Giriş
(1)

şarkı & seslerden kolaj yapabileceğimiz program

MandMs
web de bulunan şarkı veya seslerin istediğimiz kısımlarını kırparak bir araya getirebileceğimiz basit bir program var mıdır?
web de bulunan şarkı veya seslerin istediğimiz kısımlarını kırparak bir araya getirebileceğimiz basit bir program var mıdır?
0
MandMs
(22.01.18)
Audacity
0
kobuzchu kiz
(22.01.18)
(39)

Hangi kitabı okuyorsunuz?

japon askeri
Ben Aytmatov'dan Beyaz Gemi. Ya siz?
Ben Aytmatov'dan Beyaz Gemi. Ya siz?
0
japon askeri
(21.01.18)
kurtlarla koşan kadınlar
0
yuvarlanantencereninkapagi
(21.01.18)
ikigai
0
hlt1985
(21.01.18)
Zaman Makinesi (h.g.wells) yeni bitti
0
jimjim
(21.01.18)
Orhan Pamuk - Beyaz Kale.
Ara verdim ama.
0
m e b
(21.01.18)
celal şengör-bilgiyle sohbet
0
rayde
(21.01.18)
Zülfü Livaneli - Serenad
0
tahin pekmez yoğurt
(21.01.18)
Charles Dickens - Oliver Twist
0
ms brownstone
(21.01.18)
Esther Perel'in Mating In Captivity isimli, uzun süreli ilişkilerde cinsellik nasıl aktif tutulur/tutulabilir mi konulu kitabını okuyorum. Böyle de çok yüzeyselleştirmiş oldum gerçi; aslında insanların neyi çekici buldukları, ne istediklerini nasıl ifade ettikleri, yıllarca kafamıza kazınmış bazı inançların yaklaşımlarımızı nasıl etkilediği vs gibi konular inceleniyor.

Bugün başladım.
0
sopiro
(21.01.18)
Sevgi Soysal, Yenişehir'de Bir Öğle Vakti
0
fotrsapka
(21.01.18)
Murat Yetkin, Meraklısı icin entirikalar kitabi
0
rn
(21.01.18)
ihsan oktay anar, galiz kahraman
0
kaichi
(21.01.18)
Dünyayı Sarsan On Gün
John Reed
0
mutekebbir
(21.01.18)
puslu kıtalar atlası- ihsan oktay anar

duyuru yılbaşı hediyeleşmesinde hediyenin yanına kitabı da iliştirmiş canım duyurucu. çok mutlu etti. o yüzden tekrar okuyorum. burdan tekrar selamlıyorum kendisini:)
0
hemsta
(21.01.18)
Sevme sanatı Erich fromm
0
Amaranta ursula
(21.01.18)
georges ifrah-rakamların evrensel tarihi 3.cilt
0
rakicandir
(21.01.18)
son okuduğum üç kitap sırasıyla şöyle.

aytmatov - gün olur asra bedel
aytmatov - cengizhan'a küsen bulut
jose saramago - körlük

son kitabımı bugün öğlende bitirdiğim için şuan yeni bir şeye başlamadım.

aytmatov ya da saramago'nun başka kitaplarıyla devam edebilirim. bu üç kitaba da hayran kaldım.
0
dahinnotha
(21.01.18)
Şevket Süreyya Aydemir - Suyu Arayan Adam

bitirince başlayacağım kitap:

Doğan Avcıoğlu - Milli Kurtuluş Tarihi
0
burya
(21.01.18)
Sapiens
0
en_birinci
(21.01.18)
decameron
0
tepedeki psychedelic adam
(21.01.18)
İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar - Stefan Zweig
0
nickimin hakkini veremedim
(21.01.18)
Budala - dostoyevski.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(21.01.18)
Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran.
0
soylu
(21.01.18)
Bir Sürü Endişe - Onur Ünlü/Alper Kırklar
0
allegrezi
(21.01.18)
Ian Aitken - Avrupa Sinema Kuramlari
0
battal gemalmaz
(21.01.18)
Orhan pamuk/cevdet bey ve oğulları
0
Dormicumm
(21.01.18)
irvin yalom - existential psychotherapy (doğru düzgün türkçesini bulamadım. imanım gevriyor anlayacağım diye)
ve
şerif mardin - ideoloji
0
d e j i n
(21.01.18)
Homo deus
0
rusyalı kozmonot
(22.01.18)
aytmatov gün olur asra bedel
0
ferrarimizolaydisatardik
(22.01.18)
zor bir ailede büyümek
0
for day to break
(22.01.18)
Ursula Le Guin - Anlatış
0
kobuzchu kiz
(22.01.18)
kervan yolda duzulur - mahir cipil
0
kamyonsans
(22.01.18)
bertrand russell- mutlu olma sanatı
0
daha neler
(22.01.18)
sabahattin ali - kuyucaklı yusuf

sabah başladım.
0
frankie
(22.01.18)
gazap üzümleri- j. steinbeck
0
cabiday
(22.01.18)
Orhan Pamuk- Yeni hayat
0
aquarium
(22.01.18)
Tanrı'nın Tarihi - Karen Armstrong
0
cinsi kisi
(22.01.18)
umberto eco - günlük yaşamdan sanata
0
devilone
(22.01.18)
tahsin yücel - yalan
0
wilhelmwasmuss
(22.01.18)
İtaatsizlik Üzerine-Erich Fromm

*

Beyaz Gemi, okumaya yeni başladığım yıllarda okuyup sevdiğim kitaplardan biriydi.:)
0
harvey
(22.01.18)
(1)

Mobile Online Oyun

giggs
Kolay gelsinTelefon için karşılıklı oynayabileceğim oyun tavsiye eder misiniz?
Kolay gelsin
Telefon için karşılıklı oynayabileceğim oyun tavsiye eder misiniz?
0
giggs
(19.01.18)
Songpop, Quizup, Kelimelik
0
kobuzchu kiz
(19.01.18)
(16)

Kariyer Sorusu - Ne Yapmalı, Nasıl Yapmalı? (+28'ler cevaplasin mumkunse)

asur krali basur
Sevgili gezen tavuk yumurtası ve organik reçel peşinde koşan beyaz yakalı dostlarım,Şimdi benim halihazırda bir işim var. Orta düzey yönetici olarak çalışıyorum. 10000 TL brut aliyorum -nisan'da zam gelecek- şirketimin şahsıma tedarik ettiği c segmenti arabayı kullanıyorum. yakıt sınırsız. özel sağl
Sevgili gezen tavuk yumurtası ve organik reçel peşinde koşan beyaz yakalı dostlarım,

Şimdi benim halihazırda bir işim var. Orta düzey yönetici olarak çalışıyorum. 10000 TL brut aliyorum -nisan'da zam gelecek- şirketimin şahsıma tedarik ettiği c segmenti arabayı kullanıyorum. yakıt sınırsız. özel sağlık sigortam ve primim var. ama işler boka sarmış vaziyette. gelecek göremiyorum burada. en fazla 1 hafta daha dayanabilirim gibi görünüyor.

Geçen hafta bir ispanyol şirketinden davet aldım. Süreç çok hızlı işledi ve teklif sundular. 9000 tl brut + araba + prim + yemek kartı vs. uzman pozisyonu.

Ama esasen 7 aydır bir ingiliz şirketinin teklifini bekliyorum. Onlar beni buldu davet ettiler pozisyon açacağız ilgilenir misiniz dediler... sonra pozisyon açıldı, görüşmeler yapıldı; ama hala teklif filan yok ortalıkta. en son 2 hafta önce görüştüm. her şey olumlu, bir sorun yok. aramıza katacağız sizi dediler... 12000 TL brut + d segment araba + yemek kartı + özel sağlık sigortası + prim vs. şartlar daha iyi. pozisyon orta düzey yönetici.

Şimdi benim kararsızlığım şu. Bir an önce buradan ayrılmam lazım. İspanyolların teklifini gün sonuna kadar kabul etmezsem teklifi geri çekme ihtimalleri yüksek. Ama esas istediğim iş ingilizlerle çalışmak. Ama oradan da küçük de olsa olumsuz haber gelme ihtimali var. İngilizleri aradım bu arada biraz daha bekleyin diyorlar. İspanyollardan haberleri var yani. Şimdi ispanyolların fırsatını kaçırıp, esas istediğim iş de olmazsa çok kötü bir duruma düşerim.

Tavsiyelerinize açığım. Ne yapsam, nasıl yönetsem süreci?
0
asur krali basur
(19.01.18)
İspanyollarda deneme süresi olmayacak mı, ilk ay karşılıklı deneme? İspanyol şirketinde başlayıp deneme süresi içinde teklif gelirse iş değiştiremez misiniz?
0
kobuzchu kiz
(19.01.18)
@kobozchu kiz,

Var tabii de deneme süresi, sonuçta sektörden bildiğim kişiler hepsi. Kötü bir macera olur benim için. Hem ingilizler de, öğrenme olasılıkları düşük de olsa her ne kadar, öğrenirlerse bu olayı oradan da puan kaybederim. Bilemedim ne yapsam :(
0
🌸asur krali basur
(19.01.18)
bence iş ararken baktığın kriterler çok yanlış.
arabanın segmenti, her üç işte de birbirine yakın maaşlar falan. fazla materyalistsin. her üç iş arasında da maddi açıdan atla deve bir fark yok. sen hangisinde daha rahat edeceksen onu seç.

kobuzchu kiz +1 senin yerinde olsam şu anki şirketimden memnun olmadığım için İspanyol şirketine geçerdim. ortamdan memnun kalırsam da asla ingilize geçmeyi düşünmezdim. ama çok fazla mesai, ekstra iş yükü, gergin ve asabi müdür gibi olumsuzluklarla karşılaşırsam İngilizleri arayıp ne oldu bizim iş derdim.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(19.01.18)
7-8 aydır teklif bekletmek nedir allasen, bir de maaş düşükmüş orta düzey yönetici için, o paralar net olmalı bence.

soruna gelirsek önce ispanyollar sonra da gelirse teklif ingilizler derim. mevcut işime dayanamıyorum dediğin için.
0
hosein
(19.01.18)
valla brütü ilk defa öğrendim açtım baktım 4440 . boğaziçi iktisat mezunu bir yönetici.ingilizi kabul et.
0
mikahakkinen
(19.01.18)
@mikahakkinen

Anlamadim tam olarak 4400'ü.
0
🌸asur krali basur
(19.01.18)
@mika nasıl hesaplamış anlamadım ama net mayışın toplamda 76.669,20 TL oluyor, net ortalama ise 6389,10 TL oluyor.
0
hosein
(19.01.18)
kendi brütüme baktım yanlış anlaşılma olmuş.
0
mikahakkinen
(19.01.18)
7-8 aydır bekleten şirket bir 7-8 ay daha bekletebilir, orada işler uzun dönem planlamayla gerçekleşiyor genelde; pat diye olmuyor. ispanyollarla başla, ingilizler gel derse gidersin; ayıbı yok bu işin.
0
Bruce
(19.01.18)
@mika

tecrube ne kadar?
0
🌸asur krali basur
(19.01.18)
eldeki elma daldaki elmadan iyidir diye düşünürüm çok garantici olarak. ama aynı zamanda ispanyolların illaki bir deneme süresi olur düşüncesindeyim.
0
pieta
(19.01.18)
6 sene bitti.
0
mikahakkinen
(19.01.18)
Eger ben beyaz yaka profilini tanidiysam buyuk cogunluk bu durumda Ingilizleri beklemeyi secer. Arabanin segmentine, benzinine kadar dikkat etmek bunu gerektirir cunku. O kadar kolay mi is degistirirken maasi katlayacagin yerde aylik 1000 liradan feragat etmek? Birikmis tazminat da cabasi.
Ha benim tavsiyem Ispanyollara gitmek yonunde olur. Cunku mutlu olmadigin yerde zaman gecirmene gerek yok.
0
osssy
(19.01.18)
Elinde olan gelecek şeyden iyidir, garantici ol, ortada kalma derim. Şimdiye kadar iş değiştiren hiç bir arkadaşım tam yedi ay boyunca teklif beklemedi, böyle bi dünya yok. Bi de işin garip tarafı transfer oluyorsun, paralar aynı, bu nasıl iş anlamadım. İş görüşmesinde "kardeş ben şu an 10 alıyorum, işim de var, beni almak istiyorsanız bunun üzerinde bir paket sunun" demiyor musun? C segment dediğin megane falan, D olsun olsun ennn fazla passat olsun, bunun için bütün düzen bozulup iş değiştirilir mi? Sırf arabayı mı konuştunuz transfer ücreti olarak anlamadım ki.
0
roket adam
(20.01.18)
Roket yabistirmiş. Orta düzey yönetici aynı seviyede iş değiştirmemeli uber şeyler vaadedilmiyorsa. Ki edilmiyor gördüğüm kadarıyla.

İsimde devam. 10 bin den 7 yıllık çalışan olsan 70 bin lira yapar. Ayni fiyata değil en az 2000 nette farketmeli geçtiğin yer ki kaybettigine ve kurulu düzenini bozduğuna değsin.

6 yıllık gezen tavukcu.
0
salahaddin
(20.01.18)
yorumlar eski işte kalmaya yönlendirmeye yönelik evrilmeye başlamış ama eski işinde neler yaşadığını bilemeyiz. bence senin önceliğin para değil, işyeri mutluluğu. eski işinden ayrılacaksın bu kesin. yeni işinde alacağın brüt+araba vs'den ziyade görüştüğün yöneticilerin karakterini/kişiliğini değerlendir derim. muhtemelen ingilizler sana iyi gelmiş. onları bekle. ispanyollar seni yüzde 100 değil yüzde 80 ikna etmiş. o zaman reddet. daha sonra aklında acaba kalmasın. ingilizler hiç dönmezse de "zaten ispanyolların önerdiğinden daha iyi maaşım var" deyip kendini ikna edersin.

bu arada meslek ne tam olarak?
0
laptu
(20.01.18)
(13)

kitap alışverişi siteleri

denizzz
favoriniz hangisi?
favoriniz hangisi?
0
denizzz
(18.01.18)
bende bu konuyu araştırdım. d&r ve idefix aynı siteler. kitapyurdu dinci bir site dendi.

ebanga sitesini kullanmaya başladım.
0
mikahakkinen
(18.01.18)
Eganba +1
Odakitap ve Babil de aynı dağıtımcının, onlar da olur.
0
kobuzchu kiz
(18.01.18)
kitapyurdu. nerdeyse aynı gün kargo yapıyorlar, kargo beleş limiti düşük, aradağım hemen her kitap var. dinciliklerini bilmiyorum.
0
giovanne
(18.01.18)
Siparişi hazırlama hızıyla kitapyurdu daha önde. Ayrıca 1 lira bile olsa kargoya verilen para bana çöpe atılmış para gibi geliyor. “10 liradan sonra kargo 2 lira”, “40 liradan sonra ücretsiz kargo” ve kendi merkezlerinden teslim alma seçenekleri de var.

D&R ve İdefix birbirinden farklı değil. Diğerlerini yorum yapabilecek kadar kullanmadım.
0
lazor
(18.01.18)
kesinlikle kitapyurdu üzerine tanımam. dr ve idefix'e bulaşmayın, çünkü adamı kanser ediyorlar. iş arkadaşımın siparişi 25 gündür ortada yok, ve oyalayamaya devam ediyor dr.

Kitapyurdu aşırı hızlı, hem kitap hem kargo fiyatları makul.
0
tss
(18.01.18)
@dieis kimsenin öyle bir şey söylediği yok. sen alabilirsin. hiç bir grubu da zan altında bırakmıyorum. dincilerin içten hesaplı olmalarını sevmiyorum ve hoşuma gitmiyor. kendi cemaatlerini kurup devlet içinde devlet kurmaya çalışmaları hoşuma gitmiyor.
0
mikahakkinen
(18.01.18)
dr'da güzel indirimler oluyor, onun dışında en düşük fiyatları her zaman idefix verir, prefix'ten ötürü.
0
Apocalypse
(18.01.18)
her site hakkında şikayet var da kesinlikle uzak durulması gerekenler D&R ve Idefix.
0
lazpalle
(18.01.18)
eganba favorim. geçen sene sınıfıma hikaye kitabı alımında bana epeyce yardımcı oldular. indirim kodu gönderdiler tekrardan kitap aldık o ücrete. odakitap da aynı dağıtım şirketinde. babil.com'u da satın almışlar. 3 siteyi karşılaştırdığımda babil biraz daha ucuz geldi bana. neresi ucuzsa benim için orası iyidir. gönderim süresi de haftaiçinde sağlanması benim için yeterli olduğundan ben beğeniyorum.
0
dedim ben sana
(18.01.18)
2000 yılından beri düzenli olarak kitapyurdu kullanıyorum. yüzlerce kitap aldım ve hiç pişman olmadım. açık ara favorim kitapyurdu.
bir de nadirkitap.com var tabi. ikinci el alacaksam elim mahkum nadirkitap'a...
sadece bu ikisini kullanıyorum.
0
dilemma of subscribtionability
(18.01.18)
d&r'dan uzak durulmasi gerektigini duymayan varsa da duysun. dinci minci adamlar isini duzgun yapiyorsa kullanirim. digerleri kendilerine ceki duzen vermeyi ogrenene kadar.
0
jimicik
(18.01.18)
harmankitap'ın fiyatları da oldukça iyi, dinci değil.
0
legalize marijuana
(18.01.18)
en cok sorunu d&r da yasadim bende; kitapyurdu, babil, idefix kullandim ve sorun yasamadim genelde...

siyasi durusundan cok fiyat, kampanya vb. seylere dikkat ediyorum
0
kamyonsans
(18.01.18)
(7)

doğum günü

bana bir nick verin
dün doğum günüm idi. en sevdiğiniz insanlar sizi doğum gününüzde unutunca ne yapıyorsunuz? onları bir daha görmek istemeyecek kadar öfkelenen bir ben miyim? yaşlandıkça doğum günlerinden nefret ediyorum. facebook yokken bildiğimiz günleri şimdi en yakınımızdakiler hatırlamıyor bile. her doğum günümd
dün doğum günüm idi. en sevdiğiniz insanlar sizi doğum gününüzde unutunca ne yapıyorsunuz? onları bir daha görmek istemeyecek kadar öfkelenen bir ben miyim? yaşlandıkça doğum günlerinden nefret ediyorum. facebook yokken bildiğimiz günleri şimdi en yakınımızdakiler hatırlamıyor bile. her doğum günümde daha kötü hissediyorum
0
bana bir nick verin
(17.01.18)
13 gün önce doğum günümdü. Kimse hatırlamadı, benim de umurumda olmadı. Ben de onlarınkini hatırlamıyorum.

Bana doğum günü olayı gereksiz geliyor, bu kadar anlam yapmamak gerek
0
denizgonen
(17.01.18)
denizgonen +1


bana bayağı first world problems gibi geldi bu.

hatırlamak/kutlamak zorunda değiller ki? görmek istemeyecek kadar öfkelenmek nedir? Dahası, niçin böyle bir beklentiye giriyorsunuz? Alt tarafı sıradan bir gün işte.

Sırf hatırlamıyorlar diye en yakınlarınıza bu kadar öfke duyuyorsanız o kadar da yakın değilsiniz bence.
0
rahip janick
(17.01.18)
Aynısı ben de aylar önce açtım. Evet bozuldum fena halde bozuldum hatta. Ama sonra yoluma devam ettim hatırlamayaları özellikle hatırlamıyorum artık. Üzülme.

Musmutlu yıllar
0
antik depresan
(17.01.18)
Ben kendi doğum günümü unutuyorum yahu bazen, ne görmek istemeyecek kadar öfkelenmesi? Ha üzülebilirim, bir iki trip atarım belki ama çabuk geçer.
0
kobuzchu kiz
(17.01.18)
Ben kendi doğum günümü unuttum senelerden birinde. Ttilde ailemin yanına gitmiştim, sabah kalkıp kahvaltı yaptıktan sonra da Facebook’taki bildirim sayısını görünce İstanbul’da patlama oldu ve millet iyi olup olmadığını gönderiyor sanmıştım, başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü o on saniye içinde. Sonra “Oh, doğum günümmüş sadece” deyip rahatlamıştım. Aynı insanlar Facebook olmasa doğum günümü kutlamazlar ve önemli de gelmiyor bana. En yakınlarım doğum günün olmasa da değerli olduğumu hissettiriyor, diğerleri de ya sevdiğini ya sevmediğini hissettiriyor. Bir de insanlar hayata kapılmış gidiyor, hayatın hızında benim doğum günümü hatırlamalarını beklemiyorum. Birçok insanın doğum gününü ezbere bilsem bile o gün geldiğinde koşuşturmaca varsa unutabiliyorum. Biri benim doğum günümü özellikle veya kin tutarak hatırlamasa farkına varmam. Ben de kutlamıyorum ki.

Ama senin için doğum günü önemliymiş. Çevren bunun ne kadarının farkında bilmiyorum. Bir arkadaşım doğum gününü her şeyden önemli tutar ve kutlu doğum haftası yapar. Hatırlamak için o tarihe hatırlatma koyuyorum, yoksa ciğerimi söker valla. Bazen aklıma gelince de “Unutmaktan korkuyorum, üö ay sonraki doğum günün şimdiden kutlu olsun” derim. Yani, çevren bu konuda yeterince uyarıldıysa paşa paşa hatırlama durumu oluyor. Aynı arkadaşım geçen sene doğum günümü unuttu, üç gün sonra panik içinde arayıp “Öyle oldu, böyle oldu” diye uzun uzun anlatmak zorunda hissetti. Oysa öyle bir düşüncem de yoktu. 17 yıllık arkadaşım, artık ben onun nesi olduğumu biliyorum. Unuttuğunda hayatında neler olduğunu biliyorum. Gerisi için zaten ne gerek var.

Doğum günün kutlu olsun!
0
aychovsky
(17.01.18)
Eskiden ben de çok önemserdim doğum günü olaylarını. Çok çok sevdiğim insanlar hatırlamayınca mutsuz hissederdim fakat yukarıda yazılanlar gibi düşünmeye başladım bir süre önce. Herkesin bir koşturmacası var ve dahası ben de birçok insanın doğum gününü bilmiyor, hatırlamıyorum. Böyle olunca bütün önemli gün detaylarını kafamın içinden sildim.
0
rakicandir
(17.01.18)
Artık insanlar bayramları dahi ailelerinin yanında değil yurtdışında, tatil yerlerinde değerlendiriyor. Doğum günü de bayramlar gibi eskiyen bir adet oldu.

