Giriş
(5)

"sevmek" kavramı

yuvarlanantencereninkapagi
dinlediğim bir podcastte kendini sevmekten bahsediyordu. aslında sevmek kavramını bildiğimizde kendimizi ya da bir başkasını sevmenin aynı oldugunu, bir baskasının ya da kendimizin sadece nesne oldugunu söylüyordu. sizce de böyle mi?bir de aynı podcastten sorular size:1- sevmek hayatınızda şu anki h
dinlediğim bir podcastte kendini sevmekten bahsediyordu. aslında sevmek kavramını bildiğimizde kendimizi ya da bir başkasını sevmenin aynı oldugunu, bir baskasının ya da kendimizin sadece nesne oldugunu söylüyordu. sizce de böyle mi?

bir de aynı podcastten sorular size:

1- sevmek hayatınızda şu anki haliyle nasıl var, sizin dünyanızda neye tekabül ediyor?
2- nasıl seviyor, nasıl seviliyorsunuz? sevilmek sizin için ne demek?
3- " iyi sevgi" sizin için ne demek?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(03.05.21)
alfred
(03.05.21)
sevmek tabiki özne ile nesne arasındaki ilişki, karşılıklı olursa sevişmek oluyor. karşılıklı birbirini sevmek yani.

1- onun için iyi olanı yapmak + onunla beraber olmaktan zevk almak. bu ikisinin bir arada olduğu hal benim için. kendini sevmek için de aynı şey geçerli. kendini seviyorsan kendine sanki bakmakla yükümlü birine davranır gibi davranırsın. ama bunu tatlılıkla yaparsın. kendine zaman geçirmekten de hoşlanırsın.
2- tutkulu seviyorum. oyle sevilmeyi bekliyorum. hayranlıkla izlenmek twelfth'e bak ne kadar tatlı ne kadar karizmatik diye aşık olan kadınlarla tatlı ilişkilerim oluyor. ne yaparsam yapayım vazgeçilmezim hissi coşturuyor beni. tabiki gerçekçi bir beklenti değil ama doğam bu.
3- kendine zarar vermeyi onaylamayan sevgi iyi sevgidir. seviyorum ondan bırak mutlu olsun hali ise kötü sevgidir.
0
twelfth
(03.05.21)
Valla açıkçası bana şu klasik kişisel gelişim zirvalamalasi gibi geldi. Bence başkasini sevmek ile kendini sevmek arasında çok büyük fark var. Hani tamam, en temelde zaten hep kendini düşündüğün, kendini iyi hissettiğin için yapıyorsun ancak yapılan şeyler arasında dağlar kadar fark var.

Mesela başkasını seven kişi sırf onu kaybetmemek için türlü türlü saçmalıklara katlanabilir. Dediğim gibi en temelde o kişiyi kaybetmemek için yani dolayısıyla kaybetme hissini kendine yaşatmamak ve kendini sevdiğin için yapıyorsun bu şeyleri ancak işte kendine bişekilde iyi davranmama olayı da var. Yani bişekilde kendini yok sayarak/kendinden taviz vererek kendini seviyorsun.

Salt kendini sevme ise adı üstünde kendini sevmektir. Kendini hiçbir şekilde yok saymadan, kendini her türlü en temelde oturtmakla ilgilidir bence. Gördüğün gibi ikisi arasında fark var.

Onun dışında "gerçek X" ya da "aslında X" tarzı şeyler de her zaman için bizim saçma sapan beklentilerimizin ürünüdür. Sana göre "gerçek/aslında X" başka bişey olabilir, bana göre "gerçek X" başka bişey olabilir. Hal böyleyken, yani tanım kişiye göre değişkenlik gösteriyorken "gerçek" kavramınından nasıl bahsedebiliriz ki. Gerçek dediğin kişiye göre değişmeyen, sabit, katı bişey olmalı. Bak gerçekliği tanımlarken bile aynı şeyi yaptım. Ilginç.
0
j r r tolkien hayrani
(03.05.21)
Kendiyle Dost Olmak diye bir kitap var bu soruların cevabını burada bulabilirsin belki. Youtube'da Ceren Sungur da bu kitabı incelemişti oradan da izleyebilirsin gayet tatmin edici yanıtlar veriyor.
0
Mossy
(03.05.21)
Doğan Cüceloğlu'nun sevme anlayışı var, çok beğenirim ve gerçekten de doğrudur, o anlayış da senin dinlediğin şeydeki anlayışa uyar, kendine de başkasına da uygulayabilirsin.

Sevmek Doğan Cüceloğlu'na göre, onun kendi olmasını, kendi olarak var olmasını desteklemek, ona o istediği sürece onun iyiliği yönünde yardımcı olmak, onun kendi alanına ve varlığına saygılı davranmaktır. Yani "senin iyiliğin için" deyip deyip onun adına karar vermek onun adına hareket etmek sevgi filan değil. Videolarını izle istersen...
0
1bir1bir1
(03.05.21)
(9)

ayrılacağın yere gideceğin yer söylenir mi

nahtoderfahrung
işten istifa ederken böyle bir soru yöneltilirse ne diyoruz
işten istifa ederken böyle bir soru yöneltilirse ne diyoruz
0
nahtoderfahrung
(03.05.21)
zaten linkedin den görmeyecekler mi? ben söyledim hep, bir zararını görmedim.
0
benaslinda
(03.05.21)
ben de söylerim
0
superb
(03.05.21)
@benaslinda evet görecek ama yüzyüzeyken yorum almayı sevmiyorum
0
🌸nahtoderfahrung
(03.05.21)
ben soyluyorum, saklayacak birsey yok.
0
cooperr
(03.05.21)
Soran kişiye bağlı. Sevmiyorsam "boşver, ne yapacan", "öğrenirsin sonra", "bir yer işte" vs sekli cevaplar verir savuştururum. Sevdiğim biriyse bordroya kadar her detayı verebilirim.
0
j r r tolkien hayrani
(03.05.21)
Söylemesen daha iyi gibi sanki. Yeni işyerine dedikodu yetiştirebilir.
0
komando kani var bende
(03.05.21)
Ben söyledim hep ama son iş değişikliğimde gideceğim yerdeki yöneticim (10 yıllık hukukumuz var, daha önce birlikte çalışmadık) çok şaşırdı ve kızdı bana asfsdgh

Neymiş, eski iş yerimdeki zor durumda kalacak yöneticilerim yeni iş yerinden tanıdıkla vs. beni zor durumda bırakırmış. Hiç öyle insanlar da değiller ama gideceğim yer kurtlar sofrası izlenimi olmuştu o öyle diyince. Öyle değilmiş ama germişti beni yok yere.
0
chicha_v2
(03.05.21)
iliskilerimi iyi tutmaya calisirim cunku ileride referans falan gerekebilir. dolayisiyla sorarlarsa yanit vermezlik yapmam.
0
hot potato
(03.05.21)
Diğer firma ile sözleşme imzalayana kadar ses etme. İmza sonrası keyfine göre takıl.
0
vampir akrep
(03.05.21)
(8)

Dini hassasiyetlerimi kaybediyorum ve bu beni heyecanlandırıyor

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Son 1-2 yıldır dine daha doğrusu İslam'a bakış açımda önemli bir değişim oldu ve ben gittikçe deizme kaymaya başladım. Kendimi artık bir Müslüman olarak gördüğümü söyleyemem. Ama buna rağmen hala dini hassasiyetlerim vardı, cuma günlerini kutsal addetme, Ramazan'da alkol tüketmeme
Merhaba arkadaşlar,

Son 1-2 yıldır dine daha doğrusu İslam'a bakış açımda önemli bir değişim oldu ve ben gittikçe deizme kaymaya başladım. Kendimi artık bir Müslüman olarak gördüğümü söyleyemem. Ama buna rağmen hala dini hassasiyetlerim vardı, cuma günlerini kutsal addetme, Ramazan'da alkol tüketmeme, boy abdesti almak gibi. Şimdi bu hassasiyetler de yavaş yavaş kayboluyor ve bu içimde bir heyecan yaratıyor. Heyecan derken hani bile bile yanlış bir yola girersiniz ya da biraz cesaret isteyen bir işe kalkıştığınızda bütün bedeninizi bir heyecan kaplar ya öyle bir heyecan.

Bu hassasiyetleri hala korumak beni arafta tutuyordu ve ben bundan rahatsız değildim. Bilmiyorum belki bir parçam kopmamak istiyor. Tam bir yol ayrımında gibiyim. Hassasiyetlerimi kaybedersem bir daha dönüş olmayacağını düşünüyorum. Diğer yandan bu süreçte Tanrı ile de arama mesafe koydum. Çok değil az bir zaman önce ihtiyaç duyduğum zamanlarda yardım isterdim, sevindiğim zamanlarda teşekkür ederdim. Şimdi ihtiyaç duysam bile yardım istemiyorum. Bütün bunlar beni oldukça düşündürüyor ve doğru mu yapıyorum yanlış mı yapıyorum bilmiyorum. Kafam oldukça karışık.

Bilmiyorum belki Hrıstiyan falan olsam aksine daha dindar biri olurdum, sürekli kiliseye giderdim. Ama şu yaşadığım ortamda ben inancımı çok fena kaybettim. Ama bu hassasiyetler konusunda kafam karışık. Bu hassasiyetler tabii ki de kendi içimde, yani başkalarının hassasiyetlerine saygım sonsuza dek sürecek, Ramazan'da sokakta bir şey yememek gibi. Siz ne düşünüyorsunuz? İnancınızı kaybettiğinizde veya ateistliğe ya da deizme geçiş dönemlerinde bu sorunları yaşadınız mı siz de? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(02.05.21)
Çevrenin ve diğer ilgi alanlarının bu konuda etkisinde kalma ihtimalin yüksek.
İslam, hayat nizamıdır aslında. Bir insanın günlük hayatında karşısına çıkabilecek meseleler sadece ibadetlerden ibaret değil.

"Bilmiyorum belki Hrıstiyan falan olsam aksine daha dindar biri olurdum, sürekli kiliseye giderdim.."
kısmı dikkatimi çekti ki okuduğum bir yazıda misyonerlerin
zamanın birinde yaptıkları toplantıda aldıkları kararlardan biri olarak müslümanın kolay kolay hristiyan olmayacağını bildiklerinden, artık taktik değiştirerek bir müslümanın hristiyan olmasa da hristiyan gibi düşünmesini sağlama üzerinde çalıştıklarından bahsediyordu.
Buna hidden church deniliyor.

Samimi olarak İslam dini kaynaklarını okuyan birinin ise müslüman olacağından bahsediliyordu bakla bir yazıda.
İmamı Gazali hazretlerinin ihyaulmiddin kitabı bu kaynaklardan biridir.
0
Erva
(02.05.21)
Benim hayatımda dışarıdan görünen neredeyse hiçbir şey değişmedi. Sadece içsel bir değişim yaşadım. Bu değişimler de ne yazık ki olumsuzdu ama insan böylesi daha rahatlatıcı diye kendini zorla inandıramıyor.

Hassasiyet dediğin şeyler birer şartlanmadan ibaret. Çocukken şu sokağın ötesine geçme denildiğinde orayı ilk kez geçerken yaşadığın korkuyla karışık heyecan neyse bu da o. İnanmasan da bir süre rahatsızlık duyabilirsin bunları yapmadığında. Ateist olmak "evet bu akşam 19:00 itibarıyla ateist oldum ve artık boy abdesti almıyorum" demek gibi bir zihniyet değişimi olmuyor. Ritüellerin değişmesi yavaş yavaş oluyor. Ben yıllardır inançsızım ama Kuran, İncil ve Tevrat yine kitaplığımın en yüksek yerinde durur. Alıp aşağıdaki bir rafa koyamam mesela.

Doğru mu yapıyorsun yanlış mı sorusuna cevap vermek bana düşmez. O senin kararın.
0
son feci skilacci
(02.05.21)
Valla dini hassasiyetler kismi bence direkt bisekil toplum dayatmasi ve toplumdaki tepkiden korkma ile baglantili. Yani 'ramazanda sokakta yemek yememek' bir hassasiyet gostergesi degildir, en temelde bu toplum baskisinin ve dayatmanin bir sonucudur. Bunun 'ben karsi tarafi cok dusundugum icin boyleyim' kisvesi altinda sempatiklestirilmesi de hos bir sey degil. Bu olayin hassasiyet adi altinda sempatiklestirilmesi o olayi gerceklestirmeyen kisiyi saygisiz olarak nitelendirmeye yol acar ki aslinda alakasi yok. Bir kisinin bir dine ya da daha dogrusu inananlara saygisini gosterme bicimi onlarin istedigi sekilde davranma degildir.

Hani gidip inadina sokakta yiyecegim ya da alkol alacagim tarzi bir olay degil benim kastettigim ama niye gidip ramazanda sokakta yemek yemeyeyim, niye kendimi engelleyeyim? Eger bu sorulara cevabin 'sikinti cikmasin diye' olursa -
ki oyle olacaktir buyuk ihtimal- o zaman sen toplumun tepkisinin esas olay oldugunu kabullenmis olursun, onunla da kalmayip toplumun senin bu yaptigina tepki gosterme potansiyeli oldugunu da kabullenmis oluyorsun ki bu da oyunu onlarin istedigine gore oynamana sebep olmus oluyor. Hal boyleyken niye 'dini hassasiyet' olarak ifade edilip sempatiklestiriliyor. O kisinin ya da kisilerin 'dini hassasiyeti' baska birisinin onlarin istedigi gibi hareket etmeye zorladi.

Sen de icten ice bunun bisekilde farkindasindir, buna yonelik biseyler yapmak da bu yuzden seni heyecanlandiriyordur bence. Yani dini hassasiyet meselesinde olay artik 'tanri' ile alakali olmaktan cikiyor 'toplum' isin icine giriyor bence.
0
j r r tolkien hayrani
(02.05.21)
bizimkiler inancli insanlardi ama sofu degillerdi. herhangi bir sey dayatmadilar bana kucukken. liseye kadar oruc falan da tuttum hatta, bayramlarda memlekette akrabalarin yaninda olursam onlarla bayram namazina falan da giderdik.

sonra biraz okuyunca falan ortaokuldayken gelmisti bu senin uyanis. rituellerin anlamsiz olduguna kanaat ettigimde de tamamen bosladim. gereksiz gormeye basladim. inancimdan bagimsiz olarak iyi ve ahlakli bir insan olursam topluma faydali olacagimi farkettim sadece.

hicbir zaman bir tanrinin varligini reddetmedim cunku varligiyla yokluguyla ilgilenmiyorum. herhangi bir tanriya inanma ihtiyaci da hissetmiyorum.

hayatimda onlarca donum noktasi oldu. su anda oldugum yerdeysem su an oyle olmasi gerektigi icindir. calistim, cabaladim, sansim da yaver gitti evet, elimden tutan da oldu. islamiyette "once tedbir sonra tevekkul" derler bilirsin, ben kaderci bir insan degilim, her sey olacagina varir diyorum, ama demeden once de gereken her seyi yapiyorum. sinavim varsa calisiyorum, emniyet kemerimi bagliyorum, arabanin bakimini yaptiriyorum vesaire.

arada annemle konusuyoruz boyle mevzulari, o da agnostiklikle deizm arasinda gidip geliyor ama farkinda degil daha. allah gunah yazmasin ama bazi seyler cok sacma ya diyor ahaha.
0
chezidek
(02.05.21)
anlattıklarına ek olarak benim başkalarına olan hassasiyetlerim de kayboldu. ramazanda saklanarak yemek yemek gibi mesela, niye bunu yapıyorum ki dedim. bir arkadaş yazmış bunlar hassasiyet değil, mecburi yapılan dayatmalarmış aslında. bunları sorguladıkça daha da uzaklaşıyorsun doğal olarak. takma kafana, hissettiğin gibi devam et derim.
0
roket adam
(02.05.21)
yıllar geçtikçe düşünceleri değişiyor insanın, ilk ateist olmaya başladığım zamanlarda islamiyete ve müslümanlara karşı bir öfke, suçlama duygusu vardı. içinde yaşadığımız toplumdaki kötülüklerin sebebi olarak hep islamiyet ve müslümanlığı görüyordum tabi bunda ekşinin ve sosyal medyadan beslendiğim kanlların da etksisiyle. haram olan şeyleri daha bir istekli yapıyordum.
tabii başta da dediğim gibi düşünceleri değişiyor insanın zamanla, şimdi aslında bizi köklerimize bağlayan şeylerin bu ritüeller olduğunu düşünüyorum, kötülüklerin islamiyet ve müslümanlıkla değil insanla ilgili olduğunu biliyorum. iftar zamanında herkesle birlikte yemek yemek çok güzel geliyor ya da camide hep beraber namaz kılmak, bayramlarda en güzel elbiselerle sevdiklerimizle olmak, aynı hisleri paylaşmak aslında bizi geçmişe bağlayan bu toplumun belki de en güzel şeyleri. ateist bir dindar gibi yaşamak en güzeli galiba.
0
syabk
(03.05.21)
kadın olarak ben de islam'daki bazı konulara öfkeyle yaklaşıyorum, toplumsal olarak da destekleniyor işte erkeklere sınırsız özgürlük, elinin kiri, aman ne olacak canım, erkek o gibi bakılırken tüm dini geleneklerin ve ayrıca ibadetlerin (örtü, namahremden kaçma, ibadet...) kadınlardan bekleniyor olması ve buna rağmen toplumun devamlı eleştiri düzeyini arttırması (giyim kuşam, davranış, sosyal hayat... izin tanıdıkça ekleniyor), üzerine bir de toplumsal olarak erkek baskısının yüklenmesi vesaire. yine de o reddetme noktasına gelmek istemiyorum, kendimi engelliyorum bazı sınırları geçmemek için, düşünmüyorum falan. ergenken ara ara ya hepsi uydurmaysa, allah yoksa diye düşünürdüm ve başım dönmeye başlardı ajdhjs.
0
deartheodosia
(03.05.21)
Caner taslaman in youtube takı videoları çok aydınlatıcı. Adam fizik doktorası yapmış.
0
yuyu
(03.05.21)
(6)

Düz T-shirt

piotr
Kumaşı ve kesimi güzel düm düz siyah ve beyaz erkek t-shirt nereden alınır?
Kumaşı ve kesimi güzel düm düz siyah ve beyaz erkek t-shirt nereden alınır?
0
piotr
(02.05.21)
LCW olabilir.
0
j r r tolkien hayrani
(02.05.21)
LCW'den aldiklarimdan cok memnunum. h&m de satiyor dumduz tshirt, onun da fiyatlari iyi.
0
fakyoras
(02.05.21)
Koton
0
ryhmer
(02.05.21)
fotrsapka
(02.05.21)
kaft +1
0
seyduna6687
(02.05.21)
Net bir şekilde kanduras. Son zamanlardaki aldığım en iyi tişört kanduras'tan.
0
Varolus sancısı
(03.05.21)
(10)

Hobileriniz neler?

alisamadim
Merhaba mevcut pandemi şartlarından dolayı nöbet usulü çalışıyorum ve cok fazla boş günüm oluyor. Yalnız yaşadığımdan dolayı bazen evde vakit geçirmekte zorlanıyorum. Sizin hobileriniz neler? Nasıl zaman geçiriyorsunuz? Bana ne önerirsiniz?
Merhaba mevcut pandemi şartlarından dolayı nöbet usulü çalışıyorum ve cok fazla boş günüm oluyor. Yalnız yaşadığımdan dolayı bazen evde vakit geçirmekte zorlanıyorum. Sizin hobileriniz neler? Nasıl zaman geçiriyorsunuz? Bana ne önerirsiniz?
0
alisamadim
(02.05.21)
3d print
0
basond
(02.05.21)
Şuursuzca oyun oynuyorum konsolda.

Bu zamana kadar ilgilendiğim şeyler hep dışarıda olduğu için onlardan da uzaklaştım, psikolojim daha fazla bozulmasın diye kendimi eğlendiriyorum.
0
chicha_v2
(02.05.21)
Oyun, gitar, milletle tartışma.
0
j r r tolkien hayrani
(02.05.21)
Hobi sayılır mı bilmem ama konsolda ya da PC'de oyun +1
0
himmet dayi
(02.05.21)
Bisiklete binmek, kısa turlara çıkmak. Zaten binerdim ama şu 1 senede özellikle bisiklet sporu ile ilgili çok şey öğrendim.
0
burka
(02.05.21)
enstrüman spor ve kitap
0
superb
(02.05.21)
Pasta yapıyorum ben. Bir de bir senedir dışarıdan aldığımız birsürü yemeği evde yapmayı denedik, Thai curry, tantuni, pizza, deep dish pizza, hamburger (ekmeği de evde sıfırdan) gibi şeyler hem zaman alıyor hem keyifli.

