Uzun ömürlü sağlam bi kulaklık önerisi alabilir miyim? Arada müzik dinlerim çoğunlukla podcast dinleyip görüşme yapılıcak. Koşuda vs düşmemesi de bir ölçüt. Bütçe ise 2.5kya kadar
Uzun ömürlü sağlam bi kulaklık önerisi alabilir miyim? Arada müzik dinlerim çoğunlukla podcast dinleyip görüşme yapılıcak. Koşuda vs düşmemesi de bir ölçüt. Bütçe ise 2.5kya kadar
0
rebecca (13.10.23)
şu an kulaklığım var diye almadım ama alsam sanırım şunu alırdım: www.hepsiburada.com
Ben bu işlerden hiç anlamıyorum ama sesi filan güzel, kulaktan çıkacak gibi durmuyor, gürültü de engelliyormuş (henüx yolda yürürken telefonla konuşmadım ama)
Madem 2,5 veriyorsun, biraz daha ekle güzel bir şey al bence. Bu markanın kablolusunu kullanmıştım eskiden, o da güzeldi.
Trendyolda 7 adet 5 yıldızı olan trina marka bir saç kesme makinesi (daha önce aynı markayı denemiştim) aldım. Ürün tarafıma geldi fakat jelatinli ürünü açıp şarj etmeden bir deneyeyim dedim. Şarj led göstergesinde ya da makinede tepki yoktu. Şarja koydum ve biraz bekledikten sonra (%10) şarjı olmas
Trendyolda 7 adet 5 yıldızı olan trina marka bir saç kesme makinesi (daha önce aynı markayı denemiştim) aldım. Ürün tarafıma geldi fakat jelatinli ürünü açıp şarj etmeden bir deneyeyim dedim. Şarj led göstergesinde ya da makinede tepki yoktu. Şarja koydum ve biraz bekledikten sonra (%10) şarjı olmasına rağmen 1-2 gidip geldi durdu. Yetersizdir deyip sabaha kadar takılı bıraktım. Sabah baktığımda ürün şarj etmeyi bırakmış ve en son %64 olan şarjı sıfıra inmişti. Muhtemelen bataryada bir arızası vardı. Neyse olay bundan sonra başlıyor.
Trendyola yazdım, hijyen ürünü old için servis raporsuz satıcu reddeder dediler. Neyse garanti belgesine baktım istanbulda yetkili servis var mı diye. Tel ve adresi hatta adı sahte çıktı. (Bu marka sahibi firma ithalat ürünü satabilmesi için ticaret bakanlığının talep ettiği teknik servisleri sahte olarak garanti belgesine basmış. Diğeri servisi olmayı bırakmış. Yazdım trendyola, biz süreci takip edicez satıcıya gönderin o yardımcı olur dediler. Satıcı şirket adını keşke önceden araştırsaymışım. Yorumlar bozuk mal yollayan bir dolandırıcı olduğu yönünde mersinde bir dükkan.
Sonra ithalatçıyı aradım dedi kargo ücreti ödemek zorundasınız bize göndermek için, ancak öyle yardımcı oluruz. O da git gel 150 tl yi bulur.
Tüketici hakem heyetine versem o da servis raporu ister ama yetkili servisi yok desek bir çare olur mu?
0
filipis (12.10.23)
Tüketici hakem heyetine başvurun, onlar bilirkişiye verir zaten.
A101'in web sitesinden bir kettle sipariş etmiştim. Ürün iade kodunu almak için bugün çağrı merkezini aradım, hasar vb olmadıkça iade kodu göndermediklerini söylediler. 14 gün cayma hakkı kaldırıldı mı? Aslında üründe alt kısma oturmama sorunu da var ama ben zaten "beğenmedim" diyerek bile ürünü iad
A101'in web sitesinden bir kettle sipariş etmiştim. Ürün iade kodunu almak için bugün çağrı merkezini aradım, hasar vb olmadıkça iade kodu göndermediklerini söylediler. 14 gün cayma hakkı kaldırıldı mı? Aslında üründe alt kısma oturmama sorunu da var ama ben zaten "beğenmedim" diyerek bile ürünü iade etme hakkına sahip değil miyim zaten?
0
dali dili havali korna (12.10.23)
1 ocak 2024te kalkacak.
0
jelly bear
(12.10.23)
jelly bear, 1 ocak 2024'te kalkacagına dair bir link var mı?
0
hasansabbah
(12.10.23)
evet sahipsin. kabul etmezlerse online olarak tüketici hakem heyetine başvuracaksın.
MADDE 15 –i) (Ek:RG-23/8/2022-31932)(2) Tüketiciye teslimi yapılmış olan cep telefonu, akıllı saat, tablet ve bilgisayarlara ilişkin sözleşmeler.
Elektronik ürünlerle ilgili istisnalar arasında kettle sayılmıyor ki. Bence biraz çirkefleşin, şikayet edicem ifşa edicem vs vs biraz üstlerine gidin, şikayetvara filan yazın. En kötü ihtimal tüketici hakem heyetine başvuru yapın bence.
dışarda ve evde giymeye uygun eşortman altlarını nereden alıyorsunuz?
a darkness coming
bir çok markayı denedim. çoğu hemen tüyleniyor, topaklanıyor. maksimum bir dönem giymeye uygunlar. eğer kaliteliler de böyle ise ben ucuz yollulardan devam edeyim. değil ise önerilerinizi alabilirim.cinsiyet erkek)
bir çok markayı denedim. çoğu hemen tüyleniyor, topaklanıyor. maksimum bir dönem giymeye uygunlar. eğer kaliteliler de böyle ise ben ucuz yollulardan devam edeyim. değil ise önerilerinizi alabilirim.
cinsiyet erkek)
0
a darkness coming (10.10.23)
Oyshonun paraşüt kumaş diye geçen eşofmanları var. Uzun ömürlü ve şık, tavsiye ederim.
0
ruhen hastayim ben
(10.10.23)
Eşime h&m alt eşofman almıştık kaliteli çıktı öyle topaklanma filan yapmadı.
0
turuncu tonlarda
(10.10.23)
lc waikiki.
0
Sour
(10.10.23)
En son kappadan aldım. Puma verimsiz.
0
mikahakkinen
(10.10.23)
Yıllardır under armour dan alıyorum her şeyi. İlk günkü gibi duruyor iç çamaşırı da aşortmanı da.
selamlar,bu senenin başında tecilim sona erdi. eylül'ün 15'inde kilodan ötürü bir yıl erteleme aldım. erteleme almış olmama rağmen 1 ocak ile 15 eylül arası yoklama kaçağı göründüğüm için 5000 küsur tl para cezası çıkmış, dün adresime bilgilendirme gönderildi. internette bakındım biraz ama askerliğe
selamlar,
bu senenin başında tecilim sona erdi. eylül'ün 15'inde kilodan ötürü bir yıl erteleme aldım. erteleme almış olmama rağmen 1 ocak ile 15 eylül arası yoklama kaçağı göründüğüm için 5000 küsur tl para cezası çıkmış, dün adresime bilgilendirme gönderildi. internette bakındım biraz ama askerliğe elverişli olmama durumunda cezanın ödenmediği yazıyor. ben teknik olarak henüz elverişsiz raporu alamadım, erteleme sürecindeyim.
bu cezayı ödemekle yükümlü müyüm? erteleme işlemlerini yaparken yetkili kişi ceza çıkarsa ödemene gerek yok, zaten iptal edilecek demişti ama sonrasında böyle bir şey gelince afalladım.
bir de belge elime dün ulaştı (9 ekim) ama üzerinde tebliğ tarihi 27 eylül yazıyor. tebliğ tarihi mantıken belgeyi teslim aldığım tarih değil mi? (direkt ptt'den gelip teslim ettiler, imzalayıp teslim aldım. geç gördüm gibi bir durum yok yani). tebliğ tarihinden itibaren itiraz için 15 gün süreniz bulunmaktadır diyor, hangi tarihi ele almam lazım burada? bir de niye 2023 türkiye'sinde bir postanın iki adres arasındaki yolculuğu neredeyse iki hafta sürüyor? (son sorum ptt'ye gelsin).
0
knight of cydonia (10.10.23)
Hocam tebliğ tarihi değil de evrakın postaya verildiği tarihtir 27 eylül.
Normal tebligatların tebliğ edilmesi ptt nin iş yoğunluğuna göre değişiyor. Bazen 1 ayda tebliğ etmiyolar kriz geçirebiliyoruz, ama HT dediğimiz hızlı tebligatlar 2 gün içinde tebliğ ediliyor ama 2 katı para ödüyorsun. 27sinde postaya verimiştir size 9 ekimde gelmiştir.
İtiraz hususu da sizin elinize ulaştığı tarihten başlar süre. Tam olarak kanunda sizin durumunuz ile ilgili hüküm var mı bakmak lazım. Ama ben olsam itiraz yolunu denerdim mutlaka.
Şimdi kiracım en son Temmuz ayında kirasını ödedi. Daha sonra Ağustos ve Eylül aylarında herhangi bir ödeme yapmadı. Biz buna binaen Eylül ayında birinci tebligatı, Ekim ayında ikinci tebligatı gönderdik. İkinci tebligata dayanarak tahliye davası açmak üzere iken birden bire Ekim ayının kirasını yat
Şimdi kiracım en son Temmuz ayında kirasını ödedi. Daha sonra Ağustos ve Eylül aylarında herhangi bir ödeme yapmadı. Biz buna binaen Eylül ayında birinci tebligatı, Ekim ayında ikinci tebligatı gönderdik. İkinci tebligata dayanarak tahliye davası açmak üzere iken birden bire Ekim ayının kirasını yatırdı. Ağustos ve Eylül aylarının kirası hala duruyor. Size göre ikinci tebligata dayanarak tahliye davası açmak için haklı sebebimiz oluşmuş mudur yoksa Ağustos ve Eylül aylarının kirası durduğu halde Ekim ayının kirasını ödediği için dava açsak da elimize bir şey geçmez mi?
0
eseksudangelinceyekadar (06.10.23)
bir avukkattan destek alın. davadan önce icra gönderebilirsiniz. 2 tane tebligati olan kiracı sonra ödese bile haklı tahliye sebebidir.
0
nuisance
(06.10.23)
Dava açmanız gerek, ya da icra takibi
0
turuncu tonlarda
(06.10.23)
1- Tebligat eline geçti mi? 2- geçmişse bile kira dönemi sonunda açabilirsin.
En iyisi bir meslektaştan destek alın. Bu davalar uzun sürer. Ufak bir yanlış 2 seneyi çöpe atar.
Kız arkadaşım benden önce kendisi ile görücü usulü evlenmek isteyen kuzenini tabii ki reddetmiş fakat kuzeni ve ailesi fransada yaşıyorken buraya da ziyarete geliyorlar. Annesinden bunların geleceğini öğrenmiş ve bana haber verdi. Tabii ki adamın ayağına ket vuracak halim ve kız arkadaşımı bu sebepl
Kız arkadaşım benden önce kendisi ile görücü usulü evlenmek isteyen kuzenini tabii ki reddetmiş fakat kuzeni ve ailesi fransada yaşıyorken buraya da ziyarete geliyorlar. Annesinden bunların geleceğini öğrenmiş ve bana haber verdi. Tabii ki adamın ayağına ket vuracak halim ve kız arkadaşımı bu sebeple suçlayacak durumum yok kıskançlık yapıp. Fakat bunu duyunca akrabası olması nedeniyle “onunla görüşecek misin diye sordum. Bu arada öylesine bir ilişki değil bizimkisi, evlilik planlıyoruz.
Her neyse, soruya cevaben bana “bilmiyorum” dedi ve ben sinirlenmeye başladım. “Hayır” dese benim için hiçbir problem olmayacak şekilde konu kapanacaktı fakat bilmiyorum diyerek, zoraki de olsa beni zor durumda bırakacak (daha önce de benzer sorunlar yaşadık) bir şey. Facetime üzerinden konuşurken kendime engel olamayarak normalde hiç yapmadığım bir şekilde suratına telefonu kapattım. Daha sonra bana zaten görüşmeyeceğini fakat kendi evlerine gelirse görüşmek zorunda kalacağını falan söyledi.
Kendisi de benim gibi çok kıskanç biri. 10 dk cevap vermesem başlıyor işin yoktu neden yazmadın ne yapıyordun demeye. Ben böyle bir durumda kalmak istemediğimi söylüyorum ama tamam deyip yine benzer ve başka bir durumun içinde buluyorum kendimi. Biliyorum büyük bir sorun değil ama kıskançlığıma bu konuda engel olamıyorum. “Ben çocuğu umursamıyorum neden sorun ediyorsun” dediğinde daha çok sinirleniyorum. Etraf zaten sapık dolu.
Neyse, siz olsanız nasıl davranırdınız? Çok mu tepki veriyorum?
Edit: soru silindi tekrar ekledim.
0
Unde bach canim (04.10.23)
ben olsam soruyu size gelirlerse çok muhattap olmazsın di mi diye sorup ön alırdım. siz biraz yanlış yerden girmişsiniz sanki.
fakat şu noktada çok fazla üstüne gitmeyip dillendirmeden ilerlemek daha sağlıklı görünüyor. sonuçta akrabalık var ve yurt dışından gelinecek denk gelme mecbur olacaktır. üstüne çok giderseniz ters tepebilir.
0
golgi aygıtı
(05.10.23)
İletişim problemi olmuş olabilir mi? Anladığım kadarı "ben görüşmeyi tercih etmem ama akrabamız olduğu ve eve misafir olacağı için isteğim dışında mecburi bir görüşme olabilir" demek istemiş. Bu görüşmenin olmamasına yönelik bir fikriniz varsa onu iletirsiniz. İletişime kapalı olmak evlilik sonrası da çok problem yaratabilir bence.
0
havadakarada
(05.10.23)
Kız arkadaşınızı ne sebeple suçlayacak durumunuz yok anlayamadım. Yani bir akraba grubu uzak bir yerden ziyarete geliyor diye mi suçlayamazsınız? E tabi ki suçlayamazsınız? Yoksa görüşmek durumunda kalabileceği için mi suçlayamam dediniz, ancak suçlamışsınız davranışınızla.
Gördüğünüz gibi içinde olduğunuz durum standartların dışında. Bu kişi yabancı biri değil, kız arkadaşınızın çevresinin bir parçası. Bu ilişkiyi bunun farkında olarak sürdürmelisiniz. Bu durum ne kadar normaldir, ne kadar değildir farklı bir tartışma konusu, sizin sorunuz bununla alakalı olmadığı için hiç değinmeyeceğim ama eğer bu ilişkiyi bu durumu sorun ederek ilerletmeyi düşünüyorsanız bu durum yıllar boyunca bir problem olarak tekrar tekrar karşınıza çıkacaktır. Yani kız arkadaşınız özellikle bu misafirliklere eşlik etmese bile bu durum her gündeme geldiğinde daha bir yük olmaya başlar.
Kız arkadaşınız sizden bu geçmişini gizlememiş, kız arkadaşınız bu kişiyi de istememiş zaten. Aynı şekilde kız arkadaşınız bu ziyareti de gizlememiş. Bence üstüne düşeni yapmış. Bu şartlar altında kıskanıyor olmanız anormal değil, ancak bu kıskançlıktan doğan hislerinizi sinirli şekilde karşıya yansıtmanız anlamsız geldi bana.
0
akhenaten
(05.10.23)
çok tepki veriyorsunuz. standart erkek niteliklerinden negatif yönde uzaklaşıyorsunuz. hayır dese sonra kuzeni ve ailesi annesinin evine gelse size yalancı durumda kalacak. toksik bir ilişkidesiniz ve ilişkinizi acilen düzeltmeniz gerektiğinin de farkındasınız.
0
gold gold gold
(05.10.23)
hayır demesini beklerdim ben yaşıyor olsaydım, Fair olmamış hissederdim sizin paylaştığınız yanıt gibi bir yanıtı ben alıyor olsaydım.
Görüşeceğim ama böyle şeyler olmaz, biz buluşalım mı? demesi normalde duymam gereken olurdu bence.
0
baldan kaymak
(05.10.23)
Abartmışsn, çünkü 20-26 aralığında olan ve sevgilisi olduğunu bilmeyen akrabalar tarafından bir kız için görücü olunabilir bu çok çok normal, bana ve kız kardeşlerime de haber gelmişti yurtdışındaki akrabalardan vs.ama annem şu an evli olduğum eşimi bildiği için yok diyordu, (bu arada ben kim haber göndermiş vs onu bile hatırlamıyorum şu an) konu kapanıyordu, o zamanlar türkiye tatiline geldiklerinde bizim eve gelseler ne yapacağız mecbur misafiri ağırmak zorundasın. Ha ben gidip bana haber gönderen adamla bize geldiklerinde başbaşa görüşemem yürüyüşe filan gidemem ya da bir yerde buluşup oturamam bu mümkün değil zaten. Ama aileler öylesine oturmaya gelmiş, çay içmiş bi yemek yenmiş gitmişler bunda bişey yok.
Dediğim gibi zaten okul bitmisse 22den sonra her kıza haber gelir yani gelmeyen yoktur bence. He haber gelmesi de ailelerin ısrarı ile olan bi şey konu kişilerin konuşup görüşmesiyle olN bi şey olmadığı için kız yok istemiyorum diyince olay kapanır kimse hatırlamaz bile bi daha.
0
turuncu tonlarda
(05.10.23)
Cenaze değil, düğün değil, zorunlu bir hal değil, toplu bir organizasyon değil. Kıza talip olmuş kişi ve ailesi ile kızın ailesinin misafirlik durumu bu. Haliyle kabul edilemez. Yorumları okuduğumuzda “e akraba neticede ne yapsın” falan diyenleri görüyorum. Sapla samanı karıştırmaktır bu. Akraba ise akrabalığını bilip akraba gibi davranılacak. Hem kıza talip olup, hem de iş olmayınca akraba ayaklarına yatılmayacak. Bu ikisini bi kere ayıralım.
Ben (elemanın da gelip gelmeyeceğini sormadan) öncelikle ailesine onların misafir olarak çağırılmamasını söylemesini ister ve beklerdim. Bunun için koşullar uygun değil ise, misafirlik süresince evde bulunmaması yahut ortaya çıkmaması, her ne olursa olsun o insanlarla (yalnızca kuzen değil aile de talip oluyor unutma) kesinlikle muhatap olmamasını ister ve beklerdim.
Dediğim gibi talip olduktan sonra, karşındakine “kadın” gözüyle baktıktan sonra, statün artık değişiyor. Eski işyerinde sevgiline yazan ama reddedilen adamın misafirliğe gelmesiyle AYNI şey bu. Yurtdışıymış, akrabaymış geç artık. (Bir de burada bile bitmek Üzereyken senelerce Avrupa’da yaşayıp hala daha kuzenine talip olabilmek nasıl bir cehalet, nasıl bir köylülüktür? İnsan biraz olsun etrafına bakmaz mı? Bunlar kafa diye ne taşıyor?)
Hasılı, makul olan aslında hiç gelmemeleri. Ama eğer buna müdahale edemiyor ise kız arkadaşın kendisini izole etmekle YÜKÜMLÜ. Kendisi rahatsızlık duymayacak yahut sabır gösterebilecek olsa bile sana karşı sorumluluğundan ötürü böyle yapmalı. Yok ayıp olur, yok babam kızar falan gibi şeyler söylerse kendisine de ilişkisine de saygısı olmayan, sınırlarını belirleyemeyen bir insanlar karşı karşıyasın demektir. Yarın öbür gün ailesi evliliğine de burnunu sokacak cesareti bulur.
Kesinlikle abarttığını düşünmüyorum ve eğer kız bu hassasiyetlere karşılık vermez ise pekala da kızılacak şeyler var. İlişki karşılıklı sorumluluklar da demek aynı zamanda.
Eleman eve geldiğinde sessiz sessiz içinden neleri hesap edeceğini anlatıp seni ekran başında deliye döndürmeyeyim. Ya onlar gelmiyor ya kız görünmüyor. Bu kadar net.
0
hüseyin aga
(05.10.23)
Bu durumda eğer akraba tarafı hala evlilikte ısrar etmiyorsa, talebinden vazgeçmişse, görüşmelerinde bir sıkıntı yok. Herkes, herkesle evlenmek isteyebilir. Taleplerini dile getirmişler, kız arkadaşınız reddetmiş, konu kapanmış.
Çok gereksiz bir kıskançlık olmuş.
.
0
kartallar yuksek ucar
(05.10.23)
@ Görücü usulü şu. Akrabaları çocuklar doğduğundan beri zaten fransada. Bu yüzden çok yakın değiller. Tabii ki biliyorlar birbirlerini ama görücü usulü teklif bu yanıma daha çok uyuyor olsa gerek.
Ayrıca hayır dendikten sonra konu kapanmış. Benim takıldığım nokta kendini adamdan izole etme/etmeme noktasında hemfikir olamamamızdı.
0
🌸Unde bach canim
(05.10.23)
toksik bir iliskiye donmus, iki taraftan bu kadar kiskanclik, gereksiz sanki
0
foster
(05.10.23)
@tnz evet daha ailesiyle tanışmadım, kız arkadaşıma güveniyorum zaten. Ama erkek tarafının bu akrabalık ilişkisini suistimal ederek yavşaması ihtimali var. Kendisini tanımıyorum ama bazı erkekler maalesef böyle. Daha önce de iki yan dükkan sahibinin taciz etmeye çalışması nedeniyle polislik oldu. Hiçbir zaman bu olaylardan dolayı kendisini suçlamadım hatta destekledim. Çünkü hiçbir suçu yoktu. Hatta çocuk birkaç gün hapis yatıp çıktığında bile “başka bir iş bul lütfen” demekle yetindim. O da kabul etti fakat hiç bir girişimde bulunmadı ve ben de kendisine bu yönde baskı yapmadım. Bu arada çalıştığı yer akrabasının restaurantı ve orada yönetici olduğu için daha korunaklı diye de çok baskı yapmadım. Başka yerde patronu bile sapık çıkabilir. Her neyse ben sadece bilmiyorum lafına takılmıştım. Mesela “ben buluşmam/buluşmak istemem ama zoraki denk gelebiliriz dese yine anlaşılabilirdi. Bir de biraz gülerek söyledi bunu kıskanç olduğumu bilerek sanki inadına söyler gibi gelmişti.
sevdiğiniz poşet çay, toz kahve vb ürünler var mı hızlıca sıcak su ile hazırlamalık?
sevdiğiniz poşet çay, toz kahve vb ürünler var mı hızlıca sıcak su ile hazırlamalık?
