Giriş
(5)

facebook sorusu

rentts
kimseden mesaj almamak gibi bir seçenek var mı acaba? varsa nerdedir?
kimseden mesaj almamak gibi bir seçenek var mı acaba? varsa nerdedir?
0
rentts
(04.10.08)
gizlilik ayarlarından arkadaşınız olmayanların mesaj atmasını engelleyebilirsiniz... arama bölümünde altta.
0
talemon
(04.10.08)
ya yaptım ama denemek için yeni bi hesap açtım ve kendimi arattım yine profilime tıklanabiliyor ve yine mesaj gönderilebiliyor. çözemedim.
0
🌸rentts
(04.10.08)
yeni hesabı nasıl açtınız. fake hesap açılabiliyor mu facebook'ta?
0
n v13c
(04.10.08)
niye açılamasın? tamamen başka bir adam gibi kafadan isim sallayıp istediğin kadar hesap açılır. bunun önünde ne gibi bir engel olabilir ki? nüfus sureti, ikametgah, imza sirküleri falan vermiyoruz ki facebook'a.
0
kibritsuyu
(04.10.08)
settings
privacy settings
search
how can people contact you

Use the settings below to control how people who can’t see your profile are allowed to contact you.

*See your picture
*Send you a message
*Add you as a friend
*View your friend list

seceneklerinden "send you a message" kismini isaretlemedigin surece arkadasin olmayan insalar mesaj atamaz. bu seceneklerin ustunde de aramalarda kimlerin gorup kimlerin goremeyecegini belirleyen siklar var.
0
kayranin kedisi
(04.10.08)
(5)

Yol tarifi vermek

wpi
Istanbul'a yenice gelmis biri olarak siklikla insanlara yol soruyorum. Genel olarak gordugum bir yol tarifi verme sekli var ki aklim almiyor. Ornek vereyim: "TEM'e cik, Hasan Huseyin kavsagindan Kadikoy'e dogru git, Kirazli cikisinda cik". Isimler atmasyon oldu ama tarifler bu sekilde, kavsak, cikis
Istanbul'a yenice gelmis biri olarak siklikla insanlara yol soruyorum. Genel olarak gordugum bir yol tarifi verme sekli var ki aklim almiyor. Ornek vereyim: "TEM'e cik, Hasan Huseyin kavsagindan Kadikoy'e dogru git, Kirazli cikisinda cik". Isimler atmasyon oldu ama tarifler bu sekilde, kavsak, cikis ve semt ismi ile veriliyor. Halbuki ben o yerleri bilsem zaten yol sormama gerek kalmayacak nerdeyse. Bir de kavask ve cikislarda genelde insanlarin verdigi isimler yazmiyor. Neden "TEM'de ikinci cikistan cik, sonra ucuncu isiktan saga" gibisinden verilmiyor tarifler bu sehirde?
0
wpi
(04.10.08)
Zaten ömrü bilah kurtulmaya çalıştığıımız değil mi o
Yani camiyi görünce sola dön, yalağı görünce düz devam et
Medeni ülkelerde adres cadde sokak ve numarayla verilir
Ama--tabii ki işaretlendirme de ona göre yapılır zaten sormaya gerek kalmaz.
Bana yalak tarifi veren olursa ben direkt cadde/sokak/numara soruyorum.
0
cedilla
(04.10.08)
senin yardımına gps koşar. navigasyon programlarında senin dediğin gibi tarifler verilir. "ikinci çıkıştan çık, 800m sonra sağa dön" gibi. gps'li telefon ya da ppc öneririm.
0
atrin
(04.10.08)
eğer araban varsa bende bir navigasyon cihazı öneririm şiddetle.
0
etna
(04.10.08)
adres güzel şey, ama gavuristandaki gibi böyle her sokağın caddenin başında, her sokak ayrımında sokak ismi yazıyorsa güzel şey. ara sokaktan çıkıyorum kesen bir caddeye, dört köşede de çıktığımın ne caddesi olduğu yazmıyor. bir sonraki kavşağa ilerliyorum, orada da yazmıyor. paşalar bir cadde başına, bir de en sonuna tabela koymuş, başka yok. ya da hurdacılar çalıp satmış, direk var ama levhası yok.

tabela olsa bile, şehirleşme daha yeni yeni memlekette. daha 2 sene önce full gecekondu kurulu koca bir arazideki gecekondular yıkılmış, apartmanlar yapılmış, yollar caddeler yapılmış, ama belediye daha geçmemiş oradan. caddenin sokağın adı yok. ya da belediye yeni geçmiş, her caddeye sokağa numara vermiş. 45. sokak 76.cadde diye gidiyor. oturanlar dahil kimse hangi numaranın hangi sokak olduğunu bilmiyor (burası ankara öveçler). 2 senedir oturuyorum, binanın yaında geçen sokağın kaçıncı sokak olduğunu bilmiyorum. hadi onu bilsem, bir sonrakini bimiyorum. ilginç ki yanımdan geçen sokak 65 iken, bir sonraki 66 veya 64 değil. tamamen alakasız, 32 mesela. biri sorduğunda tarif etmek mümkün değil. birine sormadan bulmak "aha burası 65 ise, 67 de iki sokak yukarısıdır" demek mümkün değil. o yüzden mecburuz yalağa bakkala parka bahçeye.

embesile anlatır gibi yapılan tariflere ben de karşıyım. ama tarif de bir yere kadar gerekli. belediye binalara numara vermiş, bunu da 16 punto ile minicik çakmış binaya. ulan iyi de ben otobüsle geçiyorum. mümkün değil ki o numarayı görmem. biri bana illa ki "bim'den sonraki durakta in" diyecek ki ben numaraya fokuslanmak yerine çıplak gözle bim arayayım.
0
kibritsuyu
(04.10.08)
çünkü tam olarak bilnmiyor kaçıncı çıkıştan çıkılıp, hangi ışıktan dönüleceğini. zaten bu mümkün değil, hep tabelalarla yol bulunur (en azından ben:) hangi ilçede olursam olayım otoyola çıktığımda kadıköy-ankara istikametinde giderim ve ikinci köprü yolundaysam son sapaktan, birincideysem balmumcudan 4.levente çıkarım) tem den örnek verilmesinin sebebi ise tem şehiri yatay olarak bölüyor (tinyurl.com) ve hemen hemen yol üzerinde tüm ilçelere çıkışlar mevcut (tabelarlar götürüyor zaten seni)
0
vincenzo
(04.10.08)
(3)

telefon paralel bağlama

tabudeviren
telefon girişine bağlayıp, çıkışını ikili yapabileceğim bir parça var mı acaba?yani resimde en solda gördüğünüz girişe bir şey takıp, ikili giriş olmasını sağlayıp, birine telsiz, birine kablolu telefon takacağım, bunu yapabilmem mümkün mü?
telefon girişine bağlayıp, çıkışını ikili yapabileceğim bir parça var mı acaba?
yani resimde en solda gördüğünüz girişe bir şey takıp, ikili giriş olmasını sağlayıp, birine telsiz, birine kablolu telefon takacağım, bunu yapabilmem mümkün mü?
0
tabudeviren
(01.10.08)
evet mümkün. paralel olayı öyle oluyor zatı.
0
kurukafa
(01.10.08)
o girişi söküp direkt onların ikilisinden de takabilirsiniz, ben öyle yapmıştım..
0
jangara
(01.10.08)
sökmeye lüzum yok. tam istediğin parçalar satılıyor elektrikçilede falan.
0
kibritsuyu
(03.10.08)
(8)

e-bildirge

kibritsuyu
Sevgili arkdaşlar.http://www.sgk.gov.tr adresine girip, yukarıdan "işveren"i seçip, çıkan sayfadaki "E-bildirge" yazısının yanındaki "Aç"a tıklamayı bir deneyebilir misiniz? Bunu bir tek ben mi açamıyorum, yoksa hiçbir yerde mi açılmıyor koduğumun sayfası bilmek istiyorum.
Sevgili arkdaşlar.

www.sgk.gov.tr adresine girip, yukarıdan "işveren"i seçip, çıkan sayfadaki "E-bildirge" yazısının yanındaki "Aç"a tıklamayı bir deneyebilir misiniz? Bunu bir tek ben mi açamıyorum, yoksa hiçbir yerde mi açılmıyor koduğumun sayfası bilmek istiyorum.
0
kibritsuyu
(29.09.08)
veya direkt olarak ebildirge.ssk.gov.tr adresini de deneyebilirsiniz. Sayfa açılsın yeter. açıldıktan sonra çıkan "bu sayfa kapatılmaya çalışılıyor" nanesi çıkıyorsa mesele yok. Sayfa tasarlayan göt webmasterın dönüp bir yaptığına bakmaması nedeniyle çıkıyor o.
0
🌸kibritsuyu
(29.09.08)
iki şekildede denedim iki şekildede açılıyor. firefox 3.0.3 ile
0
buffy de vampir sayilir
(29.09.08)
denedim
"500- Internal Server Error
The server encountered an internal error or misconfiguration and was unable to complete your request.
Please contact the server administrator, [email protected] and inform them of the time the error occurred, and anything you might have done that may have caused the error.
More information about this error may be available in the server error log."

şeklinde bir hata verdi. (edit: maxthon 2)
0
paradoxical
(29.09.08)
cevabı yazdığım sırada açılıyordu şuan açılmıyor.
0
buffy de vampir sayilir
(29.09.08)
yalnız değilim demek ki. teşekkürler. arada gelip gidiyor ama genelde açılmıyor bende de. illa son güne kalacaz demek ki. son gün de açılmazsa ziki tuttuk demektir.
0
🌸kibritsuyu
(29.09.08)
admin kontak mailini de guncellememis. o ne oyle [email protected].
kimlerin eline neler teslim ediliyor yahu.
0
fdegir
(29.09.08)
şuan açılıyor dene istersen
0
buffy de vampir sayilir
(29.09.08)
aman diyeyim, e-bildirge "genel davranış" olarak arada böyle şeyler çok yapıyor. hele ki sgk.gov.tr'ye taşındıktan sonra kimi zaman hiç açılmıyor, kimi zaman onay almıyor. birkaç gün de düzeltemeyebiliyorlar. o yüzden son güne bırakmamakta fayda var.
0
fang
(29.09.08)
(6)

Tren Bileti ? Kuşet? Yataklı ? Bilet ? falan filan

brkylmz
Şimdi bu kuşetli denen tren odasında kaç kişi kalıyor? Yani bir kişi 28 ytl diyor ama bir odada kaç kişi kalıyor? yani kaç arkadaş bilet almalıyız ki oda bize ait olsun?ayrıca yataklı vagon kaç para? ve yine aynı şekilde kaç kişilik bu odalar? hangi trenler hangi hizmeti veriyor? (başkentte kuşet va
Şimdi bu kuşetli denen tren odasında kaç kişi kalıyor? Yani bir kişi 28 ytl diyor ama bir odada kaç kişi kalıyor? yani kaç arkadaş bilet almalıyız ki oda bize ait olsun?

ayrıca yataklı vagon kaç para? ve yine aynı şekilde kaç kişilik bu odalar?

hangi trenler hangi hizmeti veriyor? (başkentte kuşet var,ankara ekspresinde yatak var gibisinden)

kafam karıştı,tcdd sitesinden de bişe anlamadım. bilen birisi açıkça izah edebilirse çok sevinicem walla.

bi de yataklı vagon diyelim ki 2 kişilik. biz iki bilet alıp 3-4 kişi gitsek çok kızarlar mı bize? teşekkürler... :)

(yolculuk ankara-istanbul arası)
0
brkylmz
(29.09.08)
4 kişilik diye biliyorum (karşılıklı ranza gibi. üsttekiler katlamalı). yoğunluk olmadıkça aynı kompartımana yabancı iki kişi yerleştirmiyorlar sanırsam.
0
insanimsi
(29.09.08)
Kuşet olayını anlatana üç metre don lastiği vaadediyorum
0
joelskellington
(29.09.08)
efendim kuşetli kompartımanda dört kişilik oturacak yer, dört de yatak vardır (ikisi oturduğun yere yan yatmak, ikisi de onların tam üstündeki yeri indirmekle oluyor). çarşaf, battaniye falan yoktur. isterseniz ek ücretle verirler bi çarşaf. bunun da adı örtülü kuşet. oturduğun yerde uyuma diye, yol uzunda yatarak uyuma imkanın olsun diye vardır.

yataklı kompertmanlar 2 kişiliktir. bunlar lükstür. yataklı vagon trenin en arkasında, en sessiz yerindedir. odada lavabo vardır, minik buzdolabı vardır, tabak bardak vardır, kondüktör gelir yatağınızı hazırlar, pijamanızı falan giyip otelde kalıyor gibi seyahat edersiniz. bu yüzden pahalıdır.

pulman vardır, bildiğin otobüs modeli koltuğa oturarak, uyuyacağın zaman koltuğu yatırarak gidilir. ama koltuklar ve koltuk araları çok geniştir. istediğin gibi yayarsın.

ankara istanbul yataklı tren bir tek ankara ekspresinde var sanırım. diğerlerinin kimileri,nde sadece pulman, kimilerinde de hem pulman hem kuşetli vagon var.
0
kibritsuyu
(29.09.08)
hepsi şurada:
www.tcdd.gov.tr
0
dursunkaptan
(29.09.08)
verilen bilgiler kısmen hatalı.

değişik türde kuşetler var. örtülü kuşet ve normal kuşet, 4 kişilik ve 6 kişilik kuşet gibi.

Anadolu ve Fatih gibi ekspres trenlerde 4 kişilik ve örtülü kuşet bulunuyor.

Kuşetli vagonda karşılıklı ikişer dört koltuk bulunur. Bu koltukları ve üstteki yatakları indirdiğinizde dört tane yatak ortaya çıkar. Örtülü kuşetlerde çarşaf, yastık ve battaniye de verilir. Biletleri bir arada almadıysanız tanımadığınız kişilerle kalırsınız. Kadın erkek ayrımı da yoktu hatta yakın zamana kadar. Gayet rahat ve keyifli bir yolculuk geçirebileceğiniz gibi horlayan, kokan, gürültücü kimselerle bir araya düşme ihtimaliniz de var.

Yataklı vagonun farkı ise 2 ya da 3 kişilik olmasıdır. Yatak daha rahattır. Genelde lavabosu da kompartmanın içinde olur. Ayrıca yataklı vagonun ayrı görevlisi vardır, yolculara yardımcı olur, yabancıları sokmaz, vs.
0
386 dx
(29.09.08)
kuşetler kompartıman usulüdür. Bir oda'da 6 kişi kalır. Eğer tren çok dolu değilse 3-4 kişi kalmanıza ses çıkarmıyorlar.
0
alkolik imam
(29.09.08)
(3)

brüt maaş

tabudeviren
"bu iş yerinde asgari 638,70 brüt maaş uygulanıyor"yazısının olduğu bir yerde alınan maaş ne kadardır?
"bu iş yerinde asgari 638,70 brüt maaş uygulanıyor"

yazısının olduğu bir yerde alınan maaş ne kadardır?
0
tabudeviren
(28.09.08)
o yazının olduğu yerde elinize geçecek para 435 ytldir.

(bkz: asgari ucret)
0
patricia teyze
(28.09.08)
bir de şu var tabi,
o yazının olması orada çalışanların 638,70 maaş aldığı anlamına gelmiyor. "çalışanların sigortasını ödüyoruz" demenin abuk bir yolu sadece.
0
386 dx
(29.09.08)
çalışan adam asgari ücretin kaç para olduğunu bilsin diye asılan bir yazı o. kanuni zorunluluk. mecbur yani adam onu asmaya. kanun çıktığında ne internet vardı, ne insanlar kanunlara bu kadar kolay erişiyordu. göt işverenler "al sana 200 lira, asgari ücret bu" diyerek adam çalıştırıyorlardı. ya da "asgari ücret 200 lira. ben sana 500 veriyorum aha bak asgari ücretin ne kadar üstünde" demeleri de mümkün. hala da vardır bunu yapan.

ayrıca sigortasını ödediğin (ki mecbursun buna, sigortasız çalıştırmak yasal değil) kişilerin listesini ve kaç para üzerinden (minimum asgari ücret olmak üzere) yatırdığını da görünen bir yere asmak lazım. yani işçi bakacak asgari ücret 638,40 lira. çalışan listesine de bakacak, 638,40 lira, asgari ücretle çalıştırıldığını anlayacak.

"bu işyerinde asgari 2500 lira maaş uygulanıyor" diye bir levha olmaz yani. illa asgari ücret yazacak o levhada. istersen çaycısının bile 1500 lira maaş aldığı teknoloji şirketi ol.
0
kibritsuyu
(29.09.08)
(7)

Makale istek!

gimbal
Birileri su makaleye el atabilirse cok berhudar olacagimdileyen abilgina et gmail nokta cok a gonderebilir. Moderatorler de bir yarim gunlugune ustte tutsalar bu duyuruyu cok sevinirim.Colliot O, Chételat G, Chupin M, Desgranges B, Magnin B, Benali H,Dubois B, Garnero L, Eustache F, Lehéricy S.Discr
Birileri su makaleye el atabilirse cok berhudar olacagim
dileyen abilgina et gmail nokta cok a gonderebilir.
Moderatorler de bir yarim gunlugune ustte tutsalar bu duyuruyu cok sevinirim.

