Giriş
(5)

Bu kedinin ayagina ne olmus?

zannedersem tek eksiginiz bendim
Dun boyleydi normal basiyordu;http://i.hizliresim.com/OE6pRz.jpgBugun boyle, basamiyor.http://i.hizliresim.com/vZ2vQr.jpg
Dun boyleydi normal basiyordu;
i.hizliresim.com

Bugun boyle, basamiyor.
i.hizliresim.com
0
zannedersem tek eksiginiz bendim
(14.10.16)
bir şey batmış olabilir mi patisine, parmaklarının arasına baktınız mı?
0
evde liyakat kalmamis
(14.10.16)
Bakayim ona. biraz da titriyordu sanki.
0
🌸zannedersem tek eksiginiz bendim
(14.10.16)
Titriyorsa hekime götürün, belki bilmediğimiz bişey vardır...
0
yaren
(14.10.16)
kırılmış olabilir.
0
1917
(14.10.16)
kırılmış olabilir yanlışlıkla biri üstüne basmış olabilir. bi bakın bir şey batmış mı diye hafif bi yoklayın neresi acıyor. tepkisine göre veterinere gösterirsiniz. ama çok büyük ihtimalle hafif incinmedir
0
argent dawn
(14.10.16)
(24)

Kız isteme olayına arkadaş götürmek

eeb
bi bana mı abes geliyor yoksa gayet de normal bir durum mu?arkadaşım yarın kız istemeye gidecek. her iki tarafın da aileleri bulunacak. ben erkek tarafı ile gelip fotoğraf vs çekeceğim.yani bu devirde herkesin telefonu makinesi vs varken benim kalkıp yancı bir şekilde iki taraftan da kan bağı olmaya
bi bana mı abes geliyor yoksa gayet de normal bir durum mu?

arkadaşım yarın kız istemeye gidecek. her iki tarafın da aileleri bulunacak. ben erkek tarafı ile gelip fotoğraf vs çekeceğim.

yani bu devirde herkesin telefonu makinesi vs varken benim kalkıp yancı bir şekilde iki taraftan da kan bağı olmayan biri olarak bulunmam saçma değil mi?

arkadaşı da kıramıyorum. biraz abi ciddi misin falan dedim de gayet ciddi yani.
0
eeb
(14.10.16)
kız isteme olayının kendisi saçma da, bir aile büyüğü yoksa kendine sizi yakın görmüş, o yüzden çağırmış olabilir.
0
dedimmidemedimmi
(14.10.16)
Fotoğraf bahane. Seni görünce stresi azalır.
0
dissendium
(14.10.16)
banada saçma geldi.
0
sizofren06
(14.10.16)
sadece aileler arasında olan törenler için bana tuhaf geliyor
ama gördüğüm pek çok kişi, tam da bunu yapıyor. hatta sadece fotograf çekmeye gidiyor insanlar-arkadaş oluyor bu kişi. zira foto çok önemli hale geldi, olmazsa eksik kalmış oluyor, olsun isteniyor sanırım
yani garipsemeyin fotograf çekebiliyorsanız hele bir de profesyonel makine filan varsa arkadaşlarınız evlenirken sizi pek arar sorar olacak o da kesin :)
0
niye ama
(14.10.16)
çok normal ki arkadaşların da gelmesi.

kız isteme 3-5 kişilik bir etkinlik olmuyor genelde. insanlar en yakın arkadaş ve arkadaşlarını çağırıyorlar.
0
tchuck
(14.10.16)
bence buna sevinmelisin. demek ki seni gerçekten kendine yakın görüyor. böyle bir anında seni de yanında istemiş. ne güzel.
0
sansli pipi
(14.10.16)
Ayrıca bazı akrabalar bok gibi fotoğraf çekiyor. Ben de fotoğraf işini az çok teknolojiden anlayan birine paslardım.
0
dissendium
(14.10.16)
ahaha aynen yancı gibi olacaksın ama arkadaşın istemiş sonuçta pek absürt bi yanı da yok hani. seni görmek rahatlatacak belli ki arkadaşını manevi destek hesabı :)
0
delineron
(14.10.16)
Normal gayet bizde gittik istemeye. Stres azalır iz görülür foto çekersin hem.
0
hernezıkkımsa
(14.10.16)
saçma. kızı verdikleri an mı fotograf çekilmeye başlanacak. kızı vermemeleri de söz konusu.
0
1adam
(14.10.16)
Valla herhangi bir arkadaşım da çağırsa heyecan ve gurur duyardım. Fena geyiklik malzeme çıkar ordan. :D
0
pomknos
(14.10.16)
istemelere arkadaşla gidiliyor veya kız arkadaşlarını çağırıyor böyle şeyler oluyor sık sık. sadece kızın bundan haberi olduğundan emin olun, bu kim yav veya niye geldi niye kalmasın.

hiç bir aile büyüğü takılmaz zaten hele kız tarafından hoşlarına gider aksine. herkes aşırı heyecanlı olacak ve sana sonra anlatacak baya şamatalı hikayeler kalacak.
0
misericord
(14.10.16)
yok değil,görev icabı ordasın, çocuğun mürvetini görmek istediğinden değil, kırma çek fotoğraflarını ne olur ki. hem niye kasıldın abi boşver ya. sana gel bizim kızın doğumuna gir videoya çek dememişler ki, demek ki hatıra kalsın istiyolar, güzel fotoğraflar olsun istiyolar, seni de sevmişler davet etmişler, hem tecrübedir bu, 3 5 vakit sonra başına gelince hea lan böyle oluyoduydu dersin.
0
killerbee
(14.10.16)
kzı istemeye arkadaşla gitmek abestle iştigaldir net nokta.
kızın babası olsam çok pis laf sokardım.
0
jamswety
(14.10.16)
Kız isteme artık nişan gibi bir şey oluyor, o yüzden kalabalık gidiliyor. Kızı da tanıyorsan kesin git zaten. Tanımıyorsan da arkadaşının hatrına git ne olacak, zaten kızın da arkadaşları olacaktır büyük ihtimal.
0
peggy
(14.10.16)
bence ufak bir noktayı atlıyorsun. sadece kız isteme değil yüzük de takılacak bence. böyle bir durumda hem fotoğraf çekimi normal hem de ailenin dışından birinin gelmesi de. mesala böyle zamanlarda gelinin en yakın arkadaşları da gelir.
0
hononu
(14.10.16)
normal bir durum kimse yadırgamıyor. benim gördüklerim böyleydi.
0
sanguine mcqaer
(14.10.16)
gayet normal ki ben de arkadaşımın gitmiştim. ayrıcs senin için dr güzel bir olay demek cidden arkadaşın değer veriyor sana
0
oscar
(14.10.16)
Benim en yakın arkadaşım, kızkardeşim dediğim insan beni istemeye de söz nişan nikah ve düğüne de çağırmadı. Bi de böylesi var yani. Bence çok saçma değil, sadece fotolarda herkes bulunsun kimse eksik kalmasın istiyolardır. Gidersen de mesfeli ol yani.
0
yaren
(14.10.16)
Bana saçma geldi.
0
karacigerim vur kadehlere
(14.10.16)
Sacma.
0
stavro
(14.10.16)
Normal, iki kız arkadaşımın istenmesinde bulundum, biri en yakın arkadaşım sabahtan akşama yanındaydım. Öbürü yine çok yakın arkadaşlarımdan birisiydi, kahve, pasta, börek servisi için gitmiştim ki oğlan evi maşallah 30 kişi gelmişlerdi ancak yetiştik.
0
elikası
(14.10.16)
bi yakınımıza kız istemeye 5 araba ile geldiler. 30 kişi eve zor sığdı. var sen düşün.
0
sttc
(14.10.16)
Arkadaş istemişse gidilir ne var, kan bağından öte bağlar var. Kimseye hastane raporu gösterilmeyecek sonuçta.
0
neynep
(14.10.16)
(37)

duyurunun kadınlarına

yuvarlanantencereninkapagi
' evleneyim, çocuğum olsun' kafasında bir insan değilim hatta bunlara çok uzağım ama bazen felaket sekilde ' hemen simdi çocuk doğurmaliyim' gibi bir his geliyor. içgüdülerime karşı koyamıyorum sanırım.size de oluyor mu?edit: 23
' evleneyim, çocuğum olsun' kafasında bir insan değilim hatta bunlara çok uzağım ama bazen felaket sekilde ' hemen simdi çocuk doğurmaliyim' gibi bir his geliyor. içgüdülerime karşı koyamıyorum sanırım.

size de oluyor mu?

edit: 23
0
yuvarlanantencereninkapagi
(14.10.16)
hayir
0
yuzır
(14.10.16)
oluyor arada dalgalanp duruluyorum.
ama sen, yanlış bilmiyorsam daha lisans okuyorsun
o yaşlarda olmuyordu 28 gibi bir kriz atlattım -sağlık durumum da baya bir sıkıntılıydı bence psikolojik olarak bundan etkilenmiştim- sonra geçti
arada geliyor ama anlık, geçiyor
benden daha büyüklerin dediğine göre 40 gibi en sancılı şekilde tekrar böyle bir kriz yaşanıyormuş, ondan biraz korkuyorum açıkçası.
evlenecem, çocuk yapacam diyen bir insan hiç olmamıştım o yaşa, o krize kadar. şimdi 33 yaşındayım yine demiyorum -çünkü şu ara o kriz uğramıyor :P
0
niye ama
(14.10.16)
hayır ama hissettiklerin normal. ne yazık ki hormonlar böyle cılgınlıklar yapıyor/yaptırıyor.
0
kassiopeia
(14.10.16)
Hormonlar ah bu hormonlar. Kesinlikle cok normal
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(14.10.16)
6 yıldır evliyim bir kere bile öyle hissetmedim bana niye gelmiyor bu duygular sinir oluyorum.
0
yue
(14.10.16)
sade kadınlara maal etmeyelim, erkeklere de oluyor 28 den 30 a kadar azar azar yokladı, 30 - 32 ye kadar biraz daha yokladı, 2 hafta önce acayip bastırdı neredeyse başedilmeyecek kadar. yaş 32 erkek

tabi doğurma olarak değilde, cinsel dürtülerin tavan yapamsıyla karışık çoluk çocuk olayları.

hormon hormon üstüne piniyor ondan oluyor tüm bunlar.

enteresandır hayatımda anlayamadığım belkide en basit şey şu evlilik çoluk çocuğa karışma kavramıydı, diyordum lan bu insanlar manyakmı olm? gzemek tozmak, kendine zaman ayırmak, kendi istediğin şeylere odaklanmak varken, evlenmek mevlenmek neymiş lan diyordum.

anladım ki hormonlardan. demek insanlar bu yüzden deli gibi evlencem ben, evlencem, lan evlenmem lazım diyormuş.
0
killerbee
(14.10.16)
24 yaşındayım ve bazı bazı bebek gördüğümde bende bundan bir tane yapmak istiyorum diye kendimden geçiyorum. bende de olsa öpsem, koklasam, bağrıma bassam. sonra hayallerimi hatırlayıp, bebeğe zaman var yola devam diyorum.
0
you are my lethe
(14.10.16)
23'üm ben de ve 1-2 yıldır böyle hissediyorum, bebek görünce özellikle. İçgüdüler, biyolojik saat vs derken böyle hissetmek normal ama biraz erken başladı sanki.
0
pike
(14.10.16)
Hayır, hiç öyle duygularım yok. Hep böyle değildim ama. İş hayatına başladıktan sonra bir çocuğun sorumluluğunu almak aşırı zor ve imkansız geliyor. Ayrıca bir avm'de falan yaramazlık yapan, şımaran, istediğini aldırmak için zırlayan veletleri görmem de bu duygularımı pekiştiriyor tabi.
0
kingdom of rust
(14.10.16)
O kafayı küçümseyenleri anlamıyorum. Anneleri de o kafada olduğu için kendileri varlar. Bunun küçümsenecek veya tahkir edilecek bir yanı yok. Aksine İNSAN yetiştirmektir o, yetiştiremeyenlerin eserleri her yerde.

Cevap: 34 yaşındayım, kadınım, 30'dan itibaren sık sık oluyor. Bu cinsiyetimizin kendi doğası, erkeklerdeki üre(t)me içgüdüsünün kadınlardaki şekli. Çok normal.
0
yaren
(14.10.16)
bebekleri görünce sevesim falan geliyor ama doğurmalıyım olmuyorum. ufukta evlilik de var ama yok yani 30a yaklaşınca olur herhalde :)
25 K
0
sanguine mcqaer
(14.10.16)
Eski sevgilimle çocuk yapsak nasıl bir şey olurdu çok merak ediyorum. Keşke bi çocuğumuz olabilseydi.
0
istenmeyen evlat
(14.10.16)
Fazlasıyla anaç yapılı bir insanım, yirmilerin başından beri oluyor. Bi doğuramadın gitti :)
0
devilred
(14.10.16)
"My biological clock is ticking and i want babies now!"

Benim olmadi ama hayatimin her yerinde oldugu gibi cocuk icin de plan yapmistim. O plan da isleyince istedigim zamanda cocugum oldu. Tabii inanilmaz sansliydim bu konuda o da ayri mesele. Birkac faktor ust uste iyi gitti. Biri olmasa olmayacakti. Plan program o durtuyu kontrol altina aldi sanirim
0
la noix
(14.10.16)
Hic olmadi, hatta arkadaslarla konusurken "cocugum olursa adini x koyarim" muhabbeti gecti, bu arkadaslar biri kiz digeri erkek. Sonra bana sordular "iii ben hic dusunmedim bile" diyince uzayli gormus gibi bakmislardi.

Olmuyor.
0
kuehles blondes
(14.10.16)
4-5 sene öncesine kadar bir bebem olsun ilerde diye hayallerim vardı, şu an yok. Yapmam diyemem ama hevesli değilim şimdilik. Aşırı büyük bir sorumluluk ve ben rahatıma aşırı düşkünüm.
0
piremses
(14.10.16)
2 yıl öncesine kadar oluyordu özellikle arkadaşım yeni doğum yaptığında bebeği kucağıma alıp anneme "anne ben de istiyorum bundan" demiştim, herkes şaşkın bakmıştı :)

Sonra baktım ki öyle kolay iş değil çocuk büyütmek çok büyük sorumluluk ve belli bir düzeye gelmeden (hem maddi hem manevi) yapılmamalı. Çocuğun her istediğini almaktan bahsetmiyorum ama ihtiyacı olan şeyleri alırken zorluk yaşamaman gerekiyor. Çocuğun da olsa kimseyi zor durumda bırakmaya hakkın yok.

Şu an istemiyorum. İleride ne olur bilemem tabii ama düşünmüyorum.
0
mutekebbir
(14.10.16)
eski sevgilimle birlikteyken ara ara düşündüğüm oluyordu, lan çok yakışıklı adam, bundan çocuk yapsam nasıl bi şey çıkar acaba diye agdhff. o gidince düşüncelerim de gitti. şu an çocuk düşünmekten daha önemli problemlerim var, para kazanmak, stabil psikoloji, gelecek kaygısı gibi. ha bir de rahatıma çok düşkünüm doğru. zevklerimden pek kısabileceğimi (para harcamak değil illa) zannetmiyorum. 5 dakikada bir kontrol edeceğim çocuk yapmak yerine yatakta boş boş yatmayı tercih ederim mesela. bu en küçüğüydü :)
0
nice tnetennba
(14.10.16)
Menstürasyon döngüsü. Canın bir alfa, bir beta çekecek; artık hangisi denk gelirse o anda.
0
arnold schwarzeneger
(14.10.16)
hiç olmuyor bana
eskiden beri de düşünmedim.
32 yaşına geliyorum.
demek ki herkese olmuyor.
0
interview with the vampire
(14.10.16)
31 yaşındayım.
ben de hiç evlilik isteyen, gelinliğinin hayalini kuran biri olmadım.
ama evet, çocuk istiyorum, yani o bahsettiğin his bana da vuruyor.
özellikle son 3-4 yıldır var.

bana kalsa, maddi gücüm el verirse 2-3 tane doğururum.
yaşın ilerliyor oluşu bu konuda biraz heyecanlandırıyor beni, 40 yaşında anne olmak istemem şahsen.
bu tabii işin içgüdüsel değil, mantık kısmı.

ama genel olarak "doğurmalıyım" hissi çok baskın.

edit: bebekleri severim, ama çocuk ben de sevmiyorum bu arada.
0
blatta hiberna
(14.10.16)
1 gün bile öyle bi his gelmedi. iyi ki.
0
mandalina kokusu
(14.10.16)
Tam o dönemlerde bi gelir. Sonra bir de belki 30'a yaklaşırken gelir. Hormonlardandır geçer :)
0
lcha
(14.10.16)
hayır olmuyor, hiç olmadı 32k
hadi diyelim kafama saksı düştü, gezegenler yörünge değiştirdi vs istedim, bu sefer de "bu kadar manyağın, psikopatın arasına çocuk mu salınır?" der yine yapmam.
0
treize
(14.10.16)
Hiç olmadı. Hatta yaş ilerledikçe çocukları daha da çekilmez bulmaya başladım. Eskiden bu kadar tahammülsüz değildim. Şimdi bildiğin tiksiniyorum. 28/K
0
köstebek kurabiye
(14.10.16)
bende 30 yaş civarında olmuştu...
0
SiyamkedisiZorro
(14.10.16)
23 yaşında hiç öyle bir isteğim olmadı, hormonlarım beni hiç o şekilde yoklamadı çok şükür :)
0
dessy
(14.10.16)
Oluyor.
26 yaşındayım, erkeğim.
0
paçalı don
(14.10.16)
ben çocuk sevmiyorum, bebek de. yani oturup çocukla bütün gün napıcam ya, kedi olsa neyse lazer tutarsın, top atarsın filan. bu anca ağlasın, götünü sil, gazını çıkar, agumugu yap. düşününce sıkılıyorum, o derece bir adanmışlığa hazır değilim, mümkün değil yani.

buna rağmen bana bile zaman zaman oluyor. acaba çocuğum olsa ne biçim mi güzel olur diyorken ay yine yumurtalıklarım dizginleri ele aldı diyip uyanıyorum mevzuya, çok takılmıyorum.
0
evde liyakat kalmamis
(14.10.16)
Yeni evlendim, öyle bir içgüdüm yok, hiç olmadı. Çocuk sevmiyorum.
Sadece isveç norveç'te falan sapsarı saçlı, mavi gözlü, çığlık çığlığa ağlamak yerine bize gülücükler saçan bebekleri gördüğüm zaman şunlardan birini kaçırsak mı diye düşünmüştüm:)
29
0
peggy
(14.10.16)
evliyim.
hiç o hisse kapılmıyorum.
0
gulsum
(14.10.16)
23k hiç olmuyor.
0
Esinsin
(14.10.16)
geçen seneden beri ara ara geliyor. her şey yaz tatilinde çocuklu ailelere sempati duymamla başladı. yalnız kaldığım bi dönemdi, uzaktan izlerken ilk defa bi an için çocuk yapmak, büyütmek fikri mantıksız gelmedi. yalnız kalmak derken okul bitti, arkadaş çevresi sıfırlandı. fakat o zamana kadar hiç mi hiç düşünmemiştim, garipsedim. o zamandan beri ara ara acilen evlenip bir sürü çocuk doğurmalıyım şeklinde düşünüyorum. hayatın boyunca hissetmeyince, daha önemlisi kendine o şekilde bir hayat planı çizmeyince insan bocalıyor. sonra kendimi mantıklı düşünmeye zorluyorum, geçiyor. sonra tekrar geliyor. bir daha gelmemek üzere o duyguyu nasıl göndereceğim bilmiyorum. 24k.
0
alice bonnie stanley
(14.10.16)
33'üm, hiç olmadı. "Acaba bir gün olur mu" diye merak ediyorum. Çocuk sevemiyorum, uğraştım ama içimden gelmiyor.
0
aychovsky
(14.10.16)
27 yaşındayım bana hiç olmadı. bir gün çocuğum olsun istiyorum gerçi galiba anne olsam iyi anne olur benden ama kafamdaki hayat planıyla çocuk yapabileceğim yaş sınırları kesişmiyor gibi. kısfmet.
0
passive aggressive
(14.10.16)
ben de evleneyim, çocuk yapayım kafasında değilim hatta evlilik beni çok korkutuyor. fakat o hissi yaşıyorum bir süredir. Özellikle bu yıl başladı. hormonal olsa gerek... direkt o an çocuk doğurasım, doğum yapasım geliyor. sanki doğursam rahatlayacakmışım gibi. değişik bir his.

23k.
0
chihirovekohaku
(14.10.16)
32 yaşında kadınım, hiç olmadı henüz.
32 yaşındaki en yakın arkadaşıma son iki yıldır oluyor, 2 yıl içinde bir yeğen bekliyorum kendisinden.
0
kobuzchu kiz
(14.10.16)
(3)

hayatta yapmak/yaşamak istediğiniz en uçuk şey?

tosiba
nedir?ben başlıyorum.çok fakir ve denize kıyısı olan bir afrika ülkesine gidip orada hala yer altı zenginliklerini işgal eden ingiliz şirketlerinin sömürülerine, vurdumduymaz yöneticilere ve halkı sömüren zenginlere karşı bir isyan hareketi başlatmak ve sonunda ülkenin başına geçip reformlar yapmak.
nedir?

ben başlıyorum.

çok fakir ve denize kıyısı olan bir afrika ülkesine gidip orada hala yer altı zenginliklerini işgal eden ingiliz şirketlerinin sömürülerine, vurdumduymaz yöneticilere ve halkı sömüren zenginlere karşı bir isyan hareketi başlatmak ve sonunda ülkenin başına geçip reformlar yapmak.

edit: bu yer sierra leone olabilir. elmasların üstünde fakirlik çekiyor adamlar. yazıktır, günahtır. asla yolsuzluk yapmayacağıma da yemin ederim.
0
tosiba
(11.10.16)
gerekli matematiksel hesaplamalardan sonra, mümkün olan en yüksek noktadan yere serbest düşüş yapmak. yere çakılmasını ya da hayatta kalmayı falan düşünmüyorum bak, sadece baya baya bi' kaç dakika öyle süzülmek istiyorum.
0
bilinmez bir yazar
(11.10.16)
1. O kadar çok ama o kadar çok param olsun ki, bütün ülkenin çarpık yapılaşma-kentleşme sorununu tamamen çözeyim ve yeni yapılan her yerin hayvanların yaşama haklarına çok saygılı olunacak şekilde yapılaşmasını sağlayayım. İnsanlar müstakil evlerde ve bahçelerde otursunlar ve otoparkları olsun, hayvan sevmeyen adamlar hapse atılsın, herkes en çok sevdiği hayvanlardan sorumlu olsun falan.

2. O kadar çok ama o kadar çok param olsun ki, açlıkla savaşıp savaşı kahredici bir zaferle kazanayım. Aç insan kalmasın, eğitimsiz beyin kalmasın, kimse kimsenin sömürüsü olmasın.
0
yaren
(11.10.16)
İzmir Konak meydanında varyantın başında bir bina var. Şimdi müze olarak hizmet veriyor. Eskiden piçane denirdi, bakımsız terkedilmiş bir görüntüsü vardı. Bahribaba parkının içinde kalırdı, parkı makasladılar bina şimdi parkın önüne geldi.

O binayı kimsesiz yaşlıların, gençlerin ve çocukların bir arada olabilecekleri bir yer yapmayı çok isterdim. Merkezi konumda olması, taş bina olması, parkın içinde olması vs bence onu huzurevi+bakımevi yapmaya en elverişli binalardan biri yapıyor. Her yere ulaşım kolaylığı var. Tiyatro, sinema, kütüphane, opera, çarşı, deniz... yürüme mesafesinde, otobüs durakları önünde, metro keza aynı. vapur yürüme mesafesinde... Gün doğumu/batımı manzara süperdir izlemelere doyamazsın.
Daha iyi bir yer olamaz bence. Ama işte benim için uçuk bir arzu çünkü yapacak konumda değilim ne yazık ki.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(12.10.16)
(22)

sakallı erkek mi sakalsız erkek mi?beğendiğiniz erkek tipi?

Caaannn
sakallı erkek mi sakalsız erkek mi?beğendiğiniz erkek tipi?beğendiğiniz erkek tipi nedir ? bu soruyada açıklarsanız güzel olur.sorum kadınlara , erkek arkadaşlarımız da yanıtlasın tabi ki.cevaplayanlar yaş ve cinsiyet yazarsa sevinirim.
sakallı erkek mi sakalsız erkek mi?
beğendiğiniz erkek tipi?

beğendiğiniz erkek tipi nedir ? bu soruyada açıklarsanız güzel olur.

sorum kadınlara , erkek arkadaşlarımız da yanıtlasın tabi ki.
cevaplayanlar yaş ve cinsiyet yazarsa sevinirim.
0
Caaannn
(11.10.16)
sakaIIı
0
balpolen
(11.10.16)
kesinlikle sakallı.
en azından sinekkaydı olmasın, o bile yeterli olabilir.
kadın, 31.
0
blatta hiberna
(11.10.16)
geçen sene sakallıydım. bu sene kestirmek zorunda kaldım. kadınların ekseriyeti böyle (sakalsız) daha iyi olmuş derken erkekler sakallı daha iyiydi diyor. ulan diyorum acaba ibnelik mi yapıyorlar ama bilemedim agalar.
0
cekilmis gayfe
(11.10.16)
sakallı ama hipster sakalı değil.

24 gadın
0
nice tnetennba
(11.10.16)
Sakalsız. Kirli sakal bile sevmiyorum.
0
yaren
(11.10.16)
Sakallı ama dozunda.
0
aquarium
(11.10.16)
Sakallı hem de baya ayı gibi.
0
buff
(11.10.16)
sakalsız bıyıksız
0
sta
(11.10.16)
Kesinlikle sakalsız. Kaymak gibi sinek kaydı seviyorum.

Sakallı erkekler alınmasın ama sakal çok fena midemi bulandırıyor benim. Yani bunu laf olsun diye ya da sizi sinir etmek için falan söylemiyorum, sakalın o karışık görüntüsü beni fiziksel olarak çok rahatsız ediyor. Gerçekten midem bulanıyor baktıkça. Gözlerimi kaçırıyorum. Bende bu fobi gibi bir şey sanırım, sakallı erkeklerden bana bir kötülük gelecek gibi hissediyorum. Ayrıca kirli ve paspal bir görüntü katıyor sahibine.
0
köstebek kurabiye
(11.10.16)
Bıyık bile sevmem. Iyy... demek isterdim fakat seçme lüksüm olmadığından ne desem havada kalır.
0
mandalina kokusu
(11.10.16)
Sakal en azından çirkinlikleri kapaniyor.

K, 25
0
cabiday
(11.10.16)
erkeğim.

sakalsız. kesin, net.

türkler için ayrı bir kesinlikle sakalsız, sakalsız, sakalsız.

bıyık hele bırakmasın kimse mümkünse. babam dahil.

çok çok az insan var dağcı sakalının yakıştığı, o kişiler genelde sakalsızken de taş gibiler.

örnek
sakallı
images-na.ssl-images-amazon.com

sakalsız
images-na.ssl-images-amazon.com
0
kurnaz
(11.10.16)
sakallı ama dozunda. öyle sultan süleyman gibi gezenleri sevmiyorum.

24, kadın
0
jonestown
(11.10.16)
bir de çoğu türk kendini sakal bırakınca şöyle oldum sanıyor

i.usatoday.net

asıl dönüşülen genelde şu tipler
www.differenttypes.net

www.sartorialab.co.uk
0
kurnaz
(11.10.16)
Erkeğim. Sinekkaydı nın yakıştığı tek bir erkek yoktur. Ayrıca erkeği sinekkaydı isteyen kadın normal değildir, bi baktırsın kendisine:)
0
benaslindayohum
(11.10.16)
150 yıldır sakal bırakıyorum. Yani öyle kirli sakal da değil baya bildiğin öküz modunda sakal uzatıyorum. Ömrüm vefa ettiğince ve aynı işyerinde çalıştığım sürece sakal bırakmaya da devem ederim gibime geliyor. Bir erkeğe sakalın yakışmama ihtimali yok. Sakalın yakışmaması için ya Orrorin Tugenensis olması lazım ya da köse olup da 17 tane kıl köküyle sakal bırakmaya çalışıyor olması lazım. Başka bir ihtimal yok.
0
angelus
(11.10.16)
Sakalsiz. Erkek 28
0
stavro
(11.10.16)
Kesinlikle sakalli. 22 kadin
0
turuncu sufle
(11.10.16)
Sakallı <3 ama hafif kirli sakal olcak. 28 K
0
aslmtn
(11.10.16)
kesinlikle sakallı. kirli sakal.
25 K
0
sanguine mcqaer
(11.10.16)
erkekte sac harici kil tuy sevmiyorum. sakalsiz biyiksiz (mumkunse komple kilsiz, saci olsun ama :) )
0
in vino veritas
(12.10.16)
kirli sakal
0
lunedi
(15.10.16)
(9)

lanet boğaz acısı

yuvarlanantencereninkapagi
ne iyi gelir buna? uc gündür bekliyorum geçsin diye geçmiyor lanet şey. her yutkundugumda kafami koparmak istiyorum
ne iyi gelir buna? uc gündür bekliyorum geçsin diye geçmiyor lanet şey. her yutkundugumda kafami koparmak istiyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(10.10.16)
Sıcak içecekler, bol meyve ve çorba. Doktora git bu kadar acı çekiyorsan bir de.
0
fragile lady
(10.10.16)
ılık içecekler daha iyi olabilir,çok sıcak ve soğuktan kaçının. zencefil,limon ve bal iyi geliyor.
0
dahili meddah
(10.10.16)
prensip olarak minimum düzeyde doktora gidiyorum. henüz hiçbir şey denemedim. gecmezse giderim.

iksirleriniz var mı?
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(10.10.16)
boğaz ağrısına iyi gelir mi bilmem de ben hasta olacak gibi olduğumda ve boğazım ağrıdığında kefir içiyorum. bağışıklığı güçlendiriyormuş. mesela eylül ayında boğazım ağrıdı 1-2 gün, kefir içtim, hastalığa dönüşmedi. yine 3 gün önce boğazım ağrımaya başladı, 3 gündür kefir içiyorum, bugün hiçbi şey yok boğazımda. psikolojik mi bilemem ama iyiyim işte. annem ve babam ise hastalıktan kırılıyor ve iyileşmiyorlar örneğin ilaç içtikleri halde. ki bana onlardan geçti muhtemelen.

ilaç falan kullanmayı sevmiyorum ben de.
0
nathanieltroy
(10.10.16)
bir limonu ortadan ikiye kesin.
bir kaseye toz şeker koyun.
kestiğiniz limonu o şekere batırıp batırıp emin/yiyin.
korkunç yakıyor, ama boğazdaki batmayı bitiriyor.

ben küçükken doktorum anneme anlatmış bunu.
iki ayda bir boğazı iltihaplanan bir çocuk olduğum için hayat kurtarıcıydı.
hala boğazım ağrıdığında yaparım.
0
blatta hiberna
(10.10.16)
geçmiş olsun.
zencefili ben de duymuştum. markette satılan zencefil meyvesini biraz rendeleyip bir kaşık bal ile yut diye tavsiye etmişlerdi. bir kez denedim, iyiydi. yalnız zencefil çok acı. bir de bu karışımın pastili eczanelerde satılıyor, onları da deneyebilirsin.
0
puc
(10.10.16)
Doktora git, ben tonsillit olmuşum, aynı belirtiler. Doktor 10 iğne verdi aman diyim. Çok bol dinlenmek lazım.
0
yaren
(10.10.16)
Bir haftadır bende böyleyim. Ilac kullanmayi sevmem o yuzden Bekledim geçer diye doktora gitmeye direndim ama olmuyo sanki ilerledi birazdan gidip mecburen ilaç yazdırcam doktora.
Zencefilli bal karışımı iyi geliyor ama kronik bir şey ise geçirmez sadece hafifletir, bbence doktora gidin.
0
ezkaza
(10.10.16)
Bal + karabiber + limon da ise yariyor bogazi yumusatmalik.

