Giriş
(4)

Maraş hatay civari yasayan/bilenler (deprem hk)

abuzer
O bolgede sık sık depremler oluyor muydu buyuk deprem oncesi yillarda?
O bolgede sık sık depremler oluyor muydu buyuk deprem oncesi yillarda?
0
abuzer
(11.11.25)
Hayır 2-3 yılda bir sallar geçerdi. Maks 5 hatırlıyorum

2000-2023 arası olarak cevap verdiğimi belirtmek isterim. Yoksa tabii ki tarih boyunca çok deprem olmuştur.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(11.11.25)
en.wikipedia.org

burada gorsel var. cok deprem oluyormus ama 7 uzeri kayitli yok. gecmis gazete haberleri, ani kitaplari falan okursaniz hep kuzey anadolu fay hattindaki depremlerden bahsedilir. ciddi yikim olan ilk depremler oldu bunlar o bolgede 1900'den beri.
0
antikadimag
(11.11.25)
Hayay'ın adı depremle anılır hep. Defalarca yıkılmıştır tarih boyunca.
-3
Mirket
(11.11.25)
Hatay'lıyım ve evet sık deprem olurdu. 3 şiddetinde kalırdı hep çok nadir 3.5 görürdük. En son adana Ceyhan depreminde (1998) gümbür gümbür sallanıp evlere girememiştik bir hafta kadar hepsi o ama. 6 Şubat'a kadar hep böyle oldu. Hatay'ın ilk yıkılışı değil doğru bildiğim kadarıyla kayıtlı olarak 6 kere yerle bir oldu.
+2
herseysoyledigimgibioldu
(11.11.25)
(12)

Deri ceket sorusu

arbre
Deri ceket almak istiyorum. Bir sürü mağaza gezdim. Doğru düzgün bulamadım. Nereden alınır deri ceket? Mavi'de beğendiğim deri ceketin kolu çok uzundu. Elimin dışını kapatıyor. Bu normal mi? Derimod çok pahalı. O kadar vermek istemiyorum. Max 3 4 bin. Sağ olun.
Deri ceket almak istiyorum. Bir sürü mağaza gezdim. Doğru düzgün bulamadım. Nereden alınır deri ceket? Mavi'de beğendiğim deri ceketin kolu çok uzundu. Elimin dışını kapatıyor. Bu normal mi? Derimod çok pahalı. O kadar vermek istemiyorum. Max 3 4 bin. Sağ olun.
-4
arbre
(10.11.25)
Maalesef ki 3-4 bin lira verip alacağınız deri görünümlü ceketleri maksimum 2 sezon giyebilirsiniz. Ardından soyulma yapıyor. Bir kaç kere o tarzda bir ceket beğenip alma gafletinde bulundum hepsi çöpü boyladılar.
Eğer alayım yıllarca benimle beraber kalsın derseniz en az 10k yı gözden çıkartmanız lazım. Tabii gerçek deri ceketin de belirli bakımları oluyor onu da eklemeden geçemeyeceğim.

3-4k bandında trendyol'dan butiklerden bulabilirsiniz. Yorumlardan faydalanarak alabilirsiniz.
+3
mermaidd
(10.11.25)
mermaidd, gerçek istemiyorum, aynı şeyi 1 yıldan uzun süre giyince sıkılıyorum. Değişiklik olması daha iyi. Butiklerden hiç alışveriş yapmadım. Çok güvenemiyorum.
-3
🌸arbre
(10.11.25)
Mirket
(10.11.25)
www.trendyol.com örneğin bu. Trendyoldaki yorumlara bakarak alabilirsin. Olmazsa iade etmekte çok kolay. Ben topluca alışveriş yapıyorum ardından olmayanları iade ediyorum. Gayet uygun fiyatlı deri ceketler varmış bu kadar uygun alternatifler olduğunu bende tahmin etmemiştim.
0
mermaidd
(10.11.25)
mermaidd, tam aradığım ceket
-1
🌸arbre
(10.11.25)
www.derimont.gen.tr

buradan iki tane aldım. güzel iş yapıyorlar. fiyatlar uygun.

(mermaid'in verdiği linkteki ceket gerçek deri değil)
-1
yurtsuz john
(10.11.25)
@yurtsuz john ben zaten kendisine yukarıda söyledim istediği fiyatlara gerçek deri ceket bulamayacağını. İstediği fiyatlara deri görünümlü ceketler bulabileceğini de ekledim. Ona istinaden yolladım o linki.
Yolladığınız linktekiler gerçek deriyse şayet gayet uygunmuş. Ben derimod'dan 2 sezon önce 6 bine yakın bi fiyattan almıştım
0
mermaidd
(10.11.25)
2. el düşünürsen kadıköy'de çok iyi deri ceket satan yerler var.
0
ruhlardan esinlenen karga
(11.11.25)
ruhlardan esinlenen karga, 0 alırım
-1
🌸arbre
(11.11.25)
kaliteli suni deriler de var. hem daha uygun olur, hem de hayvanları kıyafet için öldürmemiş olursun. :)) kesinlikle zorlamıyorum veya eleştirmiyorum. sadece öneri... ben hep suni deri kullanıyorum, sorun yaşamıyorum. beymen'den bakabilirsin.

tr.calvinklein.com

www.zara.com

www.jackjones.com.tr

www.zara.com
+1
art cat chocolate
(11.11.25)
Chocolate, gerçek alamam, oradan zengin gibi mi duruyorum :)
-2
🌸arbre
(11.11.25)
o fiyatlara markalarda bir ürün bulma imkanın yok, yerel üretici lokal bir markete bakman lazım.
0
erty_ksk
(11.11.25)
(9)

Grip Aşısı?

makbur
Hiç oldunuz mu? Faydası var mı?Teşekkürler cevaplar için.
Hiç oldunuz mu? Faydası var mı?

Teşekkürler cevaplar için.
0
makbur
(10.11.25)
10 yıldır düzenli aşı oluyorum. 10 senedir grip olmadım ya da grip denemiyecek kadar kolay atlattım.
İlk defa bu sene aşıyı geciktirdim ve şu an gribim.
+2
Mirket
(10.11.25)
3-4 yıldır oluyorum, benim için hayati bir şey. Öncesinde devamlı yatak döşek hasta olur, sonrasında da bir ay boyunca öksürükten geberirdim. Aşı olduğumdan beri birkaç günde geçiyor ve hiç öksürük olmuyor.
+2
sadakatsiz
(10.11.25)
Aşıyı ihmal ettiğimde kesin en az bir ağır grip geçiriyorum. Aşı olunca en fazla soğuk algınlığı gibi atlatıyorum ya da hiç hasta olmuyorum.

Her sonbaharda aşı piyasaya çıkınca aile büyüklerini de "git aşı yaptır" diye darlıyordum, birkaç yıldır onlar da çok memnunlar, ben dürtmeden gidip aşılarını yaptırıyorlar.
+1
kobuzchu kiz
(10.11.25)
Hazır arkadaş sormuşken ben de benzer bir şey sorayım. Grip aşınızı nerden oluyorsunuz? Devlet hastanesine gitsem ben grip aşısı olmak istiyorum desem yapıyorlar mı
+1
limonlu eksi
(10.11.25)
@limonlu eksi, İhtiyar veya kronik hastalıklı olman gerekiyor.
Yoksa ücretli.

Ek: Hamile, bebek, organ nakilli veya sağlık çalışanları da ücretsizmiş.
Bir de ücretsiz olanları, SGK peyderpey tahsis ediyor, sonra ASM'de reçete ettiriyorsun. Ben geldim, hadi aşı yapın şeklinde değil yani.
+1
Mirket
(10.11.25)
İki sene önce olmuştum pek bir faydasını gördüğümü düşünmediğim için bir daha yaptırmadım.
+1
Amaranta ursula
(10.11.25)
düzenli olmaya çalışıyorum. çevremdeki herkes dökülürken ben çok daha hafif atlatıyorum. bunun sebebini de kendimce aşıya bağladım.
+1
eileengray
(10.11.25)
son 25 senede 1 kere oldum, o senede berbat gecti surekli hasta oldum.
o yuzden olmuyorum, sikinti yok. en son ne zaman agir grip gecirdim hatirlamiyorum.
+1
cooperr
(10.11.25)
bende de şöyle bir aydınlanma oluştu;

bugün sağlık ocağında anneme (65 yaş üstü) ve kendime yazdırdım. eczacı anneminkini hemen giriş yaptı benimki biraz uzun sürdü sonra bana da "haa sizde de kronik alerjik rinit görünüyor" dedi, benimki de oradan ücretsiz oldu anladığım kadarıyla.

yıllar önce bir doktor sisteme beni o şekilde kaydetmiş, ne zaman enabız vs açsam ekranda kocaman kafamın üzerinde "kronik alerjik rinit" yazıyordu ve uyuz oluyordum :) ilk kez işe yaradı.

herkese teşekkürler cevaplar için duyuru için de güzel bir veri oldu :)
0
🌸makbur
(10.11.25)
(11)

Kiracı ev sahibi sorunsalı nasıl çözüm bulabiliriz?

Geceler
Merhaba, babamın kiracısı ile ben ilgileniyorum emsalleri aylık 50 bin olan daire kirasına 15 binden 25 bin istedik “ben tefe tüfe dışındaki zamı kabul etmiyorum” diyip 20 bin atmış. Bu büyük haksızlık 25 bin mevcut piyasaya göre hakkaniyetli bir kira iki ay sonraki zamlarla bu para iyice eriyecek d
Merhaba, babamın kiracısı ile ben ilgileniyorum emsalleri aylık 50 bin olan daire kirasına 15 binden 25 bin istedik “ben tefe tüfe dışındaki zamı kabul etmiyorum” diyip 20 bin atmış. Bu büyük haksızlık 25 bin mevcut piyasaya göre hakkaniyetli bir kira iki ay sonraki zamlarla bu para iyice eriyecek dememe rağmen kabul etmedi.

Kira tahliye davası açsak süreç ne kadar sürer sizce mantıklı mı? Tefe tüfeye göre kira zamanla komik kalacak ve babamın tek kiracısı. Kiracının 3. Yılı bu arada
-7
Geceler
(10.11.25)
öncelikle açgözlü olmayı bırakın. çevrede ki kiralar sizi ilgilendirmiyor. ve ayrıca 3 yıllık kiracıya hiç bir şey yapamazsınız. o zaman evi kiraya vermeyecektiniz. 5. yıl dolunca kira tespit davası açabilirsiniz. o zamana kadar tefe-tüfe ne derse o.
+6
gercekdunya
(10.11.25)
aslında en güzeli orta noktayı bulmak. ama 5.yıl dolmadan bir şey yapamazsınız şu durumda. ayrıca benzer bir durumda ev sahibimin isteklerine makul ölçüde tamam dedim ama doymak bilmedi, 3.yılın sonunda da ben satıyorum dedi, hiç zorluk çıkarmadım. anlaşmalı tanıdık birine sattı, yine bir şey demedim. yasal süre dolmadan da çıktım, depozitomu eksik verdi filan. yine bir şey demedim, yeni alan ama eski ev sahibim şu an benzer fiyatların da bir tık üstüne yazıp ilana çıktı, istesem dava da açar uğraşırdım ama uğraşmadım. bir yerlerden çıkacağını biliyordum çünkü. bugün 5.ayı filan hala kiraya veremedi, her ay fiyar düşürüyor yine de veremiyor.
+4
sweetoffice
(10.11.25)
istediginiz cevap bu degil ama anlattiginiz olcude kanunen hic bir sey yapamazsiniz. Tahliye davasini neyi esas alarak acmayi planliyorsunuz? Kirasini oduyor, eve bildiginiz bir zarar vs. vermiyorsa dava acacak bir husus gozukmuyor. Kanunda bana gore bu ucuz kaldi gibi bir madde yok ne yazik ki.
+3
wallcan
(10.11.25)
babanızın tek kiracısı olmasının konu ile hiç bir ilgisi yok, hakime gidip "babamın tek kira geliri bu" diyerek tahliye davası açamazsınız.
+3
co2s2
(10.11.25)
merak ettiğim şey 3 yıl önce girerken anlaştığınız fiyat dolar olarak ne kadar ediyordu şuan $475 mesela 20000tl. $500'dan bariz fazla bir miktar mıydı o dönem?

emsallere bakarak hep daha fazlasını istiyor ev sahipleri eski kiracılarından, ama 3 yıl önce $500'a kiralarken o evden o getiriyi yeterli bulup bugün yetmiyor daha da ver, bak millet kiracısını kazıklıyor ben de seni kazıklamalıyım diyor.

ben de emsallerden biraz ucuza kalıyorum ama dolar bazında baktığımda 6 yıl önce tutarken anlaştığımız kiranın 2 katından fazla ödüyorum şuan, kim haklı bu durumda? kiralar anlamsız fazla yükseldi... enflasyonla şunla bunla açıklanacak gibi değil...

emsallerin artmasının sebebi de hep yeni kiracıya geçirebildiğimi geçireyim zaten sonra 5 yıl düzgün zam yapamayacağım olayı. özellikle sözde kiracıyı korumak için 25% zam sınırı konan dönemin etkisiyle millet açılışı tepeden yapayım da ileride yapamayacağım zamlara sayayım der gibi şişirdi fiyatları. onu takmayıp zorla zam alanlar oldu, kendi insiyatifiyle daha fazla zam yapanlar oldu(ki biz de daha yüksek yaptık) zaten 25% zam yapan kesim azınlık. şimdi o karar yüzünden yeni taşınırken tahliye taahhütnamesi dayatmaya çalışan mı ararsın kirayı anlamsız yüksek isteyen mi...

yasal olarak bişey yapamazsınız, düzgün bi insansanız zaten bişey yapmaz hatanızı anlarsınız...
+8
konetsu
(10.11.25)
Kira, her sene emsal kiralara bakarak, pazarlık ederek belirlenen bir şey değil.
İlk girişte pazarlık edilip bir kira belirlenir. Sonraki 5 yıl ne kadar artırılacağına Devlet karar verir.
Kiracınızın yaptığı doğru.
Kirayı gerekçe gösterip tahliye davası açamazsınız.
+4
Mirket
(10.11.25)
Bizimde kiracının 5. Yılı.
5 yıl önce böyle uçmadığı için kiralar normal fiyattan tutmuştu. Sonra uçtu fiyatlar bizimki çok komik bir fiyatta kaldı.
Rayiç 35-40 arası. Şu anda 25 veriyor.
Bende bugün avukata verdim tahliye için.
30'a kadar indim kabul etmedi.

Maalesef başımızdaki iş bilmez haram yiyiciler yüzünden böyle şeylerle uğraşıyoruz.
-2
les yeux blanches
(10.11.25)
Kira önemli değil ,daha önemli olan siz konuşmak istemişsiniz ama kiracınız tamamen kanunlara atıfla diyalog yolunu kapatmış. Bu durumda siz de konuşma ya da uzlaşma yerine kanunlardan yararlanın. Kiracı sizi muhatap bile almıyor. En azından bir açıklama yapabilirdi. İleride daha fazla sorunlar çıkmadan bir avukatla görüşün.
-2
hebanon
(10.11.25)
Dava yoluyla hiçbir şey çözemezsiniz. Elinizde sağlam bir tahliye taahhütnamesi yoksa, uğraşmayın. Daha kötü olur. Min 5-6 sene sürer.

Evinizi kiraya vermeyin. Hükümet kiracıları ev sahiplerinin cebinden finanse ediyor.

.
0
kartallar yuksek ucar
(10.11.25)
kiracı haklı. emsallerinin ne oldugunun bir önemi yok. kira tahliye davası açsan ne diyerek açacaksın? emsallerine göre az veriyor dersen hakim güler, kaybedersin davayı. kiracının elinde sözleşme var. sözleşme 5 yıl, 5 yıl bitmeden bir şey yapamazsın.
+1
abelardo
(10.11.25)
Zamanında x fiyata anlaşılmış.
Kiracı kirasını zamanında ödemiş, yasal zamları yapmış. Imzaladığı sözleşmede yazan her şeyi yerine getirmiş.
Bu noktada kiracının haksız olabileceği hiçbir şey yok.
Bence insanlar sıkıntılı kiracılara denk gelmedikleri için ev kiralama işinin ne kadar riskli olduğunu anlamıyor. Yanlış bir kişinin eve çöküp kira ödemeyip aidat ve borçları bırakıp evi de dağıtmasına bakar iş.
Ileride tahliye taahhüdü falan da alsanız bu riski ortadan kaldırmaz.

Çok istiyorsanız böyle sıkıntılı insanlarla çalışıp evden çıkaranlar var. Ama bazen karşınıza sizden de fenası denk gelirse ters de tepebilir.
Şu an davalık bir olayınız yok. Mahkemeye karşı binanın sahibinden linkini yollayacak değilsiniz.
+2
logisticsmanager
(10.11.25)
(51)

eşimin yeğeninin her hafta sonu bizde kalması sorunsalı

matilda
merhaba, bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var. özetle: eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı. bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü
merhaba,
bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var.

özetle:
eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı.
bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü okula dönmesiydi. çocuk da sizi her hafta rahatsız etmek istemiyorum, hem de çok uzak vs diyordu.
ben 2-3 haftada bir kalmasına da çok sıcak bakmıyordum ama yapacak bir şey yok moduna girmiştim.
şimdi okuldan öyle kafanıza göre evci iznine çıkmak yok. ya her hafta evci çıkacaksınız ya hiç çıkmayacaksınız denilmiş. çocuk da eşimi aramış amca okul böyle diyor ne yapayım diye o da gelme diyememiş. yani özetle çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda ama bunu eşim de ben de kesinlikle diyemiyoruz.
buraya bir dipnot düşeyim: eşimin anne ve babası istanbul'da yaşıyordu. memleketlerine taşındılar. onların taşındığı eve biz geçtik yani eşimin anne-babasının evinde oturuyoruz. kira da ödemiyoruz. başka evleri var kirada onun kirasını da eşimin abisi alacak yıl sonundan sonra.
dün bayağı kavga gürültü oldu evde. çünkü ikimiz de çalışıyoruz. ben haftada 2 gün evden, 3 gün ofisten çalışıyorum ama 3 gün çalıştığım günlerde 2 saat işe gidiş, 2 saat eve dönüş sürüyor. 6'da çıksam 8'de evde anca oluyorum. bir tek hafta sonum var. cumartesi zaten temizlikle geçiyor. cumartesi akşamları eşimle vakit geçirmek istiyorum. pazar da yine ıvır zıvır işler oluyor ya da nadiren dışarı çıkıyoruz bi etkinlik vs olursa.
yeğeni bize gelirse cumartesi sabahı eşim evde olmuyor ve ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp. pazar günü de benzer durum var zaten askeri okulda olduğu için alışmış sabahın köründe kalkıyor. geçen pazar mesela 3'e kadar evde oturdu. 6'da okula girmesi gerektiği için 3'te çıktı.
benim artık cuma- cumartesi akşamları eşimle oturup film/dizi izleme ve vakit geçirme gibi bir olayım kesinlikle kalmadı. çünkü bu çocuk cuma akşam yemeği vaktinde gelecek ve bizle oturacak sohbet falan etmek istiyor. cumartesi gündüz çıkar gider ama akşam yine öyle. pazar da ya kahvaltıdan sonra biraz oturur ya da gider bilmiyorum 2 günüm çöp olduktan sonra pazar yarım günü düşünemiyorum artık.
dün eşime ya bu işe bi çare bul ya da bu iş boşanmaya kadar gider dedim. çünkü bu çocuk tam 5 sene okuyacak bu okulda. gidebileceği başka bir yer yok. olsa da yasak.
o da ailesiyle arasını bozmadan bir yöntem düşünüyor ama bulamadık.
makul şekilde abine anlat, bizim bi hafta sonumuz var. mümkün olduğunca evi otel gibi kullansın vs gibi çocuğunu uyarsın gibi bir yöntem geldi aklıma ama ne kadar etkili olur, nasıl bir tepki gelir bilmiyorum.
eşimi seviyorum ve bu nedenden ayrılmak istemiyorum ama ben sorumluluk almamak için çocuk bile yapmıyorum ve hayatımda 4-5 kere gördüğüm bi çocuğa da zaten tek dinlenme alanım olan hafta sonumu 5 sene feda etmek istemiyorum. üstelik bu çocuk bizde kalırsa benim evimde yatılı misafir de kalamaz her türlü tüm konforumu ve düzenimi bozuyor.
bu konuyla ilgili ailesini, abisini ve yeğenini de incitmeden nasıl bir konuşma yapılabilir. fikirlerinize gerçekten çok ihtiyacım var.

bunu kimse kabul etmez dedim eşime. çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek dedim. siz böyle bir şeyi kabul eder miydiniz bunu da kendisine okutmak için bunu da sorayım.

teşekkür ederim.
-1
matilda
(10.11.25)
Hoş bi düzen değil bu öncelikle ama bunu 5 sene sürdüreceğini düşünmüyorum, ilk sene çok sık olur fakat şehre alışıp kendi arkadaş ortamını kurunca size fazla uğramaz

Eşin öncelikle sana karşı sorumlu orası sizin eviniz. Senin durumunu anlayıp seni buna hiç dahil etmeden aile ve çocukla çözmeli. Başta dediğim gibi çocuk şehre alışıp ortamını kurana kadar 2-3 ay anlaşma yapabilirsiniz belki
+2
grimavi
(10.11.25)
@grimavi ben de öyle düşünüyordum alışınca sürekli gelmez ama okul ya her hafta evci çıkarsınız ya hiç izin vermeyiz demiş. mesele de bu zaten.
0
🌸matilda
(10.11.25)
kesinlikle mantıklı değil. bir sene bile bu şekilde yaşanmaz. çocuğun ailesi nasıl buna tamam diyebiliyor anlayamadım. okulun ya hep hiç demesi de saçma. bizim okulda da yurt var ama öyle bir durum yok. istedikleri hafta sonu kalıyorlar. okulla da görüşülebilir tabii ki ama çocuğun ailesinin rahatlığı çok ilginç.
+1
oyokbuyoknevar
(10.11.25)
haklısınız. her hafta sonu olmaz yani. ayda 1 olsa neyse. çocuk evci çıkmak zorunda değil. yatsın okulunda. ya da babası diğer evi boşalttırsın yerleştirsin çocuğu. bir şeyler kırılıp dökülecek artık pek çareniz kalmamış. sen çocuğun annesiyle konuş önce eşin utanıyorsa.
0
archmeister8
(10.11.25)
Kocaman insan ya kendisinin ya da ailesinin bunun ne kadar saçma olacağını düşünmesi gerekirdi.
Şimdi eşiniz abisine sizin dediğiniz cümleyi söylediği an ne olacak biliyor musunuz olay büyüyecek vay sen benim oğlumu istemiyorsunlara gelecek ve çocuk bir şekilde durumu düzeltip izne çıkmamaya karar verecek.
Her şekilde arada gerginlik çıkacak bu yüzden bence gerginlik nasılsa çıkacak diye düşünüp dürüst bir şekilde ben böyle dedim ama bizim yaşam biçimimiz bu uygun olmaz sanki gibi konuşsun abisiyle.
Ben olsam böyle yapardım.

Çok zor durum bunu daha önce okuduğumda da çok üzülmüştüm adınıza. Umarım en az hasarla atlatırsınız bu süreci :/
0
mutekebbir
(10.11.25)
eşiniz kendi anne babasıyla konuşacak, bunun normal bi şey olmadığını söyleyecek. onlar da çocuğun anne babasına büyükleri olarak bunun normal olmadığını söyleyecek. böylelikle kimse birbirine kötü olmayacak. en makul yol bu ama bazı ailelerde kimse birbirine bir şey söyleyemiyor. o durumda eşiniz açık açık konuşacak.
+2
la mort heureuse
(10.11.25)
Akrabalar arasında yüze gelememek ve böyle şeyleri kabul etmek kötü ama bu 5 sene sürdürülebilir bir şey değil tabii ki, ha arkadaşların dediği gibi ilk seneden sonra böyle bir yoğunluk olmaz ama olacak gibiyse de çıkmasın evci kendi rahat edecek diye sizin rahatınızı bozmaya hakkı yok.
0
kizil karga
(10.11.25)
benim kabul etmeme gerek kalmadan eşim zaten böyle bi teklifle gelmezdi. mantıklı da değil zaten.
yani bu işin oluru şöyledir. ya 4-5 aylık bi süreçtir hadi her hafta gelsin dersin ya da 5 senelik bi süreçse ayda bir hafta sonu anca olabilir. başka türlü kesinlikle oluru yok.
-1
elorelia
(10.11.25)
İstanbul'da kalacak yeri olmayan öğrenciler 5 yıl boyunca hafta sonu okuldan çıkamıyor mu? Hapishane mi orası? Ben mi yanlış anlıyorum?
Hadi, başka yerde kalamıyor olsun. Hafta sonu gündüzleri çıkıp akşam dönebiliyor olması gerekir ya. Saçma geldi bana.
+2
auroraaurora
(10.11.25)
çıkabiliyor aslında. cumartesi sabah çıkıp akşam 6'da okulda olması lazım. pazar da öyle. iki gün de çıkabiliyor. seneye giriş saati akşam 10 olacakmış ilk sene diye böyleymiş.
ama işte ya evci çıkacaksın her hafta ya da hiç çıkmayacaksın sadece böyle cumartesi 6'ya, pazar 6'ya kadar 2 gün çıkacaksın demişler.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
O zaman okulda kalacak, kimse de kusura bakmayacak. Evlatlık mı aldınız?
Ben kesinlikle kabul etmezdim. Evde kira vermeden oturma bahsi açılırsa da neyse bedeli ödeyeyim deyin. Alırlarsa o da onların ayıbı olsun.
+5
auroraaurora
(10.11.25)
Çocuk zaten kalmasın ok da sizde vay eşimle vakit geçirmek istiyorum diye ortalıkta anlatmayın bunu çünkü inandırıcı değil. Acınası da duruyor bir yandan.

Açık açık ben böyle tanımadığım birisiyle haftasonu iki gün geçirmek istemiyorum diyin geçin. Bir de boşanmayı söz konusu etmek fırsat bulmuşsunuz gibi görünüyor.
-14
artıküyeolmakistiyorum
(10.11.25)
@matilda, nasıl söylerseniz söyleyin, kim söylerse söylesin, bu konunun sonunda mutlaka aile arasında gerginlik, küskünlük, tartışma vb. çıkacak. iki yetişkin olarak kendi sınırlarınıza saygı duyulmasını sağlamak için bunları göze alıp bu konuşmayı yapmak zorundasınız. bunu da eşiniz yapmalı, siz değil.

bu kadar izahat vermenize de, kendinizi haklı çıkarmaya çalışmanıza da gerek yok hiç kimseye karşı zira siz her türlü haklısınız zaten. çocukla gerektikçe ilgilenmek, göz kulak olmak başka, tamamen hafta sonları sizin evinize yerleşmesi bambaşka. bütün aile üyeleri de bal gibi biliyor bu durumun ne kadar "uygunsuz" olduğunu ama herkes salağa yatıyor bir şekilde zoraki de olsa kabul ettireceklerini bildikleri için. bu da muhtemelen eşinizin bu konuda net dur(a)mamasından kaynaklanıyor. önce o resti çekecek, konuyu da eşimle film izleme, uyuma vb. şeklinde yumuşatmaya çalışmayacak. lap diye ben evli barklı adamım, karımla canım isterse salonda koltukta seks yapıcam, canım isteyecek inleye inleye boşalcam, birlikte duşa gircem, genç sağlıklı çiftiz, evde yetişkin bir erkek çocuğu hanginize mantıklı geliyor, siyeeeaahh diye masaya yumruğunu vuracak. sizi arada bırakmaması da çok çok önemli.
+4
Phoebe
(10.11.25)
öncelikle bence bu egoistlik. aile olmak böyle birşey değil. tabiki kendi konforunu düşünmek senin hakkın ama eşinin de bir ailesi var. ileride annesi babası hasta olsa sizde kalmak zorunda olsa ona da aynı arızayı çıkartacaksın demekki. ayrıca empati yapsan ve aynı durumda sen olsan eşin istemeze ne yapardın.

çocuk tarafına gelince millet haklı bir süre sonra size gelmez bile arkadaşlarıyla dışarda vakit geçiririr. yada gündüz çıkıp akşam saati dolmadan geri dönsün. evci çıkmasına gerek yok.

sen bence boşan bu evlilik sürmez bu bencillikle. ayrıca benim eşim senin gibi rest çekecek direk avukata gönderirdim.
-23
gercekdunya
(10.11.25)
Ben şunu net anlayamadım. Diyelim ki hiç evci çıkmamaya karar verdi. Yine her haftasonu belli bir saate kadar dışarı çıkma hakkı olacak mı
Mesela her cumartesi saat 6 ya kadar izni var gibi mi?

Bunun dışında diyelim hiç cikamayacak tabii ki çok iyi bir seçenek olmayabilir ama bile isteye tercih edilmiş bir şehir,.okul. sokakta kalmayacak bu çocuk nihayetinde. Belki aktarılan kadar katı kurallar yoktur ya da belki göz korkutmak için çok katı konusulmus olabilir.

Gerçi askeri okul katıdır muhtemelen ama dediğim gibi evci çıkmamak da bir seçenek, öyle kalacak bir sürü arkadaşı da olacaktır.

Gerçekten zor bir durum ama siz sonuna kadar haklısınız bence.
+1
egerbiryolcu
(10.11.25)
tabii ki evci çıkmazsa izni var.
ya evci çıkacaksınız ya da sadece askerlikteki gibi çarşı izni gibi ama 2 gün çıkabilirsiniz. birinden birini seçin gibi bi konuşma yapmışlar.
yeni oldukları için belki göz korkutma amaçlı yapılmış bir konuşma da olabilir sonuçta herkesin evci kaldığı ev kendi ailesine ait değil insanların işleri, başka misafirleri de olabilir. evci kaldıkları kişileri de düşünmeleri gerekir bence.
+1
🌸matilda
(10.11.25)
işte aslında yazdığınız cevabın içinde gizli olay: zorunda kalmak.
burada bu çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda değil. zorunluluk olsa zaten bir şey diyemem. bu çocuk istanbul'da değil de konya'da bu durumu yaşasaydı kime gidecekti gidecek yer de yok. ama hastalık durumu dediğiniz zorunlu bir durum öyle bir durumda tabii ki bakılır.

