Giriş
(14)

Ev yapabilir misiniz ?

feastofthedamned
Veya iki odasi ve banyosu olan bir kulübe ?istediginiz kadar çimento, kum, çakil ve tuglaniz olacak ve de iki yardimci. Süre sinirlamasi da yok. Bu kosullar altinda o yapiyi tamamlayabilir miydiniz ?
Veya iki odasi ve banyosu olan bir kulübe ?

istediginiz kadar çimento, kum, çakil ve tuglaniz olacak ve de iki yardimci. Süre sinirlamasi da yok.

Bu kosullar altinda o yapiyi tamamlayabilir miydiniz ?
0
feastofthedamned
(17.07.25)
birkaç ayda tekniği öğrenir. kabadan başlarsın. tek katlı ev sıfırdan bilen mahir bir insan için bir birbuçuk yıllık bir iş. ama restorasyon çok sıkıntılı. o çok vakit alıyor.
0
sanal hayvan
(17.07.25)
Ben küçükken evimizi(müstakil), kömürlügümüzü ve diger bir çok ilave yapimizi bizzat babam yapar biz de ona çiraklik ederdik kardeslerimle. Ki babam demirci ustasiydi, insaat mühendisi vs de degildi ama her tuglayi yerlestirirken su terazisi ile ölçecek kadar da titizdi <3

Soruyu sorarken çocuklugumdan ilham aldim. Tabii o zamanlar insaat teknikleri günümüze oranla daha ilkeldi.
0
🌸feastofthedamned
(17.07.25)
evet.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.07.25)
@arby

sana soyle bir hobi önerebilirim;

youtube.com
0
🌸feastofthedamned
(17.07.25)
tamamlarsınız ama olması gereken bu değil. inşaatın küçüğü de, büyüğü de kısa süre bitmeli. süre dediğiniz şey aslında inşaat için en önemli faktör. sınırsız süre maliyeti ekonomik alandan çıkarır.
0
malheiros
(17.07.25)
@elleen,

o 20 kisinin içinde kiz da var miydi yoksa hepsi erkek miydi ?
0
🌸feastofthedamned
(17.07.25)
Tamamını yaparım. Elektrik su tesisatlari Dolaplar dahil
0
kisa
(17.07.25)
iş makinası kullanımı da serbest ise sıfırdan elektrik-su tesisatı dahil yaparım.
0
orpheus
(17.07.25)
youtubedan bakıp yapamayacağım şey yok evelallah.
0
duyuruuser
(17.07.25)
@ellen

kizlarin islerini de kesin erkekler yapmistir meriçlik geregi (:
0
🌸feastofthedamned
(17.07.25)
Yaparım, tesisatından, elektriğine, fayansından çatı kaplamasına kadar yapabilirim.
Ama yine de yanıma, hiçbir şeyden anlamasına gerek yok da, getir götür, ucundan tut işlerini yapacak güçlü kuvvetli bi yardımcı verirsen iyi olur.
0
Mirket
(17.07.25)
yardımcıya gerek yok da yapının sağlam olması için çelik de lazım olur bence.
0
shadowfollower
(17.07.25)
Yakın zamanda earthbag (superadobe) tarzında Sivas' la ev yapmayi planliyoruz.

Bu sistemde tek katli yapıları belli dinamikleri takip ederek yapabilirsiniz.

Klasik inşaat tekniklerine gerek kalmadan uzun yıllar dayanabilen yapılar yapmak mümkün.

Ülkemizde de örnekleri mevcut. Hatta Diyarbakır yada Urfa taraflarinda bir yetimhaneyi bu şekilde yapılmış. Malum depremde en ufak bir hasar almamıştı.

Sorunuzun amacı nedir pek anlayamasamda umarım yazdimlarim yardımcı olur
0
kaiserr76
(17.07.25)
yaparım. yeter ki çimentoyu kalekimi falan karıştırıp hazırlayacak biri oldun yeter. en son kiremit çatı imaları ile ilgili 20 saat video izledim.. ufak tefek depo yaptım. küçük temeller attım. fayans döşedim. elektrik ve kanalizasyon hattı çektim. temiz su pvc boru döşedim. bahçe peyzazj falan sıradan işler. dikkat edin bu işleri yapan insanlar okumamış, okuyamamış insanlar. hiç bir şey olamadıkları için bu işleri yapanlar (tc için geçerli bu tabii) sen de öğrenirsin ve çok güzel yaparsın.
0
ground
(18.07.25)
(4)

en son ne zaman perçin kullandınız?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ya da keşke perçinim olsaydı dediğiniz oldu mu?
ya da keşke perçinim olsaydı dediğiniz oldu mu?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.07.25)
Yıllar önce perçinleri atmış bir çocuk parkı kaydırağını tamir etmiştim.
Çok yıl oldu, şimdiki gibi plastikten değil de galvaniz saçtan yapılıyordu kaydıraklar.

Aynı şeyden mi bahsediyoruz?
0
Mirket
(16.07.25)
o dediğin perçem olmasın? @karim...
0
zikardo
(16.07.25)
Arabanın kelebek cam kilidi perçinli kırılınca değiştirmek için kullandım geçen sene
0
mirty
(16.07.25)
30 sene evvel yazıhanenin arkasındaki avluya sacdan tavan yaptırırken...

12 yıl evvel gardıropları birbirine tuttururken de vidalı olanlarından kullanmıştım. Onu saymayız herhalde...
0
yadigar
(17.07.25)
(5)

Akilli Saat Tavsiyesi

14
60 yasinda biri icin kalp atis ritmi, tansiyon vs tarzi saglik gostergeleri icin kullanmak amaciyla saat tavsiyesi rica ediyorum. Telefonu iphone degil, o yuzden apple watch olnmuyor sanirim. Turkiye'den alinabilir veya ben Kanada'da yasiyorum, buradan alip goturebilirim.Butce net sormadim ama 15 b
60 yasinda biri icin kalp atis ritmi, tansiyon vs tarzi saglik gostergeleri icin kullanmak amaciyla saat tavsiyesi rica ediyorum. Telefonu iphone degil, o yuzden apple watch olnmuyor sanirim.

Turkiye'den alinabilir veya ben Kanada'da yasiyorum, buradan alip goturebilirim.

Butce net sormadim ama 15 bin lira diyelim maksimum.
0
14
(16.07.25)
Ek soru: Samsung Galaxy Watch Amazon Turkiye sitesinde: 5000-5500 lira" www.amazon.com.tr
Samsung Turkiye sitesinde 8500: www.samsung.com

Kanada Samsung sitesinde ise 410 kanada dolarindan basliyor, vergiyle vs beraber 13700 lira: www.samsung.com

Bu fiyat farkinin sebebi ne? Kacirdigim bir sey mi var?
0
🌸14
(16.07.25)
Ek soruya cevap: Körün tuttuğuyla seviştiği bir ekonomik sistemimiz var. Biz alıştık. Söylememiş olsan da şaşırmandan anlardık yurt dışında olduğunu.
0
Mirket
(16.07.25)
benim gördüğüm en ciddili tansiyon ölçeni bu : Huawei Watch D2

edit : ve hatta ekg de çekiyor
0
pislick0
(16.07.25)
Yılların kalp hastası olarak ben olsam tansiyon ölçme özelliği için bir saate ekstra para ödemem, OmronConnect uygulamasıyla uyumlu bir tansiyon aletini saate ilave olarak alırdım.
0
Mirket
(16.07.25)
ben de tansiyon hastasıyım. kendim için bakıyordum. dr. saatlere boşuna para verme dedi.
amerika'da oura yüzük diye populer bir ürün var. istersen onu bi araştır. tansiyon değil de kalp, uyku vs. var.
ouraring.com

kendi ölçemeyecek durumdaysa holter cihazlarına bakabilirsin. tansiyon olan. bir de ritim holder var. o kalp ritmini takip ediyor.
0
merhum
(17.07.25)
(4)

Gelen yolcu duty free mağazalarını kullanabilir mi?

kuzuri
Arkadaşlar bugün uçakla yurtdışından yurda döneceğim. İniş yaptığımızda buradaki duty free'den alkol alabiliyor muyuz, yoksa alkol işini geldiğimiz ülkenin duty free'sinden mi halletmeliyiz?
Arkadaşlar bugün uçakla yurtdışından yurda döneceğim. İniş yaptığımızda buradaki duty free'den alkol alabiliyor muyuz, yoksa alkol işini geldiğimiz ülkenin duty free'sinden mi halletmeliyiz?
0
kuzuri
(16.07.25)
alabilirsin.
0
sonsuz
(16.07.25)
Alabiliyoruz. Bir litre çok alkollü ile iki litre az alkollü içki hakkın var.
0
Mirket
(16.07.25)
Iki duty free'den de alisversi yapabilirsin ancak toplam alkol limitin sabit.
0
turkuaz
(16.07.25)
evet
0
co2s2
(16.07.25)
(9)

Anlaşmalı boşanmada avukat tutmak şart mı?

ekimoloji
Avukat bir arkadaşım var ama aksiyon almadan ona sormak istemedim, bir de bu arkadaşım şehir dışında yaşıyor. Avukat tutmak şartsa (çekişmeli de olabilir karşıdaki kişi boşanmaya yanaşmayacak gibi) avukatın farklı şehirde olması yardımcı olmasına engel olur mu? Teşekkürler şimdiden.
Avukat bir arkadaşım var ama aksiyon almadan ona sormak istemedim, bir de bu arkadaşım şehir dışında yaşıyor. Avukat tutmak şartsa (çekişmeli de olabilir karşıdaki kişi boşanmaya yanaşmayacak gibi) avukatın farklı şehirde olması yardımcı olmasına engel olur mu? Teşekkürler şimdiden.
0
ekimoloji
(16.07.25)
anlaşmalıda yok. sözleşmeyi siz de yapabilirsiniz. birilerine danışsanız daha iyi tabii.

çekişmelide şart gibi zaten. başka şehirde olması engel değil. tanıdığı birilerini yönlendirebilir ama bence aynı şehirde olması daha iyidir ulaşılabilirlik açısından.
0
jelly bear
(16.07.25)
Tereddüt yaratacak durumlar var ise örneğin çocuklar ile kişisel ilişki tesisi vs. ben avukat tutmanızı tavsiye ederim. zira ileride tekrar dava açmak zorunda kalırsınız.
0
drako
(16.07.25)
degil. ama davadan 15 gün sonra imzalatilmasi gereken bir belge daha var. aksi türlü davanin reddi icin iki tarafin da sonra dava acma hakki var.

o ikinci belgenin ismini unuttum.
0
sonsuz
(16.07.25)
Nolur nolmaz riske atmamak adına bir avukatla anlaşmak daha faydalı olacak anladığım kadarıyla.
0
🌸ekimoloji
(16.07.25)
anlaşmalı boşanmada avukat tutmak şart değil. ama hakkınızı hukukunuzu kolladığınızdan emin misiniz? avukatlar bu işe yarıyor. sizin bilmediğiniz şeyleri bildikleri için hakkınızı hukukunuzu koruyabiliyorlar.

çekişmelide de avukat tutmak şart değil. (teorik olarak) her şeyi UYAP üzerinden kendiniz kontrol edebilirsiniz. dilekçe yazabilirsiniz vs vs vs ama bazı durumlarda duruşmaya gitmek istemeyeceksiniz. çekişmeli boşanma çok uzun sürebilir. 1-2 sene sürebilir. bazı duruşmalarda hiç bir şey olmayacak. selam verip gelecek avukat.

farklı şehirde olmasının zararı var:

1- eğer çekişmeli boşanma olursa, avukatınız duruşmalara girip çıkacak.
2- bazen kalemdeki tanıdıklardan vs yardım isteyebiliyorlar. şehir dışındaki bir avukat bunu yapamaz.
3- karşı avukatı tanıyordur, bazı şeyler daha hızlı çözülebilir.
0
co2s2
(16.07.25)
Karşı taraf anlaşmalı boşanmaya razıysa, İnternete girin. Bir adet anlaşmalı boşanma dilekçesi (siz imzalayacaksınız) ve bir adet anlaşmalı boşanma protokolü (ikiniz imzalayacaksınız) bulun ve kendinize uyarlayıp doldurun ve mahkeme kalemine teslim edin. Duruşma tarihi size bildirilecek. Kimliğinizi kanıtlayıcı ne kadar belge varsa yanınıza alın ve duruşmaya gidin. Protokolde, çocuk varsa velayet konusu, mal varsa paylaşım konusu çok net olarak belirlenmeli. Aranızda tam anlaşma varsa avukata gerek yok bence.
Duruşma sonunda hakime, itiraz hakkımızı kullanmak istemiyoruz deyin. Bunu mutlaka deyin yoksa iş uzuyor. Hem bunu derseniz ödediğiniz paranın bir kısmını geri veriyorlar. Gidip kutlama yaparsınız. Biz öyle yaptık.
0
Mirket
(16.07.25)
Ne yaparsanız yapın anlaşmalı bitirmeye çalışın. Yoksa rezillik çekişmeli. İki taraf için de zaman harcanması ve yıpranma garanti.
0
andy kaufman
(17.07.25)
anlaşmalıda 1 maddeyi unututsanız onun için yeni dava açılabilir. o yüzen bir avukat en azından görse iyi olur. .
eşe nafaka tazminat
çocyklara nafaka
mal paylaşımı ile ilgili maddeler
evlilik süresince kazanılmış malların paylaşımı
ve devam eden borç ve taksitlerin durumu
düğünde takılan takılar
maddi manevi tazminat gibi konular eksik kalmamalaı.
velayet ve çocuk nafakası ile çocukla görüş gününü unutsanız bile hakim tamamlamak zorunda ama yukarıdaki konular eksik kalmamalı.
0
ground
(17.07.25)
Sadece mal mülk, müşterek çocuk ve karşılıklı maddi manevi tazminat talebi, nafaka talebi yoksa internetten indirilen dilekçe ile anlaşmalı bosanilir.

Yok ben bu dosya elli sene sürsün eşim olacak insanı bicaklayacak seviyeye geleyim istiyorsanız kendiniz açıp rakip edin.
0
sanguine
(18.07.25)
(8)

Yemeğin buzdolabına konması.

Mirket
Soğumamakta ısrar eden tencereyi 'Ama yatacağız artık.' deyip sıcak sıcak buzdolabına koyabiliyor muyuz? Koyamıyorsak neden?
Soğumamakta ısrar eden tencereyi 'Ama yatacağız artık.' deyip sıcak sıcak buzdolabına koyabiliyor muyuz? Koyamıyorsak neden?
0
Mirket
(16.07.25)
Koyuyoruz.
Gerçekten ömrü hayatım boyunca umursamadım. Sogumamakta israr eden tencerenin köpeği olmaya karşı birlik beraberlik çağrısı yapıyorum.
0
logisticsmanager
(16.07.25)
koymayın deme sebepleri şuymuş,
1. buzdolabı onu soğutmak için daha çok enerji harcıyormuş galiba
2. onun ısısı çevredeki diğer yiyecekleri biraz ısıtabiliyor (bakteri üreyebilir vs)

ben bu olaylardan çekindiğim için benmari usülü denen şeyle soğutuyorum hep. Büyük plastik bi kap var(borcam falan varsa o da olur sanki), ona biraz soğuk su koyup üstüne tencereyi oturtuyorum. veya tenceredekini birkaç plastik kaba bölüp onları bu şekilde soğutuyorum ev kimya laboratuvarına dönüyor ahah sulu kap içinde kap. Ama böyle gerçekten hızlı soğuyor.

Bu arada o tencere soğumuyor ya hani, açıkta oda sıcaklığında 2-3-4 saat durması da iyi değil diyorlar. (bakteri vs.)
0
nhk ni youkosu
(16.07.25)
raflar camsa rafı çatlatabilir. onun dışında bi sıkıntı yok.
0
asap raki
(16.07.25)
soyle birsey anlatayim,
Kurban bayrami,
Danaya girdik,
kasap olan vatandas etin saklama usülunu anlatti,

Yazin agustos ayi idi,
Kurban eti cok sicak,
Eti direk bu sicakligi ile dondurucuya koyunca,
Dış tarafi soguyor,ici sicak kaliyor ve etin icinde yesillenme vs bakteri ürüyormuş,
yani homojen sekilde sogumayinca iyi olmuyor,

Klimali odanin zeminine temiz örtü vs serdik ve etleri zemine yaydik,bir kac saat etleride birkac defa cevirdik,
Sonra dondurucuya koyduk.

Yemeklerde icerisinde et ve hayvan yağı varsa muhtemel bakteri fermantesi hizli olur,sanirim,galiba.
0
designer
(16.07.25)
hem direk rafa temas etmesin hem de daha hızlı soğusun diye altına buzlukta bekletilmiş ıslak bezle koyuyorum.
0
merhum
(16.07.25)
Yukarıda arkadaşlar sebebini açıkca yazmışlar. Ama dolaba köylü gibi tencereyle yemek konmaz. Yemek sıcak soguk farketmez Saklama kabına aktarılır. Tencere bulaşık makinesine koyulur.
0
limonlu eksi
(16.07.25)
@limonlu eksi

Saklama kabı plastikse olmaz. Sıcaklık yemeğe mikroplastik bulaşmasına hatta yüklenmesine sebep olur.

Buz aküsü / buz kaseti denen şeyleri böyle zamanlarda soğutma için kullanmak da mümkün belki.
0
muhayyer divan
(16.07.25)
@ limonlu eksi'ye katılmadım. Sebebini @ muhayyer divan söylemiş.

Diğer cevapların tamamı çok mantıklı. Bir dahaki seferler için aklıma yazdım.

@ asap raki'nin söylediği, cam rafın ısı farkına kırılarak tepki vermesi ihtimali tencereyi koyarken aklıma geldi ve korkuttu.
0
🌸Mirket
(16.07.25)
(4)

Şu kıza abone olabilir misiniz?

messina123
Trajik bir hikayesi var. Karşıma çıktı gözlerimi doldurdu. Tanıdığım ettiğim yok. Psikolojik olarak da zor bir dönemde. Abone sayısı arttıkça biraz mutlu olur diye düşünüyorum.https://youtube.com/@tubyslife?si=DtPukGXy5-T322rN
Trajik bir hikayesi var. Karşıma çıktı gözlerimi doldurdu. Tanıdığım ettiğim yok. Psikolojik olarak da zor bir dönemde. Abone sayısı arttıkça biraz mutlu olur diye düşünüyorum.

youtube.com
0
messina123
(16.07.25)
Tuby'ye abone olduk. Yarın da bütün videolarını seyredeyim <3
0
Mirket
(16.07.25)
abone oldum videolarına da bakacağım
0
turuncu tonlarda
(16.07.25)
abone oldum. videolarını da izleyeceğim.
0
matilda
(16.07.25)
oldum
0
ruhlardan esinlenen karga
(16.07.25)
(19)

evlenmeden önce konuşulması gereken konular?

goge bakan
iki tarafın da beklentilerini ayrıntılarıyla aktarması gereken konular nelerdir tecrübelerinize göre?
iki tarafın da beklentilerini ayrıntılarıyla aktarması gereken konular nelerdir tecrübelerinize göre?
0
goge bakan
(15.07.25)
Gelecek planlari. Yasanilacak ülke, cocuk yapilacak mi vs kesin konusulmali
0
sonsuz
(15.07.25)
Kim evde ne işi yapacak kesinlikle konuşulmalı. Roller belirlenmeli. Eve yapılacak maddi katkı.
Akrabalar evde kalabilir mi?
Sürekli memleket dedikleri boz çöplüğe gidecek miyiz? Evimize gelip aylarca işgal edecekler mi?
Kardeşleri mal ve sürekli arkalarını toplayacak mıyız? Velileri için de aynısı geçerli. Çocuk olacaksa aileler gelecek mi, bakıcı mı, işten çıkacak mı?

Devam ederdim ama bunlar iyi bir başlangıç diyebiliriz.
0
Shepard
(15.07.25)
Arada bir salonda tek yatılsa sorun olur mu gibi şeyler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.07.25)
Ekonomi nasıl sağlanacak ve çocuk yapılıp yapılmayacağı

Kişilerin kariyer planları ve yurtdışı planlarının olup olmaması

Bunlar sanki şirket mülakatı gibi duruyor insanlar konuşulmasını ayıp sanıyor, aşk sevgi her şeyi çözer ne gerek var diye düşünüyor fakat aşk sevgi hayatta her şeyi çözmüyor

Kaleci saçlı +1
Arada salonda tek yatabilir miyim, bu bende de var, hatta sevgilime sormuştum tamam demişti ama ayrıldık
0
grimavi
(15.07.25)
@Arbre, yalan söyleme gecmisi olan biri neden sana dogruyu söylesin
0
sonsuz
(15.07.25)
Evlenme kararı bence daha çok hislerle alınan bir karar. What is your gut saying yani için alıyor mu karşındakini, içine siniyor mu?
0
sekizdokuzon
(15.07.25)
Bazilari abarti olabilir ama yuzeysel olarak konusmakta fayda var:

0) Nerede yasanacak? Islere yakin? Ailelere yakin? Kimin isi/ailesi? Yurt disi? Sahil kasabasi? Kendi eviniz? Kira?

1) cocuk yapilacak mi? evet ise nasil buyutulecek, kim bakacak? dini gorusler neler, adetler neler, ailesel beklentiler neler? (mesela sunnet olacak mi, sunnet dugunu olacak mi, kupe takacak mi, ya gay olursa, ya ozel ihtiyacli olursa vs)

2) cocuk olmuyorsa alternatifler neler? evlat edinmek, koruyucu ailelik, IVF vs seyler nasil halledilecek?

3) Ailesel genetik hastalik var mi? Tasiyicilik var mi? Ilerde ana babaniz, daha sonra siz parkinson, ALS filan olunca ne olacak? Kim bakacak?

4) Mal varliginiz ve genel butceniz nasil paylasilacak? Kim calisacak? Neye ne kadar para harcayacaginiza nasil karar vereceksiniz? (1000$ a canta almak, 20000$ a motosiklet almak, kirada oturmak, ev almak, arabayi yenilemek, banyoyu yenilemek vs gibi seyler nasil konusulacak?)

5) Olunce ne olacak? Mal varliginiz esinize mi, cocugunuza mi, kardesinize mi, ana babaniza mi kalacak? Nasil pyalasilacak?

6) Cocuklarin egitimi nasil olacak? Kaliteli okul --> kaliteli mahallede yasamak, ozel okul, yurt disi vs gibi seyler.

7) Tatillerde ne yapacaksiniz? Memleket? Deniz kum gunes? Yurt disi? Evde oturmaca?

8) Evcil hayvan yaklasimlariniz? Yarin ocuck kedi istedi mesela, olay cikacak mi?

9) Ana baba kardes amca oglu vs surekli yakanizda olacak mi? Finansal olarak olur, kapiniza fiziksel olarak olur. Neyi nereye kadar tolere edeceksiniz?

10) ayri ayri disari cikacak misiniz? cikinca birbirinize ne kadar hesap vereceksiniz?
0
taurina
(15.07.25)
Para, iç ilişkiler ve dış ilişkilerin sınırları.
0
encokbenisevinnolur
(16.07.25)
Evlilik sözleşmesi ve boşanma durumunda malların nasıl paylaşılacağı. Bunu baştan konuşmazsan sonra büyük sıkıntı yaşarsın.
0
runaway
(16.07.25)
koca kontenjanindan 10 seneyi devirdim.

evlendigim kadin ile su anda evli oldugum kadin arasinda daglar kadar fark var, cocuktan sonra bambaska bir faza gecti, hormonlarin etkisi falan herhalde.

o yuzden bastan ne konusursan konus, evlilik organik ve dinamik birsey statik degil, sen istedigin kadar plan/anlasma yap.. o is oyle yurumeyecek, uyarayim.
0
cooperr
(16.07.25)
Kosulsuz birbirini sevmek degilmiydi ?
0
designer
(16.07.25)
Oturulup konuşulduğunda mantıklı konuşan, ama iş icraate geldiğinde yapmayan o kadar çok insan var ki, ben bu konuşmaların çok bir işe yarayacağını düşünmüyorum.

Yine de genel hatlarıyla bir imaj çizmek adına yukarıdaki yazılanlara katılıyorum.
0
ananiyimioguz
(16.07.25)
Çok uzun vadeli konuşmak çok yararlı olmayabilir çünkü evliliğin akışında karşındaki insanla beraber senin de görüşlerin/hayata bakışın değişecek. Temelde şunlar konuşulabilir:

- Çocuk yapmaya sıcak bakılıyor mu; bir taraf çocuk isterken diğeri kesinlikle karşı ise baştan evlilik yapmamak lazım.

- Genel olarak finansal konular; evin geçimi nasıl sağlanacak, karşılıklı beklentiler neler, ev-araba gibi alımlarda nasıl hareket edilecek.

- Sosyal hayatlar nasıl ilerleyecek; örneğin eşini oturduğu siteden dışarı çıkarmamakla övünen (!) bir arkadaşımız zamanla malesef boşandı. Yine boşanan bir çift biliyorum; arkadaşım yarım saat kahve içmeye gel(e)mezdi, "eşim sorun çıkarıyor" derdi. Sonrası hüsran.

- Y.dışı veya şehirdışına taşınma hedefi ve planı var mı, varsa nereler -> bu konu ÇOK KRİTİK. Evlilik sonrası zorla kadının/erkeğin memleketine taşındırma hikayelerini çevremde 4-5 çiftte gördüm. Boşanan da oldu aman dikkat.
0
Lethe
(16.07.25)
@cooperr +1 kadın tarafı olarak konuşuyorum, doğuran kadın olmasına rağmen erkekler daha fazla lohusa gibi davranıyor. Konuşulduğu gibi gitse her şey keşke…
0
ekimoloji
(16.07.25)
üstte yazılanlar konuşulmalı ama her şeyden önce bir süre beraber yaşanılmalı.
benim gözlemlerime göre erken dönem boşanmaların en büyük nedeni hiç beraber yaşamamaları.
0
my fault
(16.07.25)
madde madde yazanların çoğu bekar bence. ne konuşursan konuş evlendikten sonra düşünceler, mevcut durumlar illa ki değişecektir.

@my fault haklı bence, ama maalesef ki türk aile yapısı buna çok uygun değil. evlenmeden önce en az 1 yıl beraber yaşanması çok daha sağlıklı olur. elimde yetki olsa zorunlu yaparım hatta.
0
bobinhoo
(16.07.25)
böyle bir liste hazırlamak mümkün değil. bazı şeyler zaten kendini belli eder. kaldı ki karşınızdaki yalan da söyleyebilir. ilişki içinde bazı şeyleri çözüp halledemiyorsanız, karşı tarafı tanıyamayıp soru sormaya ihtiyaç duyuyorsanız zaten evlilik konusu rafa kaldırılmalı. sadece çocuk konusu netleştirilebilir belki.
0
elorelia
(16.07.25)
bekarken bir evde yaşayıp sonra boşananlar insan değil mi? iyi ki elinde yetki yok ergenus
0
lambırcek
(16.07.25)
Görücü usulü evlilikler dışında bu konuların tamamında hiç konuşmadan kendiliğinden oluşmuş bir hemfikir olma veya ortayolu bulma uzlaşısı yoksa, sonradan konuştuklarınızı notere onaylatsanız bile pek bir işe yaramıyor.

