Giriş
(4)

Doları hangi hesabıma yatırayım?

kadera bach
Cepte TEB, Garanti, en para olmak üzere hangi bankada faize bırakabilirim. ps: Sadece bu 3'ünden biri
Cepte TEB, Garanti, en para olmak üzere hangi bankada faize bırakabilirim.

ps: Sadece bu 3'ünden biri
0
kadera bach
(26.01.21)
Kanka yanlış hatırlamıyorsam 10.000 doların altında dövizi vadeliye yatiramiyorsun. Bir de çok cok komik paralar gelir. Geçen bir deneyeyim dedim. Onay vermedim. sadece onay ekranında, 1750 dolara vereceği faiz aylık 3 sent mi neydi.
0
allah yazdiysa bozsun
(26.01.21)
teb ve enpara 10 bin dolar alti yanlis bilgi, enpara'da 10 usd uzerine vade alinabilir

ama evet dovize vade oranlari cok dusuk
0
exlibris
(26.01.21)
yıllık %0.20 :D Cepteteb böyle diyor. 10 bin doların olsa yılda 20 dolar. :D

Sanıyorum bir dönem %2 veriyordu, 2017 civarı olabilir, o dönem değer diyip yatırmıştım ben.

Bu arada cepteteb'de limit yok fakat ilk 500 dolarını saymıyor üstüne faiz veriyordu. Dümdüz cepteteb hesabında dursa da günlük faiz geliyor fakat 1 cent 1 cent gelir, bana öyle geliyor şu an :D
0
nhk ni youkosu
(26.01.21)
gün içi piyasa verilerine bakıp o şekilde kararını ver. en düşük makas oranlarıyla çalışan bankayı seçmen senin için daha faydalı olacaktır. arkadaşların da söylediği gibi bunun haricinde vadeli mevduatta döviz değerlendirmenin bi anlamı yok.

mart ayında amerika 1.5 trilyon doları aşkın bi teşvik paketi açıklayabilir bu arada. bu karar eğer senatodan geçerse doların tl karşısında değeri düşebilir. dolar birikimi olan veya alacak kişi bunu dikkate alarak yatırımına yön vermeli..
0
johnnie w lker
(27.01.21)
(6)

Payoneer'dan döviz hesabına USD çekme

walter hoyt
Payoneer'daki doları normalde TL hesabıma çekiyorum ve epey bir kur makası oluyor ne hikmetse.Şimdi ben TR bankasındaki USD hesabıma parayı direkt USD olarak göndersem benden SWIFT ücreti vs. keser mi banka ya da Payoneer acaba?
Payoneer'daki doları normalde TL hesabıma çekiyorum ve epey bir kur makası oluyor ne hikmetse.

Şimdi ben TR bankasındaki USD hesabıma parayı direkt USD olarak göndersem benden SWIFT ücreti vs. keser mi banka ya da Payoneer acaba?
0
walter hoyt
(26.01.21)
hem payoneer kesiyor, hem de banka (sanırım, gelen kur transfer ücreti gibi bişeydi) kesiyor, kesinti daha fazla oluyor tl çevirmeye göre.
0
evilliances
(26.01.21)
@adetsancısı 10 kuruşun üstünde kur makası oldu. banka komisyon kesmedi.
0
🌸walter hoyt
(26.01.21)
Normalde payoneer belli bi yüzde kesiyor (benim gönderdiğim paradan hep 5.5 dolar falan kesti o orana göre) Swiftte aracı banka da kesiyordu.

Fakat geçen sefer Cepteteb hesabıma aynı gün ve kesintisiz geldi. Yani 5.5 dolar kestikten sonraki ücret birebir geldi. Çok şaşırdım. Daha önce birkaç günde swift gibi gelirdi ve atıyorum 300 dolar çektim, 295 gönderdiler, 290 gelirdi. Bu sefer 295 gönderdiler 295 geldi. Sanıyorum payoneer ile teb mi anlaştı ne yaptı artık. Aynı gün gelmesi de garipti çünkü.
0
nhk ni youkosu
(26.01.21)
peki tebden atmden döviz olarak alabiliyor muyuz?
0
adetsancısı
(26.01.21)
evet İstanbul'da benim gördüğüm her atm'de dolar/euro yatırıp çekme var. İkisini de yaptım. (normal teb banka kartıyla) Hep 50 ve katı aldım ama. Atıyorum 10-20 vs. veriyor mu bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(26.01.21)
Kesiyor sakın yapma. Tl'den devam.
0
anarsika
(26.01.21)
(35)

Türkiye’nin Avrupa’ya göre avantajları

garavel
İklim vs doğal sebepler değil bahsettiğim, sosyal çevre, ailenin yakın olması vs de değil. Mesela iş yapma kolaylığı, bankacılığın biraz daha gelişmiş olması, e- devlet’in orada pek alternatifinin olmaması ( sanırım ). Konut sahibi olmada biraz daha rahat bir de sanırım ( yüksek birim maaşlar, ayni
İklim vs doğal sebepler değil bahsettiğim, sosyal çevre, ailenin yakın olması vs de değil. Mesela iş yapma kolaylığı, bankacılığın biraz daha gelişmiş olması, e- devlet’in orada pek alternatifinin olmaması ( sanırım ). Konut sahibi olmada biraz daha rahat bir de sanırım ( yüksek birim maaşlar, ayni birim ev fiyatlarından dolayı )

Sizin aklınıza gelenler neler?

almanya, hollanda, ingiltere, fransa baz alınabilir.
0
garavel
(25.01.21)
vergiden kaçınma imkanlarının fazlalığı olabilir
0
roket adam
(25.01.21)
Torrent kullanma imkanı
0
freebird5406_2
(25.01.21)
yazmışsınız zaten bankacılık diye. ben de spesifik bir şey yazayım.

kredi kartı ya da genel olarak her yerde kart kullanabiliyor olmak.

kanser ediyor avrupada nakit muhabbeti.
0
AlsterWasser
(25.01.21)
aklıma giyim kuşamın daha ucuz olması geldi, istediğiniz şeyse tabii.
0
candide
(25.01.21)
issizlik asiri yuksek ve asgari ucret asiri dusuk oldugu icin hizmet isleri ucuz.
0
hot potato
(25.01.21)
@alster bu tuhaf mesela, hangi ülke için bu söylediğiniz acaba ? ben genelde özellikle son dönemde sadece kart ile alışveriş gördüm hep, öncesinde de kart çoğunluktaydı sanki.
0
🌸garavel
(25.01.21)
Aslında say say bitmez. 1. Vergiler düşük ve esnaf gelir vergisinden muaf 2. Online eğitimde başarılıyız. AÖF sisteminde Anadolu AÖF dünyada ikinci sırada 3. edevlet uygulamalarında başarılıyız hans'ın hala kağıt kalemle yaptığı günlerce süren bürokratik işlemleri Mehmet edevletten bir kaç dakikada halledebiliyor. 4. İnternet bankacılığı 5. Geniş ve yeni otoyollar avrupada bizdeki kadar yaygın değil 6. Avrupanın en büyük avmleri bizde zorlu center bu konuda Türkiye'nin yüz akı. 7. İş yapma ve iş yeri açma bizde daha kolay ve bürokrasi daha az ayrıca teşvikler ve hibeler var 8. Devlet dönem dönem vergi ve kredi yapılandırması getirip mükelleflere ödeme kolaylığı sağlıyor 9. Ticari taksiler çok ucuz toplumun her kesimi kullanabiliyor 10. Çalışıp krediyle ev sahibi olma süresi avrupadan çok daha kısa
0
acebi
(25.01.21)
@garavel yazdıklarım corona öncesi tabi :..) tabi tüm avrupayı genellemek ahmaklık olur. örneğin izlandada tam tersi kart her yerde geçiyor her miktara kadar.

marketler dışında çoğu dükkan tarzı işletmede özellike yeme-içme vb. durumlarda belli bir miktara kadar nakit sonrasında kart daha yaygın.

en azından ben çok denk geldim. tabii azalıyordur haliye. bankacalılık hizmetleri geriden geliyor resmen. daha bir kaç sene öncesinde kadar manuel şifre kağıdı veriyordu deutsche bank internet bankacılığında.. daha yeni yeni geçtiler yeni sistemlere.
0
AlsterWasser
(25.01.21)
En başta sağlık sistemi gelir zannımca
0
but that was just a dream
(25.01.21)
1- Turkiye'de ustalik cok ucuz. Muslukcu, boyaci, catici, dogalgaz tesisatcisi, elektrikci cagirdin mi battin demektir Avrupa'da, sayi olarak da azlar ha bos gununu denk getireceksin falan buyuk basagrisi. Terzi, kuru temizleme, bakim, tamirat pahali keza. Yenisi alsaydim daha iyiydi durumlari oluyor.
2- Hizmet sektoru. Resepsiyonist, garson, satis elemani bizim Turklerin kiymetini bilmemiz gerekiyor kesinlikle. Avrupadakiler hep artist. Adam kendini benle mi karsilastiriyor napiyor? Olum sen hizmet sektorundesin illa Rothschild ailesinden mi olmam lazim iyi bir hizmet alabilmek icin.
0
neck_and_neck
(25.01.21)
Emek ucuz, patronlar için güzel ülke.
0
alfred
(25.01.21)
insanların daha çözüm odaklı olması. en suratsız memura bile "abi be, işim çok zor zaten bak böyle böyle benim işi bi hallediversen" desen adam yapabiliyorsa yapar yapamıyorsa yol gösterir hiç yoktan. avrupa'da bi yönerge vardır onun dışına hayatta çıkmazlar deli ederler. adama mesai sonrası sorsan bu konuyu "he valla ne saçma iş helelelülele" der ama mesaide hiçbir riski olmasa da bütün inisiyatif onda olsa da o işini yapmaz.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.01.21)
avrupa çok geniş bir tanım. bulgaristan da avrupa, norveç de avrupa. bu arada yazılanların neredeyse tamamını avrupalı ortalama biri bir dezavantaj olarak görür.

örneğin:

@acebi'nin dediği aöf sistemi bir avantaj mı dezavantaj mı bilemedim. örneğin aöf mezunu bir insan almanya'da yüksek lisans yapamıyor. genelde kabul etmiyorlar. yani aöf ciddiye alınmıyor pek. yoksa avrupa'nın yapmak isteyip de yapamadığı bir şey değil. eğitim kalitesini düşürdüğünden olabilir.

@proletarier'in dediği için de geçerli olabilir. avrupa'da bir standart vardır, herkes bu standarda uygun iş yapmak zorundadır. sen müşteri olarak onlar hizmeti sağlayan olarak uyar. dolayısıyla herkes aynı muameleyi görür. hataya veya kayırmaya yer olmaz.
0
Sour
(25.01.21)
@Sour, böyle düşününce doğru ama şöyle açayım. Kurumlar hantaldır, gelişmeye kapalıdır. Bu kurumları gelişmeye zorlanması gerekir. Ortada çağ dışı-geçerliliğini yitirmiş bir prosedür varsa ve herkes buna uymaya devam ederse o süreç herkes için eziyet olmaya devam eder hasbelkader yetkili bir abinin gözüne batana kadar. Kuralları zararsızca esneten kişiler olması bu tür durumları yetkililerin gözünün önüne daha çabuk getirir. Kurumları gelişmeye zorlar yani.

Benim fikrim bu tabii böyle sanki değişmez bir gerçek gibi yazdım ama düşüncelerimi yazdım sadece.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.01.21)
@Sour avrupadan kasit bati avrupa ulkeleri bulgaristan moldova romanya degil tabii ki. Ikincisi AOF mezunuyla orgun mezunu ayni haklara sahipler hic bir fark yok ve dunya genelinde yuksek lisans yapabiliyorlar. AOF sistemi egitim kalitesini dusurmez firsat esitligi saglar yoksa AOF te muhendislik, tip veya mimarlik egitimi verilmiyor isletme veya kamu yonetimi egitimi vermek icin orgun fakulte kurmaya gerek yok. Ayrica avrupada da AOF var ve dunyada en basarilisi ingilterede.
0
acebi
(25.01.21)
Yok.

Online bankacılıkta şimdiye dek yapamadığım tek şey ev kredisi için birikim hesabını açamamaktı. Açmak için gereken randevuyu da online aldım.

Oturma izni başvurusundan kütüphane kartına, şahıs şirketi açmaktan reçeteli ilaç almaya kadar her şey online.

İki yılım dolmak üzere. Banka hesabımı açtıktan sonra nakit kullandığım tek yer Türkiye elçiliğiydi. Masamda hala elçilikte lazım olduğu için çektiğim paranın kalanı duruyor.

Vergi meselesinin az gibi görünmesi dolaylı vergilerin çokluğundan, kimsenin vergi bilinci olmamasından ve vergi kaçırmanın çok kolay olmasından dolayı. Finlandiya'da
ve Türkiye'de ödediğim gelir vergisi %25 (Edit: Tekrar düşündüm de sanırım Türkiye'de ödediğim gelir vergisi daha yüksek olabilir.) Dolaylı vergisiyle, ödediğim paranın karşılığını alamamamla, otuyla bokuyla Türkiye'de daha fazla vergi ödüyordum.

Türkiye'de düzgün bir semtte düzgün bir evi aileden ve eşten destek almadan alabilmek neredeyse imkansız. 2010 yılında Beylikdüzü'ndeki evler için 150 bin lira peşinat istiyorlardı. 4-5 sene önce Dereboyu caddesindeki saçmasapan bir evi 950 bin liraya satmışlardı. Burada tek başıma 10-12 ayda ofise 30-40 dakika mesafede bir ev için gereken mortgage'ın peşinatını biriktirebildim (Bir sırt çantası ve bavulla ülkeye girip her şeyi sıfırdan düzmeme rağmen.) Tek dezavantaj şehir merkezlerindeki ortalama ev büyüklüğünün Avrupa'da Türkiye'ye oranla daha küçük olması.

Türkiye'de musluk falan filan için bir sürü para döküp bir ay sonra tekrar çağırmak zorunda kaldığım 'usta'ların yerine buradaki işini yavaş ama düzgün yapanları tercih ederim.

Türkiye siyasi iradeye yanlarım, her türlü memuru siyasi networküm ve paramla satın alırım, işçiyi sömürür kısa yoldan köşeyi dönerim kafası için cennet gibi bir ülke.
0
bruce mclaren
(25.01.21)
Maasli calismiyorsan Türkiye daha güzel.
Istedigin an kov, istedigin gibi mobbing yap, istedigin gibi süresiz izine çıkar, sigortasini asgariden yatir, haftada 50 saat calistir ayni maasi ver, haftasonu ara, mesai sonrasi ara, tatilde ara. Cok mu vergi veriyorsun? Araba al sirkete vergiyle ode. Vergi borcun mu var? Odeme, af bekle vs vs

Onun dışında servis isleri ucuz; restoran vs ucuz, muslukcu vs isleri ucuz. Çünkü herkes cani istediği gibi bu islerde çalıştigi icin bir sürü var. Haliyle uc kuruşa düşüyor iscilik. Aynisi restoran islerinde de geçerli.

Onun dışında caninin Türkiye'de paran varsa caninin istedigi her şeyi yaparsin. Gece canin dondurma mi istedi? Kebap mi istiyorsun? Peki özel profesör doktor randevusu ? Hepsini parayi basarak yapabilirsin ama gelismis Avrupa ülkelerinde yapamazsin. En azından öyle 1000lira verdim randevuyu aldım falan yok buralarda. Özel hastane yok zaten.

Herhangi bir yerde tanıdığın varsa is halledersin. Devlet dairesi, polis, yargıç, savci. Zenginsen bütün bu sistemi alt edersin zaten, sistem seni korumak icin var.

Edevlet, kredi ve kart almanin olağanüstü gereksiz hizliligi (o yüzden yer gök kredi ve kredi kartı borcu), kiyafet/ayakkabi/deri ürünleri ucuz olmasi.

Eğitim sistemini ovecek durumda değilim. Ülkede yer gök üniversite mezunu kasiyer/fabrikada isci dolu ama bir tane aklı başında elektrikci, muslukcu bulmak imkansiz. Bunlari hiç egitmeyip herkesi üniversite mezunu yapman süper bir şey.
0
logisticsmanager
(25.01.21)
tüm dünyaya göre avantajı, eğitim araştırma hastanesinde tedavi oluyorsun, ödediğin ücret 7 tl, reçetenin yüzde seksenini ssk ödüyor(yani hepimiz), muayene eden uzman hekim, isviçrenin en baba hekimleri kalitesinde, belki daha iyi, bak sıfır mübalağa! aman nazar değmesin
ek: özetle bu konuda güncel tabirle tam bir sosyal devlet. amerikada donuna kadar alırlar, avrupada doktor bulamazsın sade vatandaşsan.
0
esref
(26.01.21)
gerçekten merak ediyorum e-devlet gibi çok kapsamlı bir site var mı mesela avrupa ülkelerinin herhangi birinde ? ya da e-nabız vs.


@bruce ev konusunda ben hep türkiye'nin daha basit olduğunu düşünüyorum. ev bi kere bol çünkü. avrupada o durum yok.
0
🌸garavel
(26.01.21)
TR'nin ALmanyaya gore avantajlari:

- Burokrasi daha az.
- Kurallari esnetmek cok daha kolay.Sorumlunun iki dudaginin arasinda her sey. Bu sayede adamini bulup kurallari esnetip herkesin onune gecebiliyorsunuz.
- Yemekler
- Teklifsiz iletisim ve tanisma daha kolay
- Giyim cok ucuz
- Sehir ici ulasim daha ucuz

Bu arada konut edinmek Turkiyede daha rahat degil bence.Turkiyede ucuz denilen kalitesiz yerlerle Avrupadaki pahali ve kaliteli yerleri karsilastirmak sik yapilan bir hata.
0
turkuaz
(26.01.21)
şu yorumları okuyan türkiye'yi dünyanın en iyi ülkesi sanır:)
0
nothing in my way
(26.01.21)
@garavel, evin kalitesi kötü ve fiyatı fahiş olduktan sonra çok olmasının bir esprisi yok bence. 1 yıldır anneme babama emekliliklerini geçirecekleri yaz kış yaşayabilecekleri bir ev bakıyorum. Bakınca "acaba burada gerçekten insan yaşamış mı?" denilecek evler 600-700 bin liradan başlıyor. Balıkesir, İzmir ve Muğla taraflarında oturulabilecek bol ev varsa üzerime link atın :)
0
bruce mclaren
(26.01.21)
@bruce mclaren ciddi misiniz bilmiyorum ama 700 bine hele hele balıkesir muğla'da falan deli güzel evler alınabilir ya, ben izmirde yaşıyorum olduğum bölgede 700 bine mesela 4-5 yaşında 3+1 gayet güzel bir ev alınabilir, merkezi yerlerin civarında güzel bir sitede yani.

dediğiniz şey yazlık vs müstakil evse bilemem. ki yine alınır diye düşünüyorum ama aramaya çok üşendim :)
0
🌸garavel
(26.01.21)
@garavel yazlık-müstakil evet. Konak'ta 30+ yıllık 2+1 ara kat daireye 400 bin lira vermek de bana pek akıl kari gelmiyor açıkçası :)

Edit: Acaba yanlış mı hatırlıyorum diye tekrar bakayım dedim. Alsancak'ta 30+ yaşında ara kat 2+1 daire 800 bin lira: www.sahibinden.com
0
bruce mclaren
(26.01.21)
zenginsen dunyadaki en guzel ulkedir. yalakalar, kurallarin, kanunlarin zenginin lehine islemesi, daha fazla saygi gormen, hizmet sektorunun hem kaliteli hem de ucuz olmasi. dis, sac, goz gibi estetik saglik operasyonlarinin cok ucuz olmasi.
0
baldur2
(26.01.21)
@bruce mclaren izmirin en en en merkezi yerinde bakıyorsunuz, bu çok normal. mavişehire 5 dakika bostanlıya 10 dakika uzaklıkta çiğli ataşehir bölgesinde mesela nezih bir sitede 700 bin civarına çok iyi evde oturulabilir.

ama çok çok merkezi yerde tabii ki oturulamaz.

foça, gümüldür gibi yerlerde de ortalama bir yazlık alınabilir.
0
🌸garavel
(26.01.21)
@garavel İzmir'i sizin kadar bilmediğim için uçuk bir örnek seçmiş olabilirim. Ama anlatmak istediğim farkı yine de gösteriyor. Helsinki'nin en en en merkezi yerinde bir evin mortgage'ına ayda 1.500-2.000 euro vererek satın almak ve hala fazla kasmadan kenara 1.000 euro koyabilmek mümkün. Ben bunu Türkiye'den ayrıldığım zaman da hayal edemiyordum, hele şimdiki ekonomik koşullarda hiç hayal edemiyorum.

Öneriler için ayrıca teşekkürler :)
0
bruce mclaren
(26.01.21)
Ev alma konusunda bati da en az turkiye kadar zor sartlar sunuyor acikcasi. Ev almak avrupa ulkelerinde kat kat daha kolay degil. Et, araba, benzin, elektronik vs turkiye'ye oranla cok daha rahat alinabiliyor olabilir ama ev ayni oranda zorlukta bence.
0
baldur2
(26.01.21)
@hayat gercekten guzel

Neler mesela ?
0
🌸garavel
(26.01.21)
Ucuz iş gücü, bürokrasi, bankacılık ve sağlık sistemleri kesinlikle.

Tabii bir de en önemli konu: gıda/mutfak/yemek (fiyatları değil çeşitleri).
0
nawar
(26.01.21)
e-devlet, bankacılık, genç nüfus ve acelecilik dolayısıyla gelen şeyler yani. Sağlık (gerekirse parasını verip özel hastaneye gidebilme lüksü.)

konut sahibi olma olayı her yerde sıkıntı ama mortgage sistemi olan ve enflasyonu yılda %1-2 olan yerlerde çok daha uzun vadeli rahat alıyorlar sanıyorum. Bizde ölüm.(şunu da hesaba katmak lazım, bizde iyi maaşla iş bulabildiğin yer İstanbul. Batıda illa Paris, Berlin, Londra'da yaşamadan da iyi maaş alabiliyorsun hatta ortalama aynı maaşı alıyorsun çoğu yerde. Gördüğüm bu. Biz küçükçe bir şehirde benzer paraları alabilsek daha rahat ev alıyor olurduk, alım gücümüz de artardı. İstanbul'un 8 milyon, gerisinin anadolu şehirlerine dağıldığı bir Türkiye hayal etsenize :)

şirket kurma işleri ve vergi çok mantıksız/kötü geliyor bana. Ki dünyada da en karışık sistemlerden biri olarak anılıyordu. Estonya mesela o işi çok basitleştirmiş, ben açıkçası internetteki işim tutarsa Türkiye'de değil Estonya'da falan şirket kurup oraya vergi vermek istiyorum.

Bence alt-orta sınıf için Avrupa süper, üst sınıf için Türkiye istediğin gibi at koşturabileceğin müthiş bir ülke.

edit: birçok konuda sorun olarak kuralsızlık, örneğin kriptopara gibi şeylerde işimize yarıyor. ABD'de hatta sanırım Fransa'da vs. yaşayanlar sattıktan sonra gelir vergisi vermek zorunda. Türkiye'de henüz belirtilen bir vergi yok. Abd, kanada, çin vb. ülkelerdeki insanlar çeşitli borsalara kaydolamıyor, coin satışlarına katılamıyor, biz katılabiliyoruz. Bu devlet bizi korumadığı için oluyor ama eğer para kazanabilirsen işine de yarıyor işte.
0
nhk ni youkosu
(26.01.21)
eğer çok paran varsa ve kötü bir alışkanlığın yoksa kafan rahat olsun kimse yanına yaklaşamaz
0
duyurukullanıcısı
(26.01.21)
Ya herkes paradan evden bahsetmiş, kimse kültürden (ve özellikle iş kültüründen) bahsetmemiş, çok şaşırdım. (Değinen olmuş gerçi haklarını yemeyeyim, ama çok değil yine).

Tabi Avrupa'nın tamamını bilmiyorum ama gördüğüm kadarıyla "kuralcılık" çok baskın.

Bunun iyi yönleri var, ne yapman ve nasıl yapman gerektiği belli. Yap geç, kimse fazlasına zorlamaz, emeğine çökmez, tertemiz. Bizde memuriyet arayan ama biraz daha çok param olsun diyenlerin hayali gerçek olmuş.

Öte yandan sana sunulan ile yetinemiyorsan, daha iyisini güzelini yapmak istiyorsan, o kalıbın dışına çıkmanı çok zorlaştırıyorlar. Mantığı da şu: risk istemiyoruz. Plan yaptık, plana uyalım, fazlasına gerek yok, başımıza bir iş gelmesin yeter. 20 yaşındaki insanlar bile benim nenem gibi.

Bi 100 yıl öncesinde dünyayı keşfeden, kültürün, bilginin sınırlarını zorlayan insanların bunların ataları olduğuna inanmakta güçlük çekiyorum.

İşe gir, 9-5 arası git gel takıl, 30 yıllık ev kredisine gir, haftasonları da git drone uçur, gitar çal, dağda bayırda yürüyüş yap gel. Güzel/anlamlı bir ömrün böyle bir şey olduğuna inanan çok fazla insan var. Rahatları azıcık bozulduğunda bir anda aşırı sağ partilere yönelmeleri de bundan. Aman sorunları çözelim, yeni çıkış yolları arayalım vs. yok, para yok, mültecileri atalım gitsin. Sıradan adamı suçlamıyorum ama elitleri, okumuşları da bundan çok farklı değil.

TR'de gidilen yönü beğenmesem de bir dinamizm var, bu iyi bir şey bence, ben seviyorum.
0
plutongezegendegilmi
(26.01.21)
Hollanda'da yasiyorum, burasi ile Turkiye'yi karsilastiracak olursak iklim, mutfak/yemek Turkiye'nin en buyuk artisi. Bunlar ve aile, yakinlar disinda Turkiye'de ozlenen pek bir sey yok.

Is yapma, is kulturu/ahlaki ise karsilastirilamaz. Turkiye'de birakin sozlu anlasmayi, yazili anlasmalari dahi kimse sallamiyor. Hukuken hakkinizi aramaya kalksaniz zaten o baska hikaye. Ozetle Turkiye'de ticaret ve is ahlaki yerlerde.

Turkiye'de bankacilik sistemi daha gelismis ve esnek fakat Avrupa gittikce arayi kapatiyor. Ozellikle odeme sistemleri konusunda Turkiye cok kisitli imkanlar sunuyor. e-devlet bu ulkelerin hepsinde var. Hollanda icin konusursak gayet basarilir ve bir suru ozel sirket ile ( elektrik, su gibi ) entegre olarak da calisiyor.

Ev alma meselesini karsilastirmak anlamsiz. Hollanda'da asgari ucret sahibi bir cift rahatlikla ev alabilir ( sehir merkezinde, kanal manzarali degil tabi ki ) bunun icin pesinata da gerek yok. AB vatandasi degilseniz faiz biraz daha yuksek ya da bir miktar pesinat (%10 sanirim) ayni faiz orani ile kredi almak mumkun. Gerekli olan tek sey suresiz is kontrati ve Hollanda'da 1 yildir ikamet etmek.

Turkiye'nin en buyuk avantajlarindan birisi ( tabi ki paraniz varsa ) ucuz iscilik. Zaten bahsedilmis, evde ampul patlasa degisitirmek icin adam cagirabilirsiniz. Gunluk yasam icin ornek verirsek, makul fiyata berber/kuafore gitmek mumkun.