"direk" avukata göndersin napayım çekmek zorunda değilim kimsenin çocuğunu. bu seçeneği de sundum ama kabul etmiyor.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
eğer çocuğun babası eşinize, siz benim çocuğumu istemiyorsunuz diye filan hayıflanırsa eşiniz de desin ki; ben zaten çocuk sorumluğunu üstlenmek istemediğim için kendim çocuk yapmıyorum.

gereksiz ajitasyonlara gerek yok.
+3
since1907
(10.11.25)
Türkiye'de büyük aile yapısı kuralları hala geçerli. Sen mesela boşanmayı aklına getirmişsin. Boşansan normali baba evine dönmendir. O durumda küçük kardeşinin vay sen niye geldin, ben sorumluluk almamak için hatta bir haftasonum vardı deme lüksüne sahip değil.
Yine büyük aile yapısının bir özelliği olarak baba evinde ücretsiz oturulabilir. Babanın çıkın ben kiraya vereceğim, kirayı da biriktirip ahir ömrümde bir maldivler tatili planlıyorum. diyemiyor, diyemez.
Yine mesela, kardeşlerden birinin depremde evi yıkılsa, veya şizofreni teşhisiyle eşi terketse, sığınacağı yer kardeş evidir.
Anne babadan biri vefat edip, diğeri elden ayaktan düşmeye başlasa olacak olan yine aynıdır.
Yani başınıza bir durum gelmiş. Aklına da gelmiş madem, uygula. Boşa adamı. Ya da eşin gitsin Abisine, Matilda iyi kız, inan sesini çıkarmış değil ama, ben mahcubiyet duyuyorum. Biz sorumluluğundan kaçınıp çocuk yapmama kararı almışken, kendimi karıma eksikli hissediyorum. Çocuğun evciliğini iptal edelim de ayda bir falan geçici evci yapalım. Olmaz mı? cinsinden bir şeylerle vaziyeti idare etsin.
Ama ben bunun yanlış olacağını düşünüyorum. Şahsi fikrim bu.
-5
Mirket
(10.11.25)
@matilda, hastalık vb. bir durumda böyle bir reaksiyonunuz olmazdı zaten, hiç sanmıyorum. dediğiniz gibi emrivaki yapılması, sizin iradenize ve yaşam alanınıza saygı duyulmaması söz konusu.

elbette boşanmak böyle bir nedenle olmamalı ama şayet siz eşinizin böyle durumlarda hiç bir zaman sınır çizemediğini düşünüyorsanız ve bu bardağı taşıran son damla olduysa, çift terapisi düşünebilirsiniz. zira bu durumda konu o çocuk değil, eşinizin çekirdek ailenizle ilgili hiç sınır çizememesi oluyor.
0
Phoebe
(10.11.25)
Çocuk evci çıkmak zorunda değil ki. Haftasonu kalsın okulunda, gezmeye çıksın dönsün. niye dışarda yatıya kalmak zorundaymış? İlle çıkacaksa adres olarak sizi göstersinler gitsin nerde kalıyorsa kalsın. ne biçim genç erkek bu gelip sizde kalıyor çocuk gibi

Sorun eşinizde. O neden rahatsız olmuyor mesela sizinle baş başa vakit geçiremeyecek olmaktan. Çocuk geldikçe siz dışarı çıkın kafanıza göre kocanız ağırlasın madem öyle istiyor. Boşanma ya da eşinizle kötü olma meselesi yeğeninin her hafta gelip sizde kalmasından ziyade eşinizin ailesine karşı sınır koyamayan ve sizi öncelik yapmamış biri olmasıyla alakalı.
+5
dfn4
(10.11.25)
işin sarpa sarması dipnotta belirttiğiniz sebepten evin size ait olmamasından kaynaklı. kira verip vermemenizin pek önemi yok. birisi işin nereye varacağını düşünmeden laf arasında bizim istanbulda ev var orda kalır sizin oğlan demiştir, diğeri de oğlum x amcanlarda kalırsın demiştir. 3. kişilerin 1.kişiler adına plan yapması...

çocuk burada en masum olan kişi. zira ailesinin kendisine söylediğini yapıyor. kendi adına karar vermeyi öğrenene kadar da böyle olacak. ama 5 yıl boyunca her haftasonu bizde kalacak "korkunuz" endişeniz bence yersiz. belki 1 sene sonra "amca sağol ben artık okulda kalmak istiyorum" diyebilir.
bence askeri okul kurallarını bir de kendiniz gidin sorun, öğrenin. mesela ben bilmediğim için soruyorum, evci çıkmadan, yani hafta sonu da okulda kalmaya devam ederek gün içinde dışarıya çıkılamıyor mu? örneğin duş almaya, çamaşır yıkamaya, kahvaltıya/öğlen yemeğine gelip akşam saatinde de okula geri dönülemiyor mu? ya da size evci izni diye çocuğun aktardığı şey gerçekten her hafta sonu evde konaklama zorunluluğu mu, yoksa izne çıkarsam bu adreste beni bulabilirsiniz beyanı mı? mesela planlı bir şekilde her ay başında bu ay sadece 1/2/3 hafta sonu eve çıkacağım, hava soğuk hiç çıkmayacağım gibi bir tercih belirtilebiliyor mu? ya da 6 ay sonra bu beyandan cayılamıyor mu?
kısacası çocuğu kırmadan kafanızdaki soruların cevaplarını ilk ağızdan yetkili birinden öğrenip 3.kişi olan aileleri karıştırmadan çocukla oturup konuşarak beraber bir çözüm üretin. 3.kişiler dilediklerini söyleyebilirler de önemli olan 1.kişilerin ne istediği.

söylemeden duramayacağım :) "bunu kimse kabul etmez", "çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek" gibi söylemler bana manasız geliyor. zira herkesin aile-akraba ilişkisi bir değil. bu davranışınızı eleştirip, sizi kötüleyecek de bir sürü insan bulunur. siz belirttiğiniz sebeplerden ötürü bu duruma karşısınız. bu kadar. sorduğunuz 10 kişiden 9'u aksi yönde fikir belirtse, siz düşüncenizden/kararınızdan vazgeçecek misiniz?

son olarak sorunsalınıza çözüm önerisi: boşanmak yerine her hafta sonu evi çocuğa bırakıp otelde konaklayın :)
-1
tnz
(10.11.25)
dfn4 +1

ayda 1 bile kabul edilebilecek bir şey değil. çok can sıkıcı. eşinizin ciddi ciddi konuşması lazım. buna da alınacaklarsa alınsınlar. her hafta sonu misafirlik olur mu ya öyle? böyle saçma bir şey olabilir mi? sizin bir hafta sonunuz var. çocuğun yanında mı sevişeceksiniz? belki tatil planı yapmanız gerekecek belki bir işiniz çıkacak yapamayacaksınız. kimse kabul etmez böyle bir şeyi.

ben olsam eşim diyemiyorsa gider ben söylerim. hiç çekinmem utanmam, düşüncesiz ana babası utansın. direkt derim: "biz her hafta sonu müsait değiliz, kalabalığı sevmiyorum bu yüzden çocuk bile istemiyorum (ben de gerçekten istemiyorum bu arada) benim her hafta sonu bir çocukla ilgilenecek vaktim ve enerjim yok, tüm hata çalışıyorum, hafta sonu da evde yalnız kalmak, sessiz takılmak istiyorum. evde genç bir erkek çocuğu varken rahatça giyinemiyorum bile. lütfen başka bir çözüm bulun. ben bunu kabul edemem."

aynen bu şekilde söyleyin. küserlerse küssünler. hiçbir şekilde ayda 1 yok otel gibi bilmem ne kabul etmeyin. çünkü zaman geçtikçe ayda 1 de batacak. vallahi evliliğiniz biter. ben olsam ben de boşarım.

çocuğun durumunu, ahını vahını yazığını siz düşünmek dertlenmek zorunda değilsiniz. onu dünyaya getiren anne babası düşünsün. doğururken size mi sordular. neden ilgilenmek zorunda olasınız ki? kocanız da pısırık anneci aileci biri galiba. aile içinde saygı gören sesi çıkan sözü dinlenen biri değil gibi duruyor. bunu söylemenin bir yolunu nasıl bulamaz? katlasın 4 yıl okulda takılsın. benim lise arkadaşlarım da o şekilde okuldaki yurtta 4 yıl kaldılar, bir şey olmadı.

hem bir çocuğun sorumluluğunu almak kolay değil. o çocuğa sizin evde bir şey olsa anne babası gelir sizi suçlar. ergen deli dolu erkek çocuğunun ne yapacağı belli olmaz. ergenlik ihtiyaçlarını falan da sizdeyken evde karşılayacak olma ihtimali bile çok rahatsız edici. yok sevgilimi getirebilir miyim diyecek, yok kankasını getirecek, yok onlara gidecek gecenin köründe eve gelecek sizi uyutmayacak... ergenin derdi bitmez ki.

evde sütyensiz ve şortla, dantelli gecelikle ya da çıplak falan gezemeyeceksiniz, hafta sonu pinekliğini yapamayacaksınız. bu ne biçim bir hayata dönüşecek...

ay valla evlenmeme isteğime +1 sebep eklendi bu olayla. akrabayla uğraşmak rezilliktir.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
tnz adlı duyurucunun yazdıkları komedi... anne babasının sorgulaması, öğrenmesi, düşünmesi, ayarlaması gereken o şeyleri siz yapmak zorunda değilsiniz. o çocuğun adını ve yaşını bile bilmek zorunda değilsiniz. ne münasebet ya. çocuk bakmak istesek doğururuz.

çözüm önerisi de her hafta otel masrafı olmuş. :D evlenilmemesi gereken kişi modelini görmüş olduk.

gercekdunya nın yazdığı yazı ise troll olabilir veya klasik anacı erkek modeli uzak durulması gerekenlerden. ciddiye alınmaması gereken bir yazı. hatta kişiyi engelleme kararı aldım şu an çünkü baya rage bait yapan bir troll bence.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
Oğlum İstanbul'da yatılı lise öğrencisi, abim de İstanbul'da yaşıyor. Hatta birbirine bayağı yakınlar, otobüsle bile max 30 dk ama oğluma ilk tembihlediğim şey "amcan seni arayıp haftasonu için davet etmedikçe sakın gitme oğlum" oldu. Abimle de aramız çok iyidir ama ne kadar yeğen de olsa aile dışından biri ve sürekli, onu da geçtim zorunlu misafirlik çok hoş karşılanmaz. sizi çok iyi anlıyorum. bunu eşinizin abisi ile görüşmesi, uygun bir dille izah etmesi gerek. Fakat "iş boşanmaya kadar gider" tepkiniz biraz fazla. Boşanma lafını bu kadar kolay dillendirmemek lazım. yaydan çıkmış ok gibi birşey bu, bi kere boşanma kozunu ortaya sürdüğünüz zaman hep sizin de eşinizin de aklında boşanma opsiyonu olacak. başka konularda da olsa tüm tartışmalarınızda lafın sonu boşanmaya gidecek. evliliğinizi çok yıpratır. naçizane tavsiyemdir bu da, anlayışla karşılayacağınızı umarak..
+12
faberkastelli
(10.11.25)
hala üstten üstten konuşuyorsunuz ama. çocuk yabancı biri değil, kimsenin çocuğu hiç değil. eşinizin öz yeğeni. sizin aileye bakışınız farklı olabilir eşinizin bakışı farklı olabilir. ortak bir noktada değilseniz anlaşabilmeniz zaten mümkün değil.

ayrıca evlilik böyle bir şey değil. bana göre sevgi saygı ve özveri gerektirir. bırak çocuk 2-3 ay kalsın hemen arızaya bağlama sonra zaten kendi bir yol bulacaktır. olmadı siz bir yol bulursunuz oraya yönlendirirsiniz. sizin adresi yazdırdı diye sizde kalması gerekmiyor zaten. yada gece askerler gelip evi yoklamayacak.

yine söylüyorum boşanmak en güzel çare. çünkü sizin bu tavrınızla, şimdi yapmazsanız ilerde daha büyük sorunlar yaşayacaksınız.
0
gercekdunya
(10.11.25)
Kabul etmem. Erkeğim. Bu çocuk aç değil, açıkta değil. Okulu herhangi bir evden daha iyidir. Havuzu, spor salonu, kütüphanesi vardır. Bir de İstanbul. Köyden gelen insan her yeri öğreniyor, askerî okulda okuyan çocuk çıksın gezsin. Ben de askerlik yaptım 6 ay. Haftada 1 gün çıkarsın, alışveriş yaparsın, yemek yersin, kafa dağıtırsın. Evde oturmak neymiş saatlerce. Sıkıntı eşinde. Niye her şeye tamam diyor. Kurtulmak için şans doğmuş. Onu da kabul etmiş.
+2
arbre
(10.11.25)
Ajite etmeye gerek yok, hastalık ayrı bu durum ayrı. Kimse kimsenin konfor alanını bozmamalı. Bunu önce çocuğun ailesi düşünebilmeli. Çocuk genç daha, ailesi bile akıl edemiyorken ondan beklemek olmaz zaten. Ailesi akıl etmiyor mu? O zaman yapacak bir şey yok, eşiniz güzelce konuşacak. Ben de şahsen kabul etmezdim, benim öz yeğenim olması da durumu değiştirmezdi. Çalışıyor, yoruluyor ve dinlenmek istiyoruz. Kısa bir süre olsa diş sıkılıp idare edilebilir ancak 5 sene çok uzun bir süre. Çocuk ortam yapar demişler ama garantisi olan bir durum değil bu. Eşiniz konuşacak, başka çıkar bir yol yok. Gerekirse evliliğimde sorun yaşamak istemiyorum diyecek.
+4
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.11.25)
daha önceki duyurunuza da yazmıştım. biraz karikatürize edeyim. 1940 larda yaşasaydık, yeğen de köyünden tahta bavulu ile büyükşehire okumaya gelseydi o dönemin sosyal gerçekliğinde normal olabilirdi ama 2025 yılında bu normal ve sağlıklı değil.

olması gereken şu; çocuğun hafta sonu sabahtan akşama kadar izinli olduğu günlerde devamlılık arz etmeyecek şekilde günübirlik ziyaretler yapması daha seyrek olmakla beraber başlarda alışma sürecinde eğer olanak var ise cumartesi gecesi sizin evinizde yatıya kalması, zamanla bunun da ayda yılda bir seviyesine inmesi.

2025 yılındayız. insanlar çalışma hayatının yoğunluğundan dolayı (hele ki 8-5 çalışan memur vs değiller ise) kendi evinde bile yeterli vakit geçiremezken, aç açıkta olmayan birinin evin 3.kişisi düzeyinde rutin olarak dahil olması hiç doğru değil.

her şeyden önce çocuğun anne babasının oğlum, amcam yengen ısrarla davet etmediği sürece yatıya kalma, ev insanların mahremidir. amcan seni ne kadar sevse de sen rahatsızlık verme demesi gerekirdi. çocuk çok gamsız bir tip değilse, başkasının evinde yatıya kalmaktan (evet, aksi yönde cevap verenlerin bilmesi gereken nokta bu, insanın ana baba evi dışındaki her yer, amcasının evi de olsa başkasının evidir.)

burada durumu çetrefilli hale getiren bir nokta çocuğun anne babasının tavrı. diğer bir nokta bence dede/babanne kaynaklı. onların evinde oturduğunuz için benin öngörüm büyükanne/büyükbaba eşinizin kardeşine aaa ne güzel işte, ''bizim'' evde kalır hafta sonları çocuk rahat eder zihniyetiyle yaklaşıyor. yani ''bizim'' kelimesini kullanmasalar dahi düşünce yapıları bu şekilde muhtemelen, bu iki durumun üstüne eşinizin de aman abimle, anamla, babamla kötü olmayayım diye düşünüp sınır çizememesi durumu işin içinden çıkılmaz hale getiriyor.

eşinizin diyeceği şu, abi, anne, baba ''yeğenim tabii ki bizim canımız her sorunu, sıkıntısı ile ilgilenmek amcası olarak yalnız olmadığını hissettirmek benim görevim, bizim de bir aile düzenimiz var, hafta sonları da gelsin ama devamlı yatıya kalırsa kendi de rahatsız olur'' gibisinden derdini anlatan ama karşı tarafı da üzmeyen minvalde konuşma yapması. ama muhtemelen bir noktadan sonra büyük bir çatışma çıkacak, küslük olacak gibi hissediyorum.
+4
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
bunu o yaştaki bir çocuk düşünemez. toplumumuz da mahalle baskısı halen geçerli. ben kendim bu durumu yaşasam kabul etmem. siz de istemiyorsanız kabul etmeyin. kendinizi çok net açıklamışsınız ki eşinizin muhattap olacağı kişiler sizin bilinç seviyenizin altında. bizim toplumumuzda halen çocuk yapmamak, anaya babaya sınır çizmek abes görülüyor. aman toplum ne der baskısı var. ne derse desin ya sene 2025.
yatılı okula gönderen ana baba da çocuğunu hafta sonunu düşünsün.
+2
mikahakkinen
(10.11.25)
olay fazla büyümüş gibi. mantık geri plana atılıp duygusal tepkiler verilmesin.
boşanma gibi laflar çok tehlikeli. dilinizin ucunda olmasın.
5 yıl boyunca çocuk hep bizde kalacak diye düşünmeyin, bu nereden çıktı. eşinize biraz zaman tanıyın o da abisine, çocuğun ailesine der.

daha ilk senesi, belki arkadaşları yok, nereye gideceğini bilmiyor, zamanla yapacak şeyler bulur arkadaşlar bulur.

rahatsızlığınız anlaşılır. hiç yadırgamıyorum bunu. haklısınız. ama bu konuda eşinizin fazla üstüne gidip de arada bırakmayın onu.

bir iki defa geldi misafirdi, artık her hafta geliyorsa misafirden saymam ben onu.
cumartesi sabah geldi ben uyuyamam, erkek kalkmam lazım çünkü ayıp gibi şeyleri pek düşünmezdim. siz bakın keyfinize, yapın planınızı olduğu kadar.
hem böylece belki çocuk da vazgeçer evci çıkmaktan.
+1
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bence nasılsa kötü olacaksınız en baştan kötü olayım reddedeyim mantıgı yanlış.

Eşiniz buna zaten tamam dememesi lazım ama sizin yerinizde olsam bir kaç hafta gelsin sonra olmuyor diye eşinizle konuşmak olurdu.
+1
liberal
(10.11.25)
ben ya her haftasonu bir akraba, arkadas, gun daveti yapardim ya da cocuk geldiginde toplanip giderdim.
0
Coma
(10.11.25)
yukarda akli basinda olanlar yazmis zaten, hocam normal degil. ilk basta esinizin karsi cikmasi lazimdi o gercekten cok enteresan. burada normal karsilayanlar da aileden boyle gormustur ve zaten cocukluktan itibaren buyuk aile herkes ic ice yasiyordur. bugun geldigimiz sehir yasaminda bahsettiginiz seyin normal karsilanmasi mumkun degil.
anlamadigim bir durum, esiniz neden cumartesi sabahlari cocuk geldiginde evde olmuyor? cocuk gelmezse evde mi oluyor? o kismi anlamadim.
once aileyle sonra da okulla konusacaksiniz, bunun tek mantikli oluru cocuk sizde kalmayacak, aksamlari yurduna donece, arada bir siz yemege davet edeceksiniz.
okulun 5 yil taahhut almasi mumkun degil, muhtemelen yillik hatta belki donemlik soruluyordur. kaldi ki bir kere cocuk evci cikacagim dedi diye kararin degismemesi mumkun degil, diyelim ki siz sehir disina tasindiniz, ne olacak cocuk evci cikacagim dedi diye okul kabul etmeyecek mi karardan donulmesini. dolayisiyla hala karar degistirebilirsiniz ki saglikli olan budur.

ben cocugun ilk zamanlar gelip sonra gelmeyecegine inanmiyorum. gelecek, kiyafetlerini getirecek, ev yemegi yemek isteyecek vs.

eger bu durum degismezse, esinizle bunun icin aranizi bozmanizi ve bosanma lafinizi agziniza pelesenk etmenizi tavsiye etmiyorum. siz bir takimsiniz, birbirinize karsi degil, karsilastiginiz gucluklere karsi birlikte durmak zorundasiniz. bu durum degismezse, sizin yerinizde olsam hic oyle sabah kahvalti hazirlayim, erken kalkayim, cocukla oturayim derdine dusmem.

bu arada cocugu suclamak da dogru degil, bu cocuk muhtemelen 17/18 yasinda bisi, akli basi ne olsun ki daha, ailesi ne diyorsa onu yapiyordur.

bol sans diliyorum. esiniz ailesiyle konusacak, gerekirse kotu olacak. yani o nasil bir performans bekliyor ki sizden acaba hic hayir dememis cok enteresan.
0
kassiopeia
(10.11.25)
Sorun ne ben anlamadim. Ayip olur diye erken kalkmak mi koca ile dizi izleyememek mi? Erken kalkmamak yegenine ayip oluyorsa kocana olmuyor mu, kocana ayip olmuyorsa yegenine niye ayip oluyor? Aksam kocanla niye dizi izleyemiyorsun? Durum zaten keyfi degil de zoraki degil mi? Cocuk aileden degil mi? Zaten bulundugunuz evde hakki da yok mu? Bunun icin bosanmakla tehdit etmek? Modern kadin deliligi bu.
-5
osssy
(10.11.25)
ailesinin kirasını abisi alacakmış ya, oradan aldıkları kira ile çocuğa 1+1 ev açsınlar madem çocuk rahat etsin istiyorlar, arada bir de size gelir misafirlik gibi.

kendi ikametlerini 1+1 evde gösterip evci gösterebilirler sanırım oraya
0
pislick0
(10.11.25)
bunun çözümü maalesef başka eve çıkmak. şu an kira ödemiyorsunuz ve bir bakıma çocuğun dedesinin evinde yaşıyorsunuz. eğer size karşı anlayışlı değillerse (-ki bence lise çağında çocuklar için günlük izin gayet de yeterli, bir evde kalmaya ihtiyaçları olmamalı) kendi evinize çıkarsanız böyle bir istekte bulunabileceklerini sanmıyorum.
+1
eileengray
(10.11.25)
"işgüzar" amcanın çocuğu size sormadan size kitlemesi ile, sizin annenizin babanızın evine kira ödemen çökmeniz genelde aynı sebepler aslında.

kendi bireysel alanınızı, huzurlu bir haftasonunuzu düşündüğünüz gibi mesela; bedavaya oturduğunuz evden gelecek kira ile anne babanın da hayat standartlarını arttırabileceğini hiç düşündünüz mü? ordan da para gelse belki turlara katılıp gezecekler, ya da tarzları değil derseniz belki arabayı yükseltecek, oturduğu evi daha güzel yaptıracak?

her şey malesef ekonomiktir. siz mesela tamamen ayrı gayri bağımsız, kirasını ödediğiniz bir evde otursanız bu tartışmalar belki hiç olmayacaktı.

değişen toplumumuzun sosyolojisi üzerine de aslında güzel bir konu bu. şikayetlerinizde kesinlikle haklısınız, 2025 yılında olacak iş değil bu tabii ki. ama siz sırf o evde para ödemeden oturuyrsunuz diye o amca kendisinde bunu hak görüyor. aslında anlatmak istediğim buydu.

aile içi, hele ki geniş aile için; asla para alan, bir yardım gören konumuna düşmeyin. para verin, yardım edin ama asla bu konuma düşmeyin. huzurunuzu, konforunuzu, dertsiz başınızı böyle sömürürler.
+10
makbur
(10.11.25)
Daha okurken canım sıkıldı. Çocuğun ebeveynlerine biraz empati yapabilme yeteneği zerk etmek gerekiyor bence. "Siz de İstanbul'da oturuyorsunuz haftasonları kalıversin işte" rahatlığına ayar oldum. Ebeveynleri daha baştan sizin hayatınız ne derece olumsuz etkileniri düşünüp bu teklifi yapmamalıydı. Sizin öneriniz ideal bana kalırsa. Eşiniz "Çalışma saatlerinden dolayı eşimle bir tek haftasonları baş başa kalabiliyoruz. Yeğen evci gelmese mi bize acaba?" desin mesela.
0
mungojerry
(10.11.25)
Her evliliğin dinamikleri ile aile yapısı farklı ve bekar olduğumdan fikir belirtmem doğru değil. Düşünceniz doğrudur yanlıştır bir şey diyemem ama takıldığım bir durum var. Bunu eleştirme olarak değil, anlamak için soruyorum.

Yazmışsınız ki: "... ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp." Neden kalmak zorundasınız ki, neden ayıp olsun?


Kendimi sizin yerinize koymaya çalışıyorum; haklılık payınız var. Özellikli yeni evlisiniz sonuna kadar haklılık payınız var.

Özellikle aile yapısı çok farklı. Bunu ikinci kez yazmanının doğru ve yanlış olmaması. Ben ailemden daha farklı gördüm. Erkek kişisiyim. Evli olsam ve hanımın yeğeni her hafta sonu kalmaya gelse, bir şey diyeceğimi sanmıyorum. Tabii büyük konuşmam doğru değil, şartlar değişebilir ama elimden geldiğince rahat rahat takılmaya çalışırım.
+1
put it in your appropriate place
(10.11.25)
ya siz neden hayır olmaz diyemiyorsunuz? tüm sorun burada.
+2
deartheodosia
(10.11.25)
cevaplari okudum, hem uzuldum hem sinirlendim yaw. her zaman soyluyorum, insanlar "default" kotu. kotu kalpliyiz, yarali ele isemeyiz, sadece kendi gotumuzu kurtarmaya calisiyoruz. istediginiz kadar eksileyin, cok da fifi.

oncelikle ev cocugun dedesinin yaw :) o evde o cocugun da hakki var. ben cocugun dedesi olsam ve boyle bir ariza ciksa, sizi o evden ivedilikle sepetlerim, madem torun kalamiyor kimse kalmasin derim, veririm kiraya. bu cepte dursun.

ailede boyle bir ihtiyac var, yaw belki cocugun da su anda sohbet falan etmek istedigini gore belki duygusal bir ihtiyaci var, yalniz hissediyor kendini vs. 1-2 sene bu sekilde idare etseniz sizin icin olumcul sonuclari olacagini sanmiyorum.
hadi cocuk dusunuyor olsaniz, odaya ihtiyaciniz falan olsa, ya da lohusa falan olsa bir nebze haklisin diyecem de oyle bir durum da yok. bu iki.

burda ayrica sizden istenen bir "entertaintment" degil, guvenilir bir kapi, bir adres olacaksiniz. siz bakin isinize, yok haftasonu erken kalkmak, yok aksam bilmem kaca kadar yatamamak, bunlara gerek yok ki. siz bakin isinize, cocuk zaten en fazla 1-2 sene gelir gider, sonra buyuk ihtimal kendini arkadas grubunu kurup gelmeyi kesecek.
bu da uc.

bu ayrica daha once denenmemis birsey de degil, benim tanidigim bir aile 4 sene boyunca her allahin gunu, istanbula okumaya gelen bir uzak akraba cocugunu misafir ettiler. kimsenin bu konuyu mevzu ettigini ne duydum ne gordum, surekli o eve girip cikardim. ve o sirada ciddi maddi sikintilari vardi.
+1
cooperr
(11.11.25)
Bence çok ümitsizliğe düşmeyin. Hallolmayacak şeyler değil. Moralinizi yüksek tutun.

-Okul her ne kadar "her hafta evci çıkacaksınız" dese de, bu "5 sene boyunca sizde kalacak" anlamına gelmiyor. Bu tarz kurumlarda mutlaka gelişmelere göre izlenen prosedürler vardır. Diyelim 2 ay sonra sizin şehir dışına taşınmanız gerekti, çocuğu okuldan mı atacaklar? Bir dilekçe verecek, artık evci olmayacak. Disiplin yönetmeliğine göre suç da değil. Başı da ağrımaz. Bu bir.

-Eğer düzenli olarak size gelecekse, "misafir" olmuyor artık. Bir nevi "ev halkı" oluyor. İlk bir iki haftasonu beraber takılırsınız. Sonra kendisi serbest takılır. Hiçbir ayıbı yok bunun. Siz eşinizle haftasonu rutinleriniz neyse bozmazsınız. Yani çocuk sizin düzeninize adapte olacak. Kendisini istenmeyen hissettirmeden, sevgiyle, serbest bırakın. Siz de kendi düzeninizi bozmayın. Erken mi kalktı, dolaptan bir şeyler atıştırsın kendine. Öyle ayda yılda bir gelen misafir değil çünkü. Hatta ev işlerinde siz ve eşinize yardımcı dahi olabilir.

-Eğer çocuğun sevmediğiniz, benimsemediğiniz huyları yahut çeşitli problemleri varsa tabii ki eve almak zorunda değilsiniz. Ama çocuk zararsızsa bence şimdiden olumsuz düşünmeyin. İlk aylarında şehre, okula, ortama alışmasında yardım etmiş olursunuz. Destek olmuş olursunuz. O zaten arkadaş edindikçe zamanla bir düzeni olur.

-Eğer ailenize olumsuz görüş bildirecwkseniz, eşiniz asla sizi bahane etmemeli. Suçlu olarak sizi öne atmamalı. Aile içinde işler çok karışabilir.

-18 yıllık evliyim. Yeri geldi benim yeğenim bir yıla yakın bizde kaldı. Yeri geldi eşimin ablası aylarca bizde kaldı. Çok müteşekkir oldular. Çok dua aldık. Dönem dönem evde ekstra birinin olması çok da kötü bir şey değil. Herkes sınırlarını biliyorsa, kimse kendini kasmıyorsa gündelik yaşamınız, düzeniniz sekteye uğramıyor.

Bence hemen peşinen olumsuz düşünmeyin. İlk bir ay (4 haftasonu) sonunda, eğer yapamayacağınıza kani olursanız kesin bir şekilde, sonra çocuk kurumuyla konuşur, evci izni iptal edilir. Çocukta bir olumsuzluk yoksa bence bir şans verin.
+1
yadigar
(11.11.25)
abi ev cocugun dedesinin, kira vermeden oturuluyor.. ortada bildigin royal flush var, kartlar acik :D
bunun ustune ne deseniz olsa olsa sinek ikili olur, bosuna analiz kasmaya gerek yok.
+2
cooperr
(12.11.25)
bir önceki duyurunu da okumuştum ve üzülmüştüm.

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz. kira vermiyorsunuz diye çocuk gelip o evde istediği gibi kalabilir demek değil bu. öyle saçmalık mı olur ya evde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı Allah aşkına saçmalamayın arkadaşlar.

