Giriş
(14)

prove me wrong

duyurukullanıcısı
gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur. en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın ve 2 ayda eriyecek kasların için değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır, zaman kaybıdır. onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelme
gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur. en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın ve 2 ayda eriyecek kasların için değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır, zaman kaybıdır. onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelmek daha mantıklıdır.

yukarıdaki önermeyi çürütelim pls.
-3
duyurukullanıcısı
(08.06.26)
Hayattaki çoğu şey öyle değil mi? Dil öğrenme, hobi vs. bir hevesle başlanıyor ve genelde ilerlemiyor. Amaç biraz da zaman geçirmek bence.

Onun yerine başla şeyle uğraş demekle de olmuyor, siz söyleyin yönelsinler mesela. Ayrıca, zaten yapacağım spor çok etkisiz diye evde oturup pazartesiyi mi beklesinler?
+1
substituent
(08.06.26)
çürütemeyiz doğru bu. vaktiyle doktor devam etmeyeceğin spora başlama demişti. her zaman yapabileceğin, yer, ekipman cart curt dertleri olmayan sporları seçmek lazım. yürü koş hopla zıpla dans et yazın da yüz işte bitti gitti
0
neira
(08.06.26)
Sporu hayatımız boyunca yapmalıyız sadece görüntü olarak düşünmeyin. Ben neredeyse 2 yıldır ağırlık çalışıyorum, o kadar kas falan da yapmadım. Ama market alışverişini taşımak daha kolay, merdiven çıkmak daha kolay. Evde dolap kurdum rahatlıkla yaptım, o kadar ağır gelmedi kaldırması falan. Onun dışında kadın olarak kemik erimesine karşı önemli. Düşüp bir yerimi kırmamak için mesela. Ben spor salonunda değil evde yapıyorum benim işimi görüyor.
+2
peki madem
(08.06.26)
Yanlış çünkü evrende entropi var, her şey bozulmaya doğru gider. Göbeğin çıkar, yürürken nefesin yetmez, spor buna karşı gösterilmiş bir direnç ve uzun süreli kazanımlar 2 ayda kaybolmaz. Bugün 25 metre rahat yüzebilen bir insan 2 ay sonra da rahat yüzer. Bir de vücudun yapısı şekil aldıysa o da geri gitmez. 24 ay da çok. 6 ayda sonuç alabilirsin. Atom fiziğiyle ilgilenmiyorsan zamanın boşa gitmiyor.
-6
arbre
(08.06.26)
katiliyorum. spor salonlari sehir insani icin degil daha cok koy, kasaba gibi dogal ortamlara (orman, dag vs.) gibi yakin yerlerde yasayanlar icin. mesela bu insanlar dogada yurumek, kosman yerine spor salonuna gidip kosu bandinda kosmalilar! :) saka bir yana saglikli olmak icin spor yapmak zorundayiz. saglik soz konusu oldugunda spor yapiyor olmak iyi bir diyet yapmaktan daha onemli. yani siz kotu besleniyorsaniz bile spor yaptiginizda iyi beslenip spor yapmayandan daha saglikli oluyorsunuz. spor salonu zaten sehir insani icin icat edilmis bir sey. cunku bizim icin baska alternatif yok. zaman acisindan da onemli cunku spor yapacaksaniz genelde size zaman kazandiriyor. cunku spor salonu tercihleri genelde eve, ise, okula yakin yapilir. boylelikle bir saatte isinizi bitirirsiniz. sehir icinde ben su omana gideyim de kosayim deseniz zaten oraya gidene kadar iki saat gecer. bunun bir de yazi var kisi var. yani deneyiminizi etkileyebilecek cok fazla faktor var.

bu arada girdiginiz entry aslinda spor salonu ozelinde degil sanki sporun kendisinde gibi geldi. bunu mu diyorsunuz? yani spor salonunun alternatifi baska bir sekilde spor yapmak mi, yoksa spordan tamamen bagimsiz bir sey yapmak mi? alternatif de onermemissiniz. eger baska bir sekilde spor yapmaktan bahsediyorsaniz yukarida saydigim nedenlere bakin. siz diyorsaniz ki ben isten ciktiktan veya gitmeden once giderim x ormanina kosarim veya gidis gelisi bisikletle yaparim, o zaman azminize hayran kalirim.
+3
Sour
(08.06.26)
kafayı kırmak konusunda evet. 6 ay kas, temel at sonra ufak çalışmalarla kas hafızana dön. bundan fazlası olmamalı. qanqa yaz geliyo gidip de kol basak > hocam kreatini antrenman öncesi mi sonrası mı almalıyız

ronnie coleman'a bak mesela. sürünüyor adam. ne için koca bir hiç. şampiyonlukmuş falan hadi git ya
www.youtube.com
0
deranzo1
(08.06.26)
Çok haklisin abi.
(Değerli zamanımı böyle konularda laf anlatmak ile harcamak istemem. He diyip geçiyorum. Merak eden ve bu konuda bilgilenmek isteyen zaten okur, araştırır eksiduyuru'da bence böyl, hadi beni yanlış çıkarın diye değerli zamanını harcamaz.)
-1
logisticsmanager
(08.06.26)
Şöyle belki çürütülür. Bi salonda yazı vardı: bu salonda hava değil ter atılır.
Sağlık sebebiyle gidersin eyvallah. Yapayalnız ya da amaçsız insanlar gidiyor çoğunlukla ve bu sıkıntılarını salonmuş spormuş gibi bahanelerle gizliyorlar. Spor idealizmi. Yersen.
Ve ya hoşuna mı gidiyor. Ona da okey. Ee peki olur olmaz yerde niye anlatırsın?
-1
Lh12
(08.06.26)
Amaç kas yapmaksa belki haklı, ama daha sağlıklı olmaksa yanlış.
O iki sene içerisinde kendini daha zinde, aktif, güçlü ve iyi hissediyorsan yeterli. İlla ki iki sene sonra sporu bırakınca ne olacağım diye düşünmene gerek yok.
Hiçbir zevk almıyorsan, hatta sana stres oluyorsa, belki de faydalı değildir.

Bir çok kişi spor salonuna gitmediği senaryoda neredeyse hiç hareket etmiyor. Bu kadar hareketsizlik de birike birike ileride sağlıksız bir vücuda dönüşüyor.
0
burfak
(08.06.26)
gymde spor yapanlarin farkli motivasyonlari var. hizli degisim icin (kas yapanlar, zayiflayanlar vs..)yada hayat tarzi olarak spor yapanlar. ilki icin dogru. ikincisi icin yanlis.
0
buenosdias
(08.06.26)
> gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur.

Yanlış. Normal şehir insanı için asıl fayda “kaslı görünmek” değil, kuvvet, postür, eklem sağlığı, insülin duyarlılığı, kemik yoğunluğu, sakatlanma direnci ve yaşlanınca bağımsız kalabilmektir.

> en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın

Bu da yanlış. Ölçülebilir kuvvet artışı haftalar içinde başlar. Görünür fiziksel değişim çoğu kişide 2–4 ayda başlar. 24 ay ciddi dönüşüm için makul olabilir, ama fayda görmek için bekleme süresi değildir.

> ve 2 ayda eriyecek kasların için

Kas 2 ayda tamamen “erimez”. Bırakırsan bir miktar güç ve hacim kaybı olur, ama kas hafızası sayesinde geri kazanım ilk seferden çok daha hızlıdır. Ayrıca bakım dozu düşüktür: haftada 1–2 kısa kuvvet antrenmanı bile kazanımların büyük kısmını koruyabilir.

> değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır

Genelleme hatası. Haftada 3 gün 45–60 dakika toplamda 2–3 saat eder. Birçok insanın telefonda boşa harcadığından az.

> zaman kaybıdır.

Zaman kaybı değildir, yüksek getirili bir sağlık yatırımıdır. Özellikle masa başı çalışan biri için kuvvet antrenmanı “opsiyonel estetik hobi” değil, vücudu kullanılabilir tutma aracıdır.

> onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelmek daha mantıklıdır.

Yanlış ikilem. Gym’e gitmek diğer şeyleri dışlamaz. Haftada birkaç saat kuvvet antrenmanıyla berabrr sosyal hayat, iş ve hobiler sürdürülebilir. Hatta kuvvet antrenmanı bunların çoğunu destekler.
+7
ghilleinthemist
(08.06.26)
Ghilleinthemist cok guzel aciklamis.

Spor yapmayi ve kas calismayi yalnizca iyi gorunmek sebebiyle ve bir yerden sonra birakilacak bir aktivite olarak gormek, bu konu hakkinda hicbir sey bilmemektir.

Yukarida saydiklarim bu aktivitenin sadece yan faydalaridir. Insanlar icin kas kutlesini korumak daha saglikli ve daha fit bir birey olarak hayatina devam etmek icin elzemdir. Internette sinirsiz kaynak var bu konularda acip okumak, kaynaksiz iskembeden bilgileri akil suzgecinden gecirebilmek ayrica oldukca muhim.

Ben sahsen daha iyi ve fit bir yaslilik, kimseye muhtac olmadan, huzur evlerine dusmeden o donemleri gecirebilmek icin bu yasimda agirlik ve kardiyo antremanlari yapiyorum. Guclenen kaslar daha az agriya ve daha fazla mobilitiye imkan verir ve bu omur boyu surmesi gereken bir aktivitedir. Kimse size arnold gibi gezin demiyor haftada 3 gun evde, sokakta, fitness salonunda yaptiginiz bu tarz aktiviteler butun omrunuz boyunca hayat kalitenizi arttiracak, doktor doktor gezmenizi azaltacak ve sizi baskalarina muhtac etmeyecektir.

Kisacasi, kimse spor yapmaya zorunlu degil, ancak benim icin kendine saygi gostermenin bir yoludur spor yapmak.
0
bosver nicki
(08.06.26)
şehir insanı olmanın konuyla alakası ne? zaten köyde olsan sabah 5de kalkar, hayvanın önüne saman atar, sonra tarlaya gider bağ bellerdin falan spor olurdu. onların yapmadığın için evde akşama kadar dizi izleyip gt büyütmemek için haftada 3-4 saat spor yapacaksın alt tarafı. kimse de sana hulk hogan ol demiyor. ya sabır ya.
0
bay b
(09.06.26)
fiziksel aktivite yapmadığın bir işin varsa haftada 1 spora gidip postürü düzeltmek lazım
ama evde de temel egzersizlerle güne başlamak önemli

prof. sporcu gibi antreman yapmanın yemek yemenin anlamı yok
0
mantık
(09.06.26)
(4)

yaz tatili için ödemesi yapılan otelin son anda konsept değiştirmesi konusunda ne yapılmalı ?

devilone
selamlar arkadaşlar , yakın bir arkadaşım Şubat ayında bir otel seçti ve ödemesini yaptı . Olympos Health Peak Luxury Resort Giriş Tarihi 20.06.2026 Çıkış Tarihi 26.06.2026 olarak 3 yetişkin 1 çocuk olarak 25.02.2026 YFC TUR aracılığı ile Oda : Ultra Herşey Dahil - EXECUTIVE FAMILY SUITE - Dört Ki
selamlar arkadaşlar ,
yakın bir arkadaşım Şubat ayında bir otel seçti ve ödemesini yaptı .
Olympos Health Peak Luxury Resort
Giriş Tarihi 20.06.2026
Çıkış Tarihi 26.06.2026 olarak 3 yetişkin 1 çocuk olarak 25.02.2026 YFC TUR aracılığı ile
Oda : Ultra Herşey Dahil - EXECUTIVE FAMILY SUITE - Dört Kişilik Oda
ilanlarda ve tanıtım videolarında bu şekilde bilgi vardı
" otelin her yerin alkol ikramı vardı. "Myra Lounge (24 Saat)(Tüm Alkollü Alkolsüz Soğuk İçecekler ,Sıcak İçecekler ve Detox İçecekler) "

Dün bir arkadaşına oteli önermek için sayfasını gösterirken otelin konsept değiştirip muhafazakar otele döndüğünü ve alkolsüz yazdığını gördü ve çıldırdı . içmeyi seven insanlar ve hemen oteli aradı : Telefona çıkan bayan evet otelimiz konsept değiştirdi. Artık Alkolsüz aille oteli olarak hizmet veriyoruz dedi. Odanıza alkol koyacağız isterseniz odada içebilirsiniz dediler .
telefonda yetkili birine ulaşamadı , sadece konsept değişti diyen çalışanlarla konuşulabiliyor . Arkadaşına göstermek için internet sitesine bakmasaydı her şeyden habersiz otele gittiklerinde bu değişikliği öğrenecek şok olacaklardı .

Turizm bakanlığını aradı telefonda görüştüğü kişi " bu durumlar olabiliyor biz bir şey yapamıyoruz . bu konularla ilgilenmiyoruz " diyerek geçiştirdiler .
ödemesini geri istedi yetkili kişi olmadığı için iade süreci de başlamıyor . bu durumda nasıl bir yol önerirsiniz ?

şu an Ultra Herşey Dahil oteller arkadaşımın Şubat ayında ödediği rakamdan 30.000 TL daha yüksek fiyatlarla satılıyor . Aniden konsept değiştiren otelin bu zararı da karşılaması gerekmez mi sizce
+3
devilone
(08.06.26)
zararı karşılamaz niye karşılasın daha ucuza gitsin o zaman? eşdeğer tesis göstermek zorunda ancak yüzlerce tesis var zaten aynı fiyata bulur başka yer.

şu ülkede bu parasını alabilirse dua etsin. Tüketici haklarına başvursun oteli book ederken nasıldı, şimdi nasıl satıyorlar diye gelen mailler ekran görüntüleri ile. turizm bakanlığı ilgilenmez
+1
croswell
(08.06.26)
Ne kadar büyük ve rezervasyonun dolu olursa olsun bu şekilde büyük bir değişime gidiyorsan gitmeden önce tek tek rezervasyon yapan müşterilere bilgi verip iptal seçeneği sunman gerekir.
Tesadüfen görmek ne demek nasıl bir saçmalık.

Site üzerinden yapıldıysa bu rezervasyon onlar aracılığıyla iptal edebilirsiniz.

Büyük bir otelde herhangi bir konuda tek yetkili olmaz zaman kazanmışlar.
Üzerinde durup hatta biraz da sert gidilirse iptal edip iade edeceklerini düşünüyorum.

Zarar karşılamaya yanaşmazlar ama önceden haber vermedikleri için yapmaları gerekir tabii, şöyle bir teklifle gidebilirsiniz;
istediğiniz özelliklerde, aynı tarihler arasında başka bir otel ayarlasınlar size.
Çalıştıkları, yakın oldukları oteller elbet vardır onlar kendi aralarında daha makul fiyatlara anlaşabilirler sizi etkileyen bir şey olmamış olur, bu da sunulabilir bir teklif.

Odaya içki koyarız ne demek odanda gizlice içersiniz diyor resmen buna hem güldüm hem sinirlendim, çok saçma bir otelmiş.

Geçmiş olsun.
+4
mutekebbir
(08.06.26)
rezervasyon doğrudan otelden yapıldıysa hakem heyetine giderek iade süreci başlatılabilir ve mahkeme ile zararın giderilmesi için dava açılabilir. ancak öncesinde mesafeli satış sözleşmesinin incelenmesi gerekmektedir. sözleşme otel konsept değişikliği ile ilgili bir madde varsa zarar karşılama ve iade yapılmayabilir.

rezervasyon seyahat acentası üzerinden yapıldıysa voucher'da belirtilen hizmetlerin sağlanması için acente sorumludur. ayriyeten rezervasyon zamanı söylenen olanaklar sunulmuyor ise acente sizi alternatif bir otele yönlendirir ve zarar için otele fatura keser. bunların hepsi acente sorumluluğundadır zaten acentelerde de fiyatların farklı olmasının sebebi budur. aslında acente sizi böyle durumlar için korumuş olur.

acenteler böyle durumları relocation olarak adlandırır. misafir en yakındaki minimum aynı veya daha fazla olanakları olan bir otele yönlendirir ve eğer fiyat farkı olursa rezervasyon yapılan otele faturası kesilir. tabi ki acente işinin hakkını veren bir acenteyse bunları yapacaktır...
+3
bravoteam
(08.06.26)
YFC TUR dediğiniz eğer acenta ise, ben ilk olarak oraya gidip derdimi anlatır, onların alternatif bir otelde (benzer konseptte ve en az eşdeğeri) bir yere rezervasyonunuzu ücretsiz olarak kaydırmalarını isterdim.
Otel ikinci tercih olur.
Eğer otelden doğrudan yaptıysanız rezervasyonu, o zaman otelde yetkili birine ulaşmak şart. Eğer hiç ulaşamazsanız tüketici mahkemesi ulaşır.
+1
burfak
(08.06.26)
(12)

turkiye'de dogru sanilan ama aslinda hatali olan seyler?

cooperr
birebir deneyimlediginiz seyleri soruyorum, kulaktan dolma degil. bizim ulkeye ozgu sanrilar pesindeyiz, surekli duymussunuz ama bir bakiyorsunuz gercekle aslinda alakasi yok. ornek: hatali bilgi: "iranlilarin ezici cogunlugu molladir" gercek: yurtdisinda denk gelinen iranlilarin ezici cogunlugu din
birebir deneyimlediginiz seyleri soruyorum, kulaktan dolma degil.
bizim ulkeye ozgu sanrilar pesindeyiz, surekli duymussunuz ama bir bakiyorsunuz gercekle aslinda alakasi yok.

ornek:
hatali bilgi: "iranlilarin ezici cogunlugu molladir"
gercek: yurtdisinda denk gelinen iranlilarin ezici cogunlugu dindar bile degil, hatta ateist.
gibi..
+1
cooperr
(04.06.26)
-Türkiye cok kötü.

Dogrusu: tr parasi olmayana veya calisana kötü.
+1
Purple life
(04.06.26)
Yanlış bilinen: Dönel kavsagin (biz bursalilar baba deriz) icindeki arac yol verir.
+7
duster
(04.06.26)
Cereyanda kalmak. Balıkla süt/yoğurt yemenin zehirlemesi.
0
dilemma of subscribtionability
(04.06.26)
Cereyanda kalmak gerçekten hasta eder.
Bayat balıkla yoğurt yemek gerçekten uygun değildir. Yoğurt, balıktan kaynaklanan histamin zehirlenmesine katkı sağlar.
-3
Mirket
(04.06.26)
İstanbul eşi benzeri olmayan harika bir şehir olduğu. Sokakların daracık, kaldırımların yarısında onlarca araba dizilmiş, bisiklet yolu diye yalandan kaldırımın ortası maviye boyanmış, bir kaç bölgeyi çıkarınca tamamiyle estetikten yoksun bir şehirden daha iyi onlarca şehir var. Tamam boğaz ve çevresi güzel, ama o kadar. Bebek sahilde doğru düzgün yürüyüş bile yapamıyorsun her 200 metrede bir denize kıyı olan bir yapı çıkıyor. Anadolu yakası sahili güzel bu konuda bi.

Avrupa’da Türklerden nefret edildiği. Buna çok yorum yapmak istemem ama taşkınlık gösteren bir davranış sergilemediğiniz sürece böyle bir şey yok. Sosyal medyadaki anonim hesaplara çok bakmayın çünkü Türklerde diğer milletlere bunu yapıyor ama yüz yüze de böyle bir şey olmuyor.
0
substituent
(04.06.26)
trabzonlular laz deniyor ama aslinda lazlar rize ve artvinde.
+4
antikadimag
(05.06.26)
sol şerit geçici kullanılır. sadece sollamak için. solladıktan sonra orta ya da sağ şeride geçilmesi gerekir.
+4
ground
(05.06.26)
Bu coğrafyada insanların çoğu sürekli olarak yalan/palavra/abartı konuşuyor. Akıllara ziyan bir sahtekarlık ve fesatlık var. Dürüst, çalışkan olanı da topluca hor görme ve alaşağı etme huyu var.

"Bu, hiç hesapta olmayan bir savaştı.
Atlarınızın ayaklarına bez bağlayın ki, bu fesat toprağı burada kalsın ve Türkistan'a ulaşmasın." (Ankara Savaşı sonrası) -Emir Timur
+1
tadartatmaztadantatar
(05.06.26)
Avrupalılar'ın bencil, Türkler'in ise birbirine destek veren bir millet olması.
Gözlemlerim tam tersi olduğu yönünde.
+4
burfak
(05.06.26)
Büyükelçilik ve konsolosluk yerleşkelerinin, içinde bulunduğu değil temsil ettiği ülkenin toprağı olduğu sanrısı. Sözde koca koca hukukçular dahi bıkmadı bu zırvayı canlı yayında kusmaktan.
0
10551037
(05.06.26)
Sorunlari konusmanin, ulkeyi kotulemek oldugu saniliyor...
-1
thetruenorthstrongandfree2
(06.06.26)
bunun en guzel ornegi kizlik zari. cok yanlis bir ceviri ve cok yanlis biliniyor. ortada vajinayi kapatan ne bir zar var, ne perde. oyle olsa adet kanamasi disari akamazdi zaten. ayrica bunun bekaretle hicbir iliskisi yok. ilk iliskide kanama olur inanisi da hatali. memleket topluca yanlis anlamis butun olayi.
0
banach
(06.06.26)
(21)

araç sahiplerinin sahip olmasını önerdiğiniz ürünler?

konetsu
neler var aklınıza gelen? mutlaka bulunmalı veya olsa iyi olur dedikleriniz?mesela benim iyi ki almışım dediğim şeyler:dashcam: viofo a229 pro duodashcam artık olmazsa olmaz kategorisinde bence. daha arabayı almadan almıştım :Dkompresör: einhell CE-CC 18 Lilastik havasını soğukken basmak daha doğru
neler var aklınıza gelen? mutlaka bulunmalı veya olsa iyi olur dedikleriniz?

mesela benim iyi ki almışım dediğim şeyler:
dashcam: viofo a229 pro duo
dashcam artık olmazsa olmaz kategorisinde bence. daha arabayı almadan almıştım :D

kompresör: einhell CE-CC 18 Li
lastik havasını soğukken basmak daha doğru sonuç veriyor. benzinliğe gideyim basayım demek zorunda kalmıyorum... ani sıcaklık değişimlerinde de basıncı ayarlayabiliyorum. araçta tpms de olmadığından ara ara kontrol ediyorum.

akü takviye: OSRAM BATTERYJumpstart 1000
aracı aldığımda üstündeki akü zayıftı, istediğim akü de stokta yoktu biraz zorunluluktan aldım ama yine gerekli olabilir. bi ışığı açık unutsan aracı vurdurmak yerine takviyeyle daha güvenli şekilde çalıştırabilirsin.

obd cihazı: vgate icar pro 2s
arıza ışığı yanınca neden acaba diye önden kontrol edebilirsin. basit bişeyse kendin çözebilirsin... mesela hararet göstergem yüksek gösteriyor arada, bununla aslında sorun olmadığını ecudaki veriyi kontrol ederek doğrulayabildim boş yere olmayan problemi aramadım. bayağı sanayide kazıklanmaktan kurtarabilir ve boş yere endişelenmeyi önleyebilir.

akülü üfleme: einhell TE-CB 18/180 Li
kışın karları filan üflerim diye almıştım. ek olarak evde dükkanda vs. de iş görüyor temizlik için.

refraktometre: antifriz ölçümü için en hassas ve doğru sonuç veren alet. antifriz bomesi vs. amatör işi... :D

tds ölçer: antifrize kattığım saf suyun gerçekten saf olduğunu doğrulamak için aldım. yorumlarda bildiğin musluk suyuyla aynı değerleri veren saf su gönderen satıcılar dolu. güvenemeyip kontrol ettim.

visco boyun yastığı: rahat :)

yedek sigortalar: ne olur ne olmaz araçta tutmakta fayda var.

pilli kafa feneri: özellikle pilli tercih ettim lithium bataryayı araçta bırakmak istemediğimden. ışık kaynağı işte... telefon flashıyla uğraşmadan karanlıkta bişeyleri görmeni sağlıyor.

trim sökme seti: dashcam teyp vs. montajı için işe yaradı.

bunlar dışında çeşitli spreyler: emniyet kemeri yağlayıcı, wd-40, balata spreyi, silikon sprey, kontakt temizleyici vs.

alıp daha kullanmadıklarım:
sentil: buji değişiminde tırnak aralığını filan kontrol edebilirim. ucuzdu sepet doldurmalık aldım.
kör nokta aynası: baseus marka olandan aldım takmayı unutuyorum/üşeniyorum :D
yağ filtre sökücü: ilk yağ değişimini filtreyi sökemediğimden dışarıda yaptırdım. işçilikleri berbattı daha da güvenmem dedim filtre sökücü aldım, sonraki değişimde deneyeceğiz bakalım...
antifriz hunisi: ilk değişimden sonra birkaç gün araç havasını atana kadar kontrol etmek gerekti. kendi atıyor atmasına ama sonraki değişimi daha pratik hale getirir diye aldım. gümrük yasası değişmeden en son neler alabilirim diye bakarken aldım attım kenara.

iyi ki varmış dediklerim:
alet seti, lokma anahtar tornavida pense kargaburun yankeski cırcır şu bu çeşitli ürünler işte.
multimetre: her zaman gerekir... çeşitli kontroller için şart. akü alırken bile yanıma alıp önce yüzey voltajını kontrol ettim. oksijen sensörü kontrolüydü, zayıf şase problemi teşhisiydi vs. kontrollerde gerekli.
kablo soyucu, yüksük basma aleti, krimp aleti vs. dashcam teyp vs. montajı için kolaylık ve daha iyi bir montaj sağladı.
kablosuz süpürge: einhell TE-SV 18 Li, araç süpürgesi gibi de kullanılıyor işte. al aracı süpür temizle...

deneyip gereksiz bulduklarım:
telefon tutucu: pratik gelmedi, çok popüler bi aksesuar ama rahat edemedim.

almayı düşündüklerim:
kablosuz sıcak hava tabancası: elektrik tesisatını kendim toparlayayım dersem kurcalanmış kabloların ek yerlerini vs. makaronla kapatırım. çakmakla ısıtmaktansa düzgün aleti kullanırım. araç dışında başka işlerde de zaman zaman gerekiyor ama olmadan idare ediyorum şimdilik. şart değil ama istek listemde :)

lastik tamir kiti: şehir içi kullandığımdan hala almadım ama lazım bence.
+3
konetsu
(21.05.26)
Kompresör, akü takviye kablosu ve genel alet çantası bence yeni/eski arabalarda gerekli.
0
burfak
(21.05.26)
istasyonlarda satılan lastik onarma kiti/köpüğü ve komresör. yarma hariç tüm lastik sorunlarını tamirciye kadar çözer
+1
kisa
(21.05.26)
@kisa kit olanlardan alacağım bu fitil tipi olanlardan. bahsettiğiniz üründen alıp aynı gün iade etmiştim. üzerindeki uyarılarda yazanlar:
-çok kolay alevlenir gaz
-çok kolay alevlenir aeresol
-basınçlı kap, ısıtma patlamaya yol açabilir
-50c'yi aşan sıcaklıklara maruz bırakmayın

ben bunu güvenip yaz kış araçta bırakamam şahsen... 50c'yi yazın güneş altında kalan bir aracın içi kolaylıkla aşabilir. ayrıca kullandığında lastiği düzgünce tamir etmeden önce temizlemesi de zor veya imkansız olabilir ufak bi fitille yamayıp yıllarca kullanabileceğin lastiği değiştirmek zorunda kalabilirsin. tanıdığım biri asla kullanma kullanırsan lastik çöp dedi mesela. ne kadar geçerli bilemesem de özellikle yanma/patlama riski nedeniyle ben sıcak bakamıyorum.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
yazılanları okuyunca kendimi kötü hissettim. dümdüz kullanıyorum arabayı. sadece arabayla gelen yedek lastik ve ekipmanları, ilk yardım çantası ve 1 tane bez var. yazılanlar muhakkak gereklidir ama senede 2 defa uzun yol harici şehir içi araç kullanımda ne kadar gereklidir bilemedim.
+1
scudman1
(21.05.26)
Şu an arabadayım dikte ettirerek yazıyorum imla hataları olursa affola.
Çok sevilen ürünler değildir o spreyler doğru ama Yolda kalan birini bir yere götürmekte faydalı oluyor genelde büyük bir yarık yoksa zaten kompresör de işe yarayacaktır Bunun dışında o sprey kullanılırsa en kısa sürede lastikçiye gidilip temizletip Ondan sonra tamir yapılması genelde yetiyor
0
kisa
(21.05.26)
Güzel bir duyuru olmuş, eline sağlık. Buradakilere bakmadan ihtiyacının olduğunu bile bilmeyebilir insan. Örneğin benim aklıma hiç pilli kafa lambası gelmezdi ama burada okuyunca aşırı mantıklı olduğunu düşündüm.

