Giriş
(21)

doğum günleriniz nasıl geçer?

Mossy
Herkesin cevabını merak ediyorum ama özellikle o günü yalnız başına geçirmeyi sevenler varsa aranızda, onların cevaplarını daha çok merak ediyorum. (Öncelikle yalnız geçirenler neden yalnız geçirmek istiyor?) Bugüne kadar doğum günleriniz genelde nasıl geçti ve o gün neler yaparsınız?Bonus: En güzel
Herkesin cevabını merak ediyorum ama özellikle o günü yalnız başına geçirmeyi sevenler varsa aranızda, onların cevaplarını daha çok merak ediyorum. (Öncelikle yalnız geçirenler neden yalnız geçirmek istiyor?) Bugüne kadar doğum günleriniz genelde nasıl geçti ve o gün neler yaparsınız?

Bonus: En güzel doğum günü anınızı paylaşır mısınız?
0
Mossy
(07.07.21)
genelde tektim. ilk tek olmayi huznu anaokulunda yasadim herkesinkini kutladik, benimkine sira gelecek diye beklerken okul tatil oldu... dumur olmustum ahahaha

sonralari zaten onemsemez oldum, ben kutlamiyorum diye kiz kardeslerimin kendi aralarinda.pasta alip benim dogumgunumu kutladiklarini biliyorum.
ulan bu nasil is ben yokum dogumgunumu kutluyorlar.
erkekler zaten umursamiyor dogumgunumu bilen kizlar da mesaj atiyor o kadar. zaten genelde calisiyor oluyorum kendim bile unutuyorum dogumgunumu.
en guzel dogumgunu de 99 depremi sonrasi koydeki dogumgunumdu herhalde bi 50/60 kisi vardik. hollandadan rusyadan almanyadan mektup arkadaslarim gelmisti.
0
turbo sadık
(07.07.21)
Ne yalnız geçirmeyi, ne de abartılı eğlence biçimini beğeniyorum. Ama son birkaç yıldır sadece whatsapp üzerinden, hatırlayabilenler kutluyo. Farklı bi doğum günü geçireli epey bi yıl olmuştur.

En güzel doğum günüm lisedeyken yakın arkadaşımın "kuzenime bi şeyler alcam, boyu falan senle aynı sayılır, akşam bi alışverişe gidelim beraber" deyip 'kuzenine' aldığı hediyeleri aslında bana alıyor olması ve benim bunu hediyelerin bana verildiği ana kadar fark etmemem ve akşam bi cafede sürpriz doğum günü etkinliğine sürüklenmem.

Evet. Jeton kare.

Bu arada doğum günün şimdiden kutlu olsun.
0
himmet dayi
(07.07.21)
@himmet dayı heheh teşekkür ederim. Her yıl burada "bugün benim doğum günüm" başlığı açarım zaten, klasiğimdir :D o zaman tebriklerinizi alırım, 10 gün kaldı ^^
0
🌸Mossy
(07.07.21)
Çocukluğumda hep mini partiyle kutlandı aile arasinda.

Doğum günüm belirli günler ve haftalara dahil xd o yüzden kolay unutulmuyor. Varligimdan gerçekten mutlu olduğunu bildiğim arkadaslarimin mesajları cokkk mutlu ediyor. Ancak iş yeri gibi ortamlarda pasta alinip kutlanacak olmasini bilmek aşırı geriyor beni... Hiç hoslanmiyorum.

Eğer hayatımda biri varsa onunla güzel bir yemek yemek isterim. Onun dışında kimsenin yapmacık kutlamalarini görmek istemiyorum (ancak maalesef görüyorum). Hl

Hatta son doğum günümü anlatayim. Arkadaslarima ısrarla "kutlanmasini hiç sevmiyprum.sakin kutlamayin" dedim. Sonra yine de suprizimsi yapmaya çalıştılar. Bir suratim düştü, bir moralim bozuldu... Dedim sevmiyorum demistim. Sonradan çok üzüldüm onların da keyfini kaçırdım diye

En güzel doğum günüm yok galiba
0
abuzer
(07.07.21)
kendime Bremen'e 2 günlük seyahat armağan etmiştim 2015'teki doğum günümde. çouchsurfinğ'de anlaştığım arkadaş da nehir kenarında bir köşkte oturuyormuş, gitmeden anlamamıştım. terasını komple benim için ayarlamıştı. hem o 2 gün hem nehir yanı teras keyfi baya iyiydi. ryanair kampanyalarına denk getirmiştim gidiş dönüş uçak 18 euro idi. bir de festivale denk gelmişti ki her şey dahil maks 70-80 Euro'ya süper bi 2 gün geçirmiştim. en janti doğum günüm odur. ama genelde sade geçer.
0
dnzbrs
(07.07.21)
En güzel mi bilmiyorum ama lisede sınıf arkadaşlarım aralarında para toplayıp doğum günümü kutlamıştı. Pasta almışlardı. Hatta o günkü harçlıklarını harcadıkları için biraz aç bile kalmışlar. Hoşuma gitmişti düşünmeleri, fedakâr olmaları. Kız arkadaşım da pasta yapmıştı bir kez. O da güzeldi. Ailem de pasta almıştı birkaç kez. Birkaç iyi geçen doğum günüm oldu. Ama yaş ilerledikçe eskisi gibi olmuyor. Ben o günü sakin geçirmek istiyorum. Hatta olaysız bitsin istiyorum. Biraz çekingen davranıyorum. Bunun yaşla ilgili olduğunu düşünüyorum.
0
dissendium
(07.07.21)
ben bu konuda cok uzun yazabilirim. dogum gunu ve dogum gunu kutlamasina farkli gozle bakiyorum. burclarla filan hic isim yok mesela.

bundan 10 sene oncesine kadar herkesin dogum gununu caba gostermeksizin ezbere bilirdim. rastgele insanlar da olabiliyor bunlar. bir gun eski bir tanidigi gordum barda. sen dogum gunlerini hatirlardin benimkini hatirliyor musun dedi. bir dakka dedim ve onu bir arkadasimin yanina goturdum. arkadasima "dogum gununu soyler misin lutfen" dedim. (ikinci arkadasimin dogum gunu tanidik olan ile ayni gundu - 16 subat)

facebook cikana kadar insanlar cok deger veriyordu hatirlanmaya. sonra duvardan duvara yazmalar basladi ve herkes herkesinkini zaten biliyor oldugu icin cok onemsenmemeye baslandi. ben de biraktim bir yerden sonra.

su anda sadece cok yakinlariminkini kutlarim. o da oyle gece 12'den sonra filan degil gayet ertesi gun gun icinde (yegenlerim haric onlar benimkini 12'de kutluyor)

yeni tanidiklarimin dogum gunu ne zamandir hic bilmiyorum. onumde parti yapmadiklari surece kutlu olsun bile demem. cunku bunun onemsendigini dusunmuyorum. onemseyecek kisilerinkini kutluyorum.

bir gun bir "yakin" arkadasim dogum gunumu kutlamayi unuttu. "yani sen kutlamiyorum dedin ondan cok sey yapmadim" dedi. yahu kutlamadan kastim toplanma idi (kendisi her dogum gununde yemek organiza eden bir sahis)

ortalama 20-25 kisi kutluyor. kim kutlamadi diye aklima bile gelmiyor. ama yakinlarim bi zahmet kutlasin istiyorum :)

nasil geciyor? cok alelade geciyor. 12'de sevgili kutluyor ilk. sonra yegenler ve 20 yillik arkadas. aksamina da iciliyor (opsiyonel) pasta masta yasini zaten gectik (gene de arada aliniyor, olsun. pasta severim :D)

son birkac senedir toplu hicbir dogum gunu etkinligim olmadi (kendimin)

bu sene patronum (yunan) eve turkce mesajli cicek gonderdi hic ama hic beklemiyordum (birkac gun once gelmesi daha da surpriz yapti olayi) yani mutlu oldum tabi (birkac hafta once tatsiz olaylar yasamistik)

unutamadigim dogum gunum sanirim suydu: sene 2004 yurtta kaliyoruz. ben aksamlari calisiyorum part time. oda arkadaslarim hic kutlamadi ya da yarim yamalak kutladi hatirlamiyorum. dogum gunm ama 12'yi gecti saat yurda dondugumde.

kapiyi actim mumlar, karanlik, iyi ki dogdun...

dedim ki: bi dakka, ama benim dogum gunum gecti

arkadasim dedi: ulan demedim mi size bu kesin buna laf edecek diye sfdlsjfsldf

oyle tatlis bir andi. oyle...
0
supergirl
(07.07.21)
dogum gunlerim sene gectikce berbatlasiyor hele bu yili hatirlamak bile istemiyorum. cocukken ailecek kutlardik teyzeler dayilar vs okulda da arkadaslarimizla kutluyorduk onlardan genel olarak memnundum ne abarti ne bir sey sadece toplanmak icin bahaneydi ve hediyeler mutlu ediyordu. artik olmuyor

tarihim kotu hava genelde yagmurlu ruzgarli vs oluyor cok ic acici degil
0
ala09
(07.07.21)
Tam doğum günümün olduğu gün, son senelerde yalnız odamda içip film izleyerek geçirmeye başladım. Çünkü canım kendim. Öncesinde de kendime hep hediyeler alırım.

Doğum günüm öncesi/sonrası eski şirket, lise, üniversite arkadaşlarımla basit bi yemek yeriz.

En güzeli de, üniversitedeyken arkadaşım bir sürü kişiyi bir partide toplamıştı. Partinin amacı başkaydı ama bir anda benim partim haline gelmişti.
0
jazzabel
(07.07.21)
Valla ben de ne ozellikle yalniz gecirmeyi ne de ozellikle gidip birileriyle olmayi istiyorum. Nasil denk gelirse artik oyle giriyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(07.07.21)
29 yaş havuza atlamalı içip gebermeli parti
30 yaş evde tek başıma uyuyarak geçmişti
31 yaş arkadaşlarla rakı
32 yaş bekarlığa veda gecemi doğum günüme denk getirdim
33 yaş eşim tüm arkadaşlarımı toplayıp sürpriz yapmış kalamış parkında goygoy
34 yaş pandemiye denk geldi evde oturduk
35 yaş pandemiye denk geldi evde oturduk

En sevdiğim doğum günüm evde uyuyarak geçirdiğim.
0
suicides underground
(07.07.21)
Ağustos ayında olduğu için okul arkadaşlarımla hiçbir etkinliğim olmadı zaten sosyal bi tip değildim ama belki okul olsa en azından bir hareket olabilirdi.

Hayatımda bir kez evde doğum günü partisi yapıldı akrabalar birkaç arkadaş vs geldi hatırladığım tek anı; gelen en güzel hediyenin tam verilecekken veren kişinin elinden kayması sonucu kırıldığı an :/
gecesi 17 Ağustos depremi yaşandı yabancı ve kendi evimden çok daha yüksek ve desteksiz bir evdeydim çok korkmuştum. Çocuk kafası kıyamet kopuyor sanmıştım :):):) bir de o günlere dair güneş tutulmasını izlemeye çalıştığım bir an kalmış zihnimde.

Bu travmayla ilgili değil ama sonra hiç doğum günü kutlamadım.
Facebook kullandığım zamanlarda gün yaklaşınca profilimden doğum tarihi bilgisini gizlerdim kimse görmesin sayfam gerekesiz kutlama mesajlarıyla dolmasın diye.

99 dan sonra ilk kez bu yıl tam gününde olmasa da hemen bitişiğindeki hafta sonu minik tatilli bir etkinliğimiz var umarım güzel geçer.

Nice yıllara :)
0
mutekebbir
(07.07.21)
Ben etrafımdaki insanların doğum günü için bir ay önceden hediye bakmaya başlarım. Pastayı kendim yapacaksam nasıl yapacağıma, hazır alacaksam nerden nasıl alacağıma, kutlamayı nasıl yapacağımıza karar veririm. Özenirim yani.

Ama benim doğum günüm gelir, doğaçlama, öyle baştan savma kutlamalar, bir gün kala sana ne hediye alalım diye sormalar. Tamamen soğuyorum. Bir gün kala hala ne yapacağını bilmiyorsan, ne hediye al bana öyle alel acele sırf almış olmak için, ne de laf olsun diye doğum günü kutla.

Kastettiğim abartılı şeyler değil, ama en azından düşünme kısmında özenilmeli. 1. derece yakınlardan bahsediyorum bu arada.
0
hrvl
(07.07.21)
Ben kendiminkini pek önemsemiyorum. Etrafımdaki sevdiğim insanlar için bir farklılık yapmaya çalışıyorum ama o zamanki şartlara göre.
0
nucleon
(07.07.21)
Hayatım boyunca doğum günleri kutlanan bir insan olmadım. Önem de vermedim açıkçası. Çocukken kutlansaydı belki önermserdim.

Bugün ailem doğum günümü kutladı mesela. Ama benim doğum günüm 10 Haziran. Sürpriz oldu bana da. :)

Peki gerçek doğum günümde ne yaptım? Hiç. Ama bu beni kötü hissettirmiyor. Sadece bir - iki arkadaşım var. Muhakkak kutluyorlar doğum günümü. Belki onlardan biri kutlamazsa biraz burulurum.
0
rahip janick
(07.07.21)
Birazdan yeni yaşıma gireceğim ailem memlekette, manitam uyudu, yalnızım. :( yarın bir şeyler yaparız herhalde. Doğum günlerini de çok severim bu arada.
0
Hallegadola
(07.07.21)
genelde mesaj atmaktan fazlasını yapan olmadığı için yalnız geçirmeyi tercih ediyormuş, umursamıyormuş gibi yapıyorum. heheh.
0
olsa da yesek
(07.07.21)
dogum gunu kutlamayi cooook severim.

universiteye kadar ailemle kutladim. universiteden beri arkadaslarimla kutluyorum. sevgilimin oldugu donem onunla da kutlamistim.

eski sevgilim evime gelmis ve her yere kalpli mum koymus ve bana balon almis. cok tatliydi. onceki dogum gunumde de yarisi sonmus balonlarla kapima gelmisti ahahahhaha.

arkadaslarimla olanlar da cok eglenceli. bir tanesinde best friendimle ictik ictik uyuduk. video cektik bol bol. yilda 1 icen tipler oldugumuz icin baya sacmalamistik. cikolatalar bir yerde, biz bir yerdeydik. asik oldugum kisiyi aramamam icin beni tutmustu ki arayacak halim de yoktu ahahah. video cekmek onemli. sonradan cok guluyoruz.

benim degil ama bu bestimin dogum gunu de superdi. bu sefer bir yakin arkadasimiz daha vardi. sozde beni tutacaklardi o kisiyi aramamam icin ama onlar da kafayi bulunca ara ulan dediler. ben aradiiim, ses kaydi attiiiim, mesaj gonderdiiim... kendimi cok guzel rezil ettim. her yerde balon vardi. ben hepsini patlattim. bundan manyak gibi zevk aldim. sonra agladim agladim agladim. ilk defa viski denemistik. o bizi bozdu. ozellikle beni bozdu. kahve ictim olmadi, su ictim olmadi. midemin icine etmisim bir kere. bolca da pasta cikolata falan yemistim. ertesi gun acilden cikamadim :)) yine de guzeldi.
0
batlegolas
(08.07.21)
Başlasınında kendi doğum gümü de kutlamayı sevmem. O nedenle şimdiye kadar hiç kutlamadım yaş 30.
0
paramolacak
(08.07.21)
Doğum günlerini önemsemiyormuş gibi yapıp 1 yıl daha geçti diye içimden hüzünlenirdim. Gelen mesajlara cevap ver, pasta ye. O ruh halini dağıtmaya karar verdim. 1 ay önceden aileme doğum günümü nasıl kutlayacaksınız, bana ne alıcaksınız diye geyik yapmaya başladım. Artık doğum günümde ortalarda zıp zıp zıplıyorum. Ailem de bana uydu bir ay şamata yapıyoruz. Şakadan daha çok hediye istiyorum. Yalnız bir doğum günü geçirirsem de samimi olarak kendime hediyeler almayı, şımartmayı düşünüyorum. Belki hayır hasenat yapabilirim.
0
birbuket
(08.07.21)
doğum günümü yalnız geçirmeye özellikle bir düşkünlüğüm yok.
tam aksine, eğlenceli geçenler insana daha çok yaşam enerjisi veriyor bence.
özellikle çocukluğumda hep çok güzel partiler yapardı annemler.
palyaçolar hediyeler mi getirmedi, barbie bebekli pastalar mı yapılmadı...
akla gelebilecek her şekilde kutlandı doğum günüm.
o yüzden bana hep eğlenceyi ve neşeli olması gereken bir günü çağrıştırır doğum günü.

35 yaşındayım, bugüne kadar sabahlara kadar eğlendiğim doğum günlerim de oldu, sabahlara kadar çalışarak geçirdiklerim de.
belli bir ritüelim ya da düzenim yok bu konuda ama yalnız geçirmek bence biraz morali aşağı çekebiliyor.
doğum günü kutlanması gereken bir şey çünkü.

çocukluğumdakiler dışında bugüne kadar en çok eğlendiğim doğum günüm, birinci ve en fazla ikinci dereceden yakın olduğum arkadaşlarımın olduğu kalabalık bir grupla asmalı'da yemek yedikten sonra sabaha kadar meyhane, nargileci, sahil falan dolaşıp eğlenip sabaha karşı bir arkadaşımın evine gidip kaldığımız doğum günümdü.
sabah yine hep birlikte kahvaltı yapmıştık.
grupta yeni tanışanlar olmasına rağmen gece boyu ve sabah tek bir kişi bile erken ayrılmadı, başladığımız kadroyla süreci tamamladık.
asmalı'da yemek yediğimiz yerde yan masadakiler doğum gününü duyunca kalan yarım şişe rakılarını bana hediye etmişlerdi, şişeyi hâlâ saklarım.

bir de, lisedeyken arkadaşlarımın harçlıklarını birleştirerek bana radyolu, çok güzel bir pikap aldıkları doğum günüm vardı.
kendilerince prodüksiyon yapmışlar.
annemle işbirliği yapıp benden gizli odama taşımışlar, paketlemişler falan.
ben eve gitmek isterken sürekli birileri oyaladı.
meğerse okulda neredeyse herkesin haberi varmış, bilerek lafa tutulmuşum.
ben de doğum günüm diye insanlar benle ilgileniyor sanmıştım, hiç uyanmadım o yüzden :)

sonra o kocaman paket açıldı, bütün gün boncuk strafor topladık odada.
ama çok eğlenmiştik, pikap da hâlâ çalışıyor.
0
blatta hiberna
(08.07.21)
(5)

Büyüksen cinayeti

abuzer
Busranin suçsuz olduğunu düşünen var mı?Genel olarak fikriniz ne bu cinayet hakkinda
Busranin suçsuz olduğunu düşünen var mı?

Genel olarak fikriniz ne bu cinayet hakkinda
0
abuzer
(01.07.21)
Busra 10 tane laf etse bunlarin icinden 2 tanesi bile birbirini tutmuyor.
0
invictae
(01.07.21)
emin değilim ama büşra sanki susturuluyormuş gibi geliyor bana.
yani işin içinde betül ve uğur varsa, ki muhtemelen varlar, tehdit ediyor olabilirler.
kesinlikle sakladığı bir şeyler var bence de.
0
blatta hiberna
(01.07.21)
İlginç bir şekilde ben Busra'yi çok inandırıcı ve tutarlı buluyorum. Tamam donuk, tepkisiz vs ama soyledikleri tutarsız değil izleyip gördüğüm kadariyla.
0
🌸abuzer
(01.07.21)
Busra ya suclu ya da isin icinde, uzun zamandir mugeyi izliyorum, her suclunun yaptigi biseyi yapti. Mugenin cok basit bi sorusuna o sorunun cevabini vermek yerine baska bisey soyledi. Zaten sacma sapan seyler anlatiyo ama benim bu dikkatimi cekti.
0
durgunfoton
(01.07.21)
Büşra’nın anne babası hakkında bu kadar soğuk kanlı olmasının altında kendiyle ilgili önemli bir şey olduğu olabilir. Yüzde yüz kimin yaptığını biliyor abisi yaptıysa konuyu nasıl bu kadar bir mehir davasından saklayabiliyor büşrayla yengesi arasındaki büyük sır neyse çok önemli olmalı. Ama büşra’nın anlattığı hikaye yalan kesinlikle. Maskelinin yüzü dışında başka hiç bir fikri yok konusulmuyor. Maskeli adam hiç konuşmuyor çok saçma
0
esinikaybetmiscorap.
(02.07.21)
(7)

Dizi yerine müge anlı izlemek

condom kurşunu
Şu an gündemdeki olayı izliyoruz bir haftadır. Bitti bugünkü bölüm demn. Açtık zeynep ergüle başladık şimdi. Bizde mi bi gariplik var yoksa nası iş bu ya? Zeynep ergülün ilk bölümünde anlattıklarından nasıl o olaylara geçiş yapıldı aşırı merak ediyprum ayrıca.
Şu an gündemdeki olayı izliyoruz bir haftadır. Bitti bugünkü bölüm demn. Açtık zeynep ergüle başladık şimdi. Bizde mi bi gariplik var yoksa nası iş bu ya? Zeynep ergülün ilk bölümünde anlattıklarından nasıl o olaylara geçiş yapıldı aşırı merak ediyprum ayrıca.
0
condom kurşunu
(25.06.21)
Ekşide gördüğüm kadarıyla izleyen çok var, anormal diyemem ama sağlıklı bir insanın zevk alarak izleyeceği bir şey değil gibi geliyor bana. O varoşluğa, o insanlığın en çirkin, en ham hallerine maruz kalmak dünyanın en mutlu insanını bile mutsuz, pisliğe batmış hissettirir gibi geliyor.
0
Jux
(25.06.21)
Ozellikle izlemiyorum ama maruz kaldigim oluyor. Bunlardan bazilarini da gercekten merak etmeye basliyorum, sonu ne olacak hangi serefsiz evladi oldurmus acaba diye.

Cok maruz kaldim ama 3 olayi falan merak edip sonuna kadar seyrettim. Birisi su andaki olay, digerleri; Çam cinayeti, hac felaketinde kaybolan kadin olayi.

Bir de genc bir kiz cinayeti vardi, gectigimiz haziranda zaman asimina ugrayacakti, annesi yillar sonra tekrar gelmisti katilin bulunmasi icin.

4müş. Yazarken dikkat ettim de hicbiri cozulemedi ya...
0
invictae
(25.06.21)
netflix'te suç belgeseli izlemenin cool olup müge anlı'da cinayet dosyası takip etmenin varoşluk olması bana iki yüzlülük geliyor. insanın merakını cezbeden bir iş. gündüz kuşağı ev hanımları izliyor diye ezikliyor insanlar ama prime time yayın yapsa da vakit buldukça izlerdim. garip bir şey yok.
0
bunetantana
(25.06.21)
Son iki yıldır sürekli seyrediyorum, Zeynep Ergül olayında bu Zeynep ergüller adamı öldürüp tüm malının üzerine çöküyor aralarında paylaşıyorlar. Yıllarca böyle gidiyor ama Zeynep aç gözlülük yapıp abisi cahit e gözdağı vermek için kızımı arıyorum yalanıyla müge'ye çıktı.

Ya da villasını yaptırmak için.
Bak gider senin katil olduğunu anlatırım.


(Olay ilk olduğunda çıkmışlar müge'ye)

O da programı hazırlayan ekip Zeynep'i tanıdı bu kadın daha önce çıkmıştı o olay çözülemedi diye.
Derken hazır stüdyodayken müge dosyayı tekrar açtı, bir iki haftada çözüldü.


Ayrıca önceden ben de izleyenler için işsiz güçsüz kesim, falan diyordum ama öyle değilmiş.
0
kirmizipilotkalem
(25.06.21)
bu hafta niye bu kadar top yapti anlamadim normalde 2-3 konu birden islenirken daha heyecanli geciyordu bence. ben de uzuuun yillardir muge anli izliyorum cevremde kimse izlemezken, hayvan gibi calisirken kulaklikla arkada caliyo vs ben bir bagimliyim...... ayni sekilde cinayet belgeselleri de taradim netflx vs. hem polisiye sevmek hem canli kanli gercekler. sosyolojik meraki olanlarin izlemesini normal karsiladigim ama benim kadar duzenli takipci olmayi anormal karsiladigim program.

kendinizi sorguluyorsaniz anormal bi sey gormuyorum surukleyici bir program sonucta izlemeniz normal. dizi izlemek daha kurgu ihtiyaci ama burda aki$, sureci gormek de farkli bir etki birakiyor. hukukun isleyisi hakkinda cok fikir veriyor.
0
ala09
(26.06.21)
Kurgu izleyecegime catir catir gercekleri izliyorum. Bir de kim yalan atiyor artik daha kolay anlayabiliyorum.

Erman'in ailesi bulundu mu?
0
durgunfoton
(26.06.21)
Gunduz çalıştığım için eve gelince YouTube'dan izlerim.

Nesflise almalari lazim
0
abuzer
(26.06.21)
(5)

Çaykur'a alternatif kooperatif çayı

prole
Merhaba,Bildiğiniz gibi 2017'den beri Çaykur (muhtemelen birilerine peşkeş çekmek için) zarar ed(tiril)iyor. Çay kotası protestosuna polis müdahalesi de zaten tuz biber ekti. Şimdi ülkemizin çiftçisinin, çay üreticisinin yanında olmak için kendimiz dahil tüm çevremize bir çay önermek istiyoruz. Biz
Merhaba,

Bildiğiniz gibi 2017'den beri Çaykur (muhtemelen birilerine peşkeş çekmek için) zarar ed(tiril)iyor. Çay kotası protestosuna polis müdahalesi de zaten tuz biber ekti. Şimdi ülkemizin çiftçisinin, çay üreticisinin yanında olmak için kendimiz dahil tüm çevremize bir çay önermek istiyoruz. Biz normalde hep Çaykur ama şimdi Karadenizli çay üreticimizin kendi kooperatifi, çay ürünü var mıdır? Varsa nerede satılır, nasıl alınır?
0
prole
(12.06.21)
hopa çay böyle
0
freebird5406_2
(12.06.21)
Hopa çay
0
primetime
(12.06.21)
Ben de ozcay’i oneririm. Sitede farkli caylari deneyebilmeniz icin bir tanitim paketi var, sadece kargo ucretini oduyorsunuz. Ben organik cayi tavsiye ederim.

ozcay.com.tr
0
ireallydontknow
(12.06.21)
Hopacay
0
abuzer
(12.06.21)
Tarım Kredi Kooperatifinin çayı da var. Onlar da üreticiden alıp paketliyor.
0
feel the blanks
(12.06.21)
(7)

Yüklü Arabayı Hangi Devirde Kullanmak Gerek?

onkiloversemtamamım
1.2 75 bg düşük hacimli arabayla bi 40 km yapacağız. 6 kişi olcaz, 480 kg desek, fabrika verilerinde de max 490 kilo yaziyor. Motora sanzimana cok yuk bindirmek istemiyorum. Dusuk hizda yuksek viteste mi kullanmak dogru yoksa dusuk vites yuksek devirde mi?tesekkurler
1.2 75 bg düşük hacimli arabayla bi 40 km yapacağız. 6 kişi olcaz, 480 kg desek, fabrika verilerinde de max 490 kilo yaziyor. Motora sanzimana cok yuk bindirmek istemiyorum. Dusuk hizda yuksek viteste mi kullanmak dogru yoksa dusuk vites yuksek devirde mi?

tesekkurler
0
onkiloversemtamamım
(31.05.21)
Sesinden anlarsın.
0
westblack
(31.05.21)
Dusuk vites yuksek devir
0
chavezding
(31.05.21)
motora şanzımana yük her türlü binecek. zaten yüksek vites düşük devirde gidemezsin, boğulur motor. düşük vites yüksek devirde bağırta bağırta gideceksin işte.

bu arada 1.2 75 bg olup 6 kişi alan bu aracı merak etmedim değil :)
0
roket adam
(31.05.21)
Bu soru ve cevaplar ciddi mi :) 1.2 75 bg arabam var. Hayvan gibi dolu halde her yere gittim. 40 km yol mu bı kere. Soruyu yazdığın 30 sn'e değmez

2,5-3 arası devir iyidir
0
abuzer
(01.06.21)
Hocam 1.3 75 bg doblo ile 11 kişiyi (600-700 kg falandır) 500km taşımıştım bir seferinde, yokuş çıkarken bazen vitesi 4'e düşürmem gerekti ama o kadar. 40 km için germe kendini.
0
plutongezegendegilmi
(01.06.21)
@abuzer ciddili sordum ya çok güvenemedim çünkü arabaya.
0
🌸onkiloversemtamamım
(01.06.21)
Abi araba sürmek öyle bir şey degil ki. Gaza bastığın halde araba hızlanmıyor, aksine yavaşlıyorsa vites küçültürsün. Bu kadar basit. Devir saatine bakarak araba sürülmez. 5. vites 1500 devirde de gayet gider araba. İlla 3 bin devirde olacak diye bir şey yok. Önemli olan 1500 devirde iken gaza basma dereceni artırdığında devir yükseliyor mu yükselmiyor mu? Yükselmiyorsa çek 4'e. Bunu gaz pedalı ayağının altındayken anlarsın.
0
himmet dayi
(01.06.21)
(12)

mutlu musunuz?

0zlem
ve bu hayatı gerçekten yaşadığınızı düşünüyor musunuz?
ve bu hayatı gerçekten yaşadığınızı düşünüyor musunuz?
0
0zlem
(17.05.21)
Mutlu olmak için de sebeplerim var mutsuz olmak için de. Geçmişe takılmazsam mutluyum
0
okumakserbestbegenmeksart
(17.05.21)
Mutluyum, zekaliyim
0
abuzer
(17.05.21)
Para var ama huzur yok
0
stewie
(17.05.21)
iş yok, para yok, özgüven yok. geçmişe takılma var, dolandırılma var, yaş 30 saçlarım ağarıyor. mutlu olmayı başaramıyorum, değilim.
0
spartamed
(17.05.21)
sıfır. 10/0
0
ayseee
(17.05.21)
Evet, kısmen
0
etna
(17.05.21)
www.youtube.com

Hayır, harranliyam.

Bu güzel espriden sonra mutlu da değilim mutsuz da değilim diyorum. O değil de ben bunun aynısını başka başlıkta da yazmıştım bugün. Ilginç.
0
j r r tolkien hayrani
(17.05.21)
mutluluk genel bir ruh hali değil bence. en fazla olduğunda 1 gün süren bir şey. hadi çok leylasındır 1 hafta sürsün. mutlu eden şeye düzenli maruz kalmadıkça genel anlamda mutluyum demek zor bence. işin kötü yanı, bu şeye düzenli maruz kalmak ondan alınan mutluluğu da azaltıyor zamanla.

mutsuz da değilim ama. nötr. mutlu olup olmadığıma çok takılmıyorum, bunun üzerine düşünmek bile başlı başına insanı mutsuz eden bir şey çünkü.
0
Jux
(17.05.21)
değilim genel olarak
0
Mossy
(18.05.21)
Genel olarak mutluyum. İmkanlarım dahilinde hayatımı yaşadığımı düşünüyorum, yapmak istediğim şeylerin büyük kısmını yapabiliyorum. Ama kişilik olarak küçük şeylerden mutlu olan biriyim yani, hemen şu an norveçte somon yemek istiyorum gibi ütopik zevklerim yok.
0
roket adam
(18.05.21)
şu işteki sıkıntılarımız bitse manitamın da benim de, dünyanın en mutlu insanları olabiliriz.
0
Hallegadola
(18.05.21)
Bu hayatı gerçekten yaşadığımı düşünmüyorum.
Bu hayatı gerçekten yaşayan çok az insan olduğuna inanıyorum.
Sonuç: mutluyum
İyi günler
0
frontrow
(19.05.21)
(4)

balkonumda akrep çıktı

nahtoderfahrung
3.kattaki balkona akrep nasıl gelmiş olabilir uçabiliyor mu bunlar, az önce balkon karanlık diye telefonun flaşını açtım ve kendisiyle gözgöze geldik süpürgeyle uzaya fırlattım ama geri gelir mi diye acayip tribe girdim. lokasyon kadikoy
3.kattaki balkona akrep nasıl gelmiş olabilir uçabiliyor mu bunlar, az önce balkon karanlık diye telefonun flaşını açtım ve kendisiyle gözgöze geldik süpürgeyle uzaya fırlattım ama geri gelir mi diye acayip tribe girdim. lokasyon kadikoy
0
nahtoderfahrung
(16.05.21)
nasıl geldiklerini ben de bilmiyorum ama kat fark etmiyo, her evde çıkabiliyolar
0
abuzer
(16.05.21)
kargalar bırakıyor bence :) yemek için alıyorlar pençelerine, getiriyorlar balkona... akrep popolarına saplıyor iğneyi o sıra. süper kurgu oldu bu :)
0
zezari
(16.05.21)
duvarlari kontrol et delik varsa ordan gelmistir.Kadikoyde rastlanıyor akreplere eskiden mezarlık oldugu icin.
0
mrduck
(16.05.21)
Ben kağıthanedeyim, evde 2-3 kere akrep çıktı, ben de anlamıyorum nerden geldiklerini ama bizim binada komple var. Diğer dairelerde de çıkıyomuş.