Kutlayana itirazım yok, ben de son 10 senedir umursamıyorum.
0
idexo
(17.01.18)
(1)

hormon testi

vedderbaug
merhabalar,cumartesi günü için hormon testi yaptırmaya randevu aldım fakat sonuçlar sanırım hatırladığım kadarıyla bu tip testlerde sanki 1 hafta 10 gün sonra falan çıkıyordu. yanlış mı hatırlıyorum acaba ? bir de aç karna mı gitmek gerekiyor bu test için ? bilen cevaplayabilirse çok sevinirim.
merhabalar,
cumartesi günü için hormon testi yaptırmaya randevu aldım fakat sonuçlar sanırım hatırladığım kadarıyla bu tip testlerde sanki 1 hafta 10 gün sonra falan çıkıyordu. yanlış mı hatırlıyorum acaba ? bir de aç karna mı gitmek gerekiyor bu test için ? bilen cevaplayabilirse çok sevinirim.
0
vedderbaug
(16.01.18)
Aç gidin garanti olsun.
Devlet hastanelerinde öğlene kadar kan verince sonuçlar aynı gün, öğleden sonra verilirse bir ihtimal sonraki gün çıkıyordu. Özelde de daha yavaş olmayacaktır. Bazı tahliller daha geç çıkabiliyor tabii, hormon testi derken neden bahsettiğinize bağlı.
0
kobuzchu kiz
(16.01.18)
(4)

balkon kedi

oz hakiki tosun pasa
balkonda kedi var 3 tane. dışardan gelmişler. balkondan aşağı zor atlarlar gibi. ne yapayım ben bunları? elime almaya kalksam korkup atlarlar. zaten 3 taneler ve evin içine alıp çıkartmam. ne yapayım?
balkonda kedi var 3 tane. dışardan gelmişler. balkondan aşağı zor atlarlar gibi. ne yapayım ben bunları? elime almaya kalksam korkup atlarlar. zaten 3 taneler ve evin içine alıp çıkartmam. ne yapayım?
0
oz hakiki tosun pasa
(15.01.18)
Geldikleri yoldan gider onlar, bırakın takılsınlar. Mama su verin ^^
0
kobuzchu kiz
(15.01.18)
ekmek attım yemediler. bahçeye atladırlar. yalnız panter gibi ben atlayamaz sanıyordum seke seke atladırlar :D yalnız biri kaçarken komşunun penceresine sığındı. korkuluklar var kaldı orada. evde yoklar sanırım :/
0
🌸oz hakiki tosun pasa
(15.01.18)
Ahaha ya çok şeker. Kuru ekmeği yemezler genellikle, boğazlarına düşkün oluyor bu kedi milleti. Penceredeki de çıkar gider merak etmeyin, sizi görüp korktuysa kendini güvende hissedene kadar kıpırdamayabilir. Siz bırakın takılsın orada :)
0
kobuzchu kiz
(15.01.18)
penceredeki de gitti. bir baktım hepsi kaybolmuş. gidecek yer de yok. evlerin arkaları hep. 5 tane vardı ama hepsi gitmiş. teşekkürler ilgin için :)
0
🌸oz hakiki tosun pasa
(15.01.18)
(7)

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu - Güvenilirlik

hümanist tabutçu
Yıllardır kürlerini görüyorum internette. Kendisiyle ilgili bir deneyimi olan varsa anlatabilir mi? Çözemediğim bir sağlık problemim için denemeyi düşünüyordum. Ancak bu tarz şeylere hiç sıcak bakamıyorum.
Yıllardır kürlerini görüyorum internette. Kendisiyle ilgili bir deneyimi olan varsa anlatabilir mi? Çözemediğim bir sağlık problemim için denemeyi düşünüyordum. Ancak bu tarz şeylere hiç sıcak bakamıyorum.
0
hümanist tabutçu
(15.01.18)
eğer tıbbi bir şekilde teşhis koyulduysa, hatta konulmadıysa bile böyle şeylere bulaşmamak lazım. bildiğin prof. ama site açmış bitki satıyor. cv'sini bile koymamış.

kimya, tıp vs. eğitim almış ama "alın ot, yiyin" diyebilen birine güvenmem. tıbbi ilaçlarla ilgili bir çok bitkiden öğrenilebiliyor ama hangi madde ne yapıyor, ne ediyor bakılıyor, klinik testler yapılıyor, izin alınıyor vs. bir küre 10 çeşit bitki atınca elbet arasından biri bir işe yarar ama zarar riski de göze alınmaz.
0
passion rules the game
(15.01.18)
ben hepatit b için lavanta kürünü denemiştim. normakl olan alt değerim 1 hafta içinde 150 olmuştu ama benim kanaciğerimi hepatit b yara yapmış epey derecede. hasan özkan sağlıklı karaciğer için kürler iyi olabilir ama sağlıksızları daha fena edebilir demişti.
0
for day to break
(15.01.18)
Kendisinin doktorluğu tıp doktorluğu değil yalnız, bunu bilmekte fayda var. Keçiboynuzu kürüyle çocuk yaptırdığı söyleniyor, ne kadar doğru ne kadar yalan bilemiyoruz tabii ama günümüzün tıp teknolojisiyle çocuk sahibi olamayan insanları keçiboynuzu kürüyle çocuk sahibi yapması çok gerçekçi gelmiyor.
0
angelus
(15.01.18)
passion rules+1

Tamam bitkilerin içindeki kimyasallar yararlı, tedavi edici falan ama koca farmakoloji bilimi boşuna deneylerle, etken madde dozajıyla falan uğraşmıyor. Hiçbir şekilde güvenli ve güvenilir gelmiyor bana.
0
kobuzchu kiz
(15.01.18)
Açıkçası ben çok güveniyordum ama zamanında medyumluk şirketi açtığını öğrenince şok oldum. Kendi sattığı ürünleri aşırı pahalı 20 ml propolis 100 lira civarı, organik sertifikalı 20 ml 35 lira eğri çayır markası. Sattığı bitkiler aşırı pahalı ıhlamur bile :) söylediği kürlerin bazısı ise yarıyor orası doğru ama tıb ve ilaç sektörü tedaviyi bulsa niye üretmesin ilacı milyar dolarlık şirketler ama bir Umut inanmak istiyor insan alıyor maalesef...
0
Fritz-X
(15.01.18)
Saraçoğlu belki birçoğuna oranla daha güvenilir olabilir ama arkadaşların dediği gibi tıp doktoru değil, bitkilerin zarar riskleri varsa beslenme dışında kür olarak alındığında etkisi artabilir gibi gözardı edilmeyecek durumlar var.

Önerilerini uygulamayı düşünürseniz önce mutlaka başka kaynaklara da bakın.

Almanlar bu konuda hem epey ileride hem güvenilir geliyor bana. E-komisyounu raporlarına ulaşın. Bitki içerikleri, hangi konuda takviye olabilecekleri... hepsi var.
Başka güvenilir kaynaklara da bakın. iyice sorup soruşturmadan uygulamaya geçmeyin.
Takviye veya tedavi amaçlı bitki kullanacaksanız mutlaka doktorunuza sorun. Uygularken de drog olarak alabilirseniz daha iyi olur. Droglarda etken madde kontrollü ve yeterli oluyor. Başka etmenler girmiyor.

Bitkinin sabah veya akşam toplanmış olması bile içeriklerini değiştiriyor. Aynı bahçede yetişen iki kök ısırgan otunun içeriği birbirinden farklı oluyor.
Mutfaklarımız labrotuar ortamı gibi değil.
Aynı mutfakta bi yemeği iki kez aynı lezzette yapamıyoruz. Isı nem, kullanılan su, sıralama zamanlaması... bunların hepsi etken olabiliyor.
Bunlar benim bitkisel takviye gerektiği zaman kendim için öğrendiklerim.

Bana karaciğer için ve bağışıklık sistemimi güçlendirmek için gerekmişti. Karaciğer için eczaneden enginar hapı almıştım, faydasının olduğunu düşünüyorum. Tabii önce tıbbbi yardım aldım, sonra bitki takviyesine yöneldim. Esas işi tıp yaptı yani.
Karaciğeri bozan safradaki tıkanıklılıktı, doktor safrayı açtı sonrasında daha çabuk toparlaması için takviye amaçlı enginar hapı kullanmıştım. ve çok kötü durumda olan karaciğer kısa sürede de toparlandı. Yardımı olduğunu düşünüyorum.

Bağışıklık çok ayrı mevzu. Ona ayrıntılı çalışmak gerekiyor, bitki takviyesi tek başına fayda sağlamaz ama elbette olumlu etkileri olur.

Ben Saraçoğlu dahil medyatik olan bütün "şunu yiyin şunu için" diyen tayfadan uzak duruyorum. Başım çok rahat.
Çünkü farkında olmuyoruz ama olumsuz etkileri olumludan daha fazla oluyor.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(15.01.18)
zerre güvenmiyorum bu adama.
şahsen, bu adamın önerdiği herhangi bir şeyi katiyen yapmazdım.
0
pangea
(15.01.18)
(4)

kendimi adıyorum

eksisozluk kullanici sozlesmesini okudum
kendimi adıyorum yoluna, adına, sana (ingilizce)en doğrusu nedir?
kendimi adıyorum yoluna, adına, sana (ingilizce)

en doğrusu nedir?
0
eksisozluk kullanici sozlesmesini okudum
(13.01.18)
bağlama göre değişir, düz çevireceksek "I dedicate myself to your way, to your name, to you." denebilir heralde. daha güzel bir kelime istersen dedicate yerine commit kullanabilirsin. kendimi yoluna adıyorum İngilizcede ne kadar manası var bilemiyorum, Türkçe'de de hatta :) çeviri üstatları alternatif önerebilir.
0
hophophoba
(13.01.18)
Devote da kullanabilirsiniz. I devote myself...
0
kobuzchu kiz
(13.01.18)
voyager 1
(14.01.18)
pledge
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(14.01.18)
(5)

kahve önerisi?

contavolta
starbucks'ın kahveleri kötü gelmeye başladı artık. güzel, içerken gerçek kahve kokusu alabileceğimiz filtre kahve öneriniz var mıdır? internetten almalık ya da istanbul'dan direk gidip almalık da olur.frenchpress'te yapıyorduk ama bi de dripper alayım diyorum. chemex falan baktım ama fiyatları aşırı
starbucks'ın kahveleri kötü gelmeye başladı artık.

güzel, içerken gerçek kahve kokusu alabileceğimiz filtre kahve öneriniz var mıdır? internetten almalık ya da istanbul'dan direk gidip almalık da olur.

frenchpress'te yapıyorduk ama bi de dripper alayım diyorum. chemex falan baktım ama fiyatları aşırı uçuk geldi? hario v60 dripper iş görür mü? plastik olanı nispeten uygun fiyatta.
0
contavolta
(12.01.18)
Kahve.com, kahvefabrikasi.com vs. buralardan seçip alabilirsiniz. Kahve.com'dan dün sipariş verdik, yarım saat sonra yola çıktı diye mail geldi, bugün elimizde olacak, çok seviyorum ben.

Drip için de Aliexpress'e bakabilirsiniz, Hario'ya o kadar para vermeye gerek yok bence. Bir de şu aralar Tchibo'da teleskobik drip varmış, silikon galiba, fiyatı da uygunmuş. Ona bakılabilir.
0
kobuzchu kiz
(12.01.18)
benim anlamadığım bişey var.

şimdi kahve makinaları da yukardan damlatma usülü çalışıyor.

hani diyorum ucuzundan ufak bir kahve makinası alsan, french press ya da dripper zahmetinden kurtulurmusun?

düğmeye bas, 5 dakka sonra kahven hazır.

sonuçta yıkaması zahmetli.

suyu ölçüp koysan mesela, 1 kupa su koyarsan 1 kupa kahve yaparsın. öyle 8-10 fincanla işim yok diye de düşünme.
0
killerbee
(12.01.18)
eminönünde kurukahveci mehmet efendi civarında ''nuri toplar'' var Türk kahvesini buradan alabilirsin(odun ateşinde kavrulur)..nuri toplar dükkanı solundayken 20 metre sonra saga dönen bi sokak var orada çuval çuval ülke ülke kahve bulabilirsin..cenneti burası kahvenin :)
0
bhdrydn
(12.01.18)
probadorcolectiva önerebilirim sizlere farklı bir kahve deneyimi sunuyorlar. Taze kahve içmeye alışınca Starbucks kahvelerinin tadının ne kadar kötü olduğunu sizlere gösteren firmalardan biri.

Haftalık olarak kahvelerini kavuruyorlar. Taze bir şekilde kahvenizi içiyorsunuz.

İsterseniz kendiniz de gidip konuşarak alabilirsiniz kahvenizi çok faklı kahveleri var.
0
sudo su
(12.01.18)
coffee department ve petra(gayrettepe merkez) kahve işini istanbul'da en iyi yapanlardan, hatta bana göre 1 ve 2. gidip derdini anlatırsan sana çekirdek de önerirler, teknik de, malzeme de.
0
Bruce
(12.01.18)
(5)

adı ne bu malzemenin?

toro
ekteki görüntüdeki aparatın özel bir ismi varsa nedir?
ekteki görüntüdeki aparatın özel bir ismi varsa nedir?
0
toro
(11.01.18)
Piksel ?
0
jamalbsf
(11.01.18)
Resimde biraz daha piksel olsaymış iyi olurmuş ya...
0
cleric
(11.01.18)
Herhangi bir spot lambayı alçıpan tavana tutturan zamazingoya benziyor.

Sağ sol u şeklinde tellerin dibinde yay var, elinle kapatıp delikten içeri hafifçe itip spotu oturtursun. İçeride yaylar sayesinde o kulplar açılır ve malzemeyi tavanda tutar.

Ona benziyor.
0
John Bloor
(11.01.18)
@john bloor aynen öyle ama bi ismini bulamadım bi bu görüntü var.
0
🌸toro
(11.01.18)
Spot yayı.
www.gerginyay.com
0
kobuzchu kiz
(11.01.18)
(43)

"Okuldan ağrı eve gittim." gibi bir cümle duydunuz mu hiç?

m e b
Bu cümle size ne anlam ifade ediyor? Ben bunu çok kullanıyorum ama etrafımdakiler anlayamıyor. Samsunluyuz, bizim evde kullanılıyor. Türk Dil Kurumu web sitesinde de yazıyor oradaki "ağrı"nın ne anlama geldiği. Siz hiç duydunuz mu, kullandınız mı? Kullanıyorsanız nerelisiniz?
Bu cümle size ne anlam ifade ediyor? Ben bunu çok kullanıyorum ama etrafımdakiler anlayamıyor. Samsunluyuz, bizim evde kullanılıyor. Türk Dil Kurumu web sitesinde de yazıyor oradaki "ağrı"nın ne anlama geldiği. Siz hiç duydunuz mu, kullandınız mı? Kullanıyorsanız nerelisiniz?
0
m e b
(10.01.18)
hiç duymadım
0
pide
(10.01.18)
bir atölye dolusu samsunluyla çalıştım 4 sene. başlığı okuduğum saniye anladım samsun olduğunu. şivenizle ilgili kötü düşüncelerim var. burada dile getirirsem güzel olmaz. sevgiler.
0
shenergy
(10.01.18)
Ben hic kullanmam ama sanirim baslangic noktasini anlatmak icin kullaniliyor.

evden agri = evden cikip

anlamama nedenleri daha once duymamis olduklari icindir. cunku tamamen yoresel oldugunu dusunuyorum
0
my pink
(10.01.18)
ailem karadenizli. karadenizliler kullanır.
"-dan, yolundan" vb. anlamlarına geliyor.

"oradan ağrı (oradaki yoldan) yürü."
"ankaradan ağrı (ankara üzerinden) istanbul'a gittim" şeklinde kullanılıyor bildiğim kadarıyla.

ingilizce de through kelimesine denk geliyor gibi.
0
lesmiserables
(10.01.18)
@shenergy: Nedir o düşünceleriniz? Cidden merak ettim, alınmam da. Çünkü arkadaşlarım da eleştiriyor bu ağız farklılığını.
0
🌸m e b
(10.01.18)
çok duydum, hiç kullanmadım.
0
evde liyakat kalmamis
(10.01.18)
Hiç duymadım. Alakasız yerlerde kullanılan açık E'yi duyunca "aha Samsunlu" diyorum ama bunu bilmiyordum. :)
0
kobuzchu kiz
(10.01.18)
kendi aralarında hararetli konuşmaya başlayınca dediklerinden bi bok anlamıyorum. hele ki makina başında bi de işler iyice boka sardıysa yine full şiveye geçiyolardı, yine bişey anlamıyordum. ek olarak normal zamanda dahi çirkin bir ses yumağı olduğunu düşünüyorum.
0
shenergy
(10.01.18)
orduluyum anneannem kullanıyor bu kelimeyi, annem ve ben kullanmıyoruz. anlıyoruz tabi ama bize geçmemiş kelime.
0
kırkmerak
(10.01.18)
evde kullanıldığından ötürü farkında olmadan ben de kullanıyordum bu ifadeyi ama memleketi o taraftan olmayanlar doğal olarak anlamıyorlar. böyle geri dönüşler aldıkça ben de kullanmayı bırakmıştım uzun süredir, şimdi okuyunca bile bi garip geldi "ağrı" kelimesi..
0
asocial anchorman
(10.01.18)
kullanmam ama duydum pek tabii. Tokatlıyım. Daha neler neler duydum :D
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(10.01.18)
Akdenizliler de kullanır. "okuldan sonra, okuldan eve gittim" anlamına gelir.
0
silah taciri
(10.01.18)
ilk kez duyuyorum. orta karadeniz'de kullanılıyor olabilir ama trabzon ve rize'de böyle bir kullanım kesinlikle yok.
0
burya
(10.01.18)
anne tarafında (trakya) çok kullanılır. ben ağrı olarak değil de arı gibi düşünmüşümdür hep.
0
lazpalle
(10.01.18)
Orduluyum çok duydum.
0
eazy
(10.01.18)
ilk defa şu an gördüm. hiç duymadım.

okuldan sonra eve gittim, anlamına geliyor gibi tahmin ediyorum
0
dafuq
(10.01.18)
@shenergy: Ben de bir şey sandım. Yahu farklı ağızlardan bir şey anlamadığı için doğal olarak bundan hazzetmemek kadar normal ne olabilir? İlk kez duymuyorum bu eleştirileri.

@kobuzchu kiz: Evet, o bende hala var zannedersem. Dalga geçildiğim bir konu da o harf olmuştur. İlk zamanlar çok geriliyordum E harfiyle başlayan kelimeleri telaffuz ederken :)
0
🌸m e b
(10.01.18)
Orta Karadeniz’de (samsun-ordu) cok sık kullanılan bir ifade
0
nickfury
(10.01.18)
İç Anadolu luyum çok duydum
0
Bostan
(10.01.18)
samsunluyum, hic duymadim
0
ahoy kaptan
(10.01.18)
Tokatliyim, kullanıyoruz. Okuldan sonra direkt eve gittim, anlamında kullanıyoruz.
0
femme vitale
(10.01.18)
30 yaşındayım ve ağrı kelimesinin bu şekilde kullanıldığını ilk kez gördüm. şoktayım.

ne ifade ettiği kesinlikle anlaşılmıyor ama, bilmeyen hakikaten içerikten çıkaramaz anlamını.
0
treamorg
(10.01.18)
alanya'da kullanılıyor.
0
eksimeksi
(10.01.18)
enee, ilk defa duyuyorum ki genelde bilirim boyle farkli kullanimlari.

samsunlu arkadasimin yaninda kullanayim da tepkisine bakayim. :)
0
jimicik
(10.01.18)
Ömrü hayatımda ilk defa duydum deminden beri ne demek istediğinizi anlamaya çalışıyorum. Türkçesi nedir?
0
Amaranta ursula
(10.01.18)
iç anadoluluyum, bu kelimeyi biliyorum.

okuldan doğruca, okuldan çıkıp eve gittim diyor.
0
wilhelmwasmuss
(10.01.18)
bu tür bir kullanımı olduğunu şimdi öğrendim, hiç kullanmadım.
0
pinkpeony
(10.01.18)
ilk defa duydum.
0
elma
(10.01.18)
@Amaranta ursula: O da Türkçe gerçi :)

-den sonra, yönünden, boyunca anlamını katıyor.
0
🌸m e b
(10.01.18)
Ailemde karadenizliler var ama hiç duymamıştım, sayenizde öğrendim :) Çok seviyorum yörelere ait farklı deyişleri.
0
fotrsapka
(10.01.18)
Tokatlılar olarak bir zirve ayarlayalım bu kadar çoksak. Bizim oralarda yaygındır. Şurdan ağrı çıkıp gelemedi diye serzenişte bulunurlar bolca
0
kompisko
(10.01.18)
Duymamıştım.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.01.18)
duydum, samsun'un köyünde kırsalında. hiç kullanmadım ama.
*samsunluyum*
0
cabiday
(10.01.18)
İlk kez duyuyorum.
0
ms brownstone
(10.01.18)
Çok kullanırım ama “ağrı” şeklinde değil “ayrı”şeklinde:

“Sahil yolundan ayrı eve gidelim.”
0
apolitikherif
(10.01.18)
hahah okur okumaz dedemin sesi yankılandı beynimde :) duydum ama hayatımda kullandığım bi deyiş değil. konuşma arasında duyarsam dikkatimi bile çekmeyebilir. samsuna karadenize falan ait olduğunu düşünmüyordum.

From Samsun...

bir örnek cümle de ben yazmak istedim.
Fıraktıdan ağrı bir çukur kazdım.
0
olutaklidi
(10.01.18)
Kayseri'de kullanılır
0
fazla silgisi olan var mi
(10.01.18)
Baba tarafım Sinoplu ve kalabalık aile. Sinop’ta olmasa da Sinop’un her yönünü kafam şişene kadar anlattılar ve dinledim ama böyle bir cümle duymadım. Anlamı “Okulun oralardan doğru” mu, “Okuldan sonra” mı?
0
aychovsky
(10.01.18)
@aychovsky: Yerine göre değişiyor kattığı anlam.

