Giriş
(3)

Atatürk Havalimanı Millenium ve Advantage Lounge ları

aliceinchains
Evet bu loungle'lara kartımız olmadığı takdirde belli bir ücret ödeyerek girebiliyor musuz? Bir de şu kadar saat kalıcaksın diye bir limit var mı acaba mesela benim uçuşum sabah 8 de ben akşam 10 da oraya gitsem uçuşumu bekleyebilir miyim?
Evet bu loungle'lara kartımız olmadığı takdirde belli bir ücret ödeyerek girebiliyor musuz? Bir de şu kadar saat kalıcaksın diye bir limit var mı acaba mesela benim uçuşum sabah 8 de ben akşam 10 da oraya gitsem uçuşumu bekleyebilir miyim?
0
aliceinchains
(11.03.09)
erken gidip uçunu orda bekleyebiliyorsun amacı o zaten(:

bildiğim kadarıyla kartsız girişte yasak amacı kart sahiplerine kendini özel hissettirmek

ama sanki yanında misafirini sokabiliyordun içeri iş bankasında (advantage ın tam karşısı)
öle bişi advantage da da varsa birinden rica edersin alır seni içeri
0
demlikposet
(11.03.09)
kartlılar, 1.derece yakınlarını sokabiliyorlar.
0
oceano
(11.03.09)
işbankası lounge'da her seferinde "misafiriniz var mı?" diye soruyorlar. birinci dereceden akraba mı olmak lazım bilmiyorum.

yabancı bir amca gelmişti, adama anlattılar bir iki bir şey gösterdiler işte bunlar var bunları alabiliyorsunuz falan diye sonra da 43 dolar dediler. adam da ödedi parasını girdi içeri.

bankadan kredi kartı olmayan da girebiliyor yani. niye 43 dolar diye bana değil girişteki görevlilere sorun.
0
burfak
(12.03.09)
(4)

Mouse Alıcam Bir Kaç Yardım Lazım

calimdor
şöyle sıralayayım hemen: -kablosuz mouse alırsam piller falan oldkça ağırlık yapıyor. acaba bu kablosuz mouse'ların direk şarjlı versionu yok mu? yani ağır olmayan daha pratik versionu? - eğer varsa bana böyle bir tür mouse söylerseniz sevinirim, ayrıca programlanabilir birkaç tuşu olması da gerekiy
şöyle sıralayayım hemen:

-kablosuz mouse alırsam piller falan oldkça ağırlık yapıyor. acaba bu kablosuz mouse'ların direk şarjlı versionu yok mu? yani ağır olmayan daha pratik versionu?

- eğer varsa bana böyle bir tür mouse söylerseniz sevinirim, ayrıca programlanabilir birkaç tuşu olması da gerekiyor. (3-4 tane programlanabilir tuş lazım)

- eğer çok hafif kablosuz mouselar yoksa bana programlanabilir 3-4 tuşu olan mouse gerekli yine tavsiye ettiğiniz modelleri yazarsanız sevinirim.


fiyat aralığına da şöyle diyelim. kablolu mouse için 50-60 tl yi geçmemesini istiyorum. (tabi bu illa ki 50-60 tl olacak demek değil. 30-40tl'ye istediğim özelliklerde kaliteli şeyler söylerseniz daha makbule geçer tabi.)

kablosuz için bir fiyat aralığım yok.
0
calimdor
(19.02.09)
a4'un pilsiz, kablosuz fareleri var ama tabi belli bir alanda calisabiliyorsun haliyle.
orn: www.a4tech.com

kullanmistim bir ara bir modelini, hem cok rahat hem de cok hafif.
0
sourlemonade
(19.02.09)
illa kablosuz olsun demiyorsan boşver kablolu al.

pil bitti derdi yok, her halükarda daha hafif.
unutmadan tekrar, pil bitti derdi yok.
pil azaldı sapıttı derdi de yok. hergün aynı mouse.
fiyatları da daha makul.

bilindik bir markadan kablolu bir mouse'u yıllarca kullanabilirsin. benim basit microsoft'um nazar değmesin 3,5 senedir ilk günkü gibi.
kablosuz alırsan pillerle uğraşacaksın, şarjlı alırsan da cep telefonu pilleri gibi bir süre sonra çok daha az dayanmaya başlıyor piller.

bir arkadaşımın kablosuz bir mouse'u vardı şarj edilen. masa üstünde standı vardı, hem alıcısı hem de üstüne oturtunca mouse'u şarj aleti görevini görüyordu. kısa bir süre sonra şarjı çok az gitmeye başlamıştı.
bir de masa üstünde stand durduktan sonra ne anladım ben onun kablosuzluğundan.
0
burfak
(19.02.09)
logitech gamer mouseları var. ben bir ara mx518a kullandım. mükemmele yakındı.
ama dediğiniz fiyatların iki katı neredeyse.
0
Gulyadkin
(19.02.09)
yakın zamanda mouse umu değiştirdim. gigabyte m6800 diye birşey. ileri geri thumb tuşları ile beraber toplam 5 tuşu var (sağ, sol, orta wheel diperleri). tuşların ayarını x-mouse button control diye bir programla yaptım. bir de tek basımda dpi ı değiştiren bir tuş var üstte, onu nasıl farklı programlanır bilemedim. şeklen logitech in mouseman lerini taklit etmişler. sağda solda kauçuk kaplaması var elde rahat dursun diye. kablolu ve çok hafif (aslında ben ağır arıyordum ama, sırf bunun için fazla para vermek istemedim.) hediyesi 30 tl. kesinlikle tavsiye ederim.
0
ndg
(19.02.09)
(8)

taksim burger king tam olarak nerde?

sessia
cahilliğimi bağışlayın ama tam olarak nerde bu, nasıl gidilir otobüsle?
cahilliğimi bağışlayın ama tam olarak nerde bu, nasıl gidilir otobüsle?
0
sessia
(18.02.09)
istiklal in hemen basinda. taksim otobusunun son duragi akm nin onu. akm tam arkanda kalarak karsiya gecersen gorebilirsin.
0
kenarortay
(18.02.09)
otobüsle son durakta inin metro girisine dogru yuruyun, metro girisini gecip isiklardan karsiya gecin, 100 metre kadar isiklardan sonra yuruyun karsinizda Teras'i ufaktan cam kaplama ve onunde zibilyon tane bekleyen insan goreceksiniz, farketmemeniz mumkun degil.
0
kobrettii
(18.02.09)
bir tane de galatasaray lisesinin karşısında var. ek bilgi olsun :)
0
ntfs
(18.02.09)
istiklal caddesi nerede diye sorun. göstersinler. istiklal caddesi'ni gördüğünüz an zaten girişinde burger king de gözükür.

kafanız karışmasın, taksim burger king denilen mekan, galatasraay'ın ordaki değildir, direkt istiklalin girişinde olandır.
0
andy kaufman 2
(18.02.09)
taksime gittiginde sorma sakın, gunun alay konusu oluverirsin bir anda.:) istiklalin girisinde.
0
scp
(18.02.09)
meydana in az göz gezdir görürsün. ortalık yerde çünkü.
0
cha
(19.02.09)
meydana yakın gloria jeans'i (böyle mi yazılıyordu?) sorabilirsin istersen. burger'ı da ona giderken görürsün zaten önünde istanbul nüfusunun yarısıyla beraber.

hani burger'ı sormak akm'yi sormaktan beterdir de o yüzden dedim.
0
burfak
(19.02.09)
aha burda,

2.bp.blogspot.com
0
fa
(19.02.09)
(4)

Gitarımı masaya çarptım

burfak
ve uf oldu.bilgisayar başındayken öne eğilmek suretiyle maddi değerinin yanında manevi değeri de çok yüksek olan gitarımı masaya çarptım ve cilasın fotoğraflarda da görülen hasar oluştu.1) bunu kapatabilecek bir yöntem/cila var mı?2) bir şey yapmasam uzun vadede sorun olur mu? çürüme falan.3) malum
ve uf oldu.

bilgisayar başındayken öne eğilmek suretiyle maddi değerinin yanında manevi değeri de çok yüksek olan gitarımı masaya çarptım ve cilasın fotoğraflarda da görülen hasar oluştu.

1) bunu kapatabilecek bir yöntem/cila var mı?
2) bir şey yapmasam uzun vadede sorun olur mu? çürüme falan.
3) malum gitar titreşip duruyor, daha da ilerle mi bu minik çatlaklar?

teşekkürler.
0
burfak
(17.02.09)
ziyan etmişsin güzelim s kasa ibanezi, daha çalınmaz o gitar..

şaka şaka fotoğraftaki vuruktan bir şey olmaz. birkaç yerini daha vurunca alışırsın =)
ilki nazar, ikincisi kaza, gerisi karakter demişler.

1)büyük ihtimal luthierler göze batmayacak hale getirebilir. ama bence elleme.
0
cgcore
(17.02.09)
çok çok ufak yine benzer bir şekilde bir vuruğum daha vardı aslında. işte o nazardı, bu kaza oldu.
diğeri bunun yanında hiçbir şey değil ama ona da üzülmüştüm işte.

ellemeyince daha da büyür veya ne bileyim çürür falan diye korkuyorum 10 20 seneye falan.
0
🌸burfak
(17.02.09)
o civarlara darbe gelmedikçe ya da çok bir şey sürtünmedikçe problem olmaz. çürüme de olmaz. 10 20 seneye daha neler gelir o gitarın başına zaten, en iyisi kafanı rahat tut. böyle mühim olmayan vurukları-çatlakları tamir ettirmeye gerek yok.
0
cgcore
(17.02.09)
İşinize yarar mı bilmiyorum ama ahşaplardaki hataları örtmek için marker tarzı kalemler var. koyu kahve , açık kahve ve altın sarısı renginde olanları görmüştüm galiba. Beyazlaşmış yere sürünce işe yarar herhalde.
Electro world ve nalburlarda gördüm.
En azından göze çok batmasını engelleyebilir.
0
orta sahanin beyni
(17.02.09)
(3)

müzikleri enstrümanlara göre ayırmak

abtash
şöyle bir program arıyorum. ben müzik dosyasını vereceğim, o bana bas gitar, insan sesi falan hepsini perde perde kaldırma, değişiklik yapma imkanı verecek. çok profosyonel olmasına gerek yok. sadece bana istediğim enstrüman veya insan seslerini kaldırma imkanı verse de olur. öyle düşünüyürum ki, no
şöyle bir program arıyorum. ben müzik dosyasını vereceğim, o bana bas gitar, insan sesi falan hepsini perde perde kaldırma, değişiklik yapma imkanı verecek. çok profosyonel olmasına gerek yok. sadece bana istediğim enstrüman veya insan seslerini kaldırma imkanı verse de olur. öyle düşünüyürum ki, normal şartlarda bu işlemler mp3'lere olmayabilir sıkıştırılmış olduğu için. o işi de görebilecek bir çözümünüz varsa süper olur.
nasıl arayacağımı bilemedim google'da anahtar kelimeleri bulamadım.
0
abtash
(17.02.09)
midileriyle yetirim diyorsan guitar pro tarzı bir program kullanabilirsin.
0
burfak
(17.02.09)
Halihazırda öyle bir teknoloji bildiğim kadarıyla bulunmamakta. Celemony Melodyne, Direct Note Access diye bir muhabet ile istediğine yakın birşeyi yapabileceğini anlatan birkaç video çıkardı ama program daha piyasaya çıkmadı.
0
skatheist
(17.02.09)
mp3 veya wave farketmez, bir kaydın içerisindeki kanalları ayrı ayrı müdahale etme imkanı sadece eq ile olabilir.eğer istemediğiniz bir davul kicki varsa davul kickinin olduğunu frekansı bulup yokediniz sorun baya çözülecektir. bu minvalde şarkıdaki solistin ortalama frekanslarını da indirip az çok hallolabilir, ama arkada gerek efekt dönüşlerinde, gerekse diğer enstrumanların titreştiği noktalarda kalacağı gibi şarkı tümüne bakıldığında da eski vokalin %50küsürü de en iyi ihtimalle kalacaktır; veya olması gereken enstrumanlar, kanallar gidecektir...
bunu karaoke yapma amaçlı yaptığını iddia eden bir takım programlar dediğim gibi iddia ediyorlar, ama şunca yıllık müzisyenim, görmedim duymadım...
0
jeanluc
(18.02.09)
(13)

Asansör full force aşağı düşerken

ophelia
Evet merak ettiğim bir durum var. Asansöre bindik diyelim ta 6. katta. asansörü taşıyan ip koptu! ve aşağı düşüyoruz. en az zararı almak için ne yapılabilir?ölme olasılığı olsa da onu cevap olarak vermenize gerek yok.
Evet merak ettiğim bir durum var. Asansöre bindik diyelim ta 6. katta. asansörü taşıyan ip koptu! ve aşağı düşüyoruz. en az zararı almak için ne yapılabilir?
ölme olasılığı olsa da onu cevap olarak vermenize gerek yok.
0
ophelia
(17.02.09)
çömelmek gerekiyodu galiba. eller başı üstten tutacak şekilde. s. demirel demişti.
0
yoldaki isaretler
(17.02.09)
en az zararı almak için yapılacak şey dua etmek olabilir :P

şaka bi yana sadece ip kopunca asansör aşağıya düşmez. paraşüt de denilen bir mekanizma vardır asansörlerde. kabin belli bir hızı geçtiğinde bu aparat açılarak mekanik fren yapar ve kabini durdurur. bu aparatın bozulması ve ipin kopması olaylarının aynı anda olması gerekir düşmesi için. sorunuza cevap olmadı ama söyleyeyim dedim
0
birak bu isleri
(17.02.09)
(bkz: Luzumsuz Bilgiler Ansiklopedisi)(Daha dün okumustum. Tesadüf iste)

Asansor duserken ziplanilsa ne olur ?
Dusunun ki, asansorunuz bozuldu ve 60-70 km/saat, yani saniyede 18 metre hizla dusuyor. Siz de son saniyede yukari zipliyorsunuz. Yukari ziplamaniz olsa olsa saniyede 4-5 metre hizla olabilir. Yani siz yine de yaklasik saniyede 13-14 metre hizla yere dusmeye devam ediyorsunuz.

Ister saniyede 18 metre, isterse 13 metre hizla yere dusun, sonuc fark etmez. Sizi yerden kazimak zorunda kalabilirler. Lutfen panik yapmayin, asansoru tutan tek bir kablo degildir, en azindan 5 veya 6 kablo vardir. Bu kablolarin her biri tek basina asansorun agirligini tasiyabilir.

Diyelim ki, bu kablolarin hicbiri gorevini yapmadi, asansoru durduracak bir baska fren donanimi daha vardir. Hatta bazi asansor bosluklarinda ilaveten yayli veya yagli, hayati tehlikeyi onleyecek ozel sistemler de bulunur.

Bu sistemlerin hicbiri calismazsa yine de iyimser olmaya calisin, hic olmazsa hayatinizda bir kere, hicbir katta durmadan dogrudan zemine inmis oluyorsunuz!
0
trimpot
(17.02.09)
sonuc odakli cevap gelmemis ki hic :p

asansor yere cakilinca en az zarari almak icin; o anda yere temas edecek organlarin en yumusaklarindan secilmesi iyi olur bence. ornegin ayakta durmak veya amuda kalkmak hos olmaz, kemikler yere carparsa kirilir. yere yatip kafayi kollar arasina alarak olusturulan bir fetus pozisyonu; kafayi, kemikleri ve temel organlari korumak icin iyi olacaktir. asansordeki kisi sayisina gore bu mumkun olmayabilir.
0
507
(17.02.09)
yatıp fetus pozisyonu alırken, sağ tarafınıza dönerseniz kalbiniz vücudun üst kısmında kalır ve yere çarpmanın etkisini daha az yaşayabilir diye düşünüyorum. ama her halukarda yüzünüz kıbleye baksın. ne olur ne olmaz.
0
trocero
(17.02.09)
Asansörde başka insan varsa onun sırtına tırmanılabilir, şişman teyzeler en makbule geçeni.
0
skatheist
(17.02.09)
yanınızda biri varsa onu yere yatırıp üstüne uzanın.
0
the kene
(17.02.09)
o hızla giderken zıplamak imkansız, zıplanamıyormuş(bir güç var). brainiac bunu incelemişti, manken her defasında pertti.
0
only
(17.02.09)
serbest düşüşe geçmiş asansörün içindeki yine serbest düşüşteki insanın kurtulabilmesi için asansörün ivmesinden daha kuvvetli bir şekilde yukarı zıplaması gerekiyor. e bir de asansörün tam yere çarpma anını hesaplayabilmek lazım ki o da imkansız. bu konu zamanında mythbusters da irdelenmiş o maket adam da heder olmuştu. zıplamak yerine yere uzanın yine siz.
0
coffee and cigarettes
(17.02.09)
benim merak ettiğim, asansörün tavanında tutunacak bi yer bulup ta oraya asılıp salınsak çarpma anında nolur acaba?
0
mabl
(17.02.09)
zeminde ortada bir demir gördüm bizim asansör boşluğunda, son durak tren istasyonlarındaki gibi. dolayısıyla asansörün ortasında durmamak gerek.
0
surprise
(17.02.09)
o iplerin kopması bir kez yaşanmış o da binanın tekine uçak girmiş (wtc değil, çok daha eski). başka da kaza yok sanırım.

bir de düşse o kadar hızlı düşer ki zıplayıp hızını azaltsan da yine de oldukça yüksek bir hızla aşağıya doğru gidiyor olacaksın.

demire tutunursan da Cüneyt Arkın filmindeki gibi kolunu koparabilirsin.
0
burfak
(17.02.09)
mythbusters'ta da denendi bu.asansörün çarpma şiddetinden, ezilip büzülmesinden ve sarsıntıdan nerdeyse her yere çarptı manken. kollar bacaklar havada uçuştu:) çarpma anında zıplattılar, kafası falan eğrilmişti:)
0
richthofen
(17.02.09)
(5)

hp laptopta hibernate sorunu

levine
direk konuya dalayim:vista kurulu hp ( ya da baska marka ) laptopu hibernate ettikten sonra sabah kalktiginda laptopu acik bulan bir ben miyim yoksa bu sorunla karsilasan baska insanlar var mi merak ettim.
direk konuya dalayim:

vista kurulu hp ( ya da baska marka ) laptopu hibernate ettikten sonra sabah kalktiginda laptopu acik bulan bir ben miyim yoksa bu sorunla karsilasan baska insanlar var mi merak ettim.
0
levine
(16.02.09)
ben hep hibernate'te bırakırım laptopumu bana hiç öyle bir şey olmadı.
acaba elektrik dalgalanmaları yüzünden olabilir mi? mesela elektrik kesilip geri geldiğinde açılıyor olabilir mi?
bir arkadaşımın desktopu kendi kendine açılıyordu da elektrik kesintisindan sonra.
0
burfak
(17.02.09)
elektrik kesintisi mantikli bir oneri fakat benim durumumla alakasi yok maalesef. Cunku gayet deterministik bir sekilde ne zaman hibernate edip biraksam, sabaha acilmis buluyorum.

ayni laptopta bulunan ubuntu'nun hibernate'ini kullandigimda henuz boyle bi sorunla karsilasmadim. Dolayisiyla donanimdan ziyade yazilimsal oldugunu dusunuyorum problemin.
0
🌸levine
(17.02.09)
zamanlanmış görevlerde birşey yoktur hergün çalışmaya ayarlanmış değil mi?
0
alpha05
(17.02.09)
aynı sorun bende de vardı, windows update gece 3 olunca kendiliğinden bilgisayarı açıyordu sağolsun, onu haftada bir yapacağı şekilde ayarlayınca düzeldi,
0
tomber
(17.02.09)
sorun tomber'in dedigi gibi windows update denmis. tesekkurler
0
🌸levine
(27.02.09)
(7)

Marshall anfi

burfak
Gitar sever duyuru okuyucuları,bir anfi almak istiyorum. marshall mg 50 dfx ve mg 100 dfx arasında kaldım sayılır. aralarında alacağım yerde 50 euroluk bir fark var.ilk öncelik ses kalitesi ve distortion. bu iki model arasında ses kalitesi ve ton olarak çok fark var mıdır? yoksa tek fark birinin dah
Gitar sever duyuru okuyucuları,

bir anfi almak istiyorum. marshall mg 50 dfx ve mg 100 dfx arasında kaldım sayılır. aralarında alacağım yerde 50 euroluk bir fark var.

ilk öncelik ses kalitesi ve distortion. bu iki model arasında ses kalitesi ve ton olarak çok fark var mıdır? yoksa tek fark birinin daha fazla ses çıkartması mı?

yüksek sese ihtiyacım yok, yalnız güçleri arttıkça genelde ses kalitesi de artar ya o yüzden şey ettim.

yoksa mg 30 fx de aynı sesi verir gerek büyüklerine mi dersiniz?
0
burfak
(15.02.09)
açıkçası marshall mg serisinden hiçbişey bekleme bence. daha önce de sahip oldum 15 wattlığına, 30luğu şu an arkadaşta var, zamanında stüdyoda 80liğini de çaldım çok uzun süre. hiç bi şekilde parasına değmeyen aletler. mg serisi sadece "marshall" adını satmaya yöneliktir. benim kendi görüşüm böyle tabi. bi tek kafa+kabin 100dfx çalmıştım stüdyoda, o fena değildi. alacaksan en azından 12" hoparlorlu bişiy al da. distortion larından çok şey bekleme bence.
0
maersk
(15.02.09)
marshall mg serisinden bişey alma,onun yerine git ibanez al çok daha iyi marshalldan.
0
i am 6 do you wanna be 9
(15.02.09)
bence yüksek sese ihtiyacım yok diyorsan böyle büyük amfiye para yatırmak yerine herhangi bir pedal alarak istediğin distortion tonunu elde edebilirsin ve amfiden alcağın distortion'dan daha iyi bir ton alacağın kesin. eğer buna karar verirsen pedal tavsiyesinde bulunabilirim tarza göre.
0
insantaklidiyapanmaymun
(15.02.09)
Ibanez TBX15R
www.mydukkan.com

Ibanez TBX30R Tone Blaster
www.mydukkan.com
0
fredi
(15.02.09)
belki ne çalmak istediğine göre değişebilir cevap.

misal metallica soundu için marshall tavsiye edilir.
0
can see
(15.02.09)
ben de birşey sormak istiyorum hazır başlık açılmışken...
marshall mg30dfx almayı düşünüyorum bu aralar, alırsam ehx metal muff ile kullanacağım, marshall ın kendi distortionının hep çamur gibi olduğu söyleniyor ama amteq diye dandik bir amfim var şu an, marshall fark yaratır mı yaratmaz mı, fikriniz nedir ??
0
bcdhms
(15.02.09)
tekrar selam.
öncelikle cevaplar için teşekkür ederim.

