Giriş
(1)

ihtiyaç kredisi? (yurtdışında çalışan)

hede hodo
Merhaba. İhtiyaç kredisi almak istiyorum ama azerbaycan'da şantiyede çalışıyorum. 6 senedir teb'in müşterisindeyim. İnternet şubesinden giriş yapıyorum çalıştığınız yer il/ilçe olarak soruyor. yurtdısı seceneği de olmadığı için o sayfayı geçemiyorum.Vakıfbank'tan bakayım dedim. O da aynı sayılır.Ben
Merhaba. İhtiyaç kredisi almak istiyorum ama azerbaycan'da şantiyede çalışıyorum. 6 senedir teb'in müşterisindeyim. İnternet şubesinden giriş yapıyorum çalıştığınız yer il/ilçe olarak soruyor. yurtdısı seceneği de olmadığı için o sayfayı geçemiyorum.
Vakıfbank'tan bakayım dedim. O da aynı sayılır.
Ben kredi çekemeyecek miyim?
(teb'den çekmek istedim cunku hesabıma gıren/cıkan parayı bılıyorlar daha kolay alırım dusuncesıyle )
0
hede hodo
(05.09.17)
İş yerinin Türkiye merkezinin bulunduğu ili ilçeyi yazınca olmaz mı?
0
kobuzchu kiz
(05.09.17)
(5)

Patates beyaz saçları kendi rengine döndürüyormuş

yaren
Selamhttp://yemek.com/sactaki-beyazlari-yok-eden-kur/Bu sayfada patates kabuklarının suda kaynatılıp soğutulmasıyla elde edilen sıvının beyaz saçları birkaç hafta içinde kendi rengine döndürdüğünü söylüyor. Bunu birkaç yerde daha gördüm. Deneyen var mı, faydasını gördünüz mü?Bi de, yıkanmış durulanm
Selam

yemek.com

Bu sayfada patates kabuklarının suda kaynatılıp soğutulmasıyla elde edilen sıvının beyaz saçları birkaç hafta içinde kendi rengine döndürdüğünü söylüyor. Bunu birkaç yerde daha gördüm. Deneyen var mı, faydasını gördünüz mü?

Bi de, yıkanmış durulanmış saça bu sıvıyı döküp 5 dk bekletin diyor. Pek inanasım gelmedi. Mantığı nedir?
0
yaren
(03.09.17)
Hani saça rengini veren şey pigment ya, saç kafa derisinden çıkarken pigmentleri olmadığı için beyaz çıkıyor ya, hah o pigmentsiz tele nişasta sürünce renklenmesi hiç akıl işi mi?
0
kobuzchu kiz
(03.09.17)
Ben şu saç tellerini güçlendirdiği, dökülmeyi azalttığı söylenen bir sürü şeyi sürdüm saçlarıma, zerre kadar faydalarını görmedim. Saçlarımda 8-9 yaşlarımdan beri beyazlar var ve buna rağmen beyazlamayı engellediği söylenen hiçbir şeyi sürmedim saçlarıma. Dökülmeye bile çare yokken melanin eksikliğinden kaynaklanan bir sorunun bir şeyler sürülerek engelleceğine inanmıyorum. Ki engellemek de değil burda yazan, eskiye döndürmek. Keşke gerçek olsa ama imkansız bence böyle bir şey.
0
ms brownstone
(03.09.17)
Kobuzchu kız saça rengini veren şey pigment değil patates bilip bilmeden konuşmayalım lütfen.
Taze ceviz kabugunu duymustum da bunu ilk kez duyuyorum mantıklı gelmedi
0
fasulyek
(03.09.17)
Patates boyar mı bilmem de soğan, ceviz filan boyuyor. Kökboya yani.
0
Lim5
(03.09.17)
I ıh olmaz abicim
Net bilgi
İmza
Beyazları olan biri
0
photo85
(04.09.17)
(4)

Bayan sorusu

Sandman
Kadınlar niye kendilerine bayan diyen edilmelerinden rahatsızlık duyarlar.
Kadınlar niye kendilerine bayan diyen edilmelerinden rahatsızlık duyarlar.
0
Sandman
(01.09.17)
Cunku bayan bir cinsiyet sozcugu degil bir hitap sekli. Bayan sozcugu hitap olarak kullanilinca yanlis degil ama cinsiyet olarak kullanilinca yanlis. Genelde 'kadin' sozcugu kimilerinin kafasinda seks yapan kisi anlami uyandirdigi icin boyle bir kullanima gidilmis ama dusunce boyle art niyetli olunca 'bayan' sozcugu uzerine negatif algi olusuyor.
0
Traveller
(01.09.17)
Ya çok basit. Karşıdaki erkek olsaydı ne diye hitap ederdiniz diye bakıp onun karşılığını kullanınca sorun yok. Bey/bay diyeceğiniz yerde hanım/bayan kullanmakta sıkıntı yok. Adam/erkek karşılığı olarak da kadın. Hatta erkek yerine dişi ama günlük kullanımda biraz tuhaf olabiliyor.

Traveller'ın dediği gibi cinsel aktiflik üzerinden kız/kadın ayrımı yapıp kadın demeye utanan muhafazakârlara tepkiliyiz.
0
kobuzchu kiz
(01.09.17)
bayan demesinin sebebi karşısındaki kadının daha önce seks yapıp yapmadığını bilmemesi. seks yaptığından emin olsa kadın, yapmadığından emin olsa kız diyecek. bayan diyerek çok çirkin bir düşüncede olduğunu belli ediyor aslında. istemeden tabi. zihniyet bu. kelimeden değil de kullanan insandan rahatsız olunuyor aslında. olması gereken 18'den küçüklere kız, büyüklere kadın demek. ağız alışkanlığı genç görünen kişilere kız denebilir. ama işin içine cinsellik katıyor geri zekalılar.
0
nugre tias
(01.09.17)
Açıkçası ben rahatsız olmuyorum, yani özellikle cinsiyetçi bir konuşma yoksa "kiz mi kadın mi" gibi bir laf yoksa ortada rahatsız olmam, aksine bazı kelimelerin üzerinde ne kadar durulursa o kadar ters etki yaptığını ve içinin boşaltıldığını düşünüyorum.
0
pamuk helvalar cebe
(01.09.17)
(11)

Harry Potter fanlarına bir soru.

ravenclaw
Şimdi 3. Filmde harryi kurtaran patronum büyüsünü son filmde severusun yaptığını öğreniyoruz. Ama 3. Filmde o patronum büyüsü yapıldığı sıralarda severus dumbledorun yanında değil. Remus kurta dönüşüp severusa falan saldırıyordu hatta ağacın orada. Siriusu yakalamaya geliyordu. Sorum şu ; birşey mi
Şimdi 3. Filmde harryi kurtaran patronum büyüsünü son filmde severusun yaptığını öğreniyoruz. Ama 3. Filmde o patronum büyüsü yapıldığı sıralarda severus dumbledorun yanında değil. Remus kurta dönüşüp severusa falan saldırıyordu hatta ağacın orada. Siriusu yakalamaya geliyordu.

Sorum şu ; birşey mi kaçırdım ben? Yoksa mantık hatası mı Var? Gene 3 filmde dumbledorun harry ve hermonieye verdiği zaman dönüştürücüsünün bir hikmeti mi yoksa?

Telden yazdım imla hatası varsa affola.
0
ravenclaw
(30.08.17)
Timeturner kullanarak o buyuyu Harry yapiyor, hatta oncesinde kendisini babasi saniyordu. Zamanda geri gidince hatta bir sure babasinin gelmesini bekledi ama gelmeyince kendi yaomak zorunda kaldi.
Ben Snape'in yaptigini hatirlamiyorum.
0
Traveller
(30.08.17)
Patronus*
Filmi hatırlamıyorum, bir kere izledim. Kitapta olanını yazayım, Sirius ve Harry'ye ruh emiciler saldırırken gelen patronustan bahsediyorsak onu Snape yapmıyor. Saldırıya uğrayan Harry babasını yaptığını zannediyor hatta ama zaman döndürücüyle geri döndüklerinde olayu Hermione'yle uzaktan izlerken aslında kendini gördüğünü fark edip büyüyü yapıyor. Yani patronusu ikinci Harry yapıyor.

Edit: O arada Snape kendine gelip Harry'yi (birinci Harry'yi) ve Sirius'u okula götürüyor. Ondan bahsediyor olabilir mi son filmde?
0
kobuzchu kiz
(30.08.17)
Traveller +1

Zaten snape'in patronusu dişi geyik yani boynuzlari yok. Kitapta ve filmde harry'i kurtaran patronus erkek geyikti, yani harry'nin patronusuydu. Kendi kendini kurtariyor yani, ha burdan zaman yolculuğu paradoksu çıkabilir ama snape değildi onu kurtaran
0
nundu
(30.08.17)
Ona bakarsak ağacın olduğu yerde Harry de var.

johnlinkmovies.files.wordpress.com

Tam hatırlamıyorum ancak farklı zamanlar olduğunu düşünüyorum.
0
dissendium
(30.08.17)
Son filmde dumbledor ile konuşurken severus yapıyor diye hatırlıyorum hatta çocuğu kurbanlık gibi yetiştirdin diyor severus. Albus ise bana çocuğu önemsemeye başladığını söyleme sakın falan diyordu ama yanıldım sanırım.
0
🌸ravenclaw
(30.08.17)
Sen filmleri karıştırmışsın. Snape'in yolladığı şey Gümüş Maral. İngilizcesi Silver Doe. Harry Potter saklandıkları ormanda Godric Gryffindor'un kılıcını ararken onu görüyor. Sonra maral onu kılıca götürüyor. Yoksa Harry Potter kılıcı bulamazdı. Ben böyle hatırlıyorum. Umarım sallamamışımdır.
0
dissendium
(30.08.17)
sen baya bir şey karıştırmışsın. 3. kitapta harry^nin gördüğü kendi patronusu. cevaplara bakmadım bile çoktan cevaplanmıştır. ama dayanamadım.

bir daha oku, bir daha izle.
0
maniac and my pretty prozac
(30.08.17)
ve evet. snape, lily ve Harry'nin patronusları ırk olarak benzer patronuslar. fakat kesinlikle farklı. hayvanların isimlerini tam hatırlayamıyorum şu an. alkollüyüm.
0
maniac and my pretty prozac
(30.08.17)
3. filmdekini harry kendisi yapıyor onu yanlış hatırlıyorsunuz ama zaten patronusu yapmak için civarda olmasına gerek de yok. kingsley shacklebolt ron'un abilerinden birisinin düğününe patronus yollamıştı, kaçın geliyorlar diye mesaj vermek için. yani patronus uzağa yollanabilen kontrol edilebilen bi şeydir diye düşünüyorum.
0
nickimin hakkini veremedim
(30.08.17)
----spoiler----

3. film ilgili sahne: youtu.be --> Harry kendi yapıyor time turner olayı

Son film sizin bahsettiğiniz sahne : youtu.be ---> Always.
0
AlsterWasser
(30.08.17)
Dumbiye, Lily yi hala seviyom hesaaaabı yapıyo patronusu göstermek amaçlı.Lilyle patronusları aynı Snape in.

Azkaban Tutsağı nda arkadaşların da belirttiği gibi Harry patronusception edasıyla kendi yapıyor.

Vay be ne günlerdi..
0
lüzumsuz adam
(31.08.17)
(6)

Görseldeki şarap mı vodka mı?

six packsiz
Arkadaşa Polonya şarabı diye vermişler ama baya sert ve beyaz.https://i.hizliresim.com/ERXVbB.jpg
Arkadaşa Polonya şarabı diye vermişler ama baya sert ve beyaz.
i.hizliresim.com
0
six packsiz
(30.08.17)
40% şarap zor...
0
luchetti
(30.08.17)
votka yaziyor.
0
hopeless
(30.08.17)
aydabulskaya vodka yazıyor üstünde.
0
kobuzchu kiz
(30.08.17)
rakı
0
Delay Fuze
(31.08.17)
ukrayna vodkasi
0
cedex
(31.08.17)
herkes cok guzel sallamis :D son noktayi koyuyorum: kazak votkasi.
almaty.all.biz
0
hopeless
(31.08.17)
(15)

sevgili potterhead'lere anketing

shotgunwoman
hangi kule/eve mensup olduğunuzu biliyor musunuz? hangisi??
hangi kule/eve mensup olduğunuzu biliyor musunuz? hangisi??
0
shotgunwoman
(30.08.17)
Gryffindor'um ama bir tarafım sen Slytherin'sin diyor.
0
dissendium
(30.08.17)
Ravenclaw <3

Hep kendimi oraya ait hissettim ve çözdüğüm her ankette de orasi çıktı. Pottermoreda da öyle.

"Sınır tanımayan bir zeka, en büyük hazinedir insana"

Edit: lim5'in testinde de %70 ravenclaw %29.8 hufflepuff %0.8 gryffindor %0 syltherin cikti
0
nundu
(30.08.17)
muggle'ım ben.
0
zgrydn
(30.08.17)
Ravenclaw

edit: Lim5'in verdiği link kişilik testi gibi. 73.4% Ravenclaw,23.4% Hufflepuff, 3.2% Gryffindor, %0 Slytherin çıktım.
0
cikis yolu
(30.08.17)
Bütün Ravenclaw buradaymış.
Pottermore'dakini çözmedim.
amp.timeinc.net

Pottermore'dakini dün çözdüm ve Ravenclaw çıktım.
0
Lim5
(30.08.17)
Bir Ravenclaw da burada var, en sevdiğim evdi, Pottermore doğruladı :)
0
kobuzchu kiz
(30.08.17)
hufflepuff ^^
"i think we should all want to be hufflepuff"
www.youtube.com
0
neyleyim
(30.08.17)
Testler Slytherin diyor.
0
inawen
(30.08.17)
Slytherin +1. Ilvermorny evim de, Thunderbird'müş:)
0
agluna
(30.08.17)
Slytherin'li kardeşlerim geldi nihayet ;_;
0
🌸shotgunwoman
(30.08.17)
pottermore'daki teste göre rawenclaw çıkmıştı ama ben gryffindor'da olmak isterdim hep. sebebi ise biraz kişisel, popülerliklerine göre değil yani. hatta zaman zaman da "potter'ın cesur davranışından dolayı gryffindor'a 10 puan!" klişelerinden dolayı antipati de beslemişimdir.

neyse. kısacası gryffindor'a ait olduğumu düşünüyorum.


ek: hay allah kahretsin, yukarıdaki teste göre de %62 ravenclaw çıktım.
0
m e b
(30.08.17)
pottermore hufflepuff'ı (bazen de ravenclaw'ı sekiz kere filan çözdüm değişik nicklerle, hayır manyak değilim), lim5 ravenclaw'ıyım.
sorting hat sorsa hufflepuff derdim, çünkü sadece iyi olmak da yeter <3
0
evde liyakat kalmamis
(30.08.17)
Pottermore testlerinde eşit miktarda Hufflepuff/Gryffindor çıkıyorum. Bana sanki bu testte tam kim olduğumuz değil de özelliklerine en çok değer verdiğimiz evi seçiyoruz gibi geliyor, o yüzden Hufflepuff diyorum.
0
peki madem
(30.08.17)
Rawenclaw olduğumu biliyordum testte de öyle çıktım
0
mutlusismankedi2015
(31.08.17)
Slytherin çıkıyorum genelde. En sevmediğim bina ya. Hufflepuff'a bile razıyım.
0
cezzar dede
(31.08.17)
(2)

yurtdışından kitap siparişi gümrüğe takılır mı

nzessia
lonely planet'dan 30 eur limitini unutarak 30 küsür pound civarı kitap sipariş ettim (35 eur karşılığı).Bunlar şimdi gümrüğe mi takılacak?
lonely planet'dan 30 eur limitini unutarak 30 küsür pound civarı kitap sipariş ettim (35 eur karşılığı).
Bunlar şimdi gümrüğe mi takılacak?
0
nzessia
(23.08.17)
Yanılmıyorsam artık öyle siparişler geliyor, kapıda 3-5 lira, ne tutuyorsa vergisini alıyorlar kargo ücreti alır gibi.
0
kobuzchu kiz
(23.08.17)
Gümrüğe takılmak ve gümrük limitinin geçilmesi apayrı iki şey. Hayır takılmayacaklar, vergisiyle ödeyeceksiniz alırken.
0
awareim
(23.08.17)
(9)

yanlış yaptığım ingilizce grammar soruları

pide
bu soruların cevapları neden böyle, açıklar mısınız?1. It costs nearly twice as much to take the train _____ it does to go by coach.a. than b. for c. while d. ascevap d2. I'd rather you ______ anything about the garden until the weather improves.a. don't make b. didn't do c. don't
bu soruların cevapları neden böyle, açıklar mısınız?

1. It costs nearly twice as much to take the train _____ it does to go by coach.
a. than b. for c. while d. as

cevap d

2. I'd rather you ______ anything about the garden until the weather improves.

a. don't make b. didn't do c. don't do d. didn't make

cevap b

3. They lived in ______ great poverty that they could not even afford the bare necessities of life, such as food and clothing.

a. so b. such a c. such d. too

cevap c

4. The committee proposed that the chairman ______.

a. promotes b. was promoted c. be promoted d. be promoting

cevap c
0
pide
(21.08.17)
1- than olmasi gerek.
2- Bunu anlamadim.
3- such dogru, poverty sayilabilir degil a olmaz
4- to be promoted olmasi gerek, kismen cevap c oluyor o zaman.
0
baldur2
(21.08.17)
1. buna ben de than derdim

2. would rather kalibi if clause type 1 ile ayni, yani simdiki zamani ifade etmek icin gecmis kullaniyoruz

3. poverty uncountable o yuzden such a diyemeyiz.

4. buna ne demistin ki kafa karistiici bir cevap yok
0
my pink
(21.08.17)
1 çünkü orada "as much as" var.
as much (to take the train) as it does...
0
kobuzchu kiz
(21.08.17)
teşekkürler herkese,
@kobuzchu kiz aydınlandım şu an :D

2. soruda would rather'dan sonra present kullanıyordum hep ben, iki çeşit kullanımı da var diye gördüm. ama aralarındaki farkı bilmiyorum.

4. soruda indirect speech olduğundan was promoted olur gibi geldi bana. be'yi bu şekilde kullanabiliyor muyuz to be promoted demeden?
0
🌸pide
(21.08.17)
bu sorular kim tarafindan hazirlanmis? turk mu native mi?
0
my pink
(21.08.17)
@my pink, cesur öztürk :)
0
🌸pide
(21.08.17)
Aga ikinci sorudaki bir cumle yapisini hayatimda gormedim. 3. Soru haric sorular false hep.
0
baldur2
(21.08.17)
2. Soruyu anlamadım, I would rather go blind sarkısı bile var. Present değil mi go?
0
betsy
(21.08.17)
Sorularin hepsi ve cevap anahtari dogru.

1. as...as kalibi

2. I'd rather'dan sonra past kullaniriz.

3. such...that kalibi ve poverty uncountable bu nedenle b olmaz

4. O da subjunctive konusu. I suggest you be my hand! am is are kullanilmaz.
0
Traveller
(21.08.17)
(11)

Yeni Evli Çifte Hediye

beattikbiz
Merhabalar, Kuzenim evlendi. Akşam evlerine yemeğe davetliyim. Adettenmiş yeni evli çiftin evinevine ilk gidişte hediye alınırmış. Aklıma bir şey gelmedi. Yardımcı olursanız mutlu edersiniz. Şimdiden teşekkür ederim.
Merhabalar,

Kuzenim evlendi. Akşam evlerine yemeğe davetliyim. Adettenmiş yeni evli çiftin evinevine ilk gidişte hediye alınırmış. Aklıma bir şey gelmedi. Yardımcı olursanız mutlu edersiniz.

Şimdiden teşekkür ederim.
0
beattikbiz
(18.08.17)
bence güzel bir tablo olabilir. hani insanların "olsa hoş olur" dediği ama "sonra alayım, şimdi buna para vermeyeyim" dediği şeyler hediye olarak güzel geliyor bana.
0
who cares wins
(18.08.17)
eksik bi ihtiyaçları var mı öğrenme şansın varsa o şekilde daha iyi olur.

onun dışında paşabahçe mağazasında çok güzel şeyler var, oraya bakabilirsin ev için herhangi bişey varsa yakınında.
0
contavolta
(18.08.17)
Ben yukarıdaki iki cevabın karışımını yapıyorum. Yani 'olsa hoş olur' denilen şeyleri almayı tercih ediyorum ama almadan önce soruyorum. Zira ihtiyaç olanlar bir şekilde alınıyor da bu tarz hafif lükse kaçan şeylere insanların eli gitmiyor. Hediye gelmesi güzel oluyor. Sizin de kuzeniniz olduğuna göre sorabilirsiniz bence.