Benzer bir konuda fikrini almak için ben de bir soru ekleyeyim. Aracında yerleşik bir kamera olsa ve bunu dashcam olarak kullanabiliyor olsan (diyelim senin aldığın dash cam ile benzer fiyatta ya da daha ucuz) yine de bu marka model bir dashcam alır mıydın, yoksa nasıl olsa araçta var, boşuna sök tak uğraşmaya değmez der miydin?

Sonra da kendim için spesifikleştireyim soruyu. Senin bahsettiğin marka modele baktım, satın alma fiyatı 342 euro civarı, ama aracın kendi kamerasını dashcam olarak kullanmak istersem aracın online marketinden tek seferlik 270 euro ödemem lazım. Şöyle bir dezavantajı var; 3-5 yıl sonra arabayı satarsam araçtan sökemeyeceğim bir sistem sonuç olarak. Ama ne montajıyla ne de başka bir şeyle uğraşacağım. Kayıt için yapmam gereken tek şey de USB girişine bir flash bellek takmak olacak.

Fikrin nedir @konetsu?
0
himmet dayi
(21.05.26)
@scudman1 obd cihazı olmasa beni kaç binlik yaparlardı acaba diye düşünüyorum :D

hararet yüksek gösterdiğinden antifriz değişiminden sonra fan açıyor mu sorun var mı diye bakarlarken açması lazımdı demeye başlayıp yok hararet müşürüne bakalım temizleyelimden girdiler. e sorun gösterge panelindeki zayıf şaşeden kontrol ettim obdden de doğruladım biliyorum tabi. açtım gösterdim ecudaki sıcaklığı buna göre bakalım diye. olmasa orada müşürü de sökerler, olmazsa değiştirirler, termostattı, fan rölesiydi, fan müşürüydü, radyatördü devirdaimdi ilerler giderlerdi :D çünkü hiçbiri sonucu değiştirmeyecek. sonunda her şey değişmiş tüm masraf yapılmışken de kronik demekki bu araçta filan der gönderirlerdi gerçek sebebi bulmadan.

veya arıza ışığı yanıyor diye götürüp bıraksan ucu açık :D bilmiyorsun, gerekli gereksiz ne geçirsek kar diye motor inecek'e kadar giderler. aslında oksijen sensöründen hata vermiş araç o da tesisattan kaynaklı, sensörün kendisinde de sorun yok. şuan sadece anlık yakıt düzenlemesini tam yapmıyor bi ihtimal muayenede emisyon kontrolünde sıkıntı olabilir ama olmaya da bilir. sorun çıkarsa da oto elektrikçiye gidip şu sorun var diye teşhisi yapılmış ne olduğunu bilerek gitmek farklı yine ucu açık ustaya güvenmek farklı.

aküde mesela ölü aküyle 1 ay kullanabildim aracı takviye cihazı aldığım için. ince japon tip akü kullanıyor araç. bayide sadece alt seri 45ah akü vardı ama 55ah üst seri modeli mevcut. ben ondan getirttim bekleyebildim. o 45ah olan da olmayabilirdi mecbur kalıp normal standart akü taktırabilirdim orada da başka sıkıntılar çıkıyor :D grupta bi arkadaş normal akü taktırdı mesela araç 2. ve 4. vitese geçmiyordu. ben araştırmıştım biliyordum söyledim şu aküye çarpıyor büyük tip takarsan akü altına destek koyup yükseltmen lazım diye: i.imgur.com
ben görüp cevap verene kadar gruptakiler debriyaj alt merkezi mi dememiş, şanzıman yağı mı dememiş, baskı tam ayıramıyordur mu dememiş, senkromeç mi dememiş... şanzıman indirmeye kadar giderdi bağlantıyı kuramasa.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
araç anahtarı yedek pilinide al. benim markette bitti. düğme pillerdendi aldım taktım. zor zamanda lazım olur.
0
mikahakkinen
(21.05.26)
@himmet dayi aracın kendi kamerasının görüntü kalitesi de önemli bir kriter burada. bir de devamlı yazım yapılacak disklerde özel endurance serisi bellekler gerekli. standart usb bellek kısa sürede bozulabilir, yazım hızı yetersizse yüksek çözünürlüklü video kaydında problem yaşatabilir.

kalitesi yeterli diyorsan dashcam ile kullanıma uygun devamlı yazıma dayanıklı ve hızlı bir bellek alman gerektiğini unutma derim. pratik bir çözüm gibi görünüyor artısını eksisini kendince tartman lazım. usb ssd filan destekliyor mu desteklediği maksimum kapasite ne bunlara bakabilirsin. destekliyorsa ssd tercih ederdim flash bellek yerine.

@mikahakkinen benim aracın orijinal kumandası kayıp, üçüncü parti ucuz sistem takılmış. i.imgur.com şu tarz. immobilizer sistemi var ama kumanda pilinden bağımsız transponder çipini okuyor kontaktan. pil bitse de çalışır. kapılardaki anahtar delikleri de gizli kapaklar altında değil yeni araçlar gibi :D benim için sorun yok şuan. ama diğer arkadaşlar için güzel öneri. bi ara orijinal sisteme bağlı iki anahtar yaptırmak istiyorum aklımda o da... bu dandik sistemi söküp atmak istiyorum.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
mini kazma, kürek, bıçak, ip, lastik, lk yardım seti, kamp sandalyesi, kağıt tabak, bardak çatal tuzluk. ayrıca bittikçe 12lik su atarım bagaja. kağıt kalem, bol bol kaza tutanağı.
0
ground
(21.05.26)
bende -araba değil motor ama-, sayılanlar dışında aracın kitapçığı, spanzet ve kancalı lastik, plastik kelepçe, bir de airtag mevcut. araba olsa koli bandı da koyardım ama çok yer kaplıyor.
-1
lil siztah
(21.05.26)
kompresör kesinlikle şart lastiğin nerede ineceği belli olmaz, ufak bir takım çantası içinde temel aletler, yedek lambalar vs. 300-600w bir tam sinüs inverter. arabada laptop veya bir cihaz çalıştırırken lazım olabiliyor, obd olarak bende DS150E var basit cihazlara göre çok daha detay verebiliyor ama çalışması için laptop lazım. bir de arabada yedek bir takım basit kıyafet+yağmurluk+ayakkabı genelde durur.
0
orpheus
(21.05.26)
@lil siztah bende aracın kitapçığı fiziksel olarak yok eski sahipleri saklamamış herhalde... ama pdf olarak bulup indirdim :) şehir içinde taşımıyorum ama uzun yola çıkarsam yanıma alırım dediğim takım çantasında var plastik kelepçe vs. ek bikaç şey. elektrik bandı var duct tape var ama normal koli bandı koymadım. kancalı lastiklerden de aylardır online satış sitelerinde sepette duruyor bi ara başka şeyler alırken sepet doldurmalık olarak gerekirse alacağım aklımda :)

@orpheus ben kompresörü araçta bırakmıyorum lithium bataryalı olduğundan. arada kalmıştım çakmaklıktan güç alan tip osram'ın ürünleri vardı onlardan mı alsam diyordum ama kullanımı daha pratik evde bisiklette vs. de kullanırım diye akülü aldım. araçta manual pompayı bagaja attım ne olur ne olmaz diye :D acil durumda yeterli.
yedek ampul'e çok gerek yok gibi geldi. genel kullanımım şehir içi. uzuna sise neredeyse hiç gerek olmuyor. kısalarda arıza olsa dönene kadar sislerle idare de edilir. en kötü durumda mutlaka kısalar gerekli olursa da uzundan söküp kısaya takabilirim. uzun da kısa da h1 benim araçta. hiç ac ile çalışan bir şeyi arabada kullanma ihtiyacı da hissetmedim ama öyle bir ihtiyaç varsa inverter yine mantıklı bir öneri.

benim obd klasik elm327 klonlarıyla aynı şekilde carscanner tarzı telefon uygulamaları üzerinden çalışıyor. ama bu kategorideki ürünlerin en iyilerinden. göstereceği detay biraz araca da bağlı sanırım öyle her tarafı sensör dolu her şey elektronik karmaşık olan bi araç değil :D pratikliğiyle öne geçiyor bu tip cihaz biraz benim için. ama o cihazı bağlayıp bi bakmak isterdim :D benim geely'nin elektronik sistemi de delphi tabanlı. ecu sensörler bobin vs. hep delphi. ekstra neler var veya yok bi görmüş olurdum.

bu anlık veri olarak voltaj, motor yük seviyesi, soğutma sıvısı sıcaklığı, oksijen sensörlerinin voltajı, stft ltft değerlerini, emme manifold basıncını, motor devrini, hızı, emme hava sıcaklığını, gaz kelebeği konumunu, avans zamanlamasını, yakıt tüketimini vs. gösteriyor. arızaları listeleyip silebiliyor. bana yetiyor :) o profesyonel cihazla herhalde enjektör kodlama vs. işler de yapılabilir?
+1
🌸konetsu
(21.05.26)
yeminle dün aklımdan geçti bu soru. duyuruya sorayım "bagajınızda lazım olabilecek neler var" diye, sonra üşendim. bugün bu soruyu görüyorum. takipteyim

bir çok şey yazılmış
benim torpidoda
- küçük bloknot ve kalem
- 4-5 tane kaza tutanağı
- bir kutu yara bandı
- minik kalıp el sabunu
- bir kaç kutu kibrit, bir tane mini çakmak
- çok amaçlı isviçre çakısı
- kağıt mendil, peçete, ıslak mendil

bagajda
- düz yıldız tornavida
- pense ve keski
- nitril eldiven shop.beybi.com.tr (lastik değiştirme ya da diğer işlerde kullanmak için çok pratik
- 3 lt cam suyu şişe
- buz kazıyıcı
- iki ucu çengelli lastik ip www.trendyol.com
- plastik bir litre sağlam bir şişe içinde su. (içmek için değil de el yıkama ya da başka durumlar için

bir de araçla orijinal verilen dandirik bijon anahtarı çok işe yaramıyor. izeltaş 4 kollu bijon anahtarı aldım. sökmek daha kolay ve sağlam bir alet izeltas.com.tr
0
exlibris
(21.05.26)
Sustalı bıçak, ayak pompası, tükenmez kalem, boş 500ml lik pet şişe. Bunlarda lazım oluyor
0
Topalordek
(21.05.26)
www.trendyol.com

yukardakinden (hayat kurtarır),
yağmurluk,
çeki halatı,
demlik, ocak, kahve ve ya çay,
kırılmaz bi de bardak.
0
antihero
(21.05.26)
- almanlar surekli yag eksilttigi icin bende yarim litre yag mutlaka bulunur cunku nerde isik yakacagi belli olmuyor. benim icin en kritik malzeme bu diyebilirim.
- buz kaziyici
- ilk yardim kiti, icinde aku kablosundan yara bandina kadar hersey var
- kucuk katlanir kurek, cok kar tagan bir yerde yasadigim icin saplanirsam kendimi kurtaririm diye.
- ince kucuk battaniye
- cok amacli caki
0
cooperr
(21.05.26)
@cooperr yağ eksiltmenin bi standardı yok mu? yani yaklaşık x günde bir eklemem gerekiyor gibi tutarlı bir durum yok mu? günlerce hiç eksiltmeyip sonra bi anda mı ışık yakacak kadar eksiltiyor? atıyorum bazı araçlar şehir içinde yağ eksiltmeyip uzun yolda eksiltir, bazısı düzde eksiltmezken yokuş çıkarken eksiltir böyle bir durum mu var? yoksa bi aralık belirleyip yola çıkmadan periyodik düzenli kontrol etmek daha mantıklı olur sanki... anlık dalgınlığına gelse hemen farketmesen büyük risk. ışık seviye eksilince değil anlık yeterli yağ basıncını oluşturamadığında yandığından çok hızlı müdahale gerektirir.

ben daha çok ekipman ağırlıklı sormuştum :D ondan hiç değinmedim bazı şeylere. genel olarak sahip olduğum şeyleri listeledim araçta bulunmuyor bunların çoğu zaten. şehir içi çoğu devamlı gerekmez diyip geçiyorum :D bataryalı ve basınçlı kaptaki şeyleri mesela araçta tutmuyorum. ama uzun yolda birçoğunu alırım yanıma.

bende de antifriz duruyor araçta. bi ara üst radyatör hortumundan kaynaklı sızıntı yüzünden eksilme oldu. hiç aman acil durum diyip musluk suyu katmak zorunda kalmak istemiyorum bir miktar antifrizi bulunduruyorum. cam suyu da oluyor...

şuan başka bir kaçak veya eksiltme yok ama hortum kelepçesine güvenemiyorum yeni hortum takıldıktan sonra da kelepçeler gevşemişti tekrar iki taraftan da sızıntı oldu aynı hafta içinde.

ıslak mendil, kağıt havlu, izopropil alkol, makas vs. bulunuyor. çakmak yine yanımda oluyor ama araçta bırakmıyorum çantada taşıyorum. araçta çakmak patlaması sıcakta riskli geliyor.
0
🌸konetsu
(22.05.26)
@konetsu

tfsi motorlar ozellikle yag degisiminden sonra ilk 3-4bin km cok eksiltiyor.
sonra yavasliyor ama motora yuklenirsen ki ben arada gazliyorum, daha cok eksiltiyor.
genelde 5 binde bir yarim litre ekliyorum. bazen unutuyorum, zaten yarim litre azalinca hemen isik yakiyor. o yuzden yanimda hep yag vardir.
benim 3. audi, hepsi boyleydi. servise sordum normal diyorlar.
0
cooperr
(22.05.26)
En az 2 ve mümkünse Type C çıkışlı çakmak şarj aleti ve 2-3 tane Type C kablo.

Kolonya.

Biri sustalı bıçak yazmış. Sustalı bıçak 6136 sayılı kanuna göre yasak. Hapis cezası ile yargılanılma riski var ancak arabada güvenlik amaçlı olmayacak şekilde taşınan büyükçe ve sağlam bir bıçak bulundurmakta yarar var.
0
10551037
(22.05.26)
vay be helal. arabaya deprem çantasıda şart.
0
xu
(22.05.26)
(5)

HGS Isleri

krmzbvl
Bayramda gidis donus yaklasik 4bin kilometrelik bir seyahat planim var. Farkli yerlerde otobanlardan da gececegim. Sonrasinda otobanla, ucretli gecisle isim pek olmayacak. Bankalardan HGS etiketi almak istemiyorum. Tum HGS'lerden kacak gecip sonrasinda internetten odesem nasil olur? Ayrica tum gecis
Bayramda gidis donus yaklasik 4bin kilometrelik bir seyahat planim var. Farkli yerlerde otobanlardan da gececegim. Sonrasinda otobanla, ucretli gecisle isim pek olmayacak. Bankalardan HGS etiketi almak istemiyorum. Tum HGS'lerden kacak gecip sonrasinda internetten odesem nasil olur? Ayrica tum gecislerden kacak gecis ve sonrasinda internetten odeme mumkun mu?
0
krmzbvl
(14.05.26)
evet ödenebilir. hgsye gerek yok.
0
jelly bear
(14.05.26)
jackyr
(14.05.26)
Özel yollarda kendi sistemleri üzerinden ödemek mümkün de, kgm'nin yollarında ptt'den posta çeki vs. ile ödemek zorunda kalabiliyorsunuz.
En kolayı bankadan oluşturup (PTT değil) hemen sonrasında iptal etmek.
Bankadan oluşturma konusunda çekinceniz nedir?
0
burfak
(15.05.26)
Bu bankalardan hgs alma olayı düzenli paralı yolları kullanan insanlar için ideal fakat ayda yılda bir geçen insanlar internet üzerinden ödemesi mantıklıdır. Google kara yolları ihlal yazın çıkıyor zaten. Yada e devlet üzerinden yapabilirsiniz
0
ercangul
(15.05.26)
Sonrasinda google'da ihlalli gecis diye aratip tamamini teker teker odedim. Sorun olmadi. Yilda bir kullanilacaksa Bankadan hgs yapmak mantikli degil. Bi kere hgs icin ekstradan ilk seferde bir ucret aliyorlar. Sonrasinda 550 tl'nin altina dustugunde otomatik hesaptan/karttan 550 tl cekiyorlar.
0
🌸krmzbvl
(10.06.26)
(4)

Uçak bileti değiştirne

Zaphod
2 sorum varGeri ödemeli thy bileti almıştım. Vize çıktı, şimdi onu iptal edip aynı uçaktan economy alabilir miyim? Sistem izin veriyor mu böyle bir şeye?Bir de ilk pasaport, ilk yurtdışı çıkış, vize avusturya durumunda en yakın havaalanı münih almanyaya uçsak, şirket davetiyesi falan göstersek sıkın
2 sorum var
Geri ödemeli thy bileti almıştım. Vize çıktı, şimdi onu iptal edip aynı uçaktan economy alabilir miyim? Sistem izin veriyor mu böyle bir şeye?

Bir de ilk pasaport, ilk yurtdışı çıkış, vize avusturya durumunda en yakın havaalanı münih almanyaya uçsak, şirket davetiyesi falan göstersek sıkıntı çıkarırlar mı?
0
Zaphod
(14.05.26)
iadeli biletse yapabilirsin tabii ki.

ilkse bence avusturyadan gir.
almanya'da sorarlar niye avusturya'ya gitmedin diye. girişinde sorun çıkmaz muhtemelen ama sonraki vizelerde başvurduğun ülkeye bağlı olarak sorun çıkabilir.
çıkışı ordan yapmana gerek yok ama girişi yap en azından. ilk vizen olduğu için diyorum.
0
jelly bear
(14.05.26)
Bileti değiştirebilirsin.

Vizen nereden alındıysa giriş çıkışı o ülkeden yapmalısın. Almanya’ya giriş yapmaya çalışman riskli. Hiç almayadabilirler bunu göze alıyorsan dene.
0
ezkaza
(14.05.26)
Vize nereden alındıysa o ülkeden giriş/çıkış yapmalısın bilgisinin bir dayanağı yok.
Kaynak: www.eeas.europa.eu

Seyahat süreniz boyunca en çok nerede kalacaksanız vizenizin teorik olarak oradan alınmış olması gerekiyor. Yani vizenizin alınış amacı ile seyahatinizin uyumlu olması lazım. Bu şartı sağlıyorsanız başka ülkelerden de giriş yapabilirsiniz. Dolayısıyla Münih'ten girerken size Avusturya planlarınızla ilgili soru sorabilirler. Ha pratikte %95 hiçbir sorun olmadan devam edersiniz. Bu tarz bir soru karşısında cevap verebilmek için Salzburg'a iptal edilebilir bir tren bileti alın, Münih Salzburg'a Viyana'dan daha yakın.
0
but that was just a dream
(14.05.26)
but that was just a dream +1
Önemli olan neresi için geldiğin ile nereden vize aldığın.
Almanya'dan alınmış vize ile Almanya'ya girişte "madem Çekya'dan kalacaktınız neden ALmanya'dan vize aldınız?" sorusu ile muhattap olmuş biriyim.
0
burfak
(15.05.26)
(14)

"kırmızı antifriz sorun çıkarır" olayı efsane mi?

konetsu
çok sık karşılaştım bu sözlerle... ilk antifriz seçimi yapacak zaman sorunca aracın grubundakilerden, sonra castrol servisinden sonra da radyatör üst hortumu değiştirtirken oradakilerden... genel böyle bi görüş var, kim kırmızı antifriz'i görse duysa hemen bi uyarmaya kalkıyor. ülkede kırmızı antifr
çok sık karşılaştım bu sözlerle... ilk antifriz seçimi yapacak zaman sorunca aracın grubundakilerden, sonra castrol servisinden sonra da radyatör üst hortumu değiştirtirken oradakilerden... genel böyle bi görüş var, kim kırmızı antifriz'i görse duysa hemen bi uyarmaya kalkıyor. ülkede kırmızı antifriz fobisi var :D

-kireç/pas varsa çözer açar.
-asitli bu deler.
-eski araca konmaz patlatır, çatlatır, yakar, eritir...
-koyacaksan da az koy bunu çok güçlü, daha fazla su ekle.
-x yaşında araca konmaz kitapçık kırmızı da dese artık maviye dönmeli.
-bunda daha önce su kullanılmış kırmızı konmaz.
-ben uyarmış olayım ama pişman olursun, görürsün şu bu...
ve benzeri... her seferinde yok saydım üretici önerisi neyse onu koyarım diyip geçtim.

öncelikle evet antifriz renkleri tek başına bir şey ifade etmiyor ama genel olarak işte kırmızı antifriz silikatsız oat, mavi antifriz silikatlı iat olan, temel ayrım bu. spesifik ürünler de var piyasada aynı/farklı renklerde ama çoğu markada ve markasız diyeceğim adını duymadığım ürünlerde bu şekilde ayrım yaygın, 2 seçenek oluyor çoğunda.

benzer yorumları yabancı kaynaklarda bakınca da genel olarak dexcool için gördüm. orada da dexcool'a dex-kill filan diyorlar :D o da amerika'daki ilk yaygın kullanılan oat antifrizmiş.
şimdi dexcool özelinde evet ilk çıktığı dönem ciddi sorunlar yaşanmış, sonrasında formülü değişmiş vs. kısaca burada da bahsediliyor: www.youtube.com
ancak şuan güncel diğer oat antifrizler ile ilgili benzer yorumlar pek yok gibi hala dexcool ve klonları üzerine konuşuluyor... dexcool ile ilgili olarak da güncel yorumlarda çokça sorunsuz kullanıyorum diyen ve sakın kullanmayın diyen var ama yakın zamanda kullanıp bu sorunları yaşadım diyen pek göremedim... güncel sorun yaşayanların çoğunda farklı antifriz karıştırma veya katkı kullanma gibi durumlar var. ayrıca bizdekinin aksine özel olarak eski/paslı/kireçli araca konmaz diyen yok. yeni eski ayrımı olmaksızın bir negatif tutum var buna karşı.

burada dexcooldaki sorunun sebebi "ethylhexanoic acid(2-eha)" denmiş, tek başına bu katkı değil de bu katkıyla sorun yaşanan gm araçların sistemindeki silikon ve nylon parçaların uyumsuzluğuymuş... genel görüş bu yönde... ancak bununla ilgili dava amerika'da uzlaşmayla sonuçlanmış, hukuki süreçlerin masraflarıyla uğraşmaktansa uzlaşmayı seçmiş general motors. savunurken de farklı antifrizlerin karıştırılması, zamanında bakım yapılmaması ve eksik soğutma sıvısıyla kullanımdan bahsedilmiş. tam gerçek neydi bilemiyoruz davada kesin hüküm verilmeden uzlaşıldığı için. yine de sonrasında conta malzemeleri filan da değiştiğinden uyumsuzluk vardı kısmını doğru kabul edebiliriz sanırım.


neyse güncele dönelim, bugün hala organik antifrizlerin tamamına yakınında 2-eha bulunuyor, bu da farklı iki formda bulunuyor... sodium 2-ethylhexanoate ve potassium 2-ethylhexanoate şeklinde. çok çok büyük kısmında sodium versiyonu var.

şimdi bu katkı gerçekten sorunların sebebi olsaydı riskli olsaydı günümüzde halen büyük üreticiler tarafından yaygın olarak kullanılır mıydı? bakınca eski nesil o sorunların yaşandığı dexcool ile ilgili olarak ise potasyum versiyonu kullanılıyordu bu yüzden sorun yaşandı sonradan sodium olana geçildi gibi yorumlar var ama kesin kaynak da göremedim bunu doğrulayan. güncel formülde sodium 2-ethylhexanoate olduğu görülebiliyor ama eskisini bilemiyorum acdelco.com.au eskisi potassium versiyonunu içeriyorduysa da sorun bu muydu yine bilemiyorum...

asyalılara bakıyoruz, toyota da honda da 2-eha içermeyen ürünler kullanıyor. böyle bakınca da düşük maliyetli etkili ve yaygın kullanılan bir katkı varken neden kullanmıyorlar diye düşündürüyor... asyalılar uyumsuz silikon vs. mi kullanıyor araçlarda diyeceğim ama toyota araçları yüzbinlerce mil boyunca yıllarca dexcool ile kullanıp hiç sorun yaşamadığını belirten de çok var. toyota kendi long life ve super long life antifrizlerinde 2-eha kullanmadığı halde castrol 2-eha içeren radicool sf için de toyota ve lexus ile uyumlu diyor. i.imgur.com


şimdi konuyu kapatmaya geçeyim :D
öncelikle kendi düşüncelerim:
-kırmızı antifriz sistemde uyumsuz bir malzeme kullanılmadıysa güvenli ve dendiği gibi mavi antifrizden daha riskli filan değil.
-ülkemizdeki kırmızı antifriz efsanelerinin kaynağı yine ilk çıkan dexcool benzeri antifrizler ve uyumsuz araçlarda çıkan sorunlardı.
-araç oat antifriz öneriyorsa iat kullanmak daha riskli olur, silikat içerdiğinden bu sistemlerde korozyon ve aşınmaya sebep olabilir.
-kırmızı antifriz'e asitli o denmesinin sebebi de üzerinde "organik asit teknolojisi" ve benzeri şeyler yazması sanırım :D
-günümüzde hala kırmızı antifriz kaynaklı sorunlar yaşanıyorsa bile merdiven altı markasız uyduruk ürünlerden kaynaklanıyordur.

benim aracım kırmızı kullan demiş i.imgur.com
castrol de toyota ile uyumlu demiş.
aracı aldığımda içinde kırmızı vardı, ben de değiştirdim ve 6 aydır radicool sf ile kullanıyorum.
toyota aracında oat antifriz kullanıp buna bağlı sorun yaşadığını gördüğüm kimse de yok.
bu durumda sorun yaşayacağımı düşünmüyorum.

bu hangi antifrizi alayım sorusu değil :D bulunsa piyasada olsa pembe toyota sllc almak isterdim ama hem kolay bulunmuyor hem fiyatı da çok yüksek deniyor. belki sonraki değişimde tam flush imkanım olursa ve kolay bulunabilen 2-eha içermeyen oat bi ürün olursa ona geçiş yaparım. şuan "Total Glacelf Auto Supra 2F" ve "Motul e-Auto Cool DHC" var mesela buna örnek. motul'ü direk pas geçmiştim hybrid araç için dediğinden, total de daha piyasada yoktu ben 7 ay önce alırken. ama radicool sf ile sorun yaşamazsam değiştirmek için de sebep görmeyip devam edebilirim. bunlar daha yüksek fiyatlı ve az bulunan ürünler. ihtiyaç anında hemen temin edememe ihtimali var. 2-3 yıl sonra görürüz yaygınlaştı mı ucuzladı mı diye...

bu konuda duyurudan kesin bi yanıt beklemiyorum :D daha çok sizin deneyiminizi/düşüncelerinizi merak ettim. ha antifriz uzmanı biri çıkar net olarak söylerse de hayır demem tabi :D
sizin kırmızı antifriz'e karşı benzer düşünceleriniz var mı? benzer şeyleri siz de duydunuz mu? şahsen kırmızı antifrizden kaynaklandığını düşündüğünüz bi problem yaşadınız mı?
+1
konetsu
(14.05.26)
öncesinde su konulmuş bir arabada kesinlikle sıkıntı çıkartıyor.

eskiden kullandığımız peugeot 206 araçta bizden önceki sahibi genelde antifriz eksikliğini su ile tamamlamış veya çok seyrelterek kullanmış.

aynı şeyi bizde serviste duyduk sakın antifriz koymayın patlatır diye, babam inanmadı servis koymadı :) neyse babam inat etti benzincide gidip üretici kataloğundaki antifrizden koydurduk, yaklaşık bir hafta sonra şöför tarafındaki paspas aşırı ıslanmaya başladı. Uzun aramalar sonucunda bulabildik, kalorifer radyatörü antifrizden dolayı patlamış ve o zamanlar epey bir masraf ve parça değişimi çıkarttı.