Burdan önce sarıyerde oturdum o evde de çıkmıştı 1 defa.

Bence evin içinde çıkmaması olumlu, giderden gelmiş olabilir.
0
turuncu tonlarda
(16.05.21)
(19)

hayatın tadını çıkarmak

chihirovekohaku
- yaşadığınız hayattan keyif alıyor musunuz?- sizce hayatın tadı nasıl çıkarılır? doyumlu bir hayat nasıl sürülür? azıcık paylaşalım.
- yaşadığınız hayattan keyif alıyor musunuz?

- sizce hayatın tadı nasıl çıkarılır? doyumlu bir hayat nasıl sürülür?

azıcık paylaşalım.
0
chihirovekohaku
(15.05.21)
-Almıyorum
- Türkiye için konuşuyorum Para ile
0
paramolacak
(15.05.21)
1. Hayır
2. İnsanların çoğunun yaptığının aksini yaparak.
bu da tabi işin içindeyken değil de işin/meselenin dışında bir gözlem yoluyla oluyor.
Hayatın her ortamında siyahlar içinde yaşamaya çalışan kimselere yine siyahın yanlışlığını zararını anlatmak zordur.

Örneklerle griden başlamak lazım ki sonrasında beyaza geçilmesi kolay olsun.
0
Erva
(15.05.21)
Hayatın tadı bence gezerek çıkarılır. Türkiye'yi, dünyayı gezen biri bence hayatını yaşıyordur.

Doyum için kesinlikle kişisel gelişim şart. Sadece parayla doyum olmaz. Kitap okumak, film izlemek, yabancı dil öğrenmek, enstrüman öğrenmek, bir sporda uzmanlaşmak, hobi sahibi olmak doyum için gerekli.
0
dissendium
(15.05.21)
- Evet
- insanın içinde olan bir şey bu. doğru bir mindset'e sahip bir insan yerde gördüğü sümüklü böcekten bile mutluluk duyar, bir muhabbet çıkartır. olumsuz insan aşırı zengin olsa en kral yere gitse bile mutsuz olur.
0
roket adam
(15.05.21)
"bende su eksik, su arkadasimda olan sey bende de olsa" kafasindan cikarak tadi cikarilir.
0
hot potato
(15.05.21)
Pandemi sebebiyle almıyorum ama öncesinde elimden gelenin en iyisini yapıyordum.

Hayatın tadı merak edilerek çıkarılır. Bu biraz istek meselesi, içten gelmeyince gelmiyor. Ama insan ne kadar çok şey öğrenirse o kadar çok merak etmeye başlıyor. O yüzden kendini yeni şeyler öğrenmeye biraz zorlar ve bir şeylerin üzerine düşünme eylemini pratik hale getirirse o zaman kendiliğinden gelişiyor.

Merak ettikçe yeni şeyleri öğrenme hevesi geliyor. Ne kadar çok şey deneyimlersen o kadar fazla tanıyorsun kendini, neyin seni memnun ettiğini, neyden keyif aldığını daha somut bir şekilde anlıyorsun. Dünyanın en lezzetli meyvesini yiyen bir köylü bunun farkında olmaz çünkü daha kötüsünü yememiştir. O meyveden keyif alması gerektiğinin farkında değildir. Şu anda yaşadığın hayat belki de keyif alman için yeterli ama alternatifleri görmeden bunu bilemezsin. Ya da alternatifleri görüp keyfin farkına varabilir, hayatını buna göre değiştirebilirsin.

Doyuma ulaşma hissi bence bunun önünde engel, her zaman daha iyisi vardır. Çünkü deneyim o kadar öznel bir şey ki, ve içinde bulunduğun dinamiklerden o kadar etkilenir ki; doyduğunu düşündüğün senaryo bir zaman sonra sıkıcılaşabilir. Daha önce seni doyurmayan başka bir senaryo değişen dinamikler yüzünden doyurucu hale gelebilir. Bunun için de bu merak-öğrenme-deneyimleme-farkına varma süreci sen bunlardan yorulana kadar devam etmelidir. Amaç bir yere ulaşmak değil, yolculuğun kendisi diyip klişeyle de bağlıyım.

Neleri yapmaktan zevk aldığını keşfetmen lazım kısaca, sonrası gelir.
0
Jux
(15.05.21)
- pandemiyi saymazsak evet.

- biraz kisisel sanirim ikinci soru, bana gore ulasilabilir beklentiler olusturup, onlari yavas yavas gercege cevirerek cikarilir.
0
fakyoras
(15.05.21)
hayatın tadını çıkaran insanlar genelde gamsız ve birazda saf insanlar oluyor şahsi fikrime göre.
0
komando kani var bende
(15.05.21)
- almıyorum. pek beklentim de yok.

- sağlıklı olmak birinci gereklilik. sonrasında çevrende güzel insanların olması belki ikinci sırada olabilir. bu ikisi olduktan sonra üç, dört, beş doldurulur elbet şimdilik bilmiyorum. kendi adıma yeterince kazandığım için parayı yazmadım ama muhakkak şart. iki bira alırken düşünüyorsan bunun getireceği mutsuzluk ve stres de fazladır tahminimce.
0
nehara
(15.05.21)
-basladim
-bolca yer görerek, iyi insanlarla zaman geçirerek, tüketmek yerine üreterek (örneğin tatilde en az parayı harcayıp en çok yeri görerek), yürüyüş yaparak, hayatı oku, çalış, evlen, çocuk bak, emekli ol çizgisinden kurtararak
0
howfaristhesky
(15.05.21)
-evet artik keyif almaya başladim.

-kpss'yi hayatimdan çıkardım mesela. Yillardir eberjimi sömürüyormuş resmen. Birikim yapıcam diye kendimi kasmayi da biraktim. Gezmeye, yeme icmeye, kiyafete, bakimima ve ilgi alanlarima çok kendimi aşmadan harcama yapmaya başladım. Beni mutlu eden iyi hissettiren şeylere yöneldim.ve antisosyalliği bir kenara birakip kaliteli insanlarin oldugu bir cevre edinmeyi de dusunuyorum. Yalnizlik sıkıcı geliyor artik.
0
pikap
(15.05.21)
@komando kani var bende +1
1) Almıyorum.
2) Değiştirilemez koşullar (seçilen meslek, çalışma koşulları, zorunlu ailevi ilişkiler, bakmakla yükümlü olunan kişiler) ve aşırı vicdan varsa hayatın tadı çıkmıyor.
"Doğduğun ev kaderindir" sözüne inanıyorum. Kişilik yapımız, kararlarımız hep buna bağlı. Gamsız, bencil olamıyorum. Böylece hep bir şeyler ayak bağı oluyor.
Sağlıklı olduğuma seviniyorum. Bir de Polyannacılık oynamaya çalışıyorum.
0
pro9it9is9
(15.05.21)
Aliyorum hem de cokkk

BENCE hayatın tadını cikarmamda ilk ve en önemli temeli gelecek kaygimin olmamasiyla attim. Sonrasında üzerine, surekli gezmek, sevdiğim insanlarla ve sevdiğim bir coğrafyada yasayarak keyifli zamanlar geçirmek şeklinde bina inşa ettim. Kendimi kimseyle/bir şeyle kiyaslamamayi öğrendim çünkü daha fazlasi her zaman var. Bunun sonunun olmadigini, insanı sadece insanin mutlu ettigini ve kendi degerimi kesfettigimden beri keyifsiz çok az zamanim olmuştur.
0
abuzer
(15.05.21)
hiçbir şekilde keyif almıyorum.

paylaşarak bence. ama gerçekten. sosyal medyadan degil.
0
darkcran
(15.05.21)
almıyorum.
canının istediğini istediği zaman yapıp, istemediğini yapmayarak.
0
candide
(15.05.21)
bence hayatın tadı çeşitlilikten geçer, sürekli gezsek bile 10 gün sonra mutsuz olmaya, sahip oldugumuzu hafife almaya ve değerini bilmemeye başlarız

inisiyatif alabildiğimiz, çeşitli aktivitelere finansal durumumuzun elverdiği, konfor alanımızdan hafif şekilde çıkmak zorunda kaldıgımız sürekli zorlayıcı fakat devamlı stresli olmayan bi işten çıkıp akşam eve geldiğimizde yaptıgımız aktivitelerle hayattan zevk alırız

uzun zaman canım ne isterse onu yaparak keyif almaya çalıştım ve asla tatmin olmadım. shiç işim olmasa bile sabah kalkıp kitap okumak gibi bir eylem yapıyorum. kendime görevler tanımlayıp yerine getiriyorum, daha sonra daha cok zevk aldıgım aktiviteleri yapıyorum. bu akşama kadar huzurlu olmamı saglıyor :)
0
megacracker
(15.05.21)
-genelde almıyorum ama imkanlar olgunlaşınca bu tatsızlık geçecek diye düşünüyorum

-kendini gerçekleştirmek için çabalayarak, keyif aldığın şeylere ayıracak zamanı ve maddi imkanı bulabildiginde
0
Micella
(15.05.21)
Ben de hayattan keyif alamayanlardanım. Pandeminin ve yurdum sorunlarının ruh halimde etkisi büyük. Hayattan eskisi kadar keyif almadığımı farkettim bir süredir. İstanbul'dan da çok bunaldım. Yokuşlarından, betonundan, gürültüsünden.

Yokuş çıkmadan yeşilliğinin içinde yürüyebildiğimde, istediğim alanda çalışabildiğimde ve çalışmak dışında gezmeye, yeni hobiler edinmeye zaman ayırabildiğimde yeniden mutlu hissedebileceğimi umuyorum.
0
🌸chihirovekohaku
(16.05.21)
Nasil konusunda abuzer guzel yazmis bana kalirsa. Buna belki bir seyler uretip ona emek vermeyi ekleyip cevreyi biraz daha vurgulayabilirim. Ruh hali sirayet eden bir sey, kotu bir cevrede iyi olmak bu acidan cok zor. Cevreden gelen stres etkenleri de cabasi. Sehir yasami zaten eksik bir yasam, hele hele Istanbul hic insani degil. Diger yandan herkesi geren pandemi korkusu sadece bir korku, gercekci degil ve fazlaca pompalaniyor. Yurt sorunlarini ise herkes birakti. Zaten cozumu elinde olmayan dertleri birakmamaktan baska yapilabilecek bir sey yok, dusununce bunlari bastan yuklenmis olmak sorunlu. i.imgur.com
0
dunal
(17.05.21)
(5)

sedat peker'in sag elindeki zimbirti ne?

chezidek
kolye gibi bir seyi parmagina mi dolamis, n'apmis bu?
kolye gibi bir seyi parmagina mi dolamis, n'apmis bu?
0
chezidek
(14.05.21)
iki parmağa takılı bi yüzük gibi bişey ama büyük kısmı elin içine doğru gelmiş ortası delik bişey. ben de merak ettim neymiş acaba bu diye. +1 deyip çekiliyorum.
0
killerbee
(14.05.21)
zikirmatik.
0
ada meltemi
(14.05.21)
zikirmatik'in bi ekrani, tusu falan olur ya, bunda gozukmuyor sanki oyle bi' sey.

eksisozluk.com burada da sorulmus :D
0
🌸chezidek
(14.05.21)
Botoxmatik.
0
sorumu sorup gidicem
(14.05.21)
Sanırım zehirli yüzük. Beni siz öldüremezsiniz, zor durumda kalırsam kendi kendimi öldürürüm dio ;)
0
abuzer
(14.05.21)
(16)

Hamile eşim aşı olmalı mı?

bugisme
7 aylık eşime aşı çıktı ama çok kararsız. Çevremizdeki hamile arkadaşları yaptırmadılar, Bana göre çocuğun antikorlu olması adına ve eşimin doğum öncesi ve sonrası covid belasından kafası rahat olması adına yaptırması mantıklı geliyor, ama ısrarcı olamıyorum.Sizin çevrenizde var mı benzer durumda o
7 aylık eşime aşı çıktı ama çok kararsız. Çevremizdeki hamile arkadaşları yaptırmadılar, Bana göre çocuğun antikorlu olması adına ve eşimin doğum öncesi ve sonrası covid belasından kafası rahat olması adına yaptırması mantıklı geliyor, ama ısrarcı olamıyorum.

Sizin çevrenizde var mı benzer durumda olanlar? ne yaptılar?
0
bugisme
(07.05.21)
bugün hollanda meydası şunu konuşuyordu, hamile kadınların hamile olmayanlara göre covid durumunda yoğun bakıma girme riski 2,5 kat. solunum cihazına bağlanan bazı kadınların bebeklerine baskıyı azaltmak için sezeryan yapılmış.

özet olarak hamile kadınlara aşılamada öncelik isteniyor.

burdan çıkarım yaparak hamile kadınların aşılanması bir ihtiyaçmış gibi görüyorum.
0
sttc
(08.05.21)
Ablama altıncı aydan sonra olmasını tavsiye etmiş doktoru.
0
elorelia
(08.05.21)
Hamilelerde yoğun bakım ve ölüm haberlerini okudukça çok uzuluyorum. bence çıktıysa yaptırsın.
0
fraise
(08.05.21)
Bence yaptırımasın. Uzun vadedeki aonuçları yan etkileri vs bilinmeyen bir şey. Belki bebeği geri dönülmez zararlar görecek, anne geri dönülmez zararlar görecek. Şu anda konfor alanınızın dışına çıkmanız gerçekten çok gereksiz bir maceraperestlik ve çok büyük tehlikesi var. Yaptırmayın.
0
1bir1bir1
(08.05.21)
Yaptırmayın. Sağlık temelli değil de ölüm korkusu temelli tedavi anlayışı yayıldı maalesef.
Dünya tarihinde böyle (sözde) ilacı zorla dayatma diye bir şey yok.

Artık ölümleri sürekli gösterip sıtmaya değil aşıya razı ediliyor dünya. bunları konuşan çok nadir kimse var ülkemizde ve dünyada.
0
Erva
(08.05.21)
eşim 6 aylık hamile ona yaptırdık önce tereddüt etmiştik sonradan korona olma ihtimali daha çok ürküttü. biontech yaptırdık bir sıkıntı olmadı.
0
eipcack
(08.05.21)
Ben bilimsel bir otorite değilim ama bilimsel otorite olan kişilerin illa ki bununla ilgili sözleri vardır ve muhtemelen yapılmasını tavsiye ediyorlardır.

Bırakın şu büyük oyunu gördümcüleri.
Ben de yaptırdım, geçen gün büyük oyunu gördümcü biri "lütfen bol bol su içip vücudundan at" dedi.
Aşı karşıtı olanların zeka seviyeleri üç aşağı beş yukarı böyle. Su içerek vücuttan aşı atılacağını düşünen bir güruhun sözüne ne kadar itibar edilir, orasını siz düşünün.
0
anatomik
(08.05.21)
Amerika'da doktorasini bitirmek üzere olan (ya da bitirmis ve çalışıyor olabilir) moleküler biyoloji ve genetik mezunu hamile arkadasim biontek oldu. Kesinlikle olunmasi gerektigini anlatmaya calisiyordu emziren 2 arkadasima.
0
abuzer
(08.05.21)
Akli basinda herkes oluyor etrafimdaki. Asi olmayanlarin mantikli tek bir aciklamalari, kayda deger bilimsel aciklamalari yok. Madem asi bu kadar zararli gidin arastirin ortaya koyun guzel kardesim.

Neymis cok az insan bunu konusuyormus, tumuyle zirvalik oldugu icin olabilir mi acaba?

Ustelik gecmiste vuruldugumuz asilarin toplum ve insan sagligina faydasi bu kadar bariz ortadayken, resmen toplum sagligiyla oynayan bu insanlarin en temelinde cezalandirilmali bile gerekli.
0
bosver nicki
(08.05.21)
Kadın Doğum doktorunuza danışın. Ayrıca Amerika'daki arkadaşımın hamile eşi biontech oldu.

Konfor alanı ne ayrıca. Ölüm olabilir ucunda ne konforundan bahsediyorsunuz?
0
robin one persie
(08.05.21)
Hayatta en hakiki mürşit ilimdir fendir ;)
Tercihleriniz sizi ilgilendirir ama bilim bu işin doğruluğunu söylüyor.

Hata payı olur, herkese iyi geleceğinin garantisi olmaz. Ama genel istatistiklere bakarak bunu yaptırmanın doğru olduğu görülebilir ki zaten ilaç tedavi vs böyle ilerler.

Ben İlk doz aşıyı oldum ve hastalığımi hastanede atlattım. İlk dozu olmasam daha ağır geçirme ihtimalim büyüktü. Ucundan döndüm.
0
kisa
(08.05.21)
Ben de su an ikinci kez hamileyim. Evden calisma gibi bir avantajim var ve pandeminin basindan beri evdeyim. Ilk hamileligimde asiri saglikli beslendim ve agri kesici bile kullanmadim. Simdi bu hamileligimde de aynisini yapmaya gayret ediyorum. Asiya karsi degilim ama agri kesici bile kullanmazken asi olmayi dusunemiyorum. Ote yandan burda yazan arkadaslar gibi ben de Amerika'da ozellikle bir cok hamile saglikcinin asi oldugunu okudum. Yine de bu cok yeni hayatimiza giren bir asi ve henuz sonuclari tam da ortaya konmadi. Elbette gelistirilmis ve etkinligi ispatlanmis bir asiya karsi degilim ama hersey o kadar yeni ki, insan bu durumda cok tereddut ediyor, hele de bir can tasirken. Ben evden cikmadigim icin risk oranim cok dusuk o yuzden olmayacagim ama surekli disarda calisiyor olsaydim boyle dusunmeyebilirdim heralde.
0
BeeMyGuest
(08.05.21)
@kisa
Hangi aşıyı oldunuz? Sinovac mı?
0
neysene
(08.05.21)
Biontech
0
kisa
(08.05.21)
Merhaba, 7.5 aylık gebeyim. Biontec ile ilk doz aşımı oldum. Bayaa çok araştırdık, ben karar vermeden hemen önce amerikada 35.000 gebeye uygulanan mrna aşıları ve sonuçlarını içeren bir makale yayınlandı. Ona bi bakabilirsiniz.
0
physcos physcos
(09.05.21)
imkan olsa covid yoğun bakım servisinde sadece 5 dk geçirseniz ne ile karşı karşıya olduğunuzu tam olarak anlayabilseniz keşke.
cahil cühela 2-3 kişi yaptırmadı diye önce riske attığınız şey kendi hayatınız ve henüz doğmamış biricik yavrunuz aslında.
0
ada meltemi
(09.05.21)
(7)

tatile gideceğiniz zaman

telaffuzu cok tatli fransizca kelime
kalacağınız oteli hangi siteden buluyorsunuz? rezervasyonu bu site üzerinden mi yapıyorsunuz, yoksa otele ayrıca ulaşıp mı süreci yürütüyorsunuz?
kalacağınız oteli hangi siteden buluyorsunuz? rezervasyonu bu site üzerinden mi yapıyorsunuz, yoksa otele ayrıca ulaşıp mı süreci yürütüyorsunuz?
0
telaffuzu cok tatli fransizca kelime
(07.05.21)
Ben bununla çok uğraşıyorum. Trivagodan hepsine toplu halde bakarim. Tek tek girip agoda, hotels.com, odamaxx vs bakarim. Begendigim bir yer olursa fiyatı yüksekse telefonla da arayıp sorarim. En son hicbirini tutmam diyomusum xd
0
abuzer
(07.05.21)
en son otelz.com'dan tutmuştum. en ucuzu neredeyse oradan tutarım. telefon açıp otelin kendisinden de fiyat alırım.
0
sir gawain
(07.05.21)
Nerden bulursam bulayım mutlaka otelin instagram hesabına ve orada çekilmiş instagram fotolarına bakarım.
0
suicides underground
(07.05.21)
hotels.com
kaldigin her 10 gece icin 1 gece hak kazaniyorsun. benim kullanilmamis 6 gece hakkim var ornegin istersem hilton'da harcarim ister 50 liralik otelde
0
try again fail again fail better
(07.05.21)
Tripadvisor, hotels.com vb. Siteler araştırıyorum. Karar verdiğim oteli arıyorum, anlaşmalı olduğu yerleri öğreniyorum, onları da arıyorum en ucuz olanı seçiyorum. Bu süreçte hem otelden, hem ets ve Jollytur üzerinden aldım. Oteline göre değişiyor.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(07.05.21)
ets dışındakiler geçen sene tırtladı. ben jollytur'dan iademi tüketici mahkemesi yoluyla aylar sonra alabildim ( aynı otel daha ucuz diye jolly'den almıştım). bi daha bulaşmam bunlara.
0
alicandan
(07.05.21)
Yurt dışı için Booking kullandım hep şimdiye kadar. Oteli aramakla falan uğraşmadan Booking üzerinden hallettim hepsini.

Yurt içinde Booking yasaklandıktan sonra Ets kullandım birkaç kez.

Bu arada fiyat farkına falan bakmak hiç aklıma gelmemişti ama Yunanistan’da tuttuğumuz odanın sahibi kadın “Booking’de odalarımız gereksiz pahalı, ben iptal edeyim de bana odanın kendi fiyatını öde” gibi çok iyi niyetli bir teklif yapmıştı. Tam olarak ne kadardı hatırlamıyorum ama böyle olunca 25-30 euro civarında fark etmişti galiba.
0
ms brownstone
(07.05.21)
(15)

Rehberden kimseyi silmeyen insanlar

nundu
Ara ara twitter'da falan işte rehberinizdeki en tuhaf isimli kayıt ne diye sorular oluyor, orada millet paylaşıyor mesela bilmem ne olmuş bi anlık olay adamı kaydetmiş yıllar önce ve silmemiş duruyor. Ya da işte kendi arkadaşlarımdan biliyorum birini kaydediyorlar ve asla silmiyorlar rehberden.Ben g
Ara ara twitter'da falan işte rehberinizdeki en tuhaf isimli kayıt ne diye sorular oluyor, orada millet paylaşıyor mesela bilmem ne olmuş bi anlık olay adamı kaydetmiş yıllar önce ve silmemiş duruyor. Ya da işte kendi arkadaşlarımdan biliyorum birini kaydediyorlar ve asla silmiyorlar rehberden.

Ben gerçek hayatta çok düzenli biriyim diyemem ama sanal ortamda aşırı tertipliyim. Bilgisayar masaüstümdeki simgeler bir sütunu asla geçmez, her şey isimli klasördedir. Telefonumda özel launcherlar sayesinde her şey yerli yerindedir vs.

Rehberimde de asla gereksiz bi kişiyi tutmuyorum. Diyelim birine işim düştü ekledim, işim bittiği anda siliyorum düzenli konuşmayacaksam. Örneğin intörnken yeni staja geçtiğimde asistanları ekliyordum, staj bittiği anda whatsapp gruplarından çıkıp rehberden siliyodum. Diğer arkadaşlarım ise garipsiyodu yani niye siliyosun dursun diye. Bu yüzden mesela telefon rehberimde 60'tan fazla kişi olmaz genelde.

Bunun galeri versiyonunu da yaşıyorum bu arada. Ayda bir whatsappten gelen, kendi çektiğim vs fotoları ayıklayıp gereksizleri (%90'ını falan) siliyorum. Gezi ya da özel gün fotolarını klasörleyip aynı pozun tekrarı varsa her pozdan bir tane seçip diğerlerini siliyorum.

Çok mu abartıyorum ya bu işi? Gerçek hayatta dağınık sayılırım ama sanal ortamda bir gram fazlalığa tahammül edemiyorum. Neyse soruma gelirsek sizde durum ne? Biraz maksat muhabbet amacıyla sordum, uzattım farkındayım da yani işte siz siliyo musunuz ya da saklıyosanız niye saklıyosunuz?
0
nundu
(05.05.21)
Çok abartıyorsun.

Rehberde duran kayıtların orda olup olmamalarının benim hayatıma olan etkisi sıfır. Rehbere girip kaydırarak isim aramam. Spotlight aramasına isim yazar istediğim kaydı oradan bulurum. Bu nedenle rehbere kaydettiğim hiçbir kaydı silmem. whatsapp konuşmalarına dokunmam. sms kutusunu ellemem. düzenli olmasına özen gösterdiğim kişisel e-posta adreslerimin gelen kutuları sadece. ihtiyacım olacak e-postaları özel klasöre gönderir, diğerlerini silerim. 2-3 haftada bir de önemsiz kutusunu ve çöp kutusunu boşaltırım.

benim takık olduğum konu genelde disk kullanımıyla ilgili. telefonun depolama alanı 64 gb. 30 gb boşluk olsa bile yer kaplayan uygulamaların önbelleklerini temizler, gereksiz fotoğrafları silerim. bu sayede 'depolama alanı doldu' uyarısını görmeden çok önce zaten önlem almış oluyorum.
0
himmet dayi
(05.05.21)
dayı+1
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.05.21)
Benim de cok nadirdir rehberdeki kisileri sildigim. Cunku suprizleri sevmem. Bilmedigim bir numaradan gelen cagriya karsi savunmasiz yakalanmak istemem. Hayirdir bu niye ariyor acaba simdi seklindeki 5 saniyelik bir zaman bile bazen faydali olabiliyor, ona gore guardini aliyorsun ne konusacagini, sohbetin nereye gidecegini kontrolu elinde tutabiliyorsun, kendini hazirlayabiliyorsun. Taniyamadim, cikartamadim diye bocalamiyorsun. Atiyorum eski isyerinden bir yonetici aramis, hayirdir is teklifi mi gelecek yoksa diye kafanda bir takim cikarim yapabiliyorsun. Resimler falan da omur torpusu kim ugrasacak onlari duzeltmekle, silmeyle, dursun ne olacak hafiza dolarsa aktarirsin pcye. Hepsi hatiradir, 5 yil once italya gezisinde yaptigim market alisverisi, restoran fisi fotosu, otobuste, vapurda cektigim yol gecmise goturur insani, baska turlu unutursun iste pandemi hepimiz bir zamanlar seyahat edebildigimiz, gezdigimiz gercegini bile unuttuk
0
neverletyougodown
(05.05.21)
Abartili geldi ama haklisin bence ben de surekli o temizlik ihtiyacini hissediyorum fotograf, rehber, arama kaydi, biriken mesajlar
0
ala09
(05.05.21)
Benim de tam tersi. Gercek hayatta ne kadar takinti derecesinde duzenliysem, telefonumda bir o kadar daginigim. Rehberimde 3310'umdan kalan isimler vardir eminim, baksam cikar simdi. :d
0
invictae
(05.05.21)
Rehberimde 400 küsür kişi varmış, fakat telefonumda kişilerimi açtığımda gördüğüm kişi sayısı 80, teknoloji günümüzde çok güzel yönetim imkanı sunuyor bunları. Şu grubu gizle, şunu göster gibi. Yani olurda kişilerde gezinirsem de güncel hayatımdaki insanlar listesi karşımda.

Böylece 10 sene sonra dahi birisi arasa adıyla açabiliyorum veya ben onu arayabiliyorum.
0
atom karincanin torunu
(05.05.21)
Asla dokunmam. "Cnm yhaa rehberim silinmiş"teki rehber gerçekten silinmistir yani numara bende yoksa
0
abuzer
(06.05.21)
Benim telefon ve bilgisayardaki dağınıklığım seni krize sokar muhtemelen. Yıllarca numara silmem, klasörlerim dosyalarım aşırı düzensizdir. Masaüstüm faciadır. Galeri temizlemek işkence gelir. Abartıyorsun demeyelim de Kendine göre normalin budur.
0
dfn4
(06.05.21)
Şimdi bu duyuruyu görünce baktım da rehberimde “bilgisayar”, “ikea”, “boyner” falan diye kayıtlı insanlar varmış :D Galerim zaten tam bir çöplük ama nadiren de olsa en gereksiz fotoları siliyorum aklıma gelirse.

Benimki çok gereksiz bir kalabalık ama sizinki de biraz abartı bence. Yani ben şimdi bakmasam rehberimde bu kişilerin olduğundan haberim yoktu ve bana bir zahmeti de yoktu. Üşenmezsem belki bir kere oturur böyle en saçmalarını silerim ama sizin gibi asla uğraşamam. Aynı anda çekilmiş 10 fotoğrafın en iyisini bulmak için bakıp diğerlerini silmek falan da benim gibi üşengeç bir insan için çok uğraştırıcı. Zaten karar da veremem ben kesin o anda ve sonuç olarak hiçbirini silemem.
0
ms brownstone
(06.05.21)
Sevgilimde aşırı fazla kişi kayıtlı, kimseyi silmez, ben bir daha görüşmeyeceğim insanların numaralarını tutmam cebimde.
0
Hallegadola
(06.05.21)
@aloha snackbar

Hahaha evet eskiden müziklerde de bunları yapıyodum da Spotify çıktığından beri pek müzik indirmedim. Yoksa baya detaylarını doldurarak arşivliyorum şarkı, film, dizi vs her şeyi.

Hard diskimde diziler klasöründe dizinin ismiyle bir klasör var. Onun içinde her sezon ayrı klasör, her sezon klasörünün içinde bölümler ayrı klasör ve içinde bölüm ve ingilizce altyazı şeklinde dosya var. Bunları hep düzenleyip kaydediyorum :)
0
🌸nundu
(06.05.21)
@gabe h coud

instagramda post kaydetmenin mantığını hiç anlamadığım için sadece tus çalıştığım dönemde sınav sabahı bakarım diye birkaç spot bilgi kaydetmiştim. Sınav biter bitmez kaldırdım onları da :) başka bi şey kayıtlı değil. Kaydedersem de işim bitince girip temizliyorum evet :D aynı şekilde twitterda bazen o an izleyemeyeceğim videoları bookmarklıyorum, izledikten sonra kaldırıyorum :d
0
🌸nundu
(06.05.21)
Valla ben de hiç silmiyorum, ne foto ne rehber ne mesaj iPhone kullanmaya 2010'da başladım 2010'daki mesajlar bile öyle çöplük gibi duruyor.
0
roket adam
(06.05.21)
neverletyougodown +1 silmem. arayan kişiyi gördüğümde ona göre gardımı alırım.
0
komando kani var bende
(06.05.21)
Bence bir şey ile işi bitince silen kişiler bana göre iki adım öteyi göremeyen veya dünyanın küçük olduğundan habersiz insanlar.

Kime nerede ve nasıl ihtiyacın olur bilemiyorsun. Kargocu, kaportacı, avukat, müşteri vs. Herkesin hayatımıza bir dokunuşu oluyor ve belki ihtiyacımız olacak veya belki onların bir ihtiyacı olacak ve ben telefonu açmak istemiyorumdur. Haliyle kayıtlı olmaları boş muhabbetten kaçınmamızı sağlayacak. Stajdaki insanları silmek yanlış. Yolların kesişmesi olası. İş sonuçta.

Ben silmiyorum. Resimler de öyle. Baktığımda bu numara veya resimler bana zaman hatırlatıcı gibi geliyor ayrıca. Ooo nakliyeci; ne zor zamanlardı. Anılar akla geliyor.
0
Amory Lorch
(06.05.21)
(18)

evliliğin beni hiç çekmemesi

nothing in my way
nasıl anlatsam bilmiyorum. 28 yaşına gelmiş bir adamım, şimdiye kadar evlenmeyi hiç düşünmedim. açıkçası bundan sonra da hiç düşünmüyorum. etrafıma bakıyorum, yaşıtlarımın çoğu evlendi. ilkokul,lise arkadaşlarımdan çocuğu olanlar da var. ama bunların hiçbiri beni etkilemiyor. millet yaşı geçecek diy
nasıl anlatsam bilmiyorum. 28 yaşına gelmiş bir adamım, şimdiye kadar evlenmeyi hiç düşünmedim. açıkçası bundan sonra da hiç düşünmüyorum. etrafıma bakıyorum, yaşıtlarımın çoğu evlendi. ilkokul,lise arkadaşlarımdan çocuğu olanlar da var. ama bunların hiçbiri beni etkilemiyor. millet yaşı geçecek diye alelacele evleniyor. çocuk yapmak desen bana göre olacak son şey sanırım. ona rağmen çocukları severim ama çabuk sıkılırım. evlilik dünyanın en sıradan şeyi gibi geliyor. zamanla da bu düşüncelerim değişmez gibi geliyor bana. sizce normal miyim ben? benim gibi olan var mı merak ettim.
0
nothing in my way
(05.05.21)
normalsin, gunumuzde cogu insan senin gibi dusunuyor. kafana uygun bir insan bulursan evlenmeden de cok mutlu olabilirsin ayrica.
0
in vino veritas
(05.05.21)
Yalnız değilsin. Sanki ben yazmışım gibi hissettim duyuruyu.