Mesela:
-Şuradan ağrı git. (Şu taraftan/taraf boyunca git)
-İşten ağrı arkadaşıma uğradım. (İşten sonra arkadaşıma uğradım.)
-Ahmet, benim annemden ağrı akrabam olur. (Ahmet, benim anne tarafımdan akrabam olur)
0
🌸m e b
(10.01.18)
duydum. samsunluyum.
0
nıç
(10.01.18)
duymamıştım, ama seviyorum böyle değişik yörelere ait kullanımları.
0
misterturist
(10.01.18)
"okuldan ağrı eve gittim" = okuldan sonra eve gittim, okulun tarafından eve gittim, okulun ordan eve gittim, okula uğrayıp eve gittim, okuldan direkt eve gittim... gelişine göre bu ayarda bi şey anlıyorum.

çok duydum, memleketteyken ben de kullanıyorum. "şurdan ağrı bi geçmiş olsun demedi" mesela. aynen dediğin gibi "-den sonra, yönünden, boyunca anlamını katıyor." ayrıca benim verdiğim örnekte "bahsedilen yerin yakın olduğunu" da söylemiş oluyor. "yakınlık, kolaylık" gibi bi yan anlamı da var yani.

not: tokatlıyım.

ha bu arada şive demişken, bizim çok meşhur "heri" lafını bilen bilir. çarşı pazar filminde onu yanlış kullandılar çok uyuz olmuştum (fark edenlere burdan selam olsun). bu tip "anlamı belirsiz" kelimeleri doğru kullanmak için sanırım bahsedilen yörenin havasını suyunu iyice bi almak da gerekiyor. o yüzden kulağa çirkin gelmesine şaşmadım. :)
0
cilgin korsan ces
(10.01.18)
Akdenizliyim, doğu anadolu ve iç anadolu'da yıllarım geçti, ilk kez duydum. :)
0
md11
(11.01.18)
(3)

kitap çevirisi ve yayını ile ilgili

babilbaligi
bilgisi olan var mı? yani yazarlara, yayınevlerine nasıl ulaşılır, nasıl irtibat kurulur, bu işler nasıl yürür çok merak ediyorum.biraz bilgi verir misiniz?
bilgisi olan var mı? yani yazarlara, yayınevlerine nasıl ulaşılır, nasıl irtibat kurulur, bu işler nasıl yürür çok merak ediyorum.

biraz bilgi verir misiniz?
0
babilbaligi
(10.01.18)
En iyisi Kitap Fuarlarına gidip iletişim kurmak.Çoğu yayınevi sahibi yada üst düzey yöneticisi büyük şehirlerde yapılan fuarların stantlarında bulabilirsin.
Eğer telefonla ararsan kimse sallamaz.Çünkü ellerinde sırada bekleyen çok dosya var.
0
metinfk
(10.01.18)
@ metinfk: teşekkürler. ben mümkünse telifini alıp çevirip yayınlamak istiyorum. kendim yapmak için bilgiye ihtiyacım var.
0
🌸babilbaligi
(10.01.18)
(git: 1248111) Şurada en sondaki uzun cevabım merakınızı karşılayabilir belki. Yok, sormak istediğiniz o değilse daha detaylı sorun, cevaplamaya çalışayım.
0
kobuzchu kiz
(10.01.18)
(12)

Bu ingilizce sorulari doru mu?

stavro
I couldn't see the doctor because I didn't have ....a - any free timeb - a cancellationc - her moneyd - some appointmentswhat languages ... your father speak?a - manyb - doesc - cand - muchBu sorulari paylasan kaynak 1. soruya d, ikinci soruyoa da c demis. 1. soru "any free time" 2 soru da does olma
I couldn't see the doctor because I didn't have ....
a - any free time
b - a cancellation
c - her money
d - some appointments


what languages ... your father speak?
a - many
b - does
c - can
d - much

Bu sorulari paylasan kaynak 1. soruya d, ikinci soruyoa da c demis.
1. soru "any free time" 2 soru da does olmauyor mu? Gramerim olmadigi icin kesinlikle yanlis diyemiyorum ama bana yanlis geldi bunlar.
Edit: bu sorularda tek bir dogru cevap secilebiliyor, o yuzdeen==n 2. soru da kafama takildi.
edit:
im ... countries, people speak English.
most
some
an
any

buna da "most" demis ama bana gore "some" olmasi daha uygun mesela.
0
stavro
(07.01.18)
Ikinci soru b de olabilir c de, iki yaniti var. Kaynak nedir? Lutfen Hasmet Hacioglu gibi bir Turk kaynaktan calisiyorum deme.
0
Traveller
(07.01.18)
Bu sorularda tek bir dogru cevap var, format boyle. 2. soruda b neden olmuyor da c oluyor diye takildi kafama. Ikisini birden secemiyorsak ben b derdim.

Bahsettigin kisiyi tanimiyorum da bu cevaplari kim isaretledi bilmiyorum, internetten buldum. Prensip olarak turkce kaynaktan ingilizce calismam zaten de bu spesifik bir sinav icin.
0
🌸stavro
(07.01.18)
Birinci sorunun tek mantıklı cevabı a, ikinci de b olmalı gibi geliyor.

i didn't have some appointments baya baya yanlış hatta, kaynağınızın cevapları hatalı.
0
kobuzchu kiz
(07.01.18)
olumsuz cümlelerde some sıfat olarak kullanılmaz, kullanılacaksa bile bu şekilde olmaz. 1. sorunun cevabı d olamaz hiçbir şekilde, yapısal olarak uydurulacak olsa bile anlam olarak karşılamıyor.
0
Bruce
(07.01.18)
bence sen başka bir şeyin cevap anahtarına bakıyorsun ya da paylaşan kişi yanlış cevapları paylaşmış. cevapların alayı saçma.
0
der meister
(07.01.18)
Cevap anahtari falan da yok, direkt ustune isaretlemis adam. Hani benim yanlis bakma ihtimalim de yok. Birkac tane daha yanlis cevap gordum ama bulamadim simdi.
0
🌸stavro
(07.01.18)
sorular felaket saçma takma kafana geç gitsin.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.01.18)
Yanlislik oldugu konusunda yanilamisim gorunuse gore. O halde bunlarin cevaplarini gormezden gelip soru ornegi olarak dikkate aliyorum.
Gramer sorularindan hep nefret etmisimdir. Al karsina canli interview yap benle ama gramer sorma arkadas..
0
🌸stavro
(07.01.18)
soru örneği olarak da alma. sorular da seçenekler de yanıtlar da saçma ve yanlış. boşuna zaman kaybı olur ve yanlış yönlenirsin. başka kaynaktan yürü.
0
tepedeki psychedelic adam
(07.01.18)
Son soru, edit sorusu, a da olur b de.
0
cedilla
(07.01.18)
Som soruda a da dogru b de. Dostum neden boyle kaynaklardan calisiyorsunuz. Grammar in Use kitaplari var Betty Azar'in kitaplari var. Yukarida dedigim ornek yalnizca uydurdugum bir isimdi. Demek istedigim duzgun kaynaklardan calisin. A2 seviyesinde Ingilizce bilen herkes kendini Ingilizce biliyor saniyor. Duyuruda dahi bunun gibi binlerce ornek var.
0
Traveller
(07.01.18)
Tek bir dogru secenegi sordugi icin some olmali bence son soruda. Dunya'da cogu ulke ingilizce konusuyor olsaydi most dogru cevap olabilirdi diye dusunuoyrum. Gramer olarak bilmem de bu soruda tek bir dogru varsa cevap some olmali bnaa gore.

@traveller
ingilizce calismiyorum, sinav icerigine bakiyorum su anda. Amacim sinavda ne var ne yok ogrenmekti.
0
🌸stavro
(07.01.18)
(1)

instagram dm sorusu

Bruce
herkese açık bir hesap ama beni takip etmiyor, attığım mesajı görünce kesinlikle görüldü olarak görünüyor mu? sanıyorum bi kabul etme kısmı var ama nasıl işliyor çözemedim. kabul etmezse ben onun mesajı gördüğünü göremiyor muyum? nedir?
herkese açık bir hesap ama beni takip etmiyor, attığım mesajı görünce kesinlikle görüldü olarak görünüyor mu? sanıyorum bi kabul etme kısmı var ama nasıl işliyor çözemedim. kabul etmezse ben onun mesajı gördüğünü göremiyor muyum? nedir?
0
Bruce
(07.01.18)
Kesinlikle görüldü olarak görünüyor mu? Hayır. Facebook'ta filtrelenen mesajlar gibi, mesajın altında kabul et-reddet butonları çıkıyor, kabul et demediği sürece görüldü olarak göremezsiniz.
0
kobuzchu kiz
(07.01.18)
(3)

30 gün günde 30 dk durmadan yapılan antrenman vardı?

gezegen olan pluton
Neydi bunun adı?
Neydi bunun adı?
0
gezegen olan pluton
(05.01.18)
30 day shred diye bir şey vardı, o mu ki
0
kobuzchu kiz
(05.01.18)
(bkz: insanity)
(bkz: p90)
(bkz: p90x)
0
kayranin kedisi
(05.01.18)
(bkz: hiit) olabilir mi?
0
femme vitale
(05.01.18)
(9)

evde bira yapanlar

burty
uzunca hayaller kurduktan sonra cesaret edip butik biradan başlangıç seti aldım. nasıl yapılacağını falan araştırdım ve çok heyecanlıyım. işe koyulmadan önce tecrübeleri arkadaşlara cevaplarından emin olamadığım birkaç sorum var?ilk olarak bu bira mayası denilen abiler ne çok sıcakta ne de çok soğu
uzunca hayaller kurduktan sonra cesaret edip butik biradan başlangıç seti aldım. nasıl yapılacağını falan araştırdım ve çok heyecanlıyım. işe koyulmadan önce tecrübeleri arkadaşlara cevaplarından emin olamadığım birkaç sorum var?

ilk olarak bu bira mayası denilen abiler ne çok sıcakta ne de çok soğukta iş görmeyip tembellik ediyorlarmış. benim memleket normalde 15 20 derece arasında seyreder ve haliyle oda sıcaklığı da o şekilde. kış olması sebebiyle geceleri 10 dereceye düştüğü zamanlar olacak. bu durumda maya abilerimiz bu durumdan nasıl etkilenir? tatlarında bir değişim olur mu? bozulurlar mı? yoksa çok tepki vermezler de olgunlaşma süreçleri mi uzar?

ikinci olarak hanım kokar diye mırıldanıyor ama doğum günü hediyesi diye aldırtmış bulunduk, ses edemedi :)) yapım aşamasında ne kadar kokar? hanımla çok papaz olur muyuz?
0
burty
(04.01.18)
Maya konusunu çok iyi bilmiyorum, bilenler söylesin.

Koku yapmıyor çok fazla, yani kiti kurarken kovayı kapatana kadar mayanın kokusu yayılıyor ama kalıcı değil. Kova kapandıktan sonra zaten hava kilitli sistem olduğu için koku çıkmıyor dışarı.

Ek olarak, gözlemlediğim kadarıyla kiti kurarken hijyene ve kontaminasyon olmamasına ne kadar çok dikkat ederseniz o kadar iyi bira çıkıyor.

Edit: Ev biracıları diye bir grup var Facebook'ta, her soruya cevap veren insanlar bulunuyor. Maya konusunda bilen birileri vardır mutlaka.
0
kobuzchu kiz
(04.01.18)
kokmaz. dibine kadar girersen ancak alırsın kokuyu. zaten ağzı kapalı bir kova kokunun dışarı çıkma imkanı çok az.

bu iş çok keyifli ama bir o kadar da yorucu. daha doğrusu kocaman harflerle yazmak istediğim bir TEMİZLİK kısmı var ki. insan düşündükçe üzülüyor. ben de 6. kiti kurdum iki hafta önce. bu hafta üşenmezsem şişeleyeceğim.

ben evin bodrumuna inan merdivenlere koydum ve sabit 18 derece şu an kova.
evinizin sıcaklığı çok değişken ise tad anlamında biranızı etkileyecektir. sabit olması lazım. yok ben 10 derecede yapacağım bu işi diyorsan lager mayalar bu iş için uygun olur.

tabii benden daha çok kit yapmış abiler birazdan gelip daha güzel bilgiler verecektir sana. ama. bir önemli konu. şerbeti ve sıcak suyu koyduktan sonra lönk diye 19 litre suyu boşaltıp hemen mayayı eklersen olmaz.

-şekeri veya maltı bir litre suda erit
-şerbeti boşalt
-şerbet konservesinde kalanlar için kaynattığın iki litre suyu önce konserveye sonra kovaya boşalt
-19 litrelik suyu(10 litresi soğuk olsun) kovaya boşalt.
-kovanın kapağını kapat hava deliğini kapat ve kovayı çalkala.
şimdi bu aşamada mayayı eklemen gerekiyor. ama kovanın üzerindeki dereceye bak. eğer gösterge 25 dereceden yüksek ise soğumasını bekle kovanın öyle ekle mayayı. bu önemli bir kısım.
0
kablelvuku
(04.01.18)
15 derecenin altına düşerse süre uzayabilir. maya kolay kolay ölmez. ilk zamanlar ideal şartlarda kalmaya bak. ev çok soğuk değilse sıkıntı olmaz. olgunlaşma süresi uzayabilir, kovada 3 haftayı görebilirsin.

koku sıkıntısı olmaz. ben evde kullanmadığımız bir tuvaleti ayırdım, kasalar da kova da orada duruyor. bir koku sıkıntısı yok.

hanımın sevdiği tip biradan yap, bir iki denemeden sonra o senden çok sever. merak etme.
0
babilbaligi
(04.01.18)
@babilbaligi hahahha:) bugüne kadar bira ve şarap dışında her içkiyi içer ama bira ve şarabı sevemedi. bakalım birayı sevdirirsek evde şarap da yaparız :)
0
🌸burty
(04.01.18)
@ burty: benim hanım da bira sevmez idi. ne zaman ki canadian blonde ile tanıştı, ne zaman ki weissbier ile tanıştı işte o zaman işler değişti. şimdi o benden çok seviyor.

evet beraber şarap yapmışlığımız da var. gayet basit.
0
babilbaligi
(04.01.18)
oda sıcaklığının 10 derecelere düşeceğini sanmıyorum ama düşerse sadece mayalanma süresi uzar. en kötü ısıtma kemeri ve termostat alırsınız, geceleri kovayı ısıtırsınız. kova normalde kokmuyor ama kovanın olduğu odayı kapalı tutarsanız bir süre sonra kapıyı açınca koku geliyor, havalandırınca gidiyor. hava kilidinden çıkış olduğu sürece ses çıkıyor, kovayı yattığınız odaya koymayın, uyuyamazsınız.

butik biranın forumu var, orayı okuyun araştırın sorularınız çoğunun cevabı orada mevcuttur büyük ihtimalle.
0
inheritance
(04.01.18)
maya dediğin şey canlı, eğer 15 derecenin altı olur ise aktif olmazlar ve dolayısıyla bira haline gelmez. 2-3 hafta sonunda da bozulmaya başla. sıcaklığın 15 dereceye düşmediği bir odada yapman gerek bu işi.

tam tersi olarak da 25 dereceyi geçerse bu sefer de meyvemsi bir tad oluşur, meyve şarabı içiyormuş gibi olursun.

koku falan yok, kokması için hava alması gerek. hava alırsa da bozulur ve gerçekten kokar.
0
hosein
(04.01.18)
mayalar çalışırken ısı ürettikleri için, kovanın iç sıcaklığı, ortam sıcaklığından 2-3 derece yüksek oluyor. gündüz 15-20 derece arası sorun olmaz ama, gece 10 dereceye düşmesi sıkıntı. 21'in üstü sıcakta meyve aroması veriyor eşek herifler, 15 altı soğukta uyuyorlar. sizin 20-10 arası sürekli git gel yapması mayaların kafasını karıştırabilir, uyu uyan uyu uyan onlar da can nihayetinde. şaraptaki kadar sıkı bir kural olmasa da, ne kadar sabit sıcaklık o kadar iyi.

kovanın etrafını battaniye ile sararak biraz daha ısıtabilirsiniz. eğer strafor vs bulma imkanınız varsa içine sıcak su koyup ısı yalıtımı yapabilirsiniz ki eğer yaza doğru da devam edecekseniz strafor şart olacak. hele güney ve batı bölgelerde iseniz bırak yazı, nisandan itibaren strafor ve sabah akşam buz değiştirmek yaşamınızın bir parçası haline gelecek. (buradan hareketle, eğer ilk kiti beğenir de devam etmek isterseniz yaza kadar kovayı hiç boş bırakmayın ki, yazın buz gibi bira stoğunuz hiç bitmesin.)

biz ebeveyn banyosunu tahsis ettik kendilerine, orada fokur fokur takılıyorlar. çok çok çok hafif bir koku oluyor ancak bilmeyenin anlaması mümkün değil.

siz şimdi ilk heves, bekleme sürelerinin sonuna kadar sabredemezsiniz de. hemen açıp denemek isteyeceksiniz ama tadı, hacı emminin açık çayına benzeyecek, bu ne biçim şey diyeceksiniz. kitten kite değişmekle birlikte en garantilisi, 3 hafta kova+3 hafta şişede bekletmektir.
0
halanne
(04.01.18)
@halanne güzel deneyimler için teşekkürler. nisandan sonra mersin sıcağında insan zor yaşıyor, minicik maya kardeşlerimiz nasıl yaşasın. evin içi klima çalışmazsa 35 40 derece oluyor.

3 hafta konusunda çok uyarı alıyorum kesinlikle kurallara uyacağım. walter white abinin öğrencisi sayılırız :)
0
🌸burty
(04.01.18)
(5)

badem şekeri

Sesin
2 kg kadar badem şekeri alacağım da hem makul fiyatlı hem de lezzet ve hijyen (ve de mümkünse görünüm) açısından sıkıntısı olmayan bir marka arıyorum. deneyip memnun kaldığınız bir yer var mı acaba?cevaplayanlara teşekkürler şimdiden.
2 kg kadar badem şekeri alacağım da hem makul fiyatlı hem de lezzet ve hijyen (ve de mümkünse görünüm) açısından sıkıntısı olmayan bir marka arıyorum. deneyip memnun kaldığınız bir yer var mı acaba?

cevaplayanlara teşekkürler şimdiden.
0
Sesin
(04.01.18)
www.kurtuluskuruyemis.com.tr
Fiyatını karşılaştıracak kadar bilgim yok ama lezzet ve hijyen konusunda Kurtuluş'a güvenirim ben.
0
kobuzchu kiz
(04.01.18)
www.artukbey.com
Özellikle tarçınlı olan çok güzel.hijyen konusunda bilgim yok.
0
curukturpkokusu
(04.01.18)
artukbey +1
0
kablelvuku
(04.01.18)
mardin'e gittiğimde bayılmıştım mavimsi badem şekerleri nefis oluyor orada yemeye doymamıştım . artukbey.com sitesini bilmiyordum ben de sipariş vereceğim
tavsiye ederim .
0
devilone
(04.01.18)
makbul kuruyemiş
0
blacksky
(04.01.18)
(4)

Ağzı yüzü düzgün kitap sitesi.

mikahakkinen
Alt yapısı dinci olmayan ağzı yüzü düzgün kitap sitesi arıyorum. Kitapyurdu, babil siteleri dinci siteler. Sevmem. Şöyle arkası önü belli populist olmayan(d&r idefix) bir site olsun.
Alt yapısı dinci olmayan ağzı yüzü düzgün kitap sitesi arıyorum. Kitapyurdu, babil siteleri dinci siteler. Sevmem. Şöyle arkası önü belli populist olmayan(d&r idefix) bir site olsun.
0
mikahakkinen
(04.01.18)
Babil el değiştirdi +1
Eganba, Odakitap, Babil üçlüsü iyidir.
0
kobuzchu kiz
(04.01.18)
eganba
0
tepedeki psychedelic adam
(04.01.18)
BKM
0
simderun
(04.01.18)
pandora
0
111111
(04.01.18)
(5)

Ceyrek bilet son 3 rakam ikramiyesi

nickfury
Ceyrek bilete son 3 numarasına göre ikramiye çıkarsa 200 mü yoksa 50 mi ödenir? Ben 50 diyorum arkadaşım sitede son 3 rakamına göre 200 kazandınız, 200 alıyorum diyor. Dogrusu nedir?
Ceyrek bilete son 3 numarasına göre ikramiye çıkarsa 200 mü yoksa 50 mi ödenir? Ben 50 diyorum arkadaşım sitede son 3 rakamına göre 200 kazandınız, 200 alıyorum diyor. Dogrusu nedir?
0
nickfury
(02.01.18)
50
0
kobuzchu kiz
(02.01.18)
ödül o rakam dizimini içeren bütün biletlere çıkan ödüldür. çeyrek bilet demek o biletten 3 tane daha var demek, dolayısıyla toplamda 4 bilet 200 liralık ödülü paylaşacak demek oluyor. 200/4=50
0
Bruce
(02.01.18)
50 lira ödenir. siteden bilet numarasını sorguladığı zaman ödülün altında yazıyor zaten "Biletiniz tam ise ikramiyenin tamamını, yarım ise yarısını, çeyrek ise dörtte birini alabilirsiniz" diye.

i.hizliresim.com
0
nrmnm
(02.01.18)
arkadaşın bu yaşa iyi gelmiş.
0
lcha
(02.01.18)
git de al 200 tl'ni laga luga yapma uza de gitsin.
0
bana nicki gerek nicki
(02.01.18)
(3)

Dune okuma sırası

anumegha
Merhaba,Dune okuyanlara sorum. Bu seriyi kronolojik listeye göre mi yoksa yayınlanma sırasına göre mi okudunuz? Hangi kitaptan başlamalıyım? Kronolojik sıraHunting Harkonnens – Harkonnen Avı (Kısa Hikaye) (Kabalcı Yayınevi-2005)The Butlerian Jihad – Butleryan Cihadı (Kabalcı Yayınevi-2005)Whipping m
Merhaba,
Dune okuyanlara sorum. Bu seriyi kronolojik listeye göre mi yoksa yayınlanma sırasına göre mi okudunuz? Hangi kitaptan başlamalıyım?