Maket boyamaya giriştik.

Ben bir kanvas aldım akrilikle bir şeyler boyarım diye ama hâlâ yapmadım.
0
kobuzchu kiz
(02.05.21)
Klavye çalıyorum podcast kaydediyorun
0
paramolacak
(02.05.21)
Kanaviçe veya punch nakışı yapmayı çok seviyorum ama tezime bir türlü başlayamadığım için kanaviçe de yapamıyorum.
0
Hallegadola
(02.05.21)
'Hareket' ise konu, zaten başlamış olduğunuz, belki uzun süre önce yapıp, zevk alıp, ara verdiğiniz bir uğraşa tekrar başlamanızı öneririm.

Yoga kursuma online devam ediyorum, düzenli yapmaya çalışıyorum. Sıfırdan başlamazdım herhalde.

Dil öğrenmek hobi midir? Seviyorum sanırım. Fransızca öğrenmeye başladım, zevk ve sefa için. Kursum var, online devam ediyor.

Şarap bir süredir oyun alanım. Tadımlar maalesef online.
0
buf-e kür
(02.05.21)
(11)

Bir sabah 1970 yılında uyansaydınız

Vse budet horosho
Geleceğe dönüş filmindeki gibi, şimdiki bilgilerinizle. Ekonomik olarak nasıl girişimlerde bulunurdunuz? Bilgisayar üretirdim, telefon üretirdim gibi sermaye isteyen cevaplar kapsam dışı :) 5 paramız yok sermaye. Nasıl para kazanırdınız?
Geleceğe dönüş filmindeki gibi, şimdiki bilgilerinizle. Ekonomik olarak nasıl girişimlerde bulunurdunuz?

Bilgisayar üretirdim, telefon üretirdim gibi sermaye isteyen cevaplar kapsam dışı :)

5 paramız yok sermaye. Nasıl para kazanırdınız?
0
Vse budet horosho
(02.05.21)
Cemaat işlerine girerdim, nasıl olsa 2000 lerde bilgisayardan da , telefondan da daha değerli olcak diye :)
0
paramolacak
(02.05.21)
Hazır kolayken ABD'ye göç ederdim. Iki yıl community college'de okur, sonraki iki yıl üniversiteye geçerdim biraz borç alıp. Ardından para biriktirip San Francisco'da ev alırdım. Nasıl olsa ev fiyatları 10 katı artacak. Sonra da Microsoft'tan Apple'dan Google'dan HP'dan param oldukça hisse satın alırdım.
0
howfaristhesky
(02.05.21)
Değerli arsaları toplardım. Ama gerçekten o yıllarda uyanmış olsam ekonomik girişimlerden daha başka şeyler benim için öncelik olurdu.
0
Andrew
(02.05.21)
poker oynayarak dünyayı gezerdim galiba.
0
eksimeksi
(02.05.21)
Değerli arsaları toplardım +1
0
Hallegadola
(02.05.21)
bugünden her bilgiyi taşıyabiliyorsak iki hafta arka arkaya loto sonuçlarını alırdım yanımda. ahaha. sonuçta o günlerde de arsaların değerleneceğini kimse bilemezdi.

bu parayı da altın olarak kenarda tutup ölene kadar yerdim herhalde. ne uğraşıcam arsa toplayıp yatırım yapmakla.
0
bohr atom modeli
(02.05.21)
Valla ben gider geleceğe dönüşteki gibi müzik camiasina dalar, ordan yürürdüm. Millet daha neyi besteleyeceğini bilmiyorken ben gider bişekilde dahil olur tarihin akışını değiştirirdim.
0
j r r tolkien hayrani
(02.05.21)
Adam beş kuruş sermayemiz yok diyor, siz arsa topluyorsunuz. Beş kuruşumuz yokmuş. O arsalar ucuzsa bile bedava değil ki. Bari gecekondu dikip seçim zamanı tapu almaya falan çalışın.
0
kibritsuyu
(02.05.21)
Çatır çatır bir kaç dil konuşuyorum. O devirde sırf bu sayede bile havada kapardı şirketler beni. Mevzuat değişir ama iş tecrübesi değişmez, okudun mu kavrayacak tecrüben olsun yeter. Bence çok kısa sürede adapte olurdum. Biraz para biriktir, kendime minimum sermayeyle bir şirket kurar, bir uçak biletiyle gidip yurt dışından distribütörlük kovalardım. Bunun yanı sıra, salt parayı değil, güç kazanmayı da dikkate alarak hareket ederdim.
0
latchet
(02.05.21)
@kibrit suyu, evet demek istediğim oydu :)
0
🌸Vse budet horosho
(02.05.21)
@bohr atom modeli, loto bilgileri ezberimizde yoksa o da mümkün değildi :) yanımızda götüremiyoruz çünkü ansızın 1970'de uyanıyoruz.
0
🌸Vse budet horosho
(02.05.21)
(13)

Kaleminizi kaça satardiniz?

alttaraf
Soru biraz provakatif gelebilir ama, yandaş kanallarda bir yalakayi gorunce aklima şeytanin düşürdüğü bir soru..adami taniyorum, aslinda zihnen nasil muhalif oldugunu biliyorum, soylediklerinin tam tersini dusundugunu/bildigini biliyorum, ekran karsinsinda "yaliycam yaranicam" diye nasil parende att
Soru biraz provakatif gelebilir ama, yandaş kanallarda bir yalakayi gorunce aklima şeytanin düşürdüğü bir soru..
adami taniyorum, aslinda zihnen nasil muhalif oldugunu biliyorum, soylediklerinin tam tersini dusundugunu/bildigini biliyorum, ekran karsinsinda "yaliycam yaranicam" diye nasil parende attigini goruyorum.. liste uzar gider lakin bu "emeginin" karsiligi olarak nasil balli lokmalar aldigini da biliyorum, hersey ortada..
derken lanet seytan kulagima fisildiyor " sana malum gazatede malum tv de yorumculuk verseler yapar miydin, yapmaz miydin, kac paraya yapardin kac paraya yapmazdin, herseyin herkesin bir fiyati varda senin yok mu?"
durust olayim/olalim cevabi zor soru..
simdi bu soruyu ben size soruyorum gecenin iblisi olarak.
ama tek bir istegim var, samimiyet..
hemen " ben asla yapmam" demeyin..
aylik gelirin de ki 5000 de ki 10000 de ki hic..
sana da geldi dediki aylik 250.000...
oar icin leblebi degil, basaksehirde bir mutahitin bagislayacagi daire 2.5 milyon mesela..
tekrar soruya donersek ez cumle:
1-yapar miydin?
2-kaca yapardin?
unutma! tek kriter samimiyet, şu an teklifin yapildigini ve kimsenin cevabini bilmedigini farzet..
0
alttaraf
(01.05.21)
muhalefeti para aldigim icin yapmiyorum. inandigim degerler bu yonde oldugu icin yapiyorum.

bununla beraber zaten yandaslik yapmadan gayet guzel para kazanabiliyorum. onurumu ve seferimi parayla satmam. bunu da kim olsa yapardi diye mesrulastirmaya gerek yok. cunku kim olsa yapmiyor, kimileri de inandigi degerler ugruna olume gidiyor.

bu cevap belki samimiyetsiz gelebilir. ancak para disindaki tatmin kaynaklarinizi cogalttiginiz zaman boyle sorular cok toy geliyor.
0
antikadimag
(01.05.21)
yapmazdım diyemiyorum ama yaptıktan sonra kendimi nasıl tahammül edebilirdim onu bilmiyorum. yani ılımlı konuşabilirim mesela ama canhıraş savunamazdım sanırım.
0
kljgslsdkjsd
(01.05.21)
Kimse parayla ruhumu ve karakterimi alamaz. Şimdiye kadar gelen illegal teklifleri değerlendirseydim şu an bu genç yaşımda milyoner olurdum.

Yapmazdım, her işin oluru para değil.

Edit: Avukatım, ayda 250 bin liranın gerçek dışı olduğunu düşünen alttaki gazeteci arkadaşa ilgili miktarın sandığı kadar astronomik olmadığını söylemek istiyorum.

İkinci Edit: Söz meclisten dışarı ancak yapılan şeyi rasyonalize etmek için "başkaları da yapardı" demek demagojidir. İnsanların mantıklı düşünme kabiliyetini tıkamak ve kitleleri duygularıyla hareket etmeye sevk etmek için yapılan sıradan bir yöntem bu; bilinçli yapılıyorsa kötü, bilinçsiz yapılırsa daha kötü.
0
vedatchilipeppers
(01.05.21)
yani turkiyeden 3/5 tane ornek verilebilir.. isim sormayin cunku kimi desem hemen karsi cenahtan bir köpürme olacak.. lakin para/makam karsisinda dik durmak gercektwn zor ve bu sinavi gecen basin tarihimizde cok az kalem bulunur, kimse de sinanmadigi gunahin masumu degildir..
0
🌸alttaraf
(01.05.21)
astronomik bir rakam olursa yapardım. sonra o parayı biriktirip yurtdışında ev ve oturum alırdım. sonra arkama bakmadan terkederdim burayı evet.

ayrıca rte sağolsun ülkede satın alınamayacak neredeyse kimsenin olmadığını gösterdi bize. bu arada sayın ceviz kabuğunun durumuna çok şaşırdım.
0
vizivozo
(01.05.21)
Gerçek hayatta asla satmam diyeceğine emin olduğum muhalif insanların küçücük işyerindeki patronlarına, kurumsal şirketindeki ceolarına nasıl davrandıklarını gördüğüm için söyleyebilirim ki bence gerçekten satmayacak çok az insan vardır. Azıcık zam, terfi için herşeye göz yuman insanlar konu 250.000'e gelince nasıl değişmez ki?
0
mysticriver
(01.05.21)
1- yapardım
2- aylık 60-70bin liralara çokta güzel yapardım

Bir kere bile yalan dolana gerek kalmadan hükümeti günde 6-7 defa övebileceğim konular bulurdum, biliyorum zaten.
0
avatar is back
(01.05.21)
bu konu bana eski bir hikayeyi hatırlattı.

‘’Bir adam barda flörtleşmek için bir kadına doğru yönelir. Onunla flört eder. Havadan sudan konuşur. Ama kadın onunla eve gitmeyeceği konusunda kararlıdır. Adam der ki, ya sana benimle yatman için bir milyon dolar versem? Kadının hayatında hiç bir milyon doları olmamıştır. Durup teklifi ciddi ciddi düşünür. Adam fikrini değiştirir, ya teklifimi bir dolarla değiştirirsem? Kadın şaşırır. Sen benim nasıl bir kadın olduğumu düşünüyorsun, der. Adam der ki, onu zaten anladık. Şimdi sadece pazarlık yapıyoruz. ‘’

soruya cevap: üzgünüm ama para için kalemimi satmam. genç zamanlarımda kolay para bir adım uzağımdaydı ve zorluklara rağmen okuyup istediğim işi yapmak için bugünlere geldim. idealist olduğunu savunan hiç kimse de satmamalı kanaatimce.
0
papa ikinci jambon
(01.05.21)
soz konusu dahi olamaz, degerlerimle bagdasmayan yollara gitmem icin teklifler aldim, ama ben hayati oyle yasamiyorum. Satardim diyenlerin milyonlarca lirayla yasayamayacagi hayati bedava yasarim ben...
0
hewit
(01.05.21)
Bence şimdiki yıllarını kimse kabul etmez. Yapanlar çok önceden beri yapanlar veya üzerinde fetö şüphesi bulunduğu için kurtulmak amacıyla çırpınanlar.. Akpnin ilk yıllarında yapmak bence daha mantıklıydı. Şimdi muhalafet geliyor koşar adımlarla, niye akpnin gerileme döneminde insanlar yaransın ki.
0
Hallegadola
(02.05.21)
Tabi soruyu tam cevaplamayı unuttum çok iyi paralar verilirse rok gibi takılabilirdim kadın halimle. Ama şu yıllarda işin içine girmezdim dediğim gibi.
0
Hallegadola
(02.05.21)
avatarisback +1
hallegadola +1

zamanında olsa yapardım şimdi akp dönemi geçiyor.

ama yine de politika beni her zaman korkutur, işler ters düz olabilir. bir anda milyonlarınız uçabilir. kendinizi hapiste de bulabilirsiniz. bu yüzden geride duruyoruz. beyaz yakalıyız ve suya sabuna dokunmadan yaşıyoruz.
0
blacksky
(02.05.21)
Valla hocam samimiyet de samimiyet vurgusu ile direkt "uzatmayin işte yapacağınizi biliyorum, parayı söyleyin" tarzı bir şey söylemeye çalışmışsın bence ancak olay direkt para değil.

Misal ben, kalemi satmayı geçtim şu medya denen saçma sapan ortamda muhalif olarak bile yer almak istemem. O saçma sapan ortamda gidip sermaye sahipleri ile ortak çalışıp, popüler kültüre göre hareket ettikten sonra muhalif sıfatın olsa ne yazar? Dolayısıyla benim için medya çöplüğündeki adamın muhalif ya da yandaş olması pek farketmiyor. Ordaki muhalif adam da birilerinin bişekil maşası, diğeri de. O ortamdaki muhalif adam da kalemini satmış oluyor zaten en temelde düşündüğün zaman.

Ben en başından öyle bir ortama girmeyecegim için de kimse gelip benim kalemimi satın almak istemezdi. Isteseydi de kabul etmezdim.
0
j r r tolkien hayrani
(02.05.21)
(4)

Son zamanlarda gördüğünüz en komik videolar

vedatchilipeppers
Paylaşır mısınız?Ben az önce şuna çok güldüm: https://www.youtube.com/watch?v=mx6MzHYzEfY
Paylaşır mısınız?

Ben az önce şuna çok güldüm: www.youtube.com
0
vedatchilipeppers
(01.05.21)
j r r tolkien hayrani
(01.05.21)
Moaning şakası. Rahatsız edici olabilir.

youtu.be
0
IncredibleMau
(01.05.21)
huçi kuçi
(01.05.21)
(5)

Bu ülkede pasifistlik aptallık mı?

aguen
İyi geceler duyuru,Özellikle son birkaç senedir iyice anti-silah takılıyorum, küçüklükten beri deneme imkanlarım da olmuştu ama hepsinde reddetmiştim. Gelecek ay bedelli askerliğe gidince de silah istemiyorum demeyi düşünüyorum (peşin peşin silah korkum var yazmıştım doldurulan forma)Kendimi ezdirme
İyi geceler duyuru,

Özellikle son birkaç senedir iyice anti-silah takılıyorum, küçüklükten beri deneme imkanlarım da olmuştu ama hepsinde reddetmiştim. Gelecek ay bedelli askerliğe gidince de silah istemiyorum demeyi düşünüyorum (peşin peşin silah korkum var yazmıştım doldurulan forma)

Kendimi ezdirme gibi bir durumum yok günlük hayatta, üniversitede şeriatçının biri bana kızıp saldırdığı bile olmuştu :)

Ama ülkeyi gördükçe biraz korkuyorum; evet normal bir toplumda kendimi koruyabilirim, biraz fazla egomdan gelen özgüven & dev boyutlarım ve zekamla kaçırırım herkesi ama türkiye kadar saçma bir ülkede bunlar imkansız. Mesela bu ay güzel bir semtte yaşamasam su içiyorum diye saldırabilir birisi, ya da durduk yere ülkücünün biri çatsa polis değil bir şey yapmak, onlar da arkadaşlarına katılırlar.

Ve gerçekten korkutucu bir şey yani. Sizce belli bir noktada prensipleri terk etmek gerekli mi. Özellikle eski pasifistler, bireysel silahlanma konusunda görüşleriniz neler?
0
aguen
(01.05.21)
Valla hocam en temelde zaten askerlik gibi bir olaya dahil olarak o prensibi terk etmişsin, askerliğin bedelli olup olmaması bişeyi değiştirmez.

Bunun dışında gerçekten pasifist adam için yaşadığı ülkenin farketmemesi gerekir. Yani ben gidip İsviçre'de pasifist olayim ancak Türkiyede pasifist olmayayım diyorsan zaten pasifist değilsindir, onu herkes yapar. Gerçek manada pasifist biri her durumda, konumda barışçıl davranmaya çalışır.
0
j r r tolkien hayrani
(01.05.21)
Askerde atış yapmanın bireysel silahlanma ile alakası nedir onu pek anlayamadım. Askeriye bir şeyleri protesto ederek değişim tetiklemenin gerçekleşeceği son yer.

Ülkede bireysel silahlanma konusunda bir problem olduğunu düşünmüyorum, şehirde yaşayan normal insanlar silah taşımıyor, taşıyanlar anormal tipler ve sayıları çok değil. Kaldı ki silah taşımadan insanlara bela olabilecek o kadar çok insan var ki maganda olayını silaha indirmek olayı basitleştirmek olur.

Öte yandan pasifistlik temel hak ve özgürlüklerin asgari düzeyde uygulanabildiği toplumlarda işe yarar. Ama işin paradoksal boyutu şu ki toplum ne kadar as pasifist olursa o kadar çok çatışır ve o temel hak ve özgürlükler karşıt görüş için işlemez. Kutuplaşmaya itilen türk toplumu da bundan muzdarip şu anda. Sen inançsızlığın sebepli su içerken gelen tepkilere pasifist yaklaşırsan daha kötüye gider işler. Öte yandan bunu abartırsan da karşı görüşü baskılamaya başlarsın.
0
Jux
(01.05.21)
evimde ruhsatlı tüfeğim var. 10 sene evvel uzun dönem koruma eri olarak istanbulda belimde tabanca ile askerlik yaptım. askerliğim sırasında bir tinerci ile karşı karşıya kaldım. tersleyebilir, tabancayı gösterip korkutmayı deneyebilirdim ancak ne istediğini sordum sigara dedi. kullanmıyorum diyerek eline 10 lira verip yolladım. sorumluluk sahibiysen kullanmazsın çünkü hiçbir şekilde geri dönüşü yok.

kanunlarımız bu konuda çok ağır. meşru savunma için çok ağır şartlar var. örn; güç dengesi. karşındaki insan sana bıçak çekerse ve sen tabanca doğrultup vurursan suçlusun. evine hırsız girdi, sana öldürmek maksadıyla saldırmadığı sürece tabanca çekemezsin. kaçar da sırtından vurursan suçlusun. örn; askerde koruduğum şahsa silahlı saldırı olur, vurulur, suikastçı kaçmaya başlar ve onu sırtından vurursam suçluyum. ancak tabancasını bana doğrulttuğunda vurursam meşru savunma kapsamına giriyor.

bizim polislerin amerikan polisleri gibi en ufak olayda tabanca çekmemesinin nedeni budur. şahıs maktülü bıçaklar kimseyi acil müdahale için yanaştırmaz elindeki bıçağıyla. polis onu çekip vurmaz çünkü meşru savunma kapsamında değildir. yerdeki maktül kan kaybından ölür.

bireysel silahlanma özellikle bizim gibi eğitimi düşük (öğretimi değil) kolay sinirlenen sesini yükseltince kendini haklı sanan bir toplum için tehlikelidir.
0
phonex
(01.05.21)
aslında bireysel silahlanma daha yaygın olsa, özellikle tanımadığına küfür etme, salça olma, vb. olayları hızla biter. birbirini vuracak olan itler birbirini vurur. bunların genleri de silinir. diğer kimse de başına bir şey gelmesin diye kimseye bulaşmaz. şu an ne oluyor silah yalnızca it köpek, şerefsiz, hayvan takımında var. kendilerini ağa paşa sanıyorlar. eskiden avrupa'da soylular birbirine en ufak hakareti bile etmezmiş niye düello var.
0
ortalama keyifçi
(01.05.21)
1 - Pasifistlik genel olarak sikintili bir durum, silahlanma ile bir alakasi yok.

2 - Silahlanmaya ve mecburi askerlige karsiyim ama bedelli de olsa askere gitmis olsaydim (dovizli yaptim) mutlaka ates etmek isterdim, cunku neden olmasin.

3 - Turkiye'de yasasam herhalde bir tane ruhsatli alir eve koyardim, ayni sey amerika icin de gecerli. Avrupa'da yasasam herhalde su tabancasi bile almazdim.