çocuğun sürekli sizin evde kalması sizin aile ve ev düzeninizi tamamen bozar, böyle bir şeyi ancak çalışmayan ve aşırı geleneksel yaşayan ailelerin gelinleri kabul eder normal aile yaşantısına sahip olan kimse kabul etmez. bu çocuğun ailesi istanbuldaki askeri okulu yazdırırken size mi güvendiler? hayır. çocuğun yatılı bi şekilde orada kalacağını bilmiyorlar mıydı? size böyle bir yük yüklenmesi çok saçma ve haksızlık.

ben de istanbulda üniversite kazandığım zamanlar ilk dönem hafta sonları teyzemlere gidiyordum kalmaya. şimdi düşünüyorum da ne kadar saçmaymış annemin beni uyarması gerekirmiş gitme diye ama annem cahil bir insan olduğu için pek böyle şeyleri düşünebilecek biri olmadığı için gidiyordum. sonra bi baktım yurt arkadaşlarım hep kaynaşmışlar, hafta sonları hep bi yerlere gidiyolar vs. sonra ben ocak dışı kalmışım teyzemlere gittiğim için. neyse ben ikinci dönemden itibaren gitmemeye başladım yurtta takılıyordum artık. bence çocuğa bunu söyleyebilirsiniz, okul arkadaşların hep kaynaşır arkadaş olurlar hafta sonu gezdkleri takıldıkları için sen dışarda kalırsın vs diye korkutun bence.

ailesine de söyleyin çcouğun bu şekilde her hafta sonu gelmesi bizim açımızdan yorucu oluyor, kendi arkadaşlarımızı vs çağıramıyoruz, bazen makana ile veya kahvaltılık şeylerle geçiştrmek istediğimiz zamanlar oluyor, biz de çalışan insanlarız vs söyleyin çocuğun ailesine durumu. bence bu karşı tarafa bu şekilde anlatıldığı takdirde onların da anlayışla karşılaması gerekir. eşiniz ile beraber arayın hoparlöre verin durumunuzu anlatın. sizi de kırmak gücendirmek istemeyiz diyerek başlayın yumuşak bir tonda konuşun. çocuk için de ortamına alışması bakımından her hafta evci gelmesi iyi bi şey değil, arkadaşları kaynaşıyodur o dışarda kalıyodur vs ayrıca zorluklara tek başına vakit geçirmeye de alışması gerekiyor, hatta ders çalışması da ggerekiyor. böyle eve gelince ne ara ders çalışacak? bunları anlatın bence.

neyse bi de yukarıda da söylenmiş, bu bir hastalık durumu vs değil o yüzden mecbur değilsinz bakmaya.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
bir ekleme daha:
bu durumda bazı aileler çocuğunu tek bırakmaya korktukları zaman çocuğun bulunduğu ile taşınıyorlar. bizim öyle tanıdığımız aileler var mesela kızı kırıkkalede üniversite kazanmış aile de kızla birlikte o ile gitmiş ev tutmuşlar kız da evden gidip geliyor okula. böyle şeyler de var. ailesi bu kadar hassas ise gelip taşınsınlar istanbula. yine bu işin sorumluluğu size ait değil.
-5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
makbur+1
cooper+1
put it in your...+1
osssy(soyleyis tarzi biraz fazla direkt olsa da)+1/2

istanbul' da kalacak yeri olmayan bekar olan kucuk kuzenim birkac senedir, evli olan buyuk kuzenimin evinde kaliyor. bildigim kadari ile simdiye kadar buyuk bir sorun cikmadi. yani her ailenin yapisi ve dinamikleri farkli. sizin derdinizi anliyorum ama bu durumu gayet normal olarak goren suruyle insan da cikacaktir.

siz de kisisel alandan filan bahsederken hollandali-amerikali, esinizin baba-annesinin evinde kira odemeden otururken turk gibi davranmissiniz. baska her konuda "modern" olup da is erkek tarafina milyonluk dugun merasimi kitlemeye gelince direkt geleneksele baglayan kadinlar gibi olmus biraz. kendi evinizde olsaniz bunlar yasanmaz.
+3
trixi
(12.11.25)
@sadece soruyorum :D

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz - yaw duyuruyu acanin beyani ev dedenin, tapu dede adina. ne demek sizin eviniz asdasdasd. tapu kiminse ev onundur, dede hayattayken adamin evine mi cokuluyor, hayirdir?

vde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı - yaw, COCUGUN OZ DEDESI, alooowww.. dedenin arkadasi falan degil mevzubahis.

biz de ayni topraklarda dogduk buyuduk. dedemin evi olacak, orada amcam yasiyacak. ben gidip kalmak isteyecem ve beni almayacak iceri oyle mi? niye, amcamin karisinin keyfi bozuluyormus.
iyiymi$, kafalara gel..
-1
cooperr
(12.11.25)
@deranzo

uyan evlat, sabah oldu :D
0
cooperr
(13.11.25)
bence bu işi krizi fırsata çevirerek çözebilirsiniz. niye erken kalkmak, çocuğa kahvaltı hazırlamak, kendini çocuğa hizmet etmek zorunda hissedesin ki, anası mısın babası mısın, bu da ufacık çocuk değil.

ben erkek tarafıyım. eşimin yeğeni (kardeşinin de değil, kuzeninin çocuğu) ankara'da üniversite kazandı. kyk'ya yazıldı. daha ilk ay dolmadan koskoca herif böhühüüğğğ halaaa ben yapamıyom dayanamıyom ühühüğğğ diye çıktı geldi. ne diycen gel kal dedik. öyle sadece hafta sonu da değil, full time. ilk 2 yıl bizimle kaldı, 3. sınıfta daha yakın yurt çıktı, bu sene az geliyor, hafta sonu gelip pazartesi gidiyor.

ama bizde kalıyor diye de kendimizi çocuğa hizmet etmeye adamadık. kendi yatağını kendi seriyor, sabah kendi topluyor kaldırıyor. kahvaltısını kendi hazırlıyor. tarih öğretmenliği okuduğu için (ayrıca tarihe çok meraklı da olduğu ve bu alanda epey bilgili olduğu için) 13 yaşındaki oğluma tarih özel dersi veriyor (lgs denemelerinde inkılap tarihimiz full), çocuklarla çok güzel çocuk oluyor, oğlanın arkadaşları da çok seviyor. arkadaşlarını yanına kitleyip hadi bunları gezdir oyala diyip yolluyorsun, bir güzel oyun abisi oluyor. eve gelmeden önce arayıp "akşama misafir var bi evi süpürüver, ortalığı toparla" diyorsun evi hazırlıyor. biz mesela şu anda okul ara tatilde, çıktık tatile geldik, çocuk evde kediye bakıyor.

oğluma abi oldu, bedava özel öğretmen oldu, arkadaşlarına oyun abisi oldu, bize zor durum yardımcısı oldu. bir zorluğu, külfeti de yok, geç kalkılacaksa geç kalkıyoruz, bu yatağını toplayıp hazırlanıp gidiyor. akşam geliyor, geç geleceksek yemeğini koyup yiyor. misafir gibi ona özel ayrıcalıklı bir hizmet yok. o evde diye kendimizden esirgediğimiz bir şey yok. biz film izleyeceksek, o izlemek istemiyorsa gidiyor odasına oyun oynuyor. ya da oturup bizle izliyor. durduk yere ikinci çocuğumuz oldu.

misafir gibi davramayın. evin, ailenin üyesi olsun, zaten usanırsa "eeh bunlar beni hizmetçi gibi kullanıyorlar" diyip gelmez. kalma fikri ağır basıyorsa da aile üyesi olarak üzerine düşeni, hatta fazlasını yapsın, yaptırın.
+2
kibritsuyu
(13.11.25)
benim de anlatmak istediğim aşağı yukarı @kibritsuyu'nun dediği şeylerdi. Yani denenir, olumlu da sonuçlanabilir. Olumsuz bir durum olursa da, o zaman karar verirsiniz. Şimdiden peşinen kötü olacak diye şartlanmamak lazım. Can sıkıcı şeyler olursa aksiyon alınır. En azından peşin hükümlü davranmamış, bir olumsuzluğa binaen eyleme geçmiş olursunuz. O zaman da çocuk ister başka yerde kalır hafta sonu (kontrol edilmiyor nerede kaldığı) ister dilekçe verip daimi yatılıya geçer.

Tabii şöyle bir gerçek de var, kibritsuyu örneğinde aile çocuklu ve yaş farkı daha fazla. Evde kalan üniversiteli de olsa göze daha bir "bebe" gözüküyor. Daha rahat davranıyor evdekiler...
+1
yadigar
(13.11.25)
(11)

çılbır

exlibris
kahvaltıda mı yersiniz?diğer öğünlerde meze gibi ortaya mı koyarsınız?kahvaltıda yiyorsanız yoğurduna sarımsak koyar mısınız?çılbırdan nefret mi edersiniz?kahvaltıda günde bir yumurta yerim, omlet ya da haşlama şeklinde, çılbır denemek istiyorum yarın. yorumlarınızı alayım...
kahvaltıda mı yersiniz?
diğer öğünlerde meze gibi ortaya mı koyarsınız?
kahvaltıda yiyorsanız yoğurduna sarımsak koyar mısınız?
çılbırdan nefret mi edersiniz?

kahvaltıda günde bir yumurta yerim, omlet ya da haşlama şeklinde, çılbır denemek istiyorum yarın. yorumlarınızı alayım...
-1
exlibris
(10.11.25)
Kahvaltıda yenmez bence o, çayın yanında.

Sarımsağı da sonrasında dışarı çıkmayacağımdan emin olduğum akşam yemekleri dışında asla yemem.
0
Mirket
(10.11.25)
Çılbır bana göre bir ana yemek. O yüzden günün kalanında dışarı çıkmayacaksam eğer öğlen tüketiyorum haricinde hep akşam yemeklerinde tercih etmişimdir. Kahvaltı için değişik bir şey arıyorsanız ispanyol omletini tavsiye edebilirim. Patatesli yumurtanın soğanlı olan versiyonu diyebiliriz. Soğanlar piştiği için koku vs rahatsızlığınız da olmaz.

Bu arada naçizane bir tavsiye yoğurdu çok çok az benmari usulü ısıtıp yumurtaları üzerine öyle eklerseniz yemesi daha keyifli oluyor. Aksi halde yoğurdun soğukluğundan yumurtanın kıvamı çok çirkinleşiyor. En azından benim için.
0
mermaidd
(10.11.25)
Sabah erken kahvaltı yapıyorsam istemem ama öğlenden itibaren her öğün yiyebilirim.
0
mutekebbir
(10.11.25)
bana tam olarak bir yaz öğlen yemeği gibi geliyor çılbır hafif ve soğuk olmasıyla. mezelik bir şey değil kesin olarak başlı başına bir yemek bir şeylerin yanında iyi gidecek bir şey değil bence. yani şöyle yarım yemeklerin vardır az az doymak için bir de çılbır yapayım dersin o ayrı ama yemeğin yanına özellikle çılbır yapıp bir menü oluşturmazsın. kahvaltıda hiç yemedim peynir kaymak süt varken yoğurtlu bir yemek pek tüketesim gelmez ama yenmez de değil tabi özellikle kahvaltıda süt ürünleri pek tüketmeyen biriysen. çok aç değilsen akşam da yenir ama akşam genellikle en önemsediğim şey doyuruculuk oluyor.
0
semaforo de medianoche
(10.11.25)
yumurtanın yemeyi sevdiğim nadir formlarından biri olduğu için ben oldukça severim. yazılanın aksine daha çok brunch ya da kahvaltı olarak tüketirim. yaşadığım ülkede de böyle tüketiliyor, alışkanlık oldu sanırım. akşam yemeği olarak tercih etmem. çiğ sarımsak yerine de kurutulmuş kıtır sarımsak olabilir. sarımsaksız yiyorum daha çok.
0
eileengray
(10.11.25)
ben çok severim ancak bence kahvaltılık değil, sarımsaksız aynı lezzeti veremez diye düşünüyorum :)
evde yemek olmadığında akşam için kurtarıcı daha çok benim için
0
ao12
(10.11.25)
kahvaltıda yemem.
sarımsakla yemem. düz yoğurtla yerim.
öğle-akşam yemeği ok.
çok severim, hafif ve lezzetli. gayet sağlıklık bir yemek.
0
false pretension
(10.11.25)
Rahmetli dedem oglenleri yerdi bunu. Gun ortasi yemegidir.
0
warrior princess
(10.11.25)
Kahvalti disindaki zamanlarda yerim. Baska bir yemegin yaninda olmasini tercih ederim. Cilbirla ilk kez askerde karsilastim, tabii bilinen usulden cok farklidir. Yogurdun icinde yumurta olmasi basli basina garip bir konsept gibi geldi ama denedim hosuma gitti. Sonradan kendim de yaptim birkac kez iyi gidiyor.
0
mbond
(10.11.25)
kahvaltıda çok sevmem, ama haftasonu filan geç kahvaltı olacaksa olabilir. onun dışında öğlen de yediğim çok oldu akşam da :) çok severim kendilerini. sarımsaklı çok güzel olduğu için dikkat etmek gerekiyor :)
+1
sweetoffice
(10.11.25)
kahvaltı değil de biz akşam yemeğinde meze gibi yeriz
0
ihsanlı
(10.11.25)
(5)

Kartlarımı kapattırayım mı? (Şüpheli işlem)

chicha_v2
İki iş bankası kartım var. Limitleri de epey yüksek. İnternette yaptığım tüm harcamaları sanal kart ile yapıyorum ve bir saatlik falan limit veriyorum.Bugün biletix'ten 5000 küsür liralık bi mobil onay kodu geldi. İşlemi ben yapmadım, biletix'te kartım kayıtlı değil, eşimde dostumda kart numaram yok
İki iş bankası kartım var. Limitleri de epey yüksek. İnternette yaptığım tüm harcamaları sanal kart ile yapıyorum ve bir saatlik falan limit veriyorum.

Bugün biletix'ten 5000 küsür liralık bi mobil onay kodu geldi. İşlemi ben yapmadım, biletix'te kartım kayıtlı değil, eşimde dostumda kart numaram yok. Bankayı aradım hangi kartımla yapılmış bu işlem dedim söyleyemediler. Sanal mı, gerçek mi, en çok kullandığım mı, diğeri mi bilmiyorum o yüzden.

Eğer şüpheli işlem dersem her iki kartımı da yenileyeceklermiş. Ne dersiniz kapattırayım mı kartları? 3d veya mobil onay kodu olmadan da işlem yapabilir kart numaramı bilen değil mi?
0
chicha_v2
(09.11.25)
evet hocam kapattirman lazim kart bilgileri varsa 3d'siz de cekim yapilabiliyor. masterpass denen meret mi var acaba diye dusundum ama bu durum icin uygun mu bilemedim.
+2
arakaali
(09.11.25)
Kapattır gitsin. Belki daha önce ödeme yaptığın bir yerde bilgiler sızdırıldı bilemezsin. Otomatik ödeme vs abonelik gibi şeyleri yenilersin o kadar. Uğraştırırsa bu uğraştırır yani.
+2
Cesario
(09.11.25)
Yenilettir kartları, kafan dinç olsun.
+1
Mirket
(09.11.25)
Kartları yenile, bunun dışında eğer o kartlarla internetten bir şey satın aldıysan kendi makineni de formatlayıp temizletmeni öneririm.
+1
rakicandir
(09.11.25)
mobil onaya kadar gelmek için son kul tarihi ve cvv numarası da gerekiyor. Karşı tarafta epey bir bilgi var yani. Hemen kapattır.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(09.11.25)
(5)

Dubai'den ne alınır?

meşe
Merhaba, İş için haftaya dubai'ye gidiyorum gitmişken ne alayım oralardan? Telefon kayıt ücretleri uçtuğu için telefon alamam, saat birkaç ay sonra japonya'ya gidince ordan almayı düşünüyorum. Ne alsam bulamadım.Türkiye Amazon prime ile ordan alışveriş yapabiliyor muyum bir de otele gelebiliyor mu k
Merhaba, İş için haftaya dubai'ye gidiyorum gitmişken ne alayım oralardan? Telefon kayıt ücretleri uçtuğu için telefon alamam, saat birkaç ay sonra japonya'ya gidince ordan almayı düşünüyorum. Ne alsam bulamadım.

Türkiye Amazon prime ile ordan alışveriş yapabiliyor muyum bir de otele gelebiliyor mu kargolar?

Saygılar sevgiler
0
meşe
(09.11.25)
Mirket
(09.11.25)
Columbia orada ucuz diyorlar
0
suicides underground
(09.11.25)
victoria's secret
0
ala09
(09.11.25)
@suicides underground'ın söylediğine katılıyorum.

6 ay önce oran 1/3 idi.
0
Mirket
(09.11.25)
- TR amazon prime geçerli değil ama amazon.ae 30 günlük deneme süresi veriyor.
- otele gönderim yaparlar, yada yakın delivery noktasından alabilirsin.
- columbia ucuz ama sun sands sport’tan bakmalisin, app yükleyince ilk alisverise indirim veriyor app20 koduyla (en-ae.sssports.com)
- giyim urunleri genelde son kalanlarda brands for less ‘te ucuz
+1
Northern Mariner
(09.11.25)
(13)

Hangi yaşta ölürsek genç sayılırız?

darkwizard
60a kadar erken ölüm gibi düşünüyorum 30 ve 40 orta yaş ama erken bir ölüm yasi cagimiz için bence.
60a kadar erken ölüm gibi düşünüyorum 30 ve 40 orta yaş ama erken bir ölüm yasi cagimiz için bence.
0
darkwizard
(07.11.25)
'Her ölüm erkendir.' diye atasözü var.
Şu an kafanda bir yaş var ise, 10 senede bir on yaş ilaveyle güncellersin sen onu.
0
Mirket
(07.11.25)
sanki birazda ölüm nedenine göre de değişebilir.
hiç bir sıkıntısı yokken 80ninde ölene de erken gitti denilebilir.
30unda bir çok hastalığı olan kanser-engellilik vb durumlardan çok çekmiş birine genç gitti ama kurtuldu da denebilir.
0
my fault
(07.11.25)
50'li yaşlar çok genç bence
+1
koela
(07.11.25)
Ölüm şekliyle de ilgili olabilir biraz. Engin çağlar mesela. Adam 85 yaşında asprin bile kullanmıyorum demiş, motor çarptı öldü. Çarpmasa 90'ı rahat geçerdi.
+1
nothing in my way
(07.11.25)
60 oncesi vefat durumunda genc, 60-70 arasi erken derim.
+2
cooperr
(07.11.25)
60 alti
0
ala09
(07.11.25)
35 yaş 44 yaşa çekilmiş artık. 60'a kadar ölen artık bu dünyada erken ölmüştür.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
70'ten sonrasi normal. ama 60'larda olen birini duyarsam sasiririm, sorarim neden olmus diye. 70'lerde normal karsiliyorum. mesela gecen birine baktim 75'te olmus, sasirmadim.
0
antikadimag
(07.11.25)
Şöyle düşünün;

40 altı birisi öldüğünde en öne çıkan ayrıntı gençlik oluyor.

40-50 arası için de genç öldüğü vurgulanır ama en öne çıkan konu genelde geride kalan çoluk çocuk, eş dost oluyor. Gençlik vurgusu azalıyor.

50-60 arasında gençlik vurgusu nadir, ama erken gitti vurgusu var.

60 - 70 arasında kişinin sağlık durumuna ve ölümün doğallığına veya kazaya bağlı olmasına göre erken gitti de denebiliyor, konu gündeme gelmeye de biliyor.

70+ için genelde her ölüm erkendir deniyor.
+1
akhenaten
(07.11.25)
Genç ölmek ile erken ölmek kavramlarını karıştırıyorsunuz. 65 yaşına kadar ölümler erken ölümdür. Ama genç ölmek olarak değerlendiriilmez.
+1
ground
(07.11.25)
genc bence hayatta daha yapacagi buyuk olcekli seyleri olanlara soyleniyor, iste coluk cocuk buyutmek, islerini buyutmek, torun sevmek vs, o yuzden 40-50leri kapsiyor. 60-70ler artik o kadar da genc degil, yapacagini buyuk olcude zaten yapmis oluyorsun o yasa kadar. ondan sonraki yapilacar daha kucuk capli, kisa vadeli seyler, iste su dolabi duzenleyecekti, o yemegi yapacakti, bu sehre geziye gidecekti vs gibi.

ama ozellikle ciddi bir saglik problemi sonucu gelismeyen olmayan her olum, her yasta erken oluyor.
0
taurina
(07.11.25)
25 sonrası genç değil.
-3
hold the door
(07.11.25)
Türkiye için ölüm ortalaması erkeklerde 75,5 ve kadınlarfa 80,7 imiş. Bunun altı teknik olarak "erken ölüm" oluyor.

Genç ölmek de 27'ye kadar. Sonrası pek gençlik değil.
-4
yadigar
(08.11.25)
(1)

Iscep'ten veya Ata Yatirim'dan altin sertifikasi nasil aliniyor?

Sour
Merhaba! Bu ikisinde hesabim var, fakat altin sertifikasini bir turlu bulamadim. Bilen var mi? Tesekkurler!
Merhaba! Bu ikisinde hesabim var, fakat altin sertifikasini bir turlu bulamadim. Bilen var mi? Tesekkurler!
0
Sour
(07.11.25)
İkisinden de hisse alış de. ALTINS1 yaz. Al de.

Edit: Ata'da ana sayfadaki büyüteci tıklayıp ALTIN yazınca aşağıda çıkıyor. Üzerine tıklarsan Alış sayfası açılıyor.
0
Mirket
(07.11.25)
(11)

Yaş aldıkça ayak numarası büyür mü?

mikahakkinen
burnumuz yaş aldıkça büyüyor mu? eskiden nike ayakkabıyı 43 alırken şimdi 44,5 anca oluyor. adidasın da kalıpları farklı. adidas nike aynı numara mı alayım? kullanıcı görüşleri önemli.
burnumuz yaş aldıkça büyüyor mu? eskiden nike ayakkabıyı 43 alırken şimdi 44,5 anca oluyor. adidasın da kalıpları farklı.
adidas nike aynı numara mı alayım? kullanıcı görüşleri önemli.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
Bende bir değişiklik yok.
0
Mirket
(07.11.25)
kilo alınca büyüyor da yaşlanınca büyüdüğünü duymadım.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.11.25)
ayağınızda taban çökmesi olursa evet, ayağını büyümez ama yayıldığı için büyük numara ayakkabı almak zorunda kalırsınız
0
malheiros
(07.11.25)
kilo alıp verince değişiyor +1
0
Sadece soruyorum
(07.11.25)
20 senedir hiç değişmedi. kilo farkım 75 ila 105 arasında değişti bu 20 senede.
0
Fodera
(07.11.25)
bence nike daha dar. bana adidas daha rahat oluyor. hamilelikte kemiklerde bağdokularda değişiklik olduğu için sonrasında ayak büyümüş ouyor.
0
mavicorap
(07.11.25)
adidasın kalıplarında sorun var. tüm markalarda 44-44,5 giyerim adidasta 45,5 hatta 46 oluyor.
numaradan önce ayağın santimetre olarak ölçüsünü bilmek lazım. cm olarak almak lazım
kilo verince-alınca değişti demekte doğru değil. santim olarak değişmez sadece ödemden şişlik olur o yüzden dar gelir ayakkabılar.
0
my fault
(07.11.25)
burun büyüyebiliyor da ayagı bilmiyorum :)
+1
koela
(07.11.25)
10 kg verdim ayağım 43 tü. @malheiros ayak yayılmış olabilir. 15 senede 3 diz ameliyatı oldum. şu an 44.5 45 arası giyiyorum.
0
🌸mikahakkinen
(07.11.25)
kadınlarda sanki hamilelik sürecinde ayak büyümesi diye bir olay oluyordu vücut dengesi için.

bunun harici bilmiyorum açıkcası.
0
makbur
(07.11.25)
Aşırı yürüyorsan ve yanlış ayakkabı seçimi yapıp burnu dar olanlardan kullandıysan taraklanma yapıyor. O da numarada fark ettiriyor.
+1
truf
(07.11.25)
(3)

Rehabilitasyon ve yaşlı bakım merkezi nedir?

Kahvedesu
Annem Balıkesir'de, biri aklına girmiş. Narlıdere yaşlı ve bakım merkezine gidecekmiş. Yazılacakmış şimdiden, sıra ona gelince karar verecekmiş.
Annem Balıkesir'de, biri aklına girmiş. Narlıdere yaşlı ve bakım merkezine gidecekmiş. Yazılacakmış şimdiden, sıra ona gelince karar verecekmiş.
0
Kahvedesu
(06.11.25)
60 yaş üzeri ise yazılabilir. 20 seneye sıra gelir. Aile, sosyal hizmetler bakanlığı sitesinde nasıl müracaat edileceği anlatılıyor.
Müracaatını etsin bence de. Güzel bir şey.
0
Mirket
(06.11.25)
Balıkesir'deki biri oraya yazılabilir mi? İkameti orada. Ne karşılığı bakıyorlar?
0
🌸Kahvedesu
(06.11.25)
huzurevinin biraz daha kapsamlı olanı.
0
co2s2
(06.11.25)
(4)

BES mantıklı mı?

umutt
58 yaşında bir ev hanımı için BES yapılması mantıklı mı?
58 yaşında bir ev hanımı için BES yapılması mantıklı mı?
0
umutt
(06.11.25)
çocuğunuza yapmanız daha mantıklı.
0
mikahakkinen
(06.11.25)
BES mantıklı. O yaş için daha da mantıklı. Ancak, girerken konuya vakıf olup, hangi besten ve hangi bankadan yaptıracağınıza dikkat edip masraflardan kaçınmanız uygun olur.
Ayrıca girdikten sonra alacağınız fonları iyi seçmeniz, sık sık ülke ve dünya siyaset ve ekonomisine göre de güncellemeniz, kar edebilmeniz için gerekli. Bese girip kulağınızın üzerine yatarsanız, kazancınız olmayacağı gibi ana paranız bile eriyebilir.

Şu ablanın BES ile ilgili büyün videolarını seyrederek öncelikle bilgilenmenizi tavsiye ederim.

www.youtube.com
0
Mirket
(06.11.25)
çok mantıklı da bu yaşlarda sisteme girenler borsaya atmış gibi her hafta 2-3 kere bakıyor, sonra 1-2 yıl olmadan çıkıyor. eğer ben atarım yılda 3-5 kere fon değiştirir sonrasına bakmam altına borsaya vs akarım diyorsanız kaçırmayın. kadıncağızın 68 yaşında güzel bir maaşı olur kafası rahat olur. aylık miktar da önemli tabi. 500 lira falan atacaksanız girmeyin. tavsiyem min 100$ karşılığı aylık
0
avatar is back
(06.11.25)
değil.
0
gabe h coud
(06.11.25)
(7)

Bangladeşli komşum

iwillsee
geçici olarak yurtdışında yaşıyorum ve bir apartmanda kalıyorum. bi kaç hafta önce bangladeşli bir aile taşındı müslüman. ben de gördükçe selam verdim kibarca sohbet ettik. Hanımı sağ olsun bana yakınlık göstermek için ikidir sofralar kurup beni yemeğe çağırıyor. ben de kırmamak için 2 kere davetine
geçici olarak yurtdışında yaşıyorum ve bir apartmanda kalıyorum. bi kaç hafta önce bangladeşli bir aile taşındı müslüman. ben de gördükçe selam verdim kibarca sohbet ettik. Hanımı sağ olsun bana yakınlık göstermek için ikidir sofralar kurup beni yemeğe çağırıyor. ben de kırmamak için 2 kere davetine icabet ettim. bakın farklı kültürlere damak tadlarına saygım sonsuz. lakin pişirdikleri yemekleri tadına dahi bakamıyorum. görüntü ve koku olarak bana kesinlikle hitap etmiyor. bir de maalie sulu yemeği ve pilavı önce parmakları ile iyice mıncıklayıp hatta avuçlarının içine alıp mıncık mıncık yapıp geri tabağa koyup öyle yiyorlar. evet kültür farkı biliyorum ama bu ortamda tek bir lokma bile yiyemiyorum. başka bir şey olsa nezaketen dayanırım ki dayanıyorum mesela evleri çok kokmasına rağmen nezaketen bir saat oturup sohbet ediyorum ama bu yemek meselesi olunca zorla tek lokma dahi yiyemiyorum biliyorum ki zorla yersem kusarım. neyse bu kibar ve nazik evin hanımı ikidir benim bu yememe olayıma çok bozuldu. kırıldı. sen bangladeş yemeği sevmedin dedi. ben de karnım aç değil ondan falan dedim. ama yine de kırıldı. yazık uğraşmış bir de. belli ki bu yemeğe çağırma muhabbetleri devam edecek ve ben bir kez daha gitmek istemiyorum çünkü çok geriliyorum gözüme bakıyorlar yiyecek miyim diye. yazık bi sürü de çeşit yemek yapıyor. sofrayı donatıyor ama tek bir şey bile bana hitap etmiyor. hani böyle margarita pizza kurabiye vs. gibi herkese hitap eden bir şey olsa karnım tok olsa bile yerim. ama has bol baharatlı görüntüsü bile oldukça garip gelen yemekler. ve bu son ziyaretten sonra ben yine hiç bir şey yemediğim için kadın bana inanılmaz kırıldı. ben de o üzüldüğü için üzüldüm. sizce bu durumu nasıl düzeltebilirim. kadın çok iyi niyetli. bruada kendini yalnız hissediyor ve arkadaş edinmeye çalışıyor. (ben de kadınım)
+1
iwillsee
(06.11.25)
'Bir sağlık sorunum var. Diyetisyen özel bir menü hazırlıyor. Onun dışında su içmem bile yasak. Anlayışınız için çok mersi.' de geç.
+6
Mirket
(06.11.25)
"Yetiştiğim evde asla soğanlı, sarımsaklı, baharatlı yemek yapılmaz, yenmezdi. Bana çok ağır geliyor. Bakamıyorum bile. N'olur zahmet etmeyin, keşke yiyebilsem, hiç seni kırmazdım. Yabancı tatlara açık da değilim, alışmadığım tatlarda midem bulanıyor." gibi kırmayan nazik bir üslupla söyleyin bence. "Ben gelince hiçbir şeye zahmet etme. Çok mecbur hissedersen, bi kahve yaparsın, ben de bi paket kurabiye alırım, otururuz beraber." gibi...