0
denizzz (04.10.23)
herby nin caylari guzel
0
mess
(04.10.23)
Nescafenin lattesi bu aralar favorim, turkuaz rennkli poşeti var. Ama sütlü şekerli kahve seven biri için güzel, sade kahve/filtre-espresso içen biri hiç sevmez muhtemelen.
Bir arkadaşımız var, kadın. Mimar Sinan 'dan türk dili mezunu. Ve temizlikcilik yapıyor. Sıkıntı ise, böyle huylarınin olması, evine gelen erkek misafirlerin ayakkabılarını koklarken gormuslugumuz var. Affedersiniz bir müşterisi tuvaleti bastırmış onu nasıl temizlediğini anlatırken heyecanlandı ken
Bir arkadaşımız var, kadın. Mimar Sinan 'dan türk dili mezunu. Ve temizlikcilik yapıyor. Sıkıntı ise, böyle huylarınin olması, evine gelen erkek misafirlerin ayakkabılarını koklarken gormuslugumuz var. Affedersiniz bir müşterisi tuvaleti bastırmış onu nasıl temizlediğini anlatırken heyecanlandı kendinden geçti falan. Bakışları böyle hep ezik gibi. Aslında kitap okuyan biri ama erkekler karşısında hep aptal gibi davranıyor. Sürekli parasız kalıyor, ve sanırım daha 'baska' işler de yapmaya hazır. Gerekirse detaylandiririm. Bunun psikolojideki karşılığı nedir, yardım edilmeli midir, yoksa bu da onun hayatı mıdır? Çok yakın arkadaşım değil ama biraz acıdım. Hem de merak ettim, ona bir yardımım dokunmasa da bunlar psikolojik bir rahatsızlığın göstergesi mıdır diye?
0
fakat (04.10.23)
aklıma "parafili" geldi. Bir konferansta dinlemiştim böyle farklı bir fantezi ama absürd/garip bir gereklilik (uyarılmak için pislik gereksinimi vs. mesela) psikolojik bozukluk olarak görülüyordu.
0
nhk ni youkosu
(04.10.23)
Buna bakacağım. Açıkçası bana 'normal' gelmiyor. Düşündükçe hatırlıyoruz. Bir keresinde parkta otururken, bankta yeni tanıştığımız birisi de vardı, böyle yandan yandan kokladı gibi adamı. Hep bu tarz hareketler içinde, ama bunları bastırıyor da. Kendisiyle hiç konuşamadık.
0
🌸fakat
(04.10.23)
Ailesi yok mu? Bu anlattıklarınızdan anladığım kadarıyla kendisi içinde bulunduğu ruh halinin farkında değil gibi.
Ben olsam bana anlattığı garip şeylere gülüp geçmezdim, soğukkanlı bir şekilde durup bu sana normal mi geldi, normalde şöyle şöyle yapman gerekmez miydi, vs. sorular sorup gariplikleri biraz fark etmesini sağlamaya çalışırdım.
0
turuncu tonlarda
(04.10.23)
Ailesi ile ilişkisini bilmiyoruz. Birisi yorumda normal bulmuştu da ona cevap vermiştim. Tanisaniz siz de arada kalabilirsiniz, çünkü böyle deli gibi de değil.
0
🌸fakat
(04.10.23)
Koprofili, ürofili, ayak, ayak kokusu fetişizmi, mazoşizm karışımı bir şey anlatmışsınız.
Kendisi de istiyorsa psikiartik yardım alabilir. Değer verdiğiniz bir arkadaşınız ise, önce konu hakkında bilgi sahibi olup sonra onun düşüncelerini anlayışla karşılayarak karşılıklı konuşmanızda fayda var.
Ama ben böyle mutluyum derse yapabileceğiniz bir şey yok.
--dikkat hassas konu--Onay alma hastalığına kapıldım. gayet de insan sevmeyen biri olarak nedense çevremden onay almak istiyorum en saçma şeylerde bile. bunu nasıl aşabilirim? çünkü iş ortamı olsun, aile ortamı olsun böyle millet onay versin de öyle yapayım şu fikrimi güdüsü var içimde hep. sonra pi
--dikkat hassas konu--
Onay alma hastalığına kapıldım. gayet de insan sevmeyen biri olarak nedense çevremden onay almak istiyorum en saçma şeylerde bile.
bunu nasıl aşabilirim? çünkü iş ortamı olsun, aile ortamı olsun böyle millet onay versin de öyle yapayım şu fikrimi güdüsü var içimde hep. sonra pişman oluyorum tabi. yanlışsa da yanlışım benim olsaydı keşke diyorum.
muhtemelen karakterimde sıkıntılar var. belki de psikolojik bozukluklar da olabilir (99.9% ihtimal). çok da umrumda mı? hayır.
sadece insanları daha az umursamak için ne yapabilirim bunu merak ediyorum? en yakınlarım bile olsa. çünkü kendim olamadığımı hissediyorum.
0
Lubb (04.10.23)
Dönemsel olarak yaşadığınız birşey olabilir. Zor bir durumun içindeyseniz bunu bir kaçış noktası olarak görüyor olabilirsiniz. Benim tavsiyem yaşadığınız şeyleri çevrenizdekilere anlatmayın. Şu sıralar havadan sudan sohbet açın, sıra fikir alma konusuna gelmesin ve kendinizi onaylayın. En önemlisi, kendinize bir hedef koyun, gerçekleştirin, sonra diyeceksiniz kimsenin fikri olmadan hallettim bu meseleyi, o yüzden kimsenin fikrine de ihtiyacım yok.
0
babemsi
(04.10.23)
Onay derken bile kendi kararınıza en yakın olanı tercih ediyor olmalısın.
İnsanları sevmemen bile fıtrat gereği onlarla bir şekilde eninde sonunda yakın olacaksan. Onay konusunda kendi kesin kararınıza rağmen yine yardım olsun, başka bir ihtiyaç söz konusu olsun diğer insanlara bir şekilde yakın olma gereği söz konusu. Bir de onay almak istediğin konu hakkında bilmediklerin fazlaysa başkalarının görüşleri burada yine önem kazanacaktır.
İnsan kelimesi 'ünsiyet'ten gelir. Başkalarına yakın olma isteği demektir. Bizler için kaçınılmaz bir durum.
Onay aldıktan sonraki pişmanlık çoğunlukla konuya uzak veya bilgisiz birine danışmaktan ileri gelir. Bir bilene sormakla çok sevdiğimiz birine sormak arasındaki farkı da görmeye çalışmalısın.
0
diyecevaplandı
(04.10.23)
Onay almak istemek = sorumluluk almak istememek.
Neden sorumluluk almak istemiyorsun? Birkaç kınuda sorumluluk alıp kararından pişman oldun ya da kendini sıkıntıya sokacak bir şeyler yaşandı.
Böyle bir şey mi acaba? Ya da bilgisizlikten dolayı mı hep insanlara sormak istiyorsun? Eğer öyleyse öğrendikten sonra geçer o durum. Öğrendiğin ve defalarca yaptığın şeyi bi daha sormazsın.
Eşimle aramızda şöyle bi şey yaşandı onay alma konusuyla ilgili; o makineye çamaşır atacağı zaman gelip sürekli "bunu beyazlarla atacağım di mi, bunu koyu renklerle atacağım di mi?" tarzı sorular soruyor, daha önce yanlış attığı şeyler olmuştu ben de kızmıştm neden sormuyosun diye. Artık hep onay almak istiyor, böyle bir şey mi yaşadınız acaba?
Yani kaynağını çözmek lazım bence. Sorumluluk alma konusunda somut adımlar atmak gerekebilir.
Diyelim ki X bir büyükşehirde düz memursunuz ama böyle dümdüz.İşinizden çok memnun değilsiniz.X şehirde kira derdiniz yok nispeten eğlenceli bir büyükşehir.Ama aile evi olduğu için çok memnun değilim.Fakat yine devlet kurumunda teknik bir kadroya geçme şansınız doğdu. 1000 Tl maaş artışı ve yeşil pa
Diyelim ki X bir büyükşehirde düz memursunuz ama böyle dümdüz. İşinizden çok memnun değilsiniz. X şehirde kira derdiniz yok nispeten eğlenceli bir büyükşehir. Ama aile evi olduğu için çok memnun değilim.
Fakat yine devlet kurumunda teknik bir kadroya geçme şansınız doğdu. 1000 Tl maaş artışı ve yeşil pasaport vs gibi özlükle ilgili iyileştirmeler var. X şehrinden başka bir şehir olacak (muhtemelen daha küçük bi şehir ege veya iç anadolu olabilir) Kira vs ödemem gerekecek. Aile evinin konforundan vazgeçmiş olacağım. 3 sene sonra tayin hakkı var.
Bu şartlar altında böyle bir değişim yapar mıydınız? (Yaş 30 Bekar)
0
top_secret (02.10.23)
ben olsam düzenimi bozmam, bulunduğum şehirde yükselmeye çalışırım bir şekilde.
0
turuncu tonlarda
(02.10.23)
iç anadolu dediğiniz yer mesela ankara ise ev fiyatşarı artık istanbulla yarışıyor. nispeten düzgün bir yerde oturayım derseniz 15 civarı kira ödeyeceksiniz. bu da çok iyimser bi tahmin. 1000 tl maaş artışı hiçbir şey bu durumda. tam maaşı bilmeden konuşmak zor ama atıyorum 25bin alıyorsanız mantıklı değil, geçinemezsiniz.
0
elorelia
(02.10.23)
düz memurun da yeşil pas hakkı var evlenince de aile evinden ayrılacaksın, iş uygunsa gidilebilir
aile evinden ayrılmak 5000 mutfak 1500 faturalar +kira bedeli en az
0
bir soru sorcam
(02.10.23)
Küçük ege şehri mesela aydın muğla ikiside aşırı sıkıcı ve boktan. Büyükşehirle mukayese bile olmaz. İç anadolu eskişehir hariç nere geldim lan ben olursun. He özgürlük diyorsan o zaman farklı aydında 1 artı bir en kötüsü 5 6 bin muğladan 8 10 bin o da bulursan. Kira muabbeti en çok zorlayacak şey seni.
0
mikahakkinen
(02.10.23)
Ben İzmir'den Gaziantep'e geldim benzer sebeplerle ve ısrarla tavsiye ediyorum. Çünkü benden daha mutlu olmaya kimsenin hakkı yok. :)
Abi şaka bir yana sakın böyle bir şey yapma, sakın. Küçük yer ucuzudur diye bir şey yok, onu da baştan söyleyim. 1000₺ az kira vereceğim diye şark kurnazlarıyla mücadele etmeye değmez.
0
ben de biliyorum bir nick lazim
(02.10.23)
Abi 30 yaşında Aile evi nedir yahu? Git, çorap yıka, gömlek ütüle, yemek yapamadığın için aç kalmayı öğren. Git mutsuz ol. Ama Bir başına yaşamayı öğren. Ayaklarının üzerinde durmayı öğren.
0
Mirket
(02.10.23)
1000 tl ve yeşil pasaport için o konfor bozulmaz. gittiğin yerde çok daha masraf yapacaksın ve aldığın maaş eriyecek, özgürleştim sanarken fakirleşeceksin. :)
0
motosiklet burclu adam
(02.10.23)
mirket +1
0
hayaletimsi
(02.10.23)
Mirket +1imsi Çünkü bir noktaya kadar doğru da her noktada değil. Misal aile evinde oturmanin size iki sene sonra rahatca ayri eve çıkma sansi olusturacagi ortamda mantiksiz
Ama aile evinde olmanın o konforu sebebiyle hiçbir şey yapmamak tehlikeli. Bence bir noktada hayata atilmaniz lazım.
0
logisticsmanager
(02.10.23)
Mirket + 1
2. Seçeneği seçip hayata başlamanızı tavsiye ederim.
0
Lubb
(02.10.23)
Hocam ben olsam aile evindeki rahatımı bozmam. Kiralar zaten yüksek daha da yükselecek gibi. aldığın parayı kiraya, faturaya, aidata verince mutlu olmak zor. 3 sene de az bir süre değil bence. Ama zor bir karar kolaylıklar
0
overthinker
(02.10.23)
gih'den teknik bir kadroya geciyorsunuz ve maasinizda 1000tl gibi bir artis mi oluyor? bence bu biraz garip. yesil pasaport hakkiniz zaten memur oldugunuz icin ve gerekli kadro derecenize(1. 2. ve 3. derece tum memurlar yesil pasaport alabilir) geldiginizde yine olacak. ben 1000 tl icin kurulu duzenimi bozamam. bazi arkadaslar 2 demisler ama bu sartlarda duzen bozulmaz. kenara para atip bir seyler yapmak su an icin daha mantikli. biraz birikmisiniz var ise firsat kredisi falan denk gelirse ev, araba alin onun borcunu odeyin. kiralar bu sekilde devam eder, piyasalar da iyice durgunluga giderse(issizlik de artacak) zaten cogu ayri yasayan aileler bile birlikte yasamak zorunda kalacak.
sadece ankara icin konusalim eli yuzu duzgun bir semt ve ev icin minimum 15-20 bin lirayi her ay gozden cikarmaniz lazim. 30-40 yillik binalara 14 bin lira kira isteniyor su an. ic anadolunun diger duzgun sehirlerinde de bu oran maksimum %20-25 az olacaktir.
Taşrada memurlukta ikinci ayımı doldurdum, üçe yaklaşıyorum. Taşradan kastım hem kadrom taşra, hem de yaşadığım yer taşra. Bir şekilde büyükşehir sıfatı almış bir yer aklınıza gelmesin. Ancak en azından şehir merkezindeyim.İşten bahsetmek gerekirse, bir halt yaptığım söylenemez. Üç ayda iki üç hafta
Taşrada memurlukta ikinci ayımı doldurdum, üçe yaklaşıyorum. Taşradan kastım hem kadrom taşra, hem de yaşadığım yer taşra. Bir şekilde büyükşehir sıfatı almış bir yer aklınıza gelmesin. Ancak en azından şehir merkezindeyim.
İşten bahsetmek gerekirse, bir halt yaptığım söylenemez. Üç ayda iki üç hafta yoğun geçiyor gibi görünüyor, onun haricinde bir şey yok. Sabah bilgisayarı açıp kurum internet ağının izin verdiği ölçüde vakit öldürüp akşam eve geliyorum.
Ev ise 50 m2 bile değil. Üç kişi aynı anda evin herhangi bir yerinde yan yana duramaz. Teknik olarak mesken bile değil, ikametgah alamıyorum. İyi yanı yok mu, var. Faturalar dahil. Eşyalar dahil. Masrafı maaşımın tam çeyreği denk geliyor ve iş yerime yürüyerek 8-10 dakika mesafede.
Eve kedimi köpeğimi getiremedim. Hem ev sahibi sıkıntı, hem ev küçük. Ancak en büyük etken, en iyi ihtimalle 8 saat olan yolculuğu kaldırabilecek durumda değiller. Açık olmak gerekirse onlardan uzak olmak muhtemelen beni şu anda, ne kadar kabul etmek istemesem de, çok fazla etkiliyor sanırım.
İş konusunda şanslı mıyım, şanssız mıyım bilmiyorum. Çok alakasız işlerle görevlendirilip çok yoğun çalışanlar da var, benim gibi boş takılanlar da meslektaşlarım arasında. Bu durum biraz da benim çalıştığım yerin müdürü olsun, diğer çalışanları olsun genel olarak oldukça iyi, anlayışlı insanlar olmasından da kaynaklanıyor olabilir. Açıkçası bu yönüyle memnunum, başlamadan önce bayağı bir gözüm korkuyordu, şans işte. Ancak iş olduğunda da neyin nasıl yapılacağı belli değil. Kervan yolda düzülür kafasında gidiyoruz.
Yaş ortalaması çok yüksek hem çalıştığım yerde hem şehirde. En yaşlı şehirlerden biri zaten. Tamam, bende yirmilerinin başında delikanlı değilim ama bana göre bile yaşlı. Konuşacak ortak bir şeyler bulmakta çok zorlanıyorum iş yerinde. Diyalog kurabileceğim üniversite mezunu iki kişi var sadece. Üniversite mezunu olmak çok matah bir şey değil, biliyorum, sadece durum bu. Onlar da hem yaşlı hem de biraz fazla kafa açıyorlar.
4 kişi aynı odadayız. Tek erkek benim. Bol bol yerel dedikodu dinlemekten, nereden uydurulduğu belli olmayan mankibe dinlemekten kusacağım artık.
İşin anlamsızlığı da ayrı üzüyor. İş yüküm olsa da anlamsız olmasa da anlamsız. Varlığı da yokluğu da bir şeye iş demişler. Hiçbir zaman büyük adam olacağım derdim olmadı. Ancak bu kadar önemsiz bir işle meşgul olmak canımı sıkıyor. Bir şeyler öğrenir, kendime ya da kuruma bir katkım olur mu diye bakıyorum ama pek imkan görünmüyor.
Eve geliyorum, yapacak bir şey yok. Kitap okumaktan, dizi izlemekten sıkıldım. YouTube deseniz tüketecek bir şey kalmadı.
Üç kere tiyatro oyununa gitmeye niyetlendim. Üçü de iptal oldu, yetersiz bilet satışından. Çevre illerde oluyor güzel etkinlikler ama en fazla 2 saatlik bir etkinlik için git gel en az 5-6 saat yol, en az iki bin lira para harca ne mantıklı geldi ne içime sindi.
YDS kursuna gideyim dedim, kurs yok. Derdim en azından günlük boş muhabbet birilerini bulabilir miyim, kurs bahane. Tiyatro kursu buldum, onlar da sadece çocuk grubumuz var, yetişkin grubumuz yok deyip yolladılar.
Her tuşa basıyorum ama olmuyor. Akşamları dışarı çıkmaya niyetlendim. İki tane caddesi var. Aslında bir tane de sizin güzel hatrınıza iki dedim. Şehir hâlen ezan vakitlerine göre yaşıyor. Akşam ezanına kalmadan her yer kapanmış oluyor. Bar falan yok tahmin edersiniz ki. Bir iki tane pavyonla restoran arası yer var.
Uzun bir işsizliğin sonunda iş bulduğum için mutluyum. Deprem sonrası daha da artan borçlarımı kapatabileceğim için mutluyum. Bunlar güzel şeyler, kabul ediyorum. Ama bu yaşam tarzını ne kadar sürdürebilirim bilmiyorum. Şartlarımı iyice zorlayıp yurtdışına gidebilirdim, yapmadım. Belki de yapamadım. Şu anda bunun bir önemi var mı, onu da bilmiyorum.
Daha önce benzer süreçler beni içinden çıkmamın yıllar aldığı maddi ve manevi çukurlara itmişti. Bu sefer tekrar düşürsem o çukurlara çıkabileceğimi sanmıyorum. Memuriyetten devam edersem üç yıl daha sike sike buradayım. Sonrası belli değil. Bir yılın sonunda istifa etsem ne yapacağım belli değil.
Kendi varlığımdan sıkılma noktasına geldim. Bir akıl verin.
0
kixo (27.09.23)
Hoacm yanlış anlama ama daha 2 ayda bu kadar bunaldıysan bence sıkıntıyı kendinde araman lazım.
Muhtemelen çok büyük önyargı ile gittin oraya, yani "zaten küçük şehir, insanlar şöyle böyle, benim ilgimi çekmez" diye başlarsan sıkılırsın tabi. İşte diyorsun ya mesela "bar yok" diye. Küçük şehre gitmişsin, bar olmayacağı belli, beklentiyi "bar olması" noktasında tutarsan tabi mutsuz olursun. Aynı şey "büyük adam olacaktım ama anlamsız iş yapıyorum" düşüncesinde de var, hala yurtdışı düşünmende de...
Bi kaç sene önceye kadar benim TR'nin "kaymak tabakası" diyebileceğin bi arkadaş çevrem vardı. Ben bundan sıkıldım ve sosyal çevremi biraz değiştirmeye karar verdim, başka ortamlara girdim falan. Başta inanılmaz sıkılıyordum çünkü kimse benim ilgilendiğim şeylerle ilgilenmiyordu, biriyle oturup yarım saat muhabbet etmekte bile zorlanıyordum.
Bi noktada çevreyi değiştirmeye karar verip, beklentiyi hala eskiden alışık olduğum şekilde tutmanın ne kadar anlamsız bişey olduğunu idrak ettim. Ondan sonra düzeldi. Karşıdakini merak etmeye, söylediklerini baştan "kafa açıyorlar" diye değil de içten bi şekilde dinlemeye başladığında, aslında orada da öğrenebileceğin ve keyif alabileceğin bişeyler olduğunu farkediyorsun.
Yani yapman gereken arabayla 6 saat ötedeki şehre gitmek değil, kendinle uğraşmak biraz. Onu yapmazsan koskoca youtube bile biter tabi.
0
plutongezegendegilmi
(27.09.23)
Valla iki ayda bu kadar dolduysan sıkıntın büyük. Yeteneğin veya tecrüben veya spesifik bir konuda bilgin varsa yeni iş aramaya başla şimdiden. Ama bunlar yoksa kendini değiştirmen gerekecek, beklentilerini düşür, asosyalliği sindir, bulunduğun yerdeki ortama ve yaşayışa ayak uydur. İnternette bir fotoğraf dolanıyordu bir ara, çölün ortasındaki bir tren istasyonunda görevli memur, istasyonun etrafına diktiği ağaçlarla 50 yılda görüntüyü tamamen değiştirmiş şekildeydi. İş yerinde de böyle bir şey yapman lazım. Bence her zaman yapılacak bir iş vardır, sen görevi bekleme görevler seni beklesin yapılmak için. Guzellestir etrafını, iş yerini evini, ev sahibini, iş arkadaşlarını...
