirsiz dirseğimi tutar tökezlersem yakalayabilsin diye. hep böyle, gayet doğal bir şekilde düşünmeden yapıyor. o yüzden rahatsız olmak bir yana memnun oluyorum. karşımdaki erkeğin beni etkilemek için yapay hareket ettiği izlenimi edinirsem o zaman soğurum. ayrıca kimsenin beni gündüz vakti durağa kadar götürmesini istemem, gece geç saat olursa kendi içi rahat etsin diye yapabilir.
0
quasiromantic
(09.11.13)
(3)

ben dili ?

xenophobe
başlığındaki entryleri okudum ama tam anlayamadım. yarın sınavda çıkacak ve derslere de girmedim. notu da yok. sizlerden ne öğrenebilirsem yarın onları yazacam. nedir, hangi durumlarda kullanılmalı, kullanılmamalı v.steşekkürler.
başlığındaki entryleri okudum ama tam anlayamadım.

yarın sınavda çıkacak ve derslere de girmedim. notu da yok. sizlerden ne öğrenebilirsem yarın onları yazacam. nedir, hangi durumlarda kullanılmalı, kullanılmamalı v.s

teşekkürler.
0
xenophobe
(09.11.13)
Allan Pease diye bi adam var gayet güzel anlatıyor. www.youtube.com vol 1 2 3 diye giden seriyi izle baya fikir oluşur kafanda. Ancak amcamızın konuşması baya aksanlı.
0
inugard
(09.11.13)
ben dili,mesela karşındaki seni kızdıracak bir harekette bulunduğunda direkt senin onu suçlamak yerine kendi duygularınla o hatayı ifade etmen diyebilirim.

mesela
çok dağınık bir arkadaşına vereceğin tepki ;
-çok dağınıksın bıktım bu dağınıklığından ... olursa direkt onu suçlamış oluyorsun.burada ben dili yok.
-eve gelince bu dağınıklğı görmek beni daha da yoruyor,üzülüyorum....gibi bir tepkide bulunursan eğer ben dili kullanmış olursun.burada suçlama değil de kendi hislerini dile getiriyorsun asıl.

ben dili her durumda kullanılmalı.etkin iletişim için en önemli iki şeyden biri zaten ben dili.günlük hayatta kullanmıyoruz ama kullansak yanlış anlaşılma,kavga vs türü olumsuz şeyler olmaz hatta,tabi biraz abarttım.

şu zamanlarda ben dili kullanılmaz diye bir şey yok.dediğim gibi aslında olması gereken ben dili kullanmayı sürekli hale getirmek.
0
uzunuzunilgi
(09.11.13)
(bkz: google'da ileri arama teknikleri/@compadrito)

ozet: cift tirnak icine ben dili yazip enter'a basacaksiniz.
0
compadrito
(09.11.13)
(3)

Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülük

acemmi
osmanlının son döneminde Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülük düşüncelerinin tutmayış nedenleri nelerdir?edit: hepsinin ayrı ayrı nedenleri nelerdir.
osmanlının son döneminde Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülük düşüncelerinin tutmayış nedenleri nelerdir?

edit: hepsinin ayrı ayrı nedenleri nelerdir.
0
acemmi
(09.11.13)
osmanlı'daki azınlık, gayrimüslim yahut türk olmayanların dışlanmayacağı bir sistem yoktu. herkesi birleştirebilecek tek şey olan abd ve israil henüz bulunmamıştı. bunlar var da milli paranoyamız sayesinde mutabık kalınan bir ortam oluyor şimdi şimdi
0
fallopian
(09.11.13)
tek sebepli izah tarzi mumkun degil ama nedenlerden biri dusuncelerin gercekci olmamasi.

olmayacak duaya amin yani.
0
compadrito
(09.11.13)
7-8 sene öncesinden hatırladığım bilgiler:

islamcılık tutmadı çünkü arapların, müslüman olan osmanlı ile işbirliği yapması bekleniyorken araplar ingilizler ile işbirliği yaptı.

türkçülüğün de sarıkamış faciasından sonra olmayacağını anlaşıldı galiba.

osmanlıcılığı tam hatırlamıyorum ama fransız ihtilalinin getirdiği milliyetçiliğin engellediğini söyleyebilirim.
0
empati kuramayan psikolog
(09.11.13)
(6)

Motosiklet Tavsiyesi

estalus
Daha önce motosiklet kullanmadım.bütçem maksimum 10 bin lira.1.96 boy 117 kiloyum.küçük bi araştırma yaptım hyosung gt250 vede honda cbr250 başlangıç için uygun motorlarmış.resimlerinde ufak gibi gözüküyorlar.şimdi bendeki cüsse ile bu motorları alsam at kelebek sıkıntısı olurmu ? veya tavsiye edebi
Daha önce motosiklet kullanmadım.bütçem maksimum 10 bin lira.1.96 boy 117 kiloyum.küçük bi araştırma yaptım hyosung gt250 vede honda cbr250 başlangıç için uygun motorlarmış.resimlerinde ufak gibi gözüküyorlar.şimdi bendeki cüsse ile bu motorları alsam at kelebek sıkıntısı olurmu ? veya tavsiye edebilceğiniz modeller var mı ?
0
estalus
(09.11.13)
bana buradan alenen kufretmenizi bile goze alarak yaziyorum bunu:

(bkz: yeni başlayanlar için motosiklet/@compadrito)
0
compadrito
(09.11.13)
yok niye küfredeyim görüştür saygı duyarım.evet önerileri olan ?
0
🌸estalus
(09.11.13)
compadrito'yu uzun uzun okudum, itiraz edememekle beraber binmekten de vazgeçemiyorum. ben de binilmemesi taraftarıyım.

ama binecekseniz ve daha evvel hiç tecrübeniz yoksa en makul olanı maksi scooter olur. mutlaka onlara bakın.

ben şu anda kawa 250 kullanıyorum, 178cm-60kg ölçülerindeyim. honda biraz küçük gibi kalıyor, kawa ninja ve hysoung daha kalıplı motorlar ama güvenlik ve acemilik söz konusu ise kesinlikle scooter.

bütçenizin en az 3000tl'lik kısmı ile güvenlik ekipmanı alacağınızı düşünerek 7bin civarına güzel bir şey bulursunuz gibi geliyor.

ama tekrardan, yol yakınken başlamayın hiç...
0
hacipsilo
(09.11.13)
@hacipsilo

binmeyin abi, agliycam valla!
0
compadrito
(09.11.13)
direk bu tarz race motorunda öğrenemezmiyim.kimisi race motoru kullanıcaksan scooterla başlaman çok şey farkettirmez diyor.bu arada ben öyle hız yapan bir adam değilim,kaldıki motorla uzun yolda yapmam tereddüt ederim.izmirde sadece şehir içinde kullanmak isityorum.ama tabi benim cüssemde biri içinde motorun biraz etli butlu olması lazım.
0
🌸estalus
(09.11.13)
@compadrito: sigara meselesi gibi üstadım, hakikaten binmek istemiyorum, hakikaten anlıyorum ne demek istediğinizi. ama bu tip konularda hep şunu söylüyorum: "içkim yok, kumarım yok, iyi aile babasıyım, günde 10 saate yakın çalışıyorum ve tek keyfim akşam yatmadan içtiğim tek sigara ile haftada iki üç gün motor keyfi." (böyle söyleyince baya ikna edici oluyor:) )
kendime ve etrafıma verdiğim sözler var, o yüzden 250'nin üstüne çıkmadım, çıkarsam da muhtemelen mid-range olur. 150 km/sa üstüne çıkmadım, makasa filan girmem vs...

dua et hocam bizim için, ama vazgeçirmeye çalışmak dışarıdan anlatılacak bir şeyle olmuyor. bir gün gelecek, istemeyeceğim inşallah. o güne kadar dua et bizim için, kaza yapmamamız için.

anlatacakların başlamayanları etkiler muhakkak, ama başlayanların damarına giren zehir farklı bir şey. ben yaşını almış, iki çocuk babası, garajında 3 arabası olan bir adamım ama bak konuştukça eve gidip motorla tekrar çıkasım geliyor. (pazar günü çalışılan bir ülkede yaşıyorum)

@estalus: hocam, ilk motorunu kesin düşüreceksin. küçük bir kaza yapacaksın vs. racing kullanmak ayrı bir mesele, asla anlayamayacağım bir durum. ama motorda iki mesele var, birincisi iki teker mantığına alışmak, sonra da motora alışmak. ilki çok önemli, onu öğrenmenin en makul yolu da scooter.

racing kullanacaksan scooterla başlaman farkettirmez diyen arkadaş haltetmiş, "ileride kamyon kullanacaksan otomobil kullanmak farkettirmez" demekle paralel bir şey. yol nosyonu, gidon hissiyatı, denge vs... bunlar olmadan motor kullanmak delilik, bunu da en iyi maksi scooter'da öğrenirsiniz bence.

motor kullanmak anlatılmaz üstadım, binecek, hata yapacak ve tekrar deneyeceksin. ne anlatsak boş, senin arayarak bulman lazım biraz da... ama şunu en başta kabullenmelisin: hız yapmak için motor almak çok bariz bir intihar metodudur. keyif almak için başla. "uzun yol yapmam" demişsin, motor uzun yolda keyif verir daha ziyade...

ek olarak bmw gs650 ve benzeri tek silindir endurolar da gayet ve gayet makul başlangıç motorlarıdır diyor ve sözlerime son veriyorum. bu konuda bir iki entry de yazmıştım: eksisozluk.com
0
hacipsilo
(10.11.13)
(2)

Vize sorusudur. El atacak var mı?

butun yemekleri windows 7
Arkeoloji ile bilgisayarın ilişkisini ve hangi programlar yardımcı program olarak kullanılıyor. Bilen varsa yeşillendirirse sevinirim.
Arkeoloji ile bilgisayarın ilişkisini ve hangi programlar yardımcı program olarak kullanılıyor. Bilen varsa yeşillendirirse sevinirim.
0
butun yemekleri windows 7
(09.11.13)
sorunuzu okuyun. bi eksiklik var ve anlasilmiyor.
0
compadrito
(09.11.13)
aga soru gayet net anlaşılıyor.

Arkeoloji ve bilgisayarın ilişkisi nedir?
Arkeoloji için hangi programlar kullanılıyor?

Eğer doğru anlamamışsam hagaten olmamış demektir.
0
himmet dayi
(09.11.13)
(11)

ben teşekkür ederim

dullahan
ya şimdi biri bize teşekkür etmişse ve biz de ona "yo hayır ben teşekkür ederim" demek istiyorsak ne demeliyiz? yani sadece thank you tam istediğim ifadeyi veremiyor gibi. yoksa sadece no, thank you blabla yazsak verebilir miyiz bu anlamı?
ya şimdi biri bize teşekkür etmişse ve biz de ona "yo hayır ben teşekkür ederim" demek istiyorsak ne demeliyiz? yani sadece thank you tam istediğim ifadeyi veremiyor gibi. yoksa sadece no, thank you blabla yazsak verebilir miyiz bu anlamı?
0
dullahan
(09.11.13)
oh noo, i thank you.
0
cokponcik
(09.11.13)
thank you derken vurguyu you'ya yapman lazım.

- thank you!
- oh no, thank YOU.

yazıyla anlatmak zor da anladın galiba.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(09.11.13)
sadece "thank you" ile bu anlamı verebilirsin ancak vurgu önemli. yazı dilinde vurgulamak istiyorsan "thank You" bile yazman karşı tarafın anlaması için yeterli olacaktır.
0
loveinaflipbook
(09.11.13)
no demeye gerek yok ki!

-thank you
+I thank you

dersin biter
0
exlibris
(09.11.13)
alternatif olarak "favor" kelimesini içeren birkalıp vardı sanki ama aklıma getiremedim bir türlü.
0
dafaiss
(09.11.13)
teşekkür ettim. konuşurken "you"yu bastırıyoruz yani.
0
🌸dullahan
(09.11.13)
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu doğru söylemiş. thank YOU diye cevap verilir.
0
nereye bu gidis
(09.11.13)
yaziyla oldugunda, ben you'yu bold ve italik yapiyorum, sonuna da bi unlem isareti patlatiyorum oluyo. (yani umarim oluyodur, eheh)
0
compadrito
(09.11.13)
my pleasure diyebilirsin duruma göre alternatif olarak. ama tabi her durumda söylenmez.
0
innerbliss
(09.11.13)
You are welcome ya da not at all diyebilirsiniz..bu tarz seylerin ingilizcede tam karsiligi olmayabiliyor.
0
ruh i tibbiye
(09.11.13)
@ruh i tibbiye

tam karsiligi var hocam. hergun duyuyorum.

you'nun u'sunu uzatiyosun ve daha kuvvetli ve yukariya dogru cikan bir entonasyonla soyluyosun.
0
compadrito
(09.11.13)
(12)

en zoru da ne biliyo musunuz?

kedidir o kedi
calması en zor müzik enstrümanı size göre hangisidir?bence çello
calması en zor müzik enstrümanı size göre hangisidir?

bence çello
0
kedidir o kedi
(09.11.13)
Akordiyon
0
eyyor
(09.11.13)
bana göre gitardır, parmaklarımı bi türlü ayarlayamam.
0
april12th
(09.11.13)
akordeon
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.11.13)
ney

ney dedim çünkü keman, piyano, çello, gitar kontrabas, sol klarnet falan bunların hepsini elime alıp uğraşmışlığım vardır, müzik aletleri satış işinde çalıştım 2 sene kadar, ee ordada otururken alırdım elime bişey akortlar atıyorum bi şarkı çalmaya çalışırdım, 2 hafta uğraşıp düzgün bi şarkı çalamadığım tek enstruman neydir.
0
killerbee
(09.11.13)
keman.
0
zgrydn
(09.11.13)
arp
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(09.11.13)
mızıka. bi süre sonra başın dönüyor hem
0
duydukduymadıkdemeyin
(09.11.13)
theremin. dokunmuyorsun bile.

www.youtube.com
0
ermanen
(09.11.13)
ermanen +1
ben de aynı şeyi düşünüyorum.
0
bass solo take one
(09.11.13)
kanun
0
Gkcn
(09.11.13)
bağlama
0
seyduna6687
(09.11.13)
size göre diye bi sey yok. objektif olarak, genel kabul gormus en zor enstruman bandoneondur.

her iki tarafta da akordeon baslari gibi tuslari bulunur. bu tuslar, korugu basarken ayri ses cikarir, korugu cekerken baska ses cikarir. kafayi yedirtir calmak isteyene.

