Giriş
(11)

Sürekli ex'lerinden bahseden sevgili

şarkı güzel ama ingilicce
Selam herkese.içinde küfür olmadığı halde küfür gerekçesiyle silinen duyurumu tekrar paylaşıyorum. Başlıkta da belirttiğim gibi, erkek arkadaşımın eski sevgililerinden, takılmalarından, uzunlu kısalı maceralarından çok sık bahsetmesinden şikayetçiyim.Şu şekilde oluyor, eski günlerinden alakasız bir
Selam herkese.
içinde küfür olmadığı halde küfür gerekçesiyle silinen duyurumu tekrar paylaşıyorum.

Başlıkta da belirttiğim gibi, erkek arkadaşımın eski sevgililerinden, takılmalarından, uzunlu kısalı maceralarından çok sık bahsetmesinden şikayetçiyim.
Şu şekilde oluyor, eski günlerinden alakasız bir şey anlatıyor mesela "o dönemde de bir gönül meselem var, moralim bozuk", "e tabi o zamanlar hızlı zamanlarım", "bir ara şuraya çok sık giderdim, bir kız arkadaşım vardı oralıydı" tarzında, hikayelerin içine serpiştirilmiş detaylarda geçiyor. Ben bazen üstünde durmuyorum, bazen kurcalayabiliyorum özellikle de çapkınlık, aldatma, ayrıl-barış durumları varsa öyküde. Sonra da tadım kaçıyor. Bazen de "eehh ama artık, senin eskileri mi dinleyeceğim ben sürekli" diyorum.
Yaşanmışlıkları tabii ki olacak ama bu kadar bahsettiğine göre aklından çıkmıyorlarmış gibi geliyor. Bu düşüncemi kendisine söylediğimde kabul etmiyor elbette. Biraz da melankolik bir tip olduğu için içip efkarlandığında falan kafamda deli sorular oluşmaya başlıyor, keyfim kaçıyor.
Bir insan niye böyle yapar? Siz de yapıyor musunuz, size yapıldı mı? Farklı görüşler almak istedim. Sağolun şimdiden.
* Kendisi 40 yaşında erkek bu arada.
0
şarkı güzel ama ingilicce
(08.08.21)
yapılmaz yapmamalı. ben olsam uyarırım ısrarla yapıyorsa da ilişkimi keserim. normal değil bu. nezaketen bahsetmemesi gerekir.
0
jelly bear
(08.08.21)
Asla. Ben eşime çok sormadigi sürece herhangi birşeyi anlatmadım. Iki tane kötü iliskiden örnek verdim o kadar.
Yapilmamali. Aklı başında yetiskin insan yapmamali
0
logisticsmanager
(08.08.21)
büyüyememiş.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.08.21)
beni tefe koyarlar ama ben burda acaba içip efkarlanınca eskileri mi özlüyor gibi bir durum hissetmiyorum. bazen bir konuyu anlatacaksın mesela yanında eski sevgilinle gitmişsin falan, ondan bahsetmeden nasıl anlatacaksın? yanımda mahmut vardı mı desin? hikayeye bütünlük katmaya çalışıyor da olabilir. olayları, anıları o anıda olan insanlarla birlikte hatırlar insan.

he ama bu durumdan rahatsızlığını dile getirdiysen yapılmaması lazım. o ayrı.
0
my leave requests
(08.08.21)
Buyuyememis, ozguvensiz.
40 yaşından sonra da değişmez kolay kolay.

Açık açık söyle ya da bir gün sen de anlat.
Ahmet vardı, çok seviyordum, ama başkalarıyla dik görüşüyordu, sonra ona olan bagliligim azaldı ve aynı zamanda osmanla görüşmeye başladım de. Sonra da terk ettim ikisini de diye anlat.
Rahatsız olursa sen ne anlatıyorsun bana de.
0
kisa
(08.08.21)
buyuyememis, ozguvensiz +1. ben olsam canimi sıkmasına daha fazla izin vermezdim.
0
in vino veritas
(08.08.21)
Gereksiz. Yapmam, yapılmasına tahammül etmem.

"Bu bilgi günlük hayatta ne işimize yaricak hocam" de
0
abuzer
(08.08.21)
Valla rahatsız olduğunu belirtmene rağmen hala devam ediyorsa sıkıntı. Hani bazen insan boş bulunup bişeyler söyler ya da gereksiz ayrıntılara falan girer normaldir ancak karşındaki kişi eğer o ayrıntılardan rahatsız olduğunu söylerse de bu sefer biraz dikkatli olmaya çalışırsın. Dikkatli olmuyorsan/olamıyorsan ya karsinin dediğini pek sallamıyorsundur ya da o özellik senin artık karakterin gibi bişey olmuştur ve değiştiremiyorsundur. Her iki durum da sıkıntılı gibi.
0
j r r tolkien hayrani
(08.08.21)
Berbatbombos bi insan surekli eski anilari anlatmak zaten rezalet

kova burcu erkegi mi acaba ya :d duygusuz biriyse umrunda olmadan anlatiyordur ama cok bos insan imaji vermis hizli zamanlari falan filan iyk
0
ala09
(08.08.21)
ben de yeni insanlara eskiden yaptığım şeyleri, gittiğim gezdiğim yerleri anlatırım ama çok çok gerekli değilse eski sevgili muhabbetlerini anlatmam hiç. "bir ara şuraya çok sık giderdim, denizi çok güzel" şeklinde değiştiririm. ne diye durup dururken eskiyi karıştırayım şimdi. geçmiş, bitmiş, geçmiş.

bana biraz eskiyi özlüyor, şu andaki durumundan mutsuz ve ben zamanında çok piçtim ayakları yapıyor gibi geldi. orta yaş bunalımı.
0
chezidek
(09.08.21)
Biz de eşimle sohbet ederken bazen ben bazen o "bi flörtümle gitmiştik oraya" gibi kırıntılar geçiyor cümlede hatta bazen "o değil de şununla mı gitmiştik acaba" dediğinde ben "tabi o zamanlar hızlı zamanların" diye takılıyorum, gülüyoruz.

Ama sürekli sürekli böyle eskileri yad etmiyor, öyle olsa ben de rahatsız olurum. Bu detaylara ihtiyacım olmadığını, rahatsız olduğumu söylerim. Sizinki biraz ezikliğinden yapıyor gibi geldi kusura bakmayın. Konuşun, düzgünce uyarın, hala devam ediyorsa daha kapsamlı aksiyonlar alabilirsiniz.
0
chicha_v2
(10.08.21)
(8)

evlilik teklifi önerileri

gizemli dede
arkadaşlar evlenme teklifi edecem de bir türlü karar veremiyorum nasıl edeceğime biraz sürprizli bişeyler istiyorum. her türlü öneriye açığım-kız arkadaşım yüzüklerin efendisini seviyor baya. bununla ilgili bişeyler olabilir-ortak tanıdığımız yakın arkadaşı ekstrem evlilik teklifi sevdiğini söylüyor
arkadaşlar evlenme teklifi edecem de bir türlü karar veremiyorum nasıl edeceğime biraz sürprizli bişeyler istiyorum. her türlü öneriye açığım

-kız arkadaşım yüzüklerin efendisini seviyor baya. bununla ilgili bişeyler olabilir
-ortak tanıdığımız yakın arkadaşı ekstrem evlilik teklifi sevdiğini söylüyor. yamaç paraşütü ya da dalış gibi bişeyler

benim kafamda da at çiftliğine götürüp beyaz atımdan atladıktan sonra yüzüklerin efendisinden bir replik söyleyip olayı bağlamak. (repliği de bulamadım seriyi tekrar izleyecem :D
0
gizemli dede
(08.08.21)
Hicbir kadin evlik teklifinde yer almasini isteyecekkadar yuzuklerin efendisi sevmez. Hatta kadin diye daraltmamak lazim. Hicbir dizi film vs girmeyin. Ne kadar az show o kadar iyi
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.08.21)
Valla nişanlımla buluştuk. Bana Gül almıştı onu verdi. Beni atakulede yemeğe götürdü. Sonra botanik parkta bir banka oturduk tenha bir tarafta. Çıkardı yüzüğü teklif etti. Kabul ettim öptüm. Sonra tunalıya indik bira içtik. Gayet güzeldi samimiydi.

Böyle aşırı kalabalık ekstrem teklifleri aklım pek almıyor, instagramda teklif için organizasyonlar falan var. Onlara bakın isterseniz belki istediğiniz şeyler vardır.
0
Hallegadola
(08.08.21)
biz haftasonu parise gittik
Pont de Bir-Hakeim'de eifel'e doğru bir hafif çıkıntı vardır
fotografçı bizi orada bekliyordu, bizi görünce uzaklaştı çaktırmadı
biz de yemeğe gidiyorduk, dur şurda duralım ne güzel manzara dedim
telefondan "eee parisle ilgili ne düşünüyorsun" diye videosunu çekmeye başladım
fotograçının kız arkadaşı yanımıza gelip, ben çekiym mi videonun kalanını dedi
Ona verdim
Evlenme teklif ettim

Hem telefonda o anın şaşkınlığı videosu var
hem fotografçıdan profesyonel fotograflar var
keyifli bir anı oldu

bunu neden yaptım? 2 sebebi var
1- Ben evlenme teklif edersem böyle teklif ederim narsistliği var biraz.
2- Kız anlatırken "frenemies"'e karşı puan kazansın diye.

ikisi de oldu
Şimdi her parise gittiğimizde, o noktadan geçerken aklımıza geliyor
küçük kızımıza da anlattık
0
Corc
(08.08.21)
yüzüklerin efendisi ile bağlantılı bir şey yapmayın!
0
my leave requests
(08.08.21)
Saruman kılığına girip yüzüğü elden teslim edin.
- tüm güçlerim senin olsun.
0
neymis
(08.08.21)
Valla atı evlilik teklifine karıştırmak sıkıntı. At rahat durmaz ya da düşersin attan falan öyle kalırsın. Gerçi farklı bir açıdan bakarsak, attan düşerek ya da attan çifte yiyerek evlilik teklif etme de çok ekstrem bir evlilik teklifi olur. Yine de bence gerek yok öyle olaylara. Git direkt sade evlilik teklifi yap yeter bence.

Bu arada yüzüğün sahibi Sauron, saruman değil. Saruman kılığına girip evlilik teklif edersen çok değişik bir olay olur.
0
j r r tolkien hayrani
(08.08.21)
Ekstrem seviyor dediğiniz için helikopter geldi aklıma.
Benim arkadaşım profesyonel bir organizasyon firmasından yardım alarak sabah kuaförden başlayan bir organizasyon yapmıştı. Kız anladı tabii sonunda teklif geleceğini bu sebeple böyle uzun programlar yapay geliyor ama helikopter güzel bir deneyim olabilir.
youtu.be
Ayrıca arkadaş olur profesyonel olur biri kesinlikle ölümsüzleştirsin.
0
cilekli pasta
(08.08.21)
yuzuklerin efendisiyle, atlarla ve ozellikle de ekstrem evlilik teklifleriyle ozel bir bagim yok ama fikriniz bana cok sempatik geldi niyeyse :) @j r r tolkien hayrani'nin dedigi gibi attan dusmemeye dikkat edin bence. ve kesinlikle birileri ölümsüzlestirsin.
0
in vino veritas
(08.08.21)
(4)

Kararsızlık

mrtkbl
Merhaba,Biraz kararız ve kaygılıyım. Bir konuda yardımınızı önerilerinizi merak ediyorum. Yaklaşık 2 senedir üretim yapan iki firmada ERP çalışıyorum. Kullandığım programda iyi sayılırım ama sadece kullanıcısıyım. Bu işi bir tik daha ileri götürmek için SQL öğrenmek istiyorum. 33 yaşında iibf mezunu
Merhaba,

Biraz kararız ve kaygılıyım. Bir konuda yardımınızı önerilerinizi merak ediyorum.

Yaklaşık 2 senedir üretim yapan iki firmada ERP çalışıyorum. Kullandığım programda iyi sayılırım ama sadece kullanıcısıyım. Bu işi bir tik daha ileri götürmek için SQL öğrenmek istiyorum. 33 yaşında iibf mezunu ve henüz mesleğinin ne olduğunu bilmeyen birisiyim. Istanbul'da ikamet ediyorum.

Udemy'den online bir eğitim aldım ve devam ediyorum. Aslında gösterilen şeyleri tam olarak anlıyorum ancak online bir eğitim nedense beni pek tatmin etmiyor. Çok açıklayıcı olmasa da "sanal" geliyor çünkü canlı bir şey yapmıyorum.

Şunu düşündüm. Gidip bir eğitici kurstan sql alayım. Bilgisayar ve excel ile aram iyi. Veritabanı mantığını kafamda çok iyi kurgulayabildigimi söyleyebilirim.

Sorum şu aslında. Sql eğitimi alsam bana sadece kullandığım erp'de mi faydası olur yoksa genel olarak bir iş alanı açabilir mi? Çünkü gerçekten yarın ne olacağını bilmediğim için kaygılıyım. Fikirlerinizi ve varsa bildiğiniz eğitim veren kurumları yazarsanız çok memnun olurum. Bir de söyle bir durum var. Eğitici kurumların bazıları Microsoft Yazılım Uzmanlığı konusunun altında işliyor SQL'i, bazıları ise SQL olarak tekil sunuyor. Tam anlayamadım bunu. Şimdiden cevaplarınız için
teşekkürler.
0
mrtkbl
(07.08.21)
İş alanı açabilir mi?

Bunu görmek için iş ilanlarını inceleyebilirsiniz. Kaç ilanda SQL isteniyor, buna göre karar verebilirsiniz.
0
dissendium
(07.08.21)
Valla yazılım alaninda kuru kuru SQL bilgisi bir işe yaramaz. Frontend olmadığıni varsayarsak zaten herkesin bilmesi gerekiyor gibi bişey. Yani tek başına sana pek iş ilanı açmaz.

Bunun dışında genelde SQL denince hep MSSQL akla geldiği için onunla özdeşleşmiş gibi oluyor ancak SQL bir dildir. Farklı farklı veritabanları var ve SQL ile sadece onların kontrolünü sağlarsin, yani sadece Microsofta bağımlı değilsin. SQL mantığını iyi anlarsan birçok diğer veritabanını da kullanabilirsin. Tabii diğer yandan NoSQL denen bişey de var ki o da ayrı bir olay. Yani artık sadece eski popüler veritabanları kullanılmıyor hatta artık NoSQL de neredeyse bir zorunluluk haline geldi.

Neyse, kısacası dediğim gibi SQL bileyim iş bulurum olayları geride kaldı. Kendi başına pek iş buldurmaz sana.
0
j r r tolkien hayrani
(07.08.21)
@dissendium cevabınız için teşekkürler. Aslından sorum yanıltıcı olmuş olabilir. Tek başına SQL ile yeni bir alan açabilir miyim olacaktı :)
0
🌸mrtkbl
(07.08.21)
İşi sırf sql bilmek olan insanlar var, hatta bayağı aranıyorlar ama tabii çok iyi bilmek lazım.

Bizde var db ekibi. Mssql de bilmeleri gerekiyor db2 de (db2den çıkıyoruz)

Şu an postgresql bilen insan arıyor her yer deli gibi mesela. 3 sene sonra ne olur kimse bilemez, o yüzden aslında bir bakıma yaklasiminiz doğru. Spesifik dil yerine konseptleri öğrenince hepsi biliniyor.

Ama tabii ki çok limitli bir alan olur.
0
aguen
(07.08.21)
(11)

sizce orta direk hangi sınırdan başlar

syozkn
ayda 100 bin kazanmıyorsan fakirsinciler de gelmesin ama bir beyin fırtınası yapalım istiyorum.tek olarak da düşünebilirsiniz. çift olarak da. tek başıma 100 bin TL kazanıyorsam orta direğimdir veya çiftler toplam 500 bin kazanıyorsa orta direk bir ailedirler gibi bir yaklaşım istiyorum. iyi bir yaş
ayda 100 bin kazanmıyorsan fakirsinciler de gelmesin ama bir beyin fırtınası yapalım istiyorum.


tek olarak da düşünebilirsiniz. çift olarak da. tek başıma 100 bin TL kazanıyorsam orta direğimdir veya çiftler toplam 500 bin kazanıyorsa orta direk bir ailedirler gibi bir yaklaşım istiyorum.

iyi bir yaşamdan da bahsetmiyorum, kötü bir yaşamdan da. orta direk'in kafamdaki karşılığı geçinmekte zorluk yaşamayan ama geleceğe de öyle aman aman yatırım yapamayan kişiye denir. eskiden memur skalası bu sınıftaydı ama hala emin değilim açıkçası.

hatta şöyle yapalım: çünkü şehir kira açısından baya büyük bir değişken yaratıyor. bunlara/buna aileden tam da yaşadıkları şehirde oturabilecekleri bir adet ev kalmış ve burada yaşıyorlar. istanbul olması şart değil ama büyük şehirlerden birinde diyelim.

hadi bakalım nedir orta direk buyurun.
0
syozkn
(07.08.21)
tek başına yaşayıp 10-15 arası kazanan birisi orta direktir bence. kendimden yola çıkıyorum :D
0
amour fou
(07.08.21)
bence marketten istediğin şeyi alıp yiyebilmek, ayda bir kaç kere dışarıdan yemek söyleyebilmek orta direklik.
0
Acil kan
(07.08.21)
Valla kavram böyle çok keskin bir kavram olmadığı için öncelikle kavram konusunda herkeste bir kafa karışıklığı var gibi. Herkesin orta direk kavramını farklı çünkü.

Benim düşünceme göre memur, emekli ya da bişekil orta düzey geliri olan, yani asgari ücretten fazla alan ancak öyle aldığı ücretin kendisine çok da büyük nimetler sağlamadığı kişidir orta direk. Daha çok toplumdaki en düşük maaş skalasına göre belirleniyor gibi. O yüzden tüm ihtiyaçlarını karşılaması vs gibi bir olay yok, sadece biraz daha yaşanılır şekilde hayatta kalan ancak yine de oldukça şeyden feda etmek zorunda kalan kişidir orta direk. Yani o toplumdaki ortalama insandır orta direk. Bu yüzden memurlar/memur maaşları vs hala oluşturuyor o sınıfı bence.

Illa rakam verecek olursak da 5-6 bin civarı derim.
0
j r r tolkien hayrani
(07.08.21)
Kira hariç
tek 10 bin
hane 18-20

Orta direktir
0
otopsicocugu
(07.08.21)
E bana nick bırakmamışsınız ve jrr tolkien doğru yerden bakıyor. Orta direk eskiden de alt sınırın bir üstünde yaşayan ama sabit geliri olan demekti, Özal’ın lafıydı diye hatırlıyorum. Şimdi de aynı şekilde yaşayan memur sınıfıdır. Hem sayıca toplumda büyük yer işgal eder, hem toplumu ayakta tutan tam da ortadaki direktir. Ekonomi çarkı o orta direkle döner, o yüzden eskiden esnaf, memur zammını sıkı takip ederdi ki memur zam alsın da biraz para harcasın. Çünkü ne kadar harcama o kadar esnaf kazanacak. Şimdi ise ekşide milletin elinden gelse memura maaş vermeyecekler. Halbuki toplumu ayakta tutan orta direk odur işte. Ve aynı düzeyde maaş alan çalışanlar, 5-6 bin yani.

10-15 bin orta direk olsa olsa paralel evrende olur. Türkiye’de halkın bir çoğu bu maaşı alabilmek için uğraşıyor.
0
epitaf
(07.08.21)
Yoksulluk sınırının üstünde bir gelirin varsa orta direksin işte.
0
anten
(07.08.21)
ortalama öğretmen maaşı *2 yaptığında şöyle görüyorum, karı koca hane başına 11-12 bin tl falan giriyor. işte bu rakam bence tam orta direğin karşılığıdır.
0
roket adam
(07.08.21)
"geçinmekte zorluk yaşamayan ama geleceğe de öyle aman aman yatırım yapamayan kişi"

senin tanımından yola çıkarsak, ev kiralarının 2000-3000 olduğu şehirde geliri 6000-9000 civarında olanlar orta direktir derim. kısaca ortalama kiranın 3 katı alıyorsa orta direktir.

insanın kendi evinin olması çok büyük bir rahatlık bu arada. o maslow'un üçgeninin ilk basamağına yerleşmek için gezmek gibi. "he burası katların en genişi la, şuraya yatağı koyarım, çalışma masası da şurda olur, oh iyi la" huehue.
0
chezidek
(07.08.21)
tek yaşıyorum, 10 bin alıyorum. minimal ve tamahkar yaşadığım için yarısını kenara atıyorum. ama daha iyi ev, araba, kurslar, kıyafet, hobiler, alkol alışkanlığım falan olsaydı bu maaş ucu ucuna yeterdi gibime geliyor. ama ortadireklik sadece yaşamak değil. ev alacak kadar kenara para atmak lazım. o yüzden ben tek kişi için min. 12bin 2 kişi için 25 bin diyorum.
0
buenosdias
(07.08.21)
Orta direk bir ülkenin memur, kıdemsiz kurumsal çalışan ve küçük esnaf ortalamasıdır. Kişisel olarak bakıp, bana anca bu yeter diyerek tanım yapmak biraz subjektif olur.

hesabı ailede kişi başına düşen gelir gibi hesaplıyoruz . Tek veya çift veya aile gibi ayrı senaryolarda tutarlar yazmanın daha net hali bu olur sanırım. Bir aileden çalışabilecek durumda olanların her birine ortalama 5 bin TL düşüyorsa yani çiftlerde 10 bin TL , çalışmaya başlamış, veya çalışma çağına gelmiş ama henüz evden ayrılmamış çocuk varsa çocuk sayısına bağlı olarak (2+x)*5k TL gibi bir rakam denebilir.

Bunun üstü hemen zengin değil tabi, orta direğe yakın ara seviyeler ama Türkiye ortalaması 5 bin tldir bence orta direğin başlangıcı.
0
eksisozlukokuryazari
(07.08.21)
5
0
oekuklu
(07.08.21)
(5)

0 Dan 9 çıkınca -9 oluyor ya

all girls dream
Bunun mantığıni nasıl aciklaniyor
Bunun mantığıni nasıl aciklaniyor
0
all girls dream
(07.08.21)
0 toplamanin etkisiz elemani. 0+x = x
0-9=0+(-9)=-9 mantiktan kastiniz nedir?
0
ghilleinthemist
(07.08.21)
sayıları bir sayı doğrusu üzerine birerli adımlarla yazıyoruz;

örneğin a + b şeklinde toplama ise a'nın noktasından b defa artı/pozitif yönde ilerliyoruz.

çıkarmada ise a'dan ters yöne, negatife doğru ilerliyoruz. 0'dan 9 adım "daha küçük yöne" gidince -9 oluyor.

ben tam anlamadım mı acaba soruyu?
0
infernal majesty
(07.08.21)
Borç mantığı işte. Kendisinde yokken bişey ödemesi gerekiyorken ödemeyi anca borç alarak yapıyor gibi. Sonradan parası geldiğinde de ilk borcunu ödemeli.
0
j r r tolkien hayrani
(07.08.21)
Hava sıcaklığı gibi düşün.
0
neymis
(07.08.21)
Cikarma, sayi dogrusunda eksi (-) yone gitmektir. Sayi dogrusunda - yone giderek (cikarma islemi yaparak) ulastiginiz sonuc eger sifirin solundaysa onune - koyarsin, sifirin sagindaysa onune + koyarsin.

Ama +'yi koymayinca + oldugu kabulunden dolayi hic konulmuyor.


Yani islemin sonucu bir vektordur ve vektorlerin yonunu (isaretini) belirtmek sarttir.
0
invictae
(07.08.21)
(3)

yöneticimin bu davranışlarına sinir olmamayı nasıl başarabilirim?

la lykia
yöneticimin müthiş bencil ve kaba bir iletişim tarzı var.ve bir de kendisinin de olduğunu kabul ettiği duygusal kontrol sorunu var. öfkesini ve duygularını asla kontrol edemiyor.o şekilde yorum yapacaklara baştan söyleyeyim:uzun zamandır çalışıyorum, özel sektörün de, iş hayatının da ne olduğunu bil
yöneticimin müthiş bencil ve kaba bir iletişim tarzı var.

ve bir de kendisinin de olduğunu kabul ettiği duygusal kontrol sorunu var. öfkesini ve duygularını asla kontrol edemiyor.

o şekilde yorum yapacaklara baştan söyleyeyim:

uzun zamandır çalışıyorum, özel sektörün de, iş hayatının da ne olduğunu biliyorum, kimsenin çocuk gibi ilgisini beklemiyorum.
aslında tek beklentim asgari düzeyde hani insan gibi derler ya düzgün bir iletişim tarzı.
uzun zamandır yöneticim ile çalışıyorum, eskiden bu kadar değildi, yaşıyla birlikte arttı bu tarzı.
işimden ve şirketten memnun olduğum, oldukça başarılı da görüldüğüm için ayrılmak da istemiyorum. onun için ne yaparım da tamamen görmezden gelebilirim bunun derdine düştüm.

örneğin teşekkürü geçtim, günaydın, nasılsın bile demez.
en ufak bir hataya, gecikmeye tahammülü yok, sürekli azarlıyor. sizin müthiş emek verdiğiniz bir işte gerçekten çok önemli olmayan küçük bir hata çıkmış olsun, senden bunu hiç beklemezdim tarzında azarlıyor. azarlarken böyle gözleri çakmak çakmak oluyor.

10 günlük tatilden döneriz, sabah 8'de arar. ya insan öylesine bile olsa günaydın nasılsın demez mi? demiyor, telefonu açıyorum ve direkt bana şunu gönderir misin diyor.

örneğin günlerdir yanan yerlerden biri benim şu an yaşamadığım ama evimizin, yakınlarımızın olduğu memleketim. biliyor da bunu. bir laf olsun diye bile olsa bir şey sormadı. evinizin olduğu yer etkilendi mi, yakınlarınız iyi mi diye sormaz mı insan olan?

bu sadece bir örnek tabii. her konuda böyle.

ama kendi başına en ufak bir şey geldiğinde herkese en detayına kadar anlatıyor. şirkette alakalı alakasız duymayan kalmamış oluyor. sürekli ilgi bekliyor, resmen ağlıyor, anlatıyor da anlatıyor. sürekli ilgilenip ne oldu vs diye sormazsanız bozulup sinirleniyor, bunu da hissettiriyor. tam bir drama queen'e dönüşüyor.

zaten sinirlendiğinde de ağlıyor.

bu şekilde sinir olduğunuz insanlarla çalışırken nasıl görmezden geliyorsunuz?
ne yapıyorsunuz, nasıl düşünüyorsunuz?

ben K 33, yöneticim K 43.
0
la lykia
(07.08.21)
Valla aradığın çözüm görmezden gelme ile alakaliysa hiç üstüne düşünmeyerek yaparsın. Böyle duyuru açmak ve buna çözüm aramak da görmezden gelmenin tamamen tersi bir olay. Yani böyle çözüm aradığın müddetçe görmezden gelemezsin. Çünkü çözüm aradıkça o probleme yoğunlaşırsın.
0
j r r tolkien hayrani
(07.08.21)
Abi çözüm yok. Tek çözüm psikolojik olarak takmamaya çalışmak baska valla yok. Yok çünkü işimden memnunum diyorsun ama yok bunları buraya yazarak bile içine dert olmussa en basitinden yangından bahsediyorsun.. kendini üzme
0
fıytfıyt
(07.08.21)
Baskan pek çözüm yok. O yüzden denildiği gibi umursamamak hatta bu yoneticinden öğrenmek en mantıklısı.

Bugün bu yöneticinin yaptıkları sana nasil hissettiriyorsa öğren ve ileride asla bu hatalari yapma.
Takmama kismi zor is ama basarirsan senin yararina.
Eger Büyük/global kurumsal yerse sirket ici anketlerde kötü not vs verebilirsin.

Yalniz ne yoneticiler var ya, benimkiler son zamanlarda çok calisiyorsun ya tatil falan alsana dinlenmek önemli diyolar. Ellerinden öpesim geldi.
0
logisticsmanager
(07.08.21)
(7)

Damatlık

etna
1. Hangi marka ve neden? (Tek krtiterim daha sonra da takım olarak kullanabilmek)2. Kuşak ve/veya yelek olmalı mı?
1. Hangi marka ve neden? (Tek krtiterim daha sonra da takım olarak kullanabilmek)
2. Kuşak ve/veya yelek olmalı mı?
0
etna
(07.08.21)
Valla hocam düğünle ilgili her şeyi duyuruya sorup da duyuru camiasını düğüne davet etmemen de ayıp cidden. Bu yüzden seni kınıyorum.

Soruya kısmi cevap olarak da kuşak veya yeleğe gerek yok diyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(07.08.21)
ben damat dan almistim. yaka kisimlarina farkli bir kumas dikiyorlar ve dugmeleri degistiriyorlar. dugunden sonra onlari sokturup takim olarak kullaniyorsunuz ki ben de oyle yapmistim.
0
oscar
(07.08.21)
Biz Ramsey’den almıştık. Denediklerimizin hepsinin içinde kalıp olarak en cuk oturan oydu. Yeleğe gerek yok bence ama kuşaksız olmuyor sanki.
0
hrvl
(07.08.21)
avva. fiyatlar gayet makul, ayrıca kalitesi de hiç fena değil. bir kere giyeceğin bir ceket ve gömlek olacak bir de. ona göre al derim. evet ramsey'in çok iyi modelleri var, ama dediğim gibi tek seferlik bir şey.
0
mermize
(07.08.21)
Ofisteki her evlenen Damat’ı tercih etti fiyat performans diyorlar eski haline dönüyormuş.
Benim tek tavsiyem giyince kolu bacağı iyi oynatın. Biz gittik özel terziye diktirdik o kadar çuvalla para verdik ilk eğilmede cart gitti pantolon. Yedeği olmasa ciddi rezillikti.
0
cilekli pasta
(07.08.21)
Network
Kuşak yelek gereksiz
0
otopsicocugu
(07.08.21)
Biz abdullah kiğılı dan aldık. Damat ve ramsey in kalıpları çok hoşumuza gitmemişti, buradaki çok güzel oturmuştu beyimin üstüne:) vücut tipine göre çok fark ediyormuş onu anladık.
Bu yüzden tavsiyem burada sayılan markaları bir tur gezmeniz.
Kuşak yelek almadık bence gereksiz.
Yakası çıkarılabilen bir modeldi ceket, başka düğünlerde falan giyiyor eşim arada.
0
somethinginthewayshemoves
(07.08.21)
(10)

yüksek lisans neden yapılır?

sabenburak
akademide devam etme amacı olmayan birisi neden yüksek lisans yapar? ya da niçin yapmalı? çevremde birçok kişi yapmaya başladı, ben de yapmak istiyorum ama gözümde de büyüyor açıkcası. işime maddi katkısı yok denecek kadar az olacak.
akademide devam etme amacı olmayan birisi neden yüksek lisans yapar? ya da niçin yapmalı? çevremde birçok kişi yapmaya başladı, ben de yapmak istiyorum ama gözümde de büyüyor açıkcası. işime maddi katkısı yok denecek kadar az olacak.
0
sabenburak
(07.08.21)
Birisi yapiyor diye yaparsin.
Yapinca da ne gereksizmis dersin.