Colliot O, Chételat G, Chupin M, Desgranges B, Magnin B, Benali H,
Dubois B, Garnero L, Eustache F, Lehéricy S.

Discrimination between Alzheimer disease, mild cognitive impairment,
and normal aging by using automated segmentation of the hippocampus.

Radiology. 2008 Jul;248(1):194-201. Epub 2008 May 5.PMID: 18458242
[PubMed - indexed for MEDLINE]

PURPOSE: To prospectively evaluate the accuracy of automated
hippocampal volumetry to help distinguish between patients with
Alzheimer disease (AD), patients with mild cognitive impairment (MCI),
and elderly controls, by using established criteria for patients with
AD and MCI as the reference standard. MATERIALS AND METHODS: The
regional ethics committee approved the study and written informed
consent was obtained from all participants. The study included 25
patients with AD (11 men, 14 women; mean age +/- standard deviation
[SD], 73 years +/- 6; Mini-Mental State Examination (MMSE) score, 24.4
+/- 2.7), 24 patients with amnestic MCI (10 men, 14 women; mean age
+/- SD, 74 years +/- 8; MMSE score, 27.2 +/- 1.4) and 25 elderly
healthy controls (13 men, 12 women; mean age +/- SD, 64 years +/- 8).
For each participant, the hippocampi were automatically segmented on
three-dimensional T1-weighted magnetic resonance (MR) images with high
spatial resolution. Segmentation was performed by using recently
developed software that allows fast segmentation with minimal user
input. Group differences in hippocampal volume were assessed by using
Student t tests. To obtain robust estimates of P values, the correct
classification rate, sensitivity, and specificity, bootstrap methods
were used. RESULTS: Significant hippocampal volume reductions were
detected in all groups of patients (-32% in AD patients vs controls, P
< .001; -19% in MCI patients vs controls, P < .001; and -15% in AD
patients vs MCI patients, P < .01). Individual classification on the
basis of hippocampal volume resulted in 84% correct classification
(sensitivity, 84%; specificity, 84%) between AD patients and controls
and 73% correct classification (sensitivity, 75%; specificity, 70%)
between MCI patients and controls. CONCLUSION: This automated method
can serve as an alternative to manual tracing and may thus prove
useful in assisting with the diagnosis of AD. (c) RSNA, 2008.
0
gimbal
(26.09.08)
istediğiniz nedir? çeviri mi?
0
kibritsuyu
(26.09.08)
makale isteniyor sanırım da ben okulda olmadıgım için bakamıyorum.

@gimbal; eğer bu makaleyi istiyorsanız "purpose" kısmını yazmanıza gerek yok, makalenin adı, kimin yazdıgı ve nerede yayınladıgı gibi şeyler yeterli olur. eğer istediğiniz çeviri gibi bişeyse de bu yazdıklarımı dikkate almayın :)
0
light beam
(26.09.08)
suraya ekledim duyurunuzu.
(bkz: makale araniyor duyurulari/#14093990)
0
sethi
(26.09.08)
Hayir arkadaslar ceviri istemiyorum, makalenin tam metnine ihtiyacim var. Tercihen pdf seklinde.
Bazen makale ararken yazarlarin cogu ayni olabiliyor veya baslik yeterince descriptive olmayabiliyor. O nedenle abstract ile karsilastirmak isleri kolaylastirir diye yazdim. Simdi daha net bir sekilde tam metin istedigimi yaziyorum duyuruya

edit: @sethi: tesekkur ediyorum
beceremedim duyuruyu editlemeyi nedense, SQL ile ilgili bir hata cikiyor durmadan. neyse bu vesileyle soylemis oldum ceviri degil full text istedigimi
0
🌸gimbal
(26.09.08)
Yok valla. Biri yurtiçi öbürü yurtdışı olmak üzere iki üniversite kütüphanesi taradım, ulaşılamıyor. Biraz da fazla yeni makale, belki ondandır.
0
sui
(26.09.08)
aradım full text bulunmuyor bende de.
yazarına e-posta gönderirseniz sonuç alabilirsin.
0
lejant
(26.09.08)
Makale bulunmustur arkadaslar
Tetrahydrocannabinol'e ve bulmaya ugrasan herkese tesekkurler
0
🌸gimbal
(26.09.08)
(7)

"başlık içinde ara"nın üstündeki şey

deckard
içinde google, tdk, seslisozluk, imdb, youtube vs. gibi faideli siteleri bulunduran "bir de bunlara bakın" tadındaki kutucuk kaldırıldı mı yoksa geri gelecek mi?
içinde google, tdk, seslisozluk, imdb, youtube vs. gibi faideli siteleri bulunduran "bir de bunlara bakın" tadındaki kutucuk kaldırıldı mı yoksa geri gelecek mi?
0
deckard
(26.09.08)
geri gelmiş sanırım bende var.
0
from brain to fingers
(26.09.08)
bende yok?

edit: (bkz: #14093328)
0
🌸deckard
(26.09.08)
firefox ta çıkmıyor ama ie de var.
0
murty
(26.09.08)
sözlükteki buglar'a da yazılmış.
0
kibritsuyu
(26.09.08)
firefox kullanıyorum ve var bende?
temam garip bişey ama, temadan olmasın?
0
moroff
(26.09.08)
opera'da da görünüyor.
0
insanimsi
(26.09.08)
ben opera kullanıyorum ve evet görünmüyor. ie de de yok şuan.
0
o ben degilim
(26.09.08)
(4)

Bunlar ne anahtarı?

yapyat
resimdeki anahtarları soruyorum. bir de linux'ta windowstaki paint gibi resim dosyalarını kolayca kestiren bir program var mı? beceremedim gimple.
resimdeki anahtarları soruyorum.

bir de linux'ta windowstaki paint gibi resim dosyalarını kolayca kestiren bir program var mı? beceremedim gimple.
0
yapyat
(26.09.08)
do.
0
vismund cygnus
(26.09.08)
aşağıda violanınki do anahtarı da perküsyonunki nedir bilemedim. hiç görmedim. vurmalılarda do re mi diye nota olmadığından ona özel bir işaret herhalde.
0
kibritsuyu
(26.09.08)
istersen bildiğin paint in aynısı da var ubuntuda paket yneticisinden kurabilirsin.ufak tefek kesee içinde basit programlar var ama şuan isim hatırlayamıyorum şuan ki pc de de kurulu değil gThumb ,Eye of Gnome, gvenview gibi programlar yüklü olması lazım onlarda halleder ufak işler için gimp çok gereksiz kaçıyo.tam yardımcı olamadım ama zaten yüklü olan bu işi yapan bişeler vardır gimple boğuşma boşuna
0
elanesse
(26.09.08)
violadakine "alto clef" denir. perküsyondaki, perküsyon notasyonunda kullanılan standart anahtardır, notaların "do re mi" diye karşılığı yoktur. gimp ile, istediğin bölgeyi seçip image menüsünden crop to selection dersen keser.

mailini aldım, cevap yazamadım, bu akşam yazacağım.
0
kurukafa
(26.09.08)
(9)

çok acil

cy7
Arkadaşlar çok acil soruyorum yumurta paketinin üzerinde 6 Eylül yazıyor bu yumurtalar yenir mi?
Arkadaşlar çok acil soruyorum yumurta paketinin üzerinde 6 Eylül yazıyor bu yumurtalar yenir mi?
0
cy7
(26.09.08)
son kullanma tarihi yumurtalar ambalaja yerleştirildikten sonra 28 gündür.

6 eylül son kullanma tarihiyse yeme ölürsün :)))
0
goodbyecruelworld
(26.09.08)
hayır. çok şık bir şekilde zehirlenebilirsin.
(bkz: tecrübeden konuşulmak istenmeyen şeyler)
0
kurukafa
(26.09.08)
yaw yok son kullanma tarihi değil paketlenme tarihi. Korkutmayın insanı yaw :) Yeniyo de mi o zaman. Çok acıktım da.
0
🌸cy7
(26.09.08)
o zaman pek bişey olmaz sanki. tavuğuna bakar heheh
0
kurukafa
(26.09.08)
hocam üretim tarihi olsa tüketilebilir sanırım(raf ömrü 20 gün gibi bişeydi, sonunda yani galiba)ama bence hiç riske girme at onları, sen bilirsin.zaten son kullanma tarihinden bahsediyorsan hemen kaç ordan :) .
0
gabbelloto
(26.09.08)
Bim'deki dondurulmuş patateslere kefilim. Gayet lezzetli ve ucuz. Ne var ki bizim burdaki bim'e gelmiyor senelerdir. Sigara böreği de iyi, ama o çok ağır.
0
atomic punk
(26.09.08)
yumurta adamı zehirlemiyor bildiğim kadarıyla (gerçi tecrübe eden varmış ama). bozuk yumurtanın tadı bozuluyor, inanılmaz derecede iğrenç kokuyor. bunlar yoksa, yenebiliyorsa yiyiniz. aylarca durmuş yumurtayı bie yedik biz zamanında. kimisi de yerken problem yaratmamakla birlikte affedersiniz gaz çıkardığınızda ortamı iptal edebiliyor.
0
kibritsuyu
(26.09.08)
bozar adamı. yımırta çok pis şeydir. hiç elleme. yenisini al değmez.
0
cha
(26.09.08)
suya atınca yüzüyorsa bozuk oluyordu diye bir geyik vardı, öyle baksanız?
0
tom riddle
(26.09.08)
(6)

lehim nasıl yapılır v2

kibritsuyu
öncelikle (git: 40004) şurada sormuştum lehim nasıl yapılır diye, eksik olmayın cevaplar geldi. eski havyanın ucu da yamulmuş zaten. gittim yeni havya aldım, ucu incecik, güzel. lehim de aldım daha kaliteli dediler.lakin olmuyor arkadaş. yüzeyi ısıt, lehimi havyaya değdirme deniyor. yüzey ısınmıyor
öncelikle (git: 40004) şurada sormuştum lehim nasıl yapılır diye, eksik olmayın cevaplar geldi. eski havyanın ucu da yamulmuş zaten. gittim yeni havya aldım, ucu incecik, güzel. lehim de aldım daha kaliteli dediler.

lakin olmuyor arkadaş. yüzeyi ısıt, lehimi havyaya değdirme deniyor. yüzey ısınmıyor anasını satayım. plastik pcb denilen kart iki saatt tuttum ısınmıyor yok. karttaki devre elemanının bacağı 2 mm bi şey kısacık. onu ısıtayım desem, onu ısıtırken lehimi havyaya değdirmeden nasıl basıcam? illa ki değiyor, değdi mi de havyanın ucunda kalıyor. olmuyor bir dürlü. boş kartta deneme yapmak için yapıyorum olmuyor, sırf deneme yapayım diye aldığım dirençlerden birini takıp deniyorum olmuyor. nedir sırrı bu işin yahu?
0
kibritsuyu
(25.09.08)
kartin üstünde delik var mi? yani devre elemani dedigin kondansator ya da her neyse onun bacaklarindan bu delige soksan, karti cevirip arkasindan bassan lehimi?
0
trimpot
(25.09.08)
kart delikli. direncin bacağını soktum delikten. dendiği gibi bacağı ısıtıyorum ısıtıyorum ısınmıyor. yani lehim erimiyor. o lehim havyanın ucuna değmeden siksen erimiyor arkadaş. değince de ucunda kalıyor.
0
🌸kibritsuyu
(25.09.08)
Alla alla
şimdi kendi havyamdan örnek vereyim
havyamın ucunun heryeri aynı şekilde eritmez, havyanın ucunda çok küçük bir kısım var parlak hep orasıyla yaparım.
şimdi yüzeyi ısıtacaksan havyanın ucu yüzeye nekadar temas ederse yüzey okadar ısınır (tabi bu yüzeyin çok büyük olmaması lazım çapı 5mm falan) sen havyanın sivri ucuyla dokunursan biraz zor ısınır, en güzeli havyanın ucuna çok az lehim alman (ucuna yapışsın) sonra o az lehimle beraber yüzeye değdir. bir parçayı herhangi bir yere lehimlerken, lehimlenecek yüzey ve parçanın bacağına havyanın ucuyla (hani demiştim ya havyanın parlak olan, sürekli lehim yaptığın kısmı) bastır az bişey lehim dokundur, farkedeceksin, lehim parçanın ayağına yapışacak, sen biraz daha lehim sürünce, yüzeyde ısındığından dolayı hemen yapışacaktır.
olmadı avrupa yakasındaysan uygun bir vakitte süper öğretebilirim
0
vincenzo
(25.09.08)
elemanı pcb'deki bakır deliğe düzgün şekilde tutturmak için:

1-) pcb'yi zımpara veya sünger gibi bişeyle temizleyin. parlasın.
2-) havyanın ucunun temizliğinden ve yeteri kadar ısındığından ve emin olun. 5-10 dakka kadar sürer.
3-) sakın havyayı bakır deliğe veya elemanın bacağına dayayıp beklemeyin. bakır delik kalkar. eleman (cinsine göre) zarar görebilir.
4-) elemanın bacağını delikten geçirdikten sonra kesmeyin.
5-) lehimi bakır deliğe ve elemanın bacağına temas edecek şekilde tutun.
6-) havyayı lehimin üstüne bastırın. lehim eriyecek ve hem bakırı hem de elemanın bacağını tutmaya başlayacaktır.
7-) lehim eriyip tutundukça teli oraya basmaya devam edin.
8-) yeteri kadar lehim bakır deliğe ve elemanın bacağına tutunduğunda lehim telini çekin. havyayı çekmeyin.
9-) teli çektikten sonra havyayı biraz daha orda tutun. böylece erimiş lehim kusursuz bir form alacaktır.
10-) sonra elemanın bacağının kalan kısmını düzgünce kesin.
0
cruor
(25.09.08)
kullandığın lehim telinin çapı nedir? ne kadar ince olursa tel o kadar rahat erir mesela 0.5 yada 0.3mm gibi. 1.2mmlik tel kullanıyorsan eğer tel değdiği yuzey kucuk olduğu için erimeye fırsat bulamıyor olabilir
0
zapake
(25.09.08)
amcam burada pek gozel anlatmis

www.youtube.com
0
osuruklu
(25.09.08)
(7)

yüzük ? tape?

clones
tam olarak nedir? satılan bir yer var mı bildiğiniz? ne olduğundan çok nerede satıldığı önemli.not: önceki duyurudan cevap alınamadığı için tekrar sordum. gözden kaçtığını düşündüm.
tam olarak nedir? satılan bir yer var mı bildiğiniz? ne olduğundan çok nerede satıldığı önemli.

not: önceki duyurudan cevap alınamadığı için tekrar sordum. gözden kaçtığını düşündüm.
0
clones
(25.09.08)
abi sardır elektrik bantını olsun bitsin.
0
flame of feanor
(25.09.08)
nalburlarda, yapi marketlerde boyle renk renk sarmislar birbirine bu bantlari. ucuz da.
0
osuruklu
(25.09.08)
elektrik bantı tuhaf olur... ele zarar vermeyen cinsten olsa daha iyi.
0
🌸clones
(25.09.08)
thefirstfbli
(25.09.08)
eczanede sanita bant'ın renklileri var. çcuklar için. onlardan alıp kullanabilirsin. ele de zarar vermez.

elektrik bandı yapış yapış yapar yahu.
0
kibritsuyu
(25.09.08)
tuhafiyecilerde oluyor bazı bazı, görüyorum. ama hani yapışkanlar mıdır bilmem
0
mortifera
(25.09.08)
bulursan haber et yav bende isterün.
0
axijazz
(25.09.08)
(4)

Entrylerin tümünü silmek için pratik tuş var mı?

slack
Yoksa teker teker tüm entryleri oturup çöp kutusuna mı yollamalıyız?
Yoksa teker teker tüm entryleri oturup çöp kutusuna mı yollamalıyız?
0
slack
(24.09.08)
uçmayı deneseniz?
0
dinomazu
(25.09.08)
ssg ye mesj
0
bryan fury
(25.09.08)
ayarlar > hesabı kapat
0
babatema
(25.09.08)
hesabı kapatmayı, uçmayı falan sormuyor arkadaşlar. hesaba zeval gelmeden entry'lerin tamamını silmeyi soruyor. gayet açık değil mi?