4- Silah olayini bu kadar gozunde buyutme. Su anda yasadigim eyalette silah cok populer. Yuzlerce silahi olani taniyorum. Arkadaslarimin cogu duzenli ava gidiyor. Isyerimde bircok silahi olup surekli ava giden hatunlar var.
0
cooperr
(01.05.21)
(17)

Herkes mutkuyken isyan ettiğiniz oluyor mu?

pikap
Çevrenizde arkadaşlarınızın, akrabalarınızın, sevdiğiniz sevmediginiz insanların geneli mutlu, işi gücü yolunda, iliski evlilik hayatları bi düzende fakat siz yerinizde sayıyorsanız; şansınız, kaderiniz size hep kazık atıyorsa bir şeyler için çaba gosteriyor emek veriyor ama yine hiçbir şey olmuyors
Çevrenizde arkadaşlarınızın, akrabalarınızın, sevdiğiniz sevmediginiz insanların geneli mutlu, işi gücü yolunda, iliski evlilik hayatları bi düzende fakat siz yerinizde sayıyorsanız; şansınız, kaderiniz size hep kazık atıyorsa bir şeyler için çaba gosteriyor emek veriyor ama yine hiçbir şey olmuyorsa özetle dönülmez akşamın ufkundaysanız ve artık vakit çok geçse bir şey dokunmuyor mu size de. Başkalarına karsı art niyetten değil de kendinize duyduğunuz üzüntüden dolayı çevredeki insanların mutluluğuna tahammülsüzleştiginizi hissettiğiniz oluyor mu?

Mesela somutlandirayim. Geçen gün bir akrabamiz oğlunun geleceği hakkinda (lise tercihleri)planlama yaparken ortamda beni olumsuz örnek olarak gosterdi. Ben yıllardir kpss'ye giren atanamayan ücretli ögretmenlik yapan bir öğretmenim. Tabii ki o cocuğa ben de önermem fakat çok zoruma gitti söyleyiş şekli. Ortamdaki kuzenlerime siz kendinizi kurtardıniz dedi fakat beni yillardir surunen ve bir baltaya sap olmamış biri gibi lanse etmesi o kadar zoruma gitti ki. Ağlayacaktım. Ben üniversiteden mezun olalı 10 yıl oluyor neredeyse. Fakat hep aksilikler oldu mesleğimle ilgili. Zaman zaman ben de yetersiz oldum gereken çabayı gosteremedim belki ama genel olarak hep ugrastim,hep bir seylere tutunmaya çalistim. Mezun oldugumdan beri ücretli ögretmenlik yapiyorum. Oyle ya da boyle kimseye muhtaç olmak istemedim.


Fakat insanlar bu işsizlik ortaminda buna bile burun kiviriyorlar. Ücretli ögretmenliğe devam ettiğimi söyleyince acıyolar resmen. Bu durum artik o kadar zoruma gidiyor ki... insanların ne dediğini takma diyecekler olacaktır belki ama olmuyor oyle. Herkese karsi ezik gosteriliyorsun yetersiz basarisiz gosteriliyorsun. Nasil takmayacaksin ki.

Hem başkalarini takmasan bile sen kendine sorup duruyosun. Ne olacak böyle , ne zaman duzelecek, başka bir seye mi yonelmem gerekiyor iş güç konusunda. Sıfırdan neye başlanir ki vs vs vs

Bi de evlilik konuları var. Bu konuda da emin olun insanlar nispet yapmaya bayıliyorlar. Mesela tek sap siz mi kaldınız. İnceden göndermeler başlıyor hemen. Yok senin çeyizine de yardim ederiz yok pikap'in ismini de ayakkabinin altina yaz... bi gün bile kimseye ben artik evlenmek istiyorum demisligim yoktur. Ama nispet yapılacak ya illa. Bir şekilde üzerimden geçilmesi gerekiyor. Tek malzeme benim sonuçta.

Evet. Art niyetli değilim dedim ama belki de öyleyim. İnsanların mutlulugunu, mutluluklarını gozüme sokmalarini çekemiyorum artık. Evet herkes mutlu olsun tabii ki. Allah kimseye kotu gunler yasatmasin ama insan düşünmeden edemiyor. Ben de mutlu olayım. Çok mu zor?

Gerçekten çevrenizdeki tek nutsuz kişi kendiniz olduğunu düşündüğunüzde siz ne hissediyor ne yapıyorsunuz?

Not: soru sorma bahane iç dökme şahane.
0
pikap
(30.04.21)
İnsanların çoğu kendini bilmez. Herkes başkalarının hayatını yargılayabileceğini düşünüyor. Sebebi eğitimsizlik. Böyle insanlarla iletişimi en az seviyede tutmak, aynı ortamda bulunmamak, mümkünse hiç konuşmamak iyi bir yol.

Karakter olarak zayıf kişilerin başarılı, zengin olduğunu görünce ben de zaman zaman rahatsız olurum onların hareketlerinden. Karakteri iyi olan insanların başarılı, zengin olmalarından hiç rahatsız olmam. Rahatsız olmama neden olan şey genelde o kişinin karakteri olur. Örnek olarak biri başarılıdır ama bundan bahsetmez bile. Alçak gönüllüdür, insanlara üstten bakmaya çalışmaz. O kişiden hiç rahatsız olmam. Hatta umarım daha başarılı olur derim.
0
dissendium
(30.04.21)
İş konusunda sevgilimle aşırı zor durumlardan geçiyoruz ve acı çekiyoruz. Gülen insanlardan nefret ediyorum bazen o derece.
0
Hallegadola
(30.04.21)
Karikaturde ss, hayat cok mu guzel lan diyen abimizin hissettiklerini uzun uzun yazmissin bi nevi. Ama guzel haber su ki normal bir durum. Anormal olman icin sen mutluyken de baskalarinin mutluluguna isyan etmen lazim. Bu hastalikli. Seninki saglikli. Yani; gecer. Gun dogmadan neler dogar. Hayatta degismeyen tek sey degisim, umarim her sey adina guzel degisir.
0
onemoremile
(30.04.21)
Bulunduğun konumla barışmanı öneririm. Yani bekar olabilirsin, veya işsiz olabilirsin, ee ne var yani? Akraba ilişkileri zaten türk kültüründe oldukça toksik, onlarla bile görüşmene gerek yok. Gerçekten sana değer veren arkadaşlarınla vakit geçirmen daha mantıklı, yerim akrabasını. Bunları kafana takman gereksiz yani, çıkar kendini o ortamdan. Senin ortamın orası değil. Hayat bu, herkesin hızı farklı, ilerlemesi farklı, isteği, planı farklı olabilir. Bir kalıba uymak zorunda değilsin. Dediğim gibi bu insanlarla takılma. Senin gibi yaşayan milyonlarca insan var bu ülkede. Kimi için çok iyidir kimi için çok kötüdür. Üzme kendini. Uzaklaş.
0
roket adam
(30.04.21)
Hepsini okuyamadım salt başlığa istinaden yazıyorum; umrumda bile değil.
0
vedatchilipeppers
(30.04.21)
@roket adam

Beni isyan ettiren şey de bu oluyor zaten. Yani evet çok mutlu olmasam da planlarim istediğim sekilde gitmese de ben an'lik halimden memnunum. Kariyerim yok belki ama Çok şukur bi işim var. Hayatımda bi eş yok ama zaten yalnizligi seven biriyim.

Fakat insanlarin bana acınası davranmaları kendilerini tepede gormeleri beni sinir ediyor. haklisiniz en guzeli boyle ortamlara yaklasmamak ama iste bazen mecbur o ortamda bulunmus oluyorsunuz.
0
🌸pikap
(30.04.21)
Önceden her şeyi daha fazla üstüme alınırdım. Fakat hayatımı düzene soktuktan sonra ve iç huzurumu sağlayınca gerçekten insanların söyledikleri umrumda olmadı.

Bence insanlardan çok siz kendinizden memnun değilsiniz.
0
perfectlysplendid
(30.04.21)
@perfectlysplendid

Evet tabii ki insan kendisini sorguluyor daha mutlu olmak istiyor. Memnuniyetsizligimi inkar etmiyorum zaten. Bakin siz kendiniz de diyorsunuz "hayatimi duzene soktuktan sonra umrumda olmadi" diye. İnsanın hayatında duzensizlikler olunca kafaya takiyor bir sekilde.
0
🌸pikap
(30.04.21)
Başkaları dedi de yap diye demiyorum ama ne yap ne et gece gündüz çalış ve atanmaya çalış. Eskiden gece gündüz çalışınca atanabiliyordu insanlar ama şimdi o bile zor evet ama kendin için yaptığın en iyi şey olacağını söyleyebilirim. Bu arada insanların konuşmaları, karşılaştırmaları hiç bitmez. Sadece kendin için bi şeyler yapmaya çalış.
0
oyokbuyoknevar
(30.04.21)
Valla diğer insanların mutluluğu benim için mutsuzluk sebebi yaratmaz. Iş konularında falan da pek hırslı değilim o yüzden o konular da pek umurunda olmaz.

Bir de genel olarak bir arabesk moduna girip "ne yapsam olmuyor, şans, kader, herkesin hayatı süper bir ben sürünüyorum" olayları bana biraz saçma geliyor. Hani "hayat süper, çalışırsan yaparsin" tarzı boş hayaller satma falan değil amacım. Sadece sorunun çözüm yolunun o arabesk mod olmadığını söylemek istiyorum. Ortada bir sıkıntı varsa ve sen o sıkıntıyı gerçekten çözmek istiyorsan o zaman o sıkıntıyı analiz etmeye çalışıp, ona yönelik çözüm üretmeye çalışırsın değil mi.

Misal senin durumu ele alalım, öğretmenlik tercih ettin ve kadro olmadı sen de çözüm olarak gidip ücretli öğretmenlik yapmaya başladın. Böyle bakınca evet, bir çözüm bulmussun ancak o bulduğun çözümün etkili çözüm olmadığıni farketmişsin peki sonra ne yaptın? Atıyorum gidip sıfırdan üni okumayı düşünüp başka mesleğe geçiş yapmaya çalıştın mi? Tamam, oldukça zor ve uzun süreli bir çözüm ancak başka bir çözüm işte senin sıkıntına. Niye denemedin bu yolu? Ya da ben mesleğinden memnunum diyorsan oturup deli gibi KPSS falan kastın mi?

Demek istediğim bir şeyin çözümünün farkli şekillerde yolu olabilir. O yollar da her zaman kolay olmaz. Işte bu sefer de olay neyi istediğine geliyor. Gerçekten o sıkıntıyı çözmek mi istiyorsun yoksa oturup "hayat böyle, kader, sans" deyip arabesk moda girmek mi istiyorsun.

Tabii bir de bunun dışında, senin kendini bir şekilde ezik görme olayın var gibi. Anlıyorum, işsizlik psikolojisi falan yüzünden bu şekil bir durum oluşmuş olabilir ancak başkalarının seni aşağılamasına da elinden geldiğince karşı çıkman gerek. Misal o akrabanın yaptığı olay gibi densizlikler karşısında onun dediğini kabullenmek yerine "Sen kimsin ki beni kalkıp başkalarıyla kıyaslayıp bir de aşağılamaya çalışıyorsun" diye çatman bence daha iyi bir tepki olurdu. Issızsin diye bu şekil olayları normalleştirmeye çalışma.
0
j r r tolkien hayrani
(30.04.21)
@j r r tolkien hayrani

Bana dokunan şey zaten elimden gelen her seyi yapip bir yere varamamak. Kuru kuru oturdugum yerden arabesk takilan biri olsaydim zaten bu kadar sorgulamazdım da.

Mesela ikinci bi ünv okudum ben okuyunca onun da önü kapandı. Ücretli ögretmenlik cozum olarak gorup devam ettirdigim bi is degil. Sadece hem okul ortami kendi meslegim diye hem de ekonomik ozgurlugum olsun diye devam ettirdigim bi durum.

Kpss ye verdigim emek o kadar coktu ki bu yil. Evet ben de kendime soyledim sizlanmakla olmaz cozum lazim diye. Tum parami enerjimi gecemi gunduzumu kpss ye ders calismaya harcadim. Cok da guzel bir puan aldim fakat bu sefer atama sayisini diger yillardan dusuk tuttular. Farkli alanlardaki alimlara da basvuruyorum onlar da olmadi.

Hani hep çabalayip hiç olmayinca kim olsa isyankar takilir emin olun ve artik cozum aramaktan da yorulur.
0
🌸pikap
(30.04.21)
Hocam tamam da
1- Ben senin bu şekilde uğraştığını nereden bileyim? Yazdığın duyuruda sadece 10 sene önce öğretmenlik mezunu olan ve ücretli öğretmenlik yapmış biri olduğun bilgisi var. Okumuş olduğun ikinci üniversite, sınavlara ne kadar hazırlandığın ile ilgili hiçbir detay yok. Hal böyleyken sanki ben bunların hepsini biliyormuşum da ona göre cevap yazmışım gibi bir cevap almam sence de garip değil mi. Duyurunu dışardan birisiymiş gibi okursan ne demek istediğimi anlarsın.

2- Mesela bu yazacaklarım da üstteki mesajından aldığım ek bilgilere göre olacak.

Tamam, uğraşmışsin gerçekten ve olmamış ancak benim mesela bu olaylar sonucunda gördüğüm şey sende geleceği iyi analiz edememe olayı gibi duruyor. Amaç seni yerme falan değil, sadece probleme ve çözümüne yönelik bir düşünme. Yani gidip iki kere önü kapanan bir üni bölümü okuduysan -ki ne olduğunu bilmiyorum ve umarım yine sanki zaten onu biliyormuşum gibi değerlendirmezsin- ben senin yerinde olsam kendimi geleceği pek öngöremeyen biri olarak yorumlarım. Yani oturup yine isyan edeceğime derim ki "demek ki olay bu, gidip başka şeylere odaklanmaliyim".

Tabii ki geleceği öngörme olayı çok zor ancak madem gidip o kadar emek harcayıp ikinci bir üni okuyacak olsaydım ben oldukça garantili takılırdim mesela. Atıyorum giderdim klasik yazılım ya da mühendislik ile ilgili bişeyler okurdum. Bunlarin önünün kapanması zaten mümkün değil vs.

Neyse, umarım bişekilde cozersin deyip uzuyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(30.04.21)
Senle alakası yok. Sözde türk insanı düşüncelidir, iyi niyetlidir. Alakası yok. Herkesin derdi daha fazla para kazanmak. Düşünceli de değildir. Yüzeysel, bencil, kötü bir toplum. Belki senin yanında bile söylememeleri gerekirken bir de söyledikleri şeye bak. Ben de benzer durumlar yaşadım. Hiç de alttan almıyorum bu saygısızlıkları. Üslubunca cevabını veriyorum. Ve izole bir hayat yaşıyorum. Toplum bu. Çürümüş maalesef.
0
black mamba
(30.04.21)
Ayrıca düzgğb bir toplum olsa bazı sorular sorulmaz. İşsiz olduğunu bildiğim arkadaşlarıma "senin iş ne oldu" bile demiyorum çok yakın değilsek. O insan için işsizlik zaten zorken bu soruyu duymak da yıpratıcı oluyor. Ama toplumda çok sorulan sorulardan biri.

Eğitimsiz ve kötü bir toplum. Bir futbolcunun eşi vardı. Sürekli neden çocuk yapmıyorsunuz, çocuğunuz yok mu gibi sorular soruyorlarmış instada. Kadın da son olarak açıklama yapmıştı. Artık sormayı bırakın çocuğumuz olmuyor diye. İnsanlar zaten üzülüyorken bir de böyle densizliklerle uğraşıyorlar. Senin durumun da aynı. Yolunu bulursun bir şekilde ama toplum baskısı kötü. İşleri yoluna koysan, iş Buldan, evlensen bu sefer çocuk sorusuyla muhatap olacaksın.
0
black mamba
(30.04.21)
@j r r tolkien hayrani

İğneleyici bir üslubunuz var. Yine de uzun uzun yazmissiniz sağ olun.
0
🌸pikap
(30.04.21)
akrabalarınız siz başarılı olsanız da boklamak için bir yol bulur. tıp kazanmıştı kuzenim, diger teyzem "tıp okuyanlar çok mutsuz oluyormuş." diye laf atmaya çalışıyordu.
o yüzden en iyisi akrabalardan uzak durmak.
0
bana bir nick verin
(30.04.21)
amaaan be pikap, salla gitsin. yaşadığın şeylerin başka hallerini yaşıyorum ben de, ama artık saldım. biri bi laf derse laf sokuyorum artık direkt. insanlardan da uzaklaştım bu yüzden. görüştüğüm bi kaç kişi kaldı sadece. kabullendim herhalde bazı şeyleri.
0
antihero
(01.05.21)
(7)

Hayattaki önceliğiniz kendiniz mi?

tuborg yesili
istemediğiniz her şeye hayır diyebiliyor musunuz?Ya da kendinizi önceliklendirebiliyor musunuz?Ne kadar yapmak istemediğiniz herhangi bişeyi yapıyor veya içine düşüyorsunuz?
istemediğiniz her şeye hayır diyebiliyor musunuz?
Ya da kendinizi önceliklendirebiliyor musunuz?
Ne kadar yapmak istemediğiniz herhangi bişeyi yapıyor veya içine düşüyorsunuz?
0
tuborg yesili
(29.04.21)
Evet kendim.
0
Bartebly
(29.04.21)
evet, kimseyi sallamıyorum.
0
candide
(29.04.21)
%80-90 kendim, kalan kısım da eşim ve ailem tabii. Toplum hiç umrumda değil.
0
roket adam
(29.04.21)
Evet önceliğim kendim.
0
legolasin son oku
(29.04.21)
Valla genelde hayır diyebiliyorum ancak istemediğim her şeye de hayır diyemiyorum. Hayatın bir şekil zorunluluklari var. Misal ben en temelde başkalarını zengin etmek için çalışmak istemiyorum ancak buna da mecburum bir yerde.

En istemediğim şeylerden birini yapmak zorunda olup, bunun için de o kadar zaman-emek harcadigim için de önceliğim kendimim cümlesini kuramıyorum. Gerçi diğer yandan düşününce de o mecburi çalışma olayı bir yerde benim iyi bir hayat yaşamam için yaptığım bişey, o yüzden önceliğim kendimim diyebilirim belki. Bilemedim şimdi, kafam karisti.
0
j r r tolkien hayrani
(29.04.21)
Evet kendim.

istemediğiniz her şeye hayır diyebiliyor musunuz?
- Biraz zor oluyor. Mantık biçimde hayır demeye çalışıyorum. Sonu gelmiyor çünkü. Arada atarlandığım oluyor. Valla pişman değilim ama her şeye hayır diyemiyorum.

- Ya da kendinizi önceliklendirebiliyor musunuz?
Evet.

- Ne kadar yapmak istemediğiniz herhangi bişeyi yapıyor veya içine düşüyorsunuz?
Evet. Yapacak bir şey yok maalasef.

Tabii değer verdiğim insanlar var. Abim ve kuzenlerim gibi. Ayrıca onların çocukları. Onları biraz öne koyduğum oluyor.
0
put it in your appropriate place
(29.04.21)
Kendim, kendimin mutluluğu için sevgilim ve ailem.
0
Hallegadola
(29.04.21)
(12)

nasreddin hoca'yı sevmemek

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
okullarda ögretilir, toplumumuzun bir degeri olarak addedilir ama ben hic hoslanmiyorum bu tarihi kisilikten.- parayi veren dudugu calar: cocuklar altı üstü bir düdük istemiş. en başta "getiremem, param yok" vs. dese yine anlayışla karşılayacağım. ama yaptigi hareket ne? cocuklar kendilerine düdük a
okullarda ögretilir, toplumumuzun bir degeri olarak addedilir ama ben hic hoslanmiyorum bu tarihi kisilikten.

- parayi veren dudugu calar: cocuklar altı üstü bir düdük istemiş. en başta "getiremem, param yok" vs. dese yine anlayışla karşılayacağım. ama yaptigi hareket ne? cocuklar kendilerine düdük alindigini sanip sevincle basina üsüsür, nasreddin hoca da cebinde parasi olan bir tanecik cocuga, arkadaslarinin gozu onunde dudugunu verir. diger cocuklara da laf sokmayi ihmal etmez. belki cocuklarin uzerinde ileride karsilarina cikabilecek travmalara sebep olur (örnegin saniyesinde sevincleri kursaginda kalan bu kisilerde, ilerleyen yaslarda erken bosalma sorunu meydana gelebilir).

- göle maya calmak: "ya tutarsa?" diyerek verdigi cevap anlamsiz, kendini cok akilli konustum zanneden ama ne dedigi anlasilmayan, hicbir seye de deva olmayan sacmasapan bir söz öbegi. tam bir ekşici lafı. neyi neden dediginin kendisi bile farkinda degil. ben fikradaki diger eleman olsam "laf etti bal kabağı" diyerek sonlandirirdim konusmayi.

-ipe un sermek: komsun malina zarar verdiyse çık açıkça konuş. ha bugün ha yarın diyerek insanlarin değerlli vakitlerini çalma. kimsenin senle oyun oynayacak vakti yok. önceden ödünç verdigime pişman oldum demelisin. arkadan iş cevirme, insanları geçiştirme, sinsilik... ne ararsan var bu hikayede. ileride topluma karışacak saglikli bireyler bu hikayeden mi feyz alacak yani? komik...

