Giriş
(12)

Türklere olumlu ya da olumsuz bakılan ülkeler

brainstorming
Hangi ülke insanlarının bize karşı tutumu olumlu, hangilerinin olumsuz? Bu konuda yeterli tecrübesi olanlar anlatabilir mi biraz?
Hangi ülke insanlarının bize karşı tutumu olumlu, hangilerinin olumsuz? Bu konuda yeterli tecrübesi olanlar anlatabilir mi biraz?
0
brainstorming
(21.06.13)
avusturya cok kötü diyebilirim.

almanya avusturyadan daha iyi ve almanya nispeten türklerle yasamaya alismis.
0
serabetan
(21.06.13)
iskandinavların da sevmediğini okumuştum, duymuştum gidenlerden.
0
utkucbkc
(22.06.13)
azeriler de pek sevmiyor sanırım:
www.soz6.com
0
dafaiss
(22.06.13)
italya'nin herhangi bir sorunu yok turklerle, malum gurbetci sayisi cok az, olanlar da kendi halinde. dolayisiyla gunluk hayatta turksun falan fark etmez ama clubda bir kiza yanasirken turk olmaktansa baska bir milletten olmak her zaman daha karli olmani saglar.
0
no christ requires
(22.06.13)
no christ requires'ın son dediğini canlı tecrübe ettim. Yunan olun, adınız Kostas olsun, vallaha daha iyi. Yalandan Türklüğünüze zeval gelmez. Ben ettim, siz etmeyin. Eppekten oldum bir Roma gecesinde. :)
0
faith no more
(22.06.13)
avrupa da olup turklere olumlu yaklasan ulkeleri bir tek belki balkanlarda bulabilirsiniz.. bati ve kuzey avrupa'da genel olarak hic sanmiyorum..
sallamakla beraber irlanda olabilir belki batida.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(22.06.13)
Pakistanlıların bizi sevdiğini biliyorum.
0
uykulu_fb
(22.06.13)
ABD çok ama çok büyük bir ülke olduğu için, sadece kuzeydoğu eyaletlerini yazacağım. Genel olarak denize kıyısı olmayan eyaletlerin, gene genel olarak yabancılara karşı oldukça önyargılı olduklarını duymuştum. Gidip yaşamışlığım yok. Yaşayanlar varsa, aydınlatırlar.

Malum New York, eviniz gibidir. Çünkü dünyanın en çorba yeridir. Daha çeşitli insan olan bir yer olabileceğini sanmıyorum. Londra belki...

Dolayısıyla, New York'u istisna olarak kabul edelim. Orada "yabancı" olmak diye bir kavram yok.

Ama ABD'nin kuzeydoğu bölgesinin, Türklere karşı "genel olarak" oldukça nötr olduğunu söyleyebiliriz.

Genel olarak yazmamın sebebi şu: Arada bir Ermeni veya Yunan asıllı birine denk gelirsiniz. Onların bazıları sizi harbiden sever, bazıları sever görünür, bazıları pek renk vermez, bazıları da kafadan laf sokar.

ABD'nin kuzeydoğudaki eyaletlerinin sadece Türklere değil, diğer milletlere karşı da nötr olmasının sebebi, ülkenin zaten göçmenler tarafından kurulmuş olmasıdır. Çoğunluğun 3-4 kuşak öncesi, gemilerle ABD'ye göç etmiştir.

Bi de, o kocaman ülkede, Türkler o kadar az, o kadar nadir bulunan kişilerdir ki, varlığınızla yokluğunuz belli bile olmaz.

Ezkaza, çaktırmadan ve ispat edilemeyecek derecede ustaca uygulanan bir ayrımcılığa maruz kalsanız bile, Türk olduğunuz için değil, doğma büyüme ABD'li olmadığınız için o ayrımcılığa uğruyorsunuz demektir. Zaten o ayrımcılığa uğradığınızı da muhtemelen anlayamazsınız.
0
compadrito
(22.06.13)
Moskovada yerlisi harici kimseyi sevmiyorlar.
0
paudi
(22.06.13)
fransa sevmiyor. amerika & kanada tanimiyor bile. kktc de sevmiyor bu arada pek.
0
eindaclub
(22.06.13)
arnavutlar sever, makedonlar nötr. balkanlarda öyle olumsuz bir tutum yok. gerçi biraz da adamın kafa yapısıyla alakalı, öyle genellemek çok doğru değil. mesela fransızın teki ''türkler şöyle türkler böyle'' diye atıp tutsa direkt ırkçı der keserim muhabbeti. türklere laf attığı için değil, hastalıklı bir kafa yapısında olduğu için. sırf türkiye'yi sevdiği için bu ülkede yaşayan, okumaya gelen bir sürü fransız tanıyorum. evet var böyle insanlar. o yüzden fransa'nın köyündeki adamın benim pasaportum hakkında ne düşündüğünün inan ciddiye alınacak bir tarafı yok.
0
juninho77
(22.06.13)
mısır türklerin sevildiği ve hayran olunduğu nadir ülkelerden biri herhalde. türk olduğunuzu duyduklarında hemen sevgi gösterirler. osmanlı hayranlıkları büyüktür.
0
sijwocaq
(22.06.13)
(5)

İstatistiksel Analizler Çok Gerekli Mi (Açık Tartışma Alanı)

clark sehir
Sevgili yüksek lisans ve doktora öğrencileri, akademisyenler ve akademisyen olmak isteyenler...Günümüzde kimi çevrelerde "ne kadar çok analiz, o kadar başarılı çalışma" şeklinde bir algı var. Yani istatistiksel analizlere boğulan tezler içeriği ikinci plana atılarak üst düzey ve başarılı sayılıyor v
Sevgili yüksek lisans ve doktora öğrencileri, akademisyenler ve akademisyen olmak isteyenler...

Günümüzde kimi çevrelerde "ne kadar çok analiz, o kadar başarılı çalışma" şeklinde bir algı var. Yani istatistiksel analizlere boğulan tezler içeriği ikinci plana atılarak üst düzey ve başarılı sayılıyor ve ne kadar çok analiz yöntemi kullanıldıysa o kadar değerli oluyor.

Bu konuda neler düşünüyorsunuz? İlla ki kareler, lojistik regresyonlar, anovalar ... çalışmalarda yer almalı mı? Bunların havada uçtuğu çalışmalar çok mu değerli olur?

Buyrun tartışalım.
0
clark sehir
(21.06.13)
uzman falan değilim ama "istatistik mini etek gibidir, çok şey gösterir ama asıl noktayı saklar." sözünü yazmasam olmaz.
0
zgrydn
(21.06.13)
o istatistik mini etek gibidir lafi kesinlikle geyige cekilmis bir seydir. genel anlamda yanlistir denebilir. ya da eskiden öyleydi diyebiliriz.

analiz dünyayi matematiksel yöntemlerle aciklar,

söyle örnekliyim, siz bi ülkede güzel bi analiz(matematik, sosyolojik etc) yapip hangi partinin yüzde kac oy alacagini neredeyse kesine yakin söyleyebilirsiniz ama hangi insanin hangi partiye oy verdigini bilemezsiniz.

iste genel anlamda budur analiz.

senin ne düsündügünle ya da hangi parfümü aldigina bakmaz analiz, dolayisi ile analizi yaptiran sirket. senle beraber kalan 1 milyon kisiye hangi parfümü ne kadar satacagini hesaplar.:))

analiz modern dünyanin stratejisidir bence. bu analizi yönetmek icin birde iyi lider ve takim lazim fakat.
0
serabetan
(21.06.13)
istatistiksel analiz her şeydir.
artık dünya istatistik üzerine kuruluyken, istatistiksel analiz her şeyin temelidir.

parçacıklar bile istatistiksel analizle %99.998 ihtimalle bulunuyor (rakamı yanlış yazdım ama önemli olan yazının içeriği zaten). böyle bir ortamda istatistiksel analizlerin gereksiz olduğunu söylemek çok komik olur.

japonya ve amerika gibi ülkelerin de, ileri teknolojilerde diğer ülkelerin anasını sikmesinin nedeni, zamanında istatistiksel analizlerin gereksiz olduğunu düşünmemeleridir.

üstte arkadaş da yazmış: istatistiksel analiz, dünyayı matematiksel yöntemlerle açıklar. günümüzde dünya, istatistikle açıklanıyor. yere attığımız adımın karşılığı bile istatistiksel.
0
kamera motor
(22.06.13)
lisans öğrencisiyim. Sözkonusu sorunun cevabını pozitif bilimler için veremem ancak sosyal bilimler için söyleyebileceğim şudur ki "çok da değerli değildir, sadece çok az fikir verir."
Sorulan sorular ve ister istemez bir parça yorum içeren gözlemler üzerinden oluşturuluyor bu çalışmalar ve hele ki baz alınan teorilerin bizim toplumumuzun dinamikleriyle oluşturulmadığını göz önünde bulundurursak nesnel ve işlevsel bilgi olma özelliği neredeyse hiçe iniyor araştırmaların, istatistiki veriler vb.nin.
Bunun sebebini de insanın tekdüze ve belli kalıpların dışına çıkamayan bir varlık, adeta bir makine olarak ele alınmasına bağlıyorum.
0
dafaiss
(22.06.13)
Tıpta istatistiksel analiz sikertir...
0
compadrito
(22.06.13)
(7)

oğlum olmadık şeyler yedi, korkuyorum

kibritsuyu
ege'yi biliyorsunuz. 11 aylık oldu. dün sabah bi fark ettim ki yatağındaki yastığın kılıfına elini sokmuş, yastığın kendisini de oymuş, içinin elyaflarını çıkarmış ağzında geveliyor. hemen parmağımı sokup çıkardım ağzından ama bir kısmını yuttu mu, ne kadarını yuttu, ben yakalamadan ne kadar zaman ö
ege'yi biliyorsunuz. 11 aylık oldu. dün sabah bi fark ettim ki yatağındaki yastığın kılıfına elini sokmuş, yastığın kendisini de oymuş, içinin elyaflarını çıkarmış ağzında geveliyor. hemen parmağımı sokup çıkardım ağzından ama bir kısmını yuttu mu, ne kadarını yuttu, ben yakalamadan ne kadar zaman önce o yastığı oydu bilmiyorum. (allah cezanı vermesin senin oral dönem gibi)

bu sabah da mama yedirirken lokma lokma tam buğday ekmeği içi verdim. 2-3 lokmadan sonra bi baktım ki ekmeğin kalan kısmı biraz küflenmiş. yediği kısımda var mıydı bilmiyorum, muhtemelen vardı.

çocuğun görünürde bir sıkıntısı yok. yani 4-5 gündür biraz öksürüğü var ama üşütmesine yorduk. 3-5 gün önce elyaf yemiş de hala öksürüyor olabilir mi mesela? sırf bunun için de doktora telefon etmek istemedim, çünkü böyle şeyleri sorunca "yook yav nolacak onlardan, normal böyle şeyler" diyen bir doktorumuz var. iyice galip derviş modeli pimpirikli baba gibi olmamak için doktorumzua değil de size sorayım istedim. bir şey olur mu bunlardan?
0
kibritsuyu
(20.06.13)
pimpirikliliğinizi dokturu aramak için değil de bebeğinizi kontrol altında tutmak için kullanın bence. daha çok ufakmış. 2,3 yaşlarında solunum yoluna kaçabilecek oyuncaklardan, eşyalardan çok çekersiniz bu dikkatsizlikle.

ekmek minikmiş zaten, o kadar küften birşey olmaz. zaten aşırı küflü olsa tadını farkeder çıkarırdı.
elyaf da yapısı itibariyle yutabileceği bir şey değil, ağzında gevelemiştir en fazla.
0
kenar
(20.06.13)
bebeğimizi kontrol etme konusunda birçok anne babadan daha pimpirikliyiz diyebiliriz. bebek sahibi olmayan bilmez arkadaşlar. dikkatli diyorsunuz da bebek bu. ne kadar da dikkat etsen bir yolunu bulup bir şeyler kurcalıyor. cumartesi günü üç kişi gözümüzün önünde hiç yapmadığı şeyi yapıp tutunarak durduğu yerden elini bırakarak yürümeye çalıştı, biz a-aa yürüyo lan diyip kontrole alana kadar da düşüp kafasını dolaba çarptı. anası, babası, dedesi üç tane koca adamın gözünün önünde, ayağının dibinde. evin hiçbir yerinde boğazına kaçabilecek bir şey, ev kazasına neden olabilecek bir şey yok. düşüp çarpmalara karşı köşeler korumalı, prizler korumalı, dolaplar kilitli. gece uyuduğu yatağında kılıfının içinde duran yastığı yorganı oynayıp parçalamışsa biz bunu nasıl fark edebiliriz ki suç üstü yakalamadan? ya kamera koyup 24 saat kayıt altına alıp izleyeceğiz, ya başında bütün gece dikilip izleyeceğiz. bu dediğimi dikkat ile nasıl engelleyebiliriz?

ha evet geriye kalan ekmeğin üzerindeki mercimek kadar küfü görünce huylandım, koparıp verdiğim kısımda yeşil yeşil küfler yoktu eminim, o kadarına da bakıyorum. ama kalan kısımda mercimek kadar yeiş küfün yanında henüz yeşermemiş, ekmeğin kendi renginde organizmalar vardı yakından bakınca. dikkatsizlik dediğiniz bu ise biraz dikkatsizlik olmuş hakikaten.
0
🌸kibritsuyu
(20.06.13)
sakin sakin, küfü yese bile bişey olmaz ekmek küfü bir lokmayla zehirlemez. elyafı da yutmamıştır muhtemelen.
yalnız oral dönem sıkıntı hakketen en çok da altını değiştirirken yalnız bırakmayın. alt açılınca zaten bi keyif bi enerji geliyor çocuklara, iyice ne bulurlarsa saldırıyorlar.
ne kadar pimpirikli olursanız olun çocuk bu, olur böyle şeyler.
0
niye ama
(20.06.13)
babamin yakın bir arkadasinın kızı annesi çalıştığı icin,istedikleri gibi bir bakıcı bulamadıkları icin arada sırada gelip bizde kalıyor.Bundan bir buçuk ay önce babasi sabah bize bırakırken ' dikkatli olun dun aksam oyun oynarken küçük lastik bir tokasi vardı,sanırım onu yuttu.Her yerde aradık bulamadık,yatağın icinde de degildi dedi.' Şaşırdık ama kıza hicbir sey olmadı.

Geçenlerde doktora gittiğinde sormuşlar;'normalde yutamaz,baska bir yere düşürmustur siz yuttu sanmissinizdir hem yuttuysa da o an boğulmadıgi sürece bir sorun olmaz' demiş.

Bütün bebekler arada sırada boyle seyler yapıyorlar sanırım,korkmanıza gerek yok diye düşünüyorum ben.
0
fraise
(20.06.13)
İkizlerim var ve tek bakıyorum. Ben yetişene kadar klozete ellerini bile soktukları oldu. Bağışıklık sistemleri kuvvetlenir en fazla diye kendimi avuttum. Temel güvenlik önlemlerini aldıktan sonra çok fazla takmayın derim ben. Bebekler sandığımızdan daha güçlü ve dirençli.
0
ev hapsi
(20.06.13)
böyle durumlarda en iyisi gözlemdir. yemesi, içmesi, kakası gözlemlenir. bence de bişi olmaz pek. en fazla bağışıklık geliştirir. tabi daha fazla elyaf yutmasa iyi.
0
kediebesi
(20.06.13)
ekmeğinizi buzdolabında saklayın.

yastığını değiştirin. sağlam bi şey olsun, kıyısından köşesinden elini sokup malzeme araklayamasın içinden...
0
compadrito
(21.06.13)
(6)

gizli şeker, insülin direnci vs. tahlili

kibritsuyu
sevgili arkadaşlar. bu gizli şeker denen, insülin direnci denen mevzudan şüpheleniyorum. doktora gideceğim lakin ondan önce bir kan tahlili yaptırmak istiyorum. yakınlarımda bir poliklinik var fakat orada bu konunun uzmanı doktor yok. gidip "kan tahlili yaptırmak istiyorum şunu şunu istiyorum" falan
sevgili arkadaşlar. bu gizli şeker denen, insülin direnci denen mevzudan şüpheleniyorum. doktora gideceğim lakin ondan önce bir kan tahlili yaptırmak istiyorum. yakınlarımda bir poliklinik var fakat orada bu konunun uzmanı doktor yok. gidip "kan tahlili yaptırmak istiyorum şunu şunu istiyorum" falan diyip kan tahlili yaptırabiliyorsunuz (lütfen bunun doğruluğunu yanlışlığını anlatmaya çalışmayın, yaptığım doğru bir şey olmayabilir farkındayım).

şimdi sorum şudur ki benim bu gizli şeker, insülin direnci konusunda fikir vermesi için hangi kan tahlillerini yaptırmam gerekiyor?

şimdi eminim ki oradaki kan tahlili isteyecek doktora gizli şeker için, insülin direnci için tahlil yaptırmak istiyorum desem kesin bir şeyleri eksik yazacak. ben yazıp eline vereyim de hepsini tam istesin.
0
kibritsuyu
(19.06.13)
hocam bu konuda ders vermemeniz gerektiğini özellikle rica ettim. evet benim zihniyetim bu. keyfi olan cevap versin, kanına dokunan da cevap vermesin tamam mı? oradaki sürgün yemiş, hayattan bezmiş adama şikayetimi söyleyip anlamadığı şeylerin tahlilini yapsın istemiyorum ben. her doktor her haltı bilmiyor maalesef. öyle bir memleketteyiz. kalçası ağrıyan annemin çekilen kalça grafisine ve mr'ına bakıp "ben bundan anlamam, ben sadece kırık çıkıktan anlarım" diyen bir ortopedist çalışıyor ankara'nın en büyük ve en lüks özel hastanesinde biliyor musunuz? şimdi ben nasıl güveneyim konunun uzmanı olmayan adamın tüm tahlilleri tam isteyeceğine?
0
🌸kibritsuyu
(19.06.13)
böyle şeylere neden bu kadar celallenilir anlamamki, adam yaptırmak istediği tahlil/tahliller icin bir ön bilgi sahibi olmak istemiş, zaten buradan aldıgı listeyi de gidip doktorun eline verecek degildir cok cok büyük ihtimalle, "hekim arkadaş varsa da cevap vermesin" bu nedir ya? olması gereken bence şudur ki hekim arkadaş varsa bu soruya kendi uzmanlıgı cercevesinde cevap verip, üstüne üstlük genelde şunu yazmazlar sen bunu da istiyorum diye ekstra yol göstermeliler
diye düşünüyorum
Soruya gelince
aynı şikayetlerden süphelendim, önce medikoda açlık tokluk insülin değerlerine baktırdım. Sonra cıkan sonuca istinaden beni endokrin polikliniğine yönlendirdi (ref aralıgından yüksek cıkmıştı) orada birkaç saat şeker yüklemesi yapıp kan aldılar ve kan şekeri değerine baktılar. Sonrasında da glisemik endeksi düşük yiyecekler içeren bir diyet verdiler, onu uyguladıktan sonra da kontrole cagırdılar. Diyet sonrası insülin direnci kırılmıştı (son cümle sonucu merak edenlere :)
0
primetime
(19.06.13)
yakinlarinizdaki plonikigin aile saglik merkezi var mi? (bunlar devletinki gibi olmayanlar) orada bir sansinizi deneyebilirsiniz. ben de yaptirmistim aynisi ve bunun icin aile saglik merkezine gitmistim istanbulda. yalniz bunu ozel saglik sigortam karsilamisti o yuzden anlasmali bir kurum yeterli olmustu. yapi kredi sagligin ankaradaki anlasmali kurumlarini buldum bir arayip sorabilirsiniz belki. ( tahlil sonuclarim ulasabilecegim bir yerde olmadigindan dolayi tam olarak cevap veremedim sorunuza ama belki bir yardim olur diye yaziyorum)
gecmis olsun
www.yksigorta.com.tr
0
65 derece
(19.06.13)
Tam tamına 10 saat oruçtan sonra, kan vereceksin abicim.

