Giriş
(1)

Uyap sms sorusu

bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
Selam. Yakın zamanda trafik kazası geçirdik. Şikayetçi olduk mahkemeyi bekliyoruz. Bugün biri aradı uzlaştırmacıyım dedi normal 0533 numara. Uzlaşmak istiyor musunuz falan dedi eğer isterseniz bi rakam söyleyin vsŞimdi ben e devlet ya da uyap vs böyle bir dosya göremedim. Dolandırıcılık vs olabilir
Selam. Yakın zamanda trafik kazası geçirdik. Şikayetçi olduk mahkemeyi bekliyoruz. Bugün biri aradı uzlaştırmacıyım dedi normal 0533 numara. Uzlaşmak istiyor musunuz falan dedi eğer isterseniz bi rakam söyleyin vs

Şimdi ben e devlet ya da uyap vs böyle bir dosya göremedim. Dolandırıcılık vs olabilir mi? Bu işlerden hiç anlamam. Uyap sms’den mesaj gelmiş işte detaylı bilgiler dosya no vs uzlaştırmacı sizi arayacak diye.

Bu işler böyle mi ilerliyor normalde?

Bunu nasıl doğrulayabilirim? Hiç anlamadığımız için soruyorum kusura bakmayın.
0
bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(06.03.26)
Dolandırıclık da olabilir, ama gerçekte de öyle ulaşıyor ara bulucu. Normalde UYAP’ta arabuluculuk dosyalarında görünmesi gerekir. Uyapta menüden sorgulama / dosya sorgulama / arabuluculuk diye bir daha bakıver. Dosya görünüyorsa arabulucunun numarası da görünür.

Avukatın adını sanını ofisini de sorabilirsin. Baro levhadan o avukatın adı soyadını sorgularsın, ofisinin numarasını bulur arar sorarsın.

Geçmiş olsun.
0
lazor
(06.03.26)
(19)

Otobüsle mi arabayla mı giderdiniz?

dedeminhirkasi
İşe giderken;Otobüsle gidiş gelişler de 3 er aktarma yapmak gerekiyor ama ulaşıma ücret vermiyorsun.Arabayla tatlı tatlı müziğini açıp gidiyorsun günlük toplam 150 tl yakıyorsun. Hangisini tercih ederdin, neden?
İşe giderken;
Otobüsle gidiş gelişler de 3 er aktarma yapmak gerekiyor ama ulaşıma ücret vermiyorsun.
Arabayla tatlı tatlı müziğini açıp gidiyorsun günlük toplam 150 tl yakıyorsun. Hangisini tercih ederdin, neden?
0
dedeminhirkasi
(06.03.26)
Bu şartlar altında araba Çünkü otobüsün sıkıntısı günlük 150 liradan daha fazla benim için
+1
kisa
(06.03.26)
Bu şartlarda toplu taşımayı tercih etmek için gerçekten farklı ve görülmemiş bir cimri olmak gerekir.
+14
kizil karga
(06.03.26)
araba kullanmak eziyet olmayacaksa (yoğun trafik, kaza yptıracak motosikletler vs.) kıyas kabul etmez, direkt araba. bu senaryoda zaten araba günde en az yarım saat (hatta belki 1 saat) zaman kazandıracak demek. yaptığınız işle saatlik kazancınız 300 tl üzerindeyse (ki arabanız varsa böyle bir geliriniz vardır) toplu taşıma kullanmanın hiç anlamı kalmıyor.
+2
shadowfollower
(06.03.26)
çalıştığım zamanlarda toplu taşıma ile bir tık erken gidiyordum ama o eziyeti 100 kişinin içinde çekmektense bireysel olarak kıçımın üstünde çekmeyi tercih ediyordum.
+2
lazpalle
(06.03.26)
3er aktarma dediğiniz, toplam 4 vasıta mı?

işin içinde evden ilk durağa ya da son duraktan işe yürüme var mı?

arabayla ya da otobüsle toplam süre ne kadar? 150 lira yakacağınıza göre 35-40 dk gidiyor olmanız lazım.

otobüsler sıkışık mı?

arabayla trafik nasıl?
0
co2s2
(06.03.26)
Bu şartlarda otobüs kullanmam için otobüslerin ve durakların boş, yaşımın en fazla 25 olması, işimin de yorucu olmaması gerekir.
+2
cosmicstring
(06.03.26)
Aktarmalar metro mu otobüs mü vapur mu metrobüs mü? İlk kullanılacak toplu taşımaya uzaklık yürüyeerek ne kadar ?
0
kumandanim
(06.03.26)
Otobüs-metro-otobüs şeklinde
Toplu taşımaya yürüme mesafesi yok. Evin önünde bin iş yerinin de önünde in gibi dusunun
0
🌸dedeminhirkasi
(06.03.26)
bu şartlarda otobüs kullanmam için otobüsün 30 dk arabanın 1.5 saat sürmesi gerekir.
işe gidene kadar yorulursun toplu taşımayla
0
jelly bear
(06.03.26)
Ben araba yerine çoğu zaman toplu taşıma tercih ediyorum. Trafik park yeri ayrı problem, üstüne Türkiye’de araba kullanmıyorum. Kaynak yapmaya çalışan biri olunca savaş veriyorum, araya girmesin diye önümdeki aracın dibine giriyorum, şeridin tam kenarından gitmeye çalışıyorum. Her yolculukta kaynak yapan 2-3 kişi oluyor. Çileden çıkarıyor beni.

Yayaya yol veriyorum arkadaki bana korna basıp baskı yapıyor. Sağıma geçip sollamaya çalışıyor. O sırada yayanın geçişine engel oluyor, boş yere daha çok bekliyorum.

O yüzden Türkiye’de zorunda kalmadıkça araba kullanmam. Sakin sakin müziğimi açıp yoluma bakarken bu örnekler yüzünden sinirlerim çıkıyor, müziği dinleyecek halim kalmıyor.

Eğer gideceğim yolda bu tarz problem yoksa ve park yerim garantiyse kesinlikle araba. Yoksa asla uğraşmam.
0
substituent
(06.03.26)
Bu şartlarda otobüsü tercih etmek için tutkulu bir şekilde otobüs fantezim olması gerekir.
+1
kaptan maydanoz
(06.03.26)
park yeri problemi yoksa her türlü araba.
0
co2s2
(06.03.26)
araba.
Hatta daha iyisi de var, motor. sağanak yağmurlu olmadıkça yaz & kış ne kadar soğuk & sıcak olursa olsun, işe motorla gidip geliyorum. dehşet bir rahatlık.
arabaya bindiğim an trafikte kafayı yiyorum.
0
MtKrt
(06.03.26)
bastan sona ayni toplu tasima araci ile gidilmiyorsa, durakla ev veya ofis arasinda mesafe varsa 150 tl konusu bile edilmeyecek harcanmasi sart bir meblagdir. 3
0
warrior princess
(06.03.26)
Araba.

Ama aylık geliriniz de o kararı vermek için önemli.
Ali Koç veya benim için bu soruyu sorduğunuzda cevap farklı çıkabilir.

Sadece yakıt değil arabanın eskimesi, kaza yapma riski, arıza yapma riski, trafikte yaşayacağınız stres, trafik cezası yeme riski, trafik kavgasına karışma ihtimali ve “geçerken beni de bırak”, “arabayla gelmişken çıkışta şuraya gidip para harcayayım” gibi en başta akla gelmeyen masrafları da hesaba katın.
-1
michael_knight
(06.03.26)
maaşa göre konuşmak gerekmez mi? 40bin kazanıyorsan 6000 tl yakıta verilmez mesela.

@co2s

git gel 150*2 olarak hesaplamışım.
-1
elorelia
(06.03.26)
araba.

itibardan tasarruf olmaz.
0
mikahakkinen
(06.03.26)
@elorelia: 6000 olmaz ki, günlük 150 liradan ayda 3000 lira olur.
+1
co2s2
(06.03.26)
Madem ortak dil kullanılıyor;
Bu şartlar altında otobüsü tercih etmem için otobüsün şoförü olmam lazım.

Arabanın masrafı maddi olarak ciddi etkilemeyecekse, araba. Toplu taşımanın derdi bitmez. 3 vesait kolay bir şey değil. İn onu bekle, bin bunu bekle derken uyanık olduğun saatleri yola vermeye gerek yok.
0
lazor
(07.03.26)
(11)

Kira artışı hk.

infinitedreams
Merhaba. Kiracı olarak 5 yılımı doldurdum. Şu an mevcutta daireler 30 bin tl. Ben 19 bin veriyordum. Ev sahibi 5 yıl dolduğu için 30 bin olmasını istedi kiranın, ben de en fazla 25 bin tl yapabileceğim söyledim. O da eğer 30 bin yapmazsam kira tespit davası açığ emsal değere çektireceğini söyledi. B
Merhaba. Kiracı olarak 5 yılımı doldurdum. Şu an mevcutta daireler 30 bin tl. Ben 19 bin veriyordum. Ev sahibi 5 yıl dolduğu için 30 bin olmasını istedi kiranın, ben de en fazla 25 bin tl yapabileceğim söyledim. O da eğer 30 bin yapmazsam kira tespit davası açığ emsal değere çektireceğini söyledi. Bu durumda ben ne yapmalıyım, yasal hakkınızı kullanıp dava açın desem mantıklı mı? Bir de emsal neye göre belirleniyor? Aynı apartmanda 15 bin tl ye oturan da vardır, 20 bine oturan da vardır. Bu arada oturduğum yer rezidans, 500-600 daire var. Kira tespit davası açarsa ev sahibi sonuç alır mı, yoksa kirayı direkt 30 bin yapıp geçeyim mi?

Bu arada yeni kira dönemi 3 ay geçti. Bu 3 aylık farkı da istiyor. 5 yıl bttikten sonra 3. Ay içindeyiz yani.

Teşekkürler şimdiden
0
infinitedreams
(03.03.26)
bence hiç uğraşmayın. aradaki 5 bin lira sizi maddi sıkıntıya sürüklemiyorsa ve yerinizden memnunsanız kabul edin. ama ben olsam yeniden kira sözleşmesi yapardım.
+1
elektr10
(03.03.26)
3 ay geçtiği için dava sonucu yeni kira döneminden (6. yıl) itibaren geçerli olacak.
mahkeme sonucu aradaki farkı icra yoluyla talep edebilir.
dava masraflarını sana yükletebilir. mahkemeden bunu talep edebilir yani.

şu an yeni kiracılar kaç liradan giriyor daireye mesela? 5. yıl dolana %10 iskontolo bir rayiç bedel çıkıyor genelde. ortalama 30k ise 27k rayiç çıkabilir. bunu net bilemeyiz tabii ki salladım.

yani çok büyük ihtimal mahkemeden 25k üzeri kira çıkacaktır.
+4
yazar yazmaz yazan yazar
(03.03.26)
yasal oran neyse onu yap ve dava açmasını iste. tespit davası olmadan iyileştirme yaparsan ve seneye kiralar 60 oldu diye 60 isterse yine aynı davayı açma hakkı var. bu yüzden dava olmadan artış yapma. mahkeme aynı rakamı bile belirlese 5 sene rahat edersin. ayrıca en iyi dava 1buçuk-2 sene sürüyor. o sürede vereceğin ekstra kirayı da kenara yatırım olarak at. mahkeme bitince toplu ödersin.

kira tespiti o binaya yada çevresine yeni taşınan kiracılar ile belli oluyor. yeni taşınan komşularınız varsa onlara sorabilirsin kaça oturuyorsun diye. mahkeme onlardan %10-20 arası düşük fiyat ile sizin kirayı belirleyecektir.
+1
gercekdunya
(03.03.26)
19 veriyordun, %30 ile 25 bin oldu zaten. emsal 30 ise mahkeme 27-28 yapar.
0
gabe h coud
(03.03.26)
27500 yapalım ortada buluşalım diye teklif edin bence iki tarafta uğraşmamış olur...
+1
alpicann
(03.03.26)
yasal oranın üstünde zam yapacaksanız @gercekdunya'nın söylediği durumdan kaçınabilmek için yeniden sözleşme yapıp süreyi sıfırlamak mantıklı olabilir sanki. hukukçu değilim.
-1
elorelia
(03.03.26)
en güzeli dava açsın bilirkişinin belirlediği değere yükseltin kiranızı. yoksa bu şekilde her zam döneminde kullanır bunu.
+1
oxit
(03.03.26)
Benzer konudan avukatla konuştum, kira tespit davası da 2-3 yıl sürüyor. Tabi siz ne kadar zam yapıp oturmaya devam edeceksiniz bilmiyorum ama dava sonunda çıkan farkı yıllık zam ve enflasyon bedeliyle birlikte toplu ödemeniz gerekecek + mahkeme masrafları vs. Çıkacak sonuç da üç aşağı beş yukarı bu yıl için 27-28 olur max. Anlaşmaya çalışın bence.
+1
beetlejuice
(03.03.26)
ben olsam 25 bini de teklifi etmezdim ama karşı taraf 25 bini de kabul etmiyorsa, 19 bin liradan devam edin. geriye dönük 3 aylık farkı zaten asla kabul etmeyin.

davayı açsa bile 30 bin değil, 26-27 bin lira olarak tespit edilecek, dava süresi içinde açılmadığı için de bu kira bir sonraki kira yılından itibaren geçerli olacak.
karar kesinleşene kadar eski kiradan oturmaya devam edeceksiniz, aradaki fark için faiz ödemeyeceksiniz.

aynı apartmanda halihazırda oturanların verdiği kira önemli değil, son 4-5 ayda taşınanların kiralarını öğrenin, dava açıldığında onların sözleşmelerini dosyaya sunmanız gerekecektir, yeni taşınan ve kirası 30 bin liranın altında olanların sözleşmelerini bulmaya çalışın.
+1
de jure
(03.03.26)
anlaş avukatlık masraflarını görünce şok olabilirsin.
0
jamswety
(03.03.26)
Şu yanlış anlamayı gidereyim; 5 yıl dolduktan sonra yasal üst sınır ortadan kalkıyor.

Dava sonunda belirlenen yeni kira tutarı da bildiğim kadarıyla kira dönemi başlangıcından itibaren değil, dava açma tarihinden sonrasını kapsıyor. 6 ay sonra dava açtı, yeni yılın ikinci 6 ayından sonrası hesaplanır diye biliyorum.

Bunları avukatın söylemesi daha iyi de ben sıradan vatandaş olarak diyorum ki; aranızda başka bir mevzu yoksa 3-5 demeyin anlaşın. 19.000 %30’la zaten 24-25.000’e gelirdi. Etrafta 30’a kiraya verenler (ilana değil kiraya) varsa, 25’in üstüne 2-3 daha koyup anlaşmak çok daha mantıklı.

Ne siniri stresine değer ne mahkeme masraflarına. Avukatın ASGARİ ücret tarifesi internette var. Selam verirsen selamı almak bile aradaki senelik farka falan denk gelir. O da normal insansa buralarda anlaşırsınız.

İlaveten; mahkeme şöyle yapıyor, emsal kirayı belirlese de ondan %10 düşürüyor. Yani emsal 30 ise, yine 27’ye gelecek.
0
lazor
(05.03.26)
(4)

Şu Oyunun Adını Hatırlayan?

lazor
Merhaba,2000’lerin ilk yarısında basit bir bilgisayar oyunu oynuyordum. İnternet üzerinden indirdiğimiz bir şeydi. Sadece sağ sol ve space tuşlarıyla oynanıyordu.Ekranın en altında, bizim yönlendirdiğimiz, Master Yoda’yı andıran bir figür var. Bu figür 90 derece yukarıya ip fırlatabiliyor. Bir de ko
Merhaba,
2000’lerin ilk yarısında basit bir bilgisayar oyunu oynuyordum. İnternet üzerinden indirdiğimiz bir şeydi. Sadece sağ sol ve space tuşlarıyla oynanıyordu.

Ekranın en altında, bizim yönlendirdiğimiz, Master Yoda’yı andıran bir figür var. Bu figür 90 derece yukarıya ip fırlatabiliyor. Bir de kocaman bir top var gökten geliyor, yerden ve ekranın kenarlarından sekebiliyor. Yoda bu topa alttan ip fırlatınca top patlayıp ikiye bölünüyor. İki tane daha küçük top oluyor. Onlar da patlayınca daha küçük ikişer top oluyor. Böyle tek bir top toplamda birkaç kerede ancak yok edilebiliyor.

O bölümdeki top yok edilince bir sonraki bölüme geçiliyor. Arada bazı özel güçler edinebiliyordu. Mesela ip yerine zincir atıyordu, zincir top ona çarpana kadar asılı kalıyordu. Diğerlerini hatırlamıyorum.

Bu oyunun adını hatırlayan çıkar mı? Bulup indirmek istiyorum.

Teşekkürler.

Edit: Gemini “bubble struggle” dedi. Onun da giriş ekranı tanıdık geldi, hatta indirip baktım, aynı mantıkla oynanan bir oyun ama benim aradığım değil maalesef. Bendeki karakter sanki biraz daha mavi turkuaz renklerde sivri kulaklıydı. Yatay değil dikey bir ekranda oynanıyordu. Bir de fonda böyle düz renklerden ziyade doğa manzarası ya da öyle sakin rahatlatıcı görseller vardı.

FİNAL EDİTİ: Reddit’te benim gibi biri de aynı şekilde aratmış ve bulmuş. E-Gon Adventuresmış adı. Şurada videosu da var; youtu.be

İlginize teşekkürler.
0
lazor
(28.02.26)
Pang?

Edit: Bubble trouble olabilir fakat bunlar hep pang klonları olmalı.
+1
orient blue
(28.02.26)
Maalesef Pang da değil. Bu karakter tavşan gibi sincap gibi uzun sivri kulaklı, hayvan benzeri bir canlı. Yanlış hatırlamıyorsam gri bir palto da giyiyor ama bundan emin değilim.
0
🌸lazor
(28.02.26)
Bubble Trouble
www.1001games.com
+1
mbond
(28.02.26)
Super pang değil mi?
Bu oyunun en iyilerinden biriydim.
+1
etna
(28.02.26)
(3)

Taksi çağırılınca taksimetre ne zaman açılıyor?

egerbiryolcu
Uzun zamandır çağırmalı taksi kullanmadığım icin bilmiyorum. Bir tanesi dedi ki sizin orda taksim varsa yönlendiririm yoksa burdan gelen yariyolda taksimetreyi açarak gelir. Taksicilerin bizim muhite mesafeleri 25-35 dakika civarı.
Uzun zamandır çağırmalı taksi kullanmadığım icin bilmiyorum. Bir tanesi dedi ki sizin orda taksim varsa yönlendiririm yoksa burdan gelen yariyolda taksimetreyi açarak gelir. Taksicilerin bizim muhite mesafeleri 25-35 dakika civarı.
0
egerbiryolcu
(27.02.26)
Birkaç dakikalık mesafeden geldiğinde müşteri bindiğinde açar ama 25-35 dakikalık mesafede yarı yolsa acıyorsa normal duraktan çıkarken de açabilirdi ama yasal olarak müşteri bindiğinde açılır, böyle durumlarda genelde önceden durum belirtilip karşılıklı anlaşılır.
0
kizil karga
(27.02.26)
bitaksi gibi uygulama üzerinden çağırılan taksiler siz araca binince taksimetreyi açıyor.

taksi durağından çağırılan taksiler genelde duraktan hareket edince açıyor.

bana denk gelenler böyle oldu hep.
0
yurtsuz john
(27.02.26)
Usul, taksimetrenin yolcunun binmesi, yolculuğun başlamasıyla açılmasıdır.

Sık taksi kullanmam. 1-2 sefer (en yakını olsa da çok yakın olmayan) duraktan çağırınca “taksimetre açarak geliyoruz sizin oraya” dediler.
0
lazor
(28.02.26)
(3)

Sevdiğiniz esnaflar var mı?

michael_knight
İşi, kalitesi, fiyatı, lezzeti pek iyi olmamasına rağmen sadece güleryüzü, samimiyeti sebebiyle tercih ettiğiniz esnaflar var mı?
İşi, kalitesi, fiyatı, lezzeti pek iyi olmamasına rağmen sadece güleryüzü, samimiyeti sebebiyle tercih ettiğiniz esnaflar var mı?
-3
michael_knight
(27.02.26)
Benim en sevdiğim bar birçok insan için "bu ne amk" denilecek bir yer. Yemek diye bir şey yok. Buzları o kadar kötü ki buzla servis edilen herhangi bir şeyi orada içmem, eşe dosta da önermem. Gel gör ki seviyorum.
0
cay koy geliyorum
(27.02.26)
FATİHBANK fdgdsafdsa
0
eja
(27.02.26)
Erken yaşlarımda vardı. Yaşım ilerledikçe, insanların o kadar da iyi olmadıklarını anladığımda o güleryüz bilmem ne zırvalıklarına sempati beslemek şöyle dursun, bunlar bende ters etki göstermeye başladı.

Şimdi esnaftan sadece düzgün davranış bekliyorum. Selamımı al, yüzüme bak, duyulur bir sesle cevap ver, uğurla. Evinde uyuyormuş da kapısına gidip bir şey rica etmiş zahmete sokmuşum gibi ağız burun yapıp bir de mıymıy konuşmasın yeter.

Belki yaşım biraz daha ilerlediğinde onu da sallamam. “Nikahıma mı alcam herifi? istediğimi versin parasını alsın hayatımdan siktir olup gitsin yeter” diyebilirim. Umarım derim.
0
lazor
(28.02.26)
(12)

"Ramazan feneri" bizde eskiden beri olan bir sembol mü?

nundu
Son yıllarda çok görüyorum ramazan reklamlarında, sosyal medya postlarında falan ama sanki bu bizim ülkeye maksimum son 10 yılda girdi gibi. Öyle Ramazan'ı pek özel yaşayan bir aile değiliz ama televizyonda, reklamlarda vs. hiç ramazan feneri gördüğümü duyduğumu hatırlamıyorum çocukluğumda. Sözlükte
Son yıllarda çok görüyorum ramazan reklamlarında, sosyal medya postlarında falan ama sanki bu bizim ülkeye maksimum son 10 yılda girdi gibi. Öyle Ramazan'ı pek özel yaşayan bir aile değiliz ama televizyonda, reklamlarda vs. hiç ramazan feneri gördüğümü duyduğumu hatırlamıyorum çocukluğumda. Sözlükte de iki entry girilmiş ramazan feneri başlığında, ikisi de yeni bir âdet yazmış ama burada da bi sorayım dedim belki geçmişte de vardır Türkiye'de. Hani Ramazan ile ilgili 10 kavram say desen fener aklıma gelmez bile o derece yabancıyım
0
nundu
(26.02.26)
Kandil gözüyle bakıyordum ben onlara. Fener miymişler?
0
auroraaurora
(26.02.26)
Doksanlarda ve ikibinlerin başında yoktu böyle bir şey, en azından ben hatırlamıyorum. Benim çocukluğumda Ramazan'ın imgeleri belliydi:

Ramazan pidesi (İlla bir fırın pidesi / pastane pidesi kavgası olmazsa olmaz)
Güllaç
Hurma
Ramazan temalı Coca Cola reklamı
+1
salihdt
(26.02.26)
Ramazan feneri

burada da yazmışlar, sonradan çıkan bir şey. ben eskiden hiç hatırlamıyorum böyle bir şeyler olduğunu.
0
shadowfollower
(26.02.26)
@auroraaurora

benim hafızamda kandil de ramazanla ilgili bir imge değil ama hadi Kadir gecesi falan bi yere kadar mantıklı (gerçi ben kandil gecesindeki kandilin lamba olan kandil olduğunu da yeni öğrendim) ama bunu kandil formunda kullanmıyorlar. Şekli falan farklı
0
🌸nundu
(26.02.26)
Fener ve din deyince benim aklıma deniz feneri vakfı filan geliyor.
Benim aklımda minare ışığının yanması ve mahya görüntüleri geliyor gerçekten ramazanla alakalı olarak.
Annem orucunu açmak için yakınlardaki camilerin minaresinin ışığının yanmasını beklerdi.
0
burfak
(26.02.26)
dini etkinlikleri daha sevimli (hatta daha ticari?) yapmak adına son zamanlarda çıkan bir branding olduğunu düşünüyorum; biraz da diğer iki dinden esinlenilmiş sanki. her hanuka'da dreidel sembolünün çıkmasıyla aynı şey.
+4
eileengray
(26.02.26)
Ramazanı nispeten hareketli yaşarız, ben sevinirim Ramazan geliyor diye. Yani gözlemim var ama bahsettiğiniz Ramazan fenerini ilk kez duydum. Bu sembolü son yıllarda hep görürdüm ama ismen şuan duyuyorum. Çok güzelmiş. Yerleşmesini dilerim. Onun dışında eskiden beri olan ramazan sembolleri Pide, güllaç, hurma, iftar topu, Mahya, davulcu, teravih, gece olan hareketlilik, sabaha kadar açık camiler ve restoranlar, Eyüp Sultan, son 10 gün itikâfı gibi gibi
0
love and trust
(26.02.26)
bir iki senedir popüler oldu. belki 5 sene evvel bir kaç yerde birileri kullanmış olabilir ama popi değildi. geçen yıl ve bu sene görünür oldu.
+1
exlibris
(26.02.26)
doksanlarda ve ikibinlerin başında ilçede resmi bayramlarda, ramazan arefesinde ve bayram arefelerinde böyle kandiller, fenerlerle (çin fenerine benzeyen uçurulanlar da dahil), yürüyüşler yapılırdı. baya anadolu işi karnaval olurdu. şimdi siyasal islam versiyonu gibi olmuş ramazan feneri yazınca çıkanlar. özensiz, gösteriş işi.

@love and trust keşke...
+2
klassno
(26.02.26)
Araplarda vardir bu. Son yillarda pek cok sey gibi onlardan bize gecti sanirim
0
kartonpiyer
(27.02.26)
vardı vardı. 90'larda kesin vardı.
0
gabe h coud
(27.02.26)
Yok tabii ki öyle bir şey.

Yok diye kullanılmayacak diye bir kaide de yok da insanlar bir gelenek bir kültür yaratmaya/şekillendirmeye çalışıyorlar. Bu gibi şeyleri genelde “eskiden falan durumlarda filan şeyler yapılırdı” diye hikayelerle desteklemeye çalışıyorlar. Adetler unutulan, unutulabilir şeylermiş gibi “haydi özümüze dönelim” gibi bir yaklaşımla yapıyorlar.