Son söz: soğutma sistemi temizliği yapmadan kesinlikle antifriz koymayın, hatta daha önce sisteme su girişi olduysa kesinlikle ve kesinlikle sistemi elden geçirin. Çünkü Türkiye’de saf su kullanmak yerine yetkili servis dahil kireçli, mineralli çeşme suyunu sisteme basıp geçiyor.
+1
Northern Mariner
(14.05.26)
@Northern Mariner sorum daha çok kırmızı riskli mavi güvenli görüşü üzerine. yani pas ve kireç olan araçta antifriz evet sıkıntıyı öne çekebiliyor ama bunu sadece kırmızı yapar mavi yapmaz diye bir şey yok bence benim takıldığım konu kırmızı fobisi.

benim aracın geçmişinde de ne yazıkki bir dönem su ile kullanım var. benden önceki sahibi aldığında içinde su varmış o antifrize geri döndürmüş. durulatmış bayağı paslıymış akan su... ama sonrasında 5 yıl sorunsuz kullandı. bende de şuana kadar sıkıntı çıkmadı. yani soğutma sisteminde sıkıntım oldu da antifrizle alakalı değil hortum kelepçesinden dolayı kaçak oldu üst hortum ve kelepçeler değişti.

hortumdan dolayı eksilme olunca bi korktum tabi normal olarak :D ilk yağ çubuğunu çekip bakarken tırsmıştım conta gitti de yağa su mu karıştı acaba diye :D yağda sıkıntı olmayınca rahatlayıp diğer kısımlara odaklandım. kalorifer peteğinden de şüphelendim çünkü onda da biraz tıkanıklık var gibi ısıtıyor ama çok etkili değil tam ısınmıyor. baktım orada da kaçak yok. sistemde basınç yokken soğuk motorda termostat kapalıyken hortum kaçağı anlaşılmıyordu. eksiği tamamlayıp kısa bi sürüp ısıtıp öyle bakıp buldum.

yani bi noktada antifrize dönmek zorundasın. kesinlikle sorun çıkarıyor diye bir durum yok korozyon çok ilerlemediyse hiç problem yaşamadan dönebilirsin de. bu araçta olduğu gibi... ufak tefek düşük maliyetli sıkıntılar çıkabilir radyatör veya petek gibi... conta da yakabilirsin. motoru indirirler. ama ne olacaksa olsun en kısa sürede dönüp çıkabilecek sıkıntıları göze almak lazım.

ben de peteği temizleteceğim bi yandan korkuyorum ondan da :D ama yapılması lazım. patlarsa da ne tutarsa verip değiştirteceğiz. parça ucuz 1-1.5k bişey de işçiliği biraz fazla ön göğüs sökülüyor.

servis konusunda rezaletiz. ben castrol'ün sertifikalı servisinde bi ton sorun yaşadım. onlar içinde kırmızı varken motor blok tapasından boşaltmadan sistemde daha 2l eski sıvı varken mavi koymak lazım buna diyordu :D saf suyumu kendim götürdüm serviste o da yoktu bana malzeme elimde olduğu halde musluk suyu daha iyi dedi ya lan :D akü suyu bu asitli deler dedi saf su için... castrol sertifikalı serviste... sıvı bakımında uzman olması gereken adam. koyarken de ölçüsüz biraz antifriz biraz su diye boca ettiler baktım paso su koyuyor antifriz yok ben müdahale ettirdim antifrizle tamamlattım sonunda ama yine yetersiz çıktı. bi posta da hava alacağız diye hortumu söküp litrelerce antifriz ve saf suyu yere döktüler... hortumu yerine oturtamadılar onlar kurcalarken zedelendi 99% hortum da.

neyse 1 hafta 10 gün sonra evin önünde kendim tekrar komple boşaltıp değiştirdim yani orada aldıkları işçilik de harcanan antifriz de saf su da boşa gitti komple... serviste konan antifrizi refraktometre ile ölçtüm -16 civarı çıktı 30-70% gibi ki ben hiç müdahale etmesem o kadar bile olmayacaktı. binlerce lirayı çöp ettiler. ya motor yağını bile fazla koymuşlardı yağ çubuğundan ben geri çektim fazlasını. onda da uyardım dedim 3l koyuluyor bu arabaya diye.

birkaç ay sonra işte üst hortumdan kaçak oldu onu değiştirtmem gerekti. o işçilik malzeme toplam 600 tuttu yine castrolcüler yüzünden. kaçağı farkedip bulup sanayiye gidene kadar da 3l kadar daha boşa aktı gitti 50-50% antifriz karışımı...

bak ben koyarken saf su aldım, onda da piyasada hileli ürün çok diye güvenemeyip tds ölçer alıp kontrol ettim. konsantre antifrizle belirtilen ölçüde hassas karıştırdım yine de emin olmak için refraktometre ile ölçtüm... bireysel kullanıcı olarak bu cihazları alıp kullanıyorum adamlar hiçbir ölçüm olmadan yanlış ve eksik bilgileriyle kötü işçilikleriyle castrolden sertifika alıyor... markayı temsil ediyor.

tüm malzemeler kendimden sadece işçilik 1200 verdim yağ ve antifriz değişimine iki işi de batırdılar. herhangi rastgele bi ustaya daha ucuza yaptırılırdı ben garanti olsun düzgün iş yapacak yer olsun kötü ustaya düşmeyelim diyip pahalı da olsa değer diyerek gitmiştim... kendim değiştirecektim yağ filtresi çok sıkı olunca sökülmedi mecbur gittim ama sonraki bakımda bi şekilde sökücem o filtreyi artık daha da rastgele sözde ustalara mecbur kalmadıkça dokundurmam.. başında durmasam veya hiç bilgim olmasa adamlara güvensem eminim maviyle karıştırır çamura çevirirlerdi... yine ucuz kurtuldum araba kasaplarından.

devletin direkt bu şekilde musluk suyu kullandığı tespit edilen ustalara bilerek mala zarar vermekten tazminat ödetmesi değer kaybı tespitiyle bunu da ödetmesi vs. lazım. ödeyecekleri cezayla tazminatla batsın gitsin hepsi... ustayım diye geçiniyorsa bilmiyordum diye bi savunması da olamaz.
0
🌸konetsu
(14.05.26)
Aslında olay bu kadar basit;

Kırmızı Antifriz (Organik - OAT)Teknoloji:
-Organik Asit Teknolojisi (OAT) kullanır.
-Ömür: Uzun ömürlüdür (5 yıl veya 250.000 km).
-Malzeme: Alüminyum bloklu yeni nesil motorlara uygundur.
-Koruma: Pas ve korozyonu önlemede çok güçlüdür.
-Performans: Yüksek sıcaklıklara karşı daha dayanıklıdır.

Mavi Antifriz (İnorganik - IAT)Teknoloji:
-İnorganik Asit Teknolojisi (IAT) kullanır.
-Ömür: Kısa ömürlüdür (2 yıl veya 50.000 km).
-Malzeme: Demir ve pirinç ağırlıklı eski nesil motorlara uygundur.
-Koruma: Donmayı engelleme performansı yüksektir.
-Maliyet: Kırmızı antifrize göre daha ucuzdur.

Kritik Uyarılar
-Karıştırmayın: Kırmızı ve mavi antifriz asla birbirine karıştırılmamalıdır.
-Kimyasal Reaksiyon: Karışırlarsa jelleşme ve çamurlaşma yaparlar.
-Hasar: Bu çamurlaşma devirdaim pompasını ve radyatörü tıkar.
-Seçim: Her zaman aracınızın kullanım kılavuzundaki rengi seçin.
-2
duyuruuser
(14.05.26)
duyuruuser yapay zeka cevabı mı bu xD
o kadar basit değil işte. çok daha spesifik formüller de var bazı araçlarda gerçekten uygun ürün kullanmak zorundasın. araç aluminyum bloktur moderndir oat gerekiyordur ama sistemde silikon parça vardır onda klasik 2-eha'lı ürün sorun yaratabilir. mavi koyarsın silikat sorun olur vs.

normal oat'de fosfat yok ama toyota'nınkinde var mesela, veya bir başka üründe inorganik olup fosfat içermiyor olabilir. hem silikat hem organik katkı içeren hybrid ürünler de var.

kırmızı antifriz döküm demir motorla uyumsuz diye bir durum da yok. hem castrol örneğinde radicool sf için uygun olduğunu belirtmiş hem benim aracım döküm demir bloklu ve üretici kırmızı öneriyor. yapay zekanın her söylediğine kayıtsız şartsız güvenmeyi bırakın. onu da geçtim sorduğum soru sizin bu konudaki görüşünüz/deneyiminiz soruya cevap da değil attığın eksik ai cevabı.

bu arada net bir cevabın hiç olmadığı konu ise hangi tipleri karıştırmanın sorun çıkarabildiği. o da öyle farklı renkleri karıştırmamaktan ibaret değil. veya organikle inorganiği karıştırmamakla sınırlı olmayabilir. hangi maddeler reaksiyona girip o çamurlaşmayı yaratıyor bu kesin olarak kimse tarafından belirtilmemiş. yani eğer 2-eha ve fosfatın karışması sıkıntı çıkarıyorsa toyota oatsi ile castrol oatsi karışsa da olabilir bu durum. veya silikat ile 2-eha karışımındansa inorganik antifrize toyota oat eklediğinde sorun yaşanmayabilir gibi... bu yüzden direkt hiçbir antifrizi içeriğindeki katkıların birebir aynı olduğuna emin değilseniz karıştırmamak lazım. mümkünse farklı marka/model ürün karıştırmamak en garantisi.

olaya yüzeysel baktığımda ilk antifriz seçimini yaparken 2dk'da bulduğum senin yazdıkların... detaylı bakınca çok daha karmaşık ve farklı ürünlerden oluşan bir konu.
0
🌸konetsu
(14.05.26)
arabada orijinal antifriz ne kullanılıyorsa onu kullanmakta fayda var.
mesela 1.3 dizel astra h'ım vardı. 250 binde sattık. sıfır almıştık.
her zaman dexcool kullanıldı.
rengi farklı, vasfı farklı antifriz kullanmamakta fayda var.
0
rain when i die
(14.05.26)
Üretici ne öngörmüşse kullan, birbirleri ile karıştırma.
soğutma sisteminde bir çok farklı malzemeden üretilmiş komponentler, borular ve hortumlar var. Bunlar ve antifriz sıvısı birbirlerine uyumlu olacak şekilde seçiliyor. Araçtaki tüm komponentlerin malzemelerini bilmeden, yalnızca antifrizin içeriği üzerinden iyi-kötü denmesi teknik olarak yetersiz. Üretici, komponentlerin o tip antifriz ile uyumlu olduğunu teyit edebilir ancak.
0
burfak
(14.05.26)
@rain when i die @burfak
kitapçıkta yazanı attım işte i.imgur.com kırmızı diyerek organik antifrizi işaret ediyor 99.9% ihtimalle. türkçe kitapçıkta da kırmızı diye belirtiyor.
yani temel olarak silikat içermeyen oat bir antifriz daha uygun gibi. ama illaki şu olacak şu madde olmayacak veya bu marka olacak diye bir öneride bulunulmamış.


aracın motoru toyota 5a-fe ile aynı. 5a-fe kullanan eski toyotalar da toyota long life önermiş. baktım ama onun içeriğine tam olarak ulaşma şansım yok. sds'de katkının içeriği gizli servco.safepersonnelsds.com
"Hydrated inorganic acid, organic acid salts" cas no belirtmemiş Proprietary demiş detay bulunmuyor.
"Proprietary items on this SDS are designated as trade secrets."

bu motoru kullanan en güncel ve benim aracımın baz aldığı model 1. nesil vios ama onun kitapçığını bulamadım. o da çok büyük ihtimalle daha güncel bir model olduğundan tüm güncel toyotalar gibi toyota super long life coolant'ı önermiştir, pembe olan. benim aracın üreticisi katı bir şekilde uyarı veya öneri koymadığından görünürde de uzun yıllardır bir problem olmadığından dert etmiyorum şuan. bu araçta hem 2-ehalı oat hem silikatlı iat kullanan çok kişi var direkt antifriz kaynaklı sorun yaşayana daha rastlamadım. önerilene en yakın rahat bulabildiğim de klasik kırmızı oat türkiye şartlarında.

soru zaten daha önce belirttiğim gibi hangi antifrizi alayım sorusu değil. antifriz önerisi istemiyorum. bu kırmızı antifriz düşmanlığı hakkındaki düşüncelerinizi ve deneyimlerinizi sordum :D bence de önerilen net bir ürün varsa ona en yakın olanı tercih etmek lazım ama bizim ustalarda da kullanıcılarda da kırmızı korkusu var ve orijinali oat olan sistemlere bile iat antifriz koyuyorlar. soru bunun üzerine... bana önerilen de hep bu oldu ben kırmızıdan(castrol radicool sf) devam ediyorum. araç da 2010 model, bu yıllardaki araçlarda fabrikadan iat antifrizle çıkan pek yok(hiç var mı bilemiyorum hatta :D)
0
🌸konetsu
(14.05.26)
konetsu kendim yazmak yerine, tabi ki yapay zekaya yazdırdım,

temel bilgileri yazdım, neden mavi ve kırmızı ayrışımı var ve özellikleri belirli.
sen çok detaya inmişsin ama fabrikadan arka arkaya çıkan seri araçlarda bile farklılık olabilirken bir çok marka ve modelin, kullanım alışkanlıkların, coğrafyanın ve daha nice kriterin toplamı varken "kırmızı sıkıntı çıkarır" demek çok mantıklı değil.

yukarıda yazılanlar gibi kimisi kireçli çeşme suyu basmıştır, kırmızı da mavi de sıkıntı çıkarır, bilemeyiz. en iyisi fabrika ne diyorsa o.
0
duyuruuser
(14.05.26)
@konetsu,
paylaştığın kitapçık resminde baz alman gereken kısım yalnızca renk değil. SH0521-1999 standardı diyor.
Bu standardı karşılayan antifrizleri koyabilirsin.
SH05210-1999 standardı karşılıyorsa kullandığın antifriz, bitmiştir. Artık markası vs. tam içeriği önemli değil. Standartlar ve sertifikalar bunun için var.
0
burfak
(14.05.26)
@burfak o da tam öyle değil işte :D birincisi bu çin standardı olduğundan yaygın değil bunu belirten ürün pek bulamazsın. ikincisi bi standart neleri kapsadığına göre çok farklı antifrizlerde ortak olabilir. "ASTM D3306" mesela neredeyse tüm antifrizlerin kapsadığı bir standart. donma/kaynama noktaları ile alakalı ağırlıklı olarak, ürün içeriğine karışmıyor. silikatlısı da bu standartta organiği de inorganiği de fosfatlısı da...

ve tekrar diyorum... bu antifriz seçme sorusu değil! seçtiğim aldığım aylardır da kullandığım ürünün yeterince uygun olduğuna 99.99% eminim. sadece toyota pembe veya dengi ürünler daha iyi olurdu diyorum çünkü döküm demir bloğu fosfatlı ürün daha iyi korurken silikatın getireceği dezavantajlar olmazdı. yine motor toyota temelli olduğundan toyota antifrizinden zarar görecek bir parça da bulunmaz. ama standart bildiğimiz kırmızı antifriz yeterli uygunlukta. o standarda da baktım yine çin standardı olan lec-ii antifrizler karşılıyor mesela. bunlarda da 2-eha var bu arada. yani o yönden bakarsak da sistem için bu katkı güvenli denebilir. ama standart yine içeriklere karışmayan bir standartsa hiçbir şey ifade etmez.
0
🌸konetsu
(14.05.26)
@konetsu

atıyorum araban peugeot diyelim. tanıdığın servicebox (teknik bilgi programı) sahibi olan birine sor.

veya atıyorum araban badge engineering (mesela saab'ın subaru impreza ile aynı station modeli vardı abd'de) ürünü bir araç olsun.

o motor aslen ne kullanıyor yine ilk yöntemle öğren.

sonra da en iyisi hangisi onlardan emin olduktan sonra (atıyorum valvoline'in ürünü o standarttadır) komple bir soğutma sistemi flush'ı yaptır.

uygun miktarda da doldur.

bitti gitti.
----

ha ben otomotiv satış sonrası hizmetlerciyim, o kadar çok takmamıştım astra h'ta :)

mercanlar opel'e gidiyordum, yapıyorlardı herşeyi.

şimdi kullandığım araba da garantili 2029'a kadar yine dert etmiyorum.
0
rain when i die
(14.05.26)
@rain when i die arabam badge engineering değil ama benzer sayılır... o yüzden toyota odaklı baktım hep. motor 5a-fe, efsane kasa 1.6 corolladan bildiğimiz 4a-fe motorun 1.5 versiyonu var. alt takım parçaları filan da büyük ölçüde 1. nesil yaris ile aynı. direkt toyota parçası alıp takabiliyorum.
reverse engineering. :D i.imgur.com

motor üzerinden baktığımı da söyledim. 5a-fe kullanan daha eski corolla carina vs. gibi araçlar toyota long life coolant, vios'un kitapçığını bulma imkanım olmadı ama çok çok büyük ihtimalle toyota super long life coolant. toyotaların kitapçığı sadece kendi ürününü belirtir onu önerir. pembe sllc çıktıktan sonra da tüm araçlarda ona geçtiler.

sadece antifriz değil araç hakkındaki çoğu konuda toyota üzerinden bakıyorum alışkanlık oldu. bi ecu toyotada denso bunda delphi o fark yüzünden haliyle sensörler vs. farklı. elektronik kısmı dışında büyük oranda toyota ile aynı.
0
🌸konetsu
(14.05.26)
toyota neyi kullanıyorsa onu kullan ama sistemi çok sağlam flush ettir. sonra da çok kurcalama :)
0
rain when i die
(14.05.26)
@rain toyota sllc filan piyasada bulunmuyor. bi kere zor bela bulsan sonra eklemen gerekse değiştirmen gerekse tekrar aynı bela... değmez çekilen çileye. oem üreticisi aisin ama o da yok piyasada...
toyota antifrizi ile farklı formül ama castrol net şekilde uyumlu diyor i.imgur.com ve dediğim gibi dexcool türevlerini kullanıp antifrizden kaynaklı sorun yaşayan toyota kullanıcısına ben rastlamadım.

bi şekilde bundan dolayı sorun yaşarsam(sanmıyorum) ileride yine önceki cevaplarda bahsettiğim "Total Glacelf Auto Supra 2F" veya "Motul e-Auto Cool DHC" ürünlerine geçerim. bunlar 2-eha içermeyen seçenekler.
total-cdn-lmdb.afineo.io
www.motul.com
motul pembe toyota sllc'ye en yakın ürün gibi. fosfat içerikli toyota ile tam uyum iddiası var. toyota hybrid araçlarda da aynı sllc antifrizi kullanıyor.

aracı ilk aldığımda bu kadar detaya inmeden bakıp sıvı bakımlarını da biranönce yaptırdım. kitapçık kırmızı diyor, böyle içerik içerik anlatan yok, totalin bu ürünü piyasada yok, motul hybrid araç için diyor vs. değerlendirmeye almadım bile haliyle. castrol alıp geçtim. başta bu kadar detaya girmiş olsam motul alırdım muhtemelen ama şuan taze yeni antifriz varken sorun ihtimali de sıfıra yakınken tekrar değişime gerek yok.

duyuruda da cevaplarda da tekrar tekrar belirttim iş hala antifriz seçimi sorulmuş gibi ilerliyor... :D seçimimi aylar önce yaptım zaten.
0
🌸konetsu
(14.05.26)
(7)

Kronik ağrılarınız var, üzgün mutsuzsunuz eşiniz/partnerinizin size böyle yaklaşması normal mi sizce?

mahmuttt
Sürekli üzgünsün, depresifsin modum düşüyor senden etkileniyorum diyor. Surat asıyor. Sinirli öfkeli davranıyor. Siz iyi merhametli şefkatli davransın empati göstersin diye bekliyorsunuz ama o böyle. Sizce bu normal midir? Dipnot: 3-4 aydır bu sıkıntıları yaşıyorsunuz. Tedavi arayışındasınız.
Sürekli üzgünsün, depresifsin modum düşüyor senden etkileniyorum diyor. Surat asıyor. Sinirli öfkeli davranıyor.

Siz iyi merhametli şefkatli davransın empati göstersin diye bekliyorsunuz ama o böyle.

Sizce bu normal midir?

Dipnot: 3-4 aydır bu sıkıntıları yaşıyorsunuz. Tedavi arayışındasınız.
-4
mahmuttt
(13.05.26)
yanlış okumuşum. tekrar cevaplıyorum.

bence daha destekleyici ve anlayışlı olması lazım. evlilik söz konusuysa hele... hastalıkta ve sağlıkta diye imza atılıyor. hastalık zamanı yardımcı olacağına bir de eleştirmesi hoş değil.

onun açısından da bakalım...
tedavi arayışını hızlandırıp bir şeyleri denemelisiniz bir an önce. eğer çok sızlanıp hiçbir şey yapmıyorsanız bıkmış olabilir.
0
art cat chocolate
(13.05.26)
Herkes once kendinden ardindan baskasindan sorumlu. Kendini depresif tutan hem birinci dereceden kendisi icin, hem cevresine negatiflik yayarak ikinci dereceden sorumlu. Uzgun birine empatik yaklasmak arti olur fakat bu temel bir sorumluluk degil. Depresif olan taraf, karsidan bir de bunu bekleyerek iyice cozumsuzluk yaratiyor.
+1
osssy
(13.05.26)
Bende aynı sıkıntı olsa çok daha hızlı çözmeye çalışırdım. Eşiniz kısmen haklı kısmen biraz ilgisiz gibi ama belki onun da dermanı yoktur. Psikiyatrist öneririm
0
gadlemler
(13.05.26)
Sen malesef biraz fazla negatifsin. Sorry.
Sürekli bir seyler bulup pesimist olmayi becerebilirsin gibi bir izlenime kapildim.
0
Purple life
(13.05.26)
İyi bir arkadaş ve eş olarak tedavi için uzman araştırıp öneriyle gitmek gerekir.
0
burfak
(14.05.26)
Negatif insanla sürekli görüşmek zorunda olmak berbat bir şey bence. Eşin haklı.
0
yenibirgüzelnick
(14.05.26)
ben de genelde depresif bi ruh halindeyim ve zaman zaman kendimden bile sıkıldığım oluyor. bence her şeye rağmen hayat arkadaşına karşı biraz daha güler yüzlü olmalı insan. o da bi insan sonuçta hep hasta biri ile uğraşmak muhtemelen çok zordur. ben de bazen kendimi çok iyi hissetmesem de eşime onun izlemek istediği bir şey açtırıp onunla izliyorum veya ilgimi çekmese de kendimi iyi hissetmesem de onun konuşmak istediği bi konuyu dinliyorum. çünkü o benim hayat arkadaşım en yakınım ve mutlu olmasını en çok istediğim kişi. benim yüzümden üzülmesini hiç istemem.
0
Sadece soruyorum
(14.05.26)
(4)

Yurtdışında harcamalarda kartın YP ekstre tipi değiştirilmeli mi?

winston insani
MerhabalarGideceğim yer gürcistanDiyelim yurtdışında kredi kartı ile harcama yaparken yabancı para ekstre tipi euro/dolar yapılması bana bir katkı sağlar mı kur çevriminde?Euro ile harcarsam ben TL ile ödeme yaptığımda tekrar bir kur çevrimi olacak, yok TL ile harcarsam bu sefer o pos cihazında önce
Merhabalar

Gideceğim yer gürcistan

Diyelim yurtdışında kredi kartı ile harcama yaparken yabancı para ekstre tipi euro/dolar yapılması bana bir katkı sağlar mı kur çevriminde?

Euro ile harcarsam ben TL ile ödeme yaptığımda tekrar bir kur çevrimi olacak, yok TL ile harcarsam bu sefer o pos cihazında önce Euro'ya çevrilecek.

Kafam karıştı, insanlar genellikle nasıl yapıyorlar yurtdışında alışverişlerini kartla yaparken? Nakit ile sıkıntı yok, havaalanında bozdurup alıyorum da kredi kartı ile alışverişlerde hangisi daha mantıklı bilemedim.
0
winston insani
(11.05.26)
Eğer yerel para birimi Euro ya da Dolar olan bir ülkeye gidiyorsanız kartınızın bu kurlarının ekstersi açık olursa daha iyi. Ama bunlar dışında kendi para birimi olan bir ülkeye giderseniz pos cihazı size şunu sorar: "yerel para birimi mi yoksa EUR (ya da USD) mi ödemek istersin? Bu soruyu görünce yerel para birimini seçmezsen öyle bir sokuyorlar ki aklın hayalin şaşar. Böyle durumlarda yerel para birimini seçersen bankan sana nispeten makul bir kurdan çeviri işlemi yapar. Yerel para birimi Euro ise en iyisi Euro ekstresini açmak. O zaman euro harcarsan euro olarak yansır ve sen kendin Euro satın alıp ödemeni yaparsın.
0
himmet dayi
(11.05.26)
çevirmek daha mantıklı. kur farkından dayıyor banka.

ya da peşin kullanacaksınız.

ekstre geldiğinizde o döviz kurunda ödemeniz bekleniyor.
0
kveldulv
(11.05.26)
Euro geçerli bir yerde harcama yapıyorsanız çok fark etmiyor. Riski şu, siz harcamayı yaptıktan sonra Euro yükselirse, o günün kurundan çoktan ekstreye geçtiği için bir miktar avantajlı olabilirsiniz. Ama buna karşılık özellikle akşam ve haftasonları biraz daha pahalı kurdan çevrim yapabilir banka.
Alternatif olarak euro ve dolar ekstre özelliğini açabilirsiniz.
Eğer resmi para birimi euro veya dolar olmayan bir yerdeyseniz (örn. Çekya) dikkatli olmakta fayda var. Pos cihazı euro veya yerel para birimi seçeneği sunabiliyor. Bu durumda yerel birimi seçin, yoksa yerel birimi oradaki banka euro'ya çevirip sizin bankaya yolluyor ve genellikle çok kötü kurlardan çeviriyor. O yüzden nasıl olsa euro ödeyeceğim diye pos makinesinde euro'yu seçmeyin.
Almanya'daysanız örn. pos makinesinde euro olarak gördüğünüz miktar ekstrenizde gözükür, bankadan euro olarak ödersiniz.
0
burfak
(11.05.26)
yabancı ekstre tipi seçersen:

euro harcarsan euro ödersin. tl harcarsan tl ödersin.

seçmezsen
her harcama tlye çevrilir öyle ödersin. kur farkı olur. ama her bankada euro yok. bazı bankalar euroyu dolara çeviriyor yabancı ekstre tipinde ona bi bak
+1
jelly bear
(11.05.26)
(5)

Pistte Sürüş Deneyimi

vedatchilipeppers
Selamlar, pistte araç sürüş deneyimi yapan oldu mu? Parasını verip 1 saat Ferrari sürebileceğim bir yer arıyorum İstanbul sınırları içinde. Olmadı BMW M Serisi falan da olur. Biraz stres atmak biraz da hobi amaçlı böyle etkinliklerin peşindeyim. Var mıdır tecrübe eden ve önerebileceği yerler olan? Ş
Selamlar, pistte araç sürüş deneyimi yapan oldu mu? Parasını verip 1 saat Ferrari sürebileceğim bir yer arıyorum İstanbul sınırları içinde. Olmadı BMW M Serisi falan da olur. Biraz stres atmak biraz da hobi amaçlı böyle etkinliklerin peşindeyim. Var mıdır tecrübe eden ve önerebileceği yerler olan? Şimdiden teşekkür ederim.
0
vedatchilipeppers
(11.05.26)
Araca göre günlük 150 bin TL ile 200 bin TL arasında değişiyor pistte sürüş deneyimi. Yanlış hatırlamıyorsam kredi kartına da 5 milyon TL civarı bir blokaj uyguluyorlar.

İleri sürüş eğitimi sertifikanız yoksa günlük eğitmen de tutmanız gerekiyor. Onun ücretleri değişiyor.