Gece saat 10'dan sonra bir şey yeme ve ertesi sabah saat 8'de kan ver mesela. Bunun gibi... Su içmek serbest. Onun dışında her şey yasak bu 10 saat süresince.

Yapılacak testler, Açlık Kan Şekeri, Açlık İnsülini, Hemoglobin a1c (Hba1C) ve C peptid

Bunlar yapılsın. Bunların sonucuna göre, ya

Oral Glukoz Tolerans Testi ve Eş zamanlı insülin de yaptırırız, ya da,

günde bi saat yol yürü, (hem beline de çok iyi gelir)
tatlıyı azalt,
koladan, gazozdan, aystiden dörtnala uzaklaş,
günde iki porsiyondan fazla meyve yeme,
ekmeğe, makarnaya, pizzaya abanma, kibar ve insanî ölçülerde ye

gibi önerilerde bulunuruz.

Hazır kan alınmışken, "tüm metabolik panel"e bakılması da, "senede bi defa kabilinden" şık bir hareket olur.

"Biz açlık insülini bakamıyoruz" filan derlerse, dörtnala uzaklaş oradan.

Hatta, mesleğinle alâkalı olarak, ben senin yerinde olsam, paraya kıyar ve Vitamin D3 seviyesine de baktırırdım.
0
compadrito
(20.06.13)
al buyur işte abi. ben bilmiyor muyum olacakları? burada compadrito üstadımın yazdığı tahlilleri de kağıda yazdım gittim üstelik. dedim ki özel bir doktora gittim, insülin direnci için, gizli şeker için tahlil istedi, bunları yaptırmak istiyorum diye. sanki ben hiç insülin direnci dememişim gibi, sanki compadrito "açlık insülinine bakmıyorlarsa oradan kaç" dememiş gibi, sanki kağıda yazıp vermemişim gibi sen insüline minsüline bakma. açlık kan şekeri, o kadar, yallah. hazır kan alınmışken şuna şuna da bakılsın falan zaten yok. benim evde parmağımın ucunu delip ölçtüğümden gayrı bir şey istememiş. insülin direncine bakılacak ama açlık insülinine bakılmayacak. bilmiyorum. doktor değilim ama bana çok saçma geldi. sonra gelip buradan sorunca yok efendim doktora saygısızlık. adım gibi eminim o doktor benim ne için test yaptırmak istediğimi bile anlamadı. "şeker" lafını duyunca şekerimi ölçtü o kadar.
0
🌸kibritsuyu
(21.06.13)
abicim o doktor insülin direncinin ne olduğunu bilmiyodur bile. açlık insülin sonucu bilinmeden, insülin direnci ölçülemez.

Tunus Caddesi No: 95 06680 ANKARA
Tel: 0 312 468 70 10 (9 hat pbx)
Tel: 0 312 427 81 70 (4 hat pbx)
Fax: 0 312 427 81 74
Çalışma Saatleri: Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi: 08.30 - 20:00, Pazar: 08:30 - 18:00

Gördüğün üzere, Düzen laboratuarı haftada 7 gün çalışıyor.

Gidiyorsun oraya, paraya kıyıyorsun ve bu dediğim dört teste baktırıyorsun.

açlık kan şekeri
açlık insülini
hemoglobin a1c
c-peptid

bu sonuçları bana yazıyosun, ben sana insülin direncini hesaplıyorum. (Düzen bu hesaba da ayrıca para alıyo galiba. Onu ödemeyesin diye yani). Eğer bunlarda bi anormallik varsa,

oral glukoz tolerans testi ve eşzamanlı insülin

ile belki vitamin D3 seviyesi de baktırırsın.

herhangi bir doktor istem kağıdına filan lüzum yok. orada zaten doktor var. gidip o doktora, "ben bu testleri yaptırmak istiyorum" diyeceksin. o da sana "ne kadar akıllı bi adammışsınız siz! hekim misiniz yoksa?" diyecek.

pahalıdır bunların tamamı ama senin sağlığından daha değerli değildir. Ege bebek babasız kalmasın!
0
compadrito
(23.06.13)
(22)

TDK sözlük vs. nişanyan sözlük vs. vikisözlük vs. imla kılavuzu

ermanen
hangisi en güvenilir? (imla yönünden daha çok)TDK sözlük ile vikisözlük aynı imlayı verirken, nişanyan sözlük bazı kelimelerde çelişiyor.Mesela, TDK sözlük ve vikisözlük "motamot" derken, nişanyan sözlük "motamo" demiş. (ekşi sözlük ikisini de kabul etmiş sanırım)hangisi doğru şimdi? yoksa ikisi de
hangisi en güvenilir? (imla yönünden daha çok)

TDK sözlük ile vikisözlük aynı imlayı verirken, nişanyan sözlük bazı kelimelerde çelişiyor.

Mesela, TDK sözlük ve vikisözlük "motamot" derken, nişanyan sözlük "motamo" demiş. (ekşi sözlük ikisini de kabul etmiş sanırım)

hangisi doğru şimdi? yoksa ikisi de mi doğru? boşluklu (mot a mot) ve tireli (mot-a-mot) yazımı da mı doğru mesela ?

Başka bir örnek olarak TDK ve vikisözlük "lümpen" derken, nişanyan sözlük "lumpen" demiş. yine ikisi de mi doğru?

örnekler çoğalabilir. ne düşünüyorsunuz? en güvenilir kaynak hangisi? en iyi diyebileceğimiz bir imla kılavuzu var mı?

ek soru: yabancı kelimeler türkçeye yabancı dildeki okunuşu şeklinde geçer diye veya benzeri bir kural var mı? (bunu fransızca için düşündüm daha çok)

ek soru2: "ana yazım kılavuzu"nda ne olarak geçiyor bu tartıştığımız kelimeler? online versiyonu var mı bu kılavuzun?

edit: bu sorunun aciliyeti yok ama insanlar için en güvenilir türkçe kaynağı bilgilendirmek için üste alınmasını rica ettim. sonuçta türkçe açısından faydalı bir soru bence.

sadece 2-3 saatliğine rica ettim.

SON SOZ: Konu yeterince acikliga kavustu. cevaplar icin tesekkurler.
0
ermanen
(18.06.13)
Yabanci kokenlilerde, kelimeyi aratir, gazetelerde falan nasil kullaniliyorsa onu kullanirdim.
Bazen sozlukte hic kullanilmayan bir sekli de olabiliyor. Mesela bir ingilizce sozlukte "ing-train, tur-tiren" gormustum. tabiki "tiren"i hayatimda duymadigim icin gulup gecmistim. Ama bunlarin arasinda en guveniliri tdk'dir.
0
el desaparecido
(18.06.13)
mot à mot

doğrusu bu. tereddüde düştüğünüzde, hakem ihtiyacı hissettiğinizde gugıla müracaat etmenizi öneririm.

Fransızcada, kelimenin son sessiz harfi t veya s ise, bunların ardından sesli harf gelmediği zaman okunmaz.

Yani mot yazılır mo okunur. Ama liaison=ulama kuralı gereğince, mot'un ardından a geldiğinde, "mo a" demek güç olacağından, mota diye ulanarak okunur.

Bu durumda mota mo olur deyimin tamamı.

Türkçede motamot diyenler var. Aslını bilmedikleri için öyle diyorlar. Biraz özenti bir laf. Motamo tercüme demek yerine, kelimesi kelimesine tercüme, kelime kelime tercüme demek daha doğru olur. Ama ille de havamızı atacağız ya, onun için, Fransızca katalım ara sıcak olarak diyoruz ama motamot diyince de, o hava fısss diye sönüyo.

TDK sözlük ile Nişanyan sözlüğü karşılaştırırken, bir de Ekşi'den bahsetmek, biraz tuhaf olmuş. Ekşi yazarlığının ne gibi bir söz hakkı olabilir ki? Söz hakkı tabii ki var da, ne derece geçerlidir o söz? Ekşi bir sözlük müdür?

Başka örneğe gelelim:

Lumpen Almanca bir kelimedir. Almanca, lump (başıboş gezen serseri) kelimesinden türemiştir. Lumpen yazılır ve yazıldığı gibi okunur. Lumpeni lümpen diye okumak gene bilgisizlik sonucu meydana gelir. Almanca kelimeyi Fransızca özentiyle okumak suretiyle kelime lumpenleştirilmektedir. E o zaman Bundesliga'ya neden bündesliga demiyonuz mesela? Ona da bündesliga diyin. Daha çok havanız olsun.

Bi ara (bkz: aslanlı yol)u okuyabilirseniz, kime daha çok güveneceğiniz ortaya çıkar.

Yabancı kelimeler Türkçeye yabancı dildeki okunuşu ile geçer şeklinde bir kural yok herhalde.

Öyle olsaydı, komputer yerine kompiyutır derlerdi bir zamanlar. Hani bilgisayar kelimesi yokken ve elektronik beyin demeyi tercih etmeyenlerin bulunduğu zamanlar.

Ya da forvet demezlerdi de forward denirdi. Korner demezlerdi de, kornır derlerdi.

Ama motamo ve lumpen kelimeleri bu kadar halka malolmuş kelimeler değil. Yoldan rastgele çevirdiğiniz bin kişiden 980'i filan kornerin ne demek olduğunu bilir.

Ama bunlardan, herhalde ancak 50'si filan lumpeni ve/veya motamoyu bilir.

Peki bi zamanlar Vaşington yazıyoduk da, neden Washington'a döndük. Madem Washington'a döndük, neden London'a da dönmüyoruz? (Konumuzla pek bi alâkası olmayabilir de, şu an öylesine aklıma geldi.)
0
compadrito
(19.06.13)
nişanyan daha kişisel bir çalışma iken tdk çok daha yaygın kabul görmüş bir çalışma.

öte yandan bazen tdk'ya aykırı olsa bile sevdiğim bir yazar/şair nasıl kullanmışsa öyle kullanırım.
0
paspasanahtarinustunde
(19.06.13)
irbat
(19.06.13)
adı üstünde tdk en güvenilir kaynaktır. arada bi s.çar ama gene de en geçerlisi o. sonuçta bir sözlük veya ansiklopedi de tdk'yı kaynak olarak yazıyor. nişanyan hariç tabi.

soruya soruyla cevap: abicim bu sorunun önceliği aciliyeti ne ki turuncu şeride hak kazanmış???
0
nicki martin
(19.06.13)
@compadrito

güzel açıklamışsın da, tdk neden "motamot" ve "lümpen" diye sözlüğe koymuş o zaman? halkın çoğu da böyle kullanıyor dediğin gibi. (ayrıca resmi kaynaklarda ve makalelerde de "motamot" ve "lümpen" şeklinde geçtiğini gördüm)

demek ki bu konu hala havada ve kesin bir kural yok.

bu arada ekşi sözlük'ü referans olarak koydum. tdk ve nişanyan ile karşılaştırma açısından değil. ama yine de ekşi sözlük de yine fikir verebiliyor böyle durumlarda.

edit: ayrıca "mot à mot" nasıl türkçe de doğru olabilir ki? o fransızca yazılışı. türkçe yazılışından bahsediyoruz burda. türkçede "accent grave" yok ki.

ayrıca fransızca okunmasından bahsetmişsin yine. biz türkçeye nasıl geçtiğini ve nasıl geçtiyse öyle okunduğunu tartışıyoruz.

sana göre doğru olanı hangi kaynağa göre söylüyorsun?

edit2: "aslanlı yol"da da ne dediğini özet geçersen sevinirim.
0
🌸ermanen
(19.06.13)
elbetteki tdk, bunu tartışmak bile abes.

tdk'nın resmi bağlayıcılığı var.

herhangi bir kelimede tdk'nın kabul ettiği yazım, mantıksız da geliyor olsa, onu doğru kabul etmek gerekir. ha bence şöyle olması daha mantıklı diyenlere de, tdk'nın avukatlığını yapacak değiliz, orası da ayrı mevzu tabii ki:)
0
wilhelmwasmuss
(19.06.13)
tdk ve vikisözlük'ü geçeceksin. birisi başbakan'In konuşmalarına göre tanım değiştirebilen, dilin organik yapısıyla bağı olmayan, cunta tarafından kurulmuş güdük bir bürokratik kurum. vikisözlük maalesef yeterince kapsamlı ve denetimli değil.

bu durumda dil algısına sahip, dili kullanan ve yaşatan, dilbilim donanımı yüksek kişiler tarafından yapılmış çalışmaları önemseyeceğiz. kıyaslayacağız, aklımıza yatanı benimseyeceğiz. dil, kışla yönetmeliği değildir, farklı görüş ve kullanımları barındırır.

ben şahsen nijat özön'ün imla kılavuzu'nu ve necmiye alpay'ın türkçe sorunları kılavuzu'nu(aslında bir imla kılavuzudur) benimserim.

nişanyan sözlük aslen bir etimoloji sözcüğü. tek kişi tarafından yapıldığı için hataları var, güncelleniyor. ama sevan nişanyan türkçe üzerine en çok kafa yoran ve analitik yorumlar geliştiren 2-3 kişiden birisi, tamamen güvenilir.
0
dehri
(20.06.13)
simdi cevabi bilmem ama tdk'ya tepki olarak dogan dil dernegi diye bir dernek var haberdar degilsiniz sanirim. ahanda onun yazim kilavuzu:
www.dildernegi.org.tr

ben olsam tdk'nin ve dil dernegi'nin yazim kilavuzlarina bakar ona gore karar verirdim. eger farklilik varsa digerlerine bakardim.
0
f_d
(20.06.13)
@ermanen üstadım,

TDK'nın lümpen ve motamot diyor olması onların ayıbı. Zaten bu kadar ayıp da onlara yeter. Bir ülkenin resmî "dil kurumu"yum diye gek gek gerineceksin, burdan bizim köye kadar bütçen olacak, sonra da kalkıp lümpen ve motamot diyeceksin. Hiç bir yoruma ve zaman kaybına değmez.

Peki, Ekşi'yi de referans kabul edelim. Ama o zaman bu yazdıklarımız ziyan olmasın, bizden sonrakiler şeker de yiyebilsinler. Bi başlığın altına iliştiriverelim bunnarı.

"Bu durumda mota mo olur deyimin tamamı." diye yazmışım ama siz bana aksan grav diyosunuz. Bi daha yazayım: mota mo. Doğrusu bu.

Ama bunu kullanmaya gerek yok. Söylemeye çalıştığım şey tam olarak bu... "Sızma zeytinyaa" demek varken, ekstravörcinalıvoyl demeye çalışmak gibi bi şey motamo demek.
"Motamo tercüme" lâfını kullanmayalım. "Kelimesi kelimesine tercüme", "kelime kelime çeviri" diyelim. Hava atmaya hiç ihtiyacımız olmasın.

Anadolu kültürüyle yetiştik. Biraz "Engin ol gönlüm, engin ol" diyelim kendimize... (Hem kibir, çok büyük günah!)

Motamot diyip gülünç duruma düşme riskimiz de olmasın.

"Bana göre doğru olan" diye bi şey yok. Doğru bi tane var o da bana göre değil, doğru olduğu için doğru.

Kaynak da www.nisanyansozluk.com

Motamo doğru iken, birisi karşıma geçip "motamot çeviri" derse, o kişiyle bütün diplomatik ilişkilerimi kesecek miyim? Tabii ki hayır. Sadece, "Hmm, motamo demeyi bilmiyor ve havalı olmaya çalışıyor" diyip geçeceğim.

Sıhhi tesisatçı rögar yerine loğar diyince, yemeden içmeden kesilmiyorum yani.

(ayrıca resmi kaynaklarda ve makalelerde de "motamot" ve "lümpen" şeklinde geçtiğini gördüm) yazmışsınız da, ben de resmi kaynaklarda, "muhattap" yazıldığını gördüm. Bir resmi yazıda da, "köy" yerine "göt" yazıldığını gördüm. (Dalga geçmiyorum, aynıyle vâki). Sonuç: "Resmî" kelimesi ile "doğru" kelimesi eşanlamlı değil.

Bu fikir alışverişimizden sonra, muhtemelen siz bana, "Beni ikna edemedin compadrito, ben motamot demeyi sürdüreceğim" diyeceksiniz. Ben de "iyi günlerde kullanın üstadım" diyeceğim. Kimi limon küfünü sever, kimi cam göbeeni. Bu yazdığımı okuyan en az bir kişi, ne diyor olduğumu anlayıp, sözümü dinlese, o bile kâfi benim için.

Aslanlı Yol, Sevan ustanın hayat hikâyesi. Nesini anlatabilirim ki? Alıp okumak lâzım.

@dehri

Adamsın, adamın hasısın.
0
compadrito
(20.06.13)
@compadrito

çok güzel açıklıyorsun, çok güzel noktalara da değindin ve söz dokundurmayı da ihmal etmedin :)

ben soruyu başımın dikine gitmek için açmadım. eğer öğrenmek istemesem bu kadar ayrıntılı sorup bir çok kişiden cevap almak için de üste taşınmasını rica etmezdim. seni de zaten davet ettim bu tartışmaya.

başkalarının da doğru kaynakları öğrenmesi için referans olmasını istedim duyurunun. ama kelimelere çok takıldık. ana konu havada kaldı. tdk demek ki bazı kelimelerde sınıfta kalıyor. tdk'yı da savunmuyorum zaten.

size göre en doğru kaynağı sordum sadece. evet dil değişir, esas türkçe kelimeleri kullanmak daha iyidir, evet odur, budur vs. ayrıca tartışılır bunlar. konular geniş ve türkçe dilinde tartışmalı yerler de var sonuçta.

teşekkürler cevaplar için.
0
🌸ermanen
(20.06.13)
Yok üstadım, söz dokundurmak bizim haddimiz değil, ıstağfirullah! Yanlış anlaşıldıysam, benim kabahatimdir, özür dilerim.

Ana konu havada kalmasın. TDK kılavuzluk görevi yapabilir ama söylediği şeyler, taşa kazınmış değil. Kör parmağım gözüne hataları var.

Zaten dil yaşayan bi organizma. Bundan 10 yıl önce "sıkıntı" diye bi laf var mıydı? Vardı da, bu anlamda kullanılıyo muydu? cosmicstring hocamız gibi beni de rahatsız ediyo bu yeni anlamda kullanılması. Ama biz cebimizi de yırtsak, yaygınlaşmasının önüne geçebilir miyiz? Hayır. Almış başını gitmiş...

Biz burada, istediğimiz kadar, doğrusu şudur, yanlışı budur diyelim, şurda topu topu kaç kişiyiz ki? Dili milyonlar kullanıyor, ağzı olan konuşuyor, engel olmak mümkün değil, akarsu gibi. Feci şekilde azınlıktayız yani.

Genel olarak şunu söyleyebiliriz: İnsanlar TDK'nın her dediğine "he" demesinler.

Korner - corner
Forvet - forward

Filan gibi örneklerde olduğu gibi, yabancı kelime bi süreliğine girecek dilimize, doğru ya da yanlış bir süre kullanılacak ve bir süre sonra da çekip gidecek, modası geçecek.

Yabancı kelimeler Türkçe'ye yabancı dildeki okunuşu şeklinde geçer diye veya benzeri bir kural var mı?

diye soruyosunuz, "Öyle bir kural olsa, bi önemi var mı?" diye sorayım ben de...