20 yaşında da aynısını hissediyorum, 27'de de. "Zamanla değişir fikirlerin" diyorlardı, değişmedi.

Mevzu ekonomik şartlar falan da değil, hiçbir yönüyle cazip gelmiyor yani.
0
deveyidiken
(05.05.21)
Yalnız değilsin +1

Bazı insanların evlenmek istemesi ne kadar normalse bazılarının istememesi de o kadar normal aslında ama ne yazık ki toplumda herkes belli bir yaştan önce evlenmeli gibi saçma bir düşünce var.

Aynı yaştayız ve evlilik bana da hep çok gereksiz ve uzak geldi şimdiye kadar. Zaten çocukları da sevmiyorum ve hayatta yapmayacağımdan emin olduğum tek şey varsa o da çocuk doğurmak. Bu durumda evlilik için zaten bir sebep bulamazken çocuk da istemeyince daha da anlamsız geliyor.

Yalnız şöyle bir şey var. Erkek arkadaşımla bazı planlarımız var ve aileler işin içine girince evlenmek durumunda kalabiliriz gibi görünüyor. Bazen bunu düşündükçe içim daralıyor böyle tarifsiz bir şekilde. İstemediğim ve hiçbir anlam yükleyemediğim bir şeyi sırf başkalarının içi rahat etsin ve “elalem ne der” düşüncesi yüzünden yapmak zorunda kalacakmışım gibi geliyor.

Sevdiğin kişiyle resmiyette bir bağının olması bir avantaj olabilir belki ama bunun dışında evliliğe dair her şey anlamsız ve gereksiz bence. Keşke bizim gibiler çoğunlukta olsa da bu anlamsız şeyler azalarak bitse.
0
ms brownstone
(05.05.21)
değişebilir, değişmeyebilir, bunların hepsi normal. kafana takma bence. karşındaki kişiyle ilgili bir şey evlilik zaten, mantıklı bir tarafı yok, duygusal bir karar. o duygu yükü altında değilsen anlamaman da çok normal diye düşünüyorum. ben 25'e kadar hiç düşünmüyordum, 30 yaşında evlendim, hayat bu noktaya getirdi yani. kendini kasma yani, hayatını yaşa. doğru ya da yanlışı yok bunun, kendin için nasıl uygunsa o senin için iyidir.
0
roket adam
(05.05.21)
Normal. Ben 20 yasinda da boyle dusunuyordum, sizin yasinizda da, simdi de... Ancak farkli bir duygu durumu icine girince degisir sanirim, o da degisirse artik :)

Evlenmek istemeyi de istememeyi de ben normal karsiliyorum.
0
invictae
(05.05.21)
Çocuk sahibi olmak istemiyorsan evlenmek mantıksız (yurt dışına gidiş vs ozeL durumlar hariç). tşkler.
0
abuzer
(05.05.21)
26 bitiyor ben de böyle hissediyorum bir kadın olarak. Çocuk çok büyük sorumluluk, aşırı derecede korkuyorum. Evlensem de yapmam diye düşünüyorum. Hayatımı ona vakfedemem.

Evlilik de çok büyük sorumluluk ve erkeklerin ev içi sorumlulukları eşit derecede yüklenmediğini görüyorum en modern ailede bile. Kendim hariç birinin ufacık işini bile sorumluluk adı altında yapmam. Ev temizlemek, yemek yapmaktan tutup her yere vekilebilir bu. İçimden gelip de yapacak olduğum şeyler başka, ev arkadaşımla bile birbirimize çok nazımız geçer ama sorumluluk olarak %50 eşitiz her konuda. Evliliğin bana bunu getireceğine inanmıyorum.

Bir de sadece seninle evledigin kişiyi kapsamayan bir kurum. Ailelerin ilişkisi, ikimizin birbirinizin ailesi ile olan ilişkisi falan bana çok yük geliyor.

Bu konularda benimle aynı düşünen ve yaşayan biri karşıma çıkar da evlenmeye değer bu adam dersem, seversem gerçekten evlenirim. Tabu değil benim için, iki imzadır atılır. Ama bunlarda anlaşma olmazsa gerek yok.
0
Mossy
(05.05.21)
evlilikten ne anladığına bağlı aslında
ortak zevklerinin olduğu biriyle full time zaman geçirme işlemi olarak görüyorum ben evliliği
e tabi devlet ve ailelere de nikah ile bunu onaylatmak gerekebiliyor, ama istemediğin düğün vs prosedürlerini geçebilirsin tabii
0
megacracker
(05.05.21)
Değişebilir, değişmeyebilir, bunların hepsi normal. +1
Evlenmek için evlenmediğiniz sürece kimseye zararınız yok, vakti geldi diye evlenilmez.
0
kobuzchu kiz
(05.05.21)
Evlenmek istemek de normal, istememek de +1.

Böyle konulardaki ruh ikizim "herkesin hayatına kimse karışamaz" diyen amca. Evlenenleri "evlenmek de çok saçma yeaaa'" diye elestirenleri de anlamıyorum, yaşı geçti korkusuyla olmayacak evlilik yapanları da.

Zaman içinde sizinle uyusacak biriyle denk gelince evlenebilirsiniz, birlikte yaşayabilirsiniz. Hiç evlenmeyip bireysel hayat da sürebilirsiniz. Bunların hepsi normal.
0
fraise
(05.05.21)
ben 29 yaşındayım ve ilkokul ve lise arkadaşlarımın %90'ı bekar. evlenenlerden de boşananlar oldu. artık eskisi gibi değil 35'ten öncesi geç kabul edilmiyor bence.
0
bohr atom modeli
(06.05.21)
Ben de 27 olcam kadınım, çevremdeki yaşıtların veya yaşı yakınların %90ı bekar.

Bir de ben de isterdim Norveçli olmak, sevgilimle yaşamak, evlenmeden çocuk doğurmak, gerizekalı mıyım Orta Doğulu olmak istiyim? Türkiye’de mecbur evlencez. Sevgilim en iyi arkadaşım, onla birlikte eğlenmek ve yaşamak isterim. Ama çocuk ve artan sorumluluklar beni korkutuyor.
0
Hallegadola
(06.05.21)
ben de böyleyim. hele hamile kalıp çocuk doğurmak ve ona bakmak imkansız ötesi benim için. asla yapabileceğim bir şey değil.
0
rose parks
(06.05.21)
beni çekiyordu, iki kez evlendim :) keşke hiç evlenmeseydim.
0
antihero
(06.05.21)
Hayat okula git, üniversiteyi kazan, iş bul, evlen, çocuk yap, ev al, emekli ol demek değil. Bunlardan birini ya da birkaçını yapmak istemeyebilirsiniz. Toplum sizi hamur gibi şekillendirmeye çalışır. Bu şekillenme de tüketim üzerine kuruludur. Bu zincirden kurtulabilirsiniz.
0
howfaristhesky
(06.05.21)
Normal miyim diye soruyorsanız ya siz normal olmadığını düşünüyorsunuz ya da aslında evlenmek istiyorsunuz da bir türlü olacağına inanmıyorsunuz. Kafanızda bu ihtimaller belirmemişse niye anormal olma ihtimalini kurcalayasınız ki? Tabii ki normal. Evlilik mecburi bir iş değil sonuçta. Evlenen de normal evlenmeyen de.
0
conanmaverick
(06.05.21)
valla ben de 38 yasindayim su insanla evlenirim diyebilecegim bir durum dahi olmadi ve kendimi hic evlenmis biri olarak dusunemiyorum. lakin tamamen de karsi degilim sonucta hayatta her sey olabilir. beni rahatsiz eden evliligin toplumda bir odev gibi gorulmesi ev evlenme asamasinda yapilan aptalca olaylar, hicbirini cekemem gibime geliyor hele ki karsimdaki insan ailesine asiri duskunse.

ote yandan gun gectikce iliskilerin de iyice garip bir hal aldigini gorup zaten istesem de evlenemezmisim gibi geliyor. garip halden kastim iste sosyal medyanin buyusu, insanlarin cok fazla sey istemesi beklemesi vs. herkesin kendince sebepleri vardir. o yuzden de bazen keske gec olmadan evlenseymisim bundan sonra istesem de imkansiz galiba diye dusunuyorum :D
0
bay b
(06.05.21)
uzun süreli ciddi bir ilişkin varsa ailelerin görüşüne bağlı olarak evlenirsin ya da evlenmezsin...
0
humat
(07.05.21)
(17)

Fuckbuddy'si olan biriyle flört eder misiniz?

Jux
Biriyle flört ediyorsunuz, fb'si olduğunu öğrendiniz(o söyledi ya da sen sordun, fark etmez). Flörtü keser misiniz? Ne anlamda etkiler sizi?
Biriyle flört ediyorsunuz, fb'si olduğunu öğrendiniz(o söyledi ya da sen sordun, fark etmez). Flörtü keser misiniz? Ne anlamda etkiler sizi?
0
Jux
(05.05.21)
fuckbuddysi olan biriyle anca fuckbuddy olunur o yüzden etmezdim.
0
jelly bear
(05.05.21)
@Synapselicindy, seninle flört ederse fb'sini bıracak, çok eşlilik yok. Bu dile getirilmedi ama normal olan da bu değil midir zaten? biriyle fb'sindir, sonra başkasından hoşlanır onunla flört edersin sevgili olursun, o durumda da fb ile görüşmezsin. işin usulü budur diye düşünüp sordum ben soruyu aslında. iki tarafın da buna ikna olması lazım sanırım, o halde üzerine konuşulması gerekir herhalde.
0
🌸Jux
(05.05.21)
Fb sinin sevgilisi ile flört ederim.
0
infernalcadre
(05.05.21)
İkiyüzlülüğe gerek yok, kendi için fb müessesesini normal görüp partnerinin geçmişini bu çerçevede sorgulamak ikiyüzlülüktür. çok eşlilik olmadığı sürece (her iki taraf için de elbette) bir sorun görmüyorum. flörte başladığım biri fb'siyle hala birlikte oluyorsa flörtü keserdim.
0
himmet dayi
(05.05.21)
Bırak flörtü sohbet etmez arkadaşı olmazdım.
0
Hallegadola
(05.05.21)
Flörtü keserim. Duygu, his vs olmadan başka bir vücuda kolayca dokunabilen birisi ile sevgili olamam. Basit biri der geçerim.
0
Amory Lorch
(05.05.21)
himmet +1

önemli olan aynı anda olmaması.
geçmişte cinsel olarak kimin ne yaptığıyla ilgilenmem.
ilişkileriyle de ilgilenmem.
ben de düşününce geçmişte yaptığım birçok şeyi artık tercih etmeyebiliyorum.
bunlar yargılanacak şeyler değil.
insan ilişkileri karışık, o yüzden çok ahkâm kesmemek lazım.
0
blatta hiberna
(05.05.21)
Flört ediyorken fbsi olduğunu öğrenmişsem soğurum. Geçmişinde varsa çok sorgulamam ama o an benimle konuşuyor ve halihazırda biriyle cinsel paylaşım olarak bile olsa ilişkisi olduğunu öğrenmek uzaklaştırır. Benimle olması halinde onu bırakacak olması da bana itici gelir. Seçenek olmaktır bu bence. Önce kimle ne ilişkisi varsa bitirmesini sonra benimle flörte başlamasını yeğlerdim. Pazarlık gibi bu biraz, sen gelirsen onu yollarım gibi... çirkin
0
Mossy
(05.05.21)
benimle görüştüğü süreçte fb'siyle takılmadığı sürece etkilemez. "senden önce bir kız arkadaşım vardı" demesiyle aynı şey. birinde birisiyle takılmış ve sevgili olmuş, diğeriyle ise takılmış ve sevgili olamayacaklarını görmüş, fb olmuş.

ayrıca, önceden fuckbuddy ilişkisi ya da toplumca fazla onaylanmayan başka bir ilişki yaşadı diye tüm flörtleriyle bu tarz ilişkiler kuracak değil. insan bir sürü şey deneyimliyor hayatta. o yüzden geçmişte yaşadığı ilişkilere değil, bana nasıl davrandığına göre değerlendiririm flörtümü.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(05.05.21)
@Mossy, biriyle flört ediyorsan onu henüz tanımamışsın demektir. Mesela ilk buluşmadan belki etkilenmeyeceksin, bu sebeple fb ilişkisini bitirmek ne kadar mantıklı?

Kaldı ki ikisi aynı amaca hizmet eden şeyler değil, o yüzden direkt pazarlık malzemesi olarak mı bakmak lazım bilmiyorum. Birinde hoşlantı var gönül ilişkisi, öbüründe bu yok. Yani fb sevgilinin alternatifi değil bu anlamda.
0
🌸Jux
(05.05.21)
Flort ediyosak (kesin bilgiye) kesmeli iliskisini. Duysam sogurum. K

Ama bazı kadınlara bu çekici bile gelebilir, soylim ;) çünkü; diğer kadına tercih edildigini düşünmek...
0
abuzer
(05.05.21)
Etmem , FB si olan biri ile arkadaşlıkta etmem
0
paramolacak
(05.05.21)
hocam
fb si oldugunu soyledi ya da ogrendin
bir erkegin bunu kaldırması cok zor
gercekci olalım

bir erkek de soylemez fb var diye
arkadasım der bir şey der
0
kingcyrax
(05.05.21)
o an var olduğunu öğrendiysem ben de o eğilimde yürürdüm. önceden varmışsa sıkıntı olmazdı. çok açık bir soru olmamış.
0
bohr atom modeli
(06.05.21)
öğrendim ve flörtü kestim. asla bu şekilde flört edemem. birden fazla flörtü de kabul edemem. bu ne rahatlık genişlik arkadaş :P
0
batlegolas
(06.05.21)
Flörtün de fb'sine karışılaşacaksa yani... Burada tek yanlış flört kişisinin fb'si olduğunu söylemesi. Ne gerek var bunu söylemeye. Flört daha sevgili havasına bürünürse zaten fb bırakılırdı ve geçmişte kalırdı. Böyle kime ne faydası var anlamadım. Herkes herkesle flört değil mi zaten? Bu iş çok sıradanlaşmadı mı? 2 gün konuşulan insan için neden seks hayatını değiştirsin? Sevgiliden farkı ne o zaman? Tuhaf. Kimisi de arkadaş bile edinmem demiş gsjsg Neyse. Edilir yani sonuçta, sadece bunları konuşmaya gerek yok.
0
conanmaverick
(06.05.21)
Niye flört edilmesin ki ? O başka bu başka. FB'nin mantığı zaten senin veya onun gönül işlerine bulaşmıyor oluşu.
0
Avoiding The Puddle
(16.05.21)
(3)

geçen günkü maaş sorusu ve yanlış yazım

83746428
merhaba tekrardan.mobil olduğum için editleyemedim.izinsiz bir şekilde, yani ne zaman izin kullanılacağı belli olmayan bir şekilde çalışmaktan bahsetmeye çalışmıştım ama yorgunluktan ifade edememişim.temizden delirmek yazacakken de klavyenin azizliğine geldim:)evet düzgün sorayım:bu şartlar hakkında
merhaba tekrardan.
mobil olduğum için editleyemedim.

izinsiz bir şekilde, yani ne zaman izin kullanılacağı belli olmayan bir şekilde çalışmaktan bahsetmeye çalışmıştım ama yorgunluktan ifade edememişim.

temizden delirmek yazacakken de klavyenin azizliğine geldim:)

evet düzgün sorayım:

bu şartlar hakkında günde 12 saat ve izinsiz, temizden delirmeli mi yoksa kafa rahatlığı en önemlisi mi?
0
83746428
(03.05.21)
kusura bakma ama gene ne dedigin anlasilmiyor; ama anladigim dogruysa, bu devirde kotu de olsa isinin olmasi cok onemli. isi birakirsan aksama kadar evde duvarlari seyredersin. cunku sosyal hayat yok. surekli yasak yasak yasak. evde tikildik
0
buenosdias
(03.05.21)
mobil sitenin en altında masaüstü siteye dön linki var. oraya tıklayıp kendi duyurunuzu düzenleyebilirsiniz.
0
himmet dayi
(03.05.21)
OooOoOo h.g güzel yere tezgah acmissin.

Kafa rahatlığı önemli. Çok yorma kendini
0
abuzer
(03.05.21)
(4)

annemi hastaneye götüreceğim ama nasıl?

bisorumvargaliba
merhabalar. biliyorum artık herkes bıktı bu sorulardan fakat ilgili maddeleri öyle bir yazıyorlar ki insan sormak zorunda kalıyor.aynı şehir içinde bir hastanede yüksek tansiyon hastası annemin haftaya çarşamba kontrolü var. annem ile ben farklı ikametlerdeyiz ve kendisini özel aracım ile kontrole g
merhabalar. biliyorum artık herkes bıktı bu sorulardan fakat ilgili maddeleri öyle bir yazıyorlar ki insan sormak zorunda kalıyor.

aynı şehir içinde bir hastanede yüksek tansiyon hastası annemin haftaya çarşamba kontrolü var. annem ile ben farklı ikametlerdeyiz ve kendisini özel aracım ile kontrole götürmek istiyorum. hastaneden antetli kağıda çıktı aldırdım randevu detayları ile ilgili. fakat ne mesajda ne de kağıtta benim ismim geçmiyor haliyle.

uzatmadan kendisini evinden alıp hastaneye götürebilir miyim? tüm hareketler şehir içinde, ilçe bile değişmeyecek.

kolluk kuvvetleri çevirirse muhtemelen bir şey demeyecek biliyorum fakat yasal bir dayanağım da olsun istiyorum. uyuzun birine denk gelmek olası.

teşekkürler.
0
bisorumvargaliba
(30.04.21)
Yasal halini soruyor iseniz , açıklanan genelgeye göre götüremezsiniz. Bu sefer uygulamayı ciddi tutacak gibiler zira biz kamu personellerine bile yaka silktirdiler izin hususunda. Çarşambaya kadar var daha , medya vs takip edip kontrol sıkılığı hakkında bilgi edinin derim yemeyin cezayı.
0
synax
(30.04.21)
yasal olarak sanırım götüremezsiniz ama annenizin tek başına gidemeyeceğini, size muhtaç olduğunu tatlı bir dille belirtirseniz (iletişim önemli) sorun çıkaracaklarını sanmıyorum.
0
bbpress
(30.04.21)
O gün için seyahat izni başvurusunda bulunsana. Bu kez çabuk dönüşler olacagini biliyorum. Güzergah belirten bir izin çıkabilir
0
abuzer
(30.04.21)
seyahat izni için önce 199'u aradım şehir içi veremiyoruz "polisle ılımlı konuşun belki olur" dedi operatör. akabinde e-devletten yaptım ve başvurdum reddedildi. gerekçe olarak 1 refakatçi ile gidilebilir izne gerek yok dendi. fakat genelgede halen böyle yazmıyor. en azından resmi bir gerekçe oldu elimde, belki resmi bir cevap olmasa polis sıkıntı çıkarabilirdi.

aynı soruyu merak edenler için cevaplamak istedim.
0
🌸bisorumvargaliba
(01.05.21)
(14)

aşı yoksa neden kapandık?

jimjim
tartışma veya polemik amaçlı sormuyorumkapanmanın mantığı bu değil mi? kapanma+aşılama sonra kontrollü açılma vsyani 18 gün neyee göre belirlendi? sırf nasılsa ramazan herkeste bi rehavet var, otrusunlar işte evde diye mi? 20 gün sonra ne değişecek?bu süreçte yayılım ivmesi(vaka sayısı demiyorum) dü
tartışma veya polemik amaçlı sormuyorum
kapanmanın mantığı bu değil mi? kapanma+aşılama sonra kontrollü açılma vs
yani 18 gün neyee göre belirlendi? sırf nasılsa ramazan herkeste bi rehavet var, otrusunlar işte evde diye mi? 20 gün sonra ne değişecek?

bu süreçte yayılım ivmesi(vaka sayısı demiyorum) düşer ama kapanma bitince yine eskiye döner bulaştırma hızı. eee?
0
jimjim
(29.04.21)
Bence virüs daha çok yayılacak. En çok istanbulda. Şimdi diğer şehirlerde devakalar artacak (bence)
0
indifferent
(29.04.21)
Yaza hazirlik. Turist gelsin. Ramazan zaten ekonominin en yavas oldugu donem bence guze secim(onlar acisinsan tabii bizim icin degil)
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(29.04.21)
Türkiye'de döviz sorunu var. En büyük döviz girdisi de turizm. Turizm için vaka sayılarının düşük olması elzem. Halkı bu kadar kandıracaklarına bari çıkıp açık açık durum budur, bütün aşıyı akdeniz bölgesine yapacağız deselerdi de milletin rahatını bozmasalardı.
0
biravekahve
(29.04.21)
aşı maşı sence umurlarında mı? bizimkilerin kapanmada tek mantığı var; para.

baktılar vaka sayıları sebebiyle rusya uçuşları engelleyecek hemen kapanıp vaka sayılarını azaltmaya çalışıyorlar. çünkü rusya engellerse bu da domino taşı gibi diğer turistleri de etkileyecek. bu da ülkeye dövizin girmemesi demek. hem ramazan ayı hem de mayıs ayında olacağından kapandılar. haziran, temmuz ve sonrası daha önemli çünkü turizm için. sağlık ile ilgili yaptıkları her açıklama yalan. çünkü umurlarında değil.
0
amandil
(29.04.21)
ya tamam para, truizm de onu söylüyorum zaten. vakalar böyle düşemezki?
0
🌸jimjim
(29.04.21)
vakalar boyle duser.
0
baldur2
(29.04.21)
iste... sozde kapandik.. zaten nerdeyse her evden bi kisi disarda calismak zorunda bu tam kapanmada. onlar gelip, yasak diye eve dolusan aile uyeleri, akraba vs'ye iyice yayacak. ne vaka ne olum sayisi azalacak. ama sozde kapandik..
0
e mice
(29.04.21)
neden kapandık soruna zaten yeterince cevap vermişler.

ama böyle vaka sayısı düşer. ister istemez düşecek. ne zamanki hafta sonunu serbest bıraktılar o zaman vaka sayıları uçtu. şu anki vaka sayısına bak bir de 17 gün sonrasına. net düşecek.
0
ilgeru
(29.04.21)
Erdoğan açık açık turizm amaçlı diye söyledi.

Sayılar düşmezse, düşürürler. Sayıları Manipüle etmekte ustalar.


.
0
kartallar yuksek ucar
(29.04.21)
sayılar düşecek yazın komple açılacağız (turizm) diyordum ben fakat herkes bir yerlere gitmeye çalışıyor, aşırı muafiyet var aslında kapanma bile değil gibi.

O yüzden gerçekte vakalar artacak ama test sayısını azaltarak düşürecekler diyorum ben. Yazık oldu kapanma bile işe yaramayacak. Tabii bolca aşıyla girseydik bu kapanmaya, bağışık da çıkabilirdik o hiç olmuyor ama.
0
nhk ni youkosu
(29.04.21)
Belki hastanelere yuklenilmesin diyedir
0
abuzer
(29.04.21)
@baldur2, her yer tıklım tıklım nasıl düşecek? Gerçekten 18 gün sonra nasıl düşecek merak ediyorum.
0
gelmeistemem
(29.04.21)
tam kapanma hiçbir işe yaramayacak. kapanma bitince vaka sayılarını düşük gösterecekler, ölü sayısı 20'lere falan düşürülecek. yaz böyle geçecek. en süper biziz, dünyaya posta koyduk falan. sonra ekimde tekrar başa dönecek her şey.
0
nothing in my way
(29.04.21)
dostlar alisveriste gorsun diye. yine koca kis hicbir sey yapmayip turizm sezonu geldiginde tutustu bir yerleri. onlarca ulke turkiye'yi kara listeye aldi. bakin biz de onlem aldik diyecekler akillari sira. -_-
0
in vino veritas
(29.04.21)
(9)

250lik motor kullanmak (K)

abuzer
Günaydın :))) Daha önce yine buraya sormuştum. Yapma etme demistiniz. Ama yaptım ;) İlk kez bir motora dokundum, 250lik TNT :) ilk kullanisimda kaldirip bir mesafeyi gidebildim. Bu iyi mi?? :)) lutfen iyi olsun çünkü. Sonra çok ağır olduğu için durunca düşürdüm motoru. Ama yavaş. Biliyorum ağırlığı
Günaydın :)))

Daha önce yine buraya sormuştum. Yapma etme demistiniz. Ama yaptım ;)

İlk kez bir motora dokundum, 250lik TNT :) ilk kullanisimda kaldirip bir mesafeyi gidebildim. Bu iyi mi?? :)) lutfen iyi olsun çünkü. Sonra çok ağır olduğu için durunca düşürdüm motoru. Ama yavaş. Biliyorum ağırlığı olay değil, acemi olduğum için diceksiniz. öyle işte neyse

İkinci kez calistigimda da ilerle, dur, ilerle dur calistim. Birkaç tur da attım. Ama hala vites değiştirme aşamasına geçmedim (çok iyi araba, orta seviye bisiklet kullanirim ayıptır soylemesi)

Sizce benim bu motora alismam ne kadar sürer? Ne kadar zamanda trafiğe çıkabilirim? Sabirsizim biraz. O nedenle merak ediyorum.

Not: kadinim
0
abuzer
(28.04.21)
kısa boy narin yapıyla 1000cc motor kullanan kadınlar gördüm.

kendi tecrübelerimden de her motor başta ağır geliyor ama bi süre sonra bacaklar güçlenip sorunsuzca tutabiliyor.. motora boyun kısa gelmiyorsa eğer motoru tutmak için çok yatırmazsan düşmez. eğer yatırırsan düşer. ben de yatırsam ben de düşürürüm önemli olan kaymayan bot ayakkabı ve motoru yatırmamak. motora boyu kısa gelenler de bi tarafa doğru kaykılıp tek ayakla da tutabiliyor.

bu işler tecrübe işi sen daha vites değişimlerini, durup kalkmaları çözememişken trafiğe çıkayım demen başına dert açmaktan başka bi işe yaramaz.

çok zorlanıyorsan ikinci el 100 cc civarı bi cub scooter al onla başla.
0
killerbee
(28.04.21)
Geçmiş olsun, zehiri almışsınız. Trafik tecrübesi ve manuel vites tecrübesi olduğu için maks bir hafta diyorum. Ama alıştığına emin olmadan kesinlike çıkma bence.
0
okumakserbestbegenmeksart
(28.04.21)
Günaydın.

Öncelikle başlamayabiliyorsan başlama. Bu olmuyorsa; hoş geldin.

Çok bıçak sırtı bir dünyaya adım atıyorsun, atacağın adımlar önünde rüya gibi yıllar yaşamanı da sağlayabilir, burnundan da getirebilir. Bu adımlardan en önemlisi eğitim ve ekipman. Bunlara harcayacağın paralarda dünyanın en savruk insanı ol. Geri dönüşünü misliyle alırsın çünkü.

sözlük yazarlığı varsa (bkz: ekşiteker).

çok iyi araba ve bisiklet kullandığını düşünen biri olarak eğitmenlerin gözünde en zor insansın. Onlara göre aday bisiklet bile kullanmayı bilmesin ki ön yargılardan arınıp tertemiz bir başlangıç yapılsın. Öbür türlü belli bir süre seni doğru bildiğin yanlışların yanlış olduğuna ikna etmekle geçiyor.

Bu saatten sonra bol bol teorik eğitim videosu, yazısı, kitabı. Sonrasında da herhangi bir kurumdan pratik eğitim, sorduğun soruların cevapları da buralarda.
0
onemoremile
(28.04.21)
İmkan varsa bir kursa gidip eğitim almanı şiddetle tavsiye ederim.
Kendi kendine gitmeyi durmayı, dönmeyi, vs öğrenirsin bir şekilde ama inceliklerini ogrenemezsin. Yalnis pratiklerin yerleşik hale gelir ve ilerde düzeltmek için çok uğraşırsın. Boş bir sayfa iken bir egitmenden yardım almak en doğrusu.
0
chavezding
(28.04.21)
Selam,
eğitim eğitim eğitim.
İyi araba kullanmak bir artı, çünkü trafiğin nasıl bir şey olduğunu bilmek önemli. Bu konuda cahil cesaretiyle hareket etmemek lazım.

Bisiklet kullanmayı bilmek de önemli, demek ki denge işini daha hızlı çözeceksiniz.

Bütün bunlar cepte ama, bu yapabildikleriniz hiçbir şey. Öncelikle temelden başlayıp hakimiyet eğitimi almalısınız. Sonra beceri geliştirme, kendi motorunuza hakimiyet, yolda güvenli sürüş eğitimi derken bir eğitim döneminden geçmelisiniz. Motoru ağır olduğu için değil, dengesine alışmadığınız için düşürdünüz, ilerleyip durmak evet bir beceri ama öğrenmeniz gereken şeylerin onda biri bile değil.

cesaret kırmak için değil, eğitimsiz olmamanız için yazdım bunları.

sıfırdan motosiklet eğitimi aldıktan sonra ehliyetini ve yol eğitimini tamamlamış bir insan olarak söyleyebilirim ki trafiğe çıkma süreciniz sizin eğitime ayırdığınız süreye göre şekillenir. Bu 1-2 hafta da olabilir, 1-2 ay da.
0
amelie poulain
(28.04.21)
Neden daha az güçlü motorları kullanip geçiş yapmadınız anlamadım. Bence daha az güçte, daha rahat olacağınız motorlardan sonra geçin. Şimdi dan dan söylemiş gibi olacağım ama 250'likte böyle başlamak iyi bir şey degil. Bir de vites ilk elden ögretilmez mi? Ögretmekte de bir problem var sanki. Daha az güçlü motorlara hakimiyeti sağlayıp sürüş keyfi almak varken neden böylesi bir iş? Bu arada kadınım African Twin kullandım bir süre.
0
velvetmorning
(28.04.21)
alışma süresi = eğitim ve tecrübe süresi (trafikte geçirilen zaman)

bir tane kadın arkdaşım da böyle başlamıştı, hala daha sürüyor. vites işini hallettikten sonra bol bol aracın ağırlığına alışmak için manevra çalışın. yapabiliyorsanız da core egzersizleri. iki tekerlekliler genel olarak komplike işler gerektiyor. daha sonra kitap vs. paylaşabilirim.
0
evimin paspasi
(28.04.21)
sanırım daha ehliyet alma sürecindesin, bir kaç saat daha çalıştıktan sonra ehliyet alabilecek konuma geleceksin, ancak bu trafiğe çıkmak için yeterli değil.

bir kaç hafta trafiği az ara sokaklarda gezme, ardından yoğun olmayan akıcı saatlerde biraz daha uzak yerler, kendini yeterince güvende hissettikten sonra şehir içi ulaşım, kısa zamanda da uzun yol veya eğlence amaçlı kullanım.

bu süreler senin ne kadar çok motor üstünde vakit geçirebileceğine bağlı biraz. tabii biraz daha rahat etmek bu süreçleri daha hızlı geçmek istersen ücretli eğitim veren kurumlar, kişiler var. eğitim sizi motor üstündeyken daha rahat ve sakin olmanızı sağlar.

ne kadar çok motor üstünde olursanız o kadar iyi. kapalı alan eğitimleri yapabileceğiniz bir yer varsa çok çok daha iyi. her dışarı çıktığınızda ekipmanlarınızı üşenmeden giymek ve hazırlanmak önemli, böylece güvenliğinize önem verirsiniz.

nasıl bir motor alacağınız, sizin ne istediğinize bağlı olarak değişecektir. motor seçmek bir anlamda bir hayat tarzını seçmek gibi oluyor. motorun da kılık kıyafet için modası var.
0
selam
(28.04.21)
Bugün vites değişimi de yapabildim :))
0
🌸abuzer
(29.04.21)
(6)

tam kapanma olur mu anketi - gelin fikirler çarpışsın

proletarier aller lander vereinigt euch
ne dersiniz sizce olur mu olmaz mı? isterseniz açıklayabilirsiniz de sebeplerinizi. mesela ben başlayayım. Tayyip babaya derler ki efendim halk tam kapanmayı destekliyor vs. vs. o da der ki tam kapanma mı yok canım öyle şey olur mu devam. Ciddi ciddi tartışılacağını bile düşünmüyorum.siz ne dersiniz
ne dersiniz sizce olur mu olmaz mı?

isterseniz açıklayabilirsiniz de sebeplerinizi.

mesela ben başlayayım. Tayyip babaya derler ki efendim halk tam kapanmayı destekliyor vs. vs. o da der ki tam kapanma mı yok canım öyle şey olur mu devam. Ciddi ciddi tartışılacağını bile düşünmüyorum.

siz ne dersiniz?

www.strawpoll.me
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(26.04.21)
Atılacak her adımı önden piyasaya sürüp, kamuoyunu hem alistirip hem yokluyorlar gibi geliyor. Bu sebeple bunun da gerceklesecegini düşünüyorum
0
abuzer
(26.04.21)
bence bayramdan onceki cumaya kadar devamke. Bayramla beraber 9 gun tam kapanmayi o zaman yapar.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(26.04.21)
Anca bayram tatilinde yapar. Cunku virus bi tek tatillerde yayiliyor nedense. Oun disindaki zamanlarda olsa olsa kismi kapanmaya devam karari olur, cunku onlar da adlari gibi iyi biliyo ki ekonomi "coh eyi" degil.
0
e mice
(26.04.21)
Kapattı.

