İstanbul'da bir tane kiracımiz var 2019da eve girdi. Ben evin bos olduğu zamanlar İstanbul'a yerleşmeyi düşündüğümden bir süre ev boş kaldi, sonra yerleşemedim olmadı ve sonunda bu adama kiraladık. Bir yıllık sözleşme yaptık, girerken de dedim ben seneye sizin sözleşme bitiminizde eve çıkmak isteyeb
İstanbul'da bir tane kiracımiz var 2019da eve girdi. Ben evin bos olduğu zamanlar İstanbul'a yerleşmeyi düşündüğümden bir süre ev boş kaldi, sonra yerleşemedim olmadı ve sonunda bu adama kiraladık. Bir yıllık sözleşme yaptık, girerken de dedim ben seneye sizin sözleşme bitiminizde eve çıkmak isteyebilirim haberiniz olsun diye. Salgın dönemi geldi birinci senesi doldu, zam yaptık devam ettik. Birkaç ay sonra ağustosta ben İstanbul'a atandım. Haliyle kendi evimde kalmak istiyorum. Atandigim gibi aradım ve dedim ki ben İstanbul'da calisacagim artık, ama atama işlemleri Kasım aralığı bulur. O da ben, daha önce çıkmaya çalışırım ama kontrat bitiminde yani Mayıs ayında çıkarım diye anlaşalım dedi. Tamam dedim kal, zaten kanuni olarak da kalma hakkın var. Yani ben 9 ay öncesinden ona çıkmasını söylemiş oldum. Kendi uzerime duseni yerine getirdiğimi düşünüyorum.
Kendimi garanti altına almak ve herhangi bir uyusmazlikta dava süreci ile uğraşmamak için de Mayıs ayinda çıkacağına dair tahliye taahhüdü almak istedim, bunu da kabul etti. Imza inkarı gibi bir olay olmasın diye noter huzurunda imzalamasini istedim. Geçen 2 ayda işinden izin alıp notere gidip imzalayacakti, ama nedense bir türlü yapmıyor. Çok yoğun çalışıyormuş. Iki üç haftada bir mesaj atıp soruyorum yaptınız mı diye. Eylül'de yapın dedim olmadı, Ekim ayı içinde yapın olmadı. Iki hafta sonra Istanbulda çalışmaya başlayacağım. Neyse ki geçici kalacağım yerim var ama kendi önüm de açık olsun istiyorum. Artık bugün dayanamadım aradım, biraz beni azarlar gibi konuştu. Niye taktın buna, çıkacağım merak etme, benim gibi kiracıyı hayatta bulamazsın (kirayı ödedigi için bunu diyor, ki genellikle 20 gün geç yatırıyor ağzımi açıp sormuyorum alistigim için, sadece bir ara ikinci ayın kirasi artık geldiğinde hala yatirmamisti o zaman sordum), bunun için mi aradın bu saatte (akşam 8de aradım bu Ağustosta atandığımi söylemek için olan aramamdan sonra ikinci arayışım), istenmediğim yerde durmam vs. geçen ay da taahhütteki Mayıs ayını Haziran olarak değiştirelim garanti olsun dedi. Ona da sesimi çıkarmadım.
Ya iyi de ben zaten tamamen senin koşullarını kabul ederek cikmani istemisim. 10 ay önceden bunu beyan etmişim sana. Hala da o tarih gelince bile çıkamamış olursan birkaç hafta süre taniyacagimi söylemişim. Sen kendi verdiğin sözü kağıda dökmeyi sürekli erteliyorsun. Ben üzerine düşüp arayıp sorunca da taktı oluyorum. Yani anlamadım neden böyle yapıyor? Madem çıkacaksın imzala seni önümüzdeki 6 ay boyunca hiç rahatsız etmeyeyim. Alt tarafı notere gidip imza atacaksın, on dakikalık bir iş. Tanıdık noter dahi buldum, istediği saatte hallettirecektim beyefendinin işyerine uzakmis o noter ama evin dibinde.
Taahhütte ısrarcı olmamin sebebi de, adamın çıkacağını düşünüyorum gerçi yokuşa sürmez gibi geliyor en fazla bir ay daha durur, ama yuzseksen derece dönerse ben elinde taahhüt olmadığı için ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açmam lazım bunun içinde ihtar çekmek gerekiyor 9 ay öncesinden yani gerçekten uzun bir süreç. Garanti ama uzun. Bununla uğraşmak istemiyorum.
Işin özeti, evden çıkmasını 10 ay önceden rica ettiğim kiracı, on dakika sürecek bir taahhüt imzalama işini aylardir sürekli erteliyor. Bunu sormak için aradığımda da beni üstü kapalı olarak azarladı. Bundan sonra da arada bir yoklayayim mi yoksa artık ellemeyeyim mi bilemedim.
0
sanguine (03.11.20)
sen o taahhütnameyi imzalatsan ne değişecek imzalatmasan ne değişecek, hukukçu arkadaşlar bunu açıklasın. ona göre "adamı boşuna darlıyorsun zaten her şartını kabul etmiş" diyeceğim ya da demeyeceğim.
0
Bruce
(03.11.20)
Ben avukatım zaten. Taahhüdü imzalatirsam dava açmak yerine doğrudan tahliye talepli olarak icra takibine koyabilirim ve daha hızlı sonuç alırım. O da taahhüdu imzaladığı için zaten çıkmamak gibi bir yola başvurmaz. Yani niyeti zamanı gelince çıkmak olan adamın imzalamaktan kacinmasini gerektirecek bir durum yok.
0
🌸sanguine
(03.11.20)
Beni ev sahibi bu kadar darlasa bir de o ev sahibi avukat olsa sittin sene imzalamam herhangi bir evrak. Ben sözleşmemi yapmışım hiç bir başkaca evrakı imzalama zorunluluğum yok derim çekilirim kenara, ev sahibi de Mayıs ayına kadar evin içinde dört dönsün dursun derdinden.
Madem böyle bir niyetiniz vardı, ilk sözleşmeyi imzalarken alacaktınız bu evrakı boş tarihli (noter kanalıyla bidiriminden şu kadar gün sonra boşaltacağım diye) oldu bitti.
0
koskoca kirpi
(03.11.20)
Dediğiniz gibi yapmış olsaydım "çakallık" yapmış olurdum, ve kiracı daha zor durumda kalirdi. Ayrıca ben bunu kendisine dayatmadim, taahhüt yapalım siz yine hazirana kadar kalın o zaman dedim. Kendisi "hiç sorun değil yapalım" diyerek rıza gösterdi en başında. Şimdi kendisi sebepsiz yere erteliyor. Ben çıkmaktan vazgecmeyeceginden başka türlü emin olamam ki.
0
🌸sanguine
(03.11.20)
Hukuka uygun bir şey neden çakallık olsun. Şu an yapmanızla 1 sene öncesinde yapmanız arasında ne fark var. Konuyu kendinize göre yorumluyorsunuz. Adam rızasını göstermiş siz adamı üstelemişsiniz, kimse sizin keyfinize notere gitmek zorunda değil. İsterse gitmez gitmez kim zorla götürebilir, adam kirasını veriyor yasal hakları belli. Klasik ev sahibi zihniyeti.
0
koskoca kirpi
(03.11.20)
Ben hala anlatamıyorum galiba, ben kendisiyle hiç muhatap olmadan dava yoluyla tahliye etmek istesem hem önumde bir engel yok hem yargılama giderlerini ve vekâlet ücretini kendisi ödeyecek. Her türlü zarara uğrayacak olan o. Ben iyi niyetle yaklaşarak 10 ay öncesinden haber veriyorum, kendisinin de kanuni hakkına saygı duymak bir kenara kontrat bitiminden itibaren 1 ay daha fazla kalmasına izin veriyorum. Üstüne kendisi taahhüt yapacağını söylüyor. Ve kendi sözünü kendisine hatirlattigimda "benim keyfime göre notere gitmek zorunda değil" oluyor.
0
🌸sanguine
(03.11.20)
normal kiracıların yaptığı gibi sözleşme bitiminde çıkması gerekirken taahhüt imzalatmaya çalışmak bence iyi niyet göstergesi değil. bu devirde kendini koruma altına alan bir yaklaşımda olmak isteyebilirsin tabii, onu anlıyorum ama ben iyi niyet gösterdim dediğin süreç isteğinle çelişiyor bence.
bu taahhüt imzalatma olayının sözleşmeden farklı yükümlülükler içermesi enteresanmış. buna gerek varsa sözleşme niye var, neyi koruyor neyi korumuyor? normalde yapılmayan bir uygulamayı istemen kiracıyı rahatsız etmiş olabilir, beni ederdi şahsen, sanki baştan hır çıkarmaya niyetliymişim gibi algıladığını düşünürdüm.
o zaman niye kabul etti diyeceksin. bilmiyordur bunun detayını, ya da o an düşünememiştir. sonradan araştırınca bundan rahatsız olmuş olabilir. samimi olup "ya şöyle şöylemiş niye ihtiyaç duydunuz ki buna" diye sorabilir miydi? evet. ama senin baştan tedbirli davranma hakkın varsa onun da bu taaahhütü imzalamama hakkı var diye düşünüyorum.
burada bilmesine gerek olmayan hukuki bir detaydan ötürü köşeye sıkıştırılmış bir tüketici görüyorum, bu noktada kaçarak kendini savunmaya almış gibi.
0
Bruce
(03.11.20)
Sözleşme bahsettiğim gibi Mayıs ayında sona erecek ancak kendisi ben başta sorduğumda hayır cikmiyorum kendin çıkart deseydi direkt ihtar çekip dava açacaktim. Kendisi çıkacağım dedi, ben de madem öyle taahhüt ile bu kararını yazıya dökelim dedim. Ve tabi ki bunun neticelerini de kendisine açıkladım. Tahliye davasının neticelerini de açıkladığım gibi. Ikincisinde daha uzun süre evde kalsa da daha büyük zarara uğrayacaktı dava nedeniyle. Zamanında çıkması her ikimizin de lehine. Taahhüt kendisini "evden kanuna uygun olarak kontrat bitiminde (hatta bir ay daha fazlası) evi tahliye etmesi" gereğinden başka kendisine maddi manevi hiçbir yükümlülük yüklemiyor ki. Zamanında çıkacağıni noter tasdiki altına alıyoruz, tam tersi "çıkacağım" deyip bunu imzalamamasi kötü niyetli. Niye bunu anlatamiyorum. Çıkacağım diyen adam neden bunu imzalamaz. Bu taahhütte "evden çıkmazsam 1 milyon dolar tazminat ödeyecegim" yazmıyor. "Şu tarihte çıkmayı taahhüt ediyorum" yazıyor.
Ayrıca dediğim gibi sözleşme başında tahliye tarihi yazmayan bir taahhüdü kendisine imzalatmış olsaydım resmen bana açık çek vermiş olacaktı ve sozlesmesi bitmeden bile onu çıkarabilecektim ama bu yolu seçmedim. Üstelik kontrat bitiminden sonra bir ay daha kalmak istedi tamam dedim. Hatta siz taahhüdü imzalasaniz bile Haziran ayı geldiğinde işinizi yoluna sokamazsaniz birkac hafta daha kalabilirsiniz sorun değil dedim.
Daha ne yapayim bilmiyorum.
0
🌸sanguine
(04.11.20)
çok avukat gözüyle bakıyorsun bu işe, o yüzden hukuken her şeyin usulünde yürüyecek olması senin için bunun kabul edilmesini gerektiriyor. anlatamıyorum diyorsun ama bizim de anlatamadığımız nokta şu: "Kendisi çıkacağım dedi, ben de madem öyle taahhüt ile bu kararını yazıya dökelim dedim. " çıkacağım demişse buna güvenmeyip ekstra bir taahhüt imzalatmak istemen adamı rahatsız etmiş. bu çok normal, imzalamak zorunda olmadığı bir şey var ortada. kanun ona bunu imzalama zorunluluğu getirmiyor.
0
Bruce
(04.11.20)
mantıken adamın taşınma ve yeni ev bulma masraflarını ödemelisin. taahhüde bunları da eklersen bence ertesi gün gelir imzalar.
0
orpheus
(04.11.20)
Teşekkür ederim, demek ki daha fazla üzerine gitmemek gerekiyor, bu cevaplardan bunu anladım. Umarım zamanı geldiğinde vazgeçmez, o zaman da ben elimde hiçbir teminat olmadigi için önümdeki 1-2 seneyi buna harcamak zorunda kalacak, kendi evime de çıkamamış olacağım.
"Buna güvenmeyip taahhüt imzalatmak istemem" yani Türkiye'de yaşıyoruz, sözle işini yürüten kaldı mı. Açıkçası bunu kendisine sorarken de gerçekten yanlış anlamaması gerektiğini, sahsiyla alakalı olmadığını ama devrin bunu gerektirdiğini, böyle bir şeyi teklif etmek zorunda olduğum için de üzüldüğümü söylemiştim.
0
🌸sanguine
(04.11.20)
koskoca kirpi'nin "klasik ev sahibi zihniyeti" sözüne katılıyorum +1 ayrıca Bruce +1
ben olsam bir an "tamam" desem de sonradan düşününce imzalamak istemeyebilirim ya da denk getiremezsem de çok üstüne düşmeyebilirim. adam tamam demiş zaten. bu kadar üstüne gidip darlamak, "bu sözünü yazıya dökelim, resmileştirelim demek neden? tam aksine, bu onun sözüne güvenmemek demek ve ben de mal sahibinin bu konuda güvenini kazanmak zorunda olmadığımı düşünürdüm. çıkacağını söylemiş işte.
kaldı ki, işleri gerçekten yoğunsa notere gitmek "alt tarafı bir noter" denecek bir şey değil. gerçekten nefes almadan çalışıyorsa vaktinin olmaması çok doğal çünkü noterler ana baba günü oluyor ve insanın birkaç saatini bile alabiliyor. sizin tanıdık noteriniz eve yakın olsa da, iş yerinden zamanında çıkamıyorsa yine bir anlamı yok. üstelik covid döneminde notere gitmek istemeyebilir bile. ben kendi miras davamız için gereken belgeyi bile mecbur kalmasam çıkartmayacaktım, ev sahibimin istediği taahhüt için hayatta notere girmezdim şu dönemde.
insanın hali hazırda tamam dediği bir şey için tepesinde aylardır sürekli imza bekleyen birinin olması ve sürekli bunu hatırlatması çok rahatsız edici. insan imzalayacağı varsa bile sinir olur, imzalamaz. sözleşme bitmeden bir ay önce ihtarı çekersiniz o da çeker gider işte.
çok tek taraflı düşünüyorsunuz.
0
blatta hiberna
(04.11.20)
İyi bir avukat olabilirsiniz ama çok avukatsınız. Biraz da sosyal bir insan olmanın gereği olarak bazı sözlü anlaşmalara da güven duyulması taraftarıyım ki zaten yasal olarak sorun yaratacak bir konumda da değil kiracı. Hem ev sahibi hem de kiracıyım. Böyle darlamak çok doğru değil bence.
0
armagan abanuz
(04.11.20)
Aslında çok da darlamadim. Ağustos ayında dedim ki Eylül ayı içinde halledelim. Eylulde de Ekim'de yapalım. En son da Kasım'da olsun o zaman dedim.
Açıkçası beni sallamamasi beni rahatsız etti. Çünkü tamam diyor aradan 3 hafta geciyor ses yok, insan en azından haber verir, kusura bakma şu an yapamadım ama 1 ay sonra da olsa su gün yapacağım der ve ben o gün gelen kadar hiç rahatsiz etmemiş olurum. Ki en başta yapsaydı 10 ay boyunca hiç konusmayacaktik bile. Bir de kirayı daima 20-25 gün geç yatıran, bir "ya geç yatırdım pardon" bile demeyen de kendisi. Bir kez hesabını sormadım, eninde sonunda yatırıyor diye. Ama bir kere de bunun için bana haber vermedi ya da kusura bakma demedi. Bu genel kayıtsızligi yüzünden en azından bu konuda üzerine gitme ihtiyacı duymuştum.
Ama sanırım bu da fazla olmuş.
0
🌸sanguine
(04.11.20)
"yani Türkiye'de yaşıyoruz, sözle işini yürüten kaldı mı"
bu isteğini anlıyorum zaten ama şöyle düşün. kanuni olarak uygulanması zorunlu olan sözleşme ev-kiracı arasındaki akdin asgari sorumluluklarını zaten belirliyor. yani senin bir kiracıdan isteyebileceğin, onun uyması gereken şeyler bu bazda belirlenmiş. bunun haricindeki detaylara uymamak kiracının ve ev sahibinin bir nevi "hakkı" oluyor. hukukçu değilim, muhtemelen hukukçular arasında bu söylediğim şeyin daha net ve keskin(ve kesin osmanlı türkçesi olan) bir ifadesi vardır. yani bir noktada düşününce, kiracının sözleşme bitiminde evden çıkmama "hakkı" var. kanun kiracı bu hakkından feragat etmek zorundadır da dememiş. o halde senin ondan bunu isteme hakkın yok.
birbirimizi anladığımız için, yaklaşımımı genişletmek adına yazdım bunu; perspektif katar belki diye. kiracı vakti geldiğinde çıkmazsa gelip ben demiştim deme hakkın saklı :)
0
Bruce
(04.11.20)
öğrendiğim bir şey var, o da insan ilişkilerinde tepkiyi tepkili olduğunuz konuda vermeniz gerektiği.
siz kirayı geç yatırdığı ve anlayışlı davrandığınız halde bu imza konusunun üzerine düşmemesinden dolayı kendisini sıkıştırdığınızı söylemiyorsunuz ama şimdi normal tepki vermeye başlayıp kirayı geç yatırması konusunda uyarırsanız, "mal sahibi istediğini yapmadım diye pislik yapıyor" diye algılayacak, ki kim olsa böyle algılar.
bu sefer işler karışıyor. buna gerek yok. ha, çok çıkartmak istiyorsanız kirayı sözleşmede yazandan geç yatırdığı zaman protesto çekin. üç haklı protestoda tahliye edebiliyorsunuz zaten. ki siz daha iyi bilirsiniz, benim söylememe gerek yok. ama işte bu da "fazla avukatlık" ve hatta bir noktada kötülük olur bana göre.
yani hukuki süreçlerle sosyal süreçler birbirini tutmuyor maalesef. sözüne güvenememekte haklı olabilirsiniz belki çünkü insanlar biraz tuhaf, doğru. ama siz kendinizi güvende hissedin diye o kağıdı imzalamak zorunda değil. gerçekten çıkmaya niyeti olan insan için de çok lüzumsuz bir talep. size tamam demiş olması da normal çünkü mal sahibi bir şey söylediğinde refleks olarak genelde tamam deniyor. benim de çok olmuştur önce tamam deyip sonra "neden tamam dedim ki ya?" diye düşündüğüm. insan evinde huzuruyla oturmak istediği için refleks olarak böyle hareket ediyor çünkü hukuki ve yasal üstünlük mal sahibinde. bu güç dengesizliği içinde mecbur olmadığı şeyi yapmaktan sonradan vazgeçmiş ya da "yahu avukat adam, şimdi bir de yanlış bir şey imzalarım da başıma dert alırım" demiş olabilir.
0
blatta hiberna
(04.11.20)
yerden göğe kadar haklısın.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(04.11.20)
kiraciyim, senin anlattigin tarafiyla sana da hak veriyorum ama sunlar var:
avukat ev sahibinin hazirladigi dokumani noterde imzalamaya korkarim. arkasindan benim bilmedigim anlayamayacagim neler cikabilir diye suphelenirim. suphem yersiz olabilir, ama sen nasil adamin sozunu tutmayacagi ihtimalini goz onunde bulundurmak istiyorsan o da bir ketenpereye gelebilecegi ihtimalini goz onunde bulunduruyordur.
bir de... bu belgeyi imzalamanin ona hic bir getirisi yok. sadece yapabilecegi seyleri kisitliyor. oyun teorisi acisindan bakarsak imzalamamasi rasyonel bir davranis olur. evet belge sadece sozunu tutacaginin garantisi ama adam sozunu tut(a)mama opsiyonunu hic bir getirisi yokken elimine etmek istememis olabilir.
0
robokot
(04.11.20)
Yukaridakine ek olarak:
Mesela soyle bir sey olabilirdi: 1 ay fazla mi durmak istiyorsun? Gel imzayi atalim olmus bil, hazirani da oraya ekleyelim sana da garanti olsun vs. O zaman kazanacagi bir sey olurdu. Sen iyi niyet gostermek istemissin ancak aci ama boyle bir durum var.
0
robokot
(04.11.20)
Bir de son olarak, bunun kolay bir yolu yok mu ya? Bir sekilde resmi bir tebligat yapilamiyor mu "daireye ev sahibi girecegi icin kontrat bitiminde bosaltmaniz gerekiyor, su tarihte bilgilendirildiniz" diye kayda gececek bir sey... Ille notere mi gitmek gerekiyor sozde kalmamasi icin, bunun baska bir mekanizmasi yok mudur durumu kiraciya tarihinde bildirdigini kanitlayacak ve kiracinin keyfine kalmamis bir yontem?
0
robokot
(04.11.20)
1 ay fazla mi durmak istiyorsun? Gel imzayi atalim olmus bil, hazirani da oraya ekleyelim sana da garanti olsun vs.
diğer cevaplarımı da okudunuz mu bilmiyorum, birebir harfi harfine dediğiniz gibi oldu. henüz taahhüt metnini göndermiştim, haziran olarak değiştirelim dedi. tamam dedim, değiştirdim yeni metni gönderdim. işte en son bugün aradım, henüz yapamadı hala. bir de kendisinin bunu kabul ettiğini unutup sanki ben basından beri yok yere ona böyle bir şey dayatıyormuşum gibi konuşuyor en canımı sıkan şey de o. yine yapacağım merak etme dedi ama ihtar çekip süreci başlatmamak için tutuyorum kendimi.
0
🌸sanguine
(04.11.20)
avukatsan gözü korkmuştur işinde gücünde bir adamsa çıkar, uğraşmak istemez. -bence-
0
ya ben lan neyse
(04.11.20)
elimde bu tip bir hatta birkaç, belge olmasina rağmen,bu devirde, kiraci hiç odeme yapmadigi halde 6 ayda çikaramadim.
0
tunaktunaktun
(04.11.20)
Valla ben olsam sözleşme bitiş tarihinden önce resmi tarihi içerisinde sözleşmenin uzatmayacağına dair bir tebligat yollardım. Bu kadar sürüncemede bırakması kesin bir pislik yapacağı kanısı uyandırdı bende. Zamanında çıkacak adam neden kaçınsın tahliye taahhütü imzalamaktan?
0
en bi orijinal
(04.11.20)
Bence noter mevzuyla isi yokusa surmussunuz, adamin yanina gidip elden imzasini almis olsaydiniz, imza benim degil topuna girmezdi diye dusunuyorum. Ki hala bunu yapabilirsiniz.
0
pofudukayi
(04.11.20)
noteri alıp adamın işyeri adresine gitmeyi düşündün mü?
0
reanarchy
(04.11.20)
Valla şu ara çok fazla çakal kiracı ve çakal ev sahini hikayeleri duydum.
2 ayda gidip bi imza atamadıysa oyalıyordur, Noter'den ihtarname çekin. Her halukarda bu adam çıkmazsa davalık olacaksınız, bari avantaj sizinle olur.
Herkes kiracıyı savunmuş. Ben de kiracıyım ve geçen sene ben de ev satılması nedeniyle evden çıkarılmak istendim ama ev sahibimle anlaştık ve anlaştığımız sözleşme koşullarına bağlı kalarak çıktım evden. 2 taraf sözleşmeyi imzalar konu kapanır, bu kadar terbiyesizliğin lüzumu yok. Anlaşma kuralları belli, imza atması gerekiyor ve bunu yapmıyorsa geçmiş olsun.