"Türkçe'ye" yazılmaz, Türkçeye yazılır, İngilizce'de yazılmaz İngilizcede yazılır diye bi kural var mesela. Kaç kişi biliyor? Kaç kişi uyuyor?

dahi anlamındaki de'yi, da'yı kaç kişi ayırabiliyor? Ayırabilenlerden kaç kişi önemsiyor bu kuralı?

Viyadük gibi yabancı bir kelimenin -i halinin viyadüğü değil viyadükü olması gerektiğine dair bir kural var. Ama "resmi" karayolları tabelası "viyadüğü" yazıyor. Bu kuralın varlığından kaç kişinin haberi var?

Toparlayacak olursak, lumpen ve lümpen'in ikisi birden doğru olamaz. Kelimenin bir doğrusu olur. Ama yanlış kullanımı yaygınlaşmıştır, ona yapacak bir şey yok.

Motamo da öyle,

Kaynak olarak da kargadan başka kuş tanımam...
0
compadrito
(20.06.13)
Dil Derneği'nin klavuzundan şaşmam. Kimseyi de şaşırmasın...

www.dildernegi.org.tr

götünden kelime uyduran, dönemine göre kelimenin anlamını değiştiren tdk'yı zaten hiç kullanmazdım.
0
one minute
(20.06.13)
cevapları okumadım, değinmiş olan varsa affola.

kitap yayıncılığında editörler genellikle epsilon yayınlarının ana yazım kılavuzu'nu ve ali püsküllüoğlu'nun türkçe sözlüğünü kullanırlar.

tdk'ya ise bir taraflarıyla gülerler sadece.
0
inawen
(20.06.13)
""Türkçe'ye" yazılmaz, Türkçeye yazılır, İngilizce'de yazılmaz İngilizcede yazılır diye bi kural var mesela. Kaç kişi biliyor? Kaç kişi uyuyor?"
yoo; çekimler ayrılır yapımlar ayrılmaz
0
fenasi kerim
(21.06.13)
Yukarıda tek bir bkz. ile ifade edilmiş, daha ayrıntılı olarak anlatayım. Günümüz TDK'sı güvenilir sayılmıyor. Bunda TDK'nın çelişkili ve dil mantığına aykırı uygulamalarının etkileri büyük. Tabii bunun da temelinde 1980 darbesiyle birlikte asıl TDK'nın dağıtılıp yerine bir kukla kurum konulması yatıyor. Dolayısıyla bugün ciddi yayınevlerindeki editörler, redaktörler, yazarlar, akademisyenler, reklamcılar 1980 darbesinden önceki son TDK başkanı olan Ömer Asım Aksoy başkanlığındaki bir kurul tarafından hazırlanmış olan Ana Yazım Kılavuzuna itibar ediyorlar. Hatta AKP hükümetine kadar ÖSYM bile TDK'nın değil, Ana Yazım Kılavuzuna göre üniversite sınavlarını hazırlamaktaydı.

TDK'nın çelişkili uygulamaları Ana Yazım Kılavuzunun giriş bölümünde ayrıntılarıyla çürütülüyor. Sözgelimi ayrı yazalan bi(r)leşik sözcük diye bir şey uydurdular. Ayrı yazılan sözcük diye bir şey olmaz. Bir sözcük bileşik de olsa, iki ayrı sözcüğün birleşmesinden de oluşsa tek parça olarak yazılır. Adı üstünde sözcük, ayrı yazılmaz bu.

Bu saçmalıkları yüzünden Adamsendecilik sözcüğünü TDK'da Adam sendecilik diye görürsünüz. Halbuki oradaki de, dahi anlamındaki de'dir. İlla ayrı yazılacaksa Adam sen de cilik diye yazılması gerekir ki bunun da saçmalık olacağını bildiklerinden ne yardan geçebiliyorlar ne de serden. Aynı biçimde şapka olarak bilinen düzeltme iminin yazımında vb. TDK'nın çelişkili ve dil mantığına aykırı uygulamaları var.

ek soru 2: Ana Yazım Kılavuzunun internet vesiyonu yok. Ama zaten çok pratik biçimde basılmış bir cep kitabı. Her yere götürülebilir.

Ayrıca yazım kılavuzlarıyla ilgili de şurada faydalı olacağını düşündüğüm bir yazı mevcut: yazarodasi.blogspot.com

Bir de Ekşi Sözlük yazarlığının nasıl bir söz hakkı olabilir ki diyenler unutmamalı ki Ekşi Sözlük'teki bütün başlıklar Hacivat denilen ve hemen hepsi üniversitede hoca, editör, yayıncı vb. olan kişiler tarafından dil kurallarına göre denetleniyor. TDK'nın resmi bir bağlayıcılığı falan da yoktur, bilip bilmeden konuşmayın.

TDK'yı esas kabul edenler büyük çoğunlukla genç kuşaktan kimseler olsa gerek. AKP iktidarı döneminde üniversite, y.lisans vb. okuyan gençler TDK'yı da esas alıyorlar. Bilinçli bir tutum değil bu.

Bir başka yanıtım da mot à mot ile ilgili. Bir sözcüğün kaynak dildeki yazılışı doğru kabul edilemez. Sözcüğün geçtiği dilde nasıl yazılıyorsa o hali doğrudur. Sözcüğün etimolojisiyle bir sözcüğün bir dildeki hali farklı şeylerdir. Bunları karıştırmamak gerek. O zaman televizyonu da television yazsın insanlar... Veya tişört yerine t-shirt yazsınlar. (Gerçi çoğu insan bu hataya düşüyor ama neyse)
0
microfiction
(21.06.13)
@ermanen

Hay aklınızla binbeşyüz yaşayın! Ne iyi etmişsiniz de sormuşsunuz bu soruyu... Bissürü şey öğrendim.

@microfiction

Teşekkürler aydınlatıcı bilgiler için üstadım.

"Bir de Ekşi Sözlük yazarlığının nasıl bir söz hakkı olabilir ki diyenler unutmamalı ki Ekşi Sözlük'teki bütün başlıklar Hacivat denilen ve hemen hepsi üniversitede hoca, editör, yayıncı vb. olan kişiler tarafından dil kurallarına göre denetleniyor. TDK'nın resmi bir bağlayıcılığı falan da yoktur, bilip bilmeden konuşmayın."

yazmışsınız. Benim söylemeye çalıştığım şey, Ekşi'de bir konuda yazılmış bir görüş, nasıl referans görüş olabilir? Ekşi'de yazana bakarak nasıl yönümüzü bulabiliriz? Mesela (bkz: motamot çevirinin azizliği) diye bir başlık var.

Ondan soğnacığıma, Ekşi'ye motamo diye de sorsanız, motamot diye de sorsanız, mot à mot diye de sorsanız, sizi (bkz: mot a mot) başlığına yönlendiriyor.

Mesela, bu başlıktaki girilerden biri şöyle (aynen kopi peyst):

"kimilerinin "notanot" diye telaffuz ettikleri fr menşeili tabir"

gördüğünüz gibi yazarımız "menşeli" yazmayı bile bilmiyor.

Nerde bu devlet? Nerde bu hacivatlar?

Bir başka yazarımız, aynen şunu girmiş bu başlığa:

(bkz: literally)

Halbuki (bkz: literal) olarak girmiş olmalıydı. Hacivatlar bunu da atlamış.

Öte yandan,

"Ekşi Sözlük'teki bütün başlıklar Hacivat denilen ve hemen hepsi üniversitede hoca, editör, yayıncı vb. olan kişiler tarafından dil kurallarına göre denetleniyor." diyosunuz da,

ben arada sırada girilerimde,

ammaaaa waaa laaqıynnn, yazıyorum. Bi gün bile olsun bi Hacivat da, "ne diyon sen aga?" demedi.

Bazen de "mına koyim" yazıyorum. Bi Hacivat da çıkıp "Huoopp, bilâder!!! Akıllı ol! Alırım paçanı aşşaaa!" demedi.

Beri yandan, an itibarıyle Ekşi'deki giri sayısı 18,855,740 olmuş. Bu hacivatlar kaç kişi ki, 20 milyon giriye kalite kontrolü yapceklee? Bu sebepten, Ekşi bir referans kabul edilebilir mi?

"Wikipedia'nın ve Vikipedi'nin bile ev ödevlerinde referans kaynak kabul edilmediği bir ortamda, Ekşi nasıl referans olabilir?" diye sormak istemiştim sadece... "Bile" dememin sebebi, Wiki/Viki'nin geyik bi ortam olmamasındandır. İmece usûlü ile yazıldıkları malum ama ciddi olmaları bekleniyo galiba. "Yazarlarının ehil olup olmadığı bilinmediği için ve kaynaklarının sahih olup olmadığı bilinmediği için referans kabul edilmiyor pek çok hacı hoca tayfası tarafından. Aynı noktadan hareketle ve üstelik bi de geyiği bol olan Ekşi de referans kabul edilmez heralde" demek istedim. Yoksa Ekşi candır, bi de kutsal bilgi kaynağıdır.

"TDK'nın resmi bir bağlayıcılığı falan da yoktur, bilip bilmeden konuşmayın." sözünüzü bana mı söylediniz, bundan çok emin olamadım.

Zaten resmî bağlayıcılığı olmaması gerek heralde di mi? Yazım kurallarını çiğnersek, naapacak TDK? Gelip aazımıza biber mi sürecek?

Bi de, biraz hızlı okuyosunuz galiba. Ya da ayfondan filan okuyosunuz.

"mot à mot

doğrusu bu."

diye yazmışım. Biraz aşağıda da,

"Bu durumda mota mo olur deyimin tamamı." yazmışım.

Sonra bu güzel sorunun sahibi ermanen üstadım, "ayrıca "mot à mot" nasıl türkçe de doğru olabilir ki?" diye sormuş bir ilave soruyla ve ona cevap vermişim ama o da gözünüzden kaçmış herhalde.

Ama belli ki, sizden öğreneceğim çok şey var. Teşekkürler katkılarınız için.
0
compadrito
(22.06.13)
Böyle konularda Dil Derneği tek doğru kaynaktır.
0
amateur
(22.06.13)
@compadrito tdk'nın resmî bağlayıcılığı yok sözünü size söylemedim.

ikincisi, siz hacivat mevhumunu tamamen yanlış anlamışsınız. ekşi sözlük'te entryler/giriler dil kurallarına göre denetlenmiyor. sadece başlıklar gerektiği zaman bu denetime tabi. sözgelimi bir başlık "hristiyan" biçiminde açılmışsa "hıristiyan" biçiminde düzeltiliyor. ya da provakatör diye açılmışsa provokatör başlığına yönlendiriliyor. tabii burada bağlama da bakılıyor. bir sözcüğün bilinçli olarak, özellikle yanlış yazımı, yanlış yazılmış bir yerden aktarımı vb. olabilir. bunlara dokunulmuyor. onun dışında entrylerin yazımına karışılmıyor.
0
microfiction
(22.06.13)
@microfiction

Teşekkürler açıklama için. Ama tatminkâr olmadı. Çünkü,

"Bir de Ekşi Sözlük yazarlığının nasıl bir söz hakkı olabilir ki diyenler unutmamalı ki Ekşi Sözlük'teki bütün başlıklar Hacivat denilen ve hemen hepsi üniversitede hoca, editör, yayıncı vb. olan kişiler tarafından dil kurallarına göre denetleniyor."

yazdıktan sonra,


"sadece başlıklar gerektiği zaman bu denetime tabi. sözgelimi bir başlık "hristiyan" biçiminde açılmışsa "hıristiyan" biçiminde düzeltiliyor. ya da provakatör diye açılmışsa provokatör başlığına yönlendiriliyor. tabii burada bağlama da bakılıyor. bir sözcüğün bilinçli olarak, özellikle yanlış yazımı, yanlış yazılmış bir yerden aktarımı vb. olabilir. bunlara dokunulmuyor. onun dışında entrylerin yazımına karışılmıyor"

yazdınız.

Ben de diyorum ki, hacivat mefhumunu anladım ama mevzu ile bi alâkası olmadığını göstermek için o örnekleri verdim. Yani hacivatların Ekşi'de açılan başlıkları düzenleyici bir işlevleri var. Giri, sözlük formatına aykırı olmadıkça, göte girme ihtimali olmadıkça, içerik de selbez, uçuş da selbez, atış da selbez... Öte yandan, Ekşi'de yazar olmak için gereken başka bi ehliyet yok. Beri yandan, kaynaklar sahih değil. Bazen de götümüzden uydurup yazıyoz.

Bu durumda, Ekşi nasıl referans olabilir?

Ama ermanen üstadımız, "Ekşi gene de bir fikir verebiliyor" mealinde bir şey yazdı ki haklıdır, herhangi bir güvenilirliği ve geçerliliği olmayan giriler arasında, doğru bilgi verenler de var. Ama seçmeyi bilirseniz...

Bu yüzden, bu soruya gelen cevaplardan öğrendiğim, Adam, Epsilon, Dil Derneği, Ana Yazım Kılavuzu gibi kaynaklarla pek mukayese edilemez Ekşi...

Fikir verir, evet. Ama belirleyici olamaz.
0
compadrito
(22.06.13)
burada kastettiğim şey zaten sözlükteki tanımlar, içerik yönünden değil, imla yönünden sözlüğün kullanımı. dolayısıyla başlıklar da doğru imla konusunda yardımcı olacaktır. entrylerin içerikleriyse dediğiniz gibi fikir verecektir. zaten burada bile görüyoruz bu kullanım biçimini. entrylerde ayrıca başka kaynaklarda kolayca erişemeyeceğimiz biçimde yazım kılavuzları arasındaki çelişkiler, bu çelişkiler üstüne tartışmalar, farklı görüşler de yer alıyor. insanlar birbirinin hatalarını düzeltiyor, doğruya ulaşılıyor. sözgelimi ben mevhum yazmışım, siz mefhum olduğunu düzeltiyorsunuz vb. internet de böyle bir şey zaten. internet okuryazarı olan kişi doğru biçimde okuyabiliyor. ama dediğinizi anlıyorum, doğruda doğruya bir yazım kılavuzu değil zaten sözlük.
0
microfiction
(22.06.13)
Dile cidden kafa yoracaksanız çeşitli imla kılavuzlarrına sahip olmanız gerekiyor zaten. Benim ana referansım Dil Derneği'nin kılavuzudur. Nijat Özön ve TDK'da elimin altında.

Genel durum şudur; Her kurumun kendi imla kuralları ve klavuzu vardır. Mesela ayrıntı yayınlarındaki kitapların dil bütünlüğüyle Remzi Kitabevi yayınlarından çıkan kitapların dil bütünlüğü arasında fark vardır.

Yayınevleri x kılavuzu tercih eder ve o kılavuzda eksik gördükleri madde ve kuralları bir metin halinde çevirmenlerine, editörlerine yollarlar.

Yani şu kılavuz doğrudur demek pek doğru değil. Her kılavuzun eksikleri var. Ben TDK'yı referans almam.
0
one minute
(16.09.14)
(4)

Küçük bir çeviri

electra kompleksi
Ben seni meşgul etmeyeyim İngilizce nasıl denir?
Ben seni meşgul etmeyeyim İngilizce nasıl denir?
0
electra kompleksi
(17.06.13)
"seni meşgul etmesem daha iyi olacak sanırım" anlamındaysa "i may not keep you busy"
Sitemkarsa "maybe it's better not to keep you busy"
Yanılıyor olabilirim ilkinde.
0
dafaiss
(17.06.13)
OK, I'm not gonna keep you busy.(gayet gayrıresmi bir şekilde söylenişi)
0
compadrito
(17.06.13)
let me not bother you

"ben seni rahatsız etmeyeyim" anlamına geliyor daha çok

"let me not take up your time" daha mot-a-mot ama daha az kullanışlı
0
ermanen
(17.06.13)
neyse ben seni mesgul etmeyeyim
anyway, i'll stop bothering you
0
el desaparecido
(17.06.13)
(2)

ABD'de Sürekli İkamet nasıl alınır?

ayn-i cemin bülbülü
Ne gerekiyor?
Ne gerekiyor?
0
ayn-i cemin bülbülü
(15.06.13)
Bu sorunun cevabını burada değil, mezunusa.com'da arayın.

özet: eyaletine ve şehrine göre 100 bin ile 500 bin dolar arasında bir yatırım yaparak bir iş kurar, o işi batırmaz, ve 1-2 sene içinde 10 ABD vatandaşına ekmek kapısı yaratırsanız, E1-E2 vizesi üzerinden,

ya da falanca nitelikleriniz nedeniyle bir şirket sizi ABD'ye H1B vizesiyle getirirse, geldikten sonraki 6 sene içinde sürekli ikamete müracaat hakkınız oluyor. O altı sene içinde ikamet alamadıysanız geri postalıyolar. Ya da başka bir şirketten sıfırdan iş bulup yeni bir H1B vizesi alabilirsiniz.

ya da hâlen çalışmakta olduğunuz uluslararası şirket, sizi Türkiye'deki şubesinden, ABD'deki merkezine veya şubesine tayin ederse, gene geldikten sonraki daha kısa bir sürede

Haa, tabii bir de green card çekilişi

gibi yollarla alınıyor sürekli ikamet...
0
compadrito
(15.06.13)
para.
0
papillon7
(15.06.13)
(2)

Amerika'da İş Fırsatı

secretdorm
Amerika'da tanıdığınız, şuan İngilizce ve Türkçe bilen üniversite mezununa ihtiyacı olabilecek bir Türk/Yabancı işveren var mı? Belki tanıdığınız vs. şirketi vardır.
Amerika'da tanıdığınız, şuan İngilizce ve Türkçe bilen üniversite mezununa ihtiyacı olabilecek bir Türk/Yabancı işveren var mı? Belki tanıdığınız vs. şirketi vardır.
0
secretdorm
(15.06.13)
ABD'de işsizlik oranı %8'e dayandı. Bunların arasında beyaz yakalılar da var. Oranını bilmiyorum.

Sizin bu kişilerden bir üstünlüğünüz olmalı ve bu üstünlüğünüzü pazarlayabilmelisiniz.

Bahse girerim ki, bu kişilerin İngilizceleri daha doğrusu Amerikancaları, sizinkinden iyidir. Dolayısıyla, sizin onlardan çok daha iyi "bir şey" yapabiliyor olmanız lâzım.

"Üniversite mezunu" son derece jenerik bir tanım.

Bu konularda kafa yormanızı ve kendinizi geliştirmenizi tavsiye ederim.

Ama moraliniz bozulmasın. Her şey hayal ederek başlıyor. Sonra o hayallerden gerçekleştirebildikleriniz, sizin kaydettiğiniz ilerleme oluyor.

Azimle sıçan taşı deler.

Dip toplama baktığımızda, ABD'de çalışmakta olan Türklerin % kaçı hallerinden memnundur acaba? Bi de onu düşünmek lâzım...

Neyse, çeneye vurdu gene. Ben ufaktan müsaade istiyim...
0
compadrito
(15.06.13)
Gittiğim vize türünde işveren çok düşük oranlarda vergi ödüyor, saatlik verdiği ücret normalin altında oluyor. Kazan-kazan durumu söz konusu. Bu kadar pesimist olmayın yahu, Türkiye'de de işsizlik 9% lara koşuyor diye insanlar otursun, iş aramayı bıraksın o vakit. Durmak yok yola devam ;)
0
🌸secretdorm
(15.06.13)
(5)

"Korkuncalı" diye bir sözcük var mı?

speedy
Korkulacak, korkunç vs anlamında kullanan gördüm bu sözcüğü, böyle bir kelime var mı, gerçekten?
Korkulacak, korkunç vs anlamında kullanan gördüm bu sözcüğü, böyle bir kelime var mı, gerçekten?
0
speedy
(15.06.13)
tdk'nın büyük türkçe sözlüğüne göre yok.
0
esmer
(15.06.13)
Valla o kadar korku romanı falan okudum, hayatımda duymadım böyle bir kelime.
0
whoosie
(15.06.13)
teknik olarak da mümkün değil zaten.

korkunç kelimesinden "li" ekiyle türetmeye kalksan o aradaki a harfi nedir.

sakıncalıya benzetmeye çalışmışlar gibi.

en fazla korkunçlu olur belki.
0
ocanal
(15.06.13)
korkuncalı ali mi ne böyle birşey vardı

osmancık da mı
yaşar kemallerin birinde, ince memed de mi ki

var böyle bir kullanım hatırlıyorum.
bir yer ismiydi, karanlık mağara tasviri için mi

sallamıyorum sanırım
0
cecilia
(15.06.13)
Gugıla sordum, "götten solucan çıkması" dedi.