Ama yapmadikca, ulan duyuruya sorduk keriz gibi yapmadik diyeceksin :)

Hakikaten yapip da bir sey ogrendim isime yaradi diyen gormedim. Hocalar bana soruyordu siz bunu sirkette nasil yapiyorsunz diye.
0
divit
(07.08.21)
Askerliği tecil ettirmek için.
0
j r r tolkien hayrani
(07.08.21)
akademik kariyer yapma amacı yoksa; tamamen bölüme bağlı bir olay. mesela işletme, mühendislik mezunu yaparsa kendini geliştirmiş olur. kariyerini ilerletmede yardımcı olur. ama ne bileyim öğretmenlik, hemşirelik mezunu birisinin yapmasının pek anlamı yok çünkü kariyerlerine pek bir katkısı olmaz.

o yüzden bölümü göre gerekli/gereksiz denilebilir bence.
0
rose parks
(07.08.21)
tam da yüksek lisans okuma/okumama kararı verme sürecindeyim. kamuda öğretmen/yöneticiyim. meslekte 10.yılım ve kendimi aşırı körelmiş hissediyorum. güncel akademik olaylardan baya geride kaldığımı hissediyorum. 2.üniversite auzeften çocuk gelişimi okuyorum. bi konu hakkında akademisyen arkadaşımla konuşurken gelişen ve değişen konular oldu diye söyledi. kendimi geliştirmek adına istiyorum. ancak geçen seneki üniversitelerin yl lisans sonuçlarına baktım. girenlerin mezuniyet ortalamalarına ve ales puanlarına bakınca yarışın ne denli büyük olduğunu gördüm. büyük üniversitelerin kontejyanları inanılmaz yüksek puanlarla kapatıyor. bu sene itibariyle de çoğunluğu en az 40 dil barajı koymuş. velhasıl yarış giderek zorlaşmış. bir yanım boşver napıcaksın işinde maaşına, kariyer yükseltmene katkısı olmayacak vazgeç derken bir yanım da yapabilirsin, kendini geliştirmelisin diyor. araftayım.
0
dedim ben sana
(07.08.21)
-akademide devam etme amacı olmayan birisi neden yüksek lisans yapar?
Mezun olduğum son dönem staj yapıyordum, çok kötü geçmişti. İş teklifi almadım. Ales'e girip okulun burslu yüksek lisans programına başvurdum. Tek amacım az da olsa elime para geçmesiydi. Eh, başlayınca da bitireyim dedim bitirdim.

Mühendislik özelinde konuşuyorum, eğer özel sektörde çalışacaksan yüksek lisans boş iş. Savunma sanayinde çalışmıyorsan en ufak bir maaş katkısı da getirmiyor. 3 sene boyunca iş sonrası stres yaratmaktan başka bir katkısını göremedim şimdiye kadar. Makale okuma, tez yazma sürecinde üç senede öğrendiğim bilgilerden fazlasını iş değiştirip bir ay içinde öğrendim.

Yerli/yabancı yazılan makalelerin çoğu, bir tane gerçekten işe yarar makaledeki kullanılan metodları alıp, süslü bir giriş yazısı yazıp, parametre değiştirip denemekten ibaret. Her sene konferans düzenleyip birbirinin aynısı makaleler için milletten 300-400 dolar giriş ücreti topluyorlar, böyle böyle koca sektör dönüyor sadasdasd.

Özet, özel sektörde devam edeceksen yüksek lisans yapma, zamanına ve akıl sağlığına yazık olur.
0
nehara
(07.08.21)
+ 1 @ playing star again

Yapamadığım için ikinci üniversite okuyorum mesela.
0
fıytfıyt
(07.08.21)
Memuriyette kademe atlatıyor, yeşil pasaport a bir adim daha yaklaşmak
0
sanguine
(07.08.21)
özel sektöre ha deyince girilemediği için; biraz daha okuyayım, belki bir şeyler olur beklentisi. tabii ki herkesin olayı bu değil, ama sırf bu kafada olan onlarca insan tanıdım, tanıyorum.
0
mermize
(07.08.21)
Aslında başkaları seni ilgilendirmiyor. Canın istiyorsa yap. Ben araştırmayı, öğrenmeyi sevdiğim için yapmayı düşünüyorum. Yüksek lisansın doğrudan akademisyenlikle ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Yüksek lisans kendine yaptığın bir yatırım. Sen araştırmayı, öğrenmeyi seven biriysen doktora da yapabilirsin. Gözünde büyüyen bir şeye zaman ayırman zaten mantıksız.
0
dissendium
(07.08.21)
çalıştığınız alana göre değişir. örneğin bizim iş kolunda akademik bilgi de önemli. yaptığınız iş hiçbir akademik bilgi gerektirmiyorsa YL de işe yaramaz.
0
bronz böcek
(07.08.21)
(15)

Kız arkadaşın arabasının benzin&otopark ücretini ödemek?

burakinho
Şu an bende araba yok, mevcut kız arkadaşımın ise var.Haftasonları arabasıyla şehiriçinde yemeğe, içmeye bir yerlere gidiyoruz...Beraber zaman geçirmekte olduğumuz esnalarda arabasına benzin alırken, bazı zamanlar ödeme için ben hamle yapmalı mıyım? Nezaket gereği zaten normal olanı da bu mudur? Öde
Şu an bende araba yok, mevcut kız arkadaşımın ise var.

Haftasonları arabasıyla şehiriçinde yemeğe, içmeye bir yerlere gidiyoruz...

Beraber zaman geçirmekte olduğumuz esnalarda arabasına benzin alırken, bazı zamanlar ödeme için ben hamle yapmalı mıyım? Nezaket gereği zaten normal olanı da bu mudur? Ödeme hamlesi yaparsam "Araba benim canım, sağol. Hiç gerek yok." gibi hamlemden memnun olmayacak türde bir şeyler de diyebilir mi?

Veya mesela arabayı otoparka bırakıyoruz, otoparktan çıkacağımızda ödeme kısmını benim halletmem doğru olan mıdır?

Ben sevgililik ilişkisi yürütme konusunda fazla yaşam deneyimi olan biri değilim. O yüzden de kafamda bazı detaylarda boğulup kalıyorum, nasıl davranmamın uygun olacağını kestiremiyorum...
0
burakinho
(07.08.21)
aracını kullanıyoruz geziyoruz eğleniyoruz çok güzel ama bu masrafı eşit olarak ben de karşılamak istiyorum de, nasıl olacağını kararlaştırırsınız, sırayla mı ödersiniz ortak bir kasa mı oluşturursunuz birlikte karar verin daha pratik çözüm neyse denersiniz
0
freebird5406_2
(07.08.21)
Öder misiniz ödemez misiniz bilmiyorum ama sürekli arabayla gidiyorsanız bir yerlere hiç hamle yapmamak ayıp bence. Sadece sevgililik müessesesinden değil. Ben arkadaşlarımla arabayla çıkınca zaten onları alma, otopark bulma stresini yaşıyorum bir de onlar hiç ellerini ceplerine atmayınca baya bozuluyorum.
0
mysticriver
(07.08.21)
Arkadaşlar arasında da sürekli arabayla gezme halinde bu hamle yapılır. Sevgiliyle mutlaka yapılmalı bence.
0
aquarium
(07.08.21)
Valla sanki samimi olunmayan bir iş arkadaşıyla falan yaşanan durum gibi aktarılmış olay. Samimi şekilde konuşamadığın, hareket edemediğin bir ilişkinin olması çok ilginç geliyor bana.

Neyse, kafanda detayda boğulmaya gerek yok, rahatsızsan yap bişeyler. Otur @free'nin dediği gibi konuş ya da git sen öde direkt. Hamlenden memnun olmazsa sen de bişey yapmamaktan rahatsız olduğunu söylersin orta yolu bulursunuz.
0
j r r tolkien hayrani
(07.08.21)
şahsen uzun yol harici yapmadım bunu yapmam da heralde. ama teklif edilebilir. otopark parası verilir mesela. arada dur ben depoyu doldurayım diyebilirsin.
0
jelly bear
(07.08.21)
sen fikrini belirt o olmaz derse de yemekleri öde.

gerçi benim arabam olsa ve içinde ben olduğum müddetçe kimseye benzin parası ödetmem. ben zaten gidiyorum seni de yanımda götürüyorum.
0
blue eyes white dragon
(07.08.21)
Ya bunun için bi plan yapmaya gerek yok ki, ödeme yapılan sırada sen önce davran sen uzat kartı veya parayı.
0
Kahir ekseriyet
(07.08.21)
ara sıra değil, seninle birlikte iken bu masrafları direk senin ödemen lazım.
0
nuisance
(07.08.21)
bu bence sevgililer arasında konuşulacak mesele değil. örneğin arabayı almak için otoparka girerken görevli senin taraftan gelirse ya da ödeme yapılan kulübeye sen daha yakın konumdaysan (içeri doğru yürürken yani) hemen ödeyiverirsin biter gider.

yakıt ise daha yüklü olacağı için kabul edilmemesi daha olası ama tabi ki teklif et, ters tepecek bir şey de yok, en fazla kabul etmez. öyle olursa da pinti imajı vermemek için tabi ki yemeği vs. ödemen güzel olur.

yalnız her seferinde de göze sokar gibi yapmak abes olur otopark sponsoru gibi.
0
infernal majesty
(07.08.21)
bana benzin muhabbeti iğrenç geliyor. ciddi bir uzun yol değilse biri ortak/destek olmayı teklif ettiğinde bile rahatsız oluyorum. gittiğiniz yerdeki hesabı siz ödersiniz olur biter. böyle durumlarda kabaca fitleşmek daha makul. diğer türlü benzin/otopark parası gibi ince hesaplar muhabbeti hoş olmayan yerlere götürür.
0
bruges
(07.08.21)
Benzini kabul etmeyebilir ama otoparkta direkt sen muhattap olabilirsin
0
all girls dream
(07.08.21)
universitede surekli ben yoldan alan, hafta sonlari da genelde birlikte takildigim arkadasa bile "dur, bu sefer benden olsun" diyordum benzincide adam kapiya yaklasinca. aksi takdirde yuk oluyorsuj bence karsi tarafa.
bunun konusma hesaplamasini yapmana bile gerek yok. direkt cikar parayi ver yani.
0
Kittie
(07.08.21)
maddi olarak bir dengesizlik olduğunu düşünüyorsan dışarıda hesap ödeme kısmında sen daha fazla "atik" ol. bir şekilde bölüşmek güzel ama bu işin matematiğe dönüşme ihtimali yok ve hoş durmuyor. Benzini bilmem ama duruma göre aracı sen alabilirsin herhalde. Benzini ödemeye kalksan "hayırdır ya" diyebilir ama "sen kim oluyorsun yahu" da demeyecektir herhalde. nazikçe geri çevirir diye düşünüyorum. Bunları düşünüyor olman yeterli bence hödük olmadığın sürece.
0
sparkle kiddle
(07.08.21)
Bence ortak bütçe hesaplamak falan hiç hoş olmaz. Yorumların çoğuna katılıyorum kibarca sen de başka bir şey ödeyebilirsin veya sevgiliyle yakınsın sonuçta atıyorum durumunun sıkışık olduğunu bildiğin zamanlarda benzin için hep birlikte kullanıyoruz ben boş durmak istemiyorum diyebilirsin. Oturup hesabını kitabını konuşmak beni çok irrite ediyor. Sevgiliyle olabilir ama özellikle arkadaşta en sevmedigim şey. Üniversitede arkadaş grubumuzda bir kişinin arabası vardı ve gruptan bir diğeri hep bi yere gidildiginde veya sadece onu goturdugunde hemen şey derdi x ben sana ne kadar tuttuysa vericem benzini. Aaa vermezsem olmaz. Biz de yemeğiyle filan hallederdik o da ekstra bi yere götürürse yani sadece kendi şahsi işimiz için arabayla bi yere birakirsa. Ama bu kız hep lafını ederdi bizim yanimizda da ben ödeyeceğim diye. Bence asiri itici bi hareket ödüyorsan da nazikçe öde. Hepimizin gideceği kafeye okula aynı evden giderken de benzine ortak olmak saçma bence. Ki kizin benzinini babasi dolduruyordu zaten saçma değil mi biraz bana da cevap vermek isteyen olursa :) aklıma geldi konu acilmisken:)
0
ddenizz
(07.08.21)
Arabayı kızcağızın elinden alma da ne yaparsan yap. (Bazı arkadaşlar, "ödemen bir tuhaf olur, sen sürüp fulle" filan gibi şeyler önermiş).
Benzin önermekte ne var ki, benim kızkardeşlerim bile arada ödemeye kalkışır, kabul etmem o ayrı. Otopark parasını ise siz ödeseniz daha şık olur bence. Ona sormaya gerek yok, direkt hamle yapın otoparkçıya.
0
firez
(08.08.21)
(7)

Bu iş görüşmesi için dönüş yaparlar mı sizce?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Bugün çalışmayı tercih etmediğim bir sektör olan çağrı merkezinde değerlendirmek üzere bir şirket ulaştı bana. Yabancılara hizmet verilen bir alanda Almanca bildiğim için ulaşmışlar bana. Almancamın nasıl olduğunu sordular, ben de okuldan bu yana pek kullanma fırsatım olmadığı iç
Merhaba arkadaşlar,

Bugün çalışmayı tercih etmediğim bir sektör olan çağrı merkezinde değerlendirmek üzere bir şirket ulaştı bana. Yabancılara hizmet verilen bir alanda Almanca bildiğim için ulaşmışlar bana. Almancamın nasıl olduğunu sordular, ben de okuldan bu yana pek kullanma fırsatım olmadığı için konuşma kısmında paslandığımı belirttim. Sürecin ilerlemesini istersem benimle Almanca bir mülakat gerçekleştireceklerini söylediler. Ben de sağlam bir yer oldukları için denemekten zarar gelmez diyerek sürecin ilerlemesi yönünde tercih yaptım. Sonra kapattık.

Ben görüşmeyi Pazartesi falan beklerken 1-2 saat sonra aradılar. Birazcık yusuf yusuf ediyordum "Napacağım? Nasıl hazırlanmalı?" kafasındayken beni hazırlıksız yakaladılar. Ama korktuğumun aksine batırmadım, ara ara teklemeler haricinde ve soruları ikilettirmeden konuştum. Fakat Almanca konuşan kişi başta biraz hızlı konuştuğu için biraz yavaş konuşmasını kibar bir dille rica ettim. Tabi ki beklendiği gibi çok akıcı konuşamadım ama berbat bir performans da sergilemedim. Zaten çok sürmedi. Her neyse "Biz sizi ararız." gibisinden bir şey söyledi kapattık. Yanlış bilmiyorsam işe aldıkları kişiyi oryantasyon sürecinden geçirip öyle başlatıyorlarmış. Sizce dönüş yapma durumları var mı? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(06.08.21)
Valla ihtimal vardır tabii ancak yüzde kaç olduğunu da burdan hayatta bilemeyiz. Sen en iyisi hiç olmadı gibi davranıp ona göre takil.
0
j r r tolkien hayrani
(06.08.21)
Bence ihtimal yüksekte, asıl konusacak kadar almancaniz varsa direk yurtdışı kovalasiniz daha iyi olmaz mı?
0
bepicolombo
(06.08.21)
"Biz sizi ararız" genelde olumsuz oluyor ama düşük de olsa bir ihtimal var.
0
dissendium
(06.08.21)
Ben söyleyeyim; olumsuz. Çünkü öyle bir yerde mülakata girme şansı yakaladım. İçeridekilerin tamamı ya kesin dönüş yapmış gurbetçi, ya da expat. Benim kıçı kırık fransızcamın esamesi okunmadı tabi.

Öyle yavaş olur musun falan diye sorduysanız, ve teklediyseniz geçmiş olsun. Önünüzdeki maçlara bakın derim.
0
feel the blanks
(06.08.21)
hic bekleme.
hatta oncesinde yurt disi gecmisini sormamis olmalari bile garip aslinda.

feel the blanks +1
o islere hep yurtdisinda dogup buyuyenler giriyor.
mantiklisi da o degil mi zaten sence de? cagri merkezi bu, ana dil olmali
0
Kittie
(07.08.21)
Biz bayagi buyuk bir cagri merkezinin cevirilerini yapiyoruz. Gecen benden ana dil bilen tercuman istediler. Cagri merkezinde calismak icin basvuranlarla konusup ana dili gibi biliyor mu diye bakmasini istediler. Yani bayagi ana dil seviyesi istiyorlar bence de olumsuz
0
matilda
(07.08.21)
Dönebilirler de. Belki asgari ücret veriyorlar, anadili almanca olan biri beğenmeyecek bu şekilde düşünmek lazım. Peki anadili gibi yabancı dil bilen birine ne kadar veriyorlar?
0
Cokgezenti
(07.08.21)
(12)

Dürümcünün "sade tavuk" isteyince tavuğu biraz fazla koyması gerekmez mi?

ya ben lan neyse
hatay dürüm için "sadece tavuk" isteyince marul, patates, mayonez vs. konulmuyor içine.tavuğu gerçekten çok az.şimdi ben hep böyle söyleyince adamı maliyetten kurtarıyorum. 10 liralık dürümün maliyeti 5 liraysa belki 1 lirası bu konulmayanlar. 3 lira tavuk, 1 lira da ekmeği olsun.ama adam hep aynı m
hatay dürüm için "sadece tavuk" isteyince marul, patates, mayonez vs. konulmuyor içine.

tavuğu gerçekten çok az.

şimdi ben hep böyle söyleyince adamı maliyetten kurtarıyorum. 10 liralık dürümün maliyeti 5 liraysa belki 1 lirası bu konulmayanlar. 3 lira tavuk, 1 lira da ekmeği olsun.

ama adam hep aynı miktarda tavuk koyuyor. bu yüzden çok zaman duble isteyip 1 lavaşa sardırıyordum çünkü sade tavuk olunca tavuk yok gibi.

o 1 lirayı da tavuğa ekleyip tavuğu yüzde 33 artırması gerekmez mi? ben gıcıklık yapmak istesem tam dürüm söyler, tavuk harici içeriği çöpe atar adamın karını kısarım. mcdonals'ta yanlış bilmiyorsam peynir vs istemeyince fiyat düşüyor.

bir ara 3 yıl içinde sanırım yüzlerce yedim. belki 1000'i bulmuştur. sırf 1000 lira havadan kazandı adam.

etik açıdan nasıl değerlendirirsiniz? sonuçta param kadar ürün istiyorum. sade tavuk isteyene neden daha pahalıya gelmiş oluyor?

edit: ben yanlış mı biliyorum, mcdonals'ta böyle değil mi? lokantalarda da az kuru, az çorba falan oluyor. mesela yarım porsiyon köfte istiyorsun 10 değil, 5 köfte geliyor. yoğurtlu diyorsun, 2 lira bindiriyor. subway'de malzeme seçtikçe fiyat artıyor...

ben de "sade" diyeyim 1 lira almasın ne var? 1 kere değil ki. 1000 kere yemişim. o 1 lirayı da "ekstra tavuk" için vereyim.
0
ya ben lan neyse
(05.08.21)
Sen tercihte bulunuyorsun, bu sana kıyak geçileceği anlamına gelmez.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(05.08.21)
kime düşünmez bunu. ki öyle bi fiyatlandırma olamaz. adana söyledin diyelim yanındaki domates biberi istemeyip daha fazla adana alabilir misin? hayır. saçma yani bu isteğin. birim fiyatları aynı değil bi kere. aynı olsa bile adam vermek zorunda değil.

adamın hiç umrunda olmaz içeriğini atman. sen uğraşırsın yok yere. adam onu sattıktan sonra ye/yeme hiç ilgilenmez. bu durumda tabağını yarım bırakanlar da mı adamın karını kısıyor :)

değişik bir düşünce. ölücülük oluyor bu :)
0
jelly bear
(05.08.21)
Bunun etik olayıyla falan pek ilgisi yok. Olay sen ve adam arasındaki anlaşmaya bağlı. Bu kadar çok yiyorsan ve durumdan da memnun değilsen gidip adama "diğer malzemeleri koymayıp tavuğu biraz fazla koy" de.

Sen bişey demeyip almaya devam ettiğin müddetçe adam senin olaydan memnun olduğunu varsayar. Yani bişekilde şartlarda anlaşmışsınız gibi oluyor. Memnun değilsen söyleyeceksin.
0
j r r tolkien hayrani
(05.08.21)
knk şuan ülke bataklık içindeyken kimseden eli açıklık bekleme, bazı dürümcüler utanmasalar tavuk dürüme tavuk bile koymayacaklar. tavuk dünyasından yemek sipariş ediyorsun 50 gram tavuk koyup patates kızartmasını abanıyorlar.
0
nahtoderfahrung
(05.08.21)
Mesela ben ise gidiyorum. Idare edecegim toplanti iptal oluyor, bunun uzerine patron bana "bugun cok calismadin, aylik maasindan 50 lira kesiyorum" diyor. Boyle bir sey.

"mcdonals'ta yanlış bilmiyorsam peynir vs istemeyince fiyat düşüyor"
Yanlis. Fiyat dusmuyor. Peynir ekstra. Fazladan bir kofte konmasini istemekten farki yok.
0
hot potato
(05.08.21)
mcdonals'ta böyle değil mi? hahaha :)

O dedigin sadece "kucuk" sehirlerde devamli musterisi oldugun "kucuk" esnaf ile olur belki, adam kiyagina eti biraz fazla koyabilir. Onun disinda mumkunu yok.
0
cooperr
(05.08.21)
Bu hesapla yanında çok sevdiğimiz turşu veya ketçap veya mayonez veya ekstra ekmek olursa ona da para istemeleri lazım. Buna ok misin?
0
etna
(05.08.21)
bence bir sıkıntı yok. yani standart bir ürün var. bunu alsan da almasan da menüde var. araba alırken ben cam istemiyorum sadece bazı parçaları alıyorum demek gibi aslında. sen almak istemesen de onlar standart bir şekilde satılmak için planlanmış. diğer taraftan marulun maliyeti çok arttıracağını düşünmüyorum. 1 lira bile değildir.
0
black mamba
(05.08.21)
Kilo ile satıyor musunuz deyip alabilirsin
0
bir soru sorcam
(05.08.21)
konumuz ürün-fiyat standardizasyonu

bahsettiğin şey ilk olarak çok mantıklı gelsede esasında öyle değil. örneğin XXL beden bir t-shirt düşün fiyatı 50 lira. aynısının XS olanı da 50 lira. sence ikisi de aynı miktarda kumaş ve baskı ile mi yapılıyor? peki fiyatı neden aynı? aynı durum ayakkabılarda da aynı çoğunlukla. ancak tekstildeki gibi keskin değil her zaman. 45 numara ayakkabı ile 37,5 numara ayakkabı aynı miktarda deri vs. malzemeden mi yapılıyor? peki fiyatı neden aynı? (tek beden kalan veya serisonu ürün dışında hepsinin ilk satış fiyatı aynı kabul edilir)

burada söz konusu olan şey ürün fiyat standardizasyonu. aslında farklı beden veya farklı numara varyasyonları olan ürünün giydirilmiş satış fiyatı ürünün ortalama fiyatına tekabul eder. burada ana kıyas ortalama maliyettir.

bu arada mc donalds örneğiniz tamamen yanlış. bu gibi fastfood ürünlerinde her zaman paket menü tekli menüden daha avantajlıdır. yani siz peynir istemezseniz daha ucuz ödemezsiniz. fiyat standarttır. ben mesela genelde et ekmek peynir şeklinde yerim burgeri ve sos,turşu,kıvırcık malzemelerini istemem. ama aynı fiyatı öderim. ancak ekstra peynir isterseniz ekstra para ödersiniz. çünkü standart dışıdır. örneğin big mac menü 31,99 lira fiyatı var diyelim. içerisinde big mac+patates+içecek mevcut ve toplam fiyat 31,99. peki ya sadece big mac hamburgeri kaç para? 29,99 lira. bunun yanına ekstra patates ve içeceği ayrı ayrı alırsanız toplam ödenecek tutar bir üstte yazdığım big mac menü fiyatından daha pahalıya gelecektir. işte tüm bunlar bir ürün fiyat standardizasyonu demektir. ana belirleyici etken ortalama malliyettir.

dönercinin uyguladığı da bu durumlar ile tamamen aynıdır. küçükken, yıllar önce bana da mantıksız gibi gelirdi hep bu durumlar. ancak sonradan kavrayabildim işin özünü.
0
pardus
(05.08.21)
@gabe +1

Ürün tavuk dürüm. Maruluyla, domatesiyle, patatesiyle... Siz bu ürünü almışsınız zaten. Ki dürümcü de ürün çeşitliliğini, stoklarını listelenmiş ürünlerine göre ayarlamış.

Siz liste dışı bir ürün istemiş olursunuz tavuğu arttırmak istediğiniz anda. Mesela 1.5 tavuk dürüm listelenmiştir, ona göre onu seçip 1.5 tavuk dürüm parası vererek tavuk hariç hiçbir şey olmasın diyebilirsiniz. Adam da yüzde 50 daha fazla tavuk koyar.

Diğer türlü sizin talebinizdeki gibi taleple gelse herkes adamın stoklarında çürüyen marul, patates, domates gibi ürünler adama sürekli eksi yazar.

Doğrusu adamın yaptığı. Düşüncesizlik dendiğinde sizin yaptığınızın da düşüncesizlik olabileceğini bilin :)
0
armagan abanuz
(06.08.21)
ben bu "havadan kazandı" olayını anlamıyorum:) Genel olarak bizim ticarete ve alışverişe bakış açımız biraz tuhaf.


Şimdi Matematik olarak da adam haklı. Diyelim ki dürümün içinde 100 gram tavuk, 20 gram da domates olsun.

Tavuk kg fiyatı 30 TL. 100 gramı 3 TL
Domatesin kg fiyatı 6 TL. 20 gramı 0,12

20gram domates gitti. Adam 0,12 TL malzeme çıkartmış oldu.
Diyorsun ki, 20 gram tavuk eklesin. 0,6 TL.

yani adam domatesi çıkarttığı zaman 5 kat daha değerli bir malzeme koysun diyorsun:)


Hadi matematiği kabul etmedin. Adam ben esnaf olsam şunu derim.
Kardeş ben zaten sadece tavuğun parasını alıyorum. diğer garnitür ikram fiyata dahil değil. Yine haklı.
0
anten
(06.08.21)
(13)

aşırı hassas olmak

matilda
Artık içimi dökmek zorundayım.ben aşırı hassas biriyim. şöyle anlatayım size, kapıya çarpıp kapıdan özür diliyorum, mesela sofra kurulacak böyle biraz daha afilli bardaklar var eşime diyorum ki onları götür sofraya, sonra kısık sesle onlar daha güzel diyorum, evet duydunuz.. diğer bardaklar duyup in
Artık içimi dökmek zorundayım.
ben aşırı hassas biriyim. şöyle anlatayım size, kapıya çarpıp kapıdan özür diliyorum, mesela sofra kurulacak böyle biraz daha afilli bardaklar var eşime diyorum ki onları götür sofraya, sonra kısık sesle onlar daha güzel diyorum, evet duydunuz.. diğer bardaklar duyup incineceklermiş gibi geliyor. mesela bir yerde yemek yiyoruz, beğenmediysem etrafımdaki kimseye pek belli etmem, güzeldi işte falan derim yemek üzülür gibi geliyor. yani bunun gibi zilyon tane örnek verebilirim. onların cansız nesneler olduğunun farkındayım, deli falan da değilim.. kavga gerektiğinde herkesle ederim orası ayrı ama herkesle empati yapmaktan, kasadaki kasiyere para verirken mümkün olduğunca bozuk para vermeye çalışmaktan (çünkü kasasında pek bozuk para olmayabilir 5 tl bütün vermek yerine birine 5 tane 1 tl verirse başka müşteri azarlayabilir vs.), eşyaları bile incitmemeye çalışmaktan, çöpe atarken bile özür diliyorum- mümkün olduğunca geri dönüşüme atmaya çalışıyorum bardağa "bak kırıldın ama şimdi yepyeni bi bardak olacaksın üzülme" falan demekten çok yoruldum.
bir yerlerde bunun sebebi var ve bunun için psikoloğa falan gitmem lazım biliyorum ama psikoloğa verecek param da yok, çünkü ingilizce dersi alıyorum onu bıraksam hocam bir öğrencisini kaybeder ve maddi olarak zorlanır diye düşünüyorum, işte yine birini düşünüyorum.
çok uzun oldu biliyorum ama bu kadar hassas olmamak için napabilirim? günlerdir ağaçlara ağlıyorum. parktaki ağaçlara sarılıp ağlıyorum, kedi sevip ağlıyorum.
çok yoruldum :(
0
matilda
(04.08.21)
kasiyerleri ben de düşünüyorum ya. bütün para verince falan kusura bakma diyorum hatta. ama diğer şeylere üzülmek biraz fazla.
0
xrated
(04.08.21)
Hocam çok uzerler seni bu hayatta ya. Inşallah iyi insanlara denk gelirsin hep. Ben senin yarın kadar hassasım mahvettiler hayatımı :)
0
Fusha
(04.08.21)
Valla bu hassaslık değil bence, bu başka bir seviye. Bunun hassaslık adı altinda nitelendirilmesi de durumu daha da kötüleştirir.