-kazan doğurdu: bunu konusmaya dahi gerek yok. inanilmaz bir çakallık hikayesi. fıkranin sonunda anliyoruz ki hoca uzun vadeli bir hinlik uyguluyor. ufak, ise yaramaz tencereyi komsuya kakalamış. kendisi de büyükçe bir kazana "çökmüş" amiyane tabirle. bir ilkokul cocugunun bu hikayeyi ögrenmesi hoş mu?

siz ne düsünüyorsunuz kendisi ve fıkraları hakkında?
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(29.04.21)
bunlardan daha kotu fikralar da var da, sahan gokbakar falan gibi dusun iste. bu kadar populer olmus, "genele" hitap eden bir konsept ne kadar zeka dolu olabilir...
0
hot potato
(29.04.21)
Ye kürküm ye sözünü bayağı mantıklı buluyorum.
0
dissendium
(29.04.21)
nasreddin hoca bir anadolu çomarıdır.
fıkrasına gülenle de muhatabımı keserim.
0
brakgn
(29.04.21)
hepsi de atasozu olmus, gunumuzde bile catir catir kullaniliyor dikkat edersen.
parayi veren dudugu calar: oyunun kurali neyse onu oynayacaksin, bos istekle, faydasiz eylemle sonuc alamazsin
gole maya calmak: elalemin isine burnunu sokmayacaksin, adam kendi halinde kimseye zarar vermeden gole maya caliyor bir sey deniyor, belki kendi capinda deney yapiyor ordan alakasiz bir tip gelmis naapiyon hoca, oyle olur mu boyle olur mu diye ahkam kesiyor, haddi olmayan olaya mudahale ediyor, hesap soruyor, mahalle baskisi yaratiyor, hoca da ya tutarsa diyor olasilik var mi var, sana laf dusmez yuzde0.01 de olsa, bir umut degil midir zaten yasamak
ipe un sermek: kimse zorla bir is yaptiramaz kimseye kibarca reddediyor karsindakini, mazeret istiyorsan al mazeret ipe un serdim diye rest cekiyor, naapsin adam kavga mi etsin her tartismada, kalp kirip kufur mu eetsin
kazan dogurdu: burda da ikiyuzluluge, olaya tek bir pencereden bakan, nalinci keseri gibi hep kendine yontan adama lafi oturtuyor
Yani woke, politik dogruculuk, duyar kasma ile gidersen bir seyler bulursun illa baskasi da baska seyler bulabilir, nerden bakmak istedigine bagli
O degil elalemin agzi torba degil ki buzesin diye bir fikra vardi efsane, hoca, cocuk ve esegi gidiyor birileri goruyor esege kimse binmemis, bunlar yuruyor salak gibi yuruyor diye elestiriyor, bu sefer cocugu esege bindiriyor, onu gorenler arkadan yasli basli adam yuruyor cocuk esege binmis diye elestiriyor, hepsi esege biniyor esegi oldurecek bu vicdansizlar diye elestiriyor falan:) Elalem ne der diye yasamayiz bu hayati, 10 yasindaki cocuk bu tespiti yapabilse bu fikra sayesinde bundan buyuk ders yoktur bu hayatta alacagi
0
neverletyougodown
(29.04.21)
"örnegin saniyesinde sevincleri kursaginda kalan bu kisilerde, ilerleyen yaslarda erken bosalma sorunu meydana gelebilir."

Yazdığın yukarıdaki cümle ve yazınin geneli yüzünden bir trolluk girişimi bence ancak ben yine de cidden sormuş gibi cevap vereyim çünkü canım sıkılıyor.

Neyse, cevaba gelirsek ben mesela şu an kafamdan bir hikaye uydurup, etkisini arttırmak için de içine nasreddin hocayı yerlestirip, Nasreddin hoca fıkrası diye yayabilirim bişekilde. Başkası da yapabilir aynısını hatta yaptılar da. Şu an bildiğimiz neredeyse her fikra başkalarının hayal gücünün ürünü zaten. O fıkralardaki kişiler de fıkrayı oluşturan kişiye göre hareket eder.

Misal Nasreddin hocanın hazır cevaplılığı/laf cambazlığı en temel özellik gibi, geri kalan tüm özellikleri fıkrayı uyduran kişiye bağlı oluyor. Bir fıkrada çakal tüccar yaparsın, diğer fıkrada hayalperest imam yaparsın falan filan.

Fıkraların içeriği konusunda da @never in dediği gibi düşünüyorum. Içeriklerin hayatın aslinda toz pembe olduğu, herkesin iyilik meleği olduğu şekilde oluşması gerekmiyor. Gerçek hayat bundan farklı olduğu sürece o sekilde yapsan bile eline ne geçecek?

En bariz örneğimiz RTÜK olsun. Millet sigara bile içemiyor TV de ee böyle yaparak ne kazandı toplum? Yeni büyüyen tüm nesil yeşilayci mi oldu. Olmadı çünkü bu tür sansürler gerçek hayatı çarpıttigi için işe yaramadı. Çocuk çevresindekilerin sigara içtiğini görünce bu sefer gidip kolaylıkla tvdeki şeyin saçma olduğunu öğrenip görmezden geldi. Burada da aynı hesap, sen gidip Nasrettin hocayı her çocuğa eşit davranan ve herkese düdük dağıtan iyi kalpli biri olarak anlatsan ne olacak? Ben söyleyeyim, bunu dinleyen çocuk(bak çocuk diyorum) bu hikayeyi "çocuk masalı" şeklinde değerlendirip küçümseyip dikkate almayacak çünkü içinde yaşadığı dunyaya kıyasla içinde pek gerçeklik yok.

Eyyorlamam bu kadar.
0
j r r tolkien hayrani
(29.04.21)
Bence biraz Nasreddin Hoca incelemesi oku. Kendin şimdi şu anda anlamsız buluyor olabilirsin ama bu halk neden bu kadar değer vermiş diye düşünüp sorgulayabilen bir kafa beklerdim senden.

Türbesinin etrafı bomboş iken sadece ayak ucunda kilitli duran demirden bir kapı bulunan bu insanın muhakkak bir sırrı, bir inceliği vardır diye düşünmeliydin. Sevmemekte özgürsün de, anlamsız, saçma vs tarzındaki yaklaşımların sana kalabilir gayet, soran olursa söylersin.
0
1bir1bir1
(29.04.21)
Ya benim lisedeki gerizekalı Türk dili hocam yüzünden sevmiyorum yoksa bir garezim yok kendisiyle. Kadın neden Mevlana tanınıyor Nasrettin Hoca daha ünlü olmalı diye her ders kafa ütülerdi.
0
Hallegadola
(29.04.21)
tolkien +1 bu elbette trol soru.
trol değilse cevabı: "kardeş senin ya lise bitmemiş, ya da lise eğitimi boşa gitmiş"

ben size en sevdiğim hoca fıkrasını anlatayım: "bir gün hoca birkaç adam ile balık avlamaya gider. Denize ağ atub, hoca dahi kendini içine atmış. "Hoca neyledin" didikte: "ben kendimi baluk sandum" dimiş.
(Letaif-i Nasreddin Hoca, 19 yy. derlemesi)
0
ebabil curnatasi
(29.04.21)
Başıma bir şey gelmeyecekse ben de sevmiyorum. Anlamsız geliyor. Keloğlan hikayelerinden de nefret ederdim çocukken.
0
ruhen hastayim ben
(29.04.21)
Fıkraları geçersek Mevlana'nın Ahi Evren olduğuna dair güçlü emareler var ve Ahi Evren'in Moğollarla işbirliği yapan Mevlana'ya karşı direndiğine halkı örgütlediği biliniyor. Bu konuyla ilgili Mikail Bayram hocanın kitap ve köşe yazıları var.
0
eatpraylaw
(29.04.21)
Nasreddin Hoca'nın olduğu düşünülen "ye kürküm ye" ve "kazan doğurdu" fıkraları aslında ona ait değil. Edebiyatçılardan okumak lazım. (bkz: saim sakaoğlu )
(bkz: ali berat alptekin)
0
oyokbuyoknevar
(29.04.21)
artık çok uzaklarında olsam da bir akşehirli olarak cevaplayayım :) esasen hoca akşehir'de görevlendirilmiş bir kadı. devletin görevlisi yani. fıkraların çoğu da sonradan kendine atfedilmiş ya olmayan ya da sonradan onun üzerine kalmış olaylardan ibaret. adamın bir suçu yok yani :) zaten çoğu fıkrası yaşadığı dönemin şartlarına bile uymuyor :) kendine ait neredeyse hiç bir yazılı kaynak yok. hepsi halkın anlata anlata bu zamanlara getirdiği hikayeler. eskişehir'de doğup, konya-akşehir'de kadı görev yaptığı ve öldüğü tahmin ediliyor.

fıkralara gelince politik doğrulucuğun bu kadar popüler olmadığı yıllarda ortaya çıktığından anlayabiliyorum. fıkraların yaşam dersleri vermesi gerektiğini de düşünmüyorum. yanlış olan düşünceleri de ortaya koyabilir yani. tüketeceğimiz her içeriğin %100 doğru bir düşünceyi desteklemesi de gerekmiyor. her olayı dönemin şartlarında değerlendirmek gerekiyor. ayrıca nasreddin hoca fıkralarında hoca hiç bir zaman rol model olarak anlatılmıyor. hiç bir çocuğa "hoca mükemmel bir kişilik, onun gibi olun" mesajı verilmiyor. hocanın muzip veya pratik zekaya sahip bir insan olduğu, dezavantajlı olduğu durumlardan karşı atakla avantajlı duruma geçtiği anlatılıyor. hiç bir fıkrasında siz de "kazan doğurdu diyin kazanın çocuklar" diye bir son mesaj yoktur yani. bir fıkrası var örneğin: hoca yağmur allahın rahmetidir, o yağınca koşa koşa eve gitmeyin vs. diye bir öğüt veriyor. bir gün yağmurda hocanın koştuğunu gören adam soruyor hoca sen bize böyle böyle dedin kendin koşuyorsun diye. hoca da ben rahmet yere düşmesin diye yere düşmeden toplamaya çalışıyorum gibi bir cevap veriyor. böyle bir fıkraya dahi konu olmuş bir adamın doğruluk timsali olarak anlatılması pek olası değil anlayabileceğiniz üzere :)




bir de işin ekonomik boyutu var tabi. nasreddin hoca önemli sayılabilecek bir turistik figür. yaşadığı şehir olan akşehir ile doğduğu yer olan eskişehir'in nasreddin hoca köyü arasında geçmişte bir dava oldu örneğin. yakın tarihte sonuçlandı daha. geçmişte akşehir'in nispeten gelişmiş bir ilçe olmasını sağlayan turistik bir getiri getiriyordu nasreddin hoca türbesi ve yazın yaptığı nasreddin hoca festivalleri ama artık resmi olarak kullanamıyorlar çünkü davayı kaybettiler. benzer bir sürü de figür var zaten türk tarihinde. hacivat karagöz'de aynı şekilde saf bir kişiliğin ondan daha zeki bir karakter tarafından sürekli manipüle etmesini anlatır örneğin. hacivat'ı da karagöz'ü de severim ben hiç gocunmam :) kimsenin hayatını hacivat gibi yaşamaya özendirdiğini de düşünmüyorum. bir kişinin çakallık yapması, muzip olması, bencil olması onu sevmememiz gerektiği anlamına gelmez.
0
syozkn
(29.04.21)
(6)

Çok sağlıksız beslenmedeki motivasyon tam olarak ne?

ofelia
Kendimi kıstas alamıyorum çünkü ben de normalden fazla pimpirikli bir insanım. Yaşlanmak istemiyorum, 20 sene sonra da şu anki bedenimde olmak istiyorum, fiziksel olarak hep güzel olmak istiyorum vs. ona göre yaşıyorum elimden geldiği kadar. Ama çevremdeki insanlar bana iltifat ediyorlar mesela yedi
Kendimi kıstas alamıyorum çünkü ben de normalden fazla pimpirikli bir insanım. Yaşlanmak istemiyorum, 20 sene sonra da şu anki bedenimde olmak istiyorum, fiziksel olarak hep güzel olmak istiyorum vs. ona göre yaşıyorum elimden geldiği kadar.

Ama çevremdeki insanlar bana iltifat ediyorlar mesela yediklerime dikkat edebiliyorum diye, ee sen de yap diyorum hemen türlü türlü bahane. Ee o zaman niye öykündün ki şimdi, laf olsun diye mi?

Neyse asıl sıkıntı aile. Annem de babam da obez sınırında. Bunlar iftardan sonra hiç durmadan yemek yemeye devam ediyorlar. Masadan kalkılıyor tatlıya geçiliyor. Oradan meyve, oradan kuruyemiş, yatmadan hemen önce ayran... (onu da bir yerden öğrenmişler, ee ayran da bi kalori almaktır nihayetinde)

Size akıllı tartı alayım tartılırsınız dedim, o ürün baya gaza getiriyormuş. Annem niyetlendi babam diyor ki, "ben tartılmam ki onda"
Peki mübarek niye ya niye? Gelmişsin kaç yaşına, türlü çeşit hastalığın var. Kaç kere doktora gittik hepsi "az ye" diyor. Bu inat neden? Hangi düşünce yapısını değiştiremiyorlar? Bu iradesizlik mi başka bir şey mi? Yemek bağımlılığı mı mesela?
0
ofelia
(29.04.21)
Fizyolojik sebepler harici obezlik psikolojik bozukluklar sebebiyle ortaya çıkan bir durum. Yeme bozukluğu olarak nitelendiriliyor; kişinin yemekle kurduğu bağa, hayatındaki güvensizliklere, kaçış noktalarına bağlı düşünceler sebebiyle yaşanıyor genelde.

Çıktı olarak iradesiz diyoruz ama herkes her konuda irade gösteremiyor. Bunun altında da o insanın irade gösterirse kaçıracağı, kaybedeceği şeylerin korkusu oluyor genelde. Özellikle morbid obezlik seviyesine varan durumlar "aman canım yemeyiversin" düşüncesinden biraz daha ciddi bir psikolojik destek gerektiriyor.
0
Jux
(29.04.21)
Şeker ve msg bağımlılığı. Ayrıca diyabet yoksa bile kesin insülin direnci vardır, insana göz açtırmaz o. Üstelik bağırsak floralarındaki zararlı bakteriler şeker şeker diye bastırırlar, çünkü zararlı bakteriyi var eden ve çoğaltan şey şekerdir.

Bir yandan psikolojik bağımlılık var. Vücut susadığında susuzluk oluşturur ama karşılanmazsa tatlı isteği gibi hissedilir o susuzluk. Aynı bunun gibi, o zihin vaktiyle en temel duygusal ihtiyaçlarına cevap alamamış, doyurulmamış hatta beslenmemiş ise o tatmini zihin en kolay yerden çıkarıyor. Ya yemeden ya uykudan ya seksten ya gereksiz konuşmalardan... çok büyük çoğunlukla da yemeden çıkarılıyor o acı, çünkü nerdeyse hepimiz daha ilk bebeklikten itibaren "ye ki güçlü ol" "yemezsen büyüyemezsin" "bak çok güzel çok beğeneceksin mutlaka ye" tarzında baskılarla yedirildik. Mesela babaannem rahmetli beni muhallebiyle doyura doyura 4 ayda anne sütünden kesilmişim. Şimdi bende ne uyku düzeni var ne huzurlu ve kaliteli uyku var ne de iştah kontrolü var.

Bu bir bilinç meselesinden önce yetiştirilme meselesi yani. Evet insan irade sahibidir ama bazı konularda hakikaten çok çaresiz kalabiliyor, isabetli terapiler alamayacak durumdakileri düşünürsek onların tek dayanağı lezzet olabiliyor.
0
1bir1bir1
(29.04.21)
Valla benim için üşengeçlik. Hiç oturup yemek yapmak ile uğraşmak istemiyorum. Onun yerine dışardan söylemek daha kolayıma geliyor. Ee dışardan söyleyeceğim zaman da pizza hamburger, pide gibi şeyler dururken gidip de salata falan söyleyesim gelmiyor.
0
j r r tolkien hayrani
(29.04.21)
Bazı insanlar farklı bir keyif alır yemek yemekten, yemek kötü ise mutsuz olur, güzel ise dopamin deposu gibi dolaşır ortalıkta.

Yoğurt ve su ile yapılan karışımın kalori hesabını yapmak biraz abartı olmuş bana göre.
0
devorgilla the gunslinger
(29.04.21)
Bence de tam tersi 20 yıl sonra da aynı olmaya çalışmak, aşırı dikkat etmek, bazı şeyleri bu kadar ciddiye almak gereksiz geliyor. Ne gerek var. Aşırı sağlıksız beslenmek de asiri sağlıklı beslenmek de aynı derecede saçma bence. İkisinde de psikolojik olarak benzer bir altyapı olduğunu düşünüyorum.

Herkesin görüşü farklı işte.
0
westblack
(29.04.21)
Annem ve babam aşırı fit ve zayıflar, yaşlarını göstermiyorlar ve aşırı sağlıklı besleniyorlar. Benim ve kardeşimin de vücudu iyidir ama fast food bağımlısıyız çok severiz. Annemle babam bize aşırı kızıyor ev yemeği yemediğimiz için bazen ama biz bağımlıyız napalım. Kardeşim bir de sigara içiyor, biz de aşırı korkarız yaşlanmaktan ama annem gibi genç kalabilecek miyim diye düşünüyorum bazen. Genlerime güveniyorum biraz da yalan değil, ailemde hiç obez yoktur.
0
Hallegadola
(29.04.21)
(12)

Kiracıdan kalan kiraları da isteyeyim mi?

Barbaros59
Merhaba arkadaşlar,Kiracımız geçen yıl ağustos ayında (06.08.2020) evi kiraladı. Bir yıllık sözleşme yaptık. Altısından altısına da kirayı ödüyordu. Depozito 2.500TL. Kira 2.500TL + site aidatı 250TL idi. Şimdi arayıp, önümüzüdeki ayın altısında yani sekiz gün sonra çıkacağım, pandemi dolayısıyla z
Merhaba arkadaşlar,

Kiracımız geçen yıl ağustos ayında (06.08.2020) evi kiraladı. Bir yıllık sözleşme yaptık. Altısından altısına da kirayı ödüyordu. Depozito 2.500TL. Kira 2.500TL + site aidatı 250TL idi.

Şimdi arayıp, önümüzüdeki ayın altısında yani sekiz gün sonra çıkacağım, pandemi dolayısıyla zorlanıyoruz, devam edemiyoruz, diyor.

Hem çıkmadan sekiz gün önce haber veriyor, hem de kira sözleşmesi bitmeden çıkmak istiyor.

Ben pandemi döneminde nereden kiracı bulacağım? Şimdi yasaklar da araya girdi zaten. Ben işsizim. Kiradan gelen gelirle idare etmeye çalışıyorduk. O da gidince biz de zor durumda kalacağız.

Sizce sözleşmenin sonuna kadar olan kiraları da talep edeyim mi? Ne yapayım?
0
Barbaros59
(28.04.21)
Valla pandemi dönemi malum... ben olsam istemezdim. Bizim kiracımız pandemi dönemi 5 ay kira ödemedi, ödeyeceğini bile bile oturuyormuş bi de. Sizinki en azından dürüstlük yapmış, ödeyemiyorum zorlanıyorum demiş.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(28.04.21)
8 gün kala olmaz.
Bir ay önceden söylemenin yakışık alacağını, bir ay daha kalmalarının uygun olacağını belirtin. Durumu açıklayın.O sırada da kiracı bakarsınız. Daha fazlasını talep etmeyin, yersiz olur.
0
rewlack
(28.04.21)
Valla tamam, pandemi durumu falan zor da adam girdiğinde de pandemi vardı. Onun sözleşmesi sonrası bir anda ortaya çıkmış bişey değil ki. Şu kapanma olayları ya da daha öncesinde bir takım şeyler yüzünden işini, gücünü kaybetmiş olma ihtimali elbette var ancak pandemiyi bahane olarak kullanma ihtimali de var aynı şekilde.

