Giriş
(11)

Köpek besleyen insan anlayışsızlığı

ya ben lan neyse
abicim sabah işe gideceğim, pastahaneden 2 tane poğaça aldım, evde kahvaltılık malzeme yok... bir tane çakma sarışın kadın geldi, pastaneye girdi. köpeği de kapı eşiğinde bekliyor. şu fare kadar olan kıllı köpeklerden. köpek geldi, pastanenin önüne sıçtı, kadın da gördü ama hiçbir şey yapmadan bastı
abicim sabah işe gideceğim, pastahaneden 2 tane poğaça aldım, evde kahvaltılık malzeme yok... bir tane çakma sarışın kadın geldi, pastaneye girdi. köpeği de kapı eşiğinde bekliyor. şu fare kadar olan kıllı köpeklerden. köpek geldi, pastanenin önüne sıçtı, kadın da gördü ama hiçbir şey yapmadan bastı gitti. elimdeki poğaçaları da yemedim, iğrendim. yok mu bu kadınların köpeğin dışkısını toplama zorunluluğu? bir şey dediğinde it gibi saldırıyor bir de bu tipler.

yer eskişehir.
0
ya ben lan neyse
(07.04.18)
deseydin keşke.
ben de köpek besliyorum ama dışarı çıkacaksak cebimde/çantamda hep poşet olur. asla arkada iz bırakmayız. olması gereken de bu.
0
marla is in my head
(07.04.18)
işte bu bir ders. bir dahaki sefere susmayacaksınız.
0
e haliyle
(07.04.18)
kadını erkeği yok bunun, köpeği olan herkes o dışkıyı temizlemeli. uyarmanız gerekiyor.
0
nice tnetennba
(07.04.18)
münferit bir örnektir.

ben genelde köpek besleyenlerde bu tarz bir saygısızlık görmedim. ilk kez sizden duyuyorum. ha ama ipini çözdüğü köpek üzerinize doğru gelirken ''bişey yapmaz bişey yapmaz'' demelerinden bahsediyosak ki hazır konusu açılmışken ifade edeyim böyle bir saygısızlık çeşidi var. ben korkuyorum abi köpeklerden. ufak olanlarından değil ama orta boy ve üstü diye bildiğimiz köpeklerden çekiniyorum. acayip geriliyorum. çözmeyin şunların ipini!
0
error522
(07.04.18)
köpek besleyenlerin %90'ı saygısız ve görgüsüz çomar ordusu. bizim evin orda 4 tane köpeği olan öküze bahçeye girmesinler diyoruz zehirleyin diyor.
0
xu
(07.04.18)
@xu kopek besliyorum ve arttiriyorum. Kopek besleyenlerin alayi ruh hastasi. Bahsettiginiz ornekte ise uyarmaniz icap ederdi. Genelde de kopek sahipleri birakmaz oyle ama koti olmus
0
allah yazdiysa bozsun
(07.04.18)
ne kadar gerizekalı yorumlar yapılıyor.
bir köpek sahibinin bu durumda atarlanacağını sanmıyorum. burada konuşacağına kadına sorsaydın bu soruyu. soramıyorsan mekan sahibine söyleyiver ne diyim.
0
nocturness
(07.04.18)
arttırıyorum hayvan besleyenlerin buna kaplumbağa da japon balığı da dahil yüzde 99'u ruh hastası.

şaka yav şaka gaza geldim. ilk kez duydum böyle bir şey, daha önce hiç şahit olmadım. malın birine denk gelmişsin geçmiş olsun. yolda hiç mi sokak köpeklerinin bokunu görmüyorsun ama biraz fazla etkilenmişsin sanki?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.04.18)
sokak köpeklerini kaldırım taşına sıçarken görmedim. bu süs köpeğiydi. kral olsam o boku o kadına yedirirdim. söylemedim çünkü konuşurken "köpeğin sıçtı." demek bana mide bulandırıcı geldi.
0
🌸ya ben lan neyse
(07.04.18)
Kadın öküzmüş de sen de çok hassasmışsın sanki gömseydin poğaçaları güzel güzel.
0
i was made for you
(07.04.18)
daha bu akşam üzeri, otobüste kadının biri saçmasapan bir şekilde çemkirdi adamın birine: "karşında bayan var, düzgün konuş" diye. ki, adam da bayağı düzgün konuştu. tıklım tıklım dolu otobüste çömelen (kendi ifadesiyle) "bayan", "git o tarafa, rahatsız ediyorsun" diyor. ulan nereye gitsin manyak kadın! böyle menopozlu tiplerden korkarım ben. aman aman!
0
runagain
(08.04.18)
(5)

Yahu kıçıkırık ehliyeti almak neden bu kadar zor?

ya ben lan neyse
daha kursa falan gitmiş değilim.belki 5 kursla konuştum, hiçbiri bana bugün kayıt olup tüm sınavları geçsem ne kadar zamanda ehliyet alabileceğimi söylemiyor.yok elektronik sınav varmış, yok sınav tarihlerini meb s..kinin keyfi gelince açıklıyormuş, direksiyon sınavlarında sınava ilk kez girecekler
daha kursa falan gitmiş değilim.

belki 5 kursla konuştum, hiçbiri bana bugün kayıt olup tüm sınavları geçsem ne kadar zamanda ehliyet alabileceğimi söylemiyor.

yok elektronik sınav varmış, yok sınav tarihlerini meb s..kinin keyfi gelince açıklıyormuş, direksiyon sınavlarında sınava ilk kez girecekler ara sınavlara giremiyormuş...

aile hekimine gidip hemogram, hormon, biyokimya, tiroid testlerini gösteriyorum (hepsi normal ve çok yakın tarihli) bana "sana kağıt vericem onla devlet hastanesine gidip yarramı yapıcan." diyor.

yahu özel muayenehaneler nasıl anında ve testsiz 30 liraya veriyor o zaman bu belgeyi? insanlar neden görevlerini yapmıyor? neden aile hekimleri bu kadar göt korkusuna sahip? bunlar ehliyet için sağlık belgesi verince maaşlarından mı kesiliyor? neden ehliyet kurslarında tek bir tane yetkin-bilgin insan yok? yollar psikopat doluyken benim ehliyet almama neden bu kadar karşı bu pust oğlu pustlar? ehliyet kelimesini duyunca sinirlerim tepeme çıkıyor artık.

çok sinirliyim özür dilerim. çocukluğumdan beri hiç araba-ehliyet işlerine heves etmedim. herkes lise mezunu olur olmaz borç-harç ehliyet kurslarına yazılırken ben 30'a kadar bekledim ama artık zorunluluk oldu. biraz da dertleşmek istedim. kusura bakmayın lütfen.

lütfen bana şunun cevabını verir misiniz: ben yarın ehliyet kursuna kayıt olsam ve önümdeki ilk sınavları geçsem ne kadar sürede ehliyet alırım? link falan da olur ama çok yavan ve çelişkili bilgiler çıkıyor karşıma.
0
ya ben lan neyse
(06.04.18)
Sağlık raporuna sakın para vermeyin. Aile hekiminiz veriyor onu.
10 nisana kadar yazılırsanız 15-16 nisan'da teorik dersler biter 20 ya da 25 nisan arası sınav olur o da en geç. 12 mayısta da direksiyon sınavı tabii yazılıyı ilk seferde geçerseniz. Niye işi yokuşa sürmüşler ki bu kadar basit.
0
kirmizipilotkalem
(06.04.18)
www.meb.gov.tr
21 nisan yazıyor.
sonra4 ağustos.
0
sutlu nescafe
(06.04.18)
Ağustos abi. Nisana giremezsin, bitti dediler kayıtları.
0
güneyli çocuk
(06.04.18)
Aile hekimi vermeyebilir. Riskini almak zorunda değil. Ayrıca tahlil sonucu ayrı rapor ayrı. Özellikle tanılı bir hastalığın varsa uzmandan isterler zaten. Ehliyet kurslarının anlaşmalı tıp merkezleri oluyordu, oradan alıyorduk eskiden. Tüm kurslar mı devlet hastanesine yönlendiriyor?

Hepsini tek seferde geçersen Ağustos teorik, Eylül pratik olsa ehliyet Ekim gibi elinde olur. Tek seferde geçemeyebilirsin. Kasım/Aralık de sen ona.
0
Lim5
(06.04.18)
Geçen yaz aldım ben ehliyeti, sağlık raporunu aile hekiminden aldım tahlil falan da istememişti. Sadece gözümde gözlük var diye uzmana git bakayım dedi ona da gerek yoktu aslında uyuzluğu tuttu.
0
nundu
(07.04.18)
(3)

Bir kadın köşe yazarı vardı 2004 gibi Vatan'da yazıyordu...

ya ben lan neyse
böyle eliyle ağzını kapatmış bir fotoğrafı vardı. siyasete falan bulaşmazdı. selahattin duman gibi yazardı. sarışın bir kadındı. köşedeki fotoğrafında elinde kalem vardı.teşekkürler.
böyle eliyle ağzını kapatmış bir fotoğrafı vardı. siyasete falan bulaşmazdı. selahattin duman gibi yazardı. sarışın bir kadındı. köşedeki fotoğrafında elinde kalem vardı.

teşekkürler.
0
ya ben lan neyse
(06.04.18)
Tuğçe baran, sonradan onu yazanın mutlu tönbekici olduğunu öğrendik
0
freebird5406_2
(06.04.18)
Tugce Baran ve fake demeye gelmiştim.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.04.18)
Hakketen lan eğlenceli yazardı, nereden aklına geldi şimdi?
0
John Bloor
(06.04.18)
(12)

Batıda kavgalar nasıl oluyor?

ya ben lan neyse
bizdeki gibi dayak yiyen taraf hemen tanıdıkları çağırıp, taş, sopa, bıçaklara sarılıyor mu? ya da evin camını taşlarla kırmaya kalkıyorlar mı?abd-ab-canada gibi ülkeleri kastediyorum.
bizdeki gibi dayak yiyen taraf hemen tanıdıkları çağırıp, taş, sopa, bıçaklara sarılıyor mu? ya da evin camını taşlarla kırmaya kalkıyorlar mı?

abd-ab-canada gibi ülkeleri kastediyorum.
0
ya ben lan neyse
(30.03.18)
Sadece bağırışıyorlar, biliyor ki fiziksel temasta bulunursa aklını alırlar. Bizdeki gibi adam dövmek serbest değil.

Edit: Hayattan kaybedecek bir şeyi olmayan insanlar her durumda kavga ederler zaten. Ben daha çok normal iki insan arasındaki tartışmalardan söz ettim, iş fiziksele gitmiyor yasalara karşı korkudan dolayı.
0
i was made for you
(30.03.18)
nasıl bilmem ama bizdeki gibi tek kişiye elli kişi dalmıyorlardır herhalde.
0
nothing in my way
(30.03.18)
Abd-ab-canada taraflarını bilmiyorum ama aklıma geldi şimdi. Rusya'da bir keresinde bir bar önünde kavga çıkmıştı, arkadaşla oturup izlemiştik. Karşıdaki kişi bayılmadan ayrılmıyorlar :)
0
eazy
(30.03.18)
bir kişiye elli kişi gayet dalıyorlar. kavga edeni kimse ayırmıyor anca seyrediyorlar. biz de kavganın bile namusu var.
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(30.03.18)
dalıyorlar dalıyorlar. bullying dedikleri olay oldukça yaygın mesela okullarda. özellikle ghetto bölgelerde.
0
zero times infinity
(30.03.18)
Amerika’da 2-3 defa tanık oldum. İki işi birbirine vuruyordu etrafta millet izliyordu. Genellikle Siyahi abiler oouuww huuu diye efektlerle gaz veriyorlardı. Hatta bir keresinde sadece ooouw seslerini duyup gittim.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(30.03.18)
Şahit olmadım ama duyduğum kadarıyla Polonyalılar imkanları varsa 1'e 10 dalma olayını yapabiliyormuş.

Ne kadar doğru bilmiyorum tabi.
0
deveyidiken
(30.03.18)
Youtube'da gayette kafa göz dalmalı kavgalar var. Hatta amerika'da 2 siyah kadının bir travestiyi komaya sokana kadar dövdüğü video vardı.
0
for day to break
(30.03.18)
Gayet de oluyor. Arkadasimin kafasinda sise kirip suratina kirik siseyi sapladilar. Yogunlugu belki Turkiye'deki gibi degildir ama gayet yasanan seyler bunlar.
0
evrim halkasi
(30.03.18)
bugün bunu gördüm çok güldüm ahaha

www.facebook.com

evet dendiği gibi genelde fiziksel atağa geçenin sonu kötü biteceğinden, çünkü bizdeki gibi sessiz kalmıyor millet, gider şikayetini eder, yargıya götürür olayı o yüzden sözlü sataşılıyor.
normal kavga eden de eder tabii, silah da çekerler
0
senolll
(30.03.18)
italyada bagirisip, küfür ederler, arabadan in mezeler. sonra basıp giderler. 8 senede bir tane. kavgaya denk gelmedim, bagirisip, küfür ise gırla.
0
no christ requires
(31.03.18)
Batıyı bilmiyorum ama Rus ülkelerindeki kavgaları gördükten sonra Tr'deki kavgalar evcilik oyunu gibi görünmeye başlamıştı bana. Sokakta, gece klubünde, barda ve birçok mekanda kavgaya şahit oldum.Adamlar direk öldürmeye oynuyorlar sanki. Herifin biri gözümün önünde dayaktan bayılan adamı altına alıp yaklaşık bir 50 yumruk daha atmıştı
0
pinkman1
(31.03.18)
(3)

Eskişehir'de ehliyeti nereden aldınız?

ya ben lan neyse
eskişehir'de ehliyet almış olanlar, nerede aldınız ehliyeti?
eskişehir'de ehliyet almış olanlar, nerede aldınız ehliyeti?
0
ya ben lan neyse
(30.03.18)
özel 1 ilgi sürücü kursu
0
balik kraker
(30.03.18)
@balik kraker +1
0
principlei
(31.03.18)
Uzman sürücü kursu
0
i m cool with that
(31.03.18)
(7)

Yeni dergilerdeki retro kapaklar nedendir?

ya ben lan neyse
retro doğru mu emin değilim.ot, bavul, kafa gibi dergiler neredeyse her sayısında eski ünlülerin resimlerini kullanıyor. neden?https://www.google.com.tr/search?biw=1920&bih=974&tbm=isch&sa=1&ei=ihKoWp-YAYv8kwWq0pu4BQ&q=bavul+dergisi&oq=bav+dergisi&gs_l=psy-ab.1.0.0i13k1l10.50559.51597.0.52517.3.3.0.
retro doğru mu emin değilim.

ot, bavul, kafa gibi dergiler neredeyse her sayısında eski ünlülerin resimlerini kullanıyor. neden?

www.google.com.tr

www.google.com.tr

www.google.com.tr



bu dergileri birkaç sayı okudum. öyle kapakla da çok alakası yok içeriğin. hani adile naşit'i görünce sinema bekliyorsun ama belki tek sayfa çıkıyor o da...
0
ya ben lan neyse
(13.03.18)
daha çekici
0
pgup
(13.03.18)
Yeni nesli ilgilendiren bir şey yok orta yaş ve üstüne sesleniyor bana kalırsa bu görseller. Sevenleri tarafından ilgi çekici olabiliyor.
0
1adam
(13.03.18)
Samimiyetsiz davranış içinde olan edebiyat dergilerinin hareketi, daha entel ama toplumun içinden görünmeye çalışıyorlar ve bunun kaynağı da şu ara eski ünlüler. Mesela son yıllardaki frida fırtınası. Bu da bunun türk versiyonu. “Biz çıplak ayaklarımızı kalorifere dayamış neslin çocuklarıyız” tadında olan yazılar..
0
helena
(13.03.18)
Bruce
(13.03.18)
mobil edit: Samimiyetsiz olanlar hepsi değil, bu insanları kapağa koyup adamakıllı yer vermeyenler. İlla ki okunan türden var ben de kafa ot bavul gibilerin bir çoğunu okudum
0
helena
(13.03.18)
tutan şey bu. diğer bir ismiyle popülizm. o kampların, tırı vırı raillerin nedeni de bu.
0
biravekahve
(13.03.18)
bu dergilere umut sarıkaya bir karikatüründe "DERGİ! ÖLÜLÜ!" diye yer vermişti. Ölülü dergi bunlar işte. Arabesk kapaklar yapıyorlar.
0
microfiction
(13.03.18)
(13)

Şu yazıldığı gibi okunma meselesindeki saçmalık

ya ben lan neyse
türkçe yazıldığı gibi okunan bir dil diyoruz ya.mesela ingilizce'de ingilizler "aa bizim dilimiz yazıldığı gibi okunmuyor tüh" falan mı diyor?yazıldığı gibi okunmak ne demek bir kere? "a" harfini türkler a, atıyorum izlandalılar s diye okuyorsa bu yine yazıldığı gibi okunmak olmuyor mu?kan renginin
türkçe yazıldığı gibi okunan bir dil diyoruz ya.

mesela ingilizce'de ingilizler "aa bizim dilimiz yazıldığı gibi okunmuyor tüh" falan mı diyor?

yazıldığı gibi okunmak ne demek bir kere? "a" harfini türkler a, atıyorum izlandalılar s diye okuyorsa bu yine yazıldığı gibi okunmak olmuyor mu?

kan renginin adı bizde kırmızı, izlandalıda maviyse bu kendi içinde doğru değil midir?

uluslararası bir standart mı var "a harfi aaa diye okunur." diye? kime göre neye göre yazıldığı gibi okunmak?
0
ya ben lan neyse
(07.03.18)
bunun sebebi ne hocam? mesela c bazen k, bazen s diye okunuyor. bu da mı onla ilgili?

bir de "c" sembolü "ce" diye okunur diye belli bir kural varsa nerde yazıyor?
0
🌸ya ben lan neyse
(07.03.18)
bir kere türkçe yazıldığı gibi okunan bir dil değil, bunu unutun.

tabii kime göre, hangi dile göre ne nasıl okunuyor konusunda haklısınız. herkesin ana dili kendisine kolay geliyordur. yıllar önce ingiliz bir hocam vardı, sınıfta bir deneme yapmıştık hatta, duyduklarını doğru yazabilecek mi diye, izmir’in izmer olarak yazılmamasına şaşırmıştı:)
0
miranda
(07.03.18)
diksiyon kursuna da gitmiştim mesela, oradaki hoca da -ki kendisi dt oyuncusu, hatta sanırım konservatuarda hocaydı- çocuğunun okula başladıktan sonra, okulda “türkçe yazıldığı gibi okunur” diye öğretildiği için konuşmasının bozulduğundan bahsetmişti.
0
miranda
(07.03.18)
bir kere şu yanlışı düzeltmek lazım.