Benim tavsiyem bir an önce gidip uzman desteği alman şeklinde olur çünkü anlattıkların öyle çok sıradan şeyler değil. Bu olayın altında çok sağlam travmalar var gibi geliyor açıkçası.
0
j r r tolkien hayrani
(04.08.21)
gerçekte yoksunuz sanırım. keşke sizin gibi insanlar olsa çevremde.

herhangi bir şeyden kurtulmanın tek yolu onu seviye seviye bırakmaktır.
0
karahan01
(04.08.21)
j r r tolkien hayrani +1

yanlış anlamayın, teşhis koymak gibi olmasın ama aşırı suçluluk duygusu gibi bir şey olabilir.
bilinen bir travma dışında, çocukken direkt bir şeye sebep olmaktan ya da olmuş olduğunu zannetmekten, tacize kadar birçok nedeni olabilir.
çocuklar çevrelerinde olan ve başlarına gelen, yaşadıkları neredeyse her şey için kendilerini suçlarlar.
sizinki var olmama, var olduğu için kendini koyacak yer bulamama, hayatı hak etmeme noktasına ulaşmış.

psikologlar birliği, derneği gibi bir şey vardı yanlış hatırlamıyorsam, muhakkak destek almaya çalışın.
0
blatta hiberna
(04.08.21)
Başka şeylere mi saygılısınız kendinize mi saygısızsınız bunu düşünmek gerekiyor bu noktada. Ben de böyle kimse alınmasın, üzülmesin diye çabalardım sonra dedim ki ben bu çabanın onda birini hak etmiyor muyum ya da diğer insanlar çok mu salak düşünemiyor? Bu iki sorunun da cevabı olumsuz, ben de belirli bir değeri hak ediyorum ve insanlar da bir şeyleri düşünebilir/empati yapabilir, herkesi her şeyi sırtlamayı bıraktım. Ben elimi çekince kimsenin hayatı mahvolmayacak dedim çoğu kez kendime ki öyle de. Kötülük etmek ayrı şey iyilik etmemek ayrı şey. Her şeyi bu derece yoğun düşünüyorken kendinizi unutmayın, bunları yaşayan biri size anlatsa ne derdiniz? Yazık etme kendini de düşün, yıpratma, kendine iyi bak demez miydiniz? <3 Herkesin/her şeyin yerine koymuşsunuz kendinizi birazda kendi yerinizden durun kendinize destek olun.
0
laputa
(04.08.21)
hayatı yeniden keşfedin diye bir kitap var. okumanı öneririm. burada sürekli onu öneriyorum. :d sendeki sanırım fedakarlık şeması. gerçi kitapta bu şemaya değinmiyor ama yine de tavsiye ederim. bu şemayı bir araştır istersen.
0
black mamba
(04.08.21)
Aklıma geldi ben ilkokuldayken sınıf öğretmeni herkese doğduğu ayları sormuştu. Ben nisan doğumluyum. Sonra şubatta doğanlara şubat eksik ay diye dalga geçti. Annem şubat doğumlu. Hoca annemin doğduğu aya eksik ay dedi, dalga geçti diye çok üzülmüştüm uykularım kaçmıştı 1 hafta boyunca. sdfsdf büyüyünce saçma olduğunu anladım üzülmemin. Devam etse bu şekilde senin gibi olacakmışım demek.
0
benim adim kerim hepinizi severim
(04.08.21)
Bir arkadaşım var, her şey için herkesten sürekli özür diliyor. Mesela beni aradı, takside olduğum için açmadım, yarım saat sonra ben onu arayıp "ya açamadım taksideydim" dediğimde "ay özür dilerim, takside olduğunu bilsem aramazdım ya kusura bakma, çok özür dilerim" dedi. (Bu olayı abartmadım bu arada, böyle oldu.)

Evlerimizin arası yürüyerek 10-12 dakika, "bu akşam bilmem nerede kalmam gerekti, akşam gidip benim kedilere mama verebilir misin" diyor mesela, sonra da bana zahmet verdiği için en az beş kere özür diliyor. "Yeter artık özür dileme" diye kaç kere isyan ettiğimi hatırlamıyorum, bir noktadan sonra karşısındaki insan kendini kötü hissetmeye başlıyor ve çok sinir bozucu oluyor.

Bana o arkadaşımı hatırlattınız ve @tolkien hayranı'nın dediği gibi, bu hassaslık değil, uzman desteği arasanız çok iyi olabilir bence de.
0
kobuzchu kiz
(04.08.21)
hassas değilmiş gibi davranın.

hassas olmazsınız bi süre sonra
0
bronz böcek
(05.08.21)
Arkadaslarin bir cok soyledigine katilmakla birlikte İcinizde bi yerlerde muthis bir ofke, yakma, yikma, yok etme arzusu da vardir belki ve bu sizi cok korkutuyordur. O yuzden tavsiyem minimal de olsa siddeti aciga cikarabilecek eylemlere izin vermek. Ornegin sportif seyler olabilir, mobilya vs yapımı gibi kesme bicme gerektiren şeyler olabilir. Bunlar cesitlendirilebilir. Ya da derece derece gidilebilir en minimal seyden atiyorum karateye ya da tabak kirmaya bir yolculuk;))
0
red g
(05.08.21)
nesnelerden özür dilemeyi bırakmaya çalış, kendini bu konuda kontrol etmeye çalış, gerisi düzelir.


gün içerisinde çok fazla özür dilemek (nesnelerden falan) öz güveni düşüren bir şey. özür ancak bir kabahat olduğunda söylenmesi gereken bir şey, sen gün içerisinde 10 defa özür dilersen kendine yetersiz, beeriksiz olduğunu söylemiş oluyorsun, beynin de bunu böyle alıyor. yapma.
0
selam
(24.02.23)
hassas değilsin bence. bana kasıntı birisin gibi geldi. çevremden biri olsan tahammül edemezdim heralde.

napalım hümanistsin doğa dostusun diye övelim mi şimdi seni? kibirli bir tipsin, kasiyere davranışından bile kibir akıyor. fazla merhamet kibrin göstergesidir.
0
Hallegadola
(24.02.23)
(10)

İfşa edilmekten korkmuyorlar mı?

goklerdengelenkarar
İnternetten tanıştığı insanlarla özel herhangi niröiey yaşayan insanlar o anlarının fotoğraf ya da videosunun çekilip şantaj yapılmasından ya da ifşa edilmesinden hiç çekinmiyor mu sizce?
İnternetten tanıştığı insanlarla özel herhangi niröiey yaşayan insanlar o anlarının fotoğraf ya da videosunun çekilip şantaj yapılmasından ya da ifşa edilmesinden hiç çekinmiyor mu sizce?
0
goklerdengelenkarar
(01.08.21)
Mobildeyim. İmla hataları için kusura bakmayın.
0
🌸goklerdengelenkarar
(01.08.21)
yoo iznin olmadan nasıl çekilsin?
0
jelly bear
(01.08.21)
internetten olmasiyla ne alakasi var ki? sokakta / iste tanistigin kisi ayni seyi yapamaz mi?
0
robokot
(01.08.21)
Valla hocam bu da oyle bir soru ki bunu nasil genelleyelim. Gidip 2 kisiye sorsan 2 farkli cevap alabilirsin. Cekinen de vardir cekinmeyen de vardir.
0
j r r tolkien hayrani
(01.08.21)
Gizli kamerayla çekimi kastetmiş bence arkadaş sevişirken filan. Valla ben biraz paranoyakça düşünürüm bu konularda ama sırf internetten tanıştığım değil reelden de tanıştığım insanın böyle bir şey yapması mümkün.
0
hindistan cevizi
(01.08.21)
Hayır ama ben bu kadar rahatça herkesin herkesle görüşmesine anlam veremiyorum. Ondan merak ettim. Ortalık manyak dolu. Kimse korkmuyor.
0
🌸goklerdengelenkarar
(01.08.21)
Birincisi bu düşünce normal değil : D o zaman bunun sonu gelmez. Tanımakla da vs ilgisi olmaz. Herkes herkesi ifşa edebileceği gibi; günümüzde artık sahte photoshop vs yokken de var gösterebilirler niyet ifşa etmekse..

Ben başka bişey söylemeye geldim; kadınların bir çoğu tam tersine; tanımadığım ve başıma bela olmayacak bir çevreden olsun kafasında artık. Yani asıl kendilerini tanıtan, çevresine/ arkadaş grubuna giren insanlar ifşa veya psikolojik şiddet potansiyeli taşıyor olup biten olaylar yüzünden. Erkekleri bilemeyeceğim..
bi tek ali kırcayı biliyoruz lol :D
0
rewlack
(01.08.21)
tek söyleyebileceğim çok çok ama çok farklı kafalarda insanlar var, çok farklı yaşam tarzları var. bazılarının gördüğüm kadarıyla ifşa olmak falan da zerre umurlarında değil. iş ifşaya gelene kadar bin bir çeşit viral/bakteriyel hastalık kapma riski de var ve bu bile umurlarında değil. IQ ile doğru orantılı konular...
0
rca
(01.08.21)
Gorustugum cogu kiz en az 10 adama nude gondermis oluyor.
Ben ifsa edene kadar cok aday var geride.
0
divit
(01.08.21)
karşındaki insana sunduğun/sana sunulan güvenle alakası var bu durumun. güven varsa çekinmiyorsun. bugüne kadar hiç kötü bir deneyimim olmadı.
0
mermize
(01.08.21)
(5)

Hiç tanımadığınız bir karşı cinse

neysene
Sohbet muhabbet kurarak/kurmaya çalışarak yürüdüğünüz oldu mu? Sonucu ne oldu? Cinsiyetinizi de belirterek yazarsanız…Not: daha önce tanışmadığınız ve bir bağlantınızın olmadığı birisi için soruyorum.Edit: yüzyüze.
Sohbet muhabbet kurarak/kurmaya çalışarak yürüdüğünüz oldu mu? Sonucu ne oldu? Cinsiyetinizi de belirterek yazarsanız…

Not: daha önce tanışmadığınız ve bir bağlantınızın olmadığı birisi için soruyorum.

Edit: yüzyüze.
0
neysene
(01.08.21)
Valla publarda ya da partilerde falan olay bu sekilde ilerliyor zaten. Gidip bakisiyorsun sonra 'siz de mi partiden sikildiniz' tarzinda muhabbete dahil olmaya calisiyorsun, pas verirse 'bu arada bora ben' sekline devam edip yardiriyorsun. Olmazsa da biraz oyalandiktan sonra usulca yanindan ayriliyorsun.

Yukaridaki senaryoya benzer sekilde cok yurudum, olumsuz sonuclananlar da oldu olumlu sonuclananlar da.

Erkek.
0
j r r tolkien hayrani
(01.08.21)
Güney tatillerinde ülkemizin döviz kaynağı turist arkadaşlarımızla bu minvalde tecrübelerim oldu. Olumlu sonuçlanan da oldu olumsuz da.
Tatil harici hiç olmadı.
0
Bruce
(01.08.21)
Oldu. Kütüphanede gözüme kestirdiğim bir kıza kahve ismarlamistim. Vize, final bölüm muhabbeti sonra da yürüdü gitti.

Bir tane de acile aşı olmaya gitmiştim. Ordan var. Kız da üşüttüğü için gelmiş falan djdnsm En alakasız olanı bu. Hala Instagram'dan takiplesiyoruz.
0
westblack
(01.08.21)
31E,

en basit olanı yurtdışında bir barda biraz göz teması kurup, mekan önüne çıkmıştım, kız da peşimden gelmişti. kısa bir tanışma ardından kendi masama davet etmiştim ve sonraki 5 günü birlikte geçirmiştik...

ülkemin kızları göz teması kurmaktan kaçındıkları için ülke sınırları içinde pek böyle girişimim olmadı. bazen sırf heyecan yaptıkları için ters de yapabiliyorlar, bu toplumda yetişen kadınlarla hızlı bir tanışma yapmak kolay değil. biraz gözlem ile ortak nokta yakalayıp tanışma ve ilerletme vb daha mantıklı.
0
rca
(01.08.21)
"Her böyle düşünen hep yazsa kadınların hali ne olur" diye düşünüp çooook nadir yapıyorum. Çok ilgimi çeken biri olursa vs. gidip tanıştığım oluyor.

Rahatsız etmeden sıradan bir muhabbete girip sonunda kahve ısmarlamak istediğimi söylüyorum, kabul eden de oldu; reddeden olunca da uzatmadan rahatsız etmeden iyi günler dileyip ayrılıyorum
0
aguen
(01.08.21)
(10)

Taşınmak için toplanmaya nereden başlayayım?

kaptan maydanoz
1+1 ev tek kişiyim. Eşyam çok da az sayılmaz. 1 hafta sonra taşınıyorum. Nereden nasıl başlayayım bilemedim ya. Yakın zamanda taşınmış olan varsa bir sıralama alabilir miyim? İdeal paketleme sırası ..
1+1 ev tek kişiyim. Eşyam çok da az sayılmaz.
1 hafta sonra taşınıyorum. Nereden nasıl başlayayım bilemedim ya. Yakın zamanda taşınmış olan varsa bir sıralama alabilir miyim? İdeal paketleme sırası ..
0
kaptan maydanoz
(01.08.21)
Aklıma geleni yazayım belki birileri geliştirir.

Kisliklar vakumlu poşete konur sonra kolilenir
Halılar
Belki perdeler ya da tüller
Mutfak eşyaları
Bir tane kirli çamaşır torbası yapılır ve son günlerde çamaşırla ugrasilmaz.
Kıyafetlerin çoğu
Aklıma gelen sıralama böyle oldu ama tecrübeye dayalı değil
0
kisa
(01.08.21)
Kışlık giysiler, ayakkabılar, şu an kullanılmayan yastık yorgan nevresim gibi bir hafta içinde gerekmeyeceği kesin olan şeyleri kolileyerek başlayabilirsiniz bence. Hatta tatile gider gibi bir haftalık giysi çamaşır ayırın ufak bir çantaya, kalan hepsini toplayın.

Kitaplık varsa kitaplar, evraklar, raflardaki dekoratif her şeyi kolileyebilirsiniz.

Temizlik malzemelerini gerekirse kolay ulaşacağınız bir şekilde toplayın, kolinin ağzını açık bırakın.

Mutfağı sona bırakın bence, orada da fazla kullanmadığınız şeylerden başlayın toplamaya, son 1-2 gün tek çatal kaşık tabak bardak bırakıp gerisini toplayın mesela. Büyük eşyaları zaten taşımacılar halledecektir. Buzdolabının içindekileri tüketmeye bakın, belki kalanlar için bir termos çanta gerekir, bizim taşımacılar hallediyordu onu da.
0
kobuzchu kiz
(01.08.21)
Kitaplar ve kisliklar ile başla.
0
westblack
(01.08.21)
tasinmak gereksiz tutulan seylerden sonunda kopup hafiflemek icin super bir firsattir. ben evdeki cer cop gereksiz ne varsa atarak baslardim. "bir gun gerekir belki" diye diye ev doluyor sonra.
0
robokot
(01.08.21)
robo +1.

Onun haricinde en onemliden en onemsize gore siralayip paketlerdim. Zira en son tasinirken zamanim ve aracta yerim bitti ve her seyi tasiyamadim. Neyse ki kalan her sey tabak canakti.
0
hot potato
(01.08.21)
Valla ben de genelde eski elbiselerle falan baslarim. Siralamam da 2 ya da 3 adimdan olusur cogunlukla.

3 adimli siralamam

Baslangic -> Kislik elbiseler
Ara adim -> Random kafama gore takilma
Kapanis -> Mutfak

2 adimli siralama

Baslangic -> Elbiseler
Son adim -> Son 2 gece random takilma
0
j r r tolkien hayrani
(01.08.21)
taşıma şirketi nasıl olsa bir şekilde taşıyor. Bence hiç panik yapmayın.
İç çamaşırlarınız gibi ellenmesini istemediğiniz şeyleri bavula koyun, elektroniklerden özeneceklerinizi kenara ayırın, kablolarını kendiniz sökün. Uzatma kablosu ve üçlü prizlerin nerede olduğunu unutmayın yeter.
Bir bavula da taşındığınız gün için çarşaf, nevresim, pijama, diş fırçası, şampuan vs. ayırdınız mı oldu bitti.

Ben hiçbir taşıma şirketinin gelip de "bu evi taşıyamayız" dediğini duymadım. Bir şekilde halleniyorlar :)
0
michael_knight
(01.08.21)
öncelikle taşındığında ilk neyi yerleştireceksen onları kenara koy ve en son kutula.

ilk taşındığında öncelikli olan aşağıdakiler oluyor.

kutuları açmak için bıçak, elektrik vs işleri için tornavida
temizlik malzemeler, /gerçi terlikle evi taşırlarsa belki ev temiz kalır ama zor
terlik
su
tuvalet kağıdı, havlu, şampuan vs
çarşaf
yastık
pijama
perde
tv kumandası ve modem oluyor - bu yerini kaybetme diye

hemen makineyi kurdur ve perdeleri yıka as
yatağını kurdur, çarşafı ser yat.

kampta bile önce ateş ve yatacak yer ayarlanır ;)

kolay gelsin
0
janderzel zartanyan
(01.08.21)
Nasıl toplarsanız toplayın ama kolilerin üzerine, içinde neler olduğunu yazmayı ihmal etmeyin. Boşaltmak daha önemli.
0
enolgun
(01.08.21)
Yukarıdakilere ek olarak kendinize bir "ilk gün bavulu" yapın.
İçine bir nevresim takımı + yastığınız, pijama, bir takım iç çamaşırı, yüz havlusu, banyo havlusu / bornoz, diş fırçası (traş takımı), varsa kullanılan ilaçlar, tarak, terlik, ertesi gün giyilecek bir set kıyafet koyun.
0
SiyamkedisiZorro
(02.08.21)
(22)

6.5-7k maaşla 4300 kredi ödemek mantıklı mı

mg3929
Kiradan bıktım, ev almak istiyorum. Çekmek istediğim kredinin geri ödemesi 4.3k, şu an 6.5k falan maaş alıyorum, yılbaşında 2-2.5k arası bir artış olur diye bekliyorum. Sizce 4.3k kredi çekip bi ev alsam mı? Güncel 1.7k kira ödüyorum merkezi bir konumdayım ama muhiti pek sevmiyorum.
Kiradan bıktım, ev almak istiyorum. Çekmek istediğim kredinin geri ödemesi 4.3k, şu an 6.5k falan maaş alıyorum, yılbaşında 2-2.5k arası bir artış olur diye bekliyorum. Sizce 4.3k kredi çekip bi ev alsam mı? Güncel 1.7k kira ödüyorum merkezi bir konumdayım ama muhiti pek sevmiyorum.
0
mg3929
(01.08.21)
aaal
0
ala09
(01.08.21)
Valla bence hic mantikli degil.
0
j r r tolkien hayrani
(01.08.21)
Istanbulda ve yalnızsan bu bütçeyle mantıksız.
Zam artış oranın da mantıksız.
Maaş kesin 9-10 k olsun, biraz peşinat da varsa o zaman bakarsınız.
0
rewlack
(01.08.21)
4.3 geri ödeme bence iyi. Ama tek başınaysanız ve başka geliriniz de yoksa çok çok zor.
0
ruhen hastayim ben
(01.08.21)
maaş artmadan ev borcuna girerseniz 2-2,5k arası artış yapmazlar. düzgün zammı paraya ihtiyacı olmayana yapıyorlar. kim muhtaçsa en az zammı alır. ben olsam böyle bir riske girmezdim. maaş kesin olarak 9 olacaksa o zaman düşünülebilir.
0
himmet dayi
(01.08.21)
6.5'dan 9'a artis olmaz, ona bel baglama.

Ev temel bir ihtiyac. Hayatin her alanini etkiliyor. Ihtiyac duyuyorsan almalisin.
0
rm
(01.08.21)
Ben Turkiye'de olmadigim icin belki yabanciyim mevzuya ama 6500 geliri olan birine bankanin 4300 lira odemesi olacak kadar kredi vermemesi lazim.
0
hot potato
(01.08.21)
Artış kesin arkadaşlar buna göre yorum yaparsanız sevinirim.
0
🌸mg3929
(01.08.21)
Al abicim al, durduk yere ev sahibi olmuş olacaksın. yatırım için alıyor olsaydın alma derdim.
Yalnız krediler çok yüksek. krediyi öyle bir çek ki, faizler düştüğünde tekrar yapılandırabilesin.
0
etna
(01.08.21)
@hot potato aylık gelirin %70'i taksitli kredi çekebiliyorsunuz.


cevaba gelelim:
başka borcun yoksa, minimum 2-3 sene de çok bir tatil vs. yapmam. harcamlarımı daha düzenli yaparım dersen mantıklı. 2-3 sene dişini sıkman gerekecektir ama.


gerçi bu enflasyonla 1 sene bile olabilir :)


direkt cevabımı vereyim: mantıksız değil.
0
syozkn
(01.08.21)
şeftalinin 19 , salatalığın 10 lira olduğu bir ülkede yaşıyoruz.

ekonominin marmara denizi gibi dalgalı, işinin pamuk ipliğine bağlıolduğu bir ülkede.

bu şartlarda herşey risktir, işsiz kalabilirsin veya maaşın kuş kadar kalabilir.

icralık olup ödediğin miktarı bile kaybedebilrisin.

bu soruyu 2 3 sene önce sorsan, al , iki sene sıkıntı çekersin sonra kredi enflasyon vb sayesinde daha da kolay ödenecek hale gelir derdim.

ytd.
0
killerbee
(01.08.21)
2 sene once bi arkadas benzer oranlarda krediyle ev alinca millet beynini utuledi, "bu maasla 4000 nasi odiycen, oldun bittin sen" diye.

Simdi ayni ekip kendi ev kiralari 4000 oldu diye agliyor. Ev alan arkadas da gulerek izliyor.
0
brkylmz
(01.08.21)
abi bence de mantıklı da kimse vadesini sormamış. ne kadar süre ödeyeceksin?
0
passion rules the game
(01.08.21)
10 yıl
0
🌸mg3929
(01.08.21)
tüm kötü senaryoları düşünmek gerek, işsiz kalsanız iş bulamazsanız (olmaz demeyin, burası türkiye) taksitleri iş bulana kadar ödeyebilecek birikiminiz var mı? öyle bir birikim olmadan ben olsam girmezdim riske.
0
mrtkp1234
(01.08.21)
milletin gazına gelme. aynısını arkadaş yaptı sonra arkadaşların kirası 4000 olunca hepsine güldü tarzı ev fetişiti insanları dinleme. bi de o arkadaşa sormak lazım 10 yıl kredi öderken neler çekti. kesin alma demiyorum; ama herkesin durumu farklı. oturup planlamanı yaparsın. ordan kısarsın falan filan derken belki oluru vardır. yaparsın. am şu haliyle çok büyük ihtiyacı yoksa akıllı bir insan bu riske girmez.
0
buenosdias
(01.08.21)
maaş 6500 ise size 2200 lira kalacak. kira ödemeyeceksiniz. o yüzden alın.
0
silver apple
(01.08.21)
Maaşın yarısını krediye veriyorum 7 aydır. Yetişemedim, ihtiyaç kredisi de çektim. Yine de yetişemiyorum. Annem destek çıkıyor, ona güvendim. Ama yine de zor. Harcamaları kısma olayı yalan oluyor, her şeyin fiyatı uçmuş durumda.
Olumsuz yazdım, ama yine olsa yine alırım. İnsanın kendi evi gibisi yok. Birkaç yıla kira ile denk olacak kredi tutarı.
0
auroraaurora
(01.08.21)
2200 lira ile 1 ay boyunca geçinmek çok zor olur. olmayacak iş değil ama yaşamak bu değil dedirtir size.
0
bigcaptain
(01.08.21)
Bence gir.

Ben benzer rakamlarda girmedim hata ettim. Seneye o para kusa doner.
0
divit
(01.08.21)
Hiç mantıklı değil. Bir gün evlenirsin, eşin de katkıda bulunur, zorlanmadan alırsınız. Tek başına 10 yıl boyunca maaşının yarısından fazlasını krediye vermen hayat kaliteni düşürür. Madem her ay 4300 ödeyebileceğine inanıyorsun, birkaç ay 4300'e dokunmamayı dene.
0
dissendium
(01.08.21)
Hele ki maaş yükselecekse hayda hayda al tabi ki, şimdi alamadığın her gün biraz daha uzaklaşıyorsun. Eğer bir anda voleyi falan vurmayacaksan, maaşa talim ediyorsan ya da ufak ufak birikimle ilerliyorsan ev almadığın her gün zarar. Sık dişini al evini, gerekirse üç ay soğan ekmek ye ama emin ol her gün şükredeceksin.

Ev alıp da lanet olsun bu evi aldığım güne diyecek olanı sanmıyorum, en kötü sıkıntı olursa satarsın. Yarının ne olacağını hiç kimse bilemez, sürekli sonunu düşünen de kahraman olamaz. Hesap kitap yapılır, ödenebilecek miktar bulununca o ev alınır.

Ayrıca o kadar parayla, şu kadar parayla geçinilemez lafını çok duyuyorum ama valla para akıyor olsaydı 5 binle de 10 binle de geçinilemez ama gerektiğinde asgari ücretle de gayet geçinilebiliyor mecbur. Ayağını yorganına göre uzat tabiri bunun için söylenmiş. Bir de ağustos böceği ile karınca hikayesi var. Ayrıca atalarımız ev alana Allah yardım eder demişler, inançlı olup olmamak önemli değil, bu dünyanın kuralı böyle; çalışan, gayret eden kazanır.

Edit: İş durumunda risk konusuna değinmemişim. Yani sallantıda bir iş varsa ona göre değerlendirme yapılır. Ama sizin sorunuzda öyle bir riskten bahsedilmediği için cevabı ona göre verdim.
0
epitaf
(01.08.21)
(18)

eski çağlarda yaşamak ister miydiniz?

ilgeru
bir tane zaman makinesi icat edildi diyelim. sizi de orta çağ veya daha öncesine, istediğiniz bir yere (coğrafi konum olarak), zamana, tam da şu anki halinizle gönderiyor. gitmek ister miydiniz? isterseniz, nereye ve neden gitmek isterdiniz? istemiyorsanızsa da neden gitmek istemezdiniz?teşekkürler.
bir tane zaman makinesi icat edildi diyelim. sizi de orta çağ veya daha öncesine, istediğiniz bir yere (coğrafi konum olarak), zamana, tam da şu anki halinizle gönderiyor. gitmek ister miydiniz? isterseniz, nereye ve neden gitmek isterdiniz? istemiyorsanızsa da neden gitmek istemezdiniz?

teşekkürler.
0
ilgeru
(01.08.21)
1930 türkiyesi iyi. Mustafa Kemal hala sağken.
0
photo85
(01.08.21)
Valla tarihi dönemleri, onları okumayı falan severim de geri dönüş imkanı yoksa hayatta gitmezdim sanırım. Bu kadar rahata, imkana alışmışken gidip her şeyden feragat etmek zor. Hani bilsem ki huzur ve mutluluk olacak neyse de saçma sapan krallıklar dönemlerine, çok kötü yaşam koşullarına, değişik savaş olaylarına falan girmenin pek huzurlu yanı yok.

Haa olay turistik gezi tarzındaysa yani geri dönüş varsa o zaman olur. Onun dışında video oyunlarinda, kitaplarda, filmlerde okumak/izlemek ve yalandan "keşke o zamanlarda yaşasak" geyiğini yapmak yeter bana.
0
j r r tolkien hayrani
(01.08.21)
Geri dönüş imkani olsa sadece görmek icin giderdim. Misal antik yunan vs olabilir.
Ama orada kalmak istemezdim. Tahminen gripten bile olurduk artik birak baska hastaliklari. Onun dışında cani isteyen kisi kılıçtan gecirip giderdi. Gerek yok.
0
logisticsmanager
(01.08.21)
gözlerim falan bozuk, gitsemde bisey göremezdim.
0
durgunfoton
(01.08.21)
Haci piramitler donemine kesin gitmek isterdim. Siz bunlari nasil yaptiniz kurban olduklarim deme firsatim olurdu o yuce insanlara.

www.youtube.com
0
tezek
(01.08.21)
Eskiyi istemezdim. İleriyi daha çok merak ediyorum.
0
ananiyimioguz
(01.08.21)
Hayatta gitmem. Teknoloji ve modern tıp süper bir şey.
0
kobuzchu kiz
(01.08.21)
İsterdim. 1930-1940 ve 1950'lerin başları güzel. Ayrıca 90'ları da seviyorum
0
stephen
(01.08.21)
Antik Roma zamanlarında (10-100 arası falan) Güney İtalya (Magna Graecia) muhtemelen dünyada yaşanabilecek gelmiş geçmiş en iyi yermiş. Oraya gitmek isterdim.

Savaş yok, hastalık yok, stres yok, her şeyin en iyisini yiyip içebiliyorsun. Köleleri saymazsan günlük ortama çalışma süresi en fazla 6 saat. Mis gibi.

Teknolojiyi çok iyi bir şey zannediyoruz ama aslında bireysel hayatımıza katkısı sınırlı. Daha çok toplumsal bir işlevi var. İşte 8 milyar insan yaşayabiliyor dünyada mesela (eskiden yaşayamazdı), ama ortalama bir Roma vatandaşından daha az kalori ve daha az protein alabiliyor şu an ortalama bir insan. Daha kötü şartlarda yaşıyor yani.