Kronolojik sıra

Hunting Harkonnens – Harkonnen Avı (Kısa Hikaye) (Kabalcı Yayınevi-2005)
The Butlerian Jihad – Butleryan Cihadı (Kabalcı Yayınevi-2005)
Whipping mek – Dövüş Meki (Kısa Hikaye) (Kabalcı Yayınevi-2005)
The Machine Crusade – Makinelerin Seferi (Kabalcı Yayınevi-2005)
The Faces of a Martyr – Bir Şehidin Hatırlanışı (Kısa Hikaye) (Kabalcı Yayınevi-2006)
The Battle of Corrin – Corrin Savaşı (Kabalcı Yayınevi-2006)
Sisterhood of Dune (Türkçeye çevrilmedi)
Mentats of Dune (Türkçeye çevrilmedi)
Red Plague (Kısa Hikaye) (Türkçeye çevrilmedi)
Navigators of Dune (Türkçeye çevrilmedi)
House Atreides (1999) – Atreides Hanedanı (Kabalcı Yayınevi-2003)
House Harkonnen (2000) – Harkonnen Hanedanı (Kabalcı Yayınevi-2003)
House of Corrino (2001) – Corrino Hanedanı (Kabalcı Yayınevi-2004)
Wedding silk (Kısa hikaye) (Türkçeye çevrilmedi)
Dune Çöl Gezegeni (Sarmal, 1997/Kabalcı, 2008/İthaki, 2015)
A Whisper of Caladan Seas (Kısa hikaye) (Türkçeye çevrilmedi)
Paul of Dune (Türkçeye çevrilmedi)
The Road to Dune (Türkçeye çevrilmedi)
Dune Messiah – Dune Mesihi (Sarmal, 1997/Kabalcı, 2008/İthaki, 2016)
The Winds of Dune (Türkçeye çevrilmedi)
Children Of Dune – Dune’un Çocukları (Sarmal, 1998/Kabalcı, 2008/İthaki, 2016)
God Emperor Of Dune – Dune’un İmparator Tanrısı (Sarmal Yayınevi-1999) Dune Tanrı İmpratoru (Kabalcı Yayınevi-2009)
Heretics of Dune – Dune’un Kafirleri (Sarmal Yayınevi-1999) Dune Sapkınları (Kabalcı Yayınevi-2011)
Chapterhouse Dune – Dune Rahibeler Meclisi (Mavi Ada-2000) Dune Rahibeler Meclisi (Kabalcı Yayınevi-2012)
Sea Child (Kısa hikaye) (Türkçeye çevrilmedi)
Hunters of Dune (Türkçeye çevrilmedi)
Treasure in the Sand (Kısa hikaye) (Türkçeye çevrilmedi)
The Sandworms of Dune (Türkçeye çevrilmedi)
dune-inspired-artwork-1dut.com-5

Yayınlanma Sırası:

Dune Çöl Gezegeni (Sarmal, 1997/Kabalcı, 2008/İthaki, 2015)
Dune Messiah – Dune Mesihi (Sarmal, 1997/Kabalcı, 2008/İthaki, 2016)
Children Of Dune – Dune’un Çocukları (Sarmal, 1998/Kabalcı, 2008/İthaki, 2016)
God Emperor Of Dune – Dune’un İmparator Tanrısı (Sarmal Yayınevi-1999) Dune Tanrı İmpratoru (Kabalcı Yayınevi-2009)
Heretics of Dune – Dune’un Kafirleri (Sarmal Yayınevi-1999) Dune Sapkınları (Kabalcı Yayınevi-2011)
Chapterhouse Dune – Dune Rahibeler Meclisi (Mavi Ada-2000) Dune Rahibeler Meclisi (Kabalcı Yayınevi-2012)
House Atreides (1999) – Atreides Hanedanı (Kabalcı Yayınevi-2003)
House Harkonnen (2000) – Harkonnen Hanedanı (Kabalcı Yayınevi-2003)
House of Corrino (2001) – Corrino Hanedanı (Kabalcı Yayınevi-2004)
A Whisper of Caladan Seas (2001) (Kısa Hikaye)
Hunting Harkonnens – Harkonnen Avı (Kısa Hikaye) (Kabalcı Yayınevi-2005)
The Butlerian Jihad – Butleryan Cihadı (Kabalcı Yayınevi-2005)
Whipping mek (2003) – Dövüş Meki (Kısa Hikaye) (Kabalcı Yayınevi-2005)
The Machine Crusade (2003) – Makinelerin Seferi (Kabalcı Yayınevi-2005)
The Faces of a Martyr (2004) – Bir Şehidin Hatırlanışı (Kısa Hikaye) (Kabalcı Yayınevi-2006)
The Battle of Corrin (2004) – Corrin Savaşı (Kabalcı Yayınevi-2006)
The Road of Dune (2005) – Türkçeye çevrilmedi
Hunters of Dune (2006) – Türkçeye çevrilmedi
Sea Child (2006) (Kısa hikaye) – Türkçeye çevrilmedi
Treasure in the Sand (2006) (Kısa hikaye) – Türkçeye çevrilmedi
The Sandworms of Dune (2007) – Türkçeye çevrilmedi
Paul of Dune (2008) – Türkçeye çevrilmedi
The Winds of Dune (2009) – Türkçeye çevrilmedi
Wedding silk (2011) (Kısa hikaye) – Türkçeye çevrilmedi
Sisterhood of Dune (2012) – Türkçeye çevrilmedi
Mentats of Dune (2014)– Türkçeye çevrilmedi
Red Plague (Kısa Hikaye) (Türkçeye çevrilmedi)
Navigators of Dune (2016)- Türkçeye çevrilmedi.
0
anumegha
(02.01.18)
6 kitaplık orjinal seriden sonrasını okumadım. Diğer kitapları orjinal serinin kaymağını yemek üzere çıkarılan zorlama işler olarak görüyorum. Bu şekilde düşünmemde bu kitapları Frank Herbret'in yazmamış olması büyük etken. Bu bakış açısıyla önce orjinal seriyi sonra diğerlerini okumanı tavsiye ederim.
0
zombi
(02.01.18)
Ben de sadece frank herbert'in yazdiklarini okudum seri icinde. Bir de "the road to dune" hikayelerini okudum, sanirim o seriye dahil degil. Frank herbert oldukten sonra yazilan "prelude to dune" uclemesini de okumaya basladim ama yarida kaldi, 2018'de bitecek umarim. Ben bu kadar -gorece az- okumamla bile arrakis asigi oldugum icin sizin de oncelikle frank herbert'in orijinal dune serisi ile baslamanizi oneririm ^^
0
lamira
(02.01.18)
Sadece orijinal seri +1
0
kobuzchu kiz
(02.01.18)
(3)

Tavuk göğsü yemekleri

senolll
Merhaba,Tavuk göğsünü çok kurutmadan hangi yemekleri yapabilirim? Sulu yemekte sevmiyorum pek, bir de biber yok evde alamam da. Teşekkürler
Merhaba,

Tavuk göğsünü çok kurutmadan hangi yemekleri yapabilirim?
Sulu yemekte sevmiyorum pek, bir de biber yok evde alamam da.

Teşekkürler
0
senolll
(31.12.17)
uğraşırım diyorsanız tantuni gibi yapabilirsiniz onla lezzetli oluyor.
fırında papates, soğan vb. sebzelerle harmanlayarak pişirebilirsiniz.
biber olsaydı fajita da yapılabilir diyecektim.
0
jamiro
(31.12.17)
Kremalı tavuk göğsü. Varsa mantar soğan da koy
0
glamdr1ng
(31.12.17)
Üşenmezseniz fırında, mısır gevrekli

yemek.com
0
kobuzchu kiz
(31.12.17)
(25)

estağfurullah diyen bir kişi hakkında düşünceler

Bruce
konuşma esnasında estağfurullah kelimesini kullanan birinin muhafazakar ya da islamcı ya da akp'li kesimden olduğunu düşünür müsünüz? sadece bu kelime üzerinden soruyorum, kelimenin kafanızda yarattığı imajı merak ediyorum; ya da böyle bir imajı yok mu diyorsunuz?biliyorum birini söylediği tek bir k
konuşma esnasında estağfurullah kelimesini kullanan birinin muhafazakar ya da islamcı ya da akp'li kesimden olduğunu düşünür müsünüz? sadece bu kelime üzerinden soruyorum, kelimenin kafanızda yarattığı imajı merak ediyorum; ya da böyle bir imajı yok mu diyorsunuz?

biliyorum birini söylediği tek bir kelimeye göre etiketlemek doğru bir hareket değil, benim söylemek istediğim de tam olarak o değil zaten. mesela "bu kelimeyi kullanan biri kesinlikle ateist değildir" gibi düşüncelere vardırır mı kullanımı, onu merak ediyorum.
0
Bruce
(29.12.17)
Düşünmem. bence böyle bir imajı yok.

Bana göre, dinsiz kişiler de kullanabilir böyle kelimeleri. Toplumda çok yer edinmiş ve alçakgönüllülük ifadesi olarak yaklaşıyorum ben bu kelimeye.
0
mete kudur
(29.12.17)
Yani aslında kullanıldığı şekle göre tabii muhafazakar anlamı olabilir ama bazı kalıp hallerini ben de azılı ateist olarak kullanıyorum, zira tam uyuyor. Atıyorum yaşça büyük biriyle muhabbet ederken "biz de yaşlıyız tabii artık" fala gibi bir şey dediğinde oraya tam oturan kalıp bu :)
0
whoosie
(29.12.17)
Bana fonetik olarak çok sevimsiz geliyor ve evet muhafazakâr bir tınısı var. Ama Türkçe karşılığı yok sözcüğün, nadiren ben de kullanıyorum. Çok kullanan biri için muhafazakâr önyargısı oluşturabilir bende, özellikle yaşı çok büyük değilse.
0
kobuzchu kiz
(29.12.17)
Hayır, o kelimelerden biri değil bence.
0
nopnog
(29.12.17)
Hayır. Dini inanç, siyasi görüşten bağımsız herkesin kullandığı bir kelime bu. Daha doğrusu, "Bu kelimeyi kullanmaktan kaçınayımda beni dinci filan sanmasınlar." kategorisinde bir kelime değil. Mesela, hamdolsun böyle bir kelime bence, birisine nasılsın diye sorup hamdolsun iyiyim diye cevap alıyorsam, o kişinin muhafazakar dinci tayfadan olduğuna kanaat getiririm.
0
battal gemalmaz
(29.12.17)
Küçüklükten ve çevreden gelen alışkanlıklar bunlar.
Çok sık olmasa da kullanırım.
Bazen bir şey olur ağzımdan "inşallah" çıkar mesela bunu söyledikten sonra ben bile garipsiyorum.
Bunun gibi birkaç şey daha var kullandığım kendimden yola çıkarak kullananlarla ilgili de böyle düşünceler belirmiyor kafamda.
0
mutekebbir
(29.12.17)
Düşünmem. Ben de kullanıyorum çünkü. Muhafazakar değilim..
0
elorelia
(29.12.17)
"inşallah, maşallah, allah allah(şaşırma)" gibi kelimelerden farklı olduğunu düşünüyorum estağfurullahın, diğerleri cümlede anlam tamamlamak için, eşlikçi şeklinde kullanılıyor ve bu yüzden insanların kulağına takılmadan geçmesi normal. ancak estağfurullah daha direkt bir anlam içeriyor ve söylendiği gibi türkçe karşılığı yok. ayrıca kobuzchu kiz'ın belirttiği gibi fonetik açıdan "çok arapça". bu yüzden dikakt çekiyor ve üzerine düşünülüyor olabilir mi diye merak ettim.

ben çok kullanmak durumunda kalıyorum, yerine göre estapitipiti diyorum ama her duruma da uymuyor bu. bu yönde bir geri bildirim almadım, çok umursadığımdan da değil ancak genel bir mutabakat var mı diye sormak istedim; hepinize teşekkür ederim.
0
🌸Bruce
(29.12.17)
ateistim. ben kullanıyorum bu kelimeyi. içinde yaşadığınız kültüre ait kelimeler ister istemez dilinizde yer ediyor. dindarlıkla bir alakası yok haliyle.
0
synesthesia
(29.12.17)
yahu her şeyi etiketletme, fişleme huyu edindik toplum olarak buna çok üzülüyorum aslında.

ben de kullanıyorum ama bu benim (atmosferik) agnostik deist olduğum gerçeğini değiştirmez
0
rapon
(29.12.17)
bi ateist olarak ben de kullanıyorum. durduk yere çoşkür, rabbim, pismil, inş vs de kullanırım. inceden inceye ironi ve sarcasm niyetiyle yapıyorum bunu. karşımdaki insanın tek bir hareketine göre onu yargılamaktan kaçmaya çalışıyorum bazı özel durumlar dışında. misal, bir hayvana zarar verirse benim için insan değildir.
0
washe
(29.12.17)
Yok, bu kelimeyi kullanan kişi ateist/dinci/yobaz değildir (veya tam da öyledir) gibi kesin yargılara varamayız çünkü ülkemizde insanlar kelimeleri bilinçli kullanmıyorlar. Pek çok ateist valla inşallah gibi şeyler söyler mesela. Yani estağfurullah kelimesi bence bu anlamda bir mihenk oluşturmaz.
0
yaren
(29.12.17)
ateistim, cok sık kullaniyorum.
0
eriksatie
(29.12.17)
"maşallah, inşallah, vallahi, estağfurullah, Allah korusun..vs." kullanan ama her fırsatta inançları kötüleyen ateist bir hocam var. bu ve benzeri kelimeler kültürümüzün bir parçası olmuş. belirli kelime kalıplarını kullanan bir çevrede yaşıyorsan bir süre sonra sen de o kelimeleri kullanmaya başlıyorsun.

öte yandan selamün aleyküm kullanmayıp merhaba diyen, hayırlı günler yerine iyi günler diyen vs. muhafazakar tanıdıklarım var.

kısaca kişileri saçma sapan ölçütlerle belirli kalıplara sıkıştırmamak lazım.
0
yemrem
(29.12.17)
Vardırmaz. Ben ateistim gerektiğinde estağfurullah kelimesini kullanıyorum.
Kaynağı islam evet, ancak zamanla günlük kullanımımıza giren tevazu içeren nezaket ifadesi oldu estağfurullah kelimesi.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(29.12.17)
İnançsızım, ben kullanıyorum. Muhafazakarlıktan ziyade nezaket belirten bir sözcük olduğunu düşünüyorum. İstanbul ağzıyla konuşan insanlarda eskiden yaygınmış.
0
yirmisantim
(29.12.17)
bahsettiğin sıfatların tam tersi bir insan olarak ben söylüyorum, hakkımda böyle şeyler düşünen biri olursa da umrumda olmaz.
0
Apocalypse
(29.12.17)
düşünmem. özellikle yaşça büyük insanlarla konuşurken duruma daha uygun bir kelime bulamadığım oluyor. İki lafından biri estağfurullahsa bilemem tabi.
0
aquarium
(29.12.17)
Müslümanım dindarım ve kullanıyorum. Allahsız olup kullananlara da selamun aleykum Allahsız deyip kaçıyorum.
Not: Evet aşırı troll bir günümdeyim kusura bakmayın. xD
0
turkoglu
(29.12.17)
müslüman islamcı akpli falan değilim, arada kullanırım estafirullah diye. online ortamdaysam hatta estaf diye kısalttığım da olur.
0
yuto
(29.12.17)
daha neler, ya hu...
0
e haliyle
(29.12.17)
fazla alternatifi olmadığı için ateist olmama rağmen kullanırım.
0
legalize marijuana
(29.12.17)
ağır din karşıtıyım, ben de kullanıyorum estağfurlahı.

estağfurlah ne demek.
0
noluyo yaa
(29.12.17)
Kendimden yola çıkarsak, neredeyse sık sık kulanndığım bir kelime. Ne muhafazakarım, ne de AKP'liyim :)
0
simderun
(29.12.17)
Yok, ben de kullanıyorum, ateist sülalem de arada kullanır. 'Umarım' demek yoğunlukta olsa da, arada 'İnşallah' da derler. O inşallah'tan farklı görmüyorum.
0
aychovsky
(30.12.17)
(4)

90+ yaşlı için vitamin takviyesi

sahipsiz
merhaba, 90+ yaşlımız için devit-3 ve yanında kullanabileceği bir vitamin desteği almayı düşünüyorum.bu yaşta biri için zararlı olmayacak vitamin önerebilir misiniz? b12 alabilir mi? antidepresan ve tansiyon ilaçları kullanan biri kendisi.
merhaba, 90+ yaşlımız için devit-3 ve yanında kullanabileceği bir vitamin desteği almayı düşünüyorum.

bu yaşta biri için zararlı olmayacak vitamin önerebilir misiniz? b12 alabilir mi? antidepresan ve tansiyon ilaçları kullanan biri kendisi.
0
sahipsiz
(28.12.17)
Doktor değilim ama ihtiyacı olmayan vitamin alımı böbreklerini yorar sanki. Kan testi yaptırıp eksikleri tamamlamak daha mantıklı olmaz mı? B12 eksikliği yoksa vücut zaten atacak hepsini misal.
0
whoosie
(28.12.17)
whoosie +1
gereksiz ilaçla vitaminle böbreklerine yüklenmeyin o yaşta birinin.
0
kobuzchu kiz
(28.12.17)
90+ hastayı kan testine mi sokalım yani?
0
🌸sahipsiz
(28.12.17)
devit3ü ne kadar kullanıyor? toksik etkileri varmış. kendi kafanıza göre veriyorsanız o bile zrarlı olabilir.
0
sutlu nescafe
(28.12.17)
(20)

hayat kalitenizi yükseltecek bir şey önereyim mi?

istanbul kanatlarimin altinda
önerdim bile: scottybilmeyenler için özet geçeyim, über'in motorsikletli olanı. uygulamadan çağırıyorsun, motorcu geliyor, sana kaskını ve hijyen açısından kaskın içine giymen için boneni veriyor, alıyor nereye istersen götürüyor.az önce ilk defa kullandım. kadıköy'den Levent'e 18 dakikada geldim ve
önerdim bile: scotty

bilmeyenler için özet geçeyim, über'in motorsikletli olanı. uygulamadan çağırıyorsun, motorcu geliyor, sana kaskını ve hijyen açısından kaskın içine giymen için boneni veriyor, alıyor nereye istersen götürüyor.

az önce ilk defa kullandım. kadıköy'den Levent'e 18 dakikada geldim ve sadece 5 (beş) tl ödedim. çünkü bu aralar kampanya varmış. normalde ise 26 lira tuttu.

en zevkli kısmı ise elbette boğaziçi köprüsünden geçmekti.

reklam yapmıyorum, referans kodumu da paylaşmıyorum. sadece İstanbul'daki en aşağılık şey olan trafik sorununa çok güzel bir çözüm olduğunu düşündüm. belki siz de kullanırsınız dedim.

kullanın. kullandırın. sevgiler.

bu arada, soru başlıkta ;)
0
istanbul kanatlarimin altinda
(28.12.17)
beni öldürseler motora binmem canımı sokakta bulmadım.
0
sta
(28.12.17)
sadece istanbul gibi duruyor ama iyiymiş..
0
redeath
(28.12.17)
scotty'yi haftada ortalama 3-4 defa kullanıyorum. gerçekten çok ucuz. ve çok fazla promosyon oluyor. sürücüler çok kibar.
0
Rudy Baylor
(28.12.17)
@redeath şu an İstanbul ve İzmir'de kullanılabiliyormuş
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(28.12.17)
Ya bu Scotty'yi hep okuyorum ama tanımadığım bir sürücünün artçısı olmak fikri rahatsız ediyor.