Türkçe yazıldığı gibi okunan bir dil değildir. Türkçe derslerinde her ne kadar böyle öğretirlerse de bir tiyatro okuluna giderseniz böyle olmadığını öğretirler size.

Ayrıca yazıldığı gibi okunur diye açıklama yapmak yerine "fonetik bir dildir" diyebilirsiniz. Yani Türkçede her sesin bir harf karşılığı vardır ve konuşurken kullandığımız her ses bir harfle belirtilir. ingilizcede sesleri belirtmek için birden fazla kombinasyon kullanılabiliyor. Fark burada.
0
peace.on
(07.03.18)
Türkçe yazıldığı gibi okunan bir dil değil. Burada spiker Gülgûn Feyman anlatıyor: m.uzmantv.com
0
arame
(07.03.18)
Türkçe yazıldığı gibi okunmuyor diyip aykırılık peşinde koşan tipler var ya onlara kızılcık sopasıyla girişeceksin. Ulan adamların yazılışı aynı, fiil ya da isim olmasına göre farklı telaffuz edilen kelimeleri var, telaffuzunu daha önceden duymadıysan hayatta doğru telaffuzu tahmin edemezsin, entelimiz bir kaç istisna öğrenmiş, çıkıntılık yapacak diye yok türkçe yazıldığı gibi okunmuyor ya diyor
0
speedy
(07.03.18)
Yazıldığı gibi okumak diye bir şey yok ki. Her harf sembolü her dilde kendine özgü bir ses ile ifade edilir. Akademik olarak dil eğitimi alanlar bilir bunu. Veya doğru ses/iletişim eğitimi de aynı şekilde.

Örneğin a sembolü Türkçe'de ağ şeklinde ifade edilirken ingilizcede ey şeklinde. Ä derken duyduğumuz ses ey derken duyulan sesden farklı. Ama bize ağ doğru ey yanlış gibi geliyor.
0
emfuzi
(07.03.18)
emfuzi + 1

bir de şu var ki, kullandığımız her sesin alfabemizde karşılığı yok.

örneğin kapalı e ve nazal n sözlü dilimizde var ama yazı dilimize dahil edilmemiş.
0
wilhelmwasmuss
(07.03.18)
Türkçe bilen biri ilk kez karşılaştığı bir kelimeyi telaffuz etmekte zorluk çekmiyor çünkü teleffuz kuralları oldukça tekdüze. İngilizcede ise farklı harf kombinasyonları çok farklı şekillerde telaffuz edilebiliyor. Mesela one ve van kelimelerinde hiç ortak harf olmamasına rağmen telaffuzları aynı. Mümkün değil ama anadili İngilizce olan birisi hayatında one kelimesiyle karşılaşmamışsa one'ı van şeklinde okuması imkansız. Türkçede ise ilk kez karşılaştığımız kelimeleri genellikle hatasız telaffuz edebiliyoruz.
0
hohoho
(07.03.18)
Türkçe birkaç istisna dışında yazıldığı gibi okunur. O uzman tv videosunu yillar once izlemiştim aşırı saçma örnekler vardı günlük hayatta asla o şekilde okunmayan, hatta sonra trt spikerlerine özel olarak dikkat ettim hiçbiri ordaki gibi okumuyordu.

İngilizce'de alfabede a ey diye okunmasina rağmen sözcüklerde ey diye geçmiyor, duruma gore bizdeki a gibi duruma göre e gibi oluyor. C si diye okunuyor ama k de olabiliyor. Bunun gibi pek çok harf var. Ama Türkçede her harf her defasında aynı şekilde okunuyor.
0
nundu
(08.03.18)
Arkadasim Tukce yazildigi gibi okunan bir degilir bir sefer. Yazildigi gibi okundan dil yeryuzunde yoktur bu iki.
Yazildigi gibi okunan tek dil Latincedir o da olu bir dildir. Yani yazildigi gibi okunan/okunmayan tartismasi anlamsiz.
Uzman tv videosu nedir bilmiyorum da yazildigi gibi okunan dil degil Yazildigi gibi okunan dil olmaya epey yakin diyebiliriz en fazla.
0
stavro
(08.03.18)
Türkçe yazıldığı gibi okunmaz diyenler, abi-ağabey(ki böyle yazan kimse kalmadı), yapıcam-yapacağım dışında örnek verir misiniz? o videodaki değil-diil ya da sonra-soora gibi uydurma şeylerle gelmeyin ama, diil ne yahu, biri bana öyle diil dese ciddiye almam kendisini.

ki bunlar yazıldığı gibi okunmaz savına destek de değil çünkü sadece diksiyon kuralları. yoksa nice yazdığımız zaman sözcükteki harflerin alfabe seslerinin aynılarını çıkartıyoruz n i c e olarak. gidip nays diye okuyarak sözcüğü değiştirmiyoruz. yapacağım yazıp yapıcam dediğimizde de sadece okuduğumuz sözcük değişiyor sözcüğü nasıl okuduğumuz değil.

edit: eksisozluk.com mesela şuradaki açıklamalardan yazıldığı gibi okunur diyenlerin açıklamaları çok daha mantıklı. telaffuzu istediğiniz gibi yapabilirsiniz ama okunuşu fonetiktir türkçenin.
0
nundu
(08.03.18)
feyman'la dalga geçmeden evvel aldığı eğitimi falan gözetseydiniz iyi olurdu.

verdiği çoğu çekimli fiil örneğinde yaptığı telaffuza "daralma" deniyor. türkçe'de böyle bir şey var.

mesela n-b çatışması denen özellik yüzünden yazımı telaffuza uyacak şekilde değiştirip çarşanbayı çarşamba yapmışsak dilin değişme özelliğini hesaba katarak konuşmak gerektiğini, yazılı olmasa da bazı kuralları takip ettiğimizi veya kolaylığın bizi yeni kural yaratmaya ittiğini anlarız.

ben feyman'ın verdiği örneği hakikaten enerjime bağlı olarak iki türlü de kullanıyorum ve ünlü daralmasının telaffuzda bir zorunluluk olup olmadığından emin de değilim. yani gidicem yerine gideceğim dersem Türkçe'yi bozuyorsam bundan haberim yok. yani bu kural bir beklentiye dair bile olabilir, fikrim yok.

ama kurallar sürekli değişiyor. bakın mesela eski kurallara bakarsak Türkçe'de, İngiilizce'de gibi özel isimlerin yapım ve daha sonra çekim eki aldığı durumda kesme kullanılmalı. çünkü bir kategori olarak Türkçe de Türk gibi özel bir isim. Aldığı yapım eki dünyada var olan tek bir dili anlatıyor, isim hala özel. Ancak bugün bu kural değişmiş durumda.


yazıldığı gibi okuma dendiğinde, dilbilimciler falan bunun her ne kadar yanlış bir tabir olduğunu belirtseler de ben burada sıkça bahsedilen şeyi anlıyorum ve bunu şöyle özetleyebilirim:

dilin alfabesini bildikten sonra bir kelimeyi sıkıntısız okuyabilmeniz yani alfabenin sizde yarattığı telaffuz beklentisinde yanılmamanız.

belirtildiği gibi bir sesli harfin kapalı ve açık formu, kaldırdığımız şapkaların yarattığı nüansın yazımda da bir fark yaratmaması vs. dilimizi yazıldığı gibi okunan bir dil yapmaktan çıkarıyor olmakla birlikte özbeöz Türkçe kelime köklerinden bahsediyorsak bu durum aslında halen geçerli olmuş oluyor.

zaten çoğu dilin yazıldığı gibi okunur genellemesinden uzak olmasının nedeni de barındırdığı yabancı kökenli kelimeler.

car ve cat örneğindeki gibi farklı iki kelimede aynı harfle temsil edilen iki farklı sesi gittikçe daha iyi tahmin edebiliyor oluşunuz, ki ingilizce'de bu çoğu zaman mümkün, sizin heuristic olarak algıladığınız ama adını koyamadığınız bir kurala işaret ediyor. demek ki orada aslında bir kural var yani.

kelime kısa bir kelimeyse ve a'da vurgu varsa, a'dan sonra r geliyor ve kelime r veya r+ bir sessiz harf ile bitiyorsa a "al" derkenki gibi okunuyor. scar, star, smart, start, part, tart, barn, harm, arm, farm, charm, dark, stark, snark, startle, spark, chart, fart, barf, scarf, sharp vs

istisnalara örnek: a'dan önce w gelmesi warm, swarm, swart, warn, warp vs (ama mesela swat bir acronym olarak sıwat olarak okunuyor)

ama a'dan önce sesli harf gelirse okumanın değişmesi istisna değil kural gibi. genelde değişiyor zira. fear, liar vs

ancak kelime iki heceliyken vurgu ilk hecedeyse okuma değişiyor:

"rampart"--> rempırt (açık e)
"standart"--> stendırt (//)

custard, haggard vs...

6 harf ve daha uzun kelimelerde genelde birleşik kelime veya ön ek, son ek devreye girdiğinden bunlar kuraldan muaf oluyor.

ama mesela vurgu ilk hecedeyse, yine aynı şey:

carpet, garment, harbor, harvest, harness, market, sarcastic, sardonic, ardour, ardent,arson vs...


ne zaman nasıl okunacağının tanımı da sanırım kelime kökenlerinin ait olduğu kültürlerle gelmiş.

ancak car'ı neredeyse açık e ile "ker" olarak okuyan İrlandılar, sanıyorum İskoçlar ve belki de bu yerlerden gelip yerleşmiş ve artık İngiliz sayılan çeşitli yörelerden İngiltere insanı da var. Bunlara dialekt denebilir ama orijinini nereden aldığına bakarsak kim bilir belki aslında zamanında dilalekt olan "kar" telaffuzu bugün kural olmuştur.

toparlarsam bence bu işlevsel bir tabirdir. bir dil için bu söylendiği zaman biz, alfabesini öğrendiğimizde o dilin telaffuzunun bizi tahmin açısından çok zorlamayacağınız anlarız. demek ki böyle bir şey de aslında var çünkü bu bir realite. sadece kullandığımız tabir yanlış "neredeyse yazıldığı gibi okunan" diyelim o halde, bitsin gitsin.
0
godoşu beklerken
(08.03.18)
(4)

100 bin lira kredi limitiniz olsa ne tür bir ev alırsınız?

ya ben lan neyse
şehir merkezine yakın 1+1 ev?şehir dışında müstakil 40 yıllık bahçeli ev? (merkeze 10 km)eskişehir.
şehir merkezine yakın 1+1 ev?

şehir dışında müstakil 40 yıllık bahçeli ev? (merkeze 10 km)

eskişehir.
0
ya ben lan neyse
(07.03.18)
etrafında market varsa, arabamız varsa, 40 yıllık ev de iyi durumda ise müstakili tercih ederim.
0
tukenmez adam
(07.03.18)
istanbul bahçelievler soğanlı'da 130.000'e sıfır 1+1 aldım. 40 m2 ama olsun. merkez her zaman daha çok prim yapar.
0
dergus
(08.03.18)
40 yıllık evin masrafı bitmez.
Academia suit ya da Başak Pakun'dan (Ya da Başak'ın yeni biten İki Kule karşısındaki dairelerinden) 1+1 alırdım. İleride kiraya vermek istersem kiracı sorunu da olmaz.
0
kayranin kedisi
(08.03.18)
eskişehir için merkeze 10km biraz uzak sanki, muttalip bile 10km'den yakındır diye tahmin ediyorum. eğer bahçeli ev derdiniz varsa merkezden bi 1+1 alıp kiraya verip onun geliriyle merkezin dışında ev kiralamak daha mantıklı sanki.
0
yuto
(08.03.18)
(2)

Tıp okuyan çok fakir kız için burs-kredi gibi bir şey...

ya ben lan neyse
bir komşunun kızı tıp fakültesi 3. sınıfta okuyor. baba-anne ayrı. baba başka kadınla evlenmiş ama resmi nikah ayrıldığı kadında. yani nafaka durumu falan da yok. boşanmıyor da para da vermiyor. kadının bir kere kolunu kırmış. sürekli dövüyormuş zaten. şu anda dediğim gibi ayrı yaşıyorlar. kadının a
bir komşunun kızı tıp fakültesi 3. sınıfta okuyor. baba-anne ayrı. baba başka kadınla evlenmiş ama resmi nikah ayrıldığı kadında. yani nafaka durumu falan da yok. boşanmıyor da para da vermiyor. kadının bir kere kolunu kırmış. sürekli dövüyormuş zaten. şu anda dediğim gibi ayrı yaşıyorlar. kadının adamdan ödü patlıyor. kadın kışın karda terlikle geziyor. ajitaston için söylemiyorum. gözünüzde canlanır belki.

kız kronik hasta. sürekli kullandığı ilaçlar var ve başka şehirde okuyor. annesi artık sağdan soldan para isteyecek duruma gelmiş. kızının okuduğu şehre yerleşme kararı almış.

tıp fakültesi dedim, belki geri ödemeli de olsa alınacak krediye daha kolay referans olur. çünkü biliyorsunuz belki de iş garantisi olan tek sivil bölüm tıp fakültesi.

fakirler. gerçekten işe yarayacak verilen para. zira ben üni.de okurken babasının torpiliyle valinin odasında çay içip burs isteyen zengin bebeleri de gördüm. bu fakir birine gidecek.

nereler ilgilenir? nerelerle iletişime geçmeli?
0
ya ben lan neyse
(25.02.18)
Derecesi iyiyse Vaksa karşılıksız burs verir.

Üniversitelerin kendi vakıfları da oluyor danışman hocası ile konuşup vakıf bursuna başvurabilir. Notları iyiyse mutlaka burs çıkar.
Önemli olan sınava girerkenki derecesi ve sene kaybı olmaması.