0
etna
(27.09.23)
Öncelikle içinde bulunduğunuz durumdan sıkılmaktan haksız değilsiniz. Ama ben değişebileceğini düşünüyorum henüz 2-3 ay çok erken, memurum demişsiniz, yeni memurlar gelebilir gidebilir, 4 kişi aynı odadayız demişsiniz, sürekli aynı şeyleri yapmak yerine değişik bir şeyler yapmayı teklif edin bu kişilerle. Sürecin geçici olduğunu kabullenin, 3 seneyi verimli geçirmeye çalışırken farklı iş imkanları veya yurtdışına gitme imkanı arayın eğer bu kadar çekilmez bir durum ise. Tekrar işsiz olsaydınız bunların hiçbirisini de göremeyecektiniz ve inanın daha kötüdür.
0
babemsi
(27.09.23)
Eger ilgilendiginiz konu ile ilgili grup yoksa siz kurmayi deneyin? Belki sizin gibi tiyatro yapmak isteyen ama ayni cevabi alan insanlar vardir? Yas ortalamasi buyuk olabilir ama sizin yasiniza yakin insanlar mutlaka vardir. Mansur ark'a katiliyorum ve boyle hissetmekte haklisiniz, ona da katiliyorum
Eger ilgilendiginiz bir sey varsa mutlaka ilerletin, mesela ingilizce bilmiyorsaniz mutlaka haftada 2-3gununuzu ona ayirin, sadece ingilizce altyazili dizi film izleyerek inanilmaz ingilizce ogrenen insanlar var, onemli olan ciddiye almak. Onunuzde oradan dolu dolu bir insan olarak cikmak icin 3 yiliniz var, oyle dusunun. Ama ne yapacaksaniz ciddiye alarak yapin. Yazmaya merakiniz varsa, muhtesem atolyeler var online, onlara katilin. Online etkinlik olarak sizin yerinizde olsam 1 tane secer, emek verir, onun disinda mumkun oldugunca fiziksel dunyaya karismaya calisirdim. Belki hangi konulara ilgi duyuyorsunuz, hangi alanlarda gelismek istiyorsunuz, mesleginiz ne, ve neredesiniz yazarsaniz buradan cok guzel oneriler bile cikabilir?
0
songforsomeone
(27.09.23)
Ben de istanbulda yaşarken 1 yıl için ailemin yanına küçük bir ilçeye gitmiştim, sonra evlenip geri istanbula geldim, küçük yer insanlarının böyle küçük bi dünyası oluyor. Mesela dizi izlemeyi çok seviyolar. İşyerinde dizilerden bahsediyolar heyecanlı heyecanlı, bence onları biraz gözlemleyip onlar gibi dizi izlerseniz vs ertesi gün konuşacak konunuz olur gayet. Ne bileyim kendinizi geliştirmek isterseniz online kurs da var bissürü. Bi de küçük yerlerde belediyenin açtığı veya halk eğitim merkezlerinde gitar kursu filan oluyor. Öyle bir şey bakabilirsiniz. Ya da sizin bildiğiniz bir şey varsa siz gidip halk eğitimle konuşup kurs açabilirsiniz. İlkokul çocuklarına ing öğretmek gibi ya da matematik dersi vermek vs. Bunlar hem vakit geçirmenizi sağlar hem de çevre yaparsınız.
Bence 2 ay henüz çok erken o yüzden henüz kafa dengi arkadaş bulamamış olabilirsiniz umutsuz olmayın. İnsan tanımaya odaklanın bence.
Son olarak küçük yerlerde insanların siyasi partiye katılma eğilimleri baya yüksek oluyor. Oy verdiğiniz ve kitlesini sevdiğiniz bir parti varsa ilçe yönetimine gidip üyelik yapıp ordan insanlarla tanışabilirsiniz Siyası parti arkadaşlıkları çok içten oluyor. Aynı partili olunca kadın kolları teyzeleri çok iyi davranıyor.
0
turuncu tonlarda
(27.09.23)
Ya pardon memur olduğunuz için üyelik yapamıyorsunuz unuttm bi an. Ama yine de gidip tanışabilirsiniz resmi üyelik olmasa bile.
0
turuncu tonlarda
(27.09.23)
evlen
0
bir soru sorcam
(27.09.23)
önyargı ile gitsin gitmesin ne fark edecek? önyargı ile gitmese gittiğinde farklı bir şey mi bulacaktı? yeni bir yere taşındım, nasıl yeni birilerini bulurum diye burada her hafta min. bir tane duyuru açılıyor. hepsinde de aynı cevaplar var. dil kursunua git, o kursunu git bu kursuna git. içilecek bir yer vardı oraya git. eee, gitmiş işte? siz yazmadan bu alternatifleri denemiş ama yok. kaldı ki ilk etapta sıkılacak zaten. üçüncü yılında mı sıkılacaktı? sağda solda anadolu irfanı geyiği yapıp burada ama anadolu'da işte böyle ya ne olacaktı sorun sende, önyargılı gitmişsin demek komik olmuyor mu? tek şehirli caddede çevreni ne kadar değiştirebilirsin? ne katabilirsin oraya? taşrayı anca nbc filmlerinde görmüşsünüz atın tutun kafanıza göre. ama büyük bir mallık yapıp evlenme. gider oradan biriyle evlenirsin sonra tabutun bile gelmez üç yıla kurtuluyorum derken. git xbox+ultimate al en f/p çözüm bu. mis gibi de vakit öldürürsün. bir de bira kiti falan al, senden kralı olmaz. allah kurtarsın.
0
koxy
(28.09.23)
Bu süreyi kendinizi geliştirme ve para biriktirme süreci olarak değerlendirin.
Artık her şey online. Her türlü kursu online alabilirsiniz. İş yerinde online işlem yapamıyorsanız kitap alın.
Bahaneler ardına sığınmayın. Kendinizi biraz zorlayın.
.
0
kartallar yuksek ucar
(29.09.23)
mobil oyun ve ilgi alanınıza göre online kurslar aklıma geldi. adaptasyon sürecindesiniz biraz kendinize zaman tanıyın.
Yaşamınızda hiç ciddi belirsizliklerin olduğu dönemler oldu mu?
psmstc
Aynı anda büyük belirsizlikler yani. Uzun süreli hapis cezası alma ihtimalimizin olması, sevdiğinizin kanser olma ihtimali vb gibi birden çok belirsizlikten bahsediyorum. bu süreçleri ve stresini nasıl oldu da yönettiniz? Teşekkürler.
Aynı anda büyük belirsizlikler yani. Uzun süreli hapis cezası alma ihtimalimizin olması, sevdiğinizin kanser olma ihtimali vb gibi birden çok belirsizlikten bahsediyorum. bu süreçleri ve stresini nasıl oldu da yönettiniz? Teşekkürler.
0
psmstc (27.09.23)
Bu ara hepsi üst üste geldi ve yönetemiyorum. Kafası çalışan birinden tavsiye alman iyi olacaktır.
0
prole
(27.09.23)
Çok yönetemedim. Sağlık sorunları peşinden geldi.
0
Kahvedesu
(27.09.23)
Çok oldu ve felaket kötü etkiledi beni, yönetemiyorum. Tek diyebileceğim şey bu belirsizliklerin ardından “bomm” diye kökten değiştirici bir olay oluyor ve o şekilde son buluyor.
0
babemsi
(27.09.23)
Prole +1 ama yönettim.
0
baldan kaymak
(27.09.23)
Bu kadar ciddi bir sorun yaşamadım ama işyerinde baya olaylar olmuştu. Tehdit filan almıştım, psikolojim bozulmuştur işten ayrılmıştm bulunduğum şehirde başka iş bulma imkankm da pek yoktu, evde 5-6 ay kaldım her gün ağlama krizi geçiriyodu, ve evlenme sürecinde ailemle birbirimize girmiştik. Evlenmek ve şehir değiştirmek kurtuluş oldu. O kaos dönemini atlattm, istanbula geldim, işe girdim, eşimle normal bir rutine döndü hayatımız. Ama o belirsizlik kavga ve gözyaşı ile geçen 5-6 ayı gel bana sor. Artık keşke araba filan çarpsa da ölsem diye düşünüyordum, hatta kanser olup ölsem diye dua etmişliğim bile var.
0
turuncu tonlarda
(27.09.23)
İki tane olmuştu.
Birinde askerde fetö kumpası içinde kaldım (fetö kumpası olduğunu sonradan ogrendim) kaçakçılıkla suçlamaya çalıştılar, kanıtlar da dolabima yerleştirilen eşyalar. Uzun hikaye ama bir şekilde Tem, kaçakçılık sube sorguları sonucu aklandım. Ama o arada geçen 3 ay ve sonrasındaki altı ay (bu kısmı lan aklandik ama ya yine bir kulp bulurlarsa kuruntulari) müebbet hapis hazırlığı ile geçti içimde herkesle vedalaştım öyle diyeyim. Sonra alt devrelerden birinden öğrendim ki bu konuda beni ihbar edip suçlayan kişiler fetoden alınmış. Orada sakinlesebilmistim.
Bir de gunceli: paylaşımlı ofis + home office tarzı çalıştığım bir isim var. İşler epeydir iyi gidiyordu artik kendi yerime geçeyim dedim geçtim. İşler birdenbire yüzde 50 düştü. Kira faturalar ve biraz yeme içme ancak cikisiyor. Buna da neyse en kötü batar sokakta yaşarım falan diyorum kendime. Galiba kendimi sakinlestirme tarzım da bu genelde, en kötüsünü düşünmek.
0
encokbenisevinnolur
(28.09.23)
su anda var. amerika'da calisiyorum ama ogrenci vizesiyle. cunku calisma vizesini hintliler mahvetti artik cikmiyor. 2 sene sonra iznim bitiyor.
acaba amerika'da mi kalirim, baska ulkeye gitmem mi gerekir, turkiye'ye donulur mu, baska ulkeye gitsem nereye gitmeliyim? yas da 30'u gecti artik vs. gibi dusunceler.
Merhaba,Apartmanımız komşulardan biri miras yüzünden davalık olunca satılıyor. Bilirkişi raporunda metrekareler doğru yazılmış ama tevzi tablosunda payıma düşen miktar yanlış hesaplanmış, alt toplamda tutmuyor ama tutar gibi yazmışlar. Avukatım bunu fark etmemiş, ve avukat yurtdışında şu anda ulaşa
Merhaba, Apartmanımız komşulardan biri miras yüzünden davalık olunca satılıyor. Bilirkişi raporunda metrekareler doğru yazılmış ama tevzi tablosunda payıma düşen miktar yanlış hesaplanmış, alt toplamda tutmuyor ama tutar gibi yazmışlar.
Avukatım bunu fark etmemiş, ve avukat yurtdışında şu anda ulaşamıyorum. Binada sanırım satış işlemi başladı bu aşamadan sonra bilir kişi raporuna itiraz edebilir miyiz? Tevzi tablosu alacağımız parayı değiştir mi?
Teşekkürler
0
eja (26.09.23)
tavzih kararı aldırtmanız lazım
0
nivoandmira
(27.09.23)
Ortaklığın giderilmesi davası karara çıktı mı? Dosya satış memurluğuna mı tevzi edildi? Hangi aşamada ona göre değişiyor bildiğim kadarıyla.
0
turuncu tonlarda
(27.09.23)
Şu an satis memurlugunda dava, ortaklik giderilme bitti ve satisa gecti dava yani e devletten anladim bu 5 sene surunce dava artik arkasini birakip sormamistim
0
🌸eja
(27.09.23)
Panik yapmalık bi durum yok avukatın gereğini yapacaktır
İş Bankası kredi kartım PTT'ye 19 Eylül'de teslim edilmiş.Kart Tuzla'dan Beşiktaş'a bir günde geldi. 20 Eylül'den 25'ine kadar bekledi bekledi bekledi ve dün dağıtıma çıktı.Gerçekten bütün gün evdeydim, müzik bile dinlemedim kulaklıktan kapıyı duymam da kart geri gider diye ve tahmin edin ne oldu: 1
İş Bankası kredi kartım PTT'ye 19 Eylül'de teslim edilmiş.
Kart Tuzla'dan Beşiktaş'a bir günde geldi. 20 Eylül'den 25'ine kadar bekledi bekledi bekledi ve dün dağıtıma çıktı.
Gerçekten bütün gün evdeydim, müzik bile dinlemedim kulaklıktan kapıyı duymam da kart geri gider diye ve tahmin edin ne oldu: 17:30 gibi kart teslim edilemedi - adreste yok haber kağıdı bırakıldı yazıyor.
17:45 gibi gördüm bu gelişmeyi ve kapıya baktım kağıt falan yok, dış kapıya baktım kağıt falan yok! E bildiğin yalan söylüyor dağıtıma çıkaran kişi.
Kurum telefonları açmıyor bilgi alacağım şikayet edeceğim ama yok o da ayrı bir şikayetin konusu.
Ben bunu nereye şikayet edebilirim? Cimer? Twitter? Ptt'nin bize ulaşın adresi?
0
chicha_v2 (26.09.23)
Aynı şey bana da olmuştu, hatta 2 kez eve gelmemelerine rağmen ‘adreste bulunamadı’ notuyla teslim edilmedi. En son posta işleme merkezine gidip ‘dağıtıma çıkarmayın, ben yarın (o sırada sözde dağıtımdaydı) gelip alayım’ dedim ve bu şekilde alabildim.
PTT’nin kendisine şikayet etmiştim fakat standart bir ‘ilgileniyoruz’ mesajı gelmişti diye hatırlıyorum. Bence siz kartı alın, şikayetle uğraşıp daha fazla strese girmeyin çünkü gerçekten faydası olmuyor.
0
orient blue
(26.09.23)
Çözümü yok. Evde yok diyorsa PTT, evde yoksundur. PTT den iyi mi bileceksiniz?
0
allah yazdiysa bozsun
(26.09.23)
Faydası olmuyor +1
Ptt nin kendi sitesine defalarca şikayet yapmışımdır işe yaramıyor. Belki cimer denenebilir.
0
turuncu tonlarda
(26.09.23)
bulunduğunuz yer Cumhuriyet başsavcılığına tabi ki, memur suçları soruşturma bürosuna hitaplı açıklayıcı bir dilekçe ile şikayetinizi yapabilirsiniz. 1 adet kimlik fotokopisi ekleyin dilekçenize.
0
Improbable
(26.09.23)
PTT'deki bu gevşekliğin sebebi, çalışan elemanların çoğunun taşeron olmasıymış. Şikayet etseniz de işe yarar mı bilmiyorum.
Babama 3 ayda bir yurt dışından evrak geliyor ve bu evrakları bile teslim etmiyor bu arkadaşlar. Dağıtımı yapan elemana "Nerede bizim evraklar, bir gelişme var mı" diye sorduğunda babam, bu arkadaş, "Şubede çuvalların içinde, bakıp getireceğim" diyor ama o evrak bir türlü bize gelmedi. Şubeye gidip şikayet edildiğinde ise bu eleman, "Yoo ben öyle bir şey demedim, yalan söylüyorsunuz" diyebilecek yüzsüzlükte olabiliyor.
Önemli bir evrak varsa, yırtıp çöpe bile atabilirler. Taşeron oldukları için işten çıkarılmayı da pek umursamıyorlarmış.
Merhaba, is yerinde efendiligiyle nam salmis isinde gucunde biri var. Is disinda muhabbetimiz yok zaten cok kendi halinde, ekibindeki insanlarla da cok takilmiyor. Kadin olarak ilk adimi atmak gibi bir sey yapmak istemiyorum cunku geri teperse calisirken iletisim kurmaya cok utanirim. Benden hoslani
Merhaba, is yerinde efendiligiyle nam salmis isinde gucunde biri var. Is disinda muhabbetimiz yok zaten cok kendi halinde, ekibindeki insanlarla da cok takilmiyor. Kadin olarak ilk adimi atmak gibi bir sey yapmak istemiyorum cunku geri teperse calisirken iletisim kurmaya cok utanirim. Benden hoslanip hoslanmadigina iliskin bir emare olsaydi anlardim sanirim. Sorun su ki cocugu asiri takinti haline getirdim. Birlikte olsak ne guzel olurdu diyorum ve bu durumun gerceklesmemesine ciddi ciddi icerliyorum :( Ne zaman online oluyor, nerede yemek yicek gibi sacma salak seyler pesindeyim. Bu ruh halinden kurtulmak icin ne yapmaliyim :(
0
karaca2 (25.09.23)
dışarı çıkmayı teklif et gelirse devam gelmezse uzak durursun.
0
skr1292
(26.09.23)
konusacaksin, olumsuz olursa da hic konusmamis gibi yapip devam edeceksin.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(26.09.23)
kahve içmeye davet edebilirsiniz bence.
0
drako
(26.09.23)
Bence uzak dur, hoşlansaydı belli ederdi. Ama şu yapılabilir, partneri var mı diye vs biraz muhabbet açmaya çalışıp hakkında bilgi toplayabilirsn. Belki konuştuğu biri vardır, o yüzden sağa sola pas vermiyodur. Öyle pat diye kahve içmeye çağırmazdm ben olsam.
0
turuncu tonlarda
(26.09.23)
çok efendiyse (bkz: badak) olabilir. çok somut bir ilk adım atmana gerek olmasa da biraz ittirmen gerebilir. ufak ufak bir iki muhabbet açmayı dene bence, akıyorsa ne ala, akmazsa da olmuyormuş der geçersin.
0
hrskrs
(26.09.23)
Kadin olarak ilk adimi atma +1 Ortak etkinlik kovala, ilk adimi attirmayi dene, olmuyorsa he is not that into you
0
WithWorth
(26.09.23)
Bahsedilen erkek profili genelde utangac olur.Bu iliskiyi istiyorsan ilk adimi atmak zorundasin.YOksa hic bir yere varmama ihtimali %100
MerhabalarElimde birikmiş bir miktar para var 40 bin tl civarı. Bununla hisse senedi almayı düşünüyorum ama hiç tecrübem veya bilgim yok. Bu konuda en iyi ve en sade bilgiyi nereden alabilirim?
Merhabalar
Elimde birikmiş bir miktar para var 40 bin tl civarı. Bununla hisse senedi almayı düşünüyorum ama hiç tecrübem veya bilgim yok. Bu konuda en iyi ve en sade bilgiyi nereden alabilirim?
0
Wolfware (25.09.23)
Bankanda yatırım hesabı aç. Bankanın yatırım uzmanlarının yayınladığı bültenler olur. Hisseler hakkında Al-tut-sat şeklinde önerileri olur. Onlar işe yarayabilir senin için.
0
Mirket
(25.09.23)
hisse senedi yerine fonlara bakabilirsiniz.
0
biravekahve
(25.09.23)
Fon almanız daha mantıklı bence de
0
turuncu tonlarda
(25.09.23)
uzun vadeli (5 seneden fazla) borsada tutamayacagin parayla yatirim yapma. hisselerin fiyatlari kisa donemde cok oynaklik gosterir, yani yukselebilir de cakilabilir de. salliyorum abd borsasinda islem goren firmalardan facebook'un hisseleri eylul 2021'den ekim 2022'ye kadar %76 dustu. Sonra biraz toparladi ama bir daha oralari gorebilir mi, ne zaman, kac seneye gorur bilinmez. Oyle yani. Al-sat-tut onerilirinin de istikrarli bir sekilde guvenilirligi yok, kelin ilaci olsa kendi basina surermis zaten.
fon alirsan tek bir hisse yerine bircok hisseden olusan genel bir sepet almis olacagin icin risk gorece olarak biraz daha hafif ama her fon ayni degil tabii.
Yaşça küçük sizden az deneyimli meslektaşınız sizi eziklemeye çalışırsa
psmstc
Sizinle idarecilerle yapılan toplantılarda diğer hemcinsiyle birlikte gırgır geçmeye çalıştığını hissettiniz nasıl davranırsınız anlık ve genel olarak soruyorum teşekkürler
Sizinle idarecilerle yapılan toplantılarda diğer hemcinsiyle birlikte gırgır geçmeye çalıştığını hissettiniz nasıl davranırsınız anlık ve genel olarak soruyorum teşekkürler
0
psmstc (25.09.23)
Ben böyle şeyler yaşamıştım, 1-2 kez. Genelde bu cesaret karşısında şok geçiriyorum önce. Anlık tepki vermekte zorlanıyorum. Susup bakıyorum böyle ne saçmalıyosun der gibi, sonra da intikamımı işle ilgili bi şey sorduğunda alıyorum, kuyruğunu kıstırıp yanıma gelecek nasıl olsa. Bildiğim şeyi öğretmiyorum ve mesafe koyuyorum.
0
turuncu tonlarda
(25.09.23)
o ortamda doğrudan ağzının payını veririm. misal verdiği gereksiz akıl ve fikirden sonra napolyonun daha önce dediği gibi o yerler parmakla alınabilseydi ben de öyle yapardım tarzı bir cevap veririm. baktınız ders almıyor çürük elmayı bütün sepeti çürütmeden önce sallandırın.
0
bravoteam
(25.09.23)
Yönetici güvendiğim biriyse iplemem. Bazen bir konuda bir karar vermek gerekiyor, kararın neticesi her zaman en iyi sonuca varmayabilir. Bu genç ve az deneyimli kişinin önerdiği şey o gün daha olumlu bir sonuca sebep olduğunda havalara giriyorsa bu onun deneyimsizliğinden kaynaklıdır. Ancak önemli olan aldığınız kararların toplamda pozitif etki gösteriyor olması. Eğer yönetici bunun farkında olan biriyse benim için sorun yok, zaten bocalayacağı zaman geldiğinde kendisi de fark edecek.
Doğum günü için dolaptan alınan 2.el pandora marka kolye hediye olur mu? Takılar eğer kalitesiz olursa deriye zarar verebiliyormuş hem de kolye güzel bi model bi tık bize özel bi anlam da çıkarılabilir. Fakat manita anlar tabi bi kolyeye 2.1k veremeyeceğini (inş okul bitince daha iyilerini veririz).