Yok ben sormayayim sürpriz olsun diyorsanız; kahve seviyorsa starbucks'tan bodum marka prench press, güzel bir kahve ve başka bir yerden güzel iki kupa alinabilir.
0
fraise
(18.08.17)
tablo, biblo gibi dekorasyon ürünleri kesinlikle dünyanın en saçma hediyesi. bir kere adamın yaptığı dekorasyona senin alacağın tablonun uyacağı, daha doğrusu ev sahiplerinin bunu beğeneceği ne malum? en hoşlanmayacağım hediye bana sorulmadan alınan, evimin dekorasyonunu etkileyecek garip gurup ürünler olur herhalde.

bir ihtiyaçlarının olup olmadığını sorabilirsiniz. çok daha makul olacaktır. eğer yok derlerse, sembolik bir hediye yeterli olacaktır. minik bir mutfak aleti, borcam(evet yeni evli insanlar bunu almayı unutuyorlar), battaniye vs.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(18.08.17)
Dekoratif hediye konusunda super kahraman +1
Beğenmeseler de ayıp olmasın diye göz önüne koymak zorunda hissedecekleri bir süs eşyası almayın.

Kahve içicilerse mesela bir aeropress, chemex seti ya da moka pot alabilirsiniz. Ya da waffle makinesi?
0
kobuzchu kiz
(18.08.17)
Çok şubesi olan bir yerden alış veriş yap, içine değişim kartı da koydurursun, yeni evlilerse her şey vardır zaten. Eğer çok özel, şık bir hediye almak gibi bir düşüncen yoksa, bir evde birden fazla olsa da işe yarayabilecek bir şeyler al. Mudo'ya bakabilirsin, fikir edinirsin, hediyelik güzel şeyler oluyor. Hem değiştirmek isterse seçeneği bol olur.
0
elikası
(18.08.17)
Kahve fincan takımı olabilir. İkili ya da altılı. Değişim kartı da olsun mutlaka.
0
mutlusismankedi2015
(18.08.17)
ara, kuzen su an marketteyim de, hemen soyle neyin eksik de, kafasi karissin, bosluguna gelsin, soyleyiversin ne lazimsa.
0
jimicik
(18.08.17)
Sadece ihtiyaçları olan bir şey varsa alın. Onun dışında hediye almayın lütfen. Adet diye diye bize bir sürü gereksiz şey geldi, şimdi onları çaktırmadan atmaya çalışıyorum.

İlla bir şey alınacaksa bir mağazadan hediye kartı alın.
0
peggy
(18.08.17)
Kahve fincanı takımı evet bizde yaklaşık 16 takım var hepsi eş Dost arkadaştan hediye geldi. :)

Bir şişe şarap veya monopoly jenga tarzı bir oyun olabilir. Tabii ne kadar eğlenceli insanlar ona bağlı biraz da.
0
emfuzi
(18.08.17)
aman diyim kahve fincanı olayına girme. ev fincan dolu anasını satim.
kuzeninin annesini ara, bir ihtiyaçları olup olmadığını sor. eğer öğrenemezsen, yaşadığınız yerde boyner varsa oradan kendi zevkine göre bir şey al ve değişim kartı koy içine. boynerde istedikleri bir şeyi mutlaka bulurlar en kötü ihtimal.
0
teritori
(18.08.17)
(2)

doğa manzara belgesel vb. temalı ofiste arkaplanda döndürmelik video

transparent layer
selamlar ahali,ofisteki tv ekranlarında arkaplanda döndürebileceğim uzun süreli videolar arıyorum. music klipleri gibi durmayacak şeyler. şu an lokomotiflerin önünden çekilmiş videoları döndürüyorum mesela. buna benzer uzun metrajlı şeyler arıyorum yani: https://eksisozluk.com/lokomotiflerden-cekilm
selamlar ahali,

ofisteki tv ekranlarında arkaplanda döndürebileceğim uzun süreli videolar arıyorum. music klipleri gibi durmayacak şeyler. şu an lokomotiflerin önünden çekilmiş videoları döndürüyorum mesela. buna benzer uzun metrajlı şeyler arıyorum yani: eksisozluk.com
0
transparent layer
(18.08.17)
samsarayı döndürsenize ^^
0
kobuzchu kiz
(18.08.17)
Keyword: relaxing 4k
YouTube da binlerce var
0
catch the arrow
(18.08.17)
(1)

Tolkien ve Dergi

Dunedan
Selamlar millet.Birkaç sene evvel, bir dergide Yüzüklerin Efendisi karakterleri ile Star Wars karakterlerinin benzerliklerini yazan bir makale okumuştum. Bir edebiyat dergisiydi sanırım. Fakat hangi dergi olduğunu bulamıyorum. Onlarca dergi içeriği taradım, bulamadım. Var mıdır bilen?
Selamlar millet.
Birkaç sene evvel, bir dergide Yüzüklerin Efendisi karakterleri ile Star Wars karakterlerinin benzerliklerini yazan bir makale okumuştum. Bir edebiyat dergisiydi sanırım. Fakat hangi dergi olduğunu bulamıyorum. Onlarca dergi içeriği taradım, bulamadım. Var mıdır bilen?
0
Dunedan
(18.08.17)
kobuzchu kiz
(18.08.17)
(18)

okuduğunuz en kaliteli mizah kitabı?

istististist
hayatınızda okuduğunuz en kaliteli mizah kitabı hangisiydi?
hayatınızda okuduğunuz en kaliteli mizah kitabı hangisiydi?
0
istististist
(17.08.17)
atilla atalay - sıdıka
0
prompter
(17.08.17)
Selçuk Demir mahalleden arkadaslar
0
all girls dream
(17.08.17)
Otostopçunun Galaksi Rehberi (mizah bu değil diyenle tartışırım)
Madde 22
Sıdıka +1 (Genel olarak Atilla Atalay) <3
Huysuz İhtiyar
0
kobuzchu kiz
(17.08.17)
Ferhan Şensoy - Oteller Kitabı

Şans eseri karşıma çıktı.
0
dissendium
(17.08.17)
Otostopçunun Galaksi Rehberi + 1
0
sopiro
(17.08.17)
en kaliteli demek iddialı olur ama iki tanesi aklımda, biri aslan asker şvayk; diğeri de ingiliz yolcular. yalnız ikincisinin mizah olup olmadığından emin olamadım. aklımda eğlenceli bir kitap olarak kalmış. 15 yıl olmuştur okuyalı.
0
puc
(17.08.17)
otostopcu cok iyidir. mizah kitabi tanımı tartışmalı ama mizah anlayışını sevdiğim iki yazar var kurt vonnegut ve jonathan s. foer. turkiye de yazanlardan da murat menteş ve alper canıgüzü sayabilirim.
0
eriksatie
(17.08.17)
umut sarıkaya - benim de söyleyeceklerim var 1-2-3
0
captainobvious
(17.08.17)
Captainobvious +1
0
curukturpkokusu
(17.08.17)
Otostop
0
gurur
(17.08.17)
umut sarıkaya + 1
0
contavolta
(17.08.17)
Neil Gaiman Anansi Çocukları
Alper Canıgüz, Murat Menteş ve Sezgin Kaymaz'ın pek çok kitabı. (Sezgin Kaymaz'ın kitapları hem ağlatıp hem güldürüyor)
Bir de trajik bir konuyu anlatmasına rağmen Oblomov'un ilk sayfalarında havaalanında gülme krizine girmiştim.
0
anumegha
(17.08.17)
aziz nesin zübük
cervantes don kişot
otostopçu nun galaksi rehberi
0
for day to break
(17.08.17)
Otostopçunun Galaksi Rehberi iyi güzel ama aynı yazarın (Douglas Adams) Dirk Gently Serisi var Kutsal Dedektiflik Bürosu ve Ruhun Uzun Karanlık Çay Saati diye 2 kitaptan oluşuyor.
Bunların mizah dozu daha yüksek.
0
norek
(17.08.17)
Woody Allen - Tüysüz.
Abraham Kischon- Başbakanı Kim Öptü.
0
pangea
(17.08.17)
Catcher in the rye
0
fyodor fyodorovic
(17.08.17)
Afif Yesari - Hengame, Şalter, Kontak (üçü de ayrı kitap)
0
manuel mandalina
(17.08.17)
en kalitelisi üzerine bir fikir beyan edemiycem çünkü pek fazla mizah kitabı okuduğum söylenemez. ama bir tanesi var ki her cümlesiyle beni kahkahalara sevk ediyor

uykusuzdan da bilirsiniz,

fırat budacı - kendimi durduracak değilim
0
it oynamis yonca masarasi
(17.08.17)
(4)

mail adresimi kendi adresi olarak her yere veren şuursuza ne yapmalıyım?

balikbilir
Mail adresimi kayıt isteyen yerlere veren, aynı isimde olduğumuz bir adam var. Adım Ahmet Yıldız mesela. mail adresim de [email protected] ... Bu şuursuzun ismi de Ahmet Yıldız. Ancak mail adresi olarak her yere [email protected]'u veriyor (ya da adam başka adres veriyor ama öyle kaydediyor
Mail adresimi kayıt isteyen yerlere veren, aynı isimde olduğumuz bir adam var. Adım Ahmet Yıldız mesela. mail adresim de [email protected] ... Bu şuursuzun ismi de Ahmet Yıldız. Ancak mail adresi olarak her yere [email protected]'u veriyor (ya da adam başka adres veriyor ama öyle kaydediyorlar). Gmail, biliyorsunuz, arada nokta olsa da size iletiyor mailleri. Örneğin [email protected] adresi sizinse, [email protected] da sizin. Bu yüzden de [email protected]'a atılan bütün mailler bana geliyor.

Aralarında hesap ekstreleri, elektronik faturalar, şirket kurma sözleşmeleri, iş başvuruları, borç senetleri, araba kiralama sözleşmeleri, icloud hesabı ... her şey var. Adamın mail adresi benim mail adresim olduğu için de mail atarak ulaşamam.

İki ayrı faturada da iki ayrı kimlik no var. Belki de 2 adam var aslında.

Birkaç yıldır da devam ediyor.
Şimdi ben bu adam-a/lara ne yapayım?
0
balikbilir
(17.08.17)
o kadar bilgi var ama adamlarla iletişime geçebileceğin ne bir telefon numarası ne de bir adres bulunmuyor mu?
0
himmet dayi
(17.08.17)
şirket adresi ve telefonu var.

ama kendi mail adresini bilmeyen adama nasıl anlatacağım durumu onu bilmiyorum.
0
🌸balikbilir
(17.08.17)
Bana da oluyor o. Çeşitli adaşlarımın faturalarını, google calendar davetiyelerini, hatta birinin hastane raporunu, birinin uçak biletini falan ben aldım hep, biri benim adresimle booking'e üye oldu, birinin iskoç arkadaşının fotoğrafları geldi falan. Birini Facebook'tan buldum, "böyle böyle bir durum var, nerelere verdiyseniz adresi düzeltin" dedim diye azarlandım sdhjsk.

Artık fatura gibi şeyleri direkt spam olarak işaretliyorum, görmüyorum. Çok mühim şeyler olursa da alıcıya ulaşamıyorsam göndericiye yazıyorum "yanlış geldi kardeş bu" diye.
0
kobuzchu kiz
(17.08.17)
aynı şuursuz bende de var. sağlık raporu, kredi kartı ekstresi, müfettiş soruşturmaları, dava dosyaları bana geliyor.

bankayı arayıp uyardım, düzeltemediler, spamlere ekledim.
0
kimlanbu
(17.08.17)
(1)

Sedasyon

arma aski
Merhaba;Tek seferde 4 adet implant yaptıracağım. Doktorum sedasyonla yapma taraftarı ama kararı bana bıraktı. Endoskopi falan yaptırdım daha önce, hiçbir zorluk yaşamadım. Öyle canı tatlı biri değilim yani. İmplant yaptıran duyurucuların görüşleri benim için önemli olabilir bu noktada. Sedasyonsuz y
Merhaba;

Tek seferde 4 adet implant yaptıracağım. Doktorum sedasyonla yapma taraftarı ama kararı bana bıraktı. Endoskopi falan yaptırdım daha önce, hiçbir zorluk yaşamadım. Öyle canı tatlı biri değilim yani. İmplant yaptıran duyurucuların görüşleri benim için önemli olabilir bu noktada. Sedasyonsuz yaptırsam çok mu zorlanırım acaba?

Bir de implant yaptırırken yanımda olabilecek kimse yok. Sedasyonun etkisi çok uzun sürer mi? Doktorum "kendine gelene kadar dinlenirsin" dedi ama kesin bir süre de telaffuz etmeyince emin olamadım.

Cevap verenlere şimdiden teşekkürler.
0
arma aski
(15.08.17)
Yanlış hatırlamıyorsam sedasyondan sonra bir saat kadar hastanede tavana bakarak yatmıştım ben, sonra hafif sarhoş bir halde taksiyle eve gittim ama sersemliği bütün gün sürdü. (Yanınızda kimse yoksa araç kullanmaya kalkışmayın kesinlikle.) Bir de benimki çok uzun bir işlem değildi, işlem süresine göre ilacın dozu ve etki süresi artarsa bilemeyeceğim.
0
kobuzchu kiz
(15.08.17)
(25)

kadınlar rahatsız oluyor mu?

douglas
erkekler oturduğunda genelde bacaklarını açıyor. testislerden dolayı hani =/ kadınlar bundan rahatsız oluyor mu merak ediyorum. özellikle toplu taşımada bankta vs. kamu alanlarında. amerika da feministler tarafından böyle ilginç bir protesto olmuştu.
erkekler oturduğunda genelde bacaklarını açıyor. testislerden dolayı hani =/ kadınlar bundan rahatsız oluyor mu merak ediyorum. özellikle toplu taşımada bankta vs. kamu alanlarında. amerika da feministler tarafından böyle ilginç bir protesto olmuştu.
0
douglas
(11.08.17)
Evet oluyorum.
0
ekaterina
(11.08.17)
daha toplu taşıma da böyle oturan kişi benim yanıma denk gelmedi. gelse rahatsız olur iterdim. gerçekten anlamsız. bacağını kapatamıyorsa kalksın ayakta gitsin.
0
elorelia
(11.08.17)
"testislerden dolayı hani =/" - doğru diyorsun bacaklarını ayırmadan oturan erkeklerin testisleri yok.

ben şahsen böyle gidiyorum metroda falan: s-media-cache-ak0.pinimg.com
0
celeron 300a
(11.08.17)
aşırı bir durum yoksa, rahatsız olmam.

bir kere dolmuştayken, adamın biri 180 dereceye yakın açmaya çalışmıştı, pek sinir olmuştum.
bir kere başıma geldi yani.
0
blatta hiberna
(11.08.17)
Konunun testisle alakası yok yalnız.
0
veritaslibertas
(11.08.17)
Erkeğim, benim de testislerim var. Ama bacaklarımı açarak oturmuyorum.

Her şeyin bir adabı var. Oturmanın da.

Kadınların bundan rahatsız olduğunu düşünüyorum. Zaten yer işgal etmek oluyor bu. Yanindakini kısıtlamak, sıkıştırmak.
0
MaNOfTheYear
(11.08.17)
yok canım ne münasebet ( ! )
0
yuvarlanantencereninkapagi
(11.08.17)
erkekler de rahatsız oluyor merak etmeyin, hafifçe bacağımı açıp ittiriyorum bir daha yapmıyor yanımdaki.
0
theconqueror
(11.08.17)
sadece amerika'da değil bir çok yerde eylemler oluyor bu konuyla ilgili. istanbul'da da sanırım afişler hazırlanıp asılmıştı. yani evet, rahatsız oluyor. erkek olarak ben de rahatsız oluyorum. bazı ülkelerde bu yasak ve cezası var.

ben çoğunlukla bacaklarım vücuduma paralel olacak şekilde oturuyorum. kilolu olmadığım için sanırım, bacaklarım arasında yeteri kadar boşluk oluyor. yani başka bir deyişle kendi alanımdayken bacaklarımı yeteri kadar açarak oturabiliyorum.

sadece toplu taşıma ya da kamu mekanları değil, herhangi bir yerde, karşımda tanıdık-tanımadık bir insanın olduğu yerde ayakları fazla açmayı terbiyesizce buluyorum ben. kaba bir görüntü. serkeş, lakayit..
0
dahinnotha
(11.08.17)
evet testis önemli faktör eğer kadınlar giib dizleri birleştireceksek. kendi koltuk sınırlarımı aşmayacak, yanımdakini rahatsız etmeyecek kadar açarım. karşıdakinin ne düşündüğü umrumda olmaz.
0
lazpalle
(11.08.17)
bacak açma kısmının testislerden dolayı olması yalan, kendini kandırma işi. şöyle söyleyeyim. hiposel vardı bende. bir tanesi büyük bir elma hatta greyfurt gibiydi. bir süre onunla yaşadım. öyle bacaklarımı birbirine yapıştırmadıkça bir sıkıntı hissetmiyordum. 5-6 santimetrelik bir aralık yeterliydi, bu hastalık varken bile. tabii evde olursam istediğim gibi yayılıyordum o başka. fakat toplu taşımada böyle bir şey yapmayı, "ay ben rahatsız oluyorum" ile bağdaştırmak saçmalık. toplu taşıma araçları ve kamusal alanlar belli kurallara tabii olan ortak yaşam alanları. bir kişi herhangi bir durumdan rahatsız oluyor diye, başkasının alanına müdahalede bulunmak hakkına sahip değil.

ek olarak feministler tarafından yapılan bu protesto ilginç falan da değil. gayet yerinde ve haklı sebeplere dayanıyor. ben anlamıyorum, diz kapağını yanındakine değdirmeden yolculuk yapmazsa ölecek hastalığına yakalananları.
0
windowsguvenlikduvari
(11.08.17)
bunun testislerle bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. erkeklerin daha rahat bir oturma alışkanlığı var. malum çocukluğumuzdan itibaren, göster oğlum pipini, kapat kızım bacaklarını kodlamalarıyla büyüyoruz. dahası, hem bacaklarını ayırıp, hemde ellerini kenetleyip penislerinin üstüne koyuyorlar ki, diyecek kelime bulamıyorum cidden.

evet rahatsız oluyorum. ben hatta otobüs veya uçakta öndeki koltuğun başlığı üzerinden elini sarkıtan erkeklerede (hiç kadın görmedim böyle, bana denk gelmedi belki) sinir oluyorum. arkadaşım senin alanın belli, öndeki yolcu neden senin elin bilekten itibaren kafasının tepesinde sallanıyorken oturmak zorunda olsun? ben uyarıyorum, biraz toparlanır mısınız diyorum. htta bir keresinde anlamamazlıktan gelen ve ısrarla benim koltuğumun yarısına kadar bacaklarını ayıran kişiye, siz iki kişilik kentkart bastınız sanırım demiştim, inmişti o durakta.

ama ben aynı şekilde 5 kişinin tutunabileceği direğe sırtını yaslayan, durak düğmesini yine yaslanarak kapatan kadın ve erkekleri de son derece saygısız buluyorum.
0
Phoebe
(11.08.17)
Evet oluyorum
0
balpolen
(11.08.17)
Evet oluyorum, ayağımla itekleyip düzelttiriyorum. Şimdiye kadar hep toparlandılar itiraz edene denk gelmedim.
Zaten alan kısıtlı bir de böyle yer kaplanması terbiyesizlik oluyor.
Bunun mazereti olamaz düzgün oturabilen erkekler de var neticede.
0
mutekebbir
(11.08.17)
Aşırı rahatsız oluyorum. "Yoo toplu taşımada yanıma oturan tanımadığım adam bacaklarını benim kişisel alanıma rahat rahat uzatabilir" diyen bir kadına da denk gelmedim henüz.

edit: (ama ben aynı şekilde 5 kişinin tutunabileceği direğe sırtını yaslayan, durak düğmesini yine yaslanarak kapatan kadın ve erkekleri de son derece saygısız buluyorum.) +1
0
kobuzchu kiz
(11.08.17)
yanımdakini rahatsız etmeyecek kadar çok dar olarak açarım ben bacaklarımı. ama karşımda kadın yada erkek farketmez birisi varsa bileklerimi, kolumu o civara yaslarım.
0
silah taciri
(11.08.17)
Evet oluyorum.
0
mutlusismankedi2015
(11.08.17)
Biz de memelerimiz var diye kollarımızı açarak mı oturalım?
Türkiye'de de ciddi olarak dile getiriliyor bu rahatsızlık. Benim yanımda böyle oturan olursa tanımasam da uyarıyorum ''biraz toparlanır mısınız'' diye.
0
megalomaniac
(11.08.17)
ben oluyorum. isteyince bacak bacak üstüne atabiliyorlar. toplu taşımalarda yayılmaları ve 90 derece açmaları hoşuma gitmiyor. herkesin bir alanı olmalı.
büyük saygısızlık.
0
buiret
(11.08.17)
Yalnizca kadinlar degil ben de rahatsiz oluyorum. Herkesin bir koltugu var, ben de tum koltuguma otumak istiyorum. Yoksa benim de iki tane tasagim var.
0
Traveller
(11.08.17)
Erkek halimle ben de rahatsız oluyorum. Testis sadece bahane. Keşke bizim memlekette de katı kişisel alan/personal space olayı olsa. Gereksiz fiziksel yakınlık çok fazla var.
0
cinsi kisi
(11.08.17)
Ben denge kuramayan insanların böyle oturduğunu düşünüyorum. Bacaklar kalçaya dik şekilde oturuş en temizi. Tabi bacaklar yeterince inceyse bence en düzgün oturuş şudur;

s-media-cache-ak0.pinimg.com
0
alperz
(11.08.17)
bacağı bana değiyorsa rahatsız oluyorum. değmiyorsa problem yok.
0
pinkpeony
(11.08.17)
şuraya bir bakalim önce

www.google.com.tr

testislerin kafam kadar degilse, bacaklarini öyle acip oturmak icin mazaret degil. ama benim testislerim viaarrr diyenlerin de testisinden başka bir şeyi yok demektir hayatta, kurur da biz de kurtuluruz onlar da.
0
eriksatie
(11.08.17)
"Vay hayvan vay" diyorum.
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(11.08.17)
(7)