Autodrom'la yapmıştım ben.
0
matematisyen
(11.05.26)
Ööeeehh o neymiş be. 1 saat gazlayacağız diye 150 bin lira çok saçmaymış. Teşekkürler bilgi için yine de 🙏
0
🌸vedatchilipeppers
(11.05.26)
BOM Akademi'nin organizasyonları var. Borusan'ın organizasyonu.
Yakın zamanda İstanbul park'ta organizasyonları var. 125-175 bin TL civarı yarım gün. Ama tabii sürekli kullanmalı değil.
0
burfak
(11.05.26)
körfez pisti daha uygundu. sormakta fayda var. istanbul park aşırı pahalıydı.
0
gurur
(11.05.26)
bi ara eski formula pisti civarında pertten toplama ferrari f360 ile böyle bişey vardı. tabi bir saat sürmüyor 3-4 tur atıyorsun. indi bindi turlama derken 6-7 dakika kadar sürüyor. bu günün parası 2500-3000 gibi birşeydi.
0
orpheus
(11.05.26)
(13)

istifa etmeli miyim?

estimated time left
merhaba. iki ay önce yeni bir işe başlamıştım (deneme süreci 6 ay). iş remote ve geçen hafta birlikte çalışmak için onların yanına gittim. her neyse 5 gün beraber çalıştık, toplantılar vs gayet iyi geçti, en azından benim için.her iki haftada bir yöneticimle birebir görüşmem var. son birebire kadar
merhaba. iki ay önce yeni bir işe başlamıştım (deneme süreci 6 ay). iş remote ve geçen hafta birlikte çalışmak için onların yanına gittim. her neyse 5 gün beraber çalıştık, toplantılar vs gayet iyi geçti, en azından benim için.

her iki haftada bir yöneticimle birebir görüşmem var. son birebire kadar sürekli olumlu feedback alıyordum. bugün yaptığımız birebirde sana kötü haberlerim var diyerek konuya başladı. gidişattan çok memnun kalmadıklarını, çalışmak istedikleri kişinin daha farklı olduğunu ya da daha farklı şekilde çalışmasını beklediklerini söyledi. sonraki feedbacke kadar kendimi kanıtlamam gerektiğine dair başka şeyler de ekledi.

benim tecrübeme göre istifa etmeliyim. bana göre feedback toplantıları bu şekilde yapılmaz, bu konuşma tamamen işten çıkarma konuşması gibiydi. istifa etmesem ve gerçekten beklentilerini karşıladığım durumu düşünürsek 2 hafta sonra devam etmek benim için zor olacak. sizin yorumunuz nedir?
📊 istifa etmeli miyim?
evet %25.9 (7)
hayır en azından 2 hafta daha çalış %74.1 (20)
0
estimated time left
(07.05.26)
senaryo anlattığın gibiyse gidişattan memnun kalmadık diye birşey olamaz. KPI'larını gösterir bak burda eksiğin var, bunu kapatmak için bunları yapmamız gerekiyor falan demesi lazım. sikerler öyle işi. çıkarmak isterlerse tazminatını almadan çıkma. iş bulmak her zamankinden daha zor şu an.
0
plastic_angel
(07.05.26)
Et gitsin ya sokayım böyle dünyaya zaten sıkışırsan toplarız aramızda. İsyan ulan
-5
gobekliraki
(07.05.26)
iş bulmadan istifa etme, inceden başla iş başvurularına, görüşmelere.
0
selam
(07.05.26)
Sen niye istifa ediyorsun. Onlar kovsun.
Oh valla hem ise al hem de hiçbir sey vermeden üc bes lafla yolla.
-1
Purple life
(07.05.26)
2 ay önce başlamışsın. neden istifa ediyorsun, onlar kovsun laf mı şimdi? istifa et tabii ki. Kovunca bir kazancı mı var deneme süresinde? Deneme süresi dolmadan kovacaklar. Sonra bir referans ya da neden ayrıldın sorusu olunca istifa ettim demek başka işten çıkarıldım demek, en kötüsü şirketten birisinin işten çıkarttık demesi olur.
0
gabe h coud
(07.05.26)
o başka kişide ya da çalışma biçiminde görmek istedikleri farkları belirtmedi mi?
istifa etmeyin, enseyi de karartmayın. iki hafta iki haftadır; bekleyip görün derim.
0
lil siztah
(07.05.26)
bu durum tamamen seninle ilgili. farkli yerlerden is teklifleri alabileceksen sizinle calismaktan memnun degilim der istifayi basar cikarsin ama isten ciktiginda basinda bin turlu finansal kriz belirecekse kapitalist duzene ayak uydurmaya bakmalisin.

insan su misali icinde bulundugu duruma gore sekil alir. bence sen de oyle yap.
0
johnnie w lker
(07.05.26)
istifa etme ama is aramaya basla.
buyuk ihtimal yakinda kovulacaksin.
0
cooperr
(07.05.26)
iş aramadan kesinlikle istifa etme.
acilen iş bul.
tüm yakınlarına haber sal.
cv'ni düzenle.
bol şans!
0
rain when i die
(08.05.26)
Normal şartlarda 2 aylık bir çalışana 5 günlük yüz yüze çalışma sonrası bu denli sert bir pivot yapılması, kararın aslında o 5 gün içinde verildiğini gösteriyor.

Gerçek bir performans geliştirme süreci, somut hedefler ve bir yol haritası listesiyle gelir. Ucu açık, beklediğimiz kişi değilsin gibi ifadeler genellikle teknik beceriden ziyade kafaların uyuşmadığını gösteriyor.

Eğer maddi olarak sizi çok zorlamayacaksa, bir sonraki feedback toplantısını beklemeyin derim. Yöneticine gidip; 'Son görüşmemizden sonra beklentiler ve mevcut durum arasındaki farkın, kısa sürede kapanmayacak kadar yapısal olduğunu anladım. Şirket kültürüne ve beklentilere tam uyum sağlayamayacağımı hissettiğim bir noktada, her iki tarafın da vaktini çalmamak adına deneme süreci içerisinde istifamı sunmak istiyorum' diyerek profesyonel bir çıkış yapabilirsin. Bu biraz da sizin duruşunuzu gösterir.
+1
galahad reloaded
(08.05.26)
İstifa etme. İş ara. bulunca edersin.
Deneme süresi iki ay olmalı. Bu süre dolmadıysa ve küçülmeye gideceklerse gözden çıkartmış olabilirler ve yolunu yapıyor olabilirler.
Neden olumsuz geri bildirim verdiklerini anlamaya çalış. Bir sonraki işinde sana faydası olabilir.
0
burfak
(08.05.26)
deneme süreci iş kanununa göre 6 ay değil 2 ay. sözleşmede 6 ay yazsa da farketmez.

genelde firmalar 2 ay, 6 ay , 12 ay şeklinde çıkarmalar yapiyorlar. performans diyolar da aslında olay sizin haklarınız.

muhtemelen devam edecekseniz de 6 ay 12 ay civarı çıkarırlar sizi. iş arayın.
0
kveldulv
(08.05.26)
Bizde böyle iki kızla olay oldu hatta birinin çıkışı verilecekti biraz beklendi, ikisi de şimdi şirketin en çalışkan insanları sadece toparlamadı çalışkanlıklarıyla olanları unutturdular hatta biri terfi de aldı, işine odaklan kendine 6 aylık hızlı Gonzales süresi tanı ve sıkı çalış, hiç bir şeye hayır deme ve işini temiz yap, uyumlu ol, bu zamanda iş bulmak zor, çıkıp aramak çok zahmetli.
0
Teran
(08.05.26)
(6)

Taksiye benimle birlikte baska musteri almak isteyen taksici

tantamount_to_equivalent
Yunanistan seyahatimde basima gelmisti. Tektim. Havalimanindaki taksi duragina gittim. Y'ye gidecegim dedim, fiyatlar zaten fix, tabelada yaziyor. Taksici benim yanima baska musteri de almaya calisti, siz nereye gidiyorsunuz falan diye taksi siradakilerine sordu falan. Ben rahatsiz olmazdim da garib
Yunanistan seyahatimde basima gelmisti. Tektim. Havalimanindaki taksi duragina gittim. Y'ye gidecegim dedim, fiyatlar zaten fix, tabelada yaziyor. Taksici benim yanima baska musteri de almaya calisti, siz nereye gidiyorsunuz falan diye taksi siradakilerine sordu falan. Ben rahatsiz olmazdim da garibime gitti. Eger birini bulsaydi biz yolculuk ucretini paylasacak miydik simdi? Yoksa herbirimizden fix ucreti alip, 2-3 kat kara mi gececekti taksici?
0
tantamount_to_equivalent
(06.05.26)
İkinci seçenek, kara geçecekti.
Kos adasında bu şekilde yaptı. Gece 2'de kimse itiraz edememişti.
0
burfak
(06.05.26)
15 sene önce ankarada çok oluyodu. Taksici soruyordu ok dersem Gittiğimiz mesafeye göre paylaşıyoduk 3 4 kişi
0
aguen
(06.05.26)
belki 20%-30% indirimli fiyati alirdi.
-1
Purple life
(06.05.26)
@burfak: benim olay da zakintos'ta gecti
0
🌸tantamount_to_equivalent
(06.05.26)
trde bunu yapan taksiciler herkesten ayrı ücret alıyor.
0
jelly bear
(06.05.26)
Tr’de defalarca başıma geldi (2 seçenek kapsamında); izin vermedim. Şrfszler..
0
lil siztah
(07.05.26)
(6)

Erkek saat

metal69
Hangisini almalıyız?
Hangisini almalıyız?
📊 Hangisi?

Bu anket sona erdi. 17 oy kullanıldı.

-4
metal69
(04.05.26)
Tissot cunku otomatik.
0
baldur2
(04.05.26)
Saat almayın, saat mi kaldı.
-8
rhan
(04.05.26)
Japan
0
baldan kaymak
(04.05.26)
saat gurusu degilim, goruntu olarak tissot diorum.
0
cooperr
(05.05.26)
baldur2 +1
0
burfak
(05.05.26)
Normalde Hamilton derdim ama otomatik olduğu için her ne kadar ayağa düşse de Tissot.
0
halitkin
(05.05.26)
(1)

seyahat sağlık sigortası - ucuz etin yahnisi?

inheritance
japonya seyahati için quick sigortadan sigorta yaptırdım. benzer teminatlar için en ucuzu buydu, sonraki ile arasında neredeyse iki kat fark vardı. ama sonradan içime kurt düştü. ucuz etin yahnisi durumu olabilir mi? mesela japon kökenli olduğu için sompo daha faydalı olabilir mi? ya da daha global
japonya seyahati için quick sigortadan sigorta yaptırdım. benzer teminatlar için en ucuzu buydu, sonraki ile arasında neredeyse iki kat fark vardı. ama sonradan içime kurt düştü. ucuz etin yahnisi durumu olabilir mi? mesela japon kökenli olduğu için sompo daha faydalı olabilir mi? ya da daha global olduğu için allianz?
0
inheritance
(30.04.26)
bir çok seyahat sigortasında zaten siz önce cebinizden ödeyip sonradan poliçeyi aldığınız ülkeden harcadığınız bedeli geri talep ediyorsunuz.
O yüzden gittiğiniz ülkenin sigortası olması çok fark yaratmayabilir.
+1
burfak
(30.04.26)
(3)

bebek arabasina alistirma konusu

la mort heureuse
selamlar, tam 3 aylik bir bebegimiz var. ilk ay bebek arabasinda pusette kaldirima cikar cikmaz uyuyordu, yolda sarsintida ya da arabada pusetinde hep uyuyabiliyordu. 2. Ayla beraber etrafi fark etmeye basladi ve uyumaz oldu. Su an komple gitti, her yolu denedik asla uyumuyor. Uyumasin diyip ciksak
selamlar, tam 3 aylik bir bebegimiz var. ilk ay bebek arabasinda pusette kaldirima cikar cikmaz uyuyordu, yolda sarsintida ya da arabada pusetinde hep uyuyabiliyordu. 2. Ayla beraber etrafi fark etmeye basladi ve uyumaz oldu. Su an komple gitti, her yolu denedik asla uyumuyor. Uyumasin diyip ciksak bi sure sonra kucaga gelmek istiyor uzun sure durmuyor. Bu aylarda olan ve gecici bir durum mu yoksa bebegin mizaciyla mi ilgili, siz naptiniz alistirmak icin tavsiyeniz var midir?
0
la mort heureuse
(28.04.26)
Birkaç kez benzer bir durumda koltuktan kaldırmadan sarıldık ve sakinleştirdik.
bir yerden sonra alışıyorlar. Bazıları alışmıyor.
0
burfak
(28.04.26)
uyku aralıklarına dikkat ediyor musunuz? ilk ay kadar sık uyumaz ikinci ayında. bir-bir buçuk saat kadar uyanık kalabilirler. zamanla uyku aralıkları artar. uykusu geldiğinde çıkmayı deneyin.
benim bebeğim pusette katiyen durmazdı pusete koyup bir kere bile gezmeye çıkamadım eve kapandım resmen, altıncı aydan sonra puseti atıp normal bebek arabası + oto koltuğuna geçince hiç ses etmeden oturur ve uyur oldu. dönem dönem değişebiliyor huylar.
0
rayde
(28.04.26)
www.trendyol.com

şu şekil oyuncaklar asmayı deneyebilirsiniz.
bir de puset görüşü tamamen kapatıyorsa ondan da rahatsız oluyor olabilir. belki etrafı görmek istiyordur.
biraz bebekle de alakalı bir durum. bazı bebekler asla araba vs sevmiyor. ama ben olsam sonuna kadar alıştırmayı denerdim, kucakta gezmeye çok alışmasa iyi olur.
0
elorelia
(29.04.26)
(6)

Banka Otomatik Ödeme Talimatını İptal Etmiyor

allahkitapwesli
Yakın arkadaşım kredi kullanırken benim numaramı fatura ödemesi için otomatik ödemeye verdi ama ben her ay arkadaşa para göndermekten sıkıldım. İptal edelim dedim ama o da banka iptal etmiyor kredi bitene kadar dedi.Bunu nasıl iptal edebiliriz?
Yakın arkadaşım kredi kullanırken benim numaramı fatura ödemesi için otomatik ödemeye verdi ama ben her ay arkadaşa para göndermekten sıkıldım. İptal edelim dedim ama o da banka iptal etmiyor kredi bitene kadar dedi.

Bunu nasıl iptal edebiliriz?
0
allahkitapwesli
(27.04.26)
3 ayda bir para gönderin misal
0
jülsezar
(27.04.26)
Bu tür talimatlar "satış" olarak geçiyor şube/bankacı açısından ve geçerli sayılması için belli bir süre aktif kalması gerekiyor. Aklıma bir tek o neden geliyor iptal talebini geri çevirmek için. Yoksa otomatik ödeme talimatı ile kredi arasında direkt bir bağ yok (Eğer kredinin şartları arasında X tane talimat verirse indirimli faizden yararlanır vb. tarzı bir şey yoksa)
Haliyle de müşterinin otomatik ödeme talimatını iptal etme hakkı her zaman var.

Eğer tartışmak istemiyorsanız "Bu numara kapatılacak/başkasına devredilecek" bahanesi işe yarayabilir.
0
salihdt
(27.04.26)
Hangi banka?
Bankacısına rica etsin,bir müddet süre geçtiyse yapabilmeli.en olmadı palavra sıkın,evden çıkacak falan desin,ya da şikayetvar üzerinden şikayet oluşturun
0
denizciman
(27.04.26)
Bankacıdan rica edecek bir şey yok, internet bankacılığı ya da mobil bankacılığa girip kendi iptal edecek. Talimat iptalinin önünde bir engel yok.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(28.04.26)
Otomatik ödeme talimatı karşılığında avantajlı kredi oranı verdilerse filan iptal etmemeleri normal sanki kredi bitmeden.
0
burfak
(28.04.26)
Bazı bankalarda iptal edilemiyor,isim vermeyeyim.başıma geldi. Orda benle ilgilenen bankacıya "rica ederek" yaptırdım. Mobil uygulamadan kesinlikle kabul etmedi kaç kere denediysem halbuki
0
denizciman
(28.04.26)
(8)

mülakatta şu işe yarar mı?

messina123
iş mülakatına girme vs gibi bir durumum yok. hayatımda da zaten hiç mülakata girmedim. ancak merak ettiğim bir konu var. mesela ik'cıya işe alınırsam ilk maaşımı size el altından verecem gibi bir teklif işe yarar mı?
iş mülakatına girme vs gibi bir durumum yok. hayatımda da zaten hiç mülakata girmedim. ancak merak ettiğim bir konu var. mesela ik'cıya işe alınırsam ilk maaşımı size el altından verecem gibi bir teklif işe yarar mı?
-2
messina123
(22.04.26)
Yüzde 99,9 yaramaz. Tam tersi hemen elenirsiniz.
Bu beklentide olanlar da zaten size belli eder. O sinyal verir.
0
burfak
(22.04.26)
iş mülakatına girme vs gibi bir durumum yok

bu neden yok anlamadım.
olmaz tabii ki öyle bi şey. işe alım sadece iknın elinde değil ki. ik ön görüşme yapar sadece.
-1
jelly bear
(22.04.26)
millet cin vallahi cin. recep ivedik'in kredi çekme sahnesi geldi aklıma :)

bu ekonomik ortamda işe yarar diye düşünüyorum ama dolaylı yoldan teklif edilirse.
0
yurtsuz john
(22.04.26)
Mulakatin kotu gectigini dusunuyorsan, mulakat sonunda yap.
0
baldur2
(22.04.26)
Hadi dedin ve ik da kabul etti. Bunu nasıl resmileştireceksin? Rüşvetin belgesi mi olur? Mesela vermezsen ne olacak?

Bence olabilir ama sana neden güvensin
0
Rondak
(22.04.26)
ik seni ise almiyor ki, sadece surecleri yonetiyor. kime teklif yapilacagina takim yoneticileri karar verir.
0
antikadimag
(23.04.26)
Yarar ama bir maaş az.
0
gabe h coud
(23.04.26)
$erefsizim aklima geldiydi..
0
cooperr
(24.04.26)
(8)

Sürekli ev sahibi para istiyor

messina123
Cidden artık daraldım. Yok diyorum 3 gün sonra yine yazıyor. Sürekli 2-3 yollaya yollaya kiradan düşüyoruz. Mesajına dönmezsem arayıp rahatsız ediyor. Çok sinir bozucu bir durum. Ben bu adama karşı ne yapabilirim?
Cidden artık daraldım. Yok diyorum 3 gün sonra yine yazıyor. Sürekli 2-3 yollaya yollaya kiradan düşüyoruz. Mesajına dönmezsem arayıp rahatsız ediyor. Çok sinir bozucu bir durum. Ben bu adama karşı ne yapabilirim?
0
messina123
(18.04.26)
Param yok diyebilirsin.
Israrlı aramalar ve mesajlardan da engelleyerek kurtulursun. 2-3 gün sonra engeli kaldırırsın.
0
artıküyeolmakistiyorum
(18.04.26)
Böyle darlayan tiplerde param yok demek = şu an param yok, olduğunda veririm olarak anlaşılıyor.

Sizin yapmanız gereken şöyle bir şey; "Hesabımı kitabımı aylık yapıyorum, bu planda sizin kiranız da var. Bunun dışında sizden gelecek spontane bir masrafı karşılayacak lüksüm yok, bundan sonra 100 kere daha isteseniz 101. kere sorduğunuzda yine olmaz diyeceğim, onun için lütfen artık sormayın. Bu kadar ısrarcı olunmaz."
+5
akhenaten
(18.04.26)
Programını yapıp “Şu zaman şu kadar ödeyebilirim” diyerek tarih verir ve o tarihte söylediğini ödeyebilirsen sakinleşir muhtemelen.

Param yok dediğin zaman sen üstüne su iç diye de anlaşılabilir.

“Şu kadar zaman hiç param olmayacak” desen de olur. Alıyorsa da canını alsın artık.
+1
lazor
(19.04.26)
kirayı geciktirdiniz de onu mu istiyor? yoksa kirayı önden mi istiyor? ne için para istiyor?
0
art cat chocolate
(19.04.26)
Kirayı önden istiyor ama son iki üç aydır böyle
0
🌸messina123
(19.04.26)
birkac sefer iyi niyetle odeme talep ettiniz gonderdim ama bu benim odeme planimi bozuyor bundan sonra boyle bir rica ile gelmeyin kabul etmeyecegimi pesinen soyluyorum kirayi gununde alirsiniz sizde odemelerinizi buna gore planlayin diyip konuyu burada kapattiginizi soyleyin ve kararli olun
+1
tahtakafa
(20.04.26)
vadeyi bozup verebilirim ama 10 verirsem kiradan 9 düşerim de.
Başka türlü anlamaz.
0
burfak
(20.04.26)
para biriktirmeye başlayın, yakında evi satılığa çıkarabilir. Belli ki mali kontrolü zayıf.
0
anten
(20.04.26)
(6)

Kahve gazıyla nasıl başediyorsunuz

covered
Ağırlıklı olarak moka içerim. Kahve dünyası dışında nerede içersem içeyim afedersiniz gaz bombasına dönüşüyorum. Badem sütü, laktozsuz vs de denedim ama olmuyor. Zaten utanıyorum laktozsuz istemeye, bu kahveci gençler gırgırcı oluyor, içinden “osuruyorsan içme dalyarak” falan der şimdi diye süte müd
Ağırlıklı olarak moka içerim. Kahve dünyası dışında nerede içersem içeyim afedersiniz gaz bombasına dönüşüyorum. Badem sütü, laktozsuz vs de denedim ama olmuyor. Zaten utanıyorum laktozsuz istemeye, bu kahveci gençler gırgırcı oluyor, içinden “osuruyorsan içme dalyarak” falan der şimdi diye süte müdahale etmiyorum, zaten o sütler de bir yaraya merhem olmuyor. ne verirlerse onu içiyorum. Bu gaz sorunu ile boğuşanlar ne yapıyor merak ediyorum.
-1
covered
(10.04.26)
1. Laktozsuz süt isteyin normal hiçbir zihniyetten şu cümle çıkmaz “osuruyorsan içme dalyarak”, merak etmeyin.
2. Sade kahveye geçiş, en temizi bu bence.
+2
mutekebbir
(10.04.26)
Bende de inanılmaz gaz yapıyordu. Filtre kahve içiyordum, Americano ya geçince gaz sıkıntım geçti,. pişirme tekniğiyle alakalı sanırım. Detayını bilemiyorum.
+1
sekizdokuzon
(10.04.26)
Bir süredir sabahları 4 shot espresso içiyorum. Kahveyle işim 10 sn içinde bitmiş oluyor. Zınk diye uyanıyorum. Tertemiz.
0
gabe h coud
(10.04.26)
Ben de rahatsız olurdum, asıl sütten olduğunu anladım.
Sade kahve baya daha rahat bir şey.
+1
burfak
(10.04.26)
kahve gaz mı yapıyormuş? sütle alakalı olmasın o. bende kahve hiç gaz yapmaz. süt tüketmem. süt giren kahveyide içmem.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
Laktozsuz sütle içince olmuyor o
0
Hallegadola
(11.04.26)
(1)

Rezidanslarda sinema salonu

lasttrain
Selamlar herkeseRezidanslarda sinema salonu kullanımı nasıl oluyor? Randevu ile mi yoksa başka bir şekilde mi?
Selamlar herkese

Rezidanslarda sinema salonu kullanımı nasıl oluyor?
Randevu ile mi yoksa başka bir şekilde mi?
0
lasttrain
(09.04.26)
Bir tanesi ile ilgili bilgim var. Sistem üzerinden rezervasyon yapıyorsunuz ve bir miktar para ödüyorsunuz.
Çok ciddi bir miktar değildi.
0
burfak
(10.04.26)
(8)

devre elemanı nerden satın alabilirim?

administ
Evdeki blender bozuldu. İçini açtım kartta bozulmayan parça kalmamış. İnternetten sipariş veremiyorum çünkü 100 tane smb direnci ne yapayım :) okul zamanında bunları karaköyden gidip alabiliyorduk Şimdi yine gitsem 1 zener diyot, 5 direnç bir triyak şeklinde alabiliyor muyum? başka bir yer var mı bu
Evdeki blender bozuldu. İçini açtım kartta bozulmayan parça kalmamış. İnternetten sipariş veremiyorum çünkü 100 tane smb direnci ne yapayım :) okul zamanında bunları karaköyden gidip alabiliyorduk Şimdi yine gitsem 1 zener diyot, 5 direnç bir triyak şeklinde alabiliyor muyum? başka bir yer var mı bunları tek tek alabileceğim
+1
administ
(09.04.26)
google istedigin parcalari cikmasi lazim.
0
designer
(09.04.26)
dükkandan alırsın da fiyatı gene 100 adet kadar olur.
ozdisan.com buradan 5-10 adet gibi alabiliyor olman lazım. ayrıca türkiyedeki en büyük stok bu firmadadır.
+1
orpheus
(09.04.26)
Perpa'da BBC elektronik var. Orada her şey var tek tek de alabiliyorsun fiyat olarak uygun. Telefonla sorabilirsin de gitmeden.
+1
makbur
(09.04.26)
anadolu yakasında, yazıcıoğlu'nda dükkanlar vardı tekli satan. kapanmadıysa tabii.
0
lil siztah
(09.04.26)
Yahu kartı satıyorlar. Muhtemelen 400-500 liradır. Ne yapacaksın direnci vs küçücük kart muhtemelen birden fazla parça nanaydir. Yaz googila blendr kartı next next
0
topkapiaksaray
(09.04.26)
karaköyde ya da kadikoy yazıcıoglunda elektronikçiler var, bulursun rahat.

genelde her şehirde oluyor böyle yerler bu arada.

direnc.net ozdisan vb zart siteler de var. kargo parası ödersin. direncnet in mağazası maltepede, teslim alabiliyorsun metroya yakın sayılır, arabayla saçma sapan bir yerde çok trafik yeniyor önermem.
0
kveldulv
(10.04.26)
özdisan bu işin piridir, direnc.net ise daha dandik alternatifi. direnc.net profesyonel değil, çakma komponent çok çıkar, paketlemesi rezalet, her şeyi etiketlemeden aynı poşete teperler, iyi yanı malzeme araması daha basit olduğu için hobici dostu bir arayüzü var.
0
kimlanbu
(10.04.26)
Robotistan var tavsiye edebileceğim.
0
burfak
(10.04.26)
(7)

Göz bozukluğuyla askerlikten muaf olmak

nundu
İnternette bakınca iki gözdeki diyoptri toplamı 14'ün üstündeyse muaf olunur şeklinde bilgi var. Ben en son 4-5 sene önce muayene olduğumda iki gözdeki miyop ve astigmat toplamı 13,5 çıkmıştı. Bu muafiyet için toplam 14 bilgisi kesin doğru mu?Diyelim üniversite hastanesinde muayene oldum 14'ün üstün
İnternette bakınca iki gözdeki diyoptri toplamı 14'ün üstündeyse muaf olunur şeklinde bilgi var. Ben en son 4-5 sene önce muayene olduğumda iki gözdeki miyop ve astigmat toplamı 13,5 çıkmıştı. Bu muafiyet için toplam 14 bilgisi kesin doğru mu?

Diyelim üniversite hastanesinde muayene oldum 14'ün üstünde çıktı, askeri hastanede tekrar bakarlar diye düşünüyorum ama bunun için kendim mi başvurmam lazım yoksa bedelliye başvurup parasını verdikten sonra mı bu süreç ilerliyor? Bilgisi olan var mıdır?
0
nundu
(08.04.26)
Ben bu sekilde muaf oldum. (2009du sanirim, bedelli degil, kisa donem)
Benim zamanimda zaten muayene once basit bir sekilde yapiliyordu. Doktor cagiriyor, saglik sorunun var mi diyor. Orada goz numaram yuksek dedim. Kac dedi soyledim, askeri hastaneye sevk etti.
Oraya gittim, orada tekrar muayene ettiler, iki sefer. Bana 13 ustu olursa muaf demislerdi, bende 17 civariydi.
0
quaker
(08.04.26)
Ben de 2014'te quaker ile benzer bir süreçten geçtim.
Benim zamanımda sağlık muayenesi için aile hekiminden rapor alınıyordu. Orada gözüm bozuk dedim, demesem sormazdı.
İlgili maddeyi buldu, "bilmem ne maddesinden askeri hastaneye sevki tavsiye olunur" d,ye yazı yazdı, askerlik şubesi randevu aldı beni askeri hastanede muayeneye yolladı.
Yönetmelikte ne yazıyorsa o. Bir kaç kriter var. tek göz 11'den fazla olursa, toplam 14 olursa, vs. Hesaplama yöntemi de yazıyordu. Hipermetropun yarısı alınır gibi ek maddeler de var. İlgili yönetmeliği oku.
Ölçüm öncesi baya bir damla damlatıp yalancı miyopu sıfırlıyorlar. O yüzden şimdiye kadar yaptırdığın ölçümlerden biraz daha düşük çıkabiliyor. Aslında gerçek değerini alıyorlar, o da 14'ün üstündeyse askerlikten muaf oluyorsun (dun).
0
burfak
(08.04.26)
senin derecelerine muaf olunur.
0
mikahakkinen
(08.04.26)
Askeri hastane kalmadı artık. Askerlik şubesi hangi hastaneye sevk ederse oranın kararı geçerli. 13 ölçerse gidersin, 14 ölçerse muaf olursun. Karara itiraz da edebilirsin. Ancak, "elimde rapor var, filan hastane şöyme belge verdi" diye ilerlemiyor süreç. Gönderileceğin hastanenin kararı önemli.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(08.04.26)
Önce aile hekiminize gidiyorsunuz. Göz probleminizi ve varsa diğer rahatsızlıklarınızı söylüyorsunuz, o sizi o bölgede sorumlu olan devlet hastanesine sevk ediyor. Orada sağlık kurulu askerliğe elverişli/değil veya erteleme raporunu düzenliyor.
0
unalub
(08.04.26)
Direkt toplama bakılmıyor, miyop toplamı+astigmatlarin toplamının yarısı 14 üstü olması gerekiyor.
0
diabolus79
(08.04.26)
@diabolus79 doğru söylüyor.