Demek ki korkuncalı bi durum...

www.google.com
0
compadrito
(15.06.13)
(6)

25 yaşında bu tansiyn değerleri normal değil değil mi?

pipepicture
yemeklerden sonra büyük: 14-15 küçük: 10-11 aç karna büyük: 13-14 küçük 9-10
yemeklerden sonra büyük: 14-15 küçük: 10-11

aç karna büyük: 13-14 küçük 9-10
0
pipepicture
(15.06.13)
ideali 12-8 derler genelde ama bence bir doktora gorun
0
exlibris
(15.06.13)
kilo var sanırım.
0
ayn-i cemin bülbülü
(15.06.13)
değilmiş
0
cecilia
(15.06.13)
kilo normal. daha önce ekg çektirmiştim bişey çıkmadı. hep bu değerlerde seyrediyor tansiyon.
0
🌸pipepicture
(15.06.13)
bu hâliyle bırakır, müdahale etmezseniz,

kalb yetmezliği,
kalb enfarktüsü,
böbrek yetmezliği,
beyin felci,

gibi hastalıklara, ağır ve kararlı adımlarla ilerlemiş olursunuz.

mutlaka müdahale şart!

paranız yoksa, bulun buluşturun, en iyi kardiyologa gidin ve kontrol altına alın tansiyonunuzu.
0
compadrito
(15.06.13)
param yok devlet hastanesine gideceğim mecburen. Teşekkürler cevaplar için.
0
🌸pipepicture
(15.06.13)
(3)

resimde ne yazıyor? (arapça, yunanca, ermenice)

gang leader of wasseypur
bu resmin daha büyüğüne erişmek istiyorum ama nasıl aratacağımı bilemedim ne yazıyor orada plağın ismi olarak?http://www.agos.com.tr/upload/images/Foto%20%234.jpg
bu resmin daha büyüğüne erişmek istiyorum ama nasıl aratacağımı bilemedim ne yazıyor orada plağın ismi olarak?
www.agos.com.tr
0
gang leader of wasseypur
(15.06.13)
Google görsel arama kısmına resmi sürükleyip bırakınca arama yapıp farklı boyutlarını ve benzerlerini bulabiliyor
0
uepuey
(15.06.13)
türk müzikleri - arap müzikleri müzik yerine ezgi filan da olabilir. ona benzer anlamı olan bir kelime işte.

haa pardon plağın ismi olarak demişsin. en azından arapça olan kısmında plağın ismi yazmıyor.
0
wilhelmwasmuss
(15.06.13)
Yunancası Ellenikoi Diskoi - tahminimce "Yunanca plaklar" veya "Yunan plakları" demek...

En altta ise, "Bulgarski Plagi" yazıyo. (ikinci kelimeden emin değilim ama ingilizce "records", plaklar demek olduğu için emin de olabilirim)
0
compadrito
(15.06.13)
(4)

tırnaklarımı yiyorum

ruh i tibbiye
evet sayın yazarlar başlıkta da belirtmiş olduğum gibi tırnaklarımı yiyorum. 2 yaşından beri hemde. 20 yaşına geldim o gün bugündür hala bırakamadım. benim için sigara gibi bir şey sanki. sinir ve stres altında bu iş maksimuma ulaşıyor lakin normal anlarımda da sıfıra ulaşmış değil. psikolojik belki
evet sayın yazarlar başlıkta da belirtmiş olduğum gibi tırnaklarımı yiyorum. 2 yaşından beri hemde. 20 yaşına geldim o gün bugündür hala bırakamadım. benim için sigara gibi bir şey sanki. sinir ve stres altında bu iş maksimuma ulaşıyor lakin normal anlarımda da sıfıra ulaşmış değil. psikolojik belki de. bilmiyorum.

ama artık bundan kurtulmak istiyorum. insan büyüdükçe elini ağzına götürüp kontrol dışı tırnaklarını kopartması çok sinir bozucu bir hal alıyor doğal olarak. ilkokul 2. sınıfta psikoloğa gitmiştim bu yüzden. valla pek bir işe yaramamış. sonra da psikoloğun tayini çıkmıştı bir daha da bu konunun üzerinde durulmadı. zira şimdi psikoloğa gidip ben tırnak yiyorum desem çok komik olmaz mı?

bırakmak için ne önerirsiniz ne yapmalıyım? lütfen şu tırnağa sürülen acı cilalardan falan bahsetmeyin. onlar bende hiç bir halta yaramadı yıllardır. hatta takma tırnak kullanmıştım bir dönem ama yok yine yemedi.

bir keresinde çok ciddi sağlık sorunlarım vardı enfeksiyon kaparsam ölebilirdim o riski göz önüne alarak 1-2 hafta yemeden uzatabildim. arada yine direnip 1 hafta 10 gün yarım yenmiş yarım yenmemiş bırakıyorum.ama genel itibariyle 18 yıldır tırnak yiyorum. ve bu işten sıkıldım. yediğim tırnakları yutmuyorum kimileri yutuyor,ama o tırnak parmaktan ayrılacak illa ki.

evet bekliyorum önerilerinizi?
0
ruh i tibbiye
(15.06.13)
ilk önce 1 gün boyunca bırak. sonra 2 gün düşünme , sonra 3 gün boyunca bırak , 1 hafta kafana göre ye. sonra 1 hafta boyunca bırak , 1-2 hafta takma kafana sonra 1 ay bırakmaya çalış. yeme/yememe tarihlerini telefonuna not et. Bu takvimleme olayıyla tırnak yemeyi bilinçli bir hale getirmeye çalışıyorsun , bilinçli olunca da kontrol etmesi kolaylaşıyor.
not: kola içmeyi bu şekilde bıraktım. Bir arkadaşım da sigarayı böyle bıraktı. olayın sırrı nedir bilmiyorum.
0
dodi el ford
(15.06.13)
acı cilayı denemene rağmen bırakamadıysan bir yol öneremeyeceğim ama sadece şunu söyleyebilirim: hayır, psikoloğa "tırnak yiyorum" demek hiçbir zaman komik ya da utanılması gereken bir şey değildir. imkanın varsa en kısa zamanda gidip bir de onunla konuş.
0
der meister
(15.06.13)
aynı sorun bende de var.
acı cila denedim
psikologa gittim
takma tırnak taktım
yara bandı kullandım

olmuyor geçmiyor, ben de tırnaklarımı yememek için siyah oje sürüyorum, böylelikle ojeleri yiyorum tırnak yerine.
daha avantajlı gibi.
0
botamaniaensis
(15.06.13)
dayak yiyen çocuklarda tırnak yeme daha çok görülüyo.

kendini tahrip etmeye yönelik davranışlardan biri bu. diğerleri, kıl, tüy yolma, yara kabuğu yolma, sigara içme, gaza basma (arabayla hız yapma) ve en uç hallerde de intihar etme. bunların hepsi kendini tahrip etmeye yönelik davranışlar.

bunların hepsinin sebebi var. sizdeki sebebin bulunup ortadan kaldırılması lâzım.

çare: dinamik psikoterapiden anlayan bir psikologa uzun süre devam etmeniz.

buna verecek paranız yoksa da, kendi kendinize telkin ede ede vaz geçmeniz, yani iradenizi çelik gibi bir hâle getirmeniz.

buraya soru soruyor ve çare arıyor olmanız, iyi bir başlangıç. bilincinizi bu yönde kuvvetlendirmeye devam edin. çok düşünün bu konuda... saatlerce düşünün.

size verdiği zararları oturun yazın hatıra defterinize... (şaka etmiyorum). kendi kendinizi bilinçlendirin.
0
compadrito
(15.06.13)
(2)

Kısa çeviri

freedonia
Şunu çevirebilir miyiz?In case of direct payment by the insurer to the hospital, the eventual deductible (own share for the patient)or excluded items on the invoice, are recoverable from the patient.
Şunu çevirebilir miyiz?
In case of direct payment by the insurer to the hospital, the eventual deductible (own share for the patient)
or excluded items on the invoice, are recoverable from the patient.
0
freedonia
(09.06.13)
Sigorta sirketinin hastaneye dogrudan odeme yapmasi halinde, hastanin kendi cebinden karsilamasi gereken miktar veya faturada dahil edilmeyen kalemler (yani sigorta sirketinin odemeyi kabul etmedigi masraflar) hasta tarafindan odenmek zorundadir.

cevirenin notu: kelime kelime tercume degil ama anlatilmak istenen sey tam olarak bu. cunku saglik sigortalarinda, bir kismi da hasta kendi cebinden karsilar.
0
compadrito
(09.06.13)
excluded items on the invoice'u "faturada belirtilmeyen" olarak anlamadim.

cunku "on the invoice" diyo. yani bu kalemler fatura uzerinde haric birakilmis. muhtemelen, "bize ne! biz buna karismayiz" denmis bu kalemlere...
0
compadrito
(09.06.13)
(7)

rusça

savfkn
bu dili öğrenmek istiyorum hem de iyi bir şekilde öğrenmek.başlangıç olarak gidebileceğim en iyi dil kursu hangisidir?istanbulda yaşıyorum,para sorun değil
bu dili öğrenmek istiyorum hem de iyi bir şekilde öğrenmek.başlangıç olarak gidebileceğim en iyi dil kursu hangisidir?

istanbulda yaşıyorum,para sorun değil
0
savfkn
(09.06.13)
kursa para verecegine yerinde olsam gider yerinde ogrenirdim, ukrayna, belarus filan o taraflarda, ayni paraya gelio nasil olsa hem on numara tatil yapmis olursun
0
turti lr
(09.06.13)
ilk metinler "sen istiyor duj? verecek 50 dolar" ya da "önce duj sonra vuruj" gibi karşılıklı konuşmalar şeklindedir.

tamam ciddi oluyorum. şu kurs iyidir anadili rusça olan hoca ya da hocalar ders veriyor diye biliyorum: surem.29mayis.edu.tr
0
nevruz atesinin ustunden atlayan bakan
(09.06.13)
iş konusundan dolayı istanbulda ayrılamam maalesef

@nevruz

teşekkür ederim inceleyeceğim

başka iyi kurs bilen varsa sevinirim
0
🌸savfkn
(09.06.13)
hocu 6 ay önce tam senin şu an yazdığın haldeydim bi kaç kursa gittim bi kaç eğitim seti aldım..Sonuç hüsran..
Ama şimdi yolumu tutturdum yavaş yavaş ilerliyorum
Öncelikle istanbulda rusça kursu diye bir şey gerçek anlamda yok bunu kafana sok.
Eğitim seti ile başlangıç yapmanı tavsiye ederim rosetta stone başlangıç için çok iyi
Sonrasında Elit rusça eğitim seti var onunla devam edersen bunların üstüne günlük pratik yapma şansın varsa 3 ay içinde konuşulanları anlamaya başlıyosun ufaktan...
Sonrası sana kalmış
He rosetta stone setini malum sitelerden çekebilirsin.Ama elit rusça seti nette yok onu parayla alcaksın..
Birde rusça her fiil cinse göre çekildiğinden bir tane fiil çekimleri kitabı almanı tavsiye ederim..
0
adam tesla beyler
(09.06.13)
okulda 2 sene rusça dersi gördük 2 senenin sonunda harfleri bile zar zor biliyorum. soruna gelince:

kocaeli'de meslek edindirme kurslarında (komek) rusça dersi de vardı. yaşadığın şehirde de olabilir belki.

edit: bir de rosetta stone var tabi belki yardımcı olabilir.
0
mally phoenix
(09.06.13)
(bkz: dil dile değmeden dil öğrenilmez)

yani nevruz'un soylediklerinde buyuk gerceklik payi var. ama arada dolar olmasin.

rusca konusan biriyle sanal ya da gercek arkadaslik cok farkettirir olaylarin gelisimini...

bu ve benzeri videolara da takilin:

www.youtube.com
0
compadrito
(09.06.13)
online olarak görsel ve işitsel materyal kullanılan bir web sitesi hizmete giren dildir. web sitesi yeni açılmış olup her gün en az 1 ders görsel ve işitsel içerik sağlanarak güncellenmeye devam edecektir. kiril alfabesinden başlayarak kelime, dil bilgisi, testler, işitsel telafuz örnekleri, işitsel ve görsel diyaloglarla devam ederek rusçaya dair en geniş konu anlatımlı bir web site olmayı amaç edinerek tarafımca yapılmıştır :)

girin, kullanın, kullandırın :) eleştirilerinizi yeşillendirerek bana iletebilirsiniz. şimdiden teşekkürler :)
0
ironiden anlamayan dunyasiz
(02.10.14)
(2)

şunu ingilizceye çevirebilir misiniz?

market_arabasiyla_terör_estiren_trafik_canava
Kişi yaşamı boyu,bir yerde takılıp kalıp,yolda olduğunu sanabiliyor;ya da, ters taraftan,sürekli yürüdüğü halde,bir yerde durduğunu…öyleyse önemli olan,bir yerde bulunmak değil,bulunduğu yerin bilincinde olmaktır;aynı şekilde, yolda olmak değil,yürüdüğün yolun bilincinde olmak…yer de, yön de, yol da
Kişi yaşamı boyu,
bir yerde takılıp kalıp,
yolda olduğunu sanabiliyor;
ya da, ters taraftan,
sürekli yürüdüğü halde,
bir yerde durduğunu…

öyleyse önemli olan,
bir yerde bulunmak değil,
bulunduğu yerin bilincinde olmaktır;
aynı şekilde, yolda olmak değil,
yürüdüğün yolun bilincinde olmak…

yer de, yön de, yol da,
bilinçlidir.
0
market_arabasiyla_terör_estiren_trafik_canava
(09.06.13)
Kişi yaşamı boyu,
bir yerde takılıp kalıp,
yolda olduğunu sanabiliyor;
ya da, ters taraftan,
sürekli yürüdüğü halde,
bir yerde durduğunu…

öyleyse önemli olan,
bir yerde bulunmak değil,
bulunduğu yerin bilincinde olmaktır;
aynı şekilde, yolda olmak değil,
yürüdüğün yolun bilincinde olmak…

yer de, yön de, yol da,
bilinçlidir.

not: dil belirtilmedigi icin turkce'den turkce'ye cevirdim. :)
0
she was my baby
(09.06.13)
One may pause at some point during the course of the life but still may think oneself is on the way and ongoing

or on the contrary, may think oneself stopping somewhere even though having been proceeding

Then, what matters is not being at somewhere, some point but being aware of where you are; Similarly, not being on the go, but being aware of what road you have been proceeding

The place, the direction and the road taken, all are chosen on purpose.

(Son cümle tam istediğim gibi olmadı ama idare edin artık)
0
compadrito
(09.06.13)
(3)

anı/otobiyografi türünde kitaplar?

bir fincan kahve ile film izlemek
zülfü livaneli- sevdalım hayatülkü tamer- yaşamak hatırlamaktırmahir ünsal eriş- bangır bangır ferdi çalıyor evdegibi anı, otobiyografi tarzı kitaplar önerebilir misiniz?
zülfü livaneli- sevdalım hayat
ülkü tamer- yaşamak hatırlamaktır
mahir ünsal eriş- bangır bangır ferdi çalıyor evde

gibi anı, otobiyografi tarzı kitaplar önerebilir misiniz?
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(08.06.13)
mina urgan-bir dinozorun anıları/gezileri
0
whoosie
(08.06.13)
siyasi mi olsun?

bilmiyorum tam ne tarz ariyosunuz ama benim begendiklerimden iki tanesi

maskeli balo-tansug bleda
70 cent ugruna-mehmet emin karagülle
0
serabetan
(08.06.13)
aslanlı yol
0
compadrito
(09.06.13)
(1)

Green Cardla ilgili birkac soru

badamli
Kiz kardesim green card almaya hakk kazanmis. kendimiz azerbaycan vatandasiyiz. eylule kadar karar vermeleri gerek. bircok noktada tereddut yasiyorlar. gidip gitmeme adina. bildiginiz arti ve eksilerini siralarsaniz sevinirim. ulkede kalma suresi falan. bir de green card alanlarin amerikada vatandas
Kiz kardesim green card almaya hakk kazanmis. kendimiz azerbaycan vatandasiyiz. eylule kadar karar vermeleri gerek. bircok noktada tereddut yasiyorlar. gidip gitmeme adina. bildiginiz arti ve eksilerini siralarsaniz sevinirim. ulkede kalma suresi falan. bir de green card alanlarin amerikada vatandaslik almak icin belli bir kurali varmi? not: 2yasinda cocuklari var o da amerika vatandasi . tesekkurler
0
badamli
(08.06.13)
Bir kaç sene sürünmeyi ama gerçekten sürünmeyi göze alıyolarsa gitsinler. Elleriyle bir şey imal edebiliyolarsa, tamir edebiliyolarsa gitsinler. ABD'de yaşamayı pek düşünmüyolarsa, hiç bulaşmasınlar.

ABD, çalışmayı it gibi seven, işkolikler için iyi bi ülke. Öğrenmeyi sevenler için de iyi bi ülke.

Ama keyif adamları için, hiç iyi bi ülke değil. Kaytarıcılar, kısayolcular, kestirmeciler için pek iyi bi ülke değil. Dürüst olmayanlar, kural kanun tanımayanlar için, hiç mi hiç iyi bi ülke değil.

Özet: Dürüst, çok çalışkan, işkolik, çok gözü kara değillerse, bayaa bi zorlanırlar.

Dürüst, çok çalışkan, işkolik, çok gözü kara kimselerse, iyi bir hayat kurabilirler kendilerine.

Araba çok ucuz, benzin çok ucuz (Ama belki Azerbaycan'da da ucuzdur, onu bilmiyorum).

Yalnız başlarına kalacaklar. Bayaa bi yalnızlık çekecekler.

Green card'ı muhafaza etmek için 6 ayda bir ABD'ye gitmeleri gerekiyo. Sürekli yapılacak bi iş diil. Çünkü seyahat çok masraflı.

Sonunda da, "Sen bu kartı, vizesiz olarak bu ülkeye girmek için mi kullanıyon hacı?" diyerek kartı geri alma ihtimalleri çok yüksek.

Kesin olarak yaşamayı düşünmüyolarsa, bulaşmasınlar.

Çocukları iyi İngilizce kötü Azerice konuşur eğer ABD'ye gidecek olurlarsa.

Belki bi 2 sene gidip yaşadıktan sonra karar vermeleri de iyi bir fikir olabilir. Öyle ya, ayakkabı alırken bile deniyosun da alıyosun. Netice itibarıyle 100 - 200 liralık bi şey bu ayakkabı dediğin şey. Onu bile deniyosun önce.
Halbuki bu hayat! Ayakkabıdan çok daha önemli. Çok radikal bir karar. Bu yüzden, sadece karar vermek üzere bile 2 sene gitmek de iyi bir fikir.

Azerbaycan'daki düzen hiç bozulmadan, 2 seneliğine ABD'ye gidilir, duruma bi bakılır, hoşa gitmiyosa, kafaya yatmıyosa, geri dönülür. Bu da bi çözüm...