Edit: t24.com.tr
0
kobuzchu kiz
(26.04.21)
Hahaahahahahah ulan ya ne iddia etsem aksi oluyor hayirli olsun
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(26.04.21)
Arkadaşlar kuponum var, banko, ister misiniz fjdndnjs
0
abuzer
(26.04.21)
(9)

Okumadan ölme dediğiniz kitaplar var mı?

abuzer
Psikolojik roman ya da ufuk açıcı, bir şeyler katan, öğreten kitaplar okumayi seviyorum.Toplu kitap alisverisi yapican. Kesin oku dediğiniz kitaplar var mıdır?Yukarıda türleri belirttim ama belki yanlış ifade etmisimdir birkaç örnek vereyim kitap zevkime dair;TutunamayanlarYabanciAçlıkDönüşümBağlanm
Psikolojik roman ya da ufuk açıcı, bir şeyler katan, öğreten kitaplar okumayi seviyorum.

Toplu kitap alisverisi yapican. Kesin oku dediğiniz kitaplar var mıdır?

Yukarıda türleri belirttim ama belki yanlış ifade etmisimdir birkaç örnek vereyim kitap zevkime dair;

Tutunamayanlar
Yabanci
Açlık
Dönüşüm
Bağlanma (bağlanma kuramiyla ilgili epey bilgi sahibi oldum))
Cesur Yeni Dünya
Bir dinozorun anıları
Persepolis

Özel bir alanda (genelde evrim, psikoloji ya da yakın tarih tercihim) bilgi veren kitaplar da ilgimi çekiyor yukarıda belirttiğim gibi
0
abuzer
(20.04.21)
Gog - Giovanni Papini
0
ezeriko
(20.04.21)
puslu kıtalar atlası
0
istanbul kanatlarimin altinda
(20.04.21)
celal şengör - dahi diktatör
0
halanne
(20.04.21)
Uygarlık Tarihi - Server Tanilli
Lise son sınıftayken okumuştum. Ufkum açılmıştı. Üni. sınavında yüksek puan almama sebep olmuştu.
0
ankara06
(20.04.21)
Tutunamayanlar listende, saatleri ayarlama enstitüsü de katılmalı. ilber ortaylı'nın da hayata dair yazdıkları olan "bir ömür nasıl yaşanır"
0
evimin paspasi
(20.04.21)
Bu tarza uygun,

Körlük - Jose Saramago

atlamayın okuyun
0
elestirman
(20.04.21)
Marcel Proust ve Gabriel Garcia Marquez külliyatı.
Körlük +1
Tüfek, Çelik, Mikrop
0
auroraaurora
(20.04.21)
Körlük var.

Gabriel in hiçbir kitabını sevemedim

Herkese teşekkürler

Diğer cevapları da bekliyorum
0
🌸abuzer
(20.04.21)
Sartre'ın "Varoluşçuluk" isimli konferans metni. Okuduklarım arasında, bu dünyaya insan olarak gelmenin ne anlam ifade ettiğini en yalın biçimde özetleyen kitaptı. Bu yüzden, benim için "temel eserler" listesinin ilk sırasında yer bulur her zaman. Okumazsan eksik kalırsın diyemeyeceğim ama okusan iyi edersin bence :)
0
huçi kuçi
(20.04.21)
(5)

Duster 1.0 tce deneyen var mı?

abuzer
120 km hızla 3 bin deviri geçmeden gidiypr mu düz yolda?Yokuşlarda çekişi iyi mi?Gibi bilgilere ihtiyacim var tşkler :))
120 km hızla 3 bin deviri geçmeden gidiypr mu düz yolda?

Yokuşlarda çekişi iyi mi?


Gibi bilgilere ihtiyacim var tşkler :))
0
abuzer
(15.04.21)
Rezil bi araç. Her yerinden kalitesizlik akıyor. Motor zayıf ve tüketim normal düzeyde. Öyle anlatildigi gibi düşük degil. Motor sesi akulu araba sesi gibi. Hic guven vermiyor.
Dediğin hıza 4000 devirde ulaşıyor. Şirket arabası olduğu için kullandım. Kısaca beş para etmez bi araç.
0
halk
(15.04.21)
Diri bir Tofaş kuş serisi bile bu araçtan daha iyi bencede. Halk+1
0
primetime
(15.04.21)
Ayağımı yerden kessin aracı. En fazla onu yapar. Prime +1
0
msb
(15.04.21)
Rezil bir araç, ayağını yerden kesse bile bir ayağın hala parmak uçlarında yerde olabilir güvensizlikten. msb+1
0
IcedFlames
(15.04.21)
Güvensizlik önemli değil. Hız ve çekiş bilgisine ihtiyacım var. Nette arastırdıgımda sizin verdiğiniz bilgiler gelmiyor. 3000 devirde 120-130 diyor ? Uydurmuşlar mı
0
🌸abuzer
(15.04.21)
(4)

Bağlanma teorisi psikoloji

Mossy
Eski ilişkilerinde kaygılı bağlanma stiline sahip olan bir insanın bu ilişkilerde yaşadıkları sebebiyle ya da başka sebeplerle kaçıngan bağlanam birine dönüşmesi mümkün mü? Bağlanma kuramına bakıyorum kesinlikle kaygılı bağlanmışım önceki ilişkilerimde, her şeyi benim o dönemki hallerimi tanımlıyor.
Eski ilişkilerinde kaygılı bağlanma stiline sahip olan bir insanın bu ilişkilerde yaşadıkları sebebiyle ya da başka sebeplerle kaçıngan bağlanam birine dönüşmesi mümkün mü?

Bağlanma kuramına bakıyorum kesinlikle kaygılı bağlanmışım önceki ilişkilerimde, her şeyi benim o dönemki hallerimi tanımlıyor. Ama su an öyle hissetmiyorum. En son ilişkimin üstünden 2 3 sene geçti ve bu süreçte çok fazla değişim yaşandı hayatımda. Şu an flört ettiğim biri var ve ilişki düşündüğümde emin değilim ama güvenli bağlanma ile kaçıngan bağlanma arasında karışık bir yerde gibi hissediyorum kendimi.

Mümkün müdür?
0
Mossy
(09.04.21)
Bir kitap aldım, buradan bir arkadaş önermişti. Baglanma ismi. Harika. Almalisin bence.

Neyse işte o kitapta bağlanma sekillerinin zamanla değişim gosterebilecegi de yazıyor ozetle
0
abuzer
(09.04.21)
Bunlar davranışçı kuramlar ve böyle kesin sınırlar çizmek zor. Ainsworth & Bowlby ve Horowitz'in çeşitli deneyleri üzerine yazılmış makalelere bakmalısınız.
0
Başkalaşım
(09.04.21)
Yıllarca bağlanma çalıştım, burada birkaç faktör var bir bunlar yan yana bulunamayacak uçlar değil, kaygılı ve kaçıngan bağlanma örüntülerine aynı anda sahip olabilirsiniz ikisinden de bir skorunuz olduğunu düşünün, zıt değiller asla. Aynı zamanda karşınızdakinin bağlanma oryantasyonu da önemli. Bir de önceki ilişkilerde tetikleyiciler farklı da olabiliyor. Eskiden neyse diyor bilim bağlanma örüntünüz için, şimdi çok kolay olmasa da değişebileceğini biliyoruz. Bir de yine de her şeyi bağlanma ile açıklamak mümkün değil o bir yanılgıya sürüklüyor insanı, karşınızdaki insanın size yönelik tutumları da, hayattan beklentileriniz de, ilişki dışı hayat stabilitemiz de, daha neler neler pek çok şey etkiler tutum ve davranışlarımızı.
0
kullanıcıadımbuolsun
(09.04.21)
Kesinlikle mümkün, uçlarda yaşayip aşırı derecede saplantılı şekilde kaygılı bağlandığım bir ilişkinin sonunda artık sadece tek seferlik şeyler yaşayıp önüme bakabiliyorum. Hatta bence bu ilişki benim kaygılı bağlanmayı geride birakmami sağladı.
0
sanguine
(09.04.21)
(13)

hunharca güldüren dizi, show veya film önerisi

comeon
soru başlıkta?Hangi tarz diye sormayın herkes kendi tarzında beğendiğini yazsın.
soru başlıkta?

Hangi tarz diye sormayın herkes kendi tarzında beğendiğini yazsın.
0
comeon
(18.03.21)
Coupling (UK) ve The IT Crowd'a hunharca gülmüştüm.
0
himmet dayi
(18.03.21)
the office
the it crowd +1
an idiot abroad (bu önerim @himmet dayı için de geçerli)
0
uuth
(18.03.21)
modern family
0
a7x
(18.03.21)
Seinfeld. Friends de komik ama tarzı farklı. The Office seven Seinfeld de sever. HİMYM seven de Friends sever.
0
prole
(18.03.21)
Curb Your Enthusiasm, It's Always Sunny In Philadelphia, Peep Show, İngilizce altyazı ile takip edebilecekseniz The Mighty Boosh.
0
turakin
(18.03.21)
Ricky gervais-humanity (Netflix)
Kardeş payı
0
abuzer
(18.03.21)
@prole, hem Seinfeld hem HMYM seven ne sever? :)))
0
invictae
(18.03.21)
Black Books

The it crowd

Bu ikisine hunharca güldüğümü hatırlıyorum.

Le Dîner de Cons (1998) bu Fransız komedisi de çok iyidir.
0
old possum
(18.03.21)
@invictae çiçek taksi'den cennet mahallesi'ne kadar geniş bir yelpazesi olduğunu düşünüyorum :D
0
prole
(18.03.21)
The office
Modern family
Brooklyn 99
0
anneboleyn
(18.03.21)
jim jeffries

th office, seinfeld, blaxk books +1
0
ala09
(18.03.21)
spaced
the office (usa)
deadpool 2 (çok gönderme var)
0
evimin paspasi
(19.03.21)
office, 99, kominsky method (çok hunharca olmasa da)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(19.03.21)
(1)

Spor için kulak üstü kablosuz kulaklık

Weeze3r
Selamlar, daha önce tws almayı planlıyordum ama son zamanlarda kulak üstü ürünler ilgimi çekmeye başladı, sporda ve dışarıda koşu esnasında kullanabileceğim, kaliteli müzik dinleten hangi kulaklıkları tavsiye edersiniz?Bütçe 600 tl belirledim.
Selamlar, daha önce tws almayı planlıyordum ama son zamanlarda kulak üstü ürünler ilgimi çekmeye başladı, sporda ve dışarıda koşu esnasında kullanabileceğim, kaliteli müzik dinleten hangi kulaklıkları tavsiye edersiniz?
Bütçe 600 tl belirledim.
0
Weeze3r
(11.02.21)
JBL BT 600 var bende. Şarji uzun gidiyo. Kulak agritmiyo (kadınım), terletiyo, ans modu var ve süper calisiyo. Başka pek kriterim olmadığı için seviyorum ben
0
abuzer
(12.02.21)
(84)

I'm back! :)

pandispanya
Selamlar herkeseee, çok uzun zaman oldu :)) Çok zamandır aklımdaydınız ama bir türlü ilk adımı atamıyordum. Bugün o gün millet! :DÖncelikle güzel dileklerle başlayayım. Umarım tanıdığım/tanımadığım herkes bu uzun süre zarfında iyi ve mutlu kalabilmiştir. Özellikle içinde bulunduğumuz ekstra garip dö
Selamlar herkeseee, çok uzun zaman oldu :)) Çok zamandır aklımdaydınız ama bir türlü ilk adımı atamıyordum. Bugün o gün millet! :D

Öncelikle güzel dileklerle başlayayım. Umarım tanıdığım/tanımadığım herkes bu uzun süre zarfında iyi ve mutlu kalabilmiştir. Özellikle içinde bulunduğumuz ekstra garip dönemde hepinize sağlık, geçim kolaylığı ve yaşam motivasyonu diliyorum can ı gönülden.

Kimler gitti kimler kaldı pek bilemiyorum ama beni hatırlayıp merak edenler için bir özet geçeyim. Ben kısa tutmaya çalışacağım ama çok söz de veremiyorum :D Durumu olmayanlar şimdiden kusuruma bakmasın :))

Geride bıraktığım 5 senenin neredeyse her saniyesi kabus gibiydi diyebilirim. Güzel şeyler de oldu yalan yok ama geneli gerçekten kalitesiz bir yeşilçam filminin saçma sapan bir bollywood versiyonu gibiydi. Daha fazlası olmaz herhalde artık dedikçe her şey üst üste gelmeye devam etti :D Son 5 senem bir film olsaydı ilk 10 dakikasında çıkmıştım, öyle bir şey :D

Belki hatırlayanlar vardır tiroid problemlerim vardı. Öncelikle tiroide bağlı gelişen başka bir rahatsızlık sebebiyle minnoş gözlerimi kaybettim :D Çok şükür hala görüyorum ama şekilleri ve boyutları değişip büyüyüp yuvarlaklaştılar :D Sonra ameliyat geçirip tiroid problemimden kurtuldum ama gözler yadigar kaldı :D

Sonra evlendim ve Bodrum'a taşınıp ufak bi cafe/pub açtım. Sanırım buraya kadar bilenler biliyordu. Bodrum'un ve evliliğimizin ilk 6 ayı tek kelimeyle mü-kem-mel-di. İstanbul'da yaşarken benim de eşimin de güzel işlerimiz ve güzel maaşlarımız vardı. Çok şükür yiyip içip gezmemize hatta balta girmemiş ormanlardaki orangutanlara bile yardım etmemize rağmen paramız artıyordu ve biz de biriktiriyorduk :D Ne güzel zamanlarmış. Önce düğünümüze, ev eşyalarımıza bir yatırım olur diye biriktiriyorduk. Bu hastalıktan sonra ben dedim ki düğünü eşyayı boşverelim, dünyayı gezelim. Beğendiğimiz yerde kalabilmenin imkanlarını araştıralım ve yerleşelim. Şimdiki eşim, o zamanki erkek arkadaşım da iflah olmaz bir kurumsal kimlikti ve bu maceralara pek yanaşmıyordu. Bana dedi ki "son kez müdür pozisyonlu başvurularımı yapayım 15Ocak'a kadar geri dönüş olmazsa dünyayı gezelim. Eğer istediğim işlerden birine kabul edilirsem kariyer yapmak istiyorum" :D Naif planlar. Dedim hay hay. Gayet adaletli bir bakış açısı. Ama tabii onun işine çok ihtimal vermediğim için ben dünya gezisi rotasını oluşturmaya başladım :D Derken boş zamanlarında sahibinden.com'da hiçbir zaman almayacağı tekneleri, motorları ya da dükkanları gezen her Türk genci gibi biz de hiç aklımızda yokken Bodrum'da bi dükkan bulup tutmaya karar verdik. Tarih 31 Aralık 2015. Dedim ki yeter ki İstanbul'dan gidelim de bir işimiz olduktan sonra dünyayı sonra da gezebiliriz. NAAAH gezersin! :D 15 gün sonra başvurduğu işlerden olumlu geri dönüş alan eşim için de benim için de artık hayat başka bir yola savurmuştu bizi çoktan. Sonra işte şipşak düğün dernek, işlerden istifa, dükkanı kurmaca derken kendimizi burada işletmeci olarak bulduk.

Normalde kendi paramız dükkanı tutmaya ve düzeltmeye; aşçı, barmen vs tutmaya yetiyordu ama kocacıııım yine her Türk gencinin hayali olan "liseden arkadaşlarıyla ileride bir bar açma" hayaline tutunarak, çocukluk arkadaşını ve eşini de bize ortak etti. İlk FAIL! Ta daaa :D İlk 6 aya dönelim, mükemmeldi dedik. Çocukluğumuz ve ilk gençliğimiz berbat geçmiş olduğundan "Hayatımızda ilk defa mutlu ve huzurluyuz" diye düşündük. Ortağımızın eşi "ben mükemmel bir aşçıyım, sana her şeyi öğretirim" dediği; ve onun kocası da "ben mükemmel bir barmenim" dediği için bir süre insanlara pişmemiş pirinç yedirdik ve bara gelip cin tonik isteyenlere bira verdik. Ona rağmen mutlu, çözüm odaklı ve iyimserdik. Her şeyi zamanla, çalışkanlığımızla, dürüstlüğümüzle, gençliğimizle çözeceğimize inanıyorduk. Bu arada ben 25, eşim 27 yaşındaydık.

6.ayımızda babam bir cinsel istismar iftirası sonucu tutuklandı. Huzurla uyuduğumuz bir gecenin sabahına birçok yalan haber ve ölüm tehditleriyle uyandık. Bana göre bu mümkün olamazdı ama yine de beşer şaşar diyerek apar topar İstanbul'a gidip babamla yüzleştim. Kafamdaki plan çok netti. Eğer bu şerefsizliği yapmışsa, ölmüş kabul edip yoluma devam edecektim. Yapmamışsa yolumuz uzun ve sancılıydı. Babam olanlardan, hakkında söylenenlerden, tehditlerden, gazete ve televizyonlarda dönen yalan haberlerden habersiz, masum ve şaşkındı. Avukatlar tuttum, onun varolan borçlarını ödedim, dükkanını araştırmaya gelmeleri için aylarca kirasını ödedim, tüm masraflarını üstlendim kısaca. Hakkında ortaya atılan tüm iddiaların aksi kanıtlanmasına rağmen, iftirayı atanlar söyledikleri şeyleri geri çekmelerine rağmen, polis raporları bizden yana olmasına rağmen, bilir kişi raporları bizden yana olmasına rağmen, tanık beyanlarının tümü bizden yana olmasına rağmen, görüntülü kayıtlar, fotoğraf ve videolarla da birçok şeyi desteklememize rağmen; her celse değişen hakim ve savcılar, karşı tarafın medya ve belediyeyle olan yakın ilişkileri; dosyayı açıp okumadan karar veren sözde yetkililer sebebiyle dosyamız okunmadan, hiçbir delil değerlendirilmeden babam 25 yıl hapis cezası aldı. Günde 15-16 saat kafede çalışarak, her hafta İstanbul'a gidip geldim. Düğünden gelen tüm takı ve paraları bu iş için harcadım, yetmedi krediler çektim (sağolsun eşim inanılmaz destekledi), yine de başaramadım. Hukuki sürecin devamı çok uzun ama yıllar boyunca tüm sosyal mecralardan taciz edilmeye devam ettim. Esasında duyuruyu bırakmam bu olaya dayanıyor.

Biz bilim ışığında, akılla mantıkla sunulan kanıtlarla kendimizi bozmadan süreci ilerletelim, vicdanımız rahat, kanıtlarımız tam, nasılsa birileri okuyup bu konuyu aklına mantığına sığdıramayacak dedik ama ne yazık ki kurunun yanında yaş da yandı ve dosya hiçbir zaman okunmadı. Sonra yargıtay cezayı 17 seneye düşürdü. Şu an anayasa mahkemesindeyiz. Hala bekliyor ve mücadele ediyoruz, bakalım.

Bu süreçten birkaç ay sonra ortaklar da tüm yaşadıklarımızı bilmelerine rağmen, girerken koydukları paranın 2,5 katını talep ederek ayrılmak istediler. Toplamda 9-10 ay beraber çalışmıştık. Dedik ki madem kardeş dediğimiz insanlar 9 ayın sonunda, tüm sıkıntılarımıza rağmen bu şekilde ayrılarak böyle bir para talep ediyorlar; verelim. Dükkan bi marka filan olmadı, daha sandalyelerde minder yok :D 5 sene öncenin parasıyla 45bin tl istiyorlar şaka gibi :D Yine kredi çektik. Onlara istedikleri rakamı ödedik ve ayrıldılar. Sonradan öğrendik ki "İstanbul'dan varlıklı arkadaşlarımız geliyor, işi kurup sonra ayrılıp para alıcaz" diye yapmışlar zaten planlarını :D Fail 2! :D Varlıklı olsaydık keşke gerçekten. Aynı parayı bölüşüyorduk; bu herif kumar oynayıp bütün parayı kaybedip devamlı ailesinden destekle yaşıyordu. Bizse hem kendimize, hem baktığımız hayvanların tüm giderlerine (sokaktaki 20 kedi, 5 köpek filan, kısırlaştırmalar, mamalar, aşılar:D), hem babamın giderlerine, hem benim her hafta İstanbul'a gidip gelmeme yettiriyorduk. Kendi kıçı kırık motorumuzu bile onlara vermiştik, işe kolay gidip gelsinler diye izinli günlerimizde, yaz gününde Bodrum'da yeni evli çift olarak evde oturuyorduk aracımız ve paramız olmadığından :D Neyse, öyle ayrıldılar. Sonra biz dükkanda ikimiz kaldık eşimle.

Benim İstanbul süreci ayda 1-2'ye düşmüştü. Dükkanı toparlamaya çalışıyorduk. Buradan da gelenler oldu bu arada :D Sağolsunlar, yolunuz düşerse hepinizi bekleriz :D

Bi 6 ay da böyle geçti. Borç ve kredi yükümüz çok ağır geldiğinden dükkana yeni bir çalışan almadan her şeyi kendimiz yaptık. Mutfağa ben, bara eşim geçti. Sabahlara kadar çalıştık, denedik, alışverişi de kendimiz yaptık, tuvaleti de kendimiz temizledik, servisi de biz yaptık, hazırlığı da, müziği de, bulaşığı da... Aklınıza ne gelirse, gece gündüz çalışıp, hiç es vermeden kendimizi babamı kurtarmaya ve borç ödemeye adadık. Bir yandan da hizmet sektöründe her ne kadar sabah güne yeni bir tehditle, hakaretle, kötü haber veren bir telefonla uyanmış olursan ol, insanlara gülümsemek ve onları eğlendirmek zorunda olmanın psikolojik yükü de ekleniyordu ama yine de güçlüydük. Sonraaa tam yeniden hayata karşı umutlanacakken eşimin babasının akciğer kanseri olduğunu öğrendik. Bu sefer de o süreç başladı.

Önce Eskişehir, İzmir, Ankara, İstanbul vb yerlerde çeşitli profesör ve hastane arama süreçleri, sonra tedavi süreci başladı. Kayınpederim bu dönemde artık çalışamaz duruma geldiği için onun ailesinin masraflarını da biz üstlendik. (İkinci eşinden 20 yaşında bir oğlu ve 8 yaşında kızı vardı).

Gece yarısına kadar çalışıyorduk, dükkanı kapatınca eşim Marmaris'e gidip babasını alıp İzmir'e götürüp kemoterapiyi bekleyip, yeniden Marmaris'e gidip babasını bırakıp, Bodrum'a dönüyor ve çalışmaya devam ediyordu. Bazı zamanlar 10-15 gün dükkanı tek başıma açıp kapattığım oldu. O dönünce ben aynı matematikle İstanbul'a gidip, babamı görüp, avukatlarla görüşüp aynı gün geri dönüp gece çalışmaya devam ediyordum. Kayınpederlerin mutfak alışverişi, çocuğun okul giderleri vb destekçileriydik.

Sanırım gençliğin verdiği güçle gerçekten her düştüğümüzde daha güçlü kalktık hep ayağa. Biraz da enayilik. Ama çok şükür artık iş yeri azıcık daha profesyonel olmaya ve para kazandırmaya başlamıştı. Ne duruyoruz o zaman helva yapalım dedik. Eşimin, son 5 senedir odasından hiç çıkmamış 20 yaşındaki kardeşine iş verelim, onu hayata hazırlayalım dedik. Bak bak :D:D Fail 3'ün zemini geliyo :D Bu çocukcağız da 15 yaşında liseyi bırakmış, işte 5 senedir odasından çıkmıyor, eli bir iş tutmuyor, akşam okulunun borcu biriktiği için okula devam edemiyor filan. Marmaris'ten geldi, bize taşındı. İlk etapta 6 ay kadar birlikte yaşadık ve çalıştık. Çok şükür, iki kelimeyi yan yana getirmeye utanan çocuk açıldı, özgüvenlendi; barı, kahveyi, mutfağı öğrendi; para kazandı. Biz kazandığı paradan ayrı olarak okulunun geçmiş borçlarını ve yeni gelen taksitlerini ödedik, cep telefonunu aldık, üst baş alışverişini yaptık ve sezon sonunda bir sonraki yaza da görüşmek üzere vedalaştık.

Bu arada kayınpederim de kanseri atlattı, güzel bir kutlama yaptık; derken çok kısa bir zamanda nüksetti ve yukarıda anlattığım süreç yeniden başladı. Sonra da tam her şey yeniden iyi gidiyorken kendisini aniden kaybettik.

Bu arada ben devamlı mahkemelere gidiyorum, her celse büyük umutlarla gidip aşağılanarak dönüyorum, yeniden televizyonlarda, gazetelerde dönüyoruz filan çok zor. Kayınpederimin hastaneye kaldırıldığı haberini duyar duymaz dükkanı kapatıp yola çıktık. Yolda eşim arabayı süremeyeceğini söyleyip yanımızda da bir büyük olsun diye annesini çağırdı. Kayınvalidemle gittik Marmaris'e ama kayınvalidem kayınpederin eski eşi. Validenin de 25 senelik yeni eşi var. Bütün hikayelerin üstünden 25 yıl geçmiş ama kadıncağız insanlık yaptı bize.

Biz Marmaris'e giderken, babayı kaybettiğimizin haberi geldi. Yıkıldık. Neyse gittik, gerekli işlemleri hallettik ve 24 saat geçmeden Bodrum'a geri döndük. Günlerden Pazar. Pazartesi günü benim babamın İstanbul'da mahkemesi var. Salı günü ise eşimin babası yine İstanbul'da defnedilecek. Pazartesi sabahı 6.30'da uçağımız var diyelim.

Kayınvalidemi evine bıraktık, eşim de üvey babasının yanına çıktı, sarılıp teselli ettiler birbirlerini. Aksi bir şey yok gibiydi. Biz de eve geldik. Aramız 15dk. Eşim artık ağlayabilirim dedi. Kahve yaptım, içerken telefon çaldı. Telefonda sadece kayınvalidemin çığlıkları geliyordu "yapma, vurma, yeter" gibi :( Eşim "annemi dövüyo" dedi. Valla yalın ayak arabaya nasıl atladık, nasıl gittik oralar bende yok. 4-5 dk içinde oradaydık. Yolda jandarmayı aradık, biz içeri bi girdik ki kadını 40 dk darp etmiş şerefsiz. Kıskançlık sebebiyle ve alkol problemi bahanesiyle. Kadıncağızın ayakta duracak gücü yok, her yerden kanlar süzülüyor, bir yandan şoktan mıdır nedir "o çok iyi bir insan, onu polise vermeyin" diye yalvarıyor :/ Allah'ım son 3 sene kesin kabustu diyorum artık. Birazdan uyanacağım, uyanmam lazım yani. Daha babayı kaybedeli 24 saat geçmedi, bu nedir.

Üvey kayınpeder daya atmaktan yorulmuş sandalyeye oturmuş, oturduğu yerden kayınvalideye ve eşime ve hatta daha vefatının üzerinden 1 gün bile geçmeyen babasına küfürler hakaretler ediyor. Eşim önce üvey babayı dövdü, sonra jandarmalar müdahale etti. Ve de yanlış bi hareket yaparsa artık onu da nezarete atacaklarını söyledikleri için başına bir şey gelmesin diye kalanında da ben dövdüm. Bir yandan eşim sinir krizi geçiriyor, bir yandan herif kayınpedere küfrediyor, bir yandan kayınvalide "o çok iyi bir insan, onu götürmeyin" diyor, jandarma ultimatom veriyor asjdha o ara ben de yerlere düşürüp tekmeledim adamı, bi de suratını yumrukladım :/ Yaşadığımız her şeyin içinde vicdanım bi tek bazen buna sızlıyor. Hala utanıyorum yaptığım şeyden. Ama yine olsa yine yapardım...

İstanbul uçağının kalkmasına 4-5 saat var, günlerdir uykusuzuz, kayınpederi kaybetmişiz, kayınvalide öldüresiye dövülmüş, sabahında babamın mahkemesi var, ertesi gün cenazemiz var ve sabaha kadar hastane, karakol vs dolaşıyoruz. İşin kötüsü kayınvalidem de hastanede yaralarını saklıyor, karakolda hayır dövmedi diye yalan söylüyor, inanılmaz bir şey yaşıyoruz.

Uçağa birkaç saat kala, güvendiğimiz bir ablamızı kayınvalidemin yanına yerleştirdik ve biz gelene kadar buradan ayrılma dedik. Sonra gittik, babam bu sefer kesin çıkıyor dediğimiz mahkeme de g.tümüze girdi. Ertesi gün de cenaze... Sonra Bodrum'a döndük.

Kayınvalideye gittik, uzaklaştırma çıkarıldı, tehditler alıyor adamdan ama bize söylemiyor. Jandarmaya da söylemiyor öyle bekliyor ve adamı koruyor. Yanına koyduğumuz abla vardı ya bize o anlatıyor gelen mesajları. Bu arada bi de eşimin anneannesi var, alzheimer hastası, kayınvalidemlerle yaşıyordu. Bizim gittiğimiz o bir haftada her geçen gün kadının hareketleri kısıtlanıyor, birkaç gün sonrasında da tamamen felç geçirmiş gibi oldu. Hop yine hastaneler, meğer herif bunun kafasına telefon fırlatmış annemi dövdüğü gün. Anneanne de o günden beri ufak ufak beyin kanaması geçiriyormuş. 85 yaşında kadın. Masada kalabilir denerek ameliyata alındı. Daha kayınpederin yasını tutamadan yine hastane süreci. Bu arada çalışmaya devam ediyoruz. Ben dükkanda kalıyorum, eşim anneannesinin yanında hastanede. Neyse ki ameliyat başarılı geçti ama bu olaydan sonra anneanne tamamen yatağa bağımlı hale geldi...

Tekrar bahar geldi, kardeşimin erkek kardeşini geçen sene söz verdiğimiz gibi yeniden yanımıza aldık. Bu arada maddi anlamda götü biraz doğrulttuğumuz için bir arkadaş daha bizimle çalışmaya başlamıştı. Toplamda 4 kişi olduk dükkanda. Derken bu sefer eşimin üvey annesi tutturdu ben de Bodrum'a taşınacağım diye. Yapma etme dedik, buralar pahalı, küçük kız babasını yeni kaybetti, okul ve çevre değişikliği iyi gelmeyebilir filan. Yok dedi taşınacam. Ok dedik o zaman yakınımıza taşın ki tanıdıklarımızı kullanarak sana iş bulabilelim. Okul çıkışında kızı alabilelim filan. Evler bulduk, gönderdik, bak sakın bize sormadan ev tutma çünkü burada yeni gelenleri çok kazıklıyorlar, arada bir tanıdık buluruz, bize farklı davranırlar dedik. Dedik de dedik. Fail vol. 45764
Anaaa bi baktık kadın bize haber vermeden bize oldukça uzak bi yerde, oldukça yüksek fiyatlı bi ev tutmuş. Bize tuttuktan sonra haber veriyo. Hayırlısı dedik, belki kadın 50 yaşından sonra özgür kalmak istiyor hayatında ilk kez. Saygı duyalım. Duyduk da.

Biz erkek kardeşe hayat yolu çizmeye odaklıyız. Bu sezonun sonunda lise bitince MSA'ya gönderelim, masraflarını da biz üstlenelim, eli artık iş tutuyor, mesleği de olsun planları yapıyoruz. Annesi dedi ki ben bayramın 1. günü taşınıyorum. Yardıma gelir misiniz...

Bilenler biliyor, tatil yöresinde bayram günü hizmet sektöründeki yoğunluğu. Bütün kış beklediğimiz gün gelmiş. Kadın o gün taşınacak. Hay hay babamızın emaneti. Erkek kardeş yine bizimle yaşıyor bu arada. Eşim dedi ki "yarın şu saatte uyanıyoruz, bu saatte evden çıkıp, şu saatte anneni taşıyoruz, akşam da bu saatte dükkana dönüyoruz rezervasyonlar full". Ok, sabah oldu, kardeşi uyandırıyoruz uyanmıyor. Belki 10-15 defa uyandırdık. Evden çıkma saati geldi geçiyor, eşim de kendi başına çıktı, üvey anneyi taşımaya gitti. Yarım saat sonra kardeşi uyandı, abisini sordu, anlattım. Tamam deyip evden çıktı. Gidiş o gidiş :D Yukarıda fail 3 zemini olarak anlatmıştım ya :D Cebine henüz çalışmadan verdiğimiz maaşını da koyup kaçtı herif akdljhsa :D Bayram günü dükkanda iki kişi de kaldık mı :D Arıyoruz açmıyor filan sonra arkadaşları haber verdi, Türkiye turuna çıkmış lkdsjla :D Neyse biz bütün yazı güç bela 3 kişi hallettik ama sezon ortasında yeni eleman da bulamadığımız için iflahımız s.kildi afedersiniz.

