Giriş
(1)

İngilizce davet mektubu ve noter

Ezequiel
türkiye'de çalışmakta olan amerikalı bir arkadaşım nijeryadaki bir arkadaşının vize alabilmesi için davet mektubu yollamak istiyor.İngilizce olarak hali hazırda elimizde bir davet mektubu var. çalıştığı yerin adresi oturduğu yer nereden tanıdığı ve iletişim numarası mektupta mevcut.eksik bir bilgi v
türkiye'de çalışmakta olan amerikalı bir arkadaşım nijeryadaki bir arkadaşının vize alabilmesi için davet mektubu yollamak istiyor.
İngilizce olarak hali hazırda elimizde bir davet mektubu var. çalıştığı yerin adresi oturduğu yer nereden tanıdığı ve iletişim numarası mektupta mevcut.eksik bir bilgi varsa belirtirseniz sevinirim.
bugün 2 tane noter dolaştık 3 farklı popüler cevap aldık ama hiçbiri yardımcı olmadı.
Davet mektubunu notere onaylatıp öyle yollamak gerekiyormuş sanırım.
İngilizce olarak noter onaylamıyor. bizim bu mektubu noterle anlaşmalı bir yeminli tercümana çevirtip sonra notere onaylatıp sonra da herhangi bir posta yoluyla yollamamız mı gerekiyor
0
Ezequiel
(30.09.13)
evet, son soylediginiz sekilde olur.
0
compadrito
(01.10.13)
(2)

Kargo sorusu

nıç
İstanbul içi (anadolu yakasından avrupa yakasına) gönderilecek bir kargo ne kadar vakitte ulaşır?sabah yollananlar akşam ulaşıyor mu?
İstanbul içi (anadolu yakasından avrupa yakasına) gönderilecek bir kargo ne kadar vakitte ulaşır?
sabah yollananlar akşam ulaşıyor mu?
0
nıç
(30.09.13)
sabah 9-10 yurtiçi kargo şubesine gidersen ekstra bi ücretle gün içinde ulaştırabilirsin. bunun için şubenizin "vip şehiriçi" hizmeti veriyor olması lazım. bi çok şube veriyor bu hizmeti. (bu hizmet istanbul ankara ve izmir'e mahsustur)
0
mosakale
(30.09.13)
compadrito
(30.09.13)
(7)

Kedi!

asm
Gençler ve genç kalanlar,2 yaşında bir kedim var (kendisi aileye 1.5 yaşında katıldı). Salondaki orta sehpanın altında yatmayı pek seviyor. Bugün 2 saat önce yatarken birden fırladı ve evin içinde delice koştu. Sonra geldi koltukların tepelerinden hem sehpanın altını kesiyor ve hem de havayı kokluyo
Gençler ve genç kalanlar,

2 yaşında bir kedim var (kendisi aileye 1.5 yaşında katıldı). Salondaki orta sehpanın altında yatmayı pek seviyor. Bugün 2 saat önce yatarken birden fırladı ve evin içinde delice koştu. Sonra geldi koltukların tepelerinden hem sehpanın altını kesiyor ve hem de havayı kokluyor. sevmemize kesinlikle izin vermiyor, dokunmaya çalışınca geri geri kaçıyor.

2 saat bu halde ve hala devam ediyor. Ne olmuş olabilir bu hayvana?
0
asm
(29.09.13)
sinek görmüş olabilir.

ya da enerji fazlasını boşaltmak istiyor olabilir.
benimkiler de bazen durup dururken konuşa konuşa koştururlar falan.
o zamanlarda sevdirmezler.
0
blatta hiberna
(29.09.13)
kedi kısırlaştırıldı mı? eğer kısırlaştırılmadıysa muhtelemelen malum aya girmiştir.
0
rhollor
(29.09.13)
biz aldığımızda kısırlaştırıldığını söylediler, sonrasında hiç düşmedik konunun üstüne
0
🌸asm
(29.09.13)
6 aydan sonra kısırlaştırılan kediler üremeyi temelli unutmazlar. 6. ayda zaten cinsel olgunluğa ulaşırlar. o yüzden eski dürtüleri de geliyor olabilir.
0
rhollor
(29.09.13)
sonuç olarak telaşlanmayı gerektirecek bir durum yok.
kendi kendine düzelir.
bırakın koşuştursun biraz. :)
0
blatta hiberna
(29.09.13)
bugün yaptığı ilginç hareketler için "kedidir ne yapsa yeridir" diyorum :)

size alışmasını bekleyin. yanınıza yavaş yavaş gelecektir. biraz oynamaya çalışın bakalım. kağıttan top yapın atın, ya da bir sopanın ucuna bişi bağlayın filan.
0
mea maxima culpa
(29.09.13)
compadrito
(30.09.13)
(4)

yeğenlere gezi programı

va
öncelikle iyi akşamlar,salı günü antalyadan yeğenlerim ilk defa istanbula beni ziyarete gelecekler. burada bulunacakları yaklaşık bir haftalık süreç içerisinde, hafta içerisinde çalışıyor olmamdan dolayı onlara eşlik edemeyeceğim. cumartesi gününe kadar onlara gezebilecekleri yerler için bir tarife
öncelikle iyi akşamlar,
salı günü antalyadan yeğenlerim ilk defa istanbula beni ziyarete gelecekler. burada bulunacakları yaklaşık bir haftalık süreç içerisinde, hafta içerisinde çalışıyor olmamdan dolayı onlara eşlik edemeyeceğim. cumartesi gününe kadar onlara gezebilecekleri yerler için bir tarife hazırlamam gerekiyor. sorum şu, istanbula ilk defa gelen 17 yaşlarındaki bu iki gence nasıl bir program hazırlayalım ki hem kendi kendilerine gezebilsinler hem de kaybolmasınlar :) ? ev ümraniyede, burdan çıksınlar dışarı..
bu arada benim de istanbulu çok bildiğim söylenemez, altı aydır buradayım. teşekkürler.
0
va
(29.09.13)
anadolu yakasını kendileri gezsinler. taksim beyoğlu'yu szle gezsinler. sultanahmet gülhane dolmabahçe ise opsiynel. beşiktaş ortaköy üst.
0
herp
(29.09.13)
kadıköy-moda sahili, sultanahmet eminönü çarşıları
0
feykalade
(29.09.13)
adalar'a da gitsinler bence
0
hononu
(29.09.13)
rahmi koc muzesine gitsinler
0
compadrito
(30.09.13)
(15)

ice tea kilo aldırır mı

fuerteventura
içinde şeker yazıyor ama çok kilo aldırır mı acaba?Edit: dimesin meyvesularını alıyorum bir de onlar kilo aldırır mı acaba üstünde şeker katkısı yok gibi bir şeyler yazıyor ama?
içinde şeker yazıyor ama çok kilo aldırır mı acaba?

Edit: dimesin meyvesularını alıyorum bir de onlar kilo aldırır mı acaba üstünde şeker katkısı yok gibi bir şeyler yazıyor ama?
0
fuerteventura
(29.09.13)
koladan daha masum gibi sanki. ama o içeceklerin her türlüsü şeker kandırmacası :(
0
nax
(29.09.13)
tabii ki aldırır. Aldırmaktan öte (çünkü hiç bir şey yemiyorsundur sadece ice-tea içiyorsundur vs. onu bilemem) basit şekerden dolayı yağlanma yapar. zaten kilo almaktan çekinceniz yağ konusundadır diye düşünüyorum.
0
wallcan
(29.09.13)
ice tea dedin ve birazdan compadrito gelecek. kilo da aldırır, çok da zararlıdır.
0
vedat chili peppers
(29.09.13)
çok kilo, az kilo diye bir şey yok. günde 2000 kalori aldığınızı farzedelim. vücudunuz 1500 kalori yakıyorsa kilo alırsınız, 2500 kalori yakıyorsa kilo verirsiniz. ice tea kaç kalori bilmiyorum. diyelim bir kutusu 200 kalori olsun. besinlerden 2000 kalori aldınız, 2 ice tea içtiniz, 2400. 3000 kalori yakarsanız, kilo almaz hatta verirsiniz. 2000 kalori yakarsanız, kilo alırsınız.
sonuç olarak, ice tea kilo aldırır mı?
size bağlı.
0
marcelorios
(29.09.13)
konusu açılmışken sormamak olmaz;

kalorisi üzerinden yazan her şey kalorisi oranında kilo aldırıyor ancak bir de light zero vs. ürünler var.

sıfır kalorili içecekler.

bunları sabah akşam insanlıktan çıkmışçasına içsek bile kilo almıyor muyuz yani?

elbetteki sağlığa zararı olur sabah akşam hayvan gibi içmenin ama kilo alma açısından değerlendirince alır mıyız almaz mıyız
0
kosun lan mevzu var
(29.09.13)
bu tip içecekler fazla tüketimde kilo aldırır.
şekersiz olması kilo aldırmadığı anlamına gelmez.
0
basond
(29.09.13)
Ben yıllardır hemen hergun bir bardak icerim,kilo filan almadım ama cok şekerli oldugu icin saglıga zararlı olabilir.
0
fraise
(29.09.13)
ice tea bana çok şekerli geliyor ya soğuk su ekliyorum ya da maden suyu.
0
mrthany
(29.09.13)
geldim vedatcim, sagol, eksik olma! Kasekabancim sana da cok tesekkurler!

@fuerteventura

bu konuda bilinclenmeye, (bkz: taze sıkılmış portakal suyu/@compadrito) yazisiyla baslayin lutfen.

isin ozeti:

su, ayran, kefir, sut disindaki iceceklerin tamami sagliga zararlidir. makul miktarda maden suyu icebilirsiniz.

kola, aysti, gazoz'un icinde, ya (bkz: yüksek fruktozlu mısır şurubu), ya da tatlandirici vardir.

ben ille de baska bisey icmek istiyom diye tutturursaniz, evde limonata yapin ve sekerini de ennn az duzeyde koyun.

ingilizceniz ve sabriniz varsa,

YouTube'da Sugar: The bitter truth isimli videoyu seyretmenizi tavsiye ederim.

Buyuyunce o videoyu tercume edip altyaziyla YouTube'a koyabilsem keske! Hepimiz anlasak orada ne dendigini!


haber.gazetevatan.com

benim dedem seksen yasinda gunde bi paket Bafra iciyo geyigine girmeyelim. bu iceceklerin, fast foodun ve sigaranin, bu ulkeye, bu dunyaya verdigi zarari, savaslar bile veremiyor. cunku bunnar insanlari yavas yavas, caktirmadan, sinsice olduruyor.

hay Allah, hic bi seyi yoktu, niye diyabet olduysa diyoruz sonra. hay Allah 38 yasinda kalb krizi mi olurmus diyoruz. bunlar ne haberlere yansiyor, ne istatistiklere.

gidin bakin olum sebeplerine: kac tane kardiyopulmoner yetmezlik goreceksiniz?

bi akilli da cikip demez ki o anli sanli doktorlarimiza, gardasim kardiyopulmoner yetmezlik diye olum sebebi mi olur? bu hasta neden oldu? asil sebep ne?
arastirip baksan, trafik kazasi, kanser, diyabet komplikasyonlari, sigaraya bagli KOAH, sigaraya ve sacma sapan bi hayat tarzina bagli aterosklerotik kalb hastaligi cikar altindan.

ama oraya kardiyopulmoner yetmezlik yazan bilincsiz ve egitimsiz doktorlar yuzunden, istatistikler sikilip atiliyo. rakam yok lan elimizde!!!

olcmedigin seyi kontrol edemezsin olm!!!

hay sikeyim ben boyle isi yaaa!!!!!
0
compadrito
(29.09.13)
doğallıktan yanayım ama şunu da göz ardı edemiyorum sevgili kardeşlerim. geçmişte insanların ortalama ömrü günümüze göre çok daha düşüktü. ve ölen insanların ne sebeple öldüğünün tespiti mümkün değildi ve dolayısıyla elde bi istatistik de yok.

hal böyle iken insan ömrü ortalama 40 yıldan ortamala 65 70 yıla kadar uzadı. bu noktada bazısı sağlıklı bir yaşlılık geçirirken bazısı cok fazla hastalıkla boğuştu kanser oldu vs. vs. birçok acı durum.

şu anki tabloya baktığımızda kola vs gibi gazlı içecekler dünyada 100 yıldır tüketiliyor. ülkemize girişi daha geç olsa da bu topraklarda da baya uzun süredir bu içecekler içiliyor. bu sürecin sonunda bu tip yapay ürünlerin insan sağlığını kısa vadede etkilemediğini görmek mümkün.

ayrıca şu da var, örneğin gdo lu gıdalar gündemde son yıllarda. gdo lu gıdalar olmadığını varsaydığım takdirde dünya nufusu bu seviyeye yükselmişken yaşanabilecek kıtlıklar kaçınılmaz olacaktır. yani elbette doğal bahçemizde yetişen domates cok hoştur vs ama kentli kitlelerin böylesi bi zevkti tatması imkansıza yaklaşmıştır.

tekrardan gdo suz ve yüksek yoğunluklu şeker içermeyen doğal bir gıda üretim tarzına dönüldüğünde hem gıda fiyatları maliyet artışından dolayı yüksek seviyelere cıkacak bir de bunun üzerine kıtlık ve açlıktan ölüm vakaaları şu anda olduğundan daha üst seviyeye cıkacaktır.

selamlar.
0
kosun lan mevzu var
(29.09.13)
@kosun lan mevzu var

şu anki tabloya baktığımızda kola vs gibi gazlı içecekler dünyada 100 yıldır tüketiliyor. ülkemize girişi daha geç olsa da bu topraklarda da baya uzun süredir bu içecekler içiliyor. bu sürecin sonunda bu tip yapay ürünlerin insan sağlığını kısa vadede etkilemediğini görmek mümkün.


bu cumlelerle, kola, gazoz, aysti'yi beraat mi ettiriyosunuz yani?
0
compadrito
(29.09.13)
hayır asla, ama bunların direkt zehir etkisi göstermediği de açık. yani bunlar geçmişte de içiliyordu. şu anda da içiliyor. son 10 yılda icat edilmiş şeyler değil.
0
kosun lan mevzu var
(29.09.13)
@kosun lan mevzu var

amarigadaki okul mudiresinin dustugu hataya siz de dusuyosunuz.

su vending machine'leri kaldirin su okuldan, cocuklara bos kalori yukluyosunuz dedim de, "biz hepimiz onnarnan buyuduk" diye bi cevap aldim.

Evet madama! Sen onnarnan buyudun ama, o zaman bilgisayar, vidyogeym, ayfon yoktu. cocuklar, bisiklete biniyo, kosuyo, amarigan fitbolu oynuyodu.

sinerji diye bi sey duydunuz mu?

peki YouTube'da o bahsettigim videoyu seyrettiniz mi?

bu iceceklerin 100 yil icinde kac diyabet vakasina sebep olduguna dair bir rakam var mi elinizde?

olcmediginiz seyi kontrol edemezsiniz.

o iceceklere dair boyle bir arastirmaya girmeye kalksaniz, aninda sizi ortadan yok ederler... tuhaf bir kazaya kurban gidersiniz.

o iceceklerin ulkemizde ve dunyada kac diyabet vakasinin gercek sebebi ve kac diyabet vakasinin erken tetikleyicisi oldugu bilinmiyo.

sadece diyabet degil, aterosklerotik kalb hastaligi ve metabolik sendrom. bu da bilinmiyo.

peki o iceceklerin ambalaj hacimlerinin zaman icerisinde nasil buyudugunu, fiyatlarinin nasil sudan ucuz hale geldigini takip ettiniz mi?

zamaninda o icecekleri billboard, gazete v.s. reklaminda goren neslin gidip, simdilerde yerine seksen cesit medya aracindan, direkt ya da subliminal reklam bombardimanina tutulan bir nesil ya da nesiller geldigini gorebiliyo musunuz?

peki bu iceceklerin tuketimi artarak ilerlerken, bilgisayar, vidyogeym, ayfon ile hareketsizlesen, saatlerce yerlerine mihlanan bu neslin ve nesillerin sinerji nedeniyle nasil bir tehdit altinda oldugunun farkinda misiniz?

yani artan tuketim, sifira inen hareket sinerjisinden bahsediyorum.

ABD'de 100 kisiden 30'u obes iken, bizim de dort nala bu orana dogru gittigimizi gorebiliyo musunuz?

diyabetin yayginlasmasina dair bir rakam var mi elinizde?

diyabetin bundan 50 sene onceki baslama yasiyla, simdiki baslama yasi arasinda bir mukayese yaptiniz mi?

olcmediginiz seyi kontrol edemezsiniz, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olamazsiniz.

neden bu kadar cok unlu pankreas kanseri oluyor?

steve reyiz, ufuk guldemir, mehmet ali birand aklima ilk gelen isimler... bi de gassarayin bi baskani vardi kaliba...

lutfen bu sorularin cevabini rakamlarla, ama dogru rakamlarla ortaya koymadan, bu konuda fikir yurutmeyin. haaa, o rakamlar var mi? maalesef yok!!!

e yoksa ben ne diye atip tutuyorum burda? cunku klinikte goruyorum, gozumle goruyorum neler olup bittigini...

yillar icinde de takip ediyorum...

bibip: insulin direncinin ne oldugunu ve nasil olculdugunu bilmeyen dahiliyeci var be! ben neden bahsediyorum???
0
compadrito
(29.09.13)
değerli bilgiler verdin arkadaşım. ancak çözüm yolun neden özellikle çocuklar olmak üzere bütün insanları spor yapmaya hareketli yaşam tarzına tekrar alıştırmaya yönelik olmuyor da, hareketsizlik devam etsin sadece aldığımız şekerleri vs. engelleyelim tarzı bi bakış açısı sunuyor?

bu içecekler yiyecekler vs tümüyle piyasadan kalktığında, sofradaki normal şekeri çaya basıp içecek nesil yine aynı hareketsizlik ile şeker hastalığına potansiye şey ettirmeyecek mi?

ettirecek.

bu durumda geçen yüzyılda daha çok hareket ediyorduk ve bu tip içecekler şimdiki kadar dert değildi. şu an hareket etmiyosak bunların yasaklanması gerekiyor demek ne kadar gerçekçi? geçmişte hareket ediyorsak yine edelim? (bence insanların spora yönlenmesi, piyasadan bu tip ürünlerin çekilmesi rüyasından daha gerçekçi.)
0
kosun lan mevzu var
(29.09.13)
burada sorulan soru aysti ve kilo oldugu icin, iceceklere saldirdim.

yasaklamak mumkun degil tabii ki! ama toplumu bilinclendirmek mumkun!

demin bi mesaj geldi, senin duyurulara verdigin cevaplarin tamamini nasil gorebilirim diyo bir sozlukcu... ciddi manada aydinlaniyorum diye de eklemis.

yani sayisi az da olsa, bu cabalarla, birilerini bilinclendirmek mumkun.

uzun suredir yol yurumekle ilgili bir entry yazmayi zaten dusunuyorum ama bi turlu elim degip firsat bulamadim.

bu icecekleri icmeyecegiz, bir de uzerine hareketsiz kalmayacagiz.

bunlarin ikisi de birbirinden onemli... ama bu soruda icecek soruldugu icin, icecek agirlikli bir cevap verdim.

ama yakinda yol yurumeyle ilgili bir entry de yazacam... o entry'yi de insulin direnci ile iliskilendirecem...
0
compadrito
(29.09.13)
(17)

çocuğa dil öğretmek?