8 gün kala pandemi yüzünden çıkıyoruz demek de saçma, diğer arkadaşların dediği gibi en az 1 ay önceden falan söylemesi gerektiğini falan söyleyebilirsin. 1 aylık kira daha talep edip(yani mayıs-haziran) üstüne de haziran-temmuz dönemi için depozitoyu kiradan sayabileceğini ancak bu dönemde kiracı bulursan da kendilerine depozito paralarını geri verebileceğini önerebilirsin. Orta yol anca bu şekil olur gibime geliyor.
0
j r r tolkien hayrani
(28.04.21)
Kiracının sözleşme süresinden bağımsız bir ay önceden haber verip çıkma hakkı var. Siz depozitoyu son kiraya sayıp vermeyebilirsiniz.
0
hayaletimsi
(28.04.21)
avukata vereceğiniz para çok daha fazla tutar. ne zaman, nasıl alabileceğiniz de meçhul. depozitosunu vermeyin, mayıs ayının da kirasını isteyin. yolunuza bakın.
0
kutub
(28.04.21)
Bir ay daha kalmalarını ya da depozitoyu bir aylık dönem için almayı talep edebilirsiniz ama kalan tüm kiraları istemek vicdansizlik olur gibi. Zaten ödeyebilecek olsa kalırdı diye düşünüyorum. İşsiz kalmış olabilir. Kaldı ki isteseniz de zaten vermeme, mahkeme filan aylarca uğraşma ihtimaliniz var. Onun sonunda da ödeyip ödeyemeyecegi meçhul.
0
fraise
(28.04.21)
@hayaletimsi
Hocam o hakkın o şekilde olduğuna emin misin? Eğer öyleyse bir kaynak koyup durumu netleştirebilir misin?

Hukukçu değilim ve eğer yanlışsam hukukçu arkadaşlar umarım beni düzeltir ancak benim bildiğim öyle bir olayın olmadığı şeklinde çünkü. Öyle bir hak olmuş olsa kiraya verenlerin mağduriyeti büyük olur çünkü. Adam gider 5 yıl sözleşme yapar sonra da ikinci ay sadece bir taraf bir ay önceden haber verip sözleşmeyi keyfince direkt iptal edebilir o durumda. Ee kiraya verenin hakkı ne oldu?

Benim bildiğim şekli şu, sözleşme devam ederken elbette çıkma hakkı var ancak kalan sürede ne kadar kira ödeyebileceğin ilk başta diğer tarafla bir şekil anlaşmana eğer o mümkün değilse de kiraya verilen yerin ortalama ne kadar sürede kiraya verilebilecegine bağlı.
0
j r r tolkien hayrani
(28.04.21)
oturmadığı ayın kirasını istemek hakkaniyete sığmaz
1-2 ay oturup suistimal de etmemiş
0
bir soru sorcam
(28.04.21)
Kendi durumunuda anlat, depozito sende kalsın bir aylık kira gibi düşün. Kalanları da isteme bence. 8 gün önceden çıkıyorum demekte erken bence. O ara birisine kiralarsan adamı ara kalan ne kadar tl ise gün olarak hesapla iade et.
0
Topalordek
(28.04.21)
*Pardon 8 gün önceden çıkıyorum demek geç haber verme sayılmalı olarak kastettim bu arada. Bir ay önce dese neyseydi.
0
Topalordek
(28.04.21)
Eve gidip kontrol edin. Hasar var mı bakın.

Hasarsız ise depozitoyu gelecek aya sayın. Eğer bir ay içerisinde kiracı bulursanız depozitoyu da adama yollarsınız.
0
boray eris
(28.04.21)
Durumlar zor maalesef. Böyle bir zamanda vicdan meselesi sözleşmeden daha önde.
0
Erva
(28.04.21)
(3)

Makaleyi gönderirken

Ley
excel dosyalarini falanda ekleniyor mu?verilerin grafiklarin falan oldugutesekkürler.
excel dosyalarini falanda ekleniyor mu?
verilerin grafiklarin falan oldugu

tesekkürler.
0
Ley
(27.04.21)
Nereye gönderdiğine göre değişir bence. Göndereceğin yerin bir şablonu vardır ve nasıl istediklerini de belirtmişlerdir bir yerde. Onu bulmaya çalış.

Genel olarak ise ek olarak ben excel dosyası falan gönderildiğini pek duymadım. Tabii dediğim gibi olay nereye göndereceğine bağlı da olabilir.
0
j r r tolkien hayrani
(28.04.21)
genel olarak sordum, merak ettim
0
🌸Ley
(28.04.21)
Alana göre değişebilir ama genelde gönderiiliyor. Supplementary materials olarak geeçer.
0
evrim halkasi
(28.04.21)
(10)

Film izlemek için legal platformlar

p133mmx
Film izlemek için hangi legal platformları kullanıyorsunuz ya da önerirsiniz? Yurt içi yurt dışı farketmez.
Film izlemek için hangi legal platformları kullanıyorsunuz ya da önerirsiniz? Yurt içi yurt dışı farketmez.
0
p133mmx
(27.04.21)
netflix
amazon prime
blu tv
mubi
0
kurmalifare
(27.04.21)
Netflix disinda pek bir sey kullanmiyorum acikcasi.
Prime hesabim oldugu icin arada bir Amazon'da da bir seyler izliyorum, ama ancak the expanse, good omens falan gibi takip ettigim bir sey ciktigi zaman.
0
malmoth
(27.04.21)
Valla YouTube benim işimi görüyor. Canım çok film izlemek isterse açıyorum komik bir eski türk filmi. Zaten nerdeyse tüm sahneleri bildiğim için götürüyorum beğendiğim bir sahneye, oradan az biraz izledikten sonra sıkılıp kapatıyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(27.04.21)
Netflix
Prime Video
Blu TV
Puhu
Apple TV
Yurtdışında da Google Play ve Youtube çok iyi.
0
heritage
(27.04.21)
Yazılanlara ek olarak beinconnect.
0
hair freak
(27.04.21)
maydanoz olayım.

böyle üyelikli abonelikli OLMAYAN, yaşınız yetiyor mu bilmiyorum da videocudan vhs kiralar gibi, dvd'ciden dvd satın alır veya kiralar gibi alıp izleyebileceğimiz filmler yok mu artık?

lan mesela evde tek başına'nın türkçe dublajlısını oğlana izletmek istiyorum. nereye elimi attıysam orijinal dil. altyazı eklesem oğlan o kadar seri okuyamıyor, keyif almıyor.

e ama 25-30 yıl önce ben bunu vhs'den, vcd'den, dvd'den türkçe dublajlı izliyordum. sinemada da türkçe dublajlı oynadı. ne oldu abi o dublajlar? oğlana türkçe dublajlı film izleticem abi, netfişik dediğinde bir elin parmağı kadar türkçe dublajlı film var. amazon desen o da öyledir. google'dan kirala diyorum hoop dil seçeneği orijinal.

nereye gitti lan o vhs'leri dvd'leri yapan firmalar? ne oldu o kasetler masetler?

televizyon verirse ne ala. geçen aylarda kanal d cumartesileri karayip korsanları'nı gösterdi, bebe hastası oldu. cumartesi'yi beklemeden izleteyim dedim, hiçbir platformda yok allah yok. bulabildiğimde de türkçe yok. illegalde bile yok. kanal d lütfederse izleyecez, yoksa ıı-ııh.
0
kibritsuyu
(27.04.21)
legal değil ama @kibritsuyu'na cevap olsun. iptv'lerin baya geniş türkçe dublajlı film/dizi koleksiyonu var.
0
IncredibleMau
(27.04.21)
@Kibritsuyu tvplus ve beinconnectte dublaj seçeneği var, bir aylık deneme süresi de var beinconnectin.

O dublajlar ne oldu, bence tarihin tozlu yapraklarında kaldı, dublaj seçeneği olan platformlar bile yeniden dublaj yapıyor (bence). Eskilerini kullanmıyor, aynısı altyazılar için de geçerli.

Kiralar gibi alma seçeneği, eğer platform sunuyorsa "ücretsiz deneme süresi" bence. Onun dışında film olarak alma seçeneği itunes'da var galiba.

Filmbox diye bir platform varmış, şimdi gördüm, orada da dublaj seçeneği var.
0
hair freak
(27.04.21)
@kibritsuyu amazon prime, youtube prime ve google play'den film kiralayabiliyorsun yada satin alabiliyorsun. ama bunlardan hangileri TR'de var bilmiyorum.
0
crucio
(27.04.21)
abi o dediklerinizin alayında aradığım filmler orijinal diliyle yer alıyor. evde tek başına google play'de var, 5 liraya kirala izle. ama ingilizce. tv plus evde var, içi çöp dolu. netfiliş var onda da çoğu orijinal. amazon deneme diyip bakıyorum orijinal.

ya 8 yaşındaki çocuğa aptal çizgi filmler yerine zamanında bizim o çok eğlendiğimiz eski komedileri türkçe olarak izletmek istiyorum. evde tek başına, gremlinler, hayaley avcıları, vs. ben bunaların türkçe dublajını bulamayacak mıyım 2021 yılında ya? 1995 yılında yapabildiğim şeyi 25 yıl sonra yapamamak nasıl bir teknolojidir?
0
kibritsuyu
(27.04.21)
(13)

bir şey söyleyebilir miyim diye yaklaşan tekinsiz tipler

Techsavvy
genelde memlekete gitmeleriyle ama bisi olmasıyla ılgılı hikayelere baslıyorlar para istemeye doğru evriliyor.Böyle bir durumda tepkiniz ne oluyor?
genelde memlekete gitmeleriyle ama bisi olmasıyla ılgılı hikayelere baslıyorlar para istemeye doğru evriliyor.

Böyle bir durumda tepkiniz ne oluyor?
0
Techsavvy
(26.04.21)
duymamış gibi yaparak hızlıca yürümeye devam ediyorum. bence siz de öyle yapın.
0
isabella was a ginger
(26.04.21)
bulundugum lokasyon, tipi ve soyledigi bahaneye gore tepki veriyorum.

hastane yakini falansa kopek cekiyorum.
ama inandirici gelirse cebimdeki bozuklugu veriyorum.

gormemezlikten gelmek cok yanlis bence. herkes bir gun birseye ihtiyaci olabilir. empati yapmak lazim. belki gercekten acil bir durum vardir. mesela bir gun telefon sarji bitmisti. birilerini durdurmak istedim kimse yuzume bakmadi.
0
buenosdias
(26.04.21)
tipine bakıyorum tipine göre ya hayır ya da buyrun diyorum. para istediğini anlayınca hayır diyorum uzaklaşıyor veya gitmesini söylüyorum.
0
reanarchy
(26.04.21)
Duymamış gibi yapıyorum göz teması da kurmuyorum. Size de tavsiye ederim
0
pispinti
(26.04.21)
Bir şey soracak kişi zaten direkt soruyor. Yol adres falan soracak kişi bir şey sorabilir miyim demez.
0
horowitz
(26.04.21)
Yol soracak turisti filan tipinden ya da konuşmasından anlıyorsunuz zaten. Öte yandan, bu tekinsiz tiplerden o kadar çok var ki, her "bir bakar mısınız" diyene cevap verirseniz hem vaktinizden, hem de paranızdan olursunuz.
0
isabella was a ginger
(26.04.21)
vebalı çıkmış gibi karşıma, büyük büyük tepkiler veriyorum bilerek. aniden duruyorum, kaçarcasına yön değiştiriyorum.
bi ara instagramda yayınlamalık yüzlerine yüzlerine zoom yaparak film çekeceğim.
kadıköyde böyle sabit yol kesiciler var. tanıtım kartı vs vermeye uğraşan.
çalışmak bu değil. böyle bir iş yapma biçimi yok.


nefretlik bir durum.
tepkim böyle.
0
rewlack
(26.04.21)
Çok acelem olmadığı müddetçe "Tabii" deyip dinliyorum. Sonra da "bende de yok" deyip gidiyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(26.04.21)
Memleketine gidecek olsa ve yolda kalmış olsa zaten polistan kaymakamlıktan belediyeden falan yardım ister. Bunlar kaşarlaşmış tipler. Günde belki 1000 liradan fazla para topluyorlar. İki sene bu işi yapsa serveti olur sen onun işçisi olursun.

Soramasın deyip devam ediyorum.
0
OrangeYellow
(26.04.21)
nakit yok kart var diyorum
0
jamswety
(26.04.21)
görmezden / duymazdan geliyorum. bir kelime bile dinleseniz daha da yapışıyorlar.
0
co2s2
(26.04.21)
böyle gözlerimi kapatırken kafamı ve kaşlarımı hafifçe kaldırarak karşılıyorum. "tsçık" yaparız ya hani, onun sessizi. at hırsızı tipli olduğum için ısrar eden pek çıkmaz öyle.

avrupa'da da romanyalılar çok yapar bu sinyalciliği.
0
chezidek
(26.04.21)
Ahhahfs ben de hep "Pardon bi sey sorabilir miyim?" diye yanasip direkt soruyorum ama tekinsiz degilim sanirim ondan herkes dinledi su vakte kadar :D Ben de dinliyorum, is paraya gelince uzuyorum. Dinleyin ne olcak..
0
e mice
(26.04.21)
(19)

Akademisyen olmak için evrimi kabul etmek şart mıdır?

osuran imam
Tuhaf bir soru oldu ama böyle bir olay var. Şimdi diyelim ki adam sosyoloji çalışıyor veya matematik, felsefe filan. Yani doğa bilimleri dışında bir alanda çalışıyor olsun. Bu şahsın akademisyen olması için evrimi kabul etmesi şart mıdır? Yani hukuken değil tabii, etik olarak soruyorum. Kendi aramız
Tuhaf bir soru oldu ama böyle bir olay var. Şimdi diyelim ki adam sosyoloji çalışıyor veya matematik, felsefe filan. Yani doğa bilimleri dışında bir alanda çalışıyor olsun. Bu şahsın akademisyen olması için evrimi kabul etmesi şart mıdır? Yani hukuken değil tabii, etik olarak soruyorum. Kendi aramızda tartışırken böyle bir mesele çıktı. Farklı perspektifler var mı, merak ettim.
0
osuran imam
(26.04.21)
Etik olarak niye şart olsun ki? Yani evrim kabulünün etik ile ilgisini çözemedim ben. Hani doktorlar için hipokrat yemini bişekil etik meseledir o yüzden şart olur falan ancak evrimin kabulü ya da reddinin akademisyenin görev tanımıyla etikle alakası falan hiç yok ki.

Misal kişi tarihçi ise ve gidip Osmanlı tarihi ile ilgili araştırma yapıyor ise evrimin kabulü burda ne gibi bir işlev görecek? Hangi durumun yasanmasinin ya da yaşanmamasınin önüne geçilmiş olacak. Sosyolog, filozof, matematikçi vs için de aynısı geçerli.

Kısaca bence çok alakasız şeyler.
0
j r r tolkien hayrani
(26.04.21)
Bırakın doğa bilimleri dışını, bu ülkede biyoloji bölümünde bile evrimi kabul etmeyen akademisyenler, öğretmenler vs olabiliyor. Böyle bir kıstas yok ki. Bana kalırsa tüm bireylerin evrimi kabul etmesi gerekir, ama maalesef gerçeklik bundan uzak özellikle bizim ülkemizde.
0
isabella was a ginger
(26.04.21)
Bana göre de alakasız ki çok başarılı olup hala yaratilisa inanan insanlar da var. Matematikte iyi olmak için dine inanmak/inanmamak/evrimi anlamak gerekli değil.

Biyolog olup evrime inanmayan biraz komik olurdu tabi. Ya da doğa bilimci vs olup.

Etik olarak sıkıntı kişi kendi inançları sebebiyle bilimi reddederse olur. Yani biyolog kişi evrime inanmayip gidip makale olarak insanlar bonobolarla alakasizdir vs derse, evet sıkıntı olur.
0
logisticsmanager
(26.04.21)
Sıkıntı şurda zaten: evrim bilimsel bir olgu. Bu durumda evrimi kabul etmediğinde doğal olarak bilimi de reddetmiş oluyorsun. E bu durumda senin akademide bilim yapman sorun yaratır. Çünkü evrimi reddederek bilime karşı durmuş oluyorsun.

Böyle mi hakikaten?
0
🌸osuran imam
(26.04.21)
insanlar kendi alanlarında uzmanlaşıyorlar ve akademisyen oluyorlar. özellikle de sözel bölümlerde evrim'in e'sini bile bilmesine gerek yok ki kimsenin ilerleyebilmek için. mühendislik bölümleri de sayısal mesela, bir sürü fen lisesi mezunu falan var, ama dine ve yaratılışa inanan insan sayısı epeyce bol. sizin söylediğiniz şey çok mantıklı olsa da ancak kurgusal bir ütopyada söz konusu olabilir galiba.

biyoloji okuyor bile olsa, önüne birtakım dersler çıkıyor, o da ezberleyip geçiyor sınavları, algılayıp içselleştirmesine gerek bile yok. dersi geçtikten sonra beyninden siliyor. "bu dersleri alıp, geçip de nasıl bu kadar cahil kalabilmiş" dediğim çok insan oldu benim.
0
isabella was a ginger
(26.04.21)
Evrim = Bilim çok yanlış ve sakat bir eşitlik. Bilim evrimden büyüktür, evrim bilimsel yöntem ve ölçütler sonucunda ortaya çıkmış bir şey sadece.

Bugün bir bilim adamı cıkıp da evrimin olmadığını bilimsel yöntem ve kanıtlarla sunarsa evrim de pekala geçerliğini yitirebilir. Bilim dediğimiz şey zaten bu. Onun gelişmesi ilerlemesi de böyle oluyor. Einstein gelene kadar da kimse Newton fiziğinden hiç şüphe etmiyordu o mantıkla. Einstein da newtondan şüphe ettiği için bilim adamı değildi o mantıkla. Gerçekte öyle mi peki?
0
j r r tolkien hayrani
(26.04.21)
Evet bilim evrimden tabii ki büyük. Ama neticede Bilim'in (yani baş harfi büyük olan, kurum olarak bilimin) bir disiplini tarafından gözlemlenmiş bir olguyu reddetmek, "ben şu şu disiplinin şu şu gözlemini kabul ediyor, şu şu gözlemini reddediyorum" demek anlamına gelmiyor mu bu? Bilim ve bilimsel düşünce bir bütün değil mi?

Bilim tabii ki yanılgıları dışlayarak ilerliyor, ama neticede her an tersi ispatlanabilir diyerek bilimsel bir gözlemi kabul etmemenin varacağı nokta bilim karşıtlığı değil mi?

Yani bunlar benim kabul ettiğim fikirler değil, sadece sorgulamak açısından yazıyorum.

Öyle mi, değil mi?
0
🌸osuran imam
(26.04.21)
bu bilimde "uzmanlaşma"nın getirdiği bir problem. pratik anlamda, bir alanda uzmanlaşmayı seçmiş bir kişinin ilerleyebilmek için diğer alanlarda ne gibi gelişmeler olduğunu bilmesine pek gerek yok. bu konuda bir yazı okumuştum ama yazarını hatırlayamıyorum. aklıma gelirse yazarım.
0
isabella was a ginger
(26.04.21)
Hocam çok ayrı şeyler bunlar. Bilim, bilim adamından bilimsel yöntem ve değerlere bağlı hareket etmesini ister. Bilimdeki her şeyi gözü kapalı kabul etmesini değil. Zaten böyle baştan kabullenme durumu en temelde bile bilimle çelişir çünkü dediğim gibi bu ilerlemeyi engeller.

Sen eğer çalışmalarını bilimsel doğrultuda yapıyor, onun değerlerine bağlı kalıyorsan yeter. Senin dediğin durum bilimde çok daha büyük sıkıntılara sebep olur, bilimi bilim olmaktan çıkarır. "Bu kişi evrime inanmıyor o yüzden onun çalışmalarını direkt ele" tarzı bir noktaya getirir. Sence bu mantıklı mı?
0
j r r tolkien hayrani
(26.04.21)
Ben işin felsefesiyle ilgileniyorum, o yüzden başta etik diye belirttim. Tabii ki bir sosyoloğun çalışma yapması için evrimi bilmesine bile gerek olmayabilir. O yüzden pratik kısmı bir tarafa bıraktım. Benim sormak istediğim, bilimin bir disiplinine karşı çıkıp yine de bilim yapmanın etik olup olmadığı. Böyle davranan birinin davranışı etik mi değil mi, bunu merak ediyorum sadece. Evrime karşı bir sosyoloğun çalışmalarının değeri filan değil.
0
🌸osuran imam
(26.04.21)
j r r tolkien hayrani çok güzel açıklamış. evrimde şu an için geçerli olan kuramların hepsini kabul ediyorum, aksini söyleyenle de selamı sabahı keserim yaklaşımı tüm bilim insanlarının kabul ettiği bir anlayış olsaydı şu ana kadar bilim diye anlattığımız şey gram ilerlemezdi diyor. en kesin görünen şeye bile şüpheyle yaklaşmak, bu böyle kabul ediliyor ama tersi de gayet mümkün olabilir diye düşünen insanlar sayesinde bilim ilerliyor. etik olarak da bilimsel olarak da hiçbir kabul şartı olmamalı mantıken.
0
del piero10
(26.04.21)
bence evrim ağacı'nın videosunun şu kısmı da epey açıklayıcı:

youtu.be
0
infernal majesty
(26.04.21)
Etik kısım işini nasıl yaptığın ile ilgilidir bence. En başta da dediğim gibi bir doktorun gidip hipokrat yemini etmesi kendi işindeki etik ile ilgidir çünkü bu durum işini nasıl yapacağını etkiler ve bu yemin ile de birtakım şeylerin yaşanmasının önüne geçilmiş olur. Evrimin ise etik ile, işini nasıl yapman ile ilgisi yok bence.