Isırılıyorum, yardım :(

mithrilfender
Vücudumun heryerini küçük nokta şeklinde ısırık izleri kapladı. İnanılmaz kaşınıyorlar. Ama neden olduğunu çözemedim. Isırıklar tek tek duruyor. Klasik üçlü grup halinde değil. Sivrisinek ısırığı gibi. Ama ortasında kan izi yok. Bir de odamda ölü bir arkadaşa rastladım. Acaba o mu ısırıyor ki? Mini
Vücudumun heryerini küçük nokta şeklinde ısırık izleri kapladı. İnanılmaz kaşınıyorlar. Ama neden olduğunu çözemedim. Isırıklar tek tek duruyor. Klasik üçlü grup halinde değil. Sivrisinek ısırığı gibi. Ama ortasında kan izi yok. Bir de odamda ölü bir arkadaşa rastladım. Acaba o mu ısırıyor ki? Minicik birşey, kanatlı, uçuyor gibi. Ağzı sivri. Ama tahta kurusu değil gibi.
Nedir bunlar? Lütfen yardım edin.
Edit: fotoğrafları ekledim. Minik kızarıklıktan yüzlerce var vücudumda
0
mithrilfender
(11.08.17)
pire olabilir mi?
0
elorelia
(11.08.17)
tahta kurusu olabilir ya küçük ve inanılmaz kasınıyorsa. bed bugs olanından.
0
turk kizi
(11.08.17)
Doktora gittim. Isırık olduğunu teşhis etti. Ama ne o da birşey diyemedi. Pire olsa bir şekilde görmem gerekmez mi? @türk kızı evet minicik ve inanılmaz acıyıp kaşınıyor :(
0
🌸mithrilfender
(11.08.17)
Pireyi görmek için baya aramanız gerekir, giysilerin kıvrımlarına, dikiş altlarına falan çok güzel saklanırlar. Pireden şüpheleniyorsanız son zamanlarda giydiğiniz her şeyi ve onlarla temas eden giysileri, çarşafı yastığı falan ne var ne yok hepsini mümkünse sıcak suyla (yani 30 derece olmasın) yıkayın.
0
kobuzchu kiz
(11.08.17)
pire benim başımın belası. pıt pıt diye ordan oraya atlar, yakalamak bir mucizedir. artık yakalamakta iyice uzmanlaştım. kolay kolay ölmez. tırnakların arasınra çıtırt ezmen lazım onu. (bkz: orgazmdan zevkli anlar) ısırdığı yerde ağlatacak kadar kaşınır. himalaya tuzunu suda eritip kaşınan yerlere sür hemen alıyor kaşıntıyı.
0
for day to break
(11.08.17)
Hmm. Yarın evi ilaçlatacağım. Umarım geçer :(. Yoksa bu gidişle delireceğim :(
0
🌸mithrilfender
(11.08.17)
(bkz: yakarca)
0
kimlanbu
(11.08.17)
(8)

şu "tek tırnak" aşkı nereden çıktı?

ahm1
yerli haber sitelerinde, birçok yabancı sitede tırnak işareti yerine tek tırnak işareti kullanılıyor, yanlış biçimde. "tek tırnak" işaretinin kullanım alanı sadece tırnak işaretinin içindedir.alıntılar, vurgulamak istenen kelimeler hep "tırnak" işareti ile belirtilir, "tek tırnak" işareti ile değil.
yerli haber sitelerinde, birçok yabancı sitede tırnak işareti yerine tek tırnak işareti kullanılıyor, yanlış biçimde. "tek tırnak" işaretinin kullanım alanı sadece tırnak işaretinin içindedir.

alıntılar, vurgulamak istenen kelimeler hep "tırnak" işareti ile belirtilir, "tek tırnak" işareti ile değil. tırnak işaretinin içinde başka bir vurgu yapmak istiyorsan veya alıntı yapmak istiyorsan da tek tırnak işaretini kullanırsın.

nereden, niye çıktı bu tek tırnak aşkı? uyuz olmaya başladım :)

edit: hayır, bir de tek tırnak işaretini kullanmak daha zor (tuşlara basmak anlamında).
0
ahm1
(11.08.17)
Yabancılar o şekilde kullanıyor diye olabilir. Özentilik ya da dikkat etmemeye dayalı bir değişim olsa gerek.
0
himmet dayi
(11.08.17)
birisinden görmüştür koyunlar hoşlarına gitmiştir. tıpkı ... yerine .. kullanmak gibi. rezalet.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(11.08.17)
ingiliz bir dil hocası tanıdığım yaptığım tüm çift tırnak işaretlerini defaatle tek tırnağa dönüştürüyor. alıntılama yaparken çift tırnak kullanıyorlar.
0
puc
(11.08.17)
ingilizcede öyle kullanıldığı için. haber sitelerindeki içeriklerde 3/4 ingilizceden çeviri kullandığı ve çevirenler gerçek çevirmen olmadığı için ingilizcede ne görüyorlarsa öyle bırakıyorlar. özentilikten değil, bilmediklerinden. kaynaklar almanca olsa bu sefer de „...“ olarak bırakır bu mallar.
0
sir gawain
(11.08.17)
Hemen de ozentilik diye suclayin zaten! Sen de cep telefonu kullanma, spor ayakkabi giyme yemeni ve fesle dolas. Bati'dan ne alsak ozentilik denmeye basladi. Iyi seyleri de almak gerekli. Bizden ilerideler ne yapalim. Hatta Araplarin kotu seylerini alacagimiza Bati'nin kotu seylerini almamizi tercih ederim.
0
Traveller
(11.08.17)
Daha geçen hafta redaksiyonunu bitirdiğim romanda diyalogları tırnakla, yazarın vurgu yaptığı yerleri (diyalogla karışmasın diye) tek tırnakla işaretledik çevirmenle anlaşıp. Yazım kuralları kullanımla şekillenir, kısa bir metinde tek tırnağa gerek olmayabilir orada haklısınız ama bazen sadece tırnak yetmiyor :)
0
kobuzchu kiz
(11.08.17)
Tek tırnak değil ki o, kesme işareti.
0
yirmisantim
(11.08.17)
@yirmi:

Tek Tırnak İşareti ( ‘ ’ )

Tırnak içinde verilen cümlenin içinde yeniden tırnağa alınması gereken bir sözü, ibareyi belirtmek için kullanılır:

Edebiyat öğretmeni “Şiirler içinde ‘Han Duvarları’ gibisi var mı?” dedi ve Faruk Nafiz’in bu güzel şiirini okumaya başladı.

“Atatürk henüz ‘Gazi Mustafa Kemal Paşa’ idi. Benden ona dair bir kitap için ön söz istemişlerdi.” (Falih Rıfkı Atay)

www.tdk.gov.tr
0
🌸ahm1
(11.08.17)
(9)

Süt ürünleri için hangi gıda firması?

son barkod okuyucu
Malum olaydan sonra şu Pınar ürünlerini satın almıyorum, Torku ile Ülker de kara listeye aldığım firmalar; bir süredir Mis ürünleri alıyordum, bugün Mis'in de Ülker'e ait olduğunu öğrendim. Yahu yeşil sermaye olmayan firma yok mudur? Sizler hangi firmanın ürünlerini kullanıyorsunuz?
Malum olaydan sonra şu Pınar ürünlerini satın almıyorum, Torku ile Ülker de kara listeye aldığım firmalar; bir süredir Mis ürünleri alıyordum, bugün Mis'in de Ülker'e ait olduğunu öğrendim. Yahu yeşil sermaye olmayan firma yok mudur? Sizler hangi firmanın ürünlerini kullanıyorsunuz?
0
son barkod okuyucu
(05.08.17)
Sütaş'ı da boykot ediyorum. Yörsan iyidir.
0
steven wilson
(05.08.17)
Pınar'ı ben de artık kullanmıyorum, dolayısıyla sek.
0
blatta hiberna
(05.08.17)
Dost
0
i m cool with that
(05.08.17)
Sek alıyorum ben.
0
kobuzchu kiz
(05.08.17)
Sek'i hem gıda mühendisi hem de denetlemeci arkadaşlar övüyordu. Sek alıyorum o yüzden.
0
synesthesia
(05.08.17)
Sek
0
red g
(06.08.17)
sek
0
sta
(06.08.17)
sek'in parası da iyi malları da iyi.

kaşarını alıyorum hem diğer bulduklarıma göre daha yağlı hem 1-2 lira daha ucuz.
0
alperz
(06.08.17)
Yanıtlar için teşekkürler, o zaman Sek'e devam.
0
🌸son barkod okuyucu
(06.08.17)
(7)

beauty and the beast benzeri filmler

diffarentiationation
müzikli şarkı söylemeli film hiç izlememiştim, iğrenç olur falan diyordum ama bu filme bayıldım ya. tekrar tekrar şarkı söylenen bölümleri izliyorum. son yıllarda izlediğim en iyi film. her şeyiyle kusursuz. 2 saat boyunca bir masalı yaşadım sanki. berbat hayatımdan koptum gittim.böyle hikayenin şar
müzikli şarkı söylemeli film hiç izlememiştim, iğrenç olur falan diyordum ama bu filme bayıldım ya. tekrar tekrar şarkı söylenen bölümleri izliyorum. son yıllarda izlediğim en iyi film. her şeyiyle kusursuz. 2 saat boyunca bir masalı yaşadım sanki. berbat hayatımdan koptum gittim.
böyle hikayenin şarkı türküyle anlatıldığı filmler biliyor musunuz?
0
diffarentiationation
(05.08.17)
Muzikal olarak aratirsan bulursun:)

Grease var, mamma mia var, la la land aklima ilk gelenler.
0
kuehles blondes
(05.08.17)
Konusu tam olarak benzemese de masalsi olmasi bakimindan 4 masalı başarılı şekilde harmanlayan into the woods filmi var.
0
nickalangeronimo
(05.08.17)
La la land
0
fasulyek
(05.08.17)
Grease +111
Footloose
West Side Story
Funny Girl
Singin' in the Rain
Tangled (Müzikal animasyon, Rapunzel hikâyesi)
Annie

Edit: Hatta şu liste www.imdb.com
0
kobuzchu kiz
(05.08.17)
moulen rouge...
0
bir varmis bir yokmus
(05.08.17)
Phantom of the Opera <3
0
Lim5
(06.08.17)
La la land+1.
0
ekaterina
(06.08.17)
(3)

Buzdolabı olmadan nasıl yaşanır?

yeteramadenedimherseyi
bir 10 gün kadar buzdolabı olmadan yaşamamız gerekiyor. yeni taşındık.her gün dışarıdan yemeğe para yetişmez.ne yapılabilir?
bir 10 gün kadar buzdolabı olmadan yaşamamız gerekiyor. yeni taşındık.

her gün dışarıdan yemeğe para yetişmez.

ne yapılabilir?
0
yeteramadenedimherseyi
(05.08.17)
Konserve ton balığıyla salata yapılır, yeşillik, domates, limon vs az alırsanız 2-3 gün rahat durur dışarıda.
Patates kurtarıcı olabilir, yemeği yapılır, kızartılır, fırınlanır, az yumurta alıp patatesli omlet yapılır.
0
kobuzchu kiz
(05.08.17)
hocam, hızlı tüketimle 10 gün hatta 1 ay yaşanır, yaşadım. yani 1 kilo domates almak yerine 2 adet domatesi alıp aynı gün tüketmek gibi bir yaşam tarzı. buzdolabı olmadan 4 ay yaşayan arkadaşım bile var ama kış dönemine denk getirmişti diye sorun olmadı. işin sırrı: aldığın her şey aynı gün/bilemedin ertesi gün tüketilmeli.
0
lucky strike
(05.08.17)
Meyve sebzeyi marketten tane ile günlük alır ve vegan diyet yaparsanız hiç ihtiyacınız kalmaz.
0
bos gezenin bos ustasi
(05.08.17)
(2)

Beyaz eşya tavsiyesi

faramir
Selamlar,Nasipse eylülde düğünüm var, bu işlerle uğraşmış arkadaşların fikrini almak istedim. Fiyat, kalite, teknik servis ve yedek parça gibi faktörleri hesaba katarak marka/model tavsiyelerinizi beklerim.
Selamlar,

Nasipse eylülde düğünüm var, bu işlerle uğraşmış arkadaşların fikrini almak istedim. Fiyat, kalite, teknik servis ve yedek parça gibi faktörleri hesaba katarak marka/model tavsiyelerinizi beklerim.
0
faramir
(04.08.17)
kalite olarak bosch derim. ancak fiyatı yüksek. haliyle yedek parçası da yüksek fiyatlı.

hem ekonomik hem de yedek parçası kolay bulunan arçelik de iyi bir seçenek olabilir.
0
himmet dayi
(04.08.17)
Arçelik <3
Bütçenize göre enerji sınıfı en yüksek modellerden seçin tabii.
0
kobuzchu kiz
(05.08.17)
(1)

Resimdeki tabaklar

maria puder
Resimdeki tabakları nerde bulurum?Acılmıyorsa 4 veya 3 bölmeli renkli yemek tabagi.Nette bakindım,istedigim gibi bir sey bulamadım.Bu görselleri aratmak mı lazım googleda?
Resimdeki tabakları nerde bulurum?Acılmıyorsa 4 veya 3 bölmeli renkli yemek tabagi.Nette bakindım,istedigim gibi bir sey bulamadım.Bu görselleri aratmak mı lazım googleda?
0
maria puder
(04.08.17)
Keyword: tabldot. renkli, seramik, plastik, melamin gibi sözcükler ekleye ekleye arayın :)
www.n11.com
0
kobuzchu kiz
(04.08.17)
(7)

the phantom of the opera

secrex
dinlediğiniz, unutamadığınız en iyi performansı yazar mısınız?
dinlediğiniz, unutamadığınız en iyi performansı yazar mısınız?
0
secrex
(03.08.17)
(Gelen cevapların bildirimi gelsin cevabı)
Ben Nightwish versiyonunu seviyorum ^^
www.youtube.com
0
kobuzchu kiz
(03.08.17)
2011 royal albert hall versiyonu gerçekten çok güzel.
tafdi.com
0
vacigok
(03.08.17)
Öncelikle bu müthiş soru için teşekkürler :v

youtu.be
0
lüzumsuz adam
(03.08.17)
soru için teşekkürler +1
canlısını izleyecek kadar şanslı olduğumu düşünüyorum tv sinema video performanslarını izlemedim,

www.youtube.com

lütfen silme duyurunu cevapların altındaki linkleri vakit bulunca baştan izleyeceğim
0
basond
(03.08.17)
excespeace
(03.08.17)
www.youtube.com

Kayit iyi olmasa da banderas ve brightman var yani..ezer gecer pekcoklarini.
0
ubi dubium ibi libertas
(03.08.17)
paylaşımlarınız için ben teşekkür ederim arkadaşlar.

bunu da ben ekleyeyim: www.youtube.com
0
🌸secrex
(03.08.17)
(1)

İngizilizce bir cümle çeviri

filipis
" ; it tends to favour reproduction of genes responsible for physical and behavioural vigour."Bir cümlenin devamı olarak yazılmış bu cümlenin çevirisini şöyle çevirdim:Bu fiziksel ve davranışsal güç için sorumlu genlerin kopyasının korunmasını gözetmektedir.Çeviride hatalar varsa düzeltebilir misin
" ; it tends to favour reproduction of genes responsible for physical and behavioural vigour."

Bir cümlenin devamı olarak yazılmış bu cümlenin çevirisini şöyle çevirdim:
Bu fiziksel ve davranışsal güç için sorumlu genlerin kopyasının korunmasını gözetmektedir.

Çeviride hatalar varsa düzeltebilir misiniz?
0
filipis
(03.08.17)
"kopya" nereden çıktı ki, reproduction için kopya olmaz bence burada. "Bu, fiziksel ve davranışsal güçten sorumlu genlerin üremesini desteklemeye yöneliktir," derdim ben olsam.
0
kobuzchu kiz
(03.08.17)
(5)

pencil us in ne manaysa

baal
şu görseldeki "pencil us in" ile ne denmek istenmiş?https://s-media-cache-ak0.pinimg.com/736x/69/f5/e8/69f5e8910e17ed462fa4707805df6845--wedding-stationary-wedding-invitations-ideas-unique.jpg
şu görseldeki "pencil us in" ile ne denmek istenmiş?

s-media-cache-ak0.pinimg.com
0
baal
(02.08.17)
Pencil fiil halinde burda ve mektup iliştirilmiş. Bizi(kalemleri) kullanarak yaz(mektuba) demiş. Ben öyle anladım.
0
reactionic
(02.08.17)
yuzır
(02.08.17)
Ajandana bu tarihi (bizi) not al ama tükenmez kalemle yazma, değiştirebilirsin diyor. Kesin olmayan etkinlikler/tarihler için kullanılır aslında, şirinlik yapmışlar.
0
kobuzchu kiz
(02.08.17)
@kobuzchu kiz adamlar evleniyor bu degisebilecek bir tarih mi sence? bir de save the date detayi var.bizi peogramina ekle ama gelmezsen de sikinti olmaz gibi bir sey. bizim tarihimizi bir yere yazin diyor gibi kibarca.
0
sparkle kiddle
(02.08.17)
Tamam yahu, "şirinlik yapmışlar" derken onu diyorum. Aslında kesin olmayan tarihler için kullanılır ama burada da kullanmışlar.
0
kobuzchu kiz
(02.08.17)
(6)

şu çok mu saçma bir şey

dedim dedim de kime dedim
http://www.leatherman.com/tread-425.html?dwvar_425_color=10&cgid=wearables#start=1alsam bu ne lan der miyim?
www.leatherman.com

alsam bu ne lan der miyim?
0
dedim dedim de kime dedim
(01.08.17)
abi hakket bu ne? so gay.
0
secrex
(01.08.17)
Leatherman ürünleri pür kalitedir ama bu başkasının adına utanmak olur. Yapma.

Git bir tane adamakıllı çakı al. Yine 100 dolar ver gerekirse ama bunu alma.
0
yirmisantim
(01.08.17)
O fiyata degmeyecek bir sey. Yoksa akseuar yani, hosuna gidiyorsa takilir.
0
stavro
(01.08.17)
ben bunu takan adamla tanisirsam ilk etapta onu cok da ciddiye almam. bi suzme geregi hissederim.

ha baktim akli basinda bir adam, cok da sikinti yok, o zaman samimi muhabbet kurmaya baslarim. ehu ehu.
0
boyle buyurdum
(01.08.17)
Ay çok eğlenceli bir şeymiş ama sürekli demonte mobilya birleştirmiyorsanız baya gereksiz, aksesuar olarak çirkin zaten :)
0
kobuzchu kiz
(01.08.17)
kullanışsız görünüyor. bilekte kötü duruyor ayrıca www.markkitaoka.com
0
hasmetizm 2046
(01.08.17)
(16)

Nasıl ateist oldunuz?

neil manke
ateist/deist/agnostik/gnostik/deistik agnostisizm diye ayırıp oyları bölmeyin, hepimiz ateistiz işte. böyle yapa yapa ülkenin %99.9'u müslüman sanıyorlar.ama yine de belirtin bari hangi grup içinde olduğunuzu.90'lı yıllarda doğmuş bir insan olduğum için 2000'lerde yaşım küçüktü sorgulama diye bir şe
ateist/deist/agnostik/gnostik/deistik agnostisizm diye ayırıp oyları bölmeyin, hepimiz ateistiz işte. böyle yapa yapa ülkenin %99.9'u müslüman sanıyorlar.
ama yine de belirtin bari hangi grup içinde olduğunuzu.