The Pleasure of Pain
doğuma daha birkaç ayım var ama sürekli bunu düşünüyorum çünkü içim daralıyor, şimdi eşim türkce bilmiyor, ben onun diline hakim değilim, ikimiz yalnızsak İngilizce konuşuyoruz biz, çocuk onun memleketinde doğacak ama sonrası için başka bir Avrupa ülkesi planımız var iş sebebiyle. Ben istiyorum ki a
doğuma daha birkaç ayım var ama sürekli bunu düşünüyorum çünkü içim daralıyor,
şimdi eşim türkce bilmiyor, ben onun diline hakim değilim, ikimiz yalnızsak İngilizce konuşuyoruz biz, çocuk onun memleketinde doğacak ama sonrası için başka bir Avrupa ülkesi planımız var iş sebebiyle. Ben istiyorum ki annem torunu ile anlaşabilsin !( annem İngilizce bilmiyor) tabii ki eşimde aynı şeyi istiyor ( onun annesi de İngilizce bilmiyor)
doktoruma ne zaman sorsam biz nasıl yapacağız bu dil işini diye adam sinir bozucu bir biçimde önce bir doğsun diyor .! eskiden her dilde konuşuruz öğrenir diye düşünüyorduk ama ya öyle olmazsa? başta daha bebeklikten kafasını karıştırmamalı mı? yoksa doğar doğmaz 3 dili de duysun mu?
ben yersiz mi panikliyorum, su yolunu buluyor mu?
0
The Pleasure of Pain
(29.09.13)
su yolunu bulur.

sen türkçe, eşin kendi dilinde konuşacak. beraberken de ingiilzceyi konuşacaksınız. çocuk alışır.
0
sen git ben geliyorum
(29.09.13)
3 dil konuşabiliyorlar. dont panic.
0
nax
(29.09.13)
babası ingiliz annesi türk bir arkadaşım vardı, çocuk çatır çatır iki dili de konuşuyordu. evde sadece ingilizce konuşuyorlardı. sonuç olarak mümkün hem sizin dilinizi, hem de eşinizin dilini öğrenmesi.
0
theseachange
(29.09.13)
o cocuk 3 dilide ögrenir, hangi ülkede yasiyorsa bir de o dili ögrenir, sansli olur baya dil konusunda.

cocuklara dil ögretmekle ilgili bazi kitaplar var, onlara bi bakin, tam bilemiyorum ama cocuk dogal yoldan ögrenir zaten hepsini bence.
0
serabetan
(29.09.13)
Acikcasi benim biraz aklim almadi, siz bile su an 3 dile hakim degilsiniz, cocuk nasil olacak?
0
Idonthaveausername
(29.09.13)
siz yalnızca türkçe, eşiniz de yalnızca kendi dili ile konuşması gerekli.
evet bebeklikten duymalı ve bu konuda kesinlikle tutarlı olunmalı.
ingilizce kısmından emin değilim. (yani evde ikiniz ingilizce konuşuyorken çocukla da ingilizce konuşulmalı mı yoksa kendi dilinizde mi konuşulmalı o kısımdan emin değilim.)
ama bu konuda yazılmış çok şey var.

yersiz panikliyorsunuz. çocuklar dili duyarak öğreniyorlar. hangi dil olduğu ya da kaç dil olduğu o kadar önemli değil. önemli olan o dili konuşan kişinin yalnızca o dilde konuşması çocukla.

çocukların dil öğrenmesi ile yetişkinlerin yabancı dil öğrenmesi aynı şey değil.
0
goldentitan
(29.09.13)
@idinonthave, bir dili ( kendi adıma) 30'dan sonra öğrenmek ( anadil seviyesinde) birkaç yılı alıyor.
0
🌸The Pleasure of Pain
(29.09.13)
bence herkes sadece bildigi dilde konusmali cocukla.(bir de ingilizce belki)

bok gibi almancalariyla cocuga almanca konusan turkler gordum, icler acisi.
yasanan yerin dilini zaten kendiliginden ogrenecek. aile de digerlerini ofretmeli.
0
el desaparecido
(29.09.13)
@idonthaveausername o çocuğun kapasitesi senden benden bin kat fazla. büyüdükçe öğrenme kabiliyetimiz azalıyor yani.
0
eranicus
(29.09.13)
Hmm anladim tesekkurler bilgilendirme icin. Oyleyse ben de öğrenebilir diye dusunuyorum
0
Idonthaveausername
(29.09.13)
Hiç panik yok! 5 sene sonra bugün, 4 dil konuşuyo olacak. Ama tutarlı olacaksınız. Sizle Türkçe, babayla atıyorum Rusça, arkadaşla atıyorum Almanca konuşacak, bi de İngilizce olacak, zâti, o kaçınılmaz...
0
compadrito
(29.09.13)
Ben de bir ornekle geleyim madem. Turk anne, hint baba. Anne ve bakici cocukla turkce konusuyor, anne ve baba cocukla ingilizce konusuyor, baba da cocukla yalniz kaldiginda hintce ve arapca konusuyor (anne arapca bilmiyor, hintce az, baba 4 dile de fazlasiyla hakim)

Cocuk 5 yasinda. Birisiyle bir dili konusuyorsa kesinlikle ama kesinlikle bildigi diger uc dilden bir kelime kullanmiyor. Ornegin ananeyle sadece turkce, ogretmenle sadece ingilizce vs... benim cocukla tanisma zamanim geldiginde annesi dedi ki "karsisina gec ama hicbir sey soyleme, gozlerine bak" gittim, baktim, bana uzun uzun baktiii baktiii ve "hi!" dedi :) "len" dedim ben de "ingilizce konustuguma mi karar verdin?" Guldu soyle bi kafasini geri atti "yaa kandirdiniz benieeaa" diye... inanilmaz sevimli bir olay. Babamla da muhabbete "selamun aleykum" diye girmesi ayri bir komik.
0
yarin bos musun
(29.09.13)
bu durumda çok arkadaşım var.
çocuklar hepsini çatır çatır konuşuyor. yalnız ilgilenmeniz lazım.
misal kötü örnek ama benim hocam macardı, eşi hırvattı, ingilterede evlenmişler. ilk kızı ingilterede doğmuştu almanyada tanıştık biz. kız resmen şapşala dönmüştü. zira nasıl yaklaşacaklarını bilememişler ve sallamamışlar çocuğu pek (akademik kariyer derdi!)
diğer çocuklarla ilgilenildi -hem kendileri hem biz, anneanne vs- okulda almanca-ingilizce evde hırvatça-macarca gayet oldu. hepsinde roman okuyabilecek kadar.
0
niye ama
(29.09.13)
birini veya ikisini sonradan da öğrnebilir. Gerekli ortam sağlandığında çocuklar ortalama 8-10 yaşlarına dek çok hızlı dil öğreniyorlar. özellikle bişy yapmanıza gerek yok. doğacağı yer neresiyse o dili öğrensin önce.
Lisedej baba türk anne franszı bir arkadaşım vardı, 6 yaşına dek fransa'daymış ve baba da hiçbir türkçe öğretme girişiminde bulunmamaış, 6 yaşında anasınıfını burada tamamladıktan sonra türkçeyi de zehir gibi öğrenmiş.
Siz de madem ing.de büyüyecek ya da bir süresi orada geçecek, kasmadan bırakın o dili öğrensin. Sonra örn. yaz tatilini vs. annenizin yanında geçirir vb. öğrenir bir şekilde türkçeyi de. Ama üçüncü dili bilemiyorum.
"çocuklarda dil gelişimi" "çocuklarda dil öğrenme" gibi başlıklı makaleere göz atarsanız daha çok fikir sahibi olursunuz, hem paniğiniz azalır bu konuda.
0
dafaiss
(29.09.13)
Sıkıntı yok. Çocuk trilingual büyüyebilir gayet de iyi olur. Çevremde çok örneği var bunun. Sadece herkes kendi dilinde ısrar etmeli ki iyice otursun. bu kadar.
0
barkopasa
(29.09.13)
tüm cevapları okudum ve ekliyorum. doktoru salla sen şimdi, lingustic klinikler var, bulunduğunuz yer neresi bilmiyorum ama ülkede mutlaka vardır birkaç tane. onlardan birine gidin, derdinizi anlatın. size şunu söyleyecekler; çocukla her ebeveyn kendi dilini konuşsun. ebeveynler konuşurken ise ortak dillerini konuşsunlar. bu şekilde çocuk 3 dile de hakim bir şekilde büyüyecektir. bazen farklı kelimeler ya da yapılar kullanma durumu ile karşılaşabilirsiniz, o da doğaldır. panik olmayın.

dilbilimci ile mutlaka görüşün. size seve seve yardım edeceklerdir, hatta sizden araştırmalarına yardımcı olmanızı bile isteyebilirler.
0
klassno
(29.09.13)
ben de bir ornek vereyim, baba dutch, anne turk, kari-koca ingilizce anlasiyorlar. cocuk anneyle turkce konusuyor, babayla dutch konusuyor, anne-baba-cocuk muhabbet ediyorlarsa ingilizce konusuyorlar.
burada onemli olan ebeveynlerin tavri, dutch baba diyor ki "oglan bana "baba" derse donup bakmiyorum, boylece "baba" kelimesinin benimle knustugu dile ait olmadigini anliyor, bu sefer "papa" diyor ve ben donup bakiyorum"
ayni sekilde ucu bir arada ingilizce konusurken cocuk annesine donup turkce bir sey soylediginde, anne cocugun sorusunu ingilizce tekrar edip cevabini oyle veriyor.
3 dil boyle ogrenildikten sonra yasayacaginiz ulkede oyun gruplari vs'ye giderek de o ulkede konusulan dili kolayca ogrenecektir.
0
mocha
(29.09.13)
(24)

bir dilek hakkınız olsaydı ne dilerdiniz?

patlak fermuar
yalnız gerçekçi cevaplar bekliyorum. sahiden böyle bir şey olduğunu düşünün cevabınız ne olurdu?* para* şöhret* kaybedilen bir yakın* kariyer* aile* diğer?
yalnız gerçekçi cevaplar bekliyorum. sahiden böyle bir şey olduğunu düşünün cevabınız ne olurdu?

* para

* şöhret

* kaybedilen bir yakın

* kariyer

* aile

* diğer?
0
patlak fermuar
(29.09.13)
kaybedilen bir yakın
0
The Pleasure of Pain
(29.09.13)
beraber mutlu olabileceğim bir hatun.
0
lemmiwinks
(29.09.13)
para
0
sen git ben geliyorum
(29.09.13)
para.. Ama çoksa, tüm hayatım boyunca bu konuda sıkıntım olmayacaksa..
Para miktarı azsa; kariyer, oradan yürür biriktiririm artık..
0
mutekebbir
(29.09.13)
* kaybedilen bir yakın
0
ron dennis
(29.09.13)
iki yaş daha genç olmayı.

(bkz: #37047044)
0
devilred
(29.09.13)
sonsuz dilek hakkı.
0
vedat chili peppers
(29.09.13)
para
0
kakao
(29.09.13)
kariyer
0
electra kompleksi
(29.09.13)
mutluluk
0
yok artik daha neler
(29.09.13)
kaybedilen bir yakın
0
deliren agackakan findik agaci dalinda
(29.09.13)
@vedat: ahahahhahahahha XD buna güldüm ama yani şimdi..

valla şu an için ise, eğer seviyorsa gelip artık söylemesini. -hayır yani sevmiyorsa da bir şekilde atlatırım da......-

her zaman için ise, anneannemin, kuzenimin ve her iki dedemin de yaşıyor olmasını. -.......her daim sevdiğin, sevildiğin insanları kaybetmek daha çok koyuyor adama. o yüzden bir lamba cini aniden karşıma çıkarsa ilkini ağzımdan kaçırırım sanırım :)) ama "bir düşün istersen, hemen karar verme?" derse, ikincisini söylerim. böyle de senaryo yazdım yahu!
0
pasp
(29.09.13)
para.
zaman da olabilir.

umarım hep böyle kalır da kaybedilen bir yakın olmaz.
0
goldentitan
(29.09.13)
o.
0
heavyman
(29.09.13)
diğer.
0
sutlu nescafe
(29.09.13)
Gerçekten bir ömür boyu sağlıklı olmak tıpkı Kanuni Sultan Süleyman'ın dediği gibi ; olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.
0
alikandemir
(29.09.13)
yetenek
0
robep
(29.09.13)
Kaybedilen yakın nası gerçekçi bi cevap oluyo? Bilmediğim bi gerçek mi var?

Paspas yapıp kazandığım paraynan çorba kaynatabilecek kadar sağlıklı olmayı dilerdim, ömrüm boyunca...
0
compadrito
(29.09.13)
sonsuz huzur
0
sttc
(29.09.13)
şu an içinde bulunduğum durumu değiştirmek için, bilincimi sıfırlamadan, en az bi 10 yıl geri gitmek.
0
letheavendangered
(29.09.13)
sınırsız zaman. neden sınırsız zaman? zamanın sınırsız olursa;

çok iyi bi kariyer hedefin olur hedefine ulaşır çok para kazanır dolayısıyla çok iyi bi ailen olur ve çok şöhretli bi kişi olabilirsin mesleğinde. zaman sınırı olmadığı için de şayet tıp okuyup doktor olsaydım vs. ölümsüzlük üzerine şimdiki yaşlandırmayı durdurma gibi bu tarz tıbbi projelerde çalışırdım ve yine zaman sınırım olmadığından elbet bi şekilde bunu da gerçekleştirip yakınlarımı da kaybetmeyi engellerdim belli süre.

bu ütopyanın haricinde; tabi ki para.
0
pomaklar
(29.09.13)
sonsuzluk.
0
arkadakiadam
(29.09.13)
barış
0
groovettyn
(29.09.13)
ölümden öte köy var mı yok mu öğrenmek. Cidden yoksa uyandırıyım müslümanı katoliği :)
0
spy of soul
(29.09.13)
(6)

şansa inanır mısınız?

patlak fermuar
var mı böyle bir şey. iyi şans vs. kötü şans, yoksa rastlantı mı tüm bunlar. yanlış zamanda yanlış yerde olmak ya da doğru zamanda doğru yerde olmak mı?
var mı böyle bir şey. iyi şans vs. kötü şans, yoksa rastlantı mı tüm bunlar. yanlış zamanda yanlış yerde olmak ya da doğru zamanda doğru yerde olmak mı?
0
patlak fermuar
(28.09.13)
şansa kesinlikle inanıyorum. bazı insanlar çok şanslı bazılarıysa aşırı şanssız.
0
kakao
(28.09.13)
rastlantı ve şans gibi saçmalıklara inanmıyorum. fallout evreninde yaşasaydım inanırdım B)
0
patr
(28.09.13)
şans diye birşey var, net. Doğru yerde, doğru zamanda, doğru insanlarla bile olsan, şans faktörü bazı insanların hayatında açık ara önde. Gerçekten şanslı nasıl olunur bunu gördüğüm insanlar da oldu, hiçbir atılım yapmadan gerçekten tesadüfen hep dört ayaküstüne düşen.
"ol" demeyince olmuyor işte...
evrende bizi bulacak herşeyin de bir 'olma zamanı' var.
0
The Pleasure of Pain
(28.09.13)
inanmıyorum. 10 güzel, 1 kötü şey olsun karamsar adam ''çok şanssızım'' diyor, iyimser adam ''bu sefer olmadı ama genelde çok şanslıyımdır'' diyor.

kadere ve tanrıya inanmak gibi bu da. insanlar olayları şansa, kadere ve tanrıya dayandırıyor.
0
robep
(28.09.13)
şanstan ne anladığına bağlı. mesela lionel messi müthiş bir futbol yeteneğiyle doğmuş, ve şu an milyonlar kazanıyor. o yeteneklere sahip olmak belli bir olasılık sonucu gerçekleşiyor. o adama denk gelmiş, bana gelmemiş mesela. messi benden daha şanslı diyebiliriz bu durumda. ama şans dediğimiz büyülü bi şey mi, değil. olasılığa bizim verdiğimiz ad sadece.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(28.09.13)
Nedense, şans denince hemen paradan bahsediliyo.

Steve reyiz şanslı mıydı?

Şans var ama," şansını kendin yarat" diye de bişey var,

Louis abimiz ne demiş?

"Şans, hazır olana güler"

Kafaya bişeyi koyup ona hazırlanacaksınız, senelerce...

Ama kifayetsiz muhterislerinki gibi hedefleriniz olmayacak. Enver paşanın Turan hayâli gibi filan...
0
compadrito
(29.09.13)
(4)

ingilizce kısmi anlam sorusu 'walgreens store-brand steam inhaler in tow'

volkatina
It’s over 90 degrees on an offensively bright Tuesday afternoon in Lincoln Park when Mayberry walks into the tiny upstairs room at Lincoln Hall where I’ve been asked to wait, ****** Walgreens store-brand steam inhaler in tow. ******buradan alıntı: http://consequenceofsound.net/2013/09/cover-story-ch
It’s over 90 degrees on an offensively bright Tuesday afternoon in Lincoln Park when Mayberry walks into the tiny upstairs room at Lincoln Hall where I’ve been asked to wait, ****** Walgreens store-brand steam inhaler in tow. ******

buradan alıntı: consequenceofsound.net

spesifik olarak yıldızladığım bölümün anlamını algılayabilmek istiyorum. yardımcı olursanız mutlu olacağım.
0
volkatina
(28.09.13)
walgreens marka buhar nefes acicisini da tasiyarak.

store brand: migros marka peynir gibi. dukkanin markasi
in tow: tasimak- beraberinde
steam inhaler: nefes acici oda spreyi
0
el desaparecido
(28.09.13)
elinde Walgreens marka sıcak buhar tutuyormuş

steam inhaler->www.laleli.com
0
medievalman
(28.09.13)
El des baba oda spreyi değil, buhar makinesi...

Onun dışında yarmışın gene...
0
compadrito
(29.09.13)
hepinize teşekkür ettim.
0
🌸volkatina
(29.09.13)
(7)

Sağlıklı atıştırmalıklar?

armagan
Nelerdir? Sağlıktan kastım kalori bombası olmayan şeyler. Bir de maalesef hazır ürün olmalılar. -Hazır olmayıp maks. 2 dakikamı alacaklar da kabulüm-
Nelerdir? Sağlıktan kastım kalori bombası olmayan şeyler. Bir de maalesef hazır ürün olmalılar. -Hazır olmayıp maks. 2 dakikamı alacaklar da kabulüm-
0
armagan
(28.09.13)
leblebi, salatalık, havuç, küçük kase yoğurt, ayran, kefir

meyve salatası gereksiz kalori
0
mea maxima culpa
(28.09.13)
patlamış mısır, leblebi
0
sirena
(28.09.13)
kuru kayısı,kuru üzüm,keçi boynuzu,dut kurusu,jelibon ama hepsi gayet iyi kalorileri var akşam saat 9 dan sonra tüketirsen kilo yapar.

edit: süt
0
hystarie
(28.09.13)
havuç, fındık, meyve, salatalık.
0
kakao
(28.09.13)
salatalık yaaaaa. brokoli de yiyorum ben ama onu pek sevmiyorlar sanırım. salatalık kalp<3<3<3
0
mutevazi
(28.09.13)
grisini
0
trejemu
(28.09.13)
Tuzsuz badem, ceviz, kuru erik, kuru kayısı, leblebi, tuzsuz antep fistığı, kabak çekirdeği, fındık
0
compadrito
(28.09.13)
(8)

yurtta kalan bana yemek önerisi

fuerteventura
yurtta kalıyorum. okulun içinde yemek yemek istesem ya fast food yiyeceğim ya da yağlı, karbonhidrat deposu yemekler yiyeceğim. Şimdi bana böyle bol proteinli, az yağlı, hatta yağsız, kilo aldırmayacak, yapması kolay yiyecekler lazım. aklıma ton balığı geldi ama sanırım onun içinde yağ falan var. bö
yurtta kalıyorum. okulun içinde yemek yemek istesem ya fast food yiyeceğim ya da yağlı, karbonhidrat deposu yemekler yiyeceğim. Şimdi bana böyle bol proteinli, az yağlı, hatta yağsız, kilo aldırmayacak, yapması kolay yiyecekler lazım. aklıma ton balığı geldi ama sanırım onun içinde yağ falan var. böyle bana kilo aldırmayacak neler yiyebilirim. tencerem falan yok bu arada böyle açıp ısıtıp ya da direkt yiyebileceğim bir şeyler lazım. mikrodalga, tost makinası, kettle, ve normal fırın var. arkadaşlar bana acil kilo aldırmayacak gıdalar önerin kısacası. hem kahvaltılık hem de öğünlerde yiyebileceğim bir şeyler lazım. önerilerinizi beklemekteyim.
0
fuerteventura
(28.09.13)
yumurta.
0
the wild kitten
(28.09.13)
tavuk al, baharat al, fırın poşeti al. ne yapacağını anladın değil mi?
ayrıca aynı metodla sebze de pişirebilirsin.
0
mutevazi
(28.09.13)
Tavuh/hindi göğüs
0
dampire
(28.09.13)
1- ton balığını süzdürmen gerek uzun süre. o da kesmezse büyük süzgece atıp üstünden su geçir ama tad falan kalmaz bu sefer.

2- okul yemekhanelerinin yemeklerinde kalori hesabı yapılıyor diye biliyorum.

3- yiyecekten ziyade kahve ve yeşil çay öneririm pratiklik ve metabolizma hızını artırma etkilerinden dolayı.
0
armagan
(28.09.13)
Yoğurt, yulaf, fırında közlenecek sebzelerin üzerine zeytinyağı, sarmısak, yurt şartlarında mümkünse tabii, aralara kuşbaşı et de olur, imkân varsa.