Uzun uzun yazmak gereksiz aslinda. Turkiye'nin Avrupa'ya gore en buyuk avantaji yeterli paraniz var ise her turlu kurali, kanunu kendi avantajiniza olacak sekilde esnetebilirsiniz. Avrupa'da bu o kadar kolay degil.
0
whisky
(28.01.21)
@acemi

aöf mezunları almanya'da yüksek lisans yapabiliyor mu? (benim bildiğim kadarıyla kabul etmiyorlar, o nedenle soruyorum)

ingiltere'deki sistemi başarılı kılan nedir?

türkiye için online eğitimde başarılıyız, türkiye 3. sırada demişsiniz mesela. neye göre üçüncü sırada? öğrenci sayısına göre mi? eğer öyleyse anlamsız. eğitim kalitesine göre mi? bunu nasıl ölçmüşler bilmek isterim. yani buradan mezun olan öğrencilerle ilgili örgünlerle karşılaştıran bir araştırma mı yapılmış?
0
Sour
(04.02.21)
(9)

migros sanalmarket

Mehmet Ersoz
bu sanalmarketten sipariş verilince konuma en yakın migrostan mı gönderiyorlar ürünleri? yoksa ana depodan mı?
bu sanalmarketten sipariş verilince konuma en yakın migrostan mı gönderiyorlar ürünleri? yoksa ana depodan mı?
0
Mehmet Ersoz
(25.01.21)
en yakın migros'tan oradaki çalışanlar elleriyle torbalara koyup gönderiyorlar. hatta benim yanında 3m migros var son zamanlarda içeride müşteriden çok bu çalışanlar dolaşıyor. yeni yeni elemanlar işe almışlar. korono morona mevzusundan tercih etmeyi düşünüyorsanız bana pek akıllıca gelmedi.
0
alperz
(25.01.21)
"Migros Hemen" uygulamasıyla alırsan o yakındaki migrostan getirir.(yarım saat içinde falan) Sanalmarket öyle olmayabilir arabayla başka yerden de getiriyorlar sanırım.(ve ben eskiden baktığımda 2-3 gün sonrasına randevu veriyordu şimdi nasıl bilmiyorum)
0
nhk ni youkosu
(25.01.21)
bazı yerlerde en yakın değil de bölgenizde sanalmarket için özellikle kullanılan mağazadan getiriyorlar.

mesela bizim burada 4 tane migros var, bir gün sordum getiren kişiye; içlerinde en sakin olandan mağazadan getirdiklerini söylemişti.
0
nuisance
(25.01.21)
ben telefonla arayıp sormuştum. en büyük marketten yolluyor sanalmarket. en yakınımızdaki marketten değil.
0
false pretension
(25.01.21)
en yakın ve en büyük mağazadan geliyor. yakınımda 2 tane migros olmasına rağmen, görece uzak olan 3m'li mağazadan geliyor.
0
sutlu nescafe
(25.01.21)
tek kriter en yakin olmasi degil, sanalmarkete cikis yapan magazalar var. bunlarin arasindan en yakin olanindan geliyor. urunleri secen kisiler bu konuda iyi bi egitim aliyor ve denetimden geciyor, bu yuzden eve gelen urunler ozellikle meyve sebze, iyisinden secmeye calisirlar
0
try again fail again fail better
(25.01.21)
bana daha yakın 5m var. sipariş verdiğimde ondan değil daha uzak olan 3m mağazasından geliyor.
0
delidir yakalayin
(25.01.21)
Duruma göre değişiyor. Ailemin yaşadığı ilçede m Migros ve Migros jet var. Doğal olarak m Migrostan geliyor. Benim yaşadığım ilçede ise dibimde m Migros var ama 8 km mesafedeki 3m migrostan geliyor.
0
fikox
(25.01.21)
en yakın migrostan geliyor. Ürünleri kontrol etmekte fayda var. buradada 20 tl kupon var indirimkuponum.net
0
elifciem
(26.01.21)
(47)

Milyonlarca dolarlik hastaliklar.

müptezel dostoyevski
Devletin tek bir kisi icin milyonlarca dolar ilac parasi odemesi dogru mu?Bu sahislar iyilesse bile dunyada gozle gorulur bir degisiklik yaratma ihtimalleri sifir olmasa bile sifira yakin.Hayirseverlerin bagis yapmasindan bahsetmiyorumOzgur iradeleri.Sosyal devlet olmak zorunda miyiz sizce?Sakin cal
Devletin tek bir kisi icin milyonlarca dolar ilac parasi odemesi dogru mu?
Bu sahislar iyilesse bile dunyada gozle gorulur bir degisiklik yaratma ihtimalleri sifir olmasa bile sifira yakin.
Hayirseverlerin bagis yapmasindan bahsetmiyorum
Ozgur iradeleri.
Sosyal devlet olmak zorunda miyiz sizce?
Sakin calacaklarina boyle kullanilsin demeyin
Bambaska konular.
Daha yetiskin bile olmamis cocuklar icin milyonlarca dolar ilac parasi odemesini devletin destekliyor musunuz?
0
müptezel dostoyevski
(25.12.20)
tek bir çocuk dediğiniz çocuk sizin çocuğunuz, kardeşiniz hatta yalnızca akrabanız olsaydı bu soruya vereceğiniz cevabı tekrar düşünün bence. tek bir çocuk nasılsa yenisini yaparım diye mi düşünürdünüz acaba?
0
amugochi
(25.12.20)
bence devletin varoluş amacı budur zaten. bana lazım olduğunda işimi yapmayacaksa ben ona neden bağlı kalayım? saçma sapan iş adamlarına vergi indirimi/muafiyeti yapacaklarına keşke hep ihtiyaç sahiplerine yada tedavi olabilecek hastalara dağıtsalar paraları.

insanı yaşat ki devlet yaşasın.
0
trajikomix
(25.12.20)
amugochi- cevabi dusundum basligi acmadan tabi. devletin bu isleme zorunlulugu olmadigina kanaat getirdim. devlet ayri, hayirseverlerin yardimci olmasi ayri olay. vergilerin tek bir cocugun milyonlarca dolarlik ilac parasi icin kullanilmasi gerektigini dusunmuyorum sonuc olarak, kaanaatim bu yonde oldu

trajikomix - hukumetler degisebilir bu durum da degisir, bunu sadece su an ki hukumet icin ele almayalim, kesin olmamakla beraber abd de sosyal devlet anlayisi olmadigina yonelik cokca yazi goruyoruz, ozel saglik sigortan olsa bile belli noktalarda destek sagliyor, abd bu noktada tek bir kisi icin milyonlarca dolar odemeyip hata mi ediyor? bana kalirsa yaptiklari bir hata yok ortada.

potansiyeli ve yetenegi cok yuksek bir cocuk kesfedilir, onun icin 100 milyon dolar harcanir, dunyayi degistirecegi tahmin ediliyordur, ama hicbir yetenegi daha ortaya cikmamis birileri icin, tum halkin vergisini riske atmak, akil alir gibi gelmiyor
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
Anlayamadım ben, devlet hayrına mı yapıyor? Net ve brüt maaşınız arasındaki farkı bir karşılaştırın. İşçi/memur her ay kötü günler için zaten devlete ödeme yapıyor.
0
kojonotsuki
(25.12.20)
kojonotsuki - zaten buna yonelik hastane ihtiyaclarini karsiliyor devlet, milyon dolarlik ilaclari listesine almiyor. almamakla iyi de yapiyor bana kalirsa. ama surekli instagram ve twitterda buna yonelik algi operasyonu yapiliyor, devlet bu ilaclari listesine alsin diye. devlet bir hayir kurumu mudur? halkin vergisini referandum yapmadan kafasina gore dagitabilir mi?

referanduma gidilip, bir birey icin maksimum hastane saglik harcamalari ust limiti ne kadar olmalidir? gibi bir toplum gorusu alinmak zorunda degil midir ya da ekonomistlerden bu yonde feedback alip karar vermesi gerekmez mi, seffaf ve dogruluk adina.

ben xxxx birim vergi odemisken x birim vergi odeyen biri benim milyonlarca kat daha fazla oranimda saglik harcamasi yapma hakkini nasil kazanabilir? esitlik ilkesine uygun mudur, bence toplum olarak duygusal bakiyoruz bu konuya gibi geliyor
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
her insanın yaşama hakkı vardır, gerçekten aşırı temel bir haktan bahsediyoruz. bakış açınız ableism'e kayıyor. herhangi bir sağlık problemi olmayan çocuğa bile devlet eliyle bir sürü sağlık ödemesi yapılıyordur mesela. bu çocuk ilerde sizin tabirinizle "potansiyeli ve geleceği" olmayan bir insan olacaksa bu para da mı boşuna gitmiş oluyor? samimi bir meraktan soruyorum gerçekten bakış açınızı anlamak için yanlış anlamayın. o zaman bu devlet neden var? (hükümet değil, devlet)

@ala09 size de bir sorum olacak. hadi bu hastalık gerçekten de öyle oluyor diyelim. dünyaya ne annesini, ne babasını, ne onların akrabalığını ne de hastalığını seçerek gelen hasta çocuğun bir kuruş bile almayı hak etmeyecek günahı nedir bu noktada?
0
amugochi
(25.12.20)
Milyon dolarlık ilaçlar, nadir görülen hastalıklar için. Toplam bütçe içindeki yeri minimal.
Bir de, sigortanın mantığı zaten budur, riskin dağıtımı. Milyonlarca insan milyarlarca tl prim öder, kimi doğru düzgün sağlık harcaması yapmadan yaşar gider, başka biri kronik hastalığa yakalanır uzun yıllar tedavi/ilaç harcaması oluşturur.
Sosyal devlet olmak da budur zaten. Aksi, devlet bu iştem neredeyse tamamen elini çeksin, sgk primi almasın, özel sağlık sigortası sistemine geçilsin, ödediğin prim kadar risk kapsamı geniş olsun demek.

Bu konu hakkında değerlendirme yaparken, bakkal hesabı yapmak yerine, sağlık ekonomisi, geri ödeme, nadir hastalıklar gibi konular hakkında bilgi sahibi olup sonra değerlendirme yapmak daha iyi olur.
0
efx
(25.12.20)
Sağlık bir insan hakkıdır ve bu hak, diğer tüm haklar gibi yüzlerce yıllık toplumsal mücadeleler sonucu kazanılmıştır. Bir insanın sağlık hakkına erişebilmesi için illa dünya üzerinde gözle görülür bir değişim yaratma ihtimali olması gerekmez. Sadece insan olması yeterli. Bu tedavilerin neden milyon dolar maliyeti olduğunu sorgularsan daha doğru bir kapı açmış olursun kendine. Hak ve özgürlükler oylamaya tabi değildir, referandumla emeklilik de kaldırılsın mesela, olur mu? Olur dersen şaşırmam tabi.

Hoş xxx vergi ödeyenin x ödeyenden daha fazla sağlık hakkı olduğunu düşünen birine laf anlatmanın beyhude olduğunu düşünüyorum ama umut biz x vergi ödeyenlerin ekmeği işte.

Yurttaşlık kavramı ve bilinci öyle bir erozyona uğradı ki son yıllarda, devleti yönetenlerin ve büyük burjuvazinin hayalini kurduğu ama açıktan diyemediği ne varsa onları dile getiren "ortalama vatandaş" her yerde peydah olmaya başladı.
0
temasettin
(25.12.20)
bakanlığın tek bir kişi için, gerek ameliyat olur gerek tedavi olur milyonlarca lira harcaması doğru. sistemin temel mantığı bu zaten.

ama soruyu sma hastaları için soruyorsan, orada durmak lazım. bakanlık bu konuda resmi olmayan açıklamalar da, ödeme kapsamına almayı çok istiyoruz ama ilaç şirketleri hastaları çok manipüle ediyor, bir çok çocukta ilaçlar yaş kilo vs'den dolayı etki etmediği halde umut vadediyorlar, ve bazı tedavi yöntemleri de faydasız demişti.

bunun gibi bazı nadir ve milyon dolarlık ilaçlarda dönüyor maalesef bu manipülasyon durumu.
0
avatar is back
(25.12.20)
Evet, devlet ödemeli. Kişilerin yaşam hakkı “zenginlerin” vicdanına bırakılmamalı. Ancak devlet önleyici sağlık hizmetlerine de yatırım yapmalı. Nüfus planlamasının din dışı bulunup askıya alındığı, akraba evliliklerinin sözümona din alimleri tarafından özendirildiği bir ülkede yaşıyoruz maalesef.
0
auroraaurora
(25.12.20)
efx- sosyal devlet anlayisini halk benimsemek zorunda mi peki? evet bu ulke vatandasiyiz, ama ileride medeni bir duruma gelirse bu ulke, halkin goruslerine gore sekillenmesi gerektigini dusunuyorum bircok harcama kaleminin. egemenligimiz noktasinda kusku yaratmayacak tum konular, seffaflik ile halkla paylasilmali.
ama sosyal devlet analyisini benimsemene saygi duyuyorum tabi ki
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
amugochi - devlet vatandaslari icin var, osmanli zihniyeti gibi, halk sefalet icinde olsun, devlet ayatka kalsin dusuncesinde degilim. halkimiz refah icinde olmali. egemenligimizi korumali, muasir medeniyetler seviyesinde tutmali. ama toplumun dusuncesini kaideye almali.
sosyal devlet anlayisini benimsemek zorunda degil diye dusunuyorum bu halk.
bu konuyu sizce vakiflara devredemez mi? bircok hayir sever bu vakiflari yonetiyor, halihazirda.
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
r evolution - evet guzel cevap, teknolojiye ve bilime yapilacak her turlu yatirimi destekliyorum.
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
avatar is back - icinde milyon dolar ilac ucreti olan her hastaligi katiyorum konuya, devlet baskidan oturu mecburen ekliyor cogu ilaci. dediginiz durumlar ayri konular tabi, ilac sirketleri kazanc elde etmek icin, yasama umudu pazarliyor.
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
auroraaurora , sunu soracagim, neden destek olmak istemedigim biri icin, vergilerimden o kisiye para gitmesini kabul etmek zorundayim ? medeni bir ulkede her sey seffaf ve halkin onayi alinarak yapilmaz mi? devletin sosyal devlet anlayisi yarin degisebilir, bu degisimi istiyorum, destek olacagim.
dediginiz nufus planlamasi konusunda destekliyorum sizi, nufus planlamasi sart.
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
şu anki devlet yapımızda diğer israflar bitsin sağlık karşılansın evet. Çünkü devlet sürekli alıyor, bize verebildiği nadir şeylerden biri sağlık. (güvenlik bile veremiyor diyebiliriz bak)

Bence vermemesi de makul ama o zaman çalışma hayatında ve aldığımız her üründen bu kadar vergi alınmamalı, herkes paşa paşa özel sigortasını yaptırmalı, yaptırmayan da ölür veya çok borçlanır. Bu sisteme geçersek herkes kendi bacağından asılır ama Türkiye'nin bu düzene gelmesi imkansız gibi (en azından bizim ömrümüz içinde).
0
nhk ni youkosu
(25.12.20)
Türkiye’de sosyal devlet yok ki. O ilaçların ücretinin karşılanması da popülizm sadece. Sizin zihniyetiniz hakim zaten, merak etmeyin. Güvenlik hariç, o da şüpheli, ücretini ödemediğim hiçbir hizmet almıyorum ben bu devletten. Bordroma bakınca hafakanlar basıyor.
0
auroraaurora
(25.12.20)
yani sizin bakış açınıza göre amerika gibi sağlık harcamaları özel sağlık sigortaları kapsamında olmalı, devlet eliyle yönetilmemeli gibi anladım ben. bu durumda devletin benim maaşımdan aldığı vergiyi bana geri vermesi lazım.

devlet buna yanaşmaz, bizden aldığı vergiler oraya harcadıkları paranın yanında gerçekten bir hiç kalıyor. asıl bu vergiler kimin cebine gidiyor onu sorgulamak gerekiyor.
0
bigcaptain
(25.12.20)
Ben de müptezel dostoyevski gibi düşünüyorum. Tedavi kararı farklı sosyal statüler göz önünde bulunularak verilmeli. Geçende 4 çocuğunun 2'si sma hastası olan birinin bir çocuk daha doğurup onun da sma hastası olması gibi bir durum vardı mesela. Bilimsel ve genetik olarak o çiftin belli bir riski varsa ve bu riski aileler üstleniyorsa devletin böyle bir durumda milyonlarca doları 2 çocuğu kurtarmak bile değil daha rahat yaşatmak için harcaması bana adil gelmiyor.

Farklı şirketlerin vergi kaçırıyor olması bambaşka bir konu - onlar vergi kaçırmasa da artan parayla yapılabilecek yine binlerce şey bulunabilir zaten genetik sorunu olduğu belli olan bir ailenin bile bile lades dediği yeni çocukları tedavi etmektense. Toplum olarak bu riski herkes karşılamak zorunda mı?

Zaten bu sma konusunun kesinlikle ilginç şekilde birden gündeme geldiğini düşünüyorum, yani böyle bi hastalık mı yoktu, ilacı mı yoktu bilmiyorum ama acayip karlı bi iş gerçekten.

Edit: yine başka bir örnekle mesela sigara içenlerin ya da alkoliklerin kanser masrafını toplumun geneli ödemek zorunda olmamalı. Bunlar bile bile alınan riskler, ben sağlıklı yaşamaya çalışan biri olarak neden sorumsuz yaşayan insanların masrafını üstlenmeliyim? Ha amenna adamın başına hiç önleyemeyeceği bir şey gelir, o konuda tabii ki devlet baba yardım elini uzatacak. Ama bile bile lades dedin mi orada bence dürüst vergi verenlerin hakkı yeniliyor.
0
roket adam
(25.12.20)
Aynı mantıkla asker polis de olmasın? Savunma sanayi de olmasın? Ne yani teröristler gelip sınırda 3 4 kişiyi öldürecek diye milyonlarca dolarlık harcama yapılıyor? Ne olur biri sokakta seni kurşunlasa? Amaaan güvenlik de neymiş... devletin amacı insanların güvenliğini, sağlığını korumak ve insanı yaşatmak degil midir? Devlet it köpek tayfasına para yedirirken milyar dolarlık vergilerini silerken sesi cikmayan insanlar sma hastarina harcanacak paraya laf ediyor. Burada sizi kastetmiyorum, yalnız değilsiniz. ayni kafada cok sahis var ne yazik ki.
0
sen de git sen de unut
(25.12.20)
Ulusal güvenlik ile bireylerin güvenliği ayrı şeyler. Sınır sorunu bir ulusal güvenlik sorunudur, bireysel bir durum yok yani ortada. Keza sokakta milletin birbirini vurması da bireysel bir sorundan ziyade toplumsal güvenliği tehdit ediyor.

Keza ite köpeğe para yedirilmesini de kimse savunmuyor. Ancak ite köpeğe para yedirilmese bile, artan parayla tüm risklerin farkında olarak halen 3. çocuğu sma hastası olan bir çifte milyon dolar yatırılmasını mantıksız buluyorum. Bir milyon dolar ile bir sürü fakire iş fırsatı doğurabilirsiniz mesela, ya da doğum kontrol kampanyası yapılabilir.

Türkiye'nin bu durumda olmasının sebebi biraz da "aşırı sosyal devlet" olma kasıntısı maalesef, burada böyle bir kaynak yok bu kadar basit. Mesela devlet toki eliyle ucuz konut yapıyor, ucuz konutu alan dar gelirli istanbulda yaşamaya devam ediyor, dar gelirli olduğu için aç kalıyor, bu sefer halk ekmek yoluyla ucuz ekmek veriyorsun, bu sefer iş bulamıyor memur ve belediye kadrolarını şişirip bir sürü insana boş yere para veriyorsun. Bu bir döngü yani. Halbuki toki olmasa, istanbulda yaşayacak kadar para kazanamayan adam başka yerde yaşayacaktı, ne bu kadar darlık olacaktı, ne bu kadar sosyal yardım gerekecekti. Tarım yapması gereken adam köyünde tarım yapacaktı, şehirde iş yapması gereken şehirde yaşayacaktı. Devletin serbest piyasaya çomak soktuğu her alan ekonomiyi alt üst ediyor kısacası. Ben tam liberalizmi desteklemiyorum (sağlık tarafı amerika gibi oluyor çünkü) ama sağlık hizmetlerinin %100 devlet tarafından finanse edildiği bir sistem de türkiyede olduğu gibi özel hastane ve ilaç şirketlerini aşırı zengin yapmana rağmen, sağlıksız bir halk yaratıyor. Para boşa gidiyor kısacası.
0
roket adam
(25.12.20)
Devlet sevmem, ama sağlık için devlet tarafından para harcanmasına/toplanmasına genel olarak karşı değilim (eğitimin devlet tekelinde olmasına karşıyım mesela), hele çocuğa harcanmasına hiç karşı değilim. 80 yaşındaki adam 3 yıl yaşasın diye milyon liralar harcanıyor, çocuğun en azından büyüyüp çalışıp kendini amorti etme ihtimali var.

Onun haricinde bu "fine-tuning" çabası çok riskli. Yani devlet olarak ya ayrım gözetmeden herkesi karşılarsın ya da kimseyi karşılamazsın. İşin içine potansiyel, genetik, zeka şu bu karıştırdığın zaman o iş yarın öbür gün "kürt/alevi çocuklarını tedavi etmeyelim, zaten vatana millete hayırlı olmayacaklar" noktasına iki günde gelir. Kaldı ki potansiyel ölçülecekse bile kim ölçecek? Bunun otoritesini başkasına niye bırakayım?

Aynı şey sigara/alkol tüketimi için de geçerli. Kanser riskinin çoğu genetik, ailesinde kanser geçmişi olanların çocuk yapmasını yasaklayalım, yaparlarsa da "riski biliyordunuz, sizin sorununuz" diyip yardım etmeyelim. Olacak şey değil. Yani olur da nasyonal sosyalist olmamız lazım onun için, olmasak daha iyi bence. Kaldı ki bunun beslenmesi var, hava kalitesi var, milletin götüne analiz cihazı takıp "kızartma yemeseydin sen de, damarlarının yağlanması senin suçun" diyemeyeceğimiz için pratikte de anlamsız bir istek bu.

Onun haricinde bence teoride en güzeli ilaç şirketlerinin, özel hastanelerin çok ağır denetlendiği, ama devlete bağlı olmadığı bir model. Ama onda da adamların senden çok parası oluyor, devleti satın alıyor, kabak yine sana patlıyor, çözemiyorsun. Teorisi güzel de pratiği tatsız.
0
plutongezegendegilmi
(25.12.20)
Plutongezegeni, kesinlikle haklısın. Zaten şu an ideal dünyadan bahsediyoruz. Ancak bir noktada çok hemfikir değilim - bazı genetik hastalıkların riski gerçekten siyah ve beyaz denebilecek kadar net bir şekilde tespit edilebiliyor. Hem toplum sağlığı, hem kısıtlı kaynakların kötüye kullanılmaması açısından bence genetik hastalıklarda bu konuşulabilir. Lakin tabii sigara ve alkol konusu çok ekstrem örnekler, dediğin gibi onları tam olarak belirlemek çok zor.

Mesela bi örnek vereyim, amerika'da bazı sigorta şirketleri abonelerine ücretsiz akıllı saat (apple watch tarzı) veriyor. Gönüllü olarak veri paylaşırsan ve spor yaptığın, aktif bir yaşam sürdüğün tespit edilirse daha düşük sigorta primi ödüyorsun riskin düştüğü için. Aynısı araç kaskosunda da oluyor, bir cihaz yardımıyla araba sürüş profilini çıkartıp, agresif kullanıyorsan çok, sakin kullanıyorsan az prim ödemeni sağlayabiliyorlar ve bu çok mantıklı. Bir birey olarak da %100 desteklerim bunu yani. Bu fine-tuning işini piyasaya bırakıp, devlet mekanizması ile denetleyebilirsen sonuçlar süper çıkabilir. Amma velakin pratikte türkiye gibi bi ülkede bunu yapmak mümkün değil çünkü "sosyal yardımlar" ile yaşayan onlarca milyon "oy" var bu ülkede, yani devlet eliyle dilenci yapılmış milyonlar var maalesef.
0
roket adam
(25.12.20)
roket adam- "sosyal yardımlar" ile yaşayan onlarca milyon "oy" var bu ülkede, yani devlet eliyle dilenci yapılmış milyonlar var maalesef.

mis gibi cevap gercekten cogu duruma.
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
@müptezel dostoyevski zaten sgk, ilaç vs yapılan harcamaları paylaşıyor, gdp'ye kıyasla, gelişmiş bir çok ülkeye kıyasla sağlığa az oranda kaynak aktarılıyor. Ülkenin önemli bir kısmının işsiz, asgari ücretle geçinen insanlar olduğunu düşündüğünde, halka gidip "artık sağlık güvencesi vermeyelim, sağlık sistemini tamamen özelleştirelim" diye sorarsan alacağın cevabın ne olacağını tahmin edersin sanırım.
Artık tüm vatandaşlara belirli bir miktar vatandaşlık maaşının verilmesinin tartışıldığı bir dünyada, sağlık harcamalarının toplam gdp'nin %4.7'sini oluşturduğu Türkiye'nin sağlıkla ve bütçeyle ilgili en önemli konusu bu diyen varsa bir zahmet vizyonunu genişletsin.
0
efx
(25.12.20)
Bahsettiginiz heralde zolgensma.

Bir kere burada sunu atlıyor olabilirsiniz; sosyal devlet olan ülkelerde bu hastaligin bir tedavisi kesinlikle karsilanmali, tedavisi karsilanmayan hastalik sosyal devlete aykırı.

Yalniz şöyle bir olay var; zolgensma pahalı ama spinraza (devletler tarafindan karsilanan) hayat sonuna kadar kullaniliyor, cocuk sürekli hastaneye gidiyor (masraf), ilk yil 600bin dolar kadar sonra her yıl 300bin dolar civari.

Simdi böyle hesaplayinca zolgensma daha ucuza geliyor.

Fransa'da bu zolgensma doktor onay verirse karsilaniyor. Ki tahminim EU yakında alım gücü olayiyla fiyatini falan iyice düşürür.

Neyse, devletin ben bu tedaviyi karşılaşılamiyorum ölün banane demesi kadar saçma bir şey olamaz.
Ha tabi Türkiye'de zolgensma karşilanmasini görmek çok zor bence. Böyle insanlari millete dilenmeye yöneltmek varken.
0
logisticsmanager
(25.12.20)
"Bu sahislar iyilesse bile dunyada gozle gorulur bir degisiklik yaratma ihtimalleri sifir olmasa bile sifira yakin."

"potansiyeli ve yetenegi cok yuksek bir cocuk kesfedilir, onun icin 100 milyon dolar harcanir, dunyayi degistirecegi tahmin ediliyordur, ama hicbir yetenegi daha ortaya cikmamis birileri icin, tum halkin vergisini riske atmak, akil alir gibi gelmiyor"

Kimin yaşayıp kimin yaşamayacağına karar vermek istiyorsunuz yani? Yani devlet bakacak "Lan salak sen daha üniversiteyi kazanamamışsın sen yaşama, sen kazanmışsın da 5 sene olmuş hala bitirememişsin senden de bir bok olmaz, sen de yaşama. Sen zeki çocuğum gel yaşa bakayım."

Bu faşistliğe giriyor olabilir ama emin değilim.

Bir de yani 8 milyar insandan kaç kişi dünyayı değiştirmiş? Hitler'i çocukken çok zeki olarak algılarsak ne yapacağız mesela?

Bakış açını değiştirmen lazım. İnsanlığın amacı evreni fethetmek için her şeyi yapmak olsaydı o zaman bütün insanlık uğruna bu amaç için çalışırdık. Bütün kaynaklarımızı bu amaç için harcardık. Dolayısıyla ayak bağı(!) olacak, kaynaklarımızı sömürecek(!) insanları öldürürdük(!) en kısa zamanda evreni fethetmeye çalışırdık.

Ama bizim böyle bir amacımız yok (belki 2-3 kişinin vardır). Amacımız bu dünyada mutlu mesut yaşamak. Her insanın da yaşama hakkı var. Bütün sözleşmelerde bu hak güvence altına alınmıştır. Kimin yaşayıp kimin yaşamayacağına karar veremezsin.

Bir de eğer iş buralara gelirse sistem daha da karmaşıklaşır. Mesela bütün gün götünün üstünde oturup internete yorum yazan insanlara devlet ağrı kesici bile vermez. Salaklara ekstra salaklık vergisi koyar. Zekilere ise her şey bedava olur vs. vs.

Güzel distopya romanı olur bundan he.
0
ardt
(25.12.20)
j r r tolkien hayrani , cevabniz guzel, iyi bakis acisi, ama devletin olmama olayini halk bireysel sekilde kapatamaz, guvenlik vb cok fazla detay var, devletin olmamasi imkansiz duruyor gunumuz sartlarinda, dunyadaki herkesin iyi niyetli, kotulugun olmadigi vb bir durum olmali ki devletler ortadan kalksin, ki bu da hayal gibi
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
ardt, vergilerimin nerelerde harcanagi noktasinda soz hakki sahibi olmak istemem fasistlik mi? zorunda miyim sizce buna? bize baski yapmis olmuyor musunuz sizce, bi degerlendirmenizi rica ediyorum, bana zorla, odedigin vergi bu kisilere gidecek demis oluyorsunuz su an, istemiyorum ki bunu
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
logisticsmanager , neden olamaz ki, devlet saglik sektorunde soz sahibi olmak zorunda mi? ya da sosyal devlet olmak zorunda miyiz sizce? abd, sosyal devlet degil ornek olarak
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
efx, sizce her birey vergisinin nerelerde harcandigini gormek istemekte ozgur degil mi? ben bu noktalarda hizmet almak istemeyip, baskasinin da benim vergimden bu noktada destek almasini istemiyorsam, bu fona param gitsin istemedigimde bu ozgurluge sahip neden olamiyim sizce, halki buna zorlamak dogru mu
0
🌸müptezel dostoyevski
(25.12.20)
"ardt, vergilerimin nerelerde harcanagi noktasinda soz hakki sahibi olmak istemem fasistlik mi?"

Ofansif olmak istemiyorum aslinda ama daha yumusak ifade etmem mumkun degil: eger kimin yasayip kimin yasamayacagina karar vermek istiyorsan ve de kisilerin zekasina bakarak buna karar veriyorsan, kusura bakma ama evet bu fasistligin âlâsıdır. Bakis acini degistirmen lazim acilen.

Yoksa senin fikrine gore şoyle yapmamiz lazim: Vatandaslar IQ derecesine gore vergi versinler. IQ azaldikca vergi artsin. Toplanan vergiler de belli bir IQ'nun ustundeki, yani dunyayi degistirme ihtimali olan kisilere verilsin.

Senin mantigini oturttugumuz zaman gelecek duzenlemelerden sadece biri bu.

Oyle "para benim, nasil harcayacagima ben karar veririm" demekle olmuyor. "Bu cocuk benim" deyip cocugumu öldürebilir miyim ben mesela?
0
ardt
(25.12.20)
bence ikinizin orta noktası şu şekilde bulunabilir: müptezel arkadaşımız ben devletin sağladığı sağlık hizmetlerinden faydalanmayacağım kardeşim, bunun parasını da ödemiyorum diyebiliyor olmalı. böylece şuna buna yardım ediyorum demek zorunda kalmaz, kendi başının çaresine bakar. bunun bir light versiyonu avrupa ülkelerinde (bkz: kirchensteuer) olarak yapılıyor, hristiyan değilsen adam senden kilise vergisi almıyor mesela, bunun gibi seçimler yapılabiliyor olmalı "en azından".

keza emeklilik konusu da aynı şekilde, ben kendim birikim yapabilecek finansal okur yazarlık ve zekaya sahibim kardeşim, devlet bana maaş falan bağlamasın benden sgk primi de kesmesin diyebilsem, eminim ki devletin bana ayıracağı dandik emekli maaşından çok daha yüksek bir para ile emekli olurum. ama şu anda böyle bir seçim sunulamıyor, çünkü devlet kendi ayağına sıkmış olacak, devlet politikası şu anda tamamen "iyi kazanan" beyaz yakalıların sırtından, dar gelirlileri sürdürülemeyecek şekilde sübvanse etmek üzerinden yürüyor. bize bu imkanı tanısa paramın diyanete, tokiye falan gitmesine imkan verir miyim?

ancak bunlar dışında, atıyorum gelir vergisi, kdv vesaire bunların nereye harcanacağı konusunda maalesef o kadar granüler bir seçim şansı sunmak realistik görünmüyor.
0
roket adam
(25.12.20)
"sağlık hizmetlerinden faydalanmayacağım kardeşim, bunun parasını da ödemiyorum diyebiliyor olmalı"

Yani şu durumda x kisisi, devletin ufacik bir parcasi. Devlet iyi almiyorum senden vergi dese, bunun bir karsiligi yok. Yani sistemden tek tek kisiler halinde cikamazsin. Devlet, senin hastanelere giden parani hesaplayip o parayi sana iade edemez.

Kilise ve vergi konusunu bilmiyorum ama orada da cok ozgur bir secim yoktur. Eger hristiyan olarak geciyorsan otomatikman vergi sistemine dahil oluyorsundur ya da sistemde hristiyan gozukmuyorsan dahil olmuyorsundur. Belki hristiyan olup da parasinin kiliselere gitmesini istemeyenler var, bu da olabilir. Kaldi ki o insanlar hala kilisenin kararlarinda soz sahibi olamiyor mesela. Soz sahibi olacak kisileri cok dolayli yoldan seciyorlar.

Bir not: nazilerin sakatlari ve beyin ozurlulerini katletmesinin konumuzla alakasini dusununuz.
0
ardt
(25.12.20)
"Nasil cikamiyor? Turkiyede bile oluyordu bu durum, mesela bireysel emeklilik sistemi vardi. Herkes direkt dahil edilmisti ancak sonradan isteyen cikabiliyordu yani cok zor degil o sistemden cikmak."

Hayir, onu biliyorum tabii ki ama benim kastettigim, benim cebimden cikip da hastane yapimina, saglik calisanlarina giden paranin bana iade edilmesi gibi bir sey yok. Boyle bir sey de gelmeyecek.

"Yani olumlu anlamda gorus bildirrmek bile o yonde bir karar vermeye calisma demek oluyor. 'Bu durumdaki herkes tedavi olsun, kisi secilmezsin' desen bile yine bisekilde 'kimin yasayip yasamayacagina' karar vermeye calismis oluyorsun."

Hocam iste sen burada lafi carpitiyorsun. Evet, belki devletin yasasinda "herkesin tedavisini karsilama zorunlulugu" diye bir sey yazmiyor ama arkadasin bahsettigi ornekte buna sen karar vermis oluyorsun. Arkadas diyor ki, atiyorum mesela bir odada 3 kisi var ölüm doseginde, ayni ilacla duzelecek bunlar ama bu ilaclarin her biri 100 milyon. Devletin kasasinda da bolca para var ama sen odaya giriyorsun ve diyorsun ki "salak olan 2 kisiye bu ilactan vermeyin, sadece zeki olani yasatin"

İste burada kimin yasayip kimin yasamadigina tam olarak sen karar vermia oluyorsun.
0
ardt
(26.12.20)
Ben kimseye kendi goruslerimi empoze etmeyw calismiyorum.