Ayrıca, madem konuşmaya karar verdiniz, şunları da konuşun,

Taraflardan biri kaza geçirip omirilik felçli olursa ne olacak,
Taraflardan biri ölümlü kaza yapıp hapse düşerse ne yapılacak,
Taraflardan birinin abla ve eniştesi kaza yapıp ölür de 3 yeğen başa kalırsa ne olacak
Anne ve baba aynı anda alzheimer ya da yatalak olursa ne olacak
Taraflardan biri ömür boyu ödeyeceği bir dolandırılma olayıyla karşılaşırsa ne olacak
Bebek serebral parsi olursa ne olacak

Akraba kalabilir miymiş? Ne kadar pembe bir dünyanız var.
Evleniyor musunuz evinizin odasına kiracı mı seçiyorsunuz belli olmuyor.
0
Mirket
(16.07.25)
(4)

damacana için su pompası önerisi

avatar is back
elektronik olanlardan öneriniz var mı? nette çoğu ürüne ait yorumlar çok kötü. ne yapacağımı bilemedim.
elektronik olanlardan öneriniz var mı? nette çoğu ürüne ait yorumlar çok kötü. ne yapacağımı bilemedim.
0
avatar is back
(15.07.25)
www.trendyol.com

10 yıldır kullanırım. Evime gelen herkes, görünce Aaaa biz de alalım der. Yurtdışına götürenler oldu. O derece.
0
Mirket
(15.07.25)
ty.gl
Bu tarz bir ürün var bizde çok memnunduk başta ama şarji bitmeye başladı, yani kısa sürede bataryası öldü. Eğer bizdeki münferit bir sorunsa (yorumlarda bunu yazan yok çünkü) iyi bir ürün

üzerinde düğmeye basmak zorunda olduklarını kullanamıyorum ben. bir litre için 30-40 saniye bekleyemem. bir de damacana yerdeyse eğilmen gerekiyor, üstelik sesi de çekilecek gibi değil.

sehpalı modeller kullanışlı.
sehpasına koyunca su akıyor, kaldırınca kesiliyor.

bir de bu örnek verdiğim modeller en kullanışlısı.
bir bardak, 800ml, 1.5 litre gibi opsiyonlar var.
su dolsun diye şişeyi koyuyorum, sonra dolaptan şunu bunu alıyor, tezgahın üstünde kalmış öteberiyi kaldırıyorum o sırada şişe de dolmuş oluyor.

çok memnundum ama iki sorunu vardı:
1 - bataryası çabuk tükendi, pilli yerine kablolu olmasını tercih ederdim.
2 - metal gagası kısa, 20 cm falan takriben. 1.5 litrelik şişe büyüklüğünde olan şeyler sığmıyor. ben oraya daha uzun bir boru takarak bu sorunu aştım.

ama şuan kullanmıyorum. eski plastik pompalara geri döndüm. şarjlının pil derdiyle uğraşamadım.
0
biseysorcaktim
(16.07.25)
Pipet çapı küçük olduğundan yavaş dolduruyon. İnsanı bıktırıyon. Sorduğum ve kullanan herkes (ve ben) kaldırıp atmış kenara.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(16.07.25)
inanılmaz yavaş dolduruyor+1

sırf bu yüzden kaldırdım manuele geçtim.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(16.07.25)
(11)

Tenis neden zengin sporu?

i wanna go back
Neden böyle bir algı var ve zenginler neden bu sporu izliyor ? sponsorlar neden pahalı saat markaları oluyor?
Neden böyle bir algı var ve zenginler neden bu sporu izliyor ? sponsorlar neden pahalı saat markaları oluyor?
0
i wanna go back
(15.07.25)
zengin sporu golftür. tenis bence zengin sporu değil. takipçi kitlesi niş sadece. herkes izlemiyor.
0
jelly bear
(15.07.25)
Malzemeleri de biraz pahalı galiba diger bircok spora göre (güncel bilgi değil).
0
encokbenisevinnolur
(15.07.25)
golfü oynayanlar, tenisi izleyenler zengin :)
0
sonsuz
(15.07.25)
Golfle tenis neredeyse aynı bu arada masraf olarak. Kurs olarak aynı, kiralama olarak 30% falan fark var.

Futbol için iki taş kale, bir top yeter.

Basketbol için her yer pota zaten.

Tenis için kort lazım, ve Türkiyede kort yok. Ücretsiz olan 3 5 taneyi zaten boş bulmak imkansız.

Saati 800 liradan kort kiralıyoruz biz. Fakir biri nasıl oynasın
0
aguen
(15.07.25)
kort kirası kurs parası malzeme parası bir dünya para. her yerden ulaşım da yok köy kasabayı geçtim ilçelerde bile oynanacak kort bulmak zor.

işin pro olma kısmındaysa aşırı yetenekli değilsen boku yedin. sponsor bulmak zorundasın otel yol masraflarını karşılamak için. daha bireysel antrenör fizyo tutmak için para lazım olduğunu söylemiyorum bile. o yüzden top 150'den sonra açlık savaşları başlar. şikenin en çok döndüğü spordur. ne yapsın adamlar taş mı yesin?
0
deranzo1
(15.07.25)
Bazı spor dalları bazı ülkelere hitap etmiyor.
Tenis de böyle bir spor dalı.
Yığınlardan ayrışmak isteyenlerce tercih edilen bir spor dalı olmuş ülkemizde.
Kitlelere hitap edememiş.
Spordan ziyade cümle kurarken kelimenin Türkçesini denk getiremeyip İngilizcesini sıkıştırmak gibi farklı bir haz veriyor olmalı.
Gerçi tüm genellemeler yanlıştır ama bana verdiği algı bu.
Kort parasından bahsedilmiş de, bizim az ileride belediye parkında tenis kortu da basket sahası da var. Biri hep dolu, biri hep boş. Hangisi belediyeye daha pahalıya malolmuştur? Kort bulamayana adres vereyim. Parkımız şenlensin.
0
Mirket
(15.07.25)
Golf ve tenniste yükselmek para kazanmak uzun zaman alıyor. Çok iyi olmadığınız sürece para kazanma ihtimaliniz bile yok. Bu süreçte giderleri kendiniz karşılamalısınız. Ayrıca golf ve tennis yurt dışında daha yaygın olduğu için kendi cebinizden harcayıp gitmeniz gerekir. Parası olmayanda pek yönelmez bu sebepten.
0
mikahakkinen
(15.07.25)
sanirim olay oynayabilmek icin zaman ayirmanizin gerekmesinde. barrier to entry futbolda, basketbolda dusuk. topa vurmak, firlatmak basit ama raketi o kadar hizli gelen topta kullanmak kolay degil. yani teniste karsilikli 5 vurus yapabilmek baya zor.

dolayisiyla surekli zaman ayirabilecek vaktinizin olmasi lazim. raket almaniz lazim. herkes yapamiyor.
0
antikadimag
(15.07.25)
Golf/tenis yalnızların spordur
Zenginler de yalnızdır.

Zenginler için o deliğin sabit yerinde durması olması lazım.
Yoksa delik hareket ettiğinde spor olmaktan da çıkar sanırım.
0
diyecevaplandı
(15.07.25)
çünkü saha, ekipman ve eğitmen açısından kişi başına düşen maliyet takım sporlarına göre fazla. halı saha tutsan ücreti 12-14 kişiye bölersin mesela.
0
merhum
(16.07.25)
Bu söz, tenisi profesyonel seviyede oynayanlar, bunu kariyer edinenler için söylenmiş bir söz. Yoksa malzeme parasıymış kortmuş şu bu alakası yok. Gayet amatör düzeyde herkesin oynayabileceği, hem de her yaşta oynayabileceği çok da güzel bir spor.

Ama iş bunu kariyere çevirmekse işte orada çarşı karışıyor. Öncelikle bu işten para kazanabilmeniz için atp ilk 100'e girmeniz lazım. Çünkü ancak o seviyeye geldiğinizde turnuvalardan para kazanmaya başlayabiliyorsunuz. O seviyeye gelebilmek için de sürekli turnuvalara katılmanız gerek. Turnuvalar dünyanın her yerinde oynanıyor ve tüm masraflarını cebinizden karşılamak zorunda kalıyorsunuz. Bunun ekibi var, fizyoterapisti var şusu var busu var. Dünya kazan siz kepçe ekip halinde turnuvadan turnavaya gideceksiniz, oteli uçağı zartı zurtu inanılmaz paralar ve elit seviyeye çıkana kadar hepsi sizin cebinize bakıyor.

Özetle çok zengin değilseniz ya da zengin sponsorlarınız yoksa ilerlemek pek mümkün değil. Ama amatör seviyede, hobi olarak hiç de pahalı bir spor değil.
0
thracia
(16.07.25)
(12)

Uyku sorununu nasıl çözerim?

runaway
uykuya dalmakta güçlük çekiyorum. melatonin alsam işe yarar mı*
uykuya dalmakta güçlük çekiyorum. melatonin alsam işe yarar mı*
0
runaway
(15.07.25)
yatmadan önce bir şeyler dinle onlara odaklan otomatik uyuyorsun. ya da ilaç yardımı.
0
koela
(15.07.25)
gün içinde fazlaca yorulursan güzel uyunuyor. spor hareket aktivite vs.
0
jelly bear
(15.07.25)
İşe yarar
0
kisa
(15.07.25)
Video dinleyerek uyu
0
messina123
(15.07.25)
hormon takviyesi doktor gözetiminde yapilmasi gereken uygulamadir,
fazla salinimı kanseri tetikler,

Sinir hücreleri uyaran veya mesaj alma hizini azaltan monoküller vardir,

Gün icinde fazla ekran süresi,aksam gec vakit yemek yeme, yani seni uyaran dış etkenler oldukca uykuya dalma süren geç saatlere öteleniyor,

Üstteki arkadasin dedigi gibi yorulmalisin ama egzersizini gündüz yap,kaslarinda yorgunluk belirtisi olsun.

Tv, telefon gibi cihazlar ile vedalas,
Uyudugun ortam zifiri karanlik olsun,
Oksijen ve oda sicakliğı da önemli tabi.
0
designer
(15.07.25)
Kedi otu ekstrakti kullanmıştım ben bir ara, etkili oluyordu.
0
encokbenisevinnolur
(15.07.25)
esas olarak altında yatan nedenleri çözmek lazım.
yine de kafasında onlarca sorun dolaşan biri olarak kendi uyguladığım yöntemi yazayım.
nefes alırken gözlerinizi açıp verirken kapatacaksınız. bir yerden sonra iyice ağırlık çöküyor. şimdiye kadar hep işime yaradı.
0
lazpalle
(15.07.25)
ne hormonu ne ilaci abicim. çok uzun suren ileri derecede hayatini etkileyen bir sey degilse onlara bulasma. spor, muzik veya kitap dene. dwnildigi gibi gun ici ekran sureni de azaltmaya calis. en kotu rutin saatinden bir tık erken uyan.
0
unabomber
(15.07.25)
saat kacta yatip kacta kalkiyosun? gunde kac saat uyuyosun ortalama? her gun ayni sekilde mi?
0
icim urperiyor
(15.07.25)
Bende işe yarayan yöntem,
Ilık duş almak, tam karanlık, kulaklıkla sesli kitap veya yağmur sesi dinlemek.

www.youtube.com

www.youtube.com
0
Mirket
(15.07.25)
bir kac gun boyunca surekli ayni saatte yatip kalkmayi deneyin.

Misal 6da kalkiyorsunuz diyelim, aksam 11de yatakta olun. uyuyamazsaniz da donun durun, ama yataktan cikmayin. Sabah da 6 olunca kalkin, bahane uydurmayin. 5te uyuyakalmis olsaniz bile 6da ayakta olun. Sonra gece 11e kadar uyumak yok, aksam 4ten sonra cay kahve yok. aksam 9-10 gibi fln papatya melisa kedi otu neyin icebilirsiniz. 11de yatak.

Ilk 1-2 gun bisey fark etmeyecek, 3-4. gun cok yorgun hissedecekseniz gun icinde ama gece yatinca bayilmaya baslayacaksiniz. 5. gun ve sonrasinda ise alismaya baslayacaksiniz.
0
taurina
(16.07.25)
spor da muzik de kitap da yalan. spor ise yarar ama eh yani spor yapmak gerekiyor.

melatonin kesin cozum. en kucuk boyu ikiye bolup oyle kullanin, gec yatinca sersem uyanabilirsiniz yoksa.


biraz basitlestirerek yazacagim diger yazarlar beni linclemesin.

kabilemiz guvende olsun diye insanligin 50%si gece kusu olacak sekilde evrimlesmisiz, simdi sabah 8de kalkip okula, ise gitmek zorunda birakiliyoruz. uyuyamayinca da muzik dinle kitap oku deniliyor.

ben uyumak icin kitap okumayi ne zaman denesem sabaha kadar kitap okuyor oluyorum. nefes egzersizi, muzik, white noise, abartili derecede spor hepsini denedim mesela olmuyor. melatonin it is.

sadece uyku konusunda da degil adaletsizlik. ben geceleri cok verimli calisirim mesela.
0
aguen
(16.07.25)
(15)

şu şarkıcıları dinleyen var mı?

messina123
tarkan, yıldız tilbe, bülent ersoy, gülben ergen, seda sayan.abartılı gelecek ama ben yıllardır bu kişileri dinleyen bir kişi görmedim. kim dinliyor bu kişileri ve neden bu kadar ünlüler?
tarkan, yıldız tilbe, bülent ersoy, gülben ergen, seda sayan.

abartılı gelecek ama ben yıllardır bu kişileri dinleyen bir kişi görmedim. kim dinliyor bu kişileri ve neden bu kadar ünlüler?
0
messina123
(14.07.25)
Ne kadar kalabalık bir ülke olduğumuzu unutuyoruz bazen.
0
amortisman
(14.07.25)
evde arkadaş ortamında rakı vs olduğunda bu sanatçıların bazılarını açtıran arkadaşlar oluyor ama tarkan her daim dinlenir be.
0
elektr10
(14.07.25)
tarkan ve yildiz tilbe evet, bulent ersoy rastlarsam, digerleri hayir.

yasiniz kucuk oldugundan sevmiyor olabilirsiniz, bu kadar unlu olmalari sacma gelebilir ama zamaninin en unlu kisileri bunlar, hala unlu olmalari da normal. biz yaslilar hala dinliyoruz, bir kismini seviyoruz, digerlerini sevmesek de biliyoruz.
0
lemmiwinks
(14.07.25)
Tarkan dinliyorum ben, seviyorum şarkılarını. Diğerleri özellikler gülben ergen ve seda sayan şarkıcı mı ondan bile emin değilim, hatırladığım şarkıları yok
0
hayalhayal
(14.07.25)
Şunu nerde duysam, işi gücü bırakır sonuna kadar dinlerim mesela.

www.youtube.com
0
Mirket
(14.07.25)
tarkan ve bülent ersoy'u dinliyorum. ilaveten sibel can, gülşen, ebru gündeş de dinliyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.07.25)
ben de bunları dinleyen kimse görmedim. tarkan dahil.

1998 yılında okulda tarkan ın meşhur bir şarkısını söylerdi arkadaşlar. daha sonra hiç görmedim.

ben hayatımda ajda pekkan dinleyen de 1 kişi bile görmedim. yaşım neredeyse 40
0
ya ben lan neyse
(14.07.25)
Bunların ortak noktası Her kesime hitap eden müzikler yapıyorlar dinlenmeme şansları yok
0
olaylar olaylar
(14.07.25)
tarkan, yıldız tilbe, sezen aksu, hande yener, gülşen vs bunlar daima kendi listemdedir.
her yeni işleri olduklarında "acaba ne çıkarmışlar?" diye bakarım. gülben ergen'i de nedense sanki berbat bir şarkıcıymış gibi lanse ediyorlar ama bence kendisinin de çok güzel şarkıları var ki oğuzhan koç gibi tipleri saymazsak genelde hep kalburüstü sanatçılardan şarkılar alır.
0
m e b
(14.07.25)
tarkan, musti, tilbe ve bilumum 90'lar şarkıcılarını sıklıkla dinliyorum, ersoy falan özellikle açıp dinlemiyorum ama bazen denk gelirse dinlerim.
0
exlibris
(14.07.25)
Hiçbirini özellikle açıp dinlemiyorum. Belki kırk yılda bir Tarkan. Tarkan'ı dinleyenler var çevremde. Yıldız Tilbe'yi de 1 kere duydum. Onun dışındakilere denk gelmedim hiç.

Tarkan'ın grup ile alaka seviyesi: www.instagram.com
0
nawar
(14.07.25)
Tarkan’ı gayet severek ve sürekli dinliyorum.
0
ekimoloji
(14.07.25)
tarkan dinleyen gormedin mi? yok artik. tarkan dinlerim, yildiz tilbe de. bulent ersoy hemen hemen hic yok raki masalari disinda. gulben ve seda hic yok.
0
antikadimag
(14.07.25)
ben tarkan'in harbiye konser videolarini acip izliyorum. Yeni sarkilari berbat. Ama eski sarkilari ile turkiye'deki pop muzik citasini en tepeye cikarmis bi isimdir kendisi.
Digerlerini sevmiyorum ama yildiz tilbe'ye saygi duyarim.
0
sey mi dostum
(14.07.25)
arabada takanin birkac cdsi var, arada takar dinlerim.
yildiz bence fazla bagiriyor, onu kafam kaldirmiyor.
digerleriyle isim olmaz..
0
cooperr
(15.07.25)
(10)

Tarım yapmak

osuran imam
Mantıklı mı?"Mantıklı"dan kastım şunlar: bir, kârlı mı? İki, kolay mı?Yeğenim ziraat mühendisliği bitirdi, üretim sürecinde bu işlerden anlayan biri olacak yani yanımızda. Ama pazarlama kısmı kafamı kurcalıyor. Sonra ürünün satılamaması, vs. Ne yapacağız? Topraksız tarım düşünüyoruz. Sonra lavanta g
Mantıklı mı?

"Mantıklı"dan kastım şunlar: bir, kârlı mı? İki, kolay mı?

Yeğenim ziraat mühendisliği bitirdi, üretim sürecinde bu işlerden anlayan biri olacak yani yanımızda. Ama pazarlama kısmı kafamı kurcalıyor. Sonra ürünün satılamaması, vs.

Ne yapacağız? Topraksız tarım düşünüyoruz. Sonra lavanta gibi getirisi yüksek şeyler.

Bu işlerden anlayan varsa bize bir fikir versin hayrına. İnternette tonla bilgi var tabi, ama tecrübeli birinin yardımı lazım.
0
osuran imam
(14.07.25)
kar gelir-gider=kar olarak bir hesaplamayla yaptığınız halde ise, o değişir. kolay mı, değil.

edit: benim tecrübem tütün, buğday vs. tarafında. susuz tarımı bilmem, lavanta bilmem.
0
ahmet oturum cerezi
(14.07.25)
Ziraat mühendisi yeğen ziraat fakultesinin topraksız tarım bölümünü mü bitirdi? Değilse 'ne alaka?' deyip bir daha düşünün.

Lavanta üretiminin topraksız tarımla nasıl bir alakası var. Onu da bi düşünün.

Bu gibi kafa karışıklıklarını ortadan kaldırdıktan sonra, kapitalist sistemde bence şöyle bir altın kural var. Önce kime satacağını bul, sonra üret.

Yani pazarı bulunca üretim kolay.

Üretim kolay diyorum ama, 15 dakika çapa yap, üç gün belini doğrultamazsın. Çiftçi çocuğu değilsen, yani doğuştan bu işin içinde değilsen sen bu konuyu bir daha düşün derim.
0
Mirket
(14.07.25)
Bu iş üretim değil @mirket'in de dediği gibi pazar işi.

Lavanta işi çok eskiden popülerdi pazar doydu artık, hedefin cebinde parası olan ancak kafayı doğallık ile bozmuş kitle olacak. güzel avrupai bir marka ve kurumsal kimlik ile yüksek segmentte yaşayan insanların olduğu yerlerde ürününü doğal, olarak pazarlarsan mantıklı.

İl veya ilçe tarım müdürlüklerine git o yıl desteklenen ürün gruplarını öğren, sonra ilinde bulunan kalkınma ajanlarına git o yıl desteklenen ürün gruplarınıı öğren düşük faizli kredi ya da hibe işlerini kovala ve ürünülerinin doğal olduğuna dair sertifikalarını al. Sonrası pazarlama işi, üretim teknik olarak ciddiden sorun değil gerekirse hicar dedeiğimiz toprak kiralama yöntemi ile bile yaparsın.

Topraksız tarım da zor bir olay değil
0
ebeş
(14.07.25)
Kesinlikle zor
Ama kârlı. Hiç tecrüben yoksa uzun bir süre zorlanırsın.
Pazarlama kısmına gelirsek merak etme satarsın, hiç satamazsan bile ürettiğin ürünü pazarda tezgah açıp satarsın.
Ama ben olsam devletin alım garantisi verdiği ürünlere de bakarım. Şeker pancarı gibi.
0
etna
(14.07.25)
Yaklaşık 3-4 yıldır topraksız tarım ile birşeyler üretmeyi araştırıyorum.

İlk arastirmam domates ile başladı. Pazarı geniş ve sürekli aranan bir ürün. Fakat seranin ısınma ihtiyacı için enerji kaynağına yakın olmak gerekir.

Domatesde enerji kaynağı olarak jeotermal kullanmak gerekiyor. Afyon ve İzmir de yoğunlaşmış üretim.
Burada arazi ve jeotermal ruhsat fiyatları çok yüksek.

Domatesin dünyada en çok tercih edilen ürün olması nedeniyle üretimi çok yaygın.

Bizim ihracatta öncelikli pazarımız da Rusya. Araştırmalar yaparken geçmişte bakanlıkta çalışan birisi ile bir diyalogum olmuştu.

1990'li yıllarda Rusya ya gönderilen domatesler ülkeye girişine izin verilmediğini bir gecede istenen analiz değerlerinin 10 kat azalttığını ve ürünlerinin girişinin engellenip piyasa yeni giren Mısır ya da başka bir Afrika ülkesinden ücretsiz domates alındığını anlatmıştı.

Sonrasında çilek üretimi ve pazarlamasını araştırmaya başladım. Çilek oldukça tercih edilen bir ürün. Serayi kurmayı planladığı bölgede 4 tane sera vardı hepsini ziyaret ettim. Sagolsunlar herkes yardımcı olmaya çalışıyor.

Çilekte en önemli nokta ürünün hassas olması ve hasat sonrası bekletme şansınız yok. Ürünü en kısa sürede elden çıkarmanız gerekiyor.

Ve her sene fide değişimi yapılması, piyasada aradığınız fide bulmak çok zor 8-9 ay öncesinden sipariş oluşturup her sene bu masrafı yapmak üretim süreçleri oldukça hazmetli ve riskli olduğunu düşünyorum.

Geçen Ekim'de Antalya da tarım fuarına gittim. Buraya çilek fidesi bulmaya gitmiştim.

Yaptığım gorusmeler sonucunda Yaban mersini üretiminde karar değiştirdim. Yaban mersini üretimi yapan bir kaç sera gezdim. Süreçler konusunda domtes ve cilege benzer olup bitki daha güçlü ve aldığınız fide 15-20 yıl boyunca mahsul alabiliyorsunuz.

Pazarlama konusunda gelince yanıtlardan etna soylediği gibi "merak etma satarsın" lafını cok duyacaksın.
Cilek uretimini arastırırken migrosun satın alma ekbınıne ulastım. cılek uretıyorum alım kosullarınız nedır diye sordum.

Urun teslimini İzmir torbalıdan alıyoruz. Odemeler 45 gun sonra yapılıyor. o gunu tarla fiyatı ne ise ondan alırız. Tarla fıyatnı nasıl belilrleniyor dediğim de cevap yok. Hal fiyatından asagıda oldugunu belirttiler.

İzmir hal'e gittim. anlattım durumu elimde cilek var nasıl satarız. durust oldugunu dusundugum bir iki kişi abi burayı en son ihtimal olarak dusun malın burada 3 kurusa satılır dediler.

Uretimi yapmayı dusundugun bolgede cevrendeki alıcıları bulup urununu onlara satmaya calısmam gerektıgını soyledıler.

Cilek icin dolastıgım uretıcılerden alıcılar seni bulur lafını cok duydum.Nasıl buldukları muamma. Tahminim uretım yaparken Tarım bolge mudurluklarına kayıt yaptırdıgında iletişim bilgilerini tuccarlara satıyorlar ya da fide alımı yaptıgın kişiler bilgilerini satıyorlar.

Sera kurulumu başlı başına bir sorun 1 liralık işi 10 liraya yapıyor herkes.

Hibe ya da destek almanız oldukca zor hukumete yakın olmanız gerekiyor.Araziniz olmalı.


Ben bu topraksız tarım işini yapacagım yakın zamanda ama artık Türkiye'de değil. Portekiz arastırıyorum. Yakında orada bir şirket acıp sureci ilerletmeyi palnlıyorum.

Aklına takılan sormak istediğin bir seyler olursa yardımcı olmaya calısırım.
0
kaiserr76
(14.07.25)
Planlı programlı iş yaparsanız kazanacağınızı düşünüyorum
0
messina123
(14.07.25)
@kaiserr76

Hocam mükemmel yazışsınız. Şu bilgileri parayla bile edinemiyorsunuz bu topraksız tarım konusunda, herkes bu konuda araştırma yapanı kazıklamaya çalışıyor. Portekiz 'i niye tercih ettiniz onu merak ettim ? Mesela bize çok daha yakın Bulgaristan uygun olmaz mı bu iş için ? Benim de sürekli aklımda ama bir türlü girişime geçemedim hep araştırma safhasındaym.
0
messor
(14.07.25)
@messor

Muğla milastayim. Hatta şu an bir Yunan firmasında çalışıyorum. Yunanistan dusunmustum. Gerek geçmişteki ilişkilerimiz gerekse arazi fiyatları ve çalışan maliyetlerini düşünerek vazgeçtim.

Portekiz Avrupa ve Amerika pazarına yakın olması, yapacağınız yatırımin tutarina bakmaksızın oturum izni vermesi, Avrupa Birliği destek ve hibelerin olması ve en önemlisi arazi fiyatlarının uygun olması nedeniyle tercih ettim.
0
kaiserr76
(14.07.25)
Tarımın karlı olmadığını söyleyenlere asla kulak asma.
İşini doğru düzgün yapıp zarar etmen imkansız tarımda. Kurulum maliyetin başka bir işe görece daha düşük. Getirin ise görece daha büyük.

Türkiye tarımsa şuan dünya 7.si. Tarım bitti bitiyor çiftçiler aç vs diyenler haklı olsaydı bu kadar üretim olur muydu?

Lisanstan bir arkadaşım diyarbakır’da ve urfa’da tarım ile uğraşıyordu. Aile işini devam ettiriyordu yani daha profesyonel olarak.
İstese en iyi şirketlerden birinde iyi kazançlı bir pozisyonda rahatlıkla çalışırdı ama hiç başka bir işte çalışmadı. Zaten Hobi olarak okuyorum diyordu. Çünkü mevcutta kendi işinden kazandığı parayı özel sektörde veya kamuda kazanmasının ne kadar zor olduğunu biliyordu. Tabi bu işi yapıcaksan biraz kafan çalışacak. İlmini bileceksin. Verim kasıcaksın. Devletin verdiği Her türlü hibe ve teşviği takip edip yararlanıyordu. Girişkendi.