(bkz: bandoneon/@compadrito)
0
compadrito
(09.11.13)
(21)

insanlar neden böyle?

falafila
bazı duyurularda hakikaten ufuk açan yanıtlar okuyorum, o yüzden bugün düşündüğüm bir şeyi sizlere de sormak istedim.etrafımdaki insanlarda, özellikle yirmili yaşların ilk yarısındakilerde derin bir umutsuzluk var. hayatlarında her şey yolunda gitse dahi temelde mutsuz olduklarını görüyorum. peşin h
bazı duyurularda hakikaten ufuk açan yanıtlar okuyorum, o yüzden bugün düşündüğüm bir şeyi sizlere de sormak istedim.

etrafımdaki insanlarda, özellikle yirmili yaşların ilk yarısındakilerde derin bir umutsuzluk var. hayatlarında her şey yolunda gitse dahi temelde mutsuz olduklarını görüyorum. peşin hükümlü davranıp "doyumsuzluk" olarak yaftalamak mümkün ama gerçekten doyumsuzluk değil bu. örnek verirsem; iyi okullardan mezun, iyi yerlerde çalışanlar ve sosyal/özel hayatlarında bir problemi olmayanlar dahi böyle. bunların birine ya da birkaçına sahip olanlar da böyle. hiçbirine sahip olmayanlar da. bir kısmı mücadeleden vazgeçmiş, bir kısmı mücadele ediyor ama size içini açtığında aslında mutsuz olduğunu ya da kendine, hayata veya insanlara tahammül edemediğini söylüyor. gencecik insanlardan intihar laflarını duyuyorum, lafta kalmayıp uygulamaya dökenlerle de karşılaşıyorum. insanlar artık yaşamaktan zevk almıyorlar gibi geliyor bana. gençlerin genel profili mi bu yoksa? neden böyle bu insanlar sizce?
0
falafila
(09.11.13)
hep böylelerdi.
Klasik gençlik çok bozdu geyiği gibi.
0
basond
(09.11.13)
çünkü insanlar kendini mutlu etmek için değil toplumu mutlu etmek için yaşıyor artık. bu yüzden sevmediği şekilde davranıyor, sevmediği işte çalışıyor, sevmediği yerlere gidip sevmediği şeyleri giyiniyor. sırf başkaları seviyor yüceltiyor diye.

eğer ilgiliyseniz bu konuyla, freud ve einstein'ın id-ego-süper egodan da bahsettiği yazışmaları var www.idefix.com tavsiye ederim. insan idini bastırıp süper egoya yöneldikçe mutsuzlaşıyor.
0
tescillimarka
(09.11.13)
sonuçta hayatın anlamını henüz bulan yok. mecburen yaşıyoruz, mecburen de yaşamak için çalışıyoruz. niye peki? çalışmak güzel bir şey değil. hiç çalışmasak, her şey son derece güzel bile olsa -ki bu çok düşük bir ihtimal ve öyle olanlar da zaten mutlu gibi- mutsuz olabiliriz etraftaki insanlara bakıp, dünyanın haline bakıp. niye mutlu olalım ki? belki aşık falan oluruz da onun için yaşar mutlu oluruz. o da zor işte...
0
superapple
(09.11.13)
yok zoru görmeyeni bol. basit seylerden tat almayi bile unuttular zamanla.

bir onceki nesil buyuk zorluk gormus ve bu nesli korumayi kafaya takmis. benim cevrem icin gecerli hemen oyle degil demeyelim. boyle olunca cocuklar evdeki veya cevredeki kosullari mucadeleyi gormeden isole bir sekilde yasamayi basarmis. derdi olunca psikologlara psikiyatrlara goturulmus hemen ilaclara baslanmis. hgemen stres denmis depresyon denmis.

biri de cikip hoop olm senin g.tun kalkmis dememis. bacak kadar boyunla kizdan red yedin diye hayatin bitti mi saniyorsun lan sen dememis. ya da hayvani bir okula gidiyorken bir usttekine gidemedim diye aglayana bi bagirmamis. altindaki arabasini eski model almis annemler off ya hayatim sucks diyene bir tane yapistirmamislar.

valla boyle profiller var. uzak durmakta fayda var. su an cevremde kimse boyle degil.
0
wiillii
(09.11.13)
bunun en büyük nedeni genelde genclerde realistik olmayan beklentiler.

en tirt egitimi alanda microsofta girecegini, mezun olunca kapida sira ile bekleyen olacagini zannediyo, ilk 2-3 senede bunun gercek olmadigini anliyo iyi ihtimalle sonra bi bok olcagi yok birakiyo. ek olarak mali olarak durumuda iyi olmadigindan cevre iliskileri de bozuluyor, cikarci insanlar sirt dönüyo.

kisaca özetlersem, maalesef aileden gelen ve onlarca yaratilan beklentinin realistik olmamasindan, cogu insan ek olarak kendi ayaklari üstünde durmadigindan, karakter gelisimini tamamlayamiyor.
0
serabetan
(09.11.13)
@serabetan realistik beklentisi olmuş, bunu yapmış
ya da hakketen microsofta girmeyi beklemiş ve bunu da yapmış insanlar da var :)
olayı getirip de kariyere endekslemek yanlış bence. MIT'de Karolinska'da çalışan zil takıp oynamalı senin mantığınla hiç de öyle değil.
bilkentliyim, neredeyse tüm çevrem öyle kimse mutluluktan ölmüyor...
benzer şekilde; ek olarak kendi ayaklari üstünde durmadigindan...bırak kendi ayaklarının üstünde durmayı herkes aile geçindiriyor. yine aynısı.
0
niye ama
(09.11.13)
belki de sosyal paylaşım siteleri yüzünden böyledir. sonuçta herkes mutluyum pozları satıyor buralarda, bunu görenlerde kendini, kendi hayatını sorguluyor bir yandan da bu oyuna dahil oluyor. başkalarının kendisinden daha mutlu olduğunu düşündüğü içindir.
0
bass solo take one
(09.11.13)
@niye ama

ben zaten sadece kariyer demiyorum, ama en büyük etken genelde ordaki beklentilerin karsilanmamasi. salliyorum bmw de calisan ama aslinda orda mutlu olmayan insanlar olabilir, keza mit icin de gecerli bu, illa sevdigi icin orda olmayabilir, en iyi tercihtir belki onun icin ama istedigi yer degildir belki, ki karolinska bunlarin yakininda dahi degildir zaten.

bunlar disinda dedigim bir baska durum var karakter gelisiminin eksik olmasi. hayatinda üniversite sonuna kadar bir kere camasir yikamamis adamlar en ufak bir gercekle yüzlesince bi bok saniyo onu. kedi götünü görmüs durumu iste.

bunun gibi cokca neden var. illa beklenti kariyer degil, mutlu olacagini sanip ta mutlu olamamakta var bunlar icinde.
0
serabetan
(09.11.13)
iş bulmak zor, siyaset hiç güzel bi gelecek sunmuyor, zorunlu askerlik var, vs. o yaşta insanların mutlu olması o kadar zor ki..
0
nathanieltroy
(09.11.13)
kendi alanım olduğu için bir ABD bi avrupa örneği olarak MIT ve karolinska dedim, bizim için öyle :)
başka alanlarda ne biliyim Boeing ve Airbus gibi algılayın siz onu.

ben de diyorum ki kariyer beklentisi gayet de karşılanmış, hep ayakları üstünde durmuş, sorumluluk almış, başarmış insanlarda da durum çoğu kez aynı..ben musmutlu pek kimseyi göremiyorum.
0
niye ama
(09.11.13)
bence gençlerin genel profili böyle değil sizin çevrenizdeki insanlar ya da gözlemlediğiniz insanlar böyle. bunun için tek bir neden söyleyemeyiz. herkesin kendine özgü sorunları olabilir onun dışında türkiye'de yaşam kalitesinin düşük olması, özgürlüklerin kısıtlanması(zorunlu askerlik) örnek olarak gösterilebilir. ayrıca herhangi bir dini inancı olmayan gençlerin de bu duruma düşmesi olası bence
0
qazwsx
(09.11.13)
abi değil demişsin ama doyumsuzluk cevap. yani farketmesen bile o. insanlar bir türlü o tam özgürlüğe kavuşamıyor. yetmiyor bir süre sonra. zengin olmak istiyor vs. zengin olsan bile yetmiyor...

bunda çevrenin, medyanın, internetin etkisi de var tabii.
0
ermanen
(09.11.13)
(bkz: sosyal depresyon)

Temel bu. Bunun üzerine başka faktörler de var.
0
compadrito
(09.11.13)
bu arada cevap vermemişim :)
belki "fazla bilmek"ten?
ne biliyim avrupadaki amerikadaki bir gencin bizden çok daha fazla maddi imkana, özgürlüğe, cinsel hayata vb. sahip olduğunu biliyoruz mesela.
Memleketimizdeki durumlarla alakalı olarak da aynısı, belki babalarımız bilmediklerinden "kıyas"lamadıklarından daha mutluydu?
sadece başka ülkelerdeki değil aynı ülkede de olabilir İbrahim tatlısesin oğlunun yanındaki kız başlığında küfrediyordu o yaştaki gençler misal.
bir de en müreffeh iskandinav ülkelerinde intihar oranları tavandır. biz ülke olarak onlar seviyesinde değilken, bireysel olarak onların seviyesine ulaşmış insanlarımız olabilir.
ne kadar eğitimli, bilinçli, duyarlıysa o kadar inciniyor olabilir insanlar. (boğaziçinden bir hoca ne kadar çok acı var diyerek intihar etmişti misal, sosyal bir sorun üzerinde çalışıyordu kadın)
"birey" oldukça, yalnızlaşıp mutsuzluğa/intihara meyil artıyor olabilir.
0
niye ama
(09.11.13)
Gencecik insanlarin intihar dusunmesi denemesi neden tuhaf ki
Yaslandikca kabul edilebilir bir durum mu hayatina son vrme istegi

Kac yas intihar icin uygundur sizce?

Bekara avrat bosamasi kolay demisler ya, o hesap seninki.

4duvari sir yaratmis yaratan, seni de merakli.
0
cecilia
(09.11.13)
mutluluğu yanlış yerde arıyorlar da ondan. insanın ömrünü planlaması da bir obsesyon bir patoloji, e herkesin ömrü az çok belli zaten. oku-çalış-tercihen evlen veya gençliğini geçir işte bir şekilde- evli ol olma çocuk yap- yaşarsan emeklilik- geber şeklinde. belirlilik insanı mutsuzlaştırır, sıkar,tüketir. belirsizlik özgürleştirir. gençlerin genel profili bu evet. spontanlığı kısa vadeli şeylerde yakalamaya çalışır insanlar ama "yemez" bunu vücut. belirlilik sıkıntıdır, boşluktur.
0
dafaiss
(09.11.13)
@cecilia, "gencecik" belirli bir yaş grubunu ifade etmek için kullanılmış bir ifade, intihar için uygun yaşı belirtmeye yönelik değil. yanlış anlaşılıyor olabilir.

@Zetahead, mutluluk süreklilik gösteren bir durum değil bence de. yanlış ifadeyi seçmiş olabilirim. saadet/memnuniyet ya da başka bir kavram yerini alabilirdi, bilemiyorum.

intihar konusunda istatiksel bir vurgu yapmaya çalışmadım, sadece o yaş grubuna ilişkin gözlemimi belirttim.
0
🌸falafila
(09.11.13)
mag.newsweek.com

şu yazıda intihar ve sebepleri, profil ve sınıflardan bahsetmiş.

şuan gelişmiş ülkelerde orta yaşlı insanlarda en büyük ölüm sebebi de intiharmış.


şahsi görüşüm ise sebebin ailelerden kaynaklandığı. baskı altında eğitim için zorlanan çocuk bu çektiği zorluğun karşılığını almak için beklenti yaratıyor. yıllar sonra başarsın ya da başarmasın adaletsizliği ve işlerin onun için hiç kolaylaşmadığı hep mücadele etmesi gerektiğini anlıyor. sürekli çaba demotive ediyor.

insanlar kendilerine zaman ayıramıyorlar. arkadaşlarıyla oldukları zaman, tatiller veya haftasonları ise bu eksikliğin acısını çıkartmak için sınırları dışına çıkıp bu sefer de eğlenmek için zorluyorlar. hiçbir zaman hayatı akışına bırakamadıkları için omuzlardaki sürekli yük ile yaşıyorlar.

işte bu yüzden okulu iyi, işi iyi, sosyal hayatı olan insan için hedefe ulaşmış ve mutlu olması gerekir diyemeyiz. çünkü asıl bu insanlar için durum daha zor. bu noktaya ulaşmaları kolay olmadı ve bu noktada kalmaları için de hep çaba göstermeye devam etmek zorundalar.
0
sttc
(09.11.13)
asıl neden herkesin peşinden koştuğu soyut bir kavram olan mutluluğun kendisidir. bu bir kelime ve büyüdükçe bizim için anlamı sürekli toplum tarafından ve kendimizle diğerleni kıyaslama eyleminden dolayı değişiyor. mutluluk için bellli kriterler belirleyip daha sonra o amaçlarımıza ulaştığımızda aradığımız şeyin bu olmadığını görüp yeni tanımlar ve kriterler üretiyoruz. bu şekilde seyreden bir kısır döngü var. bir adada yaşamakta olan bir grup insan yada ilkel kabilelerde mutluluk diye bir kavram olacağını düşünmüyorum. günlük işleri ve ihtiyaçları karşılayıp sadece yaşamaya devam ederler. modern insan çok fazla şey görüp çok fazla şey yaşadığı ve etrafında sayısız yaşam şeklini gördükten sonra kıyaslama ve toplumun diğer tanımlarından kendisini soyutlayamıyor. bu nedenlerle sürekli bu kısırdöngünün içinde debelenip duruyor.
0
kaygusuz
(09.11.13)
Geleceğe dair hayallerimizin paramparça yerlerde gezdiği ilk dönem olduğu için olabilir. Herkes rockstar, ceo, celebrity gibi yaşamak ister, ve kimi daha yoğun kimiyse daha soft bir şekilde bunun hayalini kurar. 20'li yaşların ilk yarısında işe güce başlayıp, hele bir de evlilik bağlayınca, senelerdir kafanda kurduğun dünya yerle bir olur. 30 yaşına gelince sanırım kabullenme evresi başlıyor ve daha keyifli olabilirsin. Tabi bunlar tahmin hep
0
Gkcn
(09.11.13)
fazla bilmekten +1

"kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kazık çakmak"tan.
0
neyleyim
(09.11.13)
(17)

"Kim haklı" sorusu

ermanen
yetişkin insanlarız ve çocukça bişey aslında. kimin haklı olduğu da pek önemli değil, fikir belirtirsiniz diye soruyorum sadece.ayrıntıları vermek için uzattım biraz. sıkıcı ve saçma gelebilir. uyarıyorum baştan. yazım hataları varsa da kusra bakmayın.------------Şimdi benim "carpooling" yaptığım ve
yetişkin insanlarız ve çocukça bişey aslında. kimin haklı olduğu da pek önemli değil, fikir belirtirsiniz diye soruyorum sadece.

ayrıntıları vermek için uzattım biraz. sıkıcı ve saçma gelebilir. uyarıyorum baştan. yazım hataları varsa da kusra bakmayın.

------------

Şimdi benim "carpooling" yaptığım ve aynı zamanda iş arkadaşı olduğum birisi var. yani benzin parasının yarısı veriyorum işte.

aynı binada oturuyoruz.
evden işe, işten eve.
arada bir markete de gidiyoruz beraber.

kendisi dişi.
ben erkek (bunu biliyordunuz heralde di mi).

onun beraber yaşadığı bir sevgilisi var. benim ise sadece görüştüğüm biri var. (bunlar ayrıntılar sadece, konuyla çok alakalı değil)

eskiden bu dairesini bana kiralamıştı. sonra aynı daireye sevgilisiyle çıkmak isyeince benim çıkmamı istemişti. ben de aynı binada başka yer buldum ama "carpooling"e devam ediyoruz.

"carpooling" olayını ilk o teklif etmişti.

şimdi bunun arabası eski ve biraz döküntü. sağ tarafını çarpmış daha önce ve tamir ettirmemiş. paslanmış falan. arabayı temizlemez ve hor kullanır. biraz da cimri biri. cimri olduğunu başka insanlar da söylüyor. hatta kendi bile :)

para harcamayı sevmeyen biri. herşeyin ucuza kaçan biri. hep biriktirmeye çalışan biri.