0
lcha
(04.11.20)
Kiracı pislik yapacak, kendini belli etmiş. En kötü iki ay kira takıp çıkar bu.
0
adivar
(04.11.20)
Haklısın. Bakma burada yazılanlara. Darlamamışsın. İmzalamak istemiyorsa söylesin. Tamam deyip 3 aydır oyalıyorsa haklı olarak arıyorsun.
0
black mamba
(04.11.20)
Ben sözleşmesini yaptığım ev için avukat ev sahibinin yeniden hazırladığı bir evrağı hayatta imzalamam. Siz de zaten söylüyorsunuz, şu konularda bana kolaylık sağlayacak diye. Ben çıkacak olsam da imzalamam. Bunu imzalamıyorum demek zorunda da değilim.
0
ykyt
(04.11.20)
basgan yogunlugun var imza ile ugrasma de kiracıya ben ihtarname cekiyorum de ama senin icin bir zararı yok sadece son dk golu yemek istemiyorum de
0
kingcyrax
(04.11.20)
sevmedim kiracıyı. yıllardır kiracıyım ve böyle bir iletişime girmedik mal sahipleriyle.
bir sorum var; zaten tayininiz çıkmış ve konuta ihtiyacınız var. bu halde zaten doğal olarak çıkartma hakkınız yok mu?
0
fever
(04.11.20)
Tabi ki var ama dediğim gibi kendi rızasıyla çıkmazsa bu hakkımı ancak dava yoluyla kullanabilirim. Bu durumda kira dönemleri 6 aylık periyotlara ayrılıyor. 6 aylık periyotun başlangıç tarihinden en az 3 ay önce ihtarname çekmem gerekiyor. Yani Mayıs ayında çıkartmak için Ağustos ayında en geç ihtar çekmem 3 ay sonra da tahliye davası açmam gerekiyordu. Ben de bununla uğraşmamak için kendisini aradım, çıkacak misin diye sordum, evet dedi. O zaman ihtarname ile ugrasmayayim sen bu taahhüdü imzala ve çıkman gereken zaman olan Mayıs'ta çok dedim.
Olay bundan ibaret. Şimdi onun sözüne güvenerek ihtar çekmedim. O nedenle o davanın açılması suresi bu kira periyodu için kaçırdım. Şimdi ancak Kasım 2021de çıkması için dava açabilirim. Ve eğer beni buna mecbur bırakırsa çok sinirlenecegim. Çünkü bütün iyi niyetimi suiistimal etmiş olacak.
0
🌸sanguine
(04.11.20)
adam çıkmayacak. 2-3 ay kira takip topuklayabilirde. dikkatli ol.
şu durumda sorunsuzca çıkıp işlerinin rast gitme olasılığı daha düşük. şimdiden önlemini almanı tavsiye ederim.
not: bazı noterler artık pazar günleride açık bilgin olsun.
Tuzla - Gebze civarında dış mekan çekim yapabileceğimiz sahil yeri?
winston insani
Merhabalarİnsanların gelip rahatsız etmeyeceği, oturabileceğimiz, ve genel kısa videolar çekebileceğimiz bir yer var mı tavsiye olarak? Tuzla marina da olur mu mesela sahilinde böyle bank vs. var mı oturabileceğimiz?
Merhabalar
İnsanların gelip rahatsız etmeyeceği, oturabileceğimiz, ve genel kısa videolar çekebileceğimiz bir yer var mı tavsiye olarak? Tuzla marina da olur mu mesela sahilinde böyle bank vs. var mı oturabileceğimiz?
Burnumda deviasyon ve deliklerinde darlık var, bu yüzden ağzım açık uyumak zorunda kalıyorum.Ameliyat edeceklerini düşünerek plastik cerraha gitmek daha mantıklı diye düşünüyorum ama plastik cerrah “önce kbb’ye görün” der mi diye buradan sorayım dedim.Kbb doktoruna gidip bu dertten tam olarak kurtul
Burnumda deviasyon ve deliklerinde darlık var, bu yüzden ağzım açık uyumak zorunda kalıyorum. Ameliyat edeceklerini düşünerek plastik cerraha gitmek daha mantıklı diye düşünüyorum ama plastik cerrah “önce kbb’ye görün” der mi diye buradan sorayım dedim. Kbb doktoruna gidip bu dertten tam olarak kurtulan duymadım zira. Ama birkaç plastik cerrah için övgülere şahit oldum
0
Unde bach canim (01.11.20)
Kbb'ye git diyecektir çünkü deviasyonu doğrulaması gerekir. Ameliyatı kbb'ciye değil de plastik cerraha olursun.
0
1bir1bir1
(01.11.20)
KBB doktoruna gittim hem deviasyonumu düzletti, hem estetik yaptı. Harika oldu.
Deviasyonum var nefes alamıyorum diyorsun, Plastikçi ne yapsın. KBBye görün.
0
megacracker
(01.11.20)
kbb
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(01.11.20)
Estetik cerrah dış görünüşüyle ilgilenir, kbb içiyle. Sizin önceliğiniz hangisiyse ona gidin
ya böyle basit şeylerden insan ayırmayı sevmiyorum ama sean connery'yi de tanı be kadın!biriyle konuşuyorum, flört gibi bişey ama daha yeni. rahmetliden bahsettim bugün, tanımadı :/flörtünüz sean connery'yi tanımasa soğur musunuz? soru da bu olsun. anlaşılan benim zaten soğuyasım varmış da, sizi mer
ya böyle basit şeylerden insan ayırmayı sevmiyorum ama sean connery'yi de tanı be kadın! biriyle konuşuyorum, flört gibi bişey ama daha yeni. rahmetliden bahsettim bugün, tanımadı :/
flörtünüz sean connery'yi tanımasa soğur musunuz? soru da bu olsun. anlaşılan benim zaten soğuyasım varmış da, sizi merak ettim.
0
Jux (01.11.20)
ben isim olarak bilmiyordum ama yüzünü görünce tanıdım.
Ben Tesla'yı tanımayan kadından soğurum.
0
fezagezgini_4
(01.11.20)
Soğurum. Birazcık pop kültür de olsun. Basit bir şey gibi geliyor ama bir yerden sonra sürekli bir şeyler anlatırken buluyorsunuz kendinizi karşıdakinin de size katacagı şeyler var mı yok mu böyle anlarda fark ediliyor.
0
spadæs
(01.11.20)
olabilir çünkü bizde çok popüler biri değil, duyan da michael jackson'ı duymamış falan zanneder :d
0
rose parks
(01.11.20)
25'den büyükse soğurum.
0
ya ben lan neyse
(01.11.20)
Çocukluğumdan beri ismini bilirim ama her defasında yüzüne bakmam gerekir. Yüzü tanıdık gelmeyince ben bu adamı niye tanıyorum diye her defasında sorarım kendime. Gençliğine baktım çok iddalı değil. Yaşlanınca daha bi oturmuş. Filmografisine baktım şimdi hep 80ler 90lar. Benim jenerasyonumun ilgisini çekmeyebilir.
Sınır 25 kabul edilmiş ama 32'ye kadar garipsenecek bişey yok.
0
IncredibleMau
(01.11.20)
Duymuş olan da tanıyor mu ki? Indiana Jones ve James Bond seven bir kadın varsa anca o tanıyordur zaten. Bırak bu filmleri, genç nesil Yüzüklerin Efendisi, The Matrix vb. görece 2000 civarı filmleri bile izlememiş oluyor.
0
nhk ni youkosu
(01.11.20)
Az önce arkadaş ile bire bir aynı muhabbeti yaptık. Özetle "eğer favori aktörleriniz yaşlılıktan bir bir ölüyorlarsa siz yaşlanıyorsunuz demektir" sonucuna vardık. Arkadaş'a örnek verdim: İki sene evvel üniversiteden mezun olan, doğma büyüme İstanbul'da yaşayan bir iş arkadaşım İlyas Salman'ı tanımıyordu. Yeni nesil eski nesli tanımak zorunda değil. Bir Atilla Atasoy, Nalan Altınörs falan bilinmeyecek birkaç seneye...
0
dilemma of subscribtionability
(01.11.20)
@playing star again, bilginin niteliğinin entelektüelite ve kültür birikimi açısından önemsiz olduğunu mu düşünüyorsunuz? Herhangi bir bilgi, birkaç bir şey bilmek çok afaki tabirler çünkü.
Sean connery'yi bilmeyen birinin entelektüel olmadığını ve genel kültürünün eksik olduğunu çok rahat savunabilirim mesela, bu bilgi herhangi bir bilgi gibi değil bana göre. Karşıdakinin bilmediğini bilmek değil maharet, o yüzden herhangi bir bilgi olarak kısıtlama yapılamaz diyorum.
0
🌸Jux
(01.11.20)
@playing star again, kimin daha çok bildiğinden bağımsız aslında benim söylemek istediğim şey. Jari menpaa Sean connery kadar tanınmış biri değil, bunu kabul edersin sanırım? Bazı bilgiler temeldir, onu demek istiyorum. Buna ben karar vermiyorum, belirli seviyeye gelmiş herkes bildiği için temel hale geliyor Menpaa'yı bilen herkes entelektüeldir denebilir mesela. connery ondan daha common bir isimdir, onu bilen herkes entelektüel diyemem. Ama onu "bile" bilmeyen birinin kendini benim senden ayrı bildiklerim var demesi tuhaf gelirdi bana. Onları öğrenirken nasıl kaçırdın bunu gözden derdim öyle birine.
0
🌸Jux
(01.11.20)
karşınızdakiyle sizin aranızdaki genel kültür düzlemi farkının ölçümü binlerce küçük bilgi / görgü parçası üzerinden yapılmalı. tek atış tek kurşunla adamdan soğuma aşırı genelleme olur. siz de bunun farkındasınız da belki de tanımadığını söylerken takındığı umursamazlık filan batmıştır.
0
engelbert humperdinck
(01.11.20)
Yerli yabanı ünlü tanıma konusunda benle kapışana rastlamadım. Sean connery’i herkes bilmez, zaten bilen insan az çok sinema kültürü olan bir insandır. Ama james Bond gibi bir kültü tanımayan, takip etmeyeni içten içe kınar içimden gülerdim herhangi bir platformda böyle bir kişiye rastlasam.
0
Hallegadola
(01.11.20)
Ben bilmiyom. Çünkü isim hafızam yok. Şuan bunu burada okudum ve tartismalari takip ettim ya, 3-5 ay sonra tekrar sorulsa yine hatirlamayabilirim. Demem o ki hemen sogumayin :') 1-2 testten daha geçir xd
0
abuzer
(01.11.20)
Sinema kültürü yeterli değildir. Başka kültürleri var mı ona bakın. Bomboş biriyse o zaman soğuyun. Herkes her şeyi bilmek zorunda değil.
0
pro9it9is9
(01.11.20)
siz ronny johnsen'i bilir misiniz kendisi besiktasa rekorla gelmisti?
insanlarim toplamdaki degerleri esittir. bu bilgi icin de boyle zeka icin de boyle yetenek icin de boyle.
ornek veriyorum, hekim arkadas derse kafasini yormustur disari cikmamistir kendisi spor alaninda pek bulamamistir. bir de ders calismayip eve girmeyen gence bakarsin besyo'da okuyordur.
bakarsin birisi kendisini ise vermistir. isinde cok basarilidir altinda 800.000 lik arabayla dolasir laboratuvarindan cikmiyordur. digeri de internetten dizilerden gece aleminden kitaplardan sosyal hayattan dusmez ama altinda megane vardir.
biz insanlar icin de boyle. normal bireyler icin gozlerimiz goruyor diyoruz, ama gorme engellilerin de kulaklari bizden daha hassas onlar da oradan o acigi kapatip bizden one geciyor. ya da down sendromlular mesela. ilk bakista normal bir insanin aldigi egitimi almasi zor. bu alanda iyi degiller ama sayi ezberleme kapasiteleri. diger insanlardan cok cok cok cok daha fazla bizim yapabileceklerimizim ustunde.
sonunda herkeste 100 birimlik bir olusum var. kimisi 40 birimini c'ye koyuyor 60ini d'ye, kimisi 30'unu c''ye atiyor 70'ini D'ye. bazisi da cidde freedos hdjsks.. o da iste ne verirsen ezberlemeye meyilli tabularasa gibi emiyor hdks
0
turbo sadık
(01.11.20)
İki ihtimal var. Ya yaşı küçük ya da cidden boş birisi.
0
dafuq
(01.11.20)
50 kisilik üniversite sınıfında hitchcock un ismini duymus 4 kisi vardi. sınıftan sogudum. flört durumunda tuvalete gitmek icin izin ister bir daha geri dönmezdim.
0
proteus
(01.11.20)
Bu soruya Sean Connery özelinde değil de daha genel cevap vermek istiyorum. Kişiye göre değişen durumlar, istediğin şey senin tanıyıp bildiğin birini onun da tanımasını istemen, mesela yukarıda biri Tesla'yı bilmezse soğurdum demiş ama Sean Connery'i bilmemesine takılmamış bunun gibi..
Kendimce "başarılı", "yetenekli" bulduğum ve sevip beğendiğim ya da yeteneksizliğiyle nam salmış sevmediğim ama "popüler" olan insanları tanımaması (ya da tanıyıp beğenmesi :)) soğuturdu.
Şu an aynı şeyi yaşasam mesela ve karşımdaki kişi "Sean Connery mi aa o kimdi?" dese ne derdim bilmiyorum, soğurdum direkt. Zaten soğuyasım varmış olayına çok inanmıyorum böyle şeyler önemli, çok sevip değer verdiğimiz insanlar böyle böyle puan kaybedebiliyorlar.
0
mutekebbir
(01.11.20)
bilinmemesine şaşırılacak biri değil ki?
ben de adamı sadece james bond filminden biliyorum ki filmi de izlemedim sadece ekrandaki görüntülerden gördüm. adını ölümünden sonra duydum.
ama daha bilindik biri olsa: mel gibson, leonardo di caprio gibi birini bilmese de umrumda olmaz.
bunlar çok basit şeyler. onun da ilgilendiği başka bir alan vardır benim bilmediğim.
0
tabudeviren
(01.11.20)
Benim de bilmediğim genel kültüre dair o kadar çok şey var ki sadece Sean Connery üzerinden bir insanı yargılayacak konumda olmadığımı düşünüyorum kendi açımdan.
0
peki madem
(01.11.20)
sogurum
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.11.20)
Valla şirkette eğitimde bir arkadaş Saddam Hüseyin'i tanımıyordu. Ben dinozorum kabul ettim onu çoktan, ama kendinden önceki 20 seneyi üniversite okuyan birinin bilmemesi bana yanlış geliyor. 90'lı birinin Ecevit'i, Demirel'i tanımaması gibi bir şey.
Politika'dan örnek verdim ama kült filmlerde oynamış birini üniversitede okuyan birinin tanıyor olmasını beklerim.
0
SiyamkedisiZorro
(02.11.20)
Soğumam, çiğ bir tavır ve dahası bahane.
0
alfred
(02.11.20)
Sean Connery nerdeyse 20 yildir oyunculuk yapmiyor ve oynadigi filmlerin ciddi kismi belli bir zevke hitap ediyor. Tanimiyor olabilir.
Sorun kendi yasi ve zevkine uygun bilgilerde bile genel kultur seviyesinin cok asagida kalmasi ise soguyabilirim bir insandan.
İki haftadır kapalıydı kutu. Açtığımda içinden ikinci fotoğraftaki vatandaş çıktı.Yenir mi şimdi bu lokumlar? İçeride Kaddafi gibi hüküm sürmüştür, her yere yumurta bırakmıştır :(
İki haftadır kapalıydı kutu. Açtığımda içinden ikinci fotoğraftaki vatandaş çıktı.
Yenir mi şimdi bu lokumlar? İçeride Kaddafi gibi hüküm sürmüştür, her yere yumurta bırakmıştır :(
0
stewie (31.10.20)
ben yemem şahsen
0
basond
(31.10.20)
bir şey olmaz bir tane güvecik sadece. ye gitsin.
0
Tochinoshin
(31.10.20)
yemezdim.
0
sutlu nescafe
(31.10.20)
ben yemezdim
0
miyav lan miyav
(31.10.20)
bayatlamıştır ayrıca lokumlar, denemeye değmez.
0
Jux
(31.10.20)
Köyde büyüdüğüm için yerdim
0
olaylar olaylar
(31.10.20)
arkadaşı falan da varsa ... peh ... kesinlikle yenmez.
Merhaba, 2-3 haftaya kdar hem catering şirketi hemmde nişan pastası yapanbir yer bulmam lazım.. deneyimlediğiniz guvendiğiniz yerler var mı? Şehir: istanbul Şimdiden çok teşekkürler
Merhaba, 2-3 haftaya kdar hem catering şirketi hemmde nişan pastası yapanbir yer bulmam lazım.. deneyimlediğiniz guvendiğiniz yerler var mı? Şehir: istanbul
Şimdiden çok teşekkürler
0
bradfords (31.10.20)
Beyaz firindan memnun kalmıştık biz
0
65 derece
(31.10.20)
Merhaba, pasta için bir arkadaşımı önerebilirim, pastaları ve tatlıları çok güzel. instagram'da @cakesbyciko olarak aratın beğenirseniz zaten ordan iletişime geçersiniz.
Merhaba,Mümkünse Anadolu yakasında, özellikle bu hastalıkla ilgili uzmanlığı olan doktor tavsiyeniz varsa alırım. Teşekkürler şimdiden
Merhaba, Mümkünse Anadolu yakasında, özellikle bu hastalıkla ilgili uzmanlığı olan doktor tavsiyeniz varsa alırım. Teşekkürler şimdiden
0
kisa (30.10.20)
füsun moral oğuz. muayenehanesi var. sebahattin yurdakul ve hasan yazıcı academic hospital'da. ben bu hocaların öğrencisi olan füsun hanımı tavsiye ederim.
0
sutlu nescafe
(30.10.20)
Prof. Dr. Seval Pehlevan Kiziltoprak Medicana’da, cok sempatik biri ve isinde de cok iyi
0
kuehles blondes
(31.10.20)
hasan yazici bu alanda duayendir belki en iyidir. ama randevu almak cok zor. bir arayin derim
0
oscar
(31.10.20)
Beni Prof.Orhan Aral tedavi etti, sahanedir. Yalniz Sislide idi o zamanlar. Hala devam ediyor mu, nerede simdi bilemiyorum.
sobayı yaktınız mı? kaloriferi, klimayı, yerden ısıtmayı açtınız mı?
stewie
ben an itibariyle açtım. yerden yerden ısıtıyor.2. soru, kışı sevenler nesini seviyor?
ben an itibariyle açtım. yerden yerden ısıtıyor.
2. soru, kışı sevenler nesini seviyor?
0
stewie (30.10.20)
Açmadım, iyi daha
0
fempusay
(30.10.20)
Geçen Hafta basında açtık
0
data
(30.10.20)
Sıcak sevmiyorum dolayısı ile kışın çok mutlu oluyorum.
0
giovanne
(30.10.20)
Açmadım.
Uzun kollu kıyafetleri ve mont giymeyi seviyorum. Kışı seviyorum o yüzden.
0
himmet dayi
(30.10.20)
istanbul. Henüz açmadım. bir iki kez gece üşüme gelince klimayı ya da fön makinasını açıp on dakika ısındım o kadar. onun dışında hala üzerimi örtmeden yatıyorum. eskiden kışı daha çok severdim ama artık sıcak o kadar rahatsız etmemeye başladı. bu nedenle abartmasın da havalar yazı kışı çok fark etmez modundayım.
0
kisa
(30.10.20)
sıcaktan nefret ederim. daha havalar soğumadı benim için. kalorifer erken. şort tişört devam. gece battaniye kullanıyorum. istanbul.
0
sutlu nescafe
(30.10.20)
dün kaloriferi açtım çünkü üşüdüm bayağı sabah da istanbul'da gök yarıldı resmen. ama akşam üzeri çok sıcak oldu kapattım. sabah da evden çıkarken camı falan açtım inşallah eve gidince ev donmamış olur şdfklgdgfk kışa bayılmıyorum ama aşırı nemden iyidir.
0
matilda
(30.10.20)
istanbul pendik. açmadım daha, ama haftasonu 10 derece düşecek hava dendi, o zaman yakmak gerekir diye kombiyi kontrol ettim. basınç düşüktü su bastım biraz, çalıştırıp tüm peteklere baktım ısınıyor mu diye.
0
surprise
(30.10.20)
Açık cam ve tişörtle uyuyorum hala. Kışın geldiğini kabul edemiyorum ben.
0
jazzabel
(30.10.20)
yer ankara; gecen hafta calistirdim kombiyi
0
sweetoffice
(30.10.20)
direniyorum arada bi ufak veriyorum
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(30.10.20)
1. Açmadık, Aralık'a girmeden de açmayız. Konum İstanbul. 2. Soğuğun çaresi var, sıcağın çaresi yok. Klima var ama onun verdiği soğuk da doğal bir soğuk olmadığı için sıkıntı yaratıyor uzun vadede. Kalorifer ısınınca doğal sıcak veriyor.
3. Hafif üşüyerek üzerime battaniye/polar vs alıp da tv/pc karşısında oturmak veya kitap okumak beni hayatta en mutlu eden şeylerden biridir.
0
varos cloudstrider
(30.10.20)
Açtık. Kışı seven insanlar aslında sıcağı seven insanlardır. Toplu taşıma ile işe gitmezler evleri sıcaktır ve bir palto ile ısanabilecekleri bir iklimde yaşıyorlardır. Ben de ankarada yaşamıyorken severdşm kışı artık nefret ediyorum.
0
cilekli krep
(30.10.20)
Merkezi ısıtmalı bi yerdeyim, henüz kalorifer yanmıyor ama kendi kontrolümde olsa da kesinlikle açmazdım henüz, mümkün olduğu yere kadar battaniye vs yardımı ile ısınmayı seviyorum, zaten henüz üşümüyorum. Sabah çok kısa bir alışveriş için bir markete girdim, ısıtılmıştı ve 1 dk içinde daraldım.
Kışı sevmemin nedenlerine gelince, günün herhangi bir saatinde dışarda bulunabilmeyi seviyorum, yazın yürüyüş için günün çok erken saatlerini seçmem gerekiyor mesela, gölge takipçisi olmam gerekiyor. Kışın sokakların daha az kalabalık olmasını seviyorum. Yazın güneş tam tepede olduğunda oluşan aydınlık hoşuma gitmiyor, loş ışık severim, kış o yönden daha çok hitap ediyor bana. Soğuk havanın diriliğini seviyorum, beni kendime getiriyor, sıcak yaz havasında büzüşmekten ve enerjimin düşmesinden hiç hoşlanmıyorum.
Her mevsimin hoşuma giden tarafları var, hepsinin tadını çıkarmayı seviyorum ama vücudum kesinlikle soğuk havada daha rahat ediyor. cileklikrepin dediği gibi sıcağı seven bir insan değilim, 23 dereceden daha sıcak havada rahatsız olurum genelde.
0
Gı
(30.10.20)
insanların dışarı çıkmamasını seviyorum.
0
ya ben lan neyse
(30.10.20)
bizim apartmanda merkezi sistem var, henüz yanmıyor ama ev de aşırı soğumadı zaten.
kış sevilmez mi ya? serin hava insanı kendine getiriyor. terlemiyorsun her şeyden önce. giyiniyorsun kuşanıyorsun mis gibi. saçın bozulmuyor, makyajın akmıyor, kılığın kıyafetin yamulmuyor. pufidik pufidik yorgan, battaniye keyfine falan hiç girmiyorum bile.
0
blatta hiberna
(30.10.20)
Bursa. Kombi temizliği yapıyoruz çarşamba öğleden sonradan beri. Şimdilik açmadık ama ben kalın giyiniyorum evde.