evet, ssg'ye mesaj ile olabilir. ama yine de yedekleyin bu işten önce.
0
kibritsuyu
(25.09.08)
(3)

kök zencefil

neriman koksal
kök zencefil ne işe yarar? çay yapayım diye almıştım ama sallama zencefil çayın bile etkisini vermediğinden doğru şekilde demleyemediğimi anladım. şimdi bundan kek, börek bişiyler de yapılıyor. en verimli şekilde nasıl kullanılır? evde mutfak robotu vs. bulunmamakta, parçalamam gerekiyorsa bıçakla y
kök zencefil ne işe yarar? çay yapayım diye almıştım ama sallama zencefil çayın bile etkisini vermediğinden doğru şekilde demleyemediğimi anladım. şimdi bundan kek, börek bişiyler de yapılıyor. en verimli şekilde nasıl kullanılır? evde mutfak robotu vs. bulunmamakta, parçalamam gerekiyorsa bıçakla yapacağım bunun bir pratik yolu falan var mıdır? yoksa toprağa ekip daha çok zencefil mi elde edeyim? ben o kadar zencefili ne yapayım ki hem?
0
neriman koksal
(24.09.08)
cayi oluyor tabii ki ama fazla bekletme suyun icinde cunku tadini acilastirir.
0
kayranin kedisi
(24.09.08)
mevsimi geliyor. çiçek ıhlamur al, çubuk tarçın al, karanfil al. her akşam ıhlamur demle. içine de tarçın, karanfil, istersen limon dilimleri, elma kabuğu ve küçük bir kök zencefil at. her akşam iç onu. hem soğuklarda içini ısıtır, boğazına falan iyi gelir, hem zencefiller işe yarar. tek başına kaynatıp içince acı olur galiba. sallama çayların içine on çeşit ot püsür de koyuyolar, dengeliyolar acısını.
0
kibritsuyu
(24.09.08)
kök zencefil kekte filan kullanılacağı zaman bir kenarından az bir şey rendelenir. rendelenip açılan taraf streç filmle sarılıp kaldırılır. öyle öyle bir kök epey gider.
0
morella
(24.09.08)
(7)

Eskilerden Bir Oyun Adi Soruyorum?

esreverdaer
Selamlar. Yasi 30 civari olanlar hatirlar bir oyun vardi söyle: Biz birseyiz ne oldugumuz bilmiyorum, ekranin belli bir yuzdesini yemekle mukellefiz. Bunu da space tusuna basili tutarak oklarla ilerleyerek yapiyorduk galiba. Space'e basili tutunca yeme moduna geciyorduk yenmemis yerlerin uzerinden g
Selamlar. Yasi 30 civari olanlar hatirlar bir oyun vardi söyle: Biz birseyiz ne oldugumuz bilmiyorum, ekranin belli bir yuzdesini yemekle mukellefiz. Bunu da space tusuna basili tutarak oklarla ilerleyerek yapiyorduk galiba. Space'e basili tutunca yeme moduna geciyorduk yenmemis yerlerin uzerinden gecerek basladigimiz noktaya geri donunce taradigimiz alan yenmis oluyordu. Bu arada bir takim yaratiklar biz ekrani yerken gelip bizim cizdigimiz guzergaha dokunursa yaniyorduk. Vallahi dilimin dondugunce anlattim anlayan olduysa ismini yazarsa bu oyunnu cok sevinirim.
0
esreverdaer
(23.09.08)
pacman
0
gene mi gene
(23.09.08)
(bkz: volfied)

warez edit:

files.abandonia.com
0
osuruklu
(23.09.08)
karı soymaca.
0
sallayancay
(23.09.08)
tesekkur ederım osuruklu(yazıp yazmamak konusunda tereddüt ettim). tam isabet.

karı soymaca versiyonu da vardı o yüzden sallayancay da haklı.
0
🌸esreverdaer
(23.09.08)
ahahahaha. biz de bi kere atari salonunda bagirmistik "amcaaa, kari soymaca jetonumu yuttu" diye :):):)

nickimden utansam mi, utanmasam mi karar veremedim :)
0
osuruklu
(23.09.08)
karı soymacanın adı da "Miss World '96 Nude" :)
www.mameworld.net
0
vincenzo
(23.09.08)
puzznic de vardı karı soymacalı.
0
kibritsuyu
(24.09.08)
(7)

tcdd ile ilgili

okocha
şimdi aklıma takılan şu gebze - haydarpaşa hattında akşamları - en azından 9'dan sonra- gelen trenlerde her vagonda toplasan 3-4 kişi, treninde 5 vagon falan oluyor. yani koca trende toplam seyahat eden insan sayısı 15 civarında. yahu bunu 2 vagona indirmemeleri için bir yasa ya da hizmet esası fala
şimdi aklıma takılan şu gebze - haydarpaşa hattında akşamları - en azından 9'dan sonra- gelen trenlerde her vagonda toplasan 3-4 kişi, treninde 5 vagon falan oluyor. yani koca trende toplam seyahat eden insan sayısı 15 civarında. yahu bunu 2 vagona indirmemeleri için bir yasa ya da hizmet esası falan mı var tcdd'de. bomboş tren gidiyor yahu. koy 2 vagon oraya insanlar rahat rahat seyahat etsin. bir vagonda 2-3 kişi var. herkes birbirinden tırsıyor. gerekirse 1 vagon koy arkadaş ayakta gitsin millet. yapmadıkları şey mi sanki.
belki maç gibi toplu aktivite zamanlarında hınca hınc dolu olabilir tren o zamanda vagonu ekler gonderirsin. bu kadar zor bir şey midir ki bu. hele bi aydınlatın.
0
okocha
(23.09.08)
Haydarpasa duragindan önce baska bir durakta iniyorlarsa?
0
trimpot
(23.09.08)
saat 4'te hiç o trenleri gördünüz mü iş günlerinde? veya iftardan önce?
saat kaçta baktığınıza göre değişiyor. gece vakti kullanan çok olmaz tabii ki.
esas adapazarı ekspresinin vagon sayısını arttırmaları gerekiyor bence.
0
head
(23.09.08)
saat 4'te can pazarı oluyor içi. akşam fazladan olan vagonları çıkartarak enerji tasarrufu yapıp, can alıcı saatlere ekleyebilirler. fakat bunu yapmamalarının sebebini soruyorum bende. bir tren her sefere sabit vagon sayısıyla mı çıkmalıdır. ya da asgari şu kadar vagonla çıkmalıdır diye bir hizmet esası mı var kendi içerisinde tcdd'nin.
0
🌸okocha
(23.09.08)
vagonu çıkartmak için trenin parka çekilmesi, oradan vagonun çıkartılması ve geri hatta girmesi gerekli. sanırım ki bu işlemler için geçen süre, bu sürede seferin aksaması, yolcu kaybı, vagon söken işgücü vs, trenin boş boş gidip gelmesinin harcadığı enerjiden daha fazla olabilir. bu yüzden de tercih edilmiyordur. her akşam vagon sök, sabah geri tak.
0
kibritsuyu
(23.09.08)
gebze-haydarpaşa trenleri her blokta birbirine kaynaşmış derecesinde bağlı 3 vagon barındırmak suretiyle 2 blok halinde 6 vagonla gider gelir.

belki bir blok çıkarılabilir kolay bir çekilde ama diğer birbirine geçmiş gibi duran vagonları ayırma kibritsuyu'nun da değindiği üzere verimli bir durum değildir kanımca.
0
lejant
(23.09.08)
ya tren katar hesabı diye birşey var o saatlerdeki yolcu yüküne göre hesaplanmıştır o ve senin basit bir tespitinle falan değişecek birşey değildir. hesaplıdır o hesaplı diyip kafayı yormamak lazım.
0
ozdek
(23.09.08)
sök tak işinin o kadar da zor olduğunu sanmıyorum. çünkü arıza yapıp yolda kalan bi tren olursa arkadan gelen trene anında bağlayıp yola devam ediyorlar.

ayrılıp geride bırakılan kısım da illa bi yere çekilecek diye bişe yok. haydarpaşa'da olduğu yerde durabilir trenin bi kısmı.

yapılması gereken sabahları haydarpaşa'ya, akşamları da gebze'ye giden trenlerin vagon sayılarını arttırmak. ya da seferleri 3-5 dakikada bir olacak şekilde ayarlamak. iş saatlerinde ekspres ve yük treni sokmasınlar hatta. banliyöler de sık sık çalışabilsin. geceleri de vagon sayısını azaltırlar olur biter.

iyice wowturkey'e çevirdim ben de burayı :)
0
cruor
(23.09.08)
(6)

kenar

deckard
tüm çaylaklar adına bu soruyu soruyorum; bu (ç)aylak halimizle sürüsüyle entry kasıp hepsini kenarda bekletsek sıralamamıza bir etkisi olur mu? tabii bunun cevabını sadece moderatörler bilir, eh cevaplarlarsa ben ve benim gibi onbinlerce çaylak sevinir (kendimi gerçek dünyadaki kalabalığa konuşan mo
tüm çaylaklar adına bu soruyu soruyorum;

bu (ç)aylak halimizle sürüsüyle entry kasıp hepsini kenarda bekletsek sıralamamıza bir etkisi olur mu? tabii bunun cevabını sadece moderatörler bilir, eh cevaplarlarsa ben ve benim gibi onbinlerce çaylak sevinir (kendimi gerçek dünyadaki kalabalığa konuşan morpheus gibi hissettim).

moderatör olmayanlar da fikirlerini yazsın, en azından fikir sahibi oluruz.
0
deckard
(22.09.08)
bence olmaz. olmamalı da zaten mantıken. "yolla" demediğiniz sürece istediğiniz kadar entry kasabilirsiniz.

imza: ben uyumalıyım artık
0
light beam
(22.09.08)
ben de öyle düşünüyorum ama illa ki aksini düşünen vardır. hem ben de tam emin olamıyorum doğal olarak.

ayrıca merak edilen bir diğer soru; biz entry'i a tarihinde yazdık, b gün sonra entry'i kenardan oyuna soktuk. yazılış tarihi ve başlıktaki numarası a tarihine göre oluyor di mi?
0
🌸deckard
(22.09.08)
aksini düşünen niye olsun ki. oraya istediğinizi yazarsınız kimseyi de ilgilendirmez.

diğer sorunuzun cevabı da "b" tarihine göre oluyor. ne zaman "yolla" derseniz o zaman yazılmış gibi olur.
0
light beam
(22.09.08)
yazıp yolladıktan sonra sildikleriniz çöpte beklerken bile sorun olmazken, henüz yollamadıklarınız niye sorun olsun ki?
0
kibritsuyu
(22.09.08)
daha önce epey yazıldı bu olay başlığında. Çaylakları yazar etmek için bakan moderatör 10 tane entrysi olan adama öncelik verir. Sizin 200 entryniz varsa hepsini okumakla uğraşmaz asla. Tek çaylak siz kalıncaya kadar beklersiniz onaylanmak için. Sadece 10 adet temiz, formata uygun, kişisel şeyler içermeyen entry bırakırsanız diğerleirni yazar olunca girersiniz seri olarak.
0
as if existed
(22.09.08)
entry'leri yazın ve çöp kutusuna yollayın diye bir öneri yapılmıştı zamanında. ama en temizi notepad'e yazın siz aklınıza geleni, yazar olunca hepsini yazarsınız sözlüğe.
0
raj
(22.09.08)
(6)

elektro gitar sololu dans parçası..

agluna
aslında pek fazla ipucum yok maalesef:( sadece power fm'de birkaç kere rastladığım, böyle normal bir dans müziği şeklinde ilerlerken aralara çılgın elektro gitar soloları serpiştirilmiş bir şarkıyı arıyorum.. Sözleri de vardı ama hatırlamıyorum şimdi.. aklınıza son dönemlerden bu tanıma uyan şarkıla
aslında pek fazla ipucum yok maalesef:( sadece power fm'de birkaç kere rastladığım, böyle normal bir dans müziği şeklinde ilerlerken aralara çılgın elektro gitar soloları serpiştirilmiş bir şarkıyı arıyorum.. Sözleri de vardı ama hatırlamıyorum şimdi.. aklınıza son dönemlerden bu tanıma uyan şarkıları yazabilirseniz, ben deneme yanılma yöntemiyle bulmaya razıyım:)
0
agluna
(22.09.08)
normal dans müziği derken :)? Şu sıralar benzettiğin bir parça My medicine çalıyor power fm'de.
0
alkolik imam
(22.09.08)
öyle çılgın sololar falan değil de elektro gitarın baskın bir biçimde içinde bulunduğu bir $arkı için:
infected mushroom - becoming insane

edit: dikkatli okumamı$ım. power fm dinlemiyorum, $arkı da çok yeni bir $arkı değil ama istersen bi $ansını dene.
0
durum serserisi
(22.09.08)
Al Di Meola'nın çaldığı hatta klibinde oynadığı bir şarkı vardı büyük ihtimalle odur. Ama şarkıyı da şarkıcıyı da şimdi hatırlayamayacağım. :(
0
bitti
(22.09.08)
gary moore - still got the blues olabiler mi?
0
kibritsuyu
(22.09.08)
hiç sanmıyorum ama daft punk - aerodynamic te olabilir
0
yuto
(22.09.08)
santana feat. chad kroger - into the night da boyle biseydi sanirsam.
0
polifonik osuruk
(23.09.08)
(5)

süzgeç

bull
biliyorum pek teknik bir soru değil ama, yine de en uygun başlık burası... şimdi elimde ekteki resimde de yer alan süzgeçlerden var. meyve sebze filan yıkarken güzel oluyor... suyu süzülüyor... üstelik kenarlarındaki aparatlar evyeye filan da sığıyor. güzel yani... lakin şöyle bir derdim var bu mere
biliyorum pek teknik bir soru değil ama, yine de en uygun başlık burası...

şimdi elimde ekteki resimde de yer alan süzgeçlerden var. meyve sebze filan yıkarken güzel oluyor... suyu süzülüyor... üstelik kenarlarındaki aparatlar evyeye filan da sığıyor. güzel yani...

lakin şöyle bir derdim var bu meret nasıl temizlenir yau. önceki gün tam bir saat suya tutmak suretiyle temizlemeye çalıştım. hala tam temizlenmedi.
hayır control freak filan değilim. ama denemediğim halt kalmadı. süzgeç fırça ile fırçalanmıyor. ne bileyim sünger ile silinmiyor. bayağı iri bişi olduğu için suya filan da sokamıyorum. kala kala bir suya tutmak kaldı. o da bir saat sürdü işte.

bilen bilmeyen önerisi olan varsa... bi buldurun yau.

süzgeç resmini eklemeyi becerememişim meğer... beynim süzgeçe dönmüş...
0
bull
(20.09.08)
eh pek teknik bir cevap olmayacak ama:

süzgeçi değiştir. harcadığın emekten fazla getirisi olacaktır.

resim de koymamışsın hoş...
0
mortifera
(20.09.08)
sonrası için: özellikle süzgeç ( ince telli olanlar) ve rende kullanıldıktan hemen sonra suyun altına tutularak artıkların yapışması önlenir. bundan sonraki kullanımlardan sonra akan suyun altında bir süre kirleri akıtırsan, sonra yıkasan da olur süngerle ya da makinayla.
şu an için: süzgeçteki kir ne türde bilmiyorum ama organik atık yapışmışsa, bir leğene çok sıcak suda bekletebilirsin. şayet köşelerdeki girintilerde kir toplaşıp siyah lekeler olduysa da, yağ çözücü döküp ( sprey) bekletirsen ve sonra sıcak suda beklemeye alıp fırçalarsan çıkacağı varsa çıkar kirler.
0
pyro clustic flow
(20.09.08)
bulaşık fırçası, lavabo fırçası gibi fırçalarla bol deterjanla fırçala. her tarafı köpük olsun. iyice temizlenir öylece. benim aynı materyalden yapılmış süzgecim var öyle temizliyorum. kullandıktan hemen sonra hemen fırçala ki üzerinde bişiler kaldıysa kurumasın. sonra bol su ile yıka. lavabonun içine tamamı sığmazsa önce bir tarafını sonra diğer tarafını yıka.

bulaşık makinesi çok tavsiye etmiyorum. materyale zarar verebilir.

eğer üzerinde bişiler yapışmış kirlenmişse @pyro clustic flow'un dediği gibi bir leğen içine sıcak su, bol deterjan ve çamaşır suyu koy, beklesin içinde kir yumuşasın ve sonra bahsettiğim fırça ile iyice fırçala.
0
mea maxima culpa
(20.09.08)
biraz ortalığı ıslatan bir yöntem ama kesin çözüm diyebilirim. musluğun ağzına parmağınızı basarak suyu pffşşşşşfşffft diye tazyikli bir şekilde süzgece fışkırtırsanız deliklerde ne var ne yok çıkıyor.
0
kibritsuyu
(20.09.08)
bulasik deterjanli sicak suyun icine batirin, batmiyorsa agirlik koyun ustune, dursun icinde bir sure, sonra cikarip durulayabilirsiniz
0
ermanen
(21.09.08)
(6)

iki ayrı soru 1. balon, 2. sapan

kibritsuyu
1. bir balonun patlama hızı nedir aşağı yukarı? yani benim iğneyi sokmamla, balonun sönmesi ne kadar hızlı gerçekleşir? Bir tabanca mermisinin namludan çıkış hızından yavaş mıdır, hızlı mıdır?2. sapan lazım bana. ya da onun gibi hızlı taş atabilecek bir şey. şehrin göbeğinde ağaç bulup dalını kesebi
1. bir balonun patlama hızı nedir aşağı yukarı? yani benim iğneyi sokmamla, balonun sönmesi ne kadar hızlı gerçekleşir? Bir tabanca mermisinin namludan çıkış hızından yavaş mıdır, hızlı mıdır?