Ben bir soru sorayım, koruma olarak sadece kask mı var? (Düzenli kullanıcı sayılacak motosiklet artçısıyım, en kısa yolda bile kask, ceket, eldiven, yol uzunca ise ayrıca dizlik kullanıyorum. Pantolon ve motor botu da eklenecek hatta bunlara.) Kask bile doğru büyüklükte değilse sıkıntılı çünkü, ikna olamadım hiç.
0
kobuzchu kiz
(28.12.17)
@kobuzchu kiz sürücü bana kask ve içine giymem için bone verdi. istersen dizlik de var dedi ama istemedim. üşüyor musun diye sordu 2-3 kere. üşüsem bana mont verir miydi, yoksa öylesine mi sordu bilmiyorum.

verdiği kaskın üstünde gözlük ve ağızlık gibi bir şey vardı. motorcular buna ne diyor bilmiyorum. köprüde çok rüzgar olunca ağzım yüzüm yamuldu, onları taktım.

kask ebatını bilmiyorum. bana oldu gibi ama belki de büyüktür.

en çok motoru beğendim. kocaman bir motordu scooter değildi.

valla yüzde yüz güvenli diyemem. sürücü kim bilir kim yani. sapık olabilir, hızlı sürebilir, dikkatsiz olabilir, başkası gelip çarpabilir. ama bu riskler karşılığında aldığım hizmet mükemmeldi, bence değdi. hayatta böyle adrenelinler lazım :D scotty'nin arabalı versiyonu olan blabla car'ı da çok severim mesela ve çok kullanırım. başıma hiçbir şey gelmedi bu güne kadar.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(28.12.17)
Motora binmek çok riskli. Az geç giderim arabayla ya da toplu taşımayla giderim. Hiç sevmedim fikri.
0
mor oje
(28.12.17)
Yükseltmedi:)
0
benaslindayohum
(28.12.17)
motora binmem +1
0
qazwsx
(28.12.17)
istanbulda 10+ yıldır motosiklet kullanan biri olarak ben ne kendim tanımadığım adamın motoruna binerim ne de sevdiğim insanı bindiririm.

gerçekten teklikenin ve risklerin hiç farkında değilsiniz.
0
orpheus
(28.12.17)
Ben de inanılmaz tehlikeli buluyorum, tanımadığım birinin motoruna binme ihtimalim %0 isterse bedava olsun.
0
roket adam
(28.12.17)
istanbulda motora binilmez.
hele başkasının motorunahiç binilmez.
0
herhaltibiliyoring
(28.12.17)
ay ne de tatlı canınız varmış ya :D nerde o eski çılgın gençlik. pii.

bu arada bu sabah da kullandım, gene gayet keyifli bir yolculuktu.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(29.12.17)
istanbul kanatlarimin altinda ve adrenalin dolu hayatı ya... :)
benim yaşam kalitemi sadece düşürmekle kalmaz bu öneri, sona erdirebilir. dolayısıyla yo dostum yoo.
0
evde liyakat kalmamis
(29.12.17)
içinizde bir tane mi yobaz olmaz arkadaş.
herkes mi ölüm tehlikesi olarak değerlendirmiş.

bunu tercih eden erkekse sıkıntı, kadınsa yine sıkıntı.
öyle bir mevzuymuş ki kadın erkek ayrımı bile yapamadım.

kız arkadaşın buluşmaya gelicek, önünde başkasının motorundan inecek.
hayali bile kabul edilemez.

tek yobaz olarak geldim ve geldiğim dünyaya gidiyorum.
tik'in de canı cehenneme.
0
güneyli çocuk
(29.12.17)
adamin hayat kalitesini arttirmaktan kasti bizi oldurmekmis :D
0
baldur2
(29.12.17)
@evde liyakat kalmamis hehe ya ne güzel bunu duymak ^^

@güneyli çocuk senin fikrin de böyle olabilir yahu niye tik atmayayım. sen kız arkadaşını bindirmezsin madem, gerçi o zaman buna binmek için senden izin alacak bir kız arkadaşın olması gerekir tabi. diğer yandan ben boğaz köprüsünden geçerken motorcuyla video çekip erkek arkadaşıma gönderdim, oha süper dedi. hem yani ne olabilir ki. 3 senedir aynı yastığa baş koyduğum, el üstünde tuttuğum, her şeyden çok sevdiğim sevgilimi 3 dakikadır tanıdığım motorcuyla mı aldatıcam :D saçma.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(29.12.17)
@istanbul...
benden izin alacak, kendi ayakları üzerinde bile duramayan bir kız arkadaş değil,
bunu kendine yakıştıramayıp, tenezzül etmeyecek bir kız arkadaş olması gerekir.

benim kimseyi yargıladığım yok. adamların fotoğrafları internette. hepsi temiz yüzlü insanlar zaten belli oluyor. bir girişim bu. e sizin niyetiniz de ortada. erkek arkadaşınızın güveni de ortada. tüm taraflar halinden memnunsa bana ok yemek düşer yani.
i.pinimg.com

have fun.
0
güneyli çocuk
(29.12.17)
bu soğukta nasıl yükseliyor yav o standart. montun içine gazete mi sokacağız?
0
bruceandwayne
(29.12.17)
@bruceandwayne ben de çok üşürüm diye düşünmüştüm ama üşümedim. bir de columbia marka eldiven, bacaklara koruyucu tozluk falan veriyorlar. bunlar baya tutuyor. özellikle tozluk hiç beklemediğim kadar iyi geldi.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(29.12.17)
(3)

Türkiye'de hediye kartları

nickfury
Mağazaların mesela Teknosa, migros, hepsiburada, lcWaikiki, Koton gibi markaların hediye kartları oluyor mu. Atıyorum 20 tllik, 30 tllik gibi? Oluyrsa da bildiğiniz hangi marka/mağazaların var
Mağazaların mesela Teknosa, migros, hepsiburada, lcWaikiki, Koton gibi markaların hediye kartları oluyor mu. Atıyorum 20 tllik, 30 tllik gibi? Oluyrsa da bildiğiniz hangi marka/mağazaların var
0
nickfury
(27.12.17)
Var var, migrosun var mesela. Hangilerinin var bilmiyorum ama internet sitelerine bakmak mümkün.
0
yaren
(27.12.17)
D&R'ın var, Mediamarkt'ın da var diye hatırlıyorum.
0
kobuzchu kiz
(27.12.17)
boyner' in de var.
0
evrimini tamamlamis hamambocegi
(27.12.17)
(11)

Kadın takıları

yaren
SelamBir tek bana mı saçma geliyor acaba, kadınların "güzel" takılar takarak "süs"lenmek için en değerli madenleri ve taşları seçmesi bana çok saçma geliyor. Teknolojinin ilerlemesinden önce niye tercih etmişler diye düşününce, daha ucuz malzemeleri niye süs diye kullanmadıklarını da anlayamıyorum.
Selam

Bir tek bana mı saçma geliyor acaba, kadınların "güzel" takılar takarak "süs"lenmek için en değerli madenleri ve taşları seçmesi bana çok saçma geliyor. Teknolojinin ilerlemesinden önce niye tercih etmişler diye düşününce, daha ucuz malzemeleri niye süs diye kullanmadıklarını da anlayamıyorum. Sizce neden?
0
yaren
(26.12.17)
gösteriş - albeni - bak kocişkom bana ne aldı - böyle gider...
0
hosein
(26.12.17)
çünkü pahalı ve herkes sahip olamıyor.
0
dedim ben sana
(26.12.17)
@hosein

Yani işte değerli madenler ve taşlarla nasıl gösteriş olabiliyor, mesela çok güzel bir modelde çok başarılı dikilmiş bir kıyafet daha kıymetli bence, çünkü kumaşın elde edilmesinden kıyafetin ortaya çıkarılmasına kadar her şeyiyle emek alın teri ve zevk. Çok daha kıymetli bence. Orda durup duran şeyi bilimsel amaçlarla kullansalar tamam kıymetli gelecek ama süs için gösteriş için kullanmak çok acaibime gidiyor.
0
🌸yaren
(26.12.17)
değerli taşlar olmadan önce de mücevherler vardı
medeniyet müzelerinde görebilirsiniz taş bilezikleri veya demir küpeleri
o zamanın kültürü o şekildeymiş, kadınlar illa ki bi takı takıyormuş. statü sembolu de diyebilirsiniz. dolayısıyla değerli taşlar ve madenler bulunduktan sonra da bunlar kullanılmış.
neden bilmem. ben de sevmiyorum takı takmayı şu anda ama bence çok da acaip değil.
0
interview with the vampire
(26.12.17)
çünkü değerli taşları herkes elde edemiyor. bu yüzden değerliler. bu sadece mücevherlerde olan bir durum değil, az olan kıymetlidir ve az olana sahip olma yarışı vardır. anlayamayacak bir şey yok.
0
pinkpeony
(26.12.17)
aslında aptalca. ama kadınlara sevgi gösterisi olarak başka bir canlının üreme organını aldığımız şu dünyada sorgulamaya değer bir detay gibi görünmüyor bana.

ne takacaklarını bana mı soracaklar?
0
babilbaligi
(26.12.17)
çünkü;

sevdikleri için.
0
naksidil
(26.12.17)
süs dışında, kadının bilinçaltı "değerli şeylere sahip olayım ve bu değerli şeyleri koruyayım, ilerde lazım olur" diyor da olabilir.

kadın erkeğe göre daha maddiyatçı ve tutumlu yapıda olmuştur her zaman. dolayısıyla bilinçaltında "ben bu altın küpeleri tutayım, dünyanın binbir türlü hali var, yarın öbür gün bir şey olursa satarım" demiş olabilir. bundan 50 yıl öncesini düşünelim. o zamanın kadınları zaten böyle düşünüyormuş. düğünde takılan altın bilezikler hem gösteriş, hem de yatırımmış onlar için.

ha madem yatırım, neden kola takıp geziyorlarmış bir kenarda saklasalarmış diyebilirsin. ama 50 yıl önce altınlarını çekmeceye koysalar evde çelik kapı yok, hırsız kolayca girer alır götürür, yakalanmayabilir. ama kola takıp gezdiklerinde hırsızın kadına zarar verip altınları alması gerekir, ve 50 yıl öncesinin hırsızı günümüz hırsızının aksine bundan korkar diye bir mantık yürütmüş olabilirler.

günümüzde zaten altınlar takıp gezme merakı pek kalmadı. 60+ teyzelerde görüyorum tombik kollarına altın bilezikler takıyorlar ama bizim jenerasyonda öyle bir şey yok ve olmayacak bence. bizde de tektaş furyası var, onun da hikayesi bu zaten: seyler.eksisozluk.com

umarım yakın zamanda böyle dış görünüşle gösteriş yapma merakı biter. hatta sanki eskiye oranla azalıyor gibi. sıfır makyajla çok güzel olan mankenler, güzelliğin kiloyla alakası olmadığını savunanlar, artık her markada bulunan salaş kreasyonlar falan. dur bakalım.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(26.12.17)
Çünkü az bulunan = değerli

Daha az geliri olan sınıflar cam, metal takılar kullanırken burjuvalar biraz daha az bulunan malzemeleri, üst sınıf zenginler ise elmaslar, zümrütler kullanıyorlardı çünkü sadece süs olsun diye değil, toplumsal konumunu da göstermeye yarıyor. (Tarih değiştikçe toplumsal sınıfların adı değişir, burjuva eklenir, köle çıkar falan ama gelir dağılımına göre her çağa uyarlayabiliriz.) Şimdi teknoloji gelişti, süper zenginler dünyanın bir köşesinde köle gibi çalışanların çıkardığı elmasları boynuna takıp gezerken orta gelirliler de gidip sentetik taş (swarovski vs) alıp kendimizi avutabiliyoruz.
0
kobuzchu kiz
(26.12.17)
Makyaj ile ne kadar güzel oluyorsa değerli takı ile de o kadar sahte süslü oluyor. En önce kendilerinin inandığı tamamen içi boş bi illüzyon. Her çağın her toplumun ayrı bi güzellik algısı var. Takı her zaman güç, statü vb şeyleri belirtmek için kullanılmış. İnci, yırtıcı hayvan dişi veya kemiği vb. Değerini yine topluluk belirliyor. Pırlanta benim için değersiz ve çirkin bi taşken, rüyalarını süslediği insanlar var.
0
hasmetizm 2046
(26.12.17)
Çünkü: almaya muktedir! olduğunu göstermek

HAyvaaannn gibi logolu kıyafet de bu anlamda mücevher statüsündedir.
0
SiyamkedisiZorro
(26.12.17)
(2)

turk.net

dieselsingle2
bana birisi cahile anlatır gibi anlatabilir mi? çünkü müşteri temsilcisi yok.evrakları gönderdim, aboneliği başlattım, turk.net'e hoşgeldiniz internetiniz kullanıma hazır mesajı geldi.Devre Numarası 88xxxxxxxxxDurum OFFLINEFiziksel Durum (VAE) kapaline yapmam gerekiyor şimdi?
bana birisi cahile anlatır gibi anlatabilir mi? çünkü müşteri temsilcisi yok.

evrakları gönderdim, aboneliği başlattım, turk.net'e hoşgeldiniz internetiniz kullanıma hazır mesajı geldi.

Devre Numarası 88xxxxxxxxx
Durum OFFLINE
Fiziksel Durum (VAE) kapali

ne yapmam gerekiyor şimdi?
0
dieselsingle2
(26.12.17)
Bu işlerden anlıyorsanız kendiniz, anlamıyorsanız bir elektrikçi/tamirci ile apartmandaki telefon kutusundan eve bağlantı çekeceksiniz. Evdeki hatta da modemi bağlayacaksınız.
0
kobuzchu kiz
(26.12.17)
Eve bağlantınız yoksa onu yapın. Sonra online hizmetlerden söyleyin işte offline gözüküyor falan diye derdinizi anlatın. Sonra Türk Telekom santral veya saha dolabı neyse işte oradan bir şeyler yapıyor ve internet geliyor.
0
catch the arrow
(26.12.17)
(31)

hala pinar'i protesto ediyor musunuz?

in vino veritas
yoksa "ilk uc gun ben de destekledim"cilerden misiniz?
yoksa "ilk uc gun ben de destekledim"cilerden misiniz?
0
in vino veritas
(25.12.17)
ediyorum tabii ki. bir ürününü bile alırsam beni siksinler.
0
Delay Fuze
(25.12.17)
boykot konusunda odun vermem. cunku elimden gelen sadece bu.
0
pide
(25.12.17)
ediyorum.
0
sopiro
(25.12.17)
protesto degil de unutmak gibi oldu bende. urunleri karsilastirirken pinarin fiyatina bakmiyorum bile. 1/4 fiyatina bile olsa almayacagim nasilsa.
0
imnotsureabout
(25.12.17)
Ilk gunden beri ediyorum pinar kullanan yerlere bile gitmemeye calisiyorum ama gecen kangal sucugunu neredeyse yari fiyatina satiyordu market indirimde aldim bi tane.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.12.17)
kesinlikle almıyorum. watsons'a da gitmiyorum.
0
cemallamec
(25.12.17)
Pide +1, tam olarak aynı şekilde düşünüyorum.
0
Bruce
(25.12.17)
Hala ediyorum. Geçenlerde dalgınlık ile süzme peynirini almisim; kasaya doğru giderken fark ettim. Hemen gidip değiştirdim. Bir daha evimize tek bir ürününü sokmam.
0
fraise
(25.12.17)
Ediyorum, artık marka olarak beynimden silindi zaten
0
mutlusismankedi2015
(25.12.17)
Ediyorum. Haddini öğrendiğinden emin oluncaya kadar devam.
0
muhayyer divan
(25.12.17)
Ediyorum.
Özellikle ediyorum hem de. Ödün vermek yok.
0
motley crue
(25.12.17)
ediyorum ürünlerini almıyorum.
0
sta
(25.12.17)
Ediyorum ve asla almıyorum. Alternatifi yoksa o ürünü de almıyorum.
0
mor oje
(25.12.17)
Yesss
0
[GODDARD]
(25.12.17)
Hiç etmedim, hâlâ etmiyorum. Ama Pınar da almıyorum çünkü dibimde Şok var onun günlük sütünü (Mis) içiyorum. O da gerçi 1 ay bozulmuyor nasıl günlük sütse.
0
i was made for you
(25.12.17)
Ürünlerini almamaya çalışıyorum ama 2-3 kez aldıktan sonra fark ettiğim ya da o anda daha iyisini bulamadığım için aldığım oldu açıkçası.
0
ms brownstone
(25.12.17)
ediyorum. sürekli alışveriş yaptığım yerlerde neden hala bunun mallarını getiriyosunuz diye laf söylüyorum.

bi de geçen karabiber alıyodum. baktım bağdat baharat var. lan dedim bunu da boykot ediyoduk. almadım.

turkcell'i kapatmadım ama. diğer tarifelerde sıkıntı yaşarım. yapacak bişi yok.
0
spirit crusher
(26.12.17)
yıllardır yörsan'ı, sütaş'ı bile protesto ediyorum. haliyle pınar'ı da. bu gidişle süt ürünü tüketemeyeceğim.
0
cevab veremedim
(26.12.17)
hayır etmiyorum yerli üretim her daim desteklenmelidir. boykot bence ırkçı emperyal güçlere karşı olmalıdır.
0
masumiyetkarinesi
(26.12.17)
Ediyorum. Zevkle.
0
amelie poulain
(26.12.17)
Yörsan ve pınar'a olan nefretim hep taze. Yalnızca Sütaş'a karşı zaafım var.
0
md11
(26.12.17)
bu arada eğer marketinizde varsa teksüt tavsiye ederim. gerçekten iyi firma.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(26.12.17)
adam erzincandan kuruyemiş gönderiyor, antepten baklava gönderiyor. bu tarz markaların ürünlerini tüketmenin gerçekten bir anlamı yok. erzurumdan peynir söylüyorum, şımarasım varsa karstan eski kaşar. hem kendi adamım kazanıyor, hem doğal ürün tüketiyorum. çocuğuma her gün yoğurt mayalatıyorum anneme.

gerek yok. çok acil durumda kalırsam kaşarı falan alıyorum. o da torku mümkünse. k
0
liriamer
(26.12.17)
ediyorum.
0
bass solo take one
(26.12.17)
eskiden bir numaralı markamdı özellikle süt ve aç bitir salamlarını kullanırdım şimdi almıyorum. trakyada süzülmüş kardeşler, alkanlar, aldoğru gibi yerel markalar var onları kullanıyorum. geri kalanlarda ise sek tercih ediyorum
0
tantunizade murat efendi
(26.12.17)
Evet.
0
hasmetizm 2046
(26.12.17)
Aç bitir salamını özlüyorum ama inatla almıyorum. Süt ürünleri zaten Sek varken Pınar almıyordum, bakmıyorum bile.
0
kobuzchu kiz
(26.12.17)
ediyorum. tohumuna para mı saydım sanki...
0
babilbaligi
(26.12.17)
kesinlikle devam.

bir yada iki kez zorda kaldığım için yoğurt fln aldım, o kadar.
0
izmirlimuh
(26.12.17)
Hala ediyorum. Akıllara kazındı artık Pınar.
0
peggy
(26.12.17)
Onu, yeşilli bankayı ve Maraşlı dondurmacıyı boykot ediyorum.
0
insomnia
(26.12.17)
(16)

Boşanmış aile çocuğu olanlara yönelik..

hayat aklini konusacak bir filozof uret
Eşimle boşanma kararı aldık, dilekçeyi verdik, işlem başladı. Çoğunuz biliyorsunuz bilmeyenler için yazayım, ikisi 35 li yaşlarda biri 20 yaşında 3 kızımız var. Bu yılbaşında son kez ailece birlikte olacağız, kardeşler yeğenler falan kalabalığız. İşte fotoğraf falan çekiliriz, anılar birirktiririz.
Eşimle boşanma kararı aldık, dilekçeyi verdik, işlem başladı.
Çoğunuz biliyorsunuz bilmeyenler için yazayım, ikisi 35 li yaşlarda biri 20 yaşında 3 kızımız var.
Bu yılbaşında son kez ailece birlikte olacağız, kardeşler yeğenler falan kalabalığız. İşte fotoğraf falan çekiliriz, anılar birirktiririz. Sonra yavaş yavaş kendi yollarımızı çizeriz.

Süreçte ve sonrasında çocuklara sıkıntı çıkaracak bişeyler olsun istemiyorum. Durumu biliyorlar ve olumlu bakıyorlar. Büyükler zaten yollarını çizdiler, bizlik pek bişeyleri kalmadı onları pek düşünmüyorum da küçük için sıkıntı olabilir mi bilmiyorum.

Çocuklar babalarının da benim de ihtiyaçları halinde onların yanında olacağımızı bilirler.
Bunun dışında aklıma gelmeyen, öngöremediğim şeyler var mıdır diye size danışmaya geldim. Tavsiyeleriniz, önerileriniz makbule geçer.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(25.12.17)
Bir uzmana danışabilirsiniz psikolojik destek için. Bu hali ile ne dense boş gibi. Yani çok üzülüyor ama belli etmiyor da olabilir, umurunda olmayadabilir hatta sevinebilirde. Bilemeyiz. Ya da karşınıza alıp konuşmayı deneyin açıkça.
0
veritaslibertas
(25.12.17)
Küçük de yeterince büyümüş olayı kabullenmek için bence. Geçmiş olsun.
0
cleric
(25.12.17)
Siz buradaki hepimizden daha tecrübeli daha bilgilisiniz, eminim her şeyi düşünmüşsünüzdür. Umarım tüm aileniz daha mutlu olur bundan sonra <3
20 yaş küçük değil, o da artık yetişkin biri ve eminim o da sizi (tabii eşinizi de) ve gerekçelerinizi anlıyordur.
0
kobuzchu kiz
(25.12.17)
Hergün huzursuz bir ailede olmaktansa; ayrı ayrı ama mutlu anne&baba ile olmak her zaman daha iyidir. O nedenle her iki tarafta da büyük bir problem de olmadığına göre, çocukların yaşı da algılayabilmek için oldukça müsait zaten. Hiç sorun olmayacaktır diye düşünüyorum.

Herkes için en hayırlısı olsun.
0
lcha
(25.12.17)
tam anlamıyla eşşek kadar olmuş onlar, bence rahatlıkla atlatırlar bu durumu.
0
hosein
(25.12.17)
Benim annemler de ben (ailenin en küçüğü) 25-26 yaşlarındayken boşandı. Açıkçası hiç sorun etmedik, zira mutsuzlardı. Annem, o mutsuz, hasta, hep sinirli kadın, kurslara katıldı, dışarıdan okulu bitirdi, hazır hissedince sevgili yaptı, seyahatlere gitti. İlişkimiz çok iyileşti, gerçek karakterini görmeye başladık adeta.

Sizin için de böyle olur umarım. Tabii onlar sizin yakınınız, derdinizi vs çekecekler ama klasik iki tarafın da birbirini kötülemediği, “aşkımız biter arkadaşlığımız bitmez” tarzı bir yaklaşım kızlarınızın da kafalarında ilişki kavramını oturtmasında etkili oluyor. Tabii, kendinizi ezdirmediğinizden eminseniz. Benim babam rahmetli sonradan evlenmesine rağmen, arada annemi ziyarete gelir, “anne sultan, hatun” vs diye seslenir karşılıklı çay kahve içer dertleşirlerdi.

Huzurlu olursunuz umarım. İyi şanslar!
0
sopiro
(25.12.17)
onların bir çok boşanmış aile çocuğu arkadaşları vardır.problem olacağını sanmıyorum çok duygusal düşünmeyin derim .
2 çocuklu boşanmış biri olarak üzerinizden büyük bir yük kalkacağını düşünüyorum .
0
devilone
(25.12.17)
tahmini 55 yaş civarı olacağınızdan boşanınca ne olacak süper bir hayatınız mı olacak,ne gerek var salla gitsin diyesim var.
0
jamswety
(25.12.17)
20 yaşında olan nerede kalıyor, yaşıyor? okuyorsa okuldan sonra (ya da şimdisi için de tatillerde, okul olmadığı dönemlerde) hemen iş güç bulamazsa da hem şimdi hem sonrası için sizle doğrudan alakası olmamakla birlikte arada kalmış hissedebilir, nerde kalıcam nasıl olucak; ya da ne bileyim mezuniyet sonrası iş arama süreci daha gerici olabilir. ya da ilişkisi olan birini sırf kendime has bir düzenim olsa daha iyi olur diye düşünerekten gereksiz aceleye getirebilir. o da sizden ziyade kendisine bağlı, hani içine kapanık değilse ya da gurur meselesi haline getirmezse oturulup konuşulmucak şey değil zaten, arada yoklarsınız ağzını bu tip şeylerle ilgili. bir de tabi boşandıktan sonra nasıl bir düzeniniz olacağı ile de ilgili bir mikdar bunların olması.
0
dafaisss
(25.12.17)
Aile kurumuna olan inançları azalacak. Orası kesin. Son yemeğinizde mutluluk tablosu çizmek yerine televizyonu ve telefonları kapatıp, bir masaya oturarak boşanmanızın nedenlerini eşinizle birlikte ayrı ayrı açıklayın. Çocuklarınızın her birine söz hakkı verin. Akıllarındaki soruları sorsunlar. Siz de dürüstlükle cevap verin. Bu işi en kolay böyle atlatırlar. Yaşlarının büyük olması duygusal olarak güçlü oldukları anlamına gelmez.
0
dissendium
(25.12.17)
Ay allah aşkınıza, “boşanınca ne olacak” diyen insanları dinlemeyin. Ben kendim de boşandım, anlatabilirim ne olacak.