Doğum günü için dolaptan alınan 2.el pandora marka kolye hediye olur mu? Takılar eğer kalitesiz olursa deriye zarar verebiliyormuş hem de kolye güzel bi model bi tık bize özel bi anlam da çıkarılabilir. Fakat manita anlar tabi bi kolyeye 2.1k veremeyeceğini (inş okul bitince daha iyilerini veririz). Siz ne düşünürsünüz? 2.el hediye olur mu?
0
karahan01 (24.09.23)
Olmaz. Neden olmaz? Kendi eşim çok iyi biri. Böyle pahalı şeyler istemez, istemedi. Ama istediği şey alınan şeylerin birinci el olmasi, misal kitap. Çünkü eşyanın hikayesinin kendisi ile başlamasını istiyor.
Bu noktada kolye gibi özel hediyeleri ikinci el almak, böyle antik vs bir şey değilse bana garip gelir.
Benim kendi fikrim bu.
0
logisticsmanager
(24.09.23)
Olmamalı
0
cccbehzatccc
(24.09.23)
Bence de olmaz, kitap olur benim icin ama kolye, butceniz yeten bisi alin, aynen buraya yazdiginiz gibi okul bitince daha iyilerini verecegim deyin. Ikiniz de ogrenciyseniz zaten pandora kolye beklentisi olmamali, sizin caniniza yazik. Bu arada o pandoralar swarovskiler filan, ozellikle zincirleri hic tahmin ettiginiz kadar kaliteli degil, metal alerjim var benim, direk alerji yapiyor.
0
songforsomeone
(24.09.23)
Eşim bana öğrenciyken ikinci el e-kitap okuyucu almıştı. O mantıklıydı hem temiz az kullanılmış hem de öyle hijyen ürünü değil.
Bence öğrenciyken pahalı hediye almak aşşırı gereksiz ve saçma. Ben e kitap okuyucuya bile çok kızmıştım, neden paranı harcıyorsun diye.
Siz ona gayet uygun fiyatlı güzel bir kolye alabilirsiniz takıcıya gidip, ben pek takı takmadığım için bilmiyorum ama sanırım şimdi çelik diye bişey çıkmış. Çelikten takı satılıyor kararma solma filan olmuyormuş, bileklik küpe falan var öyle. Bu tür bişey alırsanız hem severek takar hem de mutlu olur gayet.
0
turuncu tonlarda
(24.09.23)
2.el alacaksan mutlaka temizlet. sıfır gibi olacaktır.
Sizde de oluyor mu. Diğerlerinin instalarına bakıyorum sürekli sağda solda gezmeler, partilere gitmeler, marka kıyafetler iphone bilmemkaçlar falan. Ben marketten aldığım 2 parça şeyin hesabını yapıyorum.Keriz yerine konduğumu hissediyorum açıkçası. Kimseye de soramıyorum ne kadar alıyorsun diye kvk
Sizde de oluyor mu. Diğerlerinin instalarına bakıyorum sürekli sağda solda gezmeler, partilere gitmeler, marka kıyafetler iphone bilmemkaçlar falan. Ben marketten aldığım 2 parça şeyin hesabını yapıyorum.
Keriz yerine konduğumu hissediyorum açıkçası. Kimseye de soramıyorum ne kadar alıyorsun diye kvkk muhabbetinden dolayı.
0
skr1292 (24.09.23)
Aileden para geliyordur, kirada oturmuyordur, sevgilisinden geliyordur, alternatif geliri vardır vs. bu liste uzar.
Şöyle düşünün atıyorum siz 20 alıyorsunuz diyelim, bu dediğiniz insanlar kaç almalı ki arada bu kadar fark olsun? Oynasa oynasa kıdem vs. max yüzde 50 oynar, her işin piyasası aşağı yukarı bellidir. Pek mantığı yok.
0
koskoca kirpi
(24.09.23)
Hemen örnek verelim eski is arkadaşım; Babasi doktor. İzmir'de birkaç daire ve yazlık var. Aldığı para normal ama hayatı süper.
Gene birkaç ikci kadın arkadas böyleydi sonra eslerinin üst düzey yönetici vs tipler olduğunu gördüm.
Kısacası bu ülkede maasla öyle yasayabilecek insan sayisi sınırlı.
0
logisticsmanager
(24.09.23)
onlar zaten zengindir:) bazıları doğuştan şanslı maalesef.
0
nothing in my way
(24.09.23)
o zaman aynı mantıkla bizim direktörler asgari ücret alıyor.
hiç göstermiyorlar çünkü ne yapıyorlar ne ediyorlar.
bir insanda ne kadar "yok" ise o kadar "var" gösterme eğilimindedir.
onun da bir etkisi olabilir, veya zaten durumları iyidir +1
kız spor arabayla geliyordu ik da stajyerdi mesela.
kirada oturmuyorlarsa bile başlı başına artı mesela evet.
0
ananiyimioguz
(24.09.23)
ben hiç bir şirkette adil bir maaş sistemi olduğunu düşünmüyorum çünkü maaşlar tamamiyle kişinin önce pazarlık gücüne sonrada yeteneklerine bağlı.
Bir çok firma sahibi veya müdür eğer firma elemanının çalışmaya mecbur ,( bu borç harç , çoluk cocuk vs. ile ) gibi durumlarda anlarsa maaşını arttırmayabiliyor.
O yüzden hiç bir firmada paraya ihtiyacınız olduğunuzu veya firmaya mecbur olduğunuzu hissini vermeyip, varsa borçlarınızı olduğu bilgisini vermeyi ben doğru bulmuyorum.
Eğer böyle bir hissiyat verdiğinizi düşünüyorsanız, bir düşünmenizi tavsiye ederim.
Onun haricinde diğer kişilerin harcaması her zaman sizden yüksek maaş aldıkları anlamına da gelmez.
Ayrıca eğer yapmıyorsanız yatırım yapmayı ve ekonomi okur yazarlık gibi konularda kendinizi bir check edebilirsiniz, çünkü şu zamanda gerçekten maaş değilde yatırımlar kazandırıyor.
0
Rao
(24.09.23)
Ya parasi vardir ya da borc harclidir ama yine de eziyordur. Bizde 2 kiz var 300k falan borclari var kredi karti ek hesap hepsi patlak. 1 sene dislerini siksalar toparlarlar belki ama hala gidip 1500 liraya tirnak yaptiriyolar mesela. Bilmesen vay be iyi kazaniyolar dersin
0
floydian
(24.09.23)
Evli değilsen, kiran yüksek değilse marketten aldığın iki şeyin hesabını yapmıyor olman gerekiyor. Maaş, pozisyon, şu anki iş yerinde çalışma süreni ve toplam çalışma süreni söylersen az çok yorumu yapabilirim özelden.
0
dissendium
(24.09.23)
Yani bu konunun birçok değişkeni var. Bizim ofiste asgari ücret alıp benden çok daha rahat para harcayan bi kız var. Ailesinin durumu iyi ordan rahat çünkü. Ama benim aile desteğim yok, eşimle beraber her şeyi kendimiz yapıyoruz, kazandığımızı ful yatırım birikim vs yapmaya çalışıyoruz, o yüzden de öyle marka filan giymiyoruz hoyrat bi şekilde harcamıyoruz vs.
Ama sen yaptığın işe göre düşük maaş aldığını düşünüyorsan bunun sebepleri apayrıdır. Belki o pozisyona göre yeterli bilgi birikime sahip değilsin, ya da fazlasıyla yeterlisn ama bunun farkında değilsin kendini pazarlayamıyorsun. Bunu ancak seni yakından tanıyan biri söyleyebilir, ne iş yaptığını vs bilen biri.
0
turuncu tonlarda
(24.09.23)
Benim uzman is tanimlilardan gordugum, kredi cekip instagrama resim cekmelik tatil, aman o yapmis bende eksik kalmayayim benim neyim eksik diyip borc harc icinde yasiyorlar, cogu maas avansi aliyor her ay. cogununda kredi gibi maas avansi var icerde. Bu yeni insta kulturu cok kotu ya herkes bi yaris icinde aman kendi halimde yasayayim yok
0
eja
(24.09.23)
sana şöyle anlatayım bir arkadaşım var boşanmış ailesiyle yaşıyor. asgari ücret alıyor. eve 1 kuruş vermez aldığı maaşı hep eziyor full 11 bin gezme yeme içmeye harcıyor. elde avuçta sıfır ama zaten biriktirmesine de gerek yok.
0
sizofren06
(24.09.23)
Muhasebe alanında çalışıyorum, genelde küçük ofislerdeydim bu sene ilk defa kurumsal bir şirkete girdim. girdiğim gün bayram ertesiydi, herkes gittiği tatili anlatıyordu ilk girdiğim gün. sonrasında da ortamları, takılınılan mekanları görünce ulan çok ucuza girdik herhalde buraya demiştim. çünkü benden düşük pozisyondaki insanlar baya ceo yaşıyor gibiydi. ay sonu geldi, maaş ödemelerini yapınca gerçekler ortaya çıktı. :) birkaç kişi hariç herkes benden aşağıdaydı, epey aşağıda olan da vardı. desem ek gelirleri var, o da hepsi için mümkün olamaz. çünkü epey bir avans almış olan, şirkete borcu olan personel de vardı. basitçesi, çoğu kişi 25 bin alıyorsa 40 bin alıyormuş gibi harcayıp kartlarla döndürüyor işi. birikim deseniz zaten çoğu kişi 0'a yakın gidiyor artık. e bir de aile evi vs. durumu varsa çok daha mümkün böyle bol bol harcamak.
Şimdi ofise yeni bir Türk arkadaş geldi. Çok iyi çocuk.Yalniz bir konuda biraz Fransız kültürüne aykırı gibi geliyor; servis.Fransa'da servis kültürü amerika ya da Türkiye aksine "isine gelirse bebegim".Birkaç hareketinde kültüre uymadigini düşünüyorum.1- binada bbq yapıldı. Sonunda yemek artti. Ded
Şimdi ofise yeni bir Türk arkadaş geldi. Çok iyi çocuk. Yalniz bir konuda biraz Fransız kültürüne aykırı gibi geliyor; servis. Fransa'da servis kültürü amerika ya da Türkiye aksine "isine gelirse bebegim".
Birkaç hareketinde kültüre uymadigini düşünüyorum. 1- binada bbq yapıldı. Sonunda yemek artti. Dediler paketlere koyacagiz isteyen alsın. Arkadaş iki tane almış, başka iki tane alan görmedim. Yemekte de herkese x miktar veriliyor, arkadaş biraz daha istedi falan. 2-ilk geldiğinde yemekte ekstra yumurta istedi spora gitmeden yesin diye. Neyse buldular buna o gün satilmamis bir salatadan çıkarıp. Tabi parasini istediler (sonuçta restoran çalışanı bunlar sahibi değil). Bedava değil mi ya diye şaka yapti da öyle algilanmadi. Sonra kahve almaya gittik, ben de çalışanları tanirim, ilk defa kahve alacaktim onlardan, bana gosterdi kiz. Sonra bu benden olsun dedi, ben dedim odeyeyim falan yok dedi. Bana sanki önceki olayla alakali gibi geldi neyse. 3-simdi her yemekte yumurta istiyor ama sürekli. En son cuma salata satilmayan gün istedi. Calisanlarin artik illallah ettiği belliydi hal ve hareketlerden. Calisan bugün salata yok dedi, sonra arkadaş da ya sizin müdür hep buluyor bana bir baksaniz falan dedi. Kiz da artik dolapta falan buldu verdi. Ama hem kizin hem Müdürünün yüz ifadeleri "yumurtana sokayim bu kadar isimizin arasinda"ydi.
Ben bu arkadaş ile konuşsam mi bilemedim çünkü böyle saçma sebepten sorun yaşasın istemem. Burada kalmak istiyor ama kültüre ayak uydurmak önemli. Hele yabanciyken aksine fransizdan daha nazik ve saygılı olmak lazım ki karşı taraf ile o ilişki kurulsun.
0
logisticsmanager (24.09.23)
Aç gözlü insanı değiştiremezsin. Konuşmana gerek yok. Bu yaşa kadar kendisinin düşünmediği şeyi sen mi düşündüreceksin. Ben iletişimimi azaltırım. Bunun Fransız kültürüyle bir ilgisi yok bu arada. Türkiye'de de benzer hareketleri yapsa hoş karşılamazlar.
0
dissendium
(24.09.23)
Bence konuşmak için erken. “Yeni” diyorsunuz. Alışır bence. Ha alışamasa bile öneri istemeyen birisine öneri verilmemesi taraftarıyım. Çünkü biz kötü oluyoruz sonrasında. Eğer çalışanlar her gün yumurta vermekten rahatsızsa bunu ona söyleyebilir. “Efendim bu şekilde bir yumurta satışımız yok” demek onlar için basit bir durum.
Hareketleri gerçekten garipseniyorsa ve o da bundan rahatsız olursa size zaten kendisi gelir “Abi bunlar bana niye böyle davranıyor?” der, siz de oturtursunuz karşınıza “bak bro, benim hanım da fransız; ben bu adamların ciğerini bilirim. Bunlar şu şu şu hareketlerden rahatsız olur.” tarzında bir konuşma yaparsınız.
0
irene
(24.09.23)
Bizim patron sesten ve ofiste sohbet edilmesinden pek hoşlanmıyor, ofiste mutfak kısmında falan arkadaşlar çok ses yapınca ben de iyi niyetli bi şekilde gidip "arkadaşlar sesiniz te içeri kadar geliyor xx bey kızar filan az sessiz olun" diyorum, ama bunu söyleyebileceğim samimiyette kişilerse söylerim herkese söylemem. Bunun gibi bi durum, bence kırmadan söylenebilir.
Bir daha senin yanında yumurta istediğinde "kanka bunlar ağzını yüzünü buruşturuyor, galiba yumurta istemenden hoşlanmıyorlar" diyebilirsin. Eğer o cevap olarak "ya ben de farkındaym ama spora gittiğim için mecburen istiyorum" derse yapacak bi şey yok, ama "aa öyle mi hiç fark etmedim" derse böyle şeylere fransızların pek hoş bakmadığını ve ilerleyen aşamalarda ona sıcak davranmayabileceklerini kibarca ve kişisel bi saldırı algılanmayacak şekilde söyleyebilirsiniz bence 1-2 cümleyle
0
turuncu tonlarda
(24.09.23)
Arkadaş burada yeni ve bana böyle yanlış bir şey yaparsam falan söyle demişti benden genç ve binada iki turkuz ben 6 yıldır buradayim. Yani iş vs için diyorum da bu bana çok uç nokta geldi emin olamadım.
Ki bana harbiden bir adet yumurta istemek garip geliyor yani, ofiste buzdolabi var. Yanında ek yiyecek bir şey getirip buzdolabina koyup akşam spora gitmeden yemek yaptığım bir olay. Çünkü öğle yemeğindeki protein benim sporum için yeterli değil. Olmadı Boyle diyeceğim yani böyle ugrasacagina kuru etlerden ya da paketli pişmiş göğüs etlerinden falan getir dolaba koy diye.
0
🌸logisticsmanager
(24.09.23)
Kulturle alakasini goremedim, turkiye'de de hos karsilanmaz (en azindan benim gordugum is ortamlarinda karsilanmazdi) ve ustelik burada birisi muhakkak lafini da sakinmazdi. O yuzden kultur soku degil, ortamina gore hareket edememe, adap bilmeme sorunu var gibi e o da sizi ilgilendirmemeli. Rahatsiz olanlar illa ki bi yerde patlar, kendileri soylesin. Oyle bi durumda da ortami yumusatmak icin Turkiye'de boyle falan diye savunmayin bence. Bosverin.
0
nic cage
(24.09.23)
Yani şöyle Türkiye'de böyle diyorum çünkü bizim başka ülkedeki bir restoranda bu işi yapan abla türk. Yemin ediyorum bir Türk teyze nasıl yönetirse öyle yönetiyor herkese canim ablam diye herkes de hastası kadının.
Yani Türkiye'de ben denk geldim iş yerlerinde daha cana yakin abla/teyze olan kişilerde biraz farklı oluyo, ortam para/cokomel iliskisi gibi olmuyor.
Burada da çocuk yabanci vs diye biraz alttan alıyor gibiler. Yoksa yani ben çocuk her yumurta istediğinde yuzlerini görüyorum.
Türkiye'de her yer böyle değil de yani örnek verirsem burada ne zaman türk dönerciye gitsem "al hadi bu da bizden olsun. Tamam 12 euro 10 ver gec." Ortami oluyor. Daha hayatımda fransiz dükkanında bu ortama denk gelmedim. Aslında demek istediğim bu. Benim eşim de Türkiye'de yaşarken denk geliyordu bu da bizden olsun falan gibi şeylere. Demek istediğim kültürü farki ondan. Yoksa is yerleri üç aşağı bes yukarı ayni tabi.
0
🌸logisticsmanager
(24.09.23)
huu arkadaşım hayırdır sen burada kümes felan olduğunumu sanıyorsun ne bu rahatlık ? derdim hadi eyvallah tavırlarından hoşlanmadım uzak dur direk çat çat.
0
jamswety
(24.09.23)
Sizlik bir şey yok ki, yaptığının Fransız kültürüne aykırı olmasıyla da bir alakası yok, aynı şeyi burda yapsa burda da bir noktadan sonra hoş karşılanmaz. Büyük ihtimalle ordakinden daha kısa sürerdi hatta.
Yani konuşacaksanız "buranın kültüründe böyle şeyler yok" diye konuşmanız garip olur bence. Çünkü alakası olduğunu sanmıyorum. Diğer türlü "ya sen ne iş" temasında konuşsanız da bir şey değişmez çünkü zaten bu kişi zaten daha önce benzer konularda uyarı, eleştiri almıştır bu zamana kadar.
Yani ortada çok net şekilde "sizin bu kişiyle ne işiniz var ki?" Durumu var. Çok iyi çocuk olabilir ama karakter olarak farklısınız belli ki, yanında utanıp sıkılıp durmaktansa bazı alanlarda biraz mesafe koyabilirsiniz.
0
akhenaten
(24.09.23)
bazi insanlar bu konularda cok hassas olamiyor.
boyle durumlarda duzgun bir dille hocam belki fark etmiyorsun ama boyle bir durum vardir buralarda haberin olsun diye uyariyorum ben. yani sizde bir bilgi var ve eleman bunu fark edemiyor. kapasitesi yetmiyor demek ki, daha fazla friction yaratmamak adina soylenmeli diye dusunuyorum. bu bilgiyle ne yapacagi ona kalmis.
Geçen sene apartmana hırsız girdi ve ayakkabıları çaldı. Bir kaç apartman sakini toplanıp tutanak tutturduk, dava açılsın diye karakola gidip imza verdik. Hırsızı buldular, geçenlerde de dava süreci başlamış. Ben yurt dışına taşındım (ikametgahımı türkiyeden sildirmedim henüz) ne davadan ne -eğer ge
Geçen sene apartmana hırsız girdi ve ayakkabıları çaldı. Bir kaç apartman sakini toplanıp tutanak tutturduk, dava açılsın diye karakola gidip imza verdik. Hırsızı buldular, geçenlerde de dava süreci başlamış. Ben yurt dışına taşındım (ikametgahımı türkiyeden sildirmedim henüz) ne davadan ne -eğer geldiyse- duruşma çağrısından haberim var.
Şimdi karakoldan sanırım, bir şekilde anneme ulaşmışlar. İlk duruşmaya gelmedi ikinci duruşmaya gelmesi şart, gerekirse getirtme işlemi başlatırız falan demişler :D
Gülüyorum ama sanık ben değilim ki yaa, ne alaka ya gitmesem en kötü dava düşer diye düşünüyorum. Yanlış mıyım? Durduk yere huzursuz oldum. Böyle bir yasa mı var?
0
jimjim (22.09.23)
siz tanık olabilir misiniz davada? tanıklar hakkında da zorla getirme kararı çıkartılabiliyor bildiğim kadarıyla. e-devletten kontrol edebilirsiniz detayları..
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(22.09.23)
müşteki sıfatıyla da olsa en az bir kez katılıp hakim huzurunda beyanda bulunmanızı isteyebiliyorlar.
0
jimmydarmody
(23.09.23)
Ben müşteki durumundayım. Ama katılmamak için ne yapmam gerekiyor?
0
🌸jimjim
(23.09.23)
o zaman bir avukata vekalet verirsiniz sizin yerinize o katılır
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(23.09.23)
Evet doğru katılmanız gerekiyor, avukata vekalet verebilirsiniz ama dava takibi için vekalet ücretini ödemeniz gerekir o durumda. Bunun dışında bir beyan dilekçesi yazıp, yurt dışında yaşadığınızı, duruşmalara katılmanızın mümkün olmadığını,olayların aynen polis ifadesinde belirttiğiniz şekilde yaşandığını, sanıktan şikayetçi olduğunuzu yazıp konsolosluğa dilekçeyi götürüp mahkemeye gönderilmesini isteyebilirsiniz.
Henüz 29'una girmiş birisi olarak vakti olanlara iş-yaş-gelecek ile ilgili birkaç soru sorup, fikir almak istiyorum.Ben makine mühendisiyim. Mezun olalı 4 yıl oldu ancak bunun yarısından fazlası işsiz olarak geçti. Halen de geleceğe yönelik planlama yaptırabilecek doğru düzgün bir işim yok. KPSS'ye
Henüz 29'una girmiş birisi olarak vakti olanlara iş-yaş-gelecek ile ilgili birkaç soru sorup, fikir almak istiyorum.
Ben makine mühendisiyim. Mezun olalı 4 yıl oldu ancak bunun yarısından fazlası işsiz olarak geçti. Halen de geleceğe yönelik planlama yaptırabilecek doğru düzgün bir işim yok. KPSS'ye girdim 84'de kaldım. Atanmam biraz sürpriz olur. Tüm bunlar haricinde yanlış meslek seçtiğimi mezun olduktan sonra anladım. Makine mühendisliği disiplini içerisinde ilgilendiği konuları seviyorum ancak çalışma ortamından (fabrikalar, atölyeler) nefret ediyorum. Satışçı olsam o dil/pazarlama kabiliyeti yok.