Sozum meclisten disari ama mesela nazileri, onlarin goruslerinden caydirmaya calissam bu da mi fasizme girecek?
0
ardt
(26.12.20)
"Onu gectim klasik 'denize dusse x i mi Y yi mi kurtarirsin' sorusunda bile o secimi yapiyorsun bisekilde"

Orada bir tanesini kurtarabiliyorsun ama. İkisini kurtarman mumkun olmadigi icin o mu bu mu diye soruyor. Bizim olayda ise devletin yeteri kadar parasi var ama "hayir, bu parayi salaklari kurtarmak icin harcamayalim" diyorsun.

Bu ustteki lafi gonul rahatligiyla telaffuz edebilecek biri icin de dusuncelerimi belirttim.
0
ardt
(26.12.20)
ardt - olayimin fasistlik ile uzaktan yakindan alakasi yok ki, fasistlik olgusu bambaska bir sey, yukaridaki arkadas acikladigi icin ekstradan tekrar aciklama yapmayacagim, demagoji yapilacak bir konu degil benimkisi, sadece ozgurluk noktasinda ozgur olma, kazandigim parayi kendim yonetme istegim var, ve bunu istemiyorum diye, toplum tarafindan, senin demin yaptigin gibi, yeterli para var ve bunu niye harcamiyoruz, bir cocugun olmesine goz mu yumacaksin, tepkisi yemis oluyorum, bu bir cocuk iki cocuk olayi degil.

ben gelecegi degistirme olayini sundan dolayi belirttim, gelecegi goruyor olsak, o cocuk dunyayi degistirecek cocuk olsa, harcama yaparsin. ama zaten kimin gelecegi degistirecegini bilme imkanimiz yok. iq su cocukken cok yuksek cikmis insanlar ileride toplumu degistirecek olaylar yapiyor diye bi garanti yok.

ama tabi ki, yetenekleri cok bariz olan kisilere, ozel imtiyazlar taninmali. ama bu imtiyazlarin icerisine, torpil karismamali. kendi cocugunu o imtiyazlarin icine sokacak insanlar olmamali.benim isteklerim gunumuz sartlarinda biraz imkansiza kacabiliyor, bundan dolayi cok yalin sekilde, parami istedigim sekilde kullanma ozgurlugune bagladim olayi.

benim param, ben secmeliyim, devlet veya hukumet, bize bu ozgurlugu getirmeli. umarim bu ozgurluge kavusuruz ileride.
0
🌸müptezel dostoyevski
(26.12.20)
j r r tolkien hayrani - bireysellik ve devlet konusunda durum su, devlet olmadigi zaman, yerine baska otoriye koyabiliriz ya da koymayabiliriz. koymadigimizi farzedelim. 5 milyon nufuslu bir ulkeyiz, dunyada diger ulkeler olmaya devam ederken, biz ulke olmaktan vazgecersek nasil bir sey ile karsi karsiya kalacagiz ? 1 gecede bu duzenin degisme imkani yok, sinirlari nasil koruyacagiz ? ornek veriyorum 5 milyon kisi her konuda fikir belirtme ozgurlugune sahip olalim

gunde milyonlarca karar vermemiz gereken sey olacak, 5 milyon kisi surekli olarak fikir belirtemez

ama bizim goruslerimize en yakin kisileri sectigimizde hukumet partileri oluyor.

buna devlet veya hukumet demeyelim.

ama fikirlerimize en yakin kisileri secmis oluyoruz.

sonucta bize en yakin kisiler, idareyi saglasin diye isbirligi yapiyoruz

dunyada tamamen ulkeler ve sinirlar kalkacak derseniz, bu noktada uyusabiliriz, sinirlara inanmiyorum, iyi veya kotuye inaniyorum.

keske tum toplumlar baris icinde yasasak

olay biraz karisiyor bu konuda.

isteklerim var, ama bu isteklerimin pratige donusmesi cok zor.

devlet ortadan kalkinca, direkt bireysel kalicaz diye bi durumda yok tabi.

ama sonucta adina devlet demesek bile bi mekanizma olusacak.

5 milyon nufuslu bir ulke, ulke olmaktan vazgecti, kabile sistemi diyecegim bir sisteme gecti diyelim, ahmet isimli sahis bos gordugu butun topraklara ev dikmeye kalkti, dunya benim dedi, topraklar hepimize ait dedi, herkes bos buldugu yeri sahiplensin dedi ornegin, ben sizin kabilenize de katilmiyorum dedi, otoritenizi tanimiyorum dedi, burada sinirlari nasil cizebiliriz ki ?

o zaman sen kendi uzerinde bir guc istiyorsun, durum oyle diyebilirsin, ama sanirim mutlak bir gucun olmasi gerekiyor duzen saglanmasi adina. bu mutlak gucun, seffaf, liyakata uygun, durust ve guvenilir olmasini istiyorum. lakin bir toplumu yonetmekte tamamen durust sekilde olamiyor, karisik biraz durum. basit gormuyorum acikcasi, biraz konu allanip budaklaniyor, konu konuyu aciyor.

su an ki sartlara gore istegime gelirsek, devlet duzenine karsi degilim, ama devlet bireyler icin var, ama bireylere ozgurluk tanimlamasi yapmali. devletin kisitlamalari maksimum duzeyde degil, toplumu ayakta tutacagi kadar olmali. radikallikten uzak olmali ve toplumun genel cikarlari icin calismali.

maksimum ozgurluk ve maksimum secim imkani tanimlamasi yapmali.
0
🌸müptezel dostoyevski
(26.12.20)
"that escalated quickly" diyorum ama @muptezel; devlet sosyal devlet olmak zorunda değil, ben sosyal devlet açısından konusuyorum.
Açıkçası su an Fransa gibi sosyal devletin üstlerinde olan bir yerde mutluyum, disten göz doktoruna hepsi karsilaniyor. Issiz kalirsam 3 yila kadar maas var, covid dönemi yüzde 100 maas karsilamasi yapildi vs.

Bunlari devlet yapmak zorunda değil ama sosyal devlet yapmak zorunda.

Siz temel liberal devlet diyorsunuz; evet devletin polis gibi temel güvenlik dışında hicbir şeyle ugrasmamasi lazım. Misal ev sahibi seni evden mi atacak? Kendi sorunun. Ama Fransa'da misal seni kışın evden atamaz.
Işveren istedigini isten atar. Fransa'da atamaz.
Devlet sagligi karsilamaz, hele 1 milyon euroluk ilaci. Fransa'da karsilar.
Devlet vergi az alir (ki Amerika'da vergiler az değil), Fransa'da daha fazla alir.

Ben sosyal devlet tarafından yasiyorum, siz liberal devletin metro yapmaya bile katilmadigi, vatandasi herhangi bir sekilde isverene karsi falan korumadigi sistem istiyorsunuz, saygı duyarim.
0
logisticsmanager
(26.12.20)
'Birisi gelsin benim sorunumu cozsun, gucunu gostersin baskalarini korkutsun. Ben ona itaat edeyim o da beni korusun'

durum boyle degil

tak diye 1 gecede tum dunyada devletleti yikmak mumkun degil.

kendi icinde bulundugumuz toplumdaki mevcut kosullari, kademe kademe iyilestirip, en mutlak dogruyu deneme yanilma yontemiyle bulmaliyiz.

ben ortaya tek basima cikip tum dunyada sinirlar kalksin, devlet kalmasin, mutlu mesut yasayalim diye ortaya cikip kosturmaya kalksam, bir anlami olmaz.

ama icinde bulundugum toplumda, kisa surede gerceklestirebilecegim, ozgurluk adina yeniliklere yogunlasirsam bunu gerceklestirme imkanim var yasadigim surecte. olaya bu sekilde odaklaniyorum. siz ise genel bir hedefiniz var, olmasini istiyorsunuz, ama o hedefi gerceklestirme ihtimalimiz yok gibi, sadece soylemde kalma durumu daha yuksek degil mi sizce? hayal gibi biraz
0
🌸müptezel dostoyevski
(26.12.20)
j r r tolkien hayran, soylediklerinizi bir yerden yakalayip ele almak gerekiyor, aklinizdaki fikirleri faaliyete donusturmek adina bir cabaniz var mi bilmiyorum, burada fikir paylasiyoruz, muhabbet amacli

benim size sorum su olur, fikir yurutmemi istemiyorsaniz

Benim düşünceme göre ise en başından devlet şeklindeki bir yapının olması yanlış.

bu cumleye karsilik sizden uzun uzun, ulkemiz veya genel dunya adina, devletlerin yikilis surecini ele almanizi rica eder, bunu dinlemek isterdim, bir planiniz var mi,dusundunuz mu buna yonelik daha once, kendim fikir yurutmek yerine, direkt size sorayim, ama bunu eksi duyuru uzerinden konusmak biraz zor olacaktir muhtemelen, sizin bu surec ile alakali aklinizdaki her detayi ogrenmek gerek, milyonlarca milyarlarca sorulacak soru olacak bu buyuk surec ile alakali
0
🌸müptezel dostoyevski
(26.12.20)
Yalniz zolgensma tedavisinden ron swanson gibi libertarian yapiya nereden gelinmis. Devlet yikilsin yerine avm yapilsin.m!

Bence bu konunun devlet olmalı mi diye konusulmasi lazim, iyice konudan uzaklasilmis.

Gecenlerde komedyen yannis pappasin bir şovu vardi; para kazanamazken allahim obama care super lütfen bana yardim edin derdim, simdi para kazanirken baskan kim mi olacak? En az vergi alan, istedigin politikayi yürüt yeterki benden az vergi al diyorum derdi.
Bu da oyle. Ben su an Fransa'da ortalama maas alan biri olarak sosyal devlet haklarindan memnunum ama yilda 100-150 bin euro kazanmam yeni vergi dilimlerine girecegimden allah belasini versin böyle sistemin diyecegim :)
0
logisticsmanager
(26.12.20)
logisticsmanager , biraz degisti konular, ama tabi benim nihai sorum basliktaki konu

Neyse, devletin ben bu tedaviyi karşılaşılamiyorum ölün banane demesi kadar saçma bir şey olamaz.


boyle demissiniz, bunu sosyal devlet anlayisini benimsemis ulkeler icin soyluyorsunuz sanirim, ama bu anlayisi devlet bize dikte ediyor.

lakin referanduma gidilse bi dostun dedigi gibi, ulkenin cogu fakir oldugu icin, bu anlayisi kabul edicek muhtemelen.

al sana yeni bi referandum konusu daha

bireylerin vergilerinin nereye gidecegini secme ozgurlugu olmali mi?

bu referandumu da medya nasil lansederse ona gore sonuc sekillenicek.

ama objektif lansedilirse, yine ayni kitle, vergilerinin nereye gittigini secmek isteyecektir.

ama bu referandum da herkese bu ozgurlugu tanirsak, sizin cocuklarinizi tedavi edecegimiz fonlarimiz azalicak diye lansedilirse, yine ayni halk bu ozgurlugu istemeyip devlet denilen olgunun iradesine birakicak, olaylar guc kimdeyse ona gore sekilleniyor, karisiklasiyor.
0
🌸müptezel dostoyevski
(26.12.20)
ardt +1000
0
eksimeksi
(26.12.20)
mevcut türkiye şartlarında bu konuda bir referanduma zaten gidilemez. çünkü halkın büyük kısmının geliri yine devlet harcamalarına dayanıyor. ya memur, ya memur ailesi, ya devlet yatırımlarında çalışıyor, ya devlet iştiraklerinde çalışıyor, ya da gelirinin büyük kısmı devletten gelen şirketlerde çalışıyor. bu sorunun sorulabilmesi için gerekli sağlıklı ortam, ancak devletin piyasadan mümkün olduğunca çekildiği, ekonomiyi özel iştiraklerin ağırlıklı olarak yürüttüğü, ve insanların da ödedikleri verginin farkında olduğu (brüt maaş alıp vergiyi kendi ödediği gibi) bir ortamda gerçekleşebilir.

atıyorum Imamoğlu istanbulu kazandı evet ama bu başarıda "tapu sorunu çözülmesi", "halk ekmek", "suya zam yapmama" gibi kamu yararının aksine gerçekleşen bir çok propagandanın büyük etkisi var. yapmasın demiyorum ama halkın oy verirkenki kriterlerleri "özgürlük" falan değil, "ekmek" olduğu sürece böyle bir karar verme sürecinden bahsedilemez bence. şimdi sen bu adama sorsan diyecek ki halk ekmekten 1 tiye ekmek alıyordum noldu şimdi alamayacak mıyım diyecek. halbuki biz seni daha düşük vergilerle uno ekmek yiyecek bir gelir seviyesine çıkaracağınız dediğinde buna yanaşmayacak, havadan para indirim ve yardım gelmesine alışmış çünkü.
0
roket adam
(26.12.20)
tartışmayı okumadım ama kendi düşüncem türkiye gibi bir ülkede hayır, karşılamamalı. milyonlarca doları iyileşip iyileşmemesi belli olmayacak tek bir kaynağa bağlamak yerine binlerce başka çocuğun hayat standartları yükseltilebilir.
0
anais
(26.12.20)
(1)

.REF Uzantılı Dosyayı Nasıl Açarım?

silah taciri
Merhaba. Video EEG çektirmiştim. Video kaydı ve elektriksel dalga takibi senkronize yapıldı. Videolar .avi formatlı olarak kaydedilmiş 2 dk olarak. Videolarla aynı isimli .ref uzantılı dosyalar da var ama bunları açamıyorum. Hangi programla açabilirim bunu?
Merhaba. Video EEG çektirmiştim. Video kaydı ve elektriksel dalga takibi senkronize yapıldı. Videolar .avi formatlı olarak kaydedilmiş 2 dk olarak. Videolarla aynı isimli .ref uzantılı dosyalar da var ama bunları açamıyorum. Hangi programla açabilirim bunu?
0
silah taciri
(24.12.20)
nedir bilmiyorum ama tahminen çeşitli bilgileri içeren metin dosyasıdır. Ben notepad veya büyük bir dosyaysa wordpad (veya notepad++) ile denerdim.
0
nhk ni youkosu
(24.12.20)
(9)

Kapıya gelen sivil polis ?

secretname
(bkz: ) Merhaba, sabah 11.30 gibi kapı çaldı. Uyku sersemi kapıyı açtığımda, iki kişi kimliklerini gösterip sivil polis olduklarını ve ikametgah adresininde kayıtlı kişilerin adres de yaşayıp yaşamadıklarını teyit etmek adına dolastiklarini söyleyip, kimlikleri istediler. Bu arada ev babannemin ev
(bkz: ) Merhaba, sabah 11.30 gibi kapı çaldı. Uyku sersemi kapıyı açtığımda, iki kişi kimliklerini gösterip sivil polis olduklarını ve ikametgah adresininde kayıtlı kişilerin adres de yaşayıp yaşamadıklarını teyit etmek adına dolastiklarini söyleyip, kimlikleri istediler. Bu arada ev babannemin evi. Evde misafir olduğumu söyledim yine de kimlik vermem gerektiğini söylediler. Kimliklere bakıp verdiler. Sivil polisler, üst komşuya çıkarken kapıyı kapattım. Aksam halam, üst katta oturan ev sahibiyle konuşurken, sabah gelen polislerin onlara gelmediğini öğreniyor. Apartman 4 katlı sadece 2 daireye bu şekilde gidilmiş. Mahalleden de toplam 4 kişi yani şimdilik bildiğimiz bu kadar. Açıkçası kapıya gelen kişilerin yukarı çıktığına şahit olup, üst komşuya gitmemiş olmasıyla şüpheye düştüm. 155 arayarak sözlü şikayette bulundum yarın konuyla ilgili ekip gelicek detayı orda öğreneceğim. Yani polis miydi, dolandırıcı mıydı ? Böyle bir durumla karşılaşan oldu mu?
0
secretname
(23.12.20)
Normal değil. Karşılaşmadım ama sahte kimlik yapıp yutturmak zor değil bence. Kimliği gösterdikleri zaman fotosunu çekmeyi teklif etmek lazım. O zaman foyaları meydana çıkar.
0
1bir1bir1
(23.12.20)
www.hurriyet.com.tr

böyle bir haber var ama 10 senelik, korona döneminde böyle bir tahkikat yapılacağını sanmıyorum.

Potansiyel bir dolandırıcışık/hırsızlık vakası gibi duruyor.

Keşke gelen sivillere kimliklerini sorsaydın.
0
hayaletimsi
(23.12.20)
Bence normal, bazı adreslere kontrol amaçlı gidiliyor özellikle bir dönem çocuğunu daha iyi okula yazdırabilmek için okula yakın bir adreste oturuyor görünen çok kişi oldu. Hatta yine bu şekilde öyle bi adrese gidilip o adreste oturmadığı görününce ceza yazılan birini tanıyorum. Nüfus müdürlüğü iki adres vermiştir bunları kontrol edin diye onlarda o iki adrese gitmiştir
0
infernalcadre
(23.12.20)
karakolunuza gidip sorun ya da muhtara. kesin bilgileri vardir
0
oscar
(23.12.20)
Sonucu merak ettim burada güncellersiniz. Ben de normal gibi düşündüm ama her şey olabilir.
0
havadakarada
(24.12.20)
Normalde kontrol edip ceza yazıyorlardı evet ama korona döneminde devam ediyorlar mıdır bilmiyorum. Sivil olması kıllandırırdı beni, ama sahte kostüm bulmak da zor değil tabii.
0
nhk ni youkosu
(24.12.20)
Bize secim zamani 5 kere filan geldiler, hem sivil hem uniformali. Ev insaa edildiginden beri bizim, 10 yillik, ancak ilk defa o evde secmen kaydi olusturuldu ve oy kullanildi. Teyit etmek icin geldiklerini soyledi her gelen ekip, oylarda yanlis sayim, kacak vs olmasin diye. Yer Buyukcekmece, CHP kil payi kazanmisti.
0
taurina
(24.12.20)
Muhtemelen babaannenizin yalnız yaşadığını biliyorlardır ve hırsızlık için keşif yapmaya gelmişlerdir: www.cumhuriyet.com.tr

'Gerçek' polisten bir şey çıkacağını sanmam. Sonuçta onlar da bu hırsızlıklardan %20-30 alıyorlardır.

Bütün dairelere eğer bekledikleri biri yoksa apartman kapısını kimseye açmamalarını tembih etmek lazım. Eski oturduğum apartmanda sayaç okuyacağız bahanesiyle keşif yapmaya gelen bile çıkmıştı.
0
bruce mclaren
(24.12.20)
Konuyla ilgili muhtarla konuştuk. Polis olabileceğini , polis değilse de herhangi bir evrağa imza atılmadığı takdirde sıkıntı yaşanmayacagini söyledi. Polis ise şikayetçi olmam durumunda elimizde herhangi bir delil bulunmadığı için bir sonuç çıkmaz dedi. Gelen kişilerin ne olduğunu maalesef bilemiyoruz. Hırsızlar, pandemi sürecinde, keşif amaçlı özellikle; aşı, ilaç ve karantina ihlali, vs şikayet üzerine geldik diyip buna benzer bahanelerle kapınızı çalabilir. Kapıya gelen kişilerden şüphelendiginiz takdirde hangi şubeden, hangi birimden geldiklerini sorma hakkıniz olduğunu ve kimlikte yazan ismi 155'i arayarak teyit edilebilirsiniz. Dolandırıcı ise o an panikler zaten. Ayrıca durumun belirsiz oluşundan, güvenlik amaçlı kimlikleri yenilemeye karar verdik.
0
🌸secretname
(25.12.20)
(3)

Yurtdışından para transferi: Payoneer vs Swift

foreignsilhouette
Selam dostlar. Yurt dışından ödeme alıcam. Direkt usd hesabıma swift geçilmesi opsiyonu var. Bir de payoneer hesabıma yatırılması ve sonra benim onu kendi hesabıma çekme opsiyonum var. Gideri vergisi vesaire farkları neler olabilir? Ve benim ödemem gereken ekstra bir vergi olacak mı? Şirket değilim
Selam dostlar. Yurt dışından ödeme alıcam. Direkt usd hesabıma swift geçilmesi opsiyonu var. Bir de payoneer hesabıma yatırılması ve sonra benim onu kendi hesabıma çekme opsiyonum var. Gideri vergisi vesaire farkları neler olabilir? Ve benim ödemem gereken ekstra bir vergi olacak mı? Şirket değilim fatura falan kesemiyorum.
0
foreignsilhouette
(23.12.20)
normalde her gelirin vergisini vermemiz gerekiyor fakat tek seferlik bir şeyse boşverin tabii.

swiftte gönderdiği banka + aradaki ihbarcı banka mı ne onlar kesinti yapabiliyor. Biraz belirsiz. Bende aradaki bankalar 7-8 dolar kesti hep geçmişte.

Payoneer'dan çekim ücreti 5.5 dolar falan(miktara göre değişiyor mu bilmiyorum), cepteteb dolar hesabıma 5 ay önce falan 7 dolar kesilerek gelmişti. Fakat geçen ay ikinci bir ödeme aldığımda birebir geldi. Sadece payoneer payı (5.5 dolar) kesildi. Ama neden daha önce olmadı da şimdi öyle oldu bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(23.12.20)
yüksek bir miktar değilse zaten sormazlar nerden geliyor bu para diye.

payoneer'da senin hesabına para gönderilirken onların ödeme araçlarına göre farklı bir fee ücreti var, %1 ile %3 arası değişiyor bu. (bu arada eğer hali hazırda payoneer hesaplarında para varsa ücretsiz olarak gönderebiliyorlar senin hesabına)

örnek veriyorum 100 dolar bir para gönderilecek senin payoneer hesabına, 97-99 dolar civarı senin hesabına geçer.

tabii payoneer bu para gönderimi sırasında fee'yi sen mi ödeyeceksin yoksa karşıdan mı keselim diye sorar. genelde ödeme yapanlar bu fee'yi karşıya itelerler.

payoneer'deki hesabından kendi fiziksel banka hesabına para çekersen de yine %2 bir kesinti oluyor.

yani kötü ihtimal olarak düşünürsek sana 100 dolar gönderildi, %3 + %2 kesinti yapılıyor. bankas hesabına gelecek olan para: 95.06 usd

www.payoneer.com

____________

swift ile doğrudan banka hesabına gönderirlerse de yine aynı şekilde bir kesinti oluyor. yanlış bilmiyorsam hem giden taraftan kesinti oluyor hem gelen taraftan, bazen firmalar tüm masrafı alıcıya yıkabiliyor.

bir örnek olması açısından işbank'ın swift ücretlerine bakabilirsin mesela.

www.isbank.com.tr
0
aziz dostum jack
(23.12.20)
Ben olsam transferwise kullanırdım. Ücretsiz transfer için link istersen mesaj atabilirsin
0
alcapon
(23.12.20)
(3)

Covid 19 İlaç Kullanımı

oekuklu
Covid pozitif biri kullanacağı ilaçları kime sormalı? Ağrı kesiciden falan bahsediyorum. Verdikleri favira ile birlikte nurofen veya biprofenid gibi ibuprofen kullanılır mı?
Covid pozitif biri kullanacağı ilaçları kime sormalı? Ağrı kesiciden falan bahsediyorum.

Verdikleri favira ile birlikte nurofen veya biprofenid gibi ibuprofen kullanılır mı?
0
oekuklu
(23.12.20)
Aile hekimi
0
sydney
(23.12.20)
Hekiminize sorun fakat mart ayı gibi ibuprofen içeren ilaçların tam tersi kötü etki yaptığı söyleniyordu (fransız sağlık bakanlığı vs) onun yerine parasetamol (parol) kullandırıyorlardı.
0
nhk ni youkosu
(23.12.20)
İbuprofen gibi soğuk algınlığı ilaçları tavsiye edilmiyor. Ağrı kesici olarak parasetamol öneriliyor. Onun yanında vitamin takviyesi alabilirsiniz. Geçmiş olsun.
0
112 hayat kurtarır
(23.12.20)
(4)

iphone lightning

kafadanfillo
arkadaşlar elimde iphone lightning girişli kulaklık var (yatay olandan) bunu bilgisayarıma bağlamak istiyorum ama bilgisayarda lightning girişi yok. 3.5 jack girişi lazım. bir dönüştürücü bakıyorum ama adı ne diye geçer nasıl bulunur bilemedim. çok araştırdım. 3.5 jack'i lightning'e dönüştürücüler v
arkadaşlar elimde iphone lightning girişli kulaklık var (yatay olandan) bunu bilgisayarıma bağlamak istiyorum ama bilgisayarda lightning girişi yok. 3.5 jack girişi lazım. bir dönüştürücü bakıyorum ama adı ne diye geçer nasıl bulunur bilemedim. çok araştırdım. 3.5 jack'i lightning'e dönüştürücüler var ama dediğim yok. yardımcı olur musunuz?
0
kafadanfillo
(22.12.20)
o dijital bi giriş olduğu için çevrilemiyor diye okumuştum. Hani analog-to-digital veya tam tersi dönüştürücüler oluyor ya video vs. için, bunda da sadece kabloyla olmuyor normalde dönüştürücü bi aletle yapabilirler sanırım, pazar yeterli olmadığı için yapmıyorlar.(ve çok pahalı olur, gidip kulaklık alsan daha ucuz ve iyi)

mesela usb-c'ye dönüştüren yapmışlar: www.amazon.com

3.5mm dediğin analog jak ama işte, olmuyor.
0
nhk ni youkosu
(22.12.20)
3.5 jacke dönüştürücü değil de usb'yi lightninge dönüştürücü aramanız lazım diye biliyorum. Yani bilgisayarın usb'sine takıyormuşunuz gibi düşün.
0
mirafiori
(22.12.20)
doğrudan bir dönüştürücü bulman zor ama aklıma gelen bir fikir var. çalışır mı emin değilim.

bir adet bundan: urun.n11.com

ve de bir adet bundan: urun.n11.com

alabilrisin.

3.5 to. 3.5 jacki bilgisayara takip, 3.5. to lightinine 3.5 ile giriş yapabilirsin. teknik olarak bağlanır ama pratikte çalışır mı onu bilemedim.
0
helenart
(22.12.20)
jak dijital görünümlü ama kulaklığa ses verirken analog çalışıyorlar. yani sesi oradaki 3 pinden analog vermiş oluyor bence. 10-20 liralık adaptörlerle dijitalden analoga geçiş mümkün değildir diye tahmin ediyorum, bu yüzden böyle diyorum.

yani aslında bu kulaklığı 3.5" jaka takmak mümkündür ama çok yaygın bir senaryo olmadığı için özel adaptörler yoktur.
0
co2s2
(23.12.20)
(9)

Korona aşısı olmalı mıyız?

dickens
İyi günler arkadaşlar. Kafamız çok karışık bu Çin'den gelen aşı konusunda. Hiçbir somut bilgi yok ve aşı için kayıtlar alınıyor, evraklar tutuluyor. Siz ne düşünüyorsunuz? Acayip bir çıkmaz bu.
İyi günler arkadaşlar. Kafamız çok karışık bu Çin'den gelen aşı konusunda. Hiçbir somut bilgi yok ve aşı için kayıtlar alınıyor, evraklar tutuluyor. Siz ne düşünüyorsunuz? Acayip bir çıkmaz bu.
0
dickens
(22.12.20)
Okulunu okumuş koca koca profesörlerin aşı süreçleriyle ilgili şeffaflık durumunu sayısız kere ifade etmeleri, aşının menşeinin bir önemi olmadığını, aksine yapan firmanın yetkinliği, tecrübesi ile birlikte uygulanan tekniğin düşünülmesi gerektiği açıklamaları bence kafa karışıklığına bir lüzum olmadığının yeterli kanıtları.

Sinovac dediğimiz firmanın aşılarını daha önce de olduk. Biz veya bir yakınımız bir noktada bu firmanın aşısıyla tanıştı. Askerde bu nerenin aşısı diye sormanıza fırsat verilmeyecek bir şekilde aşılama yapılıyor. Bebekken aşılama yapılıyor. İlkokulda, lisede yine içeriğini ve menşeini sormadan aşılar olduk defalarca.

Bu konuda dünya diken üstündeyken herhangi bir komplonun varolma ihtimali bana oldukça komik geliyor. İnsanlık maalesef komploculuğa bayılıyor. Eğer tümden aşı karşıtı bir zihniyette değilseniz bunda da kafanızın karışmaması gerekiyor. Başımıza gelebilecek en kötü şey aşının etkisiz olması olur. Benim şahsi görüşüm bu.

Şimdiye kadar aşıdan dolayı kötü bir şey yaşayan bir tanıdığım olmadı. Yan etki elbette her ilaç ve aşıda olabilecek bir şey. Bunun hangi bünyeye nasıl etki edeceğini bilemeyiz. Tıpkı virüsün herkesi aynı derecede hasta edememesi gibi.

Seçme şansımızın olmadığı bir riskin içerisinde yaşıyoruz. Sıranız geldi, aşı olabilirsiniz kısmına gelebilirsek hiç düşünmem aşının nereden geldiğini. 1 senedir gece gündüz çalışan insanların emeğini sırf Çin, ABD, Almanya, İngiltere diye değerlendirmek çok ayıp geliyor bana. İnsanlığa hizmet etmek için çırpınan insanların hakkı bu değil.

Eyyorlamam bu kadar. Umarım kimse hasar almadan aşılanma şansını bulur.
0
desdenova34
(22.12.20)
her gun tavuk yiyen, misir yiyen, sigara icen, duzenli olarak alkol alan adam, asinin yan etkilerinden korkuyor.

dunyanin en kisa fikrasi.
0
baldur2
(22.12.20)
bence bu doktorların ve bilim insanlarının endişesi olmalı. vatandaş olarak neye göre çıkmaz olduğuna karar veriyorsunuz ki? ne biliyorsunuz da çinle ilgili kafa karışıklığınız var mesela?
bu çernobildeki gibi üç beş kişinin ekrana çıkıp bakın içiyorum bir şey olmuyor demesine benzer bir durum değil. yapılan çalışmalar üç kişinin eline kalmış değil.
0
bohr atom modeli
(22.12.20)
Büyük problem.
Hayvanları 'yönlendirme ' üzerine deneylerde yapılıyor.
bunların biri de geçen aylarda ortaya çıkan çekirge istilasıydı. Sadece haber olarak geçildi sadece ama temelde ne olduğu konusuna değinilmiyor .ve nano teknoloji insanın içerisinde cirit atacak kadar ilerledi .

i.hizliresim.com
(ne tuhaf ki ajan simith'in elinde de buna benzer bir tane vardı)

@baldur2
Aşı konusu dışarıdaki ülkelerde ciddi derecede konuşuluyor tartışılıyor oysa. Yan etki diyerek geçtiğin şey aslında hayatı etkileyebilir.
Unutma biz "son kullanıcıyız" hala gücü elinde bulunduranların gözünde.
(Yerli bir aşı olursa ne güzel tabi.)