Rağbet görürse yerleşir böyle şeyler, görmezse kaybolur gider. Bir zamanlar bir şeyler gerçekten yapılıyorsa bile sonrasında İnsanlar bunu gereksiz bulmuşlar ki devam ettirmemişler.

Şu an kimi belediyeler Ramazan etkinliği adı altında, bildiğin “Noel Market” konseptini ilçelerde meydanlara yerleştiriyor. Bir iki konuşmacı, tasavvuf müziği etkinliği ile bir köşeye de bir macuncu koyunca hooopp oluyor sana Ramazan etkinliği. Sorsan o da kesin çok asırlık adetimizdir.

Bunları kafaya takmaya da gerek yok “yahu benim mi hafızamda sorun var” diye kendinden şüphe etmeye de gerek yok. Böyle şeyler tutarsa kalır, tutmazsa silinir.
0
lazor
(28.02.26)
(31)

Restoranttaki davranışı çok mu abarttım

buiret
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarıs
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarısı kaldı yanda pilav var ortadan azıcık salata aldım planım onu paket yaptırıp eve götürmek ama ben bu planlar içerisindeyken kendi kafamda eşim benim tabağımdaki kebabın yarısını aldı kendi tabağına koydu diğer yarısını da zaten benimle aynı şeyi yemiş ve bitirmiş olan arkadaşına koydu arkadaşı yemedi tabii eşim de bi ısırık alıp kebabı devam etmedi, arkadaşımın eşi paket servis istiyorum diyerek kendi tabağındakileri toplarken benimki boş kaldı üstelik ziyan da oldu bu davranışa nedense çok bozuldum. Eşim olarak benim tabağımdaki bi şeyi söylemeden alıp yiyebilir ama neden benim yemeğimi bi başkasına üstelik de sormadan ve aynı şeyi yemiş birine veriyorsun, bilmiyorum abartıyor muyum siz olsanız nasıl tepki verirsiniz daha bi şey de demedim böyle şeyler için de huzur bozmayı sevmiyorum ama kimse eşinin tabağından izinsizce bi şey alıp arkadaşının tabağına koymamalı gibime geliyor
+1
buiret
(26.02.26)
Niye konuşmuyorsunuz ilişkilerinizde ya çok ilginç...
Abartılacak bir şey yok diyalog eksikliği var.
+17
anon1m
(26.02.26)
sıfır abartı. düşüncesizce yapılmış bir harekete iyi bile tepkisiz kalmışsınız. benim eşim orada homurdanır sonrasında da söylenirdi epey.
-3
eisberg
(26.02.26)
Eşin büyük ihtimalle köyde doğup büyümüş biri. Tepkinde haklısın. Eğitimsizlik.
-7
arbre
(26.02.26)
bana abartı geldi tepkiniz. önce sorsa iyi olurdu tabii ama bozulacak ve hala üstünde düşünülecek bi şey göremedim
+3
pide
(26.02.26)
Odunluk bence. Hele ki karımın yemeğini başka adama vermek.
0
Cezcez
(26.02.26)
Bunu düşünmeniz abartı değil de eşinizle bu durumu konuşmayıp buraya yazmanız bana garip geldi. Belki yaptığının farkında bile değil ve sizin konuşmanızla tekrarlamaz da en azından.
+3
purplee
(26.02.26)
Böyle şeylere takıyorsanız sizin ruh sağlığınız ve takıldığınız bir şeyi anlık olarak konuşamıyorsanız evliliğinizin sağlığı risk altında.
+7
Mirket
(26.02.26)
Doğru yanlış diye bakılmamasi gereken bir olay bence. En fazla rahatsız olduğunu söylersin o kadar. Kafada yer bile etmemeli bence.
O yüzden abarttın diyorum.
+5
kisa
(26.02.26)
eşin düşüncesizlik etmiş ama abartmamak lazım. tatlı bi dille bu hareketi yapmadan önce "ben böyle böyle düşünmüştüm, paket yaptırıcaktım ama bir dahakine bana sor olur mu?" diyin.
+3
elektr10
(26.02.26)
Düşüncesizce bir hareket ama niye sonradan konuşmadın ki? Trip atar gibi değil normal şekilde “ya ben paket yaptıracaktım aslında keşke sorsaydın” desen bir sonrakine dikkat ederdi.
+3
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Herhangi bir tepki vermediğiniz için abartıyorsunuz diyemedim.

Tabağına aldığında söyleyebilirdiniz ben bunu paket yaptıracağım diye aslında, en azından sadece kendine alırdı tadımlık, başkasına ikram etmezdi.
Sizin tabağınızdan size sormadan alıp başkasına servis etmesi zaten komple delilik.

Ben olsam mutlaka üzerinden çok zaman geçmeden konuşurdum bu konudaki rahatsızlığımı dile getirirdim bir daha tabağıma dokunmasın hele ki başkaları için.

Ve pasif agresifliğin kölesi olduğum için aç olmasam bile eve geldiğimde çok çok iyi bir yemek söyletirdim kendime paket yapmama fırsat verilmediği için bu da anlamasına vesile olur bir daha sormadan hareket etmezdi.
0
mutekebbir
(26.02.26)
sormadan aldıysa dusuncesizlik olmuş ama belki alkol fln da varsa, ya da sohbet koyu ise dalginligina gelmiş olabilir. esinizin bu konulardaki tavrını en iyi siz bilirsiniz.
+3
oscar
(26.02.26)
abartıyorsun.
+1
gabe h coud
(26.02.26)
eve gelince yav paket yaptıracaktım, planlarımı bozdun filan der ertesi gün unuturdum. allah kolaylık versin, böyle yaşanmaz.
+4
elorelia
(26.02.26)
eşinizin alması size sormadan alması doğru olmamış, sizin bozulmanızda. evde yemesenizde olur o kebabı. büyük bir ihtimal eşiniz de ziyan olarak gördü önce kendine aldı sonra dağıttı.

ben olsam yemediğim kebabı eve goturmezdim.
+1
Başka
(26.02.26)
insanların içinde bir şey demezdim ama eve gelince büyük olay çıkartırdım. ama neyse ki eşimle benim aramda iletişim problemi olmadığı için böyle şeyler yaşamıyoruz.

ancak buna benzer bir olayı arkadaşımla yaşamıştım. iş yerinden birinin taziyesine gitmiştik. herkese ikişer pide koyuyorlardı. ben pideye rahmetlinin ruhu ve pidenin tadı enfes olduğu için yumulurken arkadaşım bir anda pide ikramı istemediğini benim tabağımdakinin ikincisini yiyeceğini söyledi ev sahibine. o pidenin tadını halen daha unutmam.

yalnız bu arkadaşımın kalemlerime, eşyalarıma vs çökmüşlüğü oldu sonradan. artık bir şey alınca o senin olsun kendime yenisini alırım diyorum veya direkt bu sende kalmıştı bana geri verir misin diyorum. köylülük diyeni eksilemişler ama doğru, bu eyleme benzer hareketlerde bulunduğunu gözlemlediğim insanlar taşralı veya yurt/köy ortamında büyümüş insanlardı. yokluk psikolojisiyle hareket ediyorlar.

neticede eşinize dediniz mi neden bunu böyle yaptınız diye?
-12
Hallegadola
(26.02.26)
bir porsiyon daha sipariş verip "paket olsun" deseydiniz.
+2
burfak
(26.02.26)
ya ben mi garibim anlamiyorum ama esimin tabaginda olan artmis yemegi neden arkadasimin tabagina koyayim ki?
esimin yemegini kendime alip yerim ama baskasininkini yemem. baskasinin artmis yemegi de bana yemem icin verilsin istemem. bence burada asil elestirilmesi gereken sey bu.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
ben olsam yemekte doyduğum an "ay şiştim bunu paket yaptırır, evde sonra yerim" derdim. bu sayede kimse benim tabağıma dokunmazdı. ha eşim belki "yok hayatım bu eve taşınmaz kötü olur ver yiyelim" deseydi de "alın yiyin" derdim.

eşiniz sizin aklınızdan geçeni bilemez. "buna devam edecek misin hayatım" dese iyiydi ama o an dalgınlıkla bunu düşünememiş olabilir. tabakta bırakılan yemeğin çöpe gideceği düşüncesi ilk akla gelir. buna göre hareket etmiş.

eşim böyle bir şeyi yapsa hiç umursamam. bu o kadar kızılacak, takılacak, üstünde günlerce düşünülecek bir şey değil. o an içimden "hay ya ben onu sonra yicektim be, neyse artık" derim ve saniyesinde o konu kafamda biter.

sonra aklıma gelirse anca başka yemeğe giderken gelir ve derim ki "bu sefer yemeğimi bitiremezsem dadanma tabağıma, paket yaptırıp eve getiririz"

abartıyorsun hem de çok. abarttığın ve takıldığın diğer konuları düşünmek bile istemiyorum. böyle yaşanmaz. rahat ol biraz. her şey kötü niyetten değil. seni umursamadığı ve sana değer vermediği için, senin fikrine değer vermediği için yaptığı bir şey değil.
+4
art cat chocolate
(26.02.26)
Cok saygisiz ve simarikca.

Ziyan olmus yemek yazik günah.
Biz birbirimize sormadan tabagimizdan hicbir şey alip tadina bakmayiz bile.

Avrupa yakadi Sahika gibi bir tepki versen yeridir. Ama sen yine de söyle böyle hoslanmiyorum dikkat eder misin vs diye karsi taraf da yapmaz zaten.

Bir tane daha sipariş verip paket yaptirsaydin diyenleri asla anlamiyorum. Ortada bir hayvanin cani var, et yeme simarikligimiz yetmiyor bir de israfi normallestirmeyelim.
-1
Purple life
(26.02.26)
Hayatta ince detaylar önemlidir ama bu kadar gereksiz bir ince detaya takılmak hayat kalitesini düşürür. %1000 eminim eşinize sorsanız hatırlamayacaktır bile.
+3
kimlanbu
(26.02.26)
askerde et yemeği ve kebap yok diye bunalıma giren arkadaşlar vardı. bunlar doğuluydu, urfa, antep falan gibi yerlerden. bana onları hatırlattın
+1
runaway
(26.02.26)
eşin öküzlük yapmış . de ki ona ahmet mehmet bir daha benim tabağımda ki yemeğe müdahale edip başkalarına servis etme. bilmiyorsan ayıp.
0
jamswety
(26.02.26)
Bence bariz abartmışsın
0
basond
(26.02.26)
karimin tabagindakini ziyan olmasin diye yerim orda sikinti yok.
ama alip baskasina vermem, orasi garipmis.
benim de karim benim tabagimdaki kalmis yemegi alip baskasina verse, aksam evde bir otur konusalim derim.
bana da garip geldi acikcasi..ayrica adamin ayni yemegi yemis yememis olmasinin bence konuyla hicbir alakasi yok.
+3
cooperr
(26.02.26)
zihinsel geviş getirme. o anda tepki vermelisiniz. eşinizin yaptığı yanlışsa bile bunu ona söylemelisiniz. sizin gibi insanlar içine atıyor sonra histerik oluyor. başı ağrıyor, suratı düşüyor vb. içiniz atmayın.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
eşinizin davranışı düşüncesizlik ve biraz da görgü bilmemek gibi görünüyor ama konuşulup halledilebilecek bir şey gibi bu, bence içine atarsanız bu tarz durumları daha büyük sorunlar olmaya doğru evrilir, en güzeli uygun bir dille konuşup çözmek
+1
darthvader
(26.02.26)
Daha çocukluktan sınır ihlali nedir, nasıl olmalı olmamalıyı öğretiyoruz.

Eşiniz bariz sınır ihlali yapmış kusura bakmasın ve evet size sormadan kendisi alması dahil sınırlarınıza müdahale oluyor bu. Gayet haklısınız, kesinlikle konuşun tekrar etmez böylece.
+1
lambada
(26.02.26)
Ben de bozulurum ama konuşurum tekrar yapmaz, uzatmam.

Bi de benim eşim paket yaptırmayı ayıp görüyor 🤦‍♀️ ne zaman paket yaptıracağımı anlasa bitirmeye çalışıyor tabağımı. Ama birkaç kez tartıştık bu konuyu, "ben yemeğimi seviyorum ve bir sonraki öğünümde yemek istiyorum, neden elimden zevkimi alıyorsun" şeklinde anlattığım için azalttı bu davranışını. Hani doymadıysa yesin sorun yok da sırf paket yaptırmayayım diye yemesi sinir bozucu
0
mezzosprite
(27.02.26)
Başlıktaki soruya cevap; evet.

Bu iftar yemeği miydi? Kan şekeri daha beyne ulaşmamış da sinirleri dinginleşmemiş gibi geldi okuyunca :)

Senin paket yaptıracağını kimse anlamamış. Kocan da “ulan para verdik çöpe gidecek” diye düşünüp almış. Eşinin tabağından aldığı şeyi arkadaşına vermesi biraz tuhaf geldi ama buna bozulması gereken sen değilsin de arkadaş sanki. “Kardeşim sen karının lokmasını yersin de ben senin karının tabağından artan şeyi niye yiyeyim” diye düşünür insan.

Sen “bunu paket yaptıralım” desen de bunu sallamayıp böyle bir şey yapılsa sinirlenirsin de bıraktığın düşünülüyorsa buna neden bozulduğunu anlamadım.

Misafir kadın da kendi yemeğini paket yaptıramamış olsaydı acaba daha iyi hisseder miydin?
0
lazor
(28.02.26)
Bir şeyle ilgli 6.his hissiyatınız bir yerde bir rahatsız olduysanız orada sizin eğitim kültür yetişme tarzınıza göre uygunsuz bir şey olmuş var demektir. Hislerinize güvenin.

Ve evet sizin tabağınızdan alıp karşı erkek olanın tabağına koyması siz bayansanız biraz uygun düşmemiş.

Çok aşırı büyütülecek mesele değil. Karşı tarafın biraz eğitim kültür ve sosyal zekasıyla ilgili.

Konuşursunuz kendisiyle sakince. Rahatsızlığınızı dile getirsiniz.
0
mahmuttt
(28.02.26)
(9)

evin sürekli bilfiil toz olması hk

baldan kaymak
arkadaşlar sürekli toz oluyor.Masaların, eşyaların üstü minik siyah tozlarla kaplanıyor. Ya bu neden olur. Cam falan da açmıyorum. Her gün robot süpürge çalışıyor. Dyson ile bende 5 günde bir giriyorum. Ama yine de kurtulamadık.Ne yapmalıyım? Kafayı yemelik. Bu tozları yuttuğum için hasta bile oluyo
arkadaşlar sürekli toz oluyor.

Masaların, eşyaların üstü minik siyah tozlarla kaplanıyor. Ya bu neden olur. Cam falan da açmıyorum. Her gün robot süpürge çalışıyor. Dyson ile bende 5 günde bir giriyorum. Ama yine de kurtulamadık.

Ne yapmalıyım? Kafayı yemelik. Bu tozları yuttuğum için hasta bile oluyorumdur kim bilir. Çok yoruldum :d

1) çatı katı, camlar full kapalı
2) Çamaşır kurutma makinası var, kuruma yok.
3) İnşaat yok, çevredeki en yüksek 2.:binadayım
4) Klima yok. Isıtıcı var koruyucu elektrikli ama o çalışmasa da oluyor.
5) Robot süpürge mop'lu
6) tek iken de denedim, kız arkadaşım yokken de durum aynı
-1
baldan kaymak
(24.02.26)
Klima çalıştığı için evi havalandırmadığım zamanlar ev çok daha az toz oluyor.
Etrafta inşaat veya yakında karayolu varsa kısa süreli havalandırmalar bile yetiyor evi toz basmasına.
Bir de çamaşırları içerde kurutuyorsanız o da çok toz üretiyor.
0
Mirket
(24.02.26)
en alt yada en üst katlarda genelde çok toz oluyor oturduğunuz kata da bağlı, bir de etrafta inşaat varsa mutlaka kaçı olmuyor o tozlardan
0
darthvader
(24.02.26)
benim de öyle ya. etrafta hep inşaat var kentsel dönüşüm diye. karşımdaki binayı da yıktılar ama temizlemediler kaldı öyle sürekli eve toz giriyor yıllardır. (lojman arazisi)

taşınmak bir çözüm olabilir
0
art cat chocolate
(24.02.26)
Sebepleri değişkenlik gösterebilir yalnız önleme/ azaltma noktasında 2 deneyimim var, onları paylaşmak isterim.
Mesela, Çamaşırların da çok toz yaptığını kurutma makinesi kullanımdan sonra fark etmiştim. Gözle görülür şekilde azaldı.

Eşyaların daha geç toz tutması için de temizlik yaparken temizleme suyunun içerisine biraz arap sabunu koyuyorum, bunun da faydasını gördüm.
0
purplee
(24.02.26)
Yeni gelen bilgilerden sonra,
Dış etkenleri eliyoruz.
Şurada yazdığına göre dış etkenleri elersek ve evde evcil hayvan da yoksa ölü deri hücreleri kaynaklı diyor.

www.zerorez.com
0
Mirket
(24.02.26)
Tuvalet kâğıdı markanız da sebep oluyor olabilir. İnternette gördüm sanırım bu bilgiyi.
-1
michael_knight
(25.02.26)
Islak süpürge işe yarayabilir gibi geldi. Süpürürken toz kalkmıyor çünkü
0
mezzosprite
(25.02.26)
gerçekten kurutma makinesi çok etkili. bizim ev çok toz oluyordu mesela. artık balkonumuz olmadığı için kurutma makinesi aldık yeni evde. hayat kalitemiz çok arttı. kedimiz var onun tüyleri oluyor sadece ama toz hiç denecek kadar az. bence kurutma makinesini kullanmıyorsunuz pek. kullanın ve farkı görün isterim.
0
matilda
(26.02.26)
Toz değil de incecik börtü böcek veya bunlar kaynaklı bir şey DEĞİLSE,

Terlik tabanlarından şüphelendim. Bir süre terlik kullanmayın, eve gelince çorabı da ayakkabı ile birlikte çıkarıp değiştirin, bakalım bir fark olacak mı.

Banyodaki havalandırmayı da kontrol edip temizlemekte yarar var.
0
lazor
(28.02.26)
(7)

depozitomdan vazgeçeyim mi

turk kizi
yaşadığımız evi su basmıştı çatıdan gelen, 15 yerden falan patladı öyle damlama gibi değil. ahşaptı su basan taraf bu yüzden küf vs. uğraşmak istemeyip kontratın bitmesine bir ay kala çıktık evden. ev sahibi kontrat bitmeden çıkarsanız depozitoyu vermem 2 ay daha kalın dedi ama iki odanın eşyasını f
yaşadığımız evi su basmıştı çatıdan gelen, 15 yerden falan patladı öyle damlama gibi değil. ahşaptı su basan taraf bu yüzden küf vs. uğraşmak istemeyip kontratın bitmesine bir ay kala çıktık evden. ev sahibi kontrat bitmeden çıkarsanız depozitoyu vermem 2 ay daha kalın dedi ama iki odanın eşyasını full salona taşımak zorunda kaldığımız ve tekrar ağır yağmur riskini alamayacağımız için kabul etmedik. bu süreçte baya bi eşyamız ve belgemiz de zarar gördü.
neyse çıktık ve depozitoyu alamadık, 50bin kaldı içerde. noterden haklı fesih ve icra takibi falan yaptım da bi yere varmadı. avukat diyo ki attığın taş ürküttüğün kuşa değmeyecek muhtemelen ve davayı kazanamama ihtimali de var.
siz olsanız salar mıydınız bu konuyu? parasında da değilim, o adamdan o para çıksın istiyorum sadece, benim cebime girmesine gerek yok. uğraşılır mı?
📊 uğraşır mıydınız?

Bu anket sona erdi. 39 oy kullanıldı.

0
turk kizi
(24.02.26)
sonuna kadar kovalarım. donunaaa kadar (geldim aşkın) alırım. avukata veririm, gelen parayı avukat alsın.
0
gabe h coud
(24.02.26)
adamın evini su basıyor, sizin eşyalarınız zarar görüyor ve çıkıp "depozitonuzu vermem" diyor. gerçekten bazen insanların nasıl bu kadar kolay katil olabildiğini anlıyorum.

ben olsam sonuna kadar kovalardım ama şıklara let it goo falan yazdığına göre "relax" bir insansın sanırım. o zaman boş ver 2 güne unutursun zaten.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.26)
benim kardeşim kendi cebinden onardığı halde ev sahibi evime zarar verdiniz diye depozitoyu vermemişti. biz de dedik ki boş ver istanbulda katili var manyağı var uğraşma şeklinde öğütledik bıraktık parayı.

gerçekten uğraşabilecek direncin vs varsa uğraş da yoksa boş ver haram olsun
-1
Hallegadola
(24.02.26)
İmkanınız varsa vazgeçmeyin .
Sonuçta depozitoyu 15 yerden
patlayan ve su akan bir ev için
vermediniz .
Ev sahibi kurnazlık yapıyor.
Biraz mantıklı biri olsa :
- siz zarar gördünüz , çıkacağınız zamana kadar kiradan da ... miktar düşeyim diyebilirdi.
Depozitoyu geri vermesi için duvarların yarısına kadar su gelmesi , odaların göl olması, TV kumandasının ev içinde yüzmesi mi gerekiyordu ?
Yok sözleşme /kural /hukuk yanlısı birisi ise bu su basması konusunda evinin daha önceden de ne mal olduğunu bilmiyor mu ?
Aslında imkan varsa o evde uzun süre önceki oturan önceki kiracılara ulaşmak sormak lazım bazı şeyleri.

Siz sözleme bitimine bir ay kala çıkıyorsunuz, ev sahibi ise 2 ay daha kalın diyor.
Taze sulanmış evi(!) sanki ikram gibi sunuyor.
Can sıkmak için de olsa biraz uğraşın derim.
Bu arada evde problem başladıktan sonra evde haftalarca kalmaya devam ettiyseniz ( yeni kiralık ev arama işleri hariç ) o kalan bir ay için de çıkmakta acele etmişsiniz .
+1
diyecevaplandı
(24.02.26)
Ev sahibi senin eşyalarına gelen zarardan da sorumlu.

Edit: ortak yerse, tüm yönetim.
0
Kahvedesu
(24.02.26)
bir kiracı olarak ev sahibinin neden bu kadar gömüldüğünü anlamadım cidden. her ne kadar eldeki veriler değerlendirme için yeterli olmasa da ev sahibi haklı gibi görünüyor.

öncelikle evi su basmasının sebebi ne? çatı katındasınız da çok yağmur yüzünden çatıdan mı geldi su? böyle bir durum varsa durumu raporlatacaksınız, çatıdan sorumlu olan apartman olduğu için zararınızı apartman karşılayacak. çatıdan gelen suyun sorumlusu ev sahibi olmaz bu durumda.

evin bir odasını su basması çok büyük bir olasılıkla kira sözleşmesinin haklı feshi için neden olmaz. böyle bir durumda da siz sözleşmeyi haksız feshetmiş oluyorsunuz ki bu durumda da ev sahibi sözleşmenin sonuna kadarki kirayı istemekte haklı.

avukatınız bunları gözeterek uğraşma demiştir. çünkü siz kendinizi haklı görseniz de hukuken ev sahibi haklı gibi. hatta vicdanen de bence ev sahibi haklı görünüyor.
0
shadowfollower
(24.02.26)
Konuştuğun Avukat (eğer kendisine beleşe iş yaptırmaya çalışmıyorsan) “bişey çıkmaz” dediyse bir şey çıkmaz. Normalde “ooo hallederiz anasını bile ağlatırız!” diye yüksekten atarlar. Ama bu avukat muhtemelen “ulan alıp alacağı 50.000 lira, ondan da ben hakkımı istesem uğraşmaktan vazgeçer bana da yamyam der, para verecek olsa kuş kadar bişey verecek. Ne başımı ağrıtıcam” demiş olabilir.

Sen paradan vazgeçmekle sarsılmayacaksın belli ki. Ama o yamyamın yanına kalmasın sinir olsun uğraşsın istiyorsun. Öncelikle avukatlık hizmetlerinin asgari ücret tarifeşeri var ona bir bak senin konu için asgaride ne yazıyor. Sonra Bu ya da başka bir avukatla görüş, “bu paranın alınacak yolu varsa al, bana yarısını ver yarısı senin olsun, üstüne karşıdan alacağın paralar da yanına kar. Benden başka bişey almadan yapar mısın” diye bir sor bakalım.
0
lazor
(28.02.26)
(3)

Online TSS

wayfarer
Tamamlayıcı Sağlık Sigortası online yapılabiliyor, sanırım fiyatlar aşağı yukarı aynı.Hangi bankadan yapmalı?Akbank, Garanti, İş, Yapı Kredi, diğer?
Tamamlayıcı Sağlık Sigortası online yapılabiliyor, sanırım fiyatlar aşağı yukarı aynı.

Hangi bankadan yapmalı?

Akbank, Garanti, İş, Yapı Kredi, diğer?
0
wayfarer
(23.02.26)
TSS de her sigortanın anlaşmalı hastane listesi farklı oluyor. önce muhtemel olarak gideceğiniz hastaneler hangisinde diye bakın. Sonra fiyat karşılaştırması yapın.

Sadece banka olarak değerlendirmişsiniz. Ama aslında bu bankalar yan ürün satıyorlar size. yani mesela iş anadolu sigorta satıyor. yapı kredi allianz satıyor. o yüzden banka değil de sigorta şirketi üzerinden yaklaşın. Mesela axa sigorta da iyi. ama bir bankaya bağlı değil.