Geçen oturduk konuştuk; Ben herkesin girmek için can atacağı bir yerde çalışıyorum ama aynı sürede onun çeyreğini anca kazanabilmişim.
0
ezkaza
(14.07.25)
yaban mersini, böğürtlen gibi karlı meyveler üretebilirsiniz. ya da ilaç sanayisine satacağınız bitkiler ile bitki çayı kullanımı için kuşburnu gibi şeyleri üretmeyi de düşünebilirsiniz bunlara bir ara devlet teşviki de vardı
0
i wanna go back
(15.07.25)
(5)

Bugünün şarkısı

sekizdokuzon
Benim için bu: https://open.spotify.com/track/7KreTjKZa5JpGJXYr7h6SK?si=bhZA3KjFQhadgNak07MwDASizin gününüzü yapan şarkıları alalım.Teşekkürler.
Benim için bu: open.spotify.com

Sizin gününüzü yapan şarkıları alalım.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(12.07.25)
Mirket
(12.07.25)
www.youtube.com

Herkes anlasın diye anadilde şarkı attım.
0
Shepard
(12.07.25)
gabe h coud
(12.07.25)
Bununla başladım:
open.spotify.com
Şununla devam ediyor:
open.spotify.com
0
Amaranta ursula
(12.07.25)
komando kani var bende
(12.07.25)
(5)

yatırım aracı olarak neyi tercih ediyorsunuz?

istististist
mevcut gelişmeler göz önüne alındığında, mevduatta ya da para piyasası fonlarında kalmak riskli mi kalıyor sizce?yeni bir borsa, altın, döviz rallisi yaklaşıyor mu?ev almaya parası yetmeyen birisi, mevcut birikimini sizce nasıl değerlendirmeli?
mevcut gelişmeler göz önüne alındığında, mevduatta ya da para piyasası fonlarında kalmak riskli mi kalıyor sizce?

yeni bir borsa, altın, döviz rallisi yaklaşıyor mu?

ev almaya parası yetmeyen birisi, mevcut birikimini sizce nasıl değerlendirmeli?
0
istististist
(12.07.25)
Gümüş, ABD borsaları ve İsviçre frangı gözdem.
Altına hala sıcağım.
BTC ve hatta tüm kriptoların çağdaş lale soğanı olmadığına kendimi ikna edemiyorum.
Vadeliye hep uzaktım da PPF larına da soğuma evresindeyim.
Borsada kağıt bazlı günlük hareketler dışında ben girmem bu dönem.

Son soruna cevap değil. Aman haa. Silerim zaten birazdan.
0
Mirket
(12.07.25)
Etf Msci world
0
logisticsmanager
(12.07.25)
SP500 fonu aliyorum kafam rahat. enflasyona ve dolar kuruna karsi kendimi korumus oluyorum.
Bir sonraki teslayi/bitcoin'i bizzat erkenden kesfetmediginiz surece teorik olarak piyasalarin ortalama buyume hizini gecmeniz zaten olasi degil. o yuzden piyasayi yansitan en istikrarli gosterge olarak SP500 fonlarina yatirim yapiyorum. (VOO,SPY dusuk maliyetli olanlari).
ayrica google ve apple'dan da vaktinde iyi kar elde ettim ama yeni ev alacagimiz zaman satmak durumunda kalmistim.
0
adrianapole
(12.07.25)
Ev almak isteyen ancak parası yetmeyen birisi , önce kendisini hedge etmelidir.

Kendisine yakın bir şehirden varsa bütçesine uygun bir ev alıp, kiraya verebilir.
veya ,

Parası yetiyorsa arsa almayı düşünebilir

veya,

Oda yetmiyorsa, sıkı bir araştırma ile prim yapacak bir yerden toprak alabilir .




Bunlardan hiç biri mümkün değilse o zaman , ağırlıklarını duruma göre değiştirerek sepet yapmalıdır.


-Mevduatın yüzdesi sınırlı olmalı
-Altın şu an yatay ama Fed faiz indirimleri hareketlendirebilir
-Borsa , chp ye olan durumlardan dolayı, kestirmesi zor, bana göre sadece haftalık veya günlük trade yapılır
-dövize yatırım yapmak mantıklı değil, onun yerine altın ve gümüş değerlendirilmeli
- borsada tecrübe varsa gayrimenkul fon veya hisse senetlerini sıkı araştırıp, takip edebiliyorsa belirli bir yüzdede almak düşünülebilir
0
Rao
(12.07.25)
hisse (nasdaq), etf (nasdaq), kripto (btc agirlikli), altin ve gümüs biriktiriyorum yillardir.
0
sir gawain
(12.07.25)
(8)

Yeni anayasa

WithWorth
Yeni anayasa ile tam ne hedefleniyor ?Özet geçen bi kaynak var mı ?Tek amaç erdoganin bir kez daha secilmesi mi ?Baska bir sey var mi
Yeni anayasa ile tam ne hedefleniyor ?
Özet geçen bi kaynak var mı ?

Tek amaç erdoganin bir kez daha secilmesi mi ?
Baska bir sey var mi
0
WithWorth
(12.07.25)
Özellikle daha "sivil" anayasa hedefleniyor.
0
diyecevaplandı
(12.07.25)
Özellikle daha "sevr" anayasa hedefleniyor.

Bence
0
Mirket
(12.07.25)
Mirket +1

Uzun yazacaktım ama kendisi özetledi.
0
yurtsuz john
(12.07.25)
Cumhuriyeti ortadan kaldirmak ve ülkeyi Suriye-iran benzeri bir ülke yapmak.
0
feastofthedamned
(12.07.25)
Türk varlığını önemsemeyen, ülkenin kurucu ve aslî unsuru olarak görmeyen, Türk varlığını azınlıklaştırmaya yönelik bir anayasa tasarısı. Çünkü ilk 4 maddeyi, 66.maddeyi değiştirmedikçe buna "yeni anayasa" demiyorlar.
0
muhayyer divan
(12.07.25)
AKP'nin Türkiyenin sorunlarıni çözmek gibi gayesi olsaydı bunu 23 yıldır yapardı. Her türlü çoğunluk, halk desteği arkadasindaydi. Adamlar sorun çözmek istemiyor, sorunlarla boğuşan bir ülkede zihniyetleri sonsuza dek iktidar olsun istiyorlar.

Dolayısıyla tek amacı CB seçimi kisitini kaldirmak vb
0
sanguine
(12.07.25)
temel amaçları ulus devlet ve üniter yapıyı çökertmek.
akp arapları, mhp türkleri, hdp kürtleri temsil edecek. aynı ırak gibi.
zaten bop un amacı suriye, ırak, iran ve türkiyeyi barçalayıp mehsep temelli bir yönetim oluşturmak.
ilk ırakta uygulandı, 10 yıl gecikmeli olarak suriyede uygulanmaya başlandı. geriye iran ve türkiye kaldı. iranı şuan için tam kontrol edemiyolar. ama türkiyede ise tamamen kontrollerinde bir iktidar var. dün itibariyle bunun başlangıcı verildi.

bundan sonrası bu dört ülkeden toprak alıp israil ve abd kontrolünde büyük kürdistan planını hayata geçirmek.

erdoğan kendini seçtirmek için yapıyormuş kısmı tamamen göstermelik, kendi kitlesini konsolide edebileceği tek dayanak bu. ayrıca yanında ümmet, millet laflarınıda sıkıştıracak.
aynısı bahçelide devlet aklı, yüz yıllık milli akıl laflarıyla yapacak.
halkı en kolay kandıracağın iki şey din ve milliyetçi söylemler.

peki chp bunun neresinde, şuan sadece bu sürecin dışında kaldıkları için hayıflanacaklar. erdoğan çok akıllı bir hamle yaparak bu süreci sonuna kadar destekleyen adaylarını içeri atıp süreçten pay çıkarmasının önünü kesti.
bu süreçte istemem ama yan cebime koy muhalefeti yapacaklar. zaten 2009 dan beri chp bu yıkım sürecinin bir parçası.
0
my fault
(12.07.25)
Bence yaşanan süreç temelde daha basit sebeplere dayanıyor: Öyle ya da böyle RTE açısından "Eh seçilmek de var seçilmemek de, halkımınızın takdiri" safhası ya da diğer bir tabirle "Point of no return" geçildi. CHP ve muhalif kitle bu kadar dayak yemişken, bunca acılar çekmişken, bunca baskı altındayken seçimi şansa bırakıp RTE'nin seçimi kaybettiği bir denklemde "Eh biz kaybettik, köşemize çekilelim, devr-i sabık olmasın" diye anlaşma zemini bulunması çok zor. Bu bağlamda anayasa değişikliği bence başkanlık sisteminin RTE'nin tekrar seçilebilmesini olabildiğince garanti edebilecek minvalde şekillenecek. Bu noktada HDP tabi ki çeşitli yasal düzenlemeler isteyecektir zira onlar açısından her bir değişiklik kazanım ve muhtemelen RTE sonrasında da orada olacak.

Ancak işin "Ülke bölünüyor" kısmına çok katılmıyorum zira bence halkta öyle bir dinamik yok. Yani ülkede öyle bir iktidar gücü olabilecek Arap da yok, Türklerle Kürtler arasında "Bu böyle yönetilemiyor" denebilecek, ne bileyim Güney Afrika'daki siyahlarla beyazlar arasındaki gibi bir hak ya da mülk uçurumu da yok.
0
salihdt
(13.07.25)
(4)

Yurtdışı tatili önerisi

unuttum konu neydi
Evet bir yurtdışı tatili yapmak istiyorum. İlk defa yurtdışına çıkacağım için bu konuda bilgim çok sınırlı. İlk deneyim için şehir, ülke ya da rota önerilerinize ihtiyacım var. - Vize sorun değil- İlk deneyim için çok detaylı ve karmaşık bir tatil olsun istemiyorum- Balkanlar çok istediğim bir bölge
Evet bir yurtdışı tatili yapmak istiyorum. İlk defa yurtdışına çıkacağım için bu konuda bilgim çok sınırlı. İlk deneyim için şehir, ülke ya da rota önerilerinize ihtiyacım var.

- Vize sorun değil
- İlk deneyim için çok detaylı ve karmaşık bir tatil olsun istemiyorum
- Balkanlar çok istediğim bir bölge değil
- 3-5 günlük bir tatil olabilir. Amacım öncelikli olarak bu deneyimi yaşamak.
- Kur sebebiyle ekonomik bir tatil de olsun istiyorum. Tatili uygun fiyata halledebileceğim yöntemlerden bahsedebilirseniz sevinirim.
- Son olarak dil çok iyi değil bu ciddi bir sorun olur mu?
0
unuttum konu neydi
(12.07.25)
Türkiyeden feribot işleyen bir Yunan adasını gözüne kestir.
Feribot biletini internetten ve otel rezervasyonunu booking.com dan mümkün olduğunca erken yap.
Dil yok ve acemiysen arabalı gitmende fayda var.
Dil yoksa Telefonundaki Google çeviri uygulamasını kamerasıyla falan etkin kullanmayı öğren. Pratik yap.
Greek affabesine kabaca bir bak.
Tarzanca ve el kol hareket becerini geliştir.
Yanında çay götür.
0
Mirket
(12.07.25)
Sırbistan macaristan çekya
Pronto setur ya da jolly ye gidilecek.
Masraf 1000 euro
Süre 5 ya da 7 gün.
0
luluki
(12.07.25)
tamamen sahsi gozlemim, sokaga cikip anket vb ypamadim ama yurt disina ilk kez cikan her yastan turklerin genelde sectikleri ulkeler:

- italya/ispanya: havasi, yemegi, kulturu guzel, turiste alisiklar,
- Cek cumhuriyeti/macaristan: turistik ve ucuz (en azindan eskiden ucuzdu), ve cok kompakt/tatli ve tarihi bir sehir, vaktinde birkac yil ben de yasadim, cok ozluyorum
- almanya/fransa: turkce ve yarim ingilizce ile yol yordam bulmak kolay, ben sahsen cok bayilmiyorum ama neticede avrupa'nin lokomotifi ulkeler.
- balkanlar: aciklama yapmaya cok gerek yok, eski osmanli topragi oldugundan her ne kadar farkli memleket de olsa turkiye'den gelen insana tanidik geliyor.


ben sizin konumunuzda olsam italya ya da cek cumhuriyeti yapardim. hem prag'in turistik kisimlari 3 gunde doya doya rahatca gezilebilir.
0
adrianapole
(12.07.25)
prag, viyana, budapeşte üçlüsü. süre kısıtlıysa üçünü tek seferde gezmeniz zor olabilir. prag-viyana ya da viyana-budapeşte yapabilirsiniz. şehirler arası flixbus ya da flixtrain kullanılabilir, uyguna gelir. bu üçlüden birini gezebilecekseniz -bana göre- en iyisi budapeşte.

turist için dilin çok da bir önemi yok. en basit ingilizceyle her işinizi halledersiniz. yeter ki internetiniz olsun.
0
sir gawain
(12.07.25)
(12)

rte'nin sizi şu ana kadar en mutlu eden açıklaması/eylemi nedir?

estranged
veya akp hükümetinin?
veya akp hükümetinin?
0
estranged
(12.07.25)
E-Devlet sistemi. Kapalı alanda sigara yasağı. Kamuda ve üniversitede giyim serbestisi. Hastanelerde ilaç kuyruğunun bitmesi.

Yani en son mutlu eden bir sey duymayalı 15 sene oldu. Mutsuz edenleri saysam 20-30 dk yazmam gerekir.
0
havadakarada
(12.07.25)
Mevcut hükmet ve taifesinde hazzetmem.kendim de sigara kullanıyor olmama rağmen yaptıkları kapalı alanda sigara yasağına katılıyorum. Ben sigara içiyorum diye içmeyen herkes bundan zehirlenmek, kötü kokmak zorunda değil. Bence iyi yaptıkları tek şey.
Yukarıda arkadaşın dediği gibi Devlet politikaları, maliye politikaları, tarım politikaları, adalet... vb kısmına girersem üzüntüden çatlarım.
0
strawberry first
(12.07.25)
En mutlu eden degil tek mutlu eden

-sigara yasagi ( sokaga da gelmesi lazim hatta, reise güveniyorun.)
- posetleri parali yapmak
0
sonsuz
(12.07.25)
Kapalı alanda sigara yasağı ile ilgili bir şey söyleyeyim. Eşzamanlı olarak bütün dünyada devreye sokulmuş bir aktiviyedir. Yani o an Türkiye'de A,B,C den tut Z 'ye kadar hangi parti iktidarda olursa olsun farketmeyecekti ki, icraatdaki zayıflama mevcut iradeye maledilebilir.

Gelişmiş devletler e devlet'e geçmiyorlarsa bir bildikleri mi var?
www.youtube.com

Bir de akıllı telefon ve interneti icat ettiler yazmayacaksak şu kuyruklar bitti konusuna girmeyelim bence. (Kuyruktan kasıt, emekli maaş kuyruğu, hastane kuyruğu, eczane kuyruğu vs olabilir)
0
Mirket
(12.07.25)
Bu konuda sadece burada değil, soylenegelen neredeyse her şey zaten üstlendikleri makamların getirisi olarak yapmaları şart olan şeyler. Sürü değil toplumsak, "mutlu" ifadesini zaten görevi gereği yaptıkları şeyler için değil ayrıca yaptıkları şeyler için kullanmamız lazım diye düşünüyorum.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
bana göre hiç , verdikleri tüm zararlar olası doğrularının hepsini fazlasıyla götürüyor çünkü.
0
Rao
(12.07.25)
Çevremdeki Atatürkçü insanlarda şunu gözlemledim: Cumhuriyetle, demokrasiyle, laiklikle, Atatürk'le barışık olmayan kişi ya da kurumlar ağızlarıyla kuş tutsalar umurlarında değil; kendi çıkarlarına olsa bile umurlarında değil.
0
santimantal
(12.07.25)
Kardeşim Atatürkçü falan değilim. Ama siyasal islamcılardan gelen hiç bir şeyi istemem kalsın. Ancak sağlık sistemi ve ekonomik yeniliklerde iyiydiler. Ama bu kadar nepotizme iyi bir şey kalmadı.
0
mikahakkinen
(12.07.25)
@santimanta

Cumhuriyetle, demokrasiyle, laiklikle barışık olmayan kişi ağzıyla nasıl bir kuş tutabilir mesela anlatır misin bir?

Valla niyeti bu kadar net anlatan bir sitem daha önce görmemiştim :)
0
makbur
(12.07.25)
2018 senesinde çıkan Bedelli Askerlik;

Hayatımda önemli bir kırılma anı (yol ayrımını) oluşturuyor.
0
put it in your appropriate place
(12.07.25)
Sadece sigara konusundaki yaptırımlar.
0
ekimoloji
(13.07.25)
sigara. okul kitaplarini ucretsiz yapmasi. sokak kopeklerini de bitirirse komple cok iyi olur.

su sigara yasaklari aslinda esnetildi bayagi aslinda. yani ilk ciktigi gibi uygulamaya geri donse, hatta duraklarda, istasyonlarda, garlar, bina onlerinde de yasaklansa super olur.
0
baldur2
(13.07.25)
(18)

Yanınızda ne kadar nakit taşıyorsunuz?

put it in your appropriate place
Şahsen 300 ile 500 lira arası nakitle dolanıyorum. Normal harcamalarım hep kredi kartıyla.
Şahsen 300 ile 500 lira arası nakitle dolanıyorum. Normal harcamalarım hep kredi kartıyla.
0
put it in your appropriate place
(12.07.25)
2-3k.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.07.25)
hiç
0
koela
(12.07.25)
5k. Ulan elektrik gitti, poslar da gidiyor. Nakit çalışıyor adam, amele gibi ateme arayacaksın. Ama 99'u karttan yapıyorum. Kayıt kuyut kolay oluyor.
0
Shepard
(12.07.25)
Pazaryeri alışverişi ve bahşişler hariç asla nakit kullanmam. Yine de daima yanımda 500 ila 1000 lira arası nakit vardır. 500 ün altına düşersem hemen gider 500 çekerim.
0
Mirket
(12.07.25)
0-200 TL. Minibüse binmek için gerekiyor en fazla.
0
sekizdokuzon
(12.07.25)
bazen 0tl ama genelde maksimum 500tl. Nakit taşınacak gibi değil, alışverişe çıkınca yanımda 2 deste parayla gezmem gerekir.
0
kimlanbu
(12.07.25)
200-300 genelde
0
mor oje
(12.07.25)
500-1000, genelde bahşiş için kullanıyorum.
0
kojonotsuki
(12.07.25)
Birkaç bin. Nakit alışveriş yapıyorum hep.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
300 lei

hemen hemen 3 haftada bitiyor

bazı mekanlar nakit kabul ediyor

5 bira içsen bir gecede 50 lei gitti zaten

konsere gitsen 30 lei minimum
0
rain when i die
(12.07.25)
500-600 civarı, bittikçe cüzdana 1000-1500 eklerim. bir de ne olur ne olmaz diye bir 100-150 dolar bozuk para olarak durur.

normal market - gündelik harcamalar için nakit tutsak 5-6k ile gezmek lazım, çok yer tutar.
0
orpheus
(12.07.25)
300- 500 TL.
0
diyecevaplandı
(12.07.25)
0
0
antikadimag
(12.07.25)
500-1000 civarında.
Nadir de olsa peşin para ile çalışan dükkanlar ve taksiler için.
0
pro9it9is9
(12.07.25)
kredi kartı ile ödeme kabul ediyor gittiğim geldiğim neredeyse her yer.
etmezlerse zaten taşıdığım nakitle ödeyemem de hesabı.
sokak satıcısından simit alırım, kağıt mendil satan teyzeye veririm. hesabı ödedikten sonra bahşiş bırakmak istersem onu yaparım diye nakit taşıyorum.

20 - 200 arası banknotlar yanımda olunca rahat hissediyorum.
500 civarı yetiyor.

haftalarca nakitsiz dolaştığım da oluyor ama.
0
biseysorcaktim
(12.07.25)
Sıfır.
Bugün bakkala nakit ödiyim dedim, para üstü derdi yüzünden uğraştım durdum.
Dansöz ya da gırnatacıya takacak bir durum yoksa bulundurmuyorum.
0
Bruce
(13.07.25)
pazar alışverişi yapacağım gün hariç 500 den fazla nakit taşımam , pazar alışverişi içinde aynı gün parayı çeker varsa kalanıda hesaba tekrar atarım.

Kısaca , yüksek enflasyonu olan bir para birimini mümkün olduğunda az miktarda yanımda taşımaya çalışıyorum
0
Rao
(13.07.25)
Şu an cüzdanımda 10 lira para var. Normalde 750 tl civarı bulunduruyorum. Su simit vs dışında Nakit alışveriş yapmıyorum.

36 E İstanbul
0
lazor
(13.07.25)
(7)

yunanistan'a tatile gidenler? ne kadar harcadınız?

OgutucuRecep
yolu,vizesi,otel, yemeği derken kaç gün kalıp ne kadar harcadınız?tahmini gidip kalan vardır girişte vizesiydi şusu busu ufaktan akşamları da orta çapta yemek ki zaten olsa olsa 30euro hesap gelir herhalde 2 kişi..5 gün tatil ne kadar tutar?
yolu,vizesi,otel, yemeği derken kaç gün kalıp ne kadar harcadınız?

tahmini gidip kalan vardır girişte vizesiydi şusu busu ufaktan akşamları da orta çapta yemek ki zaten olsa olsa 30euro hesap gelir herhalde 2 kişi..
5 gün tatil ne kadar tutar?
0
OgutucuRecep
(10.07.25)
geçen yıl samos adasında tek kişi 8 gün 1200 euro falan harcamıştım. (feribot ve uçak biletleri dahil)
araba kiraladım. deniz manzaralı odalarda kaldım ama odalar ucuzdu genelde. 5 gün iki kişi 1000 eurodan az olmaz bence.
0
jelly bear
(10.07.25)
Corfu'ya gittim. beş gün için tek kişilik fiyatı yazıyorum; 15 uçak, 22 airbnb, yemeklere 20, araç kiralama 30. iki kişi gidersen airbnb ve araç kirası tek kişi için bölü 2.

vizesine 3-4 harcamışımdır.
0
gabe h coud
(10.07.25)
Nereye gideceğinize göre çok değişken bazı adalar daha pahalı mesela. Vize ve otel hariç Kişi başı günlük 50 eurodan hesaplayabilirsiniz.
0
tuborg yesili
(10.07.25)
Bira 1,5 euro markette, otel 85 civarı güzel bi akşam yemeği biralı 3 kişi 55 euro idi dün 20 lik uzo müessese ikramı falan
0
Mirket
(10.07.25)
Şemşiye, şezlong bedava da bişey içmen gerekiyo, o da 2,5 euro, yalnız çok dalgalı bugün
0
Mirket
(10.07.25)
yani tahmini kişi başı 600 euro tutar diyorsunuz?
0
🌸OgutucuRecep
(11.07.25)
atina icin: (tek kisi)

ortalama airbnb 4-5 gun gibi 100-300 euro arasi degisiyor. ne kadar erken aldigina, ve sezona da bagli. en son 150 euro odemistim heralde (ikiye bolerek). rodos airbnb daha pahaliydi, ama daha gec almistim.

yemek: sabah ve aksam ogun olarak 30-40 euro gibi
gun icinde icecek/kahve: 10-20 euro
aktivite: 20-30 euro
bir gece club'e gitme: 15-20 euro + 20-30 euro icecek belki

ucakla gidis donus: 60-100 euro arasi gibi. promosyona ve ne kadar erken aldigina bagli. en son 80 odedim.

vizeden muafim, o yuzden ordan yirttim.
markette de harciyorum biraz iste.

toplam: 350-400 euro gibi, belki 500
daha cok yersen icersen daha cok olur
0
ermanen
(11.07.25)
(9)

dişlerinizi fırçaladıktan sonra diş macununu

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yutmamayı nasıl beceriyorsunuz? ben sürekli yutkunmak zorunda hissediyorum.
yutmamayı nasıl beceriyorsunuz? ben sürekli yutkunmak zorunda hissediyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.07.25)
dis macununda 1450 ppm florur var,
ve normal olarak yutacaksin tabi..

yada yerine ingiliz karbonati kullan,
vucuduna yabanci madde girmesin.
0
designer
(09.07.25)
İki üç sene aksatmadan İngiliz karbonatı kullan, sonra duyuru aç, benim dişlerim niye eriyo diye.

Ya da diş fırçasına diş macununu mercimek tanesi büyüklüğünde sık. ama hakkını vererek fırçala.
0
Mirket
(09.07.25)
@mirket
daha fazla oldu,pandemiden önceydi,
önceden dişlerde tartar olurdu, plaklari aldi temizledi ama dis erimesi senden duydum ilk defa,
0
designer
(10.07.25)
Suyla az bir çalkalayıp tükürüyorum. Çeşme suyunun arındıracağı şeyi, ağızda yabancı madde bulunduğu için biriken ve daha asidik olan tükürüğün arındırmayacağını düşünmek ilginç geliyor bana zaten. Midene gideceğine lavaboya gitsin. Dişinizi fırçalama süreniz 15 saniye değilse saatlerce onları diş minesi üzerinde tutmanıza sonra da tükürük ya da gün içinde tükettikleriniz ile midenize yollamanıza gerek yok.
0
nawar
(10.07.25)
@ designer,

Bir diş hekimi işin detayını açıklar diye umuyorum da dişlerine günah. Yapma.
0
Mirket
(10.07.25)
6 senedir sağlam, cevremde dis macunu kullanan ve dislerini kaybeden cok ,tesekkurler uyariniz icin.
0
designer
(10.07.25)
chatgpt üstad diyor ki:

"İngiliz karbonatı" olarak bilinen sodyum bikarbonat (NaHCO₃), yani kabartma tozu, bazı kişiler tarafından diş beyazlatmak için kullanılıyor.

Ancak bu uygulamanın diş sağlığı açısından bazı riskleri var:

Avantajları:

Diş yüzeyindeki yüzeysel lekeleri (kahve, çay gibi) fiziksel olarak temizleyebilir.

Ucuz ve kolay bulunabilir.

Zararları:

Aşındırıcıdır: Sodyum bikarbonat, mineyi (dişin sert dış tabakası) aşındırabilir. Mine kaybı geri dönüşsüzdür ve zamanla diş hassasiyetine ve çürüğe yol açabilir.

Diş eti tahrişi: Hassas diş etlerine zarar verebilir.

Diş rengi kalıcı olarak düzelmez: Yalnızca yüzeysel lekeleri temizler, dişin doğal rengini değiştirmez.