Hergün iki yumurta...
0
compadrito
(28.09.13)
sabahları süt+corn flakes kahvaltıyı (yumurtalı domatesli peynirli) akşamları ye. ama 2 gün de ev yemeği ye. çorba iç muhakkak.
0
kakao
(28.09.13)
korn flakes çok iyi bir fikir, hatta ayrıyetten yulaf ezmesi al korn flakesin içine karıştır. acıkınca ondan ye.
yumurta da iyidir, hem protein hem tok tutar
0
innerbliss
(28.09.13)
kimse de yazmamış: YAĞSIZ DİYET TON BALIĞI var arkadaşlar, ancak biraz pahalı -3 tanesi 10 liradan az oluyor genelde, tam hatırlayamadım 6-7 falandı sanırım- ondan da alabilirsin.

edit: normal ton balığı ile fiyatı yakın zaten, bence de fiyat olarak yumurta iyidir. mikrodalga da çok rahat yumurta pişirebilirsin. mikrodalgada çorba, makarna, bezelye yemeği -bildiğin salçalı, soğanlı, anne yemeği şeklinde- yapmış insanım, o konuda CV'im iyi, yardımcı olabilirim istersen? büyük boy bir borcam ya da ısıya dayanıklı seramik bir kapla fırında pek çok yemeği yapabilirsin zaten.
0
pasp
(28.09.13)
(5)

obsesyon derecesinde sevgi

mutevazi
kedilerime karşı aşırı derecede sevgi doluyum. bu güzel tabi. ama şöyle bir sorun var.kedilerim hastalandığı zaman panikliyorum betim benzim atıyor. şimdi ikisi de hasta. birisini alalı üç gün oldu ve sağlıksızdı zaten ama evdeki de hastalanınca iyice kafayı yedim.veterinerde bıraktığımız gün uyuyam
kedilerime karşı aşırı derecede sevgi doluyum. bu güzel tabi. ama şöyle bir sorun var.

kedilerim hastalandığı zaman panikliyorum betim benzim atıyor. şimdi ikisi de hasta. birisini alalı üç gün oldu ve sağlıksızdı zaten ama evdeki de hastalanınca iyice kafayı yedim.
veterinerde bıraktığımız gün uyuyamıyorum. dün küçük olan veterinerdeydi, uyuyamadım. bugün de büyük olan orada kaldı, ben yine uyuyamayacağım.
gün içinde orada bıraktığımda on kere falan arıyorum, nasıl olduklarını öğrenmek için. nerede kaldıklarını mutlaka görmek istiyorum, hatta gösterdikleri yerden çıkartıp daha küçük yerde tuttukları düşüncesiyle paranoya bile yapıyorum. kedilerime benden başka kimse bakamazmış gibi hissediyorum. onlardan ayrı olduğum her anda aklımdalar ne yaptıklarını düşünüyorum.
evden kaçtığı zaman ağlamaktan gözlerim şişip kapanmıştı mesela, bir şey yemek içmek şurada dursun yataktan kalkamamıştım. ki evden kaçtı dediğim de öğlen saatlerinde kaybolup akşam bulunmuştu...

şu an deli gibi mide yanması var mesela. anne evhamı gibi evham yapıyorum adeta. bunu nasıl azaltablirim ki ben?
0
mutevazi
(28.09.13)
evcil hayvan insana çocuğuymuş gibi geliyor ya da en azından o kategoriye koyuyorsun kafanda.

yani yapılacak en makul şey kendi kendini yatıştırmak.
veterinerine güveniyorsan içini rahat ettirmeye çalışacaksın.
ama mesela ben de kedilerimden birini bile veterinerde bırakmaktan hoşlanmıyorum.
0
blatta hiberna
(28.09.13)
ya ben hiçbir veterinere güvenemiyorum. ankarada zibil gibi veteriner denedim, hepsi bir şekilde para kazanmak için saçma sapan şeyler yaptılar kedime. yanlış tedavi uygulayan bile oldu. hiçbirisine güvenemiyorum dolayısıyla ve evde olmadıkları her an diken üstünde oturuyorum.
0
🌸mutevazi
(28.09.13)
Bu normal değil. Psikoterapi görmeniz lâzım.
0
compadrito
(28.09.13)
normal bence, çok sevdiğin ve sana muhtaç, iyi olması da mutlu olması da sağlıklı olması da tamamen ve sadece senin sorumluluğunda olan bir canlı sonuçta. bu açıdan da insanların çocukları hakkındaki hislerine benziyor.
benim son derece sakin, duygusuz, öküz abim bile eve gelip kedisini etrafta göremezse camdan mı düştü bir yere mi sıkıştı diye, aslında muhtemelen evin bir köşesinde mırıl mırıl uyuduğunu bilse de, fellik fellik arıyor sesleniyor iyi olduğunu gözüyle görmeden oturmuyor.
duyuru da kedim kustu, kedim halsiz, kedim mama yemiyor, kedim hapşuruyor duyurularıyla dolu, herkes endişeleniyor kedisi için.
0
alice practice
(28.09.13)
gayet normal, şahsen en sevdiğim canlı kedim benim de.. Kızım haricinde pek umrumda değil açıkçası başka canlılar ya da insanlar.. Patisine zarar gelse dünyayı yakarım allama..
0
machine head
(28.09.13)
(5)

ekstra bagaj

grammar7
merhaba, muhtemelen 1 ekim-de istanbul'dan ingiltere'ye uçacağım. 1 seneliğine gittiğim için, bagajım 46 kilo.havaalanında her halükarda deli gibi para ödeyeceğimin farkındayım ama konuyla ilgili "british airways ile business class uçarsan, ekstra para vermezsin. daha ucuza bile gelir" gibi fikirl
merhaba,

muhtemelen 1 ekim-de istanbul'dan ingiltere'ye uçacağım. 1 seneliğine gittiğim için, bagajım 46 kilo.

havaalanında her halükarda deli gibi para ödeyeceğimin farkındayım ama konuyla ilgili "british airways ile business class uçarsan, ekstra para vermezsin. daha ucuza bile gelir" gibi fikirler duydum.

bu konuda bir fikri olan var mıdır?

"saçmalama git thy-ye paşa paşa ekstra paranı da öde" mi dersiniz? (o ekstra para, yanlış hesaplamadıysam 200 euro gibi bir şey olacak bu arada)

böyle bir sorunu olup da çözen varsa aranızda, nasıl çözmüştür?

şimdiden teşekkürler.
0
grammar7
(28.09.13)
ben amerikaya uzun süreli giderken aynı sorunu bavulu küçülterek çözmüştüm. 46 kilo ne götürüyorsunuz? orada da her şey var.

ama şöyle örnekler de gördüm, havaalanında bavulu küçük insanlardan saf ve temiz yüzlülerden rica ediyorsun.
0
medievalman
(28.09.13)
@cosmicstring tek bavul hakkım var. business olmadığı sürece, her havayolu şirketi tek bavul hakkı veriyor malesef. sanırım her halükarda ödeyeceğim o parayı.
0
🌸grammar7
(28.09.13)
@medievalman gerçekten abartı bir şey götürmüyorum aslında. kışlık kıyafet olduğu için bu denli bir ağırlık çıktı. oradan çoğu şeyi alamam. zaten yeterince pahalı...

başkasına bavul verme işini ben de duydum ama bana biri teklif etse kabul etmem. o nedenle sanırım parayı ödemek zorunda kalacağım.
0
🌸grammar7
(28.09.13)
"ben pasa pasa extra parayi ode" derim. ama eger business class farki 200 euro'dan azsa o zaman business.

genelde benim de 7/8 kilo fazlam oluyodu (hatta bi kere 11 kilo) ama check-in'de hic bi zaman "apla bi guzellik yap, ogrenciyiz" filan demedim. "evet biliyorum fazla ama yine de ordan yenisini almaktansa burda esktra ucreti odemek daha hesapli" diye aciklama yapiyodum ve onlardan bana ayricalik yapmalarini beklemiyodum. Her seferinde "hadi bu seferlik olsun" diyerek benden ucret almadilar. Yani zorlamayinca gorevliler daha fazla insiyatif kullaniyolar. size de aynisini oneririm. 46 kilo tabii cok fazla ama belki sizden sadece yari ucret de alabilirler.
0
lamartin
(28.09.13)
Business genellikle ekonominin 3 misli olur. Ekstra bagaj daha hesaplı.
0
compadrito
(29.09.13)
(1)

hipertansiyon-nefes darlığı

wo1
3 hafta önce 20-9 çıktı tansiyonum,ara ara böyle ataklara maruz kaldım 16-8 17-9 gibiertesi gün 14- 8 ertesi günde 12-8 düşerek normalleştişu aralar tekrar büyük tansiyon 13-15 arasında seyrediyornefes darlığı çekiyorum,kalp de sıkıntı yok eko baktılar normal çıktı hafta içide nörolojiye gideceğim,
3 hafta önce 20-9 çıktı tansiyonum,ara ara böyle ataklara maruz kaldım 16-8 17-9 gibi
ertesi gün 14- 8 ertesi günde 12-8 düşerek normalleşti
şu aralar tekrar büyük tansiyon 13-15 arasında seyrediyor
nefes darlığı çekiyorum,
kalp de sıkıntı yok eko baktılar normal çıktı
hafta içide nörolojiye gideceğim,fakat şu nefes darlığını hala atlatamadım
acil durumlar için limon suyu önerdiler iyi geliyor, ama nefes darlığımı hala çözemedim
astım başlangıcının tansiyonu tetiklemesi gibi durumu olabilir mi
panik yapan bir insan tansiyonu çıkartabilir mi
p.s. tansiyonum 20 ya da 18 lere çıktığında küçük tansiyon normal oldugu ıcın hıc bır ılac kullanmadan hastahaneden taburcu edıyorlar,limonla dolaşıyorum lan bildiğin 2 haftadır
0
wo1
(28.09.13)
panik yapan bir insan tansiyonu çıkartabilir mi

cevap çıkartabilir degil, çıkartir. psikolojik destek almiyosaniz, almaniz lazim.
0
compadrito
(28.09.13)
(3)

yurtdışı uçak seyahati check-in ve pasaport kontrolü

dzemovic
selamlar, önümüzdeki haftaiçi ilk kez yurtdışına seyahat edeceğim ve daha önce hiç yurtdışı havayolu seyahati ritüeli, rutini yaşamadım. uçağın kalkış saatinden kaç saat önce terminale gitmeliyim. ek olarak; online check-in yaparsam zaman kazanır mıyım? nasıl online check-in yaparım? online chack-in
selamlar, önümüzdeki haftaiçi ilk kez yurtdışına seyahat edeceğim ve daha önce hiç yurtdışı havayolu seyahati ritüeli, rutini yaşamadım. uçağın kalkış saatinden kaç saat önce terminale gitmeliyim. ek olarak; online check-in yaparsam zaman kazanır mıyım? nasıl online check-in yaparım? online chack-in sırasında ek bagaj hakkı satın alabilir miyim? havayolu şirketi thy. teşekkürler.
0
dzemovic
(28.09.13)
2.5 saat
Online size 5 dakka kazandırır ama oturacağınız koltuğu seçme şansı verir
Thy diye gugıllayıp yardırın
ek bagaj 100 euro filan olabilir. bagajınız insani boyutlardaysa, parça başı fiyatı bu.
Web sayfasından okuyun.
0
compadrito
(28.09.13)
2.5 saat önce falan gitmeyin. max 1 saat önce gitseniz yeterlidir. bagajınızı teslim edin. önceden online check in yapın, yanınıza fazla eşya almazsanız genelde 20-25 kgdır havayollarının bagaj sınırı. önceden alırsanız daha ucuz havaalanında en son pegasusun 6 euro idi kg başı bazı personeller anlayış sağlayabiliyor ama geneli biraz tutucu 2 kg için ek bagaj hakkı aldırana şahit oldum. bagajınızı teslim edin, gidip 15 tl ye yurtdışı çıkış pulu alın sonra gidin pas. kontrolüne sonrası geliyor zaten.
0
exist is pretty
(28.09.13)
online check-in yaparsan bir saat once alanda olacak sekilde gitmen yeterli. alana varinca online cehck-in bankosundan bagajlari teslim ediyorsun, sirasi cok uzun olmuyor. thy'nin sitesine gidip "online check-in'e tikla ve devaminda bilet no'sunu falan girip yap. istersen boarding kartini da bastirabilirsin veya akilli telefon icin boaording barkodunun sms'le gonderilmesini isteyebilirsin. ek bagaj hakki da farkli yemek de secebilirsin online olarak.

yurtdisi cikis harci sirasi beklemek istemiyorsan, pasaportunla ziraat bankasina gidip harci odeyebilir ve cikista dekontu gosterebilirsin. ozellikle istanbul'dan gideceksen tavsiye ederim cunku maliye'nin bankosu cok kalabalik olabiliyor.
0
no avalon
(28.09.13)
(2)

Savaş tıbbı ile ilgili yazı

fallopian
savaş tıbbıyla ilgili bir yazı yazacağım, arkadaşın ödeviymiş :)kafamda bir taslak oluşturdum gibi, önerilerinize de açığım, sizce nelere değinsem yararlı olur?
savaş tıbbıyla ilgili bir yazı yazacağım, arkadaşın ödeviymiş :)

kafamda bir taslak oluşturdum gibi, önerilerinize de açığım, sizce nelere değinsem yararlı olur?
0
fallopian
(28.09.13)
fikir verebilir, vermeye de bilir.

www.youtube.com
0
archmage mahmut
(28.09.13)
Tabii ki harp cerrahisi
Tabii ki damar cerrahisinin bugünkü seviyesini Vietnam savaşına borçlu olması
Tabii ki nükleer ve kimyasal silahlara karşı korunma ve kurtarma
Gemi hastaneler
Medivac
0
compadrito
(28.09.13)
(8)

yemeklere soğan koymak

in vino veritas
bunu neden yaptığımızı anlamıyorum hemen hemen her yemeğe konuyor, koymasak da tadında bir değişiklik olmayacak gibi sanki, özel bir nedeni var mı?
bunu neden yaptığımızı anlamıyorum hemen hemen her yemeğe konuyor, koymasak da tadında bir değişiklik olmayacak gibi sanki, özel bir nedeni var mı?
0
in vino veritas
(28.09.13)
yemek yapmakla uğraşırsan sebebini anlarsın. en basit örneği bol soğanlı bir bulgur yap bide soğansız. aradaki farkı göreceksin.
0
dokunmakalbime
(28.09.13)
yıllardır yemek yapmakla baya baya uğraşıyorum zaten, ama soğan kısmını anlamıyorum. soğansız yemek yapmıyorum ama neden soğan koyuyoruz ki buna diye de sorguluyorum her seferinde, sıkıntı o.
0
🌸in vino veritas
(28.09.13)
evet var. tadında değişiklik olması.
0
zgrydn
(28.09.13)
soğanlı yemek daha güzel olur. soğan parçacıklarını sevmeyenler bile tat versin diye soğanı bütün olarak atar yemeğin içine pişince de çıkartır.
0
kakao
(28.09.13)
lezzet verdiği doğru ama onsuz olmaz diye bişi yok bence. ayrıca sade bulgur da güzel olur yoğurtlu filan. ama mesele sanıyorum ki zeytinyağlı olmuyo soğansız.
0
kediebesi
(28.09.13)
nasıl tad katmıyor ya, ben bazen sırf soğan kavurması yiyorum, tatsız mı şimdi o :((((
soğansız da yapıyoruz yemekleri gayet, ama soğanla daha lezzetli olanlar çoğunlukta işte.
0
mutevazi
(28.09.13)
inan bana soğansız hiç tadı olmuyor.
0
nax
(28.09.13)
koymasak da tadında bir değişiklik olmayacak gibi sanki

Çok yannış

Yoğurdun mucidi olan bir milletin evlâdı olduğunuz için koyuyosunuz.

Yoğurt kimin soğan da ilaç, sarmısak da...
0
compadrito
(28.09.13)
(6)

Standart Herkesin Başında Olan Kız Meseleleri

3 atli 7 katli
Merhaba arkadaşlar, benim de öyle çok olağandışı olmayan bir problemim var, cevap/tavsiye bekleyerek yazmıyorum ama tabi gelecek bütün cevaplara da müteşekkir olurum. Biraz içimi dökesim var aslında. Gerildim, kızdım, burada belki biraz daha rahatlarım;Here is the deal: Yaşım 22, Erkek, üniversite s
Merhaba arkadaşlar, benim de öyle çok olağandışı olmayan bir problemim var, cevap/tavsiye bekleyerek yazmıyorum ama tabi gelecek bütün cevaplara da müteşekkir olurum. Biraz içimi dökesim var aslında. Gerildim, kızdım, burada belki biraz daha rahatlarım;

Here is the deal:

Yaşım 22, Erkek, üniversite son sınıf

2 sene önce bir kızla beraberdim ve baya birbirimizden uzak alakasız, sadece doğum günlerinde "nice senelere" "teşekkürler" tarzı mesaj attığımız bir hayat sürüyorduk.

bu yaz başı biz tekrar bir süre birlikte olduk, sonra bir erkek arkadaşı olduğunu öğrendim, ayrılıcam dedi, mesele biraz uzamaya başladığında ben yeter deyip bir daha görüşmedim.

Tam biz tekrar görüşmeye başlamadan önce bu kızla, yakın olduğum bir hanım vardı; kendisine Ö diyelim. Benden hoşlandığını biliyordum aşağı yukarı ama hiç bir şey açık açık söylenmemişti ve benim de o dönem çok çok büyük bir ilgim yoktu. Sonra bu eski sevgilimden ayrıldım, açık olan aramızı düzelttim ve tekrar takılmaya başladık. Hani benim kafamda birliktelik falan yoktu. Olaylar ilerlemeye ve özellikle ben Ö'yü tanımaya başladıkça ama daha çok sevmeye ve daha çok bağlanmaya başladım. Bir yandan da özellikle bu eski sevgili davalarından pek hoşlanmadığımdan yeni biriyle bir şeyler yaşıyor olmak çok hoşuma gitmişti. Bir süre zaman geçtikten sonra ve biz iyice yakınlaştıktan sonra benden sadece kendisine karşı dürüst davranmamı ve yalan söylememi istedi, hani zaten tahmin ediyormuş bizim uzaklaştığımız sürede birisiyle birlikte olduğumu vs. vs.

Ben de eski sevgilimden bahsettim, onun dışında yaşadığım her şeyi de anlattım o arada, hani içinde şüphe kalmasın istedim çünkü yarın bir gün bir yerden "o gün şunlaymış" diye duyup da bana gelmesini istemedim. aradan 1 ay kadar geçti, benim yazın çalıştığım iş dolayısıyla Ankaraya gitmem gerekti 1 haftalığına iş için ama öküz olduğumdan (hani hakikaten burada başka herhangi bir artniyetim yok sadece hiç konusu geçmedi ve ben genelde yapmasam da arada unutabiliyorum böyle şeyleri) Ankara'ya gittiğimi söylemeyi unuttum, ordayken haberi oldu tabi (ben söyledim) ve çok kızdı (eylül 10 falandı) ve benimle görüşmeyi kesti. Ben barışmak için, görüşebilmek için bir şeyler yapmaya çalıştım bol bol, telefonlarım açılmadı mesajlarıma cevap vermedi vs. ama anlayış gösteriyordum yani çok bozulurdum ben de olsam kız arkadaşım bi yere gidip 1 haftalığına bana haber vermese.

Aradan doğum günüm geçti geçen hafta, aramadı sormadı, ben de bu sürede en yakın arkadaşıyla konuşmaya devam ediyordum onun (eh barışmamız için bize yardımcı olmaya çalışıyordu elinden geldiğince o da ), bugün Ö telefon etti, nerede olduğumu sordu, söyledim, bekle 1 saate geliyorum dedi, dedim tamam ama bu arada geyik yapıyorum ben kendi kendime falan, geldi sonra karşıma oturdu ve "Sen madem en başından beri arkadaşımdan hoşlanıyodun beni niye sürükledin peşinden telefon görüşmelerinizi görmeyeceğimi mi sandın, işte o şehire bu şehire gidiyosun kim bilir kimlerle birlikteyken sen ben seni burda sanıyorum bi de utanmadan gelip benimle birlikte olmak istediğini söylüyorsun" gibi şeyler anlattı, ben durumu açıklamaya çalıştım bir iki ama ağzımı bile açmama izin vermedi, hani arkadaşıyla sırf onu tekrar görebilmek için knouşuyordum ve gittiği konseri öğrenip orada ona süpriz yapmaktı planım. Anlattım dinlemedi, ben de bi yerden sonra sinirlenip terkettim mekanı.