Eğer burs buşamayacak durumdaysa en son çare KYK
0
neferkitty
(25.02.18)
kızın okuduğu ildeki bazı sendika veya odalara da bir sorabilirsiniz. ticaret odası olur, tabipler odası olur vs.
0
principlei
(26.02.18)
(3)

Eskiden kalem nasıldı? -1920 ler-

ya ben lan neyse
neyle yazı yazılıyordu? divit mi hala?
neyle yazı yazılıyordu? divit mi hala?
0
ya ben lan neyse
(25.02.18)
lazpalle
(25.02.18)
Yok canım, şahane dolma kalemler vardı diye biliyorum.
0
i m cool with that
(25.02.18)
divitler varmış, divit ucu veya kamış kullanılıyormuş.
yanısıra kurşun kalemler de varmış ama pahalıymış. tahminim ya kısa üretiliyordu (çanakkale müzesinde sigara kutusu büyüklüğünde kalem kutusu görmüştüm) veya kısalınca arkasına ahşaptan bu iş için üretilmiş bi aparat takılıp kalem iyice bitene kadar kullanılıyordu.
o arkalıklar 70'lere kadar kullanıldı, anne babalarınz da kullanmış olabilir. ben ilkokulda dedemden kalma bi arkalığı kullanmıştım.:)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(25.02.18)
(2)

Civ 5 te hep çakozluyorum. önce hangi binaları yapıyorsunuz siz?

ya ben lan neyse
kültür binaları mı, bol bol göçmen mi, sürekli para mı kasıyorsunuz araştırma mı? ben beceremiyorum hep yeniliyorum.
kültür binaları mı, bol bol göçmen mi, sürekli para mı kasıyorsunuz araştırma mı? ben beceremiyorum hep yeniliyorum.
0
ya ben lan neyse
(23.02.18)
Hangi victory e ofaklsnacaksan onu. Ben science abanıyorum mesela.
0
giovanne
(23.02.18)
ben başlarda ekonomiyi coşturuyorum. genelde etrafla aramı iyi tutup başlarda asker işine girmiyorum. para olmadan askeri beslemek mümkün değil ve atıl durumdaki her askeri birim boşa masraf. late game de ise askeriyeye dönüyorum.

cultural victory'ye yürüyenlerede yakınsa eğer askeri müdahale ediyorum.

kısaca liberal başlayıp faşist bitiriyorum hep oyunu :)

son olarak halkın mutluluğu çok önemli. halk mutsuzsa askeri birimlerin gücü -%30 vs düşüyor. gelen gelir azalıyor, büyüme duruyor vs. onun içinde doğru ideolojiyi seçmek lazım. sonradan değiştirmek bazen çok zor oluyor.
0
maden suyu
(23.02.18)
(5)

Aşk nasıl oluyor?

ya ben lan neyse
iki kişinin birbirine aşık olma ihtimali neredeyse mümkün değilken bu kadar çok aşık çift nereden geliyor?birisi kendini şartlandırıyor mu? şartlandırmayla aşk oluyor o zaman? bu çok ilginç değil mi?bonus soru: birbirini 1 yıldır tanıyan insanlar dahi tek ya d açift taraflı nasıl aşık olabiliyor? yı
iki kişinin birbirine aşık olma ihtimali neredeyse mümkün değilken bu kadar çok aşık çift nereden geliyor?

birisi kendini şartlandırıyor mu? şartlandırmayla aşk oluyor o zaman? bu çok ilginç değil mi?

bonus soru: birbirini 1 yıldır tanıyan insanlar dahi tek ya d açift taraflı nasıl aşık olabiliyor? yıllarca hiçbir şey hissetmiyorsun ama birden gözünde büyülü bir şeye dönüşüyor o kişi. buna aşk değil diyebilir miyiz?
0
ya ben lan neyse
(21.02.18)
aşk ne sana göre? benlik duygusunu kaybedecek kadar o kişiyi düşünmek, bütün yaşamsal fonksiyonlarını yitirmek mi? heyecanlanmak, o kişiyle mutlu olmak mı? birinci tanıma göre karşılıklı aşk zor iken ikinci tanıma göre neden mümkün olmasın? beklentiler ve mutluluk kapasitesi fezalarda değilse aşık olunabilir.
0
pinkpeony
(21.02.18)
Gençken olmuştuk. Uyuşturucu gibi bişey. Aynı anda kafalar bi dünya. Güzel, keyifliydi valla.
0
hasmetizm 2046
(21.02.18)
ask, insani bir duygu. ben insan-insan arasında yasanan duygu olarak tanımlıyorum aski. insanlik varolduğundan beridir var. edebiyat, müzik, film, dizi, özellikle modern kapitalizm sistemimizde iştahla tüketilen bir araç. boylece yazarlar, yönetmenler, şirketler insan olan okuyucu, dinleyici, izleyici ve tüketici ile arasında bu güçlü duyguyu 'ask' kullanaraktan bir bağlantı kurup malzemelerini satarlar.

sorularına cevap degil yukarıda yazdigım. bendeki askin tanımı.
simdi sorularına cevap vereyim.

- sana katılmıyorum. asik oldum ben. ve biz iki ayri kisiydik. asil olmak mumkun. hatta birden fazla kez aşık olabilirsin.

- hayir.sartlanma yok.

-ask bir surectir, birden olmaz.
0
tomcruise
(21.02.18)
millet soruyu anlamamış. bireysel olarak nasıl aşık olunuyor diye sormamış, karşılıklı olarak nasıl aşık olunuyor diyor arkadaş. yani, aşık olduğunuz kişinin size aşık olma ihtimali nedir diyor.

bana kalırsa, iki kişiden biri aşık olur, diğerinin aynı oranda aşık olması mümkün değildir. zaten etrafta gördüğünüz o mükemmel aşık çiftler de böyle değil.

diğerinin içinde bulunduğu duruma anca sevgi diyebiliriz bence.
0
dead and broken
(21.02.18)
İhtimali nasıl yok? Kişisine göre ihtimali düşer de, yükselir de ama ihtimalinin olmaması garip geldi. Bu kadar insan birbirne aşık olup birlikte oluyorlar. Aşık olmamaları için nasıl bir engel var ki?

Şartlandırmayla olmuyor pek. Planlayarak olmuyor. O an içinden gele gele, doğal, organik bir şekilde olmuyorsa zorlasan olmuyor. Doğal olanına feromın dersin, “Bilinçaltında anadını/babasını hatırlattı” dersin, “Beklentileri uydu” dersin ve birçok akımdan birçok açıklama getirebilirsin. Bunun bir ölçüsü de yok; herkes farklı farklı gösterebilir ama tutkusundan belli olur bence. Zaten tutkusuz sevgiliyi kim ne yapsın.
0
aychovsky
(23.02.18)
(5)

Anneden mi çok özellik alınıyor babadan mı?

ya ben lan neyse
bu 23'er kromozom durumunu biliyorum ama sanırım sperm hücresi yumurtaya girerken kuyruğunu bıraktığı ve yumurtanın çekirdeğinin asıl gen taşıyıcısı olduğu için anneden daha fazla özellik geçiyor gibi bir şeyler duymuştum.böyle bir şey var mı? varsa anneden daha fazla genetik özellik mi alıyoruz?
bu 23'er kromozom durumunu biliyorum ama sanırım sperm hücresi yumurtaya girerken kuyruğunu bıraktığı ve yumurtanın çekirdeğinin asıl gen taşıyıcısı olduğu için anneden daha fazla özellik geçiyor gibi bir şeyler duymuştum.

böyle bir şey var mı? varsa anneden daha fazla genetik özellik mi alıyoruz?
0
ya ben lan neyse
(19.02.18)
yok öyle bi şey
0
ghilleinthemist
(19.02.18)
sen mitokondriyel dna'nin anneden gectigi olayiyla kalitimi karistirmissin. spermin mitokondrileri kuyrukta yogunlastigi icin yumurtaya pek mitokondri gecmiyor. o yuzden mitokondri DNAlarimiz annelerimizden. ama mitokondri DNAlari fazla gen kodlamadigi, kodladiklari da daha cok hucre solunumu vs alakali genler oldugu icin anneden daha cok ozellik aliniyor diye bir olay yok.
0
gene mi gene
(19.02.18)
şimdi bizim sülalede bir ufaklık var. daha doğrusu iki. göz rengini ne annesinden ne babasından aldı. ta annenin babası mı anası mı ne ondan almış. annede olmayan çekiniklik iki çocukta da baskın geldi ve göz rengi ortaya çıktı.

bu dna işleri falan çok karmaşık bir şey yani.
0
blue eyes white dragon
(19.02.18)
Kız halaya oğlan dayıya :)
0
naksidil
(19.02.18)
bunun yüzdesi yok ama zeka anneden geliyor diye biliyorum.
0
gezegen olan pluton
(19.02.18)
(1)

Eskişehir Şeker fabrikası lojmanlarındaki muhteşem ağaçlar kesilir mi?

ya ben lan neyse
belki görmüşsünüzdür orayı. ben içinden çok geçtim. çok büyük çam ağaçları var. zemin yemyeşil. öyle tahmin ediyorum ki o ağaçlar atatürk zamanında belki atatürk fabrikayı açarken dikildi.epeydir bu fabrika da özelleştirilecek diye haberler dolaşıyor. hatta 1997'den beri...fabrika özelleşirse lojman
belki görmüşsünüzdür orayı. ben içinden çok geçtim. çok büyük çam ağaçları var. zemin yemyeşil. öyle tahmin ediyorum ki o ağaçlar atatürk zamanında belki atatürk fabrikayı açarken dikildi.

epeydir bu fabrika da özelleştirilecek diye haberler dolaşıyor. hatta 1997'den beri...

fabrika özelleşirse lojmanların olduğu bölge de özelleşir mi -lojmanlar umrumda değil-

o ağaçlara kıyarlar mı? şehrin merkezinde benim bildiğim tek ağaçlık alan orası.

çok fotoğraf bulamadım:

tr.foursquare.com

www.google.com.tr
0
ya ben lan neyse
(18.02.18)
Devlet ne kadarını özelleştireceğine kendisi karar verir. Lojman kısmını da satarsa adam istediğini yapar. Keser büyük ihtimalle.
0
glamdr1ng
(18.02.18)
(4)

En iyi arkadşın yeni doğan çocuğuna ne hediye alınır?

ya ben lan neyse
çeyrek altın mı takmalı?çok arkadaşı olan biri değilim. bu arkadaşımla da öyle enseye şaplak durumu yok. çok küfür bile etmeyiz.asla el şakaları falan da olmaz aramızda. söylüyorum ki seviyeyi anlatabileyim. ikimiz de çalışanız. çeyrek altın mı takmalı yeni doğan çocuğa?
çeyrek altın mı takmalı?

çok arkadaşı olan biri değilim. bu arkadaşımla da öyle enseye şaplak durumu yok. çok küfür bile etmeyiz.asla el şakaları falan da olmaz aramızda. söylüyorum ki seviyeyi anlatabileyim. ikimiz de çalışanız. çeyrek altın mı takmalı yeni doğan çocuğa?
0
ya ben lan neyse
(18.02.18)
gücünüz yetiyorsa tabii ki çeyrek, çünkü giderleri artacak ve o an ihtiyacları için kullanabilirler. bir de çoook yakın olsa ben arkadaşa da tematik minik bir hediye alırdım cünkü herkes zaten bebege alacak. çeyreğe güç yetmezse de gram altın da iş görür bence. özellikle bebekler için para/altın hediyesi ruhsuzdur lafına inanmıyorum, böyle bir düşüncen olursa dediğim gibi minik masrafsız bir hediye de yanına eklenir. biberon bile olur.
0
blacksky
(18.02.18)
Çeyrek altın
Tuttuğu takımın forması
0
Amaranta ursula
(18.02.18)
Valla kimse hediyede ruh aramaz tak altınını geç git temiz temiz. Başka zaman bi gittiğinde de ufak bir hediye alırsın yine içinden gelirse.
0
hernezıkkımsa
(18.02.18)
Doğum ve takip eden süreç zaten gerek maddi gerek psikolojik açıdan biraz ağır bir yük. Ben de ruh aramamak taraftarıyım. Yapabiliyorsan tak altınını destek ol.

Çocuğa hediyeyi doğum gününde falan alırsın diye düşünüyorum. Senin için çok önemli bir çocuksa ilerde kullanabileceği, hatıra olabilecek, saat/künye/kolye/küpe vb bir şeyler de alabilirsin.

Böyle anlatmakla biz samimiyetinizi isabetle tahmin edemeyiz. Şöyle düşün, o yük ve telaş altında, o arkadaşından ne beklerdin? Sen muhtemelen çocuksuzsun, belki bekarsın, o yüzden tahmininin biraz da üstüne çıkarak ne yapacaksan öyle yap derim ben
0
lazor
(19.02.18)
(7)

Şu flörtleşme çabası mıydı?

ya ben lan neyse
çalıştığım yerin idari biriminde bir tane memur kız var. o merkezde, ben merkeze bağlı başka binadayım. kız benim bütün bilgilerimi vs görebiliyor. bir gün bana işe yeni başladığım sırada "şu şu bilgileriniz lazım." diye kendi telefonundan mesaj yolladı. aslında bunu çalıştığım yerin başındaki adama
çalıştığım yerin idari biriminde bir tane memur kız var. o merkezde, ben merkeze bağlı başka binadayım. kız benim bütün bilgilerimi vs görebiliyor. bir gün bana işe yeni başladığım sırada "şu şu bilgileriniz lazım." diye kendi telefonundan mesaj yolladı. aslında bunu çalıştığım yerin başındaki adama sorması lazımdı. sonraki 2 hafta boyunca vatsap'tan ve sms yoluyla cuma mesajları, komik mesajlar falan yollamaya başladı. kerimcan durmaza giydiren komik mesajlar falan.

bakın demiyorum ki "kesin iş atıyo ehe ehe" ama ben gerçekten anlamıyorum bu işlerden. hatta lisede kızın birinin hareketlerini o kadar anlamadım ki kız bir gün koridorda artık "seni seviyorum" diye bağırmıştı.

bu yukarıdaki kız da ben cevap falan yazmayınca şak diye kesti mesajları. hadi ortak mesaj yolluyordu desem şimdi neden yollamıyor?

öyle işte. kız ilgileniyor muydu acaba benle?
0
ya ben lan neyse
(04.02.18)
evet
0
cemlemikonusuyorsun
(04.02.18)
cuma mesajina ben de takildim. +1

onun disinda ilgisi var gibi geldi az da olsa, hani is atmis devamini siz getirin istemis olabilir. belliki siz de amaci anlamayip konusmayi uzatmamissiniz, kiz da kacmis.

he su an hoslanmaya basladiysaniz, eski konusma yogunluguna donmeniz 2-3 mesaj atmaniza bakar bence.
0
bugun hava gunluk gureslik
(04.02.18)
kerimcan durmaz kim? Onu meral ettim. Ona göre karar vereceğim.
0
velvetmorning
(04.02.18)
anlattığın kadarıyla kız ilgi göstermiş, karşılık bulamayınca vazgeçmiş veya başkasına takılmıştır.

cuma mesajı 'belki muhabbet açılır da birlikte dışarı çıkılır' niyetine yorulabilir.

çok üzerine düşmeden kendin yoklayabilirsin, muhabbeti ilerletmeyi istersen bir cuma müsaitse dışarı davet edersin.
0
idexo
(04.02.18)
İlgi göstermiş evet. Ama ben de komikli kerimcanli cumalı mesajlara takildim.
0
sen gibi
(04.02.18)
Cuma temalı mesajların konusu neydi? Dini olarak cuma mesajları mı TGIF mesajları mı? Aradaki fark büyükcmcndjd
0
canercuxy
(05.02.18)
olm her telden yürümüş dindarsa bu cumadan dem vurayım demiş yazık lan kerimcana giydiren mesaj atması bile yetmeliydi yani !
0
Dönmezer
(05.02.18)
(6)

Kuduz kan yoluyla bulaşır mı?

ya ben lan neyse
sb
sb
0
ya ben lan neyse
(03.02.18)
kan yoluyla bulaşmayan bulaşıcı bir hastalık yoktur
0
alixkandemir
(03.02.18)
Evet
0
powerpufgirl
(03.02.18)
Epilepsi de bulaşmaz
0
silah taciri
(04.02.18)
çok çok teşekkür ederim zahmet edip cevap yazmanıza.

kan yoluyla bulaşma oluyorsa neden kuduz tahlili kan yoluyla yapılamıyor?
0
🌸ya ben lan neyse
(04.02.18)
hekim değilim, konunun hakimi hiç değilim; ancak ingilizce biliyorum ve google'ı kullanabiliyorum. yaptığım araştırmaya göre kuduz kan yolu ile BULAŞMIYOR.

www.cdc.gov
www.911wildlife.com

daha bir sürü kaynak var da bu ikisi açık açık yazmış diye paylaştım.

bu da bilimsel makale: academic.oup.com
0
sen git ben geliyorum
(04.02.18)
rabies virüsün(kliniğine kuduz denir) kanla işi yok. nöral dokuda birikmeyi sever. sen doktor olarak kuduz olma ihtimali olan birinden kan alıp başka birine verir misin dersen hayır vermem. çok minimalize de olsa risk almaya değmez benim gözümde. veyahut çok mecbursam kanı verdiğim kişiye de aşıyı yaparım ve hiçbir şey olmaz. ama normal şartlarda kesik yaradan kesik yaraya bulaşması çok da olası bir durum değil.
0
bombilibillah
(04.02.18)
(5)

Parçacık fiziği kanunları nerede başlıyor?

ya ben lan neyse
soru doğrudur inşallah.mesela 5nm altında artık kuantum kanunları geçerli diyebiliyor muyuz? şak diye mi başlıyor bu kanunlar?
soru doğrudur inşallah.

mesela 5nm altında artık kuantum kanunları geçerli diyebiliyor muyuz? şak diye mi başlıyor bu kanunlar?
0
ya ben lan neyse
(03.02.18)
Atomaltı parçacıklarıyla başlar. Elektronlar nötronlar protonlar, daha da parçalandığında kuarklar. Einstein'ın izafiyet teorisiyle çelişip kütlesi olduğu halde ışık hızında hareket eden maddeler.
0
angelus
(03.02.18)
hocam tam ortası var mı bu geçişin? orada ne oluyor mesela? yani newton fiziğiyle kuantum fiziği kurallarının tam geçiş ya da değişim noktası...
0
🌸ya ben lan neyse
(03.02.18)
Tam ortası atomlar işte, atom ve atomaltı parçacıklarının davranışları kuantum mekaniğini başlatıyor ama bu öyle klasik bilimsel deneylerle araştırılan ölçülen bir konu değil, bununla ilgili yapılan en gelişmiş deney Cern'deki proton çarpıştırılan deney, bu mesela kuantum fiziği ile ilgili yapılmış bir deneydi. Gerçi onda da ışık hızına yaklaşılamadı ama sonuçta denendi.
0
angelus
(03.02.18)
istediğiniz gibi uzunluk birimi şeklinde bir sınır vermek mantılkı gelmiyor, hirdojen atomu başka kurşun atomu başka.

angelus'un dediği gibi, artık atomlarla moleküllerle değil daha aşağıda çalışıyorsanız newton fiziği bitiyor.
0
celeron 300a
(03.02.18)
Heisenberg'in belirsizlik ilkesindeki kütle arttıkça belirsizliğin yani momentum değişiminin miktarı azalır. Buna göre evet formulize edilmiştir.