90'lı yıllarda doğmuş bir insan olduğum için 2000'lerde yaşım küçüktü sorgulama diye bir şey yoktu tabi. namaz falan kılardım bebeyken, cumalara giderdim oruç tutardım arada. ailem çok dindar değildi ama yine dine bağlılardı, annem hiç başörtüsü falan takmamıştır mesela.

2011-2012 gibi facebookta karikateist sayfasına rastladım ve sorguladıkça olaylar gelişti. ilk postlarını "tövbe allam affet" diye okuyordum sonra sonra ar namus kalmadı tabi. richard dawkins denen abimizin varlığından haberdar oldum daha sonra, yazılarını kitaplarını okudukça daha da koyu bir ateist oldum.

dinler kesin olarak yalandır ama yine de tanrı kesin olarak yoktur demiyorum, tanrı neredeyse kesin olarak yoktur bence.

sizin hikayeniz?
0
neil manke
(30.07.17)
Bir hikayem yok aslında.

Genel olarak seküler bir yaşam tarzıyla yetiştirildim aileden zaten. Çocukluğumdan beri, ortaokul civarlarından beri bu tarz dini şeylere hiç anlam veremedim. O zorunlu din dersinden nerdeyse kalıyordum..Çok net hatırlıyorum son anda hoca 2 vermişti. Beni çekemedi içine ne biliyim.. Hep kuşkulu sorgulayan bir yapıdaydım zaten ama adını koymadan dine bulaşmadan çocukluk geçti.

Oturduğum yerdeki çevremdeki çekirdek arkadaş grubunun da benim gibi olamasının büyük, çok büyük bir etkisi vardır yalnız. Çocukluk arkadaşlarım..Şu an o grupta herkes ateist. Hatta nerdeyse aktif olarak iletişim olarak kurduğum tüm çevrem bu şekilde.

Sonra biraz daha büyüyünce kendimi daha da tanımaya, bilmeye başlayınca özellikle felsefe dersleri almaya başlayınca, üzerine tarih, sosyoloji, psikoloji, dersleri almaya ve bu tarz alakalı kitaplar okumaya başlayınca her şey daha da netleşti.

Sonra daha da sistematik bir hal almaya başladı tabii..
0
qazaqwsx
(30.07.17)
agnostizm

küçükken kuran kursuna, camiye aile teşviğiyle gitmiş biriyim. insanın kafasına vura vura ibadet etmeyi öğrettikleri için ilk önce soğudum. sonra lise zamanımda izlediğim belgeseller, okuduğum kitaplar ve çevremdeki insanların görüşlerini de dikkate alarak, bu kutsal kitaplarda tasvir edilen yaratıcının gerçek olabileceğine dair şüphelerim arttı. tabi ilk zamanlarda şüpheyle başlar, ya varsa dersin. inkar etmeye çekinirsin falan.

zamanla daha da ileri gidip bir yaratıcıyı reddettim. her inanmayanın bir isyankar dönemi olur. artık o kadar isyankar değilim. bu fikirlerin oluşması için insanın düşünsel olarak olgunlaşması gerekli tabi. tanrıyı reddetiğimin 7. yılında kafamda olgunlaşan bir düşünce var o da " yaratıcı illa bir tanrı formunda olup insanlara çeşitli testler uygulayıp sonunda onlara mükafatlandıracak/cezalandıracak bir kavram olmak zorunda değil. hatta yaratıcı, yaratıcı olduğunun bile farkında olmayabilir. "
0
bir sevgi faresi jamal
(30.07.17)
kızlara hava atmak için farklı olmaya çalışırken herkese atayistim deyince geri dönemedim bi daha...
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(30.07.17)
Agnostik ateistim. İlkokulda sokaktaki bütün arkadaşlarım gidiyor diye kıskanıp ben de kuran kursuna gittim, lisede müdür yardımcısı kafamız çalışmadığı için oruç tutmamızı istemeyince inatlaşıp kadınla kavga edip azimle oruç tuttum. Ama bütün bu zaman boyunca Jules Verne'le başlayıp bilim kurgu okudum, ansiklopediler, Bilim Çocuk dergileri derken bilime hurafeden daha çok güvenmeye başladım. Sonra gerisi geldi zaten.
0
kobuzchu kiz
(30.07.17)
kuran okudum. yeterli oldu.
0
eriksatie
(30.07.17)
annem babam müslüman ama pek ibadetlerle ilgisi olmayan chp zihniyetinde insanlardı. (şimdi namaza falan başladılar o ayrı). babam yazları cumaya gider, bir de ramazanlarda oruç tutarlardı falan. pek dindar olmayan rahat bi çevrede büyüdüm. bir dönem kendi kendime 5 vakit namaz kılmak bir de yaz kuran kursları haricinde zaten dinle pek ilgim yoktu. üniversiteye başlayınca da doğal süreç sonucu ateist oldum işte.

hani böyle kırılma noktası ararsak ilkokul'da okula kuran getirdiğimiz 1-2 ders olmuştu dkab dersinde. o gün rastgele açtığım "kadınlar sizin tarlanızdır, istediğiniz gibi sürün" ayeti beni gerçekten dehşete düşürmüştü o yaşta. onu söyleyebilirim belki.
0
doxanikee
(30.07.17)
Ateistim. Çok uzun sürdü benim süreç. Çünkü son derece dindar bir ailede büyüdüm. Lise çağlarına kadar 5 vakit namaz kılar ağzıma içki sürmezdim. İlk oruç tutmayan insanları ben lisede gördüm mesela, şok olmuştum görünce.

Üniversite yıllarında yavaş yavaş sorgulamaya başladım, ama soğuk denize girer gibi oldu bu süreç, önce ayak parmağımı soktum, geri çektim, bi daha soktum. Önce ufak şüpheler, içimden töğbestağfrullah demeler falan. Sonra kuranın mealini okudum, diğer dini kitapları okudum. Evrim teorisini okudum. Dinlere karşı olan görüşleri okudum falan derken yavaş yavaş kopmaya başladım. O sorgulama korkusundan sıyrıldıkça iyice saçma gelmeye başladı. Böylece dinden çıkmış oldum. Tabii ki bu anlattığım süreç 18 yaşımdan 22-23 yaşıma kadar süren, oldukça uzun bir süreç oldu. Burda yazarken bi anda olmuş gibi gelse de o çocuk yaşlarda derinlere yerleştirilen şeyleri sarsmak oldukça zorluydu.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(30.07.17)
18-19 yaşlarında, (bkz: an american crime) diye bir film izleyip sonra dünyanın her yerinde bu tür olayların olduğunu idrak edince birşeylerin bize anlatıldığı gibi olmadığını anladım.
0
perloneth
(31.07.17)
İlkokul 5. sınıftayken insanların putlara, güneşe, aya vs taptığını öğrendikten sonra oldu. Bir gün bahçedeki tahta sedirde oturmuş ağaçlara kuşlara bakarken güneş batmaya başladı.
"Güeş her zaman bizimle değil, ay desen keza aynı, demek insanların daha kalıcı bişeye ihtiyacı olmuş, elleriyle putlar yapıp ona tapmışşlar, bi şekilde onların da yandığını yıkıldığını görmüşler ve ulaşılamaz, yanmaz yıkılmaz batmaz bişey bulmuşlar adına da tanrı demişler. Bir düzene kurallara ihtiyaçları vardı çünkü kalabalklaştılar, düzeni bu şekilde sağlamışlar işte..." dedim.

17 yaşarımdayken diğer dinlere ait kitapların bazılarını, islamın çeşitli çevirilerini okudum. 30'lu yaşlarımda antropolojiye, felsefeye baktım,insan davranışlarının kökenleri konusunda inclemelerim oldu, ekonomiyle marksizmden gelen bi yakınlığımız oluştu vs. sonrasında edindiğim her bilgi bana din konusunda ilk düşüncemin doğruluğunu gösterdi. sadece toplumsal düzen gerekliliğine başka olgular ekledim.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(31.07.17)
ya cokta kasmaya gerek yok,
biraz aklin , fikrin, beynin varsa, dogustan gelen malligi egitim sayesinde ustunden attiysan ve artik bir gerizekali degilsen , bir tanri olmadigini ve olamayacagini coooookk rahat anliyorsun ve dogal bir ateist haline ister istemez geliyorsun, hepsi tastamam bu iste..
0
alttaraf
(31.07.17)
inançsız olarak yetiştirildim. babam dinlerle dalga geçerdi, dedem bayramlarda falan akrabalarla din tartışmaları yapardı. bana da sirayet etti bu durum. ben de okulda arkadaşlarımla dalga geçerdim. din dersi sınavlarında komikli cevaplar verirdim falan. büyüyünce de dinler inanmadığım, tanrı kavramı da ilgilenmediğim bir şey olarak kaldı.
0
misterturist
(31.07.17)
Doğuştan engelli insanlar beni bu sorgulayışa itti. Ha aileden de aman aman din aşılaması görmedim ama bu tür eşitsizlikleri sorgulamam, ilahi adalet denilen şeyin bir tür kılıfmışçasına şükürcülüğe hizmet ettiğini düşünmem beni bu muğlaklığa itti.
0
lüzumsuz adam
(31.07.17)
Müslüman ve dini bütün? bir ailede yetiştim. yazları camiye gönderildim, ergenliğimde yazları kuran okumayı öğrettiler. ama kimse meali konusunda bir şey söylemiyordu.

2008'de merak edip elmalılı hamdi yazır'ın tefsirini okudum, benim müslümanlık hikayem orada bitti. Allah inancımı kaybetmedim, illa adı konulacaksa deist oldum.
0
kimlanbu
(31.07.17)
Küçükken çok dindardım, anneme kapanması için baskı yapıyordum. Bu tabii ilkokul, en fazla ortaokul zamanı. Ailemde anneannem dışında dindar yoktur. Yazları anneanneme gidiyordum kalmaya, beni kuran kursuna gönderiyordu. Mahallede bir abla vardı, o ara ara çocuklarını çevresine topluyor, din temalı korkunçlu hikayeler anlatıyordu, cehennemde nasıl yanacağımızı falan. Sanırım bunların etkisiyle dindar oldum. Dindar demeyeyim de aslında, korkmaya başladım. O yüzden anneme falan baskı yapıyordum kapanması için:P

Sonra büyüyüp kendi düşüncelerim oluşmaya başlayınca, bu da lise son ve üni ilk yılı oluyor, dinle ilgili her şey saçma gelmeye başladı. Sanki birden aydınlanmaya başladım. Kuranı okudum (türkçe- diyanet vakfı çevirisi), tüm evreni yaratan ilahi güç böyle bir kitap yazmış olamaz dedim. Etkilendiğim biri veya bir olay olmadı. Kendi kendime dinsiz oldum yani. Dünya üzerindeki büyük-küçük hiçbir dine inanmıyorum. Ama bir yaratıcının olup olmadığını bilmiyorum. O yüzden sanırım agnostik düşünceye daha yatkınım. Ateizm de bir inanç şekli bana göre.
0
peggy
(31.07.17)
1-14 yaş arası almanya'da büyüyüp, sonrasında kız çocuklarının inanılmaz kısıtlandığı ve hor görüldüğü bir ortama döndük. almanya'da da kuran kursuna yollardı ailem bizi. ama türkiye'ye o küçük iç anadolu kentine döndükten sonra, kız çocuğu onu yapmaz günah, öyle oturmaz günah, abisine sarılmaz günah, okula gitmez günah diye diye çıldırttılar beni. lise 1 gibi falan oruç tutmayı, eve mahallede ki şeyh gelince başımı kapatmayı, sohbet toplantılarına gitmek için zorlanmayı falan reddetmeye başladım. mahalle muhtarının evinde sabahlara kadar zikir çekildiği bir ortamdan bahsediyorum, senelerde 90 ların başı, refah partisi ev toplantıları falan almış başını gidiyor. kendi öz ablamda bir tarikata girmiş, onunda yöneldirmesiyle, okulumun kapısına falan çarşaflı kadınlar geliyor beni ikna edip doğru yola sokmak için. çok kuvvetli çatışmalar yaşadım ve hatta şiddet gördüm, evden kaçtım üni okuyabilmek için. kişisel gelişimimde önce feminist oldum ben, sonra deist. benim çıkış noktam din ve kadın ilişkisi idi, sadece islamiyetten bahsetmiyorum bu arada.

birden fazla meal okudum, inceledim, notlar aldım, araştırdım derken üniversite hazırlık sınıfının ortalarında din kavramına hiç bir şekilde inanmadığımdan emindim. hala ara ara bu konularda ki yayınları, araştırmaları, belgeselleri falan takip ederim.

şu anda din konusunda inananlara karşı bir saygısızlık etmiyorum, bana saygısızlık edildiğini hissettiğimde tepkimi koyup restimi çekiyorum o kadar. ama bir fikir tartışması olduğunda, karşımdakiler neden inandıklarını, benim neden inanmadığımı anlatabildiğim kadar sağlam bir argümanla anlatamıyorlar ve sohbet mutlak bir sessizlikle bitiyor.

tarikatta olan ablam 80 yaşındaki annemle hiç bir şekilde ilgilenmiyor, telefonlarını açmıyor, yıllardır görüşmüyor. ama ben, hacı annemin orospu olacağından emin olduğu dinsiz kadın, 17 yıldır anneme bakıyorum, her türlü sorunu ile ilgileniyorum, maddi manevi elimden geleni yapıyorum. vicdan sahibi olmak, iyi bir insan olma gayretiyle yaşamak, bütünsel alandan bakabilmek, hümanist olmak gibi yaklaşımların din ile hiç bir ilgisi yok. din eşittir erdemli insan düşüncesine kesinlikle katılmıyorum.
0
Phoebe
(31.07.17)
internetin büyük etkisi oldu. belki üyeleri vardır burada, eskiden ütopyam diye bir forum vardı, hala duruyor mu bilmiyorum. ben o zamanlar 12-13 yaşındayım. atatürk'ün deccal olduğunu söyleyen, el kaide militanından hallice efsanevi bir elemanım. o forumda beni ciddiye alıp da benimle iletişim kuran insanlara cidden çok şey borçluyum. oradan tanıştığım kişiler olmasa belki şu an ışid'e katılmış olurdum jsfhsjk.

benim ailem dindar ama laf olsun diye söylemiyorum gerçekten çok ılımlı insanlar, özellikle annem. bizim evimizde atatürk de dahil kimseye karşı öyle nefret dolu bir konuşma ya da fikir gelişmedi. ben tamamen kendi ergenliğim ve manyaklığım yüzünden aşırıya kaçmıştım.

sonra beni bir aile büyüğümüzün isteği ve desteğiyle "kamp"a gönderdiler üst üste üç sene boyunca. abiler ortamı işte ama fetöcülerin değil, nurcuların. ortam şahaneydı, öyle apartmanda falan değil koskocaman havuzlu, futbol sahalı tesiste takılıyorduk. iki hafta sürüyordu bi kamp. bizim paramız yoktu, aile büyüğü göndermek isteyince ben hiç istemediğim halde (çekingendim ondan istemiyodum, yoksa din iman konusunda dünya markasıydım) ona diş geçiremeyecekleri için mecbur "git oğlum" dediler, gittim.

orada her şey güzeldi. bize iyi davranıyolardı, çokça eğleniyoduk falan, o açıdan hiçbi sıkıntı yok. yani tacizdir, itliktir serseriliktir ben kendim hiç öyle bi şeyle karşılaşmadım. gelgelelim, ilk defa o kadar kalabalık ve "dinli" bir ortama girmiştim ve zamanla soğudum. anlattıkları şeyler olsun, dikte ettikleri yaşam tarzı olsun, din-iman-milliyet üçgeninde anlattıkları olsun pek hoşuma gitmedi. bi keresinde babam aramıştı. "ben burda biraz daha kalırsam ateist olcam baba" dediğimde çıldırmıştı, bağırıp çağırıp küfürler etmişti. daha önce hiç öyle görmemiş, duymamıştım. o olaydan sonra kayış iyice koptu. kendimi yalnız hissettim, "ben bu işlerin adamı değilim, benim yaşayacağım insanlar bu insanlar değil" düşüncesi oluşmaya başladı.

bu kamp mevzuu 12-14 yaş aralığında gerçekleşti diye hatırlıyorum, üç yaz. internette sürtmeye başlamam da yanlış hatırlamıyorsam 12 yaşıma tekabül ediyor. ütopyam'da militanlık yaptığım dönemler. orada bir sürü kuul, atayiz gençle tanışmıştım. başta birbirimizden nefret ediyoduk ama forumda göre göre, iletişim kura kura zamanla aradaki buzlar eridi ve oradan iyi arkadaşlar edindim. ben 12 yaşındaydım ama düzenli olarak benimle konuşan, bana arkadaşı gibi davranan 20-22 yaşında insanlar vardı. o zaman anlamıyosun tabii bunun ne kadar kıymetli olduğunu. ben şimdi 12 yaşında bi çocukla çok samimi olamam, düzenli olarak konuşamam sanırım, hele ki bu arkadaş islamcı militan ayarında biriyse. "amk çocuğu" deyip basarım engeli. onlar öyle yapmadı, babam bile tükmüklü tükmüklü küfrederken her türlü saçmalığımı dinleyip yanımda oldular, yardımcı oldular.

öyle öyle "dış dünya"yla iletişim kurmaya başladım işte. 14 yaşına geldiğimde dinle alakam kalmamıştı, öyle ergen ergen takılıyordum ama ateist falan da değildim. annemle babamın arası o ara pek iyi değildi, kendileri bana gerekli din eğitimini de verdikleri kanısındaydılar, haliyle üzerimdeki baskı azalmıştı - gerçi allah var (pun intended), hiçbir zaman baskıcı sayılmazdı ailem, hiçbir şeye zorlamadılar. ben onlardan görüp istiyodum.

bu arada kamptaki ikinci ve üçüncü senemde satanist olduğunu söyleyen birkaç çocukla tanışmıştım. nurcu kampında allahsız terör örgütü oluşturmuştuk bi nevi, boş vakitlerimizde birlikte takılıp din falan konuşuyoduk artist artist. ergenliğin zirvesindeydik ama gerçekten güzel muhabbetimiz vardı, kendimizce neyi yanlış bulduğumuzu anlatıyoduk birbirimize. o yaşta, öyle bi ortamda, öyle ailelerde büyümüş çocuklar olarak cidden çok büyük cesaretmiş harbiden. ya casus olsalardı? eheh.

neyse işte böyle gelişti mevzu, "öfkeli militan"dan "yontulmuş ayı"ya döndüm. 14-16 yaş aralığında sanırım dinle ilgili hiçbi şey düşünmedim. sonra tekrar bi boşluğa düştüm, dedim ulan allah'ı tamamen unuttuk, böyle yaşanmaz, benim hayata tutunabilmem için bi şey lazım. o dönemde hatırlıyorum, irem diye bi arkadaş vardı. hatta facebook'umda ekli hala haha. ateist olduğunu biliyodum. gittim ona dedim, irem nasıl dayanıyosun amk, ben allah'ın olmadığını düşündükçe delirecek gibi oluyorum. ölünce toprak olmak istemiyorum, cruise seyahatine falan çıkabilmek istiyorum. o da sağolsun aşırı kuul davranıp "deal with it" demişti sadece. o anları hiç unutmuyorum. kendimi o kadar çaresiz ve ezik hissettiğim an sayısı azdır. karşımda ateist ve gayet rahat bi insan var, bense "allah bence yok ama allah'ın olmamasını kabullenemiyorum, bana yardım et" diyen, kafası karışık bi elemanım. kendimi ona kıyasla çok küçük ve güçsüz hissetmiştim.

sonra bi sene falan cidden bayağı kafa patlatmıştım, hatta bi ara delireceğimi düşünüp ekstra üzülmeye başlamıştım. malum, "dinli" çevrelerde böyle hikayeler çok sevilir. allah'ı sorgulamaya başladıktan sonra aklını kaybeden bir sürü insan vardır. öyle olurum, herkesin efendi-zeki bildiği, sevdiği bi çocukken allah'ı sorgulamaya cüret ettiği için kafayı yiyen biri olurum diye korkuyodum.

sanırım lise 2'den itibaren tamamen geçti o mesele de. alıştım ölünce toprak olma, yeryüzünde başıboş olma fikrine. öyle yani. o günden beri de atayiz militan olup çıktım. insan manyak olunca müslümanmış dinsizmiş fark etmiyo, ruh hastası her yerde ruh hastası :((

velhasıl kelam benim hikayem potansiyel ışid militanının yontulup sosyal hayata ve dünyaya kazandırılması şeklinde gerçekleşti. verilmiş sadakam varmış. internet üzerinden türlü türlü "bullying"e maruz kalıp daha da yalnızlaşıp radikalleşebilirdim mesela, haberlerde "çok sakin bi çocuktu, kimseye zararı yoktu, 75 kişiyi niye öldürdü anlamadık :((" diye görebilirdiniz. ama anamın babamın göstermediği anlayışı elin atayizi gösterdi işte, "bak kardeşim böyle bi hayat da var" dediler, sonra kuran'ı falan da okuyunca dedim bence allah yok. öyle yani. şu an 23 yaşında ateistim, bekarım, çocuğum yok. ha "umarım tanrı vardır" diyorum içten içe çünkü sonsuza kadar değilse bile bi 500-600 sene yaşamak istiyorum açıkçası. yaratıcı olsa güzel olurdu.
0
der meister
(31.07.17)
(6)

Doctor Who hakkında

bekocani
Dizinin bir konusu var mı tam olarak? İlk 10 bölümünü izledim, oradan oraya gidip garip şeyleri engelliyorlar. Bütün sezonlar bu şekilde mi devam ediyor, konu bütünlüğü olmadan? Bu sorum herhangi bir yerme içermiyor. Fan'lar saldırmasın lütfen sadece bilgi amaçlı.
Dizinin bir konusu var mı tam olarak? İlk 10 bölümünü izledim, oradan oraya gidip garip şeyleri engelliyorlar. Bütün sezonlar bu şekilde mi devam ediyor, konu bütünlüğü olmadan? Bu sorum herhangi bir yerme içermiyor. Fan'lar saldırmasın lütfen sadece bilgi amaçlı.
0
bekocani
(30.07.17)
Fanı değilim.
Evet aynen dediğin gibi. Bazen işte üç beş ya da daha fazla bölümlere yayılan olaylar oluyor ama genel hattı o.
0
helena
(30.07.17)
Bilimkurgu seviyorsan, oyuncular sempatik geldiyse izlenebilir.