Ya da bal + zencefil
0
kuehles blondes
(10.10.16)
(7)

Kedimin kusması

hede hodo
3.5 aylık bir tekir kızım var. Dün sevindireyim diye proplanın yaş mamasından aldım. Yarısı kadar verdim. Sonra dolaba koydum. Bugün de dolaptan çıkarıp diğer yarısını vereyim dedim. Dolaptan çıkardım biraz bekletip öyle verdim. Yarım saat sonra Filsn olduğu gibi kustu.Veteriner hekime yazdım. Durum
3.5 aylık bir tekir kızım var. Dün sevindireyim diye proplanın yaş mamasından aldım. Yarısı kadar verdim. Sonra dolaba koydum. Bugün de dolaptan çıkarıp diğer yarısını vereyim dedim. Dolaptan çıkardım biraz bekletip öyle verdim. Yarım saat sonra Filsn olduğu gibi kustu.
Veteriner hekime yazdım. Durumu anlattım. Bu gece için mama su vermeyin dedi. Sabah 6.30 gibi verebilirsin Dedi. Eğer 2. Kez kusarsa kliniğe getir bakalım diye de ekledi.
Ben ilk kez kedi sahibi oldum. Halsizliği açıkcası benim ve evdekilerin moralini bozdu. Böyle vaka atlatan var mı? Bu halsizliği ne kadar Zamanda atar merak ediyorum..
0
hede hodo
(09.10.16)
bir ay kadar önce benimki de kusmuştu. mama belki soğuk gelmiş olabilir çünkü henüz çok küçük. üşütmüştür soğuk olduğundan. veteriner hekiminizle irtibatta olun. düzelecektir merak etmeyin.
0
dedim ben sana
(09.10.16)
Kalan yaş mamayı dolaptan çıkarıp vereceğinizde, benmari yöntemiyle ışıtın. Ketılda su kaynatıp mama kabını sıcak suya bir kap içinde oturtun, bir süre beklesin. Eğer konserve kapta bir öğünlük mama kalmışsa onu olduğu gibi ocakta da ısıtabilirsiniz, beş on saniye. Bunu yapmadan vermeyin derim.
0
lazarus
(09.10.16)
Bundan sonra öyle olacak. Dikkat edeceğim. Bi iyileşsin de :)
0
🌸hede hodo
(09.10.16)
Son tüketim tarihi geçmiş olabilir ona da bi bakın.
0
yaren
(10.10.16)
hızlı yemişse ondan da kusmuş olabilir ya da yiyip hemen hareket eettiklerinde de bazen kusuyorlar. mamayı bütün bütün kusuyorsa ben pek endişe etmiyorum.
0
tiny penny
(10.10.16)
Benim kedim hızlı yediği her mamayı kusuyor. Yaş mamayı artık vermiyorum. O kadar heyecan yapıyor ki, yedikten sonra 5 dk. geçmeden mamayı halıda kusmuk olarak görüyorum.

Ezcümle; telaşlanmayın. Kusması devam etmiyorsa heyecan yapmıştır. Kaşık kaşık verirsiniz.
0
SiyamkedisiZorro
(10.10.16)
Sabah oldukça dinçti. demek ki soğuk soğuk vermeyeceğiz. Güzel ders oldu..
0
🌸hede hodo
(10.10.16)
(4)

Uyku apnesi

sakar in san
Uyku apnesi olanlar sık sık uyanıp lavaboya gider mi
Uyku apnesi olanlar sık sık uyanıp lavaboya gider mi
0
sakar in san
(09.10.16)
Lavabo derken? Çiş ihtiyacı mı yani, aç biraz.

Uyku apnesi sık sık uyandırır, uyutmaz, gün içinde sersem eder, unutkan eder, sinirli eder, uykulu eder.
0
yaren
(10.10.16)
Çiş için evet
0
🌸sakar in san
(10.10.16)
Uyku apnesi çişten kaynaklanmaz veya çiş getirmez. Sadece uyutmaz, sürekli nefessiz bırakıp uyandırır gıcık eder. Aslında hafife de almamak gerekir ölüm riski vardır. Tuvalete gitmesi eğer elinde olmayan bir şeyse belki vücudun kendini garantiye alma davranışıdır. Hani tam uykuya dalacakken kolun bacağın seğirip uyanırsın ya, onun ölmeyi engellemesi gibi.
0
yaren
(10.10.16)
sürekli uyandığı için belki ama temelde alakası yok.

uyku apnesi olduğunu düşünüyorsanız bir uyku kliniğine gidin mutlaka.
0
orpheus
(10.10.16)
(13)

Aracımın motorunda yavru kediler var?

ah beni beni
arkadaşlar aracımın motorunun alt kısmında yavru kediler olduğunu fark ettik. ne yaptıysam kaçıramadım onları, dahası ulaşılması zor bir yerdeler. İşin kötü tarafı bir tanesini güç bela dışarı çıkardıysak da sonra tekrar girmiş aynı yere. Kedilere bir zarar gelsin istemiyorum ama araç lazım ve elim
arkadaşlar aracımın motorunun alt kısmında yavru kediler olduğunu fark ettik. ne yaptıysam kaçıramadım onları, dahası ulaşılması zor bir yerdeler. İşin kötü tarafı bir tanesini güç bela dışarı çıkardıysak da sonra tekrar girmiş aynı yere. Kedilere bir zarar gelsin istemiyorum ama araç lazım ve elim kolum bağlı vaziyette.

Belediyeyi aradım iş günü arayın dediler, itfaiyeyi aradım motorun içinde olduğu için bakamayız dediler. Yavru kediler için bir şeyler yapalım bir fikir verin.
0
ah beni beni
(09.10.16)
Sanayiden usta çağırsanız olur mu acaba?
Onlar çıkarıyorlar bir şekilde, bazıları Pazar günü de çalışıyor. Ankara'daysanız mesela Ostim'de mutlaka usta vardır.
0
neferkitty
(09.10.16)
Sanayiden usta +1

Başka yolu ise ancak yaş mama açıp biraz koklatıp mamayı dışarıya çekmek, yavrular muhtemelen açlardır gelirler diye düşünüyorum.

Ya da bir veteriner hekim bilebilir belki?
0
yaren
(09.10.16)
Su dök? Sonra kurula ama hayvancağızları.
0
bass solo take one
(09.10.16)
Aracın altına girin, oradan ulaşmaya çalışın.
0
gezegen olan pluton
(09.10.16)
arkadaşlar usta için sanayiye gitmek, ustayı alıp gelmek gerek. başka araç da yok. pazar günü üstelik. çubukla rahatsız ettim biraz ama hiç oralı değiller, korkmuşlar biraz. yiyecek ya da korkutacak bir nesne mi gösersem? tazyikli su ile müdahale edip sonuç alan var hortum su vs bulmak için yine arabayla bir yerlere gitmem gerek. offf pazar günüm yalan oldu yav!!!
0
🌸ah beni beni
(09.10.16)
krikoyla aracı güvenli şekilde kaldırıp altına gireceksin. çıkarabilirsin...
0
gotic
(09.10.16)
hocam çekiciyle aracı sanayiye çekeceksin. emniyeti ara boşta çekici var ise yardımcı olabilirler belki.
0
oscar
(09.10.16)
su dökmeyin, benzer bir vakada işe yaramamıştı. kurulama şansınız da olmayacaktır muhtemelen çok insancıl değillerse. hava buz gibi.
0
not dark yet
(09.10.16)
Yav dostlar, ev gibi benimsediler dönüp dolaşıp arabaya giriyorlar. Baş edemedim ben. En son binecem artık
0
🌸ah beni beni
(09.10.16)
yapmayın ya... yaş mamayla çıkartıp çıktıkları anda uzaklaştırmayı deneyin. (tabii caddeye doğru değil)
çubukla olmaz tabii. biraz koku lazım. anne olsa keşke etrafta.
0
not dark yet
(09.10.16)
adamlar yazmış su demiş, denesene?
hortumu bulundukları yere sok ver suyu hemen çıkarlar.
0
azizakin
(09.10.16)
hortumla ıslatmak yerine parfüm gibi basınçlı, hem hafif ıslatacak ses çıkaracak bir şey de deneyebilirsiniz.
hortum çok küçüklerse fazla olur.
0
not dark yet
(09.10.16)
Arkadaşlar, hayvanlar incinmesin diye sabahtan beri uğraş veriyorum. Bir kaba süt koyup zor zar dışarı çektim, ufak bir ses duyunca geri kaçıyorlar. En kötüsü, yavrular çok küçük olduğu için hiçbir şeyden korkmuyor; korna çaldım, motor sesi çıkarttım, su sıçrattım kaçmıyorlar. Ne belediye ne itfaiye yardımcı olmadı. Çaresiz kaldım. İşim gücüm var araba lazım. Allah affetsin umarım bişey olmadan giderler.
0
🌸ah beni beni
(09.10.16)
(16)

Eşten ve Aileden Para Saklamak?

mutekebbir
Bir kadın kendisine ait olan büyük (çok büyük) parayı niçin ailesinden saklar?Hadi kocasını sevmiyor, güvenmiyor diyelim neden annesine babasına bile yalan söyler?Ya da tam tersi ailesinin bilmesini istemiyorsa eşinden neden saklar?Bu para gayet büyük sermayeli bir iş kurabileceği ve bulunduğu şehir
Bir kadın kendisine ait olan büyük (çok büyük) parayı niçin ailesinden saklar?
Hadi kocasını sevmiyor, güvenmiyor diyelim neden annesine babasına bile yalan söyler?
Ya da tam tersi ailesinin bilmesini istemiyorsa eşinden neden saklar?

Bu para gayet büyük sermayeli bir iş kurabileceği ve bulunduğu şehirde en az 5 tane ev alabileceği bir para.

Köşede böyle bir para varken kocasının maaşının 3/1'i neden kiraya gidiyor?

Ortak iş yapmayı teklif eden bu arkadaşa güvenemiyorum ben mesela. Çok bi para koymayacağım ben daha çok emek koyacağım ama olsun.
Güvensiz geliyor bana şu an.

Haksız mıyım?

Boşanma düşüncesi yok.
Kocasını sevdiğini söylüyor.
Ailesiyle arası çok iyi (öyle görünüyor en azından).

Ben buna ortak iş yapmayı sevmediğimi iş kurmak istiyorsa kendi şehrimde yapılacak çalışmalara elimden geldiğinde yardımcı olabileceğimi bir de illa benimle çalışmak istiyorsa buradaki büroda çalışıp maaşımı alacağımı söyledim, bozuldu biraz sanki ama tamam madem öyle diyorsun öyle olsun dedi.

Ailesine de sermayeyi sahip olduğu bir arsası var onu satıp o paradan oluşturduğunu söyleyecek ama paranın tamımını söylemeyecek elbette. Yani kaynak doğru ama bilgide çarpıtma var.


Tamam ben de ailemden para gizlerim ama sonuçta bunlar ufak şeyler, daha araba mı alayım motor mu alayım ne yapayım bunun kararını vermediğimden tutuyorum öyle kenarda. Bir şeye ihtiyaç olduğunda harcıyor sonra yerine koyuyorum.


Bu biraz fazla değil mi?
0
mutekebbir
(09.10.16)
söylemek zorunda mı? babana bile güvenmicen bu devirde diye laf var. çok parası olduğu duyulunca ne olacak? bütün millet kapısında dikilecek 3 kuruş için. ailesini tanımıyorsanız sizlik birşey yok, kendisi demekki birşeyler biliyorda saklıyor.
0
masa penisi
(09.10.16)
Fazlasi ne bildigin ruh hastasi oldugu icin.kimseye guvenmemek hayattki en kotu sey olsa gerek.su daha trajik adamla sevisiyor ama guvenmiyor:)

Bu atasozunu begenirim.yemeyenin malini yerler.
0
duptıs
(09.10.16)
Paranın miktarı insanı şüphelendiriyor. Muhtemelen kendine ait değil o para veya meşru bir şekilde edinmedi. Çünkü aileden veya eşten zengin değilse o kadar parayı emekliliğe kadar biriktirmek bile çok zor bu zamanda. Ki arkadaş genç anladığım kadarıyla.

Bence hiç bulaşma bile, reddedebilirsin. Çünkü sermayenin kime ait olduğu konusunda her an gayet rahat yalan söyleyebilir gibi görünüyor. Hiç yalanına rastladın mı bu kişinin? Bu önemli.

Harcama tarzı da önemli. İyice ölç biç düşün değerlendir. En doğru kararı verirsin.

Ama benim bu kadar para biriktirme imkanım olsa yine söylemezdim. Ne olursa olsun, hastalık hariç. Aileme vefasızlığımdan değil, bir gün başımda anam babam kalmayacak, kardeşe ve eşe çok güvenmek de pek doğru gelmiyor, mutlaka kimsenin bilmediği birikmişim olmalı. Bence.
0
yaren
(09.10.16)
böyle büyük para ile iş kurup beceremeyip batıracağını söylemelerini istemiyordur. 'o parayla öküz alırız' diyecekleri için olabilir.

bir diğer ihtimalde bu para kirli yollardan gelmiş olabilir. kocası, ailesi duyunca bu paranın hesabını soracak ve cevap veremeyecek diye korkuyor olabilir.

kurduğu iş içinde sermayenin senden geldiğini söyleyecektir ailesine falan.
0
filipis
(09.10.16)
@yaren + 1

Çevresine açıklamayamacağı şekilde illegal yollardan edinmiştir o kadar parayı. İş ortağı olarak güvenilir bir profil gibi durmuyor.
0
neferkitty
(09.10.16)
içime sinmeyen bir durum varsa ben o işe girmem onu baştan söyleyeyim.

kadın kocasına güvenmediği için saklıyordur. ailesine de söylemek istemiyordur ondan birşeyler beklerler diye bu kadar basit.
0
Caaannn
(09.10.16)
İlginçmiş gerçekten, ben de güvenmezdim böyle birine. Hayatını birleştirdiği insandan neden böyle bir şeyi saklasın ki?
0
fragile lady
(09.10.16)
gayet makul bir davranış. benim milyoner olduğunu ailem, çevrem bilse tebelleş olurdu.
0
vayezikhan
(09.10.16)
şirketi kurma amacı; parayı burdan kazandım ayağı da olabilir.
0
qobel
(09.10.16)
İnanma senin üstünden kara para aklayacak.
0
la rana
(09.10.16)
Bence her insan belli bir seviyede bunu yapmalı. Aile diyorsunuz da birçok kadın para konusunu sırf hava atmak için kullanır. Annesi arkadaşlarına bizim kızın da bir milyon TL parası var diyebilir. Sonra bu muhabbet birçok kişiye ulaşabilir. Tam tersine parasına bu kadar sahip çıkan biriyle iş yapılır. Çünkü o kişi parasını korumak için işini de korur. Aynı zamanda başkaları ister diye de çekiniyor olabilir. O kişinin çok parasının olduğu duyulunca yakın arkadaşları az da olsa borç istemeye başlayabilir. Bu şekilde para dağılmaya başlar. Kocasının tek başına kira ödemesi doğru değil tabii. En azından kadının belli bir yardımı olmalı.
0
dissendium
(09.10.16)
İki kişinin bildiği şey sır değildir diye bi söz var, belki güvenmediği tek bir kişi vardır ama herhangi birine söylese bi zaman sonra herkesin öğreneceğini düşündüğü için böyle yapmış olabilir. Ben bunu yalan olarak değerlendirmem, bir köşede parası olduğunu kendine saklamış bir kişiye (eşim bile olsa) yalancı demem için o parada gözüm olması gerekir. Bence bu soruları kendisine sormalısınız, kendi güvenliğiniz için paranın kaynağını bilmeye hakkınız var.
0
mikro patlama
(09.10.16)
ailem ne kadar param var bilmez, eşim yok şimdi çat diye evlensem mal varlığı dökümü yapıp evlenmeyecem. saklamak değil de nasıl cinsel hayatımızı anlatmıyorsak malımızı mülkümüzü de anlatmıyor olabiliriz, ketum olabilir insan. ama hani az-çok tahmin edilir kaç yıl çalıştığından, ne iş yapıp ne kazandığından, ne harcadığından vs... burada en kötü 1 milyon lirada filan bahsediyoruz ve piyangodan çıkmadıysa, aile nasıl aile ki böyle bir para var, kimsenin haberi yok? o para ayık değil sanırım.
0
niye ama
(09.10.16)
Kimseyi ilgilendiren bir durum olmadığı gibi kişinin güvenilmez olduğunu da göstermez.
0
harvey
(09.10.16)
kendini güvensiz hissediyordur.
ilişkilerinin ne kadar iyi olduğu ile alakası yok. bu donemde kadının adı yok, bireyselcilik ve biraz bencillik olabilir
0
eja
(09.10.16)
belki ailesinin haberi olursa talep çok artacak, ondan istemiyordur.
belki kocasının haberi olursa adam kendini salar, işi gücü bırakır, kadına yaslanır, onu da istemiyordur.

neticede, elbet bir bildiği vardır.
birlikte çalışıp çalışmamak tabii ki size kalmış.
ama çok da yargılamayın bence.
kimse kimsenin ailesinin içini bilemez.
0
blatta hiberna
(09.10.16)
(3)

insan egosu ile ilgili kitap tavsiyesi + ilave bir e-book /pdf sorusu

neferkitty
İyi pazarlar arkadaşlar,1- İnsan egosunun gelişimi, neden egosuna yenik düştüğü, ego terbiyesi gibi çeşitli konuları akıcı ve bilimsel bir dille işleyen kitap arıyorum. Bu konuda önerebileceğiniz bir kitap var mı?Ekleme: 2- Bir de şu kitabı bulmamız mümkün mü acaba? Nasıl bulabilirim?The Bonobo and
İyi pazarlar arkadaşlar,

1- İnsan egosunun gelişimi, neden egosuna yenik düştüğü, ego terbiyesi gibi çeşitli konuları akıcı ve bilimsel bir dille işleyen kitap arıyorum. Bu konuda önerebileceğiniz bir kitap var mı?

Ekleme:

2- Bir de şu kitabı bulmamız mümkün mü acaba? Nasıl bulabilirim?

The Bonobo and the Atheist: In Search of Humanism Among the Primates 1st Edition

www.amazon.com

Çok teşekkürler şimdiden!
0
neferkitty
(09.10.16)
1- Eckhart Tolle'un Varolmanın Gücü diye bir kitabını okuyorum bu ara, çeviri hiç başarılı değil ama metinler çarpıcı geldi. Şimdinin Gücü diye bir kitabı daha var. Bi de uygulama kitabı var galiba. Belki de çok faydası olacak, yani bilmiyorum tam karşılıyor mu ama ben çok etkilendim o kötü çeviriye rağmen.
0
yaren
(09.10.16)
1- Ego, 'bilimsel' bir dil kullanacaksak benlik demek. Kişi benliğine nasıl yenik düşebilir? Ego; id ve süper egonun çarpıştığı bir mekandan ötesi değil. Önerilecek kitaplar muhtemelen kişisel gelişim seviyesi olacaktır. Bu 3'lü ayrım Freud'un The Ego and the Id kitabından kaba hatlarıyla okunabilir.

2- libgen.io
0
protector
(09.10.16)
Bir de işine yarar mı bilmiyorum, çıkarım yapmayı sevdiğim için benim işime yarar diye yazmak istedim. David Burns - İyi Hissetmek çok başarılı bir ototerapi kitabı. Bilişsel davranışçı terapi üzerine yazılmış. Belki bir faydası olur.
0
yaren
(09.10.16)
(8)

ölmeyi isteyen birine

yün prenses
durup durup ağlıyorum. günlerdir, depresyon takılıyorum. ölmek istiyorum. ne önerirsiniz. film de olur?edit: pskoloğa da gittim. antidepresan da kullanıyorum. bir halta yaramıyor.
durup durup ağlıyorum. günlerdir, depresyon takılıyorum. ölmek istiyorum. ne önerirsiniz. film de olur?

edit: pskoloğa da gittim. antidepresan da kullanıyorum. bir halta yaramıyor.
0
yün prenses
(09.10.16)
le tout nouveau testament izleyebilirsin.

eksisozluk.com

yardıma muhtaç çocuklara ulaşıp yardım edebilirsin.
0
fragile lady
(09.10.16)
bence aklındaki şeyi çok büyütüyor olabilirsin. ölmek istemek öyle basit bir şey değil.

bir psikolog öneririm ben.
0
bohr atom modeli
(09.10.16)
spor yap ama kendine hedefler koy.
moralin bozukken koşmak çok iyi gelebilir mesela.
her gün bir önceki günden yüzde 10 fazla koşmayı dene.
koşmak da bir terapi yöntemidir.
0
rentts
(09.10.16)
spor söylenmiş . koşu gerçekten iyidir , seviye arttırarak koşarsan daha iyi olur.
kolpaçino, çakallarla dans tarzı anlamsız ama seni güldürecek filmler falan izlemeni tavsiye ederim.

bunları yapmadan önce ise seni bu duruma sokan şeyleri kafanda tamamen bitir.
0
Caaannn
(09.10.16)
1. Doktorunu değiştir, tedavi olmuyorsun çünkü.

2. Just like heaven izle, ben çok ağır depresyon geçirirken gaza gelmiştim.

3. David Burns'ün İyi Hissetmek isimli kitabını bi oku.

4. Temiz havaya ve güneşe çık. Bol su iç ve günde 2 kere ılık duş al. Et ve hayvansal gıda yeme bi zaman, sebze ve baklagil ye, meyveyi abartma.

5. Çimenlere çıplak ayakla bas. Yeşillik gör. Evden dışarı at kendini. Kuaföre git, makyaj yap, güzel kokular sür.

Kendinle ilgilen. Konuyu olduğu gibi kabul et ve kenara koy, ilgilenme onunla. Kendinle ilgilen.
0
yaren
(09.10.16)
günlerden bir gün çok üzgünüm yine. evde hem ağlıyorum hem iş yapıyorum. televizyon da açık kendi kendine çalışıyor.
yeni evli sayılırım, 2 küçük çocuğum var, haftanın 6 günü çalışıyorum. o zaman çamaşır makinem elektrikli süpürgem filan yok her iş büyük emekle yapılıyor. gündüz sular kesiliyor tee gece yarısı geliyor, gecenin yarısında çamaşır yıkamaya kalkıyorum sabaha kadar çamaşırları yıkayıp kömür sobasının etrafında kurutuyorum çünkü sabah işe giderken yıkadıklarımı çocukların yanına koyacağım. işten geldiğimde sular kesik olduğu için yemek yapmak zor oluyor çamaşırlar kururken yemeklerin bazılarını hazırlıyorum. biri bebe onun maması ayrı, diğeri her şeyi yiyecek yaşta değil, onun menüsü ayrı, bizimki ayrı. eşim yemek ayırmada uzman çavuş, artı olarak onun yiyeceği gibi şeyler yapmam lazım. sabahları iki çocuğu giydiriyorum, kendim giyiniyorum, kocamın kıyafetlerini hazır ediyorum, kahvaltı yapıyorum ve yaptırıyorum, biri kucağımda diğeri bir elimde diğer elimde koca bi torba kıyafet ve çarşaf vs. kızları kreşe bırakıp oradan işe geçiyorum.
işyerinde manyak bi adam var olmadık pislikler yapıyor. beni kendine rakip görüyor türlü yalanlar, dümenlerle baş etmeye çalışıyorum. işim parayla ilgili, şirketin kasası ödemeleri aldısı verdisi bende. çok dikkat gerektiren bir iş, hata yaparsam mazallah altından kalkamam hem madden hem manen.
annem kanser, 3 kardeşim var, en küçüğü 13 yaşlarında, annemin hastalığıyla ilgilenmek, ev işleri vs hepsi lisedeki kız kardeşimin üzerinde ona destek olmaya çalışıyorum. bir pazar kendi evime bakıyorum diğer pazar anneme gidiyorum.
kayınvalidem bi tuhaf. destek olmak bi yana köstek oluyor, iğnelemeler falan gırla.
düğün takılarıyla bir kooperatife üye olduk, güzel bir muhitte ev alacaktık. evin ödemelerini yapıyoruz bir yandan da ikramiyelşerimi bir kenara atıyorum ara ödemeler olacak çünkü. maaşım ev kirası+kreş masrafı ve ev taksidine gidiyor. kaynım bütün birikimizi borç istemiş, eşim de gelip bana sordu. ben de çok toyum o zaman, hayatı bilemiyorum pek. " vermek istemese hayır diyebilirdi demek vermek istiyor" diye düşünüp sen bilirsin dedim. o para geriye gelmedi, biz ödemelerde zorlanıyoruz. ( sonra o kooperatiften çıktık mecburen, eşim o parayla iş kurma girişiminde bulundu, tüm paramız yemden vergi iadesinin kaldırılması değişikliği nedeniyle bir gecede tavuklara yem oldu)

ben çok gencim, o kadar tecrübesizim ki... yaşadıklarımla baş etmeye, onları çözmeye yönelemedim. dertlenmeye, ağlamaya başladım.

İşte o gün ben ağlayıp dururken vakur sesli bir kadın "ağlama" dedi. "ne ağlayıp duruyorsun? " ses televizyondan geliyordu. sanki odada sadece o kadınla ikimiz varmışız da benim ağladığımı görüyor ve bana söylüyor gibi irkildim. Konuşan Deniz Adanalı'ydı. Sonra neler dedi hatırlamıyorum, o ses bana güzel bir soru sormuştı ben soruda kaldım. Hakkaten ne ağlayıp duruyordum ki..

O günden sonra ağlamayı kestim. Sonrasında mücadele etmeyi akıl ettim. Üzüntü modundan çıkamasaydım mücadele moduna giremiyecektim. Bunu 30 yıl sonra bu gün çok daha net görebiliyorum. Mücadele modu ilerleyen dönemlerde beni tahmin bile edemeyeceğim yerlere getirdi.

Öncelikle ölmek istiyorum lafını sil at kafandan. Bilinçaltı tuhaf bi mekanizma. Aleyhine de çalışabilir lehine de . Senin düşüncelerine bağlı onun neye göre çalışacağı. Sana bunun garantisini verebilirim. Kafadan kitaplardan falan sallamıyorum, yaşayarak öğrendiğim en değerli bilgilerden biri bu benim. Düşüncelerini hemen elden geçir, olumsuz hiç bir cümle kurma kendinle ilgili.
Sonrası düğün bayram demek isterdim ama öyle değil tabii, bol emek, ter, zorlanma...
Emek verdiğin yönde ilerleyeceksin,kazanacaksın. Kazanmanın tadını alınca da mücadelenin kıymetini öğreneceksin.

Film önerisi vermekten çekiniyorum böyle zamanlarda ben. Bana önerilen filmlerin bazıları daha kötü hissettirmişti çünkü. Behzat ç bana iyi gelmişti bir vakit yaşadığım bi zorlukta. İşte onun o bitmişliği filan yalnız olmadığımı hissettirdi galiba.
Son zamanlarda izlediğim filmlerden aklıma gelen Castaway on the Moon' a bir bak istersen. güzel bi film, denişik.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(09.10.16)
Psikoloğuna ilacın bi halta yaramadığını söyle. İlacı değiştirebilir.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(09.10.16)
gez. başka şehri, mümkünse başka ülkeyi. benim kafamda bu var.
0
icim urperiyor
(10.10.16)
(1)

Beyaz Adamın bu kadar çok kargosu varken biz Yeni Ginelilerin neden

kirimkongoanadoluatesi
Bu kadar az ?
Bu kadar az ?
0
kirimkongoanadoluatesi
(09.10.16)
Yaşam standartlarının kargo kullanmaya çok teşvik etmemesinden olabilir. Harcamaya bile pek teşvik etmiyor.
0
yaren
(09.10.16)
(2)

Hangi D vitamini takviyesini önerirsiniz?

iamelf
Kan tahlili yaptırmadım, D vitaminim düşük mü emin değilim ama %99 ihtimal düşüktür. Nitekim evden çalışıyorum, genelde günde belki 5 dakika balkona çıkıyorum hafta içi. Güneş ışığı almıyorum yani. Balık yiyen insan da değilim, kilo zayıf, 159cm boya 46 kilo. D vitamini düşük olmama ihtimali imkansı
Kan tahlili yaptırmadım, D vitaminim düşük mü emin değilim ama %99 ihtimal düşüktür. Nitekim evden çalışıyorum, genelde günde belki 5 dakika balkona çıkıyorum hafta içi. Güneş ışığı almıyorum yani. Balık yiyen insan da değilim, kilo zayıf, 159cm boya 46 kilo. D vitamini düşük olmama ihtimali imkansıza yakın gibi yani.

Kan tahlili yaptırmadığımdan yüksek doz bir vitamin almayı düşünmüyorum. 2-3 günde bir 1000 IU ya da daha düşük bir D3 vitamini takviyesi alayım diyorum. Hangisini önerirsiniz? Solgar'ın D3 vitamini var 1000 IU, ondan 2-3 günde bir alsam nasıl olur mesela? Ya da başka bir marka da önerebilirsiniz.
0
iamelf
(09.10.16)
Devit-3 ampul. 3 defa 15 günde bir alıp sonra ayda bire düşeceksin. Normale ancak o zaman döner. Fakat mutlaka tahlil yaptırman lazım bence. Hatta baktırmışken diğer kan değerlerine de baktırsan çok iyi olur. Demir folik asit b vitamini magnezyum vs.
0
yaren
(09.10.16)
New Life Nano Ditamin3 bunu tavsiye ederim.

ama gene de güneşe çıkman gerek yoksa aldığın d vitamini aktive olmaz. eğer d vitamini eksik ise kalsiyum seviyesinde de sorun olabilir.
0
orpheus
(10.10.16)
(3)

ombre üstüne cila koyu saç rengi akıtma

hmm
saçımda balyajlar vardı ama rengi baya açılmıştı . muhteşem zekamla cila atayım dedim 7 numara boya aldım cila hazırladım ama boyayı mertçe cömertçe koymuşum 10 dk bekletmeme rağmen hem balyaj rengi hemde kendi rengim koyulaştı bu rengi nasıl akıtabilirim ?
saçımda balyajlar vardı ama rengi baya açılmıştı . muhteşem zekamla cila atayım dedim 7 numara boya aldım cila hazırladım ama boyayı mertçe cömertçe koymuşum 10 dk bekletmeme rağmen hem balyaj rengi hemde kendi rengim koyulaştı bu rengi nasıl akıtabilirim ?
0
hmm
(09.10.16)
Youtube'a kola ile saç yıkama yaz bi.
0
yaren
(09.10.16)
@yaren : ona baktım ama çok açılmadı deneyen kızın ondan denemeyi düşünmedim.
0
🌸hmm
(09.10.16)
kendin tek seferde zor biraz. birkaç gün, günde 3.4 sefer yıka saçını. zaten evde yaptığın ve ayrıca açıcı falan kullanmadığın için tam girmemiştir saçına o boya akar gider.
0
jonestown
(09.10.16)
(5)

Reçelin bozulduğunu nasıl anlarız?

yaren
Selam, Anneme dün limon çiçeği reçeli geldi. Sanırım Çeşme'deki köy pazarından alınmış, üzerinde "limon çiçeği (ev yapımı)" yazıyor başka hiçbir şey yazmıyor. Eve geldiğinde kapak bombeliymiş, açtığı zaman basınçlı bir şekilde açılmış kapak. Reçel köpüklüydü. Tadı da çok acaipti, çirkin de diyemedim
Selam,

Anneme dün limon çiçeği reçeli geldi. Sanırım Çeşme'deki köy pazarından alınmış, üzerinde "limon çiçeği (ev yapımı)" yazıyor başka hiçbir şey yazmıyor.

Eve geldiğinde kapak bombeliymiş, açtığı zaman basınçlı bir şekilde açılmış kapak. Reçel köpüklüydü. Tadı da çok acaipti, çirkin de diyemedim, güzel de diyemedim, sevmedim...