şu an anfim olmadığı için processor'dan kulaklıkla çalıyorum. dod fx7 bir pedalım var. yine de güzel bir anfiden daha güzel, daha içli bir distortion alırım diye düşünmüştüm böyle 50-100wattlar sözkonusu olunca.

ibanez 30'u denemeye çalışacağım. bir de 65 wattlık bir modeli var ama fiyatları arasında 200 euro fark var, fakat kanal değişimi falan var bir de bir çok efekt üzerinde.
onu da deneyebilirim belki gittiğim yerde adamların elinde varsa ama fiyat farkına değer mi bilmem.

bir de elimde jackhammer dist. pedalı var marshall'ın ama kulaklıkla çaldığımdan mı, daha önce denediğim anfilerden mi bilmiyorum memnun kalmadım distortion'ından, overdrive'ı güzel bir tek.
0
🌸burfak
(15.02.09)
(4)

futbolda kart isteme hareketi ile ilgili bir soru

hayo
şimdi bir futbolcunun rakibe kart göstermesini isteme hareketi sarı kart ile cezalandırılıyor. peki kart isteme işini hareketle değil de sözle yapılması durumunda da kart gerekiyor mu? mesela futbolcunun eli arkada hakemin yanına gidiyor ve söz ile "hocam sarı kartlık hareket değil mi bu?" veya "kar
şimdi bir futbolcunun rakibe kart göstermesini isteme hareketi sarı kart ile cezalandırılıyor. peki kart isteme işini hareketle değil de sözle yapılması durumunda da kart gerekiyor mu?
mesela futbolcunun eli arkada hakemin yanına gidiyor ve söz ile "hocam sarı kartlık hareket değil mi bu?" veya "kart yok mu hocam?" diyor.. ortada bir vucut dili yok, seyirciler oyuncunun ne anlattığını anlamıyor...
eğer bunun bir cezası yoksa, o zaman sözlü isteğin değil de işaretin cezalandırılması şekilci değil mi?

merak ettim gecenin bi vakti..
0
hayo
(11.02.09)
değil sanırım. çünkü kart isteme hareketi yapmak tribünü gaza getirdiği için ceza uygulanıyor diye biliyorum.
0
hevipeyra
(11.02.09)
soz/hareket ayrimi yapmayacagim fakat bizde biliyorsun geyik su; uefa bu tip hareketlere kesinlikle tolerans gosterilmeyecek demismis.Hakemlerimiz de bu hareketi yapana akrt gostermeye programlanmis haldeler.

Pazar gunku stadyum programinda ise bir kac ligden goruntuler yayinlandi konuyla ilgili. Hatirladiklarim arjantin ve ispanya. bu liglerde bizim futbolcularin yaptiklarinin ben diyim 10 sen de 20 kati daha asiri seklini yapiyorlar buna ragmen ise tek bir kart goren yok.

Belirteyim dedim..
0
nochristrequiress
(11.02.09)
el hareketleri hakemin otoritesini yoksaymaya giriyor sanırım hafiften.
herkes görüyor falan diye.

sözlü olunca o kadar değil.
0
burfak
(11.02.09)
en basit kavgada bile adama ana avrat küfrederken aynı anda elini kaldırınca "önce o eli bi indir" diye cevap alıyorsun. adam "önce bi küfretmeyi kes" demiyor. nedense el hareketi daha bir tahrik edici.
0
kibritsuyu
(11.02.09)
(8)

Köprülerde Şerit Değiştirmek ve Yasak

vincenzo
bugün dikkatimi çekti de,Fatih Sultan Mehmet Köprüsünde yollar kesik kesik çizgili, şerit değiştirmek serbest,peki Boğaziçi köprüsü neden düz çizgili ve şerit değiştirmek yasak?http://tinyurl.com/bk7n9ehttp://tinyurl.com/ba255j
bugün dikkatimi çekti de,
Fatih Sultan Mehmet Köprüsünde yollar kesik kesik çizgili, şerit değiştirmek serbest,
peki Boğaziçi köprüsü neden düz çizgili ve şerit değiştirmek yasak?
tinyurl.com
tinyurl.com
0
vincenzo
(11.02.09)
bu biraz serit sayisiyla, seritlerin uzerinde ayni hizadaki yuk bindirimi ve ayni seritteki belli suredeki yuk bindirimi ve hatta trafigin yogunluklariyla ilgili bir strateji sanirim, ama guzel soru hakkaten.
0
ermanen
(11.02.09)
FSM ağırlıklı olarak büyük ve ağır taşıtlarca kullanılıyor. birinin ardına takılı kalan konvoy trafiği sıkıştırmasın diye geçiş izni var. BK ise her türden taşıta ve özellikle zıpır hız tutkunlarına açık: makas yapıp da köprüden aşağı sarkmasınlar deyü.

(not: desteksiz ama iyi atarım)
0
507
(11.02.09)
boğaz köprüsü fsm ye göre sanırım daha eski teknolojiyle yapıldığı için daha yüksek frekanslı esneme yapıyor. şahsi fikrim bu ve bunun gibi mühendislik detayları ile ilgili sebeplerle bu uygulamaya gidilmiştir.
0
hevipeyra
(11.02.09)
çizgiyi çizenler aynı kişilerse bi şekilde :) değişiklik olsun diye yapmıştır
0
artikbenimdebirvolvomvar
(11.02.09)
boğaziçi köprüsüne sanırım ağır taşıtlar giremiyor. ağır taşıtları bırakın panelvan falan da giremiyor kangoo falan dahi olsa.
ya da fsm'ye. ikisinden birine.
bununla bir ilgisi olduğunu düşünüyorum.
0
burfak
(11.02.09)
hevipeyra biraz deginmis, onun dısında askılar da farklı tiptedir. bk da caprazken fsm de duzdur. capraz oldugundan bgalantı noktalarında iki eksende gerilme ve yorulma etkisi cıkıyormus tasarımda gozonunde bulundurulmamıs diye aklımda kalmıs. fsm de ise bu ıkıncı eksenın etkisi gozardı edilebilir durumda. boyle bisiler tamamen mukavemetle alakalı bi durum.
0
bryan fury
(11.02.09)
(bkz: #8220536)

aynen burada yazan gibi bir durum bence.
0
kibritsuyu
(11.02.09)
bence sadece iş olsun diye yapılmıştır. nasıl birkaç aydan beri boğaz köprüsünün her iki yakadaki girişinde gereksiz kasisler varsa bu da onun gibi birşey. sabah saatlerinde zaten yavaş olan trafiği daha da yavaşlatıp gece saatlerinde de hızla gelen araçların takla atmasına sebep olurlar.
0
qusqus
(11.02.09)
(4)

pasaport hasarlanması

r12
ismini vermek istemediğim bir ülkenin dallama gümrük memuru pasaportumu cildinden ayırdı. cilt ve içindekiler 2 ayrı parça olarak elimde kaldı. eminim ki sorun çıkartır bu sonraki seyahatlerde. emniye müdürlüğüne başvurmayı düşünüyorum, tamiri mümkün mü yoksa yenisini mi çıkartmalı? (içinde hala geç
ismini vermek istemediğim bir ülkenin dallama gümrük memuru pasaportumu cildinden ayırdı. cilt ve içindekiler 2 ayrı parça olarak elimde kaldı. eminim ki sorun çıkartır bu sonraki seyahatlerde. emniye müdürlüğüne başvurmayı düşünüyorum, tamiri mümkün mü yoksa yenisini mi çıkartmalı? (içinde hala geçerli vizeler ve pasaportun süresine bitmesine 2.5 sene var)
0
r12
(09.02.09)
degerli belgeyi tahripten bi ton ugrasabilirsiniz. aynısı kuzenimin basina gelmisti ve pasaportumu kaybettim diyerek yenisini cikardi. bu da boyle bir anımız.
0
islakkedisudankorkmaz
(09.02.09)
geçerli vizeniz varsa kaybettim demeyin. ayrıca kaybedilen pasaportun yenisini çıkartmak için epey uğraşmak gerekiyor benim bildiğim.

emniyete sorun yol gösterirler. böyle bir pasaporta kontrollerde kıllık çıkartma ihtimali görevlilerin epey yüksek aslında.

değerli belgeyi tahribi çok takma kafana bence. pasaport bu olur, senin belgen sonuçta.
0
burfak
(10.02.09)
Ruslar sınırda istediğin kadar vizen olsun, genelde en ufacık hasarda dahi girişini reddedebiliyorlar. O nedenle tamir de etsen bir problem bulacaklarından bu gibi ülkelerdeki memurlar, tavsiyem yenisini çıkartman.
0
tekosin
(10.02.09)
hasar görmesi sebebi ile sorun çıkacağını düşünürseniz yeni pasaport çıkartın, ancak geçerli vizeniz varsa eski pasaportunuzu da emniyet müdürlüğüne götürüp iptal ettirdikten sonra geri almak istiyorum deyin veriyorlar. herhalde o kopan cildi bir şekilde yapıştırmak lazım. uzun süreli bazı vizeler yüzünden yıllardır bu şekilde çift pasaportla dolaşıyorum, hatta üzerinde iptal yazan, ama içinde geçerli ABD vizesi olan pasaportla tekrar ABD'ye giriş bile yaptım.
0
aspira
(10.02.09)
(8)

okul harcı yatırmayınca ne oluyor?

yapyat
kayıt siliniyor mu? Bir kaç okulun yönetmeliğine baktım, genelde ikinci dönem kayıt yenilenebilir diyorlar. Ama kendi okulumun yönetmeliğini bulamadım. Şimdi ben dönem sonunda okuldan kaydımı almaya kalksam ya da gelecek dönem kaldığım yerden devam etmeye çalışsam sorun çıkar mı bu durumda?okul msgs
kayıt siliniyor mu?

Bir kaç okulun yönetmeliğine baktım, genelde ikinci dönem kayıt yenilenebilir diyorlar. Ama kendi okulumun yönetmeliğini bulamadım.

Şimdi ben dönem sonunda okuldan kaydımı almaya kalksam ya da gelecek dönem kaldığım yerden devam etmeye çalışsam sorun çıkar mı bu durumda?

okul msgsü. teşekkürler.
0
yapyat
(04.02.09)
anadolu universitesi'nde ilk donemde harci yatirmazsan kaydin donmu$ sayiliyor ve haliyle diger donemi de alamiyorsun fakat ikinci donem harcini yatirmazsan, bir dahaki sene ders kaydinda o yatirmadigin ikinci donem harcini faizle odemek zorunda kaliyorsun.
0
astaroth
(04.02.09)
genelde iki dönem üst üste harç yatırıp kayıt yaptırmazsan (ki burada kilit nokta kayıt yaptırmaktır) kaydın silinir. itü ve ytü için böyleydi...
0
sheba and the albino girls
(04.02.09)
2 dönem üst üste yatirmazsan kaydin silinir ancak. Eğer bir dönem yatirmaz ertesi dönem yatirirsan da mezun olurken o yatirmadiğin dönemin parasini yine aliyorlar senden.
0
drabull
(04.02.09)
2 dönem üst üste harcı yatırmazsan kaydın silinir. eğer kaydını dondurmak istiyorsan dilekçe vermen gerekiyor.

(bkz: kayıt dondurmak)
0
emrag
(04.02.09)
kayıt donemınden osnra yatıracaksan %80 mı ne zamlı yatırıyorsun. o sure sonunda da yatırmazsan kaydın siliniyor.
0
bryan fury
(04.02.09)
Burada daha önce başka bir başlığa yazmıştım amma bulamadım:
Her okulun yaklaşımı farklı oluyor anladığım kadarıyla. Ben okulu bırakıp 2. dönem harcımı yatırmadım. O öğretim yılının sonundaki yaz eve kaydınız harcınızı yatırmadığınız için silinmiştir diye mektup geldi. Ben o yazdan tam 1 sene sonra lise diplomamı geri almaya gittim (arada ne okula gittim ne de harç yatırdım). öğrenci işlerinden "birikmiş harç borcunu yatırırsan aynen okula devam edebilirsin" dendi. ben de yok kalsın deyip diplomamı geri aldım, birikmiş harç borcunu falan da ödemedim, istemediler. (kocaeli üni)
0
kurukafa
(04.02.09)
mimar sinan'a kayıt yaptırıp 3 dönem okula uğramadım. harç da yatırmadım.
hiç ses seda çıkmadı okuldan, eve de bir şey gelmedi harç yatırılmadı diye.
sanırım ders seçemiyorsun, bir de kaydını aldırmak istediğinde de ödemediğin harçları yatırman gerekiyor.
0
burfak
(04.02.09)
ben de mimar sinan'danım. kaydını aldırmaya ya da devam etmeye karar verirsen eksik harcı yatırman gerekiyor. onun dışında bi sorun yok. kendimden biliyorum.
0
her pakette once kalite
(04.02.09)
(5)

Elektro gitar seçimi? Lütfen yardım!

underthedarklights
Öncelikle merhaba arkadaşlar.Elektro gitar almak istiyorum ama elektro gitarlar hakkında hiç bir şey bilmiyorum.Black metal dinliyorum ve alacağım gitarlada Black Metal yapmak istiyorum.Aklımda bir tane gitar var ama onunla Black Metal yapılır mı bilmiyorum ? Şimdi size 2 sorum var:1-)İbanez RGR321E
Öncelikle merhaba arkadaşlar.
Elektro gitar almak istiyorum ama elektro gitarlar hakkında hiç bir şey bilmiyorum.
Black metal dinliyorum ve alacağım gitarlada Black Metal yapmak istiyorum.Aklımda bir tane gitar var ama onunla Black Metal yapılır mı bilmiyorum ? Şimdi size 2 sorum var:

1-)İbanez RGR321EX ile Black Metal yapabilir miyim?
2-)Eğer yok İbanez RGR321EX ile Black Metal yapamazsın derseniz bana önerebileceğiniz başka gitarları ve modellerini yazar mısınız? En fazla 650 TL verebilirim.

Yardım edebilecek arkadaşlara şimdiden tesekkür ederim...
0
underthedarklights
(30.01.09)
alacagın gitarın yanı sıra, kullanacagın pedal/pros. ve amfi de onemli.
zaten bizim dinlediğimiz şarkılarda veya konserlerde kullanılan aletler oldukca masraflı(profesyonel diyelim ya da)(milyarlık ozel üretim vs.) falan oluyor. yani demek istedigim bütcenizin ve hali hazırdaki gitar seciminizin iyi olmasına ragmen alacagınız ekipman sizi tatmin etmeyebilir. oncelikle bunu bilerek yola cıkmanızı oneririm.

tabi bu hevesinizi de kırmasın. sectiginiz gitarı denemedim fakat emg manyetiklerinin oldugunu biliyorum. bence guvenebilirsiniz. bende de s470 modeli var ibanezin. harika gitar. ibaneze güvenebilirsin. kendisi de india yapımı ama korkulcak tarafı yok.

dedigim gibi alacagınız gitarın yanında alacagınız sese hayat veren en onemli diğer şey pedallar. sonra da amfi. aslında amfi daha onemli gibi gozukuyor ama once iyi bi pedal bana gore. yani diyecegim su gitara şekil şemal veren pedaldır. calmak istediginizi pedal araştırırken goz onunde tutmalısınız.

elektro gitarlar hakkında hiçbişi bilmediginizi varsayarak yazdım bunları.

iki farklı gitarı aynı pedala baglarsanız yakın ses elde edersiniz. ama bi gitarı iki pedala baglarsanız alakasız iki ses alabilirsiniz. demek istedigim bu. o yüzden gitar alırken oncelikle yapcagınız müzigi goz onunde tutmaktan ziyade, kalitesi, klavye rahatlıgı manyetik kalitesi vb. konulara yonelin. ki bahsettiginiz model "bana gore" bütcenize gore yapılacak dogru seçimlerden biridir. ki yine bana gore o fiyatta alınacak tek gitar markası da ibanezdir..
0
kirkbir
(30.01.09)
kirkbir söylenmesi gereken çoğu şeyi söylemiş. ben de bahsettiğin gitar hakkında biraz bilgi vermeye çalışayım.
rgr321ex'in floyd rose'lu modelini kullanıyorum (rgr320ex). bu gitarlarda emg hz'lere benzer ibanez "designed by emg" manyetikler var. açıkçası manyetikler clean tone'larda son derece başarısız. ancak black metal için fena sonuç vermezler diye tahmin ediyorum. pek black dinlemem gerçi fakat çok sert/parlak gitar tonlarına ihtiyaç duyulacağını sanmam. başlangıç için üstündeki pasif emg'ler yeterli olacaktır. ileride manyetik modifiyesi düşünülebilir.
bu gitarlar endonezya yapımı. genel olarak rahat bir model ancak s470'lere nazaran klavyenin biraz daha hantal olduğunu ve gövdenin bir hayli kalın kaçtığını eklemek gerek. sonuç olarak verdiğin paranın karşılığını fazlasıyla alırsın.
0
matthias coltrain
(31.01.09)
Yani sonuç olarak RGR321EX i bana önerir misiniz?Çünkü alacağım gitarı uzun bir süre değiştirme imkanım olmayacak :( kısaca bu gitar beni uzun vadede götürür mü?
0
🌸underthedarklights
(31.01.09)
sana şu aşamada saçma gelebilir veya herkesten aynı şeyi duyuyor olabilirsin ama gerçekten oldukça kişisel bir olay gitar olayı.
o yüzden en son sorunu kimse cevaplayamaz gibi.
ama keşke herkes böyle bir gitarla başlayabilse demek istiyorum.

yine de hangi gitarla başlıyor olmandan çok daha önemli bir şey var o da aslında başlıyor olman.
nasıl olsa hangi gitarı alırsan al başta garip sesler çıkacak ve seni bir süre tatmin etmeyecek çıkardığın sesler.
keyif almaz mıyım dersen? mutlaka inanılmaz keyifli gelecektir. ama işte gitardan aldığın keyif her zaman gitarın kalitesiyle paralel gitmiyor.