Bu arada babadan 400.000tl filan borç kaldı dahgsd kafamız çok karışık ama üvey anne abuk subuk harcamalar yapıyor, atıyorum 6 tane kahvaltı tabağına 1.000 tl veriyor, saçma sapan bir elbiseye 900tl veriyor. Sonra param bitti diye bizden destek istiyor, veriyoruz; evden kaçan kardeşin okul taksidi diye para istiyor, veriyoruz filan saçma sapan bir durum :D Küçük kız için yine okul ve üst baş harcamaları, onu gezdirip yedirip içirmeler, helali hoş olsun, tüm hikayeler içindeki en masum kişi kendisi...
Abi 6 ay sonra, kadın dedi ki ben Bodrum'da yapamıyorum, burası çok pahalı, kız okuldan eve geliyor tek başına, ev sahibi beni dolandırıyor vs. Be amk, biz 6 ay önce bunları söyledik zaten sana. Peki ne yapalım? Ben tekrar Marmaris'e taşınacağım, bana nakliyeci ayarlayın. Bi de bilmem ne kadar para. Ok. Bunları da yaptık.

En son benim doğum günümden önceki akşam saat 9'da eşimi arıyor. Sabah 8'de taşınıyorum, yardıma gelebilir misin diye. Ben de kendimce yasta olduğum için senelerdir doğum günü kutlamamışım; o sene Antalya'dan annemler ananemler geliyor, dükkanda müdavim müşteri ve arkadaşlarla kutlama yapacağız. Eşim de durumu izah ediyor, evde 4 kişi misafirimiz var, yarın kızın doğumgünü, dükkanda organizasyon var vs. derken telefon suratına kapanıyor :D Kapanış o kapanış :D Bi daha ulaşamadık. Taşınıp bizi sildi hayatından. Küçük kızı da taşınmadan iki hafta önce Marmaris'e yollamıştı zaten. Veda bile ettirmeden :D

Bu arada eşimin annesi adamdan ayrılma arifesindeydi ya, o da yanında bir erkeğin eksikliğini hissetmesin filan diye ona da maddi manevi yardımcı oluyoruz. Gece 5'te dükkanı kapatıp, sabah 7'de eşim kapı montajına gidip, birkaç saat sonra dükkanı açıp 15 saat aralıksız çalışıyor filan öyle bir şey.
Ama annesi yalnız kalma kısmını kabullenemeyip adamla tekrar barıştı. Çok boktan hissettik.

Aileden yediğimiz bu son kazıklardan sonra bizim psikolojimiz baya gitti bitti. Çok garip oldu. Peki dedik, öldürülmek istiyorsan artık senin kararın ama madem kocan yanında o zaman bizden maddi manevi bir desteğe gerek kalmadı diye blöf yaptık. Yeniden birleşme denemeleri 1 ay sürdü. Ama o 1 ayda çektiğimizi Allah biliyor. Her gece evlerini gözetledik kavga var mı, kötü bir şey var mı diye. Her uykudan kabusla uyandık.

1 ayın sonunda herif yine içip sıçmaya başlayınca anne nihayet uyandı ve adamı kovdu. Bu sefer de onun bozulan psikolojisiyle yaptığı işler batmaya başladı. Bir yandan yatalak annesine bakıp bi yandan çalışmaya çalışıyordu ama başaramadı. Dedik ki bu böyle olmaz, hiçbir şey yapmasan aylık giderin (dükkanın masrafı, ev kirası, bakıcı parası, çalışan maaşı vs) 20.000TL. Gel bizimle yaşa, dükkanını da kapat, tüm masraflarından kurtul.
Böylelikle kayınvalide bize taşındı. Bu arada 2+1 evde 2 kedi, 1 köpek, 1 kayınvalide, 1 yatalak anneanne bir de biziz ashdkajsdh :D Bu şekilde 7 ay kadar birlikte yaşadık. Zaten melek gibi insanlar, başımın üstünde yerleri. Ama bu sayede kadıncağız son 1 iş daha yapıp, ufak tefek borç kapatıp, cebine de bir miktar parasını koyabildi. Geçtiğimiz Mayıs ayında onu Antalya'da ufak bir köye taşıdık. Şimdi tarım yapıyor, annesiyle emekli maaşlarıyla tatlıca geçiniyorlar.

Anam ne uzun oldu :D Aralarda bi sürü şey daha var onları geçiyorum artık. Tam yine her şeyi yoluna koyduk, artık bi Avrupa yapabiliriz derken bu sefer de pandemiler çıktı işte oralar zaten malum. Dolar euro da öyle :D Bu bir senenin yaklaşık 6 ayında kapalıydık. Bu aradaaa yaş da 30 oldu :D

Sonuç, işler ve dükkan genel olarak gayet güzel oturdu. Bu yaz dükkanda çalışan nihayet 5 kişiydik. Küçük kız kardeş Darüşşafaka'yı kazandı :,) Annesi telefonlarımızı açmadığı için görüşemiyorduk, geçtiğimiz aylarda ona güzel bi telefon hediye ettik kendisine ait, artık rahatça görüşebiliyoruz :)

Borçlar bitti sayılır; yeniden borca girmeden kendi birikimimizden harcayabiliyoruz en azından pandemi sürecinde. Kendimizden çokça ödün vererek belki bir güzel ev ve araba parasını havaya üfledik ama vicdanlarımız rahat diye bakıyorum.

Geçenlerde eşimin annesi ufak bir kanser tehlikesi atlattı, ameliyatı için Antalya'ya gittik, anneanneye ben baktım, eşim de annesinin yanında durdu mesela. Annem de bize yardıma geldi kayınvalidelere. Sonra hep beraber benim Anneannemlere gittik. Yetişemiyorlarmış perdelerini yıkadık, yemeklerini yaptık :) Dedem kalp krizi geçirmişti, onu bi daha göremem diye çok korkuyordum, onu gördüm. Ailenin kalan kısmıyla mutlu zamanlar geçirebilmek çok değerli bence. Nolur size değer verenlere sıkı sıkı sarılın. Küsseniz barışın.

Şimdi de benim annem tiroid kanseri oldu sanırım. Pazartesi günü belli olacak, bakalım. Özet olamadı ama özetle benim de duyuruya ara verme sebeplerim böyle şeylerdi.

Şu sıralar artık daha fazla vakit ayırmaya çalışacağım. Umarım başarabilirim. Bana ulaşamayan mesajlarınız olduysa hepinizden özür dilerim.

Hatırlayanlara bol sevgiler, ve bir de kapanış fotoğrafı gönderirim :))

İlk kedimi sahiplenmeden önce duyuruya sormuştum. Herkes sende kalsın lütfen sokağa bırakma demişti. Buradan aldığım en güzel cevaptı. Çünkü tüm bu boktan süreçlerde hiçbir terapi, hiçbir ilaç olmadan, hayata tutunmamı sağlayan en güzel şeydi kendisi. Sonra sorunlar arttıkça, evdeki terapicilerin sayısı da arttı asdhajga :D Teşekkür ederim tekrardan. Onlardan bi hatıra bırakıyorum buraya.

Sorularınız varsa sorun, umarım modlar silmez :p Sağlıcakla kalın.

Sevgiler.
0
pandispanya
(30.01.21)
Çok üzgünüm ben de bunu amaçlamamıştım ama başlayınca çok uzun sürdü 4,5 senenin özeti :D Bazı yerler çok detaylı olmuş ama beynim sulanınca geri dönüp silemedim de kaldı öyle artık hayırlısı :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
korkunç, nutkum tutuldu. çok çok geçmiş olsun babana.
! gördünüz mü millete nasıl iftira atılıyor. nasıl hayatlar karartılıyor. ahh ah
kötünün kötüsü bi haber ama yalnız değilsiniz
www.hurriyet.com.tr iftira 2009
www.hurriyet.com.tr iftira 2018
www.hurriyet.com.tr iftira 2021

ileri okuma:
false accusation of rape
0
esref
(31.01.21)
@esref çok teşekkür ederim. Başımıza gelenlerden sonra duyduğumuz, okuduğumuz her şeyi önce sorgulama konusunda çok hassas olduk. Bu konu bu ülkenin en iğrenç gerçeklerinden birisi olmasına rağmen, hiçbir suç işlemeden mağdur olan da çok insan var maalesef. İşini düzgün yapan kurum yok denecek kadar az. Suçlu elini kolunu sallayarak dışarıda, suçsuz içeride olabiliyor. Teşekkür ederim tekrar.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Allahım film gibi! Geçmiş olsun gerçekten ve hoş geldin :)
0
mor oje
(31.01.21)
Çok teşekkür ederim, çok hoş buldum :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
ben seni hayal meyal hatırlıyorum. çok uzun süre olmuştur gerçekten ama. tüm yazdıklarını da okudum okurken de kolum uyuştu bu kadar olay nasıl üst üste gelir diye hayatı sorguladım. allah güç kuvvet versin ve yardımcınız olsun demekten başka da elimden bi şey gelmiyor. gerçekten çok zor şeyler yaşamışsınız.
0
lata
(31.01.21)
Bende burada çok aktif olamadan da oldukça eskiyim ve pandispanya yi hatırlıyorum. Söyleyeceğim tek şey; Helal olsun size... Hoşgeldin.
0
primetime
(31.01.21)
sen dağ gibi bir insansın. kocan da öyle. ve evet, Allah dağına göre kar veriyor.
biliyorum, dağ olmayı ben istemedim ki diyeceksin. benim de istemediklerim oldu. nasip.

ayrıca rahmetlinin mekanı cennet olsun.
0
esref
(31.01.21)
@lata, çok teşekkürler, yazdıklarınız ne kadar değerli bilemezsiniz, sağolun, hepimize güç kuvvet diliyorum :)

@prime time, hoşbuldum, çok teşekkür ederim <3 :)

@esref, insanlar ne zorluklar yaşıyor, bizimki de dert mi diye düşünüyorum aslında. her şeye rağmen şükür. Bazı çok keskin hatlarımızı törpüledi, önem sıralamalarımız değişti, alabildiklerimizi alıp yola devam etmek gerekiyor, hayat işte. Güzel sözleriniz ve temenniniz için çok teşekkürler, çok sağolun gerçekten :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
vay be, ne dönüş ama :D
hepsini okudum, daha önce de bu nicki duyuruda görmüştüm, hatta isminin geçtiği/arandığın zamanlar da oldu.
gerçekten helal olsun. okurken kaç kere dedim "oha lan MtKrt, buraya kadar kaç kere intihar ederdin?!".
yaşanabilecek her kötü olayı yaşayıp atlatmışsınız. bundan sonrası önünüz umarım aydınlık olur. hoş, olmasa da siz üstesinden gelirsiniz:D
tekrar hoşgeldiniz.
ve bol şans.
0
MtKrt
(31.01.21)
hahahasjkdhakj kahkaha attım valla çok sağolun ya. ben de sizin isminizi hatırlıyorum, o zaman artık moderasyonlarda görüşürüz :p Çok teşekkürler gerçekten, intiharlık bir şey yok, nasılsa kendiliğimizden ölücez bi gün, daha bölüm sonu canavarı çok :D hoşbuldum.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
woaw film gibi okudum. ne kadar güçlüsünüz...
bodrumu çok severim. mekanınız nerede adı nedir bir uğrarım :)
0
omonia
(31.01.21)
tamamını okudum. inanılmaz şeyler atlatmışsınız. çok çok geçmiş olsun.
yıllar sonra yeni bir dönüş yaptığım için nick yeni olsa da çok net hatırlıyorum ben seni :) bundan sonra her şey daha güzel olur umarım sizin için.
iyi ki geldin, hoş geldin!
0
juliette
(31.01.21)
Acilen dünya turuna çıkın ;) kaç kaç kaç kaç
Şaka bir yana geçmiş olsun...
0
intihar etsem de kendime gelsem
(31.01.21)
@omonia, çoook sevinirim, biz Yalıkavak'tayız, mesaj atıyorum ismini :D

@juliette, ya çok çok teşekkür ederim. çok mutlu oluyorum, hepimiz için kabul olsun bu dilekler :)) çok sağol, hoşbulduk! :)

@intihar.. asdhaha dünya buna hazır mı bilemiyorum benim şansımla başedemeyebilir :/ :D Çok teşekkürler.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
ben hatırlıyorum.
eskilerden şöyle 3-4 yıl önceden.

hoşgeldin.
0
alt4y
(31.01.21)
Tanımıyorum ama geçmiş olsun.
0
dissendium
(31.01.21)
Aa hatirliyorum seni, o kadar oldu mu diye baktim da son duyuru uzerinden 5 sene gecmis. cok cok gecmis olsun. Sonunda toparlayabilmenize cok sevindim.

Mekanin adini ben de isterim :)
0
fakyoras
(31.01.21)
Müthiş hikaye, çoğu filmde bu kadar aksiyon olmuyor. Süper kahraman olsa çoktan kostümünü çıkarıp emekliye ayrılmıştı. Çok iyi bir iş başarmışsınız, umarım güzel günler gelmiştir ve hiç geçmez.
0
alfred
(31.01.21)
@alt4y, tanıdık isimler görmek çok hoş :) hoşbuldum.

@dissendium, çok teşekkürler :)

@fakyoras, çok iyi hatırlıyorum seni de, çok teşekkürler :) gönderiyorum hemen :d

@alfred, çok sağolun, güzel dilekler hepimiz için gerçek olur umarım.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
vay be... senin nickini çok net hatırlıyorum. 4-5 sene geçmiş en son yazdığından beri
neler neler yaşamışsın saygı duydum. karıştırmıyorsam sanki ifşalardan birinde eşinizle açık alanda bi fotonuz vardı ya da o aycovskimiydi bi dk...:/ hee bi de duyuru kızları buluşmaları yapılıyordu orda da vardın sen sanki :)
0
mr.brown
(31.01.21)
@mr. brown yok, eşli fotoğraf benim değildi, kimindi hatırlamıyorum ama yine de helal valla :D kızlar buluşmaları düzenliyorduk doğru :D güzel zamanlardı. sizi de hatırlıyorum. çok teşekkür ederim.

not: tekrar düşündüm, fotoğraf benim de olabilir emin değilim :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Hiç konuşmadık sanırım ama ben çok iyi hatırlıyorum sizi. Hatta Bodrum’a taşınmadan önce Bodrum ve mekan açmakla falan ilgili duyurularınızı çok net hatırlıyorum. Hoşgeldiniz :))

Yaşadıklarınız okuyana bile çok zor gelirken 5 sene bunlara dayanmanız ve hala pozitif kalabilmeniz gerçekten olağanüstü. Umarım annenizin hastalığı kanser değildir de bu kadar şeyden sonra güzel bir haber alırsınız pazartesi günü.

Bu arada mekanınınız adını ben de isterim. Hatta yemin ederim zamanında burda açtığınız duyurulardan beri merak ediyordum :D Yazarsanız Bodrum’a gelince uğramayı çok isterim :)
0
ms brownstone
(31.01.21)
süreçten haberim yoktu ama hatırlıyorum elbette.
hastalıklar ve başa gelenler nedeniyle gelmiş geçmiş olsun diyebiliyorum ancak.

hoş geldin.
0
blatta hiberna
(31.01.21)
Ya okuduğunuza inanamıyoruum :D Ben bile ne yazmışım diye dönüp okuyamadım, çok teşekkür ederim, kim okuyacak diyordum, öyle içimi dökmüştüm, çok sağolun gerçekten :,)

@ms brownstone, hoşbuldum, hemen gönderiyorum, iyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim, umarım bundan sonrası güzel olur. Görüşmek dileğiyle :))

@blatta hiberna, tanıdık isimler çok güzel geliyor, hoşbuldum, çok teşekkür ederim :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
zaman ne çabuk geçiyor, hatırlıyorum seni. aktif kullanıyordun duyuruyu :)

o değil de film gibi geçmiş 5 yıl.
0
kaptan maydanoz
(31.01.21)
hayret ve hayranlıkla okudum. türlü zorlukların içinden geçerken iyilik yapmaktan da geri durmamışsınız, ailenin her bireyine yetişmişsiniz. helal olsun vallahi. ailenizle güzel günler görmenizi dilerim. duyurunun epeydir kullanıcısı olmama rağmen pek girmezdim o sebeple sizi bilmiyordum, ama geri dönmenize memnun oldum, kendinize çok iyi bakın..
0
denizince
(31.01.21)
ækaptan maydanoz, ben de seni hatırlıyorum, hihi :) evet inanılmaz hızlı geçmiş zaman :) yani normal şartlar altında insanların başına daha ileriki yaşlarda gelen ya da bazısı hiç gelmeyecek sıkıntıların hepsi peşpeşe all in one şeklinde geldi gibi oldu. sağlık olsun ne diyeyim, beterin beteri var.

@denizince, ben de çok memnun oldum, çok teşekkürler, sevgiler :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Merhaba. Sizin kadar eski değilim o yüzden hatırlamıyorum sizi. Ama hoş geldiniz. Ne badireler atlatmışsınız. Çok geçmiş olsun. Umarım bundan sonra üst üste mutlu haberler alırsınız :)
0
black holes in the sky
(31.01.21)
allah askina ozet gec kanka :D
0
baldur2
(31.01.21)
@black holes, çok teşekkür ederim, tanışmış olduk, sevgiler :)

@baldur, özet geçiyorum :D 5 yıla yakındır, ölümler, hapisler, hastalıklar, tehdit, kan, göz yaşı, açlık, sefalet, hıyanet, sel, susuzluk, toprak kayması vb sebeplerle yoktum, sular biraz duruldu, geri döndüm, hoşbuldum :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
e hadi, şimdi sıra güzel günlerde. hoşgeldin yeniden.
0
antihero
(31.01.21)
Ben 2013-2014 gibi aranıza katıldığım icin nickinizi cok net hatırlıyorum. 19 yaslarinda falandim. Ama kisisel olarak pek tanımıyordum. Duyurarinizi falan da hatırlamıyorum yani ama duyuruda popüler birisi olduğunuzu biliyordum. Hatta gözüm mözüm kaydı diyorsunuz ama simdilerde pek olmasa bile siz gittikten sonra buralarda yapılan ifşalarda, duyurunun en güzel kizi tartismalari ortaya çıkıyordu ve oralarda halen adinizi gördüğümü hatırlıyorum. Eger bu animsamam yanlis değilse, kendinize hakaret etmeyin bence. Çünkü ifsalarda gayet iddiali arkadaslar vardi :D

Benim nickimi belki gormus olabilirsiniz. Gecen senelerde ufak bir travma yaşayınca tüm duyurularimi sildim bir süre uzak kaldım. Toparlayınca ve guzel bir iliskiye, guzel bir ise başlayınca geri döndüm. Benim süreç biraz kisa sürdü şanslıydım. Sildigim 1000e yakın duyuruya yanıyorum. Bir suru guzel data vardi. Basond uyarmisti yapma etme dedi ama dinlemedim. O an iyi gelmişti ama sinirimi beni duyuruya sokan kisiden cikaramadigim icin duyurudan çıkarmıştım sdhfjg Neyse sonra güçlenip asiyorsunuz, hem datalar da belki cok onemli değildir, dunya icin kucuktur de.. benim icin büyük bir sey gibi hissetmisimdir :) (yok oyle bedavadan dert dinletmek siz de bizi dinleyin diyomusum shfjf) Neyse kisa kestim ben tamam. Sizinkinin yaninda devede kulak.

Yazıya gelirsek, okurken hikayede gecen hemen her kahramanı nasıl boğasım geldi anlatamam. Suan gulerek anlatmaniz bir miktar çoğumuzu rahatlatsa da gerek sizi kullanan insanlara gerekse sizin eşinizle olan polyanaciliginiza ve iyi kalpliligine sinirlenmeden edemedik bence ona eminim :D

Fakat böyle olmadan da güçlü duracak enerjiyi, azmi ve motivasyonu sağlayamaya bilirdiniz orası da ayrı bir konu.

Ölüm ve hastaliklara cok uzuldum, basiniz sag olsun. Insanlik olarak çoğumuzun asamadigi tek sey şu ölüm ve hastalıklar bence. Hayatin akışında olsa da kimse hazirlikli değil.

Olaylara donersek, ne yazık ki akraba da olsa arkadas da olsa yolunacak insan ariyor herkes. Ben hep dedemin veya babamin insanlar tarafından nasil kullanildiklarinin geçtiği hikayelerle büyüdüm. Dinlemeseydim benim de basima cok sey gelebilirdi. Cunku asiri iyi niyetli, herkese çabuk guvenen ve yardımsever bir insanim. Bu karakteristik bir özellik sanirim, doğuştan geliyor pek yapacak bir sey yok ama dikkatli oluyorum işte. Normalde "ya şimdi laf ederler arkamdan şöyle derler" diyerek yaptigim fedakarliklari biraz olsun azalttim yani. Cok da umrumda değil kimin ne düşündüğünü. Bisey diyecek olan yapsan da diyor yapmasan da.

Anlattiklarinizdan sonra, 5 parasiz 1995te Londra'ya gidip, sefaletler cekip, simdi zincir markalara rakip olacak büyüklükte bir coffee shop/restaurant açmış amcamın, davranislarinin altinda yatan sebepleri anladigimi düşünüyorum. Çünkü anlam veremiyorduk. Cok konusmadigimiz icin hikayesini de cok bilmiyorduk. Gecen senelerde yanina gittigimde de davranislarina anlam vermemistim cunku. Melek gibi bir insan ama kimseye kesinlikle güvenmiyor. Çok şüpheci. Cafeyi kesinlikle kimseye emanet etmiyor. Ise alimlarda 40 kere dusunuyor, arastiriyor. Kendini fakir gibi gösteriyor. (Cevreye de ailesine de.) Öyle giyiniyor. Bankada milyon poundlari olduğuna eminim. 400 poundluk arabayla geziyor ama.

Tabi bu biraz isin hastalikli boyutu sanki ama adam orada hala tek basina. Sanirim boyle davranmak zorunda. Sizin gibi seyler mi yasadi yoksa boyle yapmazsa basina bunlarin geleceğinin farkinda mi bilmiyorum. Ama ben kisa hayat hikayenizden cok guzel dersler aldim. Kotu biri olmayacagim tabii ki. Cunku 3-5 kurus ugruna onurunu da serefini de satan, sagdan soldan uckagitcilikla indirdikleri paralarla kendilerini zeki zanneden insanlarin mutlu olabilecegine inanmiyorum ben. Gecici mutluluklar onlarınki. Onlara verilecek en büyük cevabi her dusus veya tokezlemede daha güçlü kalkarak vermissiniz zaten. Bu hikayenin sonunda da iyiler kazanmis gibi duruyor, sevindik. Umarim daha güzel yerlere gelir, daha büyük mutluluklar yaşarsınız.

Cafe ismini biz de istiyoruz, muhakkak geliriz!!

Bu arada durumları buraya anlatsaniz da kesinlikle her türlü yardim gelirdi fakat kendi basiniza mucadele edip cogu zorluğun ustesinden gelmeniz de ayri takdire şayan. İlk defa simdi duyuyoruz. Cogu eski duyurucu bireylerin saskinlikla okuduguna eminim.

Tekrar gecmis olsun, hos geldiniz ^^
0
ananiyimioguz
(31.01.21)
Gerçekten hoşgeldiniz. Ne bitmez bir heyecan, okurken hem çok sinirlendim size yapılanlara hem de çok duygulandım sabrınıza, iyi niyetinize. Karşınıza bundan sonra iyi insanlar çıkar inşallah. Keşke arkadaşım olsaydınız, öyle ısındım size ve eşinize.
0
curukturpkokusu
(31.01.21)
@antihero, çok çok teşekkür ederim :)

@ananiyimioguz, ben de seni çok iyi hatırlıyorum, yanılıyor olabilirim ama sanki ilişki tavsiyeleri üzerine gelişen bir sohbetimiz vardı ve yaşına rağmen olgun bir insan olduğunu düşünüyordum. Eğer doğru hatırlıyorsam, görüyorum ki yıllar senden bu anlamda hiçbir şey eksiltmediği gibi, üstüne eklemiş. Ne büyük bir kazanım. Öncelikle zaman ayırıp okuduğun ve bu kadar emek vererek yazdığın için çok teşekkür ederim gerçekten. Çok şaşkınım. Çok teşekkürler.

Basond'u dinlemeyen yanar :D ama hiçbir şey için pişman olmaya gerek yok, belki ileride kullanabileceğin güzel bir tecrübe edinmişsindir, onca emek ve yaşanmışlığı silme kararınla. Bi dahakine belki bi yedek alırsın aksjd :D

Başıma bu hastalıklar gelmeden önce her gün aynaya bakıp ne kadar çirkinim diye ağlardım ashdhah :D Daha kaslı olmak için, daha az yağlı olmak için vs :D Sonrasında gözümü kabul etmem de zor oldu, zaman aldı, ama şu an artık gerçekten umrumda değil, kafam kopsa da üzülmem, öyle gezerim. Gerçek dert görmemektenmiş o dertler, biraz da ergenlik :D

Bizimle ilgili söylediğin her şeye katılıyorum. iyi niyetle enayilik arasında bir çizgi var. Biz biraz enayi davrandık belki. Babam dışında kendi ailemden pek bir sorun yaşamadım, genel olarak destek gördüm, belki kendi aileme yapmayacağımdan fazlasını eşimin ailesine yapmış olabilirim. Çünkü eşimin ailesiyle ilgili konularda karar verirkenki kriterim mantık değil vicdan oldu. "Ya benim yüzümden/benim etkimle yaptığımız ya da yapmadığımız bir şeyin sonucunda eşim mutsuz olursa/ vicdan azabı çekerse" diye düşünerek her şeyi fazlaca yapmak için çabalayıp onu da gaza getirdim. Açıkçası benim de etrafımda genelde kadınlar çok baskın karakterli ve karar mercii olduklarından, ben de kendime çocukluğumdan beri bunu tembihlemiştim: Kimsenin vicdan azabına sebep olma, kimsenin ailesiyle arasına girme, 50 sene sonra "senin yüzünden" diye başlayan kavgalara sebep olma, gibi... Benim kendime verdiğim dersin sonucunda fazlaca yıpranmış olduk ama en azından sevgi, saygı içinde, birlikte ve birlikte olmaktan mutluyuz. Kendi ailemle ilgili vereceğim kararlar beni bağlar ama başkasına kötü etki etmemeliyim diye düşünerek fazla verici davrandım. Bence doğru bir davranış olmayabilir ama pişman da değilim yine olsa yine yaparım. Bunun bedelleri oldu ama diğer türlü davransaydık onun da bedelleri olacaktı. En azından kabul etmeye razı olduğum bedelleri ödedim. Sonuç olarak bence vicdan rahatlığı; akıl ve ruh sağlığını korumanın en iyi yoluydu. Benim için en azından.

Aslında zeka, başkalarının tecrübelerinden de ders çıkarabilmeyi de kapsıyor. Tek sorun, çıkardığın tecrübelerin de hesaplanamayan birçok başka şeye gebe olacak olmasında :) Yine de içimden bir ses, senin bu konuda daha başarılı olacağını söylüyor :)

Dükkanın ismini yazacağım, yeniden çok teşekkür ederim, çok hoşbulduk :))

@r evolution, çok teşekkür ederim :D Dosyayı silip, silinenlerden de silmeyi umuyorum. Çok sağolun :))

@curukturpkokusu, bence iyi insanlar eninde sonunda birbirini buluyor. Biz bir şekilde genel olarak ailelerimizin hatalarının bedelini ödedik gibi oldu. Kendi seçtiğimiz çevremizde genel olarak şanslı olduğumuzu düşünüyorum, gerçekten hayatı pahasına kendisini bize siper eden arkadaşlarımız oldu. Bin yaşasınlar. Sizinle de arkadaş oluruz neden olmasın, merak etmeyin siper etmelik bölümü geçtik gibi :P :D Çok teşekkür ederim tekrardan güzel sözleriniz ve dileklerinize <3 :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Sonuna kadar okudum (:
Hoşgeldiniz.. Mekanın adını ben de öğrenebilir miyim? Bu arada 3. Hata erkek kardeşin akıbeti noldu?
0
Ven
(31.01.21)
@ven ajdghsga ya çok tatlısınız hepiniz valla allah razı olsun yüzümü güldürdünüz:D
3. hata, önce bi iki ay değişik şehirlerdeki arkadaşlarında memleket turu yaptı. Sonra annesiyle yaşamaya başladı ama hem çalışmayıp hem evdeki herhangi bir işe de yardımcı olmadığı için onunla da anlaşamadılar. Şimdi varlıklı bi kız arkadaş bulmuş, İstanbul'a taşındı. Onunla e ticaret gibi bi işler yapıyorlar. :D iyi gibi, sağlığı keyfi yerinde bildiğim kadarıyla. mutfak ve bar becerileriyle göz dolduruyormuş :D duyuru dedikodu birimi gururla sundu ajksh :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
nickinizi hatırlıyorum :)

ne kabus ama! çok büyük geçmiş olsun hepsi geride kalmıştır umarım. mekanın adını ben de isterim bu ortak belamızı da def edince bir biranızı içeriz belki.

paticanlara selam.
0
Ufuk
(31.01.21)
Hafızam kötü oldugundan hatırlayamadım sizi.

Sabahın yedisinde bir solukta okudum. Direksiyon sınavından kaldım diye perişan haldeyim bir gündür. Kendi derdim inanılmaz manasız geliyor şu an.

Göz kısmını anlamadım. Görüşünüzde problem yok, sadece şekil olarak mi değiştiler? Olabiliyor mu öyle? Geçmiş olsun.

Maddi konularda fazlaca verici olmuşsunuz. Enayi demek istemiyorum, ayıptır, ama öyle gibi biraz. Sizin sorumluluğunuzda olmayan kişiler için sırf kan bağınız var diye bu kadar masraf yapmamalısınız. Üvey anne mesela çocuk dogururken size mi güvendi? Ne diye Kahraman olmaya çalışıyorsunuz ki? Tamam on sene sonra vicdanınız sizlamayacak ama siz de tekrar yirmili yaşlara dönemeyeceksiniz, giden gitmiş olacak. Kavga sebebi olmaktan bu kadar çekinmeyin. Yoksa daha çoook sömürülürsünüz. Bunca şeyin üstüne artık farklı bir konu olur ve hayır derseniz, eşiniz de bunun kavgasını ederse ona yuhh zaten.

Babanızın başına gelen iftira mi gerçekten? Umarım öyledir. Ben bu konuda kendi babama dahi güvenmem.

Her şey için geçmiş olsun. Umarım toparlarsınız.
0
elorelia
(31.01.21)
Ohaa 5 yıl mi olmuş :///
0
abuzer
(31.01.21)
Hoş geldin tekrar :)

Ben de çok net hatırlayanlardanım. Hatta buradan bi arkadaşla "duyuruda şu arkadaşlar vardı artık girmiyorlar" dedikodusu yaparken seni de saymıştık.

Yaşadıklarınız gerçekten film gibi. Ama siz de çok naifmişsiniz. Özellikle verdikleri paranın 2,5 katını isteyen dolandırıcı tiplere keşke istediklerini vermeseymişsiniz dedim içimden. Neyse artık olan olmuş. Zaten okudukça o parayı unutuyorsun.