Tıp konusunda da benzer bir durum var. Eski çağlarda "ortalama yaşam süresi" kısa, ama sebebi bebek ölümü. İnsan bebeği, insan sonradan iki ayaklı bir canlı olmaya karar verdiği için, olması gerekenden çok daha erken doğuyor, bu yüzden de ilk bir kaç yılda ölüm riski çok yüksek. Modern tıp bunu çözdü. Ama bebek ölümlerini çıkardığın zaman 2000 yılda en fazla 10 yıllık bir ilerleme var. Günümüzde bir sürü insanın ömrünün son yıllarını hastane koridorlarına geçirdiğini düşününce o kadar da değmiyor gibi geliyor bana.
0
plutongezegendegilmi
(01.08.21)
kesinlikle yaşamak istemezdim. hukukun olmadığı; klimanın, kombinin, cep telefonunun, internetin, buzdolabının, otomobilin, metronun, uçağın, prezervatifin, aşının, hijyenik pedin, röntgen cihazının, modern tıbbın olmadığı; ırkçılığın ve dinciliğin had safhada olduğu, 5-10 yılda bir büyük savaşların olduğu dönemlerde asla yaşamak istemezdim

günümüz insanı bu yüzyılda yaşamanın ne büyük şans olduğunun farkında değil.
0
dafuq
(01.08.21)
Tabii ki isterdim. Tanrı olacak olmam bir yana, çok daha iyi bir yer haline getirebilirdim dünyayı bence.

Şey sorgulamıştık eski sevgililerimden biri ile; ilk çağlara tek başıma hiçbir kaynak olmadan gitsem nereye kadar getirebilirdik dünyayı diye.

Elektronikler olsun, bilgisayarlar olsun 1950'lere kadar falan gelebiliyorum, fena durumda değilim. Gidip madenini kazıp işleyip basit çipler yapabilirim.

Tıp konusunda çok bilgim yok ama yine de genel kültür ve 21.yy common sense'i ile bence 1920'lere 30'lara falan gelebilirdim.

Tabii bu yanımda hiçbir şey götüremediğim koşuluna dayanıyor. Bir tane kitap götürme hakkım varsa 21. yy'ın entertainment dışında tüm imkanlarına kavuşurdum zaten.

Gitsem hem hayat kalitem inanılmaz artardı bence, zaten 40 yaşında emekli olup villa yaptırıp tüm gün denizde yüzüp bahçemde tavşan besleme hayalim var; gittiğim yerde de yapabilirim bunu.
0
aguen
(01.08.21)
Bi 10 yıl geriye gidip kariyer değişikliği yapabilsem çok yeterli. Onun dışında günümüzde bile kadın olarak özgürlük zorken asla gitmek istemem daha da geriye hangi coğrafya olursa olsun.
0
hindistan cevizi
(01.08.21)
sınırsız kullanabileceğim bi makinem olsa turistik gezi gibi değişik yer zamanlara gidip gelirdim ama asla kalıcı kalmam.

Hangi yılda doğmak istersen deseler 2980 derim. Hem 1000 sene sonrada yaşardım hem de milenyuma geçişi net kutlayabileceğim bir yaşta olurdum :d son milenyum geçişinde 4 yaşında olduğum için üzgünüm biraz dhshsd

ben kesinlikle gelecekte yaşamak isterdim yani
0
nundu
(01.08.21)
istemezdim. evde musluk bile yok.
0
ya ben lan neyse
(01.08.21)
Asla. Gunumuzdeki modern tipla bile zar zor idare ediyorum
0
hot potato
(01.08.21)
kesinlikle istemezdim ama beni asıl meraklandıran şey 100-200 sene sonra o tarihlerde yaşayan insanların bugünlere bakıp '' kesinlkle dönmek istemezdim, x bile yok '' diyecek olması muhtemelen.

dünyanın 300-400 sene sonraki halini görmek isterdim :(
0
garavel
(01.08.21)
Romantik bir sekilde evet, rasyonel bir sekilde hayir.

20 yasimda gripten olmek veya birilerinin kolesi olmak istemem sahsen.
0
thesomberlain
(01.08.21)
bir bakıp çıkardım antik romaya kuş bakışı. sonra geleceğe gitmek isterdim 2500ler 3000ler. ara dönemde yaşadığım için üzülüyorum. ya geçmişte ya gelecekte yaşamalıydım. şuan sahip olduğumuz teknoloji ara bir teknoloji ve dünya daha neler görecek heyecanlanıyorum. sırf daha çok şey görmek arzusundan 150 yıl yaşamak istiyorum
0
Hallegadola
(02.08.21)
(8)

Yeni ilişkiye başlanan kişinin sizi tüm çevresiyle tanıştırmak istemesi

vestasy
Daha birkaç aylık bir ilişkiniz var ve birlikte olduğunuz kişi sizi ailesiyle, tüm akrabalarıyla ve tüm arkadaşlarıyla tanıştırmaya çalışıyor diyelim. Siz de onun yoğun isteği üzerine onun kardeşleri ve yakın birkaç arkadaşıyla tanışıyorsunuz. Zaman geçtikçe o her hafta sizi birkaç arkadaşıyla ve ak
Daha birkaç aylık bir ilişkiniz var ve birlikte olduğunuz kişi sizi ailesiyle, tüm akrabalarıyla ve tüm arkadaşlarıyla tanıştırmaya çalışıyor diyelim. Siz de onun yoğun isteği üzerine onun kardeşleri ve yakın birkaç arkadaşıyla tanışıyorsunuz.

Zaman geçtikçe o her hafta sizi birkaç arkadaşıyla ve akrabasıyla daha tanıştırmak istiyor, siz de bundan rahatsız olmaya başlıyorsunuz. İlişkiniz çok yeni ve bu tanışma işinin hem çok erken hem de işi ciddileştiren bir adım olduğunu düşünüyorsunuz.

Tanıştığınız herkes sizinle yakın bir ilişki kuruyor, bir anda kendinizi kocaman bir ailenin parçası olmuş bir halde buluyorsunuz ve bunlar pek alışkın olmadığınız durumlar.

Bunu birkaç kere fazla vurgulamadan dile getiriyorsunuz, ilişkinizin henüz yeni olduğunu ve diğer arkadaşlarıyla/akrabalarıyla ilerleyen zamanlarda tanışmak istediğinizi söylüyorsunuz.

Karşı taraf rahatsız olmanıza bir hayli kırılıyor, üzülüyor. Kendisi ailesine ve arkadaşlarına çok düşkün biri, sizin de hepsiyle onun kadar yakın olmanızı istiyor. Bahsi geçen aile üyeleri, akrabalar ve arkadaşların hepsi birbirleriyle çok yakın ve samimi bir ilişkiye sahip; birlikte olduğunuz kişi sizi de o çembere sokmaya çalışıyor.


Bu durumda ne yapardınız?

1- Kırılsa da bundan rahatsız olduğumu kesin bir şekilde söyler ve uzun bir süre kimseyle tanışmazdım.

2- Rahatsız olsam da tanışmaya devam ederdim, onlara uyum sağlayamaya çalışırdım.



*** Soru, bizzat benimle ilgili değil.
0
vestasy
(01.08.21)
1
Buldum kaçırmayalım durumu var sanki, aile ile tanıştırayım ki Nasılsın.

Mini çakal.
0
neymis
(01.08.21)
Ben 1i yapardım
0
mg3929
(01.08.21)
@neymis Aslında bunu yapan kişi yapı olarak çok da ilişki insanı olan bir tip değil, hele evlilik lafı duyduğu an ortamdan kaçıyor. Uzun süredir yaşadığı ilk ciddi ilişki bu zaten. Bunların hepsi birleşince tavrı garip durabilir ama ailesine ve arkadaşlarına çok düşkün olmasına bağlıyoruz durumu.
0
🌸vestasy
(01.08.21)
Evlilik istemiyorsan o ilişkiyi açıkça bitir artık. Kaçış yok karar zamanı gelmiş
0
photo85
(01.08.21)
1, vakti geldiğinde tanışmayı benim de istediğimi ama önce birbirimizi daha iyi tanımak için zamana ihtiyacım olduğunu falan söylerdim. ya da o kişiyi kırmayacak en uygun söylem neyse siz daha iyi tanıyorsunuz. ama rahatsız olduğumu söylerim ve tanışmam.
0
Mossy
(01.08.21)
Valla birinin ailesine düşkün olması ile sevgilisini ailesiyle falan tanıştırmaya çalışması öyle birbirini tamamlayan şeyler değil. Aileye düşkün olmak demek aileye önem vermek ve onlarla vakit geçirmek istemek demektir, tüm sevgililerini ya da arkadaşlarını aile ile tanıştırmasına direkt yol açmaz.

Olsa olsa kişi eğer biraz pasif bir tipse yani arkadaşları, ailesi falan "arkadaşını bizimle ne zaman tanıştıracaksin" tarzında söylemlerle kişiyi buna bişekil zorluyorsa aileye düşkün olma ile bağlantı kurulabilir. Bu durumda da olay daha çok kişinin böyle pasif olması olmalı bence çünkü bu durum yarın öbür gün daha büyük sikintilara sebep olur. Üstüne bir de güzellikle olayı söyleyip üstüne saçma sapan trip yeniliyirsa sıkıntı büyük.

Diğer olasılıklar da kişinin ilişki tecrübesi falan pek olmadığı için ne yapacağını pek bilmemesi ya da karşı tarafı gerçekten hayatına dahil etmek istemesi olabilir. Tabii bunların da aileye düşkünlük ile alakası yok ya da doğrudan "aileye düşkün olduğu için öyle yorumladık" şeklinde olacak olaylar değil bence.
0
j r r tolkien hayrani
(01.08.21)
cevabim 1.
0
batlegolas
(01.08.21)
bu bir uyum sorunu iki tarafta da yanlis bir sey yok. bazi kisiler aileleriyle arkadaslariyla surekli beraberlerdir. bazilari ise misafir / misafirlik / kalabalik aile + arkadas ortamlari durumundan hoslanmazlar. tamamen kisilik / uyum ile alakali bir durum.

bu kisiyle iliskinin ilerlemesi / evlilik durumlarinda her haftasonu aile ziyaretleri, toplu arkadaslarla yapilan aktiviteler falan on planda olur. bol bol misafir gelir. kimi ciftlerin tam istedigi budur kimisi ise daha bireyselcidir kari koca beraber bir seyler yapalim ister. oburu aile der annemler der arkadaslarim der, her sey beraber yapilir. boyle bir hayat size uygun degilse uyumsuzsunuz demektir. uyum saglanir bir iki ama karakterinizde yoksa bir omur cekilmez. o size uyum saglamaya calissa o da haksizlik yani o da oyle bireysel takilarak mutlu degil. kisilik meselesi tamamen yani. kim uyum saglarsa saglasin bir yerden sonra patlar ozetle.
0
robokot
(01.08.21)
(2)

Erasmus korkusu

marjinalcat
Ben önümüzdeki Eylül ayında Slovenya'ya gideceğim. Birinci sorunum İngilizce. Gramer olarak kendimi çok geliştirdim fakat iş konuşmaya veya anlamaya gelince içimdeki o travmatik haller baskın oluyor ve sorun yaşıyorum. Sizce bu durum erasmusumu cehenneme çevirir mi? Bir diğer sorum da aylık 240 euro
Ben önümüzdeki Eylül ayında Slovenya'ya gideceğim. Birinci sorunum İngilizce. Gramer olarak kendimi çok geliştirdim fakat iş konuşmaya veya anlamaya gelince içimdeki o travmatik haller baskın oluyor ve sorun yaşıyorum. Sizce bu durum erasmusumu cehenneme çevirir mi? Bir diğer sorum da aylık 240 euro(normalde 300 ama %20 gelince veriliyor) yeterli olur mu? Şimdiden teşekkür ederim yardımınız için.
0
marjinalcat
(31.07.21)
240€ kira haricse yeter, her seyi ondan harcayacaksaniz yetmez.

Ingilizce konusunda da iste boyle bir ortam lazim ki, acilin
0
kuehles blondes
(31.07.21)
@kuehles+1
240 toplamsa az gibi. Konuşma için de "ya konuşamazsam" şeklinde düşünmeden direkt ortamlara gir ki gelişsin. Bişekil çevre edinmeye çalış ve girişken ol başlarda.
0
j r r tolkien hayrani
(31.07.21)
(4)

içinde "hello hello" geçen çok meşhur bir gruba ait şarkı arıyorum

der meister
kafamda çalan kısmı bundan ibaret maalesef. tek hatırladığım gerçekten kült bir grubun şarkısı olduğu, yani pink floyd yahut led zeppelin şarkısı falan çıksa şaşırmayacağım. aklımda kalan kısmı oldukça yavaş. gece odanın kapısını biri açmış gibi çok sakin bir şekilde "hello hello" diyordu, devamında
kafamda çalan kısmı bundan ibaret maalesef. tek hatırladığım gerçekten kült bir grubun şarkısı olduğu, yani pink floyd yahut led zeppelin şarkısı falan çıksa şaşırmayacağım. aklımda kalan kısmı oldukça yavaş. gece odanın kapısını biri açmış gibi çok sakin bir şekilde "hello hello" diyordu, devamında soru da soruyordu ama işte ne diyordu hiç hatırlamıyorum ya.

hello hello diye aratınca malum 10 bin tane şarkı çıkıyor, bulamadım. gece gece içime dert oldu resmen. buldurun plz :((
0
der meister
(29.07.21)
Comfortably numb?
0
j r r tolkien hayrani
(30.07.21)
hay yaşa tolkien kardeş ya nokta atışı yaptın. kafayı yediydim iki saattir hello kitty falan çıkıyor saçmasapan oh be
0
🌸der meister
(30.07.21)
The sound of silence mi
0
fıytfıyt
(30.07.21)
Smells like teen spirit demeye gelmiştim de bulmuşsunuz :) hello hello hello how low
0
eatpraylaw
(30.07.21)
(11)

Şu sıralar favori abur-cuburunuz hangileri?

kukuleta
Ben mesela peynir kremalı Çizi'ye sardım, köpeği oldum resmen, insallah çok zararlı değildir, akşamları alkol arkası harika oluyor.Aburcubur sayılır mı bilmem ama bol tuzlu dakota çekirdeği dehşet bağımlılık yaratıyor, horoin kullanıyor olsam bırakırım bunun sayesinde.Ha bir de doritos'un ayak kokul
Ben mesela peynir kremalı Çizi'ye sardım, köpeği oldum resmen, insallah çok zararlı değildir, akşamları alkol arkası harika oluyor.

Aburcubur sayılır mı bilmem ama bol tuzlu dakota çekirdeği dehşet bağımlılık yaratıyor, horoin kullanıyor olsam bırakırım bunun sayesinde.

Ha bir de doritos'un ayak kokulu olanını yedik yıllarca... Gençliğimizi harcamışız resmen, acılı olanla hayata yeniden başladım.

Sizin güncel aburcuburlarınız var mı?
0
kukuleta
(29.07.21)
bu ara internette Antep fıstığının fiyatı kuruyemişcilerdekinin yarısı kadar bi satıcıdan 1 kiloluk siirt fıstığı alıyorum sürekli parmaklarım soyuldu yemekten
0
nahtoderfahrung
(29.07.21)
Doritos Turca'yı çok seviyorum. Her hafta alıyorum bir tane. Şu dönemde A101'de satılan Milkten çikolata kaplı süt dilimi en çok aldığım. Kinder'den daha güzel buluyorum. Bir de A101'de satılan iç çekirdekten alıyordum ama küçücük paketi 4, 5 günde anca bitirince almamaya karar verdim.
0
dissendium
(29.07.21)
Valla sayılır mı bilmem ancak deli gibi dondurma tüketiyorum ben şu sıralar.
0
j r r tolkien hayrani
(29.07.21)
rose parks
(29.07.21)
coco star spor
0
peki madem
(29.07.21)
doritos 3d
a101de satılan burch zeytin ve mevsim yeşillikleri baharatlı mısır ve pirinç patlağı
0
MtKrt
(29.07.21)
Dondurma +1
Bir de üzüm. Çekirdeksiz yeşil üzümü yıkayıp temizleyip saplarını ayıklayıp buzluğa atıyorum, ertesi güne tamamen donuyor, şahane soğuk atıştırmalık oluyor.
0
kobuzchu kiz
(29.07.21)
Godiva’nın mavi renkli olan çikolatası.
0
ruhen hastayim ben
(29.07.21)
çizmeci time'ın rulo gofreti. bir süredir yemiyorum ama uzun zamandır "düştüğüm" tek ürün, piyasadaki yerli en kaliteli abur cubur ayrıca, tartışmam bile.
0
Bruce
(30.07.21)
Tadim cekirdek. Eskiden sadece kalabalikli arkadas ortaminda yerdim cekirdegi. Bir gun kazara yalniz youtube izlerken citlatayim dedim, hastalik oldu, uzun yazi okurken, youtube'da pineklerken falan paso cekirdek arar oldum, alisverislerimin demirbasi oldu. Su an paket bana bakiyor, ama dislerimi yeni fircaladigim icin baslamam ama 3-4 saat sonra beni kimse tutamaz
0
neverletyougodown
(30.07.21)
Şu sıralar değil ama kesinlikle eti hoşbeş fındıklı. Kışın hafif ısıtınca efsane oluyor.
0
meraklitursucu
(30.07.21)
(10)

biraz teselli

psychosocialll
5 yaşında kızım var. annesiyle boşanalı 1,5 yıl oldu. zaten düzenli de gördüm vs.şimdi eski eşimin tayini brüksel'e çıktı. 3 gün içinde gidecekler. ben tabi ki kızımın gitmesine de onay verdim eğitimi ve gelişimi için.şu an en az 6 yıl orada kalacak gibi görünüyor. tabi gideceğim, gelecek ama mesela
5 yaşında kızım var. annesiyle boşanalı 1,5 yıl oldu. zaten düzenli de gördüm vs.

şimdi eski eşimin tayini brüksel'e çıktı. 3 gün içinde gidecekler. ben tabi ki kızımın gitmesine de onay verdim eğitimi ve gelişimi için.

şu an en az 6 yıl orada kalacak gibi görünüyor. tabi gideceğim, gelecek ama mesela bu gece son defa uyuyacağım onunla. aslında son defa olmadığının farkındayım ama inanılmaz depresif moddayım... ne düşünerek ne yaparak iyi hissedebilirim bilmiyorum, içimi dökmek istedim.
0
psychosocialll
(26.07.21)
Boş tesellisi gelebilir ama,
30 lu yaşlarda koca koca insanlar nasıl kaçarız bu memleketten diye düşünüyoruz, kızınız şimdiden kurtardı kendini, dil öğrenecek, farklı dünyalar keşfedecek, çok çok iyi olacak onun için.

Evet sizin içi üzücü ancak bir durumdan sonra insanlar kendilerini değil çocuklarının iyi olmasını daha çok istiyorlar ki sizde eminim öyle istiyorsunuzdur.
0
paramolacak
(26.07.21)
Fiziksel olarak çocuğunun yanında olup faydayı bırakın zararı dokunan sayısız baba var. Belli ki sevgi ve ilgi dolu bir babasınız, bunu kızınıza her daim yansıtacağınız muhakkak. Uzak olacak olmanız tabi ki tatsız ama eminim hem uzaktayken hem bir araya geldiğinizde nice güzel an paylaşacaksınız.
0
fotrsapka
(26.07.21)
Görüntülü konuşursunuz bol bol. Telefon alırsınız olmazsa ona da. WhatsApp var, Messenger var, bir şekilde konuşursunuz. Onun gelişimi için iyi olacağını düşünebilirsiniz.
0
dissendium
(26.07.21)
Baba-çocuk ile karşılaştırmak ne kadar doğru bilmiyorum ama abim hep kendimi en yakın hissettiğim insan oldu. Aynı üniversitede okuduk aynı dershaneye gittik, hep aynı çevrelerde büyüdük. 4 senedir ABD'de yaşıyor. Yanımda olmasını çok isterdim, olsaydı çok mutlu olurdum. Ama uzakta olmasına rağmen ilişkimizde hiç bir şey değişmedi, her hafta muhakkak telefonlaşırız. Uzaktan yürüttüğüm ilişkilerim de oldu. İletişimde kalınca ve sevdiğimizi hissettirdiğimizde ve sevildiğimizi hissettiğimizde mesafenin bir önemi kalmıyor
0
vernonj
(26.07.21)
Valla olay simdi sicak oldugu icin bu sekil his normal. Zamanla bisekil alisirsin bence. Tabii durumlar ve olanaklar nasildir bilemeyiz ancak madem bu kadar kotu hissettin o vakit sen de elinden geldigince oralara gidip bizzat yakininda durmaya cabalayabilirsin gelecek donemde. Kastettigim tatil falan degil, oralarda is kovalamaya calisman.
0
j r r tolkien hayrani
(26.07.21)
Kız çocukları için iletişim her şeydir. Yanında olamadığın için çok üzülmeni anlıyorum ve bu -böyle bir baba olman anlamında- beni mutlu etti ama onunla iletişim halinde olmak "isteyen" bir baba da kız evlatları çok ama çok destekler. Kızlar görüldüklerini, benimsendiklerini, sevildiklerini, görülecek sevilecek benimsenecek kadar varlıkları kabul edilen ve değerli olan varlıklar olduklarını, babalarının onlarla olan saygı ve sevgi dolu iletişiminden ve ilgisinden anlarlar ve ancak böyle ikna olurlar sevilesi ve değerli bir insan olduklarına. Onun için onunla sık sık iletişimde olman, onunla konuşacak bir sürü şey bulman, ona notlar mektuplar eşyalar vs gönderebilmen veya eşyalarının arasına saklaman vs vs... inan ki her dakika yanında olup iletişimde olmamandan çok ama çok daha kıymetli olacaktır. Üzülme, inşallah yine bir arada olursun kızınla ama iletişime odaklanıp titizlenirsen emin ol kızının kahramanı ve başının tacı olmaya devam edersin. Üzülme.
0
1bir1bir1
(27.07.21)
kesinlikle 1bir1bir1 e katiliyorum.

Teknoloji sayesinde surekli iletisimde kalabilirsen mesafeler farketmez. maddi durumunuzu bilmiyorum ama Bruksel'e senede 1-2 kez gitmeniz veya onlarin Turkiye'ye gelmesi de sorun olmamali.

Surekli iletisimde kalirsaniz, ayni sehirde olup zerre faydasi olmayan anne babalardan yuzbin adim onde olursunuz.

Onemli olan onu unutmadiginizi, onceliklerinizden biri oldugunu hep hissetmesi.

Cocuklar bosanmayi umursamiyorlar, umursadiklari ebeveynlerden birini kaybetmis hissettirilmeleri. Bunu da bosanmis ebeveynleri olan 40 yasinda biri olarak yaziyorum. Cok kucukken bile anne babamin bosanmasinin kacinilmaz oldugunu gorebiliyordum sorunum o degildi. Sorunum bosanma travmasini kendileri atlatamayan, bunlari bize yansiarak karsi tarafla iletisimi koparan buyuklerdi. Onlar gibi olmazsaniz kiziniz sizi anlayacaktir.
0
2oda1salon
(27.07.21)
21. yüzyıldayız fiziksel yakınlık tabi önemli ama artık uzaktan da iletişim halinde kalmak mümkün. burada annenin tavrı önemli. başka bir ülkede olduğu için çok kolay araya girebilir. engel olabilir. eğer böyle bir durum yoksa endişeye gerek yok.
0
orpheus
(27.07.21)
Tekrar evlenin. Evet. Neden olmasın. Bu defa olacak.
0
yuyu
(28.07.21)
Çok duygulandım hocam, o kadar çok çocuğunun yanında gibi görünüp aslında uzak olan insan var ki. Emin olun onun her daim yanında olduğunuzu hissettirdiğiniz sürece , mesafenin hiçbir önemi yok
0
bbb_1
(14.12.21)
(8)

Kafalar karışık

Karmaşıklık
İlk defa doğru düzgün bir ilişkim var ve dışarı çıkınca dengemi şaşırıyorum. Birisi kız arkadaşıma bakınca ayarsız düşünceler içine giriyorum ve genel olarak atarım yoktur zaten. Ya hep ya hiç bilinciyle hareket eden bir insanım. Birisi bakınca hemen gidip dalasım geliyor. Birine dalmak için neyi be
İlk defa doğru düzgün bir ilişkim var ve dışarı çıkınca dengemi şaşırıyorum.
Birisi kız arkadaşıma bakınca ayarsız düşünceler içine giriyorum ve genel olarak atarım yoktur zaten. Ya hep ya hiç bilinciyle hareket eden bir insanım.

Birisi bakınca hemen gidip dalasım geliyor.
Birine dalmak için neyi beklemek lazım kestiremiyorum. Ya da dalmak gerekli mi? Dalsam kız korkudan aklını kaçırır bir de öyle bir şey var.

Sırf bu düşünceler yüzünden görüşmekten soğudum.
Nasıl ortayı bulacağım?
Aslında kavgadan da korkan bir insanım çünkü geçmişte yani ergenken iki kişiyle kavga ettiğimde birisi sağır oluyordu birisi baygınlık geçirdi. Çok korkmuştum bir şey olacak diye.

Ne yapayım ben?
0
Karmaşıklık
(25.07.21)
sözlü ve elle taciz olsa bile çok dikkat etmek lazım.
yani biri laf attı diye on kişinin arasına tek kişi dalmak hem kendi hayatınız hem de kızı orada yalnız bırakmak ve olayların sarpa sarması açısından mantıklı değil mesela.
bu tip olaylar zamana, mekâna, kişilere vb. göre değişkenlik gösterir sonuçta.

önemli olan kimin kime baktığından ziyade, yanınızdaki kadının sizinleyken kendini rahat ve güvende hissetmesi.
odak noktanız o olursa etrafa fazla takılmazsınız bence.
0
blatta hiberna
(25.07.21)
Ben etrafa odaklanmaktan anı kaciriyorum işte sürekli. Anlamsız
0
🌸Karmaşıklık
(25.07.21)
Valla şu tavır geçen gün sözlükte de gündem olan "karıma orkid diyemezsin" şeklindeki saçma tavrın bir üst versiyonu gibi. "Millet bakınca dalasım geliyor" nasıl bir düşüncedir. Ne yapsın millet ikinizin geçtiği her yerden kafasını mi çevirsin? Hani olay öyle taciz boyutu falan olsa tepki göster tabii de sadece bakma olayına falan dalmaya çalışma çok saçma.

Bir de açıkçası ben bu yazıdaki tavrın pasif agresif ve özgüveni çok düşük birisi tarafından gösterileceğini düşünüyorum. Öyle "kavga etmekten korkuyorum çünkü milleti hastanelik ediyorum" şeklindeki ifadeler de çok sallamasyon gibi duruyor ona da değinmeden geçemedim bu arada.
0
j r r tolkien hayrani
(25.07.21)
bahsettiklerinizin sevgilinizi yanınızda güvenli hissettirme isteğiyle alakası yok. bana kalırsa sizin sorununuz, toyca bir kıskançlık. anlıyorum ki gereken ilişki tecrübesine ve ilişkiyi devam ettirme olgunluğuna sahip değilsiniz. bu hislerinizden sorunu doğru tespit ederek ve asıl sebebe odaklanarak kurtulabilirsiniz.

benim demek istediklerimi çok daha açık bir şekilde yazdığı için de @j r r tolkien hayrani +1
0
vestasy
(25.07.21)
jrrth +1

bu ergen tavrı derhal bırakman gerek. insanlar birbirine bakar. ne demek dalmak?
0
himmet dayi
(25.07.21)
Dümdüz bakmaktan bahsetmiyorum. Dönüp dönüp bakanlardan bahsediyorum
0
🌸Karmaşıklık
(25.07.21)
Gerçekte durum bu değil muhtemelen ama bu yazı özgüven sorunu yaşayan bir ergenin yazacağı şeyler gibi görünüyor.

Bu hallerini dışa vurduğun senaryoda aklı başında herhangi bir kadın muhtemelen ayrılmak isteyecektir. Taciz gibi bir duruma müdahale etmek başka ama "sevgilime bakan oluyor, dalmak istiyorum" falan bunlar medeni bir toplumda yeri olan şeyler değil.

+jrr tolkien hayranı
0
cay koy geliyorum
(25.07.21)
Psikolog desteği alabilirsin. Kıskançlık ve öfke kontrolü ki sanki altında özgüven noksanı var
0
photo85
(26.07.21)
(11)

İşsiz kaldığınız için terk edildiniz mi hiç??

hindistan cevizi
İşsiz kaldığınız için yani parasızlık veya işsizlik stresini kötü yönettiğiniz için terk edildiğiniz oldu mu hiç?? Ne kadar süren bi işsizlikte terk edilme başınıza geldi? Açıkça sebebini söyledi mi yoksa saçma bahaneler mi buldu?
İşsiz kaldığınız için yani parasızlık veya işsizlik stresini kötü yönettiğiniz için terk edildiğiniz oldu mu hiç?? Ne kadar süren bi işsizlikte terk edilme başınıza geldi? Açıkça sebebini söyledi mi yoksa saçma bahaneler mi buldu?
0
hindistan cevizi
(23.07.21)
Benim başıma gelmedi, ben de böyle bir şey yapmadım.
0
kisa
(23.07.21)
Olmadı.
0
j r r tolkien hayrani
(23.07.21)
Benim bu gelmedi hatta işsizken evlendim ama zamanında kariyer hırsım yok diye terkedilmişliğim var.
0
somethinginthewayshemoves
(24.07.21)
terk edilmedim ama işsizim diye konuşmayı kesen flörtüm olmuştu. kendisi doktordu tabii :)
0
rose parks
(24.07.21)
Bence işsiz kalmak ile işsiz geçirilen süreci kötü yönetmek birbirinden baya farklı gerekçeler. Doğrudan işsiz kalındığı gibi terk edilmek oldukça sorunlu bir duruma işaret ederken, diğeri daha makul görülebilir çoğu açıdan. Sebebi ne olursa olsun hayatınızda kötü giden durumların acısını karşı taraftan çıkardığınızda veya ilişkideki tüm huzuru da kaçırdığınızda sevgili kişisinin "eh yeter ama" diyerek gitmesi bana normal geliyor.