Uzman önerisi:
Diş beyazlatma istiyorsanız, florürlü diş macunu kullanmak veya bir diş hekimine başvurmak çok daha güvenli ve etkilidir. Ayrıca, marketlerde bulunan “beyazlatıcı” diş macunlarının bile aşındırıcılık seviyeleri kontrol edilerek formüle edilir; karbonat gibi ham malzemeler ise daha kontrolsüzdür.
0
mustafakesekci
(10.07.25)
nasıl yutabiliyorsunuz? yanlışlıkla yutsam veya yutar gibi olsam anında kusarım. benim midemi çok bulandırıyor. düşüncesi bile bulandırdı hatta şu an
0
art cat chocolate
(10.07.25)
dişini fırçaladıktan sonra bol bol tüküreceksin, suyla çalkalamayacaksın. macundaki florür belli bir süre diş üstünde kalıp görevini yapması gerekiyor.
ağızda çok diş macunu kalıyorsa demek ki diş fırçasına çok fazla macun sürüyorsunuz. mercimek tanesi yeter fazlası gereksiz.
bunlar yeni çıktı yok ingiliz karbonatıymış, yok misvakmış, yok florür öldürürmüş hepsi deli saçması. düz dünyacılar bir bunlar iki.
diş macunu kullanıp dişlerini kaybeden bu zamana kadar duymadım. altında başka bir sorun olmadıkça(hastalıklar veya diş eti çekilmesi) durup dururken diş kayıpları olmaz.
florürsüz diş macunu olmaz.
ha diş macunu elzem mi tabi değil. diş temizliğinin %90u mekanik temizliktir ve diş ipi veya arayüz fırçası kullanımıdır.
0
my fault
(10.07.25)
(4)

Kira tespit davası süresince zam da işliyor mu?

administ
Bilirkişi 10000 lira dedi mahkeme de onayladı diyelim ve istinafa gitti 3 sene geçti. Bu aradaki 3 zam dönemindeki artış mahkemenin belirlediği 10000 üstüne ekleniyor mu? Yoksa 3 yıl sonunda mı 10000 oluyor.
Bilirkişi 10000 lira dedi mahkeme de onayladı diyelim ve istinafa gitti 3 sene geçti. Bu aradaki 3 zam dönemindeki artış mahkemenin belirlediği 10000 üstüne ekleniyor mu? Yoksa 3 yıl sonunda mı 10000 oluyor.
0
administ
(09.07.25)
Dava dilekçenin son maddesi olarak avukatın zaten bu konuda bir şey yazacaktır ve evet, dava açma tarihi esas alınır.
0
Mirket
(09.07.25)
evet
0
ankarakecisi
(10.07.25)
2025 yılında açmışsanız ve 2028'de sonuçlanmış ise, artış 2025'ten sonra belirleniyor. Her sene için yasal artış yapılıyor. Atıyorum her sene: %30 olsun. Kiralar yasal artışla:

2025 - 10.000
2026 - 13.000
2027 - 16,900
2028 - 21,970

oluyor. Atıyorum kiracı 2026'da 8 bin TL kira ödemişse aradaki 5bin TL farkı size ödüyor.

Ancak burada şöyle bir trik var. Bu davalarda faiz yok. Yani size vereceği 5bin TL'yi 4 sene sonra veriyor. Bu da kuşa dönmüş şekilde oluyor. Kiracı daha da kafayı bozdu ödemedi. Küfreder gibi senelik %9 faiz işletiyorlar.

Kiracıyla anlaşmayı deneyin. Dava işi, iş değil. Bilirkişiler sallıyorlar, evin hakkını vermiyorlar.


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.07.25)
dava işi gerçekten iş değil. bir tanıdık var mahkemeye vermiş kiracısını. adam 2750 tl ye oturuyor ankarada. ve kendisine ev almış kiraya vermiş. o evin kirasıyla hem kendi kirasını ödüyor hem de evin kredisini... gel de çıldırma
0
merkep gibi adam
(10.07.25)
(16)

Siyaset gündemini takip ediyor musunuz?

sekizdokuzon
Ben etmek zorunda hissediyorum. Ruh halimi inanılmaz olumsuz etkilediği halde olup bitenin farkında varmazsam kendimi güvende hissedemezmisim gibi geliyor. Siz takip ediyor musunuz? Hangi gazeteleri, TV programlarını, YouTube kanallarını takip ediyorsunuz? Günlük hayatınıza etkisini nasıl tanımlarsı
Ben etmek zorunda hissediyorum. Ruh halimi inanılmaz olumsuz etkilediği halde olup bitenin farkında varmazsam kendimi güvende hissedemezmisim gibi geliyor.

Siz takip ediyor musunuz? Hangi gazeteleri, TV programlarını, YouTube kanallarını takip ediyorsunuz? Günlük hayatınıza etkisini nasıl tanımlarsınız?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
etmiyoruz. politik çözümlerle bir işimiz yok.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.07.25)
Türkiye, bir de Ortadoğu gündemini takip etmeye çalışıyorum.
0
peki madem
(09.07.25)
Benim en azından bir müddet için haber, gündem vs. ne olursa olsun uzak kalmam daha iyi olacak.
0
rock n roll
(09.07.25)
etmiyorum ama maalesef türkiye gündemi bir şekilde maruz bırakarak takip ettiriyor.
mesela instagram'a giriyorsun, hop siyaset. twitter zaten siyaset meydanı olmuş, oradan hiç kaçış yok zaten. ekşi sözlük'ü saymıyorum bile, en alakasız başlıkta bile siyasi entry'ler.

beni en güldüren de a ve b'nin de özünde aynı olmasına rağmen a ve b destekçilerinin birbirleriyle kavga etmesi. türkiye'nin futboldan sonra en boş ve saçma işi siyaset sebebiyle kavga etmek, dalaşmak.
0
m e b
(09.07.25)
Türkiyede yaşayıp siyaseti takip etmeyen ve bir duruşu olmayan insan market fiyatlarından, ekonomiden, yarın bir gün başına bir iş gelirse adaletsizlikten, çoluğunun çocuğunun veya kendinin eğitiminden şikayet etmeyecek.
0
messina123
(09.07.25)
Keşke apolitik olsaydım… x’ten takip ediyorum her defasında bir daha girmeyeceğim diye çıkış yapıp ya bir şey olur da haberim olmazsa diye huzursuz olup tekrar bakıyorum. Saçma sapan bir kısır döngü
0
ekimoloji
(09.07.25)
Apolitik bir insan olan Ayşe Barın aylardır hapiste. Yılan herkesi sokuyor. Potanın dışında kalarak kendinizi güvende hissetmeyin.
0
HellKeePer
(09.07.25)
Ediyorum.

Hayatim duyuruda vakit geçirmekten ibaret degil.
0
feastofthedamned
(09.07.25)
Yan odada, annenle baban olur, patronla şef olur, seninle ilgili iki kişi konuşuyorsa bir kulak kabartırsın, bir dinlersin. İnsanoğlu meraklı canlıdır. Hele ki konu da kendisiyse en azından dinler.

Siyaset dediğin olay da tamamen seninle ilgili. Adamlar alacağın maaşı, giyeceğin kıyafeti, ödeyeceğin borcu, okuyacağın dersi, yapacağın işi, oturacağın evi, alacağın ya da ödeyeceğin kirayı konuşuyorken ilgilenmemek seçeneğinin nasıl pırıl pırıl bir kafa ile mümkün olabileceğini anlayıp saygı duymak istiyorum.
0
Mirket
(09.07.25)
Etmiyorum. Kendi hayatımı düzeltmeyi yoğunlaştım.
0
lodlest23
(09.07.25)
Etmiyorum. Hatta Anlatanları da dertleşmek isteyenleri de dinlemiyorum. Oy bile vermiyorum.

Valla mis gibi.

İpucu: nasıl olsa değişen bişey yok. Taktığına değmez.
0
luluki
(09.07.25)
Etmiyorum, 1 dakika maruz kalınca bile ruh halim bozuluyor. Kendi hayatımı geliştirmeye odaklıyım.
0
mirty
(09.07.25)
etmek zorunda hissediyorum, çünkü siyaset ekonomiyi, ekonomide hayatımızı belirliyor.
0
Rao
(09.07.25)
Sam amcanin 51.eyaletiyiz,
Trump'ı izliyoruz.
0
designer
(09.07.25)
ediyorum ama çok tepkisizim. öylesine bakıyorum. sonuçta elimizden bir şey gelmiyor.
0
nothing in my way
(09.07.25)
yok. 10 yıldır haberim yok pek.
0
gurur
(10.07.25)
(9)

sigarayı bıraktım - bir hafta oldu

biseysorcaktim
neredeyse 10 yıldır sosyal içiciyim. genelde ayda 1-2 tane içerdim. sonra ortalamam senede 3-4 pakete çıktı.geçen yıl itibariyle ortalama haftada 1 pakete çıktı. ama son aylarda 3-4 günde bir pakete kadar düştü. sık sık canım istiyordu. ciddi bir bağımlılığım yoktu ama buna rağmen nefesim bozulmaya
neredeyse 10 yıldır sosyal içiciyim.
genelde ayda 1-2 tane içerdim.
sonra ortalamam senede 3-4 pakete çıktı.
geçen yıl itibariyle ortalama haftada 1 pakete çıktı. ama son aylarda 3-4 günde bir pakete kadar düştü. sık sık canım istiyordu.

ciddi bir bağımlılığım yoktu ama buna rağmen nefesim bozulmaya başlamıştı.
30 yıldır günde bir paket içen insanlar gibi hırıltı olmaya başladı ve spor yaparken, hızlı yürürken nefes nefese kalmaya başladım.

1- ben çok yoğun sigara içmediğim halde neden bu sorunları yaşadım. benden çok daha fazla içenler böyle şeyler yaşamıyor.
2- ne kadar süre sonra bıraktım diyebileceğim? şimdi ufaktan canım istese de, hiç dayanılmayacak gibi değil. ne zaman nefesim vs düzelecek, ne kadar süre sonra ömrümde hiç sigara içmemiş gibi olacağım.
0
biseysorcaktim
(09.07.25)
2.

ben bu konuyu arastirmistim. bir seye bagimli oldugun zaman iyilesme sansin yok. sen artik bir bagimlisin. sigara icin özellikle cok fazla sigarayla bagdastirilan.

mesela amsterdam'da bir cafede cappucinoyla sigara ictin diyelim. 30 yil sonra tekrar amsterdam'a gidip cappucino ictiginde tekrardan sigara icme isteme potansiyelin var.
0
sonsuz
(09.07.25)
Önemli olan sigara içmenin verdiği zararı fark edip eyleme geçmiş olman. Öncelikle bu iradeyi gösterdiğin için tebrik ederim. Üç hafta içinde sigaranın sebep olduğu olumsuzlukların ortadan kalktığını fark edeceksin. Tekrar başlar mıyım diye korkma, başlasan da tekrar bitirme gücün içinde bir yerde hep var olacak.
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
benim birinin sigarayı bıraktım demesini ciddiye alma eşiğim 6 ay içmemiş olması en az. sigarayı içmemek kolay, beraberinde sürekli sigara içtiğin alışkanlıkları değiştirmesi zor.
0
nahtoderfahrung
(09.07.25)
2-sigara içmek anlamsız geldiğinde. bir şeye bağımlı olduğunda iyileşme şansın kesinlikle var. fizyolojik bağımlılık illa ki bitiyor. önemli olan sigaraya yüklediğin anlamları birer birer çürütmen. hiç sigara içmemiş insanlara bile sigaranın keyifli/kederli zamanlarda bir dayanak olduğu fikri aşılanmış.
0
lazpalle
(09.07.25)
@ sonsuz'un söylediğinde doğruluk payı var. Yaşamış biri olarak anlatayım.

Okulda her tenefüs sigara içerdik. Okul bitti. Sigarayı hayatımdan defettim. Aradan 15 sene geçti. Benim için tamamen tarih oldu derken bir kursa gitmem gerekti. Yine dersler var ve yine teneffüs var. O an işte bir boşluk bir eksiklik hissediyorsun. Ama bu eksiklik hiç kimseyi tekrar sigaraya başlatmamıştır. Nefret ettiğin bir eski sevgilinin zamanında hoşuna gitmiş bir mimiğinin hatırlanması gibi bir his.

İlk bir haftayı devirdiysen işin zor kısmını halletmişsin. Bundan sonra her sabah biraz daha unutmuş olarak uyanacaksın ve sağlığın her geçen gün daha iyi olacak.
0
Mirket
(09.07.25)
2 sene civari senin dedigin gibi dusuk yogunluklu ictim. en az ictigim donemde 2 ayda bir paket, en cok ictigim donemde haftada 1 paket bitirmisimdir.

sigara benim icin stres seviyeme bagli bir olay. stres kaynagim cozuldukten beri 4 aydir agzima surmuyorum. zerre canim cekmiyor, aklima bile gelmiyor. asiri stres olacagim bir konu olmazsa icme ihtimalim yok.
0
antikadimag
(09.07.25)
1. Çünkü daha az sigara içmekle günde bir paket içmek arasında sağlık açısından çok büyük bir fark yok.

2. Ben yaklaşık bir seneden sonra "kullanmıyorum" demeye başlamıştım, on sene oldu. İlk aylarda ara sıra sigara isteği artıyor, öyle ataklar oldukça kendinize "yarım saat beklersem geçecek" diye hatırlatın :)
0
kobuzchu kiz
(09.07.25)
Vuducun kendini koruma refleksi var,
aralikli ictiginde ,vucud bagimli degil ve tepki gösteriyor,öksüruyorsun.
nikotine bagimlilik gelistikce özellikle 30 lu yaslardan sonra elin ayagin titremeye basliyor,

sigara uzun sureli bir intihar bicimi,
ölmüyorsun, ama hayattan zevkte alamaz hale geliyorsun.

nefes,koku,tad alma duyun kayboluyor,
sinirsel bozukluklara zemin hazirliyor..
0
designer
(09.07.25)
Bir süre bir kereden bir şey olmaz veya başkaları içiyor, ben içemiyorumlarla sınanabilirsiniz. Bu sürenin ne kadar olacağı ve nelerin tetikleyeceği kişiden kişiye değişiyor. Sigarayı bırakmasının birinci ayını sigara içerek kutlayan var. :)
Sağlığınız hızla iyileşecek. O hırıltılı solunum, eforla veya eforsuz nefes darlıkları birkaç haftada azalıp 1 ayda tamamen bitiyor. Birkaç hafta özellikle geceleri ciğerlerinizde temizlik olacağı için öksürük olabilir. Giderek tüm fiziksel, kimyasal ve psikolojik yoksunluk semptomları azalacak ve bitecek.
0
auroraaurora
(10.07.25)
(12)

Düzenli kitap okuyanlar

sekizdokuzon
Fictional kitaplar okuma listenizin kaçta kaçına denk geliyor? Neden fictional romanlar okuyorsunuz? Teşekkürler.
Fictional kitaplar okuma listenizin kaçta kaçına denk geliyor? Neden fictional romanlar okuyorsunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(08.07.25)
Yılın ilk altı ayına baktım, kurgu kitaplar yüzde 56’sını oluşturmuş
Ruh halime göre değişiyor neden okuduğum. Nitelikli kurgu kitaplardan da çok şey öğreniyorum. İyi bir kurgu eserin gücünü, etkisini küçümseyemem
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(08.07.25)
Sadece kurgu okuyorum, çünkü içinde milyonlarca ibret var. Bi de oturduğum yerden bi sürü yer geziyorum, bi sürü insanla tanışıyorum.
0
ciglik
(09.07.25)
%10? belki daha az. universiteden sonra cok az fiction okudum. o da cok iyi referansi olan dostoyevski, tolstoy gibi klasiklerse veya cok iyi referans aldigim ilginc bir kitapsa.
0
antikadimag
(09.07.25)
Yarı yarıya - Bazısını sırf eğlence olsun diye okuyorum. Hele bir önceki kitap uzun ve akıcı olmayan bir kitapsa. Mesela Richard Osman'ın Cinayet Kulübü romanları çok iyi gidiyor. Bazısını da başlı başına sanat eseri olduğu için.
0
salihdt
(09.07.25)
'Fictional', kurgusal demekmiş Arkadaşlar. Siz de böyle cümlelerinizi İngilizce kelimelerle süsleyin. Daha havalı görünün.

Okuduğum kitap ilerlemiyorsa, okuyabilmek için şartları zorlamaya başlamışsam ikinci kitap olarak bir kurgu kitaba başlar, okumaya iki kitap paralel devam ederim.
0
Mirket
(09.07.25)
@mirket: andropozunu başka yerde yaşa
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.25)
benim de %99'u. daha çok seviyorum açıkçası.
polisiye, gerilim çok severim.
arada bilim kurgu tarzı şeyler de okuyorum.
ipek sabahlık'ı okumuştum mesela 2-3 kitap öncesinde. biraz zor okudum çünkü alışmışım bu türe. iyi kurgu candır. eğer güzel tasarlandıysa 14 dalda oscar almış filmden daha çok sarar.
0
matilda
(09.07.25)
feminizm kitaplarini okumayi birakmalisin ve kitap okumayi azaltip, biraz da spor yapmalisin. depresyon ve hareketsizlik obeziteyi arttiriyor.
0
feastofthedamned
(09.07.25)
171 boya 65 kiloyum, uza.
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.25)
fictional kitapları okumamın sebebi: can sıkıntısı.
0
koela
(09.07.25)
Kurgu da seviyorum ama elime ne geçerse okurum. İlk çağ tarihi de okurum, dünya tarihi de kurgu da.

Fictional olarak herhalde 3 kitaptan 1'i diyebilirim. Genelde kafa dağıtmak istediğimde Fictional romanlarına bakıyorum.
0
drako
(09.07.25)
ağır betimleme çekemeyeceksem fiction okuyorum, genelde çok konsantrasyon gerektirmeyen public yerlerde okuyorum.
0
9kuyruklukedi
(09.07.25)
(3)

Acıbadem kurabiyesinde neden badem tadı yok?

michael_knight
Acıbadem kurabiyesi severim, pek çok yerden de almışımdır. Çocukluğumda azıcık vardı ama artık neredeyse hiç badem tadı yok. Müşteriler mi istemiyor, pastaneler mi ucuza kaçıyor?Ucuzluk olsa mesela en azından badem aroması koyarlar birkaç damla. Annesi evde yapan ve badem tadı olan var mı?
Acıbadem kurabiyesi severim, pek çok yerden de almışımdır.
Çocukluğumda azıcık vardı ama artık neredeyse hiç badem tadı yok.

Müşteriler mi istemiyor, pastaneler mi ucuza kaçıyor?
Ucuzluk olsa mesela en azından badem aroması koyarlar birkaç damla.

Annesi evde yapan ve badem tadı olan var mı?
0
michael_knight
(08.07.25)
Acibadem kurabiyesinde geleneksel olarak aci badem dedikleri bildigimiz kuruyemis olarak tuketilenden farkli bir badem olmasi lazim. Ancak bence bu urunden boyle bir beklenti kalmadi, bir cesit kurabiye olarak hayatini surduruyor. Pastaneler zaten her seyde ucuza kaciyor bunda da kaciyorlardir.

Besiktas - Oktay Pastanesi, burada yedigim acibadem tadi veriyordu bir miktar.
0
mbond
(08.07.25)
encrypted-tbn0.gstatic.com

İçinde badem yok neredeyse
0
grimavi
(08.07.25)
Bademdeki aşırı pahalanma sonrası yerfıstığı vs ürünlerden yapılır olmaya başladığı için badem tadı alamıyorsunuz.

'Mısır şurubu kullanmasınlar da neyden yaparlarsa yapsınlar.' diye düşünürken bu cümledeki 'neyden' kelimesiyle 'neden' kelimesinin hangisinin kullanılabileceği, eş mi yoksa farklı anlamlı mı oldukları konusuna takıldım ben de.
0
Mirket
(08.07.25)
(4)

Alerji belirtileri

muhayyer divan
SelamSon birkaç haftadır dişlerim büyümüş gibi hissediyorum, dilimi istemsizce ısırıyorum, konuşurken bile saçma sapan ısırıyorum dilimi. Aynı zamanda kulak göz burun kaşıntıları ve burnumun çok sıklıkla dolup dolup içinde kuruyup nefesimi engellemesi durumları var. Bunlar alerji belirtileri mi? Bir
Selam

Son birkaç haftadır dişlerim büyümüş gibi hissediyorum, dilimi istemsizce ısırıyorum, konuşurken bile saçma sapan ısırıyorum dilimi. Aynı zamanda kulak göz burun kaşıntıları ve burnumun çok sıklıkla dolup dolup içinde kuruyup nefesimi engellemesi durumları var.

Bunlar alerji belirtileri mi?

Bir de belki 36 yıldır kedi besliyoruz, elimizden 30 kedi geçti, durduk yere kedi alerjisi çıkarmış olabilir miyim böyle bir şey biliyor musunuz?

Son: kedi kumundan çıkan toza alerji oluşmuş olabilir mi? Kaşıntılardan ve burnumdan çok dertliyim de.

Ek: asıl sormak istediğim "dilimi büyümüş gibi hissetmek alerjik belirti midir"di.
Yaşlandım galiba.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
rutinlerin, burun salgısını artırıyor,akşam uyurken dişlerini sıkıyor olabilir misin?
0
designer
(08.07.25)
@designer

Önceleri gece uyurken ısırıyordum, bildiğin uykuda hart diye ısırıyordum dilimi, birkaç haftadır gündüz konuşurken de ısırır oldum ama ucunu değil köke yakın kenarlarını. Bazen ortasını, saçma ama... elimde olmadan oluyor bu.
0
🌸muhayyer divan
(08.07.25)
Diş, dil kısmını bilemedim de devamında söylediklerin, bildiğin, alerji belirtileri ve evet insan hayatı boyunca daha öncesi sorun olmayan bir şeye alerji geliştirebilir. Kedi, kıl, tüy vs alerjisi de buna dahil.
0
Mirket
(08.07.25)
gıdalar uzun ömürlü olsun diye içerisindeki maddeler, bizim sistemi bozuyor,
gün içindeki rutinlerini gözden geçirmelisin.

kedinin parazit aşısı vakti geçince, nezle vb. durumlar oluyor.
0
designer
(08.07.25)
(3)

Uyduda Alman kanalları seyretmek?

coder85
Eskiden Rtl zdf seyredebiliyordum. Bunlar kalktı mı? Uydudan Alman kanallarını seyredebilir miyim?
Eskiden Rtl zdf seyredebiliyordum. Bunlar kalktı mı? Uydudan Alman kanallarını seyredebilir miyim?
0
coder85
(07.07.25)
İnternetten olmaz mı?

tv.garden
0
Mirket
(07.07.25)
Rtl zdf ard gibi büyük kanallar yok
0
🌸coder85
(07.07.25)
Astra uydusundan yayın yapan Alman kanalları var. Ayarları yaparsan izleyebilirsin: en.satexpat.com
0
kaptan memo
(08.07.25)
(13)

istifa etmeli miyim?

matilda
merhaba herkese, ben 9 yıldır (2026 mart'ta 10 yıl olacak) ufak bi ofiste çalışıyorum. İşlere 2 kişi bakıyoruz bir de patronun abisi var ama o biraz daha ofis boy gibi takılıyor pek bir şeyden anladığı yok. birlikte çalıştığım kişiye x diyeyim patronun abisine de y diyeyim. ben aylardır eylül ayında
merhaba herkese,
ben 9 yıldır (2026 mart'ta 10 yıl olacak) ufak bi ofiste çalışıyorum.
İşlere 2 kişi bakıyoruz bir de patronun abisi var ama o biraz daha ofis boy gibi takılıyor pek bir şeyden anladığı yok. birlikte çalıştığım kişiye x diyeyim patronun abisine de y diyeyim.
ben aylardır eylül ayında taşınacağımı ve izne çıkarak taşınacağımı, 2 hafta izin kullanacağımı söylüyorum. bunu patron da biliyor, patronun abisi de. hatta en son 2 hafta önce konuştuk bu konuyu.
istanbul'u bilenler anlayacaklar, bahçelievler'den beylikdüzüne (metrobüs olarak cumhuriyet mah. durağı) taşınıyorum ve işyerim mecidiyeköy'de. zaten gelip gitmek benim için epey zor olacak. bir de maaşımız asgari ücret üzeri ama bankaya asgari ücret kadarı yatıyor sonrasında elden alıyoruz. ek olarak bir de minimum 2.500 tl prim alıyoruz. yalnız bu para resmen 3 parçaya bölünüyor ve bir kısmını ay başı kalanını ay ortasından sonra saçma sapan ve işimizi doğru düzgün göremeyeceğimiz bir maaş alıyoruz. ayrıca elimde maaşımın ne kadar olduğunu patronun yazdığı mesajlar da var. abim sana kalan maaşını versin gibi attığı mesajlar da var. üstelik hafta sonları cumartesi/pazar demeden, hafta içleri de akşam olmuş olmamış fark etmeden iş istedikleri mesajlar da var. çok sık değil ama hafta sonları ve haftada 1-2 akşam böyle mesajlar olabiliyor dolayısıyla haklı fesihle işten ayrılma durumum var bunu niye söylüyorum hem tazminatım yanmaz hem de ihbar beklemek zorunda kalmam.

neyse, benim bu birlikte çalıştığım diğer arkadaş bugün patronun abisiyle ciddi bir kavga etti bayağı yürü git çalışma falan gibi kavga çıktı. zaten anlaşamadıkları için ve maaş düzensiz ödendiği için x kişisi işten ayrılmayı düşünüyordu bi süredir. bugün patronu arayıp "ben senin kardeşinle çalışamıyorum ver tazminatımı gidicem ben." dedi. gerçi daha önce de bu tarz kavgaları oldu ama kimse bir yere gitmedi. daha ağırları da geçti aralarında. bu x kişisi burada çalışmazsa hiçbir yerde çalışamaz öyle biri öyle söyleyeyim bu arada ama benim işime yarıyor çünkü izin mizin konularında o oluyor ofiste.

eğer bu x kişisi işten çıkarsa muhtemelen benim iznimi yakarlar ya da taşınırken evden bir şekilde bak vs diyecekler ama ben zaten durumlar da böyleyken hiç bu toplara girmek istemiyorum. uğraşmak da istemiyorum. taşınma nedeniyle kenarda ancak 1 maaş kadar param kalacak zorlarsam 1.5-2 çıkartmaya çalışırım. yol da zaten gözümde büyüyor her geçen gün. gidip gelmek çok zorlaşacak.
durum böyleyken sizce istifa etmeli miyim?
0
matilda
(07.07.25)
Elimde kanıtlar var diyorsunuz ama istifa etseniz ve hakkınızı yasal yollarla aramaya başlasanız o dava en az 2 yıl sürecek. Yani işten ayrıldınız mahkemeye verdiniz şak diye mahkeme sonuçlanmıyor. Bu ev taşıma süresinde işsiz kaldıgınızda ne olacak? Hemen iş bulabilecek misiniz?

Bir dünya sorun
0
limonlu eksi
(07.07.25)
Maymunlar ağaçtan ağaca geçerken yeni bir dal tutmadan eski dalı bırakmazmış. Kafaları çalışıyor.

Önce yeni bir iş bul kendine derim ben.
0
Mirket
(07.07.25)
İş bulmadan istifa etmeyin.