Bozulmuş mudur bu? Getiren kişi çok hatırşı biri çünkü, soramadık da, ne diyosunuz?
0
yaren
(08.10.16)
reçel düzgün yapılsaydı bozulmazdı. şekeri azdır muhtemelen onun.

annem reçel yaptığında ve üzeri bir süre sonra paflandığında alır onu tencereye boşaltır biraz daha şeker ekler tekrar kaynatır.

sizin için ölüm kalım meselesi değilde kaldırın bi kenara, o hatırlı kişi geldiğinde gözünün göreceği bir yere koyarsınız, sonra da atın gitsin, yedik dersiniz.
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(08.10.16)
Reçel bozulunca üstü por bağlıyor.
0
mandalina kokusu
(08.10.16)
seker ekleyip ya da eklemeden damak tadiniza gore kaynatin, yeni bir kavanoz + kapakla - kapagin yeni olmasi onemli - sikica kapayin bir sey olmaz.
0
kassiopeia
(08.10.16)
Yok yalan söylemeyiz de, reçel çok da şekerli aslında? Acaba glikoz şurubuyla falan mı yapıldı ki?

Por nedir??
0
🌸yaren
(08.10.16)
biz paf deriz o por demiş, üzeri beyaz beyaz olur.

şekersiz kaynat, suyu azalacağı için yine de kıvamı düzelir.
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(08.10.16)
(12)

Şarkı söyleyen Şevval Sam

devilred
Yahu kim bu kadına sesin, şiven güzel demiş? Neden, nasıl, hangi kafayla demiş? Siz beğeniyor musunuz bu hanımın sesini, şarkı söyleyişini?Dipnot: Kim demişse deyin de güzel sürprizlerim var ona :@
Yahu kim bu kadına sesin, şiven güzel demiş? Neden, nasıl, hangi kafayla demiş? Siz beğeniyor musunuz bu hanımın sesini, şarkı söyleyişini?

Dipnot: Kim demişse deyin de güzel sürprizlerim var ona :@
0
devilred
(08.10.16)
Bozlak okuyamıyor bence. Türk halk müziği çoğunlukla onun harcı değil, tsm de öyle. Niye soyunuyor anlamadım.
0
yaren
(08.10.16)
Güzel bence
0
giggs
(08.10.16)
cok itici geliyo bu kadın.
0
funl
(08.10.16)
Anne kontenjanından ünlü gereksizin biri. Hiç sevmem.
0
buff
(08.10.16)
bu sorunun cevabını ben de çok merak ediyorum.. hayır, aklı başında birine de benziyor.. neden yapıyor bunu anlamıyorum.. bir de bulaşmadığı dal kalmadı.. tsm, thm, tango falan.. çiğ bir sesi var.. tek dalda yürüse bu kadar sırıtmayabilirdi.. sonuçta vasat sesli bir sürü insan gereğinden fazla ilgi görüyor.. yine de sesini beğenmiyorum..
0
chatrefhill
(08.10.16)
çok feci katılıyorum. hiçbir şey mi yakışmaz insanın sesine
0
yuvarlanantencereninkapagi
(08.10.16)
söylediği şarkılar güzel
kendi kötü söylüyor.
daha gençken güzelliği yüzünden dinleniyordu.
0
supermatik
(08.10.16)
güzel değil sesi, ama kötü de değil. ama birçok şarkıcıya göre fena değil sesi.
0
nathanieltroy
(08.10.16)
Ben beğeniyorum
0
petekpare
(08.10.16)
ben de beğenmiyorum.
eksiduyu.ru
0
sta
(08.10.16)
itici kere itici hem de.. Yalniz bu duyuru her an meshur Sezen Aksu tartismasina donebilir her an..
0
mirandaiam
(08.10.16)
ben beğeniyorum
0
mutlusismankedi2015
(08.10.16)
(10)

annem babamın aleyhine şahitlik yapmamı istiyor

proletarier aller lander vereinigt euch
süper özet geçiyorum. bunlar boşanacaklar, iki tarafta da hatalar var ama daha büyük hatalı taraf baba kişisi ve davayı açan da o. annem mahkemede çıkıp babamın aleyhine şahitlik yapmamı istiyor ve sürekli bizim çıkarımız için daha iyi deyip duruyor halbuki bizim çıkarımız değil kendi çıkarı yoksa b
süper özet geçiyorum. bunlar boşanacaklar, iki tarafta da hatalar var ama daha büyük hatalı taraf baba kişisi ve davayı açan da o. annem mahkemede çıkıp babamın aleyhine şahitlik yapmamı istiyor ve sürekli bizim çıkarımız için daha iyi deyip duruyor halbuki bizim çıkarımız değil kendi çıkarı yoksa bana giren çok yok ama böyle desem bencil olurum, o hayatını yaşıyor bizi bırakıp gitti sen de bana destek olmuyorsun olur falan filan. bıktım valla ya, babam dava açtığını bile söylemedi bana, her ne kadar babam haksız taraf olsa da bu konulardaki; bu bizim aramızda olan şahsi bir mesele seninle bir ilgisi yok tutumunun 100'de 1'ini annem gösterse yeter ama sanki babamla beraber boşanıyoruz gibi bir tutum içinde daha en başından beri.

ne yapmalıyım sizce, özellikle şu şahitlik olayı. avukat demiş ki palve'nin şahitliği çok önemli falan filan ben işte babamı kötülersem mahkemede annemin çıkarına olacak ancak ne olursa olsun neden ben babamı kötülemek zorunda kalayım ki mahkemede böyle saçma bir şey olabilir mi yav? üstüne üstlük bir de hafiften abartmamı bekliyor.

açıkçası ben şahitlik yapmak istemiyorum, kendi aralarında hallettsinler kafasındayım, nasıl savuşturabilirim?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.10.16)
"Her şeyi olduğu gibi anlatmama, yorum-abartı katmamama razıysan şahitlik yaparım değilse yapmam" deseniz? Ya şahitlik yapmanızdan vaz geçer ya da "tamam en azından olanı anlat" der siz de yalan söylemek durumunda kalmazsınız.
0
ofelia
(08.10.16)
Vicdanının sesini dinle; şahitlik yapmak istemiyorsan da yapma. Bunu annene düzgün ve kesin bir dille anlat. İkinizin değil, onun babandan boşandığını hatırlat.
0
fragile lady
(08.10.16)
Tanıklığınız öncesinde yemin edilmeden önce hakim size tanıklıktan çekinme hakkınız olduğunu hatırlatacak(çünkü alt soysunuz) ve tanıklık yapmak isteyip istemediğinizi soracak, o an tanıklık yapmak istemediğinizi soyleyebilirsiniz. Bu durumda sizi hiçbir taraf tanıklığın devamına zorlayamaz.
0
kaymaktutmayansicaksut
(08.10.16)
Anana demen gereken su, eger mantikli bir ana olsa evladi anne ve baba arasinda tercih yapma bir pozisyona dusurmemesi lazim. Bu teklif ettigi sey cok yanlis ve insanlarin neden bu gibi durumlarda gozleri karariyor anlamiyorum. Dostum bir evlat olarak sana esit mesafede durabilmek onlarin sorunu. Annenin sana boyle bir sey teklif etmesi inanilir gibi degil.
0
tezek
(08.10.16)
bence asla yapma.

benim annem babam boşandı ben ta küçücük çocukken. ben de benzer durumlar yaşadım. annem yıllarca, tüm çocukluğum boyunca baba babamı kötüleyip durdu. önümde tahmin edemeyeceğin şekilde konuşuldu babam hakkında. ama ben büyüyüp de babamı tanıyınca işlerin hiç de öyle olmadığını anladım. ve babamla şu an aram harika. annemle de öyle tabii.

bu bi örnekti. senin böyle bi durumun yok. hatalı baban olabilir. ama o senin baban. aralarında sorun olanlar ise annen ve baban. senin ne annen ne de baban hakkında olumlu ya da olumsuz şahitlik yapman gerekmiyor. ha sana etki eden bir durum varsa, ne bileyim şiddettir vs git konuş. ama anne-baba anlaşamıyor ya da ne bileyim aralarında başka sıkıntılar var diye gidip babamı ya da annemi mahkemede kötülemezdim ben olsam.

aralrında halletsinler +1. annene de böyle anlat. baktın hala ısrar ediyor, işi başka taraflara çekiyor... bilemeyeceğim. orası sana kalmış.
0
mahone
(08.10.16)
Aile içerisindeki kan bağlı insanların şahitlikleri pek dikkate alınmaz demişti teyzemin avukatı. (yanlışsa biri dğzeltebilir, avukata gıcığım zaten)

Bence yapmayın şahitlik filan, babanızı sildiyseniz yapın ancak.
0
kurnaz
(08.10.16)
Şahitlik istenir. Çocukların şahitliği hakim için de çok önemlidir. Sen olaydan şu şekilde çık.

Annene he he de, yani istediğini yapacakmış gibi görün, onu bi sustur. Babana kırgın değilsen, affetme sorunun yoksa asla cephe alma, mesafe koyma, babanla senin hukukuna kimseyi karıştırtma. Mahkemede sen konuşuncaya kadar anneni idare et.

Mahkemede konuşmaya başladığında ise hiç de babanın aleyhinde konuşma. Gayet samimi ve rahat bir şekilde hakime deki, vaziyet şudur budur, babam şöyledir annem böyledir. Her ikisi de güzel insanlardır ama evlilikleri devam edemiyor ve bence de etmemeli, bu insanlar bu şekilde çok huzursuzlar ve ben de evli kalmalarını huzursuz olmalarını istemiyorum.

Bu anneni de babanı da rahatlatır. Baban senin ona cephe almadığını gördüğü için, annen de senin onu terk etmediğini gördüğü için mutlu olurlar.

Rahat, samimi ve sağlam dur. Doğrulukla davrandıktan sonra kimseye hesap vermek zorunda değilsin, annen dahil. Eğer takarsa da ne derse desin, hiiiç umursama. Sen doğruyu yapıyorsun, önemli olan bu.
0
yaren
(08.10.16)
ben yaptım hakim soruyor istemiyorsan şahitlik yapmayabilirsin diye. soru sordu ben de cevap verdim bizde de suçun büyüğü babadaydı. ne sorduysa ona cevap verdim abartmadım bir şey yapmadım. en son da hakim barışmalarını ister misin ya da yürüyebilir mi gibi bir şey soruyor. hayır diyorsun(sence de hayırsa tabi) öyle deyince olay bitiyor zaten.
0
sanguine mcqaer
(08.10.16)
Ben olsam kimsenin aleyhine şahitlik yapmayacağımı söyleyip herşeyi tarafsız bir şekilde anlatırdım.
0
mysticriver
(08.10.16)
Çıkıp yalan söylemeyecekseniz, abartma dediginiz olaya girmeyecekseniz oldugu gibi anlatın bence. Ama duruma gore degisir. Annenizin gercekten cani yandiysa ve sizin sahitliginiz onu bir nebze manevi yönden tatmin edecek sonuclar doguracaksa taniklik edebilirsiniz. Ama olay cirkinleşmiş iki taraf da birbirine nasil pislik yapsam, ne koparsam kar diye dusunur hale geldiyse hic bulasmayin.
0
aquarium
(08.10.16)
(7)

ankarada evden çıkasım yok

qazedcsrfvtyhngujmkol
internetten arkadaş bulmaya yeltendim de olmuyor ya o da geçen biriyle bulaşalım dedik sonra önceki buluşmalarım aklıma geldi gidip de napacaz yine en fazla 1-2 görüşme sonra kesilecek dedim. yani şuan gel seni işe aldık yarın başla deseler gitmeye üşenirim öyle bi durumdayım evdeyim arada yürüyüşe
internetten arkadaş bulmaya yeltendim de olmuyor ya o da geçen biriyle bulaşalım dedik sonra önceki buluşmalarım aklıma geldi gidip de napacaz yine en fazla 1-2 görüşme sonra kesilecek dedim. yani şuan gel seni işe aldık yarın başla deseler gitmeye üşenirim öyle bi durumdayım evdeyim arada yürüyüşe gidiyoru belki fitnessa da gidecem ama sadece bunlar yani onun dışında ev. yardımcı olabilecek var mı.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(08.10.16)
yarın zirve var ona bi bak soursummitzden
0
perloneth
(08.10.16)
Bisiklet sür.
0
dissendium
(08.10.16)
@dissendum yoruluyorum ya yürümek en iyisi
0
🌸qazedcsrfvtyhngujmkol
(08.10.16)
Evde olmayınca ne hissediyorsun, eve gelince ne hissediyorsun? Seni eve aşırı bağlayan duygu nedir? Duyguyu bulursan o duyguyu oluşturan düşünceleri de bulursun, bu da çözümü bulmak demek.
0
yaren
(08.10.16)
@yaren evdeyken sıkılıyorum ama rahatım çünkü güvende hissediyorum dışarda ise güvensiz ama yeni şeyler yaşama ihtimali var monotonluktan kurutuluyosun. Aslında kafa dengi biri bulabilsem öyle düzenli takilabilecegim çözülecek sorun da.
0
🌸qazedcsrfvtyhngujmkol
(08.10.16)
Yeni şeylerin güvensizliğinden korkmayıp bildiğin güvensizliklerden korktuğuna göre kaygı bozukluğu yaşıyor olabilirsin. İlerlerse doktora gitmen gerekebilir. Bunu yenmeye çalışırsan daha hayırlı olur. Evde yapmayı sevdiğin bazı şeyleri dışarıda yapmayı denemek, tabiatı sevmeye çalışmak çok iyi gelebilir.
0
yaren
(08.10.16)
@yaren ya bi kursa falan gideyim diyorum da yanıma yancı bulamıyorum. en sonunda tek başıma yazılacam bi kursa sonra spor salonunda olduğu gibi bıkıp gitmeyecem parayı verdiğimle kalacam o yüzden gidecek biri bulsam uygun bir kursa gidilebilir.
0
🌸qazedcsrfvtyhngujmkol
(10.10.16)
(17)

Hayatımda her şeyin bir anda sıçmaya başlaması

buff
Eveeet. Uzun uzun yazıp anlatacağım. Duyuru ile şu zamana kadar az çok hukukumuz oldu, bu kadarına hakkım var diye düşünüyorum. Sizler benim iyi kötü tanıdığım sayılırsınız, okuyun ve aklınıza geleni söyleyin.Varan 1: 3 senedir ÖYP kadrosu dahilinde araştırma görevlisi olarak çalışıyordum. Okula gir
Eveeet. Uzun uzun yazıp anlatacağım. Duyuru ile şu zamana kadar az çok hukukumuz oldu, bu kadarına hakkım var diye düşünüyorum. Sizler benim iyi kötü tanıdığım sayılırsınız, okuyun ve aklınıza geleni söyleyin.

Varan 1: 3 senedir ÖYP kadrosu dahilinde araştırma görevlisi olarak çalışıyordum. Okula girdiğim andan beri herkes bütün hocalar benden nefret ediyordu çünkü bölümdeki insanların çoğu ilahiyat çıkışlı, ak partili insanlar; ben odtü mezunuyum, sol görüşlü bir insanım, zerre muhafazakar değilim hatta belki bazıları fazla rahat falan olarak bile nitelendirebilir beni, evli değilim, zaman zaman kısa etek, yakası açık kıyafet de giyerim, içki içerim vs vs. Özetle yaşantım ve dünyaya bakışım okulun çoğu mensubuna taban tabana zıt. Anlayacağınız bu insanların ahlaksız olarak nitelendirdiği tipte ama esasında gayet sıradan bir insanım. Dolayısıyla burada çalıştığım süre içerisinde de herkes benden nefret etti ve mobbingin bini bir para oldu.
3 senenin sonunda artık yüksek lisans tezimi teslim etmem gerekti çünkü maksimum sınıra dayanmıştım. Lakin tez danışmanım okulun farklı idari kadrolarında da görev aldığı için bölüme hiç uğramaz oldu. Sürekli aşırı yoğundu ve kendisine telefonla bile ulaşamıyordum bazı zamanlarda. Hal böyle olunca tezi kendi kendime, kendi çabam ile yazdım (yine de zaman zaman ulaşabildiğimde ona danışarak) ve iyi kötü bir şeyler çıkardım ortaya. Tez jürimde tabiri caizse ağzıma sıçarak tezimi geçirmediler. Danışmanım beni zerre savunmadığı gibi jüri esnasında telefonla konuştu, dışarı falan çıktı geri geldi, odadaki başka hocalarla muhabbet etti vs. Hatta jüriye dışarıdan gelen hoca bile beni böyle bir jüriye neden çağırdınız, çok üzüldüm demiş. Her neyse nitekim beni bıraktılar. ÖYP'de de 3 sene içerisinde tez teslimi yapılmadığı zamanda görevle de ilişik kesiliyor. Dolayısıyla işten atıldım. İşten atıldıktan sonra da öğrendim ki bu mesele planlanmış, çok önceden beri konuşulan, düşünülen ve ayarlanmış bir durummuş. Arkamdan neler konuşmuşlar. İşsizim şu anda. Akademiden soğudum, tiksindim. Bir daha da akademik çalışan olmayı düşünmüyorum.

Varan 2: Yüksek lisanstan da atıldım. Gerçi akademik bir kaygı taşımıyorum artık şu noktadan sonra ama bi ton ders almış, tezi bile yazmışken sıfıra sıfır elde var sıfır pozisyonuna düşmek bana koyuyor. Tezimi akademik bir yetersizlikten dolayı değil, saf politik sebeplerden ve kişisel kin tutmalardan, kötülükten dolayı geçirmemiş olmaları daha da koyuyor.

Varan 3: Hayatta 4 tane dostum var. Birkaç gün önce bunlardan birisi ile beni çok üzen özel bir sebep yüzünden tartıştık demeyeyim de aramız açıldı. Bir daha da toparlanabilecek, eskisi gibi olabilecek gibi değil. Yani hayattaki 4 arkadaşımdan birini kaybetmiş oldum, kaldı üç. Bu arada bu kalan 3 kişi benimle aynı şehirde yaşamıyor, anca telefonla konuşabiliyoruz. Yani yaşadığım yerde bir adet bile dostum kalmadı.

Varan 4: 3 senedir sevgilim yok. Daha doğrusu bu süreçte hayatıma giren iki kişi oldu, birisi kısa sürdü birisi 1 seneyi buldu ama bir türlü o sevgililik hissiyatını yakalayamdım. Güvenemedim, yeterince sevemedim, beni yeterince sevmediler, aldattılar vs vs. Bu yüzden hayatıma giren birileri olduysa da şöyle güveneceğim, sırtımı dayayıp destek bulacağım, onu düşünüp mutlu olabileceğim biri yok 3 senedir. Yapayalnızım. En azından bana el verecek biri olsaydı şu süreçte biraz daha rahat atlatabilirdim diye düşünüyorum ama yok. Hayatımda iyi, sevgi dolu, merhametli, beni seven ve benim de onu sevdiğim bir erkek figürünün eksikliğini her an hissediyorum. Çok acı.

Varan 5: Bu meseleler üst üste geldikçe sağlık da elden gitmeye başladı. Sürekli baş ağrısı çekiyorum, vücuduma garip garip kramplar giriyor sürekli, ağır bir grip atlattım, çok afedersiniz ishal oldum, günlerce sürdü, sigarayı arttırdıkça arttırdım sürekli öksürüyorum. Psikoloji desen zaten kalmadı, günün hiç abartmıyorum 4 saati ağlayarak geçiyor, en az 12 saati uyuyarak geçiyor. Evden çıkmıyorum, çıkarsam hayvan gibi içiyorum. Bazen günlerce kimseyle konuşmuyorum.

Yani hayatım iş, okul, arkadaşlık, aşk, para, sağlık konularında bir anda böyle sıçışlara geçti. Elde düzgün giden sadece aile ilişkisi, o da gerçi sallantıda çünkü 27 yaşında işinde, okulunda tutunamamış, "hala evlenememiş" biri olarak ailemin de beni içten içe başarısızlık abidesi olarak gördüğünü seziyorum her ne kadar destek oluyormuş gibi davransalar da.

Şimdi ben sizce ne yapmalıyım? Her şey üst üste, üst üste geldi, baya böyle ciddi ciddi delirmenin eşiğine geldim. Cidden geldim, görsel duyusal deneyimlerim falan değişmeye başladı. Ne yapacağımı şaşırdım. Bu dip noktasıdır, bundan sonra düzelmeye başlayacak artık her şey diye mi düşünmeliyim? Bu kadar bokluk benim başıma geldiğine göre bende bir hata var diye mi düşünmeliyim? İş konusunda ne yapacağımı bilmiyorum. Para kazanmam lazım. Ancak bu konuda da kararsızım. Tekrar çok da sevmediğim bir yerde alelade bir işe başlayıp hayatımı iyi kötü kendi kendime idame ettirmeye mi çalışmalıyım? Yoksa birkaç ay aileden para alarak hiçbir şey yapmadan kafa dinleyip hayatta gerçekten ne yapmak istiyorum, bunun farkına varıp onun için çaba mı göstermeliyim? Resmen felç oldum kaldım, hareket edemiyorum. Ne yapmalıyım bilmiyorum. Ne yapmak istiyorum, onu da bilmiyorum. Kendimi 27 yaşında hiçbir şeyi başaramamış bir failure, bir asalak gibi görmeye başladım. Özgüvenim kalmadı, ciddi ciddi salak olduğumu düşünüyorum. İnsanlara bakıyorum, herkes iyi kötü işinde gücünde. Herkes kendi hayatını bir şekilde sürdürüyor. Ben? Ailesinden para alan, yapayalnız, bomboş bir insanım yine yeni yeniden. Kendimi şımarık ve iğrenç biriymiş gibi hissediyorum. Susup oturamadım hiçbir yerde. İnsanlar ne koşullar altında çalışıyor, sen bik bik ötmeye devam ediyorsun diyorum kendi kendime. İlk günler çok sinirliydim, şimdi bunların hepsi benim suçum diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

Nereden, nasıl yeniden başlayacağım? Siz benim yerimde olsanız ne yapardınız?
Aklınıza geleni yazabilirsiniz.
0
buff
(06.10.16)
Bazı sorunlarınızın kökeni daha derin, bazılarının değil. Öncelikle bunu ayırt etmeniz gerek. Bana göre bunların arasında sıralama yapılmalı. Önce iş, sonra arkadaşlık, sonra aşk. O yüzden arkadaşlık ve aşk konularını bir kenara bırakın. Sağlık zaten üçlü tamamlanınca kendiliğinden gelecek. Bunu da kenara bırakın. Bu sürede sigarayı bırakmayı deneyin, spor yapın (gerçekten), düzenli beslenin, düzenli uyuyun. Bunların dışına kesinlikle çıkmayın. En önemli sorununuz iş şu anda. Mesleğinizi nerelerde yapabilirsiniz? Alternatif mesleklere yönelebilir misiniz? En azından bir süre basit işlerde çalışabilir misiniz? Bu gibi sorulara yanıt bulabilirseniz zaten iş sorunu çözülmüş oluyor. Çalışma süresince de yüksek lisans için tekrar deneme yapabilirsiniz. Evlilik şu yaşta olmalı ya da her yıl mutlaka bir sevgilimiz olmalı gibi bir kural yok. Yaş telaşına kapılmayın. Benim de bir süredir sevgilim yok, istesem kısa sürede olur, ama kendimi geliştirmeye çalıştığım için bu konulara kafa yormuyorum. O yüzden de rahatım. Aşk biraz şans işi.
0
dissendium
(06.10.16)
buff , akedemisyenlik konusunda gram hatan yada eksiğinin olduğunu düşünmüyorum.bunu her ne kadar içerden olmasamda bir kaç defa çok çok net olarak gördüm. ve bazı arkadaş çevresi vasıtasıyla o kadar çok öküz pardon akedemisyen tanıdım ki, hala aklıma geldiklerinde kıçımla gülüyorum bu insanlara.

çok sağlam dostlarım var ki hiç kopmadık ,demek ki yeteri kadar sağlam değilmiş.bu konuda çok düşünme, hatalıysan özürünü dilersin, eskisi gibi olur yada olmaz çok takılmamak lazım


yanlızlık çağımızın sorunu , sıradan olacağına hiç olmasın daha iyi, eğer istersen anlatırım özelden.

insanı işinden ayırdığın zaman bunlar hepimize oluyor, farklı şekillerde yada farklı tarzlarda, insan çalışmaya alıştımı kesinlikle boş duramıyor.


dibe vurmak yukarı tırmanmak için çok iyi bir sebep, biraz kafayı netleştirmen şart, ailen sık boğaz eden tarzda değilse kısa süreliğine ziyarete gidebilirsin, belki sadece işin orada olduğu için abuk bi şehirdesin, belki daha güzel bi yere gitmek te isteyebilirsin.

iş olacak. her şekilde şart. iş abukta olsa azcık seversen herşeyin çok daha normalleştiğini göreceksin.
0
killerbee
(06.10.16)
buff akademisyenlik kısmında senin en ufak bir hatanıın olduğunu ben de düşünmüyorum size çok net bir örnek vereceğim şimdi :)

X üniversitesinin diş hekimliği fakültesi'ne filanca parti başkanının yeğeninin BİYOLOJİ bölümünden 4. SINIFTA yatay geçişle geçirilip, hiçbir pratik bir şey bilmeden hasta baktırıldığını gördü bu gözler. Ve tahmin edin o yeğene ne oldu? Mezun olalı 5 sene olmasına rağmen filanca üniversitede doçent oldu XD

Millet doktorasını anca veriyor bu yeğen ne hikmetse 2 sene sonra prof olursa şaşırmam :))

işte Türkiye'nin akademisyen kalitesi tezi kafalarına fırlatsaydın :))
0
neferkitty
(06.10.16)
Sadece şunu demeye geldim:

İşinden o derece memnun değildin ki her fırsatta beni kovsalar keşke diyordun. İyi tarafından bak, dileğin kabul olmuş :) Bir fırsat olarak görmelisin bence bunu ;)
0
devilred
(06.10.16)
Ben her şeyin boka sarmaya başladığı bir dönemde pılımı pırtımı toplayıp babannemin yanına gitmiştim köye. Döndüğümde gerçekten ferahlamıştım.
0
petekpare
(06.10.16)
@devilred :) onu ben de düşünüyorum ara sıra, bu benim önümde açılmış yeni bir sayfa mı acaba diyorum. Ama bu şekilde olması, şeylerin üst üste gelmesi insanı üzüyor işte ister istemez :)

Kendimi böyle yapayalnız, ortada kalmış gibi hissediyorum.
0
🌸buff
(06.10.16)
Yazdıklarını okuyunca üzüldüm, sen iyi bir insansın burdan bildiğim kadarıyla. Kendini bırakma diye başlamak istiyorum o yüzden.

1. Anlattığın gibi bir olay gerçekten büyük sanssizlik, ne yazık ki ülkemizde sıkça yasanayasa başladı. Elden de bir şey gelmiyor.

2. Akademiden soğuduysan bu alanda bir şey yapma derim. Ha ama gerçekte seviyorken sırf bu olay yüzünden vazgeciyorsan; yapma. Biraz düşünüp kendine zaman ver ama bunu 4 5 ay uzatıp da kendini iyice depresyona sürükleme. Hiçbir şey yapmadan durursan zamanla içinde hiç istek kalmaz. Sevdiğin, istediğin işi bul kısaca.

3. Arkadaş meselesine çok takılma; ben de bunun eksikliğini hissediyorum, yalan değil. Tüm arkadaşlarım başka şehirlerde, baska ülkelerde. Benim 'hadi gel bir kahve içelim' diyeceğim kimse yok. Önceden haber vermem gereken resmiyette olan kişiler var sadece. Zor durum ama alisiyorsun zamanla. Arkadaş bulunur. Tabii kendine uygun ortam saglamalisin bunun için. Bir de o arkadaşınla aranda çok kötü şeyler gecmediyse komple silme bence.

4. Erkek arkadaş meselesine gelince; insan hayatında sevgi önemli ama tek başına yaşamayı öğrenmek de önemli. Eminim sen de seveceğin/ seni seven birini bulacaksın. Biraz akışına bırak sadece.

Ve son olarak kendini eve kapatma; çık, yürüyüş yap, tiyatroya git. Hava al. Hatta hobi bul. Kafanı boşalt biraz, rahatla.

Aglamalarin için de bir uzman gitmek iyi fikir olabilir, sonuçta onlar bizden daha fazla yardımcı olacaktır.

Umarım her şey senin için güzel olur buff.
0
fraise
(06.10.16)
ilk olarak sağlık ve yaşam düzenini düzelterek başla derim.az alkol ve sigara kullanımı, zamanında uyku ve kaliteli beslenmeyle yavaş yavaş düzene girecektir. hatta spora başlarsan daha da hızlı olur ve özgüvenini de toplarsın. spor kafanı boşaltıp sağlıklı düşünmene de yardımcı olacaktır. he kafa boşaltma demişken 1 haftalık tatil de gayet iyi gelebilir.
ilişki konusunda bence çok şanslısın. yalnızlık kadar iyi bişey var mı ya ?!
dost meselesinde eğer dost diyorsan mutlaka barışırsınız, kavga ettikten 5 dk sonra gülerek oynayan küçük çocuklar gibidir dostluk.
akademi konusu ise, madem onlar seni uğraştırdı sen de onları uğraştır derim.
genel olarak bakıldığında o kadar da kötü durumda değilsin. sadece kafayı toplayıp yaşantını da düzene soktuktan sonra hedefleri gerçekleştirmek için çalışmaya başlayacaksın
0
MtKrt
(06.10.16)
dissendium+1
İlaveten:
1-Akademik hayat diye bir şey yok. Şahsen benim için 2000 sonrasında alınan hiç bir akademik ünvanın kıymeti de inandırıcılığı da yok. Bu camianın içinde olanlar neler neler anlatıyorlar. Açın bugünkü Resmi Gazete'yi okuyun. HSYK bizzat, ayrıntıyla anlatmış bu fetöcülerin nasıl birbirlerini destekleyip akademik ünvanlar aldırdıklarını. Dolayısıyla emeğiniz ve beklentiniz boşa gitmiş ama sizden kaynaklanmadığı net.

2- iş konusunu hala neden oyalıyorsunuz bu kısmı hoş karşılamadım, aile yanında neyin kafasını dinleyeceksiniz, ergence. İşe koyulun bir an önce. Bir an önce başalyın ki tecrübe filan edinin de farkı hızla kapatırsınız sonra.

3- sevgili konusunu da hoş karşılamadım, bu toplumun bir dayatması herhalde, hiç gerek yok, önemli olan her zaman iştir. O konuya takarsanız zayıf kalırsınız ve etkilenmeye açık olursunuz, kapatın onu kafanızdan bir süre en azından.

4- onun dışında, umutsuzluğa kapılmazsanız, yeni bir fırsat olarak göreceğiniz güzel bir dönem önünüzde, kolay gelsin.
0
firez
(06.10.16)
Surada anlattigin olaylarda senin bariz hatan olarak gosterilebilecek bir tane bile olay yok.sicis diye adlandirmissin ama bunlar sicisda degil.seninle ayni durumda binlerce insandan birisisin sadece.

Bana soracak olursan iyi bile olmus diyebilirim.her musibette bir hayir arayan tiplerdenim belki ama bir suru amk cocugunun haketmeden coreklendigi sacma sapan kurumlarda neyin bilimini yapabilecektin,neyi ogretebilecektin.kansiz bir sistem var bugun degil gecmisten beri boyle,kodumun istanbul universitesinde butun herkes akrabaydi seneler boyunca,onun cocugu bunun oglu diye yurudu bu isler.kapisini calamiyorduk hocalarin.bu bir lutuf aslinda.asil olmak istedigin sey olabilirsin,hersey olabilirsin.

Yasina bakma bile hatta sacmalama.27 yas bugun icin cok erken bir yas.cevrene bir bak,facebook hesabina bak kac tane 30 yas ustu ergen var.geciktirilmis cocukluk yasiyoruz hala hepimiz,hala yasimizin basimizin farkina varmiyoruz.ustuen ustluk fotografi degisen bir ulkede yasiyoruz.

Git ailenle konus,seni anlayacaklar.suratta yapsalar anlayacaklar.git onlar neredeyse oraya,ya da baska bir sehire.yapacak bir suru is var.milletin kedisine kopegine baksan hayatini idame ettirirsin,cok kasilacak bir durum yok.bana kalirsa durumunu dahada zora sok ve 27 yasinda yapabilecegin en iyi hareketi yap ve guney amerikaya git.bir yil boyuncada geriye gelme.