2. sapan lazım bana. ya da onun gibi hızlı taş atabilecek bir şey. şehrin göbeğinde ağaç bulup dalını kesebilsem kendim yaparım da mümkün değil. hazırı var mıdır satılan?
0
kibritsuyu
(20.09.08)
2-şaka malzemeleri satan dükkanlardan bulabilirsin.

kadıköy çarşısının alt katında şaka malzemeleri satan böyle bir yer var, imkan varsa sorabilirsin.
0
lejant
(20.09.08)
1. Böyle balon patlatmalı hızlı kamera çekimleri var onları inceleyebilirsin. Kanımca balonun gerginliğiyle alakalı bu dediğin hız, değişkendir yani. Hem o görüntüleri izlersen mermiden yavaş olduğunu görürsün...
0
inugard
(20.09.08)
heh bütün amacım o çekimlerden yapabilmek zaten :) balonu yakalıyorum da acep silahım olsa onu da yakalar mı diye merak içindeyim. sapan da bardak patlatmak için lazım :)
0
🌸kibritsuyu
(20.09.08)
saniyenin onda biri kadar ediyor aşağı yukarı, bu videodakine göre hesaplarsak:

www.youtube.com

silahın olsa yakalar tabi
ama içinin su dolu olduğunu farz edersek... diğer türlü neyi yakaladığını bile fark edemeyiz.
0
mortifera
(20.09.08)
Sapan değil, sihal değil de havalı silah kullanırsan olabilir. Olmadı boncuklu tüfek al o daha yavaş atar ama patlatır yani =P
Bu arada yanan ampül patlatmaca da güzel gözüküyo highspeedde =)
0
inugard
(20.09.08)
sapanla atılan taşın bardağı homojen kıracağını sanmıyorum olsa olsa bi tarafını kırıp duracktır içinde. yere düşerken çekseniz mesela daha güzel olmaz mı. klişedir biraz ama estetiği vardır her zaman için :) içinede renkli bi sıvı koyarsınız hatta tadından yenmez :)
0
kojiro
(20.09.08)
(5)

laptopun ses tuşu kendini media player volume controluna adadı

mortifera
laptopun ses açma kapama tuşu normalde master volumea ilişkindir. sesi açıp kapadığınızda master volumedan değişir.ama son günlerde media playerın (veya winamp, veya o bu şu) volume control kısmına adadıve eskisi gibi ekranda da gözükmüyor ses seviyesi... nedir??? nedendir???laptop toshiba...
laptopun ses açma kapama tuşu normalde master volumea ilişkindir. sesi açıp kapadığınızda master volumedan değişir.

ama son günlerde media playerın (veya winamp, veya o bu şu) volume control kısmına adadı

ve eskisi gibi ekranda da gözükmüyor ses seviyesi... nedir??? nedendir???

laptop toshiba...
0
mortifera
(19.09.08)
bir içki döktün laptop kendini kaybetti :P

geçen gün de Fn tuşuyla ilgili bir problem vardı sanırım ki hepsi aynı nedenen olsa gerek. Hotkey yazılımı silinmiş ya da zarar görmüş gibi görünüyor. Sitesinden indirip yeniden yükleyince problem kalmaz.
0
kibritsuyu
(19.09.08)
Aynısı benim de Media Player Classic açıkken oluyor. Pencereyi alta aldığım zaman eski haline dönüyor ama. Nedendir bilmem.
0
pathetique
(19.09.08)
media player classic 'in olayı o. eğer aktif pencere mpc ise hotkeyleri kendi üzerine alıyor manyak alet. neden bilmiyorum.
0
darknum
(19.09.08)
benzer bi sey benim de basima gelmisti, (git: 38906) winamp'in cikis ayarlarini soyle bi kurcaladim duzeldi fakat nasi yaptim hatirlamiyorum..
0
paradoxical
(19.09.08)
common files module'ü yüklemek gerekiyormuş baştan. sonra hotkey eklentisi.
0
🌸mortifera
(19.10.08)
(3)

lost'ta 'türkiye'...

sirrikadem2
öğrendim ki, `lost`'un bir bölümünde 'türkiye' geçiyormuş.nedir acep, merak ettim...
öğrendim ki, lost'un bir bölümünde 'türkiye' geçiyormuş.
nedir acep, merak ettim...
0
sirrikadem2
(19.09.08)
4. sezon'da 11 ya da 12. bölümde Ben -turkce biliyor musunuz?- demisti.

edit: 9. bölümde. www.youtube.com
0
trimpot
(19.09.08)
galiba teror organizasyonu mensubuydu elemanlar.
bayagi laz da gaza gelip, ulkeyi kotuluyolar, protesto edelim, mail atalim tarzi aktivitelere girmisti galiba...
noldu bilmiyom. gazin seviyesi azdi herhalde unutulmusdur :)
0
rusdemezale
(19.09.08)
!!! dikkat spoiler !!!

benjamin linus kendini sahra çölünde bulur. üzerinde kaban vardır. birden karşıdan ellerinde otomatik tüfeklerle iki atlı bedevi gelir. tüfekleri ben'e doğrultup ehalavala habibi gibi bir şeyler söylerler. tam biri ben'i vuracak gibi yapınca ben der ki "do you speak english?", bakar tepki yok "ebelehabelegrele" falan der. bakar yine tepki yok, bu sefer de "turkşe biliyour mousunouz" der. yine tepki alamaz. olaylar gelişir.
0
kibritsuyu
(19.09.08)
(7)

Saç kurutma makinesi tavsiyesi ve kadıköy'de edinilebileceği dükkan?

robin
Evdeki makineyi az önce bozmuş olmamdan mütevellit, şöyle fazla pahalı olmayan ve fiyat/performans oranı yüksek bir saç kurutma makinesi tavsiyesi istiyorum.Bir de kadıköy'de alabileceğim güvenilir hangi dükkanlar var?
Evdeki makineyi az önce bozmuş olmamdan mütevellit, şöyle fazla pahalı olmayan ve fiyat/performans oranı yüksek bir saç kurutma makinesi tavsiyesi istiyorum.
Bir de kadıköy'de alabileceğim güvenilir hangi dükkanlar var?
0
robin
(18.09.08)
rowentanin var guzel minik bi kurutma makinesi tepe nautilus carrefourda wardi. garantilide onlar?
0
lady laura
(18.09.08)
sakin sinbo alma ucu onun eriyo .. bizzat yasadim.
0
lady laura
(18.09.08)
marka bilmiyorum ama dostum kadıköy'de çarşı duraklarının arkasından, caminin sağ tarafından yukarı doğru çıkmaya başlarsan böyle ıvır zıvır aletleri çok uyguna alabileceğin spot mağaza tarzı yerler görürsün. hangi marka alacağına da orada karar verirsin.
0
eftalit
(18.09.08)
robincim hayatımda hiç teknosa tavsiyesisinde bulunacağım aklıma gelmezdi.
ben gecen teknosadan aldım 20 milyondan 200 milyona kadar makine var çeşir çeşit. braun aldım bi dene 60 kaat oldukça güzel
0
agk
(18.09.08)
(fiyatları atıyorum) sinbo 10 lira, rowenta, tefal, braun, vs 60 liraysa 6 tane sinbo al. bozuldukça atarsın. ötekilerden daha uzun idare eder.
0
kibritsuyu
(19.09.08)
arçelik /stilo derim ben. 4 senedir kullanıyorum. bir defa kablosundan dolayı tamir geçirdi sadece.

ucuz diye gudik markaları almamanızı öneririm. insanın kafasında patlayabiliyor çünkü.
0
gevrek boyoz klorak
(19.09.08)
Sinbo çok fena. Tavsiye etmem. Bendekini prizden çıkardıktan sonra fiş ucundan elektrik çarpıyodu mesela. Fişin ucuna niye dokunduğumu ben de bilmiyorum, hayat işte, naparsın.
0
atomic punk
(19.09.08)
(8)

göbekte hissedilen nabız

hikaye mesture
vücudu iyice yorduğumda ve yatıp dinlenme gereği duyduğumda farkediyorum bunu. elimi doğallıkla göbeğimin üzerine koyduğumda orda da atan bir nabız hissediyorum. bayağı da güçlü. bir yumru şeklinde atıyor sanki. çoğunlukla kalbimle aynı periyotta gitse de, bazenleri birbirine yakın arabaların sinyal
vücudu iyice yorduğumda ve yatıp dinlenme gereği duyduğumda farkediyorum bunu. elimi doğallıkla göbeğimin üzerine koyduğumda orda da atan bir nabız hissediyorum. bayağı da güçlü. bir yumru şeklinde atıyor sanki. çoğunlukla kalbimle aynı periyotta gitse de, bazenleri birbirine yakın arabaların sinyallerinin birbirini geçmesi gibi değişebiliyor atımı. böyle birşey vaki midir? ayrıca alakası var mı bilmiyorum ama kalbim böyle güçlü bir şekilde can havliyle atarken eğer sağ yada sol kolumun üzerinde yatıyorsam baya baya vücudumu sallıyor kalp atışım. nedir bu olay?
0
hikaye mesture
(18.09.08)
bana da aynısı oluyor efenim, bu atış esnasında göbeğime dokunan bir el kendi suratında patlayan tokatıyla kendine gelebilir, endişelencek bişiy diyl bence de.
0
insensitive
(18.09.08)
bende de oluyor o :) sadece gobekte degil, hissetmek istedigin her yerde hissedebiiliyosun.. benim icin gecerli yani en azindan :)
0
katafalk
(18.09.08)
Ohooo, ben kapi gicirdasa gobegimde nabiz hissediyorum.
bu hissin sebebi muhtemelen atar damardir, buyrun vucudunuzdaki atar damar haritasina:

medical.merriam-webster.com

gectigi her yerde kalbinizle es ritmde atmasi normaldir. hatta erkekseniz, cukunuzdeki damardaki bu ritm elzemdir.
0
egotm
(18.09.08)
oha taşak malzemesi olmuş konum. eskiden olmayan bişeyden bahsediyorum. 21 yaşından sonra atar damarın çatlaması fln deil yani olay. ama yine de teşekkürler.
0
🌸hikaye mesture
(18.09.08)
tam o bölgeden ama midenin bağırsakların falan arkasından aort damarı geçer. onun atımını hissediyorsunuz galiba. sonradan olmaya başladıysa bir ultrason çektirin. biraz genişlemiş olabilir. ilerlerse abdominal aort anevrizması olabilir. sigara kullanımı varsa ve yüksek tansiyon da başladıysa ihmal etmeyin derim.
0
kibritsuyu
(18.09.08)
Suralar da yardimci olur umarim:
www.medhelp.org
answers.yahoo.com
0
ermanen
(18.09.08)
eş çıkması denir bu olaya bizim orlarda.
çok uzun süre aç kalındığında olur genelde, " eşin çıkmış " derler.
sert zemine sırt üstü uzanıp, karnı aşağı yukarı ovalamak suretiyle rahatlama sağlanabilir.
0
elcikpower
(19.09.08)
benimde aynı göbekte nabız hissediyorum.buna bizim oradada eş çıkığı derler.midemin üstünde kalp gibi birşey atıyor ve ağrısına dayanmak mümkün değil.neyse .eş çıkığı belirtileri:midede rahatsızlık karın ağrısı gibi sinirlenince ağır kaldırınca uzun süre aç kalınca gibi durumlar olurmuş.benim eş çıkığına ananem bakar size nasıl eş çıkığına baktığını anlatayım sabah aç karınına olur tedavisi:önce belimi çiğnedi sonra sırtüstü yattım.eliyle karnıma yani eşin çıktığı yere bastı.elini belli süre karnımın üzerinde gezderdi yani basarakkarnıma masaj yapar gibi ovaladı.ama o esnada eşin girdiğini hissediyorsun zaten.ama nasıl ağrıyor çok fena.eşin çıktığını nasıl anlarsın midenin üstünde kalp gibi birşey atar ve ne yemek yiyebilirsin rahatsızlık verir.onun için çevrende tanıdğın varsa eş çıkığına baktır.gerçekten faydasını görürsün.eş çıkığını mutlaka bilen ve tedavi eden kocakarı vardır.neyse geçmiş olsun
0
berhunde
(25.07.09)
(9)

Ulusal Tez Merkezi: N'apıcaz şimdi?

boshi
Arkadaşlar,"Fotokopi hizmeti tamamen durdurulmuştur," diyor web sitesinde. Ben şimdi pdf olarak web'den indirilmesine izin verilmeyen, sadece başlıkları görülen tezleri Bilkent'teki merkeze gidip dahi edinemiyor muyum? Top secret mı oldu bu tezler, hiçbir şekilde erişim imkanı yok mu?
Arkadaşlar,

"Fotokopi hizmeti tamamen durdurulmuştur," diyor web sitesinde. Ben şimdi pdf olarak web'den indirilmesine izin verilmeyen, sadece başlıkları görülen tezleri Bilkent'teki merkeze gidip dahi edinemiyor muyum? Top secret mı oldu bu tezler, hiçbir şekilde erişim imkanı yok mu?
0
boshi
(18.09.08)
yazarlarindan izin alinmamis tezlere, ne internetten ne de yök ten erisim suan icin yok. belki yazarin tezi isteyerek sorunu cozebilirsiniz ya da tezin yayini isteyebilirsiniz.
0
helenart
(18.09.08)
zaten web'den indirilmesine izin verilmeyen tezler; yazarlarının çoğaltılmasına ve dağıtılmasına izin vermediği tezler. fotokopi hizmeti olsa da fotokopi çektirmek için de vermezler.

gerçi eskiden, pdf falan yokken gidip tez merkezi'nde inceleyebiliyodrunuz, fotokopisini çektirebiliyordunuz. yani fotokopiye izin yoksa bile en azından orada oturup notlar alabiliyordunuz. yeni tezlerin hard copy hali de yok kütüphanede. belki yök kütüphanesindeki bilgisayarlardan incelenebiliyordur.

haa bir de tezlerin hard copy olan birer nüshası milli kütüphane'ye ve okul kütüphanesine gidiyor diye biliyorum, bana öyle demişlerdi. biri enstitü tez arşivine, biri okul kütüphanesine, biri de milli kütüphane'ye gidecek; cd'lerin biri yine enstitü tez arşivine, kalan 2'si de yök'e gidecek diye.

muhtemel sonuçlar:

- yök'ten ulaşabilir ama çoğaltıp yanınıza alamazsınız.
- milli kütüphane'de vardır.
- yazarın yüksek lisans/doktora yaptığı okulun kütüphanesinde vardır.
0
kibritsuyu
(18.09.08)
milli kütüphaneye gittiğini sanmıyorum tezlerin. öyle birşey duymadım ve milli kütüphanede çalıştığım zamanlar da görmedim. ama internetten kolaylıkla araştırılabilir bu. isam kütüphanesinde bazı tezlerin kopyaları var oraya da bak derim.

ne yazık ki türkiye'de araştırma yapmak çok zor.

aradığın tezler hangi konuda? tarih konusunda ise bizim çok faydalı bir mail grubumuz var. orda arkadaşlara sorabiliriz. ne yazık ki bireysel yardımlarla ilerliyoruz. (veya ilerliyor muyuz ki?)
0
mea maxima culpa
(18.09.08)
tez teslim kılavuzundaki (gazi üniversitesi sosyal bilimler enstitüsü) 3 adet cd ve 3 adet hard copy tez teslim edileceğini söyledikten sonra verilen tabloda yazıyor bu bilgi. belki bizim okul yolluyordur bir tek.
0
kibritsuyu
(18.09.08)
milli kütüphane kataloglarında var mı ki? o yüzden sordum.

bi de mesela benim aradığım bir tez, yök kayıtlarında yok : )) mail attım şu tez yok, kayıtlarda bir eksik mi oldu filan diye, cevap olarak sayın filanca (tezi yazan hocanın adı yani) tezinizi enstitünüz bize ulaştırabilir dediler iyi mi. herşey allahlık yani.
0
mea maxima culpa
(18.09.08)
eğer tezi yazan kişinin okulunda falan yoksa (ki tezini yazdığı okulun kütüphanesinde bir kopyası oluyor diye biliyorum) helenart'ın dediği gibi bence de en mantıklısı tezi yazan kişiye ulaşmak. mail atıldıgında zannetmiyorum ki hayır ugrasamam desin.
0
light beam
(18.09.08)
şurda bu soruyu okuyan binlerce öğrenciye, akademisyene :)) çağrı yapayım. yök'e başvurarak tezinizin başkaları tarafından okunabilmesi için izin verin. benim hep aklımda ama unutuyorum.

bir de tezler okulun kütüphanesinde olmayabilir. tezin teslim edildiği enstitüler var ya. bilmem ne araştırmaları enstitüsü, sosyal bilimler enstitüsü buraların kütüphaneleri olabilir. acı ama gerçek.
0
mea maxima culpa
(19.09.08)
tezin yayıma açık olmasını özellikle girişimde bulunarak engellemek en hafif tabirle art niyetliliktir. ben de aynı çağrıda bulunuyorum burdan tez sahiplerine -kim duyacaksa hehheh-.