önceden de yazıldığı gibi iyi bir anfi ve pedal olmadan duymaya alışık olduğun gitar seslerini elde edemeyeceksin. yani gitara verdiğin paranın belki de bir kaç katını gitar dışındaki ekipmanlara ayırman gerekecek seni azbuçuk da tatmin eden bir ses elde etmek için.
ama bu işe bulaşınca zaten elinde avucunda ne varsa, yediğinden ne arttırdınsa gözünü kırpmadan kıyacaksın iyi bir anfi veya pedal için bana inan.
0
burfak
(31.01.09)
Evet dediğin doğru gitarın kişisel olması :) çünkü hangi forma girsem herkes kendi gitarını övüyor böyle olunca iyi gitarı ya da kendimize göre iyi olanı bulamıyoruz :( Ibanez RGR321EX i bir müzik markete gittim sordum adam çok güzel dedi isteğini karşılar dedi ama güvenemedim sonuçta satıcı güzelde fiyat verdi 585 TL gibi doların son halini düşünürsek eğer...
0
🌸underthedarklights
(31.01.09)
(10)

koli, taşınma..

erostrada
merhabalar..cumartesi günü taşınacağımdan mütevellit(bu kelime ne yahu?) bir sorunum var..bu karton koliler, hani herkesin kullandığı falan nereden alabilirim bakkal çakkal dışında, baya bi mutfak eşyası var, yani baya bi koliye ihtiyacım olacak, geçen sefer ebem ağlamıştı koli ararken, bu sefer dah
merhabalar..
cumartesi günü taşınacağımdan mütevellit(bu kelime ne yahu?) bir sorunum var..bu karton koliler, hani herkesin kullandığı falan nereden alabilirim bakkal çakkal dışında, baya bi mutfak eşyası var, yani baya bi koliye ihtiyacım olacak, geçen sefer ebem ağlamıştı koli ararken, bu sefer daha ihtiyatlı davranıp önceden sorayım dedim..
0
erostrada
(29.01.09)
bakkal çakkal istemiyosun ama karton kolilerin mekanı da orası.ama bide marketlere bak istersen...
0
nhl
(29.01.09)
marketler kadar olmasa da eczanelerde de koli çıkar epey. biriyle konuşabilirsin ne kadar koli çıkar falan diye.
0
burfak
(29.01.09)
küçük bakkal çakkalda bulamazsın pek. büyük marketlerin genelde arka taraflarında mal kabul bölümleri olur. oralara bir uğrayıp güvenlik görevlisine derdini anlatırsan yardımcı olurlar. öğleden önce gitmelisin fakat. çünkü genelde öğle saatlerinde koliler birikir ve onlarda öğütme makinesi gibi bir şeyi çalıştırırlar. koli moli kalmaz.
0
jaaaccckkk
(29.01.09)
tahtakale'de ambalaj malzemesi satan bir han var. fiyatları da uygun.
0
xyoney
(29.01.09)
İşlek yerlerdeki tekel bayilerinden sigara kolisi isteyebilirsin. Çok koli bölümünü bilmem ama en sağlam koliler sigara kolileridir. Önemli eşyalarını sigara kolisinde istif edebilirsin.
0
girisimci ruh
(29.01.09)
sırf koli satan bir site gördüm ben geçenlerde.

www.kolici.com
0
thefirstfbli
(29.01.09)
"kağıt ve kağıt ürünleri" satan yerler var, beşiktaşta filan ara sokaklarda görüyo insan mesela. onlarda var. nalburlara yakın yerleri koklamak lazım.
0
gerrain
(29.01.09)
koçtaş da satıyor.
0
oceano
(29.01.09)
Kırtasiyeler de çok yardımcı olur bu konuda
0
ayyar ul tayyar
(29.01.09)
Koli kutu vs. arayan arkadaşlar www.kolici.com adresine bir gözatın isterseniz adamlarda her türlüsü var inceledim fiyatlarda bauhaus a göre gayet düşük..
0
Strawberyy
(28.04.11)
(5)

e sınıfı ehliyet

tabudeviren
e sınıfı ehliyet b, c ve d'yi kapsıyor mu? yoksa sadece otobüs mü kullanabiliyor?
e sınıfı ehliyet b, c ve d'yi kapsıyor mu? yoksa sadece otobüs mü kullanabiliyor?
0
tabudeviren
(19.01.09)
kapsıyor.
0
abtash
(19.01.09)
Trafik Kanunu:
MADDE 39- Sürücü belgelerine ait esaslar şunlardır;

a) Araçları kullanma yetkisi;

6. E sınıfı sürücü belgesi ile B, C,ve F (Değişik: 17.10.1996-4199/17 md.),

not: gecici madde-2'deki durumlar haric.

ayrintili bilgi icin. www.trafik.gov.tr
0
helenart
(19.01.09)
F sınıfı napar?
0
burfak
(19.01.09)
@burfak: lastik tekerlekli traktor diyor ya resimde...
0
osuruklu
(19.01.09)
B ve C'yi kapsıyor.
Yalnız artık D'yi kapsamıyor, onun sınavı ayrı yapılıyor.
0
386 dx
(20.01.09)
(7)

şarapçı

p shadow
efendim bir kaç yıldır villa doluca (son olarak villa doluca neo oldu o sevdiğim tat) dışında ağzıma şarap sürmüyorum.. huyumdur, bir şeyi çok beğendiysem ve başka şeyler denemek külfetse, denemem.. ancak artık bunu aşabilmek istiyorum, o nedenle tavsiyelere ihtiyacım var..köpek öldüren tarzı şarap
efendim bir kaç yıldır villa doluca (son olarak villa doluca neo oldu o sevdiğim tat) dışında ağzıma şarap sürmüyorum.. huyumdur, bir şeyi çok beğendiysem ve başka şeyler denemek külfetse, denemem.. ancak artık bunu aşabilmek istiyorum, o nedenle tavsiyelere ihtiyacım var..

köpek öldüren tarzı şarap istemiyorum.. fiyat aralığı 10-30 ytl arazı, kırmızı, villa doluca ayarında belki ama daha güzel (tatlı olabilir), daha kaliteli şarap markaları vs arıyorum..

ismi hoşuma gidenlerden başlayarak tek tek deneyeceğim evet.. özellikle villa doluca (kırmızı - şimdiki neo) sevenlerin diğer zevklerini ayrıca merak ediyorum..
0
p shadow
(19.01.09)
yazgan dene, tam isim bilmiyorum 30 tllik şarapları güzeldi..
tatlı demişsin, vişne-karadut falan demek istiyorsan gene yazgan öneririm 1 sene önce içmiştim yazgan karadut,tadı hala damağımda
0
zubundy
(19.01.09)
lafı açılmışken onu da belirteyim, sigara kullanmıyorum ama bir tek djarum içerim.. bağımlılık şeklinde sürekli değil ama şarapla içerim mesela..

bir de karadut vs türü şaraplar da severim, kapadokya'dan almıştım tadı çok güzeldi ama biraz hafif gibiydi sanki..yine de olsun, onları da denerim =) şarap olsun üzümden, duttan olsun..
0
🌸p shadow
(19.01.09)
pinot noir derim, 30 liradan satıyor Terra.

aklı alınacak insanın aklını kesin alır. o bütçeyle yani:)
0
loststone
(19.01.09)
www.kavaklidere.com

yakut candır.çok severim kendilerini, misafirliğe gittim her akşam yemeğinde de mutlaka götürürüm.
0
chaud
(19.01.09)
tatlı kırmızı şarap

küp marka vişne şarabı(vazgeçilmezdir. 30 ytl civarı)

tatlı beyaz şarap

senfoni ve sultaniye (10'un üzerinde, 30'un altında ama üreticilerini hatırlayamadım)
0
kahvegibi
(19.01.09)
kimse yazmamış mı diyordum chaud yazmış.

yakut denemediysen mutlaka dene. benim de çok sevdiğim bir şaraptır. f/p oranı en iyi şarap gibi geliyor bana.
0
burfak
(19.01.09)
dlc öküzgözü de deneyebilirsin. yımışacık içersin. :)
0
yedek ruh
(21.01.09)
(8)

karda kayan arabada direksiyonu ne yöne çevirmek gerekir?

zkurmus
soru budur.ben ehliyetimi alırken, "steer into the skid" yani kaydığın yöne çevir diye öğretmişlerdi. bu akşam birisi "hayır ters yöne çevirmen lazım" dedi de... internetten baktığım kadarıyla, değişik kayma biçimlerinde (kikirdemeyin ülen) bile hep arabanın kaydığı yöne çevrilir yaızyor. karda da a
soru budur.

ben ehliyetimi alırken, "steer into the skid" yani kaydığın yöne çevir diye öğretmişlerdi. bu akşam birisi "hayır ters yöne çevirmen lazım" dedi de... internetten baktığım kadarıyla, değişik kayma biçimlerinde (kikirdemeyin ülen) bile hep arabanın kaydığı yöne çevrilir yaızyor. karda da aynı mı mesela?
0
zkurmus
(18.01.09)
arabayı ne konumda tutmak istediğine bağlı olsa gerek...
Misal araba yan sağa doğru kayarken arabanın kendi etrafında dönmesini engellemek adına direksiyonu sağa kırmak gerekir. Ama amaç fırıl fırıl dönmek ise sola çevirilir...
Niyet önemli;)

Hiç olmadı test drive, nfs, burnout, flatout, colin mcrae rally hatta drift city gibi bir oyunla deneme yapılabilir...
0
late viper
(18.01.09)
kaymaya basladigin anda debriyaja basarsan kurtulma sansi yuksek, ama bunu o anda dusunemediysen, direksiyonu kaydigin yone cevirip arabayi yavas yavas, kontrollu bir sekilde ivmelendireceksin.
0
ermanen
(18.01.09)
otomatik vitesli araba suruyorsan, kaydiginda vitesi bosa almalisin.
0
ermanen
(18.01.09)
otomatik arabalar durmadan bosa gecebiliyor mu?
0
osuruklu
(18.01.09)
(bkz: kontra)
0
kimlanbu
(18.01.09)
osuruklu; gecer. Hatta ben D'de giderken, yokusu almazsa 2'ye takiyorum. sakat bir sey ama isi bildikten sonra sorun olmuyor.
0
trimpot
(18.01.09)
Kayma denilen şey kabaca iki türlüdür. Birincisi kafadan kaymadır (understeer), bu durumda direksyonu gitmek istediğin yöne ne kadar çevirirsen çevir, pek birşey değişmez. Olurda gitmek istediğin yönün aksine çevirirsen fezaya gidersin, yapmayınız. Yapılacak şey hızı azaltıp understeer durumundan kurtulmak.

Diğer bir türlüsü ise arabanın kıçtan kayması (oversteer, kikirdememeye devam). Bu durumda direksyon kayma yönüne doğru kendi kendine bir dönme eğilimine girecektir, ona azıcık yardım edip gaz ile bir dengeye oturursanız dönmekten kurtulabilirsiniz. Önden çeker bir arabada vitesi boşa atmak, gazdan ayağı çekmek gibi bir harekette bulunmayınız, aksine biraz gaz vermek bile çoğu zaman oversteer den kurtulmaya yetebilir. Arkadan çekerde ise durumlar biraz daha karışık, gaza daha fazla basarsanız dönersiniz, ayağınızı çekerseniz de dönersiniz, güvenli sürüş eğitimlerinde öğretilen yumuşak bir hareketle ayağınızı gazdan hafif hafif çekmektir(gerçek hayatta binbir tane farklı parametre olduğundan heryerde geçerli olmasını beklemeyiniz)

Yol arabaları güvenlik amacıyla understeer'a daha yatkındır. Birşeye arabanın önüyle çarpmak, yanları ve arkasına oranla daha güvenlidir unutmayın.

Eğer bir bilgisayar oyunu ile arabanın tepkilerini öğrenmek isterseniz önerebileceğim tek adres : live for speed
0
skatheist
(18.01.09)
senin bahsettiğin durumda her türlü "into the skid".
0
burfak
(18.01.09)
(7)

otomobil

kaktus1512
merhabalar...Benim volkswagen polo marka aracım var(dı) bununla takla attım perte çıktı...bunu hurdacıyamı satmak mantıklı yoksa tamir ettirip satmak mı ?
merhabalar...Benim volkswagen polo marka aracım var(dı) bununla takla attım perte çıktı...bunu hurdacıyamı satmak mantıklı yoksa tamir ettirip satmak mı ?
0
kaktus1512
(08.01.09)
ne hasarı bildirmişsiniz, ne hurdacının ne kadar verdiğini ne de tamir masrafının ne kadar olacağını. kimse müneccim değil ki aracı görmeden ya da bu bilgileri bilmeden bir şey söyleyebilsin.

neyse 7 milyar masraf yapıp 12 ye satabileceksen hurdacı da 5 milyar veriyorsa hiç uğraşma hurdacıya ver. ha daha fazla kar edeceksen ve uğraşırım, kazalı arabayı da yaptıracak vaktim ve nakdim var diyorsan yaptır. ama kazalı araç zor satılır aklında olsun.
0
atrin
(08.01.09)
zor satilmasinin yaninda tamir islerinin usta becerisine cok bagli oldugundan ve ustalarin genelde beceriksiz olmasindan arac eskisi gibi olmaz. tamir ettirmeyi dusunurken bunu da goz onunde bulundurun.
0
entrapmen
(08.01.09)
servis 21 bin lira artı işçilik masraf çıkarttı... bildiğiniz hurdacı var mı ?
0
🌸kaktus1512
(08.01.09)
fotoğrafını çekip araba.com'un kazalı araç katagorisine ilan verebilirsin. onun dışında büyükşehirlerden birinde yaşıyorsan tek işi hurda araç alıp satmak olan sanayi siteleri vardır. mesela ankara'da hurdacılar sitesi ve yıldız sanayi sitesi vardır böyle. istanbulda da var. fakat aracı ilk elden satarsan daha iyi fiyata satarsın. çünkü onlar da alıp başkalarına satıyorlar. bir de servise değil de sanayideki ustalara bi sor bakalım. onlar yapmak için daha iyi bir fiyat çıkarırlarsa belki yaptırıp satmak daha mantıklı olur. pakat perte çıkıp da yaptırılmış arabayı satmak çok zordur bu da aklında olsun.
0
babatema
(08.01.09)
gecmis olsun.
hangi sehirde oldugunu soylersen hurdaci tavsiyesinde bulunabiliriz.
0
kayranin kedisi
(08.01.09)
istanbul da yaşıyorum.
0
🌸kaktus1512
(08.01.09)
perte çıkmış arabayı tekrar trafiğe sokmayın yazıktır günahtır.
0
burfak
(09.01.09)
(2)

laptop speaker - usb ses kartı - kulaklık girişi

dehri
merhaba,laptopun kulaklık/hoparlör girişi yalama oldu. bildiğimiz mesele, bazı soldan bazı sağdan ses veriyor, nadiren çift ses veriyor. 1) şimdi ben external ya da pcmcia bir ses kartı alıp taksam bu yerleşik kulaklık girişi hala temasta olacağından parazit yapmaya devam eder mi? (makine toshiba a1
merhaba,

laptopun kulaklık/hoparlör girişi yalama oldu. bildiğimiz mesele, bazı soldan bazı sağdan ses veriyor, nadiren çift ses veriyor.

1) şimdi ben external ya da pcmcia bir ses kartı alıp taksam bu yerleşik kulaklık girişi hala temasta olacağından parazit yapmaya devam eder mi? (makine toshiba a100 serisi, öyle çok akıllı bi ses kartı olduğunu zannetmiyorum, realtek imiş)

2)evetse, ben şu andaki girişi makineyi açmak ve sökmek harici yöntemlerle bir şekilde devredışı bırakabilir miyim? aygıt yöneticisinden bu ses kartını görme falan desem bile mekanik olarak o giriş bir yerlere temas ettiği için sese etkiyi etmeye devam eder mi sanki?

3)ucuz yollu pcmcia ses kartı biliyor musunuz? nerden bulunur?

4)servise falan götürsem bu kulaklık girişi yalaması garanti kapsamında değerlendirilir mi? garanti sürecini beklemek istemesem tamir ettireyim desem bana kaça patlar?

danke.
0
dehri
(30.12.08)
1. yerleşik girişleri iptal edilebilir. nasıl olduğunu bilmiyorum yalnız. mutlaka bir bilen çıkıp buraya yazacaktır. sözlükçüler yardımsever insanlardır =) - (utandırmayın beni)
2. makineyi açmaya gerek kalmayacaktır. devredışı bırakılan hiçbir birim sese etki etmez.
3. ucuz değil ama gayet iyi bir ses kartı. sahibinden.com veya gittigidiyor'da bunun ikinci elini ya da daha ucuz başka modelleri bulabilirsiniz sanırım.
www.hepsiburada.com
4. garantisi devam ediyorsa elbette götürün servise. sırf ses girişinde problem oldu diye 100 küsür dolar verip pcmcia ses kartı almak gereksiz masraf. kullanıcı hatası diyebileceklerini de sanmıyorum açıkçası. tabi belli olmaz. servislerimizin durumu ortada.
0
akincibeyi
(30.12.08)
benzer bir sorunla sony marka laptopumda karşılaşmıştım.
yaptırmıştım serviste ama aynısı tekrar başıma geldi türkiye'den ayrıldıktan sonra ben de 10 euro'ya usb bir ses kartı almıştım.
şu anda da onu kullanıyorum. ses kalitesi dersen orijinalinin sesi biraz daha iyiydi.
dünya kadar para verip tamir ettirmeden önce bilseydim usb ses kartlarının falan olduğunu o parayı cillop bir ses kartına yatırırdım creativ audigy bilmem ne falan.

bu arada yeni ses kartını taktığınızdan itibaren açtığınız programlar yeni ses kartını görüyor, öncesinde açtığını programlar yerleşik olanı.

mesela internet explorer'ınız açık ve youtube'ta bir vidyo izliyorsunuz. sonra external ses kartını taktınız ve winamp açtınız.
bu durumda youtube'taki vidyonun sesi laptop'un hoparlörlerinden, winamp'ın sesi ise ses kartının üzerindeki çıkışlardan verilecektir.

veya winamp açık ses kartını taktınız, ses laptop hoparlörlerinden verilecektir. winamp'ı kapatıp tekrar açtığınızda ise external ses kartının çıkışından verilecektir ses.
0
burfak
(30.12.08)
(5)

Yol tarifi - İstanbul - Kaz Dağları civarı

zkurmus
Merhabalar,İlk kez Türkiye'de uzun yolda bir yere gideceğim de. Yenikapı Bandırma feribotuna bilet almıştım. Arabayla Bandırma'ya gelip, sonrasını haritadan bakmayı düşünüyordum. Deniz otobüsleri bugün iptal, yarın da iptal olabilirmiş.Uzun sözün kısası, Kaz Dağları'na nasıl gideyim şimdi ben? Biri
Merhabalar,
İlk kez Türkiye'de uzun yolda bir yere gideceğim de.
Yenikapı Bandırma feribotuna bilet almıştım. Arabayla Bandırma'ya gelip, sonrasını haritadan bakmayı düşünüyordum. Deniz otobüsleri bugün iptal, yarın da iptal olabilirmiş.

Uzun sözün kısası, Kaz Dağları'na nasıl gideyim şimdi ben? Biri Topçular arabalı vapuruyla git dedi. Oradan nasıl gidilir? Bildiğiniz (Google Maps'e baktım) bir yol sitesi var mıdır, hani Susurluk sapağında Edremit'e sap filan diyen (sallıyorum). Veya birisi tarif etse ne güzel olur.

Süper sürücü zkurmus ve çocukları Arda ve Tunca şimdiden teşekkür eder.
0
zkurmus
(30.12.08)
Eğer boğaz geçilmeye müsaitse Çanakkale üzerini tavsiye ederim, ama havaların boktanlığı münasebetiyle hiç denize girmeden körfezi dolanarak Bandırma üzerinden gidebilirsin. Dışarı baktımda Çanakkale den ben olsam gitmem bu havada, karadan devam.
0
sickmangy
(30.12.08)
kar olmasaydı sizi kendi köyüm üzerinden yönlendirirdim ama bu karda dağda kaybolmayı göze almazsınız. çok kar yağmıştır oralara, leopard tankı gibi bir aracınız olmadığı sürece bu mevsimde kaz dağlarına gitmenizi hiç tavsiye etmem. biliriz u gadaa
0
egilincecataligozukmeyenentelmuslukcu
(30.12.08)
Ben burada sorup o tarifle gitmistim.