Ben olsam şunlara bakar fiyat karşılaştırırım. allianz-axa-anadolu-türkiye sigorta
0
nuevo
(24.02.26)
Kişisel deneyimlerim, banka üzerinden herhangi bir şeyin sigortasına girmemek gerektiğini söylüyor. Şu olur bu olur diyemem ama sigortayı sigortacıdan yaptırmak gerek. İt ite, it kuyruğuna diye bir dünya uğraşmak var bir sorun karşısında.
0
lazor
(28.02.26)
Garanti Eureko ile yapıyor bu işi bildiğim, Akbank Aksigorta, İşbankası ise Anadolu Sigortadır heralde yani bunlar çok sorun olmaz, asıl konu şöyle;
Bir TSS veya ÖSS aldığınızda genelde güvenip basit şikayetler için de hastaneye gidiyor insanlar bu da enabız ve şirketteki kayıtlarınıza giriyor ve primleri yükseltebiliyor veya ilk yıllarda aynı firmada devam ederken primlere etkisi olmuyor ama mesela firma değiştirmek istediniz diyelim ve geçiş belgesi ile başvurduğunuzda bu sefer yeni firma onları kapsamak için yüksek primler isteyebiliyor.
Geçiş belgesiz geçerseniz ise o şikayetle yeni firmanız ile iken bir şikayetiniz oldu diyelim ve tedavi yatarak yapılması gerektiğinde enabız kayıtlarında görüneceğinden muhtemelen tedaviyi ödemeyecektir.
Konuyu örnekleyeyim;
ilk tss yaptırdınız x firmadan, ilk veya ikinci yıl karın ağrısı şikayeti ile doktora gittiniz, safra kesesi taşı teşhisi kondu ama mesela şimdilik müdahaleye gerek yok dediler diyelim.
TSS ile 2. yıl dolduğunda ömür boyu yenileme hakkı kazanırsınız, mesela 2. yıl veya 3. yıl sonunda bu hakkınızı da koruyarak Y firmasını geçmek isterseniz bu safra kesesi şikayetiniz primi yükseltebilir (belki X'ten ucuz olabilir) veya kimi insan farkında olmadan yeni olarak yaptırılırsa o safra kesesi şikayetinin tedavisi ödenmeyektir.

Yani baştan köklü ve iyi firmalar tercih etmeye dikkat edin, AXA çok övülüyor TSS konusunda, mesela QNB sigorta falan muazzam uygun teklifler veriyor ama işte uzun vadede güvenmek zor olur. Birden fazla yerden teklif alıyorsanız poliçe teklfilerini gemini düşünen mod'a yükleyip karşılaştırmasını ve nelere dikkat etmeniz gerektiğini falan danışabilirsiniz, fikir verir.

ek not; Acıbadem de çıkardı galiba TSS ve AXA'da hibrit TSSxÖSS vardı muayenelerde TSS tedavide ise gerketiğinde ÖSS gibi ödeme yapabiliyor, bu ise şu demek; Allah korusun kötü bir hastalık geldi başınıza ve mesela sgk anlaşmasız özel doktor gerekti, onu da öss tarafı öder.
0
atom karincanin torunu
(28.02.26)
(3)

Whatsapp mesajı almayan iphone 7

covered
İphone 7 telefonuma whatsapp mesajları geç ulaşıyor, gelen mesaj bazen bir iki saat önce atılmış olabiliyor ya da ben telefona bakmadığım sürece mesaj gelmeyebiliyor. Mesaj gelmiş mi diye bakıyorum sürekli. Bildirimler kapalıydı yani ben kapatmadı, kurcalamadım da zaten ama bir ara baktım bildirimle
İphone 7 telefonuma whatsapp mesajları geç ulaşıyor, gelen mesaj bazen bir iki saat önce atılmış olabiliyor ya da ben telefona bakmadığım sürece mesaj gelmeyebiliyor. Mesaj gelmiş mi diye bakıyorum sürekli. Bildirimler kapalıydı yani ben kapatmadı, kurcalamadım da zaten ama bir ara baktım bildirimler kapalı, açtım ama değişen birşey olmadı, nadiren mesajlar anlık geliyor ve bildiriyor, çoğunlukla geç ulasiyor.
0
covered
(22.02.26)
İPhone u bilmem ama uygulama uykuya alınmış olabilir ya da düşük pil tüketimi gibi bir şey yüzünden olabilir
0
kisa
(22.02.26)
-2
orient blue
(22.02.26)
Planlı eskitme planlı eskitme. belki duymamışsındır daha önce bunu. Öğren aydınlan.

Yedek 6S telefonum (7’den daha eski olmasına rağmen) böyle bir sorun yok. Ayarlarda “arka planda uygulama yenile” seçeneklerine bir bakar mısın whatsapp açık mı?

Böyle bir şey olmaması lazım. Yeni İOS güncellemesi var mı bir bak bakalım.
0
lazor
(22.02.26)
(9)

Marteniçkalar Hazır Mı?

rock n roll
Bahar geliyor, ben de ilk defa marteniçka bağlayacağım bileğime. Umarım leylek ya da kırlangıç görürüm :)Sizin dileğiniz gerçek oldu mu marteniçkayla hiç? :)Kendime ve sevdiklerime aldım. 1 Mart gelsin diye bekliyorum bağlamak için.
Bahar geliyor, ben de ilk defa marteniçka bağlayacağım bileğime. Umarım leylek ya da kırlangıç görürüm :)

Sizin dileğiniz gerçek oldu mu marteniçkayla hiç? :)

Kendime ve sevdiklerime aldım. 1 Mart gelsin diye bekliyorum bağlamak için.
+2
rock n roll
(22.02.26)
Değil. Zamanın nasıl geçtiğini fark etmemişim iyi hayırlattın teşekkürler :)
+2
lazor
(22.02.26)
Hazır ama leylek göremiyoruz ki :/
+2
ekimoloji
(22.02.26)
marteniçka kendinizin satın alacağı bir şey değil. hediyeleşme şeklinde olmalı. yani sizin kendinize almamanız lazım :)

kırklareli’de bu bilgi verilmişti yalansa bilemem. inanış diyelim
+1
melodi
(22.02.26)
Hem kendime hem sevdiklerime almıştım. O zaman kendime aldığımı da hediye edeyim. Çok heveslenmiştim oysa :(
0
🌸rock n roll
(22.02.26)
Evet hazır, 1 mart bekleniyor hevesle. Dileklerim oldu, hediye olarak geldi hep. Kırlangıç ya da leylek göremezseniz de mart sonu bahar dalına takıyoruz çıkarıp. Tüm dilekleriniz gerçekleşsin inşallah.
+3
sinematikcrop
(23.02.26)
@melodi, çevremde bir tane bile marteniçka hazırlayıp verecek insan yok artık. Mecbur kendime hazırlıyorum (:
0
huladancer
(23.02.26)
geçen seneki dileğim bahar sonunda kabul olmuştu. bu sene hediye eden olmaz diye düşünüyorum ancak ben birilerine vereceğim. tatlı bi ritüel bence :')
+1
another satisfied lover
(24.02.26)
Kendime aldığım marteniçkamı kimseye hediye etmemeye karar verdim, kendi bileğime bağlayacağım. Umarım dileklerimiz kabul olur :)
+1
🌸rock n roll
(24.02.26)
Ben bugün leylek gördüm :)

En son 30 sene önce havada leylek görmüştüm. Hiç umudum yoktu, marteniçka takacağım ama nasıl olsa görmeyeceğim diye düşünüyordum. İlk defa marteniçka taktım ve 30 sene sonra leyleği gördüm. Marteniçkamı bağlayacağım yeni çiçek açmış bahar dalına :)
0
🌸rock n roll
(03.03.26)
(22)

Müzisyen anne baba çocuğuna Müzik ismini koyacak

ermanen
kafayı koymuşlar (veya kafayı yemişler?). ilginç ve nadir isim olsun ayağına ve ikisi de müzik aşığı diye kızlarına Müzik ismini koyacaklarmış. Kimse vazgeçirtemiyor.Sizce Müzik isminin oluru var mı?veya vazgeçmeleri nasıl sağlanır?
kafayı koymuşlar (veya kafayı yemişler?). ilginç ve nadir isim olsun ayağına ve ikisi de müzik aşığı diye kızlarına Müzik ismini koyacaklarmış. Kimse vazgeçirtemiyor.

Sizce Müzik isminin oluru var mı?
veya vazgeçmeleri nasıl sağlanır?
+1
ermanen
(21.02.26)
Müzeyyen, Melodi falan olsun bari.
+2
chicha_v2
(21.02.26)
Melodi, Ezgi, Beste. Mis gibi müzikli insan isimleri var aslında.

Oluru yok gibi ya. Anlamından bağımsız olarak da kulağa melodik gelen (see what I did there...) bir kelime değil.
+7
kobuzchu kiz
(21.02.26)
çok kötü isim.

bi arkadaşım da sanat koydu. olmuyor bazı isimler.
+2
gurur
(21.02.26)
Sonat
+1
mirty
(21.02.26)
Var, bence güzel isim müzik. Okan Bayülgen kızının adını İstanbul koydu biliyorsunuz. Gonca Vuslateri kızının adını saçma sapan bir kelime koydu, babasının kızını anne karnındayken sevme seslerindenmiş. Müzik çok güzel isim.
+1
yaren
(21.02.26)
müzik çok iddialı, porte, solfej ya da sol anahtarı falan daha güzel gibi bence...
+6
exlibris
(21.02.26)
Bana çok kötü gelmedi, mesela 'Alkış' adında bir balet vardı, çok yakışıyordu ismi ona, Müzik de zamanla kulağa hoş gelebilecek bir isim olabilir gibi, çocuklarına 'ürün' adını veren insanlar var, onunla kıyaslayınca süper bir isim hatta.
+1
(21.02.26)
Bence kafayı yemişler ama çocuklara koyulan kedi köpek isimleri kadar kötü değil.
-2
arbre
(21.02.26)
Böyle keyfekeder, avangart isim verme alışkanlığı Romanlarda oluyor. Çocuğuna Süpermen, Mersedes ismi verenler duymuştum.

Müzik ismi fena değilmiş.
+2
yurtsuz john
(21.02.26)
Ebeveynler basit ve herkesin aşina olduğu isimlerin hikmetini nedense anlamak istemiyorlar.

"Özel" isim, çocuğun hayatının her aşamasında fazladan efor sarfetmesi, önyargılarla uğraşması, kendisiyle dalga geçenlere karşı göğüs germesi, aynı soruyu yüzlerce defa tekrar tekrar cevaplaması demek. Tüm bunlar belki kişiliğine karakterine hiç etki etmez... Ama belki de onu anlamsız tartışmalara sokar. Çocuk olması gerekenden daha agresif ya da olabileceğinden daha utangaç olur, tanışmak istediği insanlarla tanışaya cesaret edemez...
Laf yeri geldiğinde "Ben çocuğum için gerekirse..." diye başlayan (ki eminim yaparlar da, şüphem yok) fedakarlık cümleleri kuran insanların sırf kendi egoları tatmin olsun diye bu kadar bencilce davranıp çocuklarına zorluk yaratmalarına anlam veremiyorum.
+4
salihdt
(21.02.26)
Purple life
(21.02.26)
Müzikle ilgili çok daha hoş isimler bulunabilir aslında ama aynı zamanda da yaygın olmasın istemişler sanırım.
Kötü bir isim olduğunu düşünmüyorum bir kız çocuğuna da yakıştırdım aslında ama bilemedim, arkadaşım olsa ya emin misin diye birkaç kez sorup darlardım.
0
mutekebbir
(21.02.26)
Ksilofon da koyabilirlerdi.
+3
rakicandir
(21.02.26)
lisede bir matematikçimiz vardı oğluna "öklid" ismini koymuş. ilk bahsettiğinde şaka yapıyor sanmıştık. çocuğu görüp ismiyle seslendiğinde gerçek olduğunu anladık. olabiliyor böyle şeyler. bir de müzik öğretmenim vardı kızına "sesim" ismini verdi. kızı da kemancı oldu. gördüğüm kadarıyla uluslararası iyi bir kemancı oldu kendisi.
+2
dedim ben sana
(21.02.26)
Doremi olur.
0
mikahakkinen
(21.02.26)
kiz: melodi, erkek: sonat
+1
cooperr
(21.02.26)
laps diye muzik koymaktansa, muzikle ilgili terimler cok daha guzel duruyor yazildigi gibi. beste, melodi, ezgi vs.
+1
antikadimag
(21.02.26)
bizim müzik hocasının oğlu sonat, kızı serenat. (karı koca ikisi de müzik öğretmeni) bu isimleri düşünebilirler. müzik ne ya? o zaman resim hocası da resim koysun :d
+1
art cat chocolate
(21.02.26)
sonat'ın müzik terimi olduğunu şimdi öğrendim lan (aslan duyurucular!) benim gibi mallara hitap etmek için doğrudan müzik koyuyorlar demek ki! *
+1
anon1m
(21.02.26)
Yani eğer;

Resim, heykel, fotoğraf, sinema, edebiyat, felsefe, tarih, arkeoloji, psikoloji, fizik, kimya...

diye isim yoksa müzik de olmamalı bence.

hem akran zorbalığı had safhada.
Bi müzik aç da dinleyelim ehuhaheheeue,
şşşttt pop müzik,
öööfff kısın şunun sesini....
sen hala çalıyor musun......

yani düşünmek bile istemiyorum uğrayacağı eziyeti.

ayrıca bizimkiler de müzik öğretmeni, bizimkiler de dünyada tek bir isim koymuşlar ama kendi isimlerini birleştirmişler en azından, tuhaf bişey çıkmamış ona rağmen daha kolay olan 2. ismimi kullanıyorum. encrypted-tbn0.gstatic.com

çocuklarınıza travma yaşatmayın.

ayrıca çocuğunuz koyduğunuz alanı / branşı hiç sevmeyecek diyelim ki. niye ölene kadar üstünde taşısın mazoşist misiniz nesiniz ya.
+5
ananiyimioguz
(21.02.26)
Çoğu isim ilk koyuldugu donemde yadirganmistir. Mavi mesela.. nalaka aq diyodu insan başta simdi normallesti. Muzik de oyle bence, ben okeyim :)))

Ayrica şuraya hangi ismi yazsam zorbalamak icin bisi bulunur.
+2
üğpoıuy
(22.02.26)
Oluru yok. Tam bir saçmalık. Aptalca bir gülünçlükte hatta. Yukarıda insan gibi “müzikle ilgili terimler” örneklendirilmiş. Tutup doğrudan laps diye “müzik” koymak gerçekten amele işi.

Ama zaten bu gibi şuursuz tiplerin istediği şey de tam olarak bu saçmalamışlık hali. Daha özgün ve cesur buluyorlar muhtemelen. Vazgeçirmenin bir yolu yok.

Anca nüfus memuru insafa gelip “yok bu isim uygun değil, yazamayız” diyecek de bunlar da kavga etmek yerine kabul edecek de falan, o iş yaş.

Ama nasılsa zaman içinde böyle saçmalıklar artacak. Küçük “müzik” büyüdüğünde yalnız kalmayacak. Daha nice ebeveyni aptal akranları olacak.
0
lazor
(22.02.26)
(11)

Kadinlarin reglken oruc tutamadigini biliyor muydunuz?

floydian
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
-8
floydian
(20.02.26)
evet küçüklükten beri biliyodum
0
jelly bear
(20.02.26)
Bu bilgiyi hangi bağlamda bildiğiniz önemli. Dinen yasak diye mi öğrendiniz yoksa regl döneminde bazı kadınlar oruç tutamayabiliyor şeklinde mi öğrendiniz?

Dinde öyle bişey yok çünkü.
-7
yaren
(20.02.26)
Tutamazlar ama Ramazan' dan
sonra kaza ederler .
Bu halleri geçtikten sonra ise kılamadıkları Namazları da kaza etmezler .
Dinen hüküm böyledir.

Erkeklerde de bazısı rüyalandığı zaman orucun bozulduğunu sanar ama bu durum oruç tutmaya mani değildir.
0
diyecevaplandı
(20.02.26)
bilmiyodum su an ogrendim. 19:12'de.
0
koela
(20.02.26)
tutamadığı değil de, istiyorsa tutmayabilir diye düzeltelim. kendini iyi hissediyorsa tutmasında engel yok. iyi hissetse de isterse tutmayabilir; böyle bir izin ve kolaylık var diyelim.
0
lil siztah
(20.02.26)
Ben küçükken, yanımda kadınlar konuşurlardı. Öyle öğrendim.
Hatta bir kadın, "kirlendim de o yüzden oruçlu değilim" demişti.
Kirlenmek (!)
Regl olan kadının kirli görülmesi fecaat.
Zaten bazı âlimlere göre dinde böyle bir şey yok. Regl olan kadın camiye de girebilir, oruç da tutabilir, namaz da kılabilir diyen var.
+1
pro9it9is9
(20.02.26)
dinin böyle bir hükmü olmamakla birlikte, emevilerden sonra böyle olmuştur.
+1
klassno
(20.02.26)
biraz geç öğrenmiştim.

esasen ben kadınların ergenliğe girdiğinde bir kez regl olduklarını ve sonra bittiğini sanıyordum. 20 küsur yaşında bir kadının 'reglim oruç tutamıyorum' dediğine kulak misafiri olunca oha lan bu yaşta yeni mi giriyo ergenliğe demiştim.
0
yurtsuz john
(20.02.26)
Kız çocuklarının oruçla ilgili öğrendiği ilk şey olabilir. Aslında tutulur deniyor ama genellikle tutulmuyor.
0
sekizdokuzon
(20.02.26)
@pro9it9is9
Burada insanlar arasında söylenen " kirliliği " dini manada anlamak gerek (hadesten taharet, necasetten taharet gibi )
Bahsettiğin o bazı âlimler(!) herşeyde sınır tanımadan güya genişlik tanıyorlarsa o halde dinde yenilik adı altında reformist ve modernist, hatta oryantalizm akımına kapılan kim oluyor ? İşte bunu anlamak imkansız hale gelir .
YouTube da karşımıza çıkan ve her daim ayetlerden konuşan bazı kimselerin ne bozuk , hatta vehhabi kafalı olduklarını bile anlıyoruz çok şükür.

@klassno
bak o sevmediğin Emevilerden önce daha neler var ? Hüküm en baştan verilmiş zaten . Kaynaklara dikkat et :
kurul.diyanet.gov.tr

En azından:
- emeviler zamanındaki fukaha yerine ben kendi halime bakmadan nasıl bu kadar kolay fetva veriyorum?
diye düşünmelisin biraz.
Emeviler dönemini eleştirmek yerine, 1800lerden itibaren oryantalizmden beslenen kimi reformist ve protest ilahiyatçıları incelemen gerekli.
-2
diyecevaplandı
(21.02.26)
Tutmasının yasak olması değil, tutmama gibi bir imkanı olarak biliyorum. Bunu ne zaman nerede öğrendiğimi hatırlayamam.

Bunu ramazana oruca çok yabancı olmayan, kadın erkek herkes bilir.
0
lazor
(22.02.26)
(11)

Mekanda dokulen yemegin ickinin telafisi

floydian
Bir mekanda spesifik olarak da bar diyelim, ickinizi gelir gelmez doktunuz diyelim veya yemeginizi. Sizce mekan ucretsiz yenisini getirmeli mi? Ben centilmenlik geregi gelmeli ve ucretsiz olmali diyorum ama baskalari nasil dusunuyor merak ettim
Bir mekanda spesifik olarak da bar diyelim, ickinizi gelir gelmez doktunuz diyelim veya yemeginizi. Sizce mekan ucretsiz yenisini getirmeli mi? Ben centilmenlik geregi gelmeli ve ucretsiz olmali diyorum ama baskalari nasil dusunuyor merak ettim
+1
floydian
(19.02.26)
masaya servis olan bir yerse yenilerler zaten.

bardan alıp ayakta elde içilen bir mekansa olmayabilir ama... (barmen'in gözü önünde olursa muhtemelen o da teklif eder gerçi.)
0
brkylmz
(19.02.26)
Ben döktüysem değil mi? Ben döktüysem hiç öyle bir beklentim olmaz, aklıma bile gelmez.
+4
kizil karga
(19.02.26)
Tabii tabii masaya servis olan bir yer ve musteri olarak siz kazara doktunuz
0
🌸floydian
(19.02.26)
Dediğin gibi olsa güzel olurdu hiç aklıma gelmemişti, normalde böyle bi beklentim olmazdı ama artk olacak mantıklı geldi çünkü.
0
kizil karga
(19.02.26)
kendim isteyemem sanırım. mekanın yenisini getirmesi lazım. böyle bi durumda ilgili kişi kör taklidi yaparsa bi daha o mekana gitmem.

diyarbakırda ciğerciye gitmiştik. çocuk ciğer yemiyo dedik. ona da tavuk yapalım dediler. hesap geldi, tavuğu yazmamışlar. söyledik. kendileri önerdikleri için ikram etmişler :D getirilen de tam bi porsiyon tavuk yani yine biz yedik :D
+1
elorelia
(19.02.26)
gelmeli
0
ala09
(19.02.26)
Mekan bu senaryoda yenisini vermekle yükümlü değil elbette ama bunu yapmak, şık olanı yapmaktır. Ben verilmesi gerektiğine inanıyorum. Kimse bir bardak birayla zengin olmaz. Bu kadar ufak bir şeyin hesabına düşüp, müşterinin midesini bulandırmaya gerek yok. Hele ki hemen yerine yenisini verip işletmen, hizmet anlayışın için pozitif bir intiba bırakabilecekken.

Ben şahsen talep etmem bunu. Bir tane daha söyler, devam ederim. İşletmenin takınacağı tavra göre de bir daha gitmem olur biter.
0
cay koy geliyorum
(19.02.26)
tabii yenisini ücretsiz olarak getirmeli. getirmiyorsa bir daha oraya adımımı atmam.
0
elektr10
(19.02.26)
mecbur değil ama içkinin cinsine bağlı olarak vermesi şık olur. mesela çok pahalı bir şarap açtırdınız yada viski açtırdınız döktünüz yenisini beklemek saçma. ama bir bira geldi içemeden düştü döküldü, yenisini getirmeleri müşteriyi kazanmak demektir.
0
gercekdunya
(19.02.26)
Kendim dökmüşüm beklentim olmazdı ama ikram edilirse çok hoşuma giderdi.
Geçenlerde Blok'ta birama sinek girdi bara bardağımla gidip değiştirmek istedim tekrar bira doldurmasını istememiştim sürahimiz vardı ama barmen ikram olarak doldurdu sağolsun.

Bizim mekanımızda dans ederlerken rakı şişelerini devirdi müşteriler sanırım şişenin yarısı gitmişti onların da beklentisi olmadı, insiyatif alıp birer duble ikram ettik sonra zaten bu durum hoşlarına gitti ekstra şişe söyleyip eğlenmeye devam ettiler.
0
mutekebbir
(19.02.26)
Getirmeli. “Getirmesi şık olur” falan değil, getirmek zorunda.

Ama hizmet sektörü öyle saçma öyle sapık bir yere gidiyor ki, yenilemek bir kenara, “sen bunu yere döktün ve ben bunu temizletmek için ekstra bir iş yaptırıyorum” deyip fazladan para bile beklenebilir artık. Hele kırılan tabak bardak varsa…
0
lazor
(22.02.26)
(18)

Düşüyor mu böyle?

dawsonscreek
Dikkatimi çekti 1-2 tane tip var burada, alakalı alakasız her soruda maddi durumunu anlatıyor. Pahalı arabaları, çiftlikleri, milyon dolarları olduğunu; yıllık gelirinin dolar bazında 7 haneli olduğunu falan sıkıyor. “Tüm gün duyuruda takılan” bu “milyoner” delikanlılara, düşüyor mu gerçekten? Ben a
Dikkatimi çekti 1-2 tane tip var burada, alakalı alakasız her soruda maddi durumunu anlatıyor. Pahalı arabaları, çiftlikleri, milyon dolarları olduğunu; yıllık gelirinin dolar bazında 7 haneli olduğunu falan sıkıyor.
“Tüm gün duyuruda takılan” bu “milyoner” delikanlılara, düşüyor mu gerçekten? Ben aslında çok fakir olduklarını ve bir çeşit savunma mekanizması ile kendilerini motive etmeye çalıştıklarını düşünüyorum.
Bu tipler tek benim dikkatimi çekmiyordur, sizce?
+8
dawsonscreek
(18.02.26)
Kimmiş onlar ya.

(bir eksinizi alırım. ben de verdim. hayvan, nasıl bilmezsin kimmiş)
-34
gabe h coud
(18.02.26)
Bence düşüyordur. Düşmese yıllardır aynı personada takılı kalmaz, dikkat çekmek için farklı şeyler denerlerdi.
+4
sekizdokuzon
(18.02.26)
Öyle olsa bir kere düşer, sonra adı çıkar bir daha düşmez.

Ya hiç düşmüyor
Ya düşüyor ve adam doğru söylüyor
Ya da düşse de dönüp bakmıyor.
Beni rahatsız eden maddi durum duyuruları sadece kötü olanlar.
+4
kisa
(18.02.26)
gerçekte fakir olduklarını sanmıyorum bahsedilen rakamlar imkansız, olmayacak uçlarda değil. birşey düşürmeye çalıştıklarını da düşünmüyorum. ama çoğu insan gibi mutsuz ve eksik hissediyorlar. çıktısı da gerçek hayatta dışarıya atamadıkları düşünceleri burada aktarmak oluyor.

birkaç tane amerikada yaşayan varlıklı kişi gördüm. amerika profili için 2-3 iyi araba, çiftlik sahibi olmak, milyon dolarlık servet çok ekstrem bir durum değil. 20-25 yıl orada yaşadıktan sonra. türkiyedeki hayat ile maddi anlamda bağlar kopar. aradaki farkı göremezler.
+4
orpheus
(18.02.26)
ekşideki dertleşecek veritabanı threadi altına bakarsan anlarsın. ekşici her yerde ekşici amk. tüm geceleri browser refresh etmekle geçiyor.
+4
plastic_angel
(18.02.26)
Bilerek borc istiyom bende onlardan. Hic tınmıyorlar. Caka satarken iyi, sizin kendinizi övmenizi seyrediyoruz ya. Tazminatimizi verceksiniz.
+5
ırene adler
(18.02.26)
benim şahsen tanıdığım ve geçmişte burada takılan ama gerçekte olduğundan çok farklı şekilde kendini sunan birkaç kişi var.

ama buradan birşey düşmez bence. çok kapalı bir topluluk. eskiye göre entelektüel seviye de çok düşük.
+1
michael harddd
(18.02.26)
Ben bitanesinin eski duyurularina baktım adam kredi kartından 500 lira fazla mı ne kesilmiş onu nasıl alırımin sorunu açmıştı :D

Engelledim o tipleri tavsiye ederim
+1
mirty
(18.02.26)
olta atmadan balik tutamazsin, vira bismillah.
burdan tanisip evlenenler var bildigimiz kadariyla, kismet bu isler.

obur taraftan benim tanidigim gercek anlamda aileden zenginlerin hicbirinin ortamda cikip ben zenginim, su kadar param var boyle arabam soyle yatirimim var sirkette pozisyonum bu cart curt diye caka sattigini gormedim duymadim.

bu biraz "new money" sendromu gibi. ilgiyle takip ediyoruz, eglenceli.
+6
cooperr
(18.02.26)
geçen de söylendi ama bu zenginleri ben farkedemedim.. kimmiş kimmiş? 0.o

ancak bir tane entelektüelite yalancısını yakaladım. doktoralı, kadrolu, danışmanlık yapan birine b.k atıyor; bunları salt karizmayla elde ettiğini iddia ediyordu. kıskanma diyince alınmış; ben ondan iyi eğitimliyim diye çemkirmişti. sonra anlaşıldı ki, kendi daha doktoranın d aşamasındaymış; iyi eğitim dediği de.. neyse aynı seviyeye inmeyeyim :)

edit: haha seviyeye gel! :D yansıtma yapmayınız lütfen :)
0
lil siztah
(18.02.26)
Düşüyor
0
Bruce
(18.02.26)
benim dikkatimi çekmedi ama her kör satıcının bir kör alıcısı vardır.
0
parka
(18.02.26)
Hahahahahahha ne koymuş benim çok iyi doktoranın d seviyesindeki eğitimimin doktoralı birinden daha iyi olması durumu. Dünyanın en iyi üniversitelerinden birinde yapılmış iki yükseklisans ile allahın unuttuğu bi yerdeki sadece tez verilerek yapılmış yükseklisans+doktorayı bir tutmazsın normalde.