Green card'ı aldıktan sonra 5 sene bilfiil ABD'de yaşar, herhangi bir suç işlemez, vergi beyannamelerini düzenli olarak her sene verir ve bu 5 sene zarfında, ABD'yi 180 günden daha uzun bir süreliğine terk etmezlerse, ABD'de bilfiil yaşanan 57. ayın sonunda vatandaşlığa müracaat hakkı kazanırlar.

Green card'ı aldıktan sonraki ilk sene ABD'den hiç dışarı çıkmazlarsa, bu süre 30 aya düşer. 30 ay bilfiil ABD'de yaşadıktan sonra, 180 günden fazla olmamak kaydıyla, ABD dışına çıkabilirler, ikinci 30 ayı da o şekilde geçirebilirler. O zaman da gene 57. ayın sonunda müracaat hakkı kazanırlar.

Sınavı geçerlerse de ABD vatandaşı olurlar.

Tabii ABD vatandaşı olmak, ABD pasaportu taşıyor olmak, kural kanunlara uymaktan muaf hâle getirmiyo insanı. Vatandaş olduktan sonra kuralsız, kanunsuz iş yapanların vatandaşlıkları ellerinden alınıyor.

Uslu, dürüst, kanunlara saygılı, vergilerine sadık, abidik gubidik işler yapmayan ve çalışkan insanları vatandaş yapıyor ABD...
0
compadrito
(08.06.13)
(3)

reading comprehension sorularını nasıl daha iyi yapabilirim.

totalstation
merhaba arkadaşlar yakın zamanda itü'nün proficiency sınavına yüksek lisans dil yeterliliği için gireceğim. ama bu reading comprehension bölümünden parçayı anlıyorum fakat nedense istediğim başarıyı elde edemiyorum. örneğin 8 soruda 5 yaptığım da oldu4 yaptığım da oldu 3 yaptığım da. nasıl daha iyi
merhaba arkadaşlar yakın zamanda itü'nün proficiency sınavına yüksek lisans dil yeterliliği için gireceğim. ama bu reading comprehension bölümünden parçayı anlıyorum fakat nedense istediğim başarıyı elde edemiyorum.

örneğin 8 soruda 5 yaptığım da oldu
4 yaptığım da oldu
3 yaptığım da.

nasıl daha iyi sonuç yakalayabilirim ?

yardımlarınız için teşekkürler
0
totalstation
(02.06.13)
(bkz: ingilizce kelime ezberleme yolları/@compadrito)

burada yazanlar genel olarak isinize yarar.

cevap seceneklerindeki cumleleri once okuyup sonra onlarin benzerlerini metin icerisinde aramak da bir yontem olabilir ama zor sorularda ise yaramaz. test'i hazirlayan kisi yeterince kurnaz ise, kurdugu tuzaga dusersiniz.

tuzaklara dikkat!

deneme sinavi, deneme testleri gibi seyler varsa elinizde, once secenegi okuyup sonra metni okuma yontemini onlar uzerinde bir deneyin. bakalim ne sonuc alacaksiniz?
0
compadrito
(02.06.13)
merhaba compadrito sizin taktiklerinizi yüzlerce kez okudum diyebilirim. zaten sizin sayenizde kendime güven geldi.

benim tek sorunum sınava sadece 2 gün kalmış olması. 2 gün içinde nasıl bir çalışma izleyebilirim ? yani yoksa parçanın ne demek istediğini anlıyorum yani.
0
🌸totalstation
(02.06.13)
reading comprehension, yillar icinde gelisen bir beceridir. eger elinizde deneme testleri gibi malzeme varsa, bol bol soru cozmeniz, 2 gun icinde yapilabilecek en akillica hareket olur.

uzun vadede, ASLA ama ASLA vazgecmemeniz gereken sey ise, kendinize guven duymak olmalidir. Kendinize guvenmekten asla vazgecmeyin. Asla, "ben bunu beceremiycem, yapamiycam galiba!" demeyin. Asilmaya devam edin.

Yapanlar anasinin karninda ogrenmedi. Calisarak, emek vererek ve zaman harcayarak ogrendi.

Unutmayin lutfen, "practice makes it perfect!"
0
compadrito
(02.06.13)
(3)

tek başına interraile çıkmak

thenis
kendine güveni genelde az olan, hayatında hiç yurtdışına çıkmamış, zayıf 18 yaşında bi elemanım. ingilizcem yeterli seviyede. tek başıma yunanistandan başlayıp amsterdama kadar süren bi rotada interraile çıkmak istiyorum. sizce mantıklı mı? başıma neler gelebilir? önerileriniz vs.teşekkürler şimdide
kendine güveni genelde az olan, hayatında hiç yurtdışına çıkmamış, zayıf 18 yaşında bi elemanım. ingilizcem yeterli seviyede. tek başıma yunanistandan başlayıp amsterdama kadar süren bi rotada interraile çıkmak istiyorum. sizce mantıklı mı? başıma neler gelebilir? önerileriniz vs.
teşekkürler şimdiden
0
thenis
(31.05.13)
basına bır sey gelmez. git. ınsanın basına ne gelmedıyse korkudan gelmıyor. keske deme.
0
anneke
(31.05.13)
len koca adamsın bişey olmaz ne gelecek başına .. millet dünya turuna cıkıyor azcık guven kendıne ..

imaknım olsa ben cıkardım 18 yasımda .. bunu ancak gecen yıl gercekleştirebildim :) çok eğlenceli emin ol sana çok şey katacak ..
0
kennym
(31.05.13)
Pisirik biri olarak gidip kendine tam olarak guvenen biri olarak doneceksiniz. Mutlaka gerceklestirin bunu. En iyi zaman bu zaman!
0
compadrito
(01.06.13)
(3)

Amerika'da çalışma izni (bireysel başvuru)

loveinaflipbook
selam cuma! şimdi benim şöyle bir durumum var; şirketin US lokasyonuna transfer almaya çalışıyorum. şu anda çalıştığım lokasyonda bunu bilen 1-2 kişi var sadece, çalışmalar gizli yürüyor. bir ara müdürümle çalışma vizesi konularını konuşmuştuk, dedim ki işyeri benim adıma başvurabilirse hükümet çalı
selam cuma!

şimdi benim şöyle bir durumum var; şirketin US lokasyonuna transfer almaya çalışıyorum. şu anda çalıştığım lokasyonda bunu bilen 1-2 kişi var sadece, çalışmalar gizli yürüyor. bir ara müdürümle çalışma vizesi konularını konuşmuştuk, dedim ki işyeri benim adıma başvurabilirse hükümet çalışma vizesini veriyormuş, ama şirkete de bir külfeti oluyor tabii maddi olarak sanırsam. her neyse, ben bu bilgileri verdikten sonra müdür US ile konuşmuş vs. demişler ki biz çalışan adına başvuru yapmak istemiyoruz belirli birkaç nedenden dolayı. bunlardan biri de yığılma olayı, çünkü yine farklı lokasyonlarda pozisyonu benden yüksek bayağı bir kişi de istiyormuş aynı şekilde ve bana yaptıkları şeyi onlar illa göreceğinden (global organizasyon bildirimleri yapılıyor sürekli) işin altından kalkamazlarmış. eğer gerçekten bu sebepse, bence de mantıklı, eyvallah.

neyse efenim, bana sunulan teklif, kendi çabamla bir çalışma vizesi için başvurmam. şirketten talep edilen belgeleri falan her türlü karşılayacaklar. hatta bir US direktörü bana dün mail attı. yazmış ki, başvurularının durumuna göre burdaki hukuk departmanını da seninle irtibata geçiricem vs. vs.

peki benim aklımda hep şirket başvuruları yapacak diye olduğundan, bireysel başvurular hakkında hemen hemen hiç bilgim olmadığını farkettim. biraz araştırdım ve sanırsam durum pek de parlak değil...

bu işlere daha önceden girişmiş olanlar var mı aranızda? nasıl bir yol izlemeliyim? tüm yük omuzlarıma bindi şimdi, haliyle hem paniğim, hem de endişeli...
0
loveinaflipbook
(24.05.13)
L1 is vizesi icin sirket sizin adiniza basvurmalidir. bireysel basvuru diye birsey yoktur. zaten kesinlikle sirketin avukatiyla konusmaniz lazim sirket adiniza basvurmaya gonullu olsa bile. o size ayrintilari anlatir.
0
servicio
(24.05.13)
US'ten bir davet mektubu gelse işiniz kolaylanır. Şu tarihler arasında şu pozisyonda çalışmak üzere US'e davet edilmektedir, halihazırda Türkiye'deki şirketimizde şu pozisyonda çalışmaktadır, vize sürecinde gerekli görülürse bize şu numaradan ulaşılabilir gibi. Böyle bir mektupla ilgili teşkilatı haberdar etmeye gerek olmaz. Başvuruyu da davet mektubuyla sen yaparsın.
0
joelskellington
(24.05.13)
L1'a kasmıyolar, H1B'ye zorluyolar seni. İş teklifi şart. Sana iş teklifinde bulunmaları lâzım.

Hukuk departmanındaki karıyı tavlaman lâzım.

Dersini iyi çalış, dandik sorular sorma. Mezunusa.com'dan şaşma. Burda 3 cevap alırsan bile, orda, bu duruma benzer daha spesifik bilgiler bulursun.

Haa, bi taşşaklı bi avukatla 4-5 bin dolares civarında nakit lazım başlangıç içün...
0
compadrito
(25.05.13)
(2)

MR sonucum ne diyor ?

hobaaaa
Kuvvetli boyun ve bel ağrılarım için doktora gittim bana MR a girmem gerektiğini söyledi girdim sonucunu da aldım amma lakin ki benim doktor 1 hafta izinliymiş başka doktor da bakmıyo arkadaş. Sonuçta bol miktarda kalın puntolu yazı görünce açıkcası korktum. Anlayan arkadaşlar durumu özetlerse çok s
Kuvvetli boyun ve bel ağrılarım için doktora gittim bana MR a girmem gerektiğini söyledi girdim sonucunu da aldım amma lakin ki benim doktor 1 hafta izinliymiş başka doktor da bakmıyo arkadaş. Sonuçta bol miktarda kalın puntolu yazı görünce açıkcası korktum. Anlayan arkadaşlar durumu özetlerse çok sevinirim. Sonuçta yazanlar :
- Servikal lordoz düzleşmiştir.
- Vertebra korpus köşelerinde dejenaratif sivrileşmeler gözlenmektedir.
- C4-5 diskinde anterior subaraknoid mesafeyi basılayan posterosantral minimal portrüzyon izlenmektedir.
- C5-6 ve C6-7 düzeylerinde posterior spur formasyonlarının eşlik ettiği çevresel disk bulgingleri anterior subaraknoid mesafeyi basılamakta, nöral foramenleri daraltmaktadır.
- C7-Th1 diskinde anterior subaraknoid mesafeyi indekte eden minimal posterior bulgüng gözlenmektedir.
0
hobaaaa
(14.05.13)
boyun fıtığı.
0
ben smyrna
(14.05.13)
sakın mekik hareketi yapma, boyunluk kullan, beyin ve sinir cerrahına görün, koltuğunda kafalığı olmayan otomobile binme, mutlaka emniyet kemeri kullan, kanepenin yumuşak koluna kafanı, göğsüne de çeneni dayayarak yatma diyor...
0
compadrito
(15.05.13)
(3)

Uğur Türe'den randevu almak?

meritamoon
Babama geçtiğimiz yaz beyin tümörü teşhisi kondu. Tümörün bulunduğu noktaya İzmir'deki doktorlar ameliyat için riskli dediler. Tümör şu ana kadarki kontrollerde büyümemiş şükür ki. Babamı bırakın ameliyata, normal doktor kontrolüne bile gitmeye ikna etmek çok zor oluyor. Ben artık elimde şimdiye kad
Babama geçtiğimiz yaz beyin tümörü teşhisi kondu. Tümörün bulunduğu noktaya İzmir'deki doktorlar ameliyat için riskli dediler. Tümör şu ana kadarki kontrollerde büyümemiş şükür ki. Babamı bırakın ameliyata, normal doktor kontrolüne bile gitmeye ikna etmek çok zor oluyor. Ben artık elimde şimdiye kadar çekilmiş mr ne varsa kendim alıp İstanbul'a götüreyim diyorum. Uğur Türe'yi araştırdım. Az önce telefon açtım numaramı aldılar biz size randevu tarihi için döneriz dediler. Ne kadar sürede dönerler acaba bilgisi olan?

Lütfen moralimi bozacak şeyler yazmayın. Kötü durumdayım.
0
meritamoon
(08.05.13)
tümör büyümemişse panikleme bence yaşlı insanlarda tümörler çok sıkıntılı şeyler değiller .geçmiş olsun
0
taylor durden
(08.05.13)
Kafamı kestirmem ben. Ameliyat edeceklermiş, çok biliyo onlar ben kestirmem beynimi, gibi yorumları oluyor. Ameliyattan korkuyor açıkçası. Az önce aradılar 7tepe'den. Ayın 22'sine randebvu aldım. O güne kadar babamı ikna etme düşüncesindeyim. Tabi bi de öncesinde annem faktörü var. Sağolsun burdaki doktorları Allah gibi gördüğü için. Ameliyat olması riskli dediler diye şimdi ödü kopuyor onun da başka doktora görünmeye. Kötü şeyler duymaktan korkuyor onu da anlıyorum. Açıkçası tek başıma karar verdim, ikisiyle de konuşucam o tarihe kadar.
0
🌸meritamoon
(08.05.13)
Kafamı kestirmem ben. Ameliyat edeceklermiş, çok biliyo onlar ben kestirmem beynimi

Bu geçerli bir argüman. Siz azami seviyede bilgilendirin babanızı. Uğur Türe de görsün, Ali Çetin Sarıoğlu da görsün ve gerekiyosa Necmettin Pamir de görsün. Neolife da görsün. Paradan puldan kaçınmayın. Borç harç gösterin. Herkesin söylediğini not edin. Sonra aile meclisi toplansın. Durum budur babacım diye anlatın.

Son kararı babanız versin. Kafa onun kafası, beyin onun beyni. Siz önayak olursunuz da, işler yolunda gitmezse, ömür boyu kendinizi suçlar, vicdan azabı ile kahrolursunuz.

Bütün bu bilgilendirmeye rağmen, "Hayır ben ameliyat olmak istemiyorum!" diye tutturursa, en azından görevinizi yapmış olursunuz. Onun kararına da saygı duymak zorunda olduğunuzu kabullenirsiniz.

Dileğimiz, başarılı bir ameliyat ve gerekiyorsa da etkili bir ilaç/ışın tedavisi.
0
compadrito
(10.05.13)
(11)

Beyin!

qari
selam size canlı bilimciler,İnsan beynini ölesiye merak etmekteyim. Şöyle ki -5 lobun kısımlarını-hangi besinlerin bu kısımları aktif hale getirdiğini-hangi frekans değerleri dinlendiğinde aktif veya pasif hale geçildiğinikısacası beynin anatomisi, fizyolojisi gibi bir çok konuyu merak ediyorum ve s
selam size canlı bilimciler,

İnsan beynini ölesiye merak etmekteyim. Şöyle ki

-5 lobun kısımlarını
-hangi besinlerin bu kısımları aktif hale getirdiğini
-hangi frekans değerleri dinlendiğinde aktif veya pasif hale geçildiğini

kısacası beynin anatomisi, fizyolojisi gibi bir çok konuyu merak ediyorum ve sizden kitap önerisi almak istiyorum.

piyasada kitap var, evet farkındayım fakat bunların ederinin yüksek olduğunu düşünürsek öneri almak işime gelir.

teşekkür eder siz bilim ile ilgilenenleri selamlarım...
0
qari
(02.05.13)
videolar da var.

Brain Story (toplam 6 bölüm), 1. bölüm:
www.youtube.com

God is in The Neurons:
www.youtube.com

bunlardan başlayabilirsin...
0
loveinaflipbook
(02.05.13)
nörolog ol sen kestirmeden:) bu merakla buluş yaparsın.

nöroanatomi diye bir kitap vardı, yazarını falan unuttum ama. o kitaptan beyin anatomisini sağlam öğrenirsin.
0
the kene
(02.05.13)
@the kene, merakımızı kaybettiğimiz an zaten monotonlaşıyoruz. teşekkürler kitap için arayalım soralım öğrenelim.
0
🌸qari
(02.05.13)
Aynen, ben de beyin konusuna cok merakliyim, pek aradigim gibi kitaplar bulamadim. Bulamiyorum.
ntv yayinlarinin 'beyninize hosgeldiniz' adli sari bir kitabi var. Onu alabilirsin ama cok anatomik bi kitap degil.
0
karanliklar efendisi
(02.05.13)
Tubitak yayınlarından "Beynine Bir Kez Hava Değmeye Görsün" adlı kitabını öneririm. Beyin cerrahı bir doktorun kendi ağzından yazılmış kısa kısa anılarından oluşuyor. Anılarını anlatırken fizyolojik ve anatomik bilgilere de yer veriyor.
0
anashil
(02.05.13)
@karanliklar efendisi, o kitabın tanıtımını şimdi okudum ve anatomisi ile ilgilenmiyor. Biraz daha bence psikolojik şartlanmalara yöneltir gibi geliyor. Fakat @the kene'in önerdiği kitap sözlüktende baktığımda tıp fakültesinde okutulan ve komiteleri oldukça sıkıntılı geçen ders-kitap. Anladığım kadarıyla latince olmadan tam anlamıyla anlamak mümkün değil gibi.
0
🌸qari
(02.05.13)
Evet ikisinin ortasini bulmak için arastirmak lazim sanirim, belki vardir öyle kitaplar.
Bulursam, rastlarsam söylerim size :p
0
karanliklar efendisi
(03.05.13)
şimdi ben yerinde olsam;

konularına göre antonio damasio'nun ve m.saffet turanın kitaplarıyla başlardım. ilgi çekicilikleri açısından.
histerik bilinç, ve descartesin yanılgısı.

öte yandan, gene visual cortex fizyolojisi yoğunlukta olan sevdiğim bir kitap daha bu:
www.metiskitap.com

kesinlikle ingilizcen iyi ise bu ders serisi : www.youtube.com

Öte yandan son 5 yılın yeni trendi connectivity analysis (henüz türkiye bu aşamaya gelemedi), normalde eskiden amygdala duygu bölgesi, Prontal Area thinking, decision making falan diye adlandırılıyordu. Ama şuan biliyoruz ki beyin bir bütün olarak connectivity ile çalışıyor. bu bağlamda, artık EEG analizleri ve Frekans analizlerinin yerini başka bir perspektif aldı, gercekten ilgiliysen çoook güzel araştırmalar var.

hangi besinler beyini etkiler diye bir soru cevaplanmıyor ne yazık ki, en fazla drug addiction üstünden gidebilirsin. o kadar. yani daha dogrusu hangi kimyasal beyni nasıl etkiler daha iyi bir soru. üstte yolladıgım 20 serilik ders çok güzel anlatıyor butun sorularını.
0
botamaniaensis
(03.05.13)
karısını şapka sanan adam (oliver sacks) okunabilir, ilgi çekicidir, bilimle sanat apayrı şeyler olmayabilir netekim.
0
tedirginlik hucresi
(03.05.13)
daniel goleman'dan duygusal zekâ'yı okumazsanız, bilgileriniz eksik kalır!
0
compadrito
(03.05.13)
evet benim önerdiğim kitap ders kitabı ama beyni tam olarak anlamak istiyorsan en temelden öğrenmelisin. yoksa öyle "iki dergi karıştırayım beyni çözeyim" diye bir şey olsaydı herkes alim olurdu:) anatomideki latince dediğin üç beş terimdir hemen öğrenirsin onları.
0
the kene
(03.05.13)
(3)

Yolculuk sırasında neler düşünür ve hissedersiniz?

kompos
Merhaba ahali,Şehir içinde yolculuk yaparken (her türlü araçta) aklınızdan neler geçer ya da neler hissedersiniz?Önemli, önemsiz farketmez.Teşekkürler şimdiden.
Merhaba ahali,

Şehir içinde yolculuk yaparken (her türlü araçta) aklınızdan neler geçer ya da neler hissedersiniz?
Önemli, önemsiz farketmez.
Teşekkürler şimdiden.
0
kompos
(27.04.13)
düşünme kalmadı artık hocam herkes telefonlara gömülüyor. ama olmadığı zaman düşünecek fırsat da kalmıyor hele istanbul'da. birbiriyle kavga edenler, sıkışıklık, gecikme vs.. bişekilde meşgul oluyosun
0
dokunmakalbime
(27.04.13)
sabah işe gelirken ne boktan bir hayatım var ne yapsamda düzeltsem diye düşündüm. genelde bu tip şeyler düşünüyorum.
0
sifirin altinda
(27.04.13)
"düşünme kalmadı artık hocam herkes telefonlara gömülüyor" çok güzel bir tespit olmuş ama bunun çok da olumsuz bir şey olduğunu düşünmüyorum.

telefonda ne yaptığına çok bağlı bu.

mesela öyle insanlar biliyorum ki, o yolculuk süresince, akıllı telefondan, bir sürü işlerini hallediyorlar. böylelikle, zamandan tasarruf ediyorlar.

hani, gene ekşi sözlükte bi tespit vardı: "şu metrobüste giden yolcuların üzerindeki akıllı telefon sayısı kaçtır acaba? herifin araba alacak parası yok, ayfona bayılmış o kadar parayı..." gibilerden...

abicim bi kere o adam, metrobüse binmekle, zamandan tasarruf ediyo otomobil sürenlere kıyasla...