İzlemek isteyen olursa bu konuda alt yazılı bir kaç video :
streamable.com
streamable.com
www.dosyaupload.com
0
Erva
(22.12.20)
@ Bohr atom modeli
Bu aşıyı sadece bizim gibi gelişmemi ülkeler alıyor. Medeniyet vs olarak bizden çok çok ileride olan ülkeler tercih etmedi. Şimdilik tek seçeneğimiz bu aşı olduğundan bu kafa karışıklığı. Aslında devletin yapmadığı ve saklamadigi şeyler yüzünden. Uzun lafın kısası şansa yaşıyoruz. Bu sefer de şansımız yaver gidecek mi merak ediyorum.
0
🌸dickens
(22.12.20)
Aşıyı bulsam olucam ben. Artık canıma yetti evde oturmak. Ne doğru düzgün arkadaşlarımı görebiliyorum ne sevgilimle bi şey yapabiliyorum. Anneme babama bi şey bulaşıcak mı diyip korkudan ölüyorum. Bulduğum aşıyı yaptırıcam ben
0
hindistan cevizi
(22.12.20)
Sinovac şirketi şeffaf değil bu düşündürücü evet, fakat yapım tekniği olarak ve sinovac'ın geçmişi (6 tane mi ne aşıları var) bence güvenli.

Hatta batı ülkelerinin aldığı aşılar dünyada ilk kez uygulanan aşılar, yeni teknoloji olsalar bile büyük bir s.çış yaşayıp yaşamayacakları belli değil. Ha başarılı olurlarsa da daha başarılı olacaklar orası öyle.(mutasyonlar olsa da aşı geçerli oluyormuş, başarı oranı da daha yüksek vs.)

faz3 verileri düzgün şekilde açıklanıp onaylanırsa ilk tercihim çin aşısı olabilir. m-rna aşıları için birkaç yıl bekleyip görmek gerektiğini düşünüyorum.
0
nhk ni youkosu
(22.12.20)
Şu an mevcut bilgileri göz önünde bulundurunca aşı olmamak, olmaktan daha riskli görünüyor. Mağarada tek başına yaşamayacaksak virüs eninde sonunda bizi bulacak.
0
mikro patlama
(22.12.20)
@hindistan cevizi aşıyı olmanız şimdilik sadece sizi bağışıklamaya yönelik, bulaştırıcı olmayı ne kadar engellediği henüz bilinmiyor/çalışılmadı.
0
qaram
(22.12.20)
(16)

3D secure ile neden ödüyoruz ki?

iddaaci
Merhaba, yani kartımı çalan biri direkt 3d kullanmadan çat diye çeker, kullanır kartı. Neden kendi kendimize 3d ile işlem yap diyoruz ki o zaman?
Merhaba, yani kartımı çalan biri direkt 3d kullanmadan çat diye çeker, kullanır kartı. Neden kendi kendimize 3d ile işlem yap diyoruz ki o zaman?
0
iddaaci
(21.12.20)
3d secure sadece bankayı ve satıcıyı sağlama alan bi şey. chargeback ve hırsızlık olayını önler. kullanıcıya pek bir yararı yok
0
jelly bear
(21.12.20)
kartınızı illaki fiziksel çalması gerekmez. daha önce kaydettiğiniz bir firma hacklenmiştir veya sizin bilgisayarınızdan zararlı yazılımlar aracılığıyla eline geçmiştir. türlü olasılıklar var fiziksel kart numaranıza ulaşması için.

böyle bir durumda 3dsecure işe yarayabilir bir nebze. her yerde olmasa da bir çok noktada kullanılıyor.
0
kobretti
(22.12.20)
hayır yani adam diyor ki, bir siteden alışveriş yaparken "3d secure kullanmak istiyorum" diye seçenek var. tıklayınca kullanıyorsun. tıklamayınca da kullanmadan işlem yapıyorsun.

hangi mal hırsız çaldığı kartı (veya kart bilgisini) kullanırken bunu tikler ki? niye tiklesin? madem tiklemeden yapılabiliyor, o halde ben kendi kartımı kullanırken tiklememin bana ne faydası var?
0
kibritsuyu
(22.12.20)
daha bugün alışveriş yaptım, o tick’i işaretlerken aynı soruyu sordum kendime. takipçisiyim konunun.
0
avianthem
(22.12.20)
geçenlerde aynı şeyi düşündüm.
9500 tl lik alışveriş yaparken 3d secure seçmeden ödeye tıkladım. tak diye çekti. ben de anlamadım. ek olarak yabancı ülkeden tr firmasından alışveriş yaptım. bilen birileri aydınlatsın.
0
ada meltemi
(22.12.20)
valla sanal kart + 3d secure yapınca nedensiz bir şekilde kendimi dünyanın en güvenli işini yapmışım gibi hissediyorum.

o his yeter.
0
AlsterWasser
(22.12.20)
Haklısınız, ben de sorguluyorum bu durumu.

Bana kalırsa 3d olayının her alışverişte zorunlu olması lazım.
0
hayirsiz
(22.12.20)
Sanal pos developer geldi açılın, issuer card a böyle bi zorunluluk getirebilirsiniz. Ziraat red eder mesela 3d desteklemeyen mağazayı. 3d 2.0 ile bunlar da kalkacak machine learning geliyor, direk lokasyonundan vs yola çıkıp red verecek banka.
0
wiekannich
(22.12.20)
eskiden bazı firmalar, 3d siz yapılan alışverişleri daha uzun süre provizyonda tutup inceliyordu. 3d li olanlar ise hemen onaylanıyordu.
0
renegade
(22.12.20)
3D'siz yapılan işlemler incelemeye takılabilir, elle kontrol edilir, mesela vatanda ilk alışverişinizi 3dsiz öderseniz yok ekstre yok belge derken siparişinizi geciktirmiş olursunuz, hele 3dsiz sipariş veren farklı kişiyse iptal edilme ihtimali yüksek olur.

Mesele satıcı ve bankayı korumanın yanında iki adımlı doğrulama ile iş yükünü azaltmaktır, dolandırıcı evet ürün alabilir ama sonucunda siz paranızı alabilirsiniz.
0
atom karincanin torunu
(22.12.20)
3d ile ödemeyince çekti mi çekmedi mi, sayfada sorun oldu mu vs bazen problem olabiliyor. Kendime güvenlik niyetine kullanıyorum.
Mesela ilk kez bilmediğim bir firmadan alış veriş yapmak zorunda kaldığımda hiç belli olmadan üç sefer çekmiş parayı, en son bakiye yetersiz deyince uyandım duruma. Yoksa haberim bile olmayacaktı sonradan da uğraş dur geri almak için filan. Yetersiz bakiye sayesinde öğrenince hemen müdahale edebildim. İşte bu gibi durumlarda daha güvenli alışveriş yaptığımı düşünüyorum 3d ile, belki de kendimi kandırıyorum. Bilemedim şimdi, içime bi şüphe düşmedi değil
0
epitaf
(22.12.20)
seçeneğim varsa kullanmıyorum. zaten kart çalınacaksa chargeback prosedürü var her halükarda paranı alabiliyorsun.
0
argent dawn
(22.12.20)
Bazısı sormuyor bile, üstelik “her işlemde 3d istesin” dediğimde banka “bunu mutlak zorunlu hale getiremem” dedi bana..
0
her giriste sifresini unutan adam
(22.12.20)
Çekilen tutarı bir daha teyit etmek adına işe yarıyor. Başıma gelen bir sıkıntı; hepsiburadada alışveriş yaparken ödeme ekranında bile indirimli görünen fiyatlar karttan çekilirken indirimsiz olarak çekiliyordu.3d ile farkı yakaladım
0
dreamsandcolours
(22.12.20)
kullanıcıyla hiçbir ilgisi yok.
3d secure'suz işlemlerde; satıcının bu işlemi o kullanıcının yaptığını kanıtlaması gerekiyor. kanıtlayamazsa, para kullanıcıya iade ediliyor.
0
tchuck
(22.12.20)
3d secure aslında satıcıyı chargeback’ten koruyor diye biliyorum. İşlemi senin yaptığın garanti altına alındığı için gerçekten hacklendiysen geri almak zor. Yani biz alıcılar için bir faydası yok gibi şu an.(tüm siteler zorunlu 3dsecure a geçerse tamam bir güvenlik olabilir. En azından kart bilgilerlmiz çalınsa bile harcayamaz deriz)
0
nhk ni youkosu
(22.12.20)
(6)

en sevdiğiniz iphone

ala09
selam, iphone 7im var eskiyi al yeniyi götür vs bakıyorum ama 7den kopabilmek çok zor.pili zorlasa bile. sizin bırakamadığınız iphone hangisi?
selam, iphone 7im var eskiyi al yeniyi götür vs bakıyorum ama 7den kopabilmek çok zor.pili zorlasa bile. sizin bırakamadığınız iphone hangisi?
0
ala09
(21.12.20)
tipi değişmeden güncellensin istersen iPhone SE alabilirsin aklında olsun.

benim kopamadığım bir telefon yok sanırım.
0
nhk ni youkosu
(21.12.20)
3GS'yi çok sevmiştim. 6 yıl kullandım, sonra anneanneme verdim, hala kullanıyor. Baya 10 yıldır falan tıkır tıkır çalışıyor alet, çok acayip.
0
plutongezegendegilmi
(21.12.20)
3gs
0
candide
(21.12.20)
3gs hala tertemiz ama şifremi unuttuğum için aktif edemiyorum :(
0
IcedFlames
(21.12.20)
7 sanıyordum bende gidip verip 12 alınca duygusal bağım olmadığını anladım. teknoloji başka bişey ya çağ atlamış.
0
garavel
(21.12.20)
Arkadaşımın eski 5ini kullanmıştım. Baya kullandım. Ellerimde can verdi. En iyi ayfon değil gelmiş geçmiş en iyi telefon olduğunu düşünüyorum, Android tapar olduğum halde.
0
allah yazdiysa bozsun
(21.12.20)
(3)

sepette indirim denen şey

i ve been mistreated
ben bunu anlamıyorum ya. sitede mesela bir ürün var, 1000 lira olsun. normalde yüzde 25 indirimli oluyor. 1000 üzerine çizik atıyor 750 tl diyor. sonra bir de sepete koyarsan sana yüzde 10 daha -diyor. yani bana ürünü sepete ekletince kesin aldıracağını falan mı düşünüyor? bütün indirim neyse bana e
ben bunu anlamıyorum ya. sitede mesela bir ürün var, 1000 lira olsun. normalde yüzde 25 indirimli oluyor. 1000 üzerine çizik atıyor 750 tl diyor. sonra bir de sepete koyarsan sana yüzde 10 daha -diyor. yani bana ürünü sepete ekletince kesin aldıracağını falan mı düşünüyor? bütün indirim neyse bana en baştan onu göster, ben de hesapla kitapla uğraşmadan ona göre alayım. bir ürünün nasıl iki indirimi olabilir ki? yok abi ben sepet dışından ilk indirimli hâlini alacağım diyecek halim yok herhalde? bu ne düşünülerek hazırlanmış bir pazarlama taktiğidir acaba, bilen varsa biraz bu işin psikolojisini anlatabilir misiniz?
0
i ve been mistreated
(21.12.20)
hepsini en başta gösterse diyeceksin ki he indirim varmış. ama indirim üstünden bir indirim daha olunca psikoljik olarak "çok uyguna geliyor" kafasını oluşturmaya çalışıyorlar işte. o üstü çizili fiyatlar arttıkça beyin daha fazla dopamin salgılıyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(21.12.20)
Bazı sitelerde (hb mesela) satıcının yaptığı indirime ilaveten sitenin kendisi de indirim yaparsa bunu "sepete eklediğinde şu kadar" diye gösteriyor.
0
himmet dayi
(21.12.20)
himmet dayıya ek olarak, sepete eklediğinde almak istediğini belirtmiş oluyorsun aslında. Eminim denk gelmişsindir, "sepetinde şu ürünü unuttun, kaçırmadan al" gibi mailler gelmeye başlar sepetinde ürün varsa. Mail gelmese bile neyi sevip almak istediğin bilinebilir. (gezdiğin her sayfadaki ürünü almıyorsun ama sepet baya düşündüğünü gösteriyor) Yani bir algoritma var mıdır bilmiyorum ama sepete atıp almadığın şeylerden bile sana gösterilecek "bunlara da bak" kısmı güncellenebilir bence.
0
nhk ni youkosu
(21.12.20)
(4)

Btcturk emir listesindeki garip hareket

catch the arrow
Xrp emir listesine bakıyorum. Bir robot sürekli 100-200 binlik emir girip iptal ediyor tekrar giriyor böyle neredeyse her saniye işlem açıyorlar. Bunun amacı nedir?
Xrp emir listesine bakıyorum. Bir robot sürekli 100-200 binlik emir girip iptal ediyor tekrar giriyor böyle neredeyse her saniye işlem açıyorlar. Bunun amacı nedir?
0
catch the arrow
(20.12.20)
robot olduğuna emin misin? belki emir gerçekleşiyordur? emirler aynı fiyattansa onları birleştiriyor diye biliyorum.
0
jelly bear
(20.12.20)
Gerçekleşen emirlerde yok
0
🌸catch the arrow
(20.12.20)
market maker tarzı bir bot olabilir. Ben bir ara kendi işlemim için kiralamıştım mesela girdiğim durumlarda al sat yapıyordu.

Manuel alıp satarken de beni engellemek için hemen üstüme alış veya altıma satış koyan vs. botlar gördüm. Ben sildiğim anda o emirler gidiyordu çünkü :D bunları kişiler yapabiliyor eğer borsa api işlerini açtıysa.
0
nhk ni youkosu
(21.12.20)
yurtdışı volatilesine göre kodlanmıştır. binance vs. hepsi aynı.
0
wertyu
(21.12.20)
(1)

Netflix vb. Ses Ayarlama Sorunu

iddaaci
Merhaba, Netflix'te çok olmakla birlikte diğerlerinde de oluyor. Sesi biraz açınca duyulmuyor. Sesi çok açınca da oyuncu kısık konuşunca normal geliyor ama sonra sahne değişince efekt sesi ve oyuncu sesi birden patlıyor. Yani çok yüksek çıkıyor. Bunun orta yolu yok mu? Nasıl çözüyorsunuz? Televizyon
Merhaba, Netflix'te çok olmakla birlikte diğerlerinde de oluyor. Sesi biraz açınca duyulmuyor. Sesi çok açınca da oyuncu kısık konuşunca normal geliyor ama sonra sahne değişince efekt sesi ve oyuncu sesi birden patlıyor. Yani çok yüksek çıkıyor. Bunun orta yolu yok mu? Nasıl çözüyorsunuz?

Televizyona ekstradan, uzun ince hoparlörlerden alıp taksam çözüm olur mu?
0
iddaaci
(20.12.20)
bende hiç sıkıntı olmadı ama son zamanlarda çok duyuyorum bu sorunu. Acaba seste 5.1 seçili olabilir mi? Stereo hoparlör veya kulaklıkta 5.1 seçili olunca bazı kanallar garip miksleniyor olabilir.

O hoparlörler genelde home theatre'ın kolaylaştırılmış hali o yüzden evet iş görebilir fakat normalde de öyle olmaması lazım.
0
nhk ni youkosu
(20.12.20)
(4)

Teknolojik Gelişmelerin Takibi

kendi helvasını kavuran zombi
Yıl olmuş 2021, ben bu teknolojiyi nereden takip edeyim size sorayım bi de. Cehaletimden gittim Chip dergisi aldım. Bana yapay zeka, artırılmış gerçeklik falan anlatılsın istiyorum. Dünya Trendleri diye bir podcast buldum beğendim, başka neler var?
Yıl olmuş 2021, ben bu teknolojiyi nereden takip edeyim size sorayım bi de. Cehaletimden gittim Chip dergisi aldım. Bana yapay zeka, artırılmış gerçeklik falan anlatılsın istiyorum. Dünya Trendleri diye bir podcast buldum beğendim, başka neler var?
0
kendi helvasını kavuran zombi
(20.12.20)
ilgili twitter ve instagram hesaplarını takip etmelisin. bir de hangi teknoloji ? hepsini bir yerde bulamazsın hackaday var mesela gömülü elektronik konusunda.

bir de gartner'ın yayınladığı emerging technologies ve hype cycle raporlarına bakabilirsin. bu firma her yıl geleceği şekillendirecek teknolojiler hakkında raporlar yayınlıyor.
0
orpheus
(20.12.20)
IEEE Spectrum diye bi dergi var.

Zamanında bana üyelik hediye etmişlerdi o yüzden normalde kaç para bilmiyorum, ayda bir eve gönderiyorlar dergiyi, herhalde dijital versiyonu da vardır.

Epey güzel makaleler oluyor, yani akademik seviye değil ama popüler dergilere göre biraz daha ayrıntılı anlatıyorlar, dolayısıyla "yapay zeka ağğbii" değil de noluyo ne bitiyo biraz daha hakim olmak isterseniz güzel bir kaynak.

Target audience'ı mühendisler aslında ama meraklıysanız bi şans verin derim.

spectrum.ieee.org
0
plutongezegendegilmi
(20.12.20)
technopat, donanımhaber, webtekno gibi yerlerde takılabilirsiniz. donanımhaber'in websitesi okunaksızdır, mobil uygulaması daha kullanışlıdır.
0
kesmekes laleler
(05.09.23)
o tür konseptler için spesifik yabancı youtube kanalları bulman lazım.

Genel teknoloji ve Türkiye'deki yansımaları için:
Teknoseyir her cuma video (veya podcast şeklinde) gündem yayınlıyor: teknoseyir.com
sitedeki linkleri takip edip bile bayağı çok kaynağa erişirsiniz.
Benzer şekilde Mesut Çevik de Can Sungur ile benzerini yapıyor: www.youtube.com

ama bunlardan mesela yeni işlemci çıkmış, bi yazılımda açık bulunmuş tarzı haberleri alırsın.
0
nhk ni youkosu
(05.09.23)
(6)

Tost Makinesinde Hamburger Köftesi

put it in your appropriate place
Tost Makinesinde Hamburger Köftesi nasıl olur? Yeni bir tost makinesi aldık. Bi denemek istiyorum şansımı nasıl olur diye. Hamburger Köftesini ayrı, ekmeği ayrı ısıtmayı düşünüyorum.Çok ciddi bir şey beklemiyorum tabii ama yine de bir şansımı deneyeceğim. Nasıl olur sizce?
Tost Makinesinde Hamburger Köftesi nasıl olur? Yeni bir tost makinesi aldık. Bi denemek istiyorum şansımı nasıl olur diye. Hamburger Köftesini ayrı, ekmeği ayrı ısıtmayı düşünüyorum.

Çok ciddi bir şey beklemiyorum tabii ama yine de bir şansımı deneyeceğim. Nasıl olur sizce?
0
put it in your appropriate place
(20.12.20)
tost makinesi de ısınmış döküm plaka, yani tavadan farkı yok pek.
sadece ateşin verdiği sıcaklık kadar güçlü olmayabilir, o yüzden belki biraz daha uzun sürer pişmesi.
eğer gril özelliği de olan makinesiyse zaten gayet güzel olur.
öyle olmasa bile köfte çok kalın değilse yine olur.
afiyet olsun.
0
blatta hiberna
(20.12.20)
eğer döküm tavan yok ve normalde teflonda vs yapıyorsan, mesela bende tefal açılınca grill de olabilen tost makinesi var, onda yaptığım köfte tavaya göre çok daha güzel oluyor, bırak "şansını denemeyi." Hem üstten hem alttan ısındığı için daha hızlı ve suyu içinde kalarak pişiyor.
0
nhk ni youkosu
(20.12.20)
tost makinasını yıkarken şimdiden kolaylıklar diliyorum sana.
0
killerbee
(20.12.20)
Bende de tefalin "contact grill" diye gecen tost makinelerinden var. Gayet guzel oluyor, her turlu kofte, biftek cok hizli ve pratik sekilde pisiyor. Yikamasi biraz zor ama plakalari cikiyorsa ve bulasik makineniz var ise sorun olmaz.
0
Haldamir
(20.12.20)
gayet güzel oluyor ama bizim tost makinesinin kafası öne eğik, eriyen yağlar kanallardan sızıp dışarı akmaya başlıyor. en son sucuk yapmıştım tost makinesinde, yağlarla boğuşup bir daha yapmama kararı almıştım.
0
trajikomix
(20.12.20)
Yağlı kağıt arasına koyup pişiriyorum ben. süreyi biraz uzatsa da temizleme aşamasında çok işe yarıyor.
0
dark-tower
(20.12.20)
(2)

spotify 3 ay ücretsiz hesabı 3 ay sonunda kapatabilir miyiz?

iddaaci
merhaba, 3 ay ücretsz veriyor ya ben üç ay kullanıp kapatabiliyor muyum? aslında kapatmayacağım. öğrenci üyeliğine geçeceğim. 3 ayı kullanayım diyorum.
merhaba, 3 ay ücretsz veriyor ya ben üç ay kullanıp kapatabiliyor muyum? aslında kapatmayacağım. öğrenci üyeliğine geçeceğim. 3 ayı kullanayım diyorum.
0
iddaaci
(19.12.20)
şu anda kapatsan bile 3 ay kullanabiiyorsun. en azından eskiden öyleydi. şimdi "denemeyi iptal et" çıkıyorsa 3 ay sonrasına bir takvim bildirimi ekle. günü gelince kapatabilirsin.
0
himmet dayi
(19.12.20)
sonrasında da 3 ay deezer kullan istersen, sonra da 3 ay apple music :) sıkıntı olmaz.

(ben cidden spotify'a para ödüyorum ama denemek için deezer başlattım geçen, mart gibi kapatacağım)
0
nhk ni youkosu
(20.12.20)
(7)

Chivas regal nasıl içiliyor, yanında ne gider bunun tam olarak?

winston insani
MerhabalarGeçen sene arnavutluktan dönersen duty free'den bundan almıştım çok ucuza, en iyi ne ile içiliyor bu tam olarak peki? Sadece çikolata mı?
Merhabalar

Geçen sene arnavutluktan dönersen duty free'den bundan almıştım çok ucuza, en iyi ne ile içiliyor bu tam olarak peki? Sadece çikolata mı?
0
winston insani
(19.12.20)
Buzlu ya da buzsuz içilir. Sek içilir viski ama çok ağır gelir de içemezsen içine viskiye ihnanet edip soda ya da kola ekleyenler de yok değil.

Yanına çikolata bitter daha makuldür.
0
himmet dayi
(19.12.20)
bi kere chivas zaten blended. tanrı muamelesi yapmaya gerek yok. ayrıca viski ile bourbon farkını bile ben ayırt edemiyorum. hatta biraz sarhoşsam konyağı bile viski sanabilirim. siz nasıl seviyorsanız öyle için. zaten ayda yılda bir viski içen sen ben gibi adamlar farkı anlamaz.
0
bohr atom modeli
(19.12.20)
badem, çukulata ve muzla iyi gidiyor viski. tabi ben gurmeyim sadece tadı için içicem diyosan ona bişey diyemem.
0
killerbee
(19.12.20)
Ya o işin esprisi dostum. Ben viski sevmem zaten. Ama içtiğim zamanlar sevmesem de içine kola koymak bana garip geliyor. Kolayla içeceksen daha ucuz alkollü içkiler mevcut :)
0
himmet dayi
(19.12.20)
sek içemiyorsan 1-2 buz at, veya alternatif olarak 1-2 buzun eridiğinde çıkaracağı su kadar maden suyu olabilir. Tadına etki edecek kola vb. ekliyorsan o içtiğin viski değil bence ya :/ Hani sırf %40 alkol var diye içmiş oluyorsun. Ben sek götürüyorum valla ama son zamanlarda boğazda tahriş vs yapıyor diye söylentiler yüzünden buzlu mu içsem diyorum :D
0
nhk ni youkosu
(19.12.20)
bircok versiyonunu denedim. bence en iyisi.

maden suyuyla karistirip. yaninda yagli kuruyemisler(badem. findik, sam fistik) yada sutlu cikolata.
0
buenosdias
(19.12.20)
sek içilir, buzdan başka şey koyulmaz deyip polemik yaratmak istemiyorum ama ben en çok verimi bu şekilde alıyorum. yanında birşey yemek de mantıklı gelmiyor bana viskinin.

ben bir şeyler yiyip içip takılacağım diyorsan tercih edilecek alkol viski olmamalı bence.
0
benevolent sun
(19.12.20)
(11)

kanada'lı sevinci

duyurukullanıcısı
linkedin'de bir eleman var kanadalı. adam şimdi bi post atmış. 9 yıllık çalışmalarımız sonunda youtube üye sayımız 500'e ulaştı. teşekkürler.vs diyealtına da bir sürü insan tebrikler vs yazmış.youtube kanalına baktım ilk video 7 yıl önce ortalama izlenme 100 civarı en çok izlenen videosu 25kadam bir
linkedin'de bir eleman var kanadalı. adam şimdi bi post atmış.

9 yıllık çalışmalarımız sonunda youtube üye sayımız 500'e ulaştı. teşekkürler.

vs diye

altına da bir sürü insan tebrikler vs yazmış.

youtube kanalına baktım ilk video 7 yıl önce ortalama izlenme 100 civarı en çok izlenen videosu 25k

adam birde girişimcilik vs konularında video atıyor ve cidden video sayısı yüksek.

tr'de olsa haftasında vazgeçicek veya 500 ne lan ehiheiheiheiehi

denilecek bir durumda adama tebrik mesajları yağıyor.

bu nasıl bir şeydir anlamadım ben?

bir kişide çıkıp 9 yılda 500 ne lan ehiehiehei neden demez? açıklayabilen var mı?
0
duyurukullanıcısı
(19.12.20)
yeter. herkesin 100 milyon abonesi olamaz. nasil dunyada herkes zengin olamazsa.
0
baldur2
(19.12.20)
Kültür farkı.
Küçük de büyük de olsa başarıyı kutlama kültürü.
0
pro9it9is9
(19.12.20)
Ben de böyle basit şeyler için bile ülke çapında genelleme yapma sevdasının çok boş bir iş olduğunu düşünüyorum.
0
pass
(19.12.20)
Linkedinde "dün akşam başarılı bir şekilde uyudum." Yazsam en az 10 tebrik alırım. Öyle bir yer.
0
himmet dayi
(19.12.20)
9 yıllık çalışmaysa fena :D Fakat her yer Türkiye gibi sosyal medya delisi değil.

Ayrıca, kanada'da 10 bin üyeli/izlenmeli bir kanal Türkiye'de 100 binlik kanaldan çok kazanır eğer düzgün iş yapıyorsa.

Girişimcilik koçluğu falan yapıyorsa kitap-eğitim vs veriyordur normal hayatta işleri yolundadır herhalde, yıllardır devam ettiğine göre. Ama videolarında bir sıkıntı olmalı.
0
nhk ni youkosu
(19.12.20)
Kanada görece küçük ve yaşlı bir ülke. Çok büyük bir coğrafyaya rağmen nüfus 37milyon. Medyan yaş 41.

Buna karşılık, Türkiye 83 milyon, medyan yaş 29.

Üstüne bir de Kanada'nın farklı eyaletleri, farklı ülkeler gibi. Kimisinde Fransızca baskın; kimisinde İngilizce baskın.

Bu yüzden çok da karşılaştırılabilir değil.
0
fever
(19.12.20)
yav kanadalı adamın yaptığı video ingilizce olur, bunu bizdeki türkçe içerikler gibi sadece türkçe bilenler değil tüm dünyadan herkes izleyebilir.

ne medyan yaşı allah aşkına. altta 350 milyonluk abd var. klasik kanadalı denyoluğu işte. naif olmakta üzerlerine yok.
0
bohr atom modeli
(19.12.20)
para kazanma beklentisi yoktur bizim gibi.
0
scudman1
(19.12.20)
Bizde tebrik etme kültürü yok adamlar bunu bir motivasyon gücü olarak kullanıyor biz ise aşağı çekme olarak. En basitinden bi resim yaptığımda kardeşim bırak bu boş işleri derken Avrupalı arkadaşım kötü olsa bile bravo mükemmel devam et diyor
0
olaylar olaylar
(19.12.20)
Açıkçası LinkedIn olması sebebiyle diyorum çünkü o ortamin facebooka donmemesi için insanlar farkli bir kimlik burunuyor. O yüzden normalde "500 kisi ne la" diyecek adam "ahmet bey çok tebrik ederiz" diyor orada.

Aksine bunu umursamayip orayi facebook yapanlar var, onlari da sikayet edip duruyorum zaten. Banane kuzeninin bilmem ne üniversitesi kazanmasından...

Neyse yorum olarak da kendisi neyle mutluysa öyle yapsin, 0 video 0 izlenme bir sürü video 500 üyeden kötü. Benden daha başarılı misal çünkü benim YouTube kanalım bile yok :) bu arada üye olayi follower değil de subscribe olmasin? Hani para ile destek olunan.
0
logisticsmanager
(19.12.20)
Pass +1

Bir de bu küçücük davranıştan nüfus, yüz ölçümü gibi verileri de göz önüne alarak analiz çıkarmışlar. Soru başlığı direkt hatalı/yanlı zaten. Evrene genellemek için örneklemimiz çok küçük değil mi ya? Neyse analizcilik genlerimizde var.
0
but that was just a dream
(19.12.20)
(15)

Karşı Cinsin Sosyal Medya Hesapları

parcaliham
20li yaşlarının sonlarında olan karşı cins (kadın) ile arada bir buluşup sohbet ediyoruz. Kendisi Türk değil. Instagram ve Twitter dahil hiçbir sosyal medyayı kullanmıyor ve google aramalarında da çıkmıyor. (Ailesi bir nebze tanındık olduğu için ailesiyle ilgili haberler, hatta ayrıntılı wikipedia s
20li yaşlarının sonlarında olan karşı cins (kadın) ile arada bir buluşup sohbet ediyoruz. Kendisi Türk değil. Instagram ve Twitter dahil hiçbir sosyal medyayı kullanmıyor ve google aramalarında da çıkmıyor. (Ailesi bir nebze tanındık olduğu için ailesiyle ilgili haberler, hatta ayrıntılı wikipedia sayfaları falan çıkıyor ama kendisinde dair hiçbir online iz yok) Kullandığı ismin gerçek olduğundan son derece eminim.

Google Imageslerde hiçbir fotoğrafı yok. Resmen kız internette yok. Hayatında hiç film vs. indirmemiş, biraz oldschoolum bu konuda diyerek DVD satın alıyor. Whatsapp'ında bile fotoğrafı yok. (Neyse ki kullanıyor)

Biz mi türk milleti olarak sosyal medyayla çok içli dışlıyız yoksa bu özel bir durum mu diye merak ettim... Ve esasen bu durumun insanın karakteri hakkında size ne söylediğini merak ettim.

Daha önce bu kadar anti-internet ve datasını pek açığa çıkarmayan biriyle görüştünüz mü? Şayet görüştüyseniz bu konudaki gözlemleriniz nelerdir?