Neyse ben de senin kıskançlık seviyene inmiyim. Kudur hahaha

Edit: Seviyem de seviyem. Allah ayırmasın.
-2
tiredofwaiting
(18.02.26)
bu dediğin tipler kim, düşüyor mu bilmiyorum ama ciddi ciddi maddi durumu iyi olan, kadınlarla arası iyi olan biri gelip burada veya sözlükte reklam yapmaya çalışmaz.

yıllar yıllar önce bi sözlük zirvesine (sözlükçülerin buluşması) gitmeyi planlanmıştım. limon diye bir zirve sitesi vardı. katılacaklar listesine baktığımda senin dediğin gibi sözlükte aslan kaplan kesilen bir tipi gördüm. merak ettim bu tip nasıl bir şey.

taksim'de bir cafedeydik. bu bebe gelince yakasındaki karttan tanıdım. ama tipi görsen karikatür. sitede oturan basketbol seven kıvırcık ergen irisi gibi bir tip. ayrı ayrı masalarda oturan kadınlara kuyruğu titrete titrete yaklaşıyor, kadınlar bunu sallamıyor, yüz vermiyor, sittiri çekiyor. sözlükte kaplan, reelde tarla faresi.

gerek sözlükte, gerek burada, böyle aslan kaplan kesilen tipleri reelde görsen çok eğlenirsin. :)
+4
tabudeviren
(18.02.26)
Ben alakali alakasiz her konuda maasini yazan en az bir kisi biliyorum burada.Isin ilginci Turkiyede de calismiyor :)
Nedenini ben de bilmiyorum
+2
turkuaz
(18.02.26)
o değil de dawson öldü geçen gün. üzgünüm bayağı bi :(
+4
suyin
(19.02.26)
İsim vermeden birbirinize sallamayın söyleyin biz de bilek ayıp oluyor dedikodunun tadını alamıyoz
0
kullaniciadimvar
(19.02.26)
Bu memleket ne dolandırıcılık hikayeleri gördü. Elbet denk gelen birkaç bir şey olmuştur.

Ama beklenti zaten “düşmesi” değil; mutsuz, önemsiz, gereksiz hayatından uzaklaşmak, hayal alemine dalmak, birilerinden sanal da olsa ilgi ve saygı görmek. Eksiğinin reklamını yapıp kendini dindirmeye çalışıyor insanlar. Ne yapsın?
+1
lazor
(20.02.26)
(33)

Evlilikte kadının kendisi için birikim yapması?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?Cevaplar için çok teşekkürler.
Merhaba arkadaşlar,

Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?

Cevaplar için çok teşekkürler.
0
Amaranta ursula
(16.02.26)
Her kadının muhakkak yapması gereken şey bence, hatta büyükannem bana kimsenin bilmediği, kocanın çocuğunun annenin dahi bilmediği bir paran olmalı demişti. Bayanım.
+4
sessizce aglayan sanat
(16.02.26)
Hangi kötü günler?
ailenin kötü günleri mi? Ayrılırsak kendimi garantiye alayım kötü günü mü?
+5
kisa
(16.02.26)
@kisa,
Kendisi için garanti olsun diye ama ailenin kötü günü için de kullanılabilir.
-1
🌸Amaranta ursula
(16.02.26)
Kadınım. Eşimin de benim de sadece kendimize ayırdığımız kişisel birikimlerimiz var. İmkanı olan her kadının yapması gerektiğini düşünüyorum.
+2
fotrsapka
(16.02.26)
Erkekte atsın o zaman. Ailede ortada para kalmasın.
0
michael harddd
(16.02.26)
Sorun değil.
0
Bruce
(16.02.26)
Bu işin kadını, erkeği yok bana göre. Her insan maaşının bir kısmını kendi özel şeyleri için ayırmalı evli olsa da. Erkeğim.
+5
arbre
(16.02.26)
Yine çok bilinmeyenli denklem.

Saklanan paranın bedeli nedir?
Yani tekne tatili mi yoksa eve alınacak 1kg kıyma mi? Neye karşılık o para ayrılıyor?

Yazarken sildim,
eşler arası gelir ve iş yükü dağılımı adil ise herkes ortak ve genel masraflar dışında kalan şahsi para ile istediğini yapabilmeli.
iki taraf için de kimse birbirini sömürmeli.
+1
kisa
(16.02.26)
Ben, evliliğimde de birlikteliklerimde de kadın kişisinin geliri ve harcamaları ile kesinlikle ilgilenmedim. Ama bu konuda hepsinden Allah razı olsun ki, maddi güçlerini müşterek hayatımıza ellerinden geldiğince vakfettiler.
Ancak, aksini iddia ederseniz şu an en az üç tane tiktok veya insta videosu koyabilirim ki, kadınların anladığım kadarıyla çoğusunda bir 'benim param benimdir, senin paran ikimizindir.' mantığı hakim. O kafada bir kadınla zaten bir birlikteliğim olmaz. Onları değerlendirmem dışı tutuyorum ve soruya cevap olarak oyumu 'onun parası, ne isterse yapar.' şeklinde kullanıyorum.
0
Mirket
(16.02.26)
Evlilikte “gizli” yapılan her şey yanlıştır bence.
Bu gizliyi yapan insan zaten karşısındakine güvenmiyordur ve belki karşısındaki belki de evren bunu hisseder ve kötü bir şey olur ve “iyi ki güvenmemişim, bak ne oldu sonunda” diye kişi kendini çok haklı ve iyi yapmış hisseder.

Ha bazen çiftlerden biri gizlice değil de çaktırmadan para biriktirir ve günü gelince “bunu peşinat yapalım ev/araba” alalım der. O başka.
Gizlilik değil de güvensizlik kısmı belirleyici.
+1
michael_knight
(16.02.26)
iki tarafın da hem kendi adına hem çift olarak ortak birikim yapması gerektiğini düşünüyorum. kişisel birikimler ortak amaç için de kullanılabilir elbette. yani bu birikim gizli ya da habersiz olmalı demiyorum.

bu devirde birikim yapmayan ve birikim yapamayan insanla birlikte olmak çok tehlikeli.

kuş kadar maaş alıyoruz, neyine birikim yapacağız kısmı tartışılır elbette ama birikim yapabilme imkanı olduğu halde bunu farketmiyor çoğu insan. hayat pahalı, maaşım az bahanesine sarılıyorlar. kimisi için gerçekse de kimisi için bahane bu durum.
0
biseysorcaktim
(16.02.26)
Bir insan kendi kazandığı parayı canı isterse götürüp çöpe bile atabilmeli. tek kriterim, serbest hareket ettirilecek para miktarını yükseltmek için diğer eşin mali yükünü artırmamak. bu konudaki kurnazlıktan aşırı derece midem bulanıyor.
-1
loch ness
(16.02.26)
Gizlilik garip bir konu. Hem gizli olmasına hak verebiliyorum (çok garip insanlar var çünkü hayatta) hem vermiyorum. Gizli ise üzücü bulurum. Eşlerin en başta bu maddi konularda nasıl karar aldığı ve eşlerin karakterleri önemli.

Bizde mesela serseri serbest stil.
Kimse kimsenin harcamasına karışmıyor, hesap sormuyor. Kazanç olarak aramızda baya büyük bi fark da var. Ama bakış açımızı degistirmiyor.

Ben kadınım. Yarına çıkacağım ne malum deyip harcamayı ve yaşamayi tercih ediyorum kötü bir örneğim aslında ama maaşımdan kalan anlamsiz miktarları biriktirdiğim oldu. Hiç saklamadim. Ya da gizleme ihtiyacı duymadim. Mesela bilinirse ne olur ki? Niye gizli olsun. Kardeşimin ya da eşimin kimin ihtiyacı olsa veririm. Benim için de onlar öyle yapar. Hem eşe hem aileme baya guvendigim için kenarda bir şey olsun ya kaygım da yok herhalde.

Başıma gelen kötü seyin çözümü yeterki para olsun. O bulunur fikrindeyim hep. (Saçma ama benim fikrim, yaşayışım bu)

Yani erkek olsaydım ve eşimin benden gizli para biriktiriyor olsaydı guven vermiyorum herhalde diye kirilirdim.

Kısaca bu konu bana güvenle çok ilintili geldi. Yapani yadirgamam, mantıklı bulurum ama bı taraftan da üzülürum. Kendim yapmam.
0
a perfect lie
(16.02.26)
her evlilik ayniymis gibi "gizli" olmasina takilmak abes. bu ülkede teyzesinin kiziyla evlenip, karisi kanser olunca kadini "ugrasamam" diyip ana evine götürüp birakan insanlar var (true story).
kadinin birikim yapmasi, ev ekonomisini idare ettirmesi ezelden beridir olan bir sey. isgücüne katilmayan, gidecek bir kapisi olmayan, adamin eline bakan kadinin, hele isin icinde dayak, alkol, kumar, metres ya da baska bir tür hirtlik varsa birikim yapmasi ve bunu gizli tutmasi kadar normal bir sey yok. adamda bunlar olmadigi durumlarda dahi bosanmalari durumunda adam ay sonu gene maasini alir. kadin ne alacak? özellikle is gücüne katilmayan kadinin birikim yapmasi sart. istediginde kapiyi cekip cikabilmesinin yolu o.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.02.26)
arbre'nin tek eksilenmeyen hatta arti rekoru olan entrysi bu galiba :D

calismayan kadin yapabilir, garipsemem. calisan kadinin veya erkegin gizli birikim yapmasini tuhaf bulurum. zaten birikim yapiyor olmasi lazim ama bunu gizli yapiyorsa (mesela atiyorum mortgage'a girmisiz para ucu ucuna yetiyor, arabanin da tamir edilmesi lazim, parasi yokmus gibi davranmamali) veya ne kadar parasi olduguna dair kabaca bir fikrim yoksa veya sorunca gizliyorsa olmaz.
+2
antikadimag
(17.02.26)
erkeğim. eşimle ortak hesabımız da var, kendi hesaplarımız da. ikimiz de hem kişisel olarak hem ortak olarak birikim yapıyoruz. yapılır yani bir sorun görmüyorum bunda ben.
+1
elektr10
(17.02.26)
Eşimle herşeyimiz ortak eve giren çıkan para hakkında ikşmizde çok net ve şeffafız.

Birimiz derse ki ben şu kadar parayı kendime harcayacam yada kenara koyacam diğerine kimse karışmaz.

Biz bir aileyiz böyle ayrı gayrı gizli saklı işler bana göre değil. Ben yapmam bana yapılırsada bozulurum.
+1
basond
(17.02.26)
saçmalık.
+1
summerjam0306
(17.02.26)
ben maaşımın tamamını eve vereceğim, karı kenara gizlice para atacak öyle mi?
amaç ne? bu adam beni ilerde boşarsa güvencem olsun diye mi?

evlenirken karıların hepsi golluma dönüşüp zaten altın ziynetleri, bir sürü gereksiz ev aleti almıyor mu? sürekli arkadaşlar yurtdışına gidiyor biz de gidelim diye erkeği darlamıyor mu? harcaması bitmiyor ki kadının...

böyle salak ve bencilce birşey yaptığını öğrendiğim an dava açar boşarım.
-3
plastic_angel
(17.02.26)
kadının türk toplumu içinde gördüğü muameleyi bilip "yapmaması gerekir" diyen erkek bikini giysin.
+1
birdirbir
(17.02.26)
kadınım. her kadının birikmiş parası olması gerektiğine inanıyorum. bu eşe güvenip güvenmeme meselesi değil dünyanın bin türlü hali var.

bizim evde ailenin ortak birikimi de bende durduğu için ayrıca birikim yapmadım. zaten hepsi bende.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(17.02.26)
Bence birikim olmali ve gizli olmasina teoride gerek yok. Hatta bence aldatma gibi bir sey bu. Ama su kosullarda gizli olabilir. Karsidaki sifira sifir yasamayi seviyordur, ondan ekstra para istiyordur, kumar bagimlisidir vs bu durumda saklamak lazim.
Saklayanlar genelde para biriktiremeyenler oluyor olabilir baska türlü.
+3
Purple life
(17.02.26)
iki tarafta kendi kişisel zevkleri, ihtiyaçları için kenara bir miktar para ayırıyorsa sorun yok.
ama tek taraf ve gizli bir şekilde oluyorsa sıkıntı. hele ki bu ilerde ayrılırız önüme bakarım kafasıysa.
0
my fault
(17.02.26)
Meriçler ve kedici kadınlar toplanmış birbirlerini nasıl da haklı çıkartıyorlar.

Adam veya kadın; kumarbaz, alkolik veya para biriktirmeyi bilmiyor şeklinde nedenleriniz olsa dahi kabul edilebilecek bir durum değil. Boşa o halde. İt gibi çalış, her türlü harcamalarda elini taşın altına koy.. ama evin hanımı “bir süre sonra bu beni boşarsa güvencem olsun” diye senden gizlice para biriktirsin, yok öyle yağma. Kadın erkek eşit ve eşit olacak diye çingenelik yapan bunlar değil miydi yahu? Ne oldu şimdi? Herkes eşit ve harcamalar da, birikimler de aynı şekilde eşit olmalı. İyi günde kötü günde diye neden söz veriyorsun o halde iki yüzlü !!

Evlilikte veya ilişkide bir taraf diğer taraftan iyi niyetli de olsa bir şey saklıyorsa, ki burada iyi niyetli bir durum yok tamamen bencillik var… ondan bir halt olmaz.
-1
dedeminhirkasi
(17.02.26)
21. yüzyılda evlenmemek için yeterli şeyler bunlar. evlenmek 21. yüzyılda erkek için çok saçma.

herkes b planıyla yaşıyor.
evlilik denen şey karşılıklı alışverişe dayalı bir şeydi. şuan iki taraf da birbirine bişey verip, bir şey alma derdinde değil. ev arkadaşı gibi. o yüzden manasız.

ben ne düşünürdüm?
şunu düşünürdüm; dünyanın kalna %99'u gibi, bu kadın da evliliği "ev arkadaşlığı" olarak görüyor ve yarın bir gün zor günler geldiğinde basıp gidip "başka evde yaşamak" için kendine yolluk hazırlıyor.

o zor günler hiç gelmeyebilir, gelebilir.
-1
tchuck
(17.02.26)
Erkek.
yapabilir. hatta kokusunu alırsam borç isterim :)

bende eşimde çalışıyoruz. maaşımın cüzi bir kısmını kendime alıp kalan tüm parayı eşime gönderiyorum, çocuğun okul taksidi, ev, mutfak, fatura şu bu kalanına karışmıyorum. herkese tavsiye ederim.
0
galahad reloaded
(17.02.26)
Eşten gizli para biriktirmeyi neden bu kadar kötülediniz anlamadım, kimi buna ihtiyaç duyar kimi duymaz. Siz ihtiyaç duymadınız diye bunun yapılmasını ya da yapanları neden kötü ilan ediyorsunuz ki. Dünyanın milyarlarca hali var, kadın erkek fark etmeksizin herkesin yapması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum şahsen. Nedir yani, başkasına yedirirse tepki gösterin bence, mesele gizli biriktirmek olmamalı.
-2
muhayyer divan
(17.02.26)
cinsiyetten bagimsiz olarak yapilmasi gereken bir durum olarak goruyorum. hem erkek hem de kadin maaslarindan bagimsiz olarak kendilerine para ayirmali, birikim yapmali.

ikincisi gizli olmasi durumu kotu bence. ne bicim iliskileriniz var anlamis degilim. insanin kendini dusunerek para ayirmasi ve bunu partnerine soyleyememesi, soylediginde ise partnerin buna kizmasi veya engellemeye calismasi ne igrenc bir durum.

cinsiyet: erkek
+1
Sour
(17.02.26)
Erkek. Esim de ben de calisiyoruz.Esime kendi adina yatirim yapabilmesi icin bir yatirim hesabi actirdim.Maasi gelir gelmez %90'ini oraya atiyor.Bu su acidan faydali oluyor.Butceler zaten ortak.Eger sadece benim aile icin actigim (kendi adima) yatirim hesabini kullanacak olsak esim birikim yapma hissiyatinda olmayacakti.Bu sekilde her ay canli canli biriktirilen miktari-yatirilan miktari gorerek motivasyon oluyor ona. Her sey acik oldugu surece sorun yok
0
turkuaz
(17.02.26)
@Gradient_tabanlı_mor Her kadin yapmali, fakat sende yok cunku aileninki sende zaten?
Feminist diliniz zarar verici. Birikim iyidir. Ailenin birikim yapmasi cok iyidir. Fakat kendi yapmayip her kadin yapmali demek?
+2
osssy
(17.02.26)
Soruyu, 'Evlilikte taraflardan birinin ...' diye sorsaydın, daha adil cevaplar alırdın diye düşünüyorum.

Çünkü bu sitede 'Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız olarak kadını haklı görsem.' diye bekleşenler var.
0
Mirket
(18.02.26)
Her kadının gizli bir zulası olduğunu düşünürüz, o kadar ki herkesin yapması gerektiğini bile düşünürüz ama şu “kendisi için” kısmı şüphe uyandırıyor.

“Ben yarın öbür gün bundan boşanırsam elimde hazır param olsun” diye düşünmek art niyetli bir yaklaşım. Gözden çıkaracağı insana masraflarını yıkıp, kendini maddi olarak tatmin olmuş noktaya getirdiğinde eyleme geçmeyi planlıyormuş gibi.

“İyi gün var kötü gün var. Kimsenin aklı kalıp da çarçur etmeyeceği şöyle bir parayı bulundurayım da ailenin başına kötü bir şey gelirse bir derde derman olur” ne kadar iyi bir düşünce ise diğeri de bir o kadar kötü, ahlaksızca.

Dışarıdan bakınca değişen bir şey yokmuş gibi görünüyor; herkesten gizli para biriktiriyor kişi. Durumu belirleyen ise niyeti oluyor bu durumda.

Tahmin edilir ki; erkeğim.
+1
lazor
(18.02.26)
kadınım. böyle bir birikim yapılıyorsa, bir ayrılık yaşanması durumunda ya karşı tarafın o gün göstereceği tavra güvenilmediğindendir, ya da o gün gelince kadının kendisi adil bir yaklaşım sergilemeyeceğindendir. konu ilkiyse, belki kabul edilebilir. ya da erkek eş o biriken paranın değerlendirilmesi noktasında zayıfsa, çarçur etme gibi alışkanlıkları varsa vs, olabilir. bunların söz konusu olmadığı bir ilişkide, gizli şekilde para ayrılması çok doğru gelmiyor.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.02.26)
(17)

Geç mi kalındı sevgili işlerine

holaha
Evet malum 14 şubat sebebiyle başlık açıldı. 27ye gireceğim neredeyse ve hiç ilişkim olmadı. Bazı kişiler buna şaşırıyor ve artık söylemek de istemiyorum. Kadınlar tarafından bir red flag midir? Dindar kindar radikal para veya sağlık sorunları olan vs değilim.
Evet malum 14 şubat sebebiyle başlık açıldı. 27ye gireceğim neredeyse ve hiç ilişkim olmadı. Bazı kişiler buna şaşırıyor ve artık söylemek de istemiyorum.
Kadınlar tarafından bir red flag midir?
Dindar kindar radikal para veya sağlık sorunları olan vs değilim.
0
holaha
(14.02.26)
Bir sıkıntı var ağa bu işler 12-13te başlıyor. Bu bir başarı
-1
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
oncelikle kimseye soylemek zorunda degilsin.

kadin erkek iliskileri isci isveren iliskisi gibi. kadinlar sirket gibidir. daha once calismadiysan risk almak istemezler. issizken is aramak da zordur. iliskin varsa daha cazip hale geliyorsun kadinlar arasinda. daha once begenilmis, interview sureclerini gecmis birini tercih etmeye daha yatkin oluyorlar. onlarin kendi aralarinda tuhaf bir sosyal dinamik var erkek olarak bizim anlamadigimiz. sonucta bostaki, tercih edilmemis adami arzulamiyorlar. sosyal statu onemli.

abd'de yuksek lisans yaparken sinifin en guzel kiziyla cikiyordum. (ortadogulu fantezisi varmis) onunla ciktiktan sonra yuzume bakmayan diger hatunlar arasinda cok populer olmustum kismetim acilmisti.
+4
antikadimag
(14.02.26)
Çok çirkin ya da iletişim problemleri olan birisi de olduğumu düşünmüyorum. Sanırım sosyal medyada aktif değilim ve çevremin olmaması. Ama yaş nedeniyle artık üniversite kulüpleri de olamaz. Ne bileyim nasip belki de
0
🌸holaha
(15.02.26)
sosyal bir cevren olsun oradan kizlarla tanisirsin, yoksa cidden olmaz. kimse gelip de uzerine dusmeyecek. hobiler ama cool ve piyasani arttiracak hobiler onemli. mesela ben futbol ve bilardo oynuyorum ve kadinlara pek bir sey ifade etmiyor, ama ayni zamanda yelken yapiyorum ve piyasami cok arttiriyor bu.

sosyal cevren olursa kiz arkadasin olmasa bile baska kizlarin referansi da yardimci olur. sana birini bulalim tanistiralim vs diyorlar. en azindan o sekilde bir referans olursa o da olur. cunku tahmin ettigim kadariyla pic olmayan naif bir adamsin, bu skiller gelismediyse birini tavlamak zor olabilir. iliski piyasasinda neler neler var ben de mazbut kaliyorum.
+4
antikadimag
(15.02.26)
antika çok güzel açıklamış :D
referans sistemi iki cinsiyet için de geçerli ama. belki erkekler daha çok "nefes alsın yeter" durumlarında kalıyorlardır yalnızlıktan :P bilemeyeceğim o kadarını.
yine de bu yaşa kadar hiçbir ilişkisi olmayan biri insanı tedirgin eder. mesela akrabam var 45 yaşında ve bir erkekle el ele bile tutuşmadı. ben onun ruh hastası olduğunu biliyorum o yüzden anlıyorum neden kimsenin onunla ilişkiye girmediğini
0
neira
(15.02.26)
Sorunun ne oldugunu bilmiyorum. Ben kimseye yakınlaşamadım kimse de bana gelmedi. Peki sırf skor olması için sevgili yapmalı mıyım
0
🌸holaha
(15.02.26)
Kadınların yanında ne çirkin erkekler gördüm ki benim de zamanında çirkin diyebileceğim ama ağzı iyi laf yapan kültürlü biri olduğu için epey hoşlandığım biri vardı. Yani kadınlar çoğu zaman tipe bakmaz. Bunu direkt eleyebilirsin.
0
ekimoloji
(15.02.26)
27 geç ama nasip. Bulursun bir gün.
-4
arbre
(15.02.26)
@antikadimag peki sosyal cevre icin ne yapmak gerekiyor? Yaş itibariyle de bir yerlere bir gruba dahil olmak zor.
@ekimoloji tip para vs genel bilinen şeyler demiyorum bu sosyal medyada genel konuşulan seylerde problemim oldugunu sanmıyorum. Iletisim sorunum da yoktur. Sanırım kesişemedik doğru kişiyle. Kimse adım atmadı ben de bir şeyler kimseye hissedemediğimden adım atmadım. Öylece geçti
0
🌸holaha
(15.02.26)
27 yaşında bir insan böyle sorular sormamalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.02.26)
Ağa sen önce bir sorun olduğunu kabul et yani bu durumu kabul etmekle basla. Bence.
Çünkü bu normal bir durum değil. İletişimim süper, çirkin değilim, param var, her şeyim çok iyi ama sevgilim yok ve hiç olmadı?????
Şöyle söyleyeyim hayatımın en berbat döneminde, herkesi salmış ve sallamıyorken bu salmisligin verdiği çekicilikle 2 kadından teklif almıştım. Öğrencilik zamanlariydi tabi. Kurumsal da cekinceler artıyor ama sonuçta ateşle barut olarak yaşıyor normal insanlar. Normal insanlar diyorum dikkatini çekerim.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(15.02.26)
bu dünyada herşey network. sadece iş hayatında değil. aile, çevre, sevgili, arkadaş, bakkal, terzi, manav, berber, oto tamirci, avukat vs.. heryerde tanıdığın olacak.

ekşici gibi evimin odasında yaşayayım, dota oynayayım ama istediğim herşey zahmetsiz gerçekleşsin yok.

genç nesiller bunu okuyorsanız bugün hemen başlayın network yapmaya. ekşici gibi yaşarsanız hayata 1-0 geride başlarsınız.
+2
plastic_angel
(15.02.26)
Dedikleri gibi önce bi self reflection.

Benim 23 yaşına kadar sevgilim olmamıştı. Öğrencilik döneminde 0. Sorguladım. Aslında bana çok göstere göstere şansını deneyen kadınlar olduğunu benim hiç fark etmediğimi gördüm. Arkadaşlarıma sorunca evet amk anlamamış mıydın mal diyip doğruladılar.

Neyse önce sosyal anksiyetemi zorlaya zorlaya bastırdım (yendim demiyorum), sonra tinder bumble gerçek hayat o yaştan beri boşta kalmadım, üstelik çok filtreleyen biri olmama rağmen.