Bilim yaparken ilgili alanda araştırma yaparsin ve bişeyler sunarsin önemli olan budur. Sen gidip alanında bilimsel yöntemleri kullanarak araştırma yapıyor, yaptığın araştırmaları da bilimsel ölçütleri vs kullanıp sunuyorsan bilim yapıyorsundur çünkü onun ilkelerine göre hareket ediyorsun. Bunun dışında gidip evrimin olmadığına hatta dünyanın düz olduğuna bile inanabilirsin ve bunun da etikle alakası olmaz çünkü bunların senin kendi alanındaki işi nasıl yaptığınla pek alakası yok.
0
j r r tolkien hayrani
(26.04.21)
şöyle düşünün dünyanın düz olduğunu savunan yada yerçekimi diye bir şeyin olduğuna "inanmayan" bir akademisyenin alanı ne olursa olsun bilim insanlığına güven duyar mısınız? yani cidden bir matemetik yada sosyoloji prof. u dünya düzdür dese, gece ve gündüzü çeşitli varlık yaratıyor dese ne kadar başarılı olursa olsun ona saygı duyar mısınız? eminim yüzde 99 hayır diyecektir. e peki neden evrim söz konusu olduğunda aynı durum söz konusu olmuyor sizin için?

çok sık dile getirilmesine rağmen hala insanlar bilimde teori ve kanunu karıştırıyor. işin daha kötü yanı ise bilimin sorgulayıcılık "ilkesini" öne sürerek evriminde sorgulanması gerektiğinin öne sürülmesi ve bunun bilimin gereği olduğu iddia edilmesi. evrimin sorgulanacak bir tarafı yok evrim geçmişteki bilim insanları tarafından sorgulandı ispatlandı tıpkı dünyanın yuvarlaklığı ve kütle çekimi gibi. bilmem kaçıncı dereceden nonlineer denklemleri topografik hede hödösöne dair bir matematiksel kuramı ispatlamak için nasıl bir matematikçi öklid teorisini tekrardan ispatlayarak başlamıyorsa çalışmasına yaşama ve biyolojiye dair her hangi bir çalışmada da evrimin temel kuramlarının ispatlanması ile uğraşılmaz, geçmişteki ispatlar, kuramlar, çalışmalar doğru kabul edilerek onların üzerine kurulur yeni kuramlar.

ayrıca "matematikçiyse, psikologsa, sosyologsa bilmemneciyse evrimi kabul edip etmemesinin bir önemi yok kendi alanı değil sonuçta" şeklinde bir bakış açısının tehlikeli ve bilimsel düşünceyle bir alakası olmadığını düşünüyorum. zira bilim bir bütündür. bilim sizin inancınızdan bağımsız somut olguları irdeler, inceler. siz somut olguları işinize, keyfinize, mantığınıza, inancınıza uymadığı için kabul etmiyorsanız bilimsel düşünce üretecek mantaliteden yoksunsunuz demektir. şu halde üreteceğiniz çalışmaların da güvenilirliği sorgulanır olacaktır. evet belki "gelişmekte olan toplumların bireyselleşme sürecinde pandiklenmenin etkileri" konulu bir çalışmaya evrimin kabul edilmemesi doğrudan etki etmeyeecektir ancak evrimin reddine sebep olan düşünce, fikir ve inancın etkisinin yoğun olarak irdeleneceği bir çalışmada -misal toplum - birey - din ilişkisi gibi- evrimin reddinin sebep olduğu mantalite çalışmanın bütününe daha fazla etki edecektir kuşkusuz. çünkü çalışmayı yapan bilim insanı labarotuvara girerken fikir ve inançlarını kapının ardında bırakmamıştır.
0
issiz karga
(26.04.21)
@issiz karga +1

hukuken olayını geçtim, bunun etik sorgulamasını daha alanında bilim, araştırma, çalışma vs. yapacak kademeye gelmeden yapması, aşmış olması lazım. aksini iddia eden inançlıdır ve dinini reddetmemek için kılıf arıyordur. "bilim her şeye şüpheyle yaklaşır" önermesi elbette doğru ama evrim konusunda yanlış. 2+2'ye nasıl artık şüpheyle yaklaşmıyorsak evrim'e de yaklaşmıyoruz. çünkü evrim teori olmaktan çıkalı epey oluyor.
0
lesmiserables
(26.04.21)
@issiz
Hocam burdaki sıkıntı "güven" sıkıntısı. Kişiye duyulan güvenin bilimsel çalışmayı değerlendirme ile ilgisi olmamalı. En azından bilim camiası kişi ve yaptıkları ayrımını yapmış -ki zaten olması gereken o-. Eğer bir kişinin bilim insanı olarak değerlendirip değerlendirmeme kriteri neye inandığı ise zaten bu değerlendirme bilimsel, objektif bir değerlendirme değildir.

Kişinin bilim insanlığını değerlendirme kriteri o kişinin ilgili alanda nasıl çalıştığı ve ürettiği eserlerin, çalışmaların yine aynı alanda yetkin kişiler tarafından bilimsel kriterlere göre değerlendirilmesi şeklinde. Yani atıyorum "dünya düzdür" diyen bir prof olduğu zaman gidip onu "X konusunda bilgisiz olmakla" ya da "X konusunda cahil olmakla" nitelendirebiliriz ancak gidip de bilim insanı olmamakla nitelendirmeye çalışırsan işte o zaman iş değişir.

Bunun dışında "bilim şüpheyle yaklaşır" düşüncesine tehlikeli demek de bence esas yanlış olan. Bilim sana diyor ki "eğer yanlış olduğunu düşünüyorsan gel de ispat et" bu kadar basit. Sen gidip "öncekiler bunu yaptı" o yüzden aksini ispatlamakla uğraşma dersen bilimle çelisirsin çünkü o kapıyı kapatıyorsun. Bilim ise açık tutuyor, zaten eğer bir konu kesin ise başkası onun yanlışlığını ispat edemez ancak onun yanlışlığını belirlenen kriterler içinde göstermeye çalışmak da bilimin içinde olan bişey.

Bir de bilim her zaman "şunlar bunu bulmuş, ben de üstüne bunu koyayım" şeklinde gitmiyor ne yazık ki. Bazen yapılan bir deneyin, çalışmanın sonucu oyle değişik oluyor ki önceki çalışmaları yerle bir ediyor. Bu durumda gidip "ama öncekiler bunu ispatlamıştı, o yüzden bizimki yanlış olmalı" demiyorlar. Oturup onun sonucunda yepyeni birşey çıkarabiliyor.

Yine aynı örneği vereceğim sıkacak belki ancak Einstein gibi bir örnek var elimizde. Bu adamın yaptıkları resmen bilimde devrim niteliğinde olmasına karşın ısrarla "tanrı zar atmaz" vs deyip durdu. Şimdi bu adam evrimi bişekil kabul etmesine karşın bir yaratıcıya da inanıyordu. Ee sen şimdi gidip bugün "bilim insanı evrime inanmali" dersen yarın gider bunu "bilim insanı yaratıcıya inanmamali" şekline getirirsin. Ee ne olacak o zaman inançlı adamlar sirf inançları yüzünden bilim adamı değildir mi diyeceksin?

Işte bu yüzden kişinin neye inanıp neye inanmasınin onun çalışmalarinin değerlendirilmesinde pek ilgisi olmamali. Kişi ve yaptıkları ayrımını en azından bilimsel anlamda net olarak yapılmalı.
0
j r r tolkien hayrani
(26.04.21)
@j r r tolkien hayrani dostum belki ben birden fazla konuya aynı anda değinmek istdidğim için anlatmak istediğimi düzgün aktaramamış olabilirim ama dediklerimin aslında eleştirdiklerinle pek bir ilgisi yok hatta özünde senin yazdıklarının bir çoğuna da katılıyorum.

evvela bilim şüpheyle yaklaşır düşüncesine tehlikeli cümlesini aslında biraz türkiyedeki akademik ortamı düşünerek kurdum. hani papaz eriğini imana getiren ve sayıları son yirmi senede oldukça fazla artan kesim var ya onları düşünürek. bizzat "soy babadan geçer" ve "hayvanların duyguları yoktur" cümlelerini kuran doçentlerle tanıştım. işin "akademik" bakış açısı bu şekildeyken avam / halk arasında durum daha da vahimleşip "bilim her şeyi sorgular" cümlesi çok yanlış yerlere çekilip post modern bir tarzda yorumlanıyor. 1 - 2 hafta önce sözlükte yine bir evrim tartışması vardı ve bilim insanı olmadığı hatta kıyısından bile geçmediği kurdukları cümlelerden ve yürüttükleri mantıktan belli olan kişiler bu cümleyi işlerine geldiği gibi kullanarak evrimi çürütmeye(!) çalışıyorlardı. tehlike dediğim nokta bununla alakalı işte. normal, olması gereken bir bilimsel anlayış dediğin gibi "eğer ispatlayabiliyorsan gel çürüt" ama aynı zamanda "aksi ispatlanmamışsa eldeki verilere, deneylere, gözlemlere göre bu doğrudur ve bunu temel alarak yada buna referans göstererek yeni çıkarımlarda bulunulabilir" de der. umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir, bilimin sorgulayıcı olmasıyla hiçbir derdim yok bunun nasıl yapıldığıyla ilgili sıkıntılar var onlara istinaden kurdum o cümleyi.

şimdi güven ve bilim insanlığının değerlendirilmesi kısmında oldukça karmaşıklaşıyor iş. sen biraz işi inanç boyutuna indirgemişsin. son cümlelerinde özellikle inanç evrim çatışmasına çok değinmişsin. evvela biraz düşündüğün zaman senin de şunda hem fikir olacağına inanıyorum "inanç ve evrim çatışmaz. kişi hem bir yaratıcıya inanıp hem de evrim teorisini kabul edebilir" zira inanç çok geniş ve sadece 3 dine indirgenemeyecek kadar büyük bir kavram. üstelik örnek verdiğin einstein ın da düşünceleri zamanla farklılaşmıştı. onu da geçtim bir yerlerde -uzun zaman oldu kaynak veremeyeceğim kusura bakma- einstein ın inanç ve tanrı kavramlarının semavi dinlerdekinden çok farklı olduğunu onun kozmosu bir nevi tanrı olarak algıladığından bahsediyordu. bu doğru olmasa bile -en azından semavi dinlere inanmadığını biliyoruz- einstein ın deist olması evrimi kabul etmesi için bir engel değil. bu inanç meselesi bir yana üstelik einstein ın kuantum fiziği ile sorunlu olduğunu, tam anlamıyla kabul etmemek demeyelim ama kabul etmemeye meyilli olduğunu da biliyoruz. bu durumda ben eisnteinı bilim insanı olmamakla itham edebilir miyim? haşa :) ironik bir şekilde einstein ın düşünceleri ve inancı ikimizinde öne sürdüğü fikirlere anti tez :) şaka bir yana bilimsel güvenilirlik kısmına tekrar dönecek olursam yazımda bir örnek verdim, evet, bilim insanı reddetiği teorilerden çok farklı alanlarda çalışıyor olabilir ancak çalışma alanı reddetiği teorilerle kesişmeye başladığında ne olacak? laboratuvara girerken inancı ve fikirleri kapıda bırakmak derken bunu kastediyordum. farazi bir örnek veriyorum bilimsel açıdan doğruluğu olmayabilir, insan davranışlarının kökeni üzerine çalışan bir psikolog iş insanın evriminin ilk yıllarından bugününe aktardığı davranışlara, güdülere geldiğinde eğer "evrim yoktur, insan yaratılmıştır o yüzden o dönemden aktarılan bir güdü vs de söz konusu olamaz" gibi bir düşünceyle hareket ederse ne olacak? laboratuvar kapısı bu yüzden çok önemli :) insan kendi kişisel inanç ve düşünce dünyasında istediğine inanabilir, düşünebilir ama iş bilim icra etmeye geldi mi düşünce ve inancı icra ettiği çalışmalara engel oluyorsa bu kişinin bilimsel güvenilirliği sorgulanır doğal olarak. aslında önceki mesajımda pek farkına varmadım ama ucundan biraz kişi ve bilimsel çalışma ayrımını bulandırmışım. çok teoride tartıştığımız için pratiğe yansıdığında havada kalıyor olabilir yazdıklarımız. somut bir örnek olarak açıkçası pek zannetmiyorum ki batı akademik camiasında bilimin şu an doğru kabul ettiği kanunları -evrim, termodinamik, kütleçekim- reddeden söylemlerde bulunup da çalışmaları bir einstein, heisenberg, newton gibi ciddiye alınan çok fazla bilim insanı olsun.
0
issiz karga
(26.04.21)
sadece bizim ülkede değil, dünyada klasik darvinci evrimi kabul görmeyen bir çok bilim insanı var. biyoloji alanından da genetikten de hemde. hemde bizimki gibi tıraştan değil gerçek üniversitelerdeki akademisyenler.

buradaki asıl mesele evrim dediğimizde ne anlıyoruz veya ne anlamalıyız? ortak ata? rastlantısal evrim?

evrim kendi içerisinde bir çok tartışmaya sahip. darvinci biyologlar rastlantısal evrimi savunuyor örneğin. harvard'da dahi rastlantısal evrimi reddeden bilim insanları mevcut.

bunlarda mevcut. evrim ve islamı, evrim ve diğer dinleri bağdaştıran bir sürü akademisyen/bilim insanı da mevcut.
0
pardus
(27.04.21)
bugünkü popüler tabirle maymundan geldik argümanı gibi oldukça saçma bir soru bence.

evrimi kabul eden reddeden ve bunu da bir bilimsel arka plana dayandıran bir çok bilim insanı var. müslüman olupta kabul eden ateist olupta reddeden de var. hatta evrim ile ilgili ilk bilimsel çalışma olarak görülen eser islamın altın çağındaki bir müslüman bilim insanı Basralı El Cahiz'in yazmalarıdır. İlk kez doğal seleksiyondan ve daha bir sürü durumdan söz eden yine odur.

özetle kişinin bilim insanlığının rüştünü ispatlamaz evrime dair görüşleri. bu alanda çalışan insanlarda bile çeşitlilik mevcutken diğer disiplinlerde de bunun olması çok doğal olmalı.
0
outis2
(27.04.21)
(4)

Gerçekten bu videolara bu tepkileri verenler var mı?

basond
ilgili video şuhttps://www.youtube.com/watch?v=EsyyQAyS4mc&ab_channel=WokyTokybenzeri buhttps://www.youtube.com/watch?v=96Jp_n-tpvQ&ab_channel=TerenceEliabbu video da izleyenlerin tepkileri gerçek hayatta da bu şekilde mi?Bana pek inandırıcı gelmiyor aklına gelir tamam da böyle tepkiler gerçek mi yo
ilgili video şu
www.youtube.com

benzeri bu
www.youtube.com

bu video da izleyenlerin tepkileri gerçek hayatta da bu şekilde mi?
Bana pek inandırıcı gelmiyor aklına gelir tamam da böyle tepkiler gerçek mi yoksa takipçi olayı mı?

sizde durum nedir?
0
basond
(25.04.21)
Ete atılan şaplak endonezyalının bastırılmış dürtülerine denk geldi herhalde. Bi tek o gerçekçiydi. Hepsini izleyemedim çünkü inanılmaz anlamsız.

İnandırıcı değil. Anlamlı da değil.
0
IncredibleMau
(25.04.21)
İzledim böyle bir tepki olmadı. Wtf dedim içimden.
0
coca cola
(25.04.21)
popüler hesaplardan 1-2 tanesi bu videoyu abartılı tepkileriyle paylaşıp prim kasıyor. sonra zaten etkileşim peşinde koşanlarda benzer videoları çekiyorlar. bu videoları çekenlerin tamamı öncesinde en az 20-30 tane reaction izleyip ona göre yapay tepki veriyorlar. en acayip tepki verene huahaa diye gülüp prim veriyorlar işte
0
avatar is back
(25.04.21)
Valla şu reaction videoları zaten en başından doğallığı kaybediyor. Hani şu izleyici kasma olaylarını falan bir kenara bıraksak bile, sen eğer birilerinin seni izleyeceğini biliyorsan tepkini zaten ona göre ayarlarsın. Yani doğal davranma ihtimali direkt elenir. Kendi tepkini videoya alip paylaşıyorsan da bunun üstüne bir de @avatarin dediği gibi prim kasma olayıni eklersin ki o zaman olay zaten bambaşka bir noktaya geliyor.

Burda da olay o şekilde, amaç uç davranıp popüler olma. Yani gerçeklikle pek ilgisi yok.
0
j r r tolkien hayrani
(25.04.21)
(7)

Muhalif Olma Durumu / Tutumu Sabit Midir?

summatinyourteeth
SelamlarMuhalif olma tutumu ve durumu, hissiyatı hakkındaki görüşlerinizi sormak istiyorum.Olmaz ama şöyle ütopik bir örnek üzerinden gidelim.Malum kişi çıktı bugün dedi ki:Evet haklısınız ben güç zehirlenmesi yaşadım15 temmuzda ailemi koruyan polise kadar karşı tarafın çıkınca paranoyak oldum.Bu ör
Selamlar

Muhalif olma tutumu ve durumu, hissiyatı hakkındaki görüşlerinizi sormak istiyorum.
Olmaz ama şöyle ütopik bir örnek üzerinden gidelim.

Malum kişi çıktı bugün dedi ki:
Evet haklısınız ben güç zehirlenmesi yaşadım
15 temmuzda ailemi koruyan polise kadar karşı tarafın çıkınca paranoyak oldum.
Bu örnekteki karşı tarafı da senelerce beslemiştim aslında aniden aramız açıldı.

Hadi gelin tüm partiler birleşelim, herkes ne konuda uzmansa hükümete oradan bakan soksun
(atıyorum ekonomi babacan/selim sayek böke) gibi gibi
Tartışmasız liyakatlı bir hükümet kuruldu.

Sonra da dedi ki
Geçmişe yönelik bana aileme kabineme parti üyelerime de soruşturma araştırma açabilirsiniz.
Savcılar hakimler incelesin, suçumuz varsa da kabul ederiz.

Bu durumda bile
Muhalif çıkar mı?

Bu ütopik örnekten şunu soruyorum aslında.
Muhalif'in karşı durduğu düzen yıkılır, savunduğu düzen gelirse
yine o muhaliflik yapıp başka bir karşı düzen savunmaya başlar mı?
yoksa içi soğur "tamam lan bu kadarı bana yeter" der mi?
0
summatinyourteeth
(25.04.21)
Muhalefeti tek bir oluşum, tek bir bilinç olarak görmek doğru değil.

Bırak ayrı ayrı partileri, aynı parti içinde bile birden fazla fikir var birçok konuda. Bu bahsettiğin 'ütopik ittifak' mesela hangi ekonomi politikasını güdecek? Bu ülkede komünist partiler de var ve mevcut düzenin tamamen çarpık ve değişmesi gerektiğini düşünen çok sayıda görüş var. Kimi dinleyeceğiz?
0
himmet dayi
(25.04.21)
Muhalefet bir çeşit denetim aracı. En iyi yönetimlerde bile muhalefet gerekli. O durumda bile muhalefet olurdu. Olması da gerekir.
0
dissendium
(25.04.21)
@himmet+1
Muhalif tanımının tek tipleştirilmesi yüzünden çok değişik bir soru olmuş.

Onu bir kenara bıraksak bile "beni yargilayabilirsiniz" yani bir nevi "beni yargilamaniza izin veriyorum" şeklinde bir ifade sana da saçma gelmiyor mu? Kendisinin yargılanıp yargılanmaması olayına bile o karar veriyor. Böyle bir olay en temelde zaten saçma, hal böyleyken sence bu sistemde kim gidip onu yargılar. Hadi diyelim göstermelik yargılandı suçlu çıkacağını düşünüyor musun?