Soruya cevap da vermiş olayım, yapmadım, başıma da gelmedi.
0
brena
(24.07.21)
İşsiz kaldığı için, başından hastalık geçtiği için terkedilen arkadaşlarım oldu. İlki nişanlıydı, diğeri nişanlanacaktı.
0
hayirsiz
(24.07.21)
Tam olarak değil ama evet, kesinlikle öyle bir şeyler oldu.

Üniversite boyunca hiçbir dayanağım olmamasına rağmen hep mezuniyet sonrası için aşırı özgüvenli oldum. "Ne adamlar ne işlerde çalışıyor, ben iyi işe giremicem de kim girecek" diye düşündüm hep.
O dönem birlikte olduğum kız arkadaşımın bunalım eşiği biraz düşüktü. Okuduğu bölüm bir hayli stres yaratıyordu üzerinde ve bu sabit stresin üzerine ufak tefek bir şeyler daha eklenince hemen bunalım psikolojisine giriyordu. Fakat ben o zamanlar bokun içine düşsem, "oha süper lan" diye kalkan bir tip olduğum için, bu bunalımlarından çıkmasına yardımcı oluyordum hep ve hayat devam ediyordu.

Ben mezun oldum ve doğal olarak olaylar düşündüğüm gibi gelişmedi. Hiçbir şirket kollarını açmış beni beklemiyordu. Başvurularıma dönüş alamadığım her gün moral olarak biraz daha düşmeye başladım. 2-3 aydan sonra "senden hiçbir bok olmaz. şu tipe, buruna bak amk" diye aynada kendime sövüyor, bunalımlardan bunalımlara koşuyordum. Bu sırada kız arkadaşım da sağolsun stresi çorba yapmış, içiyordu.
Yine bunalımlardaydı ama bu sefer önceki zamanlardan farklı olarak ben de bunalımlardaydım. Ne ben ona yardımcı olabildim, ne de o bana. Durum böyle olunca iletişimimiz yavaş yavaş kopmaya başladı ve sonunda da ayrıldık.

Yani özetle, "işsizsin ve bu yüzden senden ayrılıyorum" gibi bir şey olmadı. Ama işsizliğin bende yarattığı psikoloji, bir nevi ilişkinin dinamiği haline gelen, benim üstlendiğim bir rolü yerine getiremememe neden oldu. Bu da haliyle ayrılığı doğurdu. Günün sonunda işsizlik ayrılığın safi nedeni değil de, ayrılıkla sonuçlanan bir süreci başlatan olay oldu.
0
cay koy geliyorum
(24.07.21)
Ne işsiz kaldım ne terk edildim ama benzer durumda kalan kuzenime "hayatta ne yapmak istediğin belli değil, olaylar seni nereye iterse oraya salınıyorsun" temalı bir terk edilme layık görülmüştü.

İşsiz kaldı fakir defol git cidden ekstrem bir durum ama işsizlik sebebi ve yukarıda söylendiği gibi o sürecin nasıl geçtiği bir insandan ayrılmak için elle tutulur bir sebep haline gelebilir; yadırgamam.
0
Bruce
(24.07.21)
Brena +1

Eski bir sevgilim o sirada is bulamadigim icin garsonluk yapiyor ve evde oda kiraliyor olmama takmisti. “Bu kafayla 10 yilda da bunlari yapiyor olursun sen” diyip terk etti djdjdj
Su anda baya harika bi isim var ^^
0
kuehles blondes
(24.07.21)
işe girip işyerinde mesaj atmadığım, eve gelince de duş - yemek - erken yatmaktan ötürü eskisi kadar ilgi göstermediğim için terk edildim.
0
bronz böcek
(24.07.21)
Issiz kalmadim simdiye kadar. O donemi kotu yonetsem, anlayabilirim terk edilmeyi. Bu sadece maddi bir yuk degil karsi tarafa. Surec uzayinca iliskide balans bozuluyor.

Issizlik nedeniyle degil ama finansal nedenleriyle beni bunalttigi icin sogudugum ve terk ettigim sevgililerim oldu. Sebep parasizlik ile baslayip, duygusal ve maddi bagimliliga donusuyor.
0
buf-e kür
(24.07.21)
(5)

RTE sonrası Türkiye

Transa
sizce dövizde ne kadar bir düşüş olacaktır? tahminleriniz var mı? (2023'te gittiğini farz edersek)
sizce dövizde ne kadar bir düşüş olacaktır? tahminleriniz var mı? (2023'te gittiğini farz edersek)
0
Transa
(23.07.21)
dışarıya göre istenilenler yapılırsa tahminim 7 bandında ama yine dışarının da çıkarlarına göre hareket edilmezse, tutamayız. 10 tl bandını rahat görür hatta geçebilir. zaten en son araştırmada sonbahar için 9.12 deniyor.
0
evimin paspasi
(23.07.21)
rte gitti diye bir anda dövizin düşeceğini sanmıyorum. Tam aksine ekstra bir bilinmezlik sürecine girileceği için aksine yükselme olabilir. Gerekli olan güven ve istikrar sağlanmadığı sürece önemli oranlarda düşüş zor. Bu da vakit gerektirir.
0
msb
(23.07.21)
Rte giderse yükseledebilir ama sağlam bir ekonomi ekibi gelirse iyi düşer. Ülke bu haldeyken bile naci ağbal 8,50’lerden 1 ayda 7,20’lere çekti. Güven veren sağlam bir ekiple 6 ayda 5,50-6,20 diyorum ben. Şu an anlamsız yüksek, çok yüksek
0
avatar is back
(23.07.21)
Valla sıkıntı şu ki ben dahil buraya yazanlarin büyük çoğunluğu ekonomiden anlamıyor. Bu da anlaşılabilir ancak 2 sene sonraki ekonomik durumu sadece bir kişinin gideceği bilgisine göre yorumlayıp rakam vermek öyle böyle bir yanılgı değil.

Tahmin edilen tek şey RTE nin gidecek olması, iyi de o gittikten sonra kim gelecek? O zaman ülkenin durumu ne halde olacak, göçmen olayı ne şekilde gelişecek, Corona olaylarına ne olacak, eski sisteme bir geçiş olayı olacak mı, eğer muhalefet kazanırsa AKP sessiz sedasız bunu tanıyacak mi, geçmişe yönelik bir inceleme başlatılacak mi, medya ne halde olacak? Daha şimdiden bile bu kadar soru ve bilinmezlik varken herhangi bir tahmin yapmak oldukça güç.
0
j r r tolkien hayrani
(24.07.21)
rte gittiğinde yeni gelenler enkaz ve bir sürü uluslararası kriz devralacağı için hiç umutlu değilim türkiyenin ekonomisi ve döviz konusunda.

en basitinden mültecilerin gönderilmesi, sbk olayı, yunanistan'ın çöktüğü adalarımız, arasak böyle 1000 tane orta ve büyük çaplı uluslararası kriz bujluruz
0
killerbee
(24.07.21)
(11)

Oyun fikrimi değerlendirir misiniz?

plutongezegendegilmi
Ne zamandır aklımda, ufaktan girişmek istiyorum. Tabi olay fikirden ziyade execution ama "çok kötü bi fikir bu ya" gibi bi durum varsa baştan bileyim istedim. Önerilere de açığım.Tür: browser tabanlı mmorpg. Niye browser tabanlı? Çünkü tek kişiyim, anca bunu yapabilirim. En fazla mobil uygulama olur
Ne zamandır aklımda, ufaktan girişmek istiyorum. Tabi olay fikirden ziyade execution ama "çok kötü bi fikir bu ya" gibi bi durum varsa baştan bileyim istedim. Önerilere de açığım.

Tür: browser tabanlı mmorpg.

Niye browser tabanlı? Çünkü tek kişiyim, anca bunu yapabilirim. En fazla mobil uygulama olur. Genel olarak şuna benzer grafikleri olacak:
i0.wp.com

Senaryo da şu:

Yıl 2074. Jeff Bezos, Elon Musk vs. gibi adamlar gen terapisi yoluyla ölümsüz olmanın yolunu bulmuşlar. Bu gizli bi bilgi, zaten nüfus artıyor, bir de insanlar ölümsüz olursa dünya nereye gider bilemedikleri için bu teknolojiyi satmak yerine kendilerine saklamışlar.

Ama bi whistleblower bunu dünyaya duyuruyor. İnsanlar bunu duyunca galeyana gelip bu "ilacı" elde etmek için bu şirketlerin laboratuvarlarını falan basmaya başlıyorlar. İşler çığrından çıkmak üzereyken, bu adamlar devletleri yöneten kişilerle anlaşıp, diğer zengin ve önemli insanlarla kendilerine güvenlikli bir şehir inşa ediyorlar. Ardından da dünyanın geri kalanına atom bombalarını bırakıyorlar. Nüfusun %99'u ölüyor. Dünya yaşanmaz bir yer oluyor.

Bu "wasteland"de hayatta kalanları avlamak (ve tehlikeyi kendilerinden uzakta tutmak için) düzenli olarak robotlarla, drone'larla dünyayı tarayıp, buldukları bütün insanları öldürüyorlar.

Bu esnada kendilerine bir uzay gemisi inşa etmeye başlıyorlar. İnşası bitince, dünya artık yaşanmaz bir yer olduğu için, mars'ı terraform edip oraya yerleşecekler. İnsanların peşlerinden gitme şansları yok, zaten zor hayatta kalıyorlar.

Oyuncu bu wasteland'de doğmuş sıradan bir vatandaş. Amacı hem doğayla, hem de robotlarla mücadele edip hayatta kalmak, hem de bu elemanlar uzaya çıkmadan onlara yetişip, ölümsüzlük ilacını elde etmek. Artık dünya daha tehlikeli olduğu için ölümsüzlük ilacına her zamankinden fazla ihtiyacı var.

Oynanış:

Harita üzerinden bir şeylere tıklayarak, menülerden bir takım seçenekler seçerek ilerliyor oyun. Grafikler 2D zaten, öyle çok fazla real time bir aksiyon yok.

Oyunda PvP yok (yani oyuncular kendi aralarında dövüşmüyor), çünkü o düzgün yapması çok karmaşık bişey. Onun yerine PvE var, birlikte dünyayı temizlemeye, hayatta kalmaya ve robotlarla dövüşmeye çalışıyorlar.

MMO ama bir end-game var. Süre bitince (adamlar uzaya kaçınca) ya da adamlar kaçmadan yakalanıp yenilince oyun bitiyor. Oyun bitince ne yaparım tam karar vermedim ama bir end-game hedefi olmalı, mmorpg'ler başka türlü çok anlamsız geliyor bana.

En önemli özelliklerden biri de grinding olmayacak. Küçük küçük ama birbiriyle kombine edilebilen otomasyon kalıpları (blueprint'ler ile crafting) üzerinden dönecek oyun. Yani işte git kendin ağaç kes ev yap yerine, oyuncuların robotları olacak, işlerin çoğunu onlar yapacaklar. Oynadıysanız factorio modelini düşünebilirsiniz.

Aynı zamanda olabildiğince sandbox yapmayı planlıyorum. İşte mesela bi yerde orman vardı ama birileri gitti kesti, artık orada orman yok gibi. Scripted olaylar, görevler falan düşünmüyorum ama sıkıcı olmasın diye opsiyonel görevler belki dağıtılır haritaya.

Kulağa nasıl geliyor?
0
plutongezegendegilmi
(23.07.21)
Tarayıcı yerine mobil olsun kafi.
0
optimistbakunin
(23.07.21)
Filmi, dizisi çıksa izlerim.

Oyun oynamadığım için pek yorum yapamayacağım, bence senaryo güzel.
0
hayirsiz
(23.07.21)
Oyun konusunda bilirkişi değilim ama bu tür senaryolara bayılırım. Hele şu sıra the walking dead izliyorum, o yüzden ekstra bi yükseldim sizin oyuna.
0
somethinginthewayshemoves
(23.07.21)
Bu tarz 2d oyunlardan tiksiniyorum ama herkes bayılıyor. Hikaye gerçekten ilgi çekici. Play Store'a atıp Sözlük'ten de üç beş iyi yorum alabilirseniz gerisi gelir.
0
ryhmer
(23.07.21)
kulaga guzel geliyor.

senelerini alacak. almiyor gibi gelse de alacak.

art isinden anlamiyorsan, programmer art kesmez. buna odenek ayirman gerekir.

browser tabanli muhtemelen emeginin karsiligini alamayacaksin.

bu projeler %99.9 bitirilmez, bitirirsen buyuk tecrube olur. kariyer icin yardima ihtiyacin varsa iyi olur.

viral market etmenin bir yolunu bulmazsan 100-500 kisi arasi bir bakip cikacak sonunda, buna bir cozum bulman lazim.

sonuc olarak maddi beklentin varsa oyunun lore dan ziyade dusunulmesi gereken cook fazla (sıkıcı) sey var. lore / mekanik dusunmek heyecanli. "nasil satacagim" sorusu sıkıcı ama make or break meselesi orada.

maddi beklentin yoksa godspeed.
0
robokot
(23.07.21)
Teknik taraflarından hiç anlamam o yüzden bi şey diyemem ama eski oyun tadı aldım ben, açıp açıp Windows 95-98 zamanından oyunları oynuyorum hoşuma gitti.

Sadece şey biraz mantıksız geldi zenginler ölümsüzlüğü buluyor, zaten nüfus fazla diye gezegenin selameti için bu buluşu kendilerine saklıyorlar ama insanlar öğrenip almak isteyince tüm dünyaya atom bombası atıp gezegeni yaşanmaz hale getiriyorlar. Yani bence zenginler öylr yapmaz ölümsüzlüğü verdikleri senaryoda dünyayı yaşanır tutmak adına farklı şeyler denerler en basitinden ölümsüzlüğü her aileden bi kişi kura ile alacak vs gibi. Buluşu dünya ile paylaşmayıp tüm gezegeni yok etmektense farklı şeyler denemeleri gerekirdi.
0
nickimin hakkini veremedim
(23.07.21)
Valla boyle bir senaryolu oyunun bişekil script ve görev falan içermesi gerekir ki ne olduğu ve teması anlaşılsın. Yani madem bu kadar bir senaryo kastın bunu da en azından kişilerinin gözlerine sok. Diğer türlü sadece "düşman var onlar uçmadan sen onları yakalamaya çalış" tarzında düşünüp oynarlar ki bu durumda da senin senaryona yazık olur.

Ben oynar mıyım? Bir denerim ilk başta eğer ilk seferde başarılı olamazsan birkaç sefer daha denerim. Başarılı olduktan sonra da pek deneyeceğimi sanmıyorum bu haliyle.
0
j r r tolkien hayrani
(24.07.21)
@robokot, biliyorum ya, daha önce -bitmeyen- oyunlar yaptım. Çok zor bir iş oyun yapmak, zaten maddi beklentiyle browser oyununa girilmez :) Ben belki güzel bişey yapabilirim diye bakınıyorum.

@tolkien, ya kastım şu can sıkıcı "x tane y kes" görevleriydi. Aslında user generated quest sistemi düşünüyorum bi tane. Yani işte ben haritanın bi köşesinde bar açmak istiyorum ama orayı robotlar işgal etmiş, temizleyene 10 altın vericem. Biraz daha frp tadında, oyuncular hikaye oluşturabilsin istiyorum. Benden iyi yapacak milyon tane adam vardır.
0
🌸plutongezegendegilmi
(24.07.21)
Anladim. Aynen öyle sabit şeyler çok amaçsız oluyor. Yalnız şimdi düşününce şey de olabilir, oyuncular direkt dronelar ile savaşmak yerine o dronelari kendi taraflarına da gecirebilsin. Misal atıyorum ilk dalgada 10 drone gonderdin birinin rengini farklı yap, oyuncular diğer tum dronelari vurup onu en sona bırakırsa onu kontrol etme imkanları olsun. Işte bu sayede etrafı falan daha iyi temizleyebilsinler.

Şu klasik bonus olayları gibi yani. Bu tür şeyler olursa daha zevkli olur hatta mesela direkt sabit bir bonus yerine seçenekli bonus da olabilir. Misal o drone olayında ilk o renkli drone yok edilirse tüm drone ordusu yok edilsin ancak en sona o bırakılirsa da kontrol imkanı olsun gibi. Bu sayede bir strateji olayı da ortaya çıkar ve oynanırlik artar.

Kısacası üzerine düşünüp geliştirirsen sağlam malzeme çıkar bu senaryoyla.
0
j r r tolkien hayrani
(24.07.21)
Biri çalar bu fikri. Değiştirerek kendine yamar. Tr burası. Bişey de ispat edemezsin keşke buraya yazmasaydın.

soruya gelince; neden olmasın.
0
istanbul gecesi
(24.07.21)
@istanbul gecesi, çalmayı düşünen varsa yazsın birlikte yapalım ya. Ben açığım tekliflere.
0
🌸plutongezegendegilmi
(24.07.21)
(5)

"Bugün yazar mı acaba" beklentisini kafamdan nasıl silip atabilirim?

jonas
selamlar, 10 gün önce kız arkadaşımla ayrıldıktan sonra tüm iletişimimizi kestik. lakin benim kafamda her gün kati surette engel olamadığım bir şekilde "bugün whatsapp'tan mesaj atar mı acaba" düşünceleri dönüyor."kendin at o zaman" demeyin çünkü ayrılığı isteyen taraf ben değildim, kendisiydi. dola
selamlar, 10 gün önce kız arkadaşımla ayrıldıktan sonra tüm iletişimimizi kestik. lakin benim kafamda her gün kati surette engel olamadığım bir şekilde "bugün whatsapp'tan mesaj atar mı acaba" düşünceleri dönüyor.

"kendin at o zaman" demeyin çünkü ayrılığı isteyen taraf ben değildim, kendisiydi. dolayısıyla gururum izin vermez ve ben ona daha mesaj atamam. kaç gündür kendisinden keşke bir özlediğini belli eden mesaj gelse, "naber" dese, aramız yeniden ısınsa ve yeniden başlasak diye hiç hoşlanmadığım ama engel de olamadığım bir beklentim var. whatsapp'tan onu engellemek de istemiyorum çünkü ayıp olacak öyle de. o da beni engellemiş falan değil zaten.

bilemiyorum ne yapacağımı. her gün kafamda dönüp duran bu beklentiden kurtulmak istiyorum. ama nasıl? var mı önerileriniz?
0
jonas
(23.07.21)
Bu sorun 4 yolla çözülür. Seç beğen al.
Zamana bırakmak
Yeni hobi ve ortam edinmek
Yeni birini bulmak
Ona tekrar yazıp onu degersizlestirmek.
Çünkü onu değil onla yaşadığın şeyleri özlüyorsun bir yerden sonra.
Kolay gelsin.
0
musmus
(23.07.21)
Valla hocam bence gercek manada kendine karşı dürüst olarak başla daha sonrasında da kabullen. Mesela şu yazdığın "whatsapptan engellemek istemiyorum çünkü ayıp olacak" kısmı bence tam olarak öyle değil. Yani bana göre onu whatsapptan engellememenin sebebi ayıp olacağından falan değil, onun engellendiğini farkedip yazacağı varsa da yazmamasina sebep olma ya da yazdığında mesajın sana ulaşmaması ihtimallerinden korkuyor olman esas sebep. Bu neden önemli? Çünkü bence olayları bu şekilde kafanda yanlış resmettikce çözüm bulman zorlaşacak.

Çözüm da direkt "WhatsApptan engelle" şeklinde değil bu arada. Demek istediğim o sadece küçük bir örnekti ama düşünme şeklin böyle devam ederse atıyorum doğum günü 2 ay sonraysa "doğum gününü kutlamamak ayıp olur şimdi" diye düşünüp o 2 ay süresince hem gerçeği kabullenmeyi engellersin hem de atacağın o mesajın bişeyleri değiştirecegi beklentisi falan olur.

Yani kısaca yapma öyle şeyler, kabullenip önüne bak.
0
j r r tolkien hayrani
(23.07.21)
Yazacağı varsa muhtemelen sen kafandan attığın an yazar. Böyle düşünmeye devam ettiğin sürece o mesajın gelme ihtimali bence çok düşük. Bir şekilde oyala kendini, kafanı meşgul et, arkadaşlarınla sık vakit geçir. engelleme ama bildirimleri sessize al mesela. Gözün telefona gitmesin yani. Sen bekleme, gelirse sürpriz olsun. Ama gelmeme ihtimalini kabullenip yoluna devam etmen lazım.
0
aquarium
(23.07.21)
Karşı taraf bitirince eli kolu bağlanıyor insanın malesef, bir seneyi geçsede bekliyorsun ama olmayacağınıda biliyorsun alışıyorsun bir köşede aklında kalıyor. Kendine işine hedeflerine enerjini vermeye çalışıp yeni insanlarla tanışarak hayatına yeni bir yön verebilirsin. Olur da mesaj gelirse süpriz olur beklememek lazım ama.
0
kararsızataletfilozofu
(24.07.21)
Atmaz aga hatun tatilde. Next hemen.
0
Deathrow
(24.07.21)
(7)

Kola içenler, haftada kaç litre ?

ssiradanbirigibi
Haftada kaç litre içersiniz ortalama?
Haftada kaç litre içersiniz ortalama?
0
ssiradanbirigibi
(21.07.21)
İçersem yemeğin yanında bi kutu kola içiyorum genelde. Haftada ortalama 2-3 kere dışarıda yesem, 0.5 - 1 litre arası ediyodur. Eve almıyorum.
0
plutongezegendegilmi
(21.07.21)
Valla değişiyor. Pizza tarzı fast food varsa deli gibi gidiyor. Yemeksiz pek içmem gibi. Illa bir rakam olacaksa 1.5 litre diyeyim haftalık.
0
j r r tolkien hayrani
(21.07.21)
0.5
0
dissendium
(21.07.21)
Kola en sevdiğim şeylerden biridir. Maksimum ayda bir litre tüketirim. Ama her ay değil kesinlikle.
0
ruhen hastayim ben
(21.07.21)
@konetsu baya çokmuş zamanında. herhangi bir sağlık problemi oluştu mu peki buna bağlı olarak peki?
0
🌸ssiradanbirigibi
(21.07.21)
sağlam içiciyken günde ortalama bir litre, fiziksel aktivite nedeniyle daha fazla sıvı ihtiyacı olduysa dönem dönem 1.5'a çıktığı olurdu. su yerine kola (nadiren başka gazlı içecekler) tüketiyordum bir nevi. tabii bu durum 19-20 yaşındayken fit bir delikanlı olan şahsımın takip eden altı yıllık süreçte yaklaşık 50 kilo alıp çeşit çeşit hastalık yaşamasına, ağzında diş kalmamasına neden oldu, orası ayrı... artık her anlamda çok daha dikkatli beslenmekle beraber ayda birkaç bardak hala içiyorum yalan yok, milletimiz affetsin.
0
alevli deniz sortu
(21.07.21)
Bir dönem aşırı tüketiyordum. Sonra kahvede ve çayda şekeri kesince kola inanılmaz şekerli gelmeye başladı ve bu sayede farkında olmadan azaltmış oldum bir anda. Yine de hafta bir litre kadar, yemekle birlikte, tüketiyorum.
0
ultranil07
(22.07.21)
(7)

30+ erkekler:"Sıfırdan yeni insan tanımak" size de yorucu geliyor mu artık?

norules
güzel bir ilişkim vardı, geçenlerde hiç hesabımda olmayan bir şekilde bitti. hayli ani ve sert geldi bu bana, keyfimi de kaçırdı.okcupid, tinder hemen malum mecralara daldım kafam dağılsın diye ama o kadar yavan bir his çöktü ki üzerime... hayat nasıl, ne iş yapıyorsun, nerede oturuyorsun vs. dön ba
güzel bir ilişkim vardı, geçenlerde hiç hesabımda olmayan bir şekilde bitti. hayli ani ve sert geldi bu bana, keyfimi de kaçırdı.

okcupid, tinder hemen malum mecralara daldım kafam dağılsın diye ama o kadar yavan bir his çöktü ki üzerime... hayat nasıl, ne iş yapıyorsun, nerede oturuyorsun vs. dön başa yeniden başla, yeniden yeniden. her seferinde aynı şeyler. kimseyle bir daha o'nunla yakaladığımız frekansı yakalayabileceğimi de sanmıyorum zaten, bu da yeni birilerini tanımak adına motivasyonumu düşüren başlıca duygum sanırım.

ayrılığın sıcaklığından mı bilmiyorum ama hayatımda ilk kez bu derece bu anlamda bıkmış ve hevessiz hissediyorum. oysa eskiden "çivi çiviyi söker oğlum" derdik, böyle hisler çökmezdi hiç. problem bende mi, yoksa bir yaştan sonra hepimize benzer şeyler mi oluyor?
0
norules
(21.07.21)
Yorucu olsa da doğru insana denk gelme hayalini hep canlı tutuyorum. Yaş tabiki etken ama artık ilişkiler de belli bir standardın ürünü olmaya başladı.
0
olaylar olaylar
(21.07.21)
Hocam bir dur nefes al önce. Hani ayrılma ve diğer muhabbetler arası ne kadar zaman olmuş bilmiyorum da yazidan anlaşılan ayrildiktan 10 dk sonra tindera falan yönelmişsin gibi. Hal böyleyken o klasik ASL muhabbetleri insanı yorar.
0
j r r tolkien hayrani
(21.07.21)
Hayat boyu yalnız kalmak daha yorucu geliyor
0
noluyo yaa
(21.07.21)
Belli bir yaştan ya da tecrübelerden sonra bu durum oluyor. Yeni birini tanımak, aynı soruları sormak vs yorucu geliyor. Ama elbet karşına bir gün bunları sormadan ya da aynı enerjiyle soracak birisi çıkar.
0
arockm
(21.07.21)
oluyor tabii onla mi ugrascam. o yuzden amac olmamali zaten. oldugunda da cirkin bi iliski cikiyor. partner bulmayim sevgili vs yapmaliyim salt ugraslari sikinti. uygulamalar vs bunlara gebe cok normal. cunku bu amacla yola cikilmis.
atiyorum bi spor yaparken yavas yavas birisini tandigini dusun. ilk gittin gordun ikincisinde de gordun ayni yerde yemek yiyorsun sonra takim arkadasi oldun. sonra bir seyler sordun o da sordu yardimlasiyorsun falan, sonra bazen birlikte evlere gidiyorsun yol arkadasligi ki bazen burada muhannet doner o sana isini anlatir sikintisi vs varsa yani zamana yayilmis sekilde olagan normal bir ilerleyis ve bence guzeli de bu. bir de uygulamada basit basit bayik sorular. birisi tanisirken yasim meslegim gibi basit sorulari sorunca gulup ezikliyorum konusacak soracak baska hic mi bir sey bilmiyorsun. bu kadar mi basitler, banal sap cop isler. meh. yas gidince hic cekilmez oluyor bu isler miirim.
0
turbo sadık
(21.07.21)
öncelikle hodl, bi kendine gelip dinlen.


sorun için, kesinlikle yorucu geliyor. örneğin biriyle ufak bir etkileşim yaşayınca (ayaküstü muhabbet, ufak yazışma vs.) direkt sonraki adımlar aklıma geliyor; tanış, kendini anlat, plan yap/ayarla falan.. uğraşmak istemiyorum.

ek olarak şu da var bağımlı olmadan başına buyruk yaşamak şimdilik daha çekici geliyor.
0
bir bucuk adana
(25.07.21)
duygülarımın tercumanı olmussun. Tanımaya uğraşacak gücüm kalmadı, sorulara da verecek cevabım.
0
goodz
(25.07.21)
(14)

Yüzüklerin Efendisi-En Sevmediğiniz Karakterler

bitchesaintshit
Birçok kişi Gollum'u seviyor ama ben Gollum'lu bölümleri hep atlayarak geçiyorum seriyi her izlediğim zaman. İlk izlediğim zamanda da sıkılarak izlemiştim. Sevemedim gitti. Pippin ve yanındaki diğer eleman da çok itici. Komiklik olsunlar diye koymuşlar ama sinir bozucu. Önemli birkaç sahneye aptalca
Birçok kişi Gollum'u seviyor ama ben Gollum'lu bölümleri hep atlayarak geçiyorum seriyi her izlediğim zaman. İlk izlediğim zamanda da sıkılarak izlemiştim. Sevemedim gitti. Pippin ve yanındaki diğer eleman da çok itici. Komiklik olsunlar diye koymuşlar ama sinir bozucu. Önemli birkaç sahneye aptalca eklemişler.
0
bitchesaintshit
(21.07.21)
Legolas. Karakter iyi aslında ama oyunculuk çok kötü.
0
potsdamer
(21.07.21)
Frodo. Tam bir mal.
0
prole
(21.07.21)
Arwen'e biraz uyuz oluyorum. 2900 (ikibindokuzyüz) yaşına gelmişsin hala ergen ergen hareketler. Köprü altında gizli gizli buluşmalar, evden kaçmalar, hiç yaşının elfi değil.
0
archmage mahmut
(21.07.21)
Tek karakter var uyuz olduğum, o da faramir. Kendini feda etmişmiş bilmem ne, akp gitse tornistan yapacak rantçılardan farkı yok gözümde.
0
Bruce
(21.07.21)
Kitapta bree’li bir karakter vardı ona çok ayar olmuştum. Filmde yoktu ama.
0
tolgan
(21.07.21)
Gondor’un vekilharcı Denethor ve Grima solucandil. Zaten sevilmesi beklenmeyen iki karakter
0
kaptan memo
(21.07.21)
Gandalf. O ne öyle abi saç sakal birbirine karışmış. Bi de bi havalar falan.
0
himmet dayi
(21.07.21)
frodoyu çok kasıntı buluyorum filmlerde.
0
bohr atom modeli
(21.07.21)
Bilbo hariç hobbit'lerin hepsi. En çok da merry ve pippin.