Dinlemek isterim.
0
parcaliham
(18.12.20)
böyle bir kızla görüşmek isterdim. hoşuma da giderdi açıkçası. linkedin harici tek bir sosyal medya kullanmayan arkadaşlarım var. bence çok güzel.

internetten fotoğrafının olmaması bu devirde nimet gibi bir şey.
0
jelly bear
(18.12.20)
Nesi garip ki, üç kere öp de başına koy kızı.
Kız değilim ama İnternette bana ait birsey de çıkmıyor. Imbd sayfası var Bi tek. Onda da fotoğrafım yok. WhatsAppta da yok. WhatsApp durumum da "merhaba ben WhatsApp kullanıyorum"
0
allah yazdiysa bozsun
(18.12.20)
Sosyal medya kullanmayanları garip karşılanması kadar garip bir şey yok aslında. Hiçbir sosyal medya hesabım yok kullanmıyorum kullanmayı düşünmüyorum. Evet google'da da çıkmıyorum, seri katil olabilir miyim acaba.

Gayet normal bir durum altında bir şey aramana gerek yok.
0
IcedFlames
(18.12.20)
benim de internette fotoğrafım, sosyal medya hesaplarım yok ve üçüncü bir kolum, yeşil renkli suratım yok. normal bi insanım.
0
deartheodosia
(18.12.20)
Bende kullanmıyorum ve zamanında karşı cinse bu durum hep ilginç geldiği için ekmeğini çok yedim. Bu anlamda bir çabam bile yoktu olaylar kendiliğinden gelişti, sanıyorum gizemli bir hava katıyor insanlar kolayca kesfedemeyince üzerine düşüyor başka bir numarası yok.
0
mirty
(18.12.20)
Asosyal medya sacmaliktan baska hicbir zey degildir. Helal olsun kiza git evlen birden
0
kushkush
(18.12.20)
Sunu da belirtmem gerekir ki Turk bu tarz kizlar var cok ama hepsi sapik seks bagimlisi kendilerini gizlemeye calisiyolar tek sebebi bu. Yani farkli durum gibi gozukuyor umarim oyledir
0
kushkush
(18.12.20)
gçmişini saklamıyorsa sorun yok
0
bir soru sorcam
(18.12.20)
Fransız falan mı? Avrupalıların bazıları kişisel gizliliğe çok önem veriyor ve akıllı telefon vb. şeyleri de çok az kullanıyorlar. Türk için garip (iş hayatının bile whatsappa girdiği bir ülke) ama onlar için normal.
0
nhk ni youkosu
(18.12.20)
Valla ben korkarım böylesinden
0
lcha
(18.12.20)
Evet Dünya'da hala sosyal medya ile kafayı bozmamis insanlar var
0
yarey
(18.12.20)
instagramı boşsa ya da kullanmıyorsa daha en baştan eleyen insanlar var, çok garip görüyorum. instagram kullanmak şart mı? asıl hayatını sürekli diğer insanlara canlı yayın yapanlarda sorun olmalı. bu insanların korkusunun temelinde, dolandırıcı vs olma ihtimali ve eski tecrübesi yatıyor. evli belki ama saklıyor gibi.
0
stewie
(18.12.20)
Bu tam olarak 3 sene önceki ben. Zaten fotoğraf çektiren bir insan değilim ve whatsapp profil fotoğrafı bile gereksiz geldiği için senelerce öyle kullanmıştım. 3 sene önce ilk kez köpeğimle uzaktan çekilmiş bir fotoğrafımızı profil fotoğrafı yaptım ve hiç değiştirmedim yıllardır.

İnstagram konusunda inanılmaz önyargılıydım çünkü sadece vakit kaybıymış gibi ve insanların abartı mutluluğunu görmek saçma geliyordu. Ama geçen sene vegan birkaç hesap keşfettim ve işime yarayacağı için uzaktan takip etmeye çalıştım ama üyelik olmadan bütün fotoğraflara ulaşamayınca bu sene başında sırf şu birkaç hesabı takip edebilmek için instagram açtım. 1 tane arkadaşımın bile haberi yok hala hesap açtığımdan. Tanıdığım kimsenin ve 1 tane bile kendi fotoğrafımın olmadığı bir hesabım var sonuç olarak.

Facebook hiç kullanmadım hayatımda. Twitter da yine birkaç hesabı takip etmek için açıp bir tane bile tweet atmamıştım.

Yani bana kalırsa son derece normal ve üzerinde düşünmeye gerek olmayan bir durum. Siz sosyal medya kullanmayı tercih ediyorsunuzdur, bahsettiğiniz kişi tercih etmiyordur. Bu kadar.
0
ms brownstone
(18.12.20)
Benim de Instagram ve Twitter'ım yok, Facebook'um duruyor ama en son 2013'te aktiftim. İnterneti kendi hayatım için değil ilgim olan şeyleri tartışmak için kullanıyorum. Bu nedenle vakit geçirmek için mesela duyuru ve tumblr gibi anonim ortamları tercih ediyorum. Bence gayet düz bir insanım, arıza değilim. Beni birisi bu yüzden eleyecekse demek ki zaten hiç uyuşmazmışız diyerek yoluma bakarım açıkçası.
0
peki madem
(18.12.20)
@IcedFlames +1

Bazı insanlar sosyal medya kullanmayana niye bu kadar şaşırıyorlar anlamıyorum cidden.

Bir de bu grubun yanında sosyal medya kullanmamayı çok büyük bir başarı, fedakarlık ya da sanal dünyaya karşı bir direniş olarak lanse eden sosyal medya kullanmayan grup var. Bana cidden bunu övmek, bununla övünmek oturup tek tek kullanmadığı ya da hiç açmadığı sosyal medya hesaplarını saymak vs çok boş geliyor. Bir de kullanmadığı ile övünüp, kullananları eleştiren hesaplarını kapatmaları için baskı yapan tipler gördüm. X kullanıyorsa ya da kullanmıyorsa şöyledir tarzı tüm genellemeleri çok sığ buluyorum açıkçası. İnsanoğlu çok garip gerçekten.
0
Amaranta ursula
(18.12.20)
(15)

macbook içinde işletim sistemi kalmadı...

soru icin geldim
yanlışlıkla sildim,yanlış işlemler yaptım. cihazımın garantisi yok yazılımsal olarak çöp durumda ve kurtaramıyorum şuan. apple servisleri yazılımsal işlemler için ücret talep ediyor mu?
yanlışlıkla sildim,yanlış işlemler yaptım. cihazımın garantisi yok yazılımsal olarak çöp durumda ve kurtaramıyorum şuan. apple servisleri yazılımsal işlemler için ücret talep ediyor mu?
0
soru icin geldim
(17.12.20)
Sorun degil, 16 gb bi bellek bulup baska bi bilgisayardan kurulum diski olusturup bilgisayari o usb disk'le calistiracaksiniz. internette detaylari var.
0
msb
(17.12.20)
hocam baktımda. indirilecek dosyayı bulamadım. temiz bir kurulum yapmama yardımcı olabilir misiniz? elimde şuan windows bilgisayar kaldı nasıl halledebilirim sorunu?
0
🌸soru icin geldim
(17.12.20)
Internet recovery diye bir olay var, internete bağlanıp sıfırdan kuruyor işletim sistemini. Mac'i açarken cmd+alt+R ve güç tuşuna basılı tutun, çıkan ekran sizi yönlendirir.
0
plutongezegendegilmi
(17.12.20)
bilgisayarı aç. açılma sesi gelince cmd+R yi basılı tut. kurtarma modunda açacaktır. internete bağla. indirip yükler.
0
helenart
(17.12.20)
internet recovery olmuyor 10 kez denedim hocalarım. hatta eski sürüm yüklemede olmuyor.
kurtarma sunucusundaki yükleyici bilgileri hasar görmüş hatası var. diğer recovery seçeneklerinde de olmuyor
0
🌸soru icin geldim
(17.12.20)
macos iso dosyasını indirip, başka bir mac'te usb'ye mount ediyordun. Ben gerektiğinde bir kere öyle yapmıştım. Windows'tan yapmak zor olabilir çünkü flash'ı mac os extended bilmemne dosya sistemiyle formatlamak gerekiyordu :/
0
nhk ni youkosu
(18.12.20)
o zaman muhtemelen saat hatası vardır.

yükleme ekranı gelince yukarı da "mac os izlenceleri, dosya, düzen, izlenceler..." gibi bir bölüm olacak.
oradan izlencelere tıkla. terminali çalıştır.

date 1218002420 gir. (<= 18 aralık 2020 00:24 ).
0
helenart
(18.12.20)
Aynı sorunu en az iki üç kere yaşadım acemilikten dolayı. Korkmayın düzeltilebilen birşey. Yakınlarınızda başka bir macbook varsa çok kolayca hallediliyor. Eğer windows varsa sadece Transmac yazılımı ve internetten kolayca download edilebilen bir osx sürümü lazım( hangisi uyumluysa) yazılımı indirdikten sonra transMac uygulamasıyla usb diske boot yapıyorsunuz. Sonra açılışta cmd+ shift kombinasyonu olması lazım boot ettiğiniz usb diski seçip yüklemeyi başlatıyorsunuz. Eğer 2015 öncesi bir macbook ise terminalden tarih ayarlarını düzeltmeniz gerekebiliyor bazen
0
ishak77
(18.12.20)
Bu arada 2008 model bir macbook için güncel tarih ayarlarını yapmak sorunu çözmemişti tarihi 2015 gibi nispeten eski bir tarihe ayarladığınızda yükleme başlıyor , garip ama ben böyle çözmüştüm
0
ishak77
(18.12.20)
2013, garantisi falan olmayan dışarda tamir görmüş bir air ile benzer şeyleri yaşadım. ücretsiz olarak telefonda destek verdi apple türkiye, birkaç teknisyen çözemedi. sonra en son denk geldiğim kişi bana öyle bir taktik verdi ki 5 dakikada normale döndü düzelti. çok hızlı ve basit bir komut sistemiyle çözdüler.

format atmaya çalışırken yazılımı çökertmiştim ben de.
0
reanarchy
(18.12.20)
dostum geçmiş olsun. bende de var macbook nasıl sildin işletim sistemini onu da söyleyebilir misin ben de dikkat edeyim de silmeyeyim.
0
condom kurşunu
(18.12.20)
@reanarchy böyle bir şey yazıyorsanız çözümü de yazmalısınız. gerçekten inanılır gibi değil. ya dalga geçiyorsunuz insanlarla ya da ne yazdığınızın farkında değilsiniz.
0
asabi
(18.12.20)
@asabi, neye dayanarak dalga geçtiğimi düşündün? çok ilginç geldin. arkadaşın sorusu açık, apple yazılımsal işlemden ücret talep ediyor mu? ben de uzaktan yardım ile ücretsiz olarak çözdüğümü belirtmişim işte niye böyle celallendin anlamadım ve komik buldum. :)
0
reanarchy
(18.12.20)
arkadaş şu cümleyi görüp bilip söylemediğini düşündü bence.
"öyle bir taktik verdi ki 5 dakikada normale döndü düzelti."

neymiş o taktik söyle diyor yani. Ama sonrasında komut dediğin için kodu hatırlamayacağını tahmin ettim ben mesela.
0
nhk ni youkosu
(18.12.20)
dediğin gibi zaten benim tek başıma yapabileceğim veya hatırladığım bir şey olsa elbette paylaşırdım ama format atmaya çalışırken macbook'u çökertmemden de anlaşılacağı üzere çok da hakim değilim bu konuya. ama uzman bir apple destek çalışanı çok küçük bir dokunuşla 3-4 farklı destek ekibinin çözemediği şeyi basitçe çözdü. burada vurgulamaya çalıştığım nokta uzaktan yardım ile gayet de ücretsiz bir şekilde apple çözüm üretiyor.
0
reanarchy
(18.12.20)
(17)

götüren götürmemiş mi?

Pertev nail
merhaba, kafamı kurcalayan bir durumu sormak istiyorum.şu anda 40 yaş üzeri olan, geçmişte orta gelire sahip insanlar arsa, ev, araba falan alarak şu an maddi olarak çok iyi duruma geldiler. istanbul'da tüm arsalar doldu, herkesin arabası var, ev almak mümkün değil. son yıllarda işe başlamış, babada
merhaba, kafamı kurcalayan bir durumu sormak istiyorum.

şu anda 40 yaş üzeri olan, geçmişte orta gelire sahip insanlar arsa, ev, araba falan alarak şu an maddi olarak çok iyi duruma geldiler. istanbul'da tüm arsalar doldu, herkesin arabası var, ev almak mümkün değil. son yıllarda işe başlamış, babadan bir şey kalmayan gençler bitik durumda. bırakın evi düzgün bir araba dahi almaları en az 5 yıl yemeden içmeden çalışmakla mümkün.

velhasıl, alan almış, götüren götürmüş gibi geliyor bana. satın alma gücünün görece iyi olduğu zamanlar bir daha gelecek gibi durmuyor. reel ücretler yerlerde. ne yapsın bu gençler?
0
Pertev nail
(17.12.20)
valla yapacak bi şey yok.
aynen dediğiniz gibi.
yapacakları tek şey var aileboyu calısıp hayatları boyunca 1 ev sahibi olmak.
0
sizofren06
(17.12.20)
20 yıl öncede aynı muhabbet ediliyordu çok iyi hatırlıyorum. ama haklısın çok daha zorlaştı ve zorlaşyor.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(17.12.20)
onların çocuklarına kalacak. ailesinde mal mülk olmayan bir şeye sahip olamaz.
0
Andrew
(17.12.20)
İş hayatına 2000'lerin başında atılmış olan insanları gözlemliyorum çevremde, çoğunun kafası çalışmıyor. Canavar gibi gençler iş arıyor ama.

Bi tanesi ile sıklıkla muhatap oluyorum, kesinlikle beynini kullanmaması gereken bir işten ekmeğini kazanmalıymış. Galerici tipi var. Ortalarda geziyor bi halt yapıyormuş gibi, tek küpesine tükürdüğüm. Neyse. Onlardan çok daha nitelikli insanlar şimdi iş arıyor velhasıl. Yani, katılıyorum.

KPSS'de bile, 73'ler, 75'lerle 2006'da atanan mimar, mühendis tanıyorum. Şimdi girenlerin 95'i garantilemesi gerekiyor atanabilmek için yazık ki.
0
gayda
(17.12.20)
dünyada yeni nesil için bi şey kalmadı. şanslı %1-2'lik kesim youtuber, influencer falan olup oradan yürüdü. %5-10 kadarı da gece gündüz çalışır, 10 parmağında marifet olur, zaten işkoliktir vs. o şekilde devam eder.

şu an dünyada teknik lise veya üniversite öğrenimi görüp de haftada 40 saat mesaiden sonra "ben yokum eyvallah" diyebilecek lükse sahip, fazla kazandığında ek mesai ücreti alabilen, kazandığı parayla ev-araba alma şansına sahip olan insan sayısı çok az.

durum türkiye'de ekstra kötü diğer yerlerde de çok iyi değil. geçen hollanda için bir tablo görmüştüm reddit'te. maaşlar yıllardır yerinde sayıyor ama enflasyon da düşük zaten, eyvallah iyi güzel ama atıyorum 10 yılda gelir %20 artmışsa aynı dönemde ev fiyatı %200 artmış, bu tarz acayip bir fark vardı.

biz aç karnımızı doyuramıyoruz daha ama dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile artık gençler mal mülk sahibi olmakta zorlanmaya başladı. kanada desen hepsine çinliler çöktü mesela.

parayı sahip eden grup her geçen gün biraz daha güçleniyor, dünyanın her yerinde zenginler daha da zengin olurken insanlar kitleler halinde fakirleşiyor ama neyse biz jeff bezos övmeye, elon musk yalamaya, "çalış senin de olur" zihniyetiyle hiçbir şeyi sorgulamadan yaşamaya devam edelim. kesin tembel olduğumuz için fakirizdir hepimiz.
0
der meister
(17.12.20)
son yıllarda işe başlamış -görece genç- bir insanın hayali, amacı neden ev araba almak olsunki? bunu da bi düşünmek gerek.

ne yapsınlar? göç edebilirler.
0
jimjim
(17.12.20)
''Götüren götürmüştür'' demek çok iddialı hemde haksız bir itham. Bu muhabbet 20 yıl öncede vardı daha eskidende de vardı. Ülkemizde maddi durumu kötü olanlar olduğu gibi maddi durumu çok iyi olan bir çok insanda var. Mesela tacirler, iş adamları, doktor, mühendis, mimar, avukat gibi görece gelir seviyesi yüksek kesimler mevcut. 1980'lerden itibaren Türkiye'de hızla artan orta sınıf var. Bunun haricinde ev fiyatları arzın talebi karşılayamamasından kaynaklı olarak yükseliyor. Merkezi yerlerdeki ev fiyatları artık şehirleşme ve rant dolayısıyla normal insanların alabileceği noktada değil. İstanbul için konuşmak gerekirse İstanbul'da 3 farklı gelir grubu var zengin, orta, fakir ve her sınıfın yaşadıkları semt, o semtlerdeki ev fiyatları, kiraları, temel tüketim ürünleri ve erzak fiyatları farklı.
0
berkan11
(17.12.20)
Ben tam 30 yaşındayım, sakın gösteriş gibi algılanmasın ama benim de evim (kredili tabii ki) arabam (kredisi bitmek üzere) var. İkisinde de ailemin tek kuruş bir katkısı yok. Yani halen mümkün bu tarz şeyler. Her ay çok az da olsa bir birikim yapmak, birikimleri değerlendirmek, sürekli kazancı artırmaya odaklanmak, kazancın agresif bi şekilde artabildiği sektörlere yoğunlaşmak, sonra da devletin dağıttığı negatif reel faizli keriz kredilerini yakalamak şeklinde bir formülüm var, şu ana kadar tıkır tıkır işliyor. Burada kilit nokta şu, cazip olan sektörler çok değişti. Mesela 80'lerde bankacılar, 90'lar ve 2000'lerde inşaatçılar çok kazanıyorken, şu anda bilişimciler nispeten daha rahat bir hayat yaşıyor. Bu rüzgarı da yakalamak önemli.

Ancak yeni nesil müthiş bir negatif propaganda ve "yapamazsınnnn" ile büyüyor ki böyle bir kariyeri hayal bile edemiyorlar şu anda. Ama bu ülkede dediğim gibi kalburüstü bir beyaz yaka sınıfı var ve ciddi paralar kazanabiliyorlar. Hatta internet sayesinde global pazardan iş almanın kolaylaşması ve döviz - tl dengesinin alt üst olması dolayısıyla çok düşük döviz rakamının bile türkiyede iyi bir hayat yaşamaya yetmesi bunu daha da cazip hale getirdi. 90'ların çocuklarının hayal edemeyeceği fırsatlar var şu anda elinizde. Ancak bunu ne bileyim yazılımla uğraşmak yerine ekşide siyaset tartışmak için kullandığımızdan fark edemiyoruz.
0
roket adam
(17.12.20)
Okul okumayıp erken yaşta iş hayatına atılarak bütün fırsatları zorlarsan belki götürme şansın olabilir.

Üniversite okudun ve ilk yılında kazanıp kalmadan bitirdin. Şansın çok iyi gitti hemen iş buldun diyelim. Yaş oluyor 23. Çok özel bir yeteneğin yoksa başlangıçta alacağın en iyi özek sektör maaşı 6-7 bin. Ayda 2 bin kenarı atsan yılda 24 bin yapar. Maaşın arttı ve 50 bin kenarı attın diyelim yine değişen bir şey yok. Bir ev bir araba yemeden içmeden 20 sene sürer en az.

Çevremde 30'larındaki bir doktorun hiçbir şeyi yok. Mühendislerin de aynı şekilde. Ama okumamış ve hayata erken atılmış olanlardan iyi durumda olanlar var
0
kickboxer
(17.12.20)
Kafasi yatirima birikime calisan insan okusa da okumasa da bir seyler sahibi olabiliyor. Burada kilit nokta tuketime ne kadar mesafeli yaklastigin. Kendi adima ortalamanin epeyce uzerinde kazaniyor olmama ragmen birikimmis yatirimmis hic o kafalarda olamadim. Kazandigini gunubirlik harcayanlardandim ama belki bi son 5-6 aydir bir seyler kafama dank etti, olgunlastim sanirim :) 3-5 kenara atiyorum, belki bi krediye vb girerim.
Bu arada alan aldi satan satti fikrine katilmiyorum, yatirimlik arsa hala var, yatirim olanaklari kolay kolay bitmez ama ozellikle yeni nesilde de ogrenilmis bi caresizlik yok degil. İnanmiyor olacagina.
0
msb
(18.12.20)
mesela kickboxer'ın hesabından gidelim. yılda 24k kenara attın, dolara bastın örneğin oldu sana yılda 35k. İki senede 70 bin etti. İki sene sonunda 70 bin üstüne devlet vergi indirimi yaptı ya da düşük faizli keriz kredisi çıkardı, azıcık borçlanıp 100 binlik araba aldın. 2 sene içinde araba oldu mu 200 bin. noldu, 4 senede 200 bin tl servet yaptın.

bu fırsatları yakalayamayan arkadaş ayda 2 bin tl kenara atsam ne olacak dedi, atsa bile 24*4 anca 96 bin kenara koyabildi, onu da evlilikti, gezmesiydi oydu buydu yemediyse. fırsatları değerlendiren vatandaş tam iki katı servete ulaştı. yani bu iş biraz bununla ilgili. ilk aracımı alırken 88 bin tl kredi çekip 134 bin tl'lik bir araç almıştım, 3 sene krediliydi. herkes manyak mısın olum dedi, şu an o aracın kullanılmış ikinci el hali 300 bine gidiyor, hadi 270 olsun. evet ödemek kolay değildi ama kredi faizlerini düşsen bile çok ciddi bi para birikmiş oldu. yeni mezun arkadaşlar bu sistemi biraz anlamakta zorlanıyorlar genel gördüğüm. bir de instagram jenerasyonunun getirdiği acayip bi tüketim hırsı da var tabii. tüm bunları alt alta yazınca, okuyabilenler ve iyi kötü kazanabilenler için dünyanın çok az yerinde olan acayip fırsatlar var bu ülkede. garip boşluklar var yani enteresan bi şekilde.
0
roket adam
(18.12.20)
fakat şu var, mesela yaşıtlarım ev araba aldı belki ama ben deli paralara bilgisayar, kamera, lens yatırımı yaptım. Cidden bilgisayar + kamera + lens'in biraz üstüne 2015'te araba alabilirdim ve o araba şimdi 250 bin falan, elimdekilerin değeri öyle değil :D Elimdekilerle o kadar kazanacak iş de yapamadım. Ama işim gereği bulundurmam da gereken şeyler. E n'apayım şimdi?

Ek olarak gençlerde öğrenilmiş çaresizlik var doğru, fakat ben üniversite okurken iyi bir laptop 2000-3000 liraydı, şimdi en az 8000 hatta daha fazla. Fakat o zaman ilk işe giren biri nasıl oluyorsa 1500-2000 alabiliyordu, şimdi 4000 teklif ederlerse iyi. "Bir şeyler yapabilmek için elde etmen gereken ekipmanlara" bile daha geç ulaşabiliyorsun.

Şu an öğretim görevlisiyim, valla benim 2010'da aldığım ve artık beğenmediğim kamerayı çocuklar sorup "hocam iyi mi iş görür mü" diye getiriyorlar. Çok kötü.

Maaşla çalışan biri de üst yerlere gelse 15-20 bin mi kazanacak mesela? O parayla bile şu an 300 bin olan arabayı, seneye 350 bin olunca alabilecek misin?

Bence gençler temel eğitimi aldıktan sonra para kazanabilecekleri e-ticaret, yazılım, 3d tasarım (bu hep atlanır mesela, mimar arkadaşlarım mimarlık işi bulamadı ama çatır çatır kanadaya 3d model satıyorlar) öğrenmeliler.

Ben 30 yaşında bunlara yeni uyanıyorum.
0
nhk ni youkosu
(18.12.20)
Bu her zaman konuşulur, 10 yıl önce de 20 yıl önce de 30 yıl önce de aynı şeyler konuşuldu durdu. Karamsar olan hep karamsardı, iş bitirici olan hep iş bitirdi. Yakın tarih için Levent Kırca parodileri, uzak tarih için yeşilçam filmlerine bakabilirsiniz.

Benim gençlere nacizane tavsiyelerim;

Aldığını şeylerin fiyatına bakmayacak birikime erişene kadar gereksiz alışveriş ve harcama yapmayın.

Alkol, sigara, gece hayatından da bütçeniz güçlenene kadar uzak durun.

Sürekli para emen, ölü yatırım gerektiren hobiler değil de, para kazandırmasa bile koyduğunuzu geri alabileceğiniz hobiler ile ilgilenin.

Üniversite bittiğinde sizi istihdam etmek isteyenlerin çokça olacağı bir üniversite bölümüne gitmeyecekseniz okul ile zaman kaybetmeyin.

Okumayı sevmiyorsanız, işe yarar bir bölüm kazanmadıysanız, sırf aileden uzaklaşıp üniversite gençliği hayatı yaşamak için okula gitmeyin.

Mutlaka ticareti deneyin, ticaret bilen bir tanıdık/yakın yanında takılın bir süre. O havayı koklayın, küçük de olsa bir sermaye bulup ticareti deneyin.

Eliniz yatkın ise bir ustalık konusunda kendinizi geliştirmeye çalışın, hatta üniversite okumayacaksanız hiç zaman kaybetmeyin ve karar verdiğiniz bir sektörde bir ustanın yanına girip işi öğrenin.

Birikim yapmayı küçümsemeyin, ben inşaatcıyım, bugüne kadar onlarca daire üretip sattım. Hemen hemen hepsini asgari ücretle çalışan ya da biraz üstü maaş alan insanlara sattım.
0
John Bloor
(18.12.20)
Götüren götürmemiş. O zaman da böyleydi şimdi de böyle. Sana bileciğin köyünden tarla almak mantıksız geliyorsa, onlara da senin şimdi tüh dediğin yatırımlar mantıksız gelirdi. Her zaman bir mücadele var, bu mücadelenin bir kazananı bir kaybedeni var. Bu sürekli olacak. Tek değişken zaman. Geri her şey aynı.
0
Frederick Co
(23.12.20)
bu tespitte baya bir haklılık var, "20 sene öncede böyle diyorlardı" diye yazanlar yanılıyor.
bununla ilgili kerim rota'nın nefis bir yazısı vardı, hatta sözlüğe düşmüştü okumayanlar mutlaka okusun derim;
www.paraanaliz.com

ben ilk işe başladığım 2010-2011 yıllarında 10+ yıl tecrübeli uzmanlar 5bin dolar karşılığı tl maaş alıyordu 5bin!
şimdi ben tecrübe olarak o seviyelere geldim buraya aldığım maaşı yazmayayım ama çok komik bi rakam dolar olarak.
hem TL değere karşı müthiş değer kaybetti, hem de özel sektörde maaşlar reel olarak azalıyor sürekli.
yeni işe başlayanları hiç düşünemiyorum bu durumda.
0
nuisance
(23.12.20)
Bu olay tamamen zamanı yakalamakla ilgili. Mesela çok daha önceye gidelim 70 li yıllarda gurbete gidenler kazandıklarını yine köylerinde tarım arazisi alarak değerlendirdiler. Çünkü bildikleri tek yatırım aracı buydu. Daha sonraki nesil metropollere aktı, fırsatçılık ve acımasızlık ve orman kanunları geçerli idi. Bazıları kazandı çoğu arada kayboldu gitti. Şu anda 40 yaş üzeri olanlar o kuşağın devamı beyaz yaka tabirinin ilk temsilcileri hatta. Çoğu ikini bir dil öğrenemedi böyle bir ihtiyaç duymadı. Bilgi bu kadar ulaşılabilir değildi. Mesleki anlamda tercihler dar ve bu coğrafya ile sınırlı idi.

Günümüzde standart olanın kazanma şansı çok az. Babadan dededen kalma meslekler ve uzmanlıklarla yırtmak kolay değil. Bir çok meslek aslında ölmek üzere olan zanaatlar gibi. Araba diye bir şey bulunmuşken dünyanın en iyi semercisi olmak için uğraşmamak lazım. Topraksız tarım çıkmışken iki dönüm tarladan ne kazanırım şeklinde düşünmemek lazım. Babadan dededen şanslı olmayanlar için biraz vizyon ve cesaret gerekli. Artık ortalama donanımda bir insan için kazanmak daha zor ama fırsatlarda eskisinden çok daha fazla.
0
istege bagli sigortasiz
(23.12.20)
türkiye'nin bu konudaki tek sıkıntısı herkesin başarıyı büyük şehirlerde yakalamaya çalışması. istanbul gibi bir şehrin nüfusu 16 milyon arkadaşlar yazıyla "on altı milyon".

100'bine araba alıp 200bine 2 sene sonra satmanız servet kazanmak değildir 100'bin aldığınızda 100bin+2sene'ye satmak demektir. bir şey kazandığınız yok sadece banka hesabınızdaki sayılar büyümüş oldu. hatta amortisman hesabı ve enflasyonu kattığınızda muhtemelen para kaybetmiş olabilirsiniz.
0
nahtoderfahrung
(23.12.20)
(2)

ethereum madenciliği

nasil olacak bazi seyler
aranızda bu şekilde madencilikle ilgilenen var mı? hangi program üzerinden yapılıyor? internette bakındın biraz ama pek anlamadım. çok sağlam bir sistemim yok ama ileride neden olmasın.
aranızda bu şekilde madencilikle ilgilenen var mı? hangi program üzerinden yapılıyor? internette bakındın biraz ama pek anlamadım. çok sağlam bir sistemim yok ama ileride neden olmasın.
0
nasil olacak bazi seyler
(17.12.20)
ethereum artık pow değil (veya değişmek üzere)
(bkz: proof of stake)
(bkz: ethereum 2.0)

tobbykitty.medium.com
0
nhk ni youkosu
(17.12.20)
olaylar olaylar. okuyalım bakalım.
0
🌸nasil olacak bazi seyler
(17.12.20)
(1)

Alt coinler

ırene adler
>>Selamlar, bir alt coin +3,9K% artmışsa kazancımızı nasıl hesaplarız?100 TL kadar almış olsak ne kadar olur paramız? Valla hesaplayamadım.İkinci sorum da şu bu coin arttı diyelim bir anda hemen satamıyoruz değil mi? Almak isteyen birileri olması lazım satış için borsada dimi?
>>Selamlar, bir alt coin +3,9K% artmışsa kazancımızı nasıl hesaplarız?