Ben de aynı şekilde 2011'de muaf oldum. Miyop ya da hipermetropun (ikisi birden aynı anda olmuyor, hangisi varsa o alınır ancak askerlik yaşında hipermetrop çok zor, bu nedenle miyop demek yanlış olmaz) tamamı ve astigmatın yarısının 14'ün üzerinde olması gerek. 14,25 ile muaf olursunuz yani.

Bir de görme oranı hesabı var. İki gözün de ideal şartlarda 10/10 üzerinden görme oranı vardır ancak buna da bakılır, dereceden tutturamazsanız buradan da muaf olabilirsiniz.

Detaylı bilgi için TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ SAĞLIK YETENEĞİ YÖNETMELİĞİ'nin Ek C HASTALIK VE ARIZALAR LİSTESİ'nin 7. maddesine bakabilirsiniz.

mevzuat.gov.tr
0
10551037
(08.04.26)
(7)

Trafik soruları

arbre
Yav ben bu dönüşlerde sıkıntı yaşıyorum.1. Hocam sola ve sağa dönüş 1,5 tur diyor. Toplarken 1 tur diyor. Bazen dönerken 0,5 tur çevir diyor. Bunun doğrusu ne?2. Hız limitleri sadece D100 için geçerli diyor. Ana yol dışında tabela yoksa 50 sınırında 70 basabilirsin diyor. EDS yoksa devam mı yani?3.
Yav ben bu dönüşlerde sıkıntı yaşıyorum.

1. Hocam sola ve sağa dönüş 1,5 tur diyor. Toplarken 1 tur diyor. Bazen dönerken 0,5 tur çevir diyor. Bunun doğrusu ne?

2. Hız limitleri sadece D100 için geçerli diyor. Ana yol dışında tabela yoksa 50 sınırında 70 basabilirsin diyor. EDS yoksa devam mı yani?

3. D100'de önde soldan ya da sağdan biri sinyal verirse yol verme, yavaşlama diyor. İyi de öndeki geçecekse ne yapayım.

4. D100'de mesafe çoksa öndeki sinyal vermeden önüme geçebilir mi? Mesafe olsa da sinyal vermemek dallamalık değil mi?

Teşekkürler.
-7
arbre
(10.03.26)
1. doğrusu yok viraja araca konuma göre değişir. kimse sürerken tur saymıyor. her viraj aynı değil ki. her araba da aynı dönüş yarıçapına sahip değil. sürerken anlarsın dönüp dönmeyeceğini.

2. teknik olarak bir kontrol vs yoksa basabilirsin evet. ama bi radar arabasına denk gelirsen ceza yersin.

3. bunun gerçek hayatta karşılığı yok çok. imkanın varsa insanlara yol ver.

4. sinyal vermemek dallamalık evet ama gerçek hayatta trafik kurallara göre işlemiyor. sinyal vermeden geçen çok olur mesafe azsa bile. o yüzden bu sinyal vermedi önüme atlamaz heralde diye düşünmemek lazım. avrupada yaşamıyoruz.
+5
jelly bear
(10.03.26)
Mümkünse hocanı değiştir.
1. böyle bir şey yok. Kaç tur çevirdiğin, dönüşün çapı ile ilgili, dar dönmen gerekiyorsa çok tur çevirirsin, geniş dönmen gerekiyorsa daha az. Bir de ne kadar çevirirsen o kadar toplarsın mantıken.
2. Hız limitleri her yol için var, hepsi farklı. Yol tiplerine göre değişiyor.
3. Tabii ki yavaşla yol ver. Herkes herkese yol versin, trafikte birbirimize yardımcı olalım, boşuna stres sıkıntı yaratmayalım.
4. sinyal mesafeden bağımsız kullanılması gereken bir şey. Zaten düşünmeden sinyal vermek, her seferinde sinyal vermem gerekiyor mu diye düşünmekten daha kolay. Boşuna zorlaştırma hayatı kendine. Park yerindeyken bile sinyal ver geç. Kolun yorulmaz.
+4
burfak
(10.03.26)
İlk ikisini kurallar kapsamında bilmiyorum ama sinyal verdiğinizde yol değiştirme hakkı elde etmiyorsunuz.

Şerit değiştirirken için geçeceğiniz şeridin akışını bozamazsınız, kimsenin fren yapmasına sebep olamazsınız. Sinyal vermeniz hiçbir şeyi değiştirmez. İsterse çıkışı kaçırın, bunları yapamazsınız.

Eğer şerit değiştirirken kaza olursa, tüm suç şerit değiştiren araçtadır.

Sizin de kimseye yol verme zorunluluğunuz yok. Hatta sinyal veren araca, şeridenize girsin diye fren yapıp yol verirseniz, trafik akışını bozarsınız.

Sinyal veren varsa bırakın kendi düşünsün. Her sinyal verene yol verecek olsaydık ohooo
+4
substituent
(10.03.26)
her zaman sinyal ver çünkü önüne araba değil görmediğin motor atlayacak.

1 tur 1.5 tur diye br direksiyon ezberi sana kafayı yedirir. onu zamanla sen kendin bulursun. yol verme yavaşlama diyen hocayıda şikayet et gerekli yerlere.
+1
xu
(10.03.26)
1- Böyle bir şey hiç duymadım, virajın keskinliği direksiyon açısını doğrudan etkiler. Kural olarak sağa dönüş dar, sola dönüş geniş açıyla yapılır.

2- Hız limitleri her yerde geçerli. Birkaç gün önce yeni yasa haberi çıktı hatta, normalde %10 hata payı vardı onu da kaldırdılar. Neticede ara yoldan giderken trafik polisi ceza yazarsa ama burası D100 değil demenizin hiçbir etkisi olmayacak. Ayrıca hocanız neden tek otoyol D100 gibi davranıyor onu da anlamadım. Temden veya kuzey marmaradan giderken de pek ala ceza yiyebilirsiniz.

3- Böyle bir şey yok, kural tam aksini söylüyor. Kolaylık sağlanmalı. Tabi arkada dibinizden gelen araç varsa onu da gözetmelisiniz. Ancak özellikle de sizi geçmek için hızlanan araca kolaylık tanımanız gerektiği doğrudan mevzuatta yazıyor.

4- Sinyal vermeden evinizin otoparkında bile manevra yapmamalısınız. Sinyal vermek düşünülmesi gereken bir şey değil. Araç manevra yapacaksa sinyal verirsiniz. Başkaları da verir. Herkes her koşulda sinyal verir.

Hocanızı değiştirin.
0
akhenaten
(10.03.26)
mevzuatta nerede yazıyor, söyleyebilir misiniz?
www.mevzuat.gov.tr

Burada, 46b ve c şunları söylüyor:
"
b) Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek,
c) Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek,"

yani şerit değiştirmek sizin sorumluluğunuzda.
Ayrıca her isteyene yol verirsem, takip mesafeme durmadan birisini almam gerekir. Takip mesafesini tekrar sağlamak için fren yapmam gerekir. her seferinde bunu yaparsak trafik akışı fazlasıyla bozulur. Bu sebeple durmadan şerit değiştirmemelisiniz, kimsenin takip mesafesine girmemelisiniz, kimsenin hayatını riske atmamalısnız/atamazsınız.

Tabii mevzuatta, sırf haklıyım diye kazaya sebebiyet olmak da kusurlu sayılıyor, bu başka bir konu. Yani kazayı kurtarabilecek durumdaysanız, kurtarmalısınız. Aksi takdirde size de biraz kusur veriliyor.

Peki, kolaylık sağlamamız gerektiği nerede yazıyor?
0
substituent
(11.03.26)
@substituent, aynı kurallarda takip mesafesi ile ilgili de kurallar var. Onlara uyulsa, zaten arada müsait alan çıkıyor. Takip mesafesi uygulanmadığında zaten aslında "yardımcı olmak" derken kasıt, takip mesafesini olması gerektiği kadar açmak gibi bir şey oluyor.
Tek bir mevzuat maddesini alınca böyle bir şey denebilir, ama diğer maddelerle beraber değerlendirilmeli.
0
burfak
(24.03.26)
(2)

tbmm genel kurulunda kabul edilen her yasa

baldur2
Cumhurbaskani onayina gidiyor mu resmi gazetede yayimlanmadan once?
Cumhurbaskani onayina gidiyor mu resmi gazetede yayimlanmadan once?
0
baldur2
(05.03.26)
yasalaşma süreci; kanun teklifi/ komisyon/ tbmm oylaması/ cb onayı/ rg yayımı şeklindedir.
son dönem değiştiyse bilmiyorum.
0
ground
(05.03.26)
Gider, CB'nin imzalamayıp meclise geri gönderme ya da referanduma götürme şansı var.
İkincisinde (değişiklik yapılsın ya da yapılmasın) imzalaması veya referanduma götürme seçeneği var.
0
burfak
(06.03.26)
(11)

Espresso makinesi tavsiyesi

housedaki topal doktor
Kullanıp memnun kaldığınız aşırı pahalı olmayan marka/model var mıdır? Süt köpürtmeli falan olanlara bakıyorum ama her türlü tavsiyeye açığım
Kullanıp memnun kaldığınız aşırı pahalı olmayan marka/model var mıdır? Süt köpürtmeli falan olanlara bakıyorum ama her türlü tavsiyeye açığım
0
housedaki topal doktor
(01.03.26)
Bende philips 2200 var. Süt köpürtmesi manuel. Ben memnunum, 5-6 yıldır kullanıyorum. Kahveyi sütlü tüketen biri değilim, ayda yılda bir misafir gelince anca.

Daha üst modellerde süt köpürtme otomatik onlara da bakabilirsiniz.
+2
kojonotsuki
(01.03.26)
philips 2200'den 3 tane var bizde. babamda da bende de dükkanda da aynı modeli aldık. halam da almayı düşünüyordu aldı mı bilmiyorum :D manual köpürtücü daha iyi bence, sütü köpürtmek otomatik köpürtücünün haznesini temizlemektetn daha zor değil. bunda sütü ne kadar koyacağını ne kadar ısıtacağını ne kadar köpürteceğini kendin ayarlayabiliyorsun. köpürtme işin bitince kahveyi çekerken çubuğu çıkarıp durulamak için de yeterli zamanın oluyor ekstra bi vakit kaybın yok.

en ucuz modeli manual köpürtücülüler, ama bu model otomatik köpürtenlerden pahalı da olsa ekstrasını verir bunu alırdım.
+1
konetsu
(02.03.26)
bende de 2200 var. çok rahat tek tuşla kahve imkanı, fakat şimdiki aklım olsa Baristina alırdım. 2200'ün kahveyi içerde döndürmesi temizlenme ihtiyacın ortaya çıkarıyor. aman küf mü içiyorum yok bu kahvede garip bir tat mı var? gibi soruları soruyorum kendime bazen.
bu yeni çıkan ürün gayet yeterli geldi bana ama araştırmadım.
0
ruhlardan esinlenen karga
(02.03.26)
@ruhlardan esinlenen karga nasıl yani küf mü içiyorum?

kahve artığı biriktiğinde bazen küflenebiliyor. ama onun mekanizmaya ve yeni kahve demlenmesine etkisi yok. makinenin düzenli olarak kahve yağı vs. temizliğinin yapılmasını mı diyorsunuz?

bir öğreneyim istedim, kuruntu yaptım :D
0
kojonotsuki
(02.03.26)
evet, sonuç olarak makinenin bir temizleme döngüsü var. kahveyi içerde evirip çevirip verdiği için haliyle içerisi pisleniyor. ayrıca bu içerdeki kahve değirmenine biz ulaşamıyoruz acaba o ne durumda? eğer bu temizlik döngülerini (genel bakım kireç ve yağ bakımı vs vs.) kaçırmam derseniz harika alet.

bu önerdiğimde de içerden sadece basınçlı su çıkıyor. siz kahveyi makineye öğüttürüp makinenin ağzına koyuyorsunuz klasik işlem. tabi onun da öğütücüsü ne durumda temizlenebilir mi bilmiyorum.
0
ruhlardan esinlenen karga
(02.03.26)
ben uzun zamandır sage bambino bakıyorum daha alamadım araştırıyorum :D bir de gaggia bunlar sanırım üst düzey espresso makineleri amacımız pek yer kaplamasın latte americano falan zaten içmiyoruz
0
croswell
(02.03.26)
sage ses450 bambino kullanıyoruz memnunuz. enplus'ta yıl sonu indirimlerinden aşırı ucuza almıştık şuanki fiyatı gereksiz yüksekmiş, yurtdışından da getirilebilir.
0
awlmi
(02.03.26)
@croswell gaggia philips saeco aynı gruptan ve tam otomatik modellerin içindeki demleme üniteleri aynı.

örnek 130k'lık gaggia academia www.youtube.com
10k'lık philips 2200 www.youtube.com

philipsteki üniteyi söküp gaggiaya takabilirsin :D demledikleri kahvenin tadında da bi fark olacağını sanmıyorum asıl işi yapan ünite ortak olduğundan.
0
konetsu
(02.03.26)
Ben 4 yıldır Philips 3300 kullanıyorum.
Halam birkaç ay önce led ekranlı olanı aldı tek farkı daha fazla kahve çeşidi sunması.
Ben makinemden çok çok memnunum, onlar da memnunlar.

İç haznesini de temizleme imkanı olduğu için temizliğinden şüphem yok.
Ekonomik durumlardan dolayı kahve markamda düşme olduğu için bir tık kahve zevkim düştü gibi ama dışarıda içtiğim kahvelerin çoğundan çok daha lezzetli kahve içiyorum.
Süt haznesinin temizliği de basit kullandığın an temizlersen hiçbir sorun çıkmıyor.
0
mutekebbir
(02.03.26)
Siemens'in bir modeli var. Kendi süt haznesi yok, hortumu var, onu daldırdığınız yerden çekiyor.
Süt konusundan kendi kabını temizlemek zorunda olmadığım için seviyorum bu sistemi.
Hortumu ve köpürtme sistemini temizlemek için basit bir programı var.
Kendi haznesi olanlardansa bu tip olanları tavsiye ederim.
0
burfak
(02.03.26)
Shark aldi gecen arkadas, memnundu baya. Piyasaya yeni girdikleri icin fiyatlari rekabetciydi en son, inceleyebilirsiniz.
0
brkylmz
(02.03.26)
(12)

"Ramazan feneri" bizde eskiden beri olan bir sembol mü?

nundu
Son yıllarda çok görüyorum ramazan reklamlarında, sosyal medya postlarında falan ama sanki bu bizim ülkeye maksimum son 10 yılda girdi gibi. Öyle Ramazan'ı pek özel yaşayan bir aile değiliz ama televizyonda, reklamlarda vs. hiç ramazan feneri gördüğümü duyduğumu hatırlamıyorum çocukluğumda. Sözlükte
Son yıllarda çok görüyorum ramazan reklamlarında, sosyal medya postlarında falan ama sanki bu bizim ülkeye maksimum son 10 yılda girdi gibi. Öyle Ramazan'ı pek özel yaşayan bir aile değiliz ama televizyonda, reklamlarda vs. hiç ramazan feneri gördüğümü duyduğumu hatırlamıyorum çocukluğumda. Sözlükte de iki entry girilmiş ramazan feneri başlığında, ikisi de yeni bir âdet yazmış ama burada da bi sorayım dedim belki geçmişte de vardır Türkiye'de. Hani Ramazan ile ilgili 10 kavram say desen fener aklıma gelmez bile o derece yabancıyım
0
nundu
(26.02.26)
Kandil gözüyle bakıyordum ben onlara. Fener miymişler?
0
auroraaurora
(26.02.26)
Doksanlarda ve ikibinlerin başında yoktu böyle bir şey, en azından ben hatırlamıyorum. Benim çocukluğumda Ramazan'ın imgeleri belliydi:

Ramazan pidesi (İlla bir fırın pidesi / pastane pidesi kavgası olmazsa olmaz)
Güllaç
Hurma
Ramazan temalı Coca Cola reklamı
+1
salihdt
(26.02.26)
Ramazan feneri

burada da yazmışlar, sonradan çıkan bir şey. ben eskiden hiç hatırlamıyorum böyle bir şeyler olduğunu.
0
shadowfollower
(26.02.26)
@auroraaurora

benim hafızamda kandil de ramazanla ilgili bir imge değil ama hadi Kadir gecesi falan bi yere kadar mantıklı (gerçi ben kandil gecesindeki kandilin lamba olan kandil olduğunu da yeni öğrendim) ama bunu kandil formunda kullanmıyorlar. Şekli falan farklı
0
🌸nundu
(26.02.26)
Fener ve din deyince benim aklıma deniz feneri vakfı filan geliyor.
Benim aklımda minare ışığının yanması ve mahya görüntüleri geliyor gerçekten ramazanla alakalı olarak.
Annem orucunu açmak için yakınlardaki camilerin minaresinin ışığının yanmasını beklerdi.
0
burfak
(26.02.26)
dini etkinlikleri daha sevimli (hatta daha ticari?) yapmak adına son zamanlarda çıkan bir branding olduğunu düşünüyorum; biraz da diğer iki dinden esinlenilmiş sanki. her hanuka'da dreidel sembolünün çıkmasıyla aynı şey.
+5
eileengray
(26.02.26)
Ramazanı nispeten hareketli yaşarız, ben sevinirim Ramazan geliyor diye. Yani gözlemim var ama bahsettiğiniz Ramazan fenerini ilk kez duydum. Bu sembolü son yıllarda hep görürdüm ama ismen şuan duyuyorum. Çok güzelmiş. Yerleşmesini dilerim. Onun dışında eskiden beri olan ramazan sembolleri Pide, güllaç, hurma, iftar topu, Mahya, davulcu, teravih, gece olan hareketlilik, sabaha kadar açık camiler ve restoranlar, Eyüp Sultan, son 10 gün itikâfı gibi gibi
0
love and trust
(26.02.26)
bir iki senedir popüler oldu. belki 5 sene evvel bir kaç yerde birileri kullanmış olabilir ama popi değildi. geçen yıl ve bu sene görünür oldu.
+1
exlibris
(26.02.26)
doksanlarda ve ikibinlerin başında ilçede resmi bayramlarda, ramazan arefesinde ve bayram arefelerinde böyle kandiller, fenerlerle (çin fenerine benzeyen uçurulanlar da dahil), yürüyüşler yapılırdı. baya anadolu işi karnaval olurdu. şimdi siyasal islam versiyonu gibi olmuş ramazan feneri yazınca çıkanlar. özensiz, gösteriş işi.

@love and trust keşke...
+2
klassno
(26.02.26)
Araplarda vardir bu. Son yillarda pek cok sey gibi onlardan bize gecti sanirim
0
kartonpiyer
(27.02.26)
vardı vardı. 90'larda kesin vardı.
0
gabe h coud
(27.02.26)
Yok tabii ki öyle bir şey.

Yok diye kullanılmayacak diye bir kaide de yok da insanlar bir gelenek bir kültür yaratmaya/şekillendirmeye çalışıyorlar. Bu gibi şeyleri genelde “eskiden falan durumlarda filan şeyler yapılırdı” diye hikayelerle desteklemeye çalışıyorlar. Adetler unutulan, unutulabilir şeylermiş gibi “haydi özümüze dönelim” gibi bir yaklaşımla yapıyorlar.

Rağbet görürse yerleşir böyle şeyler, görmezse kaybolur gider. Bir zamanlar bir şeyler gerçekten yapılıyorsa bile sonrasında İnsanlar bunu gereksiz bulmuşlar ki devam ettirmemişler.

Şu an kimi belediyeler Ramazan etkinliği adı altında, bildiğin “Noel Market” konseptini ilçelerde meydanlara yerleştiriyor. Bir iki konuşmacı, tasavvuf müziği etkinliği ile bir köşeye de bir macuncu koyunca hooopp oluyor sana Ramazan etkinliği. Sorsan o da kesin çok asırlık adetimizdir.

Bunları kafaya takmaya da gerek yok “yahu benim mi hafızamda sorun var” diye kendinden şüphe etmeye de gerek yok. Böyle şeyler tutarsa kalır, tutmazsa silinir.
0
lazor
(28.02.26)
(31)

Restoranttaki davranışı çok mu abarttım

buiret
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarıs
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarısı kaldı yanda pilav var ortadan azıcık salata aldım planım onu paket yaptırıp eve götürmek ama ben bu planlar içerisindeyken kendi kafamda eşim benim tabağımdaki kebabın yarısını aldı kendi tabağına koydu diğer yarısını da zaten benimle aynı şeyi yemiş ve bitirmiş olan arkadaşına koydu arkadaşı yemedi tabii eşim de bi ısırık alıp kebabı devam etmedi, arkadaşımın eşi paket servis istiyorum diyerek kendi tabağındakileri toplarken benimki boş kaldı üstelik ziyan da oldu bu davranışa nedense çok bozuldum. Eşim olarak benim tabağımdaki bi şeyi söylemeden alıp yiyebilir ama neden benim yemeğimi bi başkasına üstelik de sormadan ve aynı şeyi yemiş birine veriyorsun, bilmiyorum abartıyor muyum siz olsanız nasıl tepki verirsiniz daha bi şey de demedim böyle şeyler için de huzur bozmayı sevmiyorum ama kimse eşinin tabağından izinsizce bi şey alıp arkadaşının tabağına koymamalı gibime geliyor
+1
buiret
(26.02.26)
Niye konuşmuyorsunuz ilişkilerinizde ya çok ilginç...
Abartılacak bir şey yok diyalog eksikliği var.
+17
anon1m
(26.02.26)
sıfır abartı. düşüncesizce yapılmış bir harekete iyi bile tepkisiz kalmışsınız. benim eşim orada homurdanır sonrasında da söylenirdi epey.
-3
eisberg
(26.02.26)
Eşin büyük ihtimalle köyde doğup büyümüş biri. Tepkinde haklısın. Eğitimsizlik.
-7
arbre
(26.02.26)
bana abartı geldi tepkiniz. önce sorsa iyi olurdu tabii ama bozulacak ve hala üstünde düşünülecek bi şey göremedim
+3
pide
(26.02.26)
Odunluk bence. Hele ki karımın yemeğini başka adama vermek.
0
Cezcez
(26.02.26)
Bunu düşünmeniz abartı değil de eşinizle bu durumu konuşmayıp buraya yazmanız bana garip geldi. Belki yaptığının farkında bile değil ve sizin konuşmanızla tekrarlamaz da en azından.
+3
purplee
(26.02.26)
Böyle şeylere takıyorsanız sizin ruh sağlığınız ve takıldığınız bir şeyi anlık olarak konuşamıyorsanız evliliğinizin sağlığı risk altında.
+7
Mirket
(26.02.26)
Doğru yanlış diye bakılmamasi gereken bir olay bence. En fazla rahatsız olduğunu söylersin o kadar. Kafada yer bile etmemeli bence.
O yüzden abarttın diyorum.
+5
kisa
(26.02.26)
eşin düşüncesizlik etmiş ama abartmamak lazım. tatlı bi dille bu hareketi yapmadan önce "ben böyle böyle düşünmüştüm, paket yaptırıcaktım ama bir dahakine bana sor olur mu?" diyin.
+3
elektr10
(26.02.26)
Düşüncesizce bir hareket ama niye sonradan konuşmadın ki? Trip atar gibi değil normal şekilde “ya ben paket yaptıracaktım aslında keşke sorsaydın” desen bir sonrakine dikkat ederdi.
+3
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Herhangi bir tepki vermediğiniz için abartıyorsunuz diyemedim.

Tabağına aldığında söyleyebilirdiniz ben bunu paket yaptıracağım diye aslında, en azından sadece kendine alırdı tadımlık, başkasına ikram etmezdi.
Sizin tabağınızdan size sormadan alıp başkasına servis etmesi zaten komple delilik.

Ben olsam mutlaka üzerinden çok zaman geçmeden konuşurdum bu konudaki rahatsızlığımı dile getirirdim bir daha tabağıma dokunmasın hele ki başkaları için.

Ve pasif agresifliğin kölesi olduğum için aç olmasam bile eve geldiğimde çok çok iyi bir yemek söyletirdim kendime paket yapmama fırsat verilmediği için bu da anlamasına vesile olur bir daha sormadan hareket etmezdi.
0
mutekebbir
(26.02.26)
sormadan aldıysa dusuncesizlik olmuş ama belki alkol fln da varsa, ya da sohbet koyu ise dalginligina gelmiş olabilir. esinizin bu konulardaki tavrını en iyi siz bilirsiniz.
+3
oscar
(26.02.26)
abartıyorsun.
+1
gabe h coud
(26.02.26)
eve gelince yav paket yaptıracaktım, planlarımı bozdun filan der ertesi gün unuturdum. allah kolaylık versin, böyle yaşanmaz.
+4
elorelia
(26.02.26)
eşinizin alması size sormadan alması doğru olmamış, sizin bozulmanızda. evde yemesenizde olur o kebabı. büyük bir ihtimal eşiniz de ziyan olarak gördü önce kendine aldı sonra dağıttı.

ben olsam yemediğim kebabı eve goturmezdim.
+1
Başka
(26.02.26)
insanların içinde bir şey demezdim ama eve gelince büyük olay çıkartırdım. ama neyse ki eşimle benim aramda iletişim problemi olmadığı için böyle şeyler yaşamıyoruz.

ancak buna benzer bir olayı arkadaşımla yaşamıştım. iş yerinden birinin taziyesine gitmiştik. herkese ikişer pide koyuyorlardı. ben pideye rahmetlinin ruhu ve pidenin tadı enfes olduğu için yumulurken arkadaşım bir anda pide ikramı istemediğini benim tabağımdakinin ikincisini yiyeceğini söyledi ev sahibine. o pidenin tadını halen daha unutmam.

yalnız bu arkadaşımın kalemlerime, eşyalarıma vs çökmüşlüğü oldu sonradan. artık bir şey alınca o senin olsun kendime yenisini alırım diyorum veya direkt bu sende kalmıştı bana geri verir misin diyorum. köylülük diyeni eksilemişler ama doğru, bu eyleme benzer hareketlerde bulunduğunu gözlemlediğim insanlar taşralı veya yurt/köy ortamında büyümüş insanlardı. yokluk psikolojisiyle hareket ediyorlar.

neticede eşinize dediniz mi neden bunu böyle yaptınız diye?
-12
Hallegadola
(26.02.26)
bir porsiyon daha sipariş verip "paket olsun" deseydiniz.
+2
burfak
(26.02.26)
ya ben mi garibim anlamiyorum ama esimin tabaginda olan artmis yemegi neden arkadasimin tabagina koyayim ki?
esimin yemegini kendime alip yerim ama baskasininkini yemem. baskasinin artmis yemegi de bana yemem icin verilsin istemem. bence burada asil elestirilmesi gereken sey bu.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
ben olsam yemekte doyduğum an "ay şiştim bunu paket yaptırır, evde sonra yerim" derdim. bu sayede kimse benim tabağıma dokunmazdı. ha eşim belki "yok hayatım bu eve taşınmaz kötü olur ver yiyelim" deseydi de "alın yiyin" derdim.

eşiniz sizin aklınızdan geçeni bilemez. "buna devam edecek misin hayatım" dese iyiydi ama o an dalgınlıkla bunu düşünememiş olabilir. tabakta bırakılan yemeğin çöpe gideceği düşüncesi ilk akla gelir. buna göre hareket etmiş.

eşim böyle bir şeyi yapsa hiç umursamam. bu o kadar kızılacak, takılacak, üstünde günlerce düşünülecek bir şey değil. o an içimden "hay ya ben onu sonra yicektim be, neyse artık" derim ve saniyesinde o konu kafamda biter.

sonra aklıma gelirse anca başka yemeğe giderken gelir ve derim ki "bu sefer yemeğimi bitiremezsem dadanma tabağıma, paket yaptırıp eve getiririz"

abartıyorsun hem de çok. abarttığın ve takıldığın diğer konuları düşünmek bile istemiyorum. böyle yaşanmaz. rahat ol biraz. her şey kötü niyetten değil. seni umursamadığı ve sana değer vermediği için, senin fikrine değer vermediği için yaptığı bir şey değil.
+4
art cat chocolate
(26.02.26)
Cok saygisiz ve simarikca.

Ziyan olmus yemek yazik günah.
Biz birbirimize sormadan tabagimizdan hicbir şey alip tadina bakmayiz bile.