şimdi bunun arabasında garip yalpalanmalar ve sesler oluyor. kendi de ara ara bu problemleri dile getiriyor. ben de yeni araba almasını söylüyorum hep. ve şakayla karışık bu arabanın tehlikeli olabileceğinden bahsediyorum.

ben şimdiye kadar bikaç kere yeni araba almasını söyledim ya da ima ettim. sonra bir gün yeni araba alabileceğinden ve fiyatlara baktığını söyledi.

yoldan geçerken de gördüğü güzel arabaları falan söylüyor. sonra ben de pohpohluyorum işte.

bugün yine arabayla ilgili bir sorundan bahsetti. sanki araba yalpalanıyor dedi. ben de yine "işte bu yüzden yeni araba almalısın" dedim.

sonra bana hep aynı şeyi söylediğimi söyledi ve sinir bozucu olmaya başladığımı söyledi. beğenmiyorsan binme dedi. halbuki arabadan şikayet eden kendisi de. sonra bunu da söyledim, arabadan hep şikayet eden de sensin dedim. sadece sohbet ediyorum dedim. bunun için sinir bozucu denir mi dedim. o da neyse tamam dedi. yol boyunca sustuk sonra. bugün de iş yerinde tavır yapıyor bana.

olay böyle işte.

araba alabilirim ama masraflarıyla uğraşmak istemiyorum. bu daha ucuza ve benim çok rahatıma geliyor. başka carpooling bulmak da zor.

neyse fikirleriniz neler?
0
ermanen
(09.11.13)
haci bulmussun killisini aramissin gibi olmus kusura bakma.
tamam dokuntu mokuntu vs de belki durumu yoktur, paraya ihtiyaci vardir falan filan.
senin oturdugun yerden iste bu yuzden yeni araba almalisin demen abes olmus. ver parayi da alayim amk derdim ben olsam. o amerikali olduu icin daha efendi konusmus.
0
rentts
(09.11.13)
okudum hepsini haksızsın uzatmışsın.
0
basond
(09.11.13)
@rentts

yorum için sağol ama tamamen okumamışsın gibi
0
🌸ermanen
(09.11.13)
Bence sen haksizsin;sikayet de etse kendi arabasi oldugu icin yorum yapabilir ama baskasinin surekli bunu dile getirmesinden hoslanmayabilir.Sen soyleyip durmamaliydin.Ha begenmiyorsan binme demesi de cok hos olmamis ama seninki biraz gelisine vurmak gibi olmus,kasinmissin yani.
0
fraise
(09.11.13)
konu üzerine fazla konuşmuşsun. yavaştan yeni araba almaya niyetlenmiş ama sen hala her fırsatta konuyu yeni araba alması gerektiğine getirince sinir bozucu bir durum oluşmuş.
0
zgrydn
(09.11.13)
araba almasını durduk yere söylemedim. hep arabının problemlerinden bahsedince söyledim. hem kendi de almak istiyordu. sohbet olsun diye konusunu açıyorum.

durmadan arabanın problemlerinden bahsedip, düzeltmek için hiç bişey yapmayan da kendisi ama.

şunu da ekleyim:
hem zengin olmak istiyorum diyen birisi kendi bi de. parası olduğu halde
0
🌸ermanen
(09.11.13)
Onu bunu bilmem de. Begenmiyorsan binme diyen birisinin arabasina ben sittin sene bir daha binmem. Gerekcesi ne olursa olsun. İster ben hakli olayim, ister o olsun. Sen binmeye devam edecek misin? Al bir bisiklet pasalar gibi git gel iste daha ne istiyorsun ecnebi memleketlerde. Hem masrafsiz da, oh mis !
0
comptrol
(09.11.13)
@ermanen
hepsini okudum kacirdigim yer varsa soyle
0
rentts
(09.11.13)
Ayrica Ne haksiz, ne haklisin :)
0
comptrol
(09.11.13)
la bayan kısmı ile o kadar konuşulur mu?
karşındaki bi erkek olsaydı neyse yani senin dediğin gibi sadece sohbet olurdu ama bayan olunca onlar her bi şeyden nem kapar.
sen işine geldiği gibi davran. arabada ona girsin boşver.
0
seyduna6687
(09.11.13)
Dunyanin en soguk ve karli kislarindan birinde baska turlu ulasim zor
0
🌸ermanen
(09.11.13)
kusura bakma ama sen de cimriye benziyorsun :D

kıızın sevgilisi artık rahatsız olmus olabilir de kız da bilerek yem atmıs ortaya sen de yeni araba muhabbeti edip vs vs vs kız da bi yolunu bulup soylemis oldu.
0
farrytikki2
(09.11.13)
Su an arabadayiz. Sorun yok. Normal konusuyoruz
0
🌸ermanen
(09.11.13)
Okudum ve sana laflar Hazirladim. Sen haksizsin hippie !
0
comptrol
(09.11.13)
bence yazının belli yerlerini aklınızda tutup haksız olduğuma karar vermişsiniz. ya da sırf haksız olduğumu söylemek için gelmişsiniz gibi :) fikirlerinize saygı duyuyorum tabii, o yüzden bütün cevapları tikledim.

ben onun şahsına karşı hiç bişey demedim. arabasına da bişey demedim. sadece yeni araba almasının daha iyi olduğunu söyledim ara ara

durmadan arabanın problemlerinden bahseden ve hayattan sıkılıp durmadan zengin olmaktan bahseden birisi ayrıca. ve bunun sinir bozucu olduğunu düşünmedim bile. he deyip geçtim, normal sohbet ettim hep.

bu kadar çıkışması bana göre abartıydı. şu anda bu durum işime geldiği için de alttan aldım ve bişey olmamış gibi davranıyorum.

neyse saçmasapan bi konuydu ve kapandı. duyuru'da her şeyimi paylaşıyorum ben de nedense.. bütün hayatımı öğrendiniz lan :)
0
🌸ermanen
(09.11.13)
Yalpalama yapan arabanın lastiklerinde ya da rot kollarından sorun vardır can güvenliğiniz için arabayı yaptırın ve yüksek hızlara çıkmayın. Konuya dönersek hiç kimsenin arabasını sahibine kötülemeyin namus meselesi yapar araba sahipleri.
0
anarche
(09.11.13)
ben de yeni araba almasını söylüyorum hep.

sonra bana hep aynı şeyi söylediğimi söyledi ve sinir bozucu olmaya başladığımı söyledi.

seytan bu "hep" kelimesinde gizli. bir kere soyleyip biraksaydiniz, konu buraya gelmeyecekti. ama huyunu ogrendiniz artik. bi daha bu konudan bahsetmezsiniz. dua ederek gider gelirsiniz.

bir de Kuzey Amerikalilarin ne kadar paragoz olduklarini simdiye kadar coktan ogrenmissinizdir zaten. onu ve bu dişinin ekstra cimriligini de goz onunde bulundurun.
0
compadrito
(09.11.13)
(12)

odamdaki karasinek

it's just a cigarette
şimdi arkadaşlar. nasıl anlatacağım bilemiyorum. benim odama bi sinek girmiş. kendisi üç gündür çıkmıyor. camı açtım, kapıyı açtım evden çıktım. akşam geldim hala burda. odamın ışığını kapatıp antrenin ışığını açtım. yok. bazen çıksa bile benimle geri geliyor içeri. cidden çok çaresizim. ben size bu
şimdi arkadaşlar. nasıl anlatacağım bilemiyorum. benim odama bi sinek girmiş. kendisi üç gündür çıkmıyor. camı açtım, kapıyı açtım evden çıktım. akşam geldim hala burda. odamın ışığını kapatıp antrenin ışığını açtım. yok. bazen çıksa bile benimle geri geliyor içeri. cidden çok çaresizim. ben size bu satırları yazarken kolumda duruyor mesela. kovuyorum tekrar geliyor. pis biri falan da değilim, odam da gayet temiz. kendisini evcilleştirmeyi düşünmedim değil ama ayakcıklarındaki mikropları hepimiz biliyoruz. napıyım bilemedim. ne yiyor da yaşıyor onu da anlayamadım. bi akıl verin. gittikçe bağlanmaya başladım. kötü anlarda falan hep yanımda oldu, dikkatimi dağıttı. meğersem insanın en iyi arkadaşı vızlayan bir karasinekmiş...
0
it's just a cigarette
(09.11.13)
öldür
0
prezarlatif
(09.11.13)
sinek ilacı kullanabilirsiniz mesela.
0
sanal cicek
(09.11.13)
bağlandım diyorum, öldür diyosunuz :(
0
🌸it's just a cigarette
(09.11.13)
ben de 1 haftadır savaş veriyorum kendisiyle. bi yerde görünce havluyu kırbaç yapıyorum ama sonra bakıyorum uçuyor gene. vızıldıyor kulağımda, yoksa ne halt yerse yesin. geçen oyunumu bozuyordu.

en son internetten ömrü ne kadar diye baktım. ölür nasıl olsa diye...

bugün çok iğrenç bi şekilde aramızdan ayrıldı allahın belası.

dibinde 2 yudum kalmış maden suyum vardı masamın üstünde. bi şey izliyodum bi baktım içinde yüzüyo, çırpınıyo. midem kalktı, çünkü onu içecektim bi ara ve içine bakmayacaktım bile.

saksıya doğru döktüm. kurtulduysa da kurtulsun.

ulan girsin diye uğraşsan girmez. ıyy bak tiksindim gene.
0
supergirl
(09.11.13)
yok çıkmıyor yani. saklandı şimdi bi yere. filmde dizide, oyunda benimki de dikkat dağıtıyor. aslında bi kedim olsaydı... hmm.
0
🌸it's just a cigarette
(09.11.13)
stabil duzgun bir yere konmasini bekle, sonra bir adet suzgec veya bardakla yavasca uzerini kapat bunu dikkatle yap tam kacmaya kalkarken bardak kenarina yapisip duvarla bardak kenari arasinda ezilebilir. istemeyiz di mi? bardakla kapatinca bir adet karton veya a4 kagit gibi bir seyi yavasca duvarla bardak arasina sok. dikkatlice bu sistemi duvardan ayir ancak kagitla bsrdagin temasi kesilmesin. sonra kapiyi acin disari salin ve bir süre icin kapiyi pencereyi geri acmayin.

edit:sorri.
0
wiillii
(09.11.13)
bir kurbağa bulun bir yerlerden.
0
voltran
(09.11.13)
@wiillii
siz-sen ayrımını yapamayan, tanımadığı insan hakkında önyargılı olarak hakaretlerle atıp tutan ve bu şekilde kırıcı dahi olsa bile kendini engelleme duygusundan aciz bir bireyin "trollük" olarak tanımladığı bir şeyi kendisinin devam ettirmesi kadar ironik bir şey yok sevgili wiillii.

@voltran
sonra kurbağadan nasıl kurtulcaz? sürüp gider bu böyle.

ilgilenenlere teşekkür ederim. iyi haftasonları.
0
🌸it's just a cigarette
(09.11.13)
saçmalama yau bas sinek ilacını.ya da sineklik al vur gitsin.sinekle arkadaş mı olunur yau habinallaaaah
0
demirr
(09.11.13)
bazen bir şeyleri arkanda bırakman gerekebilir. işte bu sinek, karasinek de hayatına devam edebilmen için üstüne basıp geçeceğin bir basamak. artık daha fazla onu düşünme, bencil ol ve o terliği yapıştır ağzının ortasına.
0
bass solo take one
(09.11.13)
hocam su sigarayi biraz daha az icin. zaten farenjitiniz var, daha da azitacak. bi gun "ben sinek olmaya karar verdim arkadas" gibi bir duyuru acmanizdan endise ediyorum.
0
compadrito
(09.11.13)
@compadrito
:) sigara kafa yapmiyor malesef. ama ilginiz icin tesekkur ederim.

bu sabah beni uyandirdi. yine sinir oldum. cami actim ve cik git burdan dedim. cok sasirmisti, inanamadi. sana diyorum defol git dedim. viz sesi gittikce azaldi ve bi anda camdan disari cikti. simdi cok yalnizim.

end of the story.
0
🌸it's just a cigarette
(09.11.13)
(7)

Iyi mi yapıyorum kötü mü?

yarey
23 yaşında bir erkeğim ve şimdiye kadar 2 ilişkim oldu. ikisinde de kızlar açıldı bana. yani ben hiç bir çaba sarfetmedim...ha tipimi de görseniz at hırsızından hallice. iki kız da bana gizemli olduğum için ilgilerini çektiğimi söyledi...tabii yakışıklı olduğumu da söylediler yalandan da olsa...neys
23 yaşında bir erkeğim ve şimdiye kadar 2 ilişkim oldu. ikisinde de kızlar açıldı bana. yani ben hiç bir çaba sarfetmedim...

ha tipimi de görseniz at hırsızından hallice. iki kız da bana gizemli olduğum için ilgilerini çektiğimi söyledi...tabii yakışıklı olduğumu da söylediler yalandan da olsa...

neyse böyle olunca ben benden hoşlanan kıza inanılmaz saygı duyuyorum "oha kız BENİ beğenmiş lan, beni beni, at hırsızını... iç güzelliğimi görmüş demek ki" diyorum kendi kendime ve ayıp olmasın diye kızla çıkmaya başlıyorum her seferinde. sonra böyle olunca da çabuk soğuyorum ilişkiden.

ben böyle davranarak iyi mi yapıyorum kötü mü?
0
yarey
(08.11.13)
aseksüel olduğumu düşünmüyorum çünkü hoşlandığım kızlar oldu ama korkudan hiç açılmadım. ve baya porno morno seyreden de bi adamım aslında...
0
🌸yarey
(08.11.13)
Abi git bi sac sakal trasi falan ol. Niye tipin kotu olsun amk.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(08.11.13)
kendine saygın yok. bunu düzeltmekle başla.
0
zgrydn
(08.11.13)
bu soruyu kendine sor, iyi yaptigindan emin olana kadar iyi yapmiyorsundur, kendinden fazla eminsen de iyi yapmiyorsundur. burada celiskili gibi gorunen bir durum var :) ama eger demek istedigimi anlarsan mutlu olmanin yolu da burada.

oncelikle tip onemli fakat en onemli sey degil,
ikincisi insan kendini sevmeli.
degismen gerektigini dusunuyorsan da degisebilirsin; yasin genc yolun uzun.
ego'nu anlayip, onu da asmalisin(eckhart tolle oneririm).
ve kendin icin yasa bizim ne dusundugumuz senin duygu durumunu belirlememeli.
0
idexo
(08.11.13)
bende 21'im benim hiç olmadı. benle ilgilenen 4-5 kız oldu ama bende baş başa kalma korkusundan falan yapamadım. sonuç olarak bende biraz benziyorum diyebilirim sana. şunu söyleyebilirim ki kendine saygı duymadıkça bu işler yaş. önce psikolojik olarak kend,ne güven duyucan. söylemesi kolay tabii de, işte..
0
fransızkalanadam
(08.11.13)
yok yok umut vermek iyi değil.kız da sallamasa önemli değil de ya çok severse seni.öyle iyi değil
0
demirr
(09.11.13)
Sizde at hırsızı cazibesi var demek ki. Geliştirin ve yararlanın.
0
compadrito
(09.11.13)
(3)

antibiyotiğin boğazı zedelemesi - tetradox

it's just a cigarette
bende böyle bi durum oluşmaya başladı, farenjite doğru gidiyorum. tetradox'un yan etkilerinden haberdarım. ancak boğaz hakkında pek bir şey yoktu. napmalıyım? farenjit olursam sanırım bu antibiyotiğin türü farklı olduğundan düzeltme gibi bi etkisi olmayacak, farenjitimle kalacağım.teşekkürler.
bende böyle bi durum oluşmaya başladı, farenjite doğru gidiyorum. tetradox'un yan etkilerinden haberdarım. ancak boğaz hakkında pek bir şey yoktu. napmalıyım? farenjit olursam sanırım bu antibiyotiğin türü farklı olduğundan düzeltme gibi bi etkisi olmayacak, farenjitimle kalacağım.

teşekkürler.
0
it's just a cigarette
(08.11.13)
Umarım bu durumun nickinizle bi ilgisi yoktur. İlacı üreten firmaya email atıp durumdan haberleri olmasını sağlayın. Verdiğiz bilgi çözüme yönelik tavsiye için yeterli değil.
0
compadrito
(08.11.13)
@compadrito

sigara kullanımımda bir değişiklik yok. bu ilacı beş gündür kullanıyorum ve son üç gündür boğazım artarak ağrımaya başladı. daha dokuz günüm olduğundan endişeliyim. ilacı üreten firmayı mı yoksa doktoru mu aramalıyım direkt?
0
🌸it's just a cigarette
(08.11.13)
Her ikisini de arayın. Firmaya bilgi verin, doktora akıl sorun.
0
compadrito
(08.11.13)
(3)

12 Yıldır sürekli kilo alıyorum

kelebegin gunlugu
Nasıl oluyor ben de bilmiyorum. küçükken çok zayıftım, ergenlikte biraz topladım 19 yaşımda iken 74 kilo idim. Daha sonra 2 ay içinde 10 kilo aldım. sonraki 1 yılda 10 kilo daha. şu anda 31 yaşında 112 kiloyum. Denemediğim şey kalmadı. beraber yemek yediğim arkadaşlar az yiyor olmama şaşırıyorlar bi
Nasıl oluyor ben de bilmiyorum. küçükken çok zayıftım, ergenlikte biraz topladım 19 yaşımda iken 74 kilo idim. Daha sonra 2 ay içinde 10 kilo aldım. sonraki 1 yılda 10 kilo daha. şu anda 31 yaşında 112 kiloyum. Denemediğim şey kalmadı. beraber yemek yediğim arkadaşlar az yiyor olmama şaşırıyorlar bile. vücudumda orantısızlık yok kilo her bölgede eşit dağınık ve şişmiş gibi de görünmüyorum.
Şu ana kadar denediklerim:
- Diyetisyen (2 ay): sonuç kilo aldım
- Spor(gym) (1,5 yıl): sonuç ilk başlarda kilo kaybı oldu gibi 2-3 kilo kadar sonra kilo aldım.
- Diyet (ara ara): istisnasız kilo aldım.
- Zayıflama hapı (1 kutu): amway'indi sanırım ama yine faydasız.
- Kavitasonlu ıvır zıvır güzellik merkezi: başlarda insanı iyi hissettiriyor ama sonuç olumsuz.
... denediğim aklıma gelmeyen şeyler de var ama olmuyor işte. ilk şişmanlamaya başladığım da çek-ap da yaptırmıştım ama herhangi bir sıkıntı çıkmadı.