Ben epey keyif alıyorum izlemekten.
0
chitosan
(30.07.17)
İnce ince işlenen bir ana konu var. Dev spoiler verilebilir istense.
0
gonion
(30.07.17)
Arkada çok acayip plotlar dönüyor, ilerledikçe karışıyor mevzu.
0
kobuzchu kiz
(30.07.17)
Sezonun konusu oluyor genelde. İlk 3 sezonda biraz alttan işlenip, diğer sezonlarda biraz daha göze sokularak işleniyor.
0
noluyo yaa
(31.07.17)
Her hafta farklı konu uzerinden işlenen bir ana konu var. Izledikçe -bilim kurgu seven birisiysen- bagımlısı olursun.
0
ismira007
(31.07.17)
(2)

Dijital Tansiyon Aleti Önerisi

sansli pipi
Selamlar, herkese iyi Pazarlar.Bizimkilere tansiyon aleti almam lazım. Artık lazım oluyor :/ Dijital olanlarından arıyorum. Marka ve model hiç bilmiyorum. Bildiğiniz, kullandığınız, önerebileceğiniz markaları yazarsanız iyi olur. bugün siparişi vericem en geç Çarşmaba gibi almam lazım çünkü.Omron ma
Selamlar, herkese iyi Pazarlar.

Bizimkilere tansiyon aleti almam lazım. Artık lazım oluyor :/ Dijital olanlarından arıyorum. Marka ve model hiç bilmiyorum. Bildiğiniz, kullandığınız, önerebileceğiniz markaları yazarsanız iyi olur. bugün siparişi vericem en geç Çarşmaba gibi almam lazım çünkü.

Omron markasına iyi diyolar ama neye göre iyi diyolar hiç bilmiyorum
Şimdiden teşekkürler.
0
sansli pipi
(30.07.17)
Omron, koldan ölçen bir makine alın geçin.

Edit: Hah evet, yukarıdaki gibi işte.
0
kobuzchu kiz
(30.07.17)
koldan ölçenlerden olsun evet. biz braun kullanıyoruz gayet iyi o da.
0
lily briscoe
(30.07.17)
(2)

Sulu boya onerisi

sckxyss
Merhaba,Kardesim evde kendi haline sulu boya yapmaya basladi. Guzel de boyuyor aslinda ve ona biraz daha kaliteli boyalar almaya karar verdim. Hangi marka sulu boya ve firca onerirsiniz?Tesekkurler
Merhaba,

Kardesim evde kendi haline sulu boya yapmaya basladi. Guzel de boyuyor aslinda ve ona biraz daha kaliteli boyalar almaya karar verdim. Hangi marka sulu boya ve firca onerirsiniz?

Tesekkurler
0
sckxyss
(29.07.17)
Orta kalite Derwent, Talens, yüksek kalite Winsor&Newton alabilirsiniz. Yaşına göre erken olabilir, hiç gerek de olmayabilir. Daha çok kağıt alın, kaliteli kağıtlar da alabilirsiniz suluboyaya yönelik. Boya kadar kağıt da etkiliyor. Fırçada da Pebeo klasik orta kalitedir.
0
nilmiye
(29.07.17)
Van Gogh sulu boya da güzeldir. 12-15 renkli bir takım alırsanız sonra tek tek satılan renklerden de alıp destekleyebilirsiniz.
www.tahtakalehobi.com
www.tahtakalehobi.com
www.tahtakalehobi.com
Bu üçü başlangıç için güzel setler. Fırça için de Vincent fena değil. Bir de kaliteli sulu boya kâğıdı+1
0
kobuzchu kiz
(29.07.17)
(1)

george michael küpesi nerede bulunur?

proletarier aller lander vereinigt euch
30. saniyedeki küpelere benzer küpelerden bahsediyorum. https://www.youtube.com/watch?v=izGwDsrQ1eQilla aynı olması gerekmez, daha ince olabilir daha ufak olabilir falan ama o tonlarda küpe yok gerçekten bütün düz sade erkek küpeleri gümüş oluyor bu tonlarda küpeyi nereden bulabilirim? ekstra bir re
30. saniyedeki küpelere benzer küpelerden bahsediyorum.

www.youtube.com

illa aynı olması gerekmez, daha ince olabilir daha ufak olabilir falan ama o tonlarda küpe yok gerçekten bütün düz sade erkek küpeleri gümüş oluyor bu tonlarda küpeyi nereden bulabilirim? ekstra bir resim daha buldum aşağıda:

1.bp.blogspot.com

şehir ankara ama internet de olur.

edit: hatta bu tonda olmasa da kabulüm yeter ki gümüş olmasın.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(17.07.17)
Boy boy halka küpe var her yerde, Kızılay'daki takıcılarda mutlaka bulursunuz. Halkanın üzerinde cinsiyet yazmadığına göre bence erkek küpesi olarak aramanıza gerek yok, bu renk küpe dolu ortalık.
0
kobuzchu kiz
(17.07.17)
(34)

"abc" ifadesi sizde neyi sembolize ediyor?

weeping guitar
yazı, alfabe, edebiyat, kitaplar, tv kanalı, deterjan, vs. "abc" ifadesi sizin aklınıza ilk neyi getiriyor?
yazı, alfabe, edebiyat, kitaplar, tv kanalı, deterjan, vs. "abc" ifadesi sizin aklınıza ilk neyi getiriyor?
0
weeping guitar
(12.07.17)
Biskuvi. Boyle bir biskuvi vardi ben kucukken.
0
ma ya
(12.07.17)
Ey Bi Si diye okudum. TV kanalı demek istiyorum.
0
dissendium
(12.07.17)
benim aklıma direkt deterjan geldi valla
0
der meister
(12.07.17)
bana rakamları birbirinden farklı üç basamaklı sayıyı işaret ediyor niyeyse.
0
evde liyakat kalmamis
(12.07.17)
Nba christmas maci.
0
brad pitt
(12.07.17)
kardeşlerimin adları
0
fallopian
(12.07.17)
@dissendium+1

ey bi si diye okudum aklıma ilk alfabe sonra tv kanalı geldi. başka bir şey gelmedi.
0
qazaqwsx
(12.07.17)
american broadcasting company.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.07.17)
tv kanalı geldi
0
sir gawain
(12.07.17)
SUpermarket geldi.

Budapesteyle ilgili cok konustum son zamanlarda. ORada da abc-cba diye supermarket zinciri var
0
kuehles blondes
(12.07.17)
Alfabe
0
aychovsky
(12.07.17)
abc bana bu işin temeli anlamına geliyor.
yani "molekül bilgisi kimyanın abc sidir" kimya bilmek için molekül nedir bilmek çok önemlidir.

yukarıda arkadaş örnek vermiş "temizliğin abc si" temizliğin temelidir gibi bir anlam çıkartıyorum.
0
basond
(12.07.17)
Alfabe
0
daha neler
(12.07.17)
tv kanalı
0
helena
(12.07.17)
alfabe+1
0
kobuzchu kiz
(12.07.17)
Jackson5
0
fengari
(12.07.17)
albert ellis.
0
gadasiz
(12.07.17)
Alfabe
0
tociess
(12.07.17)
alfabe,
deterjan,
ilkokuldan bir afiş: www.peramezat.com
0
filteria
(12.07.17)
bir konunun temeli geldi benim aklıma, basond +1 yani
0
nundu
(12.07.17)
sarı üçgen, kırmızı kare, mavi daire
0
battal gemalmaz
(12.07.17)
Barış Manço'nun bir şarkısı.
0
mikro patlama
(12.07.17)
Yangın söndürme tüpü diyerek uzaklaşıyorum.
0
kara olmayan inci
(12.07.17)
tv kanalı çünkü hayvan gibi dizi izliyorum alkşsdlaf
0
nice tnetennba
(12.07.17)
alfabe+1
0
duyond
(12.07.17)
ben de niye overwatch oynayacak insan bulamıyorum diyorum. 30 kişi yanıt vermiş, bir kişi bile "bir oyuna yeni başlayan, noob" cevabını vermemiş.

bir oyuna yeni başlayan, beceriksiz ve noob.
0
i drive the hearse
(12.07.17)
herhangi bir şeyin başlangıç aşaması diye algılıyorum ben.
Mesela "bankacığılığın ABC'si " gibi.
0
alex
(12.07.17)
tv kanalı
0
nawar
(12.07.17)
Giriş, başlangıç, temel gibi şeyleri çağrıştırdı.
0
elitist
(12.07.17)
bir iş yapılacakken en temel kurallarını hatırlatıyor.
0
evimin paspasi
(12.07.17)
123
0
kafadanbacakli
(12.07.17)
alfabe+1.
0
ekaterina
(12.07.17)
amerikan tv kanalı var abc, ilk o geldi aklıma.
0
cezzar dede
(13.07.17)
Ilk TV kanali geldi aklima. (Asla dizi ya da herhangi bir TV yayini izlemem.)
0
stavro
(13.07.17)
(34)

Sıcaklarda neler içiyorsunuz?

devilred
Alkol hariç. İlaçlarla alkolü karıştırmak istemiyorum. Su içmekten bıktım. Maden suyu desen günde ikiden fazlası mideye zarar. Kahve ve çayı hava sıcak da olsa içiyorum ama soğuk bir şeyler de lazım. Siz neler içiyorsunuz? Alışveriş öncesi güzel ve fazla zahmetli olmayan önerilernizi alırım.
Alkol hariç. İlaçlarla alkolü karıştırmak istemiyorum.

Su içmekten bıktım. Maden suyu desen günde ikiden fazlası mideye zarar. Kahve ve çayı hava sıcak da olsa içiyorum ama soğuk bir şeyler de lazım. Siz neler içiyorsunuz? Alışveriş öncesi güzel ve fazla zahmetli olmayan önerilernizi alırım.
0
devilred
(11.07.17)
hava durumuna bir meydan okuma olarak çay içmeye devam ediyorum.
0
cay koy geliyorum
(11.07.17)
Bogurtlenli meyve cayi vb alip (siyah cay olmayan) soguk cay yapiyorum
Hem sekersiz hem lezzetli.
0
kuehles blondes
(11.07.17)
eğer kendi meyve suyunuzu yapma imkanınız varsa, alın az şekerle onu yapın. sonra buzla falan güzel olur. eğer yoksa aşağısı;

şeftalili soğuk çayı seviyorum da meret çok şekerli. bu yüzden onu maden suyu ile karıştırıp seyreltiyorum güzel oluyor. aslında bu öneriyi tüm içecekler için yapabilirsiniz.
0
dahili meddah
(11.07.17)
Ben şekerli şeyleri içmiyorum rahatsız ediyor.
Soda-limon-tuz (churchill)
Ayran
Su
Şekersiz türk kahvesi
Sütlü kahve
0
megalomaniac
(11.07.17)
Maden suyu, su
0
gozu acik sevisen yahudi
(11.07.17)
Soğuk sütle yapılan kahve müthiş oluyor. İçine ekstra 3-4 buz atınız.
0
l arrache coeur
(11.07.17)
İçine tarçın çubuğu atılmış su.
Sade maden suyu.
Naneli limonata (evde yapma ya da ev yapımı bulma imkanınız yok tavsiye etmiyorum.)
Soğuk kahve.
0
mutekebbir
(11.07.17)
frappe yapıyorum. su, kahve, süt, buz
0
cekilmis gayfe
(11.07.17)
limonlu soda (aromalı olan), vişneli soda, limonlu ice tea. bir de içecek muadili olarak karpuz öneriyorum. Foşş diye iç yangınını söndürüyor kahvaltıda
0
fallopian
(11.07.17)
Soguk kavun ya da karpuz, buzlu limonata.
0
stavro
(11.07.17)
en çok su.
sonra soğuk çay, limonata, kola ve meyva suyu. çok geniş skala oldu, biliyorum ama dolapta hepsi olunca döngüye girip içiyorum işte.
0
m e b
(11.07.17)
Ayran, manyak gibi ayran içiyorum.
Bir de limonata arada.
Su zaten standart.

Bir de naneli su değişik gelebilir. Ferahlatıcı oluyor, belki suda aroma olunca biraz daha idare edilebilir.
0
aychovsky
(11.07.17)
Su, maden suyu, soğuk yağsız sütlü filtre kahve
0
powerpufgirl
(11.07.17)
ya gerçekten benim de aklımdaydı aynı soru. hatta buraya sormayı düşünmüştüm lolxd fav'a attım. limonata yapıyorum, meyveli soda içiyorum ki çok içmek istemiyorum. soğuk kahveye dadandım ama hazır olanları hoşuma gitmiyo aslında. soğutucam diye espressoyu pişirip bekletmeye de üşeniyorum açıkçası. hazır limonata da çok alıyorum. limonata.
0
snape i başından beri tanırım
(11.07.17)
Redbullun yabanmersinlisi var cok güzel tadı. Birde powerade in mavilisi tam böyle sekerim düşüyor ve susuyorum o anlarda içince efsane oluyor
0
fıytfıyt
(11.07.17)
çay++
0
gezegen olan pluton
(11.07.17)
Zararlı zararsız her şeyi içiyorum. Soğuk çay, asitli asitsiz icecekler, soğuk kahveler, ev yapimi erik suyu cok iciyorum bu ara, bir de naneli limonlu su. Maden suyu disinda her seyi iciyorum galiba.
0
aquarium
(11.07.17)
Soğuk kahve ve soğuk çay. İkisini de kendim yapıyorum. Neroda çalışan bir kızın önerisiyle soğuk papatya çayı yaptım harika oldu. Sırayla deniyorum elimde ne varsa.
0
jazzabel
(11.07.17)
Şu tarifleri de bi verseniz de denesek :(
0
🌸devilred
(11.07.17)
peki soğuk çayı nasıl demliyosunuz, sıcak suyla yapıp soğumasını beklemek gerekmiyo mu? :/
0
snape i başından beri tanırım
(11.07.17)
Tabii ki de, yıllardır harareti alan çay.

Fakat aşırıya kaçmamak şartıyla çay tüketiyorum. Çünkü içtiğim çay kadar su takviyesi de yapıyorum, dolayısıyla yürüyen bir damacana olmanın önüne geçmek için çayın da abartılı olmaması gerek.
0
tel tokasini duzelten samuray
(11.07.17)
Kola türevlerini sevmiyorum, maden suyu da fazla içilmiyor. Bu yaz soğuk kahve içmeye başladım, kupadaki kahvenin sıcaklığından bezince bol buz, az baileys ekleyip öyle devam ediyorum. Cold brew deneyeceğim bir ara üşenmezsem, bir de yine üşenmediğim bir zaman soğuk çay yapmayı denemeyi düşünüyorum.
Arada aklıma gelirse tarçınlı, naneli, limonlu vs suya da +1
0
kobuzchu kiz
(11.07.17)
Maden suyu ikiden sonra zararlı falan değil, canınız istediği kadar için. Sudan daha yararlıdır kendileri, tok tutar, az yemek yemenizi sağlar aynı zamanda.
0
Apocalypse
(11.07.17)
ice latte, affogato, limonata, çilekli limonata, reyhanlı ayran, bir sürü kokteyl (mesela mojito), baileys buzlu
0
nice tnetennba
(11.07.17)
içki olmasın demişsin, içkisiz kokteyller sürüyle.
0
nice tnetennba
(11.07.17)
limonataların çoğu çok tatlı ama bazı light limonatalar var az şekerli, onlar fena olmuyor. mis marka kakaolu süt -temel besin kaynağım-, kola, soda. ayranı da çok severdim ama şu sıralar çok yağlı bir his veriyor bana.
0
neseranni
(11.07.17)
Günde minimum 1 lt ıce tea
0
goodyes
(11.07.17)
Ice tea ama aşağıdaki gibi.
Öncelikle demlikte yeşilçay demliyorum. Markasını unuttum ama dış kabı metal ve koyu yeşil. Bir sürahinin dibine dilimlenmiş yarım lime ve bir dilimlenmiş nektarin koyuyorum. Çayı sıcakken bunların üzerine boşaltıyorum. Soğuduğu zaman ise buzlu bardağa koyarak içiyorum.
0
irene
(11.07.17)
su, gerisi zaten su ihtiyacını gidermek için verimsiz ve gereksiz.
0
cursor
(11.07.17)
her çeşit var. sürekli bir şey içme isteğinden dolayı.
öncelikli su
sıprayt ( buzlu )
kefir
çay
0
seyduna6687
(11.07.17)
Smoothie çeşitlerinden yapıyorum her gün.
0
peggy
(11.07.17)
soğuk demleme kahve. 1 gram iri çekilmiş (french press ayarında) kahve için 16 gram su ekleyip 12 - 24 saat bekletin. kağıt filtre ile süzüp için (kağıt filtre yoksa süzgeç ile de süzebilirsiniz ama tortu olut).
0
inheritance
(11.07.17)
soğuk çay,buzlu kola,ayran ve su..alkol gündüz çekilmiyor
0
mukon
(11.07.17)
frappe tarifi verem.
2 tatlı kaşığı nescafe classic ile isteğe bağlı şeker ve bir bardak soğuk suyu blender ile köpürtüyosun. bardağa buz ve süt koyup üstüne bu karışımı dök. pipetle içmek gerekir.
şöyle bir şey oluyor www.oneman.gr
0
cekilmis gayfe
(11.07.17)
(4)

.eps dosyasından transparan png export alma

henrychinaski
link: http://www.freepik.com/free-vector/liquid-on-a-transparent-background_1061350.htmburadaki dosyayı indirdim. içindeki .eps dosyasını illustrator'da açtığımda nasıl logosuz falan transparan png olarak export alabilirim? bi' anlatıverin göktengri aşkına.ç.n: illustrator kullanmaya yeni başlamış b
link: www.freepik.com

buradaki dosyayı indirdim. içindeki .eps dosyasını illustrator'da açtığımda nasıl logosuz falan transparan png olarak export alabilirim? bi' anlatıverin göktengri aşkına.


ç.n: illustrator kullanmaya yeni başlamış bir avelim. muhtemelen anaokulu seviyesinde bir soru soruyorum. çok şaapmayın.
0
henrychinaski
(10.07.17)
Elimde hazırda illustrator yok, ezberden anlatmaya çalışacağım.
Soldaki logoyu ve istemediğiniz şeyleri seçip silin. (Düz, delete tuşuyla)
File menüsünde export seçeneği olmalı, oradan dosya uzantısını png yapıp, ayarlarına da bakıp kaydetseniz olur.
(Export olmazsa save as deneyin.)