Hayatını ve bireyselliğini önemsemeyen, kendine saygı duymayan insan lafı gibi geliyor “boşanınca ne olacak”. Evlenince ne oluyor ona bakarsanız? Şu duyuruda saçma saçma cevaplar gördüm, böylesine ilk kez denk geldim herhalde.

Boşanınca bir insanın duygusal yükünü artık taşımayacaksınız. Pasif agresiflikten kurtulma ihtimaliniz artacak. Kendinizi öfkeniz ve mutsuzluğunuz için suçlu hissetmekten vazgeçeceksiniz. Canınızın istediğini istediğiniz şekilde yaparak özsaygı, self-care ve bir nevi terapi ihtiyacınızı gidereceksiniz. Kendinize “ben de mutlu olmayı hakediyorum, benim fikirlerimin ve seçimlerimin bir manası var” diyeceksiniz. Hazır hissettiğinizde yine aşk dolu, şefkat veya tutku dolu, ne arıyorsanız o dolu bir ilişki yaşama şansı bulacaksınız. Yaşınız kaçsa kaç, benden büyüksünüzdür ama benim sizden daha uzun yaşayacağımın bir garantisi var mı?

Tavsiye verirken azıcık mantık yürütün lütfen.
0
sopiro
(25.12.17)
ben 20 yaşında bir ergenken annem babam boşansaydı bu kesinlikle umurumda olmazdı ne yalan söyleyeyim. şimdi boşansalar (27 yaşındayım) aman annemin yanında olayım, ay babam naptı acaba falan diye daha çok umursarım, arar sorarım. 20 yaşındaki kızınız muhtemelen arkadaşlarına “bizimkiler de boşanıyo yaa” falan diyecektir.

ha içten içe de üzülür belki ama artık o da kendi içindeki güçle atlatması gereken bir durum. şimdiye kadar güçlü ve hayattaki zorluklara karşı direnebilen kadınlar yetiştirdiyseniz hepsi bunu çok kolay atlatacaktır. eminim ki sizin kızlarınız da öyledir :)

madem kızlar kazık kadar olmuş, artık onları salın, kendinize bakın. asıl bu boşanma sonucu hayatı değişecek olan sizsiniz.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(25.12.17)
Cevaplar için çok çok teşekkür ederim. İçim daha bi rahatladı şimdi.

Boşanmayın diyen arkadaşlar, bu karar yeni bi karar değil. Epeeey eski bi tarihi var. Ufak büyüsün diye bekledim. Ufağın üniversite yarılandı gibi uzamazsa tabii.

Ben mental, ruhsal her yönden şimdi iyiyim. 36 yıllık evliliği bitirmek elbette çok kolay değil. Geçmişle ilgili olumlu, olumsuz şeyleri değerlendirdim, bazı şeyleri sindirip, hesaplaşmalarımı yapıp ondan sonra uygulamaya geçtim. Kolay olmadı tabii. Neyse ki nihayet oldu, bi ara başaramayacak gibiydim. Keşkelerle hesaplaşmak çok zormuş. Affetmek çok daha zormuş. Ne çok şey biriktirmişim içimde. Ne gerek vardı dedğim zamanlar çok oldu kendime kızdım, çocuklar için daha mı kötü oldu daha mı iyi oldu çok sorguladım...
Böyle işte.
Kısaca bu kararın geri dönüşü yok. Kalırsam kendimden vazgeçmiş olurum, çocuklarıma yanlış örnek olurum.

disendium, son yemeğimizde mutluluk tablosu çizmek değil olay. Boşandıktan sonra da belki benzer koşullarda toplanırız. Kavgalı küs ayrılmıyoruz. Böylesi daha iyi olacağı için ayrılıyoruz. Konuşmaları elbette yapacağız, bir bölüm konuştuk da zaten. İlk konuşma beni biraz zorladı, sonrası daha kolay olur sanıyorum.

üğpoıuy, canımsın, üzülme sen, ben şimdi gerçekten yaşamaya başlayacağımı hissediyorum. sopiro'nun annesi gibi kendime geleceğimi biliyorum. bu iyi bi karar benim için.
işte o içten içten meselesi düşündürüyor beni esas. umarım çocuklara da iyi karar olduğunu yansıtabiliriz.

tekrar teşekkürler herkese.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(25.12.17)
sopiro, 57 yaşındayım ben. yazdığın herşey o kadar anlamlı ki benim için..
kendim olmak evet ama şu var ki ben yapı olarak bir anneyim. kendim olmak annelikle bir gibi bişi benim için. kararı uygulamak o nedenle bu kadar uzun zamanımı aldı çünkü annelik, sorumluluk ağır bastı. belki de hata yapmışımdır bilmiyorum. neyse ne, ben hesapları kapattım artık.
şimdi bundan sonrası var.
çok çok teşekkürler :)
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(25.12.17)
boşanınca ne olacak nasıl saçma bi yaklaşım...

26 yaşındayım. aralarında sevgi veya paylaşım namına pek bişey kalmamış olsa da ailem boşansa üzülürdüm. ama siz sanıyorum benim annemden ve babamdan farklı bi profildesiniz. yani hayatınıza devam edecek donanımda birisiniz. hani eşten nafaka bekleyip kendini eve kapatacak birine benzemiyosunuz. bu açıdan bakınca sizin için doğru bi karar olduğunu onlar da görüyodur. hiç üzülmüyolardır diyemem. muhtemelen üzülüyolardır bence ama bu üzülme derde düşmek anlamında değil de hafif bi burukluk şeklindedir.

ayrıca sizi buralarda verdiğiniz cevaplarla görüyodum. mantıklı ve işe yarar. üzüldüm ne yalan söyleyeyim. boşanmak dünyanın sonu ya da bi başarısızlık göstergesi değildir. sadece mutlaka sizin için zor olmuştur, ona üzüldüm.

yeni hayatınızda başarılar ve mutluluklar.
0
elorelia
(25.12.17)
çocuklar; sizlerin, kendi yanlarında olacaklarını biliyorlarsa hiç bir sıkıntı yok. Çünkü herkes büyümüş. Herkes işini ele alabilir. Aklıma gelen ilk başta; bazı zamanlarda ikiye bölünmek olacak. Bir de ilerleyen tarihlerde çocuklarınızın evlilik durumlarında bir araya gelmek durumunda kalacaksınız. Kavgalı ayrılmadınız belki ama bazı çok konuşan akrabalar canınızı sıkabilir.
Boşanan aileler için benim gördüğüm kadarıyla aileler çocuğu şımartabiliyor. Çocuk büyük ama hiç bir şey olmaz fakat bir arkadaşım özel üniversitede okumuş. Anne baba ayrı. Hatta baba evlenmiş ama arada boşandığı eşinin evine de uğruyor. Çocuk anne baba arasında parayı buluyor. Kimde rahat ederse çapayı oraya atıyor. Eğlence, sefahat de cabası. Aklıma gelenler bunlar. Eğer çocuklardan birinin eğitim durumu varsa ayrıntılı olarak konuşun derim.
0
ceyhan prensi adana
(26.12.17)
(4)

Yüksek hızlı trende priz?

karacigerim vur kadehlere
Konya-Ankara yht'de priz var mi sevgili gezginler? Ya da bilet alırken, "şu kısımdan al." dediginiz yer varsa oradan alayım.
Konya-Ankara yht'de priz var mi sevgili gezginler? Ya da bilet alırken, "şu kısımdan al." dediginiz yer varsa oradan alayım.
0
karacigerim vur kadehlere
(25.12.17)
Önünde masa olan orta koltukların altında var, diğerlerinde yok.
0
kobuzchu kiz
(25.12.17)
masalılarda var.
0
naksidil
(25.12.17)
business al. her koltukta var.
0
babilbaligi
(25.12.17)
Business classta her koltukta var.
Economyde sadece masanın etrafındaki koltuklarda.
0
kayranin kedisi
(26.12.17)
(4)

kitap varyasyonları

melodica
arkadaş yakın zamanda kitaba merak sardım , azcık okuyum ediyim diye. bakıyorum sağa sola aynı kitabın bi 300 sayfalığı bi 500 sayfalığı var. sefilleri ortaokuldayken okumuştum 250 sayfa bişiydi. bi bakıyom şimdi 5 ciltmiş orjinali. bu nedir aga. nasıl kime güvenicem ben. donkişot okuyim diyorum ama
arkadaş yakın zamanda kitaba merak sardım , azcık okuyum ediyim diye. bakıyorum sağa sola aynı kitabın bi 300 sayfalığı bi 500 sayfalığı var. sefilleri ortaokuldayken okumuştum 250 sayfa bişiydi. bi bakıyom şimdi 5 ciltmiş orjinali. bu nedir aga. nasıl kime güvenicem ben. donkişot okuyim diyorum ama hangi yayınevinden hangisini alsam bilemedim. kaç sayfa bunun orjinal çevirisi kısaltılmamış hali. bi el atın okuyanlar.
0
melodica
(25.12.17)
Don kisot 950 sayfa falan orijinali. Okudugum yayinevini buliyim yazicam yeniden.
0
ykyt
(25.12.17)
İyi yayınevlerini (Can, İş Bankası, YKY gibi) seçin böyle klasikleri okurken. "Tam metinden çeviri" gibi de bir ibare yazar genellikle.
0
kobuzchu kiz
(25.12.17)
Yayınevine güven.Can,yky,iş bankası,iletişim,metis ise gözü kapalı al.
0
metinfk
(25.12.17)
Klasikler olunca birinci tercihin İş Bankası, ikinci tercihin İletişim, Üçüncüsü Can yayınları olsun. Yani İş bankasından yoksa İletişim, iletişimde de yoksa Can. Yky da iyidir ama protokol sırası bence bu olmalı hem Can yayınları hem İş Bankası yayınlarından aynı kitap mesela Suç ve Ceza varsa kesinlikle ama kesinlikle İş bankası tercih edilmelidir.
0
siyah giyen adam
(25.12.17)
(2)

çıktı alınabilecek en hafif kağıt

babilbaligi
gençler selam,şimdi biraz tuhaf bir soru ile karşınızdayım;benim çıktı almam lazım, ama çıktı aldığım kağıdın mümkün olduğu kadar hafif olması lazım. aldığım çıktı diyar diyar benimle gezecek, uçağa binilecek falan derken epey önemli.çıktı almayıp tabletten okumak seçenek değil, sınava girilecek ve
gençler selam,

şimdi biraz tuhaf bir soru ile karşınızdayım;

benim çıktı almam lazım, ama çıktı aldığım kağıdın mümkün olduğu kadar hafif olması lazım. aldığım çıktı diyar diyar benimle gezecek, uçağa binilecek falan derken epey önemli.

çıktı almayıp tabletten okumak seçenek değil, sınava girilecek ve sınavda dijital şeylere izin yok.

elimde bir adet canon lazer bir adet de epson mürekkep püskürtmeli yazıcı var. dışarıdan da alabilirim. para mühim değil.

en hafif olacak biçimde nasıl hallederim? çıktı alınacak en hafif kağıt ne var? ben bu kağıda kendim çıktı alsam olur mu? dışarıda mı aldırmam lazım? dışarıda ise, ankara'da nerede?

teşekkürler.
0
babilbaligi
(25.12.17)
saman kagit 10 gr daha hafif olabilir..
0
her giriste sifresini unutan adam
(25.12.17)
Saman kâğıtta baskı mürekkebi dağılabilir, deneyip görmek lazım. Ortalama bir kitap 70 gr 1. hamur kâğıda basılıyor. 1. hamur 55 gr kâğıt var sanırım en hafif. Saman kâğıt da 54 ya da 60 gr oluyormuş.

54 gr saman yerine 55 gr 1. hamur kâğıda çıktı alabilirsiniz. Okuma zorluğu yaratmayacaksa a4 kâğıdın bir yüzeyine yan yana iki sayfa olacak şekilde çıktı alırsanız yaprak sayısını yarıya düşürürsünüz, ince kâğıtta arkası gözükmüyorsa çift taraflı baskı alıp yaprak sayısını bir kez daha yarıya düşürürsünüz.

Büyükçe bir ozalitçiye gitseniz hallederler bence, kâğıtları da görüp deneyebilirsiniz orada.
0
kobuzchu kiz
(25.12.17)
(8)

maksimum 10 tl'lik hediye önerileri

posthighway
selam herkese. arkadaşlarla daha eğlenceli olsun diye 10 tl limit koyarak yılbaşı çekilişi yaptık. ilginç ve yaratıcı önerilerinizi bekliyorum
selam herkese. arkadaşlarla daha eğlenceli olsun diye 10 tl limit koyarak yılbaşı çekilişi yaptık. ilginç ve yaratıcı önerilerinizi bekliyorum
0
posthighway
(21.12.17)
Kırmızı tuborg
0
cinsi kisi
(21.12.17)
10 tl’lik sahte banknot
0
passion rules the game
(21.12.17)
Sinema bileti
0
EasyTiger
(21.12.17)
Ben komiklikler minnoşluklar yapmak için kalp şeklinde krep/omlet tavası aldım 10 lira limitli hediye olarak.
D&R, Miniso, Rossmann'a bakabilirsiniz.
0
kobuzchu kiz
(21.12.17)
10 tane kazı kazan
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(21.12.17)
kupa
0
sedat peker in yegeni
(21.12.17)
Mum
0
mutlusismankedi2015
(21.12.17)
Bim'den birkaç ürün alıp sepet hazirlayin
0
Crymeariver
(21.12.17)
(5)

iş görüşmesinde ik'cının mevcut alınan maaşı sorması ?

maden suyu
zaten çalışıyorum. farklı bir firmadan gelen teklif üzerine görüşmeye gittim ve başlıktaki durum yaşandı. bu soruyu sormaları normalmidir ? ben bugün sordular söyledim sonrada şu rakamı istiyorum dedim. normalde ne aldığım önemli değil beklentim şu filan mı demeli ?siz ne diyorsunuz / ne derdiniz ?
zaten çalışıyorum. farklı bir firmadan gelen teklif üzerine görüşmeye gittim ve başlıktaki durum yaşandı. bu soruyu sormaları normalmidir ? ben bugün sordular söyledim sonrada şu rakamı istiyorum dedim. normalde ne aldığım önemli değil beklentim şu filan mı demeli ?

siz ne diyorsunuz / ne derdiniz ?
0
maden suyu
(20.12.17)
Competitive maaş önermek için soruyor kurumsal yerler, bunu soruyorlarsa mevcut maaşınızın üzerinde bir teklifle gelirler zaten.
0
kobuzchu kiz
(20.12.17)
ben brütü net olarak söyledim. kimse de bir şey demedi. ama şuna eminim ben ne kadar yüksek söylersem onlar o kadar düşürmeye çalıştı. takma kafaya. rahat ol. her yerde sorarlar onu.
0
kablelvuku
(20.12.17)
hemen her işte ortalama maaşlar bellidir zaten. amaç sizin bu aralıkta hangi dilimden faydalandığınızı görmektir. bir de burada yapılacak en büyük hata yalan söylemektir. sonuçta sizin görüştüğünüz firmanın ik direktörü çalıştığınız firmanın ik direktörüyle kanka olabilir. en kötü ihtimal arayıp sorar karşı taraf da söyler zaten.

bana da soruldu tüm görüşmelerimde, ben de dürüstçe cevap verdim. size de önerim budur.
0
hosein
(20.12.17)
Durust ol diyenlere katılmıyorum. Elbette ki şişirilir. İk’cı kanka işleri falan... Kurumsal yerlerin yapacağı hareketler değil bunlar.
Piyasa aralığı dahilinde şişirilir.
0
lynda.com
(20.12.17)
soruldugunda brut + %10 ile cevap veririm minimum, durustluk her zaman ise yaramiyor malesef. soylememek itici bir tavir bence, sorulursa soylerim.
0
cooperr
(20.12.17)
(6)

Felsefe çeviren küçük veya orta boy yayınevleri

illuminatinin basindaki adam
Merhaba arkadaşlar ben illuminatinin basindaki adam youtube kanalıma hoş geldiniz. şimdi şöyle bir sorum var, çağdaş analitik felsefe yazınının birçoğu çevrilmemiş halde duruyor, özellikle ahlak felsefesi alanında. şimdi, bu tür çeviri önerisi yapabileceğim ve dahası çevirmen olmak için en azından b
Merhaba arkadaşlar ben illuminatinin basindaki adam youtube kanalıma hoş geldiniz. şimdi şöyle bir sorum var, çağdaş analitik felsefe yazınının birçoğu çevrilmemiş halde duruyor, özellikle ahlak felsefesi alanında. şimdi, bu tür çeviri önerisi yapabileceğim ve dahası çevirmen olmak için en azından başvurabileceğim yayınevleri var mı? çok bir beklentim yok çeviri için beni seçeceklerinden ama denemeye değer diye düşünüyorum, daha önce kitap çevirmişliğim var ufak bir yayınevi için, tamamen tecrübesiz de sayılmam, bölümüm de (ingilizce öğretmenliği/son sınıf) müsait. litera'yı düşündüm searle ve kripke çevirdikleri için ama ne kadar ilgilenirler meçhul. başka nereler var şansımı deneyebileceğim hem çevrilecek kitap hem de çevirmenlik için?
0
illuminatinin basindaki adam
(19.12.17)
MonoKL felsefe basıyor. Herhangi bir yayınevine çeviri önerisi yapmak mantıklı değil ama çevirmen olarak şansınızı deneyin tabii.
0
kobuzchu kiz
(19.12.17)
@kobuzchu kiz

Şimdi şey var, Türkiye'de dediğim felsefe geleneğine ilgi gösteren fakat eserler çevrilmediği için okuyamayan, okumuşların anlatımlarıyla yetinmeye çalışan bir kitle var. Biri bizden kitap önerisi isteyince bocalıyoruz eğer İngilizce bilmiyorlarsa, bunun yayınevleri için de bir fırsat olduğunu düşünüyorum. ki bu kitaplar kıyıda köşede kalmış kitaplar da değil, gayet bilinen ve birçoğu referans/kaynak kitap. O yüzden bir tüketici olarak böyle bir talepte bulunmak çok da absürd gibi gelmedi bana.
0
🌸illuminatinin basindaki adam
(19.12.17)
çevirmenliği bilemiyorum ama çevrilecek kitapla birsürü yayınevine gittim ben. hatta somut olmak adına çeviriyi yapıp öyle gitmiştim, olmadı en kötü arkadaşlara gönderirim okurlar diye de düşünerekten; alexander brener - the art of destruction kitabın ismi. birinde yüzyüze görüşebilecek muhatap bulabildim, mail ya da feysbuk hesabından yazılanlara zaten cevap veren olmadı. telefonla aradığımda da o yayınevinin bu şekilde iş yapmadığı minvalinde şeyler söylüyolar. velhasılıkelam bu işlerin içine çevirisiyle girdiğim kitabın felsefe kategorisine sokulup sokulmadığından emin değilim, türkiye için. belki sanat felsefesi denebilir. gerekçeli bir hayır cevabı da alamadığım için niye ilgilenilmediğine dair kendi tahminlerim dışında edindiğim bir veri olmadı; ama kitap da ikinci baskısı türkiyede çıksa mucize olur diye düşünüyorum ben, bir ihtimal kim la bu herif diye düşündürdüğü için de olabilir. ya da rusça aslından değil de ingilizcesinden çevirdiğim için olabilir. tabi bunları attığım çeviri örneği içeren mailleri okuduklarını varsayarak söylüyorum.

çeviri örnekleri ile (diyelim çevirmeyi düşündüğün kitabın ilk 10 sayfası, giriş kısmı, önsözü...) üzerinde konuşabileceğin malzeme olur elinde.
0
dafaisss
(19.12.17)
@dafaisss

ben çevrilecek kitapları alacak epey insan bulurum, satılmayacağını düşünsem hiç bulaşmam, o konuda da sıkıntı yok ama yayınevlerinin benim gibi amatörleri çok ciddiye almayacağını düşündüğüm için umutsuzum. emaillere cevap verseler yine iyi. ben birkaç kitabın ilk kısımlarını çevireyim biraz, umarım ilgilenen çıkar. hangi yayınevlerini denemeliyim peki?
0
🌸illuminatinin basindaki adam
(19.12.17)
Kıta avrupası görece daha çok çevriliyor (yine de o kadar temel eser eksiği var ki). Bunun sebebi atölye, dergi ve oradan da küçük yayınevi projeleri daha yaygın (mesela yukarıda zikredilen monokl bunlardan biri, ama küçük yayınevi ve bir yayın stratejisi var analitik felsefe basacaklarını sanmam). Yani adım adım, kolektif çabayla oluyor gördüğüm örnekler kadarıyla. Pek yakın olmadığım için analitik camiada böyle bir çaba var mı bilmiyorum. O sebeple doğrudan yayınevi adı veremem ama bir iki şey önerebilirim (asıl önerim kolektif bir atölye kurulmasını sağlaman olur ama eğer ona üşenirsen diye diğerlerine geçeyim).

İlk olarak önemli gördüğün isimlerin makalelerini hangi dergilerde çevirdiklerini kontrol et. Hem çeviren kişiyle hem de dergiyle projelerin için iletişime geç. O da olmazsa, türkiye'de analitik felsefe eğitimi hiç de az değil. Üniversitelerde bu alanda ders veren hocalarla iletişime geç. O da olmazsa makale çevirerek işe başla, 1-2 felsefe alanında dergiyle konuş, onlara makale çevir. Belki oradan ulaşan olur.