0
black holes in the sky
(30.10.20)
Merkezi ısıtmayı açmadı yönetici daha. Bir tane elektrikli fanım var onu açıyorum arada soğuğu kırması için ama genelde kat kat giyinip bol çay içerek ısınmaya çalışıyorum :)
iş (herhangi biri de olabilir) arkadaşının hatasını, açığını kapatma, düzeltme anlamında yabancı kökenli bir kelimeyi hatırlayamıyorum.bilen varsa anımsatsa ya bana...
iş (herhangi biri de olabilir) arkadaşının hatasını, açığını kapatma, düzeltme anlamında yabancı kökenli bir kelimeyi hatırlayamıyorum.
bilen varsa anımsatsa ya bana...
0
maybe one day (27.10.20)
kompanse etme mi?
0
exlibris
(27.10.20)
cover etme? (inşallah bu değildir ne kötü bir söz öbeği)
Duyurunun beyaz yakalıları merhaba,Yaklaşık 6 yıldır çalıştığım yerden şartlar kötü olduğu için 2 ay önce istifa etmiştim. Ancak gittiğim yerde üstümle problemler yaşadım ve çıktığım şirket mevcut şartları mı iyileştirme sözü verip gelmemi istedi. Ben de maddi şartlar dışında her şey rahat olduğu iç
Duyurunun beyaz yakalıları merhaba,
Yaklaşık 6 yıldır çalıştığım yerden şartlar kötü olduğu için 2 ay önce istifa etmiştim.
Ancak gittiğim yerde üstümle problemler yaşadım ve çıktığım şirket mevcut şartları mı iyileştirme sözü verip gelmemi istedi. Ben de maddi şartlar dışında her şey rahat olduğu için tamam dedim. 2 hafta önce tekrar başladım.
Sorun şu ki 3 aydır mülakat aşamasında olduğum şirketten dün kabul aldım. İyileştirilmiş ücretinde üstünde bir ücret ile. Ancak şu an kafam karışık 2. kez istifa edersem olacaklar malum kavga kıyamet olacaktır.
Sizce ne yapmalı?
Daha önce böyle bir durum deneyimi olan varsa yardımcı olabilir mi?
0
Take it away honey (22.10.20)
mevcut hayat pahalılığında ekonomik koşullarımı yetersiz buluyorum ve beklentimi karşılamaya razı olmayacağınızı düşündüğümden istifa etmek istiyorum de geç.
0
bohr atom modeli
(22.10.20)
etik olmaz yaptığın. yeni şirketin de belki uzun soluklu olmayacak. ama 6 yıldır calısıtıgın yerde kosullar nasıl insanlar nasıl biliyosun.
0
koela
(22.10.20)
şartlar iyiyse düşünmene gerek yok. kimseye ayıp olacak diye daha iyi şartları kaçırmak istemezsin.
0
barabas
(22.10.20)
Kabul aldığın şirketten 2 ay sonra ayrılıp boşta kalırsan bu durum seni ne kadar sarsacak onu düşünmelisin. Yeni iş ararım sıkıntı olmaz diyorsan yeni firmaya geç derim. Mevcut firmanda arkandan hiç iyi konuşmayacaklar bunu da göze alman lazım.
0
kanlakarisikyagmur
(22.10.20)
Vala ekonomi bel büküyor, parası iyiyse işte de güvence görüyorsan istifayı bas, kavga kıyamet kimin umurunda. Patron, işveren, etik durum düşünecek hal yok kimsede.
0
aynabugusu
(22.10.20)
iyileştirilmiş maaşından %30 daha fazla değilse iş değiştirme. bildiğin tanıdığın ve performansından memnun olunan yerde kal.
0
fever
(22.10.20)
Eski is yerinle acik acik konus derim. 3-5 fark neyse kapatsinlar. Olmuyorsa da daha iyi teklif veren yeri tercih etmen ayip degil tabii ki, profesyonel yasam bu.
0
msb
(22.10.20)
Sektöründeki en büyük 2. firmadayım ben anlaştığım yer 1 numara 1500 çalışanlı bir yer. İşten çıkarılma vs olacağını düşünmüyorum.
Ücret ve çalışma saatleri şu şekilde
Mevcut yer
Ücret yılbaşında konuşulan rakam 6300+agi + maks 3 maaşa kadar prim
8-17.30 Haftasonu tatil
Anlaşılan yer: 6700+agi + yılbaşında zam (%10 anca) 2022 de 1-1.5 maaş prim 8-18.30 Haftasonu tatil akşam ve cumartesi günü mesai yapılan bir yer
0
🌸Take it away honey
(22.10.20)
8-18.30 çok fazla. Ayrıca haftasonu mesaisi de hiç çekilmez. 400 tl için değiştirmezdim. Ayrıca prim de var. Bence 1.si daha iyi
0
sta
(22.10.20)
Hocam detay verene kadar sıkıntılı karar diyordum ama ben değiştirmeyin derim. Bir kere sirf maas uzerinden konuşursak su an 22 is gunu diye hesaplasak; Mevcut yer; 6300/22/8.5= saatlik 33.5 lira Teklif veren yer= 6700/22/9.5=saatlik 32 lira
Siz zaten fazla calisarak daha az maas kazanacaksiniz. Mantigi yok yani. Buna ek potansiyel mesai ve tanimadiginiz yere gidip risk almak var. Ben hayatta birakmazdim ki rakamlar da birakmayin diyor.
0
logisticsmanager
(22.10.20)
yazdığın şartlara göre şu anki bulunduğun şirket daha iyi görünüyor. ben olsam değiştirmezdim. ve 400 lira için gerçekten değmez.
0
dedim ben sana
(22.10.20)
400 lira fark dışında artısı olan bi durum yok gibi 1numaralı yer için. Daha fazla çalışma Daha az potansiyel prim. 400, %10la hadi 1k fark diyelim Ben 7 senedir ctesi çalışmıyorum. Cumartesili bi işi çok bariz bi farkla kabul ederim gibi.
0
ir10
(22.10.20)
400 lira için daha uzun çalışmaya değmez derim.
0
hazen
(22.10.20)
hem daha uzun çalışma, hem cumartesi çalışma, hem sektördeki ikinci firma olması prim vs. aradaki fark 1000 lira bile olsa düşünmezdim açıkçası
0
barabas
(22.10.20)
400 lira için gitmezdim. Mevcut yerde rahat gibisin. O rahatını bozmaya değmez.
0
himmet dayi
(22.10.20)
Etik olarak da mantık olarak da mevcut yer.
0
iwasbornonamountainside
(22.10.20)
Gitmek hiç mantikli değil.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.10.20)
Ee sen zaten fazla kazaniyosun neden boyle yanlis hesaplama yaptin ki? Calisma saatlerin daha iyi baksana... hic bi yere gitme otur oturdugun yerde bence. Gidersen daha fazla calisip daha az maas aliyor olcaksin:)
0
Boris
(22.10.20)
eşit şartlar altında parayı kim verirse ona gidilir normalde, duygusal bir bağ yoksa. ama aradaki 400 lirayı sizden on misliyle çıkaracakları için iş değiştirme. böyle öpe öpe 1 numara oluyor laleler.
0
klassno
(22.10.20)
Ciddi bir fark olsa neyse de bu şartlarda iş değiştirmek saçma bence.
0
Abdurrahman
(22.10.20)
Yeni şirket kariyer vs anlamında bir şeyler katmayacaksa değiştirme bence. Aradaki farka değmez, ki çalışma saati, cumartesi va düşününce mevcut işte saatlik ücret daha fazla gibi.
0
efx
(22.10.20)
aradaki fark ziplamana degecek fark degil +1 8000-8500 falan olsaydi dusunulebilirdi. Obur sirkete counteroffer yapardim ben olsam, su anda 7500 aliyorum, 8500 verin gelirim derim, kaybedecek birsey yok.
Etik konusuna gelince, yapacagin sey hos degil ama yemisim etigi, bu sirketler seni yarin oburgun isten cikartmaya karar verirse "yaw bu etik olur mu?" diye dusunmuyor, kovuyor.
0
cooperr
(22.10.20)
ben de arada 2000 tl filan fark var sandım. değmez. su an bana oldugum konumdan 400 tl fazla versinler mesai kosuları seninki gibi olsun yine gitmem. cunku evime cok yakın bir yerde calısıyorum. 400 tl fark hariç su an calıstıgın yer cok iyi
11 ay işsizlikten sonra sonunda bir işe girdim. bi' hayırlı olsun alırım :)iş arayan herkesin biran önce iş bulmasını dilerim.
11 ay işsizlikten sonra sonunda bir işe girdim. bi' hayırlı olsun alırım :)
iş arayan herkesin biran önce iş bulmasını dilerim.
0
mrtkp1234 (20.10.20)
tebrikler, umarım çok mutlu olursunuz
0
yuvarlanantencereninkapagi
(20.10.20)
Hayırlı olsun, inşallah çok seveceğiniz bir iş olur.
0
Amaranta ursula
(20.10.20)
hayirli olsun kanka.
0
baldur2
(20.10.20)
hayırlı olsun, başarılar :)
0
makarnavodka
(20.10.20)
Hayırlı uğurlu olsun.
0
Amory Lorch
(20.10.20)
Hayırlı uğurlu olsun
0
kisa
(20.10.20)
Hayirli olsun ne guzel :))
0
hindistan cevizi
(20.10.20)
gözün aydın hayırlı olsun :D
0
theseachange
(20.10.20)
Tebrik ederim. Bir işi bulmak kadar elde tutmak da hüner ister. Tavsiyem iş hayatında olabildiğince politik olun. Patronlar ve üstlerinizle aranızı her zaman iyi tutun. İşinizle, çalışkanlığınızla akılda kalmaya bakın. Hayırlı, uğurlu olsun.
0
psmstc
(20.10.20)
Hayırlı olsun. Başarılar.
0
himmet dayi
(20.10.20)
Hayırlı olsun bol şans
0
tuborg yesili
(20.10.20)
hayırlı uğurlu olsun.
0
reactionic
(20.10.20)
Hayırlı olsun. Gönlünüze göre bir kariyer olsun.
0
boyalı kuş
(20.10.20)
tebrikler.. hayırlı olsun.
0
since1907
(20.10.20)
Ahh süpersin! Hayırlı olsun, işteki her günün bugün kadar heyecanlı ve mutlu geçsin. Darısı başıma.
0
megalomaniac
(20.10.20)
Hayırlı olsun, maşallah diyelim nazar değmesin.
0
John Bloor
(20.10.20)
Hayırlı olsun, ne zaman ıslatıyoruz :)
0
black holes in the sky
(20.10.20)
Gozunuz aydin Hayırlı olsun.
0
Ven
(20.10.20)
tebrikler, başarılar!
0
blatta hiberna
(20.10.20)
hayırlı olsun müdür.
0
glamdr1ng
(20.10.20)
Hayırlı olsun ^^ Darısı başımıza.
0
red morning
(20.10.20)
çok hayırlı olsun, çok memnun olasınız insallah
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(20.10.20)
İse giren herkes cok mutlu ediyor beni issizlik berbat bir sey valla hak ediyorsun mutlu olmayi o yuzden. Hayirli olsun
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.10.20)
Hayırlı olsun!
0
peki madem
(20.10.20)
Hayırlı olsun hocam.
0
plutongezegendegilmi
(20.10.20)
tebrikler geçmiş olsun ))
0
megacracker
(20.10.20)
Gecmis postlarini hatirliyorum, hayirli olsun ama girisimci ruhtan, kisisel projelerden vazgecme!
Kırılma noktası/dönüm noktası anlamına gelen bir terim
jacque
Bu ve benzeri anlamlara gelen, farklı dillerde bildiğiniz bir ifade, terim vs. var mı? Marka ismi olacağı için okunuşu kolay, fonetiği güzel olursa çok daha iyi olur tabii.
Bu ve benzeri anlamlara gelen, farklı dillerde bildiğiniz bir ifade, terim vs. var mı? Marka ismi olacağı için okunuşu kolay, fonetiği güzel olursa çok daha iyi olur tabii.
0
jacque (20.10.20)
Milestone
0
Take it away honey
(20.10.20)
benzeri anlam olarak equinox (gündönümü-değişim anlamında).
0
tururo
(20.10.20)
breakpoint (yazılım)
0
nahtoderfahrung
(20.10.20)
Breaking point.
0
Amory Lorch
(20.10.20)
Tam olarak istediğiniz anlamı verir mi bilimyorum ama en karizmatiği kesinlikle "Rubicon".
Antik Roma'da generallerin Roma'ya dönerken askerleriyle geçmelerinin yasak olduğu, geçerlerse Roma'ya karşı darbe girişimi olarak kabul edilip direkt olarak yok edildiği, Sezar MÖ 49'da ordularıyla geçerek iç savaşı başlatıp ve sonucunda Roma imparatoru olduğu nehir.
0
kalifiye balta sapi
(20.10.20)
поворот(pavorod)
0
hay sikfuck
(20.10.20)
point of no return —diye de bir şey var.
0
fever
(20.10.20)
el momento decisivo
el momento crucial
0
barabas
(20.10.20)
Bir de breakthrough var özellikle bilimsel alanda "çığır açan" gibi kullanılan. Çok büyük bir buluş veya ilerleme gibi bir anlamı var. Ama okunması pek kolay değil tabi.
edit: Ulan kelimeyi yanlış yazmışız var mı böyle bişey. Düzelttim.
Avukat Görüşmesi Ücretlendirme - Marka Tescil Dispute
murat mc
Merhaba,Şöyle bir konu var ve bir avukat ile görüşmek istiyoruz. Ancak bu tür görüşmelerin nasıl ücretlendirildiği, output olarak ne beklememiz gerektiği konusunda bilenlerden yardım rica ediyorum.Örn: Bakırköyde Soho (Amerikada bir mahalle,bölge) isimli bir küçük işletme açtık. Sonra Kütahya'da Soh
Merhaba,
Şöyle bir konu var ve bir avukat ile görüşmek istiyoruz. Ancak bu tür görüşmelerin nasıl ücretlendirildiği, output olarak ne beklememiz gerektiği konusunda bilenlerden yardım rica ediyorum.
Örn: Bakırköyde Soho (Amerikada bir mahalle,bölge) isimli bir küçük işletme açtık. Sonra Kütahya'da Soho isimli benzer bir sektörde iş yapan başka bir işletmenin bunu bizim de iş yaptığımız sektörü içeren şekilde marka tescil alındığını öğrendik. Soru şu olacak:
Örn. İşletme ismini Soho Bakırköy yapabilir miyi? Örn2: İşletme ismini Soho'dan Sohoo'ya çevirebilir miyim?
Özetle yasal olmayan bir mütala tadında 15-20 dakikalık 1-2 zoom görüşmesine ihtiyaç var. Bu nasıl fiyatlandırılır veya buna ek beklemem/alabileceğimiz bir çıktı/hizmet var mıdır?
Teşekkürler, selamlar.
0
murat mc (20.10.20)
Ticaret unvanı, işletme adı ve marka farklı kavramlar. Ticaret unvanı mesela: soho unlu mamülleri ltd Şti. (Ticaret unvanı işletmeniz tacirler için belirlenen maddi sınırları aşıyorsa gerekli. Bunu sözleşme imzalarken, fatura düzenlerken kullanıyorsunuz ve şirketiniz adı gibi oluyor. Ticaret unvanı ticaret siciline tescil ediliyor.) işletme adı: dükkanın tabelasındaki isim gibi düşünebilirsiniz. İşletme adı kullanan esnaf da tacir de bunu tescil ettirmeli. (Soho eczanesi mesela). Marka: sizin işletmenizde ürettiğiniz ürünleri/Hizmetleri diğer ürün/hizmetlerden ayırmanızı sağlar. Yani ürettiğiniz gömleğe “ soho <3” şeklinde bir işaret atmanız, kurabiyeye etiket koymanız veya bir melodi ile tanınırlığınızı sağlamanız marka oluyor.
Özetle, bu üç ismin aynı olması şart değil. Ancak tanınırlık için benzer yapmaya çalışabilirsiniz size kalmış. Marka isminizi/şeklinizi yeniden karar verebilirsiniz.
Sorularınızı tam cevaplamadım ama ön bilgilendirme yapmak istedim çünkü az önce bu konuda bir şey okudum (: Kolay gelsin
0
illiyet dağı
(20.10.20)
Örneğin bizim ofis şöyle yapıyor marka konusunda:
Uyuşmazlıkla ilgili bütün bilgileri alıyor. Markalara/unvanlara ilişkin araştırmaları yapıyor ve sana tüm ayrıntıları içeren bir rapor hazırlıyor. Bu raporda uyuşmazlığa dair ayrıntı, hukuki yollara başvurursan lehe sonuçlanma ihtimalleri, başvurabileceğin hukuki yollar var. Bu rapor için 1000 TL gibi bir şey alıyorlar.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(20.10.20)
Bunun için kurumsal olan bir marka patent ofisi daha iyi yardımcı olur sanki, her avukat bu konuda bilgi sahibi olmayabilir.
Kendi markasını kendi tescil ettiren biri olarak mantık yürütüyorum, sizin dediğiniz olmaz gibi.
Olsa ben de Mado Bakırköy pastanesi açarım, öbürü de Starbucks Bakırköy kahvecisi açar.
2. örnek hakkında kulaktan dolma bilgim var, 3/5 oranında harf benzerliği ile ilgili bir sınır duymuştum.
Yani Soho diye bir marka oluşturup tescil ettiyse biri, başkası bir iki harf oynatarak benzer bir markayı tescil edemez. Yoksa yine her türlü kötü niyete açık olur.
Merhaba,Akademide evli ve iki soyisme sahip kadın akademisyenlerin kızlık soyadlarını kullanmaları sorun teşkil ediyor mu? Ya da böyle bir durumda olanlar nasıl hareket ediyor?Bilen, bilgi sahibi olanların yardımlarını rica ederim.Şimdiden çok teşekkür ediyorum.
Merhaba,
Akademide evli ve iki soyisme sahip kadın akademisyenlerin kızlık soyadlarını kullanmaları sorun teşkil ediyor mu? Ya da böyle bir durumda olanlar nasıl hareket ediyor?
Bilen, bilgi sahibi olanların yardımlarını rica ederim.
Şimdiden çok teşekkür ediyorum.
0
rumeli beylerbeyi (16.10.20)
Yoo.
Çoğu akademisyenin de makale ve kitaplarda soyismi o şekilde geçiyor.
Yanı resmi soyisminiz o olmuş oluyor zaten, nasıl bir problem olabilir.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(16.10.20)
Yoo+1. Hiçbir sorun olmuyor kullanmaya devam edebilirsiniz.
0
ekaterina
(16.10.20)
Evliyim, yayın ve sunumlarımda sadece evlilik öncesi soyismimi kullanıyorum. İstediğiniz şekilde kullanabilirsiniz. İkisini birlikte kullanmak isteyenlerden çevremde gördüklerim (isim Ayşe Yıldız Kaptan olsun)
Ayşe Yıldız Kaptan Ayşe Yıldız-Kaptan Ayşe Y. Kaptan
0
fotrsapka
(16.10.20)
evliyim eşim akademisyen, önce sadece benim soyadımı aldı, sonrasında evlenmeden önce yazdığı teze atıflar referanslar falan gelince sorun olmaya başladı yani soy isimler tutmayınca referans verenler doğru kişiyi bulamıyordu falan. sonrasında evlenmeden önceki soyadını da ekletti.
şu anda iki soy isimle daha sorunsuz şekilde devam ediyor.
merhaba, uzun mesafeli yolculuklarımda sürücü olarak genelde blablacar dan ilan açarım.Hem muhabbet olur hem de yorulduğumda şoförlüğü olan arkadaşlardan destek alırım.en son yolculuğumda orta yaş üstü bir ağabeyde vardı. Yorulduysan ver ben süreyim diye teklif edince arabayı verdim. Kendisi rent a
merhaba, uzun mesafeli yolculuklarımda sürücü olarak genelde blablacar dan ilan açarım.
Hem muhabbet olur hem de yorulduğumda şoförlüğü olan arkadaşlardan destek alırım.
en son yolculuğumda orta yaş üstü bir ağabeyde vardı. Yorulduysan ver ben süreyim diye teklif edince arabayı verdim. Kendisi rent a carlara araç tahsis ediyormuş tr nin her yerine gidip geliyormuş, radarlara çok hakimmiş vs.
İzmir e gelince hız koridoruna girmiş ve dün e devletten bakınca 288tl ceza kesmişler.
Şimdi bu cezayı ben mi ödemeliyim, O vatandaştan mı istemeliyim? Siz sürücü olsanız istermiydiniz, yolcu olsanız ödermiydiniz?
0
al basmadan donu var (14.10.20)
blablacars da aldığınız yolcuya aracı kullandırma izni var mı? o saatte aracın onda olduğu kayıtlı mı?
eğer blablacars sadece yolcu olarak al diyorsa, siz insiyatif olarak kullandırdıysanız cezadan evvel başka riskler de var, kaza yapsaydı kaskodan para bile alamazdınız büyük ihtimalle.
0
summatinyourteeth
(14.10.20)
Karar sizin, ceza da sizin.
0
Karmaşıklık
(14.10.20)
vermeyecektiniz arabayız, istemeyin.
0
nuisance
(14.10.20)
hacı öde cezayı geç
0
xdenizx
(14.10.20)
Biraz da sen kullansan? Sürücü ehliyetin varsa sürücüye destek olmak için yolun bir kısmında arabayı kullanmayı teklif et. Uzun yol söz konusu olduğunda, sürücünün bu teklife sevineceğine eminiz. blablacar sitesinde bu yazıyor. demek ki sakınca yok. cezayı isterdim galiba.
0
sutlu nescafe
(14.10.20)
Ben yolcu olsam öderdim ama bu tamamen karşıdakinin karakterine bağlı. İstersen söyle ama sen yine de kendini olumsuza hazirla.
0
Amaranta ursula
(14.10.20)
Karmaşıklık +1
0
roket adam
(14.10.20)
öncelikle hız koridoru neresi ile neresi arasında, bu aranın tamamında bu vatandaş mı sürdü aracı? bunları bilmeden bir yorum yapmak çok doğru olmaz. zira bir kısmında siz bir kısmında diğer yolcu aracı sürdüyse suçu tamamen adama atamazsınız. her halükarda ben olsam istemeye uğraşmazdım. bundan sonra da bence başkasına aracınızı bu şekilde vermeyin. ceza gelse de kendi yediğiniz ceza olduğu için dokunmaz.
0
shadowfollower
(14.10.20)
cezanin adamdan dolayi geldigine eminsen iste tabi, ama nedense odemeye yanasmayacak bir tipmis gibi geldi bana.
0
bay b
(14.10.20)
1- Tanımadığım kişiye arabamı kullansın diye vermem. 2-Ceza yine iyi kaza da yapabilirdi. 3-Cezayı öderdim 4- Bu alışkanlığımdan vaz geçerdim
0
paramolacak
(14.10.20)
hocam istesende adam verirmi cezayı sence? vermemek lazımdı. geçmiş olsun.
0
morcivert
(14.10.20)
Geçmiş olsun, istemeye hakkınız yok :)
0
lcha
(14.10.20)
Kusur başta sizde de olsa ara iste ayıp değil. Meblağı vermese bile utandığıyla kalsın. Ben olsam da öderim. Yol durumunu biliyorum diye de sohbet esnasında konuşmuşsam ödemem gerekir mi gerekir. Güvenerek aracına beni yolcu olarak alan birini yolda bırakmamak mağdur etmemek gerekiyor bu şekilde.
merhabalar. bir yazıcı almayı düşünüyorum. aradığım özellikler:wifi,lazer/toner,tonerlerinin ulaşılabilir ve hesaplı olması,ulaşılabilir servis ağı.kendi araştırmalarımla şöyle bir şey buldum: "HP Laserjet 107W 4ZB78A Wi-Fi Mono Lazer Yazıcı" nasıl sizce? kullanan veya anlayan varsa yorum yapması ep
merhabalar. bir yazıcı almayı düşünüyorum. aradığım özellikler: wifi, lazer/toner, tonerlerinin ulaşılabilir ve hesaplı olması, ulaşılabilir servis ağı.
kendi araştırmalarımla şöyle bir şey buldum: "HP Laserjet 107W 4ZB78A Wi-Fi Mono Lazer Yazıcı" nasıl sizce? kullanan veya anlayan varsa yorum yapması epey makbule geçer.
not: bütçe 1-1.5k arası.