Ben neden sürekli kilo alıyorum?
0
kelebegin gunlugu
(08.11.13)
endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzmanına gitmeni öneriyorum.
0
ermanen
(08.11.13)
Yaş-şa be ermanen! Asıl en başta yapması gerekeni yazmışsın.
0
compadrito
(08.11.13)
Standart yöntemler işe yaramıyorsa bir sağlık problemi vardır. ermanen haklı.
0
arnold schwarzeneger
(08.11.13)
(7)

kendimden ettiğim nefret

knight of cydonia
niye böyle oluyor? bir türlü kendimle barışamadım, bildiğin nefret ediyorum kendimden. insan içine çıkmak istemiyorum hatta bazen, "daha ben kendimden nefret ederken başkalarını neden kendimle muhattap etmeye mecbur edeyim ki?" diye saçmalıklar düşünüyorum.ben ergenlik yıllarıma geri mi dönüyorum az
niye böyle oluyor? bir türlü kendimle barışamadım, bildiğin nefret ediyorum kendimden. insan içine çıkmak istemiyorum hatta bazen, "daha ben kendimden nefret ederken başkalarını neden kendimle muhattap etmeye mecbur edeyim ki?" diye saçmalıklar düşünüyorum.

ben ergenlik yıllarıma geri mi dönüyorum aziz duyuru halkı?

not: nefretin nedeni yok. nedensiz. kesin doya doya yaşayamadığım ergenlik yıllarımın acısı çıkıyor, al işte.
0
knight of cydonia
(08.11.13)
benim de durumum sık sık böyle oluyor.. yapacak bir şey..

ben hala insanlar nasıl kendilerini sevebiliyorlar onu anlamıyorum..

yaptığın tüm saçmalıkları birebir görüyorsun hatırlıyorsun buna rağmen seviyorsun, saçma valla..
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin
(08.11.13)
kendini sev,hatalar yapmış olabilirsin,bu insanlığın gereği.herkes hata yapar,kendini affet ve barış.
0
rock n roll
(08.11.13)
Oooo.. ağır ergenlik.
Koy ver gitsin. Kimse mükemmel değil. Sosyalleş, insan içine çık, kendinden nefret etme. İyi birisindir eminim.
0
matilda
(08.11.13)
ben yaptıysam doğrudur, bi bildiğim vardır elbet demesini öğrenmelisin. Kendine hayran ol yahu :)
0
megalomaniac
(08.11.13)
ne kadar bencil ve aşağılık bir varlık olduğunu ne kadar küçülebileceğini ne kadar zavallılaşabileceğini görüp de kendinden nefret ediyorsan bu kötü bir şey değil. kimin ne düşündüğü neden umrunda hem?
0
Troll
(08.11.13)
Dinamik psikoterapi görme zamanınız gelmiş.
0
compadrito
(08.11.13)
Ergenliğinde yapamadığın şeyleri yapmaya başla o zaman.
0
arnold schwarzeneger
(08.11.13)
(3)

hassas dişler için diş macunu + gargara tavsiyesi

schizophrenia
florür zararlıdır diye parodontax ın florürsüz olanını kullanmaya başladım ve dişlerimde hassaslık oluşmaya başladı. bu dürüm ekmeği dediğimiz ekmeği bile yerken dişlerimde hassaslık ve hafif ağrı oluşuyor. diş hekimine gittim çürük iltihap felan yok dişlerin hassaslaşmış buna uygun diş macunu kulla
florür zararlıdır diye parodontax ın florürsüz olanını kullanmaya başladım ve dişlerimde hassaslık oluşmaya başladı. bu dürüm ekmeği dediğimiz ekmeği bile yerken dişlerimde hassaslık ve hafif ağrı oluşuyor. diş hekimine gittim çürük iltihap felan yok dişlerin hassaslaşmış buna uygun diş macunu kullan dedi.

şimdi sensodyn proactive jel başlığında alkışlayanı da taşlayanı da gördüm. sensodyn önerirseniz hangisini önerirsiniz? başka marka diş macunlarına da açığım.

not: pardodontax tan şikayetçi değilim bu arada, gayet güzel bir diş macunuydu ama hassasiyet için pek faydasını göremiyorum.
0
schizophrenia
(08.11.13)
en son doktoruma aynı şikayet ile gitmiştim ve www.colgatesensitiveprorelief.com.tr bu ürünü kullanmamı söyledi
umarım faydalı olur
0
purplee
(08.11.13)
ben hastalarıma hep colgate sensitive pro-relief i öneririm.
3 farklı markanın 3 hassasiyet giderici diş macunun etki mekanizmaları farklı, colgateinki daha hızlı etki eden bir mekanizmaya sahip.

gargaraya gerek yok.
0
neferkitty
(08.11.13)
Diş macununu pirinç tanesi kadar koyun fırçanıza. Daha fazlası hem gereksiz, hem de mineyi aşındırıyor. Önemli olan, fırçanın mekanik etkisi. Kırmızıdan beyaza doğru fırçalayın dişlerinizi. Extra soft fırça bulun büyük eczanelerden. Üstünde extra soft yazsın. Günde en fazla iki kere fırçalayın. İki dakikadan uzun fırçalamayın.
0
compadrito
(08.11.13)
(8)

Akıllı telefon nedir, alınır mı?

ya ben lan neyse
selamlar,yani bir babaanne kadar uzak değilim ama anlama açısından yine kendilerine anlatır gibi anlatırsanız çok memnun olurum.2005 yılında o zamanın parasıyla 460 tl verip -bu arada m.b nin sitesinden hesaplattım o para şimdi 900 küsür olmuş.- nokia 6600 almıştım. şu patates gibi olanlardan. baktı
selamlar,

yani bir babaanne kadar uzak değilim ama anlama açısından yine kendilerine anlatır gibi anlatırsanız çok memnun olurum.

2005 yılında o zamanın parasıyla 460 tl verip -bu arada m.b nin sitesinden hesaplattım o para şimdi 900 küsür olmuş.- nokia 6600 almıştım. şu patates gibi olanlardan. baktım ne adam gibi sesi çıkıyor, ne adam gibi fotoğraf çekiyor. ne de adam gibi video çekiyor... bir daha pahalı telefon alırsam ziksinler beni diye yemin ettim. o zamandan beri 70 tl yi aşmıyorum. işimi de görüyor.

ama şu akıllı telefon olayı başladığından beri bir merak etmedim değil.

şimdi örneğin bir iphone 4 ve muadili bir canon dijital fotoğraf makinesi kadar iyi fotoğraf çekip bir philisps mp3 çalar kalitesinde -kulaklukla en azından- müzik çalabilir mi? aynı canon -pro. olmayan- dijital foto makine gibi 720p de kaliteli video-ses kaydı yapar mı? yani alsam bir daha foto. makinesi ve mp çalar taşımaya ihtiyacım kalmaz mı?

bunun yanında güzel uygulamalar var mı? gerçekten hayatımı kolaylaştıracak mesela?

ayrıca benim için oyun vazgeçilmez. ama bakıyorum max 32 gb lik telefonlar. neresine sığdıracak güzel oyunları?

yani yeminimi bozuk kendimi ziktirme riskini göz önüne alarak bir sansumg s3, iphone 3 gibi bir telefon alayım diyorum ama sonradan 6600 gibi pişman olmayayım? özellikle her boku içinde barındıran ama hepsini de yarım yamalak yapan telefonlardan nefret ediyorum. bu telefonlardan hiçbirini elime alıp inceleme fırsatım da olmadı.

siz ne dersiniz dostlar? bir el atın.

sağ olunuz.
0
ya ben lan neyse
(07.11.13)
herhangi bir telefon ile canon dijital fotograf makinesinden aldiginiz verimi alamazsiniz, mp3 kalitesi iyidir. ( galaxy zoom zaten fotograf makinesi oldugu icin onu hesaba katmiyorum)

cook fazla uygulama var, kendiniz bulmalisiniz hangisi isinize yarar. mesela acik havada kosarken ne kadar kostugunuzu / hizinizi gosteren program var, ben onu kullaniyorum. cok guzel.

en baba oyun 1.5gb, 32gb'lik yere cok rahat sigar :) angry birds gibi oyunlarin en buyugu 550-60mb. cok rahat sigar =)

ben s3 kullaniyorum, memnunum, iphone 3'un zamani bitti artik, alsaniz 6600 ile ayni verimi alirsiniz :)
0
fakyoras
(07.11.13)
samsun s4 veya not 2 senin isini fazlasıyla görür.
0
cokponcik
(07.11.13)
teknolojiyle haşır neşir değilseniz bile bi oyun oynar, can sıkıntısından kurtulursunuz. gerçekten hayatı kolaylaştıran uygulamalar indirip onlardan yararlanabilirsiniz,ilaç saati hatırlatma, hava durumu raporu gibi. bu bağlamda pişman olmazsınız. samsung note serilerinden edinebilirsiniz. gerçi ben şu sıra sony xperia z1'de tutuklu kaldım, güzel bir telefona benziyor o da.
0
sane ego
(07.11.13)
al tabi al 32 gblik telefon neyine yetmeyecek ayrıca en baba oyun 2gb androidde
0
mosquera
(07.11.13)
ya lumia 41 megapiksel kameralı telefon çıkarmış yeni, nedir ne değildir bilemem öyle onu da söyleyeyim dedim.

pro bi makina kadar süper fotolar çekmez belki ama gayet iyi kaliteli fotoğraf çekip, iyi kalitede müzik dinleyebileceğiniz(bence philips mp3çalardan daha iyi) iphone olabilir. iphone 3'ü bilmiyorum ama iphone 4s, 5, 5s epey iyi. keza samsung s4, htc one falan beklentilerinizi aşar bile bence.

uygulamalar da, oyunlar da yeterli olur, kaldı ki 32 gb yeter de artar bile.
0
elmali kurabiye
(07.11.13)
general mobile discovery al. hem fazla para vermemiş olursun hem de akıllı telefonun olur. kamerası güzel müziği de fena değil. androidin bütün nimetleri var. ayrıca envai çeşit programları da çalıştırıyor...
0
inanmazsan inanma
(07.11.13)
Akıllı telefon, telefon değil. Minik bilgisayar. Ama daha da fazla marifetleri var. Pişman olmazsınız.
0
compadrito
(08.11.13)
lg g2 al. bataryası da iyi dayanıyor. birisi demiş ben de diyeyim, bu meretler bilgisayarın küçüğü. yapabileceğin şeyler sana kalmış.
0
olmasaydiboyle
(08.11.13)
(2)

ankara'da iyi bi kalp doktoru

cosmicgadin
işinin ehli ve psikolojik olarak destek olacak güleryüzlü bi doktor lazım. kimi tavsiye edersiniz?
işinin ehli ve psikolojik olarak destek olacak güleryüzlü bi doktor lazım. kimi tavsiye edersiniz?
0
cosmicgadin
(06.11.13)
bayındır hastanesinin doktorları çok iyi genel olarak. personel de çok güleryüzlü. ben memnun kalmıştım.
0
karamell
(06.11.13)
Yüzü pek gülmez. Ciddidir. Ama Türkiye'de ilk 3'e girer: Erdem Diker
0
compadrito
(07.11.13)
(3)

Türkçe karşılığı

bak ne diycem simdi
the implications of scale'in Türkçe karşılığı nedir?
the implications of scale'in Türkçe karşılığı nedir?
0
bak ne diycem simdi
(06.11.13)
ölçeğin (ölçümün) sonuçları yada etkileri

not: duz mantık
0
bigman
(06.11.13)
nerede geçiyor? mesela ekonomi ile ilgili bir yazıda ise bir firmanın büyüklüğünün üretime olan etkileri kastediliyordur.
0
yakuza123
(06.11.13)
buyuklugun (cesametin) etkileri
0
compadrito
(06.11.13)
(10)

Kabızlık // (iğrençlik içerir)

doktor sagbirakmayan
Sınavlardan önce arkadaşlardan binbir rica ile aldığım concerta'nın muadili ritalin'e sahip oldum, o da beni yan etkisiyle vurdu.Şimdi sevgili romalılar,Dikkat eksikliğime bir türlü çare bulamayınca ben de en sonunda psikiyatriste gittim. Önce hafiften rica ettim yazıver ilacı diye. Yok olmaz onun ö
Sınavlardan önce arkadaşlardan binbir rica ile aldığım concerta'nın muadili ritalin'e sahip oldum, o da beni yan etkisiyle vurdu.

Şimdi sevgili romalılar,

Dikkat eksikliğime bir türlü çare bulamayınca ben de en sonunda psikiyatriste gittim. Önce hafiften rica ettim yazıver ilacı diye. Yok olmaz onun özel testi var dedi, testi yaptı sonra "aaa! şaşırdım valla, hakikatten de dikkat eksikliği varmış sende" dedi, ritalin yazdı. Yan etkileri konusunda da uyardı, kalp çarpıntısı, uykusuzluk en yaygınlarıdır dedi.

Bende hiçbiri yok, uyumamak için kendimi zor tutuyorum mesela. Ama şu kabızlık öldürüyor beni, öldürüyor...

Bütün diyetim lifli gıdalar üzerine. tam tahıllı ekmek, kuru kayısı, kuru incir, erik, havuç, elma.. hiçbiri s.çmama yardımcı olmadı, bolca gaz yapıyorlar orası ayrı.

Bir tek ilaç; dulcolax ile tuvalete gidebildim bugün, yoksa içim çürüyecekti.

Activa aldım bugün, kahvaltı için olanından, yardımcı olur mu dersiniz?

Bir de bu ilaç bağırsakta emildiği için böyle yapıyormuş. dozunu düşürdüm ama hiçbir etki yapmadı.

tam tahıllı ekmek, activa, erik, elma, kayısı, incir, havuç fazla gelir mi? Yoksa yine bolca gaz mı yapacaklar?