Bilmiyorum bu kadar arkasından kovalamaya hevesliyken ben bunu yapması baya üzdü beni. Öyle mutsuzum biraz.
0
3 atli 7 katli
(28.09.13)
abi kızın patlayacağı varmış arkadaşını bahane etmiş. üstüne düş biraz çiçek böcek hediye bir şeyler yap şımart kızı madem hak ettiğini düşünüyorsun bırakma peşini.
0
tescillimarka
(28.09.13)
siz farkına varmadan kızın yakın arkadaşıyla konuşurken fazla samimi olmuş olabilirsiniz, siz konuşmaları masum sansanız da kız gözüyle yanlış anlaşılmaya müsait cümleler olabilir. veya yakın arkadaşı olan kız konuştuklarınızı sevgilinize çarpıtarak anlatmış da olabilir. her yakın arkadaş o kadar masum olmuyor ne yazık ki, manyak çok.

bence ankara'yı sindirememiş, esas sorun bu. ilk başta anlattığınız eski sevgiliniz de ankara'da mı bilmiyorum ama eğer oradaysa bu kız verdiği tepkide haklı bence.
0
mentolaromaliseker
(28.09.13)
@mentolaromaliseker +1.

ya ankaraya haber vermeden gidiyorsun ustune bir de gidip en yakın arkadaşıyla muhattap oluyorsun. Kız milleti olarak zaten kıskançlık damarlarımızda can buluyor. Ben de sinir olabilirdim bu duruma belki, bilemedim ama. Ayrıca koskoca Ankaraya gitme meselesini söylemek nasıl unutabilir ki?

Bence hatanızı kabul ettiğinizi, düşüncesizlik yaptığınızı falan söyleyin güzel bi şekilde. Ayrıca öyle kız arkadaşına falan güvenmeyin hele bi de aranız bozukken. Belki o yanlış şekilde aktardı kız arkadaşınıza aramalarınızı. Fazla muhattap olmayın bu durumdayken yakın arkadaşıyla.
0
barbara herhalde barbara manken olan
(28.09.13)
@tescillimarka: abi bunların hepsini yaptım ben, hani bu olaya kadar da bırakmıyordum peşini ama delirdim böyle söylenince bana.

@mentolaromaliseker: yok yani zaten 2-3 telefon görüşmesiydi sadece, fazla değil samimi bile olmadık hani en fazla aranan numaralarda görmüş olabilir "ne kadar" samimi olduğumuzu çıkartabileceği hiç bir şey yok ortalıkta. hayır eski sevgilim istanbuldaydı onun da konuyla alakası yok,

@barbara: işte ankarayı unutmak benim ayılığım biraz. bilmiyorum o konu hiç açılmayınca ben hani "anlatıp anlatmadığımı" bile düşünmedim. yani söylemeyeyim gibi bir derdim yoktu asla. hatamı kabullendiğimi falan söyledim tabi ki hani son 2 haftadır zaten yaptığım tek şey bu, çiçek al kapısına git, ara, mesaj at, özür dile vs. serenat mı yapsam diye düşünüyodum hatta arada :D
0
🌸3 atli 7 katli
(28.09.13)
Koşarak uzaklaş abicim, Allah'ın sevgili kulusun ki bunnar olmuş...
0
compadrito
(28.09.13)
yorum geliyor sevgili gençler ..
kız istiyoki pesinden koşasın..
ama arkadaşıyla konuşmanda kızı kışkırtmış "kaybediyorum galiba" deyip sana haklı olduğunu göstermeye çalışmış ..
(ki haklı yani gidiyon ankaralara haber vermiyon)kırılma noktası bu olmuş burdan onar ilişkini

bu arada ayrılmak isteyen insan konuşmaz susar..
sen ne yapsan ne desen de susar, bu kız biraz naz yapıyo..

ama birader sende az biraz çakallık yapmışsın kızın arkadaşıyla konuşmuşun..
çocuk değilsen bilirsin yani eski sevgiliden dost olmaz.
elin işte gözün oynaşta .. :)
kıza güven ver .. hadi bakalım..
0
evrenos
(28.09.13)
(8)

askeriyede fuhuş döndüğünü bilseniz ne yaparsınız?

eyyor
şikayet edersiniz o kolay ama problem şu; askeriye işte bilirsiniz, biri hata yapıyorsa haberi olsun olmasın alakadar olan herkes yanar. bu boku yiyen astsubay kıdemli başçavuş, nöbetçi olduğu olduğu her gece hemde. kadınlar ziyaretçi ayağına giriyormuş içeriye, askerlerde ondan korktukları için izi
şikayet edersiniz o kolay ama problem şu; askeriye işte bilirsiniz, biri hata yapıyorsa haberi olsun olmasın alakadar olan herkes yanar. bu boku yiyen astsubay kıdemli başçavuş, nöbetçi olduğu olduğu her gece hemde. kadınlar ziyaretçi ayağına giriyormuş içeriye, askerlerde ondan korktukları için izin veriyorlar buna. o kadının içeriye girmesine izin veren nizamiyedeki askerlerden bahsediyorum. yoksa içleri gidiyor tabi, 'bi karılar geliyo ki sorma abi' diyorlar. güzel bende gördüm ama konumuz bu değil işte. ziyaretçi saati yok mu olm diye sordum; 'var ama abi nasıl almayayım dedi? yarın başıma bela olursa bu adam ben ne yaparım, askerliğim uzar falan filan, çocuklar korkuyor yani. hatta bana da gözünü sevim görmedin etmedin dediler.

ben sivilim. alayın albayı köpek hastası, benimde bi kangalım var. tanıştık ettik, rica etti benim köpek 15 gündür orada kalıyor oradaki dişiyle çitleştirmek maksatlı, bende bu vesileyle her gün gidip geliyorum. bana ne olduğuna gelince? benim derdim kimin siki kimin balına girmiş değil. ben o kadınları gördükçe aklıma atatürk geliyo. üzülüyorum amk, askeriye lan orası. sen duyarsız olursan ben duyarsız olursam askeriye mi kalır ortada?

albayla da yeni tanıştık, o kadar samimi değiliz. şimdi söylerim buna, birden köpürür herkesin anasını sikerse vicdan azabı çekerim bu sefer. diğer türlüde benim vicdanım vatan millet sakarya?..
0
eyyor
(28.09.13)
başlığı bir düzeltebilirsin. askeriyede fuhuş diyince insan çok organize bir şeyler dönüyor sanıyor.

yani, ordunun belli bir düzeni tabiki var ancak bu düzenin içinde böyle esneklikler ve kişisel rahatlamalara dönük şeyler olması o düzenin sağlamlığını destekler genelde.
0
pain of liberation
(28.09.13)
-kaç ayım kaldı, o zamanı sessiz sedasız bitireyim. giderken arkama bile bakmam

o yüzden kimse bulaşmak istemez, bırak komutan yapsın fuhuşu
0
facebook
(28.09.13)
her yerde olduğu gibi ordu da belirli kurallar vardır, şimdi o gece/gündüz ya da herhangi bir zaman sivil birinin nizamiye kapısından girmesinin de belirli prosedürleri var ve bunlar er/erbaş kontrolüne bırakılmamış durumlardır. kim kontrol eder, nb. astsb. ya da nb sb. er/erbaş öyle kafasına ziyaretçileri içeri sokamaz. şimdi diyelim ki nb. astsb. bu kıdemli başçavuş. bu adamın içeri gir dediği içeri giriyor diyelim. o zaman bunu albay'a çıtlattığın da emin ol hiçbir er/erbaş bundan dolayı ceza almaz ya da cezayı yaptırıma uğramazlar, soruşturma açılır o elemanların ifadelerine başvururlar en fazla, ki albay salak değildir bu çocukların adları bilinirse konuşmayacaklarını bilir ve onların ifadelerini gizli olarak alır ki bunlar hep standart prosedürdür. ama yine de bunu albay'a çıtlatmadan önce sende emin ol derim, er/erbaş'ın dedikodusu olmadığına emin olmakta fayda var çünkü bu elemanlar dedikodu yapmayı seven insanlar olur genelde.
0
odaminhayaleti
(28.09.13)
askeriyede her şey şahitliktir. sana şahidin var mı diyecekler. götünü sağlama almadan böyle bir şey yapma.
0
bigl0rd
(28.09.13)
o kadınları gördükçe aklıma atatürk geliyo :))) gecemi şenlendirdin kardeş sağolasın.

savaş vs. durumları yoksa gerek yok bence şikayete falan. adam bazı ihtiyaçlarını gideriyor işte. onu yapmasa daha asabi bi insan olacak, sizin için daha kötü. takılsınlar. sen şafağını saymaya devam et. elbet kurtulacaksın.
0
juninho77
(28.09.13)
Köpeğinki can da, başçavuşunki patlıcan mı?
0
compadrito
(28.09.13)
Herşeyin yeri ve zamanı vardır. madem ihtiyacı var nöbetçi olmadığı günler evinde yapsın. Bu durum müthiş bir güvenlik zaafı oluşturur. Gece fahişe kılığında iki teröristin alaya girdiğini düşünün. Bence yapmanız gereken önce olayın doğruluğundan emin olun sonra uygun bir dille albaya çıtlatın. Bir ihtimal albayın bu durumdan bilgisi vardır da göz yumuyordur. Bunu da üstü kapalı ima ettiğinzde vereceği tepkiden anlarsınız.
0
dunyanin dans eden sarki soleyen pisligi
(28.09.13)
dunyanın pisliği +1

albaya çıtlatmadan önce albaydan emin ol. senin gibi mi bakacak olaya yoksa o da çavuşla aynı kafada mı diye?
0
saseskir
(09.08.17)
(10)

İngilizce'de cansız nesnelerden 'she' diye bahsedilmesi?

muratchelik
neden?mesela dead space 1'de koskoca ishimura'dan she diye bahsederler.
neden?
mesela dead space 1'de koskoca ishimura'dan she diye bahsederler.
0
muratchelik
(27.09.13)
yanlış bilmiyorsam eğer sahiplenmeyle ve sevmeyle alakalı bi durumdu bu, genel geçer bir şey değil yani.
0
cansins beybi kolonya
(27.09.13)
Özellikle gemi ve her türlü deniz aracından "she" diye bahsedilir ingilizcede. Roma dilinde, kelimeler, maskülen ve feminen olmak üzere ikiye ayrılır. Gemi anlamına gelen "ship" de her zaman feminen halde kullanılırmış-artikel ve vokal farklılıklar- bu zamanla batı dillerine de yerleşmiş.

Bir de denizde geminin kendisi haricinde her kadın uğursuzluk getirir anlayışı olabilir. "Denizcileri kucaklayan bir anne" vazifesi görmesi konusunda referanslar olabilir, ya da uyduruyo da olabilirim.
0
Gkcn
(28.09.13)
gemi, araba, makina, motor.. hepsinde "şi" kullanılıyor
0
dieselsingle2
(28.09.13)
ingilizce'ye ozel degil. turkcede de kiz gibi araba falan derler ya, ayni temele dayaniyor.
0
bohr atom modeli
(28.09.13)
gemicilik kültüründe gemiler dişidir. antik yunandan beri gelen bir kültür sanırım, hatta gemi dişi olduğu için gemide kadın olursa ikinci bir dişi olur ve uğursuzluk getirir. ingilizceye özel değil katılıyorum.
0
Sarix
(28.09.13)
varlıkların doğadaki işlevleriyle ilgili bişy.
Dişil/anaç işlevi olanlar (doğurmak, kucaklamak) sadece ingilizce değil her dilde dişil zamirlerle anılabiliyor. Ama kullanana bağlı, "bu böyledir" diye bir kaide yok; diye biliyorum.
"doğa ana,toprak ana" gibi.
0
dafaiss
(28.09.13)
Why are ships referred to as "she"?

We're learning about the USS Arizona in History and they keep referring to the ship as "she" instead of "the ship" like most inanimate objects are normally. So I was wondering how did this start and why is it that way? Is it mainly used in the Navy or all of boating?
4 yrs ago / JT

Best Answer (Chosen by Voter)
The truth of the matter is that about 600 years ago, a man by the name of Prince Henry (Henry Henrique) who became known as Prince Henry the Navigator (1394-1460) was a Portuguese royal prince that "financed" many explorers. Prince Henry sent many sailing expeditions down Africa's west coast, but did not go on them himself. Thanks to Prince Henry's money, Portuguese ships sailed to the Madeira Islands, rounded Cape Bojador, sailed to Cape Blanc and around Cap Vert, as well as many other places of discovery.

While not nearly so popular as Columbus, Prince Henry actually financed a far greater amount of ships and while he himself did not sail on any of them, the ships he financed, discovered many more lands then any other sailors and exployers of his time. Magellan, being one of them.

At that time, ships were commonly named after the King or Queens that financed them. Prince Henry's ships however had various names. He however was quoted as saying that all his ships were a "she" because "like a woman, they take much powder and paint to keep them looking good.

The exact reason why boats are called she in English is lost to history. While explanations…Read more

Sailors would name their boats in honor of the women they left behind when they went to sea.
0
compadrito
(28.09.13)
kız gibi olan her şeye she derler. at, şehir, gemi gibi özellikle bi güzelliği varsa she diyorlar. düzse he deniliyor.
0
pek vokal
(28.09.13)
Motlar penim çevapı silmeyin, telefondan girdim, edit edemedim
0
compadrito
(28.09.13)
eğer dişi ev hayvanınız varsa onlarada she kullaniliyor
0
baknedicem
(28.09.13)
(12)

hapisaneden kaçış

yarey
1) bu konuyla ilgili bildiginiz filmler var mi?2) bir tane eski varmis, tünel falan kaziyorlarmis
1) bu konuyla ilgili bildiginiz filmler var mi?

2) bir tane eski varmis, tünel falan kaziyorlarmis
0
yarey
(27.09.13)
eofor
(27.09.13)
en ünlüsü için : (bkz: The Shawshank Redemption)
0
eceliyle olen sinek
(27.09.13)
0
johan sebastian
(27.09.13)
the next three days
0
asilyis
(27.09.13)
birfincankahvedahaisteyenadam
(27.09.13)
hapisten kaçış değil ama güzel bir hapishane filmi: cell 211
0
dieselsingle2
(27.09.13)
En eski ve klasiği; Monte Cristo Kontu

1934'ten 2002'ye kadar 6 filmi, 3 dizisi çekildi:

www.imdb.com
0
long live rock n roll
(27.09.13)
(bkz: papillon)
0
compadrito
(27.09.13)
scape from sobibor. hapishane değil ama, nazi kampından kaçış.
0
eyyor
(27.09.13)
hapisten kaçış değil ama hapise gizli giriş için
the rock
0
mosquera
(27.09.13)
Alcatraz'dan kaçış

Ama favorim tabiki Prison Break
0
MiraTaurus
(27.09.13)
OZ'da da tünel kazıp kaçtıkları olmuştu. belki eskiden kasıt OZ'dur.
0
neil manke
(27.09.13)
(3)

Şurada ne demek itemiş? (İngilizce gif)

ya ben lan neyse
http://9gag.com/gag/aYb4GRmben anlamadım hacılar. zaten ingilizcem de yok. birisi tercüme edebilir mi? arkada uzaylı gibi bir şey var. yüzde 99 bunu göremiyor gibi bir şey mi diyor nedir?sağolunuz.
9gag.com

ben anlamadım hacılar. zaten ingilizcem de yok. birisi tercüme edebilir mi? arkada uzaylı gibi bir şey var. yüzde 99 bunu göremiyor gibi bir şey mi diyor nedir?

sağolunuz.
0
ya ben lan neyse
(26.09.13)
bilgisayara bişi yüklerken %99 olur, hah bitti dersin ama bi türlü bitmez ya onu diyor. arkadaki uzaylının alakası yok, bu meme genelde "şöyle şöyle sanıyorsan çok üzüleceksin demektir" şeklinde sunuluyor, south park'taki adam öyle konuştuğu için.
0
kül
(26.09.13)
ingilizce bilmemek ne kötü lan. sadece resimlere bakıyoz.
0
🌸ya ben lan neyse
(26.09.13)
İngilizce bilmemek kader değil. Kimse bilerek gelmiyo bu dünyaya. İstiyorsanız öğrenirsiniz. Herifçioğlu Rusça öğrenip, mantık ya da felsefe okumaya gidecekmiş Rusya'ya... İngilizce bunun yanında leplepi çağardek!
0
compadrito
(27.09.13)
(9)

İngilizce konuşamıyorum... Nasıl gelişir?

melpomeneman
Geçen hafta %95'i Avrupalılardan oluşan bir kongreye katıldım. Ve bir gerçekle yüzleşmek zorunda kaldım. 7 Sene Anadolu Lisesi'nde okudum. Üzerine 1 sene hazırlık görüp yine İngilizce eğitim veren bir üniversiteden mezun oldum. Ardından yine İngilizce yüksek lisansımı tamamladım. KPDS'den 90'nın üze
Geçen hafta %95'i Avrupalılardan oluşan bir kongreye katıldım. Ve bir gerçekle yüzleşmek zorunda kaldım.

7 Sene Anadolu Lisesi'nde okudum. Üzerine 1 sene hazırlık görüp yine İngilizce eğitim veren bir üniversiteden mezun oldum. Ardından yine İngilizce yüksek lisansımı tamamladım. KPDS'den 90'nın üzerinde puan alabiliyorum. Ancak gelin görün ki anadili İngilizce olsun olmasın, akıcı İngilizce konuşan biri ile konuşamıyorum. Konuşmanın yarısı 'sorry?' demekle geçiyor. Çoğunluğunda onlar 'sorry' diyor.

Karşıdakinin ne dediğini %80 oranında anlıyorum. Ancak cevap verirken tutuk kalıyorum.

Önerileriniz?

Şöyle Türk olmayan, İngilizce'sini geliştirmek isteyen bir arkadaş bulup her akşam İngilizce sohbet etsem... Öyle internet siteleri biliyor musunuz?

Veya siz ne yapıyorsunuz?

Şehir: Antalya. Yoldan turist mi çevirsem :/
0
melpomeneman
(26.09.13)
Konusarak ogren diye bir site gordum gecenlerde ben denemedim ama gir bir bak istersen sozlukte baya ovmusler
0
duzsac
(26.09.13)
ben evime iki tane erasmus öğrencisi aldım.
0
neo ahrar
(26.09.13)
@neo ahrar mantıklı ama evliyim. eşimin kabul edeceğini pek sanmam. bir de daha önce ben de 2 yabancı ile kaldım. İngilizce konuşmaktan ziyade türkçe öğrenmek istedikleri için türkçe konuşuyorlardı.
0
🌸melpomeneman
(26.09.13)
evliysen zor tabi. türkçe de öğrenmek istiyorlar da 2-3 ay sürekli türkçe konuşacak seviyeye gelemiyorlar tabi.

tandem diye bir olay var. mümkünse anadilleri karşısındakinin öğrenmek istediği dil olan iki kişi bir araya gelip, bir saat bir dili, bir saat diğer dili konuşuyorlar. nerde bulunur nasıl yapılır çok bilmiyorum, bir fransız erasmus öğrencisi söylemişti bana. sadece o kızla yaptım bir kaç kez bu olayı. bu oalyı deneyebilirsin.
0
neo ahrar
(26.09.13)
@duzsac inceledim. Ancak bu bana pahalı gelir. Daha ziyade ücretsiz olan, konuşan kişi ile kazan-kazan stratejisi üzerine kurulu bir ilişki ile yürütülen bir program önerebilirseniz süper, harika, muhteşem olur:)
0
🌸melpomeneman
(26.09.13)
@neo ahrar evet, öyle bir şeyler lazım bana. Ben biraz daha araştırayım internetten. Antalya'da da çok erasmus öğrencisi yok işte. Neyse çok sağol.
0
🌸melpomeneman
(26.09.13)
Interpals.net'ten birkaç kişi bulup Skype üzerinden konuşmayı teklif edebilirsiniz belki.
0
youkoso hitori bocchi
(26.09.13)
Üzme gendini. 10 senedir amarigadayım, hâlâ gak guk ediyom.
0
compadrito
(27.09.13)
Bak ben de 12 senedir ingiizce goruyorum ama yabanci biri olunca heyecandan konusamiyordum ama kitabi versen takir takir yaparim. Neyse iste bu yaz turizim elciligi diye bir olaya basvurdum kazandim gittim sultanahmet civarinda dolasiyorsun ustunde tshirtler ask me yaziyor turistler geliyor seninle sohbet ediyor soru soruyor ilk basta aha yanlis yapicam diye tedirgin oluyorsun sonra bir bakmissin karsindaki cok rahat o da bir insan oyle bir aciliyorsun ki anlatamam o ik halinden eser kalmiyor. Sana onerim turistlerle aktif iletisim kurabilecegin bir projede/iste yer al bak o zaman nasil gelisiyor :)
0
duzsac
(01.10.13)
(5)

Kediler hakkında bilgi sahibi olanların yardımına ihtiyacım var.

djarwi
Teyzem ve annem bir torbanın içine konularak terk edilmiş 5 adet yavru kedi bulmuş. Eve getirdiler. Çok küçük olduklarından herhangi bir hata yapmaktan çekindiğim ve onlara en iyi şekilde yardımcı olabilmek için bilgi almak istedim. Yavruların sadece birinin tek gözü açılmamış; diğerlerininki açık.
Teyzem ve annem bir torbanın içine konularak terk edilmiş 5 adet yavru kedi bulmuş. Eve getirdiler. Çok küçük olduklarından herhangi bir hata yapmaktan çekindiğim ve onlara en iyi şekilde yardımcı olabilmek için bilgi almak istedim.