Ayrıca zaten sizin tek isteğiniz izinli olacağınız 14 gün çalışmamak. Tek yapmanız gereken izinli günlerinizde çalışmamak, iş gelirse yapmamak. Bunu yapmak istifa etmekten çok daha kolay ve küçük bir hareket.

Haklı fesihle işten ayrılırsanız ihbar tazminatı almayacaksınız, ufak bir para değil.

Siz en iyisi tatilde çalışmayın, kovacaksa onlar kovsun.
0
michael_knight
(07.07.25)
Matilda ozelden konusmustuk.
Ise ihtiyacin var mi?
Is piyasasi cok kotu. Hatta yaptigin meslegin hicbi oluru yok.
Tazminati da artik taksitle vermenin pesindeler. Kabul etmeyene de git dava ac deniyor. Min 2 yil bekliyosun. Ve mahkeme yine takside hukum verebiliyor.
Bir is bul. Ondan sonra.
Ise ihtiyacin yoksa tabii hemen hareket gec.
0
Kittie
(07.07.25)
istifa etme. diğeri gittiği için senin orada değerin artacak. ilerde istediğin maaşı teklif edebilirsin. kafada bitirdiysen yapacak bir şey yok tabi.

*iş bulmadan istifa etme
*içerde güzel tazminatın var. ara ara nabız yokla onların seni işten çıkarmasını talep et
0
HellKeePer
(07.07.25)
adamla patronun arasını yap bu taşınma sürecinde. bunun için, bu halde istifa edilmez.
0
gabe h coud
(07.07.25)
bu devirde 9 yil ayni yerde calisilmaz..
is bul zipla.
0
cooperr
(07.07.25)
Ağzım açık kaldı. Bu paraya o kadar uzağa bunca mesaiye ve tuhaflığa rağmen nasıl çalışmışsın, bravo ha.
0
Shepard
(07.07.25)
Sigorta primlerinin gerçeğe aykiri olarak asgari ücretin üzerinden yatırılması haklı fesih nedenidir. İşten ayrilin tazminatıniz için de arabulucuya başvurun.
0
sanguine
(07.07.25)
B planı yapıp öyle ayrılın eğer ayrılacaksanız
0
pembediken
(07.07.25)
her zaman mantik yurumez. bazen de kalbini dinlemek gerekir. eger cok bunaldiysan ve sonuclari sadece seni etkileyecekse bas gitsin istifayi.
0
buenosdias
(08.07.25)
bu koşullarda 10 sene çalışıp şu ana kadar istifa etmediyseniz bence hayatta da bazı şeylere çok geç kalmışsınız. bu tarz iş yerinde 2 bilemedin 3 sene kalınır deneyim kazanılır sonra da kurumsal bir şirkete geçilip kariyer yoluna devam edilir.

bu kadar uzun süre hem uzak, hem kötü koşullarda sigorta primlerinin asgariden gösterilip maaşın da dengesiz bir şekilde ödendiği bir yerde çalıştıysanız ya çok sıkıntılı bir mesleğiniz var ya da kariyerinizde atlama yapamayacak kişilikte, yetkinlikte birisiniz.

işe ihtiyacınız varsa istifa etmeyin çünkü bu anlattıklarınızdan ben sizin kolay bir şekilde iş bulabileceğiniz yönünde izlenim almadım. işe ihtiyacınız yoksa da sert çıkışın istediğinizi yapın eğer mesele yaparlarsa da zaten düşük prim ödemesinden öyle ya da böyle tazminatınızı zaten alacaksınız.
0
denizgonen
(08.07.25)
@denizgonen, bahsettiğim durum 9 senedir devam etmiyor elbette. bu senenin şubat ayından beri böyle. ben de taşınacağım belli olduğu için ve yeni gireceğim yerde 2 hafta izin alamayacağım için işten ayrılmadım. arka planını bilmediğiniz şeylere yorum yapmayın sorum sizce ben iş bulabilir miyim, yetkin biri miyim değildi. ya sorulan soruya cevap verin ya susun. iyi günler.
0
🌸matilda
(08.07.25)
(19)

Ev alıp kiraya vermeyinciler

Chips
Kendimin daha önce açtığı duyuruda da, az önceki başka duyuruda da direkt olarak "kiraya vermek için ev alma" önerilerinde bulunuyorlar. Ancak günümüzde 10 tane evi olup sadece kira geliriyle çok iyi durumda yaşayan insanlar var. Tabi ki anlıyorum eğer kötü bir kiracıya denk gelince mahkemeler yılla
Kendimin daha önce açtığı duyuruda da, az önceki başka duyuruda da direkt olarak "kiraya vermek için ev alma" önerilerinde bulunuyorlar. Ancak günümüzde 10 tane evi olup sadece kira geliriyle çok iyi durumda yaşayan insanlar var.

Tabi ki anlıyorum eğer kötü bir kiracıya denk gelince mahkemeler yıllarca sürüyor ve bunaltıcı bir süreç oluyor ama gerekli önlemler alınarak düzgün profilde birilerine kiraya vermenin nesi ölü yatırım bunu anlayamıyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz ? Onlarca evi olanları aptal olarak mı düşünüyorsunuz :)
0
Chips
(07.07.25)
dostum şu anki mevcut konjonktürde yatırım için ev almak bence de gereksiz ve zarar. senin dediğin onlarca evi olan insanlar zamanında almışlar ve eskisi gibi bu kadar yatırım alternatifleri de yoktu.

biz de istanbul'da iyi bir muhitte evimizi boş tutuyoruz maalesef. çünkü öncesinde kiracıdan çok çektik. eşyalı bir şekilde duruyor arada kalıyoruz/temizletiyoruz evde birilerinin olduğu anlaşılsın diye.

dediğin gibi iyi profilli biri bulunsa veriliri ama onlar da bazen sorunlu olabiliyor.

sonuç olarak eğer kendin için alacaksan istanbul'da ev sahibi olmak mantıklı ama yatırımlık ev alacaksan bence gerek yok.
0
elektr10
(07.07.25)
Ev kirasını ne kadar arttıracağını TUİK verilerine bakarak devlet belirliyor.

Tuikin enflasyon verileri gerçeği yansıtıyor diyorsan elbette ev kiralamak güzel bir yatırım çeşididir.

Ayrıca Devlet iki defa %25 zam yapabilirsin dedi. O iki %25 zam yapmış ev sahipleri şu an hala Tuik zammını o %25 ler üzerine yapmak durumundalar.

Bir üçüncü %25 in gelmeyeceğinin garantisi yok.

Bu sene sabit gelirlilere Tuikin belirlediği enflasyonun altında zam yapıldı. Yani sabit gelirliler kira ödeme konusunda bu sene zorlanacaklar ve muhtemelen ev sahiplerine doğru zorlanacaklar.

gibi durumlar var eskiden olmayan.
0
Mirket
(07.07.25)
Her yatırımda bir risk vardır evini kiralamanın da belli yatırım riski var. Oturacak yedek evin varsa; kiracıyla uğraşırken yedek gelirin varsa böyle bir yatırım yapmak mantıklı ama sadece kiracı eline bakmak tek ev için mantıklı bir yatırım değil. 10 tane evi olan adamın zaten bu şekilde birikmiş yatırımı olduğu için etkilenmiyor. Ben bunu tek bir tane lüks arabaya bütün parayı yatırmaya benzetiyorum; lüks bir aracın yedek parçasını -servisini vs hemen halledemezsin ve o lüks arabayla kaza yaptığında yedek aracının olması gerekir. Eğer yedek aracın yoksa ve aylarca zorluk çekeceksen o araba sana uygun değildir.
0
titanic kemancısı
(07.07.25)
Ben bu ifadeye kısmen katılabilirim. Düz-mantık "Türkiye'de yatırımlık ev alınmaz, ölü yatırım" demem, "ne olursa olsun kesin al" da diyemiyorum. Ben yatırım yapma tarafına şartlı olarak daha yakınım. Bugüne dek kendim de dahil olmak üzere vaktiyle konut almadığı için pişmanlık duyanı çok gördüm.

Türkiye'de mülk edinmek her sene biraz daha zorlaşıyor. Konut yatırımının en önemli avantajı parayı bir mülkte kilitlemek ve kira getirisi elde etmek. Günümüzde para biriktirmek, parayı elde tutmak enflasyon nedeniyle çok zor. İmkan varsa yatırımlık konut alınabilir pişmanlık duymazsınız ancak kiracı profiline ÇOK dikkat edilmeli.

1+1, kiracı sirkülasyonunun yüksek olduğu, beyaz yaka profilin kaldığı/kalacağı ve tercihen site yerleşimli konutlara yatırım yapılır. Prim yapıyor, kolay kiraya veriliyor, profil düzgün. Kiracılı olmasına rağmen satışı hızlı oluyor. 2+1 veya 3+1, kiracının 10-12 yıl çıkmayacağı evi kiraya vermeyi ben de riskli ve sorunlu bulurum, öyle bir yatırıma girmem.

Bu konu pandemi sonrası alevlendi. Para çok hızlı değer kaybederken kiralar da hızlı bir şekilde tırmandı. Kira rayici 50000 TL iken öyle kiracı var ki 7-8 bin TL ödeyerek kalıyor. Kanunen belki sorun yok kitabına uygun ama diğer tarafın mağdur olduğu kesin. Öte yandan ev sahibi kira tespit ya da ihtiyaçtan ötürü tahliye davası açtığında haklı dahi olsa 3 yıl civarında mahkeme sonuçlanıyor. İnsanların en sıkıntı çektiği konu bu.

Oturacak evin varsa, kenarda belli bir paran bulunuyorsa konut halen cazip. Birçok bölge geçen yıllarda USD bazında önemli kazanmış. Aylık kira getirisi temettü gibi oluyor. Alırsın, kiracı bir noktada çıkar çouk çocuğuna bırakırsın oturur. E daha ne olsun.

Bir de geçiş dönemi bana göre tamamlandı. Konut ve kira fiyatlarında artık parabolik değil, 2010-2018 arasında olduğunu gibi daha lineer ve enflasyon ile korelasyon halinde artışlar görüyoruz/göreceğiz. %25 tavanı gibi uygulamalara gerek kalmadı. Her yatırımın kendince riski vardır ancak konut göreceli en düşük risklisi. Bu tip bir yatırım senin profiline uygunsa değerlendirebilirsin, değilse farklı şekilde paranı değerlendirirsin.
0
Lethe
(07.07.25)
%25 limiti ve tuik enflasyonu nedeniyle artık o zenginler yurtdışından ev alıp kiraya veriyor.
0
merhum
(07.07.25)
Kiracilarda egilim isi hukukuna ve hakkaniyetine uygun yapmak iken, çakal ev sahiplerinde durum tam tersi.

Ise buradan bak istersen bir de.
0
feastofthedamned
(07.07.25)
Bunun tek bir formülü, tek bir cevabı yok. Genelde şehir belirtmeden sorulan sorularda hereksin aklına İstanbul geliyor ancak bu durum çok yanlış.

Büyükşehirler haricinde 3 Milyona 2 adet 1+1 i ev alıp , sadece referans sistemi ile devlet memurlarına evini 5 yıldır kiraya veren arkadaşım var. Kendi oturduğu ayrı bir evi var, ve aylık 30 bin tl kira geliri var. Sizin tamamen risk iştahınız ve aylık geçnebilieceğiniz para durumunuz ile alakalı bu iş. Arkadaşımın yakın zamanda 1 ev daha alıp aylık gelirini 45 bin tl ye sabitleyip hayatına daha az çalışarak devam etmek var.

Küçük şehirlerde oturacağınız bir ev, iyi kötü bir arabanız ve 3 tane de kirada eviniz varsa bu paralar gayet yaşanabilir bir tutar.
0
ebeş
(07.07.25)
bunu diyenlerden birisi benim.
pandemi dönemi sözleşmemizde tüfe yazmasına rağmen bir gecede %25 zam kuralı uydurdular ve kiracılarda bunu uyguladı. o iki sene devlet eliyle kiralara zam yapılmadı. o zamandan bu zamana kadar bedava oturdular.
biz kiracımıza çık dedik çıkmamak için diretti mahkemelik olduk sonunda daireyi sattık kurtulduk. yeni ev sahibi mafyatik bir tip seve seve çıkmak zorunda kaldılar. çıkmasa şuan 10bin lira kira veriyordu. alt dairesi daha yeni 48bine tutuldu.
kira davası açtık önce arabuluculuğa gitti yok görüşme yapılamadı yok avukatı bağlanmadı diye 2-3ay öyle yediler. ardından mahkeme açıldı 10 ay sonraya gün verildi. ondan sonra mahkemede itiraz ettiler bir 8 ay daha uzadı. altı üstü kira rayiç bedel davası 2 yıldan fazla sürdü.
bu süre zarfında satmaya karar verdik evi göstermek istemedi zar zor emlakçı alıcı getirdi. gelenlerde kiracılı diye vazgeçti. gelenlere çıkmayacağım beni çıkartamazsın dedi. zor zar sattık.
hep haberlerdeki kiracı ev sahibi kavgalarını izlerken abartıyorlar diyorduk durum hiç öyle değilmiş.

ayrıca 5 yıl süre dolmadan kira artış davası açamıyorsun, 10+1 yıl dolmadan tahliye davası açamıyorsun.

yani bunlarla uğraşacağım, üç kuruş para için rezil olacağım diyorsan çok mantıklı bir yatırım.

onlarca evi olanların evleriyle çoğunlukla emlakçılar ilgileniyor. kardeşimin ev sahibinin aynı sitede 15 tane evi var her şeyi ile emlakçı ilgileniyor.
sende 10 tane ev alacaksan verirsin emlakçıya o uğraşır durur sen gelen parayı sayarsın.
0
my fault
(07.07.25)
Evi çocuğuna yatırım için alırsın. Çocuk büyüyene kadar da boşta kalacağına 3 kuruş kira geliri alayım dersin. Burası ortadoğu. Uzun vadede En iyi yatırım ev ve altındır.
Çocuğu olan ev alsın. Çocuğun yoksa ve istemiyorsan ev yatırım değildir.
0
luluki
(07.07.25)
Ev almak ve kiraya vermek daha önce karlı bir işti ancak bana göre: şu an resmen enayilik. Alınmışın zararı olmaz ancak onlarca evi olanlara şu an sorsan %90'ı aynı yatırımı yapmaz.

Ev alıp kiraya veriyorsun. Zaten, Tüik enflasyonundan dolayı, 2 sene sonra kira kuşa dönüyor. 12 sene kiracıyı evden çıkartamıyorsun. Çıkarttın diyelim eve giriyorsun ki, 12 sene aldığın kiradan daha fazla zarar vermiş. 300-400 bin tadilat parası veriyorsun.

Daha geçen komşu söyledi. Abisinin havuzlu villası varmış, kiracı 2 bin TL kira veriyormuş. Senelerdir uğraşıp duruyorlar. Kağıt üstünde kirayı artırma, haklı sebeple kiracıyı çıkartma gibi haklar var ama pratikte neredeyse YOK GİBİ.

Ev fiyatları artıyor, alıp kenara koyayım diyorsanız, bunun da pek çok sıkıntısı var.

Tavsiye etmem ama emlak yatırımı yapacaksanız, iyi araştırıp, yurt dışında yapın.


.
0
kartallar yuksek ucar
(07.07.25)
1-2den fazla gayrimenkulu olanla mesela oturduğu dışında 1 evi olan için durum ayni değil bence.

10 tane evi olan için 11.yi almak mantıksız değil, çünkü sayısal olarak o aşamaya geldiğinde ayrıca bir gelir kalemi haline gelmiş oluyor. Birinde ikisinde kiracı kaynaklı veya başka sebeple çıkan masraf, mahkeme harcaması vs can sıkmayacak bir şey olabilir o durumda. Aman bunu mu dert edecem diyip, gerekirse avukata verip kafanız rahat yaşamaya devam edebilirsiniz.

Ama mesela bir evin var, ikinciyi de almışsın zamanında ya da ana babadan kalmış vb. Onu kiraya verip, mesela kredi taksidine bağlayınca dert sahibi etmesi daha olası. Aksama oldu mu yaşamınız zorlaşır çünkü.
0
encokbenisevinnolur
(07.07.25)
cocukken hatirliyorum rahmetli babam cok ugrasmisti kiracilarla. mahkeme vs de olmustu diye hatirliyorum. hatta o kadar ki bikip evi satmisti. :D sonradan baska bir yerden aldigi ev yillarca kiracisiz olarak kaldi bu yuzden. biz vefattan sonra kiraya verdik, talihliyiz ki duzgun kiraci geldi.

ulkede hukuk sistemi calismadigi icin manyak kiraci gelirse cok ugrastiriyor. okuyoruz internette. yani su an ben de ev alsam kiraya vermekten cekinirim acikcasi. dusunsene biri cikiyor diyor ki kira zamlari en fazla %25 olabilir. boyle sacmalik olur mu? tamam %25 yapalim biz ama sen de bizim paramizin degerini koru o zaman? ama bu yok. :))
0
arakaali
(07.07.25)
o isi iyi cevirebilmek icin "gaddar" olman lazim.
ben bu isten iyi kazanan birini taniyorum, ama adam gerekirse kisin ortasinda kiracisini coluk cocuk kapiya koyar acimaz, bunu yaptigina ben bir kere sahit oldum ve beni asiri uzmustu.

ben vicdan yaparim, coluk cocuk kapiya koyamam. benim gibiysen sakat aktivite.
umrumda olmaz diyorsan baska.
0
cooperr
(07.07.25)
3+1 ev : 4.500.000
aylık getirisi : 20.000
yıllık kazanç : 240.000

enflasyon %0 olduğunu kabul edersen,
240 / 4500 = %5 yıllık kazancın var,
enflasyon yükseldikçe
ve aylık kiraya güncelleme gelmiyorsa
yıllık kazanç %1 e kadar düşer,

enflasyon + evin yıpranması + kiracısız geçen süre
pek kazanç olmuyor,
al sende biraz oyalan...
0
designer
(08.07.25)
Onlarca evi olanların %99,99'u cimri çıkıyor, kiralara yaptıkları zamlar emsallerinden çok daha fazla oluyor. Evlerinde oluşan yapısal bozuklukları yaptırmaya yanaşmıyorlar vs vs. En kötü ev sahibi profili oluyorlar yani.

Kendini bu konuda gözetim altında tutabileceksen, ihtiyacı olana destek olabileceksen, fahiş kira artışından uzak durabileceksen, paragöz olmayabileceksen yap tabii. Ama sırf kira geliriyle yaşamak saçma geliyor bana. İnsanın tutunacak tek dalı kiraları olursa bütün sorunu da kiracıları olur, saçma bu. Zararlı.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
eskiden evin kredi taksidi, kiranın iki katıydı,
aylar geçtikçe kira,kredi taksidine yetişiyordu,
şimdi yine öyle olursa yani kendi kendini öderse olabilir.
0
designer
(08.07.25)
iki türlü ev yatırımı vardır.
kire geliri için ve değer artışı için.

ben elimdeki parayı koyayım, en fazla 2-3 sene içinde satar kar ederim diye düşünenenler için kiraya vermemek mantıklı çünkü boş daire daha kolay ve daha yüksek fiyata satılıyor.

ya da konut alındı fakat oraya daha sonra kendin taşınmayı planlıyorsun o süreçte yine kiraya vermek mantıklı değil


ayrıca düm düz kiraya vermek ekonomik olarak gerçekten mantıklı değil. (eşyalı kısa süreli merkezde airbnb yapmak hariç onlar karlı olabiliyor)
0
nuisance2
(08.07.25)
2-3 Sene için konut yatırımı yapılmaz. Konutta minimum süre 5 senedir. 5 sene ve sonrasında satarsanız, vergi alınmaz. Ancak 3 sene sonra, 2 milyona aldığınız evi 10 milyona sattınız diyelim. Kabaca 8 milyonun gelir vergisini ödersiniz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(08.07.25)
bir ev almaya niyetlenmiştim, evin fiyatı diğer evlere görece uygundu.
Emlakçıya sorduğumda içeride kiracı var, kirasıda şu kadar demekten başka bir ilgi vermedi.
Sonra kendim bölgeye kitap, hizmetliden sordum, kiracının 8 yıla yakın ayın evde olduğu ve eve çökmüş olduğu bilgisini aldım.

Hatta öyleki ev sahibine alayınız gelse beni bu evden çıkaramaz demiş. Bende kendi oturacağım ve bu işlerle uğraşmak istemediğim için evi almaktan vazgeçtim.

Demek istediğim, bu sadece benim gördüğüm bir örnekti, bu tip kiracıların yüzde oranı nedir bilmiyorum ama ekonomininde en azından yakın tarihe kadar iyiyi gitmeyeceğini düşünürsek , bu tip sorunların azaltmayıp , artma eğilimi göstereceğini tahmin etmek zor değil. Kaldıkı kanunlar kiracıdan yana.

Hal böyle iken karar vermek kişinin kendi karekterine ve sabrına bağlı bir şey bana göre.
0
Rao
(08.07.25)
(5)

Şu an en iyi mevduat faizi hangi banka veriyor? (Şartsız)

ananiyimioguz
Yani şöyle, kredi çekerlen bazı bankalar bizim kartımızı kullanacaksınız, bizim sigortalarımızı kullanacaksınız, otomatik ödeme yapacaksınız, her ay şu kadar kart harcaması yapacaksınız... ancak size o zaman bu orandan kredi verebiliriz diyorlar ya.Bunda da öyle bir şey var mı?Gideyim hesap açayım p
Yani şöyle, kredi çekerlen bazı bankalar bizim kartımızı kullanacaksınız, bizim sigortalarımızı kullanacaksınız, otomatik ödeme yapacaksınız, her ay şu kadar kart harcaması yapacaksınız... ancak size o zaman bu orandan kredi verebiliriz diyorlar ya.

Bunda da öyle bir şey var mı?

Gideyim hesap açayım paramı koyayım, mobil bankacılıktan da takip ederim...

Bu şekilde en pratik parayı faize koyabileceğim hangi banka var?
0
ananiyimioguz
(07.07.25)
burgan (on)
alternatif, fibabank, qnb
nkolay
0
jelly bear
(07.07.25)
aktif BANK şartsız veren en iyisi o. istediğin zaman boz isteğin kadarını çek bir şey olmuyor.
0
koela
(07.07.25)
Vadeye ve meblağa göre çok değişir senin sorunun cevabı.

Meblağ yüksekse şubede pazarlık edilebilir.

Hoşgeldin faizi senin şart dediklerine dahil mi?

Bir de vadesiz mevduatta bir miktar para bulundurma şartı var ki milletin gözünden kaçan bir şark kurnazlığı o.

Yine bence en iyisi Para Piyasası Fonlarıdır.
0
Mirket
(07.07.25)
O hoş geldin de ilk bir kaç aylık oluyor ya o da kafa karıştırıyor.

Ben 6 ile 9 ay tutacağım ve ana para 500-600k falan yani öyle pazarlık yapılacak bir şey değil bence.
0
🌸ananiyimioguz
(07.07.25)
Reis; bırak mevduatı. altıns1 akar's.
0
IxNesquikxI
(07.07.25)
(9)

Yolculukta/seyahatte/tatilde gerekli olabilecek şeyler

ermanen
neler?aslında tecrübeliyim bu konuda ama belki benim bilmediğim bir şeyler, zımbırtılar yazarsınız. yine de aklınıza gelen herşeyi yazın. başkaları için de faydalı olur bu duyuru.- sırt çantasında taşınabilecek bir şey mümkünse- bir şeylerin küçük/seyahat boyu olabilir- pratik bir şey olabilir- tüyo
neler?

aslında tecrübeliyim bu konuda ama belki benim bilmediğim bir şeyler, zımbırtılar yazarsınız. yine de aklınıza gelen herşeyi yazın. başkaları için de faydalı olur bu duyuru.

- sırt çantasında taşınabilecek bir şey mümkünse
- bir şeylerin küçük/seyahat boyu olabilir
- pratik bir şey olabilir
- tüyo veya faydalı bilgi de verebilirsiniz
0
ermanen
(06.07.25)
Terlik, terliksiz asla.
0
tiredofwaiting
(06.07.25)
Ağrı kesici, alerji ishal ilaçları, yara bandı. Şapka gözlük, plastik poşet, güneş kremi, nemlendirici krem, ıslak mendil, atıştırmalıklar. Ayrıca rossman Gratis gibi mağazalarda seyahat boyu ürünler bölümü var. Zamanınız varsa göz gezdirin
0
pembediken
(06.07.25)
powerbank
0
jelly bear
(06.07.25)
Çoğu temu'dan alınmış, açılır kapanır seyahat terliği, ince çabuk kurur seyahat havlusu, ilaç kutusu, şarj kablo ve adaptör kutusu, powerbank,katlanır diş fırçası, ufak diş macunu, mini boy sabun, şampuan, duş jeli, balsam vs. tüpü, mini traş jeli ve traş bıçağı, gün sayısı kadar don, tişört ve çorap, yedek pantolon, deniz şortu, şort, sandalet, şapka, deniz gözlüğü, e book, Macbook, aklıma gelenler

Ayrıca bagajda, kafa lambasından şişme yatağına, çadırından kamp ocağına, hamağından, kamp tava tenceresine herşey var da onları saymadım.
0
Mirket
(06.07.25)
@Mirket

katlanabilir terliği ilk defa duydum. yazdıkların arasında bir tek onu bilmiyordum :)
temu'da varmış da temu'nun kalitesiz plastik zımbırtılarına güvenemiyorum pek.
0
🌸ermanen
(06.07.25)
Linkini bulamadım da, evet, adi, plastik ama yer kaplamıyor. Önemli olan da o.
0
Mirket
(06.07.25)
sizi soyle alalim: valizim.com
0
freedonia
(07.07.25)
Benim bir ilaç bir de kişisel bakım çantam oluyor küçük. Bunlar sırt çantamda.

İlaç:
Varsa düzenli kullanılan ilaçlar.
Ağrı kesici(ler)
Antifungal/pişik kremi
Yanık kremi (silverdin)
Yara kremi (Madefix vb.)
Güneş kremi
Yara bandı ve antiseptiği
(Eskiden alerji ilacı da olurdu)

Kişisel Bakım:
Makyaj pamukları ve kulak çubukları
Tıraş bıçağı
Tırnak makası
Kulak tıkacı
Seyahat tipi fırça ve macun
Ped
Sprey kolonya

Yukarıdakiler, kağıt ve ıslak mendil, bandana, yedek birer alt ve üst iç çamaşır ve çorap, bazen yedek tişört, bluetooth kulaklık, şarj aleti, e-kitap okuyucu, küçük bloknot ve bir iki kalem sürekli bulunur çantamda. Bir de biraz tuz... (Çok tuz tüketiyorum maalesef)

Torpidoda kablolu kulak içi kulaklık, kürdan, tuz, çakı, bir çift temiz çorap, bir rulo buzdolabı poşeti, laser pointer ve mushaf bulunduruyorum hep.

Bagajda çok zengin bir ilkyardım çantam var işyeri tipi böyle ne ararsanız var. Hamak, ip, hasır, örtü, seccade, 2 katlanır koltuk, 1 katlanır masa, şal, kapşonlu hırka, 1 çift terlik, sıvı sabun, temizlik mendili, kağıt havlu, birkaç şişe su, kedi maması, eldiven, maske, kafa lambası, askılı lamba ve şemsiye var.