Edit: creativedroplets.com
Böyle teknik soruları google'da arayınca videolu/videosuz birsürü tutorial bulunuyor.
0
kobuzchu kiz
(10.07.17)
@kobuzchu kiz +1 ama save for web kısmından daha kolay halledersiniz.

freepic'den indirmek şimdi bana sıkıntı, ama dosyayı gönderebilirsen, hallederim.
0
cursor
(10.07.17)
kobuzchu kiz +1,
ancak direk logoyu tıkladığınızda logoyu seçemeyebilirsiniz,
clipping maskler çok fazla oluyor freepik'teki görsellerde,
onları kaldırmanız gerekebilir. veya birden fazla kez tıklayarak logo seçimine kadar ilerlemeniz gerekir.
0
luchetti
(10.07.17)
arkadaşlar, hepinize şükran. kobuzchu kız'ın çözümü işe yaradı. tenks. gününüz güzel olsun.
0
🌸henrychinaski
(10.07.17)
(1)

tişört bastırmak için kaliteli bir site?

bir fincan kahve ile film izlemek
sbvar mı tavsiyeniz, baskısı kaliteli olan, makul bir site?
sb
var mı tavsiyeniz, baskısı kaliteli olan, makul bir site?
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(10.07.17)
Tisho, kumaşı falan da gayet güzel.
0
kobuzchu kiz
(10.07.17)
(5)

ucuza kargo göndermenin bir yolu yordamı yok mu yahu?

mr.goodcat
geçen arkadaş bir ürün gönderdi ufak paket yani kargo poşeti içine koyulabilecek cinsten. 5 saatlik yol ancak 18 lira almışlar. bu nedir ya? bunun daha ucuz methodu falan filan yok mu şöyle 4-5 liraya falan. kargonun içindeki ürünün değeri 18 lira değildi ya valla içim acıdı yeminle.
geçen arkadaş bir ürün gönderdi ufak paket yani kargo poşeti içine koyulabilecek cinsten. 5 saatlik yol ancak 18 lira almışlar. bu nedir ya? bunun daha ucuz methodu falan filan yok mu şöyle 4-5 liraya falan. kargonun içindeki ürünün değeri 18 lira değildi ya valla içim acıdı yeminle.
0
mr.goodcat
(09.07.17)
ptt kargo var.
0
kobuzchu kiz
(09.07.17)
ptt kargo ucuzdur. 4.870 kg ağırlığında, 6-7 ygs soru bankası kalınlığında bir kitap genişliğinde kargo için ptt kargodaki adama sordum 15 lira eder dedi. aaa bunlar kitap %50 indirimle 7.5 lira dedi. firmanın da anlaşması varmış 5 lira dedi.
0
blue eyes white dragon
(09.07.17)
ptt şubeden teslim 5-6, adrese teslim 7-8 lira alıyordu en son o tarz ufak şeyler için.
0
nrmnm
(09.07.17)
PTT kargo iyidir. Askerden gelirken bavulumu göndermiştim hem ucuzdu hem de ertesi gün teslim edildi. O günden sonra başka kargo şirketi kullanmadım.
0
catch the arrow
(09.07.17)
Detaylara çok girmeden yazıyorum noktaları sen birleştirirsin.

Gg üzerinden açılacak bir ilan (0,99 tl ürün listeleme fiyatı)
Anlaşmalı bir alıcı (adres bilgisi vb. alışveriş öncesi yapılmalı)
Alışveriş sonrası satıcının hesabında beliren kargo gönderi kodu
ve mutlu son :)

Burada kayıp en fazla satılan ürün fiyatı üzerinden alınan komisyon ama onu da minimuma çekmek senin elinde.

Sonuç olarak ölücü diyen olacaktır ama bir kargoya 30-40 TL veremem onun yerine bu yöntem ile 7-8 TL ödemek daha uygun benim için, ayrıca ölücüyüm evet :)
0
EkimBebesi
(09.07.17)
(11)

5-10 sene sonra yabancı dillerin durumu

lazpalle
malum teknolojik gelişmelerin karşısında benim gibi çoğunuzun aklına geliyordur. en son aşağıdaki siteyi görünce sorayım dedim. biz yabancı dil bilmenin ekmeğini yedik ve yiyoruz ama 5-10 sene sonra çocuklarımız için bir avantaj olmaktan çıkacak gibi. akıllı cihazların da artmasıyla robotik mütercim
malum teknolojik gelişmelerin karşısında benim gibi çoğunuzun aklına geliyordur. en son aşağıdaki siteyi görünce sorayım dedim. biz yabancı dil bilmenin ekmeğini yedik ve yiyoruz ama 5-10 sene sonra çocuklarımız için bir avantaj olmaktan çıkacak gibi. akıllı cihazların da artmasıyla robotik mütercimlik ciddi aşama kaydedecek. siz ne diyorsunuz?

translator.microsoft.com
0
lazpalle
(05.07.17)
yine de yüz yüze ilişki kurmak önemini kaybetmez diye düşünüyorum ama eskisi kadar zorluğu kalmayacak tabi ki.
0
re noreno
(05.07.17)
@re noreno zaten yüz yüze muhatap olacağız ama anında çeviri kulaklık aracılığıyla yapılabilecek. demek istediğim yabancı dil eğitiminin bir önemi kalmayacak veya bilmek bir avantaj olmaktan çıkacak.
0
🌸lazpalle
(05.07.17)
E o zaman da zorunluluk olmaktan çok ekmek yedirecek düzeyde bir artı olabilir. Bence bilmenin önemi devam eder yani
0
klar
(05.07.17)
bir yabancı dil öğrencisi olarak bu konuda sülalem raad diyebilirim. istedikleri kadar yazılım geliştirsinler, dil bilmek önemini büyük ölçüde her zaman korur. bir de dil var dil var, durum var durum var.

rusça mezunu olup da rusça iş mülakatı yapamadığı için (seviyesi yetmiyor) iş bulamayan adamlar var. öte yandan puanı yetmediği için atıyorum macar dili ve edebiyatı okuyup, şak diye kendine uygun, macarca gerektiren bir pozisyona giren adamlar da var. dünyada o işi yapan tek kişi mesela adam. ne bileyim sözlükte vardı öyle birisi, adam leh dili ve edebiyatı okumuş. burada desen gülerler "o ne yav" diye. polonya'da yaşıyordu. eh kağıt toplayarak sağlamıyodu geçimini sonuçta, diliyle gitti oraya, diliyle iş buldu. e hadi lehçe-ingilizce-türkçe google translate dosyası kurun da gidin bakayım polonya'da yaşamaya görelim noluyo, yapabiliyonuz mu. gidip deyin bakalım bende çeviri programı var ben lehçe konuşabiliyom, alıyolar mı polonya'ya. (feminiklere not: örnek verdiğim kişilerin hepsi essahtan adamdı yani pipiliydi ondan adam aşağı adam yukarı hepsine adam dedim)

dil bilmek hiçbi zaman tek başına anlam ifade etmez. biz robot değiliz. microsoft çeviri yapar tamam da sana bilmem hangi dilden kaynak taraması yapıp da o bilgilerden tez yazmaz mesela. konuya "dog" kelimesini "köpek"e çevirmek olarak bakarsak zaten hepimiz gidip ölelim. adam 6 dil biliyorum işsizim diyo, soruyosun hangi diller, zazaca kürtçe lazca falan diyo. dediğim gibi dil var dil var, durum var durum var. rus edebiyatında hedehödö akımına ilişkin essay'i microsoft'a mı yazdıracaksın mesela, çeviri yapmaksa benden iyi yapıyo, e hadi yazsın pezevenk.

bu çeviri motorları hayatı kolaylaştırıyor, dil bilmeyen insanlara yardımcı oluyor eyvallah ama dille para kazanan insanların yolunu tıkaması için 5-10 değil bence en az 25-30 seneye ihtiyaç var. dil büyük ölçüde insan işidir, iletişim işidir. belli bi yere kadar mekanikleştirilmesi faydalı bile olabilir ama onun ötesinde bir çeşit yönlendirmeye ve dış müdahaleye daima ihtiyaç duyar. "ruh" falan diyerek ılıklık da yapmıyorum bakın.

"insanoğlu varlıkların en şereflisidir. microsoft falan filan bunlar insanın yerini tutmaz."

rudolf hess
0
der meister
(05.07.17)
somutlaştırmaya çalışayım. örneğin 5-10 sene sonraki öngördüğüm teknoloji şu anda olsa patron direkt beni şutlardı. aynen dediğiniz gibi bir sorun veya sıradışı bir konu olmadıkça 200-300 kelime etrafında dönen alım satımla alakalı konular hakkında konuşup yazıyorum. patron bile wechat/QQ üzerindeki translator sayesinde çat pat karşı tarafla anlaşıyor.
0
🌸lazpalle
(05.07.17)
Der meister aşırı haklı.
Word vs yıllardır yazım denetimi yapıyor ama onu bile mükemmelleştiremediler. Tercüman olmak ve mesela bir kitapta yazarın üslubunu aktarabilmek için insanları aradan çıkarmaya daha çoook zaman var diye düşünüyorum.
0
kobuzchu kiz
(05.07.17)
iki taraf da haklı
200 kelime hazine gerektiren standart formlar, onaylar, al-sat şeklinde yürüyen işler için dil bilme ihtiyacı 5 -10 sene içinde yok olabilir. eskiden gümrükte iş 3 gün sürüyorsa o işi 3 saatte haledecekler belki ileride -atıyorum. herşey bilgisyarda formu doldur gönder, karşı taraf onaylasın vs. şeklinde akarsa dil bilmeye gerek kalmayabilir.
ama uslup, uzmanlık, alan bilgisi başka şeyler. yazılımın yetmediği, herşeyin standart formlarla yürümediği işler var.
0
niye ama
(05.07.17)
Bence de lazpalle haklı bu kadar önemi kalmayacaktır ağır çeviri yapanlar haricinde, basit çeviriler için (denildiği gibi anlaşma vs) insana ihtiyaç kalmayabilir. Mesela eskiden gemicilik çok güzelmiş çünkü gidiyorlarmış burdan brezilya'ya geminin gümrük işlemlerinin yapılıp yükün boşalması 6 ay sürüyormuş. Şimdi kaptan işlemleri yapana kadar, vinçle 1 günde indiriyorlarmış, karayı hiç görmeden geri döndükleri oluyormuş. Bunun gibi işte makineler yavaş yavaş yerimizi alıyor bence de.
0
ekaterina
(05.07.17)
Edebi çeviri bağlamında bir değişiklik olmaz bence.
0
Fusha
(05.07.17)
Simdi benim dil bildiğim filan yok da. Bazen yabancı sitelere girip çeviri yoluyla anlamaya çalışiyorum yazilari. Ama maalesef sadece ebemi zor anliyorum. Tabi sizin bu yazilimlarin çevirisi dort dortlukse orasini bilemem. O yuzden ben der meistere katiliyorum +1
0
for day to break
(05.07.17)
Google çeviri artık öyle çeviriler yapıyor ki sadece 2-3 edit gerektiriyor güzel bir çeviri için. 5-10 değil 2-3 sene sonra yazılı çeviri işi bitecek ya da çok ufak paralarla text uzerınde editing yaptıracaklar....
0
anonymice
(05.07.17)
(7)

Netflix üyelik sorusu

Apocalypse
Kac farklı insan bir üyelikten izleme yapabiliyor?Özel üyelik alırsam 4 farklı insan istenilen aygıttan izleme yapabilir mi?Hani iki kişi laptop, bir kişi tablet, bir kişi telefon gibi?Teşekkürler.
Kac farklı insan bir üyelikten izleme yapabiliyor?

Özel üyelik alırsam 4 farklı insan istenilen aygıttan izleme yapabilir mi?

Hani iki kişi laptop, bir kişi tablet, bir kişi telefon gibi?

Teşekkürler.
0
Apocalypse
(05.07.17)
Aile paketinde 5 kişi yer alıyor ve 5 kişi de farklı aygıtlar üzerinden kullanabiliyor.
0
fragile lady
(05.07.17)
Fiyatı nedir, bilgin var mı?
0
🌸Apocalypse
(05.07.17)
1- aynı anda 1 kişi, SD görüntü, 1 cihaza download hakkı -16tl
2- aynı anda 2 kişi, HD görüntü, 2 cihaza download -28tl
3- aynı anda 4 kişi, HD ve ultra HD görüntü, 4 cihaza download -40 tl
0
kobuzchu kiz
(05.07.17)
keske girip kendiniz baksaniz: www.netflix.com
0
hopeless
(05.07.17)
@hopeless zaten baktım, Internette de sağlıklı bilgi bulamadım. Buradan teyit etmek istedim. Çünkü direkt aile üyeliği adında bir üyelik yok. Arayan için de bu duyuru sağlam bilgi kaynağı oldu. Var mı başka sorunun?
0
🌸Apocalypse
(05.07.17)
zaten bir sorunum yoktu ki Apocalypse. piyasa degeri 45 milyar dolar olan bir platformun resmi sitesinde yazana bakip saglikli bilgi bulamaman da garip. verdigim linkte her sey yaziyor. aile uyeligi diye bir sey yok.
0
hopeless
(05.07.17)
spotify aile üyeliği gibi bi durum yok, aynı şifreyle bağlanıyor eş dost, yalnız aynı anda pakete göre 1, 2, veya 4 kişi bi şey izleyebiliyor, tek hesaptan maksimum 5 profil açılabiliyor, izleme slotları doluysa ve sen dışarda kalmışsan şu profilden şu izleniyor diye sana dökümünü sunuyor, o profili kim kullanıyorsa arayıp "çık ulan ben izleyecem" yapabilirsin yani teoride.
0
yuto
(06.07.17)
(6)

Facebook küstahlığı

ya ben lan neyse
facebook hesabım yokken başka bir ilde gelecek eğitim öğretim dönemi için ev aramamdan mütevellit bir hesap açtım. resim yüklemedim, arkadaş da eklemedim... ev kiralama gruplarına üye olup ev arıyorum diye duyurular açtım. geri dönüşler yavaş yavaş gelirken facebook "kendinizi net şekilde gösteren f
facebook hesabım yokken başka bir ilde gelecek eğitim öğretim dönemi için ev aramamdan mütevellit bir hesap açtım. resim yüklemedim, arkadaş da eklemedim... ev kiralama gruplarına üye olup ev arıyorum diye duyurular açtım. geri dönüşler yavaş yavaş gelirken facebook "kendinizi net şekilde gösteren fotoğraf yükleyin." "kimliğinizin fotosunu çekip bize yollayın" diye uyarılar vermeye başladı. hesaba erişemiyorum şu anda.

daha önce de hesabım yokken özellikle mobil bağlantıda facebook linki içeren hiçbir şeyi göremiyordum. illaki üyelik istiyordu.

şimdi bu adamlar güzel bir hizmet veriyor. kaymağı onların olsun da. kimlik fotosu nedir hocam? sen kimsin ki ben sana kimlik fotomu atayım? bu yavşaklık değil de nedir? böyle şirketler tekel haline gelince asıl pis yüzleri ortaya çıkmıyor mu? şimdi facebook a rakip olabilecek büyük bir ağ olsaydı facebook bunları yapabilir miydi?
0
ya ben lan neyse
(04.07.17)
Şimdi bardağın öteki tarafından bakarsak,

Sen kimsin ki facebook sana kayıtsız kuyutsuz hesap açmaya izin versin?
Sen kimsin ki facebook seni serverlarında barındırsın?

Düzen böyle, yapacak bir şey yok
0
tavish11
(04.07.17)
Yazdığınızın her kelimesine katılıyorum, fb küstahdır, hesap ayarlarına girip isim bölümüne tıklayın:
www.facebook.com

Nüfus cüzdanında yazdığı gibi olması gerekiyormuş, şimdi dil seçiminden ingilizceye geçin, kimlikle ilgili zorunluluk uçtu değil mi? Yani bu küstahlığı türk vatandaşlarına yapabiliyorlar, başkalarına değil!
Açık söyleyeyim, ingilizce dilde "resmi kimliğinizdeki gibi olcak" diye yazmaya kalksalar abd avrupa'da kıyamet kopar, büyük rezalet olur.
FB'da aslında gerçek kimlik bilgisi girme gibi bir zorunluluk yok, hatta bu konuda kendilerinin de açıklaması var. Ama türk vatandaşları için bunu yapabiliyorlar. Nasıl yapabiliyorlar? Çünkü bu ülke halkının bu tür küstahlıkları engelleyebilecek bir itibarı, etik-hak-mahremiyet vs anlayışı yok, bunu dile getirecek basın da yok, zaten basında haber olsa bunu anlayabilecek okur da yok, ayrıca sosyal medyadan tepki gösterecek kitle de yok. O yüzden rahatlar.
0
mikro patlama
(05.07.17)
tavish11@ müşteri?
0
🌸ya ben lan neyse
(05.07.17)
www.theguardian.com
Facebook gayet ABD için de illa ki gerçek isim olacak diyor, takma isim kullanan hesapları kapatıyordu. Gerçek ismini kullanmak bu insanların bir kısmı (özellikle lgbti) için ciddi tehdit oluşturduğundan uygulamada değişikliğe gittiler. "Tanındığınız isim" gibi bir şeye dönüştü o.

Ha öte yandan, ev arama gruplarında hiç fotoğrafı olmayan, Facebook'a bir ay önce üye olmuş, kimdir nedir belli olmayan bir insan da hiç güven uyandırmaz. Facebook'un bu insan gerçekten söylediği kişi mi diye onay istemesini şu zamanda yadırgamıyorum ben pek.
0
kobuzchu kiz
(05.07.17)
Fecebook fotograf paylasip check-in yapma platformundan cok daha oteye dogru gittigi icin gercek kisi olma sarti kosuyor. UCak bileti satarken de kimlik istiyorlar senden mesela.
Kimlik vermek istemeyevilirsin, uye olmazsin o zaman Facebook'a. Adamlar yatirim yapmis dunya devi olmus, bu hizmeti ucretsiz sunuyorlar kullaniciya. Boyle bir sart koymasi da normal, o yatirimlari buyumek icin yaptilar, politiklari da uyelerin gercek kisi olmalarini gerektiriyor. Kimlik fotosu gondermek pek hosumuza gitmez ama durum boyle.
0
stavro
(05.07.17)
ulan bize kıçıkırık bir üyelik verene kadar ağzımıza sıçarsın, sonra da milletin her türlü mahremini o.ospu yaparsın ha?

resmen şu sahne gibi oldu:

www.youtube.com
0
🌸ya ben lan neyse
(01.04.18)
(9)

Orkestra şefi tam olarak ne işe yarar?

yanginmerdiveni
Selam,misal bir orkestra konser verecek, zaten bu konsere hazırlanmak için sayısız kere çalışmıyor mu bu insanlar? Nerede ne şiddette gireceklerini bilmiyorlar mı ? Orkestra şefine neden ihtiyaç duyulur tam olarak?
Selam,
misal bir orkestra konser verecek, zaten bu konsere hazırlanmak için sayısız kere çalışmıyor mu bu insanlar? Nerede ne şiddette gireceklerini bilmiyorlar mı ? Orkestra şefine neden ihtiyaç duyulur tam olarak?
0
yanginmerdiveni
(03.07.17)
(bkz: #11239023)
(bkz: #20094722) başlığa göz atabilirsiniz bence :)

edit: bir de bu (bkz: #29715187)
0
kobuzchu kiz
(03.07.17)
yazıda nasıl çalınacağı kabaca tarif ediliyor. ama aynı orkestrayı iki farklı şef yönetince iki farklı sound çıkıyor.
0
alperz
(03.07.17)
O olay oyle degil.

Bu dedigin yonetmensiz oyuncular film ceksin nasilsa rolunu biliyor demekle ayni.


Iste o calismalarin hepsini sef yonetiyor. Saniyorsunuz ki gidiyorlar bastan sona uc ay parcalari caliyorlar. Oyle olmuyor.

Parcalar kisim kisim inceleniyor. Sef istediklerini soyluyor ona gore tekrar tekrar prova oluyor. Sefin hareketlerini taniyor elemanlar.

Konserde de sef aylarca duzenledigi ekibin sovunu yapiyor. O ana kadar her seyin kompozisyonu sefte.