Başınız sağ olsun, geçmiş olsun :/
Umarım artık bugün milat olur ve çok güzel şeyler sizi bekliyordur.
0
himmet dayi
(31.01.21)
ayrica dunya bu kadar iyi olmak icin fazlasiyla kotu bir yer. dark side'a gecme ama bu kadar da iyi olma :D
0
baldur2
(31.01.21)
Ben babada kaldım. SÖzlüğe falan taşıyın, twitterda yayın, esra erola çıkın, cimerden yazın. Gerçekten tecavüz edince salıveriyorlar, iftira atında tutukluyorlar. Bugün sizin babanız yarın bizim babamız, başkasının eşi, erkek kardeşi. Üzüldüm.
0
gelmeistemem
(31.01.21)
hoşgeldiin, kedileri öp, iti mıncır. bir mekanda müdavimler varsa orası olmuştur artık, sırtınız yere gelmez.
0
selam
(31.01.21)
hosgeldin. birebir hic tanismadik ama nickini hatirliyorum. butun bunlari su anda bu kadar rahat anlatabiliyor oldugun icin seni ve esini tebrik ederim. bu surecte bu kadar guclu kalabilmeniz harika. umarim bundan sonra hayatinizda her sey cok daha iyi olur!

daha guzel yarinlara, cheers.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(31.01.21)
welcome back
0
paranoyak kedi
(31.01.21)
ben de nickini hatırlıyorum. hatta sanıyorum birkaç defa mesajlaşmıştık farklı konularda.

her şey için gelmiş geçmiş olsun ve de hoş geldin diyelim o halde :)).
0
Phoebe
(31.01.21)
Duyuruyu aktif kullanmasam da bir süredir, nickinizi hatırlıyorum. 5 seneye ne hikayeler sığdırmışsınız valla helal olsun diyorum, eşiniz ve siz çok güçlüymüşsünüz. Mutlu yarınlara diyorum :)
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(31.01.21)
@ufuk, onların da selamı var çok teşekkürler, birazdan mesaj atacağım, umarım birlikte kadeh kaldırabiliriz :)

@elorelia, ben seni hatırlıyoruuum :) ifşalarda da vardın, çok aktif kullanıyordun duyuruyu, ne güzel seni görmek de. Görüşümde de problem var aslında. Sürekli acı çekiyorum, bazen çift görüyorum, ilerlerse körlüğe kadar götürebilecek bir şey. İlerlemesi için de elimden geleni yaptım açıkçası ama o başka bir duyurunun konusu olsun :P

Söylediğin şeyler doğru, katılıyorum ama olanlar oldu bi kere, su akıp kendi yolunu biz iyi davranmaya çalışsak da yine buldu. Babamla ilgili olan kısımda, gerçekten anlattığım şekilde her şey. O kadar akla mantığa aykırı ki yıllar sonra üniversitede ders olarak okutulabilecek şekilde bir hukuksuzluk örneği sergilendi. Bazen keşke gerçek olsaydı, şimdiye kadar ne psikolojim, ne maddi manevi hayatımız bu kadar yıpranmazdı diye düşünürdüm. Birisini öldü kabul edip, hayatımdan silmek, bu geçirdiğimiz süreçten daha kolay olurdu. Hatta karşı tarafın yanında yer alıp, aldırabileceğim en yüksek cezayı aldırdığıma emin olmak isterdim. Bi de utanırdım ve bunu buraya bile yazmazdım, sonuçta nereden bilebilirsiniz :) Ne yazık ki suçsuz yere yatıyor.

@abuzer, valla dile kolay, 5 yıl olmuş :))

@himmet dayiiii, teşekkür ederim ben de seni hatırlıyorum, hayvanlarla ilgili güzel tavsiyeler veriyordun bi de aynı görüşte olmasak bile senin yazdıklarını okuduğumda "he himmet dayı geldi şimdi görüşüm değişecek kesin" diyordum :D Sizi görmek çok güzel, çok teşekkür ederim :))

@baldur, bir ara deneyeceğim dostum :d

@gelmeistemem, kesinlikle katılıyorum, bu geçirdiğimiz 5 sene, daha önce hiç karakolun yolunu bilmeyen, bu kadar olay kimlerin başına geliyor diye düşünen bana, 3. sayfa haberlerine düşmenin aslında pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösterdi. Çok toy ve tek başımaydım, kimseyi tanımıyor, yol yordam bilmiyordum bu konularda. Diğer yandan da dosyayı okuyan, birbirinden bağımsız bütün eski savcı, hakim, avukat vs ne kadar uzman kişi varsa hep sakinleştirdiler. Hayatımızda gördüğümüz en saçma dosya, merak etmeyin bu celse çıkar, yok merak etmeyin toplumun lincine uğramamak için tutuyorlar (medyatik bi dosya olmuştu), merak etmeyin başına bir iş gelmesin diye tutuyorlar (devamlı tehdit alıyorduk) vs dedikçe inanıp sabrettim. Sonuçta geldiğimiz noktada da bu tarz baskı yapılabilecek bir noktada değiliz artık. Açıkçası hala inanıyorum, AYM'de çözülecek, orada çözülmezse İnsan Hakları Mahkemesi'nde çözülecek. Bu inancı taşıyorken, bi şeylerin benim yüzümden bok olmasından korkuyorum. Herkesten tek ricam, her haberi enine boyuna değerlendirmeden, boşlukları mantıkla doldurmadan linç uygulamamaları. Hayırlısı, bakalım, artık gelişmelerden haberdar ederim, çok teşekkürler :))

@selam, selam! :) çok teşekkürler, bebelerin de selamı varmış, görüşmek dileğiyle :)

@cesarioooo, vay be doğan büyüyor resmen :D evet bıraktığımda 22 yaşındaydın hatırlıyorum, çok sevindim seni gördüğüme :)

@e bana nick bırakmamışsınız: bu saydıklarının hepsi gitti mi ya? :( O kadar güzel isimler hatırlıyorum ki yazmaya başlasam iyice uzayacak. Ne kavgalar ne dövüşler :D Şimdi bakınca hepsi çok güzel ve değerli günlermiş, herkese selamlar :)) çok teşekkür ederim.

@eksi sozlukte eksiyen adam, ben de senin ismini hatırlıyorum, güzel dileklerin için çok teşekkürler, hepimizin hayatında dertler bir bir düzelebilir umarım, cheers! :)

@paranoyak kedi, çok hoşbuldum, teşekkürler :)

@phoebe, ben de seni hatırlıyorum hihi :) çok teşekkür ederim, hoşbuldum.

@birfincandahakahveisteyenadam, mutlu yarınlar hepimizin olsun, çok teşekkürler! :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Ben de hatırlıyorum, çok çok geçmiş olsun :) zor günler geçirmişsiniz ama belki biraz da siz zorlaştırmışsınız. Problemlerin hiçbiri size ait değil çünkü ama gereksiz sahiplenmişsiniz. Belli şeyler yapılır tabi ama kardeşe, üvey anneye vesaire Her şeye okey demek zorunda da değildiniz. Bana enayilik ya da aşırı iyilikten ziyade aslında eşinizle “karşılıklı“ birbirinizin ailesini tolere etmişsiniz gibi geldi. Babanızın böyle bir olayı olmasa ve babanız için bir şeyleri feda etmeseniz onun ailesine karşı belki de bu kadar verici olmazdınız, en azından bu kadar vicdan yapmazdınız. Belki yine de yapardınız bilemeyiz tabi. Umarım bundan sonra kendi iki kişilik dünyanızın tadını çıkarırsınız biraz :)
0
aquarium
(31.01.21)
ben de seni hatırlıyorum ama o zaman duyuruda yatagants nickiyle yazıyordum, sözlük hesabı uçunca o da gitti.

Zor süreçler geçmiş, hoş geldin bundan sonrası aydınlık olur umarım.
0
hayaletimsi
(31.01.21)
@aquarium, o kadar doğru tespitler ki ne desem boş :) o kadar çaresiz zamanımda eşimden beklediğimden çok daha fazla destek gördüğüm için gerçekten sonrasında bunları ödemek istemiş de olabilirim. Haklısınız. Benim de en büyük dileğim bundan sonra 2 kişilik yaşayabilmek, ben de seni hatırlıyorum, hep böyle mantıklı tavsiyeler veriyordun :D Çok teşekkürler :))

@yatagants, geçmiş olsun sana da sen de hoşgelmişsin, sen de benim hatrımdasın, çok teşekkürler :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
yeniden hoşgeldin pandispanya. zor şeyler yaşamışsın ama çoğunu atlatmışsın, çok geçmiş olsun. babanın son durumunu yazmış mısın göremedim, tekrar okumaya enerjim kalmadı ama umarım o da atlatır kısa zamanda.

bu arada enişte de buralarda galiba, "bodrum'da mekan işletiyorum, sorularınızı alayım" diye soru açmıştı, "aa neresi, benüm bütün yazlarım bodrum'da geçiyor, tarif et gelelim" diye sordum, bilbo'yu tarif etti asdfsdaklja kocanmış meğer, aldım selamını.

modlar silmez derken? sen de zaten mod değil misin ya :)
0
kibritsuyu
(31.01.21)
@kibritsuyu, asjdhajk evet ben de senin selamını aldım :D babamın süreç devam ediyor, şimdi AYM aşamasındayız. Umut her geçen adımda tükenmiş gibi gözüküyor ama benim bi yerlerde işini doğru yapan insanların hala olduğuna dair inancım tam.

Valla ben yolu bu kadar Bodrum'a düşüp de bize hiç uğramayan bi seni gördüm, yani şey, göremedim :D Umarım bi gün yan yana kadeh tokuşturabiliriz.

Evet, modum ama modlar da modlara müdahale edemiyor mu modum? :) İnsafınıza sığındım, bundan sonraki duyurularımı daha dikkatli açacağım, bütün emekleriniz ve iyi niyetleriniz için çok teşekkür ederim :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
ya bu arada kızmazsanız, dün gece upuzuuun duyuruyu ve i'm back başlığını görünce okumadan önce nick'e baktım, cocodancer mı diye :)) sonrasında olaylar olaylar zaten..
0
denizince
(31.01.21)
@denizince, hahahah aaah cocodaner ya :D Dün bu duyuruyu yazıp gönderirken entity is too large diye bi uyarı aldım önce. İlk olarak düşündüm dedim ki "aaa duyuruya karakter sınırlaması gelmiş herhalde. ama daha önceden yoktu, cocodancer yazabiliyordu" diye geçti içimden :D Sonra baktım, yüklediğim fotoğrafın boyutu büyükmüş. :D Sanırım sonra başka nicklerle geldi. Umarım hayatta ve mutludur, selam olsun :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Hoşgeldiniz, sizi çok iyi hatırlıyorum. İyi ki geldiniz çok güzel tavsiyeler verirdiniz gözlerim sizi arardı valla:)
0
medusa
(31.01.21)
Hatırladım sizi 2013'ten beri duyuruyu takip ederim. 5 sene önce İstabul'da bir plazada çalışıyordunuz ama mutsuz bir yaşamınız vardı. Plaza yaşamını pek sevmiyordunuz. O zaman duyuru açıp bu işleri eşimle bırakıp Ege'de bir kafe açacağız diyordun ama o zaman duyurudakiler uyarmıştı sizi "yapma etme bilmediğin bir işe girme"diye.
Baya ağır şeyler yaşamışsınız ama güçlü bir şekilde çıkmışsınız olaylardan. Hayırlısı olsun. Güzel günler dilerim.
0
komando kani var bende
(31.01.21)
Hatırlamaz olurmuyum ameliyatlarımız birbirine çok yakın zamanlardaydı. Sen yeşim hocaya, ben yusuf hocaya ameliyat olmuştum. Benim ki tiroid ca ydı. O dönem bana çok destek olmuştun. Benim ameliyat izim niye böyle, benim sesim niye kısıldı, kesin hep böyle kalacak, al işte yine beni buldu gibi vs şeylerle seni çok darlamıştım. O dönemde ameliyat sonrası fotoğraf falan da paylaşmıştık birbirimizle. Sonradan numaranı bir şekilde kaybettim.

Yaşadıklarını büyük üzüntüyle okudum. Bundan sonrası için iyi şeyler yaşamanı tüm kalbimle diliyorum. Sen ve sevdillerin mutluluk sağlık ve huzur içinde yaşayın. Babanın yaşadıkları da çok üzücü. İnşallah en kısa zamanda bu durumdan kurtulur. Anneciğine de çok çok geçmiş olsun.
0
nick konusunda kararsizim
(31.01.21)
Hoşgeldin tekrar, umarım annende korktuğunuz gibi bir şey çıkmaz. Görmeyeli Florance Nightingale olmuşsun. Kocanı da al kaç bence, okurken panikatak geçirdim.

Annenin bir rahatsızlığı yoktur umarım bu arada.
0
epistemic_regress
(31.01.21)
@medusa, selaaaam :) çok teşekkür ederim, çok hoşbuldum, ben de sizi hatırlıyorum, yeni cevaplarda görüşebilmek dileğiyle :))

@komando, vallahi şaşırıyorum, çok doğru hatırlıyorsunuz :D neredeen nereye :D güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim :))

@nick konusunda kararsızım, ya ben seni çok aradım ama nickini her defasında unuttumm! Bir ara mesajlaşmıştık buradan ama sonra yine benim başıma olmadık işler gelip girememiştim, bir sonraki girişimde de bütün mesajlar silinmişti askjdh :D Çok üzülmüştüm. Güzel dileklerin için çok çok teşekkür ederim. Beni hiç darlamamıştın, birbirimize destek olmaya çalışıyorduk :)) Umarım sen de sağlıklı ve mutlusundur. Benim yara izim tam olarak geçmedi bu arada :D

@epistemic_regress, çok teşekkür ederim umarım çıkmaz, çıkarsa da savaşmaya devam :) çok hoşbuldum, yeniden teşekkür ederim, sevgiler :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Kedili duyurulardan hatırlıyorum ama gerçekten "oha 5 yıl mi olmuş" diye şok oldum.

Ne yalan söyleyeyim bana da çok çok güçlü ve pozitif bir insan izlenimi verdiniz. Herkes demiş zaten ben olsam ilk büyük sıkıntıda pes ederdim sanırım, belki ikincide.

Bundan sonraki hayatınız umarım huzurlu olur, annenizin de inşallah bir şeyi yoktur. Kocaman bir geçmiş olsun, uzaktan sarılıyorum ve tebrik ediyorum duruşunuz için
0
piremses
(31.01.21)
okudum ama simdi cevap yazmak icin scroll yapinca fark ettim ki bayaa uzunmus :D

ben de hatirliyorum seni, ifsalardan guzel bir kiz oldugun aklimda kalmis :) ama fekat 5 yil olmus mu, inanamadim.

ilk duyurumu 2008'de actigimi gorunce de sasirmistim.

hosgeldin tekrar. umarim tatsiz olaylar geride kalmistir.
0
supergirl
(31.01.21)
''Allah allah nerede ki bu pandispanya son zamanlarda hiç görmüyorum'' dediğim şey 5 senelik bir süreç miymiş?! Yuh :)

Her şey için çok geçmiş olsun.
Tekrar hoşgeldin ^^
0
megalomaniac
(31.01.21)
@piremses, yihuu seni de gördüm :) çok teşekkür ederim, güzel dileklerine, güzel sözlerine. sevgiler benden :))

@supergirl, çok teşekkür ederim, o ifşalar çok abartılmıştı, hakettiğimi düşünmüyorum. Zaman ne çabuk geçiyor gerçekten, size de güzellikler diliyorum, sevgiler :))

@megalomaniac, hahaha :D senin ismini gördüğüme de çok sevindim. hoşbuldum, çok teşekkür ederim :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Pek iletişimimiz olmamıştı sanki ama senin nickini -ve cevap yazan kişilerin nicklerini de- görünce ekstra mutlu oldum. Tekrardan hoşgeldin :)
0
physcos physcos
(01.02.21)
hatırlıyorum :) hoşgeldin ve hatta, helal olsun :)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(01.02.21)
Merhaba pandispanya, ben hatirlamadim, cok eski uyeligim ama 5 sene oncesinde pek aktif degildim.

Hatirlattigin cok onemli ve degerli bir sey icin tesekkur ederim. Aileyle fiziki uzaklik sart. Iyi ki de yapmisim, cok da guzel yapmisim.
0
buf-e kür
(01.02.21)
Sevgili pandispanya ne çok şey olmuş ^^ Neden okudum yazdığınız her şeyi hiç bilemiyorum üstelik işten çıkmama 5 dakika var ve yapmam gerekenler vardı ahhaha.. Bodrumu sever Atanlyada yaşarım. Bol şanslar dilerim hikayenin devamında. :)
0
denizmaniaherif
(01.02.21)
@physcos physcos, hoşbuldum, evet belki konuşamamış olabiliriz ama ben de nickinizi hatırlıyorum. Tüm nickler de çok güzel oldu sanki sadece bi hafta girememişim gibi :) çok teşekkürler :)

@kitap arasında kalmış silgi tozu, hoşgeldim, çok teşekkür ederiiim :))

@buf-e kür, işte başka tecrübelerden herkes farklı dersler çıkarabiliyor :D Verdiğiniz karardan ötürü mutlu olmanıza sevindim :))

@denizmaniaherif, hahaha çok üzgünüm çok vakit aldım :D yolunuz buralara düşerse uğrayın, çok teşekkür ederim :)
0
🌸pandispanya
(01.02.21)
Canım pandispanya’m <3 bir yandan gözlerim dolu dolu oldu okurken bir yandan sinirlerim hopladı. Neler yaşanmış ya gerçekten inanılmaz. Ne kadar da güçlüymüşsünüz gurur duydum sizinle.
0
sta
(03.02.21)
yaaa pandispanyaaaaa senin güzel yüreğini severim <3 çok aradı gözlerimiz seni, neler neler yaşamışsın meğer. benim sanırım duyuruya ilk katıldığım zamanlarda aktiftin pek severdim yazdıklarından seni :) yaşadıklarının hepsi geçmiş bitmiş olsun bundan sonrası çok daha güzel olsun inşallah sevgiler...
0
dedim ben sana
(04.02.21)
@sta & @dedimbensana, ya nasıl teşekkür etsem az. Çok sağolun gerçekten. Ben de burada olmayı çok özlemiştim. Paylaşmak da çok iyi geldi. Ne desem az. Güzel dilekleriniz karşısında ben de günlerdir duygu seli içerisindeyim :)) güzel günler hepimize gelsin. Sevgiler.
0
🌸pandispanya
(05.02.21)
emek veren her zaman kazanıyormuş hakkaten
0
bir soru sorcam
(08.02.21)
hoş geldin. umarım bundan sonra her şey güzel olur.

"Taşınıp bizi sildi"

sizin yap(a)madığınızı o yapmış ve bu sizin için de çok iyi olmuş bana göre.

"biz biraz enayi gibi davrandık belki"

maalesef. karşı taraf sadece kendisini düşünüyor, sizi bir güzel sömürüyorsa şahsen ben öyle birine yardım etmem, ne hali varsa görsün derim. herkesin yardımına, yardım istemeyenin bile yardımına koşmak (öldürülme tehlikesi olan anneyi hariç bırakıyorum tabii) çok fazla yorar insanı.

eşinizin çocukluk arkadaşının sizi satması sonrasında biraz arkadaşlıklara olan inancım azaldı ama sonrasında "bir sürü arkadaşımız hayatı pahasına bize siper oldu" demişsiniz. o güzel bir olaymış :)

biraz hızlı okudum. babanız hala hapiste sanırım? peki özel değilse bu iftira atan kişi neden iftira atmış?
0
hlot
(08.02.21)
@bi soru sorcam, hahah öyle diyelim fakir tesellisi olsun bizimki de :))

@hlot, uzunca anlatmıştım aslında ama cep telefonumun azizliğine uğradım ve tüm cevabım gönderemeden kayboldu :) bu yüzden yeniden yazmak için güç toplamayı bekledim. nihayet topladım :))

söylediğiniz şeyler çok doğru. Kesinlikle yardım talep etmeyen insanlara ısrarla yardım etmek yanlış. Yardım talep edenler de bir süre sonra mantık dışı taleplerde bulunmaya başlıyorsa orada da dur demek gerekli. Teoride hepsini her zaman biliyorduk ama pratiğe dökemedik maalesef :D Umarım ileride bu konuda biraz daha başarılı olabiliriz.

Evet babam hala cezaevinde. İftiranın sebebini gerçekten net olarak kestiremiyorum. Birkaç boyutu var. İftirayı atan kızın annesi, babama devamlı eşinden boşanmak istediğini, evlilikten çok sıkıldığını, sevildiğini hissetmediğini anlatıp babama yanlıyormuş. Babam da her fırsatta ikisi arasında böyle bir şeyin söz konusu olamayacağını dile getirmiş, kendi kız arkadaşıyla tanıştırmış, her fırsatta kadının eşi olacak adamı övmüş, aralarını yapmak için çabalamış vs. Buraları kadın da reddetmiyor. Kadın devamlı babama birikmiş parası olup olmadığını, malı mülkü olup olmadığını soruyor sohbetlerde. Diğer yandan bu ailenin ekonomik durumu kötü. Babam da durumu kötü olan 4-5 çocuğa aynı anda ders veriyor. Bazı dersler 1-2 sabit yetişkin de katılıyor. Ders verilen yer 8-10m2'lik bir alan. Bütün öğrenciler yanyana oturuyor. Zaten aynı zamanda malzeme satışı yapılan bir yer. Devamlı müşteri de var, hiç bir saniye boş kalmaz. Şikayetçi olan kız, eğer babama yakın olan sandalyede oturmazsa ağlayıp ortamı terk ediyor, yalvar yakar başka öğrenciyle yer değiştiriyorlar her defasında önde ve babamın yanında olmak için. Derste çekilmiş o kadar çok fotoğraf da var ki. Kız babama devamlı arkasından sarılıyor, şakalar komiklikler yapıyor vs. Bu fotoğrafların hiçbirinde de babamın bir teması yok. Öğrenci gelip arkasından elini atmış yani babama, son derece güven dolu bir ilişki gözüküyor.

Babam bu çocukların maddi durumu kötü ama çok yetenekli oldukları için, normalde verdiği fiyatın 5'te 1'ine filan veriyor dersleri. Gerçekten komik rakamlara. Hatta bu olaylar olmadan önce babam bu çocukların yaramazlığından çok şikayetçiydi, enerjimi emiyorlar diyordu. Ben de tartışmıştım babamla, sen deli misin günde kaç saatini 25 lira için tüketiyorsun diye. O da ileride iyi bir sanatçı olduklarında benim de bir katkım olmuş olsun, yoksa heba olacaklar demişti. İdealist bir adamdı maalesef. Sonunda g.tümüzde patladı.

Neyse uzatmayayım. Babam devamlı ailelerle tartışıyor bu çocukların yaramazlıkları yüzünden. Dersleri bitirmek istiyor. Çocuklar ağlıyor hocam bizi bırakmayın diye. Aileler de yalvarıyor bi şans daha verin diye. Böyle diye diye 3-5 defa tam bitme aşamasındayken zorla devam ettirdiler babamı. Bu arada şikayetçi olan kızın ailesi çocuğun yaptığı şeyleri satarak para kazanıyor. Mesela babamdan aldığı ders ve materyal 100 tl'ye malolduysa 500tl'ye başkasına satıyorlar gibi. Çocuğu fabrika gibi kullanıyorlar. Hatta çocuk babama arada şikayet ediyor "hocam annem sattığı şeylerden bana hiç para vermiyor" diye. Çocuklar derse gelmeyi sevdiği için devam etmek istiyorlar ama ailenin kaygısı da geçim kapısı olması.

Sonra kurs bitiyor, yaz tatili başlıyor. Bunlar köylerine dönüyorlar. Ertesi eğitim döneminde ilk olarak yine bu kız yine babama geliyor derslere devam etmek istediğini söylüyor. Babam bu sene yapamayacağım diyor. Yine ısrarla başlıyorlar. Derken son derste yine öncekilerle benzer sebeplerden babam önce kızı azarlıyor, sonra da annesi babamın sanatına hakaret edince annesiyle tartışıyor ve onları atölyesinden kovuyor. Bi daha buraya gelmeyin artık yeter başka kurs bulun diye gönderiyor. Hatta tartışmada kadının kocası da orada ve babama hak veriyor, adam babamdan özür dileyerek ayrılıyor, o da inkar etmedi bunu da mahkemede.

İşte ertesi gün babamı gelip tacizci diye alıyorlar. O gün bugündür babam yok. Babama bütün fotoğraflarda kendiliğinden sarılan çocuk, bir anda "ilk günden beri beni taciz etti, telefonundan devamlı porno izletiyordu" diyor. Bu arada 7-8 ay kursa güle oynaya gelip, ertesi sene de devam eden de kendisi. Annesi ücretsiz kurs bulup o kursa göndermek istediğinde kız "anne ben attan inip eşeğe binmem" diye ağlıyor herkesin gözü önünde askdjha. Babası olan adam belediyede en alt kademe çalışandı (tam görevini özellikle söylemiyorum), kadın da ev hanımıydı. Bu olaydan sonra yarattıkları o yalan mağduriyetle öyle büyük bir destek aldılar ki, herif milletvekili aday adayı oldu, kadın delege oldu filan öyle bir hikayeler :) Bütün kapılar açıldı sonuna kadar.

Bu arada demiştim ya, o 8m2 alanda ders alan 4-5 kişiler sabit diye. O kişilerden biri kızın kuzeni. Aynı süre yan yana ders alıyorlar ve çocuk hiç böyle bi olay görmediğini söylüyor. Çocuklarla aynı anda derse giren yetişkinler de aynı beyanı veriyor. Daha detaylı biçimde. Sonra avukatları "yalan söylüyorsunuz, çocuklar bu yetişkinleri hiç tanımazlar" dediler, bi dolu fotoğraf ve video verdik dosyaya. Çocukların o yetişkinlerle beraber ders aldıkları, kutlama yaptıkları... Ama hiçbiri dikkate alınmadı. Bu arada babamın telefonuna porno iddiası için ilk dakika el koyuyorlar zaten. Babam da diyor ki "bahsettiğiniz türden en ufak bi görüntü bulursanız, beni yargılamayın direkt idam edin" diye veriyor telefonu. Nitekim hem polis, hem de bilirkişi ayrı ayrı detaylı inceleme yapıyor ve ikisinin de raporu babamın lehine, çocuğun söylediği tarzda herhangi bir görüntü hiç olmamış telefonda. Yani ortadaki yalan gün gibi ortada. Ama bunu da değerlendirmedi mahkeme.

"Şu da tacize uğruyordu" dedikleri yetişkinler vardı. Onlar da mahkemeye gelip bu ülkede her gün sayısız tacize uğradıklarını ama bunu yapan kişinin hiçbir zaman benim babam olmadığını" söyledi sağolsun.

Bir tek bu alfa kızın en yakın arkadaşı olan, yine aynı sınıfta bunla ders alan diğer kız dedi ki "beni de taciz etmiş ben görmedim ama arkadaşım ayşe (diyelim) görmüş, öğretmen benim popoma elini sokmuş, şikayetçiyim" adshakd. O kızın ailesi kızlarının gerçekten tacize uğrayıp uğramadığını bilmek, hak aramak isteyen insanlardı mesela. Onlara kızmıyorum. Ama yani 1.80 boyunda bir yetişkin, herkesin içinde bir kızın pantolonundan içeri elini soksa, bunu o kızın farketmeyip arkadaşının ona sonradan haber vermesi mümkün mü... İçerideki diğer insanları geçtim. Sana yapılan şeyi sen farketmiyorsun da arkadaşın sana haber veriyor. Hiçbir yerde de yalnız kalınıp yalnız ders yapılmıyor bu arada. Bi tek bu esas kız ilk ifadesinde öyle bi yalan söylemişti. Ben de babama sormuştum, "yok kızım hiç tek başına ders yapmadık" demişti. Sonra kız mahkemede ifadeyi geri çekti, öyle bişey olmadı dedi. Off bunlar minik detaylar. Çok daha majör şeyleri atlıyorum sürece zarar verir mi bilmediğimden.

Mesela çocuk izlem merkezi diye bi yer var, oradaki uzaman 2 çocuğa da defalarca soruyor, "hiç vücudunuza kıyafetlerinizin içinden dokundu" mu diye, iki çocuk da birbirinden habersiz defalarca "hayır hiç öyle bişey olmadı" diyorlar. Sonra adli görüşme bitiyor, çocuklar aile ve avukatların yanına gidip sonra geri dönüp aslında söylemeyi unuttukları bişey olduğunu ve öğretmenin onlara kıyafetlerinin içinden de dokunduğunu ekletiyorlar rapora. Bu da raporda aynen böyle "adli görüşme sona erdikten sonra çocuklar aile ve avukatların yanına gidip döndükten sonra bıdı bıdı eklettiler" diye yazıyor. Sonra mahkemede bunu da geri aldılar "yok öyle bişey olmadı" diye.
Yani çocukların görüntülü ifade vermesinin bi amacı var. Görüntülü ifade bitip her şey kapandıktan sonra bunu rapora kim ve nasıl yazdırdı, bu raporu tutan kişi 50 kez bu soruya cevap almasına rağmen bunu nasıl sonradan rapora ekledi, mahkeme bu geçersiz rapora nasıl riayet etti, hadi etti diyelim, çocuklar sonradan yalan söylediklerini kabul edince neden bir şey değişmedi? Bir sürü bilinmez...

Neyse sonuca geleyim. Bu işlere ömrünü adamış bir profesör ve klinik psikolog bizim dosyamızı, çocukların beden dilini, sesini, mimiğini, verilen ifadeleri filan inceleyerek bi rapor sundular. Bu raporda söylenene göre, esas kız annesinin etkisi altında, ikinci kız da esas kızın etkisi altında yalan söylüyor. 15 sayfalık aşırı detaylı bir rapor. Ben bir cümleyle özetlemiş olayım.

Sebebini bilmiyorum, sonuç olarak belki başta bi ceza vermek istediler ama bir yerde kontrollerinden çıktı. Ardından gelen imtiyazlar, işlerin büyümesi ve yalancı çıkmaları durumunda ceza alma ihtimalleri sebebiyle geri adım da atamadılar. Düşüncem bu yönde.

Dosyayı okuyup isterlerse 200 sene ceza versinler ama okusunlar yeter ki. Bugüne kadar okunmadı maalesef. Hala son kararda bile geri çekilen ifadeler sanki yeni verilmiş gibi yazıyor. Tüm kararlar kopyala yapıştır şeklindeydi. İnanıyorum bir gün okuyacaklar.
0
🌸pandispanya
(11.02.21)
mahkeme heyeti oluşan kamuoyunun-birilerinin etkisi altında olabilir mi
0
esref
(11.02.21)
@esref, detay veremiyorum ama kesinlikle öyleydi. O dönem ne yazık ki gerçek olan birçok iğrenç olay peşpeşe oluyordu, hepimiz zaten artık patlama noktasındaydık. babam ne yazık ki bu gündemin içine düştü. ailelerden biri medya çalışanı, diğeri belediye ve bazı mezhepçilik işlerinin içinde olunca çok büyük bi kamuoyu oluştu ve finans programlarına kadar babam dönüyordu haberlerde.
0
🌸pandispanya
(11.02.21)
Off cok kotuymus ya. Kiz da butun ifadelerini geri aliyor da o porno ifadesini niye geri almiyor :(
0
hlot
(13.02.21)
@hlot, onu geri almasına gerek kalmadı zaten, yalan söylediği 2 ayrı inceleme ile, devletin kurumları ve kanalları ile kanıtlandı zaten...
0
🌸pandispanya
(13.02.21)
vay! uzun bir süredir çok aktif değilim ben de burada ama net hatırladığım kullanıcılardansınız.

bu kadar şeyi yaşadığınızı bilmek üzdü fakat bu kadar şeyin altından kalkabildiğinizi görmek bana gerçekten hayat motivasyonu oldu.

umarım bir daha ayağınıza taş değmez!

cafe ismini alabilirsem ben de mutlaka uğramak, yönlendirmek isterim.
0
bir ileti paylastim
(23.02.21)
@bir ileti paylaştim, ben de sizi net olarak hatırlıyorum :) eveet bazen dert dinlemek de dertlere bir nebze derman olabiliyor xD çok teşekkürler güzel dileklerinize. Kafenin ismini paylaşacağım :) Duyuruculara ömür boyu indirim var, mutlaka haberdar edin! :D
0
🌸pandispanya
(23.02.21)
Seninle tanıştığımız dönemden farklı bir kullanıcı adı kullandığım için şu an beni hatırlamayacaksın muhtemelen ama hem mesaj atıp kendimi tanıtacağım hem de mekanın ismini alacağım ki yazın gelelim :)
Ben seni çok iyi hatırlıyorum, saç rengini seçtiğimiz zamanları falan. Böyle uzun sarı/soğan kabuğu gibi bir saçın vardı çok güzel dalgaları olan. Keyfin de yerindeydi o zamanlar. Güzelliğine özenmiştim yalan yok. Geçtiğimiz haftalarda da duyurudan bir arkadaşımla oturup milletin duyurularıyla dalga geçerken senin cevabını gördük :D dedik aaa dönmüş, yoktu uzun zamandır falan... o zaman şöyle bir yorum yapmıştık “yea benim de öyle fıstık gibi hayatım olsa hayatta uğraşmam yani duyuru falan” şu konuşmadan ve önyargıdan utandım okuyunca, hepsini de okudum. Öncelikle babanın başına gelenler için çok üzgünüm, empati yapıyorum, anlattıkların benim mental sağlığımı geri dönüşsüz bozardı. Sen çok güçlüymüşsün. Başınız sağ olsun ayrıca ve umarım annenin sonuçları da iyi çıkacaktır. Gözlerine gelince, minnoş gözlerin daha da minnoş olmuştur eminim. Hayat bu, görme yetimizin ömür boyu bizde kalıp kalmayacağını da bilemeyiz. O yüzden “insan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir, gerçeğin mayası gözle görünmez.” Diyorum. Sen ve eşin duyduğum en güzel kalpli insanlardansınız. Umarım isteyen herkese böyle hayat arkadaşları nasip olur. Hoşgeldin canım.
0
irene
(23.02.21)
@irene, hay allah ya gerçekten gözlerim dolu dolu okudum. ne güzel yazmışsın :/ çok teşekkür ederim. bütün güzel düşünce ve dileklerine. hayat işte durduğu yerde durmuyor :D
aaaa ama o zaman güzel haberi de vereyim, annemin sonuçlarını daha birkaç gün önce alabildik, temiz çıktıııı :) bence de bir gün bir yerlerde yeniden güzel şeyler olacak. kimse umudunu kaybetmesin yuhuu :d

çok hoş buldum. gerçekten. tarif edemeyeceğim kadar çok teşekkür ederim... <3
0
🌸pandispanya
(24.02.21)
(3)

Okumalık ilginç, güzel şeyler

naksidil
öykü olur, deneme olur, bilimsel yazı olabilir, blog her şey kabulüm.
öykü olur, deneme olur, bilimsel yazı olabilir, blog her şey kabulüm.
0
naksidil
(18.01.21)
Ekşi seylerdeki uçak kazalarini okumayi çok seviyorum :') özellikle bizim firmalarin yaptığı kazalarin sebeplerini ogrenmek, ses kayitlarini falan dinlemek... Birgenair kazası var mesela bı tane.. onu okusana
0
abuzer
(18.01.21)
-sanırım- aile hekimi olan bir doktorun günlüğü.

benbugunbunuogrendim.blogspot.com


Tarihi Konularda güzel bir blog:

stealthistorian.blogspot.com

Edebiyat:

www.neokuyorum.org

İlginç Konular:

www.olaganustukanitlar.com

Dünya'yı bisikletiyle dolaşan:

gurkangenc.com

güzel yazıları olan:

theadolescent.blogspot.com
0
ruiz
(18.01.21)
Bilimsel mevzular için yök’ün tez kısmına bakıyorum. Akademik çalışmalar var. İster tarih, ister ekonomi, ister sağlık, ister kimya...

tez.yok.gov.tr
0
silah taciri
(18.01.21)
(14)

Memurla olan diyaloğum

sanguine
İşe başlayacağım yerdeki personel şefi ile geçen gün bir tartışma yaşadım, çok uzun zamandır birileriyle sürtüşme yaşamıyordum üst üste enteresan oldu.Tartıştığımız konuyu postun en sonuna koyuyorum çünkü olayla doğrudan alakası yok, mesele bu manyak karının üslubu. konuyu merak eden orayı da okuyab
İşe başlayacağım yerdeki personel şefi ile geçen gün bir tartışma yaşadım, çok uzun zamandır birileriyle sürtüşme yaşamıyordum üst üste enteresan oldu.

