Giriş
(2)

Maaş promosyonunda devlet kurumu ve banka arasında danışıklı dövüş şüphesi varsa bu olay nasıl engellenebilir?

santimantal
İstanbul Anadolu yakasında bir ilçede binlerce kişinin maaşı için ilçe bazında promosyon anlaşması yapılıyor ve diğer ilçeler dudak uçuklatan miktalarda verirken bu ilçede her seferinde kuş kadar paralara anlaşıyor banka.Şike yapıldığına dair büyk şüpheler vardı ve memurlar arasında konuşuluyordu. Ş
İstanbul Anadolu yakasında bir ilçede binlerce kişinin maaşı için ilçe bazında promosyon anlaşması yapılıyor ve diğer ilçeler dudak uçuklatan miktalarda verirken bu ilçede her seferinde kuş kadar paralara anlaşıyor banka.

Şike yapıldığına dair büyk şüpheler vardı ve memurlar arasında konuşuluyordu. Şimdi anlaşmanın 3 yılı dolmak üzere. Şikeyi ihtimalini engellemek için nasıl tedbirler alınabilir.
+1
santimantal
(3 saat)
Sendikalar alakadar oluyor o konuyla. Eğer yetkili sendika yaygara koparmıyorsa, o zaman kim olsa şüphelenir.

Toplu halde sendikaya gidip, eğer bu promosyonlar bu şekilde sendikadan istifa edileceği söylenebilir, bir alt limit belirtilebilir. Sendikanın yetkisini kaybedeceği bir sayı bulmak çok iyi olur.

Diğer bir sendikayla da görüşülebilir bu konuda. Onlar yetkili olabilmek için kaç kişiye ihtiyaç duyduklarını biliyorlardır. En büyük 2. sendika şimdi hevesle bekliyor promosyon işinde çuvallamalarını.
0
lazor
(3 saat)
promosyonun işçiye ödenmesi için yasal bi zorunluluk yok diye biliyorum ben.
+1
elorelia
(2 saat)
(5)

En son ne zaman etiketli ekmek yediniz?

yurtsuz john
Yıl kaçtı?Şundan bahsediyorum: https://hizliresim.com/2t31vos
Yıl kaçtı?

Şundan bahsediyorum: hizliresim.com
0
yurtsuz john
(5 saat)
en az 20 yıl falan olmuştur herhalde.
+1
inheritance
(5 saat)
Bu sabah yedim.
0
diabolus79
(5 saat)
deprem öncesinde malatyada görünce çok şaşırmıştım hatta, ama malatya yerle bir oldu çarşı falan komple yıkılmış o fırınlar bulunmaz bir daha
0
eja
(4 saat)
15 yıl olmuştur.
0
elektr10
(4 saat)
İlkokul yıllarımda diye hatırlıyorum. Bu da 95-99 yılları arasına denk geliyor.
0
lazor
(3 saat)
(8)

Ölüme Kayıtsız Kalmak

eisberg
Babam 50 yaşında vefat etti. Vefat süreci de sancılıydı. Çok etkilenmiştim vefatından üstünden 6 yıl geçti ama aklıma bazen gelir ve ciğerim sızlar. Son bir yılda dedem nenem vefat etti onları da çok seviyordum ama neden bilmiyorum etkilenmiyorum. Benzer şekilde eşimin ve arkadaşlarımın ailelerinden
Babam 50 yaşında vefat etti. Vefat süreci de sancılıydı. Çok etkilenmiştim vefatından üstünden 6 yıl geçti ama aklıma bazen gelir ve ciğerim sızlar. Son bir yılda dedem nenem vefat etti onları da çok seviyordum ama neden bilmiyorum etkilenmiyorum. Benzer şekilde eşimin ve arkadaşlarımın ailelerinden olan kayıpları da aynı şekilde karşılıyorum. Albert camus'un yabancı'sındaki gibi oldum resmen. Bu biraz tuhaf değil mi sizde nasıl durumlar?
0
eisberg
(21.01.26)
Ben en yakınlarımda pek kayıp yaşamadım. Bi babaannem bi anneannem bi dedem. En son anneannem vefat etti 3 yıl önce, ondan 2 yıl önce babaannem, 1990 yılında da dedem. Bunların haricindeki ölümler hep görece uzak olduğumuz insanlar. Ben de etkilenmedim. Babaannemde de etkilenmedim. Anneannemde hiç beklediğim kadar etkilenmedim, dedem öldüğünde 8 yaşındaydım. Allah gecinden versin ama anneme babama bişey olsa ne olur bilmiyorum, annemde kafayı yermişim gibi geliyor. Bana normal geliyor senin halin.
0
muhayyer divan
(21.01.26)
zamansiz ve sirasiz ölümü görmüssünüz cünkü. bence tuhaf degil.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.01.26)
çok yakın değilseniz böyle hissetmeniz normal. ya da babanızın ölümü oldukça ağır olunca diğerleri daha normal gelmiş olabilir. yaşları da büyük olduğundan beklediğiniz bir şeydir diye belki...

ben babamı 13 yaşımdayken kaybettim. babam 43 yaşındaydı. haliyle fazlaca etkiledi. ondan önce babaannemi kaybetmiştik ve ona ağlamamıştım bile. ondan daha önce annemin babası olan dedemi kaybetiştik ki yaşım baya küçüktü ama çok ağlamıştım. yıllar sonra da en son anneannemi kaybettik ve onda da oldukça mahvoldum. arada aile içinde başka ölümler de duydum ancak etkilenmedim.
0
art cat chocolate
(21.01.26)
Acı bir yemek yedikten sonra sıcak çayı içince, çay dilini yakmak yerine, dilinin eski önceki acısını tekrarlatıyor.

Bunun gibi, sen acının büyüğünü görmüşsün. En yakınından, vakitsiz acı yemişsin (ve sanırım bunu sağlıklı bir şekilde kabullenmişsin). Eskilerin “sıralı ölüm” dedikleri şeyi, yaşı gelenin göçmesini görünce de garipsememişsin. Ölüm sana yabancı değil çünkü.
0
lazor
(22.01.26)
değil. fazla soylent içiyor olabilirsin.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.01.26)
ben babamı 14 yaşında henüz liseye başladığımda kaybettim. babam 46 yaşındaydı. her hafta halı saha maçı yapıyordu ve bir halı saha maçında kalp krizinden vefat etti.

23 sene geçmiş üzerinden sıklıkla olmasa da hala içim sızlar, çok erken yaşta gitti diye hayıflanırım. o yüzden bence sizin durumunuz normal bence.
0
elektr10
(22.01.26)
zamansız ve sırasız ölüm mantığı kısmen doğru +1.

bir taraftan da siz etkilenmediğinizi düşünüyor da olabilirsiniz. yas süreci bazen yıllarca sessizce köşede bekleyip aniden patlayabilen bir süreç.
0
Phoebe
(22.01.26)
annemi 99'da, babami 2020'de kaybettim. annemi kaybettigimde henuz cocuktum (6 yas). babamin vefati cok etkiledi beni, sonucta yillar boyu birlikteligimiz vardi. babamin vefatindan sonra akrabalarla tamamen iletisimi kestik ancak cocuklugumda cok sevdigim bir akrabam gecen sene vefat etti. cenazeye gittim ve inan hicbir uzuntu duymadim. ona yakin olanlar agliyor vs ama ben hic anlam veremedim, her sey cok normal geldi bana. hatta biraderimle gittik zaten o da ayniydi. yani mesela merhumenin kizi var kizi zaten 45 yasinda coluklu cocuklu falan. kendisine sarildim ve honkure honkure aglamaya basladi. nasil ifade edebilirim bilmiyorum ama garip gelmisti.

sanirim en yakinlari kaybedince daha uzaklarin pek bir manasi kalmiyor.
+1
arakaali
(22.01.26)
(5)

böyle bir ev yatırımlık alınır mı

xportant
bodrum kat, kot farkı olan, bahçeli, merkezi-iyi bir semtte, 1+1, içi yapılı ama bina eski (30+), kat mülkiyeti olan bir ev eşyalı bir şekilde kiraya vermelik ve yatırımlık alınır mı ya da hangi şartlarda alırdınız?
bodrum kat, kot farkı olan, bahçeli, merkezi-iyi bir semtte, 1+1, içi yapılı ama bina eski (30+), kat mülkiyeti olan bir ev eşyalı bir şekilde kiraya vermelik ve yatırımlık alınır mı ya da hangi şartlarda alırdınız?
0
xportant
(21.01.26)
Yeni bir göç dalgası ihtimali yükselmediği sürece ben almam. Ama alana da 'Yanlış yapıyorsun.' demem.
0
Mirket
(21.01.26)
Alınmış alınmıştır. Orayı aldıktan sonra ihtiyarlığına kadar başka bir yer alamayacak bir maddi durumda değilsen neden olmasın? İyi semtte eski bina da olsa kiracı bulmak zor olmaz.

Ama özellikle İstanbul’da bir dönüşüm furyası hakim malum. 30 yıllık binanın sahipleri de birden dönüşüme girme kararı alabilirler. Bütçen karşılarsa ne ala. Yoksa bir de başına iş alırsın, kiradan da olabilirsin.
0
lazor
(21.01.26)
Bu iyi semt denilen yerler zaman icinde degisiyor. Bugun herkesin gozdesi olan mahalle, yarin acaba baska yere mi tasinsak dedirten bir yere donusebiliyor. Bu surec zaman aliyor, ben bir kez Turkiye'de bir kez de Kuzey Amerika'da bunun olduguna sahit oldum.

Eskiden evin 100 aylik kirasi evin satis fiyatina esitse iyi olarak kabul ediliyordu. Simdi Turkiye'de bu durum nasil bilemiyorum.

Ben boyle bodoslama bir bina aldim. Bir suru masraf cikti. Problemli kiracilar oldu. Cok sey ogrendim. Su an kiracilar odemelerini eksiksiz yapiyor. Her sey yolunda...
-1
thetruenorthstrongandfree1
(21.01.26)
şu aralar inanılmaz geri dönüşüm var herkes taşınıyor bir yerden bir yere ama 1+1 tercih edillirmi bu aileler tarafından bilemiyorum, kiracı bulursunda temiz kiracı sorunsuz kiracı bulmak imkansıza yakın. kiracı ile uğraşılmaz.
geri dönüşüme girerse en az 1.5m isteniyor.
0
eja
(21.01.26)
hocam semt vs önemli. 30+ bir bina kentsel dönüşüme girebilir. Şimdi mesela istanbul Bostancı'da kentsel dönüşüme giren binalarda inşaat şirketi daireni olduğu gibi teslim ediyor. belki biraz metrekare kaybı oluyor sadece.

Ama hemen 500 metre ilerde küçükyalıda aynı tipte bina dönüşüme giriyor, yarısını ev sahibi ödüyor. İkisi de görece güzel semt. Ama bostancıda kat sınırı daha yüksek, küçükyalıda maks 4-5 kat.

Ev alırken iyi düşünmek araştırmak lazım.

O yüzden bunların iyi düşünülmesi lazım.
0
anten
(21.01.26)
(14)

Sizce burada kim haklı?

don’t panic
Olay şöyle gelişti: Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır
Olay şöyle gelişti:

Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır altında yaşanan artışın yüzdesinden bahsedip bu aylarda dolar/euro/altın sepeti yapmaktan vazgeçip full altın aldığımı söyledim.

Cevap olarak: “Altına yatırım yapanlar yatırımdan bir bok anlamıyor, sen de dahil.” cevabını aldım.

Buna karşılık “böyle yazmanın yeri ve zamanı değil abi, ne gerek var böyle şeylere” yazınca bana “şu yazdıkların net kırıcı” dedi. Ben de abi asıl senin yazdıkların kırıcı dedim.

Her neyse şu an sakin kafayla olmadığımdan boktan bir durum değerlendirmesi yapıyor olabilirim, o yüzden size soruyorum. Burda kim haklı veya kırıcı sizce?

Teşekkürler.
+1
don’t panic
(20.01.26)
sen haklısın, ayıp etmiş. bunu da uygun bir dille belirtmişsin. o da utancından üste çıkmaya çalışmış.
+7
bloodymoon
(20.01.26)
altına yatırım yapanların yatırımından anlamıyor olması ne alaka onu anlamadım
+1
co2s2
(20.01.26)
yakın arkadaşıma böyle bir şeyden bahsetsem ve bana bu cevabı verse, siktir lan sikimin warren buffetı derim, o da güler geçer. aynı şekilde tam tersinde de farklı bir senaryo olmazdı. yani yeri ve zamanı vs bunu bilemem, ilişkiler kişi bazında farklı olabilir ama benim bakış açıma göre ya yakın arkadaş değilsiniz veya kavramı algılama şekliniz farklı, ya da fazla alıngansınız.

bu arada ben diyelim arkadaşıma ne gerek var böyle şeylere gibi sizin cevabınızla cevap versem bana cevabı noldu zoruna mı gitti yarraaam olurdu. yani sizin karşılıklı ilişkinizde bence bir mesafe var.
+5
awlmi
(20.01.26)
Bu yazdıklarınıza kırıcı dediyse ya deli ya da siz kendi sözlerinizi buraya aktarırken yumuşatmışsınız. Başka bir alternatif gelmiyor benim aklıma.
+4
akhenaten
(20.01.26)
Arkadaşın arkadaşın değil
+2
basond
(20.01.26)
Tersinden bakarsak , onun avanakça yazdıklarına katlanıyorsan bu noktada senin kırıcı olmadığını söylemeye çalışmış ve tabi saçmalamış .

Altının yanında ileriye dönük insani yatırımlar için başka abiler aramak iyi gelir.
+1
diyecevaplandı
(20.01.26)
İkiniz de yanlışsınız. Sen ona altın aldığını alabildiğini söylememeliydin. O da senin bu bildirimin hakkında incindiğini bu şekilde ifade etmemeliydi. Altın alabilmene veya bahsettiğin söyleme içerlemiş gibi görünüyor, demek ki ya parası yeterli değil yahut yaptığı yatırım senin ona aktardığın sözlere ters yönde. Üzülmüş, korkmuş, gerilmiş ve bunu sana böyle yansıtmış.

İkiniz de yanlışsınız.
0
muhayyer divan
(20.01.26)
Kırıcı olan şeyin ne olduğunu anlayamadık ki. Neye kırıldın kardeş diye soraydın. Başka bişey mi demek istedi acaba mesela kendisi maddi olarak zor bi durumda da sen altın yatırımlarından bahsediyor olabilir misin. Çünkü bu haliyle saçma sapan bi diyalog bu.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
hikayede biseyler eksik gibi. cunku ortada kirici birsey yok.
+1
buenosdias
(20.01.26)
Maddi durumu sıkıntıdaysa kıskanmış gibi duruyor. Değilse, yazdığınız gibi söylediyseniz, hava atıyorsunuz gibi düşünüp, terslemek istemiş de olabilir. Her türlü çok tuhaf bir diyalog olmuş.
0
lil siztah
(20.01.26)
Karşılıklı kırılasınız varmış da bahane bulmuşsunuz da diyemiyorum. Bahane çok eğreti olmuş.
0
Mirket
(20.01.26)
yakın arkadaşlarla yatırım konularının konusulmaması gerektiğini, yapılan yatırımlar hakkında detaylı bilgi verilmemesi gerektiğini düşünüyorum. olay böyle saçma yerlere varabiliyor
0
abelardo
(20.01.26)
Haklı haksızı diyemeyiz, aranızdaki muhabbetin seviyesini bilmiyoruz.

Çok yakın arkadaşlar zaman zaman birbirlerine içten içe bilenip saldırıya geçebiliyor, yahut saldırıya uğradığını düşünebiliyor. Ayrıca burada iki taraftan en azından biri kendinde bir şeylerin eksikliğini hissediyor ve bundan rahatsızlık duyuyor.

muhayyer divan da gayet makul yaklaşmış ama ana konu maddiyat olmak zorunda değil.

Mevzuyu siktir et geç. İçten içe karşındakinin adi bir puşt olduğunu biliyor değilsen takılma bunlara. Arkadaşlık güzel şey.
+1
lazor
(21.01.26)
yakın arkadaş değilsiniz bence.
0
elorelia
(21.01.26)
(3)

Yeni arabaya eski plaka

muhayyer divan
Selamİnşallah bir gün maddî vaziyet elverir de yeni bir araba alırsam (bu ara ötv bişeysi mi konuşuluyormuş Meclis'te mi ne öyle bişeyler duydum, hiç anlamadım) (anlatan olursa minnettar olurum) plakasının şimdiki arabanın plakası olmasını istiyorum. Duyduğuma göre "kişiye özel plaka için emniyet va
Selam

İnşallah bir gün maddî vaziyet elverir de yeni bir araba alırsam (bu ara ötv bişeysi mi konuşuluyormuş Meclis'te mi ne öyle bişeyler duydum, hiç anlamadım) (anlatan olursa minnettar olurum) plakasının şimdiki arabanın plakası olmasını istiyorum. Duyduğuma göre "kişiye özel plaka için emniyet vakfına bilmem kaç bin lira "bağış" yatırılıyormuş" falan.

Bu işin aslını faslını nasıl öğrenirim, bilen varsa lûtfedip beni aydınlatabilir mi? 🙏🏻🌷🐞🎀
-1
muhayyer divan
(20.01.26)
özel plaka başka bir şey. mesela 34 MD 777 almak isterseniz bu özel plaka olur ama şu anda kullandığınız arabanın plakasını yeni arabaya geçirmek için bilmem kaç bin lira bağış yapmanıza gerek yok. sadece satış işlemleri sırasında mevcut aracınızı plakasız satacağınızı bildirmeniz ve alış işlemleri sırasında aracı kendi plakanıza tescil ettireceğinizi söylemeniz gerekiyor.
-2
co2s2
(20.01.26)
arabayı satarken alıcının plaka değiştirmesi şartıyla satacaksın. bu da alıcının ikametinin plaka ikametinden farklı olmasıyla mümkün.

böyle olunca sizdeki plaka boşa çıkacak. plaka boşa çıkınca emniyete gidip o plakayı tcnize ayırtmanız gerekir bağış yaparak. yani yine para ödemek gerekiyor. tabii o plakanın yine sizin ikametinizde olması gerekiyor. bi de çok uzun süre bekletilemiyor adıma rezerve edim 2 sene sonra araç alırım gibi olmuyor belli süresi var max 1 ay gibi.
+4
jelly bear
(20.01.26)
Normal plakanın kişi için özel anlam ifade ettiği durumlardan bahsediyorsun diye anlıyorum. Beyaz üstüne siyah normal plaka ama xx can 61 gibi bir şey.

- Aracı şehir dışına satacaksın.
- plakan boşa çıkınca, plakan hangi ilçenin serisi ise o emniyete gidip plakayı ayırmak istediğini söyleyeceksin. (Arabayı şehir içinde 2. El aldıysan plaka senin ilçende olmayabilir)
- tırnak içinde yazmaya gerek yok evet vakfa bildiğin bağış yapılması isteniyor. Seçmece plaka almak ülkemizde standart bir uygulama değil. O yüzden keyfi, hatta duruma göre lüks olarak bile değerlendirilebilir. Bu bağışın da bir standardı yok tabii. Siyasi parti, takım, meslek gibi daha çok rağbet görenler daha yüksek olur tabii.
- Yeni arabayı ya sıfır ya şehir dışından alacaksın. (ÖTV indirimiyle alacaksan zaten sıfır olacak ama alternatifi şehir dışı)

Plakanın önemine, senin maddi durumuna ve karşılaşacağın durumlara göre, şehir içinden araç alacaksan önce ikameti şehir dışında olan birinin üzerine geçirip sonra kendine almayı, satacağın arabayı önce şehir dışında birine devredip plakanı boşa çıkarmayı, bekletmek gerekirse adi bi motor alıp plakayı ona yazdırmayı falan da düşünebilirsin hatırlatmak istedim.

Hayırlı olsun, kazasız belasız.
+4
lazor
(21.01.26)
(6)

Siemens buzdolabi çizildi

üğpoıuy
Bir çözümü olur mu? Yeni alindi. Kapilardan girmedigi icin kartonlari cikartildi (onay alinarak). Bi sekilde cizilmis ön kisim. Avuç ici buyuklukte, cok derin de degil. Kapiyi degistirmek mi gerekir acaba? Pasta cila tarzi xd bi cozumu var midir bu durumlarin
Bir çözümü olur mu? Yeni alindi. Kapilardan girmedigi icin kartonlari cikartildi (onay alinarak). Bi sekilde cizilmis ön kisim. Avuç ici buyuklukte, cok derin de degil.

Kapiyi degistirmek mi gerekir acaba? Pasta cila tarzi xd bi cozumu var midir bu durumlarin
0
üğpoıuy
(19.01.26)
Dolap çalışıyosa devam et. Uğraştığına değmez. Üstüne bişeyler asar gizlersin.
0
luluki
(19.01.26)
ustune magnet yapistirirsiniz.
+1
antikadimag
(19.01.26)
garantiye girmez. bizimkide çizik. kafaya takarsan büyük sorun. kapak değişimi en az 10 bine patlar.
0
mikahakkinen
(19.01.26)
Ev/mutfak çok sade döşenmeyecekse üzerine bir magnet, takvim, sticker vs asarak sorun aşılamaz mı?

Dolabın ve çiziğin görselini eklemenizi tavsiye ederim. Malzemeye göre bir çözüm bilen olabilir.
0
lazor
(19.01.26)
Fotoğraf eklersen belki fikir verilebilir pasta cila vs. kurtarır mı diye.
Ama kişisel fikrim, boşver kalsın, takılma. Daha çok çizilir.
0
burfak
(20.01.26)
Benzer durumu yasayanlara yardimci olur belki editi: servis kurulum geldiginde, ilk 7 gun icinde musteri memnuniyeti kapsaminda kapiyi degistiklerini soylemis :)
+2
🌸üğpoıuy
(20.01.26)
(6)

sınav emaneti

hknty
yarın sınava giricem de uzak yere vermişler. telefonu emanete vermek güvenli mi? bir sorun oluyor mu? bir de ne kadar ücret alıyorlar? her okulda emanet bulunur mu? kantinler oluyor ama kapalı olur mu?
yarın sınava giricem de uzak yere vermişler. telefonu emanete vermek güvenli mi? bir sorun oluyor mu? bir de ne kadar ücret alıyorlar? her okulda emanet bulunur mu? kantinler oluyor ama kapalı olur mu?
0
hknty
(16.01.26)
Emanette sıkıntı yaşayan duymadım hiç, en fazla karışıklık olur o da çözülür.
+1
antihero
(16.01.26)
ben aof sinavlarina girerken emanet kullaniyorum. ucretler degisiyor, 20 alan da var, 40 alan da var. ortalama 30 diyebilirim. kantinler acik oluyor zaten emaneti de onlar aliyor. onun disinda okul yakininda bakkal, kirtasiye vs de emanet aliyor fakat ben hic vermedim bunlara o yuzden bilmiyorum. zaten aof oldugu icin sadece telefon birakiyorum. su ana kadar bir sikinti yasamadim telefon da biraktim, laptop da biraktim.
0
arakaali
(16.01.26)
kimin eşyası olduğunu nasıl anlıyorlar? başkası alıp gitmesin?
0
🌸hknty
(16.01.26)
farkli teknikler uygulayanlar var. mesela numarali kagit veriyorlar, cikista o numarali kagidi veriyorsun teslim aliyorsun. veya isim soyisim alan var, cikista kimligini gosteriyorsun esyani aliyorsun. basit ama etkili bir dogrulama sistemi. baskasinin alip gittigini gormedim duymadim hic ama olasilik dahilinde tabi ki.
0
arakaali
(16.01.26)
Size ve çantanıza aynı numarayı yaoistircaklar genelde artık isim soyisim yerine numaralandirma yöntemini kullanıyorlar. Çantanızdaki numarayla size verilen numarayı eslestirince sorun olmuyor. Onlarca yıl kullandım şimdiye kadar bir sorun yaşamadım.
0
egerbiryolcu
(16.01.26)
Emanet işlerini okulun kantini, üniformasını çıkarmış güvenliği falan yürütüyor. O parayı dışarıya bırakmazlar tabii.

50 lira civarı bir şeydi. Şimdi olsun olsun 100 olmuştur taş çatlasın.

İstanbul.
0
lazor
(16.01.26)
(6)

Su faturasına itiraz edeyim mi?

chicha_v2
Sanırım yanlış okunmuş veya hiç okunmamış ezbere girmişler bilemiyorum 300 400 lira gelen fatura 1300 lira geldi bu ay.Sayaca baktım xx40 gözüküyor ama faturada xx48 olarak yazılmış. Bir sonraki okumada aa yanlış yapmışız diyip xx44 yazıp sıfır tutarlı fatura mı çıkar yoksa ne olur ne olmaz itiraz e
Sanırım yanlış okunmuş veya hiç okunmamış ezbere girmişler bilemiyorum 300 400 lira gelen fatura 1300 lira geldi bu ay.

Sayaca baktım xx40 gözüküyor ama faturada xx48 olarak yazılmış. Bir sonraki okumada aa yanlış yapmışız diyip xx44 yazıp sıfır tutarlı fatura mı çıkar yoksa ne olur ne olmaz itiraz edeyim mi?

İtiraz nasıl ediliyor onu da bilmiyorum gerçi telefon mu açıyoruz eposta mı atıyoruz?
0
chicha_v2
(16.01.26)
bağlı bulunduğun ilçenin iski şube müdürlüğünü ara. "itiraz işlemleri"ni bağlat. oradan yardımcı olurlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(16.01.26)
Ben artık bu işin piri oldum 8 binlik faturadan sonra.
Tabii iskiden bahsediyorsaniz 185 i arayip fatura itiraza bağlanıp itiraz oluşturabilirsiniz. Başka kurumsa yine genel numarayı öğrenip baglanirsiniz. Bize ertesi gün sayaç kontrolune geldiler ek olarak bağlı olduğum ilçenin İSKİ numarasını da vermişlerdi gecikme olursa siz arayın orayı dediler. Onun dışında faturada yazandan sayactaki sayi dusukse hatali okuma olmuş olabilir demişlerdi.
Sayacı okumayip/ okuyamayip emsal yazmış da olabilirler.
0
egerbiryolcu
(16.01.26)
Tahmini yazmış olabilirler maddi olarak sana dokunmayacaksa şu an 48 e kadar zaten ödemiş oluyorsun. bir sonraki ay 48 in üzerindekileri ödersin. yani öbür ayın bir kısmını şimdiden ödemiş olursun
0
efruz
(16.01.26)
bana da 2 ay önce 11 bin ₺ fatura geldi. dedim aq tüm ay sular açık kalsa bu kadar gelmez. hemen itiraz et. saati okuyamayınca rastgele sallıyorlar.
+1
hocambunudayaz
(16.01.26)
İski ise;

Faturanda yanlış değer yazılı olduğu için sayaca bir fotoğraf çekip, iski e şubeden itirazda bulun.