Walter Levin çok güzel açıklar bunu
m.youtube.com

Video türkçe.
0
bos gezenin bos ustasi
(04.02.18)
(6)

Bir ara çok Alman hoca gelmiş Türkiye'ye değil mi?

ya ben lan neyse
bunların nasıl etkileri olmuş ülkeye? kaç tane gelmiş? nerelere gelmiş? tavsiye edeceğiniz yazı var mı konuyla ilgili?Atatürk ve İnönü zamanındaki gelişleri kastediyorum.
bunların nasıl etkileri olmuş ülkeye? kaç tane gelmiş? nerelere gelmiş? tavsiye edeceğiniz yazı var mı konuyla ilgili?

Atatürk ve İnönü zamanındaki gelişleri kastediyorum.
0
ya ben lan neyse
(02.02.18)
Pek çoğu ikinci dünya savaşında kaçıp gelmiş. Alanımla ilgili olduğu için bildiğin Curt Kosswig var. Kendisi Türk zooloji biliminin babası olarak bilinir, İstanbul üniversitesinde önemli çalışmalar yapmış, biyolojide Türkiye'ye çağ atlatmıştır.
0
Haldamir
(02.02.18)
türkiye'de diş hekimliğinin kurulması;
www.youtube.com

celal şengör'ün kitabında daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.
www.dr.com.tr
0
MtKrt
(02.02.18)
adamların bilimdeki zekatıyla çağ atlamışız lan resmen.
0
🌸ya ben lan neyse
(02.02.18)
Haymatlos diye bir belgesel vardi yanılmıyorsam, ona da bakabilirsin.
0
cabiday
(02.02.18)
benim bildiğim nazilerden kaçmak için ülkemizi seçmişler ve ülkemizde de o zamanlarda bilimin gelişmesine çok fazla katkıları olmuştur.
0
pangea
(02.02.18)
Hukuk alanına da ernst hirsch’in çok katkısı olmuş.
0
cloudybloody
(03.02.18)
(5)

Banka hesabınızdaki küsüratı ne yapıyorsunuz?

ya ben lan neyse
mesela 4,55 kaldı. sıfırlansın diye yaptığınız bir şey var mı?
mesela 4,55 kaldı. sıfırlansın diye yaptığınız bir şey var mı?
0
ya ben lan neyse
(02.02.18)
Eft yapıp üstü tamamlanabilir.
Yemeksepeti cüzdana yüklenebilir. Tabi o meblağa bir şey alınamasa da bakiyeye ilave olabilir.

Aklıma bunlar geldi.
0
Tyler89
(02.02.18)
obsesiflikten değil. ahlaki biraz.
0
🌸ya ben lan neyse
(02.02.18)
enpara sağolsun ücret falan ödemeden istediğim hesabıma aktarıyorum. Mesela yapı kredi hesabımda 6,50, enpara hesabımda da 3,50 varsa enparadakini yapı krediye yolluyorum 10 lira olarak çekiyorum.
0
altin gol atan stoper
(02.02.18)
Bağış yapıyorum.
0
lana del rey
(02.02.18)
Banka hesabımın kendisi zaten baştan sona küsürat =)
0
O beni prenses peri sanıyor
(02.02.18)
(3)

Tuvaleti biri açacak, biri alttan bakacak korkusu.

ya ben lan neyse
kilidi olmayan ya da altı üstü kabak gibi açık olan tuvaletlerde her an biri sizi görecek korkusu oluyor mu? ben net söyleyeyim oluyor bende. rahat rahat iş göremiyorum. halbuki evde olsa yarım saat rahat rahat tuvalet serinliğinde şampuan arkası okurum.https://9gag.com/gag/azXVQNZ
kilidi olmayan ya da altı üstü kabak gibi açık olan tuvaletlerde her an biri sizi görecek korkusu oluyor mu? ben net söyleyeyim oluyor bende. rahat rahat iş göremiyorum. halbuki evde olsa yarım saat rahat rahat tuvalet serinliğinde şampuan arkası okurum.

9gag.com
0
ya ben lan neyse
(01.02.18)
Ben çok tırsarım ama tırsmayan bir kadına rastlamıştım. Gelen giden kapıyı tıklatıyordu ona rağmen dolu sesini çıkarmıyordu, o iğrenç manzaraya maruz kaldık.
0
geçerkenugradım
(01.02.18)
Oluyor bende. Biri kapıyı açıp bakacak korkusu var. Küçükken kardeşim çok yapmıştı, resmen takıntı olarak kaldı. Odamın kapısını kapatmak da aynı sebepten yetmiyor, kilitliyorum hep.
0
yaren
(01.02.18)
Tuvalet işi başlı başına mide bulandırıcı bir şey olduğu için beni kimse o halde görmesin isterim. Evde kimse olmasa bile tuvaletin kapısını kilitlerim. Ama bu korku/önlem, "Aman millet popomu/pipimi görecek!" diye değil, "Iyyyy" ifadesini kimseye yaşatmamak için.
0
m e b
(01.02.18)
(1)

Metal Slug 6'yı emulatorde oynayan var mı?

ya ben lan neyse
hangi emulatoru ve hangi rom u kullanıyorsunuz dostlar? pc için.
hangi emulatoru ve hangi rom u kullanıyorsunuz dostlar? pc için.
0
ya ben lan neyse
(30.01.18)
Yıllar yıllar evvel NeoRage (X)'in tüm rom paketiyle olan bir sürümünü indirmiştim. Zaten neogeo çok da kastıran bir sistem olmadığı için it gibi çalışmıştı.
0
hedep
(31.01.18)
(2)

Umut Sarıkaya'nın Naber'de bahsettiği Alman bilim adamı

ya ben lan neyse
nazilerden kaçıp Türkiye'ye geliyordu. burda da kuşları falan sınıflıyordu. kimdi bu bilim adamı?
nazilerden kaçıp Türkiye'ye geliyordu. burda da kuşları falan sınıflıyordu. kimdi bu bilim adamı?
0
ya ben lan neyse
(30.01.18)
curt kosswig olmalı.
0
1adam
(30.01.18)
Fb’tan sezgin karlı’ya mesaj atıp sorar mısın bunu. Adam umuttan daha çok umut karikatürü biliyor olabilir lan :( hatta direk umut olabilir. Umutta bizim sezginmiş, çıldırırsın ekmek çarpsın...
0
Tears of Devil
(30.01.18)
(25)

Fizikte mi daha çok zorlandınız matematikte mi?

ya ben lan neyse
lise yıllarında?
lise yıllarında?
0
ya ben lan neyse
(29.01.18)
her türlü fizik.
0
diffarentiationation
(29.01.18)
Matematikte. Her konusu değil ama bazı konuları illallah dedirtmiştir.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(29.01.18)
Konudan konuya değişir ama toplamda fizik daha zorladı. Özellikle fizik 1 (özellikle optik ve elektrik) o yaş grubu için zordu. Bizim zamanımızda 9. sınıfta optik vardı. Matematikte de trigonometride çok zorlandığımı hatırlıyorum.
0
doxanikee
(29.01.18)
Fizik, iyi yapabilseydim iyi bir sayısalcı olurdum. Iyi matematik yapmam sayısalcı olmam için yeterli değildi.
0
cabiday
(29.01.18)
klasik fen liseli inek öğrenci olarak aslında ikisinde de çok sorun yaşamamıştım ama formül hafızam rezalet olduğu için fizikteki manyetizma, modern fizik vs gibi bol formüllü konularda biraz sıkıntı çekmiştim.
0
nundu
(29.01.18)
Fizik. Rezil kelimesinin övgü olacqğı bir fizikçi vardı. Üniversitede ve ona hazırlanırken dersanede gördüm ki çok kolaymış aslında matematik de fizik de.
0
nawar
(29.01.18)
Ay lise yıllarıma gittim, tekrar yazmak istedim :)

Matematikte zorlanMAdığım konular: trigonometri, limit, türev ve integraldi. Geri kalanın da zorlandım baya ya. Sınav seviyesinde değil ama yazılı seviyesinde zorlandım yani. Allah biliyor hala göresim gelmez bazı konuları. Sorunun konular değil de yazılı soruları olduğunu yeni idrak ediyorum ama.

Fizikte: devreli elektrik sorularında zorlanıyordum.

Sonuç olarak fizikçi oldum. Matematik ve fizik arasında direkt bir bağlantı yok demek ki. Ya da şu an sallıyorum :D

Edit: sanırım fen lisesi olduğunu belirtmeyeni dövüyorlar. Fen lisesi benim de. ardından Boğaziçi fizik.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(29.01.18)
Fizik öylesine bir dünya ki, benim için korkunç geliyor. bugün bile lise kitaplarındaki Fizik'e baksam içim kararır, Diferansiyel Denklemler dersi bile çok daha kolay geldi bana, Fizik ne öyle ya.
0
algoritma uzmani
(29.01.18)
Fizikte daha cok zorlandim.

6., 7. ve 8. sinifta matematik olimpiyatcisiydim. Calisirken hem zevk aliyordum hem de calismamim karsiligini gorebiliyordum. O aliskanlikla matematik hep gozdem oldu. Fizigi de lise sonda dogru duzgun anlatan bir hocaya denk gelene kadar hep ogretildigi gibi ogrendim. Temelsiz ogrenilen bilgi de zorluyordu beni. Universitede her iki alandan aldigim derslerde de hocalarim cok iyiydi ve supersonik problemler disinda zorlanmiyordum pek.
0
lamira
(29.01.18)
Fizik.
0
i was made for you
(29.01.18)
Fizik.
0
ms brownstone
(29.01.18)
Bir dilci olarak matematiğe ne kadar kafam basmıyorsa fiziğe o kadar basıyordu. Gerçi kimya-biyolojiye daha da çok basıyordu fiziğe göre ama fiziğim matematikten iyiydi. Gerçi öyle yoğun fizik-matematik görmedim ama fiziği okul müfredatı haricinde, bir bilim dalı olarak sevip takip ettiğim için az çok ne bilip bilmediğimi bilebiliyorum.

Matematiğin sorunu da bu zaten, öğrenmeyi gerektirecek bir ilgi alanı yok. Uzayı seven, bilimsel gelişmeleri takip eden bir insan azıcık derine dalarsa fiziğe ilgi duyabiliyor, temelini anlayabiliyor. Matematik ise kendi kendine sorun yaratan bir alan gibi, ilgi çekici şeylere alakası daha az.

Tabii ki fizikle iç içe ama fizik matematik kullanılarak hesaplanmış gerçekler demek bi açıdan, ben burada aracı değil amacı ilgi çekici buluyorum. Fiziği kavraması bir noktada daha zor olsa da ilgi çekici, matematik sadece bilmek gerektiği için öğreniliyor gibi bir intiba bırakıyor.

Gereksiz bişeyler anlattım galiba sfjglgkd. Neyse yani, ikisinde de zorlandım ben ama fiziği anlayabiliyordum, anlayınca biraz daha kolaylaşıyordu işler. En kötü mantık kurarak çözüyordun, matematikte her şey soyut ki...
0
Bruce
(29.01.18)
Açık ara fizik.
0
femme vitale
(29.01.18)
Sayisalcilikla çok büyük vakit kaybettim ben zaten. Matematik, kimya anlıyor, yapıyor, doktor, mühendis olsun dediler, yolladılar sayısala. İki üniversite okudum, şu an edebiyat, coğrafya çalışıyorum. Sırf yetenek yetmiyor işte, ilgi duyulması da gerekli. Lise hocalarım hayatımdan rahat 12 senemi aldılar. Bunu da buraya niye yazdıysam.
0
femme vitale
(29.01.18)
lise müfredatı ve hoca profillerine göre lise 1-2 fizik 3-4 matematik; ama ygs-lysye hazırlık anlamında matematik daha çok zorladı.

*fen lisesi
0
bass solo take one
(29.01.18)
Fizik
0
jimjim
(29.01.18)
öss'de fizik1 full - fizik2 bir boşum vardı. sayısaldan 105.000. oldum. teşekkürler.
0
brakgn
(29.01.18)
hiç birinde xD

şaka şaka fizik. ikisinden de tiksinirim
0
yuvarlanantencereninkapagi
(29.01.18)
her mat yazılısı öncesi karşıdan karşıya bakmadan geçerdim, belki yazılıyı görmeden ölürüm diye. O derecede nefretimdir matematik. Geometri değil bu arada bahsettiğim, geometri yine iyiydi.
fizik daha iyiydi, içindeki mat sadece araç olarak kullanılıyor, başka kafası var. Öss de 1 ve 2 yi tam yapmıştım zaten.
*fen lisesini kazanıp burun büküp gitmeyip o ayarda bir anadolu lisesine giden kişi
** allah o matematiğin belasını versin, iyi ki kurtuldum
0
fallopian
(29.01.18)
ikisinde de
0
tranceforresuminglife
(29.01.18)
Bizim zamanımızda müfredatı fizik bir yıl kimya diğer yıl olarak ayarlamışlardı. Fizik yılında fizik öğretmeni yoktu, kimya yılında da okulun bitmesine 1 ay kala kimya öğretmeni atandı.
Fizik, kimya boş ders ( kitap okumaca, şarkı türkü dinlemece, yazı/şiir yazmaca vb.) matematik ise ağırlıklı dersimdi ve en sevdiğim derslerden biriydi.
Bu nedenle lisede ikisinde de zorlanmadım. Üniversitede fizik kimya gerekmeyen bölümdü, sıkıntı yaşamadım ama sonrasında yaşamın içinde bilmediğim için zorlandım çünkü fizik, kimya, biyoloji salt meslek için değil esas olarak yaşarken gerekiyor. Annelere illaki gerekiyor.
(Bir anne a101 seviyesinde de olsa her konuyu bilmeli)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(29.01.18)
fizikçiyim, bildiğin odtü'de fizik okudum. lise yıllarında fizikten ne çektiğimi bir ben bilirim.

p.s. öss'de fizik tam yaptım, matematik de 43 netti.
0
babilbaligi
(29.01.18)
Okuduğum lise fen ağırlıklı bir liseydi. Matematik, kimya ve biyolojinin hepsini sevdim. Fizikte ise sadece bir konu (eğik atış) yüzünden mühendis olmamayı tercih ettim. Kabus gibiydi.
0
SiyamkedisiZorro
(29.01.18)
Ben fizik okudum zaten. Lisede de şakır şakır kopya verirdim o kadar iyiydim yani..
matematigim ise
Lise 1, 1
Lise 2, 1
Lise 3, 0 di. Ortalamayla gectim sinifi.

Ben kagidimi kontrol ederdim mesela 60 almam lazim. 43 , 23 falan gelirdi 45 olsa 2, 25 olsa 1 oluyodu galiba. Serefsiz hoca, kizim sizin durumunuz iyi neden kursuma gelmiyorsun dediginde anlamistim. Neyse lise 3 te annem de ogretmen sikayet etti, sorusturma falan acilmisti diye bana dusman olmustu bir de. Okulu falan degistirildi sonra.