Baktın olmuyor, sen eve çağır. Çiğ sütün içinde ketçaplı çiğ brokoli, reçelli et gibi iki üç uydurduğun yemeği ikram et. Bir daha ısrar etmezler sanırım.
+2
yadigar
(06.11.25)
açık açık konuşup "çok farklı bir kültür alışamadım" diyemiyorsan sen de onu çağır, çeşit çeşit yemek yap, ama yine de çok az ye. gündüz falan boş vaktinde de yanına uğra yemek amacıyla olmadan. atıyorum alışverişe, parka falan çağır. yemek yiyemeseniz bile beraber arkadaşlık yapmaya devam edeceğini hissettir. zamanla alışır arkadaşlığınızın yemek yemeyi kapsamayan cinsten olacağına.

bir de böyle "yapamam, kesin kusarım, deneyemem" dedikçe şartlandırırsan kendini zaten kusarsın. hiç mi yok denemeye yakın safe bir şeyler? sade pirincimsi bir şeyler? ucundan denemelik, "elle yiyemem ama bi çatal varsa şunu denemek istiyorum" demelik bir şeyler olmuyor mu?
+1
nolmus yani
(06.11.25)
pirinç yemeye çalıştım ama bizdeki pilav gibi değildi. buz gibi lapa şeklinde. patates kızartmasını bile bi tuhaf yapmışlardı. hamur kızartmışlar ama onu da şekere ve tuza aynı anda bulayıp kızartmışlar falan ne bileyim işte hitap etmiyor. zorla yiyince kusma oluyor bende. bir de hep karnım tokken çağırıyor tabi onun da etkisi var. ya insan yemek yerken ortamdan kokudan yemeğin görüntüsü ve şeklinden çok etkileniyor bilmiyorum en azından bende öyle.
0
🌸iwillsee
(06.11.25)
sen de onları davet et türk yemeği görsünler.
+1
duyuruuser
(06.11.25)
Gastritim var, reflüm var, diyetteyim, detoksdayım vs diyebilirsinşz ya da direkt doğruyu söylesenşz ne olur ki..
0
suicides underground
(06.11.25)
bunda kırılacak darılacak bir şey olmamalı. yemek kültürlerimiz çok farklı diyebilirsin. ki tr içinde bile bazı mutfaklar diğer bölgelere hitap etmiyor. misal bizim oralara gelip de ısırgan yiyene daha denk gelmedim. :D
+2
lazpalle
(06.11.25)
(2)

Hangi atmlerden fatura yatırabiliyoruz?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, eskiden ykb atmsinden yatırabiliyordum ama sistemleri degismis sanırım bugün yatıramadım.Hangi bankaların atmsinden fatura yatırabiliyoruz? Teşekkürler
Merhaba, eskiden ykb atmsinden yatırabiliyordum ama sistemleri degismis sanırım bugün yatıramadım.
Hangi bankaların atmsinden fatura yatırabiliyoruz?

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(06.11.25)
ATM den hesabınıza parayı yatırıp mobil bankacılıktan faturayı ödeseniz olmuyor mu?
Öyle yapsanız her bankadan ödeyebilirsiniz.
0
Mirket
(06.11.25)
@mirket,

Baskasina ait olan atm'den ödemem gereken bir fatura o yüzden. Kendi faturalarımı bankacılık uygulaması üzerinden yatırıyorum.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(06.11.25)
(8)

Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet nerede, artık cevaplarda görünmüyor kendisi?

i'm gonna start a revolution from my bed
tanıyan varmıydı acaba?
tanıyan varmıydı acaba?
-2
i'm gonna start a revolution from my bed
(05.11.25)
Fitness veya Gym ile ilgili bi duyuru açmak lazım oralarda bitiveriyordu 😂
+2
olaylar olaylar
(05.11.25)
Benim de dikkatimi çekti ama son zamanlarda pek spor/diyet sorusu sorulmadığını fark ettim:d belki ondan gelmiyodur

Zaten gerçek hayatta tanımamama rağmen sevdiğim 5 6 kişi var şurada, onlardan birisiydi. Görüyorsa geri gelsin🥲 bazen özelden bişi sorardım da hiç üşenmeden uzun uzun açıklardı🫶
+2
kullanicadi
(05.11.25)
Evet çok yardımsever bir arkadaş
+2
Sadece soruyorum
(05.11.25)
engellediğim için göremiyorum sanmıştım.
-7
gabe h coud
(05.11.25)
Benim de her spor soruma bıkmadan uzun uzun detaylı cevaplar veriyordu sağolsun ama belki de bot ya da AI bir bireydi kendisi update oluyordur :)
+1
kizil karga
(05.11.25)
Vallaha biz normalde mesajlasirdik ama bayadir yok, mesaj attim ben de.
Yalan olmasın arada yapıyor detox gibi gene ondan yapıyor olabilir.
Gelsin çok komik sakatlık hikayem var, anlatmayı bekliyorum.
Dur hadi; az tekrar çok kg kas yaparsin, çok tekrar az kg yağ yakarsin.
Protein tozu zararlı.
Yağ yakmak için l-carnitine al.

Şu an marmara bölgesinde gökyüzüne Batman ışığı tutmak gibi şu yazdığım. Bakalım gelecek mi?
+4
logisticsmanager
(06.11.25)
3 önceki sporla ilgili soruya verdiğim cevapta

Kaleci saçlı burada olsa daha güzel açıklardı. Nerede o, ya da burada da beni mi engelledi?

diye yazmıştım ki ardından bu soru geldi. Engellenmediğimi anladım. Bu sitede kendisinden çok şey öğrendiğim az sayıda insandan biridir. Sözünün üstüne söz söylenmeyecek güzellikte cevapları vardır. Bir an önce aramıza döner umudundayım.
+5
Mirket
(06.11.25)
Belki de hepimizi engelledi ve kendisi daha güzel sorular bulup yine kendisi cevapliyordur

(Adamın cevapları o kadar kusursuz ki sanki önce onun tarafından cevap yazılmış da insanlar da soruyu o cevabın üzerine uydurmuslar gibi :))
+1
makbur
(06.11.25)
(5)

Kırık diş için ikili köprü mü, implant mı?

mikro patlama
Çürüme nedeniyle üst yarısı dişeti hizasında kırılıp düşmüş bir azı dişi var. Bu dişte önceden kaplama vardı, kırılana dek sessizce çürümüş. Yanındaki sağlam dişi kullanarak ikili köprü önerdi diş hekimi. Bana kırık diş çürümeye devam edecek gibi geliyor. Daha önemlisi, sağlam dişe köprü için yapıla
Çürüme nedeniyle üst yarısı dişeti hizasında kırılıp düşmüş bir azı dişi var. Bu dişte önceden kaplama vardı, kırılana dek sessizce çürümüş. Yanındaki sağlam dişi kullanarak ikili köprü önerdi diş hekimi. Bana kırık diş çürümeye devam edecek gibi geliyor. Daha önemlisi, sağlam dişe köprü için yapılan tıraşlama ve kaplama yüzünden onu da kaybetme riski var sanki. Onun yerine kırık dişi çekip tek implant yapılsa daha mantıklı değil mi? Eğer tdb fiyat listesini doğru anladıysam, ikili köprü maliyeti ile tek implant maliyetini birbirine yakın gördüm.
0
mikro patlama
(04.11.25)
Sadece kökü kalmış dişe de kaplama yapılabiliyor. O konuyu irdele bence.
+1
Mirket
(04.11.25)
@mirket dr yapılabilir ama tutunma zayıf olacağı için kısa ömürlü olur dedi.
0
🌸mikro patlama
(04.11.25)
bir baska doktora daha gorun.
+1
compumaster
(04.11.25)
Köprüden uzak dur sağlam dişleri traşlıyorlar yaptırdım sağlam dişleride kaybettim gittim 2 implant yaptırsım sonra
+1
basond
(04.11.25)
Kaplama +1

15 sene önce kanal tedavisi yapılan bir dişim var. Küçüle küçüle serçe parmağımın ucu kadar kaldı, ama kaplamayla hala iş görüyor.
+1
auroraaurora
(05.11.25)
(9)

ayakta damar tıkanması

logisticsmanager
Bundan iki hafta önce beni geceleri uyutmayan bir ayak ağrısı yaşadım. 1 haftadir falan normaldi ve şişlik de baya inmişti ama hala biraz vardi. Ben zaten spor sakatlanması vs diye hemen doktora gitmedim, aliskiniz sonuçta.Doktor hiçbir şey bulamadı çünkü basınca acımıyor, mobilite sorunu yok ve gün
Bundan iki hafta önce beni geceleri uyutmayan bir ayak ağrısı yaşadım. 1 haftadir falan normaldi ve şişlik de baya inmişti ama hala biraz vardi. Ben zaten spor sakatlanması vs diye hemen doktora gitmedim, aliskiniz sonuçta.
Doktor hiçbir şey bulamadı çünkü basınca acımıyor, mobilite sorunu yok ve gün içinde sorun yok falan.
Bugün ekografide ayagimda bilek altında üç damardan birinin tıklandığıni şansa gördük (hatta ekografi yapan doktor çok orijinal bir sorununuz var görmedim böyle dedi).

Sigara içiyor musunuz falan dedi de belki senede 2-3 paket anca iciyorumdur o da Türkiye'de tatilde.
Tek şey kolesterol (ailede genetik kolesterol var, iki aydır statin kullaniyordum baba ve dedenin genç yaşta ölmesi ile doktor risk grubunda buldu beni).
Bir de tabi powerlifting ayakkabisi var da bundan damar tıkanıklığı olursa heralde makaleye falan konu olurum.

Yaşayan var mı bunu? Bu hafta doktora gidip konuşacağım da gerçekten tendonit, kas yırtılması, kırık vs beklerken damar tıkanmasıni hiç beklemedigim şey geldi.
0
logisticsmanager
(04.11.25)
Usg çeken doktor ne dedi? Kalp damar cerrahı değil miydi? Aynı şeyden bahsediyorsak hemen müdahale gerekir ona?
0
Mirket
(04.11.25)
Yok ya, radiolog. Ayağa ekografide baktı.
Bir acım yok, ayağımda bir sorun yok. Şu an eldeki tek sorun orada şişlik var. Onun da sebebi bir damar tikanmis. Diğer iki damar hala çalışıyor.
0
🌸logisticsmanager
(04.11.25)
Bir kalp damar cerrahına görün bence.
0
Mirket
(04.11.25)
Gidicem ya. Perşembe aile hekimi, haftaya da damar cerrahı. Allahtan üç tane damar varmis, diğer ikisinde sorun yok biri tıkanmis.
0
🌸logisticsmanager
(04.11.25)
Kalpte de 4 damar var da biri tıkanınca ne olduğunu biliyorsun.
Şu iki linki oku Abi. İhmal etme konuyu.

www.memorial.com.tr:~:text=Kangren%2C%20enfeksiyon%2C%20yan%C4%B1k%20veya%20ciddi,ak%C4%B1%C5%9F%C4%B1n%C4%B1n%20kesilmesine%20ba%C4%9Fl%C4%B1%20olarak%20ger%C3%A7ekle%C5%9Fir.

tkd.org.tr:~:text=Periferik%20arter%20hastal%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20nedir%3F,b%C3%B6lgeye%20yeterince%20kan%20gidememesi%20durumudur.
0
Mirket
(04.11.25)
aman abi ihmal etme, iyiyim bir şeyim yok yanılgısına da düşme. damar tıkanıklığı her daim ciddiye alınması gereken bir durum.

avrupadaydın hatırladığım kadarıyla, acile vs git biraz da ağla zırla abart :) damar tıkanıklığı için söktürücü ilaçlar var en azından bir an önce onlara başla, onlarla hallolabilecek bir durumsa daha fazla gecikmesin.

çok gemiş olsun, aman ihmal etme.
0
makbur
(05.11.25)
DVT mi acaba? bacak kısmında mı yoksa tam ayak mı?
0
renegade
(05.11.25)
Renegade; kalpten ayağa giden (yani ayaktan kalbe giden değil) damarlardan birinde. Tam ayak bileği altında damar ikiye ayrılıyor biri saga biri sola. Bu soldaki tıkalı. Ama genel akista sorun yok ondan ayağımda bir sorun yok.
@makbur; abi yarın doktor zaten gel diyecek ona yazınca. Acile gidecek durumum da yok çünkü iki hafta önce gece uyuyamazken iki haftadir orada ufak sislik dışında tek bir olayım yok. Yarın doktor zaten diyeceğini der.
Yani bundan iki hafta önce olsa "lan ayağım kopacak" diye korkardim ama şu an "ulan çok garip yani yaşadığım" diye bakıyorum.
0
🌸logisticsmanager
(06.11.25)
Dostum noldu bu olay? Vallahi aklıma geldi merak ettim.

Geçmiş olsun tekrar.
+1
makbur
(12.11.25)
(11)

Ayda 2 kilo nasıl verilir?

Kahvedesu
Çok yemek yemiyorum. Akşam 6'dan sonra hiç yemiyorum ama 1 kilo bile veremedim.
Çok yemek yemiyorum. Akşam 6'dan sonra hiç yemiyorum ama 1 kilo bile veremedim.
0
Kahvedesu
(04.11.25)
Kardiyo kesinlikle. Spora gitmiyorsanız düzenli koşu, hızlı yürüme.
0
thor44
(04.11.25)
hareket etmeden kilo verilmez. işlenmiş karbonhidratı kesin, akşam yemeyin. bunların haricinde istediğinizi istediğiniz kadar yiyebilirsiniz. yeter ki çoooook hareket edin.
+1
co2s2
(04.11.25)
ben iki ayda 6 kilo verdim, sıfır hareket ile. ama benim listemi diyetisyen hazırlamıştı ve protein ağırlıklı bi diyetti. hatta ara öğün vardı ve ben daha az kalori almış olmak için ara öğün yapmıyordum ve diyetisyen (kendisi tıp mezunu bir doktordu) az yiyerek kilo verilmez demişti. muhtemelen almanız gerekenden fazla kalori alıyorsunuz ve kaloriyi de yanlış yerden alıyorsunuz. chat gpt güzel liste yapıyor aslında.

ha spor yapabiliyorsanız tabi ki spor yapın. sadece sporsuz da olabileceğini belirtmek istedim.
+2
elorelia
(04.11.25)
aralıklı oruç (20:00/12:00 arası şekersiz çay, kahve, sade soda dışında bir şey yok, çaya bir dilim limon bile koyulmayacak) ve günlük 1 saat tempolu yürüyüş yaparsanız, metabolizmal bir rahatsızlığınız yoksa rahatça kilo verebilirsiniz. ben aralıklı oruca kilo vermek için başlamıştım, sonradan hayat tarzım oldu kahvaltıyı artık hiç aramıyorum. öğlen tercihen bir tavuk pilav, akşam da sebzeli bir ev yemeği, bu iki öğün arasında da elma, armut, muz gibi meyvelerden bir ara öğün kafi geliyor. pilav olarak basmati veya bulgur tercih etmeyi, iyi bir sindirim bağırsak düzeni için ev yapımı probiyotikler (ev yoğurdu, kefir vs) tüketmeyi ve bol su içmeyi unutmayın.
0
phoarbix
(04.11.25)
Chat Gpt'ye boyunu kilonu, yaz, dolapta neler var onları da yaz. Ayda iki kilo vermem lazım bana günlük yemek programı hazırla de.

Hazırlasın. Yediğin her şeyin fotoğrafını yükle ki kalori hesabını da yapabilsin.
0
Mirket
(04.11.25)
Ödem atmaya odaklan, alkol ve karbonhidratı sınırla ve aç kalmamaya bak. Aç kaldığında kortizol düzeyin yükseliyor, hem uyku düzenin bozuluyor hem de kilo veremiyorsun. ChatGPT bayağı yardımcı oluyor+1
0
sekizdokuzon
(04.11.25)
Kilo verme aşamasında olay az yemek /çok yemek değil aslında.
Ben bir süre hyper keto yaptım ve çok kısa sürede büyük fark gördüm.
Tatilde ara verip üzerine tekrar kilo alınca da bu sefer aralıklı oruç+hyper ketoya birlikte başladım hem hızlı hem de güzel sonuç alıyorum.
Önemli olan şey yaptığın kaçamağın devamını getirmemek kaçamak tek seferlik kaldığında sıkıntı olmuyor.
Spora devam etmiyorum ama sıcak havalar gittiğinden beri bol bol yürüyorum üşenmezsem evde bazen denge tahtası çalışmaya çalışıyorum.
Ben de bu süreçte chatgptden büyük yardım aldım yediğim her şeyi ona danışıyorum güzel yönlendiriyor.
0
mutekebbir
(04.11.25)
1 kilo = 7000 kalori.
günde 500 kalori açık bırakırsan ayda 15bin kalori yapar. bu da 2 kiloya denk gelir.

bunun başka da bir hesabı yok.

yediğin ile harcadığın arasında 500 kalori bırakacaksın.

"çok yemiyorum" diyorsun, ne yediğini biliyor musun. veya ne harcadığını?
tek tek kalori hesaplamıyorsan büyük ihtimalle fazla yiyorsun.
+3
tchuck
(04.11.25)
tchuck +1

ben birkaç kilo fazlam olduğunda fat secret uygulmasına yediklerimi kaydetmeye başlıyorum. günlük 1500 kaloriye ayarlıyorum. zaten günde max 1500 kalori ayarlarsan 1 ayda 2 kilo verirsin. (günlük 500 açık olursa 1 ayda 15 bin açık oluyo bu da 2 kiloya tekabül ediyo.)
0
Sadece soruyorum
(04.11.25)
1 saat yürüyorum günde bazen de iki ama gitmiyor kilo. Akşam da genelde salata yapıyorum.
0
🌸Kahvedesu
(04.11.25)
heh
0
kirmizibalina
(06.11.25)
(13)

Eczacı var mı?

merkep gibi adam
doktor ilaç yazıyor. bazen iki kutu üç kutu hatta 4 kutu. eczacı abi ihtiyaç var mı vereyim mi gerek var mı gibisinden şeyler söylüyor. şimdi bilmiyorum doktor gerek mi görmüş öylesine mi yazmış ben bilemiyorum. ama eczacı kalfasının vermek istemeyişini ben anlayamıyorum. acaba ilacı vermiyor ama yi
doktor ilaç yazıyor. bazen iki kutu üç kutu hatta 4 kutu. eczacı abi ihtiyaç var mı vereyim mi gerek var mı gibisinden şeyler söylüyor. şimdi bilmiyorum doktor gerek mi görmüş öylesine mi yazmış ben bilemiyorum. ama eczacı kalfasının vermek istemeyişini ben anlayamıyorum. acaba ilacı vermiyor ama yine de vermiş gibi göstererek kar mı ediyor? yoksa gerçekten israf olur mu diye düşünüyor.
+1
merkep gibi adam
(04.11.25)
geçen hafta bizim eczacı ilaçlara zam geleceğinden bahsediyordu, bununla ilgisi olabilir.
+1
Improbable
(04.11.25)
İlacı aldıktan sonra e devletinize girip ilaç kullanım süreleri yazın. Çıkan sayfada yazılan reçete değil, eczacının size verdiği ilaçlar görünür. Oradan kontrol edebilirsiniz.

Yani sahtekarlık yapamaz. Boş konuşmuş bence.
0
Mirket
(04.11.25)
bazen doktorlar bol bol yazıyor. eğer devamlı kullandığın ilaç değilse elinde kalıp çöp oluyor. Onun için sormuş gibi geldi.
ama dediğin ihtimal de mantıksız değil kimseye güven olmuyor. edevlet'ten bakarsan kaç kutu verdiğini anlayabiliyorsun.
0
high hopes of the sozluk
(04.11.25)
yanlış bilmiyorsam her kutu ilacın karekodu farklı. yani aynı ilacın farklı kutularının da karekodları birbirinden farklı.

size vermeyip de vermiş gibi yapabilmesi için karekodu okutması gerekiyor. karekodu okuttuktan sonra da tekrar rafa koyup başkasına satamaz. o yüzden vermiş gibi yapıp vermeyerek aynı ilacı iki kere satmak şekline bir sahtekarlık yapılabileceğini düşünmüyorum.

bazı doktorlar fazla fazla yazıyor. eğer kullanımınızdan fazlasını yazdıysa ziyan olmasın diye soruyordur.
0
kibritsuyu
(04.11.25)
ilk kez kullanacağınız bir ilaç ise sgk bir kutudan fazla ödemiyormuş. o şekilde doktorun 3-4 kutu yazdığı ama eczaneden 1 kutu alabildiğim olmuştu daha önce.

(git: 1412254)
0
inheritance
(04.11.25)
yarın aynı ilacı REÇETESİZ isteyen birine karekodu okutmadan satacaktır.
0
co2s2
(04.11.25)
size kaç kutu verdiğini e-devletten kolayca görebilirsiniz+1

hiçbir eczacı basit, ucuz ilaçlar için size düşüp başkasına verme gibi bir işe bulaşmaz. bunun yapıldığı belli bazı ilaçlar var onlar da sıkı kontrol altında ve suistimali durumunda cezaları ağır.

ülkemizde inanılmaz derecede ilaç israfı var. hastalar yazdırıp yazdırıp evde biriktiriyor sonra tarihi geçmeye yakın birilerine vermeye çalışıyor. her gün içilmesi gereken ilaçlar bile düzenli kullanılmadığı için evde birikiyor ama sistemde bitmiş göründüğünden yeniden reçete ediliyor. raporlu ilaçlar hariç reçete edilen kutu başına ekstra fark ücreti falan da çıkıyor. sizin eczacının niyetini buradan bilmek mümkün değil tabi ama genellikle gereksiz ilaç vermemek ve ödenecek ücreti arttırmamak için sorarlar.

eczacı değilim bilmediğim dalavereler dönüyor da olabilir ama halihazırda güzel para kazanıyorlar. öyle 3-5 kutu basit ağrı kesici, tansiyon ilacı vs başkasına el altından satarak kendi bacaklarına sıkmazlar.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(04.11.25)
ilaç firmaları ve mümessilleri doktorları fazla veya gereksiz de olsa ilaçları yazmaları için zorluyor, ödüllendiriyor falan filan.
0
ground
(04.11.25)
hayır öyle olmuyor. reçeteli de olsa, reçetesiz de olsa ilaç raftan alınıp direkt verilmiyor. o barkod illa okutulacak.

bağkur borcumdan dolayı hiçbir ilacımı yazdıramıyorum, hepsini ücretli alıyorum. hepsini de tek tek okutup veriyor. marketten dört kutu süt alınca birini atlatıp ötekini iki kere okutuyor ya da 4x yapıp bir kere okutuyor mesela. ama aynı kutu ilaçtan iki tane almışsam ikisini ayrı ayrı okutup veriyor. muhtemelen o ilaç artık sistemden düşüyor, reçeteli veya reçetesiz tekrar satılamaz oluyor.
0
kibritsuyu
(04.11.25)
@kibritsuyu : dediğiniz işini düzgün yapan eczaneler için geçerli ve doğru. ancak bu sorudaki eczacı çakallık yapacak bence. önce 4 kutu ilacın reçetesini sisteme girecek, hepsinin parasını SGK'dan alacak ama reçete sahibine tüm ilaçları vermeyecek. sonra bu ilacı reçetesiz almak isteyen birisi gelecek. eczacı raftan bu ilacı alacak ama karekodunu okutmayacak, nasıl olsa reçetesiz. parayı tahsil edecek gönderecek. bir kuzudan iki post çıkartmış olacak.
+1
co2s2
(04.11.25)
şimdi doktorların mümessillerle yaptığı işler ortada. tamam aynı kremden 4 paket ihtiyacım yok bunu biliyorum. bir tanesi bile yeterli. ama doktor size 4 kutu yazdığını demiyor. ben seboreik dermatit için gittim. doktor 4 kutu krem 2 şampuan 3 kutuda nemlendirici başka krem yazdı.
yaşlı birisi olsa eczane o niyette ise hiç sözünü bile etmeden vermeyebilir. al bir paket git der.
benim demek istediğim asıl şey biz sgklıyız ve ilaç katılım payı ödüyoruz. eczane bir kutu vereyim deyip de kalan kutuları da okutup fazladan katılım payı alır mı ya da ben tamam kalsın dediğim de yine aynı şey olur mu?
0
🌸merkep gibi adam
(04.11.25)
bu ülkede kimsenin dürüst olacağı varsayımıyla iş yapmayın.

o şekilde daha rahat yaşarsınız =)
0
kveldulv
(04.11.25)
valla yapılmaz diyemem, dediğin gibi de olabilir. ama ben hala bir eczacının şuna tamah edeceğine ihtimal vermiyorum, daha doğrusu vermek istemiyorum.

mesela rahmetli babama kalbi için lasix veriyordu doktor. ama tansiyonunu fazla düşürdüğü için diyordu ki haftada 2 kere kullan, pazartesi perşembe. eczaneye bir gidiyorsun adam sana 1 aylık 6 kutu ilaç veriyor. bu ne? günde 3 tane yazmış reçeteye. adam öldüğünde torba torba ilaç attık çöpe, ziyan oldu. deseydik ki yahu 1 kutu bile fazla, gerek yok almayalım, bu kadar ilaç boşa gitmeyecekti.

belki biraz saflık ama ben bu ihtimale inanmak istiyorum.
0
kibritsuyu
(04.11.25)
(3)

Serbest fon önerir misiniz?

chicha_v2
Merhaba ytd'ler, bir miktar parayı borsaya bağlayacağım. Nitelikli yatırımcıyım, serbest fon alayım biraz diyorum. Hangi fonu/fonları önerirsiniz bu sıralar?
Merhaba ytd'ler, bir miktar parayı borsaya bağlayacağım. Nitelikli yatırımcıyım, serbest fon alayım biraz diyorum. Hangi fonu/fonları önerirsiniz bu sıralar?
0
chicha_v2
(04.11.25)
Fonun ne olduğu, neye yatırım yaptığı önemli. Serbest olmasının bir ekstrası yok.

Son zamanlarda haddinden fazla getirili olan serbest fonları kastediyorsan neden böyle oluyor, fonun içinde neler var ve bu fiyat artışında bir dayanak var mı konularını araştırmadan girmemeni öneririm.
0
Mirket
(04.11.25)
ben yarın

lla alacağım biraz.
0
mete kudur
(04.11.25)
Tek istikrarlı olan TLY zaten diğerlerinin bir olayı yok.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.11.25)
(22)

Arada kalmak

camlicagazoz
Merhabalar,15 kasımda aile dostumuzun oglunun dügünü varmis. Annem aradı söyledi. Dügün de oturdugumuz yere 1.5 saat mesafede. Annem de şey dedi. Öglen gideriz, dügünden sonra da geliriz dedi. Dügün saat 19:00' da.Eşim 15 kasimda 38 haftalik hamile olacak. Yani ben gitmeyecegim dedi ve haklı da. Ama
Merhabalar,

15 kasımda aile dostumuzun oglunun dügünü varmis. Annem aradı söyledi. Dügün de oturdugumuz yere 1.5 saat mesafede. Annem de şey dedi. Öglen gideriz, dügünden sonra da geliriz dedi. Dügün saat 19:00' da.

Eşim 15 kasimda 38 haftalik hamile olacak. Yani ben gitmeyecegim dedi ve haklı da. Ama ben anneme söyleseme annem beni bastiracak. Bir sey olmaz gibisinden. Çekiniyorum da annemden. Ama eşim de hakli. Ne yapacagim ben?
-2
camlicagazoz
(03.11.25)
Öncelikle annenizden çekinmeniz yanlış çünkü sizin bir aileniz var.
Kaldı ki eşiniz o dönem 38 haftalık hamile olcakmış ve düğün de oturduğunuz yere 1.5 saat mesafedeymiş allah muhafaza doğum gerçekleşse yada olmamasını temenni ederim ama aksi bir durum olsa eşinizin yanına gitmeniz 1.5 saatinizi alacak. O dönemde olmanız gereken yer düğün değil eşinizin yanı bence. Bu şekilde açıklama yapabilirsiniz annenize.
+4
mermaidd
(04.11.25)
ben aileye bir butun olarak bakiyorum, kendi annem/babam/kardesler ve hanimin annesi/babasi/kardesleri..

annem beni al bu dugune gotur getir derse, yaparim. bu iki kez yaptim, hanim gicirdadi, cok da fifi dedim gectim. yine gotur derse yine gotururum.

senin hanim 38 haftalik hamile olabilir ama bu cocugun o gun dogacagi anlamina gelmiyor, bunun onceden bazi belirtileri var. Tavsiyem birkac gun onceden doktora gotur, dogumla ilgili bir gelirme var mi baktir. Eger hersey sakin ise o zaman 1.5 saat cok bir yol degil, acil bir durumda erken cikar donersin. Yok eger doktor eli kulaginda heran gelmeniz gerekir derse ayri mesele. Biz mesela son kontrolden sonra ayni gun hastaneye gittik dogumu baslattilar, 48 saat sonra dogum gerceklesti.
-19
cooperr
(04.11.25)
Bence bu tip soruları burada sormayın.
Burada 'Bir ilişki sorusu sorulsa da kadını haklı görsem.' diye bekleşen büyük bir güruh var. Anne kutsaldır, ne derse yapılır.
cooperr +1 diyorum.
-14
Mirket
(04.11.25)
Ben anlamadim anneniz istiyor diye 38 haftalik hamile esiniz dugune mi gitmek zorunda? Yoksa siz mi gitmek zorundasiniz? Ikisi de yetiskin olmus kendi ailesini kurmus (ya da olamamis/kuramamis) bir insan icin fazlasiyla absurt de, esiniz gitmeyecegini soyleyemiyorsaniz bir tik daha enteresan geldi. Yani ne yapacagim ben diye sormaniz da enteresan, esimi yalniz birakmayacagim demek yeterli olmali. Siz annenizin kocasi degilsiniz.
+7
kassiopeia
(04.11.25)
18 yıllık evliyim. Ailem de klasik anadolu (hatta doğu) ailesi. Anneme de inanılmaz düşkünüm. Tüm kardeşler arasında anne-babamla en çok ilgilenen, rızalarını alan da benim. Bunları belirtmiş olayım önce.

Eşiniz hamile olmasa ve düğüne gitmek istemese yine haklı. Zorlamamak lazım. Annenizin de böyle bir hakkı yok. Ama 38 haftalık hamile bir insanın değil 100 km, yan mahalledeki düğüne dahi katılmaması anlayışla karşılanmalı normalde. Kaldı ki, aileden birinin düğünü bile değil… (Yazdığınız tam net anlaşılmıyor. Bunları “eşimin gelmek istememesini anneme nasıl söyleyeceğim” demiş olma ihtimaliniz üzerine yazdım.

Yok eğer mevzu sizin eşinizi bırakıp gitmek istememeniz ise, haklısınız. En iyisi, annenizden rica edip, 17:30-18:00 gibi çıkarsınız. Düğünde yarım-bir saat görünür, hediyenizi verir, dönersiniz. Eşinizin doğumunun yakın olduğunu bilen herkes de anlayış göstermek zorunda. Göstermezlerse onların ayıbı. Sizin yanlışınız olmaz.