İleriki aylarda mahsuplaşıyorlarmış ama ne gerek var?
0
lazor
(16.01.26)
direkt itiraz et. gelecek ay xx44 olunca sıfır çıkmak yerine, sayaç 9999'a kadar gitmiş, sıfıra dönmüş, oradan tekrar xx44'e gelmiş gibi de yazabilir alet. neticede elektronik okuma aletinin beyni yok, ne girersen onu zannediyor "geriye girmiş olamaz, o halde mutlaka sona kadar gitmiş, sıfıra dönüp buraya gelmiş" diyebilir.
-1
kibritsuyu
(16.01.26)
(3)

Bu seneki kiram ne olmalı?Bir bakıverin

kiriko
1.yıl 20002.yıl 22503.yıl 25004.yıl 32505.yıl 80006.yıl 200007.yıl 33000 kira ödedik. Şimdi evin piyasa değeri maximum 55000 gibi.Sizce kirayı kaç yapmalıyım..5 yıl dolunca biliyorsunuz rayiç bedele göre kira belirleniyor.6.yılda normalde evin piyasası 27000 filandı.20000 de anlaşmıştık.Enflasyon or
1.yıl 2000
2.yıl 2250
3.yıl 2500
4.yıl 3250
5.yıl 8000
6.yıl 20000
7.yıl 33000 kira ödedik. Şimdi evin piyasa değeri maximum 55000 gibi.Sizce kirayı kaç yapmalıyım..5 yıl dolunca biliyorsunuz rayiç bedele göre kira belirleniyor.6.yılda normalde evin piyasası 27000 filandı.20000 de anlaşmıştık.Enflasyon oranında zam yapayım diyorum ama bu sefer de derse ben 27000 binlik kirayı 20000 yapmıştım zaten rayiç bedele göre zam yapmamıştım.Şimdi normal değerinde kira istiyorum derse ev sahibi ne diyebilirim.Yardımlarınıza ihtiyacım var ne ev sahibini mağdur etmek ne de mağdur olmak istiyorum.
0
kiriko
(14.01.26)
Bu 5. yılın ardından olur da kira tespit davası açılırsa, yanılmıyorsam bilir kişi muadil yerlerin ortalama kirasını belirliyor ve ev sahibine belirlenen bu ortalamanın %80ine kadar zam yapma hakkı veriliyor. Sizin için zamanın o noktasında bu rakam 27bin liraysa zaten yapılabilecek şey 21.600 liraymış.

7. yıl %65 zam yapmışsınız. Yılın herhangi bir döneminde kira yenileme oranı bu seviyede olmadı. Ev sahibinin öpüp başına koyması gereken bir oran.
Ev sahibiniz "normal değerinde kira istiyorum" diye bir şey diyemez. Yani yasal olarak en azından. İsteyebileceğinin maksimumu enflasyonla belli zaten. Yapsa yapsa %35 falan yapabilir. Siz kimsenin midesi bulanmasın, orta yolu bulalımcı bir tavır takınmak istiyorsunuz madem onun biraz üstünü teklif edin. Siz de bonkör davranıp %50 yapalım deseniz, 50bin lira eder. Piyasası da 55 demişsiniz zaten.
7 yıldır oturan kiracının verdiği parayla, bugün yeniden evi kiralasa içine girecek in midir cin midir belli olmayan kiracının vereceği para arasında biraz daha fark olmalı gibi sanki.
0
cay koy geliyorum
(14.01.26)
Ocak ayı kira zam oranı %34,88

Buna göre yapacak olsan;
33000x1,3488=44.510,4

Emsal dairelerin kiraları 55.000 diyorsun. Mahkeme emsal kiraların yanlış hatırlamıyorsam %90’ına hükmediyor.
Doğrudan mahkeme gibi hesap etsek; 55.000*0,9=49.500

Yani aralığımız [45.500 - 49.500]

50.000 lira, mahkemeye vermiş olsa mahkeme süreçleri sonunda elde edeceği tutar oluyor. Üstüne avukat ve yargılama masrafları, aradan geçen zamanda kaybedeceği gelir, yaşayacağı stres şu bu derken bin tane yan problem. Çıkacak olsan evi hemen tutulacak mı? Sana depozito ödeyecek, düzgün kiracı bulacak, ev boş kalmadan kiraya verecek de 55.000 alacak. 1 ay boş kalmış olsa zaten aylık 3-5000 boşa gitmiş oldu bile.

45in biraz altını biraz üstünü teklif edebilirsin. Maaşlı çalışansan kendin geçen yıl Ocak ayı maaşınla bu ayki maaşını oranlayıp o oranı da aklının bir köşesinde tutabilirsin.
0
lazor
(14.01.26)
45 yap
+4
summerjam0306
(15.01.26)
(6)

askerlik yoklaması

Filinta61
selamlar, bizim oğlanın e-devletinde yoklama yapmanız gerekmektedir diye yeşil bir sayaç belirmiş. bu senenin sonuna kadar süresi var.lakin bizimki üniversitede okuyor. bu sen girdi. liseyi de 2024 de bitirmişti.baktım internette, millet anlatmış ama onların anlattığı ''erteleme'' sekmesi bizde çık
selamlar,

bizim oğlanın e-devletinde yoklama yapmanız gerekmektedir diye yeşil bir sayaç belirmiş. bu senenin sonuna kadar süresi var.

lakin bizimki üniversitede okuyor. bu sen girdi. liseyi de 2024 de bitirmişti.

baktım internette, millet anlatmış ama onların anlattığı ''erteleme'' sekmesi bizde çıkmıyor.

bununla ilgili biz bir şey yapacak mıyız. bilgisi olan var mı?
0
Filinta61
(14.01.26)
oğlanın öğrenci işleri ile görüşmesi gerek. normalde bu tecil işini onlar hallediyor.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(14.01.26)
2025 yılında dört yıllık ünv programına yerleşen birisinin lisans nedeniyle 2031 yılına kadar tecili olur. Sınıfta kalmadan bitirmesi halinde iki yıl içerisinde, bir yıl uzatırsa bir yıl içerisinde, iki yıl uzatırsa mezun olduğu yıl sonuna kadar ASAL başvuru işlemlerini başlatmalı yada mezuniyetinin bir üst eğitim seviyesine (yüksek lisans) kayıt yaptırarak tecilini uzatmalıdır. Sizin olayınızda üniversite öğrenci işlerinin oğlunuzun nüfusta kayıtlı olduğu yerel askerlik şubesine öğrenci belgesini postalaması gerekiyor. Posta gönderilmiş fakat askerlik şubesi mbs sistemine kaydını henüz girmemiş de olabilir. Sonuç olarak yazıldığı gibi öğrenci işleriyle görüşün.

edit: 28'ine kadar ertelenir yazılmış, yanlış bilgi. 22 yaşında üniversiteye başlayan birisinin askerliği 28 yaşına kadar ertelenir. 28 yaş üst sınırdır, herkes için geçerli değildir. oğlunuzun lise sonrası o kadar boşluk yok. Yakın zamana kadar askerlik şubesi başkanlığı yaptım, duyurudan çok kişiyi sevk ettim, güvenebilirsiniz :)
+1
yap desem yapmazsin he
(14.01.26)
28'ine kadar erteletir. üniversite okumasa bile sırf lise mezunu olduğu için 25'e kadar erteletme hakkı var. askerlik şubesine gittiğinde hallederler. e-devlette tecil işlemleri yapılmıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.01.26)
erteleneceğini biliyorum da,

bunu biz mi askerlik şubesine gidip yapacağız,
öğrenci işleri otomatik mi yapıyor onu bilimyoruz.

öğrenci işlerine sorup, yaza kadar bekleyelim belki e devlette bir şeyler güncellenir. değişiklik olmazsa herhangi bir askerlik şubesine uğrarız artık.
0
🌸Filinta61
(14.01.26)
Öğrenci işleri halleder dert etmeye gerilmeye değer bir şey değil. En kötü ihtimalle gidip öğrenci işlerine sorsun ne zaman ne yapıyorsunuz ben bekleyeyim mi diye
0
lazor
(14.01.26)
çok yüksek ihtimalle okul, milli savunma bakanlığı'na "bu şahıs bizim öğrencimizdir, dokanmayın" bilgisini geçmedi. bazen oluyor. oğlunuz öğrenci işleri'ne başvurup durumu izah etsin. alışık oldukları bir mesele, muhtemelen "haaaa öyle mi" deyip anında hallederler. olmadı bağlı olduğu askerlik şubesini (e-devlet'te askerlik ekranında görebilir) arayıp onlara söylesin, onlar yol gösterebiliyor hatta bazen direkt kendileri düzeltebiliyor.

benzer bir problemi ben de yaşamıştım, üniversite öğrencisi olduğum halde yoklama kaçağı görünüyordum ve öğrenci işleri hiçbir şekilde beni öğrenci olarak işaretleyip gerekli belgeyi çıkaramıyordu. askerlik şubesini aradım. meğer daha önce bıraktığım okul beni mezun göstermiş, haliyle sistem "bu adam zaten üniversiteyi bitirmiş bana ne ikinci kez okuyorsa, askere gidecek" demiş... bu durum açıklığa kavuşunca telefondaki hanımefendi bir dakikada halletmişti.
+2
der meister
(15.01.26)
(7)

Birikimi olmayan emeklinin kentsel dönüşümdeki durumu?

stanley5m
mahallede selamlaştığımız komşu teyze var. bana sordu ben de bilmiyorum öğrenirim dedim. emekli maaşı ve eşinden kalan maaş harici geliri ve birikimi yok anladığım kadarıyla. bir de yaşadığı ev kendinin. apartman dönüşüme gidecekmiş ne yapacağım nerede kalacağım diye paniklemiş. dönüşüm için para is
mahallede selamlaştığımız komşu teyze var. bana sordu ben de bilmiyorum öğrenirim dedim. emekli maaşı ve eşinden kalan maaş harici geliri ve birikimi yok anladığım kadarıyla. bir de yaşadığı ev kendinin. apartman dönüşüme gidecekmiş ne yapacağım nerede kalacağım diye paniklemiş. dönüşüm için para isteseler onu da verecek durumu yok haliyle

şöyle baktım kira yardımı 18 ay 8000 lira falan diyor. istanbulda bu fiyata içine girilecek karton kutu yok. apartman kentsel dönüşüme giderse %50+1 kararla bu durumda bu insanlara ne oluyor?


edit: tek evi yaşadığı evi kira geliri yok
0
stanley5m
(13.01.26)
Evi satıp köyüne dönmesi uygun bir hal tarzı gibi görünüyor.
-3
Mirket
(13.01.26)
sizin anlatımınıza göre aylık en az 35-40 bin lira civarında geliri var ve kira ödemiyor. bu paranın daha azına kira ödeyip çocuk okutan insanlar var.
teyzenin eski evinin yıkılıp yenisinin yapılması için de devlet 1750000 lira veriyor. bunun yarısı hibe, yarısı da uzun vadeli ve düşük faizli kredi. yıkılıp yapılan binalara ayrıca genelde 1 kat fazla yapılıyor ve bu da inşaat maliyetini azaltıyor.
bina yıkıldıktan sonra yenisinin yapılması genelde 6-7 ay sürüyor.
ayrıca bina yıkıldıktan sonra kira yardımı da var.

evet devlet evi olmayan biri ev almaya kalktığında hiçbir şekilde yardımcı olmuyorken, evi olanların evini yenilemesi için yardımcı oluyor.

teyzemizin durumuna üzülmenize çok da gerek yok, bir şekilde başının çaresine bakacaktır.
0
de jure
(13.01.26)
@de jure sanırım yanlış anlattım (edit olarak ekledim), kira geliri yok. sadece emekli maaşı ve oturduğu ev (dönüşüme gidecek ev) var. yani bina yıkılırsa yaşayacağı bir yeri yok. bu hibe ve kredi yeni evin yapılması için inşaata veriliyor sanırım. esas problem bu sürede nerede oturacağı. 18 ay falan süreler konuşuluyormuş. bahsettiğin kira yardımı aylık 8-10bin lira arası olarak görüyorum.
0
🌸stanley5m
(13.01.26)
Yok doğru anlattınız, inşaat 18 ay sürmez çünkü 1750000 lirayı müteahhide tek seferde vermiyor devlet, hakediş şeklinde ödüyor. Bu yüzden müteahhitler 6-7 ayda bitiriyor inşaatı.
İnşaat uzasa bile dediğim gibi 40 bin lira emekli maaşı ve kira yardımı olacak. Ayrıca İbb dışında ilçe belediyeleri de kira yardımı veriyor.

Şu an asıl düşünülmesi gerekenler, kentsel dönüşüme giren evlerde kiracı olanlar, onların işi çok daha zor.

O kadının da yalnızlık, yaşlılık, sağlık vs dertlerinin yanında ekonomik sorunları devede kulak.
-1
de jure
(14.01.26)
Süreç başlamadan dairesini satması yararlı olabilir.

Müteahhit zaten havada kapar. Şimdi ödeme yapmayıp, inşaat bittikten sonra (yepyeni sıfır daireyi) satıp bölüşecek şekilde anlaşabilirler. Bunu da yapıyorlar.

Sonra aldığı parayla bir başka ev alacak kendine. İnşaat sürecinde ne olacak bilemiyorum.
+1
lazor
(14.01.26)
Müteahhitler ayrıca kira yardımı yapıyorlar benim gördüğüm örneklerde.
Aynı muhitte olmasa da yine de 8000'den daha fazla olabiliyor. Sanırım ikisi ayrı ayrı alınıyor.
Kira yardımı doyurucu olan bir müteahhit olduğu zaman inşaat süresince "başını sokacağı" bir yer tutma ihtimali var. Taşınma yardımı yapanlar da oluyor.
Sanırım bu tüm şartlar, dönüşüme girecek binanın yeri ve değeri ile ilgili olabilir.

Teyze evi satarsa yine eski ve muhtemelen daha kötü bir yerden ev alabilecek. Çok iyi bir seçenek değil gibi duruyor.
0
burfak
(14.01.26)
bu tip sözleşmelerde bu durumdaki insanlar için kentsel dönüşüm kredileri öngörülmüştür. kredi işlemlerini müteahhit halleder. kredi ödeyemeyecek durumda olanlar için ise aynı sözleşmede kat karşılığı sözleşme yapmak da mümkün. yani yeni bir çıkacak fakat nakit parası yok diyelim. düşük faizli ve ödemesi müteahhide yapılan kredi kullanabilir. bu da yoksa kendisinin hak edeceği evi kat karşılığı mantığı ile verebilir. şu an hissesini satsa 1-2 milyon anca eder. fakat çıkacak ev 15 milyon değerinde diyelim. müteahhitle %50 veya daha yüksek veya düşük oranlarda verip inşaat bitiminde daha çok kazanırsınız. sakın hisseyi satma yoluna gitmeyin. bu tip sözleşmeler çok fazla seçeneği olan karma sözleşmelerdir uygulamada. değişik ödeme, peşinat, taksitlendirme veya kat karşılığı gibi seçenekler mevcuttur.
0
ground
(14.01.26)
(9)

Instagram hesabi acmak gerekiyor mu

ahm1
Disarida bir yerde birisiyle tanissam "numarani verir misin" demek veya o instagram hesabimi sorarsa "hesabim yok" demek "creepy" mi sizce? O kisiyle konusma sansimi ortadan kaldirir mi? Hesap acmam mi lazim? Instagram'da vakit öldürmek istemedigim icin acmadim simdiye kadar.
Disarida bir yerde birisiyle tanissam "numarani verir misin" demek veya o instagram hesabimi sorarsa "hesabim yok" demek "creepy" mi sizce? O kisiyle konusma sansimi ortadan kaldirir mi? Hesap acmam mi lazim? Instagram'da vakit öldürmek istemedigim icin acmadim simdiye kadar.
+2
ahm1
(13.01.26)
Aç tabii ki. Telefon daha özel bir şey ve demode.

Edit: Vasıfsızlar bunun neyini eksilemiş.
-12
arbre
(13.01.26)
Creepy değil. Doğrudan herkes telefon numarasını vermek istemeyebilir, Instagram diğer sosyal medyalara göre bu konuda daha iyi bir aracı.
0
black holes in the sky
(13.01.26)
Ben artık baskılara dayanamayip accam bir tane. Flörtte direk eksi yazıyor. Garip oluyor

Bir iki foto koyarım. Sonra manzara filan.

Sende açıp kesfete takılmadan kaliteli hesaplar takip edebilirisn. Benim cok girmemek icin yöntemim tarayıcıdan kullanmak. Bunu yapabilirsin.

Telefon vermeden güzelce mesajlaşmayı yolu telegram bu arada
0
ırene adler
(13.01.26)
Herkesin sarı sitede satış yaptığı bir piyasada arabanı satacak olsan arka cama “satılıktır” yazmakla yetinir misin? Herkes alacağı arabayı orada arıyor. İlan açmak da yetmiyor; modelini, km’sini, kaza geçmişini, avantajını dezavantajını, hangi koşullarda kullanıldığını alıcının anlaması gerekiyor.

Aynı hesap.
+1
lazor
(13.01.26)
Bence açmak gerekmiyor, evet bazen bir kanala/bilgiye ulaşmak zorlaşıyor ama şart değil bir çözüm bulunuyor. Bir de bence telefonunu vermek, özel hayatını, kişisel fotoğraflarını tanımadığın biriyle paylaşmaktan daha güvenli.
+1
Amaranta ursula
(13.01.26)
İletişim için Instagram istemek ve hiç Instagram kullanmaysn birinin sırf bu sebeple Instagram açması asıl sorun bence. Niye başkalarına göre yaşayalım ki. Instagram var mı diyene farklı sosyal medya hesaplarım var denilebilir veya telefon numarasını vermek istemeyenle de iletişime girilmez.olur biter.
+3
egerbiryolcu
(13.01.26)
Bence gerekli falan değil. Telefonunu istemekte de hiçbir beis yok.
+2
cay koy geliyorum
(13.01.26)
biriyle tanışmak için olmasa da instagram günümüzde şart. bir zaman çizelgesi, ayrıca kimi takip ediyorsun, takipçilerin kim, fikir veriyor. yeni açılmış bir instagram hesabı ise mesela, bana şüpheli geliyor.
0
tabudeviren
(13.01.26)
sen şart diyenlere bakma. instagram sanki bir şeyleri çok anlamlı kılıyormuş gibi, herkes sahte, kendi olmayan profillerle takılıyor. belki flört esnasında instagram kullanmayan birine denk gelirsen onunla evlenebilirsin bile. (evlilik kötüdür, evlenmeyin)
0
fugnar
(13.01.26)
(8)

Buz için arabada kolonya

michael_knight
Donmuş araba camındaki buzun hızlı erimesi için kolonya kullanmanın zararı var mı?
Donmuş araba camındaki buzun hızlı erimesi için kolonya kullanmanın zararı var mı?
0
michael_knight
(11.01.26)
1 defa fısfıslı kolonya kullandık çözdük buzu bir durum yaşamadık sonra hiç ihtiyaç olmadı.
+1
basond
(11.01.26)
birkac kere kullanmanin bir zarari olmaz da surekli buzlanma problemi varsa kazima aleti almak lazim. kolonya ile nereye kadar?
0
cooperr
(11.01.26)
Ben her defasında kullanıyorum fısfıslı kolonyalardan. Senede birkaç kere gerekiyor. Herhangi bir zararının olması bana olası gelmiyor.

Cam suyuna katmaktan söz etmiyorum. Cama sıkıyorum.
0
lazor
(11.01.26)
kolonya kaportaya zararlı. fısfıslar var onlardan alın
0
jelly bear
(11.01.26)
Antifrizi boş fısfısa doldurup sıkıyorum. Tabii kabasini kazima aletinin ucuna bez koyup aliyorum tabii. Yoksa antifriz sikmayla bitecek gibi olmuyor genelde.
0
mbond
(11.01.26)
Kolonyada markasına göre değişen ölçülerde alkol var. Alkol plastik aksamda, varsa cilada falan buğulanma yapabilir. Başka bir zararı olmaz.
0
lil siztah
(12.01.26)
büyük zararı olacağını çok sanmam ama kolonya yerine saf izopropil alkol alıp saf veya suyla filan karıştırıp onu kullanabilirsin maliyeti daha düşük olur. ben mesela gerekince izopropil alkol sıktım. elektronik şeylerin temizliğinde vs. de kullandığımdan bulunuyor yurt dışında rubbing alcohol diye geçen ürün işte normal günlük temizlikte her yüzeyde kullanıyorlar oralarda... plastik de cam da metal de ahşap da siliyorlar izopropil alkolle.

alkol zarar verir mi verirse ne kadar zarar verir bilmem de bu amaçla kullanılan ürün her yerde alkol. türü değişiyor sadece, bilen varsa türüne göre yorumlasın burada. mesela antifrizli cam suyunda metanol var türkiyede gördüğüm tüm markalarda, yurt dışında bazı yerlerde insan sağlığına zararlı olduğundan cam suyunda metanol kullanılmıyor. buralarda ya etil ya izopropil alkol veya bi ihtimal propilen glikol bazlıdır diye düşünüyorum.

piyasadaki buz çözücüler de yine alkol bazlı örnek etil alkol eshop.wurth.com.tr

@mbond antifrizi koyuyorum diyorsun da etilen glikol zehirli ve çevreye zararlı bir şey. daha uygun alternatifler varken önermem. yurt dışında mesela antifriz değişiminde yerlere boşaltmak vs. yasaktır toplayıp geri dönüşüme veriyorlar. bizim burada yine umursanmayan konulardan...
0
konetsu
(12.01.26)
Cevaplarınız için çok teşekkürler arkadaşlar.
Yılda 8-10 gün gerekiyor ve aşırılar aşırısı değil buz o yüzden buz kazıma aleti hem arabada gereksiz yer kaplayacak hem de kullanırken ellerim üşüyecek diye tercih etmedim.

Kolonya işini güzel ve hızlıca yapıyor ama internette birileri ön camdaki özel tabakaya zarar verir, camda böyle renklenme gibi güneş lekesi/yanığı gibi şeyler oluşur diye yazmış. Çok aklıma yatmadı ama sizlere de sorayım dedim.

Keyifli günler dilerimi hepinize.
0
🌸michael_knight
(12.01.26)
(3)

annenin çocuguna hisseli tapu devri

abelardo
annemin üzerinde 1/3 hisseli daire var. kendi hissesini benim üzerime geçirecek. bunu nasıl yapıyoruz? hiç bilmiyorum
annemin üzerinde 1/3 hisseli daire var. kendi hissesini benim üzerime geçirecek. bunu nasıl yapıyoruz? hiç bilmiyorum
0
abelardo
(11.01.26)
Tapu’dan randevu alınarak yapılıyor. Belediyesinden rayiç bedel belgesi alınıyor. Varsa emlak vergisi borcu vs ödeniyor belediyeye. Konutsa dask yapılıyor.

Ne için yapacağına göre devir tipi değişir. Bağış ya da satış olarak geçirilebilir. Ne sebepten çocuğa geçiyor? Ya buradan ya özelden açıkça yaz, dikkat etmek gereken şeyler oluyor.
0
lazor
(11.01.26)
satış gösterin daha az vergi çıkar. webtapudan randevu alman gerekir.
0
jelly bear
(11.01.26)
annenin hissesi paylı mülkiyet hissesiyse tapudan randevu alıp işlemi yapabilirsiniz bağışlama veya satış şeklinde.

ama annenin hissesi mirastan geçen hisseyse yani elbirliği mülkiyeti ise sadece diğer hissedarlara satış yapabilir sen hissedar değilsen sana satış yapamaz.
0
Sadece soruyorum
(12.01.26)
(15)

Zafer Algöz hikayelerinin ne kadarı sıkış?

michael_knight
Zafer Algöz’ün hikayelerinde yüzde kaç gerçek, yüzde kaç abartma, yüzde kaç uydurma?
Zafer Algöz’ün hikayelerinde yüzde kaç gerçek, yüzde kaç abartma, yüzde kaç uydurma?
0
michael_knight
(11.01.26)
9'u yalan
1' i süpheli
+2
designer
(11.01.26)
@designer, kaç lafının?
+2
🌸michael_knight
(11.01.26)
niye sıkış olsun ki? sıkış değil ama anlatırken süslüyor, abartıyor, eklemeler yapıyor, gerçekliğini bozuyor biraz.

mesela öztürk serengil'in turizm bakanlığı'ndan bir kredi almak için ankara'da bakanın yanına gidip, bakanın keline şap şap vurduğu, kredisi onaylanınca kolunu bacak arasından geçirip antinikukasss prrr falan dediğini anlattığı bir hikayesi var. ilk dinlediğimde hadi lan ordan koca öztürk serengil bakana öyle yapar mı demiştim, aynı hikayeyi müjdat gezen de aynı şekilde anlattı. üstelik olayın şahidi de cenk koray.

ya da bir tarık ünlüoğlu hikayesi anlatıyor. tarık ünlüoğlu kurtlar vadisi'nde testere necmi karakterini canlandırırken zafer algöz'e "önümüzdeki sezon hikaye bana dönüyor, herkes öldü, o öldü bu öldü bir ben kaldım" demiş. sezon finalinde ise testere necmi rus baronla teknede konuşurlarken tekne açılmış açılmış, ondan sonra da güüümmm diye patlamış. tarık ünlüoğlu da bunu televizyondan izlemiş.

e öyle olmadı ki, polat alemdar tekneye çıkıp testere necmi'yi vurdu, denize attı, aslan akbey de dalıp çıkardı, sorguya aldı. tekne mekne patlamadı. yani bunu tarık ünlüoğlu bilmiyor olamaz, çekimi yapılmış iş. binlerde kurtlar vadisi izleyicisi teknenin açılıp patlamadığını gördü, orasını sıkmış.

muhtemelen son bölüm senaryosu daha gelmeden 2-3 bölüm önce böyle bir şey söyledi. zafer algöz de onu süsledi müsledi komik hale getirdi.
+2
kibritsuyu
(11.01.26)
%99 sallamasyon. Biraz daha sağdan soldan çalma.

youtube.com

Bu video mesela. Bu şarkıyı ilk yapan eleman şu an Adnan Menderes üniversitesinde akademisyen olan bir eleman ile babası. Elemanın adı olcay Yılmaz. İlk videoda yanlış hatırlamıyorsam sadece keman var. Nereden biliyorsun de adamı tanıyorum. Facebook’ta ekli. Şarkıyla kısa bir dönem gündem oldu baba-oğul arkadaşlar. Ama sosyal medya bu kadar yoğun olmadığı için kendilerini gösteremediler. Sadece Facebook’ta izleniyordu.