Matematikle ilgili sikintisi olan bir cok kisinin sebebi ya calismamaktir ya da boyle serefsizlerdir.
0
durgunfoton
(29.01.18)
lise yıllarında ikisinde de sıkıntı yoktu. türev, integral bizim zamanımızda öss'de çıkmıyor diye işlenmezdi doğru düzgün belki de o yüzden. onlar olsaydı muhtemelen matematik olurdu.

şimdiki adı yds mi neyse de kendi girdiğim öss'de dahi matematikten 3 komple fizikten 2 yanlış yapmış bi insanım ve çoğu deneme sınavlarında da fen bilgisinden matematiğe göre daha çok net çıkaran tek kişiydim belki de :)

üniversitede de matematik daha çok zorladı. hatta fizik ve fizikle alakalı derslerin vizelerinde fizikle alakalı kısmı halledip çözüm için sadece matematik kısmı kaldığında soruyu öylece bıraktığım çok oldu.

bunları yazdıktan sonra yorumlara kısa bi baktım da sanırım matematik diyen tek kişi benim :)
0
washe
(03.02.18)
(13)

İslam'da her hadis mutlaka bir ayete dayandırılır mı?

ya ben lan neyse
fıkıhta mesela...
fıkıhta mesela...
0
ya ben lan neyse
(28.01.18)
Fıkıh ve hadis çok farklı alanlar, fıkıh önce ayete ardından Hadise ardından hz.muhammed s.a.v hayatına dayanır. Hadis peygamber efendimiz'in söylediği sözlerdir ve kaynağı bir sahabidir ve Kendi arasında güvenilir az güvenilir diye ayrılır. Sünni'ler kutubi sitte adı verilen kıtaplara itibar ederler. Fıkıh açısından Osmanlı uleması çığır açmış en son Mecelle taclanmistir.
0
Fritz-X
(29.01.18)
yok. ayete ters düşen hadisler de olur, ondan özellikle hadisçiler en sağlam kıvıranlar oluyorlar.
0
cagdas donem kuramcisi
(29.01.18)
hocalarım mesela her bir hadis için ayrı ayrı "şu hadis şu ayete dayanmaktadır." deniliyor mu? bunları yazan bir kitap, alim vs var mı?
0
🌸ya ben lan neyse
(29.01.18)
Hadiste incelenen ravilik sistemi. yani rivayet edenler takip edile edile ilk Hz. Muhammed'ten duyana ulaşılıyor mu? Buna bakılıyor. Güven araştırması gibi yani.

Hadis kurana ters düşüyorsa inkar edilir. Kurana tam iman vardır çünkü ama hadis araştırılır.

Dediğini duymadım ben. Hadisi ayete dayandırma meselesini yani. ikisi de farklı disiplinler. Biri tefsir biri hadis. Hadis kurana ters düşüyorsa inkar edilir ancak birbirinden bağımsız da olabilir tabii özellikle günlük yaşamla ilgili konularda böyle çok vardır diye tahmin ediyorum. Ama bu konunun hakimi değilim, daha iyi bilenler cevaplar umarım.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(29.01.18)
Efsane açıklanmış
m.dinimizislam.com
0
benaslindayohum
(29.01.18)
@Benaslındayohum

Burada açıklanan farklı bir şey sanki. Selefi düşünce ile mecazi kavram kıyası yapmışlar.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(29.01.18)
Hadis-i şerif demek hz. Muhammedin sözü demek. Hz. Muhammed ise el-emin demek, yani şakasında bile yalan olmayan insan demek. Dolayısıyla bir peygamber olarak hz. Muhammedin sözlerinin Allah'ın sözlerine hiçbir şekilde ters düşmemesi yani Kur'an'ın dışına çıkmaması gerekir. Hadisin sahihliği Kur'an'da yerinin/karşılığının olup olmamasıyla belirlenir.
0
yaren
(29.01.18)
Hadisler, ayetlerin açıklanmasıdır. Hatta ayet olarak görülürler. Ne de olsa Kur'an-ı Kerim de de peygamber efendimize uyulmasına yönelik ayet vardır. (hadis ve sünnet beğenmeyen reformist ve sadece kitaba bağlı olan çok ilerici bazı kafalar bunu nedense görmezler)

Fıkıh ilmi kitap, sünnet, icma-ı ümmet ve kıyas-ı fukaha dan meydana gelir. Bunlara edille i şeriyye denir. İslam hukukunun temel kaynaklarıdırlar.
Yine istersen fıkıh usulü ve hadis usulü ilimleri hakkında da bir araştırma yapabilirsin.
0
1adam
(29.01.18)
@Yaren

"Hadisin sahihliği Kur'an'da yerinin/karşılığının olup olmamasıyla belirlenir."

Bu bilgi yanlış yaren. Hadis ilmini ve metadolojisini araştırıp görebilirsin. Kurana aykırı ise baştan elenir ancak diğerleri için de ayrı bir araştırma var. O büyük hadis kitapları yazılırken de var o araştırma çünkü hadisler yaklaşık baya bir yıl sonra yazıya geçirilmeye başlanıyor. Araya başka sözler karışsın istenmez elbette.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(29.01.18)
Yaklaşık 200 yazacaktim ama emin olamayıp sildim. Arada baya bir zaman var ama ondan eminim.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(29.01.18)
Tabii ki hayır. Kertenkele öldürmenin sevap olduğu şeklinde bir hadis var, herhangi bir yere dayandığını sanmıyorum.
0
i was made for you
(29.01.18)
@kendi kendine

İşte uydurma hadis diye bi kavram var ki Kuran'a apaçık ters olanları BİLE var. Uydurulmuş 1 milyon civarında hadis!!! olduğunu söylüyordu Yaşar Nuri. Halbuki yukarıda anlattığım gibi gerçek hadis Kuran'a ters düşemez. İmkanı yoktur. Ha, mantık örgüsünü hemen anlayamadığımız veya düşünmeye üşendiğimiz cümleler olabilir, Kuran'da olduğu gibi. Onların mantık silsilesi çözülüp Kuran'a ters düşmedikçe elbette sahih denir. Ama mantığı çözüldükten sonra Kuran'a ters düşüyorsa o hadisler sahihtir denemez. Bu da araştırma ve üzerinde ciddi düşünme gerektirir. Yani sözü söylensiği anki algımız yetmeyebilir demek istiyorum.
0
yaren
(29.01.18)
@Yaren

"Kurana aykırı ise baştan elenir ancak diğerleri için de ayrı bir araştırma var"

Farklı şeyden bahsediyorsun. Kurana aykırı olamayacağını ben de söyledim zaten.

"Kuran'a ters düşmedikçe elbette sahih denir."

İşte bu yanlış. Bu ilmin metodolojisi var. Ters düşmüyorsa dahi araştırılıp tüm ravilere ulaşıldı ise ancak kabul edilir. Uzun ve meşakkatli bir iş yani.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(29.01.18)
(7)

Netflix içeriklerini neden göremiyorum?

ya ben lan neyse
orijinal içerikler dışında bilgi veren bir yer yok. çok mu gizli? devlet sırrı mı?atıyorum simpsons var mı yok mu nasıl öğreneceğim? ona göre satın almak istiyorum.
orijinal içerikler dışında bilgi veren bir yer yok. çok mu gizli? devlet sırrı mı?

atıyorum simpsons var mı yok mu nasıl öğreneceğim? ona göre satın almak istiyorum.
0
ya ben lan neyse
(28.01.18)
Bana sor, ben söylerim.
0
femme vitale
(28.01.18)
ben merak ettiğim bir sürü filmin olup olmadığına bakamaz mıyım bir yerlerden?
0
🌸ya ben lan neyse
(28.01.18)
bi bok yok ya netflix'de. sağ üstte arama bölümü var oraya yazarsan çıkıyor. şimdi baktım simpsons yok. 1 ay beleş zaten üye ol bak.
0
xu
(28.01.18)
Simpsons yok. Genel olarak pek bi şey yok.
0
femme vitale
(28.01.18)
1 ay ücretsiz zaten, gir bak beğenmezsen çıkarsın.

pek bir şey yok + 1
0
nrmnm
(28.01.18)
beriberi
(28.01.18)
Merak et, ulaşmak için 1 ay ücretsiz deneme sürümü başlat ve sonra hazır kredi kartı bilgilerini falan girişken devam ettir. Açıktan görememenin sebebi bu iste. Resmen kapitalizmin oyunu.
0
doxanikee
(28.01.18)
(3)

Şu anda ehliyet kursuna kayıt olabilir miyiz? -10 şubat sınavı için-

ya ben lan neyse
10 Şubat 2018 10 Şubat 2018 Ehliyet sınavına yetişir mi?3-4 martta da direksiyon sınavı var.
10 Şubat 2018 10 Şubat 2018 Ehliyet sınavına yetişir mi?
3-4 martta da direksiyon sınavı var.
0
ya ben lan neyse
(27.01.18)
Hayır.
En erken 21 Nisan sınavına kayıt olabilir.
Şubat sonu ya da mart başı gibi e-sınav olabilir ama.
0
mutekebbir
(27.01.18)
21 nisan sınavının direksiyon sınavı 12 mayıs mı hocam?
0
🌸ya ben lan neyse
(27.01.18)
Direksiyon sınav takvimi henüz yayınlanmadı ve bazı söylentilere göre artık bakanlık tarafından değil ilçe milli eğitimler tarafından belirlenecekmiş bu yüzden net tarih veremem ama yazılı sınav sonuçları açıklandıktan bir buçuk hafta kadar sonra direksiyon sınavı olur.
0
mutekebbir
(27.01.18)
(12)

Sevilen öğretmenlerin özellikleri

ya ben lan neyse
afaki değil de yaşanmış olanları soruyorum. şöyle bir düşündüğünüzde çok sevdiğiniz hocalarınızın özellikleri neydi?
afaki değil de yaşanmış olanları soruyorum. şöyle bir düşündüğünüzde çok sevdiğiniz hocalarınızın özellikleri neydi?
0
ya ben lan neyse
(23.01.18)
Öğretmek için bir tarafını yırtması. Gerek ilkokulda ve lisede, gerek üniversitede en sevdiğim hocalar tembellik yapmayıp, çok basit şeyleri bile dakikalarca tahtada anlatan insanlardı.
0
dissendium
(23.01.18)
Benim en sevdigim ogretmenlerim, soguk ve mesafeli duran ama konulari mukemmelen ogreten hakiki ogretmenlerdi. Varsin espri yapmasin, varsin siritmasin ama konuyu boyle anlatsin iste ogretmen diye ben buna derim.
0
dougsampson
(23.01.18)
öğrencinin kafasında ışık yakabilen ve onu bir şeyleri merak etmeye sevk edebilenlerdi.
0
tabirimekruh
(23.01.18)
Zeki, esprituel olmaları.
0
femme vitale
(23.01.18)
ilköğretimde; bana dersi sevdiren, bendeki ışığı görüp yürü ya blue eyes white dragon diyen 2 öğretmenimi çok severim.

üniversitede ise; işini bilen bir hocam vardı. notu da bol değildi ama bir şeyler öğretiyordu. çünkü işini biliyordu, ehliydi. hatta bu yüzden çoğu seçmeli derslerimi o hocanın olduğu alandan almıştım.
0
blue eyes white dragon
(23.01.18)
-adalet
-insanlık
-dersi iyi anlatmak
0
gölgede aynı
(23.01.18)
-dersini iyi anlatması
-adaletli olması
-idealist olması.
0
chitosan
(23.01.18)
Vasıflı, esprili ve iyi insan olmaları
0
taktikmaktikyokbambambam
(23.01.18)
öğrenciyle gaynatabilmesi
0
regardless of what they say
(23.01.18)
dissendium + 1
Bir tarafını yırtarak anlatması, anladığımızdan emin olmak istemesi
Bunun dışnda bir de zorlaması, olabildiğince çok şeyi öğretmesi ve dersin boş geçen 5 dakikasının olmaması
0
aychovsky
(23.01.18)
-Disiplinli
-Alaninda iyi
-Vizyonlu
-Anlatma/ogretme yetenegine sahip
-Analoji yapabilen, pratik zekali
0
yuzır
(23.01.18)
Ben 11 yıllık temel eğitimimi 11 ayrı okulda yaptığım için çok öğretmenle, uygulamayla karşılaştım. (yazsam roman olur :)

Sevdiğim, bana olumlu katkıda bulunanlardan bazıları:

Ortaokulda bi matematik öğretmenimiz vardı. Çok yaşlıydı, sanırım yorulmuştu. Sürekli "bunu daha önce gördümüz, nasıl bilmezsiniz" derdi. O emekli oldu yerine gelen öğretmen konuyu anlatırken "bu konuya dikkatinizi verin, ilerde karşınıza çıkacak" diyordu. Bizi dersin içine çekerdi, öğrenirdik baya baya. Notlar yükseldi. Ama daha önemlisi artık matematik öğrenmek, çalışmak zevkliydi.

Benim en korktuğum ders resim dersiydi. Aralarında meşhur bi ressam da olan kaç öğretmen geldi geçti.. ben resim yaparken hep korktum. En son gelen öğretmenim bana resim yapmayı sevdirmekle kalmadı sergiye bile katıldım.
Asla tenkit etmezdi. Çalışmalarımızı coşkuyla hevesle yorumlardı. Mum boyama, batik, kitap resimleme, kolaj... hemen her tekniği öğrendik, çalıştık. Mezun olduktan 10 yıl sonra buldum o öğretmenimi. 30 yıldır görüşüyoruz.

Lisede ikinci gelen kimya öğretmenimle de hala görüşürüz arada. Konuları hayatla birleştirerek anlatırdı. Konsantrasyon konusuna "konsantrasyonununz kaç" diyerek başlamıştı sınıfa girerken mesela. Sonrasında biraz konuşma ve biz farketmeden konu işlenmeye başlanmış olurdu. Arada dağılırsak bizim seviyemizde espiriler yapar, bazen tatlı tatlı eleştrir ama eleştirirken de bizi anladığını hissederdik.

İngilizceyi bana en iyi öğreten geçici olarak dersimize giren müdürün kızı olmuştu. İlk öğretmenim Mümtaz Baş'tı o da iyiydi ama "metin ezberletme yöntemi"ni kullanan müdürün kızı benim için daha başarılıydı.

Tarım öğretmenim, o da hayattan örnekler verirdi. Anlattıkları hâlâ aklımdadır.

Bizim zamanımızda köy enstitüsü mezunu vaya enstitü tedrisatlı öğretmenlerden eğitim almış öğretmenler vardı. Davranışlarıyla, eğitimleriyle çok farklılarmış sonra sonra daha iyi anladım. Arayıp bulduk bir çoğunu. Toplaşkalarımızda bulunuyorlar sağolsunlar.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(23.01.18)
(3)

Grafikler neden soldan sağa?

ya ben lan neyse
bir sebebi var mı?şu tip grafikler:http://trinvesting.com/wp-content/uploads/2016/05/eur-tl-yillik-grafik-avro-grafigi-10-12-16.png
bir sebebi var mı?