üstüne bi de akıllı telefonla iş halledebiliyosa, hem gidiyor ve hem işlerini hallediyosa, ne güzel!

ama diyosan ki, metrobüste telefonu elime alıp bakmayı bi tarafa bırak, nefes bile alamıyorum, millet pestil haline geldi, onda da haklı olursun, bi şey diyemem.

ama akıllı telefon faydalı bi esermiş, onu bilirim, onu söylerim...
0
compadrito
(27.04.13)
(2)

ankara, dikimevi yakınlarında hangi hastane?

kivanc1
1 haftadır geçmeyen şiddetli bir bel ağrım var, yarın hastaneye gideyim diyorum, hangi hastaneye gidebilirim? çok şükür buralarda pek hastaneye işim düşmediği için pek bilmiyorum açıkçası.bir de fizik tedavi mi, ortopedi mi? teşekkürler.
1 haftadır geçmeyen şiddetli bir bel ağrım var, yarın hastaneye gideyim diyorum, hangi hastaneye gidebilirim? çok şükür buralarda pek hastaneye işim düşmediği için pek bilmiyorum açıkçası.

bir de fizik tedavi mi, ortopedi mi?

teşekkürler.
0
kivanc1
(26.04.13)
Fizik tedaviye gitmelisin. İbn-i sina'da poliklinik var ya da dikimevi'nde ankara hastanesi'nde vardır sanırım.
0
pec
(26.04.13)
nöroşirürji ya da beyin ve sinir cerrahisi poliklinikine gidin önce.

onlar "bizlik bi şey yok" derlerse, sonra fizik tedaviye gidersiniz...
0
compadrito
(27.04.13)
(1)

Istanbul'da 3 Tesla emar?

tetrahydrocannabinol
Istanbul'da 3 Tesla emar ceken bir goruntuleme merkezi / hastane var mi? Varsa nerede acaba? Tesekkurler.
Istanbul'da 3 Tesla emar ceken bir goruntuleme merkezi / hastane var mi? Varsa nerede acaba? Tesekkurler.
0
tetrahydrocannabinol
(23.04.13)
www.medipol.com.tr

o nası bi nick öyle hacı ağbi?
0
compadrito
(24.04.13)
(4)

kan tahlili yorumu

kibritsuyu
arkadaşlar 65 yaşındaki teyzemin kan tahlili biraz kritik çıkmış. tabii bu sonuçlara bakarak neyi olduğunu söylemek zordur elbet ama en azından fikir verebilirsiniz belki. resim ekte. doktor "çok çok ciddi bir durum var, ileri tetkik yapmamız lazım" demiş. çok çok ciddi durum derken neden bahsesdiyo
arkadaşlar 65 yaşındaki teyzemin kan tahlili biraz kritik çıkmış. tabii bu sonuçlara bakarak neyi olduğunu söylemek zordur elbet ama en azından fikir verebilirsiniz belki. resim ekte. doktor "çok çok ciddi bir durum var, ileri tetkik yapmamız lazım" demiş. çok çok ciddi durum derken neden bahsesdiyor olabilir? ihtimaller nelerdir? adını söylemek istemiyorum ama kanser falan mı demek istiyor, nedir sizce?

i.imgur.com

bir de burada gözükmüyor ama sedimantasyon da 0-20 arası olması gerekirken 67.
0
kibritsuyu
(23.04.13)
bence ciddi durum derken kansızlığından bahsetmiştir. enfeksiyon da var galiba teyzede. özel hastane ise yatırırlar.
0
mustafa34
(23.04.13)
Teyzenizin anemisi var. Bu anemi demir eksikliğine bağlı olabilir veya teyzenizin kronik bir hastalığı varsa ona bağlı olabilir. Başka da sebepleri olabilir. Sedimantasyon da enfeksiyon olabileceğini gösterir ama spesifik bir belirteç değil. Beyaz kürenin de yüksek olması enfeksiyonu düşündürdü bana. Çok çok ciddi durum derken anemisinden bahsetmiştir bence. Geçmiş olsun.
0
forzabjk
(23.04.13)
Anemisi var. Sebebini mutlaka araştırın.
0
old possum
(23.04.13)
dışkıda gizli kan istemiş mi?

ileri tetkik tıbbi görüntüleme mi, yoksa gene kan tahlili mi? buna dair bir ipucu var mı?
0
compadrito
(24.04.13)
(2)

Kadın doğum doktorları

kozmosta bir nokta
Selamlar. Polikistik over sendromu sahibiyim. İlaçlara ara vermiştim. Tekrar başlamam gerektiğini düşünüyorum. Daha önceden doktor reglin 3. günü gel kan ver dedi de sıkıntı şu ki o 3. gün hep hafta sonuna denk geliyor. sorum şu ki 4 ya da 5. gün gitsem de kan versem bir sorun olur mu?
Selamlar. Polikistik over sendromu sahibiyim. İlaçlara ara vermiştim. Tekrar başlamam gerektiğini düşünüyorum. Daha önceden doktor reglin 3. günü gel kan ver dedi de sıkıntı şu ki o 3. gün hep hafta sonuna denk geliyor. sorum şu ki 4 ya da 5. gün gitsem de kan versem bir sorun olur mu?
0
kozmosta bir nokta
(20.04.13)
4 ya da 5. gün de kan verebilirsiniz. sorun olmaz.
0
gyne
(20.04.13)
kola, gazoz, aysti, taze sıkılmış meyve suyu, aşırı meyve tüketimi v.s.'den uzak durun. içecek olarak, su, ayran ya da maden suyu dışında bir şey içmeyin.
0
compadrito
(23.04.13)
(1)

ABD'de ev kiralamak

metalik
Selamlar,ABD'de bir üniversitede okuyorum. Yazın ve seneye bir arkadaşımla ev kiralayacağız. Güzel bir ev bulduk, ama emlak şirketi credit history falan istiyor. Benim de arkadaşımın da ABD kredi kartı yok, ve daha önce ev kiralamadık.Ben bu adamlara ne sunmalıyım ki kirayı ödeyeceğimize inansınlar?
Selamlar,

ABD'de bir üniversitede okuyorum. Yazın ve seneye bir arkadaşımla ev kiralayacağız. Güzel bir ev bulduk, ama emlak şirketi credit history falan istiyor. Benim de arkadaşımın da ABD kredi kartı yok, ve daha önce ev kiralamadık.

Ben bu adamlara ne sunmalıyım ki kirayı ödeyeceğimize inansınlar?

Notlar:
- Türk vatandaşıyım
- Oda arkadaşım Amerikan vatandaşı
- Ben part time çalışıyorum, ama ev kirasını karşılamaz.
- Parayı aile ödeyecek.
- Eyalet Pennsylvania
0
metalik
(19.04.13)
ABD'ye gelenlerin ilk karşılaştığı sorundur bu credit history. Oluşması için, bir sene gibi bir zaman gerekir. Kredi kartı çıkartmanız, bir yandan "credit history"nizin oluşmasına çok büyük bir katkıda bulunacaktır. Credit history'yi, "güvenilirlik açısından, borcunuza sadakat açısından" bir sabıkanız var mı yok mu? gibi tarif edebiliriz. 700 puanı geçerseniz good credit, falanca puanı geçerseniz bad credit, sizin durumunuzdakileri de no credit olarak adlandırırlar.

Parayı aile ödeyeceğine göre, bir bankadan kredi kartı alamıyosanız, para bloke edilmiş kredi kartları oluyor, onlardan almayı deneyin. Yada debit kart alın.

borca sadakat kavramı her türlü borcu kapsıyor. telefon faturanızdan, kiranızdan, (sahip olduğunuzda kredi kartınızdan) tutun da, feşmekân mağazasına ödemeniz gereken taksite kadar. en ufak gecikmeli ödeme, puanınızı küt diye düşürüyo. düşük puana, yüksek faizle kredi veriyolar, ya da hiç vermiyolar. düşük puana taksitle satmıyolar mesela. yani "bu herifin, borç ödeme konusunda sabıkası olmuş. buna güvenilmez, siktiret, başka biri gelir nasılsa" diyolar.

peki iyi bir credit history nası oluşur? düzenli bi geliriniz olur. bankaya, feşmekân işyerinden, düzenli olarak para yatar. yani size düzenli bir ödemede bulunulur. siz de düzenli olarak ve gecikmemeye özen göstererek, kiranızı, faturalarınızı, kredi kart borcunuzu ödersiniz. efendi gibi zamanında ödüyosanız, bir sene sonra, cillop gibi bir credit history puanınız olur.
0
compadrito
(19.04.13)
(5)

yemek yedikten sonra göbeğim şişiyor

Paris bir şenliktir
arkadaşlar yemek yedikten sonra göbeğim şişiyor nedeni nedir sizce doğal bir durum mu?
arkadaşlar yemek yedikten sonra göbeğim şişiyor nedeni nedir sizce doğal bir durum mu?
0
Paris bir şenliktir
(17.04.13)
doğaldır evet
0
neira
(17.04.13)
alla alla cok garipmis neden acaba :/
dogal tabi ki ya yemek yiyince siser iste. bir sure sonra da iner. hayat iste.
0
lorenzen
(17.04.13)
ben senin dedğini anlıyorum babamda da bende de millete göre acaip şişiyo sen de bundan muzdaripsin ama ifade edememişsin.bence çok yavaş ye ayrıca tam olarak doymadan sofradan kalk.bu ikisini yaparsan rahat edersin
0
tarlakazan
(17.04.13)
benim de şişiyor? şişmemesi mi lazımmış?
0
yule
(17.04.13)
mide kanserinin erken belirtilerinden biri olabilir. başınıza gelme ihtimali çok düşük ama gene de aklınızda bulunsun. belki bi gün birine erken teşhis koyarsınız.
0
compadrito
(18.04.13)
(1)

Boyun fıtığı hakkında

kureseltikinma
Arkadaşlar selamlar, son 1 ayda iki kez boynum tutuldu 1.5 gün gibi kısa sürelerle düzeldi fakat doktor fizik tedavi uzmanına görünmemi önerdi, kalıtsal olarak bulaştığından ki babamda 4 tane fıtık var, bir de meslek hastalığı olduğundan ki yazılımcıyım risk yüksek görünüyor. Çeken var mı? Ne önerir
Arkadaşlar selamlar, son 1 ayda iki kez boynum tutuldu 1.5 gün gibi kısa sürelerle düzeldi fakat doktor fizik tedavi uzmanına görünmemi önerdi, kalıtsal olarak bulaştığından ki babamda 4 tane fıtık var, bir de meslek hastalığı olduğundan ki yazılımcıyım risk yüksek görünüyor.

Çeken var mı? Ne önerirsiniz ? Sanırım fizik tedavi hareketleri hareketleri yeterli oluyormuş.
0
kureseltikinma
(16.04.13)
asla ve kat'a mekik yapmayın. mekik, sizin gibilere ve bel fıtığına eğilimli olanlara çok çok zararlı bir hareket!
0
compadrito
(17.04.13)
(2)

Yemek sonrası geçmeyen uyku hissi ve ense ağrısı

nicotr
Dostlar bu semptomlar ne gibi bir rahatsızlığın göstergeleridir?Çevremde sorduklarım şeker hastalığının işareti olabileceğini söylediler ve ben acayip tırstım.Sizin fikriniz nedir acaba?
Dostlar bu semptomlar ne gibi bir rahatsızlığın göstergeleridir?Çevremde sorduklarım şeker hastalığının işareti olabileceğini söylediler ve ben acayip tırstım.Sizin fikriniz nedir acaba?
0
nicotr
(15.04.13)
Bende şeker hastalığı olarak biliyorum ani uyku basmasının. ense ağrısını hiç duymadım.
0
marty turco
(15.04.13)
yemek sonrası uyku hissi insülin direncinin, ense ağrısı ise yüksek tansiyon belirtisi olabilir. "dir" demiyorum, olabilir diyorum.

endokrinoloji polikliniki ve kardiyoloji poliklinikine görünmenizi tavsiye ederim.
0
compadrito
(16.04.13)
(5)

hızlıca kilo verme

tezumomikuari
selam ey ekşiciler...cinsiyet: erkek, yaş: 29, boy: 1,75, kilo: 91vücudumun geneli fena sayılmaz ancak göbek bu yaşta ağrı dağı modeli! affedersiniz, işerken görmeyecek, çorap giyemeyecek, ayakkabı bağlayamayacak kıvamdayım :))bana hızlıca, ama sağlığı bozmadan kilo verdirecek, en azından şu yarım d
selam ey ekşiciler...

cinsiyet: erkek, yaş: 29, boy: 1,75, kilo: 91
vücudumun geneli fena sayılmaz ancak göbek bu yaşta ağrı dağı modeli! affedersiniz, işerken görmeyecek, çorap giyemeyecek, ayakkabı bağlayamayacak kıvamdayım :))
bana hızlıca, ama sağlığı bozmadan kilo verdirecek, en azından şu yarım dünya göbeği eritecek bazı somut yöntemler önersenize...
somuttan kastım: "rejim yap" ya da "spor yap"tan ziyade "şunları şunları ye/yeme" veya "şu şu sporları yap" gibi...

not: sabah 9 akşam 6 çalışan bir insanım. toplamda günümün yaklaşık 3 saati yolda geçiyor (beylikdüzü-mecidiyeköy :))) günde bir paket civarı sigara kullanıyorum
0
tezumomikuari
(14.04.13)
dukan diyeceğim ama kolesterol ve şekerin yoksa.
0
asleep
(14.04.13)
@asleep bildiğim kadarıyla yok, sadece geçen yaz ramazanda oruçluyken baygınlık geçirip hastanelik oldum. doktor da bana "eğer şekersiz şeker hastalığına yakalanmak istiyorsan oruç tutmaya devam et" diyerek orucu yasakladı. ayrıca aileden gelen hafif bir kalp ritmi bozukluğu var. bazen kalbim kan pompalamıyor da hava pompalıyor gibi oluyor 2 sn kadar, sonra geçiyor. bu sorun olur mu?

bir de dukan, atkins şu bu gibi diyetler için tehlikeli diyorlar, ne derece doğru?
0
🌸tezumomikuari
(14.04.13)
@divit ben 75 kilo iken de eşşek gibi göbekli bi vatandaştım, bunu napıcaz?
ikincisi hızlıca dediğim 1 haftada 50 kilo filan değil tabii. mesela ramazana fit denebilecek bir vücutla girmek istiyorum. ya da önümüzdeki doğumgünüme (kasım 2013) göbeksiz gireyim diyorum...
0
🌸tezumomikuari
(15.04.13)
Klasik olacak ama diyet yapmak yerine abur cubur yeme, fast-food yerine sağlıklı, porsiyonları küçült, yemek yeme süreni uzat, acıktığında elma yiyebilirsin mesela. İnan bana çok basit değişiklikler yapıp -çok kısa olmayan bir zamanda- sağlıklı bir vücuda sahip olabilirsin. İskender yerken alttaki ekmekleri yeme mesela.

Spor salonuna gidecek maddi duruma ya da zamana sahip değilsen haftada en az üç gün koş. Hatta önce çok kasmak istemiyorsan yürüyüşle başla, yavaş yavaş temponu arttırırsın. İnternette karın sıklaştırma hareketleri öğren, onları uygula vs.
0
burasi ne garip bir yer
(15.04.13)
compadrito
(16.04.13)
(1)

bel fitigimi, bel tutulmasi mi

dunyatuhaf
Degerli arkadaslar oncelikle iyi aksamlar, cuma gununden beri belim col zor hareket etmekte ve hareket ederken aci cekmekteyim, yatakta zor donuyor, garip bir sekilde yuruyorum, tutulmadan once dizustu on baldirlarimda sizlamalar vardi, doktoeun mri gormeden yazili sonuca ve elle muayenesine gore v
Degerli arkadaslar oncelikle iyi aksamlar, cuma gununden beri belim col zor hareket etmekte ve hareket ederken aci cekmekteyim, yatakta zor donuyor, garip bir sekilde yuruyorum, tutulmadan once dizustu on baldirlarimda sizlamalar vardi, doktoeun mri gormeden yazili sonuca ve elle muayenesine gore verdigi ilaclar, bacak agrilarini gecirdi ama bel sikintisi gecmedi, acaba sizce bu bel fitigi midir yoksa gecici bel tutylmasi veya soguk carpmasi tarzi biseymidir.
0
dunyatuhaf
(14.04.13)
compadrito
(16.04.13)
(5)

Compadrito

eski kafasi gidiklerdenim
Nerelerde? Bileniniz var mı? Girmiyor mu artık duyuruya?
Nerelerde? Bileniniz var mı? Girmiyor mu artık duyuruya?
0
eski kafasi gidiklerdenim
(14.04.13)
1 ay önceye kadar buralardaydı ama? Valla ben de merak ettim şimdi.
0
buff
(14.04.13)
Daha geçen gün gördüm ben yazdığı bir şeye link vermişti duyuruda.
0
ekaterina
(14.04.13)
ben de gördüm buralarda.
yoğundur.
0
cecilia
(14.04.13)
buyrunuz efenim, beni emretmişiniz, koşaraktan şeyttim. sağol buffcım...
0
compadrito
(19.04.13)
Estağfirullah efenim, emir de ne kelime öyle!
Zincirleme olacak ama buradan da mailinize bakmanızı rica edeyim madem :)
0
🌸eski kafasi gidiklerdenim
(19.04.13)
(3)

Tıp 'ın tanımladığı kaç rahatsızlık bulunmaktadır?

phonex
Merak ettim soruyorum. Tanısı konulup isim verilmiş toplam kaç rahatsızlık,hastalık bulunmaktadır? Tüm uzmanlık ve tanı grupları dahil edilince?
Merak ettim soruyorum. Tanısı konulup isim verilmiş toplam kaç rahatsızlık,hastalık bulunmaktadır? Tüm uzmanlık ve tanı grupları dahil edilince?
0
phonex
(13.04.13)
sadece şurada hastalıklara kendi ismini verenlerin listesi var. en.wikipedia.org
bu hastalıkların alt türleri olabiliyor. çok farklı isimlere sahip olanları da var tabi. bunları düşününce sayı olarak çok çok fazla. kesin sayı yoktur, giderek de artıyordur.
0
bass solo take one
(13.04.13)
bass solo take one
(13.04.13)
20 bin
0
compadrito
(16.04.13)
(12)

200 bin lira parayla borsada oynamak.