100 TL kadar almış olsak ne kadar olur paramız? Valla hesaplayamadım.İkinci sorum da şu bu coin arttı diyelim bir anda hemen satamıyoruz değil mi? Almak isteyen birileri olması lazım satış için borsada dimi?
0
ırene adler
(17.12.20)
"market price"tan hemen satabilirsin, şu an fiyat 10 dolar görünüyor ama 9.99'da alıcılar bekliyor, 10.02'de satıcılar bekliyor gibi düşün. Sen 10.01'den emir verip bekleyebilirsin de, 9.99'a direkt satıp geçebilirsin de.(genelde taker yani bu işlemin komisyonu daha çok olabiliyor.)
0
nhk ni youkosu
(17.12.20)
(3)

İstanbul'da Saç Ektirme

mutnodjme
Yurtdışından bir arkadaşım 2. defa saç ektirmeye istanbula gelecek. Daha önce ektirdiği yer iki kat para istemiş o yüzden o da tekrar araştırmaya başlamış. Bulduğu yerlerde çok fazla fake review olduğu için karar veremiyor. Daha önce yaptıran araştıran varsa tavsiyede bulunursa sevinirim.ahmet yıldı
Yurtdışından bir arkadaşım 2. defa saç ektirmeye istanbula gelecek. Daha önce ektirdiği yer iki kat para istemiş o yüzden o da tekrar araştırmaya başlamış. Bulduğu yerlerde çok fazla fake review olduğu için karar veremiyor. Daha önce yaptıran araştıran varsa tavsiyede bulunursa sevinirim.

ahmet yıldırım - long hair center
dr balwi - elithair
dr ibrahim - biohairclinic

Bu 3 yerle görüşmüş şimdilik. Tecrübesi olanlar paylaşırlarsa sevinirim.
0
mutnodjme
(17.12.20)
bu üçünü duymadım. Ben araştırdığımda aklıma en yatanı (biraz pahalıca olsa da) Serkan Aygın olmuştu.

www.sacekimisonuclari.com
gerçek yorumları bulabileceği yer burası. Fakat fiyatları böyle beklemesin, mesela Türkiyedekilere 8000tl ise yurtdışından gelen her kim olursa olsun 1500-2000 euro vb. olabiliyor. Birebir çevrimi değil yani. (genelde otel vs de dahil oluyor gerçi ona)
0
nhk ni youkosu
(17.12.20)
fiyatlari nispeten pahali ama türkiye‘de bu isi en iyi yapan iki doktor var bana göre.

biri koray erdogan, digeri muttalip keser.

istanbul dediginiz icin koray erdogan diyorum.
0
ben de
(17.12.20)
saç ekimine dair bir çok bilgiyi ve tavsiyeleri bu topluluk dan öğreniyorum açıkcası bence buraya sorabilirsin sorununu

sacekimisureci.com

x)
0
hellfase
(15.12.22)
(6)

büyük hesaplamalar için ram vs işlemci?

avatar is back
elimizde bir alanla ilgili yüksek miktarda data olduğunu varsayarsak, bunları belirli kriterlerle değerlendirmek, bir takım hesaplamalar vs yapmak istenirse, bu durumda en büyük yük ram'e mi düşer yoksa cpu'ya mı? 2.sorum ise, bilgisayarda kayıtlı data'ları analiz etmekle, internet sitelerinden çeki
elimizde bir alanla ilgili yüksek miktarda data olduğunu varsayarsak, bunları belirli kriterlerle değerlendirmek, bir takım hesaplamalar vs yapmak istenirse, bu durumda en büyük yük ram'e mi düşer yoksa cpu'ya mı?

2.sorum ise, bilgisayarda kayıtlı data'ları analiz etmekle, internet sitelerinden çekilen verileri işletmek sorunun cevabını değiştirir mi?
0
avatar is back
(15.12.20)
Artık bu tür işlemler için GPU (ekran kartı) kullanılıyor diye biliyorum. Daha iyi bilenler açıklar sanırım.

Dümdüz çalıştırdığın bir program CPU'yu kullanır tabii orası ayrı.
0
nhk ni youkosu
(15.12.20)
Bunları bilgisayarda mı yapacaksınız? Amazon’u da araştırın isterseniz.

aws.amazon.com
0
pass
(15.12.20)
Sorunun cevabı yapacağınız işlemin doğasına bağlı. 1 kb'lık bir data üzerinde 1 dakika sürecek işlem yapıyorsanız bottleneck cpu, 1 gb'lık bir data üzerinde 1 dakika sürecek bir işlem yapıyorsanız bottleneck ram oluyor.

Veriyi işlemeniz için verinin ram'de olması lazım. Diskten okuyup ram'e yazmak cpu'da yaptığınız işlemden uzun sürüyorsa cpu'yu artırın, değilse ram'i.

"İnternet sitesinden veri çekmek" dediğiniz işi nasıl yaptığınız önemli. 10 Gbps destekleyen network kartınız, internetiniz, ona uygun anakartınız vardır, iyi ram'iniz vardr, gelen veriyi diske yazmadan işleyebiliyorsunuzdur, o zaman network daha hızlı. Geri kalan tüm senaryolarda disk daha hızlı.

Edit: yaptığınız işlemin doğasına göre GPU da kullanmak isteyebilirsiniz. En temel fark yapacağınız işi ne kadar paralelize edebileceğiniz. Basit ve çok sayıda iş için GPU, kompleks ve sequential işlemler için CPU'yu tercih etmek daha iyi olur.
0
plutongezegendegilmi
(15.12.20)
bir kere işlenecek verinin boyutu çooooook yüksekse, ram önemli olur. ama küçük küçük işlemlerden trilyon tane varsa cpu önemli olur. öte yandan ekran kartlarının işlemcileri çok tekrarlı işleri daha iyi yapıyor(muş) .. mesela bitcoin vs madenciliğinde gpu daha önemli. eğer özel bir program yazıldı ise bu tabii ki..
0
co2s2
(15.12.20)
excel ile ilgili bir çalışma ise excel ram değil işlemciye göre hızlı sonuç veriyor.
iş yerindeki bilgisayarım ile evdeki bilgisayarımın ram değeri aynı işlemcileri farklı, işlemcisi yuksek olan daha hızlı hesaplama yaptırıp sonuç veriyor
0
eja
(15.12.20)
valla biz flow analysis yaptiriyoruz multicore islemci ile hiz artiyor. algoritmaya gore de bellek degisiyor. bazi algoritmalarda bellek ihtiyaci dusuk olabiliyor.
0
lata
(15.12.20)
(5)

Bitcoin İsteyen Dolandırıcı Sorunu

paramolacak
Selamlar,dün spama [email protected] adresinden bir mail gelmiş, hoş olmayan görüntülerimi yakalamışta işte tüm bilgilerimi çalmışta eğer 500 dolar yatırmazsam rezil olacakmışım millete vs diyor. Metin google translate bariz, ayrıca pc kameramdan benim görüntülerime ulaşmış ama işin garip tara
Selamlar,

dün spama [email protected] adresinden bir mail gelmiş, hoş olmayan görüntülerimi yakalamışta işte tüm bilgilerimi çalmışta eğer 500 dolar yatırmazsam rezil olacakmışım millete vs diyor. Metin google translate bariz, ayrıca pc kameramdan benim görüntülerime ulaşmış ama işin garip tarafı şu benim kamera senelerdir bozuk. Şimdi bu arkadaşı kimlik avı olarak bildirdim ama başka yapabileceğim bir şey var mı ? Şifremi falanda değiştirdim yine de.
0
paramolacak
(14.12.20)
İnanma. Bana yabancı adreslerden birkaç yıldır geliyor. Henüz yayılan bir şey olmadı :D (ki bende de pc'de webcam yok)

Türkçe mail adresinden gelmesi ilginç, demek ki Türkler de bi email listesini ele geçirmiş.(ha translate gibi demişsin gerçi, demek ki ingilizce olunca anlamadı millet hahah) Çeşitli yerlerden mailimiz hatta şifremiz sızabiliyor, bana gelen bi mailde bir forumda kullandığım şifremi de yazmışlardı.

En iyisi şifre değiştirmek evet ve mümkünse çoğu sitede farklı şifreler kullanmak. (şifre yöneticisi ile çözülebilir)
0
nhk ni youkosu
(14.12.20)
En guzeli yurtdisinda bir akrabanizdan miras kaldi, islemleri yapabilmemiz icin su kadar gondermeniz gerekiyor diyenler :D $1M miras almak icin tabii hemen gonderdim :):)
0
tahtakafa
(14.12.20)
Kimse de demiyor ki "benim yayılacak bişeyim yok" :D nude çağında yaşıyoruz. Ben hariç aşağı yukarı herkesin nudeu var. Bu siber zeka çocuklar da atalım oltayı, nasıl olsa yarası olan gocunacak diye düşünmüş. Haklılar. Bu demek değil ki hemen "kaç coin istiyorsun alçak!" diye mail atıcaz. Mücadele edicez.

Mail sana ulaşmadan evvel diğerleri üstüne düşeni yapıp spam olarak bildirmiş ki senin de spam kutuna düşmüş. Silip geçmek en mantıklısı ve kolayı.
0
IncredibleMau
(14.12.20)
bunun ingilizcesi ortalıkta dolaşıyor. genelde isme özel gönderiliyor. hack edilen sitelerden çekilen bilgilerle yapılıyor. orjinali daha inandırıcı. senin nasıl hacklendiğini falan anlatıyor. diyor ki router ında şöyle bi açık vardı, onu kullandım vs vs.
inanma. tabi ki yalan. sil geç
0
sttc
(14.12.20)
bana da geldi başka bir siteden ve sizin xxxxxxx şifrenizi biliyorum diye.
ben de fuck you diye xtir ettim :-) hala sorunsuz mailim.
0
ankarakecisi
(14.12.20)
(11)

Yıllık izin çok az değil mi?

birmilyonunvarmi
İlk sene hiç izin verilmiyor. İkinci sene ve sonrasındaki 4-5 yıl için sadece yıllık 14 gün. Bence bu ciddi şekilde saçmalık. Araştırdığıma göre Polonya, İspanya ve İngilterede 36 gün, Finlandiya, rusya ve Fransa 40, Brezilya 41, Danimarka 34, ABD 25, Almanya 30, kıytırık çin bile çalışanına 21 gün
İlk sene hiç izin verilmiyor. İkinci sene ve sonrasındaki 4-5 yıl için sadece yıllık 14 gün. Bence bu ciddi şekilde saçmalık. Araştırdığıma göre Polonya, İspanya ve İngilterede 36 gün, Finlandiya, rusya ve Fransa 40, Brezilya 41, Danimarka 34, ABD 25, Almanya 30, kıytırık çin bile çalışanına 21 gün izin hakkı veriyormuş. Bizdeki resmen kölelik sistemi
0
birmilyonunvarmi
(14.12.20)
Avrupa evet baya iyi ama ABD'de ücretli izin mi veriliyor, emin misin? 25 gün tatile gitme hakkı verip maaşından düşüyor olabilirler. Çünkü Michael Moore bi belgeselinde İtalya'daki izin olayına çok şaşırıp, hem tatil yapıyorsunuz bi de çalışmadığınız güne maaş mı alıyorsunuz diyordu :D

"The United States is the only advanced economy that does not federally mandate any paid vacation days or holidays. About one in four workers in the U.S. don't get any paid vacation time or holidays at all. "

zorunlu değilmiş, belki iyi şirketler veriyordur ama vermeme hakları da var bak.
0
nhk ni youkosu
(14.12.20)
Arastirdiginiz rakamlarda bir sikinti var sanirim. Resmi tatilleri dahil edip mi baktiniz? cunku fransada 25-30 gun (haftada 5 gun calisiliyosa 25, 6 gun calisiliyosa 30) 40 degil. Almanyada ise 24 is gunuymus.

Baktiginiz gun sayilarinda resmi tatiller de var sanirim, trde de resmi tatil ekleyince bi seylere ulasiliyo (milli bayramlar + 7 gun kurban ve ramazan bayrami, 11 gun yapiyo arada bayram unutmadiysam) ha ilk yil izin olmamasi assssiri mantiksiz ve isverenlerin izin kullandirtmamak icin takla atmalari cok igrenc, orasi ayri. Ya da zar zor izin kullanmana izin verip o arada bile calismani, maillere cevap vermeni vs beklemeleri mide bulandirici.
0
kuehles blondes
(14.12.20)
rakamlar en azindan amerika icin yanlis.

en.wikipedia.org

www.huffpost.com
0
hot potato
(14.12.20)
Almanya'da calisan arkadaslara bakiyorum harbiden deli gibi tatil yapiyorlar, 20 gunle basladilar 5 sene icinde 30 gune falan cikti, inanilmaz harbiden.

Kanada'da 10 is gunu ile basliyorsun, sonra ortalama her 5 senede bir 5 gun artar, emekli olmaya yakin 30 gunu bulursun ama her sektorde degil tabii.

Turkiye'de resmi tatil cok fazla, bunu da hesaba katmak lazim..
0
cooperr
(14.12.20)
turkiye tam bir yamyam bu konuda, bir de is degistirince tekrar 1 sene izin kullanmama konusu var ki apayri sacmalik. resmi tatil fazla olsa ne olur; bak bakalim christmas zamani 18 araliktan sonra 1 hafta kimseyi bulabiliyor musun almnanyada.
0
bay b
(14.12.20)
@bay b kardes almanya'nin tatil konusunda comert oldugunu zaten soyledik.
christmas haftasi pek kimse calismaz hristiyanlarin bol oldugu ulkelerde, dogru. Ama butun hafta resmi tatil gibi bir durum yok, calismayacaksan ya kendi tatilini kullanacaksin ya da parasiz izin alacaksin. Oyle 2 gunluk bayram tatilini haftasonu ile birlestirdik 9 gune cikti durumu yok, bunun pazarligi bile yapilmaz.

bir de mesela kuzey amerika'da tatilini kazanman lazim. yeni ise girdiysen sifirlaniyor, ilk tatiline cikmak icin 1 sene beklemen lazim. Obur turlu sirkete borclu oluyorsun. Her ay tatil saatlerini kazana kazana ilerliyorsun yani..
0
cooperr
(14.12.20)
Çalışma süreleri anlamında da kölelik sisteminde yaşıyoruz. İş dünyasının her kesiminde insanca çalışma sürelerinin çok uzağında uygulamalar var bizde. Avrupa'da öyle değil mesela.
0
1bir1bir1
(14.12.20)
Çok az. Avrupa'da "yoğun" sayılabilecek bir şirkette çalışıyorum, resmi bir tatil günü sayımız yok ama herkes en az 30 gün izin yapıyor. Geçen sene 40 gün tatil yaptım, sonra oturup vicdan azabı çektim "ayıp mı ediyorum" diye, resmen psikolojim bozulmuş.

Bi de TR'de yasal olarak düşük olması bir yana, şirketler de vizyonsuz. Yani ilk sene yıllık izin olmaması direkt terbiyesizlik. Şirket "kanun zorunlu tutmuyor ama ben veriyorum kardeşim, çalışanlarımın akıl sağlığı için gerekli bu" diyebilir, ama demiyor. Ondan sonra niye şirketlerimiz verimsiz.
0
plutongezegendegilmi
(14.12.20)
diğer ülkeleri bilmem almanya'dan bana gelen sözleşme de 30 iş günü diyor. TR'de zaten felaket. sadece kamu da izin süresi uygun.
0
helenart
(14.12.20)
Evet yıllık izin süreleri düşük ama bunlar ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili dikkate alınmaksızın hesaplanan sayılar. 2021 yılı için baktım 13-14 gün ulusal bayram ve genel tatil var 2021’de, ki bunlar herhangi bir birleştirme olmaksızın ki sayılar. Bazen dini bayramlarda tatil 10 güne kadar uzayabiliyor.

Bu durum hep işverenlerin suçu olarak duruyor ama işçilere daha fazla hak verilmemesinin önündeki engel bence hem işçilerin hem de işverenlerin kötü niyetli uygulamaları. Bunun üzerine iş yargısı o kadar proaktif ki işçi lehine koruma ilkesinde, kasa sayımında zimmetine 15k para geçiren işçi açtığı davayı kazanabiliyor, üzerine işverenden tazminat alabiliyor. Hakkı olan işçi tabii ki davasını açacak ama davaların bir kısmı işverenden tazminat koparmaya dönüşmüş durumda. Ve 1-2 yıl bekleyen işçi gerçekten de koparıyor tazminatı dava sonucunda.
0
kojonotsuki
(14.12.20)
bir yandan az. haklısınız ama öte yandan da bu izni bile düzgün kullanan kişi var? kullandıran kaç firma var?

kaldı ki, izin alıp en fazla "köye" gidebiliyor çoğu insan. adam gibi tatil yapan kaç kişi var?

ben bir yönetici olarak, çalışanların yazları bayramlar vs hariç en az iki hafta (yani pazartesi-cuma) tatil yapmasını istiyorum. hatta evde oturmamalarını öneriyorum.
0
co2s2
(14.12.20)
(10)

İnsan Neden Rock-Metal Şarkı Sever?

silah taciri
Merhaba. Iron Maiden hayranı biri olarak merak ediyorum. İnsan neden rock, metal şarkıları sever? Nedir yani bunun sebebi?
Merhaba. Iron Maiden hayranı biri olarak merak ediyorum. İnsan neden rock, metal şarkıları sever? Nedir yani bunun sebebi?
0
silah taciri
(12.12.20)
insanlar pop, elektro, caz, türkü neden sever
0
NightBringer
(12.12.20)
Neyin içine doğsak onu sevecektik. imkan, hakim kültür, zaman
0
freebird5406_2
(12.12.20)
Ben o dönemin cocugu oldugum icin sanırım.

nasıl oldu o şarkı bizim eve geldi hatırlamıyorum ama quiet riot-come on fell the noise ile başladı her şey.ben dinlediğimde muhtemelen donemleri sona ermişti ama dedimya bizim eve anca ulaşmıştı.sonra benzerlerinin peşine düştüm.en yakın spotify bakırköy de olduğu için trenle gitmem gerekti.

İlk tanıştıklarım judas priest ve iron maiden oldu.powerslave album kapağı,sfenksler hala aklımda.

Sonra yıl 2016 oldu.trieste de yaşıyorum o ara.bütün günüm limanda geçiyor.sabah kalktım,çarşıdan almam gereken bir şeyler var,yururken meydana geldim konser hazırlığı var,büyükçe bir hazırlık ama hiç bir tanıtım görmüyorum.sonra bir dükkana giriyorum.kasaya geldiğimde kasiyer kadın konser için mi geldin diye soruyor,yok lokalim falan derken ne konseri diye soruyorum.nasıl haberin olmaz diye bakıyor ve biletini çıkarıyor çekmeceden.bileti gorunce aksam gelecek gemi falan çıkıyor aklımdan.koşup biletimi alıyorum.

hizliresim.com
0
duptıs
(12.12.20)
neye maruz kalıyorsan uzun bir süre onu seviyorsun. yeme içme kültürü veya diğer sevdiğin şeylerden çok farkı yok bence. 2000'li yıllarda rock-metal hakim bir kültürdü.
0
mate soul
(12.12.20)
valla bence insan yeterince dinlerse serdar ortaç'ı bile sever gibi geliyor.

ben metal dinlemeye pentagram'ın "ölümlü" şarkısını dinleyerek başladım desem yeridir herhalde. ergenken şarkının başındaki o davul, gitarların sertliği falan çok hoşuma gitmişti. sonra başka neler varmış diye bakarken tavşan deliğinden içeri düştüm.
0
rahip janick
(12.12.20)
Müzik de kitleler için iletişim aracı. Birçok duyguya tercüman oluyor. Baktığınızda bu zamana kadar edebi eserler, sanat ve müzik başı çekiyor.
0
evimin paspasi
(12.12.20)
içinde doğduğu dönemde hangisi popüler ise,
etrafındaki arkadaşları ve çevresi arasında hangisi popüler ise
kulağına hangisi daha fazla duyuldu ise
o tarzı daha çok seviyor insan.
0
dafuq
(12.12.20)
Ortamla ilgisi biraz olabilir ama 2000de bile beni etkilemediyse, internet çağında herkesin ne dinlediği gençleri etkilememeli diye düşünüyorum,

Ben ortaokulda lisedeyken rapçiler ve metalciler vardı ben metal sevdim rap hiç dinleyemedim. Ama herkes klasik grupları dinlerken ben nasıl progresif metal dinledim bilemiyorum. Kesinlikle zevkle, düşünce yapısıyla bir ilgisi var bence.

Daha fazla duyulması alışkanlık yaratıyor olabilr ama zevkini belirlemiyor bence (öyle olsa herkes Türk pop dinliyor olurdu) gerçi evet çoğunluk dinliyor sanırım.

Yemek vs örneğini de kabul etmiyorum mesela ben. Doğduğum şehrin en ünlü olduğu şeylerin birkaçını hiç sevmem. Maruz kalmak damak veya müzik zevkini değiştiremez bence.
0
nhk ni youkosu
(12.12.20)
Mesela benim rock olayı lisede başladı. Tarz olarak farklı grupları dinledim. Black sabbath’la başladım, queen dinledim, rammstein dinledim, ozzy osbourne dinledim, ac/dc dinledim ama finalde en çok iron maiden’ı sevdim. Mesela black sabbath, ac/dc, diğer gruplara göre nispeten daha eskiler.. orjinal albümleri alacak paramız yoktu, albümlerin korsanlarını dinlerdik :( ama benim dönemimden arkadaşlarımdan rock yada metale mesafeli olanlar var.

Anlatmak istediğim bir akımın içinde de farklı tercihler olabiliyor..
0
🌸silah taciri
(12.12.20)
Genel beğeni neyse insan ona uyuyor cevabı çok gelmiş. Bazı çevreler, arkadaş ortamları için geçerli olabilir elbette. Ancak rock&metal Türkiye'de hiçbir zaman baskın kültür olmadı. Yerli/yabancı daha tüketilebilir/kolay müzikler her zaman vardı.

Kendi adıma, ülkede 90lar Türkçe pop, MTV'de Take that gibi gruplar popülerken sanırım Bon Jovi'nin keep the faith klibini görmemle çizgimde bir kayma oldu. O saçlar, o duruş neydi öyle? Chris Cornell, Dolores vs derken metal müzik yapan grupları da dinlemeye başladım. Bugün birçok müzik türünden kulak zevkime uyanları dinliyorum. Haksızlıklara dik durmaya çalışan, düzene he hee diyemeyen biriysem rock müziğin kişiliğimde yol açtığı etkinin payı vardır. Demet akalın, serdar dinleyeydim hayat daha kolay olurdu gibime geliyor.
0
zihua
(12.12.20)
(9)

hala ve covid

duyurukullanıcısı
halamın eşi covid oldu 3 hafta önce geçen hafta iyileşmiş.iyileşmeden 1 hafta sonra halam kek börek yaptım diye babaannemlere geliyor 90 yaşında babaannem.gelir gelmez bizi görüntülü arıyor vs.bizde bir fırtına koptu haliyle.abarttık mı yoksa haklı mıyız? biz dışardan eve geldiğimizde duşa falan gir
halamın eşi covid oldu 3 hafta önce geçen hafta iyileşmiş.
iyileşmeden 1 hafta sonra halam kek börek yaptım diye babaannemlere geliyor 90 yaşında babaannem.
gelir gelmez bizi görüntülü arıyor vs.

bizde bir fırtına koptu haliyle.

abarttık mı yoksa haklı mıyız? biz dışardan eve geldiğimizde duşa falan girerken halam montuyla falan evden yayın yapıyor.
0
duyurukullanıcısı
(11.12.20)
Abarttınız. Şu an halan antikor kaynıyor çünkü tedavi oldu iyileşti ve doktorlar ona iyisin dediler. Aşı olmasına bile gerek yok şu anda. Aşırı abartmışsınız.
0
1bir1bir1
(11.12.20)
ya şimdi biri covid olup iyileşti ise hiç covid olmayan birine covid geçirme ihtimali yok mu?

ben virüsü taşıyor ama kendi bünyesinde ağır semptomlar göstermiyor diye yorumluyordum.
0
🌸duyurukullanıcısı
(11.12.20)
haklısınız.
umarım bişey olmaz :/

insanlar nasıl böyle ben de anlamıyorum.
sabır ve sakinlikle anlatmaya çalışın.
0
jimjim
(11.12.20)
sağlık bakanlığı belirtiler geçtikten sonra yaymadığına inanıyor, ama gerçekte öyle mi bilinmiyor sanırım.

Ben hasta olan kişi olsaydım yine bir süre görüşmezdim, özellikle riskli insanlarla.
0
nhk ni youkosu
(11.12.20)
90 yaş işi sıkıntı ama covid geçiren adamı yakalım mı ne yapalım yani. Ben pozitif çıkmadan 10 saat önce maskesiz yemek yedim 6 kişiyle hiç birine bişey olmadı. Bence asıl bulaşıcılık kısmı belirti daha olmadan hemen önceki dönem o dönemde bulaşana bulaşıyor zaten. Yani biri covid oldu diye sürekli taşıyıcı olarak kalmaz
0
top_secret
(11.12.20)
Hastalığı atlattım. Sınırın 10 kat üzerinde uzun dönemli koruyucu antikor çıktı. Halanız da aynı durumdadır bence de abartmışsınızdır.
0
sting
(11.12.20)
“ ben virüsü taşıyor ama kendi bünyesinde ağır semptomlar göstermiyor diye yorumluyordum”
Hocam bu dediğiniz mümkün olsaydı ülke nüfusunun yarısı covid olurdu. Endişe etmeyin, covid geçirmiş iyileşmiş biri üç ay süre boyunca en risksiz olanı
Edit: covid geçiren birisi elbette tekrar geçirebiliyor, onu demiyoruz. Bahsettiğim şey antikor üretme süresi. Kim diyor ki zaten covid geçiren bir daha yakalanmaz diye
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.12.20)
covid olan birisi tekrar olabiliyor
ilkinde hafif geçirip ikinci de ölen bile var

halan antikor kaynıyor diyen
aşıyla çip takıyorlar diyenle
laptop kamerasına bant yapıştıranla
dünyayı 3 aile yönetiyor diyenle aynı.
0
summatinyourteeth
(11.12.20)
@summatinyourteeth +1

laptop bantlama meselesi haric :) guzel bir guvenlik yontemidir digerleriyle es tutmayalim bence.
0
pardonazbirbaksanız
(11.12.20)
(2)

Instagram kişi önerileri

sparkle kiddle
merhaba,bugün x kişisi ile telefonda konuştum. ardından Instagram'da girdim.kişi önerilerinde kendisi vardı. Instagram'da adım soyadım yok, öylesine bir hesap.ayarlardan baktım rehber senkronizasyonu kapalı. başka ayar göremedim. neden böyle oldu?
merhaba,

bugün x kişisi ile telefonda konuştum. ardından Instagram'da girdim.
kişi önerilerinde kendisi vardı. Instagram'da adım soyadım yok, öylesine bir hesap.
ayarlardan baktım rehber senkronizasyonu kapalı. başka ayar göremedim. neden böyle oldu?
0
sparkle kiddle
(11.12.20)
whatsapp = instagram = facebook

bunlardan birinde veri varsa veya telefon araması vb. şeylere ulaşabiliyorsa diğerlerinin de haberi olabilir. Sözleşmelerini tam okumadım ama geçişken bir yapı kurmaya çalışıyorlar zaten.
0
nhk ni youkosu
(11.12.20)
iş ile ilgili bir kere konuştuğum insanları öneriyor instagram.
0
duyurukullanıcısı
(11.12.20)
(19)

Maaş tarihi

docrivers
İş yerim maaşları ayın 15inde yatırıyor, çok saçma değil mi ?
İş yerim maaşları ayın 15inde yatırıyor, çok saçma değil mi ?
0
docrivers
(10.12.20)
Değil, ne zararı var
0
fezagezgini
(10.12.20)
Nope.
0
Ufuk
(10.12.20)
Saçma değil.
0
catch the arrow
(10.12.20)
Neden saçma olduğunu düşünüyorsunuz ki?
0
kisa
(10.12.20)
Kendini biraz memur gibi hissedebilirsin . onların da 15'inde yatıyor. Acil ödemelerin var ise baştan kenara en az bir kaç yüz lira ayırmalısın .
0
Erva
(10.12.20)
bence ayın herhangi bir gününde yatırılması saçma değil. 1 ay aralıklarla olduğu sürece.
0
jelly bear
(10.12.20)
Neden saçma olduğunu söyle, biz de aydınlanalım.
0
elorelia
(10.12.20)
30 günlük ücretini 15 gün sonra almaktan rahatsızdır belki arkadaş. 1i ile 30u arasındaki ücreti sonraki ayın 15inde yatırıyorlar değil mi?
0
benaslinda
(10.12.20)
7 kasımda işe girdim , hala maaşa dair bir şey alamadım, mantık dışı.
0
🌸docrivers
(10.12.20)
Bizim de öyle oldu. Normalde 5inde yatardı, geçen yıl 15’ine çekildi hatta çoğu kişinin kafası karıştı 15inden 15ine çalışacağız aradaki ilk fark ne olacak falan diyorduk ki yine 1-30 arası çalışmamızın ücreti 15 gün sonra yatıyor. Yasaya göre 20 gün geç yatsa iş bırakma hakkın var mesela (tabii o zaman patronun da kovma hakkı var).
0
nhk ni youkosu
(10.12.20)
İlk işe girende nasıl olur bilmiyorum ama biz kiraları zor ödedik 45 gün sonra maaş almış olduk ilk uygulamaya geçilen ay mesela.
0
nhk ni youkosu
(10.12.20)
kesinlikle dünyanın en saçma işi. hesaplaması da zor. ne var yani tüm maaşlar ay sonu ödense? 15i neden? niye 10'u değil de 15i?
0
trajikomix
(10.12.20)
Çalıştığı ayın maaşını 15 gün geç almaktan memnun olan ne kadar çok insan varmış şaşırdım.
Ben ayın 5inde maaş aldığımda bile rahatsız oluyorum. Maaş dedigin ilgili ayın son günü veya ertesi gün ayın 1inde ödenmelidir. İnsani olanı budur. Bu kadar uysallık bana korkunç geldi.
Memur maaş günü ile özel sektör maaş günlerini De karıştıranlar var. Memurlar önce maaş alır sonra çalışır. Özel sektör önce çalışır sonra maaş alır.
0
dadasalon
(10.12.20)
Sorun yok diyenler, ayin 15inde ise girdigini ve maasini da 15inde aldigini varsayiyorlar sanirim. (Her 30 gunun sonunda odeniyor gibi)

Maasin 1inde kesiliyor ve 15inde odeniyorsa evet ahlaksizlik yapiyorlar.
0
brkylmz
(10.12.20)
Sorun yok
Ayın 20nsinde ise girinler ne yapsın?

Ben mıncık bariz bir şeyi kaçırıyorum. Herkes ayın 1 inde minise giriyor burada?
0
kisa
(11.12.20)
Yazı için kusura bakmayın. Mobildeyim.
Ben mi bariz bir şeyi kaçırıyorum herkes ayın birinde mi ise giriyor burada olacaktı
0
kisa
(11.12.20)
@kısa ayın kaçında işe girdiğinizin bir önemi yok.

20sinde işe girdiyseniz 20-30 u arası 10 günlük ücretinizi, sonraki ayın 15inde alacaksınız. başlığı açan arkadaş oraya takılmış, haksız sayılmaz, hak ettiğim ücreti 15 gün sonra almayı ben de istemem
0
benaslinda
(11.12.20)
cok sacma. mevzu 30 gunluk maas aliyor olmak degil, yine ona gore ayarini yaparsin. ama 30unda kesilen maasi 15'inde vermek nedir? 5-6 ok ama yok 15 gun tutuyor ki ozellikle ayi bitirip isi birakir gidersen 2 haftalik parani ihbar ucreti olarak tutabilsin.

yunan'da ben 5. is gunu aliyorum maasimi. bir arkadasim var her ayin son is gunu maasi yatar. ornegin Subat'in 28'i pazarsa 26'sinda alir. 2-3 gun sonra duzeltilmesi gereken seyler varsa onlar icin fark yatar (o tarihten sonra calisian gunler, mesai filan)

bu arada bu mantikla calisan bir sirketin 7 Kasim'da baslayan calisana 15 Kasim'da bir haftalik para vermesi gerekir.
0
yoggi
(11.12.20)
@yoggi, sanıyorum 7 Kasım'da başlayan biri 15 Aralık'ta 3 haftalık maaş alır. Çünkü Kasım çalışmasının maaşını herkes 15 Aralık'ta alacak.