şu tip grafikler:

trinvesting.com
0
ya ben lan neyse
(21.01.18)
Eksenleri ters çrvirsen de aynı şeyi anlatabilirsin. Ekranlar 9:16 olduğundan bence. Bir de soldan sağa yazıyoruz. Grafik de soldan sağa akıyor.
0
[GODDARD]
(21.01.18)
çünkü zamana göre olduğu için olabilir mi?
0
mungojerry
(21.01.18)
kartezyen eksenlerin pozitif tanımından geliyordur. bu şekilde soldan sağa pozitif x yönü, aşağıdan yukarıya pozitif y yönü, ekrandan dışarıya da pozitif z yönü olacak. bu x, y, gerekirse z yönlerine de değerler atanıyor işte.
0
ron dennis
(21.01.18)
(2)

PC'ye ram ekleyeceğim aynısı mı olmalı?

ya ben lan neyse
birebir aynısı mı olacak eskisinin?bir de direkt anakarta takınca çalışıyor mu? driver falan yok değil mi?
birebir aynısı mı olacak eskisinin?

bir de direkt anakarta takınca çalışıyor mu? driver falan yok değil mi?
0
ya ben lan neyse
(19.01.18)
birebir aynı olması gerekmez ancak uygun voltaj ve mhz değerleri olması gerekir.

cpu-id programı ile eski ramlerin mhz değerlerine bakabilirsin.

direk çalışır
0
Northern Mariner
(19.01.18)
zamanında ram'lerle çok güreşmiş biri olarak söylüyorum: anakartındaki çipsetin desteklediği modelleri kullanabilirsin yalnızca. bunun için biraz datasheet kurcalamakta fayda var.
0
izole
(19.01.18)
(4)

Eskişehir'te temiz bir ev yemeği restoranı yok mudur?

ya ben lan neyse
sık sık gitmek için soruyorum. tek giderim, hızlı hızlı işimi görür kalkarım. benden iyi müşteri bulamaz ayıptır söylemesi.yalnız yemeklerinde et ya da tavuk suyu tableti ile gerçek kırmızı et suyu kullanmayacak.yemek yapan hariç çıplak elle sağa sola dokunmayacak. tabağın içine ya da kaşık-çatal ın
sık sık gitmek için soruyorum. tek giderim, hızlı hızlı işimi görür kalkarım. benden iyi müşteri bulamaz ayıptır söylemesi.

yalnız yemeklerinde et ya da tavuk suyu tableti ile gerçek kırmızı et suyu kullanmayacak.

yemek yapan hariç çıplak elle sağa sola dokunmayacak. tabağın içine ya da kaşık-çatal ın ucuna... bunlar zaten kalifiye elemanların bildiği şeyler. temiz olsun işte.

var mı böyle bir yer?
0
ya ben lan neyse
(14.01.18)
İyi bir psikiyatriste gidip tedavi ol bence. Tipik Okb'lisin.
0
empedokles
(14.01.18)
keşke bulsan da aynı duyuruyu açmaktan vazgeçsen.
0
onurrrrr
(14.01.18)
@onurr: ulan bak bakalım ne zaman açmışım en son duyuruyu? hiç cevap gelmiş mi? 1 ocakta bir duyuru açmışım ve hiç yanıt alamadığım için 14 gün beklemişim. senden mi öğreneceğim nasıl duyuru açılacağını? mazilere bakılırsa hiç sanmıyorum.

yok kardeşim, psikiyatrist tavsiye etmeyin bana. ne meraklısınız lan doktorculuk oynamaya.

kırmızı et yemiyorum ve çıplak elle yemeğime dokunulmasından hoşlanmıyorum. okb mi oluyor? bir bok öğrenir öğrenmez kullanmaya can atıyorsunuz ergenler. bence siz çok bilmişlik sendromundan muzdaripsiniz. psikiyatrist olsa şu duyurudan teşhis koymaya utanır.

son olarak size sözlüğün klasik bakınızını yollamak istiyorum. duyurumu ..ç ettiğiniz için hediyem olsun: bsg
0
🌸ya ben lan neyse
(14.01.18)
PİLAVCI var hallerin arkasında. Kavşağın tam ortasında na böyle PİLAVCI yazıyor bulman zor olmaz. Düz normal ev yemeği işte her gün farklı menü falan baya da ucuz.
0
nolmus yani
(14.01.18)
(15)

Şu öğretmen şikayet edilmeli mi?

ya ben lan neyse
Hoca 2 aylık hazır ayranı sınıfa getirmiş -5. sınıflar- önce "bakın çocuklar bu 2 aydır dolabımda duruyor ve şimdi bozulup bozulmadığına bakacağız. bozulmamışsa içinde katkı maddesi var demektir çünkü son kullanma tarihi geçeli 1,5 ay olmuş." demiş.sonra ayranı açmış ve çocuklara koklatmış. ayran bo
Hoca 2 aylık hazır ayranı sınıfa getirmiş -5. sınıflar- önce "bakın çocuklar bu 2 aydır dolabımda duruyor ve şimdi bozulup bozulmadığına bakacağız. bozulmamışsa içinde katkı maddesi var demektir çünkü son kullanma tarihi geçeli 1,5 ay olmuş." demiş.

sonra ayranı açmış ve çocuklara koklatmış. ayran bozulmamış.

çocuklardan birine zorla içirmiş gibi yapmış. çocuk da gülerek "yok yaa içmiycem" falan demiş.

sonra tüm sınıfa çocuğun içmesi için "iç iç iç iç..." diye tezahürat yaptırmış. bu sırada tabi tüm sınıf da çocuk da gülüyor.

bu hoca şikayet edilmeli mi?

ben tamamen olaydan bağımsızım ve yorum yapmıyorum. olmuş bir olayı anlattım.

sizin düşünceniz nedir?
0
ya ben lan neyse
(12.01.18)
çocuk ayranı içmiyor sonuç olarak sanırım.

ebeveynler öğretmene ayar çekmeli.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.01.18)
ne için şikayet edilecek, anlamadım.
0
elorelia
(12.01.18)
şikayet edip rezil olmayın. şikayetlik bir durum yok.
0
burya
(12.01.18)
kadrolu öğretmen. çocuk içmemiş tabii ki. hep beraber gülmüşler.
0
🌸ya ben lan neyse
(12.01.18)
hoca sığır oğlu sığır orası net. bu zırvalıkları canan karatay'dan falan öğreniyorlar galiba.
0
doxanikee
(12.01.18)
Saçmasapan bir şey olmuş da şikayetlik bir mesele değil bence.
Bizim okulda da fen derslerinde yok çiğnenmiş ekmek inceleme, içine tükürülmüş bir kabın bilmemkaç saate bir incelenmesi falan gibi insana "ne?" dedirten çalışmalar yapıyorlar, hem de uluslararası müfredatın bir parçası olarak, zira hepsinin incelenmesinin bilimsel bir nedeni var. Haliyle, "son kullanma tarihi geçmiş bir ürün böyle görünür, böyle kokar" gibi bir gözlemi çok da manasız bulmadım ben. Ama bu anlattığınız amaçsız bir çalışma gibi, ve denetimi de iyi yapılmamış. Hoca elbette ki çocuğa o şeyi içirmezdi diye düşünmek istiyorum ben, o yüzden o tezahurat falan saçmalık olmuş. Dersten önce ve sonra da çocuğun kutuya erişimi olmamışsa, çok da büyük bir sorun değil. Klasik gençlere karşı ilginç olmaya çalışan yetişkinin sınırını bilememesi saçmalığı.

Ama bir veli toplantısında falan karşılaşırsınız "amacınız nedir?" diye sorabilirsiniz.
0
sopiro
(12.01.18)
Dogrudan iletisime gecin, ögretmenin kendisine sorun. Anlatilanlarzaki her eksik aktarim olayi degistirir. Ogretmen acikca katkili yiyecekle, katkisiz yiyecegi ayirabilsinler diye derse ornek getirmis ve ogrencileri ile olan iliskileri cercevesinde de olaylar gelismis. Ogrencide rahatsizlik yaratam birsey olmus mu? Asil onemli nokta bu.
0
rn
(12.01.18)
Hocayi neden hastanede ziyaret ediyorsunuz? O mu icmis ayrani?
0
rn
(12.01.18)
Evet hemen şikayet edilmeli hatta bence çekin vurun düşündüğünüze değmez. Ya resmen sinirlendim gece gece bu yorgunlukla ve 2342343 tane sınav okumuş kafayla dayanamayıp yazıyorum şu an neyse siz olayı çocuktan dinlediniz büyük ihtimal. Acaba 10 yaşında bir çocuk sınıf içerisinde yaşanmış bir olayı size ne kadar doğru aktarabilir bunu sorguladınız mı? Hoca mesleğe yeni başlamış olabilir, sınıfın kontrolünü birkaç dakika kaybetmiş olabilir, canı öyle istemiş olabilir, o an olay öyle gelişmiş olabilir, çocuklarla beraber eğlenmek ve aynı zamanda onlara olayı yaşatarak, göstererek öğretmek istemiş olabilir. Size ne? Bu saçmalıkların zararı yine kendi çocuklarınıza dokunuyor, hergün görüyoruz nasıl çocuklar yetiştiğini, nasıl bir neslin bizi beklediğini. Ben bu bizdeki öğretmene karşı gelişen ben her haltı biliyorum gidip ona göstericem şimdi kafasını bir türlü çözemedim. Bu whatsapp grubundaki veli gaza gelmesinden, yok efendim hocaya ayar verelimlerden falan tiksindim artık. Bu üslupta yazanlara soruyorum; Siz kimsiniz acaba bir öğretmene gidip dersi nasıl işlediği veya işleyeceği ile ilgili hesap soracak cüreti kendinizde buluyorsunuz? Ders esnasında oradamıydınız, çocuk zor durumda kaldı mı, ne yaşadı da bunları gelip burada sormaya değer buldunuz? Gerçi elinden gelse o ders konusunda kör cahil olsa dahi sınıfta dersi dinleyip yorum yapacak yüzlerce veli çıkar bu ülkeden. Fırsatını bulan illa ki dalgasını geçip, aklı sıra kendinden aşağıda görüyor öğretmeni. Bu rezillik ve basitlikten başka birşey olamaz ve bu toplumdan bir halt olmaz.
0
strangerinhere
(13.01.18)
çocuklar eksi beş'e mi gidiyor ?
0
docrivers
(13.01.18)
ayrani icmesi icin yuklenilen cocuk sarsilmis mi, ne olmus? ne bos soru bu, ya...

ayranin bozulmama sebebini yanlis anlatiyor diye mi sikayet edecegiz? anlamadim. boyle sacma sebeplerle milletin hevesini kirmayin.
0
e haliyle
(13.01.18)
Strangerinhere +1
0
mezarkabul
(13.01.18)
'sizin düşünceniz nedir?'

Bence aşırı hassas insanları toplayıp bir güzel dövelim. Artık bayılmayı ölmek sanmasınlar. Biraz gerçek hayat deneyimi yaşamış olurlar.
0
idexo
(13.01.18)
Cok ozur diliyorum da sana ne.
0
balpolen
(13.01.18)
Bence 1,5 metre boyunda, 1 metre eninde bir fanus alın, çocuğu içine koyup öyle yollayın okula. yabancı insanların aldığı nefes bile üstüne değmesin.

böyle saçma bir şekilde üstüne düşerek çocuk yetiştiriyorsunuz sonra garip garip tipler ortaya çıkıyor.
0
catch the arrow
(13.01.18)
(3)

Taksiciler nasıl vergi veriyor?

ya ben lan neyse
çok anlamıyorum bu işlerden. gelir mi beyan ediyorlar? "ben bu ay 3000 lira ciro yaptım." gibi?
çok anlamıyorum bu işlerden. gelir mi beyan ediyorlar? "ben bu ay 3000 lira ciro yaptım." gibi?
0
ya ben lan neyse
(12.01.18)
Fiş kesiyorlar. Kestikleri taksi fişi üzerinden vergi veriyorlar
0
surfer
(12.01.18)
Bakkal, kuruyemişçi, terzi vs gibi küçük esnaf mantığında "Basit Usül" vergi veriyorlardı sanırım.

yani asla ciro/kazanç ile alakalı değil verdikleri vergi. Zaten dolaylı vergi toplayan bir sistemimiz olduğu için de devlet çok da sıkıştırmıyor küçük esnafı.
0
John Bloor
(13.01.18)
Vermiyorlar, diğer esnaflar gibi.
0
i was made for you
(13.01.18)
(1)

İki oyuncunun da rol aldığı film arama

ya ben lan neyse
imdb'yi nasıl kullanabilirim bunun için?atıyorum: brad pitt ve tom cruise nin ikisinin de rol aldığı filmler (sanırım 1-2 film var ama bunu aramıyorum)
imdb'yi nasıl kullanabilirim bunun için?

atıyorum: brad pitt ve tom cruise nin ikisinin de rol aldığı filmler (sanırım 1-2 film var ama bunu aramıyorum)
0
ya ben lan neyse
(12.01.18)
pispinti
(12.01.18)
(2)

Çok tuz böbrek ağrısı yapar mı?

ya ben lan neyse
evde yemek pişmiyordu, tencere, malzeme vs yoktu. ben de 3 ay boyunca, akşamları saat 20.00-22.00 arası, haftada 3 defa, 2 adet çok tuzlu donas dürüm -hatay dürüm oluyor- yedim. o kadar tuzluydu ki bitirdikten sonraki 2-3 saat içinde 2 litre su içiyordum. sabaha da çok afedersiniz 1 litre kadar idra
evde yemek pişmiyordu, tencere, malzeme vs yoktu. ben de 3 ay boyunca, akşamları saat 20.00-22.00 arası, haftada 3 defa, 2 adet çok tuzlu donas dürüm -hatay dürüm oluyor- yedim. o kadar tuzluydu ki bitirdikten sonraki 2-3 saat içinde 2 litre su içiyordum. sabaha da çok afedersiniz 1 litre kadar idrar...

10 gündür böbreklerim ağrıyor. -bel tarafı ve yanlar- bugün pik yaptı. iki taraflı huzursuzluk veren bir ağrısı var. böbrek diye şikayet ediyorum ama başka bir şeydir belki. bel fıtığı değil ama. o da var ve onun ağrısını iyi biliyorum.

10 gün önce bacaklarım resmen kesildi, bayılma raddesine gelince acile gittim. kreatin normal çıktı idrar testinde. dün de mesai çıkışı sadece dahiliye doktorunu yakalayabildim, o da "ben bakamam ama böbrek ultrasonu vereyim, üroloğa götür." dedi. ultrason salı günü çekilecek. o güne randevu verdiler.

sebebini düşünüyorum günlerdir bulamadım.

tabi dürümleri yerken tuzlu olduğunu fark edip "bir şey olmaz yaa." demiş değildim. o tuzun zararlı olduğunu düşünmedim bile.

o yediğim dürümlerin çok tuzlu olması sebep olarak aklıma geldi. bu çok tuzluluk meselesinden olabilir mi? yani ben 3 ay boyunca yaklaşık 2,5 günde bir çok tuzluyu bir öğünde yeyince bir sorun mu başladı acaba?

dün de böbrekle alakalı bir soru sormuştum. o bendim.

teşekkür ederim.
0
ya ben lan neyse
(12.01.18)
Tuz bobregi gercekten tuketebilecegi gibi kalici hipertansiyona da sebep olabilir o da baska seylere.
0
fatih in fedaisi
(12.01.18)
@raydingoz: birader gerçekten insanın sağlığı hiçbir şeye değişilmiyor. şurada belki şifa bulamayacağım ama bunu sorgularsam "duyuruda neden medikal başlığı var"a kadar gidecek. ağrısı olan bir adama şu yaptığın boktan espri değdi mi? belki adam yanıt verildiğini görünce sevinecek? o hayal kırıklığına değiyor mu? şöyle her şeyle taşak geçmeyin yahu. komik olsa teşekkür edeceğim de gayet itici ve gereksiz. yeminle harcadığın elektriğe yazık.
0
🌸ya ben lan neyse
(12.01.18)
(3)

Böbrek yetersizliğini öğrenmek için hangi testlere bakılıyor?

ya ben lan neyse
ismini verebilir misiniz testlerin? atıyorum: "bilirubin" gibi.
ismini verebilir misiniz testlerin? atıyorum: "bilirubin" gibi.
0
ya ben lan neyse
(11.01.18)
hocam bu kreatinin düzeyi mi oluyor? yani kreatin i bilmek yeterli mi? emin olmak için soruyorum.
0
🌸ya ben lan neyse
(11.01.18)
Valla nefrolog değilim ama biz klinik pratikte "üre" ve "kreatinin" bakıyoruz, normalse devam, anormallik varsa nefrolojiye konsülte ediyoruz. Biz cerrah adamız gerçi ama bildiğim kadarıyla tüm cerrahi branşlar hemen hemen aynı şeyi yapıyor.
0
gonion
(11.01.18)
kreatinin bun gfe genel olarak fikir verir
0
shotgunwoman
(12.01.18)
(7)

Gece kalorifer söndürülüyor apartmanda

ya ben lan neyse
gayet aile apartmanı. öğrenci olsa diyecem ki "öğrenciye eziyet ediyorlar ipneler."eskişehir merkezdeyim. soğuk da oluyor geceleri. saat 00.00 - 06.00 arası tamamen kapalı kaloriferler. merkezi ısıtmalı-doğalgaz.sizde de böyle mi?
gayet aile apartmanı. öğrenci olsa diyecem ki "öğrenciye eziyet ediyorlar ipneler."

eskişehir merkezdeyim. soğuk da oluyor geceleri. saat 00.00 - 06.00 arası tamamen kapalı kaloriferler. merkezi ısıtmalı-doğalgaz.