Yahut annenizi götürme ihtimali olan akraba vs. varsa ve anneniz uzun kalmak istiyorsa onlarla gider, siz bir görünür, tebrik eder dönersiniz.

Bu tarz konularda mutlak tavsiyem, eşinizi üzmemeniz. Anneler daha affedici oluyor, eşler olumsuzlukları yıllar içinde daha da büyütebiliyor. Üstelik doğum yakın, lohusa depresyonu kapıda. Ailenizden önemlisi olmamalı hayatınızda. Elalem umurunuzda olmasın. Anne-Baba da anlayış göstermeli. Göstermiyorlarsa da, saygı çerçevesinde tatlıya bağlanacak şekilde dik durulabilmeli. Evliliğin sağlığı için bağımsızlık şart. Zamanla öğreniliyor bu…
+2
yadigar
(04.11.25)
Ya bu erkekler bir konu hakkında da fikir sahibi olmazsa çatlayacaklar herhalde. Bak neymiş doğum öyle hemen başlamazmış belirtisi olurmuş. Beyefendi kaçıncı doğumunu gerçekleştirdi de konuşuyor çok merak ettim.

Doğum öyle belirti melirti demeden şak diye başlayabilen bir şey. 38.haftada şak diye doğurmuş bir birey olarak konuşuyorum.

Anne kutsaldır filan saçma sapan kendinizi şartlamayın. Ben de anneyim gelinimi karnı burnunda düğüne çağırmam bile en başta zaten. Anneyse bunu düşünmeli. Ayrıca annenden korkarak hiç bir zaman sağlıklı ve mutlu bir aile hayatı yaşayamacaksın gerçek sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi böyle bir şey değil.
+7
yenibirgüzelnick
(04.11.25)
Cevaplara gözlerim kanadı. Annenizin doğurdu doğuracak karınızı uzak bir yerdeki düğüne götürme düşüncesi, sizin annenizden çekinip bu durumu açıklayamamamız falan sizce de çok garip değil mi? Anneniz istiyorsa kendisi gitsin. Annenize ne karınız ne de siz eşlik etmek zorunda değilsiniz. Çoluk çocuk sahibi olmak üzeresiniz annenizden çekindiğiniz konuya bakar mısınız? Allah kocanın da hayırlısını versin diyorum :d
+12
sadakatsiz
(04.11.25)
Şöyle bir şey ekleyeyim. Annemi ben götürmeyecegim. Yani babamla gidecekler. Beni düsündüren şeylerden birisi de şu. Dügünü olan cocuk benim düğüne gelmişti.
-9
🌸camlicagazoz
(04.11.25)
ya bu kadinlarin kayinvalide ile ilgili olan takintisini anlamasi guc..guc savasi vs. garip ya, sanki her ailede micro taht kavgalari yasaniyor :)

sunu idrak etmeniz lazim, erkeklerin anneleri ile arasinda farkli bir bag var, o bizim hayatimizdaki ilk kadin. erkegin annesiyle olan iliskisinin sizinle olan iliskisi ile alakasi yok.

birisi sak diye dogurdum demis, ikinci ucuncu cocuk degilse o biraz zor kardesim. benim de cocugum var, cevrede de birden fazla cocuk sahibi olan insan sayisi oldukca fazla, ilk dogumlarin hic sak diye oldugunu duymadim.

ayrica doguma da girdim, yaw normal bir dogumda ters gidebilecek o kadar cok sey var ki, olay zaten bir mucize, hastaneye yetisememe olasiligi tersliklerin icinde ilk 5'de bile degildir. en kotu cagirirsin bir ambulans gotururler. zaten erkek eger doktor degilse ne yapacak hatunu kuvete sokup dogum yaptirtacak degiliz, arabaya atip hastaneye goturuyoruz sonra da doktor ne derse o yapiliyor zaten. olay bir hastalik degil ve dogal kendi halinde bir sureci var bu ve surec oyle 1-2 saatlik bir mevzu da degil.

adam zaten zorla esini goturmeye calismiyor ki ben de olsam zaten goturmem 38 haftalik hamile esimi. gerekli onlemleri alirsin, a/b/c plani yaparsin, saat basi kontrol edersin, binbir turlu cozumu var.

annesi istiyorsa kendi gitsin falan, bunlari kadinlar gitsin kendi anasina soylesin, beni baglamaz. ama bana 5 tane cocuk dogursa da, bana cikip anana soyle kendi gitsin falan gibi bisey soylese esim, kotu bozarim. erkek cocugu olan hanimlar, yarin oburgun oglunuz gidip sizin gibi birini bulursa, o hatun da size "gitsin kendi isini kendi halletsin" diye mesaj yollarsa, ne dedigimi daha iyi anlayacaksiniz. umarim boyle bisey basiniza gelmez.
-17
cooperr
(04.11.25)
Evet anneniz düğüne gitmek istiyorsa a b c planları yapar eşinizi birilerine bırakırsınız, onlar da arar ambulansı doğuma götürürler nedir yani. Anne önemli. Anne düğüne gitmek istiyorsa iki eliniz kanda da olsa düğüne gideceksiniz. Karınız bir şekilde doğurur önemli olan anacığınızla ilişkiniz.... :d
+8
sadakatsiz
(04.11.25)
kadın doğum doktoru bile her doğum kendine özeldir derken bazıları çevresindeki doğumlardan örnek vererek senin karın da şak diye doğurmazz yhaaaa diye güvence veriyor. adamın gördüğü doğum sayısı benim kadın doktorumun gördüğü doğum sayısından fazla heralde.

ben 8 haftalık doğum iznine çıktığımda evde tek iken kafada kurup duruyordum acaba şu an suyum mu geliyor, acaba bu hissettiğim sancı mı vs diye. mesela su gelmesi öyle dizilerde olduğu gibi bardaktan su boşalması gibi de olmuyormuş vs vs.

yani ayrıca illa kadının o an doğurma ihtimalinin olmasına gerek yok. işin biraz psikolojik tarafı var.

zaten anneniz yolda kalmış değil, babanızla gidecek. sizin de bu durumda heidyeyi göndermeniz yeterli. yani hangisi önemli. karnı burnunda eşiniz mi yoksa diğerleri mi? evet bazı durumlarda bu kadar nettir her şey.

ha bu arada eşiniz yüzde doksan dokuz ihtimalle o gün doğum yapmayacak. ama siz onun isteğini geri çevirip düğüne giderseniz doğurmamış olmasının bi önemi yok, size kırılmış olacak.
+6
elorelia
(04.11.25)
düğün günü sabahtan anne hanımın ağrısı var de. gelemiyecek de, erkenden ananı uyarma.
+2
mikahakkinen
(04.11.25)
doğuma bir ay kala rutin doktor kontrolüne gittik. doktor akşama doğuracaksın, dedi. biz eşimle birbirimize bakıp şaka yapıyor dedik. ama şaka değilmiş. yani çokta öyle önceden belirti veren bişey değil.

38 haftalık eşini evde bırakıp düğüne anneni götürme. saçmalama. annende saçmalamasın.
+2
scudman1
(04.11.25)
hocam öncelikle umarım tüm süreciniz sağlık sıhhat içinde gerçekleşir. yengeye de hürmetler :)

sizin de gönlünüz gitmek istemiyor besbelli. tabi ki eşinizin yanında kalacaksınız. annenize 'gece çok ağrısı oldu gelemiyorum' dersin olur biter. hatta düğünde dedikodunuz bile yapılır..
+2
galahad reloaded
(04.11.25)
Merhaba, eşinizi yalnız bırakmayın, bunu 2 kız çocuğu babası olarak yazıyorum.
+6
devorgilla the gunslinger
(04.11.25)
yani bunu buraya soracak kadar sıkışmış olmanız bile çok enteresan. gitmemek zaten çok makul ama en uçta yapılacak şey şu: o gün gelsin bakıcam anne siz planınızı yapın, ben öğlen gelip akşam dönemem ama bir şekilde sizden sonra gelip yarım saatliğine görünmeye çalışırım tabi eşim iyiyse. söylenecek şey bu. o gün de illaki gitmek istiyorsanız, yani evlenen arkadaşınız sizinkine gelidiği için orda olmak gibi bir derdiniz varsa ve eşiniz de o gün rahatsa 6-7 gibi çıkar, 15 dak-30dak görünür, 9:30-10 gibi dönersiniz.

edit: çocuğunuzu sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim
+5
awlmi
(04.11.25)
her şeyi geçtim, insan kendi doğacak çocuğu için sorumluluk hissetmeli, doğumla ilgili farkındalığa sahip olmalı. hiç mi heyecan duymuyorsunuz bebeğinizin gelecek olmasıyla ilgili? hiç mi endişeniz yok eşinizin sağlığıyla ilgili? başka hangi hissiyat bunların önüne geçebilir? yemişim tanıdığın düğününü, sizi böyle bir durumda arada bırakan ebeveyni vesaire. bebeğiniz ve eşiniz hariç her şey "şu aşamada" fasa fiso, fındık fıstık. gündelik rutin bir süreçten bahsetmiyoruz ki.
+8
Phoebe
(04.11.25)
hocam onceki duyurulariniza soyle bir baktim, yardim alin, ciddi olarak soyluyorum, cok icten sekilde. gobek bagi kesilmemis insanlari ciddiye almayin, yetiskin ve saglikli bir birey olmak boyle bir sey degil.

Baba olacaksiniz, aile kurmussunuz, ayri bir yasam kurmussunuz ve su anda yasaminizin merkezine bir bebek geliyor, tum yasami size bagli bir can, ebeveyn olmak demek insanin kalbinin disarda atmasi demek, kadin olarak hamilelik sureci zaman zaman 'lan bi tik fazla yemek yedim bebise bir sey olur mu' diye manyaklik derecesinde endise duyma, baba olmak da 'ailemin nasil guvenligini saglarim, nasil bakim veririm' gibi bir delilik hali, bunu hissetmiyorsunuz ve hala 'insanlar ne der' diyorsunuz, 'anama 38 haftalik hamile esimi ve bebegimi birakamam diyemiyorum' diyorsunuz. Phobe cok guzel yazmis, icinizde bir yerde cekirdek ailenize duydugunuz sorumluluktan fazla bir sorumluluk duyuyorsunuz. Esime, bebegime ne olursa olsun, didinin didisinin dugunune gitmem gerek diyorsunuz. Ha hicbir sey de olmayabilir evet, ama yani bir baba olarak yerim kocasiyla dugune giden anamin yani degil de kendi esimin ve bebegimin yani demiyor musunuz? evet tarlada da doguruyor millet evet, bebek dogumu 48 saat da surebilir ama bi tik evrilmedik mi yahu, bi tik insanlik ogrenmedik mi, bi tik gelismedik mi.
Ve isin daha da manyakcasi annenizin kocasi olan kisi yani babaniz annenizi goturecekmis, ve ne anneniz ne babaniz olum manyak misin esinle birlikte kal, senin bir ailen var demiyor ve siz de manyak mi bu insanlar benim su donemde yerim esimin yani, demiyorsunuz. Altininizi gonderirsiniz olur biter. Bana cok cok garip geldi acikcasi.

Ayrica hormon eksikligine bakmanizi da tavsiye ederim. Yani bu sordugunuz sorudan bagimsiz olarak bu konuda calismanizi tavsiye ederim, elalem ne der diye diye cekirdek ailenizi kaybederseniz bir gun buradaki kimse ne yaninizda ne de sizin yerinizde olacak.
+8
kassiopeia
(04.11.25)
Hocam, verdiğiniz ek bilgiye binanen şöyle diyorum: hediyenizi babanız ile gönderin. Damadı da arayıp, durumunuzu (doğum her an olabilir) samimi bir şekilde anlatın. Mutluluk dileyin. Anlayış göstermek zorundalar. Göstermezlerse de kendi problemleri. Çocuk bir aylık, 40 günlük falan olunca da eşiniz ve çocukla beraber hayırlı olsuna gidebilirsiniz isterseniz.

Çekirdek aileniz sizin birinci sorumluluğunuz. Elalemi takmayın. Ailenizi asla arka plana atmayın.

Çok önemliyse gitmek sizin için (ki olmamalı), atlar gider 10 dk görünür dönersiniz.
+1
yadigar
(04.11.25)
sorun bence sizin bir isteginizin olmamasi. yani once buna odaklanin, siz hangisini istiyorsunuz, esinizle kalmak mi yoksa annenizi goturmek mi?
+1
Sour
(04.11.25)
Anne kutsaldır, ne isterse yapılır diye bir şey yok.
Düşüncesiz annelerin her istediği yapılmaz. Ya da bencil ve narsist annelerin...
+5
pro9it9is9
(04.11.25)
1,5 saatlik mesafe pek uzak değil, bence siz anneniz ve babanızla beraber katılın düğüne, sanki karısı 38 haftalık hamile olanlar sürekli evde mi oturuyor, örneğin istanbulda insanların evi ile işin arası ortalama 1 saat mesafede. trafiğe göre artıyor bile. bu hesapta karısı hamile olan kimsenin işe bile gitmemesi lazım.

karın gelmek istememekte haklı oldukça ağırlaşmış olmalı, ödem vs. kaldı ki kocaman karnıyla giyecek kıyafet bulması bile zor.
-6
Sadece soruyorum
(04.11.25)
(5)

Erkek saç seyrelmesi yardım?

mikahakkinen
Yaş 39. Dededen beri kel yok. Saçlarım bu yaşıma kadar gürdü. Genelde 3 numara veya 5 numara kestirip gezerim. Saçım uzadığında bir şey belli olmuyor. Ancak son 3 numaraya vurdurduğumda saç diplerine rağmen kafam parladı. Dökülme gibi bir şey fark etmedim. Yaşlandıkça saç azalır mı? Seyrelmeyi azalt
Yaş 39. Dededen beri kel yok. Saçlarım bu yaşıma kadar gürdü. Genelde 3 numara veya 5 numara kestirip gezerim. Saçım uzadığında bir şey belli olmuyor. Ancak son 3 numaraya vurdurduğumda saç diplerine rağmen kafam parladı. Dökülme gibi bir şey fark etmedim.

Yaşlandıkça saç azalır mı?

Seyrelmeyi azaltmak için ne yapmalı?

Hayatımda saçıma özenmedim. Saçım uzadığında kıvırcık oluyor. Uğraşmamak için 3 numaraya vurdurup gezerim. Hiç saç bakımı, özel bir şampuan kullanmadım.

Önerilere açığım.
0
mikahakkinen
(03.11.25)
konu ile ilgili herkes bir tavsiye veriyor ama "kelin merhemi olsa kendi başına sürermiş" lafı halen gerçekliğini koruyor. saç dökülmesini geciktiren kesin bir formül yok.
+1
co2s2
(03.11.25)
Or-man kurtuluş doğal ürünler diye bir şey var. Onların yaptığı şampuan var, tamamen doğal malzemelerle. İnstagram hesapları @kurtulusorman.ciftligi

Çok faydalı deniyor. Bi bak istersen.
-5
muhayyer divan
(03.11.25)
engellemenin yolu yok. saç fiberi kullanabilirsin seyrekliği kapatmak için.
0
hold the door
(03.11.25)
Yaş ilerledikçe saç teli sayısı ve saç teli kalınlığında kayıp oluşur. Bu normaldir.
Genetik önemlidir. Çektiğin üst soy kelse yapabileceğin bir şey yok.
Bazı ilaçlar saç döker. Düzenli kullandığın ilaç varsa prospektüsünü oku.
Çok temizlik, şampuanlardaki kimyasallar, az temizlik, stres, sağlıksız beslenme, aşırı tarama, boya kimyasalları, uyuyamama gibi sorunlar saça zarar verir.
Testesteron hormonu ile ilgilidir.
Bilimsel olarak kanıtlanmış kabul görmüş iki tane ilacı vardır.
Biri minoksil adlı etken maddedir. Düzenli olarak kullanıldığında 3üncü aydan sonra dökülmeyi durdurur ve bırakıldığında kurtardığı saçlar dökülür ve dökülme kaldığı yerden devam eder. Türkiyede benzeri bir isimle satılır. Sadece erkek tipi dökülmede etkilidir. Kıllanma yapabileceği için kadınlara seyreltilmiş dozu önerilir.
Diğer ilaç prostatla ilgili şu an adını hatırlayamadığım bir ilaçtır. Ancak kadınlarda kullanımı sakıncalıdır. Erkeklerin yüzde bilmemkaçında geçici, onların da yüzde bilmemkaçında kalıcı iktidarsızlık yapma şeklinde bir yan tesiri vardır.
Bunlar dışında ilacım var diyen yalan söyler.

Bu konuda hatırlayabildiklerim bunlar.
+1
Mirket
(03.11.25)
muhayyer divan
(05.11.25)
(11)

Birikim Yapmak / Para Biriktirmek

Başka
Yılbaşında kendime bir hedef koymuştum. 1 yılda 150 bin lira kenara atacağım diye fakat sonra miktarı değişirdim 1 yılda kenara 200 bin lira atacağım dedim ve bu hedefime ulaştım. Sizde 1 yılda 200 bin lira biriktirmek iyi bir şey mi kimine göre 2 maaş olabilir fakat asgari ücretin 9 katı. Maaş 50k
Yılbaşında kendime bir hedef koymuştum. 1 yılda 150 bin lira kenara atacağım diye fakat sonra miktarı değişirdim 1 yılda kenara 200 bin lira atacağım dedim ve bu hedefime ulaştım.

Sizde 1 yılda 200 bin lira biriktirmek iyi bir şey mi kimine göre 2 maaş olabilir fakat asgari ücretin 9 katı.

Maaş 50k ev kira degil araba yok. Yeme içme dısardan ve sosyal bi yaşantım var.

Sizce iyi mi kötü mü?

ps: yıl sonu 220 ile kapatacagım
-3
Başka
(03.11.25)
Yılda 200 demek ayda 17 bin
50-17=33 harcanan oara
Harcamanın yarısı kadar para biriktirmissin. Bence iyi.
0
kisa
(03.11.25)
gayet iyi bence. maaşının %25'ini kenara atmışsın.
0
elektr10
(03.11.25)
iyi ama umarım türk lirası cinsinden değildir birikim. eğer öyleyse çok berbat bir birikim yöntemi olmuş olur.
0
wilhelmwasmuss
(03.11.25)
Aylık yüzde 10 iyidir. Sizin için bu yıl 60bin. Bunun 3 katından fazla, 200bin biriktirmek çok iyi.

Kira olmayınca, (İstanbul koşulları için söylüyorum) ortalama bir 15bin tl avantajınız oluyor. Yıllık 180 bin yapar. Yani kira ödemeyen bir insan için çok da biriktirmiş sayılmazsınız. Ama tabii ayağınızı yine de yorganınıza göre uzatmışsınız. Aynı maaşa aynı imkanlara kenara beş kuruş koyamayıp üstüne kredi borcu yapan insanlar çok.

Bence gayet iyi. Allah güzel şeylere harcatsın... (Aksaklıklara, sıkıntılara değil, keyfe, mutluluğa)
0
yadigar
(03.11.25)
tebrikler.
az çok demeyelim, boş geçmeyelim diye düşünenlerdenim.
yeter ki biriktir, az da olsa çok da.
çok olursa daha iyi elbette.

yıllık kazancınızın üçte birini biriktirmiş ve aylık 35bin lira ile geçinmişsiniz.
yüzde 30 birikim çok iyi, çünkü hafta bir çıksanız bile bir kahve 200 bir bira olmuş 230 civarında. daha az harcamak için anneanne gibi yaşamak lazım.

--
para parayı çeker gerçekten.
biriktirdiğiniz parayı bilginiz dahilinde bir yatırım aracına çekerseniz sizin için daha karlı olur. bu sene 200 olan para, aynı oranda birikip yapmaya devam ederseniz seneye 400 değil, 600 hatta 700e ulaşabilir.
0
biseysorcaktim
(03.11.25)
bence gayet iyi.
0
lemmiwinks
(03.11.25)
Bence ayda kenara bir çeyrek ya da bir yarım altın koy. En mantıklı birikim bu yine de ytd.
0
cemallamec
(03.11.25)
4te 1 tasarruf guzel oran, daha agresif olup olmamak sana kalmis tabi. agresiflik iyice kisarak oldugu gibi mevcut harcamalari gozden gecirip alternatiflerine bakmak, yuksek kalemlerde gereksiz gorulen kisimlari tiraslamak seklinde de yapilabilir.

daha agresif olupr 50/50 seklinde mesela kisa surede daha iyi birikim yaparsan gaza gelip motive olduktan sonra zamanla orani dusurebilirsin.

isi ciddiye alarak yapmak istiyorsan da aylik butce takibi, tasarruf orani takibi vs gibi excelden ve mobil applerden faylanarak yapabilirsen daha tertipli ve duzenli olmak da ekstra motivasyon saglayabilir.
0
bay b
(03.11.25)
diger duyuruculara katilmakla birlikte ayni seyleri tekrar yazmamak adina baska bir konuya deginmek istiyorum. bu parayi nasil biriktirdiginizle ilgili iyi veya kotu diyebilirim. eger yatirim yaparak biriktirdiyseniz iyi. fakat bu parayi sadece kenara attiysaniz kotu bir sekilde biriktirmissiniz cunku buyuk ihtimalle bu paradan en az %50 fazlasi elinizde olabilirdi. yani bir sepet yaparsaniz (altin, fon, hisse, doviz, mevduat vs.) cok daha fazla biriktirebilirsiniz.
+2
Sour
(03.11.25)
Bir yılda şu kadar para biriktireceğim sözü kötü. Bu kadar enflasyonist bir ortamda, ifade ettiğiniz meblağ çok kısa süre sonra anlamsız hale gelir. Uygun olanı, yolda bulsam dahi elime geçen her paranın % (örneğin )20 sini derhal yatırıma yönlendireceğim demektir.

Ancak bu parayı ayırmak da çok önemli değil, biraz zaman ayırıp finansal okuryazarlık becerisi edinip her gün üç beş dakikanızı bu konuya ayırarak bu birikimi çoğaltabildiğiniz ve enflasyon karşısında ezmediğiniz sürece başarılısınız demektir.

Ve bir de bu paraya (örneğin) konut almak dışında, (örneğin) emekliliğime kadar asla dokunmayacağım deyip bunu becerebiliyorsanız o zaman başardınız demektir.
0
Mirket
(03.11.25)
TL olarak maaş aldığımız için miktarı belirttim yoksa para kumbara da değil :) sepet yaptım. dövizde aldım, altın da. ayrıca %47'den faizde ek bir param da var.

Araba almak için biriktirdim ve su an ortalama bir araba alabilecek durumdayım.
0
🌸Başka
(04.11.25)
(11)

Boyun agrisi ve elde uyusma

kaputt
Selamlar, benim bir aydir süren ara ara artan boyun agrim vardi. Masa basi calisma filan iyice sertlesmisti boynum. Sariyordum, kas acici, arada egzersiz filan devam ederken dün sabah bir anda sag el bas parmagim tamamen uyusmus sekilde uyandim, hala da öyle. Bilegime kadar uyusma var. Agri ya da gü
Selamlar, benim bir aydir süren ara ara artan boyun agrim vardi. Masa basi calisma filan iyice sertlesmisti boynum. Sariyordum, kas acici, arada egzersiz filan devam ederken dün sabah bir anda sag el bas parmagim tamamen uyusmus sekilde uyandim, hala da öyle. Bilegime kadar uyusma var. Agri ya da güc kaybi yok. Karincalanip kalmis gibi parmak. Chatgpt boyunda sinir sikismasi dedi. Su an doktora gitme sansim yok, daha kötüsü bir hafta sonraya planlanmis alakasiz bir ameliyatim var.
Dün hemen egzersiz yapmaya basladim, boynu dik tutmaya calisiyorum filan ama bu gecer mi? Kendi kendine mi gecer, ameliyat yüzünden gecikirsem ilerleme olur mu? Fitik midir, ben ne yapayim?
Simdiden tesekkürler
0
kaputt
(03.11.25)
Ne olduğunu bilmeden egzersiz yapma. Sorunu daha da büyütebilirsin. Sinire hasar verirsen tedavisi, çaresi olmaz. Bir uzmana görünmenin bir yolunu bul. Öbür ameliyata engel bir durum olacağını sanmıyorum.
+2
Mirket
(03.11.25)
boyun fıtığı muhtelemen. bende de oldu iki hafta önce ama sizinki kadar şiddetli değildi. kendi kendine geçmez, doktora gitmeye çalışın. mr çekip, ağrı kesici, fizik tedavi, egzersiz verecektir muhtelemen. bu şekilde benim şikayetlerim iki haftada oldukça azaldı.
+2
inheritance
(03.11.25)
geçmiş olsun. ameliyatınızın içeriğini bilmemekle birlikte, böyle bir gelişme ameliyatın ertelenmesine bile sebep olabilir. bence ihmal etmeyin ve ne olduğunu bilmeden kafanıza göre egzersiz yapmayın. doktora gitmeniz bence şart.
+2
co2s2
(03.11.25)
Doktor olarak nörolog mu ortopedi mi olmali?
Nörologlara baktim bir aydan önce randevu yok, Türkiye‘de degilim.
Ameliyatim da ayagimdan ve 6 hafta gibi yürüyemeyecegim. Yani en azindan ikinci haftamda belki koltuk degnegi ile ayaga kalkarim. Haftaya ayagim icin ortopedi kontrolüm olacakti, o doktora sorsam olur mu? Yoksa nörolog mu sart?
0
🌸kaputt
(03.11.25)
Beyin cerrahi daha iyi bence ama randevu durumuna göre fizik tedavi de olabilir
+1
Mirket
(03.11.25)
benimde ellerim uyusuyurdo mouse tutmaktan spor hocam o yumusak sıkılan toplardan onermişti gercekten cok faydası var.
+1
koela
(03.11.25)
beyin cerrahiye gitmiştim ben. beyin cerrahiye bulamazsanız, nörolog, fizik tedavi, ortopedi de olur. onlar da muhtemelen fizik tedaviye yönlendirir zaten.
+2
inheritance
(03.11.25)
devlette randevu bulamazsanız özelde bile olsa ameliyattan önce mutlaka doktora görünün ve ameliyatınızı yapacak cerrahınıza da bu durumu bildirin.

boyun fıtığı da sinir sıkışması da olabilir. ters bir hareket sakat kalmanıza bile sebep olabilir. kafanıza göre bir şey yapmayın.

hemen bugüne bile randevu bulabilirsiniz, acilen gidin bence.

şöyle söyleyeyim; benim sağ dirseğimde sinir sıkışması var ve hiç öyle parmağım tamamen uyuşmuş hale gelmedi yıllardır. ağrı ve çok hafif uyuşmalar yaşıyorum ara ara.
+1
art cat chocolate
(03.11.25)
ayrıca aklıma kalp krizini de getirdi bu belirtiler ama ben doktor değilim tabii.
+1
art cat chocolate
(03.11.25)
yüzme + pilates (aletli olursa daha iyi, ama diğer türlü de olur)

bir de evde yapabileceğiniz egzersizler.

boyundaki ödemi de bir şekilde aşmak gerekiyor.

doktor olarak beyin sinir cerrahi ya da fizik tedavi rehabilitasyon.

tek başına fizik tedavi yeterli olmayabilir, mutlaka sporla destekleyin. sonuç alamazsanız farklı metodlar var, cerrahisi zor olduğu için çok tercih edilmiyor.
+1
kveldulv
(03.11.25)
Tamam kendi bildigime yapmak istemedim. Sansima ameliyat görüsmem icin gittigim klinigin yaninda omurga klinigi varmis, gittim biraz yalvardim, ameliyatim var parmagim uyustu diye yarina randevu alabildim. muhtemelen röntgen mr isteyecek ama en azindan ameliyatta sorun olup olmayacagini söyler de icim rahat eder.
Biraz toparlayinca da muhtemelen ztn fizik tedaviye baslarim, umarim daha ciddi bir durum degildir tabii.

Cok tesekkürler
+1
🌸kaputt
(03.11.25)
(16)

Sporda kullanılan matın evde kullanılması hk

screwedup2
Merhabalar,Eşim ile bir konuda diğer insanların fikrini merak ediyoruz sizlere danışmak istedik.Ben spor salonuna gidiyorum. Spor salonunda ayakkabımı değiştiriyorum ve yoga dersine giriyorum. Diğer insanlar da yoga dersine katılırken ayakkabılarını değiştiriyorlar. Yoga dersinde kullandığım matımı
Merhabalar,

Eşim ile bir konuda diğer insanların fikrini merak ediyoruz sizlere danışmak istedik.

Ben spor salonuna gidiyorum. Spor salonunda ayakkabımı değiştiriyorum ve yoga dersine giriyorum. Diğer insanlar da yoga dersine katılırken ayakkabılarını değiştiriyorlar.

Yoga dersinde kullandığım matımı evde kullanıp spor yapmak istiyorum. Eşim bunum hijyenik olmadığını düşündüğü için rahatsızlık duyuyor. Siz bu konuda ne düşünürsünüz?

Ekstra not: 2.yi almayı düşündük fakat kendime paraya kıyıp güzel bir mat almıştım. Onu kullanmak istiyorum. İki tane pahalı mat almak da mantıksız geliyor.
0
screwedup2
(02.11.25)
Herkesin ayakkabısının ne kadar temiz olduğuna emin olamazsın.
Kaldı ki tuvalete, duşların olduğu yere giriliyor o ayakkabılarla, sadece salonda giyse bile temiz kalması mümkün değil.

Pahalı bişey de değil mat bi de yani.
+3
Bruce
(02.11.25)
Spor salonu zemini nasıl? Yeterince hijyenik mi? Diğer insanların orda giydiği spor ayakkabıları sadece orası için mi başka yerlerde de giyiyorlar mı? Bunların cevabına göre değişir.
0
Amaranta ursula
(02.11.25)
Eşiniz kesinlikle haklı.