Bir de en çok şunu merak ediyorum; ilaç bağırsakta emildiği sırada etken maddesi bağırsağı uyuşturuyor sanırım, benim bunları yemem amaçsız olmaz değil mi? Yani çalışmayacak motora benzin koymak gibi olmuyordur inşallah.

Var mıdır hiç antidepresan kullanıp kabız olan; ama sonunda sindirimi rayına oturan?
0
doktor sagbirakmayan
(04.11.13)
günde ne kadar su içiyorsunuz? bolca su içmek kabızlığı engeller diye biliyorum.
0
MtKrt
(04.11.13)
@MtKrt: içmezmiyim ya, tuvalete sadece işemeye gidiyorum o yüzden. En az 3-4 litre su içiyorum günde.
0
🌸doktor sagbirakmayan
(04.11.13)
hint yağı. inanılmaz etkili. müsil şakalarında da kullanılıyormuşmuşmuş.
normalde 1, abartılı durumlarda 2 yemek kaşığı yeter. en fazla 2! evde deneyin ama.
aktarlarda 3 5 lira.
0
fekat
(04.11.13)
kayısı veya soda.bunlar iyi gelir.diğerleri sadece efsanedir
0
smokee
(04.11.13)
şalgam suyu iç.
0
i'm a dreamer
(04.11.13)
kayısı iyi gelmeli, o da iyi gelmezse sıkıntı. ayrıca bol bol su iç, sakız çiğne.
0
evde black smoke besleyen adam
(04.11.13)
Kuru erik, siyaha yakın koyu bordo renkli olanından, bol miktarda. Ayrıca bu etkiyi, ilaç firmasına bildirmeniz gerekiyor, insaniyet nâmına.
0
compadrito
(04.11.13)
sabah aç karnına 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı iç.
yemeklerde, ara öğünlerde filan mutlaka küçük bir tabağa zeytinyağı, kekik, pulbiber filan karıştırıp onu ye bol bol.


yımışacık olacak her şey........
0
sansli pipi
(04.11.13)
1 tatlı kaşığı zeytin yağı..
form çay..sinameki çayı..eczanelerde 10-15 harfli almancaya benzer bi form çay var..
0
kerem75
(04.11.13)
Kabızlık benim olayım ya.
Bak şimdi zeytinyağı hint yağı at yağı fil yağı ejderha yağı.. bende bi işe yaramadı. İşe yarayan tek şey şuydu.
Sabah uyanınca bi bardak ılık suya bi yemek kaşığı kadar elma sirkesi dök bal koy iç. Üç saat sonra bağırsakların uyanacak.

Sakın form çayı içme. İyi geliyo mu evet. Ama bugün içtin iyi geldi yarın içmedin daha fena yaptı.
0
meyve parcacikli kadin
(04.11.13)
(5)

dikkat eksikliği/hiperaktivite/her şeyden çabuk sıkılma

habib
maalesef bu tip problemlerim var. aslında her zaman hareketli bir tiptim ama özellikle üniversite sınavına girdiğim yıl derslere fazla kasınca, üniversiteye girdikten sonra iyice arttı problemim. mesela toplu taşımada kesinlikle çok sıkılıyorum. kendimi dışarı atmak istiyorum, müzik dinlemeden hayat
maalesef bu tip problemlerim var. aslında her zaman hareketli bir tiptim ama özellikle üniversite sınavına girdiğim yıl derslere fazla kasınca, üniversiteye girdikten sonra iyice arttı problemim.
mesela toplu taşımada kesinlikle çok sıkılıyorum. kendimi dışarı atmak istiyorum, müzik dinlemeden hayatta zaman geçmiyor. sırf otobüse binmemek için her gün kilometrelerce yol yürüyorum. insanların hareketleri arkalarına bakmayışları beni deli ediyor.
bunlar dışında derslere de kesinlikle konsantre olamıyorum. ilk 20 dk süper ondan sonra tamamen gidiyor dikkatim. sırf bu yüzden ortalamam düşük. havaya bakıyorum, bacak sallıyorum. yanında staj yaptığım hoca dersteki halimi görmüş seninle çalışmak istemiyorum dedi bana. mesela 100 dk ders varsa 20 dk'dan sonra çıkmak zorunda kalıyorum. ders çalışırken de 30 dk en fazla ondan sonra bırakmak durumunda kalıyorum. millete bakıyorum 3 saat aralıksız ders çalışıyor. kesinlikle yapamıyorum. kafam gidiyor, insanlara bakıyorum kendi kendime gülmeye başlıyorum çok kötü bir durum.
geçen gün bir toplantı vardı. yine 30 dk sonra sıkıldım çıktım. benden sonra 2 saat daha takılmışlar, nasıl oluyor bilmiyorum. arkadaşlarımla bir mekana gidelim, yemek yer yemez yine sıkılıyorum yürüyüş yapmak istiyorum. arkadaşlarım bana bir şeyler anlatırken yine sıkılıyorum, onları dinlermiş gibi yapıyorum.
şimdi de evde sıkılıyorum artık, amaçsızca dışarı çıkıp kmlerce yürümezsem delirecek gibi oluyorum. eve gelince akşamları internet yoksa yine sıkılıyorum. kitap okurken bile 20 sayfayı geçemiyorum konu ne kadar ilgimi çekerse çeksin. ileride kariyer konusunda da ne yapacağım bilemiyorum.

bana ne öneriyorsunuz, ne yapabilirim, psikolojik destek almalıyım değil mi ? yoksa herkes böyle de çaktırmıyorlar mı ?
0
habib
(03.11.13)
herkes böyle değil, ama senin gibiler de çok var. öncelikle bu durumdan rahatsız mısın? yoksa başkaları rahatsız oluyor diye mi suçluluk hissediyorsun? onun ayrımını yapman lazım.

bastırmak istiyorsan bu durumu, kendi başına da beceremiyorsan, yardım alman şart...
0
loveinaflipbook
(03.11.13)
@love, kesinlikle rahatsızım, akademik başarımdan tut insan ilişkilerine kadar her şeyimi etkilemeye başladı.
0
🌸habib
(03.11.13)
dostum o zaman psikiyatrik tedavi öneriyorum sana. ilaç verecekler, hangisi olduğunu tahmin etmek zor, her doktorun kendi tarzı var.

ama güzel bir doktor bul, işini baştan sağma yapmasın, ona dikkat et.
0
loveinaflipbook
(03.11.13)
Psikiyatr, neuro feedback, omega 3, carnitine

Şeker, un yasak özellikle kaavaltı sırf protein

Çay, kaave
0
compadrito
(03.11.13)
Ben de boyley(d)im. Caktirmiyo olsan bile o sıkıntıyı disari yansitiyosun ister istemez. Ilac kullanmadim, okul bir sekilde biter de toplu tasima ve insan iliskileri icin cok caba harcamak gerekiyor
0
albayrak
(03.11.13)
(5)

unutkanlık :(

ron dennis
MerhabaŞimdiye kadar bu özelliğimi "thats not a bug, thats a feature" diyip geçiştiriyordum. İşime gelmeyen şeyleri unuttuğumu sanıyordum sadece. Bugmış meğer. Bugün daha yazın başında yaptığım şeylere bakıp hiçbirini hatırlamadığımı farkettim (ha o ilk kıvılcımı aldıktan sonra hatırladım tabii). Ku
Merhaba

Şimdiye kadar bu özelliğimi "thats not a bug, thats a feature" diyip geçiştiriyordum. İşime gelmeyen şeyleri unuttuğumu sanıyordum sadece. Bugmış meğer. Bugün daha yazın başında yaptığım şeylere bakıp hiçbirini hatırlamadığımı farkettim (ha o ilk kıvılcımı aldıktan sonra hatırladım tabii). Kurtarın beni bu durumdan.
0
ron dennis
(02.11.13)
Geceleri 8 saat 20 dakika kesintisiz uyuyarak başlayın işe...
0
compadrito
(02.11.13)
- b vitamini eksikligi
- dikkat daginikligi
- onem sirasi
- yogun hayat temposu
- kisisel beyin ozellikleri

bence cok buyuk sorun yok.. bu yukaridaki sebeplerden biri veya birkaci etken olabilir..

ciddi suphe varsa bir doktora danışmak daha mantıklı.. ama cogu insan 3 ay oncesini gunu gunune hatirlamaz.. olaylari hatirlar..
0
bigman
(02.11.13)
düzenli uyku.
eksiklik varsa b6 ve b12 vitamin takviyesi
kırmızı et tüketimi
havuç suyu kürü

bunları tavsiye etmekle birlikte kan değerlerine baktırmanı da öneririm.
0
mellifica
(02.11.13)
arcalion
0
aynshinqaf
(03.11.13)
kan değerlerine baktır. b12 düşük olabilir. uyku kaliteni düşürebilcek bir durum olabilir.
0
orpheus
(03.11.13)
(10)

elinizde daha bir gunluk yeni dogmus bir bebek var. simdi,

benyazmayayımdakimleryazsın
bu bebek ingiliz, alman, japon, turk vs. herhangi bir millete ait bir ciftin bebegi olabilir. bu bebegi issiz bir adaya biraktiniz ve sadece ona yiyecek giyim gibi gereksinimleri 7 yasina kadar vereceksiniz. ama tek kelime dahi konusmayacaksiniz bebekle 7 yasina gelene kadar. 7 yasin sonunda konusma
bu bebek ingiliz, alman, japon, turk vs. herhangi bir millete ait bir ciftin bebegi olabilir. bu bebegi issiz bir adaya biraktiniz ve sadece ona yiyecek giyim gibi gereksinimleri 7 yasina kadar vereceksiniz. ama tek kelime dahi konusmayacaksiniz bebekle 7 yasina gelene kadar. 7 yasin sonunda konusma cagina tam olarak geldiginde bu bebek hangi dili konusabilir?
0
benyazmayayımdakimleryazsın
(02.11.13)
konuşamaz.bunun deneyi yapıldı.zekası da tam olarak gelişmez.
0
gorki
(02.11.13)
konuşabileceğini sanmıyom açıkçası. helelallvlallela diye konuşur ya da muuhhhh muhhhh falan. varsa hayvan sesini taklit eder. yav konuşsana gardaşım adada iki kişi demleyeceksin bir çay ohh sabahlara kadar muhabbet :(
0
patr
(02.11.13)
tarzan jane, jane tarzan.
0
inawen
(02.11.13)
bırak konuşmayı, doğru dürüst dşünemez bile. görsel düşünür diye tahmin ediyorum. içgüdüsel yaşanır.

@gorki

abi deneyin adı ne? kim izin verdi deneye? etik değil ki.
0
sen git ben geliyorum
(02.11.13)
Hiçbir dili konuşamaz. Deneyinin yapılması etik olma anlayışından önceydi. Bir bebeği koyunların arasına, dilsiz bir çobanla bıraktılar. Bebeğin tek bildiği kelime kuzuların meelemelerine benzer bir sözcüktü(beekos). (burda da dilin etraftan duyulan seslerin bir yankısıyla oluştuğu tezini doğruluyoruz, bence.) Deneyin amacı ilahi dilin ne olduğuydu. -Yani doğustan hangi dile yatkınız diye bakıyorlar akıllarınca- o öğrendiği tek sözcük olan ''beekos'' da frigce ekmek demek olduğu için o dönem ilahi dil frigce ilan ediliyor hatta.

Ailesi tarafından zindana kapatılıp 14 yasında bulunan bir kız da var. Tek kelime dahi konusulmamıs. Kız bulunduktan sonra cok büyük destek almasına ragmen hala konusamıyor imiş. Belgeseli de var bunun.

P.S: Dilbilimciyim.
0
shejia
(02.11.13)
Bebek yasayamaz bu sartlarda.
0
kegums
(02.11.13)
@sen git ben geliyorum, bu deneyin adını bilmiyorum, bilgim yok ama "etik" bilimde son derece yeni bir kavram her deney etik kurallarla yapılmıyordu en azından yüzyılın ilk yarısında...
0
niye ama
(02.11.13)
0
anonymice
(02.11.13)
"Ihça" annatır derdini, bi de el kol işaretleri ve mimiklerle...

Ih ıh, hark hurk, ugh kimin seslerle annatır ama aptal olur.
0
compadrito
(02.11.13)
her dönemin gelişim ödevleri vardır,kritik dönemler vardır..o dönemde gelişim ödevleri yerine gelmezse yani kritik dönemde o ödev(misal burada konuşmak) tamamlanmazsa bir daha çok uğraşla olsa dahi tam olarak sağlıklı bir insanda olduğu gibi gelişim sağlanmaz.
ve evet araştırmalar da var bu konuda.
0
uzunuzunilgi
(02.11.13)
(12)

şekeri hayatından çıkaranlar veya şekerden uzak duranlar, şekerle ilgili

AWD
mesela çayı şekersiz içmek, tatlılardan uzak durmak başlangıç için iyidir. Ancak şekersiz hayat çok radikal bir karar yani ekmek bile yememesi lazım insanın.Ya da bir gün iki gün uzak durdunuz, üçüncü gün önünüze pasta gelir, kurabiye gelir..Yani ben işlenmiş şekerden olabildiğince uzak durmak istiy
mesela çayı şekersiz içmek, tatlılardan uzak durmak başlangıç için iyidir. Ancak şekersiz hayat çok radikal bir karar yani ekmek bile yememesi lazım insanın.Ya da bir gün iki gün uzak durdunuz, üçüncü gün önünüze pasta gelir, kurabiye gelir..

Yani ben işlenmiş şekerden olabildiğince uzak durmak istiyorum, adeta bir detox gibi.

Tatlıları seviyorum.Şöyleki hemen hemen her gün hiç olmazsa bir-iki gofretim var.Çikolata bisküvi filan da o biçim.Ancak bunun ileriki yaşlarda sorun olmasından korkuyorum.diyabet, insülin direnci vs.. Galiba vicdanım ya da bilinçaltım beni bu konuda uyarıyor.Diş çürükleri korkusu da cabası.

Şekeri hayatınızdan çıkardıysanız eskiye oranla nasıl hissediyorsunuz?

Şekerden uzak durma konusundaki kararlılığımızı arttırmak için ne yapmalıyız?

Pankreas sağlığımız için neler yapabiliriz,neler hazırlayabiliriz?
0
AWD
(02.11.13)
eskiye oranla harika hissediyorum. 1 yıldır falan neredeyse hiç şeker koymadım ağzıma meyveler dışında. geçen ay yanlışlıkla bir yudum kola içtim mesela, az kalsın kusuyordum. o kadar iğrenç geldi ki. bağımlılığı atlattıktan sonra insanın canı gerçekten o kadar çekmiyor. zaten bir süre sonra tatlı falan yiyen insanlara acıyarak bakmaya başlıyorsun. biraz sabrettikten sonra kolaylaşıyor ya. yeter ki 1-2 ay dayan.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(02.11.13)
çayda / kahvede şekeri bırakınca gerisi gelir, canın eskisi gibi tatlı istemez. sevip te baklavadan uzak durmak iyi değil. haftada 1 gün izin verebilirsin kendine. cmtesi akşamları kazandibi yemek gibi mesela. planlı olması lazım.
0
hasmetizm
(02.11.13)
"nasılsa sonrasında tatlı yok" diye yemek yemekten vazgeçen, günde ortalama 1 litre meşrubat tüketen, çayı şekersiz (evet) içen birisi olarak önerim: eğer imkanın varsa, yaşadığın çevreden kısa bir süreliğine de olsa uzaklaş.