Avrupa yakadi Sahika gibi bir tepki versen yeridir. Ama sen yine de söyle böyle hoslanmiyorum dikkat eder misin vs diye karsi taraf da yapmaz zaten.

Bir tane daha sipariş verip paket yaptirsaydin diyenleri asla anlamiyorum. Ortada bir hayvanin cani var, et yeme simarikligimiz yetmiyor bir de israfi normallestirmeyelim.
-2
Purple life
(26.02.26)
Hayatta ince detaylar önemlidir ama bu kadar gereksiz bir ince detaya takılmak hayat kalitesini düşürür. %1000 eminim eşinize sorsanız hatırlamayacaktır bile.
+3
kimlanbu
(26.02.26)
askerde et yemeği ve kebap yok diye bunalıma giren arkadaşlar vardı. bunlar doğuluydu, urfa, antep falan gibi yerlerden. bana onları hatırlattın
+1
runaway
(26.02.26)
eşin öküzlük yapmış . de ki ona ahmet mehmet bir daha benim tabağımda ki yemeğe müdahale edip başkalarına servis etme. bilmiyorsan ayıp.
0
jamswety
(26.02.26)
Bence bariz abartmışsın
0
basond
(26.02.26)
karimin tabagindakini ziyan olmasin diye yerim orda sikinti yok.
ama alip baskasina vermem, orasi garipmis.
benim de karim benim tabagimdaki kalmis yemegi alip baskasina verse, aksam evde bir otur konusalim derim.
bana da garip geldi acikcasi..ayrica adamin ayni yemegi yemis yememis olmasinin bence konuyla hicbir alakasi yok.
+3
cooperr
(26.02.26)
zihinsel geviş getirme. o anda tepki vermelisiniz. eşinizin yaptığı yanlışsa bile bunu ona söylemelisiniz. sizin gibi insanlar içine atıyor sonra histerik oluyor. başı ağrıyor, suratı düşüyor vb. içiniz atmayın.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
eşinizin davranışı düşüncesizlik ve biraz da görgü bilmemek gibi görünüyor ama konuşulup halledilebilecek bir şey gibi bu, bence içine atarsanız bu tarz durumları daha büyük sorunlar olmaya doğru evrilir, en güzeli uygun bir dille konuşup çözmek
+1
darthvader
(26.02.26)
Daha çocukluktan sınır ihlali nedir, nasıl olmalı olmamalıyı öğretiyoruz.

Eşiniz bariz sınır ihlali yapmış kusura bakmasın ve evet size sormadan kendisi alması dahil sınırlarınıza müdahale oluyor bu. Gayet haklısınız, kesinlikle konuşun tekrar etmez böylece.
+1
lambada
(26.02.26)
Ben de bozulurum ama konuşurum tekrar yapmaz, uzatmam.

Bi de benim eşim paket yaptırmayı ayıp görüyor 🤦‍♀️ ne zaman paket yaptıracağımı anlasa bitirmeye çalışıyor tabağımı. Ama birkaç kez tartıştık bu konuyu, "ben yemeğimi seviyorum ve bir sonraki öğünümde yemek istiyorum, neden elimden zevkimi alıyorsun" şeklinde anlattığım için azalttı bu davranışını. Hani doymadıysa yesin sorun yok da sırf paket yaptırmayayım diye yemesi sinir bozucu
0
mezzosprite
(27.02.26)
Başlıktaki soruya cevap; evet.

Bu iftar yemeği miydi? Kan şekeri daha beyne ulaşmamış da sinirleri dinginleşmemiş gibi geldi okuyunca :)

Senin paket yaptıracağını kimse anlamamış. Kocan da “ulan para verdik çöpe gidecek” diye düşünüp almış. Eşinin tabağından aldığı şeyi arkadaşına vermesi biraz tuhaf geldi ama buna bozulması gereken sen değilsin de arkadaş sanki. “Kardeşim sen karının lokmasını yersin de ben senin karının tabağından artan şeyi niye yiyeyim” diye düşünür insan.

Sen “bunu paket yaptıralım” desen de bunu sallamayıp böyle bir şey yapılsa sinirlenirsin de bıraktığın düşünülüyorsa buna neden bozulduğunu anlamadım.

Misafir kadın da kendi yemeğini paket yaptıramamış olsaydı acaba daha iyi hisseder miydin?
0
lazor
(28.02.26)
Bir şeyle ilgli 6.his hissiyatınız bir yerde bir rahatsız olduysanız orada sizin eğitim kültür yetişme tarzınıza göre uygunsuz bir şey olmuş var demektir. Hislerinize güvenin.

Ve evet sizin tabağınızdan alıp karşı erkek olanın tabağına koyması siz bayansanız biraz uygun düşmemiş.

Çok aşırı büyütülecek mesele değil. Karşı tarafın biraz eğitim kültür ve sosyal zekasıyla ilgili.

Konuşursunuz kendisiyle sakince. Rahatsızlığınızı dile getirsiniz.
0
mahmuttt
(28.02.26)
(35)

yaslandiginizi ne zaman anladiniz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum. mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakar
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum.
mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakarak liste yapiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
Tiktok kültürü bana çok hızlı geldi ondan da eksik kalayım dediğimde anladım
+4
grimavi
(25.02.26)
Net olarak: Boynum ağrımaya başladığında. Bu olmadan bir gün önce ben hala çocuğum ki diyordum.
0
tiredofwaiting
(25.02.26)
Dolmuş şöförü 'Amca' deyince.
0
Mirket
(25.02.26)
Çiçek fotoğrafı paylaşmaya ve çiçeklere hayranlık duymaya başladığımı fark edince :D
+7
titanic kemancısı
(25.02.26)
Yeni nesil rapcilere tahammül edemiyorum. Tahammulsuzluk bir yaşlılık belirtisi bence.

Ağır spor eskisinden daha fazla yoruyor. Bu yüzden uykuma daha cok dikkat ediyorum.

Uykusuzluk eşiğim cok düştü. Önceden hiç uykusuz ya da çok az uyku ile ertesi gunu idare edebiliyordum, artık çok zor geliyor.

Enerjim, algım eskisi gibi geliyor aslında değişiklik hissetmiyorum. Ama uykuma beslenmeme vs artık daha fazla ihtimam göstermem gerektiğini vücudum bana hatırlatıyor.

(40'a doğrudan selamlar :))
+1
makbur
(25.02.26)
yetiştirmem gereken işler olmasına rağmen artık sabahlayamıyorum. eskiden sürekli sabahlardım ve ertesi güne enerjim hiç azalmazdı.
+3
eileengray
(25.02.26)
hevesim azaldı her şeye karşı.

senin gençliğine s*çayım diye sövüp gözümün önünde dümdüz direğe tırmanırdı 60 yaşındaki babam.

olamadım onun gibi.
+1
yurtsuz john
(25.02.26)
6/49, loto falan gibi seylere asla para vermezdim, bosuna para kaybi olarak gorurdum.
lotonun deli gibi pesinde olan yaslilara bakip acirdim.

40'i devirince mantikli gelmeye basladi cunku artik yasal yollardan hayatimin sonuna kadar konforlu yasamama yetecek parayi kazanma olasiligim azaliyor. ufak ufak 6/49 oynuyorum, 300-500bin dolar ciksa yeter kafasindayim. hatta abi bir ciksin, bana yetecek kadarini alacam gerisini dagitacam valla billa diye totem yapiyorum, ama henuz ise yaramadi :D
+6
cooperr
(25.02.26)
soruyu görünce içesim geldi, ağlayacağım biraz.

yaşlanmada benim için daha önemli kriter fizikselden ziyade mental olanı. 31 yaşındayım, şu an biraz hayat şartlarının da etkisiyle kendimi çok yaşlanmış hissediyorum. çünkü artık önümde bir hayal, hedef, ulaşmayı düşündüğüm veya istediğim, bu fikirden heyecan duyduğum... hiçbir şey kalmadı. sevdiğim bir işi yapma şansım yok. aç karnımı doyurmak için eşek gibi çalışmam gerekeceği için yeni bir yol çizmem de kolay değil, milyon insanın içinden 3-5 tanesinin yaptığı enteresan işlerle motive olacak kadar iyimser bakmıyorum maalesef artık. işe gidip gelecek, akşamları dünden kalmış bulgura kaşık sallayacağım. sürpriz ya da yenilik faktörü yok. hiçbir şey değişmiyor, hiçbir şey heyecanlandırmıyor, hiçbir değişik şey olmuyor. kimseyle tanışamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum.

fiziksel olarak fitliği de obezliği de görmüş, sigara içip bırakıp tekrar başlamış, alkol problemi yaşamış vs. birisiyim o açıdan fiziksel olarak "bitmişiz" dediğim, başka zaman "ooo daha ölmemişiz lan" dediğim oldu... ama mental olarak toparlamak bana çok daha zor geliyor artık.

ha ulu önder rammstein'ın dalai lama şarkısında da dediği gibi, ölene kadar yaşayacağız, yani nefes aldığımız sürece ölmüş gibi davranmanın manası yok. bu işler hiç belli olmuyor. 30'lu yaşlarının başında sıkışmış, çaresiz hisseden her adam bu kadar savrulsaydı ülke nüfusu 5 milyona düşerdi diye düşünüyorum bir yandan... bir yerde bu da döner herhalde. biraz öyle tutunmaya çalışıyorum.

ama soruya net cevap benim için 31 yaş şimdilik. kafam eskisi kadar çalışmıyor. hayatımda yeni hiçbir şey olmuyor. bi yere gidemiyorum, bi insanla "anlamlı" bir tanışıklığım olmuyor. inanılmaz sınırlı yaşıyorum. bu benim kafamı kemirip bitiriyor, konuşurken bile çok sınırlı bir kelime dağarcığıyla idare ediyorum mesela.

şimdi bilhassa beni tanıyan duyurucular "olm gören de ekstrem sporlarla ilgilenen biriydin zannedecek sen hep mal gibi yaşıyodun" diyebilir. kısmen doğru ama her zaman daha farklı, daha iyi bir şeyler olabileceğine dair umut taşıyordum. hep bir sürecin parçasıydım, hep bir şeylerin ortasındaydım. şimdi onu hissetmiyorum. hayat bizi 61 kenara be kardsm
+1
der meister
(25.02.26)
Ben alkol toleransımın azaldığını hissettiğimde fark ettim. Pubda sohbet muhabbet ortamında içilen 3 bira çakırkeyf yapmaya başladı.

Dışarıdan gelen yorum olarak, geçen hafta ilk defa gittiğim berber yaşımın %23 fazlasını söyledi. Zaten hep yaşından büyük gösteren biri olarak buna takılmazdım ama buna takıldım, aynada başka baktım kendime. Etrafıma sordum. Buna takılmam asıl yaşlılık belirtisi bence.
0
Bruce
(25.02.26)
Gençken cildim aşırı pürüzsüz ve lekesizdi. Çocuk cildi gibi yumuşacıktı. Cildimden anlıyorum ben bazı şeylerin değiştiğini.

Biraz reels tarzı bir cevap olacak ama bir de bir işi bitirdikten sonra "hıh" demek.
-1
sekizdokuzon
(25.02.26)
Üniversite yıllarında özellikle yurtta kaldığım dönem istisnasız her gece uyumadan kulakligi takar saatlerce bir sürü müzik dinlerdim. Birkaç yıldır asla yaptığım bir şey değil artık:( bunu fark edince çok üzülmüştüm. Sorumluluklar gün içinde o kadar yoruyor ki gece olunca artık zaman ayiramiyorum bir şarkıya bile. Veya sese tahammül edemiyorum. Hatta bazen o kadar çok dinlemiyorum ki bir gece ansızın çok canım çekiyor ve müzik gecesi ilan ediyorum. O gün dinlemek çok keyif veriyor. Şimdilik tesellim yolculukta dinlenen müzikten vazgeçmemiş olmak. Belki asıl o zaman yaşlanmış olurum:(
+1
egerbiryolcu
(25.02.26)
Bir gün bir konserde artık oturmalı konserlere gitme zamanım gelmiş diye düşünmüştüm.
0
mutekebbir
(25.02.26)
Pazarcılar "abla" demekten, "teyze, anne" demeye geçtiklerinde.
+2
pro9it9is9
(25.02.26)
2 hafta önce: Motosiklet montu önerdiler bildiğin amca montu ve bastım kahkahayı ama giydiğimde yakıştı. Sonra güzel bi kadın geldi içeriye aynı monttan almış, montla gayet güzel görünüyodu ve memnun olduğunu söyledi. İyice bozuldum.

Ha bir de motorda üşümeye başladım.
0
baldan kaymak
(25.02.26)
"ben hala gencim lan"

dediğimde.
+1
AlsterWasser
(25.02.26)
eskiden maçlara gidip bağırırdım falan şimdi ne kadar salakçaymış diye düşünüyorum. fiziksel olarak: eskiden babam mayısta falan süveter giyerdi neden giyiyor derdim? şimdi anladım neden giydiğini. eskiden donsuz gezerdim şimdi üşüyorum.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
İçime anneannem kaçmış gibi aniden çok erken uyanmaya başlayınca "hah, tamam" dedim ben. Kaçta yattığımdan bağımsız olarak neredeyse her sabah güneş doğmadan uyanmak dümdüz yaşlılık bence -_-
+2
kobuzchu kiz
(25.02.26)
Daha az uyku ile yaşamaya başladığımda.
+2
gabe h coud
(25.02.26)
Duştan sonra bazen kafam üşüyor yazma bağlıyorum:/
+6
Amaranta ursula
(26.02.26)
Türkiye’de bu yılın en çok dinlenen 5 şarkıcısı gibi bir liste görüyorum ve listedekilerin 4’ünün adını bile duymamışım, beşincisinin de sadece adını duymuşum ama tipi neye benziyor hiçbir fikrim yok. Hiçbirinin de hiçbir şarkısının adını sorsan bilmiyorum.


Ek: abartıyor muyum diye dönüp baktım, azıcık abartmışım. Lvbel C5 fanıyım o hariç Semicenk’in sadece adını duymuştum.

——
2025 yılında Türkiye'de en çok dinlenen şarkıcılar:
BLOK3.
Ati242.
Semicenk.
Era7capone.
Lvbel C5.

——-
+3
michael_knight
(26.02.26)
kabak tatlısını seviyorum artık.
+4
antihero
(26.02.26)
Kabak tatlisi yazmaya gelmistim

Bi de sade soda
0
üğpoıuy
(26.02.26)
ağrılarım artmaya başladım.

kabak tatlısı +1
0
Hallegadola
(26.02.26)
kafam sesi-kalabalığı kaldırmıyor, sosyallik azap gibi geliyor, hafta içi dışarda 2-3 saat geçirip eve dönsem bile ertesi gün pert oluyorum ve anlıyorum ki yaşlandım.
0
9kuyruklukedi
(26.02.26)
fırına ekmek almaya uğradığımda pide sırası vardı , pide alayım o zaman nostalji olsun diye düşünüp sıraya girdiğimde yaşı büyük bir abla konuşmaya başladı " biz çocukken her ramazan pide sırasına girerdik , eve giderken yarısını yolda yerdik .. " bunları ben de aynen yaşadıysam yaşlandım demektir diye düşündüm.
+1
devilone
(26.02.26)
Geçende öğle yemeğinde ortaokul anılarımı anlattım arkadaşıma. Eskileri yad etmek tipik yaşlanma belirtisi bence.
0
auroraaurora
(26.02.26)
yaşımın ilerlediğinin farkındaydım tabi ki ama 2 yıl önce ortopedi doktoru zihninizin aktifliği ile bedeninizin mevcut durumunu senkronize etmelisiniz yoksa bu tür sakatlanmaları daha ciddi boyutta yaşarsınız deyince aydınlandım :).
+1
Phoebe
(26.02.26)
34 yaşında ilk beyaz saç telimi gördüm ve yaşlandığımı anladım. Gidip boyatacağım :( saçımı hiç boyatmamış olmakla övünürdüm gençken.
0
kaptan maydanoz
(26.02.26)
kabak tatlisi oldum olasi, ilkokulda bile en sevdigim tatli oldugu icin ruhum hep 50+ diyebilir miyiz o halde? :p
sabahlayamamak, elbette.
cicek fotografi ve hatta kus gözlemi de var.
banyodan cikinca basin üsümesine de bir +1 yazalim.

arkadaslar hakkinizi helal edin, ben 96 yasima gelmisim.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Sebepsiz yorgunluğumun sebebinin iki gün önce yaptığım bir şey olduğunu anlayınca.
0
burfak
(26.02.26)
Otobüste giderken yanımda 22-23 yaşlarında biri duruyordu ayaktayız. Aynı direği tutuyoruz ellerimiz yakın duruyor. Her şey olağan, her şey sıradan...

O an bir detay fark ediyorum, ikimizin elindeki ten dokusu farklı. Çok değil ama var bir şey. Onun derisi bir şekilde daha canlı duruyordu. O an idrak ettim, sonra gerisi geldi.
0
akhenaten
(26.02.26)
Üniversiteye gireli 30 sene olduğunu farkettiğimde.
0
kumandanim
(26.02.26)
gelsene bu akşam mesajına saçma sapan bir bahane bulduğum an anladım ki yaşlanmışım.
0
jamswety
(26.02.26)
"Abi" diye hitap eden yaşlı insanlar çoğalmaya başladığında :(
0
kizil karga
(26.02.26)
(7)

Şehir Efsaneleri

yurtsuz john
Bu zamana kadar duyduğunuz şehir efsanelerini yazar mısınız. Ne kadar saçma olursa olsun. Örneğin;-Haliç'in altında hazine varmış. Japonlar, biz çıkarırız ama yarısını alırız demiş.-Ahmet Kaya ölmemiş saklanıyormuş.-Deniz suyunu petrole çevirmeyi başaran adamı petrol baronları öldürtmüş. -Bruce Lee
Bu zamana kadar duyduğunuz şehir efsanelerini yazar mısınız. Ne kadar saçma olursa olsun. Örneğin;

-Haliç'in altında hazine varmış. Japonlar, biz çıkarırız ama yarısını alırız demiş.
-Ahmet Kaya ölmemiş saklanıyormuş.
-Deniz suyunu petrole çevirmeyi başaran adamı petrol baronları öldürtmüş.
-Bruce Lee iki sene daha yaşasaymış vücudu kurşun geçirmez olacakmış. Gibi.
0
yurtsuz john
(22.02.26)
Avril Lavigne de ölmüş yerine benzeri devam etmişti.
0
egerbiryolcu
(22.02.26)
eminem annesini yapıyormuş, kaburgalarını aldırmış kendine sakso çekiyormuş.
ozzy ozbourne sahnede civciv eziyormuş.

eskiden bunları çok duyardım:)
+1
nothing in my way
(22.02.26)
Marilyn manson un kaburgalarıni aldırmış olması universal bir efsanedir
+7
mirty
(22.02.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

japonya kısmı kısmen doğru. bazı kasabalarda sokaktaki su kanallarında balıklar yaşıyor.
0
glamdr1ng
(22.02.26)
- Bahariye’deki logosu M harfi olan büyük hamburgerciden bir çalışan Aids’miş ve hamburgerlere kanından damlatıyormuş (1995-1998 civarları olmalı)
- biraya sigara külü koyarsam daha fazla şarhoşluk verir
0
michael_knight
(22.02.26)
bize kucukken ataturk'u toprak kabul etmedigi icin her sene ustune toprak ekliyorlarmis. diyorlardi. korkunc bir milletiz gercekten
0
buenosdias
(22.02.26)
efsaneler.com diye bir site vardı gençliğimizde.
tam olarak böyle şehir efsaneleri örnekleri vardı. Belki bir yerden arşivini filan bulabilirseniz tam istediğinize ulaşabilirsiniz.
+3
burfak
(23.02.26)
(9)

Filtre kahve, latte, capucibo bublar şekerli içilmez mi?

sonhakan
Garson ilk defa görüyorum dedi de
Garson ilk defa görüyorum dedi de
0
sonhakan
(21.02.26)
Gayet icilir. Yerini bilmeyen garsonlara sinir oluyorum.
0
kuehles blondes
(21.02.26)
Garson şu muydu:

www.instagram.com

Şakası bir yana, kahve yoğun tadı olan bir içecektir ve herkes kendi damak zevkine göre süt, süt tozu, şurup, tatlandırıcı ya da şekerle tatlandırabilir. Zevk meselesi kısacası, boş verin.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(21.02.26)
İçilmez
+2
artıküyeolmakistiyorum
(21.02.26)
bana göre saydıkların arasında filtre kahve hariç diğerleri şekerli içilebilir. filtre kahveye de şeker koyabilirsin ama o zamanda alman gereken tadı ve hazzı alamayabilirsin.
0
false pretension
(21.02.26)
istersen cola fantayı karıştırıp içersin. ona kimse karışamaz. @false pretension +1.
+1
mikahakkinen
(21.02.26)
baristanın hiç duymamış olması tam bir ukalalık olsa da saydığınız içeceklerin defaultu şekersiz aslında. yani siz belirtmediğiniz sürece şekerli verilmez. hatta çoğu yerde şeker şurubunu müşteri barın sonunda kendisi koyar. restoranlarda da belirtmeniz gerekir.
0
eileengray
(21.02.26)
Bu garson arkadaş annemin kendine hazırladığı kahveyi görse herhalde baygınlık geçirir.
Bence içilmez ama kimseye de (annem hariç) bu böyle içilmez demem.

Garson annemin kahve tercihini böyle yadırgasa ona da sinirlenirim.
Herkesin kendi zevkidir ya sana mı kaldı yargılamak, hadisizlik.
0
mutekebbir
(22.02.26)
Kahve dediğin şey dün icat edilmedi. İsteyen istediği gibi içmiştir tarihte.
Bu arada bundan 20 yıl önce günde 10 tane çay içenler bile ne az iki şekerli içerdi.
Kahve filan da şekersiz pek içilmezdi.
Şeker hastaları bile suni tatlandırıcı koyardı. Böyle trip yapan barista muhtemelen portakalda vitamindi o zamanlar.
0
burfak
(23.02.26)
istediginiz gibi icebilirsiniz. ben filtre kahveyi sekerli icmem, iceni yargilamam, bu garsonun hadsizligidir. latte ve kapuciboya seker yakisir gibime geliyor, hic denemedim.
0
Sour
(23.02.26)
(9)

Dizilerde kadinlarin bagirma durumu hk

dedeminhirkasi
Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Herhangi bir Türk dizisi açın ve bu hususa dikkat kesilin. İstisnasız dizideki her kadın bagirip cagiriyor. Ulan diziyi sakin kafayla izlemenin imkanı yok. Gerçekten abartmıyorum. Bundan rahatsızlık duyan oldu mu?
Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Herhangi bir Türk dizisi açın ve bu hususa dikkat kesilin. İstisnasız dizideki her kadın bagirip cagiriyor. Ulan diziyi sakin kafayla izlemenin imkanı yok. Gerçekten abartmıyorum. Bundan rahatsızlık duyan oldu mu?
+4
dedeminhirkasi
(21.02.26)
annem izleyince ben de fark ediyorum. yani korkunç bir hal aldı bence dizilerdeki ajitasyon abartılı haller. duygularını kontrol edebilen karakterler yok, insanlara da bunu tavsiye ediyorlar herhalde. korkunç direkt.
+1
suicmeyenadam
(21.02.26)
Annemi bu konuda çok uyarıyorum yan odadan bile duyuluyor bazen.
Ben geceleri kısık seste dizi izleyerek uyuyorum yeni dizim masumlar apartmanı ve bazen uykudan uyanıyorum bağırışlara. Hadi bu dizi zaten belli sıkıntıları olan insanlar üzerine neyse de her dizide bu kadar fazla bağırma yırtınma gerçekten yorucu olmalı.
Oynayana da izleyene de çok yorucu.
0
mutekebbir
(21.02.26)
Erkekler napiyor fkfkfk dünya barisi icin cicek mi dagitiyorlar.
Türk dizileri genel olarak berbat ve abartıli tepkilerin bol oldugu bi yer.
-1
Purple life
(21.02.26)
senin benim rahatsız olmamız kimin umrunda. seyirci 2,5 saatlik şiddet pornosu istiyor. yapım şirketleri de talebi yerine getiriyor. yalnızca diziler değil ki yemek programlarında, sabah kuşağında, yarışma programlarında da bağırış çağırış var.
+2
yurtsuz john
(21.02.26)
Dizi izlemiyorum, yerli yabancı hepsi manipülasyon kumkuması. Birkaç yıldır yerli dizilerde aşırı derecede zenginlik, aşırı keyfî harcama, aşırı makyaj hatta aşırı estetik görüyorum. Bunların doğrultusunda çok bol aldatma, insan kullanma, öldürme var. Ben kafamı bunlarla yoramam. Elbette kadınların bağırması haykırması da bunlardan biri. Hiç uğraşamam. Kimse de bakmamalı bunlara bence.
0
yaren
(21.02.26)
müdavimi olup da izleyenler belli ki rahatsızlık duymuyor.
izlemeyenlerin rahatsızlık duyduğu bir çok konudan biri bu konuda.

evet haklısınız. duygu kontrolü yok, öfkeleri bol, saçma sapan tavırlar.
sadece kadınlarda değil erkeklerde de var denmiş. doğrudur. yine de ender de olsa aklı başında erkek karakter çiziyorlar gördüğüm. kadınları ise iyice saçma yapıyorlar.

dizi takip etmiyorum ama arada bir tv'de denk geldiğimde üç-beş dakika bakıyorum. yıllardır izlenecek bir diziye rastlamadım.
0
biseysorcaktim
(21.02.26)
sürekli bağırıp ağlıyorlar ben de bıktım bundan. tv izlemiyorum artık
+2
runaway
(21.02.26)
Sırf bu sebeple senelerdir Kore ve çoğu Türk dizisini izleyemiyorum :)
0
truf
(22.02.26)
Ben Avrupa Yakası'nda fark etmiştim ilk. Bütün karakterler bağırarak konuşuyordu.
Tahammül edip izleyemedim.
O zamandan beri de sürekli bir üst perdeden konuşma sevdası var.
+1
burfak
(23.02.26)
(7)

günlük yazım için kalem önerisi

webbrowser
selamlar, günlük kullanım için not alma ve 3-5 sayfa ortalama yazı yazmak için kalem almak istiyorum.bu işi açıklayabilecek var mı? hangi kalem nerede kullanılır hangi uçlar tercih edilir? tükenmez, pilot veya dolma kalem.
selamlar, günlük kullanım için not alma ve 3-5 sayfa ortalama yazı yazmak için kalem almak istiyorum.
bu işi açıklayabilecek var mı? hangi kalem nerede kullanılır hangi uçlar tercih edilir? tükenmez, pilot veya dolma kalem.
0
webbrowser
(20.02.26)
dolma kalem keyiflidir ama çok uğraştırabilir, çok seven bir insan değilseniz sadece yazı yazmak için değmez bu emeğe diyebilirsiniz.

pilot kalem gereksiz bir tür gibi geliyor bana. günlük yazımda da çok rahat değil gibi.

en iyisi içi değiştirilebilen (refilli) tükenmez kalemler. parker, waterman, caran d'ache, scrikss gibi hem şık hem güzel bir kalem alabilirsiniz.

mesela şu aşağıdaki hem güzel yazıyor hem de görüntüsü hoş.

www.amazon.com.tr

buna pahalı derseniz şunlardan biri de olabilir;

www.amazon.com.tr
www.amazon.com.tr
+1
shadowfollower
(20.02.26)
uygun fiyatlı ama yazması çok güzel birkaç kalem paylaşabilirim.

Schneider One business 0.6mm -> ilk tercih olabilir ama biraz kalın
SCHNEIDER XTRA 825 KONİK UÇLU ROLLER KALEM 0,5 MM MAVİ
Schneider One Hybrid 0.3 mm
Uni-Ball UMN-207 Signo 0.7 mm Mavi Mekanik Jel Kalem
0
burfak
(20.02.26)
planitum preppy 03 (fine) 300tl, fakat bir de oring alıp arkasına mürekkep doldurup kullanacaksın.
hayatın boyunca başka kalem almana gerek yok.
0
malheiros
(20.02.26)
yazı yazılacak kalem budur. www.amazon.com.tr

geri kalanına merakınız varsa 1000tl altı scriks dolma kalemlerle denemeye başlayabilirsiniz.
0
klassno
(20.02.26)
pensa 1 mm.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.02.26)
0
Amaranta ursula
(20.02.26)
dolmakalem - lamy, orta uc
kursunkalem - sakura, 0.7
0
cooperr
(20.02.26)
(5)

Dayson Airwrap Çakmaları

erginsak
Arkadaşlar merhaba. Dayson Airwrap almak istiyorum sitesinde 26 bin. Arkadaş Diyarbakir merkezli bir esnaftan 8500 tl ye almis , alan kiside iraktan getirdigini söylemiş. İmkansiz orjinal olmasina çakmadir dedik . Ancak gelen ürün gayet kaliteli duruyor, seri numarasini Dayson sitesinde sorgulattim
Arkadaşlar merhaba. Dayson Airwrap almak istiyorum sitesinde 26 bin. Arkadaş Diyarbakir merkezli bir esnaftan 8500 tl ye almis , alan kiside iraktan getirdigini söylemiş. İmkansiz orjinal olmasina çakmadir dedik . Ancak gelen ürün gayet kaliteli duruyor, seri numarasini Dayson sitesinde sorgulattim , model ve renk doğru olarak göründü. Bu nasil olabiliyor ? Oldukça fiyat farki var ama orjinal gibi duruyor.
0
erginsak
(20.02.26)
Oraları yerinde gezdim, kaçakçılar çarşısına da gittim, orijinal ürün yok.