Sonra da Zafer Algöz ve tayfası çöktü biz yaptık diye gündem oldular. Çekinmeden de hikayesini anlatıyorlar hala :D

Zafer algöz

youtu.be

Orijinali

youtu.be
-1
jackyr
(11.01.26)
bu adamların mesleği bu. herhangi bir olayı abartıp, süsleyip ilgi çekici hale getirmek.

ben anlatsam mesela bim'den peynir almışım gibi anlatırım. bu adam mordor'a gidip gelmiş gibi anlatıyor.
-1
duyurukullanıcısı
(11.01.26)
Dikkat ederseniz anlattığı olayların hiç canlı şahidi yok hepsi ölmüş insanlar, o nedenle kimse de çıkıp "at yalanı sikeyim inananı" diyemiyor.
0
kizil karga
(11.01.26)
Santana konserindeki boyacı cocuk olayı gerçek gibi,videosu var
0
essoist
(11.01.26)
E tamam işte bunun neresi sallamasyon? Kendi de diyor bi müzik öğretmeni ve oğlu yapmıştı kendi kanallarında ama duyulmadı diye. Muhtemelen senin arkadaşını kast ediyor işte. Biz de hakan altun falan çaldık, söyledik, çektik, 16 milyon izlendi diyor. Biz yaptık, şarkıyı demba ba'ya biz uydurduk dese neyse. Kaynak bile göstermiş adam.

Sallamasyonluk bunun neresinde oluyor?

Zafer algöz babamın oğlu değil de, çamur atmanın da bir adabı var. Tribünde kucaklaştığı adamla 15 metre düşmemiştir ha orası sallamasyon. Ön sıraya düşmüştür en fazla.

Sadri alışık - ajda pekkan hikayesini ajda hanım pekala yalanlayabilir. Kendisi hala hayatta.
0
kibritsuyu
(11.01.26)
nezarethanede bir gece ve sünnet edilen turist çocuk hikayesi doğru en azından. onu biliyorum.
0
yurtsuz john
(11.01.26)
%99’unun kolpa olduğundan adım gibi eminim. Anahtar kelimeler, örneğin “Kemal Sunal, Orhan dede, köfte, hesap” gerçektir, gerisi kendisinin yapmacık enerjisi ve abartılı hareketleri, gereksiz taklit ve efektleri, yersiz küfürleriyle uydurmadır işte. Bilgi almak için izlenecek şeyler değil neticede, eğer tahammül eden varsa eğlenmek için vakit öldürmek için izlenecek şeyler.

Andığı isimler hayatta olsalar bile konuyu ciddiye alıp da “öyle bişey yaşanmadı” diyecek değil. Benzer tarzda kimseler zaten her ortamda böyle şeyler sallar. Algöz’ün farkı bunu kameralar önünde yapması. Cem Yılmaz’ın ekibinde olması nedeniyle de yere göğe sığdıramayıp ayıla bayıla izleyen ergenler oldukça, kendisi de sıkmaya devam ediyor/edecek.
+1
lazor
(11.01.26)
@jakyr, biz yaptik demiyor ki. sosyal medya'da bir muzik ogretmeni ve oglu yayinladi diyor tam burada (sizin de verdiginiz linkin bu kisminda): www.youtube.com yani sizin ilk gonderdiginiz ve orijinal dediginiz linkteki kisilere atfediyor. fakat oncesinde sokaktaki bir roman calgicidan da duymustum diyor. yani soylediginizle alakasi yok. sadece aynisini bizde yaptik ve youtube'a koyduk diyor, sonra meshur oldu diyor ki dogru, yani elbette hakan altun falan soylerse daha meshur olacak.
+5
Sour
(11.01.26)
Ali Dayı hikayesi %100 yalan. Yok neymiş, atatürk yunanı denize dökerken yorulmuş, ali dayıyı çağırmış. Atatürkün elinden kılıcı alıp falan filan. Bu hikaye yalan arkadaşlar. Ahhahah
0
ground
(11.01.26)
@Sour ve @kibritsuyu: ama shorts'ta biz yaptık demiş. uzun videoda ise yine sallamış olabilir "bak bu şarkının sahibi baba-oğul değil, ben daha önce duydum" demek için.
-2
ahm1
(11.01.26)
Tam videoyu bulamamış olabilirim. Bir videosunda Hakan Altun’la aklımıza geldi yapalım dedik diyor.
-2
jackyr
(12.01.26)
@ahm1 ve @jacky kesilmis bicilmis bir shorts'tan elbette bu anlami cikarirsiniz. programin tamamini veya en azindan o bolumunu izlerseniz gercegi gorursunuz. burada diyor ki bizden once muslum baba soyledi, onunki bizimki kadar tutmadi. hatta diyor sarkinin bestecisi ve soz yazari hakan altun'a tesekkur edip sizin sayenizde bestemiz tanindi falan demis. yani o orijinal videodaki facebook arkadasinizdan bahsediyor. adam her soyleminde o kisilerden bahsetmis ki bahsetmese ne olur? orada muhabbet sirasinda unutursun yani. ama aklimiza geldi, yaptim demek sarkiyi biz urettik, biz bulduk demek degil, sadece tekrardan soylemek. bu arada uyduruyor veya yalan soyluyor da olabilir ama en azindan verdiginiz referanslar oyle degil.

o bolum: youtu.be

bu durum aslinda medya okuryazarligi derslerinde falan ornek okutulmali. zira goruldugu uzere bizde bu durum "hala" cok dusuk.
+2
Sour
(12.01.26)
(2)

Olimpiyat stadı çevresinde içilecek mekan?

furry burns
Arkadaşlar merhaba, yarın 3 arkadaş derbiyi izlemeye gideceğiz öncesinde de ufak bir demlenelim dedik ama olimpiyat'a 1 kez gittim sadece ve pek bilmiyorum çevresini. Başka yerde içip geçmek de trafik yüzünden korkuttu. 70 bin kişilik stat, ciddi yoğunluk yaratır. Stadın çevresinde içilecek bir meka
Arkadaşlar merhaba, yarın 3 arkadaş derbiyi izlemeye gideceğiz öncesinde de ufak bir demlenelim dedik ama olimpiyat'a 1 kez gittim sadece ve pek bilmiyorum çevresini. Başka yerde içip geçmek de trafik yüzünden korkuttu. 70 bin kişilik stat, ciddi yoğunluk yaratır. Stadın çevresinde içilecek bir mekan vs var mıdır? Daha önce gittiğimizde çevresinde sandalye çekip içtik de hava sıkıntılı şu an orası da İstanbul'dan başka bir hava yaşıyor zaten. Korkuttu ondan. Önerilerinize açığız.
0
furry burns
(09.01.26)
tema world, mall of istanbul ve arena park dışında oturup bir alkol içilebilecek yer yok denilebilir. tema world çok yakın zaten yürünebilerek gidilebilir stada 1-2 km vardır.
0
yazsamromanolur
(10.01.26)
Olimpiyat stadı dağın başında, ıssızlığın ortasında. Yakın çevresinde yürüyerek gidebileceğin herhangi bir yer yok.

Araçla gidilecekse söylenen 3 avmyi de (tema, mall of, arena park) kullanmak mümkün. Tema worldden olimpiyata yürünmez. Hem yaya yolu olmadığından hem de yürümek için çok uzun ve inişli çıkışlı bir arazi olduğundan.

En temizi mall of İstanbul’dan metroyla stada ulaşmak.
0
lazor
(10.01.26)
(5)

Özel numaradan arayıp rahatsız eden birini şikâyet edeceğim. Hangi yöntemi denemeliyim?

santimantal
Öncelikle, bu şikâyeti yapmamın benim sicilime herhangi bir dezavantajı olur mu?Arayan kişiler benimle eğlenmeye çalışıyor, beni tanıyan kişiler.Beni rahatsız ettikleri için bedelini ödemelerini istiyorum.CİMER'e mi yazayım, karakola mı gideyim, ilgili telefonu mu arayayım, savcılığa mı gideyim. Han
Öncelikle, bu şikâyeti yapmamın benim sicilime herhangi bir dezavantajı olur mu?
Arayan kişiler benimle eğlenmeye çalışıyor, beni tanıyan kişiler.
Beni rahatsız ettikleri için bedelini ödemelerini istiyorum.
CİMER'e mi yazayım, karakola mı gideyim, ilgili telefonu mu arayayım, savcılığa mı gideyim. Hangisinin ne farkı olur? Hangisini önerirsiniz?

Üç gün üst üste aradılar. Birinci gün konuşan kişi kim olduğunu söylemedi ve bana güldü. İkinci gün, kim olduğunu söylemezse savcılığa gideceğimi söyledim, cevap vermedi ve kapattım. Üçüncü gün telefonu açmadım önce bir daha arayınca kapattım ve özel numaralardan gelen çağrıları engelledim.

Şimdi bu arayan kişi ruh hastası biri olup başka yollardan rahatsız edebilir. Bunun önünü almak için şikâyet edeceğim.

Şikâyet edince kişinin kimliği bana açıklanacak mı?

Kişi ceza alacak mı?
0
santimantal
(07.01.26)
Karakola gidin. Ceza alırlar mı bilmem de, ders olur.
0
Kahvedesu
(07.01.26)
Böyle bir konuyu Cimer’e yazarsan öyle abuk öyle alakasız bir cevap alırsın ki kendin bile şaşırırsın bu alakasızlığı insanın nasıl hayal edebilmiş olduğuna. Zaten cimerin konusu da değil. Suç bu.

Karakola da gitme. Bin dereden su getirtirler, canından bezdirirler, ilgilenmezler.

Sen direkt kişinin huzur ve sükununu bozma suçundan savcılığa ver.
+2
lazor
(08.01.26)
Bulunduğun yerdeki savcılığa hitaben bi dilekçe yaz chat gpt de yazabilir.
arandığın tarih ve saatleri belirt sonra da telefon arama geçmişinin ekran resimlerininin çıktılarını al. dilekçe ve ekleri ile adliyeye git, girişte danışma oluyor genelde. savcılığa suç duyurusunda bulunmak istiyorum diye söylersen müracaat savcısının odasını söylerler. sıra varsa beklersin sıra yoksa girersn. savcı dilekçeni okur, soracağı bir şey varsa sorar, sonra dilekçeni havale eder. bu işlemlerin çok uzun süreceğini sanmıyorum. sonra da senin dosyan o adliyede savcılardan birine tevzi edilir. savcı da operatöre yazı yazar araştırır. bulunur mu bilmiyorum ama bu yolu deneyebilirsin ücretli bir iş değil. sadece savcılığa gideceksin. işin sonunda bu kişiler bulunursa ve savcılık suçun oluştuğuna kanaat getirirse dava açılır ama suçun oluşmadığına kanaat getirirse dava açılmasına gerek olmadığına dair karar verip dosyayı kapatır.
0
Sadece soruyorum
(08.01.26)
@paudi, numarasını bilmiyor, nasıl yazabilir?
0
Kahvedesu
(08.01.26)
Engelle gitsin, bu tarz olayları büyütmek riskli. Hala ısrar ediyorlarsa, savcılığa gitmen lazım. Polis ve cimer'lik bir mevzu değil bu.

.

.
0
kartallar yuksek ucar
(08.01.26)
(3)

atatürk olimpiyat stadı park konusu

biravekahve
cumartesi günü maça gideceğiz de aracı nereye bırakmak mantıklı olur? Daha önce giden bir arkadaş otoparkın iyice iç kısmına girme bir saat çıkamazsın dedi.
cumartesi günü maça gideceğiz de aracı nereye bırakmak mantıklı olur? Daha önce giden bir arkadaş otoparkın iyice iç kısmına girme bir saat çıkamazsın dedi.
0
biravekahve
(07.01.26)
Aynen öyle bırak gerilere doğru. Önündeki araçla da bir arabadan az, yarım arabadan çok mesafe bırak. Malın biri gelir kıçına kadar gelir, çıkamazsın sonra. Otoparkın içine zaten girme.
0
gobekliraki
(07.01.26)
Ziya gökalp metro istasyonu yanına bırakın arabayı. Metroyla olimpiyata gidin. 1 durak ilerisi. Zamanında hep öyle yaptım.
+1
dilemma of subscribtionability
(07.01.26)
Olimpiyatın kapısına kadar metro gidiyor (Ataköy’den). Saatleri abuk değilse elbette ki metroyla git. Sadece parktan çıkmak değil yola ulaşmaya çalışmak bile eziyet. Maç çıkışı metro da kalabalık olur tabii ama en azından kısa sürecek ve üstüne sürüp hasar veren olmayacak.

Ziya Gökalp iyi bi seçenek. Mall of’un otoparkına da bırakabilirsin. Metro güzergah haritasına bak. Seçeneklerin fena değil.
0
lazor
(08.01.26)
(1)

Maaş Hesabının Atm' de Görünmemesi

rock n roll
Maaş taşıma işleminden sonra maaş hesabı ATM' de neden görünmez? Kişi maaşını hesaplarının da olduğu bankaya taşıyor, internet bankacılığında maaş hesabı görünüyor ama ATM' de görünmüyor. Maaş yatmış ama ATM' de maaş hesabı ekranda çıkmıyor.
Maaş taşıma işleminden sonra maaş hesabı ATM' de neden görünmez? Kişi maaşını hesaplarının da olduğu bankaya taşıyor, internet bankacılığında maaş hesabı görünüyor ama ATM' de görünmüyor. Maaş yatmış ama ATM' de maaş hesabı ekranda çıkmıyor.
-1
rock n roll
(06.01.26)
Kartın maaş hesabından önce çıkmış bir kart ve maaş hesabın ona tanımlı değil. Uygulamadan kart ayarlarına girip karta hesap bağlamayı bul.

Ya da direkt çağrı merkezini ara yapsınlar.
+3
lazor
(06.01.26)
(26)

Gülsüm ismi

eileengray
Bir komşumuz bebeği için bu ismi düşünüyor. Bence çok kötü bir isim, bize temizliğe gelen teyzenin adı hatta. Eğer çoğunluk beğeniyorsa kendisine negatif hislerimden bahsetmeyeceğim, o yüzden sormak istedim.
Bir komşumuz bebeği için bu ismi düşünüyor. Bence çok kötü bir isim, bize temizliğe gelen teyzenin adı hatta. Eğer çoğunluk beğeniyorsa kendisine negatif hislerimden bahsetmeyeceğim, o yüzden sormak istedim.
-4
eileengray
(06.01.26)
lütfen bahsedin
+5
pide
(06.01.26)
Ben de hiç sevmem. Güllü isimleri genelde sevmiyorum, pastoral bir hava veriyor da bu gülsüm özellikle fonetik olarak hiç sevmediğim bir isim sebebi de yok. Dizilerde filmlerde falan hep köylü ya da köyden kente göçmüş ama köy hayatını bırakamamış tipte karakterlere verilmiş de o yüzden mi öyle düşünüyorum bilemedim.
+2
nundu
(06.01.26)
ileride devlet memuru falan yapma niyeti ile bu isim seçilmiş olabilir. (ironidir)
0
ground
(06.01.26)
ben de sevmem
+2
kisa
(06.01.26)
Gülsüm adında aklı başinda biri tanimadim, hep bi sıkıntıları vardi
+7
üğpoıuy
(06.01.26)
Gül adı güzel bence.
-3
arbre
(06.01.26)
şakasız bence çok güzel isim ya.
0
patronaj1
(06.01.26)
Evet eski teyzelerde olan bir isim bence de, ancak;

İsimleri şekillendiren ve güzel kılan kişinin güzel oluşu bence.

Ayrıca kişinin geçmişinde bu ismi hafızasında güzel kılabilecek hatıralar mevcut demek ki, kim bilir.

Saygı duyar yorum belirtmezdim ben olsam.
+1
va
(06.01.26)
saçma sapan bi isim. gülsüm yerine gülsün yazacaklar güllü yazacaklar neler neler. benim ilk ismim de saçma sapan bir isim ilkokul karnemde sadece ilk harfi doğru diğer harflerin ismimle alakası yok.

ayrıca yurtdışında sıkıntı yaşar Gülsüm diyemezler telaffuz edemezler.
+2
matilda
(06.01.26)
berbat bir isim tabii ki
+6
sanal hayvan
(06.01.26)
bence isim sevimli ve sıcak ama bu çocukların büyüyeceğini, online işlemler yapacağını, mail adresi alacağını, belki yabancılarla muhatap olacağını, iş hayatına gireceğini vb. de göz önünde bulundurmak lazım sanki.

temizliğe gelen teyze-kötü isim düşüncenizi bence sadece komşunuza değil kimseye söylemeyin bu arada.
+4
Phoebe
(06.01.26)
erkek çocukları olursa kürşat koysunlar adını
+3
nahtoderfahrung
(06.01.26)
çok güzel bir isim,
lina, pina, cina, arı maya, atlas, adel gibi isimlerin yanında adeta parlıyor.

erkek çocukları olursa kürşat +1

bu arada temizliğe gelen teyze en temiz duyguların insanıdır. ne sıfatla insanları sınıflandırıyorsunuz?
0
Hallegadola
(06.01.26)
Benim tercih edeceğim bir isim değil ama kötü bir isim de değil. Senin gözünde temizlikçi teyze canlandığı için yakıştıramamışsın.

Önemli olan, komşu senin veya buranın çoğunluğunun fikrini sordu mu? Sormadıysa karışmaya gerek yok. Kendi beğenmiş, bir seçenek olarak düşünmüş.
+1
lazor
(06.01.26)
Cosmicstring +1, gülsüm ismi bana hoş gelmiyor, oldukça da eski moda ama isimleri algılayış şeklimiz kişilere göre şekilleniyor bence, ailesi bu ismi beğenip bebeklerine bu ismi vermek istiyorlarsa karışmamak en iyisi.

Zamanımda kuzenime çocuğuna koymayı düşündüğü isim için çok olumsuz şeyler söyledim, hala ara ara özür dilerim kendisinden ne haddime hamileyken üzdüm seni diye, beğenmediğim ismi verdiler çocuklarına, şu an o isim hiç de kötü gelmiyor kulağıma.

Bize demode gelen isimler, özellikle anadili Türkçe olmayan kişilere fonetik ya da anlamsal olarak hoş gelebiliyor.
+2
(06.01.26)
Ben tercih etmem ama o ismi seçene garip bakmam şahsen yeni nesil uyduruk isimlerden daha iyi
+2
basond
(06.01.26)
Sormadıysa bir şey söylemeyin.
Bu her konuda takip etmemiz gereken bir ilke bu, ama çocuğa isim koymak gibi bir kararda kesinlikle olumsuz fikir söylememek gerek.

Bu isimle benim aklıma gelen tek kişi kapıcı Cafer'in karısı Gülsüm ama Gül ile başlayan diğer isimler bana güzel geliyor.
+1
michael_knight
(06.01.26)
Hallegadola + 10000

bebeklere kedi-köpekmiş gibi verilen saçma sapan isimlere kıyasla gülsüm gayet de iyi.
0
m e b
(06.01.26)
Anlamı kötü değil, ayıp değil, kültürümüze aykırı değil. Bence gayet konabilir. Arkadaşları “gül” diye kısaltacaklar zaten…
+2
yadigar
(06.01.26)
Bazı isimler kuşaklarla büyüyor ya. Bence bu isim de büyümüş. Çocuksa daha bebek, bence de alternatif düşünülebilir.
0
akhenaten
(06.01.26)
bana da modern gelmiyor bu isim. temizlikçi teyze ismi değil ama modern de değil.
ben yabancıların telaffuzu olayına pek takılmıyorum belki a101 kasiyeri olacak ne işi var yabancılarla. ha böyle yüksek eğitimli bi aile çcouğu ise ilerde amerikada okuyacağı kesinse tamam hassas olalım da.
+1
Sadece soruyorum
(06.01.26)
gülsüm bi zeynep değil ya, böyle bir isim koyuyorsa vizyon belli bence hiç uyarmaya gerek yok gayet bilincinde, değisede bilincinde olmasın kıza merve ismi koyupta bebek buyuyunce ortamları(emine fatma güllü vs) farklı olacağı için bu sefer garip kaçar.
0
eja
(06.01.26)
Ben eski ve klasikleşmiş isimleri çok seviyorum şahsen.

Gülsüm özellikle sevdiğim bir isim değil ama kötü de değil.

Lina, Vina, Alin, Dalin vb gerzekçe yeni moda isimlerden bin kat daha iyidir.
+4
anaphylacticshock
(06.01.26)
eksisozluk.com geldi aklıma direkt. Hayranı olabilirler mi?
Kötü bir isim değil bence.
0
auroraaurora
(06.01.26)
kibar cevaplar için teşekkürler. arapça kökenli olması ve bize temizliğe gelen Gülsüm adlı kişiyi çok çakal bulduğum için bu isme büyük bir önyargım var, ben asla tercih etmezdim. bana sorulduğu için ve düşüncemin sübjektif olduğunu bildiğimden genele sormak istedim.

edit: @muhayyer divan, bana soruldu elbette ama ben bu bilgiyi paylaşmadım diye azarlamanız kabul edilebilir bir şey değil.
+5
🌸eileengray
(06.01.26)
Kuzenimin halasının ismi ve bende hiç iyi bir intibası yok, hatta direk aklıma kibir geliyor.
+1
tiredofwaiting
(06.01.26)
(15)

Vefat etmiş birini güncel bir fotoğrafa yerleştirmek

m e b
Selamlar. Bir arkadaşımın doğum günü. Ona anlamlı bir hediye vermek istiyorum. Babası vefat etmişti, eski ama renkli bir fotoğrafı var. Ben ikisinin fotoğrafını birleştirmek istiyorum ama ne yaptıysam yüzleri doğal olarak %100 aynı yapmıyor, hep bozuyor. Gemini da ChatGPT de bozuyor, Grok bu konuda
Selamlar.

Bir arkadaşımın doğum günü. Ona anlamlı bir hediye vermek istiyorum. Babası vefat etmişti, eski ama renkli bir fotoğrafı var. Ben ikisinin fotoğrafını birleştirmek istiyorum ama ne yaptıysam yüzleri doğal olarak %100 aynı yapmıyor, hep bozuyor.

Gemini da ChatGPT de bozuyor, Grok bu konuda zaten evlere şenlik.

Prompt ne yazmalıyım ki asla yüzleri bozmasın? Fotoşop yeteneğim de pek yok. Işık, gölgelendirme vs gibi detaylarla kalitesiz olan fotoğrafı daha da berbat edeceğim. Nasıl yapabilirim veya bu konuda yardımcı olabilecek olan var mıdır?
-5
m e b
(05.01.26)
Mantıklı değil yapma bence
+8
messina123
(05.01.26)
@messina123: 14 senelik dostum kendisi. Kardeşiyle de zaten istişare yaptık hassas bir konu olduğu için.
0
🌸m e b
(05.01.26)
Ben de tavsiye etmem ters de tepebilir çünkü (bkz: uncanny)

Yine de yapacaksanız prompt'u da gptden isteyebilirsiniz. High fidelity vs.
+2
anon1m
(05.01.26)
paraya kıy, profesyonel tut.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.01.26)
Soruna cevap değil aslında ama ben de fikir paylaşmak istiyorum;

Herhangi bir zaman için olabilir ama doğum günü hediyesi olarak böyle duygu yüklü, kaybına/acısına hitap eden bir hediyeye gerçekten gerek var mı? Bana da iyi bir seçim gibi gelmedi o yüzden.

Doğum gününü kazak gömlek gibi bir şeyle geçiştirip, bir süre sonra böyle bir şey yapsan belki de daha iyi olur.

İlaveten şu da var; muhtemelen yapay zekayla canlandırılan fotoğrafları, videoları, böyle bir şeyin yapılabildiğini kendi de biliyordur. Kendi de yapabilir. İnstagramda dakika başı bu uygulamaların reklamı çıkıyor. Kendisi de düşünmüştür bunu. O yüzden bu orijinal bir şey olmayabilir diyorum bir yandan.
+4
lazor
(05.01.26)
Soruya cevap olmayan görüşüm bence de yapmasaydınız keşke böyle bir şey.

Şimdi soruya cevap olan görüşümü de iliştireyim, redditte (www.reddit.com) bu dediğin konuda yardımcı olanlar çıkıyor ama resmi postlaman gerekiyor.
+2
truf
(05.01.26)
Mesaj attım
0
Rondak
(05.01.26)
mantıklı bir hediye mi değil mi konusunda yorum yapmadan;
gemine'yi denediniz olmadı ama nano banana pro özelliği var bir de. ücretsiz olarak kullanabiliyorsunuz. telefondan denediyseniz oluşan resmin yanındaki üç noktaya basıp "pro ile yeniden oluştur" gibi bir seçenek var, onu deneyebilirsiniz.