Konser aninda bi seyleri olayin ruhuna gore degistirebilir de. O an takip etmek zorunda kisiler.
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(03.07.17)
Kıyaslama doğru mu olur bilmiyorum ancak, gittiğim tüm okullarda, ayrıca özel kuruluşlarda koro çalışmalarına katıldım yıllarca. Tüm bu süreci yöneten şef olmazsa olmazdık. Karşımızda tüm sesleri net duyan, farklılıkları algılayan bir şahıs var. En yüksek sesli kavgalarımı, sıkıcı ve yorucu tekrarlarımı hep şef ile yaptım. Gerçekten olmazsa olmayız.
0
cliquot
(03.07.17)
Hocam dışarıdan bakarak anlaşılması zor bence, amatör bir koroda katılımcı olmak lazım.
0
lcha
(03.07.17)
gireceği yeri biliyor tabi de duymaz onları mesela obuadan sonra kemancı girecek, kemancılar duymaz onu, işte orada şef devreye girer, onlara nerede gireceklerini işaret eder.
0
cekilmis gayfe
(03.07.17)
senialan +1

ayrıca konser esnasında girişleri ve çıkışların ne zman olacagını şefi takip ederek anlarsın, parça esnasında hangi enstrümanın partisi gelirse şef ona girmesi için işaret eder yani orkestrayı o esnada yönetir, isterse hızlandırır isterse yavaşlatır, mesela koda olan bir yer vardır konser sırasonda şef isterse işaret ederek o kısmı çaldırtmayabilir. Şeften şefe göre yorumlama çok değişkendir, tempoyu o belirler vs vs. Trombonist olarak eyyorlamam bu kadar.
0
mirty
(03.07.17)
Soruyu görünce aklıma geldi, soruya cevap değil ek bir soru olacak, geçen gün bir söyleşide Ali Poyrazoğlu Borusan Filormani Orkestrası'nı yönettiğinden bahsetti, Cem Yılmaz da yapmıştı aynısını. Bu nasıl olabiliyor?
0
hair freak
(03.07.17)
her şey söylenmiş, sözlükteki entryler güzel anlatıyor aslında.
izlemeye gittiğiniz konserler işin sunum kısmıdır, mutfakta neler olduğunu gelin bir de o şefe sorun.
stressli iştir, tüm orkestranın sorumluluğu sizdedir, yanlış çalanı duyup yaşından dolayı duymamazlıktan da gelebilirsiniz rezil de edebilirsiniz size kalmış.
şef bir dj gibi dışarıdan duyulacak müziği ayarlar, tüm ayarlamaları manuel olarak el ve kollarını kullanarak yapar.
izlediğiniz konser dediğim gibi biraz da show içerikli bi şey, sahne sonuçta. orada şef olmasa da orkestra aşağı yukarı aynı şeyi çalar, o kadar provanın üstüne ezberlemiş oluyor zaten.
şeflik önemli bi şeydir efendim, başkomutandır bir nevi.
0
sanrı
(03.07.17)
(3)

Bir cümleyi yazamadım...

nous docky
Şimdi bir şeyin üzerine "ahmet & mehmet' e,annesine ve babasına aittir..." gibi bişeyler yazmak istiyorum ama karar veremedim ve hiç biri kulağa düzgün gelmiyor... ("&" işaretine takılmayın lütfen kalsın o)("ahmet & mehmet" ten sonraki "' e" de kalacak o da sorun olmasın)"ahmet & mehmet' e," den son
Şimdi bir şeyin üzerine
"ahmet & mehmet' e,
annesine ve babasına aittir..."
gibi bişeyler yazmak istiyorum ama karar veremedim ve hiç biri kulağa düzgün gelmiyor...
("&" işaretine takılmayın lütfen kalsın o)
("ahmet & mehmet" ten sonraki "' e" de kalacak o da sorun olmasın)

"ahmet & mehmet' e," den sonra:
"annelerine ve babalarına aittir..." mi doğru "annesine ve babasına aittir..." mi daha doğru (isimlerden sonra anne' den önce "onların" gibi bir ifade koymak istemiyorum (ahmet & mehmet' e, onların anne ve babasına aittir..." gibi olmasın yani..
0
nous docky
(30.06.17)
Ahmet ve Mehmet'e,
anne ve babalarına aittir.
yeterince iyi gibi? (& işaretine takıldım evet, sonda da üç nokta olmamalı.)
0
kobuzchu kiz
(30.06.17)
Üç noktayı ben özellikle yerli yersiz kullanıyorum. Hep böyleydi ama bilerek yaptığım bir hata...

Benim de aklıma geldi bu şekil ama emin olamadım bir türlü...

Teşekkürler bu arada...
0
🌸nous docky
(30.06.17)
Sanki anne bir babalar çok gibi duruyo bu şekil de o yüzden içime sinmemişti sanırım...
0
🌸nous docky
(30.06.17)
(4)

Çeviri yaptırmak

ekaterina
Çeviri yaptırmak için duyuru açtım da dün, belki silinir diye ücretli yazamadım ama tam anlaşılmadı galiba, ücretli çeviri diye duyuru açınca siliniyor mu, bu da mı iş/işçi arama olarak değerlendiriliyor? Ona göre tekrar açacağım.
Çeviri yaptırmak için duyuru açtım da dün, belki silinir diye ücretli yazamadım ama tam anlaşılmadı galiba, ücretli çeviri diye duyuru açınca siliniyor mu, bu da mı iş/işçi arama olarak değerlendiriliyor? Ona göre tekrar açacağım.
0
ekaterina
(30.06.17)
Kendileri de bilmiyorlar, bir kural oturtamamışlar bunca senede.

Aslında para karşılığı çeviri ispiyon sebebi olarak görünüyor ama kafalarına göre kural degistirdikleri ve bunu da kullanıcıya bildirme gereği duymadıkları için emin değiliz artık.
0
devilred
(30.06.17)
www.eksiduyuru.com
Eskiden şurada ücret karşılığı çeviri maddesi de vardı, şimdi baktım ödev/tez kalmış sadece. Ama freelance iş sayılıyor olabilir.
0
kobuzchu kiz
(30.06.17)
@kobuzchu kiz para karşılığı ödev yaptırmak da yasak o kısmın kalması da ilginç.
0
🌸ekaterina
(30.06.17)
Yok ödev ve tez yasak zaten, ama orada çeviri de vardı diye hatırlıyorum.
0
kobuzchu kiz
(30.06.17)
(13)

bebek hediyesi

baharat
En yakın diyebileceğim bir arkadaşımın bugün oğlu olacak. Altın takıcam tamam ama altın dışında alınabilecek bir hediye var mı aklınıza gelen?böyle ileriye dönük birşey de olabilir ne bileyim şu an anlatamamış olabilirim tam olarak ama eğitimine falan kullanabileceği birşey, bi sertifika, adına diki
En yakın diyebileceğim bir arkadaşımın bugün oğlu olacak. Altın takıcam tamam ama altın dışında alınabilecek bir hediye var mı aklınıza gelen?
böyle ileriye dönük birşey de olabilir ne bileyim şu an anlatamamış olabilirim tam olarak ama eğitimine falan kullanabileceği birşey, bi sertifika, adına dikilmiş bir ağaç veya daha orjinal başka bir şey..
hediyenin güzelliğine göre 1.000 tl ye kadar çıkabilirim. daha aşağılarda olursa daha da güzel olur tabi ki.
0
baharat
(28.06.17)
mama sandalyesi
0
füt
(28.06.17)
Sertifika, ağaç falan dediniz diye aklıma geldi. WWF'ten panda ya da başka canlılar evlat edinebilirsiniz, basılı sertifikası gidiyor, daha fazla bağış yaparsanız bir de hediye seti var. www.wwf.org.tr
Ya da böyle anne bebek yogası falan gibi, arkadaşınızın keyif alacağını düşündüğünüz aktiviteler varsa onlardan alabilirsiniz belki.
0
kobuzchu kiz
(28.06.17)
Oyun halısı çok işe yarıyor.
0
denef
(28.06.17)
oyun halısı, ev tipi ana kucağı olabilir.
0
sta
(28.06.17)
ergonomik sling/kanguru.

neko, boba, ergobaby vb markalar olabilir. hayat kurtaran bir urun.

facebook ta babywearing grubuna mutlaka bakın.
tuniko.com ya da huggyberry.com, ya da miss bebek sitelerine bakın.

www.google.com.tr
0
balik kraker
(28.06.17)
bence hediye çeki gibi bir şey verin.
0
acid rain
(28.06.17)
senolll
(28.06.17)
Arkadaşlar, cevap veren herkese teşekkür ederim. Gerçekten de çok güzel şeyler, hatta bir kaç tanesini alacağım büyük ihtimalle.

Ama benim bahsetmek istediğim biraz daha farklı bir şeydi sanırım, biraz daha materyalden uzak, veyahutta illa materyal olacaksa biraz daha pahada yüksek şeyler. Umarım kimse beni yanlış anlamıyordur.
0
🌸baharat
(28.06.17)
sünnetini sen karşıla hem kirveside olursun.manevi olarak amcası olmuş olursun hem
0
mukon
(28.06.17)
arkadaşlarımın bebeklerine altın dışında hep prima boy boy bezlerden alırım çok işe yarıyor :)
yeni doğmuş bir bebeğin en büyük masrafı bence budur ve eğitimini düşünmek için çok çok erken .
0
devilone
(28.06.17)
@mukon haha sünnet masrafı iyiymiş de arkadaş grubumuzda bi tane de üroloğumuz var (:

yok ya bunlar değil, değerli bişey olsun istiyorum ama, yok bulamadım. :/
0
🌸baharat
(28.06.17)
bankaya kumbara hesabı açtırıp 1000 tl ile açılışı yapabilirsin . üstüne aile büyükleri para yatırmaya devam eder eğitimi için kullanabilirler .illaki aklına gelmiştir çok özel birşey değil ama aklıma gelince yazmak istedim .
0
devilone
(28.06.17)
kıymetli demissiniz... ergonomik kangurular markasına göre 650 liraya kadar çıkıyor.

bez almayı ben önermiyorum. bebeğin bezini kullanmak istedikleri markaya göre anne baba belirlemeli. bizim bebekte sadece prima premium care kullandım. çünkü huggies ve sleepy deli gibi pişik yaptı. paketler elimde patladı. bez alacaksanız sorun. bir de hızlı büyüyorlar, stok yapmak çok akillica gelmiyor bana. uygun numaranın büyük boy paketi yeterli oluyor.
0
balik kraker
(28.06.17)
(1)

Bahçedeki Anne ve Yavru Kediler ile Mücadele

ugrcn
Hayırlı Bayramlar,Bahçemizde bir anne ve 4 yavru kedi var. Kediler daha önce beslediğimiz ve baktığımız kediler değil. Kendilerini beslemek, bakmak , sevmek hatta sahiplenmek istiyoruz ancak bu arkadaşlar kendilerine yaklaştırmıyorlar. Anında kaçıyorlar yakalayamıyoruz da. Sizce bu arkadaşlar ile ar
Hayırlı Bayramlar,

Bahçemizde bir anne ve 4 yavru kedi var. Kediler daha önce beslediğimiz ve baktığımız kediler değil. Kendilerini beslemek, bakmak , sevmek hatta sahiplenmek istiyoruz ancak bu arkadaşlar kendilerine yaklaştırmıyorlar. Anında kaçıyorlar yakalayamıyoruz da. Sizce bu arkadaşlar ile aramızı nasıl iyi yaparız.


Sevgiler
0
ugrcn
(27.06.17)
Eve almayacaksanız bırakın kaçsınlar, uzaktan besleyin daha iyi. Mamalarını koyarken uzaktan sakin sakin konuşup sesinize alıştırın, sizin beslediğinizi görsünler. Yavrular büyüdükçe ve sizi gördükçe yavaş yavaş alışıp yaklaşmaya başlar zaten, yakalamak için inatlaşırsanız daha çok kaçarlar.
0
kobuzchu kiz
(27.06.17)
(1)

1-2 gün daha eskişehirdeyim

klar
Dün az biraz gezdik dolastik yetti. Akrabalar dışında kimse yok. Tinder yükledim, kaydıra kaydıra etrafımdaki insanlar da bitti. Napsam?
Dün az biraz gezdik dolastik yetti. Akrabalar dışında kimse yok. Tinder yükledim, kaydıra kaydıra etrafımdaki insanlar da bitti. Napsam?
0
klar
(27.06.17)
Odunpazarı gezildi mi? Gidip müzeleri gezin diyeceğim ama giriş erkeklere 2,5 lira, kadınlara 1,25 gibi hayatımda görmediğim bir saçmalık yapmışlar o yüzden gitmeyin, protesto ediyorum ben.

Sazova'ya gidip çimenlere yayılıp kitap okuyun. Akşam akrabaları toplayıp Şelale Park'a çay içmeye çıkın ya da genç akrabaları toplayıp Varuna Kantin'e falan gidin.
0
kobuzchu kiz
(27.06.17)
(17)

olumlama hakkında ne düşünüyorsunuz?

Apocalypse
sb.kimsesizlerin sesi olmaya geldim, büyük bir linçe de uğrayabilirim ama içimde kalmasın istedim.bu konu hakkında düşündüğüm tek şey, koca bir saçmalık olduğu. başta güldüm, çünkü bu kadar büyük bir trolleme görmek beni güldürdü açıkcası... sonra... bir dakika... galiba trolleme yok burada... nasıl
sb.

kimsesizlerin sesi olmaya geldim, büyük bir linçe de uğrayabilirim ama içimde kalmasın istedim.

bu konu hakkında düşündüğüm tek şey, koca bir saçmalık olduğu.

başta güldüm, çünkü bu kadar büyük bir trolleme görmek beni güldürdü açıkcası... sonra... bir dakika... galiba trolleme yok burada... nasıl yani? insanlar ciddi mi? bir dakika ya, ciddi misiniz?

bu dandik kuantumcu saçmalığı değil mi? ben mi yanlış biliyorum.

internete yazdım bakayım, nedir diye:

"Bilinçaltınızın yaptığınız olumlamaları kabul edebilmesi için 21 gün gerekmektedir. İşte bu nedenle; bir olumlamayı 1 ay boyunca sürdürmelisiniz. Bu konuda daha başarılı olmak için olumlamanızla alakalı sözcükleri gün içinde daha fazla kullanmayı deneyebilirsiniz."

hmm 21 gün.

"Örnek vermek gerekirse;
Mutluluk olumlaması yapan biri, gün içinde neşe, gülümseme, eğlence, hoşnutluk, sevgi gibi kelimelerle düşünme taktiğini geliştirebilir. Tüm bunlara ek olarak; olumlamanızı sabah kalktığınız anda ve gece yatmadan önce yapmanızın daha tesirli olacağını bilmelisiniz. Mesela; sabah kalktığınızda sesli bir şekilde ve tüm hücrelerinizle inanarak birkaç kez “mutluyum” demelisiniz."

ne?! bir dakika, ne?

"Sakin ve içtenlikle yaptığınız olumlamayı ses kaydı alabilirsiniz. Gün içinde hatta uyurken bu ses kaydını dinleyebilirsiniz. Çünkü bu şekilde benimsediğiniz çekirdek inanç daha kolay kırılacaktır ve olumlamanız bilinçaltınıza daha rahat ulaşacaktır. "

şaka mı bunlar?

sabah kalktıktan sonra ve yatmadan önce "mutluyum" diyerek bilinç altına mutluluk aşılamaya çalışmak yerine mutlu olduğunuz şeyleri yaparak mutlu olmanız daha muhtemel ve sağlıklı olacaktır. mutlu ve saçmalıklardan uzak bir hayat dilerim.
0
Apocalypse
(26.06.17)
Seni hayal kırıklığına ugratmayacagımı biliyorum ama ben inanıyorum buna:)
0
Kalinka
(26.06.17)
Zavallı fizikçiler, kuantum konusu şöyle şeylerde kullanıldıkça laboratuvarlarında ürperiyorlardır sanırım. Ben seni destekliyorum. Sahte bilimin tutulur yanı yok.
0
kobuzchu kiz
(26.06.17)
Aman tanrım, vegas şaşkınlığımı gizleyemeyeceğim; telkinin nasıl faydası yok diyebilirsin. şaka gibi. telkin dediğin şey insanları ipten alıyor.

apocalypse; şimdi bu bahsini ettiğin durum; hayatında bi' olumlu bi' olumsuz gelişme varsa haklısın ancak; arka arkaya olumsuzluk gelirse bunu kullanarak çıkılabiliniyor.

bir de başa gelmesi lazım bunları anlamak için, öyle uzaktan olcek iş değil. mutluluğu çağırarak iyi hissedermisiniz bilmiyorum ama mutsuzlukları düşünmezseniz daha iyi hissedeceğinizi biliyorum.
0
mete kudur
(26.06.17)
insanlar özel olduğuna, diğerlerinden farklı olduğuna inanmak ister. bu tip akımların çoğu da bu zayıflıktan faydalanıyor.

bunun dışında sorun değil çözüm odaklı olmak ve hedefe gidiş konusunda motive olmak her zaman avantajlıdır. basitçe insan nereye bakarsa, ne ararsa onu görür. ayrıca psikolojide çoğu durumda şikayet ediyor olsak bile içine düştüğümüz durumu çoğunlukla kendimizin seçtiği görülüyor.
0
orpheus
(26.06.17)
Sana katılıyorum. Ben de aşırı uyuzum böyle "şimdi kendimizi iyi hissedeceğiz ve mutlu olacağız" tarzı muhabbetlere. Bi faydasinin oldugunu da sanmiyorum.
0
nundu
(26.06.17)
Bu iş biraz karışık.

Genel olarak 'Güzel şeyler söylersem 21 günde olur' gibi şeylere inanmıyorum. Kuantum, enerjiler, feng shui'ler falan benim için sapsahte bir şey. Kesinlikle inanmıyorum.

Yine de inandığım şu: kendi kendini inandırma ile ilgili bir milyon çalışma var. İlk çalışmalardan biri de şu.
search.proquest.com
link.springer.com


Örneğin, sporcuların maça çıkmadan önce 'Başarabilirsin, güven kendine' demesi ya da sunum yapacak olan birinin kendi kendine 'Heyecanlanma, sakin ol, nefes al ver' demesi, aynaya bakarak kendini gaza getirmek gerçekten kendine güveni yerine getirmek olumlu yanları olduğu kanıtlanmış yöntemler. Aynı şekilde, başkasının sana verdiği konuşmayı hayal etmek de aynı etkiyi yaratıyormuş daha ilginci. Yani, 'Kendi kendine konuşana deli derler' baskısı varsa, başkasının bunu söylemesi bile aynı rahatlığı verebiliyormuş. (Bir yandan da hayal kurmanın bazı büyük yıkıcı etkileri de var)

Bu yöntemlerden mucize beklememek gerek. Yani, sen sunuma hazırlanmadıysan istediğin kadar kendi kendine konuş, fayda etmez ama iyi hazırlandığın bir sunum için, hafif bir anlık anksiyete varsa onun üstesinden gelinmesinde yardımcı olabilir.

Örneğin, şurada kendi kendine konuşmanın yönetim performansı üzerine etkisi var.
onlinelibrary.wiley.com

Atalarımız bunu 'Bir şeyi 40 kere söylersen olurmuş' derler. İngilizcesi de 'Fake it tilll you make it'. Bu da bilimsel olarak şu şekilde açıklanıyor ve kanıtlayan çok çalışma var: Birisi size bir gün aptal dedi diyelim. Ona o gün inanmazsınız ama sürekli insanlar başınıza aptal olduğunuzu kakalarlarsa, bir süre sonra ilk önce şüphe başlarmış, 'Ya hakkaten aptal mıyım' diye, sonra da kabullenme başlarmış. Aslında ilk önceki hali ile değişen şey zeka değil. Zeka önceden neyse hala o, aptal dediği için insan aptal değil. 40 kere aptal dendiği için aptal olmuyor ama insanın güveni düştüğü için normalde yapacağı basit bir işten çekinerek aptal gibi görünmesine ve ötesinde aptal olduğuna inanmasına neden olabiliyor.

Ayrıca, minör depresyondan kurtulma için tavsiye edilen uzun süreli yöntemlerden biri de sahte gülmedir. Zorla gülmenin minör depresyonu ortadan kaldırdığını belirten de çok çok çok çalışma var. Tam bir 'fake it till you make it' durumu var. Bir süre sonra gülmek refleks haline geliyor ve bu da insan vücudunun biyokimyasını etkiliyor. Dolayısıyla sahte bir gülüş insanın bakış açısını bir miktar değiştirebiliyor.

Bunun yukarıdaki gibi 'Sabah üç rekat söyle', 'Akşam suyunu iç tekrar söyle' gibi kuralları olan bir 'kuantum' kisvesi altında olması sorun. Yoksa, bana şu motivasyonel, kişisel gelişim sözleri de çok komik geliyor.
s-media-cache-ak0.pinimg.com
www.inspirational.quotesms.com
Bu tarz şeyler bana oldukça komik ve gereksiz geliyor.

Ancak, bir de plasebo etkisi var. İnsanlar bu şekilde iyi olacağını düşünerek gerçekten iyi hissedebiliyorlar. Üstelik, bu sahte bir mutluluk etkisi falan da değil, bildiğimiz gerçek mutluluk. Yani, inanmaya da bakıyor iş biraz. Din gibi. Ölünce cennete gideceğine inanırsan mutlu oluyorsun ama buna inanmazsan, ölümden sonrası düşüncesi mutluluk vermiyor.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu. Olumlu düşünmek güzel ve mutluluk verici ama bunun bir temeli olması gerekiyor. Örneğin, mutsuz bir insanın sabah 'Mutluyum' diye zorlayarak fırlaması onun mutsuzluk kaynağı ile yüzleşmesini engelleyebilir. Bir de bariz bir mutsuzluk kaynağı varsa, doğru olanın o mutsuzluğa koyvermek gitmek olduğunu söylüyorlar. Örneğin, bununla ilgili bir vaka vardı. Babasının ölümünden sonra hiç ağlamayan ve hafif uyuşuk bir şekilde hayatına devam eden bir kişi, üzüntüsünü içinden atamadığı, sisteminden çıkaramadığı için önce pasif agresif, sonra da saldırgan hale geldiğini söylüyordu. Örneğin, sevgiliden mi ayrılındı? Sabah kalkınca söylenecek iki uç var: 'Bundan sonra ne yapacağım? Neden böyle oldu? Hayat nasıl devam edecek şimdi?' grubu bunlardan biri, diğeri de 'Mutluyum' diye inkar etmek. Olabilecek en ideali ise 'Üzülüyorum, ağlayacağım, kötü durumdayım, kusana kadar da ağlayabilirim ama ileride geçecek. Geçene kadar böyle hissediyorum'.