Düzeltme : Merry, marry değil.
0
IncredibleMau
(21.07.21)
Valla ben sarumani sevmiyorum. Tam bir güç manyağı.
0
j r r tolkien hayrani
(21.07.21)
Ben theoden'i sevmiyorum. Nefret derecesinde değil tabii ama batı ağıl düşerken gondor neredeydi falan diye sızlanması canımı sıkıyor, sen neredeydin amca grima gibi vasat bi çatal dilliye kaptırmışın kendini kaç yaşında kralsın bi de tahta çocukken çıkıp toylukla olsa bi derece anlarım da resmen yetmez ama evet demiş sonra gondor neredeydi. Osgiliath düşerken sen neredeydin?
0
nickimin hakkini veremedim
(21.07.21)
Affedersiniz ama Merry ve Pippin
0
bloodymoon
(22.07.21)
Denethor öyle sevilmeyecek bir karakter değil ya :) Ben kitaplarda çok sevdiğim Faramir’in filmlerdeki halini hiç sevmem mesela. Pitırcıksın’ın halt etmesi hep :)
0
ultranil07
(22.07.21)
Eowyn. Ne o öyle i am no man demeler falan. itici.
0
false pretension
(22.07.21)
(10)

Covid meselesinde aile'yi çok mu darlıyorum sizce?

kinyas ve kayra 23
evet 2 yıl olacak neredeyse ve her gün bu meretle yatıp kalkıyoruz. kimimiz hiç umuramıyor, kimimiz de (bendeniz) her gün bu mesele'yi düşünmeden uyuyamıyorum.neyse lafı uzatmadan mesele'ye dönecek olursam; şimdi halihazır da aşılar olunuyor ve ben ve ailem 2 doz biontech aşılarımızı olduk. abim ve
evet 2 yıl olacak neredeyse ve her gün bu meretle yatıp kalkıyoruz. kimimiz hiç umuramıyor, kimimiz de (bendeniz) her gün bu mesele'yi düşünmeden uyuyamıyorum.

neyse lafı uzatmadan mesele'ye dönecek olursam; şimdi halihazır da aşılar olunuyor ve ben ve ailem 2 doz biontech aşılarımızı olduk. abim ve eşi de yarın 2. doz oluyor. eşinin anne ve babası oldu 2 doz biontech yine ve annem'in arkadaşı ve kızı bayram'da size gelelim diye konuştular. sordum onlar da aşılarını olmuş, bitirmişler.

ben de ki kaygı ve "ya bir şey olursa?" hali sebebiyle olacak ki yazık 1.5 senedir hakikaten evden sadece manav'a market'e giden kadın'ın insan görme ihtiyacını baltalıyormuşum gibi bir hisle karışık, "aşılarını oldular mı?" (gerçi bu kaygılı olunmasa da sorulması gereken şey) "tamam gelirlerse teras var, açık hava da oturursunuz" diyorum.

sizce bu mesele'yi fazla mı büyütüyorum? aile'ye zarar gelmemesi en büyük kaygım elbette daha sonra kendim vs. gelir. bir koruma iç güdüsündeyim.

evet ne dersiniz? fikir almak istedim bu konu hakkında. uzun süredir burada sormak isteyip'te ertelediğim bir soruydu.
0
kinyas ve kayra 23
(20.07.21)
Biz bu aşamayı Nisan-Mayıs 2020'de geçmiştik, sizinki çok uzun sürmüş. İki doz biontech üstünden 10 gün geçtiyse artık biraz normalleșmenin sakıncası yok bence. Elbette garantisi yok hiçbir şeyin de, covid de 4 5 ay sonra bitmeyecek belki yıllar sürecek, hayat bir şekilde devam etmeli.
0
signore
(20.07.21)
37 yaşında dağ gibi arkadaşımızı kaybettik bu hastalıktan. Ben de annemi asla çıkartmıyorum dışarı. Canımızı sokakta bulmadık tabi ki haklısınız.. aşı olunca hastalık yok mu oluyor anlamış değilim?
0
suicides underground
(20.07.21)
Valla ben insanlara bişeyleri direkt dikte etmeye çalışmanın ya da sanki kendileri düşünmekten aciz gibi tavır takınmanın hoş olmadığını düşünüyorum. Kişilerin de kendi akli-mantigi var bişeyleri değerlendirmek için.

Karşıya görüşünü söylersin, tehlikeliyse niye tehlikeli olduğunu ve riskleri açıklarsin ancak sonrasına direkt müdahale etmek ve "dışarıda oturursunuz" tarzı ne yapacaklarını söylemek bir yerde sınırı geçmek bence.

Şimdi hastalık olayına yönelik bir hassasiyetin var diye kendince kendini haklı görüyor olabilirsin ancak madalyonun öteki yüzü de var. Ya durumun tam tersi olsaydı? Yani hastalığa inanmayıp bunların abartı olduğunu düşünseydin bu sefer de gidip su teras ornegine benzer "el opturmeden falan bişey olmaz, sadece elini opturursun" tarzı bişeyler mi dikte edecektin diğer kişilere?

Dediğim gibi herkes yerine karar vermeye çalışmak hos bir olay değil. Düşüncelerini söyle, yapacakları hoşuna gitmiyorsa kendince önlemini al ancak direkt ne yapmaları gerektiğini soyleme.
0
j r r tolkien hayrani
(20.07.21)
Bence doğru olanı yapıyorsunuz aynı şekilde bende böyleyim. Aşı oldum demek herşey bitti demek değil aşılarını olmuş biri taşıyıcı olabilir ve karşı tarafa bulaştırabilir. Tam aşılı kişilerde hasta olabilir. Zaruri ihtiyaçlar dışında kalabalıklarda bulunmamaya devam etmek lazım. Ben 2 yılda sadece 1 kere yakın arkadaşımın düğününe gittim oda n95 maske ile ve maks 45dk bulundum. Onun dışında eğer görüşmek istenildiğinde görüntülü görüşme gibi bir nimet var öyle görüşülür.

Şuan herşey bitmiş gibi davranılıyor bu yüzden her zamankinden daha dikkatli hareket etme zamanı.
Zaten eylülde 15bin üstü vakaları görmeye başlayacağız.
0
astronom bey
(20.07.21)
Acikcasi abartiyorsunuz. Asi olan birinin asi olmus baska birinden hastalik kapmasi cok ufak ihtimal. Hastalik kapsa bile semptomlu gecirmesi ufak ihtimal. Insanlara hayati dar etmeyin. Siz cok rahatsiz oluyorsaniz n95 maskenizi takip sadece balkonda gorusun ama koca insanlarin hayatina karismayin lutfen bu kadar.

Anksiyete problemi yasiyor olabilirsiniz ayrica, profesyonel yardim almayi dusundunuz mu? Uykunuzu kaciracak kadar kaygi bozukluguna yol acmis ve bu hic normal degil.
0
kuehles blondes
(20.07.21)
bazen abarttığımı düşünüyorum ama bu sanırım biraz içe kapanık ve anaç mı desem fazla duygusal olmamdan kaynaklı sanıyorum koruyucu bi tavır takınıyorum. aşılardan sonra çok fazla kaygılanmamaya başladım bu arada. rahatladım. ben de oldum 2 doz aşımı. gece uykumu kaçıracak kadar bi anksiyete bozukluğum olmadı ya. yani her dk tetikte değilim onlar için. şu an tamamen olayı akışına bıraktım. sadece bu dışavurumu onlara karşı fazla mı abartı diye sizlere sormak istedim. ya açıkcası bu kovid olayı 1.5 senedir eve kapanmak neredeyse çok az sosyal ortamlar da oldum. beni çok daralttı. bu belirsizlik çok canımı sıkıyor. sanırım azalıp bitmediği sürece bu teyakkuz hali (en azından aşı olsak'ta dikkat konusunda bi süre daha) devam eder.
0
🌸kinyas ve kayra 23
(21.07.21)
covid-19 hiçbir zaman bitmeyecek bir şey, daha doğrusu bitmesi için devrim niteliğinde gelişmeler lazım (%100 etkili aşı veya antivirüs gibi) bu gelişmeler hiç yaşanmayadabilir çok uzun yıllar sonra da yaşanabilir. o yüzden sizin ve çevreniz için kalan ömrünüzü böyle yaşamak problem değilse devam edebilirsiniz tabi ama ha bitti ha bitecek diye bunu yapıyorsanız yol yakınken dönün bence. aşılarınızı olmuşsunuz ve şu an vaka sayısı yüksek seviyelerde değil yani en rahat olunucak zamanlardasınız.

bazı insanlar risklerin devam ettiğinden aşının %100 çözüm olmadığından bahsetmiş, doğru evet ama riskleri (ölüm ve hastaneye yatma) çok çok küçültüyor, bu kadar küçük riskleri önemseyerek yaşamak isteyenler arabaya da binmesin, şimşekli havalarda dışarıya da çıkmasın. bu risklerin ne kadar küçük olduğunun istatiksel hesaplamasını da aşağıda göstericem.

hangi ülke olduğunu unuttum ama geçen hafta okuduğum araştırmada hastanelik olanların %97'inin ölenlerin ise %99'unun aşısızlar olduklarını yazıyodu. şu an hastalığın dünyadaki ölüm oranı ise %2. buna göre hesaplarsak aşılı biri hastalığa yakalansa bile ölüm ihtimali %0.02 (ki yakalanma ihtimali de oldukça düşüyor, biontech'in koruyuculuk oranı %95 bunu da hesaba katınca aşılı biriin hastalğıa yakalanma ve sonra ölme oranı %0.001 ama bunu boşverelim şimdilik %0.02'den hesaplayalım devamını). ölüm oranlarını yaş üstünden inceleyerek devam edersek ülkelerin açıkladığı rakamlara göre ölümlerin en az %60'ı 80 yaş üstünden oluşuyor 60 yaş üstünü ele alırsak ise %95'lere çıkıyor bu oran. 40 yaş altında yaşanan ölümler içindeki oranı ise %0.3 civarı genelde. yani çift doz aşılanan bir 40 yaş altı kimsenin istatiksel olarak ölüm oranı %0.00006 veya milyarda 6. 60 yaş altı için hesaplarsak da %0.001 yani yüz binde 1. tabiki bu istatiklerin içine giren insanlar da olmuş ve olmaya devam edicek ancak dediğim gibi yıldırım çarpıp ölen insanlar da var, kaldırımda yürürken araba çarpıp ölen insanlar da var. bu risk oranındaki tehlikelerden aşırı korkarak uzun yıllar veya belki de bir ömür yaşanır mı onun kararı da size ait tabi.
0
semaforo de medianoche
(21.07.21)
@ j r r tolkien hayrani +1 çok haklı çok. Abartıyor ve ailenize karşı haddinizi aşıyorsunuz. Herkesin kendi hayatı kendi aklı kendi yaşamı istediklerini yapabilirler kaldı ki çocuk değiller. Sizi pek ilgilendirmiyor.
0
makarnacanavari
(21.07.21)
haklı haklı olmasına da mesele beni de ilgilendiyor. salgın hastalık ve aynı evde yaşamamız. :) ya zaten karışmıyorum şu an. teyzem ve kızı gelicek bugün onlardan biri covid geçirdi teyzem nisan'da kızı da gelmeden 15 gün önce 1 doz aşı oldu. şu anlık bir sıkıntı yok. ve yine gelecek arkadaşı ve kızı hatta diğer çocuğu da var toplu gelirlerse onlar da aşılıyMIŞ. sırf gelmek için mi artık böyle diyorlar bilmiyorum. çünkü son an'a kadar aşıya güvenmiyorlardı. neyse gelen insan öyle çokta değil zaten. topu topu 2-3 günde 10-12 insan gelecek eve. kimse'ye de karışmıyorum. ben 2 doz aşımı da oldum, gerisi takdir-i ilahi. :)
0
🌸kinyas ve kayra 23
(21.07.21)
Yahu kaçamıyorsunuz ki bundan. Biz ilk sene evden burnumuzu çıkarmadık. Hasta olduk. Marketten gelen her şeyi çamaşır sularıyla yıkar tüm gün kapı kollarını temizlerdim. Buna rağmen. Bu sene de o kadar dikkat etmedim yine olduk. Ama çok hafif geçirdik. Ben ilaç bile içmedim ama eşim pimpirikli olduğu için içti. Şimdi maske ve el yıkamak dışında bir şey yapmıyorum. Misafirliğe de gidiyorum, kabul de ediyorum, dışarı da çıkıyorum.

İstediğiniz kadar korunun yani olacağı varsa oluyor zaten. Yaşadığınız strese değmez inanın. Benim annem çift maske eldivensiz sokağa adım atmazdı ama oldu. Bilemiyorum.

Şans ve bünye meselesi biraz bence.
Artık yaşamaya alışmamız lazım.
Senede bir kere aşılacağız gibi geliyor.

İlk yazdığım biraz sert geldiyse kusura bakmayın :)
0
makarnacanavari
(21.07.21)
(5)

düğün playlisti için şarkı önerileri

hooiken
merhaba,düğün esnasında arkada çalacak, yemek sonrası olduğu için sözlü olabilir artık diye düşünüyorum. yerli, yabancı ayrım yapmıyorum. bahçe açık hava konseptine uygun, nostalji olur günümüz olur; zevkinizine bırakıyorum :)çok teşekkürler.
merhaba,

düğün esnasında arkada çalacak, yemek sonrası olduğu için sözlü olabilir artık diye düşünüyorum.

yerli, yabancı ayrım yapmıyorum. bahçe açık hava konseptine uygun, nostalji olur günümüz olur; zevkinizine bırakıyorum :)

çok teşekkürler.
0
hooiken
(20.07.21)
travis - flower in the window

bir arkadaşımın listesinde vardı, o ortamda çok hoşuma gitmişti, ilk o geldi aklıma.
0
la lykia
(20.07.21)
Gir kanıma çalsın. Tabii Harun Kolçakin efsane dansı da bişekilde gösterilmeli yoksa eksik kalır.
0
j r r tolkien hayrani
(20.07.21)
Redd - vicdani redd
0
logic
(20.07.21)
kat edmonson-sparkle and shine
madeleine peyroux-dance me to the end of love
bunlar geldi aklima
0
ala09
(20.07.21)
Sezen aksu - kutlama. Bizim düğünden aklımda kalan en güzel anlardandı o çalarken insanlarla hoşbeş etmek.
0
somethinginthewayshemoves
(21.07.21)
(18)

Lüks şeyler

dissendium
Buradaki lüks gereksinim dışı anlamında. Yani ihtiyacınız olmasa da satın aldığınız şeylerden bahsediyorum. Konunun çıkış noktası aslında şu.Harry Potter ve Büyülü Taş kitabını çok merak ediyorum. Bu kitap Harry Potter ve Felsefe Taşı kitabının YKY tarafından yayımlanmadan önce başka bir yayınevinde
Buradaki lüks gereksinim dışı anlamında. Yani ihtiyacınız olmasa da satın aldığınız şeylerden bahsediyorum. Konunun çıkış noktası aslında şu.

Harry Potter ve Büyülü Taş kitabını çok merak ediyorum. Bu kitap Harry Potter ve Felsefe Taşı kitabının YKY tarafından yayımlanmadan önce başka bir yayınevinden çıkmış biçimi. Ama kitap 200 TL düzeyinde. İhtiyacım yok ama bir gün almak istiyorum. Sizce almaya değer mi?

Size sorum şu. Sizin de bu şekilde ihtiyacınız olmasa da belirli bir düzeyde para harcayıp aldığınız lüks şeyler neler?
0
dissendium
(20.07.21)
Parfüm
Puro
Viski
0
logisticsmanager
(20.07.21)
Asla değmez. Popüler kültür ,kişisel gelişim ya da bestseller yayınlar hiç bir işe yaramıyor.
Bir de arka kapaklarındaki tanınmış medya kuruluşlarının önde gelen isimlerinden eser hakkındaki görüşler sıralanmıyor mu satış amaçlı yalancılıktan başka bir şey değil.


i.hizliresim.com
Benim için lükstür. 90ların çocukluk tatlarındandır. unutulmazdır. Az önce tanıdıklarıma dağıttığımdır.
Her yerde bulunmazdır.
Arı maya silgisi burna, bu ise dile hitap eder. O derece..
0
Erva
(20.07.21)
Taş plak almaya çalışıyorum kelepir denk geldikçe. Dinleyecek ekipman bile yok elimde 15-20 sene içinde ancak güzel bir koleksiyon olduktan sonra falan alabileceğim sanırım. Bazen düşünüyorum çok gereksiz diye ama heves işte alıyorum denk geldikçe de...
0
nickimin hakkini veremedim
(20.07.21)
@Erva, bahsettiğim kitabı çok sattığı için almıyorum. Harry Potter çocukluktan gençliğime kadar hayatımda yer almış, yeri bende ayrı olan bir kitap ve film serisi. Bu seriye işe yarama ya da işe yaramama olarak bakmıyorum. Zaten çok satması da söz konusu değil. Bu kitap çıktığında Harry Potter Türkiye'de bilinmiyordu bile.
0
🌸dissendium
(20.07.21)
Valla bu kadar istiyorsan ve merak ediyorsan al gitsin, düşünme bu kadar bence.

Benim lüks tanımımı genelde değişik oyunlar oluşturuyor. Hiç ihtiyaç yokken alıyorum sonra da deli gibi vakit geçiriyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(20.07.21)
Hepsi saçmalık. Değmez. Özel basım, ilk basım, cart curt edisyon. Tüketim çılgını olmanın gösteriş sevdası ile evliliği günümüzdeki insanı çıkarıyor.

Minimalizm gerekli. Az sahiplik, sağlıklı düşünce.
Benim lüksüm yok. Her şeyi pragmatik amaçlı alıyorum.
0
ryhmer
(20.07.21)
@ryhmer yazmak istediğim her şeyi yazmış.

Eski ben olsa ödünç alarak okuyup çok beğendiğim kitapları sırf sahip olmak adına satın almak derdim. Ama artık eşyayı şeyleri ise yaramadiklari sürece yük olarak görüyorum.

Sorunuza cevap: Bence değmez, o paraya işinizi görecek başka bir şey alsanız daha iyi.


Edit: Cevabinizdan sonra anladım. Bu kadar seviyorsanız, onu tekrar okumak sizi mutlu edecekse alın. Ben yine de almazdım sanırım.
0
Amaranta ursula
(20.07.21)
@ryhmer, olay yanlış anlaşılıyor. Kitabı ilk olduğu için satın almak istemiyorum. YKY'nin çevirisiyle ilk yayınevinin çevirisi farklı. Ben ilk çeviriyi okumak istiyorum. Amaç burada kitabı okumak. Kitabı almayınca da kitabı okuyamamış oluyorum.
0
🌸dissendium
(20.07.21)
Alırdım 200 tl çok para değil değer. Benim gereksiz para harcadığım şeyler teknolojik şeyler oluyor genellikle, gereksiz yere gittim 9k’ya macbook aldım kendi laptopumu da kardeşime verdiim onda iş gören külüstür bişey olmasına rağmen.

Ama abartısız 7-8 ay düşündüm aklım gitti geldi. Ondan al gitsin ya çok düşünmemek lazım
0
phiphi
(20.07.21)
arabaya uzundur olmasi gerektiginden fazla para harciyorum ama tek luksum o diyebilirim.
onun disinda arada bir pahali bir sise icki olabilir.
0
cooperr
(20.07.21)
Bence al çünkü belli ki Harry Potter hayatında önemli yeri olan bir şey. Bu durumda alınır bence.

Benim bu tanıma en çok uyan şeylerim plaklarım. Bir süredir düzenli olarak almıyorum ama istediğim plaklar denk geldikçe fazla düşünmeden alırım.
0
ms brownstone
(20.07.21)
Alırdım yerinde olsam. Bu tür keyfi alışveriş yapmamak sanki annelerimizin özelliği gibi :) belki ben de yakında öyle olacağım ama şu an biraz salsak olur sanki.
Ben de ihtiyacım olmadığı halde keyif aldığım ya da hoşuma giden şeyler alıyorum arada.
Mesela çok aktif değilim, çalışmıyorum da bir süredir, çocuğu büyütüyorum, online eğitim okul vs. Ama apple watch aldım sırf beğendiğim için.
0
somethinginthewayshemoves
(21.07.21)
Ben bu kadar sevdiğim bir şey olunca zaten o 200 tl cebimden başka şeyler için çıkacak bunun için çıksın diyorum genelde.
0
jazzabel
(21.07.21)
Kitap almaya değer mi? Valla hocam inanılmaz kötü bir çevirisi var. Okurken gülebilirsin ama cringe de olabilirsin. Her türlü 200 liraya değecek bir tecrübe olduğunu düşünüyorum.

Ben "gereksiz" harcama yapmıyorum, ama o biraz paradan bağımsız bir mevzu. Yani @ryhmer'in minimalizm olayına katılmıyorum.

Misal oturduğum sandalye kırıldı, yenisini almak yerine (kötü bir şekilde) tamir ettim ve öyle idare ediyorum. Niye? Çünkü kocaman sandalye, bunu atsam dünyanın bir yerindeki çöp dağlarına ya da okyanusun dibine gidecek, herkesin sürekli bunu yapması sürdürülebilir bir şey değil. Bu benim kişisel çabamla çözülecek bir sorun değil tabi ama başka türlü içim rahat etmiyor. Aldığın her şey bi noktada çöp olacak, bu kadar çok tüketmek sağlıklı bir şey değil. Bu seviyede tüketim dünya için bir problem bence şu an.

Öte yandan netflix'te bile minimalizm belgeseli var. Bi noktada bu işin insanları 50 m^2'lik kümeslerde tatsız tutsuz bir hayata ikna etmek için pompalandığını da düşünmüyor değilim. Yani bir şeylere sahip olmak iyidir, ama çok tüketmek iyi değildir. Bu ikisi farklı şeyler, arada bir nokta tutturmak lazım.

Mesela evimin bahçesine 150 tane çiçek ektim bu sene. "İşlevsel" bir faydası var mı, yok. Minimalizme halel getiriyor mu, evet. Ama güzel mi, evet. Bazı şeyleri güzel olduğu için yapmak lazım yani, pragmatizmi o yüzden sevmem, Adolf Loos'u yaşarken yakalasam darp ederdim. Allahtan 100 sene önce ölmüş.

Karışık yazdım ama demek istediğim şu: bir şey güzellik olsun diye yapılıyorsa lüks (ya da gereksiz) değildir. Güzellik de bir ihtiyaçtır. O kitabı alınca hayatın güzelleşecekse al. Ama bunu yaparken çok çöp üretip gezegeni mahvetme. Arada bir çizgi tutturmak mümkün.
0
plutongezegendegilmi
(21.07.21)
Bahsettiğin şey 200₺ değerinde kitap, Rolex değil :) ama seni Rolex kadar mutlu edecek gibi duruyor, al bence hiç düşünmene bile gerek yok.
Kendimi düşündüm böyle şeylerim var mı diye, parfüm sayılırsa o var onun dışında tüm paramı kedi ürünlerine harcıyorum galiba:)
0
megalomaniac
(21.07.21)
"Lifestyle" kapsaminda iste. Size bu kitabi bulundurmak bir haz verecek mi? Ilgi alaniniz Harry Potter ise buyuk ihtimalle evet. Tartisilacak bir konu degil. Adi uzerinde luks tuketim.

Ozel saraplari icmeye "ihtiyacim" yok ama denemek istiyorum, merak ediyorum. Gecen hafta saraplarini merak ettigim bir yerde tadim icin 3.000 km uzakliktaki yere gittim ve iki yildir gitmek istiyordum.

Cevremde kimse cikip bu harcamami yargilamiyor. Herkesin ilgi alani var. "Siradan" bir ise sahip arkadasim kisin kayak tatiline gidiyor haftalarca. Kayak sporlarini seviyor, takip ediyor. Muhtemelen parasinin buyuk kismini bu alana "gomuyor". Türkiye´de daha farkli. Luks ve gereksiz bir arac alsam kimse yargilamaz, ama pahali bir sey yiyip iciyorsam yargilanirim.
0
buf-e kür
(21.07.21)
al gitsin bro 3 günlük dünya ya seni de mutlu eder
0
all girls dream
(21.07.21)
Seni mutlu edecekse al. Kendimi mutlu edecek luks harcamalar yaptigim zamanlar oluyor. Kalem aliyorum. El yapimi deri malzemeler aliyorum.
0
nax
(22.07.21)
(7)

Bu mesajdaki üslubun sebebi ne olabilir

pikap
Biriyle flort ediyorsunuz veya uzun bir sure flörtlestiniz ama belli ki ciddi bir sey yani sevgililik durumu da olmayacak. Karsi tarafin zamanla daha dogrusu aniden samimiyeti azaliyor size, ilgisiz konusmaya basliyor. Hatta sordugunuzda sizi cevapsiz birakiyor.(normalde asla öyle seyler yasanmazdi)
Biriyle flort ediyorsunuz veya uzun bir sure flörtlestiniz ama belli ki ciddi bir sey yani sevgililik durumu da olmayacak. Karsi tarafin zamanla daha dogrusu aniden samimiyeti azaliyor size, ilgisiz konusmaya basliyor. Hatta sordugunuzda sizi cevapsiz birakiyor.(normalde asla öyle seyler yasanmazdi) Daha sonra ilerleyen zamanda muhabbet olsun belki soguklugu gecmistir o zamanlar bi sıkintisi vardir ondan oyle davranmistir dusuncesiyle alelade bir mesaj atiyorsunuz fakat gelen cevap oldukça çirkin. Hayatinda biri oldugunu soyluyor ama bunu kibar veya normal bi sekilde degil de sanki ona cok kotu bi sey yapmissiniz da sizden intikam alir gibi oldukça incitici bi üslupla. Sanki
hayatinda olan biri var ve her gun sex yapiyolar. Zorlasan bu anlam bile cikar o cumleden. cunku cumlede beraber evde kaldiklarinin vurgusu var. Asla "artik hayatimda biri var bi daha gorusmeyelim" medeniyetinde degil.

Asla boyle bir uslup gerektirecek bir sey yapmadim. Aksine cok deger vermistim hoslanmistim ve bunu da belli etmisimdir anlamamasi imkansiz. Beni o zamana kadar da hic kirmamis hic uzucu bi sey yasatmamis en ufak bi saygisizlik yasatmamisti. Biri olmasina uzulsem de olgunlukla karsilanabilir bi sey. Asik olmustur der kabullenmeye calisirdim ama o cumlesini asla kabullenemedim.

hatta Bi an inanamadim ama gercekten varmis biri. Yine de kabullenemedigim ve anlamlandiramadigim aklimin almadigi sey neden oyle kirici hic kendisinden asla beklemeyecegim bi uslupta bi mesaj atti. bilmiyorum bu islerin raconu boyle mi oluyor sizi cok seven bi insani incitmeden yollari ayrilamiyor mu. ona deger verdigimi hoslandigimi acikca soylemesem de cok belli ediyordum. Hassas da bir insanim. bana karsi o kadar iyi biriyken ve Tum bunlari biliyorken bu yaptiginin nedenini bir turlu anlayamiyorum.
0
pikap
(20.07.21)
her şeyi bu kadar kafaya takarsan çok yaşamazsın hocam. binbir çeşit insan var, demek ki senin görüştüğün kişi böyle bir karaktermiş. işler ilerlemeden böyle birinden kurtulduğun için şükret, yola devam.
0
hadsafhada
(20.07.21)
Bence siz bunalmissiniz. Cikin dolasin, kafanizi dinleyin. Hatta aileniz soylense bile biraz uzaklasin, kucuk bir tatil yapin. Bu kadar uzulmeyi hak etmiyorsunuz bos beles seylere.
0
balpolen
(20.07.21)
aklima gelen bir kac opsiyon:

1) siz konusurken bir seye alindi, veya birinden bir sey duydu, veya biri iftira atti, o da seninle konuyu konusmadan "ghost" etti. ama hayal kirikligina ugradi. simdi kendince intikam aliyor.

2) konustugunuz kisi aslinda yeni sevgilisi.

sonuc olarak karsindaki kisiyi yanlis tanimissin ve ucuz atlatmissin. sevinecegine uzuluyorsun bir de.
0
robokot
(20.07.21)
Valla onlarca sebebi olabilir ve hiçbirini de tam bilemeyiz biz. Yani daha yazılanları bile bilmiyorken kalkıp sebebi hakkında yorum yapmaya çalışmak çok zor bir iş. Yalnız "sanki hayatında biri var ve her gün seks yapıyorlar" şeklinde bir anlam neden çirkin ya da hakaretvari oluyor onu da tam anlamadım.

Neyse, illa bir sebep olacaksa senaryolar şöyle olabilir
1- Ilişki esnasında senin bir hareketine bozulmuştur içine atmistir şimdi patlıyordur.
2- Varsa senin hakkında yapılan dedikoduya falan denk gelmiştir kendi kendini doldurmuştur.
3- Senle hiçbir alakası yoktur kötü bir zamanına denk gelmiştir ve sana patlamıştır.
4- Cevap veren o değil sevgilisidir.
5- Yazdığı şey öyle çok da sıkıntılı bişey değildir sen biraz alınganlık gösteriyorsundur.
6- Ilişki esnasında olan bir soruna yönelik bir laf sokma amacı guduyordur
7- Hep öyle olan biridir ancak sen yeni görüyorsundur falan filan. Gördüğün gibi konu hakkında hiçbir bilgisi olmayan kişiler için senaryo uydurmaktan kolay bişey yok.
0
j r r tolkien hayrani
(20.07.21)
İncitici gelebilir ama sen yedekteymişsin bence en başından. Aranızdaki meselenin sevgililikle neticelenmeyeceği iki tarafça da anlaşılmış, araya soğukluk girmişken neden tekrar lüzumsuzca meydana çıkıyor bu diye düşünmüştür. Yeni ilişkisini riske atmak istememiştir evde devamlı birliktelerse, uzun uzun açıklama yapacak durumda değilse, hal hatır sorma konuşması yapacak pozisyonda değilse.