bence ulusal tez merkezi tam aksi bi uygulamada bulunmalıydı: kayıtlı tüm tezleri yayıma ve çoğaltmaya açmak, ancak tezinin yayımına izin vermeyenlerin bir dilekçeyle tez merkezi'ne başvurmasını sağlamak. böylece ak koyun & kara koyun da belli olurdu. zaten doğal ve mantıklı olanı yayıma açık olması, izin belgesi ne demektir arkadaş? yüz binlerce izin belgesiyle mi muhatap olacaksın sen tez merkezi olarak. aksine izin vermeyenlerin müracaatlarıyla ilgilenmelilerdi.
0
🌸boshi
(19.09.08)
şimdi bu uygulama yeni çıktı. eskiden yayınlama filan yoktu. böyle biz tezimizi teslim ettiğimizde bir izin mizin verme olayı yoktu. o yüzden aslına bakarsanız eski tezlerin hepsinin açık olması lazım dediğin gibi. çünkü hepimiz bunu varsayarak teslim ettik tezlerimizi.

bir de bakıyorum. yeni teslim etmiş tezini ve 2009 sonuna kadar kapatmış, aklınca ne elde etmeye çalışıyorsa. ya ben çalmayı, kopyalamayı aklıma koymuşsam kim durdurabilir beni. bakın buraya da yazıyorum. kimse durduramaz çalmayı. amerikada bile olsan bu böyle. kötü niyet oldumu herşey yapılır.
0
mea maxima culpa
(19.09.08)
(9)

İçeceklere neden karbondioksit basıyorlar?

kurukafa
Bir koruyucu özelliği mi var? Yani kolayı gazozu anlarım da, maden suyuna neden bastıklarını anlayabilmiş değilim. Gazsız maden suyu yok mudur Türkiyede?
Bir koruyucu özelliği mi var? Yani kolayı gazozu anlarım da, maden suyuna neden bastıklarını anlayabilmiş değilim. Gazsız maden suyu yok mudur Türkiyede?
0
kurukafa
(18.09.08)
yanlis olmasin? karbondioksit zaten maden suyunun kendisinde var. ama soda dersen evet bildigin suya karbondioksit karistirip satiyorlar.
0
trimpot
(18.09.08)
madensuyunun doğalı öyle.gaz dile değdiğinde dildeki sinir hücreleri uyuşuyor ve içimi kolay hale geliyor.tadı pek iyi olmayan herşeye koyuyorlar yani.başka da bi olayı yok gazın
0
atmosphere
(18.09.08)
kurukafa doğru söylüyor. maden suyunda karbondioksit falan yok. gazsız çıkıyor o su, karbondioksit basıp şişeliyorlar. nedenini ben de bilmiyorum. gaz çıkartsın rahatlatsın diye olabilir.
0
kibritsuyu
(18.09.08)
Evet, içine karbondioksit basıyorlar. Yani doğal hali şişeden çıktığı hali değil. Kaynağındaki çeşmeden içtim ve diyebilirim ki "doğal" maden suyunun tadı, aynen 10 saat ağzı açık beklemiş şişe maden suyu gibi, yani aynen su gibi içilebiliyor. Hatta bazı ülkelerde şişe su olarak bildiğin mineralli gazsız su satıyorlar(hatta Türkiyeden geliyor bazısı, üzerinde yazıyor). Bu suyun tadı, aynen su gibidir, ancak mineraller sebebiyle biraz hoş bir acılığı vardır.
0
🌸kurukafa
(18.09.08)
@mrtksn: soda sadece karbondioksit basılmış su değil. içinde sodyum bikarbonat da var.
0
kibritsuyu
(18.09.08)
muhtemelen bir süre co2 basmadan satmışlardır pek rağbet görmemiştir sonra cola'dan feyz alarak bir de böyle deneyelim demişlerdir. çok mu salladım?
0
deckard
(18.09.08)
gaz basılmayan içeceğin tadı berbat olur da ondan.
ancak karbondioksidin de bir zararı yoktur hani, özellikle günde 10 şişe maden suyu içebilirsiniz (meyveliler hariç tabi ki) hiç bir zararı olmaz.
ayrıca doğal maden suyunun çıktığı halinde karbondioksit olması çok saçma.
0
desdinova
(18.09.08)
Evet zararı olmadığını biliyorum, fakat tadının kötü olduğu konusunda katılmıyorum. Dediğim gibi kaynağından gazsız halini de içtim ve gayet güzel. Aynı etkiyi şişeyi açıp uzun süre bekleterek de elde edebiliyorum.
0
🌸kurukafa
(18.09.08)
Yine wikipedia efenim:) umarim fikir edinirsin:

en.wikipedia.org

"Uses" kismi ozellikle
0
ermanen
(18.09.08)
(7)

Dslr makinalar

november rain
cehaletimi bağışlayın ama bu makinalar hakkında bir sorum var. Amatör bir kullanıcı (iş için değil hobi için fotoğraf çeken, fotoları basmayan) yaklaşık 1500 ytl fiyata sahip bir dslr makina almalı mı? bu konuda çok kararsızım. mesela bir eos 450d, 280 ytl ye aldığım canon a540'tan daha fazla ne vad
cehaletimi bağışlayın ama bu makinalar hakkında bir sorum var. Amatör bir kullanıcı (iş için değil hobi için fotoğraf çeken, fotoları basmayan) yaklaşık 1500 ytl fiyata sahip bir dslr makina almalı mı? bu konuda çok kararsızım. mesela bir eos 450d, 280 ytl ye aldığım canon a540'tan daha fazla ne vadedebilir? aradaki 1300 ytllik fark nereden kaynaklanıyor? mesela 450 d ile çekilmiş örnek fotolara bakıyorum, (artık benim körlüğümden mi bilmem) kendi makinamla çektiğim fotolarla karşılaştırınca bir fark göremiyorum. lütfen aydınlatın beni!
0
november rain
(18.09.08)
sonuçlara bakınca bir farkı yok gibi görünür aslında. en büyük farkı, lens değiştirebilme olanağıdır. her ihtiyaca uygun lensi takıp kullanabilirsiniz. a540'ta üstündeki lense mahkumsunuz. biraz daha zum yapıp aydaki kraterleri çekeyim diyemezsiniz.

sensör büyüklüğü, seri çekim hızı, daha ayrıntılı ayarlar vs. dolu farkı var. onunla çekmenin zevki de ayrı.

anı fotoğrafı çekeyim diyorsanız kompakt iyidir. lokantada garsona verip bizi bir çek bile diyebilirsiniz. anneler, anneanneler bile kullanabilir. ama dslr öyle değildir. anı için uygun olmaz. fotoğrafçılık için (ister hobi, ister mesleki) dslr daha uygundur.
0
kibritsuyu
(18.09.08)
bir araba alacaksiniz.. 2008 model citroen c4 de alabilirsiniz 95 model x marka y modelini de alabilirsiniz.. sonucta 2siylede ayni trafige girip ayni vakitte ayni yerlere gideceksiniz.. ama henuz acemi iseniz temel olarak araba kullanmayi daha zayifta yani x markanin y modelinde ogrenmeniz daha mantikli.. acemilik donemini atlattiktan sonra citroeni alip araba kullanmanin zevkini cikarabilirsiniz.. citroeni ornek olarak verdim (ben cok begeniyorum o arabayi da:))

cok fantastik oıldu bu.. demek istedigim elinizdeki a540la temel fotograf tekniklerini ogrenin daha sonra dslra gecin.. hem a540 ile cektikce ne tip bi makineye ihtiyaciniz oldugunuzu da anlarsiniz cunku dslrlarda kendi aralarinda cok cesit..
0
orange coffee
(18.09.08)
Bir adet Canon400D dslr, bir adet de NikonF2 analog makine sahibi bir fotoğrafçı olarak insanların bana gösterdikleri kompakt dijital makine fotoğraflarına hep olumlu cevap vermişimdir. Nedeni şu:

Ben kompakt makine kullanmam, çünkü: fotoğrafta hangi noktayı ne kadar net, hangi noktayı ne kadar flu yapacağıma kendim karar vermek isterim. Ne kadar geniş bir açıyla ne kadar yakından, ne kadar açık diyaframla, ne kadar hızlı bir ISO'da kaç milisaniye pozlayacağıma, hangi filtreyi kullanacağıma karar verebilmek isterim. Zaman zaman da deneysel çalışabilmek isterim. Kompakt dijital makineler, genel estetiğe göre en beğenilecek fotoğrafı oluşturmaya programlanmışlardır ve amaçları mükemmel fotoğrafı çekmektir. Benim amacımsa bambaşkadır, mükemmel olan ile ilgilenmem, o yüzden de kompakt makine kullanmam. Ama sırf bu yüzden de anı fotoğrafı çekerken ayarlar yüzünden insanları çok bekletirim, kimseye de makinemi verip beni çeksene diyemem; çekemez çünkü, otomatikte bile olmaz...

Bence senin hiç ihtiyacın yok onca ayara onca para vermeye. git güzel bir kompakt nikon al misler gibi.
0
ashh
(18.09.08)
@ashh: niye ööle dedin ya?! "bence mutlaka almalısın, farkı yalnızca kullanınca hissedersin, verdiğin paraya hayli hayli değer" vb diyip gaza getirecek adam lazım bana. kolay değil, nerden baksan bir lcd tv parası :))
0
🌸november rain
(18.09.08)
merhaba,

3-5 ay önce bende kompakt kameradan dslr’e gectim. Bunun icin cesitli sebeplerim vardi fakat en önemlileri sunlar idi:
- fotografini cekmek istedigim obje ile zaman gecirmeyi istiyordum, kompakt ile imkansiz idi (benim icin).
- objeyi ve/veyahutta arka planini flu ve/veyahutta net cekmek istiyordum, kompakt ile pek memnun etmiyordu/olmuyordu.
- zoom olayinda kompaktin sundugu deger ile kisitli kalmak rahatsiz edici idi.
- dslr makinalarin sundugu bir cok ayar imkanini kompaktta bulamiyordum.

dslr’lerin bence olumsuz bir yönü var, kaliteli objektiflerin pahali olmasi (örnegin canon’un l serisi). halen daha „ef-s 17-85 is usm“ ile idare ediyorum, fakat yinede memnunum :) yilbasina kadar „70-200 l is usm“ almis olurum gibime geliyor.

su „ilk önce ucuz al, sonra pahalisina gecersin“ öneriside, kusura bakmayin ama, bana asiri sacma geliyor. „ucuz alan iki defa almis olur“ denilir. bu duruma cok uygun bir laf bence. ucuz malin kalitesizligi seni hobinden sogutabilir, fakat eger kaliteli (pahalida olabilir, ucuzda) birsey almana ragmen olaydan sogursan kaliteli fiyatina tekrar satabilirsin. eos 450d iyi bir alet, bende almayi düsünüyordum fakat sonrasinda eos 40d’de karar kildim.
0
davyjones
(18.09.08)
aradaki fark tamamiyle teknolojiden kaynaklaniyor.

simdi bir dusunun, elinizde a540 var ve eos 450d var.. (edit- a540 dijitalmis bagislayin:)
sensor ve islemci farkliligi var.. ayni zamanda sensorun piksel algilama hassasiyeti de farkli.

yalniz bu noktada kalite parametreleri de degisiyor,
su geyikle arada sirada karsilasiyorsunuzdur;
"dijital fotograf analog fotografin kalitesine ulasamadi"
evet teknik olarak su an durum boyle. isin icinde sadece slr-dslr makineler yok tabi, butun fotograf makineleri var.
ornegin dijital teknolojinin en yuksek cozunurluklu makinesi, hasselblad'in 50 kusur megapixellik makinesidir. (fiyatini ne siz sorun ne biz soyleyelim)
ancak analog fotografcilikta henuz boyle bir kalite siniri bulunmuyor. yani analog makineyle cekilmis bir fotografi buyutup binanin duvarina asmak sorun cikartmamakta (tabi uygun kosullarde cekilmis ve basilmis olmasi lazim)

bu noktada benim tavsiyem sudur, her ikisini de kullanin efendim. her ikisini kullanarak gereksiz bir sey yapmis olmazsiniz.
en basitinden, dslr makinenizle denemesini yaptiginiz ve begendiginiz fotografi slr makinenizle de cekersiniz.
her iki makineden cikan fotograflar arasinda aslinda fark vardir. su faktorler bu farklari ortaya cikarabilir;
banyonun kalitesi
banyo yapilan malzemenin kalitesi
tarama yapan cihazi kalitesi
tarama yapilan cozunurluk (dpi) orani
baski yapilan kagidin kalitesi
kullanilan hafiza kartinin - aktarim yapilan donanimin kalitesi (gerci yok kadar az farklar yaratir artik bunlar)
fotografin izlendigi monitorun kalitesi - renk dengesi (her monitor naturel renk profiline sahip degildir ve bir monitoru naturel renk profiline getirmek hassas bir ayarlama gerekrtirir)
gibi daha sayabilecegimiz bir cok fark ve faktor var efenim.
son olarak, 1500 ytl'ye alinabilecek 2 ornek verecegim; canon eos 450d (17-55 3.5 obj ile beraber) ve Nikon d80 (28-135 3.5 obj ile beraber)
1300, 1400, 1500 ytl civarinda gezinmekte bu modeller.
0
paradoxical
(18.09.08)
sayın november,

"Amatör bir kullanıcı (iş için değil hobi için fotoğraf çeken, fotoları basmayan) yaklaşık 1500 ytl fiyata sahip bir dslr makina almalı mı?"

diye sormuşsun, ben de "gerek yok" dedim.

"Çok hevesleniyorum şu dslr'lara, alsam işin içinden çıkabilir miyim sizce, değer mi?"

diye sorsaydın, "paran ve hevesin varsa al tabii, eninde sonunda öğrenirsin, çok zevkli bir şeydir" derdim :)
0
ashh
(19.09.08)
(13)

Eczacı Yazısı

thefalloftekin
eczaneden şurup aldım reçete ile, fakat eczacının kutu üzerine yazdığı dozajı okuyamadım..ne yazmış hakkaten? dilinden anlayan varsa..http://img293.imageshack.us/img293/8818/image952hu3.jpg
eczaneden şurup aldım reçete ile, fakat eczacının kutu üzerine yazdığı dozajı okuyamadım..
ne yazmış hakkaten? dilinden anlayan varsa..
img293.imageshack.us
0
thefalloftekin
(16.09.08)
şurubun ismini ve rahatsızlığı belirtirseniz yardımcı olacaklar vardır bence. bi de eczacılar çizik atmazmıydı kutuya günde kaç kere içilecekse yaw
0
jangara
(16.09.08)
Günde 1 kere aç karna yazıyor sanırım...
0
crown
(16.09.08)
"günde 3 defa birer aç" a da benziyor. bence siz ilacı yazın dediğim gibi, ya da bi tel çakın eczaneye..
0
jangara
(16.09.08)
eczacı arkadaşımın msn'e gelmesini bekliyorum :)

edit: gelmedi. neyse pardon :(
0
thefirstfbli
(16.09.08)
şurubun adı prakten..
prospektüsünde yetişkinler için günde 3 ölçek yazıyor (yaşım 19)..
doktorla felan annem konuşmuştu bugün işim olduğu için, şurubu da annem alıp geldi hatta..
yoksa çok dikkat ederim dozaj konusuna felan (:

"günde" ile "ölçek" arasında ne yazdığını ev ahalisinden çözmüş bulunan yok..
bi de ölçeğin önünde 1 gibi bişi var, ona da takıldım. e orda 1 yazıyosa üstündeki karakter nedir?
ha bi de "günde"den sonra 3'e benzer bişi var gibin..

hiç olmadı yarın doktora giderim tekrar, dönüşte de eczacıya saygı duymaya giderim..
0
🌸thefalloftekin
(16.09.08)
jangara'nın da dediği gibin "günde 3 defa 1 ölçek aç" yazdığına kanaat getirdim..
defa'yı şekilli yazdıklarından yanılmışız meğer..

çok teşekkürler, sağolun..
0
🌸thefalloftekin
(16.09.08)
Peki niye doktorlar ve eczacilar okunaksiz yazar?
0
ermanen
(16.09.08)
hukukçuların paso osmanlıca konuşması gibi bir şey, "protection of the profession" diyorum ben.
0
boshi
(16.09.08)
günde 3 defa 1 ölçek aç
0
theunforguven
(17.09.08)
üç defa olamaz, ilaç için günde üç defa acıkılır mı yahu. GnbO dib bker AÇ yazıyor orda, bi defa olsa gerek. ancak tadı güzelse dikin gitsin.
0
kose
(17.09.08)
aç karnına içilecekmiş bir tek onu anladık galiba topluca.

evet "günde 3 defa 1 ölçek" aç yazıyor galiba. en yakını bu. 3 defa acıkılır tabi. sabah kalkınca kahvaltıdan önce, öğle yemeğinden önce ve akşam yemeğinden önce birer ölçek içeceksin. yemeklerden önce acıkmamış olman problem değil. aç derken illa afrikalı gibi acık, öyle iç demek istemiyor. yemekten önce iç diyor sadece.
0
kibritsuyu
(17.09.08)
bu ilacı aldığın eczacıya götürüp bunu okuyamadığını, ilacı yanlış aldığında sorumlusunun o olduğunu ve ayrıca yazısının kötü olabileceğini ama üç kuruş verip ilaçların üzerine yapıştırılan ve nasıl/nezaman alınması gerektiğini "print" şeklinde gayet okunaklı bir yazı ile gösteren sticker'ların icadından haberdar olması gerektiğini belirtiniz kendisine.