Bu çalışmaların söylediği şu. Eğer ekstra bir durum yoksa; şartlar uygunsa ya da o kötü şartlardan kaçılamıyorsa, kendi kendine olumlu olumlu gazı vermek aşırı faydalı bir şey. Bir gün, iki gün değil; 21 gün olduğunu ya da belirli kalıp ritüellerin buna yardımcı olacağını sanmıyorum ama bir süre sonra o olumluluk insanın karakterinin bir parçası olabiliyor. Bu da hayatı güzel yapan etmenlerden biri. Bir anlamda, bir kanser hastası için moral ne demekse, bir insan için de telkin o. Her şeyin üstesinden gelemez ama bazı küçük şeylerin üstesinden gelecek gücü verir.

Bir de atalarımızın bize yaptığı en büyük kötülüklerden biri de 'Kendi kendine konuşana deli derler' meselesi. Olumlama için olmasa da, insanın kafasındaki muhasebeyi sesli ve kendi kendine yapması düdüklü tenceredeki basıncı alıp patlamasını önleyen en basit yollardan biri.
0
aychovsky
(26.06.17)
duyurudakiler gerçekten de üzerlerindeki negatif enerjiyi (!?) dağıtmak için buna başladıysa bariz saçmalık. telkin konusunda ise söylenenlere katılabilirim.
0
zgrydn
(26.06.17)
""Mutluluk olumlaması yapan biri, gün içinde neşe, gülümseme, eğlence, hoşnutluk, sevgi gibi kelimelerle düşünme taktiğini geliştirebilir.""

Yukarıda alıntıladığım kısım bir eylem. Sana sadece düşünmek gibi geliyor ama sadece düşünmek değil bu. Çünkü düşünmek, istediğin fikirleri düşünmek ve istediğin duygulara bürünmeye çalışmak da birer eylemdir.

Kelimeler bu eylemlere zihni hazırlarlar. Çünkü kelime etkidir, elde etmek istenen düşünme tepkidir. Bence çok önemli. İnsanın kendini dış etkenlerin doğrudan müdahalesiyke değil de, onlardan tamamen sıyrılıp sadece kendi düşüncesi ve bilinciyle yönetmesi çok muazzam bir şey.

Emin ol zihni bu afrika açlığında yaşayan milyarlarca insan var!

Mevzu sadece telkin/olumlama ise, ben bu yolla sigara bağımlılığından kurtuldum. Sırf tembelliğimden ötürü bunu diğer sorunlar için kullanmayı bıraktım. Yoksa bizzat yaşadığım bir şey yani. Buna faydasız demek yanlış olur. Ama faydalı olan şey yalnızca olumlamalar değildir, bir iş birliği ve denge ve hatta uyum gerekir. Bunun farkında olmak lazım. Bu anlamda, yani "işlerin sadece telkinle çözülebileceği fikri yanlıştır" noktasında evet çok haklısın.

Telkin eğer duygulanımı uyandırmıyorsa, yani kullandığımız kelimelerin ifade ettiği duyguları, kelimelerin anlamlarını hayalimizde canlandırdığımız sırada yaşamıyorsak o telkin zaten bozuk plaktan başka bişey değildir. Mesele zaten duygularımızı düşüncelerimizle, düşüncelerimizi duygularımızla ve en önemlisi de kendi hür bilincimiz ve hür irademizle değiştirebilmemiz. Konu bu. Kimi telkinle yumuşar kimi davranışla kimi ikisinin birleşimiyle kimi sadece bilgi edinerek... insan sayısı kadar çeşitli tedavi ve yöntem var. Çünkü insan biricik. Her bir yöntem bir başkasına %100 tesir etmeyebilirse de yol gösterir, çağrışım yaptırır.

Yani papağanın konuştuğu kelimeden ben alınganlık edersem daha kolay iyileşirim. Ama papağanın savurduğu hiç akla hayale gelmeyecek -mesela- küfürlere karşı en ufak bir tepkim yoksa o zaman çok daha zor iyileşirim. Yani olay çok daha derin. Mesele budur kanımca.
0
yaren
(26.06.17)
saçmalık. hatta gavurlar daha kolay özetlemiş: fake it 'til you make it (hatta aychovsky demiş benden önce).
herkes kolay yoldan bir şey aradığı için bu tür şeyler ortaya çıkıyor. işe yarıyorsa onlara ne mutlu.

ayschovsky'nin yolladığı makalelerde çok basit eleştirilecek noktalar var ama son zamanlarda çıkan biyolojik temelini alan da makaleler varmış. o yüzden bilemedim.

kız düşürmek için iyi olabilir gençler düşünün bunu
0
passion rules the game
(26.06.17)
Bu konuda bir araştırma okumadım. Fakat nöropsikoloji alanında okumuş olduğum bir makaleye dayanarak işe yarama ihtimalinin olduğunu belirtebilirim. Okumuş olduğum makalede ağza yatay olacak şekilde bir kalem tutturuluyor ve gülme pozisyonu aldırılıyor. Daha sonra beyin görüntüleniyor. Ortaya çıkıyor ki beyin bu kişinin güldüğünü sanıp ona göre mutluluk hormonu salgılıyor. Yani beyin yanıltılmış oluyor. Bu nedenle düşünce ve duygu boyutunda telkin ile kontrol sağlanabileceğini düşünüyorum. Fakat telkine bir ay boyunca devam edeyim ve ay sonunda sınavdan geçeyim, zengin olarak kalkayım, six pack'lerim çıksın vb. söylemler zaten konu dışı olduğundan bu konuda konuşmaya gerek yok.

@Aychovsky'nin yazdıklarını sonradan gördüm. Benim belirttiğim araştırmayı da onunkilerin yanına ekleyebilirsiniz... :)
0
elitist
(26.06.17)
21 gün sadece belirli cumleler soyleyerek bir seylerin degisecegine inanmıyorum. Insanlar genelde sever boyle rakamsal kesinlikleri. Daha da inanirlar. O yuzden 21 rakaminin uyduruldugunu düşünüyorum.

Ama bilinçaltının gerçekliği ayırt edemeyip nasılsan oyle oldugunu kabul etmesi olayı mantikli geliyor. Yukarıdaki ağza cubuk koyup gülme şekli alındiginda beynin tepki vermesi ornegi gibi. O yüzden olumlamayı bilmem ama olumsuz dusuncelerle kendini sabote etmek diye bir sey kesinlikle var bence. Yani 21 gün mutluyum dersem mutlu olur muyum bilemiyorum ama surekli bende şans yok, kesin bi aksilik çıkar, ne istedim de oldu ki gibi cumleler kuran bir insanin hayatinin hicbir zaman istedigi yönde gitmeyeceginden eminim. Buna inanıyorum. Negatif telkinler kesinlikle negatif durum yaratıyor. Olumlu telkinlerin de beyni kandırıp ona göre davranması konusunu biraz daha arastirmak lazim. En azindan ruh halini degistirmesi cok mümkün.

Bence dümdüz olumlu cümle kurmaktan ziyade zihinde canlandırmak önemli. Bunu bilinçli olarak yapmadım ama iyi ya da kötü, insanın kafasında hissederek yasadigi sahneler cogu zaman gerceklesiyor. Cok defa yasadim bunu. Bir açıklamasi vardir diye dusunuyorum. Bunun ne olduğunu bilmiyorum , Olumlamaya degil ama buna inanıyorum sanırım.

Dusuncelerin gercege donusmesini cok hafife almamak lazim ama tüm bunların "her şey senin elinde, sen istersen her şey olur, senin zihnin dışında baska dış faktorlerin onemi yok yeter ki düşün" boyutuna getirilmesini abartılı ve gercekten uzak buluyorum.
0
aquarium
(26.06.17)
psikolojide böyle bir şey vardır mutluyum demekle mutlu olmakla dünyaya daha pozitif bakabilirsiniz ama bir çok insanın toplanıp olumlama yapması yanlış olur ve yeteri kadar etkili olmaz görüşündeyim. insan kendi kafasının içinde mutluyum deyip bir şeylere olumlu yönden bakabilir fakat bunu bi kural gibi yapmak sürekliliğe maruz bırakmak olumluluğu zorunlu kılar ve zorunlu olan şey de psikolojimize zarar verir nitelikte bi etki bırakır bence.

yani, gidin yalnız olumlayın, ama saçma yaşam koçları gibi oooh rahat bi nefes alıyoruz ve mutluyuz şeklinde de değil.

bakın en basitinden normalden fazla bir şekilde empati yapmak size olumlama yaptırabilir. çünkü sürekli başka şekillerde düşünüyor olursunuz ve kendinizi karşıdakinin yerine koyduğunuzda yaptığı şeyler birden mantıklı olabilir. bu bi olumlamadır. yani olumlamayı bi kural gibi değil bi karakter özelliği gibi kullandığınızda daha iyi oluyor bence.

ki bu zamana kadar gördüğüm tüm güzel karakterli ve olumlayıcı insanlar buraya çalışarak değil karakterinde varolarak geliyordu.

ben olumlamaktan bunu anladım yanlış anladıysam kusuruma bakmayın.
0
freetakilir
(26.06.17)
@aquarium zaten olumlu biri olmak, olumlu düşünmek güzel şeyler, çok da severim öyle insanları ama bu olay öyle değil ki, son cümlede de söyledim neden sabah akşam "ben mutluyum, ben mutluyum" diyeceğine, en sevdiği yemeği yiyip gerçekten mutlu olmasın, arkadaşlarıyla buluşup iyi vakit geçirip mutlu olmasın?
0
🌸Apocalypse
(26.06.17)
iyi bir müslüman olup cennete gideceğine inananlar buna mı inanmıyor anlamadım :D
0
sanrı
(26.06.17)
@apocalypse zaten en sevdigi yemegi yiyerek, arkadaslariyla vakit gecirerek mutlu olabilen insanlarin bunlara ihtiyac duydugunu sanmıyorum. Artık hicbir seyin yolunda gitmedigini dusunen, dipte hisseden insanlar çıkış yolu olarak bari mutluyum diyeyim de beynimi kandirayim diye dusunuyor olabilir. Ama ben duygu olmadan sadece söylem ne kadar ise yarar emin degilim. En azindan ruh halimi biraz toparlayabilir miyim diye dusunuyor olabilirler. Ama bence 21 gun olumlama yapacagim diye bir zorunluluga girmek insana kendini surekli "mutsuzum 21 gun sonra mutlu olacagim" mesaji verdigi icin hicbir sonuc alinamayacaktir.
0
aquarium
(26.06.17)
@aqurium alkışladım vallahi, haklısın.
0
🌸Apocalypse
(26.06.17)
Anahtar kelime: (bkz: nöroplastisite)
0
devilred
(26.06.17)
(11)

Gümüş dünyanın en sağlıklı ilacı imiş doğru mu?

iddaaci
Merhabalar internette okudum. Gümüş elementi çok sağlıklıymış ve çok ciddi hastalıklara iyi geliyor ve iyileştiriyormuş. Hatta kara veba salgınından sadece çingeneler kurtulmuş. Çünkü gümüşü eritip ilaç olarak almışlar. İlaç firmaları gümüşü piyasadan silmiş çünkü ilaç satamaz duruma gelmişler.Şehir
Merhabalar internette okudum. Gümüş elementi çok sağlıklıymış ve çok ciddi hastalıklara iyi geliyor ve iyileştiriyormuş. Hatta kara veba salgınından sadece çingeneler kurtulmuş. Çünkü gümüşü eritip ilaç olarak almışlar. İlaç firmaları gümüşü piyasadan silmiş çünkü ilaç satamaz duruma gelmişler.

Şehir efsanesi mi gerçek mi?
0
iddaaci
(25.06.17)
evet tamamen gerçek, bilim falan da yalan hep. huzur cehalette.
0
christopher nolan
(25.06.17)
Yahu agir metal bu nasil saglikli olabilir.
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(25.06.17)
Bence erit de ic bakalim (not: yapma sakin seninle alay ediyorum, inanabilecegini dusundum saka yaptiktan sonra).
0
Traveller
(25.06.17)
şimdi okuduğun o metindeki bütün gümüş kelimelerini inek boku ile değiştir; okunduğunda hiçbir farklılık hissettirmiyorsa yani gümüşe has gümüşün neden sağlıklı olduğuna dair herhangi bir sebep ve dayanak sunmadan anlatılmış bir metinse bunu neden inanılabilir bulduğunu sorgulamanı tavsiye ederim.
0
neseranni
(25.06.17)
Evet doğru.
Günde yarım çay bardağı içiyorum hergün.
0
mahone
(25.06.17)
kobuzchu kiz
(25.06.17)
Gümüş nitrat yeni doğanlarda gonokok enfeksiyonu için damla şeklinde kullanılmaktaymış ancak bunun dışında hiçbir şekilde gümüşe maruziyet sağlıklı değil. Uzun dönemli toksikoloji raporları internette mevcut, gümüşe maruziyette ufak dozlarda ilk olarak dokularda ve cildinizde metalik birikmesi olacak ve cilt renginiz değişecek ve yazıldığı üzere metalik bir renk alacaktır. Bu gümüş zehirlenmesinin ilk belirtisidir. Ancak öyle eritip içmelerde filan direkt beyin hasarı, ölüm bile olabilir. Yer altı kaynağı, içme sularından gümüş oranları kontrol edilir, fabrika işçilerinin vs soluduğu gümüş oranları denetlenir.

www.atsdr.cdc.gov
0
neferkitty
(26.06.17)
tabi lan ic manyak misin?

bu adam da senin gibi dusunup icmis ce sirinbaba ya donmus


youtu.be


acikcasi ben bilim yerine boyle alternatif tip adi altinda hurafeleri tercih edenleri destekliyorum; cehaletlerinin bedelini hep sağlıklarini hem de paralarini kaybederek oduyorlar
0
scars dont fade
(26.06.17)
Silverdin krem de gümüş içeriyor. Gümüş içeren bandajlar da mevcut. Antimikrobiyal özellikleri de biliniyor. İlaç firmaları gümüşü saklamıyor, aksine avuç içi kadar gümüşlü bandajı dünyanın parasına satıyor. Onedio'da yazmışlar element patentlenemediği için saklıyorlarmış da bilmemneymiş. Gümüş-Ekşiduyurat diye tuzunu yaparsın veya kontrollü salınımlı tablet yaparsın yine patente başvurursun. Satamıyorlar çünkü içmek yutmak zararlı. Dışarıdan sürebileceğin güvenli formlarını zaten yapıyorlar.
0
Lim5
(26.06.17)
100 yıl önce için evet. şu an bildiğimiz antibiyotikler yokken belki en iyi ve az zararlı antibakteriyel maddeydi gümüş.
0
orpheus
(26.06.17)
buyur burdan al:
www.ebay.co.uk
0
late viper
(26.06.17)
(5)

e-ALES sınavı sabah saat kaçta yapılır?

asuturias
sb..
sb..
0
asuturias
(25.06.17)
hocam öyle bir sınav yok. eminim olmayacak da. adama kağıt kalem verip matematik, türkçe mantık çözdürdükten sonra bunun neresi daha e-ales?
0
blue eyes white dragon
(25.06.17)
ilk sınav deneme şeklinde olmuş, bu da mı öyle olur ki?
0
🌸asuturias
(25.06.17)
e-yds gibi olursa 14.30'da olabilir.

@blue eyes: www.osym.gov.tr
0
kobuzchu kiz
(25.06.17)
e-yds gibi olma ihtimali yüksek +1
0
i m cool with that
(25.06.17)
Olursa kaçta olur 14.30da olur. çünkü denemeyi o saatte yaptılar, e-yds ler o satte oluyor, ankaradaki merkez cehennemin dibinde vs.

Fakat gençler bu sınava bel bağlamayın. deneme sınavı yapmadan önce tüm seneyi kapsayacak şekilde sınav takvimi açıkladılar. Ama ne hikmetse deneme sınavı sonrası tüm bilgileri kaldırdılar. Büyük ihtimalle beklenmedik sorunlarla karşılaştılar. Yaparsalar 2018 takvimine koyarlar gibi geliyor. Duyuruda bir kaç kez denk geldim bu sınava bel bağlayanlar var sanırım. ön uyarımı yapayım.
0
ManikD
(26.06.17)
(1)

KCG101 - karakalem çizime giriş

attirmayin makedonun kafasini
bir adet 4B kalemim, birer adet de 0,5 ve 0,3 uçlu kalemim var.bir silgim ve sıkça kullandığım pamukumla bence çogzel resimler çizdim.fakat ben işi ilerletmek istiyorum. kurs falan görecek durumda değilim ama sanırım düzgün malzemeler kullanarak bir nebze kendimi geliştirebilirim.http://urun.gittigi
bir adet 4B kalemim, birer adet de 0,5 ve 0,3 uçlu kalemim var.
bir silgim ve sıkça kullandığım pamukumla bence çogzel resimler çizdim.

fakat ben işi ilerletmek istiyorum. kurs falan görecek durumda değilim ama sanırım düzgün malzemeler kullanarak bir nebze kendimi geliştirebilirim.

urun.gittigidiyor.com
şöyle bir şey gerekli midir?
böyle bir şeyi kırtasiyelerden daha az maliyetle toplayabilirmiyimdirimdir?

teşekkür ediyorum.
iyi bayramlar.

ekleme: bir de kömür bloğu falan diyor. resimleri çizdikten sonra tenekeye atıp hepsini birrden tutuşturmak için mi? :)
0
attirmayin makedonun kafasini
(25.06.17)
kömür kalemle çizmeyecekseniz gerek yok, düz karakalem seti alın daha iyi. Ama kömürle çalışmak da keyiflidir. Derwent'in kömürleri de kara kalemleri de güzel. Kurs konusunda, çok güzel tutorial videoları var işte, faydalanın :)

Öyle bir şeyi doğru kırtasiyede daha ucuza belki bulursunuz ama internetten almak daha uygun olur sanki. Güzel sanatlar fakültesi olan şehirlerde direkt GSF öğrencilerini hedef alan, çizim malzemesi çeşidi bol kırtasiyeler var, onlardan bulursanız deneyip de alabilirsiniz ama internet>düz kırtasiye.

Kömür kalem/blok mevzusu şu: www.youtube.com (evet tutuşabilir bence)

edit: tahtakalehobi.com'dan yapıyorum ben kırtasiye alışverişimi, çeşit çok.
0
kobuzchu kiz
(25.06.17)
(2)

hangi ''amerikan tanrıları'' ? (neil gaiman)

bir fincan kahve ile film izlemek
bu araları dizisiyle gündeme gelince merak edip diziye başlamadan önce kitabı okuyayım dedim. daha önceden inkılap yayınevi'nden çıkıyormuş, şimdi de ithaki basıyor. ikisinin çevirmenleri farklı.inkılap basımı, meritokrasi arşivimde varmış. aslında bedava da okuyabilirim fakat ithaki baskısını okuya
bu araları dizisiyle gündeme gelince merak edip diziye başlamadan önce kitabı okuyayım dedim. daha önceden inkılap yayınevi'nden çıkıyormuş, şimdi de ithaki basıyor. ikisinin çevirmenleri farklı.

inkılap basımı, meritokrasi arşivimde varmış. aslında bedava da okuyabilirim fakat ithaki baskısını okuyanlar daha iyi bulduysa gidip onu alayım. sayfa sayıları da farklı iki yayınevinde, neden öyle anlamadım.

bir de ithaki'nin de iki versiyonu var. birisi özel, ciltli basım. ''yazarın tercih ettiği metin'' diye belrtmişler. bunun sebebi nedir?
www.dr.com.tr

bu da ithaki'nin normal baskısı
www.dr.com.tr

bir kitap okuyayım dedim, kılı kırk yararken kafam karıştı.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(25.06.17)
İnkılap baskısını okumadım, karşılaştıramıyorum ama İthaki'nin "yazarın tercih ettiği metin" diye belirttiği baskı onuncu yıl özel baskısı. Daha önce editör tercihi doğrultusunda kitaptan çıkarılan bölümleri de içeriyor. Ben sadece bu ciltli baskıyı okudum, o yüzden ilk baskısıyla ne kadar fark var onu da söyleyemiyorum.
(Sayfa sayısı farkına çok takılmayın İnkılap-İthaki karşılaştırmasında. Kitabın boyutu, kullanılan yazı tipi hep etkiler sayfa sayısını.)
0
kobuzchu kiz
(25.06.17)
İthaki - yazarın tercih ettiği metin +1
Ben bir kitabın çevirisinden bu kadar etkilendiğimi hatırlamıyorum.
0
love my way
(25.06.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.