Uzun zamandır majör depresif bozukluk tedavisi de görüyorum. Yukarıdakilerin etkisiyle birlikte çoğu zaman artık yapacak bir şey kalmadığını, çıkmaz sokağa çoktan girdiğimi düşünüyorum.
Bir yandan da halen bir umut olabileceğini, yine sevdiğim, çalışma ortamının da daha uygun olduğunu düşündüğüm IT alanına atılsam mı diye düşünüyorum ancak bunun için üniversite eğitimi almaya mecalim kalmadı anca bildiklerimin üzerine ekleyeceğim kurslarla vs. belki olabilir.
Bunlar için geç mi ?
0
oylesine sordum (21.09.23)
Sevdiğiniz ilgi duyduğunuz alana yoğunlaşın bence, geç değil. Çalışma ortamının ve iş arkadaşlarının çok etkisi var meslekte.
0
babemsi
(21.09.23)
29 yas ne hocam, allah askina. meslegimde 15.yilimi bitiriyorum, severek yapiyorum, ama bambaska bir okul okumayi dusunuyorum, daha onumde cok zaman var, bir 15-20 yil da baska meslek yapayim diye. depresyonunuz icin tedavi gorun mutlaka, terapist vs. artik ne uygunsa. depresyonda oldugunuz icin her sey siyah beyaz gozukuyor size, hayat gridir. her an her sey olabilir.
0
kassiopeia
(21.09.23)
29 gerçekten geç değil, fabrika, atölye çalışması her yerde aynı olmaz, bence bu konuya biraz daha şans verin, eninde sonunda sevdiğiniz bir yere denk gelirsiniz, ha gelmediniz bence iş yerini çok da sevmek gerekmiyor, iş bu akşam bitince gidiceksiniz, görev olarak görün, illa sevmeniz gerekmiyor.
0
ravenudon
(21.09.23)
bekarsan yurt dışına çık. makine türkiyenin en zor bölümü keşke sevdiğin işi seçseydin seni anlıyorum ben de yanlış meslek seçtim. geç yok bas git türkiyeden bu ülkede imamlar lise mezunları eğitimlilerden daha fazla para kazanıyor bu gelir adaletsizliği adamı üzüyor.
0
mikahakkinen
(21.09.23)
psikiyatrist + terapiste gidin. Çok faydasını görürsünüz. Yaşınız daha genç. Yapabileceğiniz pek çok şey var.
0
psmstc
(22.09.23)
Bence ülkede mesleğini severek yapan insan yok gibi bişey. Kime sorsam, abi bu iş yapılmaz ya bırakıcam olmuyor diyor. Ama herkes para kazanmak için çalışmaya mecbur. Yani mesleği sevmiyorum yapamıyorum, ortamları sevmiyorum diye düşünmeniz normal, ama size bir tek siz öyleymişsiniz gibi geliyor olabilir. Sanmayın ki insanlar sabah tık doğdu güneşim diye uyanıp heidi modunda işe gidiyor :D bizim ofiste bi kız var, avukatlığı çok sevdiğini söylüyor. Ama malın teki olduğu için ve verilen işi düzgün yapmadığı için ona iş vermiyor zaten patron, yani öylesine geliyo ofise, yüksek maaş da almıyo, öylesine duruşmalara falan giriyo. Yani işi seviyorum diyen insan aslında o işi gerçekten yapmıyor. Gerçekten sorumluluk almadığı için de çok sevdiğini iddia ediyor.
Demem o ki kendini asla yalnız hissetme. Mesleğinle ilgili bir eğitim almışsın, yapmak istemiyorsan elbette kendini zorlama ama önyargılı da olma bence, yukardaki arkadaşların dediği gibi ortam, arkadaşlar ve iş yoğunluğu insanın işe yaklaşımını ve motivasyonunu değiştirebiliyor. Yani öngargı oluşturmadan, iş yoğunluğu fazla olmayan bir yerlerde yavaştan başlayabilirsin, ya da kurslara falan gidebilirsin, mesaili bir işin olması psikolojik durumunu da olumlu etkileyecektir bence. Ben de bazı durumlardan dolayı 5-6 ay bi ara verdim çalışmadım, o ara cidden hiç iyi değilidm, yataktan çıkmıyordum sürekli ağlıyordum vs.
Erkeklere hediye almak ne zormus.. ilk dogum gunu hediyem olacak ama yaratici veya farkli bir seyler bulamadim. Fikriniz var midir? Max 5 bin harcayabilirim. Tesekkurler simdiden
Erkeklere hediye almak ne zormus.. ilk dogum gunu hediyem olacak ama yaratici veya farkli bir seyler bulamadim. Fikriniz var midir? Max 5 bin harcayabilirim. Tesekkurler simdiden
0
caliptyca (20.09.23)
Ben kocişi hafif şık bir yere yemeğe götürüp saat gibi bir hediye alıyorum. O aralar en çok neye heves ediyorsa onu almaya çalışıyorum genelde. Öyle bi şey yapın bence. Mesela bu yaz bazı durumlardan dolayı tatile çıkamamıştık, tatil ayarlamıştım, onun iş arkadaşlarıyla görüştüm izin ayarlayabilseydim uçak biletlerini alıp süpriz yapıcaktm ama izin işi olmadı, o yüzden bu aralar istediği başka bi şey vardı onu alcam ve yemeğe götürücem sadece.
0
turuncu tonlarda
(20.09.23)
ilgi alanlarını bilmeniz lazım, özel olarak sevdiği, takip ettiği, ilgi duyduğu şeyler olmalı illa ki. o tür birtakım bilgilere ihtiyacınız var, yoksa alacağınız her şey standart gömlek hafifliğinde olur.
tıraş olmaya özel ilgisi olan eşime mesela bir şeyler almışlığım var o alandan. örnek olarak şu tür bir set bakabilirsiniz mesela, ama ilgisi yoksa çook alakasız kalır: www.razorus.com
ya da günlük çektiği fotoğrafları anı olarak kaydetmeyi seven biriyse mesela hızlı baskı alan bir printer alabilirsiniz (bana alınmıştı) mesela şu tür: www.hepsiburada.com
ya da mesela marvel/dc bir şey fanıdır ona göre özel değişik bir şey bakarsınız. ya da belli bir spor türünü çok seviyordur, onunla alakalı bir şey alabilirsiniz. futbolsa çok sıradan olur tabii ama bilemedim. satranç seviyordur şık bir set bakarsınız. dolmakalem merakı vardır oradan yürürsünüz. belli bir müzisyeni/grubu çok seviyordur orijinal plak alırsınız, yanına da bir pikap alırsınız. aklıma hep bu tür şeyler geldi ama yani bir sürü farklı başlık olabilir.
yani belli bir alan bulup o alanda normalde almanın aklına gelmeyeceği ya da alamayacağı ama çok sevebileceği bir şey bakmak gerek yaratıcılık/farklılık için.
0
nimberjack
(20.09.23)
aklıma ilk parfüm geldi. ortak olarak hoşunuza gidebilecek bir koku olabilir. oyun konsolu vs teknolojik bir alet olabilir kendi ilgi alanına göre.
hediyeden ziyade gerçekten etkileneceği, daha önce yapmadığınız bir etkinlik, konser vs beraber gidebilirsiniz bu sayede güzel de bir anı kalmış olur.
0
babemsi
(20.09.23)
Lazy-boy olur muhtemelen :)
0
alfired
(21.09.23)
pikap alabilirsin. biz arkadaşlara ev hediyesi aldık, çok beğendiler. fazla araştırmam dersen d&r'dan alabilirsin. lenco tt 10 bn'de kampanya var.
0
surprise
(21.09.23)
erkeğe hediye için masraf yapmayın fazla. 1 kilo baklava, soğuk baklava, şöbiyet, ekler vs ne seviyorsa, tatlı bile çok güzel bir seçenek olur
Ekonomi ve borsa için takip edilecek kanal ve hesaplar
Rao
Hem ekonomi okur yazarlığını arttırmak hemde kısa ,orta ve uzun vadedeki pozisyonları yönetmek için , yerli ve yabancı hangi YouTube ve sosyal twitter vb. gibi mecraları takip ediyorsunuz ?Popüler hesaplar olması önemli değli, gerçekçi bilgiler veren ve balık tutmayı öğreten olması yeterli. Şimdid
Hem ekonomi okur yazarlığını arttırmak hemde kısa ,orta ve uzun vadedeki pozisyonları yönetmek için , yerli ve yabancı hangi YouTube ve sosyal twitter vb. gibi mecraları takip ediyorsunuz ?
Popüler hesaplar olması önemli değli, gerçekçi bilgiler veren ve balık tutmayı öğreten olması yeterli.
Şimdiden klavyenize sağlık olsun
0
Rao (16.09.23)
Ben youtube da Tunç Şatıroğlu Finans sohbet Murathaniq
selamlar.şirkete ücretsiz izin açmam için askerde olduğum tarihleri bildirmem lazım.5 ekim teslimse kaçına kadar izinde olmam lazım olur?
selamlar. şirkete ücretsiz izin açmam için askerde olduğum tarihleri bildirmem lazım. 5 ekim teslimse kaçına kadar izinde olmam lazım olur?
0
patronaj1 (11.09.23)
Ben 4-5 nisan gibi teslim olup 1 mayıs’ta terhis olmuştum. Yani 26 gün yapmıştım öyle hatırlıyorum. Buna göre kendine bi program çizebilirsin.
0
bebegim sende kimsinn
(11.09.23)
teslim 5 ekimse terhis de 5 kasım olur. resmi olarak tam 1 ay.
tabii giderken 1-2 gun yol izni veriyorlar gec gidiyorsunuz donerken de kazandiginiz yillik izin oluyor sanirim 1 gun once birakiyorlar ama o tarihlerde hala asker gorunuyorsunuz.
0
aguen
(12.09.23)
Eşimin tarihleri resmi olarak 10 ağustos, 10 eylüldü. Yol izninden dolayı 12sinde teslim oldu, 6 eylülde yemin töreni ile çıktı, ama çıkınca çok yorgun oluyosun, doğru düzgün duş alamamış oluyosun vs. Hemen işe dönmek mümkün olmuyor. Siz bence tam resmi süreyi yazın oraya, erken çıkarsanız dinlenirsiniz.
Son yıllarda hiç görmedim duymadım (kendi nikahım/düğünüm dahil), fakat yakın bir arkadaşımın düğününe katılamayacağım bari okunacak öyle bir metin mi göndersem dedim :D Gidiyor mu bu hala bilen var mı?
Son yıllarda hiç görmedim duymadım (kendi nikahım/düğünüm dahil), fakat yakın bir arkadaşımın düğününe katılamayacağım bari okunacak öyle bir metin mi göndersem dedim :D Gidiyor mu bu hala bilen var mı?
0
nhk ni youkosu (05.09.23)
Benim düğünümde belediye başkanı göndermişti.
0
turuncu tonlarda
(05.09.23)
Bizimkine gelmişti yıl 2019
0
mirty
(05.09.23)
devlet dairelerinde çalışanlara genelde amirleri müdürleri şube başkanları vs. tarafından faks çekiliyor veya bir şekilde yazı ulaştırılıyor. ama telgraf olarak değil :D
0
bravoteam
(06.09.23)
bu yaz bi düğünde sunucu okudu bi telgraf'ı ama ona nasıl geldi, ptt mi cidden düğün saatinde getirdi metni hiçbir fikrim yok
kamerasız, tuşlu ve tercihen whatsappa giren bir telefon var mı?
ezkaza
bedelli askerlikte kullanılmak üzere kamerasız, tuşlu ve mümkünse whatsappa internete vs girebilen bir telefon arıyorum. çalışır durumda elinde olan varsa alabilirim ayrıca.
bedelli askerlikte kullanılmak üzere kamerasız, tuşlu ve mümkünse whatsappa internete vs girebilen bir telefon arıyorum. çalışır durumda elinde olan varsa alabilirim ayrıca.
A harbiden var. Arkadaşımda bundan ve kamerasız olanı vardı ama, cok ilginc dogrusu
0
primetime
(04.09.23)
bazı nokia'lar öyleydi sanki zamanında dedeme almıştık ama hala var mı emin değilim.
Bu arada, dümdüz asker telefonu denen Samsung'tan al geç derim. İçinde sudoku veya satranç vs. bişey oluyor, geceleri onu oyna. Akşam 6'dan sonra aile ve arkadaşlarla konuş daha manuel takıl. Bir şeylerden uzak olmak için keyifli bir ortama gidiyorsun, benim bedelliye giden bütün arkadaşlarım çok iyi deneyimlerle döndü :D Teknolojiden, hızlı hayattan uzaklaşmak için müthiş bi fırsat.
not: ben pttcell bi hat almıştım, onun sim kartını cüzdanda kaçak olarak sokmuştum. Girişte askercell yoksa telefon sokamazsınız dediler illa üye yaptırdılar, fakat askercell sadece akşam 6 sonrası çalışıyor vs. ben aldım ama yine kendi hattımı takmıştım.
0
nhk ni youkosu
(04.09.23)
Kendi hattını cüzdanda götür, girişte telefonun var mı diye sorduklarında yok de. İstediğin telefonu sok böylece. İçerde akıllı tel de kullanan var. Ama mahkemeden arama kararı çıkarıp arama yaptıklarında bulamayacakları bi yere koyman lazım. Biri traş makinesinin kutusuna filan koymuş bulamamışlar.
Bu arada içerde detoks filan yapılmaz, telefon götürmezsen kafayı yersin. hem stres sıkıntı yaşıyosn hem de sevdiklerinin sesini dahi duyamazsan delirme noktasına geliyosun. Eşim şu an bedellide 2 günü kaldı ordan biliyorum bunları.
Merhaba. İşte bir sürü şeyle uğraşıyorum. Mesleğim makine mühendisi. Bir fabrikada çalışıyorum. Üretim mühendisiyim aslında ama ham madde için irsaliye oluşturuyorum. Satış sipariş girişi yapıyorum. Tır yüklemesi için depoya gidiyorum. İşçilerin servisini, yemeğini planlıyorum. Bu arada üretimle ilg
Merhaba. İşte bir sürü şeyle uğraşıyorum. Mesleğim makine mühendisi. Bir fabrikada çalışıyorum. Üretim mühendisiyim aslında ama ham madde için irsaliye oluşturuyorum. Satış sipariş girişi yapıyorum. Tır yüklemesi için depoya gidiyorum. İşçilerin servisini, yemeğini planlıyorum. Bu arada üretimle ilgili teknik şeylerle ilgileniyorum. İzin almak isteyen bana gelip söylüyor. Güvenlik her şeyi haber veriyor. Kafam şişiyor kısaca. Bir taraftan bunlar hoşuma gidiyor, bir sürü şey öğreniyorum ama bir taraftan da köle gibi uğraştığımı hissediyorum. Bu nereye kadar devam edecek? Hangi noktada bu kadar maaşa bu kadar iş olmaz dediniz?
0
dissendium (22.08.23)
Bence "overqualified" bir formensiniz, şu an mühendislik yapmıyorsunuz. Piyasayı ve işlerin ilerleyişini öğrenmek için bir süre yapılabilir ama amacınız mühendislikse ya iş ya departman değiştirmeniz gerekiyor.
0
kimlanbu
(22.08.23)
Masabaşı çalışan satınalma mühendisi ile aynı maaşı aldığını öğrenene kadar devam edersin bence. Üstelik onun evden çalışma seçeneği de vardır muhtemelen. Türkiye'de üretim mühendisleri çoğu fabrikada senin gibi çalışıyorlar.
0
useless
(22.08.23)
Kimlanbu+1
Yaptığınız işlerin cogunu ogrenmenize çok gerek yok. Ben ilk başladığımda 6 ay yaptım bitti gitti bir daha da hiç isime yaramadi. Su an mühendislik yapmadiginiz belli. Bu işlerin cogunu ya yeni mezun adam yapar ya da tekniker vs ya da alayli kişiler yapar.
Yani siparis girisi, irsaliye falan bunlar için veri giriş elemani falan calistiriliyor.
Bence kendinizi kandirmayin, benle yasittiniz galiba. Bunlarin sizin isinize yaramasi yüzde 10 sans.
Ben demistim; hiçbir şeyin belli olmadigi garip bir yerde calisiyorsunuz diye. Öyle belli.
0
logisticsmanager
(22.08.23)
Ben de mesleğimin ilk 2 yılında böyleydim, maillere cevap yazıyodum, rapor hazırlıyorum dosyaları açıyorum, masraf raporluyorum bilmem ne. Bu işleri yapmanın bana kattığı şey şu oldu, yoğun çalışmaya alışma, stres yönetimi, kötü bir şey olduğunda soğukkanlı olabilme vs. He her durumda soğukkanlı olamıyorum hala, ama yine de biraz etkisi oldu. Her departmanı bilince her aşamayı bilince ister istemez bir liderlik pozisyonu yükleniyor. Mesela tek bi şeyi bilince müdür olamazsn, olursan ve diğer aşamayla ilgili bi sorun çıkarsa o an süreci yönetemezsen saçma bi duruma düşüyorsun.
Ben sizden tamamen farklı bi sektördeyim ama bu konularda bana bi şeyler kattığını düşünüyorum, benzer bi şey yaşadım yani.
Maaş konusunu da sektörü tanımayan bi şey diyemez. Mesela ben maaşımı söylesem şu an herkes bana mal mısın bu tecrübeyle bu maaşı mı alıyosun derler ama sektörün ve ekonominin bi gerçeği var. Benim bölümümde çok mezun var o yüzden de maaşlar düşük, ben kıçımı yırtsam bundan en fazla 1-2 k yüksek alırım onun için de yolum yarım saat uzar mesela. Yani maaşı sizin sektörden biriyle karşılaştırmalısınız.
0
turuncu tonlarda
(22.08.23)
Bende proje çizimi, ufak tasarım ve hesaplar haricinde bu şekilde 2 sene çalıştım. Maaşım düz memur maaşının yarısıydı. Sonra arkadaşım istifa verirken bende verdim kpss çalıştım.
Birine internet üzerinden yaptığım işlerden bahsettim yapay zeka kullanarak. Hasbelkader bir şeyler kazanmışsın dedi.Ben bu kelimenin anlamını "bir şekilde" olarak biliyordum "tesadüfen" anlamına geliyormuş. Sonuçta emek verdiğim bir şey için böyle denmesi beni rahatsız etti.
Birine internet üzerinden yaptığım işlerden bahsettim yapay zeka kullanarak. Hasbelkader bir şeyler kazanmışsın dedi.
Ben bu kelimenin anlamını "bir şekilde" olarak biliyordum "tesadüfen" anlamına geliyormuş. Sonuçta emek verdiğim bir şey için böyle denmesi beni rahatsız etti.
0
sassot (12.06.23)
Cok haklisin. hakaret evet ama hukuksal anlamda demiyosun herhalde? sen bi is beceremezsin, sansina olmus anlami tasiyor
0
ala09
(12.06.23)
Bence o kelimeyi kullanan kişi de ne anlama geldiğini bilmeden kullanmıştır. Bir şekilde şansın dönmüş bir fırsat bulmuşsun ve şans eseri bundan kazanç sağlamışsın demek istemiş olması daha muhtemel.
0
solo
(12.06.23)
Sadece (kişi olarak) sizi ele alırsak, hakaret değil de daha çok toplum dilindeki kullanıma göre yaptığınız işi (belki ehli ya da liyakat sahibi olmadığınız kanısı ile) hafife alma gibi anlam taşıyor burada. Çok uğraşmasan da bir şeyler kazanmışsın.. Her nasıl olduysa artık kazanmışsın.. Şansına kazandın..gibi
Bir de kişiye özel değil de olumsuz piyasa, kriz ortamı, koşulların uygun olmamasına rağmen bu tür ortalamanın üstü kazanma durumu için de hasbelkader denebilir.
Aranızdaki yakınlık ve kişinin niyetini iyi bilmek lazım o nedenle.
0
diyecevaplandı
(12.06.23)
Hakaret değil, fikrini söylemiş, eleştiriye açık olmalısın.
0
turuncu tonlarda
(12.06.23)
hakaret değil ama küçümseme var gibi. bağlamı bilmeden yorum yapmak zor ama büyük ihtimalle senin çok profesyonel olmayan bir şekilde yaptığın işleri profesyonel olarak yapan birinden çıkmış gibi duruyor. biraz tepeden bakmış, buraların patronu benim mesajı vermek istemiş.
elimizde bi ev var diyelim. ipotek gösterilmiş, bankadan kredi çekilmiş.-borç bankaya ne kadar süre ödenmezse ipotek süreci başlar? direkt ev satışa mı çıkar yoksa önce haciz falan mı geliyor?-bankadan ''ev şu zaman satışa çıkacak'' benzeri bi tebligat geliyor mu? evetse bu tebligatın gelmesi satış
elimizde bi ev var diyelim. ipotek gösterilmiş, bankadan kredi çekilmiş.
-borç bankaya ne kadar süre ödenmezse ipotek süreci başlar? direkt ev satışa mı çıkar yoksa önce haciz falan mı geliyor? -bankadan ''ev şu zaman satışa çıkacak'' benzeri bi tebligat geliyor mu? evetse bu tebligatın gelmesi satış işlerinden ne kadar önce oluyor?
yani süreç nasıl işliyor şöyle genel hatlarıyla özet geçecek birileri varsa çok makbule geçecek.
*ödev olarak yazılacak bir hikaye için gerekli ama gerçekçi olmasını istiyoruz.