çok iyi yapıyor aslında ama çoğu kez verilen prompt'u anlamıyor o yüzden ortaya saçma bir şey çıkıyor. başka araçlardan yardım alabilirsiniz prompt konusunda.

eğer olmadıysa başka bir sohbet açıp tekrar deneyin, genelde aynı sohbet üzerinden "bir de şöyle yap, bir de böyle yap" demek fayda sağlamıyor.

bir de, eğer denemediyseniz; kötü de olsanız kendiniz bir photoshop yapın düşük kalite ve nano banana'ya düzeltmesini söyleyin.

son şey; tekrar tekrar denemeye iterasyon deniyor. ai ile makul çözüm oluşturmak için bazen çok iterasyon yapmak gerekebiliyor (farklı promptlar verip olayı yeteri kadar iyi anlatmaya çalışarak)
0
biseysorcaktim
(06.01.26)
ben de yapmayin demeye geldim.
+3
banach
(06.01.26)
ben de yapmayın demeye geldim,
+2
oscar
(06.01.26)
Vefat etmiş birinin Ai ile oluşturulmuş herhangi bir içeriği çok rahatsız edici. Ünlüler için yapılan videolar bile bana hakaretmiş gibi geliyor. Arşivden gerçek bir görüntüsüne ulaşıp bunu bastırmak vs. belki uygun bir hediye olabilir. Ama Ai hem orijinal bir fikir değil hem de irrite edici ve üzücü olabilir yakınları için.
+1
creepy
(06.01.26)
Annesini kaybetmiş biri olarak bir "yapmayın" da benden. Hele doğum gününde hiç yapmayın.
+1
kobuzchu kiz
(06.01.26)
arkadaşlar, hepinize teşekkür ederim.

bu arada arkadaşımın zaten doğum gününü kutladık. ü gün hediye almamıştım ama hediyem bugün zaten yolda. ben ek olarak böyle bir şey yapmak istemiş ve öncesinde kardeşine de danışmıştım. hatta hediye verirken de "böyle böyle bir durum da var, istersen imha edebilirsin rahatsız olursan" demeyi planlıyordum. öyle herkesin içinde çat diye ve de yalnızca fotoğrafı verecek değildim.

yorumlarınızı okuyunca çok saçma veya düşüncesizce davranıyormuşum gibi hissettiğim için açıklama yapmak istedim ama farklı bir pencereden baktırdığınız için gerçekten teşekkür ederim.
+4
🌸m e b
(06.01.26)
babası vefat etmiş biri olarak söylüyorum: yapma. rezil bir hediye. ben olsam alır çöpe atarım, iletişimi keserim, tüm keyfim de kaçar.

mutlu gününde neden üzeceksin veya kızdıracaksın?

edit: şimdi cevabını gördüm, doğru karar.
+1
art cat chocolate
(06.01.26)
Fotoğrafları düzenleyip attım. Buraya da yazmış olayım. bence kötü fikir değil. Herkesin babasıyla fotosu olmayabiliyor. Sonuçta adam arkadaşını ve tepkisini biliyordur. O yüzden destekliyorum.
+1
Rondak
(06.01.26)
(5)

12 aylık taahhüdün son ayında cep telefonu numaramızı taşırsak cayma bedeli alınıyor mu?

santimantal
Türk Telekom'dan Vodafone'a taşımak istiyorum numaramı.12 aylık taahhüdümün son ayındayım. 26 Ocak'ta bitiyor taahhüdüm.Vodafone'da güzel bir kampanya var.Ama kampanyanın son günü bugün.Şimdi numaramı son ay bitmeden taşırsam cayma bedeli cezası ödeyecek miyim?
Türk Telekom'dan Vodafone'a taşımak istiyorum numaramı.
12 aylık taahhüdümün son ayındayım. 26 Ocak'ta bitiyor taahhüdüm.
Vodafone'da güzel bir kampanya var.
Ama kampanyanın son günü bugün.
Şimdi numaramı son ay bitmeden taşırsam cayma bedeli cezası ödeyecek miyim?
0
santimantal
(05.01.26)
Bitmesine kaç gün kalırsa onun bedelini alırlar.
0
kizil karga
(05.01.26)
Hayır son ay cayma bedeli ödemezsin. Başka türlü nasıl geçiş yapacağız zaten?
+3
lazor
(05.01.26)
Benim 31 ocakta bitiyordu taahhüdüm. Tam tersi şekilde Vodafone’dan Türk Telekom’a geçtim 2 ocakta. Taahhüt bozma bedeli 0 tl olarak görünüyor. Turk Telekom uygulamasinda var mı bilmiyorum ama Vodafone’da taahhüt bozma bedelini gösteriyor. 31 aralıkta bir aylık tutar görünürken 1 Ocak itibariyle o tutari göstermemeye başladı.
0
Murtazaaylak
(06.01.26)
hayır ödemezsin. son ay geçiş yapabilirsin.
0
gercekdunya
(06.01.26)
aynı şekilde son ay, taahhüt bitmesine iki hafta kala filan ttden vodafonea taşıdım cayma bedeli ödemedim. sadece paketinizdeki hakların tamamını kullandıysanız bişey ödüyormuşsunuz. yani atıyorum pakette 1000 dk 10 gb 250 sms var. hattı taşırken 10 gb tamamını kullanmış iseniz bi ücret çıkar demişlerdi müşteri hizmetlerinden.
0
elorelia
(06.01.26)
(11)

Kirada depozito işi

metal69
Kiracı olarak ödemeye mecbur muyum? Kirada oturduğum yerin maliki tutturdu depozito depozito diye. Kiramı her ay düzenli olarak ödüyorum. Esasen ödeme niyetim vardı, fakat babamın vefat etmesinden 30 gün, 1 ay geçmeden depozito diye tutturunca, ödeme isteğimi azalttı. Bir de sinir olduğum bir mevzu,
Kiracı olarak ödemeye mecbur muyum?

Kirada oturduğum yerin maliki tutturdu depozito depozito diye. Kiramı her ay düzenli olarak ödüyorum. Esasen ödeme niyetim vardı, fakat babamın vefat etmesinden 30 gün, 1 ay geçmeden depozito diye tutturunca, ödeme isteğimi azalttı.

Bir de sinir olduğum bir mevzu, evi tutmadan önce depozito almayacağını söyleyip tam sözleşme yapacağımız gün 1.000 dolar depozito istedi benden, halbuki kira 30.000 lira. Bizim biraz o evi tutmaya mecbur gibi değerlendirip son dakika öyle bir gol attığı için en baştan sinir oldum.

Sonuç olarak, ben depozito ödemeye mecbur muyum illaki, ona göre adım atacağım ilerleyen süreçte.
0
metal69
(05.01.26)
İmzaladığınız sözleşmede depozito şu kadardır, şu hesaba yatırılacaktır ya da alınmıştır diye bir madde var mı?
+1
mikro patlama
(05.01.26)
Hali hazırda oturuyorsan, kontratını varsa ek bir şey yapma zorunluluğun yok
+1
kisa
(05.01.26)
@mikro patlama

Maalesef var.
0
🌸metal69
(05.01.26)
O maddeyi noktası virgülü ile yazsana buraya
0
kisa
(05.01.26)
Yasal olarak en fazla 3 kira ücreti kadar depozito istenebilir. Eğer sözleşmede depozito istendiği yazılmışsa ödemekle mükellefsiniz.
0
my fault
(05.01.26)
Eğer hesaba yatacak deniyorsa, ödemek zorundasınız. O konuda yapacak bir şey yok. Depozito alınması çok normal bir uygulama ama size baştan yanlış bilgi vermesi onun ayıbı tabi. Sizin tek seçeneğiniz imza aşamasında caymak olabilirdi. Yok eğer depozito alınmıştır, nakit alınmıştır gibi bir şey yazıyorsa konu bambaşka bir yere gider.
0
mikro patlama
(05.01.26)
Öncelikle başın sağ olsun.

Bana öyle geliyor ki depozitodan daha önemli bir konu var. Ya da ben anlamadım.

Sen bu evde bir süredir zaten oturuyorsun ve kiralarını ödüyorsun. Depozitonun en başta ödenmiş olması beklenir normalde. Neden aylar geçtiği halde depozito ödenmemiş, neden şimdi isteniyor?

Baban vefat ettikten sonra kontrat mı yenilediniz?
0
lazor
(05.01.26)
Evet, vermek gerekiyor olması gereken de bu zaten. Mesela kiracılar nasıl evden çıkarken şu kadar para vermezsen çıkmam en az 6 ay daha otururum diyorlarsa aynı mantık adam da depozito parasını istiyor.
0
tahirkemalbozoglu
(05.01.26)
durumu ben anlamadım.

normalde depozito işi sözleşme imzalanırken halledilir, sonra yerleşilir kira ödenmeye başlanır.

siz kiramı düzenli ödüyorum demişsiniz, buradan anladığım siz yerleşmişsiniz en az 2 aydır oturuyorsunuz.

yani sözleşmede depozitoyu kabul edip sonra ödemediniz mi? diycem... ama sözleşme yeni imzalıyorsunuz. kafam karıştı yani. siz sözleşme imzalamadan mı kiracı oldunuz?
+2
robokot
(06.01.26)
sonradan isteyemez net. siz galiba her sene yeni kontrat yapıyorsunuz ve buna gerek yok. yeni kontratı imzalamadan artış yapıp devam edin. kira kontratları aynı şartlarda birer yıl yenilenir. galiba babanızın üstüneydi kontrat ve babanız ölünce sizinle yeni bir kontrat yapmak istemiş ki bu doğru yapmalısınız. bu durumda da depozito vermeniz gerekir.
0
ground
(06.01.26)
Baba sağlığında kontrat yapmış ise babanın vefatı kontratı iptal etmez. Kontrat mirasçılarla aynen devam eder. Nereden çıktı yeni kontratın yapılmasının doğru olduğu?

Depozito bir şart değildir. Anlaşmaya bağlıdır. Kontrat yenilenecek olsa bile rahmetlinin kontrat yaptığı zaman ödediği depozito nerede?

Sözleşmenin sürecini açıkça anlatmadığın için havada kalıyor mevzu.
0
lazor
(06.01.26)
(21)

Doksanlı yıllar aslında

kizil karga
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı yıllar sevgisi var, bunun nedeni ne olabilir? Çünkü doksanlı yıllarda güzel olan tek şey Türk pop müziğindeki devrimsel atılımdı, onun dışında yaşı yetenler illa ki hatırlayacaklardır doksanlı yıllar; gazetecilerin suikaste uğradığı, mafyanın devletin polis teşkilatının ortak hareket ettiği, faali meçhul cinayetlerin zirvede olduğu, gözaltına alınan özellikle sol görüşlü vatandaşların bir gecede yok olduğu, bankaların sürekli hortumlandığı ve bir gün ansızın tüm varlığınız yok olduğu, ölüm listelerinin alenen ortalıkta dolaştığı ve bu listedeki insanların infaz edildiği bir dönemdi diye hatırlıyorum ben ama insanımızda enteresan bir doksanlı yıllar nostaljisi var, bunun nedeni ne olabilir beyin sadece iyi olanı mı hatırlıyor ve bunlar unutuluyor mu sizce?
+1
kizil karga
(05.01.26)
90lı yıllar güzellemesi yapanlar sadece 90larda çocuk olanlar yani benim akranlarım :)
biz bilmiyoruz öyle suikast filan, sokakta oynamayı 90lar popunu filan özlüyoruz.
+4
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
bu arada 90'lardaki müziklerde pek güzel değil. İyi bir altyapısı yok. 100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor.

insanların özlediği şey bence teknolojinin azlığı ve daha fazla samimiyet.
0
koela
(05.01.26)
eger ortalama bir hayat suruluyorsa gecmis hemen hemen her zaman romantiktir, ozlem duyulur cunku gencligi temsil eder. insanlarin cogu da ortalama bir hayat surer. yani saydiginiz olaylarin birincil muhatabi degillerdir. gunumuzun internet kullanicilarinin buyuk cogunlugu 90'larda cocuk olan kisilerden olusuyor. bu olaylar yasanirken zaten cocuklar. internet falan da olmadigindan sistematik bir maruz kalma olmuyor. zamanin her seyin ilaci olmasi durumu da var. insan su anki problemlerine odaklanir, gecmiste yasadigi zorlugu unutur. dedigim gibi bunlari ortalama bir birey icin soyluyorum. yani eger iskencelerle dolu cok kotu bir hayatiniz yoksa... yani genclik, zaman, internetin olmamasi, daha cok insan iliskilerine dayali bir yasam, farkli bir guven ortami olmasi vs. gibi cevresel etmenler, hepsinin katkisi var.
+1
Sour
(05.01.26)
Ben o yılları baştan sona gördüm.

90'larda Türkiye; Siyasal islamcıların iktidarda ve bürokraside olmadığı, ordusu Atatürk ilkelerine bağlı, basın ve ifade hürriyetinin büyük ölçüde geniş olduğu, AB hedefi olan, yüzünü hür dünya değerlerine çevirmiş şirin bir Balkan ülkesiydi.

Sorunlar yok muydu vardı ama şimdikinin yüzde beşi kadar bile değildi. Yaşayarak gördük.
+4
yurtsuz john
(05.01.26)
Ben babamın girgir ciltlerinden 80-90 falan okuduğum için daha çok bilgiliydim. Ve insanların çoğu geçmişi unutuyor ama bu sadece bizde değil, her yerde.
Millet x zamanı iyiydi diyor, bir bakıyorsun soğuk savaş var, nükleer riski var, iş güvenliği yok, hastaliklara aşı yok, kansere tedavi yok, ortalama yaşam 60-70 falan, kadınlar eşlerinin malı gibi, eşcinsellere ciddi sıkıntılar var, siyahlara ırkçılık var falan filan.

Ben şahsen geçmişe oranla sadece şu sıkıntıları görüyorum;
- tech brolarin istediğini yaptığı bir dönem.
- shareholder value diye diye bokunun çıkması. Şirketin hisse değerinin her şeyden önemli hale gelmesi
- sosyal medyanın ve etrafımızdaki çoğu şeyin bizim zamanımızi calmaya ve bizi bağımlı yapmaya çalışması

Belki bir iki şey daha vardır ama genel olarak birçok konuda her zaman şu anki dönem 80-90lardan iyi neredeyse her ülkede.
Ya daha şundan 10 sene önce falan isid, el kaide sürekli bomba patlatiyordu. Bu bile unutuluyor.
Ha bu arada Türkiye misal bence 2000-2010lara kadar falan oldukça güzeldi, ama küçük küçük her şeyin değiştiğini görüyorduk. Şu an misal Türkiye kesinlikle o dönemden çok çok daha kötü halde, tartışmaya açık bile değil. Ama 90lardan çok mu daha kötü buna net bir şey diyemem, cocuktum da o dönemleri de okuduk yolsuzluklar falan doluydu her yerde.
+1
logisticsmanager
(05.01.26)
Evet bence bunun önemli kısmı o yıllarda çocuk olduğu için neler yaşandığını hatırlamamak ve çocukluk-gençlik yıllarındaki keyfe özlem duymak.

Ama daha önemli ve gözden kaçan bir şey var o da Türkiye'de yönetici sınıfın değişmesi. Hem paraya sahip olan hem de devletin karar verici mekanizmalarında söz sahibi olan sınıf değişiyor ve önemli kısmı değişti. Hangi sınıftan olduğun da o yüzden eskinin daha iyi olduğunu düşünüp düşünmemek konusunda etkili.

Objektif bir şekilde baktığımı zannettiğimde 90'lar bana da çok kötü geliyor. Şu anda da kötü şeyler yaşanır o zamanlar da kötü şeyler yaşanıyordu. Ama 90'larda pek çok insanın ölümüyle sonuçlanan, neyin ne olduğu belli olmayan daha kaotik, daha az bilgi sahibi olduğumuz kötülükler vardı, o yüzden daha kötü olduğunu düşünüyorum.


Ek: Karşılaştırma yaparken teknolojinin getirdiklerini hesaba katmamaya çalıştım. İnternetin, robot süpürgenin, tıptaki gelişmelerin dikkate alındığı bir karşılaştırmada eskinin hiç şansı yok.
-1
michael_knight
(05.01.26)
90lı yılları hatırlıyorum ve şimdiye oranla kesinlikle daha iyiydi. faili meçhul cinayetler vardı evet ama şimdi daha fenası var.
o yıllar daha iyiydi çünkü; eğitime önem veriliyordu, tahsilli insanlar hak ettiği değeri görüyorlardı, imam hatip liseleri şimdiki gibi çoğunlukta değildi, siyasette denge vardı, diktatörlük yoktu, siyasileri dengeleyen yozlaşmamış devlet kurumları vardı, medya tamamen yandaş değildi, üniversiteler bağımsızdı ve kaliteliydid, siyasi karikatürler ve taklitler yapılırdı (şu an yapılsa yer yerinden oynar o derece şeyler), büyükiehirler tamamen köy kültürüne teslim edilmemişti, tübitak değerliydi, tekrar yazıyorum devlet kurumlarına güven vardı. daha tonla şey yazarım.
0
abelardo
(05.01.26)
@koela'in "100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor." ifadesini açmak istiyorum.

Erişim kısıtlı olduğu için o dönemde seçiçi davranmak zorunda kalıyorduk. Sadece şarkı olarak değil, gene olarak çoğu şeye erişimimiz kısıtlıydı. Dolasıyla az olan seçeneklerden kaliteli olanını bulmak için kılı kırk yarıyorduk, ince eleyip sık dokuyorduk.

Şimdi ise seçeneklerimiz ve erişimiz devasa boyutta. Kaliteli olanı nereden nasıl bulacaksın?!

@abelardo yozlaşmış devlet kurumları da vardı. Bir devlet kurumu düzgün işlerken, diğer devlet kurumu, pisliğin içine batmış, gırla rüşvetle ve yozluşlukla iş görüyordu.
0
put it in your appropriate place
(05.01.26)
Aklıma gelen ilk artılar: Sosyal medya yoktu. Çoğu insanın yaşam tarzı ve fikirleri umurumuzda değildi. Toplum olarak kafamız bu kadar karışık değildi. Halkın çoğunluğu, hayatını içinde bulunan coğrafyanın gerçeklerine daha uyumlu geçiriyordu. Mahalle kültürü vardı. Avm çılgınlığı ve tekelleşme yoktu. Her yerin yerel esnafından alınırdı her şey. Esnafta çakal olsa da azdı. İnsanlar daha az açgözlüydü. Anadolu liseleri gibi kaliteli ücretsiz orta okullar ve liseler vardı. (Fen liseleri hâlâ iyiler) Eğitim sisemi kendi içinde daha tutarlıydı. Toplum içi saygı ve görgü daha yüksekti. Gıda ve hayvancılıkta şimdiden daha kendine yeter bir haldeydik. Gayrimenkul daha ucuz ve ulaşılabilirdi. Görsel ve yazılı medyanın çoğu tıpkı günümüz gibi tekelleşmiş olsa da, gazetecilik ve mizah şimdiden bin kat daha özgürce yapılabiliyordu.

Aklıma gelen ilk eksiler: Ulaşım ve sağlıkta korkunç kötü seviyelerdeydik. Poliste işkence standart uygulamaydı. Bürokrasi çok uğraştırıcıydı. Devlette muhatap bulamıyorduk. Sade vatandaşa devlet dairesinde insan muamelesi yapılmazdı, en basit işi günlerce, haftalarca sürebilirdi. Ülkenin doğusunda çok ciddi asayiş ve terör problemleri vardı. Memur ve Öğretmen maaşları ile geçinmek mümkün değildi. Okullarda dayak standart uygulamaydı. Alelade bir çavuş valiye posta koyabiliyordu, o derece askeri vesayet vardı.

O zaman da, bu zaman da rüşvet, yolsuzluk, kadrolaşma vardı, var. Kadın cinayetleri, mafya, çeteler, şiddet vs. de o zaman da aynen vardı. Devletin nimetleri kendilerine peşkeş çekilen, iktidar destekçisi zenginler o zaman da vardı. İnsanımızın kalitesizliği potansiyel olarak o zaman da vardı belki ama insan yine utanır, gizlenirdi. Ahmaklık, arsızlık günümüzdeki gibi yüceltilmezdi.
0
dilemma of subscribtionability
(05.01.26)
Alım gücü süper olmasa da şuan ki durumdan iyiydi. Ev, araba almak daha kolaydı. Açıkçası şuan rahat olan çoğu kişi 90'larda yaptıkları sayesinde yaşıyor.

Türkiye bu kadar kalabalık değildi. Büyük şehirler daha yaşanabilirdi. 90'lardan 2000'lerin ortalalarına kadar durmadan yeni binalar yapıldı. Bu konutlar nedeniyle büyükşehirler çok fazla göç aldı. Artık ve trafik kaldırıyor ve su yetiyor.

Siyasi açıdan da hesap verebilirlik vardı. 2003'ten beri din ve rant karışımı bir siyaset yaşıyoruz.
0
michael harddd
(05.01.26)
80-90larda da 3. dunya ulkesiydik, hala oyleyiz. eskiden kemalist/laik olmaya zorlanan bir ulkeydik, simdi dinci olmaya zorlanan bir ulkeyiz. ortasini henuz tutturamadik. :D

pop muzik - tarkan ilk ciktiginda bu ne lan dendigini net hatirliyorum, zira millet trt'de turk sanat muzigi falan dinliyordu cogunlukla. pop olarak kayahan ve nilufer vardi, bunlarin kasetleri cikinca yok satardi, kaset bozulana kadar dinlerdik. "kil oldum abi" baya ters bir sarkiydi o donem icin. sonra sezen aksu/onno tunc madeninden birsuru adam cikti, o madeni tepe tepe kullandik diyebiliriz. 3-5 sarki var demek dogru degil, baya iyi bir donemdi.

ekonomi - berbatti, enflasyon %100 uzerindeydi, surekli yeni para basilirdi. trilyonlar katrilyonlar.

bankalar - saglam bankalarda sikinti yok. ama 1 koyup 3 almaya calisan tayfa dandik bankalarin vaad ettigi uber failere kapilip batti.

kontrgerilla - susurluk ile belgelendi. devlet isine gelmeyi temizlerdi.

terorizm - kotuydu, kalabaliklara pek girmezdik. doguda surekli operasyon olurdu. her ay biryerlerde patlama olurdu. kapali carsiya falan korkarak gittigimizi net hatirliyorum.

siyasiler - yolsuzluk vardi ama bugunki gibi apacik yapilmazdi. ozal'in oglu baya zenginlesti, suleyman'in da kardesi koseyi dondu. ciller de nemalanmistir. birbirlerini aklayarak devam ettiler. ecevit ve erdal inonu disinda yemeyen oldugunu sanmiyorum.

rusvet asiri yaygindi ve dogaldi, polis cevirince para verip gecerdin.

istanbul'da altyapi berbatti. dogalgaz hatlarinin dosendigi donemler, heryer cukur ve camurdu. camur ve pislik icinde bir 10 sene gecirdik diyebiliriz, arabalar cukura falan dusuyordu.

artilar:
+ siyasilerle girgir gecilirdi, hakaret edilmezdi ama dalga gecilirdi. kimse bisey demezdi.
+ siyasi liderler bir tik daha kalifiyeydi, yabanci dil falan bilirlerdi, diplomalari vardi, diploma tartismasi falan cikmazdi.
+ kalabalik yoktu, sokakta park yeri kolaylikla bulabilirdin mesela. yazlik mekanlar tenhaydi. butun sahiller kusatilmamisti, gidip havluyu acip 5 kurus vermeden denize girebiliyordun.
+1
cooperr
(05.01.26)
y kuşağı 90ları iyi hatırlıyor çünkü çocuktuk. madımak katliamında babam oturdu ağladı, ben yetişkin olsaydım çocuklarım için çok endişelenirdim. boomer ve x kuşağı için zor bir süreç olur. bizim için dünya kupası 94 98 falan.
akşama kadar elimizde telefon var, mal gibi yaşıyoruz. tamam 90lar leş gibiydi, süikastler vardı. ama hiç bir dönem 2003 2026 kadar baskıcı da değildi be. evet alt yapı şehirleşme kötüydü. ama geçmişe özlem hep vardı. 2003 sonrası akp değilde daha ortada bir parti olsaydı belki daha iyi olurduk.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. Babam orta okulda mudur yardimcisi/ogretmendi ve tum aile inanilmaz tutumlu olmamiza rahmen cok fakirlik cektik. Turk lirasi kronik cokusteydi. Simdiden iyi miydi kotu muydu orasina girmiyorum. Ama bu eskiye pembe gozluklerle bakma bagimliligi butun dunyada var.
0
hot potato
(05.01.26)
katlıyorum. aşırı karanlık yıllar. siyasi, ekonomik, toplumsal, her açıdan bitik yıllardı. insanın geçmişi güzel hatırlamak gibi bir sanrısı var maalesef. her şeye rağmen türkiye’de ne seksenleri ne doksanları bugüne yeğlerim.
0
sir gawain
(05.01.26)
hayatı daha katlanılabilir kılmak için insan beyni geçmişi hatırlarken olumlu yönleri daha öne çıkarma eğiliminde doğal olarak. ayrıca çoğu zaman özlenen iyi olduğu düşünülen şey o zamanki dünya veya ortam değil kendinsin aslında. gençliğini, daha heyecanlı, enerjik vesağlıklı olduğu yıllları özlüyor insanlar. bu psikoloji dışında daha iyi olan şeyler var mıydı derseniz şahsen benim Türkiye için umudum vardı; büyüyen bir ülkeydi, Avrupa ülkesi olma yolundaydı, güçleniyordu. Evet o zaman da fakirdik ama 2000'li yıllardan büyük beklentiler vardı. Özgürlükler açısından bakıldığında daha da özgür gibiydik. Siyasi baskılar yine vardı ama halk açısından ifade özgürlüğü daha üst bir seviyede idi.
0
creepy
(05.01.26)
90larda çocuktum. öyle aman aman bir sıkıntı yaşamadığımız sürece de mutluydum.

tek kanallı devirde çok sıkılırdım ben mesela. istiklal marşıya açılış. voltran diye bi çizgifilm çıkardı. çizgi film de sayılmaz haraketsiz tatsız bişey. gece kalkar televizyonu açarsın trt yazar başka bişey yok. ne bileyim ekonomik şartlar bugüne göre daha iyiydi enflasyon bugünki kadar değildi. onun dışına çıkıp dışarda oynamaktan başka yaptığım bişey olmadı. cep telefonu , internet olmadığı için insanlar daha sosyaldi. ne bileyim kadınlar gün yapardı, akşamları ailece misafirliğe gidilirdi. çocuklar dışarda topla veya misketle oynardı. saklambaç oynardık. yakar top oynardık. binbir türlü oyun oynardık. eğlenirdik ama başka yapabileceğimiz bişey yoktu. çok kanallı döneme geçince resmen ağzım açık kalmıştı.

evet karanlık bir dönem ama ben şahsen şu günleri çok daha karanlık buluyorum. o kadar fantastik şeyler görüyoruz ki belki bunlar eskiden de oluyordu ama görmüyorduk. haberimiz olmuyordu. mesela kadına karşı şiddet. terör olayları , cinnet geçiren insanlar vb.

bu söyleyeceğimi miden kaldıramayabilir ama sıcağı sıcağına diye bir program vardı. youtube da yayınları var. o dönemi anlamak adına izleyebileceğin bir program olduğunu düşünüyorum. hani o zamanların müge anlısı.
-2
omer460
(05.01.26)
İnsanlığın boktan olmayan dönemi mi var?