Aşk Adamı
21 yasındayım su yaşıma kadar bu işlere bakmadım bile. ev sattım elimde kalan para bu. borsa olayı kazandırır mı hiç bilgim yok daha once bu işlere girmiş abilerden mesaj yoluyla fikir alabilir miyim saygılar
21 yasındayım su yaşıma kadar bu işlere bakmadım bile. ev sattım elimde kalan para bu. borsa olayı kazandırır mı hiç bilgim yok daha once bu işlere girmiş abilerden mesaj yoluyla fikir alabilir miyim saygılar
0
Aşk Adamı
(10.04.13)
uzak dur olm. millet yıllarını veriyor bu işlere. uzak dur borsadan falan.
0
sen git ben geliyorum
(10.04.13)
Paran 1 ay sonra 400bin TL olabileceği gibi 10bin TL de olabilir. Bu riski almaya hazırsan borsa seni bekliyor.
0
cakabo
(10.04.13)
bitcoin'e yatır
kıpss
0
hjarteblod
(10.04.13)
paran 1 ayda 10bin olmaz ama bilmeyen birinin 200bin lira ile borsaya girmesi bana çok mantıklı gelmedi. vadeli mevduat açıp faiziyle geçinebilirsin. illa borsaya giricem diyosan 180bin ile faiz toplayıp 20bin ile borsaya başlaman daha makul bi seçim olur.
0
mosakale
(10.04.13)
Türkiyede borsa küçük yatırımcıyı korumaz yardım etmez. büyük abilerin küçüklerin parasını alması için vardır. 30 yılını borsada harcamış bir tanıdık vardı, size abartıyorum gibi gelecek hatta saçmaladığımı düşüneceksiniz ama burada milletin elinden en ufak parayı almak için dahi oynarlar piyasayla, ben alıştım vazgeçemiyorum siz akıllıysanız girmezsiniz diyordu
0
efrasiyab87
(10.04.13)
ev al..içinede biraz eşya koy,öyle kiraya ver.Ayda nereden baksan 1000-1200 civarı bişeyler getirir.Borsa çok riskli birde acemiysen elinden alırlar o parayı.
0
gorki
(10.04.13)
hadımköyde arazi al adamı ayar etme
0
kargn
(10.04.13)
abd borsasinda google apple gibi saglam kagitlara yatir parani turk borsasi keriz silkeleleme uzerine kurulu.

borsanin asil amaci sirketlere sermaye saglamaktir bizde ise keriz silkelemektir. uzak dur !
0
mazungu
(10.04.13)
henüz 21 yaşındasın geleceğini düşün.git yunanistana yazlık yerlerden ya da merkezi sağlam bir kaç ev al.zaten çok ucuz şu an bir de peşin parayı vur kafalarına kelepir al.adamlar çok zor durumda.tamam biraz şerefsizlik gibi gözüküyor ama rızasız bir iş değil sonuçta.10 sene sonra yersin ekmeğini ama yunanistan o götü kısa sürede toplayamaz.

yapamam diyosan yüzde 10 net faiz araştır.en azından yaklaş.8,5i geçsin bi şekilde.türkiyede ev almaya zaten ölü yatırım denirdi hele şu an hiç iyi bi yatırım değil.
0
aşksız prens
(10.04.13)
Kimsin ki 21 yaşında daha değil borsa, herhangi bir yatırım aracında tecrüben olmadan iki yüz bin lira gibi büyük sayılabilecek bir rakamı borsa gibi yüksek riskli bir yatırım çeşidinde değerlendirmeye çalışıyorsun, diye sor bi bence kendine.
0
roket adam
(10.04.13)
ben New York borsasında oynayan bi adamla konuşmuştum.

iki önemli şey söylemişti:

1. oynayacağın miktar, kaybettiğinde üzülmeyeceğin bir miktar olsun. çünkü bu düpedüz kumar.

2. dünyanın en zeki adamlarına karşı oynadığını hiç unutma.

bu iki kuralın, İMKB için de geçerli olduğunu düşünüyorum. hadi dünyanın olmasın da, Türkiye'nin en zeki adamlarına karşı oynuyor olasın. gene çok tehlikeli...
0
compadrito
(10.04.13)
hjarteblod bitcoin'e yatır dediğinde yatırmış olsaydın şuanda yaklaşık 2 katı paran olacaktı.

10 Nisan'da bitcoin 220-260 dolar civarındaydı şuanda mtgox borsasında 530 dolar, btc-e'de 485 dolar :)
0
MBrain
(18.11.13)
(3)

Bel ağrıları olan birinin mekik çekmesi zararlı mıdır?

dereotu
soru başlıkta.
soru başlıkta.
0
dereotu
(07.04.13)
yarım mekik çekebilirsin.

yada şu büyük fitness toplarının üstünde.
0
spy of soul
(07.04.13)
aslında tam tersine karın kaslarını güçlendirmenin beline faydası vardır ancak önemli olan belin altında kesinlikle boşluk bırakmamaman. yani mekik çekerken minderle belin arasında hiç boşluk olmayacak karın kaslarını kullanarak kalkacaksın ve hep yere baskı yapacaksın. aynı zamanda beli rahatlatan hareketleri de deneyebilirsin, onları yaparken de kalça kasların hep sıkılı olacak.
0
red g
(07.04.13)
compadrito
(07.04.13)
(3)

dünyayı gezip size sesimi nasıl duyurabilirim?

libertine
benim türkiyenin bi kentinde 7 adet küçüklü büyüklü dükkanım var. kendim işsiz olmama rağmen kültürel birikimime sığınarak 300 bin lirayla dünyayı gezmeye gidiyorum desem iz tv ye falan teklif versem, (kendimde sinema tv mezunuyum) "BELAMI ARIYORUM" diye bi program yapıp kimsenin girmediği sokaklar
benim türkiyenin bi kentinde 7 adet küçüklü büyüklü dükkanım var. kendim işsiz olmama rağmen kültürel birikimime sığınarak 300 bin lirayla dünyayı gezmeye gidiyorum desem iz tv ye falan teklif versem, (kendimde sinema tv mezunuyum) "BELAMI ARIYORUM" diye bi program yapıp kimsenin girmediği sokaklara girmeye çalışsam izlenirmiyim? bence izlenmem bu para umurumda da değil dünyayı gezip size sesimi nasıl duyurabilirim?
0
libertine
(06.04.13)
amerika da tutar da te de o işler çok zor. kitle böyle şeyler talep etmiyor.
0
female demon
(06.04.13)
300 bin lirayla babalar gibi dunya gezilir hatta yanina beni bile alabilirsin:P yani iz tvnin falan destegini ihtiyacin yok, artik foto makineleriyle de video film dizi cekildigine ve sende sinema tv mezunu olduguna gore pekala istedigin cekimleri de yapip, parca parca facebook twitter youtube da ve blogunda yayinlayabilirsin ama bu tarz cok fazla program var ve fark edilmek icin gercekten ilginc ve farkli olman lazim bence. ama neden olmasin?
gezerken hic kimse fark etmese bile gezi sonunda bi fotograf sergisi, kisa film ve kitap cikar bence:)
0
euteamo
(06.04.13)
ilk olarak Ankara'da, İsmetpaşa maallesindeki bir kıraathaneye girip, içeride oturanlara posta koyarak başlayabilirsin meselâ. yalnız, vukuatı görüntüleyecek başka biri de olsun yanında. ama olmaz, yapılabilemez. en iyisi, annatırsın bize, sonradan neler olduğunu...
0
compadrito
(06.04.13)
(2)

psikolog- psikiyatrist

orijinalinden guzel
selam. yaklaşık 1- 2 yıldır devam eden bence kronikleşmiş depresyon sorunum var. kendimi bildim bileli genel olarak mutlu olamamış bir insanımdır zaten. özellikle son 1 aydır falan tamamen dipte hissediyorum kendimi. sürekli geçmişe yönelik pişmanlıklar, uykusuz geceler, kendini yiyip bitirme, berba
selam. yaklaşık 1- 2 yıldır devam eden bence kronikleşmiş depresyon sorunum var. kendimi bildim bileli genel olarak mutlu olamamış bir insanımdır zaten.
özellikle son 1 aydır falan tamamen dipte hissediyorum kendimi. sürekli geçmişe yönelik pişmanlıklar, uykusuz geceler, kendini yiyip bitirme, berbat bir hayatın içinde olmanın verdiği dayanılmaz yük...
hastalanmaktan, sağlığıma bir şey olmasından korkuyorum. çaresizim.

ilaç tedavisi olmadan kendim aşamayacağımı düşünmeye başladım. sınavlar vs. de malum hayattan kopmuş şu halimle onları da atlatamayacağım. antidepresan kullanımı, çözüm önerileri vb. konularında bilgi sahibi kişilerden bilgi almak istiyorum. antidepresanı eczaneden gidip kendim alıp kullanabilir miyim? nasıl bir yol izlemeliyim? teşekkürler.
0
orijinalinden guzel
(01.04.13)
antidepresanlar doktor yazmadan alınamıyor. önce ya devlet hastanesinin psikiyatri servisine gidiceksiniz, yada psikiyatri dal merkezleri var, sigortalılar 8 tl gibi bi ek ödeyip faydalanabiliyor.

orda sizinle 10-15 dakika görüşüp ilacınıza karar vericek psikiyatrist. ilaç istediğiniz için diğer yolları yazmıyorum.
0
only the strong survive
(01.04.13)
antidepresanlara leblebi çekirdek muamelesi yapmazsanız, siz kazançlı çıkarsınız. çünkü bilinçsiz ve gelişi güzel kullanılan, aniden bırakılan antidepresanlar, depresyonunuzu daha da derinleştirir.

para bulun bir yerlerden ve gidin psikiyatra. psikiyatr ne diyosa onu yapın.
0
compadrito
(01.04.13)
(2)

çeviri yardımı

the kene
LPMi = 100 x [m (Mi x LPMG)]"in which LPMG, the LPM of the patient group, was masked by Mi, the binarized and segmented lesion mask of the patient, and finally m, the resulting mean inside the patient’s mask, was computed."amcam yukarıdaki formulde geçen değişkenleri anlatıyor ama ben hiçbir şey anl
LPMi = 100 x [m (Mi x LPMG)]

"in which LPMG, the LPM of the patient group, was masked by Mi, the binarized and segmented lesion mask of the patient, and finally m, the resulting mean inside the patient’s mask, was computed."

amcam yukarıdaki formulde geçen değişkenleri anlatıyor ama ben hiçbir şey anlamıyorum. var mı anlayan?
0
the kene
(31.03.13)
Tahmin hakkimi kullaniyorum:

Hasta grubunun LPMsi, Mi tarafindan maskelenmis, hastanin parcalara ayrilmis ve "ciftlendirilmis/ciftlere ayrilmis?" lezyon maskesi, ve son olarak, hastanin maskesinin icinde ortaya cikan m'nin hesaplandigi LPMi.
0
el desaparecido
(31.03.13)
LPMG eşittir hasta grubunun LPM'si
Bu LPMG Mi tarafından maskeleniyor
bu Mi'yi de, hastanın binarized and segmented lezyon maskesi diye tarif ediyo
Ve son olarak m, hastanın maskesi içinde oluşan mean ya da ortalama

gibi anladım...
0
compadrito
(01.04.13)
(11)

Bağlama mı Ud mu?

botucat
Bir tanesini çalayım da diyerek bu aletlere haksızlık yapmak istemiyorum.Ben esasında bağlama çalmak istiyorum ama bazı çevreden arkadaşlarım sen dişisin eline bağlama mı yakışır yapma etme diyerek beni vazgeçirmeye çabalıyorlar.Dinlemekten hoşlandığım müzik türüne bağlama yakışır ama siz ne dersini
Bir tanesini çalayım da diyerek bu aletlere haksızlık yapmak istemiyorum.
Ben esasında bağlama çalmak istiyorum ama bazı çevreden arkadaşlarım sen dişisin eline bağlama mı yakışır yapma etme diyerek beni vazgeçirmeye çabalıyorlar.Dinlemekten hoşlandığım müzik türüne bağlama yakışır ama siz ne dersiniz?

2.alternatif olarak ud dedim.Malum arkadaşlar destek verdiler sağolsunlar ama ud çalmak da zormuş araştırmalarıma göre.Üstelik ud kursu bulmak da kolay değil gibi.


Ne yapayım büyüklerim?
0
botucat
(31.03.13)
dişi kişiye en yakışan enstrüman kemandır.

ama ikisi arasındaysa seçenek ud bence. sanat müziği çalarsın, daha ne ister insan?
0
Cimhenun
(31.03.13)
Saz değil bağlama. Saz, "enstrüman, çalgı" demektir. Nefesli saz, vurmalı saz, telli saz, yaylı saz.
0
alperz
(31.03.13)
ud diyorum. 'kimseye etmem şikayet'i çal aşık olurum. al bak:
www.youtube.com adam çaldı, öptü.
0
dadaloğlu mu karacaoğlan mı?
(31.03.13)
Gitar olmaz mı...
diğerleri arasında bağlamayı daha çok severim, hem bir ortamda herkese çalarsınız. pek ortamlarda ud çalıp dinleten görmedim. koro enstrümanı gibi geliyor insana.
0
firez
(31.03.13)
aynen bende senin gibi ud ile bağlama arasında gidip gelmiştim. ud kurslarının bağlama kurslarına göre daha pahalı olduğunu görünce uzun sap bağlama aldım ancak onda da pek kursa gitmedim üşengeçlikten. internetten baka baka az buçuk becermeye başladım. şahsi fikrim bağlama ile başlayıp daha sonra uda geçmen.
0
yosemitesam
(31.03.13)
bağlama ile başlayıp uda neden geçiyor? ikisinin birbiriyle alakası yok, ikisinin de müzik aleti olması dışında.

sorunun cevabına gelecek olursak bunun belirleyicisi sen olacaksın, hangisinin tarzına yatkınsan, hangisinin sesini daha çok seviyorsan ve bıkmadan çalmak isteyeceğini düşünüyorsan onu seçeceksin. gerçekten de hevesliysen mutlaka öğretecek bir yerler bulursunuz zaten bu en son problem olsun.
0
nedensizce
(31.03.13)
Udla hem türkü hem de sanat müziği çalabilirsin ama sanat müziği bağlamaya yakışmıyor. Ud ile bağlama arasında zorluk açısından pek bir fark olacağını sanmıyorum. Öğrenmek zor değil sadece bir kere kavradıktan sonra bol bol pratik yapıp hızlanman gerekiyor ama bunun için de hevesinin olması lazım.
0
jacque
(31.03.13)
kanun olmaz mı?
ud iyidir ama daha zordur.
isteğin doğrultusunda çalman daha iyi, yoksa sıkılıp bırakabilirsin.
0
bass solo take one
(31.03.13)
compadrito
(31.03.13)
halk müziği seven insansan bağlama, tsm seven insansan ud.

ikisini de seven insansan cümbüş.
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(31.03.13)
bağlama öğren. istanbul avrupa yakasında isen Nişantaşı Şan müzik kursunda yaşayan en büyük bağlama ustası Mehmet Erenler'den ders almanı tavsiye ederim. Ankara'da yaşıyorsan İhsan Öztürk'ün kursu var.
0
piszenci
(31.03.13)
(11)

yurtduşına gitmeden ingilizce öğrenmek

m.puder
nasıl öğreneceğiz şu ingilizceyi arkadaş ne yapsak olmuyorhttp://www.youtube.com/watch?v=cLSmhpwLdEQ
nasıl öğreneceğiz şu ingilizceyi arkadaş ne yapsak olmuyor

www.youtube.com
0
m.puder
(30.03.13)
neden önceden öğrenmek amacındasınız , gidip konferans mı verceksiniz kuzum?
0
dodi el ford
(30.03.13)
yurtdışına gitmeyip burada öğreneyim derdinde galiba.
yurtdışına gitmeden önce öğreneyim demiyor yani.

ya da ben yanlış anladım.
0
sutlu nescafe
(30.03.13)
gitmeden evvel değil, sadece 'gitmeden'.
0
🌸m.puder
(30.03.13)
olmuyor, olmuyor, olmuyor. ne yapsam ne etsem olmuyor, yabancı arkadaşlarda edindim orta seviyede takılıp kaldım gitmiyor bitürlü.
0
secilmis uye
(30.03.13)
film dizi izle. önce türkçe altyazılı, sonra ingilizce altyazılı. ingilizce altyazılı izleyince yazılışlarıda aklına yerleşir. zaten dinleyince telaffuzları da öğrenmeye başlarsın yavaş yavaş. tabi telkaffuz için yine ingilizce altyazılı izlemen lazım. bir de facebook, tagged gibi sitelerden birilerini bul. onlarla konuşmaya çalış. ana dilinin ingilizce olmasına gerek yok. yeri geldiğinde birbirinizi düzeltirsiniz. bir de oyun oyna. adventure, hidden object, tarzı oyunlarla kelime hazinen gelişebilir. yabancı haber sitelerine bak. okumaya çalış. anlamadığın yerde aç sözlüğe bak.

böyle şeyler işte...
0
sutlu nescafe
(30.03.13)
Hepsi denendi..
0
🌸m.puder
(30.03.13)
ingilizce kitap oku. sürükleyici ve konusunu bildiğin kitaplar olsun.
0
there is a light that never goes out
(30.03.13)
zaten kitap okuyabilmek-film izleyebilmek vs. için istiyorum öğrenmeyi
0
🌸m.puder
(31.03.13)
(bkz: ingilizce kelime ezberleme yolları/@compadrito)

başlık sizi yanıltmasın, bu yazıda işinize yarayacak çok bilgi bulacaksınız.
0
compadrito
(31.03.13)
compaditro senin bu başlığını taa ne zaman bilgisyarıma kopyalamıştım zaten. Asıl sorun şu ki, beyin ingilizceye adapte olamıyor. Fizik, matematik öğrenir gibi öğreniyor. Bunun sebebi de sürekli Türkçe konuşulan ortamda bulunmak. Yani ingilizce anlayabiliyorum ama, bir kitabı alıp keyifle okuyamıyorum, o kitabı okumak fizik çalışmak gibi oluyor.
0
🌸m.puder
(31.03.13)
bir kitabı alıp keyifle okumak, senelerce sürecek yoğun bir emek gerektirir. bize bu seneden gelecek seneye ingilizce romanları anlayıp okuyacakmışız gibi bir masal yutturulduğu içün, okuyup da anlayamayınca, moralimiz bozuluyor. halbuki deseler bize baştan, kardeşim, türkçedeki gibi roman okuyup keyifle anlamanız için senelerce çalışmak, okumak gerekir, o zaman biz de beklentimizi bu kadar yüksek tutmayız. ama interneti ve youtube'u iyi araştırırsanız, okuyup, anlayıp, keyif de alabileceğiniz metinler bulabilirsiniz. "sebat" edin. bu işin peşini bırakmayın, "olmuyor, olmuyor, olmuyor!" demeyin. şimdilik aza kanaat edin. yani azar azar anlayın. %100 anlamayın da, %30 anlayın. gelecek sene %40 anlamayı hedefleyin filan gibi gidin. merak etmeyin, o keyifle kitap okuyacağınız ve anlayacağınız günler de gelecek.

yeter ki siz, üşenmeyin, ertelemeyin ve vazgeçmeyin.

okuyun, okuyun, okuyun, okuyun.

seyredin, seyredin, seyredin, seyredin.