Orijinal ürünü kaçak getirdiklerinde de çok karlı olmuyormuş.

O yüzden en fazla 1. kalite bire bir çakma ürünler var.

Onların da çok uzun süre dayanabileceğini sanmıyorum. İlk seriler sürekli yanıyormuş, sonrakilerde düzeltmişler baya ama yine de orijinali gibi olacağını sanmıyorum.
+1
ananiyimioguz
(20.02.26)
tahtakalede birebir aynısını üretip satıyorlar. dysonı bile arayıp sorduğunda "evet bu seri no bizim, ürün orijinal, ancak tr garantisi yok" diyor :D
0
neira
(20.02.26)
dyson "evet bu seri no bizim, ürün orijinal, ancak tr garantisi yok" diyorsa ürün sahte ya da türkiye üretimi olamaz , ithalat ile ülkeye girmiştir.
Apple telefonlarda ithalatçı garantili dedikleri gibi .
0
devilone
(20.02.26)
dyson seri numarasina bakip urun bizim ve orijinal diyordur, zaten uzaktan bakarak orijinal oldugunu onaylamazlar telefonla arayinca. tahtakaledekiler seri numarasini da kopyalamistir orijinal urunun. ama yine cakma.

cevaba gelince cakma urunle memnun olacaksaniz alin, ama cakma urun kesinlikle orijinali gibi olmaz. 8500'un yarisini zaten sirf orijinali gibi gozuksun diye harciyorlar, orijinali gibi calissin diye degil. ayni isi kesinlikle yapmaz yani, yaparmis gibi yapar. onun yerine kaliteli ve daha ucuz bir marka almaniz daha mantikli sadece gorunusu icin almiyorsaniz.
+1
icim urperiyor
(20.02.26)
Adamları her şeyi kopyalamışlar, seri numarasını mı kopyalayamayacaklar.
Dükkandaki tüm ürünlerin seri numarası aynı bile olabilir.
+1
burfak
(20.02.26)
(11)

Maaş artışı olmadan müdürlük.

Mcfly
Mevcut işimi yapmaya devam edeceğim ek olarak 2 ekip arkadaşım da bana bağlanacak ama üst yönetim senin maaşın zaten yüksek müdür seviyesinde bi iyileştirme yapamayız diyor. Böyle bi müdürlük pozisyonunu ister miydiniz? Soru kabul eder miydiniz değil, çünkü sorulduğu zaman bence yok yapamam demek m
Mevcut işimi yapmaya devam edeceğim ek olarak 2 ekip arkadaşım da bana bağlanacak ama üst yönetim senin maaşın zaten yüksek müdür seviyesinde bi iyileştirme yapamayız diyor. Böyle bi müdürlük pozisyonunu ister miydiniz? Soru kabul eder miydiniz değil, çünkü sorulduğu zaman bence yok yapamam demek mümkün değil :)
+1
Mcfly
(16.02.26)
o şirketten 1 yıl içinde ayrılıp pozisyonu koruyarak daha iyi maaş ile devam edebileceksen olur.
+8
orpheus
(16.02.26)
Sorsalar istemezdim, çoğu kimse istemez.
Ama mecburiyse, durumu yani maaşı değiştiremeyeceğinize yüzde yüz eminseniz boşuna kendinizi de, yöneticilerimizle ilişkinizi de yıpratmayın.

Yeni title’ınızla birlikte hem başka işlere bakmaya başlayın hem de şirkette maaşı yükseltebileceğiniz fırsat ne zaman olur diye bekleyin.

Elbette sorumluluk artıyor, baş ağrısı artıyor ama mecbursa bu durumdan kazançlı, keyifli çıkmak için elinizden geleni yapın.
0
michael_knight
(16.02.26)
sen müdür olduktan sonra ekibe bir kişi daha katılacak mı? öyleyse yeni iş bakmak için iyi bir fırsat. almayacaksalar da yeni bir işe geçene kadar sabredilebilir, işleri biraz da diğer arkadaşlara aktarmanız gerekecek.
0
ahmet oturum cerezi
(16.02.26)
istemezdim
0
abelardo
(16.02.26)
Yaparım. Yaptım. Bir sene sonra ya piyasa fiyatına getirirler ya da başka iş bulursun. Mis.
+2
gabe h coud
(16.02.26)
İmza yetkisi vericeklerse araba+iyileştirme isterdim. İmza yetkisi demek sorumluluk demek.
0
love and trust
(17.02.26)
Eğer "Müdür" ünvanı kısa sürede daha iyi şartlarda başka bir şirkete geçmemi sağlamayacaksa istemezdim. Aynı işi yapan üç çalışandan biri olmak varken neden durup dururken neden arkadaşlarımın performansının sorumlusu olayım?
0
salihdt
(17.02.26)
Hiçbir şekilde yönetici olmak istemiyorum o nedenle hayır.
0
peki madem
(17.02.26)
İstisnai olarak yöneticisi seviyesinde maaş alan çalışanlar olabiliyor. Onlardan biriysen olabilir.
Bir sonraki zam döneminde yeni pozisyonuna göre değerlendirme yapılacaksa neden olmasın.
0
burfak
(17.02.26)
burfak iyi bir noktaya barnak basmış. kariyerinde ilerlemek isteyenler için iki yol var beyaz yakada. sme olacaksın, subject matter expert ya da mödür. sme olan bir kişi örneğin sap basis için, canavar gibi para alır. direktör maaşı bile alır ama ekiple beraber çalışır, emrinde kimse yoktur. sor soruyu al cevabı insanıdır. müdürlerin de her konuyu uzmanı gibi bilmesi gerekmez (bazı saykolar bilir ama onlar istisna) onların da ekibi yönlendirmesi, eğitim ihtiyacı varsa aldırması, verilen hedefi verilen kaynaklarla yakalaması gerekiyor. gerekirse kolları sıvayacak ama gerekiyorsa ya müdürlüğü yapamıyor ya da şirketin eksik bir yanı var. neyse olay bu değildi. aklıma gelmişken yazdım. mansplaining gibi de duruyor. silmiyim dursun bari. bitti tamam.
0
gabe h coud
(17.02.26)
Kabul ederdim.Turkiyede isler title ile ilerliyor. O title'i almak onemli gelecegin acisindan.Bir de istemiyorum dersen ne olacagini dusundun mu? Belki basina yeni biri gelecek daha kotu olacak.
0
turkuaz
(17.02.26)
(3)

Yardımcıların/bakıcıların sürekli telefonla konuşması

asue
Evde bu tür bir durum yaşıyor musunuz? Özellikle yatılı kalanlarda durum ne olmalı sizce?
Evde bu tür bir durum yaşıyor musunuz? Özellikle yatılı kalanlarda durum ne olmalı sizce?
-2
asue
(15.02.26)
çocuk bakıyorsa telefon sıkıntı olur. ama diğer işleri için hem telefonla konuşup hem de işlerini yapabilir.
0
ground
(16.02.26)
Yaşıyoruz, uyarmak gerekiyor.
Acil bir şeyse konuş, yoksa sonra konuş demek gerekli.
Birkaç kez de hatırlatma gerekli.
Klasik cevap, ben telefonla konuşuyorken de dikkat ediyorum olacak.
Çocukların yanında telefon konuşmalarını azaltmak için epey çaba göstermek gerekti.
Bir iki kez kamera kayıtları üzerinden örneklerle anlatmak zorunda kaldık. Çocuk çöple oynuyor vs. bizimki telefona dalmış görmüyor. Tam toparlanıp evden çıkacağız, kulağında kulaklık bizi duymuyor vs. O tip şeyleri örnek gösterdik. Anladı diye düşünüyoruz.
+1
burfak
(16.02.26)
Bol şans hocam. Onların olayı o. Telefonla konuşmak. Konuşmayanı görmedim ben.
+2
nickini vermek istemeyen uye
(16.02.26)
(20)

Starbucks isminiz

eileengray
Yurt dışında kahve alırken veya önemsiz etkileşimlerde kolaylık açısından farklı bir isim kullanıyor musunuz? Evet ise, isminiz nedir? Yoksa harf harf yazdırıyor musunuz?
Yurt dışında kahve alırken veya önemsiz etkileşimlerde kolaylık açısından farklı bir isim kullanıyor musunuz? Evet ise, isminiz nedir? Yoksa harf harf yazdırıyor musunuz?
0
eileengray
(14.02.26)
Kolay anlamıyorlar; harf harf de yazdırmıyorum. Bir kaç kez, normalde benim benzetmeyeceğim bi İngiliz ismine benzettiler(belirtmek istemiyorum); böylece kahramanlık yapmama gerek kalmadan starbaks ismim konulmuş oldu:) şimdi onu kullanıyorum, sorun olmuyor.
+1
lil siztah
(14.02.26)
John
+1
grimavi
(14.02.26)
Bill
+2
gabe h coud
(14.02.26)
Adam.

Turkcedeki anlami yuzunden bu ismi kullaniyorum. Adam iste herhangi bir adam. Just a guy gibi.
+2
antikadimag
(14.02.26)
hayir, isim kisa harf harf yazdiriyorum
+1
cooperr
(14.02.26)
yıllar önce amerikan bir kadın adımı söyleyemeyince hangi ismi istersen onu kullan demiştim. tony diyeyim demişti.

o gün bu gündür yabancılara kendimi tony diye tanıtıyorum.
+2
yurtsuz john
(14.02.26)
Bason diyorum (beysın)
Genelde mason(meysın) yazıyorlar
+1
basond
(14.02.26)
Jackson
-2
arbre
(14.02.26)
Ben- beny diyorum
+1
darthvader
(14.02.26)
adım ingizlice gibi telaffuz edilebiliyor sadece telaffuzu ingilizce olarak orijinal ismimi kullanıyorum. Deniz-- Dönis gibi
+1
kuzey li
(14.02.26)
Bu soru ile fark ediyorum ki yurtdışında hiç starbucksa gitmemisim. Düşündüm hatırlayamadım. Yaşasın yerel biralar!
Ama adımın İngilizcesi var onu söylerdim herhalde.
+1
a perfect lie
(14.02.26)
ben de dedemin ismini kullanıyorum: sami yerine sam/sammy olarak. adımı da hafif andırıyor.
+1
🌸eileengray
(15.02.26)
John (yalan da değil, ismimde var).
+1
logisticsmanager
(15.02.26)
Alex diye yazdırıyorum, eskiden gerçek ismimi yazdırmaya çalışırdım ama hep sıkıntı çıkardı, artık Alex diyorum, çok rahat. Alex De Souza'nın Alex'i bu arada.
+1
blue rebel motorcycle club
(15.02.26)
marco :)
+1
summerjam0306
(15.02.26)
Adımın son harfi sert süreksiz bir harfle bittiği için genelde söylerken onu anlamıyorlar ve sadece ilk 4 harfli halini yazıyorlar.
0
Amaranta ursula
(15.02.26)
ilk hecesini söylüyorum. bi anlamı yok ama yabancılar anlıyor ve söylediklerinde ben de anlıyorum.
0
iwillsee
(15.02.26)
Dick
0
plastic_angel
(15.02.26)
Kevin diyip geciyorum ben.
+1
oscar
(16.02.26)
Alex.
Yanlış yazıldığını görmedim :)
Sadece bomboş bir Starbucks'ta sırada bekleyen diğer tek müşterinin de adı Alex'miş. "Adın Alex mi?" diye sorunca bir anlık kafa karışıklığı olmuştu.
+1
burfak
(16.02.26)
(8)

Kahve makjnası önerisi

sonhakan
Önce kapsüllü mü yoksa klasik mi sonra marka model önerisi. Şimdiden teşekkürler
Önce kapsüllü mü yoksa klasik mi sonra marka model önerisi. Şimdiden teşekkürler
0
sonhakan
(14.02.26)
Ofiste Philips in 5400 serisi mi ne onu kullanıyoruz. Çok memnunuz
0
kisa
(14.02.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.02.26)
bütçe 20k civarındaysa f/p güzel makineler var, kapsüllü önermem, öğütücülü olmasını öneririm.
0
yap desem yapmazsin he
(14.02.26)
Bu şekilde alacağınız öneri işinize yaramaz.
O piti piti yapmak gibi olur.

Günde haftada kaç kahve?
Sütlü mü sütsüz mü?
Makineyi arada bir temizlemekle uğraşabilir misiniz?
Uygun fiyat mı lezzet mi?
Ve daha aklıma gelmeyen bir sürü bilgi gerekiyor yerinde bir tavsiye vermek için.

İkinci el kapsüllü bir makine alın.
+3
michael_knight
(14.02.26)
kapsullu makine almayin. cok pratik bende de var (nespresso) ama hic guzel yapamiyor. gidip disaridan espresso makinesinden aliyorum.

butce yetiyorsa espresso makinesi, yetmiyorsa normal kahve makinesi derim. ogutuculu olmasi buyuk avantaj cunku kahve ogutuldugu zaman birkac saat icinde bayatlar, beklemez. hemen cekilmesi gerekir.
-1
antikadimag
(14.02.26)
klasik makinalar çok zahmetli. posa boşalt, su filtresi değiştir, tankını temizle, makinayı yağla bilmem ne. ben günde 1 bardak lungo içiyorum. kapsül makinacıyım. gayet de güzel kahve veriyor. benim için yeterli seviyede.
+1
dedim ben sana
(15.02.26)
Illa makine mi olması lazım. bialeti ile gayet güzel kahve içebilirsiniz damak tadınıza uygun bir kahve seçeneğiyle.
0
artemisisis
(15.02.26)
Haftada 5-10 kahve için kapsül daha iyi seçenek. Yoksa çekirdekler bayatlıyor, ya da aroması kaçıyor.
Kapsül sürekli taze ve aynı lezzet.
+1
burfak
(16.02.26)
(2)

Arkadaşımın aracı ile yurt dışına çıkış için ne gerekli?

croswell
Vekalet gerekliymiş sanırım da bunun haricinde (sigorta dışında) başka bir şey var mı?Vekalet ücreti ne kadar tutuyor?
Vekalet gerekliymiş sanırım da bunun haricinde (sigorta dışında) başka bir şey var mı?
Vekalet ücreti ne kadar tutuyor?
0
croswell
(09.02.26)
vekaleti noterden vermesi gerekiyor. vekalette 'croswell bu araçla yurtdışına çıkabilir' ibaresi olmalı. bazı noterlerde 'croswell bu aracı kullanabilir' yazıyor. bu ibare ile giderseniz kapıkule' den geri dönersiniz.

yeşil sigorta yaptırmanız lazım.
aracın üzerinde banka kredisi ya da haciz vs. varsa çıkamazsınız.

konuyla ilgili başka bildiğim yok :)
+3
galahad reloaded
(09.02.26)
Var olan kasko kapsamına yurtdışı klozu eklenebilir. Zorunlu değil.
Çoğu zaman çok cüzi bir fark geliyor (günlük hesaplanıyor) ama Türkiye'deki kasko yurtdışında da geçerli oluyor. Özellikle emanet araçta daha da önemli olur diye düşünüyorum.
Vekalat ücreti 1500-2000 TL gibi bir şeydi geçtiğimiz sene sonunda.
0
burfak
(09.02.26)
(8)

mühendisler niçin kendi üretimlerini yapmıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
binanın nasıl dikileceğini biliyorlar, bina dikmiyorlar, makinenin nasıl yapılabileceğini biliyorlar, makine yapmıyorlar. başkasının fabrikasında 3 kuruşa çalışacaklarına kendi kendilerinin patronu olmalarının önündeki engel nedir?
binanın nasıl dikileceğini biliyorlar, bina dikmiyorlar, makinenin nasıl yapılabileceğini biliyorlar, makine yapmıyorlar. başkasının fabrikasında 3 kuruşa çalışacaklarına kendi kendilerinin patronu olmalarının önündeki engel nedir?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.02.26)
1-proje,müşteri vs.
2-sermaye.

100 bin maas alan bir iscinin,
isverene maliyeti
180 bin ise,
para kazanmak icin ne kadar ciro yapilmali,falan..
0
designer
(09.02.26)
Mühendisler patron olarak yetiştirilmez ekonomi bilmezler, en basitinden muhasebe ve pazarlama bilmezler. Mühendisler üniversiteden mezun olduklarında teknik yönetici olarak mezun olurlar. Bir fabrikayı yönetmek zamanla geliştirilen tecrübelerle oluşur. En iyi fabrika sahipleri ve en iyi genel müdürler her zaman mühendislerden çıkar fakat bu demek değildir ki mühendisler patron olsun. Bir ürünü ortaya çıkarmak sadece çıkarmaktır. Bu ürünün değerini ve pazarlama satış stratejilerini belirleyecek olan birimler çok farklıdır.
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
cesitli sebepleri var:
- muhendislerin ezici cogunlugunun para ile iliskisi kopuk. kendi ederini bile bilmez.
- muhendis surekli olarak bir sey nasil boka sarar kafa yapisina sahiptir, o yuzden de is kurmak falan asiri riskli gelir, korkutucudur.
0
cooperr
(09.02.26)
En büyük engeli para. Bir şeye sıfırdan girmek çok zor. Aileden gelen ciddi bir zenginlik yoksa kendi kendinin patronu olamazsın.
0
michael harddd
(09.02.26)
thetruenorthstrongandfree1 kadar kazanmıyorum ancak söylediklerine katılıyorum. Kendi iş yerin olması için mühendis olmandan bağımsız çok efor sarfetmen zamanının neredeyse çoğunluğunu oraya ayırman gerekir. Kısacık dünya için bu kadar kasmaya gerek var mı, şayet kendini orta düzey idare edecek bir gelirin varsa.
Bu tür işletmeleri olan patronlarım da oldu, bakıyorum tüm hayatı iş ve kaç kat daha çalışıyor, gecesi gündüzü yok, bana uygun değil şahsen.
Ve son olarak satış yapmak ve müşteri kazanmak hiç kolay bir iş değil.
0
va
(09.02.26)
Çünkü mesele makineyi yapmak değil.
Onu yapacak adamlarla uğraşmak, satmak, satış sonrasıyla uğraşmak ve tüm bunları yaparken sermayeyi bulmak ve riske etmek.
Birçok kişi için bu riske girmek mantıklı gelmiyor. Bazıları istese de sermayeye takılıyor.
0
burfak
(09.02.26)
ben tam olarak bu dediğini yapıyorum. yani mühendislik ürünleri yapıp bunları satıyorum. bazen de bu şekilde gelen talepler için müşterilere özel cihazar-makinalar tasarlıyoruz.

insanların bunu yapmıyor olmalarının bin tane sebebi var da en önemlisi sermaye. bir makina tasarladın bunu tasarlamak ile iş bitmiyor. prototipler üretmen, bu makinayı yapabilmek için başka makina ve aletler satın alman. bir işyerini ayakta tutman ve birkaç eleman beslemen gerekiyor. hala bitmedi, satış ve pazarlama ile uğraşıp en azında birkaç makinayı stokta tutman hadi sattın diyelim bir de bunun tahsilatı, vergisi, çek-senet batağı ile uğraşman lazım.

bitti diyorsun ama bitmedi. sattıktan sonra çıkan sorunlar garanti süreci, yedek parça stoğu, müşterilerin teknik taleplerine yanıt vermek gerekiyor. daha da var aslında ince ince detaylar.

ayrıca okuldan yeni mezun 5-6 yıllık bir mühendis piyasa bilemez. tek başına sistem bütünününde çuvallar. doğru seçimleri yapamaz. bu işleri yapıp çekip çevirecek tecrübeye ulaştığında ise 15 yıl geçer bir şirkette-fabrikada iyi maaşlı bir pozisyona zaten gelmiştir artık o döngüden çıkamaz.
+1
orpheus
(09.02.26)
bilgi yetmez. tamamlayıcı varlıklar gerekir.
0
iwillsee
(09.02.26)
(8)

yeni araba alana hediye

you and me in paradise
Toyota chr 2026 model sıfır araba alan birine hediye ne alınır? Bagaj havuzu, karter muhafaza kendisi almış. Araç içi süpürgeler var bosh'un onlar nasıldır? fiyatları ne kadardır? Teşekkürler.
Toyota chr 2026 model sıfır araba alan birine hediye ne alınır? Bagaj havuzu, karter muhafaza kendisi almış. Araç içi süpürgeler var bosh'un onlar nasıldır? fiyatları ne kadardır?

Teşekkürler.
0
you and me in paradise
(08.02.26)
araba alana hediye alinmaz,
bunun tekeri yamuk mu dönuyor denir,
arac alan, sana yemek ismarlar falan..
+6
designer
(08.02.26)
benzer bi duyuru vardı cevapladığım www.eksiduyuru.com

kısacası ben araçta lithium bataryalı ürün bırakmayı doğru bulmuyorum ve hediye olarak da bu tarz bi ürün düşünmezdim. araçta bırakmayacaksa da evde genelde daha güçlü dikey süpürgesi oluyor çoğu kişinin artık, o varken araç süpürgesi kullanmak anlamsız kalır. başka bir hediye düşün bence.
+1
konetsu
(08.02.26)
2m civarı para harcayan birine anca Ppf kaplama hediye edilir.
0
rhan
(09.02.26)
oto kokusu alın geçin, maksat hayırlı olsun demek, ayrıca onun size yemek ya da tatlı ısmarlaması lazım.

içinde batarya bulunduran cihazlar almayın.
0
duyuruuser
(09.02.26)
bi arkadaşım bana amigurumi ayçiçeği yaptırmış dikiz aynasına asmam için. tatlış bir hediye bence. şundandı

www.trendyol.com
0
dedim ben sana
(09.02.26)
vavana araç kokusu (beyaz olan çok güzel)
pahalı bir şey olsun istersen araç kamerası olabilir.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(09.02.26)
Benzincilerde 10 yıkamalık paketler satılıyor kart şeklinde.
Eğer benzincide yıkama yaptıran biriyse öyle bir şey olabilir.
0
burfak
(09.02.26)
yeni alınan arabaya binildiği zaman paspasın üzerine para atılır usulden.

200 lira atıyorum ben genelde. normal. maksat adet yerini bulsun.
0
since1907
(09.02.26)
(11)

swatch x omega

eileengray
swatch’ın omega ya da blancpain işbirliği güzel hediye olur mu sizce? fikir hoşuma gitti ama strapteki yazılar biraz avam duruyor. blancpain daha mı iyi? omega’nın kadranı daha çok hoşuma gitti; blancpain’in da iç kısmı çok iyi.Omega:https://www.swatch.com/en-us/bioceramic-moonswatch-collection/bioc
swatch’ın omega ya da blancpain işbirliği güzel hediye olur mu sizce? fikir hoşuma gitti ama strapteki yazılar biraz avam duruyor. blancpain daha mı iyi? omega’nın kadranı daha çok hoşuma gitti; blancpain’in da iç kısmı çok iyi.

Omega:
www.swatch.com

Blancpain:
www.swatch.com
0
eileengray
(08.02.26)
asiri hosuma gitti ama linkte genel sayfa cikiyor hangi urun sectiginiz anlasilmiyo
0
ala09
(08.02.26)
@ala09
renk seçemedim ki.. bu yüzden koleksiyonun tümünü koymak istedim. mission to mercury olabilir. kısaca görevimiz hangi gezegene bilmiyorum :) blancpain’de de yeşil abyss olan belki.
0
🌸eileengray
(08.02.26)
Çık giziilll
0
üğpoıuy
(08.02.26)
Ben de omega serisi var oldukca guzel duruyor. Saat seven birisi iste murlaka isteyecektir. Saat meraklilari genelde koleksiyonuna bir tane ekliyor.
0
oscar
(08.02.26)
saatten anlayan biri icin iyi bir hediye olmayabilir. gercekten horolojiyle ilgilenen birisiyse tavsiye etmem hediye alinmasini.

cok girip cikiyorum saat subredditlerine. bu seri cok tartismali. seveni de var, ki ben de omega sevdamdan ciddi ciddi almayi dusundum bi ara, yalan yok. ancak sonucta bir para kaybi olduguna karar verdim. zaten omega speedmaster kullaniyorum.

kasa bioceramic dense de sonucta plastik bir saat. cami da ayni sekilde plastik. kullanicilar cok cizildigini soyluyor. yani icinde ucuz quartz mekanizma, disi marketing terimleriyle suslense de sonucta plastik. bu fiyat kesinlikle asiri ucuk. tamamen omega, blancpain isimlerini kullandiklari icin bu paralari istiyorlar. (omega, swatch, blancpain hepsi swatch grubuna ait markalar) daha ucuz olsa dusunulebilirdi ama bu haliyle onermem.
+1
antikadimag
(08.02.26)
hosuma gitmedi benim, bana hediye olarak gelse aa niyeti iyi tesekkurler ama sadece o kadar olarak bakardim begenmezdim.

antika+1
0
gule gule
(08.02.26)
Yakından orijinal bi tasarımın Çin malı çakması gibi duruyor bu seri ne yazık ki. Ben tercih etmezdim.
0
lil siztah
(08.02.26)
mekanik olan blancpain alınabilir, ama quartz moonwatch bence alınmaz. hoş moonwatch'in dizaynı daha güzel ama değmez.
0
malheiros
(08.02.26)
Olmaz ya.
0
gabe h coud
(08.02.26)
bence bir mağazada yakından incelemeden almayın. plastik malzeme ile çocuk saati kalitesinde bir saate sırf üzerinde omega yazıyor diye 10küsür bin lira vermeyin
+1
mutantking
(09.02.26)
saatle hiç alakasızsa moonswatch da olur ama biraz meraklıysa mekanik olmasından dolayı blackpain olanını alırdım. Koyu yeşil rengi çok güzelmiş.
+1
burfak
(09.02.26)
(11)

türkler neden çalışıyorlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
isteseler de gmc, dodge, crysler, chewrolet, cadillac sahibi olamayacaklar, birçoğu bmw ve mercedes'e bile binemeyecek, kaldı ki sikorski ve cessna sürsünler. krediyle egea alabilmeleri için bile böbreklerini satmaları gerekiyor. hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak, garajda google ve microsoft
isteseler de gmc, dodge, crysler, chewrolet, cadillac sahibi olamayacaklar, birçoğu bmw ve mercedes'e bile binemeyecek, kaldı ki sikorski ve cessna sürsünler. krediyle egea alabilmeleri için bile böbreklerini satmaları gerekiyor.

hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak, garajda google ve microsoft kuramayacaklar. her zaman komşu gürültüsü çekmek ve park yeri aramak zorundalar. paraları olsa bile hizmetler lame ve gay. elektronik eşya ve kaliteli yiyecek ya pahalı ya yurt dışından getiriliyor ve teknik servisi yok. aile kuramayacak, çocuk yapamayacaklar. yapsalar da okulları kalitesiz, doktorları kalitesiz, trafiği kalitesiz, işçisi kalitesiz, patronu kalitesiz. kafalarına saksı düşmesi, yaşlı anneyi köpekler parçalaması, freni boşalan kamyonun altında kalmak gibi saçma kazalar hep burada yaşanıyor. bu şartlar altında kim neden sokağa atılmak korkusu dışında sabahları kalkıp işe gidebilir? çalışarak elde edebilecekleri ne var?
-33
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
Son 10 yıldır dediğin gibi boşa çalışılıyor. Aileden gelen sağlam background yoksa gelirle yaşamak mümkün değil. Ek olarak ülkenin 3 büyük şehri anlamsız kalabalık.
0
michael harddd
(05.02.26)
Tam seri eksilenecek soru sormuşsun. Bir de Amerikan arabalarını herşeyden üstün gibi en başa yazmışsın. Her ülkenin dinamikleri farklı, Türkiye gelişmiş ülkelerden sanılanın aksine pahalı değil. Son yıllarda bazı ürünlere vurgu yapılıp ortaya atılan bir sıçmık. Al Istanbul - Amsterdam kıyası;
www.numbeo.com

Bu kada aile nasıl kuruldu, niye aile kuramıyorlarmış. İnsanlar burda nereden ev alayım diye soruyor, şu kadar param var napayım bilmem ne diyor. Sen sanki Somali'den bahsediyorsun. Türkiye kolay bir ülke değil, düşük geliri olanlar için zor tabii ama abartacak birşey de yok. Biraz aklı çalışan doğru kararlar alan erkekler, aile de kurar, çocuk da yapar, araba da alır.