15 Kasım'da gelen maaş Ekim maaşı.

(edit: ha sizin mantıkla çalışan diyorsanız evet, normalde öyle olmalı tabii.)
0
nhk ni youkosu
(11.12.20)
(6)

belirli saatler arasında site engelleme

aynose
telefon için ve bilgisayar için, belirli saatler arasında siteleri ve uygulamalara kendi erişimimi engelleyebileceğim bir uygulama biliyor musunuz?
telefon için ve bilgisayar için, belirli saatler arasında siteleri ve uygulamalara kendi erişimimi engelleyebileceğim bir uygulama biliyor musunuz?
0
aynose
(09.12.20)
İrade:)

Telefonu kapatmak daha kolay olmaz mi?
0
her giriste sifresini unutan adam
(09.12.20)
Hahaha iradeyi "ireyd" diye okudum uygulama sanıp, google'ladım bi şey çıkmadı bu ne diyorum
0
🌸aynose
(09.12.20)
Alalım telifini:))
0
her giriste sifresini unutan adam
(09.12.20)
Kendisinden değil de modem üzerinden kisitlanabikir
0
kisa
(09.12.20)
(bkz: StayFocusd)
mobil için paralı eklentisine yönlendiriyordu sanırım, bu da chrome uzantısı. Mesela günde 2 saat girebileyim diyorsun sonra o siteleri açtırmıyor. Benzer bişey belki işe yarar, hatırlamıyorum ama belki istediğiniz gibi saat ayarı bile vardır.
0
nhk ni youkosu
(09.12.20)
Forest diye bir eklenti varmis chromeda.
Tam bilmiyorum ama dediginizn isi yapiyor galiba
0
kuehles blondes
(10.12.20)
(2)

b&h photo üzerinden alışveriş yapmak ve vergilendirme

corrado18
Uzun zamandır bir led panel almak gibi bir düşüncem var. türkiyede istediğim ürünü bulamadım. fakat b&h üzerinde bu ürün var. yakın zamanda bu site üzerinden alışveriş yapan var mı?Var ise, gümrük ve vergiler nasıl işliyor. Led ışık alıp ötv ödeyen oldu mu? Teşekkürler.
Uzun zamandır bir led panel almak gibi bir düşüncem var. türkiyede istediğim ürünü bulamadım. fakat b&h üzerinde bu ürün var. yakın zamanda bu site üzerinden alışveriş yapan var mı?

Var ise, gümrük ve vergiler nasıl işliyor. Led ışık alıp ötv ödeyen oldu mu?

Teşekkürler.
0
corrado18
(09.12.20)
yanlış bilmiyorsam %20 gümrük vergisi ödüyorsunuz. fedex, dhl ya da hangi şirketle taşınıyorsa gümrük işlemleri için onlar sizinle irtibata geçer, onların hesabına gümrük vergisi ödemesini yaparsınız, kapınıza kadar gelir (ithalatı yasaklı bir ürün değilse).
0
orient blue
(09.12.20)
kargo şirketi iletişime geçip form doldurtuyor genelde, led ışığa özel ötv varsa ödetebilirler çünkü faturaya vs bakıyorlar.

Bu arada Amerikapostam vb. siteler vardı, onlar kargo ve gümrük ücretini net hesaplayıp söyleyebilir belki. Normalde sen onların ABD adresine gönderiyorsun ürünü, onlar TR'ye kargo ve gümrük ücretini senden alıp ABD->TR gönderimini sağlıyor.
0
nhk ni youkosu
(09.12.20)
(3)

3d filmler ile ilgili durumunuz nedir? (evde)

la traviata
Kaç yıl önce tv'yi alırken 3d olsun demiştim. Ki sinemada 3d gözlükler bir zaman sonra yormasına rağmen.Filmler indiriyorduk, izliyorduk gözlükle falan. Sonra netflix'ti vs. derken son 2 yıldır hiç 3d film izlemediğimi farkettim.Son durum nedir sizde, izliyor musunuz?Son 1,5-2 yılı baz alırsak şu fi
Kaç yıl önce tv'yi alırken 3d olsun demiştim. Ki sinemada 3d gözlükler bir zaman sonra yormasına rağmen.

Filmler indiriyorduk, izliyorduk gözlükle falan. Sonra netflix'ti vs. derken son 2 yıldır hiç 3d film izlemediğimi farkettim.

Son durum nedir sizde, izliyor musunuz?

Son 1,5-2 yılı baz alırsak şu filmleri mutlaka 3d olarak izle dediğiniz filmler var mıdır?
0
la traviata
(09.12.20)
O dönem ben de bi gazla 3D TV aldırmıştım bizimkilere. Sonra bilgisayara da 3D monitör aldım oyunları 3D oynarım diye. İlk heves bi 3D film açtım. Ondan sonra ne tek bir 3D film ne de 3D oyun açmadım.
0
himmet dayi
(09.12.20)
animasyon filmler iyi oluyor. Pixar animasyonu vs. izlerseniz tavsiye ederim.

Normal olarak (yine karma ama), Alita Battle Angel'ı tavsiye edebilirim.
0
nhk ni youkosu
(09.12.20)
artık 3d tvler satılmıyor bile. boş bir özellik.
0
jelly bear
(09.12.20)
(2)

tıraş makinesi yavsiyesi

E.
Merhaba Duyuru!Sakalımı sinek kaydıya yakın kesecek bir tıraş makinesi arayışındayım. Şekil verebilirse daha da iyi olur. Bu Phillips one blade dikkatimi çekti ama emin de olamadım. Tavsiye ettiğiniz bir model var mı?Teşekkürler!
Merhaba Duyuru!

Sakalımı sinek kaydıya yakın kesecek bir tıraş makinesi arayışındayım. Şekil verebilirse daha da iyi olur. Bu Phillips one blade dikkatimi çekti ama emin de olamadım. Tavsiye ettiğiniz bir model var mı?

Teşekkürler!
0
E.
(08.12.20)
sinek kaydı için Braun'unkiler çok iyi.

Düzeltmek ve sinek kaydına "yakın" bişeyler yapmak için de BaByliss veya Remington'ın 7-9 parçalı setlerine bak.

Örnek (bende bu var): www.amazon.com.tr
0
nhk ni youkosu
(08.12.20)
Philips'in üç kafalı ıslak/kuru modellerinden uzak durun derim. Bazen ne almamak gerektiğini de belirtmek gerekiyor.
0
dilemma of subscribtionability
(08.12.20)
(8)

Film/dizi arşivi için HDD tavsiyesi

IncredibleMau
Eve fiber internet alınca internet hızı sorun olmaktan çıktı, depolamayı dert etmeye başladım artık. Yüksek çözünürlüklü dizi film arşivi yapmak istiyorum ama yarın bir gün media playera bağladığım zaman aktarım hızı filmin akışını etkilemesin, tak çalıştır kullanabileyim istiyorum. En ucuz ssd ile
Eve fiber internet alınca internet hızı sorun olmaktan çıktı, depolamayı dert etmeye başladım artık. Yüksek çözünürlüklü dizi film arşivi yapmak istiyorum ama yarın bir gün media playera bağladığım zaman aktarım hızı filmin akışını etkilemesin, tak çalıştır kullanabileyim istiyorum. En ucuz ssd ile bu hesapları yapmama gerek kalmıyor ama maliyeti yüksek oluyor.

Veri okuma yazma hızı minimum ne olmalı hdd'nin? Hangi marka, ürünü tavsiye edersiniz?
0
IncredibleMau
(07.12.20)
media playerda disk hızından bottleneck yaşamazsın. 7200 rpm alma sakın, 5400 rpm'lik bir WD Red serisi harddisk işini görür.
0
nahtoderfahrung
(07.12.20)
Film dizi arşivi yapmak sanki sadece bize özgüymüş gibi direkt buradan sordum ama redditte baya tartışılmış bu. Sonradan aklıma geldi. Wd red mantıklı görünüyor.

Teşekkürler.
0
🌸IncredibleMau
(08.12.20)
ben olsam (ki öyle yapıyorum) 3.5" 4-6tb gibi bir WD Essentials diskte depolarım, izleyeceğim filmi flashdisk ile mediaplayera takarım. 2.5" diskler hep az ömürlü ve güvensiz geliyor bana (çok rahat taşındığı için darbeye maruz kalma olasılığı da artıyor vs.)

WD Red oem disk? Kutuyla mı kullanacaksınız?

okuma hızı önemli ama şu anki filmleri usb 2.0 bile (20mb/s) kurtarıyor genelde. Her mediaplayerda usb3.0 yok. Saniyede o kadar veri yok eğer full bluray falan indirmiyorsanız. (40gb'lık film olsa saniyede 8mb falan okuma hızı yetiyor hesabıma göre)
0
nhk ni youkosu
(08.12.20)
3.5" i ayrıca değerlendiricem ama flashdisk neden? Direkt bağlasam ne sakıncası olur?

Kutulu oluyor herhalde. Taşınabilir bir formda kullanıcam
0
🌸IncredibleMau
(08.12.20)
Bence artık arşiv yapmak mantıklı değil. Netflix falan bitirdi bence bu durumu.
0
black mamba
(08.12.20)
mamba +1

arşivin bi 5 yıl sonra "sevdiğim fişmlerin düşük kaliteli kayıtları" halini alınca anlamsızlaşıyor.

"Eve fiber internet alınca internet hızı sorun olmaktan çıktı..."

Anahtar cümle bu. Artık 4K filmler bile direkt stream edilebilirken arşiv yapmakla uğraşmak gereksiz zaman kaybı.
0
himmet dayi
(08.12.20)
Netflix ve benzeri platformların içerikleri indirilebilir diğer sitelere kıyasla çok dar olsa da temelde kabul edebilirim bu fikri. Yine de arşivlemek biraz farklı. İki farklı dilde altyazıyı aynı anda görüntülemek sizin için anlamlı olmayabilir mesela ama benim arada ihtiyacım oluyor buna. Hdd'yi her yere taşıyabiliyoken hızlı internet ve gerekli araçlara her yerde sahip olamayabilirim. Buna benzer bir sürü sebep sayılabilir ama arşivleme ihtiyacı temelde bir ihtiyaçtan değil, okuduğun kitabın rafında durması gibi biraz keyiften.
0
🌸IncredibleMau
(08.12.20)
flash deme sebebim, aslında benim batıl inancım sanırım :D Eski mediaplayer'larda "eject" yoktu ve birkaç kere çalışır haldeki diski çekmem gerekmişti. (durduk yere bile okuyordu bir şey yapıyordu) ve disk bir süre sonra sıkıntı yaratmıştı. Belki de disk bozuktu bilmiyorum ama ben yine de önlem olarak disk takmamaya başlamıştım. Ha şimdiki android boxlarda falan eject de var zaten, ve o anda okuma yazma vb. işlem yoksa direkt çeksen bile bir şey olmuyor zaten. Benimki her ihtimale karşı.


Arşiv gereksiz diyenler film izleyip geçenler sanırım. Ben de kitap gibi görüyorum bunu ayrıca kalitesiz olduğunu kim söyledi? İnternette direkt izleyemeyeceğin HDR Blu Ray'leri torrentten indirebilirsin. OLED bi TV de alırsan ileride harika. Mesela.

Ayrıca geçen Teknoseyir'de konusu geçmişti, Mandolarian dizisinde mesela bi hata olmuş, sonra var olan yayından o silinmiş. (yeni versiyon var şu an disney plusta vs.) Tarihten belli şeyler silinebiliyor. Elindeki kitap sadece stream olduğu için bir chapter'ın atıldığını düşün. Senden sonra izleyenler bundan habersiz, ancak eksi versiyonu olanlar bilebiliyor vs. Bu iş filmlere de geliyor. İleride sansür için de, bir şeyi "düzeltmek" için de kullanılabilir fakat eski versiyonu elinde bulunduranın elinde sonsuza kadar kalacak. (disklerin ömrü vs. ayrı mesela tabii :) Ben bu tür arşivciliği önemsiyorum.
0
nhk ni youkosu
(08.12.20)
(3)

yaklaşık 5 senedir çekmek istediğim bir kısa film

rafetli gunler
var. ben bu filme nasıl finansman sağlarım, nasıl sponsor bulurum gençler? ağzımı bozduğuma bakmayın. gayet de naif, ne istediğini bilip de koparamayan bir adamım. bir yol gösteren olur ise mutlu olurum. (çalıştığım sektör müthiş alakasız bu arada. öyle bir çevrem yok yani)
var.

ben bu filme nasıl finansman sağlarım, nasıl sponsor bulurum gençler? ağzımı bozduğuma bakmayın. gayet de naif, ne istediğini bilip de koparamayan bir adamım.

bir yol gösteren olur ise mutlu olurum.

(çalıştığım sektör müthiş alakasız bu arada. öyle bir çevrem yok yani)
0
rafetli gunler
(07.12.20)
Bulamazsın. :D

Şimdi cevaba gelelim, yapım şirketi olan arkadaşım bile fongogo üzerinden crowdfunding açtı çevresinden topluyor.

Kültür bakanlığı seçeneği var ama dışarıdan birinin düzgün bütçe planı vs şeyleri halledeceğini sanmıyorum. Yine de (sinema.gov.tr) . Bu yılınki Kasım'da doldu sanıyorum bakmadım, bir başvuru Aralık'a kadardı. Devlet %50'sini karşılıyor karşılarsa, 20 bin bütçen varsa 10 bin veriyor. Genelde o yıl herkese aynı parayı veriyor.

Bir de tanıdığı olup farklı şirketlerden belediyelerden yol desteği, bilmemnesi alanlar oluyor. Yardım gibi.
0
nhk ni youkosu
(08.12.20)
Ah aynı dertten muzdaribim. Bir yol bulazsak kendi paramızla çekeceğiz artık. Ona da paramız yetmez muhtemelen film yarım kalır.
0
olaylar olaylar
(08.12.20)
Filmin içine konusuna belli bir sosyal soruna gönderme vs koyabilirsen bu konu özelindeki dernek vakıf vb yerlerden bu film için bütçe talep edebilirsin. Örn. engelliler, kuraklık, SMA hastaları vb. gibi konuları filme ya da konusuna yedirebiliyorsan bunlarla birlikte STK lardan destek isteyebilirsin. orada işlerine ne ölçüde yarayacağına bakarlar. eğer yayınlandığında ses getireceğine inanırlarsa ve ya kendi reklamlarına destek olacağını düşünürlerse bir kısım destek olabilirler.
alternatif olması açısından bu da bir fikir.
0
erty_ksk
(08.12.20)
(18)

seboreik dermatit cemaati hangi şampuanı kullanıyoruz

iddaaci
merhaba, saçımız için en son head and shoulders clinical strenght kullandık. onu piyasadan kaldırdılar. şimdi ne kullanıyoruz?
merhaba, saçımız için en son head and shoulders clinical strenght kullandık. onu piyasadan kaldırdılar. şimdi ne kullanıyoruz?
0
iddaaci
(07.12.20)
Clinical Strength kullanmaya devam ediyorum. İnternetten alıyorum.

www.hepsiburada.com
0
himmet dayi
(07.12.20)
@himmet dayi şampuan head and shoulders'ın sayfasında yok. kaldırıldı piyasadan diye biliyordum. sahte olmasın.
0
🌸iddaaci
(07.12.20)
(bkz: La Roche Posay Kerium DS)
almıştım en son. Fakat H&S Clinical'ın 2020 son kullanma tarihlisi vardı arada kullanıyordum, kalkmış mı demek?
0
nhk ni youkosu
(07.12.20)
Kullanmadım fakat urban care tea tree & lemon çeşidi iyi geliyor diye okumuştum

www.gratis.com
0
freebird5406_2
(07.12.20)
vichy dercos kullanıyorum yeşil olan, head and shoulderı bulamayınca yorumlarda bunu görüp almıştım, çok memnunum.
0
benaslinda
(07.12.20)
Türkiye'de eczanelerde satılıyordu sadece. P&G bunu pazardan çekti. Sebebini sordum müşteri hizmetlerine. Cevab veremediler. Ne zaman gelir dedim ona da cevab veremediler.

İnternette satılan ürün ithal. 5 yıldır kullanıyorum. Sahte olsa anlardım. Başka hiçbir şampuan bu kadar etkili olmadı bende. Konazol kullandım ama 2 yıl sonra etkisini tamamen yitiriyor.
0
himmet dayi
(07.12.20)
prozinc.
0
jimjim
(07.12.20)
yves rocher kepek önleyici
bioderma node ds
0
durgunfoton
(07.12.20)
bu arada denk gelmişken sorayım, sizde de mevsim geçişlerinde azıyor değil mi bu meret? Geçen hafta arttığını fark etmiştim, bu başlık sizde de öyle olduğu hissini uyandırdı :D
0
nhk ni youkosu
(07.12.20)
@nhk ni youkosu saçlarımı dün yıkadım. gece. bu sabah uyandığımda siyah atletimin omuzlarına kar yağmıştı. erken bir kış. :)
0
🌸iddaaci
(07.12.20)
Ducray Kelual DS ile ilgili çok fazla olumlu yorum var.
0
kobretti
(07.12.20)
Ya hacım bi katran sabunu kullansan!! ben iki gündür yüzüm için kullanıyorum inanılmaz güzel yaptı.
0
gameofannen
(07.12.20)
sebirox diye klinik bir şampuan var onu kullanıyorum.

ama nhk ni youkosu +1, geçtiğimiz haftalarda bir duyuru daha vardı bulamadım şimdi, mevsimle birlikte havadaki nemin azalması ciddi etkiliyor hatta ve hatta en önemli faktör olabilir. daha sık yıkayın, spor yapıyorsanız az da olsa terledikten sonra yıkayın.
0
engelbert humperdinck
(07.12.20)
Evet. Mevsim geçişlerinde artıyor. Benim her yıl bu zamanlar ve Nisan gibi zirvesine ulaşıyor. Bazen şampuan, merhem yeterli gelmeyebiliyor. Ama artık alıştım ben. Takmıyorum.
0
himmet dayi
(07.12.20)
yıllardır bu iletti çeken ve onlarca değişik ürün deneyen birisi olarak yorumlarım ;

sürekli vichy dercos yeşil kullanıyorum memnunum.

Ducray Kelual DS kullandım iyi ama gramaj/fiyat oranı zayıf. vich etki etmez ise bunu kullanın.

bulabilirseniz neutrogena t/gel deneyin.

edit: şu ürün de fena değil. yoklukta gideri var.

www.hepsiburada.com
0
delidir yakalayin
(07.12.20)
ben de biioderma node ds denedim bu kış, baya işe yaradı kaşınmayı kepeği falan durdurdu.
0
roket adam
(07.12.20)
Lan ne çok seboreik dermatit varmış

Prozinc +1
0
all girls dream
(07.12.20)
#nhk ni youkosu

Evet gen haftadan beri baya azmis durumda
0
all girls dream
(07.12.20)
(6)

Yabancılarda çeyrek / yarım / tam altın olgusu

Kahir ekseriyet
Var mı? Hiç yabancı çeyrek altın gördünüz mü fotoğrafı var mı merak ettim :)
Var mı? Hiç yabancı çeyrek altın gördünüz mü fotoğrafı var mı merak ettim :)
0
Kahir ekseriyet
(07.12.20)
altın var mı bilmiyorum (vardır da) ama reddit'te gümüş görmüştüm. Yatırım için almış üstünde kartal falan vardı.

Bizdeki kadar yaygın değildir tabii bizim atasporumuz altın takmak/biriktirmek :D
0
nhk ni youkosu
(07.12.20)
www.gold.org
Şöyle gold coinler ve külçeler varmış.

Edit: Daha güzel site buldum.
www.jmbullion.com
0
kobuzchu kiz
(07.12.20)
amerika'da bi arkadas gumus kulceler aliyordu yatirim icin. bunlari satan siteler var, sertifikali. icinde ne oldugunu belli etmeyen bi kargo paketiyle geliyor, geri gondermek istersen de bi warehouse'a yine ne oldugu anlasilmayacak sekilde goneriyorsun, adresin ustunde bilmemne gumus gibi bir sey yazmiyor yani.

kulce seffaf bir plastik vakumla kapli. acmiyorsun, kasana koyuyorsun oylece.

www.jmbullion.com ornek
0
federer
(07.12.20)
genelde bulyon denilen bizdeki gram altinlar gibi satilan altin ve gumusler oluyor. ama bizdeki cayrek/yarim gibi para seklinde olanlari da var.

www.bullionbypost.eu
0
crucio
(07.12.20)
Adamlarda ciddi bir enflasyon olmadı için bizdeki kuyumcu ve döviz büroları gibi yerlerin olmaması gerekir. Döviz bürosu yoktur derken yerliden alip yerliye satan yerler yoktur diyorum. Soruya dönersek.

Çeyrek yarım tam bize has bir uygulama gibi . Ama birçok ülkede altın ve gümüş bozuk paralar(coin) mevcuttur. Halkin buyuk kismi alip satmaz.
0
ycaycayca
(07.12.20)
Bir de bu sitelerdeki oz birimi ons mu oluyor? Fiyatından tahmin ettim 1 oz yazanın fiyatı ons fiyatına aşağı yukarı denk.
0
🌸Kahir ekseriyet
(07.12.20)
(12)

Kadinlar daha mı korkunç?

bluewhale
yada bilinç altımızda kadınlardan korkmamızı gerektiren birşeyler mi var? korku filmlerindeki hayaletler hep kadın, kız çocogu falan oradan çıkarım yapıyorum.
yada bilinç altımızda kadınlardan korkmamızı gerektiren birşeyler mi var? korku filmlerindeki hayaletler hep kadın, kız çocogu falan oradan çıkarım yapıyorum.
0
bluewhale
(07.12.20)
Bir çeşit ters köşe hedefledikleri için öyle olduğunu düşünüyorum, çocuktan zarar görmeyi ummazsın sonra aniden kötü bir yönü ortaya çıkar ekstra şaşırtıcı ve ürpertici olur.
0
basingse
(07.12.20)
ama hep kız çocuğu; shining ten tut the ring e kadar bu sekilde.
0
🌸bluewhale
(07.12.20)
biriniz de açık konuşsun. evet abi kadınlar daha korkunç. sen hiç tersi pis erkek gördün mü? erkek neyse o.
0
stewie
(07.12.20)
Garez'de erkek çocuktu sanırım.

Filmleri yapanlar hep erkek, o yüzden olabilir. Kadın yönetmen-senarist yapsa erkek çocuk kullanacak belki de.

ki örnek geldi aklıma, kadın yönetmenin "we need to talk about kevin" filminde psikopat olan erkek çocuk.
0
nhk ni youkosu
(07.12.20)
Bunla ilgili yapılmış çok çalışma var, genelde kadın düşmanlığı yani bu konudaki mitler ile bağlantılı. Siyahların ana rollerde oynamaması, Ortadoğunun filmlerde sarı filtreleme ile sunulması gibi.

FEMİNİST ELEŞTİRİSİ AÇISINDAN KORKU
SİNEMASINDA KADININ SUNUMU
Farahnaz AMIRI tezinden:

nek.istanbul.edu.tr

(Cennetten Kovulma) mitindeki Kadın burada erkeğin cennetten
kovulmasına neden olan bir varlığa dönüşmüştür. Yılana kanan Havva, tanrının
sözünden çıkmış, ayrıca güzelliğinden yararlanarak Âdem’i de baştan çıkarmıştır. Bu
mitte ataerkil dinin kadına yönelttiği iki özellik açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır:
Kendine hâkim olamayıp çabucak kanan ve erkeği baştan çıkaran kadın. Bu mitler
“zayıf ve kolay şaşıran kadın, erkeği felakete sürükleyen şehvetin temsilcisi kadın ve
şeytan kadın imgelerinin yüzyıllar boyu sürüp gelmesine olanak vermekte, üstelik bu
tipoloji, korku filmleri için çok verimli bir malzeme sağlamaktadır.”

filmloverss.com
Dönemin erkek fantezisini yansıtan kadın, melek ve şeytan arasındadır. Korku, kuşku, iktidarsızlık ve yetersizlik temeline oturan gerilimli ilişkiler Hitchcock’un filmlerinde oldukça belirgindir. Kimi yönetmenler bu dönemde ‘misogyny’ olarak adlandırılan kadından nefret etme eğilimlerini filmlerinde yansıtırlar. (Derman, tarihsiz aktaran: Akbulut, 2008)

----
kitapeki.com
Bechdel Testi


Netflix Disclosure belgeseli, Racial Stereotypes konularına da bakabilirsiniz. www.thoughtco.com
Mizojinin tarihi, Görme biçimleri kitapları da genel bakış için yardımcı olabilir.
0
kaset
(07.12.20)
Firtinalarada kadın isimleri veriyorlar
0
all girls dream
(07.12.20)
sen düşünür, sinirlenir ve unutursun kadınlar unutmaz.

sen bir olay olduğunda 3-5 olasılığı hesap eder aman ya ne olacaksa olsun dersin. kadınlar 125 olasılığı kafasında simüle eder.

erkeğin zayıf yanı öfkedir, kolay öfkelenir saçma kararlar verir, kavga eder, trafikte makas atar... kadın böyle bişey yapmaz ama uygun zamanı bekler ve en ağır darbeyi vurur.
0
orpheus
(07.12.20)
Cok fazla erkek katil var erkek suclu var.neye dayanarak bu istatistik yapildi? Aksine daha fazla erkek oldugunu dusunuyorum
0
optimistbakunin
(07.12.20)
ya ama bir yandan olaya kadın düşmanlığı bunlar gibi bir açıdan bakıp kestirip atmayada gönlüm el vermiyor, bakın çok basit anlatıyorum realist yani paranormal/supernatural olmayan filmlerde hep kötü insanlar erkek, ama nerede hayaletli inli cinli film var, bunlarda korku ögesi kadın. ben bu tarz filmlerin(korku) bilinç altını hedef aldığını duymuştum, bence bununla ilgili bir açıklaması olmalı.
0
🌸bluewhale
(07.12.20)
@bluewhale Hayalet bazında Gotik dönem hikayeleri ile bağlantısı var diyor aşağıda.Kadın düşmanlığı denilen şey yazdığım gibi arketipler, oluşmuş kalıp yargılar işte. Yani kadınlardan nefret ediliyor diye böyle yapılıyor demek basite indirgemek olur, hakkında çok çalışma var, psikanalizle de bağlantısına bakabilirsiniz

www.theguardian.com
In any case, ghosts are unusual among movie monsters in that they're more often female than male, perhaps because their origins lie in the Gothic romantic tradition, which so often features haunted houses, madwomen in the attic and sinister nocturnal goings-on. It's a particularly female branch of the horror genre, but appeals to male viewers as much as to female ones since it subverts the conventional view of woman as a passive, obedient creature and supposes that the angry, violent, retributive urges suppressed in life may emerge after death in twisted malevolent form. As Colette Balmain, author of Introduction to Japanese Horror Film, writes: "The reason for the success and ubiquity of such female ghosts is a mixture of female desire, and fear of such empowermen

en.wikipedia.org
Shelley Stamp Lindsey states "Carrie is not about liberation from sexual repression, but about the failure of repression to contain the monstrous feminine". Audiences are not supposed to identify with Carrie White whilst she becomes the monster, instead they are supposed to be scared of her ability and destructive potential. Carrie is purposely portrayed in this manner because the character Carrie White demonstrates what happens when women gain power and are no longer repressed. Carrie ultimately tells its audience that they must live in a patriarchal world, and if they fail to successfully integrate then this is what will come of it.[13]

www.syfy.com
0
kaset
(07.12.20)
kesinlikle kadinlar daha korkunç. misal etrafımızdaki, haberlerde duyduğumuzkadın katiller. bir erkek ani şekilde bi anlık dürtüyle parlayıp elini kana buluyo ama bir kadın kocasını öldürmek için yıllarca plan yapıp mezar yerini bile düşünebiliyor. işte bu planlama aşaması filmler için kaynak.

www.google.com
0
ben
(07.12.20)
kaset+1

erkek temsilleri özellikle sanat dallarında güç ve norm olarak var. ataerkilliğin tamamen egemen olmasıyla birlikte kadın korunması gereken ya da (güç kazandığında;aslında sadece erkek kadar güç kazandığında) korkulması gereken (femme fatale) bir temsil kazanıyor. hiç öyle norm olarak duran kadın kahraman hikayeleri, kadın başrol filmler vs göremeyiz edebiyatta falan da çok azdır. kadın kadına diyaloglar bile azdır sinema filmlerinde, araştırabilirsiniz.

kadınlar daha korkunç değil.
0
jimjim
(07.12.20)
(6)

sınırlı kullanıcı sayısı ile video paylaşmak

ben de
selamlar. diyelim bir eğitim videosu hazırladık, videoyu sadece ücret ödeyen bir kullanıcı ile paylaşmak istiyoruz. bu kullanıcının videoyu download edememesi ve başkalarıyla paylaşamaması gerekiyor. bunu yapabileceğimiz bir platform var mı dropbox benzeri?teşekkürler.
selamlar.

diyelim bir eğitim videosu hazırladık, videoyu sadece ücret ödeyen bir kullanıcı ile paylaşmak istiyoruz. bu kullanıcının videoyu download edememesi ve başkalarıyla paylaşamaması gerekiyor.

bunu yapabileceğimiz bir platform var mı dropbox benzeri?

teşekkürler.
0
ben de
(06.12.20)
İzenebilen her video indirilebilir. Şu zamana kadar indirmeye çalışıp da indiremediğim bir video olmadı. En kötü ekran kaydı (ki windows'ta bile var artık win+g) ile olur.

Adobe connect ile yayınlarsanız saçma sapan parçalara bölündğü için uğraşmazlar belki birleştirmeye. Ama o da yapılmaz değil.

Veya belki instagram falan gibi uyggulamalar ile olur.
0
lancelot du lac
(06.12.20)
Adobe connect ile parçalanıp yayınlanan yayını basit bir scriptle ile indirip birleştirebiliyordum yani bu isteyene 15 dklık iş gibi.