Alınganlığa gerek yok al tarafı bir flört, yenisini bul geçer.
0
megalomaniac
(20.07.21)
Sanirim sen cinsellige yanasmayinca o da eeeh be dedi ve kendince sana "bak cinsellik olmazsa olmaz bu isler" demeye getiren bir laf edip seni incitmeye/ders vermeye kalkti.

Tabi lafi da bilmiyoruz, belki de sen cok zorlayip o anlami cikardin.
0
brkylmz
(20.07.21)
Flört dönemi pek bu kadar anlam yüklenecek bir şey değil. Birbirine ilgisi olan iki kişinin birbirlerine ilgi gösterdikleri, birbirlerini tanımaya çalıştıkları, böyle arkadaşlık- sevgilik arasında kalmış bir durum.

Siz bir süre flört etmişsiniz, bu sürecin sonunda karşı taraf size olan ilgisini kesmiş mi? Evet. Araya mesafe koymuş mu? Evet. Sizi cevapsız bırakmış mı? Evet. Yani bu davranışlarla zaten karşınızdaki kişi sizinle kibarca iletişimi kesmiş. Sizin aradan zaman geçtikten sonra bu kişiye ulaşıp attığınız mesaj sonucu karşı taraf -üstelik hayatında biri varmış- belli ki rahatsız olmuş ve bu sefer sizinle olan iletişimini kalıcı olarak kesmek için bahsettiğiniz mesajı göndermiş. Bence normal, olağan bir davranış. Adam kötü niyetli olsaydı size hoş bir mesaj bırakıp, sizi yedekte tutmaya çalışabilirdi. Yani bu kadar kaba olmasının nedeni bir daha onu rahatsız etmemenizi istemesi.
0
GoodMorningTeacher
(20.07.21)
(5)

Türkiye nüfusunun yüzde kaçı tatil yapıyordur?

olaylar olaylar
Tatil derken, her türlü otel, kamp, karavan dahil.
Tatil derken, her türlü otel, kamp, karavan dahil.
0
olaylar olaylar
(20.07.21)
7-10 arası. memlekete gitmeyi tatil saymadım.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.07.21)
Valla ben yüzde 5 derim.
0
j r r tolkien hayrani
(20.07.21)
Maks yüzde 5
0
paramolacak
(20.07.21)
%20lerde
0
kleider
(20.07.21)
%20+1
0
neysene
(21.07.21)
(12)

Dayı kızına çeyrek taksak ayıp olur mu?

ya ben lan neyse
yine bir düğün. büyük altın 3.500 olmuş. 4 kişilik aileye maaş ucu ucuna yetiyor. büyük altın takarsak o ay battık. çeyrek altın taksak ayıp olur mu? 5 bin maaşım var.edit: ben evli değilim. aileme bakıyorum.
yine bir düğün. büyük altın 3.500 olmuş. 4 kişilik aileye maaş ucu ucuna yetiyor. büyük altın takarsak o ay battık. çeyrek altın taksak ayıp olur mu? 5 bin maaşım var.

edit: ben evli değilim. aileme bakıyorum.
0
ya ben lan neyse
(18.07.21)
Burdan anladığım dayiniz büyük altın taktı size. Bence ayıp olmaz ama dayiyla olan samimiyete bağlı biraz. Ben olsam çeyreği takıp dayiya durumu anlatırdım.
0
ayakkokususeveninsan
(18.07.21)
Ayıp mı olur ?

Eğer aile geleceğiniz değilse ( ki o nasıl bir yüce ailedir öyle ) normal olan çeyrek takmak zaten.

Büyük altını anca kardeşim evlenirse takarım. Onun haricinde her türlü amca/dayı/teyze/hala oğlu veya kızına çeyrek gider.
0
paramolacak
(18.07.21)
Ceyrek yeterli. Herkes 200 takar olmus krizden dolayı :)
0
westblack
(18.07.21)
Tam takarsak açız diyorsun, hala soru sorman tuhaf :)

Bence çeyrek tabi ki, lafı olursa da (ki olmaması lazım) “keşke daha fazla olsa daha fazlasını taksaydık” diyip geç.

diğer akrabalar altın kemer takmayacak heralde bu kurda :))
0
bugun hava gunluk gureslik
(18.07.21)
Ekim'de düğünüm var. Bizim ailede teyze, hala, amca, kuzenler vs hep tam altın, bilezik ayarında şeyler takarlar. Dediğiniz gibi tam altın olmuş 3500 lira, teyzemlerden iki tanesinin, kuzenlerimin bazılarının güçlerinin yetmeyeceğini biliyorum; takmak için kendilerini zorlayacaklarini da.

Davet etmek için aradığımda hem ben, sonrasında annem özel olarak rica ettik. Hiçbir şey takmasaniz da olur, lütfen düğün için kendinizi sıkmayın önemli olan yanımızda olmanız diye. Dolayısıyla bence ayıp olmaz. Ülkenin durumu ortada. İnsan düğünde kim ne altını getirmiş diye bakmıyor ki, sevdikleri yanında olsun istiyor.
0
fraise
(18.07.21)
Gelenekler kendini güncelliyor rahat ol, eskide kaldı çok yakınların yarım altın tam altın takması falan. Çeyrek yeterli bence de.
0
j r r tolkien hayrani
(18.07.21)
Halanın çeyrek takması az evet ama tam taksak sç kalacağız diyorsunuz. İnsan halasının vaziyetini bilir diye tahmin ediyorum yapacak şey yok imkan çeyrekse takılması gereken çeyrek.
0
cilekli pasta
(18.07.21)
Kuzenimin evlilik kararı üzerine bu mesele bizim ailede de konuşuldu. Asla ayıp olmaz. Bizim ailede annelerin konuşup aldığı karar; büyük altın gibi herkesi zorlayacak, hediye eden kişiye tek seferde büyük bir maddi yük getirecek takılar-hediyeler verilmeyecek. Evlenen kişiye alınan eşyaları ödemeye yardım edilecek. Taksitlerde birbirlerine destek olacaklar gerekirse.

Keşke bunlar her ailede konuşulabilse.
0
chihirovekohaku
(18.07.21)
ee tabiki de doğrusu o! yıllar evvel benim de çeyrek takmam gereken yerde çeyreğin yarı fiyatına nakit takmıştım ama daha sonra işler yoluna girince neredeyse bir çeyreklik kadar ev hediyesi alıp gitmiştim. daha sonra bi ev hediyesi alırsın dert etme
0
avatar is back
(18.07.21)
Gram bile yeterli. Altın fiyatlarından herkes haberdar ne olacak ki.
0
suicides underground
(18.07.21)
Boşver bee dayı amca kızlarına kol kol bilezik taktık da noldu
Kendini düşün aileni düşün
Gram da olur
0
photo85
(19.07.21)
Gramı çak geç krizdeyiz. Nişanlıyım ben de yakında evlencem herkes gram takacak eminim. Napalım biz de nikah yapıp geçicez harcamalar az olsun diye. Adam olana çok bile
0
Hallegadola
(19.07.21)
(3)

şu reklam nasıl?

black mamba
https://www.youtube.com/watch?v=mrK8O2mq9b8izleyince ne hisettirdi? bir reklam olarak nasıl? tehditvari buldunuz mu?
www.youtube.com

izleyince ne hisettirdi? bir reklam olarak nasıl? tehditvari buldunuz mu?
0
black mamba
(17.07.21)
Pek bisey hissettirmedi bana. Sadece 'denizleri temiz tutalim' temasina benzer bir giris garip olmus.
0
j r r tolkien hayrani
(17.07.21)
dünyanın şu kadarının suya kıyısı var, insanların şu kadar su kenarında yaşıyor, tüm bu silahlar %100 suyun üzerinde akıllı olun gibi bir şey hissettirdi bana.
0
🌸black mamba
(17.07.21)
reklamcı konuşuyor.
tehditvari.
abiniz biziz diyor.
0
eurhka
(18.07.21)
(2)

Engelli arkdaşımıza eticaret önerisi

goklerdengelenkarar
Bir arkadaşımız engelli oldu. Kendisini geçindirecek bir maaşı var. Ama ek gelire ihtiyacı var. Krgo işlerini görecek çevresi olarak biz varız sorun yok. Kendisine söylemesi ayıp 10 bin tl para topladık. Bu parayla sosyal medya üzerinden bir şeyler satmak istiyor. Aylık 2-3 bin tl gelir de yeterli o
Bir arkadaşımız engelli oldu. Kendisini geçindirecek bir maaşı var. Ama ek gelire ihtiyacı var. Krgo işlerini görecek çevresi olarak biz varız sorun yok.

Kendisine söylemesi ayıp 10 bin tl para topladık. Bu parayla sosyal medya üzerinden bir şeyler satmak istiyor. Aylık 2-3 bin tl gelir de yeterli olur.

Ne satsa sizce?

Süreçleri ile biz ilgileniriz. Tedarik, kargo vb.
0
goklerdengelenkarar
(17.07.21)
Valla hocam gecmis olsun da boyle sorular cok garip geliyor bana. Simdi eldeki bilgilere bakalim, 10 bin tl sermaye var ve baska hicbir bilgi yok. Istenen sey ise aylik 2-3 bin tl gelir ki bu da bir yetinme rakami olarak geciyor aslinda. Simdi bu bilgiler isiginda ciddi ciddi soruyorum sence boyle bir olayi saglayacak urun var midir?

Bu bilgilere gore direkt boyle bir gelir getirecek sey olsa herkes bu isi yapmaya calismaz mi sence. Yanlis anlasilmasin kimse bu parayi kazanamaz falan demiyorum, bundan cok daha fazlasini kazanan vardir ancak onlarin da bir yetenegi, yetenek olmasa reklami, o da olmasa cevresi,hicbiri olmasa kendilerince bir pazar arastirmasi falan oluyor. Ya da hepsi birden oluyor.

Bu sekildeki duyuruya mantikli bir 'X urunun satsin' seklinde bir oneri vermek zor cunku istenen rakamlari karsilamasini falan gectim kisi hakkinda en ufak bir bilgi yok. Bilinen tek sey kisinin engelli olmasi. Bu kisi kimdir, cinsiyeti nedir, ne is yapar, neye yetenegi vardir, ne yapmayi ister? En azindan gelebilecek olumlu bir oneri icin bu bilgilere ihtiyac var.

Yok illa bir oneri vereceksek de el isi hediyelik esya falan satsin.
0
j r r tolkien hayrani
(17.07.21)
Öncelikle geçmiş olsun,

1-10 bin yatırıp ayda 2-3 bin kazanamaz.
2- Eğer şirket değilse, ki bahsettiğinize göre sosyal medyadan satacağı için değil diye anlıyorum kargo anlaşmasıda yapamaz, eğer şirket olursa hem indirimli kargo hemde pazaryerlerinden satış yapabilir.
0
paramolacak
(17.07.21)
(16)

Bugün benim doğum günüm

Mossy
İyi dilekler kabul edilir ^-^
İyi dilekler kabul edilir ^-^
0
Mossy
(17.07.21)
Dgko <3
0
coca cola
(17.07.21)
Dgko
0
2027
(17.07.21)
kutlu olsun, nice mutlu yıllara.
0
blatta hiberna
(17.07.21)
Güzel yaşlar olsun o zaman
0
kisa
(17.07.21)
Doğum günün kutlu olsun.
0
himmet dayi
(17.07.21)
@gabe 26 bitti
0
🌸Mossy
(17.07.21)
doğum günün kutlu olsun ^^
0
black mamba
(17.07.21)
27'ler kulübüne hoş geldin:D Sağlıklı, mutlu ve huzurlu yaşların olsun.
0
Amaranta ursula
(17.07.21)
Dgko.
0
j r r tolkien hayrani
(17.07.21)
Allah sağlıklı ve mutlu yaşlar nasip etsin, doğum günün kutlu olsun.
0
John Bloor
(17.07.21)
Ya bu sıcakta doğulur mu hiç :)

Kutlu olsun, seneye unutma yine yaz kutlayalım. Bu süre zarfında da mükemmel bir senen olsun.
0
infernalcadre
(17.07.21)
@Amaranta ay alıştıra alıştıra söyleyin daha pek kabullenemedim 25ten sonrasını :D ama hoşbuldum diyelim kulüptenim artık ne de olsa

@infernalcadre yaz çocuğu olmak harika bence, her yıl yazıyorum bu arada :)
0
🌸Mossy
(17.07.21)
Doğum günün kutlu olsun Mossyyyyyy
youtu.be
0
Hallegadola
(17.07.21)
Bugün benim de doğum günüm :) güzel, mutlu, sağlıklı yıllar dilerim.
0
ziya özdevrimsel
(17.07.21)
mutlu yıllar!!
0
yatakdosek
(17.07.21)
Çoook mutluuu bir yaş diliyorum
Etrafında hep seni seven bi çok iyi niyetli güzel insan olsun
0
photo85
(19.07.21)
(19)

Kalemle en son ne zaman yazı yazdınız?

Jux
Ben hatırlamıyorum en son ne zaman kalemle yazı yazdığımı, sanırım en son ofiste bişeyler imzalamıştım evden çalışmaya geçmeden önce. O da yazı sayılmaz zaten. Merak ettim benim gibi yazıyı hayatından çıkarmış biri var mı diye...
Ben hatırlamıyorum en son ne zaman kalemle yazı yazdığımı, sanırım en son ofiste bişeyler imzalamıştım evden çalışmaya geçmeden önce. O da yazı sayılmaz zaten.

Merak ettim benim gibi yazıyı hayatından çıkarmış biri var mı diye...
0
Jux
(16.07.21)
zoom veya telefon görüşmesinde ufak notlar haricinde kalemle alakam kalmadı. aldığım notları okuyamıyorum zaten :)
0
scudman1
(16.07.21)
Ara sıra yazıyordum uzun uzun, son bir senedir market notu hariç pek yazmadım. Bu sıralar çalışmam gereken teknik bazı mevzular var onları kağıt kalem ile yapmaya çalışıyorum.

Yazım zaten rezildi bi de kondisyon kalmayınca ilkokul 2 kıvamına gelmiş, başkasının okuması gereken bir şey yazacaksam özenerek yazmam gerekiyor.

Online ders veriyorum orada tablet ile yazıp çiziyorum ama kağıda olmasa da yine el yazısı sayılabilir.
0
hedep
(16.07.21)
Her gun bir iki cumle birseyler yazarim. Not gibi. Ama bir ogrenci kadar kullanmasim kalem uzun yıllardır
0
exlibris
(16.07.21)
Geçen yıl KPSS'ye çalışırken kullandım. Kâğıt israfını önlemek için kalem kullanmayı bıraktım. Her şeyi bilgisayarda yazıyorum.
0
dissendium
(16.07.21)
Valla ben 1 saat önce yazdım. Günlüklerimi ve mektuplarımi hala kalemle yazarım. 5-6 yıl diyen var. Şoktayım. Benim çantamda kalem ve defterim mütemadiyen olur. Bos da durmaz. İlginç.
0
Amaranta ursula
(16.07.21)
Ben çalışırken hep ajandaya yazıyorum hatta dolma kalem aldım bunun için.
0
jazzabel
(17.07.21)
@jazzabel zahmetli olmuyor mu peki? Klavyede hızlı yazmak ve ara-bul-düzenle sebepli daha düzgün not almış olmak varken yazmaya iten şeyi merak ettim. Alışkanlık mı?
0
🌸Jux
(17.07.21)
Birkaç gün önce ev bakarken gideceğimiz evlerle ilgili not almak için kalem kullandım en son.
0
ms brownstone
(17.07.21)
Daha bugün yazdım ben de. Toplantıda not alıyor gibi yapıp "bu herif de hiç susmuyor, dur bi not alıyor gibi yapayım bakalım ne yapacak" diye yazdım.
0
j r r tolkien hayrani
(17.07.21)
@jux benim işim pek rutin değil her şey birbirinden çok bağımsız. 3 ay önce bir iş yapıp bir daha yapmıyorum ya bi konu vardı ama neydi diye neyi arayacağımı unutuyorum. Bazı şeyleri açıklamalı yazmam gerekiyor. Bazen özellikle spesifik tarihlere bakmam gerekebiliyor. Bunu one note da ya da diğer not alma uygulamalarında istediğim gibi yapamadım. Ordan burdan ok çıkarmam lazım kağıt daha fazla özgürlük sağlıyor benim için. Gelecekteki kendime salağa anlatır gibi not alıyorum kısacası. Biraz da yöneticimden bu alışkanlık geçti.

Toplantı notlarını sadece pc de alıyorum. Arama özelliğini burda kullanıyorum. Bazen benim yönettiğim konuşup, ekran yansıttığım toplantılar oluyor. Onda da kağıt mecburen.
0
jazzabel
(17.07.21)
Alanım için önemli kitapları okurken deftere not alıyorum. O not aldığım vakitte muhtemelen bir kitap daha bitiririm ama bu şekilde aklımda daha çok kalıyor. Kitap çok kuramsal ve anlatım da sıkıcıysa aklımda çok kalmıyor maalesef, kalmasının en iyi yolu da bu :( Bilgisayara alsam notu çok daha çabuk biter ama çok etkili olmaz.

Ben de dolma kalem kullanıyorum bu arada. Uçlu ya da tükenmez kullansam not almaya bu kadar hevesli olmam muhtemelen.
0
black holes in the sky
(17.07.21)
dün yazdım, net her gün kağıt kalem kullanıyorum. bilgisayar başında çalışsam da yapacağım işleri bilgisayarda not almak deftere not almak gibi aklımda kalmasını sağlamıyor. onun dışında evde de işlerim olduğunda mutlaka liste yaparım.
0
amugochi
(17.07.21)
Düzenli yazarım. Yazım kötü olmasına rağmen yazarım. Ama şimdi düşününce çevremde yazı yazan kimse yok galiba.
0
ycaycayca
(17.07.21)
çantamda her daim iki farklı renk dolma kalem ve ufak bir not defteriyle gezerim. toplantı notlarını böyle alırım. yapılacaklar listesini de yine kağıt kalemle yaparım hep.
0
chezidek
(17.07.21)
liseden sonra elle uzun uzun yazmayı bıraktım ama hep bir şeyleri not alma durumu oluyor. makine mühendisiyim.
0
bohr atom modeli
(17.07.21)
her gun. ofiste aktif bi sekilde defter, ajanda kullaniyorum. aldigim notlar, to do listler hep yaziyla.

dolma kalem kullaniyorum.
0
orange coffee
(17.07.21)
Az önce yapmam gereken işlerin listesini çıkardım, hayırlısıyla hallettikçe üzerini çizip mutlu olacağım.
0
peki madem
(17.07.21)
Kodlari pc'de yazamayinca(kafa basmayinca) kagida yaziyorum sonra pc'ye geciriyorum.

Bazen de kodu cikti alirim yolda uzerine kalemle yazarim.
0
divit
(17.07.21)
Birkac saat önce bugun.
0
stavro
(17.07.21)
(21)

Maaşın ne kadar sorusu

tuborg yesili
Tarafıma sorulan bu sorudan sonra merak ettim. ( bana soran kişi eşimin dedesi) Eskiden herkes herkese bunu soruyor muydu? Ben kimsenin maaşını sormuyorum. Size maaş soran var mı ve varsa kimler?
Tarafıma sorulan bu sorudan sonra merak ettim. ( bana soran kişi eşimin dedesi) Eskiden herkes herkese bunu soruyor muydu? Ben kimsenin maaşını sormuyorum. Size maaş soran var mı ve varsa kimler?
0
tuborg yesili
(16.07.21)
Babam, ablam ve çok yakın arkadaşlarım dışında soran olmaz. Yakın arkadaşlar da maaşın ne diye değil de iş değiştirme sürecinden haberdar oldukları için gelen teklifi sorarlar.
0
himmet dayi
(16.07.21)
annem babam dahil kimse sormaz maasimi ben de kimseye sormam. esime de ben soyluyorum yoksa bilmez maasimi.
0
in vino veritas
(16.07.21)
genellikle çok yakın arkadaşlarım bile ben maaşımı söylediğim zaman çok rahat etmiyorlar, maaş paylaşmak çok garipsenen bir durum. ben, çok yakınlarımla paylaşmaktan hiç çekinmesem dahi, birisinin (dede gibi) bunu sorması beni şaşırtır (:
0
mestre
(16.07.21)
çok nadir aldığım bir soru, maaşımı yöneticim ve hr harici kimse bilmez.
0
a darkness coming
(16.07.21)
Herkes herkese soruyor bu soruyu özellikle bayramlarda çok duyuyorum. Anneme benim maaşımı sorup karşılaştırma yapan kocakarılar var. Daha ilerisi lohusa yatağımda görümcem ve benim maaşım karşılaştırılmıştı halaları mühendisler kazanmıyor sağlıkçılar kazanıyor diye.
Ben sorana çok şükür okuduğum emeklerimin karşılığını alıyorum diyorum kapatıyorum konuyu.
0
cilekli pasta
(16.07.21)
Aslında maaş sormak görgüsüzlük göstergesi ve ayıplanacak bir eylem. Ama maalesef Türkiye'de pervasızca soranlar var. Bana soran olmadı, ben de insanlara sormam bunu.
0
kurmaca
(16.07.21)
dedeler sorar eskiden beri ya :) mayış kaç mayış derler hep.
0
vudin
(16.07.21)
Benim dedem de sorar ya böyle. Dedeliğine vermek lazım. Yaşıt biri sorsa ayıp tabi.
0
Kahir ekseriyet
(16.07.21)
Ailede densizliği ile bilinen bir şahıs sormuştu, onun haricinde soran olmadı.

Ama aynı sektördeki yakın arkadaşlar ile konuşuruz ve konuşulması lazım, piyasadan haberdar olmak mühim. Onun haricinde anne, baba, kardeş biliyor.
0
plutongezegendegilmi
(16.07.21)
Birçok insan soruyor. Ben kimseye sormuyorum ama soranı garipsemem.
0
hayirsiz
(16.07.21)
Bana garip gelmiyor. Tabi az maaş alıyorsan buna sevinecek insan dışında. Yakın bir arkadaşın soruyorsa belki endiselidir senin için. Benim bir arkadaşım çok maaş aliyorsa sevinirim. Arkadaşım benden bunu gizlemek istiyorsa üzülürüm.
0
howfaristhesky
(16.07.21)
Soran çok oldu ama geçiştiriyorum ya da dalgaya vuruyorum. Ben kimseye sormam, bence çok ayıp.
0
iwasbornonamountainside
(16.07.21)
maaşlı bir işim olmadığı için kimse sormuyor ama yaşam standartlarımdan çıkarım yapmaya çalıştığını, merak ettiği hâlde soramadığını hissettiğim birkaç akraba var.
lüzumsuz bir durum tabii.
0
blatta hiberna
(16.07.21)
Valla direkt görgüsüzlük ile ilişkilendirmek yanlış bence. Soran kişiye bağlı olay. Misal ben @plutonun dediği gibi sektördeki ortalama ücretleri öğrenmek ya da aynı sektör olmasa bile farklı sektörlerdeki ücretleri öğrenmek için sorabilirim. Bu şekilde bana sorulması da garibime gitmez. Haa cevap verip vermeyeceğim soran kisiyle aramdaki samimiyete bağlı olur ancak direkt "maaşımı sordu görgüsüz. Bu soru sorulur mu hiç" tarzi tepki vermem. Insanlar kendilerince bilgi topluyor bişekilde.
0
j r r tolkien hayrani
(16.07.21)
Ben herkese soruyorum, yoksa piyasadan kopuyorum.
Hatta bir arkadasi o kadar zorladim ki karima soylemedim sana soyluyorum dedi, her sene hepsini arar guncelleme alirim mutlaka :)

Bana pek soran yok, cok oldugunu biliyorlar.
0
divit
(16.07.21)
akrabaların sorması saçma (aile hariç) ama sevdiğim bir arkadaşımla konuşmayı seviyorum ben de. "Maaş gizlidir" muhabbeti patronların aynı işi yapan iki kişiye farklı paralar verebilmesinin bahanesi gibi geliyor bana. Haberin olursa hakkını arayabiliyorsun çünkü. Bence eski kuşak daha açıkmış bu konuda evet. Maaş, kira, arabayı kaça aldın vs. çoğu şeyi açık açık konuşuyorlardı bence.
0
nhk ni youkosu
(16.07.21)
10 Yıldır çalışıyorum geçen hafta daha yeni anneme söyledim, ben sormamda söylememde, ha böyle yukarıdaki örnek gibi dıdımın dıdısı gibi birileri sorarsa uçuk bi rakam söylüyorum mal gibi kalıyor.

Geçen sene teyzem sormuştu akrabalar içinde, 25 bin demiştim, mal gibi kalmıştı. Böyle insanlara güzellikle anlatamıyorsun bu durumu anlamıyorlar, anlayabilcek kapasitede olsalar sormazlar zaten o nedenle böyle şok geçirticen ki akşam yatarken düşünüp dursun ''ulan harbiden öylemi'' diye
0
paramolacak
(16.07.21)
Annem, babam ve nişanlım biliyor. Yakın arkadaşlarımızla da konuşuyoruz çünkü hepimizin mesleği aynı ve yüksek lisanslar yeni bitti, işlere yeni girildi vs. Birbirimizle paylaşıp ona göre gelen teklifleri değerlendiriyoruz.

Onun dışında soran olmadı ama benim maaşım dışında ek gelirim de olduğu için kıyaslama yapamıyorlar zaten.
0
fraise
(16.07.21)
Eskiler sorar, onlar için normal bir durum, zaten dede sormuş, ayıplanacak bir şey değil.
0
epitaf
(16.07.21)
Genelde sormuyorlar ama soran da var yok değil. Maas sorulmaz normalde.
0
stavro
(17.07.21)
Ben başkalarına sormam ama bana sorana soruyorum merak etmediğim halde. Cunku sen benim ozelime girdin, o zaman aynisini ben de senden isterim mantigi. Sen bana sorma curetini gosteriyorsan ben de curet ederim. Ote yandan test etme amacli soruyorum bakalim kendi gizlemek isteyecek mi diye. Genelde söylüyorlar kendileri de.
0
stavro
(17.07.21)
(11)

Kaçta yatıyorsunuz?

ssiradanbirigibi
sb.
sb.
0
ssiradanbirigibi
(15.07.21)
01.30 - 02.00
0
candide
(15.07.21)
Değişiyor da genelde 3 gibi falan yatarım.
0
j r r tolkien hayrani
(15.07.21)
Haftanın 6 günü sabah koşuya çıktığım için 11 30-12.00 gibi yatıp 6'da kalkıyorum.
0
marjinal kereste
(15.07.21)
01-02 arasi.
0
logisticsmanager
(16.07.21)
11:30-12:00
0
Amaranta ursula
(16.07.21)
normalde 00.00 - 02.15 arası
tatilde 01.30 - 08.00 arası

edit: mesela birazdan yatarım
0
bluntaf
(16.07.21)
9:30
0
monicapp
(16.07.21)
Sabah altida kalktigim icin 22:00 23:00 arasinda bir yerde uyumuş oluyorum. Tatil filan fark etmiyor. Çok nadir 00.00 i gecerip uyuyorum. Ayda belki bir kere filan.
0
a perfect lie
(16.07.21)
00.00-02.00 arası

hafta içi 7.30 da kalkıyorum haftasonu 8,30 gibi. genelde haftanın 5-6 günü 5 saat uyurum, haftasonu dinlenirim aradaki farkı kapatırım ama o da 7-8 saati geçmez. çok uyumam, baş ağrısı ve sersemlik yapıyor bende.
0
Hallegadola
(16.07.21)
Öğrenciyken sabaha kadar oturur insanlar uyanıp güne başlarken ben uyurdum.
Çalışmaya başladıktan sonra 01.00 - 01.30'da uyumaya başladım.
30'lu yaşlar bittiğinden beri gece yarısını çok geçmiyorum.
0
pispinti
(16.07.21)
00.00- 00.30 arası.
0
stejerners
(16.07.21)
(7)

Düğünde damat, geline takı olarak ne takmalı?

etna
Orta direk bir ailenin oğlu, düğünde geline ne takmalı? Gelinin ailesi neden memnun olur?Bonus: Nikah, damatın memleketinde, düğün 1 hafta sonra gelinin memleketinde olacak. Takı ne zaman takılmalı?
Orta direk bir ailenin oğlu, düğünde geline ne takmalı? Gelinin ailesi neden memnun olur?
Bonus: Nikah, damatın memleketinde, düğün 1 hafta sonra gelinin memleketinde olacak. Takı ne zaman takılmalı?
0
etna
(15.07.21)
İmkanı neye elveriyorsa onu takmalı. Ne kendini üzsün ne de gelini ve kız tarafını gerçek dışı bir beklentiye soksun ne de kendine cimri dedirtsin. Orta derecede bişey alsın. Bence düğünde taksın.
0
1bir1bir1
(15.07.21)
Valla benim gittiğim hiçbir düğünde damat geline takı takmadı. Ne bileyim geleneklere göre değişir elbette ancak damadin geline takı takması da şu durumda biraz değişik gibi. Gelenekler de güncelleniyor çünkü. Yok illa takilacaksa da klasik bir bilezik falan olsun.
0
j r r tolkien hayrani
(15.07.21)
gücü neye yetiyorsa onu takmalı +1
öncesinde hem gelinle hem aileyle konuşup bizim gücümüz şuna yetiyor sizin için uygun olur mu denir. onlar da çirkeflik peşinde değillerse tabi der geçerler. aksi durumda allah sabır versin derim. bütçenize göre inceden kalına bilezik olabilir. beşi bir yerde olabilir. trabzon hasır olabilir. ekonomiye kalmış bir şey biraz.
0
golgi aygıtı
(15.07.21)
Ben 3 sene önce evlenirken 1000 küsür kişilik düğün yapıldı dünya markalarından giyindiler o kadar gazetelere çıktık sıra takıya gelince para bitmiş. Kaynana ayaklı kuyumcu dükkanı gibiydi ya neyse...
Şunu bunu isterim diyenler oluyormuş. Sizin gelin de benim gibi istemedi diye bomboş geçirmeyin düğünü kalbi kırılıyor cidden insanın :)

Anne babanız bilir aslında sizde adet nedir geline ne alınır. Bizde genelde trabzon hasırı set alırlar geline veya gelin damat gider beğenir o set alınır. isteme nişan nikah bunlarda da imkan dahilinde bilezik takılır her bir etkinlikte. Bilezikleri taşlı tuşlu almayın ama eşiniz sonra bozar beğendiğini alır zarar etmezsiniz.
0
cilekli pasta
(15.07.21)
kesinlikle konus karsi tarafla. ailenin takacagi taki oluyor zaten bir de ekstradan damat almak istiyorsa bence de kolye tarzi olmali set gibi seyler hatta nisanda takiliyordu set. cok degisken cevaplar olur bizden, siz mutlaka gelinle basbasa konusun hem butcenizi ne kadar esnetebildiginizi, hem hosuna ne gider bunu ogrenin
0
ala09
(16.07.21)
bonusa cevap; iki dugunde de takabilir. ilk nikahta takar sonra dugunde tekrar takabilir
0
ala09
(16.07.21)
zaten yeterince masraf oluyor ya. bizim düğünümüz için ben hiçbir şey istemedim. ben de hiçbir şey takmadım. annesi babası taktı zaten takacağını yeterliydi yani.
kimsenin de "aa bunlar niye birbirine bir şey takmadı" dediğini sanmıyorum. bence hiç gerek yok.
illa bir şey takacağım diyorsanız da kolye-küpe seti tarzı bir şey olabilir. o da size saat takar adet böyle, saçma ama böyle :D
0
matilda
(16.07.21)
(5)

Yüzüklerin efendisi kitap

i think therefore i am
Lotr sevdalısı birine hediye almak istiyorum serinin bir sürü kitabi var hangisini secmeliyim bilemedim yardima ihtiyacım var.Mesela silmarillon u cok sevdigini biliyorum kitabını kaybetmiş, su baskisini buldum nasildir? Bu da tek başına cok ufak kalır gibi geldi bilemedimhttps://www.bkmkitap.com/si
Lotr sevdalısı birine hediye almak istiyorum serinin bir sürü kitabi var hangisini secmeliyim bilemedim yardima ihtiyacım var.