Bu kadar arabayı böbrek satarak mı almışlar.
bigpara.hurriyet.com.tr
0
mbond
(05.02.26)
amerikan arabası görmesek avrupa arabasını bir halt sanacağız. arabaya 2 kişi otursak dirsek dirseğe gidiyoruz.
-9
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
cok haklisin abi, calisip bi dodge alamayip bi bahceli evde oturamayacaklarsa hic calismasinlar. biraksinlar isi gucu dilencilik yapsinlar. copleri karistirip milletin yemedigi simitleri yiyerek hayatta kalsinlar. daha mantikli boylesi, kimsenin aklina gelmemis hayret.
+5
taurina
(05.02.26)
1- Stellantis grubu araclar pek kaliteli degil, yazdigin araclarinin icin buram buram gercek deri degil plastik ve boya kokuyor. "buyuk arac" = "kaliteli arac" degil. uretildigi ulkede insanlarin yarisindan cogu asiri obez oldugu icin kucuk araba satilmiyor, benzin de diger ulkelerin petrolune cokebildikleri icin ucuz.

2- yurtdisinda "ucak" sahibi olabilmek orta diregin kurabilecegi bir hayal degil, sahip olmayi gectim hayalini kuramaz.

3- hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak - hatali, buyuk sehirlerden cik millet mis gibi bahceli evlerde oturuyor. ornek canakkale cevresinde bahceli evinde oturan birsuru emekli var ki bu evler adamlarin tek evi de degil. ha senin dedigin tarabya'da villada oturmak ise onu zaten 80lerde de alamiyordun, o zamanlar bile ucuk paralar istiyorlardi.

4- okullar, doktorlar kalitesiz falan bunlar da hatali. oncelikle doktorlar baya deneyimli, benim soru sorup cevap alamadigim doktor turkiye'de olmadi, yurtdisinda oldu. okul olarak da sunu soyliyim, ortadogunun elit okullarindaki ogrenci kalitesi (turkiye/iran/arap ulkeleri vs), batinin elit okullarindaki ogrenci kalitesinden dusuk degildir, hatta ortalamasi daha iyidir diyebilirim.

5- saçma kazalar - ucuncu dunya ulkesi kardes, fitratinda bu var. o kadar idare edeceksin.

avrupa'da birkac ulke gezdim, kuzey amerika'yi iyi biliyorum.
turkiye evet cok kaliteli bir ulke degil ama karsilastirinca o kadar abarttigin kadar da kotu degil. kalite olarak dunya ortalamasinin ustundedir. dunya ortalamasi pek ic acici degil.

turkiye bugunku sinirlariyla eger yunanlilarin elinde kalsaydi ve oldugu gibi avrupa birligine girseydi, dunyada yasanabilirlik ve refah olarak tahminen ilk 5'e oynardi, rahat.
+4
cooperr
(05.02.26)
kaç tane içtin. gecenin o saatinde insanın kafasına bu geldiyse ya alkollüdür ya haplıdır.
0
mikahakkinen
(05.02.26)
Bu hesaptan son haberlere göre (bakınız Epstein dosyaları) Avrupada yaşamak da çılgınlık ve delilik.
0
va
(05.02.26)
Hayatında hiç yurtdışına çıkmamışsın ve yaşamamışsın diye anladım.

Bu sorunlar sadece Türklere özgü mü zannediyorsun?
+1
kaptan maydanoz
(05.02.26)
Yukarıda sayılan arabalar avrupa veya abd'de işçi sınıfının alabildiği arabalar. Bu sorun bence de Türkiye'ye özgü bir sorun. Ev konusunda avrupa'da kriz var evet ama yine de Türkiye'den kötü değildir.

Bence Türkiye vs diğer ülkeler diye aşırı genelleyici karşılaştırma yapmak yerine spesifik olmak lazım. Coopperr'ın yakındıkları kanada'ya özgü durumlar.

Bu muhabbet "cebindeki telefonu cıkar" a kadar gider. Hayatında hiç düzgün araba görmemiş, toplu taşımada leş gibi ter kokarak işine giden insanlara konforu anlatamazsın. Millet bunları görmüş olsa zaten sokağa dökülürdü 10 defa
+1
michael harddd
(05.02.26)
hayattaki tek tatminimiz pahalı araçlar, lüks elektronikler mi olmalı? tamam türkiye'de belki herkes için ulaşılabilir şeyler değil ama yaşamak için tek tatmin aracı da asla böyle şeyler olamaz. yoksa herkes intihar etsin o zaman.
0
rayde
(05.02.26)
Doğmuşuz bir kere yaşıyoruz tam olarak senin sorunun cevabı.
Bir de maddi şeylerin dışında manevi keyif veren şeyler de var. Onlarla da sınırlı vaktimizi elimizden geldiğinde keyifli geçirmeye çalışıyoruz.
Bir de çok çalışıp "başarılı" olursak bu dediğin şeyler almasak bile daha ufak şeyler edinip mutlu olabiliyoruz.
Hayatta değiştirebildiğin ve değiştiremediğin şeylerin farkına varıp, beklentilerini buna göre ayarlamak çok önemli.
0
burfak
(05.02.26)
(6)

Nokta atisi oto koltugu onerisi

üğpoıuy
9 kg bebek icin _360⁰ donen_ adac'li_yatar pozisyona sahip_bi tik yukseken super oto koltugu hangisi
9 kg bebek icin

_360⁰ donen
_ adac'li
_yatar pozisyona sahip
_bi tik yuksek

en super oto koltugu hangisi
+2
üğpoıuy
(03.02.26)
besafe, cybex, britax römer, maxi cosi markaları arasından seçin. besafe çok terletiyor ama en güvenli marka.
0
mikahakkinen
(03.02.26)
ben 10 sene önce araştıra araştıra britax Römer almıştım.
0
co2s2
(03.02.26)
Britax römer cybex ile çok benzer puanlara sahipken adacta 3/1 fiyata bulunuyor. Biz 15 kgye kadar 360 dönen britax kullandık bir araçta, diğerinde-ikinci araç- dönemeyen besafe(acayip yükseliyor bu yetişkin hizasına geliyor, çocuk seviyordu ama dönememesi çile)
Model veremiyorum artık yok aynı isimle ama marka karşılaştırması için yazdım.
15 kg 3,5 yaşta da artık sıkıştığı ve uzun boylu olduğu için çocuk maxi cosi’ye geçtik çünkü yatay pozisyonu puan büyük çocuk koltuğu çok az var, fiyat performans olarak ona bakılabilir o aşamada da, birtax o kilo için konforu düşük. Yastıklama konusunda maxi cosi britaxtan önde, besafe ise bence daha tangır tungur sert geldi. Şimdi sıfırdan alacak olsam her şeyi maxi cosi alırım, cybex ise fiyattan eleniyor, bir tanıdık almış baktık britaxtan kasa olarak farksız diyebilirim. Sadece britax romerin çoğu koltuğunun kılıfı tamamen çıkarken(yıkamak ya da yedek ile değiştirmek için) diğer markalarda kullandığımız bu yok, bence önemli bir detay ama yine de maxi cosiler daha yumuş, uzun yolda önemli gibi.
0
kullanıcıadımbuolsun
(03.02.26)
ben herşey den önce güvenliği düşünerek aldığım için çarpışma videolarında da en iyi performansı "besafe" den gördüğümden onu aldım. 1 yıldır kullanıyoruz oldukça memnun.
0
administ
(04.02.26)
Britax Römer 360, dualfix vs. modelleri var.
Bir tane aldım, memnun kaldığımdan bir tane daha aldım.
Çocuklar da çok rahat etti.
0
burfak
(04.02.26)
Ileride benzer arastirmaya girecekler icin guncelleme: britax römer dualfix pro
0
🌸üğpoıuy
(04.02.26)
(6)

Ev almalı mı ??

Coma
Arkadaşlar size birşey danışmak için geldim. Maaşım 100 bin lira. Ev alayım diye düşünüyorum.Kısaca durumumu anlatıp tavsiyelerinizi almak isterim.Şimdi kardeşimle kalıyorum, onun evine yerleştim, kirası çok uygun ama öğrenci evi olduğu için çok eksiği vardı onları tamamladım geldiğimden beri. Yine
Arkadaşlar size birşey danışmak için geldim. Maaşım 100 bin lira. Ev alayım diye düşünüyorum.
Kısaca durumumu anlatıp tavsiyelerinizi almak isterim.

Şimdi kardeşimle kalıyorum, onun evine yerleştim, kirası çok uygun ama öğrenci evi olduğu için çok eksiği vardı onları tamamladım geldiğimden beri. Yine de eve çıkıldığında temel eşyalar eksik onları almam gerekecek.

Kardeşimin evini hiç beğenmiyorum (ev çok eski, komşular kötü), burada 1 yıl daha oturabiliriz en fazla, kira yerine ev alayım dedim. kredi hesaplama sitelerinden bakıyorum 3 milyon çeksem maaş gidiyor gibi zaten o paraya da en azından içi düzgün ev var mı bilmiyorum.

Benim için ev almak imkansız eb almayı unutup, kiralık güzel bir ev mi bakayım? Siz ne yapardınız?

Konum Ankara, çalıştığım yer kahramankazan’a yakın.
Aile desteği yok.
0
Coma
(28.01.26)
Ayrı eve çık. Birikim de yap. Birikmiş parası olanlar daha kolay ev alıyor. Kalan kısım için kredi kullanırsın.
-2
arbre
(28.01.26)
Kahramakazan’a taşınmak istemiyorum ama taşınada bilirim neden olmasın.
Kardeşimde burslu okuyor yani tek gelir bu gibi düşünebilirsiniz.
0
🌸Coma
(28.01.26)
Ev değiştirsen de, değiştirmesen de sizin iki kardeş beraber kalmanız gerekli diye düşünüyorum.
Seçeneklerden biri, kardeşin kendi parasını kazanmaya başlayana kadar bu evde kalıp, sonra beraber bir ev alıp oraya taşınmak olabilir.

Muhtemelen bir süre daha birbirinizden ayrı ev almak çok fazla zorlayıcı olacaktır. Beraber hareket etmeniz faydalı.
0
burfak
(28.01.26)
Evden çıkıp masraf yapma, 1 yıl para biriktir sonra 60-80 bin krediyle alabileceğin evi al.
+3
durgunfoton
(28.01.26)
hiç birikimin yoksa o 3 milyon kredinin altına girme. tüm maaşını verme.
hiç birikimin yoksa katılımevim, eminevim gibi şeylere girmek daha mantıklı kredi çekmek yerine.
ben olsam biraz para biriktirip sonra o topa girerim, 1 sene falan en azından köşeye para atarım.
ben aile desteğiyle aldım, yoksa almak çok zor.
0
yetkili birine benzeyen abi
(28.01.26)
birikmiş paranız yok anladığım kadarı ile. cepte biraz para olmadan zaten ev alamazsınız. bi süre birikim yapmayı deneyin.
0
elorelia
(29.01.26)
(3)

Ankara’da 1 tane fayans alınabilecek yer

duguit
Banyoda su kaçağı olduğu için duvardaki bir fayansın kırılması gerekti, onu almam gerekiyor. 2022’de almıştım halen satışı olan bir ürün çok eski değil. Ulus Rüzgarlı’dan almıştım ama aldığım yer kapanmış. Bir de genelde bunlar tekli satılmıyor diye biliyorum böyle fayans tamiri için ya da küçük alı
Banyoda su kaçağı olduğu için duvardaki bir fayansın kırılması gerekti, onu almam gerekiyor. 2022’de almıştım halen satışı olan bir ürün çok eski değil. Ulus Rüzgarlı’dan almıştım ama aldığım yer kapanmış. Bir de genelde bunlar tekli satılmıyor diye biliyorum böyle fayans tamiri için ya da küçük alımlar için çalışan yerler var mı özellikle Ulus tarafında? 2022’de alırken yüklü almıştık ve teslimat için İstanbul yolu taraflarında fabrikaya gitmiştik mesela.
0
duguit
(28.01.26)
1 tane fayans satan yer çok zor, aynı deseni bulursanız 1-2 paket alıp yedeğe atın, ileride yine kırılacak yerler oluyor. rüzgarlı tarafında bulamazsanız, kazım karabekir'den istanbul yoluna bağlanın sağda yine toptancılar var onlara da bakabilirsiniz.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(28.01.26)
1 paket alın. ne olur ne olmaz. stoklarda bitip ihtiyacınız olursa 10 paket parasına dahi yaptıramazsınız. Ama yine de sorun. kırık paketler olabiliyor.
+2
ground
(28.01.26)
hala şansın varken bir-iki paket al, yedekle.
0
burfak
(28.01.26)
(2)

altın satıp gümüş almak?

yetkili birine benzeyen abi
zamanında aldığım gram altının bugün 1.5 milyon TL gibi bir karşılığı varmış. Bunun 500 bin TL'sini bozdurup o parayla gümüş alsam ilerisi için mantıklı bir yatırım yapmış olur muyum?
zamanında aldığım gram altının bugün 1.5 milyon TL gibi bir karşılığı varmış. Bunun 500 bin TL'sini bozdurup o parayla gümüş alsam ilerisi için mantıklı bir yatırım yapmış olur muyum?
0
yetkili birine benzeyen abi
(28.01.26)
Kabaca son 5 yıldaki istatistiklerina bakınca altın bir iki düşüş dışında düzenli yükselmiş, gümüş ise görece yatay bir grafik çizip son zamanlarda hızla yükselmiş. Tabi ki geçmiş performans bir garanti değil ama ikisinin de değerli maden olduğu düşünülürse ben uğraşmazdım şahsen.
0
salihdt
(28.01.26)
Gümüşteki yükselişi hype açıklaması dışında açıklayabilen (Arz/talep değişikliği, politika vs.) görmedim. O yüzden kimse ne zaman bu artış durur veya çakılabilir bir tahminde bulunamıyor.
Kişisel olarak görüşüm (uzman değilim, mühendisim), gümüş konusu biraz kumara dönmeye başladı. Bana sanki bundan sonra kazanacak az, ama kaybedecek çok şey varmış gibi geliyor gümüş için. Korkak yaklaşıyorum. İkisinin arasında daha güvenli geliyor bana, sırf gümüş kadar artmadı diye. En azından yakın zamanda düşse de tekrar bu seviyelere toparlamasını görebiliriz diye düşünüyorum beklersek.
y.t.d.
0
burfak
(28.01.26)
(1)

Tax free ve dolan kart suresi

narod
Alışveriş yaptigim kartimin suresi ocak sonu dolacak. Bunun yerine bana bir kart gonderildi. Kart olarak suresi dolan kart bilgilerimi girersem tax free onun yerine gonderilen karta yatar mi otomatik olarak?Yeni kartimi yazamiyorum, alisveris yapilan kart olmali
Alışveriş yaptigim kartimin suresi ocak sonu dolacak. Bunun yerine bana bir kart gonderildi. Kart olarak suresi dolan kart bilgilerimi girersem tax free onun yerine gonderilen karta yatar mi otomatik olarak?

Yeni kartimi yazamiyorum, alisveris yapilan kart olmali
0
narod
(27.01.26)
Alışveriş yapılan kart olması zorunluluğu yok diye biliyorum. Nakit de alışveriş yapabilirsiniz, ama iadeyi karta alırsınız. Ben başka kartla yaptığım alışverişi başka karta aldım iade olarak.
Bir de benim doldurduğum formlarda yalnızca kart numarası giriliyordu, SKT veya CVC değil. Genellikle bankalar yalnızca geçerlilikten dolayı yeni kart verdikleri zaman çoğunlukla aynı numaradan devam ediyor. Onu bankanızdan teyit edebilirsiniz.
0
burfak
(28.01.26)
(15)

Yeşil pasaport kimlere verilsin?

michael_knight
Sizce başka kimlere verilmeli?
Sizce başka kimlere verilmeli?
+1
michael_knight
(23.01.26)
Devletin vatandaşına vizesiz seyahat imkanı vermesi mümkünse herkese verilmeli.
0
burfak
(23.01.26)
herkese. devlet eliyle ayrimcilik neden bu kadar normal karsilaniyor bu ülkede?
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.01.26)
Devletin vatandaşına vizesiz seyahat hakkı sağlaması yeşil pasaport dağıtarak değil, devletin itibarını uluslararası alanda artırarak olur.
Yeşil pasaport hakkı yaygınlaştıkça yeşil pasaportun itibarı azalacak ve böyle de devam ederse yeşil pasaportun vize muafiyeti de yavaş yavaş ortadan kalkacak diye düşünüyorum.
Türk bayrağı tüzüğü madde 18de listelenen makam sahipleri dışında kimseye verilmemeli diye düşünüyorum.
+3
Mirket
(23.01.26)
herkese verilince kimseye verilmemiş gibi olacak, diğer ülkeler tarafından tanınmaz. bir anlamı yok. 10 sene düzenli vergi vermiş, sabıka kaydı, herhangi bir borcu olmayan vatandaşlara verilebilir.
0
glamdr1ng
(23.01.26)
kimseye verilmemeli fakat devletin kendi memurlarına kefil olması olağan bunun dışında mantıklı olmaz.
0
biravekahve
(23.01.26)
bir kaç diplomatik dokunuş ve regülasyon ile bu vize meselesi hemen çözülür.

çözmemek ve beklenti yaratmak için böyle çabalar gösteriliyor
+1
duyurukullanıcısı
(23.01.26)
yeşil pasaport kaldırılmalı. bordoya vize serbestisi gelmeli. yoksa avrupaya yaptırım uygulanmalı.
yeşil pasaport gibi bir örnek hiçbir ülkede yok.
+3
jelly bear
(23.01.26)
halkın belli bir bölümüne ayrıcalık vermektense herkese aynı hakları vermek daha mantıklı. Herkes bu ülkenin vatandaşı sonuçta.
+1
nuevo
(23.01.26)
O gruba bu gruba şu mesleğe yeşil verileceğine bordo pasaportun etkinliği artırılsın ve herkes eşit faydalansın vize serbestliğinden.

Konu geri dönme dönmeme değil gri pasaportla belediye aracılığıyla iltica etti bir sürü insan yani.
+1
chicha_v2
(23.01.26)
sadece yurt dışında türkiye cumhuriyetini temsil edecek resmi görevlilere verilmeli. görevleri süresince ve sadece o kişiyi kapsamalı.
sırf gezsin dolaşsın diye memurlara ve ailelerine has bir ayrıcalık olmamalı. hele yok avukatmış yok mühendismiş yok sanayici-iş adamıymış gibi saçma sapan mesleklere de verilmemeli.
onun yerine bordo pasaportun itibarını yükseltip insanların sorunsuzca istedikleri ülkeden vize alabilmesini sağlamak lazım. senin vize muafiyeti tanıdığın ülkelerinde sana aynı şekilde vize muafiyeti tanımasını sağlanmalı.
0
my fault
(23.01.26)
şu anki sistem hem avrupanın hem de hükümetin işine geliyor.

hükümet; vize serbestisi diye avrupa birliğini darlamıyor artık. göçmen politikalarında esneklik sağlıyor, göçmenlerin avrupaya geçişini zorlaştırıyor.

bu sayede elinde istediğine verip istediğinden anında geri alabileceği, yeşil pasaport gibi bir gücü bulunduruyor.

normalde avrupa'ya seyahatin kontrolü schengen ülkelerinde olması gerekirken, bu süreci hükümet yönetiyor. istediği topluluğa da bunu bir ödül gibi sunup (bkz avukatlar), istediğim zaman iptal ederim diyebiliyor.
+1
brkylmz
(23.01.26)
Konu yeşil pasaport olunca neden mesele sadece Türkiye'nin tekelindeymiş gibi ele alınıyor ki?

Pasaportun verilmesi bir konu, pasaportun gidilmek istenen ülkede kabul görmesi ve tabi tutulduğu muamele ayrı konu. Bu karşılıklı anlaşmalarla ilgili. Türkiye, yaptığı kabul görecek olduktan sonra komple herkese de yeşil pasaport verir, hal böyleyken vizeleri kaldırma müzakerelerine ne gerek var o zaman? Kendi kendimize herkesle kaldıralım vizeyi.

Yeşil pasaport şu haliyle bile riskli durumda, kapsamını genişletmeyi bırakın daraltılmazsa şükür.
0
akhenaten
(23.01.26)
Mali müşavirlere
0
gabe h coud
(23.01.26)
memur bile iltica ediyor şu aralar. memur dışında meslek grubuna verseler ülkede insan kalmaz.

hani şuraya buraya taşındım diye sosyal medyada paylaşanların çoğu iltica etmiş kişiler. 4-5 sene takılıp oradan başka yere geçiyorlar
-1
michael harddd
(23.01.26)
anlasilan devlet sengen sorununu cozmenin bir yolunu buldu. kademe kademe herkes yesil pasaporta sahip olacak, vizesiz gidip gelecek. bir anda tepki cekmesin diye yapiyorlar.
0
Sour
(23.01.26)
(22)

Kuryeye bahşiş veriyor musunuz?

sonhakan
...
...
-1
sonhakan
(20.01.26)
kuryeden kastınız yemek ise evet veriyorum ya da bozuk yoksa (bozuk dediğim de 20-30-40 veya 50 lira) uygulama üzerinden bahşiş veriyorum.

sanal markette de çok fazla yük varsa yine veriyorum ama amazon, dhl, ups gibi kuryelere vermiyorum.
+1
elektr10
(20.01.26)
vale için ve kurye için bahşiş vermek hiç içimden gelmiyor ve vermiyorum. İşi küçümsemek için değil ama zorunluluk gibi bahşiş beklentisi var sanki :(
+1
girişemeyengirişimci
(20.01.26)
su, yemek ve ağır (kedi maması, kumu, market gibi) alışverişleri getiren kuryelere kesin veriyorum. bunlar çoğunlukla motorcu oluyor.
trendyol, amazon gibi genelde arabayla ve zarf boyutunda şeyler getiren kargoculara her seferinde vermeyip; arada bir toplu veriyorum.
+2
lil siztah
(20.01.26)
bozuk paranın bir anlamı varken veriyordum. kağıt para veresim gelmiyor.

ancak, yağmur, kar gibi kendim gitmeye üşeneceğim zamanlar mutlaka veriyorum.
+1
gabe h coud
(20.01.26)
Abi kurye benden daha çok kazanıyor sipariş verdim diye onun bana bahşiş vermesi lazım.
+10
kizil karga
(20.01.26)
markette kasiyere vermediğim gibi, benzin dolduran pompacıya vermediğim gibi, beni istediğim durakta indirdi diye iett şoförüne vermediğim gibi kuryeye de vermiyorum. işi bu zaten. bir insana işini yaptı diye bahşiş verilmez.
+2
yazar yazmaz yazan yazar
(20.01.26)
verdiğim sipariş 15 dakikada sıcacık falan gelirse veririm bazen. yoksa normal veya geç sürede getirene hayatta vermem.
0
bobinhoo
(20.01.26)
Vermiyorum. Bahşiş kültürü birkaç ülke dışında bir norm değil.
0
runaway
(20.01.26)
yağmur çamurda birşey istersem(yemek-getir) kesin veriyorum, normal kargo trandyolcularada ağır birşey istersem veriyorum.
ayrıca 2 damacna su söylüyorum hep onada kesin veriyorum ama verdiğim miktar 10 ve 20 fazlasını vermedim hiç.
0
eja
(20.01.26)
valeye vermem. motorla yemek getirene veriyorum.
+1
mikahakkinen
(20.01.26)
herhalde bi 10+ senedir online sipariş veririm. hiç bahşiş vermedim. çikolata ikram ettiğim oldu ama.
0
tabudeviren
(20.01.26)
Sayginligim icin veriyorum. Cok hurmet gosteriyorlar. Her isim cozuluyor.


Dosya tarzi seyler getirenlere vermem pek. Yemek kuryerlerine de vermiyorum.

Sucuya veriyorum.

Ozellikle normalden daha agir seyler getirenlere veriyorum.
0
die fetten jahre sind vorbei
(20.01.26)
iş tanımındaki görevini yapan ve bunun için maaş alan birine hiçbir zaman bahşiş vermem.
+2
my fault
(20.01.26)
evet.

az evvel dönercinin kuryesine verdim mesela.
-1
yurtsuz john
(20.01.26)
damacana su getiren kuryeye veriyorum, hava yağmurlu-karlı veya geç saatler ise yemek getirene de veriyorum.
-1
orpheus
(20.01.26)
%90 oranında veriyorum. genelde 20tl gibi
0
awlmi
(20.01.26)
Yemek sipariş uygulamaları getirme ücreti uygulamasını devreye alana kadar arada bir verdiğim oldu. Şu an vermiyorum.
+1
black holes in the sky
(20.01.26)
Vermiyorum, bahşiş kültürü yerleştikçe maaşları düşmeye devam edecek. İşini yapan biri hayatını sürdüreceği kazancı elde etmek için bahşişe gereksinim duymamalı. İşveren bu ücreti karşılamalı. Ancak bahşişler yaygınlaştıkça ücret belirlenirken bir kıstas haline gelmeye başlıyor.
+2
akhenaten
(20.01.26)
ogrencilik donemimde yapmadigim is kalmadi, kuryelik de yaptim, 2 sene yaslilara ilac dagittim. maas cok dusuktu, bahsis icin calisiyordum.

ayagima hizmet getiren herkese dolgun bahsis veririm.
0
cooperr
(20.01.26)
Yemek getirenlere veriyorum. Özellikle de hızlı geldiyse ödüllendirmek mantıklı geliyor.
Soğuk ve yağışlı havalarda daha bonkör oluyorum.
Toplam yemek fiyatının yanında çok fazla bir şey fark ettiğini düşünmüyorum.
0
burfak
(21.01.26)
değişir
0
Ala123
(21.01.26)
Yaşı küçükse veya hava kötüyse veriyorum sadece.
0
iwasbornonamountainside
(21.01.26)
(3)

smart tarafı desteklenmeyen tv

deepness
2014 yılında aldıgım philips marka 55 ınc smart tv, gecenlerde cıhazınız teknolojık gelısmelerı artık desteklenmıyor, teknolojık kısıtlamalar vs gıbı bır uyarı verdı ve androıd telefondan youtube vıdeolarını tv de aktarmamaya basladı.tv olarak cok memnunum, yukardakı detayı cozmek ıcın extra bır cıh
2014 yılında aldıgım philips marka 55 ınc smart tv, gecenlerde cıhazınız teknolojık gelısmelerı artık desteklenmıyor, teknolojık kısıtlamalar vs gıbı bır uyarı verdı ve androıd telefondan youtube vıdeolarını tv de aktarmamaya basladı.
tv olarak cok memnunum, yukardakı detayı cozmek ıcın extra bır cıhaz satılıyor mu veya bu televızyonu atmam mı gerekıyor ? tikler hemen, cevaplar ıcın tskler arkadaslar
0
deepness
(20.01.26)
akıllı tvlerin genel sorunu o, bi kaç seneye yazılım desteği çekiliyor zamanla da işe yaramaz hale geliyor. o yüzden extra android tv box veya apple tv alman lazım. netflix, prime falan kullanıyorsan lisanslı ürün alman gerekiyor yoksa 480pden yukarı çıkmıyor görüntü kalitesi o yüzden tavsiyem "mi box s", sanırım en son 3. nesili çıktı

www.akakce.com
0
nahtoderfahrung
(20.01.26)
Aynı amaçla mi box kullanıyorum ve tavsiye etmeye geldim.
nahtoderfahrung'un dediği model değil, 4K olmayan versiyonunu kullanıyorum. HD destekliyor.
Benzer işi yapan stick versiyonu var, o bir yerden sonra donma yapmaya başladı. Box versiyonunda henüz bir sorun yaşamadım daha uzun süre kullanmama rağmen.
0
burfak
(20.01.26)
Akıllı tv'lerin bir zamandan sonra bu hatayı vermesi de garipmiş. Ben 10 yıl önce carrefour'dan aldığım akılsız tv'ye ilerleyen yıllarda mi box alıp kullandım, süper birşey. Hiç öyle bir hata da almadım bu güne kadar, iyi birşey yapmışım sanırım.
0
va
(20.01.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.