0
kant floyd (09.10.20)
Hp smart tank 515 aldım Cihaz tanklı, yanında gelen mürekkepler 3 yıl gidiyormuş 1450 tl ye aldım. Renkli baskı dakikada 6 siyah baskı 11 sayfa gibi bişeydi hızı Wifi tarayıcı ve fotokopi var Dün geldi içerideki bir mürekkep kafasında temassizlik var yeni kafa gönderecekler. Bu benim sanssizligim. Urun hakkında yorum yapamıyorum henüz kullanmadığım icin
Çoğu lazer yazıcıda renkli özellik yok, ben de almışken tam olsun istedim. Bunda foto da basabiliyormuşsun HP foto kağıdına.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.10.20)
Neden lazer?
Ben de arkadaş gibi smart tank aldım, çok şahane yazici çıktı. Baskı kalitesi süper ötesi. Baskı maliyeti uygun.
0
fever
(09.10.20)
daha önceleri 5 tane tanklı yazıcı çöpe attık kuruyor mürekkep kanallarda tıkanıyor. 2009 da lazer yazıcı aldım hala kullanıyorum.
Daha da lazerden şaşmam. Ha toneri orijinal olmayıp genede takıp çalıştırabildiğin çakma tonerler oluyor onlar senin makinana uyumlu mu ona bak. orijinal tonerim öldü 11 yıl sonra en son çakma toner aldım gayet güzel çalışıyor.
0
basond
(09.10.20)
ben samsung'un ürettiği ama hp'nin satın aldığı wifi destekli bir mono lazer kullanıyorum. 2 sene olacak muadil tonerini de rahatlıkla buldum.
mono lazer ayrıcalıktır. renkli için ölüp bitmiyorsanız en iyi yazıcı budur. tank mank bulaşmayın o nozzle'lar sürekli kullanmayınca tıkanınca çok küfür edeceksiniz.
mono lazerin ben yanlışıkla falan bu kadar sağlam yapıldığını düşünüyorum çünkü şekil a da da görüldüğü gibi ortalama ev kullanıcısına hitap etmiyor. düz adam işi. tam benlik. renkli lazer de kullandım onlar böyle değil mesela sorun çıkarıyor mutlaka.
0
ozdek
(09.10.20)
Yanında tankı olan mürekkepli yazıcı kullandım yıllardır. Gerçekten ömür yiyormuş, lazerli yazıcıya geçtikten sonra anladım. Ama mono lazer yine. Direkt kendi içinde tankı olan ürünleri kullanmadım yine belli bir baskıdan sonra kartuşları bozuluyordur yüzde yüz. Mürekkepli yazıcılar yavaş olur. Kitap çıktısı alacaksan kesinlikle mono lazer al.
Yazdığın ürüne baktım sınırsız yazıyor çok araştırmadım. Eğer çipli bir ürünse sıfırlama yapmak zor, kendin yapamazsın daha doğrusu. Toneri ucuz ve bulunabilir ise alabilirsin.
kafama bi şey takıldı.. kızılay'dan belko'ya binip havaalanına gittiğimde yolun neredeyse ortalarında bir yerlerde ışıklı, ortasından nehirimsi bir şey geçen yeşil bir yer görüyorum, epey güzel ve lüks duruyor. neresi orası tahmini olan var mı?
kafama bi şey takıldı.. kızılay'dan belko'ya binip havaalanına gittiğimde yolun neredeyse ortalarında bir yerlerde ışıklı, ortasından nehirimsi bir şey geçen yeşil bir yer görüyorum, epey güzel ve lüks duruyor. neresi orası tahmini olan var mı?
0
mehmed resad (08.10.20)
Tam emin değilim ama Pursaklar'daki Toki evleri olabilir.
@tolgan yazınca hatırladım şimdi Pursaklar değil de Keçiören tarafı oluyor.
HP Smart tank 515 yazıcı aldım bugün geldi. Kartuşları doğru taktigima eminim ancak "kartuş sorunu" uyarısı aliyorum. Kartuş bağlantı kuramıyor diyor. Başına gelen var midir? Başka ne yapabilirim?
HP Smart tank 515 yazıcı aldım bugün geldi. Kartuşları doğru taktigima eminim ancak "kartuş sorunu" uyarısı aliyorum. Kartuş bağlantı kuramıyor diyor. Başına gelen var midir? Başka ne yapabilirim?
0
kitap arasında kalmış silgi tozu (07.10.20)
İlk akla gelen, kartuşun yazıcıya temes ettiği noktaları bir bezle temizlemek
Merhabalar,Spotify aile listesinden birini çıkarmak istiyorum. Bunu yaptığımda kişiye bilgilendirme maili gidecektir diye bir uyarı geliyor.Merak ettim şey, bu uyarı nasıl bir uyarı? xx kişi sizi aile üyeliğinden çıkarmıştır mi diyecek yoksa aile üyeliğiniz sonlanmıştır gibi bir şey mi?Üyeliği kapat
Merhabalar,
Spotify aile listesinden birini çıkarmak istiyorum. Bunu yaptığımda kişiye bilgilendirme maili gidecektir diye bir uyarı geliyor. Merak ettim şey, bu uyarı nasıl bir uyarı? xx kişi sizi aile üyeliğinden çıkarmıştır mi diyecek yoksa aile üyeliğiniz sonlanmıştır gibi bir şey mi?
Üyeliği kapattık, başka üyelik aldık falan diyeceğim de o kişi bunu fark ettiğinde ama çıkarıldınız gibi bir mail gider diye de bir türlü çıkaramadım.
Bilen varsa aydınlatırsa harika olur.
Şimdiden teşekkürler.
0
gregorsarımsak (07.10.20)
ben daha önce birini çıkardım. uyarı gitmedi sanırım çünkü kendisini ben uyarmıştım zaten.
0
ozdek
(07.10.20)
abim beni cıkarmıstı. baktım mail gelmemis o zaman
Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik Madde 25/3'te aşağıdaki gibi bir ibare var:Eczane ismi, levhası ve vitriniMADDE 25 – (3) (Değişik:RG-29/6/2019-30816) ...Eczanelerin önüne, cadde ve sokaklara seyyar veya totem tabela, afiş ve benzeri gibi haksız rekabet oluşturacak tabela ve cisimler konul
Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik Madde 25/3'te aşağıdaki gibi bir ibare var:
Eczane ismi, levhası ve vitrini MADDE 25 – (3) (Değişik:RG-29/6/2019-30816) ...Eczanelerin önüne, cadde ve sokaklara seyyar veya totem tabela, afiş ve benzeri gibi haksız rekabet oluşturacak tabela ve cisimler konulamaz. Vitrinlere ürün tanıtımı amacıyla levha veya ilân yapıştırılamaz.
Eczanelerin vitrinlerinde boy boy ürün reklamları yok mu? Bu maddeye takılmıyorlar mı? Pratik hakkında bilgisi olan var mıdır?
0
kitap arasında kalmış silgi tozu (04.10.20)
Vitrindekilerin cogu yapistirma olmuyor, ayakli reklam ya da ilac kutusu filan oluyor.
Yapistirma oldugunda da kontrolde cikariyorlar filan. Sacmasapan, eskimis kurallar ne yazik ki.
0
kuehles blondes
(04.10.20)
@kuehles teşekkürler çıkarma yaptıklarını bilmem iyi oldu. bu kural yeni geldi aslında ilaç mevzuatı açısından mantıklı bir kural :)
Merhaba, evlendikten sonra eşimin soyadı da benim soyadımın arkasına eklendi. Yalnızca kendi soyadıma dönüp eşimin soyadını sildirmek istiyorum. Bunun için dava açılabiliyormuş. Bu avukat tutmadan yapabileceğim bir işlem mi, ve avukat tutarsam/tutmazsam ne kadar sürer dava süreci merak ediyorum.
Merhaba, evlendikten sonra eşimin soyadı da benim soyadımın arkasına eklendi. Yalnızca kendi soyadıma dönüp eşimin soyadını sildirmek istiyorum. Bunun için dava açılabiliyormuş. Bu avukat tutmadan yapabileceğim bir işlem mi, ve avukat tutarsam/tutmazsam ne kadar sürer dava süreci merak ediyorum.
0
zimbirik (01.10.20)
Aslında emsal karar var ve bu davadan sonuç alınabiliyor. Yine de avukatla ilerlememizi öneririm. Ben de avukatım ve ben de bu davayı acmayı düşünüyorum.
Özetle önceden dava ile, AYM ile vs baya çetrefilli bir işmiş ve haklı bir neden arıyormuş mahkeme, fakat 30 Eylül 2015 tarihinden sonra yeni bir karar açıklamış Yargıtay Genel Hukuk Kurulu.
Yani kolayca başvurup halledebilirsiniz demek oluyor bu yazılanlar.
0
John Bloor
(01.10.20)
@ kitap
Evet bende emsal karar olduğunu okumuştum. Kadının yalnızca kendi soyadını kullanması için bir nedene ihtiyacı olmadığı ile alakalı bir sonuç çıkmıştı diye hatırlıyorum.
Abimin ise ailesine, kardeşlerine ait bilgileri vermesi gerektiği resmi bir evrak işi var. O yüzden onunla çakışmasın, onun verdiği evraklar güncelliğini yitirmesin diye şuanda direk süreci başlatamıyorum. Öncelikle süresini öğrenmem lazım. Sizin bir öngörünüz var mı?
0
🌸zimbirik
(01.10.20)
isim değişiklik davaları genellikle bir durusma ile sona erer. 6-7 ay tahmin edebiliriz. abinizin işi güvenlik sorusturması veya vize basvurusu falan mı? tc kimlik no oldugu için onun surecinde sorun olmayabilir.
evet, önceden esaslı sebep aranıyormus, akademik calısma olması, o ad ile bilinmesi vb. gibi. emsal karar ile gerek kalmadı.
Selamlar, arkadaşımın kendi iş hayatıyla ilgili bir problemi var. ben ikna edemedim. bir size sormak istiyorum. burayı okutup sizden de fikir alırsa daha iyi olabilir.çalıştığı iş yerinde, elindeki işi tamamlamış. biraz üstü olan kişi de işini denetliyor ve boşa çıktığını görüp kendi işinden paylaşı
Selamlar, arkadaşımın kendi iş hayatıyla ilgili bir problemi var. ben ikna edemedim. bir size sormak istiyorum. burayı okutup sizden de fikir alırsa daha iyi olabilir.
çalıştığı iş yerinde, elindeki işi tamamlamış. biraz üstü olan kişi de işini denetliyor ve boşa çıktığını görüp kendi işinden paylaşıyor, bunu da yapması için. üstü olan kişinin sorumluğu daha fazla olduğu için yetişememiş. arkadaşıma verdiği iş de arkadaşımın kendi yaptığı işten bu arada. sadece üstüne ait olan kısmı. bu gayet normal değil mi? mesai saatleri içerisinde, boşta ise sana senin yaptığın ama ekstra bir iş vermeleri iş hayatına uygun bir durum değil mi?
arkadaşım sinir olmuş durumda, ben ise bunun normal olduğunu söylüyorum. siz ne diyorsunuz?
0
noxell (29.09.20)
Normal.Yöneticimin kendi sorumlulugundaki işi pasladığı cok oldu.
0
ırene adler
(29.09.20)
normal.
0
rewlack
(29.09.20)
bence tam tersine iyi bile olmuş. iş öğrenir ve birisinin terfi etmesi gerektiğinde , işleri bildiği için terfi alır.
ayrıca ne yapmak istiyor ki? boşta durup göze batmak mı istiyor?
0
co2s2
(29.09.20)
delegation denir buna :) ay şekerim işleri delegate edecek kimse bulamıyorum, tüm işler bende! al benim işimi sen yap demek. ama aslında yönetici tarafında operasyon işi çok olmamalı ki, çok daha hayati konular es geçilmesin. operasyonu yetiştireceğim diye yönetici şirketin lisansının elinden alınmasına sebep olabilir.
0
stewie
(29.09.20)
tabii ki normal.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(29.09.20)
son derece normal. boyle seyleri olumlu yorumlamak gerekir. demek ki ustu onun yapacagi ise guveniyor ki kendi isini de ona vermis. bunlar is hayatinda cok normal.
0
interview with the vampire
(29.09.20)
Arkadaşın yeni mezun heralde.. Hayat iyi yöneticilerle karşılaştırıyor belli ki hiç şımarmasın
0
lcha
(29.09.20)
"Normal" de doğru değil.
Performans değerlendirmesini nasıl yapıyorsun önemli olan o. İşini erken bitirip yöneticinin işlerini üstüne almanın bir faydası var mı? Daha fazla iş yaptığı için daha mı çok para alıyor? Bunlar varsa okey, bunlar yoksa işler ilerleyen zamanlarda erken bitmez. Hep son anda biter. Arkadaşının sinirlenmesi muhtemelen bundan, bu olaydan zararlı çıkacak olan da uzun vadede yönetici.
Kaldı ki ortada bir planlama sorunu var. Yönetici niye bitiremeyeceği kadar çok iş almış, keriz mi, işi mi bilmiyor, beceremiyor mu, sorunu ne? Arkadaşının işi erken bitmeseymiş ne yapmayı düşünüyormuş? Veya normal miktarda iş aldı da, kendi işini elemana mı yıkıyor? Tam olarak neler döndüğünü bilmek lazım.
Tabi biraz da zamana yayıp gözlem yapmak lazım. Yani ayda yılda olan bir şeydir, ona da çok şeyapmamak lazım ama düzenli olarak böyle şeyler olursa sıkıntı büyük.
0
plutongezegendegilmi
(29.09.20)
normal. elindeki işi erken bitiren elemanıma başka iş veririm. ama daha sonra performans zamanı geldiğinde de kendisine en iyi primi yazarım.
böyle yatırım olarak bakmak lazım olaya.
genel çalışan mantığı ise deadline gelene kadar yatmak son dakikada teslim etmektir. yine işini yapmış oluyor tabi bir sıkıntı yok. ama ben sadece işini yapan adama prim verilmesinden yana değilim.
0
ozdek
(29.09.20)
pluton +1
0
batlegolas
(29.09.20)
Arkadaşın İsveç'te yaşıyor ise normal değil Türkiye'de yaşıyor ise sorusu sorulmayacaki konusu bile edilmeyecek derecede normal.
0
paramolacak
(29.09.20)
Çok normal. Avrupa'dayim, burada da normal. Kendi müdürlerim bana cok is pasladi yapabilecegimi düşündükleri. Benim de altimda iki kisi var daha is paslamadim. Ama misal onlarin cok yoğun oldugunu görüp ver ben yaparım onu sen bunu yap dedim. Olur yani bunlar. Tek sıkıntı sizin yetki sinirinizi, bilginizi aşan ya da o kişi laylaylom takilip sizi kastiracaksa olur. Ama bu kisim iste Avrupa'da olur anca. Ben kendi isimi paslayip elemana kendim 5te çıksam elemanin sendikaya gitmesine bakar sikinti.
0
logisticsmanager
(29.09.20)
"Biraz üstü olan kişi" tanımı benim ilgimi çekti. Aslında onun üstü değil de sadece daha senior bir çalışma arkadaşı kendi işini vermiş diye anlıyorum. Eğer yapılan işi arkadaşınız kendi sunacaksa zaten sorun yok, ne güzel, bir şey daha yapabiliyor olacak. Bu durumda sinirlenmek yeni mezun ergen tribi olur.
Sıkıntı işi yapıp aslında üstü olmayan kişiye vermesi ve bu kişinin de işi kendi yapmış gibi satması. Raporladığı kişi değilse bu "üstü olan kişi" arkadaşınız acilen kendi raporladığı kişiyle bir sohbet edip "daha fazla sorumluluk alabileceğini, zaten x'in de kendisine bu gibi görevler verdiğini" çıtlatması gerekiyor.
Temizlik robotları 20 senedir varmış. Kullanan var mıydı 10-15 sene önce?
ananiyimioguz
Eskiden de görüyordum 10 sene önce falan komik kedi videolarında denk geliyordu. Fakat 2001'de çıkmış bu aletler.Ülkemizde yeni popüler olması ben derinden yaraladı.....3. dünya ülkesiyiz diyorlardı ısrarla inanmak istemiyordum ama yine bir olayda daha hissettim resmen.Electrolux çıkarmış ilk. Şarj
Eskiden de görüyordum 10 sene önce falan komik kedi videolarında denk geliyordu. Fakat 2001'de çıkmış bu aletler.
Ülkemizde yeni popüler olması ben derinden yaraladı.....
3. dünya ülkesiyiz diyorlardı ısrarla inanmak istemiyordum ama yine bir olayda daha hissettim resmen.
Electrolux çıkarmış ilk. Şarj istasyonunu da kendi buluyor baya hayran kaldım. Tabi pek algoritma, rota falan bilmiyor kakalak gibi geziniyor ama olsun gün sonunda temizliyor sanki bütün alanı.
Sonra irobot falan çıkmış.
0
ananiyimioguz (17.09.20)
ona bakarsan internetin icadı da 70'lere gidiyor da kimin evinde bağlıydı bi sor.
icat edilmesi vardır o kadar belki. ben ilk defa breaking bad'in 4x02 bölümünde (yayın tarihi 2011) jesse'nin evinde gördüm. bir sonraki sezonda 5x02'de (yayın tarihi 2012) walter, jesse'nin evinde görünce "what the hell is that" diyor. yani 8 yıl önce amerika'da bile bilinen bir şey değil ki adam evde gezen bir alet görünce şaşırıyor. 15 yıl önce buralarda birinin evinde olsun? çok zor.
0
kibritsuyu
(17.09.20)
İnternet ayrı ama. Kıtalar birbine bağlanacak da ülkeye altyapı kurulacak da modem ve bilgisayar satacaksın da... Ürün öyle değil ki lojistik-reklam sağlandıktan sonra tek seferde satabiliyorsun. Sonuçta çamaşır makinası falan vardı.
Ama diğer örnek biraz ikna etti tşk.
0
🌸ananiyimioguz
(17.09.20)
2009'da vardı benim. İrobot. Şimdilerde bataryası bitti, duruyor bir köşede. Alırsam yine kullanacağım. Güzel temizliyordu.
0
firez
(17.09.20)
Bizim şirkette 18 yaşında Macar bi çocuk var, yeni bi eve taşınmış, toplantıda "buradaki eve sadece 300 mbit internet veriyorlar, çok yavaş, napıcam :((" diye ağlıyordu. Eski evinde 1 gbit varmış. Bende 50mbit var olm diyince inanmadı, dalga geçiyorum sandı falan. Üstelik verdiğimiz para da hemen hemen aynı.
Yani bunun gibi bence, adamlar robot süpürge kullanırken burada normal süpürge kullanılıyor olması normal. Onlar normal süpürge kullanırken burada gırgır vardı. Sürekli 20 yıl geriden geliyoruz. Ben alıştım artık.
0
plutongezegendegilmi
(17.09.20)
Aynı şeyi düşündüm geçen gün. Kaç sene önce breaking bad' de izledik olm bizimkiler evine alınca bir şey oldu sanıyor diyordum. Tek fark eden ben diilmişim niye bilmem hem sevindim hem üzüldüm :(
0
Kediyi üzdün
(17.09.20)
Turkiye'ye hangi teknolojik urun gec geliyor allah askina.
O zamankiler pek akilli ve verimli degildi, ondan tutmadi.
0
baldur2
(17.09.20)
breaking bad'in kaç sene önceki bölümünde görüp ben de sasırmıstım..
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(17.09.20)
Abi burdan 3,dünya ülkesine nasıl bağladın olayı anlayamadım ama muhtemelen senin yaş kurtarmıyor satıldığı zamanları.bizim dükkanda vardı bundan,ilk getirdiğimizde bir talep oldu ama tutulmadı,robot demekte pek doğru değil temizlik oyuncağı gibiydi daha çok.dogubank amerikacıları çok taşıdılar o dönem ama henüz vakti gelmemişti.aynı ipad gibi düşün,senelerdir tablet vardı ama olmuyordu bir türlü ipad çıktı ve oyun değişti.kısaca teknoloji olgunlaşacak ve onu kullanacak bir jenerasyon olacak.
0
duptıs
(18.09.20)
Benim doğubank maceram 2005'te başladı, küçüktüm tabi ama teknolojiyi yakından takip eden biri olarak hiç piyasada gördüğümü hatırlamıyorum, algıda seçiciliktir belki. O zamanlar temizlik ile pek bir alakam yoktu. Yani o yıllarda sadece tr değil tüm dünya hazır değildi ve kullanmıyordu mu diyorsunuz? Belki. Ama bu yine de bizde geç popüler olduğunu değiştirmiyor. Çünkü son 5-6 yılda amazon_com'da üst sıralarda görüyordum, bizde 1, belki 2 yıldır.
Neden 3. dünya ülkesi dedim, misal dvd standartı geldiğinde biz disketten cd'ye yeni geçiyorduk. Avrupada yaşayan kuzen cd taktığı walkman'i ile belinde takılırken biz kalemle kaset sarıyorduk. Belki doğubankta dükkanı olan birine tuhaf gelebilir, orası daha sıcak takip ediyordur ama ülke bu şekilde idi. Adamlar bluray'e geçtiğinde biz dvd'ye yeni geçmiştik. Bilmiyorum doğubankta işler farklı mıydı.. Bunları görünce de o çıkarımı yapıyor insan ister istemez. Yoksa ben de istemez miyim bazı teknolojileri de biz çıkartalım, dünya bizden sonra kullansın.
Edit: Aklıma geldi, giyimde, modada bile 1-2 sene oynuyor gözünüzü seveyim internet çağında olmamıza rağmen g-shock saati geç tanıdık görmüyordum hiç; vans, air force, air max ayakkabılar hep sonradan.. Ki bunlar benim bildiklerim.
Benim takıldığım zaten daha çok geç farkına varmamız, geç popüler olması, geç takip etmemiz. Bunların çoğu insana hala lüks gelmesi. Bazı ürünler için o algının yeni kırılması vs vs.
0
🌸ananiyimioguz
(18.09.20)
Çin markaları yoktu sanki eskiden. Erişilebilir bir seviyeye çekmiş olabilir bunlar.
Dostlar merhaba,Yarın İzmir’de olacağım. 1 gün kalmam gerekecek gibi. Otel önerileriniz var mıdır? Ucuza kaçmasına gerek yok, güzel ve butik bir otel olabilir. Bir de özellikle araba park yeri olsun.Teşekkürler
Dostlar merhaba,
Yarın İzmir’de olacağım. 1 gün kalmam gerekecek gibi. Otel önerileriniz var mıdır? Ucuza kaçmasına gerek yok, güzel ve butik bir otel olabilir. Bir de özellikle araba park yeri olsun.
Teşekkürler
0
kojonotsuki (17.09.20)
swiss otel'de vale de var 700TL. anemon otel 200tl civarı. kilim otel 400tl civarı, kordonda ama bu fiyata değmez ramada iyi 300tl ama parkı var mı bilmiyorum. ibis otel kıbrıs şehitlerine yakın, ortalama bir otel. Yakınlarında açık ve kapalı otopark dolu.
en temizi google'a izmir basmane oteller yazıp aratmak. Adını duymadığım uygun fiyatlı oteller de gördüm. Dikkat et, çok ucuz da olmasın, malum amaçlı otellerden olabiliyorlar.