Anahtarlığımda da şişe açacağı, USB bellek ve mini İsviçre çakısı var.
0
yadigar
(07.07.25)
en gerekli olacak ve en pratik sey kucuk ve hafif bir cantayla seyahat etmek. seyahat sirasinda agir yuk tasimak zorunda olmamak, hizli hareket edebilmek kadar buyuk bir luks yok.

illa nesne yazmak gerekiyorsa cebi fermuarli kargo sort veya kargo pantolon diyorum. pasaportu, cuzdani falan cebine atip fermuari cekebilmek cok pratik.

avrupanin yagmurlu bir yerine gidiliyorsa ufak bir semsiye.
0
hot potato
(07.07.25)
(10)

bilgili zannediliyor musunuz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa hafife mi alınıyorsunuz?
yoksa hafife mi alınıyorsunuz?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.07.25)
Ortamlarda her şeyi bilen adamım fakat bunu ukalalık düzeyinde değil paylaşımcılık şeklinde yaptığım için çevrem bundan rahatsız olmadı. Can sıkıntısından dolayı merak duygusu bende çocukluktan beri vardı. Üniversitede arkadaşlarım akademide devam edeyim diye teşvik ettiler ben olmadım. Muhtemelen khk ile üniversiteden atılmış olurdum :)
0
grimavi
(06.07.25)
90% hafife alinirim ama bunu sallamam. Ne de olsa kendine müslüman biriyim.
0
feastofthedamned
(06.07.25)
'zannedilmek' sözü soruya haddinden fazla olumsuzluk yüklememiş mi?
0
Mirket
(06.07.25)
tam aksine ben abartılıyorum. bu konuda mütevazı olmayacağım allah için genel kültür, spor, siyaset vs. iyi bilirim. dünyanın dört bir yanından milyonlarca insanla konuşacak, bağlantı kuracak bi şey bulurum. patagonya'nın yaylalarından iç anadolu'daki vatandaşa kadar geniş yelpazede "kontak kurma" becerim vardır. ya atıyorum slovakya'nın köyünden bi adamla tanıştım diyelim, "sizin belediye başkanını geçen sene yolsuzluktan tutuklamadılar mı?" diyebilirim, böyle ipe sapa gelmez korkunç bir lüzumsuz bilgi hafızam var, muhakkak karşıdakine "dokunacak" bi şey biliyorumdur, bilmiyorsam da başka türlü ilgisini çekerim.

o yüzden her ortamda çok çabuk arkadaş edinebiliyorum ama insanlar benden aynı hızda sıkılıyor. çünkü tanımak için ilginç ama yakın arkadaş olmak/keyifli vakit geçirmek için ideal birisi değilim sanırım. bunu defalarca yaşadım. aynı şey karşı cinsle ilişkilerimde de oldu. bi konuşuyom işte kadın beni acayip bi şey sanıyo, bi ay sonra bakıyo winx perisi boyama kitabımı o gün boyayamadım diye canım sıkkın, diyo bu çocuk gerizekalı bununla uğraşılır mı?

eskiden bu olay kafamı çok karıştırırdı ama artık yeterince büyüdüğümü düşünüyorum. ilk tanışmada ve sohbette etkileyemeyeceğim, "ulan bu da enteresan adammış" dedirtemeyeceğim insan oranı yüzde 8-10 filandır.

öte yandan benimle birkaç ay aynı ortamda bulunan, benimle yakınlaşan birinin başlangıçtaki görüşünü olumlu şekilde koruma ihtimali de yine yüzde 8-10'u geçmez. bi eski sevgilim dediydi "çok yorucusun" diye. kız haklı. tanışınca bu kadar geniş yelpazede apır sapır konuşabilen insan enteresan geliyo ama düşünsene her gün buna maruz kalman lazım? selam veriyon adam sana uganda tarihi anlatmaya başlıyo?

***

son not olarak ekleyeyim uzun süre terapi görmüş biriyim, otistik değilim, profesyonel değerlendirmesi sonucunda sabit. okumuş insanlar oldukları için ben gibilere "neurodivergent" diyolar yani türkçesi gerizekalı.
0
der meister
(06.07.25)
@der meister'deki her konudan bir seyler bilme olayi bende de var. ortamlarda bilir kisi olarak bilindigim dogrudur. cok alakasiz seyleri okuyorum ve her insanla ortak bir nokta bulma olayi bende de var.

hafizam asiri gucludur. dolayisiyla bu bilgileri belirli sekillerde birlestirerek context olusturup understandingimin/kavrayisimin da yuksek oldugunu dusunurum. tabi yorumlar konusunda herkes katilmiyor olabilir. cunku akil afedersiniz sik gibidir herkesinki en buyuktur, iyisidir ama hicbir zaman ortada degildir, olcemezsiniz. iddiali olanin masada kazandigi bir durum olusuyor.

bu noktada ben de sorguluyorum gercekten zannettigim kadar akilli miyim onemli bir soru. bunu da hayatta karsima cikan problemleri cozebilme seklimden evet diye cevapliyorum. yani kelimenin tam anlamiyla sifirdan dogru hamleleri yaparak, zor problemleri cozerek 0 privilege ile dunyanin en onemli ve rekabetci ulkesinde, dunyanin top sirketlerinde calisabiliyorum. eger ciddi zeki olmasaydim, bu sureclerden birinde fail ederdim. ve bu basariya cok calisarak ulasmadim, cunku kendi ilgi duymadigim konularda cok caliskan degilim. ama 80/20 kuralini sezgisel bir sekilde kavrayip stratejik yerlere yonelmeyi iyi yaparak ulastim.

dolayisiyla gercek hayattan feedback alabilmek cok onemli. kendi kafasinin icinde yasayan bir insan sanrilar icerisinde kendini akilli zannederek bir hayat gecirebilir. disaridaki gerceklikten feedback alip onaylanabilmek ve uymayan yerlerde kendini guncelleyebilmek onemli. ben de egitim/is gibi sosyal pratik sureclerde aldigim feedbacklerden basarili oldugum sonucuyla, bu feedback'i yeterince alamadigim felsefe, sosyoloji, politika gibi konulardaki cikarimlarimin da dogru olmaya daha yakin oldugunu varsayiyorum. cunku gercek hayat gundelik problemlerini basariyla cozen zeka, soyut problemlere cevap arayanla ayni zeka.
0
antikadimag
(06.07.25)
@arbre ahahaaha, abi duyurularını sikreterine mi yazdırıyorsun? Burada bilgili halinden eser yok.

Soruya cevabbb: çok nezaket yüklü İngiliz Saray Terbiyesi almış birisi olduğum için hafife alırlar. Bulunduğum iş kolunda akıl verirler, yönlendirirler 50 tane şey söylerler. Ama ben konuşmaya başlayınca ooOooooOOOOooo oluyorlar.

Sosyal ortamlarda ise hep akıllı, zeki, güleç biliniyorum. O konuda iyi rol yabarım.
0
Shepard
(06.07.25)
Cok bilgili zannediliyorum ama degilim
0
Kittie
(06.07.25)
Mal sanıyorlar beni. Başlangıçta bilgili, donanımlı imajı vermiyor olabilirim.
0
sekizdokuzon
(06.07.25)
sekizdokuz,

öylesin zaten.
0
feastofthedamned
(06.07.25)
Baska bir malın sana mal demesi seni ya opposite mal ya da maloglu mal yapar. Bence ikincisi:p
0
sekizdokuzon
(07.07.25)
(4)

10 bin dolar

alp9900
10 bin dolar fiziki olarak evde duran parayı tlye çevirip faize bankaya koymak mı yoksa direk bankaya yatırmak mı? bozarken çok zarar ettiriyor bankalar diye çok emin olamadım
10 bin dolar fiziki olarak evde duran parayı tlye çevirip faize bankaya koymak mı yoksa direk bankaya yatırmak mı?

bozarken çok zarar ettiriyor bankalar diye çok emin olamadım
0
alp9900
(06.07.25)
İş yatırım hesabın varsa iş fx den yap al-sat işlerini. Makası çok uygundur.
0
Mirket
(06.07.25)
Laleli piyasasında bozdur. Makassiz bozarsin. Sonra baş faize

Gelen faize dokunma o da üstüne.

Faizlerin yüzde 50-55 net getiri yaptığı yerde dolarda durmak cinayet
0
topkapiaksaray
(06.07.25)
Bu %50-55 net (brüt değil yani) getiri hangi vadede, hangi bankada var acaba? Bulamadım ben.
0
Mirket
(06.07.25)
Vadeli hesap faizleri için bankaların şubelerinden daha yüksek faiz oranı alabilirsiniz. Yani bankaya giderseniz daha iyi olur
0
pembediken
(06.07.25)
(2)

Dövizde kalmak vs vadeli mevduat?

alevi
Bildiğiniz gibi son dönemlerde vadeli mevduat faiz oranları çok arttı. Hani biliyorum paranın enflasyona karşı erimesi durumu var ama ne olursa olsun gördüğüm kadarıyla dolar da yerinde sayıyor. Yakın zamanda arabayı sattık. Bu parayı vadeliye koysak aylık 20.000 TL’ye yakın getirisi var para şu and
Bildiğiniz gibi son dönemlerde vadeli mevduat faiz oranları çok arttı. Hani biliyorum paranın enflasyona karşı erimesi durumu var ama ne olursa olsun gördüğüm kadarıyla dolar da yerinde sayıyor. Yakın zamanda arabayı sattık. Bu parayı vadeliye koysak aylık 20.000 TL’ye yakın getirisi var para şu anda dolarda. Bir yandan çıkmayayım diyorum bir yandan da çok cazip geliyor. Ne yapmak lazım? Bilgisi olan arkadaşlardan destek rica ediyorum.
0
alevi
(05.07.25)
Paranın lazım olacağı zamana ve risk algına göre değişir bunun cevabı.
Uygun olan sepet yapmandır.
0
Mirket
(05.07.25)
sepet
0
koela
(06.07.25)
(9)

Silip sonra tekrar hayatıma girmeye çalışan insanlar.

alice in potatoland
İki örnek vereyim. Mesela ortaokulda yüzüme bile bakmayan, hatta beni zorbalamaya çalışan bir kız vardı. Ben de buna pek pabuç bırakmazdım. Sonra yurtdışına taşınmıştım. O dönemde, inatla beni Facebook’tan eklemeye çalışıyordu. Bir seferinde kabul ettim, bu sefer de konuşmaya çalışıyordu. Sayın cada
İki örnek vereyim. Mesela ortaokulda yüzüme bile bakmayan, hatta beni zorbalamaya çalışan bir kız vardı. Ben de buna pek pabuç bırakmazdım. Sonra yurtdışına taşınmıştım. O dönemde, inatla beni Facebook’tan eklemeye çalışıyordu. Bir seferinde kabul ettim, bu sefer de konuşmaya çalışıyordu. Sayın cadaloz, biz en son 10 sene önce çocukken gördük birbirimizi. Onda da ben sana hiçbir şey yapmamış olmama rağmen bana aşırı gıcık oluyordun.
Şimdi ne konuşalım?

Hadi bunu geçelim... Ikinci derece bir kuzenim var. Aileler samimi, çok görüşürdük. Durduk yere beni Facebook ve Instagram'dan silmişti. Sebebini hiç bilmiyorum. Kardeşimi silmemişti, ama beni silmişti. Cinsiyetlerimiz aynı. Ben de kardeşim kadar sosyal medya kullanırım, yani dört aydan dört aya girerim en fazla. Herhalde yanlışlık olmuştur diye düşündüm, tekrar ekledim, kabul etmedi. Ben de bıraktım.
Bu yaklaşık 4-5 yıl önceydi.
Şimdi soyadım evlenince değişti; hop, beni tekrar eklemiş. Bir sürü fotoğrafımı beğenmiş (nikah fotoğraflarım falan değil, zaten onları koymam).

Bu şekilde, bana sadece ben olduğum için gıcık olan insanlar çıkıyor. Ben bu durumla ok'im, herkes beni sevmek zorunda değil.
Ama sonra, hayatımda bir şeyler değişince bazıları tekrar hayatıma girmeye çalışıyor.
Manyak mı abi bu insanlar? Niye sildiniz, niye tekrar ekliyorsunuz, niye tekrar konuşmak istiyorsunuz?
Bu durum sadece bana mı garip geliyor?
0
alice in potatoland
(04.07.25)
Düsününce garip, önemsiz bir aciklamasi mutlaka vardir :)

Ben de birkac sene öncesine kadar insanlari cok önemsiyor, onlari da kendim gibi rasyonel saniyordum.
Su an diger insanlar benim umrumda bile degil. Hayatim „benimle“ o kadar dolu ki su an ilgilenmiyorum hic.
Bir de kendi yaptigim malliklari da fark ediyorum ve ne malmisim yhaa diyorum.

Önemsememek, affetmek, üzerinde durmamak lazim.
Üzerine düşünmek, anlamaya calismak ve hatta kin tutmak cok ama coook gereksiz.
0
sonsuz
(04.07.25)
Dedikodu malzemesi arayan tipler oluyor bunlar genelde
0
kullanicadi
(04.07.25)
Yalnız kalıp kendilerine eğlence aradıklarını ya da hala kıskançlıklarının sürdüğünü, özel yaşamımıza burun sokmak istediklerini düşünüyorum.
Kapı kapanmıştır artık. Asla iletişim kurmam.
İşim dolayısıyla yıllar sonra karşılaştıklarım oluyor. Ben istemediğim halde telefonlarını veriyorlar. Eklemiyorum.
0
pro9it9is9
(04.07.25)
Çocuklukta hepimiz bir sürü hata yapmışızdır. Adı üstünde çocuktuk çünkü. Ama çocuklukta yaptığı hatadan hala sorumlu tutulan insanlar olduğunu görmek ilginç geldi bana. Biraz abartmıyor musun?

Ekle insanı. Böyle böyleydi, şimdi, hayırdır? de. Belki bir şey söyler. Belki özür diler. Hak verirsin falan. Güzel olur. Bahar gelir, çiçekler açar.

Tuttuğumuz kinle mi ölüp gidelim. Mezara kadar mı diyelim. Sünger çekmeyelim mi hiç, affetmeyelim mi?
0
Mirket
(04.07.25)
Çocukluk denmiş de, iş yaşamında da böyle tipler oluyor. Nöbette gürültü yapıp son ses radyo açmış bir personeli yöneticisi olarak uyardığım için sabaha kadar beni rahatsız eden kişi yıllar sonra Instagram'dan istek gönderiyor. Böyle basit intikamlar peşinde olan bir kişiyle ne arkadaşlığı yapacağım ki.
0
pro9it9is9
(04.07.25)
Kendine yeni av ariyordur. Predator stalker tipler gibi geldi bana verdiğin örnekler.
Ama onların dışında öyle aklına gelmiş, önerilerde görmüş vs de olabilir pekala sorunun cevabı.
0
encokbenisevinnolur
(04.07.25)
@Mirket, kin tutmuyorum ki. Yani benim için 6. sınıfta beraber okuduğum, beni de sevmeyen, bullylemeye çalışan birisiydi. Ben de onu sevmezdim ve birbirimizle hiçbir iletişim kurmazdık. Yani 6. sınıfta toplasan 10 kere anca konuşmuşuzdur. Bu sebeple ısrarla eklemek istemesi garip geliyor. Ben kin tuttuğum için değil bu durumu yadırgamam. Yani biz canciğer değildik o zaman. E birbirimizi tanımıyoruz da, hem yetişkin olduk tanımıyoruz hem de çocukken de tanımıyorduk çünkü arkadaş değildik, niye ekleşiyoruz? sorgulaması daha çok yaşadıgım.

Mesela kuzene daha çok takıldım, çünkü silip sonra eklemeyince üzülmüştüm. Ne yaptım ki ya ben? dedim. Aileler hâlâ görüşüyor gelip gidiyor, ben başka bir ülkedeysem bile... Ne bileyim, çocukluğumuz beraber geçmiş, öyle feed de spamlemiyorum, bunlara mesaj atıp darlamıyorum, arada foto paylaşırlarsa beğeniyorumdum o kadar. Hani bin kişi içinden tutup sadece beni silmesi kırmıştı ama sonra üçüncü günün şafağında onu da aştım elbette. Beş yıl geçmiş, şimdi beni ekliyor. Ahsjdk
0
🌸alice in potatoland
(04.07.25)
hayatları o kadar sıkıcı ki eski şeylere dönüyorlar, başka açıklaması yok.
0
deartheodosia
(04.07.25)
salt merak bence. sen ne durumdasin onu tartmak istiyorlar.
boyle tipler herkesin hayatinda var.
0
cooperr
(04.07.25)
(24)

bugün türkiye nüfusu 50 milyon olsaydı ne olurdu?

messina123
50 milyon nüfus ve mülteciler olmasaydı ne olurdu?chatgptye göre-istanbul nüfusu 7-8 milyon olur ve çok fazla büyük şehir olmazdı.-toplumsal uyum daha yüksek olurdu.-hizmet kalitesi daha yüksek olurdu.-bazı işlerde işgücü açığı olabilirdi.-konut fiyatları daha düşük olurdu.-Siyasi söylemler daha az
50 milyon nüfus ve mülteciler olmasaydı ne olurdu?

chatgptye göre
-istanbul nüfusu 7-8 milyon olur ve çok fazla büyük şehir olmazdı.
-toplumsal uyum daha yüksek olurdu.
-hizmet kalitesi daha yüksek olurdu.
-bazı işlerde işgücü açığı olabilirdi.
-konut fiyatları daha düşük olurdu.
-Siyasi söylemler daha az kutuplaşmış olurdu.
-Doğa tahribatı daha sınırlı kalırdı.
-Devletin vergi gelirleri düşük olurdu.
-Küresel ölçekte daha az etkili bir ülke olurduk.
-Xenofobik (yabancı karşıtı) eğilimler artabilirdi.
-50 milyonluk Türkiye, İran, Mısır gibi bölgesel rakipleriyle askeri veya siyasi anlamda başa baş bir pozisyonda olmaz. Etki gücü düşer.

sizin fikriniz ne?
0
messina123
(04.07.25)
nasıl bir 50 milyon ama? yaşlı nüfus mu? yeni büyüyen ve 50 milyona ulaşmış bir nüfus mu ne? 1980'lerde 50 milyon nüfustuk mesela. 1985 türkiyesini mi soruyorsun? çok iyi eğitim almış 50 milyon nüfus mu hangisi?
0
avatar is back
(04.07.25)
şu anki 85 milyon nasılsa öyle bir 50 milyon.

yani yüzdelik dilimler birebir aynı
0
🌸messina123
(04.07.25)
daha mutlu olurduk. söylenenlere o açıdan katılıyorum.

mesela daha az konut yapardık.
belki marmaray, metro, üçüncü köprü gibi şeylerimiz olmazdı.
şehirlerarası bu kadar yol yapılmazdı.

ama daha fazla yeşil alanımız olurdu.
ekonomik olarak daha güçlü olup olmayacağımızı bilmiyorum. bu salt nüfusla ilgili bir şey değil.

ai'ya bir de "bence yanlış biliyorsun, nüfusla bunların alakası yok, daha yüksek nüfus rekabet ve hizmet kalitesindeki artış anlamına gelir. ayrıca konut talebi olduğu için toplu konutlar yapılarak yaşam maliyetleri de düşürülür" yaz bakalım neler diyecek. kendisi manipülasyona oldukça açık ve yaratıcı.
0
biseysorcaktim
(04.07.25)
Konu nüfus sorunu değil, zaman zaman dünya için de sorun nüfusmuş gibi konuşuluyor fakat dünya bundan daha fazla insanı da refah içinde yaşatabilir

Tekrar edeyim konu nüfus değil, bölüşüm, yeniden dağıtım/ redistribution sorunu
0
grimavi
(04.07.25)
Nüfusla alakasi yok. Listelediklerinin hiçbirisi olmazdi buna emin ol.
0
feastofthedamned
(04.07.25)
Konu nufus sorunu degil diyenler sicakta fazla dolasmasin, sonuclari kotu oluyor:) Demokrasi eksikliginden sonra ulkenin en buyuk sorunu kaynaklarin yetmemesi sorunudur. Barinma, ulasim, istihdam, egitim sorunlari hep bu nufus yuzunden. Kaynaklar yetmiyor bize. Ulkede nufusun dagilimi da buyuk sorun fakat Turkiye bu haliyle bu nufusu besleyecek bir ulke degil. O yuzden zaten emekliler kus kadar maas aliyor, ulkenin yarisi asgari ucret alip surunuyor
0
freedonia
(04.07.25)
ben 65 milyonluk zamanları hatırlıyorum. bulunduğum şehir daha tenhaydı. çok daha huzurluydu. şimdi keşmekeş, gürültü, koku...
0
ya ben lan neyse
(04.07.25)
eskiden olsa düzelir derdim ama artık nüfus da kurtarmaz sanki. her sene bir öncekini aratıyor.
0
nothing in my way
(04.07.25)
thanos'un siklatmasiyla 50 milyona dusecek olsa super olurdu. kisi basina dusen milli gelir artardi. sehirlerin problemleri ve konut problemleri ortadan kalkardi. issizlik azalirdi.
0
antikadimag
(04.07.25)
Listedekilerin hiçbirinin nüfusla alakası yok.
Daha iyi ya da daha kötü olmamızın da nüfusla bir alakası yok.
Listedekilerin tamamı ve daha iyi olmamız veya daha kötü olmamız tamamen yönetimle alakalı, yani seçtiklerimizle alakalı yani cehaletimizle alakalı.
0
Mirket
(04.07.25)
En kötü Polonya olurduk.
0
halitkin
(04.07.25)
1 milyon bile olsa hiçbir değişiklik olmazdı.
0
sanal hayvan
(04.07.25)
Nufusla alakasi yok ya.
Cocugun sadece 20 kisilik sinifta okuyacak,
sadece kira, ev, araba fiyatlari 9-10 kat dusmus olacak,
sadece esnaf seve seve ya da ss fiyatlari indirecek
sadece parkta bahcede bankta yayila yayila saatlerce oturabileceksin
sadece hastanede 2 ay emar sirasi, 3 ay ameliyat sirasi beklemeyeceksin
sadece bos yollarda araba kullanacaksin, trafik olmayacak
sadece otobusunde, metronda oturarak, kitabini okuyarak gideceksin
bunun gibi ufak seyler farkedecek sadece. Goruldugu gibi hepsi onemsiz, fasa fiso seyler. Nufusla alakasi yok yani:)
0
tantamount_to_equivalent
(04.07.25)
devletin vergi gelirleri eger kacagin onune gecilirse dusmez, kacak cok.

kuresel olcekte nufus azligi zayiflik gostergesi olsaydi israil'in nufusu 10 milyon kimse sesini cikartamiyor, nufus = guc tipik sagci kafasi.

80lerde "kendi kendine yeten nadir ulkelerden" diye okutulurdu. ozal ile fastfood'a alistik, simdi tipik bir obez gibiyiz. tarimin hayvanciligin icine ettiler, min. 3 cocuk kafasi ile tuy diktiler. ustune bir de gocmen doldurdular.

yonetici olsam once gocmenlerin alayini sepetlerim, amerika takir takir adam toplayip yolluyor. o arada siniri guclendiririm, kacak geceni indiririm. vergileri sikilastiririm, cocuk olayini da gelire gore yaparim, gelir yoksa max. 1, arttikca cocuk sayisi artar.
0
cooperr
(04.07.25)
55 milyonluk Türkiye'de 55 kişilik sınıfta ilkokul okudum. Üstelik ilk 20 büyük şehirden birinde. Üstelik "pilot" bir okulda...

5. Sınıfta sınıf 40 kişiye düştü. Çağ atladık gibi oldu...

Türkiye nüfusu 55-60 milyonken emin olun, hayat daha zordu. Her anlamda...

Bence sıkıntı nüfusta değil. Sosyal medya devrimi sonrası asıl sıkıntı...
0
yadigar
(05.07.25)
Yaşam kalitesi daha yüksek olurdu. İşsizlik olmazdı. Konut sorunu olmazdı. Eskisi gibi olurdu. Eskiden en boktan bölüm okuyan kamuda bir masa kapıp 1 ev 1 yazlık 1 araba yapardı. 90'lar Türkiyesi
0
runaway
(05.07.25)
Nüfus azaldıkça ölçek ekonomisini düşünmüyorsunuz sanırım arkadaşlar. Şu anki altyapıyla 50 milyona düşeceğini varsayamazsınız. Aynı şekilde okul sayısı sınıf sayısı, sağlık hizmeti sunan kurumların ve donanımının sayısı, toplu taşıma araçları sayısı da doğal olarak orantılı olarak düşer böyle bir ülkede.
0
sanal hayvan
(05.07.25)
Sanal hayvan +1

Ben de birim maliyet üzerinden örnek vermeye gelmiştim

Siz 80 milyon kişinin yarattığı katma değeri ve geliri 40 milyon kişiye paylaştıracağınızı düşünüyorsunuz

Nüfus yarıya inince sağlık eğitim ulaşım gibi hizmetlere ayırdığınız bütçeniz de yarıya inecek

Devlet 100 öğrenci için 100 birim para ayırabiliyorsa 50 öğrenci için yine 100 birim para ayıramayacak, çünkü bütçesinde 50 lira parası olacak o zaman

Birim maliyetler çok değişmeyecek, bu yüzden de refah artışı sadece nüfustan dolayı iyileşmeyecek
0
grimavi
(05.07.25)
80 milyonun yarattigi katma deger denmis de sanki burasi almanya herkes kalifiye, catir catir uretimdeyiz, sanayi oturmus dunyaya acilmisiz yardiriyoruz.