Cikis noktasini istanbul kabul ederek;
otobandan kilometrelerce gidiyorsun, silivriden sonraki ilk cikistan yani kinali'dan cikiyorsun. kina cikisindan ciktiginda tekirdag sahil yoluna girmis oluyorsun. bu sekilde kesana kadar devam ediyorsun. sonra ecebat yoluna sapiyorsun ve feribotla karsiya geciyorsun. canakkaleye varmis oluyoruz. feribot cikisindan dumduz ilerliyorsun, ana yolu takip ederek (google maps'den e87 d550 yollarina bakabilirsin) sagdaki ataturk caddesinden kale izmir yoluna giriyorsun. oradan sonra ver elini kaz daglari :) kaz daglarina gelmeden guzelyali1 de yol micirdan bozma asfalta donuyor. kaz daglarinda dikkatli arac kullanmak gerekiyor, tek serit ve yol dar. yolda sollama yapmak icin yer cok az ve gercekten diklestigi yerler var. ayni sekilde asagi inerken de cok dikkatli olmak gerekiyor. ozellikle zeytin saticilarinin oldugu yerlerde birileri aniden cikabiliyor.

bunu anlattim ama arkadaslarin soyledigine pek katilmiyorum. karadan o yolu donerek gitmek bence pek mantikli degil. karlanma ve buzlanma feribot seferlerinden daha kotu sonuclar dogurabilir.
lastiklerinizi, yaginizi, aracin suyunu ve zincirle birlikte tum gerekenleri yaniniza aldiginiza emin olun.

ayrica: (git: 35403)
simdiden hayirli yolculuklar.
0
entrapmen
(30.12.08)
kaz dağları için en güzel yol entrapmen'in yazdığı yoldur güzel hava şartlarında yalnız çanakkale boğazını feribotla geçemeyebilirsiniz hava kötüyse. hava düzelenene kadarda beklemeniz gerekir.

o yüzden asya kıtasına geçme işini boğaz köprülerinden birini kullanarak yapmak daha mantıklı. ondan sonrasında hava muhalefeti nedeniyle durdurulacak feribot seferi kalmıyor.
0
burfak
(30.12.08)
evet entrepman'ın yolu en doğrusu.

ayrıca

www.meteoroloji.gov.tr

buradan illere göre tahminlere, rüzgar tahminlerine sıcaklık tahminlerine filan bak. işine yarıyacaktır.
0
andy kaufman 2
(31.12.08)
(6)

Web sitesi bandwidth sömürülerek nasıl çökertilir?

justhink
Sahibi olduğumuz bir websitesi aylık 500mb bandwidth'i olduğu ve siteyi henüz tam açmadığımız için toplasan en fazla 50 KB yer kapladığı halde bir günde 1.347.674 kere (evet yanlış okumadınız!) tek bir ip tarafından ziyaret edilerek bandwidth aşımından dolayı kapandı. Birincisi bu iş nasıl yapılır,
Sahibi olduğumuz bir websitesi aylık 500mb bandwidth'i olduğu ve siteyi henüz tam açmadığımız için toplasan en fazla 50 KB yer kapladığı halde bir günde 1.347.674 kere (evet yanlış okumadınız!) tek bir ip tarafından ziyaret edilerek bandwidth aşımından dolayı kapandı. Birincisi bu iş nasıl yapılır, ikincisi bu pisliği yapanın ip si elimde kendisi hakkında ne gibi bir hukuki işlem yapabiliriz?

Cevaplar için şimdiden teşekkürler...
0
justhink
(30.12.08)
zerre anlamam programcılıktan ama bi browserın içine "sürekli refresh et bu siteyi" diyen bi programcık mı applet mi ne sokarak rahatça yapabilir bilen.

bi siteye çok girdi diye kimseye hukuki bişe yapılamaz. ha kötü niyet var evet ama memleketteki savcılara,hakimlere bandwithi, bunun pislik amacıyla yapılmış olduğunu anlatamayacağımız için hiç bir şey yapamazsınız bence.
0
dorian greyfurt
(30.12.08)
(bkz: ddos)
0
cokpissuserim
(30.12.08)
öncelikle eğer ddos yapılıyorsa siteye ulaşamıyor olmanızda gerekebilir yada sunucuda yavaşlık vs. bide sitenizde bişey olmayabilir ama public_html klasorunde download edilebilecek bişeyler olup olmadıgına dikkat edin.
ip si elindeyse rootsan blocklayabilirsin yada bazı basit önlemler alabilirsin.
0
crystalsoul
(30.12.08)
ddos degil, dos gibi gozukuyor justhink'in anlatimindan.

Basit bir yazilim ya da normal browser ile durmadan sayfa istegi yapilmis herhalde. En amele saldiri cesitlerinden biridir bu.

Kendi servis saglayicina (yani web sitesinin host'una) durumu bildirmeni oneririm. Bir sey yapmasalar bile en azindan haberleri olsun, kayitlara gecsin. Ondan sonra sana saldiran IP hangi saglayicida onu bulabilirsen iyi olur.

Hukuken ne yapabilecegini bilmiyorum ne yazik ki. Ama ben de merak ettim.
0
wpi
(30.12.08)
sitenize google analytics ekleyin, kimin nereden bağlandığını nerelere tıkladığına bakın. buarada sorununuz ddos değil, ddos'un amacı siteden dosya indirmek yerine (ki böyle olsaydı basit bir kodla falanca sessionlı user 10mb'lık dosya çektiyse onu bi yarım saat blokliym diyerek basitçe korunabilirdi) servera oturum açma isteği yollayıp gelen cevapları karşılamamak ve serverı eblekleştirmek...
0
dinomazu
(30.12.08)
benzer bir saldırı yıllar önce internetteki ilk oturma eylemi olarak tarihe geçmiştir ama hatırlamıyorum hangi sayfaya niçin yapıldığını.
birkaç yüzbin kişi aynı anda aynı sayfaya defalarca girmeye çalışmıştı.
0
burfak
(30.12.08)
(6)

L harfi neden böyLe yazıLıyor?

rectoa
Evet dandik bir soruyla daha karşınızdayım. Daha önce de sorulmuştu sanırım da aradım taradım bulamadım.Ne zamandır dikkatimi çekiyor, alttaki duyurulardan birinde bir arkadaş daha yapmış, eh dedim sorayım artık.l harfi neden geçtiği her yerde büyük yazılıyor çoğu kişi tarafından? örnek "SöyLe, HızL
Evet dandik bir soruyla daha karşınızdayım. Daha önce de sorulmuştu sanırım da aradım taradım bulamadım.

Ne zamandır dikkatimi çekiyor, alttaki duyurulardan birinde bir arkadaş daha yapmış, eh dedim sorayım artık.

l harfi neden geçtiği her yerde büyük yazılıyor çoğu kişi tarafından? örnek "SöyLe, HızLı."

Yani nedir bu, bir tür harfe tapınma mı, özel bir değer verme mi? Kaynağı nedir?

SaygıLar
0
rectoa
(29.12.08)
(git: 47844)
(git: 25475)
0
diabolus79
(29.12.08)
büyük I ile l karışabiliyo bazı fontlarda ondan yapıyolar
0
ciyanni
(29.12.08)
ı-l karışımından olacağını sanmıyorum. "Ilıcaklı" derken gayet de belli oluyor hangisi ne diye.

duyuru'da bunu soLfej nickli biri yapıyordu yanlış hatırlamıyorsam. sorulardan birinde "canım böyle yapmak istiyor" demişti diye hatırlıyorum. yani olay tamamen tercih meselesi. facebook'ta lise grupları falan var oradakiler yazıyor böyle. oradan kalma bir alışkanlık olabilir.
0
deckard
(29.12.08)
soLfej nickli üstün kişilik yine bugün duyurlara yazdığı cevaplarda malum harfi büyük yazmış.
valla hafif bir mide bulantısı yarattı sabah sabah.

çok ciddiyim.
0
burfak
(29.12.08)
evet solfej yapıyor. soruyu ekledikten bikaç dakika sonra geldi, saydırdı bayağı bir. sinirlenmiş insanlar niye sorup duruyor diye. merak ediyorum kardeşim, garip geldi sorduk işte.
0
🌸rectoa
(29.12.08)
abi şurda kardeş kardeş geçiniyoruz. bu benim için yıllar öncesinden gelen bir parça. sadece bu kadar. hani ben rectoa'nın özelliklerini öğrenirim ya konuşup tanıştıkça. işte benim de özelliklerimden. keşke duyuruda da sözlüklerde ki gibi küçük harf dönüşse de şu sıkıntı olmasa. neyse verdiğim rahatsızlıktan dolayı özür dilerim.

konuşamadım bile bak yarım yarım oldu hep cümleler.
0
SoLfej
(29.12.08)
(8)

pasaport uzatma

erostrada
sevgili çoko prensler,şimdi yarın ben pasaport uzatma başvurusu yapıcam, mecidiyeköyde oturuyorum ama burası kalabalık olur diye taksimde denicem şansımı(bu da mantıklı mı bilmiyorum, başka bi yere mi gitsem?) şimdi taksim emniyet müdürlüğü (ya da sizin önereceğiniz sorunsuz emniyet müdürlüğü) nered
sevgili çoko prensler,
şimdi yarın ben pasaport uzatma başvurusu yapıcam, mecidiyeköyde oturuyorum ama burası kalabalık olur diye taksimde denicem şansımı(bu da mantıklı mı bilmiyorum, başka bi yere mi gitsem?) şimdi taksim emniyet müdürlüğü (ya da sizin önereceğiniz sorunsuz emniyet müdürlüğü) nerededir, bi de kaçta gideyim ne yapayım?
0
erostrada
(22.12.08)
erkenden tüm gerekli evraklarla gitti, taksim de olur şişli de fark etmez sanırım, bu iki yerde de kalabalık olsa da bu işlem o kadar uzun süren bir işlem değil, bir tek form var doldurulması gereken, hemen gidip onu bir an önce doldur, bir de form için falan belli miktar paralar isteniyor, iyi parayla git yani yanında...
0
alkolikfedai
(22.12.08)
öğrenciysen bedavaya uzatabiliyorsun haberin olsun boşuna verme o kadar para.
0
vampyria
(22.12.08)
yalnızca yurtdışında öğrenciysen konsolosluklardan ücretsiz uzatabiliyorsun.
0
burfak
(22.12.08)
internetten basvur sana bi saat veriyolar ve gittigin zaman ayri bi kuyruga giriyosun(ankarada oyle en azindan). bide,

@vampyria, ogrencilere nasil bedava? oyle bisey varsa biraz detay verirmisin bizde uzatalim heh
0
jay kay
(22.12.08)
@burfak

o dediğin de doğru, yurtdışında konsoloslukta uzatılıyor.
benim dediğim okuldan aldığın öğrenci belgesi ve çevirisiyle yurtiçinde yapılan başvuru.o da harçtan muaf. (devamı alt satırda)

@jay kay

pasaport deyince aklıma yurtdışında öğrencilik geldiği için ekstradan belirtmeyi unutmuşum özür dilerim. yurtdışında okuyanlara oluyor o dediğim ücretsiz olay.topkapı'da yeşil holding binasında vergi bilmemneysi var.oraya başvuruluyor öğrenci belgesi ve çevirisiyle, onlar da bi kağıt veriyorlar onla harçtan muaf oluyosun.

edit: www.iem.gov.tr şurda da anlatmış 4. maddede.
0
vampyria
(22.12.08)
öğrenciysen ve öğrenci olarak yurtdışına gideceksen sadece okulundan aldığın bir yazıyla ücretsiz uzatabilirsin..
0
alkolikfedai
(22.12.08)
zaman ters. şu anda her yerde kuyruk vardır. 1 ocakta harçlar artacak ya. 3 ocakta gidersen üç dakika beklemezsin hiçbir yerde.
0
trocero
(22.12.08)
vatan caddesinde ssk vakif gureba hastanesi karsisinda fatih emniyet mudurlugu genelde rahat oluyor cunku ayni cadde uzerinde istanbul emniyet mudurlugude bulunuyor ve herkes oraya yonlendiriliyor. en azindan 2006da oyle idi. bir aklinda bulunsun derim.
0
az kuru az pilav
(29.12.08)
(6)

Telefon Kod Numaraları...Niye???

agent orange
Türkiye'de ve sanırım tüm dünya üzerinde telefon kod numaraları niye çift rakamlıdır?neden 213 yoktur mesela?Evet içiyoruz....ve evet iddiaya girdik:)
Türkiye'de ve sanırım tüm dünya üzerinde telefon kod numaraları niye çift rakamlıdır?
neden 213 yoktur mesela?

Evet içiyoruz..
..ve evet iddiaya girdik:)
0
agent orange
(20.12.08)
bahsettiğiniz kısım +90 5xx 213 xx xx kısmının 500lü bölümü mü 213lü bölümü mü?
0
buffy de vampir sayilir
(20.12.08)
ahahha bunu google'da arastirirken altima sicirtacak bir sonucla karsilastim. ahahha, ulan ulan bu nedir ya.
www.hackturk.us

telefon kodlari neden hep cift? sorusuna verilen forumdaki 3.cevabi aynen aktariyorum;

"niye kardeş 352 kayseri
tek sayı ama"

ahahahha, ahahha, ilani acana da tesekkür ediyorum, sorusuna cevap bulamadik ama ahahha :)
0
zeykur valekov
(20.12.08)
800notes.com
sayfayı biraz kurcalarsanız farklı türevleride var
0
buffy de vampir sayilir
(20.12.08)
sayı kadranı döndürmeli telefonlarda yanlışlıkla bir yana basalırsa falan diye olabilir.

mesela büyük şehirlerin, istanbul, new york gibi,kodlarının tamamen küçük sayılardan oluşmasının nedeni de döndürmeli telefonlarda (bir adı vardı vurmalı mı ne?) kolay tuşlansın diyedir.
0
burfak
(20.12.08)
ermanen
(20.12.08)
mesela bunun bir nedeni de şey olabilir mesela diyelim 224 bursa fakat bursanın nüfusu artarsa telefon ihtiyacı yetmezse 225 de bursa ya verilir benzer olurlar insanlar karıştırmaz gibi düşünmüş olabilirler
0
ne gerek var ki
(20.12.08)
(13)

Reklam yapmayan iyi markalar

ermanen
Hic reklam yapmayan/reklami olmayan ya da en azindan reklami televizyonda gosterilmeyen iyi markalar var mi, hangileri? Dunya'da veya Turkiye'de hic reklami yapilmiyor veya televizyonda reklami yapilmiyor ama billboard'larda yapiliyor diye farkli kategorilere de ayirabilirsiniz.
Hic reklam yapmayan/reklami olmayan ya da en azindan reklami televizyonda gosterilmeyen iyi markalar var mi, hangileri? Dunya'da veya Turkiye'de hic reklami yapilmiyor veya televizyonda reklami yapilmiyor ama billboard'larda yapiliyor diye farkli kategorilere de ayirabilirsiniz.
0
ermanen
(17.12.08)
Creative'nin internet reklamları var mesela.Onun dışında ben pek televizyon reklamını gömedim.Olaya sadece televizyon reklamı olarak baktıgımda : Creative geliyor benim aklıma ilk.(türkiye için konuşuyorum)
0
karabasmayan
(17.12.08)
fenerium..
sadece saracoglu stadında saha reklamı yapılıyor..
0
isott
(17.12.08)
(bkz: #14526561)
0
katafalk
(17.12.08)
C&A vardır kesinlikle.
0
fedaialkolik
(17.12.08)
starbucks. yurt dışını bilemiycem ama türkiye'de yapmıyor. word of mouth yöntemiyle işini hallediyor.
0
a7x
(17.12.08)
nec diyebilir miyiz ki?
0
sanal uyku
(17.12.08)
bu marka olmakla alakalı bişeydir. sadece belli sürelerde hatırlatmak amaçlı yapan markalar var mesela.

vakko tv reklamları yapmaz. yada bana denk gelmedi. sadece belli başlı dergi ve belli bölgelerde outdoor kullanır.
0
la grande
(17.12.08)
shi aila
(17.12.08)
network marketing ile satış yapan firmalar reklam yapmıyorlar ama bu genelleme Türkiye için doğru sanırım. Örnek olarak Rainbow, Oriflame olabilir Avon'da yapmıyordu eskiden şimdi strateji değiştirdi galiba.
0
thefin
(17.12.08)
Bebek Badem Ezmacisi, Hacıbekir, Vefa Bozacısı...
0
sui
(17.12.08)
bang olufsen
0
babatema
(17.12.08)
nikon,

fotoğraf dergileri dışında görmezsiniz reklamını. hatta orada var mı onu da bilmiyorum.
bu karşılık canon reklamları her yerdedir, dolmuşların üstünde bile vardır.

insanlar yine de nikon alınca iyi fotoğrafçı olunacağını düşündüklerinden gidip nikon alırlar hiçbir fikirleri olmasa da.

çok da ihtiyaçları yok yani reklama.
0
burfak
(18.12.08)
robinbook
(18.12.08)
(21)

17 agustos 99 depremi öncesi neden elektrikler kesildi?

pascha d
bilen var mı? depremden saniyeler önce neredeyse tüm yurtta elektrikler kesildi diye hatırlıyorum.. kim kesti nasıl kesildi bilen eden?
bilen var mı? depremden saniyeler önce neredeyse tüm yurtta elektrikler kesildi diye hatırlıyorum.. kim kesti nasıl kesildi bilen eden?
0
pascha d
(15.12.08)
ben depremden sonra kesildi diye biliyorum önlem olması için. depremden çok uzakta olan güneyde bile kesildi.
0
rectoa
(15.12.08)
walla ben ankara gölbaşında uykuda yakalandım. deprem oluyor diye uyandığımda(deprem devam ediyordu) elektriğimiz kesikti dışarı çıkmak için sallanan apartmandan çıkışı zor bulduk karanlık bir sokağa çıktık.. sonrasında da çevreden önce elektrik kesildi diye anlatıldı hep.
belki lokal bişeydir belki denk gelmiştir o ana, madem öyle diyorsunuz..

ps:alaymızın elektriği ankara gölbaşından kontrol ediliyor bu arada
0
🌸pascha d
(15.12.08)
Samsun'da da kesikti elektrikler.
edit: deprem sırasını bilemeyeceğim. ben depremden yaklaşık 10 dakika sonra uyandım. kesikti elektrikler.
0
teritori
(15.12.08)
Istanbul Bahcelievler'de deprem esnasinda elektrikler kesik degildi. Daha sonra kestiler.
0
vita vinum est
(15.12.08)
belki de trafolar filan ilk etkilenen yer olmustur o nedenle elektrik kesilmistir. trafo patlamasi, direk kaykilmasi filan olmadiysa elektrikler vardi her yerde gayet.
0
zeykur valekov
(15.12.08)
ben bütün türkiyede(???) elektrikler kesildi diye duymuştum.

istanbul acıbademde deprem gecesi saat 12 ile 3 arasında elektrikler yaklaşık 4 kere kesildi. deprem esnasında da kesikti.
0
kurukafa
(15.12.08)
Deprem olurken kesildi bizde de. Çok net hatırlıyorum ev sallanırken önümü görmek için ışığı açmıştım fakat 1-2 saniye yandıktan sonra her taraf karanlığa dönmüştü tekrar.
0
saldiray abi
(15.12.08)
istanbul ataşehir, içerenköy civarında da deprem olduğunda elektrik yoktu, yani uykudan kalkmıştık deprem nedeniyle öyle farketmiştik artık depremden çok öncemi gitti bilmiyorum.

peki elektriklerin önceden kesilmesi neden ? komplo teorileri ?
0
alchemistt
(15.12.08)
Yalova'da da kesikti..
Edit: Merkez taraflarında kesikti diyeyim o zaman. Daha doğrusu depemin yarısında uyandım, uyandığımda yoktu elektrikler. Depremin etkisi ile gitmiş olması muhtemel.
0
flawless victory
(15.12.08)
valla bizde kesik değildi (yalova'daydım)
0
deckard
(15.12.08)
tekirdağ'da kesik değildi. dolayısı ile tüm yurtta kısmı asılsız.
0
guybrush threepwood
(15.12.08)
depremden sonraki dakika içinde kesildi elektrikler diye hatırlıyorum. adalardan tüm istanbulu görebiliyordum ve anadolu yakasından başlayarak tek tek elektriklerin kesilişini izledim. güvenlik nedeniyle olduğunu varsıyorum.
0
agharta
(15.12.08)
birkaç saat sonra kesildi güvenlik gerekçesiyle.
biliyorum çünkü deprem anına kadar televizyon başındaydım.
yer: istanbul / şişli
0
winsome
(15.12.08)
mesaj kutun şişti ama benim de içimde kalmasın.

gebze'deydim. depremden saniyeler önce elektrik kesildi. hay miniskiim diye ayağa kalktım ve deprem başladı.

galiba depremin merkezi, elektrik şebekelerine uzaklığı, deprem dalgalarının önce onları vurması, akabinde benim bulunduğum muhite ulaşması gibi faktörler bu gecikmeyi yaratmış olabilir.

daha ilginci benim tam o anda telefonla konusuyor olmam. konustugum arkadaşım levent'te. telefon telsiz ve elektrik ile birlikte hat da uçuyor. ben hassiktir diyorum, 3-5 saniye sonra deprem basliyor, arkadasim hassiktir niye kesildi telefon diyor, 10- 15 saniye sonra deprem başlıyor. ilginç. bir bok anlamadım.