Yayın ve çeviri işi oldukça referansla dönen bir sistem. Bu sebeple bir yerden dalı tutmak için literatürü karıştırıp birileriyle iletişime geçmek gerekiyor.

Ama lütfen metni asıl olarak hangi dilde yazıldıysa o dilden çevir. Genelde iyi yayınevleri buna dikkat eder ama eğer olur da atlanırsa diye bunu da not düşeyim istedim.
0
protector
(19.12.17)
Bunu geçenlerde benzer bir şey isteyen bir arkadaşa da anlattım. Bir yayınevi siz "ben bu kitabı çevirdim, bassanıza," diye giderseniz sizi sallamaz ve bunun birden fazla nedeni var. Birincisi, eğer telifi düşmüş bir eser değilse o kitabın yayın hakkını satın almaları gerekir ki doların da yükselmesiyle epey para ödeniyor bu yayın haklarına. Sonra çeviri ücreti var, kapak tasarımı, kâğıdı, matbaası var. Basacağı kitabın kâr etmesini geçelim, kendi maliyetini çıkaracak kadar satması gerekir en azından. Sizin "satın alacak epey insan bulurum" demenizin yayınevinde bir karşılığı/anlamı yok.

Öte yandan, ben tanımadığım çevirmenlerle çalışacaksam referans görmek istiyorum, deneme metni gönderiyorum ve benim verdiğim kitabı çevirmesini bekliyorum. Başta bahsettiğim gibi, çevirmen bir kitap önerebilir ama yayınevi o kitabı almak istemez. Ya da başka bir ihtimal, basılmasa bile o kitabın yayın hakkı satın alınmış olabilir; hatta yazar ya da yabancı yayıncı kitabı satmaya yanaşmayabilir (oluyor böyle şeyler). Yani, sizin gittiğiniz yayınevlerinin hem kitapla ilgilenmeleri, yayın programlarına uygun bulmaları, hem de yukarıda saydığım her koşulla uğraşmaları gerekir. Bütün bu nedenlerle, yayınevlerine böyle bir öneriyle giderseniz olumlu cevap almayı pek beklemeyin.

Edit: Ha bir de, kitabı çevirip arkadaşlarınıza göndermeye, internette dağıtmaya kalkışmayın. Yazarın/orijinal yayımcının Türkiye'de temsilcisi bir ajans varsa önce onlarla, sonra esas yayımcıyla yasal mecrada karşılaşabilirsiniz telif ihlalinden.
0
kobuzchu kiz
(19.12.17)
(3)

hangi internet sağlayıcısı daha iyi ?

burchak
merhabalar, eve internet bağlatmayı planlıyoruz, ancak hangisi sağlaycı daha iyi bir fikrim yok. oturduğumuz yerde maalesef fiber ve kablolu tv kullanımı mevcut değil :(.aylık 120-130 gb gider gibi tahmin ediyorum. tavsiyeleriniz ?
merhabalar, eve internet bağlatmayı planlıyoruz, ancak hangisi sağlaycı daha iyi bir fikrim yok. oturduğumuz yerde maalesef fiber ve kablolu tv kullanımı mevcut değil :(.

aylık 120-130 gb gider gibi tahmin ediyorum. tavsiyeleriniz ?
0
burchak
(19.12.17)
Fiber ve Kablo yoksa diğerleri aynısının laciverti.
Türk.net çok övülüyor ama biz başvurup iki ay sonunda hâlâ eve sinyal gelmemesi ve hiçbir şey yapmadan "sorununuz çözülmüştür" diye arıza kaydını kapatmaları ve kullanamadığımız hatta bir de fatura göndermeleriyle yeter lan deyip iptal ettik.

Kablo altyapısı sokaktan geçiyorsa ama apartmana gelmiyorsa başvuruyorsunuz bir haftada projelendirip, tertemiz hat çekip, kırdıkları döktükleri yerleri düzeltip, temizleyip bağlantı yapıyorlar. (Apartmanın onayı gerekiyor tabii.) İmkân varsa bunu öneririm ben.
0
kobuzchu kiz
(19.12.17)
her semti gectim her apartmana gore bile degisen bir durum. fiber olmadigi icin yok santrale uzaklik, yok ankastre bok pusur bir suru sey var.

en temizi apartmandaki kullananlardan yardim rica etmek. hizi falan test edersiniz, cok kopuyor mu diye sorarsiniz falan.
0
brkylmz
(19.12.17)
Fiber ve kablo yoksa bütün firmalar telekomun altyapısını kullanıyor, adsl ya da vdsl olacak bağlantınız.

Superonline taahhütüm bittiği için turknete geçiş yaptım, taahhüt yok, AKN yok, 35 mbite kadar hız verecekler (hattın ne kadarını desteklerse) 59 TL.

1000 dk da sabit hat veriyorlar her yöne geçerli gsm dahil.

Taahhüt olmaması denemek için iyi bir fırsat, sitesini kurcala hemen arıyorlar. Adresini ver verebilecekleri hızı öğren (ki bu hız bütün adsl - vdsl sağlayıcılarda aynı olur)
0
John Bloor
(19.12.17)
(33)

bizde chritsmas yok diye

dedi ayca
Bizde chritsmas yok diye üzülüyor musunuz? Lütfen dini tartışma ortamına çevirmeden cevap verin masumane soruma.Sizi bilmem ama senelerce göre izleye imrenmeye başladım (başladım dediğim 5-6 senedir fiili olarak üzülüyorum) :( Ne olurdu hot coco'muzu yapıp 1 hafta evimizde yünlü kırmızı çoraplarla o
Bizde chritsmas yok diye üzülüyor musunuz? Lütfen dini tartışma ortamına çevirmeden cevap verin masumane soruma.

Sizi bilmem ama senelerce göre izleye imrenmeye başladım (başladım dediğim 5-6 senedir fiili olarak üzülüyorum) :( Ne olurdu hot coco'muzu yapıp 1 hafta evimizde yünlü kırmızı çoraplarla otursak, sevgilimizle, ailemizle yemekler yapsak, güzel Christmas şarkıları dinlesek?

Hayatımda her şey tamam bir Christmas eksik gibi konuşuyorum ama olsun güzel olabilirdi. Belki bir gün doya doya Christmas'layabileceğim bir yerde yaşarım :(
0
dedi ayca
(19.12.17)
hiç üzülmüyorum ya ne yalan söyliyim, aşırı önemli bişiy değil. ama olsa sevinirdim çünkü sonu güzel bi yemekle biten anlamsız şaklabanlıkları çok severim.
0
evde liyakat kalmamis
(19.12.17)
Üzülmüyorum ama imreniyorum. O sıcak ortamın ki, hele bir de dışarıda lapa lapa kar yağıyorsa, güzel şarkılar eşliğinde zevkini çıkarmak istiyorum ben de.
0
simderun
(19.12.17)
üzülmüyorum ama avrupa'da kasım sonundan aralık sonuna kadar süren şenlik havasına imreniyorum. daha geçen arkadaşla bunun konuşmasını yaptık. adamlar eğlenmeyi biliyor. biz bayramlarımızı bile neşeli bir ortamda geçiremiyoruz. hep stres karmaşa. Weihnachtsmarkt kültürü bence muhteşem bir şey.
0
burya
(19.12.17)
Hayır
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(19.12.17)
eh ramazan ya da kurbanda atlayıp tatile giden zihniyet x-mas'ta da biryerlere tatile giderdi diye düşünüyorum.

imrenmek yerine elindekileri değerlendirebilirsin.

not olarak da ateistim ancak bayramlar aileyle/sevdiklerinle değerlendirilmeli diye düşünüyorum.
0
hosein
(19.12.17)
Keske bizde de olsa :)
0
chitosan
(19.12.17)
Üçaylar var bizde. Daha uzun :)

Şaka la şaka... gülmenin mutlu olmanın uğursuzluk getirdiğine, günah olduğuna inanan toplumdan ne bekliyon.
0
insomnia
(19.12.17)
yooo
0
elorelia
(19.12.17)
Valla benim çok daha büyük ve önemli dertlerim var şimdi kırmızı don dert edemicem.
0
yaren
(19.12.17)
Yoo üzülmüyorum. Yılbaşı, bayram vs de sevmiyorum zaten. Grinch gibi, moodkiller gibi takılırdım christmas olsa.
0
kobuzchu kiz
(19.12.17)
1 hafta 10 gün tatil yapamadığımıza üzülüyorum
0
dafuq
(19.12.17)
Bizim kültürümüzde eğlenme yok. Dini kökeni ne olursa olsun adamlar her bayramı insanı hale getirip günümüz dünyasına adapte etmiş. Misal kurban bayramı hala bin yıl önceki gibi kutlanıyor, deforme edip herkesin inek kılığına girdiği Halloween tadında bir şey olması lazımdı. Biz hala köylü gibi sokakta inek devirmeye falan çalışıyoruz.

Evet üzülüyorum.
0
doxanikee
(19.12.17)
Türkiye’deki yabancılarla bir kere tam olarak yaşadım christmas’ı ve ondan sonra hep diyorum keşke bizde de olsa diye.
0
catch the arrow
(19.12.17)
ortadoğu coğrafyası oldukça neşesiz bir bölge. Bunun sebepleri de yok değil, savaş burada hiç bitmedi. Geçim sıkıntısı (toplumun büyük kesiminde) hiç bitmedi. bunun yanında eğlenmek ekonomik olduğu kadar biraz da kültür işi. İnsan parasız eğlenemez demiyorum ama; insanın neşesini, eğlenme isteğini baltalayan sıkıntıları varken, eğlenmek zor oluyor.

x-mas istemez miydim? çok isterdim.
0
rahip janick
(19.12.17)
ben üzülüyorum. normalde kronolojik olayları sevmem ama etkinlik olarak hoşuma gidiyor. keşke bizde de olsa.
0
giovanne
(19.12.17)
İsveç'in %80'i agnostik ateist falan. Kısaca adamların zerre alakası yok hristiyanlıkla. Ama burda noel neredeyse bir ay boyunca kutlanıyor çünkü o kara kış başka türlü geçmiyor. E ben de kutluyorum, çam ağacı aldım süsledim. Christmas birası, christmas kolası, Christmas keki şarabı vs götürüyorum evde. Olayın dini hiçbir boyutu yok, kültür olarak gelenek olarak bakılıyor ve Christmas şarkıları, filmleri falan gayet güzel.

Bizim bayramlarla karşılaştırmak istemiyorum çünkü bizim insanımız bilmiyor eğlenmeyi, iyi vakit geçirmeyi malesef.
0
bos gezenin bos ustasi
(19.12.17)
İçerik ve eğlence olarak cadılar bayramı ya da meksikalıların ölüler günü daha eğlenceli görünüyor, bunlara benzer karadenizde rumlardan kalma kalandar geceleri/kutlamaları var bu da içerik olarak zayıf kalıyor.

Yani isterdim böyle eğlenceli şeyler olsun
0
freebird5406_2
(19.12.17)
olayı biz eğlenmeyi bilmiyoruz noktasında ele alırsak bizim eğlenmekten önce farklı ihtiyaçlarımız olduğu için böyle görünüyor. toplum olarak refah seviyesine ulaşamadığımız için bizim bayramlarımız karın doyurmak odaklı geçiyor, geçim derdim olan insanın kafasına kukuleta taktırıp o pırt pırtlardan üfletmek çok zor. kurban kesip et yiyor, baklava yapıp tatlı yiyoruz. aşure de böyle, kandil simidi de böyle. aç insanların eğlenmekten başka dertleri oluyor yani.

soruya cevap vermek gerekirse;
@kobuzchu kiz +1
0
Bruce
(19.12.17)
Olaydı iyiydi tabii, tüm dünya ile aynı anda tatlı bir telaşa girerdik falan, ama yok diye de üzülmüyorum pek. Zaten artık resmi olmasa da Christmas tadında geçiyor Aralık ayı.
0
i m cool with that
(19.12.17)
ben üzülmüyorum. bizde kavurmamızı yapıp sıcak pilavın yanında mutlu huzurlu ailemizle oturabiliriz. yani ne yönden baktığına bağlı. sırf yurtdışında yapılıyor diye özenilen şeyler bence christmas ruhu falan hikaye. anamın koynunda baklava yemek şahane !!!

böyle böyle bizim bayramlarımızı küçümsediğimiz önemsiz bulduğumuz için içi boşaldı resmen kimsenin kimseyi aramadığı herkesin tatile gittiği değişik bişeye dönüşmeye başladı.
0
ferrarimizolaydisatardik
(19.12.17)
Kutluyor olsak bile ulkede kriskis spirit kalmamis olurdu ama guzel bi krismis spiritle tabii isterdim. Sirf adet gelenek olarak tabii dini boyutu sebebiyle deyil
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(19.12.17)
Evde tek başına izlediğimiz için imreniyoruz evet. Christmas o film çünkü. Karlı yemekli aileli falan.
0
brad pitt
(19.12.17)
@hosein +1 Aklıma bile gelmez.
0
mslny
(19.12.17)
Sokaktaki korolar Silent Night'i söylerlerdi evde eggnog içip ördek tüketirdik
0
Sandman
(19.12.17)
İmrenmek yerine elindekileri değerlendirebilirsin+1

Valla çalıştığım şirket yurtdışı kökenli, zaten tatilimsi oluyor o dönemler. Kış zamanını evdeysek tchibo görünümünde geçirmeyi seviyorum. Chistmas ile ilgisi yok. Şeker ve Kurban bayramında da normalde kek pişmeyen evde kekler, kurabiyeler ev gezmeleri oluyor. Yaz zamanı biraz daha zor oluyordu, mevsim normalleştikçe kutlamalar güzelleşiyor.
0
SiyamkedisiZorro
(19.12.17)
Üzülmüyorum.
Bu tarz günlerden genel olarak hoşlanmam.
Belli başlı şeyler var o özel zamanlara ait onları severim.

Mesela Ramazan'ın en sevdiğim yanı pidedir. Ramazan pidesine bayılırım.
Kandillerdi kutlamam ama kandil simidini çok severim.
Mevlüt menüsüne aşığım mesela yeri gelmişken onu da söyleyeyim (tavuk pilav + ayran+ baklava).
Chritsmas umurumda bile değil ama ağaç süslemek en büyük hobilerimden biri.

Neyse çok uzattım kobuzchu kiz +1 diyorum kısaca.
0
mutekebbir
(19.12.17)
ya sen bayramlıklarını giyip evde kös kös oturmadın mı? aynısı işte.
0
dedim dedim de kime dedim
(19.12.17)
festivus for rest of us
0
ravenudon
(19.12.17)
Noel yok diye üzülmüyorum fakat bir Noel çarşısının dahi kurulamıyor olmasına üzülüyorum. Yabancı bir arkadaş sormuştu (agnostikti) İstanbul'da Hristiyan eşraf nereye kuruyor Noel çarşısını gideyim bir gezeyim diye, cevap verememiştim. O zamana kadar da düşünmemiştim. Yani bu şehir Ayasofya'ya, en meşhur kiliselerden birine (yapılış amacı ile) ev sahipliği yapıyor ve 20. yüzyıla kadar Hristiyan nüfusu hep daha fazla olmuş bir şehir nihayetinde. Beni üzen şey, geriye kalan Hristiyan nüfusun bir çarşı dahi kuramaması, hadi diyelim ki kurdular pinhan şekilde, düzenli ve duyurarak yapamamaları. (Otellerde yapılanlar sayılmaz, bu iş sokakta oluyor.)
0
testis agrisi
(19.12.17)
Yok, üzülmüyorum. İnançsızım.

Biz eğlenmeyi bilmiyoruz diyen arkadaşlara katılıyorum. Batılılar müslüman, biz hristiyan olsaydık, onlar yine dini bayramları, özel günleri bir şekilde festivale, görsel şölene, eğlenceye cevirirlerdi. Biz de bu sefer müslümanlar ramazanı 1 ay boyunca çok güzel yaşıyorlar, festivaller müthiş oluyor der, biz de olmamasına üzülüyor musunuz diye sorardık kendi aramızda.
0
battal gemalmaz
(19.12.17)
Hayır ama Hristiyanların da kutlayabilmesini isterdim. Gerçi alışveriş merkezleri, reklamlar vs hep Noel temasında hazırlanıyor da yeterli değil sanırım.

@Hosein +1 diyorum ama daha da genişletmek isterim. Bizim bayramlarda yurt dışına/şehir dışına gidip tatil yapanlar bunun nesine özlem duyuyorlar acaba, çok merak ediyorum. Belki İslam ile ilgisi olduğu içindir. Bir de kendi kültürümüzü unutuyoruz. Mesela annemler anlatıyordu, Hidrellez zamanında yumurtaları boyuyorlarmış soğan kabukları ile. Ben çok isterdim bu kültür devam etsin. Nevruz da kıymeti bilinmeyen değerlerden. Ama olsun Noel daha güzel, tıpkı Halloween gibi, baby shower gibi. Çünkü Orta Doğu ürünü değil bunlar. Hz İsa da İngiliz idi bu arada.
0
m e b
(19.12.17)
Bayramlarda tatile gidenlerin noele imrenmesini ikiyuzluluk olarak goruyorum. Adamlar baska ulkede de olsalar, asiri sosyal, asiri asi, asiri seyahat eden insanlar da olsalar noelde evlerine gidiyorlar. Aileleriyle bir araya gelip evde yemek yiyorlar, hediyelesiyorlar. Bu kadar aslinda.
Noel pazariysa her yerde yok zaten, genel olarak orta avrupa'da var. diger taraflarda olanlar turizm pastasindan pay alinabilmek icin acilmis olanlar.

Bu arada noel tatili bir hafta degil, 3-4 gun filan. Bir de tabi ki her yerde kar yagmiyor ahsjsj mesela avustralya'da da noel kutlaniyor ama orada yaz. Ya da arjantin vs.
0
kuehles blondes
(19.12.17)
hollywood'un pompaladığı yün kazak, şömine ve kar yağışıyla christmas ruhunu aramıyor değilim. ama hayat filmlerdeki gibi değil ne yazık ki.
0
bir sevgi faresi jamal
(19.12.17)
(3)

Harcamaları Alt Alta Toplayan Kaydeden App

bos gezenin bos ustasi
Var mı böyle bir android uygulaması? Çok basit biçimde ben rakamı gireceğim alt alta, aylık harcamalarımı mesela. O toplayacak altta toplam verecek falan?
Var mı böyle bir android uygulaması? Çok basit biçimde ben rakamı gireceğim alt alta, aylık harcamalarımı mesela. O toplayacak altta toplam verecek falan?
0
bos gezenin bos ustasi
(18.12.17)
excel.
0
dedim ben sana
(18.12.17)
Bruce
(18.12.17)
play.google.com bunun ios'unu kullanıyorum, memnunum.
0
kobuzchu kiz
(18.12.17)
(7)

Özel isim telaffuz sitesi

speedy
Normalde Cambridge dictionary kullanıyorum, özel isimler yok bildiğiniz gibi. Stephen stivın, Leonard Lenıt mış ya la meğersem:) Bu tarz özel isimleri telaffuz için güvenilir site tavsiye edebilir misiniz? British English için özellikle. Teşekkürler
Normalde Cambridge dictionary kullanıyorum, özel isimler yok bildiğiniz gibi. Stephen stivın, Leonard Lenıt mış ya la meğersem:)

Bu tarz özel isimleri telaffuz için güvenilir site tavsiye edebilir misiniz? British English için özellikle. Teşekkürler
0
speedy
(18.12.17)
simderun
(18.12.17)
@simderun eyvallah, yoklukta gider de, pratik değil, site biraz fazla karışık, britiş - Amerikan ayrımı net değil
0
🌸speedy
(18.12.17)
Rica ederim. Ben Youtube'u da kullanıyorum bazen. Onun dışında maalesef başka site bilmiyorum. Belki tureng.com de işinize yarayabilir. En azından Amerikan aksanı ile İngiliz aksanı net bir şekilde ayırlıyor.
0
simderun
(18.12.17)
Forvo'ya +1 vermeye geldim.
tr.forvo.com sözcüğe gidince her kaydın yanında US ya da UK bilgisi var, hatta daha çok telaffuz edilen sözcüklerde Kanada, Avustralya vs. de çıkabiliyor, çok seviyorum ben.
0
kobuzchu kiz
(18.12.17)
blue_heart
(18.12.17)
youglish diyecektim bari gelmisken +1 diyeyim.
0
brkylmz
(18.12.17)
youglish +1.
0
kulagina kupe olsun
(18.12.17)
(3)

Freelance yapılan işler nelerdir ?

sorunvar
1-Çeviri yapmak 2-Mimari projelerde çizim falan vb Aklınıza gelen iş kolları nedir ?
1-Çeviri yapmak
2-Mimari projelerde çizim falan vb

Aklınıza gelen iş kolları nedir ?
0
sorunvar
(18.12.17)
yazılım
tasarım
seo
metin yazımı/içerik üretme
endüstriyel dağcılık
0
yuto
(18.12.17)
Kitap editörlüğü ve redaksiyon var,
Sinema tv sektöründe freelance çalışanlar var, proje bazlı çalışıyorlar. Kurgu-montaj gibi işler uzaktan da yapılabiliyor,
Grafik tasarım var, bunun her türlü alt dalı (web'den kurumsal kimliğe kadar) var,
Yazılım var
0
kobuzchu kiz
(18.12.17)
dalgıçlık olabilir.
0
lemmiwinks
(18.12.17)
(7)

tekrar merhaba mı tekrardan merhaba mı?