O arkadasinida siktir et.seni anlamayan insandan arkadas falan olmaz.en kotu ne olabilir.kapatir o sayfayi ve sana sahip cikar.
0
duptıs
(07.10.16)
öyp işi sıkıntı ya. senet sepet, zorunlu hizmet cart curt olmadan atlattıysan iyi. belki de en iyisi budur. bazen 50/d'ye geçirdiklerine seviniyorum ben açıkçası.

akademi beni de bunalttı. her türlü adam kayırma var. ben etliye sütlüye bulaşmıyorum ve nispeten özgür bir okuldayım ama okulların çoğunda onlar gibi değilsen fişliyorlar direk. hukuki açıdan bir yol varsa dene, en azından kanıtlanabilir nitelikteyse.

dersleri saydırabiliyorsan başka bir üniversitede saydırma imkanın olabilir mi diye kontrol et bence. akademi araştırmayı seven insanlar için kaçış yolu gibi. hobin işin oluyor. tabi türkiye'de ne hocası hoca ne öğrencisi öğrenci genelde ama alışınca akademi dışındaki işler kölelik gibi geliyor. en azından bence öyle.

dost sevgili işini bilemicem. ben de 27 yaşındayım, olmayan aşk hayatımı yazsam millet bir tarafıyla güler. ama dertlenip arka arkaya 1 ay falan içtiğim oldu, o yol yol değil. destek al olmadı psikolog vs.

bazen bana da oluyor elimdekilerin kıymetini bilmiyorum mu diye ama elindekinin kıymetini bilen insanlara dert oluyor bu tip düşünceler sadece.

her şey düzelir, güzel olur, içini ferah tut
0
passion rules the game
(07.10.16)
1- yüksek lisansin batmis, bitmis sayilmaz. idari mahkemede itiraz davasi acabilirsin, jürinin yanli tarafli davrandigini flan söylersin, bir mahkeme sürecine girersin. garantisi yok ama o tezi kabul ettirme sansin var.
başka bir üniversitede ayni bölümde tekrar yükseke başlarsin, derslerin büyük ölcüde sayilir, birkac ders alirsin en fazla. sonra danismanindan rica edersin, ayni tez konusunu secip zaten yazdigin tezi bir 6 ay sonra verir, bu sefer başka danisman ve başka jüri ile gecersin. özel okullar bu konuda cok rahat, kimse itiraz etmez böyle bir seye. eger o kadar emegim var boşa gitmesin diyorsan en gec bir sene icinde yüksek lisans mezunu olabilirsin. ama degmez diyorsan, koy bir kenara okuduklarını yazdiklarini. hayatta hicbirsey boşa gitmez, bir gün bir işe yarar.

2- arkadas ayagi g.t ayagi. elbette herkes ister kankileri ile kahve keyfi yapmayi her gün, ama sana yük oluyor ve zarar veriyorsa arkadaslarınin olmasinin bir anlami yok. giden gider, sen yenileri ile yola devam edersin.

3- yapabilir misin bilmiyorum ama one night stand'e yogunlas, seks yalnizliga iyi gelmeyebilir ama kisinin özgüvenini kazanmasina neden oluyor. kurumus tulumbaya bir miktar su atip sonra cekmek gibi düsün, çarkların tekrar dönmesi ve aradigin gibi bir iliski bulmak icin bazen sadece gecici iliskiler yaşamak gerekiyor.

4- kedilere köpeklere iyi davranmaya devam et, onlardan daha güzel dost, sevgili yok.
0
thewizardofearthsea
(07.10.16)
Anladığım kadarıyla insanlara gösterdiğin tepkiden yana huzursuzsun ve başına gelenlerin büyük oranda bundan kaynaklandığını düşünüyorsun. Eğer böyle bir içgüdümsü hissin varsa bunu çalış derim.

Çok fazla gerilmişsin haklı olarak, gerçekten haksızlık yapılmış, haklısın. Fakat böyle bir dönem yaşamanın bence sana mutlaka bir faydası var ki yaşıyorsun bunu.

Eğer imkanlar yeterliyse birkaç ay kendinle ilgilen. Hem ne istediğini öğren hem de kendini anlamaya ve olduğun gibi görmeye, kabul etmeye çalış. Kendi dilinden anlayınca çözümlerini çok daha rahat bulacaksın.

Mesela tepki göstermenin farklı yollarını bulabilirsin. Sana zararı dokunmayacak ama insanlara alttan alttan hissettirecek şeyler. Mesela dalga geçmek, mizaha vurmak. İmalarda bulunmak. Gibi...

Gerek görüyorsan psikoloğa veya psikiyatra git, beyin kimyası değişmişse toparlamak gerekir yeni bir hayata sağlıklı başlamak için. Temiz hava al bol su iç... alkolü biraz azaltmak da çok iyi gelir psikolojik olarak. Şu birkaç ayı kendine ayır, sonra canavar gibi bir iş kadını ol :) akademi camiası maalesef en pislik camialardandır, sana göre değilse hiç kasma. Sağlığın en önemlisi.
0
yaren
(07.10.16)
kişilik olarak kendini sevdir. çok çıkıntı olma. her zaman her şeyi ben bilirim yapma. dünyayı değiştiremiyorsan kendini değiştir.
0
kelepir
(07.10.16)
hepsini okuyamadım ama odtü mezunu adamsın ne işin var araştırma görevliliğinde falan. sana iş mi yok, tut ucundan başla bir yerden kendini geliştir kariyerine tutun. 3-5 sene sonra bir bakmışsın yurtdışındasın, kafa dengi insanlarla mutlu mutlu çalışıyorsun o zaman diğer sorunlarda kendiliğinden çözülür zaten.
0
yue
(07.10.16)
piukh +1
çok güzel bir söz vardır. köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyeceksin. ha dayı derken yalama yapmana gerek yok. ama belli yerlerde çıkıntılık yapmadıysan o insanlar öyle davranmazlardı diye düşünüyorum. susup oturamadım diyorsun ya, bazen susman lazım. bazen susacaksın ki konuştuğunda değeri olsun. 27 yaşında olabilirsin ama bu hayat tecrübesini yeni almışsın. yoksa hepimizin hayatında var o tipler. illa ki namaz niyaz olmak zorunda değil. hepimiz bazı şeyleri alttan alıyoruz huzurumuz ve geleceğimiz için.

27 yaş hiçbir şey için geç değil. iş bulur çalışmaya başlarsan (ama susarak, gözlemleyerek) sırayla hepsi düzelir zaten.
0
la noix
(07.10.16)
hukuki haklarını bir araştır, sizinle aynı durumda biri için buna benzer durumlar olmuş mu, geç kalmadan bir hak arayışına girebilirsin.
0
gezegen olan pluton
(13.10.16)
(7)

uyku

expressive
Kaç saat uyuyorsunuz?Çok aşırı uyuyorum. Az uyumak için neler yapmalıyız?
Kaç saat uyuyorsunuz?
Çok aşırı uyuyorum. Az uyumak için neler yapmalıyız?
0
expressive
(06.10.16)
Uyku uykuyu çekiyor. Kendine de ki, daha normal sürelerde uykuyla koşturman gereken zamanlar olacak, haberin olsun. Vücudun buna uyum sağlar, görece az uyumuş olmak pek vurmaz, sen de fırsattan istifade uykunu dzenlersin.
0
yaren
(06.10.16)
1 sene öncesine kadar 10-12 saat uyuyordum. şimdi ise max 2 saat olmak üzere gecede birkaç kez uyuyorum. toplamda 6 saat falan tutuyordur herralde. bazen de aralarda kestirmeye çalışıyorum.
0
sta
(06.10.16)
Az uyumak için sabah erken uyanmaya sebep olmalı. Eğer sabah kalkacak bir işin yoksa atalet başlıyor:/

Ben günde 12 saat uyuma ortalamasıyla da 4 saat uyuma ortalamasıyla da yaşadım farklı dönemlerde...
0
la rana
(06.10.16)
uyku uzadıkça uzar. uykuya kanma diye bir durum yok. çalışmadığım bir dönem 3 gün boyunca sadece yemek ve tuvalet ihtiyacı dışında sürekli uyuduğumu bilirim. vücut alışıyor, tembelleşiyor, uyuşuyor. belirli bir dönem kendini zorla, uykusuz bırak. geç yat ya da erken kalk. bir de geceleri uyumaya çalış, gündüz uykusu bi halta yaramıyor. bir süre sonra istesen de o kadar uyuyamayacaksın. yetişkin bir insanın 7.8 saatten fazla uyuması normal değil bence.
0
jonestown
(06.10.16)
Yıllardır 6-7 saatten fazla uyuyamıyorum. Eskiden 12 saat uyuduğum olurdu sanırım yaşlandıkça insan istese de uzun süreler uyuyamıyor. Eskisi gibi 12-13 saat aralıksız uyuyabilmek isterdim.
0
xaxxbczczaaxax
(06.10.16)
biseylerin sorumlulugunu alip stres yap. bence olabilcek en etkili yontem :D
0
superfluid
(06.10.16)
ben gece 2.30-3.00 gibi yatıp sabah 9.30-10.00 civarında kalkıyorum. yani toplamda 7 saat civarı. eskiden aynı saatte yatıp sabah 7.00-7.30 gibi zınk diye uyanırdım ama son zamanlarda daha fazla uyur oldum. işte epey yorulduğum için uykuya daha fazla ihtiyaç duyuyorum sanırım.

çok fazla uyku bana pek yaramıyor. hayatımda 10 saat ve üzeri uyuduğum sayılıdır benim. o kadar çok uyuyabilmem için köpek gibi yorgun veya uykusuz olmam gerekir. normal şartlarda uyuyamam yani. uyusam da baş ağrısı ile kalkarım. tüm gün mal gibi gezerim ortalıkta. şiş bir surat da cabası.

az uyumak için sorumluluk almak gerekiyor +1 bilhassa çalışma hayatına atılınca kendiliğinden düzene giriyor zaten uyku.
0
köstebek kurabiye
(06.10.16)
(6)

gribin yeni formu mu bu?

yaren
selamboğaz ağrısı, bademcikler şiş, kulaklar uğulduyor ve hafiften ağrı var, acaip halsizim ve çok ilginç bir şekilde popom ve dizlerime kadar üst bacaklarim ağriyor. hiç böyle bir grip duymamıştım, 24 saat olmadı başlayalı. dün ve önceki gün çok kalabalık içinde bekledim biraz, bi de çok terleyip s
selam

boğaz ağrısı, bademcikler şiş, kulaklar uğulduyor ve hafiften ağrı var, acaip halsizim ve çok ilginç bir şekilde popom ve dizlerime kadar üst bacaklarim ağriyor.

hiç böyle bir grip duymamıştım, 24 saat olmadı başlayalı. dün ve önceki gün çok kalabalık içinde bekledim biraz, bi de çok terleyip soğudum falan, ya virütik/mikrobik ya da ben üşüttüm. ama bu popo ve bacak ağrısı muazzam, çok sıkıntım var.

2 aspirin içtim, ne yapmam lazım başka? limon zencefil bal yapıp içiyorum, ağzımı burnumu sabunluyorum, çok dinleniyorum... başka?

yahu bu ne allaasen ya?
0
yaren
(06.10.16)
Bende hic agri yok ama halsizlikten kiriliyorum.

Kis uykusuna yatmayi dusunuyorum :/
Saka bi yana, bol su + c vitamini aliyorum. Simdi de adacayi - zencefil - ihlamur cayi icicem :/
0
kuehles blondes
(06.10.16)
@kuehles blondes

Ilık iç :( geçmiş olsun...

Cö vitamini almak lazım evet. Baş ağrısı da var, net grip bu bence.
0
🌸yaren
(06.10.16)
Boğaz enfeksiyonu varsa antibiyotiksiz geçmiyor maalesef. Yarın sabah sağlık ocağına gitmek en mantıklısı. Hafta sonundan önceki son şans. Ben nedense Theraflu içtikten sonra hemen kendime geliyorum. Bazılarına hiç etki etmemesine rağmen bende işe yarıyor. Sıcak çikolata, salep falan için. Bol su tüketin.
0
dissendium
(06.10.16)
Bana keçiboynuzu pekmezi önerdiler, normalde böyle şeylere he he der geçerdim ama gerçekten %100 çalışıyor. boğaz için birebir, 2 günde iyileştim burun akıntısı, boğaz ağrısı varsa hepsini silip götürdü tavsiye ederim :)

Soğuk press bulursanız daha iyi olur, aç karna 2 yemek kaşığı yutun hemen boğazı rahatlatıyor :)
0
neferkitty
(06.10.16)
aaa çok ilginç ya bende de var aynısı. salgın mı acaba?

bütün vücuduma bıçak saplanıyor sanki. el bileklerim, parmak uçlarım bile sızlıyor. boğazlar çok fena şiş, yutkunamıyorum. ancak burun akıntısı, hapşırık, öksürük falan yok. bayağı enteresan bir durumdayım. ki üşütmedim, çok iyi biliyorum. son zamanlarda bayağı sıkı giyinip kendimi koruyordum ama dün sabah durduk yerde bu şekilde uyandım.

iki gündür ılık su içiyorum ben. sağlıklı beslenmeye çalışıyorum. biraz da ilaç aldım (nurofen ve antibiyotik). hastalık kısmen hafifledi ama üzerimde hala felaket bir kırgınlık var.
0
köstebek kurabiye
(06.10.16)
Öyle acaip ki annem benim hasta olduğuma inanmadı, yattı uyuyo. Evet burun akıntısı hapşırık öksürük yok ama geniz fena dolu mesela, yutkunmak çok acı verici. Lan kıçım ağrıyor diyorum anlamıyor hatun. Çok acaip.

Antibiyotik kullanmak istemiyorum ya oooff :((
0
🌸yaren
(06.10.16)
(2)

Ankara'da kullanılmayan kıyafetleri verebileceğimiz yer

proletarier aller lander vereinigt euch
neresi var. çok bir şey değil sadece 2 tane kot pantolon hiç giyilmemiş. nereye verebilirim ihtiyacı olanlara ulaştıracak?
neresi var. çok bir şey değil sadece 2 tane kot pantolon hiç giyilmemiş. nereye verebilirim ihtiyacı olanlara ulaştıracak?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(06.10.16)
Bedeni bilmiyorum ama iletişelim. Bir komşumuz iki çocuğuyla hayata sıfırdan başladı. Oğlu asker, özellikle kışlık giyimleri hiç yok üçünün de. Alabilirim.
0
yaren
(06.10.16)
ikisi de erkek. bedenlerine ve boylarına falan iyice bakıp net bilgi vereyim kim için daha uygun olacaksa ona ulaştıralım. fotoğraf da eklerim.
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(06.10.16)
(6)

Sabahları acıkamıyorum

alperz
Akşam en geç 7'de yemek yerim. 10'da yatıp 5.30'da kalkıyorum. Saat 7'ye geliyor ama hala acıkamadım. Akşamları yediğim şeyler ya tavuk ızgara, ya kıymalı mercimek sote falan oluyor. Karbonhidrat almıyorum. Dün mesela 1,5 saat antremandan sonra sote sebze ve 200 gram ızgara et yedim. Ama yine aç değ
Akşam en geç 7'de yemek yerim. 10'da yatıp 5.30'da kalkıyorum. Saat 7'ye geliyor ama hala acıkamadım. Akşamları yediğim şeyler ya tavuk ızgara, ya kıymalı mercimek sote falan oluyor. Karbonhidrat almıyorum. Dün mesela 1,5 saat antremandan sonra sote sebze ve 200 gram ızgara et yedim. Ama yine aç değilim.

Geçen yıl acıkırdım. Niye acıkmıyor olabilirim? Ağız tadıyla kahvaltı edemeyemecek miyim?
0
alperz
(06.10.16)
Bazı bünyeler uyanır uyanmaz çok acıkır bazıları uyandıktan saatler sonra acıkır. Annemle ben ikinci gruptanız mesela, gerçi benimki değişiyor ama annem müthiş geç acıkır. Belki bünye meselesidir diye düşünüyorum.
0
yaren
(06.10.16)
sofraya otururken deli gibi acıkmak yemek açısından keyifli olsa da çok da sağlıklı bir şey olmayabilir.

spor nedeniyle hem lif hem de protein ağırlıklı beslendiğiniz için kan şekeriniz eskiye göre daha düzenli bu yüzden de aşırı açlık hissetmiyorsunuz işte. bu haliniz daha iyi.
0
dahili meddah
(06.10.16)
sağlıklı bir insanın olması gerektiği gibisin tebrik ederim. savaş cebeci'nin "kahvaltı o kadar da önemli bir öğün değildir" isimli vidosunu izlemeni tavsiye ederim youtube'dan.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(06.10.16)
ben kalktığım ilk 1 saatlik süre içerisinde bırak acıkmayı ağzıma bir lokma ekmek alamıyorum.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(06.10.16)
ben de acıkmayanlardanım ama zorla yiyorum. bazılarına göre iyi yapmıyormuşum ama zorla yemezsem günde sadece 2 öğün yiyebiliyorum, günde iki öğün yersem de zayıflıyorum. zaten aşırı zayıfım.
0
for day to break
(06.10.16)
kesinlikle ben de öyleyim ama mide problemim var diye öyleyim zannedersem. zorla yiyorum ben de. bir öğün eksik yemek enerjimi etkiliyor ve kilomu.
0
marul hirsizi
(06.10.16)
(7)

Çok üşüyorum ne yapayım?

chipie
Yaz kış soğuk sıcak demeden üşüyorum. Kan değerlerime filan baktırdım sorun yok. Kalın da giyiniyorum. Ne yiyip ne içeyim de ben daha az üşüyeyim?
Yaz kış soğuk sıcak demeden üşüyorum. Kan değerlerime filan baktırdım sorun yok. Kalın da giyiniyorum. Ne yiyip ne içeyim de ben daha az üşüyeyim?
0
chipie
(06.10.16)
Doğal pekmez ye
0
westblack
(06.10.16)
buna hep pekmez derler.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(06.10.16)
tekila iç.
0
Apocalypse
(06.10.16)
Ben yaz kış şortla dolaştığımdan evrim geçirdim sanırım. Soğuğa karşı dayanıklıyım. Bu da demek oluyo ki; sen ne kadar kendini soğuktan sakınırsan o kadar üşürsün. Ben buldum bunu, kesinlik yok heheh :D
0
loae haled
(06.10.16)
Hareket et. Hareketsizlik varsa o da üşütür.
0
yaren
(06.10.16)
spor yap düzenli acayip farkediyor
0
yue
(06.10.16)
loae haled +1

kalın giyinme, ilk başlarda alışması zor olacak biliyorum ama senin sıkıntın bu tam olarak. kas yapmak gibi düşün soğukta dura dura bağışıklık kazanıyor vücut.
0
kmj
(06.10.16)
(18)

Zenginler o kadar parayı ne yapıyor?

:)
Şimdi ben belki görmemişlikten soruyorum bilemedim, ama mesela böyle zengin insanlar sürekli daha zengin olmaya çalışıyor ya, o kadar parayı ne yapacaklar?Yemek desen 3 öğün, bizim yediklerimizden çok mu farklı oluyor yedikleri içtikleri? Sürekli tatil mi yapacaklar? Zengin olan var mı aramızda, bir
Şimdi ben belki görmemişlikten soruyorum bilemedim, ama mesela böyle zengin insanlar sürekli daha zengin olmaya çalışıyor ya, o kadar parayı ne yapacaklar?Yemek desen 3 öğün, bizim yediklerimizden çok mu farklı oluyor yedikleri içtikleri? Sürekli tatil mi yapacaklar? Zengin olan var mı aramızda, biri anlatsın hayat über çok para olunca çok farklı mı, anlatın güzel mi oralar:) Valla meraktan.
0
:)
(04.10.16)
1 milyon liralik yatin vardir, marinada yanindaki yat 5milyondur onu almak istersin. Kaldi ki hazira dag dayanmaz, isler yolunda gidiyorsa neden devam etmesin ki? Ege'de bir kasabaya mi yerlessin?
0
fakyoras
(04.10.16)
bodrumda yeni acilan beachlerden biri, ton balikli makarna 350TL
0
enaz3kedi
(04.10.16)
Bir şeylere "sahip" oldukça kaybetme "korku"su artar. Ne kadar çok mal/para/herhangi düşkün olunan bir şey o kadar çok korku. Evlat da sosyal çevre de makam mevki de güzellik de başarı da dahil. Fakat her birinin birer sınırı var ve bu sınırı bence hem kişinin öz yapısı hem de ailede verilen eğitim/terbiye belirliyor. Zaten hayat da bu sınırların sınanması ve doğruya doğru yeniden eğitilmek süreci.

Yani paran arttıkça yoksun kalma korkun artar. Mevzu bu.
0
yaren
(04.10.16)
yaren +1.

bir süre sonra kazandığın para ile ihtiyaçlarının bağlantısı kopuyor ve sen sadece varolanı kaybedeceğin korkusuyla yanıp tutuşan bir deliye dönüşüyorsun.

moliere'in cimri'sini semaver kumpanya oynuyordu, izlemenizi tavsiye ederim.
0
dahili meddah
(04.10.16)
zevkler değişiyor.
mesela koleksiyoner oluyorsun, tablolara heykellere milyon dolar ödüyorsun.
özel jet alıyorsun.
0
cedex
(04.10.16)
Sen zenginleştikçe bir zamanlar ihtiyaç duymadığın, istemediğin ya da istemediğine kendini inandırdığın şeylere para harcamaya başlıyorsun.

Örneğin:

- daha güzel sitelere, evlere taşınıyorsun. Hop aidat arttı, vergiler arttı, banka kredisi. Ben mesela zengin olsam moda bomonti'deki denizin dibindeki dairelerden bi dubleks alırım. Ömrümü en az 10 yıl uzatıp, yaşam kalitemi yükseltir.

- Yarım saat otobüs bekleyeyim, inince aktarma için koşayım" demiyorsun. Lüks arabana binip gidiyorsun. Hop otopark parası, vergisi sigortası, bakımı, yakıtı, kredisi geldi

- Evinde daha çok eşya oluyor. Dur kombiyi, kaloriferi yakmayayım demiyorsun. "eeh yeter lan hesaplı internet" deyip çok yüksek ya da hiç AKKlı yüksek hızda internet alıyorsun, telefon hattında artık daha bol GB ve konuşma süreli paketlerin oluyor. Ne oldu? Fatura da coştu.

- daha kaliteli ürünler Ve kıyafetler aldın. Yemeğini alırken 400gr bonfile alıp haftayı kapatmadın. Doya doya yiyebiliyorsun. Yemek alacağın zaman da alkol alacağın zaman da daha kaliteli ve daha pahalı ürünleri alabiliyorsun. bak temel giderler de coştu.

Gördüğün gibi daha yat, yazlık, uçak almadan, hafta sonları yurt dışı kaçamakları, pahalı saatler, pahalı restoranlar, biç kılablar olmadan oransal olarak senin benim gibi 3-4 bin kazananlar kadar gideri oldu. Yani öyle muazzam paralar artmadı. Bu paragrafın ilk cümlesindekileri ve yukaridakilerin daha iyilerini yapması gerekiyorsa daha çok kazanması lazım.

Yani şimdi cüzdana bakıp, gerek fukara avuntusu olarak gerek de bilinçaltı olarak ihtiyacımızın olmadığına ve onu istemediğimize (kendimizi) inan(dır)dığımız şeylerin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Yani ben zengin olursam yukarıdakiler benim hedeflerim.

Bak daha bunun aile olmak ve eşin, çocuğun giderleri, özel okulları falan var.
0
nawar
(04.10.16)
Ne kadar kazanırsan o kadar da harcaman oluyor.
Zevklerin değişiyor, isteklerin artıyor.

Şimdi bile maaşın ikiye katlansa alışveriş yaptığın mağazaları bir bir değiştirmeye başlarsın, daha çok harcamaya başlarsın ve yarısıyla gül gibi geçinirken iki katı yetmez olur.
0
mutekebbir
(04.10.16)
Zengin degilim. Ama su an kazandigimin 150 katini kazansam yine de harcayacak yer bulurum. Hic sikinti degil. Hayat guzel, yapacak cok sey var.
0
stavro
(04.10.16)
herkes harcamaya odaklanmış da, zenginler kazandıklarını oransal olarak fakirlerden daha az harcıyor gerçekte. 350 TL'ye makarna yiyen anca 30 yaş altı serseriler olur. holding sahiplerinin o parayı birden fazla vereceğine inanmıyorum.

zengin adam yatırım yapar. 5 evi varsa 5 tane daha alır. BIST'te 10 mio TL hissesi varsa gider 10 mio da Dow Jones'dan alır. fabrikası varsa makinelerin sayısını artırır.

her kazanılan para ferrariye gitmiyor yani.

sonra "Istanbulda 1 milyondan ucuz düzgün ev yok, kim alıyor bunları" deniyor ya, işte o zenginler alıyor üçer beşer.
0
507
(04.10.16)
Bahsedilen tanıma uyan kuzenim var kendisi halamın oğlu oluyor, Türkiye de iyi bilinen zincir marketlerden birinin sahibi. Yani şu an işi gücü bıraksa 10 nesil sonrasına yetecek maddi gücü var. Ben kendisini küçükken gördüm bi kere, bi daha da görmedim. Burada yazılanlar gibi lüks harcamaları yok yani bir şaraba gidipte 10bin asla vermez, harcadığı her kuruşun hesabını tutar. Sabah 6 da çıkıp gece 12 de eve gelir ve senede en fazla 1 hafta tatil yapar.
0
mirty
(04.10.16)
bazısı gerçekten çalışmayı, başarmayı seviyor.
bazısı paranın verdiği gücü, yönetmeyi seviyor.
bazısı manyak para sever oluyor. yemediği gibi çocuklarına da yedirmiyor. (böyle bir akrabam var)
0
supermatik
(04.10.16)
çok zengin olsaydım bile içimdeki fakirlik korkusunu atamazdım. bence onların içinde de var bu korku. o yüzden biriktiriyorlar.
0
uzman pratisyen
(04.10.16)
parası olanların bazıları o parayı kaybetme korkusuna sahiptir, o doğru.
çünkü parayla var olduklarını düşünürler.
onun nedeni, içlerindeki güven ve eksikliğini parayla kapatmaya çalışmak.
ama hayatta herkes parası olsun ya da olmasın, korkudan işlemez.
bu apayrı bir konu zaten.

normal şartlarda paran varken daha fazlasını kazanmayı istemek, parayla direkt ilgili değil.
"daha çok para kazanayım!" hevesiyle, paraya odaklı çalışmıyor insanlar.
herkes gibi onların da bir işleri ya da çalışmakta olan bir şirketleri var ve bu düzeni devam ettiriyorlar.
kazandıkları para da yanlarına kâr kalıyor.

bunun yanı sıra, çok para kazanabilmek için çok insana para kazandırmak gerekir.
başkalarına para kazandırıyorsanız veya maaş veriyorsanız, o insanların sorumluluğu üstünüzde oluyor.
bu, devam etmeniz için çok önemli bir etken.

yani çok para kazanmak veya çok para sahibi olmak, aslında sadece parayla ilgili bir şey değil.
çünkü para, hayatın içinde manevra yapabilme kabiliyetidir.
yani ne kadar paran varsa, hayatını ona göre, o kadar şekillendirebilirsin.

bunun yanı sıra, girdiğin/bulunduğun çevreler ve o çevrelerin standartları her sosyal ortamdaki gibi önemli oluyor.
mesele "para para para" değil.

sen arkadaşlarınla nasıl hafta sonları taksim'e gidiyorsan, o da (mesela) bilmemne adasına gidiyor.

parası olmayan insanlar günlük hayatlarını daha çok paraya endeksli yaşıyorlar.
dolayısıyla daha çok paraya göre hareket ediyorlar, para düşünüyorlar.
parası olan insan ne yediğinin, ne içtiğinin, hangi vasıtayla gittiğinin ayrıntısına takılmadan, sadece istediği şeye odaklanabiliyor.
nasıl olduğuna takılmama lüksüne sahip.

bu da enerjisel anlamda isteklerine daha kolay ulaşmasına yardımcı oluyor zaten.
asıl kilit nokta bu.
0
blatta hiberna
(04.10.16)
@nohut buradaki mevzu yedigin seyin tadi degil statu meselesi. makarnaya 350tl verebilecek olanlarin takildigi bir mekan. ayni sosyal katmandaki insanlar bir arada.
0
enaz3kedi
(04.10.16)
bi yerden sonra puan usulü, bilgisayar oyununda level'i geçmeye rağmen daha yüksek puan almaya kasan insanlar gibi düşün.
0
hypervaskulerdondurucu
(04.10.16)
ihtiyaçlar sınırsızdır. sana göre ihtiyaç olmayan bir şey o adama göre ihtiyaç olabilir.
0
nickini degistiren yazar
(04.10.16)
Çok paran olunca harcamaların da artıyor. Tek kalemde ödediğin miktarlar artıyor örneğin.
0
bigbadabum
(04.10.16)
zengin olmak var zengin olmak var.

surekli sabut bir gelirin varsa ve sen emek harcamasan da bunun durma ihtimali yoksa, bu cok iyi bir durumdur.

ama zengin olmanin sebebi kopekler gibi calismak ise ve calismaz isen bu bir zaman sonra sona erecek ise, nirnal calisandan pek farki yoktur bu insanin. yine gelir gider hesaplari yapip duruyordur.
0
scars dont fade
(19.10.16)
(3)

evde yabanci sesler

sanat guresi
Eve yeni tasindim. Su anda uyumaya geceyim dedim ama üst komşunun izlediği şeyi zor da olsa duyabiliyorum yatakta. Dini kitap... Dualar... Sadece 11.90. Sonrasında da ilahi giriyor. Üstüne bir de yankı yapıyor.Sopayla durtmeyeyim di mi? Bende 1 saat gibi önce beyaz futbol açıktı ve adamlar bağırıyor
Eve yeni tasindim. Su anda uyumaya geceyim dedim ama üst komşunun izlediği şeyi zor da olsa duyabiliyorum yatakta. Dini kitap... Dualar... Sadece 11.90. Sonrasında da ilahi giriyor. Üstüne bir de yankı yapıyor.

Sopayla durtmeyeyim di mi? Bende 1 saat gibi önce beyaz futbol açıktı ve adamlar bağırıyordu. Ona mi kızdı acaba?
0
sanat guresi
(04.10.16)
Yarın sabah görürsen "delikanlı dün müziğin sesini biraz fazla mı açtık?" diyebilirsin. Ne delikanlısı ulan, baban yaşında adamım gibi bir cevap alırsan pardon dayı, ancak bir çocuk gecenin bir yarısı televizyonun sesini bu kadar açabilir diyerek laf sokma minvalinde bir mesaj verebilirsin. Bence hiç böyle bir şey yapma. Dürt gitsin.
0
dissendium
(04.10.16)
"Zor da olsa" demişsin. Bu senin özellikle dinlediğini gösteriyor, yani o sesleri sen özellikle dinliyor olmasan duymayacaksın. Bence buna takılman yanlış. Sesler artıyorsa ikaz edersin ama zor duyduğunu söylediğin sesleri dinlememen lazım.
0
yaren
(04.10.16)
@plajda baretle, gecenin saat 2 olmasını bu hanzoluk denklemine nasıl yerleştiriyorsun? insan gibi... acaba duyurunun açılma sebebi de bu olmasın? uyku sersemliğiyle bir ilgisi yok zaten. milleti suçladığın şeye, dediğin şeye bak "gece saat 2'de git kapısına dayan". normalini seveyim.

@yaren, dinlemek ve duymak ilişkisi... bir düşüneyim.
0
🌸sanat guresi
(04.10.16)
(6)

geçmeyen öksürük

false pretension
neredeyse 1 haftadır öksürük illeti çekiyorum. üşüttüm ama şu an geçti. sadece öksürük kaldı. kuru bazende balgamlı öksürüyorum. sanki dilimin arka tarafında birşey var ve kaşınıyor o da öksürüğe neden oluyor. geceleri bazen öksürük nöbeti geçiriyorum yatakta. 1 hafta önce evde ocakta tencere içersi
neredeyse 1 haftadır öksürük illeti çekiyorum. üşüttüm ama şu an geçti. sadece öksürük kaldı. kuru bazende balgamlı öksürüyorum. sanki dilimin arka tarafında birşey var ve kaşınıyor o da öksürüğe neden oluyor. geceleri bazen öksürük nöbeti geçiriyorum yatakta.