50 milyonluk turkiye'de 80lerde 65 kisi ilkokulda siralarda 4 kisi oturarak bitirdim. ama o siniftan 10-15 kisi saglam okullara girdi, galatasaray, istanbul erkek gibi okullara ogrenci gitti. bugun hangi devlet ilkokulu bunu yapabilecek duzeyde, bana bir tane isim verin.

hersey sayi degil, bunu anlamadiginiz surece bizden bir cacik olmaz..
0
cooperr
(05.07.25)
Kısaca şunu söyleyeyimm. Evet. Her şey sayıdır. Evren sayıdır. Yan sınıftan macır elemanın galatasaraya girmesi de ancak istaitsiktir.
0
sanal hayvan
(06.07.25)
@yadigar arti 1.

cok fazla nufus ile gelismislik ile dogal olarak ters korelasyon var ama yadigar'in dedigi gibi nufus 50 milyonken benim sinif da 50 kisiydi :D simdi 50 kisilik sinif oldugunu sanmiyorum.

digerlerinin de dedigi gibi su anki sorunlarin cogu nufus 50 milyonken de vardi.
0
baldur2
(06.07.25)
@baldur2: bu zamanda milet 50 kisilik sinif bulsa zil takip oynar, okul kalmadi cunku, adim basi imam hatip acip, tum okullari imam hatipe cevirip mahvettiler egitimi, kendi cocuklarini Amerikalarda okutup, halka imam hatibi laik goruyorlar
0
freedonia
(07.07.25)
60 milyonluk Türkiye'yi hatırlıyorum 90'larda, öyle uçup kaçmıyorduk, mesele nufus değil aslında, nufus artış hızı, türkiye kurulduktan sonra çok kısa sürede nüfusu çok arttığı için çok fazla sorun yaşadı/yaşıyor. Belli yerlerde sabitlensek aslında çok daha kolay yönetilebilir bir ülke olurduk.

yalnız 60 milyonluk türkiye'de şehirler çok daha yaşanabilirdi, arabalar cok yoktu, daha sesiz sakindi sokaklar, ayrıca taşra yerlerde (ilçeler, belediyeler, küçük iller hatta köylerde) de çok daha canlı bir yaşam vardı, kimsenin büyük kente geleyim derdi yoktu, doğduğu yerde devam ediyordu herkes.
0
gezegen olan pluton
(07.07.25)
hersey sayidir evet, mesela kilosu olmasi gerekenin ustunde olan birisi obezdir
her sayi pozitif katma deger saglamaz.

nufus da eger yarisi gereksiz kalabalik ise obezlik gibidir.
turkiye 70lerden beri obez. cunku ozal da obezdi, demirel de.

cunku sagcilarin tek bildigi sey gozle gorunen, elle dokunulabilen sayidir. daha cok yol, kopru, okul vs. ama okulun ici bos olabilir, onemli degildir. yollar yapilir, sonra ilk selde coker, ama onemli degildir.

hizlandirilmis tren diye dandik birsey icat edilir mesela, niye cunku daha hizli gitmek daha iyidir, al sana sayi. sonra tren ilk virajda patlar cunku altyapi hazir degildir. ona da fitrat denir. yersen.
0
cooperr
(07.07.25)
(3)

Bu ürün nedir acil link

avatar is back
https://www.instagram.com/reel/DJVQKOrP5WL
0
avatar is back
(03.07.25)
Türkiye de satılan link
0
🌸avatar is back
(03.07.25)
teşekkürler mirket! maalesef f/p ürün değilmiş
0
🌸avatar is back
(03.07.25)
(2)

Trombosit degerim referans degerin ustunde

Kittie
Yarin sonucu konusmaya gidicem de ne bu kotu bi sey mi.Olumcul hastalik belirtisi mi.Kan degerim de referansin altinda demir falan.(bu tahlili verdigim gun cikmisti, doktor kanin cok dusuk, bunu arttirmamiz lazim dedi, anemini iyilestirmek lazim dedi)Ama trombosit yuksekligini ben simdi enabizdan go
Yarin sonucu konusmaya gidicem de ne bu kotu bi sey mi.
Olumcul hastalik belirtisi mi.

Kan degerim de referansin altinda demir falan.(bu tahlili verdigim gun cikmisti, doktor kanin cok dusuk, bunu arttirmamiz lazim dedi, anemini iyilestirmek lazim dedi)

Ama trombosit yuksekligini ben simdi enabizdan gordum.
0
Kittie
(03.07.25)
Sorun tespit edilmişse çözüm büyük ölçüde halledildi demektir, merak etme.
0
Mirket
(03.07.25)
"Kan degerim de referansin altinda demir falan." Trombosit yüksekliğinin sebebi budur 99%.
0
gnosis
(03.07.25)
(8)

Çocuğumla ilgili ciddi bir sorun

bugisme
Başta söyleyeyim. Kendim eğitimciyim. Uzun yıllar her kademede öğrencim oldu. Ancak kendi çocuğumdaki bu durumun üstesinden gelemiyorum. 4 yaşında erkek çocuğum her çeşit oyuncağı olmasına rağmen asla kendi oyun oynamıyor. Bu durum o kadar ileri seviye sinir bozucu ki, doğum gününde alınan birbirind
Başta söyleyeyim. Kendim eğitimciyim. Uzun yıllar her kademede öğrencim oldu. Ancak kendi çocuğumdaki bu durumun üstesinden gelemiyorum.

4 yaşında erkek çocuğum her çeşit oyuncağı olmasına rağmen asla kendi oyun oynamıyor. Bu durum o kadar ileri seviye sinir bozucu ki, doğum gününde alınan birbirinden güzel oyuncakları bile bir sonraki sabah biz söylemesek ilgilenmiyor, elini sürmüyor. Biz yokken kendi odasına asla girmez, lakin Birlikte oynarsak gayet güzel oynar(bıraktığımız an oynamayı o da bırakır).biriyle oynarken aktiftir Role bürünür, oyuncakları seslendirir. Ancak ne zaman bir işimiz olsa o an her şeyi bırakır. Oynarken Odasındaki oyuncak sepetlerini bizim açmamızı, kule yapılacaksa bizim yapmamızı dikte eder. Sanki ben çocuk o babammış gibi sürekli "sen yap" der. Bu durum yaklaşık 1 yıldır iyice belirginleşmekte ve sabrımızı sınamakta. Bir yıldır okula gitti buna benzer bir şikayet duymadık. Arkadaşları ile buluştuğumuzda gayet saatlerce onlarla oynar. Bu açıdan bir problem yok. Oyun arkadaşı olarak bizi içselleştirmiş durumda. Kardeşi yok. Ama şu noktada mütevazı olamam, günde bazen 3 kez dışarı çıkarız, her türlü etkinliği yaparız. Yani asla mahrum kalmadı insandan. Oldukça sosyal yetiştirdik. İnsanlarla sohbet eder, konuşur, neşeli bir çocuktur. Ekran bağımlılığı yoktur vs. Ama bizi inanılmaz darlıyor. Sürekli bir görev versem "baba....baba....babaaaa... bak....bak.... bana bak..... nasıl oluyor?..... gel.... şunu al... yap... konuşmalarından evde ne kendi işimizi yapabiliyoruz, ne boş zaman yaratabiliyoruz kendimize. Annesi ile resmen vardiyalı bakıyoruz çocuğa. 2 saat o oynuyor, sonra o dinlenirken ben alıyorum.

Hatta şimdi yanıma geldi ve " baba şimdi ne yapscağım? Dedi. Ben de " bak tüm oyuncaklar burada ister lego yap ister resim çiz" dedim. Hiç bir şey demeden annesinin yanına gitti. Biz görev vermediğimiz zaman asla kendi yaratıcı bir uğraş yapmıyor. Sıkılınca ağlıyor.Bu ve benzeri durumlar canımızı sıkıyor. Anne babayız çocuğumuzu çok seviyoruz acaba diyorum bu durumun temel sebebi nedir? Hatamız nedir? En önemlisi de kesin çözümü nasıl sağlanabilir?
Görüş ve önerilerinizi dinlemek isterim.
0
bugisme
(03.07.25)
Maalesef klasik yeni türk aile yetiştiriciliğine bürünmüşsünüz olarak yorumladım.

Aşırı birlikte etkinlik yapılmış, her şeye eşlik edilmiş. Çocuk sürekli başkası bana yapılacak şeyleri bulur demiş. Bu sebepten de siz bişey yaptırmadığınızda vs sıkkınlık başlıyor. Çünkü kendisi hiç bişey yapmıyor. Sürekli başında duran ne yapması gerektiğini söyleyen bir ailesi var. Yapmayın bunu.

Salın kendi başına oyun oynasın, sıkılmasına izin verin, rolünüzü azaltın. “Buna canım sıkılıyor” dediğinde “valla kral istersen oyuncakla oyna” de geç. Onun yaptığı şeyleri ise bozmayın, eleştirmeyin düzeltmeyin. Salın gitsin yahu.

Sıkıntılı bir durum yok. Herkes çocuğunu son dönemlerde böyle yetiştiriyor. Ama böyle devam ederse yarın öbürgün kendi başına karar almayı, yalnız kaldığında kendine çözümler üretmeyi başaramadığında ne üniversite okuyabilir ne iş hayatına atılabilir
0
avatar is back
(03.07.25)
herkes cocugu icin en iyisini düsünür ama...

"4 yaşında erkek çocuğum her çeşit oyuncağı olması" cocugunuz bence her seye doymus ve simdiden sikilmis. yani hangimizin her cesit oyuncagi vardi. bana da biraz fazla üstüne düsmüssünüz ve her istedigini yapmissiniz gibi geldi.

bir de dezavantaj olarak sizinle oynamak eglenceli geliyor olabilir cocuga. ben de annemle falan oynamak cok baydigi icin tek basima oynardim kücükken.
0
sonsuz
(03.07.25)
hocam şimdi burdan herkes her şeyi yazar. çok da takılmayın. ilgili ebeveynseniz çocuğunuzu en iyi siz tahlil eder ve çözümlersiniz. çok oyuncağı varsa dönem dönem bazı oyuncakları kaldırın. bi süre o oyuncakla oynamasın. sonra tekrar çıkarın. adeta yeni alınmış gibi seviniyorlar.

bu yaşlarda genel olarak dediğiniz var. çocuk rehberlik bekliyor. sorunu hep siz çözün istiyor. yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmeye çalışın. her çocuk farklı karakterle doğar sizde bilirsiniz ki. belki sizin oğlan desteklenmesi gereken bir birey olacak bilemeyiz. kendi kendine oyun zamanı yapın mesela. şimdi biz kendi işlerimizi yapıcaz seninde kendi kendine oynama zamanın gibi gibi. gözünüzün önünde olsun kademe kademe uzaklaşın. zamanla alışacaktır.
0
dedim ben sana
(03.07.25)
- 1 kere birlikte oynayalım 1 kere de kendi başına oynamayı dene, (diyelim lego oynayacaksa) legolarla yapacağın şeyi bitirdiğin zaman da ben gelip bakayım.

sonra bunu 1 kere birlikte 2 kere kendi başına... şeklinde devam ettirin.
0
encokbenisevinnolur
(03.07.25)
Akraba ve özellikle de büyük ebeveynler tarafından kucaktan indirilmemiş, ilgi manyağı yapılmış sevimli yenidoğan, dana kadar olunca, kucaklar da yorulunca her ailede bir sorun başlar. Anne baba yorgundur ama çocuk da kucak istiyordur.

Eskiler çocuğu pek kucağa almadan severmiş. Çocuklu eve misafirliğe gidenler daha baştan çocuğa yüz vermezlermiş ki çocuk arsızlaşıp tepelerine çıkmasın.

Günümüzün çekirdek aile yapısında mümkün olduğunca da az çocuk yapınca o çocuk kıymetli oluyor. Daha ilk günden hayatın merkezinde tutuluyor. Çocuk sanıyor ki dünya onun etrafında dönüyor, herkes onun hizmetinde onu mutlu etmek için var. Küçük modeli sizinki gibi oluyor. Büyüdükçe de prens ve prenses oluyorlar.

Çocuk parkına falan gidildiğinde akranlara karışmayı becerebiliyorsa bence sorun yok.

Ben olsam, yavaş yavaş mesafelenir, ağlamalarına falan bir plan dahilinde gittikçe daha geç angaje olurdum. Abartmadan da ve yavaş yavaş mesafe koymak, geç tepki vermek olayı çözer gibi.
0
Mirket
(03.07.25)
Biz yeni nesil ebeveynleriz, sürekli iyi anne baba olma baskısıyla ebeveynlik yapıyoruz. Doğru mu yaptık büyüdüklerinde anlayacağız. Çocuğu doğduğundan beri oyalıyor, oyun kuruyoruz. Çocuklar sıkılmayı bilmiyor. Her şeyi onların adına düşündük, biraz salmamız lazım. Bu işin eğitimcilikle alakası yok. Ben de psikoloğum ama çözüm bulamadığım çok zaman oluyor. Bu alanın uzmanı çocuk gelişimciler. Ayrıca burada çocuğu olmayıp size öneri verenleri ciddiye almayan. Zaten bizi bu bunalıma sokan durum daha iyi ebeveyn görünme çabası. Bence en iyisi salmak. Biraz gevşetmek. Sıkılmasına izin vermek önemli.
0
mikahakkinen
(03.07.25)
Yukarida yazilanlara katilmakla birlikte, her cocuk kendi karakteriyle geliyor, onu da egitimci olarak biliyorsunuzdur. Dereceli olarak yukaridaki tavsiyeleri takip edebilirsiniz ama ayni zamanda uzmeyin caninizi da demek istedim, cocugunuzun karakteri de bu olabilir.
0
kassiopeia
(04.07.25)
Oğlumun ciddi bir oyuncak bütçesi var, youtube vs'deki pazarlamalara kurban gidebiliyoruz bazen. Sizdeki durumu sezdiğimde oyuncak almayı kesiyorum.

Ayrıca toyz shop vs'ye girdiğimizde gözlerindeki ifade çok önemli, almış olmak için mi alıyor, gerçekten çok mu beğendi bunu kontrol ediyoruz. 1 senedir de istediği oyuncağı hemen almıyoruz, para yok, bir dahaki sefere diye erteliyoruz. Dilinden düşürmüyorsa gerçekten istediğini biliyoruz.

Toyzshop'taki lisanslı Jurassic World dinozor'larının serisi var, hatta bazı mağazalardakinden çok çeşit bizde vardır, artık oynamıyor. İlk alındığında aylarca elinden düşürmüyordu, hatta bazılarını evde unuttuğumuzda geri dönüp almak zorunda kalıyordu.

Son olarak oyuncaklarını arkadaşlarına hediye edecek gibi yapın, nasıl kıymete biniyor gözleyin :)
0
kimlanbu
(04.07.25)
(11)

tek başına arabayla denize gidince anahtar?

bay b
ne yapıyorsunuz? telefon cüzdan vs arabada bıraktınız diyelim peki anahtar? nasıl muhafaza ediyorsunuz?
ne yapıyorsunuz? telefon cüzdan vs arabada bıraktınız diyelim peki anahtar? nasıl muhafaza ediyorsunuz?
0
bay b
(03.07.25)
Temu'dan plaj için su geçirmez,bel ya da boyna asılan cüzdan al. Telefonunu da koyarsın.
0
Mirket
(03.07.25)
Gözüm havluda yüzüyorum
0
HellKeePer
(03.07.25)
arabanın tekerinin üstüne koyabilirsin.
0
gabe h coud
(03.07.25)
Deniz çantasına koyuyor yüzüyorum.

Hangi arabayla geldiğimi bilen gören biri çantayı patlatır o yüzden izlenmediğimden emin oluyorum.
0
chicha_v2
(03.07.25)
2 tane buzdolabı poşetine sarıp cebine at
0
mantık
(03.07.25)
Kuma gömüyorum.
0
aslan bacanaktaki halim
(03.07.25)
Mini dry bag. Bunun Türkiye'de daha cok ögrenilmesi lazim.
Dry bag adindan da anlasilacagi üzere su gecirmeyen özel torbalar.
Sadece cüzdan telefon sigacak mini boylari da var.
Ona koyup, koluna takip yüzmeye git.
www.fritz-berger.at
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.07.25)
yemek yediğim kafenin sahibiyle hasbihal edip, kendisine teslim ediyorum.
0
baldan kaymak
(04.07.25)
kullanmadım ama böyle bir şey var: www.decathlon.com.tr
0
inheritance
(04.07.25)
5 minutes crafts'da bebek bezinin içine koyup kullanımış imajı vererek havlunun altına mı ne koyuyorlardı. bok da çıkabilir sonuçta.
0
merhum
(04.07.25)
:)) bebek bezi iyiymis ama onun icin de 20li koca paket bebek bezi almayim artik
0
🌸bay b
(04.07.25)
(13)

Çocuğa kaç yaşında telefon alınmalı

lrdrylgh
Merhaba 10 yalında bir kızım var. Bu aralar telefon muhabbeti yapmaya başladı. Tüm arkadaşlarında varmış. Bu yaşlarda kesin almayacağım, aklımda 12-13 yaşından önce almak gibi bir fikir de yok. Siz çocuğunuza kaç yaşında telefon aldınız ya da çocuğunuz olsa kaç yaşından itibaren almayı düşünürsünüz?
Merhaba 10 yalında bir kızım var. Bu aralar telefon muhabbeti yapmaya başladı. Tüm arkadaşlarında varmış. Bu yaşlarda kesin almayacağım, aklımda 12-13 yaşından önce almak gibi bir fikir de yok. Siz çocuğunuza kaç yaşında telefon aldınız ya da çocuğunuz olsa kaç yaşından itibaren almayı düşünürsünüz?
0
lrdrylgh
(03.07.25)
hocam benim ilk telefonum 6. sınıfta oldu o da yaklaşık 10-11 yaşlarıma tekabül ediyor. tabii o zamanlar akıllı telefon yoktu. bu işin profesyoneli değilim ama belli kısıtlamalar yapılarak alınabilir. örneğin okula telefonunu götürmemesi, belirli saat aralığında kullanması vs. bunu iyice konuşup mütabık kaldığınızda alabilirsiniz bence.
0
elektr10
(03.07.25)
Bana ilk telefon alındığında 12 yaşındaydım, akıllı telefonlar yoktu. Okula götüremezdim ama kursa giderken, arkadaşlarımla buluşurken hep yanımda olurdu çünkü kontrol açısından da önemliydi.

Bence buradaki temel nokta: tek başına dışarıya çıkmaya başladığında, sizin de kontrol edebilmenizi kolaylastirdigi için o yaşlarda almak. Bu da tahmini 12-13 yaşına tekabül ediyor.

10 yaş cok erken. Zaten tableti vardır diye tahmin ediyorum, onunla yapamayacağı neyi telefonda yapacak ki 10 yaşında bir cocuk?
0
fraise
(03.07.25)
benim oğlan 10 yaşında ve birkaç ay önce benim eski telefonun üzerine hat alarak ona verdik. Aslında daha bekletirdik ama kendi başına okul sonrası kursa gittiğinden, takip etme ve ulaşma amaçlı aldık.

Bununla birlikte ios ile gelen aile yönetimi, ekran süresi vs kısıtlarını aktive ettik. Androiddeki familylink de güzel bir yönetim sağlıyor ama ios bu konuda daha başarılı gördüğüm kadarıyla.
0
vampir akrep
(03.07.25)
bana ilk 11 yaşımdayken alınmıştı, bu olay 20 yıl önce oluyor. şu devirde 12-13'e kadar bekletmek çok anlamsız geliyor bana, ama ben de işin uzmanı değilim.
0
matlii
(03.07.25)
Bana ilk telefonu 21 yaşımda aldılar. İşe yeni başlamışım. Getirip çalışma masama koyup bağlantılarını yaptılar. Siyahtı. Numaratörü yoktu. Ahizeyi kaldırınca direkt işyeri santrali çıkıyordu.

Cep telefonu hele ki akıllısı icat edilmemişti henüz. Biz cep telefonu benzerini ilk Kaptan Kirk ile mister spock konuşurken Uzay yolunda gördük. Hey gidi günler.

Soruya cevap değil de herkes telefon alınan yaşı söyleyince geçmişe daldım, gittim.

Bence buna çocuğun arkadaş çevresinin genel durumuna bakarak karar verin. Arkadaşlarından ne erken ve ne de geç olsun. Ne kendini eksikli hissetsin ne de diğerlerine kendilerini eksikli hissettirsin.

Artık sosyal bir birey o. Kurallarınızı onun sosyal çevresini gözeterek esnekçe şekillendirin.
0
Mirket
(03.07.25)
Akıllı telefon için daha çok küçük yaşı 12 hatta 13 yaş ve 8.sınıf ideal bence.
0
iwasbornonamountainside
(03.07.25)
Çocuktan çocuğa değişir bu. İyiyle kötüyü ayırt etmeye başlayınca alınır.


.
0
kartallar yuksek ucar
(03.07.25)
Lise 1’de başlar. 13 iyidir.

10 yaşındakiler daha çocuk, kimin ne yaptığı belli değil biri fotoğrafını çeker atar biri huajaj der okuldakilere gösterir bilmem ne. 13’e kadar da akıllı saatten devam. Ama evde bilgisayar verilebilir ortak bilgisayar tabi. Hem bişeyler izler eder hem de geri kalmaz arkadaşlarından.

Hevesleniyorlar ama bi halt yaptıkları yok, erkekler ronaldo editi izliyor kızlar koreli makyajlı ergenleri takip ediyor. Pc’den de yapar bunları, iletişim de akıllı simli saat
0
avatar is back
(03.07.25)
Lise 1 olmalı. Bana lise 2’de alınmıştı. 12-13 sene öncesi tabi
0
messina123
(03.07.25)
Çocuklara uygun telefon ve hatlar var. 10 yaşındaki çocuğa telefon almak uygun bence
0
pembediken
(03.07.25)
Oğlum 2016 doğumlu. 9 yaş bitti yani. Akıllı saat istiyor, almıyorum.
Telefon zaten almıyorum. Tablet vermiyorum. Sadece benim telefonumu kullanabiliyor, oyun oynamak için. Daha bu yıl YouTube videoları keşfetti, sadece bir oyun ile ilgili videoları izliyor. Ona bile karşıyım.
Bir sıkıntı olmaz lise 2den önce telefon vermeyi düşünmüyorum. Zaman ve çevre gösterecek tabii ki ilerideki durumu ancak şimdi çevresinde akıllı saati olanlara rağmen almamak için direnebiliyorum.
0
strawberry first
(04.07.25)
ya çocukken atari diye anıranlar, internet kafeden çıkmayanlar şimdi çocuklarına her şeyi kısıtlıyor.

nasıl ki o zaman bizim anne babalarımız o atari ve internet kafeye karşıydı, bilgisayarı 1 saat kullanacaksın diye kısıtlıyorlardı; şimdi de siz aynı şeyi çocuklarınıza yapıyorsunuz. çocuğun nasıl hissettiğini anlamanız lazım.

devir değişti. şimdi çocuklar bu teknolojiyle doğuyorlar, büyüyorlar. telefonu alın ve kontrol edin yeter. arkadaşlarından geride bırakmayın. nasıl ezilip büzülüyor okulda haberiniz yok.

al ve doğru şekilde kullanmasını öğret, gece de elinden al uyusun diye. evebeyn kontrol ayarlarını da yap telefonun. oldu bitti işte. hem arayıp kontrol edersiniz aklınız kalmaz.

bana telefon 9-10 yaşlarımda alınmıştı. o zamanlar android falan yoktu tabii. kamerası bile yoktu. orta sonda mı lisede mi ne bayram harçlıklarımla gidip corby almıştım.

çocuğunuzu iyi yetiştirdiyseniz, çocuğunuz kötü şekilde kullanmaz o telefonu.
0
art cat chocolate
(04.07.25)
oğlum 11 yaşında. lgs'den sonra alıcam.
çünkü gsm hatlı akıllı saati var. evde bilgisayarı ve tableti var. bu yaşta telefona ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum.
okulda istediği kadar ezilip büzülsün. tek travması o olsun. telefon alınca çocuk hayattan kopuyor. eş dost çocuklarından gördüğüm bu. yazılım kontrolü falan da hikaye. telefonu aldıktan sonra şu sınırı kaldır falan diye darlamaya başlayacak.
0
merhum
(04.07.25)
(7)

Aynı hesaba ait 2 bankamatik kartı olabilir mi?

runaway
Aynı hesaptan para çekmeyi sağlayacak 2 farklı kart çıkarmak istiyorum. Böyle bir şey mümkün mü?
Aynı hesaptan para çekmeyi sağlayacak 2 farklı kart çıkarmak istiyorum. Böyle bir şey mümkün mü?
0
runaway
(03.07.25)
bilmiyorum ama alternatif söyleyeyim,
iki kişi ortak hesap açar ve herkes kendi adına bankamatik kartı çıkarır
0
kisa
(03.07.25)
ek kart bu işe yarar. ek kartı dilerseniz belirli limitle veya aynı hesabı ortak kullanabilirsiniz.
0
ground
(03.07.25)
Aynı bankada hesabı olan iki kişi bir de ortak hesap açarlarsa bu hesaba kendi kartlarıyla da mobil bankacılıkla da ulaşabiliyorlar.

@ kisa +1
0
Mirket
(03.07.25)
bankanızın yazılımına bağlı sanırım ama evet var böyle birşey. normalde banka kartına hesap bağlıyorsunuz aslında. Örneğin benim kredi kartım hem hesaptan para çekmeye hem de alışverişe olanak veriyor ve tek kart taşıyorum. Bankamatik kartı ile de direkt hesaptan işlem yapılabilir.
0
vampir akrep
(03.07.25)
abi bun istediğin bankayı arayıp sorsan daha iyi değil mi sence de?
0
bay b
(03.07.25)
ben enparada yıllar önce kartım eskidiği için yenisini istemiştim. aynı numaralı kartı yolladılar ve ikisini de sanırım kullanabildim.

bence bankanızı arayın kartım fiziksel olarak yıprandı yeni kart gönderin deyin. gelen kartla deneme yapabilirsiniz. aradığınızda mevcut kartı da kullanıma kapatmayın hala kullanabiliyorum falan dersiniz.

denemeye değer...
0
exlibris
(03.07.25)
banka kartı + kredi kartı
0
mantık
(03.07.25)
(2)

Diyetisyen

gregor samsa ya donusen bocek
Tavsiye edebileceğiniz iyi bir diyetisyen var mı? Kilo vermek değil, tamamen sağlıklı beslenmek amaçlı gideceğim. Ücretleri de yazarsanız sevinirim.
Tavsiye edebileceğiniz iyi bir diyetisyen var mı? Kilo vermek değil, tamamen sağlıklı beslenmek amaçlı gideceğim.

Ücretleri de yazarsanız sevinirim.
0
gregor samsa ya donusen bocek
(03.07.25)
Chatgbt çok başarılı bu konuda. Arada makroları yanlış hesaplayabiliyor, ona dikkat etmek lazım. Tabağın fotoğrafını yükle kaç kalori ve ne kadar karbonhidrat var, söylesin.

Başarılı yani.