Ben dışarda giydiğim şeyleri bile evde gitmiyorum kaldı ki mat dediğiniz şey artık paspasa dönüyor :)
+1
makbur
(02.11.25)
Eşiniz haklı.
+1
Mirket
(02.11.25)
eşiniz haklı.
+1
black holes in the sky
(02.11.25)
Evet spor salonunda insanlar ayakkabı degiştiriyor fakat ayakkabılarını degiştirilecegi soyunma odasına gidene kadar dışarı ayakkabısıyla giriyor. Sonra çantasından çıkarıp salon ayakkabısını giyiyor. Fakat o salon ayakkabısıyla biraz önceki ayakkabı ile bastıgı yerlere basıyor. Hatta insanlar wcye gidecegi zaman hiç biri salon ayakkabısını degiştirip öyle girmiyor. Wcde bastıgı salon ayakkabıyla yine içeri giriyor. Kesinlikle hijyenik degil. Asla önermem
0
limonlu eksi
(02.11.25)
Ben bu kadar titiz bir insan degilim, dolayisiyla kimin hakli oldugu ile ilgili fikir veremem ama yeni mat almak istemiyorsaniz, matin altina serecek ucuz yollu bir cozum bulmayi deneyebilirsiniz demeye geldim. Yani acikcasi tam olarak titizlik nedenini de anlayamadim, matin altinin pis olmasi galiba degil mi esinizin sorun ettigi sey?
+1
kassiopeia
(02.11.25)
Hijyenik olmayabilir ama o kadar da hijyene ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum. Kullanılabilir.
Sonuçta evde yatağın çarşafın üzerine koymayacaksiniz yerde olacak.
+1
kisa
(02.11.25)
kullanılır. madem bu konuda bir hassasiyet var, o halde ikinci mat almak yerine var olanın altını üstünü silmek daha kolay olmaz mı?
+2
tnz
(02.11.25)
Yoga yapılan yere niye ayakkabıyla giriliyor ki? Yasak olması lazım.
0
auroraaurora
(02.11.25)
eğer evde kullanmadan önce temizlemiyorsanız hijyenik değil.
0
false pretension
(02.11.25)
Spor salonu ne kadar hijyenik nereden biliyorsunuz ki. İlla içinize sinmiyorsa bir mat daha almanda sıkıntı olmaz bence, almalısın.
0
muhayyer divan
(02.11.25)
Dışarıda kullandığım bir şeyi evde kullanmam. Dışarıdan gelir gelmez üzerimi değiştiririm eğer birinin evine gittiysem çorabımo mutlaka değiştiririm.
Spor salonu temiz görünüyor olabilir ama herkesin matlarını temizleyip temizlemediğini bilemezsiniz. Özetle bence hijyenik değil.
(Eskiden gittiğim yoga stüdyosu derse başlamadan önce matları dezenfektan ile sildiriyordu.)
0
suicides underground
(03.11.25)
Bu kadar “hijyenik” insanlar bence çok yorucu. Ama anlamadığım bir nokta var, neden ayakkabıyla yoga yapılıyor ki?

Gelince matınızın altını bi bezle silin, herkesin gönlü olur bence.
+1
kuehles blondes
(03.11.25)
imkanım varsa ve mat benim için çok önemliyse kesinlikle ikincisini alırdım.
0
a7x
(03.11.25)
eşinize hak verdim, spor salonları inanılmaz pis yerler hatta bununla ilgili reelsler vardı pislik ölçen aletlerle ölçüyorlardı tuvalet daha temiz çıkmıştı.
eve ayakkabı ile giriyorsanız mat kullanılabilir. girmiyorsanız kullandığınız yeri falan temizlemek sonrasında güzel olur.

mesela montunu falan temiz eşyaları ile aynı yere asanlarıda anlamam.
+1
eja
(03.11.25)
(4)

İzmir içi büyük karton kutu

nickini vermek istemeyen uye
Merhaba, Sağlam çamaşır makinesi kutusu, klima motoru kutusu ya da ikea koltuk kutuları gibi büyük karton kutulara ihtiyacım var. Online koli alma sitelerinde istediğim boyutlarda yok. Yani biz eşyaları yeni aldığımızda kutuları açıp çöpün yanına koymuştuk. Öyle büyük büyük kutulara ihtiyacım var. İ
Merhaba,
Sağlam çamaşır makinesi kutusu, klima motoru kutusu ya da ikea koltuk kutuları gibi büyük karton kutulara ihtiyacım var.

Online koli alma sitelerinde istediğim boyutlarda yok. Yani biz eşyaları yeni aldığımızda kutuları açıp çöpün yanına koymuştuk. Öyle büyük büyük kutulara ihtiyacım var.

İzmir içinde bunları nasıl bulabilirim?
0
nickini vermek istemeyen uye
(02.11.25)
mobilyacilara ya da beyaz esyacilara sorabilirsiniz. Camasir makinalari genelde kenarlari kopukle korunmaya alinip plastik filmle sariliyor artik.
0
kuehles blondes
(02.11.25)
Bir kağıt toplayıcı bulup para teklif edip bulup getirmesini isteyebilirsin.
0
Mirket
(02.11.25)
Karabağlar'a yakınsan bir yer var tarif edebilirim.
0
HellKeePer
(02.11.25)
İstikbal, mondi vb sandalye kutuları oluyor. Sert koli, boyu da benim 2/3üm kadar. (160 boyum var) Gidip sorabilirsiniz. Diğer marka mobilyacılarda da vardır.

Boyu istediğiniz kadar değil ama lcw 'ye neredeyse her gün ürün gelir, kutuları temizdir. Onlardan isteyebilirsiniz.
Beyaz eşya yetkili servislerine sorabilirsiniz.
İlk aklıma gelenler.
0
strawberry first
(02.11.25)
(4)

Turkiye'de acik booking.com alternatifi otel rezervasyon sitesi

neck_and_neck
Hangi site var arkadaslar?
Hangi site var arkadaslar?
0
neck_and_neck
(01.11.25)
Mirket
(01.11.25)
Hotels.com dan bakıyordum
0
kondansator
(01.11.25)
otelci arkadaşlarım hep trivago diyor.
0
co2s2
(01.11.25)
Agoda
0
ezkaza
(02.11.25)
(5)

Dondurulmuş yemeğin bir sakıncası var mı?

messina123
File’de katkısız be içindekileri okuyunca zararlı hiçbir şeyin olmadığı lahmacun, hamburger köftesi, pizza, kebap falan satılıyor. Fiyatı da gayet makul. Dışarıdan yemenin çeyreğine falan geliyor. Lezzetini de ben beğeniyorum şahsen. Sürekli değil tabi haftaiçi 2-3 gün akşamları dışarıdan yemek söyl
File’de katkısız be içindekileri okuyunca zararlı hiçbir şeyin olmadığı lahmacun, hamburger köftesi, pizza, kebap falan satılıyor. Fiyatı da gayet makul. Dışarıdan yemenin çeyreğine falan geliyor. Lezzetini de ben beğeniyorum şahsen. Sürekli değil tabi haftaiçi 2-3 gün akşamları dışarıdan yemek söylemektense bunları yiyorum. Evde yapacak enerjimiz olsa yaparız tabi o konuya hiç girmeyin. Bunları yemenin yine de sağlığa zararı var mıdır?

Ben aksine faydası olduğunu düşünüyorum. Mis gibi et
0
messina123
(01.11.25)
sagliklidan kastiniz icinde katki ve koruyucu madde olmamasiysa sagliksizdir diyemeyiz.
ancak yag kalitesi nasildir, hayvan nerede otlamis ve nerede kesilmistir gibi daha detayli seylere girecekseniz saglikli olmaktan cok uzak olduguna garanti verebilirim.
0
alice in potatoland
(01.11.25)
Haftada 2–3 akşam bu tür “katkısız” hazır ürünleri yemek, genel olarak sağlıklı bir bireyde belirgin bir zarar oluşturmaz. Ancak bu, diğer öğünlerin dengeli ve aktif bir yaşam tarzının sürmesi koşuluyla geçerli.
0
anathemamen666
(01.11.25)
köfte, kebap gibi şeylerin donmamış olanları hem daha ucuz, hem de daha lezzetli oluyorlar. ama ben de yıllardır buzlukta bir miktar donmuş pizza tutarım, acil durumlarda işe yarıyor.
0
co2s2
(01.11.25)
Pizza dediğiniz şeyin hamurunun üzerinde sağlıklı ve katkı maddesiz diyebileceğiniz ne var ki, donmuşunun donmamışa nazaran sağlıklılığını irdeliyorsunuz, onu anlamadım ben.

Lahmacunun üzerindeki, hamburgerin içindeki kıymalı karışımda ne oranda et vardır sizce?
0
Mirket
(01.11.25)
filedeki kucuk lahmacunu hiç beğenmedim ben :/
gideri var sadece
pastaları donuk olan cheesecakeler baya başarılı
0
eja
(01.11.25)
(8)

ilk 1 saat-son 1 saat telefon kullanmamak

potsdamer
uyandıktan sonraki ilk 1 saat-uyumadan önceki son 1 saat telefon kullanmamaya karar verseniz zorlanır mısınız? bi süredir deniyorum bunu. uyandıktan sonra kolay ama gece uykuya geçme kısmı çok zor oluyor. neden bunu yapıyorsun derseniz son 1-2 yıldır gün içinde bir şeyleri hatırlamakta, dikkatimi
uyandıktan sonraki ilk 1 saat-uyumadan önceki son 1 saat telefon kullanmamaya karar verseniz zorlanır mısınız? bi süredir deniyorum bunu. uyandıktan sonra kolay ama gece uykuya geçme kısmı çok zor oluyor. neden bunu yapıyorsun derseniz son 1-2 yıldır gün içinde bir şeyleri hatırlamakta, dikkatimi toplamada ciddi zorlanıyordum. twitter'da duyunca denemek istedim ve galiba işe yarıyor.
+1
potsdamer
(31.10.25)
ikisine de yapamiyorum.

ama yatmadan once daha kolay yine de, bazen yapabiliyorum. ama o durumda da kitap okuyorum, ya da film dizi izlemis oluyorum. yoksa hicbir sey yapmadan imkansiz gibi.

sabahlari hic olmuyor. yataktan cikmak istemiyorum ama uyanmis oldugum icin sikiliyorum da, telefonu elime aliyorum oyle olunca.

bunun disindaki saatlerde de mumkun oldugunca kullanmamak lazim aslinda. her animiz internette gectiginden, hic dusunmeye, bilgileri islemeye vaktimiz olmuyor.
+1
lemmiwinks
(31.10.25)
sabah telefona bakmak beni ayiltiyor, hizlica kendime geliyorum. bazen mail cevapliyorum, bazen instagramda takiliyourm ama kesinlikle ayilma surem cok daha hizli. 30dk telefona bakmasam 30dk alarmi erteleyecegim cunku. ilk alarmla uyanir uyanmaz kalksam bu sefer aksi huysuz bi insan oluyorum bi sure.

aksam sabahki toplantim kactaymis diye bakiyorum, onun disinda pek bakmiyorum. is sonrasi aksam boyunca telefona epeyce bakiyorum ama, yatmadan once ozellikle 1 saat bakmasam bisey degismez.
+1
taurina
(31.10.25)
Yatmadan bir saat önce kısmını uyguluyorum. Uyuyamama sorunum için önerilmişti. Çok işe yarıyor.
0
Mirket
(31.10.25)
Sabahları telefonda oyalanacak vaktim yok, ama bildirimleri kontrol etmeden duramıyorum. Uyanır uyanmaz strese sokuyorum kendimi. Bir yerde okumuş veya izlemiştim. Uyanır uyanmaz bildirimlere bakınca başkasının hayatına uyanmış oluyorsunuz diyordu. Kesinlikle doğru.
Uyumadan önceki bir saati banyo ve cilt bakımına ayırdığım için telefonla bir işim olmuyor, ama şu bildirim kontrol etme takıntısından kurtulamıyorum. Beklediğim mühim bir şey olduğundan da değil. Sinir bozucu.
0
auroraaurora
(31.10.25)
Uyumadan once kitap okuyun ayrica rahatsiz edilmeme fonksiyonunu aksam 22 ya da 22.30a ayarlayin, istisna kurabiliyorsunuz zaten. Gercekten telefon da tum bildirimler de sacmalik esasinda, insanlik olarak bir delilik hali icinde yasadigimizi dusunuyorum bazen. Instagram'da, twitter'da sizin uyku duzeninizden ya da konsantrasyonunuzdan daha onemli ne olabilir allah askina, ama kafayi yedik iste resmen, sadece siz degil hepimiz yani
+1
kassiopeia
(31.10.25)
Uyanır uyanmaz saate ve WPa mesaj gelmiş mi diye mecbur bakıyorum önemli olabileceği için yoksa umrumda olmaz. Akşam eve geldikten sonra telefon rahatsız etme moduna geçiyor ve bir tek ailden gelen mesaj ve çağrılara açık oluyor. Belki sosyal medya hasaplarım olmadığından bilemiyorum hiç telefona bakma gereği hissetmiyorum.

Bıd bıd mesaj atan insanları da oldum olası sevmediğim için telofona sabaha kadar bakma ihtiyacı hissetmiyorum. Yani bence çok kolay ama... :) Kafam nefes alıyor sanki bu şekilde.
0
truf
(31.10.25)
Chatgbt en azından sabah uyanınca sadece bildirimlere bak diye yanıt vermişti .
0
dunyatuhaf
(31.10.25)
ikisini de yapmıyorum. herkes telefon bağımlısı değil.
0
koela
(01.11.25)
(4)

Kredi kartı black kart ve yakıt

kararsızataletfilozofu
İşbanktan maximiles black kart verdilerHesaptaki parana göre sanırım indirim sağlıyır.Kullanan var mı , nerelerde kullanmalıyım, ne gibi işime yarayabilir ?İnternetten çok kampanyasını görmedim.Pratik indşrimler için tavsiye alabilirim.İlaveten yakıt ayda 10-15k harcıyorumBunu indirmenin yolu var mı
İşbanktan maximiles black kart verdiler
Hesaptaki parana göre sanırım indirim sağlıyır.
Kullanan var mı , nerelerde kullanmalıyım, ne gibi işime yarayabilir ?
İnternetten çok kampanyasını görmedim.
Pratik indşrimler için tavsiye alabilirim.

İlaveten yakıt ayda 10-15k harcıyorum
Bunu indirmenin yolu var mı ?
Opet uygulaması kullanmaya başlayacağım, onun haricinde şu kartı kullan filan tavsiyeniz var mı ?
0
kararsızataletfilozofu
(30.10.25)
chippin ve yapıkredi world kullan. ayrıca opetin kendi kampanyaları da var uygulama içinde 3 ayda 3 kere kendi kampanyanı yaratabiliyorsun uygulamadan. böyle güzel kombo yapılıyor
0
jelly bear
(30.10.25)
hocam restoranlarda varlığına göre çok güzel indirimler yapıyor (en az %10 en fazla %30)

onun dışında kanyon'un vale hizmeti hafta sonları ücretsiz oluyor.
amazon prime'a para ödemiyorsun.

havaalanı fast track, lounge, yurt dışı çıkış harcı indirimleri oluyor, yurt dışı restoranlarında da indirim sağlıyor.

maximiles app'ini indirmeni öneririm. orada tüm avantajlar var aslında.
0
elektr10
(31.10.25)
restoranlarda ve otellerde baya indirimi var arkadaşın dediği gibi hafta sonuna özel fırsatlar da var ben (git: teklifimgelsin.com) sayfasından aldım gayet memnunum zaten harcıyoruz en azından harcarken kazanalım demi
0
sahinseda.3311
(31.10.25)
Restoranlar (esnaf lokantaları, fast food zincirleri değil), yurtdışı seyahatleri, oteller, havaalanları hayatında önemli bir yer tutuyorsa çok avantajlı bir kredi kartı.

Yakıt avantajı için kredi kartı arıyorsan, kullandığın akaryakıt istasyonlarıyla anlaşmalı olan kredi kartlarından edinmelisin. Onların da kampanyaları Ayda 4 defa 1000 tl lik akaryakıt alımına 300 tl kadar bir şey.
0
Mirket
(31.10.25)
(3)

Kısa Sap Bağlama Öğrenmek İstiyorum: Metot Kitabı/Video Playlist Tavsiyesi

utkmesne
Merhaba, 27 yaşındayım. Nota bilgim yok, müzik kulağım olduğunu da söyleyemem; daha önce hiç enstrüman çalmadım. Kısa sap bağlama öğrenmek istiyorum ve her gün yaklaşık 1 saat ayırmayı planlıyorum. Tamamen başlangıç seviyesindeyim; sıfırdan, adım adım ilerleyebileceğim bir kaynak arıyorum. Metot kit
Merhaba, 27 yaşındayım. Nota bilgim yok, müzik kulağım olduğunu da söyleyemem; daha önce hiç enstrüman çalmadım. Kısa sap bağlama öğrenmek istiyorum ve her gün yaklaşık 1 saat ayırmayı planlıyorum. Tamamen başlangıç seviyesindeyim; sıfırdan, adım adım ilerleyebileceğim bir kaynak arıyorum. Metot kitabı, sıralı video dersler veya hoca/kurs önerilerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.
0
utkmesne
(30.10.25)
bulunduğun yere yakın cem evi varsa onlara sorabilirsin kurs açılıyo bazen. istanbulda hemen hepsinde var mesela.
0
Sadece soruyorum
(30.10.25)
Zamanında hem uzun hem kısa amatör olarak ikisini de çaldım, üniversite boyunca hobilerimden birisi buydu.
Başlangıç olarak bir süre kurs almak faydalı olur diye düşünüyorum temel öğretiler için.
Halk eğitim merkezleri kurs açıyor dönemlik, ya da dışardan da bunları verenler oluyor cüzi fiyatlara. Sonrasında akıp gidiyor zaten merak varsa.
0
va
(31.10.25)
Bundan yıllar önce bir iddia üzerine ve sıfır müzik bilgimle kısa sap bağlama çalmaya merak sardım.
Bir bağlama alıp bir lise müzik öğretmeninden özel derse başladım. İlk ders hoca bağlamayı eline alıp akordunu yaptı. Sonra bağlamayı böyle tutacaksın deyip peşpeşe beş nota bastı ve bu 5 notayı çal dedi. Aldım, çalamadım. Aldı bir daha çaldı ve bunu işte dedi. Aldım, yine yapamadım. Yaa nasıl yapamıyorsun dedi. Aldı, bak böyle dedi. Bu al ver daha 3-5 tekrar etti ve ben gerildikçe gerildim ve salak gibi hissedip dersi bitirelim deyip çıktım dışarı. Akşam evde denedim, olmadı. Niye dedim beş notayı bir anda çalıyorum ki. Önce 2, iki olunca bir ilave şeklinde 5 dakikada çalabilmeye başladım. Sonra bunu akıl edemeyen hocaya bir küfredip özel dersi bıraktım. O devirde youtube'da toplasak konuyla ilgili 3-5 video vardır. Onlardan istifadeyle evde kendim öğrendim.
Bir bağlama ve bir tuner edin. Eskiden tuner ayrı satılırdı. Şimdi aplikasyonu var sanırım. Tuner ile akortun videosu kesin vardır bir yerlerde. Bağlamayı tutuş, nota yerleri, hangi parmak hangi nota, birkaç basit notalı türkü, caddelerde rüzgar, karahisar kalesi
Halledersin evde sen onu.
0
Mirket
(31.10.25)
(2)

Yarın tunali’da buluşup bira içelim

tahirkemalbozoglu
mi?
mi?
0
tahirkemalbozoglu
(28.10.25)
İnsan önceden haber verir. Ha deyince nasıl geleyim Ankaraya tee onca yolu?

Vay be. Nostalji yaşattın bana. Yıllar önce oturduğum evin Tunalı'ya mesafesi 250-300 metre kadardı.
+1
Mirket
(28.10.25)
Hilmi olan mı?
0
gabe h coud
(28.10.25)
(2)

Ehliyet kursunun eğitim vermemesi

and i will die all alone
herkese selam. cumartesi günü sabah a2 direksiyon sınavım var. normalde 125cc scooter deneyimim var. fakat manuel motor deneyimim yok. kursa yazılırken bizzat belirtmiştim. benim hiç deneyimim yok eğitim verecek misiniz diye. Geçen hafta toplasınız yarım saat bile motorun üstünde kalmadım. Bu hafta
herkese selam. cumartesi günü sabah a2 direksiyon sınavım var. normalde 125cc scooter deneyimim var. fakat manuel motor deneyimim yok. kursa yazılırken bizzat belirtmiştim. benim hiç deneyimim yok eğitim verecek misiniz diye. Geçen hafta toplasınız yarım saat bile motorun üstünde kalmadım.
Bu hafta için Ankara'dan eğitmenler gelecek dediler ama ses seda yok. Araştırmalarıma göre 12 saatlik bir eğitim vermek zorundalarmış. Sınav gününe kadar eğitim vermezlerse nasıl bir yol izlemeliyim sizce.
0
and i will die all alone
(28.10.25)
kayıt aşamasındayken sözlü olarak söyledim. eğitim almam lazım, verecek misiniz diye. kayıt yapan kişi telefonla birisini aradı. tamam öğretiriz dedikten sonra kaydımı tamamladım. yazılı olarak hiç konuşmadım. bizzat kursa gidip eğitim günlerini haber verin dedim. onlar da arayacağız falan dedi de şurada sınava kaç gün kalmış. trafik parkuru şehir içi bir yer değil tırların, otobüslerin geçtiği şehirler arası bir güzergah.
0
🌸and i will die all alone
(28.10.25)
Milli Eğitim Bakanlığı'na ve İl Milli Eğitim Müdürlüğüne adreslenmiş iki dilekçe hazırlayın, Şu kursa şu tarihte kaydoldum, sınava şu kadar gün kalmış olmasına rağmen bugüne kadar uygulamalı hiçbir eğitim verilmemiş ve verileceğine dair makul bir cevap da alamamaktayım. Gereğinin yapılması diye. Sonra da kurs müdürüne gidin, dilekçeleri gösterip işleme koyayım mı bir tedbir alır mısınız deyin. Sorun çözülür.
+1
Mirket
(29.10.25)
(19)

Kitapların Önsöz Bölümü

rock n roll
Selam herkese,Kitapların önsöz bölümünü okuyor musunuz yoksa direkt kitaba mı başlıyorsunuz?
Selam herkese,
Kitapların önsöz bölümünü okuyor musunuz yoksa direkt kitaba mı başlıyorsunuz?
+1
rock n roll
(27.10.25)
Doğrudan başlıyorum, önsözler heyecanımı söndürüyor
+1
grimavi
(27.10.25)
share.google

Okurum; OKB’nin gözü kör olsun.
Yazarın kendisi tarafından yazılmışsa atlanmaması gerektiğini düşünüyorum.
Öte yandan, kitabı bir perspektife oturtur genelde özsözler. Sizin birçok kaynaktan tarayıp süzebileceğiniz bilgiyi ve çerçeveyi sağlar. İlyada’yı Azra Erhat’ın önsözü olmadan bütün kabul etmem zor kendi adıma.
+1
auroraaurora
(27.10.25)
Atlarım. Ama Hasan Ali Yücel klasiklerinden bir tanesinde önsöz şöyle başlıyordu: okuyucu, biliyorum sen önsöz okumazsın…

Bi bunu okumuştum :)
0
substituent
(27.10.25)
Kitap bittikten sonra okuyorum önsözleri ama kitabı çok beğendiysem hemen kopmamak için yoksa okumam.
0
mutekebbir
(27.10.25)
önsözünü, kime ithaf edildiğini vs. hepsini okurum.
0
yurtsuz john
(27.10.25)
Okuyorum... Lanet olsun görev bilinci. Eksik bırakamam
0
kullanicadi
(27.10.25)
Önsözler genelde spoiler içerdiği için bundan kaçınmak adına direkt başlıyorum. Önemli bir kitapsa bittikten sonra önsöze bakıyorum.
-1
Amaranta ursula
(27.10.25)
Okuyorum. Bazen kitaba dair can alıcı şeyler sunabiliyor. Kitabın içinde fark edemediğini önsözde bulabiliyorsun.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
Ben de okurum mutlaka. Şu an okuduğum kitaba daha baslayamadım çünkü 20 sayfa önsöz var. Daha o bitecek bir de yazarın hayatı ve yapıtları var yaklaşık bir o kadar sayfa da o.

Bu bölümlerin önemli olduğunu düşünüyorum ama bazen çok uzun olduğunda sıkılıyorum. O yüzden merak ettim, benim durumumda olan var mı diye .
0
🌸rock n roll
(27.10.25)
Satırını atlamadan okurum. İyi ki okudum dediklerim, boş boş konuşmuş olanlar, uzattıkça uzatanlar, önsöz yazıyorum diye kitabı özetleyenler, her çeşidini okuyorum.

@ auroraaurora'nın da dediği gibi OKB’nin gözü kör olsun.
0
Mirket
(27.10.25)
önsözü yazar yazdıysa okurum. başkası yazdıysa pek okumak taraftarı değilim. kısaysa çevirmenin notlarını okurum. bazen uzun uzun yazıyorlar, o zaman şöyle hızlıca bir göz gezdiririm.

bazen farkına bile varmadan önsöze başlamış olurum.
eskiden "boşuna yazmamışlardır, adı üstünde önsöz işte" diyordum ve okuyordum. talihsiz bir kaç önsözden sonra boşuna da yazılabildiğini ve durduk yere tüm kitabı özetleyenler olduğunu görünce önsözleri pek sevmez oldum.
0
biseysorcaktim
(27.10.25)
Okurum. Bazen kitaba başlayıp başlamayacagima dair fikir edinirim
0
pembediken
(28.10.25)
Okumam. Kitabı birkaç sayfa okuduktan sonra da bir bakarım atıyorum 10-15 sayfa olmuş önsözü atladığım için.
Kısa günün kârı. Bravo bana.
+1
michael_knight
(28.10.25)
Modern serilerde okumuyorum ama klasiklerde yazarın hakkında yeterli bilgim yoksa mutlaka okurum çünkü biyografisini özet geçiyorlar ve okurken nasıl şartlarda yazdığı , bakış açısı vs daha iyi şekillenebiliyor. Örneğin en beğendiğim Stendhal’in Kızıl ve Kara’sını okumadan önceki önsözdü, romandaki karakterin tam zıttı yönde bir kaderi olması enteresan gelmişti; kendisi zorunlu Napolyon askerliğine alınmış romandaki karakterin en büyük hayallerinden birisi de Napolyon askeri olmak. Bunu önsöz okumadan yakalayamazdım :)
0
titanic kemancısı
(28.10.25)
okuyorum ben önsözü.

okumadığım tek ihtimal önsözün aşırı uzun ve sıkıcı olduğu halidir ki o durumda da zaten muhtemelen kitap da sıkıcıdır yarım bırakırım.
0
Sadece soruyorum
(28.10.25)
bu konudan defalarca kez ağzı yanan biri olarak artık okumamaya başladım.

dünyada nasıl bilmiyorum ama bizim ülkemizde bu bölüm kitabın tüm heyecanını alıp götüren, karakterleri ve olayları ön sözün sahibinin çıkarımlarına göre şartlanıp okumana neden olan bir yapıda oluyor. ön veya son sözü hep kitap bittikten sonra okurum.

hatta arka kapak yazısını bile spoiler ile dolduran yayınevleri olduğu için o kısmı bile okumam.
0
m e b
(28.10.25)
Kesinlikle okurum. Hem bir fikir oluşturur hem de benim takıntım. Önsözü okumadan başlarsam kitaba ortasından başlamış gibi huzursuz olurum. Kitabı rahat rahat okuyamam. Obsesyon gibi bir şey.
0
wilhelmwasmuss
(28.10.25)
okurum. yazarın biyografisini de okurum. kitap basım yılı editör telefon numarası kaçıncı baskı vs her yerini okurum.
0
koela
(28.10.25)
Felsef kitabı değilse veya önemli bi çeviri değilse direkt geçiyorum.
0
truf
(28.10.25)
(6)

kardiyoloji kalp krizi riski için önden tetkik yapar mı?

biravekahve
çok yakın vakitte bir aile dostumuz kalp krizi geçirdi. Benim de anne-babamda kolestrol-tansiyon var. Kardiyoloji bölümüne götürsem bu kalp krizi riskinin önceden tespiti için bir şeyler yapabilir mi, kalple ilgili hangi tetkikleri yapar? Teşekkürler.
çok yakın vakitte bir aile dostumuz kalp krizi geçirdi. Benim de anne-babamda kolestrol-tansiyon var. Kardiyoloji bölümüne götürsem bu kalp krizi riskinin önceden tespiti için bir şeyler yapabilir mi, kalple ilgili hangi tetkikleri yapar? Teşekkürler.
0
biravekahve
(27.10.25)
40 yaşından sonra bir kardiyolog muayenesine gitmek iyi olur derler, bir de bu hastalık için ailede önceden babada dedede kalp krizi varsa genetik olarak da yatkın olunuyor
0
grimavi
(27.10.25)
ilaçlı tomografi var, sanal anjiyo yani. yaparlar.
0
kisa
(27.10.25)
Kan tahlilleri, ekg, ekokardiyografi, eforlu ekg çekecektir.
Risk varsa bu tetkiklerle çıkar.

Sintigrafi, sanal anjiyo ve anjiyo ileri tetkikler oluyor. İlk elde yapılmıyor.

Önden ben bir kontrol edeyim diyorsan yokuş ya da merdiven çıkar. Yaşıtlarına nazaran performans ne kadar kötüyse o kadar risk var demektir.
Tedbir için de Akdeniz usulü beslenme ile, bol yürüyüşlü, sigarasız, hareketli bir yaşam.
0
Mirket
(27.10.25)
bildiğim kadarıyla öyle doğrudan tespit için bir test yok.
genelde kriz anında acilde troponin bakılıp kalp krizi olup olmadığı anlaşılır.
kardiyoloji daha çok kalp krizi riskine yönelik testler yapar. kolestrol falan yüksekse ona göre, damar tıkanıklığına, plak oluşumuna yönelik tetkikler yapar.
damarların durumlarını görmek için sanal anjiyo(bt-anjiyografi) yapılıyor ama hiç bir şikayeti olmayan birine durup dururken yapmazlar.
durumunuzu anlatın aile öyküsünde kalp sorunları olduğunu söyleyin doktor ihtiyaç duyduğu testleri yapar.
birde kolestrol varsa şah damarı(karotis arter) ultrasonuda isteyin.
ayrıca ekokardiyografi istenirse iyi olur. kapak hastalıkları, odacıkları, kasılma durumlarını ve aort hastalıklarını gösterir. hemde kısman ucuz maliyetli olduğu için çoğunlukla bunu isterler.
0
my fault
(27.10.25)
benim aileden genetik kalp ve damar hastalıkları var. hasta değilim ama adayım. 30larımda kan tahlili, efor testi, renkli tomografi bakıldı. En sonunda bir de holter takıldı. böyle kontroller yapılmıştı.
0
false pretension
(27.10.25)
Kolestrol tansiyon varsa -yaşları da var sanırım- her sene kardiyoloji muayenesi olmaları lazım.