0
asisamus (12.06.23)
Kredinin türüne göre değişiyor süreler. Konut kredisi ise tüketicinin korunması hk kanuna göre, arka arkaya en az 2 taksitin ödenmemesi durumunda banka ihtarname gönderiyor noter aracılığıyla. Bu ihtarda şu şu taksitleri ödemediniz, 30 gün içinde ödeyin yoksa hesabı kat ederiz ve toplam .... tl yi icra masrafları ve vekalet ücreti ile ödemek zorunda kalırsınız der. Verilen süre içinde ödeme olmazsa hesap kat edilir. Dosya avukata atanır. Avukat ataması ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip süreci başlar. Ödeme emri (eğer 68 anlamında belge varsa yani ticari nitelikli bir kredi ise icra emri gönderilir) bu ödeme emrinde 30 gün ödeme süresi verilir. Ödenmez ise taşınmazın kıymet takdiri yapılır. Bu kıymet takdiri(bilirkişi raporu) tüm ilgililere tebliğ edilir ve bilirkişi raporuna itiraz edilmezse taşınmaza satış günü verilir. Satış ilanı hazırlanır ve taşınmaz açık arttırma usulü ile satışa çıkar.
ben bu işlerden pek anlamıyorum da madame coco ve english home'a kalitesiz diyor annem nevresim vs. konusunda. ikea'dan baktık bi geçen üstün körü yorganları oranın da dandik bulundu ama nevresimleri beğenildi fakat çok fazla fiyat aralığında çeşit var orada da hangisini alacağını şaşırıyor insan. d
ben bu işlerden pek anlamıyorum da madame coco ve english home'a kalitesiz diyor annem nevresim vs. konusunda. ikea'dan baktık bi geçen üstün körü yorganları oranın da dandik bulundu ama nevresimleri beğenildi fakat çok fazla fiyat aralığında çeşit var orada da hangisini alacağını şaşırıyor insan. desen çeşitlerinden bahsetmiyorum kalite, tür çeşitlerinden bahsediyorum tabi. neyse nevresim yorgan gibi ürünler için kalitesi iyi olan ama aşırı pahalı falan da olmayan tavsiye edeceğiniz bir marka var mı?
ikea'daki nevresim çeşitleri hakkında da tavsiye olabilir alacaksan şu şu modellere bak daha pahalısı lüks ucuzu dandik olur dediğiniz varsa.
0
semaforo de medianoche (10.04.23)
penelope battal boy için linens
0
gabe h coud
(10.04.23)
Chakra overler genelde ama ben tac in pamuk saten aliom. ama ikeanin soyle bi meselesi var genelde standarttan 5-10 cm farkli oluyo. ordan aldigim nevresimler sadece ayni markanin yorganlarinda duzgun oluyo. o yuzden olculere dikkat. ikea kaz tuyu yorgan kullaniyorum, memnunum.
0
ala09
(10.04.23)
Nevresim ve yorganı Yataş'tan almıştım. Fiyatına göre kaliteli olduğunu düşünüyorum.
0
elvan abeyiylegezse
(10.04.23)
İkea'nın yastık kılıfları 50x60 dır. Bizim ülke yastıkları 50x70 olduğu için problem yaşarsın.
Nevresim takımında önce yastık kılıfı, sonra çarşaf, en son nevresim eskir. Hangisi raslarsa onu kullanan biri değilsen, benim gibi takım halinde kullanma takıntın varsa ve desensiz, tek renk seviyorsan, Özdilekte, tek tek satılan nevresim takımları var. Kaliteleri de iyi. Tavsiye ederim. Takımın herhangi bir parçası eskiliğinde ya da lekelendiğinde gidip sadece o parçayı alabilirsin.
Bir de, zevke tabi gerçi de, lastikli çarşaflar daha kullanışlı diye düşünüyorum.
0
Mirket
(10.04.23)
Yataş +1
0
dreamnesiac
(10.04.23)
özdilek, karaca
0
bir soru sorcam
(10.04.23)
Bu kış Yataş'ın en kalın ve ağır yorganını aldım, yün yorgan bakımı zor diye kullanmıyorum, yün yorgan özlemimi azalttı. Özellikle yorgan için Yataş +1
0
kobuzchu kiz
(10.04.23)
Nevresimde ve havluds bana herkes özdilek önermişti, haklılarmış kalitesinden memnunum.
nizam pide yada karsisindaki karadeniz lokantasi. havyore gibi kazikci/trendy mekanlardan uzak durun.
0
buenosdias
(03.04.23)
lale'de kelle paça.
0
alperz
(03.04.23)
Sag olun arklar. aklima takildi bi tame noodleci vardi kucucuk bi mekandi siraselvilerde mi ne goren duyan var mi tam nerdeydi :/
0
🌸ala09
(03.04.23)
Favorim suriyeli cipsi ve nargile.
0
OrangeYellow
(03.04.23)
orangeyellow ben surekli arap lokantasina gidiyorum ramazan dolayisiyla kapalidir diye sordum djsjsjs
0
🌸ala09
(03.04.23)
Helvetia kesinlikle. Kremalı pazıdan mutlaka dene.
0
vedatchilipeppers
(04.04.23)
kastettiğin noodle’cıyı biliyorum. tarih oldu orası. girişin az altı bir yerdi. merdivenle iniyordun. öyle bişi arıyorsan kesin çin büfe derim. istiklal cdde.
Selam, seçim dolayisiyla da belirsizlikten oturu sormak istedim. 1) 100, 120k civari kenardaki nakit nasil degerlendirilmeli 2) aylik 20k kenara atabiliyorum desem bunu nasil degerlendirmeliyim. Her ay 20k net boşta duran para
Selam, seçim dolayisiyla da belirsizlikten oturu sormak istedim. 1) 100, 120k civari kenardaki nakit nasil degerlendirilmeli 2) aylik 20k kenara atabiliyorum desem bunu nasil degerlendirmeliyim. Her ay 20k net boşta duran para
0
optimistbakunin (03.04.23)
Ben altın, dolar diyorum, seçimden sonra yükselmesini bekliyorum çünkü.
Onun dışında borsa istanbul berbat durumda. Belki abd borsasından fon alınabilir, fed faiz artışını mayıstan sonra durduracak, bu da piyasalar için iyi bi durum.
Yok ben borsa işine girmem risksiz olsun dersen her ne kadar enflasyonun altında da kalsa mevduat faizleri yüksek bu aralar. Burgan gibi yüksek faiz veren bi bankaya yatırılabilir. Kkm de iyi diyolar ama benim param olmadığı için hiç deneme şansım olmadı :)
Son olarak bunların hiçbiri yatırım tavsiyesi değildir. Benim şahsi tahminlerimdir.
0
turuncu tonlarda
(03.04.23)
Ben olsam,
1) Bir miktar fiziki altın, bir miktar fiziki dolar ve euro, bir miktar KKM 2) Eurobond alırdım. Her ay bir tane.
0
Mirket
(03.04.23)
şu an gümüş mantıklı, sterlin olabilir, kmh epey cazip. aylık yatırımını da o anki duruma göre en ucuz ne varsa bakıp değerlendirmek lazım, örneğin borsa mantıklı, bist ya da nasdaq olabilir; emtia için tefas'tan o ay en fazla değer kaybetmiş fon ne ise ona bakılabilir ama temel analiz yapan birkaç kişiyi takip edip ona göre davranmakta fayda var. 5k x 4 üründen sepet yapabilirsin uzun kalacaksan. ps. altın ya da gümüş yani değerli maden alıyorsan dolarda kalmanın bir anlamı yok zaten dolar cinsinden emtialar.
Merhabalar. Çok yakın bir zaman önce rahmetli ve ünlü bir şarkıcının doğum günüymüş. Eşi olan hanımefendi kendisini anmayı ihmal etmemiş. Eşi kendisinin ölümünden sonra başkasıyla evlenmiş. Yeni eşi bu anmadan rahatsız olmamış gördüğüm kadarıyla. Siz öldükten sonra eşinizin başkasıyla evlenmesini is
Merhabalar. Çok yakın bir zaman önce rahmetli ve ünlü bir şarkıcının doğum günüymüş. Eşi olan hanımefendi kendisini anmayı ihmal etmemiş. Eşi kendisinin ölümünden sonra başkasıyla evlenmiş. Yeni eşi bu anmadan rahatsız olmamış gördüğüm kadarıyla. Siz öldükten sonra eşinizin başkasıyla evlenmesini ister miydiniz? Ya da eşiniz öldükten sonra evlenir miydiniz? Ya da birinin yeni eşi olsanız ve eşiniz rahmetli eşini ansa bu sizi rahatsız eder miydi?
Şarkıcı eşine belki bir sürü şarkı yazdı. Zamanına göre anlamlıydı ama şu an çok boş geliyor bana. Ölenle ölünmez, kimse tek yaşamak zorunda değil gibi bir sürü şey sıralanabilir. Bunlar zaten bilinen şeyler. Ama bir tarafta kulağa çok sağlıklı gelmese de bir ihanet, bir değersizlik duygusu oluşmuyor mu? Kimsenin mutluluğunda gözüm yok bu arada. Umarım mutlu yaşarlar. Hatta eşinize ve size sağlıklı ve uzun ömürler. Ben burada çok temel bir kıskançlık duygusundan bahsediyorum.
0
dissendium (03.04.23)
Ben mutlu olmasini isterdim. Sonucta ben canliyken birakip gitmis degil, olmusum yapacak bi sey yok. Sonsuza dek aci icinde takilip kalmasi, devam edememesi uzerdi beni.
0
aguen
(03.04.23)
Eşimin ölümümden sonra başkasıyla evlenmesi hakkında konuşacak olursam, yani kimse şen şakrak, hevesli bir şekilde aman da eşim ben ölünce gitsin başkasıyla evlensin diyor olsun sanmıyorum. Sonuçta burada bir mecburi ayrılık söz konusu. Önce bunu kavramak gerekiyor. Ben ölüyorken tutup da eşimin önünde artık ne kadar hayat varsa oturup benim yadımı tut, hayat da senin için burda bitsin artık demeye ya da bunu hissettirmeye utanırım şahsen. Bence bu ayıp bir şey. Ha tabi başka biriyle mutlu olacağını düşünüp sevinmem de. Sadece en azından hayatına devam edebileceğini düşünüp içim rahatlar. Bunlar birbiriyle iç içe ama birbirinden ayrı konular.
Diğer konuysa tamamen insanlar ve onların amaçlarıyla ilgili. Herkes aynı şeyi aynı amaçla veya aynı şekilde yapmıyor ki, normalde temiz kalple eski eşini andığına inanıyorsam rahatsız olmam, aksine güvenim artar. Ama başka hesaplar peşinde olduğunu hissetssem rahatsız olurdum. Her iki durumda da ihanet duygusu hissetmem.
0
akhenaten
(03.04.23)
kayahan'ı anlatıyorsun sandım açıkçası :) evet ben ölürsem eşimin hayatına olması gerektiği gibi devam etmesini isterim. kimse ben erken ölürsem, kendisi ölene kadar benim yasımı tutmasın, aksi bir düşünce çok bencilce olur. keza evlilik de hayatın içinde, gerekirse evlenebilir.
0
roket adam
(03.04.23)
sevdiceğimi her şeyden çok seviyorum. sıklıkla derim ben erken ölürsem mutlaka evlen ama çocuklarımın hakkını ihmal etme diye ahahahhaha.
bence bir insan ölünce bitiyor işte her şey. geride kalanın ise hayatı devam ediyor. eğer hissedilecek bir şey olursa onun mutluluğunu hissetmek isterim.
büyük konuşmiyim ama ben evlenmem bu arada.
0
Hallegadola
(03.04.23)
ben öldükten sonra eşimin, sabah akşam yas tutması, yemeden içmeden kesilmesi, sersefil ortada gezmesi ahirette kemiklerimi nurla dolduracaksa isterim tabi. ama sanmam öyle olacağını. o yüzden eşim dahil tüm insanlar için huzurlu bir hayat dilerim.
0
sanemz
(03.04.23)
Ben eşimin evlenmesini isterim yaa, tek kalmasını hiç istemem, üzülmesini karalar bağlamasını hiç istemem :( zaten benim minnoşum daha karabiberle kimyonu ayırt edemiyor, yalnız kalamaz :(
0
turuncu tonlarda
(03.04.23)
Ölüm geride kalanlar için büyük bir olay, yani biz erkekler için o kadar travmatik oluyor mu bilmiyorum, aranızda hiç babası ölen oldu mu annenizin durumunu gözlemleyebildiniz mi onu da bilmiyorum ama babam ölmemiş olmasa muhtemelen ben de "evlenmesin ya" bencilliği yapardım ama babam öldükten sonra gördüm ki o psikolojiyi atlatabilmesi biraz daha mutlu olabilmesi için keşke annem evlenseydi diyorum, yani tabii üstünden yıllar geçti hayata küsmedi şu anda da gayet sağlıklı ama ne gereği var yani "ölüm onları ayırana dek" mutlu yaşamışlar işte, sonradan neden mutsuzluğa mahkum olsunlar ki? Ben öldükten sonra da aynı şekilde eşimin evlenmesini mutlu olmasını hayatına kaldığı yerden devam etmesini isterim, normal olan bu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.04.23)
gercek sevginin, biriyle birlikte olsaniz da olmasaniz da karsinizdaki kisinin gercekten mutlu olmasini istemekle epey ic ice oldugunu dusunuyorum. bunu karsimdaki icin gercekten isteyemiyorsam da gercekten sevdigimi degil, ego kaynakli bir bencillik ve sahiplenme hissi oldugunu ve esasen kendi kendimi degersiz gormem ve karsimdaki evlenmesin de ne kadar degerli oldugumu kanitlasin gibi bir yerden geldigini dusunurdum sanirim. yani olumumden sonra bile, degerimi 3. kisilerin insiyatifine biraktigimi fark eder, yasarken bunun uzerine kafa yorardim sanirim. dolayisiyla, hele de ben oldukten sonra cok cok cok mutlu olmasini isterdim.
ayrica, o dediginiz ihanet duygusu ve gecmise aniya deger vermeme duygusu zaten, yasanmislik ne kadar guzel ve biricikse siz isteseniz de istemeseniz de olusuyor. yasamayan bilmez. yasayan biri olarak, sevdigim hic kimsenin de boyle bir aci cekmesini istemem. basiniza gelmeyen hakkinda atip tutmak hakkaten kolay.
0
kassiopeia
(03.04.23)
Ben öldükten sonra kim ne yapıyorsa yapsın. Ben öldüm diye eşim de yaşarken mi ölsün? Eşimin, eski eşini düzenli olarak anmasından rahatsız olurum ama bir yerden sonra. İlişkide sessiz 3. kişi var ve eşim asla tamamen benimle/bende değil gibi hissettirir.
Ünlü bir eski eş başka tabii. Onu çok fazla kişi anıyor. Michael Jackson öldüğünde eski eşi falan yoktu ama ölüm gününde 1412512 milyar kişi anıyor kendisini. Orada biraz farklı.
0
nawar
(03.04.23)
ben evlenmezdim. benden sonra herkes canı ne isterse yapsın.
0
gabe h coud
(03.04.23)
bu tamamen olayin nasil gelistigine gore degisir.
kayahan uzerinden gidersek, ipek zaten kayahan'in asik oldugu milyonuncu hatundu buyuk ihtimal, ergenler hatirlamaz ama ben "sari sekerim" ile savanora'da yaptigi dugunu net hatirliyorum. gider ayak taze bir ceviz daha kiralim dedi, hatun da gelecegini dusundu peki dedi. Kayahan'in benden sonra evlenmez diye dusundugunu sanmiyorum, evlenecegi belliydi.
Obur taraftan, diyelimki 20li yaslarda birisiyle evlenmisim. 40 sene evli kalmisiz, coluk cocuga karismisiz. Ikimiz de 60li yaslara gelmisiz. Ben geberdikten sonra hatun gidip biriyle evlenirse, obur tarafta yanima geldiginde soyleyecek iki cift lafim olur.
Bir tanidigimiz 40 sene evli kaldiktan sonra kocasini kaybetti, birakin baskasini bulmayi 1 sene yas tuttu hatun, surekli siyah giydi, makyaj yok vs..saygi duyulacak bir hareket bu, olmasi gereken budur..
0
cooperr
(03.04.23)
ahiret inancı olan birisi değilim, öldükten sonrasının tıpkı doğmadan önceki gibi olacağına inanıyorum. o açıdan eşimin ben öldükten sonra yapacaklarıyla ilgili hiçbir kaygım/düşüncem yok. kaldı ki öteki taraf inancım da olsa sanırım önemsemezdim - ben iyi anması, kalbinin bir köşesinde hayatına dokunmuş önemli birisi olarak görmesi güzel geliyor kulağa ama onun dışında benimle ölsün istemem. gönlüne göre birini bulacaksa, hayatının geri kalanını mutlu ve iyi geçirecekse evlensin. ölmüşüm yav aklı bende kalsa kime ne faydası olacak. güzel hatırlasın, hatırama sahip çıksın yeter. onu yapmasa bile bana ne, ölüyüm çünkü.
ben şu yaşta eşim ölse muhtemelen 5-6 yıl filan toparlayamam ama gerçek şu ki insan özellikle yaşlandıkça yol arkadaşına ihtiyaç duyuyor. belki tekrar aşık olurum, belki sadece kendim gibi birisiyle bir hayat paylaşmak için o yola girerim... bilemiyorum. karşıma çıkacak kişiye bağlı. eşim ölünce "aaa ne güzel karım vardı lan, olmadı böyle. iyisi mi yine evlenem" diye düşünmem ama bir noktadan sonra önüne bakmalı insan. önünde başka bir evlilik mi, aşk mı, asla bitmeyen bir acı ve yalnızlık mı olur orasını bilemem elbet.
birlikte olduğum kişinin eski eşini anması konusu da beni rahatsız etmezdi. ben 28 yaşındayım, şu an olsa üzer belki evet çünkü genciz, eşimin "hayatının aşkı" olmak, ilişki anlamında onun hayatına girmiş en özel insan olmak isterim. olamamak biraz burukluk yaratır sanırım. ama 35-40'tan sonra öyle olmaz diye düşünüyorum. hatta aksine hoşuma bile gidebilir eşimin eski kocasına vefa duyması, onu iyi anması. neticede adam ölmüş yani kalkıp ona kaçacak hali yok ki, kıskanacağım biri değil. "ne iyi kadın lan ben ölünce beni de özler herhalde" derim herhalde.
şahsi görüşümce hayat ne yazık ki romantik komedi tadında değil, öyle rüya gibi ilişki yaşayan insan sayısı yüzde 1-2 filandır. o açıdan ben vefalı, dürüst, sevgili, saygılı kadına tavım. eski kocasını özlesin, ben ölünce evlensin vs. bunlar zaten ilişkiyi ilgilendiren şeyler değil pek; denklemden en az bir kişi çıkınca oluşan ihtimaller. o yüzden o açıdan kafam rahat.
0
mark greg sputnik
(03.04.23)
Evlenmezdim, onun da evlenmesini istemezdim. Anlaşamama vs gibi bir durumdan ilişkimiz bitmemiş ki, öyle olsa hayatına devam etme kafasını anlıyorum. Ama hayat arkadaşım ölmüş, yani nasıl evlenebilirim ki.
Geleneksel kutlamalardan hoşlanmayan çift için halaylı göbek atmalı olmayan bir tören düşünüyoruz. Yazın olacak. Gündüz gece farketmez fakat maddi açıdan çok aşırıya kaçılmaması gerekiyor. Fikirlerinizi alabilir miyim?
Geleneksel kutlamalardan hoşlanmayan çift için halaylı göbek atmalı olmayan bir tören düşünüyoruz. Yazın olacak. Gündüz gece farketmez fakat maddi açıdan çok aşırıya kaçılmaması gerekiyor. Fikirlerinizi alabilir miyim?
0
my pink (30.03.23)
biz nikah yapıp yakın arkadaşlar ve yakın akrabalar(toplam 95 kişi) tekne kiraladık. yemekler onlardan içkiler bizden şeklinde anlaştık. trio 3 kişilik bi ekip geldi hayalimiz yemek müziğiydi ama daha çok meyhane tarzı oldu ama insanlar çok eğlendi. bizde de hiç oynama olmadı bu arada
5 sene geçti hala gidilen her düğünde sizinki çok iyiydi deniliyor. bizde gelenler hep şehir dışından olduğu için istanbulu boğazı görmek insanları çok mutlu etti
2018te tekneye 10.000tl verdik alkolde sınırsızdı. yemeklerde şaşırtıcı derecede güzeldi
0
melodi
(30.03.23)
Bizim ofisten bi arkadaş nikah dairesinin en son nikahını seçmişlerdi, yani günün en son nikahı. O da saat 7de miydi neydi, öyle olunca nikah salonunun bahçesini 2 saatliğine kullanmalarına izin vermişlerdi, onlar da kokteyl yapmışlardı. Yani oynama işi olmadı, para da vermemiş oldular.
0
turuncu tonlarda
(30.03.23)
kokteyl yapan nikah salonlari var ben de onu tercih ederdim. bazi mekanlar mekan ucreti yerine direkt kisi basi yemek masrafini istiyor oyle bi meko olabilir ama yemek cok maliyetli bisi. veya nikah dairesinde kiyip cikista duz restoranta 60 kisilik falan rez yapabilirsiniz sadece iki tarafin cekirdek aile ve uc bes yakini katilacak sekilde. mutluluklarr
0
ala09
(30.03.23)
gündüz kokteyl görece ucuz da oluyor ama yazın milleti 13'te güneş altında bekletmek hoş olmayacağı için vazgeçmiştik biz.(çünkü akşam kişi limiti koyuyorlar minimum 200 vs. çok fazla o) Tarabya'da Secret Garden'dan fiyat alıp bu sebeple vazgeçmiştik siz yine oraya bi bakın.(İstanbul'da olduğunuzu varsaydım :D)
Direkt Kadıköy Belediyesinin bahçesinde nikah yapan arkadaşım da oldu, bahçe fena değil ama çok süre vermiyorlardı hatırladığım kadarıyla.
Mümkünse etkinlik nikahla aynı yerde olsun bence, nikah 14'te ama akşam x yerde yemek var tarzı şeyler gelenlere eziyet oluyor.