sizde de böyle mi?
0
ya ben lan neyse
(10.01.18)
aşırı soğuk olmadığı sürece tüm apartmanlarda böyledir
0
orpheus
(10.01.18)
şahsen ben eve 6 gibi geliyorum. 1-2 saat yakıyorum sonra kapatıyorum kombiyi. tüm gece yetiyor. (istanbul) kara kış olduğu zamanlarda da aynı. en fazla tüm akşam yanar gece kapatırım sabah açarım. evde misafir varsa gece açık bırakıyorum sadece.
0
washe
(10.01.18)
bizde cayır cayır yanıyor.yakmayın bu kadar diyoruz dinlemiyolar. sonrada 1000 tl ek yakıt bedeli istiyolar
0
killerbee
(10.01.18)
Her yerde aynı şekilde değil tabi ki. Arkadaşın evi de merkezi doğal gaz ve gece bile sıcaktan delirip donla geziyoruz evde, adamlar 7-24 çalıştırıyor aparmanın ısıtmasını. Muhtemelen apartman yönetiminin aldığı veya apartman toplantısında alınan kararlardan birisidir. Yöneticinizle konuşun derim.
0
rakunzelll
(10.01.18)
24 saat aynıdır ama asla hamam gibi olmaz içerisi. İdeal sıcaklıkta tutulur. Zaten elektrikle çalışıyor gazla değil. Faturaya da yansımıyor. Düz sabit kira her ay.
0
bos gezenin bos ustasi
(10.01.18)
valla bence haline şükret. bizim apartmanda da bi biz fakiriz market poşetinde çöp atan göremezsin ama ona rağmen kalorifer akşam 10-11 gibi sönüyor sabah da en erken 7.30 gibi yanıyor! 7.30 lan, bir sürü insan 6-7 arası kalkıp hazırlanıp işine gücüne gidiyor kimse şikayet etmiyor mu anlamıyorum. 1 dairenin verdiği aidat ile 3 ev ısınır bir kış boyu. yani bence çok da garip değil o yüzden.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.01.18)
kaldığım askeri lojmanlarda, askeriyede kışla içinde, italya'da erasmus'ta kaldığım apartmanda hep böyleydi.
0
rain when i die
(10.01.18)
(1)

Büyük asfalt yollardaki pekmez gezdirilmiş gibi çizgiler

ya ben lan neyse
özellikle büyük şehirler arası yollaarda olan...böyle ekler üzerindeki ince uzun soslar gibi:https://farm2.staticflickr.com/1479/24628651224_df451ae250.jpgişlevi nedir?
özellikle büyük şehirler arası yollaarda olan...

böyle ekler üzerindeki ince uzun soslar gibi:

farm2.staticflickr.com

işlevi nedir?
0
ya ben lan neyse
(08.01.18)
Zift. Birleşim yerlerini kapatıyor.
0
insan kus misali
(08.01.18)
(1)

EKG ve EKO normalken göğüs ağrısı

ya ben lan neyse
saat 12'den beri özellikle gerinirken ve eğilirken göğsün tam ortasında baskı gibi kendini belli eden yangılı bir ağrı var. sabit otururken yok. sırtımda kollarımda ya da omzumda da yok. nefes darlığı, baş dönmesi yok. ama göğsümün tam ortasında ağrı var.5 gün önce kardiyoloğa gitmiştim -yıllık mi
saat 12'den beri özellikle gerinirken ve eğilirken göğsün tam ortasında baskı gibi kendini belli eden yangılı bir ağrı var. sabit otururken yok. sırtımda kollarımda ya da omzumda da yok. nefes darlığı, baş dönmesi yok. ama göğsümün tam ortasında ağrı var.

5 gün önce kardiyoloğa gitmiştim -yıllık minimal mitral yetmezlik kontrolü- ekg ve eko normal demişti.

önemli bir şey olsaydı 12'den beri çıkar mıydı? devam ederse yarın polikiniğe gideyim diyorum. acile gitmeli miyim? dün gece yorgansız yatıp dışarı da montsuz çıkmıştım onla mı alakalıdır acaba?

teşekkür ederim.
0
ya ben lan neyse
(08.01.18)
aynen dediğiniz gibi soğuktan olabilir, 10 gün önce berbat bir ağrıyla göğüs kaslarım katır kutur ses çıkartıyordu. nacizane tavsiyem çörek otu yağıyla masaj yaptım bana çok iyi geldi :)
0
ruh i tibbiye
(08.01.18)
(5)

"Hayatı .... titizliğinde yaşamak". boşluğu dolduralım

ya ben lan neyse
örneğin: geçmişim tertemizdir, trafik cezam bile yoktur, hayatı ........ titizliğinde yaşarım.
örneğin: geçmişim tertemizdir, trafik cezam bile yoktur, hayatı ........ titizliğinde yaşarım.
0
ya ben lan neyse
(08.01.18)
Peygamber
0
simderun
(08.01.18)
Hayatı OKB titizliğinde yaşarım.
0
dissendium
(08.01.18)
Hayatı Nazife anne titizliğinde yaşarım
0
brad pitt
(08.01.18)
avukat titizliğinde yaşıyormuş.
karınca, arı da olabilir yerine göre.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(08.01.18)
kuyumcu tabii ki.
0
del piero10
(08.01.18)
(2)

Cipralex tablet ile damla aynı mı?

ya ben lan neyse
tabletten damlaya geçilse sorun olur mu?
tabletten damlaya geçilse sorun olur mu?
0
ya ben lan neyse
(07.01.18)
Olmaz ayni dozla alakali.
0
her gece aç
(07.01.18)
olmaz aynen dozla alakalı.
0
ruh i tibbiye
(08.01.18)
(17)

Kadın erkek arkadaşlığında kadının aklından cinsellik geçiyor mu?

ya ben lan neyse
onlarca kez şahit oldum: duygusallık ve cinsellik barındırmayan kadın-erkek arkadaşlığında erkeğin aklından cinsellik geçiyor. ciddi ya da şaka...kadınların aklından da geçiyor mu acaba böyle ihtimaller yoksa çok mu masumlar?
onlarca kez şahit oldum: duygusallık ve cinsellik barındırmayan kadın-erkek arkadaşlığında erkeğin aklından cinsellik geçiyor. ciddi ya da şaka...

kadınların aklından da geçiyor mu acaba böyle ihtimaller yoksa çok mu masumlar?
0
ya ben lan neyse
(07.01.18)
önceki 2 duyuruna silinmeden bakmıştım. orada kullandığın ''çakmak,çakarsam ölür''lü üslubunuz gerçekten çok üzücü. bence üslubunuzu ve arkadaş ortamınızı aciliyetle değiştirin.
0
biravekahve
(07.01.18)
ama erkek ortamları böyledir? herkesin çevresinde böyle birileri olur ki?
0
🌸ya ben lan neyse
(07.01.18)
Genellemek cok yanlis. Ayrica neden olmasin? Yalnizca toplum baskisi kadinlarin ozgurce dusunduklerini soylemelerini engelliyor.
0
Traveller
(07.01.18)
Gecen de vardir gecmeyen de. Asla gecmez ya da mutlaka gecer denilemez.
0
stavro
(07.01.18)
neden olmasin kadınlar segs yapmıyor mu?
0
eriksatie
(07.01.18)
geçenini gördüm. geçmemesi garip olur zaten, arkadaşlık ilişkisi olunca vücut fonksiyonları değişmiyor o kişiye karşı.
0
ghilleinthemist
(07.01.18)
12 yıllık çok yakın arkadaşım (ve 7 yılı ofiste oda arkadaşlığı, uzun görevler arası kanepede “Kay kıçını, uyuyacağım” hezeyanları, birlikte konferansa gitme ve tatile çıkma da içerir) bahsediyorsak, abimle ne kadar seks düşünüyorsam, arkadaşımla da o kadar düşünüyorum. Özetle, düşünmüyorum ve rüyamda görsem kalkar banyo yaparım. Benim için anne baba ne kadar dişi ve erkek ise, onun da cinsiyeti o kadar. Eşi de yakın arkadaşım (ailecek yakınız), ben de onun en yakın arkadaşı ile bazı evliliklerden daha uzun bir ilişki yaşadım.

Cinsellik düşündüğüm ilk an arkadaştan sonrası ve sevgiliden bir adım öncesi kısmı.

Cinsellik düşünmem için erkeğe ihtiyacım yok ya da sadece karşımdaki erkek olduğu için cinsellik aklıma gelmez. Cinselliği kişi odaklı yaşayabilmem ya da bir kişiyi isteyebilmem için arkadaştan ya fazlası ya da iyice azı gerekli. Friendzone ile brotherzone tamamen aynı şey.

Yine de genelleyemeyiz. Herkes farklı farklı.
0
aychovsky
(07.01.18)
Değişir ama geçmemesi gerekir. Öyle bi genelleme yapamayız. Öyle bi genelleme yapacaksak bence erkeklerin aklından geçiyor static.freetakilir.com
0
freetakilir
(07.01.18)
geçen olur, geçmeyen olur. nasıl genelleyeceksin? er kişiler, her dişi kişiyle sevişmeyi mi düşlüyor sence?

benim çevremdeki kadınlardan aklından cinsellik geçiren de oldu, hiiiç hatrına gelmeyen de oldu. kişiden kişiye değişir.

ve @aychovsky yine dünyanın en aklı selim yorumunu yapmış, +1 diyorum.
0
fever
(07.01.18)
Kadınların cinselliğe ihtiyaçları yoktur, cinsel istek olarak pasif varlıklardır. Erkeklerin libidosunun en az olduğu, aktivite sonrası durumları kadınların daimi durumudur. Kadınların dörtte üçü cinselliği olmasa da olur olarak görür. Geri kalan dörtte biri ise ihtiyaçtan ziyade zevk ve karşı cinse duyulan duygusal hisler nedeniyle o karşı cinsi etkisi altına almak için bir araç olarak görür cinselliği.

Kısaca özetleyeceksek, erkekler için cinsellik su gibi ekmek gibi kaçınılmaz bir şeyken, kadınlar için cinsellik pasta gibi, çikolata gibi sadece güzel bir zevkten ibarettir fakat olmasa da olur onlar için. Bunların da nedeni kısaca, erkeklerin biyolojik potansiyeli gereği yılda 200-250 civarı çocuğu zevkle meydana getirme potansiyelleri varken, kadınların mevcut potansiyelinde sadece yılda 1 çocuk meydana getirmek mümkündür o da sancılı bir süreçtir üstelik.

İşte bu yüzden daima erkek arayan, kadın aranandır ilişkilerde ve kadınların cinsellikte pasif olması ve seçici olması çocuk doğurmadaki mevcut potansiyelinin çok az ve zorlu olmasından kaynaklanır.

Sonuç olarak bu sebeplerden dolayı kadınların çoğunun aklına bahsettiğiniz durumlardan dolayı cinsellik geçmez, erkeklerin ise hemen hemen tamamının aklından belli zamanlarda ya da uykuda dahi olsa o cinsellik mutlaka geçer, çünkü vücuttaki potansiyel enerji zihni kaçınılmaz olarak o şeyleri düşünmeye iter. ÖYLEYSE denilebilir ki üreme içgüdüsü olmasaydı cinsellik olmazdı, her ne kadar modern zamanlarda bu yan etki olan cinsel zevk asıl amaç haline gelmiş olsa bile.
0
siyah giyen adam
(07.01.18)
@siyah giyen adamlar

Bunları cidden yazmış olamazsın değil mi?
Bu kadar zırvayı bir arada uzun zamandır görmemiştim.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(07.01.18)
@meyveli tartolet
@kusursuz dostlar

Aslında genel olarak ben hiçbir fikir belirtmedim kendime özel. Bunlar bana değil Schopenhauer'a ait düşünceler, bu konuyla alakalı olarak burada paylaşmak istedim. Schopenhauer'a göre yine bu sebeplerden dolayı erkeğin gözünün dışarıda olması gayet doğaldır fakat kadın erkeğe sadık olmak zorundadır potansiyel dolayısıyla, bu yüzden diyor Schopenhauer, kadının aldatması erkeğin aldatmasından çok daha kötü ve affedilemezdir çünkü kadın aldatırsa duygusal olarak aldatır, bu en kötüsüdür.

Bu düşüncelere katılan katılır katılmayan katılmaz ama farklı düşüncelere de hoşgörülü olmak lazım, hemen lince kalkışıp bu ne saçmalık demek bence saygısızlıktır. Schopenhauer'ın aldatma mevzusuna kesinlikle katılmıyorum, fazlasıyla erkek bencilliğine dayanan bir düşünce, aldatmanın cinsiyeti olmaz her türlü ahlaksızlıktır. Fakat üstteki mesajda bahsettiğim düşüncelerine büyük ölçüde katılıyorum, ki günümüzde dikkat edecek olursanız kesinlikle bu teori gerçeğe en yakındır kadın erkek ilişkilerinde. Ama dediğim gibi sadece bir fikir, belki benim de zamanla fikrim değişir ya da siz bu düşünceyi haklı görürsünüz, önemli olan fikir özgürlüğü.
0
siyah giyen adam
(07.01.18)
Schopenhauer kimse saglam gerizekaliymis
0
Traveller
(07.01.18)
şopenhaver sevdği kizdan yüz bulamayinca bütün kadınlardan nefret eden bir ergen gibi konusuyor, kadınlara yönelik aşagilayici ve ötekileştirici ifadeleri olan tek filozof da degil üstelik. plato'dan niçe'ye kadar bir çok düşünürün benzer ifadelerine rastlamak mümkün. siyah giyen adam'in yaptigi "argument from authority fallacy-bir bilen safsatası" yalansavar.org bir felsefecinin bir söylediginin dogru olmasi, tüm söylediklerinin dogru olacagi anlamına gelmez.

türkiye'deki kadınların önemli bir kismi, kücüklükten itibaren seksin utanilacak, bedenlerinin saklanilacak, cinsel ihtiyaclarının gizlenecek birsey oldugunu ögrendikleri icin, böyle ögretildigi icin, akillarina gelmeyebilir, arzularini bastirabilir. ama bu hic böyle hissetmedikleri, düsünmedikleri, yaşamadiklari anlamina gelmez.
0
eriksatie
(07.01.18)
En çok erkeklerin en az da kadınların aklından geçiyor bence. www.dailymail.co.uk
0
geçerkenugradım
(17.01.18)
geçmiyor
0
pinkpeony
(17.01.18)
Bazen.
0
i m cool with that
(17.01.18)
(7)

Yemeğe çıplak elle dokunan satıcılar

ya ben lan neyse
kır pideci, çiğköfteci, dönerci, hepsi bir aşamada çıplak elle yemeğe temas ediyor iğrenç buluyor musunuz? ben bir daha gitmiyorum ki yüzde 90 dışarda yiyorum maalesef.bu arada bahsettiğim direkt hazırlayan değil, garson, tezgahtar vs. çiğköftecide tezgahtar 50 cm önümde dişinden pislik çıkarıp dürü
kır pideci, çiğköfteci, dönerci, hepsi bir aşamada çıplak elle yemeğe temas ediyor iğrenç buluyor musunuz? ben bir daha gitmiyorum ki yüzde 90 dışarda yiyorum maalesef.

bu arada bahsettiğim direkt hazırlayan değil, garson, tezgahtar vs. çiğköftecide tezgahtar 50 cm önümde dişinden pislik çıkarıp dürüm sarmaya başladı. daha neler neler...
0
ya ben lan neyse
(07.01.18)
Eldiven takıp çıplak elle dokunduğu her yere eldivenle de dokunduktan sonra eldivenin de bir faydası yok.
0
acetaminophen
(07.01.18)
bir karikatür vardı umut sarıkayanın pilavcıyla ilgili kesin buna tükürüyorsun terini atıyorsundur ama tadı çok güzel falan bulan olursa tam bu soruya denk bir cevap olur.

edit: hahah buldum galeri14.uludagsozluk.com
0
biravekahve
(07.01.18)
eskişehir'de kalburüstü bir dönerciye gidiyorum epeydir. bir tane garson tezgaha usta tarafından konuulmuş tavuk döneri göbeğiyle kağıdın içine ittirdi, sonra gidip tişörtünü sildi. aynı yerde garsonlar temizlik bezleriyle temizlik yapıp gelip çıplak elle ekmekleri müşteriye servis ediyor. erzurum'da garson çamur içindeki yere düşen ekmeği alıp yerine geri koydu, biri tepsideki pidelere salyası aktığı halde devam etti yine eskişehir'de aynı yerde adam aldığı ekmek aralarının içine elini sokuyordu... yahu para vererek yemek yiyorsun neden yemek isteyesin ki bu pislikleri?
0
🌸ya ben lan neyse
(07.01.18)
Oluyu fazla yikarsan ya osurur ya sicar derler cok kasmamak lazim.
0
allah yazdiysa bozsun
(07.01.18)
Ben düşünmemeye çalışıyorum açıkçası çünkü bu işin sonu yok yani. Ya dışarıda hiç yemeyeceksin ya da gözünü bazı şeylere kapatacaksın. Ha bi iğrençliğini gördüğüm yere de tekrar gitmem tabii ki ancak göz görmeyince gönül katlanıyor diyelim :)

Bir de bir miktar pisliğin bağışıklı sistemini güçlendirmeye yaradığını biliyoruz. Özellikle de çocuklarda. O yüzden faydaları da var yani assdfsdf.
0
inawen
(07.01.18)
Dışarıda yediğiniz yemeklerin hepsi maalesef öyle. 3 saniye kurali denen şey her yerde var. Hatta bu 20 saniye kuralına kadar uzuyor. Bununla alakalı şaka da waiting filminde vardı.