1 hafta önce evde ocakta tencere içersinde ağda unutulmuş ve yanmıştı. ev duman altı olmuştu ve duman baya etkilemişti o gün. acaba o dumanın verdiği sıkıntı olabilir mi?

not: sigara kullanmıyorum.
0
false pretension
(03.10.16)
eksisozluk.com

şu işe yarıyormuş, diyorlar.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(03.10.16)
ılık şeyler için bol bol. suyu bile ılıtarak için, hatta içine birkaç damla limon sıkabilirsiniz.

ayrıca toz zencefil ile balı (1 tatlı kaşığı) karıştırıp macun haline getirin ve onu yutun sabah akşam. o da çok iyi geliyor.
0
köstebek kurabiye
(04.10.16)
öksürük kolay geçen bişey değil. büyük kısmını atlatsanız bile o sonunda kalan kuru öksürük çok uzun sürüyor geçmesi. bende genelde 1-2 ay sürer. bu süre içinde kendine iyi bakarsan geçecektir. 1 hafta çok kısa bi süre.

eğer geçmez, şiddeti ve sıklığı çok az bile olsa artarsa ya kendine iyi bakmıyorsun ya da hastalık ilerliyor, acele doktora.
0
sttc
(04.10.16)
Bol su iç. Akciğerleri en iyi temizleyen şey su. Bi de vaktin varsa temiz havaya çık, mümkünse sabah serininde yürüyüş yap. Bol su iç. Geçecektir.
0
yaren
(04.10.16)
selam 2 bardak suya 1 tane büyük soğanı soy 4 e böl kaynat, sonra içilebilecek seviyeye inince, üstüne yarım limon sık iç

çat diye bi kerede kesiyo daha iyisini görmedim

ikinci seçenek ise 1 tatlı kaşığı bala yedirebildiğin kadar kuru yada yaz zencefil rendesi karıştırıp yutmak, ağzına at suyla yut, pek yenilcek bişey değil çünkü
0
killerbee
(04.10.16)
nar ye.
0
jimicik
(04.10.16)
(17)

Zevk olayı

basubadelmevt
Sizce hangi taraf daha cok zevk alıyordur iliskiden? Erkek mi kadın mı?Bahsettigim iliski türü cinsel olan.Okudugunuz ettiginiz bisiler var mı bununla ilgili. Yorumları beklerim. Hayır,kendime taraf secmicem cok zekiler:)
Sizce hangi taraf daha cok zevk alıyordur iliskiden? Erkek mi kadın mı?Bahsettigim iliski türü cinsel olan.Okudugunuz ettiginiz bisiler var mı bununla ilgili. Yorumları beklerim. Hayır,kendime taraf secmicem cok zekiler:)
0
basubadelmevt
(03.10.16)
bence kadın, orgazm hormonlarla ilgili birşey ve bundan alınan keyif eşit bile olsa kadınlarda arka arkaya olabiliyorlar. biz olamıyoruz (ya da en azından ben olamıyorum, aramızda olan illa vardır yerseniz)

onun dışında hiç titreyerek boşalan bir adama denk gelmedim (allah getirmesin) yani hiç şantiyede bile böyle hikayeler dinlemedim (neler anlatıyorlar aklınız almaz) ama titreyerek orgazm olan kadına denk geldim(ben bakirim, yani bi' arkadaşım anlatmıştı)
0
mete kudur
(03.10.16)
kadınlar daha fazla alıyordur, ama erkeklere kıyasla baya zor oluyor diye biliyorum.
yani uygun şartların bi kadın için oluşması daha zor, ama olduğunda daha fazla zevk alıyordur.

titreyerek boşalma olayı da kellere özgü diye biliyorum. kel arkadaşlar da normalden uzun yaşıyolar.
0
aydogank
(03.10.16)
Kadın 7-8 kat daha fazla zevk alıyor diyorlar bilimselmiş
0
limoncello
(03.10.16)
Bence kadınlar alıyordur. Bizim sistem sık tekrarlara uygun değil.
0
dissendium
(03.10.16)
ikisinin süresi farklı değil mi? Kadınınki daha kısa sürüyor galiba. E bu da algıyı etkiler?
0
neynep
(03.10.16)
serçe parmağını kulağına sok deli gibi kaşı. kulağın mı parmağın mı daha çok zevk aldı?
0
a r a m i s
(03.10.16)
Kadın, çok net:( erkeğim
0
benaslindayohum
(03.10.16)
neyle ölceceksin bu daha cok zevk alma isini merak ettim. orgazmi zevk almanın dorugu olarak düsünürsen, kadinlar acik ara önde. erkek bir sonraki icin beklemek zorunda, kadinlar arka arkaya defalarca orgazm olabiliyor. ama kadina zevk almanın günah oldugu, ancak orospuların zevk alacagi ögretilmis, bu nedenle kadinin beyninde daha cok bariyer var. bu sebeple de alacagi varsa da, almiyor zevk mevk.
0
thewizardofearthsea
(03.10.16)
Kadın orgazm olabilirse zevk alır ama çok büyük çoğunlukla orgazm olmuyor Türk kadını, o yüzden bence yanlış genelliyorsunuz. Ülkemizde zevk erkeğe mahsus.
0
yaren
(03.10.16)
kadın orgazmı erkeğinki gibi anlık gelişmiyor. kadın orgazmı bir süreç erkeğin aldığı zevk ise seksin süresiyle sınırlı. kadınlar orgazmı tarif ederken gözlerinin karardığından, dünyadan soyutlandıklarından falan bahsediyorlar. şimdi eğri oturup doğru konuşalım hiçbir erkek kendi boşalmasını böyle tarif etmez. hiçbirimiz boşalırken kadınlar gibi kendimizi kaybetmiyoruz.
0
jurgen windcaller
(03.10.16)
Kadının orgazm olma potansiyeli erkekten kat kat daha fazla, bilimsel olarak ispatlanmış da. Ha Türkiye'de erkeğin 10'da 1'i kadar falan orgazm oluyorlardır. Sevişmek=erkeğin ihtiyaçlarını gidermesi çünkü.
0
kingdom of rust
(03.10.16)
sünnet denen gereksiz operasyon yüzünden türk erkekleri zevk falan almıyor. bütün sinirler köreliyor çünkü hassas noktadaki.
0
tughan
(04.10.16)
Kadın tabularını yıkıp vücudunu tanırsa, potansiyeline erişirse onun aldığı zevkin onda birini bile alamayız. Kadın zincirleme orgazm olur, dakikalarca kasılması sürer. Erkek fırt diye gelir, ve seksin psikolojik hazzını bir kenara bırakacak olursak, erkeğin seksten aldığı fiziksel haz maalesef boşalırkenki ve boşaldıktan sonraki birkaç saniyedir. Bu süre kadınlarda daha uzun, üstelik kadınların erojen bölgesinde daha çok sinir ucu var. Yani kadın hep yener.
0
yirmisantim
(04.10.16)
Gençler, erkekler de multi orgazmikler ama ne kadar ihtiyaçları var o tartışılır. Kadın orgrazmı sadece 3 saniyeciktir bilginize!

Alıntı 1.
"kadınlar orgazmı tarif ederken gözlerinin karardığından, dünyadan soyutlandıklarından falan bahsediyorlar. şimdi eğri oturup doğru konuşalım hiçbir erkek kendi boşalmasını böyle tarif etmez. hiçbirimiz boşalırken kadınlar gibi kendimizi kaybetmiyoruz."

Alıntı 2.
"erkeğin seksten aldığı fiziksel haz maalesef boşalırkenki ve boşaldıktan sonraki birkaç saniyedir."

Her yaştan gençler, ergenlikte zannedildiğinin aksine ERKEKTE BOŞALMAK ORGAZM DEĞİLDİR. Birçok erkek hayatında orgazm bile olmamıştır ama oluyorum zanneder.

Kızlar ; Erkek kendi cinselliğini öğrendiğinde kadın bu erkeği genelde kaybetmiş olur. Erkek cinselliği hakkındaki olanca bilgisizliğe rağmen çoğu kadın kocasını orgazm edebildiğini zanneder. Ayrıca erkek tatmini kadın tatmininden zordur. Tatmin eşit değildir orgazm. Orgazm tat almaktır tatmin ise doymaktır.



Erkek boşalmadan da 'defalarca' orgazm olabilir ve bu orgazmlar 3 saniyecik de değildir! Erkekte boşalmak sadece zevkin sonudur noktayı koyar 'zevkin kendisi değildir' dolayısıyla istenmeyendir. Ergenlerde ise başka bir halt bilinmediğinden alternatifsizdir.

Erkeklerin de büyük kısmı aynen kızlar gibi cinselliklerinin farkında olmadıklarını bilmiyorlar. Hatta gördüğüm kadarıyla akıl vereni de bol.

Programın birinde Okan Bayülgen isimli gariban erkek cinselliği hakkında bir iki saçmaladı. Buradan yazmayla uğraşmıyorum şimdilik ama sırası gelecek... Neyse ben bunu en azından cinsellik hakkında bir şeyler biliyor zannederdim ama kültürsüzlüğünün yanında cinsel cehaleti de ağırmış.

Yanında duran adam buna "Hayır bir iki dakika değil her erkekte bir saat süren pompa süresi (orgazm konusundan çıktık) kapasitesi standart olarak mevcut." dedi. Sanırım an itibariyle 45 yaşına gelmiş olan Okancık "Geri çekilerek mi?" diye saf saf sordu. "Hayır aralıksız tek seferde!" cevabıyla yıkıldı. Tek döngüde 6 kadına yetecek süre...

Okancık sanırım programın sonrasında kendini eğitmesi gereken kişilerle uzun sohbetler ve psikolojik tedavisinin ardından erken boşalmasından kurtulmuştur. Türk kadınında da aşırı yaygın bir geç boşalma problemi mevcut ama onlar da bunu bilmiyorlar. Erkek eğitildikten sonra birden fazla probleminizi keşfediyor. Buradan tek tek listelemiyorum.

Her neyse sevgili Okancık bu canlı yayında rezil olma seansının ardından aynı yıl eşinden aman yani karısından boşandı. Yukarı da yazmıştım tekrarlayalım; 1. Erkek kendi cinselliğini öğrendiğinde kadın bu erkeği genelde kaybetmiş olur. 2. Erkek eğitildikten sonra birden fazla probleminizi keşfediyor.

Siz sizinkini kullanmayı öğrendiğinizde eş zamanlı olarak karşınızdakinin de kendininkini (kadınlığını) çalıştıramadığını öğreniyor öğretiliyorsunuz. Buradan da vajinal-klitoral orgazm farkına geliyoruz ve ben bu konuda da yazmayla uğraşmıyorum. Çoğu kişi vajinal orgazm olabildiğini zannediyor. Oysa tek yaptıkları penisi klitorise sürttürerek içeriye almaktan ibaret. Açıyı değiştirerek pompa yapın orgazm olamadıklarını anlayıveriyorlar.

Seksologlar ilk birkaç seansı seksi yanlış bildiğinizi anlatabilmek için harcadıklarını söylüyorlar. Altyapısını vermeden uykulu kafayla öylece karaladım. İki paragraflık siteye kitap yazamam anlamadığınızı anlayın yeter.
0
neotunc
(04.10.16)
tasvir yapmak gerekirse erkekler dışa doğru, kadınlar içe doğru bir çekim/itim tadında orgazm oluyorlar derler.

bu arada buzdağının görünmeyen kısmını da hesap etmek gerek. herkes "kendi yaşadığını" seks sanıyor fakat belki de kadın olsun, erkek olsun asıl hazlardan muaflar. belki de anca kıyısında dolaşıyorlar. bu işin kamasutrası var, tantrik seksi var. taocular seksin kitabını yazmış adamlardır mesela. sırf pozisyon olarak da düşünmemek lazım, onlara saygısızlık olur. kişi kendini eğiterek ve partnerine gerekli özeni göstererek level atlayabilir seks konusunda. bakmayın yani pornoların dikte ettiği fast-food kültürü tadında ilişkilere. ağızlarına extacy atıp seks yaptığını sanan adamlar onlar...
0
matrix
(04.10.16)
Kadınlar tabii ki. Kendini tanıyan, tabuları olmayan bir kadın orgazm olacağını yarim dakika öncesine kadar bile anlayabilir; tüm vücuduyla hisseder.
0
piremses
(04.10.16)
elbette kadınlar.
tartışmaya gerek bile yok.

tabii burada süreci çözebilmek önemli.
kadın kendini tanımıyorsa, neyi ne zaman nasıl yapmaktan hoşlandığını anlayamamışsa, erkeğin yarısı kadar bile bir şey hissetmeyebilir.

kadınlar için orgazm bir süreç, hatta dalgalar halinde gelen bir süreç.
yukarıda da yazılmış, bazen birkaç dakika öncesinden bile hissediyorsun yaklaştığını.
ama kadın için seksin kendisi de bir süreç zaten.
sürekli üstüne koyarak ilerliyorsun, mutlaka yeni bir şeyler çıkıyor.
hisler değişiyor.

seks ve orgazm kadın için ruha daha fazla hitap eden bir şey.
çünkü derinleştikçe, aldığın zevk, sekse bakış açın, seks yapma nedenin, orgazmı yaşama şeklin, bunun için tercih ettiğin/seçtiğin insanlar vs. hepsi değişkenlik gösteriyor.

erkekleri bu açıdan biraz mekanik ve şanssız buluyorum.
0
blatta hiberna
(04.10.16)
(11)

bunalımlı soru

yuvarlanantencereninkapagi
hayata dair çok şey kaçırmış gibi hissediyor musunuz? bir şeylere geri dönüşü olmaksızın geç kalmışlık hissi.ve hala bir şeyler yapmamaya devam ediyor musunuz? nasıl harekete geçiyorsunuz, bu hisle nasıl baş ediyorsunuz?hiç de bu saatlerde düşünülesi şeyler değil.
hayata dair çok şey kaçırmış gibi hissediyor musunuz?
bir şeylere geri dönüşü olmaksızın geç kalmışlık hissi.
ve hala bir şeyler yapmamaya devam ediyor musunuz? nasıl harekete geçiyorsunuz, bu hisle nasıl baş ediyorsunuz?

hiç de bu saatlerde düşünülesi şeyler değil.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(03.10.16)
Bir hedef belirledim. Aslinda 10 yil once belirledigim hedefe ulasamayacagimi ima eden her seye ragmen buna tekrardan tutundum ve bence yapacagim. Bu dusunce bile beni inanilmaz heyecanlandirdi. Su an yerimde durasim bile yok.
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(03.10.16)
Geçmişi düşünmüyorum, anı yaşamaya çalışıyorum. Çok şey kaçırmadım, sadece daha verimli olabilirdi. 23 yaşındayım, bir şeyleri kaçırmak için daha çok erken.
0
dissendium
(03.10.16)
Yaş kaç?
0
rastinon
(03.10.16)
1. Evet
2. Evet
3. Harekete geçemiyorum.
4. Bu hisle başedemiyorum.
5. Hiç aklımdan çıkmıyor.
0
yaren
(03.10.16)
1 evet
2 hayır
3 evet
4 "beyle"
5 takmıyorum , en değerli şeyimin zamanım olduğunun farkına vardım, önümde ki maçlara bakarım.
0
killerbee
(03.10.16)
potansiyelimi kullanamadığımı düşünüyorum, bunla ilintili olarak geç kalmışım hissi zaman zaman darlıyor, geç kalmakla beraber sanki sıkışmışım gibi de hissediyorum bi' yandan. insan böyle düşünüyorsa çok üzülüyor yalnız, bir de karadelik gibi başladı mı içine çekiliyorsun bu dangalak ruh halinin. durumların gücüm/isteğim dahili veya dışı, farketmiyor, böyle olduğunu kabulleniyorum. hareketsizliğe ihtiyacım varsa birkaç gün hareket etmiyorum, dinleniyorum, kendimi de gereğinden fazla üzmüyorum. birkaç güne toparlıyorum. yarışa kaldığım yerden devam ediyorum. önemli olan kazanmak değil çünkü.
0
evde liyakat kalmamis
(03.10.16)
1 o kafada degildim ama sanırım olacağım
2 valla evde kalmama olayı konusunda yapabileceklerim sınırlı.
3 ben üzerime düşeni yapıyorum ama bazen can istemeyince istemiyor yani napam bıktırıldım
4 suan umrumda degil de sanırım cocuk yapmak için gec kalınca dert keder sahibi olabilirin
0
fıytfıyt
(03.10.16)
bunlar hep facebook'un oyunları.

Çok ciddiyim bununla ilgili sosyal araştırmalar da var zaten. İnsanlar son 5-6 yıldır bunu tartışıyorlar zaten, kendini gerçekletirmek.

Teknik olarak kendini gerçekleştiremezsin, dünya zaman ve mekan sınırına tabidir çünkü ama aklın değil, patladığınız/patladığımız nokta işte tam burası.

Bi' hedefin olabilri ama oraya ulaşmaya yaklaştığın anda(zor ihtimal ama velevki gerçekleşti) hedefine alışırsın ve başka bir yöne eğilirsin, bu eskiden yoktu. Facebook'un başa bela ettiği birşey, meşhur samsung'un bilmemne yöneticisi hikayesi de buna güzel bir örnek teşkil ediyor aslında.

Onun dışında, biz şurada çok şey yaşadık, kaçırmadık (lisede ne fırlamaydık) diye gezenlerin tamamı aşşağılık psikolojisi içindedir, bunun hakkında da hepsi aynı fikirde olmak kaydıyla çokcana yazı ve söz var.

Sahip olma ve imzalama ile ilgili şeyler bunlar. O yüzden sorularının cevabı mastürbatif ergen bünyelerin dışında herkeste aynı olacak. Kimisi farkındalık içinde ''olur ya bu hayat'' diyecek kimisi depresyon etkisiyle ''evet herşeyi kaçırdım ve boğuluyorum düzeltemiyorum'' diyecek kimisi de ''yok yea, oğlum biz üniversitede bütün okulun gözdesiydik(!)'' diye sallayacak. Kaliteli yaşam dedikleri şey zaten bu. Sorularını bu pencerede yanıtlaman çok daha sağlıklı olacaktır senin için.
yani, sorunun cevabını birazdan yazacağım ama sorunun çözümü şu; ''düşünme.''

Ve evet; hayata dair çok şey kaçırdık, ve herzaman birşeylere geri dönüş olmaksızın çok geçtir ama yine de başka şeylere dönüş olacak zaman(başka şeylerden kastım optimum diyorlar ya hah işte o) her halde(durumda) bulunur. ve bu yüzden birşeyler yapmaya devam etmekten başka şansımız yok, devam etmeliyiz. Bizi harekete geçiren tek şey motivasyondur ve motivasyon kaynaklarını , senden benden daha akıllı adamlar tıpkı bir 2x2=4 analizinde açıp ayrıntılı olarak madde madde anlatmışlar, yazmışlar bi'de onların üstüne hormonları tetikleyen kimyasalları bulmuş yine bizden akıllı başka insanlar, yani motivasyon ile birşeyler yapmaya devam ediyoruz(harekete geçiyoruz) ama bu kaynakların ne olduğu ve neye hizmet ettiği kişiden kişiye değişiyor. Bu hisle nasıl başa çıkıyoruz, yine motivasyonla. Aslında senin aradığın soruların cevaplarının hepsi verilmiş ve bunların çoğunu motivasyon taraması yaparak ulaşabileceğin yerlere koymuşlarda biz yine de nasıl harekete geçtiğimizi cehaletimizle şöyle 3 parçada anlatalım
ı)yapılacak iş ıı) sevilecek birşey ııı)peşinden gidilecek bir hedef ile rolantiden kurtulabiliyoruz, ve hızlı okumanın temel mantığı ile bu aynı şey. beyninin üst kısmı birşeylere dahil oldukça gevezeliği azaltıyor ve seni sakinleştiriyor. Yani çokcanasını ütmek için oynayarak yapıyoruz. (insanlık adına cevap verdim ya la, vay arkadaş)
0
mete kudur
(03.10.16)
Eskiden çok üzülürdüm zamanında yapmadıklarıma/yaptıklarıma, emek harcayıp olduramadıklarım ile emek harcamadıklarım ama emek harcasaymışım bugün işime yarayacaklara. Artık üzülmüyorum. Çünkü ne kadar yaparsam yapayım, ne kadar toplarsam toplayayım, toplamış halimle bile elbet bir şeyler yarım kalacak, elbet ilerisi için tamamlanması gereken ve zamanım/enerjim/param vb. olmadığı için eksik kalan şeyler olacağını fark ettim.

Bu düzenin bana dayattığı çoğu şeyden elimi ayağımı çektim, gerçekten yapmak istediğim için yapmak istediğim şeyler önemli, yapmam zorunlu bırakılan ama bana fayda sağlamayacak sırf cv'de olsa ne kaybedersin denilen şeylerden filan vazgeçeli çook oldu ve inanılmaz rahatladım.
0
kaymaktutmayansicaksut
(03.10.16)
1. Eğitimim konusunda evet. Keşke daha özenli davransaydım diyorum.
2. Ediyorum valla iş güç biraz zor geliyor
3. Bir gün harekete geçerim diye düşünüyorum. İsteyince yapamayacağım şey yok deyip kendimi avutuyorum.
0
petekpare
(03.10.16)
evet çok şey kaçırdım. gençliğimin büyük bir çoğunluğu boşa geçti mesela. 26 yaşında üniversiteye başladım. şimdi bitti. devamı gelecek. aslında zor olan geç kalmışlık hissiyle uğraşmak en acı olan kısımlar oraları. bir şey yapmamak acını daha da artırır. harekete geç. önce plan kur. adım adım onu uygula. küçük adımlar. 5 veya 10 yıl sonra da hale bu hareketsizlik hissi ile yaşamaya devam etmek istiyor musun?
0
expressive
(03.10.16)
(12)

Niye gezegene zarar veriyoruz?

tchuck
yaptığımız şeylerin sonucu niçin "gezegene zarar veriyoruz"'a çıkıyor arkadaşlar?biz doğanın içinden gelen bir varlık değil miyiz?X canlı, iklim şartları değişti diye çok hızlı üremeye başlayıp Y canlsıının soyunu tükettiğinde "X canlsıının bu yaptığı şerefsizliktir" diyor muyuz?Biz de insanoğlu ola
yaptığımız şeylerin sonucu niçin "gezegene zarar veriyoruz"'a çıkıyor arkadaşlar?

biz doğanın içinden gelen bir varlık değil miyiz?

X canlı, iklim şartları değişti diye çok hızlı üremeye başlayıp Y canlsıının soyunu tükettiğinde "X canlsıının bu yaptığı şerefsizliktir" diyor muyuz?

Biz de insanoğlu olarak, güçlendiğimiz coğrafyalarda bazı şeyleri yok ediyoruz, tıpkı eline avantaj geçiren diğer canlılar gibi.

Karbon salınımı geri dönülemez hale gelmiş.
Tamam, engellemek elimizdeydi, ama engellemedik. Ama geri dönülemez haldeyse napalım yani? Karbon salınımının maksimum olduğu düzeylerde yaşayabilen canlıların önünü açtık, diğerlerini yok edeceğiz. Olay aslında bundan ibaret.

Dünyanın sonunu getiriyormuşuz vs. bana çok fazla "ego dolu sözler" gibi geliyor.
Hiçbir bok olmaz. Dünyaya california boyutunda bir meteor çarptı ve binlerce yıl güneşle arasındaki temas son buldu da yok olmadı. Bizim yaptığımız şeyler mi yo kedecek?

Yok edebileceğimiz tek şey, kendi türümüz ve bizim türümüzle aynı dönemde yaşamış canlılardır.
Karbon salınımını coşturup kendimizi ve türleri yok ederiz. Sonra mikroskop boyutunda başka bir canlının yaşaması için muhteşem bir ortam oluşturmuş oluruz ve X milyon yıl sonra o canlı gelir başa geçiverir :)

Ben şunu demeye çalışıyoruM.
Dünyayı yok ediyoruz muhabbetleri safsata. hiçbir şey yaptığımız yok. biz kendimiz doğanın içinden gelen, sıradan bir canlıyız ve bizim yaptığımız şeyler elbette ki çevreye zarar verecek, neredeyse tüm hayvanlar çevreye zarar veriyor ve ekolojinin bozulması için güçleri yettiğince davranıyorlar :) Biz de ekolojinin bozulması için kendi gücümüz yettiğince davranıyoruz, bizimki biraz daha etkili sadece tek değişiklik bu.

Biz götümüzü yırtsak da dünya sabit kalmayacak yani
Taş devrindeki gibi yaşasal bile bazı türler yok olacak, buzullar yine eriyecek, yine dünyadaki atmosferki yapı değişecek. Bizim tek yaptığımız bunu hızlandırmak veya farklı bir şekilde yapmak.

Marstaki atmosfer uçup gitti örneğin. Onu da mı biz yaptık :)?
Dediğim şu: YAŞAM BİR ŞEKİLDE YOLUNU BULUR. bu kadar kafa yormayın.
0
tchuck
(03.10.16)
aslanın sadece hayatını sürdürmek için bir geyiği yemesi başka bir şey, insanoğlunun tüm canlıları kendine köle yapıp onları sömürmesi, doğanın tüm kaynaklarını kendi konforu için (hayatta kalmak için bile değil) tüketmesi bambaşka bir şey.

doğa evet yolunu bulur ama yolunu bulamayacak bir hale getirmezsen.
0
dahili meddah
(03.10.16)
Hibrit tohumlar gdo'lar verimi yok olmuş topraklar bu dediğine dahil değil. Yani olay senin dediğin gibi değil. Hayvanın hayvanı öldürmesi veya üremesi veya şartlara uyum sağlaması zaten doğal süreçlerden bazıları. Yani hepsi doğal. Ama mesela betonlaşma hiç de doğal değil. Kimyasalların kozmetikten tıbba inşaattan gıdaya kıyafetten teknolojiye her alanda kullanılması hiç de doğaya mahsus değil. Yani doğayı öldürmekteyiz. Yanlış anlamışsın bence.
0
yaren
(03.10.16)
diğer canlılarla aramızdaki fark akıl sahibi olmamız ve bu doğrultuda kararlar vermemiz. dolayısıyla hiçbir canlı istese de bizim kadar doğaya zarar veremiyor. hiçbir hayvanın ya da bitkinin bizim kadar eline avantaj geçirebileceğini sanmıyorum. "hayvanlardan tanrılara: sapiens" kitabında ayrıntılı olarak açıklamalar vardı insanın doğaya etkisiyle ilgili, belki okumuşsundur. okumadıysan tavsiye edeyim, zaten yeterince popüler bir kitap. yani senin bahsettiğin kadar basit bir zarardan bahsetmiyorlar. boğa güreşleri, hayvanat bahçeleri gibi 21. yüzyılda dahi eğlence ve zevk için hayvanlara işkence ettiğimiz bir zamanda yaşarken, insanın doğaya, diğer canlılara yönelik tahribatını küçümseyemeyiz diye düşünüyorum. bunlar engellenebilir şeyler çünkü. böyle olması gerektiği için böyle olmuyor. yani yaşam yolunu bulmuyor, biz öyle bulduruyoruz.
0
nathanieltroy
(03.10.16)
abi niye değil bana bunu anlatın?

biz doğanın içinden gelen bir canlıyız. bizim yaptığımız her şey doğaya dahil. niye dahil değil diyorsunuz?

kutup ayılarının haline ben de üzülüyorum.
ama ne yapacağız yani, kutup ayıları ölmesin diye gaz lambasında mı oturalım?

ÇOK SAÇMA.

dinozorlar, "bu türü çok fazla tüketmeyelim yoksa yiyecek yemek bulamayız" diyip canlı türlerini mi korumuş? korumadılar da noldu?

dünya tarihinde 3 tane kitlesel yok oluş gerçekleşti. dünyadak icanlılık yok olmanın eşğine geldi ve mucize bir şekilde devam etti. o kitlesel yok oluşlar oldu da noldu? DOĞA BİR ŞEKİLDE YOLUNU BULDU. ve o şartlarda bile yaşayıp hızlı üreyecek canlılar yaşamını sürdürdü.

dünyayı nükleer bombardımanlarla yok etsek bile yarın sabah uyandığımızda o radyasyonla yaşayacak canlılar bulacağız.
öyleyse nyin derdindeyiz?

kendi konforun için de tüketebilirsin,
kendi hobin için de. niye tüketmeyeceksin? yapma gücüne sahip hangi canlı yapmyıor ki?

doğa dengesini bulacak. insanoğlunun yaptığı şeylerin sonucunda da dengesini bulacak. gerekirse tüm dünyada 4 tür canlı kalacak ama sonunda o şekilde de yaşam devam edecek.

ve ben bu "gezegeni yok ettik" mavralarına sadece gülüyorum.

dediğim gibi, 70 milyon yıl önce dünyaya meteor düştüğünde de bunu insanoğlu mu yaptı?
binlerce yıllık buz devri gelip milyonlarca canlı türü yok olduğunda da mı insanoğlu vardı?

eee öyleyse neyin derdindeyiz?
0
🌸tchuck
(03.10.16)
Söylediğin şey doğru, doğaya değil, insan yaşamına uygun duruma zarar veriyoruz. Yoksa göktaşı çarpsa da gezegen seraya dönüşse ya da buzla kaplansa da doğa ya da doğal süreç devam eder. Biz içinde olmayız sadece. Doğa ya da dünyanın pek umru olmaz.
0
whoosie
(03.10.16)
@whooise,

aynen abi dediğim şey birebir bu.

şuan zarar verdiğimiz tek şey kendi türümüz ve bizimle yaşamaya devam edecen canlılar. doğanın umurunda değiliz.

doğa, şuan bizim yarattığımızdan çok daha eşsiz kitlesel kıyımlar gördü. gezegenin her tarafı yanardağlarla doluydu, metan gazından başka soluyacak hiçbir şey yoktu. güneşle bağımızın koptuğu yılları gördü ve bu on binlerce yıl sürdü. doğada tüketecek bitki, yiyecek canlı kalmayan dönemler oldu.

ve doğa bir şekilde içinden yeni canlıları çıkartıp "bu yoklukta da hayatta kalın" dedi.
ve onlar bugün insanoğlu oldu işte.

bugün yok edeceğimzi tek şey, biz ve bizim gibi canlılar.
belki toprağın belki denizin fersahlarca altında, bizim siktiğimiz dünyada ziyafet çekecek canlılar var ve bekliyorlar. şuan güçlü değiller, ama bizim yarattığımız şartlarda güçlü olacaklar. bu sefer onlar ortaya çıkıp, biz türümüzü yok ederken yükselecekler.

bence "doğayı yok ediyoruz" masalını bırakıp,
bütün insanoğlu şunu demeli: İNSANLIĞI YOK EDİYORUZ, BÖYLE GİDERSE YAŞAYAMAYACAĞIZ. demeli.

dünyaya bişey olmaz. olsa da milyar yıl sürer.
0
🌸tchuck
(03.10.16)
niye olmadığını yazmışız zaten. eğer başka canlılarla kıyaslıyorsak kendimizi ve gerekçemizi buna dayandırıyorsak bir başka canlıların davranışlarına bakmak lazım.

diğer hangi canlı türü diğer canlıları kendisine köle yapmış? yaşamda kalmak gibi bir ihtiyacın dışında atıyorum ruj yapmak için kozmetik yapmak için, derisini giymek için başka canlıları sistematik olarak katletmiş?

elbette tüm canlılar ölebilir ve başka canlılar türeyebilir. ama davranışlarının bilincinde bir canlı olarak mesela sen çevrendeki herhangi bir insanı neden öldürmüyorsun? herhangi bir insan için aklından dahi geçiremeyeceğin bu sömürü,bu katliam düzenini ne hakla başka canlılar için "doğal" diyerek müstehal görüyorsun?
0
dahili meddah
(03.10.16)
@dahili,

kölelik düşündüğünden daha fazla canlıda var. karıncalar, kazandıkları koloni savaşları sonunda kendilerine köle karınca almaktalar savaş esirlerini, en basitinden.

doğa dışı bir şey yapmadığımızı anlayın. sadece doğaya çok daha fazla müdahale edebiliyoruz. ancak doğanın içinden gelen bireyleriz. meteorun düyaya çarpması ile insanoğlunun karbon salınımı arttırması aynı şey.
0
🌸tchuck
(03.10.16)
yahu karınca kendine köle alıyor da ne yapıyor? ciddi misin dalga mı geçiyorsun anlayamıyorum.

insanın doğaya verdiği zarar,tahribat bugüne kadar hiç bir "canlı" tarafından verilmemiş. bunu artık kapitalizm bile anladı ve çözüm arıyor sen tutmuş depremlerle, gök taşlarıyla kıyaslıyorsun bunu.

göktaşı çarparsa evet çok daha büyük bir yok oluş olur ama buna şuanda en azından yapacak bir şeyimiz yok. ama insanın verdiği tahribat engellenebilir, önlenebilir bir şey. önlenemez şeyler oluyor diye önlenebilir şeyleri de engellemeyecek miyiz? o zaman ileride öleceğiz diye nasılsa hiç birimiz yaşamak için çaba harcamayalım?
0
dahili meddah
(03.10.16)
Dünyayı yok etmemiz şu an imkansız gibi bir şey. Dünyayı yok ediyoruz diyen birine de rastlamadım. Biz dünyanın doğal evrimine müdahale ediyoruz. Evet bizim sonumuz gelecek, doğa ise her şekilde kendini yenileyecek ama kendimizde birlikte hayvan ve bitki türlerini de uçurumdan aşağı sürüklüyoruz. Milyonlarca yıllık bir süreci çöpe atıyoruz.