0
kimlanbu
(17.09.20)
Hilton da kalabilirsin. Şehir merkezi + manzara. 28. kat tavsiyemdir. Max 400 tl kral gibi odada konaklarsın.
0
kanlakarisikyagmur
(17.09.20)
Yarın Wyndham'da kalacagım çok ucuk fiyat değildi.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(17.09.20)
Hiltonun bazı odalarında hala eski mobilyalar var, belirtin muhakkak yeni oda olsun diye bir de manzarası güzel ama camları çok pis. Rezervasyon esnasında camların da temizlenmesini istiyorum derseniz temizlerler.
doktor maaşı konusundaki son zamanlardaki dedikodular
avatar is back
özellikle ekşide çok görür oldum. 1- bahsedildiği gibi maaşlar 3500-4000 civarı sabit + 3000 döner mi? rakamlar eksik olabilir de gerçekten bu kadar alt seviyelerde mi? 2- bazı şehir hastanelerinde dönerlerin 2 aydır yatmadığı söyleniyor. yani 3-4bin lira maaş alan doktor var. bu doğru mu?arkadaş çe
özellikle ekşide çok görür oldum.
1- bahsedildiği gibi maaşlar 3500-4000 civarı sabit + 3000 döner mi? rakamlar eksik olabilir de gerçekten bu kadar alt seviyelerde mi?
2- bazı şehir hastanelerinde dönerlerin 2 aydır yatmadığı söyleniyor. yani 3-4bin lira maaş alan doktor var. bu doğru mu?
arkadaş çevrem de bi ara bahsi geçerken doğu da mesela uzmanın 15-16 civarı aldığını, pratisyenin 9-10 aldığı söylendi.
neye inanalım gerçeği nedir? bir de döner ödeyememe nasıl bir rezalettir?
Bizim taburda bedelliler vardı. Aile hekimleri 15 falan alıyoruz diyorlardı. Net, brüt, döner vs bilmiyorum.
0
le jeune turc
(16.09.20)
Bizim kuzen yeni başlayacak, "7'yi görsem iyi" diyor. Pratisyen.
0
prole
(16.09.20)
doktor arkadaşlarım hepsi ağız birliği edip yalan söylemiyorsa pratisyenler 7bin uzmanlar 14bin civarı net para kazanıyor.
edit ellerine geçen paraları böyle söylemişlerdi nasıl geçiyor bordroya nasıl yansıyor hiçbir fikrim yok.
0
belkider
(16.09.20)
En katakulli donen maaslardan biri de doktor maasi ama 7k altinda kazaniyorum diyen net yalancidir. Vasifsiz ameleler bile aylik 3k kazaniyor.
0
Avoiding The Puddle
(16.09.20)
Devlet hastanesi parası bunlar tabii Özel hastaneden ayda 40 bin alan çocuk doktorları 100 bin alan kadın doğumcular tanıyorum ayda evet.
0
Corc
(16.09.20)
1) Asistanlar vasıfsız amele kadar kazanıyor. Evet bu kadar alt seviyelerde. Döner sermaye olmasa geçinilmez. Uzmanlardan emin değilim, ama yedi bin olabilir. Profesör dokuz bin falan. Kesin bilgi. Üniversite hastanesinde. 2) Şehir hastaneleri hakkında bilgim yok. Doğru olduğunu düşünüyorum. Aile hekimlerinin hizmet verdiği hastayla orantılı. Onbeş bin olabilir belki. Doktorlar yalancı diye bir efsane hep dolaşır. Çoğu kişi de buna inanır. İnanmaya devam.
0
pro9it9is9
(16.09.20)
Asıl efsane Covid ek ödemesi. Nerededir? Kimlere ödenir? Göremediğimiz şey nasıl üç ay daha uzatılır? Buna da inanmaya devam.
0
pro9it9is9
(16.09.20)
Özel hastaneden 40 50 bin alan zaten imstagramda ünlü kategorisinde doktor oluyor. Televizyon programları onlar bunlar.
Evet düşük.
Daha covid 19 ek ödemesi yahmadi bir kere.
0
mobydick
(16.09.20)
Arkadaşım pratisyenken 9'u buluyordu diyordu. Şimdi uzmanlıkta 7K alıyor ve beğenmiyor. Bide her uzmanlık okuyan aynı maaşı almıyormuş. Daha az alan da varmış.
0
the coon
(16.09.20)
sabit maaş doğru. döner hastaneden hastaneye, bölümden bölüme değişiyor. genelde uzmanlar 14 civarı. ama bolumune gore degisiyor.
dini nikah vs neyse de. evlenirken degisiyormus sanirim bolge yore il vs adetler. sizlerde nasildi? tskler
dini nikah vs neyse de. evlenirken degisiyormus sanirim bolge yore il vs adetler. sizlerde nasildi? tskler
0
baldan kaymak (15.09.20)
bizde öyle bir zorunluluk yoktu. alışveriş değil bu. eşimin annesi babasının içinden geldi 1-2 bilezik taktılar o kadar biz asla şunu şunu takmalısınız diye bir pazarlığa girmedik. girene de iyi gözle bakmam.
0
sta
(15.09.20)
Yöreden yöreye, ailelerin maddi gücüne göre değişir ama benim aşırı komik bulduğum bir ölçüsü var: (bkz: şerefiniz kadar altın alın) Ablam ve abimin düğününde eniştemler güçleri yettiği kadar taktı. Anne ya da babam şu kadar olmalı diye herhangi bir şey demediler. Yengemin babası bizim hediye niyetine taktigimiz kolye küpe harici 6 bilezik istemişti mehir niyetine sanki öyle bir şey hatirliyorum.
0
Amaranta ursula
(15.09.20)
sta ile aynı fikirdeyim. benim annemler bana kalın bir bilezik (bunların işli olanları ile işsiz olanları da satarken ayrı fiyatlıymış vs vs), eşime bir tam bir yarım taktılar ve saat aldılar. kayınvalidem iki tam bir yarım taktı, bir elmas takım bir de pırlanta takım aldı ki niye aldı hala bilmiyorum, takı takmadığımı söylemiştim :/ ek olarak mayorka incisi dedikleri inci varmış -inci severim de yani yine takamıyorum şimdi o da var, fabrikada çalışıyorum lan ben- ondan kolye yaptırdı. "heves ettim" dedi birşey diyemedim :( bence altınlar dışında boşuna masraf. altına bile gerek yok yani ben anlamıyorum biz çalışıp kazanamıyor muyuz? bizi niye okuttunuz o zaman? yaşlılıklarında kendilerine gerekecek o para.
ha bunların çoğu nişandaydı bu arada, nikahta falan ekstradan bir sürü altın maltın daha taktılar (düğün yapmadık covid nedeniyle). teyzeler amcalar dayılar halalar da ayrıca bir sürü şey taktı onları saymıyorum. tamam evlenene yardım edilsin, ben de çok taktım arkadaşlarım evlenirken, çocukları olduğunda falan da kendime gelince rahatsız oldum niye bilmiyorum. altın çok arttığı için de olabilir yani, insanlar sıkıntıda iken altın getirilmesi canımı sıkıyor.
0
pasp
(15.09.20)
takılması "gereken" bir takı olmadı. nişanlanırken de nikahta da içten şekilde bir şey istemediğimizi, talebimiz olmadıgını soyledik. nişanda bir bileklik, nikahta bir saat + set hediye ettiler, gönüllerinden koptu yani. bir şey istemek çok ayıp ve itici bence. ha diyorsan ki bizden de bişey istemediler biz ne takıcaz, durumunuza gore bişeyler yapın geçin
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(15.09.20)
Bir şey istemek çok ayıp geliyor. Bir de her konuda eşitliği ve modernliği savunurken iş evlenmeye gelince adetleri araştıran kızlardan oldum olası nefret ettim. Dini nikahta bana sorduklarında resmen ağladım "beni istemediği zaman benden kurtulmak için para vermesine gerek yok" diye, geçmiş zaman nikahı kıyan hoca bir mehir tutarı söyledi de, inanın unuttum. Biz eşimle düğünümüzü beraber yaptık. Evimizi beraber dizdik. Şu erkek tarafı bunu kız tarafı alır demedik. Kvalidem nişanda bir tektaş takmıştı. Düğünde yine eşimin ailesi bir pırlanta set taktı, benim ailem de eşime bir saat taktı. Balayından sonra eve döndüğümüzde yastığımın altında bir beştas saklamış eşim. En çok onu severim. Beklentim yoktu çünkü...
0
SiyamkedisiZorro
(15.09.20)
Takının sipariş gibi belirtilmesi bana da çok saçma geliyor. Ben altın takmadığımı, takı beklemediğimi söyledim. Kayınvalidem olmaz öyle şey deyip nişanda pırlanta bileklik ve yüzük, düğünde de pırlanta takımın kolye ve küpesi, kalın bir hint işi bilezik,inci takım falan birşeyler taktı. Ama takının siparişini vermek bir yana 22 ayar olsun diyen de var aynı sülalede. Kim gücü neye yetiyorsa, gönlünden ne koparsa onu yapar bence.
0
curukturpkokusu
(15.09.20)
Benim bildiğim/gördüğüm imkanının elverdiği ölçüde içinden geleni alırsın. Bunları konuşana ben de iyi gözle bakmam. Soyguncu, açgözlü insanların “adet” diye şirinleştirmesi hiçbir şey ifade etmiyor.
0
ruhen hastayim ben
(15.09.20)
İstemek bizde çok ayıp karşılanır ama takı takılır güç ne elveriyorsa. Ben evlenirken biz tek kelime etmedik erkek tarafı bin kişilik şarkıcılı fürkücülü düğün yapıp bana bir tek beştaş yüzük takmıştı. Şaşırdık ama yine sustuk.
Kardeşim evlenirken annem babam altına katılacak sadece. Gelinin beğendiği ağır bir kolye seti, 4 adana burma ve nişanda da günlük şu zincirinde minik elmas felan oluyor öyle bir set ve günlük de takılabilecek bir bilezik düşünüyoruz. Anneme de öyle takılmış zamanında. Tabii biz kızı kuyumcuya götürürüz kız ben bunu beğendim der ve bütçemiz yeterliyse onu alırız. Bize adet böyle gelmiş böyle gidiyor.
GunaydinBu duyuruyu daha once de acmistim ama yine aciyorum. Belki farkli bir cevap gelir. Istanbul'da memnun kaldiginiz dis hekimi tavsiyesi var midir?
Gunaydin Bu duyuruyu daha once de acmistim ama yine aciyorum. Belki farkli bir cevap gelir. Istanbul'da memnun kaldiginiz dis hekimi tavsiyesi var midir?
0
balpolen (14.09.20)
Ahmet mustafa zeren.onlarca hekimden sonra dertlerime derman olan hekimdir.
0
duptıs
(14.09.20)
galip gurel. en iyisi (ve ne yazik ki en pahalisidir).
Şirketin üst düzey yöneticisi geçen hafta çıkarıldı. Yüklü de bir tazminat aldı ödeme talebini bizzat gördüm. Hani fesih yasağı vardı nasıl çıkarıldı bu adam ve kol gibi taZminat aldı. Fakirin yüzü gülür mü diye boşuna demiyorlar. Şimdi biz istesek anlaşmalı ayrılamayız ama direktör olunca ayrılabil
Şirketin üst düzey yöneticisi geçen hafta çıkarıldı. Yüklü de bir tazminat aldı ödeme talebini bizzat gördüm. Hani fesih yasağı vardı nasıl çıkarıldı bu adam ve kol gibi taZminat aldı. Fakirin yüzü gülür mü diye boşuna demiyorlar. Şimdi biz istesek anlaşmalı ayrılamayız ama direktör olunca ayrılabiliyorlar mı yani?
0
regina phalange (13.09.20)
çıkarıldıysa alır zaten? kendisi istifa etmemiş ki.
0
etna
(13.09.20)
Fesih yasağı var şu an şirketler çalışanlarını çıkarmıyor pandemi yüzünden. Bu yasak varken nasıl anlaşmalı gidiyor onu soruyorum
0
🌸regina phalange
(13.09.20)
İstifa etmiştir, iş sonu tazminatı adı altında tazminatı ödenmiştir.
0
kojonotsuki
(13.09.20)
Evet yüklü tazminat verip istifa etmiş gibi gosteriyorlar. Bu tabii alt kesim icin geçerli degil; alt kesimde kısa calışma ödeneği basip gecebiliyorsun.
0
roket adam
(13.09.20)
aslında işten çıkarmak tam olarak yasak değil, brüt maaş tutarında idari ceza ödeyerek işten çıkartılabiliyor.
0
mafezaku
(14.09.20)
İstifa etmesi için o tazminatı veriyorlar. İstifa etmek yasak değil.
0
SiyamkedisiZorro
(14.09.20)
Ikale sözleşmesi de imzalamış olabilir. Üst düzeyler çok sefer ikale ile ayrılır.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(14.09.20)
ikale sözleşmesi yapılmıştır +1
0
kestane gürgen palamut
(14.09.20)
Arkadaşlar fesih yasaklarında ikalenin çıkış kodu olan 22 de yasak. Dolayısıyla normal zamanlarda ikale ile ayrıldığında ödenen paket tazminat vs şu an bu kod ile çıkış yapılması yasaklandıpı için kullanılamıyor. Ben de bu adamla nası anlaştılar da kol gibi tazminat aldı onu merak ediyorum. ZTen sorum da ikalenşn yasak oldupu şu günlerde buna nasıl tazminatla çıkarım yapıldığı ile ilgili.
0
🌸regina phalange
(15.09.20)
şöyle bir anlaşma yapılmış olabilir, işveren sözleşme şartlarında esaslı değişiklik talep etmiştir çalışanda bu değişikliği kabul etmediği için kendisi haklı nedenle fesihte bulunmuştur. hem ek tazminatını almıştır hem de kıdem tazminatına hak kazanmıştır. (tabi esaslı değişiklik fln hikaye, önemli olan tazminatlı fesih yapabilmek, bu çıkış türü işverenin de işine geliyor sözleşmeyi işçi feshettiği için dava riski olmuyor, işçi de hem tazminatını alıyor hatta işsizlik maaşına bile hak kazanıyor sonrasında, baya win win)
biz böyle yapıyoruz personel ile anlaşarak.
0
benaslinda
(15.09.20)
yani bir de siz ödeme talebini görmüşsünüz adama sen istifa et, biz sana 200k prim ödemesi yapalım bile denmiş olabilir. bunlar olağan şeyler..
35 yaşımda İstanbul Hukuk'a girdim. Tavsiyeleri alayım.
habarbey
Sb. Nasıl yaparım? Gaza geldim bir miktar. Turizmde çalıştım uzun yıllar, gececi falan takılırım bir yerde en kötü. Hali hazırda çalışıyorum zaten. Türkçem iyidir, İngilizce ve Fransızca biliyorum, Almanca ve İspanyolca'da başlangıç düzeyindeyim, bilmiyorum yardımı olur mu? Çalışarak yapmaya çalışac
Sb. Nasıl yaparım? Gaza geldim bir miktar. Turizmde çalıştım uzun yıllar, gececi falan takılırım bir yerde en kötü. Hali hazırda çalışıyorum zaten. Türkçem iyidir, İngilizce ve Fransızca biliyorum, Almanca ve İspanyolca'da başlangıç düzeyindeyim, bilmiyorum yardımı olur mu? Çalışarak yapmaya çalışacağım, diğer türlü hayatımı idame edemem. Bu arada en son ilkokulda ders çalışmıştım, bilmiyorum ve korkuyorum. Her türlü tavsiyeye açığım.
0
habarbey (05.09.20)
Eskiden olsa okunurdu ama artık okuma işleri zaman kaybı. Hukuk mezunu işsiz çok. Vereceğin zaman neye değecek bunu düşün derim. Hobi için ilgi duyduğun için kendini geliştirmek için vize final çalışılmaz. Hukuk'ta sosyal ortamda zayıftır. Çekilmez bence
0
kickboxer
(06.09.20)
Maddi bir beklentim pandemiyi yok sayarsak yok. Üniversite bitirmedim, bir miktar orada, bir miktar da akademik kapı açılması yönünden beklentim var. Aslında, ilgim de var hukuka. Ben aslında bitirebilir miyim veyahut nasıl bitiririm yollu bir tavsiye arıyorum.
0
🌸habarbey
(06.09.20)
Size yapamazsın diyenlere kulak asmayın, yaparsınız. son düzenlemeler ile birlikte kanunlar çok anlaşılır hale geldi, yeter ki pes etmeyin. ilk sene temeli iyi atarsanız sonraki yıllar çatır çatır gider. temele yüklenmezseniz sonraki senelerin tamamında "ne anlatıyor bu hoca?" dersiniz. (bizzat tecrübemdir). roma hukuku gibi alanlar hiçbir işinize yaramaz, dersi geçecek kadar öğrenseniz yeter. medeni hukuk, hukuk başlangıcı gibi dersler kraldır ama bunlara gerekirse gece gündüz çalışın. hatta şimdiden bir medeni hukuk ders kitabı alıp önden başlayabilirsiniz.
üzmek istemiyorum ama hukukumuz daha çok osmanlıca/farsça terimler üzerine kurulu, ingilizce ve fransızcanın "bu aşamada" size pek bir faydası olmayacaktır. ancak mezuniyetten sonra 2-0 önde başlamış olursunuz.
0
trajikomix
(06.09.20)
Arapça ve Farsça kökenli kelimeler ve etimoloji ilgi alanım, oralarda sıkıntım yok. Bu aşamada Fransızca yardımcı olabilir diye medeni hukuk kabulünden yola çıkmıştım, saçmalıyor olabilirim.
0
🌸habarbey
(06.09.20)
Senin yaptigini yapan muhendisler gordum yurtdisinda. Muhendislikte pek para yok, muhendis ustune hukuk okumus adam da cok az. Dolayisiyla muhendis temelli hukuk adami kontenjanina girince muz ortayi kesiyorlar, sende yetenekli isen gelisine iyi vurursan kalecinin cikarma sansi yok, koseyi donenleri gordum.
Burda demek istedigim daha once okumus oldugun ya da bildigin isin ustune hukuku oturtabilecekmisin ona bir bakmak lazim bence. Eger oturmuyorsa, duz avukat olacaksan ben olsam hukuk diplomasanin bokunun ciktigi ulkede o ise girmem. Turizm + hukuk da yukarda behsettigim gibi bir potansiyel var ise, ustune dil falan da biliyorum demissin, o zaman yurunebilir. Heyencanlanmadan once sektore bir bakmak lazim zira okul bir suru bas agrisi, sonunda ciddi mukafat yok ise 35'den sonra cekilmez.
0
cooperr
(06.09.20)
Burada mesele yaparsın yapamazsın değil. Amaç ne önemli olan o. Çok zaman harcaman gerekecek.
0
kickboxer
(06.09.20)
amacin ne baskan? sinava girmissin, yerlesmissin, okul basliyor, ne diye bu bolume girip okumak istedigini cozsen iyi olur sanki. hobi olsun diye de okunur tabii ama en azindan belirle amacini.
0
baldur2
(06.09.20)
Öncelikle tebrik ederim!
Üniversitenin online olması size yaradı, dersleri bile takip ederseniz belki müsait olursanız. İstanbul Hukuk’taki arkadaşlar final döneminde ders çalışıyorlar onu da deli gibi yapıyorlar diye biliyorum, yoğun çalışıyorlar ama öncesinde o yoğun çalışma yok. Bence bir öğrenci bulup sorabilirsiniz çalışma sistemini.
İngilizce, Fransızca bilmeniz akademik açıdan çok önemli bence. Eğer akademik hukuk İngilizcesi dersi vs varsa İstanbul Üni’de alıp kendinizi geliştirmeye bakın. Yurtdışında uluslararası hukuk çalışabilirsiniz ki yurtdışı deneyimleriniz, bağlantılarınız da vardır kesin. Belki okulun Erasmus ihtimalinden yararlanırsınız işinizi de kaybetmeyecekseniz, Erasmus’ra alınan dersler, oradaki Üni ortadamı size akademik anlamda yardımcı olur. Uluslararası hukuk dışındaki alanları bilmiyorum hukuk yüksek lisans alanlarını araştırabilirsiniz bence bir. Marmara, İstambul Üni ya da diğer pek çok devlet üniversitesinden mezun avukatlar İngilizce bilmedikleri için ne kaybediyor bilmiyorum ama siz bildiğiniz için baya önde olabilirsiniz.
Hayırlı uğurlu olsun.
0
damba
(06.09.20)
Aslında bakarsanız akademik gelişim için girdim bu yola ve kriminoloji en başından beri beni buna iten yoldu. Ticari becerilerim çok az, hatta rezalet, çekirdek ailede iki akademisyen var. Doneler çerçevesinde oluru var gibi, olmaz ise de olmaz.
0
🌸habarbey
(06.09.20)
Hukukçu değilim ama tüm öğrencilere tavsiyem ilk seneden uzmanlaşabilecekleri alanları araştırıp kendi kendine de olsa araştırma yapmaları, sertifika, staj vs. şeklinde. İş alanlarından, İngilizce makalelerden, diğer hukukçularla konuşarak bu araştırmayı yapın. Önce okurum mezun olunca bakarım olmuyor.
Örneğin göçmenlik hukuku, ya da Türkiye'de yabancılara verilen servisler, telif hakları, internetle ilgili hukuksal konular vb.
0
kaset
(06.09.20)
Boşuna masraf etme bence Avukatların yarısı asgari ücret kadar kazanıyor Hukukta amaç sınıf geçmek değil özümsemek olmalı Tavsiyem : mutlaka derse gir Tebrikler ve başarılar
0
photo85
(06.09.20)
akademikten kastınız akademisyenlikse o iş sıkıntılı, araştırma görevlisi olarak girme yaşı 35. ha genel akademik gelişimse bunun için üni okumaya gerek yok bence, 4 sene de harcayacağınız parayla sağlam bir kütüphane kurarsınız. avukatlık yapmak ise bahtınız açık olsun.
okumasına okursunuz ama diğer öğrencilerle aradaki yaş farkı kendinizi alien gibi hissetmenize yol açar. bende birden fazla üni var, sonuncuyu 27 yaşında girmiştim, iletişim sıkıntı oluyordu bir yerden sonra, sizin için biraz daha zor olabilir zira hem yaşınız benim girdiğim yaşa göre daha ileri hem de 2000 doğumlularla muhatap olacaksınız ki cidden hayata bakış açısı ve mantalite olarak bir 80 lerde doğan nesle göre çok farklılar.
bu arada yakın çevremde hem avukat hem akademisyen olarak bir kaç hukukçu var, onlara bakarak şunu söyleyebilirim, çok okumanız ve araştırmanız gerekecek. bunun için vakit ve kafa ayırabilecekseniz korkmanıza gerek yok.
tebrik ederim.
0
issiz karga
(06.09.20)
Neyse en son ben bir okuyayım da gazım çıksın raddesine geldim, yazan herkese teşekkürler. Zaten önemi olduğundan ve olmadığından ötürü rahatım.
0
🌸habarbey
(06.09.20)
Tebrikler öncelikle, alakasız olacak ama bu yaşta bu bölümü nasıl kazandınız? İkinci öğretim olarak bile neredeyse ilk 5000 sıralamaya sahip. Yoğun bir çalışma programınız olmuştur diye tahmin ediyorum.
0
malaika
(06.09.20)
Allah kolaylık ve sabır ihsan eylesin....
Yabancı dillerin fakültede faydası olmaz ancak sonrasında çok olur.