Ne kadar masrafınız oluyor. Günceli sormak isterim. Kiraya çıkan birey aşağı yukarı ne kadarla ay sonuna doğru yaşar? Biraz yemeyi seven biri olarak düşünün lütfen.Cevaplar için teşekkürler.
Ne kadar masrafınız oluyor. Günceli sormak isterim. Kiraya çıkan birey aşağı yukarı ne kadarla ay sonuna doğru yaşar? Biraz yemeyi seven biri olarak düşünün lütfen.
Cevaplar için teşekkürler.
0
baldan kaymak (29.03.23)
En yakınımdaki tek yaşayan kişinin kirası 12bin; aidat faturalar 2000 civarı; ona da 9-10₺ kalıyor. Birikim çok az yapabiliyor ama istediği semtte ve güzel yaşıyor. Ve yaşadığı semte göre 12bin kira çok ucuz; işinden dolayı hürmet ettiler ve verdiler
0
gadlemler
(29.03.23)
aylık tekstil alisverisi yok denecek kadar az. ortalama 10 gun sabah aksam annemde yemek yiyorum. onun disinda eve siparis veren yiyici biri kira fatura aidat haric 13k gidiyor ve arada gezersem -8 ekleniyor totalde 21k civari
0
ala09
(29.03.23)
Kira 5 aylık mutfak harcaması 4-5 (yemeyi seven 2 kişiyiz) faturalar 1.bu şekilde. Alkol sigara kullanmayıp dışarı çok çıkmadığımız için rakamlar böyle.
Ve kira kalemi genelde en yüksek olanı, biz çok merkezi bi yerde olmadığımız için böyle tabi.
0
turuncu tonlarda
(29.03.23)
Ben eski kiracıyım. 4 küsür barınmaya gidiyor. 20 bana kalıyor. Bulunduğum yerde eve çıkmak istesem bana 0 kalır. Abuk subuk bir durum. Giderler de çok değişken. Bir simite 10₺ verdim bugün.
Şu ortamda net ve güncel bir şey söylemek çok zor. Maaşlı çalışan sıfırdan tek başına güzel bir eve çıkamaz. Çıksa o eve güzel, kaliteli eşya alamaz. Üstelik yemeyi de seven biriyim demişsiniz. Akşamı geçtim sabah kahvaltıya gittik kişi başı 350₺ dediler. Akşam yemeklerinde ise uzun zamandır 1000₺ eşiği gözden çıkarıldı, normalleşti.
Ha bir de ne aldığınızdan başımsız tek elinizle rahatça taşıyabileceğiniz iki market poşeti 300₺ oldu.
Nasıl mücadele edilir? Deterjan ve çamaşır suyuyla sildik ama tekrar tekrar çıkıyor.
Nasıl mücadele edilir? Deterjan ve çamaşır suyuyla sildik ama tekrar tekrar çıkıyor.
0
EasyTiger (29.03.23)
Kaynağını kurutacaksınız, bir yerden su alıyordur.
Ya da bir yerden su almıştır, kaynak durmuştur artık almıyordur, ama içi kurumadığı için kusmaya devam ediyordur.
0
John Bloor
(29.03.23)
Çatı katıysa nemden oluyor. İzolasyon lazım.
0
romario
(29.03.23)
günde en az 10 dk havalandırmayı deneyebilirsin
0
abi bi dizi buldum on numara
(29.03.23)
Benim eski evim çatı katıydı. Kış aylarında nemden yağmurdan feci küf oluyordu. Yapıcak bi şey yok. Yaza düzeliyor, yaza doğru duvarı kazıyıp alçı boya yapılabilir ama kesin çözüm değil nemden yine aynı olur. Yukarıdaki arkadaşların dediği gibi izolasyon lazım.
babamı kaybettikten 11 gün sonra reddi miras davası açtım, tek mirasçısı benim. şu anda gerekçeli karar açıklandı. fakat sonradan öğrendim vefattan 1 gün sonra amcam babamın maaş kartıyla maaşını çekmiş havaalanında atmden mirasçısı olmadığı halde. onlarla beraber başka bir şehirde yaşıyordu sağlığı
babamı kaybettikten 11 gün sonra reddi miras davası açtım, tek mirasçısı benim. şu anda gerekçeli karar açıklandı. fakat sonradan öğrendim vefattan 1 gün sonra amcam babamın maaş kartıyla maaşını çekmiş havaalanında atmden mirasçısı olmadığı halde. onlarla beraber başka bir şehirde yaşıyordu sağlığında ve tüm hesapları onların kullanımındaydı. öğrendikten sonra reddi miras davası açtığımı, babamın hesaplarının kullanılmaması gerektiğini ve çekilen tutarın geri yatırılması konusunda amcamı uyardım ve babamın maaş hesabına çektiği tutarı kendi hesabından havale yaptı fakat sgk parayı buradan alır mı yoksa almayıp direkt borcu mirasçıya mı tebliğ eder şu aşamada bilemiyoruz, bu durumun benim reddi mirasımı bozmasını istemiyorum ve gerekirse bu parayı benim çekmediğimin kanıtlanması gerek. sgkya durumu anlatan özel dilekçe yazıp verdim, ayrıca cimerden de kuruma yazı gönderdim vefattan sonra yatan emekli aylığını babamın hesabından almaları için. sgknın bana söylediği "şu anda ne babanıza ne de size tebliğ edilmiş fazla ödemeyle alakalı bir borç gözükmüyor olmayan borcu da tahsil edemeyiz" ama eminiz fazla maaş yattığına ve çekildiğine. başka yapılacak herhangi bir şey var mı şu aşamada?
0
entelektuel barbar (29.03.23)
hocam maaş ölmeden önce yattıysa sgk onu geri çekmez. mirasçıların hakkıdır.
0
jelly bear
(29.03.23)
Başınız sağolsun, benim dedem öldüğünde sanırım sgk yatan maaşın bir kısmını banka hesabından geri almıştı(maaş yattıktan sonra dedem 8 gün yaşamış, 8 günlük maaş kaldı, gerisini çekmişler miydi neydi öyle bi olay oldu)
bence siz 1-2 ay zaman geçtikten sonra gidip tekrar bi sorun, veya bankaya da sorabilirsiniz prosesür nasıl oluyor diye.
Annemin fransa vizesi reddedildi, itirazdan bi şey çıkar mı?
turuncu tonlarda
Dostlar, Romalılar, Annem ve annanem fransada yaşayan akrabalarımızı ziyarete gideceklerdi, fr vatandaşı olan akrabamız davet kağıdı gönderdi, annemle ananem de istenen belgelerle beraber vize başvurusu yaptı. Ret geldi, ret gerekçesi evrakların yeterince güven vermemesiymiş. (Evrakta vize onay kutu
Dostlar, Romalılar,
Annem ve annanem fransada yaşayan akrabalarımızı ziyarete gideceklerdi, fr vatandaşı olan akrabamız davet kağıdı gönderdi, annemle ananem de istenen belgelerle beraber vize başvurusu yaptı. Ret geldi, ret gerekçesi evrakların yeterince güven vermemesiymiş. (Evrakta vize onay kutucuğu işaretlenmiş sonra daksille silip vize ret kısmını işaretlemişler, vize başvurusunda annemlere yardımcı olan şirket çalışanları durumun siyasi olabileceğini çünkü o ara yapılan başvuruların tamamının ret geldiğini söylediler)
Annemin hesabında 2 hafta kalmasına yetecek kadar euro ve deprem kredisi olarak çektiği 90 bin tl civarı para vardı. Belediyenin taşeron işçisi olduğu için izin belgesi filan almıştı, hesap dökümleri gidiş dönüş bilet rezervasyonu filan vardı.
Rezervasyonlar 5 günlüktü, pegasustan yapmıştık, bu bir ret gerekçesi olabilir mi?
Annanem de emekli kadın, kendi halinde biri, hem dedem vefat ettiği için ondan kalan maaşı alıyor hem kendi şahsi emekli maaşını alıyor, ekonomik durumu kötü değil, hesabında az da olsa birikmiş para vardı. Sorularım:
1-Şimdi biz ret kararına karşı 30 gün içinde itiraz hakkımızı kullansak bi şey değişir mi? İtirazı nasıl yapacağız nelere dikkat edelim? 2-İtiraz işini boşverip yeniden evrak toplayıp yeni bir başvuru yapıp bu başvuruya bir iyi niyet mektubu tarzı bi şey ekleyip, "siz başvurumuzu reddettiniz ama bizim ekonomik durumumuz şöyle şöyle iyi, fransaya kalıcı olarak gitme niyetimiz yoktur, orada bulunan akrabalarımızı ziyaret edip döneceğiz biletlerimiz de hazırdır" vs vs bi şeyler yazsak olur mu? 3-fransadaki akrabalardan gelen davet kağıdı ile yeniden bir başvuru yapmak mümkün mü yoksa baştan mı göndermeleri gerekiyor?
Cevaplayanlar olursa şimdiden teşekkür ederim, esen kalın.
0
turuncu tonlarda (26.03.23)
Şu ara schengene çatır çatır ret basıyorlar. Almanya ya aynı şekilde red yedik ve davetiyeliydik... İtalya ve almanyanın itiraza cevap vermesi uzun sürüyomuş.
0
cccbehzatccc
(26.03.23)
Fransa, daha önce defalarca Schengen alan, hali hazırda 10 yıllık İngiltere vizesi olan, üzerine kayıtlı arsaları, evi, arabası, bankasında parası olan teyzeme de (ki kendisi orta yaşlı sayılır) aynı gerekçe ile red verdi bir iki ay önce. Davetiyeyi gönderen akrabaları da Fransa'da dukkanlari, evleri olan biriydi. Ben tamamen siyasi olduğunu düşünüyorum kararların o yüzden. Ve itiraz da etseniz sonuç alınmıyor maalesef.
0
fraise
(26.03.23)
itiraz edin güzel bi dilekçeyle. hangi evrakta problem düşünüyosanız tekrar hazırlayın
0
ala09
(26.03.23)
Mutlaka itiraz edin, annem; kardeşime davetiye ile gidecekken ve daha önce aynı lokasyonda bulunmuşken vize reddi yedi. İtiraz ettik ve 6 ay vize aldık.
0
oligomer
(26.03.23)
Tamamen şans maalesef ve bu retlerin birçoğu dedikleri gibi politik. Hiçbir rasyonel sebep sunulmuyor, evrakların güven vermemesi ne demek yahu:) Ben iddia ediyorum son 2 yılda verilen retlerin önemli bölümü hukuksuzdur. Sağlam avukatlarla birçok ret incelense konu değişir. Birçoğu politik çünkü.
Vizenin kriterleri belli. Şartları karşılıyorsun. Bunu gösteren Islak imzalı, qr kodlu evraklar sunuyorsun. Adam diyor ki "tamam ama inandırıcı görünmüyor". Yok artık daha neler. Vize memurunun inanmadım demesi yeterli.
Genelde ret akabinde yapılan itirazlar kolay kolay dönmüyor, konsolosluk kendini yanlışlamış oluyor çünkü. Yine de hakkınız var deneyin belli olmaz çünkü. Döndüren de var.
Zaten aracı kurumla başvurmuşsunuz, evraklarda çok bir eksiğiniz olduğunu sanmıyorum onlar eksiksiz toplamıştır her şeyi kontrol etmiştir.
Bir de birçok insan davet mektubu olmasının iyi olduğunu düşünüyor ama genelde 1. derecede yakınlık değilse söz konusu akrabalık, o mektuplar tam tersi etki yaratıyor. Çünkü oğlu kızı ya da anne babası gibi akrabalıklar ok ama genelde bunun dışında kalanlar direkt buraya yerleşmeye geliyor izlenimi oluşturuyor. Düz turist gibi gitmek otel rezervasyonuyla falan bir nebze daha iyi oluyor.
Ama dediğim gibi 1-2 yıldır vize konusunda hiçbir mantık yok. Konsolosluk çalışanları kişisel hareket ediyor. Birçok ret gerekçesi ya sizinki gibi "belgeler inandırıcı değil" ya da "belirtilen geliş amacı inandırıcı değil" gibi subjektif sebepler.
Yani bak eksik evrak dersin bu anlaşılır. Maddi durumun yetersiz bu anlaşılır. Ama adam maddi durumunu gösteren belgeyi koyuyor. İnandırıcı değil diyorsun.
Neye göre? Hani o zaman bu şartları netleştir. Atıyorum hesabında 10000euro olmalı, bu para en az 6 aydır hesabında olmalı, hesabında düzenli hesap hareketi olmalı gibi gibi...
Maalesef şu an seçim öncesi birçok insan avrupa'ya kapağı atma derdinde. Çoğu da turist vizesiyle gidip geri dönmüyor. Haliyle seçim öncesi dönemde birçok başvuruya böyle tepki veriyorlar.
0
anten
(26.03.23)
''Rezervasyonlar 5 günlüktü, pegasustan yapmıştık, bu bir ret gerekçesi olabilir mi?''
5 gün mü kalacaktı 2 hafta mı? Bir de bu hesapta duran 90 bin, yakın zamanda mı yatırıldı? Bu da ret sebebi olabilir.
İtiraz edin ücretsizse.
0
Kahvedesu
(27.03.23)
@Kahvedesu
Annem 2 hafta kalacaktı, vize çıkıp çıkmayacağından emin olmadığımız için uçak biletlerini satın almamıştık sadece rezerve ettirmiştik. Ve maks rezervasyon süresi 5 gün olduğu için, 5 gün içinde biletleri almamız gerekiyordu. Bu da uçak rezervasyon mailinde yazıyordu, biz mail çıktısını koymuştuk. Yani sadece 5 günlüğüne rezerve olması ciddiyetimizi sarsmış olabilir mi?
Ama biletleri satın alırsak 6-7 bin tl oluyor gidiş dönüş. Bu da yüksek bi rakam heba etmek için.
Hesaptaki 90 bin tl para 1 ay önce filan çekilen deprem kredisinin parası, yani evet yakın zamanda yatan para.
0
🌸turuncu tonlarda
(27.03.23)
@turuncu tonlarda. Uçak rezervasyonu konusunda haklısın.2 hafta şeklinde tüm ücreti ödemeden rezerve etmenin yolu yok mu?
Hesabınızda olan para en az üç aylık olmalı. İstenen belgelerde yazıyordur? Bu para atıyorum borçtur, elinizde döviz vardır, bozdurmuşsunuzdur. Bunu da sunabilirsiniz ama deprem parasını aldık, yurtdışına çıkıyoruz derseniz ne olur bilmiyorum.
Mesela itiraz mektubuna anneniz ''benim çocuklarım Türkiye'de, mutlaka döneceğim'' gibi ikna edici şeyler yazmalı. Atıyorum ''filanca tarihte hastanede randevum, ameliyatım var'' gib.
Merhabalar. İşle ilgili özellikle teknik bilgi içeren notlar alıyor musunuz? Yazılı bir birikiminiz var mı ya da her şey kafanızda mı? 5 yıl önce çalıştığınız bir işin teknik ayrıntılarını ya da önemli kısımlarını hatırlıyor musunuz? Sağ olun.
Merhabalar. İşle ilgili özellikle teknik bilgi içeren notlar alıyor musunuz? Yazılı bir birikiminiz var mı ya da her şey kafanızda mı? 5 yıl önce çalıştığınız bir işin teknik ayrıntılarını ya da önemli kısımlarını hatırlıyor musunuz? Sağ olun.
0
dissendium (19.03.23)
Muhakkak not alırım. Zamana bağlı olarak işle ilgili ayrıntılı hususlar uzun süre yapılmadığında unutulabilir. Bunun için bilgisayarda masaüsütünde en az bir adet 'yeni not defteri.txt' hazır bulunur.
0
diyecevaplandı
(19.03.23)
Ben de benden sonra yerime gelecen olana veya stajyerlere not hazırlıyorum bazen, onlar duruyor klasörümde. Worde yazıyorum direkt konuşma diliyle birine anlatır gibi.1
0
turuncu tonlarda
(19.03.23)
Tabii ki.
Yazılım tarafındayım, işe yeni başladığımda aktarım alırken mimariyle alakalı notlar çıkarıyorum.
Onun harici karmaşık yetki, import, process gibi şeyler için de kendime not çıkarıyorum bir sonrakine hatırlamakta zorlanabileceğim için. Bir kere sorarsın iki kere sorarsın başkasına yani onun için bir an önce kendi işimi kendim görecek seviyeye gelmeye çalışıyorum.
son zamanlarda pasaportlar gec geliyor okuyorum ama nufus cuzdanini yenileyen var mi? ne kadar surede elinize ulasti? yurtdisinda yasiyorum, turkiye'den yapmak daha kolay olur diye dusunuyorum ama acaba oradayken 1-2 gunde ulasir mi elime?tesekkurler
son zamanlarda pasaportlar gec geliyor okuyorum ama nufus cuzdanini yenileyen var mi? ne kadar surede elinize ulasti? yurtdisinda yasiyorum, turkiye'den yapmak daha kolay olur diye dusunuyorum ama acaba oradayken 1-2 gunde ulasir mi elime?
tesekkurler
0
kassiopeia (15.03.23)
daha yakın zamanda alanlar da yazar muhtemelen ama ben 30 kasımda kadıköy'den başvuru yaptım, bana 7 aralıkta eve kargo ile teslim edilmiş. h sonu ile birlikte 1 hafta olmuş.
Kendisi sağolsun önceliğim sensin dedi ama aklıma hiç birşey gelmiyor. Parfüm, telefon vs. uygun mu olur? Veya ülkemize göre şunu al avantajlı olur dediğiniz birşey var mı?
Kendisi sağolsun önceliğim sensin dedi ama aklıma hiç birşey gelmiyor. Parfüm, telefon vs. uygun mu olur? Veya ülkemize göre şunu al avantajlı olur dediğiniz birşey var mı?
0
sakince (28.02.23)
sarap
0
badcode
(28.02.23)
kahve
0
bir soru sorcam
(28.02.23)
Alıp kullanacak mısın satacak mısın?
Ps5 veya Xbox olabilir. Macbook olabilir. Tüketim için burada olmayan amarone, grappa gibi şarap çeşitleri olabilir. Peynir vs. gelmez sanıyorum.
0
chicha_v2
(28.02.23)
Peynir <3 Parmesan, pecorino gibi sert ya da fontina gibi yarı sert peynirler vakumlu pakette sorunsuz gelir, uzun süre dayanır.
Şarap, limoncello, kahve İtalya'ya özgü bir şeyler isterseniz olabilir.
0
bartholomew87
(28.02.23)
"Veya ülkemize göre şunu al avantajlı olur dediğiniz birşey var mı?"
normalde aktif bir sekilde almayi planlamadigin bir seyi sirf italya'da belki azicik ucuz diye alma. bu soruyu soran biri ihtiyaci olmayan bir seyi alacak kadar zengin degildir bence.
bir de baska ulkeden getirince pisman olsan iade edemezsin, arizali ciksa degistiremezsin... gereksiz risk.
0
hot potato
(28.02.23)
Ben olsam limonçello isterdim, onun bi de çeşitleri oluyor ya şeftalili bilmem ne, onlardan isterdim kesinlikle. Türkiyede satılıuor mu bilmiyorum ama yoktur büyük ihtimalle.
selam romalılar,Full remote işi olan arkadaşımız 26k kazanıyor. 1 yıla terfi alacak.Aynı iş hybrid modelde başka bir firma 33k teklif etti. Bunda terfi şu an yok.Bir başka firma 5 gün ofisli ve terfili pozisyon için 40k teklifte bulunmuş.Ne yapsın sizce?Ben başlayayım: full remote çalıştığından endi
selam romalılar,
Full remote işi olan arkadaşımız 26k kazanıyor. 1 yıla terfi alacak. Aynı iş hybrid modelde başka bir firma 33k teklif etti. Bunda terfi şu an yok. Bir başka firma 5 gün ofisli ve terfili pozisyon için 40k teklifte bulunmuş.
Ne yapsın sizce?
Ben başlayayım: full remote çalıştığından endişe ediyor ama ben dedim tutara terfiye yürü diye.
0
baldan kaymak (27.02.23)
33e geçilmez. 40a geçilir. ama zam dönemleri de önemli.
0
jelly bear
(27.02.23)
Beklesin ya da blöf yapsın. Eğer terfi vereceklerse zaten tutmak istiyorlardır maaş da düzeltme yaparlar
0
goodman
(27.02.23)
Ben olsam yerimde dururdum
0
turuncu tonlarda
(28.02.23)
sosyal ortamı yoksa hibrite gitsin insan görür yoksa da mevcut işine 33 v 40k lık teklif var 35e anlaşım yoksa gidiyorum çeksin
0
bir soru sorcam
(28.02.23)
Evet açıkça 40k teklif geldi, remote çalışmak işime geliyor ama bu paraya da geçinilemiyor, bir iyileştirme yapılamıyor ise oraya geçicek desin.
30 üstü bir şey yaparlarsa remote olanda kalsın. yoksa 40 a gitin.
30 aralık'ta yeni pasaport için başvurdum ama hala "Başvurunuz basım öncesi kontrol aşamasındadır." şeklinde yazıyor. Yakın zamanda bir seyahatim yok ama planlamayı düşünüyorum. Fakat ne zaman geleceğini bilemediğim için erteliyorum. Çabuk gelmesi için yapmamız gereken bişey var mı? Yoksa hiçbir şey
30 aralık'ta yeni pasaport için başvurdum ama hala "Başvurunuz basım öncesi kontrol aşamasındadır." şeklinde yazıyor.
Yakın zamanda bir seyahatim yok ama planlamayı düşünüyorum. Fakat ne zaman geleceğini bilemediğim için erteliyorum. Çabuk gelmesi için yapmamız gereken bişey var mı? Yoksa hiçbir şey yapmadan mecbur bekleyecek miyiz?
0
cockiness (23.02.23)
7 aralıkta başvurmuştum, geçen hafta teslim edildi. karşılaştırabilmeniz için söylemek istedim.