deprem olmasın.
0
hakkibulut
(16.12.08)
ben depremde ataşehirdeydim, elektrikler kesilmedi. sabaha kadar kaç kere de asansörle inip çıktım. :)) sonra sabah kesilmiş olabilir.
0
mea maxima culpa
(16.12.08)
sabah marmariste bile elektrikler kesikti.
0
darknum
(16.12.08)
bolu'da da kesildi hatta bir kaç gün kesik kaldı.
0
swallowed arsenic
(16.12.08)
ben avcılar'daydım deprem başladıktan en fazla 5 saniye sonra da caddeye çıkmıştım. zemin katta oturuyorduk ve ben dışarı çıkarken elektrikler kesildi. yani depremden önce değil, deprem esnasında kesildi.
0
desdinova
(16.12.08)
Ben de İzmir'deydim -ki bornova'da sağlam hissedilmişti deprem- elektrikler gitmemişti orada.
0
fedaialkolik
(16.12.08)
istanbul ataköy'deydim depremde. depremin hemen ardından telefon görüşmesi yapmıştık telsiz telefonumuzla. daha sonra biz dışarı çıkana kadar ki sürede elektriklerin kesildiğini ve giysileri fenerle falan aradığımızı hatırlıyorum.
0
burfak
(16.12.08)
muhtemelen belli yerlerde once, belli yerlerde sonra kesilmis. zira istanbul-goztepe'de bilgisayarin basinda oturuyorken, akabinde oda lambamin sallanmasi, benim odadan firlamam ve elektrikleri o ara gitmesi sirasidir benim hatirladigim. muhtemelen merkezi yerlerde depremin hemen saniyeler sonrasinda gitmistir, ya da sarsinti bunyeden bunyeye degistigi icin sarsilmadan once kesildi gibi gelmistir; fakat diger yerlerde guvenlik gerekcesiyle deprem sonrasinda kesilmistir.
0
polifonik osuruk
(16.12.08)
(5)

Schengen Vizesi hakkında..

ismilo
Arkadaşlar, kardeşler,ben yaklaşık 4 yıldır almanya'dayım, öğrenci olarak. bu 4 yıl içinde karayoluyla bir kaç schengen ülkesine girip çıkmışlığım var lakin ocak'ta ilk kez havayoluyla roma'ya gitme planım var. açıp vizeme baktım; "gültig für deutschland" yazıyor. yani sadece almanya için geçerli ya
Arkadaşlar, kardeşler,

ben yaklaşık 4 yıldır almanya'dayım, öğrenci olarak. bu 4 yıl içinde karayoluyla bir kaç schengen ülkesine girip çıkmışlığım var lakin ocak'ta ilk kez havayoluyla roma'ya gitme planım var. açıp vizeme baktım; "gültig für deutschland" yazıyor. yani sadece almanya için geçerli yazıyor. google'a schengen vizesi yazıp, fotolara baktım, "schengen ülkeleri için geçerli" diye bir ibare var. ama 2010'a kadar geçerli olan oturma iznimde böyle bir şey yazmıyor. şimdi sorum şu: ben roma'ya elimi kolumu sallayarak gidebilir miyim acaba?
0
ismilo
(13.12.08)
almanya oturma iznin varsa sorun yok, istediğin yere gidebilirsin avrupa içerisinde. oturma izni seni yarı avrupa vatandaşı gibi yapıyor.
0
fedaialkolik
(13.12.08)
almanya'dan herhangi bir schengen ülkesine uçarken pasaport kontrolünden geçmezsin, iç hat gibidir.
0
desdinova
(14.12.08)
kesinlikle problem olmaz almanya dan italya ya gecerken pasaportuma bile bakmadilar o kadar basit yani
0
imparatorolmayikolaymisandin
(14.12.08)
çok teşekkürler arkadaşlar, rahatladım cidden..
0
🌸ismilo
(14.12.08)
elindeki oturma izni schengen vizesiyle eşdeğer oluyor.
yani schengen ülkelerine istediğin kadar girip çıkabilirsin (avrupa veya avrupa birliği ülkeleri değil, yalnızca schengen, mesela ingiltere olmaz).
uçuşlarda türkiye'ye gelir gibi polis pasaport kontrolü yapmaz, fakat check-in'de biletini verecek olan görevli pasaportunu görmek ister, son geçerlilik tarihine ve gideceğin ülkenin vizesine sahip olup olmadığına bakar. roma için de almanya'dan oturma izni yeterlidir bu durumda.
bu yüzdendir ki avrupa birliği vatandaşı falan değilseniz genelde bu tür uçuşlarda online check-in yaptırmazlar pasaportunuzu görmek için.
0
burfak
(14.12.08)
(1)

gateway teknik servis

arwear
amerikalardan gelmiş bir gateway laptopa sahibim. servise vermem gerekiyor ama türkiyede nereye götürebilirim ki? acer aldı deniliyordu, onlar bakar mı? ethernet girişinde temassızlık var sanırım, ufak bir şey olmasa amerikaya gönderebilirdim. sıradan bilgisayarcılar yapmaz mı? ne yapmalıyım?
amerikalardan gelmiş bir gateway laptopa sahibim. servise vermem gerekiyor ama türkiyede nereye götürebilirim ki? acer aldı deniliyordu, onlar bakar mı? ethernet girişinde temassızlık var sanırım, ufak bir şey olmasa amerikaya gönderebilirdim. sıradan bilgisayarcılar yapmaz mı? ne yapmalıyım?
0
arwear
(10.12.08)
sorunuzun cevabı değil ama belki yararı olur, en azından aklınızda bulunsun.

şimdi teknik servisler önce problemi bulmak ve "bu şu kadar tutar, yaptırmak ister misiniz?" gibi bir şey demek için bilgisayarınızı açtıklarında ondan sonra yaptırmak istemeseniz bile dünyanın parasını talep ederler.
benim konuştuğum bir serviste bu 60euro + kdv idi.
tabii tamiratı yapın derseniz bunu ödemiyorsun ama tahmin edersiniz ki en ufak tamiratın bedeli bundan az olmuyor.

o yüzden bilgisayarınızı açtırmadan yaklaşık ne kadar tutabileceğini öğrenmeye çalışın. servise boşuna sormayın, tabii ki "önce açıp bakmamız gerekiyor" diyecekler. forumlardan falan bir bakın benzer sorunlar yaşamış kişilerin ne kadar ödediklerine falan.

şimdi alternatif bir çözüm var aslından ondan bahsetmek istiyordum en başta.

usb'den veya pcmcia mıydı neydi işte ondan takılan ethernet kartları var. yurtdışında 10 euro gibi cüzi miktarlara alınabiliyorlar. benim ethernet girişimi karşımdaki binaya düşen yıldırım sonucunda bozulan modemim yaktığı için böyle bir ethernet kartıyla değiştirdim ve sorun yaşamadım o zamandan beri.
türkiye'de fiyatı olsun olsun iki katı olsun 20 euro olsun, teknik servislerin böyle basit işler için 100 euroluk taleplerinin yanında hiçbir şey değil.
0
burfak
(10.12.08)
(5)

havayolu sektörüne dair iki soru

o s c a r
Büyük havayolu şirketleriyle düşük tarifeli ucuz havayollarının rekabeti üzerine bir ödev hazırlıyorum. tam olarak fikir edinemediğim iki nokta var;1) Köklü ve yüksek kar marjına sahip, ecnebilerin deyimiyle `incumbent` havayollarından kendi düşük tarifeli havayolu şirketini kuran var mıdır rekabeti
Büyük havayolu şirketleriyle düşük tarifeli ucuz havayollarının rekabeti üzerine bir ödev hazırlıyorum. tam olarak fikir edinemediğim iki nokta var;

1) Köklü ve yüksek kar marjına sahip, ecnebilerin deyimiyle incumbent havayollarından kendi düşük tarifeli havayolu şirketini kuran var mıdır rekabeti lehine çevirebilmek için?

* Transavia var bulabildiğim, Air France-KLM grubu bünyesinde işletilen ve özellikle Akdeniz ve Kuzey Afrika'ya sefelerleri olan. Buna benzer başka bir low cost airlines var mıdır acep merak ediyorum.

2) Şimdiye kadar büyük havayolu şirketleri tarafından devralınan* bir low cost airlines olmuş mudur?

* Buna herhangi bir örnek bulamadım.
0
o s c a r
(10.12.08)
1) en basitinden THY'yi ele al, AnadoluJet'i peydahladı. Bir de Lufthansa, THY, Thomas Cook ortaklığıyla kurulmuş, neden kurulduğunu bilmediğim, SunExpress var bunun gibi nitelendirebileceğimiz.
0
vital
(10.12.08)
ryanair olabilir .. yalnız ucuz oldugunu biliyorum .. bi bak istersen ..
0
weird
(10.12.08)
bunları bana sora bilirdin msn'den =)

sana önceden de bahsetmiştim, legacy havayolları ve lowcost havayolları farklı pazarlara hitap ederler. legacy carrier'ların low cost kurmalarının asıl amacı öbür pastadan da pay almaktır, rekabet etmek değildir. yan amacı ise, kısa menzilli uçuşlarda düşük fiyat verebilmek amacıyla kalitesinden kıstığında (ki kârlılığını korumak için buna mecburdur) marka değerinden yitirmemektir. üçüncü bir amaç ise -ki buna da anadolujet örneği verilebilir- halkı uçakla tanıştırmak için fiyat kırmaktır; thy ilerde ankara'yı ikinci hub olarak planlamaktadır, anadolujet ileriye dönük bir yatırım sayılabilir.

soruna cevap vermek gerekirse, en.wikipedia.org adresinden baktığım kadarıyla

Air Canada -> Zip
SAS -> Blue1
Air New Zealand -> Freedom Air
Singapore Airlines -> Tiger Airways

gibi..
0
desdinova
(10.12.08)
germanwings var belki de low cost'ların en başarılısı ekonomik olarak.
lufthansa'nın alt kuruluşudur.

o kadar başarılı ki şu anda biletleri lufthansa'dan daha pahalıi lufthansa germanwings'le rekabet etmeye çalışıyor sanırım.
0
burfak
(10.12.08)
@oscar
adanadolujet yazmadın umarım ödeve :D
anadolujet olacak :D

rica ederim efenim.
0
vital
(11.12.08)
(9)

klozete düşürülen iphone

weeping guitar
bugün işyerinde güzelim iphone'umu klozete düşürdüm (su allahtan temizdi, hatta toilet duck tarzı bir şeyler bile vardı sanırım zira su mavimtıraktı - bunu niye yazdıysam - hala şoktayım mazur görün) neyse telefonu hemen çıkarıp kuruladım ama ilk önce ekranda nedense almanca bir takım yazılar belird
bugün işyerinde güzelim iphone'umu klozete düşürdüm (su allahtan temizdi, hatta toilet duck tarzı bir şeyler bile vardı sanırım zira su mavimtıraktı - bunu niye yazdıysam - hala şoktayım mazur görün) neyse telefonu hemen çıkarıp kuruladım ama ilk önce ekranda nedense almanca bir takım yazılar belirdi, arkasından ekran bembeyaz oldu, daha sonra ekranın sol alt köşesinde siyah çizgiler belirdi ve sonrasında da ekran karardı. 15 dakika kadar telefonun içinden "ssss" diye bir cızırdama sesi geldi ve sonra o da kesildi. neyse eve geldim, internetten öğrenebildiğim kadarını uygulayıp telefonu pirinç dolu bir kavanozun içine attım (nemi alıyormuş) kavanozu kaloriferin yanına koydum ve bekliyorum.

sormak istediğim şu, sizin başınıza hiç böyle bir olay geldi mi? siz bu durumda ne yaptınız? başarılı oldunuz mu? ben bu telefondan ümidi keseyim mi şimdi?
0
weeping guitar
(24.11.08)
benim hiç başıma gelmedi de düşürüp de yine çalıştıranlar var diye duymuştum. olmadı çalışmazsa kendiliğinden gitti diye yutturmayı denersin genpa'ya belki değiştirirler.
0
passion rules the game
(24.11.08)
benm bildiim hemen pili çıkarıp akımı durdurman lazımki devreler yanmasın gelen ssss sesi hayra alamet deil ama belki düzelir denemekten zarar gelmez:/
0
mr.ass
(24.11.08)
nemi alır doğru. bir iki hafta daha böyle kurutma aşamasından sonra, garantiye götür bozuldu de.

bana sorsan aslında layığını bulmuş, ahaıhaıah
0
desdinova
(24.11.08)
zamanında yeni çıkmış bir t68i yi arkadaşım denize düşürmüştü. aslında denize telefonla düşmüştü. telefonda titreşim kaybı, tuşların arasına giren yosunlar ve ekran değişimi dışında bir sorun olmamıştı. tabi söz konusu ekran iphone ekrani olunca olay farklı olur. geçmiş olsun
0
nictir git
(24.11.08)
telefoncular suya düştüğünü kolaylıkla anlayabiliyorlar. bazı metal parçalar oksiteleniyor sanırım. bende cep telefonumu suya düşürmüştüm ve hemen pirinç kavanozuna atmıştım. şu an gayet iyi çalışıyor arada bir kendi kendine kapanması hariç :)
0
flexin
(24.11.08)
benim eski bir nokia vardı, cebimden tuvalete düşürüp, sonra da salak gibi panik olup kirlendi diye bir iki saniye de lavabo musluguna tutmuştum. sonra hemen bataryasını, sim kartını ve sökebildiğim her parçasını ayırıp saç kurutma makinasıyla kuruttum. yaklaşık 3 sene daha çaılştı. sonra birden kapandı. bir daha da açılmadı. ühü. kırmızıydı. anılarım depreşti şimdi. tamire götürdüğümde zort diye anladılar ıslanmış olduğunu. garanti bitmişti zaten. çocuklara verdim oynasınlar diye, onlar da "ıııy çişli buu" diyip burun kıvırdılar.
0
zkurmus
(25.11.08)
sanırım bazı elektronik cihazların içinde suyla temas ettiğinde renk değiştirip kurusa bile öyle kalan parçalar, etiketler var. yani istediğiniz kadar kurulasanızda açan adam renk değişiminden ama bir gün, ama bir yıl önce aletin ıslanmış olduğunu anlayabiliyor.
0
burfak
(25.11.08)
Şeker sigortası yok mu ? Cihazı alırken 1 yıllık kırılma,ıslanmaya karşı garantili oluyor. İlk aldığında faturalara falan bir bak istersen. Bir ihtimal yaptırmış olabilirsin. Kadıköye de bir götürebilirsin orada kesin tamir edenler vardır.
0
chaud
(25.11.08)
telefonu amerika'dan getirtmiştim bir yıl kadar önce, yani burada geçerli bir garantisi yok, ki olsaydı bile benim telefon garanti kapsamı dışında olurdu suya düştüğünden, zira telefonun kulaklık girişinin içine bir şey koymuşlar böyle hamilelik testi gibi, suyla temas ettiğinde rengi kırmızı oluyor (normalde beyaz), böylece kulaklık girişinin içine bakıp suyla temas edip etmediğini anlıyor elemanlar.
0
🌸weeping guitar
(25.11.08)
(10)

Sporcular vize alırken kolaylık mı yapılıyor?

mim
Şunu merak ediyorum; mesela Avrupa'da Türk vatandaşlarına vize vermemek için binbir takla atan veya aylarca bekleten bazı ülkeler sporculara, teknik heyete veya bazı iş gezilerinde vize talebinde bulunanlara nasıl 1-2 günde vize veriyor? Bakıyoruz, kur'a çekiliyor, örneğin iki gün sonraki müsabaka i
Şunu merak ediyorum; mesela Avrupa'da Türk vatandaşlarına vize vermemek için binbir takla atan veya aylarca bekleten bazı ülkeler sporculara, teknik heyete veya bazı iş gezilerinde vize talebinde bulunanlara nasıl 1-2 günde vize veriyor? Bakıyoruz, kur'a çekiliyor, örneğin iki gün sonraki müsabaka için hemen vize çıkarılıyor. Bunların bir ayrıcalığı mı var?
0
mim
(07.11.08)
evet.

sadece sporculara da değil. havayolu personelleri falan da çok kolay vize alırlar.
0
desdinova
(07.11.08)
bir ara sporcular için gri pasaport uygulaması gibi bir şey vardı. projede mi kaldı, yoksa o zaman bile uygulanıyor muydu bilmiyorum.
sürekli olarak elde olan bir pasaport gibi değil, lacivert pasaportunu teslim ediyorsun, griyi alıp müsabakaya gidiyorsun. dönüşte tekrar emniyete teslim edip lacivert pasaportunu alıyorsun falan.
gri pasaportta da vize istemiyorlardı diğer ülkeler yeşil pasaport gibi.

dediğim gibi bir ara böyle bir şey görmüştüm televizyonda ama yalnızca proje miydi yoksa o zamanda halihazırdaki bir uygulama mıydı bilmiyorum.
0
burfak
(07.11.08)
iş adamları, sanatçılar aynı şekilde
0
thefirstfbli
(07.11.08)
babamda mesela gemi enspektörü. çatır çatır alıyor vize. daha alamadığını görmedim. ben gitsem en az 5 gün uğraşırım.
0
darknum
(07.11.08)
vize dediğin üzerine yazı print edilmiş bir sticker, bir damga, bir imza
istenirse yarım saatte bile alınır. verene değil alana göre değişiyor olay.
0
ezeriko
(07.11.08)
0
o ben degilim
(07.11.08)
Hentbol bayan milli takımına denk gelmiştim bir kere uçakta.
Gri pasaportu vardı hepsinin.
0
386 dx
(07.11.08)
sayın mim bu konuyu aydınlığa kavuşturduğunuz için teşekkür ederim. hakkatene ne zamandır düşünüyordum bunu. mourinho'nun teklifini vize çıkmaz diye geri çevirdiydim:)
0
elcezire exclusive
(07.11.08)
mrtks'nin dediği olay da şu sanırım; (bkz: almanya da kaybolan sri lanka milli hentbol takimi )
0
anatomik durus
(07.11.08)
Teşekkürler...
0
🌸mim
(09.11.08)
(5)

pasaport kayıt no nedir?

karakurt
Böyle bir şey istiyor e-konsolosluk pasaportu uzatmak için! yedi karaterli bir şey, benim pasaportta yok valla böyle bir şey, bilen var mı?(fotoğrafta gösterdim ne sorduğunu)
Böyle bir şey istiyor e-konsolosluk pasaportu uzatmak için! yedi karaterli bir şey, benim pasaportta yok valla böyle bir şey, bilen var mı?(fotoğrafta gösterdim ne sorduğunu)
0
karakurt
(25.10.08)
tahmin ediyorum: pasaport no, pasaportun her sayfasında üstte yazan kırmızı tr-x12345678 tipli no, kayıt no da, pasaportun ilk sayfasında yazan pasaport nosu olabilir (12/345678 diye yazıyor).
0
zkurmus
(25.10.08)
alakasız olacak ama bahsettiğin site gov.tr değil, tr bile değil (tr domain almak için enazından odtü'ye 40 tane ticaret belgesi sunmak lazım adamın kim olduğu belli olur enazından) neyse bir dolandırıcılık vs olmasın sakın?

edit: e konsolosluk'a baktım gerçekmiş, öeh ama koskoca dışişleri bakanlığı ala ala bu domaini mi almış.
0
dinomazu
(25.10.08)
@zkurmus: ben de ilk sayfadaki sıra/no diye gecen sey olablir demiştim, amma o kısım bende 3 harf ve 7 rakamdan oluşuyor ki şöyle abc/123/1234 şeklinde. harfli kısımdan sonra gelen rakamlar mı acaba bu kayıt no?
0
🌸karakurt
(25.10.08)
tr x 123456 şeklindeki pasaport numarası zaten bir önceki haneye yazılacak.
kayıt no olarak bir şey göremedim ben de. yalnız baştaki seri no bende xx/xxxxxxx/xxxx formatında yazıyor. tamamı rakamlardan oluşuyor ve son dört x 2005 yani pasaportu ilk aldığım yıl.
0
burfak
(25.10.08)
karakurt - yine tahmin ediyorum: evet. isedikleri 7 rakam, sendeki 7 rakam, burfak'inki 7 rakam (+2005, veriliş yılı).
ancak, 2007 de çocuklarıma aldığım pasaportlarda 6 rakamlı bu sayı. sorabileceğin merci mevcut değil mi kuzum?
0
zkurmus
(25.10.08)
(8)

sigara ve zararları

tabudeviren
bazı sitelerde görürüz. adam/kadın sigara içtiği için kolu bacağı kesilmiş / sesi gitmiş. makineyle konuşuyor.böyle örnekleri görünce aklıma bizim eski komşu geliyor.adam sabahtan akşama kadar fabrika dumanı gibi tüterdi.üstelik maltepe içerdi. günde 1 paket, belki daha fazla.adama hiçbir şey olmazd
bazı sitelerde görürüz. adam/kadın sigara içtiği için kolu bacağı kesilmiş / sesi gitmiş. makineyle konuşuyor.