Tartıştığımız konuyu postun en sonuna koyuyorum çünkü olayla doğrudan alakası yok, mesele bu manyak karının üslubu. konuyu merak eden orayı da okuyabilir.

Şimdi ben bu kadını katiyen tanımıyorum, zaten atandığım yere de hiç gitmedim daha. Yani ilk defa konuşuyorum düşünün ve bilgi almak için aradığımdan tamamen karşımdakine kanalize olmuş durumda oldukça nazik ve normal şekilde konuşuyorum. Telefonu açtı, aşırı gergin, merhabalar rahatsız ediyorum kurumunuza avukat olarak atandım, tarafıma sms geldi, şu anda da başka bi yerde çalışıyorum, istifa dilekçemi sundum, bana tebligat göndereceksiniz değil mi görev sürem kaçmasın o yüzden soruyorum, dedim. karı bir başladı bana saydırmaya, smsle başlar süreniz, ama devlet memurları kanunu var vs vs dedim, ardından şöyle dedi.

"burada sizin avukatlığınız geçerli değil, burası adliye değil, ben 32 yıllık memurum, ben böyle diyorum, bana avukatlıkla gelmeyin, ankarayı arayın onlara sorun" aynen bu cümleyi kurdu. neye uğradığımı şaşırdım, sırf küfür etmemek için tamam deyip kapattım. zaten ağzımı açtığım anda ben konuşuyorum diyerek bana da izin vermiyordu. sonra aynı kurumda bir müdür yardımcısını aradım onun da sekreteri mi ne çıktı kendisi yok bana anlatın dedi, anlatmaya başlayınca "göt hanım diyorsa doğrudur, ne uzatıyorsunuz, o kadar kişi alındı sorun çıkmadı sizde mi sorun olacak" deyince tepem attı onun da suratına kapattım.

sonra söz konusu sorunu çözdüm bir şekilde, tabi ki kendisinin embesilliğinden kaynaklı bir durum vardı. bu aynı yere atandığım insanlarla iletişimimiz var, hatta orada çalışmakta olan birinin de telefonunu buldum, "biz de tartıştık onla, gergin birisi, size özel değil, uğraşmayın boşuna (cimere şikayet edeceğimi söylemiştim) buranın demirbaşlarından biri, aynı yerde çalışacaksınız huzursuzluk olmasın" vs bunları dediler. bu karı belli burada bir hegemonya kurmuş kimse buna gık demek istemiyor. bir de avukat olacaklar (bunları diyen arkadaşlar) nasıl olsa sinmişler işte.

ben bu lafı duyduğumdan beri bildiğiniz uyuyamıyorum, senin avukatlığın burada sökmez ne demek, sen nasıl böyle konuşursun, sen kimsin, ilk defa konuştuğun üstelik aynı ortamda çalışacağın (benim üstüm amirim vs hiçbir şeyim olmayacak bu arada, aynı binada olacağız) insana nasıl böyle terbiyesizce konuşursun. aklım almıyor, laf öyle bir oturdu ki içime, zaten daha telefonu kapatır kapatmaz cimer ekranını açtım şikayet yazmaya başladım. sonra yol açtığı sorunu düzeltmek için uğraştım biraz, dedim atamam yapılsın önce bir, ondan sonra şikayet ederim. ama duramıyorum yani.

1-doğrudan adını zikrederek ve şikayet sekmesi altından şikayet edecektim olayın ilk öfkesiyle, bundan vazgeçtim. çünkü şahsileştirmiş olacağım, gitmeden bir düşman edinmiş olacağım, baya bildiğiniz baş düşmanım olacak o kurumda, uzun yıllar çalıştığı için kurum amirleri nezdinde sorun çıkartma durumu olabilir, haklıyken de haksız duruma düşmek istemiyorum.

2-şikayet yerine görüş ve öneri olarak, atama işlemlerinde yaşadığım problemi ve personelin tarafıma yaklaşımıyla ilgili böyle daha soft bir metin kaleme almayı düşündüm bunu da hazırladım, karıya da o lafını yutturacak şekilde. işyeri hekimi de o zaman işyerinde doktorluk yapmasın o zaman orası hastane değil, 30-40 sene tecrübesi olup avukatların tek çalışma alanının yalnızca adliye olduğunun bilinmemesi memurlar adına çok üzücü vs gibi (tabi ki son derece resmi bir üslupla) kendisinden değil yaptıklarından bahsederek bu olayı gündeme getirmek, susup oturmadığımı ve tepkimi bu şekilde göstermek. nasıl olsa o lafı diyen kendini biliyor.

3-içim katiyen soğumadı, kendimi dizginliyorum, hala cimerde bir şey yapmadım, göndermedim, cimerden bir şey çıkacağı için değil bu arada, kendisinin verdiğim tepki kulağına gitsin yeterli, sadece bu. arkadaşlarımla konuşuyorum ya boş ver sana ileride izinlerini kullanırken, özlük dosyanı hazırlarken zorluk çıkarır, her gün göreceksin, (uzun yıllar durmayı düşündüğüm bir yer bir de) daha hiç gitmemişsin, bu olayla beraber anılma, gider gitmez sorun yaşama vs diyorlar. şu an çalıştığım yerdeki memurlar da sallama dedi, yalnızca çok sevdiğim bir abla tabi şikayet et dedi. hiçbir şey yapmamak belki en makul seçenek ama bunu yapamayacağım galiba

hangi yolu izlemek konusunda kararsız kaldım, en güzeli ikincisi bence ama. o cahilliği, iş bilmezliği, kanun tanımazlığı ismini vermeden gözüne sokmak. sen kimsin de avukatlığı küçümsüyorsun, allahım aklıma geldikçe deliriyorum, ben kendi mesleğimden zaten nefret ediyorum ama kendi mesleğime sadece ben bok atabilirim sen atamazsın. nereden ne tanıdığı varsa var, böyle bir cümle kuramaz bana. görsünler en azından bunu cimerde, bu lafı hangi gerizekalı memur söylemiş ehehehe desinler bakalım ben dedim diyebilecek mi.

mesele: şu an bi devlet kurumunda çalışıyorum, başka bir devlet kurumuna da yeni atandım oraya geçeceğim. atandığım yerden geçen cuma günü mesaj geldi, atamanız onaylandı, kuruma müracaat edin diye. sonra ben kurumu aradım, smsten sonra tebligat da göndereceksiniz değil mi dedim, çünkü usulü böyle, resmi görevlendirme yazısı gönderirler onu tebliğ aldıktan sonra 15 günlük göreve başlama süreniz başlar. ilk atandığım yerde böyle olmuştu. düz memur evet deyince ben de döndüm hazır çalıştığım yere bu ayın 14ünden itibaren geçerli olacak şekilde istifa dilekçemi verdim. 14ünde istifa etmemin sebebi hem çalıştığım kurumu seviyorum, maaşı önden aldığımız için bir kısmını iade etmekle uğraşmak istemiyorum, üçüncüsü de zaten sürem başlamadığı için kafadan tebligat gelene kadar 5-10 gün artı 15 günüm var. Acelem yok.

Sonra yeni atandığım yerde aynı konumda çalışacağımız insanlarla kurduğumuz bir whatsapp grubu vardı, orada işe benden önce başlayan arkadaşa bu tebligat olayıyla beraber çeşitli şeyler sordum. o da ben personel şefi (insan kaynaklarında çalışan memurların şefi yani şube müdürü falan değil öyle bir unvanı yok) kadın sms ile süre başlar dedi, dedi. Bunu duyunca benim bütün planım berbat olmuş oldu çünkü smsi tebliğ kabul edersem (ki bu kanuna katiyen aykırı ve emsali görülmemiş bir saçmalık) sürem istifa edeceğim tarihten bir gün önce dolmuş oluyor. Yani hakkımı kaybetmiş oluyorum gibi bir şey. Bunu duyunca hemen aradım bu kadının dahilisini ve bağlandım. Dediğinde diretince istifamı geri çekmeye çalıştım, çalıştığım kurum kabul etmedi, az daha göt gibi ortada kalacaktım. Sonra ankaradaki hukuk müşavirliğini aradım avukat meslektaş allah razı olsun ilgilendi ve bu kadının da üstü olan ildeki atama şube müdürünü aradı, kimlik numaramı verdi ona ve ayın 16sinda başlayabileceğimi tebligatın çıkacağını vs söyledi. bu karının götünden uydurduğu bir şey olduğu ortaya çıkmış oldu yani. Ben de rahat bir nefes alabildim.
0
sanguine
(05.11.20)
İlk önce şunu diyeceğim, merkez uzman yardımcısıyım 2 yıl olacak, hayatımda görmediğim en değişik, saçma, allah belasını versin diyeceğiniz insanları bu iki yılımda gördüm, hayatımda hiç bu kadar bezdiğim dönem olmamıştı.

İkincisi, personelciler kıldır. Bizde de hemen ertesi gün gelin dediler, ben işin acemisiydim, siz tabi önceki tecrübenizle biliyormuşsunuz başlama sürenizi. Bizde şehir dışından gelen adamlara hemen gelin dediler. Muvafakatname zamanında daire başkanından memuruna bir sürü sıkıntı çıkardılar. Daire başkanıma hakkımı helal etmiyorum. Sevgilimle aynı iş yerindeyiz, ona bir haksızlık yapıldı ama o hakkını çatır çatır savundu, sonra istediğini de aldı. Yine de başka bir konuda yaşadığımız şeylerin aynısının beteri sülalesinden çıksın.

Hiçbir şekilde kimseye kendinizi ezdirmeyin. Doğrudan amiriniz olmayan kişi hariç lafınızı kimseden esirgemeyin. Bu bir taktiktir, yenilere her zaman psikolojik olarak baskı yapılır, ezdirme ve özgüvenim düşürme yöntemleri. Bir kere kendinizi ezdirdiniz mi devamı gelir.

Sizin yaşadıklarınıza gelince, yazılı bir şey vermeyin. İlk önce kuruma başlayın, insanları gözlemleyin. Bu kadın herkese böyledir ve davranışları alışılagelmiştir belki, bu size yaptığı saygısızlığı ortadan kaldırmaz ancak acele bir davranışınız ilk günlerde antipati yaratır. Telefonda gereken cevabı vermişsiniz zaten. Konu açılınca ilerde lafı gediğine koyarsınız.
0
Hallegadola
(05.11.20)
"sana ileride izinlerini kullanırken, özlük dosyanı hazırlarken zorluk çıkarır" mı? orası bakkal mı, hiçbir şey yapamaz. onun adını da vererek cimere yaz
0
esref
(05.11.20)
Klasik devlet memuru. Her yerde böyle bunlar. Ben de denk geldim. Alttan alma kesinlikle. Avukatsın. Kanunu, hakkını daha iyi biliyorsun. Eğer tanıdığı falan varsa senin konumun daha iyi olduğu için daha yetkili kişilerden çevre edinebilirsin. Gücünün farkına var bence ve zaman içinde uğraş bence onunla. Düşman edinirim diye düşünüyorsan o düşman edindi bile. Ondan daha avantajlı konumdasın. O alttan alsın .
0
black mamba
(05.11.20)
Ben sadece cimer tecrübemi aktarayım. Siz şikayet ediyorsunuz, o memur da, öyle bir şey olmamıştır, diyor şikayet kapanıyor. Kaç kere denedim, hep aynı.
0
gelmeistemem
(05.11.20)
Özür dileyeewk avukat hanım/bey şunu diyecegim ama kan davası gitmenizi anlayamadım doğrusu.
Bahsini ettiğiniz kişi gerçekten de kompleksli olabilir ancak yazınızı baştan aşağıya okuduğumda sizi de ondan çok daha rasyonel hareket ediyor görmedim . Bunu söylemek biraz beni de tedirgin etmedi değil. Hatta bana dava açar mısınız diye de düşündüm doğrusu.
25 yılı aşkın yurt içi dışı memuriyet hayatım az konuşup az duyarak rahat edilebileceğini bana gösterdi. Hayırlı olsun yeni işiniz, savaş baltanizi gomunuz ve muvaffakiyetler dilerim.
0
fempusay
(05.11.20)
Bence bulaşmayın. Sadece ilk kadın değil, sekreter de size bayağı ters cevap vermiş. Telefonda böyle konuşan gerçekte daha fazla huzursuzluk çıkarabilir. O kurumda çalışmaya başladıktan sonra düşünürsünüz.
0
dissendium
(06.11.20)
Bulaş. Yanına gittiğinde nasıl bir konuşma tarziydi o, siz kim olduğunuzu zannediyorsunuz de. Zorluk falan da çıkaramaz. Çıkarırsa senin de elin armut toplamicak
0
abuzer
(06.11.20)
hem cimere şikayet et hem de işe gittiğinde bi söyle sen hayırdır amacın neydi diye, dava aç hakaret davası aç. ben böyle aptal insanlara asla tahammül edemiyorum. yok öyle "onun mizacı o takılma" demek. o kadar çabala "senin avukatlığın burada sökmez" desin yok ya.
0
Cebrikkuş
(06.11.20)
bir devlet kurumunda memurum. size tek önerim bence cimerden cevap alamazsınız hiç kendinizi boşuna saçma bir şeyin içine atmayın fakat kurumda dik durun sözünüzü esirgemeyin, hatta ters davranın fakat kavga da etmeyin. kim kime diş geçirebilirse.
0
herseyi birakip gitmek istiyorum
(06.11.20)
@fempusay

Hangi davranışım irrasyonel söyleyin, gerçekten farkında değilim, biraz da onun için açtım duyuruyu yani haklı olduğumu düşünüyorum elbette ama dışarıdan bakamıyorum. Ben bu kadina hakaret etmedim, üstünlük taslamadim, bir şey sordum sadece. Kendi fikri her ne kadar yanlis da olsa, bunu daha düzgün dile getirebilirdi.

Cimerden yanıt almak ya da yaptırım uygulatmak niyetim yok. Bunu zaten yazdım yukarıda da hiçbir şey çıkmasın önemli degil. Ben tepkimi göstermek istiyorum yalnızca.
0
🌸sanguine
(06.11.20)
Bu kadın gibileri çoğunluktadır kurumlarda. Bunun kuramı bile var. Bunlarla uğraşarak ömür tukeyenez, performans uretemezsiniz.
Benim dünya görüşüm kan davasına elverişli değil. Sizde bir kan davası arayışı görüyorum. Oysa insan nitelikleri itibariyle, özellikle medenilesememis, kurallara uymayı becerememislere ne şart altında olursa olsun örnek olmalıdır
Siz farkında değilsiniz zannımca ancak kendi mesleginiz itibariyle sanıyorum fazla elitist hareket ediyorsunuz. Ancak bunca elitizmin bir köşesine de "kan davası" girişiminizi sıkıştırmak istiyorsunuz (tesbih için kusura bakmayın) kan davası dememin hususi nedeni ziya gokalptir. Ona göre kan davasının bittiği yerde devlet başlar. Ben böyle bakıyorum.biraz daha sakin olup kin gutmeden işinize odaklanirsaniz, çeşitli kompleksler barındıran muhataplarinizdan daha çok yararlanır, iş hayatında daha az yara alırsinız.
Sanıyorum biraz gencsiniz, kizginliklarinizi yönetmek ve yaşamınızın merkezine almamak konusunda kendinizi ikna edin ve yönetin. :)
İrasyonalite çok duygusal hareket etmenizden kaynaklanıyor. Kimse sizi ezmedi, kırmadı,dagitmadi, rezil etmedi. Küçük dustugunuzu (avukat olduğunuz ve muhataplarinizin sizden daha düşük statülü olduğundan bahisle) düşünüyorsunuz, gururunuz incindi değil mi? Gerçek büyüklük işte bunlarin hiçbirine takılmamak yürüyüp gitmek, kendi işine, yoluna bakmaktır. Tavrinizin, davranisinizin orijin olarak kendinizden çıkmasıdır, baskalarininkine eklemleenmesi, başkalarına tepki verilmesi, sırf onlara had bildirme, ders vermede değil.
0
fempusay
(07.11.20)
@fempusay

Özür diliyorum ama yazdıklarınızın benim yaşadığım olay ile ne yazık ki hiçbir ilgisi, alakası yok. Önemli tavsiyeler hepsi tabi ki.

Mesleğiniz ne bilmiyorum, önemi de yok zaten. Çünkü meselenin benim avukat olmamla da hiçbir alakası yok. Bu olayin içine avukatlığı çeken kendisi. Muhtemelen yazdıklarımın tamamını okumadınız. Tekrar etmem gerekirse, ilk defa konuştuğum birisine kurumlarina atandığımi, tebligat gönderip göndermeyeceklerini soruyorum. Konuyla hiç alakası olmamasına rağmen, mesleğime hakaret ediyor kendisi. Olay bu.

Siz bir insaat muhendisisiniz diyelim, bu şahıs, tamamen durduk yere size burası şantiye değil, senin bilginin geçerliliği yok dese "ezilmiş, kırılmış" hissetmeyecek misiniz, gülümseyerek estağfurullah mi diyeceksiniz, eğer öyleyse tamam, bu sizin tercihiniz ve sorgulamiyorum.

Ayrıca kompleksi olan da kendisi, konunun mesleklerle hiçbir alakası yokken, bilgisinin yanlış olabileceğini söyleyince komplekse girip burası adliye değil diyerek kibrin, ilkelligin, kural tanımaz ligin, nezaketsizligin Allah'ını yapan yine kendisi.

Bu hareketini üstelik sıkça herkese tekrarladığı da biliniyor ayrıca. Ben kan davası gitmek istesem, hiçbir şey çıkmayacagini bildiğim halde savciliga hakaretten suç duyurusunda bulunurdum ve gerçekten ömür boyu bu kan davası olarak devam ederdi.

Ben yalnizca, cimer üzerinden görüş ve öneri olarak yaşadığım bu terbiyesizligi kendisinin ismini vermeden ama o olduğu anlaşılacak şekilde anlattım ve gönderdim. Artık utanır mi yediği halttan ötürü, yoksa kan davasına mi dönüştürür kendi bileceği iş.
0
🌸sanguine
(07.11.20)
Şansınıza tam olarak şunu okudum şimdi:
"Pay bad people with your goodness; fight their hatred with your kindness. Even if you do not achieve victory over other people, you will conquer yourself."
Leo Tolstoy, "War and Peace"
-
Yazdıklarınızı harfiyen okudum. Dikkat ederseniz reddetseniz bile, kaç gündür bu olayla yatıp kalkiyorsunuz. Sakin olun, o kadın şimdi koca bir taş kahve içip kendine göre mükellef bir kahvaltı yapıyor. Sizi çoktan unuttu bile. Ama siz maalesef atağa kalkmissiniz bile.
Kendimi daha fazla yormayayim. Ben uzun yıllar yöneticilik yaptım. Sanırım son bir iki sen hariç. Eski memurlar kadar iyi koku alabilen ve sabırla avını bekleyeni görmedim. Sakin olmakta her zaman fayda vardır. Bana kizmaniza gerek yok. :)
Farkında değilsiniz ama kendinizi muhataplarinizla denk hale getirdiniz. Hiç de seçkin bir tavır değil.
Arada kavganın gidişatını yazın madem umalım ki ben külliyen haksız çıkayım. Ama uygar tavır,medeni tepki benim onerrdigimdir.
0
fempusay
(07.11.20)
Güncelleme yapayım ise başlayalı bir hafta oldu

İlk gün kadını gördüm, her ne kadar insanları genelde dış gorunusuyle yargilamasam da karşımda pespaye, pasakli, kısa boylu, yuvarlak suratlı, himbil, gözlüklerinin cami kirden görünmeyen, kadınlar günü hirkasiyla gezen ve bağıra bağıra konuşan bu insan kaynakları şefi kadını gördüğüm anda bütün hırsım kayboldu ve şikayetçi olmadım. Zaten onunla da hiç isim olmadi, olmayacak. Beklediğim iyi olmuş dedim.
0
🌸sanguine
(20.11.20)
(23)

sean connery'yi tanımayan insan

Jux
ya böyle basit şeylerden insan ayırmayı sevmiyorum ama sean connery'yi de tanı be kadın!biriyle konuşuyorum, flört gibi bişey ama daha yeni. rahmetliden bahsettim bugün, tanımadı :/flörtünüz sean connery'yi tanımasa soğur musunuz? soru da bu olsun. anlaşılan benim zaten soğuyasım varmış da, sizi mer
ya böyle basit şeylerden insan ayırmayı sevmiyorum ama sean connery'yi de tanı be kadın!
biriyle konuşuyorum, flört gibi bişey ama daha yeni. rahmetliden bahsettim bugün, tanımadı :/

flörtünüz sean connery'yi tanımasa soğur musunuz? soru da bu olsun. anlaşılan benim zaten soğuyasım varmış da, sizi merak ettim.
0
Jux
(01.11.20)
ben isim olarak bilmiyordum ama yüzünü görünce tanıdım.

Ben Tesla'yı tanımayan kadından soğurum.
0
fezagezgini_4
(01.11.20)
Soğurum. Birazcık pop kültür de olsun. Basit bir şey gibi geliyor ama bir yerden sonra sürekli bir şeyler anlatırken buluyorsunuz kendinizi karşıdakinin de size katacagı şeyler var mı yok mu böyle anlarda fark ediliyor.
0
spadæs
(01.11.20)
olabilir çünkü bizde çok popüler biri değil, duyan da michael jackson'ı duymamış falan zanneder :d
0
rose parks
(01.11.20)
25'den büyükse soğurum.
0
ya ben lan neyse
(01.11.20)
Çocukluğumdan beri ismini bilirim ama her defasında yüzüne bakmam gerekir. Yüzü tanıdık gelmeyince ben bu adamı niye tanıyorum diye her defasında sorarım kendime. Gençliğine baktım çok iddalı değil. Yaşlanınca daha bi oturmuş. Filmografisine baktım şimdi hep 80ler 90lar. Benim jenerasyonumun ilgisini çekmeyebilir.

Sınır 25 kabul edilmiş ama 32'ye kadar garipsenecek bişey yok.
0
IncredibleMau
(01.11.20)
Duymuş olan da tanıyor mu ki? Indiana Jones ve James Bond seven bir kadın varsa anca o tanıyordur zaten. Bırak bu filmleri, genç nesil Yüzüklerin Efendisi, The Matrix vb. görece 2000 civarı filmleri bile izlememiş oluyor.
0
nhk ni youkosu
(01.11.20)
Az önce arkadaş ile bire bir aynı muhabbeti yaptık. Özetle "eğer favori aktörleriniz yaşlılıktan bir bir ölüyorlarsa siz yaşlanıyorsunuz demektir" sonucuna vardık. Arkadaş'a örnek verdim: İki sene evvel üniversiteden mezun olan, doğma büyüme İstanbul'da yaşayan bir iş arkadaşım İlyas Salman'ı tanımıyordu. Yeni nesil eski nesli tanımak zorunda değil. Bir Atilla Atasoy, Nalan Altınörs falan bilinmeyecek birkaç seneye...
0
dilemma of subscribtionability
(01.11.20)
@playing star again, bilginin niteliğinin entelektüelite ve kültür birikimi açısından önemsiz olduğunu mu düşünüyorsunuz? Herhangi bir bilgi, birkaç bir şey bilmek çok afaki tabirler çünkü.

Sean connery'yi bilmeyen birinin entelektüel olmadığını ve genel kültürünün eksik olduğunu çok rahat savunabilirim mesela, bu bilgi herhangi bir bilgi gibi değil bana göre. Karşıdakinin bilmediğini bilmek değil maharet, o yüzden herhangi bir bilgi olarak kısıtlama yapılamaz diyorum.
0
🌸Jux
(01.11.20)
@playing star again, kimin daha çok bildiğinden bağımsız aslında benim söylemek istediğim şey. Jari menpaa Sean connery kadar tanınmış biri değil, bunu kabul edersin sanırım?
Bazı bilgiler temeldir, onu demek istiyorum. Buna ben karar vermiyorum, belirli seviyeye gelmiş herkes bildiği için temel hale geliyor
Menpaa'yı bilen herkes entelektüeldir denebilir mesela. connery ondan daha common bir isimdir, onu bilen herkes entelektüel diyemem. Ama onu "bile" bilmeyen birinin kendini benim senden ayrı bildiklerim var demesi tuhaf gelirdi bana. Onları öğrenirken nasıl kaçırdın bunu gözden derdim öyle birine.
0
🌸Jux
(01.11.20)
karşınızdakiyle sizin aranızdaki genel kültür düzlemi farkının ölçümü binlerce küçük bilgi / görgü parçası üzerinden yapılmalı. tek atış tek kurşunla adamdan soğuma aşırı genelleme olur. siz de bunun farkındasınız da belki de tanımadığını söylerken takındığı umursamazlık filan batmıştır.
0
engelbert humperdinck
(01.11.20)
Yerli yabanı ünlü tanıma konusunda benle kapışana rastlamadım. Sean connery’i herkes bilmez, zaten bilen insan az çok sinema kültürü olan bir insandır. Ama james Bond gibi bir kültü tanımayan, takip etmeyeni içten içe kınar içimden gülerdim herhangi bir platformda böyle bir kişiye rastlasam.
0
Hallegadola
(01.11.20)
Ben bilmiyom. Çünkü isim hafızam yok. Şuan bunu burada okudum ve tartismalari takip ettim ya, 3-5 ay sonra tekrar sorulsa yine hatirlamayabilirim. Demem o ki hemen sogumayin :') 1-2 testten daha geçir xd
0
abuzer
(01.11.20)
Sinema kültürü yeterli değildir. Başka kültürleri var mı ona bakın.
Bomboş biriyse o zaman soğuyun.
Herkes her şeyi bilmek zorunda değil.
0
pro9it9is9
(01.11.20)
siz ronny johnsen'i bilir misiniz kendisi besiktasa rekorla gelmisti?

insanlarim toplamdaki degerleri esittir. bu bilgi icin de boyle zeka icin de boyle yetenek icin de boyle.

ornek veriyorum, hekim arkadas derse kafasini yormustur disari cikmamistir kendisi spor alaninda pek bulamamistir.
bir de ders calismayip eve girmeyen gence bakarsin besyo'da okuyordur.

bakarsin birisi kendisini ise vermistir. isinde cok basarilidir altinda 800.000 lik arabayla dolasir laboratuvarindan cikmiyordur. digeri de internetten dizilerden gece aleminden kitaplardan sosyal hayattan dusmez ama altinda megane vardir.

biz insanlar icin de boyle. normal bireyler icin gozlerimiz goruyor diyoruz, ama gorme engellilerin de kulaklari bizden daha hassas onlar da oradan o acigi kapatip bizden one geciyor. ya da down sendromlular mesela. ilk bakista normal bir insanin aldigi egitimi almasi zor. bu alanda iyi degiller ama sayi ezberleme kapasiteleri. diger insanlardan cok cok cok cok daha fazla bizim yapabileceklerimizim ustunde.

sonunda herkeste 100 birimlik bir olusum var. kimisi 40 birimini c'ye koyuyor 60ini d'ye, kimisi 30'unu c''ye atiyor 70'ini D'ye. bazisi da cidde freedos hdjsks.. o da iste ne verirsen ezberlemeye meyilli tabularasa gibi emiyor hdks
0
turbo sadık
(01.11.20)
İki ihtimal var. Ya yaşı küçük ya da cidden boş birisi.
0
dafuq
(01.11.20)
50 kisilik üniversite sınıfında hitchcock un ismini duymus 4 kisi vardi. sınıftan sogudum. flört durumunda tuvalete gitmek icin izin ister bir daha geri dönmezdim.
0
proteus
(01.11.20)
Bu soruya Sean Connery özelinde değil de daha genel cevap vermek istiyorum.
Kişiye göre değişen durumlar, istediğin şey senin tanıyıp bildiğin birini onun da tanımasını istemen, mesela yukarıda biri Tesla'yı bilmezse soğurdum demiş ama Sean Connery'i bilmemesine takılmamış bunun gibi..

Kendimce "başarılı", "yetenekli" bulduğum ve sevip beğendiğim ya da yeteneksizliğiyle nam salmış sevmediğim ama "popüler" olan insanları tanımaması (ya da tanıyıp beğenmesi :)) soğuturdu.

Şu an aynı şeyi yaşasam mesela ve karşımdaki kişi "Sean Connery mi aa o kimdi?" dese ne derdim bilmiyorum, soğurdum direkt. Zaten soğuyasım varmış olayına çok inanmıyorum böyle şeyler önemli, çok sevip değer verdiğimiz insanlar böyle böyle puan kaybedebiliyorlar.
0
mutekebbir
(01.11.20)
bilinmemesine şaşırılacak biri değil ki?

ben de adamı sadece james bond filminden biliyorum ki filmi de izlemedim sadece ekrandaki görüntülerden gördüm. adını ölümünden sonra duydum.

ama daha bilindik biri olsa: mel gibson, leonardo di caprio gibi birini bilmese de umrumda olmaz.

bunlar çok basit şeyler. onun da ilgilendiği başka bir alan vardır benim bilmediğim.
0
tabudeviren
(01.11.20)
Benim de bilmediğim genel kültüre dair o kadar çok şey var ki sadece Sean Connery üzerinden bir insanı yargılayacak konumda olmadığımı düşünüyorum kendi açımdan.
0
peki madem
(01.11.20)
sogurum
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.11.20)
Valla şirkette eğitimde bir arkadaş Saddam Hüseyin'i tanımıyordu. Ben dinozorum kabul ettim onu çoktan, ama kendinden önceki 20 seneyi üniversite okuyan birinin bilmemesi bana yanlış geliyor. 90'lı birinin Ecevit'i, Demirel'i tanımaması gibi bir şey.

Politika'dan örnek verdim ama kült filmlerde oynamış birini üniversitede okuyan birinin tanıyor olmasını beklerim.
0
SiyamkedisiZorro
(02.11.20)
Soğumam, çiğ bir tavır ve dahası bahane.
0
alfred
(02.11.20)
Sean Connery nerdeyse 20 yildir oyunculuk yapmiyor ve oynadigi filmlerin ciddi kismi belli bir zevke hitap ediyor. Tanimiyor olabilir.