İnsanlar eski günlerdeki güzel anılarını özlüyorlar. O zamanki kendi dertlerini bile siliyor insan hafızası.

Nicki yeni ve güzel olan arkadaşın dediği gibi, bugünün nostaljisi olan 90’ları ananlar çocukluklarını kastediyor; tasolarını, spice girls’ü falan. Kimse “ulan yok şimdi öyle faili meçhuller be” diye dertlenmiyor yoksa.
0
lazor
(05.01.26)
madem gecmis romantik ve nostaljik, neden diger yillari degil de 90'lari duyuyoruz? ben kendimi bildim bileli 90'lar nostaljisi yapilir tum dunyada. insanlik tarihinde dipler de var, pikler de var. kimse ah o 1930'lar 40'lar ne guzeldi demiyordu.

90'lar insanlik icin bir patlama cagiydi, cok guzel filmler, kitaplar yazildi 90'larda. internet, bilgisayarlar evlere girdi, telefonlar ceplere girdi. sadece 90'lar degil 00'lar da ayni derecede iyidir. bugun kullandiginiz google, amazon, youtube, smartphone vs ne varsa 1993-2008 arasi hepi topu 15 yillik donemin meyvesidir. buna benzer bir donem bir de 60'larin sonu 70'lerin basinda yasanmis.

90'larda turkiye cok iyi durumda degildi ama globalden payina duseni aliyordu. yani atiyorum sinemaya gidip jurassic park, titanic, fight club falan izleyebiliyordun. tum dunyada yarin neler yapilacak dusuncesi vardi. kollektif bir optimizm vardi. simdi yarina bakinca sikmeseler bari diyip 90'larda cekilmis eski filmlerin dandik remake'lerini izliyorsun. yahu muzik yapilmiyor artik muzik. elektronik, autotune, sacmasapan sozlere sahip rap dinliyor millet butun dunyada.

bu arada tr altin cagini 90'larda degil 2000'lerde yasamistir. ulkede guzel olan ne varsa 2002-2010 arasi yillarda yapilmis. butun guzel muzikler, efsane rock gruplari, guzel sinema eserleri bu yillarda ortaya cikmis. cem yilmaz'in bir o zamanki filmlerine, stand uplarina bakin, bir simdikilere. zamanin ruhu diye bir sey var.

90'larda dedigim gibi tr teror, deprem, krizlerle calkalaniyordu. global yukselmeden payini alsa da asil sicramasini 2001 krizi sonrasi yapabilecekti. bu 90'lar geyigi ozellikle bati ulkeleri ve japonya icin yapilir.
+3
antikadimag
(06.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. +1
Nostaljik seyler guzel geliyor. +1

Ekonomik durumdan tam emin degilim ama bizim evde o gunun sartlarinda bile baya idareli yasaniyordu. Etli yemek yapmak gibi bir adet bile yoktu. Kurban bayraminda birsey kesilirse o zaman biraz kavurma falan yeniyordu. Bol ekmekli kofte yapildigini hatirliyorum ara sira, demek ki bazen kiyma aliniyormus. Konsantre olmayan meyve suyuna bile biraz su ekleniyordu. Ekonomi soyle boyle iyiydi diyenler muhtemelen ebeveynleri okumus yazmis iyi islerde calisan insanlardi. Nereye bakildigina bagli, ev alma konusuna bakilirsa mesela bugune gore cok daha kolaydi. Bizimkiler bir donem 3 kisi calisti, harcamalar zaten dusuk, gurbetci akrabalardan 3-5 bin mark gibi borclar alindi vs 1997 yilinda sifir bir ev alabildik. Yanilmiyorsam 32 bin mark falandi o zamanin parasiyla, tabii bugunun enflasyonuna uyarlanirsa ne rakam cikar bilmiyorum. Cok da az para degildir.

Medyanin ozgurlugu de biraz yaniltici. Medyanin belli bir cizgisi vardi. Bu cizgi senin sevdigin bir cizgiyse ozgurdu dersin. AKP'li dayiya sorsan o da A haber cok iyi der. NTV'nin yeni ciktigi zamanlari hatirliyorum. Haber yapma sekillerine cok sasirmistik. O zamanlar kanal 7 tarzi butik kanallar haric butun kanallar laiklik elden gidiyeah modunda takiliyordu. NTV'nin daha notr bir dil kullanmasi cok dikkat cekmisti.
-1
mbond
(06.01.26)
Beynimize bu kadar veri girmiyordu.
İş hayatı çok basitti. Hedefler, toplantılar yoktu.
Yatağa yatıp tavana bakıp hayal kuruyorduk.
Hayattan beklenti çok azdı. Kıyafetlerimizi bile pazardan alıyorduk.
İnsanlar bu sadeliği özlüyor.
+1
plastic_angel
(06.01.26)
Toplumsal açıdan değerlendirecek olursak o zamanlar cehalet bugünkü gibi prim yapmıyordu, cahil insanlar vardı elbette ama eğitimli insanlara saygı duyulurdu, ekonomik zorluklar, terör vs zor tarafları vardı elbette ama bambaşka bir hayattı yaşanan, pek çok kişinin söylediği gibi çocukluk/gençlik dönemimize gelmesinin romantikleştirilmesinde etkisi büyük ama o zamanlar gençlerin umudu vardı, iyi okuyup çalışkan olarak hayatta yer edilinebilirdiniz, şimdi gençler de ülkenin umutsuzluğundan nasibini almış durumda.

Bir de hayatı küçük çevrelerimizden ibaret sanıyorduk, internet çağı olmadığı için bazı zihniyetlere hiç maruz kalmadık, bugün fiziksel olarak karşılaşmasak da hep bir tehdit söz konusu, o zamanlar duyduğumuz kötü olayların bizim başımıza gelme ihtimali yoktu pek. Susurluk olayı şok etkisi yaratabilmişti, bugün artık hiç bir şey skandal olmuyor.
0
(06.01.26)
(2)

Duact (300 mg) Bulunan Eczane?

lazor
Merhaba, Duact’ı bulmakta çok zorluk çekiyorum. İstanbul Avrupa yakasında herhangi bir eczanede olduğunu bilen, gören, duyan varsa bilgi verebilir mi lütfen? (Reçetem var)Buradan olur, sözlükten olur, dm’den olur, fark etmez.Teşekkürler
Merhaba,

Duact’ı bulmakta çok zorluk çekiyorum. İstanbul Avrupa yakasında herhangi bir eczanede olduğunu bilen, gören, duyan varsa bilgi verebilir mi lütfen? (Reçetem var)

Buradan olur, sözlükten olur, dm’den olur, fark etmez.

Teşekkürler
0
lazor
(04.01.26)
geçen böyle yazdım diye biri fena tetiklenmişti ama önerim, eczaneleri sıradan arayıp sormanız yönünde. stoklar bazen semtten semte bile çok farkedebiliyor, çalıştıkları depolar değiştiğinden. bulma zorluğunuzun sebebini de çalıştıkları depodan öğrenebilirsiniz gerekirse. geçmiş olsun.

edit: eczaneyi arayın dedim diye tetiklendiler demek istemiştim.
Bir kaç kez başıma geldi; Anadolu’da yaşıyorum, Avrupa’da çalışıyorum. Anadolu’da farklı semtlerde bulamadığım bir ilacı Avrupa’da kolaylıkla bulduğum çok oldu; hatta niye bulamadığıma şaşırdılar vs. Özellikle Sirkeci Pınar Ünsoy ve Tahtakale Eczanesi’nde yoksa kimsede yoktur diyebilirim.
+3
lil siztah
(04.01.26)
Eczanede reçeteyle yasal olarak satılan ilacı, reçetem ve sgk kapsamı dışında kalan ücretini ödeyerek satın almak için arıyorum. Yakın Çevremdeki eczanelerde bulamadığım için, tek tek arayıp sormaktan da yorulduğum soruyorum işte kimin elinde varsa gidip alacağım.

Buna kim karışır, kim tetiklenir? Duyurunun ruh hastaları falan mı denk geldi acaba size
0
🌸lazor
(04.01.26)
(5)

Gece Hayatı Olan Bir Kızla Çıkmak

lapetitemort
Kız gece hayatını ve alkolü seviyor. Haftada 1-2 defa club’a gitmek istiyor (erkek arkadaşı eşlik etmezse kız kankalarıyla gidiyor). Erkek tarafı ise club’tan nefret ediyor ve alkol tüketimi sınırlı.Erkek bu durumu nasıl idare eder?
Kız gece hayatını ve alkolü seviyor. Haftada 1-2 defa club’a gitmek istiyor (erkek arkadaşı eşlik etmezse kız kankalarıyla gidiyor). Erkek tarafı ise club’tan nefret ediyor ve alkol tüketimi sınırlı.

Erkek bu durumu nasıl idare eder?
0
lapetitemort
(04.01.26)
edemez. birbirimizi kandırmayalım.
+10
anon1m
(04.01.26)
Etmez. Kız da etmez.
Fazla da gitmez.
+11
lazor
(04.01.26)
Ayrı dünyaların insanları onlar. İdare ederim diyen mutsuz olur.
+5
rodeocu
(04.01.26)
Mümkün değil
0
basond
(04.01.26)
Takılmalık ilişki. Takıl geç. Her kızla evlenmeyi düşünmek zorunda değilim. Bu şekilde kızları ve hayatı kaçırırsın. Bir de karşına çıkan sözde düzgün insanın bu tip bir geçmişinin olup olmadığını bilemezsin.
-11
arbre
(04.01.26)
(9)

Erkek adam pandora takar mı?

sacrilegious
Selamlar, sb. 30 yaş er kişisinin bileğinde charmsız bir pandora bilelik görseniz (gümüş veya deri) kafanızda farklı düşünceler oluşur mu? Ben bir kadın olarak yadırgamam, hatta charmlı falan bile olsa hoşuma gider ama erkekler bu konuda ne düşünüyor merak ettim. Teşekkürler
Selamlar, sb. 30 yaş er kişisinin bileğinde charmsız bir pandora bilelik görseniz (gümüş veya deri) kafanızda farklı düşünceler oluşur mu?

Ben bir kadın olarak yadırgamam, hatta charmlı falan bile olsa hoşuma gider ama erkekler bu konuda ne düşünüyor merak ettim.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(03.01.26)
Gay vibe'ı verir.
+6
kizil karga
(03.01.26)
erkek değilim ancak ben de pek bayılmam
tiffany'nin daha erkeklere yönelik modelleri var
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(03.01.26)
şaplaklatıyordur bile.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.01.26)
Arka kapı gıcırdıyordur, takar. Efil efildir, iki koluna da boynuna da takar.
+2
Bruce
(03.01.26)
Nasıl bir şeymiş diye baktım. Sıkıntı kardeşim ya. Takmaz.
-2
arbre
(03.01.26)
neymiş diye baktım. basit bir bileklik. takana güle güle kullan derim en fazla. aklıma bir şey gelmez. bir erkeğin homo olup olmadığı kılığından değil, etrafa yaydığı enerjiden anlaşılır.

ben de takarım. millet yonca görmüş eşek gibi sırıtarak bakmasa iskoç kilti bile giyerim.

hayatımda hiç ardımı dövdüresim gelmedi.
+1
yurtsuz john
(03.01.26)
karabinalı olanı beğendim, takardım.
0
ahmet oturum cerezi
(03.01.26)
bugün pandora bilekliği takan yarın taşlı sete mazallah tövbe tövbe aklıma bile getirmek istemiyorum.
-2
Whily
(03.01.26)
Öncelikle; neden öyle bir şey yapsın?

Hali ve tipi esas belirleyici burada. Bileklik dışında destekleyici unsurlar varsa gay olduğu izlenimi verir bana da.

Ama başka belirteç yoksa manitası ya da karısı takmış bileğine diye düşünürüm.

Erkekler için milyon çeşit bileklik var. Kendi seçimiyle taktığını biliyorsam normal bulmam.
0
lazor
(04.01.26)
(3)

Çok kolay ALES mantık sorusu

hadi ya la
Bir yılbaşı partisi oluyor. bu kişiler (4 arkadaş) harcama yapıyor. Nihal alkol kullanmıyor, bu sebepten alkol ödemesi yapmayacak. Herkes şu harcamayı yaptı:Alev: 1500 TL market+simitBensu: 1595 TL alkol, + 300 TL abur cuburNihal: 450 TL tavukCandan: 50 TL marketAdil bir hesap bölüşümü için kim kime
Bir yılbaşı partisi oluyor. bu kişiler (4 arkadaş) harcama yapıyor. Nihal alkol kullanmıyor, bu sebepten alkol ödemesi yapmayacak. Herkes şu harcamayı yaptı:

Alev: 1500 TL market+simit
Bensu: 1595 TL alkol, + 300 TL abur cubur
Nihal: 450 TL tavuk
Candan: 50 TL market

Adil bir hesap bölüşümü için kim kime ne kadar ödeme yapmalı?
0
hadi ya la
(02.01.26)
hepsini topla, alkolü çıkar 4 e böl + alkolü 3 böl = içki içenler için kişi başı para
hepsini topla, alkolü çıkar 4 e böl = Nihal in parası.

bunu bulduktan sonra yapılan ödemeler düşülebilir şahsi borçlardan.
0
kisa
(02.01.26)
Nihal → Bensu: 125,00 TL
Candan → Alev: 393,33 TL
Candan → Bensu: 663,34 TL

Powered by ChatGPT
-2
kimlanbu
(02.01.26)
Alev: 1500 TL market+simit
Bensu: 1595 TL alkol, + 300 TL abur cubur
Nihal: 450 TL tavuk
Candan: 50 TL market

Alkol için;
Kişi başı Alkol: 1595 / 3 = 531,667
Alevden Bensuya 531,667
Candan’dan Bensuya 531,667

Diğer;
Kişi başı Diğer: 2300 / 4 =575

Alev: 1500-575=925 (alacaklı)
Bensu: 300-575=-275 (aleve 275)
Nihal: 450-575=-125 (aleve 125)
Candan: 50-575=-525 (aleve 525)

SONUÇ;
Alev:
-Bensu’ya 256,667 tl borçlu
Candan:
-Bensu’ya 532,667 tl borçlu
-Alev’e 525 tl borçlu
Nihal:
- Alev’e 125 tl borçlu
Bensu:
- kimseye borçlu değil. İçkicilerden alacaklı.

Candan’ı dışlayın. Kimseye hayır gelmez. Gerçi bu hesaplar rutinse tek sorun Candan’da değil ama umalım ki iş inada binmiş olsun.
0
lazor
(02.01.26)
(5)

"Eski tip dolar"lari bankalar kabul ediyor mu?

14
6 ay kadar once bankadaki dolar hesabima para yatirmaya calistigimda "bu eski tip dolarlari para sayma makinesine update gelene kadar kabul edemiyoruz" dendigini hatirliyorum. Doviz burosunda da ayniydi sanirim. Bu durum duzeldi mi?
6 ay kadar once bankadaki dolar hesabima para yatirmaya calistigimda "bu eski tip dolarlari para sayma makinesine update gelene kadar kabul edemiyoruz" dendigini hatirliyorum. Doviz burosunda da ayniydi sanirim. Bu durum duzeldi mi?
0
14
(02.01.26)
İsim vermeyeyim de bir banka şubesinde sorduğumda, 'ancak hatırlı müşterilerimizden deste içinde arada kalmış tek tükleri' şeklinde bir cevap almıştım, bir ay kadar önce.
+1
Mirket
(02.01.26)
kuyumcularda 50 dolara kadar sıkıntı yok, 100 dolar olursa kurun 1-2tl altında bozuyorlar.
0
kimlanbu
(02.01.26)
Ben yazın halkbanka 2 tane eski 100 dolar veremedim. Dövizciler alıyor ama.
0
lazor
(02.01.26)
Bu mevzu ilk çıktığı zamanlarda dövizcide bozdurmuştum. Aynı fiyattan aldılar.

Farklı dövizcilere sorun. Bankada zor...

.
0
kartallar yuksek ucar
(02.01.26)
Ediyor. Makinenin saydiklari kabul. Bankamatige de yatirabiliniyor.
0
osssy
(05.01.26)
(18)

Hayatımızdaki Boxer Adeti

parcaliham
Erkeğim. Dolabımı düzenlerken gözüm boxerlara takıldı. Saydım, tam 32 adet. Fazla geldi bana. Erkeklere sormak istedim; tahminen ortalama kaç boxerınız vardır? Hiç saydınız mı?
Erkeğim. Dolabımı düzenlerken gözüm boxerlara takıldı. Saydım, tam 32 adet. Fazla geldi bana. Erkeklere sormak istedim; tahminen ortalama kaç boxerınız vardır? Hiç saydınız mı?
-1
parcaliham
(31.12.25)
Saymadım ama çamaşır askılığını ve çamaşır yıkadığımda dolaptaki temizlerin durumunu düşünüyorum da muhtemelen 25-30 civarıdır diye tahmin ediyorum.

“Kesin sevişmem donu” sayım bundan daha azdır ama bu sayıya dahil değil.

Çabuk eskiyen ve belki de diğer giysilerden daha sık değişen bişey. Yer de kaplamıyor. “Fazla boxer” bence şöyle 100 taneye falan yakındır herhalde.
+1
lazor
(31.12.25)
sifir boxer, alismadik gotte durmuyor.
slip doncuyuz, 25-30 donum vardir.
-7
cooperr
(31.12.25)
Benim de bu civarda vardır, saymadım. Çorabım da çoktur. Her gün değiştirdiğim ve çok sık yıkadığım çamaşırların sayıca az olmasındansa çok olması gerektiğini düşünüyorum. Bir de bunlar çabuk yıpranan şeyler, yıpranan çöpe gittiği için çok olmasında sakınca yok.
0
10551037
(31.12.25)
tam denk geldi. 40-50 tane diye biliyordum. dün m&s'da indirim varmış, 25 tane daha aldım. sonra hepsini saydım. 66 tane var. hepsi aynı boxer bu arada.
0
gabe h coud
(31.12.25)
8
0
mikahakkinen
(31.12.25)
50+
0
ground
(31.12.25)
20 küsür boxer, bir o kadar da çorap vardır.
0
inheritance
(31.12.25)
30-40 civarı.
0
kumandanim
(31.12.25)
20 civarı
0
mirty
(31.12.25)
Çokmuş. En çok 10.
0
arbre
(31.12.25)
Ben 10 tane aynı tip alıyorum, evdekileri atıyorum, bi tanesi eskimeye başlayınca hepsini atıp yine 10 tane alıyorum. Rahat yetiyor bu sayı.
+1
antihero
(31.12.25)
bir çamaşır makinesi çalıştırma döngüsünde kullanacağım adet + 1 (yedek) kadar.
0
plastic_angel
(31.12.25)
15 seviyesini muhafaza ediyorum ben. 15-20 arasında dolaşır.
0
cay koy geliyorum
(31.12.25)
15 civarı, 8-10 u devamlı giydiğim geri kalanı sıfır. giydiklerim eskirse yenileri rotasyona ekleyip eskiyenleri atarım.
+1
my fault
(31.12.25)
Çok var erkek adam donuna ve çorabına dikkat etmeli.
0
kizil karga
(31.12.25)
25-30 boxerı olanlar ne yapıyor merak ediyorum ya da ayda 1 mi çamaşır makinesi çalıştırıyor :)

10-12 adet var fazlasıyla yetiyor
-1
Mcfly
(31.12.25)
ben yırtıldıkça yeni bir seri alıyorum. az ve öz alıyorum. totalde 12-15 arası var ve fifo'ya göre diziyorum. son yıkananları hep en alta koyuyorum.
0
elektr10
(31.12.25)
saymadım.
20-30 arasıydı ama azaldı sanırım.
paketi açılmamışlar da vardı.

@mcfly ayda bir çamaşır makinesi açmıyorum ama ayda bir makine çalıştırmam gerekirse diye o sayıyı tutturuyordum. bir ara mutluydum ve asker atleti ile don aldım türlü türlü.

finansal durumum iyi oldukça don ve çorap alıyorum. fakirleşmem ile don sayımın azalması paralel ilerliyor. bu da ilginç bir fenomen.

bu arada cidden böyle bir ekonomik gösterge varmış. kedi adıma ben bunu doğruluyorum.
www.dgmusavirlik.com
0
biseysorcaktim
(01.01.26)
(8)

Her şeye rağmen yeni bir yılın başlayacak olması

luluki
Heyecan vermiyor mu? Duyurunun belki de en düz adamıyım. Ulan sanki noluyo! yeni yıla giriyoruz eee? diyen karikatürüm.Ben bile ufaktan heyecanlanıyorum.Bu insanın içindeki bitip tükenmeyen yaşama arzusu mu? Nedir bunun biyolojik tanımı?
Heyecan vermiyor mu? Duyurunun belki de en düz adamıyım. Ulan sanki noluyo! yeni yıla giriyoruz eee? diyen karikatürüm.
Ben bile ufaktan heyecanlanıyorum.
Bu insanın içindeki bitip tükenmeyen yaşama arzusu mu? Nedir bunun biyolojik tanımı?
0
luluki
(30.12.25)
bence çocukken bu şekilde kodlandığımız için. bu arada düz olmakta benimle aşık atamazsın. yeni yıl, doğum günü falan hiç umrumda olmaz. belki yaş farkındandır tabi.
53: not
0
lazpalle
(30.12.25)
Vermiyor, şu tantana bitsin diye bekliyorum.
0
(30.12.25)
normalde bana da heyecan veriyordu da bu yıl vermiyo ya, anlamadım ben de. ama sanki bu sene genel olarak ülkede yeni yıl ruhu yok. normalde bime falan yeni yıl konseptli ürünler falan gelirdi sanki bu sene yok. hiç bi yerde süslemedir vs görmedim. sanırım hükümetin dizaynı bu şekilde.
0
Sadece soruyorum
(30.12.25)
Yoo vermiyor. Bu sene de yeni bir seneydi bir hayrını gören oldu mu?

Heyecanlanacağım bir şey yok ama sokaklar çarşılar falan renk değiştirmiş oluyor, rutinin dışında bir atmosfer oluyor. Onu seviyorum. Herkes bir şey olacakmış gibi davranıyor sanki. Oyun oynar gibi. O güzel.
0
lazor
(30.12.25)
Vermiyor. 3.dünya savaşına adım adım yaklaşıyoruz gibi geliyor.
0
nhk ni youkosu
(30.12.25)
benim için yeni yılın tek anlamı ekonomik. yani zamlar, yıl sonu geçiş işlemleri vs vs. yoksa ömrümü 365 günlük zaman dilimlerine ayırıp bir dilim doldu diye neden sevineyim? neden yeni aya girince kutlamıyoruz da yeni yıla girince kutluyoruz mesela?
0
faberkastelli
(30.12.25)
heyecanımı yitirdim.
kendime güvenimi yitirdim.
olacak olanlar olur gibi olup da olmuyor geliyor.
son 6 yılda hep ip üstünde yürür gibi hissettim.
geleceğimi göremedim.
yeni iş bulmam lazım.
uzun dönem oturumu almam lazım.
ve bir sürü şey.
2025 beni çok yordu.
0
rain when i die
(30.12.25)
Maalesef son yıllarda heyecanım azaldı...
0
cccbehzatccc
(30.12.25)
(5)

Turkiyede ne ayari veriliyor ?

die fetten jahre sind vorbei
5 ay once yalovada acik acik isid konvoyu yapilmis. Sonrasinda isid hucreevine asayis polisleri ile baskin yapiliyor, ozel hareket gitmiyor. Bunlar normal ve mantikli seyler degil. Amac ve plan oldugunu dusunuyor musunuz ?Bu kaosun icine 100 bin tutuklu salindi.Hepsinin bir baglantisi var mi, yoksa
5 ay once yalovada acik acik isid konvoyu yapilmis. Sonrasinda isid hucreevine asayis polisleri ile baskin yapiliyor, ozel hareket gitmiyor. Bunlar normal ve mantikli seyler degil. Amac ve plan oldugunu dusunuyor musunuz ?

Bu kaosun icine 100 bin tutuklu salindi.

Hepsinin bir baglantisi var mi, yoksa sadece amatorluk ve cahillik mi sizce
+3
die fetten jahre sind vorbei
(30.12.25)
"ayar" fazla iyi niyetli bir tabir değil mi..

iki sene önce mecliste “Yalova merkezli IŞİD yapılanması”na ilişkin araştırma önergesi" veriliyor. bilin bakalım kimlerin oyuyla reddediliyor..

ağustos ayında sizin de belirttiğiniz gibi adamlar konvoy halinde geçiş yapıyorlar. instagram sosyal medya hesapları hepsi herkese açık.

bugün de benim bildiğim kadarıyla planlı hazırlanmış bir operasyonla gidilmiyor. 3 tane normal polis gidiyor ve ne yazık ki şehit oluyorlar pusuya düşürülüp. operasyon bundan sonra başlıyor, özel harekat, çevreyi boşaltma, doğalgazı kesme vs vs (yani en başından bu şekilde bir operasyon da yok..)

şimdi bu adamlar bu kadar zamandır buraya yerleşmişler. hayvan gibi mühimmat yığmışlar. sizce devletin, mitin haberinin olmaması gibi bir durum olabilir mi?

ee eskiye bakıyorsunuz adam kendi diyor zaten "öfkeli sünni gençler" diye..

hani tüm bunlar, acizlik mi, yoksa gösterilen bir müsamaha mı? hangisi daha kötü?
+9
makbur
(30.12.25)
“Kalıcı yaz saati uygulaması”nın bile bu söylediklerinle bağlantısı var.
+2
lazor
(30.12.25)
salınan tutuklu sayısına zam gelmiş. en son 50 bindi. altından hızlı yükseliyor maşşallah
0
faberkastelli
(30.12.25)
Ülkedeki milliyetçi kandan beslenen mafya şu sıralar birileriyle masada olduğu için, terörden beslenecek bi şey kalmayınca bu tip şeylere mecbur kalıyor, bilmem anlatabildim mi
0
olaylar olaylar
(30.12.25)
plan ve amaç vardır ama bu olay özelinde zaafiyet, acemilik ne ararsak var bence.