0
prezarlatif
(23.02.23)
Ben hiçbir şey yapmadan bekledim 2 ayı bulmuştu gelmesi. Bir arkadaşım arayıp seyahat edeceğini hızlandırmanın mümkün olup olmadığını sormuştu, eğer bileti gönderirseniz hızlandırırız demişlerdi.
0
Dağcı
(23.02.23)
Hemen tüyo vereyim, amme hizmeti, ben de sözlükten öğrendim. 30 aralıkta istanbulda başvurduk gelmedi, 1 ayı geçti. 199u arayıp acil dedik, yine gelmedi. Komşk ama çözüm: nüfus işlerini mention edip tweet atın, ısrarla yapın. Bize 3.sünde döndüler. Cumartesi gece basıldı zart diye geldi
0
gadlemler
(23.02.23)
Biz de aynı gün başvurduk hala gelmedi, geçen cuma 199 u arayıp umreye gidicez çok acil annemler son günlerini yaşıyor dedim.
Tamam hemen hızlandırıyorum kayıt açıyorum, haftaya cuma size ulaştırmaya çalışacağız dediler.
Deprem bölgesindeyiz umarım iletmede sıkıntı çıkmaz ama hala basım öncesi kontrol aşamasında diyor.
Üstteki taktiğim işe yaramadıysa şu tweet i bi deneyelim bakalım. Bi arkadaşım da 199 u arayıp benim yaptığım gibi çözmiş 1 hafta sonra gelmiş.
Ama bu sene çok fazla harç bedeli falan eklendiği için bence normalin üstünde bir başvuru oldu. O yüzden ekstra uzun sürüyor olabilir.
0
ananiyimioguz
(23.02.23)
Babaannemin de 2 ay doldu hala basım öncesi kontrol aşamasında. Şubat başında 199u aradık yine çare olmadı.
Mail adresleri var. Sanırım uçak bileti falan yollamak gerekiyor. Tam ben de böyle bir duyuru açacaktım, sizin duyuruyu gördüm.
0
Cesario
(23.02.23)
Ocak’ta başvurdum hiç telefon falan etmedim 2 haftada elimdeydi. Bence aralıktaki fiyatlar zamsız olduğu için öncelik verilmiyor.
0
ruhen hastayim ben
(23.02.23)
Ben de 19 aralıkta başvurdum, basım öncesi kontrol aşamasında diyor. Acelem olmadığı için aramadım, ama aceleniz varsa seyehatiniz yaklaşıyorsa uçak biletlerini filan göndermek işe yarayabilir.
0
turuncu tonlarda
(23.02.23)
Ben de 28 Aralık'ta başvurdum. Hâla beklemede. Yapacakları işe tüküreyim.
0
oligomer
(23.02.23)
Arkadaşlar selam, bir gelişme var mı? Aralıkta başvurmuş olup da pasaportu gelenler var mı? Benimkinden hala ses yok :/
0
turuncu tonlarda
(16.03.23)
Ben twitterdan da yazdım, 2 gün sonra kargoya verildi diye mesaj geldi. Daha gelmedi ama.
4. levent'te çalışan biri yakın çevrede nerede oturabilir?
asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
deli pahalı olmadan. insan gibi bir ev olsun istiyorum. sırf yakın diye gecekondudan bozma, ahir gibi bir ev istemiyorum. semtin de aynı şekilde keko mekanı olmamasını istiyorum. 15 bin lira civarı kira bütçemiz var. ev küçük olabilir hiç sorun değil. toplu taşımayla yolu çok uzatmayacak ve bu krite
deli pahalı olmadan. insan gibi bir ev olsun istiyorum. sırf yakın diye gecekondudan bozma, ahir gibi bir ev istemiyorum. semtin de aynı şekilde keko mekanı olmamasını istiyorum. 15 bin lira civarı kira bütçemiz var. ev küçük olabilir hiç sorun değil. toplu taşımayla yolu çok uzatmayacak ve bu kritere sahip bir yer var mı? yoksa da şaşırmam. teşekkürler.
@ruhen paketindeydi, hiç açılmamıştı, tadı normaldi.
0
🌸turuncu tonlarda
(17.02.23)
İnsanalar binlerce yıllık muazzam bir evrimin sonunda böyle dandik şeylerle ölünmeyecek şekilde hayatta kalmayı öğrendi, misal kusma refleksi tamamen zehirlenmeye karşı geliştirilmiş doğal bir refleks, ölmezsin yani.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.02.23)
Yok yok ölmezsin. Afiyet olsun
0
kisa
(17.02.23)
Hiçbir şey olmaz hatta ben olsam paket bitene kadar içerdim.
0
elorelia
(17.02.23)
6 ay geçse bile bir şey olmaz. Korkuya gerek yok. En fazla kahvenin tadı olmaz
0
limonlu eksi
(17.02.23)
Ölmezsiniz. Afiyet olsun
0
black holes in the sky
(17.02.23)
bayat kahve kopurmuyor ve tatsiz oluyor. oldurmuyor, kesin bilgi..
0
cooperr
(17.02.23)
güvelenmiş dibek kahvesi bile içtim bişey olmadı :))
0
false pretension
(17.02.23)
Ölmezsiniz üstüne bir de soğuk su için. Tabi insan için her an ölüm söz konusu olduğundan vasiyetimiz de hazır olmalı.
0
diyecevaplandı
(17.02.23)
bu skt aslında onu üreten firmaların sorumluluğunun ortadan kalkması için olan bir şey, yani marka bu ürünü bu tarihe kadar tüketebilirsin diyerek sorumluluk alıyor, bu o kahvenin ya da ürünün tamamen kullanılamaz hale geldiği anlamına gelmez. kokusu, tadı gibi özelliklere bakıp kullanmaya devam bile edebilirsiniz yani, ama önermem tabi ki.
0
fakat
(17.02.23)
Uıopğü diye bi yazar vardı onun yan çarı mısın ? Bişey olmaz devam
Şimdi uzaktan ilişki yürütüyorsunuz iş sebebiyle ayrı yerlerdesiniz sevgilinizle. Kısıtlı vakitte görüşebiliyosunuz. Tatil planı yapıyorsunuz sapancaya. Tatile gitmeden önce bi işiniz var ondan istanbula uğramanız lazım.izmir istanbul arası yol var yani. sevgiliniz size hiç sormadan, bi abisi ve eşi
Şimdi uzaktan ilişki yürütüyorsunuz iş sebebiyle ayrı yerlerdesiniz sevgilinizle. Kısıtlı vakitte görüşebiliyosunuz. Tatil planı yapıyorsunuz sapancaya. Tatile gitmeden önce bi işiniz var ondan istanbula uğramanız lazım.izmir istanbul arası yol var yani. sevgiliniz size hiç sormadan, bi abisi ve eşini olaya dahil ediyor diyor ki onları da ist bırakalım geçerken. Size hiç sormadan planı en son size söylüyor. Sinirlenmekte haksız mıyım? Sonuçta kısıtlı bi vaktimiz var ve ben tatile yayıla yayıla gitmek istiyo da olabilirim her gün görüşen çiftler değiliz ki biz? Sinirlendikten sonra yaptığı açıklama da kızlarını göremiyorlar zaten maddi durumlar sebebiyle, bizi de bırak dediler kıramadım. Ben de zaten başka yaptığı şeylerin birikimiyle ciddi patladım. Şuan sinirlenen ben olduğum için kendisi suçlu hissettiriyor beni. Sizce sinirlenmekte haksız mıyım
0
personaa (30.01.23)
haklısın bence. aşırı derecede düşüncesizce bir hareket.
0
roket adam
(30.01.23)
Haklısın bence de. Ya da biz fazla takintiliyiz
0
abuzer
(30.01.23)
bence o kadar da abartılacak bir şey olmayabilir. evet, elbette sorması çok daha iyi olurdu da, maddi sebeplerden kızını göremeyen abisi, "bizi de bırak" dediklerinde, "hayır bırakamam" mı diyecek? o da ayrı saçma olurdu.
zaten gideceğiniz bir yol bu. arabayla toplasanız beş saat sürüyor, yani tatile davet etmiş gibi davranmak biraz abartılı bence. şu ekonomik ortamda insanlar çocuklarını görmek istemiş, keyif yapmak için işgüzarlıktan yapılan bir şey değil.
0
blatta hiberna
(30.01.23)
haklisin bence de. "ne var ki bunda idare et iste" diyenler olacaktir ama ben hic hoslanmam zorakiden.
0
hot potato
(30.01.23)
Blatta hiberna, abisi öz değil tanıdığı sevdiği bir abi yanlış anlaşıldıysa eğer
0
🌸personaa
(30.01.23)
yine de siz, "hayır gelmesinler" diyebilecek miydiniz? ya da siz bunu deseniz de, o buna ses çıkartmadan "tamam" diyecek miydi?
tatile gideceğinden haberi olacak kadar yakın biriyse öz veya üvey veya tanıdık fark etmez ki. özet olarak, "giderken bizi de bırakıverin" diye rica etmişler, o da kıramamış. tatilinize engel olan bir şey yok ki, o süre zaten yolda geçirilecek.
yani siz de aynı şekilde tatil planınızdan önce iş için istanbul'a uğruyorsunuz. sizin işiniz önemliyse, onun da tanıdığı abisi onun için önemli olabilir. "tatile gideceğiz, ne istanbul'u, ne işi şimdi? yolu uzatıyorsun" demiyorsa, siz de abiyi götürüverin arka koltukta. ilişkiler karşılıklı çabayla yürüyor.
0
blatta hiberna
(30.01.23)
haksız sayılırsın, hayatı bu kadar bireysel yaşamak istiyorsanız ilişki de yürütmeyeceksiniz.
0
nuisance
(30.01.23)
Haklsınız, sorması gerekirdi. İlişki karşılıklı çabayla yürüyor, doğru. Tam da bu yüzden size önceden haber vermesi gerekiyordu.
0
pispinti
(30.01.23)
El iyisi denen tabir varya hani ayıp kaçacak farkındayım ancak herkesin yardımına koşma gibi bi zorunluluk yok bence. Çok zorunlu olmadığı sürece ben yapayalnızken kimseden yardım istemeden bir şeyler hallediyorum. Mesela kredi kartıyla yol paramı ödüyorum. Benim babam çok el iyisi bir insan travmatik derecede, o tarz hareketler benim canımı sıkıyor. Önce bana sorması gerekmez mi? Aynı şekilde arkadaşıyla plan yaptı diyelim. Beni çağıracaksa arkadaşına söylemeli öncelikle bence doğrusu böyle değil midir?
0
🌸personaa
(30.01.23)
Bireysel takılan karşı taraf +3
Hayır diyememesini anlarım, bazen spontan gelişir böyle durumlar. Ama en azından bir mahcubiyet ve "idare edelim" ricası hoş olur. Yine de istemiyorsa partner, "x'in teyzesi de gelecekmiş" şeklinde bir bahane söylenebilir abiye.
0
abuzer
(30.01.23)
Haklısın, buz gibi haklısın. Hayatını nasıl yasayacağını sen belirlersin, bireysel de olabilir asosyal de olabilir. Burada önemli olan bu değil, sevdiğinizin bunu düşünmemesi. Hele ki özlem varken böyle çer çöp az olan zamanı gaspediyorsa ben de sinirlenirdim
0
her giriste sifresini unutan adam
(30.01.23)
Valla araba kimin, kim kullaniyor arabayi orasini anlamadim ben. Eger araba sevgilininse ve o kullanacaksa yaptiginda pek bisey yok, bazen oyle emrivaki gelisebiliyor olaylar. O gibi durumda 'dur bi sevgilime sorayim' demek kolay olmayabiliyor.
Yok araba seninse ve sen kullanacaksan sen haklisin. Cunku o durumda 'dur bir sevgilime sorayim' demek direkt kabul etmekten daha kolay.
0
j r r tolkien hayrani
(30.01.23)
Sonuna kadar haklısın. Emrivaki yapılacak hukuk anca evlendikten en az 10 yıl sonrasıdır diye düşünüyorum. Emrivaki öyle bir şey. Ben hâlâ kend anneme emrivaki yapamam. Hakkı var çünkü, ne münasebet yani. Haklısın.
0
muhayyer divan
(30.01.23)
neye sinirlendiğini bilmiyorsun bence;
sinirlenmenin sebebi saygısızlık yapıldığını düşünüyorsun. eğer sorulsaydı zaten kabul edecektin, bir iki dakika düşünecektin, belki şakasına yolu bölüşürüz diyecektin, pazarlık yapma, kuralları belirleme şansın vardı.
bu tür durumlarda en güzel tepki aslında biraz sessiz kalmaktır, kısa kelimeler kullanmak, iletişimi azaltmak gibi davranışlarla karşı tarafa yaptığı şeyin bir sonucu olduğunu göstermiş olursunuz. bağırmanın çağırmanın, tehdit etmenin, ültimatom vermenin bir faydası yok. tam aksine sinirlenip bağırdıkça daha da artar.
Bu olay artık bir şekilde bağlanacak, o sizin bileceğiniz iş. bundan sonrasında kavga etmeyin, bağırmayın çağırmayın, laf sokmayın. çok içinizden geçecek çok fırsatlar çıkacak karşınıza bunlar için ama yapmayın, iletişimi biraz azaltın sadece, her şeyden bahsetmeyin falan.
0
selam
(30.01.23)
Ben de aşırı sinirlenirdim. Hayir diyemezsin anlarim da hemen ardindan hsber verirsin boyle böyle bir durum oldu evet demek zorunda kaldım diye. Son dk soylemezsin yani.
0
stavro
(30.01.23)
Haklısın ama abartmaya gerek yok, olur böyle şeyler, başbaşa da kalırsınız yani bu son görüşmeniz değil sonuçta.
0
turuncu tonlarda
(30.01.23)
blatta hiberna +1 +1 +1
önceki şeylerin birikimiyle ciddi patladım falan hele en büyük hata. önceki şeyleri önceden söyleseydiniz? şimdi karşı taraf da pireyi deve ettiğinizi düşünüyor haklı olarak. madem kısıtlı vakit zaten yayıla yayıla gitmeyeceksiniz istanbul izmir yolunu, otobandan 4 saatte patlatacaksınız. kaldı ki siz izmirden sapancaya doğrudan gitmek varken istanbul diye bi şey çıkarmışsınız (dönüşte olsa neyse) ona bir şey dememiş karşı taraf. yaptığınız kıymet bilmezlik, ayrıca çevresine iyilik yaptı diye böyle kızıp bağıracaksanız hem sizden hem çevresinden soğur, ona zarar verirsiniz... seviyorsanız yapmazsınız, sevmiyorsanız da bitirin gidin böyle şeylerle zarar vermeyin.
0
sert siyah krom
(31.01.23)
blatta hiberna ve sert siyah krom +1 +1 +1 bu kadar sinirlenmekte haksizsiniz.
0
65 derece
(31.01.23)
bu mevzu o kadar eşimin yapabileceği bir şey ki daha okurken tetiklendim. kızım doğduktan sonra ailecek gittiğimiz ve ev kiraladığımız ilk tatilimizin ertesi gün kiraladığımız ev 2+1 diye abisi, yengesi, annesi, teyzesi ve 3 çocuğu damlamıştı siz çocuğu yanınıza alırsınız biz öteki odada ayak bacak yatarız diyerek lol :D sonra ben yaz tatilinde evimde rahatça yatıp kalkıp çocuğumu emziremeyecek miyim diye arıza çıkarınca eşim kaldığımız yerin üst katını onlara tutmuştu, ben ücretsiz izinde ve tek maaşla dişten tırnaktan arttırıp tatile gelebilmişken tatil masrafımız onların kirası ve mutfak masrafıyla durduk yere 3e 4e katlanmıştı. durduk yere sanki biz onları evimize davet etmişiz gibi davranıp hiçbir masrafa ortak olmadıkları gibi sürekli eşimi bizi çay bahçesine götür, bize dondurma al vs diye de darlamışlardı çünkü.
sevgiliniz de muhtemelen böyle biri, ille aile olması gerekmez hiç tanımadığı yoldan geçen biri bile bir şey istese acaba şu an kullanılıyor muyum, enayi yerine koyuluyor olabilir miyim diye düşünmeden varını yoğunu ortaya koyuyor. iyi biri belli ki, ama birlikte yaşayanı yoruyor, çeken bilir eşim sürekli ortaya atladığı için elalemi memnun etmek adına maddi manevi nelerden taviz verildiğini. o yüzden önceki olayların birikimini ve patlayışı da çok iyi anlıyorum.
siz belki açacaktınız son ses müziği, canınız istediği yerde durup yemek yiyecektiniz, kenara çekip manzara izleyecektiniz, öpüşe koklaşa, romantik sohbetler eşliğinde gidecektiniz. hayatınızda ilk kez göreceğiniz insanların yanında rahat olamayacaksınız, kötü bir başlangıç olacak ama sevdiğinizle ömür geçirecekseniz bu ne ilk ne de son olacak, bunları göze almanız gerekiyor onun karakteri açısından. o yüzden zaten kısıtlı bir zaman diyerek çok da mevzuyu uzatmadan baş başa olan zamanınızın tadını çıkarmaya bakın derim ben.
0
kakamelsokoban
(31.01.23)
kakamelsokoban+1 Yol da tatilin bir parçası çünkü. Hele ilişkinin başlarında, hele uzaktan ilişkide, her dakika değerliyken. Bu konuda sevgili haksız. İnsanın sinirine hakim olması her türlü ilişkide ama en çok da sevgili / eş ilişkilerinde önemli. Patlamamak, yaptığı hatayla kişiyi yüzleştirmek her ne kadar bir patlamadaki ferahlığı vermiyorsa da bünyeye uzun vadede gerekli saygı, sevgi ve haklılığı sağlıyor insana.
https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1543353Aynı kişiyle muhabbetimiz yavaş yavaş tekrar oluştu. Yılbaşında bileklik hediye ettim o da bana kitap aldı filan. Geçen pazartesi telefon görüşmesinde rüyamda gördüm bunun üzerine bir hikaye yazmak istedim ama sonradan vazgeçtim dedim. Çok merak ettim, heyeca
www.eksiduyuru.com Aynı kişiyle muhabbetimiz yavaş yavaş tekrar oluştu. Yılbaşında bileklik hediye ettim o da bana kitap aldı filan. Geçen pazartesi telefon görüşmesinde rüyamda gördüm bunun üzerine bir hikaye yazmak istedim ama sonradan vazgeçtim dedim. Çok merak ettim, heyecanlandım sabırsızlıkla bekliyorum dedi. Ben de gaza gelip aramızdaki önemli anları temel alıp aşkımı ayan beyan ilan eden bir hikaye yazdım. Eve gider gitmez okumuş beğenmiş. O akşam aramızdaki muhabbet iyiydi ama yelkenleri tamamen suya indirmediğini de anlayabiliyordum. Bendeki coşku seli dinmedigi için sonraki gün yani dün bu kez şiir yazdım gönderdim ama yine aradığım sıcaklığı bulamadım. Fazla hızlı gidiyorsun mu demek istiyor yahut başka bir anlam mı çıkarmalıyım bilmiyorum. Her şeyi açık açık konuşup bu ilişkiye olumlu ya da olumsuz bir ad koymalı mıyım yoksa onu bir cevaba zorlamadan akışına mı bırakmalıyım? Not: Size karşı duygularından emin olduğunuz birinden hikaye yazmasını beklemek nasıl yorumlanmalı alelade bir istek olabilir mi
0
cldplay (29.01.23)
Ağa bu profesyonel yedekçilik değil mi? Ne demek imajıma zarar verecek bilmem ne, seven daha doğrusu gerçekten seven insan hepsini belli bir mantığa oturtur ve devam eder. Hem hikaye yazdıran kızdan hayır gelmez. Şahsen geleni görmedim. Biz de kendi çapımızda yazıyoruz oradan biliyoruz.
0
pavlis
(29.01.23)
Ofis aşırı dedikodu ortamı ya. Bi duyulursa kimse 40 sene unutmaz, işe yeni giren insanlara bile sonradan anlatırlar, "xxx bir ara cldplay ile takılıyodu da sonradan saldı" şeklinde. Ve bu hiç güzel bi şey değil, ben olsam aşırı rahatsız olurdum. O konuda saygı duymalısın ona ve duymasını isyemediği hiç kimseye anlatmamalısın olayları.
Onun dışında akışına bırak, şöyle birkaç ay geçsin, eğer gönlü varsa o da belli eder zaten, o zaman konuşursun artık ciddi ciddi.
0
turuncu tonlarda
(29.01.23)
@turuncu tonlarda, birkaç ay derken ciddi misin? Adam aylarca diğerinin keyfini mi beklesin? Bu arada geçen zamanında ömürden eksildiğini üzülerek eklemek istiyorum. Yeteri kadar zaman geçmiş ağa sen yoluna bak, isterse dahil olur.
0
pavlis
(29.01.23)
Olacak olsa olurdu ya. Bu işler ya olur ya olmaz. Ben öyle bakıyorum. Böyle arada kalan şeylerden iyi bir şey çıkmaz. Hele hikâye, şiir falan günümüzde kadınlar için pek karşılığı olmayan şeyler. Yürüme tarzınızda biraz sorun var.
0
dissendium
(29.01.23)
dissendium'un yazdıklarını yazmaya gelmiştim.
0
rakicandir
(29.01.23)
Diğer duyurunuzda amiri olduğunu yazmıştınız. Karşı taraf da aranızdaki bu dengesizliği aşacak kadar istekli değil anladığım kadarıyla. Bence vazgeçin.
0
peki madem
(29.01.23)
Bordrolar sevişmemeli, çok başınız ağrır, bu bir.
Yaşınız kaç çok merak ettim zira karşı taraf sizin ilginizle apaçık egosunu yelpazeliyor ve siz hala kaşkol, kitap, like bla bla bla diyorsunuz. Bunu nasıl göremiyorsunuz? Bu iki.
Gerçekten imaj, kariyer, işyerinde duyulmasın vb. derdi olan insan bu flörtöz tavırları sergilemez, karışık mesajlar vermez. Net durur, iletişimi sadece işle ilgili olacak şekilde profesyonel ve sınırlı tutar. Bu da üç.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.