"memleket"e git, arkadaşlarınla böyle tatil falan düşünebilirsin ne bileyim. kafanı kendi hayatından uzaklaştırdığın zaman otomatik olarak, çok daha rahat bir şekilde değiştirebiliyorsun alışkanlığını. sonrasında biraz kararlılıkla "başlamayacağım" diyebilirsin.

ben dönem dönem uzak durabiliyorum. sonrasında bagdf'nin de dediği gibi, kola çok şekerli ve iğrenç geliyor. ha devamında alışıyosun tekrar, yuvarlamaya başlıyosun.

velhasıl, "ARTIK ŞEKERİ BIRAKICAM!!" demek yerine ufak da olsa değişiklikler yapmaya çalış hayatında.

saçma gelebilir ama farklı türde bir kitap okumak, yeni bir hobi edinmek, yeni bir oyun oynamak, alıştığının dışında müzik yapan bir sanatçının tüm şarkılarını dinlemek gibi şeyler bile alışkanlıklarını değiştirmede etkili olabilir.

tabii saydıklarımı yaparken "şeker" aklının bir köşesinde bulunsun.
0
der meister
(02.11.13)
yaklaşık 1 yıl önce Karatay'ın kitabını okumamla aklıma girmişti şekerin zararları. üzerine biraz internette araştırma yapmıştım, sonrasında da Taş Devri Diyeti'nde de benzer şeylerle karşılaşınca ben de şekeri tamamen çıkarmaya başladım 8 ay önce hayatımdan. çok nadir kendimi kandırdığım oldu.
ilk 5 günden sonra falan şekerli birşeyi istemiyorsun doğrudan en azından benim için öyle oldu. günde 1-2 meyve ile yeterli şeker aldığımı biliyordum. ekmek vs. de aynı şekilde bıraktım. ilk ay 2-3 kilo arasında verdim, daha sonra giderek azaldı kilo verme olayım, vücut kendine geldi sanırım:) bünyeye göre değişir bence. günde 2500-3000 kalorinin altına düşmedim bu kiloları verirken, protein ağırlıklı beslendim ve kilo almadım. bunlar bilinen şeyler zaten.
şeker ihtiyacı-krizi olursa dolaylı yollardan karşılamaya bakacaksın. mesela arasıra kahveme tarçın dövüp koyuyorum, öğün önceleri vey sonrasında kuru meyve alıyorum vs. kendimi çok daha dinç, zinde hissediyorum, eskisi gibi ağır bir hamur tatlısı yedkten sonra gelen ağırlaşma, uyku gelmesi vb. olmuyor artık. aklıma çok şey geliyor gündelik yaşamla ilgili ama mesela gün aşırı kefir içmeye çalışırım özellikle geceye yakın acıktığım zamanlarda, hem doyurucu hem de şekerli-unlu gbi şeylere saldırmamı engelliyor. bu doğrultuda tavsiyelerin genelini ayrıntılı olarak Karaty Diyeti-Taş Devri Diyeti'nde bulabilirsiniz.
0
candanag
(02.11.13)
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu +1.

Şekeri lise son sınıfın haziranında hayatımdan çıkarmaya karar verdim,tabi ki tuzu da. Başta kilo vermek amacıyla yaptım bunları,106 kiloydum.ilk haftalar sigara tiryakisi gibi hissediyorsunuz kendinizi,bağımlısı olmuşsunuz tuzun şekerin ve tat alamıyorsunuz yediklerinizden.Sonraki 2-3 ay alışıyorsunuz ama gözünüz tuzun-şekerin üzerinde, elinizi uzanıyor ama almıyorsunuz.Sanırım 3 yıl oldu bırakalı.iyi ki de bırakmışım.Şekersiz çayın tadı harikaymış ya, yine tuzsuz yemeklerde öyle.Yediğiniz yemeklerin-yiyeceklerin gerçek tatlarını alıyorsunuz-hissediyorsunuz ağzınızda.Kola ve o tarz şeylerinde ne kadar iğrenç olduğunu.Şuan da kar olarak bakarsam,abartmıyorum, 1 çeyiz sandığını dolduracak kadar şeker ve tuz tüketmiş olurdum eğer bırakmasaydım. Ara da sırada caymalar oluyor ama pişman oluyorum sonunda.Sağlıklı olabilmek için sadece şeker-tuz değil de genel olarak yediklerimize dikkat etmek-kontrol altına almak sağlık açısından çok çok faydalı olur bence.
0
MtKrt
(02.11.13)
canın durduk yere tatlı ya da gofret istemesi, durduk yere çikolataları pastaları düşünmesi hatalı beslenme sonucu oluyor. ben çayı şekersiz içmeye başlayana kadar sevmezdim. çayı ne zaman ki şekersiz içmeye başladım işte o zamandan beri hayatımda en sevdiğim içecek diyebilirim.

pasta börek çörek kısmı benim için zor değildi zaten sevmezdim. yaş pastadan nefret ederim. doğumgünümde bile yemezdim alınmasını da istemezdim küçükken bile. meyve de hiç sevmem. arada yerim ama işte anca arada. ama 2-3 ay hiç meyve yememişliğim oluyor farketmiyorum bile.

ekmek başta bırakılmaz gibi gelmişti alışkanlıktan dolayı. sucuklu yumurtanın ekmeksiz de yenebilecek bir şey olduğunu beynime anlatmam zor oldu ama oldu. ekmek aramıyorum hiç artık.

kararlılığımı arttıracak yaptığım şey fast food'u çok tüketen, şekeri çok yiyen insanları gözlemek. bellerinin etrafındaki simitin her geçen gün daha da büyüdüğünü görmek ve bunun nasıl sağlıksız bir şey olduğunun farkında olmak. eğer bunların farkında olursan zaten arada canın istese, gofret yesen bile kıçı başı dağıtıp her gün 3-5 gofret yiyen birine yeniden dönüşmüyorsun. gofret yiynce artık vizdanın sızlıyorsa, ya yemeyeydim iyidi bak diye düşünüyorsan sorun yok. sorun " ya bu hayata bir kere geldim kendimi bu kadar kısıtlamayayım ye gitsin ne olacak" düşüncesinde.

bir de beslenme ile ilgili kitpları okuyabilirsin. her dediği yüzde yüz doğrudur demiyorum ama karatay'ın kitpları ikna edicilik açısından iyidir.
0
godsparticle
(02.11.13)
sigarayı bırakmak gibi, eğer buna aşinaysan. ilk başlarda çok zor, ama sonra mesela birisi yanlışlıkla şeker koysun çayına miden bulanır içerken. aslında "şeker"den uzak durmaktan çok "rafine şeker"den kaçmak lazım, glikoz şurubu dedikleri nane. hayır demeyi ve durumu anlatmayı beceremiyor ya da her ikramda bulunana hayır derken "neden neden" sorularıyla boğuşmak ve insanların saçma geyikleriyle uğraşmak istemiyorsan da şeker hastalığı riskin olduğunu falan söyle nebileyim, doğrudan yüzleşmek daha iyi ama bir süre sonra da her sorana anlatmak sıkıyor biraz, o açıdan.
bir de yüzün güzelleşiyor resmen bir süre sonra. öyle bişey.
0
dafaiss
(02.11.13)
Söylenenlerin çoğuna katılıyorum. Azaltınca ya da bırakınca zaten eskisi gibi istememeye başlıyorsun. Erkek arkadaşım bana göre daha çok sever tatlıyı, onu alıştırmak için kendimize haftada bir gün tatlı günü yapmıştık. Resmen otomatik olarak sadece o gün canımız çekmeye başlamıştı. Bazen o günü unuttuğumuz bile oluyordu.
Bu tür şeylerde benim yöntemim, biraz kendini kandırmak ve ufak ufak başlamak. Tamam 1 hafta sonra tatlı yiyeceksin dersin kendine, 1 hafta gelince bak bakalım 2 gün daha sabredebiliyor musun filan derken 1 ay geçer ve alışmak daha kolaylaşır. Hem herkes söylemiş arada yemek sürekli yemeye göre iyidir. Günde birkaç çikolata-gofret fazla bence.
Bir de bedeni dinlemek önemli. Ben buna başlayalı beri, sağlıksız alışkanlıklarımı, bedenimin nasıl zamanla daha ilgi gerektirdiğini vesaire anlar oldum, bu da doğru şeyler yapmak için motive ediyor.
0
kompos
(02.11.13)
Ayıptır söylemesi geçen Cemil Baba'dan iki kilo karışık tatlı aldım. Padişah, kuru baklava, saray burma. Hakikaten birinci sınıf baklava. İnsanın damağında eriyor. Benim pakedin hazırlanmasını beklerken adam tepsiden bir tane ikram etti. İki kardeş işletiyo bu dükkanı, küçük olan uzun saçlı çok iyidir o hep ikram eder ama büyük kardeş tam bir denyo esnaflıktan anlamayan bi tip. Neyse abi baklavayı uzattı, pankreasıma dedim hazır mısın lan. Abi sen neler diyosun gönder gelsin hemen dedi. Baktım enzimler menzimler hep coşmuş çıldırıyoruz organizma olarak. Aldım tatlıyı tam atıyordum ağzıma, gözüm camdan dışarıya takıldı baktım adamın biri bana acı acı bakıyo. Elimle gel gel dedim, geldi. Buyrun kardeşim beraber yiyelim dedim. Nemli gözleriyle elimdeki baklavaya bakıp yutkundu ve titrek bi sesle sana acıyorum dedi. Çarptı kapıyı koşarak çıktı. Allah Allah.

www.etkihaber.com
0
Troll
(02.11.13)
Yazılannar çoğzel! Goosüm gabardı hepiniznen!

Ammaaa waa laaqıyn:

Bi Allaan gulu da çıhıp hareket dimemiş!!!

Ayda iki dilim baklavadan bi bok olmaz. Arada bi nefis köreltmek lâzım. Ama glikoz şuruplu olmasın lütfen.

Eve çay şekeri almıyon, oluyo.
Gola, gazoz, aysti, taze sıkılmışı da dahil olmak üzere, meyve suyunu zaten ezberlediniz. Markette bunnarnan yığılı koridorlar bile mide bulandırıcı. Kahrolsun bağzı şeyler!

Kefir, ayran, su, yeşil çay içiyon bol bol.

Gelelim zurnanın "zırt" dediği yere:
Yani harekete, yani yürüyüşe...

Diyabeti önlemenin ya da başlamış insülin direnci, azalmış glukoz toleransından geri dönüşün ennnnn önemli silahları, hem şekerden uzak durmak hem de yürüyüş yapmak. Ne kadar uzun mesafe, o kadar iyi! Kasmadan ama. Önemli olan attığın adım sayısı.

En büyük kaslar götte.
Bacaklar da çok zengin. Vücut kas kitlesinin %80'i "belden aşşaa"! Haa, o kas da olur, onu da çalıştır.

Dolayısınnan yürüyüş, en akıllıca yapılacak hareket.

Günümüz insanının yüzyüze kaldığı tehlike 1 adet değil. Zehirli gıda ve içecekler + hareketsizlik + güneşsizlik yani iç mekânlara mahkûm bi hayat.

Güneşsizlik = D vitamini eksikliği; O da = insülin direncine yaldızlı ve 5 yıldızlı davetiye...

Hareketsizlik + güneşsizlik + zehirle beslenme = azalan glukoz toleransı ve metabolik sendrom ve diyabet ve sikilip atılmış koronerler, göz dibi, böbrek tübülleri, beyin damarları ve hayatın hastalıklarla ve çok düşük kalitede geçmesi, işkenceye dönmesi. Hele bunnarın yanında, tuz, stres ve sigara da varsa, ooooohh dadından yinmez olur. Hoşgeldin bebek, yaşama sırası sende; Senin yolunu gözlüyor, Hipertansiyon, KOAH, psikosomatik hastalıklar ve diyabet!
0
compadrito
(02.11.13)
Tlf dan edit edemiyom.

(bkz: insülin direnci/@compadrito)

daha o yazıyı edit edemedim ama buraya ekleyeyim:

Geçen bi telekonferans metni geldi. İtalyan pediatrik hepatolog dehşete düşmüş: "günde 20 - 25 çocuğa karaciğer biyopsisi yapar hâle geldim, bu bi salgın!" diye feryâd ediyo! Niye biliyonuz mu? Bu zehirli yiyecek ve içecekler NAFLD'ye sebep oluyo çocuklarda. Non-alcoholic fatty liver disease, yani karaciğerin alkole bağlı olmayan yağlanması. YouTube'daki "Sugar: The bitter truth" dersi neyi annatıyodu? Şeker karaciğeri, aynen alköl gibi sikip atar. 21 yaş altına alköl satmıyonuz da 3 yaşındakine niye gola ve junk food dayıyonuz? Bu mu lan sizin insannığınız???

Eyyy genç anneler ve babalar çocuklarınızı NAFLD'den koruyun. Beni dinneyin, sesime kulak verin! Tsunami gibi geliyo üstümüze!!!
0
compadrito
(02.11.13)
compadrito +1
0
hasmetizm
(02.11.13)
(3)

aynı ev, farklı odalarda kalan 3 kişinin aynı anda bel ağrısı yaşaması

dokunmakalbime
tesadüf müdür? yoksa ortak bir sebebi var mıdır?
tesadüf müdür? yoksa ortak bir sebebi var mıdır?
0
dokunmakalbime
(01.11.13)
camlar açık yattıysanız, beliniz tutulmuştur.
0
kaptan memo
(01.11.13)
1.nem.
2.pencereler açık kalmış olabilir.
0
jimjim
(01.11.13)
Kurşun kadmiyum vs zehirlenmesi?
Beraber ev taşiması sonrası?
3 yatağın da boktan olması?
3 kişinin de çok uzun saatler, çok boktan koltuklarda ve boktan pozisyonlarda oturması?
0
compadrito
(01.11.13)
(4)

Lösemi hastası çocuğa hediye...

ozer37
Bir yakınımın 10 yaşındaki kızı lösemi hastası,uzunca bir süre hastanede tedavi görecek.Bir nebze olsun onun vakit geçirmesini sağlayacak,hem oyun hemde uğraş derken vakit geçirebileceği bir oyuncak,oyun vs...ne tavsiye edersiniz.Kitap,tablet vs... haricinde...şahsen benim aklıma http://www.hepsibur
Bir yakınımın 10 yaşındaki kızı lösemi hastası,uzunca bir süre hastanede tedavi görecek.Bir nebze olsun onun vakit geçirmesini sağlayacak,hem oyun hemde uğraş derken vakit geçirebileceği bir oyuncak,oyun vs...ne tavsiye edersiniz.Kitap,tablet vs... haricinde...şahsen benim aklıma www.hepsiburada.com
gibi bişey var.Ama sizlerinde farklı önerilerini bekliyorum.
0
ozer37
(01.11.13)
sitede 10-12 yaş arası diyor ama bu yaş aralığı için bu hediye bana fazla çocukça geldi. yani mutlaka ilgisini çekecektir ama çok sevineceğini, hoşuna gideceğini sanmıyorum.

kendisinin sevgiye, ilgiye ihtiyacı olacaktır. o yüzden en büyük boylarından bir ayıcık almayı bir düşünün derim. sarılıp uyuyabileceği, dediğim gibi en büyük boylarından bir tane. hatta ayıcığın üzerine kendi parfümünüzü sıkıp kızın ayıcığı kokladıkça sizi hatırlamasını sağlayabilirsiniz.
0
karisik hisli adam
(01.11.13)
hastane odasi cocuk icin kasvetlidir. tavana yildiz, aydede gibi fosforlu suslerden alabilirsiniz. yine ayni sekilde duvar ve kapi arkasi icin de benzeri susler olabilir.
0
nax
(01.11.13)
dart olabilir, rubik küp eğer o tip şeylerle ilgileniyorsa. psp tipinde bişy de olabilir.
0
dafaiss
(01.11.13)
Lösemili çocuk ağır tedavi görür ve bağışıklık sistemi baskılanır. Ayıcık gibi oyuncaklar bakteri yuvasına döner ve çocuğun hayatını tehdit eder.