Olayın ilk anlarına ait görüntülerde özel harekât unsurlarının değil, asayiş-tem ekiplerinin yer aldığı görülmektedir. Bu, ilgili adresin olay anı itibarıyla yüksek riskli hücre evi kategorisinde değerlendirilmediğine işaret eder.

mahallenin muhtarının yaptığı açıklamayı da göz önüne alırsak adreste daha önce o şerefsizlerden biri gözaltına alınmış. Adresin güvenlik birimlerince bilinen ancak “silahlı çatışma ihtimali yüksek” olarak etiketlenmemiş bir yer olması kuvvetle muhtemel.

son haftalarda yapılan ışid operasyonlarında büyük ihtimalle bunların hücresinden göz altılar var. şerefsizleri tedirgin etmiş olacak ki bir araya gelme ihtiyacı hissetmişler ve olası bir operasyonda teslim olmama, çatışma kararı alıp ona göre hazırlanmışlar.

şehitlerimizin ailelerine sabırlar diliyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(30.12.25)
(7)

Farklı ilde kesilen trafik cezasına itiraz etmek

merhum
İstanbul'da yaşıyorum. Kayseri'de adıma 73/c'den (Sürücülerin, seyir halinde cep veya araç telefonu ya da benzer haberleşme cihazlarını ele alarak kullanması) ceza yazılmış. Tarih 26.12.2025 Cuma. Ben plakasına ceza kesilen aracımla o tarihte Kayseri'de değildim. 19-21 Aralık arası kiralık araçla Ka
İstanbul'da yaşıyorum. Kayseri'de adıma 73/c'den (Sürücülerin, seyir halinde cep veya araç telefonu ya da benzer haberleşme cihazlarını ele alarak kullanması) ceza yazılmış. Tarih 26.12.2025 Cuma. Ben plakasına ceza kesilen aracımla o tarihte Kayseri'de değildim. 19-21 Aralık arası kiralık araçla Kayseri'deydim ama geç mi yazıldı acaba. Bu cezaya itiraz etsem sonuç çıkar mı? Daha önce başına benzer bir durum gelen oldu mu?
+1
merhum
(29.12.25)
İtiraz edin, eğer farklı şehirde olduğunuzu ispat edebilirseniz iptal edilme ihtimali yüksek. itiraz için cezayı kesen birimin detsis numarasını öğrenirseniz iyi olur, bulunduğunuz ildeki muhabereden dilekçenizi gönderebilirsiniz.

not: şimdi indirimli haliyle borcu ödeyin, iptal edilirse iadesini alırsınız.
not 2: ceza tutanağını, ehliyeti ruhsatı vs ekte sunun.
0
yap desem yapmazsin he
(29.12.25)
@yap desem yapmazsin he

Ben zaten İstanbul'da yaşıyorum ve arabamı kullanıyorum. 26'sında Kayseri'de kendi aracımla telefonda görüştüğümü polisin ispatlaması gerekmez mi?
0
🌸merhum
(29.12.25)
plakaya mı kesilmiş adınıza mı? plakaya kesildiyse her türlü iptal ettirirsiniz itiraz edin ama kiralık aracı kullanırken gerçekten telefonla konuştuysanız emniyetin firmadan sizin bilgilerinizi alıp cezayı adınıza kesmesi falan bir kaç gün sürmüş olabilir onun prosedürünü tam bilmiyorum.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(29.12.25)
Cezanın günü saati belli olmalı. Tebliğ ile gelen kağıtta konum, tarih-saat mutlaka yazar. Ne yazıyor? Kurala aykırılık durumu kiraladığınız dönem dışındaysa hem mahkemeye hem de araç kiraladığınız yere itiraz edin.

Yanlış hatırlamıyorsam önce cezayı ödeyip öyle itiraz ediyordunuz. Yanlışım varsa birisi düzeltsin.
0
yankee jumping
(29.12.25)
- Senin kendi aracın var
- kendi plakan 34 xyz 123
- 34 xyz 123 plakalı aracın 26 Aralık günü Kayseri’de ihlalde bulunmuş. Ceza bu plakaya kesilmiş.
- sen 19-21 aralıkta şahsen kayserideydin
- Kayseri’de 38 ŞĞÜ 123 plakalı bir araç kiralamıştın
- 19-21 Aralık tarihleri arasında ve 26 Aralık günü 34 XYZ 123 plakalı şahsi aracın istanbuldaydı.
- 34 XYZ 123 plakalı araç yakın zamanda Kayseri’ye zaten hiç gitmedi.

Doğru anladım mı mevzuyu?

Polisin ispatını mahkemeler bile aramıyor. Memurun tespiti muteber sayılıyor. Senin aksini kanıtlaman gerekiyor. Öncelikle 26 aralıkın ihlal tarihi olduğundan emin ol (Ceza tebligatı 26 aralıkta geldiyse boşluğuna gelmesin diye tedbiren söylüyorum).

Aracının ihlal tarih ve saatinde İstanbul’da olduğunu kanıtlayacak bir şey bulman gerek. İşyerinin otopark kamerasıdır, hgs geçiş kaydıdır, otopark fişi, yakıt faturası vb.

Bir şey bulabilirsen, bunlarla doğrudan Uyap vatandaş portalı üzerinden itirazda bulunabiliyorsun. Adliyeye falan gitmen gerekmez.
0
lazor
(29.12.25)
sulh ceza hakimliği emniyete soracak elindeki delilleri isteyecek. Varsa videonuz, video yoksa fotoğrafınız zaten dosyaya eklenecektir.
0
yap desem yapmazsin he
(29.12.25)
Birebir basima geldi. Olmadigim yerde yapmadigim is icin (aracta telefonla konusmak) ceza geldi. Itiraz ettim. Mahkemeye sundum, o an nerede ne yaptigima ve aracin nerede olduguna dair 10 tane arguman, ispat ve tanik. Sonra mahkeme emniyetten delilleri istedi. Emniyet tamamen matbu cevaplar veriyor. Verdigi evraklardan anlasiliyor ki fahri trafik mufettisi benim plakayi yazmis, araca da siyah range rover demis. Benim aracla renk, marka ya da tipi uymuyor. Emniyet buna ragmen plakayi almis, resmi evragi usulsuz duzenleyip veritabanindan cektigi benim aracin bilgileriyle donatmis (gri sedan). Her sey acik, fahri mufettis raporu belli. Emniyetin bana gonderdigi ceza belli. Araclar tutmuyor. Buna ragmen emniyet matbu cevapta yazmis ki her sey dogru su yasaya gore ben ceza yazarim. Evraklara bakmayan mahkeme sonra benden delil istedi. Araclarin tutmadigini benden delil isteyen mahkemeye belirttim. Mahkeme basvurumu olumsuz buldu. Sonunda cezayi odedim.

Not: Burada da emniyette de her yerde surec ve yasa hakkinda yanlis bilgilendirme yapiliyor. Yasaya gore ispat yukumlulugu poliste. Itiraz icin cezayi onceden odemen de gerekmiyor. Ha sorun zaten kendi dokumanini ya da baskasindan istedigi dokumani okumayan kurumlara bir sey anlatmakta. Her yer dokuluyor.
0
osssy
(30.12.25)
(9)

sevdiğiniz birini kıramadınız ve

baldan kaymak
instadan sevmediği kişiyi takipten çıktınız.Bu kişi durumu anladı. Size ulaşmaya çalışıyor. Whatsapptan yazdı, engelleme sistemi sağolsun işini yaptı üzerine yatarım. Ama instadan da talep atmış yine.Ne demem lazım? Bana bir bahane yol lazım.
instadan sevmediği kişiyi takipten çıktınız.

Bu kişi durumu anladı. Size ulaşmaya çalışıyor. Whatsapptan yazdı, engelleme sistemi sağolsun işini yaptı üzerine yatarım. Ama instadan da talep atmış yine.

Ne demem lazım? Bana bir bahane yol lazım.
-6
baldan kaymak
(29.12.25)
Ben olsam sevdiğim birinin "başkasını takipten çık" demesini garipserdim. Hatta o kişiyi gerçekten sevmeli miyim - diye düşünürdüm. Velhasıl bir bahaneye gerek yok, dilediğinizle takipleşme hakkınız olacak kadar yetişkinsinizdir diye umuyorum.
+3
ebabil curnatasi
(29.12.25)
“dilidiğinli tikiplişmi bikbikbikbik…” gibi zırıltılar duysan bile; istediğin kişiyi istediğin nedenden ötürü takipten çıkarmaya hakkın var.

Sorunun “böyle bir talep var, bu kişiyi takibi bırakmalı mıyım/geri takip etmeli miyim” gibi bir şey olmadığını idrak etmeye yetecek kadar beyin sahibi biri olarak cevap veriyorum;

Bu kişi madem takibi bırakmakta, whatsapptan engellemekte sakınca görmediğin bir kişi, o zaman istek atmasını durumu sormasını falan da önemsemene gerek yok. İnstagramdan da engelle bitsin gitsin. Aklı başında kimse “yav beni niye takipten çıktın” diye insanın peşine düşmez, en fazla “Hay götüm” der geçer. İşin içinde bu kadar ısrar varsa, engellenen tarafta hayvan gibi bir kıskançlık var demektir.

Değer verdiğin birisi bir başkasına olumsuz hisler besliyorsa buna saygı duymak ve yanında durmak doğru olan. Zaten sevdiğin birinin sevmediği birine karşı sen nötr mü duruyordun?
+2
lazor
(29.12.25)
instagram hesabı özel bir alandır. istediğinizi istediğiniz sebeple takip eder, istediğiniz sebeple takipten çıkarsınız. bunun için hesap sormaya kalkışan psikopatlara cevap bile vermeyin.

sevgili yapmışımdır, potansiyel olarak flörtöz hareketler içinde olduğum herkesi çıkarırım. ayrılırım eski-yeni içimden kim gelirse eklerim, isteyen kabul eder istemeyen kabul etmez. birinin siyasi görüşünden, yaptığı salak salak paylaşımlardan rahatsız olurum, takipten çıkarım, bir şey merak eder, bir şey diyecek olur tekrar ekler yada yazarım. umurumda bile değil. altı üstü insanların özel hayatlarıyla ilgili kişisel şov sayfası, bu kadar anlam yüklemeye gerek yok.
0
loch ness
(29.12.25)
''birlikte olduğum kişi seninle iletişimde olmamı istemiyor, ona saygımdan dolayı takip isteğini kabul edemiycem'' şeklinde bir mesaj, sonrasında engel...
+4
antihero
(29.12.25)
Ben eşlerin bile eşinin takiplerini kontrol altında tutmalarını doğru bulmuyorum. Ha, çok belli olan şekilde flörtöz yaklaşımlarla ekliyordur ve bunu nerdeyse eşinin gözüne sokuyordur, o zaman eyvallah, rahatlıkla çıngar bile çıkarırım onda problem yok ama bu tarz olmayan her türlü ekleme takip kontrolcülüğü bence saygısızlıktır. Benim kimi ne için seveceğimi de ne için takip edeceğimi de benden başka kimse belirleme hakkına sahip değildir. Böyle baskıları hadsizlik olarak görüyorum. Arkadaşına dikkat etmeni tavsiye ederim.
+1
muhayyer divan
(29.12.25)
önce bunu benden isteyen kişiye yol veririm, ardından da takipten çıkardığım kişiden özür dilerim.
0
yap desem yapmazsin he
(29.12.25)
"Değer verdiğin birisi bir başkasına olumsuz hisler besliyorsa buna saygı duymak ve yanında durmak doğru olan." +1

instadan da engelle. niye tekrar takip atmış ki? sevdiğin kişinin hisleri doğruymuş demek ki..
+1
love and trust
(29.12.25)
Takipten çıkarmadaki mesajı anlamayıp tekrar istek atmasını mı garipseyeyim, işin peşine düşüp açıklama beklemesini mi bilemedim. Kişisel hesabınızdan birini çıkarmak için bahaneye gerek yok, canınızın istemesi yeterli
+1
juliette
(29.12.25)
ilk hareket garip olsa da; takipten çıkarılan kişinin bunu hemen farketmesi, ısrarla arayıp yeniden takip göndermesi falan ilk hareketin biraz doğruluğunu gösteriyor. özel kişi ile bir gün yollarınız ayrılırsa bu kişi ile de tekrar takipleşmeyin.
+1
ground
(30.12.25)
(12)

Ev Sahibim Kiramı Kızının Ibanına Göndermemi İstedi, Sizce Ne Yapmayalım ?

sislerrr
Merhabalar, Ev Sahibim geçenlerde beni aradı ve ocak ayı itibariyle kiramı kızına göndermemi istedi. Whatsapp'tan da kızının ismini ve soy ismini yazmış ve belirtilen ibana kirayı göndermemi belirten bir yazı yazmış. İleride yasal olarak bir sıkıntı yaşatır mı ? Acıklama kısmına ev sahibinin adını &
Merhabalar,
Ev Sahibim geçenlerde beni aradı ve ocak ayı itibariyle kiramı kızına göndermemi istedi. Whatsapp'tan da kızının ismini ve soy ismini yazmış ve belirtilen ibana kirayı göndermemi belirten bir yazı yazmış. İleride yasal olarak bir sıkıntı yaşatır mı ? Acıklama kısmına ev sahibinin adını & soyadını ve apartmanın adı ile daire numarasını belirteceğim. Sizce yeterli olur mu ?

Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.
0
sislerrr
(28.12.25)
kiracıyım, benzer bir durum yaşadım, avukatım göndermememi söyledi. Kızıyla kira sözleşmesi yapmanız gerekiyor. Yoksa ben filanca aydır kira almıyorum filan der, siz uğraşırsınız.
+11
nefertarii
(28.12.25)
yaygın hikaye bu son zamanlarda, sonra kira ödemedi diye sıkıntı yaratır
+3
nahtoderfahrung
(28.12.25)
Ev sahibi, kiracı ilişkisi de ticarette olduğu gibi bir noktadan sonrası iyiniyet ve karşılıklı güvene dayanmalı. Acaba ilerde başıma bir şey gelir mi sorusu, paranoyaya dönüşmemeli diye düşünüyorum.

O whatsapp yazısını muhafaza etseniz, açıklama hanesine de adres yazıp konutun kira bedeli deseniz, adamla kızın soyadı da aynıysa falan.
Fazlasında da mahkemelik olursanız da, bunları da hakim, kanıt olarak kabul etmezse de...

Olay artık şey gibi oluyor. Biri balkondan kafama saksı atarsa diye sokağa çıkmamak gibi bir şeymiş gibi geliyor bana.
+2
Mirket
(28.12.25)
yakalayamadığın.ışıklar
(28.12.25)
ben yapmam. çok istiyorsa parayı geldiği gün kızına kendi havale yapsın.
verilecek yanıt da çok basit. aile avukatımıza/muhasebecimize sorduk. bu durumda kızınız kira geliri elde ediyor görünerek zor durumda kalabilir. bizim açımızdan da ileride yasal sorun olabilirmiş. kusura bakmayın.

gene bir avukat yardımı ile gönderilecek hesabın yenilendiğine dair bir belge oluşturulabilir.
+4
orpheus
(28.12.25)
Yarın bir gün sıkıntı çıkması durumunda ödememiş kabul edilirsiniz. Size yazılı olarak bundan sonra kızımın şu iban numaralı hesabına gönder tarafıma ödenmiş gibi kabul edilecektir şeklinde imzalı belge vermesi durumunda bir sıkıntı olmaz.
0
al sana nick it
(28.12.25)
Bir aksilik yapmak isteyen olduktan sonra, “ben yaşlı insanım kızım almış kendi yazmış benim haberim yok. Kira gelmedi şaşırdım” bile diyebilir. Elinden bir yazı almak en sağlıklısı.

Ama Normal insanlarsa, kira gününde “dediğin gibi kızının şu ibanına atıyorum tamam di mi” diye de yazar cevap almakla yetinirdim ben.
+1
lazor
(29.12.25)
Arkadaşım şöyle bir şey yaşadı; ev sahibi kirayı iki ay elden ver hesabımda bloke var gibi bir şey söyleyip iki ay kirayı elden aldı. Sonra da arkadaşımk kiramı ödemedi diye mahkemeye verip evden çıkarttı. Üstelik mahkeme bir delil olmadığı için ev sahibini haklı buldu.
+1
suicides underground
(29.12.25)
Ev sahibi siz oldugunuz için ben size göndermeye devam ediyorum. siz kızınıza kendiniz gönderirsiniz diyip konuyu kapatın.
+2
limonlu eksi
(29.12.25)
yasal olarak sıkıntı yaşarsınız.

ev sahibiniz önce gidip; 'taşınmazımı kiraya vermeye, kira sözleşmesi imzalamaya, kira bedelini tahsil etmeye' maddelerinin olduğu bir vekaletnameyi noterde kızı ile imzalayacak.

bu vekaletname sonrası sizinle yeni bir kira sözleşmesi yapılacak.

ha ben göndereyim derseniz ne olur? 3 ay sonra bana kiramı göndermedi der tahliye açar. whatsapp görüşmeleri maalesef kanıt değil.
0
galahad reloaded
(29.12.25)
Ben de eşinin adına gönderiyordum veya kızı bilemiyorum tam bunu kira sözleşmesine yazmıştık.
kira sözleşmesi yazılı olma zorunlulugu olmayan bir sözleşmedir lakin siz yazılı sözleşme yaptıysanız iki sözleşmeye de yazarsınız şu şu tarih arasında bu ibana, bu tarihten sonra şu ibana diye yazarsınız.
0
liberal
(29.12.25)
Ek sözleşme. Kira yatirilacak iban
0
topkapiaksaray
(29.12.25)
(18)

Suclularin irk istatistigi

die fetten jahre sind vorbei
Turkiyede hukum giymis sabikali kisilerin etnik kokenine yonelik bi istatistik var mi ? Yuzde 80 kürt yuzde 5 arap gibi vb.
Turkiyede hukum giymis sabikali kisilerin etnik kokenine yonelik bi istatistik var mi ? Yuzde 80 kürt yuzde 5 arap gibi vb.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(27.12.25)
%90 kürt
-4
runaway
(27.12.25)
Eğitim seviyesi, eğitimin kalitesi, kaybedecek neyim var kafası yaratacak kadar gelecek kaygısı gibi hususları gözardı edip ırka yönelirsen çok yanlış yerlere gidersin.

İyi bir eğitim verip belirli bir yaşa geldiğinde iyi bir işe yerleştirirsen, ailelere yetiştirebileceği kadar çocuk yapma bilinci aşılarsan, toplum içindeki gelir adaletsizliğini yok edip, tüm kamu hizmetlerinin adil dağılımını sağlarsan suça elilimli ırk kalmaz.
Bazı ırkların yoğun yaşadığı bölgelere devlet hep sopa için gidiyorsa, hizmet için gidenler asaletim tasdik edilsin de kaçayım diyen yeniyetme memurlarsa, eski olanlar o bölgede hizmeti sürgün yeri görüyorsa, o bölgeden çıkıp okumak çok da öyle kolay bişey değilse, o ırkı suça eğilimli diye suçlamak, geniş açılı düşünememektir.
0
Mirket
(27.12.25)
paylaştığım dakikadan itibaren duyabilirsin

youtu.be
+5
yurtsuz john
(27.12.25)
suc ile irk arasinda anlamli bir iliski yok ama irkcilik ve zeka geriligi arasinda var.
-5
banach
(27.12.25)
2021 tarihli Konda araştırması var. Ne kadar doğru ve güvenilir tartışılır: "Gözaltına alınanların yüzde 58’ini Türkler, yüzde 35’ini Kürtler, yüzde 7’sini ise Arap, Zaza ve diğer etnik kökenler oluşturuyor. Tutuklananların etnik kökenlerine bakıldığında ise yüzde 47’sini Türklerin yüzde 39’unu Kürtlerin oluşturduğunu görüyoruz. Kürtlerin, Türkiye nüfusunun yüzde 17’sini oluşturduğunu göz önüne aldığımızda daha önce gözaltına alınanların yüzde 35’ini, tutuklananların ise yüzde 39’unu Kürtlerin oluşturması yüksek bir oran olarak dikkat çekiyor."
www.ihd.org.tr
Hükümlü istatistiği yok:(
+2
gnosis
(27.12.25)
Irkçıların gerizekalı olması +1 demeye geldim
-9
suicides underground
(27.12.25)
Irk ile değil sosyo kültürel seviye ile orantılı bir yüzde vardır. Ama bu resmi olarak yapılamaz. Levantenlerin suç oranı çok ama çok düşüktür mesela. İranlılarında suç oranı düşüktür. Ermeni asıllıların da düşüktür. Çünkü hepsi iş güç sahibi malı mülkü eğitimi olan kişiler. Kürtlerin suç oranı yüksek olabilir. Ama bu ırkla ilgili değil de doğu ve güneydoğu insanının yeterli eğitim alamaması, ülkenin kaynaklarından eşit olarak yararlanamaması nedeniyle ekonomik olarak da düşük seviyede olmaları ike ilgilidir.
Not: evet canım senin tanıdığın bir kürdün sahilde diskosu plajı falan vardır ve çok zengindir. Ben başka bir şey diyorum.
+4
ground
(27.12.25)
türk nüfusu fazla olduğu için türk oranı tabi ki fazla çıkacaktır. onun yerine etnik kökenlerin kendi içinde suça yatkınlık ve suç işleme oranına bakmak daha doğru olacaktık.
+6
my fault
(27.12.25)
cerkez, manav ve kurt karisimiyim. ismime bakarsan turkcuyum.
kagit ustunde sunni musluman gozukuyorum
benim icin turkiye sinirlarin icinde dogan herkes yurttas.
yurttaslik diye birsey var yaw. ayni meridyende dogma.
tahminim anadolunun cogunda zaten bu karisim var.
simdi bu guruh, suc isleyince ne oluyor, hangi gruba girecek?

birakin bu isleri devlet su isleri..
-2
cooperr
(27.12.25)
merhaba. verilen cevaplara bakınca konunun ırkçılıkla bağdaştırıldığını görüyorum. oysa çok basit istatistiki bir veri sormuşsunuz. bunun sorulması bile ırkçılıktır diyorsanız, içeride ben kürdüm diyen insanlara kafadan tersine ırkçılık yapıyorsunuz. dünyanın en basit sorusu, içeride yatan insanlara sen kimsin diye sorulduğunda adım bu soyadım bu ben şuyum (türküm/kürtüm...) vs gibi basit bir cevap verecektir. bunun sorulması neden ırkçılık, sen kişinin kendisini ifade etmesinin önüne geçiyorsun.

verilen istatistiksel rakamlara göre aydın en yüksek il. açık açık türk nefreti, düşmanımın düşmanı dostumdur bakıs açısıyla kürtlere sempatiyle yaklaşan sevan nişanyan ın cezaevi anılarını dinlerseniz bile neredeyse tüm koğuş kürttü dediğini duyarsınız (aydın da benim bildiğim üç farklı cezaevinde yattı). kendisi bu durumu ege de mafyatik kürtleşmeye bağlıyor. bırakacağım linklerden eğitim durumuna göre tutuklu sayısı vb gibi istatistiklere bakıp kendi çıkarımlarınızı yapabilirsiniz.

adlisicil.adalet.gov.tr

cte.adalet.gov.tr

kürtler cevabını duymak istemeyen arkadaşların arkasına sığınabileceği bir terim olan "sosyoekonomik" batıda suç oranlarının yüksek olduğu şehirlerin yoğun göc alan şehirler olduğu gerçeğini değiştirmez. sosyoekonomik teriminin yerine sosyokültürel terimi üzerine kurulabilecek bir tez coğrafi dağılımda kürt/türk dengesini açıklayacaktır.
+3
libertine
(27.12.25)
yumurta mi tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan çıkar sorusu bu.

turkiye de ya da amerika da bazı irklar suc islemeye daha megilli ise acaba bu ırkları yüzünden mi ya da ırkları yüzünden maruz kaldıkları ekonomik yapıdan dolayı yeterli eğitime ulaşamayıp suca yönelmelerinden mi ?

amerika da siyahiler suca daha yatkin gorunuyorlar ama 1950 kadar adamların otobus durağı bile farklıydı, adamları kole gibi kullandıktan sonra simdi bu kisilerin bir anda beyazlar ile ayni ekonomik yapıya gelmesini bekleyebilir miyiz ?

turkiye de Kürtler suca daha yatkin dururlar ama simdi dogu ile diğer bölgeler ayni sosyoekonomik yapıya sahip mi ?

ya da ayni sosyoekonomik yapıya sahip insanların hepsi de suca karismiyor ki ?

dogdugun ev kaderindir = )
-4
oscar
(28.12.25)
Aciklamazlar
+3
osssy
(28.12.25)
Bakanlık bu konu hariç her konuda istatistik tutuyor. Ardef formunda her soru var ama ırkla alakalı bir sekme yok. Ancak uyapta her hükümlü tutuklu kayıtlı. Doğum yeri olarak ayrıştırıp ortalama çıkarılabilir. Ama dünyaya da böyledir, azınlık gruplarda suç işleme eğilimi vardır. Suç işlemenin ırktan çok, çevre ve ekonomiyle alakası var.
+1
mikahakkinen
(28.12.25)
Bu konuda herkesin bildiği gerçekleri kimse kalkıp da ortaya koyamaz. Zira devletin kayıtlarında yalnızca vatandaşlık bilgimiz var, ırklarımız değil. İçerideki insanlara tek tek beyanlarını da soramayız tabii. Belki cezaevleri seçim sandıklarının sonuçlarından bir fikir çıkarılabilir bilemem; x.com

İstatistikler var mıdır, varsa ne diyorlar bilemem ama verilen cevaplar arasında teorik açıdan takıldığım yerler var.