Sınav dönemine yıgmadan düzenli çalışmak tek püf nokta. Bunu yaparsanız bitirirsiniz.
arkadaslar selam, is yerine 2km uzaklikta bir ev buldugunuzu varsayalim (lokasyonun onemi yok bu ornekte), 8 bin lira maasinizin yuzde kaci sizin icin psikolojik limittir? 8k maasa 4k kira vermek absurd mu? istanbul'u hic bilmiyorum, ankara'dan tasinacagim, omrumu yolda gecirmek istemiyorum. saygila
arkadaslar selam, is yerine 2km uzaklikta bir ev buldugunuzu varsayalim (lokasyonun onemi yok bu ornekte), 8 bin lira maasinizin yuzde kaci sizin icin psikolojik limittir? 8k maasa 4k kira vermek absurd mu? istanbul'u hic bilmiyorum, ankara'dan tasinacagim, omrumu yolda gecirmek istemiyorum. saygilar.
0
bollocks44 (19.08.20)
maasin yuzde 50'sini kiraya vermek sacmadir. yuzde 25'inden fazlasi verilmemeli.
0
baldur2
(19.08.20)
maaşa direkt oranlamak yanlış olur 100k kazanıyorsun diye 40-50k kira ödemek zorunda değilsin. 10-15k civarına çok güzel bahçeli evde de yaşayabilirsin.
kriter yaşam standartları yeterli olan evde oturmak. bu da semte göre çok değişiyor aslında. 8k gelir için benim psikolojik limitim 2500, müthiş bir ev bulduysam 3000 max olurdu.
0
orpheus
(19.08.20)
8k maaşa 4k kira absürtlük, 2.5 normal, max 3.
0
benaslinda
(19.08.20)
istanbulda semtler arasında bile kiralar çok oynuyor. Mesela modada aynı ev 4K iken 5-6 km kuzeyde aynı ilçeye bağlı başka bir yerde o kira 2K oluyor ve modaya ulaşması dolmuşla 10-15 dk.
0
denizgonen
(19.08.20)
8k maaşa 4k kira verirseniz, faturalar, yeme-içme filan elinizde avucunuzda bir şey kalmaz. Kış aylarında sadece doğalgaz için 400-500 TL fatura ödeyeceksiniz, öyle düşünün. Daha bunun hobisi var, kültür-sanat-spor etkinlikleri var, tatili var.. Yani 8k maaş alıp sadece hayatta kaldığınız bir yaşam üzer.
Dolayısıyla 2500'ün üzerine çıkmamalı diye düşünüyorum ben de.
0
gmzo
(19.08.20)
1000 de aidat vardır orada. Kışın doğalgazla faturalara da 1000 giderse geriye 2000 lira kalıyor. Hastalığı sağlığı var bunun ben olsam tutmam. Aidat ile birlikte 2500 veririm anca.
0
cilekli pasta
(19.08.20)
8k maaşa en fazla 2.5k kira veririm. birde o kadar yakın oturacaksınız diye bi şey yokki. önemli olan geliş gidiş güzergahının basit olması. hızlı gelip gidiyosanız mesela ne önemi var o kadar yakın oturmanın. örneğin benim evle işyeri 20 km mesela. arabayla 20 dk gidip geliyorum.
0
sizofren06
(19.08.20)
yuzde 50 cok cok fazla.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(19.08.20)
- 8 bin gelire karşılık en fazla 2000 TL kira öderim, benim için sınır budur. - 8 bin gelire karşılık 4 bin kira mantık dışı.
Ankaralılara İstanbul diyince hemen "oo abi çok trafik var orada" söylemi gelişiyor. Evin 2 km mesafede olması değil, ofis ve evinin İstanbul'un neredesinde olduğu, ev-ofis arası demiryolu ulaşım imkanı, iş yeri servisi var mı vb. daha önemli.
0
Lethe
(19.08.20)
Metro veya anadolu ise marmaray hattı üzerinde biraz uzaklaşabilirsiniz.
Olmuyorsa ben 3 bin hatta belki biraz üstünü gözden çıkarırdım. Ha ben iki kişi yaşıyorum, tek kişi 1+0 daireyi falan çok daha ucuza bulabilir ama yine düzgünce mahallelerde düzgünce binalar 2000den başlıyor.
0
nhk ni youkosu
(19.08.20)
Maaşın %25'i gibi bir rakam mantıklı oluyor genellikle. Max 2-2.5'luk bi yer bakman lazım. Aidat, fatura, ulaşım, gezme tozma zart zurt derken cebine aylık bin lira kalır, çilekeş bir hayat yaşarsın. İstanbulda 8 bin maaşa "yol çekmeme" gibi bi lüks yok hocam özellikle de beyaz yakalıysan.
0
roket adam
(19.08.20)
2,5 verilir
0
i ve been mistreated
(19.08.20)
5 ve üzeri kirayı hak eden semtler var. Onlar dışında hiçbir yere 2 binden fazla vermezdim. Oturabiliyorsan bu semtlerde otur. Ama gidip de orta halli bir yere 4 verme.
0
ruhen hastayim ben
(19.08.20)
Verilir bence. Tek kisi veya bakacagin +1inle yasarsin gayet. Asosyal de olmazsin. Iyi yerlerde de takilirsin arada. Ayrica cok merak ettim tum duyuru 8k uzeri mi kazaniyormus yoksa herkes 500 lira kiraya mi oturuyor sjsjsj 2k altina yer yok zaten. 8k kazanan da 4k verir isterse
selamlar ne kadar tutuyor acaba taze evlenenlerimiz varsa? allah mutlu mesut etsin tabi.2 sorum var:1) evlilik masrafları dahil maliyeti ne tutmakta?2) en çok merak ettiğim ve bilmem gereken kısım: damad'ın alması gereken altınlarla ilgili. bana söylenen 5'i 1 yerde, 5 tam altın ve 2 bilezik oldu.no
selamlar ne kadar tutuyor acaba taze evlenenlerimiz varsa? allah mutlu mesut etsin tabi.
2 sorum var: 1) evlilik masrafları dahil maliyeti ne tutmakta? 2) en çok merak ettiğim ve bilmem gereken kısım: damad'ın alması gereken altınlarla ilgili. bana söylenen 5'i 1 yerde, 5 tam altın ve 2 bilezik oldu.
normali nedir bunun? yani bu fazla aslında orta yolu şudur dediğiniz şeyi soruyorum.
şimdiden teşekkürler.
0
baldan kaymak (18.08.20)
istemeye bırakırsan her şey istenir. 5'i 1 yerde vs sonuna ev araba falan da konur.
normalini soruyorsan, akıllı olmak ve mantık çerçevesinde hareket etmek olur. tek orta yol, kendini ve karşısındakini bilen bir kadın, kendini ve karşısındakini bilen bir erkektir.
çoğunun gösteriş olduğunu amacın sadece mileete "oo" dedirtmek olduğunu falan herkes biliyor ama kimse bilmiyor gibi davranılıyor.
eğer size göre çevrenin düşüncesi eşinizle sizin düşüncenizden daha değerliyse yanmışsınız.
0
foolrules
(18.08.20)
damadın alması gereken altın nedir ya? ulan ben de evlendim hiç kimseye de şu kadar altın isterim demedim. önceki geline 7 bilezik taktık sana da aynısını yapalım hem ona hem sana ayıp olmasın dediler ok dedim. biz mümkün olduğunca makul kalmaya çalıştık her şeyde. ama yine de sanırım bi 60k tutmuştur. bu dediğim 2 sene önce not: bilezikler hariç.
0
matilda
(18.08.20)
5'i bir yerde ve bilezik isteyen köylüdür. Biz o toplara girmedik hiç.
0
SiyamkedisiZorro
(18.08.20)
Eşyalar 30-40 bin civarı tuttu. Eşyalar (hepsini arçelikten aldık) ve ev masrafları dışındaki her şey lükstür, onun dışındaki hiç bir şeyi karşılamak zorunda hissetme kendini. Damadın alması gereken altınlar diye bir şey bizde hiç yoktu. Düğün yapmadık, ufak bi yemek yaptık, ona bile gerek yoktu bence.
0
roket adam
(18.08.20)
2019 ağustosta evlendik. Düğün yapmadık. 40-50 bin civarı tuttu. Ama bu ortalama bir fiyat yani her bir kalemi nereden aldığına göre değişir. Örneğin Beko almayayım son model bosch alayım dersen sadece beyaz esyan 30 bile tutabilir. Ya da yemekli bir düğün yapacaksanız o da çok pahalı.
Damadın takması gereken altın şudur diye senden bunları istedilerse Allah kolaylık versin. İstedikleri altın 50 bin yapıyor zaten. Ya zenginsiniz ve bu sizin için küçük bir rakam ya da karşı taraf utanmaz ve paracı. Ben kadın tarafıyım, altın vs istenmedi. Güç ne ise o takıldı.
0
elorelia
(18.08.20)
Ben evlenmedim ama ailem geleneksel olduğu için az çok biliyorum.
Altın isteniyor genelde evet. Bizde iki aile eşit bölüşüyor. Erkek tarafı ne kadar taktıysa kız tarafı da o kadar takıyor, Erkek tarafının durumu çok iyi değilse kız tarafı daha fazla altın da alabiliyor, düğüne katkıda bulunuyor.
Bazı aileler isteme, nişan günleri gibi zamanlarda da ayrıca altın, pırlanta alıyor. Bir arkadaşıma mesela istemede 5 taş taktılar, erkek tarafında gelenek böyleymiş. Nişan zamanında da ekstra bir şeyler almışlar.
Geleneksel bir aile ise baştan her şeyi konuşun net olsun. Bence eşitlikten gidin. Bugun bunu diyen yarın evin şurasını o x paraya aldı, ben y paraya aldım muhabbeti de yapar. Siz ve sevgiliniz ipi elinizde tutmazsanız işiniz zor.
0
jazzabel
(18.08.20)
affedersin ama köyden kız mı alıyorsun, damadın alması gereken altın nedir khdskfdsf
durumun neye imkan veriyorsa onu alırsın. takı seti de alınır, bilezik de alınır ya da hiçbir şey alınmaz. sonuçta evlilikte ortak bütçeye geçiliyor. kredi çekip bilezik alsan ya da kenardaki tüm birikimini buna harcasan bu para sadece senin cebinden değil, eşinin cebinden de çıkıyor. ailen zenginse bilemem tabi. eski zamanda kırsalda kız çocuklarını korumak ve tarım yapan ailenin işçi kaybını telafi etmek için ihtiyaçtan doğmuş adetleri 2020'nin şehir hayatında sürdürmeyin gözünüzü seveyim.
0
sir gawain
(18.08.20)
Ben evlenirken tek bir talepte bulunmadım baştan diyeyim de :) bana tektaş ve beştaş pırlanta ile bozunca 40 gr altın değerine gelen kolye takılmıştı.
Bunun kuralı yok herkes görüşüne ve görüşüne göre maddi durumu el verdiği şekilde takar takısını veya altın da neymiş der. Ama genelde düğün seti diye geçen altın kolye seti ve yanına bilezikler takılır gelin hanıma. Damat beye de saat. Bu arada görüş demiştim ya benim 1000 kişilik düğünde o kadar altın takılırken arkadaşımın kahvehanedeki kınasında kaynanası 10 tane burma, trabzon işi set, 30 tane çeyrek altından oluşan bileklik, 5’lik reşat kolye taktı. Nişanda da tektaş beştaş alyans ve bilezik takmışlardı.
0
cilekli pasta
(18.08.20)
1) bu kişiden kişiye çok değişen bir şey. düğün yapıp yapmamaya, o düğünü yaptıgın yere, eşya alıp almamaya... en az 50000 tutar bence eşya ev yoksa 2) bilmiyorum bizde damadın alması gereken altın yoktu.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.08.20)
Tek yaşıyorum ve evimde birçok eksik var. Az önce hesapladım eşyalara 23-25 bin bandında harcama yapmışım. Daha fırınım, perdem, televizyonum falan da yok üstelik. Buradan bir fikir edinebilirsin.
İkincisi ise, senden altın istenmişse geçmiş olsun. Evleneceğin insanı gözden geçir derim.
0
ruhen hastayim ben
(18.08.20)
üşenmedim hesapladım, yaklaşık 40 bin liralık altın istenmiş o da en ucuz bilezikleri alırsanız. bileziğin fiyat skalası geniş baya. yani bu işler çok göreceli düğün için ayırabildiğiniz bütçe 300 bin liraysa evet 40 bin liralık altın alırsınız yok bütçeniz 100 bin liraysa ona göre alırsınız. bütçem yok, kredi çekip düğün yapacağım durumundaysanız yine de sizden 40 bin liralık altın istendiyse geçmiş olsun.
0
ofelia
(18.08.20)
1 )bu işin kesinlikle bir alt/üst sınırı yok. şöyle söyleyeyim sizden adeta bir tür ayakbastı parası mantığıyla istenen 5 i bir yerde, 5 tam altı 2 bilezik parasına tüm düğün masraflarını hallettik bir kaç yıl önce. düğün sürecinde yapılacak masrafları minimuma indirdik. yıllarca düğün, kredi, mobilya borcu ödemek istemedik. şu an sadece 5 ay önce aldığımız evin aylık 1500 lira kredi taksidi dışında ekstra masrafımız yok.
2) takının normali standartı falan yok. 5'i 1 yerde 5 altın 2 bilezik diye şart koşanlar orada sınırlı kalmaz, siz bu bahsettiğiniz takılar dahil bir daire parası harcarsınız gibi hissediyorum. size sponsor olacak zengin bir babanız yoksa gösteriş olsun, ya bi kere evleniyoruz yapacağız ne gerekiyorsa diye yapacağınız her ekstra lüzumsuz iş, karı koca olarak sizin sırtında kambur olacak.
0
wilhelmwasmuss
(18.08.20)
Tamamen kişiye göre değişir. Damadın alması gereken altın başlığı altında yazanları kız tarafı talep ettiyse kaçın.
Eski dosttan düşman olmaz.Eski dosttan düşman olmaz selamımızı verir verilen selamı havada bırakmayız demek ne demek?uzmanları piste alalım.
Eski dosttan düşman olmaz.
Eski dosttan düşman olmaz selamımızı verir verilen selamı havada bırakmayız
demek ne demek?
uzmanları piste alalım.
0
83746428 (14.08.20)
Sonuçta onca yaşanmışlık, beraber geçirilen zaman var. Birbirimizi yok sayacak, kötülüğünü isteyecek değiliz. Yarın bir gün karşılaşırsak en azından birbirimize merhaba diyebilir, ayaküstü sohbet edebiliriz. Ama daha da fazlası olmaz.
0
GoodMorningTeacher
(14.08.20)
Nasıl bittiği çok önemli bence. Eğer iki taraftan birini ta da her ikisini birden yaralayıcı bir süreç olmamışsa medeni olan asgari iletişimi sürdürmek bence de. Ama işin içine duygular girdiği için bu işlerin mutlak doğrusu ya da olması gerekeni yok.
0
dahili meddah
(14.08.20)
Kötü olmayalım selam verirsen havada bırakmam ben de selamımı veririm, yaşanmışlığımızın hatrı var demiş, ama halt etmiş... selamlaşacak kadar pozitifiniz varsa evli kalırdınız.
0
megalomaniac
(14.08.20)
kendisine biz diyen insanlara çok gülmekle birlikte yeterince açık olduğunu düşünüyorum.
0
not dark yet
(14.08.20)
@j r r tolkien hayrani +1
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(14.08.20)
boşandık ama düşman değiliz, 2 selam verdik diye sevişmeye başlamayız korkma demiş
tatilden geldim, tüm o sıfırlanan stres sıkıntı geri geldi. 8,5 saatlik net çalışma süremin tamamı çalışarak geçiyor, hatta çoğu zaman hakkım olan mola süremden bile yiyor. ideal düzende olması gereken budur, molada mola, çalışma saatinde çalışmadır ama tr şartlarında normali bu değil asla. zaten to
tatilden geldim, tüm o sıfırlanan stres sıkıntı geri geldi. 8,5 saatlik net çalışma süremin tamamı çalışarak geçiyor, hatta çoğu zaman hakkım olan mola süremden bile yiyor. ideal düzende olması gereken budur, molada mola, çalışma saatinde çalışmadır ama tr şartlarında normali bu değil asla. zaten toplam çalışma süremiz çok fazla ülkece, azıcık kaytarabilme hakkımız olmalı. sizin normal bir mesai gününüz nasıl geçiyor, anlık ya da kısa dönemlik yoğunluk haricinde ertesi güne iş bırakmadan mesaiyi bitirebiliyor musunuz?
ben control freak bi insandım, günlük görevlerimi sabahtan ajandaya yazar, en kötü o akşam son saate kadar bitirirdim; yazdıysam biticek çünkü. yok anacım, mevcut işimde ertesi güne iş sarkmadan gün bitiremiyorum. bu da beni strese sokuyor, verimsiz çalışmış hissediyorum. 1 seneyi geçti ve biraz alıştım, o yüzden anlık krize girmiyorum ama sürekli böyle olması canımı sıkıyor. bu arada yaptığım işte başarılıyım, hatta kendimden beklemediğim kadar verimli de çalışmaya başladım ama sürekli bir şeyleri yetiştirmeye çalışmak yoruyor çok.
normal bir mesai günü benim gibi olup da bununla yaşamaya alışmış birileri varsa ortaya çıksa da beraber sövsek şu kapitalist düzene, azıcık rahatlarız.
0
Bruce (13.08.20)
ne iş yapıyon bro...
0
ankarakecisi
(13.08.20)
@ankarakecisi, standart bir beyaz yakalıyım abi, öyle dünyayı kurtaracak bişey de yapmıyorum ki vicdani bir haz falan duyayım.
0
🌸Bruce
(13.08.20)
Bizde gündem çok değişiyor. Sabah bir plan yapsam, "çok acil şu saate kadar bitmesi lazım öncelik verelim" dediğim işin arasına gün içinde o kadar "daha acil" iş girebiliyor ki o ilk acil iş birkaç gün hatta hafta ertelenebiliyor. Bazen çok sıkışık oluyor, bazen yatışta oluyorum, tempo da değişiyor. İşimin dinamikliğini seviyorum:)
0
pati
(13.08.20)
2 aydır ilk defa iş geldi bütün gün dizi izliyorum evde normal vakitlerde.
0
nahtoderfahrung
(13.08.20)
hocam ücretini almadığı halde fazla mesai yapma durumuna gelmedikçe bir sorun yok. siz neredeyse %100 kapasite ile boş bir an geçirmeden çalışıyorsunuz. arada kaytarırsanız hem kendiniz daha iyi hissedersiniz hem veriminiz artar bana kalırsa. kaytarmaya çalışın biraz...
ben 4 seneye yakın sizin bu modda bir saniye kaytaracak vakit bulamadan üstüne ücret almadan fazla mesaili şekilde çalıştım. işim öyle bir işti ki, sabah ajamdama yazdığım şeylere başlamaya (araya giren acil işler sebebiyle) neredeyse saat akşam 5 olunca başladığım zamanlar olmuştur.
şimdi ise daha düşük yoğunluklu, daha zaman baskısı olmayan bir işe geçtim. çok zorlarsam günümün tamamını kaytararak geçirebilirim. sadece mail üzerinen iş takip edip "kasmadan" tüm işlerimi yetiştirebiliyorum.
0
ala09
(13.08.20)
@ala09, mesai ücreti ödenmiyor bize, o yüzden ben razı olmadığım sürece hiçbir güç beni mesaiye bıraktıramıyor. mesai kırmızı çizgimdir, ekipteki herkesten isterler benden istemezler. o konuda çok ezdirmedim kendimi neyse ki. gel gör ki iş benim sorumluluğumda ve o işi o gün bitirmem gerekiyorsa mesaiye kalıyorum. ama böyle yorulduğum günlerde kalmamayı seçiyorum genelde.
kaytarsam kaytarırım, hele ki evden çalıştığım şu sürede kimsenin ruhu da duymaz. ama şimdi kaytarsam o işi yarın yapmam gerekicek. zaman boşluğum olsa bugün yatıyım diycem ama yarınki normal iş bile yetişmiyorken bugününkünü yarına bırakamıyorum.
4 yıl çok uzunmuş sizinki, ben o kadar dayanamam sanırım :/
0
🌸Bruce
(13.08.20)
Hoşgeldin belliydi tatilde olduğun. Benim de son günler haftaya başlıyorum ve deli gibi bir tempo bekliyorum.
Zaten pandemi boyunca hep böyle çalıştım ama eminim bir anda emecek bütün mutluluğu.
0
ozdek
(13.08.20)
@ozdek, millet pandemide doğru düzgün çalışmadı, biz kadersizlere reva mıydı... gerçi böyle diyince de "millet işinden gücünden oldu utan söylediğinden" diyor herkes. tamam işsiz kalmayalım da, suyumuz da çıkmasa hani...
0
🌸Bruce
(13.08.20)
bu ben.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(13.08.20)
devlette de çalıştım, özelde de, kendi işimin de patronu oldum o yüzden sordum. işe + pozisyona + coğrafyaya göre değişiyor stres. bunları yazabilirsen belki ben belki diğer insanlar daha yardımcı olabilir deyu yazdım.
0
ankarakecisi
(13.08.20)
degisiyor. eger isin baslarindaysak sabah sekizde baslar aksam 11-12 bazen 9 bazen 10, ama sekiotuzdan once bittigi gorulmemis :) kaba bitip inceye gecince isler rahatliyorum 6 da imalat bitiyor.gidiyom ofise metrajsa metraj islecek varsa isliyorum.1-1.5 saate bitiyor.7-7.5 ta evdeyim. ve bu bana acayip luks geliyor. bu arada cumartesi pazar calisiyoruz.
0
turbo sadık
(13.08.20)
Bir çalışan tatilde, biri de hastalik izninde. Üstüne projenin testleri var, bir de onun normal satin alma yonetimleri var... Kisacasi yogunum, 7 civari cikiyorum isten. Az kaldi Eylül'de 2 hafta tatildeyim onu bekliyorum.
0
logisticsmanager
(13.08.20)
Tek çalışıyorum, benim de mesai günüm böyle ve alışamadım. Üstüne korona zamanı evden çalışıyoruz diye çalışanların performansları çok sıkı denetleniyor ve sürekli bunun raporlamasını yapmam gerekiyor. Sonrasında diğer çalışanlarla çıkan tartışmalarla uğraşıyorum. İnsanlardan kendimi tamamen soyutlasam keşke.
0
jazzabel
(13.08.20)
9 aydır sıfır iş, oturuyoruz
0
kleider
(14.08.20)
sadece şöyle özetleyeyim. molam yok. kahvaltı ve öğle yemeğimi bile masada yiyorum. sabah 9.30 akşam 18.00 bilgisayara bakıyorum. not: 3 yıldır böyle.
0
matilda
(14.08.20)
Temmuza kadar ben de aşırı yoğundum ama tatil sezonunun başlamasıyla beraber 1.5 aydır resmen boştayız. İş hiç bir zaman bitmez, kendini bu kadar yıpratma. Senin amacın işin bitmesi değil, verilen mesai saatlerini çalışarak geçirmek. İşin bitmesi ya da yetişmesi işverenin derdi. 1 kadın 9 ayda çocuk yapıyorsa 3 kadın 3 ayda çocuk yapamaz yani.
0
roket adam
(14.08.20)
türkiyede özel sektörde çalışma süreleri çok çok uzun. gelişmiş ülkelere kıyasla çok çalısıyoruz yoğunluk ise özel sektöre çoğunlukla çok fazla. çalışana olan baskıdan bahsetmiyorum bile. kamuda çalışanların durumu nispeten daha iyi bu kadar fazla ve yogun çalışmayı övenler genelde patronlar, patron yalakaları veya işkolikler oluyor. toplumun az kısmı böyle ama sesleri çok çıkıyor. bence türkiyede sol bu konuya eğilmeli. çalışanlar arasında bu denli fark olması normal değil. çok fakir insanlar feodal düzende bir şekilde ayakta kalıyor ancak tek bel bağladığı şey maaşı olan beyaz yakalı için durum kötü ancak görmezden geliniyor.
kurstan ziyade evde ders veren piyanistleri öneririm. kursların öğretmenlerden fazla para kesmesini sevmiyorum.
kuzguncuğa giderim derseniz harika bir piyanist öneririm size fakat şu an hala tatilde.