Hediye almadan önce gidip o bölümdeki hemşirelere sorun. (Doktorlara değil).
0
compadrito
(01.11.13)
(5)

Abd vizesi

hasanli
Amerikaya turist vizesiyle gidip orada herhangi bir işyeri açıp vizeyi çalışma vizesine çevirme gibi bir ihtimal varmıdır?
Amerikaya turist vizesiyle gidip orada herhangi bir işyeri açıp vizeyi çalışma vizesine çevirme gibi bir ihtimal varmıdır?
0
hasanli
(01.11.13)
turist vizesiyle açmıcam. Turist vizesiyle gidicem oraya diyelim ki bir dükkanı beğendim satın almak istiyorum. Abd içinden abd konsolosluğuna orayı satın alacağıma dair maddi durumumu belgeleyeceğim. Bu şekilde abd içinden turist vizemi çalışma vizesine çevirebilirmiyim?
0
🌸hasanli
(01.11.13)
işte ona kaçak işçi deniyor. bu arada değil iş yeri açmak, kayıtlı hiç bir şey yapamazlar. abd orası tr mi sandınız maliyelerini?
0
ben smyrna
(01.11.13)
o kadar paranız varsa zaten dediğinizi yapmanıza gerek yok. buradan yatırımcı vizesi başvurusu yapın.
0
ben smyrna
(01.11.13)
fakir bir avrupa ülkesinde bile çok düşük bir ihtimal. amerika'da hiç şansın yoktur.
0
mayeskuel
(01.11.13)
USCIS'in sayfasından E2 vizesine iyi çalışın.

Özeti şu: Paçoz yerlerde 100 bin, iyi yerlerde 500 bin dolarlık yatırım yapıp iş kuracaksınız. Bu işi iki sene batırmayacak ve sonunda 10 ABD'liye ekmek kapısı yaratacaksınız.

İlk iki sene zaten yatırımcı vizeniz olacak. İnsanları istihdam ettiğinizde ise, green card'a müracaat hakkınız doğacak.

Güzel bi şehirde 300 bin dolarlık dükkân alıp bakkal olayım fikrine bi güzellik yapmıyolar yani...
0
compadrito
(01.11.13)
(11)

ultrason zararlı mı?

pek vokal
ultrasonun herhangi bir zararı var mı?
ultrasonun herhangi bir zararı var mı?
0
pek vokal
(01.11.13)
hayır sadece ses
0
kediebesi
(01.11.13)
Yok
0
compadrito
(01.11.13)
yani hiç mi yok? en ufak zararı bile mi yok?

şansımı zorluyorum evet
0
🌸pek vokal
(01.11.13)
nayn
jel biraz soğuk
silmesi bi dert filan
0
kediebesi
(01.11.13)
ses dalgası sadece. birisiyle konuşurken zarar görüyor musunuz?
0
fayfim
(01.11.13)
o jelin tenine ilk değdiği anki ürperme dışında herhangi kötü bir numarası yok.
0
kakao
(01.11.13)
he bi de çişi tutma konusu sinir bozucu
0
kediebesi
(01.11.13)
çok su içip gittiğin için probu bastırınca için çıkacakmış gibi hissediyorsun.
0
Lim5
(01.11.13)
iğrenç bir his dışında yok. vıcık vıcık. bir de gıdıklanma problemin varsa çok kötü oluyor.
0
neil manke
(01.11.13)
Gafayı çalıştıran ultrasyoncu, jeli biberon ısıtıcısında ısıtıyo. Ürperme olmuyo.
0
compadrito
(01.11.13)
normal kullanımda zararı yok. ama 120 desibelin üstüne çıkmaya başlarsa o zaman zararlı olur.
0
ermanen
(01.11.13)
(18)

zevk ile çocuk arasındaki korelasyon (cinsel mevzu)

kibritsuyu
gece gece aklıma takıldı. dalga geçecekseniz cevap yazmayın ciddi olarak merak ediyorum. bilimsel veya başka bir açıklaması var mı acaba diye.bebeğin güzelliği ile, o bebeğin temellerinin atıldığı ilişkide kadının aldığı zevk arasında bir ilişki olabilir mi? yani kadının zevk aldığı, orgazm olduğu b
gece gece aklıma takıldı. dalga geçecekseniz cevap yazmayın ciddi olarak merak ediyorum. bilimsel veya başka bir açıklaması var mı acaba diye.

bebeğin güzelliği ile, o bebeğin temellerinin atıldığı ilişkide kadının aldığı zevk arasında bir ilişki olabilir mi? yani kadının zevk aldığı, orgazm olduğu bir ilişkiden meydana gelen bebek, kadının zevk almadığı, kocasına görev gibi yattığı buz gibi bir ilişkiden meydana gelen bebekten daha güzel bir çocuk olması mümkün olabilir mi sizce? yani ne bileyim zevk anında kadının salgıladığı hede hormonu sayesinde döllenme sırasında bilmemne olur falan filan. olabilir mi, evetse niye, hayırsa niye?

tekrar ediyorum, ciddi cevap vermeyip dalga geçecekler cevap vermesin.
0
kibritsuyu
(01.11.13)
haklı olabilirsin ninjalar ve kabuklu fıstıklar bu teorinin ürünleri olabilirler.
0
senbanabakma
(01.11.13)
çocuk yapmış bi kişi olarak bence sen daha iyi cevap verirsin
böyle bi alaka olsa bile sadece kadınla ilgili değildir bence
0
kediebesi
(01.11.13)
sağlıklı ya da hormonel olarak optimum (?) insan değerlerine yakın zigot elde edebilir miyiz desen bilimsel olarak tartışılabilir ama güzellik deyince kel alaka oluyor biraz hacı abi. neye göre gözel, kime göre gözel?
0
bigl0rd
(01.11.13)
aynı şeyi ben de çok düşündüm.Kesinlikle mümkün olduğuna inanıyorum.Bütün vücut fonksiyonlarımız duygularımızdan etkilenmiyor mu? adrenalindi şuydu buydu kanın ve dokuların, hücrelerin yapısını anında değiştirmiyor mu? sperm ve yumurta da birer hücre değil mi? Kesinlikle DNA aktarımı sırasında bir farklılık yaratır bence bu durum.Birbirine aşık çiftlerin çocuklarına bakıyorum pırıl pırıl, cin gibi, hayat dolu ,nitelikli çocuklar. Bir de saçma sapan insanların çocuklarına bakıyorum,ilişkileri de saçma sapan,tövbestağfirullah, "bu çocuk hiç olmamış, bidaa yapın" diyesim geliyor. Anası bunu doğurmamış; s*çmış, s*çmış..
0
setra
(01.11.13)
(bkz: sevişme psikolojisinin doğacak çocuğa etkisi)

bir bkz daha verecektim ama terbiyem müsaade etmedi.
0
kakao
(01.11.13)
Gönülsüz göt verenin götsüz çocuu olur

Atasözü
0
compadrito
(01.11.13)
haydar dümen'in böyle bi iddiası vardı. gerçekliğini bilemem.
0
siyah kan
(01.11.13)
Olsa baya sacma olurdu.

Hadi kadinin hissettigine gore cocuk olma ihtimali olsa neyse.
0
f_d
(01.11.13)
milyonlarca sperm arasından hangi spermin gidip yumurtayı dölleyeceğinin kadının veya erkeğin aldığı zevkle hiçbir alakası yoktur. yumurta ise zaten ayda 1 tane üretilir. zevk almayı falan geçtim ilişki olmadan tüp bebekle bile çocuk yapsanız kadının bir şeyleri değiştirme şansı yok. yumurta sabit.
he ama ne olur? iyi bir cinsel ilişkide kadın ilişkiye bütün organlarıyla tamamen hazır olduğu için hamilelik şansı biraz daha artabilir belki.
0
fayfim
(01.11.13)
t1311.hizliresim.com
paylaşasım geldi. olur mu olur
0
vaktiyle iyi biriydi
(01.11.13)
sanıyorum.

o zaman tüp bebeklerin her biri birbirinden çirkin olurdu. Düşünsene zorla bir grup insan hadi döllenin hadi bakem annenizin rahminde tutunun baskısı yapıyor :)) Ayrıca bazı bebekler kesinlikle anne ve babasına benzemez aile içinde başka bireylere benzer. Bence bu iş ne çıkarsa bahtınıza gibi birşey.
0
nisansayısı
(01.11.13)
tüp bebek zaten seçme olmuyor mu abicim. hangi spermin yumurtayı dölleyeceğini laboratuar ortamında seçiyorlar. o yüzden o konu dışı. orada değişken yok.

normal ilişkide hangi spermin yumurtayı dölleyeceği tamamen tesadüf. diyorum ki ortadaki bir aşk/zevk vs değişkeni var ise bu değişken hangi spermin yumurtayı dölleyeceğini etkiliyor olabilir mi?
0
🌸kibritsuyu
(01.11.13)
biz de dedik ki olamaz işte :) çocuk olma şansını artırabilir ama seçicilik yapamaz. o seçicilik spermlerin arasında var. gönderilen milyonlarca sperm içinde hangisi en dayanıklı, en hızlı, en sorunsuzsa ve en şanslıysa o kazanacak. kadın işi kolaylaştırarak daha fazla spermin yumurtaya ulaşmasını sağlayabilir sadece. yine en hızlısı hangisiyse o kazanır.
0
fayfim
(01.11.13)
bir spermin yumurtayı dölledikten sonra bunların dna'ları birleşmiyor mu?

nasıl anlatsam, yani aynı sperm aynı yumurtayı döllediğinde ortaya çıkan zigot hep aynı mıdır, ne bileyim rastgele çaprazlanmıyor mu bunlar? unuttum biyoloji bilgilerini. cehaletimi mazur görün.
0
🌸kibritsuyu
(01.11.13)
n+n=2n yapıyor. tamamen aynıdır. crossing over denilen parça değişimi mayoz 2'de görülür. yani o yumurta ve sperm oluşurken. birleşirken ikisinin kromozomları olduğu gibi birleşir.
0
fayfim
(01.11.13)
yani teorik olarak soruyorum. mümkün olduğundan değil. 100 tane aynı spermi al, 100 tane aynı yumurtayı dölle. olacak 100 ayrı çocuk birbirinin genetik olarak tamamen aynısı mı olur?
0
🌸kibritsuyu
(01.11.13)
daha fazla zorlama istersen :)
0
fayfim
(01.11.13)
bence bir alakası yok. çocuğu oluşturan spermler ya da yumurtalar ilişkiden çok çok önce zaten hazırlanmış oluyor. yani döllenecek yumurta bir kadın için bir hafta önce hazırlanmış olabilir. erkeğin spermi de yeni üretilmemiş olabilir.
0
hohoya
(01.11.13)
(7)

kafama göre demir hapı kullansam olur mu?

hasmetizm
kanım 10 a düşmüş, demir eksikliğinden dolayı olduğunu biliyorum. eczaneden direkt alınabiliyormuş. napim alim mi 3 kutu falan?
kanım 10 a düşmüş, demir eksikliğinden dolayı olduğunu biliyorum. eczaneden direkt alınabiliyormuş. napim alim mi 3 kutu falan?
0
hasmetizm
(31.10.13)
Alma. Kanına kim baktıysa o versin tedaviyi demir zehirlenmesi olursun yoksa. Zaten değerlerin azsa 3-6 aylık tedavi gerek mutlaka.
0
princess 0f suburbia
(31.10.13)
Doktorun vermiyorsa neden kafana göre kullanıyorsun?
0
kablelvuku
(31.10.13)
Hemokromatoz diye bi gugıllayın.
0
compadrito
(31.10.13)
kullan bence. doktora gitsen de farklı bi şey vermeyecek, demir hapı verecek sana.
0
mellifica
(31.10.13)
hemoglobin testi yaptırıp doktor önerisinde kullanayım ozaman en iyisi. cevaplar için teşekkürler.
0
🌸hasmetizm
(31.10.13)
Nasil ya??? Hemoglobin testi yaptirmadiysan kanının 10'a düştügünü nasıl biliyorsun?
0
ttg
(01.11.13)
sağlık raporu için genel kan testi yaptırdığımda gördüm. şirketin doktoruda istersen hap kullan depolarda boşalmıştır ama önce bi hemoglobin testi (ayrıntılı olan) yaptır istersen dedi. ayrıca sağlık ocaklarında bile (aile hekimi) 5 dakikada kan değerine bakabiliyorlar.
0
🌸hasmetizm
(01.11.13)
(5)

çikolata, tatlı, şekere aşırı düşkünlük. hem de aniden?!

alice practice
biraz uzun oldu ama detay vermek istedim.bir buçuk sene öncesine kadar günde iki dikdörtgen milka yanında da üzerine nutella sürülmüş gofret yiyip 2,5 litrelik kolayı ağzıma dayayarak içen bir insandım.bir buçuk sene önce beslenme tarzımı değiştirdim, kolayı gazozu ice tea yi komple bıraktım, o süre
biraz uzun oldu ama detay vermek istedim.

bir buçuk sene öncesine kadar günde iki dikdörtgen milka yanında da üzerine nutella sürülmüş gofret yiyip 2,5 litrelik kolayı ağzıma dayayarak içen bir insandım.
bir buçuk sene önce beslenme tarzımı değiştirdim, kolayı gazozu ice tea yi komple bıraktım, o sürede yediğim çikolata toplamda 2 kare çikolatadır en fazla, bir 4 ay önce falan da ideal bulduğum kiloya indim, beslenme düzenimi gevşettim ve hazır gevşetmişken arada bir çikolata falan da yiyeyim dedim.
lan demez olaydım 2 aydır her allahın günü canım nasıl tatlı, nasıl çikolata çekiyor. regl olucam ondandır dedim, regl bitti hala canım çikolata istiyor, lan hamile miyim çikolata mı aşeriyorum bile dedim ama o da değil, nasıl bir tatlı isteği bu anlatamam, tatlı bir şey yemeyince bayılacak gibi oluyorum, akşam yemeğinde tıka basa yesem de üstüne canım tatlı istiyor basıyorum krem karameli künefeyi, daha eve dönene kadar tekrar canım tatlı istiyor elim ayağım titriyor.
birden ortaya çıkan aşırı tatlı çikolata isteğinin nedeni nedir?
0
alice practice
(31.10.13)
İnsülin mevzuları, yani şekerinizle ilgili olduğunu tahmin ediyorum. Bir gevşet bir sık, bir gevşet derken şalteller:p atmış sizin insülin, karaciğer, pankreas filan:)

Elbette dr. değilim de kan verip şekere baktırın, kaybınız olmaz.
0
cymbelina
(31.10.13)
Bıldır yidiğin hurmalar, gelir götünü dırmalar.

2.5 litre gola.

Pankreası sikertmiş olabilün.

(bkz: insülin direnci/@compadrito)
0
compadrito
(31.10.13)
şekerinize baktırın+1

bir de milka, nutella falan değil de lindt gibi markaların %70+ kakaolu bitterleri var. onlardan 1-2 kare yeseniz zaten tüm gün çikolata yemek istemeyebilir. bir de yedikçe yiyesiniz geliyor çikolata, tatlı vs olunca :)
0
april12th
(31.10.13)
Şekerinize baktırın!

Bek gôzel! Sonuç 101 mg/ dL gelirse noolacak?