böyle örnekleri görünce aklıma bizim eski komşu geliyor.
adam sabahtan akşama kadar fabrika dumanı gibi tüterdi.
üstelik maltepe içerdi. günde 1 paket, belki daha fazla.

adama hiçbir şey olmazdı. sadece öksürürdü o kadar.
70-80 arası bir yaşta öldü. o da kalp krizinden mi tansiyondan mıydı neydi.

sigara bazı kişileri etkilemiyor mu acaba?
0
tabudeviren
(24.10.08)
genetik olarak bazılarının çok şanslı olduğu söyleniyor. Sanırım bu da o gruba dahil.
0
alkolik imam
(24.10.08)
dudak tiryakisiydi belki de...
0
goodbyecruelworld
(24.10.08)
annemde 30 sene maltepe içtikten sonra 2 ay önce 47 yaşında öldü .
0
buffy de vampir sayilir
(24.10.08)
hiç sigara içmeden genç yaşında kanserden ölen de bir sürü kişi var. genetik. kimilerinde uyanması kolay ama belki de sigara içmeden hiç uyanmayacak bri mekanizmayı tetikliyor, kimisinde böyle kansere yol açacak bir mekanizma yok, kimisi de içse de içmese de yakalanıyor, yapacak bir şey yok.
0
kurukafa
(25.10.08)
dünyanın adaletsizliğine bir başka örnek daha işte. komik oldu.
0
insanimsi
(25.10.08)
sigaranın oldukça ciddi bir zararı da zaten damar sertleşmesi yaratması ve buna bağlı yüksek tansiyondur. bu da uzun vadede kalp krizi riskini oldukça arttırır. allah gecinden versin tabii, gösterilen örneklerde olduğundan daha uzun yaşamış ne mutlu ama ölüm sebebi sigaradan bağımsız diyemeyiz.
0
burfak
(25.10.08)
Kanserlerde genetik yatkınlık direkman en önemli etkenler biridir. Mesela Akciğer Kanseri'nde 3 önemli etken Genetik/Sigara/Çevresel Faktörler'dir. Sigara, içen herkesi etkiler ama bazısında kolayca kansere yol açar, bazısında seneleri alır. Ama illa ki etkiler.
0
there is nothing left for me
(25.10.08)
Daha önce yazılanlardan farklı olarak kol bacak kesilmesi olayları için şu kaynağı öneririm:

en.wikipedia.org
0
hlathguth
(29.10.08)
(6)

Fotoğrafları toptan küçültme

burfak
Aramaya inandım, ellerim boş buraya geri döndüm.elimde bir geceye ait 200 tane kadar oldukça büyük boyutta fotoğraf var. bunları küçültmem lazım ki mantıklı bir boyutta internete yüklenebilsin. tahmin edeceğiniz gibi her fotoğraf tek tek açıp boyutunu küçültüp tekrar kaydetmek inanılmaz zaman kaybı.
Aramaya inandım, ellerim boş buraya geri döndüm.

elimde bir geceye ait 200 tane kadar oldukça büyük boyutta fotoğraf var. bunları küçültmem lazım ki mantıklı bir boyutta internete yüklenebilsin. tahmin edeceğiniz gibi her fotoğraf tek tek açıp boyutunu küçültüp tekrar kaydetmek inanılmaz zaman kaybı.

fotoğraf jpeg, aradığım şey ise bir klasör fotoğrafı "fotoğrafların boyutları bu olsun" dediğimiz boyuta küçülten bir program.

var mıdır böyle bir yazılım ey ahali?
0
burfak
(07.09.08)
(bkz: image resizer)
0
zakk
(07.09.08)
Ben irfan view'in bir eklentisini kullanıyorum. Önce farklı kaydette % kaç sıkıçtırma oranı istiyorsa ona göre ilk fotoyu kendi üstüne kendi formatında kaydediyorum. Sonra eklenti sayesinde hepsini seçip sağ tık istediğin format jpeg ise jpeg i tıklıyorsun, boyuta dokunmadan, kalitede gözle görülür değişiklik yapmadan küçültüyor güzelce. Genelde % 85-90 kullanıyorum ben. Eklentinin adı da irfanex. Yalnız seçerken 50-50 veya 100-100 seçin ki fazla kasmasın =)
0
inugard
(07.09.08)
picasa
0
bryan fury
(07.09.08)
photoshop varsa, bir ornek action kaydedersin, ve sonra 200 imaji secip hepsine bu action'i uygulatirsin.
0
x daemon
(07.09.08)
hızlı cevaplar için çok teşekkür ederim. benim bulamadığım duyuruda da önerilen resizer'ı kullandım hemencecik hallettim.

sağ olun var olun.
0
🌸burfak
(07.09.08)
hocu fast stone skertr ayıptır söylemesi. fast stone picture resizer.
0
bodom
(08.09.08)
(5)

Istanbul > Edremit

entrapmen
Simdi 2 gun sonra Edremit'e gidecegiz arabayla. Benim bakindigim kadariyla akla mantiga uygun 2 yol mevcut.Bunlardan birincisi Ecebat'a kadar gidip oradan Canakkale'ye gecmek, digeri ise Gelibolu'dan Lapseki'ye gecmek ve devam etmek.Bunlardan hangisi pratikte daha kolaydir? Buralardan sonra zaten e5
Simdi 2 gun sonra Edremit'e gidecegiz arabayla. Benim bakindigim kadariyla akla mantiga uygun 2 yol mevcut.

Bunlardan birincisi Ecebat'a kadar gidip oradan Canakkale'ye gecmek, digeri ise Gelibolu'dan Lapseki'ye gecmek ve devam etmek.
Bunlardan hangisi pratikte daha kolaydir? Buralardan sonra zaten e5 (ya da neyse) o kullanilacak sanirim.

Hatta varsa bi gonullu Istanbul'da otobana girdikten sonra Edremit'e ulasana degin nasil bir guzergah izleyecegimi anlatirsa daha makbule gecer.
0
entrapmen
(31.07.08)
efenim ilk dediğiniz yol yani eceabattan canakkaleye gecmek en mantiklisi karistirmayin hiç lapseki lupseki. iyi yolculuklar diler şimdiden memleketime hoşgeldiniz der bir çay içmeye beklerim efenim :)
0
palyacopapi
(31.07.08)
biraz daha genisletirsek önce istanbul-kınalı arası otoyolu kullanacaksiniz sonracima tekirdağdan hoop keşan keşandan eceabat ordan feribotla canakkale canakkaleden sora işte efenim ezineydi ayvacikti kücükkuyu altinoluk güre akcay ver elini edremittt :)
0
palyacopapi
(31.07.08)
kınalı'dan çıkış kritik. kaçırmamak lazım. kınalı'ya kadar yol iki şerittir, sonra üç'e çıkar daimi olarak. işte yol genişledi mi bilin fazla gittiniz.
yolun en çok kullanılan kısmını yolun geri kalanından neden daha dar yapmışlar diye sormayın ben 15 senedir bunun cevabını bulamadım.

Ecebat'tan mı Gelibolu'dan mı geçmek en mantıklısı sizin oraya varış saatinize göre. eğer feribotlar saat başıysa mesela (bir ara sürekli değiştiriyorlardı) baktınız Ecebatı kaçıracaksınız az farka, Gelibolu'ya gidersiniz, sırada bekleyeceğiniz zamanı yolda geçirirsiniz, karşı kıyıdaki yolu azaltmış olursunuz.
0
burfak
(31.07.08)
abi Bursa üzerinden gitmek neden akla mantığa uymaz ki?

yolu 1 saat kısaltırsın kafadan. tabii gece gidersen. 100 km falan fark ediyor çünkü öyle.

ayrıca n'apacan Edro'da yaw?
0
loststone
(31.07.08)
topçular-eskihisar feribotuyla yalova'ya geç, yalova-gemlik-orhangazi-bursa-mustafakemalpasa-susurluk-balıkesir-edremit

en akıllı mantıklı yol budur, diğer taraftan çok uzatırsın yolu ve kaz dağlarında cebelleşirsin.
0
os
(31.07.08)
(3)

Maximum Shuttle

3200
1) Bu maximum kartın "Shuttle" hizmetini kullanan var mı? Anlatıldığı kadar iyiler mi? Söyledikleri saatte geliyorlar mı evin önüne? Bu belirtilen 30 ytl ücretin üstüne beklenmedik masraf çıkarıyorlar mı?Bir gün öncesinden cebinize msj gelecek, saat kaçta sizi alacağımız bildirilecek dedi, bu msjda
1) Bu maximum kartın "Shuttle" hizmetini kullanan var mı? Anlatıldığı kadar iyiler mi? Söyledikleri saatte geliyorlar mı evin önüne? Bu belirtilen 30 ytl ücretin üstüne beklenmedik masraf çıkarıyorlar mı?Bir gün öncesinden cebinize msj gelecek, saat kaçta sizi alacağımız bildirilecek dedi, bu msjda beni alacak olan servis şöförürün teli de oluyor mu, hani nerede kaldın vs demek için?

www.maximum.com.tr

2) Sabahın 5'inde Kazasker/Erenköy civarından Atatürk Havalimanına gitmek için Maximum Shuttle hizmetinden daha mantıklı yol bilen var mı?

edit:

3) Bu Millenium Lounge ne iş?

www.maximum.com.tr
0
3200
(30.07.08)
2- valla birkaç ihtimal var ama her birinin tam olarak çalışıp çalışmadığından ya da faydasından emin değilim.
birincisi boctancı taksim yapıp sabaha kadar olan ahl otobüslerine binmek
ikincisi kozyatağı havaşa gitmek, minibüs caddesi üzerinde sayılır ama havaş servisleri kalkacak diyorlardı.
evet, 3. yok galiba.
0
whoosie
(30.07.08)
2.bostancı tren istasyonunun oradan kalkan sarı dolmuşlar 24 saat taksime gidiyor. Taksimden de havaşa binersin
havaşın web sitesinde anadolu yakasından atatürk hl ye yok hakikaten de ilginç ve havaşı sanırım e-5in üstünde yen,sahrada gördüm
0
cucuru
(30.07.08)
shuttle'ı bilmem de bu lounge işi süfer bir şey şey. girişte kartını alıp 1 kuruş çekip kayıt yapıyorlar, sanırım kartın geçerli olduğunu teyit etmek için, gerisi içeride açık büfe.

öyle ahım şahım yemekler beklemeyin ama atıştıracak bir şeyler oluyor. kahvaltı için de güzel. içecek büfesi ise gayet iyi. alkollü alkolsüz var baya bir şey.

normalde aşırı pahalı havaalanının içerisnde cennet valla geniş deri koltuklarıyla falan.
0
burfak
(31.07.08)
(5)

yaz saati uygulaması

oddity
enerji bakanlığının bir isteği olmuştu "bu sene son kez ileri alalım saatleri bir daha almayalım" diye. şimdi sorulara geçiyorum:1- bu olay kesinleşti mi?2- son kez ileri alıcaz (ki aldık zaten) tamam da, peki bir kez daha geri alacak mıyız? yani bu karar kesinleştiyse/kesinleşirse son tahlilde türk
enerji bakanlığının bir isteği olmuştu "bu sene son kez ileri alalım saatleri bir daha almayalım" diye. şimdi sorulara geçiyorum:

1- bu olay kesinleşti mi?
2- son kez ileri alıcaz (ki aldık zaten) tamam da, peki bir kez daha geri alacak mıyız? yani bu karar kesinleştiyse/kesinleşirse son tahlilde türkiye saati GMT+2 mi olacak +3 mü?
3- yıl boyunca GMT+2 veya +3 olarak sabit kalmasının amacı nedir? avrupa da uyguluyor bunu gayet ve son derece mantıklı bir uygulama; bizim bakanlıktakiler acep neye akıl ettiler de bunu istediler?
0
oddity
(18.07.08)
artık değişmemesine yönelik bir windows güncellemesi bile çıktı uluslararası baabında ama türkiyede ne durumda bilmiyorum

www.microsoft.com
0
yuto
(18.07.08)
bu teklif kabul edilmedi ki
0
sijwocaq
(18.07.08)
onlar da kendi kendilerine gaza gelmemişlerdi. avrupa olan bir tartışmaydı zaten saatlerin artık ileri-geri alınmaması.
dünyadan bir farklılık olmayacak yani yine.
bence saat de gmt+2 olarak kalır. sonuçta Greenwich +2 olmaya devam edecek.
0
burfak
(18.07.08)
thy nın itirazı sonucunda iptal edildi o.
0
bryan fury
(18.07.08)
@burfak: "avrupa saatleriyle uyumsuzluk olur" gerekçesiyle karşı çıkılmıştı zaten bu teklife. yani avrupayla ortak bir saatleri sabit hale getirme politikası yoktu ortada. kaldı ki teklifin kabul edilmemesi de bunu gösteriyor, avrupa "biz artık saatleri değiştirmicez" dese mecbur aynı şeyi biz de yaparız..
0
🌸oddity
(18.07.08)
(3)

Kuş - Havuz - Klorlu Su

ermanen
Kuşların çoğu havuzdan su içiyor, klorlu suyu bünyeleri nasıl kaldırıyor, bağışıklık mı kazanmışlar? Tabi klordan başka şeyler de olabilir...Zorda kalsak biz de içebilir miyiz, bünyemiz alışabilir mi?
Kuşların çoğu havuzdan su içiyor, klorlu suyu bünyeleri nasıl kaldırıyor, bağışıklık mı kazanmışlar? Tabi klordan başka şeyler de olabilir...

Zorda kalsak biz de içebilir miyiz, bünyemiz alışabilir mi?
0
ermanen
(17.06.08)
Havuzda su yutan insan hiç mi yok? Biz ölüyor muyuz? :)) ehehe.
Bence aynı mantık.
0
nuage
(17.06.08)
klorlu suyu terkos zamanı evlerimizin musluklarından su içebiliyorken her gün içerdik. ah ah damacana çocukları sizi. klor iyi birşeydir (mikropları öldürme açısından) ama fazlası zararlıdır bunu da belirteyim.
0
ozdek
(17.06.08)
havuzların bir kısmında artık klor yerine ozon kullanılıyor mikroplara karşı.
sanırım insanlara daha az zararlı olduğu için. herhalde kuşlara da daha az zararlıdır.
0
burfak
(17.06.08)
(4)

Outlook

etna
Outlook denen nanedeki mailleri tüm içerikleriyle ve ekli dosyalarıyla cd ye veya flash belleğe nasıl atabiliriz?
Outlook denen nanedeki mailleri tüm içerikleriyle ve ekli dosyalarıyla cd ye veya flash belleğe nasıl atabiliriz?
0
etna
(03.06.08)
mailleri istediginiz bir klasore arsivlersiniz, arsiv dosyasini nereye isterseniz yazarsiniz.
0
zakk
(03.06.08)
pst dosyasini direk kopyalayabilirsiniz. (sanirim acmak icin yine outlook gerekiyor.)
0
fdegir
(03.06.08)
outlook.pst dosyasını yedek alabilirsiniz. Baska pc'de outlook acıp bu pst dosyayı gosterırsenız aynen karşınıza çıkar tüm mailleriniz.
0
islakkedicorbasi
(03.06.08)
mailleri sürükle bırak yaparak bir klasöre atabilirsiniz. yani boş bir klasör açın ekranın bir tarafında, sora outlook'u açın, bir maili tutup klasöre bırakın.
sonra yeniden yüklediğinizden klasörden aynen outlook'a atabilirsiniz.
microsoft outlook'ta çalışıyordu. outlook express'te nolur bilmiyorum.
0
burfak
(03.06.08)
(3)

Ingiltere nin En Super Alisveris Sitesi?

theli
Tr'nin Hepsiburada'si var sa ingilterenin nesi var?ozellikle kamera gibi elektronik fiyatlarini ogrenmek istiyorum.edit: amazon.co.uk haricinde?
Tr'nin Hepsiburada'si var sa ingilterenin nesi var?
ozellikle kamera gibi elektronik fiyatlarini ogrenmek istiyorum.

edit: amazon.co.uk haricinde?
0
theli
(02.06.08)
en süperi midir bilmiyorum ama ebay önemlidir.
www.ebay.co.uk adresinden girersen ingiltere'deki satıcıları öncelikli olarak görebilirsin.
bilmiyorum ebay bilgin ne kadar ama bilmeyenler için ekleyeyim normal açık arttırmaların yanında yeni mallar satan dükkanlar/satıcılar var.
fiyatını görüyorsun ve anında alıyorsun. arama yaparken de yalnızca bu tür ürünleri görmek için filtreleme yapabilirsin. benim ingiltere'den almanya'ya siparişlerim yaklaşık bir hafta içerisinde elime geçiyor. ters yönde de daha fazla sürmez herhalde.

avrupa birliği içersinde gümrük olmadığı için rahatça diğer eu ülkelerinden de alışveriş yapabilirsin.
0
burfak
(02.06.08)
en süper kriteri değişir tabi ama benim bildiklerim.

www.argos.co.uk
www.play.com
0
eksi daglarinin aslani
(02.06.08)
dabs.com cok populer, keza www.currys.co.uk ama gordugum kadariyla amazon.co.uk en basarilisi ideal sartlar altinda. Ha ideal olmayan sart ne diye sorarsan currys ve dabs arasira kampanya yapiyor mesela 500 poundluk dslr makinenin fiyatini bir haftaligina 400 pound'a dusuruyor denk getirip alabilirsen ne mutlu.
0
vghost
(02.06.08)
(2)

Termodinamik Kapalı Sistem Hal Sorusu

queljin
P1: 2 barV1: 0.2 m3/kgV2: 0.05 m3/kgk: 1.4R: 290 j/kg.K1-2 prosesi: Sabit iç enerji2-3 prosesi: Sabit entropi3-4 prosesi: Sabit hacimSoru yanlış olabilir. Kapalı sistem olduğuna göre öncelikle burdaki 3-4 prosesi 3-1 olacak sanırım. Burda Sabit iç enerji ile P1 ve V1 arasında nasıl bir ilişki kurabi
P1: 2 bar
V1: 0.2 m3/kg
V2: 0.05 m3/kg
k: 1.4
R: 290 j/kg.K


1-2 prosesi: Sabit iç enerji
2-3 prosesi: Sabit entropi
3-4 prosesi: Sabit hacim

Soru yanlış olabilir. Kapalı sistem olduğuna göre öncelikle burdaki 3-4 prosesi 3-1 olacak sanırım.



Burda Sabit iç enerji ile P1 ve V1 arasında nasıl bir ilişki kurabiliriz? Termik verimi nasıl buluruz?