Bruce
yazı dili için konuşacak olursak hangisi doğru ya da ikisi de oluyorsa hangisi kulağa-göze daha hoş geliyor?teşekkürler...
yazı dili için konuşacak olursak hangisi doğru ya da ikisi de oluyorsa hangisi kulağa-göze daha hoş geliyor?
teşekkürler...
0
Bruce
(14.12.17)
tekrardan yanlis kullanim
0
pide
(14.12.17)
Bana ikisi de yanlış gelmekle beraber, "yeniden merhaba" deniyorsa "tekrardan" da denir diye düşünüyorum.

edit: www.tdk.gov.tr
tekrardan zaten hiç yokmuş :)
0
Aman Sen de
(14.12.17)
tekrardan yanlış +1
0
kobuzchu kiz
(14.12.17)
“Tekrar merhaba” hem kulaga hem de goze hos geliyor bence. Dogru kullaniminin da oyle oldugunu biliyorum ben.
0
lamira
(14.12.17)
+1


Tekrardan diye bir şey yok.
0
fever
(14.12.17)
Tekrardan diye bişey vardır ama cümledeki görevi açısından benim söylediğim şekilde yoktur olarak anlıycam izninizle. "3 tekrardan sonra hareketi bırakınız" oluyor çünkü. Bu şekilde kullanıldığı için ağzıma gelmiş olsa gerek, gereksiz bir pekiştirme...
0
🌸Bruce
(14.12.17)
Tekrar
0
taktikmaktikyokbambambam
(15.12.17)
(7)

Yabancı kitap almak için site ve öneriler bir kaç soru

istebukadar
Amazon.de den alayım diyorum ama. Bir bakıyorum birisinin fiyatı 3euro diğeri 30 Euro böyle olunca 30euroya da güvenemiyorum. Kitap kırpilmismi orijinal değil mi gibi .. sayfa sayısına bakıyorum biri 300 biri 700 ..birde Türkiye de yabancı dil satan site var mı bildiğiniz?
Amazon.de den alayım diyorum ama. Bir bakıyorum birisinin fiyatı 3euro diğeri 30 Euro böyle olunca 30euroya da güvenemiyorum. Kitap kırpilmismi orijinal değil mi gibi .. sayfa sayısına bakıyorum biri 300 biri 700 ..birde Türkiye de yabancı dil satan site var mı bildiğiniz?
0
istebukadar
(14.12.17)
Alanya'da yaşıyorum burası çok küçük o bakımdan satan yer yok.yayinevleri aciklaaniz çok aydınlattı teşekkür ederim..
0
🌸istebukadar
(14.12.17)
bookdepository.com
0
bonjurkes
(14.12.17)
bookdepository güzele benziyor.sahislar mı satıyor site mı satıyor ?
0
🌸istebukadar
(14.12.17)
İkinci el alırsanız abebooks.com var, kitabın condition'ında good ya da very good yazanlarla hiç sorunum olmadı şimdiye kadar.
0
kobuzchu kiz
(14.12.17)
Pandora'da da satılıyordu yabancı dilde kitaplar.
0
ms brownstone
(14.12.17)
Ben de bookdepository ile mutluyum. Ayrıca Pandora, Robinson Cruseo ve Remzi kitapevleri de bolca İngilizce kitap satar.
0
wish i could find a way to disappear
(14.12.17)
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
Çok teşekkür ederim .önerilerin icin editlerini de okudum ..
0
🌸istebukadar
(15.12.17)
(5)

Hukuk dizisi

acid rain
The Good Wife'ı üzerine de The Good Fight'ı bitirdim ve aşırı sevdim. Çok güzel akıyor. 1000 bölüm olsa izlerdim böyle aheste ahesteBu ikisine benzer akıcı ama fazla da yormayan dizi tavsiyeniz var mı?not: Suits'i ve The Night Of'u da izledim bu arada.
The Good Wife'ı üzerine de The Good Fight'ı bitirdim ve aşırı sevdim. Çok güzel akıyor. 1000 bölüm olsa izlerdim böyle aheste aheste
Bu ikisine benzer akıcı ama fazla da yormayan dizi tavsiyeniz var mı?

not: Suits'i ve The Night Of'u da izledim bu arada.
0
acid rain
(11.12.17)
O ikisini izlemedim ama Rake var, avukatlı House gibi dizi.

Edit: Rake'in bir de ABD yapımı varmış, ondan bahsetmiyorum. Orijinal Avustralya yapımını öneririm.
0
kobuzchu kiz
(11.12.17)
damages
0
sta
(11.12.17)
billions
0
i had dreams
(11.12.17)
The Practice vardı ama eski baya.
0
shezo
(11.12.17)
how to get away with murder, ilk sezon iyiydi sonradan bozdu diyorlar ama bilemiyorum
0
feykalade
(15.12.17)
(9)

Yanlis zamanda dogdugunuzu dusunuyor musunuz ?

müptezel dostoyevski
evet sakinlerhic 8. 9. yuzyillarda vikinglerin icinde dogup bir savasci olsaydimisa zamaninda yasayip o donemi kesfetseydimkapitalizmin bizi ele gecirmedigi bir donemde dogup gecim derdi olmayan bir gezgin olsaydimya da gelecekte teknoloji daha ilerledigi zamanlarda dogsaydim diye ic geciriyor musun
evet sakinler

hic 8. 9. yuzyillarda vikinglerin icinde dogup bir savasci olsaydim
isa zamaninda yasayip o donemi kesfetseydim
kapitalizmin bizi ele gecirmedigi bir donemde dogup gecim derdi olmayan bir gezgin olsaydim
ya da gelecekte teknoloji daha ilerledigi zamanlarda dogsaydim diye ic geciriyor musunuz ?

gitmek istediginiz zamanda orta halli olacaginizi dusunerek cevap ekleyelim, cok zengin her cagda keyifli yasamis diyebiliriz zaten

Hangi cagda hangi ulkede nasil yasamak istediginizi belirtin lutfen
0
müptezel dostoyevski
(08.12.17)
Geçmişle ilgili öyle bir 'Ah, yanlış zamanda doğmuşum' derdim yok hiç. Hatta iyi ki antibiyotikten, penisilinden önce doğmamışım diye yatıp kalkıp teşekkür de edebilirim. Hiç romantik değilim o konuda. Kıyafet olarak ortalığa şöyle bir şeyler giyip fili fili dolaşmak isterim ama o dönemde sobasız, elektriksiz, ilaçsız, bilmemnesiz yaşamayı da tercih etmem. Orta halliliği geçtim; Karun kadar zengin olsam kombi öncesi döneme gitmek istemem. Kalkar şunu mahallede giyer, mahallenin delisi ilan edilirim; daha iyi.
www.willowandthatch.com

Geleceği ise şimdiden bilemiyorum. Getirisi götürüsü ne olur düşünemiyorum. Hani, tüm hastalıklara çare bulunur ama bir daha kokulu domates yenemez falan (gerçi şimdi de kokulu domates yok), bunların hesabını yapacak kadar bilgim de yok. Yine de insan ömrünün ortalama 300-500 yıl olduğu bir gelecek varsa, yanarım yanarım onu kaçırdığıma yanarım.
0
aychovsky
(08.12.17)
hayır. yaşadığım çağdan memnunum kişisel hayat olarak. dünya zaten .oktan bir yer, her zaman öyleydi.

ama yiğit özgür gibi "ben olsaydım"larım var tarihi dönemlerle ilgili.

mesela, yavuz-şah ismail mücadelesi sırasında kesinlikle şahın yanında olurdum. alevi de değilim ama o şah deyince bir tuhaf oluyorum, coşuyorum.

istiklal savaşı döneminde çok sıkı bir kemalist olurdum. şu an kendimi çok sıkı bir atatürkçü diye görmeme rağmen, milli mücadele sonrası muhalif olurdum sanırım.

bir muhaliflik var evet.
0
runagain
(08.12.17)
güzel betimlemelerden : youtu.be
0
altinci nesil caylak
(08.12.17)
1950’lerde New York’ta yaşamaktan çok memnun olurdum.
0
sen git ben geliyorum
(08.12.17)
evet keşke 1989 değil 2989'da doğsaydım diyorum çoğu zaman
0
peki madem
(08.12.17)
özellikle şöyle bi 400 yıldır insanlık sürekli ileri gittiği için hangi tarihte doğmuşsak o tarihten memnun kalırdık çünkü aychovsky'nin bahsettiği gibi teknolojinin faydaları sayesinde hayatımız hep daha öncekine göre "en gelişmiş" kalacaktı. 1884'de doğmuş birinin akıllı telefonu bilme imkanı olmadığı için o anki teknolojiyi, hayat standardını "en yüksek" kabul etmesi çok doğal, haliyle bu açıdan, yani pragmatik bakınca ben de halimden memnunum.

öyle "ben bu çağın adamı değilim" diye de düşünmüyorum, ne o kadar ileri görüşlü ve "gelişmiş" bir haldeyim, ne de kendimi buraya ait hissetmeyecek kadar uyumsuz. ha, belki türkiye değil de başka ülkede doğsaymışım diyebilirim.

tamamen fantazya kuracaksak lorenzo floransasında yaşamak isterdim kesinlikle. bi master'ın kalfası olurdum seve seve, öğrenirdim sanatı zanaati, zaten o şehir insana ilham da oluyor; belki de günümüz insanları siz benim sergimi dolaşırdınız...
0
Bruce
(08.12.17)
Düşünüyorum. 60'lı ve 70'li yıllarda genç olmayı isterdim. Müziği, sineması, kıyafetleri vs ile yaşanmış en güzel zamanlar bence bu yıllar.
0
ms brownstone
(08.12.17)
Yok, düşünmüyorum. Başka bir coğrafyada/kültürde doğsaydım keşke gibi yakınmalarım oluyor ama onun dışında teknolojiyle ve nimetleriyle başka bir dönemde yaşamak için çok içli dışlıyım sanırım. İnsan ömrü uzarsa, o zaman yaşamak güzel olurdu tabii. (aychovsky'nin cevabından paraphrase yapmışım gibi oldu gerçi.)
0
sopiro
(08.12.17)
Aycho +1
Hiç "eski zamanlar ne güzelmiş" romantizmi yapamıyorum. Antibiyotik, tetanoz aşısı, internet falan şahane şeyler. Orta halli olsak da 80 yaşımıza kadar yaşayabiliyoruz. Eski çağlarda kesin 30'umda ölürdüm ben ya da daha da eski dönemlerde doğal seleksiyonla yine ölürdüm.

Ha geleceği merak ediyorum, teknoloji daha nerelere gidecek, neler yapacaklar, başka bir gezegene insan gidecek mi (bunu belki görebiliriz, keşke görsek ölmeden) başka bir yıldıza ulaşacak mıyız, insanlar gelecekte dünya dışı canlılarla karşılaşacak mı... Bunları merak ediyorum ben.

Fakat bilimin bu kadar ivmelendiği bir çağda yaşadığım için aşırı mutluyum. Commodore 64'ten şu kullandığımız telefonlara kadar her aşamasını tanıdım bilgisayarın, internetin doğmasına değil ama büyümesine şahit oldum, daha ne olsun.
0
kobuzchu kiz
(08.12.17)
(1)

Asimov'un işte tanrılar kitabı lazım

kafadanbacakli
Elinde olan ve satmak isteyen var mı?
Elinde olan ve satmak isteyen var mı?
0
kafadanbacakli
(06.12.17)
Nadirkitap'ta var 30 liraya
0
kobuzchu kiz
(07.12.17)
(2)

Kitap Seçimi

urasil
Kendime bir kitap alacağım, ikisini birden almama kararı aldım, bitirdiğimde yeni kitap alabilirim.1. Joseph Heller- Madde 222. Yevgeni İvanoviç Zamyatin - BizKitapları okuyanların yorumlarını ve varsa başka kitap tavsiyelerini beklerim.Teşekkürler
Kendime bir kitap alacağım, ikisini birden almama kararı aldım, bitirdiğimde yeni kitap alabilirim.
1. Joseph Heller- Madde 22
2. Yevgeni İvanoviç Zamyatin - Biz

Kitapları okuyanların yorumlarını ve varsa başka kitap tavsiyelerini beklerim.
Teşekkürler
0
urasil
(06.12.17)
Madde 22

İkisini de okudum ve severim ama kesinlikle Madde 22 <3
0
kobuzchu kiz
(06.12.17)
@kobuzchu kiz çok ama çok teşekkürler. Bunların haricinde başka tavsiyeniz varsa da alırım <3
0
🌸urasil
(06.12.17)
(27)

okurken canınızın çıktığı kitaplar

tabudeviren
bir sekilde alip okudugunuz fakat okurken cok sıkıcı oldugunu gordugunuz, gucluklu bitirdiginiz kitaplar nelerdir?
bir sekilde alip okudugunuz fakat okurken cok sıkıcı oldugunu gordugunuz, gucluklu bitirdiginiz kitaplar nelerdir?
0
tabudeviren
(06.12.17)
Başıma bir şey gelmeyecekse,kinyas ve kayra. Ne karanlık kitap,boğuldum okurken.
0
denef
(06.12.17)
Masumiyet müzesi, bitsin diye okudum, bazı kısımları sıkıcının da ötesinde.
0
elikası
(06.12.17)
Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı.

Olmuyor, akmıyor, devrik devrik 5 kere okuyunca bile anlaşılamayan cümleler... Hikayesi güzel ama ana dilde olmayınca asıl olaydan, felsefesinden eksik kalıyorsun.
0
onemoremile
(06.12.17)
Yüzyıllık Yalnızlık

Okurken aşırı sıkıldığım başka bir kitap bilmem.
0
efreet sultan
(06.12.17)
Çok sıkıcı olduğundan değil de çok uzun olduğundan Paul Auster'ın 4,3,2,1 kitabı. Kindle'dan okumuştum bir de, elimde gerçek kitap olsa fiziksel olarak sayfaların ilerlemesinden falan bir şey anlaşılır, bunda okuyorum okuyorum hala yüzde altmışı kalmış vs. Herhalde sonsuza kadar okuyacağım, diye düşünmüştüm.

Asıl cevabım, benim de başıma bir şey gelmeyecekse, Yüzyıllık Yalnızlık. Hatırladıkça tansiyonum düşüyor.
0
sopiro
(06.12.17)
Masumiyet müzesi +1.
kitaptan son hatırladığım sayfa bu:
adam aşk acısından kapı kolunu kemiriyordu. afakanlar bastı ve bıraktım.
0
soulforge d
(06.12.17)
Puslu kıtalar atlası
0
aquarium
(06.12.17)
bülbülü öldürmek.

sıkıntıdan patladım.
0
sizofren06
(06.12.17)
Orhan Pamuk kitapları :(
0
lcha
(06.12.17)
gazap üzümleri
o kaplumbağa var ya o kaplumbağa, hani daha kitabın en başlarında tozlu ve çorak yoldan karşıya geçmeye çalışan. allah belasını versin o kaplumbağanın. daha o sayfalarda anlamalıydım aslında.
0
halanne
(06.12.17)
Cthulhu'nun Çağrısı. Korkudan değil sıkıntıdan ölecektim.
Puslu Kıtalar Atlası +1
Amerikan Tanrıları'nın bazı kısımları :(
(linç yiyeceğim ya, du bakalım)
0
kobuzchu kiz
(06.12.17)
sıkıcı kısmını geçiyorum çünkü kitabın amacı zaten "sıkmak" ancak bu kadar zorlanacağımı bilmiyordum; pessoa-huzursuluğun kitabı. hayata hiçbir zaman umutsuz bakan biri olmadım ancak bu kitabı okuduğum zaman hayatımın en melankolik, en depresif zamanlarıydı; yine de öldüm öldüm dirildim. sonra anladım ki öyle bi oturuşta 150 sayfa okunacak bir kitap değilmiş bu, aşırı doz almışım.

şimdi arada, yine canım sıkılınca açıp beşer onar okuyorum; alplerde, bir hiçliğin ortasındaki kulübemden gecenin bir yarısı hava almaya çıkmış gibi yüzüme çarpıyor soğuğu.
0
Bruce
(06.12.17)
Zar Adam +1
0
mutekebbir
(06.12.17)
vadideki zambak. ucuncu sefer elime aldigimda gozlerim ve beynim kanaya kanaya bitirdim. uzunca bir paragraf sadece bir cumleden olusuyordu. cumleleri ogelerine ayira ayira okuyup anlamayi da denemistim. balzac, mezarinda zambaklar bitsin.
0
lamira
(06.12.17)
gulun adi kitabi fenaliklar gecirdi bana. baya baya ilerlemiyodu. sonuna yaklastim, nasil bittigini sorup ogrendim.
0
pide
(06.12.17)
şu çılgın türkler.
okulda dönem ödevimizdi o kitap.. aynı sayfaları döne döne okumamıza rağmen hiçbir şey anlayamıyorduk. çok sıkıcı gelmişti. sonra kitabı bitirmedim, ödevimden düşük aldım ve bir daha da asla o kitabı eve sokmadım.
0
vedderbaug
(06.12.17)
ahmet hamdi tanpınar - huzur

resmen huzurum kaçtı okurken ki bitirememiş bile olabilirim.
üniversitedeyken hocamızın biri okutmuştu, bu kitabı okuyup anlayabiliyorsanız işte olmuşsunuz derdi. demek ki o zaman olmamışım, yaş oldu 32 bir daha elime almadım.
0
duyond
(06.12.17)
Yolda

Bitiremedim zaten
0
kablelvuku
(06.12.17)
Sasa Sokolov - Budalalar Okulu ...basladım..denedim...bi daha cabaladım olmadı ..rus edebiyatı severim diye hediye gelmişti kitap..hırslandım..gene yapamadım..belki de benim kapasitem yetmedi ama yarım bıraktım :(
0
bhdrydn
(06.12.17)
kafka- dönüşüm
incecik kitap olmasına rağmen haftalarca bitiremedim. okurken bu kadar sıkıldığım başka kitap hatırlamıyorum.
0
sta
(06.12.17)
Tutunamayanlar - iki kere denedim bitiremeden

Zar adam + 1
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(06.12.17)
1984. Bitiremedim. Yazım kurallarına o kadar dikkat etmişler ki, okurken virgüle, apostrofa bakmaktan cümlelere konsantre olamadım.
0
dissendium
(06.12.17)
Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı +1

hediye edildi iki kere. mecburen okudum. gezi desen degil, ani desen degil, felsefe degil, manuel degil. vakit kaybi gibiydi :(
0
jimicik
(06.12.17)
tarihimizde garip vakalar. büyük bi ümitle başlamıştım ondan dolayı olabilir.


ivan iyliç'in ölümü. sevmedim.
0
cabiday
(06.12.17)
Tutunamayanlar +1
Yarısına anca gelmiştim. Sinirlenip (evet, kitaplara saygım olmasa yırtıp atacaktım hatta) bir köşeye kaldırmış ama bir yandan da yarım kalan kitaplara karşı vicdan azabı çektiğim için tekrar devam etmiştim. Ama o mu beni bitirdi, ben mi onu bitirdim, onda hala kararsızım. 7'den 70'e herkesin "Bu benim başucu kitabım." demesi de beni hayretten hayrete düşürmüştür bu yüzden.

Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu,Italo Calvino. Okuduğum, okurken epey sıkıldığım bir kitaptı bu da. Yazım tekniğini hiç sevemedim.

Pedro Paramo,Juan Rulfo. Bu da kısacık bir eser olmasına rağmen sayfalar bereketlendi, bitmedi, azmettim, bitirdim ama hiç memnun olmadım okuduğum için. Son derecede zorladı beni. Ben bu tarzda yazılmış kitapları sevmiyorum zannedersem.

Gurur ve Önyargı, Jane Austen. Şu zamana kadar okuduğum en ama en gereksiz eserlerden biriydi. Bunda da sayfalar bitmedi bir türlü. Bitirdiğimde de pişmanlıklar yaşadım ve Tutunamayanlar'a zamanında yaptığım haksızlık yüzünden biraz da üzüldüm. Eğer imha edilecek bir kitap olsaydı bunu hak eden kitap bu olurdu diye düşünüyorum.

Savaş ve Barış, Tolstoy. Büyük beklentiyle okumuştum ama hiç beğenmedim. Bitirince "Ee?" diye de Tolstoy'a sitem edip trip atmıştım.

Ve ilk defa yarım bıraktığım bir kitap: Başkan Babamızın Sonbaharı, Gabriel Garcia Marquez. Eserde tek noktalama işareti virgül. Cümleler hiç bitmiyordu, ben de okumayı bıraktım.

Dava / Şato, Franz Kafka. Dava'yı hem berbat bir yayınevinden okuduğum hem de ölümünden sonra yayımlandığı için bu kadar sıkıcı ve hikayesi havada kalan bir eser sanmıştım. Ama Şato'yu da işinin ehli bir yayınevinden okudum. Onda da tema ve havada kalmışlık sorunu vardı. Bu yüzden ikisini de okurken hem sıkılmış, hem de biraz hayal kırıklığı yaşamıştım. Herhalde Dönüşüm kadar tat alamadığım veya Dönüşüm, beklentimi yükselttiği için böyle hissediyorum, bilmiyorum.
0
m e b
(06.12.17)
Vedat Türkali - Güven 2 cilt

Yalniz Mavi Karanlik kitabini okuyun derim.. hele ilk sayfa..
0
chezsoi
(07.12.17)
yaşar kemal, binboğalar efsanesi. ortaokulda verilmişti ve okumadım zaten. okunası o kadar insan varken hiç pişman değilim.

güçlükle bitirip de çok sıkıcı olduğunu düşündüğüm kitap william burroughs'ın çıplak şölen'i. naked lunch yani. ama ben sahafın tekinden çok boktan bir çevirisini alma hatasında bulunmuştum. iğrençti. bu beat kuşağı konusunda on araba laf söylemeye başlamadan durayım. gerçi, 2001'den bu yana çok zaman geçti, belki baksam fikrim değişir. onu not etmiş olayım.

daha da var da ilk aklıma gelen bunlar.
0
godoşu beklerken
(07.12.17)
(1)

Bağırsak , Dışkı Sorunu İçin Hangi Doktora Gidilmeli?

iustitia omnibus
Ciddi anlamda dışkıda mukus görülmesi ve beraberindeki gaz, hazımsızlık, şişkinlik sorunları için hangi birime gitmek gerekir? Dahiliye? Genel Cerrahi?
Ciddi anlamda dışkıda mukus görülmesi ve beraberindeki gaz, hazımsızlık, şişkinlik sorunları için hangi birime gitmek gerekir? Dahiliye? Genel Cerrahi?
0
iustitia omnibus
(04.12.17)
Gastroenteroloji? Direkt randevu alınamıyorsa sanırım dahiliye yönlendirir.
0
kobuzchu kiz
(04.12.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.