Bu muayeneler sonucu alınacak önlemler kalp krizi gibi oluşacak ani kalp damar vs bilumum sorunları minumuma indirir.
0
makbur
(27.10.25)
(2)

Bir dondurmayı fıstıklı diye satmanın koşulu var mı?

messina123
Mesela altta videodaki dondurmayı adam fıstıklı diye satacak. Bunun bir limiti var mı? Mesela bir dondurmaya fıstıklı diyebilmesi için %10’unun fıstıktan oluşması gibi?https://x.com/newsturkic/status/1982357040078237993?s=46
Mesela altta videodaki dondurmayı adam fıstıklı diye satacak. Bunun bir limiti var mı? Mesela bir dondurmaya fıstıklı diyebilmesi için %10’unun fıstıktan oluşması gibi?

x.com
0
messina123
(27.10.25)
Türk gıda kodeksinde mutlaka bununla ilgili bir madde vardır.
0
Mirket
(27.10.25)
dondurmadan bağımsız, hani bim'in muzlu bir gofreti vardı, binde 1 oranda muz koyuyorlardı bu muzlu yazmak için yeterli oluyordu, çikolatalı pudinglerde de benzer durum var danettenin, onlarda da binde 2 çikolata var mesela çikolatalı oluyor.
Bu arada bu video'daki için fıstıklı diye satıyorsa bimden de betermiş :)

türkiye'de günümüzdeki en büyük sorunlardan biri gıda güvenliği ama kimsenin umrunda değil, bir kaç şirketin insafına bırakılmış halde, sağlığımızla oynanmasına izin verilip onların maksimum karları için yaşıyoruz.
+1
atom karincanin torunu
(27.10.25)
(11)

giyim alışverişi hangi markalardan yapıyorsunuz?

entegre
1-şu an hangi markalardan yapıyorsunuz?2-daha çok paranız olsa hangi markalardan yapardınız?yaşınızı da belirtseniz süper olurdu. ben 33/K
1-şu an hangi markalardan yapıyorsunuz?
2-daha çok paranız olsa hangi markalardan yapardınız?

yaşınızı da belirtseniz süper olurdu. ben 33/K
0
entegre
(26.10.25)
jimmy key, chima, mudo, mango, zara, yargıcı. papuç için de elle yi seviyorum baya.
basic tshirtlerimin hepsini de senelerdir kaft tan alıyorum.

çok param olsa tr den almam gider yurt dışından alırım. 36k
0
a perfect lie
(26.10.25)
Beymen, Network, Massimo Dutti. Daha fazlasını istemem, gerekmez. 41 E
0
gabe h coud
(26.10.25)
32E. Tişört Lufian. Jean, gömlek Mavi. Kışlık ayakkabı Lumberjack, spor ayakkabı Nike ve Adidas. Aslında Adidas tişörtüm de var, sırt çantam ve spor çantam da Adidas. Adidas'a çalışıyormuşum. Çok param olsa direkt İtalyan markaları tercih ederim.
-1
arbre
(26.10.25)
Colombia, Levis, Adidas, Altınyıldız
E
0
Mirket
(26.10.25)
LCW
E
Başka bir yer denemedim sabit insanım. Çeşit çok, fiyat ucuz ve bana göre kaliteli.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(26.10.25)
adidas, uniqlo, gap, new balance, levi’s, arket…
daha fazla param olsa ne alirim bilmiyorum.
0
lemmiwinks
(26.10.25)
Reserved, uniqlo, h&m

Daha çok param olsa cos ve the other stories

39k
0
suicides underground
(26.10.25)
1- Kullanım amacıma göre aldığım yerler değişiyor bir iki örnek;
Trençkot - Yargıcı
Günlük giysi - Oxxo
Tayt - Cadde butiği

2- Tarzını beğendiğim markalar;
Yargıcı, Twist, Oxxo, Massimo Dutti.
Aşırı zengin olsam sadece McQueen giyerim galiba.
0
mutekebbir
(27.10.25)
39e.şu an beymen,kotta mavi,levis. genelde spor giyim. adidas under armour nike.

param olsa da fark etmez. spor giyinirim.
0
mikahakkinen
(27.10.25)
kafası karışık bir 30K olarak çoğunlukla lacoste, uniqlo, nike, pull&bear, oysho .. pantolon her zaman levis.
0
theseachange
(27.10.25)
gözüme ne güzel gelirse o. marka kaygım yok.

zaten ben kıyafetlerimi türkiyede bulamıyorum. yurtdışından sipariş ediyor ya da terziye diktiriyorum.

daha çok param olsa da sonuç aynı olurdu. pahalı markaların sundukları şeyler çok sade. bana hitap etmiyor.
0
yurtsuz john
(27.10.25)
(10)

Görseldeki sandalyelere ne deniyor, internette bulamıyorum...

stanhiver
Paintte çizmeye çalıştım. Arkalığının olmaması ve bacakların pozisyonundan anlaşılır diye umuyorum :) Ne deniyor bunlara almak istiyorum ama bir türlü google'a anlatamıyorum.Kullanan var mı uzun vadede nasıl değerlendirirsiniz bir de? https://imgur.com/a/aS5fITp
Paintte çizmeye çalıştım. Arkalığının olmaması ve bacakların pozisyonundan anlaşılır diye umuyorum :) Ne deniyor bunlara almak istiyorum ama bir türlü google'a anlatamıyorum.
Kullanan var mı uzun vadede nasıl değerlendirirsiniz bir de?

imgur.com
+1
stanhiver
(26.10.25)
bar taburesi?
0
my fault
(26.10.25)
Değil ya. Dizlerini kırarak oturuyorsun ve araya bir parça giriyor. Öne doğru bacaklarından destek alınarak oturulan garip bişey.
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
cross legged chair ya da criss cross chair
0
lemmiwinks
(26.10.25)
Bu da değil maalesef. Bağdaş kurmuyorsun otururken. Görseldeki gibi duruyor bacaklar. Dizler kırık aşağı doğru ama dizin arkasında destek var.
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
www.youtube.com

Amazonda tükenmiş.

www.amazon.com.tr
0
Mirket
(26.10.25)
Bu da değildi ya, giyilen bişey yoktu benim dediğimde.
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
bu da olabilir

www.trendyol.com
0
yurtsuz john
(26.10.25)
Değil ama ne oturaklar varmış dedim :)
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
kneeling stool/chair?
+4
tnz
(26.10.25)
Teşekkürkler aynen buymuş.
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
(3)

işten çıkış sonrası TSS yaptırma

anlamsiz geliyor
Selam herkese, geçtiğimiz ay SGK üzerinden işten çıkışım verildi. Haliyle özel sağlık kurumlarında yararlandığım Özel Sağlık Sigortası (ÖSS) ve Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) çıkışımla birlikte poliçeler iptal oldu.ÖSS'nin SGK çıkışından bağımsız kullanılabildiğini biliyorum fakat ben biraz daha
Selam herkese, geçtiğimiz ay SGK üzerinden işten çıkışım verildi. Haliyle özel sağlık kurumlarında yararlandığım Özel Sağlık Sigortası (ÖSS) ve Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) çıkışımla birlikte poliçeler iptal oldu.

ÖSS'nin SGK çıkışından bağımsız kullanılabildiğini biliyorum fakat ben biraz daha bütçeme uygun olacağı için TSS yaptırmak istiyorum. İşten çıkan birisi TSS yaptırabilir mi? Bazı sigortacılar yaptıramazsın sadece ÖSS yaptırabilirsin dedi fakat ÖSS satmak için mi söyledi anlamadım. İşten ayrıldıktan sonra 90 gün boyunca sigortalılığın devam ettiğini duymuştum.
0
anlamsiz geliyor
(26.10.25)
TSS, SGK nın ödemediği kısmı ödeyen bir sigorta çeşidi. SGK yoksa olmaz o.
0
Mirket
(26.10.25)
tss - tamamlayıcı bir sigorta. o yüzden sgk olması gerekiyor.
eğer çalışmıyorsanız sgk'nız yok.
bu durumda gss ödeyerek sgk'lı olabiliyorsunuz.
çalışmayanların da gss ödeme zorunluluğu var. bu borç birikiyor.
(bkz: gss prim borcu), şimdilerde 500-600 civarında sanırım. ödemezseniz bu borç birikiyor, faiz uygulanıyor.

gss ödeyerek devlet sigortasından faydalanabiliyor ve tss yaptırabiliyorsunuz.
+1
biseysorcaktim
(26.10.25)
TSS için sgk'lı olma şartı var.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(26.10.25)
(8)

Omuzdaki sorun ne olabilir

egerbiryolcu
Geçen yıl genel omuz sırt agrilarim için doktora gitmiştim. Film çekildim fibromiyalji teşhisi koydu doktor. Gerçekten sıklıkla durduk yere (ağir kaldirmasam vücudumu yormasam da) şiddetli daha doğrusu hayattan soğutan ağrılar oluyor.Fakat mesela geçen gün markete gittim iki elimde aynı agirliklarda
Geçen yıl genel omuz sırt agrilarim için doktora gitmiştim. Film çekildim fibromiyalji teşhisi koydu doktor. Gerçekten sıklıkla durduk yere (ağir kaldirmasam vücudumu yormasam da) şiddetli daha doğrusu hayattan soğutan ağrılar oluyor.
Fakat mesela geçen gün markete gittim iki elimde aynı agirliklarda poşet tasidim. Şimdi sağ omuzum bastırınca baya aciyor ama sol taraf çok küçük bir alan azıcık ağrı oluyo. Bazen sırt tarafımda da dokununca hissettigim ağrılı bi bolge oluyordu. Bu dokununca bir şey varmış gibi hissedilen ağrılar ağırlık taşımaktan mi fibromiyaljiden mi yoksa daha farklı bir soruna işaret eder mi filmde belli olmaz miydi?

Çok ağır şeyler taşımasam da demek ki ince bir omuz askılı çanta bile belki beni etkiliyor ve anlamsız bulduğum ağrıların sebebi burdaki sorun mudur. Muhtemelen tekrar doktora gideceğim ama benzer durumda olan varsa merak ettim.
0
egerbiryolcu
(26.10.25)
Çok geçmiş olsun.

Röntgen romatolojik kas sorunlarını göstermiyor maalesef. Fibromiyalji ise romatizmal bir sendrom (hastalık olup olmadığının kararını verdiler mi bilemiyorum), bildiğim kadarıyla görüntüleme teknolojileriyle görüntülenen bir şey de değil. Doktorun vücudundaki çeşitli noktalara bası yapıp şikayetlerini değerlendirerek teşhis koyduğu bir şey.

Ben de fibromiyalji teşhisi konmuş biriyim, kendi tecrübem de böyle, ağrımıyor sandığım noktalara doktor hafif basıverince ağrıdan zıplamıştım. Çok saçma sapan yerleri ağrıtan bir sendrom bu. Ne zaman neren ağrır bilemezsin. Durduk yere bir elimin yan tarafının ağrıdığını, bir parmağımın ucunun ağrıdığını bilirim mesela.

Yanlış anlamıyorsam vücuttaki d vitamini ve magnezyum eksikliği fibromiyalji oluşumuna çok etkili oluyor. Ben de d vitamini, magnezyum ve omega 3 beraber kullanıyorum, ayrıca bir de beslenmemdeki şeker ve beyaz un yükünü hiç değilse yarı yarıya azaltınca ağrıların çoğundan kurtuluyorum. Bi denemekten zarar gelmeyeceğini düşünüyorum, balığa alerjiniz yoksa omega 3 ve diğerlerini kullanın derim.
0
muhayyer divan
(26.10.25)
Yatış pozisyonu, yayılarak sağa sola meyilli oturma, sırt omuz boyun kas güçsüzlüğü gibi çok faktör olabilir. Düzenli spor ya da en azından gün içinde yarım saatlik ısınma, açma-germe antremanları kesinlikle iyi gelecektir. Tabi en doğrusu, daha kötüye gidiyorsa başka bir ortopedi uzmanına görünmek
0
lüzumsuz adam
(26.10.25)
@muhayyer divan teşekkür ederim o zaman mr çektirmem gerekebilir. Belki de sadece dediğimiz gibi fibromiyaljidendir. Bazen öyle ağrıyla uyanıyorum ki o günüm zehir oluyo. Şeker ve un nasıl azaltirim bilmiyorum şeker bağımlısıyım diyebilirim;(
0
🌸egerbiryolcu
(26.10.25)
@egerbiryolcu

Şeker evet bağımlılık yapar ve narkoz etkisi olan bir maddedir. İki yüz yıl önce ameliyatlarda hastaların çok yüksek yoğunluklu şeker verilerek uyutulduklarını öğrenmiştim. Şekerli şeyler yediğinde uykun gelir tansiyonun oynar. Aynı şey unlu gıdalar için de geçerli. Yaptığı tek şey vücudu çürütmek, çöp oluşturmak, enerji metabolizmanızı bozmak. Belli bir seviyeden sonrası dümdüz böyle çalışıyor.

Ama beyin plastisite özelliği olan bir şey, kendini niyetler ederek ve bunları tekrar ederek şekerli gıdadan uzaklaştırabilirsin, %80 soğutabilirsin mesela. Bunu ben yaşadığım için söylüyorum, bizim evdeki şeker bağımlılığı ve şeker hastalığını bilen bilir, buna rağmen zaman içinde yaşadığım soğuma açık ve net. Niyetler edip bol bol tekrar et, bilgi edin, oku, bilgi olmayınca zihin ikna olmaz çünkü, bilgi en önemli araç. Oku, her yerden bilgi almaya çalış, kendini anla, metabolizmayı anla... ne yapman gerektiğini daha iyi göreceksin. Doktora da git elbette.
0
muhayyer divan
(26.10.25)
annemde rotator kaf yirtigi olusmus. doktorlarin tani koymasi 20 sene sürdü.
0.8 cm. gectigimiz baharda ameliyat oldu. kadina o agriyi 20 sene cektirdiler. belki 20 tane doktor gezdi bu esnada. bir de ukalalik yapiyordu doktorlar ve fizyoterapistler, kadin kolumun burasi agriyor, kolumu öyle yukari kaldiramiyorum diyor, elini tam olarak agriyan yere koyup gösteriyor, fizyoterapist denen agzimi bozmak istemedigim yasam formu, yok sen bilmiyorsun buranin agrisi o, diye bambaska yerlere ve hic uygulamamasi gereken fizyoterapiyi uyguluyordu. kadin, omzumun burasi agriyor diyor, isaret ediyor, yasam formu kürek kemiginin altina fizyoterapi uyguluyor. hastasini dinleyecek beyni olsa, ben ne yapiyorum amk, derdi bir.
ben artik söylüyorum, mr cektirin, film degil. filmde bir halt gözükmüyor.
cok gecmis olsun.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.10.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim,
Rotator cuff yırtığı, donuk omuz sendromuna dönüşmeden 20 sene sürer mi? 20 sene de, donuk omuzla idare edilebilir mi konularında benim tereddütüm var. Aralarda doğru tedavilerle sorun çözülüyor da daha sonra tekrar nüks oluşuyorsa bilemem de Bildiğim kadarıyla bir şeylerde bir yanlış anlaşılma var gibi geldi bana.
0
Mirket
(26.10.25)
bir yalis anlasilma yok maalesef. 20 sene tani konulamamis bir hasta var cünkü mr'a gerek yok diyip gönderiyorlardi. donuk omuz sendromu olusmadi. baharda ameliyat olduktan 6 hafta sonra fizyoterapi basladi ve uzun süre fizyoterapi gördü, fizyoterapi bittiginden beri her gün yüzüyor, sikayetleri bitti.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.10.25)
geçmiş olsun. çok çok yakın bir arkadaşım nedeniyle muhatap olmuştum bu durumla.

tam anlaşılabilen bir şey olmadığı için yanlış tanı konma ihtimali çok yüksek. yokken var diyebiliyorlar, varken de yok diyebiliyorlar. mümkünse uzmanlığı bu konu olan başka bir doktora daha gidip konuyu teyit etmenizde fayda var gibi.

bir de şekeri, daha doğrusu genel olarak karbonhidratı bu durumunuzdan bağımsız bırakın zaten. hayat kalitenizi inanılmaz yukarı taşırsınız. nasıl yaparsınız bilmiyorum. bekara karı boşamak kolay, ben tatlı zaten sevmiyorum. ekmek de yemiyorum. arada sadece annemlere uğradığımda, annecim kendi elleriyle poğaça, börek, çörek yaptıysa onları yiyorum.
+1
co2s2
(27.10.25)
(17)

Ayrılsak da beraberiz

kendinikertenkelebek
Evliliği anlaşamama ve iletişim sorunları nedeniyle biten bir çiftin, “sevgiliyken daha iyiydik sanki” diyerek boşanarak yollarına sevgililik hayatı yaşamak şartı ile devam etmesi normal mi? Anlaşamayarak boşanan iki kişinin haftada 1-2 bir gün görüşüp, kadının “kendimi kadın gibi hissetmek istiyoru
Evliliği anlaşamama ve iletişim sorunları nedeniyle biten bir çiftin, “sevgiliyken daha iyiydik sanki” diyerek boşanarak yollarına sevgililik hayatı yaşamak şartı ile devam etmesi normal mi? Anlaşamayarak boşanan iki kişinin haftada 1-2 bir gün görüşüp, kadının “kendimi kadın gibi hissetmek istiyorum, şımartılmak istiyorum, gezip tozmak istiyorum. bana bu kadarı da yeter mutlu olmam için” demesi. Erkeğin bunu kabul etmesi…

Ya tabii ki alan razı satan razı pek bir şey kalmıyor geriye ama. Cidden psikolojik açıdan da sağlıklı ilişki açısından da bir gariplik, sorun yok mu? Yani bir tek ben mi anlamakta zorluk çekiyorum bu durumu?

Şöyle güzelinden az açalım bu konuyu istedim. Şimdiden vakit ayıranlara teşekkürler.
0
kendinikertenkelebek
(25.10.25)
Aynı evde kalmayıp sevgili kalmaları normal. Ama arada sevgi aşk olmadan devam ediyorlarsa leş bi ilişki.
-1
luluki
(25.10.25)
Evlilik dediğin sorumluklar pakediyle birlikte geliyor, bu sorumlulukların yürütülememesi karşılıklı ilgiyi ve çekimi düşürmüş

Çift de bu sorumlulukları aradan çıkarıp, herkesin kendi hayatını derleyip topladığı, evleri ayırıp sevgililik moduna dönmüş, gayet güzel bir durum

Edit: arkaşlar niye eksiliyorsunuz herkes bizim standart evlilik pratiklerimizi de standart sevgililik pratiklerimizi uygulamak zorunda değil. İnsanlar kendilerine uygun daha farklı bir ilişkilenme pratiği seçmiş.
-2
grimavi
(25.10.25)
Evliliği anlaşamama ve iletişim sorunları nedeniyle bitiriyorlarsa neden sevgili kalıyorlar? Sevgiliyken de aynı sorunlar devam eder sonuçta. Bu biraz şey gibi olmuş evliyken ensemde boza pişiriyorsun istediğim şeyleri açık açık yapamıyorum sevgili kalalım arada seninle olayım arada başkalarıyla gibi bir şey. @edmond honda'ya katılıyorum açık ilişki yaşamak istemişler gibi.
+5
mermaidd
(25.10.25)
yani etrafımda çok fazla boşandık ve sevgili kaldık artık çok daha mutluyuz diyen pek görmüyorum. bunun uzun sürebilecek bir ilişki turu olduğunu da düşünmüyorum çünkü evlilikte yaşanan sorunların bir şekilde tekrar edeceği, insanların tartışmalarına sebebiyet verecektir diye düşünüyorum.
+3
🌸kendinikertenkelebek
(25.10.25)
Evlilikten sevgililiğe geçiş fikri zekâ geriliği belirtisi bence ya. Üremesinler de napıyorlarsa yapsınlar.
+1
arbre
(25.10.25)
kız toksik biri erkekte pasif tencere kapak işte. bir süre böyle devam eder, şımarık sevgili baskasını bulursa pasiften ayrılır yeni sevgilisine hayatı dar eder böyle giderler işte.
+6
koela
(25.10.25)
Duygusal anlamda olgun olmadıklarını düşünmekle beraber tarafların her ikisinin de psikolojik olarak iyi olmadıklarını düşünürüm. Yakın arkadaşı olsam taraflardan herhangi birisinin psikoloğa gitmesini öneririm.
+1
ulukayin
(25.10.25)
son zamanlarda okuduğum en saçma şey.

muhtemelen erkek iktidarsız
+1
Algorix
(25.10.25)
Her ikisi de ' anlaşmalı yedekte kalma' tarafında olmuş olur.
Benzerleriyle işim biterse veya umduğum çıkmazsa arada bunu kullanırım düşüncesi var. Aile kavramı , sorumluluk vs çoğu şeyden uzak şekilde .
+2
diyecevaplandı
(25.10.25)
Elbette bir gariplik var. Bence de var. Evliyken insanların birbirine sevgisini saygısını ilgisini değiştiren şey imza mı oluyor yani anlayamadım. Sorumluluk yokken daha mı bağlılar yani? İstedikleri an başkasıyla birlikte olma yetkisi yok ki ortada, sevgili olmak birbirine bağlı olmaktır, açık ilişki yaşamak değil ki. Çok fazla saçma olmuş.
+1
muhayyer divan
(25.10.25)
Aldatmanın yolunu yapıyor. Grup seks partilerine gider işin sonu.

Edit: Başıma geldi, oradan biliyorum.
0
gabe h coud
(25.10.25)
Okan buruk-Nihan akkuş
0
Hallegadola
(25.10.25)
Kadın kişisi çalışmıyorsa, Babadan yetim maaşı alarak aile bütçesine katkı sağlamayı amaçlıyor olabilir mi?
0
Mirket
(25.10.25)
demek ki evlilik ilişkilerini monotonlaştırmış. nasılsa 7/24 aynı evdeyiz, bakımlı olmaya, dışarı çıkmaya gerek yok diye diye birbirlerine karşı özensiz ve ilgisiz hale gelmişler. nasılsa aynı evdeyiz diye birbirlerine değil başkalarına zaman yaratmışlardır. böyle böyle kopmuşlardır. kendi özel alanları da olmayınca, ev düzeninde de anlaşamadılarsa bu da huzursuzluk yaratmıştır.

sevgili olunca haftada 2 kez görüşürken özenli oluyorsun, heyecanlı oluyorsun. o enerjikliği geri istiyorlardır.

bu kişiler evlenmeden önce aileleriyle mi yaşıyorlardı yalnız mı?
-aileleriyleydilerse: evlenince özgür olacağını sandıklarından aradıklarını bulamamış ve bu durum ilişkilerini bozmuş olabilir.
-yalnızlardıysa: uzun süre yalnız yaşamanın rahatlığını bozunca evi başkasıyla paylaşmak çok zor gelmiş olabilir ve birbirlerine gıcık kapmış olabilirler kendi düzenlerine uyulmayınca.
+2
art cat chocolate
(25.10.25)
@art cat chocolate

peki ne kadar istenilen saglanabilir? ya da ne kadar sürdürülebilir bir ilişki türüdür bu? ya da sağlıklıdır?
0
🌸kendinikertenkelebek
(25.10.25)
@kendinikertenkelebek

hmm...

böyle sorunca bilemedim :d yani...

araları evli oldukları süreçte ne kadar bozuldu acaba? birbirlerine saygı ve ilgileri azaldıysa çok sürmez bence. birbirlerinden sıkılmış olabilirler, yeni kişiler tanımak isteyebilirler. evliliği de tattık bu ilişkiden bir halt olmaz baydı artık diyebilirler.

ilgileri, saygıları ve sevgileri azalmadıysa bu şekilde de devam edebilirler gayet güzel. çocuk da istemiyorlarsa ve ailenin-toplumun lafına da bakmayacaklarsa sorun yok. uzun bir ilişkinin evlilikle sonlanması şart değil.

bence okay. dedikodusu yapılıp gülünüp geçilebilir bir şey tabii çünkü evlenip boşanıp devam etmek garip geliyor kulağa. alışık değiliz bu tarz şeylere. keşke evlenmeden devam etselermiş. bu yüzden evlenmeden önce beraber yaşamayı denemek lazım. şimdi tüm eşe dosta düşmana bir güzel laf vermiş oldular.

kendimden yola çıkayım.

ben 11 yıldır ailemden uzakta bir şehirde, 7 yıldır yalnız yaşıyorum. 2 de kedim var. çok alıştım yalnızlığa. şu anda bir ilişkim var (2 yıllık gibi ama karışık biraz) ve onunla aynı eve çıkmayı hayal etmek bile beni boğuyor. yalnızlığa, sessizliğe, kendi düzenim olmasına çok alıştım. keza o da o şekilde. evlerimiz yakın ve arada bir görüşmek ve evlerde buluşmak daha rahat. aynı eve geçersem ondan soğuyabilirim. huzurum kaçabilir. ben çocuk istemiyorum, o da istemiyor. bu durumda evlilik oldukça gereksiz. düğünden ve diğer tantanalardan da hiç hoşlanmam. hiçbirine ihtiyaç duymuyorum. bu şekilde 2 yıl geçti ve başka sebepten aramız bozulmazsa, aynı evde yaşamıyoruz ve evlenmedik diye aramız hiç bozulmaz. ölene kadar bile sürebilir. bir noktada kira sebepli aynı eve çıkmak olası gözüküyor tabii :d (ülke ekonomisinin ilişkilere etkisi)
0
art cat chocolate
(25.10.25)
ikisi birbirlerini fazla sıkmış, hayatlarına fazla müdahil olmuşlar ve artık toksikleşmişler, sonra da dayanamayıp ayrılmışlar gibime geldi.

ne seninle ne sensiz durumu benim de bildiğim, tanıdığım bir durum.
bazen yakın olunca, mıknatıs gibi fazla yakın olunuluyor ve nefes alamıyor insanlar, uzakta olmayaysa dayanamıyor. sevgili olmak, sevmek ve aynı ev içinde olmak farklı şeyler. özgür yaşarken aynı evde yaşamanın sınır ve sorumluluklarını bilmiyor bazı insanlar. yadırgamıyorum. olgun değiller, büyüyememişler gibi düşünüyorum ben de bu konuda.

ayrıldık ama arkadaş kaldık aşamasına benzer bir şey olmuş bu.
ayrıldık ama arkadaş kaldık'ı bir noktaya kadar anlayabiliyorum ama "boşandık ama sevgiliyiz" biraz farklı bir trend. bunu garipserim.

bana şey gibi geliyor bu; birbirlerinin hayatına çok girmişlerdi, şimdi boşandıklarında fazla boş oldular, yalnız kaldılar, alışkanlıklarından vazgeçemediler ya da geçmek istemediler. o yüzden vites düşürdüler. bu çift belki de "boşanmadan önce evlerimizi ayırıp bir müddet ayrı kalsak, her şeyi bitirmeden önce bir de böyle denesek belki evliliğimizi kurtarırdık" diye düşünüyor olabilirler.
0
biseysorcaktim
(25.10.25)
(6)

Bu otobüste en rahat koltuk hangisidir?

hadi ya la
8 saatlik bir gece yolculuğu. Hedef olabildiğince iyi uyuyabilmek.Ekipman: Uyku gözlüğü, boyun yastığı, ANC kulaklık, ekstra hırka/örtühttps://ibb.co/pj0fncSM
8 saatlik bir gece yolculuğu. Hedef olabildiğince iyi uyuyabilmek.
Ekipman: Uyku gözlüğü, boyun yastığı, ANC kulaklık, ekstra hırka/örtü

ibb.co
0
hadi ya la
(25.10.25)
Eğer yanına biri oturmazsa 21-22 çünkü koltuğu arkaya istediğin gibi yatırıp uyursun

Teklilerden 4,7,10,13,16 iyi
orta kapının yakınına gelen 19, 20, 23 tekli koltuklara mola sırasında kapıdan çok soğuk girer
0
grimavi
(25.10.25)
21-22 arkaya yatmıyor olabilir. emin değilim. normal şartlarda 4 iyidir. çok sallamaz.

otobüs boşsa, arkası boş olan bir koltuğa geçip yatırmak daha mantıklı tabii ki..cam kenarında...
0
co2s2
(25.10.25)
travegoysa hepsi dar. setraysa 35 en arka
0
mikahakkinen
(25.10.25)
35 favorim
-1
arbre
(25.10.25)
1,2,3 en kötüsüdür. Karşı taraf farı sürekli gözünüzü alır. Şöför hareketleri, şöför muavin muhabbeti rahatsız edicidir.
Orta kapı önü arkası, karşısı ve çaprazlar çok kötüdür. Muavinin geliş gidişi, servis hazırlığı falan hep tepenizdedir. Molalarda kapı açık olacağı için üşürsünüz.
Arkaya nedense muhabbetçi adamlar oturur. Yol boyu carcar konuşurlar.
En iyisi öne yakın tekli koltuklardır. Önünüzdeki Ayı koltuğu kucağınıza yatırmadığı sürece rahat edersiniz.
0
Mirket
(25.10.25)
mercedes amblemi(yıldızı) büyük olmali,
internette sirket ismini ara,
kazaya karismayan eski sirketleri tercih et,

static.bilet.com
0
designer
(25.10.25)
(5)

Altının fiyatını en reel gösteren site hangisi?

mikahakkinen
internetteki fiyatlarla kuyumcularda farklı oluyor. tam net olarak doğru veren site hangisidir?
internetteki fiyatlarla kuyumcularda farklı oluyor. tam net olarak doğru veren site hangisidir?
0
mikahakkinen
(24.10.25)
Yanyana iki kuyumcuda bile birebir aynı fiyatı bulamaman mümkünken internette aynı olmasını bekleyemezsin.