Yavruların sadece birinin tek gözü açılmamış; diğerlerininki açık. Hiçbiri tam olarak yürüyemiyor; sürekli devriliyor, ters dönüyorlar. Kaç günlük olduklarını tahmin edebilecek birileri vardır diye düşünüyorum.

Nasıl beslemek, nasıl temizlemek gerek; sağlıklı olmaları için nelere dikkat etmek gerek bunları öğrenmek istiyorum. Aşılanmaları hakkında da bilgi verirseniz sevinirim.
0
djarwi
(26.09.13)
kyha
(26.09.13)
kyha
(26.09.13)
bu kadar küçükken aşı yapamazsınız, zaten size bir şey bulaşmaz o kadar küçük kedilerden.

biberonla beslenmeleri lazım.
özel kedi tozları var o kadar küçük yavru kediler için.
güvendiğiniz bir veteriner varsa ona danışın ve nasıl biberonla emzireceğinizi öğrenin.
çünkü "ne var biberon işte" deniyor, ama hayvanı elinize alınca ufak çapta bir panik yaşayabilirsiniz ilk defa yapacaksanız.
gerekirse veteriner önerebilirim yerinize göre.

bunun dışında çok sıcak ve kutu/koli benzeri bir yerde tutulmaları gerekiyor.
yanlarına peluş bir oyuncak, bir havlu tarzı şeyler koymalısınız.
peluş oyuncağı anne zannederler.
havlu da sıcak tutmak için.
hatta mesela kolinin alt kısmına polar, üstlerine de havlu/yine polar tarzı bir şey koyarsanız çok iyi olur.
gerçekten çok sıcak olmaları lazım.
gerekirse bir sıcak su torbasını havluya sarın ve o şekilde kutuya yerleştirin.

besledikten bir süre sonra çişlerini yapmaları için nemli pamukla karınlarını "boyundan aşağı doğu" ovmalısınız.
kedilerin yavrularını yaladığı şekilde.
bu şekilde çiş yaparlar.
eğer bunu yapmazsanız çiş yapamazlar ve zehirlenip ölürler.
bu kadar küçükken kaka yapmazlar.

hemen (0212) 324 67 32'yi arayın.
burası istanbul levent'teki ada veteriner.
7 gün 24 saat açıktır.
arayıp durumu anlatın, telefonda size bilgi vereceklerdir.
aklıma başka bir şey gelmiyor, ama yanlışım ya da eksiğim varsa onlar söyler zaten.
mesela kaç saatte bir yemeleri gerektiğini bilmiyorum.
muhtemelen 2-3 saatte bir yemeleri gerekecek.

gidebiliyorsanız, yakınsanız gidip bir gösterebilirsiniz de.
eğer başka yerdeyseniz ben size yine veteriner öneririm.
ama acil durumlar için burayı hep arayabilirsiniz yine de.

hemen arayın bekletmeden.
0
blatta hiberna
(26.09.13)
bu geceyi sulandırılmış sütle besleyerek, yumuşak ve sıcak bir yer yaparak, çok oynamayarak atlat.. yarın mutlaka veterinerle iletişime geç bi gözü kapalı olanın gözünü kaybetme riski var. kediler iki haftalık iki haftadan sonra açılıyor gözleri. veterinerin verdiği sütle beslenirlerse yaşarlar. şimdi yemek vermeyin onlar yer de yemeleri zararlı
0
sabirli kedi
(26.09.13)
@blatta kedicanı

çok biliyon, çok da küsel yazıyon, şunnarı sevâbına bi entry yapsan da, şıppadanak bkz. versen, geçsen gitsen. hem araya da gitmemiş olur, herkeşin ve her bebiş kedişin işine yarar...
0
compadrito
(27.09.13)
(7)

kayseri'de ne yenir?

diyojenimtırak
yarın bi iş seyahatiyle kayseri üzerinden geçeceğim. kayseri'ye has, yenmeden geçilmemesi gereken ne var ve nereden yiyelim?
yarın bi iş seyahatiyle kayseri üzerinden geçeceğim. kayseri'ye has, yenmeden geçilmemesi gereken ne var ve nereden yiyelim?
0
diyojenimtırak
(26.09.13)
Kayseri mantısı meşhur diye bilirim. Kayseri'yi bilmem.
0
Dunedan
(26.09.13)
süper kupaya gıtmıstık oralı bır arkadasımızdan tavsıye almıstık. en meshur yerı 'kaşık la' diye bir mekan. orda kayseri tabagı ve mantı cok ıyı. bu ikisini tavsiye etmıstı zaten. bir de çok sıkıcı bır sehır ve bu restaurantın oldugu yerler sadece eğlenceli avm falan var oralarda takılın derim ben.

www.kasikla.com
0
cokponcik
(26.09.13)
bir de kiremitte pastırmaları mı ne vardı, fenaydı.

ben gittiğimde toyota center ın yanında bir restoran vardı, orası baya iyidi
0
cedric tweedledee
(26.09.13)
Etli yaprak sarması
Su böreği
Nevzine
0
compadrito
(26.09.13)
manti
pastirma
sucuk
0
crucio
(26.09.13)
cıvıklı
0
nicki martin
(26.09.13)
ya bırakın gencler kayserılı yokmu ıcınızde bı tane .. bak kayserıde uzun sure yasamıs bırı olarak hala aıle zıyaretlerıne gıttıgımde yedıgımız mekanları yazayım aklında bulunsun :

oncelıkle kayserı mantısı yemelısın , bız bunu genelde evde yedıgımız ıcın dısarda yıyeceksen kasıklada yıyebılırsın. yada lokal restoranlardan hangısınde kayserı mantısı yazıyorsa ye sorun olmaz.


ıkıncısı ve en onemlısı ; kale de iskender yemelisin. elmacıoglu iskender diye de gecer. git bi tadına bak , begenecegini dusunuyorum.

bunun dısında kayserıde kıymalı yenır agalar kım ne derse desın .. kıymalı attırmak kayserıde bı gelenektır. herhangı bır fırından kıymalı yap de yaparlar ..

hamur işi de cok iyidir iç anadoluda . kete yiyebilirsin çok guzel bişeydir. bunun yanı sıra bazlama ve su böreği de kesinlikle tatman gereken şeylerdir.

pastırma sucuk ıkılısını de yanına alıp yoluna gıdebılırsın. ozellıkle baharatlı olmalarından kaynaklı bıze gore ıdeal sucuk ve pastırma kayseride yapılır..
0
kennym
(26.09.13)
(8)

Türkler (Türkiyeliler) ne ? (etnik köken)

ermanen
gavurlar "ethnicity" deyip kategorileri ayırmış:beyaz, siyahi, orta doğulu, latin, asyalı, kafkasyalı, karışık vs. (beyaz ve kafkasyalı aynı anlamda mı kullanılıyor tam bilmiyorum)türkler hangisi oluyor? karışık mı? bu kategoriye akdenizli olarak girilebilir mi mesela? bir de ne deniyor bu kavrama
gavurlar "ethnicity" deyip kategorileri ayırmış:

beyaz, siyahi, orta doğulu, latin, asyalı, kafkasyalı, karışık vs. (beyaz ve kafkasyalı aynı anlamda mı kullanılıyor tam bilmiyorum)

türkler hangisi oluyor? karışık mı? bu kategoriye akdenizli olarak girilebilir mi mesela?

bir de ne deniyor bu kavrama tam olarak? etnik köken? etnisite? ırk?

bunlar gereksiz ve fani şeyler ama merak ettim işte.
0
ermanen
(26.09.13)
beyaz tenle kafkasyali olarak araya karisabilecek olanlarimiz da var ama daha cok orta dogulu. italyan/ispanyol havasi varsa akdenizli de denir de, mesela misirlilar da akdenizli oldugu icin cok bilgi veren bir sey degil. ha kafkas deyince ne kadar bilgi veriyor? iste telsizde esgal veren polise beyaz yerine kafkas demis oluyorsun, esmer yerine orta dogulu falan.
0
sendelemeden
(26.09.13)
pek bilinmez ama aslında kafkaslarda esmer tenlilerde olur. ayrıca ben suriyeli kadınlardan daha beyaz tenlisini görmedim.
0
eyyor
(26.09.13)
ben ortadoğulu veya akdenizli diye yazarım öyle şeylerde. ama kendimi asla bunlarla tanımlamıyorum.
0
nathanieltroy
(26.09.13)
Etnik köken tabi ki Asya, ne kafkası ne Akdeniz'i arkadaşlar :)?
0
Nocturne
(26.09.13)
@nocturne: o tanımlamadaki asyalı çekik gözlüleri belirtir.

biz beyaz, ortadoğulu, caucasian (ki ne olduğunu hala tam çözebilmiş değilim) arasında bir yerde kalıyoruz.
kültürel ortaya karışıklığımız burada da kendini gösteriyor.
ne biri olabilmişiz ne diğeri:)
0
goldentitan
(26.09.13)
white/caucasian

www.siena.edu
www.eeoc.gov


4. RACE AND ETHNIC IDENTIFICATION

Self-identification is the preferred method of identifying the race and ethnic information necessary for the EEO-1 report. Employers are required to attempt to allow employees to use self-identification to complete the EEO-1 report. If an employee declines to self-identify, employment records or observer identification may be used.

Where records are maintained, it is recommended that they be kept separately from the employees basic personnel file or other records available to those responsible for personnel decisions.

Race and ethnic designations as used by the Equal Employment Opportunity Commission do not denote scientific definitions of anthropological origins. Definitions of the race and ethnicity categories are as follows:

Hispanic or Latino - A person of Cuban, Mexican, Puerto Rican, South or Central American, or other Spanish culture or origin regardless of race.

White (Not Hispanic or Latino) - A person having origins in any of the original peoples of Europe, the Middle East, or North Africa.

Black or African American (Not Hispanic or Latino) - A person having origins in any of the black racial groups of Africa.

Native Hawaiian or Other Pacific Islander (Not Hispanic or Latino) - A person having origins in any of the peoples of Hawaii, Guam, Samoa, or other Pacific Islands.

Asian (Not Hispanic or Latino) - A person having origins in any of the original peoples of the Far East, Southeast Asia, or the Indian Subcontinent, including, for example, Cambodia, China, India, Japan, Korea, Malaysia, Pakistan, the Philippine Islands, Thailand, and Vietnam.

American Indian or Alaska Native (Not Hispanic or Latino) - A person having origins in any of the original peoples of North and South America (including Central America), and who maintain tribal affiliation or community attachment.

Two or More Races (Not Hispanic or Latino) - All persons who identify with more than one of the above five races.

Instructions for assigning employees into the race/ethnic categories:

Hispanic or Latino - Include all employees who answer YES to the question, Are you Hispanic or Latino. Report all Hispanic males in Column A and Hispanic females in Column B.

White (Not Hispanic or Latino) - Include all employees who identify as White males in Column C and as White females in Column I.

Black or African American (Not Hispanic or Latino)- Include all employees who identify as Black males in Column D and as Black females in Column J.

Native Hawaiian or Other Pacific Islander (Not Hispanic or Latino) - Include all employees who identify as Native Hawaiian or Other Pacific Islander males in Column E and as Native Hawaiian or Other Pacific Islander females in Column K.

Asian (Not Hispanic or Latino) - Include all employees who identify as Asian males in Column F and as Asian females in Column L.

American Indian or Alaska Native (Not Hispanic or Latino) - Include all employees who identify as American Indian or Alaska Native males in Column G and as American Indian or Alaska Native females in Column M.

Two or More Races (Not Hispanic or Latino) - Report all male employees who identify with more than one of the above five races in Column H and all female employees who identify with more than one of the above five races in Column N.

As to the method of collecting data, the basic principles for ethnic and racial self-identification for purposes of the EEO-1 report are:

(1) Offer employees the opportunity to self- identify

(2) Provide a statement about the voluntary nature of this inquiry for employees. For example, language such as the following may be used (employers may adapt this language):

"The employer is subject to certain governmental recordkeeping and reporting requirements for the administration of civil rights laws and regulations. In order to comply with these laws, the employer invites employees to voluntarily self-identify their race or ethnicity. Submission of this information is voluntary and refusal to provide it will not subject you to any adverse treatment. The information obtained will be kept confidential and may only be used in accordance with the provisions of applicable laws, executive orders, and regulations, including those that require the information to be summarized and reported to the federal government for civil rights enforcement. When reported, data will not identify any specific individual."
0
tdl
(26.09.13)
Özet: Türkler, Orta Doğulular ve Kuzey Afrikalılar, beyaz=caucasian=white olarak kabul ediliyor, iş müracaatlarında...

Yani Libyalı, Filistinli ve Katarlılar da beyaz olmuş oluyor.

Ben öyle işaretliyorum diye değil, resmi sınıflama böyle...
0
compadrito
(26.09.13)
beyaz = caucasian.

caucasian, kafkasyalı demek değil burada. beyaz demek. biz de beyaz ırkız.
0
baldur
(26.09.13)
(2)

Genel Mülakat Kuralları

pek vokal
Herhangi bir şeyin mülakatına girerken (mesela iş) mülakatta yapılması ve yapılmaması gereken belli başlı şeyler vardır. Sırayabilir miyiz?
Herhangi bir şeyin mülakatına girerken (mesela iş) mülakatta yapılması ve yapılmaması gereken belli başlı şeyler vardır. Sırayabilir miyiz?
0
pek vokal
(25.09.13)
sarhosken alinan hesap
(25.09.13)
compadrito
(25.09.13)
(6)

old holborn: nem meselesi

baydikeypa
selamlar, 3 haftalık tütün kullanıcısıyım. maddi sebeplerden ötürü geçtim. elde sarmayı öğrenmemden itibaren zevk haline geldi resmen. golden virginia ile başlamıştım. sonra geçen gün old holbornu aldım. çok hoşuma gitti. ama agalar bunun poşetine plastik emniyetten koymamışlar. kuruyunca da adıyama
selamlar,

3 haftalık tütün kullanıcısıyım. maddi sebeplerden ötürü geçtim. elde sarmayı öğrenmemden itibaren zevk haline geldi resmen. golden virginia ile başlamıştım. sonra geçen gün old holbornu aldım. çok hoşuma gitti. ama agalar bunun poşetine plastik emniyetten koymamışlar. kuruyunca da adıyaman tütününü gibi oluyo. golden virginia gayet nemini koruyordu. bi çözümü var mı yoksa kuru mu içiliyor bu? artı olarak da çok daha güzel olduğunu düşündüğünüz bi tütün markası varsa alabilirim. test aşamasındayım hala.

saygılar.
0
baydikeypa
(25.09.13)
ben de 3 haftalık bir tütün kullanıcısıyım ve cevap veriyorum: araştırdığım kadarıyla o kilit mevzusu sadece golden virginia'da var; o sebeple gv'nin bitmiş poşetini saklamanı, yeni aldığın tütünü de ona aktarmanı tavsiye ederim.

çok kurumuş tütüne karşı da birkaç kişiden duymuş olduğum bir çözüm yolu da tütünü buzdolabında saklamak. hatta fazlasıyla kuruysa içine bir parça da marul koymak.

tütün seçimi hususunda da ben adıyaman tütünü içiyorum (orta olanından), gayet memnunum..

son olarak, sarması aşırı zevkli değil mi? ((:
0
treamorg
(25.09.13)
çözüm paket lastiği. kıvırarak kapatıyosun sonra paket lastiğiyle tutturuyosun. bu arada sarmak iğrenç bişey bu yüzden hiç tütüne geçiş yapamadım.
0
blueprints and cigarettes
(25.09.13)
evet sarması çok zevkli normal sigara içemez oldum. ayrı bi zevki var :) adıyaman ve kankaları bana çok ağır geliyor. tütüne geçmeden önce tekel 2000 light içiyordum. o yüzden gv ve old holborn gayet makul geldi.

kavanoz ve sebze-meyve olayını deneyeceğim. olmadı virginia posetine koyup dışına bu bir old holdborn tütünüdür falan yazarım artık. yanlış anlaşılmasın.
0
🌸baydikeypa
(25.09.13)
4 yıllık tütün kullanıcısı olarak;
ol harbon hiç almadım. ama arkadaşlarım kullanıyor. virigna kadar nemli olmadığı için hiçbir tütün o kadar hassas muhafaza istemiyor. bence old harbonun ağzını kapatsan, sadece saracağın zamanlar kullansan kurumaz. benim yakın arkadaşımdan sık sık alıp sararım, normal paketinde taşıyor, hiç bir zaman tadı bozulacak kadar kuru olduğuna rastlamadım.

uzun zaman golden virgina içtim, şu an açık tütün içiyorum. ama marka tütün deneyeceksen, benim en beğendiğim lucky strike sanırım. en azından bir defa denemeni tavsiye ederim.
0
neo ahrar
(25.09.13)
old hornborn içiyorum 4 yıldır , agizi acık bekletme tutunu çıkar paketi kapadıktan sonra sar sigarayi. bir de tutun pakette tomar halinde oluyor , hep aynı yerden al boylece alt taraf nemini korur. tutun tavsiyesi olarak gri renkli , 25 gramlık paketi olan yunan tutunu var , sekerli gibi tadi tatlı tavsiye ederim.
0
habili olduren kabil
(25.09.13)
Hepiniz KOAH olacağınız, yapman, etmen, gurban oluyum!
0
compadrito
(25.09.13)
(4)

Hattat Aranıyor

serci baba
Arap bir müşterimize hediye etmek üzere hat hazırlatmak istiyoruz. İstanbul içinde tavsiye edebileceğiniz bir isim var mıdır?
Arap bir müşterimize hediye etmek üzere hat hazırlatmak istiyoruz. İstanbul içinde tavsiye edebileceğiniz bir isim var mıdır?
0
serci baba
(24.09.13)
şöle biri vardı.
www.hattattaner.com
0
afterdark
(24.09.13)
Açıkçası bu kişi hattan ziyade kaligrafi ağırlıklı işler yapıyor. Bizim istediğimiz çalışma Arapça olmalı. Haliyle bu yönde çalışmalar yapmış bir sanatkar daha çok işimize yarar.
0
🌸serci baba
(24.09.13)
Bakırköyde oturan ablamı tavsiye edebilirim size, tecrübelidir kendisi yeni mezun değildir, yıllarca eğitim almıştır. Özelden mesaj atarsanız numarasını yazabilirim.
0
a gun and a pack of sandwiches and nothing
(24.09.13)
Fuat Başer - Küçükayasofya'da...
0
compadrito
(25.09.13)
(2)

The North Face polar aşırı soğukta işe yarar mı

new orleans muhaciri
Arkadaşlar Yozgat'ta şantiyede vardiya mühendisiyim bilen bilir Ağustos geceleri bile soğuktur burada. Şuan üstümde kazakla birlikte, tartsan 5 kilo gelecek polar var ona rağmen üşüyorum ,kışı düşünemiyorum bile.Acaba tnf polar alsam kışın geceleri beni sıcak tutabilir mi yani verdiğim paraya değer
Arkadaşlar Yozgat'ta şantiyede vardiya mühendisiyim bilen bilir Ağustos geceleri bile soğuktur burada. Şuan üstümde kazakla birlikte, tartsan 5 kilo gelecek polar var ona rağmen üşüyorum ,kışı düşünemiyorum bile.