Benciliz, egoist ve saygısızız, her şeyin kendimiz için olduğunu düşünüyoruz. Ancak yanılıyoruz. Yanlışlık işte bu "zihniyet"te. Doğa ile uyum içinde yaşamıyoruz. Biz doğanın virüsleriyiz, parazitleriyiz şu anda arkadaşım.

Dünyanın geçirdiği doğal bir evrim süreci değil, insanoğlunun bencilliği yüzünden "geçirmek zorunda olduğu" bir süreç. Karbondioksit salınımının ana kaynağı insan.

Ayrıca tüm hayvanlar çevreye zarar veriyor da nedir? Hayır, tüm canlılar çevreye zarar vermiyor, çevre ile uyum içinde yaşıyor, senin "zarar" dediğin şey ise doğal bir evrimin sürecini oluşturuyor. İki yazı okuyup düz mantık ile tespit yapmaya kalkmayın lütfen. Koskoca bilimadamlarından utanın. Amaan kafa yormayın olayı nedir? Kafamız var, niye yormayalım? Beyin bedava.
0
peggy
(03.10.16)
duyuruyu açan arkadaşa katılıyorum. gezegene zarar vermek o kadar kolay değil. bir belgesel izlemiştim. dünya ne felaketlerden geçmiş. buz çağı, yanardağların patlaması, meteor çarpması... ama dünyada canlılık devam etmiş. sadece dünyanın liderleri değişmiş. yeni şartlara uyum sağlayan canlılar üremeye devam ederken uyum sağlayamayan canlılar dünyadan silinmiş. bizim dünyaya verdiğimiz zarar, doğal nedenlerle oluşan zararların yanında bir kum tanesi bile sayılmaz.
0
nickini degistiren yazar
(03.10.16)
Tür çeşitliliğini azaltıyoruz, iklim kuşaklarını kaydırdık, everestin tepesine kadar yoldaki bokları takip ederek çıkılabiliyor günümüzde. Bunlar uzun vadede önemsiz ama kısa vadede gg olabilir. Uzun vadede biz de önemsiziz, mazisi birkaç yüzbin yıllık bir tür olarak bilhassa.. Dinozor kanı emen sinekler hala piyasada, yaşam yolunu buluyor, eyvallah da, atmosfer uçsa suya kaçıp kükürtle solunuma geçebilecen mi mk sanki? Hidrotermal nişte yaşayabilecen mi?
0
kargn
(03.10.16)
(15)

tuvalette durma suresi

yons
olm ben kabiz dahi olsam tuvalette en fazla 5 dk da isimi gorup cikiyorum. millet telefonu olmadan tuvalete giriyor yarim saat cikmiyor. eski tv dizilerde de gazete dergi ile tuvalete giren karakterler gorurdum. ben mi yanlis siciyorum lan?
olm ben kabiz dahi olsam tuvalette en fazla 5 dk da isimi gorup cikiyorum. millet telefonu olmadan tuvalete giriyor yarim saat cikmiyor. eski tv dizilerde de gazete dergi ile tuvalete giren karakterler gorurdum. ben mi yanlis siciyorum lan?
0
yons
(02.10.16)
Bence yanlış sıçıyorsun.
0
dissendium
(02.10.16)
şu videoyaya da bakayım, instagram'a da bakayım derken 20dk yı bulabiliyor gerçekten.
0
kimlanbu
(02.10.16)
ev arkadaşım laptopla giriyodu çıkınca ayakları uyuştuğundan yürüyemiyodu
0
masa penisi
(02.10.16)
benim de 2-3 dk mı alıyor. eşim ise girdiği zaman yarım saatte anca çıkıyor. anlayamıyorum napıyor onca saat. ben zaten erken çıkacağımı bildiğim için yanıma hiçbişi almıyorum çünkü alırsam konsantre olamıyorum o zaman daha uzun sürüyor.
0
sta
(02.10.16)
en guzelini yapiyorsun fazla uzun kalmak basura neden olabilir.
0
enaz3kedi
(02.10.16)
ben genelde 45 dk dan once sicamiyorum. 20 dk da sicarsam kendimi sansli sayiyorum

bu da buradaki son entryim daha da kiz dusmez burdan
0
kosun lan mevzu var
(02.10.16)
@fay day to break
yoo gayet isimi bitirip cikiyorum. geride kimse kalmiyor :D
hayir insanlar sinyal gelmeden tuvalete girip gelmesini mi bekliyor anlamadim..
0
🌸yons
(02.10.16)
Kabız olmamışın bence. Kabız insan 45 dk da durabilir tuvalette, durmuşu var yani :$ :$
0
yaren
(02.10.16)
bu arada hatali yazmisim duyuruda. giriyor degil girmiyor olacakti. mobildeyim.
0
🌸yons
(02.10.16)
3-4 dk
5dk olmamıştır hiç.
0
basond
(02.10.16)
ben sabah ilk tuvalete gittiğimde uyuyakalabiliyorum sdsjk onun dışında işim bitince çıkar giderim.
0
rayde
(02.10.16)
Ben de hıc anlamıyorum bunu ya. Baktım tuvaletim gelmiş, sıkıştırıyor, giriyorum. 20 saniye içinde patır patır çıkıyor ne varsa. Ondan sonra uğraşşam da gelmiyor yani bişi. Nası o kadar saat kalıyorlar, garip.
0
basubadelmevt
(02.10.16)
ben de sormuştum bunu. buradaki cevaplara ek olsun.

(git: 1059253)
0
tepedeki psychedelic adam
(02.10.16)
ben de tuvalette işini ışık hızıyla halleden bir insanım.

maksimum 3-4 bilemedin 5 dk'da çıkıyorum.
0
köstebek kurabiye
(02.10.16)
bazı insanlar temizlenmek için birkaç dk işini uzatabilir belki. ya da bağırsakları bozunca falan bi müddet uzun kalabilir. ama sürekli uzun süre kalmak pek sağlıklı gelmiyor bana. aynı zamanda iğrenç geliyor. ve orada okumak gibi bir eylemi yapmayı da hoş bulmuyorum. vaktini düşünerek değerlendirebilir insan orada.
0
gijilti
(02.10.16)
(16)

cehalet mutluluk mudur sizce de?

limoncello
sb. cehaletten kasıt hiç okula gitmemiş olmak, okuma yazma bilmemek değil tabii ki
sb. cehaletten kasıt hiç okula gitmemiş olmak, okuma yazma bilmemek değil tabii ki
0
limoncello
(01.10.16)
mutluluktur tabii ki.

bilen adam hep daha fazlasını istiyor. ufku, vizyonu geniş olduğu için büyük düşünüyor. büyük düşününce stresi, çabası, uğraşı çok oluyor.

ama cahil adam öyle mi? candır o.

adam zaten her şeyi biliyor. adam her şeyi bildiği için yeni şeyler öğrenmesine, ufuk genişletmesine gerek yok. herif zaten buda'ya ulaşmış, gideceği yerin ötesi yok. yerinde sayıyor güzel güzel.

mutluluktur. hem de nasıl..
0
tosiba
(01.10.16)
evet, cehalet mutluluktur.
0
karlmarx
(01.10.16)
Gerçek mutluluk değildir. Ancak onun gölgesidir belki, ya da canlandırmasıdır. Çünkü kavramayı reddetmek bir süre sonra kavrama yeteneğini de samimiyeti de öldürür. Yani kişi kendi uzuvlarını keser gibi yeteneklerini keser. Görüntüde ağırlık taşımıyor gibidir ama esasında eksik ve yanlıştır. Sahte mutluluk bence bu.
0
yaren
(01.10.16)
Dostum burada cahil bulamazsin sen :) yanlis yere gelmissin. Burdakiler gayet elit insanlar ve mutsuzlar.
0
tezek
(01.10.16)
Peki cehaletten kasit nedir?

Mutlulugun bilgiyle iyi ya da kötü herhangi bir bağı olduğunu sanmiyorum.
0
shadowcat
(01.10.16)
Değildir. Şundan 5-6 sene önce oldukça cahildim, depresif ve mutsuzdum. Şimdi ise hayatımın en mutlu dönemleri. İnsanlarla konuştuğum zaman görece anlamlı ve klişelerden arınmış konuşabilip geniş yelpazade bakış açısı kullanabiliyorum. Bilgi mutluluktur. Evreni, dünyayı, insanları anlamak mutluluk getirir.
0
empat
(01.10.16)
Bilmemek mutluluktur, o olumsuz şeyleri bilmeyince en azından anın tadını çıkarabiliyorsun.
0
Golden Ratio
(01.10.16)
her şeyden mutlu oluyorsun işte, hayatta geçmeyeceğin köprüye seviniyorsun,
hayatta istanbul'a gelmemişsin 3.köprü hurra diyorsun.

dağda çobansın taksime kışla yapılacak diye seviniyorsun.
bayramdan bayrama namaza gidersin taksime cami şart abicim diyorsun.

vuruyor seviniyorsun özür diliyor seviniyorsun.

muhakeme etme yeteneğin yok sonuçta, güzel denilen her şey mutlu ediyor seni.
0
pembe baytar
(01.10.16)
"zeki/bilgili olduğum için mutsuzum", "efsanevi olduğum için yalnızım" tripleri bence 16 yaşından sonra bırakılmalı ama cehalet mutluluktur konusuna katılıyorum ben. kendimi düşünüyorum. hayallerim, planlarım falan var işte bissürü. ne kadar "olmuş" ve "mutlu" olduğumu, bu hayallerle aramdaki mesafe belirliyor. bugün ben çok daha düşük standartlarda yaşamış, çok daha düşük standartlı hayaller kurmuş birisi olsaydım, belki zekiler için "dar görüşlü ve vizyonsuz" olacaktım ama istediğim hayatla aramdaki mesafe çok daha kısa olacaktı, dolayısıyla daha mutlu olabilecektim. günde 12 saat çalışıp iki tane lahmacun yiyince deli gibi mutlu olan bir adam olacaktım belki mesela, şimdi iki saat çalışsam kalan 10 saati kapitalizm sosyalizm işçi hakları hede hödö diye kafa sikerek geçiriyorum.

o açıdan, "ben akıllıyım o yüzden mutsuzum" demiyorum ama hayalleri ve standartları daha düşük olan insanlar bence mutlu olmaya daha çok meyilli. ben mesela bir roman yazamadan ölürsem mutsuz olurum. 45-50 yaşıma geldiğimde bile kendimi gerçekleştirememiş hissederim, "ulan yapamadık şu işi de" derim. bunun gibi onlarca, yüzlerce ve hatta binlerce pişmanlığım, ezilmişliğim, yetersizliğim olur. halbuki köpek gibi yetiştirilmiş, fakir, paspal, at hırsızının teki olsaydım belki dandik bir fabrikada iş bulduğuma sevinip BUNA DA ŞÜKÜR BE KARDSM diyerek mutlu mutlu yaşayacaktım. bu düşünce yapısının çok sağlıklı olmadığının da farkındayım, sonuçta hiçbir insan bilinçli olarak çok daha düşük standartlara ve berbat yaşam koşullarına sahip olmak istemez ama ne bileyim abi ben çevremde hep böyle gördüm. nerede eğitimli, beyaz yakalı var kendini bi bok sanıp dertlerinin havuzunda denizinde boğuluyo. nerde tek derdi günü çıkarmak olan adam var onun sülalesi raad, mutlu.

şimdi sözü "ama abi yeaaa bi stanley kubrick filmi izleyemedikten sonra nasıl mutlu olabiliyosun ki yaneee" diyecek olan kadıköylü varoş ve gavat hipster'lara bırakıyorum.
0
der meister
(01.10.16)
mutluluk görecelidir. mutluluğu neyden beklediğinizle alakalı bu. haliyle "cehaletin getirdiği mutluluğu" tercih edenlerin yanında "hakikatten de" mutlu olabilecek insanlar vardır. paradoksal birşey ama bu. cehalet mutluluktur diyebilenler sadece o cehaletin dışına çıkanlardır. cehalet içindeki adam diyemez yani o cümleyi.
0
matrix
(01.10.16)
Gamsızlıktır
Gerçi bedeli ağır bir Gamsızlıktır

Cehalet insanı gamdan kurtarmadığına aksine başına iş açtığına göre Gamsızlıktır denemez.

Cehalet akplilerin tüm eleştirilere sadece küfrederek cevap vermesi ve kendi sonlarına koşarak gidiyor olmalarıdır.
0
Batuhanolabilir
(01.10.16)
bence kendini bilge olarak görüp, her şeyi biliyorum, yaşamın ucu bombok bir yere çıkıyor diyerek mutsuz olmak aptallıktır. zira bilmenin sınırı yoktur. belki bilgelik mutluluktur.
0
for day to break
(01.10.16)
cehalet ne güzel bir şey. her şeyi biliyorsun. özgüven tavan.
0
nickini degistiren yazar
(01.10.16)
Kandırmacanın getirdiği yapay bir mutluluktur bence.

Ancak bilgelik mutsuzluk olarak algılanmasın. Bilge insanlar mutlu olmak için değil, ruhlarını doyurmak için sürekli yeni şeyler öğrenmeye çalışırlar.
0
s0phiesw0rld
(01.10.16)
evet
0
basond
(01.10.16)
Evet, çünkü hem acının kendisi bir bilgidir hem de onun çoğu yine bilgiden gelir. Gerçek anlamda hiçbir bilgiye sahip olmayan kişi neredeyse hiç acı hissetmez ve doğal olarak kolayca mutlu olabilir. Buradan çıkarılacak sonuç mutlu olmanın ne olursa olsun sahip olunması gereken bir şey olmadığı. Yani mutlak bir değeri yok.
0
harvey
(01.10.16)
(3)

ayak parmaklarında uyuşma

sularda mavi
dostlar romalılar şimdi şöyle bir sorunum var. ayak parmaklarım soğuk havalarda (hepsi değil bir iki tanesi) uyuşuyor, beyazlıyor. takribi yarım saat böyle kalıyor. bazen sıcak bir ortama geçince uyuşukluk geçiyor. doktora gittim. dahiliye uzmanına raynaud hastalığı olabilir dedi, daha doğrusu başka
dostlar romalılar şimdi şöyle bir sorunum var. ayak parmaklarım soğuk havalarda (hepsi değil bir iki tanesi) uyuşuyor, beyazlıyor. takribi yarım saat böyle kalıyor. bazen sıcak bir ortama geçince uyuşukluk geçiyor. doktora gittim. dahiliye uzmanına raynaud hastalığı olabilir dedi, daha doğrusu başka bir doktor beni öyle yönlendirmişti. testini yaptık negatif çıktı. muayane falan da etti. sebebini bulamadı. kışın tekrar uyuşukluk olduğunda gel, dedi. yolladı. ee raynaud sendromu da değilse nedir bu? fikri olan?
0
sularda mavi
(01.10.16)
Soğukta oluyor dediğin için damar tıkanıklığı geldi aklıma. Ama uyuşma da sinirsel bir şey. Nörolojiye görünsene bi de? Soğukla ilgisi olabilir gayet.
0
yaren
(01.10.16)
Dolaşım sıkıntısı olabilir. Sinirsel de olabilir evet. Hem nöroloji hem de bir kalp damar a görünmenizi tavsiye ederim.
0
sefil
(01.10.16)
askerden dönünce uzun bir süre bende de oldu ama sonra geçti. soğukta çok kalmış olabilir misin kışın?
0
bohr atom modeli
(01.10.16)
(14)

Köpek tokalaşamak için patisini uzatınca ne yapıyorsunuz?

shadowcat
İkidir aynı şey oluyor, bugün yine başıma geldi. Tanıdığımız birinin eğitimli büyük bir köpeği var. Numara bol. Daha önceden parka dolaştırmaya çıktığıda ben de koşudan dönüyordum. Karşılaşınca durduk, "Hadi merhaba de shadow'a" deyince tokalaşmak için patisini kaldırıp suratıma baktı bilmiş bilmiş.
İkidir aynı şey oluyor, bugün yine başıma geldi. Tanıdığımız birinin eğitimli büyük bir köpeği var. Numara bol. Daha önceden parka dolaştırmaya çıktığıda ben de koşudan dönüyordum. Karşılaşınca durduk, "Hadi merhaba de shadow'a" deyince tokalaşmak için patisini kaldırıp suratıma baktı bilmiş bilmiş. Ben de tokalaşıp "Naber?" deyip yanağından öpmüştüm, ne yapacağımı bilemedim açıkçası. Bugün de evlerini ziyarete gittik. Yine hoşgeldin demek için patisini uzatınca ben de bu sefer elini sıkıp sallıyarak normal insan gibi sol ve sağ yanaklarından öptüm :D Aynen. Ciddiyim. Bilemiyorum ne yapacağımı, elini uzatıyor sonuçta. Sonra evdekiler bayağı bir güldü.

Öpülmez mi köpek böyle insan gibi?
Tokalaşmak isteyen köpeğe ne yapılır, iş adamları gibi mi tokalaşacağız?
0
shadowcat
(30.09.16)
Öpüşür yaaa öpülmez mi, çok iyi etmişin bence :)) az daha yüz bulsam mıncıklarım ben :))
0
yaren
(30.09.16)
şimdiye kadar hiç patisini uzatan köpekle karşılaşmadım da ben yeni tanıştığım insanları bile yanağından öpmem sadece el sıkışırım. köpeği neden öptün ya adsfghjlk
0
nrmnm
(30.09.16)
benim kopegim de pati uzatiyor. siz de kendi patinizi uzatip selamlayacaksiniz, normal olani yapmissiniz. opmek de guzel tabii.

@nrmnm bunu pek cok kopek yapiyor ve kolay ogrenebildikleri bir numara aslinda.
0
hopeless
(30.09.16)
Öpülür öpülür rahat ol :)
0
chiper
(30.09.16)
Hicbir sey yapmam. Tokalasmadim diye bana kirilacagini sanmiyorum kopegin.
0
stavro
(30.09.16)
Ben kopegimi durduk yere de yanaklarindan, gidisindan falan opuyorum.
Baska kopekler bana pati verirse, tutarim patisini sonra aferim deyip kafasini oksarim.
0
innerbliss
(30.09.16)
Ay cok guldum ya asiri komik bir manzara:) patisini tutup biraksaniz yeterdi ya:)
0
red g
(30.09.16)
patisini tutup "leeeeeen" diye bağırarak kafasını okşama.
0
nice tnetennba
(30.09.16)
verilen selami almak sunettir. dogru olani yappmissin
0
exlibris
(01.10.16)
şu ana kadar hiçbir köpek bana patisini uzatmadı ama uzatsaydı eğer sahibine ayıp olmasın diye ucundan biraz tutar sonra ilk fırsatta gider ellerimi yıkardım.

hayvanları sevmiyorum.
0
köstebek kurabiye
(01.10.16)
Usulca iki yanağından da öpmeyi akıl etmiş bir kişi daha çıkarsa rahatlayacağım. Çünkü galiba bundan sonra hep böyle yapmaya karar verdim :)
Sevgimi gösterebilen biri değilim.
0
🌸shadowcat
(01.10.16)
Şimdiye kadar hiç hayvan öpmedim. Hayvan öpülmez demiyorum ama pati uzatan köpekle tokalaşıp iki yanaktan öpmek komik olmuş :D

Ben hiç böyle bir şeyler karşılaşmadım ama karşılaşsam tokalaşıp ya kafasını Ya çenesinin altını okşar/severim :)
0
nawar
(01.10.16)
sen yine iyi yapmışsın. bayram ziyaretindeydik. kuzenin köpeğini patisini uzattı öpüp alnıma koydum ben...
0
sen de git sen de unut
(01.10.16)
Bizim ofisteki köpek pati uzatabiliyor "patini uzat" denince. Her seferinde çok şaşırıp sarılıyorum. (gerçi ne yapsa sarılmaya hazırım) Bence iyi yapmışsınız, insan gibi davranıyorsa aynı şekilde karşılık verilmek belki hoşuna gidiyordur.
0
anumegha
(01.10.16)
(4)

Kedi kısırlaştırma ücretleri

six packsiz
Kaça yaptırdınız? Erkek.
Kaça yaptırdınız? Erkek.
0
six packsiz
(30.09.16)
3 sene önce 300 tl'ye yaptırmıştım, şimdi gene 300-400 civarıdır diye tahmin ediyorum
0
neferkitty
(30.09.16)
Ankara, 250.
0
yaren
(30.09.16)
fatihteki büyükşehir belediyesinin hayvan hastanesinde 85 liraya yaptırmıştım yanlış hatırlamıyorsam
0
talemon
(30.09.16)
1.5 sene önce 150 liraya yaptırmıştım Tekirdağ'da.
Ameliyat sonrası enfeksiyon kaptığından dolayı arkadaşımın kedisi öldü, o yüzden temiz bi klinik ve temiz çalışan bi veteriner hekime yaptırmanızı tavsiye ederim.
0
100 monkeys
(02.10.16)
(7)

Cok uykum geliyor

shubulubapshubaptishaluva
Yillar sonra yeniden ders dönemine giriyorum. Son 6 aydır da işsizdim bu arada. Çılgınlar gibi geç yatıp çok geç kalktim. Ama lisansta bile 10 kisilik derste hocanın suratına bakarken gözlerimin kapanmışlığı var. Bu defa böyle bir lüksüm yok:( Eskiden derse kahve götürürdüm, yudum yudum ice ice beni
Yillar sonra yeniden ders dönemine giriyorum. Son 6 aydır da işsizdim bu arada. Çılgınlar gibi geç yatıp çok geç kalktim. Ama lisansta bile 10 kisilik derste hocanın suratına bakarken gözlerimin kapanmışlığı var.
Bu defa böyle bir lüksüm yok:(

Eskiden derse kahve götürürdüm, yudum yudum ice ice beni ayakta tutardi. Ama tum gün, haftada 5 gün boyunca kahve tüketemem.

Napabilirim? Siz nasil tüm gün ayaktasiniz?
0
shubulubapshubaptishaluva
(30.09.16)
Muhtemelen vücudun sana kaçmak için bahane üretti ve onu sunuyor. Derslerini gerçekten almak isteyip istemediğine çok samimi olarak karar verirsen sorun kalmayabilir.
0
yaren
(30.09.16)
Yok yok bu yıllardır böyle. Bir yerde uzun sure otururken mutlaka uykum geliyor. Sinemada uyumuslugum var:(
0
🌸shubulubapshubaptishaluva
(30.09.16)
Demir eksikliginiz vs olabilir mi?bende de aynı sorun vardır hep, özellikle ilaçlarımı almadığım zaman artar. Bu aralar yine içmeyi unutuyorum, bıraktığınız yerde uyuyacak moda geçiyorum.

İlaçları alinca kendime geliyorum.

Bunun haricinde arada sırada yüzü soğuk suyla yıkamak, kahve, vitamin takviyesi vs ise yarayabilir.
0
fraise
(30.09.16)
spor yap
0
yue
(30.09.16)
uyu dostum uyu vücuda karşı gelinmez.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(30.09.16)
kendi sorununa cozumu de demissin zaten. senin tek sorunun duzensiz uyku gibi gozukuyor burdan :) onu bi duzene cek istersen bi an once :)
0
superfluid
(30.09.16)
2 haftada dengelenirsin.

spor yap++
0
gezegen olan pluton
(30.09.16)
(4)

Ankara Bahçelievler Kuaför

yaren
Selam Özellikle yüzdeki tüyleri almak için 50 lira istemeyen ve işini iyi yapan bir kuaför arıyorum, bayan kuaförü. O 50 lira nasıl oturdu içime anlatamam. Millet 20 liraya hallediyor bu hatun 50 lira alıyor, çok fena oldum. Var mı??
Selam

Özellikle yüzdeki tüyleri almak için 50 lira istemeyen ve işini iyi yapan bir kuaför arıyorum, bayan kuaförü. O 50 lira nasıl oturdu içime anlatamam. Millet 20 liraya hallediyor bu hatun 50 lira alıyor, çok fena oldum.

Var mı??
0
yaren
(30.09.16)
bahceli demissiniz ama tunali olur mu? ayrica sir agda vs. ile mi aldiracaksiniz yoksa igneli epilasyon filan mi?

edit: tamamdir, ben bahceli'de oturuyorsunuz gibi dusunmustum, o zaman cok uzak olmazdi. selamlar.
0
kassiopeia
(30.09.16)
Tunalı çok uzak kaçar. Eskişehir yolu üzerinde oturuyorum, Polatlı'ya yakınsıyor ev. Maddi olarak zorlamasın yani.
0
🌸yaren
(30.09.16)
ben yüzdeki tüyler için sarartan bir lazer yaptırıyorum (spectra q switch diye geçiyor), seansına 100 lira veriyorum ve 2-3 ay tüy problemi olmuyor. tüyleriniz çok kalın değilse düşünebilirsiniz bunu da.
0
kayranin kedisi
(30.09.16)
Hormonal sorunlardan ötürü kalınlaştı. Saçma sapan bişeyler... şimdilik belli bütçenin dışına çıkamıyorum, çıkabildiğim zaman iğneli epilasyon düşünüyorum.
0
🌸yaren
(30.09.16)
(15)

Bebeklere verilecek suyu kaynatmak & kaynatmamak

uzun kulaklı yalnız tavşan
Yonteminiz ne? Iki dr ayri gorus bildirdi. Bu isin oluru ne?
Yonteminiz ne? Iki dr ayri gorus bildirdi. Bu isin oluru ne?
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(30.09.16)
hekime danıştığına göre artık sadece mantık yürütmek lazım.
suyu kaynattığın zaman içindeki mineralleri öldüremezsin ama zararlı bazı bakterileri öldürebilirsin. E zaten ihtiyacın olan da mineraller. Dolayısıyla ben kaynatmanın daha faydalı olabileceğini düşünüyorum.

Fakat yerinizde olsam kaynatmam, Sadece çocuğun direncini arttırmak adına.

siz yine de güvendiğiniz hekimin tavsiyesine uyunuz.
0
theli
(30.09.16)
Ya eskiden suyu kaynatıp mı veriyolardı allaasen, pH'ı 8 civarında iyi bir su bul ver gitsin. Su bu yahu su, ne kaynatması, et mi bu pişirip de verelim?

Nestle gibi bazı suları verme yalnız, suyun yapısıyla oynandığı iddiaları var. Normal pınar su bile versen olur.
0
yaren
(30.09.16)
Hayatın minik şişelerde bebek suları var onlardan kullanabilirsiniz ama hangimiz o sularla büyüdük sanki biraz bağışıklık oluşsun vücutlarında normal suda verin.
0
hernezıkkımsa
(30.09.16)
Bir dr cam sise olursa kaynatma, kendi cocuklarlarima hic kaynatmadan verdim dedi. Digeri asla kaynatmadan olmaz diyor. En son karari size birakiyorum falan dedi iyice mala bagladim
0
🌸uzun kulaklı yalnız tavşan
(30.09.16)
ben birkaç ay sonra suya başlattığımda kaynatmadan vericem.
0
sta
(30.09.16)
Kaynatma ablacım. Vereceğin suda ölümcül mikrop yok, olsa zaten sen ölürdün. Ölümcül olmayan mikroplarla da bebek savaşmayı öğrenecek. Vücut direnci gelişmezse, pamuklar içinde büyüttüğün için şimdi olmazsa birkaç yıl içinde basit hastalıkları bile ağır geçirecek.

Ölümcül olmayan mikroplardan verin çocuklarınıza.
0
harzem
(30.09.16)
Biz iki yıldır bir tek kere dahi kaynamış su içirmedik, bir sıkıntı olmadı.

Ama çok aklına takılacak gibiyse kaynat gitsin, ne olacak sanki?
0
babilbaligi
(30.09.16)
Berlinde yasiyoruz, cesmeden iclebilen su cok kaliteli. buna ragmen doktor mutlaka kaynatin daha sonra icirin diyor. Elbette eskiden kaynatilmiyordu, belki ekonomik nedenlerle, belki de kettle olmamasi nedeniyle kaynatmanin uzun sürmesi nedeniyle. iste bu yüzden gecmiste bebeklerde su kaynakli bircok hastalik oluyordu. Bu bir ihtimal, herkesin basina gelmeyebilir, kimi insan sirf cesme suyu icirir hicbirsey olmaz. Cünkü onun su sebekesi, yasadigi sehir o anlik hastalik olusturacak ortami olusturmayabilir. Ama belki sizin durumuzda farkina varmadniz ama sular kesildi, depodaki rezerv sudan kullandiniz. bu su da uzun süre bekledigi icin bakteri ve hastalik olusturdu. ya da satin aldiginiz su, bu suyu imalatinda calisan kisinin isini iyi yaptigina, iyi denetlendigine kefil olamazsiniz, o kisinin insiyatifine birakmayin. o yüzden riske atmayin, nerdeyse her evde her gün cay kayniyor, o kaynayan sudan biraz ayirin. özellikle bebeginiz cok kücükse, cünkü sizin direndiginiz gibi direnemeyebilir bakterilere. zaten büyüdükce yavas yavas hasir nesir olacak suyla bakteriyle.
0
emrahday
(30.09.16)
Annem bana hic su kaynatip vermemis. Bence de gereksiz.
0
kuehles blondes
(30.09.16)
'86 doğumluyum. Babamlar bana hep kaynatıp vermişler zamanında, şu an çok pişmanlar. Boşu boşuna bağışıklık sistemine müdahale ettik derler.
0
kaymaktutmayansicaksut
(30.09.16)
Kaynat bence. Burda "bana zamanında öyle vermemişler suyu" diyenler o zamanki sularla şimdiki suları karıştırmasınlar şu an ne içtiğimiz belli değil. Ayrıca sana niye bir şey olmuyo demek yine bi yanlış düşünce, bebeğin tanıştığı mikrop sayısı ve buna karşı oluşturduğu savunma sistemiyle büyük adamınki bir değil bize tabii bir şey olmaz. Bağışıklık sistemi havadan gelecek mikroplarla da güçlenir, koşar, yürür elini değdirdiğı şeylerle de alır mikrobunt ama yediği içtiği şeyler temiz olsa iyi olur bence. Ayrıca Kaynatma her şeyi temizlemiyor, UV altında tutmuyorsun sonuçta, belli başlı şeyler ölüyor.
Yani kaynatın bence.
0
pamuk helvalar cebe
(30.09.16)
biz hic kaynatmadik la? etraftan da hic duymadim bu olayi. musluk suyu mu yoksa damacana mi? zaten musluktan su vermem el kadar bebeye de.
0
beriberi
(30.09.16)
çocukların biraz mikroba da ihtiyacı var unutmayın. el bebek gül bebek büyüyen çocuklar genelde bir sürü şeye alerjisi olan, çabuk hastalanan, bağışıklık sistemi zayıf bireyler oluyorlar. saldım çayıra da yapmayın tabi ki ama, bu kadar ufak şeylere de takılmayın.
0
jonestown
(30.09.16)
Sise su beriberi. Musluk suyunu bizde vermiyoruz ama dr israrla sise su da olsa kaynacak diyor ona takildim.
0
🌸uzun kulaklı yalnız tavşan
(30.09.16)
kaynatmayın. kaynatmak, içilmeyecek durumdaki suyu %100 içilebilir yapmadığı gibi vücuda yararlı bazı bakterilerin de ölmesine sebep oluyor. ayrıca çözünmüş oksijeni azalıyor vs. güvenilir, şeffaf şekilde denetlenebilen markaları tercih edin.
0
zgrydn
(30.09.16)
(1)

ince uzun ipe nasıl düğüm atılır?

antikadimag
tespih dizilen ipten bahsediyorum. nasıl düğüm atılabilir buna?
tespih dizilen ipten bahsediyorum. nasıl düğüm atılabilir buna?
0
antikadimag
(29.09.16)
Ne için düğüm atılacak ki, ona göre çözüm bulmak gerekebilir. Konu ne?
0
yaren
(29.09.16)
(4)

sigara bırakma, iştah açılması

jonestown
tam bıraktım denemez ama normal seyirde içerken günde bir iki taneye düşürdüm. 4 gün oldu sanırım. fakat sürekli acıkıyorum bıraktığımdan beri. bişeyler yeme isteği geliyor hep. gün içinde çalıştığım için yeme imkanım da yok. zaten yemek de istemiyorum, zira böyle giderse 1 aya şişerim. sakız öneren
tam bıraktım denemez ama normal seyirde içerken günde bir iki taneye düşürdüm. 4 gün oldu sanırım. fakat sürekli acıkıyorum bıraktığımdan beri. bişeyler yeme isteği geliyor hep. gün içinde çalıştığım için yeme imkanım da yok. zaten yemek de istemiyorum, zira böyle giderse 1 aya şişerim. sakız öneren oldu ama çiğnemeyi sevmiyorum. atıyorum bi süre sonra.

napiyim ben, neyle meşgul edeyim bu boğazımı?
0
jonestown
(29.09.16)
Su için.. .
Abartmadan soda için.. .