Arkadaşım su doğuş grubunun fırençayzing her yerde olan adını unuttum su an, lokantasında çalışıyordu bi ara. Burası kalburüstü bir yer, burası bile leş gibi Sakın dışarıdan yemek yemeyin diyordu.

He yiyor muyum at gibi yiyorum. Ama pis olduğunu bile bile yiyorum.

Ayrıca karikatür +1
0
jackyr
(07.01.18)
Dışarıda temizdir kesin dediğim sokak satıcısı ve büfe kesinlikle yok. Cafelerde çok aç değilsem yemek yemem genelde. Restoranda el mahkum. Seçip gitmişim zaten. Olduğu kadar.

Bunun bir de eldivenli versiyonu var. O da çok iyi. Hani gıda hijyeni değil, Kendi hijyenini düşünüyor ya da kafa pek çalışmıyor olanlar hani işte. Elde eldiven var ama parayı da o elle uzatıyor, kendini de o eldivenli el ile kaşıyor, gıdayı da o el ile hazırlıyor. Sıkıntını anlıyorum. Göz görmeyince gönül katlanıyor.
0
nawar
(07.01.18)
(5)

Serenmetreye bakıyor yine de göremiyor, ne demek?

ya ben lan neyse
magazin sorusu sormaya utanmakla beraber merakımı yenemeyip soruyorum. o kadar mı zeki bu kadın da yaptığı imayı anlamadık? ne demek ki bu?
magazin sorusu sormaya utanmakla beraber merakımı yenemeyip soruyorum. o kadar mı zeki bu kadın da yaptığı imayı anlamadık? ne demek ki bu?
0
ya ben lan neyse
(05.01.18)
Hande Yener Telifmetre'ye bakarak (o da neyse) geçen sene radyolarda en çok kendi şarkılarının çaldığını söylüyor. Seren Serengil de programında bunu yalanliyor. Hande Yener de bahsettiğin paylaşımı yapıyor.

Çok işsizim bu ara. :)
0
femme vitale
(05.01.18)
serenmetre ne demek ki? metres gibi bir şey mi? hani aynada kendine bakıyor ya?
0
🌸ya ben lan neyse
(05.01.18)
Aslında Seren ve metre ayrı. “Seren metreye bakıyor, yine göremiyor” demek istemiş. Serenmetee değil pekmo. Ben de mesaimden on dakikamı buna verdim, pişmanım.
0
aychovsky
(05.01.18)
seren metre ne demek yine anlamadım. aynaya bakıyor falan.... :s memeyle ne ilgisi var?
0
🌸ya ben lan neyse
(05.01.18)
Iste, asiri kotu bir espri bile degil. Aynaya bakiyor ya, aynayi Telifmetre yerine koymus. "Seren Telifmetre'ye bakiyor ama beni goremiyor" diye dalga geciyor iste. Maksat o pozu gostermek.
0
aychovsky
(05.01.18)
(2)

2 Günlük mayonez bozulur mu?

ya ben lan neyse
2 gün dışarda kalmış?
2 gün dışarda kalmış?
0
ya ben lan neyse
(04.01.18)
bisey olmaz
0
eksimtrak
(04.01.18)
saçma sapan cafelerde hep dışarılarda ketçap mayonez kimse dolaba koymuyor
0
bohr atom modeli
(04.01.18)
(3)

Ani halsizlik-bayılma hissi

ya ben lan neyse
selamlar,bu akşam "ani böbrek ağrısı" diye bir başlık açmıştım.acile gittim. idrar-hemogram-biyokimya normal çıktı. glukoz yemekten 6 saat sonra 109 çıktı. acile girdiğimde 15-8 di tansiyonum ve ilk kez bu kadar yüksek gördüm.böbreklerim hala ağrıyor ama idrar tahlilin normal dedi doktor. bu arada a
selamlar,

bu akşam "ani böbrek ağrısı" diye bir başlık açmıştım.

acile gittim. idrar-hemogram-biyokimya normal çıktı. glukoz yemekten 6 saat sonra 109 çıktı. acile girdiğimde 15-8 di tansiyonum ve ilk kez bu kadar yüksek gördüm.

böbreklerim hala ağrıyor ama idrar tahlilin normal dedi doktor. bu arada acil feci kalabalıktı. çok ilgilenemedi doktor.

akşamdan beri 1-2 saatte bir 10 dakikalığına aşırı halsizlik geliyor bana. ayaklarım resmen tutmuyor. karnımda bir sıcaklık hissediyorum ve uyku basıyor. doktora resmen bir şey söyleyemedim bildiğin sesim çıkmadı öyle bir halsizlik.

böbreklerim hala ağrıyor ve o halsizlik-bayılma hissi hala geliyor.

son 2 haftadır fissürden dolayı tuvalette kan kaybım oluyor 2 günde 1 olmak üzere. onla alakası olabilir mi?

son 3 aydır elimde olmayan sebeplerle çok kötü besleniyorum. poğaça-simit hep tabiri caizse. arada bir tavuk döner... çorba-yumurta-peynir bunlar 0 son 3 aydır.

ne olabilir? nasıl bir şeydir bu? hangi bölüme gideyim?
0
ya ben lan neyse
(03.01.18)
fissürden kaynaklı kan kaybını hafife almayın, öncelikle onun için genel cerrahiye gidin. geçmiş olsun.
0
haykorsamdunyaya
(03.01.18)
Fissür kaynaklı kan kaybı çok etkiliyor olabilir. Ayrıca yemekten 6 saat sonra kan şekerinin 109 çıkması bana endişe verdi, uykulu halinin bir sebebi de bu olabilir.

Öncelikle bol bol su iç, yemek yerken acısız baharatsız, ağır yağlı olmayan şeyler ye, gazsız içecek iç (lütfen sudan başka bişey içme şimdilik), kafeini günde 1 Türk kahvesi formuna indirge. Üzüntü şimdilik yasak çünkü fissür çok etkilenir. Kabızlığa veya ishale sebep olmayacak şekilde beslen ve psikolojini düzgün tut. Bu arada da mutlaka doktora git. Bu halsizlik böbrek ağrısı uyku hali hiç doğru değil, acildeki tatlillere pek güvenemedim ben.
0
yaren
(03.01.18)
o şekilde beslenen bir insanın ayakta durabilmesi bile iyi bence, düzgün yemekler ye adam gibi beslen. düzelir zaten geri kalanı.
0
hosein
(03.01.18)
(3)

Aniden başlayan böbrek ağrısı neden olur ki?

ya ben lan neyse
daha önce hiç şikayetim yoktu. sağ taraf çoğunluklu olmak üzere baya ağrı var. baş dönmesi ve gözlerimde basınç hissi de var. gitmeli miyim acile?
daha önce hiç şikayetim yoktu. sağ taraf çoğunluklu olmak üzere baya ağrı var. baş dönmesi ve gözlerimde basınç hissi de var. gitmeli miyim acile?
0
ya ben lan neyse
(02.01.18)
tansiyonunu kontrol eder misin? şu sıralar sıkıntı, stres mi var hayatında.
0
imelih
(02.01.18)
Gitmelisin muhtemelen kum veya taş var, inşallah sadece üşütmedir, hemen acile. Koş.
0
yaren
(02.01.18)
idrar yolları enfeksiyonu olabilir, özellikle kadınsan.
0
doxanikee
(02.01.18)
(4)

Eski daire satın alınır mı?

ya ben lan neyse
aslında 2 sorum var dostlar:1. 20 yıllık daire ama yeri güzel. alınır mı?2. apartman 2 katlı ama o sokakta 4 kata kadar müsade var. bu 2 katlı apartmanın dairelerinin fiyatını etkiliyor mu?
aslında 2 sorum var dostlar:

1. 20 yıllık daire ama yeri güzel. alınır mı?

2. apartman 2 katlı ama o sokakta 4 kata kadar müsade var. bu 2 katlı apartmanın dairelerinin fiyatını etkiliyor mu?
0
ya ben lan neyse
(01.01.18)
depremden önce ise iyice araştırılmalı. biraz tadilatla evin içi yeni gibi yapılabiliyor. güzel bi muhitse bina yaşı çok önemli değil.

evet arsadaki daire sayısı arsa üzerindeki hak oranını etkiliyor. ordan farkedebilir fiyatı
0
efruz
(01.01.18)
Alinir.
0
insan kus misali
(01.01.18)
alınır. 20 yıl bir bina için fazla değil.
0
babilbaligi
(02.01.18)
1. 20 yıl normalde önemli değil, ama bu zamandan geriye hesapladığınızda 99 depreminden önceye, yani deniz kumundan/hurda demirden/kapının önünde kürekle harç yapılan zamanlara denk geldiği için riskli. İçinde yaşayacaksanız depreme dayanıklılık testi yaptırırım ben olsam.

2. 2 katlı 2 daire mi? yoksa daire sayısı daha fazla mı? Alacağınız tapudaki hisse oranı daire sayısına orantılı mı?

Şöyle açayım, müteahhit zamanında binayı yaparken 10 daire yaparım diye planlayıp 6 dairede kalmış olabilir. Kalan 4 dairelik hisse müteahhitte ya da arsanın ilk sahibinde ya da çok daha alakasız birinde olabilir şu an.

Yani mesela arsa 300 metredir, 6 daire vardır şu an siz 6/1 (50 m2) hisseye mi sahip olacaksınız?

Hisse oranı daire sayısına orantılı ise, ve de şu anki imar hali hazırda var olan daire sayısından daha fazla daire üretmeye imkan veriyorsa evet değerlidir.
0
John Bloor
(02.01.18)
(4)

Gıdalarda sadece "SKT" yazmanın kanunen yeterli olması

ya ben lan neyse
kanunen gıdalarda skt nin yazması yeterli. üretim tarihini yazmasan da oluyor.bu mevzuat yazılırken nasıl bir yarar düşünüldü acaba? firmalar mürekkepten tasarruf etsin diye mi? ben gıdanın tazeliğini nasıl anlayacağım?eskiden her ambalajda üretim tarihi de olurdu hatırlarsanız.
kanunen gıdalarda skt nin yazması yeterli. üretim tarihini yazmasan da oluyor.

bu mevzuat yazılırken nasıl bir yarar düşünüldü acaba? firmalar mürekkepten tasarruf etsin diye mi? ben gıdanın tazeliğini nasıl anlayacağım?

eskiden her ambalajda üretim tarihi de olurdu hatırlarsanız.
0
ya ben lan neyse
(01.01.18)
zaten tazeliğini sen anlama diye yapmışlar :D
0
regardless of what they say
(01.01.18)
Yumurtalarda yazıyor.
0
insan kus misali
(01.01.18)
Eskiden son tüketim tarihi yazardı dusunsenize 1 gün geçerse kesin zehirliyor anlamı taşıyor ama ne oldu Tavsiye edilen tüketim tarihi yani bak 1 hafta geçmiş yersen bişey olmaz ama tavsiye etmiyoruz ne olur ne olmaz tati degismemisse Göm
0
protrek
(01.01.18)
Fakat ambalajlarda üretim tarihinin SKT dan ne kadar önce olduğu yazar. Ya da SKT nin üretimden ne kadar sonra olduğu yazar.

Ne mantıkla yapıldı bilmiyorum ama SKT ya bakarak üretim tarihini öğrenebilirsiniz.
0
John Bloor
(02.01.18)
(6)

Alışamadım kendi memleketime -eskişehir-

ya ben lan neyse
eskişehir memleketim...yaşım 30. 16 yaşında bir çıktım ki çıkış o çıkış. anadolunun 2 farklı ilinde geçirdim yıllarımı.o yıllar boyunca hep eskişehir'in özlemi vardı içimde. bir an önce dönüp ömrümün geri kalanını eskişehir'de geçirmek istiyordum.son 5 yıldır da erzurum'un bir köyünde çalıştım.erzur
eskişehir memleketim...

yaşım 30. 16 yaşında bir çıktım ki çıkış o çıkış. anadolunun 2 farklı ilinde geçirdim yıllarımı.

o yıllar boyunca hep eskişehir'in özlemi vardı içimde. bir an önce dönüp ömrümün geri kalanını eskişehir'de geçirmek istiyordum.

son 5 yıldır da erzurum'un bir köyünde çalıştım.

erzurum işte. insanların çarşının ortasında yere tükürmekte beis görmediği, grup kavgalarının sıradan olduğu, otobüste ısrarla arka sıraya ilerlemeyen insanlar ve her an her yerden gelebilecek şiddet. -esnafı, şoförü, yoldan geçen adamı vs. bir şey bulup dövebilir...-

en sonunda eskişehir'e geldim ama hiç güzel olmadı benim için.

ben erzurum'da sürekli müşterisi olduğum taksi durağının vermeyi unutsam bile ben hatırlayana kadar benden para istememesini özledim. yol sorduğum insanların işi gücü bırakıp bana yolu canhıraş tarif etmesini hatta direkt adrese kadar bana eşlik etmesini özledim. bir gün "abi kusura bakma o elindeki nedir?" diye adamın elindeki ışkını sorduğumda bana elindeki ışkından ikram etmeden rahat edememesini özledim. kısacası oradaki samimiyeti çok özledim lan.

erzurum erzurum işte. oradayken her gün küfür ettiğim bir şehirdi ama kıymetini eskişehir'e gelince anladım. erzurum gerçekten birçok insan için yaşanması mümkün olmayan bir şehir ama bu eskişehir'de her şey bana batıyor. buranın insanı bana son derece bencil, çıkarcı ve tabiri caizse biraz sosyetik geliyor. ben 16 yaşında ayrılırken bunalımlara girdiğim memleketime çok yabancılaşmışım.

acaba yine gitsem oraya çalışmaya eskisi gibi olur mu? yoksa eskişehir'e alışmaya mı çalışayım? eskişehir'e şu anda çok ama çok yabancıyım ve bu beni mutsuz ediyor.
0
ya ben lan neyse
(30.12.17)
Erzurum un maalesef öyle bir havasi var sanırım. Ne seninle ne sensiz diyoruz bu duruma. Ben de sevmiyorum ama üç gun ayrılınca özlüyorum. Bence dönmeyin erzurum a. Eskişehir bırakılır mı
0
graupel
(30.12.17)
Neden övmekten çekiniyorsun ki? Ben Erzurum'un bir kısmını gördüm. Gayet güzel bir şehir. Erzurum, Kars, Erzincan gibi şehirlerin sakin ve stresten uzak şehirler olduğunu düşünüyorum. Canın istiyorsa git.
0
dissendium
(30.12.17)
bende senin gibiyim. doğudayım ama kendi memleketime geldiğimde bende senin gibi hissediyorum.
0
komando kani var bende
(30.12.17)
"Şerefil mekan bil mekin" derler. Yani "mekanın şerefi içindekilerdendir".

Eskişehir senin memleketin. Erzurum'daki samimiyeti kendi memleketine bulaştırmak, insanların samimi ve olumlu yönlerini yakalayarak o yönleri vurgulamak, hem kendin olumlu olmaya çalışıp hem onlara bunu aşılamak bence senin Eskişehir halkına verebileceğin en büyük destek. Çünkü bu olumluluk ve samimiyet insanların hayatları ı ferahlatacak, psikolojilerini düzeltmeye yardımcı olacak, kolaylaştırıp güzelleştirecek.

Erzurum'a dönüp orada devam etmek de sadece seni kalkındırabilir ama o da garanti değil.

İstersen Eskişehir'e seni ziyarete geleyim, benim de nüfusa kayıtlı olduğum yer ve hiç görmedim, görmüş olurum. Üzülme, 14 yıldır çok fazla değişiklik yaşadın, şu an böyle hissetmen çok normal. İnsanoğlunun çiğ süt emdiğini her zaman hatırında tutmak işine çok yarayacaktır.
0
yaren
(30.12.17)
2010 yılında ilk kez Eskişehir e geldiğim zaman esnaftan hiç haz etmemiştim. Yerli halkı da hiç iyi değildir çıkarcıdır, öğrenciler güzeldi yardımcı olmaya çalışıyorlardı gerçekten. 2015 yılında ayrılırken çok da üzülmedim, yavaş yavaş küçük İstanbul oluyor orası. İnsanlar birbirini nasıl düdüklerim gözüyle bakıyor. Bir çevren yoksa çok boş, arkadaşların varsa inanılmaz bir şehir. Ama aradığım samimiyet yok.. Öğrencileri çıkar geriye bir grup çöp insan kalır.
0
gozu acik sevisen yahudi
(30.12.17)
“Her nerede değilsem orada mutlu olacakmışım gibi gelir.” Charles Baudelaire
0
pavlis
(30.12.17)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.