0
la traviata
(13.08.20)
moda piano house'a gidiyorum. güzel gidiyor ama eve gelen biri olsa daha hoşuma gidermiş onu anladım.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(13.08.20)
Kadıköy - Moda'da Taksav'ın atölyesi oldukça güzel öğretiyor. eskiden çalışma odamın penceresi onların bahçesine bakardı ve çalışırken müziği kapatıp piyano sesini dinlerdim. www.taksav.org
sevgilinize / eşinize her derdinizi anlatabiliyor musunuz
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
kafanıza takılan veya problem olarak gördügünüz ne varsa bazen yardim almak için bazen de yalnızca iç dökmek için ona anlatır mısınız? yoksa sevgiliniz / eşiniz olmasına rağmen kendi içinizde tuttuğunuz veya başka insanlara anlattiginiz sıkıntılarınız var mi?anlatmiyorsaniz ya da anlatamiyorsaniz bu
kafanıza takılan veya problem olarak gördügünüz ne varsa bazen yardim almak için bazen de yalnızca iç dökmek için ona anlatır mısınız? yoksa sevgiliniz / eşiniz olmasına rağmen kendi içinizde tuttuğunuz veya başka insanlara anlattiginiz sıkıntılarınız var mi?
anlatmiyorsaniz ya da anlatamiyorsaniz bunun sebepleri nelerdir?
not: gündelik iş sorunları bu konunun dışındadır.
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene (10.08.20)
Her şeyi anlatırım.
0
sta
(10.08.20)
Eski manitaya anlatırdım. Şimdi o kadar konuşasım yok.
0
allah yazdiysa bozsun
(10.08.20)
Tabii ki hayır.
Konusuna göre değişmekle beraber bazı konuları sadece konu başlığıyla, bazılarını detaylarıyla bilse bile bazılarını da hiç bilmemesi daha uygudur. Her şeyi bilecek diye bir şey yok. Bazı konular bireyseldir. Birlikte hareket edilmemesi gerekiyor.
0
pass
(10.08.20)
Anlatıyorum hatta bazen stres topu olarak onu mu kullanıyorum acaba diye düşündüğüm de oluyor zira bir sorunum varsa gözlerim ilk onu arıyor, yanımda değilse telefona sarılıyorum; refleks gibi oldu artık.
İlk yıllar biraz daha ketumdum da 8. Yılın sonunda 'ona anlatmayacagim da kime anlatacağım?' modundayim.
0
fraise
(10.08.20)
Hayır sıkılıp soğuyor
0
photo85
(10.08.20)
Her şeyi anlatıyorum. Hatta şu an fark ettim de sevgili olmadan önce arkadaşken de ona anlatıyormuşum yine her şeyi.
0
ms brownstone
(10.08.20)
sevgilim olduğunda bir süre sonra en iyi arkadaşım da oluyor çoğu zaman. yani bir şey olduğunda ilk ona haber vermek, komik bir şey olduğunda ilk onunla eğlenmek istemek, bir sorun olduğunda ona anlatmak istemek, bazı konularda sırdaş olmak, bazen içini dökmek istemek, dedikodu yapıp yorumunu merak etmek ya da iç dünyanı anlatmak gibi şeyler zaten bu işin bir parçası bence. öyle bir diyalog varsa başka şeyler de güzel oluyor zaten. ama o bağı kuramadığında yakınlık da kuramıyorsun sanki. fikrini, düşüncelerini merak etmediğin biriyle ne kadar yakın olabilirsin ki?
0
blatta hiberna
(10.08.20)
Her şeyimi anlatamadığım biriyle sevgili olmam, şu anki sevgilime her şeyi anlatıyorum ama boğup onu da sıkmak istemediğim için önemsiz şeyleri geçmeye çalışıyorum.
0
jazzabel
(10.08.20)
hayir. arkadaslarima anlatiyorum ama her derdimi anlattigim tek bir kisi yok. bolusturuyorum - hem sikmamak icin hem de herkes farkli bir fonksiyonu karsiliyor hayatimda.
0
hot potato
(10.08.20)
yiiuuoo niye anlatayim ki. ben normalde de derdini paylasan biri degilim. erkek kadin farketmez.
0
turbo sadık
(10.08.20)
hayır.
bazı konuların bireyselliği konusu +1. hepimiz farklı bireyleriz, hayatımızdaki her şeyi karşı tarafın bilmesine lüzum yok.
bunun yanı sıra ve daha da önemlisi şu: hayattan beklentiler, kafaya takılanlar, sıkıntılar vs. tamamen farklı olabileceği için bana çok büyük gelen bir dert karşı taraf için çok çok önemsiz olabiliyor. senin için çok önemli bir derdini karşıya açtığında, "ee, bu mu?" tepkisini almak can sıkabiliyor. tabi sadece dert değil, sevinçler için de geçerli bu durum.
0
avianthem
(10.08.20)
Eskiden anlatırdım fakat artık bunun bir tür zayıflık olarak algılandığını sezince bıraktım.
0
olaylar olaylar
(10.08.20)
eskiden anlatırdım, zaman içinde anlattıklarımı kullanıp tartışmalarda çirkin çirkin konuşmaya ve kendince aşağılamaya başlayınca ve annesine babasına da anlattığı için anlatmıyorum artık. bir daha asla hiçbir özelimi de anlatmak istemiyorum, çok çirkin geliyor.
0
deartheodosia
(10.08.20)
Eşime anlatmayacağım çok az konu vardır. Anlatmayacağım konu da annesinin densizlikleri olabilir ki onlar için de kız arkadaşlar var. O da anlatır bana.
0
SiyamkedisiZorro
(10.08.20)
her şeyi anlatırım, o da anlatır. hiçbir zaman da o anlatınca of pof dememişimdir ama ondan sıkıldığının sinyalini alsam anlatmayı bırakırdım sanırım. ya da bırakmazdım ya bilemedim çocukluk arkadaşıyız biz zaten sevgili olmadan önce de hep dertleşirdik "bu hoca bana taktı, elif silgimi aldı kaybetti" tarzı dertleri bile anlatırdık. bu kadar dandikleri bile anlatıp önemli şeyleri saklamak olmaz ki eş demek yol arkadaşlığı, yarenlik demek bence böyle şeyleri paylaşmaktan daha doğal bir şey yok.
0
kakamelsokoban
(10.08.20)
Ben anlatırım, onun da anlatmasını isterim.
0
elorelia
(10.08.20)
Kimsenin başkasının derdini dinlemek gibi bir özverisi olmadığını anladığımdan beri hayır.
Ancak trajik olayları konuyla dalga geçerek anlattığınızda devamı merak ediliyor yoksa özet geç oçe durumu oluyor. Her derdinizi anlatınca herşeyden şikayet eden, zayıf karakterli ve sadece kendi dertleri varmış gibi bencil bir insan olarak algılandıktan sonra (sadece psikolojim bozulmuştu) bıraktım. Bence gerek de yokmuş.
0
Unde bach canim
(10.08.20)
derdim birdi karima anlattim iki oldu diye atasozu var :D
0
foster
(10.08.20)
Her seyi anlatiyorum. Simdi evliyiz ama daha sevgili olmadığımız donemde bile gereksiz sekilde her seyi anlatıyormuşum düşününce. Anlatmamak icin kendime ket vuruyor olsam iliskiye aynı saflığıyla bakamazdim herhalde.
0
passive aggressive
(10.08.20)
Genelde anlatiyorum ama bazen ona anlatmak icin cekince duydugum bazi konulari once "ic cember" diyebilecegim bir arkadas grubuna anlatip kafami topluyorum. Sonra onunla konnusuyorum.
Hastalık ve ağrı şiddeti haricinde her şeyi paylaşırım. Hanım haricinde hiç kimseyle paylaşmam.
0
synax
(10.08.20)
gündelik iş sorunları zaten anlatılır manasında yazdınız sanırım notu. kişisel derdimi anlatırım, iş sorunlarından asla bahsetmem. işini eve taşıyıp mutlu kalabilen çift örneği görmedim.
0
brakgn
(10.08.20)
Esime ve aileme anlatamam, anlatirsam cokerler cunku. Birisinin dertleri sirtlamasi lazim, esim psikolojik olarak cok guclu degil. Saclari bosuna agartmadik.
0
cooperr
(10.08.20)
anlatmıyorum çünkü dertler paylaşıldıkça artıyor gibi geliyor :)
Çocuk yapmayacaksanız büyük ev almayın diyen kayınvalide, ve diğer sorunlar
fleur du mal
Merhaba. Nişanlım ve kayınvalidemle birlikte dün bir eve bakmaya gittik. Ev 5+1, epey geniş. Bazı odaları çalışma odası/atölye vs yapmak istediğimizden bize makul gelmişti. Büyüklüğüne göre epey uygun fiyatlı, aynı fiyata 3+1 evler de var. Bu yüzden değerlendirmek istedik. Kayınvalidem de evi beğend
Merhaba. Nişanlım ve kayınvalidemle birlikte dün bir eve bakmaya gittik. Ev 5+1, epey geniş. Bazı odaları çalışma odası/atölye vs yapmak istediğimizden bize makul gelmişti. Büyüklüğüne göre epey uygun fiyatlı, aynı fiyata 3+1 evler de var. Bu yüzden değerlendirmek istedik. Kayınvalidem de evi beğendi gibi, ama daha sonra ev hakkında konuşurken "çocuk olunca ben her gün gelirim" gibi bir şey söyledi, ben de "biz türkiye'de kaldığımız sürede çocuk yapmayız muhtemelen diye düşünmüştük ama" dedim.
Yurtdışına gitmeyi planladığımızdan birkaç senelik oturmak için ev almayı planlıyoruz. sonra kayınvalidem "ben o konu kapandı sanmıştım, yine mi kanada meselesi" dedi. kendisi biraz milliyetçi bir insan, ülkeyi terk etmek istememizi doğru bulmuyor. ordan tartışma çıktı, "ne zaman kanada'ya gideceğiniz belli değil, o zamana kadar çok geç olur çocuk için" dedi. yaş ilerledikçe riskli bir iş olduğundan, gençken yapmak gerektiğinden filan bahsetti. Şu anda 25 yaşındayım ve 30 yaşından önce çocuk yapmayı düşünmüyordum zaten. sonra "çocuk yapmayacaksanız o kadar büyük ev almanızın ne anlamı var?" dedi. paranın bir kısmını o vereceği için konuyu orda kapattık ama şimdi tekrar aklıma takıldı benim, emin olamıyorum. Türkiye'de çocuk yapmak, gereğinden fazla büyük ev almak vs, bütün bu konularda ne düşünüyorsunuz?
0
fleur du mal (08.08.20)
Yurtdışına gidecekseniz ve ev borçla falan alınacaksa ev almayın. Tr şartlarında adana ya da antepte oturmuyorsanız 5 odalı ev almayın tabi. İstanbul için 3 oda bir salon gayet yeterlidir. Evlerin çok büyük çoğunluğu da 3 odadır.
Ha ben oturmak için alıyorum çok da süper olur diyorsanız sizin keyfiniz tabi.
Ev neden almayın diyorum: Kiracıyla uğraşmak zor. Bunu yurtdışından yapmak daha da zor.
25 yaş daha çok genç. Çocuk konusunu erkenden halletmek güzel ama kanada vs diyorsanız sizin düşünmeniz lazım.
0
ozdek
(08.08.20)
Kaynana haklı. 2+1 bile yeterli.
0
luluki
(08.08.20)
Bence çocuk konusunu eşin hariç hiç kimse ile konuşmamalısın. Ebeveyn kim olacak? Siz! Kim bakacak? Yine siz. O sebeple bu husus eşin dışında kimseyi ilgilendirmez. Ev için de imkanınız varsa alın, içinize sinen ve en uygun olan kullanışlı olanı tercih edin derim. Ama tekrarlıyorum; kaynananızın değil siz ve eşinizin içine sineni.
0
oligomer
(08.08.20)
Kayınvalide cocuk işine karismakta haksız ama ev için paranın bir kısmını o verecekse maddi konuda laf söyleme hakkı düşüyor kadına.
0
elorelia
(08.08.20)
Kimse kimsenin çocuk yapıp yapamayacağına ya da hangi ülkede yaşayıp yaşamayacağına karışamaz da 2 kişi için 5 oda ev de gereksiz geldi. Kayınvalide ödeyecekse söylenmekte haksız sayılmaz da, hayır bir de iki kişi için o evi ısıtması temizlemesi çok gereksiz şeyler.
0
denizgonen
(08.08.20)
Bir kaç sene kirada otur, kaynanandan o parayı alma. Daha çok karışma hakkı hisseder kendisinde. Kiracılık çok da kötü bişey değil. Kendi yağınızda kavrulun.
0
antihero
(08.08.20)
Kaynanaya hak vermediğim hiçbir konu yok. Kadın her açıdan haklı. "çocuk olunca her gün gelirim" i biraz özel hayata müdahale gibi almışsın ama 7/24 tek işin olacak konuda peşinen yardım edeceğini söylemesi büyük nimet. Henüz farkında değilsin. Ve hatta "biz çocuk yapmayacağız" biraz tokat gibi olmuş. Ayıp olmuş. Evde payı olacaksa eğer yorum yapmak için de hakkı var. Yarın bir gün gittiğiniz zaman kiracı bulmak da zor olur ona. 3+1 evin üçüncü odasını atölye yapmaktan alıkoyacak bişey yok mesela. Çocuk konusunda da haklı. Benim bildiğim biyolojik olarak 25-27 yaş çocuk için en ideal yaş.
Bence kaynanaya kulak verin.
0
IncredibleMau
(08.08.20)
antihero +1 para veriyorsa böyle karışma ve konuşma hakkı oluyor. kimseden para almayın, kimseye açıklama da yapmayın.
0
pati
(08.08.20)
antihero+1
"yeterli" olma meselesi değil bu. isterseniz tek başınıza tripleks, 10+1 evde oturursunuz. odalardan birinde de at koşturursunuz. bu "şu kadarı yeterli, buna gerek yok" kafasını da hiç anlamam. sanki hayatta her şey gerektiği için yapılıyormuş ya da yapılmalıymış gibi. imkânın varsa istediğini yaparsın.
buradaki sorun kayınvalide parasıyla ev almak. almayın. gerekirse kirada oturun. isterseniz 40 yaşında doğurun, isterseniz alaska'ya yerleşin.
söyledikleri dünyanın en doğru şeyleri de olsa, bu doğru bir diyalog şekli değil. bunlara evleneceğiniz insanla siz karar vereceksiniz.
önemli olan kayınvalidenin söylediklerinde haklılık payı olması değil. önemli olan, üslubundan kontrolü elinde tutmayı sevdiği belli olan kayınvalidenin para vererek evliliğe bir noktada dahil olma çabası.
para almak, hükmetmesine izin vermek demektir. ona göre hareket edin.
0
blatta hiberna
(08.08.20)
En kısa zamanda nişanlınızın annesi ile aranıza mesafe koymanız lazım. Henüz nişanlıyken böyleyse evlendiğinizde çocuk olsun olmasın hep size karışacak. Her şeyinize şimdiden karışmaya, hayatınıza müdahale etmeye başlamış. Bence eşiniz ile oturup konuşun, annesine artık büyüdüğünü, yetişkin olduğunu, yeni bir aile kuracağını fark ettirsin.
"çocuk olunca ben her gün gelirim"
Siz evlenince yeni bir aile, yeni bir ev düzeni kuracaksınız. Her gün, her gün sizin evinize bir akrabanın gelmesi doğru değil. Daha ortada çocuk yok. Hem belki kayınvalidenizle çocuk bakımıyla ilgili anlaşamayacaksınız, belki sizin anneniz gelirse daha rahat edeceksiniz. Daha evlenmeden bu şekilde kendini sağlama alması doğru değil.
Çocuk yapmakla ilgili yaş sıkıntısını düşünecek yaşta değilsiniz ki neden kafanıza takıyorsunuz. 25-30 yaş için erken diyebiliriz. Son 20 yılda anne-baba olma yaşı oldukça ileriki yaşlara kaldı. Hatta 40 yaşının üstü evlenip, anne baba olan çiftler var.
Ev konusunda da birkaç yıl oturmak için 5+1 gereksiz büyük, satın alması ise mantıksız. Kirada oturabilirsiniz 3+1 evde. Zaten iki kişisiniz.
0
GoodMorningTeacher
(08.08.20)
antihero +1 Bu konuya takılacaksanız para almayın.
Ayrıca kadın çocuk konusunda size yardım edebileceğini söylemiş, düşüncenizi daha uygun bir dille anlatmak yerine bam bam bam cevap vermişsiniz.
0
ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar
(08.08.20)
Gitmeyi kafaya koyduysanız eşyalı evde kiraya çıkın. Şu aşamada ev almak çok gereksiz duruyor.
0
archmage mahmut
(08.08.20)
Iki ay sonra buraya kayinvalidem hayatimiza cok karisiyor, bunu neden yapiyor hic anlamiyorum diye duyuru acacaksiniz. Ama kadini hayatiniza kendiniz sokuyorsunuz. Artik Kanada'ya yaniniza gelir.
0
howfaristhesky
(08.08.20)
Ben de Türkiye’de ya da yurt dışında çocuk düşünmüyorum hiçbir şekilde. Erkek arkadaşımın 5+1 evi var aynı şekilde ama oraya taşınmayı istemiyorum. Çünkü temizliğinin zorluğunu ve o kadar odanın bize gereksiz olacağını düşünüyorum. Siz çalışma odası ve atölye yapacağını söylemişsiniz yani kullanacaksınız belli ki o odaları. Paranın tamamını kendiniz karşılayacak olsanız istediğiniz gibi alın derdim bu durumda ama ondan da para alacaksanız zaten birkaç senelik ev için laf söyletmeyin bence kendinize.
0
ms brownstone
(08.08.20)
Imkaniniz varsa tabi ki cocuk olayini yurtdisina tasindiktan sonraya birakin. Hem zaten yasin cok genc cocuk icin. Burda kayinvaliden yanlis dusunuyor ama o da yasindan dolayi farkli bi zihniyette oldugundandir. Yoksa bunun artik genci yaslisi yok. 40 yasinda gayet rahat hamile kalan oldugu gibi 25 yasinda tup bebek denemesi yapan da var. Diger konularda hakli buldum kvalideyi.
Ev konusunda parayi kismen de olsa verdigi icin karisma hakki var. Cocuk olunca yardim da edecekmis iste. Bunda da kotu bi sey gormedim ben. Mudahale gibi algilamadim.
5 odali eve gelince yuzde yuz kendi paraniz olsa gidin 25 odali tutun kimseye laf dusmez. Sizin tercihiniz. Ama su an 3 odaliyla fiyat ayni bile olsa fikir beyan edecektir kvalide parayi verdigi icin
0
Kittie
(08.08.20)
Konudan bağımsız olarak, paranın bir kısmını o verecekse evin her türlü olayına karışabilir ve karışacağını da belli etmiş zaten. Gelin kaynana tantanasına uğraşır durursunuz o evde yaşadığınız sürece. Para alan emir alır.
0
roket adam
(08.08.20)
Ben kendinde böyle özel hayata karışma cesareti bulan kayinvalideden maddi yardım kabul etmem açıkçası. Param neye yetiyorsa onu alır ağzını kapatırım.
Mesafe candır.
0
old possum
(08.08.20)
@blatta hiberna +1000
0
ruhen hastayim ben
(08.08.20)
para verdigi icin ev seciminde soz hakki var evet ve bunun gaziyla her seye karisma hakkini bulacak zamanla gibi gorunuyor. ben olsam (zaten en fazla birkac yil daha yasanacakmis) kiraya cikar hic kimseden de para istemem.
0
in vino veritas
(08.08.20)
Evi kesinlikle almalısın ister git ister kal her sekilde fiyatı uygunsa o evi al Çocuğu da eğer yapacaksan burda birazcık büyütmen kolaylık olur bence Ama şunu düşün derim 5 odalı ev olursa ve çocuk olursa kayınvalide sizde yaşar gibime geliyor 3 odalı al bence sizde kalamasın
0
photo85
(08.08.20)
Türkiye'de herkes neden yurt dışı deyince ille de Kanada der anlamam. Yakında ABD'den bile daha zor insan kabul edecekler. Orada iş bağlantımın olduğu insanlar bile bu göçmen akınından şikayetçi.
0
Avoiding The Puddle
(08.08.20)
kaynana sıkıntı +1 çocuk işi hakkında kimse ile konuşmayın +1 5+1 fazla geniş +1
0
basond
(09.08.20)
evin büyüklüğü tamamen keyfinize kalmış. belki at koşturacaksınız kayınvalidenize ne oluyor onu anlamadım. böyle dangalak insanlara yolun başında mesafenizi koymazsanız yarın iç çamaşırınızın rengine de fikir beyan eder.
0
brakgn
(10.08.20)
Çocuk konusu sizden baska kimseyi ilgilendirmez
Ev konusu da parayı siz veriyorsanız kimseyi ilgilendirmez. Buradaki x oda yeterli yorumlarina da şaşırdım. Pasa keyfiniz bilir yani
Arabada kayınvalide mi önde oturmalı yoksa gelin mi?
fleur du mal
Arabayı damat sürüyor. Onun annesi mi önde oturmalı sizce, yoksa eşi/nişanlısı/sevgilisi mi?Geleneksel insanlar değiliz, nişanlım öne otur diyor ama ben öne oturunca kendimi saygısızlık yapmış gibi hissediyorum. Sizce ne olmalı?
Arabayı damat sürüyor. Onun annesi mi önde oturmalı sizce, yoksa eşi/nişanlısı/sevgilisi mi?
Geleneksel insanlar değiliz, nişanlım öne otur diyor ama ben öne oturunca kendimi saygısızlık yapmış gibi hissediyorum. Sizce ne olmalı?
0
fleur du mal (07.08.20)
Bir keresinde beraber yaşadığım erkek arkadaşımın annesini bir yere bırakmamız gerekmişti. “İsterseniz öne geçin daha rahat” demiştim, kabul etmemişti. Arkası da aynı demişti. Dönüşte yine teklif etmiştim, yine kabul etmemişti. Bence olması gereken bu.
0
ruhen hastayim ben
(07.08.20)
arabayı anneme ya da hatuna veririm kendim arkaya geçerim.
not: erkekspor
0
hadsafhada
(07.08.20)
Görmemiş kişilerin bozulacağı bir olay bu. İnanılmaz saçma
Bence @ruhen in dediği doğru.
0
westblack
(07.08.20)
Gelin oturmalı tabii ki.
0
roket adam
(07.08.20)
ben ilk zamanlarda geriden gidiyordum bilerek ki kendisi gecsin nereye gecmek istiyorsa diye, hep arkaya gecti benimki oyle olunca ben de ozellikle gel buraya otur demedim, boyle sacma bi konuda trip yapacak biri degil zaten neyse ki. makul mantikli insanlar da bozulmaz buna ama yine de temkinli olmakta fayda var iyice taniyip huyunu ogrenene kadar, durup dururken araba koltugu yuzunden ara bozmaya degmez :)
0
in vino veritas
(07.08.20)
Eşimin ailesi hep arkada oturuyor. Daha nişanlı bile değilken de böyleydi yani beni sonradan aldiklari durumda dahi arkaya oturup geliyolarlardi. Şimdi de oyle. Ama bazen beraber ciktiysak teklif ederim.