Acaba tnf polar alsam kışın geceleri beni sıcak tutabilir mi yani verdiğim paraya değer mi eğer değmez diyorsanız ne marka polar önerirsiniz şöyle montun içine giyebileceğim fazla kaba olmayan

Birde sıcak tutan pantolon önerilerinizi memnuniyetle dinlerim
0
new orleans muhaciri
(24.09.13)
kalindan ziyade, cok katli giyinmek daha iyi korur. cift kat fanila gibi...

ayrica, usumek zamanla cok ilgilidir. soguga maruz kaldiginiz surenin uzunlugu ile cok ilgilidir.

kisa sureli maruziyetlerde, usumenin, hic yabana atilmamasi gereken, psikolojik bir yonu vardir.

yani irade gucuyle ve kendinize telkin ederek, ufak ufak alistirmalar da yaparak, soguga kisa sureli maruziyetlerde, hasta olmamayi basarabilirsiniz.

sicak tutan pantalon tabii ki kalin %100 yun kumastan pantalon. icine yun don da giyebilirsiniz.

polar dediginiz seye cok bel baglamayin. koyun postundan bir giyecek bulabiliyorsaniz, paranizi asil ona yatirin.

bi de, Yozgat'in havasinin kuru olmasina, yatin kalkin dua edin...

beterin beteri var cunku...

merak etmeyin, alisacaksiniz...
0
compadrito
(24.09.13)
termal içlik + polar giyin fazlasıyla sıcak tutar. yün içlik termale göre bir parça daha iyidir ama hareketinizi kısıtlar o yüzden yünden uzak durun.
0
kaynaklari etkin kullanamayan iktisatci
(24.09.13)
(2)

olgunluk \ toyluk

dahinnotha
21 yaşındayım. öğrenciyim. bir çok yaşıtıma göre hayat görüşüm daha sağlam ve onlara göre daha olgunca davranabiliyorum. zaten sahip olduğum bu olgunluk sayesinde hayatım iyi yönde ilerliyor. ama öte yandan zaman zaman çok büyük toyluklar yapıyorum.insanların benden beklediği çok şey yok -tek görevi
21 yaşındayım. öğrenciyim.

bir çok yaşıtıma göre hayat görüşüm daha sağlam ve onlara göre daha olgunca davranabiliyorum. zaten sahip olduğum bu olgunluk sayesinde hayatım iyi yönde ilerliyor. ama öte yandan zaman zaman çok büyük toyluklar yapıyorum.

insanların benden beklediği çok şey yok -tek görevim öğrenciliğimi devam ettirmek-. fakat iyi bir hayatım ve edindiğim bir çok edinim var. detaya girmeyeceğim fakat sahip olduklarım ve edindiklerim bir çok insanı gıpta ettirecek nitelikte.

fakat tüm bunların yanında zaman zaman çok saçma hatalar yapabiliyorum. toyca davranıyorum. yaşıtlarıma göre kendimi kıyasladığımda çok seyrek oluyor bu. ama bir oldu pir oldu mevsununa geliyor.

tüm edinim ve birikimime rağmen insanlardan ve söylediklerinden çabuk etkilenip dolduruşa geliyorum. yaptığım davranışlarda bunun da etkisi var.

üni okuyup baba parası yiyerek hayat tecrübesi kazanılmaz, olgunluk kazanılmaz. ee ne yapacağız? en çok dert ettiğim nokta da her şey güzel giderken bi yerinde hata yapıp durumu tamamen batırmak. bi de dolduruşa gelmek.
0
dahinnotha
(24.09.13)
bipolarsin bipolarsin havalara ucacaksin.
0
the wild kitten
(24.09.13)
soru nerede?

tavsiye istiyorsaniz, ihtiyarin fikrini sorun. onun tavsiyelerini ciddiye alin ve uygulayin...

kim mi o ihtiyar? vardir cevrenizde... yoksa da bulun...

her ihtiyar olmaz. nasil bi ihtiyari kastettigimi anlamissinizdir...
0
compadrito
(24.09.13)
(6)

günlük uyku saatini düşürmek çeşitli hastalıklara yol açar mı?

yokumbenburda
normalde günde 8 saat uyuyan biri, bunu 4-5 saate düşürmesi durumunda vücut yeni duruma kısa yada uzun vadede alışır mı yoksa bu yeni durum çeşitli hastalıklara mı yol açar?
normalde günde 8 saat uyuyan biri, bunu 4-5 saate düşürmesi durumunda vücut yeni duruma kısa yada uzun vadede alışır mı yoksa bu yeni durum çeşitli hastalıklara mı yol açar?
0
yokumbenburda
(23.09.13)
düşürebilirsen alışır. hastalığa yol açmaz. uykunun ne işe yaradığını bilen yok henüz.
0
icim urperiyor
(23.09.13)
İçim ürperiyor, içinden sallamış.

Uykusuzluk, damarları siker atar.
0
compadrito
(23.09.13)
@icim urperiyor, vücut kendini nasıl dinlendirecek, nasıl soğutacak acaba uykunun ne işe yaradığı bilinmiyorsa...

Yıllarca vardiyada çalıştım. bırak 4 5 saati, bazı güne denk gelindiğinde hesabıma göre uyumak bile yoktu. Bazen 3 saat uyuyup kalkıyordum, Bazen de 15 saat. İleride sağlık problemin çoğalırsa, geçmiş etkenlerden birisi olarak yaz bunu listeye. 8 saat normal-fazla arası,( zamanın önemliyse ) 6 saat iyidir.
0
ardolf rendall
(23.09.13)
yetişkinler için alt sınır 6 saat olmak üzere kabul edilebilir. ama eğer ki yoğun aktiviteli bir hayatınız varsa yetmeyebilir. eğer ki uykudan sonra gün içinde kendinizi yeterince konsantre olamamış,yorgun ve mutsuz hissediyorsanız, uyku size yetmiyor olabilir.
0
dahili meddah
(23.09.13)
Bir süre problem olmuyor gibi oluyor ama uzun vadede hayat kalitesi düşüyor. Kilo almaya meyilliysen şişmanlatabilir de.
0
arnold schwarzeneger
(23.09.13)
Yaklaşık üç senedir haftasonları öküz gibi uyuyor olmamı saymazsak, haftaiçi 4 saat uyuyorum. Mutsuzluk haricinde bir yan etki görmedim henüz.
0
kaçanbalık
(23.09.13)
(5)

önümde bomboş aylar var

olivia ofrenda
şubata kadar falan inanılmaz boş zamanım olacak. bu zamanı verimli geçirip değerlendirmek istiyorum. tez yazmak ve ehliyet almak dışında nasıl değerlendirebilirim? ne yapayım?daha diplomamı almadım, çalışayım desem ne iş yaparım bilmiyorum yani açıkçası. yurtdışına gideyim, gezeyim tozayım desem yan
şubata kadar falan inanılmaz boş zamanım olacak. bu zamanı verimli geçirip değerlendirmek istiyorum. tez yazmak ve ehliyet almak dışında nasıl değerlendirebilirim? ne yapayım?

daha diplomamı almadım, çalışayım desem ne iş yaparım bilmiyorum yani açıkçası. yurtdışına gideyim, gezeyim tozayım desem yani daha çalışmıyorum, aileme çok şeyapmak istemiyorum. gerçi master araştırması için gitmemin yararı olur mu?

ay naapsam...
0
olivia ofrenda
(18.09.13)
eğitim alanınız neyse o konuda bir şeyler yapın.
1-) dil öğrenmek
2-) o konuda kitaplar okumak

ya da spor yapın, tenis öğrenin mesela.
0
medievalman
(18.09.13)
0
anonymice
(18.09.13)
Coursera
0
yons
(18.09.13)
yakin avrupa ulkelerine ve vizesiz ulkelere backpacking olabilir.
akademik olarak calisilan alana hakim olan dillere dair kurs olabilir (ie. felsefe-fransizca)
cizim, dans, muzik gibi yetenek varsa illustrator kursu, jam yapilabilecek bir muzik grubu, dans kursu olaylarina girilebilir
yemek yapmakla ilgili atiyorum, pasta kursu olabilir. dagcilikla alakali ya da bisikletle orayi burayi gezen insanlarin oldugu bir klube uye olunabilir

ozetle ilgi alanlarina ve egilimlere gore sekillenerek turlu kurs, grup,organizasyonlar olabilir.
buna avrupa'daki muzik konserlerine gitmek de dahil, muze gezmek de.

bunlarin haricinde turlu islere stajyer olarak girip, hoslandigin isleri ogrenebilirsin. belli akademik kariyerden daha cekici seyler vardir.

tez yazarken mutlaka baska bir seylerle ugrasmak cok isabetli secim. ben olsam mutlaka calisirdim da. akademiye bel baglanmaz. teze hic baglanmaz.
0
fauxhumanitas
(26.01.14)
ingilizcenizi geliştirin. kendinize yapacağınız en faydalı iş bu olur.
0
compadrito
(26.01.14)
(6)

"Going Dutch" gibi deyimleri native olmayanlar anlar mı?

hadi ya la
Mesela Türkiye'de veya İngilizce konuşulmayan bölgelerde insanlarla sohbet ediyorum, hesabı alman usulü ödeyelim diyeceğim, "Let's go Dutch" desem bu insanların çoğu anlar mı?Eğer çoğunluk anlamazsa bunun yerine başka basit ve yaygın kullanım var mıdır?Yoksa olayı bir cümle kurup anlatmak zorunda ka
Mesela Türkiye'de veya İngilizce konuşulmayan bölgelerde insanlarla sohbet ediyorum, hesabı alman usulü ödeyelim diyeceğim, "Let's go Dutch" desem bu insanların çoğu anlar mı?

Eğer çoğunluk anlamazsa bunun yerine başka basit ve yaygın kullanım var mıdır?

Yoksa olayı bir cümle kurup anlatmak zorunda kalırım, kalırız.
0
hadi ya la
(18.09.13)
ingilizce konusulmayan bolgeden birinin o deyimi anlamasi icin ya ing. konusulan bir yerde yasamis olmali ya da hayatini dizi film izleyerek geciriyor olmali.
bazi ulkelerde "amerikanlar gibi odeyelim" diyorlarmis dutch yerine cunku. italyanlar ayni durumu romalilar gibi diyerek ifade ediyormus. misirlilar ingiliz tarzi diyormus. biz alman diyoruz.

anlamazlar yani bence. akademik bir ortamdaysaniz herkes doktorasini amerika'da yapmissa bilmem.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(18.09.13)
avrupa için,
kuzey ülkelerinden olanlar anlar. onların ingilizcesi ingilizlerden bile iyi:)
misal; almanya, isveç, norveç vs.
daha güneydekiler (ve doğudakiler) daha ortaya karışık konuşuyor.
misal; italya, ispanya, slovenya vs. (italyanların ingilizce bildiğinden bile emin değilim.)

güney amerika,
bir kısmı çok amerikan takıldıkları için ingilizceleri iyi ve sokak dilini biliyor. (ama hepsi değildir muhtemelen.)

uzak doğu;
önce normal ingilizceyi bir anlasınlar.
0
goldentitan
(18.09.13)
Babamasoyl.... haklı, aynı durum phrasal verb'ler ve deyişler için de geçerli. Anlaşılmıyor genelde. Herkes kendi hesabını ödesin de anlamazlarsa ne olacak.
0
roket adam
(18.09.13)
Hacı iskandinavlar anlar, hollandalılar anlar, bir ihtimal almanlar olabilir. Geri kalanının çoğuna I PAY, YOU PAY falan diye anlatınca anca anlıyolar. Seri ingilizce konuşunca bön bön bakıyolar yüzüne.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(18.09.13)
go dutch falan diye kasmayıp, "let's split the check / bill " diye geçiştirin. anlamıyorsa aborijindir, zaten parası falan da yoktur. siz ödeyin, sevinsin fakir.
0
stimpak
(18.09.13)
Hocam 10 senedir amarigada yaşıyom, Let's go Dutch lâfını şimdi sizden öğrendim. Tamam, belki benim hıyarlığım ama, siz gene de en iyisi, let's split diyin. Ben bile annarım. Let's spliti annamıyosa, fakir ya da aborijin olması gerekmez, bilmiyodur, I pay mine, you pay yours diyin. Yemek ısmallamayın la, Törkiş hospitality filan ayaana. Soğna yekûn tutuyo olm. Gendinize harcayın o baraları...
0
compadrito
(18.09.13)
(5)

torpilin refaransın olmadığı bir ülke var mı ?

lawist
Var mı böyle bir ülke ? Başa A da gelse B de gelse hep torpil ...
Var mı böyle bir ülke ? Başa A da gelse B de gelse hep torpil ...
0
lawist
(17.09.13)
singapur'un bu konuda çok temiz olduğunu okumuştum.
0
niye ama
(17.09.13)
Az olduğu ve çok olduğu ülkeler var. Zaten amaç da mümkün olduğunca minimize etmek.
0
kaynak kicim
(17.09.13)
torpil 1. dunya ulkelerinin cogunda yok. referans olayi torpilden farkli ve karsi durdugum bir sey degil. her yerde var ve olmasida normal.
0
modlar bu benim feykim silebilirsiniz
(17.09.13)
ABD'yi biliyom biraz, torpilin âlâsı var, bah referans demiyom!
0
compadrito
(17.09.13)
Yok. Net bicimde yok.
0
serabetan
(17.09.13)
(10)

içki içememek

businessmann
Bira ve şarap dışında bişey içemeyen votka viski gibi ickilerin kokusundan bile böğüren zorla da olsa bu içkileri içtiginde midesi bulanan insan ne yapmalı? valla ben değilim bi arkadaşım.
Bira ve şarap dışında bişey içemeyen votka viski gibi ickilerin kokusundan bile böğüren zorla da olsa bu içkileri içtiginde midesi bulanan insan ne yapmalı? valla ben değilim bi arkadaşım.
0
businessmann
(16.09.13)
hoşuna gitmeyen içkileri içmemeli.
0
king lizard
(16.09.13)
midesi bulandığı halde zorla içmeli.
0
japon askeri
(16.09.13)
doktora git reflü yada gastrit vardir.
0
slimcharles
(16.09.13)
Sorun bir süre sonra bira ve şarabın kesmemeye başlaması.
0
🌸businessmann
(16.09.13)
Icmesin?
0
Kamyoncunun vitesi
(16.09.13)
gazoz gibi tadi olan kokteyller var %10'un üstünde alkol orani olan, votkali falan onlardan ic
0
hophophoba
(16.09.13)
vodka + burn
0
zombie0
(16.09.13)
Allah'ın sevgili kulu! Yatsın kalksın dua etsin hâline...
0
compadrito
(16.09.13)
cin+tonik
0
ground
(17.09.13)
likör denese?
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(17.09.13)
(5)

diğer ülkelerde sigara kullanımı

icim urperiyor
araştırmaların dışında, başka ülkelerde bi süre yaşayanların gözlemlerini merak ediyorum. eğer gidip gördüyseniz, diğer ülkelerdeki sigara kullanımını yer belirterek yazabilir misiniz? 'moskova - gençlerde çok yaygın' gibi
araştırmaların dışında, başka ülkelerde bi süre yaşayanların gözlemlerini merak ediyorum. eğer gidip gördüyseniz, diğer ülkelerdeki sigara kullanımını yer belirterek yazabilir misiniz? 'moskova - gençlerde çok yaygın' gibi
0
icim urperiyor
(16.09.13)
moskova gençlerde çok yaygın. dalga geçmek için yazmıyorum. harbiden yaygın.
0
godsparticle
(16.09.13)
Dublin'de pek yaygin degil gibi. Ya da ben ve cevrem pek icmedigi icin farkinda degilim ama sigara icen biriyle tanismadim sanirim.

Lakin su da var:

en.wikipedia.org
0
crown
(16.09.13)
Bostonda gündüz sokakta icen, neredeyse yok gibi,
New yorkta, biraz daha yaygın, yine de türkiyenin yarısı kadar bile yoktur.
Ha ama iki yerde de gece hayatında baya icilir, ama o sayılmaz :)
0
jemjum
(16.09.13)
Bosna'da her yerde içiliyor. Genç yaşlı herkes içiyor neredeyse.
0
Niddleman
(16.09.13)
ABD northeast: sigaranın kokusunu unutuyosun. Kaldırımda burnuna çarparsa, sinirleniyosun. Sigara çok pahalı, içen de biraz ezik hissediyo gibi, ama bundan çok emin diilim. En azından ben acıyarak bakıyorum, kışın kapı önlerinde, boku donarak sigara içennere...
0
compadrito
(17.09.13)
(10)

" De " burada ayrı mı yazılır bitişik mi?

dereotu
" Sonra düşündüm. Gülmekten başka ne yapabilirdim? Ben de güldüm.."Belirteyim..Dahi anlamında değil burada kullanım.
" Sonra düşündüm. Gülmekten başka ne yapabilirdim? Ben de güldüm.."


Belirteyim..Dahi anlamında değil burada kullanım.
0
dereotu
(16.09.13)
ayrı.

ya dahiyi filan geç "de" bi yer/bulunma filan belirtmiyosa ayrı yazılır.
0
tepedeki psychedelic adam
(16.09.13)
Dahi anlamından başka bir kullanım olamaz burada.

Bende şeklinde olamaz yani.
0
cakabo
(16.09.13)
ayrı.
0
bxgx
(16.09.13)
dahi anlamında değilse anlamı nedir merak ettim?

Eğer dahi anlamında değilse bulunma hali olabilir. O zaman ayrı yazılmaz ama cümlenin ne anlama geleceğini düşünmek bile istemiyorum. Bende güldüm. Siz nerde güldünüz? Biz İsmail Dümbüllü'nün evinde güldük. Bu tarz bir anlam çıkıyor dahi anlamında değilse.
0
godsparticle
(16.09.13)
"Ben dahi güldüm" denirmiş eskiden. Dahi'nin a'sı kısa okunacak. Ben bile demek değil yani.

"Dahi anlamındaki de" derken, bile'yi kastetmiyoruz yani. O eski söyleyişi kastediyoruz.
0
compadrito
(16.09.13)
nasıl dahi anlamında değil ya? basbaya dahi anlamında ve de ayrı.
0
kamera motor
(16.09.13)
"bir cümlede -de ayrı mı yazılır yoksa bitişik mi?" sorunsalını çözmenin en kolay yolunu söylüyorum not al;

eğer cümleden -de ekini çıkardığın zaman cümle hala mantıklı ve anlamlı bir cümle gibi duruyorsa ayrı yazılır. tamam?

"ben de güldüm" "ben güldüm" -de çıkmasına rağmen halâ anlamlı bir cümle. demek ki burada ayrı yazılacak. dahi anlamına geliyor mu, yoksa gelmiyor mu diye çok kasmaya gerek yok.
0
vb
(16.09.13)
ayrı.
0
sen git ben geliyorum
(16.09.13)
her baglac olan de dahi anlamına gelmek zorunda değil.
0
partizan
(16.09.13)
ya zaten bi bulunma hali olanı var, bende, cebimde, yolda, evde, televizyonda... vs vs.

bir de dahi anlamına geleni var işte.

"ben de güldüm" deriz, "bende güldüm" demeyiz. "yarın da çiğdemlerde gülelim o zaman" derler.
0
kmtetrfn
(16.09.13)
(1)

bir bukle çeviri

doktor sagbirakmayan
Hukuk ingilizcesini bir türlü anlamıyorum, anlasam da düzgün hukuk türkçesine çeviremiyorum. Yardım eder misiniz?Final Acceptance Certificate: The written acceptance issued by the Principal 2 (two) years after signing the acceptance of Start of Production (SOP) and the receipt of the Contractor
Hukuk ingilizcesini bir türlü anlamıyorum, anlasam da düzgün hukuk türkçesine çeviremiyorum. Yardım eder misiniz?

Final Acceptance Certificate: The written acceptance issued by the Principal 2 (two) years after signing the acceptance of Start of Production (SOP) and the receipt of the Contractor Technical Documentation, as per Article 12 below......

$ukela'ların en büyükleri sizin olsun.
0
doktor sagbirakmayan
(15.09.13)
Nihai Kabul Belgesi: Aşağıdaki 12. Madde uyarınca, Yüklenici Teknik Belgesinin alınmasını ve Üretim Başlangıcı kabulünün imzalanmasını takip eden ikinci yılın sonunda, Müvekkil tarafından yazılı kabul belgesi tanzim edilir.