Yıl olmuş 3500 hala daha ırk-suç bağlantısını inkar etmeye çalışan saçma tipler kendilerini ciddiye alıp konuşuyor. Kişinin içinde yetiştiği çevre ve kültür çeşitli suçları normal sayıyorsa, o kişinin de o suçlara yatkın olacağı açıktır. Buna da türlü çeşitli masallarla bahaneler uydurulabilir ama ırkın suça yatkınlıkla bağlantısı açıktır.

Bir ırk hayal edelim ki her türlü pislik her türlü ahlaksızlık bunların kültürünce normal kabul edilsin. Bunların soyundan gelen bir bebek daha bunlara hiç maruz kalmadan, insana benzeyen, ahlaki değerleri olan, normal insanlardan kurulu bir ailenin elinde büyüse, ileride suça bulaşma ihtimali çok daha düşük olur mu olmaz mı?

Sosyo ekonomik zart zurt falan diye kimsenin kültüründeki insanlığındaki sorunların kabahatini başkasına atmaya çalışıp daha da gülünç olmayın.
+1
lazor
(29.12.25)
x.com

bilimsel açıklaması: x.com
0
Hallegadola
(29.12.25)
Cezaevi oy oranları da gerçeği tam olarak yansıtmıyor çünkü kasıtlı suçlardan hükümlü olanlar oy kullanamıyorlar. Oy verme hakkı olanlar tutuklular ve taksirli suçtan hükümlü olanlar.
0
gnosis
(29.12.25)
tamam işte kasıtlı suç işleyenler de oy kullansa hdp oyu daha yüksek çıkardı
+2
Hallegadola
(29.12.25)
@Hallegadola Dolaylı çıkarımlar yapılabilir. Tutuklular arasında HDP'ye oy verenler çoğunluktaysa kasıtlı suçlardan hükümlü olanlar arasında da HDP seçmeni çoğunluktadır gibi.
0
gnosis
(29.12.25)
(7)

El bileğinde iğnelenme batma hissi

kralja milutina
Merhaba arkadaşlar,Sağ el bileğimde 3 gündür bir iğne batma hissi var. Baş parmak hizasında kolun bitip elin başlayacağı yerde. Kolumu herhangi bir yöne uzattığımda veya gergin bir hale getirdiğimde sızlama şeklinde bir acıya ve karıncalanmaya dönüşüyor. Bu olay çarşamba ortaya çıktı pazartesi akşam
Merhaba arkadaşlar,

Sağ el bileğimde 3 gündür bir iğne batma hissi var. Baş parmak hizasında kolun bitip elin başlayacağı yerde. Kolumu herhangi bir yöne uzattığımda veya gergin bir hale getirdiğimde sızlama şeklinde bir acıya ve karıncalanmaya dönüşüyor.

Bu olay çarşamba ortaya çıktı pazartesi akşam aynı koldan ağrı kesici iğne vuruldum ve inanılmaz ağrıdı vurduğu an ve sonrasında bir bağlantısı olabilir mi bilmiyorum.

Aynı zamanda boyun sırt arasında da biraz ağrı var.

Ne olabilir acaba teşekkürler.
0
kralja milutina
(26.12.25)
Bir nöroloji uzmanının kapısını çalma vaktiniz gelmiş.
Geçmiş olsun.
+1
Mirket
(26.12.25)
çok kalın veya sıkı bir şeyler giydiysem bende de oluyor. (sağ bilek) bol, rahat giyersem olmuyor anlamadım. belki faydası olur diye yazdım. nedeni nörolojik olabilir evet, sinir sıkışması gibi.
+1
Improbable
(26.12.25)
Bir ortopedi ya da nöroloji uzmanı yardımcı olabilir. Nedenleri çeşitli olabilir. Nedenlerini burada tartışmanın pek faydası yok şikayetlerin hayat kaliteni etkilemeye başladığı için artık üzerine gitmen ve bir uzmana görünmen iyi olur.
0
alice in potatoland
(26.12.25)
ortopedi ya da nöroloji uzmanı +1

sinir sıkışması olabilir. bende var, benzer geldi anlattıklarınız...
0
art cat chocolate
(26.12.25)
Ortopedi ve nöroloji uzmanı +1 zaten doktor yazar gerekeni söylemiş.

Umarım karpal tünelden öte bir durum değildir.

Not: bir Rrms hastası
0
suicides underground
(26.12.25)
Bana sinir sıkışmasını hatırlattı. Uzaktan sorarak, 2-3 güne geçecek deneyimler de duyabilirsin, yatağa düşen örnekler de.

Korkacak bir şey olmadığını ümit ederek, mutlaka bir doktora görün. Bakmışsın biraz vitamin takviyesi, biraz el yayı kullanmakla geçecek bir şeydir. Şikayetin devam ediyorken göster ki ne olduğunu tespit edebilsin doktor.

Ben hep geciktiriyorum böyle şeyleri, sonra “ya şöyle olmuştu, böyleydi” falan diye hikaye anlatıyorum. Doktor boş gözlerle konuşmamın bitmesini bekliyor haliyle. Elde veri olmadığı için bir cevap alamıyorum. Sen benim gibi yapma.
0
lazor
(27.12.25)
11 gun sonraya randevu veriyor ve doktorlar krem verip yolluyor. Daha once daha ciddi olan sorun icin de gittim filmde kirik cikmiyorsa ortopedi doktoru krem yazip gonderiyor.
0
🌸kralja milutina
(27.12.25)
(3)

Mobil internet tarifesi önerisi

substituent
Selamlar, Vodafone 10gb 170₺ ödüyordum. Bu ay bitiyor. Bana yeni teklifleri 8gb 360₺. Hem fiyat uçuk hem gb düşüyor. Önereceğiniz paket, bir yöntem vs. var mı? Ya da en iyisi başka operatöre mi geçmek?Bu arada, 10gb bile bana fazla aslında. Ev/okul da internet olunca ve metroda internet çekmeyince n
Selamlar,

Vodafone 10gb 170₺ ödüyordum. Bu ay bitiyor.

Bana yeni teklifleri 8gb 360₺.

Hem fiyat uçuk hem gb düşüyor.

Önereceğiniz paket, bir yöntem vs. var mı? Ya da en iyisi başka operatöre mi geçmek?

Bu arada, 10gb bile bana fazla aslında. Ev/okul da internet olunca ve metroda internet çekmeyince neredeyse mobil veri kullanımım min oluyor.

Min 5gb olan, max bütçe dostu tarife/operatör/yöntem ne olur?

Teşekkürler.
0
substituent
(26.12.25)
Direkt operatör değiştir. Ben şu an Turkcell’de 60 gb’a 420 tl ödüyorum. Yazın geçiş yaptım.
+2
lazor
(26.12.25)
lazor+1
Ben de aynı tarifedeyim, şehrinize özel kampanyalı tarife varsa Turkcell iyidir. Yoksa ve çekiyorsa Turk Telekom'a bakılabilir.
+1
kesmekes laleler
(26.12.25)
en iyisi operatör değiştirmek ben de bugün değiştireceğim.
pttcell 10 gb 175 tl. sizin için uygun gözüküyor.
+1
jelly bear
(26.12.25)
(12)

Şunu hiç düşünüyor musunuz?

messina123
Mesela önünden geçtiğiniz iddaa bayinde o an sayısal oynasaydınız akşama milyoner olacaktınız. Veya evinize arka sokaktan gitseydiniz hayatınız aşkıyla tanışacaktınız ama gitmediğiniz için tanışmadınız.
Mesela önünden geçtiğiniz iddaa bayinde o an sayısal oynasaydınız akşama milyoner olacaktınız. Veya evinize arka sokaktan gitseydiniz hayatınız aşkıyla tanışacaktınız ama gitmediğiniz için tanışmadınız.
0
messina123
(25.12.25)
öncelikle evet, sık sık düşünüyorum. ötr yandan, hayatın tümü bunlardan ibaret. binlerce seçenek arasından -varlıklarının farkında olmasak da-, seçimler yapıyoruz. yaşam ise bu seçimlerden ibaret. hayata değil, yaşamaya odaklanmaya çabalıyorum.
0
klassno
(25.12.25)
Geçici görev için anadolu kentlerinden birindeyken tam şubenin karşısındaki seyyar piyangocunun önünden geçerken nedense bir bilet almak istedim. Ama o zaman ekip başımız olacak üstad bir konuda diğer ekip arkadaşına sinirli olduğundan cesaret edip bilet almak için duraksayamadım ve bingo ertesi hafta o seyyarın önünde bir karton yılbaşı büyük ikramiyesine isabet eden bilet buradan satılmıştır diye. Hep aklıma gelir kısmetimi mi teptim diye.
0
koskoca kirpi
(25.12.25)
yok ya. zaten bilinçli tercih yaptığım durumların pişmanlığını yaşıyorum bir de bunlara takılırsam hayat geçmez
0
black holes in the sky
(25.12.25)
Hayır çünkü piyangonun uzun yıllardır gerçekçi olduğunu düşünmüyorum.
+1
pek iyi degilim bugunlerde
(25.12.25)
Olmayanları değil de olanları düşünüyorum ben.

Örneğin telefonumun şarjı bitse hayatımdaki en büyük, uzun soluklu ve karmaşık belayı yaşamayacağım bir gün vardı.
0
akhenaten
(25.12.25)
İnsanın kendi uydurması. İstersen sabaha kadar sokakta dolaş, piyango al, kazı kazan oyna. Kaybedensin. İyi şeyler birden olur, böyle olduğunu görmedim.
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
Hayır düşünmüyorum. Bundan sonra düşünmek için akla yatkın da değil, çocukça.

Diyelim girdim Loto oynadım, hiçbirini tutturamadım. Doğru 6 sayıyı seçmiş olsam milyonerdim. Ee evet de nereden bulacaktım o 6 sayıyı?

Kendinle bir bağlantısı olan durumlarda düşünülebilir bunlar. Bak adam küçük bir şehirdeki seyyar biletçiden söz etmiş, çok daha daraltmış kümeyi. Milyonluk biletin en azından önünden geçmiş. Rüzgarda hışırtısını duymuş. Bilet oradaymış, bunu biliyor artık. Alabilirdi, almayı denememiş. Ama arka sokakta hayatının aşkı olup olmadığını bilemezsin. Her sokakta olabilir. Sonu yok. Lotocunun da öyle.

5 tutturmuşsundur da 6. sayı için aklından geçen bir sayı varken sen son anda başka bir sayıyı seçmişsindir ama ilk sayı çıkmış olur; o zaman yanından geçmişsindir işte.

Gerisi romantik komedi filmi senaryosu.
+1
lazor
(25.12.25)
Bunları düşünmeye bir başlarsak işin içinden çıkamayız, insanda huzur falan kalmaz. Ne olduysa iyi ki oldu, ne olmadıysa iyi ki olmadı demek lazım. Değiştiremeyeceğimiz şeyleri düşünmenin kimseye faydası yok, üzüntüden başka bişi getirmez. Şimdiki zamana ve önümüze bakalım
0
kullanicadi
(25.12.25)
düşünmüyoruz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
ay tam da bugün 4-5 saat önce istiklal'de yürürken minicik bir büfenin önünden geçerken milli piyango bileti alasım geldi, sanki alsam 10 bin 20 bin bir şey çıkacakmış gibi hissettim.
0
candide
(25.12.25)
tabi ki hayır yaşadığın hayat seçeneklerin içindeki en iyi hayattır bu kafadayım ben
0
Hallegadola
(26.12.25)
böyle bir hesap yapamazsın. tam tersini de düşün o arka sokaktak geçseydin belki araba çarpıp ölecektin ?
0
orpheus
(26.12.25)
(7)

Kargo şubesi ürünü iade almadı, şimdi de "süre geçti" diyorlar. Ne yapmalı?

hadi ya la
Trendyol'dan aldığım bir ürünü bedeni uymadığı için iade etmek istedim (hemen doğru bedenini sipariş ettim). Sistem bana iade için otomatik olarak DHL Kargo kodunu verdi.Kodla birlikte DHL şubesine gittim, çalışanlar "Biz sadece yurtdışı gönderi alıyoruz, yurtiçi iade almıyoruz" diyerek ürünü kabul
Trendyol'dan aldığım bir ürünü bedeni uymadığı için iade etmek istedim (hemen doğru bedenini sipariş ettim). Sistem bana iade için otomatik olarak DHL Kargo kodunu verdi.

Kodla birlikte DHL şubesine gittim, çalışanlar "Biz sadece yurtdışı gönderi alıyoruz, yurtiçi iade almıyoruz" diyerek ürünü kabul etmediler. Yanlışlık vardır dedim, başka gün tekrar gittim, yine almadılar.

Hemen Trendyol asistan'a bağlandım. "Durumu inceliyoruz, 2 gün içinde döneceğiz" dediler. Ben sorun çözülecek, bana başka kargo kodu verecekler diye beklerken, o arada yasal 15 günlük iade süresi doldu.

Bugün tekrar bağlandığımda ise robot gibi "15 günlük süre geçtiği için işlem yapamıyoruz, sistem otomatik, manuel müdahale edemiyoruz" diyorlar.

Kargo firmasını seçen kendileri.

O kargonun "ben bunu almam" dediği ürünü çözmeyip bekleten kendileri.

Süre dolunca "süre doldu" diye işin içinden sıyrılan yine kendileri.

Elimde kargo şubesine gittiğime dair kanıtlayabileceğim durumlar ve müşteri hizmetlerinin oyaladığı konuşma kayıtları var. Bu durumda direkt Tüketici Hakem Heyeti'ne mi başvurmalıyım yoksa sosyal medyadan mı yürüyeyim? Başına benzer iş gelen var mı? Resmen sistem hatasını bana kilitlediler.

Şimdiden teşekkürler.
0
hadi ya la
(25.12.25)
Dhl e-commerce ve Dhl farklı sanırım. Orada mı bir karışıklık oldu acaba? Dhl e-commerce eski mng. Amazon da onlarla çalışıyor. Size dhl kodu diye mi verdiler, dhl e-commerce diye mi?
+2
gnosis
(25.12.25)
ben de dhl iade koduyla gelen bir ürünü mng kargo (dhl e-commerce) ile iade etmiştim. oraya yönlendirdiler.
0
eileengray
(25.12.25)
başka şubede deneseymişsin keşke.
0
jelly bear
(25.12.25)
yanlış dhl e gitmişsiniz. eski mng kargo şubesine gitmeniz gerekiyordu. adamlar biz sadece yurtdışı alıyoruz diyince sormadınız mı e nereye verecem ben bunu diye?
+3
gercekdunya
(25.12.25)
bence sosyal medyadan dm'den vs yazın ilgili yerlere belki müşteri memnuniyeti için yine de alırlar. dhl ile ilgili böyle bir muhabbet olduğunu ben de bilmiyordum.
0
Sadece soruyorum
(25.12.25)
@Rondak fikir güzel ama ürünlerin bedenleri farklı imiş. yani aynı ürünü almamış.
0
gercekdunya
(25.12.25)
Sana;
“Hiç uğraşma. Yeni gelen ürünün bedeni uyarsa, kullanacaksan, bu yeni sipariş için ‘yanlış beden gönderildi’ diyerek iade talep edip, yeni siparişin iade koduyla eski ürünü paketleyip gönder.”
şeklinde tavsiye verenler olacaktır. Öyle bir şey yapma. Yanlış olur.
+1
lazor
(25.12.25)
(4)

Halkbank troy kart

narod
Halkbank eski kredi kartimin suresi doldugu icin yeni kredi kartini troy olarak gondermis. Musteri hizmetlerini aradim, bu karti kapatalim ve yeni kart basvurusunda bulunalim diyor fakat kart kapaninca kartsiz kalacagim yeni kart gelene kadar. Ayrica kartimda bir suru taksit var, kart kapaninca onl
Halkbank eski kredi kartimin suresi doldugu icin yeni kredi kartini troy olarak gondermis. Musteri hizmetlerini aradim, bu karti kapatalim ve yeni kart basvurusunda bulunalim diyor fakat kart kapaninca kartsiz kalacagim yeni kart gelene kadar. Ayrica kartimda bir suru taksit var, kart kapaninca onlar ne olacak? Bunun baska bir yolu yok mudur?
0
narod
(25.12.25)
taksitleri ödemeye devam edersin. kart kapanmadan da yeni kart gönderilebilir aslında.
+1
jelly bear
(25.12.25)
bu troy nedir tam bilmiyorum ama banada aynısını yaptılar, troy yolladılar temassızı çalışmıyor diye aradım kartı komple kapatıp axess verelim dediler. taksitleri devir ediyorlar yeni karta.
0
eja
(25.12.25)
benim halkbankta iki kartım var. biri troy aile. biri de parafly platinium. tek limit var, iki kredi kartı ama.

ben troy yurtdışında geçmiyor deyince ikinciyi mastercard göndermişlerdi. kullanırım diyorsanız başka tip kredi kartı çıkarabilirsiniz.

alternatif opsiyon tabi bu. fikir olarak yazdım.
0
kojonotsuki
(25.12.25)
Aynı sorunu ben de yaşadım dünya kadar kavga ettim, şikayet oluşturdum vs hiçbir faydası yok.

2. Bir kart oluşturdular visa. Aynı şekilde sigorta taksitlerim olduğu için kapatamadım, taksitleri o karta da aktarmadılar. Birkaç ay kaldı, bitince eskiyi de yeniyi de kapatacağım.

Maaş müşterisi olduğum için her iki kartta da kullanım ücreti yok neyse ki.
0
lazor
(25.12.25)
(5)

İlişkide Sınırları Belirlemek ile İlgili

lapetitemort
Hani derler ya, ilişkide sizi rahatsız eden şeyleri en baştan konuşun, anlaşın diye. İlişkiyi bitirici olmayan ama en iyi ihtimalle huzursuzluk yaratacak bir konu için soruyorum bunu. Bu durumda "bu ilişkide ZYZ olmayacak" şeklinde çerçeveyi en başta çizer misiniz?
Hani derler ya, ilişkide sizi rahatsız eden şeyleri en baştan konuşun, anlaşın diye. İlişkiyi bitirici olmayan ama en iyi ihtimalle huzursuzluk yaratacak bir konu için soruyorum bunu. Bu durumda "bu ilişkide ZYZ olmayacak" şeklinde çerçeveyi en başta çizer misiniz?
0
lapetitemort
(25.12.25)
İlişkinin en başında, bu iş arkadaşlık romantik ilişkiler olabilir, insanlar sınırları test eder. O yüzden baştan konuşmakta fayda var.
0
anten
(25.12.25)
Kendime de partnerime de net sınırlar çizerim, sınır test edildi diye ilişkiyi çöpe atmam, ama o sınırı kafasına vura vura tekrar gösteririm. Canımı sıktığı her hadisenin kalıcı bir bedeli olur. Partner bu bedelleri taşıyamaz hale geldiğinde ise ilişki biter. Örneğin tiyatro izlemeyi seviyorum ve partnerimi davet ettim, ama benim bu zevkime hakaret eder gibi bir yaklaşımı oldu, o partnerin benimle tiyatro oyunu izleme şansı sonsuza kadar yok olmuştur. Başkalarıyla gider ama partneri asla dahil etmem , içim soğumaz. Böyle böyle partnerin kendine hayatımda yer bulamayacak kadar küçülüp silinmesine izin veririm kısaca.
0
loch ness
(25.12.25)
Böyle bir şeye gerek yok. Takılmalık kızla takılırım, evlenilecek kızla evlenirim. Birini birine dönüştürmeye çalışmak anlamsız bir çaba. Seninle olmak isteyen zaten her şeye dikkat eder, senin sınır koymana gerek kalmaz. Ben erkek kankası olan kıza erkek kankan olmayacak demek yerine erkek kankası olmayan kızı seçersem kafam rahat olur.
-2
arbre
(25.12.25)
kemal kılıçdaroğlu' nun seçim vaatleri gibi madde madde yazılı metinden okunmaz tabi.

hani gidip 'köpeklerden nefret ederim' gibi bir cümleyi köpek korkusu olan sevgilinize fol yok yumurta yokken dikte etmenize gerek yok.

saygı ve sadakat ve varsa tikleriniz dışındaki hassasiyetlerinizi zaman şekillendirsin. zamanla birbirinizi tanıyın.
0
galahad reloaded
(25.12.25)
Yengenin bulduğu adayla tatlıcıda buluşup tanışıp, evlenip evlenemeyeceğinizi değerlendirdiğin bir senaryoda böyle bir şey olabilir.

Normal bir ilişki ise böyle izdivaç programı gibi kriterlerini sıralayıp taliplerini beklediğin bir organizasyon değil. İnsanların sınırları, doğruları, değerleri vs kalın kalın çizgilerden ibaret de değil. En baştan, daha muhabbet bile kurmadan sana uyan uymayan kimi şeyleri de görebilirsin, ilişkin yıllandıktan sonra fark ettiğin şeylerle de karşılaşabilirsin. (Sansasyonel şeyler olmasına gerek yok)

Kendi açından da bilmediğin farkında olmadığın şeylerin farkına varabilirsin.

İlişki öyle yönergesi, reçetesi olan bir şey değil. “Baştan konuşurum kafan rahat olur” yahut “baştan söyleseydin böyle bir sınırın varsa” gibi bir dünya yok.

Rodeo gibi bir şey.
0
lazor
(25.12.25)
(18)

Sevgilimden Bunu İstemeye Hakkım Var Mı?

lapetitemort
Geçmiş ilişkilerimden bir soru. Çokça tartışması olmuştu.Kız tarafının çok yakın olduğu transeksüel bir arkadaşı var. En yakın arkadaşı diyebiliriz hatta ve 8 yıldır tanışıklıkları var. O transeksüel kişinin de kendisi gibi başka transeksüel arkadaşları olduğu için onlarla da zaman zaman görüşüyor.
Geçmiş ilişkilerimden bir soru. Çokça tartışması olmuştu.

Kız tarafının çok yakın olduğu transeksüel bir arkadaşı var. En yakın arkadaşı diyebiliriz hatta ve 8 yıldır tanışıklıkları var. O transeksüel kişinin de kendisi gibi başka transeksüel arkadaşları olduğu için onlarla da zaman zaman görüşüyor. Bu transeksüel bireyler bedenini satarak geçimini sağlıyor. Ortamları çok iyi değil. Uyuşturucu yok ama bolca alkol tüketimi ve yoğun küfür kullanımı var. Bunlardan bağımsız değerlendirdiğinde ise arkadaşlık bağları kuvvetli ve zor zamanlarda destek olmuşlar.

Erkek tarafı ise bu durumu ilişkinin ciddiye dönüşmesinin önünde engel olarak görüyor. Çocuğum olursa bu örneklerle karşılaşmasın istiyor. Bu sebeple kız arkadaşının bu kişi ile iletişimini kesmesini istiyor.

Erkek tarafı bu talebinde haklı mıdır sizce?
0
lapetitemort
(24.12.25)
talep edip rahatsızlığını dile getirebilir ama diretemez veya karşı tarafı suçlayamaz -bence-.
+7
gobekliraki
(24.12.25)
uyumlu bir çift değiller, aynı görüşleri paylaşmıyorlar. erkek haklı değil.
+8
deartheodosia
(24.12.25)
Erkek tarafi tarihte ne zaman hakli olmuş ki zaten :)

Haklısın dostum, cigerine kadar haklisin. Birak bir hayat kadini yakin arkadasi, is arkadasinla normal arkadasligin batar kadin milletine. Bu rahatsizlik default olarak on geliyor hepsinde.

Ayrilman lazim.
-3
duster
(24.12.25)
O tip bir kızla konuşmam bile. Yalnız kalmamak için seviyeyi bu kadar düşürmeye gerek yok ya.

Bunu eksileyenler haha
0
arbre
(24.12.25)
hak adalet aramak gereksiz. sana uygun değil, ayrıl.
+5
jelly bear
(24.12.25)
senin isteme hakkın var ama onun da kabul etmeme hakkı var. en iyisi koşarak uzaklaşmak
+9
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(24.12.25)
istemek ve ayrılmak hakkın.
+4
koela
(24.12.25)
Böyle hasta bir kadınla sevgili olunmaz. Transbireymiş de bedeni satıyormuş muş. Ne kadar da naif ve normal söylüyorsun ya? Garipsiniz
+1
benaslindayohum
(24.12.25)
öncelikle "arkadaşlık bağları kuvvetli ve zor zamanlarda destek olmuş" insan sırf partneri istedi diye bence arkadaşlarını satmamalı, terk etmemeli.

rahatsızlığınızı bence hatalı bir varsayım üzerinden kuruyorsunuz. bu senaryoda partnerinizin çocuğu "uyuşturucu yok ama bolca alkol tüketimi ve yoğun küfür kullanımı var" olan bir yere götüreceğini ve partnerinizin arkadaşlarının da çocuk yanında ona uygun davranmayacak insanlar olduğunu düşünüyorsunuz. yani hem partnerinize güvenmiyorsunuz, hem de çevresindekilere güvenmiyorsunuz. güvenmediğiniz insanlarla çocuk sahibi olmayı geçtim, birlikte de olmayın zaten.

peki sizin için sorun arkadaşların trans olmaları mı, geçimlerini sağlama şekilleri mi yoksa her ikisi de mi? yani trans değil de güzellik algınıza uyan "kadın" olsalar ve yine geçimleri aynı olsa fikriniz değişir miydi? ya da trans ama sizin için muteber bir iş kolunda türkiye ortalamasının üzerinde bir geliri olsa fikriniz değişir miydi?
+5
tnz
(24.12.25)
yani siz bir ilişkiye başladığınızda bunları zaten biliyor olmanız lazımdı ki biliyorsunuz da zaten. eğer sizi rahatsız ediyorsa bunu dile getirin ve kendisini de zor durumda bırakmamak için ayrılacağınızı söyleyin. öteki türlü müdahaleye giriyor ve asla mutlu olmazsınız.
+1
elektr10
(24.12.25)
yani erkekler genel olarak bir kadını görüp beğenip sevgili olduktan sonra da "şununla görüşme bununla görüşme" diye manipüle ettikleri için bu soruya şaşırmadım. benim eşim de sevgili olduktan sonra normal erkek arkadaşlarımla görüşmemi istememişti ki görüşmedim de sonra gerçekten.

sen kızı tanıdığında onun arkadaşlarını da biliyordun. o hali ile sevdin, şimdi de o arkadaşlarla görüşmesin diyorsun, bence bu haksızlık. ben senin yerinde olsam kötü arkadaşlarla takıldığını bildiğim biriyle hiç sevgili olmazdım. neyse sevgili oldun diyelim ben olsam dediğim gibi karışmazdım takılmasına. zaten insanın yaşı ilerledikçe arkadaşlarla görüşme sıklığı azalıyor ister istemez. yani sen karışmasan da belki görüşmeyecekler sonradan.
+1
Sadece soruyorum
(24.12.25)
Sen böyle bir soruyu böyle bir ortamda nasıl sordun? Sorunun içinde kadın erkek var, trans var, “seks işçisi” var, aile-çocuk var, var oğlu var. “Allah Allah, Kontesi Kim Sikti?” Fıkrası gibi bir kombinasyon :)

Erkek tarafı normal, ortalama, sıradan bir insana benziyor. Böyle birinin, Fuhuş yapan trans bireylerle standart bir sosyal ortamı paylaşan biriyle bir ilişki içinde bulunması bile tuhafken bir de evlenmekten, çoluk çocuktan bahsediyoruz. Olacak şey değil. Öyle ki, olacak şey olmadığını dile getirmek bile tuhaf Geliyor kulağa. Troll soru mu acaba diye düşünüyorum.