Şu kurs sitelerinden satıp parasını alsanız orada paylaşılan kursu alıp korsanlık yapacak insan azdır bence.
0
atom karincanin torunu
(06.12.20)
udemy
0
avatar is back
(06.12.20)
Yabancı udemy videoları korsana düşüyor da Türkçe olanla kimse uğraşmadığı için düşmüyor. Bazıları kendi sitesini kurup kendi host ediyor ama nasıl bir altyapı kuruyorlar bilmiyorum. Çünkü udemy organik satıştan %50 kesiyor mesela. Senin kuponunla gelirlerse %97sini sen alıyorsun, yani kitlen hazırsa kupon ile getirip en azından host masrafından kurtulursun hesap yapıp düşünmen lazım.
0
nhk ni youkosu
(06.12.20)
Lancelot haklı. İzlenebilen her video indirilebilir ve paylaşılabilir. Bunu yalnızca adobe connect gibi uygulamalar ile zorlaştırabilirsiniz, ama o kadar. Bunu aşmak için eğitimleri canlı ve interaktif yapmanızı öneririm, yani video satmaktansa deneyim satarsanız kayıttan izleyen birine bir anlam ifade etmez.
0
roket adam
(06.12.20)
Bence nazik bir dille paylasilmamasini rica etmek çok daha etkili bir yöntem.
0
pass
(06.12.20)
(11)

Sizce Suçlu Kim?

deneme
Merhaba Duyuru Ahalisi,Üzerinde anlaşmazlık yaşanan Bir konu hakkındaki görüşlerinizi merak ediyorum. Aşağıdaki durumda kim neden suçlu sizce?Tarif etmeye başlayayım durumu;4 katlı bir binada, Aynı evde yaşayan 2 kişilik bir aile + 3 kişilik bir aile, yani toplamda 5 kişilik iki aile var. Bir de bu
Merhaba Duyuru Ahalisi,

Üzerinde anlaşmazlık yaşanan Bir konu hakkındaki görüşlerinizi merak ediyorum. Aşağıdaki durumda kim neden suçlu sizce?

Tarif etmeye başlayayım durumu;

4 katlı bir binada, Aynı evde yaşayan 2 kişilik bir aile + 3 kişilik bir aile, yani toplamda 5 kişilik iki aile var. Bir de bu aile ile bağlantılı 4 kişilik bir başka aile var.
Bu 3 aileyi sırasıya 1. aile (2 kişilik aile), 2. aile (3 kişilik aile) ve 3. aile (4 kişilik aile) olarak adlandıracağım. Ailelerdeki herkes yakın akraba.

Chapter 1
Farklı bir binada yaşayan 3. ailenin dünya görüşü biraz değişik, ailenin erkeği dünyanın düz olduğuna inanıyor, aşı karşıtı, her türlü komplo teorisi eklentisi yüklü. Doğal olarak koronaya inanmıyor, maske takmayı reddediyor. 1. Ailenin erkeği ise daha önceki uyarılarında yaşadıklarından ötürü ailevi sorunlara neden olacağını bildiği için bu arkadaşın eve hastalık sokacağını bilse de ses etmiyor, karışmıyor, ve zamanı geldiğinde bu 3. aile üyesi hastalığa yakalanıyor, diğer iki ailedeki herkes de temaslı oldukları için korona tehlikesini yaşıyor, ekstra olarak 1. ailenin başka şehirde yaşayan anne babası da bu dönemde 1. aile ile temaslı oldukları, aynı zamanda yaşlı ve hasta oldukları için bu kişi nedeniyle yüksek risk altında kalıyor.

Chapter 2
Hal böyle olunca 1. aile eve hastalığı sokan 3. aileden yardım istiyor, test yaptırmalarını rica ediyor durumu kesin olarak anlayabilmek ve duruma göre kendilerine de test yaptırabilmek adına, yine doğal olarak 3. aile test yaptırmayı reddediyor, buruna sokulan test kitini yine komplo teorileri ile kullanmayı reddediyorlar, 1. aile durduk yere uğraş didin kendilerine bir şekilde test yaptırıyor ve sonuç negatif çıkıyor, ortalık sakinleşiyor. Bu arada 2. aileden bir kişi de 3. ailedeki kişinin ihmali nedeniyle bu hastalığı kapıyor, o test yaptırıyor, pozitif çıkıyor. Kişi tamamen odasına kapatılıyor, kimseyle görüştürülmüyor.

Chapter 3
Tüm bu yaşananlardan sonra 1. aile üyeleri yaşadıkları yeri paylaştıkları 2. aileye bir süre boyunca 3. aile üyelerinin kesinlikle eve alınmaması gerektiğini altını çizerek önemle rica ediyor. 21 Ekim’de hastalığı kapan 3. ailenin bir çocuğu ise, 3 Kasım tarihinde 1. ve 2. ailenin ortak yaşadığı eve 2. aile üyesi tarafından gizlice getiriliyor, çocuk bütün gün evde takılıyor kucak dolusu sevgiyle, olaylar burada yeniden canlanıyor, 2. aile olayın üzerinden 10 gün geçmesinin yeterli olduğu ve yanlış bir şey yapmadığı savıyla 1. aile üyesini dinlemeyi reddediyor, bu olaydan sonra 1. aile iki hafta boyunca tamamen karantinaya alıyor kendisini, ayrıca 2. aileye daha önce bu konudaki hassasiyetlerini dile getirdiğini, 3. aile test yaptırmayı reddettiği için kimin hangi hastalığı ne zaman kaptığının ve iyileşip iyileşmediğinin belli olmadığını, eğer yanlış bir şey yapılmadığını düşünüyorsa neden bunu gizlice yapmaya çalıştıklarını soruyor anlatıyor ama bir çare olmuyor.

Chapter 4
Bu konuda 1. ailenin rahatsızlığını önemsemeyen 2. aile üyesi asla pişman olmadığını ve 3. ailenin koronalı evinden bu çocuğu yine olsa yine getireceğini söylüyor, bu durumda 1. aile taşınmaya karar veriyor.

Chapter 5
Bu kararın ardından 1. aile olmadan 4 katlı evde yaşayamayacak olan 2. ailenin olaydan sorumlu kişisi ağlayıp sızlamaya başlıyor, 3 Kasım’dan bugüne dek sürüyor tartışma ancak 1. aile kesin kararlı taşınmaya, 2. aile zor durumda kalmasın diye evi terk ediyorlar taşınana dek. 2. aile sorumlu kişisi ise önce 1. aile üyelerine küsüyor, konuşmak istemiyor, sonra bizi böyle bırakarak yanlış yapıyorsunuz, artık sizle ilişkimiz bozulacak, sevgisizsiniz, vicdanınız sızlamıyor mu muhabbetine giriyor. Durumun sorumluluğunu 1. aileye yıkıyor. Belaltı çalışmaya başlıyor, Ama kesinlikle geri adım atmıyor koronalı evden çocuk getirmek konusunda, ısrarla da arkasında duruyor.

Şimdi ben her ne kadar taraflı anlatmamak istediysem de yapamadım, kabak gibi ortada benim hangi tarafta olduğum. Siz daha objektif bakmaya çalışırsınız. Siz ne düşünüyorsunuz bu durumda,

1. aile taşınma kararına 2. ailenin umursamaz ve hesap vermez tavrı nedeniyle mecbur kaldığını, yine de kişisel bir tavır olmadığını, eskisi gibi geçinip gidebileceklerini ama güvende hissetmedikleri için birlikte yaşayamayacaklarını savunuyor. Evde güvende hissetmiyor.

2. aile ise 1. ailenin 2. aileye istediklerini yaptıramayınca onları üzmek için böyle bir şey yaptığını, 1. ailenin kendilerini yarı yolda bıraktığını savunuyor.

Sizce kim suçlu?

www.strawpoll.me
0
deneme
(06.12.20)
Herkes suçlu yıl olmuş 2020, halen daha kavim gibi bir arada yaşanıyorsa olacaklar budur. Türkiyede aile kutsaldır vs deniyor da başlarım kutsallığına. Çekirdek aileler ayrı ve mümkün olduğunca uzak yaşamalı.
Ayrıca komplo teorilerine inanan insan geri zekalıdır.
0
Hallegadola
(06.12.20)
Bir şey anlamadım.
Yine de: problemin içinden imkansızı çıkar, elinde kalan sonuçtur.. tezine göre düşünülerek fail ortaya çıkabilir.
0
Erva
(06.12.20)
Tamamını okudum. Kimse kimseyle yaşamak zorunda değil, sebepsizce de ayrılabilirlerdi. Suçlu olarak değil de birinci aile istediği gibi gidebilir, ikinci ailenin darılması anlamsız olarak söylenebilir.
0
havadakarada
(06.12.20)
sonucunda ölüm riski olan bir şey korona. bu konuda kibarlığa, empati kurmaya gerek yok.
Birileriyle küsmek, ölmekten iyidir. Ölmeyin.
0
michael_knight
(06.12.20)
1 nci aile oradan gitmeli, ilişkilerini de kesmeli, her aile bireyi mensup olduğu aileden (eş, çocuk) sorumludur. eğer zarar geliyor ise durmanın anlamı yok.
0
selam
(06.12.20)
suçlu 1. aile desek vaz mı geçeceksiniz? hiçbir şey canınızdan, sağlığınızdan kıymetli değil. küserlerse de kendileri bilir.

ayrıca bu zamanda başka bir aile ile nasıl yaşanır bilmiyorum. ben kendi ailemin ya da eşimin ailesinin evinde bir kaç günlüğüne kalırken bile kötü oluyorum, ömür geçer mi öyle? bu işten kurtulmak için de fırsat olmuş ne güzel.
0
hadsafhada
(06.12.20)
I. aile evden -hatta mümkünse semtten de uzaklaşıp- kendi yoluna baksın. II. ve III. aile ile iletişimini azaltarak kessin.
I. aile olmadan II. aile orada niye yaşayamıyor orada onu da anlamış değilim.
0
battal gemalmaz
(06.12.20)
Maalesef artık söylediklerine katılıyorum. @Hallegadola
3. Aile mutlu mesut devam ediyor hayatına @Tangoalfa
Haklısınız buradan çıkan sonuç şunun için, 2. Ailenin sorumlu kişisi bu olayı insanlara anlatsak herkes bana hak verir çünkü yeterince bekledim gibi bir laf etti. Ben de bu yüzden burada paylaştım @hadsafhada
Evin kirasını tek başlarına ödeyemiyorlar. @battal gemalmaz
+1 @havadakarada @michael_knight @selam
Problemin içinden imkansızı çıkartmak işini tam anlamadım ben de @erva
0
🌸deneme
(06.12.20)
1. aile 2. ailenin duygu sömürüsüne kanar ve taşınmayı 1 gün bile geciktirirse hata yapar. Günün sonunda kendilerine saygısızlık ettiğini anlar. Kusura bakmasın şu laf edildiyse "Bu konuda 1. ailenin rahatsızlığını önemsemeyen 2. aile üyesi asla pişman olmadığını ve 3. ailenin koronalı evinden bu çocuğu yine olsa yine getireceğini söylüyor, bu durumda 1. aile taşınmaya karar veriyor." hadi bye demekten başka bir şey yapılmaz. Ben 3. ailenin dünya görüşüne iyi kötü saygı duyup 5 tane izbandut gibi herifle evine dalıp zorla test yapmıyorsam, sen de benim görüşüme saygı duyacaksın. Benim rahatsız olduğumu bile bile benden saklayacaksın. Yok yeaaa. Sonra suçlu ben olacağım. Ha benim de 2. aileye (hep nedense kendimi 1. aile olarak sayıyorum nedense) saygı duymam lazım. Bana açık açık söyledikten sonra isterse 3. aileyle çiğ köfte partisi yapsın. AMA ben bu olaydan sonra gidip taşınıyorsam ağlamaya hakkı yok.

Uyuz oluyorum bu kafaya, herkes benim ihtiyaç-inanç-yaşamıma saygı duysun. Ama ben başkalarına duymayayım. Sonra efendi şekilde benim yediğim halt yüzünden bu kişi benle iletişimi koparsın ben yine mağdur olayım. Yüzsüzlük bu. Tavsiyem taşınmayı geçtim iletişimi kessin. Ben lisans hayatımda bir arkadaşa evimi açıp benzer yüzsüzlüklerle karşılaştım. Aman dışarıda kalmasın diye sesimi etmedim. Bir noktada ben zor duruma düştüm o yine kılını kıpırdatmadı. Sonra suratına söyleyince yine o mağduru oynadı. Drama queenlerden uzak dursun 1. aile. Kendilerine saygıları olsun. Eş dost bulunur, ama kendine saygısızlık yaptığını fark edince yıllarca geçmiyor o acı içinden. Uzaklaşsınlar

Pandemi döneminde en büyük suçlu 3. aile, sonra 2. aile. 1. ailenin bir günahı yok senin anlattığın şekilde. Koca koca ülkeler kapanıyor, ekonomilerin canına okunuyor. Bi bu sürü mensubu insanlar zaten en doğrusunu biliyorlar. Biliyorsun, bari canını korumak isteyen insanın canına kastetme. Nice gencecik insanlar öldü bu illet yüzünden.
0
ManikD
(06.12.20)
Duygusal davranmayıp mantıklı olanı yapmak lazım. Üzülen üzülsün zaten parazit gibi yaşamışlar bir süre.

İkinci aile dediğiniz bir büyük nesil (anneanne babaanne dede vs) ise belki kiralarına yardım etmeye çalışırdım o ayrı ama yine de aynı evden gitmek lazım.
0
nhk ni youkosu
(06.12.20)
Hallegadola haklı. OLay tamamen dipdibe komünist halinde yaşamaktan kaynaklanıyor. Kimin suçlu olduğu önemli değil, kendinizi kurtarın derim.
0
roket adam
(06.12.20)
(8)

getiryemek ve aşırı uygun fiyatları

i ve been mistreated
Diğer şehirleri bilmiyorum ama İstanbul’da dışarıdan sipariş verenler getir’deki indirmli fiyatların 3-4 sene önceki fiyatlarla başabaş hatta daha ucuz olduğunu fark etmiştir. 38 liralık menüyü az önce 23 liraya sipariş ettim. Sorulara gelirsek: Biz bugüne kadar yemeksepeti tarafından kazıklanıyor m
Diğer şehirleri bilmiyorum ama İstanbul’da dışarıdan sipariş verenler getir’deki indirmli fiyatların 3-4 sene önceki fiyatlarla başabaş hatta daha ucuz olduğunu fark etmiştir. 38 liralık menüyü az önce 23 liraya sipariş ettim.

Sorulara gelirsek:
Biz bugüne kadar yemeksepeti tarafından kazıklanıyor muyduk?
Bence bu menülerin bu fiyata mâlolması imkansız. Getir bu fiyatları nasıl devam ettirebiliyor? Restoranları sübvanse mi ediyor? Yemeksepetinden pazarı kapana kadar ya da büyük bir pazar payına ulaşana kadar böyle devam mı edecek?

Özetle Bu değirmenin suyu nereden geliyor ve nereye kadar böyle akacak?
0
i ve been mistreated
(05.12.20)
pazar payi kazanmak icin ekstra indirim yapiyor getir, menulerin fiyatlari ysepeti'yle ayni, restoranlarla farkli indirim anlasmalari var sadece. indirimin yarisini getir yarisini restoran mi karsiliyodu oyle bisi okumustm burda. "aa meger ucuzmus restoranlar xD" durumu yok yani
0
hjarteblod
(05.12.20)
hjarteblod +1

benim gözlemim burger king ve macdonald's dışında restoranların fiyatları getir'de de, yemeksepeti'nde de aynı. getir bira tanınmak adına ekstra indirimler yapıyor. sürekli böyle olacağını sanmıyorum. Bir yere kadar böyle devam eder. Sonra yemeksepeti'nin jokeri gibi arada indirim yapar.

Burger ve Mac'te durum niye farklı bilmiyorum ama mağazada 15 liraya bile menü alabilirken yemeksepetinde 25 liradan aşağı menüsü yok.
0
himmet dayi
(05.12.20)
1 aydır ben de ucuza alıyorum valla. %50 getir %50 restoran diye biliyorum ben de.

normalde 30 tl verdiğimi 15 tlye alıyorum kaç seferdir. bazı restoranlar fiyat artırıp %50 gözükse de sadece getir'in kısmı indiriyor. kimisi direk 2 kat fiyat verip o indirimi de cebe atıyor.
0
passion rules the game
(05.12.20)
Getir reklam bütçesini buna ayırıyor sanırım.

benim bölgemde çok saçma kampanyalar yapıyor ama. Gönderim limitini "indirilmiş fiyat" üzerinden hesaplıyor.(sizde de öyle mi? veya restoran 20 liraya gönderiyor mu?)

Diyelim 60 liralık bişey aldım 30'a düştü, gönderim limiti 40 lira olduğundan 80 liralık al 40'a düşsün öyle gönderir restoran diyor.
0
nhk ni youkosu
(05.12.20)
@nhk ni youkosu
Eskiden böyleydi ama şu anda 30 tl alt limitli yerden 15 tl ödeyip bir şey alabiliyorum.
Söylendiği gibi yapılan indirimin yarısı getirden oluyor, güzel bir şey, yıllar sonra yemeksepetine rakip bir ürün çıkıyor gibi bakalım gelecek ne gösterecek.
0
atom karincanin torunu
(05.12.20)
getiryemekte minimum sipariş tutarı yemeksepetine göre daha yüksek. indirimli alsanız bile minimum sipariş tutarını garanti etmeniz gerekiyor(indirimli hali ile). benim karşılaştığım restorantların yemeksepetinde minimum sipariş tutarı 20 lira iken getiryemekte 25 lira, 30 liralık bir menüde indirim kullanmaya çalışınca 25 liranın altına düştüğü için siparişi veremiyorsunuz.
0
nahtoderfahrung
(05.12.20)
kazıklanıyorduk.

ilk defa yemeksepeti indirim olaylarına girdi yıllardır. şu an onlar da bazı resorantlarda %25 - %50 indirim geliyor
0
ayin yazari
(05.12.20)
Ben de artık Yemeksepeti kullanmıyorum, getir resmen öğrenci dostu oldu.
Ek bilgi vereyim: bazı restorantlarda minimum tutarın altında bir şeyler sipariş verdiğimde ilginç bir şekilde kabul ediyor. Sizler de deneyin belki işe yarar.
Aynı zamanda zomato'ya da bir bakın derim. Orası da bazen %50 indirim yapıyor. Yukarıda yazdığım bug'un aynısı zomato da oluyur.
0
kadera bach
(05.12.20)
(2)

amazon orjinal olmayan ürün ihtimali

ao12
linkteki ürün orijinal midir sizce? Amazon üzerinden ama satıcı amazon değil, malum apple ın sitesinde usb c çıkışlı adaptör satışta değil o yüzden başka sitelerden almak durumundayımhttps://www.amazon.com.tr/gp/product/B08L6Z9Q11/ref=ox_sc_act_title_1?smid=AYXAABPXM26UL&psc=1
linkteki ürün orijinal midir sizce? Amazon üzerinden ama satıcı amazon değil, malum apple ın sitesinde usb c çıkışlı adaptör satışta değil o yüzden başka sitelerden almak durumundayım


www.amazon.com.tr
0
ao12
(05.12.20)
satıcı amazon değil yanıtın, olmama ihtimali baya yüksek, amacınıza uygun amazonun sattığı baseus, ugreen, anker markalı ürünlere bakın bence.
0
atom karincanin torunu
(05.12.20)
Apple sanırım bunu kaldırıp 20w çıkaracak veya bu belli bölgelerde satılan ürün olabilir.

Yani eski ve depoda kalan/kaçak vs. bişeyse doğru fiyat ve orijinal de olabilir, sahte de olabilir. Fiyatı ve görseli sahte olmaya daha yakın.

Şirket bilgileri şöyle (arayıp/mesaj atıp sorabilirsiniz belki? veya n11'de falan varsa aynı şirket yorumlarına bakın)

"İşletme Adı:GNL STORE
İşletme Türü:Özel işletme
Vergi Kimlik Numarası:4080348588
Telefon Numarası:05415453238
İşletme Adresi:
KAYSERİ ESENTEPE MAH YUNUSLAR SOK
KAYSERİ
KAYSERİ
38130
TR"
0
nhk ni youkosu
(05.12.20)
(1)

Fuji XT4 Görüntü Aktarma

quickprop
Selamlar,Xt4 makine üzerinde 30 fps 4k yaptığım çekimi takılmadan izleyebiliyorum. Ancak mac'e aktardığım görüntüde donmalar var. Aktarımı makineyi usb c ile bağlayarak yaptım. Sebebi nedir ve nasıl çözebilirim acaba?
Selamlar,

Xt4 makine üzerinde 30 fps 4k yaptığım çekimi takılmadan izleyebiliyorum. Ancak mac'e aktardığım görüntüde donmalar var. Aktarımı makineyi usb c ile bağlayarak yaptım. Sebebi nedir ve nasıl çözebilirim acaba?
0
quickprop
(04.12.20)
görüntüde takılma yok, mac'inin işlemcisi göstermeye yetmiyor.

h264 seçip kaydedersen oynatır fakat 10 bit çekmemiş olursun. 10 bit çekersen de h265 işlemciyi çok yoran bir codec. Ben pc'de oynatabiliyorum ama kurguda ve özellikle renk yaparken kasıyor. (i7-8700k, gtx1080 ekran kartı, 32gb ram vs.)

illa 10bit h265 gerekiyorsa belki 200mbit gibi daha düşük bitrate denenebilir.(long gop seçip)

edit: bu arada denemesi bedava, bilgisayarda takılan görüntüyü herhangi bir kurgu programı veya handbrake gibi çeviriciyle h264 mp4'e çevirip denerseniz oynadığını görürsünüz.

h265 ne yazık ki "üretim" için uygun codec değil, sıkıştırıp saklamak internete atmak için iyi tabii. Sıkıştırmayı decode etmek zor iş, sanıyorum kimi işlemcide donanımsal çözücü var artık onlar rahattır belki. Ama şöyle söyleyeyim, 6k blackmagic raw rahatça işlenirken (çünkü açık, sıkıştırma çok az) 4k h265 çok zor işleniyor. Yine de sd karta 10bit kaydedebilmek için bu gerekiyor. Ben yine de memnunum.
0
nhk ni youkosu
(05.12.20)
(1)

Covid aşılarıyla ilgili teknik bir soru

fretboard
Selamlar, bugün aşı ile ilgili başlıkta en karizmatik nickli yazar'ın entrylerini okudum, moleküler kısımları anlaşılır biçimde yazmış ama yazara mesaj gönderilemediği için teknik bir soruyu kendisine soramadım, buradan yazmak istedim belki teknik olarak yorumlamak isteyen çıkar diye, aklımda bir so
Selamlar, bugün aşı ile ilgili başlıkta en karizmatik nickli yazar'ın entrylerini okudum, moleküler kısımları anlaşılır biçimde yazmış ama yazara mesaj gönderilemediği için teknik bir soruyu kendisine soramadım, buradan yazmak istedim belki teknik olarak yorumlamak isteyen çıkar diye, aklımda bir soru işareti var aşının yöntemiyle ilgili aşağıda özetlemeye çalıştım:

------------- Ön Bilgi ----------------------

eksisozluk.com
eksisozluk.com

www.nytimes.com
Yukarıdaki NYT sitesinde de uzun uzun aşılar hakkında bilgi veriliyor, o sayfaları okurken daha önceki H1N1 pandemisindeki influenza virüsüne karşı geliştirilen Pandemrix aşısının da inaktif aşı olduğunu ve bu aşının bazı Avrupa ülkelerinde Narkolepsi adı verilen oto-immün hastalığa neden olduğu ile ilgili bazı tartışmalar var, buna karşılık da cdc'nin biz bu aşı ile bu olgu arasında bir bağlantı bulamadık diye karşı argümanı var.

journals.sagepub.com
www.cdc.gov

Bu noktada, bu Narkolepsi haline neden olan anahtar durum şu:

"New research has now revealed the link between the two: part of a surface protein on the pandemic virus looks very similar to part of a brain protein that helps keep people awake."

"Yani, paket halinde vücuda verilen virüsteki bir yüzey proteininin bir bölgesinin, insan beynindeki normal bir proteininin bir bölgesine benzerlik göstermesi nedeni ile bu durum ortaya çıkıyor"

www.newscientist.com

Bununla ilgili çıkan son yayınlardan ikisin de bazı gen mutasyonu taşıyan insanlarda bu durumın gözenebileceği yönünde, yani bu hatalık ilişkii tamamen yok değil, bazı gruplar için ortaya çıkması muhtemel şeklinde sonuca varılıyor.

Son yayındaki findings kısmı ise : We found a novel association between Pandemrix-induced narcolepsy and the non-coding RNA gene GDNF-AS1, which has been shown to regulate expression of the essential neurotrophic factor GDNF. Changes in regulation of GDNF have been associated with neurodegenerative diseases.
www.ncbi.nlm.nih.gov

journals.sagepub.com

Yayın-3
As CD4 T cells recognizing this epitope have been reported to be significantly increased in narcolepsy versus DQ0602 controls, with possible mimicry with homologous hypocretin sequence : Bu durumun uykuyu kontrol eden peptid hormon dizisiyle olan benzerlikten dolayı meydana geldiği kanıtlanıyor

academic.oup.com

Konuyla ilgili tartışma geçmişi 2009'dan beri farklı görüşlere ve geri çekilen makalelere neden olduğu için daha fazla detay verip uzatmadan asıl soruya geçiyorum, merak edenler için başlangıç makalelerinin yukarıya eklemiş oldum zaten.


---------------- Asıl Soru --------------------

Bu Narcolepsy-H1N1 hikayesini şu yüzden anlattım. Bu hastalığa yatkınlık oluşturan Pandemrix aşısı da inaktif aşıydı ve adjuvant ile vücuda veriliyordu. Sinovac Covid Aşısı ve Pandemrix aşılarının üretim benzerliği buradan geliyor. Hastalığa neden olan virüslerin tipleri (İnfluenza vs Retrovirüs) farklı olsa da, benim aklımda şöyle bir soru var.

Acaba Sinovac gibi inaktif aşıların benzer bir oto-immünite veya farklı bir sendrom yaratmaları ne kadar ihtimal dahilinde? Bu açıdan, Covid-19 virüsü için proteomik veya biyoinformatik bir çalışma yapılmış mı, insan proteinleri ile Covid-19 proteinleri arasında benzerlikler var mı diye aklıma sorular geldi.

Tabi faz-3 çalışmaları bu tür durumların analiz edilebilmesi için yapılıyor fakat pandemiden dolayı faz-3 çalışmalarının yeterli sürede ve derinlikte yapılamaması ve bu olguların test edilmesi için yeterli sürenin geçmemesi veya sürecin hızlandırılmaya çalışılması malumumuz, açıklamalardan da görüyoruz zaten.

Bahsettiğim konu ile ilgili literatürde bir arama yaptım, fakat böyle bir soruyu hedefleyen araştırmaya ulaşamadım. Eğer varsa ve ben bulamadıysam da bu da iyi bir şey ki eğer böyle araştırmaları bilen varsa bana yazsa iyi olurdu.

Bu analizler neden önemli? Böyle bir proteom karşılaştırması yapılırsa, benzer bir durumun bu aşıda da olma ihtimalinin olup olmadığını bize işaret verebilir diye düşünüyorum. Çünkü bizim aldığımız aşı da inaktif virüsü komple vücuda veren bir aşı yöntemi ve birçok farklı virüs proteinin vücutta reaksiyon oluşturacağı anlamına geliyor, bu durum bağışıklık denklemini ve oto-immünite olasılığını oldukça karmaşıklaştırıyor bana göre.

Alternatif olarak yeni tip mRNA aşılarına baktığımızda, epitop olarak sadece tek bir tip yüzey proteini antijen olarak seçildiği için (NYT sayfasında açıklaması mevcut) yukarıda anlattığım tipte rastgele bir immünitenin oluşma ihtimalinin, aşının tasarım çerçevesinden dolayı daha düşük olacağını düşünüyorum. Tabi kendim bir immünolog değilim sadece matematiksel ve mantıksal açıdan yaklaşıyorum.

Basit temelde, eğer buraya kadar okuduysanız anlattığım bu bakış açısı ile ilgili teknik-akademik veya kişisel görüşleriniz nedir? Sizce hangi aşı immünolojik açıdan daha az risksiz geliyor size?

Konuyla ilgili görüşlerinizi ve eğer yanlış yazdığım bir kısım varsa a değerli düzeltmelerinizi beklerim. Uzun olduğu için kusura bakmayınız.


Dipnot: mRNA aşıları ile ilgili, özellikle mekanizma ve hücre içerisindeki etkinliği açısından doğru-yanlış temelde bir sürü bilgi ve tartışma mevcut zaten, ben bu konuya değinmeden bu soruyu sordum, eğer bunu da dahil edersek konu iyice işinden çıkılmaz bir hale gelecek :D )
0
fretboard
(04.12.20)
(kişisel görüş)
inaktif aşıyı üretenler Çin, Rusya ve İngiltere (Oxford). Hiçbirinin bunu özel olarak araştırdığını sanmıyorum, şu an covide karşı antikor gelişiyor mu ona bakıyorlar. Yan etkisi olsa bile faydası zararından çok ve bilmemkaç binde bir oluyor diyip onay alabilirler sanırım. (tamamen bi tarafımdan uyduruyorum ama)

mRNA aşıları daha hedefli ve 21.yy teknolojisi o açıdan daha temizdir belki evet. Başarı oranı daha yüksek üretimi daha kolay (taşıması zor). Fakat bunların yan etkisi var mı o hiç bilinmiyor. Bak inaktif aşıyla ilgili H1N1'den örnek var ama bu ilk mrna aşısı olacak. Ayrıca gerçekten bağlantısı olsa bile kanıtlanması uzun sürebiliyor bildiğim, örnekler ve bol inceleme lazım.

Hani inaktif aşılar on yıllardır kullanıldığı için çapı daha belli (yararı da zararı da), mrna eğer cidden sorunsuz ve hedefli olursa harika, devrim, ama öyle mi? göreceğiz :D

Ben açıkçası düzgün bir inaktif aşı olsa onu tercih ederim sanırım şu an. Ama bir yandan aklıma oyun/film senaryoları da geliyor, Çin Rusya eski tekniklerle az kişiyi az etkili aşıyla kurtarabilirken modern toplumlar yeni teknolojiyle tüm halkını kurtarıyor vs.
0
nhk ni youkosu
(04.12.20)
(9)

Steam'de küçük ama eğlenceli oyunlar var mı tavsiyeleriniz?

winston insani
MerhabalarÜcretli ücretsiz fark etmez, eski laptopumda oynayabileceğim, çok fazla ram ve cpu istemeyen, eğlenceli oyun tavsiyelerinizi alabilir miyim?
Merhabalar

Ücretli ücretsiz fark etmez, eski laptopumda oynayabileceğim, çok fazla ram ve cpu istemeyen, eğlenceli oyun tavsiyelerinizi alabilir miyim?
0
winston insani
(04.12.20)
stardew valley
0
kablelvuku
(04.12.20)
Age of empires 2-3
Command and Conquer Remastered Edition

90'ların çocuğuysan keyifle oynarsın :)
0
nhk ni youkosu
(04.12.20)
fezagezgini
(04.12.20)
FTL
0
false pretension
(04.12.20)
Papers, please.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(04.12.20)
mini metro.

küçük bir imamoğlu çıkabilir içinizden.
0
barabas
(04.12.20)
Sid meier's railroads
0
battal gemalmaz
(04.12.20)
the stanley parable
stories: the path of destinies (klavye ile oynamak zor, oyun kolu gerek)
portal
portal 2
superhot
superhot: mind control delete
0
late viper
(04.12.20)
bir de epic games her hafta oyun veriyor ona da bakın derim.
bu hafta verdiği ücretsiz oyun:
www.epicgames.com
0
late viper
(04.12.20)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.