10 yıl sürüyor neredeyse bir ilacın çıkarılığ güvenilirlik profilinin oluşturulması, üstüne doz bulma çalışması da yapıyorlar, doktor da reçete ederken hastanın bireysel koşullarını göz önüne bulunduruyor toksisite riskinin azaltılması için ama sırf eczacının(!) sorumsuzluğu nedeniyle 1 yerine 3 ölçek alabilirsin (veya tam tersi), ilgincime gidiyor!. oha diyorum yani. sinirlendim bak şimdi, bi pasiflora çakiim üjbej ölçek :)
0
cinematography
(17.09.08)
günde 3 defa bir ölçek'miş harbiden, geç oldu gerçi de. olsun :)
0
thefirstfbli
(19.09.08)
(6)

arabada mp3

orange coffee
su urunden kullanan varmi? tavsiye edilirmi? (araba palio)http://www.ucuz-fiyat.com/OTO-CAR-MP3-CALAR-FM-TRANSMITTER-KUMANDALI-pid-11382.html
su urunden kullanan varmi? tavsiye edilirmi? (araba palio)


www.ucuz-fiyat.com
0
orange coffee
(16.09.08)
Bunun bir benzerini kullandım. Ancak İstanbul'da boş frekans neredeyse hiç olmadığından pek kullanışlı değil. Çünkü zırp pırt başka radyo yayını karışıyor araya...
0
kahvegibi
(16.09.08)
ankara'da da en boş frekans bile en yakındakiyle karışıyor. cazır cuzur tat vermiyor.
0
kibritsuyu
(16.09.08)
Geçenlerde bu transmitter cihazları ile ilgili bir başlık yine vardı. İstanbul içinde boş frekans bulmak zor olduğu için tam olarak aygıttan verim alınamadığı söylenmişti. Bende bi ara heveslenmiştim ama sonra bu yazılanları okuduktan sonra vazgeçmiştim.
0
joehigashi
(16.09.08)
ilandaki de pahalıymış ayrıca. aynısını 30 ytl ye aldı arkadaşım ankara'da.
0
s e ff a f
(16.09.08)
xcarlink denen bir alet var fakat fiyatı 300 ytl civarında bildiğim kadarıyla. mp3leri direkt usb belleğe atıp arabada dinliyorsunuz.
0
quasiromantic
(16.09.08)
ben kullaniyorum ve memnunum. bende hic cizirti falan olmadi, cdden calar gibi caliyordu:/ ustelik cin mali dandik bir sey benimki. sadece kumanda biraz kasiyor.
0
kayranin kedisi
(16.09.08)
(4)

askerlik karar belgesi

bandini
Yüksek lisans kaydı için enstitü kişileri askerlik (karar) belgesi istiyorlar. Başvuruda durum belgesi işimi görmüştü. Bu karar belgesi ne ola ki?
Yüksek lisans kaydı için enstitü kişileri
askerlik (karar) belgesi istiyorlar. Başvuruda durum belgesi işimi görmüştü. Bu karar belgesi ne ola ki?
0
bandini
(16.09.08)
Bağlı olduğunuz şubeye gidip, muayene falan olacaksınız. Eğer sevk zamanına denk gelmezseniz bir kaç saatlik bir iş. Bir de bir tavsiye, eğer bir sağlık probleminiz varsa bile şimdilik yok diyin. İşiniz uzamasın. Nasılsa yüksek lisans sonrası bir daha muayeneye gireceksiniz. O zaman bildirisiniz durumunuzu.
0
uzunbinik
(16.09.08)
lisans bittikten sonra karar aldırılıyor ya 2 sene tecil hakkı falan deniyor hani. orada verilen "şu tarihte sevk edilecektir" şeklindeki belgedir karar belgesi.

ayrıca bir daha muayene falan yok. anca birliğe teslim olduktan sonraki ilk sağlık kontrolü var. yani beni karar aldırırken muayene ettiler, ikinci askeri muayenemi birliğime teslim olduktan sonra oldum. bir probleminiz varsa (gözlük mözlük, düz tabanlık, bel fıtığı cart curt) şimdiden söyleyin.
0
kibritsuyu
(16.09.08)
@kibritsuyu

kasımpaşa askeri hastanesindeki subay beni çıtır çıtır yedi o vakit :) şimdi ben kronik bronşitimi en erken birlikte gösterebileceğim öyle mi?
0
uzunbinik
(16.09.08)
sistem değiştiyse falan bilmem. ben ilk karar aldırırken gözlüğüm var diye a2 arızalı yazdılar. komando olamaz demekmiş. tabii sevk esnasında da bu dikkate alındı (mı acaba?) komando olmadım. sevkten 1 hafta önce belim çok şiddetli ağrımaya başladı. doktora gittim mr çekildi, bel fıtığı başlangıcı dendi. ben o raporlarla askere gittim jandarma olarak. komutanlara, revirciyefalan hep söyledim bel fıtığım var diye. sağolsunlar zorlamadılar beni. ilk muayenede doktora söyledim, beni çorlu asker hastanesine sevk etti. orada da bakıp askerliğimin sonuna kadar spor yapamaz raporu verdiler. yani gitmeden bir daha muayene olmadım. hep askerde gittim doktora.
0
kibritsuyu
(16.09.08)
(4)

Var mi bilen ?

kr4z33
URL'lerde karşımıza çıkan yüzdelik gariplikler %20, %2520, %50 gibi ibarelerin tam manasi nedir ? Misalen %20'nin boşluğa (space) tekabül ettiğini biliyorum. Var mi bunun bir listesi ?Ayriyetten [ ve ] karakterlerinin dengi nedir ?
URL'lerde karşımıza çıkan yüzdelik gariplikler %20, %2520, %50 gibi ibarelerin tam manasi nedir ?
Misalen %20'nin boşluğa (space) tekabül ettiğini biliyorum. Var mi bunun bir listesi ?

Ayriyetten [ ve ] karakterlerinin dengi nedir ?
0
kr4z33
(16.09.08)
"Percent-encoding" ya da "URL encoding"

en.wikipedia.org
www.w3schools.com
0
ermanen
(16.09.08)
[ ve ] karakteri dediğiniz & ise, o işaret iki değişkeni ayırmaya yarıyor GET metodu kullanılırken. user=actionary&pass=1234 gibi. tabii sorunuz buysa =)
0
actionary
(16.09.08)
köşeli parantezi soruyor sanırım.
0
kibritsuyu
(16.09.08)
Şimdi mesela "www.aaa.com bisey/aaa.php" diye bir adresimiz var, görüldüğü üzere düzgün çıkmıyor link olunca.
Halbuki "www.aaa.com" yazınca oluyor.

Amaç bu tip kısıtlamaları aşmak yani. Tırnak işareti, yabancı karakterler, kod içinde özel anlamları olabilecek bazı karakterler falan bu şekilde direkt yazılmadan belirtilebiliyor.
0
386 dx
(16.09.08)
(4)

Internet gecmisi ve girilen siteler

ermanen
Internet gecmisini ozel programlarla silsek bile yine de daha once hangi sitelere girdigimiz tespit edilebilir mi? Edilirse nasil edilir?
Internet gecmisini ozel programlarla silsek bile yine de daha once hangi sitelere girdigimiz tespit edilebilir mi? Edilirse nasil edilir?
0
ermanen
(16.09.08)
edilir.
0
from brain to fingers
(16.09.08)
edilir ee?

nasil edilir?:)
0
🌸ermanen
(16.09.08)
sanırım aynen dosya kurtarmada oduğu gibiedilir. bunlar da sonuöta dosya olarak tutuluyor. silince siliniyor ama iz bırakıyor. recovery programları da buluyordur haliyle.
0
kibritsuyu
(16.09.08)
hard diskteki boş yerleri iyice temizleyen programlar var, silinmiş dosyaları geri döndürülemez hale getiriyor. belki bu şekilde izler tamamen silinebilir.
0
edge_nabby
(16.09.08)
(12)

En ölümcül / En tehlikeli spor

ermanen
En olumcul spor hangisi? Boks, Jai Alai ve Golf arasinda kaldim.. Belki boga guresi ya da rodeo.. Ama hangisi daha olumcul, belki aklima gelmeyen de var...
En olumcul spor hangisi? Boks, Jai Alai ve Golf arasinda kaldim.. Belki boga guresi ya da rodeo.. Ama hangisi daha olumcul, belki aklima gelmeyen de var...
0
ermanen
(15.09.08)
nascar da olabilir.
0
blackworld
(16.09.08)
base jumping olsa gerek.
0
henry gale
(16.09.08)
golf ne sekilde bir olumculluk sergiliyor ?
0
no christ requiress
(16.09.08)
egotm
(16.09.08)
@egotm

egotm zaten arastirdim hatta "the deadliest sport" diye de arastirdim ama tek bi sonuca ulasilamiyor.. Sizin daha derin arastirmalarinizi ve fikirlerinizi merak ettim

@nochristrequiress

cevabini bulmak icin egotm'nin verdigi link'e bak

ya da ipucu vereyim: yildirim!
0
🌸ermanen
(16.09.08)
dağcılık olabilir
0
chavezding
(16.09.08)
hakikaten golfü merak ettim nasıl ölünüyor golfle? kafaya top gelmesi, yandaki aceminin sopayı ense köküne geçirmesi, deliğe giderken uçurumdan yuvarlanma, golf arabası tarafından ezilme gibi riskleri dışında gayet sakin bir spor. onlar da pek denk gelmiyordur sanırım.
0
kibritsuyu
(16.09.08)
Bence en ölümcül sporlar motor sporları. Her ne kadar extreme sporlar da tehlikeli sporlar arasında yer alsa da, bence motor sporları hayati riskin en üst düzeyde olduğu eylemler.
0
trawmatolog
(16.09.08)
motocross, dağcılık, yamaç paraşütü ve istanbul trafiğinde manuel vitesli araba kullanmak derim ben. (debriyaja basıp vites değiştirmek de spordur bence, evet)
0
suursuz deve
(16.09.08)
bilinen en tehlikeli spor mağara dalışı diye b iliyorum ben, düşününce çok da ölümcül galiba; lakin mağaraların su altında kalmış yerlerinde tüple fenerle dalıyorsunuz, üzerrinde hava bulunmayan karanlık bir deniz, üfff, adamı harcar...
0
gregory rasputin
(16.09.08)
golfte yıldırım çarpması da olağan bir risk.
0
cedilla
(16.09.08)
golfte yildirim carpma olasiligi daha fazla
0
🌸ermanen
(16.09.08)
(3)

Eksiduyuru vs. Eksisozluk moderatoru

ermanen
Eksiduyuru'ya eksisozluk moderatoru giriyor mu, soru sorup cevap veriyor mu hic? Ozellikle yeni yazar danisma burosuna, gozumden kacmis olabilir, hepsini okumadim...
Eksiduyuru'ya eksisozluk moderatoru giriyor mu, soru sorup cevap veriyor mu hic? Ozellikle yeni yazar danisma burosuna, gozumden kacmis olabilir, hepsini okumadim...
0
ermanen
(15.09.08)
evet cevap veriyorlar. yeni yazar danışma bürosunda da cevapları var, normal sorularda da var.
0
deckard
(15.09.08)
ssg bile cevap vermis, simdi farkettim
0
🌸ermanen
(15.09.08)
danışma bürolarında kays el mecnun, kimi raikkonen, kaamos ve gerrain'in cevapları mevcut. ssg de microsoft ile, windows ile ilgili sorulara cevap verdi birkaç kere.
0
kibritsuyu
(16.09.08)
(2)

29 şubat'a çek

cruor
"şubat ayının 29 gün sürmediği yıllarda 29 şubat'a yazılan çekler 28 şubat'a yazılmış gibi işlem görür." diye biliyorum. yanlış mı biliyorum?böyle bi durumu tecrübe eden var mı?
"şubat ayının 29 gün sürmediği yıllarda 29 şubat'a yazılan çekler 28 şubat'a yazılmış gibi işlem görür." diye biliyorum. yanlış mı biliyorum?

böyle bi durumu tecrübe eden var mı?
0
cruor
(15.09.08)
eger o ay 29 degil de 28 cekiyorsa ayin son günü vade tarihi gecerli oluyormus. buyrun: www.turkhukuksitesi.com
0
trimpot
(15.09.08)
31 nisana, 31 eylüle bile çek kesiyorlar. ay sonu olarak işlem görüyor. lakin 2 gün opsiyonu olduğundan piyasada hiçbir çek vade tarihinde değil de 2 gün sonra tahsil ediliyor/ödeniyor.
0
kibritsuyu
(16.09.08)
(4)

Metrodaki oturaklarin karsilikli olmasi

ermanen
Metrolarda oturaklar (oturma duzeni) genelde neden karsilikli? Diger toplu tasima araclarinda ise genelde arka arkaya oluyor...
Metrolarda oturaklar (oturma duzeni) genelde neden karsilikli? Diger toplu tasima araclarinda ise genelde arka arkaya oluyor...
0
ermanen
(15.09.08)
teorim: metroda koltuklar çok fazla ve hızlı bir şekilde sahip değiştirdiğinden(diğer toplu taşıma araçlarına kıyasla), ikili ikili arka arkaya almak zor bu sefer diplere oturanların inmesi binmesi zor. inme-binme işlemi en hızlı şekilde olacak şekilde dizayn edilmişler bence. her koltuktan, başkasının ayağa kalkıp yol vermesine gerek bırakmadan kalkıp inebiliyorsun, veya binince oturabiliyorsun yani.

teklileri ise arka arkaya yaparsan daha fazla alana ihtiyacın var. o yüzden yanyana.
0
kurukafa
(15.09.08)
ayakta daha cok yolcu tasinabilsin diye de olabilir.
0
atmacaged
(15.09.08)
aynı trenin hem önünde hem arkasında makinist kabini olması, metro gittiği yoldan geri gelirken U dönüşü yapmaması, sadece makinistin ön taraftan arka tarafa geçip treni ilk gidiş yönünün tersine doğru kullanması nedeniyledir. A'dan B'ye giden metroda herkes düz otursa, aynı tren B'den A'ya giderken herks ters ters gider. insan gözünde canlandırınca çok komik oluyor.

bir de yan yan koymak çok yaygın.
0
kibritsuyu
(15.09.08)
metroların amacı yolcuyu kısa sürede gideceği yere ulaştırmaktır. kısa süreli bir araç olduklarından çok yolcu taşırlar. e onları da çiftli koltuklara oturtup, ayaktaki kişi sayısını az tutamayacağına göre, en pratiği bu şekilde olmuştur.
0
deckard
(15.09.08)
(6)

Spor ayakkabı ve ÇAmaşır makinası

october swimmer
Şimdi severek giydiğim bir spor ayakkabısı var kumai bazlı olduğundan bayağı bir toz ihtiva etmekte,konvansiyonel metodlarla:) denediysem de istediğim temizliğe kavuşamıyorum bir türlü:(Makinadan çıkınca parçalanmayacaksa,ömrü kısalırsa da çok sorun değil. Nedir bu işin sırrı,yıkamalı mıyımnasıl yık
Şimdi severek giydiğim bir spor ayakkabısı var kumai bazlı olduğundan bayağı bir toz ihtiva etmekte,konvansiyonel metodlarla:) denediysem de istediğim temizliğe kavuşamıyorum bir türlü:(
Makinadan çıkınca parçalanmayacaksa,ömrü kısalırsa da çok sorun değil.
Nedir bu işin sırrı,yıkamalı mıyım
nasıl yıkamalıyım. Kumaş bir keseye mi koymalı. Kaç derece nasıl program?
0
october swimmer
(15.09.08)
böyle yastık kılıfı gibi bir şeye koyup ağzını da dikersen, sonra da düşük sıcaklıkta (30 derece fln) yıkarsan mis gibi ayakkabıların olabilir. ağzını iyi dik ki, kumlar torbadan çıkıp makinaya dolmasın, sonra ayakkabıdan daha büyük harcama yapmak gerekebilir.
0
whoosie
(15.09.08)
yıkamaya niyetliyseniz niye makinede yıkıyorsunuz ki. sonuçta toz toprak sadece. kan lekesi çimen lekesi hardal lekesi kosla vaniş oksi moksi gerek yok ki. küvete sokup üstüne duşu tutunca pırıl pırıl oluyor. hatta biraz da hafifçe elle ovalarsanız cillop gibi olur. ben öyle yapıyorum mis gibi oluyor.
0
kibritsuyu
(15.09.08)
(git: 37671)
0
cisimi yapiyom popom kuru kaliyo
(15.09.08)
her zaman söylüyorum ayakkabı makinada yıkanmaz. daha sonra koku yapar. dışını ıslatabilirsiniz, köpükle silebilirsiniz...vs ancak taban ve iç kısmına su değmemesi gerekiyor.
0
kojiro
(15.09.08)
30 derecede yastık kılıfıyla yıkadım
sonuç mükemmel
herkese teşekkürler
0
🌸october swimmer
(18.09.08)
vaaaaay herkese tik var bana yok demek. görürüz yakında ne kadar mükemmel :)
0
kojiro
(20.09.08)
(7)

lehim nasıl yapılır

kibritsuyu
efendim elimde havya var, lehim var, lehim pastası var. bir de kablo ile lehimlenecek alet var. şimdi ben ne yapacağım, aletle kabloyu üst üste tutmaya çalışırken bir yandan bir elimle lehimi, bir elimle havyayı üstüne bastırıyorum, hanli lehim erisin de damlayıp kaynatsın diye. yok damlamıyorç havy
efendim elimde havya var, lehim var, lehim pastası var. bir de kablo ile lehimlenecek alet var. şimdi ben ne yapacağım, aletle kabloyu üst üste tutmaya çalışırken bir yandan bir elimle lehimi, bir elimle havyayı üstüne bastırıyorum, hanli lehim erisin de damlayıp kaynatsın diye. yok damlamıyorç havyanın ucuna yapışıp kalıyor. havyayı sürttüre sürttüre çıkartıyorum, bu sefer akmış uzamış iğrenç bir lehim oluyor.