Türkiye'nin en temel sorunu zaten her şeye tek bir kişinin karar vermesi. Senin "ütopik" olarak yorumladığın senaryoda bile yine aynısı oluyor. Her şeye kararı veren kişi yine her şeye karar verip bişeyleri değiştiriyor ancak kendisi hala orada duruyor. Hal böyleyken ne değişmiş oldu?
0
j r r tolkien hayrani
(25.04.21)
muhaliflik siyasi kültüre göre değişir. Türkiye özelinde düşünülürse, pek uzlaşma olacağını sanmam. çünkü zıt kutupların birbirine karşı nefretten fazlası var.
0
mikahakkinen
(25.04.21)
muhaliflik bir kişilik özelliği değildir ama yanlışa / haksızlığa ses çıkarmak bir kişilik özelliğidir. ben CHP'yi savunuyorum ama şu an CHP'den yanlış olan 300 tane şey sayabilirim. dolayısıyla bu bir intikam, iç soğuması falan değil, bu hataları görüp, inisiyatif alıp, onları düzelttirmeye çalışmakla ilgili bir şey.
0
roket adam
(25.04.21)
Toplumsal muhalefet (vatandaş) mi sözde muhalefet (siyasi sınıf) mi?

İlkinden muhalif kimse çıkmasa en azından ben çıkarım ama ikincisinin daha ilk andan "canım sonuçta sayın erdoğan devletin başındaki kişi biz bozguncu değiliz bir şans vermek gerekir" diyeceğine adım gibi eminim.
0
bruce mclaren
(25.04.21)
prensip olarak iktidarda kim varsa, iktidarin karşısında ezilenin yanında olurum. o yüzden sırasi ile islamci, kemalist, solcu ve ibne olmakla itham edildim.
0
spivak
(26.04.21)
(4)

demokrasi = oy vermek

Wasking
https://eksisozluk.com/oy-kullanmayacagim--5625183bu ve benzeri başlıklardaki bu denklemden rahatsız olan sadece ben miyim?türkiye en yüksek seçimlere katılım oranlarına sahip ülkelerden biri. isveç, belçika, danimarka, yeni zelanda falan bizden çok daha düşük.şimdi bu açıdan biz harbiden ileri demo
eksisozluk.com
bu ve benzeri başlıklardaki bu denklemden rahatsız olan sadece ben miyim?
türkiye en yüksek seçimlere katılım oranlarına sahip ülkelerden biri. isveç, belçika, danimarka, yeni zelanda falan bizden çok daha düşük.
şimdi bu açıdan biz harbiden ileri demokrasi değil miyiz sandık = demokrasi ise?
ikincisi ise niye bu internetin foseptik çukurunda oy vermeyen herkes tuzu kuru chpli olarak algılanıyor? ben hacıbayramda yaşıyordum bir sene önceye kadar. kadrosuz ışidli dayılar, ablalar da oy vermiyordu, böyle birkaç sağ fraksiyon da oy, sandık, seçim falan dediğin de tövbe tövbe çekiyordu. ama ekşide tw de falan bu adamlar en ala akpli sorarsan.
bir de her seçimde bu seçim son seçim var. ne gelmez son seçimmiş aq hep son seçim.
0
Wasking
(22.04.21)
TR tarihi boyunca kalan butun sivil toplum kanallari yumusak veya sert yolla tikandigindan insanlarin tepki gosterebilecegi tek sey sandik oldu. Mesela darbelerden sonraki ilk ozgur secimlere bakarsan hep askerleri cildirtacak sekilde istemedikleri insanlar secilmistir.

Peki diger yollar tikaliyken sandik niye ayakta kaldi dersen soyle diyebilirim. Turkiye devleti her ne kadar yoneteninden bagimsiz olarak Avrasya tipi otoriter bir devlet kulturune sahip olsa da geleceginin Atlantikteki demokratik ve kapitalist sistemde oldugunun farkindaydi ve en otokratik zamaninda bile demokrasicilik oynamak zorundaydi. Sonucta bugun Kuzey Kore bile oylesine secim yapiyorsa bu Atlantik sisteminin etkisidir.

Bunun disinda Turkiye'de merkez sag yillarca askeri/burokratik vesayetin etkisini kirmak ve kendine mesruiyet yaratmak icin "sandik" kavramini kutsadikca kutsadi, demokrasinin kalan butun ozelliklerini cope atip "Sayisi cok olan grubun kalan herkese istedigini dayatabildigi bir sistem" fikrini benimsedi. (Ki bunda Osmanli'dan kalma her seyi kontrol eden esas millet ve ses cikarmayip vergisini verdikce tahammul edilen yavru milletcikler anlayisinin buyuk payi vardir.)

AKP'nin de yillardir kutsadigi sandik gittikce basina bela olmaya basladi cunku su ana kadar butun mesruiyetlerini hilesiz hurdasiz sayi ustunlugu uzerine kurmuslardi. (Nerdeyse butun secimlerde bir sekilde sistemin icinde bulunmus bir insan olarak bazi ucu ucuna biten belediye secimleri haric sonucu degistirecek bir hile yasanmadigini soyleyebilirim)

Simdi gidip Azerbaycan veya Rusya gibi sandikta hile yapmasi durumunda AKP icin ciddi siyasi sikintilar var. Onlari detayli anlatamayacagim ama soyle ozetleyebilirim. Bizim Venezuela/Azerbaycan/Rusya gibi yandasimiza dagitabilecek petrol paramiz yok.
0
cleric
(22.04.21)
Direkt demokrasi= oy vermek eşitliğinden ziyade oy vermek= bilinçli olma algısı var. Ben bu kesime laf anlatmaktan bunaldım, sanıyorlar ki 4-5 senede bir gidip temsili bir oy attıkları zaman ülkedeki en bilinçli, sorumluluğunu yerine getiren en önemli vatandaşlar oluyorlar. Hoşlarına gitmeyen bir olay olduğu zaman da "sonraki seçimde görüşürüz" diyebilecekleri tek şey. Yahu böyle saçma bir olay olabilir mi? Senin yetki verdiğin adama karşı elindeki tek güç 4-5 sene sonra onu seçmeme hakkı ve o zamana kadar da her şeye katlanmayi bir çeşit onur gibi görüyorsun. Işte bu gerçek bir afyon gibi.

Hadi hepsini geçtim, şu oy hakkını en değerli şey olarak gören adam o oy hakkına yapılan müdahaleleri neden sindirir? Bu ülkede 2014 yılında bir büyükşehir belediyesi göz göre geceyarısı bir müdahale ile el değiştirdi bir avuç kişi dışında kimse ses çıkarmadı. 2015 yılında iktidarın bir nevi başarısız olduğu bir seçim göz göre iptal edilip yenilendi, yine ses çıkmadı. Şu referandumda efsanevi mühürsüz oy kararı çıktı yine sesler çıkmadı. En son ise bir zarfın içindeki 4 pusuladan sadece biri iptal edildi yine ses çıkmadı ve karar paşa paşa kabul edildi. Şu olaylar son 6-7 senede oldu. Tüm kararlar sindirildi ve kabul edildi.

Bunların dışında gecmis seçim dönemlerindeki elektrik kesintileri, bina boşaltmalar, doğudaki toplu oy kullanımları vs daha bir süru olay varken seçimde hile yapamaz demek de çok garip geliyor. Bunun bir üstü direkt seçimleri kabul etmiyoruz demeleridir diyecem ancak diyemiyorum çünkü yukarda yazdığım gibi onu da yapmışlar.
Hal böyleyken oy hakkını her şeyin çözümü gibi görüp oy kullanmayan kişiyi kendince küçümsemek daha da ilginç geliyor.
0
j r r tolkien hayrani
(22.04.21)
Kuvvetler ayrılığı olmadığı sürece tabii ki değil
0
Unde bach canim
(22.04.21)
Ya dümdüz virtue signalling işte.

Yaptığı (veya yapabildiği) tek şey oy vermek, oy vermeyenlere söverek etrafına "bakın ben ne kadar duyarlıyım" mesajı vermeye çalışıyor. IŞİD'li dayılarak sövmek ona bonus puan kazandırmaz, IŞİD'e kendi çevresindeki herkes sövüyor çünkü. O "tuzu kuru chpli" algısı da biraz o yüzden var.

Kadın meselesi, bu son dönem covid kapanma meselesi, sokak hayvanları meselesi vs. vs. twitter'da şurda burada ortalığı yıkanların temel motivasyonu bu olay aslında. Epey yaygın bişey.

Seçim güvenliği ve katılım iyi bir şey tabi, ama yukarıdaki arkadaşlarının da dediği gibi o bir hedeften çok "temel gereklilik". Asıl olay ondan sonrasını inşa etmekte. Ama demokrasi bütün dünyada gözden düşen bir sistem olduğu için zor bir şey o da. Demokrasi sorunu sadece TR'de yok yani.
0
plutongezegendegilmi
(22.04.21)
(8)

Startup işi bitti mi?

plutongezegendegilmi
Valla nereden baksanız 10 yıldır falan hararetle takip ediyorum ekosistemi, her sene en azından 3-5 tane "wow" dediğim fikir olurdu, son 1-2 senedir çok nadir çıkıyor böyle şeyler.Misal: https://www.ycombinator.com/companies?batch=W21&batch=W20Tamamı e-ticaret, "sitenizi API'a çevirelim" ve "evden ç
Valla nereden baksanız 10 yıldır falan hararetle takip ediyorum ekosistemi, her sene en azından 3-5 tane "wow" dediğim fikir olurdu, son 1-2 senedir çok nadir çıkıyor böyle şeyler.

Misal: www.ycombinator.com

Tamamı e-ticaret, "sitenizi API'a çevirelim" ve "evden çalışanlar için X" projeleri. (Bir de sağlık işleri var ama onu geçiyorum). Yani yeni bir fikir yok ortada, zaten moda olan sektörlerde ürün geliştiriyorlar. Ya da lokalizasyon yapıyorlar.

Herhalde en son duyup heyecanlandığım fikir substack'ti (2019'da duydum), ondan beridir aklımda kalan bir şey olmamış.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yakın zamanda görüp "iyiymiş bu" dediğiniz bir startup var mı?
0
plutongezegendegilmi
(17.04.21)
eğitim alanında startuplara baktığımda karamsarım, ortam bana körler sağırlar birbirini ağırlar şeklinde geliyor, mentörler için de ego tatmini aracı

teknoloji tarafı belki daha hareketlidir o alanda bilgi sahibi değilim
0
freebird5406_2
(17.04.21)
direkt b2c çalışan low hanging fruit'lerin tükenmesi çok doğal bir şey, yani bir uber ya da square ilk çıktığındaki heyecan çok doğal olarak yok. ama özellikle b2b olarak hala inovasyon devam ediyor, o yüzden dediğine katılmıyorum. b2c olarak en son aklıma gelen tiktok var, keşfetme algoritması ile ciddi fark yarattı, b2b olarak ise tonla ürün çıkıyor her sene. mesela çalıştığım firma en son squadcast diye bi ürün kullanmaya başladı, ya da crayon, ikisi de hiç aklımda olmayan işler ama gayet para kazanıyorlar gibi görünüyor. no-code furyası ciddi rağbet görüyor, keza hotjar gibi user experience startupları da baya popüler. siber güvenlik alanında zaten her gün yeni bir firma çıkıyor ve yeni bir kategori oluşturup kendine pazarda gerçekten yer bulabiliyorlar, sonra da büyük bi abiye satılıyorlar, vs vs. yani muhtemelen yeterince geniş bir çerçeveden takip etmiyorsun, diyeyim.
0
roket adam
(18.04.21)
Bana da öyle geliyor. Şu sıralarda ml, ai sosuna bunanmış API bazlı projeler çok revaçta gibi duruyor. Her yerde bunlara rastlıyorum. Son zamanlarda "ulan herifler çok iyi düşünmüş" dediğim startup ben de pek hatırlamıyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(18.04.21)
startup aslında app dünyasının açılması ile beraber 'tahsilat' sorununun küçük firmalar için hallolması ile devasa büyüdü

şimdi google play veya app store olmasa ben bir site açacağım da oradan sen para ödeyeceksin apk indireceksin vs vs vs ölme eşeğim ölme

neyse ama sonunda app storelarında sırları çözüldü parayı bastıran yine öne geçti.

mesela bir kişi aylık kendine 50tl bütçe belirlediyse bunu zaten dev firmalar paylaşıyor

eskiden değil 50tl 5tl veriyordu insanlar ama küçük firmalara gidiyordu. 5m kişi ödese dünyada sana 25mtl oluyordu

o sebeple startup dünyasında yavaşlama var daha çok büyük firmaların işe yarar mı lan bu? dur bir firma ayaklansın ona göre alırız dediği bir ekosisteme evrildi.
0
duyurukullanıcısı
(18.04.21)
@roket adam,

hotjar 2014, squadcast 2017 (ki opsgenie vardı aynı işi yapan, onlar da 2012). Hani 2019-2020-2021 yıllarında çok bir şey duymadım diye düşünüyorum. Belki de covid etkisidir.

Ayrıca evet ben daha çok b2c düşündüm çünkü diğerlerini sektör içinde değilsem duymam/anlamam zor, ama işte bu seed stage yatırımlara bakıyorum daha çok. Next-Facebook ama henüz 1000 kullanıcısı var, fazla büyümemiş gibi.
0
🌸plutongezegendegilmi
(18.04.21)
Evet anladım, o şekilde bakarsak o zaman haklı olabilirsin bence de. b2c olarak baktığımda mesela telefonu açtım baktım son dönemde yüklediğim dediğin formatta bir uygulama, kullandığım bir servis hakikaten de yok. hele social network olarak tiktok ve clubhouse dışında hiç yok. ben daha çok b2b takip ediyorum o yüzden o şekilde cevapladım.

crunchbase'de yıl olarak filtreleyip bakabiliyorsun startuplara, belki oradan da incelenebilir.
0
roket adam
(18.04.21)
geçenlerde bu konuyla ilgili y combinator özelinde şöyle bir tartışma vardı reddit'te
www.reddit.com
0
heavy smoker
(18.04.21)
giriş bariyeri çok yükseldi. dev bir firmanın bütçesi ve tecrübesi ile rakebet etmek imkansıza yakın. daha geçenlerde asananın benzeri işleri çok hızlı ilerleyen bir startupı
bir,iki senede dümdüz etmesinin hikayesi vardı. hikayeyi anlatan da batırılan startupın kurucusu. bu arada startup dediysem hayatta kalmak için 10 milyon usd yakmışlar. iki kişi + bir garajlık startup degil yani.

twitter.com

fakat bence hala iot, enerji, sağlık gibi niş alanlarda çok büyük fırsatlar var. sadece bir fikir + 2 developer bulup bir app patlatıp seneye yatırım alıp süslü ofiste 10 milyonluk olma günleri bitti.
0
orpheus
(18.04.21)
(10)

Sql sorusu

cilekli pasta
Gece gece aklıma takıldı farazi soruyorum önümde bilgisayar yok.Elimizde e-mail adreslerinin tutulduğu maillist tablosu var diyelim.Kolonlar: tc, email, onaylı(0,1)Bir kişiye ait Sınırsız e mail olabilir tabloda. Onaylı olanlar için onaylı kolonu 1 olacak, onaysızsa 0. Benim amacım en az 1 onaylı 1
Gece gece aklıma takıldı farazi soruyorum önümde bilgisayar yok.
Elimizde e-mail adreslerinin tutulduğu maillist tablosu var diyelim.
Kolonlar: tc, email, onaylı(0,1)
Bir kişiye ait Sınırsız e mail olabilir tabloda. Onaylı olanlar için onaylı kolonu 1 olacak, onaysızsa 0. Benim amacım en az 1 onaylı 1 onaysız e mail adresi olan tcleri ve onlara ait mailleri listelemek.
Select * from maillist where onaylı=1 and onaylı=0 çalışmaz. Nasıl bulunur bu kişiler bu tabloda?
0
cilekli pasta
(16.03.21)
where table name="onayli"
0
nibba
(16.03.21)
Hocam kolonun ismini onayli yerine onaylı yazmamı mı uyarmak içindi anlamadım. Bu sorgu bana en az 1 onaylı 1 onaysız mail adresi olan adamları verir mi şimdi?
0
🌸cilekli pasta
(16.03.21)
2 tane onayli veya iki tane onaysiz mail olma ihtimali var mi? 2 onayli 1 onaysiz, veya 2 onaysiz 1 onayli durumlarini da istiyor musun?
0
fakyoras
(16.03.21)
Valla şu an yazacak enerjim yok ama bence aradığınız keyword having.
0
plutongezegendegilmi
(16.03.21)
Sql ile çok az uğraşmıştım ama join ile olmaz mı?
0
kisa
(16.03.21)
yok hocam ne uyarmasi
degerler degisik oldugu zaman boyle yapiyordum ben
en azindan boyle hatirliyorum 15 sene gecti sql kullanali
dusundum de where column name de olabilir o :pp
0
nibba
(16.03.21)
@pluton+1
Tcye göre gruplayip daha sonra da onaylı maillere göre koşul yazmak gerek. Şöyle bişey olur sanırım

Select tc from maillist group by tc having count(distinct onaylı)>1
0
j r r tolkien hayrani
(16.03.21)
@fakyoras 5 onaylı 1 onaysız maili de olabilir aynen iki gruptan da maili varsa döksün istiyorum ne var ne yok

@kisa tek tablo zaten join olmaz malesef

Having çözecek bu işi görünüyor sabah uygulamasını yapayım herkese emekleri için teşekkürler
0
🌸cilekli pasta
(16.03.21)
Tek tablo da join yapılıyor sanırım
stackoverflow.com
0
kisa
(16.03.21)
ben join having vs sevmedipim için şöyle yapıyprum

select xxxx from where tc in
(select tc from onaylı count > 1)
and

bu biraz içiçeolur zorlar veya exists li var. exists de severim ama best practice şu olsa gerek


SELECT DISTINCT
a.ProductId

FROM
cilek a,
cilek b

WHERE a.tc = b.tc
AND a.onayli= 1
AND b.onayli= 2;
0
ShadowOfMoon
(16.03.21)
(2)

Kasparov- & Deep blue maçı

potsdamer
Satrançta ilgili araştırma yaparken bu olaya denk geldim ama anlamadığım bir şey var. Kasparov ibm maçında Kasparov yenilince aşağıdaki gibi konuşmuş. BuradaEğilimden kastı nedir?satranç matematiksel hesaplamalara dayanan bir oyundeğil mi? Neden yapay zekanın bu hesaplamalar dışında bir eğilimi olsu
Satrançta ilgili araştırma yaparken bu olaya denk geldim ama anlamadığım bir şey var. Kasparov ibm maçında Kasparov yenilince aşağıdaki gibi konuşmuş. Burada
Eğilimden kastı nedir?satranç matematiksel hesaplamalara dayanan bir oyun
değil mi? Neden yapay zekanın bu hesaplamalar dışında bir eğilimi olsun?

"Böylece insanlık tarihinde ilk kez bir bilgisayar, dünya satranç şampiyonunu yenmiş oldu.[13] Kasparov 2. oyunun 37.Be4 hamlesinde Deep Blue'ya insanlar tarafından müdahale edilerek yardım edildiğini iddia etti.[14] Çünkü böyle bir durumda bir bilgisayarın 37.Qb6 hamlesini yaparak bir piyon kazanma eğiliminde olması bekleniyordu ve bu beklentisi pek çok satranç otoritesi tarafından da onaylandı.[14] Fakat IBM bu iddiayı ve Kasparov'un yeniden maç önerisini reddederek Deep Blue projesini sona erdirdi.[15]"
0
potsdamer
(14.03.21)
bilgisayar matematiksel düşünüyor diye kasparov öyle düşünmek zorunda değil. muhtemelen matematiksel düşünmüyordur. çünkü 10^25 ya da 2^83 adet tahmini satranç hamlesinden sadece 10^6 tanesini hesaplamak için bile belli bir işlem gücü yani zaman gerekir. bir insan bu işlem gücü ile başa çıkabiliyorsa ikisi de matematiksel düşünmüyor demektir.

tr'de bir kaç üst seviye kişi ile zevkine maç yaptım adamlar sözelciydi logaritma nedir diye bana soru sordular maçın sonunda ve biraz oyunu konuşunca kesinlikle olayın matematikle alakası olmadığını gördüm en azından onların kafalarında.

yani insana ait farklı bir düşünce sistemi ile oynanırsa anca başarı gelir satrançta yoksa en yüksek işlem gücü her zaman kazanırdı.
0
duyurukullanıcısı
(14.03.21)
Eğiliminden kastı, verilen girdiyi değerlendirip uygun çıktıyı vermesi. Girdi ile çıktı arasında algoritma var ve o uygun çıktıyı belirleyecek tüm hesaplamalar da orada yapılır. Algoritma da istenildiği şekilde yazılabilir. Sonuçta o cihaz insanlar tarafından programlandi. Çok saçma bir örnek verecek olursam, programlayan adam manuel olarak gidip beşinci hamlede atı oyna ancak diğer hamlelerde sendeki bilgilere göre kazanma olasılığı en yüksek hamleyi hesapla ve onu oyna diye programlayabilir. Bu durumda ne oluyor? Olay sadece matematiksel hesaplamadan çıkmış oluyor değil mi.