6 aydır da evliyim.
+1
aguen
(15.02.26)
Bu işin bir zamanı yok bence. Hayatını rayına oturtman lazım öncelikle. Sevgili işi zaman ve para demek. Paradan kasıt onun masrafı değil, kadın ilişkiye katkıda bulunsa da gezme tozma derken ilişki masrafı her daim oluyor.
+1
michael harddd
(15.02.26)
Geç falan kalmadın, sevmediğin biriyle olmaktansa yalnız kal.
0
Kahvedesu
(15.02.26)
bu işlerin en güzel yanı herhangi bir mantığa veya rasyonaliteye dayanmaması. sevgililik, sağlıklı ilişki vb. konseptleri kariyer gibi düşünmemek lazım. tabii ki kişilik özelliklerin, kendine yaptığın yatırım uzun vadede herkesle ilişkini etkiler ama sevmek müessesesinin yaşı, vakti, doğrusu olmaz. 35'ine kadar böyle gezdikten sonra kafa dengi, çok sevip çok iyi anlaşacağın birini bulmayacağının garantisi var mı mesela?

"hiç ilişkisi olmamış olmak" belli bir yaştan sonra evet karşı tarafta soru işaretleri uyandırabiliyor ama bu temelde çok da önemli bir şey değil. neticede siz iki insansınız. ilişki olacaksa insanların birbirini tanıması lazım. birini hiç sevgilisi olmamış diye doğrudan silmek zaten çok sağlıklı bir kafa yapısı değil, öyle birini kaybedeceksen üzülme. işin ilerlediği noktada da bu veri karşı taraf için "red flag" olmaktan çıkabilir. yani kişinin "niye sevgilin olmadığını anlıyorum, sen manyağın tekisin" demesi de bir ihtimal, "aaa ne iyi adammış bu ya hayret nasıl hiç ilişkisi olmamış" demesi de.

uzun süreli ya da hiç ilişkisizliğin en bariz dezavantajı kendini baskı altında hissetmek oluyor. sadece ona dikkat et derim. "acaba bende bi sıkıntı mı var?" düşüncesiyle kendi ayağına sıkmaya başlıyosun bi yerde. onun önüne geçebilmek önemli. sen "acaba bende bi problem mi var?" der ve bunu yansıtırsan doğal olarak karşındaki kişi de bunu sorgulamaya başlar. öz eleştiri yapmak, herhangi bir eksiklik/zayıflık varsa bunun üzerine gitmek elbette artı yazar ama salt sevgilinin olmayışı kendi içinde sorun değil. olmamalı.

bence zaten özellikle günümüzde bu durum daha da yaygın, yani çok fazla insan sağlıklı romantik ilişkiler yaşayamadan büyüyor. okulda sınav stresi, sonra iş stresi, yediğin yemek değil soluduğun hava değil vatandaş ne yapsın. açık konuşayım ben şu an ilişkim olsa herhalde yürütemezdim mesela anksiyeteden sinirden stresten junkie'ye döndük biriyle öpüşüp oynaşsak beyin hemen "hop sen hayırdır niye gevşiyon it" mesajı verir, şovunu yapar.

çok canını sıkma yani o yüzden kendini sev, kendinle barışık ol, varsa bi falson onu düzeltmeye odaklan. bazen dünyanın en iyi adamı da olsan seven olmaz zaten bu işler böyledir.
0
der meister
(15.02.26)
Hayır. Düşüncelerin de endişelerin de saçma. Kafaya takacağın bir şey değil bu. Yaşında da bir şey yok. Uzun uzun yazmaya bile değer bulmadım konuyu.

Bir tek “söylemek istemiyorum” demen dikkatimi çekti. Bunu kime niye söylediğini anlamadım. Flört aşamasında olduğun kişilere söylüyorsan söyleme. Eski sevgililerin olsaydı da bahsetme derdim.
0
lazor
(15.02.26)
(7)

telefon operatörlerinin tarife fiyat politikasındaki saçmalık

semaforo de medianoche
benim hattım vodefone. taahhütüm bitti yenilemek için bakıyorum geçebileceğim paketler olarak 600 küsür liralık şeyler var. ama bakıyorum yeni vodafonelu olana 300 küsür lira benzer paketler. sonra turkcell'e baktım orada da benzer durum. peki bu durumda ben neden numaramı başka bir operatöre taşıma
benim hattım vodefone. taahhütüm bitti yenilemek için bakıyorum geçebileceğim paketler olarak 600 küsür liralık şeyler var. ama bakıyorum yeni vodafonelu olana 300 küsür lira benzer paketler. sonra turkcell'e baktım orada da benzer durum. peki bu durumda ben neden numaramı başka bir operatöre taşımayayım? oradaki taahhütüm de bitince yine değiştiririm böyle böyle hep ucuzdan alırım. çünkü aynı hatta kalınca yarı yarıya fazla ödüyorsun. operatör değiştirmenin başka bir dezavantajı falan mı var da böyle saçma bir fiyatlandırma politikaları var telefon operatörlerinin?

acaba müşteri hizmetleriyle konuşunca bu şekilde farklı teklifler gelir mi diye aradım dedim turkcelle geçersem aynı pakete şu kadar ödeyeceğim neden geçmeyeyim bu durumda. bir şey diyemedi. ilginç geldi.
0
semaforo de medianoche
(13.02.26)
Bu durum uzun süredir böyle. Operatörler kullanıcılara tek tek değil, yığın olarak bakıyorlar. Bir süredir hattını taşıyıp daha benzer paketi daha ucuza alan müşteri sayısı, mevcut operatörde kalıp daha fazla para ödeyen müşteri sayısından az olduğu için eski müşteriye yüksek, mevcut müşteriye yüksek fiyat çekiyorlar.

Üşenmiyorsanız değiştirin, başka çare yok.
+3
10551037
(13.02.26)
Psikoloji bilimi ile pazarlamacılığın kesiştiği alanda marka sadakati denen bir olgu var. İnsanların hatırı sayılır kısmı her alanda belli bir markaya sadakat hissi geliştirirler. Genelde diğer markaların daha iyi ya da daha ucuz olabileceğini düşünmezler, duysalar bile kulak arkası ederler.
Her ticari kuruluş gibi operatörler de insanın bu zaafını dibine kadar sömürüyor.
Google'da marka sadakati diye aratırsan daha da detay bulabilirsin.
+1
Mirket
(13.02.26)
@10551037: eskiden sanırım arıyorlardı uygun bir fiyat veriyolardı sana da tek gereken tamam demek oluyordu. o zaman evet kolaylık sağlıyor kendi operatöründe devam etmek ama bu sefer beni arayan olmadı (ya da müşteri hizmetleri diye engellemişimdir belki bilmiyorum) ve şu an taahhütsüz kaldım istediğimi yapabilirim yani. kendi operatörümde tarife seçip o süreci başlatmakla başka operatörde tarife seçip numara taşıma sürecini başlatmak arasında fark var mı ki? ekstra kağıt kürek işi mi çıkıyor? öyle bir şey yoksa üşenmeyle de ilgisi yok her türlü aynı eforu vermek gerekiyor demektir.
0
🌸semaforo de medianoche
(13.02.26)
Ben yeni taahhüt döneminde internet paketimi yükseltmek için aradım Vodafone'u. Yapamıyorlarmış. Hayatımda ilk defa ben size daha çok ödeyeyim diyen müşterinin geri çevrildiğine şahit oldum. Fatura sorunum da yok, otomatik ödemedeydi zaten hep. Kırk çeşit birimle görüştüm, olmadı da olmadı. İstediğim şey de 60gb. Satılıyor yani bu paket. Öyle bana özel absürt bir paket oluşturun gibi bir talebim yoktu.

Demem o ki resmen operatör değiştir demiş gibi oldular bana. Baya anlaşmalı falanlar heralde kendi aralarında.

Sistem bu. Siz vodafone'dan usanıp turkcell'e, türk telekoma geçiyorsunuz ondan bıkanlar da bunlara geliyor.

Paketlerin fiyatlandırmaları da bir acayip zaten. Ben çıldırmış vaziyetteyim açıkçası. Bir operatörden arandığımda sinir basıyor direkt. Normal kişiliğimden çıkıp bambaşka bir şey oluyorum.
0
akhenaten
(13.02.26)
Gir çık yapıyorum her sene bu mallar yüzünden. Daha daha ucuza dönüyorum haha
0
topkapiaksaray
(13.02.26)
ben her sene farklı bir operatöre taşıyorum.
ama taşımayan, bunla uğraşmak istemeyen kitle çok fazla.
geçen sene annemin hattında da yüksek fiyatlar çıktı twitter üzerinden vodafonedestek e yazdım. geri arayıp aynı tarifesine göre çok az bir zamla yeni bir tarife önerdiler öyle devam etti. yanımda da yoktu o teklif.
0
my fault
(13.02.26)
Böyle yapıyorlar, çünkü kimse bunlarla uğraşmıyor. İşyerindeki, whatsapp gruplarındaki birkaç kişi bunu yaptığını söyleyince biz arkadaki milyonları görmüyoruz. Haliyle adamlar bir avuç müşteri için altın yumurtlayan tavuğu kışkışlamıyor. Bir yıl oraya bir yıl buraya gide gele insan gibi fiyatlardan kullanabilirsin bir dezavantajı yok. Adresine kadar geliyorlar adamlar yeter ki taşın diye.

İlk kullanımda kimi banka uygulamaları bi takılma yaşıyor telefon etmek gerekiyor. Sadece bu.
0
lazor
(15.02.26)
(2)

turkcell faturasının devamlı değişmesi

denizzz
12 taahhütlü bir hattım var, ocak'a kadar 200 lira çekiliyordu, ocakta 220 oldu bu ay da 237 olmuş. bu durum normal mi?
12 taahhütlü bir hattım var, ocak'a kadar 200 lira çekiliyordu, ocakta 220 oldu bu ay da 237 olmuş. bu durum normal mi?
0
denizzz
(12.02.26)
Abi telsiz ücreti vs var ya o artmıştır belki. Yani paketin kendi fiyatı sabit kalıp telsiz ücreti artabiliyor.
0
kizil karga
(12.02.26)
Hayır. Yılbaşı değişince telsiz ücretinin değişmesi normal ama ocakla şubat arasında fark olmamalı. Turkcell uygulamasından faturalarına bak.
0
lazor
(15.02.26)
(18)

m.ö. 200'de roma'da yaşasaydınız ve 20-30 tane köleniz olsaydı

duyurukullanıcısı
onlara iyi mi davranırdınız kötü mü?mesela kahvaltınızı falan hazırlamış, günaydın, teşekkürler der miydiniz? aynı masada yemek yer miydiniz?
onlara iyi mi davranırdınız kötü mü?

mesela kahvaltınızı falan hazırlamış, günaydın, teşekkürler der miydiniz? aynı masada yemek yer miydiniz?
0
duyurukullanıcısı
(12.02.26)
Şimdi ne söylesem anakronizm olur.

Üvey Baba Halil gibi Köle Sabriyeeee kahvaltımı getir diye böğürmezdim tabi ama aynı sofrada da yemezdim. Tepemize çıkarlar sonra.
+6
yurtsuz john
(12.02.26)
Kölelik sistemine karşıyım ve bu sistemi yok etmek için var gücümle çalışırdım.
-13
rock n roll
(12.02.26)
Net iyi davranırdım. 10 numara muhabbet geyik takılırdık.
-1
gobekliraki
(12.02.26)
erkek kadın fark etmeksizin her gün birisine tecavüz ederdim. üzerlerinde deneyler yapardım. köle gibi davranırdım kısacası. çünkü m.ö. 200 yılında yaşıyorum. medeniyet ne ola ki?
-2
yazar yazmaz yazan yazar
(12.02.26)
eziyet edip türlü işkenceler yapmazdım ama aynı sofrada da yemek yemezdim herhalde.
o zamanın etkisi bende de olurdu. ashur diye spartacusun devam filmi var. tam onun gibi davranırdım.
+1
OgutucuRecep
(12.02.26)
Ruh halime göre ama aynı sofrada yemek de yemezdim herkes yerini bilecek. Acıma yetime demişler.
+2
yakalayamadığın.ışıklar
(12.02.26)
Tabii, aynı zamanda malum dönemlerde Yahudileri evimde saklar ve kölelerin Kuzey’e kaçmasına yardım ederdim. Gerçekte ise bunları yapanların sayısı üç falan. Kendimizi kandırmaya gerek yok. Eziyet etmezdik, ama dışlanmamıza veya kendimizi tehlikeye atmamıza neden olacak şekilde davranmazdık çoğumuz. Şu anda sürdürdüğümüz yaşam tarzı da yargılanacak önümüzdeki dönemlerde.
+1
auroraaurora
(12.02.26)
O zamandaki ortalama bir köle sahibi gibi davranırdım muhtemelen.

Louis CK'den gelsin: www.youtube.com
+1
salihdt
(12.02.26)
MÖ 200 civarında zengin bir Roma vatandaşı olsaydım, dönemin diğer Romalıları nasıl davranıyorsa ben de öyle davranırdım. O çağda kölelik toplumsal düzenin normal ve kabul edilmiş bir parçasıydı. Köle, bugünkü anlamda bir "birey" değil, bir mülk statüsündeydi.
Bu nedenle köleye eşit bir yurttaş gibi "günaydın" ya da onunla aynı masada yemek yemek dönemin sosyal normlarına aykırı olduğu icin yapmazdım. Yapılan iş sonrası da teşekkür etmezdim, çünkü kölenin işi zaten verilen görevi yapmak. Ancak iyi hizmet o dönemde de ödüllendiriliyordu, bundan dolayı güven kazanmış bir köleye daha iyi koşullar sağlardım.
Kısacası dönemin zihniyeti ve toplumsal normları içinde hareket ederdim.
+1
morqos
(12.02.26)
o zamanlarda büyüsem bilemiyorum ama kimseyi köle falan alamam. maaşlı çalışıyorlarsa olabilir.
0
ya ben lan neyse
(12.02.26)
şu an ne desek boş. o gün köle sahibi hatta kölelerine eziyet eden pek çok insan bugün yaşasa "ne köleliği yav!" derdi muhtemelen. o açıdan günün eğitimi, ahlakı, toplumsal düzeni vs. içinde yaşayıp da 2020'lerde yetişkin olan bir insanın kafasıyla düşünmek bence yüzde bir ihtimal filan.

ha karakter-kişilik bazında bakarsak ben kendinden "aşağı" gördüklerine eziyet etmek isteyen kompleksli bir davar değilim, hiçbir zaman olmadım. ister iyi insan olmak, ister empati kabiliyeti, ister benzer yoldan geçmiş olmak... adına ne dersen de. garibana eziyet etmeyi sevmem, bundan beslenmem. o yüzden açıkçası "yav köle de olsa insandır ulan yazık günah" diyeceğimi, iyi davranacağımı düşünüyorum. çocuklarına oyuncak alır, kendilerine de sahip çıkar ve iyi bakardım. neticede hayatlarını bana adamış, benim için çalışan insanlar bunlar. kölelik düzenine karşı çıkacak kadar onurlu & vizyoner bir adam olmazdım muhtemelen ama kendi köleme de iyi davranırdım diye düşünüyorum. sadece ciddiye almadıklarını, zayıflık sezdiklerini düşünürsem DOMINUS SERTLEŞİYOR manşetleri atılırdı gazetelerde. yoksa karşıma alıp çay bile içerdim yani bi sıkıntın var mı aslanım durumlar nasıl hanım nasıl çocuklar nabıyo hiç göremiyorum diye. bana isyan edecek kadar aydınlanmasınlar ama o günkü koşullarda olabildiği kadar onurlu, namuslu ve beni severek yaşasınlar isterdim sanırım.

aslında derin bilgim olmamakla beraber özünde kölelik konseptinin de büyük oranda böyle yürüdüğünü düşünüyorum. tabii ki korkunç örnekleri de var ama her köle sırtına kırbaç vurulan türde değildi. atıyorum sahibine danışmanlık yapan birisi bile resmiyette "köle" diye geçiyordu esasen ama o adamla belki karşılıklı oturup yemek yiyorlardı. biraz şimdiki iş hayatı gibi. bazıları çok zor koşullarda yaşayan, hakları çok kısıtlı köle. bazıları daha iyi durumda köle.
+1
der meister
(12.02.26)
"aynı koşullar içinde bulunsaydım ben de aynı konumda bulunabilir, benzer şeyleri düşünebilir, benzeri şeyler yapabilirdim demeyen, ne kendini ne başkalarını anlamıştır ne de insanlık tarihini anlayabilir."

Alaaddin Şenel.

Kölelik insan medeniyetinde binlerce yıl öyle kilit bir oynamış ki tanrı buyruğu (!) İbrahimi dinlerde bile kölelik açık ve seçik yasaklanamamıştır.

Yani peygamberlerin vs yapamadığı devrimi ben yaparım kafası, insanlık tarihini hiçbir zaman anlayamayacak olan o kafa.

Olacak olan: herkes nasıl davranıyorsa sen de öyle davranacaktin. Ha belki cezalandirirken 50 kırbaç değil de 40 kırbaç atarak çok iyi davranabilirdin :)
+1
makbur
(12.02.26)
Hiç kimseyi kendimden daha aşağıda ya da daha üstte görmüyorum. Kimse benim kölem olamaz ben de kimsenin kölesi olamam.

Hiç bir canlıyı mal statüsünde görmedim hiçbir zaman ve görmeyeceğim. İnsanlık tarihini, başkalarını anlamak ya da anlamamak umurumda değil. O dönemde yaşasam kendi işimi kendim görürdüm.

Bu arada 10 eksi oy almışım, şaşırdım gerçekten. Kölelik sistemine karşı olmak takdir edilmesi gereken bir düşünce aslında ama ne çok meraklı varmış kölelik sistemine.
-3
rock n roll
(12.02.26)
(bkz: Pareto principle)
%20 yasar , %80 kolelik yapar. hangi cagda yasadiginin pek onemi yok.
0
cooperr
(12.02.26)
bu soruyu cevaplayanların tamamı köle olurdu muhtemelen ama cevaplayayım yine de.
o zaman köleye nasıl davranılıyorsa öyle davranırdım. hatta köleliğin amansız savunucusu olurdum gibime geliyor.
0
Hallegadola
(13.02.26)
@ rock n roll, sanırım gereksiz duyar kastığın için eksilenmişsin.

kimse burada kölelik övmüyor. soru zaten "şöyle şöyle olsaydı nasıl yapardınız" sorusu. Sen gelmiş "hayır şöyle şöyle olamazdı ben karşıyım" diyorsun. Konu o mu şu an allasen.

neyse cevaba gelirsek; az verip hırsız etmez, çok verip arsız etmezdim +1

bugün bir çalışanına, hizmetçiye, bakıcıya, temizlikçiye bile fazla iyi davran, müsamaha göster hemen tepene çıkıyor, sululaşıyor, arsızlaşıyor... köleye öyle iyi davranırdım diyen minnak kalplerinizi yerler.
+4
ananiyimioguz
(13.02.26)
Bugünün şartlarıyla cevap verip kendimizi kandırmayalım, neredeyse hepimiz çağın gereğini yapardık.

Ricky gervais:
www.instagram.com

Ama ben de iyi davranırdım kölelerime Rickyciğim gibi:
youtube.com
0
kullanicadi
(13.02.26)
Ne münasebet!
0
lazor
(15.02.26)
(13)

Yardım edip etmeme konusunda kararsızlık

banabırakbende
iyilikten maraz doğar lafını çok kez tecrübe ettik. temkinli yaklaşıyoruz artık. ama insanlığımızı da kaybetmek istemiyoruz tabiki. egede bi ilçede dayalı döşeli bi evimiz var. aldığımızdan bu yana hiç kiraya vermeyi düşünmedik. yazın bi ay kalıyoruz genelde. (bu arada yaşadığımız yerde kirada oturu
iyilikten maraz doğar lafını çok kez tecrübe ettik. temkinli yaklaşıyoruz artık. ama insanlığımızı da kaybetmek istemiyoruz tabiki. egede bi ilçede dayalı döşeli bi evimiz var. aldığımızdan bu yana hiç kiraya vermeyi düşünmedik. yazın bi ay kalıyoruz genelde. (bu arada yaşadığımız yerde kirada oturuyoruz.) sadece deprem zamanı iki akraba aile birlikte bir buçuk yıl beraber kaldılar, onlara açtık. allah razı olsun, düzgün insanlardı, şimdi adıyamanda bi kapımız var.

şu an tanımadığımız, hayata tutunmaya çalıştığını düşündüğümüz biri yardım istiyor, bizden değil, genel bi yardım isteği. hanım diyor ki, yazın bi ay memleketinde falan kalabilecekse ulaşalım, ayakları üstünde durana kadar kullansın. ben de diyorum ki afet değil bi şey değil, tanımayız etmeyiz. biz kirada oturduğumuz halde bi başkasına bu kolaylığı neden sağlayalım diyorum. yani yazları gitmeyip kiraya vermek daha mantıklı, ihtiyaç sahibi birine ucuza verirsin gerekirse illa birine yardım edilecekse diyorum. o da o bi aylık deniz keyfini çöpe atmak istemiyor.

ya bi de tamam insanoğluyuz falan da her yardım çığlığına koşmak zorunda mıyız biz, anlatamıyorum hanıma. biliyorsan mesulsün diyor. ben de tanımayız etmeyiz diye tutturuyorum.

sizin fikriniz nedir?
+6
banabırakbende
(10.02.26)
Tanimiyorsam akrabam olsa vermem
+7
artıküyeolmakistiyorum
(10.02.26)
Bu tür yardımlar senin benim sorumluluğumuz değil abim.
+8
kizil karga
(10.02.26)
Bana ne. Tanımadığım insanın evimde ne işi var. Atıyorum fuhuşa yer sağlamak iddiasıyla suçlansan ne olacak. Evde biri kenevir yetiştirse ne olacak. Eşine bunları anlatabilirsin.
+2
arbre
(10.02.26)
riskli. illa yardım etmek istiyorsanız başka yolları vardır muhakkak.
+3
black holes in the sky
(10.02.26)
Yakın arkadaşımın Antalya’da yazlığı var, tanıdığı kim varsa gidin kalın diye anahtar veriyor ancak o kadar terbiyesiz insanlarmış ki en son litrelerce çamaşır suyu döküp anca temizleyebildik, resmen içine sıçmışlardı. Ki bu insanlar yüz yüze bakıyorlar düşünün. Kızın beş kuruş para almadan sadece kaldığınız süreçteki faturalarınızı ödersiniz dediği bir iyilik. Eğer siz de yazlığı gözden çıkardıysanız bu iyiliği yapabilirsiniz.
+3
ekimoloji
(10.02.26)
ben kimseden böyle bir yardım istemem. benden de isterlerse soğuk dururum.
+2
mikahakkinen
(10.02.26)
13-14 sene evden çıkaramazsın. yapacaksanız bile sağlam bir avukat ile sözleşme yapmadan, aman! bence çıkarıp para verin, daha iyi.

bir de sütü bozuksa, evinde içine eder. milyonluk masraf çıkar...

.
+3
kartallar yuksek ucar
(11.02.26)
Didimdeyse bana kiraya verin
+2
olaylar olaylar
(11.02.26)
tanımadığın insana güvenemezsin. malesef yapacak birşey yok.
+2
orpheus
(11.02.26)
çıldırmış olmalısınız. :)
+4
motosiklet burclu adam
(11.02.26)
Yok artik ne alaka
+2
Purple life
(11.02.26)
Teşekkürler herkese, hanım burdaki insanların ortalamanın üstünde aklı başında olduğunu düşünürdü zaten. Fuhuşa yer sağlamak, yıllarca çıkaramamak gibi şeyleri okuyunca hak verdi. Beni büyük dertten kurtardınız .
+3
🌸banabırakbende
(11.02.26)
Dünyada ihtiyaçlar ve ihtiyaç sahipleri: sınırsız.
Senin imkanların: sınırlı.

Millet kardeşine bile evinin anahtarını vermiyor. Kendi sorumluluğumda olmayan, hiçbir alakam olmayan bir ihtiyaç sahibine evimi vermeyi ben değerlendirmeye bile almazdım. İnstagram diliyle söyleyeyim: “Ben ne alaka?”

Hanıma da söyle hayır yapmak istiyorsa yazlık keyfinden de vazgeçmek lazım. İhtiyaç sahibi olan o tatil süresinde de ihtiyaç sahibi olmaya devam edecek. O olmasa bile daha Bir sürü ihtiyaç sahibi var olacak. Onları da biliyor. Hepsinden mesul o zaman.
+1
lazor
(15.02.26)
(7)

Özel numaradan aranıyorum

gobekliraki
Bikaç kez alo alo diyorum ses vermiyor karşı taraf. 10u geçmiştir bu aramaların sayısı. 1-2 tanesinde arkadan şarkı sesi duydum başlarda, sonra kısıldı. Arayan tanıdığım biri belli ki. Nasıl bulabilirim kim olduğunu?#31# ile çevirince numaramı, hala özel numara olarak mı gözüküyor?Abuk sabul saatler
Bikaç kez alo alo diyorum ses vermiyor karşı taraf. 10u geçmiştir bu aramaların sayısı. 1-2 tanesinde arkadan şarkı sesi duydum başlarda, sonra kısıldı.

Arayan tanıdığım biri belli ki. Nasıl bulabilirim kim olduğunu?

#31# ile çevirince numaramı, hala özel numara olarak mı gözüküyor?

Abuk sabul saatlerde aranıyorum, kabak tadı vermeye başladı.
0
gobekliraki
(10.02.26)
hattını özel aramalara kapatabilirsin.
0
koela
(10.02.26)
@koela onu yaptım. Ama insanoğlu işte, kim olduğunu merak ediyorum. Beni #31# ile mi arıyor ki, yoksa numarası komple mi özel
0
🌸gobekliraki
(10.02.26)
dolandırıcılar da arıyor. beni bi kere şuh sesli bir kadın arayıp ısrarla sevgilim olduğunu falan söylemişti. o gün adımı vermedi ama verilerimizin ortada olduğu göz önüne alınırsa adımı da verebilirdi. yani önce sizi merak ettirip akabinde böyle bir şey de çıakcak olabilir ama dolandırıcı olduğu gerçeğini değişitrmiyor.
0
iwillsee
(10.02.26)
@iwillsee şaka? Onu hiç düşünmedim bak. Ama dolandırıcı olsa bi yerden sonra muhabbete girmez mi?
0
🌸gobekliraki
(10.02.26)
şuna benzer bir ayrım vardı. bilinmeyen numara yazıyorsa rehberinizde kayıtlı olmayan, gizli numara yazıyorsa rehberinize kayıtlı ama kendini gizlemiş numara. ya da tam tersi. net hatırlayamadım.
0
ground
(10.02.26)
@ground direkt özel numara yazıyor
0
🌸gobekliraki
(10.02.26)
Savcılığa vereceksin şak diye bulur.
0
lazor
(15.02.26)
(6)

Batıda " susma hakkı "

diyecevaplandı
Bu haberden dolayı sormak istedim (Niteliği itibariyle bu olaylar zinciri zamanla iyice sulandırılacak gibi de duruyor.)https://i.hizliresim.com/tidw6eu.jpgABD filmlerinde de polis, "susma hakkına sahipsin" diye zanlıya haklarını belirtiyor.Bizim kültürümüzde zaruret halinde dahi birinin susması ge
Bu haberden dolayı sormak istedim
(Niteliği itibariyle bu olaylar zinciri zamanla iyice sulandırılacak gibi de duruyor.)
i.hizliresim.com
ABD filmlerinde de polis, "susma hakkına sahipsin" diye zanlıya haklarını belirtiyor.