Kola kahve gibi içecekler de kafein ve şeker içeriğinden ötürü vücudu yorar.
Canınınız ne zaman bir şey istese bir iki yudum su için.
Kesmezse 1 soda için...

Detoks olur.
0
balik kraker
(29.09.16)
sigarayı bırakınca insan normal iştahına ağız tadına dönüyo ne güzel, bunu dengeli faydalı şeylerle beslerseniz hem çok sağlıklı hemde çok fit olursunuz, sık yemek kadar güzel bişey var mı?

ne sindirim sistemi probleminiz olur, ne ağırlık çöker, azcıkta spor yürüyüş bile olsa, sizden mutlusu yok derim ben sizin adınıza çok sevindim
0
pop star ajdar top star kont
(29.09.16)
Kabuk tarçın al kendine. Çubuk tarçın diye de geçer. Ağzına al kemir veya em. Tarçın kan şekerini düzenler ve metabolizmayı hızlandırır, faydalı olur.
0
yaren
(29.09.16)
ayran için
0
antihistaminik
(29.09.16)
(6)

Sözlük çok bozdu..

sana guluyorum sadece
Espri anlamında demiyorum kesinlikle.sözlüğün son zamanlardaki iki konusu; rezalet başlıkları ve beşiktaş.ister birşey öğrenmek ister kafa dağıtmak amacıyla ne zaman sözlüğe girsem, sözlük bu ikisine ait birsürü saçma sapan şeylerle dolu. mesela en son bir fotografçı düğün resmi çekmiş, bunlar konuş
Espri anlamında demiyorum kesinlikle.

sözlüğün son zamanlardaki iki konusu; rezalet başlıkları ve beşiktaş.

ister birşey öğrenmek ister kafa dağıtmak amacıyla ne zaman sözlüğe girsem, sözlük bu ikisine ait birsürü saçma sapan şeylerle dolu. mesela en son bir fotografçı düğün resmi çekmiş, bunlar konuşuluyor. hiç kibar olamayacağım; bize ne amk? yani sözlük tamamen ticari bir yer, ben de bu ticari yerin üzerinden yazıp para kazandırıyorum ama bu kadar da olmaz. adam " bıdı bıdı gol atacak, sikerim lan hepinizi favlayın" yazmış, adamı favlamışlar ve en begenilene sokmuşlar neredeyse. zaten çoğu konuda sansür gırla..

neyse, aranızda hala keyifle okuyup yazan varsa o kişiyi kutlarım. gerçekten büyük bir iş başarıyor.
0
sana guluyorum sadece
(29.09.16)
okurken debe'ye saplanıp kalıyoruz. otisabinin bir önerisi vardı aslında kişiselleştirilmiş debe tarzı. sadece badilerin yazdıkları yada oyladıkları entrylerden oluşan.

sözlük zaten bozulmuştu da debe biraz tüy dikti. girip bknz okumaktan canım çıktı benimde. neredeyse debe deki hiç bir entry ilgimi çekmiyor. belki bir bilmedin iki tane. 2gr şeker için 2 kilo keçi boynuzu yemeye benziyor.
0
nedendir bilinmez
(29.09.16)
Şu anda esra edibe barış yunus konuşuyorlar. Bildiğin küfrettim sözlüğün başlığında. Kesinlikle bulunulacak yer değil artık, çok soğudum, çok fena soğuttu.
0
yaren
(29.09.16)
sözlüğün değil çağın sorunu bu. güya 1 numara olan içerik sitesi onedio çok mu düzgün bir yer sanki. gelecekte bence bilgi temizleme sistemleri kurulacak. gerçek bilgiyi temizlemek için para falan vereceğiz. bu bir matematik. sözlük yaşayan bir organizma değil sonuçta. kendi kendine bozulamazdı. kullanıcılardan ötürü oluyor bu. ben yine de tüm çer çöp bilgiye rağmen aradığımı buluyorum, keyfini çıkarıyorum. kafanızda bir algoritma olacak ve ona uyacaksınız. debe'yi falan da umursamayın bu arada. onlar işin vitrini. o tarz şeylerle tatmin olanlar var işte ne yaparsın...
0
matrix
(29.09.16)
debeye neredeyse hiç bakmıyorum. istenildiğinde hala güzel yazan yazarlara ulaşılabiliyor. bence hala değerli bir yer, sadece artık bilgiye ulaşmak daha zahmetli hale geldi.
0
barabas
(29.09.16)
ben reddit okuyorum. şu bozuk ingilizcemle bile ufkum açıldı. ama bazen kendimi kör ve sağır gibi hissediyorum ulaşmak istedeğim yere zinhar ulaşamıyorum. o zaman yıpratıcı oluyor sonra dönüp tekrar okuyorum.

sözlük zaten bozuktu. benim seçmece yazarlarım var sadece onları okurum.
0
for day to break
(29.09.16)
barabas +1

zamanla yazar sayısı ve debe yüzünden artan popüler olma çabası yüzünden sözlük şu anki halini aldı. ancak hala eskisi kadar güzel yazan yazarlar da var. bunları bulmak bir nebze daha zor.

her gün en az 1 beşiktaş entry'sinin (saçma sapan olsa bile) debe'ye girmesi yalnız bana batıyor sanıyordum. öyle değilmiş.

kuruluşu biraz tepkili olsa da ekşişeyler'i takip etmenizi öneririm. hem güncel, hem eskide kalmış değerli yazıları ortaya çıkarıyorlar. onedio gibi salak salak "acaba hangi formula-1 pilotunun metresisin" gibi içerikler de yok üstelik.
0
himmet dayi
(29.09.16)
(4)

Bu maddenin, tasin adi nedir?

bosver nicki
Hanimlar beyler, Nasil tanimlamasam onu bile bilemedim. Asagidaki resimdeki maddenin adini bilen cikar mi acaba? http://hizliresim.com/RQ8YPZhttp://hizliresim.com/kE7kWyTesekkürler simdiden?
Hanimlar beyler,

Nasil tanimlamasam onu bile bilemedim. Asagidaki resimdeki maddenin adini bilen cikar mi acaba?

hizliresim.com

hizliresim.com

Tesekkürler simdiden?
0
bosver nicki
(27.09.16)
Buzlu cam değil mi o?
0
yaren
(27.09.16)
kavun
0
gozu acik sevisen yahudi
(27.09.16)
şeffaf fleksiglas falan diye bi arat, sanırım aradığın mazlemenn adı bu, görüntüsü için ise kumlama deniyor, istersen film olarak alıp yapıştırıyorsun (cama falan) istersen de malzemeyi veriyorsun yapıyorlar.

google pleksidir o dedi, pleksiglas diye arat yani :)
0
selam
(27.09.16)
plexiglass o şeffaf fakat üzeri kumlanmış,
kumlanmış dediğim bir şekilde kumlama yapılmış opaklandırılmış.
0
killerbee
(27.09.16)
(4)

Türk Sineması'ndan ve Edebiyatı'ndan en nadide karakterler

dahinnotha
Gerçek gibi olan, iz bırakmış karakterlerden aklınıza kimler geliyor? Ben Hait Ayarcı'yı sokakta görsem tanırım gibime geliyor.
Gerçek gibi olan, iz bırakmış karakterlerden aklınıza kimler geliyor?

Ben Hait Ayarcı'yı sokakta görsem tanırım gibime geliyor.
0
dahinnotha
(27.09.16)
Çalıkuşu. Miralay Hayri bey. Munise. Tanırım bunları. Sarılırım.
0
yaren
(27.09.16)
Zebercet.
0
auroraaurora
(27.09.16)
Kahraman Kiral
0
yons
(27.09.16)
Bir Zamanlar Anadolu'daki savcı Nusret.

(bkz: taner birsel)
0
dissendium
(27.09.16)
(28)

yuva yıkanın yuvası olmaz?

devilred
yuva yıkanın yuvası olmaz tabirini ne kadar mantıklı buluyorsunuz? evli olan kişi meyletmese o yuva yıkılır mıydı gerçekten de? neden suç üçüncü kişiye -o kişi de kadın olur ekseriyetle- atılıyor hep? bana aşırı ikiyüzlü geliyor bu tutum şahsen.
yuva yıkanın yuvası olmaz tabirini ne kadar mantıklı buluyorsunuz? evli olan kişi meyletmese o yuva yıkılır mıydı gerçekten de? neden suç üçüncü kişiye -o kişi de kadın olur ekseriyetle- atılıyor hep? bana aşırı ikiyüzlü geliyor bu tutum şahsen.
0
devilred
(26.09.16)
yalan bi inanc. iki ornek vereyim. bugun cep arabanin anahtarini kaybettin ve x lira kadar masraf cikti yenisi cikartmak icin. bu duruma hay aklimi sikiyim dedin sustun. diger ornek vapurda bir tane ipad buldun ve sahibini aramaktansa cepe attin. ertesi gunu de arabanin anahtarini kaybettin. hay amk adamin ipadini aldik anahtar gitti karmanin amk dedin.


alakasi yok yani
0
seljax
(26.09.16)
Mantıklı bence. Bugün kaç yıllık eşini bırakıp başkasına giden yarın onu da bırakıp bir başkasına gider. Eğer kişi seviyorum dediği evli kişiyi eşinden ayırırsa kendine çok güvenmemeli bence.
0
yaren
(26.09.16)
Yaren +1
Olay guvenle alakali ucuncu kisinin yaptigiyla alakali degil
0
la noix
(26.09.16)
yuvasını yıkan yuvasını bir daha başkası için yine yıkar mantığı. bkz brad pitt
0
benim adim kerim hepinizi severim
(26.09.16)
kimsenin kimseyi ayırdığı yok işte, ikiyüzlü bulduğum tam da bu.
0
🌸devilred
(26.09.16)
Nesi ikiyüzlü ki? Kişi evliliğini kurtarmak yerine başkasına gitmiş. O başkası buna kancayı takmadı da kendi buldu gittiyse dev ahlaksızmış derim. Ama onun bulmadığı, aksine ona yapışan biri varsa ve onu eşinden ediyorsa bunu lanetler insan yani. Normal.
0
yaren
(26.09.16)
Kadına karma bulduğundan filan değil de @yaren'in dediği gibi adamın karakterinin değişmeyecek olmasından ötürü doğru bir önerme.

(bkz: Acun ılıcalı)

1.yi 2. ile aldattı, 2'yi 3. ile, bakalım sıradaki kim.

senin dediğin de doğru ama aslında söz konusu deyimde ''yuva yıkan'' kişi 3.kişi olarak yansıtılmasa daha doğru olurmuş teknik olarak. Yani sanki 3. kişiye karma vuruyormuş gibi algılanıyor ama aslında @yaren'in dediği gibi oluyor.
0
neferkitty
(26.09.16)
pardon da kim kime kanca takabilir karşıdakinin eğilimi olmasa? bırakmak gerekli bu "ahlaksız kadın, kocamı elimden aldı!!!" tavırlarını. kocanın gidesi vardı ve gitti, bu diğer kadının sorunu değil ama nedense sadece diğer kadının (kişinin ya da) sorunu gibi yansıtılıyor, bu çok acayip geliyor.
0
🌸devilred
(26.09.16)
3. kişi çoğunlukla seviştiği kişinin evli olduğunu bildiği için o da suçludur. ünlülerin hayatlarına bakarsanız örnekleriyle çokça görülür. yuvaları yıkan da bu 3. kişiyle olan haşna fişnenin ortaya çıkmasıdır. birinci kadını aldatan herkes 2. yi aldatmaya hayli meyillidir. bu yüzden adam kadar 3.kişi de suçludur.
0
gotic
(26.09.16)
"yuva yıkan" diye net olarak belirtilmiş burada olay. bu tek başına her zaman "evli kişinin meylettiği" bir denklem değil yani. bariz "yıkan" o ise zaten yuvası da olmasın bence. haketmez.
0
matrix
(26.09.16)
3. kişi niye suçlu biliyor musun, evli özneyi alıştığı düzenden kopardığı, bunu zorla dikkat çekerek/uğraşarak yaptığı için. Tekrar söylüyorum, eğer evli özne 3. kişiyi kendi bulduysa suç önce öznenin. Ama 3. kişi de öznenin evli olduğunu bile bile olaya devam ediyorsa, özneye değil onun eşine ve varsa çocuklarına saygısızlık etmiş oluyor. 3. kişi her türlü suçlu yani. Özneyi daha az suçlarlar çünkü evlilik zaten sorumluluk getiren, çoğu zaman sıkılınan veya çatışılan bir kurum, özellikle erkeklerin dışarı kaymasına alışmış bünyeler için hiç de özne suçlu olmaz. Konu sadece özne değil onun ailesi aynı zamanda.
0
yaren
(26.09.16)
karma is a bitch lafına inanırım. yani etme bulma dünyası.
0
shotgunwoman
(26.09.16)
mantıksız ve yersiz bir inanç.

evlilik ve aile elbette kutsaldır.
ama insanların sadece bu kurumlara olan bağlılıkları nedeniyle mutsuz olmalarını gerektirecek kadar da kutsal değil.

meşhurların yaşamlarını örnek göstermek çok saçma, zira hiçbirimizin yaşamadığı kadar "aşırı" hayatlar yaşıyorlar genelde.

eğer evlendiğiniz kişiye duyduğunuz sevgi bittiyse ve bir de başka biri hayatınıza girdiyse ve onu sevdiyseniz, onunla olmalısınız.
ya da mantık evliliği yapsanız da, olması gerekenleri yerine getirseniz de, bir gün başkasına aşık olabilirsiniz.

bu durumlarda sağlıklı olan boşanmaktır, yürümeyen ve aslında kimsenin istemediği bir evliliği sürdürüp herkesi mutsuz etmek değil.
yani evlilik sırf adı evlilik diye her şeyin üstünde olmamalı.
insanlar mutlu olmalı.

gerçekten evli erkek avcısı olan kötü niyetli kadınlar var elbet.
ama "yuva yıkan"ın tanımı nedir?
bir adam başka bir kadına aşık olduğunda, kendi karısını boşadığında, aşık olduğu kadın yuva yıkan mı oluyor?
yoksa sırf adam zengin diye binbir numarayla adamın aklını başından alıp, parası için adamı kafeslemeye çalışan mı?
(burada adamın da aptal olması bir unsur tabii)

bir sürü örnek var, hepsi aynı kefeye koyulamaz.
bazıları da yuva yıkmıyor, ama kendi hayatında çok büyük fedakarlıklar etmek zorunda kalarak yaşıyor o aşk ya da o ilişki için.
bu bilinmediği zaman kimsenin ruhu duymuyor.
ama bu açıkça ve özgürce yaşanmak istendiğinde evlilik biterse, yuva yıkılmış oluyor.
oysa öyle bir ilişkinin devam etmesindense, herkesin açık ve net davranması daha doğru.

olaylar ve durumlar konusunda illa bir yargıda bulunmaya çalışmak yersiz.
her hikayede de suçlu biri olmak zorunda değil.
kimse ilişkilerin içinde ne yaşandığını bilemez.
ve bazı evlilikler de bitmesi gerekirse biter, bitmeli de.

bence de saçma ve ikiyüzlü bir tutum.

(gerçek aşklardan ve gerçek duygulardan bahsediyorum, şımarıklığından onunla bununla ilişki yaşayan ve on kişiyle evlenenlerden değil.)
0
blatta hiberna
(26.09.16)
çünkü yuva yıkanın yuvası yıkıldığında onun sorunu oluyor. aldatan yine aldatıyor, ona giren çıkan yok
0
la noix
(26.09.16)
iki taraf da ahlaksızdır
0
limoncello
(26.09.16)
Limoncello +1, başkasının ahını alan mutlu olamaz.
0
geçerkenugradım
(26.09.16)
yuva yıkan sadece 3. taraf değil ki burada. aldatan kişi de kendi yuvasını yıkmış oluyor teknik olarak.

yani eşini aldatan bir adam, diğer kadın için eşini terk ettiğinde yuvasını dağıtmış olmuyor mu? ben senin görüş açını pek anlayamadım açıkçası. sen 3. kişi odaklı yaklaşıyorsun konuya ben ise yuvayı yıkanın bizzat aldatan eş olduğunu düşünüyorum.

hepsini değil ama yukarıdaki bazı cevapları okudum. arkadaşlar demiş zaten, insan 7'sinde ne ise 70'inde de o oluyor. bugün ortada seni aldatan bir adam varsa eğer bu adam ileride birlikte olduğu kadını da %99 aldatacak ve o yuva yıkılacak.

en azından benim bu sözden anladığım bu.
0
köstebek kurabiye
(26.09.16)
"yuvasını yıkanın yuvası olmaz" denmediği için bariz şekilde üçüncü kişi işaret ediliyor bu söylemde, bu konuda tartışmaya gerek olmadığını sanıyorum.
0
🌸devilred
(26.09.16)
iki taraf da suçludur. en büyük suçluysa elbette ki evli olduğu halde eşini aldattan kişi de. üçüncü kişinin bu kadar üzerine gidilmesinin sebeblerinden biri de bana göre, kadınların bu olayı bi noktadan sonra ego savaşına döndürmesi. diğer kadını toplumda küçük düşürmeye çalışması. örneğin Şeyma Subaş'ının "boşandılar" snap'i, Kıvılcım Ural'ın açıklamaları. bu durum insanlarda antipatiye yol açıyor işte, insanlar da kendilerini böyle avutuyor.

Ha, bana göre burada en büyük suçlu erkek. Hem sadakatsız, hem yalancı hem de eşim dediği kadını küçük düşürülmesine göz yumuyor.

yalnız; evli erkeklere birlikte olan ve daha sonra kendisi de aldatılan onlarca örnek var. bunu da unutmayalım. ona yapan sana da, bana da, yapar işte.
0
demedim mi haydar demedim soyle
(26.09.16)
İllaki "yuvasını yıkan" diye vurgulamaya gerek yok ki. İllaki sahiplik eki belirtmemize gerek yok. Ortada bir yuva var ve bu yuva yıkılıyor. "Yuva yıkmak" sözüne ben dolayısı ile hem kadını hem de erkeği katıyorum. Hatta bunu diyor ve artırıyorum, ben şu ana kadar hiç senin gibi düşünmemiştim. Bunu hep çift taraflı düşünmüştüm.
0
köstebek kurabiye
(26.09.16)
aldatma işi kişinin kendisiyle alakalı bir durum. bir insan birisini aldattı diye bundan sonraki ilişkilerinde de hep aldatacak diye diye bir şey yok. o insanı mimlemek saçma geliyor. aldatmayan insanın bundan sonra da aldatmayacağı garantisi var mı? yok. çoğunluğun aksine ben buna inanıyorum.

bunun dışında soruda asıl sorulmak istenen üçüncü kişiye bok atılırken aldatan eşe daha hafif suçlama yapılması sanırım. buna da katılmıyorum. aksine bekar bir insan neden elalemin karısının, çocuğunun sorumluluğunu üstlensin? adam düşünsün ya da kadın düşünsün kendi karısını ve çocuğunu. adam/kadın daha kendi ailesini düşünmezken ve kendi yuvasını kendisi yıkarken bir tercihte bulunmuş oluyor. bu durumda üçüncü kişinin suçu bundan daha ağır olamaz bence.
0
ruhen hastayim ben
(26.09.16)
"Gidesi varmış demek ki gidiyor" denilmesine ben kesin surette karşıyım. Sensiz (sen=genel) de gidebilir adam. Gitmesi için illa X kişisine ihtiyacı yok.

Bir de tabii hayat seçimlerden oluşuyor. Ve insan seçtiklerini yaşıyor.
0
dessy
(27.09.16)
The Affair de adam 15-20 yıllık karısını ilk defa aldatıp, aldattığı kadınla evleniyor ve bu karısını da aldatıyordu.
Adamın psikoloğu ona dair şöyle bir çözümleme yapıyordu; o 15-20 yıl sürecinde kendisine kur yapan ya da hoşlandığı kadınlar oluyor ama karısını aldatmıyor. Bir kere aldattığındaysa bir eşikten atlamış oluyor. Bunu bir kez yapabildiğini görünce yine yapmakta bi sakınca görmüyor.
0
petekpare
(27.09.16)
Hic mantikli bulmuyorum. Tabiatin oyle mutlak adalet mekanizmasi falan yok. Adaleti saglamak ya da saglamamak sadece insanlarin elinde.

Sana kesinlikle katiliyorum, tum kabahat 3. kadin kisiye yukleniyor sanki adama zorla gunah islettirilmiscesine. Ama aldatan kadin oldugunda isler degisiyor, bu sefer 3. kisiyi (bu sefer erkek) kimse gormuyor ve kadin aldatti oluyor. Kimse "bu adi adam bunu ayartti" demiyor, herkes kadinin kendi insiyatifiyle ihanet ettiginin farkinda ama erkek aldatinca bu kadar farkindalik yok. Eger erkegin takildigi kadin fingirdek bir seyse zaten direkt kadina patliyor olay.

"Kadin sinyal vermezse erkek zaten yanasmaz, kadinda bir sey var ki adam yanasmis" gorusu hakim toplumda. Isin ironik tarafi bu goruse erkekler kadar kadinlar da katiliyor. Arkadas hirsizin hic mi sucu yok?
0
stavro
(27.09.16)
buradaki laf üçüncü kişinin bilerek ve isteyerek yuva yıktığı zamanlar için. çevremde pek çok kere gördüm bunun örneğini . en son uzaktan tanıdığım 2 çocuklu bir öğretmen arkadaşın başına geldi. 3. kişi o kadar kötüydü ki kocasının üstündeki evi sattırıp başka şehirde kendine düzen kurdurdu.
0
yue
(27.09.16)
aldatmak herkesin hakkında büyük konuştuğu ama çoğunluğun o lafları yediği bir mevzudur. pek çok sebebi olabilir. karma, ilahi adalat gibi şeylere sadece gülerim zaten. bazı insanlar bir kişiyle bir hayat geçirebiliyor, bazısı da geçiremiyor. konu bundan ibaret.
bonus: yuva yıkılabilen bir şey değildir.
0
vecihi ile fikret
(27.09.16)
@stavro

aynen aynen. kadın kendi aldatınca da o.ospu oluyor, erkek kendisiyle aldatınca da. ataerkil toplum olmanın sonuçları sanırım bunlar.
0
🌸devilred
(27.09.16)
nice yuvasız insanlar var sokaklarda hiçbirinin de yuva yıkmak nedir haberleri bile yok. ama şuna inanırım sevginin sadakatin olmadığı yerde mutsuzluklar vuku bulur. bir anlık çekicilikle yuvasını yıkan insan bedelini ağır öder. ben buna imtihan diyorum.
0
for day to break
(27.09.16)
(23)

70bin tl nakitiniz var napardiniz

seljax
sb ??
sb ??
0
seljax
(26.09.16)
üstüne bankadan kredi çekerim, ev alırım.
0
nickini degistiren yazar
(26.09.16)
ekşiduyuru'da "ne yapayım?" diye sorardım.
0
mahone
(26.09.16)
40 bin tl nakitim var öylece duruyo bankada 250 lira getirisi var.
0
cool pich
(26.09.16)
benim tüm param bankada öylece faizde durup duruyor. hiçbişi yapmıyorum
0
sta
(26.09.16)
kisa orta vade icin doviz alirdim, uzun vade icin bist30 hisselerinden bir kac tanesine paylastirirdim ki oyle yapiyorum.
0
carabelli
(26.09.16)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim neden ki? benimki hep tl'de duruyor. döviz de bazen iniyor ama faiz hep sabit. döviz riskli değil mi? :/
0
sta
(26.09.16)
@sta 40k tl'niz oldugunu varsayalim, cuma gunu 2,94'den alip bugun 2,98'den satsaydiniz 544 lira yapmis olacaktiniz 2 gunde
0
bollocks44
(26.09.16)
@sta

uzun vadede düşününce rahat bir şekilde TL karşısında paran katlanıyor.
0
la rana
(26.09.16)
yurtdışına gider bir okul okurdum.
0
hypervaskulerdondurucu
(26.09.16)
60ı üçe bölerdim. Altın, döviz ve vadeli olarak bankada tutardım. 10k ile güzel bir yurtdışı tatili planlardım uzak destinasyonlardan birine.
0
eloharp
(26.09.16)
1-2 ay bist100'ü takip eder daha sonra hisse senedi alırdım. kısa, orta, uzun vade fark etmeksizin bence en karlı yatırım.
0
pilavmaker
(26.09.16)
evet ama bugün 2.98'den alsam sonra 2.90lara düşse de baya bir zarar yapıyor oluyorum. uzun vadede evet genelde döviz artıyor ama kısa vadede de faiz geliyor. ne biliyim riske atamıyorum
0
sta
(26.09.16)
enparaya koyar faizin bi kısmını yerdim. günlük 13,85 getirisi var. pek bişey yapmıyomuş ama misal 3 gün bekle sonra 30 liraya git kazak al. bedavaya almış olmanın huzurunu yaşa.

sıtarbakstan kahve al ertesi gün parayı hesabına koysunlar.

küçük bi çocuğa ya da öğrenciye yemek ısmarla. maksimum 10 tl tutar. birinin karnını doyurmuş olmanın hazzını yaşa. ertesi gün para hop tekrar hesabında.

kısaca küçük şeyler yapardım
0
error522
(26.09.16)
gerçekçi olmam gerekirse hiçbir şey yapmazdım sanırım. bankaya atardım faiz getirirdi (ayda 400 tl civarı faiz gelir diye düşünüyorum). kredi çekip ev alayım desem o paraya evi kim kaybetmiş ben bulayım. benim yaşadığım şehirde eli yüzü düzgün 1+1 stüdyo tarzı daireler bile 110.000-120.000 tl'den başlıyor. 1+1 ev sahibi olacağım diye onca borç altına girmezdim bu yaşta.

fakat risk alabilen, yarını düşünmeyen, maceraperest bir tip olsam kesin dünya turu yapar bütün parayı yerdim ama şu an kamuda çalışıyorum, işten ayrılıp bu hayalimi gerçekleştirmeyi bi tarafım yemiyor açıkçası. kamuda çalışmıyor olsam bir saniye durmazdım çatır çatır yerdim o parayı, dil kursuna falan giderdim yurtdışına. belki master falan kasardım (gerçi master için de yetmez o para ya neyse). para bitince de işe girerdim tekrardan.
0
köstebek kurabiye
(26.09.16)
@ error522

Reel faiz olmadığı için bedava kazak falan alamazsın. Faizde duran para, faizine dokunmasan dahi değerini bile korumuyor. (Enflasyon-faiz= reel faiz)

He enflasyon %5, faiz %12 olsa, o zaman %7 reel faiz olurdu.
0
soft
(26.09.16)
2012 de 70 bin tlden 45 bin dolar alabilirken
bugün 23 bin dolar alabiliyorsun.

o zaman 45 bin dolar alsaydın bugün 135 bin liran olacaktı.

döviz iyidir.
0
bohr atom modeli
(26.09.16)
cevap olarak: bu toplam 70binin 15k dolar gerisi tl olarak duruyor suan
0
🌸seljax
(26.09.16)
herkes ne kadar da seviyor bankaları!

işe kuramayacaksam hisse senedi alır, iyi kötü bi yere ortak olurdum. gidişat kötüyse altın alır yastık altı yapardım.

ama o paraya hayalimdeki işletmeyi açabileceğimi düşünüyorum. banal bi hayal, kafe.
0
dahinnotha
(26.09.16)
Borçları kapatırım yeni araba için kredi çekerim.
0
yaren
(26.09.16)
Su anki nakdimle yaptigim gibi; bahis oynamaya devam eder ve sermayemi katlardim..
0
mirandaiam
(26.09.16)
motor alırım, üstünede dolaşırım baya bi.
0
selam
(26.09.16)
Sekiz koltuklu lüks berber açar, sekiz tane işyeri olmayan berberi yüzde kırk yaptıkları traştan kar verip çalıştırır kalan yüzde altmıştan yüzde yirmi masraf yapar kasada makas tutmayı bilmeyen bir adam olarak benim için saç kesip para kazanan sekiz adamı hayranlıkla izlerdim. Ayda da 15 binliraya para demezdim. Çok canım sıkılırsa içlerindeki babacan bir berbere yetki verir ekstra masş verir kendim götümü gezdirirdim.
0
a r a m i s
(26.09.16)
duruma göre değişir. evim yoksa ev alırdım. evim varsa araba. evim arabam varsa şehrin dışına doğru bi kaç dönüm yer kapatırdım sonra da orayı 10 15 yıl unuturdum.
0
ergenpezeveng
(27.09.16)
(15)

kocalarına "aldatma izni" veren kadınlar?

demedim mi haydar demedim soyle
staj yaptığım yerdeki kadın (aynı Zamanda annemin arkadaşı) kocasına aldatma izni verdiğini söyledi. Yadırgadım. O da "senin yaşındayken ben de, öyle düşünürdüm, ama öyle ya da böyle aldatatıyor en azından benim iznimle olsun" dedi. :/ kadının yaşı 37, altı yıldır evli, eczacı ve iyi bi geliri de va
staj yaptığım yerdeki kadın (aynı Zamanda annemin arkadaşı) kocasına aldatma izni verdiğini söyledi. Yadırgadım. O da "senin yaşındayken ben de, öyle düşünürdüm, ama öyle ya da böyle aldatatıyor en azından benim iznimle olsun" dedi. :/

kadının yaşı 37, altı yıldır evli, eczacı ve iyi bi geliri de var. yani, bu kadın bunu kendine niçin yapıyor? benden başka da pek kimse yadırgamadı kadının söylediğini. herkes içten içe bu durumu kabul ediyor mu?

bu neyin kafası ben sahiden anlamadım. evlilikten tamamiyle soğumak üzereyim.
0
demedim mi haydar demedim soyle
(26.09.16)
kendinin de izni varsa sorun yok aslında.
0
lcha
(26.09.16)
Her ilişkinin dinamiği farklıdır. Herkes aynı sterotipe uyacak diye bir kural yok. Onlar da öyle bir evlilik kurmuşlar demek ki. Açık evlilik diye bir kavram var, bakabilirsin, düşündüğün kadar garip bir durum değil.