Benimle ön koltuk kavgası eden kayınvalidem olsa düşüklüğe düşüklük ile cevap verir ben de ön koltuk kavgası yapardım sanırım :D
Ama kim çift ise o öne oturmalı. Örneğin eşimin kardeşi, sevgilisi ve ben olsak ben arkaya geçerim.
0
elorelia
(07.08.20)
saygısızlık yapmış gibi hissediyorsan gelenekselsin demek ki, daha nasil olsun. teknik olarak araba damat+senin malin. tercih ettigin yere oturabilmelisin geleneklerin boyundugundan siyrilip.
0
hot potato
(07.08.20)
bu durumun saygıyla da alakası yok, saygısızlıkla da. bizde hep kayınvalidem oturdu, zaten zor inip bindiği için rahat etsin derim. kendi annem babam olsa da öne oturmalarını isterim daha rahat edecekleri için. eğer öne oturmandan problem çıkartacak bir insansa zaten gözünün üstünde kaşın var diyerek yine problem çıkartır.
0
deartheodosia
(07.08.20)
Ben de öyle oluyordum. ama bu senin vicdanınla insanlığınla alakalı, saygısızlıkla ya da gelenekçi olmanla alakalı değil. Bence burda makul olan teklif etmek, belki 1-2 ısrar, kişi arkaya geçiyorsa aynı kafadasınız ve saygısızlık olarak görme bunu. Ama illa içine sinecekse arada ben bugün arkada gideceğim anne, siz önde anne oğul oturun diyebilirsin.
0
mobydick
(10.08.20)
Araba kimin?
Erkek arkadaşınsa önde oturulabilir ancak oğlanın babasının ve oğlan kullanıyorsa kesinlikle arkada oturulmalı. Bana, önde çok rahat değilim sen geç gibi bir şey denmedikçe önde oturmam.
Gene aynı şekilde, eğer araba babanınsa ver kardeşlerle beraber gidiliyorsa, kardeşlerden biri oturabilir ama bana derlerse ki sen geç, üstelemem otururum.
Ben böyle yapıyorum, doğrusu bu gibi geliyor bana.
Kimin malıysa araba ona göre.
0
tessera
(10.08.20)
vay arkadaş bizde de tam tersi oluyor, arka için kavga çıkıyor. arka hem daha az stressli hem de rahat geliyor. kafalar pırıl pırıl.
ama sanırım çiftler öne otursun anlayışı yüksek, eğer bu bir statü olayıysa eğer bence kayınvalide öne oturmalı. çiftlerin hem uzunda uzun seneleri var, hem de anneye saygı çok kıymetli.
amerikadaki midwest bölgesinde orta büyüklükte bir şehir. amerika'nın görece ucuz bir yeri yani.hangisi?edit: abd'de vergiyi düşmeyi unutmuşum. 2500 olarak güncellendi.
amerikadaki midwest bölgesinde orta büyüklükte bir şehir. amerika'nın görece ucuz bir yeri yani.
hangisi?
edit: abd'de vergiyi düşmeyi unutmuşum. 2500 olarak güncellendi.
0
antikadimag (28.07.20)
Ankara.
0
etna
(28.07.20)
bence bu soruyu soruyorsan ankara.
0
hot potato
(28.07.20)
Amerika tabi ki. Yani temel ihtiyaçlarımı rahatlıkla karşılayabildikten sonra ne kadar sosyal olabileceğime, kültür/sanat işlerine bakarım. Ankara bu konuda çöp.
Kaldı ki Ankara bir yere kaçmıyor, çok sıkılırsanız ve hala yaşanabilir halde olursa dönersiniz 2-3 yıl sonra.
Politik iklimi gectim, bir suru sebep var Amerika'da ortalama bir gelirin Ankara'da veya Istanbul'da gorece ustun bir maastan neden daha iyi olabilecegine dair.
Yapma guzelim, yapma cocugum.
0
SevdaliBulut
(28.07.20)
Midwest bölgesindeki çok küçük bir şehirde geçirdiği üç yıldan sonra illallah edip dönen bir tanıdığım var. Ama tabii ki şehre ve kişiye göre çok değişir bu konu. Ben olsam Amerika'yı seçerdim.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(28.07.20)
her şeye rağmen yine de amerika tabi. 1000 dolar verseler bile amerika. türkiye'de büyükşehirlerde ayakta kalmış biri amerika'nın içinden geçer. bugün midwest yarın nüğyork, kelifoğniya, alabama. sonuncusu şakaydı.
0
fareli koyun vuvuzelacisi
(28.07.20)
Bu soruyu soruyorsan Ankara+1 hatta Yozgat.
0
kafadanbacakli
(28.07.20)
@sivrisinek arti 1. evden ise isten eve yasayacaksan, ogle yemeginde menemen yiyemedin diye uzuleceksen ankara'da kal.
0
baldur2
(28.07.20)
bence ankara. 2000 usd iyi para.
0
sizofren06
(28.07.20)
Macera dolu amerika.. Amerika...
0
all girls dream
(28.07.20)
2500 usdye abdde çok zor 2000 usd ankara için çok iyi
Gitar(ve türleri), keman/viyola ve piyano hariç hangi enstrüman sesi size hoş bir sada bırakıyor?Mesela;-yan flüt-kanun-bağlama-ud-kemençe-tulum-kabak kemane-çellovb.Edit: ud+1
Gitar(ve türleri), keman/viyola ve piyano hariç hangi enstrüman sesi size hoş bir sada bırakıyor?
Yerinizde olsam vazo içersinde gül ya da buket gül gönderirdim. Bence bu pek eşin iş yerine gidecek bir çiçek değil.
0
GoodMorningTeacher
(16.07.20)
daha şık şeyler var hocam. www.ciceksepeti.com mesela, ama bu kutuda tabi sonradan bakma şansı olmuyordur.
0
ayin yazari
(16.07.20)
Olabilir haklısınız seçeneklere açığım
0
🌸horizon
(16.07.20)
İş yerine ilk günden saksıda çiçek göndermek hoş olamayabilir, ilk günden iş yerine yerleşiyor havası yaratabilir. Hem eşi olarak göndereceğiniz için gül gönderseniz çok daha şık olur. Hem eşinizin de hoşuna gider. Vazolu gönderseniz eve getirmeye kalksa vazo kırılır, içindeki su dökülür. En güzeli sanırım kutu gül.
Bence çok güzel. Gül leş. Işlerine ayrılmak için girmiyor sonuçta. Kimse de yerleşiyor diye düşünmez. Saksı çiçekleri daha güzel.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(17.07.20)
Eşinizin ofiste masası varsa tekli orkide veya vazoda gül/başka çiçek hoş olur. Benim masam ev gibidir mesela çiçekler ayna oğlumun fotoğrafı. Çiçeklerim de çeşit çeşittir kimileri kurudu kimilerine bakıyorum. Ama eğer derseniz ki şahsına ait masası yok en ideali bir buket gül evinize getirir akşam.
Mesela üniversitede tanışıp 6-7 yıl sevgili olduktan sonra evlenenler hakkında veya evlenmeden devam edenler. Ya da başka türlü tanışılmış 10-15 yıllık ilişkiler vs. Birbirlerini aldatmadıklarını varsayıyoruz. Bu kişilerin hayatı kaçırdığını düşünüyor musunuz? Bu insanları enayi bulanlar da var malu
Mesela üniversitede tanışıp 6-7 yıl sevgili olduktan sonra evlenenler hakkında veya evlenmeden devam edenler. Ya da başka türlü tanışılmış 10-15 yıllık ilişkiler vs. Birbirlerini aldatmadıklarını varsayıyoruz. Bu kişilerin hayatı kaçırdığını düşünüyor musunuz? Bu insanları enayi bulanlar da var malum. Böyle bir ilişkiniz olsun ister miydiniz?
0
wmeh (16.07.20)
böyle bir ilişkim olmasını isterdim. fakat günümüz şartlarında bahsettiğiniz uzunlukta, sağlıklı bir diyaloğa sahip, "kaliteli" diyebileceğimiz bir ilişki yaşamak bana ütopik geliyor.
0
a darkness coming
(16.07.20)
Sacma sacma insanlarla bircok iliski yasamaktansa tek dogru insanla uzun sureli iliski yasamayi tercih ederdim. Gerci sonradan karsina cikan duzgun insanin degerini anlamak icin de once sacma insanlarla takilmis olmak gerekiyor olabilir.
0
instant crush
(16.07.20)
Üniversiteyi bitirdim, işe başladım, bir yıl sonra tanıştık. Şimdi yanımda :) ondan önce çok sevgilim olmuştu. Doğru insan oymuş.
0
howfaristhesky
(16.07.20)
İstemem. Tanıştığın her insandan yeni ve bambaşka şeyler öğrenmenin hazzı bambaşka.
0
ruhen hastayim ben
(16.07.20)
instant crush +1
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(16.07.20)
İsterdim tabi, benim evliliklerim bile o kadar sürmedi :)
0
antihero
(16.07.20)
Soruya cevap degil ama 10-15 yillik iliskide kesin ara verilmistir ve en azindan bir taraf digerini aldatmistir. Sadece instagram'da, facebook'ta iliski güzellemesi yapmak icin sürenin uzunlugundan bahsediyorlar gibi geliyor.
0
chitosan
(16.07.20)
Gayet de var böyle insanlar. Bence çok da güzel, kıskanmıyor değilim.
Siz bir ilişkiye başlarken "aman bir iki seneye biter nasılsa" diye mi yaklaşıyorsunuz anlamıyorum hehe. Eğer mutlularsa, doğru insanı erkenden bulmuşlardır demek. Ne güzel.
0
aguen
(16.07.20)
İlişkinin iç yüzünü bilmiyorum ama tanıdığım bir çift gayet iyilerdi. İmreniyorum açıkçası.
0
ekşi duyuru sever
(16.07.20)
Benim de bu şekilde tanıdığım bir çift var. Çok mutlu ve huzurlular, güvenli bağlanmanın keyfini çıkarıyolar. Abuk sabuk psikolojik eziyete dönen ilişkilerdense güvenebileceğim biriyle uzın süreli ilişkiyi tercih ederim.
0
elma
(16.07.20)
Uzun ilişki insanıyım diyeceğim ama komik olacak(Neyse) Ben öyle olmayı çok isterdim(isterim)
0
bitchesaintshit
(16.07.20)
acik iliski olursa olabilir.
soyle bir cift taniyorum falan uzerinden genellemelere varmayin zira insanlarin hayatlarinin disariya yansittiklari kismi instagram kadar gercek.
0
hot potato
(16.07.20)
öncesinde başka sevgilileri olmuşsa olabilir. bu partner bulma, değiştirme olayları büyük enerji isteyen şeyler. en azından bazı şeylerden hevesini almış olup buna daha fazla enerji harcamamak insanın enerjisini flörtleşmek, kur yapmak gibi şeylerden alıp daha faydalı yerlere yöneltmesine yardımcı oluyor. onun da heyecanı farklı tabii ama bir yandan kaybedilen büyük bir zaman ve enerji var.
0
bohr atom modeli
(16.07.20)
instant crush +1
0
anais
(16.07.20)
Eger kendilerini, dunayi ve baska insanlari tanimadan iliskiye daldilarsa yillar sonra cok sikintili, kavgali ve aldatmali ayrilabilirler veya hapis olduklari bir evlilikte mutsuz devam edebilirler.
Benim gozlemim iyi bir uzun iliski icin sevgiliden daha cok kanka olmak lazimdir. Saglam iletisiminiz varsa cinsel cekim bitse bile bir cozum uretirsiniz.
0
cleric
(17.07.20)
3-4 seneden uzun, evlenilmeyen ilişkilerde, genelde evlenilmez ayrıldıktan sonra ilk bulduğunla da 1-2 sene içinde evlenirsin klasiktir.
çok uzun ilişki, çok uzun evlilik gibi bir kıstasım yok ama lisede tanışmış, üniversitede tanışmış ve hala beraber (yaşım 39) olan insanlara üzülüyorum. Kadınlarla böyle bir sohbetim olmadı, o tarafı bilemem ama erkeklerde hep bir "ah be yaşayamadık" derdi var.
O konu da biraz komşunun tavugu hikayesi, "ah be yaşayamadık" diyen adam hayatı american pie zannediyor, aslında yaşayamadığı şeyler - Yılbaşı akşamı 5 erkek evde boş boş yılbaşı kutlamak - Feci turist götürücez diye, 4 erkek bir pansiyon odasında kalıp, gece birbirine yoğurt sürmek gibi gibi, boş hayal kurup, sap sap takıldığın akşamlar
ama ona sorarsan, Dan Bilzerian hayatı yaşayacağını sanıyor.
0
Corc
(17.07.20)
ben o insanlardan biriydim 18-28 yaş aralığında dediğiniz gibi açık ilişki olmadan, aldatma olmadan, ara verme olmadan geçirdik. ancak 18 yaş ile 28 yaş arasında çok büyük fark var, insanın tam kendini tanıdığı, büyüdüğü yaşlar.. aynı yolda büyüyürek ilerlemek her zaman mümkün olmuyor, açıkcası çok erken yaşlarda başlayan ilişkilerin böyle uzun sürmesini ve evlilikle sonlanmasını doğru bulmuyorum artık. bırakın doğruyu- yanlışı algılamayı, kendinizi tanımanız bile çok zorlaşıyor, açıkcası pişman değilim ama daha tecrübeli olmak fena olmazdı...18 yaşında sevdiğin şeyle 10 yıl sonra hala aynı şeyi sevmeyebiliyorsun ve bu yüzden kendini kötü hissedebiliyorsun vs. zor bi süreç...
ayrıca kanka olmak cinsel çekimin bitmesi de çok koyuyor insana, daha 30 yaşına gelmemişsin cinsel çekim bitmiş, sabaha kadar muhabbet edebilirsin her derdine koşarsın ama cinsel çekim yok, e yaşın daha çok genç hayat böyle mi geçicek diyosun ama bi yandan yaşanmış yıllar var vs.. zor zor bulaşmayın hiç :D
selamlar. yeni eve taşındım ve evde 8 yaşında dişi bir kedi var. (ben erkeğim) kendisi insan sevmiyormuş, sevdiğin zaman pençeyi basıyormuş falan. dokundurtmuyormuş. evde o ve ben kalacağız. henüz iki gün geçirdik ve bir olayını görmedim. kendi kafasına göre takılıyor. bu kediye ellemediğim sürece b
selamlar. yeni eve taşındım ve evde 8 yaşında dişi bir kedi var. (ben erkeğim) kendisi insan sevmiyormuş, sevdiğin zaman pençeyi basıyormuş falan. dokundurtmuyormuş. evde o ve ben kalacağız. henüz iki gün geçirdik ve bir olayını görmedim. kendi kafasına göre takılıyor. bu kediye ellemediğim sürece bana saldırma ihtimali yine de var mı durup dururken? varsa nasıl davranmak gerek. yaşı da büyük olduğu için bana alışmakta zorluk çeker mi? ilk kedim bu arada. sevvgiler.
0
the man who fell to arcturus (15.07.20)
Abi ev sahibi kedi mi,ya da evin demirbaşı mı kedi.sahibi yok mu.sosyal deney gibi yazmışsın,ona şimdiye kadar bakan arkadaşa danışmak lazım,huyu suyu nedir diye.sadece sen pısma kediden,o senden pıssın.muhtemelen onun kraliyetine gelmişsin ama ipleride ona bırakma huzur vermez.
0
duptıs
(15.07.20)
kedinin sahibi olan kadının sevgilisi anlattı. kedi buna çok çektirmiş zamanında. onlar yurtdışına taşındılar. kedi de bu ev dışında yapamıyormuş. veterinere bile götüremiyorlarmış falan. kedi 8 yıldır bu evde.
0
🌸the man who fell to arcturus
(15.07.20)
Abi kahkahalar attım valla,ev sahibin kim,kedi))
At sahibine göre kişner diye bir söz vardır ya muhtemelen asıl sorunlu olan sahibiymiş sanki,kediyi mundar etmişler.zamana bırak ısının birbirinize.
0
duptıs
(15.07.20)
Bayağı ilgili bir çiftmiş gerçekten, bırakıp gitmişler. Neyse.
Arada sırada fazla yaklaşmadan halini hatrını sor, selam ver. Baktın olmuyor, yapacak bir şey yok. Kedinin çevresinde fazla dolanmazsın olur biter ama yinede dediğim gibi ilgiyi de bırakma(kediyi sıkmadan) Bakarsın yavaş yavaş alışır. Ekstradan psikopat bir kedi değilse durduk yere saldırmaz.
0
bitchesaintshit
(15.07.20)
kendi haline bırakın, yanaşmak için çaba harcamayın. ama mesela arada bir böyle konserve mama falan alıp jest yapın. olta şeklinde oyuncaklar var, sopayı siz tutuyorsunuz, ucundaki ipte oyuncak bağlı oluyor. mesela o sosyalleşmek için iyi bir oyuncak. ayrıca devamlı adını söyleyerek konuşun yani karşınızdaki anlayacakmış gibi konuşarak anlaşmaya çalışın. bir süre sonra anlar. belki hali hazırda anlıyor bile olabilir.
ama yavaş yavaş, acele etmeden. kendiliğinden alışır size. çaba harcarsanız rahatsız olur, yani sevmeye, kucağınıza almaya falan çalışmayın. yaşının büyük olmasının olumsuz bir etkisi olmaz, hatta daha iyi yaşının büyük olması. yavru kedi gibi hareketli, oraya buraya saldıran hali olmaz, karakteri oturmuş olur. şu durumda siz ellemediğiniz ya da bir şekilde rahatsızlık vermediğiniz sürece durup dururken gelip saldırmaz.
ama "saldırma" konusunu da yanlış değerlendirmeyin, kediler siz severken sevilmekten sıkılınca da bir pati atabilen canlılar. ya da mesela gelip "tık" diye dişlemesi (ısırmak demiyorum) sevgi gösterisidir. ki daha o aşamaya gelmenize çok var zaten de, örnek veriyorum.
yani arada bir belki bir uyarı patisi, tırnağı falan yersiniz ama "saldırı" başka bir şey. öyle sadece varlığınızı bile tehdit olarak algılayıp psikopatça saldıracak olsa şimdiye kadar saldırırdı zaten, ondan korkmayın yani.
0
blatta hiberna
(15.07.20)
kendi haline bırakırsan bir şey yapmaz.
0
ruby elixir
(15.07.20)
Cins mi tekir mi? Bence de sahipleriyle ilgili olabilir. Gönlünü çelecek ödül mamasıyla, yaş mamayla ısınma turları yapabilirsiniz. Durup dururken saldıracağını sanmıyorum sonuçta güvendiği ortamda, siz yabancısınız şu an:) eğer siz de onu severseniz mutlaka yoluna sokarsınız diye düşünüyorum.
0
kums
(15.07.20)
sokak kedisi ile british short-hair kırmasıymış kendisi.
0
🌸the man who fell to arcturus
(15.07.20)
Bırak o sana gelsin. Böyle terörist bir kedi vardı, aynı evde 3-4 gün takılınca (ve ben hiç ellemedim) en son kucağımda uyuyordu :)
Kediye sürekli dokunup mıncıklayıp bişeyler yaparsan tabii ısırır da tırmalar da. Bırak kendisi isterse gelip sürünsün sana. Ayrıca 8 yaş yaşlı biraz, eskisi kadar aksiyona girmez.
şimdilik dokunmayın o yanaşana kadar. b.short hairin özelliği mi bilmiyorum ama sevdirmekten hoşlanmadıklarını gördüm.
arada konuşun ama yumuşak sesle. beslerken vs.
ben kedimi koşulladım. yemek yerken özel bir ıslık çalıyorum. sokakta iken eve çağırmam gerektiğinde ıslığı duyunca mıırrk diye geliyor :)
eğlenmeye bakın kediyle. kendisi sürtünene kadar da dokunmazsınız. dokunma faslına geldiğinizde, önce elinizi koklatın, sonra dokunun.
ilişkiniz yavaş ilerleyecek gibi görünüyor ama kim bilir. birkaç ay sonra yatakta koyun koyuna fotoğraf paylaşabilirsiniz. :)
0
janderzel zartanyan
(15.07.20)
Hastalik, tatil vs durumlarında ne yapacaksiniz?
0
elorelia
(15.07.20)
çocukla konuşur gibi sakin sakin konuşun onunla arada. sesinizi tanısın. zararsız olduğunuzu hissetsin. bi ara ödül maması vb bir şey ile elinizle beslemeyi deneyin. hemen sevmeyin güvende hissetsin önce..vakti gelince o bello eder zaten. ya bacağına sürtünür ya kucağına çıkar.
1- tıp fakültesi bitince doğrudan gidip hastaneye çalışırlarsa ünvanları ne oluyor? pratisyen bunlar mı?2- uzmanlık yapmak istedikleri zaman tekrar okula gidip okuyorlar sanırım. kaç yıl sürüyor ve okudukları süre boyunca para kazanıyorlar mı? doktor olarak görev yapıyorlar mı? yapıyorlarsa ünvanlar
1- tıp fakültesi bitince doğrudan gidip hastaneye çalışırlarsa ünvanları ne oluyor? pratisyen bunlar mı?
2- uzmanlık yapmak istedikleri zaman tekrar okula gidip okuyorlar sanırım. kaç yıl sürüyor ve okudukları süre boyunca para kazanıyorlar mı? doktor olarak görev yapıyorlar mı? yapıyorlarsa ünvanları ne oluyor? uzman olmadan önceki süreci soruyorum.
0
antikadimag (15.07.20)
1- evet. pratisyen hekim. çok emin değilim ama kura ile zorunlu görevin belli oluyor sanırım.
2- tus'a(Tıpta Uzmanlık Sınavına)giriyorlar. sınav puanlarına göre işte çalışmak istediğin ya da puanın yettiği uzmanlığı yazıyorsun. işte oraya gidip bir yandan uzmanlığını tamamlıyorsun bir yandan da çalışmış oluyorsun.
ayrıca zorunlu hizmetini tamamlamadan sana diplomayı vermiyorlar. özel hastanelerde çalışamıyorsun bu sebepten ötürü.
0
jugador
(15.07.20)
1) Pratisyen oluyor. Sağlık Bakanlığı'nın atamasıyla hastane ya da aile sağlığı merkezlerinde çalışıyorlar. Mecburi hizmet yapmadan diploma yok. Yani resmen doktor olamıyorlar bitmeden. 2) TUS ile istedikleri ya da tutturabildikleri bölümlere giriyorlar. Uzmanlık öğrencisi ya da araştırma görevlisi deniyor, seçilen bölüme göre. Dört ila altı yılda uzman olunuyor. Klinik bölümlerde doktorluk yapıyorlar, nöbet tutuyorlar Maaş alıyorlar. Bir yandan da tez hazırlayıp sınava hazırlanıyorlar. Uzman olunca yine mecburi hizmete gidiyorlar. Yan dal uzmanı olurlarsa tekrar mecburi hizmet.
0
pro9it9is9
(15.07.20)
1- pratisyen hekim oluyorlar. Poliklinik gibi uzmanlık gerektiren harici (acil, ambulans, sağlık ocağı hekimi gibi) yerlerde çalışıyorlar.
2- uzmanlık için tus’a giriyorlar. Aldığın puana göre uzmanlık dalın ve yerini(üniversiteni) seçiyorsun. Kontenjanlar çok az. Her biri için genelde 1-2 kişi alıyor hedef bir dal-üni. Tabi 10-25 kişi alan dallar da var ama bayağı azlar. Eğitim süresi okuduğun dala göre değişiyor bildiğim kadarıyla. Ünvanları uzman hekim oluyor.
0
neysene
(15.07.20)
2- asistan hekim olarak bölümüne göre 3-4-5 yıl çalışıyor/eğitim alıyorlar.
bazı bölümler uzman olduktan sonra 3-4-5 yıl yandal da yapabiliyor.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.