Bizim kültürümüzde zaruret halinde dahi birinin susması genel manada , "evet " veya kabul etmek demektir.
Genel olarak batıda ( veya ABD özelinde) kendi halk kültürlerinde, hukuki manada (kovuşturma veya soruşturmada ) susmak ne demek oluyor, nasıl yorumlanıyor ?
Pişman olma manasına da geliyor mu ?
0
diyecevaplandı
(10.02.26)
Hukuk ile kültürü karıştırmışsın. Batıda, savcıların gücünü kötüye kullanmasının önüne geçebilmek için konulmuş bir kural. Hani fıkrada diğerleri suçluyu hızlı şekilde bulurken Temel döve döve suçlu çıkarmış ya, o hesap.
+2
osssy
(10.02.26)
@osssy hukuk ile kültürü karıştırmadım.
Hukukta , hem kültür, hem anane hem de inanıştan etkilenir. Onlardan pay alır .
-3
🌸diyecevaplandı
(10.02.26)
Pişman olma manasında falan anlaşıldığını zannetmiyorum.

Bu dizilerde filmlerde duyduğunuz "sessiz kalma hakkına sahipsin" ile başlayan şeyin adı miranda rights. Bu haklar ve sessiz kalma hikayesi de fifth amendment'tan geliyor. Mesela bir mahkeme sahnesinde soru sorulan şahsın "i plead the fifth" dediğini de duyabilirsiniz. Bu fifth amendment ile herkese verilen "sessiz kalma hakkı" aslında şu, hiçkimse polis veya herhangi bir otoriteye kendisini suçlu hale getirecek bir şey söylemek zorunda bırakılamaz. Susma, hiçbir şey söylememe hakkı vardır. Sorulan soru her neyse, cevap vermek zorunda bırakılamaz.
Burden of proof yani kanıtlama yükümlülüğü kolluk kuvvetindedir. Sanık herhangi bir soruya cevap vermeye zorlanıp, kendi aleyhine ifade vermek zorunda bırakılamaz yani.

Nasıl yorumlandığı kişisel bir düşünce ve bir kovuşturma bağlamında hiçbir önemi yok. Çünkü istediği kadar negatif yorumlansın, bu tarz bir senaryoda kişinin suçlu bulunabilmesi için proof beyond a reasonable doubt gerekiyor. Yani makul bir şüphenin ötesinde ispat edilmesi gerekiyor suçun. Bunu da sanığın kendisini kullanarak yapamıyorsunuz. O itiraf oluyor çünkü. Savcılık tarafı elindeki kanıtlarla kişinin şüphenin ötesinde suçluluğunu ispatlamakla ve jüriyi ikna etmekle yükümlüdür.
+1
cay koy geliyorum
(10.02.26)
Hukuken aleyhte ya da lehte bir etkisi yok.
Ama savcı veya jüri karşısındaysan, tabi ki hakkında olumsuz algı oluşur.
0
parka
(10.02.26)
Çay Koy Geliyorum +1

Ortada yorumlanacak bir şey yok. Kolluk kuvvetinin ya da savcının, sanığın susması üzerinden bir yorumu (Ya da daha doğrusu kendi şahsi yorumunun bir anlamı) ya da yaptırımı olamaz.
Hatta asıl suçsuz insanın konuşmaması daha mantıklı zira yine yukarda bahsedildiği gibi bir suç varsa bunu kanıtlaması gereken iddia makamı. Bunu da delilleri bularak yapması lazım. Hukuk sistemini, iddia makamının ya da kolluğun soruşturmasının detaylarını bilmeyen sanığın konuşarak sağlayacağı bir fayda yok. Tam tersi kendini aklamaya çalışırken söyleyeceği bir şey gereksiz yere daha çok başına sorun açabilir. O yüzden en iyisi susup avukata danışmak.
0
salihdt
(10.02.26)
Konuları birbirine karıştırmışsın, karıştırdığını söyleyene de karıştırmadım deyip alakasız şeylerden bahsetmişsin.

Bizim kültürde “sükut ikrardan gelir” denir. Dediğin gibi susmak kabul etmek anlamı taşır. Ama bir bak bakalım bizim hukukta konuşamama hakkı neymiş. Nasıl yorumlanabilir nasıl yorumlanamazmış.

Sorunu dayandırdığın yer yanlış en başta.
0
lazor
(15.02.26)
(1)

İstanbul için fizik tedavi doktoru önerisi

ezkaza
Öncelikle Herkese sağlıklı günler dilerim,Tercihen avrupa yakasında alanında iyi bir fizik tedavi hekimi arıyorum. Bel fıtığı için annemi götüreceğim. Çok ciddi ağrısı var. Profesör olması şahane olur ama şart da değil. Bildiğiniz duyduğunuz bir hekim/hastane önerisi varsa lütfen paylaşabilir misini
Öncelikle Herkese sağlıklı günler dilerim,

Tercihen avrupa yakasında alanında iyi bir fizik tedavi hekimi arıyorum. Bel fıtığı için annemi götüreceğim. Çok ciddi ağrısı var. Profesör olması şahane olur ama şart da değil. Bildiğiniz duyduğunuz bir hekim/hastane önerisi varsa lütfen paylaşabilir misiniz?
0
ezkaza
(06.02.26)
Bakırköy Kızılay’dayken diz sorunları nedeniyle gidip ÇOK memnun kaldığım doktorumu Kübra Koçak Aydemir. Sonradan Erdem Hastanesi diye bir yere geçmiş.

www.erdemhastahanesi.com.tr
0
lazor
(07.02.26)
(5)

İngiltere’den gelen eden var mı?

dilemma of subscribtionability
1-2 kg ağırlığında eşyam olacak da bagajda getirtmek için…
1-2 kg ağırlığında eşyam olacak da bagajda getirtmek için…
0
dilemma of subscribtionability
(05.02.26)
ben. ama neden tanımadığım birinin 1-2 kg. eşyasını taşıyayım, ne önemi var merak ettim.
-2
deartheodosia
(05.02.26)
gümrük muhafaza türkiye 2.sezonu çekilirse oradan izleriz ne olduğunu.
0
galahad reloaded
(05.02.26)
Kim olduğunu, orada ne yaptığını, getirtmek istediğin eşyanın ne olduğunu falan anlatıp insanlara güven ver ki tanıdığı biri bile istese “niye taşıyım eşyanı” diyecek tiplere konuşma fırsatı verme.

Sanki şahsına sormuşlar gibi soruya soruyla cevap veriyor.
+4
lazor
(05.02.26)
Yazar zaten eşyayı taşıyacak kişiyi arıyor. Yoksa sizin İngiltere'ye gidip gitmemenizle ilgilenmiyor. Bir şüpheniz varsa, yeriniz yoksa, vaktiniz yoksa ya da herhangi bir sebepten ötürü eşyasını taşımak istemiyorsanız yazmazsınız olur biter.
Burada soru "başkasının eşyasını neden taşımamalıyız?" değil ki, "benim eşyam var, getirmek isteyen olur mu?" sorusu. Siz getirmek istemiyorsanız üstünüze alınmanızı gerektiren bir durum yok.
+4
alice in potatoland
(06.02.26)
gerçekten önümüzdeki haftalarda ingiltere’den türkiye’ye gelecek olup da sevabına yahut makul ücret karşılığında getirebilecek olan varsa, mesajla ulaşabilir bana, detayları paylaşırım.

merak edenler için 1-2 kg’lık paketin içinde eroin, uranyum, anti tank mayını, beyaz kadın, nakillik böbrek ve sakız reçeli olacak. neden sakız reçeli, sormayın.
+3
🌸dilemma of subscribtionability
(07.02.26)
(4)

Ekşi sözlüğe en çok benzeyen insan

sekizdokuzon
Bence bu: https://ibb.co/V0z4D3MYSizce kim?
Bence bu: ibb.co

Sizce kim?
-1
sekizdokuzon
(05.02.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
simdiki eksi sozlukten, hatta duyurudan da max. idris usta olur, hem tip hem de kafa olarak:

www.youtube.com
+1
cooperr
(05.02.26)
plastic_angel
(05.02.26)
Şafak Sezer.

Nedenini bilmiyorum ama bence o benziyor.

Yıllar yıllar önce hakkında yazılan bir şeye kızıp, yazarın orada olduğunu sanıp sözlüğün ofisini basan kişi de aynı kişi miydi?
0
lazor
(05.02.26)
(4)

Numara Değiştirmek Hakkında

don fabrizio salina
Merhaba, numara değiştireceğim başvuru da yaptım fakat bir konu var ki tam çözemedim. Reklam girdisi sanılmasın diye x ve y kullanacağım. X ile taahhüt bitiyor 9 şubat'ta. Y ile yeni hat başvurusu yaptım eve gönderecekler sim kartı onayladım. X iptal oldu mu şimdi yani? Y kendi mi iptal edecek X ope
Merhaba, numara değiştireceğim başvuru da yaptım fakat bir konu var ki tam çözemedim. Reklam girdisi sanılmasın diye x ve y kullanacağım.
X ile taahhüt bitiyor 9 şubat'ta. Y ile yeni hat başvurusu yaptım eve gönderecekler sim kartı onayladım. X iptal oldu mu şimdi yani? Y kendi mi iptal edecek X operatörünü yoksa ben X'in şubesine mi gideceğim?
0
don fabrizio salina
(04.02.26)
Y'nin sim kart eve gelecek. sonra Y'den size mesaj gelecek, şu gün şu saatte simkartınızı değiştirin diye. o arada siz X'le muhatap olmayacaksınız. sadece varsa faturanızı ödeyeceksiniz.
0
co2s2
(04.02.26)
Siz numara taşımıyorsunuz ki. Yeni bir hat almışsınız, ikisi birbirinden bağımsız. Taahhüt bitince X’i kendiniz iptal etmelisiniz yoksa taahhütsüz olarak açık kalmaya devam eder. Co2’nin dediği numara taşıma için geçerli.
+2
orient blue
(04.02.26)
yeni numara/hat aldıysanız x kendiliğinden iptal olmaz. tahhütsüz fiyatıyla devam eder. onu kapattırmanız lazım.
0
elorelia
(04.02.26)
İşaretlediğin cevap senin durumun için doğru cevap değil. Diğer iki cevap doğru.

Sen Y’den yeni hat al veya alma X’teki hattını etkilemez. Y de eski hattınla ilgilenmez. X’i kendin ayrıca kapattırman gerek.
+1
lazor
(04.02.26)
(7)

kiracılı ev alınır mı?

ilgeru
Beğendiğimiz bir evi gezdik. Ev içimize çok sindi. Kiracılı. Mart ayında 5. yılını dolduracak ve dolayısıyla kirasına yeni değerlemeden zam yapılabilir durumda (şu an neredeyse yarı fiyatına oturuyor). Adamın kendisiyle konuştuk, eminevim fuzulevim gibi bi yere yazılmış temmuz ayında sıra gelecek ve
Beğendiğimiz bir evi gezdik. Ev içimize çok sindi. Kiracılı. Mart ayında 5. yılını dolduracak ve dolayısıyla kirasına yeni değerlemeden zam yapılabilir durumda (şu an neredeyse yarı fiyatına oturuyor). Adamın kendisiyle konuştuk, eminevim fuzulevim gibi bi yere yazılmış temmuz ayında sıra gelecek ve evden ayrılacağını söyledi. Bu evi tutarken imzaladığı "tarihsiz" tahliye taahhütnamesi de var.

Üzerimize ev yok. Evi kendimiz oturacağımız için almak istiyoruz. Aynı sitede kirada oturuyoruz, Mart ayında kirasını güncelleyip şu an ödediğim kira ile benzer kirayı vereceğinden temmuz'a kadar oturması çok problem olmaz bizim için. Ama ya temmuz'da çıkmazsa?

Ne yapabiliriz bu durumda? Evi yine de almak mantıklı mı? Alır almaz ihtar çekip 6 ay sonra ihtiyaçtan çıkması için dava açılabilrimiş ama bu ülkede o süreçler yıllar alabiliyor malum.
0
ilgeru
(03.02.26)
dert edinmenin daha ucuz yolları var.
+3
Whily
(03.02.26)
çıkmazsa zor duruma düşecekseniz bulaşmayın. 5 yılını doldursa da tahliye taahhütnamesi olsa da en iyi mahkeme 1-2 sene sürer uğraştıracak olursa. yok biz zor duruma düşmeyiz diyorsanız sorun yok.
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(03.02.26)
Yarı fiyatına kirada oturan adamın ben pek de iyi niyetli olduğunu düşünmüyorum. Hukuki hakkı neyse sonuna kadar zorlar bence.
+2
Cesario
(03.02.26)
bence bu şartlarda alınabilir hatta pazarlık daha sıkı pazarlık yapılır.
en kötü senaryoda kiracının çıkmasını 1-2 sene bekleriz derseniz uyguna ev sahibi olursunuz. sonuçta evin değeri artacak.

en önemli konu kira kontratı ve tahliye taahhütnameyi(tt) satıştan önce mutlaka elinize almanız lazım. satıştan sonra verilecek derlerse hemen uzaklaşın.
tt eski ev sahibi ile yapıldığı için sizi ne kadar bağlar bunu bi avukata sorun.
0
duyuruuser
(04.02.26)
yatirimlik almak ayri bir konu ancak kendiniz oturacaksaniz boyle bir riske girmeseniz daha iyi olur, erken yaslanirsiniz. ben sahsen kiracili evi piyasanin 20% - 25% altina verseler bile almam.
+1
zseak
(04.02.26)
Genel cevap: hayır. Çok ucuza gelmiyorsa alınmaz. Geliyorsa da zaten kiracıda sıkıntı var demektir.

Makul insanlar gibi görünüyor ise düşünülebilir ama mutlaka kendisinden ve aynı zamanda varsa eşinden noterden tahliye taahhütnamesi almakta yarar var.

Eğer ha deyince istediğin evi alabilecek maddi durumun yoksa kılı kırk yarmak lazım.
0
lazor
(04.02.26)
Benzer durum başıma geldi,kiracılı ev aldım Kasım ayında.adam 3 aya çıkacaktı ,ilana da öyle yazmışlar.neyse güvendik aldık evi.adam 1 ay erken olarak çıktı, hiçbir problem de çıkarmadı.ama şu durumda bile insan paranoyak oluyor ya çıkmazsa vs diye.boş ev bak garanti olsun. Şöyle olursa böyle olursa yol şu kadar zaman sonra.... birden fazla şarta bağlanıyorsa iş sıkıntı çıkması muhtemel.ha ille de bu ev, ben tedbir alırım, birkaç ay takarsa (en iyi ihtimalle) çok da sıkıntı olmaz diyorsan gene kendi tercihin, hayırlısı olsun
0
denizciman
(04.02.26)
(14)

İnsan(lar) kötüdür sonucuna mı vardınız (30 yaş üstüne soru)

mahmuttt
yetişkin yaşama tecrübeleriniz iş hayatı çalışma hayatı dünyada olup bitenler son epstein olayları derken ben ciddi ciddi insanın varlık olarak kötü bir varlık kötü bir tür olduğunu düşünmeye inanmaya başladım. Sizin insana ve insanlara bakış açınız nedir çok merak ediyorum. Şimdiden teşekkürler...
yetişkin yaşama tecrübeleriniz iş hayatı çalışma hayatı dünyada olup bitenler son epstein olayları derken ben ciddi ciddi insanın varlık olarak kötü bir varlık kötü bir tür olduğunu düşünmeye inanmaya başladım.

Sizin insana ve insanlara bakış açınız nedir çok merak ediyorum.

Şimdiden teşekkürler...
0
mahmuttt
(03.02.26)
olay iyi ve kötüden çok öte ama basit bakmak gerekilirse böyle denilmesi gerekiyor.
0
evimin paspasi
(03.02.26)
Epstein kadar kötü, sapık tanıdığım yok da şuraya HPV ile ilgili soru soruyorsun adam sana yollu diyor. Hoşlandığın kişileri soruyorsun, sen de tüm erkeklerse yatıyorsun, sen de hpv olması normal diyor. Bunların çoğu da üniversite mezunu, reelde kendilerini modern olarak tanıtan tipler. Zihniyeti kötü, sığ insanlar var evet.
+1
Kahvedesu
(03.02.26)
Artık insanlar daha bencil ve çikarci geliyor bana. Kötü bir durumdaysan seni ezdikçe eziyorlar. Kibar olmak bile aptallık enayilik sayiliyor. İşini düzgün yapan sorumluluk sahibi idealist insanlar mobbing ile sınanıyor bezdiriliyor..ben insanların gerçekten kötü olduğunu babamı kaybettikten yani ailemde yaşadığım ilk sarsıcı kayıptan sonra tecrübe edindim acı bir şekilde.
+1
egerbiryolcu
(03.02.26)
İyi insan ve kötü insan olarak ayırıyorum.
-4
arbre
(03.02.26)
Kıskanç insanlara tanıklık edince kötü kavramınana inanıyorum.
0
put it in your appropriate place
(03.02.26)
benim 40 yas itibariyle ulastigim nokta insanlar net kotu doguyor.
iyilik ogrenilen birsey, kendimizi frenlemeyi zamanla ogreniyoruz.
kimi bunu beceriyor, kimi beceremiyor katil falan oluyor iste.
0
cooperr
(03.02.26)
Bazı insanlar bile isteye kötüdür bazıları farkında bazıları değil belki de. Aileden ya da çevreden öğreniyorlar Allah iyi insanlarla karşılaştırsın
0
pembediken
(03.02.26)
cok güzel bir soru.

Fallout dizisini izlemeni tavsiye ederim. Bulundugun ortam, kosullar seni kötü yapabilir. alt metni biraz bununla ilgili.

kendi fikrimse:
kötülük bizim icimizde var. atalarin baskasini öldürdügü su an hayattasin. o potansiyel hepimizde var. epigenetik diye bir sey de var ama. genler kullanilmayinca kendini sakliyor. sen de icindeki kötülügü o sekilde saklayabilirsin. bazilari da basina kötü olay gelince o genlere sariliyor.
0
Purple life
(03.02.26)
Ben bunu tam olarak bu yıl kabullendim. Kimse kimsenin iyi mutlu olmasını istemiyor (bazen aile bile). Soframa evime gelen samimi bulduğum insanların arkamdan hiç ummadığım düşüncelerle konuştuğunu öğrendim. Ki bu insanlara iyilikten başka bir şey yapmamıştım, artık “neden” diye bile sorgulamıyorum. Herkes çıkarı için yaşıyor.
0
ekimoloji
(03.02.26)
kötü olmanın kolay, iyi olmanın zor olduğunu düşünüyorum. bireysel ahlak etik anlayışı bozuksa, empati gibi yetileri zayıfsa, iyi olma motivasyonu düşükse kötüye kayıveriyor bence insanlar. yoksa normalde genelde iyi olma eğiliminde olduğumuzu düşünüyorum.
0
mezzosprite
(04.02.26)
33'ten bildiriyorum. İnsanlar kötü değildir ama kötü insanların zorla iyi yönünü görmeye çalışmamak gerekir.
Yoksa çok iyi insanlar var. 5 yıl öncesine kadar evet insanlar kötüdür diyordum. Ama ne hayat, ne insanlar o kadar basit ve düz değil.
0
anatomik
(04.02.26)
48 yaşındayım, 15 yaşından itibaren büyük çoğunluğun kötü, iyilerin içinde bile eser miktarda kötülüğün olduğuna inanıyorum basit mantıkta bakarsak.
0
kumandanim
(04.02.26)
Kimse sana karşı değil, herkes kendinden yana diye bir söz var. Bu herkes için geçerli.
Öte yandan, başkalarından iyi olmalarını bekliyoruz. Peki dönüp kendimize bakıyor muyuz? Kendimizi dışarıdan bir gözle değerlendirmeye ne kadar gönüllüyüz?
Ben eskiden iyi bir insan olduğumu düşünürdüm. Bir dönemse 'masumiyeti yitirme' psikolojisine girmiştim. Kendimi acımasızca yargılıyordum. Herkes kadar iyi niyetli ve herkes kadar bencil olduğumu kabul edip rahatladım. :)
+1
auroraaurora
(04.02.26)
“Kötü”nün ucu çok açık. Şöyle ifade etmeyi doğru buluyorum;

Herkesin önceliği; “kendisi ne istiyorsa o”. İstenen şeyin önünde kısıtlayıcı unsurlar oluyor; kanunlar, cezalar, dini kaideler, ahlaki değerleri, maddiyat, toplum baskısı, prenstij vs. Bu kısıtlayıcıları aşma imkanı olan, istediği şeyi istediği yer ve zamanda yapıyor.

Kimin içinde ne olduğunu, kimi neyin durdurduğunu bilemeyiz ama insanların içinin çok da masum olmadığını düşünüyorum yine de. Kimisi en yakın arkadaşının kuyusunu kazacak kadar kötüyken kimisi cinayet işleyecek kadar kötüdür. Neticede bir kötülük sabit :)
0
lazor
(04.02.26)
(10)

Dedemden maddi destek isteyeceğim ama nasıl istesem bilmiyorum

darkwizard
Öncelikle dedem bana bu hayatta pek destek olmadı diger kuzenlere yaptığı kadar veya oğluna yaptığı kadar her neyse 7 sene önce hayatımda ilk kez dedemden bir tablet istedim sagolsun aldi halen kullanıyorum. Yeni bir modele geçmek istiyorum psikolojik sorunlarım olduğu icin çalışamıyorum su an. Ask
Öncelikle dedem bana bu hayatta pek destek olmadı diger kuzenlere yaptığı kadar veya oğluna yaptığı kadar her neyse 7 sene önce hayatımda ilk kez dedemden bir tablet istedim sagolsun aldi halen kullanıyorum. Yeni bir modele geçmek istiyorum psikolojik sorunlarım olduğu icin çalışamıyorum su an. Askerden muaf oldum bu yüzden ipad kullanıyorum 75-100.000 arasi güzel cihazlar var ama dedemin durumu diye en son dayima vize başvurusu icin 4000 euro vermis. Bana gelince cimri ve bencil oluyor adam. Mesela 1500 euro verse hic eksilmez maddi durumu çünkü hem almanyadan hem burdan emekli bankada parası var tarlaları sattı babadan kalma. 4 kardes annemler en cok dayima destek oldu is kurdu çocuklarını okuttu evlendirdi falan ayrımcılık yapıyor sizce ne yapmalıyım?
+1
darkwizard
(03.02.26)
Ben olsam bu adamdan bir sey istemem, görüsmem de.
+7
Purple life
(03.02.26)
Pek haz etmiyorsun anladığım kadarıyla dedenden. İste gitsin o yüzden. Vermezse de canını sıkmamış olursun, zaten ayrımcılık yapıyordu dersin.
0
gobekliraki
(03.02.26)
Yaşlı bir akrabaya doktor yürüyüş yapman lazım demiş. En eski modelinden en ucuzundan bir akıllı bileklik aldım götürdüm. 150 liraydı. Ayarlarını yapıp, adımlarını nasıl sayacağını, nereden göreceğini öğrettim. Yemin ediyorum, dünyaları verseler öyle sevinmezdi. Sanırım hayatında ilk kez hediye alyordu. Ağladı adam.

Yaşlılar çocuğuna, torununa eşit davranmak zorunda mı, değil bence. Sahi siz dedeniz için bir şeyler yaptınız mı? Sizi sevmesine sebep olacak bir şeyler. Karşılık beklemeden. Sırf mutlu olsun diye.
+7
Mirket
(03.02.26)
@gobekliraki zaten 1 kere istedim yok daha kimseye bir şey almam falan dedi sonra gitmiş dayima para vermis dayımın kızının kızına akülü araba almış oysa hepsi işinde gücünde okurken ben bana zorla harçlık veren dedem, dayımın kızı baska şehirde okuyacak diye peşinden o şehre gidip ev tutmuştu kızla beraber yaşamıştı okul bitene kadar mesela hep o okuttu onu her maddi manevi. Ama ben nedense sevilmiyorum ise yaramaz hasta ve hayırsız görülüyorum ama onlara hiç saygısızlık yapmadım. Ha arada anneme falan destek çıkar ama sevgi ve maddi olarak diger 2 çocuğuna yaptığı kadar yapmaz 2 teyzem ve 1 dayım var diger teyzem de üzülüyor bu durumdan ayrımcılık sevgisizlikten. Sadece anneannem dayima cok bağlı aşırı seviyor yani her dediğini yapıyor diyebilirim. Bana hitap ederken bile kızgınlıkla darkwizard efendi diyor bazen. Diğer kuzenime canım cicim falan diyor kiz kuzenlerime. Dayımın kızlarına. Diger 2 teyze yurtdisinda o yüzden uzaklar ama oraya gidince dedem o zaman orada da ayrımcılık yapıyormuş torun ve evlat arasında
0
🌸darkwizard
(03.02.26)
Klasik dayı ayrımcılığı.
+1
Kahvedesu
(03.02.26)
bence erkek evladının çocuğunu sahiplenirken kız evladının çocuğunu aileden görmeme durumu var. erkek evlat ayrımcılığı yani. eskilerde çok olur böyle.
iste gitsin kaybedeceğin bişey yok.
+2
rayde
(03.02.26)
@mirket tabii ki yaptım küçük yaşta kaybettiği anne babası ile resmi yoktu çizim tablo yaptım hediye ettim. Anneanneme de tablo hediye ettim. Maddi olarak hiç ihtiyaçları yok bir şeye zaten. Hiç saygısızlık yapmdım. Bencilce düşünmeyin. Madem öyle çocuk yapmayacaktı. Eşit ve adil sevgi ve destek vermeyecekse.
+2
🌸darkwizard
(03.02.26)
@ thetruenorthstrongandfree1 büyük dededen kalan toprakları sattı. Büyük meblaya
+1
🌸darkwizard
(03.02.26)
Tablet için minnet etmeye gerek yok. Ne zaman toplu paraya ihtiyacın olur bir iş yapacak bir şeye kullanacak olursun o zaman destek iste. Verdi verdi, vermedi siktir edersin sen de.