Sorun kendi yasi ve zevkine uygun bilgilerde bile genel kultur seviyesinin cok asagida kalmasi ise soguyabilirim bir insandan.
0
cleric
(02.11.20)
(4)

Oğuz Atay kitapları neden bu kadar pahalı ki ?

Avoiding The Puddle
Bir arkadaşa kitap alacaktık, Amazon.com'da en ucuzu 20 liradan başlayıp, 60'a kadar fırlamış, bu neyin kafası ? Sonra millet neden okumuyor, okumaz tabii.
Bir arkadaşa kitap alacaktık, Amazon.com'da en ucuzu 20 liradan başlayıp, 60'a kadar fırlamış, bu neyin kafası ? Sonra millet neden okumuyor, okumaz tabii.
0
Avoiding The Puddle
(13.10.20)
1. iletişim yayınları'ndan çıkıyor. şöyle bir örnek vereyim. martin eden eseri telifsiz yayınlanıyor. etiket fiyatları: iletişim 35 tl, can 24,50 tl, iş bankası 25 tl.
iletişim muadillerine göre çok pahalı bir yayınevi. özellikle okumayı istediğim çevirmeni orada değilse ya da kitap sadece oradan yayınlanmıyorsa asla tercih etmiyorum.

edit: e hadi iş bankası banka destekli olduğu için onu düşünmeyelim ama klasiklerde can yayınlarıyla da aralarında bariz bir fark var.

2. eser hala telifli. yanılmıyorsam bir otuz yıl daha bu telif hakkı korunacak. o zamana kadar iletişim yayınları tutarsa elinde fiyatta indirim olacağını düşünmüyorum. 4 sene önce etiket fiyatı 38 tl'ydi diye hatırlıyorum, hatta ekşi'de başlığı bile vardı. şu an baktım 56 tl :)
0
black holes in the sky
(13.10.20)
oğuz atay’a özgü bir pahalılık değil. yukarıda arkadaş da bahsetmiş, iletişim çok başarılı ama fiyatları yüksek bir yayınevi. böyle popüler yazarların telif payı da yüksektir, hayatta olması da şart değil vasileri var.

aynı yayınevinde tarık buğra’nın küçük ağa kitabı var, 477 sayfa ve liste fiyatı 49,5 TL. oğuz atay’ın tehlikeli oyunlar’ı 479 sayfa, o da aynı şekilde 49,5 TL. oğuz atay’a özgü değil yani, iletişim’in fiyatları hep böyle.
0
phoarbix
(13.10.20)
Okumamaya bulduğun gerekçe bu mu gerçekten? Çok naifsin. iPhone da çok pahalı ama peynir ekmek gibi gidiyor :)

Ben son dönemde kagit fiyatlarindaki artışa bagliyorum. Tamamen popom ama kaynagim
0
abuzer
(13.10.20)
1- ikinci el satış sitelerinde ucuza bulabilirsiniz
2- İletişim her zaman pahalıdır.
3- milletin okumamasının sebebi pahalılık değil okumaya gereksinim duymaması. klişe olucak ama 1 paket sigara ve 1 adet kitabın fiyatı nerdeyse aynı. insanlar sigarayı tercih ediyor.
0
dmrkprn
(14.10.20)
(10)

Pandemi hayatınızda neyi değiştirdi?

levent bilgen
Sb.
Sb.
0
levent bilgen
(16.09.20)
Arabamın km sayaci disko topu gibi dönmüyor artik.
0
abuzer
(16.09.20)
Evden çalışma hayatında hiç yoktu, hayatıma girdi. Toplu taşıma kullanmıyorum artık, tamamen arabaya geçtim. Maskeyi covid bittikten sonraki dönemlerde de takmayı planlıyorum (milletin gripten kırıldığı dönemlerde).

En önemlisi de kimseyle öpüşmüyorum, tokalaşmıyorum. Mis gibi bir şeymiş, değerini bilmek lazım.
0
kojonotsuki
(16.09.20)
Ah evet kimseyle opusmemek +577
0
abuzer
(16.09.20)
Cesario +1 :)
0
kucukne
(16.09.20)
Metrobüs çilesini çekmemek.

Evde sürekli bir şeyler üretebilmek.

Ve dışarı çıkmayı hiç özlemedim bıraksalar bi üç sene otururum evde.
0
suicides underground
(16.09.20)
Engin Günaydın +1 :)

İlk 3 ayda masraflarım baya azalmıştı. Dışarı çıkmayınca, benzin ve yeme-içme de olmuyor. Alışveriş de yapmadım o dönem. Ayda tahminen 1500 cebimde kaldı. Bide yaklaşık 6 aydır şehirdışına çıkmadım diyebilirim. Normalde bi şey çıkar 2 ayda bir bi yerlere giderim.

Selamlaşırken el sıkışmama, öpmeme vs en çok memnun olduğum şey. Bunun dışında arabada kolonya ve maskeler bulunduruyorum. Evin girişinde de maskeler ve kolonya var. Ayrıca kapalı ortamlara pek girmemeye çalışıyorum.
0
the coon
(16.09.20)
Param birikmeye başladı kendi kendine. Sonra baktım ki kenarda birikmiş para olması keyifli bişeymiş, eskisi kadar çarçur etmeyebilirim bundan sonra.
0
Bruce
(16.09.20)
-Gelirim yarıya indi diyebilirim. KÇÖ takılıyoruz. Evden çalışmaya gelince...zaten Uzakdoğu ile çalışan turizm firması. Daha pandemiye dönmeden Çin'in seyahatleri durdurması ile işler bitmişti zaten. Çok çok telefondan gelen iptal mailleri ile ilgileniyoruz. İyi ki bekarım, annemle yaşıyorum ve çeviri işi falan geliyor. Az bi şey de birikim var ama bunun sonu nereye varır meçhul.

-Hoş evden çıktığım yok, maksimum 1 sokak gerideki babamlara, 2 sokak ötedeki kardeşime falan gidiyorum. Mahalle sınırlarında yürüyorum bir de. Benim gibi bildiğin düz veba olan yere bile giden backpacker adam için işkence.

-Burada yazanların tersine teması, el sıkmayı, öpüşmeyi severim. Bunları yapamamak üzüyor biraz. Yanlış anlamayın, kişisel alan bilmez adam değiliz, hatta milletimizin bu konudaki kayıtsızlığını ben de pek sevmem. Belki bu mesafe alışkanlığı biraz onu sağlar, burası olumlu. Ama insan anasına, babasına, kardaşına, yeğenine falan bi sarılmak istiyor be abi...

-Önce iştahsızlık ve günde 2 öğünle idare etme sonucu kilo vermişken, akabinde gerçek bunalım dönemi yemek alışkanlığına döndüm ve duba gibiyim yeniden.

-İlk başta her şeyi yıkıyordum. Şimdi sadece annemin eline bir şeyi direkt vereceksem dezenfektan sıkıyorum.

Bunun dışında bir gün maskesiz çıkabileceğimiz, arada 1,5 m mesafe bırakmak için kasmamızın gerekmeyeceği, korkmadan kalabalık yerlere girebileceğimiz o kutlu günlerin hayaliyle yaşıyoruz artık, ne diyelim? Kara veba bile 7 sene sürdü, bu günler de geçecek.
0
d max
(16.09.20)
Memento mori ve Carpe diem’in aslında klişeden, popi olmaktan uzakta, içselleştirilmesi gereken, yaşanması gereken sözler olduğunu fark ettim.
Korona beni değiştirdi.
0
cum dederit dilectis suis somnum
(17.09.20)
kısmen Cesario +1

zaten home office çalıştığım için evet, meğerse biraz karantinadaymışım.
herkes "evden çalışamıyorum ben yea" falan derdi eskiden, çok önemsemezdim.

ama iki gün evde oturup, sıkıntıdan sinirden ne yapacağını bilemeyen, saçma sapan gün sayan, ilk fırsatta kendini ortalığa atan insanları gördükçe bunca zamandır zor bir şey yaptığımı fark ettim.
çok iyi eğitimli, okumuş etmiş, doğru düzgün, bilinçli dediğimiz insanların da en ufak şeyde çıldırıp sürü psikolojisine girebileceğini, hiç bekleneceği gibi sakin ve mantıklı davranamayabileceklerini gördüm.
çevremdeki insanları daha iyi tanımama yardımcı oldu.

biraz da içime döndüm, bir şeyleri değiştirdim.
o kısmı biraz zordu ama iyi oldu.
0
blatta hiberna
(17.09.20)
(7)

Korona kaptım, di mi?

cum dederit dilectis suis somnum
Korona çıktığından beri ateşimi ölçüyorum, hiçbir zaman 36’yı görmedim. Bugün ilk kez 36’yı geçti ve -yorgunluk-Burun tıkanıklığı-hafif yutkunma zorluğu-iştahsızlık var.hepsi bugün başladı.Şu andan itibaren ne yapmalıyım, binlerce kez soruldu ama hiiiiiç dikkat etmedim, o kadar tedbirliydim ki. :(
Korona çıktığından beri ateşimi ölçüyorum, hiçbir zaman 36’yı görmedim. Bugün ilk kez 36’yı geçti ve

-yorgunluk
-Burun tıkanıklığı
-hafif yutkunma zorluğu
-iştahsızlık
var.

hepsi bugün başladı.
Şu andan itibaren ne yapmalıyım, binlerce kez soruldu ama hiiiiiç dikkat etmedim, o kadar tedbirliydim ki. :(
0
cum dederit dilectis suis somnum
(16.09.20)
hastaneye gidip belirtilerinizi anlatıp yapıyorlarsa test olmalı ve test sonucu çıkana kadar kendinizi karantinaya almalısınız. test sonucunuza göre zaten hastane sizi yönlendirecektir.
0
dahili meddah
(16.09.20)
Corona cikti diye dunyadaki tum soguk alginligina yol acan bakteri ve virusler ortadan kalkmadi.ates 37.5 uzeri olmadigi surece bir sorun yok, keza ates olcumu yapan insanlara verilen bilgi de bu yonde.
0
bluewhale
(16.09.20)
mevcut önlemlere devam. ateş 37,5 üstüne çıkarsa parasetamol (parol vb.) alabilirsiniz. hala iyi hissetmiyorsanız, koronavirüse karşı önlemleri uygulayarak sağlık kuruluşunu ziyaret edebilirsiniz.
0
cliquot
(16.09.20)
36.5 normal insan ateşi. Hastaneye gidip kendinizle dalga geçtirtmeyin. Orda kaparsınız bir de.
0
adivar
(16.09.20)
Adıvar +4
0
abuzer
(16.09.20)
arkadaşlar, hepinize teşekkürler
yemek yiyince fark ettim, maalesef tat almada bariz bir kayıp var. ayran içeyim dedim su içmiş gibi hissettim. :( yemek de keza öyle.
kokuda sorun yok.
0
🌸cum dederit dilectis suis somnum
(16.09.20)
tatta sorun varsa olabilir. Diğer türlü, şu sıralar havalar serinledi üşüten de çok var.
0
nhk ni youkosu
(16.09.20)
(23)

şu resim üzdü mü sizi?

black mamba
sb. yıkıldım ben. :'(
sb. yıkıldım ben. :'(
0
black mamba
(14.09.20)
hiçbir şey hissetmedim
0
mcsword
(14.09.20)
Gecen letgodaki ilanda bisikletine bakan çocuk kadar değil :/
0
abuzer
(14.09.20)
yumurtanın ayakta durmasını sağlayan şeylerin ip mi tel mi olduğunu anlamaya çalışmaktan, yumurtadaki civcivin o mektubu yumurtadan çıkmadan nasıl yazabildiğini düşünmekten vb. konuya konsantre olamadım.
0
onemoremile
(14.09.20)
Üzmedi çünkü yumurtayı hisleri olan canlı bir varlık olarak görmüyorum. Kuzu-koyun şeklinde olsa bir miktar uzebilirdi.
0
elorelia
(14.09.20)
Çok saçma buldum. Bu yumurtadan eğer horoz çıkarsa "annesi" olan tavukla çiftleşecek. Hayvanlarda bu şekilde anne-baba algısı yok. Üstelik bazı hayvanlar güçsüz olan yavrularını öldürüyor ya da ölüme terk ediyorlar.
0
GoodMorningTeacher
(14.09.20)
Yaş kaç? Zeka yaşı.
0
catch the arrow
(14.09.20)
Yok.
0
ryhmer
(14.09.20)
Hayır.
0
sta
(14.09.20)
Kötü bir espri gibi geldi bana.
0
wish i could find a way to disappear
(14.09.20)
Vegan alert
0
olaylar olaylar
(14.09.20)
keşke piliç çevirme olsa da yesem diye düşündüm.
0
tabudeviren
(14.09.20)
Ben gulumsedim Bile
0
all girls dream
(14.09.20)
ben güldüm :)
0
false pretension
(14.09.20)
çok az üzdü.
0
ya ben lan neyse
(14.09.20)
Beni üzdü. Arada bu tarz kahreden şeyler görüyorum espri diye yapılmış......
0
eatpraylaw
(14.09.20)
@abuzer ne diye aratirsak cikar o resim?
0
onemoremile
(14.09.20)
yoo üzmedi
0
dafuq
(14.09.20)
İçim kan agliyo şu an, o derece.
0
superfluid
(14.09.20)
@one, epey aradım ama bulursam mesaz atarım sana
0
abuzer
(14.09.20)
:(((( yasamayan anlamaz allağim sen koru

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(14.09.20)
Komik olmadığı kesin. Bu tarz esprilere sinirleniyorum. Kurban bayramı postları da aynı şekilde sinirimi bozuyor.
0
megalomaniac
(14.09.20)
buna üzüldüysen regl olacaksındır. buna üzülen erkek bile muhtemelen yakında regl olacaktır.
0
bohr atom modeli
(14.09.20)
Bence saçma. Buzluktaki soslu tavuğum aklıma geldi sadece.
0
jazzabel
(14.09.20)
(8)

Bi sağlık sorunum var

the real brad pitt
Selam. 1 sene falan önce doktora gittim. Sebebi şuydu. Nefesim yetmiyor ve derin nefes alma ihtiyacı hissediyor, uyuyamıyordum. Doktor baktı bise yok dedi. Sonra da düzeldi. Psikolojik. Bende okb var ciddi anlamda uzuun süredir dip not. Son 2-3 haftadır yine başladı bu. Gün içinde aklıma gelmediğind
Selam.

1 sene falan önce doktora gittim. Sebebi şuydu. Nefesim yetmiyor ve derin nefes alma ihtiyacı hissediyor, uyuyamıyordum. Doktor baktı bise yok dedi. Sonra da düzeldi. Psikolojik. Bende okb var ciddi anlamda uzuun süredir dip not.

Son 2-3 haftadır yine başladı bu. Gün içinde aklıma gelmediğinde sorun yaşamıyorum. Ama şu an gibi yatarken lan yine olacak diye düşünüyorum. Ve sürekli derin nefes almaya çalışıyorum. Hep de alamıyorum doğal olarak. Uyuyamıyorum. Sürekli aklıma girdiği için gün içinde de oluyor.

Uyku ilacı alırsam bu sefer onsuz uyuyamaz hala gelir miyim diye endişe ediyorum.

Okb çok pis bir sey. Bence sorun yine o.

Siz ne diyorsunuz ne yapabilirim. Düşündüm çözüm bulamadım.
0
the real brad pitt
(14.09.20)
🌸the real brad pitt
(14.09.20)
psikolojik dendiğinde psikologa ya da psikiyatra neden gitmediniz ki?
uzun süredir de okb varmış zaten.

ilaç kullanmanıza gerek olursa yönlendirirler.
bir terapiste gidin, okb'nizi çözün.
fiziksel nedeni olmayan bir şey için ilaçla yaşamanın anlamı yok.
okb çözülemeyen bir şey değil.
0
blatta hiberna
(14.09.20)
10-12 senedir psikoloğa da psikiyatr’a da gittim. İlaç falan da kullandım ve evet bence okb çözğlemeyen bir şey.
0
🌸the real brad pitt
(14.09.20)
biraz şeytanın avukatlığını yapacağım ama...
çözülmesini istediğinizden emin misiniz?

çünkü genel kanının aksine insanlar aslında "her şeyi yaptım ama geçmiyor işte" diyerek içlerini rahatlatıp geçmesini istemedikleri sorunlarına daha da sarılırlar.
yani insanların çoğu aslında iyileşmek istemez.
öyle bir şey olabilir mi?

bunu tartabilirsiniz kendi içinizde.
başka birilerini, başka terapi yöntemlerini deneyin.
0
blatta hiberna
(14.09.20)
Kafanda bitirmen lazım, bende de vardı kendimi ikna ettim psikolojik olduğuna. Şuan sorunum kalmadı.
0
diffarentiationation
(14.09.20)
"ölürsem de öliim aq, ne kıymetli canım varmış" de, sal gitsin. Ölmediğini goruceksin xd
0
abuzer
(14.09.20)
Anksiyeteye bağlı nefes açlığı ise 4-7-8 tekniği ile meditasyon çok işe yarıyor. Kaygılandığımızda ister istemez ağızdan nefes alıp veririz, bu da vücutta karbondioksit birikmesine sebep olarak nefes açlığına sebep olur. Hatta bu açlığı gidermeye çalışıp esnemek durumu daha da kötü hale getirir.
Burundan nefes almaya odaklanıp bahsettiğim tekniği araştırın.
0
gmzo
(14.09.20)
anksiyeteye bağlı ise ben spora abanarak çözdüm diyebilirim.
0
roket adam
(14.09.20)
(6)

Siz de moral bozucu, kötü haberlere karşı duyarsızlaşıyor musunuz?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Son bir 4-5 yıldır artık ülkenin vazgeçilmezi haline gelmiş, olmasa şaşıracağınız ama duyunca hepimizin ortalığı ayağa kaldırması gereken haberleri görünce artık çok duyarsız davranıyorum, hiç şaşırmıyorum. "Ne olacaktı ki sanki!", "İşte yine bir olay daha!Bakalım bunda ne olmuş!"
Merhaba arkadaşlar,

Son bir 4-5 yıldır artık ülkenin vazgeçilmezi haline gelmiş, olmasa şaşıracağınız ama duyunca hepimizin ortalığı ayağa kaldırması gereken haberleri görünce artık çok duyarsız davranıyorum, hiç şaşırmıyorum. "Ne olacaktı ki sanki!", "İşte yine bir olay daha!Bakalım bunda ne olmuş!" diye sakince karşılayıp olayla ilgili görüntü falan varsa bile moralim bozulmasın diye açıp bakmıyorum. Sonra unutup gidiyorum.

Mesela son zamanlarda sıklıkla gündeme gelen Afgan göçü ile ilgili sözlükte yine bir başlık açılmış. Neymiş ne değilmiş diye baktım. Görüp de kafamı bozmayayım diye verilen linkleri açmadım. Çünkü biliyorum ki ben o linkleri açarsam içimden müthiş bir nefret fışkıracak bunlara karşı. Ama " Battı balık yan gider" diyip geçtim. Ülkeden o kadar umudumu kestim ki sanki tüm ülkeyi yok edecek güçte bir saatli bomba kurulmuş da onun patlamasını bekliyor gibiyim.

Önceden ben böyle değildim. Facebook'daki muhalif amcalar gibi sağa sola saldırıp duruyordum. Bu yüzden başıma bela alacağım diye ailemle sürekli papaz oluyordum ve sosyal medya gönderilerinden dolayı tutuklanmaları falan görünce ve insanların hala içinde bulunduğu cehalete daha çok kapılmak istediğini görünce bıraktım tabi. Ama sanırım her şeyi değiştiren olay Mansur Yavaş'ın hakkıyla kazandığı seçimin elinden alınıp Gökçek'in kazanmasıydı. O gün gün doğana kadar yatmadım, sabaha kadar T3'den tutanak doldurdum. Ama bir işe yaramadı. O kadar bıraktım ki şimdi bu Facebook'da muhalif paylaşım yapan akrabalarım falan bile çok itici geliyor.

Her neyse çok uzatmayayım siz de duyarsızlaştınız mı yoksa savaşmaya devam mı ediyorsunuz? Ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(13.09.20)
E tabii.. çoğu zaman haberlere hiç bakmiyorum. Facebook ta salakça olacagini tahmin ettiğim tartismalari hizli hızlı, gözlerimi kapatip indiriyorum aşağı xjdnnsnsn
0
abuzer
(13.09.20)
Ben genel olarak hissizleştim. Kendimi nasıl kurtarırım modundayım.
0
jazzabel
(13.09.20)
Önceden trde olan her şeye duyar kasıp üzülüyordum. Hayatımın gittikçe kötü bir hal alması üzerine her şeyden umudumu kesip bakmayı dahi kestim. Hayatımda yaptığım en doğru şeydi hiç pişmanlık hissetmiyorum bunun için. Verdiğiniz afgan örneği durumu çok güzel bir şekilde özetliyor. Buna da ek olarak, eğer birileri için üzülüp çözüm yolları vs ararsanız o insandan sadece zarar görüyorsunuz. O yüzden insanlara alttan üzülsem bile kafamı çevirip bile bakasım kalmadı. Hayatımı ölene kadar bu şekilde sürdürmeyi planlıyorum. Allah 3 harfli arkadaştan gani gani razı olsun, sayesinde yıllar içinde gözüm açıldı.
0
melonsucker
(13.09.20)
Haber izlemiyorum.. Gazete okumuyorum.. Etrafa saldırgan evremi geçtim ama bu seferde bu kızgınlık günlük hayatımda öfke krizlerine sebeb oluyor, haber okuduğum günler sinirlenebilme eşiğim aşırı düşük ve bu sinirin tırmanması çok hızlı.

İçimdeki kızgınlık ve nefret konuşamadıklarım kendi psikolojime zarar veriyor. Bıraktım. Ben de.
0
mobydick
(13.09.20)
Duyarsızlaştım sanıyordum ama bunlar bende birikiyor aslında. Ne hâle geldik, ailemi nasıl koruyacağım diye ciddi kaygılanıyorum ara ara gelen ataklarla.
0
le jeune turc
(13.09.20)
Kötü haberler her zaman vardı, sosyal medya ve mevcut durumdan ötürü daha görünür hale geldi. Yoksa son 20-30 senedir bu ülkenin aldığı mültecinin haddi hesabı yok. 90'lara dönersen 1. körfez savaşı sonunda kuzey ıraktan gelen mültecilerin tartışmalarını görürsün mesela.

Benim yaptığım şey şu: haberleri çok takmıyorum, kendi işime odaklanıyorum, kendi hayatımı güzelleştiriyorum, işe de yarıyor. Bütün gün olumsuz haber propagandasına maruz kalmak psikolojiyi çok bozan bir şey, zaten şu an genç nesil genellile bu problemi yaşıyor.
0
roket adam
(13.09.20)
(8)

Youtube, spotify dilenciliği

i ve been mistreated
MerhabaBunu yapanları görüp şaşıran ve garipseyen bir tek ben miyim? Günde muhtemelen saatlerini geçirdiği platforma 1 paket sigara parasını feda edememek çok tuhaf değil mi?
Merhaba

Bunu yapanları görüp şaşıran ve garipseyen bir tek ben miyim? Günde muhtemelen saatlerini geçirdiği platforma 1 paket sigara parasını feda edememek çok tuhaf değil mi?
0
i ve been mistreated
(13.09.20)
Dilencilik olarak nitelemem ama 15 lira vermemeyi "garip" buluyorum :) yani ortak olmak için harcayacagim mesai o paraya degmiyor bence. Ver 15-20 lira geç
0
abuzer
(13.09.20)
Ben kendi arkadaş çevreme sormuştum ortak girelim mi diye, öyle bir imkan varken tek vermeye gerek yok ama bu tarz platformlardan uğraşmam.
0
fezagezgini_4
(13.09.20)
ben garipsemiyorum. para zor kazanılıyor. 15 lira vermek istememek de bir tercihtir. bugün kim kime 15 lira veriyor :D

ama bir ayrım yapmak gerekiyor. ikisinin de üyelik planlarını bilmiyorum. eğer birinin aldığı grup üyeliğinde boşta kalan üyeliği parayla satın almak istiyorsa normal bir şey bence. sonuçta tek başına aldığı zaman daha pahalıya geliyor.

internette grup üyeliklerinde kullanılmayan boşta kalan hesabı dilenenler varsa bunu garipserim. aslında eskiden olsa garipsemezdim. günümüzde çok fazla leşçi ölücü var. senden ücretsiz hesap aldı mı sana keriz muamelesi yapan tipler. böyle insanlara çöp bile vermek istemiyorum. gerçekten ihtiyacı olan birine vermek rahatsız etmez ama. üniversite öğrencileri gibi...
0
tabudeviren
(13.09.20)
Çok çok fakir değilse gitsin kendi üyeliğini alsın.

Ailedir ortak arkadaştır toplu üyelik mantıklı, anlarım da, tanımadığın dört adamla 5₺ vermemek için grup kurmak çok saçma geliyor bana, bir nevi dilencilik sınırında bir ucuzculuk. Tabii gerçekten parası az olup öğün yemeğin bile zor yiyen insanları hariç tutuyorum
0
KaraSakall
(13.09.20)
Dilencilik ile alakası yok siz zenginsiniz belli ki, bunun ekonomik kriz yok herkesin arabası var demekten ne farkı var
0
olaylar olaylar
(13.09.20)
Katılıyorum, dilencilik bir tarafı ugrastigina değecek bir şey degil yani aşırı aşırı değilsen. Zaten o kadar fakirsen youtubea spotifya nereden gireceksin :)
0
encokbenisevinnolur
(13.09.20)
Kesinlikle tuhaf.

Ben 90'lardan 2000'lere kadar harçlığımdan biriktirerek ayda bir ya da iki tane kaset/cd alabiliyordum ki yabancı albümler türkçelerin nerdeyse iki katı fiyatlı oluyordu, ya çekme alıyorduk ya da boş kaset alıp arkadaş çevresinden kayıt yapıyorduk..
şimdi bir kaset/cd fiyatına her şey önümde diyorum ve insanlar buna bile para vermek istemiyor. Aldığın şey rakı olsa, şarap olsa tamam, ikişer bira içene kadar ortak rakıya girelim denir de yani çok garip geliyor bana.
0
foolrules
(13.09.20)
ne alakası var ben aile üyeliği kullanıyorum misal ve ailemde 3 kişi var. o yüzden ihtiyacı olan 3 kişiye de aileme katılma imkanı sunuyorum. 2 seneyi geçkindir böyle takır takır işliyor sistem. spotify aile sistemi çok izole olduğu için bu mümkün.

mesela apple'da kimseyi aileme almam.

youtube üyeliği gerekecek kadar kullanmıyorum niye de satılıyor daha çözemedim. ileride ona da bulaşırsak ailesi de varsa bir aile kurarız.
0
ozdek
(13.09.20)
(6)

trabzonspor - besiktas maci

baldur2
02 cifte sansa kasa basayim mi?trabzonspor'da sorloth yok sakatlar var 3 tane daha ilk 11'den. seyirci yok. besiktas beraberlik alir mi en kotu?
02 cifte sansa kasa basayim mi?

trabzonspor'da sorloth yok sakatlar var 3 tane daha ilk 11'den. seyirci yok. besiktas beraberlik alir mi en kotu?
0
baldur2
(13.09.20)
Kuponu bana da atsana :') uplamis olimm
0
abuzer
(13.09.20)
Basma.
0
himmet dayi
(13.09.20)
Beşiktaş'ın kadro çok kötü. Paok maçını izlediysen bu yorumu yapmazdın. Beşiktaş kazanamaz demiyorum ama Trabzon'un şansı daha yüksek. Beraberlik çıkabilir maçta.
0
etna
(13.09.20)
@abuzer kupani uplamak ne demek kanka?
0
🌸baldur2
(13.09.20)
@etna
Orta saha atiba, dorukhan, oguzhan, mensah gayet iyi degil mi?
0
🌸baldur2
(13.09.20)
Sorloth olsaydı Trabzon kesin alır derdim.
3 yıl önceki Oğuzhan yok, emekliliğine az kalmış atiba var, nasıl olur bilmiyorum. Ayrıca Sergen Yalçın da Corona olmuş takımın başında olmayacak. Seni vazgeçirmeye çalışmıyorum sadece bilgi veriyorum, kupon tutarsa sorumluluğu almak istemem. :)
0
etna
(13.09.20)
(7)

neden uzun süreli ilişki istemedi?

yeteramadenedimherseyi
Şu duyuruyu açmıştım birkaç hafta önce: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1439643/acemiye-gonul-isi-tavsiyesiBir yerde bir fotoğraf çekimi yapılması gerekiyordu benim de tek başıma yapabileceğim bi şey. O beraber gidelim mi dedi? ben de olur dedim. Gideceğimiz günün evvelsi günü "yarın kahvaltıya ge
Şu duyuruyu açmıştım birkaç hafta önce: www.eksiduyuru.com


Bir yerde bir fotoğraf çekimi yapılması gerekiyordu benim de tek başıma yapabileceğim bi şey. O beraber gidelim mi dedi? ben de olur dedim. Gideceğimiz günün evvelsi günü "yarın kahvaltıya gel" dedi. gittim ben de. bana tatlı tatlı evi gezdirdi falan. neyse tüm gün beraberdik, akşam da arkadaşlarla beraber bir şeyler içmeye geçtik. biraz sarhoş olunca yine bana sardı. baya sarıldı oramı buramı okşadı falan. kalkarken de "bugün biz de kalsana" diye sordu 2 defa. ben evinin önüne kadar bırakıp ayrıldım -neden bilmiyorum. sonra mesaj attı "keşke bizde kalsaydın" diye. ben de bu hafta bir şeyler yapalım deyip dışarda bir yere çağırdım yine.

o gece yine bize geçelim mi dedi? kabul ettim bu sefer. işte o gece seviştik falan ama benim ufaklık fazla iyi performans gösteremedi. sigara, genel stres, alkol, heyecan, porno gibi sebeplerden dolayı sanırım. neyse gece sarılarak uyuduk. o sarıldı ama yani.

sabah kahvaltı yaptıktan sonra ayrıldım evden. 2 gün sonra "uzun süreli bir ilişkiden çıktığım için duygusal bağ kurmak istemiyorum" gibi cümleler içeren bir mesaj attı.

sormak istediğim, bana kızın verdiği sinyaller hep uzun süreli bir şey istiyormuş gibi gelmişti. kahvaltıya çağırmalar, arkadaşlarıyla tanıştırmalar, beraber şunu yaparız falan demeler. ben bunun oturduğu mahalleye taşınacaktım. bana sürekli ne zaman taşınacaksın falan diye soruyordu. şimdi ne oldu da birden böyle vazgeçti sizce? ben mi yanlış anladım her şeyi? yoksa kötü sevişmeden dolayı mı?

çok üzüldüm o yüzden biraz da buraya yazıp rahatlamak istedim.

şimdiden teşekkürler.
0
yeteramadenedimherseyi
(12.09.20)
İkisi de değil bence. Zaten üzerine düşünmeye de gerek yok. Açıkça istemiyorum demiş

Yok illa neydi diyorsan; uzun süreli ilişkisinden sonra düştüğü duygusal boslugu, aynı sorumluluğun altına girmeden doldurmak istemiş. Anlaşılabilir
0
abuzer
(12.09.20)
Konunun seninle ilgisi yok.
Karşı tarafın sorunları var.

2 gün sonra tekrar çağırabilir, görüştükten sonra 1 ay yine mesaj dahi atmayabilir.

Kafa yoracak bir durum yok.
0
otopsicocugu
(13.09.20)
Bişeyler olmamış. Seni bir yönden güçsüz görmüş muhtemelen. Aradığı sende yok kısaca.

Böyle rahatça sevişen tabusuz kadın sekse önem veriyodur muhtemelen. Seksi beğenmemiş olabilir
0
OrangeYellow
(13.09.20)
“... benim ufaklık fazla iyi performans gösteremedi ...”
0
catch the arrow
(13.09.20)
hiç samimi gelmedi bu bahsettigin insan bana. uzak dur
0
galandar kostumu
(13.09.20)
insan ilişkileri için fazla analitik düşünüyorsun. işler bu kadar sebep sonuç şeklinde ilerlemiyor. ilerliyor olsa bile sen tüm bu detayları içeren bilgilere sahip değilsin. yani asla bilemezsin bu yüzden kendine işkence etme. performans anksiyetesi sorunu da kafanı bulandırmasın. iyi beslen, spor yap, kendine iyi bak geçer.
0
orpheus
(13.09.20)
Kız ilk başta uzun süreli birşeyler düşünüyor olabilecekse de sonra net bir şekilde aradağı kişinin sen olmadığına karar vermiş. Sana da öyle mesaj yazmış.

Bence çok iyi yapmış. Ne senin vaktini ne kendini boşa harcamamış.
0
mobydick
(13.09.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.