Boyle bir soru geldi arkadasimdan, ben anladiysam arap olayim. Arap olmayanlar beri gelsin. Simdiden tesekkurler.
0
queljin
(01.06.08)
soruda eksik bir şeyler var gibi.
en basitinden yalnızca v1, v2 var, 3. durum için hiçbir bilgi yok.
0
burfak
(02.06.08)
bunda gerekli olan t-s veya p-v grafiği, 2-->3 yolunda adyabatik sıkıştırılıyor da olabilir genişliyor da olabilir. ayrıca bu bir carnot çevrimi değil, böyle olunca işler iyice karışıyor...
0
ugursuz
(02.06.08)
(7)

boğaz şişliği

dorian greyfurt
yutkunamıyorum acı çekiyorum. bademcikteki iltihapları rahatça görebiliyorum. sol taraf özellikle.antibiyotik alıyorum saati geldiğinde. pek geçmedi gibi.biri sıcak kompres biri soğuk kompres yap diyor. nedir ne yaparım.(doktora da sabah giderim artık)
yutkunamıyorum acı çekiyorum. bademcikteki iltihapları rahatça görebiliyorum. sol taraf özellikle.

antibiyotik alıyorum saati geldiğinde. pek geçmedi gibi.

biri sıcak kompres biri soğuk kompres yap diyor. nedir ne yaparım.
(doktora da sabah giderim artık)
0
dorian greyfurt
(01.06.08)
valla doktor annem alsin agri kesiciyi antibiyotigi yatsin doktora gitcekse yarin diyo.
0
jay kay
(01.06.08)
boğaza sıcak soğuk uygulama hurafelerinin aslı var mıdır?
0
🌸dorian greyfurt
(01.06.08)
pek faydasi yokmuş
0
jay kay
(01.06.08)
tonsilit olmuşsun evladım sen, geçenlerde bende oldum doktora gittim iki kutu antibiyotik bitirdim ancak geçti fena sıkıntı vermişti. Tantum'un bu iş için boğaz spreyleri var onlarda baya bir rahatlatıyor. bepanthen boğaz pastili de oldukça yararlı geçmiş olsun.
0
salt bath
(01.06.08)
hayatim bademcikle ugrasmakla gecti : ) en sonunda da ameliyatini oldum rahatladim

(bkz: bademcik ameliyati/@la traviata)

antibiyotikleriniz (doktorun verdigini varsayiyorum,umit ediyorum) bitene kadar kullanin. hatta gecer gibi sanip, yarida kesmeye kalkmayin. zamaninda ve bitene kadar almak antibiyotigin malum esprisidir.

asiri sicak ve asiri soguk seyler yemekten, icmekten, degdirmekten uzak durun.
ilik seyler indirin bogazinizdan. balli ilik ihlamuru bogazinizdan indirin, rahatlatir.

yesil tantum verde sprey mikroplari kirici etkisi vardir, sikabilirsiniz. ama siktiktan sonra bi sure bisi yiyip icmemeniz gerekmekte. tadi nanelidir, kotu degildir.

pastillerin ise rahatlatici etkisi vardir, ama kesin tedavi icin degildirler.

eger bu sislik, ilaclar sonrasinda iner daha sonraki zamanlarda tekrar ederse, veya hep şiş kalirsa, aldirmayi da dusunebilirsiniz. tabi bu simdilik b plani..

gecmis olsun..
0
la traviata
(01.06.08)
bol bol tuzlu su gargarası yapın.
0
bulanti
(01.06.08)
tantum'un yerine kloroben de kullanabilirsin. ben de sık sık boğaz şişliğinden çekenlerdenim. tantum hiçbir işe yaramıyor bende. kloroben iyi geliyor.
kloroben'de tantum'un etken maddesinin yanında bir etken madde daha var.
0
burfak
(02.06.08)
(11)

Avrupa'da otomobil kiralama ve karayolu sınırı

tom riddle
Diyorum ki, ya uçakla bi almanya'ya gidip oradan araba kiralayıp schengen'ın geçtiği ülkeleri vize sürem boyunca bir arkadaşla birlikte gezeyim, ya da türkiye'den bir araba kiralayıp olabildiğince az vize alarak avrupa'ya arabayla gideyim? böyle bir fırsatım olabilir mi? yani böyle avrupa ülkeleri
Diyorum ki, ya uçakla bi almanya'ya gidip oradan araba kiralayıp schengen'ın geçtiği ülkeleri vize sürem boyunca bir arkadaşla birlikte gezeyim, ya da türkiye'den bir araba kiralayıp olabildiğince az vize alarak avrupa'ya arabayla gideyim? böyle bir fırsatım olabilir mi? yani böyle avrupa ülkeleri arası ve/veya türkiye'de de ofisi olan otomobil kiralama şirketleri var mı? yurtdışına çıkınca arabayı orada iade edebilir miyiz?

başka bir sorum daha var, AB üyesi komşu iki ülkenin sınırlarından geçerken pasaport kontrolü oluyor mu? yoksa durmadan devam edebiliyor muyuz?
0
tom riddle
(31.05.08)
söylediğiniz şey mümkün değil. zira türkiyedeki yabancı otomobil kiralama şirketleri franchising usulu çalışır. yani burdaki avisten (ki buradakinin sahibi koç'tur) arabayı alıp, "hacı sizin paris şubeye bıraktım" deme imkanınız yok.

en fazla havaalanındaki temsilcilerine teslim edebiliyorsunuz. ülkeden ülkeye geçiş söz konusu değil yani.

ha bi de şöyle birşey var tabi. türkiyeden kiralayacağınız otomobille yurtdışına çıkmak akıl karı bi iş değil zaten. o paraya oradan araba satın alır, dönerkende bi homeless bulup "al hacı hediyem olsun" dersiniz.
0
babatema
(31.05.08)
yurtdışında da yok mu böyle bir olay? yani almanya-italya-fransa gibi ülkelerde franchising usülü değil de merkezi bir şirket yok mu?

ve de, araba kiralama olayına uzak olduğum için soruyorum, çok mu pahalı araba kiralamak?
0
🌸tom riddle
(31.05.08)
avrupada şehirden şehire böyle bir imkanınız var mesela aviste genelde. ama uluslararası zor gibi, pek ihtimal veremedim.

türkiyeden kiralanıcaksa çokta ucuz sayılmaz kiralar ortalama bir aracın günlük kirası 150 ytl'den aşağı değil.

o paraya türkiyeden araba kiralayacığıma (ki türkiyeye o arabayla dönmeyecekseniz mümkün değil, hem de kiralık araçla yurtdışına çıkabilirmisiniz bilmiyorum) şöyle güzel bi chopper satın alıp püfür püfür gezerdim ben olsam.
0
babatema
(31.05.08)
kira ne kadar çokmuş yaa. ben o zaman kendime araba alınca giderim arabayla yurt dışına. olayın temelinde otomobille seyahat olduğu için, yani böyle bir hayalim olduğu için interrail ilgimi çekmiyor, yolları yemek istiyorum.

bir sorum daha var, avrupa'da birbirine komşu AB ülkelerinin karayolu sınırlarında pasaport vs. kontrolü var mı? yoksa hiç durmadan geçilebiliyor mu?
0
🌸tom riddle
(31.05.08)
öncelikle araba kiralama ile ilgili olarak, bir yerden aldığınız arabayı başka bir şehirde teslim edebilirsiniz. hatta başka bir ülkede de, ancak başka ülkede teslim etmeye kalktığınızca ücretler acayip artıyor. 3 katı civarında benim gözlediğim. yani mesela almanya'dan teslim ettiğiniz arabayı bir gün içersinde yine almanya'daki bir şubeye bıraktığınızda 50 euro ise, aynı arabayı yine bir gün içerisinde hollanda'da teslim ettiğinizde 150 euro olabiliyor. burada mesafeden çok sınırlar önemli sanırım.

türkiye'den kiralayıp avrupa'da teslim etmek nasıl olur bilemiyorum.

sınırlara gelince, normalde schengen ülkeleri arasında haberlerde gördüğümüz kapıkule, habur gibi sınır kapıları artık yok. bildiğiniz yol. yalnızca "bilmem ne ülkesine hoşgeldiniz" gibi bir tabela oluyor. tabii bu demek değil ki vizesiz girebilirsiniz.
arada sırada da olsa polis arabayı durdurup vize kontrolü yapabilir. tabii bunun yabancı plakalı arabalarda daha sık yapıldığını söylemeye gerek yok herhalde.
bir de hollanda'dan çıkışta ciddi aramalar olabiliyormuş.
sınır geçişlerinde trende falan da kontrol oluyor, yalnız herkese bakmıyorlar, kafalarına göre takılıyorlar. "gözünün üstünde kaşın var" deyip pasaportuna bakabiliyorlar.

schengen vizeniz multi (çoklu) girişli ise schengen ülkeleri arasında gezebilirsiniz. kaç sınır geçtiğinizin bir önemi olmaz.

uzun süreli arabalı yolculuk düşünüyorsanız sürekli arabayla beraber olayım diyorsunuz kiralama ciddi paralar tutacaktır. onun yerine bir kaç gün bir şehirde kalıp bir günlüğüne şehir değiştirmek için araba kiralamak daha mantıklı olacaktır.
0
burfak
(31.05.08)
sayın burfak, aslında sizin söylediğinize göre eğer böyle bir gezi yapmaya karar verdiğimde arabam yoksa münih gibi merkezi bir yere gidip diğer şehirlere arabayla gidip münih'e dönüş yapmak, gidilen şehirdeki firmaya teslim etmekten daha avantajlı oluyor sanırım, değil mi?
0
🌸tom riddle
(31.05.08)
eğer yeterli paranız varsa gayet de olabilicek bir şey yapmak istediğiniz.çünkü hertz gibi büyük rent a car şirketlerinin bu şekilde hizmetleri var.bir kaç sene önce bir arkadaşımla paris'ten kiraladığımız arabayla lyon,venedik senin roma benim gezdikten sonra roma'da uçağa binmeden havaalanında teslimi yapıp ülkeden ayrıldık.sadece kiralarken teslim edilecek güne kadarki ücreti kredi kartından bloke etmeleri gibi uygulamaları vardı,hala da var mı bilmem.daha önce de almanya-avusturya vb kiralık arabayla gezmişliğim var.bu güne dek sınırlar arası kontrole de rastlamadım.zaten izmir'den istanbul'a gider gibi gidiyorsunuz paris'ten roma'ya.benim tecrübem budur yani.
0
neslish
(31.05.08)
neslish, peki ücretlendirilmesi nasıl oluyor. avrupa'da ne civarda para veriyorsunuz?
0
🌸tom riddle
(31.05.08)
@ tom,
benim gözlemlediğim kadarıyla teslim alış ve teslim ediş aynı ülkede olmak şartıyla önemli olan süre, yani hangi şehirden aldın hangisinde verdin değil.
şöyle diyeyim.
mesela münih'ten kiraladın arabayı berlin'i de gezmek istiyorsun.
1 gün gidiş 3 gün berlin'de kalış 1 gün de dönüş dedik mesela, toplam 5 gün. 5. günün sonunda tekrar münih'te teslim ediyorsun. 5 günlük araba kirası 200 euro civarında tutabilir. ama ilk gün arabayı kiralarsın, münih'ten berlin'e gidersin ve 1. gün dolmadan teslim edersen yaklaşık 50 euro kira ödersin. sonra berlin'de 3 gün gezersin, 5. gün berlin'den araba kiralayıp o arabayla münih'e dönersin. yine bir gün araba kiralamış olursun ve berlin gezisi için toplam kiralama ücretin hemen hemen yarısına düşmüş olur.
şehir içinde gezmek için arabaya pek ihtiyacın olmaz zaten. değmez kira ödemeye, zaten bilmediğin şehirde, trafiğine alışık olmadığın bir ülkede kafayı yedirtebilir araba. gereksiz yere ceza yiyebilirsin.
0
burfak
(31.05.08)
Bir yanlış bilgiyi düzeltmek istiyorum.

Schengen ülkeleri arasında pasaport kontrolü yok. Vizenin tek girişli olması da Schengen bölgesine tek giriş hakkınız olduğu anlamına geliyor. Yani vizeniz tek girişli olsa dahi Macaristan'dan girip İspanya'ya ya da Estonya'ya kadar gönlünüzce gezebilirsiniz hiçbir kontrolden geçmeden. Tabii ki bu sırada Schengen bölgesinden çıkmamanız lazım. Çok girişli vizelerde ise böyle bir sorun yok, Schengen bölgesinden istediğiniz kadar çıkıp girebilirsiniz.

Kiralama konusuna gelince, Türkiye'deki araçların yurt dışına çıkabilmesi için uluslararası trafik sigortasına ek olarak triptik gibi ıvır zıvır belgeler de gerekiyor, dolayısıyla böyle bir hizmet veren varsa bile çok daha masraflıdır.
Avrupa'da ise söylediğim gibi sınır kontrolleri olmadığından zaten her aracın uluslararası trafik sigortası oluyor. Çok daha kolay yani işiniz.
0
386 dx
(31.05.08)
www.bookinturkey.com adresli siteden istediğiniz koşulları vererek nerden,ne kadara araba kiralayabileceğinizi öğrenebilirsiniz.Sanıyorum bir haftalığı 800-900 ytlden aşağı tutmaz ama daha uygun koşullara da bulursunuz belki belli olmaz.
0
neslish
(02.06.08)
(4)

Germanwings Bilet Erteletme

blackidom
bu firmadan aldıgım bir bileti öne çektirsem yada erteletsem nasıl bir yol uygulanıyor? yeni bilet - eski bilet farkı + belirli bi ücretmi?bu belirli ücret nekadar öyle ise sitelerinde bulamadım.
bu firmadan aldıgım bir bileti öne çektirsem yada erteletsem nasıl bir yol uygulanıyor? yeni bilet - eski bilet farkı + belirli bi ücretmi?

bu belirli ücret nekadar öyle ise sitelerinde bulamadım.
0
blackidom
(30.05.08)
25 € ücret alıyolar idi değişmediyse. ayrıca yeni uçuşun daha payalıysa farkını veriyorsun. ucuzsa onlar sana bi şey vermiyo.

www.germanwings.com
0
karakurt
(30.05.08)
ben de bir kez ertelediğimde biletlerin fiyat farkı 25 euro'dan fazlaydı, fiyat farkı dışında ceza almadılar.
0
burfak
(31.05.08)
biletin üstünde yazması lazım.

havayollarının genel bir uygulaması yoktur bunun için, aldığın bilet sınıfına göre değişir. örneğin en ucuz biletlerde en çok kısıtlama olur ve değişiklik/iptal vs. şansı tanımaz.

yine de en kolay çözümün germanwings'i aramak. vereceksin rezervasyon kodunu direk söyleyecekler cevabını.
0
desdinova
(31.05.08)
desdinova'nın yazdığı gibi her bilet sınıfı için ayrı prosedür vardır. aşırı promosyon ise mesela iptal edilemeyebilir/değiştirilemeyebilir bile. açın call center a sorun.
0
ozdek
(31.05.08)
(3)

Yurtdışından alınan cep telefonu nasıl kaydettirilir ?

no christ requiress
Italyadan bir arkadas burdaki tanidigna cep telefonu almis, cuma gunu geliyor Italya'dan. Bu kaydettirme olayları nasıl işliyor ? Nasil bir prosedur izleniyor? Cep telefonu pasaporta kaydettirilmeli, bu kimin pasaportu olacak ? arkadasin kendi pasaportuna kaydettirilirse telefon, hediye aldigi kisi
Italyadan bir arkadas burdaki tanidigna cep telefonu almis, cuma gunu geliyor Italya'dan. Bu kaydettirme olayları nasıl işliyor ? Nasil bir prosedur izleniyor?
Cep telefonu pasaporta kaydettirilmeli, bu kimin pasaportu olacak ? arkadasin kendi pasaportuna kaydettirilirse telefon, hediye aldigi kisiye ait olabilir mi yine de ? Diyelim kendi pasaportuna kaydettirdi, kirdirmaya da kendisi mi gitmeli yoksa hediye aldigi kisi kendisi sonradan kirdirtabilir mi ?
Bi zahmet su proseduru aciklarsaniz sevinirim. 1 gun kaldi
0
no christ requiress
(07.05.08)
arkadaşım iphone getirtti amerikadan biraz onun yaptıklarından bahsedeyim, kulak dolgunluğu var. sanıyorsam herkes kaydettirebilir bu aleti pasaport'a fakat pasaportla herhangi bir kayıt işlemi olmaması gerekiyor 1 sene içerisinde. kaydettirdikten sonra isterse x kişisine hediye etsin bir problem olmaz. kırdırma konusunda bildiğim şu ki eğer elinde -adını hatırlıyamadım- parçası varsa youtube'dan izleyip kendi de kırabilir bizimkisi öyle yapmıştı.

umarım az buçuk yardımcı oldum. kolay gelsin.
0
haznedaroglu
(07.05.08)
www.tk.gov.tr

Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazlar Konusunda Bilmeniz Gerekenler bölümünde açıklama mevcut.

yada yarın sabahtan bir turkcell abone merkezine uğrarsanız ziyadesiyle bilgi alabilirsiniz.
0
vincenzo
(07.05.08)
ben yaptım kısaca anlatayım.
bunun için bir abone merkezine gitmen gerekiyor. hangi şebeke olduğu önemli değil. mesele telekomunikasyon müdürlüğüne kayıt olması.

yalnız avea'da yalnızca taksim ve havaalanı yapabiliyormuş kayıt işlemini. onun dışında turkcell'de daha yaygın sanırım.

5-10 dakika bir şey sürüyor, benim yaptırdığım yerde 5 ytl kayıt ücreti aldılar.

pasaport için de şöyle, bir pasaporta bir takvim yılında bir telefon kaydedebiliyorsun.
mesela benim 2008 çıkışım vardı, ona kaydettiler. dedim "bir telefonum daha var"
baktılar ve "sizin 2007'de de çıkışınız var diğer telefonunuzu da ona kaydedebiliriz."

telefonu kimin kullandığının önemi yok ondan sonra.
bir de kayıt esnasında bir telefon numarası soruyorlar, ben de "telefonu yalnızca bu numarayla mı kullanabilirim?" diye sordum, bir önemi yokmuş o numaranın istediğin hatla kullanabiliyorsun daha sonra. bir mesaj geldi verdiğim numaraya "kayıt isteğiniz işleme alınmıştır" tarzı. sanırım o yüzden alıyorlar numarayı.
0
burfak
(08.05.08)
(12)

Festival kampçıları buraya-sorularım editlendi

felina
Bu sene ilk defa bir festivale (Masstival) kamplı katılmayı planlıyorum. Kamplara çadırlara yıllarını vermiş tecrübeli abilerimden ablalarımdan öneriler bekliyorum.1-Ne tür bir çadırı nerden almam gerekir? Bu konuda zır cahilim .2- En çok merak ettiğim şey: festival alanlarında hırsızlık oluyor mu?
Bu sene ilk defa bir festivale (Masstival) kamplı katılmayı planlıyorum. Kamplara çadırlara yıllarını vermiş tecrübeli abilerimden ablalarımdan öneriler bekliyorum.
1-Ne tür bir çadırı nerden almam gerekir? Bu konuda zır cahilim .
2- En çok merak ettiğim şey: festival alanlarında hırsızlık oluyor mu? Çadırın içinde eşyalarımızı (değerli olmayan şeyler)bırakıp çıkarsak bir şey olmuyor mu? Kitlenebilen çadırlar mı var? Nedir?
3- ALta ayrıca şilte sermek gerekiyo di mi? Yoksa çadır satılırken bunu da veriyolar mı? Yanımızda ne götürmemiz şart?

Teşekkür ediyorum öpüyorum :)
0
felina
(05.05.08)
madem ki soru editlendi. biz de cevabimizi editleyelim.

1- ben festivaller icin dandikten monodome 2 kisilik cadir almistim vaktinde. www.hepsiburada.com

2- asma kilit alin. her ihtimale karsi cadirinizi kilitleyin.

3- mat alin. altiniza serin, rahat edin.

bonus cevap: kucuk el feneri alin. gece lazim olur.
0
trimpot
(05.05.08)
2- çadırlar kitlenebiliyor, evet, hatta kamp alanlarında kitlenemeyenini görmedim hiç..

3- alacağınız çadırın kendi zemini olacağını varsayarak konuşuyorum: direk çadırda yerde yatmayı planlıyorsanız serebilirsiniz, onun haricinde temizlikse amacınız her halükarda kirleniyor çadırın zemini, kamp alanının da zeminine bağlı olarak, kasmayın derim. toplarken şöyle bir çırparsınız çadırı olur biter..

eğer arayamayacakları bir yere saklamayı başarabiliyorsanız bir isviçre çakısı götürün, çadırda yaşadığınız bir problemde, ya da genel olarak çok işe yarıyor.

ilk kez gidiyorsanız şu uyarıyı yapayım, ilk gittiğimde en büyük hayal kırıklığım bu olmuştu, aman sabah uyurum demeyin, çadır fena halde yakan bir şey, ve eğer gölge bir yer bulamazsanız sabah güneşi her halükarda yakıyor. gölge bir yere kurarsanız da sırılsıklam uyanabiliyorsunuz, nedendir bilmiyorum..

son olarak, hiç masstival'e gitmedim, çoğunlukla zeytinli tecrübeleri bunlar, masstival koşulları farklı olabilir...

başka bir soru varsa sözlükten mesaj atabilirsiniz..
0
toxxicfox
(05.05.08)
1 h2000, 4 RnC tecrubeme gore soyluyorum ki en iyi festival cadiri en ucuz olanidir. o hengamede "ay surasina sey olmus burasina kim basmis, kaziklarimi kim kapmis" hesabiyapmak hos olmuyor.

mutlaka mat kullanilmalidir ve hava ne kadar sicak olursa olsun uste ortmek icin bir pike bulundurulmalidir (ucuz bir uyku tulumu iyi is gorur. gecen sene bim den 15ytl ye almistim sanirim).

hic bir festivalde hirsislikla karsilasmadim. sadece cadirin fermuarlarini kilitledim.

unutmayin ki cadir festival suresince cok cok az zaman gecireceginiz bir yerdir. gece yatince uyuyamazsiniz cunku etrafta mutlaka batak oynayan, kari-kiz muhabbeti yapan, erkek-adam muhabbeti yapan, ve bunlari yapacak baska yer bulamayan essoluesseklerden oturu uyuyamazsiniz.
sabahta bu faktorlerin yaninda gunes sizi pisirir..

özet:
1) en ucuzu
2) zaten festivale gidiyorsunuz, altinlarinizi, hisse senetlerinizi evde birakin. cadirin fermuarini minik asma kilitlerle kitleyip cikin.
3) Mat goturun (yine en ucuzundan)
0
theli
(05.05.08)
1. en ucuzu. sonucta dagda kampa gitmiyorsunuz. ucuz ve i$inizi gorecek bir cadir alin. hava sicak olur ve cadirin tek i$levi kapali bir yerde uyumayi saglamaktir.