Bunu tablet için yaşamaya gerek yok.
+1
lazor
(04.02.26)
Dogru konusan tek kisiyi eksileyip tik vermemissin. Aferim.
+1
warrior princess
(04.02.26)
(7)

Yola terk alanı sahiplenen apartman kişisi haklı mı?

psmstc
Yani para ödeyip apartmanın özel otoparkı filan yapmamışlar. Bizim apartmanın karşı apartmanı. Bizim de otoparkımız var yine yola terk herkese açık. Bizim otopark dolu olduğunda bu karşı apartmanın ön alanı hep boş oluyor diye bırakıyorum. Giriş kat evi olan adam geldi buraya bırakmayın nerede oturu
Yani para ödeyip apartmanın özel otoparkı filan yapmamışlar. Bizim apartmanın karşı apartmanı. Bizim de otoparkımız var yine yola terk herkese açık. Bizim otopark dolu olduğunda bu karşı apartmanın ön alanı hep boş oluyor diye bırakıyorum.

Giriş kat evi olan adam geldi buraya bırakmayın nerede oturuyorsun filan muhabbeti yaptı. Dedim burası yola terk. Rahatsız oluyor apartmandakiler vs muhabbeti yaptı. Rahatsız olan gelsin benimle konuşsun dedim. Ayar oldum çünkü.

Böyle durumlarda ben kendi apartmanımın önü diye sahiplenmiyorum çünkü karşı apartman da gelsin parketsin komşuyuz sonuçta. Neticede benim apartmanım da satın almamış ön alanımızı.

Kim haklı kim haksız?

Dipnot: Her iki apartman olarak da çıkmaz sokaktayız bu arada. Trafiğe açık bir bölge değil.

Tamam abi kusura bakmayın deyip aracımı almam mı doğru olandı?

Ki ben söylemem gerekeni söyledikten sonra aracımı aldım da bu arada.
+1
psmstc
(31.01.26)
umrumda olmaz. arabamı koyar geçerim çünkü o alan onların da degil. anladıgım kadarıyla trafigin akışını da engelleyecek bir durum yok. muhtemelen her apartmanda olan saga sola salça olan ihtiyar bir tipe denk geldiniz. Rahatsızsanız şikayet edersiniz diyip geçin. zaten şikayet etse de hiç bir sonuç çıkmaz
+1
limonlu eksi
(31.01.26)
Bu tur durumlarda yazili olmayan kural, kendi apartmaninizin onu boşsa oraya konmasi. Eger degilse neresi uygunsa oraya birakilir.

Cok rahatsiz oluyorsa bedelini odeyip belediyeden kiralayabilirler.
+4
brkylmz
(31.01.26)
yola terk alanı, kaldırıma kadar olan kısım, yani bahçe duvarı çekilebilecek alanda ise bence komşu haklıdır, izin alarak hoşgörüyle olur tabi

oraya isterse ağaç dikebilir, bostan yapabilir
0
hoot
(31.01.26)
ben olsam "rahatsızlığın sebebi tam olarak nedir?" diye sorardım. hukuki kısmı bir yana, aracın orada bulunması adamın ışığını/manzarasını kesiyorsa, mesela eski araç olup da çalışması vakit aldığından sabahın köründe aşırı motor sesi oluyorsa, sizin apartmanın önünde yer varken özellikle oraya bırakıyorsanız vd haklı olabilir.
anlattığınıza bakılırsa size yüksek perdeden yaklaşmış; o muhabbet imkanını yaratmamış gibi duruyor. şimdilik gerekeni demişsiniz bence.
0
lil siztah
(31.01.26)
zorunlu terk alansa park etmeyin, etseniz de gereksiz diklenmeyin. yasal haklı değiller, doğal haklılar. yasal olarak bir şey yapamazlar ama o alanı ağaçlandırabilirler ya da başka bir şekilde değerlendirebilirler. terk alanlarına peyzaj çalışması yapılabilir. herkes mağdur olur...
-1
hiphopotam
(31.01.26)
Kendi apartmaninin onu bos ama yine de oraya mi birakiyorsun anlamadim. Oyleyse ben de sinirlenirim. Bir de giris kattakiler icin bu tip seyler sorun oluyor cidden. Kisinin cam onukapaniyor. Belki camdan bakan biri var evde, yaslilar mesela seviyolar cam onunde kahve mahve icmeyi.
Ama kendi apartmanimin onu de doluysa her zaman olmamak kaydiyla birakirim kamu mali olan her yere tabii
+2
Kittie
(31.01.26)
Terk mevzusunu anlamadan yorum yapılmış.

Terk, kendi tapulu malın iken yol olmak üzere (zorunluluktan) bıraktığın, malından ayırıp terk ettiğin yere denir. Buraların artık sahibi yoktur. Kamuya terklidir. “Eskiden benimdi de yol açılırken bizden alınmıştı da bizim de hakkımız vardı da” falan da filan da bunlar boş laf. Terk edilmişse, artık o binadakinin de yoldan geçen rastgele bir adamın da oradaki hakkı aynıdır.
Dolayısıyla terk edilen yere yok ağaç yok bostan zart zurt hiçbir şey yapamazsın, çünkü senin mülkiyetinde değil, hakkın yok.

Üzerinde bina olmayan ama aahini olan, ağaç dikilebilecek, duvar çekilebilecek olan yer terk değil BAHÇEdir. Arsanın (terkten sonraki) sınırından, binaya kadar olan yerdir bu. Burada başkasının hakkı yoktur, özel mülktür. Çevresini duvarla sarabilir içine çiçek dikebilir.

Yer terk mi bahçe mi bunu bilmek lazım. Bahçeyse zaten haklı, ama terkse haksız olmasına rağmen kabul edilmiş gerçekler var. Çıkmaz sokakta yüzyüze bakılan bir yer diye anlıyorum. Mevzu çıkmasın kapansın gitsin istiyorsan çekmen doğru. “Burası dağ başı mı ulan” dersen de haklısın, uğraşır, tersler, korkutursun.

Ben alttan almayı sevmiyorum.
0
lazor
(01.02.26)
(3)

yerli dizi arıyoruz

exlibris
4-5 yıllık bir dizi olabiliryerlijenerikte ıslıklı bir melodi vardı, hatta millet telefon melodisi yapıyordu,popüler olmuştu melodioyuncularını hatırlamıyorum hatta konuyu da hatırlamıyorumshow tv yayınlamış olabilir emin değilim.dilimin ucunda melodisi, hangi diziydi bu?
4-5 yıllık bir dizi olabilir
yerli
jenerikte ıslıklı bir melodi vardı, hatta millet telefon melodisi yapıyordu,popüler olmuştu melodi
oyuncularını hatırlamıyorum hatta konuyu da hatırlamıyorum
show tv yayınlamış olabilir emin değilim.

dilimin ucunda melodisi, hangi diziydi bu?
0
exlibris
(28.01.26)
Alper Kul-Seni Sana Sen olabilir mi?
Dizi değil filmdeymiş ama bu, sorduğunuz şey olmayabilir.
0
hayalhayal
(28.01.26)
Şu mu;
youtu.be
0
lazor
(28.01.26)
hatırladım
mucize doktor'muş
www.youtube.com
yukarıdakiler değil arkadaşlar...
0
🌸exlibris
(29.01.26)
(6)

banka şubesinden tek seferde usd çekme limiti

in vino veritas
bunlar sürekli güncelleniyordu, en son ne oldu bilen var mıdır? her şubeye göre değişiyor olabilir mi acaba ve ne kadara kadar önceden haber vermeksizin çekebiliyoruz? banka işbankası
bunlar sürekli güncelleniyordu, en son ne oldu bilen var mıdır? her şubeye göre değişiyor olabilir mi acaba ve ne kadara kadar önceden haber vermeksizin çekebiliyoruz? banka işbankası
0
in vino veritas
(28.01.26)
çok dağ başı şube değilse bir kaç bin usd ödeyebilirler. ama siz yine de riske etmemek için önceden haber verin şubeye. 300-500 falan verirler muhtemelen ama 100 bin milyor usd falansa önceden haber vermek allahın emri...
0
exlibris
(28.01.26)
Belli bir limiti yok. O an hiç olmayabilir bile. 2-3 kere başıma geldi. Şubede hiç yokmuş. Dolar hiç yoktu, 500 euro zor bulup vermişlerdi.

Arayıp söyleyin. İstediğiniz kadar getirirler.
0
nickini vermek istemeyen uye
(28.01.26)
eğer acil gerekiyorsa birkaç şube dolaşın hatta mümkünse daha zengin (veya ticaret dönen) mahallelere gidin.

Garanti Bankasının Maltepe'deki şubesi 2000 dolar veremezken Sarıyer'den çok daha fazlasını çektim. (habersiz gittim öyle)
0
nhk ni youkosu
(28.01.26)
limit her şubede aynıdır. önceden haber vererek giderseniz daha iyi olur. etrafında ithalat ihracat yapan firmaların olduğu şubelerde daha fazla döviz bulursunuz.
0
co2s2
(28.01.26)
Kendi şubenden çekmen için belli bir üst sınır yok. Ama alt sınır da yok. O yüzden önden haber vermek gerekiyor. Tüm paranı aynı gün alabilirsin.

“Hazır şu kadar paranı trink diye veririm sana” diye bir taahhütte bulunan bir banka bilmiyorum.
0
lazor
(28.01.26)
şubeye göre değişmez ama bankaya göre değişir. bir de evet kendi şubenizden çekmeniz lazım, başka şubeden çekerseniz inanılmaz masraf alıyorlar. halkbankta durum bu şekilde. önceden haber verin. ben olsam bin dolar için bile olsa arardım. olmayabiliyor çünkü anlık olarak.
0
elorelia
(29.01.26)
(1)

arsa payı - satış veya kentsel dönüşüm

xportant
5 daireli bir apartman var. evin arsa payı ama %8-10 diyelim. böyle bir ev satılmak istenirse alacak kişi almaktan imtina eder mi? bir de kentsel dönüşüme girince metrekare üstünden mi yoksa arsa payı üstünden mi hesaplama ya da pazarlık yapılır? belediye ve tapu farklı bilgi veriyor. hangisini baz
5 daireli bir apartman var. evin arsa payı ama %8-10 diyelim. böyle bir ev satılmak istenirse alacak kişi almaktan imtina eder mi? bir de kentsel dönüşüme girince metrekare üstünden mi yoksa arsa payı üstünden mi hesaplama ya da pazarlık yapılır? belediye ve tapu farklı bilgi veriyor. hangisini baz almak lazım?
0
xportant
(28.01.26)
Arsa payın binasız boş arsada ne kadar hakkın olduğunu anlatıyor. Şu %50+1 mevzusunda belirleyici olan değerler bu arsa paylarıdır. Alıcının imtina etmesi gereken bir durum yok. İşini biliyorsa, bina dönüşüme girecek ise arsa payına göre değer biçer, sana uyarsa satın alır.

Metrekare üzerinden pazarlık dediğin şöyle; sana düşecek belli bir metrekare var. Müteahhit size bir m2 bedeli çıkarır. Diyelim ki 1000 dolar dedi. Kaba hesapla; senin dairen 50 m2 olacaksa sen (daire için) 50.000 dolar ödersin. Diğerine 75 m2 düşecekse o 75.000 dolar öder (ortak alanlar hariç)

Farklı bilgi vermiyorlardır da iyi iletişim kurulamamıştır. Dönüşüm süreci belediyeyle yürüyecek. Belediyeden bilgi almaya çalışmak daha iyi. Şimdilerde bu mevzu çok popüler olduğu için belediyeler kentsel dönüşüm bilgilendirme ofisleri falan kuruyorlar.
0
lazor
(28.01.26)
(3)

neden yaşlılar el yazısında

deartheodosia
bazı harfleri büyük bazı harfleri küçük harflerle yazıyorlar? büyük küçük harf bilincinde mi değiller? bir de bazı insanlar özellikle R harfini büyük harf yazıyorlar, onlar neden böyle inadına R’yi büyük yazıyorlar?
bazı harfleri büyük bazı harfleri küçük harflerle yazıyorlar? büyük küçük harf bilincinde mi değiller?

bir de bazı insanlar özellikle R harfini büyük harf yazıyorlar, onlar neden böyle inadına R’yi büyük yazıyorlar?
-1
deartheodosia
(28.01.26)
okuma yazmayla az zaman geçirmekten dolayı gelişmemiş motor beceriler. ninem de T harfini hep büyük yazar mesela.

youtu.be
0
yurtsuz john
(28.01.26)
eskiden farklı olucaz diye mirc da yazardık öyle sonra el alışkanlığı oldu, kelime kısaltmakta ordan geliyor, r olayıda eskiden mircda vardı,
-1
eja
(28.01.26)
lazor
(28.01.26)
(6)

İkea'da stok bilgisi her güncelleniyor mu?

gijilti
Web sitesinde bir ürünün hangi mağazada olup olmadığı kontrol edilebiliyor. Ancak bu bilgiler doğru mu ve her gün güncelleniyor mu bilmiyorum.Bana her gün pek öyle güncelleniyormuş gibi gelmedi.Bilgi ve deneyiminize dayanarak yazarsanız sevinirim.
Web sitesinde bir ürünün hangi mağazada olup olmadığı kontrol edilebiliyor. Ancak bu bilgiler doğru mu ve her gün güncelleniyor mu bilmiyorum.

Bana her gün pek öyle güncelleniyormuş gibi gelmedi.

Bilgi ve deneyiminize dayanarak yazarsanız sevinirim.
0
gijilti
(27.01.26)
nadiren stokta var yazmasına rağmen ürünü bulamadığım da oldu, yok yazmasına rağmen bulduğum da. çok güvenilir değil yani ama tahminen tutarlılık oranı %60-70'lerde.
0
orient blue
(27.01.26)
Stokta yok gözüküyorsa çok büyük ihtimalle yoktur.
Stokta var gözüküyorsa büyük ihtimalle vardır.
Kritik stok gözüküyorsa gidip bulamama ihtimaliniz yükselir.

O bilgileri manuel olarak güncellemiyorlar, satış yapıldıkça mağaza stoğundan düşüyor, muhtemelen günlük belli bir saatte web sitesinde de güncelleniyordur. Ama özellikle kritik stok gözüken ürünlerde mesela mağazada 1-2 tane kalmasına rağmen kaybolmuş, mağaza bir yerde ama kimbilir deponun neresinde kalmış olduğu için bulunamayan, gerçekten bitmiş ama stok hatasıyla var görünen ürünler oluyor.
0
kobuzchu kiz
(27.01.26)
stok olayı bence daha pahalısını satmak için bir strateji haline geldi
1 birim gardrop alacakken stok olmadığı için ve uzun sure gelmiyor diye 3x birim ürün alıp çıkar oluyorsun.

ben stok varken gittim bulamadım 3 kere daha gittim 3 kerede bulamadım.
gardırop gibi buyuk urunlerde büyük sıkıntı montaj yarım kalıyor gelmesi yarım kalıyor sonra ulaşamadığın bi müşteri temsilcisi saatler sonra ulaşınca salak salak konuşmasına sinir krizi geçirmek istemiyorsan uzak durulmalı.
0
eja
(27.01.26)
“Anlık değiştiği için mağazadan teyit edin” gibi bir uyarı çıkıyordu stok kontrolünde. Yani kendisi de öyle didik didik bilgi paylaştığını söylemiyor.
0
lazor
(27.01.26)
kritik stok görünen 2 üründe stok yoktu, çok gerçek olmuyor
0
mor oje
(27.01.26)
@kobuzchu kiz +1

tek itirazım (ya da anlamadığım nokta) neden anlık olarak değişmesin? websitesinde de anlık olarak değişiyordur. kırık dökük ve anlık satışları da düşününce

var diyorsa vardır, yok diyorsa yoktur. kritik stok diyorsa da, online hemen satın alıp mağaza teslimi diyin.
0
co2s2
(27.01.26)
(2)

Arabayı üzerime geçirirken neler olacak?

a perfect lie
İyi geceler,Aşağıda bir bagış sorusu vardı orada okurken aklıma takıldı. Araştıracağım ama önden de fikir olsun yanlış bir şey de okursak ayırt edebilelim bari az çok diye ben de duyuruya sorayım dedim. Arabam babamın üzerine idi.Şimdi kendi üzerime gecirecegim.babam da kardeşime 1 yıllık vekalet v
İyi geceler,

Aşağıda bir bagış sorusu vardı orada okurken aklıma takıldı. Araştıracağım ama önden de fikir olsun yanlış bir şey de okursak ayırt edebilelim bari az çok diye ben de duyuruya sorayım dedim.

Arabam babamın üzerine idi.
Şimdi kendi üzerime gecirecegim.
babam da kardeşime 1 yıllık vekalet verdi. (Babamla farklı şehirdeyiz, işten dolayı da haftaici denk getirip halledemedik, vekalete kaldı iş)

Bizi bu surecte neler bekliyor. Arada para transferi de olmayacak. Kolay halledilebilir mi bu?
En dogru bilgiyi nerden okuyabilirim ya da?

Cevaplar için teşekkür ederim,
0
a perfect lie
(27.01.26)
Herhangi bir notere ruhsat ve kimliklerle gidip satışını yapıyorsunuz. Bu kadar.

Aracın muayene, ödenmemiş vergi, ceza, kaçak geçiş vs sorunları olmaması gerek. Ayrıca eski ruhsatlarda bazı bilgiler eksik olabildiği için servisten (telefonla istenebilen) bir belge getirilmesini isteyebiliyor noter. Bu da firmasına göre birkaç gün sürebilir.
Randevu falan almadan gidiyorsun notere.
0
lazor
(27.01.26)
1- Notere gitmeden sizin adınıza araç bilgileri ile trafik sigortası kestireceksiniz.
2- @lazor' un dediği gibi aracın üzerinde herhangi bir borç gözükmeyecek.
3- güvenli ödeme sistemine geçildiği için artık noterde normal vatandaşlar para transferi olmadan araç alış-satış yapamıyorlar. sistem, güvenli ödemeden transferi görmeyince ilerlemiyor. 1000 tl gibi bir rakamı güvenli ödeme sistemi ile babanızın hesabına geçmeniz lazım. aynı bankayı kullanıyorsanız mobil bankacılıkla halledebilirsiniz farklı bankalar kullanıyorsanız en güzeli edevlet üzerinden takasbank araç işlemlerini kullanmak. takasbank kullanırsanız işlem ücreti kesiliyor.
4- kardeşinizdeki vekaletin orijinali yanınızda bulunmalı, yoksa vekalet çıkarma ücreti alıyor noterler.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(27.01.26)
(5)

D&r sahte kitap satabilir mi, sahaf sahte dedi?

Cesario
D&r'dan aldığım kitapları takasa götürdüm bunlar orijinal değil dedi. 5 kitap verdim, 3 tane kitap verdi karşılığında. Pozitif yayınları arkaya basmaz bandrol falan dedi. Bir daha götürmem oraya takasa. Çünkü aceleye geldi ama d&r'dan çok pahalıya almıştım. Amazonda yarı fiyatına mesela.Merak ettiği
D&r'dan aldığım kitapları takasa götürdüm bunlar orijinal değil dedi. 5 kitap verdim, 3 tane kitap verdi karşılığında. Pozitif yayınları arkaya basmaz bandrol falan dedi.

Bir daha götürmem oraya takasa. Çünkü aceleye geldi ama d&r'dan çok pahalıya almıştım. Amazonda yarı fiyatına mesela.

Merak ettiğim kitapları okumaya başladım.

Kindle mı alayım yoksa amazondan ucuza alıp biriktirince bir okula vs mi vereyim kitapları?
0
Cesario
(26.01.26)
Sahaf ayak yapmıştır.
+8
anon1m
(26.01.26)
Kağıt toplayıcıları "sahaf" olursa böyle olur. O sahaf değil ikinci elci bir kağıtçıdır.

D%R sahte/korsan kitap satmaz/satamaz. Kitabı ya yayıncısından ya da kitap dağıtıcısı firmalardan alır D&R.

Bir de bandrolü yayıncı basmaz kitaba. Yayıncı bandrolü matbaaya yollar kitabı basan matbaa bandrolü de basar. Yayıncılar birden çok matbaayla çalıştığı için de matbaacılar kitabın arkasına random basarlar bandrolü. Bunun bir kriteri, kuralı yok.

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibiymiş sizin "sahaf".
+7
one minute
(26.01.26)
Pozitif yayınlarının nereye ne yapıştırdığını bilmiyorum ama Sahaf dediğin kişinin soytarının, sahtekarın teki olduğu açık. Madem korsan kitap, neden alıyor? Sevabına yapmıyorsa satışa koyacak o da. Nadirkitap hesabı vardır muhtemelen, bir araştır bakalım senin kitaplar orada da satışa konmuş mu, kaça konmuş, mesaj atalım orijinal mi diye, ne diyecek?

E kitap / fiziki kitap ayrımına biz karar veremeyiz, sana bağlı. Çok uzun kitaplarda bazen e kitap tercih edebiliyorum ama bana verdiği his hiçbir şekilde fiziksel kitabın yerini tutmuyor.

Dünya kadar site var. Sen e kitap okuyabiliyorsan, (Telifsiz kitaplarda) neden tercih etmeyesin?
+1
lazor
(26.01.26)
d&r sahte kitap satmaz, sahaf bey ucuza kapatmak için korsan demiştir.
+1
deartheodosia
(27.01.26)
şurayı okuyunca dondum kaldım : "Pozitif yayınları arkaya basmaz bandrol falan dedi." sahaf filan değil gittiğiniz kişi ne yazık ki...
+1
sweetoffice
(27.01.26)
(5)

bağış edilen evin vergisi

logisticsmanager
Arkadaşlar şimdi ailede bir ev vardı, bunu anneme bağış edildi. Tapuda bir şeyler ödemiş annem neyse onlar da bir belge yazmış x vergi dairesine işte bu ev bağış edildi bunlar da tc'leri diye. 1 ay içinde işte ödenmesi gerekiyormuş. Tabi bunu tapu islemlerini yapan kişi demis, tapu dairesi hiçbir sü
Arkadaşlar şimdi ailede bir ev vardı, bunu anneme bağış edildi. Tapuda bir şeyler ödemiş annem neyse onlar da bir belge yazmış x vergi dairesine işte bu ev bağış edildi bunlar da tc'leri diye. 1 ay içinde işte ödenmesi gerekiyormuş. Tabi bunu tapu islemlerini yapan kişi demis, tapu dairesi hiçbir süre vermemiş.
Ama bu vergi dairesinde annem ne vergisi ödemesi gerektiği konusunda 0 bilgiye sahip ve üstüne vergi dairesi websitesi randevu sistemi ortaçağdan kalma.
Ben sanki veraset ve intikaldir diye düşünüyorum ama bilen var mı?
-1
logisticsmanager
(26.01.26)
gib dijital vergi dairesi sitesinde çıkmıyor mu borçları kısmında
0
eja
(26.01.26)
@eja; hayır. Ben de ona baktım ama yok çıkmıyor. Bu tapucu demiş ki bu işte tapu bağışı sonrası ödenen bir şey ama "ney" o hala belirsiz.
Vergi dairesi telefonlara da maillera da cevap vermiyor. Randevusuz işlem de yapmıyor zaten.
0
🌸logisticsmanager
(26.01.26)
Tapu müdürlüğünün yazdığı yazı sizde mi yoksa vergi dairesine mi gitmiş?

Bu bana borç gibi gelmedi. Borçlarda görünmeyenilir. Dijital vergi dairesine girip, menüde “tapu ödemeleri” gibi bir şey yazacak onu bulup bir de ona bakın bakalım.

Dijital verdi dairesi dediğim; kırmızı tonlarda rengi olan site değil, daha mavi yeşil tonlarda. İki ayrı site var alakasız çalışıyorlar nedense.

Bir de tapu işlemlerinde annen için kimin cep numarası verildiyse onun smslerini de kontrol edin. Belki bir referans numarası gelir, o zaman da bankanın mobil uygulamasından bile ödenir.