Ben de aldatma taraftarı biri değilim, ilişkilerimde tek eşlilik beklerim. Ancak ilişkilerin bir kaidesi olmadığını, herkesin birbirinden farklı olduğunu da biliyorum. içten içe bu durumu kabul ediyor, bunu kendine niçin yapıyor, bu neyin kafası gibi düşünceler çok ahlakçı ve önyargılı. Bence düşünüş şeklini sorgulaması gereken sensin.
0
buff
(26.09.16)
@lcha +1 belki aralarında anlaştılar? tek eşlilik öyle çok kolay bir şey değil toplum tarafından aldatmaya çılgınlııık diye bakılması da bana değişik geliyor mesela.
0
freya
(26.09.16)
buff + 1

Bir arkadaşım da 'Tek gecelik ilişkisi olmasını umursamam ama arkadaşlarımızdan biriyle olmaz. Yabancı biri ile anlık kendine başa çıkamaması çok da umrumda değil, etkilemez beni' diyordu.

Herkesin kendi dinamiği var. Senin benim kafamıza yatmıyor olması, onlar için işe yaramaması demek değil. Bu düşünce bana da çok uzak görünüyor ama belki 10 yıl sonra geleceğim yer orası. Herkes bu durumu kabul etmiyor tabii ki ama neyi, niye kabul ettiğini bilemeyiz. Geçen gün bilimsel bir makaleye denk geldim. Orada diyordu ki 'Eskiden aldatma durumunda kadınların ayrılmaması, birlikte kalması yönünde mahalle baskısı vardı. Ayrılan kadına iyi gözle bakılmıyordu. Şimdi mahalle baskısı tam tersi yönde hareket ediyor. Ayrılmayan kadına kötü bakılıp gurursuz olduğu arkasından söyleniyor' gibi şeyler yazıyordu. Gerçekten, ilişkileri kendi hallerine bırakmanın zamanı geldiğine inanıyorum. Gerçekten 'Neden bunu kabul ediyorsun' sorusuna 'Paşa keyfim öyle istedi' cevabını verebilsin artık insanlar. Sadece kadınlar değil, insanlar. İnsanın başına gelmeden söylemesi kolay tabii ki, kim ister ve kim hayalini kurar böyle bir durumun ama evlilik kişi ne isterse o hale gelir; baktı gelmiyor, ne yapacağı yine onu ilgilendirir. Açık evlilik istiyor olabilir; belki konuştuğun kadınlar sevişmekten zevk almıyordur ve bu işi 'taşerona' devretmek istemiştir. O sadece 'hayat arkadaşı' arıyordur, kocasından hayatı boyunca onu yalnız bırakmayacağı arkadaşlık bekliyordur, ötesine karışmıyordur. Bu sayıdaki kadınlar da azınlık değil. Belki 20 yıl sonra adamın libidosunun düşmesini bekleyecek, belki 3 gün sonra 'öeh, yeter' deyip çekip gidecek; kendi nasıl mutlu oluyorsa onu yapsın.

'Senin başına gelse ne yaparsın' desen, inan ki bilmiyorum. Belki anında kapıyı çarparım, belki ilk başta sindiremem ama 3 yıl sonra 'Ya ben senin aldattığını anca anladım, jeton köşeli' derim, belki de 'Anaa, yapabiliyor muyduk böyle, iyi oldu' derim. Belki görürüm, belki görmem bu durumu ama başa gelmeden kınamamak gerek.
0
aychovsky
(26.09.16)
Ben evlilik konusunda bu tırt "dinamikler farklı olabilir, onlar da o şekilde bir düzen kurmuştur" safsatasına inanmıyorum, evlilik demek "tek eşlilik" demektir bir nevi, başına "açık" ibaresi konduğu vakit "ay osman senin bu cuckold fantezin için yan sokaktaki marangoz james'i buldum, nasıl?" olayı bence dinamikten öte iğrenç bir şey, ya da "nalan elbette en yakın arkadaşım fahri ile sevişebilirsin, sonuçta açık bir evlilik yaptık, bu bizleri rahatsız etmemeli, ben de senin üniversiteden arkadaşın gaye'yi ayarladım ^.^" olayı da aynı bok, yani anlayacağın bence iğrenç şeyler bunlar, bu arada zerre "ahlakçı" biri değilimdir ama bu konularda da "böyle şeyler de var" genişliğine anlam verememekten kendimi alamıyorum, bilmiyorum benim görüşüm bu, bu bahsettiğin kadının kendine saygısı yok.
0
devorgilla the gunslinger
(26.09.16)
İzin verilmişse o aldatma olmaz ki. Kadın bence kocasının kendisini aldatmasını teorik bir şekilde engellemiş. Aldanmıyor yani.

Ama erkeğin sürekli kadın değiştirip evinde sabit bir kadın bulundurması, onu ya hizmetçi ya da anne yerine koyduğunu gösterir. Bu bir kadının kadınlık onuruna terstir bence. O kadının da sevdiği adamla olmaya, onunla aile olmaya, onun mahremi olmaya hakkı yok mu, bunu bir nikahla sağlıyor ama bir izinle de yıkıyor. O zaman ya o kadın kocasını çok seviyordur ya da o düzeni yıkmasını engelleyen bazı sebepleri vardır.
0
yaren
(26.09.16)
devorgilla'ya çok güldüm :)

buff'a katılıyorum, ama burada şöyle bir şey var; kadın "izin verdim" diye kendini kandırarak en azından aldatılmanın bir kısmını mantıklı hale sokmuş.
izin vermesi, kalbinin kırılmadığı ya da bunu canı gönülden onayladığı anlamına gelmiyor.
muhtemelen yine aynı şeyleri hissediyor, ama işte kuyruğu dik tutma çabaları, "ben izin verdim" dedirtiyor.
işi saçma gösteren şey bu bence.

ama cuckold ya da swinger gibi durumlarda iki taraf da zaten bunu "istiyor".
"benim beyi evde tutamıyorum, kadın kızdan alamıyorum. bari swinger olalım da, adamın gönlü olsun, ben de merak etmeyeyim geceleri" demiyorlar yani.

"aldatmasına izin verdim, ama ben de aldatıyorum" dese, orada kendine göre bir felsefe geliştirmiş ve bir denge kurmuş kadın derdim.
çünkü yaptığı yorumdan, asıl tercihinin kocasının aldatmamasını istediği olduğu anlaşılıyor zaten.
yani bu ilişkinin dinamiği kategorisine giren bir şey değil.
bu, adamla başa çıkabilmek için uydurulmuş bir kendini kandırma yöntemi.
şu anda durumu kendine uygun hale getirmeye çalışması biraz üzücü olmuş tabii.
bizi ilgilendirmez, ayrı mesele.
0
blatta hiberna
(26.09.16)
Kadının da başkalarıyla olma izni varsa aynı şekilde, o zaman adil.

Ama Türkiye'de "adam nasılsa aldatıyor, bari ben izin veriyor gibi yapayım da en azından gururumu kurtarayım" durumu daha yaygın. Bu da adil değil elbette. Gerçek bir açık ilişki yaşanıyorsa da kime ne yani.
0
inawen
(26.09.16)
kendisine saygısı yoktur.
0
sta
(26.09.16)
@inawen +1 düşündüğüm her şeyi yazmış zaten.
0
ruhen hastayim ben
(26.09.16)
kendisi de yapiyordur, o yuzden rizasi vardir.
0
ubi dubium ibi libertas
(26.09.16)
minnet ve tam aidiyet insanı olduğumdan bana itici geldi. insanın aklına bile gelmemesi gerekiyor bana göre bir başkasıyla x bir hal. haliyle bunun oturulup masaya yatırılması çok soğuk geldi. erkek olsam da durum böyle. bu örnekten yola çıkarak da şunları söyleyebilirim;

1) kadın ego yapıyor olabilir. kendini anca bu fikirle tatmin edebiliyordur. öteki türlüsünün altında eziliyordur.

2) herkes halinden memnun ise bize laf etmek düşmez. dinamik, algı, bakış açısı farklılığı konusuna giriyor. ama cidden memnun olması gerekiyor herkesin. yoksa kadın buna izin verirken bir yandan da yutkunuyorsa olmaz o şekilde.

3) önce dedim kadın da yapıyorsa olsun. ama sonra düşündüm çok da gerekmiyor. sadece kadının da yapabilme opsiyonu cepte olmalı. kadın bunu yaptığında adam "başlarım öyle işe" diyip bozuluyorsa yine olmaz o şekilde.

4) bu salt cinsellik mi ama bunu da bilmek gerek. ben tüm kıskançlıkları "erkeğin başkasından ereksiyon olması" noktasına indirgeyenleri anlamıyorum.
0
matrix
(26.09.16)
niye kadını illa çilekeş gösteriyosunuz ki? belki gerçekten halinden memnundur. herkes sizin gibi olmak zorunda değil ki.
not: erkeğim seviglime böyle bi izin vermem. geri kafalı falanım.
0
ghilleinthemist
(26.09.16)
kadını küçüklüğümden beri tanıyorum, annemden dolayı. bir de bu kadın kimseyi beğenmiyordu, kendine layik görmüyordu. Çok seçiciydi.

ortada "açık evlilik" yok bildiğim kadarıyla. hatta kadın kocasını çok seviyor - adam için yapmayacağı bi'şey yok. o yüzden tuhaf buldum açıkcası. "metreslik" olayından daha çok kaçamak/ons olayına izin veriyor. anneme göre de adama bu konuda da kendisi cesaretlendirmiş. belki de bundan hoşlanıyor :/


bana tuhaf geliyor bilemiyorum. Bu kadar seçici olan kadının sonunda böyle bi evlilik yaşaması, bir de "zaten hepimiz aldatılacağız, en azından ben biliyorum" düşüncesi bana saçma geldi. sanki bizimle dalga geçiyormuş gibi.
0
🌸demedim mi haydar demedim soyle
(26.09.16)
dediğin gibi tek taraflı bir durum söz konusuysa kadın muhtemelen kocasını kaybetmek istemiyordur, bu kadar basit. ben izin vermesem terk edip yine başkasıyla sevişecek diyordur. eşinin başkalarıyla birlikte olmasını istemeyen yeni evli biri bunu söylese belki onursuz ve gurursuz olmakla suçlayabilirim ama 37 yaşında bir kadın "ha öyleyse tamam hadi iyi akşamlar" diyerek eşini terk edemeyebilir. aynı şey erkek için de geçerli. "mahmut ben seks istiyorum" diyen kadına "HIAA GEBER ORUSBU" deyip tası tarağı toplayabilecek kaç tane adam var? burada ahkam kesmek, erkeklik taslamak, gurur yapmak kolay.

kaldı ki bazı insanlar için cinsellik ön planda ya da çok önemli olmuyor. yani inanır mısınız bilmem ama başkasının vajişinde halay çekip evli olunan kadını sevmek, onu arzulamak mümkün olabiliyor. eş olmak seksin çok ötesinde bir şey çünkü. ben mesela eşim müsaade etse, "benim için sıkıntı yok" dese, her ay 3-5 farklı hanımefendiyle cima eylesem, eşimi yine hepsinden daha çok severim. onlarla sadece SEKİS yapıyorum çünkü. eşim farklı. eşim ulan çünkü. işte bazı insanlar sırf seks için hayat arkadaşlarını kaybetmek istemiyor. ne kadar doğru ne kadar yanlış onu ben bilmem, yargılamam da. kendi fikrimi söylüyorum.

bir de şöyle bir durum dikkatimi çekiyor benim çevremde: belli bir yaşı geçmiş insanlar cinsellik konusunda çok daha rahat davranmaya başlayabiliyor. kaldı ki ben muhafazakar çevrede büyüdüm. muhafazakar bir ailede büyümüş 17 yaşındaki kızın ahlak anlayışı, evliliğe ve cinselliğe bakış açısı; aynı kızın 40 yaşına gelmiş, 3 çocuk sahibi, 23 yılda bafinin dibine vurmuş kadınla aynı olur mu? ha muhafazakar insanların büyük bölümü dini nedenlerden dolayı zaten tek eşliliğe çok önem veriyor ama gerisi için öyle bir durum yok.
0
der meister
(26.09.16)
(10)

premium kelimesine türkçe karşılık

o kadar da degil aga
sb aslında. "en iyi kalite" anlamında kullanılan premium u tek kelime ile türkçeye çevirmem lazım. tabi resmi bir kelime ile.ne kullanabilirim?
sb aslında. "en iyi kalite" anlamında kullanılan premium u tek kelime ile türkçeye çevirmem lazım. tabi resmi bir kelime ile.
ne kullanabilirim?
0
o kadar da degil aga
(26.09.16)
elit diyecegim ama o da turkce degil tabi.
0
fayfim
(26.09.16)
Mükemmel. Olur mu?

Ya da ayrıcalıklı? Üstün?
0
yaren
(26.09.16)
Birebir karşılığı yok çoğu kelime gibi.

Konteks içerisinde

Özel
Artı
Ekstra
Üst

Gibi kelimeler kullanılabilir. Ben özel ya da artı kullanırdım.
0
kurnaz
(26.09.16)
işte bunlardan dolayı türkçe çok yeterli değil diyince türkçe seven arkadaşlar saldırıyorlar hemen.

bu arada bahsettiğim gibi birebir olarak premium'un karşılığı yok. yazığım karşılıklara ek olarak tamamen kullanılacak alana uygun superior ifadeler kullanılabilir,

e.g. oto işleri - usta
üni işleri - prof.
business - profesyonel(bu da ingilizce gerçi)
denizcilik filan - kaptan
bilgisayar - uzman gibi ifadelerle olabilir.
0
kurnaz
(26.09.16)
Seckin +1
0
fayfim
(26.09.16)
seçkin güzel bir karşılık olmasına rağmen ucuz durur bu arada ürün için.
0
kurnaz
(26.09.16)
@Kurnaz

hocam turkce cok zengin bir dildir falan kafasinda bir Adam degilim ama Seckin ucuz durur dusuncesinin temelinde sadece yabanci hayranligi yatiyor. premium yabanci kelime diye daha havali olmuyor.
0
fayfim
(26.09.16)
@fayfim

hayır hocam. örnek

seçkin konukların davetli olduğu xxx - bu iyi

seçkin telefon.
seçkin market
seçkin ürün.
birebir ürünü niteleyen bir ifade de ucuz ve kötü duruyor.

ürünlerde daha yerleşik olan
özel market
özel ürün
özel üyelik gibi ifadeler daha uygun.

ben yerleşiklik ve eğretilik açısından yorumladım yoksa bana kalsa bu ifadelerde ingilizceden şaşılmamalı. yabancı dillerde daha uygun olan ve uygun olmayan vardır. bu şeylerde ya yerleşik türkçe kelimeler kullanılır ya da yabancı kelimeler.
0
kurnaz
(26.09.16)
bunlardan dolayı türkçe yeterli değil denmiş. zaten dil böyle üremiyor mu? buna bir türkçe karşılık bulunuyor ve gayet de oluyor. örneğin adam bilgisayarı yapıyor ve computer diyor buna. biri de çıkıp bilgisayar diyor buna. bence müthiş buluş bilgisayar.

computer kelimesi de compute'den geliyor bildiğim kadarıyla. yani direk bir çeviri değil.
0
windowsguvenlikduvari
(26.09.16)
Cevaplar için tek tek teşekkürler. Üstün veya (tek kelime şartını kırarak) üstün nitelikli kullanacağım sanırım.
0
🌸o kadar da degil aga
(26.09.16)
(14)

Arkadaşlık-küslük, siz ne yapardınız?

yue
selam destan yazdım. lafı çok uzatmışım ama özetleyemedim, affedin :Dbizim 5 aile bir arkadaş grubumuz var. daha doğrusu vardı. aile diyorum çünkü eşlerle birlikte görüşüyorduk. dağ başında küçük bir ilçedeyiz yapacak pek bir şey yok zaten bizde bu arkadaşlarla ayda iki-üç kere falan bir araya gelip
selam destan yazdım. lafı çok uzatmışım ama özetleyemedim, affedin :D

bizim 5 aile bir arkadaş grubumuz var. daha doğrusu vardı. aile diyorum
çünkü eşlerle birlikte görüşüyorduk. dağ başında küçük bir ilçedeyiz yapacak pek bir şey yok zaten bizde bu arkadaşlarla ayda iki-üç kere falan bir araya gelip gün yapıyorduk. gün diyorum ama altın günü gibi düşünmeyin, eşlerimizde katılıyordu sohbet-muhabbet, tabu falan oynuyorduk. senede bir ya da iki kez de plan yapıp birlikte geziye gidiyorduk 3-4 günlüğüne.

şimdi kadın arkadaşlarıma ayşe, melda, remziye ve hilal diyeceğim.

en başta bizi bir araya getiren ayşe oldu. melda hariç hepimizin eşleri zaten
iş yerinden arkadaşlar. melda ve ayşe ise zaten buralı ve yıllardır arkadaşlar.
geri kalanımız hep başka şehirlerden geldik.

4-5 senedir iyi kötü birbirimizi idare ediyorduk. en son yaz başında hangi gün toplanalım diye whatsaptan yazıştık. son birkaç haftadır bir araya gelememiştik. o hafta toplanalım istedi çoğunluk. ayşe de o gün şehir dışından arkadaşlarım gelecek x saatten sonra toplanın bende geleyim dedi, melda da x den sonra çok geç olacak dedi. ayşede sinirlenip tamam biz gelmiyoruz siz toplanın dedi. ondan sonrada meldayla ayşe birbirine girdi. özelden de yazışmışlar ayşe ne varsa dökmüş meldaya daha kötü olmuş.

o gün biz ayşesiz toplandık hatta başka şehre gittik gezmeye günübirlik. ayşenin istediği saatte toplansaydık o şekilde gezemezdik. melda gün boyu çok üzgündü ayşenin söyledikleri yüzünden. neler biriktirmiş şok oldum falan diye anlattı. ben hep geçer bunlar ya düzelir bu kadar saçma bir şeyden arkadaşlığınızın bozulacak hali yok ya modunda şeyler söyledim. hepimiz öyle düşündük açıkcası.

ama ayşe böyle gezdiğimizi öğrenince hepimize tavır aldı. ortak gruptan daha sonra yaptığımız yazışmalarda da ters ters konuştu. sadece melda değil herkese karşı. hatta ben özelden yazdım 'canım seni kırcak bir şey mi yaptım niye böyle yazıyorsun' diye o da sorununun meldayla ilgili olduğunu söyledi. ben de 'hıı ok düzelirsiniz ya' falan deyip çekildim açıkcası konuya hiçbir şekilde müdahil olmak istemedim. sonuçta onların yıllardır süren bir arkadaşlıkları var.

ama melda ile ayşenin arası düzelmedi daha da kötüye gitti. hatta hilal bizi iftar yemeğinde falan bir araya getirdi. kimse tavır yapmadı ama olaylarda konuşulmadı, sonraki günlerde bütün planlara ayşe gruptan biz gelemeyeceğiz bundan sonra falan yazdı. üzerine biz meldaya, ayşeyle arasını düzeltmesi için gaz verdik, konuştu ama yine kavga ettiler olumlu bir sonuç çıkmadı. meldaya ayşe: "o kadar çok ağladım ki, eşim ağlama yeter artık görüşmeyelim bundan sonra dedi" bile demiş. sanki biz ocağına incir ağacı diktik ne yaptıysak bu kadar.

hatta remziye de aramış ayşeyi görüşelim kaynaşalım manasında ayşede hayrola niye arıyorsun gibi ters ters konuşmuş remziye çok sinirlendim açıkcası kavga etmek istemedim eyvallah deyip kapattım diye anlattı.


sonraki zamanda ayşe, hep facebooktan bize ve özellikle meldaya olduğunu tahmin ettiğimiz laf sokmalı sözler paylaştı. mesela "Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişirsen; Hem yolunu kaybedersin hem dostunu" gibi sözler. melda hariç hepimiz çok güldük bunlara çünkü çok çocukça geldi. melda genel anlamda hep üzgündü.

geçen ay başı haftasonu melda eşi falan birlikte bursaya gezmeye gittik kayınvalidemlerin evi boştu bir gece kalıp geri döndük. remziye ve hilal şehir dışındaydı zaten. ayşeyle meldanın arası kötü olduğu için ve onun arabasıyla gittiğimiz için ayşeye sormadım zaten uygun olmazdı. bunun üzerine ayşe ikimizi de facebooktan arkadaşlıktan çıkardı.

daha sonra üçlü olarak remziye melda ve ben eşlerle birlikte pikniğe gittik, remziyeyi de arkadaşlıktan çıkardı. bir tek hilal kaldı arkadaş olarak.
hatta hilal ile ayşe aynı binada oturuyor. ayşe kızına doğum günü falan yaptı ama hilal hariç hiçbirimizi çağırmadı. bundan önce her sene birlikte kutlamıştık. hilal ise bize olaylarla ilgili ayşe ile hiçbir şey konuşmadığını söyledi. hilal zaten ayşeyi pek sevmezdi bir kaç kere tartıştıkları olmuştu ama küsmemişlerdi.

artık olaylar bu raddeye gelince ayşesiz toplanmaya devam ettik remziye de ayşe ile ilgili içinde ne varsa döktü. mesela önceki sene gezilerimizde ayşe remziyeye benim için 'meldaya daha sıcak davrandığımı hep onunla ilgilendiğimi' falan söylemiş. açıkcası bunu doğru bulmadım çünkü meldanın 1,5 yaşında oğlu vardı ve grupta en yardıma muhtaç kişi oydu. ayşenin kızı 12 yaşında. remziyenin çocuğu zaten yoktu o zaman. tabii ki meldaya yardım edeceğim. bundan daha doğal bir şey olamaz. 1,5 yaşında çocukla durmadan gezdik.

neyse bu tarz millet arkadan ne konuştuysa ayşeyle hepsi döküldü. ben çok şaşırdım açıkcası 5 senedir kimseyle öyle 'aman şu da ne kadar böyle' falan diye bir kere konuşmuşluğum olmadı. sonuçta benim içinde her şey mükemmel değildi ama o kadar kalabalıkta ne olcaktı başka diye düşündüm hep. ben kendi annemle bile anlaşamıyorum mantıklı bakarsan.grupta zaman zaman birbirine yaklaşan kişiler oldu ve ben bunu hep doğal karşıladım sonuçta herkes kafa dengi arkadaşıyla daha çok anlaşır bundan daha doğal bir şey olamaz değil mi? ve benimde öyle aman aman kafa dengim hiç olmadı. daha çocuk istemiyorum dediğimde uzaylı gibi baktılar mesela. zaten özel sektörde çalışan bir tek ben varım hepsi memur öğretmen. grup harici kimseye özel vakit ayrıcak zamanımda olmuyor açıkcası olsa da kendime zaman ayırmayı, evde eşimle film izlemeyi tercih ediyorum.

neyse olaylardan sonra anladım ki ayşe benim arkamdan bayağı bir atmış tutmuş. üstelik ben kendimce ona çok yardım etmiş fedakarlıklarda bulunmuştum. mesela ev taşırken yardıma gidip 2 gün sabahtan gece yarısına kadar deli gibi iş yapmıştım mesela. üstelik çok yoğun çalışıp yorgun olduğum hafta. vs bunun gibi daha bir çok şey var.

şimdi geçen hafta ben ayşenin 3 aylık hamile olduğunu öğrendim ve onun adına çok sevindim. geçen sene düşük yapmıştı çok üzülmüştü. şimdi ben her şeye rağmen ayşeyle barışmak için tekrar adım atayım mı? facebooktan arkadaşlıktan çıkardığından beri hiç karşılaşmadık ama mutlaka bir ortamda karşılaşırız böyle küs küs nasıl davranacağımı bile bilmiyorum. eşlerimiz iş yüzünden aynı ortamda konuşup görüşüyorlar ama ben görüşmesek bile böyle küs kalmak istemiyorum. siz olsanız ne yapardınız?
0
yue
(26.09.16)
Erkek olsa bu kadar yazamaz
Cevap bu kadar kadın iyi bile idare etmişsiniz
barışın küs kalmayın
0
basond
(26.09.16)
Durumum yoktu ama okudum. Ayşe' nin karakteri kötüymüş. Kıskanç ve şirretmiş ama madem bi şekilde yüz yüze geleceksiniz bir tebrik et. Böyle insanlara yüz vermeye gelmez. O yüzden resmi davran derim. Böylece geri adım atacaktır.
0
petekpare
(26.09.16)
Of ya sonra bana cinsiyetçi derler, şu kadınalrın birbirini çekememezliği falan inanamıyorum artık, aşıyorsunuz kendinizi. Ayrıl
0
aklimdakisorular
(26.09.16)
basond
hahaha :D evet kadınım. barışalımda melda bu saatten sonra barışmaz çünkü barışmak için çok adım attı ve sonuç alamadı. remziyeye bakarsan ayşe kendi uzaklaşmak istedi, çünkü hakkaten böyle bir sebepten küsmek çok mantıksız.

özel olarak benim barışmam lazım belki zamanla ikna ederim ama ne diyeceğimi bile bilmiyorum açıkcası. off ne salakça şeyler.
0
🌸yue
(26.09.16)
petekpare
Çok teşekkür okuduğun için ^_^

Hiçbir şey olmamış gibi mi arayıp konuşayım mı yoksa mesaj mı çeksem ki nasıl yapıyım daha önce hiç böyle küs olduğum biri olmamıştı.
0
🌸yue
(26.09.16)
böyle enerji vampiri insanları hayatınızdan direkt çıkarın derim. Yani tabii size kalmış da ben hayatta adım falan atmazdım, zaten tersleyecek ya da surat yapacak, hamile diye bir şey de diyemezsiniz, sinirlendiğinizle üzüldüğünüzle kalırsınız.
0
whoosie
(26.09.16)
whoosie
haklısın aslında zaten yapı olarak tartışmaya girebilen biri değilim, terslese bile bir şey diyemeyeceğim. Zaten mantıklı düşününce istese alttan alıp arkadaşlığımızı sürdürürdü gibi geliyor.
0
🌸yue
(26.09.16)
krem peynir
ah keşke bizde bunun için uğraşıyoruz ağır depresyon bile geçirdim ben antalyadan buraya gelince. eşim akademisyen olduğu için katlandık.
0
🌸yue
(26.09.16)
Ayşe hamilelikten ötürü bu kadar hassaslaşmış bence. Çünkü bu tavırlar pek normal değil. Bence bir yerde karşılaşırsanız selam ver, nasılsın diye sor. Eğer sana göre şöyle uygun bir hal olursa niçin bu kadar kızdın, bu derece büyüyecek bir şey yok aslında, gel unutalım de. Hamilelik bu derece hassaslaştırmıştır diyorum ben.
0
yaren
(26.09.16)
yaren benimde ilk aklıma öyle geldi
hatta tedaviyle hamile kalmış ama bize anlatmamış olabilir. olayların patlak verdiği kısım hamilelik öncedine denk geliyor çünkü. Sıkıntı yapmış olabilir.

Ama melda sormuş açık açık hayır demiş. Bunda gizleyecek bir şeyde yok aslında.
0
🌸yue
(26.09.16)
Arkadaşlığınız boyunca sık sık problem yaşar mıydınız Ayşe'yle? Yaşıyor olmanız lazım, çünkü bu tepkiler çok çiğ şeyler yani. Bence bilmediğiniz bir fevkaladelik var. Muhtemelen kafası başka şeylere kızgın ama açık edemiyor. Yani eskiden böyle bir tip değil idiyse. Böyle idiyse de yolları ayırma vakti gelmiş diyelim.
0
yaren
(26.09.16)
sonradan okuduğum için anca cevap yazdım.
ayşe berbat bir karaktere sahipmiş,
herkes beni sevsin, millet benim etrafımdan ayrılmasın, aman ayşe sen olmazsan olmaz desin triblerinde. sen kimsin lan ayşe?
en çok meldanın durumuna üzüldüm.
küslük durumunda herkes ayşeye olan gıcıklığını belirtmiş,
dolayısıyla yarın bir gün bir araya geldiğinizde mecburen ayşeye iyi davranacaksınız yani bir şey olmamış gibi, hepinizin ayşeye karşı olan bu iyi davranması diğerine yapmacık gelecek ve böylelikle birbirinizden tiksinirsiniz.
bana kalırsa siz ayşeyi dışarıda bırakıp eski ekip görüşmeye devam edin.
barışma ayşe ile.
ne çekeceksin ayşenin kahrını, baksana ufak bir mevzudan bile hepinize küsmüş ya la.
bensiz yapamadılar havasına girer barışırsanız.
böyle vatsaptan bir grup kurma ile milletin efendisi triplerine girmesin.
barışırsan 3 gün sonra yine aynı olursunuz.
ayşeden nefret ettim lan.
0
seyduna6687
(27.09.16)
seyduna6687
haklısın, bensiz yapamadınız tribine girecek büyük ihtimal.

beni facebooktan çıkardığı için görememiştim ama dün eşimin hesabından girdim (onu çıkarmamış asdhfhfh :P) yeni dostlarımla falan diye fotoğraflar paylaşmış çok güldüm :DD onları görünce vazgeçtim gibi oldu zaten.
0
🌸yue
(27.09.16)
Okudum. Ayşe seni kınıyorum ve sana laflar hazırladım!

Görüşmeyin, adım atmayın, önünüze bakın. Arkadaşlık tek taraflı olmamalı.
0
pomknos
(27.09.16)
(6)

her sabah 4- 5 gibi uyanmak

yuvarlanantencereninkapagi
bir haftadır böyle. gece 1 gibi uyuyorum. hiçbir şey yokken 4- 5 gibi uyaniyorum. ve uzunca bir süre uyuyamiyorum. aşırı rahatsizim bu durumdan.20 yıllık odamdayim. ses- ışık rahatsiz edici ve farklı olan hiçbir şey yok. sinirim bozuluyor. normalde fil uykusu uyurum. alarmları asla duymam hatta. şöy
bir haftadır böyle. gece 1 gibi uyuyorum. hiçbir şey yokken 4- 5 gibi uyaniyorum. ve uzunca bir süre uyuyamiyorum. aşırı rahatsizim bu durumdan.

20 yıllık odamdayim. ses- ışık rahatsiz edici ve farklı olan hiçbir şey yok.
sinirim bozuluyor. normalde fil uykusu uyurum. alarmları asla duymam hatta. şöyle derin ve bilinçsizce uyumayı özledim.

nasıl cozucez bunu?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(26.09.16)
Ayni durumdayim. 5ten beri ayaktayim bir haftadir. Yatakta don don vakit gecmiyor.
0
fakyoras
(26.09.16)
belki mevsim geçişlerindendir. ya da farkında olmadan taktığın bir şeyler vardır kafanda.
0
matrix
(26.09.16)
bir ara bana da olmuştu yaklaşık 3-4 hafta sonra geçti şunu kullan yada şu doktora git diyemem kendiliğinden geçmesini bekliycen bilinç altındaki psikolojik nedenlere bağlıdır
0
krasich
(26.09.16)
Birkaç sene önce bana da olmuştu aynısından. 3-4 gibi kendiliğinden uyanıp uyuyamıyordum sonrasında. Çok fena psikoloji bozuyor, haklısın. Tamamen bilinçaltına atılan sebepler, farkında bile olmadığın durumlardan kaynaklı. Biraz müddet ver kendine. Gece yatmadan önce telkinlerde bulun. Beyin çoğaaceyip.
0
dessy
(26.09.16)
Bu bir haftadır bana da oluyor böyle. Mevsim geçişi olabilir.
0
yaren
(26.09.16)
1 aydir gece kacta yatarsam yatiyim sabah 7bucuk dedin mi ayaktayim
Ben ki normalde tam bi snorlax, hem uyku hem horlama acisindan shdjsj yani oglenlere kadar uyurdum.

Uyaniyorum, inada yataktan kalkmiyorum. Yarim saate sizip sonra 9bucukta yine uyaniyorum. Aslinda cok da kotu degil ama okul acilmadi hala, umarim okul acildiginda da boyle devam eder :D
0
kuehles blondes
(26.09.16)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.