2. hirsizliga hic denk gelmedim. ama cadirdan uzakla$acagim zamanlar fermuarin iki ucunu kucuk bi kilit ile kitledim. yaniniza degerli bi$ey almayin. telefon ve fotograf makinasi alin en fazla. onlari da cadirdan cikarken cebinize atin derim.

3. $ilteyle ugra$mayin.

mat alin kendinize 10-15 ytl arasidir. cadir ile degil ayri satilir. ha bu arada cadir kuracaginiz zemin onemli. yamuk yumuk, rnc gibi tarlada ise yatacaginiz yer icin en azindan altiniza serilebilecek yumu$ak bi$iler goturun.
uyku tulumuna biraz dikkat edin derim. sabah gune$ feci yakiyor ve zaten erken uyanmanizin sebebi de bu yakan gune$. uyku tulumunun ic kismi naylon falan olursa festival ortaminda cehennem azabi ya$arsiniz her sabah.

cadiri kurarken etraftan yardim isteyin. kullanma klavuzuyla ilk seferde harikalar yaratan birini gormedim ben :) iyice gergin olmali yoksa gece yatarken cadirin bi kenari suratiniza kadar egilir her ruzgar estiginde :)
0
dengesiz pamuk
(05.05.08)
çadır alırken, muhakkak çift katlı olanlarından al. yoksa sabah 9 dedinmi uyanmak zorunda kalırsın, hem de buğulama olmuş bir vaziyette =)

çadırda kaç kişi kalacaksan +1 uygulaması yapmanda fayda var. yani tek başına kalacaksan 2 kişilik, 2 kişi kalacaksan 3 kişilik çadır al. benim gibi rahatına düşkünsen, 4 kişilik çadırda tek başına da kalabilirsin =D

eğer çadır aldığın yerde; çadırların kutusunu açıp bakmana izin veriyorlarsa, çubukların sağlamlığını kontrol etmelisin. zira festival ortasında kırılan bir çubuk başını çok ağrıtabilir.(tecrübe =)

sigara içiyorsan, çadır içinde kullanacağın ufak bir küllük hayat kurtarır.

eğer erkeksen; boş bir pet şişe, gecenin karanlığında, uykunun en tatlı yerinde senin tuvalete kadar yorulmana engel olacaktır. eğer kızsan; üzgünüm =)

herkesin de söylediği gibi asma kilit illa ki bulundur. bunun dışında ampullu olanlardan değilde; ledli olanlardan bir fener edinirsen çok rahat edersin. genelde kesici/delici alet sokmak yasaktır ama, ufacık miniminnacık bir çakıyı çaktırmadan sokabilirsen işine yarar.

ben şu ana kadar hiç mat kullanmadım ve hiç de eksikliğini hissetmedim. gerçi ben biraz "ölü uyuyanlar"danım. uykuda mekan seçimi konusunda titiz isen, mat kullanaman yararlı olabilir.

birçok çadırın dış tarafında; çadırın zemine temas ettiği noktalarda ağırlık koymak için boşluklar bulunur. bu boşluklara bulabildiğin büyük taşları yerleştirmen seni çok rahatlatacaktır. aksi halde, her kuvvetli rüzgar dalgasından sonra, kazıkları ve ipleri tekrardan düzeltmek zorunda kalırsın.
eğer aldığın çadırda ağırlık keseleri yoksa; çadırın zemine temas ettiği yerlere kum yığarak da aynı etkiyi oluşturabilirisin.

bir de; kapısında aynı zamanda sineklik bulunduran çadırları tercih etmen iyi olabilir. sinekliği olmayan bir çadırda sıcak gece geçirmek çok bunaltıcı oluyor gerçekten. çadırın kapısını da rahatça açamıyorsun zaten. içerde sıkışıp kalıyorsun.

ağaç, tente vb bişiler görürsen, direk çadırı onların yakınına kur. şanslı isen, sabah güneşinin geliş açısı, sana mükemmel bir gölge yaratabilir ve saat 10-11 e kadar mışıl mışıl uyuyabilirisin.

hmmm.. bunlardan başka aklıma bişi gelmiyor. geldikçe yazarım buraya. evet efendim yaparım ben bunu =)
0
punkertifo
(06.05.08)
çadırda asla değerli eşyalarınızı bırakmayın. asma kilit asmanız ise çadırda değerli eşya olduğu konusunda hırsızı daha da şevk edecek, bu sefer çadıra zarar vermek pahasına içeri girmeye çalışacaktır. bana kalırsa çadırda değerli eşya bırakmayın, hırsız çok gireceği varsa içeri girer, matınızı donunuzu görür geri çıkar. bu olay gerçekten başımıza geldi. hırsız bu sefer madem ki kilitli, içerde bişey var diye düşünüyor herhalde.
0
karapolisnas
(06.05.08)
Mat veya şilte yerine deniz yatağı da önerilir.
ucuz, süper hafif, taşırken de yer kaplamaz. matlar o kadar da rahat değillerdir ama deniz yatakları iyidir.
tabii zemin yüzünden patlamamalarına dikkat etmelisin. benim 2 kişilik yatağım vardı şişme, onu götürüyordum. polar battaniye falan ev gibi oluyor valla.

bu arada çadır ucuz olsun diye ufak alma sakın. kimse sana başkasından daha fazla yer kaplıyorsun diye bir şey diyemez.
iki kişi kalacağız iki kişilik alalım deme. hatta satıcılar "abi bunun üstünde bile yazıyor iki kişilik" deseler de inanma. +1, hatta iri adamlarsanız +2'ye kadar gider.
bazılarının yalnızca kapısı bazılarının da hem kapısı hem de penceresi var. o pencere sabah uykuna 2 saat daha ekler kafadan. iki saat az deme, bu uyuyacağın süreyi %50 ile %100 arttıracak demektir.
doğa sporları satan yerlerde çok abartılı olabilir çadırlar. büyük marketlerde bulunabiliyor özellikle bu mevsimde.

çadır kilitleme dediğin şey iki fermuar tutacağını birbirine ufak bir kilitle sabitlemek oluyor.
ufak bir kilit asabilirsin.
0
burfak
(06.05.08)
1) ben carrefour'dan 50ytl'ye çadır+mat+çanta+uyku tulumu gibi bir takım almıştım inanılmaz şanslı olarak. çadır 1,5 kişilik yalnız. eşyalarla beraber dip dibe uyumak eşyasıyla gömülmüş gibi hissettiriyor insanı, o yüzden benim çadır her zaman eşya deposu olarak kullanıldı, ben de arkadaşlarımın çadırlarında kaldım. dolayısıyla geniş bir çadır almanı tavsiye ederim, hatta festivallerle olan geleceğine inanıyorsan kendi yağmur koruma naylon şeyinden olan 2-3 kişilik bir çadır tercih etmelisin.
2) 4 yıldır hiç bir şeyim çalınmadı, zaten etrafta sürekli insanlar olduğundan kimse kilidi kırıp veya çadırı yırtıp içeri girmez. en küçük boy kilit al mümkünse, büyük olanlar çadır fermuarlarının deliklerinden geçmeyebilir. kilit işini son güne bırakırsan istiklalin sonunda tophaneye giden yokuş yolun başlarında bir kilitçi var, hep ordan aldık biz.. aklında bulunsun sadece.
3) çadırın altına hiçbir şey sermedik biz şimdiye kadar, uyku tulumunun altına koyduğun mat yetiyor zaten. 10ytl ye kullan-at dandik matlardan alabilirsin. çadır aldığın yerde muhtemelen vardır.
0
the rain baron
(07.05.08)
soruların dışında olucak biraz ama yağmur yağarsa önemli olan poşettir bol bol poşet götürün orada bulurum demeyin binlerce kişi bulmaya çalışınca kalmıyo. çamur filan olduğunda ayaklara geçirildiğinde çadırı rezil etmez.
0
flate
(08.05.08)
Herkese çok teşekkürler.
Sonuç olarak:
* karfurdan ucuza 3 kişilik çadır alıyorum
* mat alıyorum
* kilit alıyorum
* ayağıma poşet geçirip elime fener alıyorum

:)
0
🌸felina
(08.05.08)
felinaaaaaaaaaaaa... umarım hala kombine + kamp biletin vardır:)
0
ezgi
(02.07.08)
pilet yok pilet yok satıldı :)
0
🌸felina
(03.07.08)
(6)

maçı sabote eden top toplayıcı

agk
bundan bir kaç sene evvel sivasspor ikincli ligdeyken bir hadise gerçekleşmişti.rakip forvet kaleciyi de geçip topu yavaşça kaleye yollamıştı top çizgiyi geçmeden de top toplayıcı çocuk sahaya girip gole giden topu saha dışına atmıştı. hatırlayanınız var mı?birincisi bu olayla ilgili görüntü var mı?
bundan bir kaç sene evvel sivasspor ikincli ligdeyken bir hadise gerçekleşmişti.
rakip forvet kaleciyi de geçip topu yavaşça kaleye yollamıştı top çizgiyi geçmeden de top toplayıcı çocuk sahaya girip gole giden topu saha dışına atmıştı. hatırlayanınız var mı?

birincisi bu olayla ilgili görüntü var mı?
ikincisi yamulmuyorsam hakem gölü verememişti. burada kural ne der, ben alakasız bir adam olarak sahaya girsem hakem oyunu durduramadan gölü atsam ya da gole giden topu çıkarsam karar ne olmalıdır?
0
agk
(30.04.08)
geçen haftalarda buna benzer bir olay yaşanmıştı. gole giden topu yandaki sağlık görevlisi (ya da başka biri) çıkarmıştı da sonra dayak yemişti. hakem oyunu devam ettirmişti. bildiğim kadarıyla maç esnasında hakem düdüğünü çalmadğı sürece dış etkenlerin oyuna etkisi oluyor. mesela bomboş kaleye salına salına giden bir topa dışarıdan bir güvercin gelip çarpsa ve top yolunu değiştirse oyun devam eder.
0
deckard
(30.04.08)
evet ben de bunu iddia ediyorum, "oyun devam ederken" oyuna dolayısıyla kurallara dahil 22 kişi var gerisi dış etken ve etkileri için yaptırım yok diyorum futboldan çok anlamasam da ama arkadaşıma kabul ettiremiyorum. yani top toplayıcı çocuğun sert esen bir rüzgardan ya da kafası güzel bir güvercinden farkı yok diyorum.
0
🌸agk
(30.04.08)
futbolla yatıp kalkan bir arkadaşa sordum o da onayladı, lakin şöyle de bir şey dedi;

"kurallar gereği oyun devam eder fakat böyle ekstrem bir olay süper ligde gerçekleşse bile hakemlerimiz o anda doğru bir karar vermeyebilir"
0
deckard
(30.04.08)
futbolun belki en ilginç kurallarından biri bu.
dışarıdan müdahale olunca endirekt serbest vuruş oluyor diye hatırlıyorum ben. ama bununla ilgili bir kuralı var fifa'nın kesin olarak.
dışarıdan gelen müdahale kuş da olabilir sincap da, foto mohabiri de top toplayıcı da. topla temas ettiği yerde endirekt serbest vuruş oluyor diye hatırlıyorum.
kim kullanıyor derseniz, herhalde topa son değendir.
0
burfak
(30.04.08)
golün heder olacağı kesindir, zira kale çizgisini geçmeyen top gol olarak değer kazanamaz. endirekt vuruş olarak maça devam edilir veya duruma göre hakem atışı da yapılabilir.
0
dalamar
(30.04.08)
ben de şöyle biliyorum: oyuncular ve orta hakem hariç (yan hakemler dahil) topa kim etki ederse etsin sayılmıyor. mesela taç çizgisinden dışarı çıkacak bir top yan hakeme çarpıp çizgiyi terketmeden içeri yönelirse çıktı kabul ediliyor. aynı şekilde hakem topun kaleye doğru gideceğinden eminse gol kararı da verebilir kanaatindeyim. ama cesaret ister tabii.
0
cashkopat
(30.04.08)
(7)

Alinik Laptop

theli
Ingiltere'ye 6 aylik gidiyorum ve orda hic bir tanidigm yok. nerde konaklicagimi bile bilmiyorum. Dolayisiyla kendi laptop umu goturme riskini alamicam sanirim.http://urun.gittigidiyor.com/COMPAQ-ARMADA-1750-XP_W0QQidZZ9513675bunu almayi dusunuyorum. Sonucta onemli olan internete baglanabilmek (Ev,
Ingiltere'ye 6 aylik gidiyorum ve orda hic bir tanidigm yok. nerde konaklicagimi bile bilmiyorum. Dolayisiyla kendi laptop umu goturme riskini alamicam sanirim.

urun.gittigidiyor.com

bunu almayi dusunuyorum. Sonucta onemli olan internete baglanabilmek (Ev, is, yön bulmak ve lost indirmek icin cok cok onemli)
harici hdd var 2,5'', buna bi usb cogaltici alsam, gerci usb 1.1dir muhtemelen bu.. Ha tabi birde wireless anten takilir mi buna, sorunsuz calisir mi?

yoksa cok yanlis isler mi yapiyorum?
0
theli
(28.04.08)
pcmci yuvaya wireless kart takarsın, ancak 128mb ram ile winxp ne kadar verimli olabilir yanıtlamak zor...
bir de "dxdiag" fotosunda bellek 160mb diyor orasını da anlamadım...
0
late viper
(28.04.08)
yanli$.
internette gezinmek, dizi/film izlemek i$kence haline gelir bu cihazla. bakma xp kurulu olduguna. sadece os ile bitmiyor ki i$.
0
sourlemonade
(28.04.08)
az aşşaada benim sattığım bi lepi topu var.
bu gösterdiğinin yanında limuzin gibi kalıyor vallahi!
0
crystalsoul
(28.04.08)
@crystalsoul bana limuzin degilde tofas sahin lazim. Geri getirebilecegimden supheli oldugum icin "kullan-at" bi makine ariyorum.
0
🌸theli
(28.04.08)
anladım fakat bende satacağım için ikinci el laptop piyasasını araştırırken milletin p3 laptoplarını (dahili wireless bile yok) 400 350 ytl gibi fiyatlarda sattığını gördüm. yani öyle bişey alıp eziyet çekeceğine 100 daha ver benim lepitopunu al! hayrını gör! allah bereket versin.
0
crystalsoul
(29.04.08)
Kanser eder bu bilgisayar, surunursunuz. Bunun yerine cok degil bi 100 ytl daha katip cok daha is gorebilecek bir seyler almaya calisin. Geri dondugunuzde hala saglam kalirsa satarsiniz 3-5 kurusa. Bunu alirsaniz elinizde patlar.
0
entrapmen
(29.04.08)
ağlatır bu valla.
bence ingiltere'ye gittikten sonra ebay.co.uk'den bulabilirsin aynı paraya çok daha iyi bir şey.
0
burfak
(29.04.08)
(2)

Anamur'da Yaşayan Birisi

kriker
Yakın zaman içerisinde Anamur'da yaşamaya başlayacağım. Ancak orasıyla ilgili en ufak bir bilgim yok. Orada yaşayan (sadece yaz tatillerinde giden değil) birisiyle konuşmam lazım. Nasıl bir yerdir? Kışın n'pılır? Ev kiraları, evler nasıldır? İnsanları ne yapar? Falan Filan...
Yakın zaman içerisinde Anamur'da yaşamaya başlayacağım. Ancak orasıyla ilgili en ufak bir bilgim yok. Orada yaşayan (sadece yaz tatillerinde giden değil) birisiyle konuşmam lazım. Nasıl bir yerdir? Kışın n'pılır? Ev kiraları, evler nasıldır? İnsanları ne yapar? Falan Filan...
0
kriker
(27.04.08)
ne yaz tatillerinde giderim, ne de sürekli yaşarım. bir kaç kez değişik zamanlarda içinden geçtim sadece. gördüğüm kadarıyla gençliği biraz hırçın -kurtlar vadisi izleyip gezen tiplerden. insanları görünümleriyle yargılayabiliyorlar. yabancılara karşı pek iyimser değiller.
turizm mekanından çok bir tarım merkezi. her tarafta sera var.
elbette bunlar yüzeysel gözlem.
0
insanimsi
(27.04.08)
çok mu alakasız olur bilmiyorum ama Erdal Kınacı Anamur'da yaşıyor.
hani şu National Geographic fotoğraf yarışmasında insanlar kategorisinde birincilik alan adam.
erdalkinaci.deviantart.com'dan ulaşabilirsiniz belki, eğer başka hiçbir çareniz kalmazsa.
0
burfak
(28.04.08)
(14)

et yemeklerinde etin sertleşmesi

burfak
sorum başlıkta özet olarak duruyor. mesela sote yaparken, veya tencerede bulduğum her şeyi karıştırıp et yemeği yaparken.eti ne kadar geç koyarsam koyayım pişti mi diye baktığımda tadına çoktan sertleşmiş oluyor.içi pembe değil, başta pişmemiş olduğundan sanıyordum.ama sonra biri fazla pişmiş olduğu
sorum başlıkta özet olarak duruyor. mesela sote yaparken, veya tencerede bulduğum her şeyi karıştırıp et yemeği yaparken.
eti ne kadar geç koyarsam koyayım pişti mi diye baktığımda tadına çoktan sertleşmiş oluyor.
içi pembe değil, başta pişmemiş olduğundan sanıyordum.
ama sonra biri fazla pişmiş olduğunu söyledi. Öyle mi gerçekten? bir de et (beyaz veya kırmızı ikisinde de oluyor) pişer pişmez sertleşiyor mu?
0
burfak
(25.04.08)
tuzdan da olaiblir.
0
bryan fury
(25.04.08)
tuzu erken koyuyor olmayasınız? yemek pişene kadar ete tuz konmaz çünkü osmozla içindeki bütün suyu çekip sertleştirir.
0
talemon
(25.04.08)
tuzu en sonlarda koyuyorum.
0
🌸burfak
(25.04.08)
tuzu serviste koyun bi de yagla birlikte cok az bi mıktar su iyi gelebilir.
0
bryan fury
(25.04.08)
O dediğin sorunun oluşmaması için pişiren kişinin yaşının 45'i geçmesi gerekiyor galiba. Ben öyle gözlemledim.

Tecrübe işi o iş sanki.
0
delikan76
(25.04.08)
Eti geç koymak mı? İyi de et yemeğin diğer malzemeleri konulmadan önce pişirilir zaten. Et iyice piştikten sonra sebzeydi şuydu buydu atılır içine.

Öyle gördük biz, bilmiyorum valla.
0
sui
(25.04.08)
ya ben de öyle görmüştüm de, sertleştiği, sertleşmenin de (bir garip oldu böyle) fazla pişmeden kaynaklandığını duyunca sonradan koymaya başladım.
0
🌸burfak
(25.04.08)
Yok öyle bir şey ya. Tuzdandır o en fazla. Et önceden pişmezse sonradan hiç pişmez, sebzeleri eritmeniz lazım onu pişirene kadar.
0
sui
(26.04.08)
etin taze olmasindan dolayi olamaz mi sertlesme? turkiye'de taze et? hmm. garip
0
trimpot
(26.04.08)
Sık sık kapağı açmayın, bırakın pi$sin. Buhar yumu$atır.
0
durum serserisi
(26.04.08)
inatci kahraman aga
(26.04.08)
kimse dememiş. etten olmasın o? marketlerdeki hazır sotelik etleri alıyorsanız onlar kayış gibi. kasaptan yemeklik yağsız kuşbaşı diye alın. lokum gibi olsun.
0
kibritsuyu
(26.04.08)
Okuldayken yemek dersi almış birisi olarak şunu anlatayım.

Yemeklerde degil de et pişirken (parça et biftek gibi)
et 1 kere çevrilir

eti atarsın tavaya orta ısıda. Üstünden su çıkıp üstü kahverengi olana kadar beklersin
sonra eti çevirir 1 dakika da o kısmı pişirip bu muazzam lezzetli eti afiyetle yersin.

sende eti fazla kavuruyor, fazla pişiriyor olabilirsin.
Yemegin sulu degilse et kendi suyunu salıyor da olabilir.
0
bissell
(26.04.08)
özellikle kırmızı eti yumuşatmak istiyorsanız biraz marine etmek, yani bir şeylerin içinde bekletmek gerekir. o pahalı restoranlarda tabağı 40 papel'e yediğimiz etlerin çoğu saatlerce marine ediliyor. bildiğim bir yöntem biraz sütün içine bir iki damla zeytinyağı damlatarak arzuta göre soğan da rendelenerek 1-2 saat bekletmebazen bu karışıma limon da sıkılabiliyor ama o eti daha sıkıştırabilir. dolayısıyla süt ve yağ zaten yeterince yumuşatıcı rol oynuyorlar.

afiyet bal şeker olsun.
0
yedek ruh
(28.04.08)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.