Bu kişinin yaklaşımının tersi, yol kenarında müşteri bekleyenleri kurşuna dizmek değil tabii ki. Ama bahsettiğin şey de bir yerde zor durumda bir ihtiyaç içinde olan birisine insani olarak yardımda bulunmak gibi bir şey değil.

İsteme hakkın var mı; herkesin her şeyi isteme hakkı var. Faydası olur mu; bir bok olmaz. Zaten içten içe bu insanın saçma sapan işler peşinde olan biri olduğunu düşünmüyor musun? İçten içe hakir görmüyor, kınamıyor musun? Daha ne evlenmesi ne çocuk yapması? “Düzgün bir yola getirmek” falan gibi bir düşüncen var sanırım. Öyle bir şey yok. Bu ortamda bir abukluk görüyor olsa zaten kendi bulunmazdı.

Senin söylemenle kendini izole etmesi ancak “sana uyum göstermek”le sınırlı olur. Onun gerçekleri seninkilerden ÇOK farklı. İlelebet bu ortamlara girmemeye bile karar verse, bakış açılarınız arasındaki bu kadar keskin farklılıklar başka konularda da ortaya çıkıp çatışma yaratacak.

Özet: hakkın var. Sonuç alamazsın. Bu işin olurunu düşünmen bile saçma. Her topal atın bir kör alıcısı çıkar. Hayatında biri olsun diye kendini böyle bir durumun içine sokma. Hemen kendi yoluna bak.
+3
lazor
(24.12.25)
değildir. örneğin kız arkadaşın bir sürü biseksüel veya lezbiyen arkadaşı olsaydı hangisini nerede kündeye getirebilirim diye düşünecekti.
-1
galahad reloaded
(24.12.25)
Haklıdır. illa trans olmasına da gerek yok. Kadın olup, fahişelik yapan birileriyle de arkadaş olsaydı, aynı durum. Para karşılığı bedenini satan kişilerin, ahlaki seviyeleri düşüktür. Para için her şeyi yapabilirler.

Böyle büyük anlaşmazlıklarda net olmak lazım. Oturulur, konuşulur, düşünmesi için süre verilir. Anlaşılmazsa da ayrılırsınız...

.
+1
kartallar yuksek ucar
(24.12.25)
hakkın var. sonuçta ilişki fedakarlık işi. kabul etmezse sen de lezbiyen arkadaşlar bul.
+1
mikahakkinen
(24.12.25)
bir erkeğin, hayatındaki kadına yol göstermesi, dejenere ve tehlikeli ortamlardan uzak tutmaya çalışması kadar "illişkiye dair" bir şey daha olamaz benim gözümde. bunu yapmayan erkek, o kadın ile ilişki içinde değildir. böyle bir kişiyi deneyimliyor ve nihayetinde çıkış stratejisini de baştan tasarlıyordur ki ancak böyle umursamayabilir.
+1
loch ness
(24.12.25)
senin en yakin arkadaşın bir fahise olsaydi. Sen de surekli genelevlerde, pavyonlarda takilsaydin, kiz arkadasin sorun eder miydi?
+1
tekdir ile uslanmayan kiz
(24.12.25)
evlilik teklif edilmemiş, hatta evlenilecek kişi olduğundan emin olunmamış, ancak ileride doğacak çocuğunu düşünüyorsun öyle mi?

biraz hızlı, biraz fazla ileri görüşlü değil mi? belki evlenip başka şehire gidicen ne biliyon ki?
-1
selam
(25.12.25)
(5)

Birini adresime kaydetmek için

nefertarii
Kuzenimin kız arkadaşını adresime kaydetmek istiyoruz. Direkt nüfusta kuzenim desem sorun olur mu?
Kuzenimin kız arkadaşını adresime kaydetmek istiyoruz. Direkt nüfusta kuzenim desem sorun olur mu?
+1
nefertarii
(23.12.25)
Nüfusta bir şey demenize gerek yok ki?
+5
kobuzchu kiz
(23.12.25)
edevlet
0
ala09
(23.12.25)
İşlem aynı şehir içinde ise e devletten yapılıyor. Farklı şehirden gelecekse nüfus müdürlüğüne gidilmesi gerekiyor.

Nüfus müdürlüğünde “bu benim kuzenim” dersen gülerler muhtemelen. Herhangi biri olabilir, ev arkadaşın, sevgilin, imam nikahlın falan bile olabilir. Devlet karışmaz. E devlette zaten mesele yok.

Herkes reşitse kimseyi ikna etmen gerekmiyor.

Yaşlanmaya başlamış bir adamın tavsiyesini kabul edersen; bugün yarın evleniyor değillerse, adresine alma.
+2
lazor
(23.12.25)
konut iskansız olduğu için gitmem gerekiyor maalesef ki. @lazor, eylülde evlenecekler :)
0
🌸nefertarii
(23.12.25)
Sorun olmaz.
Zaten sormazlar da.

Birinin sizin kuzeniniz olup olmadığını nüfus müdürlüğü sizden iyi biliyor zaten.
Neden birlikte yaşadığınızı sormazlar, gidip yapın işlemi.
+1
michael_knight
(24.12.25)
(8)

Kol saatinde bu kadar gecikme normal mi?

koskoca kirpi
Merhaba, babama yıl başı hediyesi olarak laf arasında görünüşünü beğendiğini söylediği Casio EFK-100D model saatten alacaktım. Fakat bugün sipariş verirken açıklamasında şöyle bir şey gördüm. Görseli açamayan için özetliyim; "Günde en fazla 35 saniye geri ve 45 saniye ileri gidebilen hassas zaman öl
Merhaba, babama yıl başı hediyesi olarak laf arasında görünüşünü beğendiğini söylediği Casio EFK-100D model saatten alacaktım. Fakat bugün sipariş verirken açıklamasında şöyle bir şey gördüm. Görseli açamayan için özetliyim; "Günde en fazla 35 saniye geri ve 45 saniye ileri gidebilen hassas zaman ölçümüyle güvenilir performans sunar." yazıyor. Bu çok fazla değil mi, fiyatı 18k olan bir saatin günde yarım dakika geri kalması normal mi? Yoksa bu kanunen başımız ağrımasın zaruri açıklaması mı anlamadım.

hizliresim.com
0
koskoca kirpi
(23.12.25)
yuh fazlaymış gerçekten. isviçre mekanik saatler cosc sertifikalı satılır ve onlarda +6/-4 saniye normal kabul edilir. anladığım bir model değil bu ama gerçekten çok fark var.
0
awlmi
(23.12.25)
18 bin lira mekanik otomatik saatler icin yuksek bir fiyat degil. Ilave olarak Casio da mekanik saatleriyle unlu bir marka degil hatta ilk mekanik saatleri. Quartz/pilli saatler accuracy acisindan cok cok cok daha iyi ve ucuzlar.

Ornegin seiko presage’nin benzer fiyattaki bir modeli de ayni accuracy’i sunuyor. Garip bir sey yok.
-1
ghilleinthemist
(23.12.25)
Saatlerin sistemine göre normal midir değil midir, bu konuda bilgim yok. Sadece şunu hayal ediyorum;

Pazartesi sabah 8’de işine gidip saatini ayarlıyorsun… bir sonraki Salı sabahı işe yine 8’de gidiyorsun ve diyorlar ki sana “5 dakika geç kaldın. Bir daha olmasın!”

Bir gün 35 geri diğer gün 45 ileri yapıyorsa belki uzun zaman idare ediyordur ama bu kadar kısa sürede saatini tekrar ayarlamak zorunda kalacaksan bu kabul edilebilir bir şey gibi gelmiyor bana.

Acaba taklit mi satıyorlar?

Edit: bir derdimiz yok, zamanı gösteren ürünün taahhüdünü yorumluyoruz. Senin derdini bilmiyorum. Umarım dermanını bulursun.
+1
lazor
(23.12.25)
Taklitle falan alakasi yok. Casio’nun verdigi accuracy degeri bu. Icinde pil olmayan tamamen mekanik bir cihazin en giris seviyesi versiyonlari icin beklentiniz cok yuksek. Mekanik saatler daha iyi zaman tutmak icin alinan seyler degil. Dert oysa cok daha ucuz quartz saatlerle bu derdi cozebilirsiniz.
-2
ghilleinthemist
(23.12.25)
Sapması çok fazla. Bu saati almazdım. İlla Casio alınacaksa solar yani güneş enerjili saatler en iyisi.
+1
michael harddd
(23.12.25)
hem solar hem bluetooth hem de radyo dalgasi ile zaman kalibrasyonu. yeni çok iyi bir saat çıktı:

www.casio.com

sizin istediğiniz gibi olmasa da arkadaşlarıma bu vesileyle öneriyorum.
0
eileengray
(23.12.25)
tolerans degerlerini yazmislar. muhtemelen o kadar oynamaz. ama 35 sn mekanik saat icin cok.

genelde 3-5 sn oynar. benim omega 2sn sapiyor gunde. ama rolex alip 15 sn gorenler de var. mekanik saat alinacaksa daha duzgun bir sey alinmali.
-1
antikadimag
(23.12.25)
Giriş seviyesi bir mekanik saat için gayet normal. Hatta genel olarak mekanik saat için normal zira mekanik saat sapar.

COSC ve benzeri diğer sertifikaların ölçüm süreçleri laboratuvarda yapılır, hiçbir sertifikasyon günlük kullanım senaryosu dahilinde yapılmaz. Giriş seviye bir ETA/Sellita makine alsanız da buna benzer sapmalarla karşılaşmanız olası. Pek çok Rolex COSC limitleri içinde çalışır, hatta bizzat kullandığım ve çevremde gözlemlediğim Rolex'ler genelde +2 ve -2 saniye aralığında çalışıyor ama arada günde +-15 saniye sapan da olur ve bu durum saatin ayıplı olduğu anlamına gelmiyor İsviçre saatçiliği dikkate alındığında. Kaldı ki saatin dakikliği saatin ömrü boyunca sunabildiği bir şey de değil. Zamanla sapma artıyor genelde. Rolex'de çok daha uzun zaman sonra artar ama yıllar önce kullandığım Tissot daha kısa zaman sonra daha fazla sapmaya başlamıştı.

Özetle dakiklik ve sapmama takıntısı varsa pilli alın geçin, hiç uğraşmayın. Bunu 20 senedir aralıksız mekanik saat kullanan birinin tavsiyesi olarak değerlendirebilirsiniz.
0
10551037
(24.12.25)
(7)

Temizlikten hemen sonra fayansın üstünde siyah toz parçaları oluşuyor?

hadi ya la
Daha önce çok farklı evlerde yaşadım, birkaç evde de benzer problem başıma geldi ama kimi evler temizlikten sonra üç beş gün tertemiz kalırken bu ev 12 saat içinde kirleniyor. Terliğin altı mahvoluyor, banyo, mutfak, koridor fayansında siyah bir şeyler birikiyor hep. Bu neden olabilir? Robot süpürge
Daha önce çok farklı evlerde yaşadım, birkaç evde de benzer problem başıma geldi ama kimi evler temizlikten sonra üç beş gün tertemiz kalırken bu ev 12 saat içinde kirleniyor. Terliğin altı mahvoluyor, banyo, mutfak, koridor fayansında siyah bir şeyler birikiyor hep. Bu neden olabilir? Robot süpürge çare mi? En f/p öneriniz ne olur bunun için?
0
hadi ya la
(23.12.25)
neyle siliyorsun?

cifle falan siliniyorsa durulamak gerekiyor, bazıları suya cif katıp siliyor, su kuruyunca cifler kalıyor toz gibi. ama beyaz oluyor. benzer bir temizlik malzemesinin kalıntısı olabilir mi?
0
kibritsuyu
(23.12.25)
çevrede inşaat varsa camdan balkondan falan çok fena pislik giriyor
0
neira
(23.12.25)
Kapı baca kapalı diye tahmin ediyorum. Benim için ilk şüpheli; ev terliklerinin tabanı.
0
lazor
(23.12.25)
yerleri fairy ve beyaz sirke ile siliyorum.
çevrede inşaat yok, çok sakin temiz bir yer.
kapı baca genelde kapalı. sanırım ev terliği problem yapıyor.
0
🌸hadi ya la
(23.12.25)
Çatı katı ise yıllar önce oturduğum bir evde çatı aralıklarından siyah kurum dökülüyordu ben de bir süre ne olduğunu anlayamamıştım. baca çıkışı vs varsa yakınlarda oluyor.
0
creepy
(23.12.25)
Bir çevre yolu veya karayolu veya otobana yakın bir evden mi bahsediyoruz?
0
Mirket
(24.12.25)
elektrik supurgesinin icini ve filtrelerini de kontrol edin. supurunce icindeki her ne ise ortaliga puskurtuyor olabilir arkadan.
0
robokot
(24.12.25)
(4)

musluğu tamir edemedim

Efoody
https://share.google/mrbYLAspHVnasCAi7şu metal parçayı komple iki kere değiştirdim. ancak halen su kaçırıyor.vanayı ne kadar sıkarsam sıkayım akıyor o su. hatta vana plastiği de kötü muhtemelen 4 5 kez de onu kırdım.nasıl yapacağım lan ben bunu?
share.google

şu metal parçayı komple iki kere değiştirdim. ancak halen su kaçırıyor.
vanayı ne kadar sıkarsam sıkayım akıyor o su. hatta vana plastiği de kötü muhtemelen 4 5 kez de onu kırdım.
nasıl yapacağım lan ben bunu?
0
Efoody
(23.12.25)
içini alma sadece, musluk al komple. çok bi fiyat farkı yoktur.
+1
antihero
(23.12.25)
Metal parçanın adı salmastra, ondan 2 tane yeni alıp taktığın halde mi damlatıyor? Yerine takarken en sondaki vidayı sağlam olsun diye çok fazla sıkıyor olabilir misin?

Salmastranın suyu kendi başına kesmesi gerekir, musluğu değiştirmeye gerek olmamalı.
0
lazor
(23.12.25)
Google'a musluk içi traşlama aparatı yaz. Youtubeda birkaç video seyret. Yapabilirim diyorsan, o aparattan alıp hallet.

Edit: Musluk raybası imiş adı.
0
Mirket
(23.12.25)
valla düzel bu rayba denen şeyle. musluğu komple değiştirmeyi bile kafaya koymuştum ama sökemedik mk şeyini.
+1
🌸Efoody
(03.01.26)
(3)

Vefat sonrası şahıs borçları

metal69
Babam vefat edeli 2 ay oldu. Son birkaç haftadır, birisi " Şu kadar borcu vardı " birisi " Bu kadar alacağım " vardı diye benim kulağıma geliyor. Ne yapayım, alacağım var diyenden çek senet mi sorayım, kafam karıştı ve soru işaretleri oluşuyor ister istemez borcu hakikaten var mı yoksa kimi insanlar
Babam vefat edeli 2 ay oldu.

Son birkaç haftadır, birisi " Şu kadar borcu vardı " birisi " Bu kadar alacağım " vardı diye benim kulağıma geliyor. Ne yapayım, alacağım var diyenden çek senet mi sorayım, kafam karıştı ve soru işaretleri oluşuyor ister istemez borcu hakikaten var mı yoksa kimi insanlar fırsatçılık mı yapıyor diye?
0
metal69
(22.12.25)
Başınız sağ olsun, Allah sabır versin. İnsanın kaybı acısı yetmez gibi bir de bunlarla uğraşmak zor.

Anladığım kadarıyla konuya iyi niyetli ve dürüst yaklaşıyorsun. Borç gerçek bir borçsa imkan dahilinde ödemek istiyorsun diye anlıyorum. Ne yazık ki dünya öyle iyi niyetli dürüst kimselerle çevrilmiş değil. Çakalı yamyamı da çok.

Durum dışarıdan yorumlaması zor bir durum. Baba çalışıyor muydu, kendi işi miydi, maaşlı mıydı? Aldığını verdiğini pek bilmiyorsun belli ki.

O yüzden öncelik tabii ki senet, banka havalesi vs gösterebilen ve bunu mantıkla izah edebilenlerde. Babanın maddi durumuna göre bahsedilen borçlar mantıklı mı? Para alınmışsa nereye harcanmış anlaşılabiliyor mu? Elden verdim, havale yok, telefon mesajı yok falan diyenlere “tamam al sana para” demek pek mümkün değil tabii ki. Annen sağ ise belki para alışverişi olanları biliyordur ona bir danışılabilir. Birlikte çalıştığı kardeş, amca, akraba, muhasebeci falan varsa onlara sormakta da yarar var.

Bu adam sizden borç almış. Ne zaman neden almış, aldığını ne yapmış, bunları anlamak lazım. Adam babandan aldığı borcu babana havale yapmış olup onun dekontunu da borç verdim diye gösterebilir. İzini sürmek gerek.

Babadan kalan mal yoksa ve borçlar varsa bir seçenek olarak reddi miras yapmayı da düşünebilirsiniz mirasçılar olarak. Yaparsanız onun 3 ay süresi var onu kaçırmamak gerek.
+5
lazor
(22.12.25)
başınız sağolsun. tanımadığınız kişilerse hiç oralı olmayın, beni annemin vefatından sonra bu şekilde dolandırmaya çalıştılar
+1
mezzosprite
(23.12.25)
bunu meslek edinmiş fırsatçı/dolandırıcılar var. bu borcu en az 2-3 farklı güvenilir kişiden teyit edemiyorsanız görmezden gelin.
0
orpheus
(23.12.25)
(8)

"kargoyu asansöre bıraksak?" meselesi

nohut
merhaba dalmaçyalılar.uzunca süredir kuryeler bana bu soruyu soruyor ve ben de her seferinde "olur bırakabilirsin" deyip gidip asansörden alıyorum. fakat bu ara bu işin bir suistimal metodu olduğunu düşünmeye başladım.şöyle ki kargo hizmeti için hayvani ücretler ödedikten sonra bir de ekstra emek gö
merhaba dalmaçyalılar.

uzunca süredir kuryeler bana bu soruyu soruyor ve ben de her seferinde "olur bırakabilirsin" deyip gidip asansörden alıyorum. fakat bu ara bu işin bir suistimal metodu olduğunu düşünmeye başladım.

şöyle ki kargo hizmeti için hayvani ücretler ödedikten sonra bir de ekstra emek gösterip, evden çıkıp yürüyüp teslim almak bir miktar enayilik gibi geliyor. yanlış anlaşılmasın burada mesele iki adım yürümek değil, karşılığında orantısız fazla para ödediğin bir hizmeti almak için bir de ekstradan amelelik yapmak. birilerinin "ulan ne hayvan herifsin, azıcık anlayış göstersen ne olur!" dediğini duyar gibiyim ama o anlayışı hep gösterdim zaten ve sonra bu iş standarda bindi. ayrıca o anlayışı müşteri gösterdiğinde bundan asıl faydalanan kişinin gariban kurye değil de fırsatçı patronları olacağı çok açık. ee, müşterinin suçu ne ki bu sistemde o düdüklenmek zorunda kalıyor?

öte yandan evet, kuryelerin zor şartlarda çalıştığının farkındayım ama bence ricada bulunmaları gereken kişiler müşteriler değil, sineğin yağını hesap eden fırsatçı patronları. ben kendi işimde hiç kimseden kolaylık isteyemiyorum. "hakettiğimi kazanmıyorum" diyerek işimi noksan bırakma hakkını kendimde görmüyorum. ayrıca bana hiç kimse "tamam bu sefer biz kolaylık yapalım sorun değil" demiyor.

neyse. yine de kesin fikir beyan ediyor değilim. belki de kuryenin teklifini kabul etmek ve asansöre bırakılmış kargoyu +60 derece sıcakta ya da sibirya soğuğunda çıkıp almak gerekiyordur. duyuru sakinlerinin fikrini merak ettim sadece.

ne diyorsunuz?
-1
nohut
(22.12.25)
Bana hiç bu teklifte bulunan olmadı. Olsa idi de kabul etmezdim. Zira kargolar artık ucuz değil gerçekten pahalı. Yeri geliyor bir ürün alıyorum ama kabul etmiyor min 2 ürün istiyor.

Dolayısıyla eve teslimat isterim. Yine ileride kargoda problem olabilir kırık vs. Bu durumda siz iade etmek istediğinizde ispatta bile sıkıntı yaşarsınız.

Elden almak en mantıklısı.
+2
drako
(22.12.25)
bizde asansor yok. sepet var mı diye soruyolar. yok deyince sanki analarına sövüyormusum gibi bi zahmet yukarı cıkarıyolar.
0
koela
(22.12.25)
bence de kabul etmemek lazım. kabul ettikçe bu olay normalleşiyor ve üstüne daha da ekstra istekler oluyor. veya bir kaç kişi kabul etti diye kabul etmeyenlere kötü muamele ediliyor.
kuryeler veya diğer hizmet sektörü çalışanları zor koşullarda çalışıyorlarsa bunu işverenleri ile çözmeleri gerekiyor. son kullanıcı olarak biz fedakarlık yaptıkça asıl kazançlı olan patron oluyor. patron belki çalışana daha az iş yükleyecekken, daha çok eleman istihdam edecekken, bizim fedakarlıgımız sayesinde daha az çalışan ile iş döndürebiliyor. çalışanlara yardımcı olmak aslında çoğu zaman patronlara yardımcı olmak anlamına geliyor.
şimdi bu duyuru altına kesin şöyle yazanlar olacaktır "ne var kardeşim asansöre kadar yürüdün de ne oldu ne var bunda" bu tür insanlar oldugu müddetçe bu yanlışlar devam eder.
0
abelardo
(22.12.25)
kabul etme. 8. katta otururken 100lerce kargo aldım bir kez bile teklif edilmedi.
0
jelly bear
(22.12.25)
Oturdugum siteye gelen her kargoyu guvenlige birakiyorlardi, cok kargo geliyor evimize, hepsine tek tek cok net sekilde kargo eve gelecek dedim. Buna herkes uyum saglamadi hemen.

Guvenlige birakmaya devam edenlerin kargolari teslim almadim diye kayit acmaya baslayinca mecbur eve getirmeye basladilar.

Cok acil isim var diyen biri olursa, acelem yok, yarin isin olmayinca getir diyorum.

Taviz yok.

Kargocularla cok zit gitme, ben tedbirliyim sert cikislar yapiyorum, cok sabikali kargocu var, sorunlu insanlar cogu.

Esnaf kuryeler ile sorun yasamazsin zaten.

Sorunu subedeki asgari maasli ile yasarsin. Onlar dert
+1
die fetten jahre sind vorbei
(22.12.25)
Hayvani ücretler ödedikten sonra bir kaç adım yürümek asla zor gelmemeli.
Fazladan para ödediysek biraz alış veriş konularında kendimizi sınırlandırmamız gerektiği anlamına da gelebilir.

Bir konu sebebiyle bugün araçla gidebileceğim yere, gidiş geliş toplamda yaklaşık 3 km olan mesafeyi bugün ayrıca "spor olsun" diyerek yürüme gittim geldim.
O nedenle kapı önüne bir şey almak için çıkıp yürümeyi siz kalori yakmak olarak görün . Tabi o anki duruma göre değişen şeyler ama enayilik falan da değil bu .
0
diyecevaplandı
(22.12.25)
Bıraktırsan bile “pakette herhangi bir sorun var mı” diye sormayı ihmal etme. Önemli bir şey geliyorsa da bırakmalarına müsaade etme.

Ben eski mahallemde bundan 10 sene önce sepetle alırdım. Kendim söylerdim çıkma diye. Bir süre sonra kendileri sepet sormaya başladılar. İnsan kendi verdiğiyle, kendisinden istenene aynı gözle bakmıyor :)

Kargoların çok pahalı olmasıyla bunun arasında pek ilgi kurmuyorum ben. Teslimatın bu son adımı Kuryeyle aramdaki mevzu. Firma “kargolarınızın kapıya kadar gelmesi gibi bir taahhüdümüz yok” dese ödenen paranın karşılığını sormak doğru ama bu firmanın değil bireyin mevzusu. Parayı da bireye değil firmaya verdiğim için ben o açıdan bakmıyorum.

Söylendiği gibi, bunu standart kabul edip, yok diyenlere tavır yapmak yahut yarın öbür gün asansör yerine bina kapısına bırakmayı talep etmek gibi şeyler gerçekten de olabilir. Arada bir “hayır çıkamıyorum daire kapısına bırakır mısınız” demek iyi olabilir. Fazla geçimli olmak da eşek yerine konmakla sonuçlanabiliyor.

Hasılı; sorun edeceksen kabul etme. Birkaç kez de şubeyi arayıp şikayet et “her sefer her sefer bunu soruyorlar bu nedir ya” diye.
0
lazor
(23.12.25)
bugune kadar belki 1000 kargo almışımdır hiç kimse "asansöre bırakayım" demedi bugüne kadar, ilginçmiş. hatta 3-5 kere diyafondan ben asansöre bırakabilirsiniz dedim de (saçma ağır ama pahada hafif şeyler için, kedi kumu falan.. asansörle kapımın arası 2 adım yok sonuçta) bırakmadılar hiç. ya duymadılar, ya anlamadılar, ya da bırakmak istemediler.
0
robokot
(23.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.