(Bağlama göre buradaki Müvekkil (Principal) kelimesi yerine Yönetici, Direktör gibi kelimeler de gelebilir)
0
compadrito
(16.09.13)
(4)

disetleri

dnznc
Merhaba arkadaslar, arkadasimin disetleri cekilmeye baslamis, rengi de daha cok kirmiziya caliyor. birlikte yiyip ictigimiz ve menuye ben karar verdigim icin, ne tur bir beslenme programi uygulasam da disetleri farkedilir bir sekilde iyiye gitse diye dusunup duruyorum.Konu hakkinda derin bilgisi ola
Merhaba arkadaslar,

arkadasimin disetleri cekilmeye baslamis, rengi de daha cok kirmiziya caliyor. birlikte yiyip ictigimiz ve menuye ben karar verdigim icin, ne tur bir beslenme programi uygulasam da disetleri farkedilir bir sekilde iyiye gitse diye dusunup duruyorum.
Konu hakkinda derin bilgisi olan paylasirsa cok sevinirim.

not: arkadasim sigara iciyor malesef. et, yumurta ve sut urunleri tuketimimiz minimum degerlerin epey uzerinde. sadece cok fazla balik tuketemiyoruz, tazem bulamadigim icin. simdiden teekkur ederim paylasimlariniz icin.
0
dnznc
(15.09.13)
distaslari 1 hafta once temizlendi. iltihap sanirim yok, cunku herhangi bir ilac vs almiyor. gunde en az 5 kere fircalar.
beslenmenin onemli oldugunu dusunuyorum yine de.

tabi sigara icmese, belki hic problemi olmicak..
0
🌸dnznc
(15.09.13)
anlamadim, disetleri kirmiziysa hala, distaslari yeterince temizlenmemis demek mi oluyor? ancak dislerinin arkasindaki lekeler yok oldu, kahverengine caliyordu neredeyse, simdi dogal renginde. biz bu temizletme isine cok para verdik, neyi yapamamis olabilirler? cok endiselendim.
0
🌸dnznc
(15.09.13)
Diş günde 5 kere fırçalanmaz. Çekilme nedeni bu.

Bi sabah bi de gece yatarken fırçalasın.
Dişmacununu bezelyeden daha büyük sıkmasın dişfırçasına.
Dişleri kırmızıdan beyaza doğru fırçalasın.
Geldik ennnnn önemli kurala: mevcut fırçasını atsın ve eczaneden ultra soft / extra soft gibi bilimsel olarak çok yumuşak bir fırça alsın. Eğer bulamazsa da, fırçasını önce sıcak suyla yumuşatıp öyle kullansın.

Dişetleri tahriş olmuş, ondan çekiliyo.
0
compadrito
(16.09.13)
tesekkur ederim verdiginiz cevaplar icin arkadaslar.
0
🌸dnznc
(10.10.13)
(4)

Bu işten ayrılınır mı?

theodor
2 ay önce kendi sektörümün en büyük şirketlerinden birinde işe girdim. Yıllık olarak eski işime göre +10000'den fazla getirisi var.Şirketi tanımayan yok. İşleri filan hep gözününde ama...Çok çok küçük bir ekiple çalışıyorum. Çalışanların bir bölümü aşırı aşırı amatör tipler. Onların yap(a)madığı şey
2 ay önce kendi sektörümün en büyük şirketlerinden birinde işe girdim. Yıllık olarak eski işime göre +10000'den fazla getirisi var.
Şirketi tanımayan yok. İşleri filan hep gözününde ama...


Çok çok küçük bir ekiple çalışıyorum. Çalışanların bir bölümü aşırı aşırı amatör tipler. Onların yap(a)madığı şeyleri ben yapmak zorunda kalıyorum. Dışarıdan hizmet aldığımız yerler beni çok fazla uğraştırıyorlar. vs. vs.

Sonuçta ben 2 aydır 9'da işe başlayıp gece en erken 11:00'de işten çıkabiliyorum. Hafta sonu 3 defa kaldım iş yerinde şimdilik. Mesailer de artacak gibi.

Sizce bu işte kalmaya değer mi? Yılbaşına kadar eleman da almayacaklarmış. Hafiften iş aramaya başlayayım mı?
0
theodor
(15.09.13)
ne kadar idealist olduğuna göre değişir.
para için çalışıyorsan başla, ama uzun vadeyi düşünüyorsan ve işini severek yapıyorsan sabret.
0
blatta hiberna
(15.09.13)
hayır, ayrılma, biraz daha dayan. ben de üniversitede asistan olarak çalışıyorum, hem eğitim asistanı hem de araştırma asistanıyım, geçen sene sabah 8.30-gece 3 arası çalıştım yaklaşık 6 ay boyunca. haftasonları da -nadiren de olsa- gittim. Bu yazki rekorum da 81 saat non-stop çalışıp 81 saatte 7 saat uyumak. maaş da almıyorum, burs alıyorum, öyle düşün. ha bu arada, çalıştığım ortamdaki hocaların ve diğer öğrencilerin komplekslerini ve sorumsuzluklarını çekmeyi ise saymıyorum.

bir süre daha sabret, bu arada müdürün olur, yöneticin olur, her neyse, onunla konuş, eleman sıkıntısı çektiğini söyle. amatör olan elemanlar için eğitim düzenlemelerini sağla ya da sen eğitim ver, memnun olmadığın elemanları da belirt. kimsenin işini sen yapmak zorunda değilsin, ama bahsettiğin kadar iyi bir şirket ise, bu tip sorunlarını da halledip, rahat bir çalışma ortamında çalışıp, böyle bir işi de bırakmamalısın. en azından benim görüşüm bu.
0
pasp
(15.09.13)
ben de iş bulayım diye uğraşıyorum. senin yerinde olsam bırakmazdım. bir süre katlanırdım. ama bu süre sonunda kendini yıpranmış hissediyorsan tabiki yüreğinin sesini dinle derim.
0
bilgisayar muhendisi adayi
(15.09.13)
Hayır ayrılmayın. Bir an önce o aşırı amatörlere, bi kaç bi şey öğretin ve zaman israf ettirici bütün işleri onlara delege edin. Rutin olarak da kontrol edin yaptıklarını. Şimdilik, çıkardığınız işin mükemmel olması şart değil. Mükemmel, iyinin düşmanıdır.

Bilgisayarınızda ve çalışma ortamınızda daha iyi organize olun. Bir gününüzü, düzen oturtmaya harcayın.

Akşam saat 7'den sonraya kalmamak için, gün içinde, vaktinizi çok etkin kullanın. Geyiklere girmeyin, zamanı çar çur etmeyin. Amatörlerin beceremeyeceği ve kafasının basmadığı en zor işleri, sabah 9 ile 11 arasında bitirmiş olun. Öğleden sonraya karmaşık, gıllıgışlı iş bırakmayın.

Öğleden sonra elemanlarınıza, biraz kontrol, biraz destek, biraz eğitim, biraz yüreklendirme için zaman ayırın.

Şunu ASLA ama ASLA unutmayın: Sıradan insanlar, çok olağanüstü işlere imza atabilirler. Yeter ki başlarında onları iyi yönlendiren, iyi gaza getiren, yapıcı ve öğretici bir lider olsun.
0
compadrito
(15.09.13)
(7)

hasta ziyaretine ne gider?

maryjane
hastaneye gidicem. meyve diye düşündüm ama karar veremedim. çiçek demeyin, almıyolar.
hastaneye gidicem. meyve diye düşündüm ama karar veremedim. çiçek demeyin, almıyolar.
0
maryjane
(15.09.13)
kolonya
çikolata
havlu
0
nax
(15.09.13)
hasta genç birisi ise kitap-dergi olabilir.

kolonya da götürebilirsin. hasta ziyaretlerinin demirbaşıdır. rebul marka çok güzel kolonyalar var.

meyve suyu da var seçenekler arasında.
0
mea maxima culpa
(15.09.13)
muz tabiki :D
0
okuyucu olmak da iyi be
(15.09.13)
kitap-dergi-gazete

uzun süreli bekleyişlerin kurtarıcısıdırlar. hem refakatçi(ler) hem de hastanın yararlanabileceği bir şey.

kitap tabii ki hastanın ya da refakatçinin hoşuna gidecek ilgisini çekecek bir şey olmalı. onu seçmek çok zor olabilir orası ayrı.
0
godsparticle
(15.09.13)
akmayan kokmayan tatlı-tuzlu kurupasta tarzı şeyler götürün. Arada acıkınca atıştırırlar, hem de gelenlere falan verirler.
0
innerbliss
(15.09.13)
hastanin yasini ve hastaligini bilmeden,

cikolata olmaz,
dergi kitap olmaz refakatciye tabii ki cok iyi olur!
meyve suyu olmaz
muz olmaz
tatli tuzlu kuru pasta olmaz

Rebul lavanta olur
0
compadrito
(15.09.13)
Hastane odasından bildiriyorum; meyve candır. Yatan hastanın bağırsak sorunlarına çok iyi gelir. İki armut iki muz filan abartı olmayacak kadar.

Dergi de olur.
0
kullanıcı adı
(15.09.13)
(5)

Gitardaki solak - normal mantıksızlığı

hadi ya la
Arkadaşlar, şunu merak ediyorum;Ben solağım fakat normal gitar çalıyorum tıpkı sağ elini etkin kullananlar gibi. Mesela sağ elimle hiç yazı yazamam.Mantığım şu: Solağım ve dolayısıyla sol elimi, parmaklarımı çok iyi kullanabiliyorum. Gitarda da -bana göre- zor olan sol ele düşüyor. Klavyede binbir ç
Arkadaşlar, şunu merak ediyorum;
Ben solağım fakat normal gitar çalıyorum tıpkı sağ elini etkin kullananlar gibi. Mesela sağ elimle hiç yazı yazamam.

Mantığım şu: Solağım ve dolayısıyla sol elimi, parmaklarımı çok iyi kullanabiliyorum. Gitarda da -bana göre- zor olan sol ele düşüyor. Klavyede binbir çeşit solo atılıyor, bareler basılıyor, parmaklar şekilden şekile giriyor. Sağ elime kalan iş ise telleri çekmek, arpej veya ritm atmak. Tabii ki çok hızlı hareketler yapılıyor lakin o an sol ele daha çok iş düşüyor.

Normalde solakların "standart" gitar, sağ elini kullananların ise solak gitar olarak bilinen gitarları çalması gerekmez mi?

Cevapları bekliyorum
0
hadi ya la
(15.09.13)
bu neyle ilgili tam emin değilim ama "anormal" bişy değil.
örn. basketbol, bilardo, futbol vb. oynarken de aynı şey olabiliyor bazı insanlarda. Genel olarak sağ elini kullanıyor ama o işte sol eli baskın.
0
dafaiss
(15.09.13)
valla bende seninle aynı durumdayım ve standart gitar çalıyorum solak değil yani mutluyum da yıllardır.dediğin gibi daha rahat oluyor
0
greenshadow
(15.09.13)
sen de benim gibi yarı solakasın, nam-ı diğer ambidekster. normal bişey sadece kafayı yeme, şizofren olma ihtimalimiz tek elini kullananlardan biraz daha yüksek.

asıl soruna gelince, gitarı ilk eline alınca güçlü olan elinle çalarsın, tam solak olan biri sağ eliyle ritm atamaz mesela, jimi hendrix boşuna gitarı ters tutmadı. ama @benaaymi ye katılmıyorum çünkü piyanoda artistik hareketleri yapan sağ el, ritmleri tutan sol el.
0
r_u_h
(15.09.13)
Pena tutan veya tellere vuran elin görevinin, diğer elinkinden daha önemsiz ve kolay olduğunu düşünmek genel bir yanılgıdır.
0
hlidskjalf
(15.09.13)
benaaymi hedefi 12'den vurmus.

gecennerde bi psikiyatra bir baska kisinin sanatsal becerilerinden bahsediyodum, ilk sorusu "Solak mi?" oldu, ve evet, bahsettigim kisi solak!
0
compadrito
(15.09.13)
(6)

otobüs mü tren mi?

islergucler2
üniversite için yurda giderken diyorum tren 8,25 otobüs 17 lira.otogar önünden kampüse 6km direkt ulaşım çok kolay.tren garından 15 dk yürüyüş yada otobüs aktarması sonrası 10km ulaşım kolay.20 kiloluk el çantası + laptop çantası olacak üzerimde.
üniversite için yurda giderken diyorum tren 8,25 otobüs 17 lira.



otogar önünden kampüse 6km direkt ulaşım çok kolay.

tren garından 15 dk yürüyüş yada otobüs aktarması sonrası 10km ulaşım kolay.



20 kiloluk el çantası + laptop çantası olacak üzerimde.
0
islergucler2
(15.09.13)
tren>otobüs
0
kabiz
(15.09.13)
otobüs ftw
0
bonjurkes
(15.09.13)
Tren kesinlikle.
0
roket adam
(15.09.13)
mesafe ne kadar en önemli şeyi yazmamışsın.
0
ayin yazari
(15.09.13)
bu durumda tren daha mantıklı, aradaki parayla akşam yemeği yersin
0
facebook
(15.09.13)
cok karisik yazmissiniz, trene binerseniz, 22 kilo yukle 15 dakika yuruyus mu olacak?

kesinlikle otobus o zaman...
0
compadrito
(15.09.13)
(2)

boğaziçi üniversitesi hazırlığı C ile geçmek

aguilas negras
Ben hazırlığı C ile geçtim. Ne oluyor şimdi? İngilizce dersi mi almam gerekiyor sene içinde? Nasıl yapılıyor bu iş?
Ben hazırlığı C ile geçtim. Ne oluyor şimdi? İngilizce dersi mi almam gerekiyor sene içinde? Nasıl yapılıyor bu iş?
0
aguilas negras
(15.09.13)
Bölümün sitesindeki ders programında ilk dönemki bir ders için "hss/ae111" yazdığını göreceksin ilk dönem için. Eğer hazırlığı A veya B ile geçseydin hss (seçmeli gibi bir şey ama o kadar da seçmeli değil) alman gerekecekti. Şimdi hss değil ae 111 alman gerekiyor. İkinci dönem de ae 112 alacaksın.

Notu bol veren hocaların kotaları saat 10u çeyrek geçe dolar. Bence gürle'den almaya çalış. Kadın baştan aşağı genel kültür. Ilgaz'dan al diyecekler, herkese aa verdiği doğru ama derste hiçbir şey öğrenemezsin + sıkıntıdan ölürsün.

(bkz: meltem gürle)
0
kanepeee
(15.09.13)
Allah yardımcınız olsun. Bari bu 4 senede düzeltin İngilizcenizi...
0
compadrito
(15.09.13)
(7)

Metabolizma hızlandırıcı öneriler.

zibirdik
Son üç senede oturmaktan ve sağlıksız beslenmekten 8 kilo almış bir kişiyim. Bu kiloları da geri almayacak bir biçimde vermek istiyorum. Düzenli beslenme ve yuruyusu hayatıma adapte edeceğim. Su da çok içerim ama bunların dışında şu çaydır şu meyvedir vs dediğiniz deneyip de yararını gördüğünüz(bu k
Son üç senede oturmaktan ve sağlıksız beslenmekten 8 kilo almış bir kişiyim. Bu kiloları da geri almayacak bir biçimde vermek istiyorum. Düzenli beslenme ve yuruyusu hayatıma adapte edeceğim. Su da çok içerim ama bunların dışında şu çaydır şu meyvedir vs dediğiniz deneyip de yararını gördüğünüz(bu kısım önemli) bir şey var mı?
0
zibirdik
(15.09.13)
Öyle mucize bir ürün yok. Kafein bir miktar yağ yakımını arttırır.
0
arnold schwarzeneger
(15.09.13)
kadın ve erkeğe göre değişebilir
0
kosun lan mevzu var
(15.09.13)
küçük ara öğünler.
0
mea maxima culpa
(15.09.13)
oruç tut. sabah ezanından akşam ezanına kadar aç kalmaktan bahsetmiyorum. şeker orucu tut, şeker tüketme. geri kalanları ne yapıyorsan yap.
0
726490
(15.09.13)
Yeşil çay!
0
damba
(15.09.13)
"acı" metabolizmayı hızlandırır diyorlar.
0
salata ekmek
(15.09.13)
Mea maksima apla, bu işlerin pîri ve üstâdı, Osman Müftüoğlu'dur. O ve Canan Karatay küçük ara öğünlerden yana değiller.

Zibirdik, 10 bin adım/gün yürüyüş var.

junk food, kola, püskevit, goflet, kazoz, (bkz: taze sıkılmış portakal suyu/@compadrito) dahil meyve suları yok.

Su, ayran, kefir var.

Çok sağlam kaavaltı var, çit yımırta.


Ayda iki dilim filan boqlava var.

Ayda bir iki dondurma var.

Altı ay tartılmak yok..

İsot var, şeker minimal var, minimal!

Altı ay soğna görüşelim
0
compadrito
(15.09.13)
(13)

Avustralya'ya gitmek ya da gitmemek

baldur
arkadaşlar biraz uzun olabilir, tikleri de sabaha atarım. öncelikle kendimle ilgili işe yarar bilgileri vereyim.23 yaşındayım, istanbul üni, iktisat mezunuyum, 9 aydır düz memurluk yapıyorum ve ielts'ten 6 alacak kadar ingilizce biliyorum.şimdi ben avustralya'ya gitmek istiyorum ama bunun iki şekli
arkadaşlar biraz uzun olabilir, tikleri de sabaha atarım. öncelikle kendimle ilgili işe yarar bilgileri vereyim.
23 yaşındayım, istanbul üni, iktisat mezunuyum, 9 aydır düz memurluk yapıyorum ve ielts'ten 6 alacak kadar ingilizce biliyorum.