Bağış işlemi tamamlandı değil mi? Tapu annenin üzerinde şimdi.
0
lazor
(26.01.26)
Evet, dediğiniz gibi veraset ve intikal vergisi gibi bir harç. İşlem bağış olduğu için bağış yapan kişinin vergi borcu yoktur gibi bir yazı almanız gerekir vergi dairesinden. Bir daha tapuda bu taşınmaza yönelik yapacak olduğunuz herhangi bir satış, ipotek gibi işlemlerde bu belge olmadan yapmazlar. Zamanaşımı gibi bir durum Tapu açısından yok ama vergi dairesinde borca faiz vs olur mu bilmiyorum. Taşınmazın olduğu vergi dairesine o yazı ile giderlerse zaten sonucunu vergi dairesi otomatik olarak tapuya bildirir.
0
hayalhayal
(26.01.26)
Arkadaşlar işlemi bugün yaptık ve vergi dairesinin bile net bilgisi yoktu birbirine sorarak buldular;
Bağış ile edinilen malın veraset ve intikal belgesinin son günü bağıştan 1 ay sonra. Miras ile olanda 4 ay.
Normal veraset dolduruluyor ama bizde birden fazla kardeş bir kardeşe pay verdiği için 4 tane beyanneme doldurduk.
Edevletten rayiç kabul edilmedi, belediyeden rayiç aldık ve her beyanneme için bir adet damgalı kaşeli istediler.
0
🌸logisticsmanager
(30.01.26)
(10)

Sözlük hesabı olan duyuru kullanıcıları

alice in potatoland
Başka bir soruda gördüğüm cevapla şunu fark ettim, bazı duyuru kullanıcılarının sözlük hesapları da var ama onunla girmiyorlar buraya. Neden girmiyorsunuz? Belli bir sebebi var mı?
Başka bir soruda gördüğüm cevapla şunu fark ettim, bazı duyuru kullanıcılarının sözlük hesapları da var ama onunla girmiyorlar buraya. Neden girmiyorsunuz? Belli bir sebebi var mı?
0
alice in potatoland
(26.01.26)
ben üşeniyorum. böyle daha kolayıma geliyor o yüzden. sözlük hesabımın adını beğenmiyorum bir de (şimdiki nickimin 2 t'lisi ama dondurdum)
0
matilda
(26.01.26)
eksiye girmeyi birakali cok uzun zaman oldu. hicbir sekilde girip sol frame'i gormeye tahammul edemiyorum. hesap oylece yatiyor anlayacagin.
0
arakaali
(26.01.26)
Sözlük hesabım bazı akraba, eş, dost arasında ifşa oldu. Kullanırken kendimi huzursuz hissediyorum. Anonim kalabilmek için böyle iyi.
0
Mirket
(26.01.26)
Duyuru hesabım sözlük hesabımdan daha eski.
0
peki madem
(26.01.26)
sözlük hesabım duyuruda banlandığı için farklı hesap açıp giriyorum
0
my fault
(26.01.26)
eskiden hep ve tek sözlük hesabımdan giriyordum. herkesin ban yediği dönemde ban yiyenlerdenim :d geçenki aktifleştirmelerde tekrar aktif edildi hesabım ama şimdi de bu hesaba alıştım, tarayıcıya e yazınca da direkt bu açılıyor. kolayıma geliyor yani. hem bu nickimi seviyorum <3
0
art cat chocolate
(26.01.26)
iki hesap arasında 1 yıl zaman farkı var, ama burada hep daha eski olan denef kullanıcı adımla varlık gösterdim. sonradan da birleştiremedim. buradaki bazı kullanıcılar beni tanıyor, geçmiş duyurularımdan hareketle şunu yaptığını hatırlıyorum o yüzden şimdi böyle yapsan daha iyi olur diye geri bildirimlerde bulunuyorlar özel mesajla açıkçası bunu kaybetmek istemediğim için sözlük hesabımla giriş yapmıyorum.
0
denef
(26.01.26)
Bazısı sadece nick benzerliği.
0
lazor
(26.01.26)
Ben yıllarca sözlük hesabımdan yazdım buraya, hatta buradaki herkesi sözlükçü sandım bu sürede. Sanki sözlük dışından giren yokmuş gibi geliyordu, sözlüğün yan bayiisi sanıyordum hehehe. O nicki emekliye ayırdım, yedekte duran kulkanmadığım bir nikle biraz sözlük okuyup biraz duyuru bakıyorum şimdi mesela. Sözlük nicki yani bu. Bura apayrı bir dunya imiş sonradan anladim ama ne fark eder.
+1
covered
(26.01.26)
sözlük hesabımla ifşalanmak istemiyorum.
-1
deartheodosia
(27.01.26)
(11)

Din önemli mi sizin için?

sucvecezve
Kendini burada müslüman olarak tanımlayan insan var mı?Benim için din önemli d iyen?
Kendini burada müslüman olarak tanımlayan insan var mı?
Benim için din önemli d iyen?
0
sucvecezve
(25.01.26)
Benim için önemli, uygulama zayıf maalesef.

youtu.be
0
mbond
(25.01.26)
papazin biri sorsa
musluman evladiyiz da,
kendimizide böyle tanimlayip gezmek ,
yok tanimlamayiz..
-1
designer
(25.01.26)
önemli, şu açıdan: dinle kafayı bozmuş kişiler kapsama alanım dışında.
+3
tabudeviren
(25.01.26)
Evet. Müslümanım ve önemli.

Niçin gerekmişti bu bilgi? Anket mi?

EDİT: Rao önemli yerlere temas etmiş. Ben de (mensup olduğu inançtan bağımsız olarak) dini kimliğini ön plana çıkaran ve bunu yaparken doğal olmayan bir izlenim veren insanlara karşı biraz daha mesafeli oluyorum:
0
lazor
(25.01.26)
ben.
ben.
0
deartheodosia
(25.01.26)
Hayatın sınav olduğuna inanıyorum açıkçası.
-1
arbre
(25.01.26)
Yok
0
yakalayamadığın.ışıklar
(25.01.26)
Malum parti din ile ilgili ülkedeki tüm algıyı maalesef yerle bir etti.
Dini önemli gördüğüm halde, suistimal ve manipülasyona açık bir konu olduğu için
Dindar görünen insanlar ile mümkün olduğunca iletişim kurmuyorum.
İnsanlık, dürüstlük ,ahlak olmadıktan sonra maalesef din temelsiz bir ev olarak havada kalıyor benim için.
+2
Rao
(25.01.26)
din fakirler zenginleri delirip kesmesin diye zenginler tarafindan yaratilmis bir uyusturucu. butun dinler boyle. o yuzden cok da paniklememek lazim.
+2
cooperr
(25.01.26)
dini algılama biçimim farklı. dindar bir bedende kıskançlık, kin, haset, nefret olmamalı. bu açıdan bakınca kaç insan dindar kaçı değil diye tartmak için, evet din önemli. namaza oruca veya kilseye gidip gitmemesine bakmıyorum.
+1
Leonardo~Da~Vinci
(25.01.26)
Fakirler ayaklanmasin diye uydurulan hikayeler
0
mirty
(25.01.26)
(6)

AB pasaportu fırsat mıydı yoksa etkisi olmaz mıydı?

alice in potatoland
Babası ya da annesi Almanya'da, Fransa'da vb. senelerce yaşamış, çalışmış olup vatandaşlık almadan Türkiye'ye dönen kişilerin çocukları var mı burada? Hatta belki kendisi de orada doğmuştur ama çocukken ailesiyle dönmüştür Türkiye'ye. Ne düşünüyorsunuz?
Babası ya da annesi Almanya'da, Fransa'da vb. senelerce yaşamış, çalışmış olup vatandaşlık almadan Türkiye'ye dönen kişilerin çocukları var mı burada? Hatta belki kendisi de orada doğmuştur ama çocukken ailesiyle dönmüştür Türkiye'ye. Ne düşünüyorsunuz?
-1
alice in potatoland
(24.01.26)
Ne açıdan sorulduğuna bağlı. Para yoksa gezemezsin, meslek yoksa iş bulamazsın. Avrupa'da para yapmak zor. Türk = müslümandır mantığı ile sosyal ortamlarda kabul görmesi de zor. İyi bir meslek, tam bir asimilasyon, aileden zenginlik olursa o zaman işe yarar.
0
michael harddd
(24.01.26)
elimizde bir numune var evet.
benim peder 70lerde berlin'de okumus liseden sonra, phd yaparken bir yandan calisiyormus.
buna alman hukumeti "gel vatandaslik verelim" diye kagit yolluyor.
bu da "siz kimsiniz lan biz vatansiz miyiz, alin o teklifi bir yerinize sokun diye" nazik bir cevap yazip, sonra da tasi taragi toplayip donuyor.
sonrasi acikli tabii..
+2
cooperr
(24.01.26)
Ben varım, güncel durumda düşününce kızıyorum tabii ki, 79 da dönmüşler. Üstelik Almanya'da muayenehanesi varken. Onlar döndükleri zamanda evlerini arabasını alıp sınıf atlamışlar kendilerine göre. Bazen söyleniyorum. Ama onların zamanına göre düşününce dönmüş olmaları anormal gelmiyor. 2. 3. sınıf vatandaş muamelesi görmek istememişler. Olmuşla ölmüşe çare yok..
0
mirty
(24.01.26)
Benim yakın arkadaşlar 15 yaşına kadar Almanya'da yaşamış ki orada doğmuş. Babası cocuklar alman olmasın diye geri dönmüş. O konuda bir tık kırıklar. Arkadaş burada ama kız üniversitede almanca okudu, şimdi de gitti 2-3 yıldır Almanya'da çünkü kız burayı hiç sevmemiş haliyle ne kadar yapsan da isteyeni durduramazsin.
Kuzenim de hem kanada hem Amerika'dan vatandaş olabilirdi (liseyi ve üniversiteyi Kanada'da master ve doktora Amerika'da yaptı), o dönemler Türkiye çok iyiydi (2008 yılları) gerek görmediği için almamış hiç. Şimdi tabi keşke alaydim diyor çünkü bir doçent olarak yurtdışı konferans bile gitmek isterken eziyet çekiyor.
0
logisticsmanager
(24.01.26)
Bunların birinin Allah’ın belası torunu iş yerimde herkesin başına bela bir toplum zararlısı.

“Ya aslında Almanya’da böyle bir leşi barındırmazlardı, zaten belli ki bu malın soyundan geldiği malı da barındırmamışlar” diye kendimi teselli etmeye çalışıyorum.
0
lazor
(25.01.26)
@harddd, Haklısın ilk gidenler arasında tam asılmilasyon sağlayabilecek insan sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi.
0
🌸alice in potatoland
(26.01.26)
(9)

Atatürk’ü sevmeyen fikir insanları kimler?

michael_knight
Atatürk’ü sevmeyen ve bu konuda fikirlerini okuyabileceğim yazarlar, youtuberlar vs. kim var?Hakaret eden, yalanlar uyduranları değil de düzgün bir dille sebeplerini anlatanları merak ediyorum.
Atatürk’ü sevmeyen ve bu konuda fikirlerini okuyabileceğim yazarlar, youtuberlar vs. kim var?
Hakaret eden, yalanlar uyduranları değil de düzgün bir dille sebeplerini anlatanları merak ediyorum.
0
michael_knight
(24.01.26)
Öncelikle şu var, ekşi ortamında "Atatürk'ü sevmeyen" ve "hakaret etmeyen, yalan uydurmayan" tanımlamalarını kapsayan tanım direk boş küme döner.

Linç edilme pahasına sorunuza cevap olarak Sevan Nişanyan diyeceğim. Yorum yaparken çok kişisel husumete çevirmiyor işi, sevmediği belli, Atatürk'ten çok Atatürkçüleri sevmiyor gibi desem daha doğru olabilir. Tabii söylediği her şey doğru mudur bilme şansımız yok tabii ki, zaten net olmayan bir çok konuda kesin konuşmuyor.
+1
mbond
(24.01.26)
rıza nur.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.01.26)
ibrahim kaypakkaya.
+2
der meister
(24.01.26)
mayasi tutmamislar.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.01.26)
sevan +1
onda bile hafif kiskanclik cekememezlik havasi var bazen ama nispeten objektif denebilir.
+1
cooperr
(24.01.26)
fikret başkaya.
0
sailor
(24.01.26)
Seven Nişanyan gibi, Atatürk’e akla hayale gelmeyecek iftiralar (pedofili iması dahil!) atan bir zatın Atatürk’ten nefret etmediğini düşünmek çok ilginç.

“Atatürk’ü sevmeme”nin ne demek olduğunu biliyoruz. Bunların “hakaret etmeyenini”, “uydurmayanın” falan aramak boşa çaba. Atatürk’ü sevmeyenlerin en başında Kadir Mısıroğlu adlı kişi gelir. Üstat üstat diye peşinden koşmakta herkes serbesttir.
+2
lazor
(24.01.26)
Felsefe profesörü Teoman duralı

Nehir söyleşi kitabı Öyle geçer ki Zaman’da kendince sebepleriyle belirtiyor eleştirdiği noktaları
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(24.01.26)
Fikir insanı dışında,

Fetöcülerin alayı
Pkk lıların alayı
Yunan milliyetçileri,.Pontusçulwr,
İşidliler
Milyarlarca lira döndüren tarikat şeyleri
Radikal islancılar
Arapların çoğu

Ben sevmiyorum diyen varsa, aynı saftakıiler bunlar işte.
+2
nop
(24.01.26)
(2)

Maaş promosyonunda devlet kurumu ve banka arasında danışıklı dövüş şüphesi varsa bu olay nasıl engellenebilir?

santimantal
İstanbul Anadolu yakasında bir ilçede binlerce kişinin maaşı için ilçe bazında promosyon anlaşması yapılıyor ve diğer ilçeler dudak uçuklatan miktalarda verirken bu ilçede her seferinde kuş kadar paralara anlaşıyor banka.Şike yapıldığına dair büyk şüpheler vardı ve memurlar arasında konuşuluyordu. Ş
İstanbul Anadolu yakasında bir ilçede binlerce kişinin maaşı için ilçe bazında promosyon anlaşması yapılıyor ve diğer ilçeler dudak uçuklatan miktalarda verirken bu ilçede her seferinde kuş kadar paralara anlaşıyor banka.

Şike yapıldığına dair büyk şüpheler vardı ve memurlar arasında konuşuluyordu. Şimdi anlaşmanın 3 yılı dolmak üzere. Şikeyi ihtimalini engellemek için nasıl tedbirler alınabilir.
+1
santimantal
(23.01.26)
Sendikalar alakadar oluyor o konuyla. Eğer yetkili sendika yaygara koparmıyorsa, o zaman kim olsa şüphelenir.

Toplu halde sendikaya gidip, eğer bu promosyonlar bu şekilde sendikadan istifa edileceği söylenebilir, bir alt limit belirtilebilir. Sendikanın yetkisini kaybedeceği bir sayı bulmak çok iyi olur.

Diğer bir sendikayla da görüşülebilir bu konuda. Onlar yetkili olabilmek için kaç kişiye ihtiyaç duyduklarını biliyorlardır. En büyük 2. sendika şimdi hevesle bekliyor promosyon işinde çuvallamalarını.

EDİT: Bahsedilen yerin özel bir şirket değil bir kamu kurumu olduğu anlaşılıyor. Zaten yasal bir seçenekten değil, bir sahtekarlık şüphesinden bahsediliyor.

Şüphelenilen durum özetle şu; bir kurumun yöneticisi ya da yöneticilerinin bankaya “siz toplamda 100 lira yerine 90 lira ödemiş olun. 40 lirayı bize verin, 50 lirayı personele bölüştürün” demesi.
Yöneticilerin, personelin parasını iç etmesinden şüpheleniyor.
0
lazor
(23.01.26)
promosyonun işçiye ödenmesi için yasal bi zorunluluk yok diye biliyorum ben.
0
elorelia
(23.01.26)
(5)

En son ne zaman etiketli ekmek yediniz?

yurtsuz john
Yıl kaçtı?Şundan bahsediyorum: https://hizliresim.com/2t31vos
Yıl kaçtı?

Şundan bahsediyorum: hizliresim.com
0
yurtsuz john
(23.01.26)
en az 20 yıl falan olmuştur herhalde.
+1
inheritance
(23.01.26)
Bu sabah yedim.
0
diabolus79
(23.01.26)
deprem öncesinde malatyada görünce çok şaşırmıştım hatta, ama malatya yerle bir oldu çarşı falan komple yıkılmış o fırınlar bulunmaz bir daha
0
eja
(23.01.26)
15 yıl olmuştur.
0
elektr10
(23.01.26)
İlkokul yıllarımda diye hatırlıyorum. Bu da 95-99 yılları arasına denk geliyor.
0
lazor
(23.01.26)
(7)

Ölüme Kayıtsız Kalmak

eisberg
Babam 50 yaşında vefat etti. Vefat süreci de sancılıydı. Çok etkilenmiştim vefatından üstünden 6 yıl geçti ama aklıma bazen gelir ve ciğerim sızlar. Son bir yılda dedem nenem vefat etti onları da çok seviyordum ama neden bilmiyorum etkilenmiyorum. Benzer şekilde eşimin ve arkadaşlarımın ailelerinden
Babam 50 yaşında vefat etti. Vefat süreci de sancılıydı. Çok etkilenmiştim vefatından üstünden 6 yıl geçti ama aklıma bazen gelir ve ciğerim sızlar. Son bir yılda dedem nenem vefat etti onları da çok seviyordum ama neden bilmiyorum etkilenmiyorum. Benzer şekilde eşimin ve arkadaşlarımın ailelerinden olan kayıpları da aynı şekilde karşılıyorum. Albert camus'un yabancı'sındaki gibi oldum resmen. Bu biraz tuhaf değil mi sizde nasıl durumlar?
0
eisberg
(21.01.26)
Ben en yakınlarımda pek kayıp yaşamadım. Bi babaannem bi anneannem bi dedem. En son anneannem vefat etti 3 yıl önce, ondan 2 yıl önce babaannem, 1990 yılında da dedem. Bunların haricindeki ölümler hep görece uzak olduğumuz insanlar. Ben de etkilenmedim. Babaannemde de etkilenmedim. Anneannemde hiç beklediğim kadar etkilenmedim, dedem öldüğünde 8 yaşındaydım. Allah gecinden versin ama anneme babama bişey olsa ne olur bilmiyorum, annemde kafayı yermişim gibi geliyor. Bana normal geliyor senin halin.
0
muhayyer divan
(21.01.26)
zamansiz ve sirasiz ölümü görmüssünüz cünkü. bence tuhaf degil.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.01.26)
çok yakın değilseniz böyle hissetmeniz normal. ya da babanızın ölümü oldukça ağır olunca diğerleri daha normal gelmiş olabilir. yaşları da büyük olduğundan beklediğiniz bir şeydir diye belki...

ben babamı 13 yaşımdayken kaybettim. babam 43 yaşındaydı. haliyle fazlaca etkiledi. ondan önce babaannemi kaybetmiştik ve ona ağlamamıştım bile. ondan daha önce annemin babası olan dedemi kaybetiştik ki yaşım baya küçüktü ama çok ağlamıştım. yıllar sonra da en son anneannemi kaybettik ve onda da oldukça mahvoldum. arada aile içinde başka ölümler de duydum ancak etkilenmedim.
0
art cat chocolate
(21.01.26)
Acı bir yemek yedikten sonra sıcak çayı içince, çay dilini yakmak yerine, dilinin eski önceki acısını tekrarlatıyor.

Bunun gibi, sen acının büyüğünü görmüşsün. En yakınından, vakitsiz acı yemişsin (ve sanırım bunu sağlıklı bir şekilde kabullenmişsin). Eskilerin “sıralı ölüm” dedikleri şeyi, yaşı gelenin göçmesini görünce de garipsememişsin. Ölüm sana yabancı değil çünkü.
0
lazor
(22.01.26)
değil. fazla soylent içiyor olabilirsin.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.01.26)
zamansız ve sırasız ölüm mantığı kısmen doğru +1.

bir taraftan da siz etkilenmediğinizi düşünüyor da olabilirsiniz. yas süreci bazen yıllarca sessizce köşede bekleyip aniden patlayabilen bir süreç.
0
Phoebe
(22.01.26)
annemi 99'da, babami 2020'de kaybettim. annemi kaybettigimde henuz cocuktum (6 yas). babamin vefati cok etkiledi beni, sonucta yillar boyu birlikteligimiz vardi. babamin vefatindan sonra akrabalarla tamamen iletisimi kestik ancak cocuklugumda cok sevdigim bir akrabam gecen sene vefat etti. cenazeye gittim ve inan hicbir uzuntu duymadim. ona yakin olanlar agliyor vs ama ben hic anlam veremedim, her sey cok normal geldi bana. hatta biraderimle gittik zaten o da ayniydi. yani mesela merhumenin kizi var kizi zaten 45 yasinda coluklu cocuklu falan. kendisine sarildim ve honkure honkure aglamaya basladi. nasil ifade edebilirim bilmiyorum ama garip gelmisti.

sanirim en yakinlari kaybedince daha uzaklarin pek bir manasi kalmiyor.
0
arakaali
(22.01.26)
(4)

böyle bir ev yatırımlık alınır mı

xportant
bodrum kat, kot farkı olan, bahçeli, merkezi-iyi bir semtte, 1+1, içi yapılı ama bina eski (30+), kat mülkiyeti olan bir ev eşyalı bir şekilde kiraya vermelik ve yatırımlık alınır mı ya da hangi şartlarda alırdınız?
bodrum kat, kot farkı olan, bahçeli, merkezi-iyi bir semtte, 1+1, içi yapılı ama bina eski (30+), kat mülkiyeti olan bir ev eşyalı bir şekilde kiraya vermelik ve yatırımlık alınır mı ya da hangi şartlarda alırdınız?
0
xportant
(21.01.26)
Yeni bir göç dalgası ihtimali yükselmediği sürece ben almam. Ama alana da 'Yanlış yapıyorsun.' demem.
0
Mirket
(21.01.26)
Alınmış alınmıştır. Orayı aldıktan sonra ihtiyarlığına kadar başka bir yer alamayacak bir maddi durumda değilsen neden olmasın? İyi semtte eski bina da olsa kiracı bulmak zor olmaz.

Ama özellikle İstanbul’da bir dönüşüm furyası hakim malum. 30 yıllık binanın sahipleri de birden dönüşüme girme kararı alabilirler. Bütçen karşılarsa ne ala. Yoksa bir de başına iş alırsın, kiradan da olabilirsin.
0
lazor
(21.01.26)
şu aralar inanılmaz geri dönüşüm var herkes taşınıyor bir yerden bir yere ama 1+1 tercih edillirmi bu aileler tarafından bilemiyorum, kiracı bulursunda temiz kiracı sorunsuz kiracı bulmak imkansıza yakın. kiracı ile uğraşılmaz.
geri dönüşüme girerse en az 1.5m isteniyor.
0
eja
(21.01.26)
hocam semt vs önemli. 30+ bir bina kentsel dönüşüme girebilir. Şimdi mesela istanbul Bostancı'da kentsel dönüşüme giren binalarda inşaat şirketi daireni olduğu gibi teslim ediyor. belki biraz metrekare kaybı oluyor sadece.

Ama hemen 500 metre ilerde küçükyalıda aynı tipte bina dönüşüme giriyor, yarısını ev sahibi ödüyor. İkisi de görece güzel semt. Ama bostancıda kat sınırı daha yüksek, küçükyalıda maks 4-5 kat.

Ev alırken iyi düşünmek araştırmak lazım.

O yüzden bunların iyi düşünülmesi lazım.
0
anten
(21.01.26)
(14)

Sizce burada kim haklı?

don’t panic
Olay şöyle gelişti: Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır
Olay şöyle gelişti:

Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır altında yaşanan artışın yüzdesinden bahsedip bu aylarda dolar/euro/altın sepeti yapmaktan vazgeçip full altın aldığımı söyledim.

Cevap olarak: “Altına yatırım yapanlar yatırımdan bir bok anlamıyor, sen de dahil.” cevabını aldım.

Buna karşılık “böyle yazmanın yeri ve zamanı değil abi, ne gerek var böyle şeylere” yazınca bana “şu yazdıkların net kırıcı” dedi. Ben de abi asıl senin yazdıkların kırıcı dedim.

Her neyse şu an sakin kafayla olmadığımdan boktan bir durum değerlendirmesi yapıyor olabilirim, o yüzden size soruyorum. Burda kim haklı veya kırıcı sizce?

Teşekkürler.
+1
don’t panic
(20.01.26)
sen haklısın, ayıp etmiş. bunu da uygun bir dille belirtmişsin. o da utancından üste çıkmaya çalışmış.
+7
bloodymoon
(20.01.26)
altına yatırım yapanların yatırımından anlamıyor olması ne alaka onu anlamadım
+1
co2s2
(20.01.26)
yakın arkadaşıma böyle bir şeyden bahsetsem ve bana bu cevabı verse, siktir lan sikimin warren buffetı derim, o da güler geçer. aynı şekilde tam tersinde de farklı bir senaryo olmazdı. yani yeri ve zamanı vs bunu bilemem, ilişkiler kişi bazında farklı olabilir ama benim bakış açıma göre ya yakın arkadaş değilsiniz veya kavramı algılama şekliniz farklı, ya da fazla alıngansınız.

bu arada ben diyelim arkadaşıma ne gerek var böyle şeylere gibi sizin cevabınızla cevap versem bana cevabı noldu zoruna mı gitti yarraaam olurdu. yani sizin karşılıklı ilişkinizde bence bir mesafe var.
+5
awlmi
(20.01.26)
Bu yazdıklarınıza kırıcı dediyse ya deli ya da siz kendi sözlerinizi buraya aktarırken yumuşatmışsınız. Başka bir alternatif gelmiyor benim aklıma.
+4
akhenaten
(20.01.26)
Arkadaşın arkadaşın değil
+2
basond
(20.01.26)
Tersinden bakarsak , onun avanakça yazdıklarına katlanıyorsan bu noktada senin kırıcı olmadığını söylemeye çalışmış ve tabi saçmalamış .

Altının yanında ileriye dönük insani yatırımlar için başka abiler aramak iyi gelir.
+1
diyecevaplandı
(20.01.26)
İkiniz de yanlışsınız. Sen ona altın aldığını alabildiğini söylememeliydin. O da senin bu bildirimin hakkında incindiğini bu şekilde ifade etmemeliydi. Altın alabilmene veya bahsettiğin söyleme içerlemiş gibi görünüyor, demek ki ya parası yeterli değil yahut yaptığı yatırım senin ona aktardığın sözlere ters yönde. Üzülmüş, korkmuş, gerilmiş ve bunu sana böyle yansıtmış.

İkiniz de yanlışsınız.
0
muhayyer divan
(20.01.26)
Kırıcı olan şeyin ne olduğunu anlayamadık ki. Neye kırıldın kardeş diye soraydın. Başka bişey mi demek istedi acaba mesela kendisi maddi olarak zor bi durumda da sen altın yatırımlarından bahsediyor olabilir misin. Çünkü bu haliyle saçma sapan bi diyalog bu.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
hikayede biseyler eksik gibi. cunku ortada kirici birsey yok.
+1
buenosdias
(20.01.26)
Maddi durumu sıkıntıdaysa kıskanmış gibi duruyor. Değilse, yazdığınız gibi söylediyseniz, hava atıyorsunuz gibi düşünüp, terslemek istemiş de olabilir. Her türlü çok tuhaf bir diyalog olmuş.
0
lil siztah
(20.01.26)
Karşılıklı kırılasınız varmış da bahane bulmuşsunuz da diyemiyorum. Bahane çok eğreti olmuş.
0
Mirket
(20.01.26)
yakın arkadaşlarla yatırım konularının konusulmaması gerektiğini, yapılan yatırımlar hakkında detaylı bilgi verilmemesi gerektiğini düşünüyorum. olay böyle saçma yerlere varabiliyor
0
abelardo
(20.01.26)
Haklı haksızı diyemeyiz, aranızdaki muhabbetin seviyesini bilmiyoruz.

Çok yakın arkadaşlar zaman zaman birbirlerine içten içe bilenip saldırıya geçebiliyor, yahut saldırıya uğradığını düşünebiliyor. Ayrıca burada iki taraftan en azından biri kendinde bir şeylerin eksikliğini hissediyor ve bundan rahatsızlık duyuyor.

muhayyer divan da gayet makul yaklaşmış ama ana konu maddiyat olmak zorunda değil.

Mevzuyu siktir et geç. İçten içe karşındakinin adi bir puşt olduğunu biliyor değilsen takılma bunlara. Arkadaşlık güzel şey.
+1
lazor
(21.01.26)
yakın arkadaş değilsiniz bence.
0
elorelia
(21.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.