Ek: Evdeki malzemeyi sayarsan gerekli kaloriyi sağlayacak yemek tarifi de veriyor.
0
Mirket
(03.07.25)
şehir ve ilçe yazmamışsınız ki...

ist/kadıköy'de 2 diyetisyene sormuştum. birisi aylık 4000, birisi aylık 12000.
0
art cat chocolate
(04.07.25)
(22)

maden ocağı için zeytin ağacı sökmek konusunda ne düşünüyorsunuz?

messina123
veya orman kesmek olarak da düşünebiliriz.bence hiçbir mağduriyet oluşturmayacak ve ağaçlar başka bir bölgede yerine koyulacak şekilde yapılırsa hiçbir sıkıntı olmaz.
veya orman kesmek olarak da düşünebiliriz.

bence hiçbir mağduriyet oluşturmayacak ve ağaçlar başka bir bölgede yerine koyulacak şekilde yapılırsa hiçbir sıkıntı olmaz.
0
messina123
(03.07.25)
O iş dediğin gibi olmuyor, zeytin ağacı kendi yerinde dayanıklıdır fakat alıp başka yere taşıyınca hemen tutup kaldığı yerden devam etmez

Zeytin fidanının da meyve vermesi zaman alıyor ağaçların o hale gelmesi kolay değil. En az 20-30 yıllık ağaçlarla yeni ekim fideyi bir tutamazsın
0
grimavi
(03.07.25)
Oluyor olmuyorunu bilmem. Eğer dediğim gibi olursa dedim. Bazı insanların körü körüne karşı çıktıklarını düşünüyorum. Tıpkı nükleere karşı çıkanlar gibi
0
🌸messina123
(03.07.25)
mesela ben birine para verince benden eksilmezse benim için sorun olmaz. oluyor mu olmuyor bilmem, olursa fakirliğe çözüm buldum
gibi bir şey bu cümle. (iktisadi açıdan değerlendirmeye kalmasın kimse lütfen)

zeytin ağacını başka yere dikersen başka bölgede aynı şekilde zeytin verecek mi? teks orun zeytin ağacı mı? örneğin taşıdığın zeytinliğin aynı şekilde değerlendirilmesi bir konu, mevcut maden alanının ekolojiyi bozması başka bir konu

ama dersen ki, zeytin ağaçları taşınsa, aynı şekilde hasat edilse, maden ocağı ekolojiyi bozmasa bence sorun yok, zaten o zaman sorun olmuyor ki?

ek: konu hakkında bilgim yok, ben sadece düşünce şekline ilişkin bir şeyler yazdım.
0
kisa
(03.07.25)
zeytin için: yetişkin bir ağacı başka bir yere ağaca zarar vermeden profesyonel olarak en uygun zamanda taşısanız bile en iyi ihtimalle bile en azından 2-3 yıl meyve vermiyormuş.

ağacı taşımadınız, yerine yeni ağaç ektiniz, bu durumda meyve verir hale gelmesi en az 7-10 yıl sürüyormuş.

bu süreçte zeytin çiftçisinin mahsul alamadığı için oluşacak mağduriyetini kim giderecek?
0
inheritance
(03.07.25)
dediğin yapıldı ve ağaçların %80i öldü. zeytin ağacı taşınmaya uygun bi ağaç değil.
0
jelly bear
(03.07.25)
Nasıl hiçbir mağduriyet oluşturulmayacak? Zeytinlikte maden aradınız, buldunuz, ağaçlar söküldü. Zeytin üreticisinin yeni bir tarla bulup satın alması ve zeytin ekmesi gerekiyor. Verimli zeytin yetiştiriciliği yapılabilecek bölgeler belli. Sen bu bölgelerde madencilik yaparsan adam zeytini nereye ekecek? Üretimin düşmemesi mümkün değil. Bir de sıfırdan bahçe yapılacaksa eski verimi elde etmek 10 yılı bulur, belki de geçer. O arada millet ne yiyecek?
0
gnosis
(03.07.25)
insanlar biliyor da karşı çıkıyor demek :) objektif bir şey söylüyormuş gibi fikirlerini ortaya açmadan önce konuyu bir araştır madem

Çünkü bazı konuları objektiflik adı altında bilgisizce tartışmaya açınca, bu güçlünün yararına oluyor
0
grimavi
(03.07.25)
@inheritance işte dedim ya mağduriyet oluşturmaması adına madeni kim açıyorsa çiftçinin tüm zararını da onlar üstlenmeli

@jelly bear tamamen sökülüp sıfırdan dikilebilir tabi zararın ödenmesi karşılığında

@gnosis çiftçiler sıfır mağduriyetle tüm zararları karşılanarak ve tarlaları da değeri karşılığında satın alınılarak hatta değerinin üzerinde satın alınarak sorun çözülür

@grimavi dostum anlamamakta ısrar ediyorsun. Tekrar aynı cevabı vermeyeceğim.
0
🌸messina123
(03.07.25)
ne inşaat, ne de maden, ne de başka bir şey... hiç bir ağaç kesilmemeli, hiç bir ağacın yeri değişmemeli.

bu arada mesele sadece "iki ağaç kesildi" değil. maden dediğin zehirli bir dolu kimyasal, bir dolu çöp, çıkacak bir dolu moloz... bunları kimse konuşmuyor?
0
co2s2
(03.07.25)
Hocam başkaları da düşünce silsileni eleştirmiş, demek bizde bir sorun yok, senin kurduğun düşünce zincirin hatalı

Hayatta teorik olarak her şeyi böyle kurabilirsin ama pratiği senin beklentinden farklı işliyor demek
0
grimavi
(03.07.25)
çiftçilerin arazilerinin fiyatlarının üstünde alınması ile ilgili olarak: emin olun maden firmasının arkasında devlet var zaten. çiftçilerin onayları dışında bir istimlak yapılıyor, devlet gücü ile. eğer maden firması çiftçilere daha fazla para öderse, bunu devlet öyle ya da böyle sübvanse edecektir. teşvik verecektir, vergi affı yapacaktır vs vs vs vs.. sonuç olarak o çiftçilere verilen para sizin benim cebimden çıkacaktır.

ama zaten, ağaçlara kimse dokunmasın. maden firması haricinde kimsenin işine yaramayacak bir paradan bahsediyoruz. bu maden firmalarını maden firmalarının avukatları haricinde savunan yok.
0
co2s2
(03.07.25)
maden şirketleri allahsız kitapsız şirketler.
üstelik çoğu da yabancı.
türkiye'de madenciliğin hiç bir faydası yok bizim ülkemize.

hani zamanında duyardık ya da sağdan soldan "savaşı kaybettikten sonra ağır antlaşmalar imzalanmış ve madenler karşılıksız verilmiş" ya da "x ülkesi borç vermiş ama y ödeyememiş, x de madenlere el koymuş" diye. tam da işte o durum bizim madenlerimiz için de geçerli.

madenciliğe karşıyım ancak sahip olduğumuz bazı modern yaşam standartları devamı için maden şart. yani iyi niyetli olsaydı bu işler, bir şekilde alternatif bulunurdu. belki yıllar öncesinden halk ile anlaşılır, planlı programlı olarak başka yerde zeytin ağaç dikimi yapılır, o tarlalar köylüye tahsis edilince bu alanlara devlet el koyardı. buna gerek var mı yok mu o da ayrı konu.

ama istense bu kadar mağduriyet ve kötülük yaratmadan da bu iş yapılırdı.
0
biseysorcaktim
(03.07.25)
Mağduriyeti kişisel düşünüyorsunuz ve cevabımı okumadan cevap vermişsiniz. Ülke ekonomisini ve tüm tüketicileri doğrudan etkileyecek bir eylem için toprak sahibinin zararını giderelim, sorun kalmaz diyemezsiniz. Madenlerin yarattığı hava kirliliği, çevredeki tarım alanlarının ekim yapılamaz hale gelmesi, yerleşim yerlerine etkileri, su kaynaklarını tehdit etmesi konularına hiç girmiyorum. Bir Akdeniz ülkesi olarak zeytinyağını da dışarıdan almayalım artık.
0
gnosis
(03.07.25)
Vatana ihanet bence...


.
0
kartallar yuksek ucar
(03.07.25)
www.instagram.com

Gelecek nesillere bırakmakla mükellef olduğumuz yeşil mirasın gaspıdır, talanıdır, doğaya, insanlığa ihanettir diye düşünüyorum.
0
Mirket
(03.07.25)
Çoğumuz bir zeytin ağacı kadar fayda sağlamadan yaşayıp gidiyoruz. Gerekçe ne olursa olsun ağaç kesen biri hakkında olumlu düşünmem. Doğaya zarar vermenin gerekçesi, telafisi olmaz.
0
asteriks
(03.07.25)
türkiye'de yaşıyoruz.

hiçbir mağduriyet oluşturmayacak ve ağaçların başka bir bölgede yerine konulup sıkıntı oluşturmayacak şekilde yapılması fikrine inanacak kaç kişi bulursunuz?

hadi diyelim dediğiniz şekilde oldu. toprağın, doğanın kendi gerçekleri var. hop ağacı söktüm, güp buraya taşıdım ile oluyor mu öyle. hadi diyelim o da oldu, maden ocağı bulunduğu habitatı yok eden, kurutan bir şey. o bölgede yerleşik insanlar var her şeyden önce. zeytin tarımı yapanlar var, vatandaşın zeytinliğini yok edip, sende 50 ağaç vardı, onun yerine 150 km ötede sana yer buldum, evin barkın yaşamın burada ama banane git orda zeytin yetiştir mi diyecek devlet. ayrıca o taşıyacağınız bolgede arazi sahipleri var, boş ve zeytin tarımına uygun yeri nasıl bulacaksınız? tapu, kadastro boyutu var, var oğlu var.

gerçekte olacak olan şudur; maden ocağı yapılacak alanın ebesi şeyyapılcak, o bölge uzun vadede, anlamsız ot bitmez bir yere dönüşecek, istimlak edilip vatandaşın elinden zeytinliği alınacak, istimlak bedeli ödenecek. ne yaparsanız yapın denilecek.

zaten orman zengini bir ülke değiliz, ülkede yaşamaya değer doğası olan yerler kısıtlı. koca ülke tabiat anlamında koca bir üstünde ot bitmeyen iç anadolu/güneydoğu anadolu kırsalına dönüşecek.
0
wilhelmwasmuss
(03.07.25)
He he hiçbir sıkıntı olmaz.

Muğla'ya gel o güzelim ormanları, dağı taşı gör ondan sonra da bir zamanlar zirve olan şimdinin bodur tepelerine, devasa çukurlara bak bakalım aynı fikirde olacak mısın?

Tüm bunların yapılmasına sebep de yine Muğla için konuşuyorum mermer ve kömür!

Şu an İkizköy civarındaki kömür tükendiği için koca santral işlesin diye (yapım ömrünü de çoktan tamamlamış bu arada) ta Soma'dan kamyonlarla kömür getiriyorlar.

Afedersin de başlarım kömürüne yani. Bir sürü alternatif yöntem var illa doğanın anasını belleyecek olanı seçecek ama başımızdakiler.
0
chicha_v2
(03.07.25)
@chicha elektrik üretiminde kömürün çok önemli bir yeri var.
0
🌸messina123
(03.07.25)
Türkiye zeytin piyasasında istenmiyor özellikle ispanya tarafından vakti zamanında da ispanyollar delice zeytin ağaçlarımızı kestirip kömür yaptırmıştı yine aynı terane yine kömür sevdasına zeytinlerden olacağız zeytine and içen bir dine mensup olanların imanını sorgularım
0
apocalipy
(03.07.25)
abicim başındaki lavuklar altında define!! var diye binlerce yıllık gölü kuruttu yahu. sene ms 2000 ler ha. illa niyetlendiysen de böyle saçma bir olaya; row var, dalgiclar var batiskafı var. bunu yapan birileri sence o ağaçları-mümkün olsa dahi- söküp taşır mı?
0
unabomber
(03.07.25)
bi ada ülkesi vardı, fosfat çıkarıp sattılar 50 sene. şimdi o fosfatı çıkaran ülkenin konserve yiyeceklerini yiyip dünya da obezite rekoru kırıyorlar. kesinlikle maden çıkarmaya karşı değilim aksine çıkarılsın ama planı programı yapılıp çıkarılsın.
0
dirildimde geldim
(04.07.25)
(9)

İlk kez Otomobil Alacak Birine Tavsiye

elektr10
Merhaba.Hayatında kredi çekmemiş, büyük borca girmemiş ve ilk kez araç alacak birine ne tavsiyede bulunursunuz? 0 faizli kredi veren otomobil markaları varmış mesela. Hem ona hem banka kredisine başvurabiliyor muyuz? 0 faizli kredi verenler dönemsel mi oluyor? Anladığım kadarıyla taşıt kredisi max 4
Merhaba.

Hayatında kredi çekmemiş, büyük borca girmemiş ve ilk kez araç alacak birine ne tavsiyede bulunursunuz? 0 faizli kredi veren otomobil markaları varmış mesela. Hem ona hem banka kredisine başvurabiliyor muyuz? 0 faizli kredi verenler dönemsel mi oluyor? Anladığım kadarıyla taşıt kredisi max 400 bin veriyor bankalar.

Almak istediğim araç 1.8-2 m arasında ve benzinli/hibrit. skoda, toyota ve volkswagen favorilerim ama önerilere açığım.

bir diğer sorum da bu ölçekte bir araç satın almak için tüm birikimleri harcamak akıllıca mı?
0
elektr10
(03.07.25)
araç kredileri yüksek ihtiyaç kredisi çekebilirsin. 0 faizli krediler genelde 200 300 bine 12 ay taksit vb. tüm birikimini arabaya yüklemini ben önermem. şu an ev almak daha mantıklı ve kredi oranları düşük. eğer araç alıp tüm birikimini ona yükleyeceksen de satışı kolay ve piyasası olan araçlara yönelmelisin. polo, golf vb.
0
mikahakkinen
(03.07.25)
bu kişi araç sürme konusunda da acemi ise bu kadar para harcamasına gerek yok. 0 faizli krediler elinde nakiti olan kullanıcılar için. elinde 1.5 milyon var 300bin lazım onu 12 ay 0 faizli ya da piyasa faizinden daha düşük faizli olarak kurumdan kullanabiliyorsun. yani aracın tamamına 0 faizli kredi yok.

bence tüm birikimi bir araca yatırmak akıllıca bir hareket değil. çünkü araçların yıllık yürütme maliyetleri de yüksek. mesela 1.8 hibrit toyota corolla'nın yıllık mtv tutarı 18-19 bin civarıydı. sigortası, kaskosu, yakıtı, bakımı, beklenmeyen arızası vs. derken çok fazla gideri oluyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(03.07.25)
ilk aracını sıfır alma. seni hem maddi olarak zorlayacak hem de usta şoför değilsen o aracı sürteceksin, hor kullanacaksın, belki küçük kazalar yapacaksın. ikinci el bir otomobil al geç.
0
sir gawain
(03.07.25)
ilk aracımı sıfır aldım 8ay önce. hibrit. şoförlüğüm de yoktu öğrendim. çarparsın sürtersin bu senin kullanımına bağlı. araca iki kez iki yaşlı amca hafif sürttü benim hatam olmamasına rağmen. oluyor yani böyle şeyler. ben de araç krediyle aldım. maaş bankan daha düşük faizli verebilir krediyi sormak lazım. ihtiyaç kredisi mi araç kredisi mi onun için de elindeki nakit önemli. otomobil markalarının bazı bankalarla özel anlaşmaları da oluyor size de söylerler zaten. evin yoksa bu kadar birikimin tamamını arabaya yatırmak bence mantıksız.
0
dedim ben sana
(03.07.25)
Önce 2. el al hocam. Çarpsanda sürtsende için yanmaz. 2003-2007 toyota corollar var ondan al. Bak fotoğrafınıda atayım
upload.wikimedia.org


bundan al bana dua edersin. Sonra Sıfır alırsın.
0
komando kani var bende
(03.07.25)
'Sıfır faizli kredi' lafı bir pazarlama hilesidir. 'Sıfır faizli' diyene 'peşin alırsam?' derseniz daha düşük bir fiyat verecektir. O iki fiyat arasındaki fark o kredinin faizidir.
0
Mirket
(03.07.25)
ilk arabayı hoşunuza gidecek bir ikinci el almayı öneririm
0
edaddy
(03.07.25)
çoğunluk ikinci el almayı öneriyor. arabada çok acemi değilim uzun yol tecrübem epey var ama şehir içinde pek kullanmıyorum.

@komando kani var bende

hocam onun 2010 modeli mevcut. annem artık çok kullanmıyor arabayı zaten. muhtemelen ondan satın alacağım mantıklı geldi. :)
0
🌸elektr10
(03.07.25)
tüm birikimi arabaya vermek hiç mantıklı değil,
2m yerine 1m lik 2. el araba alın.
0
duyuruuser
(03.07.25)
(7)

bataryanın arkasındaki bu boşluğu ne ile doldurmalıyım?

günaha davet
o kaledbodurun boşluktan su alıyor ve arkadaki salonumun duvarına sızdırıyor. burayı neyle nasıl doldurmalıyım arkadaşlar? kolay bir yöntem olsun. çok görüntüsünde değilim. youtube aradım bişi bulamadım.https://hizliresim.com/9658d5i
o kaledbodurun boşluktan su alıyor ve arkadaki salonumun duvarına sızdırıyor. burayı neyle nasıl doldurmalıyım arkadaşlar? kolay bir yöntem olsun. çok görüntüsünde değilim. youtube aradım bişi bulamadım.

hizliresim.com
0
günaha davet
(02.07.25)
Su geçirmez weber seramik astar ya da su geçirmeyen herhangi bir yapıştırıcı malzeme olabilir.
0
orient blue
(02.07.25)
su geçirmez derz dolgu, nalburda falan her yerde satılır
0
nahtoderfahrung
(02.07.25)
çimento benim için fazla profesyonel bişi, el yeteneğim yok, silikon gibi sıkılacak bir şey yok mu?
0
🌸günaha davet
(02.07.25)
Parana yazık değilse şu da olur arkadaşların söyledikleri de

www.koctas.com.tr

Her durumda o aynayı oradan çıkarman, içerde nasıl bir sorun var, görmen gerekir. Boru, dirsek bağlantı sızıntısı olabilir.

Onarım sonrası yüzey suyun akıp gideceği düzlükte olmalı.

Beyaz çimentoyu ver yengeye kıvamlı hamur hali de.Yapar yani. Oraya tüple sıkar gibi sıkılsın diyosan hazırlanmış çimentoyu bi ucu delinmiş bir poşete koy. Poşeti sıkınca o delikten fışkırsın.

İlla tüp alacağım diyorsan alçı onarım tüpleri de var. Alçı alma sakın. Alçı iş görmez orada.
0
Mirket
(02.07.25)
Derz vs uğraşmaya gerek yok silikon yeterli küf tutmayan silikon alip bosluktan doldurun
0
apocalipy
(02.07.25)
teşekkür ederim herkese
0
🌸günaha davet
(02.07.25)
gri silikon
0
cooperr
(03.07.25)
(12)

Evde şarap yapaniniz var mı?

sekizdokuzon
Nasıl, nereden başlamalı bu işe? Nelere dikkat etmeli?Teşekkürler.
Nasıl, nereden başlamalı bu işe? Nelere dikkat etmeli?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(30.06.25)
Denemedim ama youtubeda anlatanlar var
youtu.be
youtu.be
0
grimavi
(30.06.25)
Takıldığın her yerde sorabilirsin. Bir dönem çok uğraştım. Hala da yaparım arada.

En haddinden fazla basit tarifi vereyim.

Malzemeler:
22-26 derece arası dışına çıkmayan karanlık bir oda.
4 litre dimes %100 kırmızı meyveler
750 gram toz şeker
5 gram yani 1 çay kaşığı şarap mayası
5 litrelik boş su pet şişesi
1 adet balon
balonu ince delmek için çeyrek altın çengelli iğnesi

Yapılış :
Meyve suyu ve şekeri şişeye koy, tamamen eriyene kadar çalkala, mayayı koy, şöyle bir çalkalayıp şişenin ağzına balonu tak, iki tane del, karanlık odaya koy. Balon bir saate şişer, 15 güne kadar söner. Bir balonlu pet şişeye daha tortusunu karıştırmadan, çalkalamadan aktar. Bir hafta daha bekle. İç.
Afiyet olsun.
0
Mirket
(30.06.25)
üzüm cinsi önemli tabi ki öncelikle. suyunu çıkarmak için en güzel yöntem üstüne çıkıp çiğnemek gerçekten :D geriye kalan posayı renk versin diye içinde tutanlar var ama bulanıklığı çok dert etmemek lazım artisan bir şey hedeflenmiyorsa. Güzel bir cam yağdanlıkta bekletiyorduk biz, baya büyük müthiş bir şeydi. Işık ve hava almayan bir ortamda, tercihen yer altı, 6-7 ayda alkol oluşmaya başlıyor yeterli fermantasyonla.
0
lüzumsuz adam
(30.06.25)
2015 yılında çok yapmıştım. kırmızı şarap, elma cider ve vişne şarabı.

en güzeli vişne şarabı oldu. aroması alkolün keskin tadını bastırıyor.

mutlaka şampanya mayası ve maya besini kullan. şu videodaki abinin tavsiyelerini dinleyebilirsin.

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(30.06.25)
Yaptım. Yapılır. Babama da öğrettim. En önemli konu: mayalanma esnasında hava kaçırıp çürütme. onun dışında zaten kendi kendine oluyor.

normal üzümden mesarasyon süreci ile mi istiyorsun
yoksa üzüm suyundan düz fermentasyon ile mi?
onu da bilmemiz lazım.

hijyen tabii ki çok önemli.
0
sanal hayvan
(30.06.25)
@sanal hayvan: konuyla ilgili hiçbir şey bilmiyorum. Ekonomik olacağını düşündüğüm için denemek istedim :p
0
🌸sekizdokuzon
(30.06.25)
o zaman önerim. şu şekilde. 10 kutu katkısız %100 üzüm suyu al.
boş bir damacanaya doldurmadan önce bunlara her üzüm suyu kutusu bazında yani 10 çay bardağı şeker doldur. ve tamamen eriyene dek karıştır.
internetten şarap mayası satın al.şarap mayasını ılık suda bir küp şeker ile beraber canlandır. kabarma 10-15 dakika sonra başladıysa bu çay bardağını da damacanaya boşaltmak üzere hazır tut.
bu bahsettiğim boş damacanaya bunların tamamını boşalt.
damacanaya kapağını koy kapağı çok az bir miktar yar. damacana kafasına bir tane balon geçir. bu balonu bir iğne ile birkaç yerinden del.

bu kadar. iki hafta sonra şarap hazır. pruno derler.
benim anlattığımı anlamadyısan bu elemanın serisini izle ben ondan öğrendim:
www.youtube.com
0
sanal hayvan
(30.06.25)
Şarap ya da şampanya mayası için önerdiğiniz bir marka ya da ürün var mı?
0
🌸sekizdokuzon
(30.06.25)
Linkteki resim 500 gramlık ambalaja ait. Onu bölüp 50 gram yolluyorlar. Başlangıç için iyi ve yeterli bir markadır. Firma da güvenilirdir. Fotoğraftaki ürün değil diye şaşırma.

vinomarket.com.tr
0
Mirket
(30.06.25)
Amaç keyifli şarap içmek mi yoksa ucuz yollu alkol temin etmek mi?
ikisi baya bir değiştiriyor.

Eğer amacın ilkiyse tarif farklı. Meyve suyu filan değil üzümle yapacaksın tabii ki :)
www.youtube.com
şu videodaki gibi bir şey yapmıştık basit aletlerle.

Şaraplık üzüm alırsanız (normale göre daha aromatik ve en önemlisi şeker oranı daha yüksek oluyor, pekmezlik diye de geçiyor) başka hiçbir şey koymanıza gerek kalmıyor (ne su, şeker, maya). Yalnızca üzümleri patlatıp kaba koyuyorsunuz.
0
burfak
(01.07.25)
Takip
0
onheil
(01.07.25)
Burada tarif ettiğim ya da tarif edilenler allollü meyve suyu yapımıdır. Şarap yapımı ki isteyene onu da anlatırım epey bilgi birikimi, malzeme, mekan ve çevre gerektirir.
Allollü meyve suyu dediğim olaya üzümden yapılanlar da dahildir. İster suyundan ister meyvesinden yapın farkı yoktur. Üzüm de kullansanız allollü meyve suyudur o.

Şarap yapımı için özel birkaç cins üzüm vardır. Bu üzümleri şarap yapımcıları, yapımcılarla anlaşmalı bağcılar ve kendi şarabını yapan bağcılar yetiştirir. İhtiyaç fazlası kalan az miktardaki üzüm de pazara manava götürülmez. Ben gidip pazardan şaraplık üzüm alayım olayı yoktur yani.

Bağcılar ve şarapçılar çeşitli mecralarda organizedir. Mecralardan biri feystir. İsteyene grup adı veririm. Ürün daha bağdayken alıcı ve satıcı anlaşmıştır. Ürün bağda tatlanmanın son anına kadar bekletileceği için hasat birkaç gün önce ancak belli olur. Bağcı müşterisine yarın gel der. Müşteri bidonunu alıp bağa gider. Bağcı sabah hasadını yapar. Üzümü patlatır müşterisine bidonunu teslim eder. Bu üzümderin mayası kendindendir. Buna vahşi maya denir. Bu mata her zaman istediği randımanı veremeyeceği ve başka küfleri barındırıyor olabileceği için vahşi maya ile şarap kumar severler dışında tercih edilmez ve bu maya öldürülerek başka maya kullanılır falan.

Arkadaş konuyu bilmiyor ve heveslenmiş. İlkokulunu anlattık. İsteyene lisans ve lisansüstü düzeyini de anlatırız.

Onun için vay efendim meyve suyuyla falan olaylarına girmeyelim.
0
Mirket
(01.07.25)
(5)

Kan tahlili oncesinde sigara icsem ne olur

Kittie
Avrupa yakasindan kalkip anadolu yakasina gecicemBi yorgunluk atici olarak icsem anadolu yakasina ayak basinca ne olur?Ciddi etkilenme olur mu sonuclarda.Normalde gunde 0-2 adet arasi iciyorum
Avrupa yakasindan kalkip anadolu yakasina gecicem
Bi yorgunluk atici olarak icsem anadolu yakasina ayak basinca ne olur?
Ciddi etkilenme olur mu sonuclarda.
Normalde gunde 0-2 adet arasi iciyorum
0
Kittie
(29.06.25)
defalarca tahlil yaptırdım. hiç öyle bir uyarı olmadı. duruma göre aç gel derler.
0
lazpalle
(29.06.25)
Hiçbir şey olmaz.
0
sanal hayvan
(29.06.25)
Kanser olursun. Azı da zarar, çoğu da. İçme.
0
Mirket
(29.06.25)
Genel kan sayımına etki etmez o yüzden çak bi cuvara kendine gel
0
apocalipy
(30.06.25)
su içmeyinve yemek yemeyin diyorlardı
0
ground
(30.06.25)
(2)

Yazın yatak odası pamjur kullanımı

condom kurşunu
Kışın gece ful kapatıp işten eve gelince hava aydınlıksa açardık değilse kapalı kalırdı. Yazın ise gece kapalı kalınca bu sefer cam açık olmasına rğmen hava girmiypr içeri haliyle, yarım açsak bu sefer güneş doğunca normal perde olmasına rağmen ışıl ışıl oluyor ortalık uyanıuoruz. Nasıl kullanmak la
Kışın gece ful kapatıp işten eve gelince hava aydınlıksa açardık değilse kapalı kalırdı. Yazın ise gece kapalı kalınca bu sefer cam açık olmasına rğmen hava girmiypr içeri haliyle, yarım açsak bu sefer güneş doğunca normal perde olmasına rağmen ışıl ışıl oluyor ortalık uyanıuoruz. Nasıl kullanmak lazım yaz aylarında en verimli şekilde?
0
condom kurşunu
(29.06.25)
Şu modelini onun için tasarlamışlar.

panjurfiyat.com

Aynı sorunu yaşıyorum. Bu modeli yaptırmadığıma pişmanım.
0
Mirket
(29.06.25)
Blackout dedikleri perde ile. Panjuru pencereyi açıp perdeyi kapatın.
Yazlık yerde yaşıyorum. Arkadaşın dediği model değilse panjur başka çözüm görmedim buralarda.
Bizim panjurlarda da iki seviye diyebileceğim bir olay var. İpi hafifçe çekince Panjurun perde araları aralanıyor. Ama yine de çok hava girmiyor, öyle esmiyor. Işık da o minik deliklerden girdiği kadar.
0
strawberry first
(30.06.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.