İzmir için İzko'nun, İstanbul için Haremaltın'ın sitelerine bak bence.
0
Mirket
(24.10.25)
kapalıçarşı fiyatları için hakan altın uygulamasını kullanabilirsiniz.

türkiye’de kapalıçarşı haricinde tüm kuyumcular benzer fiyatlar birbiriyle.

size bir trick vereyim. erzurum bu işte türkiye’nin slikon vadisi. girin ‘erzurum altın’ uygulamasını indirin. erzurum kuyumcular odasına ait bir uygulama. erzurum’daki tüm kuyumcuların vereceği en kötü fiyatlar bu. genelde tanıdık kuyumcu 20-30 lira bi ikramı oluyor.

bu uygulama öyle merkez bankası, kapalıçarşı falan değil, herkesin ulaşabildiği kuyumcuların fiyatını gösteriyor. anlık olarak güncelleniyor.

kuyumcuya herhangi bir ilde gittiniz, bu erzurum altın uygulamasından sapan bir fiyat veriliyorsa bilin ki kazıklanıyorsunuz.

hayırlı yatırımlar.
0
asap raki
(24.10.25)
@yap desem, ceyrek icin 1.65 yerine 1.60 ile carpmak daha mantikli olur.
0
osssy
(25.10.25)
@asap raki, erzurum altin uygulamasi cikmadi. Link verebilir misin?
0
osssy
(25.10.25)
ios linki aşağıda

apps.apple.com
+1
asap raki
(26.10.25)
(12)

yeşil pasaport vs yüksek maaş.

erdemylcn
merhabalar bir kamu kurumunda mühendisim. başka bir kamu kurumunda sözleşmeli bilişim personelliği pozisyonuna geçmeyi düşünüyorum ilanlarına başvurarak ama çok kararsızım. memuriyetten sözleşmeli bilişim personelliğine geçersem maaşım %42 artacak. ama yıllık iznim 30 günden 20 güne düşecek. yeşil p
merhabalar bir kamu kurumunda mühendisim. başka bir kamu kurumunda sözleşmeli bilişim personelliği pozisyonuna geçmeyi düşünüyorum ilanlarına başvurarak ama çok kararsızım. memuriyetten sözleşmeli bilişim personelliğine geçersem maaşım %42 artacak. ama yıllık iznim 30 günden 20 güne düşecek. yeşil pasaport alma hakkından olacağım. fakat sözleşmeli bilişim personelliğinde ise iş tatmin anlamında kendimi yetiştirdiğim alanda çalışmış olacağım. yeşil pasaport almama da min 2.5-3 yıl var. yeşil pasaportu alıp öyle geçeyim dediğimde de yaşım 39-40 olacak gibi. siz olsanız hangisini seçerdiniz ?

not. evli, 1 çocuklu, evi var, arabası var. (borcu yok)
0
erdemylcn
(24.10.25)
Tabii ki yuksek maas, vize alinir, su anki durum sizi yaniltmasin. 3-5 kere ayni yerden alirsiniz artik 2 yil veya 5 yil bile verebilirler o noktadan sonra. Sozlesmeli yerde islerin azalmasi, isten cikarilma gibi durumlarin olmadigini varsayiyorum, tabii hayat bu, memurluktan bile atilabiliyor insan. Neyse tek ekstra notum su, yil sonuna yaklasiyoruz, %42 farkla gidersiniz, bir doviz artisi, bir enflasyon, bir zam derken bir bakmissiniz eski maasla yeni maas arasinda aslinda cok da fark kalmamis.
0
mbond
(24.10.25)
3 yıl çabuk geçer. ben olsam yeşil pasaportu beklerim. ha deyince vize alınamıyor.

özel sektörün hali berbat. yaşınız büyük diye bile kovabiliyorlar. değmez. %42 zam bu enflasyonda birkaç ay sevindirir. hem yıllık iznin de baya azalacakmış. özelde onu baya kırpıyorlar. mesela şimdi 29 ekim tatil ya, 27 28 29 diye birleştirdiler ve zorla yıllık iznimizden düşecekler bunu. 14 gün iznimden hiç kendim kullanmadım 11.5 gün kaldı.

7 yıldır özeldeyim farklı sektörlerde aynı işi yaptım. çok iyi bir yazılım şirketinde bile aniden lay-off oluyor artık. hem bizim şirkette oldu, hem kuzenimin şirketinde, hem rakip firmalarda.

boş zamanlarınızda freelance alın daha iyi.

sözleşme bitince ortada kalma ihtimaliniz de var.

edit: yazıp yollayınca fark ettim yanlış anlaşılabileceğini ama düzeltmeye üşenmiştim.

önceki tatillerde kesilenler yüzünden 11,5 a düştü. şimdi bir de bu eksilecek 1,5 gün daha gidecek. kalacak 10 gün. izin hakkımın neredeyse 3'te birini şirket yemiş olacak.
+1
art cat chocolate
(24.10.25)
Yesil pasaportu gozunuzde cok buyutmeyin. 2-3 kere vize alinca artik uzun vermeye basliyorlar. 5 yillik schengen var bende mesela.
-1
nuevo
(24.10.25)
Gelecek güvencesi olarak da memurluk ile sözleşmeli personel arasındaki farkı göz ardı etmemek gerek
0
Mirket
(24.10.25)
yeşil pasaport gözde büyütülecek bir şey de, neyleyelim para yoksa yeşili :). kamu mühendisleri bence kamuda maaşı en olması gerekenin altında olanlar listesinde 1. sırada. kesinlikle daha fazla olmalı ama artık zor gibi... bence geç hocam, az para kazan.
0
eisberg
(24.10.25)
para olmayınca fosforlu yeşil pasaport olsa ne işe yarar?
0
scudman1
(24.10.25)
Kaç memur yurtdışına paraya acımadan çıkabiliyor buna bakmak lazım. Benim tercihim yüksek maaştan yana olurdu. Para = her şey, huzur dahil.
0
runaway
(24.10.25)
Yeşili almadan kıpırdamazdım. 3 yıl hemen geçer.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(24.10.25)
Özelde layoff olayı çok arttı cidden. Göz önünde bulundurmak lazım.
+1
hububrad
(24.10.25)
%42 artış 60'dan 90'a çıkış anlamına geliyorsa yeşili almak daha iyi. dikkat etmeniz gereken nokta yeşili aldıktan sonra geçtiğinizde yeşili geri alıyorlar mı alıyorlar mı?

100'den 150'ye çıkar, pasaportla işim olmaz derseniz paraya bakmak daha iyi.
0
klassno
(24.10.25)
Sekiz yılda ekstra bir ilerleme veriyorlar, seçim zamanında da bir ilerleme gelebilir sandığınızdan daha az zamanınız kalmış olabilir dereceniz kaç
0
Hallegadola
(25.10.25)
@hallegadola
4/1
0
🌸erdemylcn
(26.10.25)
(6)

Eksper Haklı mı? (Konut Hasarı)

eisberg
Banyoda bir anda fayanslar çatladı. Sudan falan zannettim sigortası da var evin dosya oluşturdum ve eksper geldi incelemeye. Bakar bakmaz "uygulama hatası" dedi, sigortanın karşılamayacağını bildirdi ve gitti. Fayansların altı doldurulmamış, vurunca da boş ses geliyor. Aradan birkaç gün geçti şimdi
Banyoda bir anda fayanslar çatladı. Sudan falan zannettim sigortası da var evin dosya oluşturdum ve eksper geldi incelemeye. Bakar bakmaz "uygulama hatası" dedi, sigortanın karşılamayacağını bildirdi ve gitti. Fayansların altı doldurulmamış, vurunca da boş ses geliyor. Aradan birkaç gün geçti şimdi bakıyorum da aslında altındaki harç mı artık her neyse tıraşlanmış/iz yapılmış. Yani sanki onu yapıştırmak için de uğraşmışlar gibi düşündüm. Anlayanlar varsa, siz ne düşünüyorsunuz?

ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
0
eisberg
(23.10.25)
fayansçı yapıştırırken sadece duvara yapıştırıcı sürmüş. fayansın arkasına da sürmeliydi. yani tek tarafa değil, her 2 yüzeye de sürülüp birbirine yapıştırılmalıydı.

bence tüm fayansları tek tek kapı çalar gibi tıktıklayın. özellikle duşakabin iç taraflarını. davul gibi ses geliyorsa ofsayt. bir de fayanslara yüzünüzü dayar gibi yapıp tüm duvarı gözden geçirin, şişkinlik veya " V " şeklinde kabarma var mı? o alanlar düşecek, çok dikkatli olmak lazım.
0
MtKrt
(23.10.25)
evet kötü işçilik veya kötü malzeme.

fotodan olabilir duvar düz gibi gelmedi. ya da açıyı tutturamadı usta.

uygulama bu şekilde yapılıyor bu arada. yapıştırıcı sürülüp mala mı ne diyolarsa artık onun diğer tarafı ile çiziyorlar. sonra fayans yapıştırılıyor.

başlığı görünce yer zannettim. duvardakinin çatlaması çok ilginç.

ancak siz nereden bilebilirsiniz ki bu durumu.
0
gurur
(23.10.25)
Kalekim fayansa tam yapışmamış, ısı farkı nedeniyle genleşmeyle kabarmış ve patlamış. Tamamen fayansı döşeyen ustanın hatası.
+1
Mirket
(23.10.25)
ben farklı düşünüyorum. amatör olarak gereksiz yerlerde fayanslarımı ben yapıyorum. hem fayansa hem duvara malzeme sürülmez. yani gerek yok. malzeme kötü olsa fayansı bırakır ve düşer. ama garip şekilde çatlamış. siz mi yaptınız altına bakmak için? eğer öyleyse yukarıdaki cevaplar doğru. ama kendi kendine çatladıysa kötü işçilik demesek de kötü bir yapıştırıcı (kalekim) kullanmaktan kaynaklanıyor.
0
ground
(24.10.25)
benim anlamadığım banyoyu siz sonradan mı yaptırdınız? siz yaptırdıysanız elinizde fatura yoksa anlayacağım. yoksa sigorta neden var ki. bana ne, ben mi uyguladım. sen hasarımı karşılarsın sonra sorumlu kim ise ona rücu edersin. sigortanın olayı bu değil mi zaten.
0
gercekdunya
(24.10.25)
@gercekdunya banyoyu biz sonradan yaptırmadık. bende sizin gibi düşünüp sigortadan medet ummuştum yani dediğiniz gibi her şeye bir uygulama hatası bulabiliriz diye düşündüm ama maalesef düşündüğümüz gibi değilmiş :/
0
🌸eisberg
(24.10.25)
(13)

mizahta ve komidede ifade özgürlüğü

put it in your appropriate place
Bakış açınız ve düşüncesiniz nedir?Benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır. Her şaka, espri ve mizah yapılır. Sadece yeri ve mekanı vardır. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi bir şey. Gerçi bu durumda ifade özgürlüğü engellenmiş oluyor ama sonuçta salyangoza talep olmaz.Birde mizah ve komedi
Bakış açınız ve düşüncesiniz nedir?

Benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır. Her şaka, espri ve mizah yapılır. Sadece yeri ve mekanı vardır. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi bir şey. Gerçi bu durumda ifade özgürlüğü engellenmiş oluyor ama sonuçta salyangoza talep olmaz.

Birde mizah ve komedi yaparken amaç dalga geçmek, alay etmek ve küçük düşürmek olmamalıdır. Olduğunda o mizah ve komedi olmuyor, aşağılamak oluyor.
+1
put it in your appropriate place
(23.10.25)
Eylemin bir 'dalga geçme, alay etme, küçük düşürme' mi olduğu, eğer öyle ise tolere edilir dozda mı olduğu konularına bir 'sansür kurulu' mu karar verecek peki?
+4
Mirket
(23.10.25)
insanın ağzından her şey tereddüt etmeden çıkabilmeli ve bu hukuki olarak koruma altında olmalıdır.

bak mesela sen daha sorduğun soruda bile kendinle çelişiyorsun.

bizim bunları kavramamıza daha 200 yıl var.
+5
yurtsuz john
(23.10.25)
@yurtsuz john;

tam olarak çeliştiğim kısım neresi? Anlamak için soruyorum. Müslüman salyangoz ikilem mi? Bundan bağımsız bizim bunları kavramamıza daha 200 yıl var görüşüne hak veriyorum.

@mirket;

sansür kurulu ve benzeri kavramlar asla olmayacak. zira sansür kurulunu kim seçecek? neye göre karar verecek? (bkz: quis custodiet ipsos custodes?)
0
🌸put it in your appropriate place
(23.10.25)
insanların duyguları kaale alınmaksızın her şey her yerde söylenebilmeli. amerika bunun uygulanışına güzel bir örnek. düşünsene istediğin herkese saydırıyorsun ve sabah uyandığında hala işinden atılmamışsın, kelepçelenmemişsin. rüya gibi.

bir de,
"benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır"
"ama"
aması yok işte. "sınırsız" ve "ama" aynı yerde olmuyor. "insanları incitmeyecek ölçüde insanlar kendini ifade edebilmeli" diyebilirsiniz, aksi takdirde post-modern bir anlayışta olduğunuz hâlde kendini çağdaş ve ilerici göstermeye çalışan sıradan bir anadolu insanı izlenimi veriyorsunuz.
+2
herzan
(23.10.25)
Bence bu konuda sınır şu, atıyorum biri sizi hiç alakadar etmeyen bir hassasiyet (LGBT) hakkında şaka yaptı ve güldünüz veya sorun etmediniz, o zaman sizin de hassasiyetinize şaka yapılabilir.
+2
olaylar olaylar
(23.10.25)
senin için sınırsız değilmiş.

Ben South Park ile büyüdüm. Orada söylenebilen her şeyin söylenebilmesi ve şakasının yapılabilmesinden yanayım. Küçük düşürmek olmamalı diyorsun da, mesela Saddam şeytan ile gay ilişki yaşıyordu. Bir grup insan için bi lideri küçük düşürmüş sayılabilir. Geçenlerde (izlemedim ama) Trump'ı gömmüşler bayağı. Bu olmamalı mı mesela? Zamanında tacizci rahiplerle aşırı dalga geçmişlerdi. (rahipler, çocuk taciz etmeyeni garipsiyordu) Komple dini aşağılıyor gibi bişey...
+5
nhk ni youkosu
(24.10.25)
İnsanların duyguları kâle alınmaksızın konuşulmamalı. Mizah da seviyeleri olan bir kavram, herkes her mizahı anlamaz, süt bebesine pastırma yedirmenin âlemi yok. Halbuki bu bilerek isteyerek yapılıyorsa orada kötü niyet vardır, kesin ve net. Kaos oluştuğunda suçunu kesinlikle kabul etmez bu kötülüğü yapanlar.

Mizah bir izah çeşididir ve kaliteleri, seviyeleri vardır. Zekâ gibi. Her zekâ ve her kültür her mizahı anlayacak diye bir kaide yoktur. İnsanların hassasiyetlerine saygı göstermemek kavga doğurur. Amaç buysa dilinizin kemiği olmayabilir evet.
-5
muhayyer divan
(24.10.25)
Sorun aslında kime göre neye göre sınır.
Misal biri der din kutsalim, sınır. Biri der millet kutsalim sınır, biri der futbol takımım sınır, biri der cinsel tercihim sınır ohooo.

Yani sizin güldüğünüz bir şeye başkası bu soylenmemeli diyebiliyor.
+2
logisticsmanager
(24.10.25)
"her şeyin mizahı olur ama hakaret olmaması lazım" gibi bir ifade ile kanun yapmaya çalışırsanız, şunlara benzeyen bir şey yaşarsınız:

1- her çalışanın sorgusuz sualsiz grev hakkı vardır ancak kamu düzeni, devletin güvenliği gibi sebeplerle, devletin grevleri iptal etme hakkı vardır. kimse grev yapamaz hale gelir.

2- anayasada "herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir" yazıyordur ama devlet kamu düzenini falan öne sürerek hoşuna gitmeyen gösterileri iptal ediyordur.

mizah da böyle olur. devlete yetki verdiğin anda, nasrettin hoca fıkrası bile anlatamaz hale gelirsin.
+5
co2s2
(24.10.25)
Mizahı muğlak belirsiz tanımların içine hapsederseniz o mizah falan olmaz. " Toplumun değer yargılarına zarar veren" gibi bir tanımı her yerde görürsünüz. Kimdir bu toplum, kim belirlemiştir bu değer yargılarını, herkes bu değer yargılarını kabul etmiş midir gibi soruların ise yanıtını hiçbir yerde göremezsiniz.

"İnanmasan da saygı duymalısın" bu cümleyi de duyarsınız, belki siz de aynı fikirdesinizdir. Buradaki sorun "saygı duymalısın" beklentisinin yanlışlığından kaynaklanıyor. Öncelikle inanmadığım şeye neden saygı duyayım? zaten saygı duysam o fikre, görüşe yakın olurdum/inanırdım. Dünyanın düz olduğuna inanan, uçaklardan bizi spreylediklerini düşünen adamın fikrine neden saygı duyayım? Bu fikrin aptalca olduğunu söylediğimde alınıyorsan bu senin problemin?

Evet bu fikirlere saygı duymuyorum ve yeri geldiğinde en ofansif şakaları da yapıyorum. Ama mesela gidip bu fikre sahip insanları yakarak öldürmeye çalışmıyorum, yolda gördüğümde nasıl böyle düşünürsün diyerek saldırmaya, dövmeye çalışmıyorum. Çünkü saygı duyduğum şey, isteyenin istediğine inanma ve söyleme özgürlüğü; fikirlerinin kendisi değil. Ancak beklenen şey kendi fikrini bile söylememen, çeneni kapatıp sanki sen de öyle düşünüyormuş gibi davranman. Üzgünüm ama bunun adı saygı duymak falan değil.
+3
thracia
(24.10.25)
doğru içerikte her şeyin şakası yapılır benim için mahsuru yok. ricky gervais'in bi gösterisinde kanser üzerinden çok güzel açıkladığı bir örnek vardı bununla ilgili onu bulamadım ama şuna sonuna kadar katılıyorum: www.youtube.com
+1
bay b
(24.10.25)
@nhk ni youkosu Ben de gençliğimi South Parkla geçirdim. Haziran 2022ten beri Family Guy izledim Mizaha bakış açıma etkileri çoktur.

@thetruenorthstrongandfree1 Söylediklerinizde dalga konusu göremedim açıkçası. Sanırım dalga geçmek alay etmekle düşündüklerimiz aynı değil. Orada olsaydım ben de gülerdim muhtemelen.

Düşüncelerime gelen eleştirileri hak veriyorum. Sanırım kendimi yanlış ifade etmiş olabilirim. Dalga geçmek, alay etmek ifadeleriyle aklımıza gelenler aynı değil sanırım. Şöyle ifade edeyim; ego tatmini sağlamak ve prim sağlamak amacıyla küçük düşürmeye çalışmaya karşı olduğumu söyleyim.

hassasiyet, değer ve kutsal hakkında yapılan mizahlara ve komedilere güldüğüm çok oldu, oluyor ve olmaya devam edecek. Bundan dolayı benim hassasiyetime, değerime ve kutsalıma yapılan mizahlara ve komedilere de gülüyorum. Başkasına yapılırken iyiydi, bana mı yapılınca mı kötü oldu?!?!?11

Yoksa gelen cevaplardan hemen hemen aynı fikirde olduğumuza kanaat getiriyorum. Her şeyin mizahı vardır.
0
🌸put it in your appropriate place
(24.10.25)
İnsanlar saldırganlıklarını mizah adı altında gizlemediği ya da benzeri kendine yapıldığında "foşik" diye ağlamadığı sürece her konuda mizah yapılabilir. Kişiye yönelik olanlarda ise karşıdaki kişiye doğrudan yapılan mizah, karşıdakine bağlı. Rahatsız oluyorsa uzatmamak lazım ama dolaylı yoldan yapılan için ise sınırlar biraz bulanık.

Örneğin bir arkadaşınızın yüzüne karşı yaptığınız espri onun izin verdiği kadar ağır olacakken, internette yapılan bir paylaşıma ya da internette ünlü olmuş birine yönelik espri sınırları daha esnek olmalıdır. Paylaşım sahibinin sınırları aşılabilir.
0
nawar
(24.10.25)
(5)

fıtıkla yaşamak

inheritance
hem boyun hem de bel fıtığım varmış. ikisi aynı anda belirti verdi. dün ilaca başladım. ameliyata gerek yok dediler, bugün fizik tedaviye başlıyorum. ikisini birden veya sadece birini yaşayanlara sorum: fizik tedavi, ilaç, egzersiz, vs. ile ameliyat olmadan eski yaşam kalitenizi yakalayabildiniz mi?
hem boyun hem de bel fıtığım varmış. ikisi aynı anda belirti verdi. dün ilaca başladım. ameliyata gerek yok dediler, bugün fizik tedaviye başlıyorum.

ikisini birden veya sadece birini yaşayanlara sorum: fizik tedavi, ilaç, egzersiz, vs. ile ameliyat olmadan eski yaşam kalitenizi yakalayabildiniz mi?
0
inheritance
(23.10.25)
Ters hareket yapmadıkça sorun olacağını sanmıyorum. Önemli olan problemli alanlara odaklanıp fizik tedavi ile güçlendirmek.
Boyun fıtığı başlangıcı teşhisi olan birisi olarak yorumum bu şekilde
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.10.25)
Senede bir falan bir ters hareket yapacaksın. Bir hafta, 10 gün kadar o hareketin acısını çekeceksin. Onun dışında dikkatli ve özenli, normal bir hayatın olacak.
En azından benim belim öyle .
0
Mirket
(23.10.25)
Doğru egzersizleri hayatının kalıcı bir parçası haline getirebilirsen ağrın büyük ölçüde yönetilebilir olur.
0
ezkaza
(23.10.25)
duruş postürünü düzelt.
eğer her gün devamlı bilgisayar başındaysan laptopı monitörle kullan ya da yükseltici ile.
egzersize başla. ilk aşamada ağrın varsa fizik tedavi uzmanı ile. Ondan sonra düzenli spor.
gereksiz yere kendini zorlama ağır bir şey kaldırma. eğer kaldırman gerekiyorsa da dizlerini kırarak eğilip kaldır. belini eğerek değil yani.

fıtık ağrıları hep olan şeyler değil gelip gidiyor. Eğer vücudunu güçlendirip hayat tarzını değiştirirsen bir problem olacağını düşünmüyorum.
0
nuevo
(23.10.25)
Annemde de ayni sekilde hem bel hem boyun fitigi var ve kemik erimesi de var. Boyundaki fitik sinirlere yakin o nedenle cok dikkat etmesi gerekiyor. Ikisi de tuttu mu yerinden oynayamiyor kadin. Ilac kullanmiyor ama her sabah ve aksam egzersizlerini yapiyor ve agir tasimamaya calisiyor (3kg nun ustu). Babam yardimci olmaya calisiyor agirlik konusunda ama iste 3kg cok az bi sinir diye bazen uymuyor. Oyle oldugunda da agrilari tetikleniyor. Simdi yerine zamaninda yardim etseymis bunlar olmazdi da neyse...

Ozetle egzersiz + agir tasimamak.
0
truf
(23.10.25)
(10)

Her alkol aldığında kusmak normal mi?

Bu ne ya?
SelamlarrrrrrrÇok alkol kültürü olan biri değilim ama ne zaman arkadaşlar içerken ben de eşlik etmek istesem ikinci bardaktan sonra midem bulanıyor, ne yediysem çıkarıyorum.Bunun sebebi yemekten sonra içmeye kalkıp abartmamdan mıdır?Bir de ben o kadar uyarılara rağmen sanki meyve suyu gibi, yani ahe
Selamlarrrrrrr

Çok alkol kültürü olan biri değilim ama ne zaman arkadaşlar içerken ben de eşlik etmek istesem ikinci bardaktan sonra midem bulanıyor, ne yediysem çıkarıyorum.

Bunun sebebi yemekten sonra içmeye kalkıp abartmamdan mıdır?
Bir de ben o kadar uyarılara rağmen sanki meyve suyu gibi, yani aheste aheste değil de kısa aralıklarla yudum alıyorum hep.
Böyle olunca da hem masada en erken zom olan ben oluyorum hem milleti benimle ilgilenmesine sebep oluyorum hem de etrafı batırıyorum :(

"Adabı vardırrrrrr içki içmenin" şeklinde beylik yargılardan ziyade "Eğer hafif tokken/açken içersen daha rahat olur", "Yemek yerken şunu yap/yapma", "Şununla bunu karıştırarak içme" gibi tavsiyelerinize ihtiyacım var.

Bu arada viskide, rakıda, cinde, votkada hep bunları yaşadım. Bunların kokularını alır almaz Pavlov'un köpeği gibi şartlanıyorum ve "Kusmasam bari" diye diye korkarak içiyorum hep ve başıma da bu geliyor yani.
0
Bu ne ya?
(22.10.25)
İçmeden önce yarım fincan zeytinyağı iç.
-2
Mirket
(22.10.25)
Kusmak vücudun "zehirli bişiler var ne olduğunu anlamadık, midede ne var ne yok atalım" refleksi. Vücudun zehirlenmediğini anlaması için ona zaman vermen lazım. Şimdikinin yarı hızında içmeyi dene.
0
Bruce
(22.10.25)
Hafif yemek dışındakiler mideyi kötü yapar evet.
Zeytinyağına ben katılmıyorum bu arada.
Fazla içtiğim dönemlerde kusma için mide koruyucu kullanıyordum ben. L ile başlayan bi tanesi var onunla bayılana kadar içip yine de kusmadığım çoktur.
Bunun dışında alışacaksınız. Hatta kusmak çok da kötü bir şey değil, nerede duracağınızı gösteriyor size. Midem bulanmıyo diye fazla kaçırıp kör mu olucam diye ağlamaktan iyidir.
Son olarak rakı dünyanın en absürt şeyi. Kendinizi zorlamayın. Ortamı güzel ama kadına da erkeğe de yakışmıyor.
+1
asue
(22.10.25)
Tok karna içilmez. İçkiye eşlik eden sadece tek bir yiyecek olmalı bence.

Ucuz içki içme. Beş fazla ver iyisini al.

Mümkünse açık havada iç.
+1
yurtsuz john
(22.10.25)
değil. yavaş için ya da içmeyin.
0
inheritance
(22.10.25)
sağlam içicilerdendim. bi zaman sonra senin dediğin gibi oldu ağzıma alkol sürmedim son 1 senedir, içme bence.
+1
Algorix
(22.10.25)
Alkol zaten özünde bir zehir vücut için. İçmemek en doğrusu. Batıda alkolü bırakan, bunu sağlık gerekçesiyle yapanlar saygı görüyor. Ülkemizde siyasi bir simge olduğu için mahalle baskısı içmek yönünde var. Ama insan dış etkilerden özgürce sağlığı için doğru olanı yapabilmeli.
-1
mesuta
(22.10.25)
Yavaş için, daha az için, ayrıca (aksi yöndeki bazı inanışların aksine) her türlü alkollü içeceğin yanında bol bol su için.
+1
kobuzchu kiz
(22.10.25)
@thetruenorthstrongandfree1 nin dedigi gibi alkole karsi allerjiniz olabilir. Veya surekli ilac kulliyorsaniz kullandiginiz ilacla alkol kotu etkilesime giriyor olabilir.
0
compumaster
(23.10.25)
yavaş iç o gün ağır yemekler yeme ve yemekten hemen sonra içme.
0
koela
(23.10.25)
(8)

Keyif verici maddeler

muhayyer divan
SelamBugün kuaförüm (kız) bir maddeden bahsetti ama bağımlılık yapmıyor zararlı bir madde değil değil. İçince kafa uyuşuyormuş kişi gevşiyormuş vs. Yani bugün sigara ve alkol dahi zararlıyken insanı gevşetip kafa uyuştıran bir ot (ot dedi kız) nasıl zararsız olur onu anlayamadım. Kuaför olduğu için
Selam

Bugün kuaförüm (kız) bir maddeden bahsetti ama bağımlılık yapmıyor zararlı bir madde değil değil. İçince kafa uyuşuyormuş kişi gevşiyormuş vs.

Yani bugün sigara ve alkol dahi zararlıyken insanı gevşetip kafa uyuştıran bir ot (ot dedi kız) nasıl zararsız olur onu anlayamadım. Kuaför olduğu için de kıza soramadım haliyle. Size sorayım, böyle bir şey var mı, hem zararsız be bağımlılık yapmıyor hem de gayet kafa uyuşturup insanı rahatlatıyor falan. Bu bana çok mantıksız geliyor da.
0
muhayyer divan
(22.10.25)
Belki passiflora (çarkıfelek) otundan bahsediyordur. Eczanelerde şurup ya da hap halinde de satılıyor. Sinirleri gevşetiyor, kafada kurmaya vs iyi geliyor ama çoğu insana etki etmediğini okudum bende kullandım sinirlerim yatışsın diye bana da çok etkisi olmadı sadece rahat uyumamı sağladı. Onun haricinde bir şeyse imkansıza yakın yani bağımlılık yapmayan ve kafa uyuşturan bi otun varlığı
-1
mermaidd
(22.10.25)
O*ta da zararsız diyor o kitle. Gerçi şu an piyasada yok paraya satılan maddelerin yanında bu dediğim şey bayağı "zararsız" kalıyor.

Öyle bir madde hiç duymadım. Passiflora vs olabilir ama herkeste etki edecek, bağımlılık yapmayacak ve gevsetecek... Zor.
-1
sekizdokuzon
(22.10.25)
@im gonna mate çayı
0
messina123
(22.10.25)
Keyif verici her maddenin bağımlılık yapma potansiyeli var, eğer psikolojik bağımlılıktan bahsediyorsak.
Zararsızdan kasıt ne, o da önemli. Mesela kola bağımlısı bir insan, şeker tüketiyor; zararlı. Fizyolojik olarak bağımlılık yapmıyorsa da psikolojik bağımlılığı var.

Otun da çok çeşidi var, doğalı var kimyasalı var genetiğiyle oynanmışı var. Fizyolojik bağımlılık kısmı tartışılıyor türüne göre ama psikolojik olarak, eğer seni olduğun moddan bambaşka bir moda çok hızlı ve keskin geçiriyorsa, geçtiğin modu hep korumak için tüketmek istiyorsun. Al sana bağımlılık.

Ama "sosyal içici" olarak ot tüketip bağımlı olmayan çok insan da var.
Bunların bir alt basamağı olup, mod değişimini keskin yapmayıp keyif verdiği söylenen çeşitli otlar var. Snus var avrupada, özünde tütün kesesi. Onun tr muadilleri de var. Güney Amerika'daki örneğinden yukarıda bajsedilmiş.

Sözün özü, nereden baktığına göre değişiyor soruna cevap.
+1
Bruce
(22.10.25)
bahsettiği tür bir şeyin hukuken suç oluşturmaması mümkün değil bence Türkiye sınırları içerisinde.
0
Sadece soruyorum
(22.10.25)
Kuaför ek iş olarak torbacılık yapıyor olabilir mi?
+11
Mirket
(22.10.25)
yaw ben de kuafor şarap ikram edince havaya giriyordum, neler varmis<33 "ic ya bi sey olmaz"
0
ala09
(22.10.25)
Vay vay vay vay neler dönmüş serhat. Vayargadaş. Herkese teşekkür 🌷🐞
0
🌸muhayyer divan
(22.10.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.