şimdi ben avustralya'ya gitmek istiyorum ama bunun iki şekli var. birincisi work and holiday, ikincisi yüksek lisans.. avustralya ne alaka derseniz kuzenim 7 senedir orada, vatandaşı oldu artık.

work and holiday şu, avustralya 1 senelik çalışma ve oturma izni veriyor, tek kötü yönü bir işverenin yanında 6 aydan fazla çalışamıyoruz. kuzenimin yanında çalışacağım orası kesin ikinci 6 ay için de bir iş bulurum diye düşünüyorum. kuzenimin de çevresi geniş muhtemelen o da bulabilir. zaten vasıfsız işleri bulmak kolay deniyor. bir de 4 aya kadar eğitim imkanı var bu programda. ingilizce dil kursuna falan gidebilirim yani.

diğer seçenek yüksek lisans içinse epey bir para şart. yüksek lisans yaparken avustralya part time çalışma izni veriyor, bitince de 2 yıl full time çalışma ve oturma izni veriyor. avustralya'ya 2014 yazında gitmeyi düşünüyorum ve o zamana kadar biriktireceğim para ortalama bir yıllık yüksek lisans ücretinden biraz fazla olacak tahminimce. yani ikinci senenin parasını ya orada çalışarak çıkarmaya çalışacağım ya da ailemden alacağım. ama ailemden almak istemiyorum.

bu iki seçeneğin avantajı, konaklamaya, yiyeceğe falan para vermeyecek olmam. kuzenimle yaşayacağım gibi görünüyor şu anda. benim düşüncem bu 1 senelik programla ülkeyi tanımak, yüksek lisans için para biriktirmek ve ingilizcemi daha da geliştirmek. 1 senelik programdan sonra yüksek lisansa başvurmak. bunun tek kötü yanı, yüksek lisansa başvurmak için ülkeme dönmek zorunda olmam. bu da ortalama 3 bin lira uçak parasına mal olacak bana ama sorun değil. kuzenim ise direkt gel diyor, arkanda ben varım diyor, zaman kaybetme work and holiday ile diyor. daha 23 yaşında olduğumdan o 1 seneyi kayıp olarak görmüyorum ben. zaten work and holiday için gayet mantıklı sebeplerim var. konaklama haricinde kuzenime de yük olmak istemiyorum çünkü.
bir de pat diye yüksek lisansa başlamak istemiyorum, çünkü büyük para yatıracağım, bilmediğim tanımadığım bir toplum, yabancı dilde yüksek lisans falan derken sudan çıkmış balığa dönmek istemem. daha hangi bölümü okumamın bana orada kalıcı olmak için yardım edeceğini dahi bilmiyorum, oraya gidip bunu soruşturmak, okullarla görüşmek, hangi master bölümü iş hayatında işe yarar falan, bunları öğrenmek daha mantıklı geliyor bana. zaten 4 aya kadar eğitim alabiliyorum ve dil kursuna gidebilirim. ielts için 6,5 istiyo yüksek lisans için üniversiteler, bunu türkiye'deyken alırım zaten önümde 10 ay var daha. orada hazırlık okumak zorunda kalmam.

not olarak şunu da belirteyim, avustralya'da dönersem memurluğa tekrar kaldığım yerden devam edebiliyorum, böyle bir hakkım da var. yani arkamı biraz sağlam bırakacağım giderken?

ne düşünüyorsunuz arkadaşlar? ne yapmalıyım? nasıl bir yol izlemeliyim sizce?
0
baldur
(14.09.13)
work holiday yap derim ben, hatta yarın bigün bende gidersem ararım seni. yüksek lisansı da çok gerkliyse başka biyerde yaparsın hatta yapabilrsen ordada yaparsın work holidayden sonra.
0
asilyis
(14.09.13)
sevgili dostum,

ielts 6 kötü bir puan mı ?

yüksek lisans iş hayatında zerre para eden bir şey değil. 2 yıl tecrübe ile iş bulursun iki senelik yüksek lisans ile bir halt bulamazsın. o işe girdikten sonra en tepeye oynuyorsan hele de firma koç, sabancı gibi bir yerse prestij için yapılır.

ingilizceni geliştir.avustralya'ya gidersen en az 2-3 yıl orada kalman lazım. bir yıl içinde çok az geliştirirsin. kiminle konuşacaksın ? kimse sen ingilizce öğren diye seninle gelip ingilizce konuşmaz hele de avustralya aksanı biraz tuhaftır. yaşadım kısa bir süre ordan biliyorum.

iki yüksek lisans için toefl dan 120 üzerinden 70-80 yeterli illaki yurt dışı diyorsan amerikaya da bak. orada da iş bulursun. ve iş garanti ise git iş var dediler geldim muhabbeti olmasın.

yaşın 23 askerlik tamam mı ? oradan döneceksin bir bakacaksın arkadaşların 3-4 yıl deneyim yapmışlar. uzman pozisyonundalar düşün ki ingilizceni kullanacak iş bulamadın. en çok 2-3 yıl icinde unutursun. devamlı pratik yapma şansın olmayacak döndügunde.

bi de avustralyada ki bir okulu kim takar ?
0
uykulu
(14.09.13)
uykulu şu anda 2 sene full time ve üniversite dönemimden kalma part time çalışma tecrübem var. çok geride kalacağımı sanmıyorum, çünkü orada da çalışacağım, belki alakasız bir iş olacak ama en azından iş hayatından uzakta kalmış olmayacağım.
0
🌸baldur
(14.09.13)
burada bence yurtdisi tecruben var mi ? bu ve benzeri sorularin cevabi onemli...ilk defa yurtdisina cikilan bir yer olmamali bence avustralya...zor memlekettir insanlari aksanlari hayati zordur...2 tane avustralyali arkadasim oldu biri kardesim gibidir. digeri de tam zittiydi..kardesim gibi olan kendi halki icin irkci diyordu ciddi ciddi kufurler ediyordu...yani insanlari da sikintili...bu ve milyon tane sikintiyi goze alacaksan avustralya ya git...hayatin boyunca icinde ukte olarak kalacak yoksa...
0
pisuvardandumancikartanadam
(15.09.13)
daha önce yurtdışı tecrübem yok ama gidilecek ülke başka neresi olabilir ki?
0
🌸baldur
(15.09.13)
bana abd hep kolay geldi..belki de kendimi hep rahatta hissettigimden dolayidir...mesala ingiltere icin soguk huylu dediler orda da aksini kanitladim...biraz giden kisiyle gidilen bolgeyle alakali olsa da...yurtdisi isleri hep kumardir...vezir de rezil de olabilirsin....kuzene sorman gereken kuzenin ordaki ilk 6 ayi nasil gecti...

ama su realiteden asla sapmazorluk olmadan guzellik rahatlik olmaz...ben mesala 19 gun hamburger yedim...5 parasiz bir hostel odasinda kaldim ama o tecrubelerim beni hep motive etti...
0
pisuvardandumancikartanadam
(15.09.13)
Buralarda soruyla falan vakit kaybetmeyin. Basın gidin! Hiç arkanıza bile bakmadan hem de.

Bu tecrübeyi başka hiçbi şekilde elde edemezsiniz.
0
compadrito
(15.09.13)
avustralya'da su an ekonomik kriz ortami var. issizlik yukselis trendinde, butce acigi da oyle. ozellikle uretim sektoru (fabrikalar, madenler, tesisler, muhendislik ve musavirlik firmalari) bundan cok olumsuz etkileniyor.
avustralya ile ilgili tasarilarda bu ahval ve seraiting de goz onune alinmasi isabet olur.
0
viva paulista
(15.09.13)
work & holiday. boş iş.

work & holiday ile gelirsen. Ayrıca bulabileceğin işler büyük ölçüde limitli. tarladan patates topladıktan sonra kendini bir senenin nasıl geçtiğini anlamadan geri dönerken bulursun. arkadaşlıkların, ilişkilerin de genellikle kendin gibi gelmiş insanlarla (çinli, koreli vs) olur. pek bişey göremezsin.

iktisat bitirmişsin. bu çok önemli. kullan bunu. project management master'ı yap mesela. çevre / inşaat ile alakalı bir iki ders bulursan bitirince iş bulman daha mümkün olur.

önce 6 aylık bi dil kursu bul. ielts skorunu yükseltirken bi taraftan burasıyla ilgili bi fikir sahibi olursun ve okul / bölüm araştırırsın. hangi bölümler sana bitirince oturma izni veriyor öğrenirsin. buraya geldikten sonra karar vermek de, uygulamak da on kez daha kolay.

dil kursuna giderken part time (garsonluk, perakende) bi iş bul. türk ehliyeti burada kaldığın süre boyunca geçer. ama sen gelir gelmez buranın ehliyetini al. $750-1500 civarı da bi araba bul. araba güçtür kolaylıktir. her haftasonu biyerlere git. gez dolaş. iş bulman da kolay olur gezdikçe.

ilk 6 ayını dil geliştirmeye ada. türklerle ASLA takılma. sana türklerden gelecek yardım her yerden gelir. mümkünse doğru düzgün ingilizce konuşulan bi eve çık.
0
vanwarantion
(15.09.13)
hmmmmm...

oncelikle $unu belirtiyim ki ben avustralya'ya geleli 9 sene oluyor ve o donemde i$ler biraz daha kolaydi. ben master icin gelip, once PR sonra vatanda$ligi aldim ve hayatimda yaptigim en dogru i$lerden birisiydi. bunu soyluyorum cunku benim verecegim tavsiyeyi direk uygulamani istemem.. ozellikle, $artlarin nasil degi$tigi ve $u anki kurallarin ne oldugunu iyi ara$tir..

bana gore ilk yapman gereken $ey, $una karar vermek.. senin onceligin ne? yurtdi$inda egitim almak mi, yoksa yurdi$ina kapagi atmak mi?

bu onemli bir karar cunku egitim almak ile avustralya'da kalmak farkli tercihler yapmani gerektirebilir.. mesela, senin cok istedigin yuksek lisans mezunlarina, avustralya PR vermiyor olabilir.. "hangi bölümü okumamın bana orada kalıcı olmak için yardım edeceğini dahi bilmiyorum" demi$sin ya, i$te bunu cok iyi ara$tirman gerek.. dedigim gibi benim zamanimda bu i$ler daha kolaydi.. $imdi tam olarak ne alemde bilmiyorum o yuzden seni yanli$ yonlendirmek istemem.. GFC sonrasi i$sizlik artinca gocmen muslugunu biraz kistilar.. ama kalifiye elemana her zaman yer bulunur bence..

bence kuzenin hakli, sakin work & holidayle filan vakit/nakit kaybetme. direk yuksek lisansa gel. ingilizce geli$tirmek icin ta allan siktirettigi yerdeki avustralya'ya gelinmez.. git antalya'ya, mugla'ya turistle konu$ cok daha ucuza gelir..

buraya gelirken ingilizcenin yeterli olmamasindan sakin korkma.. cunku buyuk ihtimal universitedeki arkada$larinin hepsi senden beter olacak.. elin cinlisi, korelisi bu i$i o kadar zor sokuyor ki, buradaki hocalar o konuda gayet anlayi$li.. ilk geldigin donemde biraz kekelersin ama 6 ayda bulbul gibi $akimaya ba$larsin.. mesele sadece IELTS puanini bir $ekilde almak ki IELTS aslinda cok zor bir sinav degil.. ben super lise'den mezun 1 sene hazirlik di$ina hic bir ingilizce egitimi almami$ bir adamdim.. sinavdan 2 hafta once bir Ingiliz hoca bulup direk IELTS'a yonelik 4 tane ozel ders aldim.. sonuc 7,5.. eger yuksek lisans senden 6,5 filan istiyorsa bu cok da zor degil.. (izmir'de olsan sana hocanin adresini verirdim) biraz kas ve direk yuksek lisansa gel, ingilizce kursuna binlerce dolari domalma..

para meselesine gelelim.. benim ailem zengin degildi.. i$ci baba, memur anne.. ama bir $ekilde, yuksek lisans parasini bana denkle$tirdiler.. (gerci o zaman 1 aud 0.9 tl idi) buradaki cali$manla ya$am masraflarini cok rahat kar$ilarsin.. bayagi yogun cali$ip, okul parasini odeyen arkada$larim da var.. avustralya pek ucuz bir yer degil ve okul parani da biriktirmek istiyorsan, ya$am standartlarini bayagi bir du$uk tutman gerekebilir.. okul senede 8 ay suruyor ve bu donemde haftada 20 saat cali$ma iznin var sanirim.. 4 aylik yaz tatilinde ve winter break'te istedigin kadar cali$abilirsin.. garsonluk yapsan bile askeri ucretin saati 18 dolar civari olur.. yazin haftada 50-60 saat cali$ip, $800-1000 cebe indirmen teroride mumkun.. eger ailen sana egitimin icin katkida bulunabiliyorsa, bunu onlardan borc olarak al.. okulunu bitirip saglam bir i$ buldugun anda cok rahat bir $ekilde geri odersin onlara.. benim egitimimin tamamini ailem odedigi icin ben cok rahat ettim.. yazin kazandigim butun parayi alkole yatirdim.. ama bir cok arkada$im, bir kismini kendi biriktirip bir kismini ailelerinden aldilar..

ya$amla ilgili cok fazla detaya girmeye gerek yok sanirim, zaten kuzenin sana anlatir.. $u memurluga donebilirim du$uncesini filan da sktiret.. eger turkiye'de ya$amak istemiyorsan, bu i$i gozunu karartip yapman bir daha da arkana bakmaman lazim.. eger aklin orada kalacaksa, avustralya adami skertir yemin ediyorum.. oyle boyle uzak bir yer degil..

varsa sorularin cevaplamaya cali$ayim haci..
0
bigboned
(08.03.14)
@bigboned

Allah anandan, babandan ve senden râzı olsun hacı ağbiy!
Bu yazdıkların ziyan olmasın. Avustralya başlığı altına yapıştır lütfen!
Yol kapıdan kapıya 30 saat filan sürüyo mu (istanbul - melbourne mesela) yoksa daha mı uzun?
0
compadrito
(08.03.14)
@compadrito

rica ederim.

yol havada 19 saat suruyor. buna aktarmada kaybettigin vakti ekliycen.

Tek aktarmali Emirates var. Dubai'den A380'e atlarsan, non-stop gidiyorsun.
Istanbul - Dubai 4,5 saat
Dubai - Sydney/Melbourne/Brisbane 14,5 saat

Diger firmalar cift aktarma gidiyor ve genelde ikinci aktarma sadece yakit ikmali oldugundan kisa suruyor.

Ozetle, 19 saat ucu$ + 2 ila 6 saat arasi aktarma diyebiliriz.
0
bigboned
(14.03.14)
bu arada work and holiday vizem çıktı, bu eylül gibi gideceğim. ondan sonrasına da orada karar vereceğim.
0
🌸baldur
(14.03.14)
(3)

etkileyici ve genele hitap eden film tavsiyesi

zendepo
kalabalık grupla izleneceği için kimseyi sıkmayacak aksine çoğunluğun beğeneceği bir film arayışındayız. teşekkürler.
kalabalık grupla izleneceği için kimseyi sıkmayacak aksine çoğunluğun beğeneceği bir film arayışındayız. teşekkürler.
0
zendepo
(14.09.13)
Ölü Ozanlar Derneği

Awakenings

Peacemaker
0
compadrito
(14.09.13)
(bkz: snatch)
0
panthera onca
(14.09.13)
The prestige, inception.
0
serabetan
(15.09.13)
(5)

Rixos Grand Ankara - Nasıl Gidilir?

hcu
Ankara bilen arkadaşlar merhaba, Eskişehir'de yaşıyorum söz konusu otele başvuru yaptım ve görüşme için çağırıldım. Ankara'yı hiç bilmeyen biri olarak tren istasyonundan otele toplu taşıma araçları ile nasıl ulaşabilirim.
Ankara bilen arkadaşlar merhaba,

Eskişehir'de yaşıyorum söz konusu otele başvuru yaptım ve görüşme için çağırıldım.

Ankara'yı hiç bilmeyen biri olarak tren istasyonundan otele toplu taşıma araçları ile nasıl ulaşabilirim.
0
hcu
(14.09.13)
5-6 km, atla taksiye git.
0
eyyor
(14.09.13)
ankarayı hiç bilmeyen biriysen bence de çektiğin zahmete değmez bin taksiye git
0
panthera onca
(14.09.13)
toplu taşımayla kızılaya gelebilirsin. garın önünden otobüsler var ya da azcık yürüyüp ulus metrosuna binebilirsin. kızılaya gelince 10-15 dk yürüyerek rixosa varabilirsin.
0
soybean
(14.09.13)
Tren istasyonundan yürüyerek opera semtine gidebilirsiniz, tahminen 5-10 dakikalık bir yürüme mesafesi, orada 413 Altınpark - Çankaya otobüsüne binerseniz güvenpark durağından sonra meclis parkı durağında inersiniz, rixos 100-150mt ilerinizde kalır.
0
kuduz balik
(14.09.13)
En mantıklısı taksi. Hem yakın mesafe, çok yazmaz, hem de görüşme öncesi, in bin, koştur, terledim, yetişemedim derdi olmaz. Dönüşte yokuş aşağı istediğiniz kadar yürürsünüz zaten.
0
compadrito
(15.09.13)
(10)

Çok konuşan dırdırcı erkek

yedirenk
Evet bu benim. Napayım yani, seviyorum olayları detaylarıyla anlatmayı. Bir hadiseyi anlatırken bunun yaşandığı ortamı betimlemeden duramıyorum, çünkü bence önemli ayrıntılar var orada. Bir adamla yaşadığım diyalogu anlatırken adamın yaşını boyunu mesleğini saç tipini anlatmazsam ne anlamı kalır ki?
Evet bu benim. Napayım yani, seviyorum olayları detaylarıyla anlatmayı. Bir hadiseyi anlatırken bunun yaşandığı ortamı betimlemeden duramıyorum, çünkü bence önemli ayrıntılar var orada. Bir adamla yaşadığım diyalogu anlatırken adamın yaşını boyunu mesleğini saç tipini anlatmazsam ne anlamı kalır ki? Hele "sigara içmekten çatallaşmış boğuk bir sesi vardı" demezsem o diyalog çok eksik kalır bence.

Günlük kaç bin kelime konuşmaya ihtiyaç duyuyoruz bilmem ama benimkinin kadınlardan fazla olması çok olası. Bu yüzden karşıma çıkan her çocuğa çok ilginç şeyler anlatıyorum. Mevsimlerin neden oluştuğunu, para basınca niçin enflasyon olacağını, panama kanalının nasıl işlediğini... Küçük kardeşimi boş yakaladığım zaman tüm dünya tarihini anlatıyorum, ilginç hikayeleriyle beraber. O da ilgiyle dinleyip sorular soruyor, çok da hoşuma gidiyor esasen.

1) "senin gibi erkek olmaz olsun" mu?
2) sabah kalkınca kendi kendime konuşsam geçer mi? (Sevdiğim şiirleri sesli okuyabilirim mesela)
3) günlük tutsam geçer mi? (Hiç de sevmem günlük tutmayı)
4) böyle devam edeyim mi?

Not: karşımdakinin sözünü de hiç bölmeden dinliyorum, zaten birinin hiç konuşmadan beni dinlemesi duvara konuşmaktan farksızdır bence.
0
yedirenk
(14.09.13)
tok bir sesin, duzgun bir turkcen varsa 4
0
nax
(14.09.13)
öykü yazabilirsin aslında.sonra kitap haline getirirsin.bence güzel olur,böyle bir tavsiye vereyim sana.
0
rock n roll
(14.09.13)
onun da müşterisi vardır. arkadaş çevreniz ona göre şekillenir. fakat böyle bir arkadaş çevresi edinmek ister misiniz bilemem :)
0
nereye bu gidis
(14.09.13)
aha aynı eşim. kaptırıp karşınızdakini sıkmadığınız sürece bence sorun yok. eşim çok sevilen biridir mesela, anlattığı şeyler insanların ilgisini çeker genelde. o da çocuklara çok güzel tarih, bilim anlatır. ama oldu ki çok dallandırıp budaklandırırsa ben arada "asıl hikayeye dön" derim. kendi ailemdeki erkekler de hep lafı kısa keser, bir şey paylaşmaz. çok sıkıcı. her konuda uzun uzun muhabbet edebilmek ve beraber kaç yıl geçerse geçsin hep konuşacak ilginç mevzu bulmak süper bir şey bence. öte yandan bir şeye kırılırsa mevzu kolay kapanmıyor, o kadar kusur da olsun artık. yani bence 4, kendiniz olun.
0
quasiromantic
(14.09.13)
@nax, türkçem hayli düzgün fakat sesim tok değil. Biraz alıştırma yaptım aslında kalın sesten konuşmak için, fakat unuttuğum anda eskisine dönüyor. İnce sesli de değilim. 4 nedir, anlayamadım.

@rock n roll, öncelikli derdim konuşacaklarımı konuşmak değil, insanlar arasında daha az konuşmak. Nesir yazmayı pek sevmem ama öykü yazmayı deneyeyim. Belki de denemediğimden sevmedim.

@nereye bu gidis, ümidim zaten o yönde. Arkadaşlarım beni şimdiye dek terketmediyse pek de rahatsız etmiyorumdur herhalde. Ya rahatsız ediyorsam endişesine kapılıyorum ara ara.

@quasiromantic, tamam süper. Ben de müstakbel (ve henüz tanışmamış olabileceğim) eşimi bezdirmekten korkuyordum içten içe. Meğer bizim gibiler de sevilebilirmiş, sevindim. Asıl hikayeyi kaçırmıyorum genelde, yine de dizginleyecek birisi lazım olabiliyor. 4 nedir, sadece ben mi bilmiyorum bunu :)
0
🌸yedirenk
(14.09.13)
4) böyle devam edeyim mi?

kendi sorunuzun parçası olan 4 :p
0
quasiromantic
(14.09.13)
yazımın bile oldukça akıcı görünüyor, okutuyor kendini. eğer konuşman da böyleyse elbette devam et. ayrıca çok konuşan, hele de konuşurken ''bir şeyler anlatan'' erkek, cool takılmaya çalışıp ağzını bıçak açmayan ''sıkıcı'' erkekten bin kat daha tercih edilebilirdir.

4 :)
0
evridiki
(14.09.13)
Okumadım ama 2.
0
grgn
(14.09.13)
herşeyin fazlası zarar.
0
enter saltman benim
(14.09.13)
boyle soru olmaz olsun.

1 dersek, konusmaktan vaz mi gececeksiniz yani?

baskasi olmayin kendiniz olun. kasmayin, takmayin, sallamayin, pasa gonlunuz nasil istiyosa oyle olun. hayat o kadar kisa ki, aman su boyle mi dusunur, aman sunu rahatsiz mi ederim filan gibi kaygilariniz hic olmasin. ne guzel! keske sizin kardesiniz olsaydim, ne cok bilgili olurdum ve hayal gucum de ne cok gelisirdi!

yarin ayni seyi cocuklariniza da yaparsiniz insallah. onlarin da hayal gucleri cok gelisir, siz boyle yaptiginiz icin...

aynen devam hocam, ihtiyac duyuyosunuz cunku. sizin fabrika ayarlarinda, cene dusuklugu switch'i on gelmis. oynamayin ayarlarla...
0
compadrito
(15.09.13)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.