nedr bunun sırrı, böyle cihazla kabloyu üstünde bilye gibi sağlam bir lehimle lehimleyeyim? gerizekalıya anlatır gibi anlatırsanız sevinirim.
0
kibritsuyu
(14.09.08)
google üzerinden yapılan ''nasıl lehim yapılır'' aramasının ilk sonucu:
www.elektrobilisim.com

not: kimseye ayar verme heveslisi değilim fakat unutmamak gerekiyor bu arama motorunu.

edit: keywords ''lehim nasıl yapılır'' olacak.
0
insanimsi
(14.09.08)
havyanin ucunda bir problem var hocam. akitmiyor lehimi, tutuyor ustunde. sicakken bir makas, bicak gibi biseyle siyirirsaniz biraz duzelir saniyorum. gerci herkes kendine gore bir duzen tutturmus gidiyor ama ben sahsen krom uc kullaniyorum. ha bi de lehim teliniz pastaliysa tekrar pasta kullanmaniza gerek yok. ama illa kullanicam diyorsaniz da once pastaya daldirip sonra lehimi alete akitip sogumasini bekleyip sonra teli alete lehimlerseniz saniyorum daha iyi olur. kolay gelsin. bak canim cekti simdi lehim falan.
0
osuruklu
(14.09.08)
veya lehimleyeceğiniz kabloyu iyice ısıtmıyorsunuz. lehim yaparken aklınızda tutmanız gereken şey, eriyik lehimin yalnızca sıcak yerler üzerine hareket edeceğidir.
0
tom riddle
(14.09.08)
sanırım işin sırrı lehimi sıcak havyanın ucuna değdirmek yerine havya ile yüzeyi ısıtıp lehimi sıcak yüzeye değdirmek. doğru mu anlamışım.
0
🌸kibritsuyu
(14.09.08)
şimdi, önce kabloyu lehimleyeceğiniz yeri ısıtın ve bir elinizde havya öteki elinizde lehim olsun. bu yer lehimi tutunca lehimi elinizden atıp kablonuzu alın ve hem kabloyu hem de az önce yaptığınız lehimi ısıtın.

evet doğru anlamışsınız.

bu arada ısıtılacak yüzey arttıkça lehimin erimesi daha uzun sürer, aklınızda olsun.
0
tom riddle
(14.09.08)
lehim yapacaginiz yuzeylere havyayi tutun ve iyice isindiktan sonra havyayi yuzeyden ayirmadan lehim telini bastirin ve yeteri kadar lehim eridikten sonra yava$ca cekin. cillop gibi olmasi gerekir.
lehim yapmaniz gereken parcadan once bunu ba$ka $eylerde biraz pratik edin.
0
dengesiz pamuk
(14.09.08)
lehimleyeceğiniz yüzeyleri zımpara gibi bişeyle temizleyip, pastan kirden arındırırsanız lehimin çok daha kolay tutunduğunu farkedeceksiniz.
0
cruor
(15.09.08)
(2)

SPK

quinza
SPK'nın internet sitesinde şirketlerin income statement ve bilanço bilgileri yer alıyormuş..sabahtan beri bakıyorum böyle birşey bulamadım, var mıdır nerde olduğunu bilen??
SPK'nın internet sitesinde şirketlerin income statement ve bilanço bilgileri yer alıyormuş..sabahtan beri bakıyorum böyle birşey bulamadım, var mıdır nerde olduğunu bilen??
0
quinza
(13.09.08)
alla alla ben de bulamadım yaw. birkaç sene önce gayet de karşılaştırmalı bilanço gelir tablosu indirip analizini yapmıştık. vardı eskiden. kaldırdılar mı acaba. ama olur mu lan. yatırım yaptığım şirketin bilançosunu incelemek en doğal hakkım.

edit: www.kap.gov.tr adresinde şirketlerin mali tabloları var ama kimi firmaların 2007 yılları yok ne hikmetse. açıklamamış olabilirler tabii.
0
kibritsuyu
(13.09.08)
imkb'nin sitesinden halka açık olanlara bakabilirsiniz.
0
susannah
(13.09.08)
(5)

ses ile tetiklenen devre

kibritsuyu
zamanında kafayı bozup sonra vazgeçtiğim ses ile tetiklenen devre olayı yeniden aklıma geldi(rölesiz olacak zira rölenin mıknatıslanıp çekme gecikmesine tahammülü yok olayın).şimdi netten iki tane devre buldum. elektronikten falan pek anlamam ama parçaları bulursam bunları kendim yapmam çok zor mudu
zamanında kafayı bozup sonra vazgeçtiğim ses ile tetiklenen devre olayı yeniden aklıma geldi(rölesiz olacak zira rölenin mıknatıslanıp çekme gecikmesine tahammülü yok olayın).

şimdi netten iki tane devre buldum. elektronikten falan pek anlamam ama parçaları bulursam bunları kendim yapmam çok zor mudur? (özellikle küçük olanını devre şemasından az çok yapabilirim gibime geliyor) kablo alıp lehimlesem olur mu, yoksa karta falan mı takmam lazım pek anlamıyom ki bu işlerden. yoksa ankara'da konya sokak'taki elektronikçiler çarşısında yapın desem yaparlar mı, yaparlarsa kaç para isterler?

dahası çalışır mı bunlar, güya test edilip onaylanmış. tek amacım, balon patladığı anda o sesle harici flaş tetiklenip patliycak. röle olunca birkaç milisaniye gecikiyor ki bu da balon patlamasını yakalayamıyor.
0
kibritsuyu
(13.09.08)
bunları ... et, elektronikçilerde hazır kitler satılıyor onlardan al. Baskı devre kartı da hazır, elemanlar da hazır, sana sadece lehimlemek düşüyor. Çalışacağı da garanti.

Ayrıca bunu sanırım deneyen olmuştu ya da sen önceden de sormuştun, ekşi duyuru'da bir arat derim.
0
kimlanbu
(13.09.08)
işte hazır satılanlar röleli. sesi duyup, rölenin mıknatıslanıp, çekip devreyi tamamlaması gecikiyor. istediğim gibi olmuyor. o yüzden vazgeçmiştim zaten önceden de. herkesin de başına aynısı gelmiş. ben de ararken bunları buldum bakalım işe yararsa. aslında istediğim şeyi yapan kitler de var da 150 dolardan başlıyor hehe veremem o parayı.

evet sanırım ben sormuştum ilk heves ettiğim zaman.
0
🌸kibritsuyu
(13.09.08)
Eğer bilginiz ve imkanınız varsa devreyle falan uğraşmadan micro controller seviyesinde yazacağınız bir assembly programı ile bu işi halledin. Hem değişik parametrelere göre farklı ayarlar yapabilirsiniz, yani esnek bir sistem olur. Analog to digital convertor diye aratırsanız fikir edinmeniz lazım. Biz okulda ısıyla çalışan bir termostat sistemi yazmıştık ama olay ses olunca değişen tek şey ısı alıcısı yerine ses alıcısı takmak olacaktır...
0
crown
(13.09.08)
hızlı işlem yapacaksanız yüksek frekansta çalışan bir işlemciye ihtiyaç duyacaksınız o halde. ya da böyle hızlı çalışan bir röle vardır belki, ben bilmiyorum.
0
tom riddle
(13.09.08)
hazır satılan röleli devrelerden röleyi sökün. çektirme bobinine bağlanan uçları tetikleme yapmak için kullanabilirsiniz.

fakat yine de bi gecikme olacaktır. mikrofonun patlama sesini algılaması + devrenin tetiklemeyi gerçekleştirmesi + flaşın patlaması, röle olmasa bile yine de bi kaç milisaniye sürer.
0
cruor
(13.09.08)
(4)

açılır pencere

enter saltman
sözlüğe girince açılır pencereler engellendi diyo virüs mü bulaştırdım yine?
sözlüğe girince açılır pencereler engellendi diyo virüs mü bulaştırdım yine?
0
enter saltman
(13.09.08)
sağdaki "her şey 5 liraya" şeklindeki banner reklam (google reklamı kendisi) açıyor onu. açılır pencereye izin verdim bu neymiş diye, öyle tespit ettim. bug mıdır bilmiyorum ama sözlükteki buglar'a da yazdım.
0
kibritsuyu
(13.09.08)
bugun bir tane daha eklendi o açılan pencerelere. "tıkla eteği havalansın" tarzında bir pop up açıldı sözlükten. neleroloyr?
0
teritori
(13.09.08)
sözlük reklamda o kadar mı sıçtı?
0
🌸enter saltman
(13.09.08)
sözlük reklamı değil bunlar, aslen google reklamı. ama bi sınırlaması olması lazım. her türlü google reklamının gelmemesi lazım. sözlüğün de bi itibarı var.
0
kibritsuyu
(13.09.08)
(3)

World Card, Yıllık Kart Aidatı

erzi
World card'ıma gelen yıllık kart ücretini iptal ettirmenin bir yolu varmıdır?mesela garanti de 2 tane otomatik ödeme veriyorsun, yıllık kullanım ücreti almıyorlar. buna benzer bir durum world de söz konusumudur.iptal edin diyecem ama, bütün otomatik ödemelerim world de :)
World card'ıma gelen yıllık kart ücretini iptal ettirmenin bir yolu varmıdır?
mesela garanti de 2 tane otomatik ödeme veriyorsun, yıllık kullanım ücreti almıyorlar. buna benzer bir durum world de söz konusumudur.

iptal edin diyecem ama, bütün otomatik ödemelerim world de :)
0
erzi
(12.09.08)
telefon ediyorsun, ödemek istemiyorum diyorsun, tamam iade edelim hemen diyip ücreti kartına iade ediyorlar.

evet şaka gibi ama böyle. ayrı özel bir yönteme gerek yok. tutturabildiklerine sokuyorlar. "bu ne kardeşim, kalktı bu, ödemiyorum" diyorsun, anında siliyorlar. daha 3 gün önce yaptım. aramadan önce de o kadar senaryo yazmıştım. yok mahkemeye veririm, yok kartı iptal ederim, süründürürüm hede hödö. anaaaa herif hiç itiraz etmeden iade ediverdi 35 lirayı.
0
kibritsuyu
(12.09.08)
Biz de kibritsuyu'nun dediği gibi idare ediyorduk fakat bu sene kabul etmediler. Aylık 2000 ytl harcama yapacağınızın garantisini verirseniz almayız dediler. Biz de çüş deyip başka bankaya geçtik.
0
paranormal
(12.09.08)
telefonla anında sildirebiliyorsun. +bakiye ekliyorlar.
0
pain
(12.09.08)
(5)

aşırı elektrik faturası

blackidom
yaz tatili boyunca 1 ay evde yoktuk ve döndüğümde 20 ytl elektrik faturasıyla karşılaştım. faturada yazan ilk endeks, son endeks tarihleri arasında gerçekten evde yoktuk ve evde çalışan tek elektrikli alet buzdolabıydı. mümkünmüdür bu evde oldugumuz aylarda bile en cok 30 ytl fatura gelirken? bir bu
yaz tatili boyunca 1 ay evde yoktuk ve döndüğümde 20 ytl elektrik faturasıyla karşılaştım. faturada yazan ilk endeks, son endeks tarihleri arasında gerçekten evde yoktuk ve evde çalışan tek elektrikli alet buzdolabıydı.
mümkünmüdür bu evde oldugumuz aylarda bile en cok 30 ytl fatura gelirken? bir buzdolabı bukadar elektrik yermi?
0
blackidom
(11.09.08)
kondurulan ve kondurulmaya "otomatik" olarak devam edilecek olan zamlardan sonra pek $a$irtici degil gibi gorunuyor malesef.
0
dolphingirl
(11.09.08)
bize, ailenin 4 ferdinden ikisinin evde olmadığı ay, 108 ytl geldi. bizde anlamadık.. bu ay herkes evdeydi, 48 geldi.
0
cliffburton
(11.09.08)
A sınıfı bir cihaz değilse hele hele biraz da eskiyse (6-7 senelik ve daha eski) geliyor.
0
kibritsuyu
(11.09.08)
öncelikle saglam bir buzdolabi o kdar elektrik harcamaz, ama hic harcamaz diye birsey de yok tabiki.

buzluk buz tutmus olabilir ya da kapak contalari (lastigi) yipranmis, hafiften acik kalmis olabilir. bu da buzdolabinin sürekli faal halde olmasina ve daha yüksek bir elektrik harcamasi yapmasina neden olabilir.

kontrol ediniz.
0
trimpot
(11.09.08)
temmuzda elektrige %20 zam yapıldı bildiğim kadarıyla
0
chavezding
(11.09.08)
(3)

cross dolmakalem kaç paradır?

kibritsuyu
14 ayar altın uçlu ve 10 ayar altın kaplama gövdeli bir cross dolmakalem kaç liradır?nette istediğim gibisinden bulamadım.
14 ayar altın uçlu ve 10 ayar altın kaplama gövdeli bir cross dolmakalem kaç liradır?

nette istediğim gibisinden bulamadım.
0
kibritsuyu
(10.09.08)
500 ytl civarında. (serisine göre değişir tabi) mesela:
www.kalemkutusu.com
0
dursunkaptan
(10.09.08)
afrikada milyonlarca çocuk açlıktan ölürken
bir kaleme 500lira verilir mi güzel abicim
imza:
boş adam
0
demlikposet
(10.09.08)
almak için değil efendim, satacam da fikrim olsun diye soruyorum :)
0
🌸kibritsuyu
(10.09.08)
(2)

otoyol elektrik hattı

sleepy99
bazen otoyol kenarında havalara bakarken elektrik hatlarında görüyorum.böyle yuvarlak, yaklaşık otuz santim çapında bir kutumsu şey.genelde kırmızı vb. açık renklerde oluyor.düzenli aralıklarla koyuyorlar bundan.ne olabilir?
bazen otoyol kenarında havalara bakarken elektrik hatlarında görüyorum.
böyle yuvarlak, yaklaşık otuz santim çapında bir kutumsu şey.
genelde kırmızı vb. açık renklerde oluyor.
düzenli aralıklarla koyuyorlar bundan.

ne olabilir?
0
sleepy99
(10.09.08)
kibritsuyu
(10.09.08)
alçak uçan tarım uçakları için uyarı niteliğinde birşey diye biliyordum. zaten link de verilmiş. ben üşenip de bakmak istemeyenler için yazayım dedim.
0
safepassage
(10.09.08)
(5)

kullanılmayan sıfır güneşgözlüğü camları ne yapılır?

dilemma of subscribtionability
şimdi efendim, ben ve hanım gözlüksüz yarım insan olduğumuzdan mecburen numaralı güneş gözlüğü yaptırıyoruz... e haliyle uv filtreli, polarize ve hatta antirefle böyle cillop gibi orijinal camları bize veriyorlar, yerine numaralısını takıyorlar... muhtelif zamanlardan kalma 3 çift güneş gözlüğü camı
şimdi efendim, ben ve hanım gözlüksüz yarım insan olduğumuzdan mecburen numaralı güneş gözlüğü yaptırıyoruz... e haliyle uv filtreli, polarize ve hatta antirefle böyle cillop gibi orijinal camları bize veriyorlar, yerine numaralısını takıyorlar... muhtelif zamanlardan kalma 3 çift güneş gözlüğü camı var şimdi elimizde.. birine bi yere yararı dokunur mu? atsan atılmaz, satsan satılmaz...
0
dilemma of subscribtionability
(10.09.08)
çerçeve yaptırıp birine hediye edin bari.
0
babatema
(10.09.08)
valla bi çiftinin bana yararı dokunur :/
0
os
(10.09.08)
aynı durumdayım. geçen sene eşimin ısrarlarıyla lens takmaya başladıktan sonra kaç senelik numaralı güneş gözlüğümün orijinal camlarını aradım buldum, çerçeveye geri taktık. güneş gözlüğüm kurtuldu. zaten de numaram arttığında numaralı renkli camlarımı kullanamaz olmuştum. bence saklayın. lens takmaya karar verirseniz çok işe yarıyor.