dinleyin, dinleyin, dinleyin, dinleyin...
0
compadrito
(01.04.13)
(3)

bir cümlelik çeviri yardımı?

the kene
"Location of brain lesions predicts conversion of clinically isolated syndromes to multiple sclerosis"*klinik olarak izole sendromların multiple sklerozise dönüşümünde beyindeki lezyon yerinin tahmini* mi diyor??
"Location of brain lesions predicts conversion of clinically isolated syndromes to multiple sclerosis"

*klinik olarak izole sendromların multiple sklerozise dönüşümünde beyindeki lezyon yerinin tahmini* mi diyor??
0
the kene
(30.03.13)
beyindeki lezyonların yeri, klinik olarak izole sendromların ms' e dönüşüp dönüşmeyeceği hakkında bilgi verebilir.

olarak anladım ben.
0
bubezleeb
(30.03.13)
hakkaten düşününce senin çeviri daha mantıklı :)
0
🌸the kene
(30.03.13)
www.nationalmssociety.org

Beyindeki lezyonların yerleşimi, klinik bakımdan izole sendromların MS'e dönüşüp dönüşmeyeceği konusunda fikir/ipucu verir.
0
compadrito
(30.03.13)
(6)

Felsefe İçin Başlangıç Kitabı

african rain
Hiç felsefe okumamış sosyoloji öğrencisi annem için başlangıç teşkil edecek kaynak önerisine ihtiyacımız var. Önerilere açığız sevgili filozof dostları...
Hiç felsefe okumamış sosyoloji öğrencisi annem için başlangıç teşkil edecek kaynak önerisine ihtiyacımız var. Önerilere açığız sevgili filozof dostları...
0
african rain
(29.03.13)
macit gokberk'in felsefe tarihi kitabi, felsefeye baslamak icin iyi bir secim olur kanisindayim. akimlari, filozoflari tanir, sonrasini da kendisi getirir
0
yetersiz veri
(29.03.13)
sofi'nin dunyasi ders kitaplarindan daha eglenceli :)
0
tasa oturma soguk ceker
(29.03.13)
ahmet arslan'ın felsefeye giriş kitabını öneririm.
0
gorki
(29.03.13)
sofi'nin dünyası +1 mükemmel bir kitap.

ayrıca ömer çaha - siyasi düşüncelere giriş de iyi bir başlangıç.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(29.03.13)
felsefe'ye giriş olmaz ama insanı düşündüren fazlasıyla hoş bi kitap, iskambil kağıtlarının esrarı'dır. yazarı da sofi'nin dünyası'nı yazan adam, eli öpülesi...
0
reavelyn
(29.03.13)
Orhan Hancerlioglu, Dusunce Tarihi
0
compadrito
(30.03.13)
(8)

İyi yapmıyor muyum acaba? (kilo verme, spor vs)

fapple
iki haftadır haftada hemen hemen her gün, her gün olmasa da gün aşırı bir 10 km filan yürüyorum günde toplam. Bu arada yemek de yiyorum tabii ama abartmadan. Abur cubur filan dahi yiyorum zira diyet yapıyorum kafasına girince aksine daha fazla yiyen ve kilo yapan bir insanım. Şimdi şöyle bir sorum v
iki haftadır haftada hemen hemen her gün, her gün olmasa da gün aşırı bir 10 km filan yürüyorum günde toplam. Bu arada yemek de yiyorum tabii ama abartmadan. Abur cubur filan dahi yiyorum zira diyet yapıyorum kafasına girince aksine daha fazla yiyen ve kilo yapan bir insanım. Şimdi şöyle bir sorum var ama: iki haftada aşırı bir kilo kaybı olmasa da baya inceldim. Gerçi bu kilolar zaten son 1,5 yılda birdenbire aldığım kilolar (52'den 64'e çıkmaktan bahsediyorum). Bu kadar yürümek bana zararlı olur mu? Kas kaybı filan gibi sakıncalı bir duruma sebep olur mu yani?
0
fapple
(28.03.13)
yürümekten kim olmus, devam et derim.
0
therevo
(28.03.13)
10 km biraz fazla. birkaç hafta sonra sıkılabilirsiniz.
0
marcelorios
(28.03.13)
@marcelorios yeni yapmaya başladığım bir şey değil ama, yıllardır yürüdüğüm bir güzergah. sadece bu aralar daha sık yapıyorum.
0
🌸fapple
(28.03.13)
bahsettiğin üzere kilon çok değil, 10 km günlük yürüyüş başlangı. için bi hayli fazla. eğer hedeflediğin bir kilo varsa kısa vadede ona ulaşıp belli bir süre o kiloyu muhafaza etmen stabil olman daha önemli, vücut, metabolizma ve mide çeperi bnuna uyum sağlayınca vermeye devam edersin, aksi taktirde, ani kilo kayıpları, bağışıklık zayıflaması, ani sakatlıklar ve yorgunluk kaçınılmazdır. kolay gelsin
0
discopolice
(28.03.13)
bizden beklenen, günde en az 10 bin adım atmamız değil mi zaten? siz bunun yaklaşık iki mislini ama gün aşırı yapıyosunuz. eğer "koşuyorum" deseydiniz, "yapmayın, yürüyün" derdim. ama yürüyosunuz. aldığınız 8 kiloyu birden bire vermeye çalışmayın. eğer bu tempoda yürüyebilecekseniz sahiden, kilolarınıza kafanızı hiç takmayın. sadece bu şekilde yürümeye devam edin. bir iki ay değil ama. sürekli...

size bir zararı yok. bilakis çok ama çok faydası var. sadece trafik kazalarına, ayak burkulmalarına, çukura düşmelere, köpek saldırılarına filan karşı uyanık olun. yürürken SMS yazmayın, kendinizi telefon konuşmasına filan fazla kaptırmayın.
0
compadrito
(28.03.13)
Geçen mayısta 88 kiloydum. eylüle kadar haftada 4-5 gün her akşam 12-14 km yürüdüm. Ama yavaş yürüdüm 3-4 saat tutuyordu. Mayıstan Eylüle kadar 8 kg verdim.

gerçi sonra yürüyüşü bırakınca 3kg geri aldım.

sonra spora başlayınca o 3 kg'ı tekrar verdim.

şimdi tekrar bıraktım, daha almadım gerçi.

yalnız abur cubur yemiyordum ben kesinlikle. günde 2 öğün yiyordum onda da fastfood, cips, gazlı içecek vb. uzak duruyordum. ekmeği öğün başına maksimum 2 dilim yiyordum. tuz pek kullanmıyordum, çayıma, kahveme şeker atmıyordum. Ama bunlar dışında öyle diet programım, listem falan yoktu.
0
yule
(28.03.13)
bu km başlangıç değil bu arada, 6-7 senedir yürüyorum ama çok uzun zamandır ara vermiştim. bu aralar sürekliliği sağlamaya başladım sadece. bir anda kilo vermek gibi bir hedefim de yok, bu yüzden yeme-içmeden kısmıyorum çok bariz şeyleri (fastfood, paket paket çikolata vs gibi) tüketmemek dışında. ama birden inceldim ve o nedenle sakıncalı bir şey mi yapıyorum acaba diye düşündüm.
0
🌸fapple
(28.03.13)
hiç sakıncalı bir şey yapmıyosunuz. aynen devam!
0
compadrito
(28.03.13)
(6)

kanlı balgam ?

romayi kurtaran itfaiyeci
28 yaşındayım, 3 ay önce sigarayı bıraktım.yaklaşık bir aydır sabahları uyandığımda ağzımdan gelen tükürük kanla karışık geliyordu. dişlerim çürük olduğundan ve son zamanlarda 3 tane diş çektirdiğim için diş etinden kaynaklandığını düşünmekteydim. ancak bu sabah afedersiniz burnumu temizlerken oranı
28 yaşındayım, 3 ay önce sigarayı bıraktım.

yaklaşık bir aydır sabahları uyandığımda ağzımdan gelen tükürük kanla karışık geliyordu. dişlerim çürük olduğundan ve son zamanlarda 3 tane diş çektirdiğim için diş etinden kaynaklandığını düşünmekteydim. ancak bu sabah afedersiniz burnumu temizlerken oranın da kanlı olduğunu gördüm.

ne ki bu ?

fikri olan ?
0
romayi kurtaran itfaiyeci
(27.03.13)
oncelikle en kesin bilgiyi doktor kontrolunde ogrenebilirsin, burayi atlamayalim. doktora git.

soyledigin gibi dis etlerin kanamis olabilir ama bunun tek nedeni curuk dis olmayabilir. doktora git.

burunda ise kilcal damarlar zaman zaman kanamaya yol acabiliyor. genelde normaldir ama baska nedenleri de olabilir. doktora git.

son olarak, doktora git. saglikli gunler dilerim.
0
she was my baby
(27.03.13)
(tıbbi cerrahi hiç bir bilgim yok fakat) aklıma sinüsle bağlantısı olan dişlerle alakalı olma ihtimali geldi. şurdaki imageshack.us dişlerden hangisi tam bilmiyorum ama sanırım 4-5 nolu dişlerin sinüslerle bağlantısı var, onlardan biri mi çekildi?
0
ahlaksızlığın lüzumu yok
(27.03.13)
aynen de 4 5 numaralı dişler çekildi @ahlaksızlığın lüzumu yok
0
🌸romayi kurtaran itfaiyeci
(27.03.13)
bir arkadaşım sigarayı bırakan babasının ağzından burnundan bir süre böyle kan geldiğini söylemişti. hem de senin gibi sümkürürken filan da değil, durduk yere... meğer bazı bünyeler nikotin ve katran kalıntısını böyle atarmış vücuttan.

ama en net çözüm doktor tabii... malum, dişeti kanamasından vereme, hatta -allah saklasın- akciğer kanserine kadar skalası var kanlı balgamın...
0
tezumomikuari
(27.03.13)
bi ara okursunuz belki. faydası tokanır. (hemoptzi = kanlı balgam)

(bkz: sigara/@compadrito)
0
compadrito
(28.03.13)
derhal doktora gitmelisin. ağızdan gelen kan her zaman için önemsenmelidir.
0
derz dolgusu
(28.03.13)
(4)

yasli bir yakinim unutuyor dengesiz davraniyor? hangi bölüme cikmali?

trakyali gulyabani
nöroloji ve kardiyoloji kontrollerine düzenli gidiyor. fakat son zamanlarda iyice dengesiz davranmaya basladi. bir bakiyorsun iyi bir bakiyorsun alakasız bir şey yapmaya başlıyor. unutkanlık sıklaştı. şimdi noroloji mi? psikiyatri mi? çare olur. daha önceden 2-3 kez felç geçirdi. ama fiziksel olarak
nöroloji ve kardiyoloji kontrollerine düzenli gidiyor. fakat son zamanlarda iyice dengesiz davranmaya basladi. bir bakiyorsun iyi bir bakiyorsun alakasız bir şey yapmaya başlıyor. unutkanlık sıklaştı. şimdi noroloji mi? psikiyatri mi? çare olur. daha önceden 2-3 kez felç geçirdi. ama fiziksel olarak bir sorun yok.
0
trakyali gulyabani
(27.03.13)
yaşlı ve unutkanlık dediğin için alzheimer açısından nöroloji görebilir öncelikle.
0
diyet yapan panda
(27.03.13)
nörolojiye gidilmesi gerek gibi geldi bana, gerekirse onlar psikiyatriye yönlendirir zaten.
0
there is a light that never goes out
(27.03.13)
nöroloji, varsa geriatri de olabilir
0
i am what i am given
(28.03.13)
nöroloji ve şah damarı (carotis) renkli doppler ultrason takibi ve belki de kafa emarı. nöroloji, "bizlik bi şey yok" derse, psikiyatri.
0
compadrito
(28.03.13)
(16)

yeşilçamın en güzeli

miki toys
yeşilçamın en güzel kadını sizce kimdir?
yeşilçamın en güzel kadını sizce kimdir?
0
miki toys
(27.03.13)
Gülşen Bubikoğlu
0
kırmızıkalem
(27.03.13)
Filiz Akın
0
mr.spock
(27.03.13)
ıtır esen
0
Ufuk
(27.03.13)
sırasıyla: Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Gülşen Bubikoğlu, Filiz Akın.
0
april12th
(27.03.13)
hale soygazi
0
bilge rusty james
(27.03.13)
bence türkan şoray. ama filiz akın ve lale belkıs'ıda beğenirim cidden.
0
phoenixboy
(27.03.13)
EMEL SAYIN !!!!!
0
kaiserr76
(27.03.13)
necla nazir da akarrr.
yalniz bi zamanlar ferdi tayfurun karisi oldugunu dusunmemeye calis:)
0
jemjumun intikami
(27.03.13)
gülşen bubikoğlu
0
kakao
(27.03.13)
fatma girik diyen hic yok hayret :)
0
🌸miki toys
(27.03.13)
Türkan Şoray ayrı bir güzel ya kadın su gibi. Gülşen Bubikoğlu,Filiz Akın,Emel Sayın olarak gider.
0
mortingensitrayzee
(27.03.13)
semra sar!

daha sonra ıtır esen.
0
jimjim
(27.03.13)
ıtır esen
hale soygazi
0
seyduna6687
(27.03.13)
Türkan şoray. sinemanin sultani ya hayal ediyorum kadin hollywood da oynasaydi yakar gecerdi :)
0
gereksiz yercekimi
(27.03.13)
Belgin Doruk, Müjde Ar
0
compadrito
(27.03.13)
türkan şoray

www.youtube.com
0
holy diver
(27.03.13)
(10)

erkeklerde evlenme kriterleri

nunishuris
öncelikle diyim kimse soracağım şeyi yanlış anlayıp çullanmasın :)erkeklerin evlenme kriterlerini çok merak ediyorum. fiziksel özelliklere olduğundan çok dikkat ederler genelde ama bazen evlenirken bakıyorum birlikte oldukları kadınlardan oldukça çirkin ve kişilik olarak da şahane diyemiceğim kişile
öncelikle diyim kimse soracağım şeyi yanlış anlayıp çullanmasın :)
erkeklerin evlenme kriterlerini çok merak ediyorum. fiziksel özelliklere olduğundan çok dikkat ederler genelde ama bazen evlenirken bakıyorum birlikte oldukları kadınlardan oldukça çirkin ve kişilik olarak da şahane diyemiceğim kişilerle evleniyolar. önemli olan iç güzellik de diyemiceğim bi durum yani. sorduğumda birine "beni seviyo, ne istesem yapıyo, bana bakıyo, marifetli, hamarat" falan demişti. gerçekten bu yüzden bi kadınla evlenebilir misiniz cidden? not: objektif olarak çirkin denebilecek kadınlardan bahsediyorum.
0
nunishuris
(24.03.13)
kendi kriterlerim, beni delirtmemesi, kişilik olarak benden çok uzak olmaması, iyi yemek yapması, saygılı olması. bi de aşk varsa güzellik cidden önemli değil.
0
hope ender
(24.03.13)
Marriage is like a cage; one sees the birds outside desperate to get in, and those inside equally desperate to get out. Montaigne.

kısacası, kafeslenmişler diyorum.
0
[silinmiş]
(24.03.13)
diğerlerini bilmem ama benim birkaç kriterim şu şekilde; evrime inanacak, pek dindar olmayacak, ve sağlık durumu benim durumuma benzer olacak. dış görünüş önemli değil diyen yüz yılın yalanını söylüyor, önemli. ancak tek başına yeterli değil.
not: yaşım henüz 24. yaşım ilerledikçe elbette kriterlerimde değişim olabilir ama şimdi şöyle bir baktığımda, hem evrime inanmayan hem de dindar birisi ile evlenmem diye düşünüyorum. frekans çok önemli. ha bir de, ben bilmem eşim bilir programındaki hanımlar gibi 5 lafının biri "aşkım" olan kimseler pek itici. son olarak, modayı gün be gün takip eden biriyle de herhalde evlenmem. son, cidden son kriter ise, kitap sayısı ayakkabı sayısından çok olmalı, ama bu kitaplar öyle "twilight", "the secret" vs ayarında kitaplar olmamalı.
ki bu kriterler konulduğunda ülkedeki kadınların %98'i kriter dışı kalmış oluyor. kalan %2 ise beni ister mi istemez mi, orasını, kendileri ile karşılaşınca göreceğiz.
0
gogu delen adam
(24.03.13)
atalar nûr içinde yatalar ne demiş?

yüzü güzel olacağına huyu güzel olsun.

Judy aplam ne demiş?

güzellik geçicidir, aptallik baki kalır.
0
compadrito
(24.03.13)
yanlış anlamayın da yanına yakışmayan kültür seviyesine denk gelmeyen kızlarla çıkan/sürdüren erkekler yatak performansı için sürdürebiliyolar.
0
aşksız prens
(25.03.13)
Ben bu kriterlere uyan bir turk kiz bulamadigim / bulamayacagim icin yurtdisina gitmeye karar verdim - tabi ulkenin gidisati da ayri bir sebep.

- inancsiz olacak
- burc, fal, uzak dogu mitolojileri, alternatif tip, cakra, karma va. Gibi pseudoscience a inanmayacak
- sigara icmeyecek
- alkol kullanmamasi tercih sebebi
- psikoloji, sosyoloji ya da bilissel bilimden anlayacak, bunlarikullanarak insanlarin nasil yanlis karar verebilecegini biliyor olacak.
- yukaridaki maddeye paralel olarak, nasi ltartisilmasi gerektigini bilecek.
- Eksik/zayif yanlari oldugunu olabilecegini kabul edecek
- konusmasi ya da yazmasi kendini ifade etmesinden hallice olacak
- hobi niyetine takip ettigi, hakkinda okumaktan keyif aldigi bir disiplin olacak - evrim, arkeoloji, jeoloji, biyoloji, genetik, bilgisayar bilimleri vs.
- iyi ingilizce bilecek
- spor yapacak ( yatak performansi icin de onemli bu )
- beyaz tenli olacak
- kisisel hijyenine dikkat etsin
- yatakta sarildigimda avuclarimi dolduracak kadar memeye sahip olacak


Baska da kriterim yok, isterse issiz olsun, yemek yapmasini bilmesin, evi surekli dagitiyor olsun vs. umrumda olmaz.
0
gadanallah
(25.03.13)
ya soruyla alakasız ama (belki de alakalıdır) yine gülesim geldi buraya sıralanan kriterleri görünce. sanki erkekler bulunmaz hint kumaşıymış gibi bir sürü de kriter koymuşlar. yok öyle bi kriter. etraflarına böyle anlatıp sonra onları oldukları gibi kabul eden herhangi bir kadına razı oluyorlar işte. kadınlarda da aynı durum var. ha gerçekten böyle kriter koyan manyaklar da en sonunda kendilerini 45 yaşında ve yapayalnız buluyorlar.
0
boo ya moon
(25.03.13)
@boo ya moon, evde kalmamak icin kriter koymayan "manyak"lardan ol o zaman. 3 ay sonra da burada " kocamla mutlu degilim " diye duyuru acarsin,

@mavijojobatanecigi, maalesef biraz oyle oldu. ama dedigim gibi yurtdisindaki kadinlarin bunlari saglama ihtimali daha yuksek. Davul dengi dengine nihayetinde.
0
gadanallah
(25.03.13)
Muhabbeti tatlı olsun gerisi hiç mühim değil
0
essoist
(25.03.13)
Kulturlu olmak onemlı. Televizyonda ya da gazetede gördüğü bir kelimeye imla kılavuzundan bakmayı akıl edebilmeli. Olur olmadık denyoluklar yapmamalı. Gerisi hikaye. Etrafımdaki bircok kişi de aynen kültür, zeka ve eser miktarda da olsa ağırbaşlılık arıyor.
0
alperz
(18.07.13)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.