Mesela silmarillon u cok sevdigini biliyorum kitabını kaybetmiş, su baskisini buldum nasildir? Bu da tek başına cok ufak kalır gibi geldi bilemedim
www.bkmkitap.com

Ilkin aklımda şu vardi set diye. Daha iyisini önerirseniz ona da bakabilirim.
www.bkmkitap.com

Ya da lotr hayranina baska ne alinir tavsiyeniz varsa cok iyi olur. 100-150 tl civarı maksimum
0
i think therefore i am
(15.07.21)
www.bkmkitap.com

Şu da güzel bir seçenek, tek cilt özel basım kitap. İçinden harita da çıkıyordu hatırladığım kadarıyla.
0
nehara
(15.07.21)
Filmlerin blu ray versiyonu olabilir evladiyelik

Orta Dünya haritası ama böyle duvara asilabilecek güzel bir şey, ben bayilirdim
0
sanguine
(15.07.21)
Az önce instagram reklamı olarak karşıma çıktı, birsürü LotR temalı ürün var.
Minas Tirith: www.instagram.com
Smaug: www.instagram.com
0
kobuzchu kiz
(15.07.21)
İlk lintekinden ziyade ikinci linkteki gibi özel set veya ciltli şık baskılar daha güzel olur hediye için.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(15.07.21)
Valla öncelikle Orta Dünya ayrı yüzüklerin efendisi serisi ayrı. Yani alacağın o kitaplar yüzüklerin efendisi serisi değil orta Dünya veya Tolkien üstadın bağımsız çalışmaları. Bunun ne önemi var diye sorabilirsin ancak hassas bir konu, insanların tüm orta dünyayı yüzüklerin efendisi serisi olarak bilmesi bizi biraz yaralıyor azizim.


Neyse, bu kadar geyik yeter. Şimdi konuya dönelim, kişi sadece lotr okumussa silmarillion aslında çok süper bir hediye. Onun dışında direkt kitap yerine o dünyayla ilgili hediyeler bence daha güzel olur. Misal @kobuzchu nun attığı minas tirith cidden güzel bir hediye olabilir.
0
j r r tolkien hayrani
(15.07.21)
(4)

Günlük ziyaret ettiginiz faydali websiteler

polopan
Son haftalarda twitter, instagram, facebook gibi applerdeki hesaplarimi askiya aldim, ama refleks olarak yine bu applere ya da bilgisayardaysam bu sitelere girmeye calisirken buluyorum kendimi, sonra giremeyince o anki boslukta sacma yerlere gidiyorum, ya da sözlükte haddinden fazla zaman geciriyoru
Son haftalarda twitter, instagram, facebook gibi applerdeki hesaplarimi askiya aldim, ama refleks olarak yine bu applere ya da bilgisayardaysam bu sitelere girmeye calisirken buluyorum kendimi, sonra giremeyince o anki boslukta sacma yerlere gidiyorum, ya da sözlükte haddinden fazla zaman geciriyorum. Sizin günlük olarak girdiginiz ve faydali oldugunu düsündügünüz websiteler neler? Icerik olarak farketmez, ama genel olarak sanat, genel kültür, bilim, sinema, edebiyat, müzikle ilgiliyim. Siyaset de olabilir, ancak günlük haber takip etmek istemiyorum. Önerilerinizi bekliyorum.
0
polopan
(14.07.21)
9gag. Geyik onemli.
0
j r r tolkien hayrani
(14.07.21)
bir işle uğraşırken youtube dan ilgili alanlardan röportaj ya da söyleşi dinliyorum, faydalı oluyor
0
mc limon
(14.07.21)
Kesin söylenecek, kimse söylemeden ben söyleyeyim.

Reddit
0
nundu
(14.07.21)
Reddit yazılmış ben de quora diyeyim o vakit. Bir de her gün mutlaka mubi'ye bakıyorum. Film izlemesem dahi ne gelmiş, yönetmeni kim, nerenin filmi diye bakınıyorum.
0
Amaranta ursula
(14.07.21)
(6)

Doğurduğuna inanıyorsun da öldüğüne mi inanmıyorsun?

hlot
Dogurduguna inaniyorsun da oldugune mi inanmiyorsun, fikrasinin farkli bir versiyonu mu var?"Borc: ilk 5000 yil" kitabini okuyorum, yazar 3-4 yerde nasreddin hoca'dan alinti yapmis, bir tanesi de ekte.Kazani dogurtan normalde hoca ama kitapta komsuya dogurtmus yazar. Farkli versiyonu yoksa yazar yan
Dogurduguna inaniyorsun da oldugune mi inanmiyorsun, fikrasinin farkli bir versiyonu mu var?

"Borc: ilk 5000 yil" kitabini okuyorum, yazar 3-4 yerde nasreddin hoca'dan alinti yapmis, bir tanesi de ekte.

Kazani dogurtan normalde hoca ama kitapta komsuya dogurtmus yazar. Farkli versiyonu yoksa yazar yanlis hatirliyor demektir. Uzucu oldu acikcasi benim icin. Guzel guzel okuyordum.
0
hlot
(14.07.21)
Valla farkli versiyonlari olmasi normal cunku oylesine uydurulmus bisey ancak burda durum farkli versiyon olayi degil, mantiken sacma bir uyarlama olmus bu. Inanma olayi icin biseyleri kabul etme gerekir mantiken yani birisi sana bisey derse onu dogru kabul eder inanirsin misal. Burda ise komsu inanan degil inandiran rolunde. Dolayisiyla gidip ona 'dogurduguna inaniyorsun da oldugune inanmiyor musun?' demek sacma olur cunku inanmiyor ki aksine inandiriyor.

Onu gectim cimri adam niye gidip fazladan esya versin? Hadi diyelim verdi bunu yaptigi icin niye mutlu olsun?
0
j r r tolkien hayrani
(14.07.21)
Ben de biraz zorlandim ama mantik şu sanirim: yazar, bir toplumda, verilen armaganin daha iyisini vermek makbuldur diyor. Bu faiz demek diyor ama faizi hissettirmeden vermek lazim, cunku arkadas arasinda faiz diye bir lafin gecmesi ayip olur.

Dolayisiyla komsusu da "bu tencere de ne" diyen hocaya "ee sen bana bir iyilik ettin, bu da senin bahşişin" dememek icin, sakaya vurarak "kazan dogurdu eheheh" diyor.

Hoca da bakiyor kazan dogurmus. Firsat bu firsat, adamdan kazan aliyor (kazan yazdim da kitapta tencere diye geciyor, fark etmez), kazan öldü diyip vermiyor.

Bu son kismin yazar acisindan kullanisli bir tarafi yok tabii.
0
🌸hlot
(14.07.21)
Tabii bu hikayede karsidaki adamin cimri olup olmamasinin bir manasi yok.
0
🌸hlot
(14.07.21)
@hlot
Iyi de burdaki olay armagan meselesi falan degil ki. Armagan verdigin seyin artik senin olmaktan cikmasini kabul eder. Burda ise olay metinde de gectigi gibi 'odunc alma' olayi. Odunc alinan sey de genelde alindigi gibi verilir, hadi diyelim adamin dedigi gibi daha iyi sekilde vermek makbul olsun burdaki sacma olay cimriligiyle nam salmis birinin bunu yaparken mutlu hissetmesi. Yani kisi cimri ise karsiliginda iyi bisey gelecegini bilse bile fazladan verdigi icin mutlu olmaz cunku ne zaman karsiligini alacagini bilmez. Daha dogrusu alip almayacagini da bilmez.

Karsidaki adamin cimri olmasinin da aslinda manasi var. Eger kazani veren kisi cimri komsu olarak nitelendirilseydi o zaman ilk basta istemeye istemeye kazani verirdi. Verdiginden fazlasini aldigi zaman ise ayni seyi tekrar yapmak icin istekli hale gelirdi. Yani gelecek sefere kazan istenilseydi buyuk bir istahla verecekti cunku fazlasini alacagini bilirdi. O yuzden bence adamin dagittigi roller cok oturmamis.
0
j r r tolkien hayrani
(14.07.21)
Evet evet, garip olmus her turlu.
0
🌸hlot
(14.07.21)
o fikra oyle degil, sacmalamis, kitaba basarken de kimse uyarmamis garibi
0
speedy
(14.07.21)
(3)

Kitap sorusu ama öneri gibi de değil pek

the real brad pitt
Selam. Kayıp tanrılar ülkesi de bitti. Olağanüstüydü. Gel gör ki ben yabancı polisiye romanlarında bu tadı alamıyorum. Ahmet ümit kalp ben eyvallah ama ne bileyim bana sanki çevirideki farklılıktan, doğal olmaktan uzaklıktan kaynaklanıyor gibi geliyor. Çeviren de iyi çeviriyordur ama bana doğal gelm
Selam.

Kayıp tanrılar ülkesi de bitti. Olağanüstüydü.

Gel gör ki ben yabancı polisiye romanlarında bu tadı alamıyorum. Ahmet ümit kalp ben eyvallah ama ne bileyim bana sanki çevirideki farklılıktan, doğal olmaktan uzaklıktan kaynaklanıyor gibi geliyor. Çeviren de iyi çeviriyordur ama bana doğal gelmşyor sebep o heralde. Dil de bilmediğimizden kitap okuyacak kadar; ahmet ümit beklemek durumunda kalıyoruz.

Ne dersiniz. Sizde nasıl. Şunu oku seversin gelir mi?
0
the real brad pitt
(13.07.21)
Valla olayı direkt dil konusuna getirmek bence yanlış. Hani bir kitabı orijinalden okumak elbette farklı olur ancak okuduğun kitapları beğenmediysen bunun tek sebebi dil değildir bence. Kitabin konusu, yazarın dili de önemlidir, eğer bunlar istediğin gibi değilse çeviri efsane olsa bile sevmemeyebilirsin.

Onun dışında tür olarak filtrelenmiş olsa bile yabancı kitap çok geniş bir yelpaze demek. Okuduğun kitapları beğenmediysen diğerlerine geçebilirsin, "al şunu oku seversin "diyeceğim kitap yok çünkü pek polisiye okuyan biri değilim ancak dediğim gibi başka kitapları yazarları da dene öyle karar ver. Direkt "bunlar yabancı olduğu için pek doğal değil" deyip kestirip atma.
0
j r r tolkien hayrani
(13.07.21)
celil oker okuyabilirsin
0
grimavi
(13.07.21)
polisiye değil ama hikmet hükümenoğlu yeni favorim.
akıcı bir roman dili var.
kesinlikle tavsiye ederim.
0
ananotherlife
(14.07.21)
(16)

Nüfusun çok olması sizi de rahatsız etmiyor mu?

binlercedansozvar
Bazen dışarıdayken kriz geçirecek gibi oluyorum bu kadar insan bu ülkede ne yapıyor sığmıyoruz işte ne diye ürüyorsunuz diye.
Bazen dışarıdayken kriz geçirecek gibi oluyorum bu kadar insan bu ülkede ne yapıyor sığmıyoruz işte ne diye ürüyorsunuz diye.
0
binlercedansozvar
(10.07.21)
evet...
ama bazı insanlar saçma şekilde kalabalık seviyor
ben sakinlik seviyorum
0
jelly bear
(10.07.21)
Fare gibi ürüyoruz maalesef. ikinci çocuktan sonra üreme vergisi getirilmeli :)
0
msb
(10.07.21)
Not: Bakamayacaksa iki de cok. Iki ile sinirlandirmak cozum degil.

Daha cok maddi olarak ve psikolojik olarak bakamayacak ailelerin "cocuk evin nesesi" gibi bencil argumanlarla cocuk yapmasi beni rahatsiz ediyor. Onun yerine maymun da edinebilirler. Digerleri bosanmamak icin cocuk yapiyor. Kimileri genlerimi aktarmak istiyorum diyor, sanki 2m boyu varmis, 1m ziplayabiliyormus, hic hastaligi yokmus...gibi.

En kotusu ise bircok insan bunu hic dusunmuyor. Hayatlarinin tek amaci oku, is bul, evlen, cocuk yap, emekli ol, ol seklinde.
0
howfaristhesky
(10.07.21)
Ulke nufusunda sikinti yok, nufusun dagiliminda sikinti var
0
neverletyougodown
(10.07.21)
bahsettiğin şeyle nüfusun pek alakası yok. istanbuldaysan çok az insanın yaşadığı yerler de var. türkiye'de herkes evlere sıkış tepiş diye nüfusla bağdaştırmamak lazım. parasal bir durum bu.
0
avatar is back
(10.07.21)
sorun nüfus değil, nüfusun ve kaynakların dağılımı. "çocuk yapmayı yasaklayalım" veya "çok fazla insan oldu" gibi popülist söylemler kolay. aynı şeyi dünya geneli için de söylüyorlar mesela... neymiş, 8 milyar insan varmış. yahu bunların bir milyarı temiz içme suyuna erişemiyor, 4-5 milyarı falan da senin benim bir günde dünyaya verdiğimiz zararı bir sene içinde veremiyor. çünkü derme çatma çadırda veya berbat şartlarda yaşıyor adam, senin benim (ya da amerikanın avrupalının) imkanlarının yakınına bile gelemiyor. televizyona bakıyorsun suyu ziyan etme diye bas bas bağırıyor. ulan ben harcadığım suya fatura ödüyorum zaten, tek başıma ne kadar ziyan edebilirim? fabrikalara söylesene sen onu, denize atık atmasınlar mesela?

insanoğlu yamyam ve oç bir tür olmasa belki çok ideal bir düzende değil ama bundan daha iyi bir ortamda yaşayabilirdik. dünya hepimize yetecek kadar büyük.

türkiye özelinde de istanbul için söylediğine katılıyorum. yine yönetim beceriksizliği. ben istanbul'da dayanamadım zaten ankara'ya taşındım, kafam rahat. istanbul yaşanacak yer değil. insanlar üstüne üstüne geliyor sokakta, toplu taşıma desen korkunç. trafiği ayrı beter. her şeyin fiyatı uçmuş. rezillik. halbuki misal almanya veya finlandiya'ya bakıyorsun, her şehrinde ayrı bir imkan veya firma. burada b*k varmış gibi her şeyi istanbul'a topluyorlar.
0
der meister
(10.07.21)
Her dışarı çıktığımda bu kadar insan nasıl yaşıyor bu ülkede diye düşünüyorum, kalabalık sevmiyorum.
0
jjimyl
(10.07.21)
Nüfus degil de nüfus dağılımı ve plansiz nufus sorun.
Cogu aile tek cocuga yeterli maddi manevi destegi zor verecekken 3 cocuk yapin diye gazlaninca ortaya yarim yamalak bir nesil cikiyor.
Cocuklari şükretmek üzerine egitirlerse evet ama cocuguna bir özel ders aldiracak, dil egitimi aldırmayacak, bir konsol alamayacak vs insanların 3 cocuk yapmasi sikinti bunu gidip İstanbul/izmir/ankara'da falan yapmasi daha da sikinti.
0
logisticsmanager
(10.07.21)
Nüfus dağılımında sorun +1
40 bin nüfuslu ilçelere yazın 1 milyon insanın gelip içine etmesi de beni delirtiyor. Temiz bir millet falan olduğumuza da inanmıyorum. İnsan doğaya sadece zarar veriyor, cahil insan daha da fazla.
0
Josephine.
(11.07.21)
Aşırı rahatsız ediyor.
Annelik kutsaldır, babalık başkaymış vb. saçmalıklar olduğu sürece üreme hızı son sürat devam edecek.
Üreyenlerin çoğu ürediği için pişman “Biz ne bok yedik” kafasındalar ama artık geri dönüşleri olmadığı için çok güzel rol yapıyorlar sadece.
0
dadasalon
(11.07.21)
Valla ben pek kalabalik sevmedigim icin ediyor ancak oyle kriz gecirecek duzeyde falan da degil. @aloha nin dedigi gibi olay her seyin kontrolsuz dagitilmasi, esas sikinti bu. Oyle 'insanlar uremeyi kessin artik' seklindeki bir dusuncenin gercek cozum oldugunu dusunmek cok sig bir yaklasim oluyor bana gore.

Olay populasyonun cok kucuk bir yuzdesinin kaynaklarin cok buyuk bir yuzdesine sahip olmasi olayi. Kaynaklari ellerinde tutanlar da cok bir avantaji olmadigi muddetce(atiyorum ham maddeye yakinlik, gumruk illerine vs yakinlik) de gidip de oyle kucuk sehirlerde falan fabrika ya da isyeri acmazlar. Populasyonun buyuk cogunlugunun elinde ise zaten bisey yok, yasamlarini asgari sekilde gecirebilmek ve gelir elde edebilmek icin de is olanaklarinin, firsatlarin bol oldugu yerlere gitmek zorundalar. Yani o isyerlerinin, fabrikalarin oldugu yerlere gidiyorlar.

Gordugun gibi o kalabaligin sebebi insanlarin dogmasi falan degil, her seyin kontrolsuz olmasi. Sorunun esas sebeplerini gormeyip(ya da gormek istemeyip) olaylara yuzeysel bakanlar beni daha cok rahatsiz ediyor. Hele bunlarin bir de basklarini kendilerince kucumsemeleri daha da bi rahatsiz ediyor.
0
j r r tolkien hayrani
(11.07.21)
Sorun nüfustan ziyade dağılımda +1

Tatil/gezi yöreleri için de sorun yine insanların bazı yerlere yoğunlaşmış olması. Orda da sorun yine dağılım.
0
epitaf
(11.07.21)
fazla nufus = kaynak kısıtlılığı demek
kaynak kısıtlılığı = çok fazla çalışmak zorunda olmak demek

ayrıca nufus fazlalığı = doğanın tahribatı, betonlaşma demek

Çin, Hindistan yaşanmaz hale gelmiş ülkeler. Sebebi de nufus fazlalığı. Türkiye 60-65 milyon nufusta kalsa mis gibi ülke olur
0
integrative
(11.07.21)
İstanbul'da yaşamak, işe gitmek, hafta sonu biryerlere gitmek büyük zulüm. Trafikte araba kullanmak büyük sabır işi. Şu an biri gelse Avrupa'nın herhangi bir ülkesinde asgari ücretle çalışma imkanı veriyoruz dese koşa koşa giderim.

Not:burada gelirim hiç kötü değil.
0
robin one persie
(11.07.21)
Etmiyor
0
evandro roncatto
(14.07.21)
Insan sayisindan ziyade kalitesinde sorun var. Herkes atiyorum Ankara kavaklidere Istanbul Kadikoy emekli ust kademe memur ayarinda olsa o kadar batmaz.
0
hot potato
(14.07.21)
(6)

Gelen hediyeler ve elden çıkarma mevzusu?

Amaranta ursula
Selam gençlerSize vakti zamanında gelen hediyeleri elinizden çıkarıyor musunuz? Hayatınızdan çıkmış gitmiş insanların hediye ettiği kitaplar, defterler, tablolar biblolar vs sıkılınca atıyor musunuz? Ya da sizin için neler kalıcı neler gidici? Var mı bı eşiğiniz? Hediyenizin elden çıkarıldığını öğre
Selam gençler

Size vakti zamanında gelen hediyeleri elinizden çıkarıyor musunuz? Hayatınızdan çıkmış gitmiş insanların hediye ettiği kitaplar, defterler, tablolar biblolar vs sıkılınca atıyor musunuz? Ya da sizin için neler kalıcı neler gidici? Var mı bı eşiğiniz? Hediyenizin elden çıkarıldığını öğrenseniz üzülür müsünüz? Ben üzülmem ama acaba fazla mi duygusuz bir tavır bu diye kafam karıştı.

Son birkaç seneden beri eşyalara aidiyet hissetmiyorum. Bir zamanlar kitaplarım benim için çok değerliyken şimdilerde okuduklarımı yük olarak görüyorum. Sanırım biraz pragmatist oldum:/ Sadece geri dönüp bakma ihtimalim olduğu kurama dair kitapları tutuyorum. Şimdi yine bi ayıklama işine girdim. Hediye gelen kitapları elden çıkarmamıştım ama acaba çıkarsam mı diye tereddütteyim. Mevzu sadece kitap da değil bu arada. Sizce doğru mu bu? Ne düşünüyorsunuz?

Cevaplarınız için şimdiden çok teşekkürler.
0
Amaranta ursula
(10.07.21)
kadinlar bu konuda daha duyarli. ben bir erkek olarak aklima ve kalbime gore hareket ederim.

akil: o esyayi tutmak mevcut sartlar(evin durumu, esya fazlaligi, ihtiyac durumu vs..) icinde mantikli mi?
kalp: esya yada veren kisi benim icin degerliyse mantigi bosver.
0
buenosdias
(10.07.21)
Valla ben birine hediye aldıysam o hediyenin karşıdakini bişekil mutlu etmesi için alırım. Alsın sonsuza kadar saklasın diye değil. Bu yüzden elden çıkarması pek etkilemez beni. Haa bazen moduma ve karşıdaki kişinin pişmanlık duyan biri olmasına bağlı onu uyuz etmek için "ayıp ayıp hediye aldık hemen sattın bu mu bize verdiğin değer" falan diye takılabilirim de amacım direkt karşıya vicdan yaptırıp eğlenme olur. Evet, böyle de cins insanım.

Neyse, ben de eğer gelen hediye pek işime yaramıyorsa alip da istiflemem. Hani direkt gidip elden çıkarmam ancak bir zamandan sonra gözüme çarparsa alıp işine yarayacak birine veririm.

Bunun da doğrusu yanlışı yok bence. Kişiye bağlı, nasıl istiyorsan öyle takil. Hediyenin esas amacı başta da dediğim gibi mutlu etmekse ve bazen de o eşyayı elden çıkarma mutlu edecekse çıkar gitsin takılma bu kadar.
0
j r r tolkien hayrani
(10.07.21)
Şu durumlarda hediyeyi çöpe atabilirim ya da başkasına hediye edebilirim:
-hediyeyi veren kişi benim için artık değerli değildir ve hediye halihazırda işime yaramıyordur.
-hediyeyi veren ile zamanla kopmuşumdur ve hediye bana artık manevi değer ifade etmiyordur.
-hediyeyi veren ile herhangi bir biçimde ayrılmışımdır ve o kadar uzun zaman geçmiştir ki hediye benim için artık hediye duygusunu yitirmiştir, sadece bir eşyaya dönüşmüştür ve evde fazlalık durumundadır.

Hangi durumlarda atmam:
-hediyeyi veren kişi benim için artık değerli değildir ama hediyenin verilişi ya da o gün bende manevi iz bırakmıştır. Herhalde ölene kadar saklarım.
-hediyeyi, veren kişiden bağımsız olarak çok sevmişimdir.
-hediye kullanışlı ve işime yarayan bir hediyedir.

edit: hediye ettiğim bir şeyin elden çıkarıldığını öğrensem eğer özene bezene aldığım bir şeyse ve o kişiye hâlâ değer veriyorsam üzülürdüm hediyemin atılmasına. Görüştüğüm biri değilse ve duygular ölmüşse o zaman zaten önemi yok. Gerçi onda da yine büyük emek sarf edip aldığım bir şeyse ve manevi değeri varsa üzülürdüm.

Hasılı kelam kişiye ve hediyeye göre değişir.
0
Mossy
(10.07.21)
Ya ben hediye beğenmiyorum hiç. Samimi olduğum insanlara ailem/sevgilim gibi direkt sipariş veririm ya da hediye çeki isterim. İşime yarayan şeyi alırım sonrasında elimden çıkarmam. Sürpriz hediye gibi beklentim yok zaten.

Bunun dışında beğenmediğim her şeyi elimden çıkarırım hiç acımam. Duygusal bağım da yok. Boşa yer kaplıyor evde. Vefat eden bir arkadaşım var onun hediyesini saklıyorum sadece.
0
jazzabel
(10.07.21)
bunun doğrusu yanlışı olmaz diye düşünüyorum, çok kişisel bir konu.

hediye konusunda ben biraz anneanne gibiyim, işime yarayacak bir şeyse elden çıkarmayı pek tercih etmiyorum. eski sevgilim tıraş makinesi ve ördekli don almıştı mesela, onu hatırlattıkları için çok hoşuma gittiklerini söyleyemeyeceğim ama "ooo beleş makine" ve "dondur, giyilir" deyip geçiyorum, kız düşünüp almış zamanında şimdi biz ayrıldık diye işe yarar şeyleri niye çöpe atayım?

kitaplarımı da elden çıkarmayı sevmem. bazı romanları yıllar sonra dönüp tekrar okuyabiliyorum. onun dışında zaten küçük bir kütüphanem olduğu için korumaya meyilliyim biraz. atıyorum komşunun 14 yaşındaki çocuğu gelip "abi ben dostoyevski okumak istiyom, sende varmış, versene kitap" dese onunla seve seve paylaşırım kütüphanemi elbette ama zaten çok kitabım olmadığı için bi' nevi "evimde dursun, ben okudum annem-kardeşim-kuzenim okur" diyorum. ha benim için anlamı olmayan, okumaya niyetli olmadığım veya okusam da kıymetli bulmadığım bir kitapsa eğer onu elden çıkarabilirim tabii.

eşyalara aidiyet hissetmemek güzel bir şey bence. ben de biraz senin gibiyim bu konuda, kitaplar dışında sahipliği konusunda öyle çok gaza geleceğim bir şey yok ama gerekirse kitap da elden çıkarılır nedir yani, içinde yazanı almışsan artık kağıt parçasından ibaret bir şey sonuçta. rafta durmasındansa başka ellerde olması daha faydalı olacaksa ayıkla gitsin. çöpe atma ama.
0
der meister
(10.07.21)
Eskiden her şeyi kutsal bir emanet gibi saklardım, sonra yavaş yavaş bazılarını kullanıp yıpratarak, bazılarını başkalarına vererek vs bir şekilde kutsallıktan azat etmeye başladım. Verdikleri duyguya bakıyorum artık, amaan bunu görmek istemiyorum, ya da şurda işe yarar dursun şimdilik eskiyince atarım veya negatif hissediyorum at/sat/ver bir şekilde yoket gibi.

Yazarken düşündüm de ayıp olur diye çok beğenmesem de kenarda duran bir iki şey var ama hediye eden kişilerle yakın mesafe ilişki nedeniyle tutuyorum.

Benim hediye ettiklerimden akıbetini bildiklerim var. İnsan ilk anda hediye hatırına birazcık saygı bekliyor ama sonra boşver deyip geçiyorum. Yani birine verdiğiniz küçük bir hediyeyi haftasında attığını görmek gibi şeyleri kastediyorum yoksa diğer türlü illa sürekli değer versin durumunu beklemiyorum artık.
Zevkler çok çeşitli artık, zorlamak gereksiz. Jest oldu bitti anı yaşadık sonrasını sal gitsin.

Of yine çok uzatmışım, atabilirsin bence yani kısacası.
0
epitaf
(10.07.21)
(3)

vodka sangria?

proletarier aller lander vereinigt euch
olur mu? orijinal tarife göre brandy/rum diyor. vodka ile yapan oldu mu nasıl oluyor/olur? bu arada bence dışarıda ucuza içtiğimiz sangria'larda da vodka var ama emin olamıyorum tabii.
olur mu? orijinal tarife göre brandy/rum diyor. vodka ile yapan oldu mu nasıl oluyor/olur?

bu arada bence dışarıda ucuza içtiğimiz sangria'larda da vodka var ama emin olamıyorum tabii.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.07.21)
Caizdir. Gönül rahatlığıyla içebilirsin.
0
j r r tolkien hayrani
(10.07.21)
o kadar karmaşanın içinde rom ile votkayı ayırabilen varsa tebrik etmek lazım.
0
bohr atom modeli
(10.07.21)
Geleneksel olarak brandy kullanılır ama zevkinize göre istediğiniz ağır alkolle yapabilirsiniz.
0
cay koy geliyorum
(10.07.21)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.