Bilen var mı?
0
compadrito
(31.10.13)
insülin direncinize de baktırın.
0
dusunuyorumbulamiyorumoyleyseyokumgaliba
(31.10.13)
(4)

neoplastik olmayan diğer sitolojik tanılar

desidire
ne demek?
ne demek?
0
desidire
(31.10.13)
haklısınız.

tanı:
intraepitelyal lezyon veya malignite açısından negatif
-reaktif sellüler değişiklikler

tanı (ICD-0) Histolojik

0001 - Neoplastik olmayan diğer sitolojik tanılar
0
🌸desidire
(31.10.13)
tumor yok demek.
0
fayfim
(31.10.13)
Neo - yeni
Plastik - oluşum

hücrelerdeki tümöral oluşum dışında kalan, meselâ iltihâbî değişiklikler
0
compadrito
(31.10.13)
Kotu huylu olmayan degisiklikler. Tumor veya kanser yok.
0
earthangell
(31.10.13)
(6)

Hollandaca, Flamanca, Flemenkçe öğrenmek istiyorum.

fikrettin cirriklibatir
Aslında demek istediğim Dutch dili. Bugün öğrenmeye karar verdim. Kursa gitmek istemiyorum. İnternet kaynakları veya benzeri bilgisayarda kullanabileceğim kaynaklara ihtiyacım var. Yardım lütfen.
Aslında demek istediğim Dutch dili. Bugün öğrenmeye karar verdim. Kursa gitmek istemiyorum. İnternet kaynakları veya benzeri bilgisayarda kullanabileceğim kaynaklara ihtiyacım var.
Yardım lütfen.
0
fikrettin cirriklibatir
(29.10.13)
öncelikli sorularım: neden? yani kaba, öğrenmesi zor bir dil.

ikincisi almanca veya ingilizce biliyor musun?

üç niçin öğreneceksin?

dört manyak mısın?
0
katruska
(29.10.13)
Öğrenmek zorundayım. Geçmem gereken sınav var. İngilizcem çok iyi diyebiliriz. Almancam tamamen sıfır.
Teşekkürler.
0
🌸fikrettin cirriklibatir
(29.10.13)
Bu dilin adını bile öğrenememiştim, iyi oldu. Teşekkürler. Kursa düzenli gidemeyebilirim. Onun yerine online kaynaklar veya dvd gibi şeylerle gün içinde ve akşam çalışayım diyorum.
0
🌸fikrettin cirriklibatir
(29.10.13)
google'a learn dutch online yazarsanız birtakım inglizce kaynaklara ulaşırsınız. öğrenirseniz almancaya da mutlaka bakın, hemen hemen aynılar.
0
quotes
(29.10.13)
balgam cikarma sesine iyi calisin, lazim olacak.
0
compadrito
(29.10.13)
ingilizcen iyiyse ve sinavda karsilikli konusma gerek degilse hemen fono'nun el kitaplarindan al. Pratik yapmak istersende chatnu.nl sitesi'ne uye ol ve ordqn ogrendiklerini pratik yaparsin. Sanirim bu evlenme icin gereken sinav mi ? Bol şans..
0
kup tuz
(21.11.13)
(21)

En Son Aldığınız İltifat

bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
Selamlar.Size en son ne zaman iltifat edildi, neydi bu iltifat?
Selamlar.

Size en son ne zaman iltifat edildi, neydi bu iltifat?
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(28.10.13)
-vay amkodumu çocuğu nasıl da vurdu

(counter strike source internet kafe turnuvası yaptık dün)

not: bazen küfürler, hiçbir kibar kelimenin karşılayamayacağı bir iltifatın yüceliğine erişebilir.
0
thracian
(28.10.13)
"üslubun gerçekten müthiş. kitap yazmayı düşünmelisin"

10-15 gün önce bi arkadaşım dediydi. çok duygulandım.
0
der meister
(28.10.13)
bugün kpss için gittiğim dersanede kimsenin bilemediği bir soruya cevap verdim.hoca da 'harikasın'dedi.
0
rock n roll
(28.10.13)
"ses tonun çok güzel, özlemişim."

geçen hafta...
0
zgrydn
(28.10.13)
Saclarin senin mi cokzel dedi bimdeki kiz, ikindin gibi
0
cecilia
(28.10.13)
''Etegin de iyiymis , yakısmıs '' 3 days ago , bu saatlerde (AYRILDILAR)
0
efendilik dizboyu
(28.10.13)
yıllar önceydi heralde, belki de hiç olmadı öyle bir şey. hatırlamıyorum...
0
eskiden
(28.10.13)
sabah eczacı kadın saçlar yakışmış dedi! maşallah dedim (içimden)senede 1-2 kere ya açarım ya açmam ben saçımı eczaneye de 3 ayda bir gidiyorum ve çok da büyük olmayan model değişikliğini fark edebildi helal olsun.
0
niye ama
(28.10.13)
kızın biri gözlerin çok güzel dedi, ben de hangisi diye sorunca gitti.

yok lan kim iltifat etcek bana. kendim bile etmiyorum kendi kendime
0
badiparmagi
(28.10.13)
bir iki gün önce.

"zayıfsın."

o ye!
0
inawen
(28.10.13)
bu çocuğun algısı çok yüksek dedi babam dün
0
keep out
(28.10.13)
-egon çok büyük. (2 sene once, reddedilirken)

yenilsek de, sahadan basimiz dik ayrildik
0
sAINT
(28.10.13)
Gozlerin ne guzel oyle senin kocaman kocaman masallah
0
duzsac
(28.10.13)
1 hafta önce mac kozmetik çalışanı bana bir mankenin fotoğrafına bakıyorduk ona benziyorsun dedi.
fotoğrafı görmedim gerçi. lan?!
0
fekat
(29.10.13)
bir kız arkadaş "senden çok iyi kız babası olur" demişti.
0
psmstc
(29.10.13)
Bugun edildi 'cok guzelsin'
0
Idonthaveausername
(29.10.13)
"pardon siz gerçek misiniz?" dün gece taksim.
0
fosforlu cevriye
(29.10.13)
gerizekalı deniliyor bana genel olarak. sevgiden öyle dediklerine inanıyorum.
0
phoera
(29.10.13)
(2 gun once, kopi peyst)

ben gocunmuyorum egonu yukseltırken :) bır daha soylerım: zekısın, zekısın, cok zekısıın!
0
compadrito
(29.10.13)
Ipekten mi bu?
0
balpolen
(29.10.13)
dün gece:

ben seni kıskanırım...

o kadar çok anlam içeriyordu ki <3

ki başka bir sürü belki de çok daha net iltifat sayılacak şeyler söylemiş de olsa. hala kulaklarımda saçımı düzeltirken ki kıskanırım ben seni deyişi.
aynı anda o kadar çok duygu hissedip söylediği ve bana hissettiren. sanırım uzun süre onu söylediği sesi kulaklarımdan gitmeyecek. defalarca içimden tekrarladım ve gloriniz aşık oluyor galiba..
0
glori
(29.10.13)
(8)

Cadılar Bayramı kostüm önerisi

ermanen
bizim takıma, cadılar bayramına uygun konu belirlendi ve ona göre etrafı dekore ediyoruz. ayrıca konuya uygun olarak giyinmeye de karar verdik.konu: çılgın/deli bilimadamı/doktor gibi...giydiğimiz şey: beyaz doktor/laboratuvar önlüğüşimdi her takım elemanı da özgün olmalı. bunun üzerine başka ilginç
bizim takıma, cadılar bayramına uygun konu belirlendi ve ona göre etrafı dekore ediyoruz. ayrıca konuya uygun olarak giyinmeye de karar verdik.

konu: çılgın/deli bilimadamı/doktor gibi...

giydiğimiz şey: beyaz doktor/laboratuvar önlüğü

şimdi her takım elemanı da özgün olmalı. bunun üzerine başka ilginç/az bilindik ne yapılabilir?
0
ermanen
(28.10.13)
önlüğün üstüne kan renginde boya dök,sahte eli kolye gibi boynuna as vs

american horror story izle biraz ermanen!
ya beni napmalı,captain america olarak gidiyorum hiç bi korkunçluk yok hahaha
0
GibsonRules
(28.10.13)
back to the future doc
0
la noix
(28.10.13)
Autopsy technician kıyafeti

Crazy surgeon kıyafeti
0
compadrito
(28.10.13)
asit delikli lab. önlükleri güzeldir mesela, bende bol bol var :)

ha dikkat edilmesi gereken nokta, o delikleri nasıl açacağın tabi, o da var :/
0
pasp
(28.10.13)
www.youtube.com
önlüğü ters giy düğmeleri de bağladın mı tamamdır. belki kafaya huni
0
bass solo take one
(28.10.13)
yurtdışındaysan yeniçeri kostümü giy, yurtiçindeysen ne giysen olur.
0
i walk away in the shadow of dorian gray
(28.10.13)
Ben bunu denemek isterdim, çok komik bence www.facebook.com
0
sharon and hope
(28.10.13)
Dr. Stein
0
Celestial
(29.10.13)
(3)

Parcali kalca kirigi ve ameliyati hakkinda bilgi verebilecek var mi?

sawater
Babam bugun dusmus yururken, kalcasini kirmis. 70 yasinda seker ve kalp hastasi (7 damar by pass). Kendisi Bodrum'da yazliktayken olmus, arkadaslari hastaneye kaldirmislar, doktor ameliyati bu sartlarda, burda tehlikleli demis. Ambulansla Izmir'e en kisa zamanda gotureceklermis. Nedir, nasil olur, t
Babam bugun dusmus yururken, kalcasini kirmis. 70 yasinda seker ve kalp hastasi (7 damar by pass). Kendisi Bodrum'da yazliktayken olmus, arkadaslari hastaneye kaldirmislar, doktor ameliyati bu sartlarda, burda tehlikleli demis. Ambulansla Izmir'e en kisa zamanda gotureceklermis. Nedir, nasil olur, tecrube eden ya da doktor olarak fikir verebilecek var midir?
0
sawater
(28.10.13)
Nedir nasıl olur ve doktor tavsiyesi kısımlarına bir şey diyemeyeceğim lakin;

Ameliyattan sonra doktorlar bazı hareketlerine (nekahet döneminde - ki bu nekahet dönemi uzun sürecek) kısıtlama koyacaklar, dikkat edin, uysun onlara. Gerekirse çocuğunuzmuş gibi davranın, gerekirse kızın ama doktorların söylediklerine uyması için elinizden gelen her şeyi yapın. Benim ananem bir türlü laf dinlemediği, doktorlarla inatlaştığı için 10 gün sonra mayıs ayından bu yana 6. ameliyatını olacak.

(90 yaşında olduğu için artık daha fazla dayanamayacağını, bu 6. ameliyatta %99 masada kalacağını biliyoruz ama bu şekilde yaşaması da mümkün olmadığı için(çok acı çekiyor) mecburen %1'lik şansa sığınacağız. Ki bu yaşta 5 ameliyata dayanması bile mucizeydi. Babanıza o yüzden gerekirse çocuğunuzmuş gibi kızın diyorum ki, siz de bizim gibi %1'lik şanslara bel bağlamayın.)
0
istinyede bekle
(28.10.13)
Kalça kırığında yağ embolisi tehlikesi var. O yüzden cesaret edememiştir.
0
compadrito
(28.10.13)
şekeri ve kalp hastası olduğu için ameliyattan sonra tedbir amaçlı yoğun bakıma alınması gerekli. bodrum'daki doktor hastanenin yoğun bakım şartları yetersizse o yüzden burada tehlikeli olur demiştir.

izmir'de kan tahlillerini , röntgenlerini değerlendirecekler ; şekeri , tansiyonu , kan değerleri normal seyredene kadar serviste bir süre yatırırlar ; sonra da uygun bir zamanda ameliyata alırlar. genel anesteziyle de yapabilirler ; belden aşağısını uyuşturup da yapabilirler ; bu kısmı doktorların kararına kalmış bir şey. sizden de birkaç ünite kan isterler ; o yüzden gitmeden amcanın kan grubuna uygun kan verecek birilerini de aramaya başlasanız iyi olur.

her şey yolunda giderse birkaç gün daha serviste takip ederler ; ''walker'' denilen yürüteçler oluyor ; koridorda yürümesi için sizden ondan almanızı isteyebilirler.

ameliyattan sonra evde dikkat etmesi gereken şeyler olacak , birkaç uygulamanız gereken fizik egzersizleri olacak ; onlardan taburcu olurken size bahsederler. kullanacağı ilaçları olacak.

benim de babaannem 3 ay önce kalçasını kırdı ; bunlar bizim tecrübelerimiz. size de geçmiş olsun.
0
montauq
(29.10.13)
(14)

İsviçreli bir insanı Ankara'da nerede gezdirebiliriz? çok acil :(

niente
şöyle azıcık entel ve pahalı olmayan mekanlar var mı bildiğiniz?
şöyle azıcık entel ve pahalı olmayan mekanlar var mı bildiğiniz?
0
niente
(28.10.13)
çok teşekkürler. peki başka var mı bildiğiniz böyle bir yer? kızılayda olmasa mükemmel olur.
0
🌸niente
(28.10.13)
evet kebaba götürücez zaten. :)
0
🌸niente
(28.10.13)
mekan tavsiyesi: Bahçelievler 3.caddede şantiye diye bir cafe bar işlevi de gören bir restoran var. dekorasyonu-ortamı entel sayılır, ve yiyecekler aşırı lezzetli.ayrıca kızılayda da değil, mis. hamburgerlerinden yiyin hatta
0
le fate ignoranti
(28.10.13)
grazie mille. kesinlikle aklımda olacak. ulusta yerde gördüğü pislik kartvizitleri telafi etmeye çalışıyorum.
0
🌸niente
(28.10.13)
kebap meze yedir. patlicanli yemeklerin güzel yapilabilecegini görünce sasiriyorlar.
isvicreliler entel degil cogunlukla köylüdürler. entel sonradan görme türk öküzüdür.
0
fleshbloodmore
(28.10.13)
kocatepe'de tenedos veya orta dünya
0
ikametsiz
(28.10.13)
Bahçeli'de Bigos var. Hamburgerleri şahane. Ortam güzel.

Beşevler'de Big Baker var. Götür mıhlama yedir, yanına da limonata içir.

Entel dantel bunların ikisi de.
0
gzg
(28.10.13)
Ne kasıyonuz? Siz İsviçre'ye gitseniz onun sikinde olur mu acaba? Gel sana en meşhur Turkish fast food tecrübesi yaşatıyım diyip dehleyin döner ekmekleri!
0
compadrito
(28.10.13)
ille yemek içme mi lazım? koç müzesine götürün, görülesi bir yer.
0
sadun.net
(28.10.13)
hepinize teşekkür ederim.
compadrito, evet biz isviçre'ye gitsek onun sikinde olur. kendisi kibar biri ve alelade bir yerde ağırlamak istemeyiz. dönerin de lahmacunun da farkında. buna rağmen ekmekleri senin deyiminle dehlemem ona.
0
🌸niente
(28.10.13)
bestekar'daki mangal, kebap açısından gayet iyi. onun dışında tunus civarındaki gaga manjero ve pancar'ı deneyebilirsiniz. la bebe diye bi mekan açılmış yine tunus'ta; ancak isminden tiksinip hiç denemedim henüz. dışarıdan güzel bir yer gibi.

tunalı'daki café des cafés, bülten'deki cafe bien ve yine bestekar'daki cafe lins benim kafamdaki entel kafe tanımına en net oturan yerlerdir :)

rakı balık vs. için yine tunus'ta üst katlarda maihane diye bir yer var. gidenler iyi diyorlar.
0
starborn
(28.10.13)
aylak madam ve orta dünya geldi aklıma
0
ranta
(28.10.13)
cafe botanica bence yemek için götürebileceğiniz çok hoş bir yer. kavaklıdere'de, iç mekan çok hoş dediğiniz entel tanımına da uygun bence.
yemek dışında cermodern, daha önce belirtildiği gibi koç müzesi gezdirebileceğiniz yerler arasında. anıtkabir'e götürmüşsünüzdür diye tahmin ediyorum.
onun dışında mesela kavaklıdere'de yemek yerseniz giderken seğmenler parkı'na uğrayabilirsiniz çay falan içersiniz biraz oturup veya uzak demezseniz eymir gölü'ne götürün, isviçre'nin yeşiline hasret kalıp bunalmasın iyice buralarda.
0
calaquendi
(28.10.13)
bilkente goturun.aksamina da konser varsa ona kalin. isvicreliler cok severler duzenlibakimli yerleri. Bilkentte guzel yemeginizi de yersiniz, yuruyus de yaparsiniz..
0
dnznc
(28.10.13)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.