cama göre çerçeve yapılmaz, o camlar da her çerçeveye uymaz. ama belki şu titanyumdan olup sadece sapı ve ortası olan çerçevesiz gözlüklere adapte edilebilir. çerçevesiz güneş gözlüğü olarak kullanılabilir bir başkası tarafından.
0
kibritsuyu
(10.09.08)
biz de gözlükçüye sormuştuk bunu, altı nokta körler derneğine verin demişti. bi bildiği vardır herhalde.
0
kanuniye
(10.09.08)
Evet yaa, bir çiftinin bana da faydası olur.
Değerlendirme imkanın olmaz ise bana gönder
0
frown
(11.09.08)
(6)

biber falan

szqnn
bu kabzımallar falan biberleri bazen acı-tatlı olarak dizerler.tipine bakıp nasıl anlıyorlar acı veya tatlı olduğunu?
bu kabzımallar falan biberleri bazen acı-tatlı olarak dizerler.tipine bakıp nasıl anlıyorlar acı veya tatlı olduğunu?
0
szqnn
(10.09.08)
ayni fideden yetisen biberler ayni tatta oluyorsa cok basit. hangi fidenin aci veya datli biber verdigini biliyodur ciftciler, haldekilere ona gore satiyolardir.
0
osuruklu
(10.09.08)
%50 şansları var, pazardan tatlı diye aldığınız biberler zehir gibi çıkar, vice versa.
0
kimlanbu
(10.09.08)
ziraat biliminin çözemediği bir sorundur bu. aynı kökten de olsa aynı bitki hem acı, hem tatlı biber verebilir. sadece tatlı olması ve acı olması kesin biberler vardır. mesela çarliston biber acı olmaz. dolma biber acı olmaz. köy biberi tabir edilen biber aı olmaz. ama cin biberi, arnavut biberi vs. zehir gibi olur. bunlar kesindir. şekilleri de farklıdır, ayrılabilirler.

bildiğimiz sivri yeşil biber ve kıl biber denilen incecik buruşuk biberler ise acı veya tatlı olabilir. aynı kökten de yetişse acı veya tatlı olabiliyor (kendim saksıda yetiştirip bizzat gözlemledim.aynı kökün bir tane biberi tatlıyken, diğeri zehir gibi acı oldu. kimileri az sularsan acı olur, çok sularsan tatlı olur gibi bir şey söyledi, ne kadar doğru bilemiyorum). bunları istediğin kadar ayır. "garanti tatlı kurabiye gibi" yazıyor pazarda etikette. alıyorsun zehir gibi çıkıyor. eğer bunları acı veya tatlı diye ayırıyorlarsa bilin ki müşteri kandırmak içindir. şeklinden bilinemez, mümkün değil.
0
kibritsuyu
(10.09.08)
kbritsuyu, "çarliston biber acı olmaz" mı? Bal gibi de oluyor be dostum. Çok pis oluyor hem de.
0
felina
(10.09.08)
çarliston biber acı olur, dolma biber de acı olur
sivri biber de tatlı olur
bu teori yanlış sanırım
0
demlikposet
(10.09.08)
valla bilim adamları açıklamış biberin acılığını gelişme aşamasındaki böceklerle olan mücadelesi belirliyor diye. o yüzden her biber acı da olabilir tatlı da olabilir. ancak neden se acı biber fidesinden acı biber çıkıyor genellikle
0
winniethepooh
(10.09.08)
(5)

film çekimi

szqnn
şimdi bu yönetmenler neden filmi kıçından başından çekip sonra montajlarlar?baştan sona kadar sırasıyla gitse olmuyor mu?oyuncuların o günkü ruh haline falan mı bakılıyor ?
şimdi bu yönetmenler neden filmi kıçından başından çekip sonra montajlarlar?baştan sona kadar sırasıyla gitse olmuyor mu?oyuncuların o günkü ruh haline falan mı bakılıyor ?
0
szqnn
(10.09.08)
Hayır. Belli mekanlardaki çekimler aynı gün yapılır, tekrar tekrar dekor kurmak vs. saçma olacağı için.

Yani mesela bir senaryomuz olsun.

Evde başlıyor film. Adam evde dolanıyor, dişini fırçalıyor falan. Sonra ormana çıkıp koşu yapıyor. Sonra tekrar eve gelip ütü yapıyor. Sonra iş görüşmesine gidiyor. Akşam eve gelip üstünü değiştiriyor ve gece kulübüne gidiyor. Sabah eve gelip duşa giriyor, sonra işe gidiyor vs...

Şimdi bu adamın günlük yaşamını takip ederek çekim yaparsanız perişan olursunuz :) Önce ormana, ordan eve, ordan iş görüşmesine, ordan gece kulübüne taşınırsınız 100-200 kişilik setle. (set 50 kişi de olabilir, filme göre değişir)

Mantıklı mı? :)
0
vita vinum est
(10.09.08)
evet doğru.:)
0
🌸szqnn
(10.09.08)
senaryolar, yazıldığı sahne sırasıyla çekilmez.
bu yapımcı için de hiç ekonomik olmaz.
aynı mekanda geçen sahneler aynı zamanda çekilir.
prodüksiyonla, yani yapımcının cebiyle, ekonomiyle ve zamanla/hızlı çalışmayla ilgili bir durumdur bu.
0
anki06
(10.09.08)
çünkü hjer şey maliyeti düşürmeye yönelik olduğundan dolayı...
0
s e ff a f
(10.09.08)
ayrıca makyaj olayı da var. matrix mesela. kenau reeves filmin başlarında ve matrix'e girilip kahin'e falan gidildiğinde uzun saçlıyken, matrix'e ilk girdiği sırada saçlar, kaşlar komple yumurta gibi kel. filmin gemide geçen kısımlarında ise 3 numara traşlı. şimdi bu filmi akışa göre çekmek istesen uzun saçlı başladı. matrix'le tanıştık, saçları kaşları sıfıra vurdurduk. ee gemideki sahneler için en az 1 hafta saç uzamasını bekliycez. matrix'e mi girielecek, hoop saçların eski haline gelmesi için 3 ay ara ver. matrix'ten çıkıldı, geri 3 numaraya vurdur.

adamlar önce uzun saçlı yerleri çekmiş, sonra 3 numaraları çekmiş, en son da yumurta gibileri çekip karıştırmış.
0
kibritsuyu
(10.09.08)
(10)

çilek

orange coffee
bu mevsimde nerde bulurum?
bu mevsimde nerde bulurum?
0
orange coffee
(09.09.08)
donmus olarak bulunabilir galiba buyuk marketlerde.
0
osuruklu
(09.09.08)
waffle yapan yerlerden karım hamile modunda istersen parasını verip alabilirsin sanırım.
0
tai
(09.09.08)
alacğaınız miktar çoksa waffle yapan yerden istemek yerine, waffle yapan yere gidip "abi çileği nerden alıyonuz yaa" demek daha ucuz olur kanımca.
0
kibritsuyu
(09.09.08)
istanbul ortaköy'de yaşıyorum. daha dündü manavda gördüm. büyük manavlarda var. çilek mevsimi henüz geçmedi aslına bakarsanız.
0
mea maxima culpa
(09.09.08)
soruyu genisletiyim

kış günü cilek nereden bulunur yapiyim o zaman:) ama yine supermarketlerde vardir heralde donmus monmus idare edicez artik

tesekkur ettimm
0
🌸orange coffee
(09.09.08)
saksida da yetistirebilirsin.
0
kayranin kedisi
(09.09.08)
çoğu manavda vardır şuan.
0
cnonefb
(09.09.08)
Alakasız ama aklıma Asteriks'in ilk macerası geldi. Kuvvet şurubu mu yapacaksın??
0
calendil
(09.09.08)
kış günü için nereden alsan donmuş alacaksın. ihtiyacın düşük bir miktar olacaksa benim çözümüm uygun gibi. ha dersen "bana çok lazım, şurda burda kullanıcam" o zaman mevsiminde alıp derin dondurucuya gömmen lazım.
0
tai
(09.09.08)
marmaris çamlı köyü'nde bulursun.kasım ortalarına kadar, gidip tarladan/seradan istediğiniz kadar çileği, kendiniz seçerek toplayabileceğiniz köylüler var.
0
elcikpower
(17.09.08)
(20)

yalnız ve mutsuz biri

edsy
25 yaşındayım ve hala kız arkadaşım yok, uzun bir zamandır depresyondayım, bu bi sorun mudur (yalnız olmak)yoksa bir insan sevgilisiz de yaşayabilir mi ya da 35 yaşında hala bir kız arkadaşım olmayacak mı :'(
25 yaşındayım ve hala kız arkadaşım yok, uzun bir zamandır depresyondayım, bu bi sorun mudur (yalnız olmak)

yoksa bir insan sevgilisiz de yaşayabilir mi ya da 35 yaşında hala bir kız arkadaşım

olmayacak mı :'(
0
edsy
(09.09.08)
zorlayarak mutsuz ilişkiler yaşayacağına böyle olsun daha iyi. kendini iyice olumsuz bir hale sokup, olmaz zaten deyip önüne gelen fırsatları da tepmemek kaydıyla, hayatı bu konuda oluruna bırakmak daha hayırlı olacaktır senin için.
0
arnold schwarzeneger
(09.09.08)
soru eki mi'leri ayıranlar ile "yalnız" diyenlerin şansı daha fazlaymış, öyle duydum.
0
kibritsuyu
(09.09.08)
abi naptın sen adam 25 yaşındayım hala sevgilim yok diyor sen hala imla derdindesin :)
0
bodom
(09.09.08)
insanlar sevgilisiz yaşar.
0
naithan
(09.09.08)
kız olsam 25 yaşında hala şu imla hatalarını yapana sevgili olmazdım ben. o açıdan belirtmek istedim. ciddiyim yani cevabımda.
0
kibritsuyu
(09.09.08)
ya orası öyle de, 25 yaşında hala hiç kız arkadaşın olmasa imlayı falan bu kadar umursamazdın belki.
0
bodom
(09.09.08)
yaşadıklarımı,hissettiklerimi anlatmak isterken gözden kaçanlardan biride buymuş demek.Zaten hayatı kaçırdım ben “nerede yanlış yaptım” sorusunu cevaplarken.Evet “cevaplarken” çünkü yazıldığı gibi “geniş zamanlı” bir kelimeydi ve o kadar geniş bir zamanımı aldı ki yorgunluğum, dertleşirken “biliyor musun; kırk yaşında bir çift göz var karşımda,silkin ve kendine gel daha çok yolun var” dediğinde arkadaşım, bu sözlerden güç alarak sadece biran genç olduğumun farkına vardım ve sayılı anlardan biriydi. Kibritsuyu eleştirin için teşekkür ederim, gözden kaçırdığım bir şeye önem vereceğim artık
0
🌸edsy
(09.09.08)
mrtksn :
Aslında en büyük sorunum özgüven eksikliği. Kızlardan hoşlanıyorum platonik aşklarım çok oldu sevmediğim,sosyal ilişkiler kuramadığım bir ortamda büyüdüm
0
🌸edsy
(09.09.08)
insan yalnız başına yaşayabilir, ancak bu bir eş ile yaşamaktan çok daha zor olur. yalnızca duygusal anlamda değil, düşünsenize mesela, yalnız başınıza yaşayarak 50 yaşına geldiniz ve hastalandınız. size böyle bir durumda bakabilecek bir eşiniz, çocuklarınızın olması lazım. sırf bu yüzden bile herkesin bir eşe ihtiyacı var. :)

ancak kız arkadaşınızın olmamasını dünyanın sonu olarak da görmeyin. daha gençsiniz, sizin yaşınızda bir sürü yalnız insan var.

yalnızlık çekiyorsanız... hayatınızda bir şeyleri değiştirmeye çalışın, biraz daha sosyalleşmeye çalışın, yeni insanlar tanımaya çalışın ne bileyim.

kendinize güvenemiyorsanız... kendinizle barışık olun, tüm iyi ve kötü özelliklerinizle kabullenin kendinizi, herkes gibi sizin de iyi ve kötü yanlarınız var ve kimse tam olarak sizden daha iyi değil.

eğer kimseyi sevemiyor, herkeste bir kusur buluyorsanız... kendinizin de mükemmel olmadığını unutmayın. insanları iyi yönleriyle görmeye çalışın. kimse hayallerinin erkeğini/kızını bulamıyor maalesef.

(merak etmeyin, bir kız arkadaşınız olunca da yepyeni sorunlar ortaya çıkacak. hatta yalnız geçirdiğiniz günleri özleyeceğiniz zamanlar bile olacak. ama ömrün sonuna kadar yalnız yaşamak çok çok zor bir şey)
0
moroff
(09.09.08)
@kibritsuyu imla hataları yapanların sevgili konusunda şansı daha fazla diyorsan fazla iyimsersin bence :)
edsy aslında bu bir sorun mu değil mi belli değil ki.aşık olup,ya da hoşlanıp mı yalnız kalıyorsun yoksa kimseye duygusal yakınlık hissedemiyor musun?birincisiyse çözümü vardır bir şekilde tabi ama ikincisiyse zaten sorun etmeye gerek yok.
0
aynali
(09.09.08)
mtksn

maalesef yaklaşık 25 yıldır özgüven eksikliği benimle beraber  AOF okuyorum anca dersler için gittiğim dershanede iletişim içinde olabiliyorum ve mutlu olduğum anlarda aynı ortamda geçmiştir. En önemlisi sevgilim olsun,yalnız kalmayayım diye istemiyorum ben bunu
hayatımda büyük bir eksiklik olarak görüyorum bir kız arkadaşı ve eksikliğini hissediyorum,beni tamamlayacağını düşünüyorum. El ele dolaşalım Kızılay meydanında buluşunca sarılıp öpüşelim filan gibi sık rastlanan örneklere benzeyen bir ilişki değil aradığım

@aynali hoşlanıp yalnız kalıyorum :(
0
🌸edsy
(09.09.08)
İnsan içine karışın biraz daha, yeni arkadaşlar edinin. Kız arkadaş dediğin günün birinde bacadan düşmüyor içeri.
0
386 dx
(09.09.08)
sevgili '386 dx' aksini iddia etmiş ama kişisel tecrübelerimden bir gün pat diye, en olmaz yerde bir sevgiliyle karşılaşacağınızı düşünüyorum. diğer taraftan sevgilisiz yaşamak bir boşluk yaratır evet, lakin bu bir sorundur diyemeyeceğim. eğer o boşluğu dolduracak bir uğraşınız/amacınız varsa kendinizi yalnız hissetmezsiniz.
0
insanimsi
(09.09.08)
bir de şunu ekleyeyim. kız arkadaş gelir kız arkadaş gider o mevzu değil. öyle fantastik aşk mevzusu da herkese nasip olmaz.
bence derdin bu olmasın. sana özgüven kazandıracak nitelikler kazanmak olsun. sonrasında kız da olur, ortam da.
ve birşeylerle uğraşıp, başarılı olursan böyle kendini dinleyip durarak depresyon denizine dalmazsın.
0
arnold schwarzeneger
(09.09.08)
Aynı şeyleri psikiyatr da söylüyor evden çık bir şeylerle uğraş hatta işe gir …
Galiba en doğru olan bu ama sanki üzerimde tonla yük var ve hiçbir şey yapamayacağım gibi geliyor bu yüzdende hep bir kısır döngü…Umutsuz vakayım galiba
0
🌸edsy
(09.09.08)
pskiyatrik yardim al diyecektim ama onu da yapiyorsun anlasilan. e biraz kıçını sık o zaman söyleyecek başka bişi kalmadı.
0
chavezding
(09.09.08)
Sana sunulan cevaplarin en işe yararını en mantıklısını sunayrum, fevkalade bi' insanımdır, kıymetimi bilirsin insallah-u teala.

Prenzentabl birisi olduğunu varsayarak -ki düşük bir ihtimal:
Bi' bağyan giyim mağazasında satış elemanı olarak işe başla. Karı-kızla olan diyaloğunu arttır.Farklı olur, açılırsın, açarlar.
Prenzentabl biri değilsen de, prezentabl ol.
0
kr4z33
(10.09.08)
28 olduk 35 e az kaldı şaka gibi
0
🌸edsy
(14.05.11)
@edsy iki yıl daha olmuş bu son entryi yazalı 30'a ayak basmışındır durum şu an nedir edsy?
0
fransızkalanadam
(24.05.13)
@fransızkalanadam simdi bir sevgilim var ve hayatımdan memnunum ozguvenim cok daha yuksek yani heryonden artidayim
0
🌸edsy
(13.11.13)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.