Onun dışında satranç maçları da sadece satranç tahtasındaki taşların anlık konumlarına göre yapılan hesaplamalara dayanmıyor. Karşındaki kişinin geçmiş maçları da hesaba dahil edilir. Hatta bu olay çok daha önemlidir büyük maçlarda çünkü onun düşünme biçimi analiz edilip ona göre de strateji geliştirilir. Boşuna rakiplerin maçlarını o kadar analiz etmiyor adamlar. Yukarıda verdiğim o saçma beşinci hamle örneği de işte burada önemli oluyor. Niye? Çünkü o yapay zekanın maçlarını hep izleyen ve not tutan adam yapay zekanın beşinci hamlede hep atı oynama eğiliminde olduğunu farkeder ve ona göre strateji geliştirir. Buradaki olay da hemen hemen o.
0
j r r tolkien hayrani
(14.03.21)
(6)

Kapasite Algoritması / Optimizasyonu / Ataması / Otomasyonu

bagcivan
Arkadaşlar selam,Başıma iş aldım. Bir problem bulup, onu bilimsel metotlarla çözmek istedim. Bulduğum problem, üretim planlaması. Birçok farklı sektörde kullanılabilir.Şöyle ki;Elimizde türlere ayrılmış, son tarihi olan işler var ve bu türlerde üretim yapabilecek kapasiteler var.https://hizliresim.c
Arkadaşlar selam,

Başıma iş aldım. Bir problem bulup, onu bilimsel metotlarla çözmek istedim. Bulduğum problem, üretim planlaması. Birçok farklı sektörde kullanılabilir.

Şöyle ki;
Elimizde türlere ayrılmış, son tarihi olan işler var ve bu türlerde üretim yapabilecek kapasiteler var.
hizliresim.com

Bunları tarih ve üretici kısıtlarına göre minimum gecikme ve maksimum doluluk yaparak üretim sırasına almak istiyorum. Ayrıca çok erken de başlamamalı.
hizliresim.com

Deneyip içinden çıkamadığım yollar;
Doğrusal programlama
Tam sayı programlama
Job shop scheduling
Google ortools kütüphanesi. developers.google.com
Greedy Algoritması

Sizlerle bi beyin fırtınası yapmak istedim. Bu problem nasıl çözülür?
Python kullanarak işlem yapmaya çalışıyorum. Aslında çözüm dilinden önce mantığını, fonksiyonlarını anlamaya çalışıyorum. Her türlü görüşünüzü duymak isterim. Üzerine konuşmak isteyen ve beraber yeni şeyler öğrenelim diyenler varsa hiç çekinmesin :)
0
bagcivan
(07.03.21)
Burada 2 tane kıstasınız olduğu için kolay bir problem gibi görünmüyor. Yani hem gecikmeyi azaltmak isterken hem de kapasiteyi maksimize etmek istiyorsunuz. Bunlardan sadece biri olsaydı, greedy veya linear programmingle çok rahat çözülürdü. Bu şekilde komplike geldi gözüme :)
0
ciagra
(07.03.21)
@ciagra aslında daha komplike hale gelebilir. Örneğin; iş10 şu tarihte başlamalı ya da c üreticisinde yapılmalı gibi ama bir yerden çözeme başladıktan sonra bunları eklemek vardı aklımda.

Ancak biliyoruz ki bir çözüm kümesi var. Yani tanımsız değil. Yeni bilgiler öğretmeye açık. Bu nedenle problem daha çekici hale geliyor.
0
🌸bagcivan
(07.03.21)
Isi parcalayip ele almaya calis. Misal burada elindeki her uretici icin ayri bir bir planlama yapmaya calisabilirsin. Once islerini turlerine gore 4 tabloya bol. Her bir tabloyu deadline tarihlerine gore kucukten buyuge sirala. Sonrasi da greedy algorithm ile isleri ureticilere atama olayi.
Asagi yukari su asagidaki adimlari takip edeceksin greedy algorithm icin

1) x turundeki en yakin deadline ne zaman? (Onceligin bu is olacak)
2) x turunde uretim yapan ureticilerin kac tanesini es zamanli bu ise atamam gerek?
3) eger hepsini atadiysan kac gunde bitirirsin
4) is bittigindeki yeni ise hemen baslaman gerekir mi? eger gerekirse, o zaman adim bire don.

Mesela tablona bakildiginda a turu icin onceligin deadlinei bugun olan bir is. Talep ettigi kapasite 2761 ancak senin tum ureticilerinle gunluk saglayabildigin kapasite 2200. Demek ki bu is 2 gunde bitecek. ilk gun 2200 urettikten sonra geriye kalan 561 kapasite icin de doldurma olayi sana kalmis. Istiyorsan ikinci gun o 561 kapasiteyi herhangi bir ureticiye verirsin. Ya da hepsi is yapsin diyorsan da 3 parcaya bolup her ureticiye 187 birim is atarsin.

Eger saat hesabi da onemliyse kalan isi zaten direkt her uretici arasinda bolusturmek sana daha fazla avantaj saglar.
0
j r r tolkien hayrani
(07.03.21)
@j r r tolkien hayrani önerilerin için teşekkür ederim. yapılacak işi birine anlatmaya çalışmak bile sorunu daha iyi anlamama yardımcı oluyor. parçalayıp ele almanın üzerinde çalışacağım. dediğin gibi işleri böldüğümüzde her tür için algoritma ayrı ayrı çalışabilir. fakat iş bölünmüyor yani bir işi bir üretici yapacak.

Örneğin 12 tane a türünde iş var ve bu işi yapabilecek 3 üretici var. Bu durumda her bir üreticinin günlük kapasitesi farklı olduğu için, toplam üretim süreleri de değişkenlik gösterecek. Birden fazla üreticiye greedy algoritması ile nasıl optimum bir dağılım yapabiliriz? Bunu biraz araştırayım.
0
🌸bagcivan
(07.03.21)
Peki burda amaç teorik bir çözüm geliştirmek mi? Yoksa pratik bir soruna çözüm üretmek mi? Eğer pratik bir soruna çözüm geliştirmek istiyorsan, gördüğüm kadarıyla input sayın fazla olmadığı için klasik brute-force yöntemi de deneyebilirsin.
0
ciagra
(07.03.21)
@ciagra pratik bir soruna çözüm üretmek. input sayısı fazla olabilir ama onu da deneyeceğim
0
🌸bagcivan
(20.03.21)
(6)

Yilbasi hediyelesmesi cekilis sonuclari

j r r tolkien hayrani
Evet arkadaslar, Not: Hata varsa yazin baslik altina gelip duzeltirim ve siz de bu duyuruyu gormemis gibi yaparsiniz.Sanirim son asama bu asama oluyor. Katilim istekleri alindiktan sonra ve filtrelendikten sonra sartlari saglayan uyeler ile cekilis yapildi. Cekilis ikili cekilis oldu. Niye? Cunku pa
Evet arkadaslar,

Not: Hata varsa yazin baslik altina gelip duzeltirim ve siz de bu duyuruyu gormemis gibi yaparsiniz.

Sanirim son asama bu asama oluyor. Katilim istekleri alindiktan sonra ve filtrelendikten sonra sartlari saglayan uyeler ile cekilis yapildi.


Cekilis ikili cekilis oldu. Niye? Cunku pasa gonlum oyle istedi.
Saka saka, riski minimize etmek icin bana en mantikli gelen oydu ve 60 kisinin uzerinde katilim olmasina ragmen cogunluk da fikrini belirtmedigi icin ben inisiyatif aldim. 'Cok konusma' dediginizi duyar gibiyim. Ama oncesinde kurallardan bahsetmek gerek.

ONEMLI: Herkesin birbiriyle 10 Aralik gunune kadar iletisime gecmesi gerekiyor. O tarihe kadar esinizden cevap alamadiysaniz buraya yazin. 10 aralik gununde iletisime gecilmeyen uyelerle yeni bir cekilis duzenlenebilir.

Hediyelerinizi de yilbasindan once gondermeye calisin. Eger esinizden 20 aralik gunune kadar 'kargoya verdim' tarzi bir mesaj almazsaniz onu da buraya yazin.

EKLEME: Arkadaslar herkesi belli bir alt-ust limitine zorlamak bana biraz anlamsiz geldigi icin o siniri sizlere biraktim. Sizler eger oyle bir sinir koymak istiyorsaniz esinizle konusup kendi aranizda belirleyebilirsiniz. Tamamen sizlere bagli bir olay yani.

Sonuclar

'obscure<->r evolution',
'opitseri<->desdenova34',
'emfuzi<->bass solo take one',
'don baba donelim<->tuborg yesili',
'IncredibleMau<->sanat guresi',
'her giriste sifresini unutan adam<->stewie',
'erty_ksk<->spacevan',
'baharat<->gucune giden kaplumbaga',
'jazzabel<->drystedb efficacious',
'jepa<->Kıllanıcı adı:',
'MandMs<->Hallegadola',
'follow rivers<->fıytfıyt',
'IcedFlames<->winston',
'plutongezegendegilmi<->babafingo',
'livaneli kadir<->makarnavodka',
'istege bagli sigortasiz<->kitap arasında kalmış silgi tozu',
'candoguaydin<->infernalcadre',
'4seneayniyerdeduramam<->alt4y',
'the gangbang theory<->reanarchy',
'grigri<->vasilias',
'ala09<->tss',
'sen supersin<->kisa',
'diyanet takvimi<->irene',
'ofelia<->kaptan maydanoz',
'iwillsee<->tthet',
'Phoebe<->pati',
'neymis<->buff',
'Big bada bum bum<->duster',
'denef<->janderzel zartanyan',
'ashleybon<->birbilsem',
'beyaztenlikiz<->hanim kos goethe geldi'
0
j r r tolkien hayrani
(07.12.20)
Arkadaşlar olumlu sonuçları değil olumsuz sonuçları yazın ki gelecek senelerde kişiler başlıktan direkt kara listeyi çıkarabilsin.
0
🌸j r r tolkien hayrani
(08.12.20)
Bunu anca gordum katilirdim yalniz biz christmas eve falan yapmiyoruz yani bu ne acele anlamadim
0
kushkush
(18.12.20)
Arkadaşlar eşinden hediye alamayan ya da "kargoya verdim" tarzı dönüş alamayanlar yarın gün sonuna kadar buraya yazsın.

Net son tarih 20 Aralık 23:59

Eğer kişilerin sayısı fazla olursa yeni çekiliş yaparız. Eğer kimse yazmazsa hiçbir sıkıntının yaşanmadığı varsayılır ve hiçbir şey yapılmaz.

Bu tarihten sonra yazılacak olumsuz geri bildirimlere benim yapacak bişeyim yok.
0
🌸j r r tolkien hayrani
(19.12.20)
'the gangbang theory<->reanarchy'

benim eşim beni sallamadı, adresimi falan gönderdim onun adresini ve iletişim bilgilerini de istedim hiçbir cevap vermedi.

Tekrar çekilişe girmek de istemiyorum.
0
reanarchy
(21.12.20)
bass solo take one ile eşleştim hediyelerini gönderdim hepsi de teslim edildi, teyit etti. o da hediyeleri gönderdi sanıyorum heyecan ile kargo bekliyorum şu an. :)
0
emfuzi
(21.12.20)
Arkadaşlar durumu netleştirmek için yazıyorum. Belirlediğim tüm son tarihleri geçtik. Dolayısıyla 20 Aralık tarihi sonrası ekstra herhangi bir şey benim tarafımdan yapılmayacak.

Hiçbir olumsuz durumun yaşanmaması en güzeli olurdu ancak maalesef bazı olumsuz olaylar yaşanmış gibi gözüküyor. Başlık da bu tür olumsuz geri bildirimleri almak için bir süre daha tepede olacak.

Umarım genel olarak iyi geçmiş bir organizasyon olmuştur da çok fazla olumsuz geri dönüşler yazılmaz.
0
🌸j r r tolkien hayrani
(21.12.20)
(73)

Yilbasi hediyelesmesi Katilim Duyurusu

j r r tolkien hayrani
Evet arkadaslar,Bircok elementi tanidik, bircok elementi gorduk simdi geldik en civcivli bolume. 7 Aralik gunune kadar katilim isteklerinizi bu basliga yazabilirsiniz. Sizlerin onerileri ile birlikte bir takim kurallar koydum bu sefer. Yalniz gecenki duyurudan sadece 10 oneri aldigim icin onerilerin
Evet arkadaslar,

Bircok elementi tanidik, bircok elementi gorduk simdi geldik en civcivli bolume.

7 Aralik gunune kadar katilim isteklerinizi bu basliga yazabilirsiniz. Sizlerin onerileri ile birlikte bir takim kurallar koydum bu sefer. Yalniz gecenki duyurudan sadece 10 oneri aldigim icin onerilerinizi bu baslikta da tekrar belirtebilme olayini acik tutuyorum.



Belirledigim kurallar sunlar;

1- Eger nickiniz kara listede olan bir nickse katilim isteginiz olumsuz sonuclanacak. Onceki senelerde gerceklestirilen hediyelesmelerde eger gonderim yapmadiysaniz ve karsiyi magdur ettiyseniz kara listeye girmeye hak kazaniyorsunuz.

ONEMLI: Kara listeyi olusturmak icin gecen senelerde hediyesi gelmeyenler bana hediye gondermeyenlerin nicklerini ozelden yazmalilar. Hatta gecen sene bunu duzenleyen @kaptan in elinde direkt bir liste varsa o daha super olur.

2- Yurt disindan katilacaklar yurt disindan katilacaklarini yazmalilar. Diger baslikta bir arkadas disinda kimse bu konu ile ilgili ne yapilmasini istedigini soylemedi. Bu konu hakkinda ne dusunduklerinizi sizler de yazabilirsiniz. Cekilisi ona gore yapariz.

3- Katilim sarti olayi. Uyelikler acik oldugu icin asagidaki uc sartin en az birini saglayamayanlarin istekleri olumsuz sonuclanacaktir.
- En az 750 siteye giris sayisi
- En az 400 cevap sayisi
- 2019 oncesi uyelik.

Ustteki rakamlari ben kendimce duyuruyu yazarken belirledim. O rakamlarin baska bir rakamla degismesini istiyorsaniz onu yazin. Bu kuralin kalkmasini istiyorsaniz onu da yazabilirsiniz. Cogunluk isterse bu kural kalkabilir ancak o zaman fake uyeler katilirsa ve magduriyet sayisi artarsa organizasyonu suclamayin :D

EKLEME: Arkadaslar Madde 3 te yer alan uc sartin hepsini birden karsilamaniz gerekmiyor. En az bir tanesini karsilamaniz gerekiyor. Hicbirini karsilamiyorsaniz cekilise dahil edilmeyeceksiniz.

4- Cekilis ikili cekilis olacak diye dusunuyorum. Yani A<->B C<->D. Hem mesaj alamama olayi azalir, hem hediye gelmeme olasiligi azalir, hem de birbirinizle kuracaginiz iletisime gore random hediye olayini azaltabilirsiniz.

Gecenki duyuruda bunu da sordum yine sadece iki cevap geldi ve bunlar esitti. O yuzden diger turlusunu istiyorsaniz onu da yazin yine.

5- Minimum tutar limiti. Ben minimum tutar diye bir olayin olmasini gercekten istemiyorum cunku bu hediyelesme olayini sadece maddi boyuta indirgeme hos degil, ustelik bazi arkadaslarin atiyorum gondermek istedikleri el isi hediye gibi seylerin de onunu kapatir.
Illa olacaksa atiyorum cok pahali olmayacak sekilde ust limit olur. Nedir o? Misal maksimum 200-300 lira olsun.

Illa olsun diyorsaniz yine onu da yazin. Herkes isterse bisekil koyulur ancak o olayi siz kendi aranizda halledip de kaldirabilirsiniz eslesme sonrasi.


Genel olarak benim diyeceklerim bunlar.


Katilmak isteyenler katilmak istediklerini konu basligi altinda yazip goruslerini de paylasabilir.
0
j r r tolkien hayrani
(27.11.20)
Yaz beni listeye
0
infernalcadre
(27.11.20)
Haydi beni de yaz o zaman da uplayalim
0
kisa
(27.11.20)
dördüm
0
4seneayniyerdeduramam
(27.11.20)
beni de yaz beni de :)
geçen sene adresimi alıp ölü taklidi yapan @$½{%&>/'ın nickini de sana özelden yazacağım.
0
pati
(27.11.20)
beni de yazınız.
0
facebook
(27.11.20)
Yazin beni de.
0
follow rivers
(27.11.20)
Yazınız.

1-çekiliş a>b b>c daha iyi olur bence
2-alt limit olmasa da önemsemediğini düşündürtecek bir basitlikte de olmaması gerekir bence
0
her giriste sifresini unutan adam
(27.11.20)
geçtiğimiz senelerdeki çekilişlerin birinde (2018 olmalı) bana da hediye gelmedi. hadi hediye neyse de bir de uzun uzun kendimi anlatan yazı yazdım arkadaş sordu diye. ifşanın yasak olduğunu bilmediğim için burada da paylaştım. doğal olarak silindi. sonra aynı şahsı netflix ortaklığı için ilan açtığında da gördüm. cevap verenlere durumu bildirdim.

umarım nick'ini hatırlarım. aldığım ekran görüntüleri yanımda değil sanırım. şimdi baktım tekrar. evet 2018 çekilişindenmiş ve nick'i de buldum. bildireyim.

ben yine çekilişe katılmak isterim.


4- çekilişi otomatik olarak gerçekleştiren çeşitli sitelerden yararlanılabilir. bu durumda a-b b-z e-f f-t gibi eşleşmeler oluşuyor ama başka platformlarda kullandığımda sıkıntı olmadı. organizatörlerin başına neler geldi burada, bilmiyorum. kısacası geçen seneki sistem.
0
sanat guresi
(27.11.20)
Varım diyorum.
0
duster
(28.11.20)
Yaz
0
vasilias
(28.11.20)
Ben de katılmak istiyorum.
0
plutongezegendegilmi
(28.11.20)
Beni de yazın.

Geçen yılın kara listesi elimde yok. O dönem liste yapmıştık ama moderasyon bu şekilde katılımı yasaklamanın uygun olmadığını söylemişti. Yine de bir bakayım belki bulurum.
0
kaptan maydanoz
(28.11.20)
Moderasyonla ilgili olarak bir düzeltme yapayım: Organizasyonla ilgili istediğiniz tedbiri olabilirsiniz, bu Ekşi Duyuru yönetiminden bağımsız bir organizasyondur, nasıl yapılacağına kimlerin katılacağına karar vermek konusunda belirleyici unsurlar organizasyonu düzenleyen ve katılan kişilerdir.

Önceki organizasyonlara dahil olup hediyesini göndermeyen kişilerle ilgili bir liste oluştuysa bu kişileri dahil etmemek en tabi hakkınızdır, oluşmadıysa eğer bu kişilerin nick'leri ÖZEL MESAJ yoluyla organizasyonu düzenleyen kişiye iletip bir liste oluşturabilirsiniz, yönetim adına dikkat edilen tek konu budur, önceki organizasyonlarda da yönetimin talep ettiği tek konu bu olmuştur.
0
angelus
(28.11.20)
beni de +1 leyiniz lütfen
0
tthet
(28.11.20)
beni de listeye yazabilirsiniz.

Geçtiğimiz iki yıl benim hediyelerim geldi gelmesine ama yaklaşık 1 ay sonra geldi her ikisi de. Böyle yapacak arkadaşlardan ricam lütfen katılmayın.

Organizasyon için katkısı olan herkese teşekkürler.
0
tss
(28.11.20)
listeye +1 :)
0
ala09
(28.11.20)
+1
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(28.11.20)
Vukuatım yok. Daha önce sadece bir kez katıldım zaten. Beni de ekleyebilirsiniz.
0
IncredibleMau
(28.11.20)
daha önce 5 kere mi ne katıldım. şükür hediye alınmamazlık edilmedi :D
siteye giriş sayım yeterli değil ama umarım engel değildir.
a <-> b c<->d olayı güzel olmuş.

beni de yazın kısaca :D

edit: benim düz hesabım (livaneli_kadir) ekşi sözlükte yazar olduktan sonra birleştirildi. bu yüzden giriş sayım düşük görünüyormuş. bilginize.
0
livaneli kadir
(28.11.20)
+1
0
denef
(28.11.20)
beni de ekleyin +1
0
don baba donelim
(28.11.20)
Tabiki varım bunu bekliyordum
0
IcedFlames
(28.11.20)
Benim için yılların geleneği, +1
0
tuborg yesili
(29.11.20)
+1
Yalnız üst limit varsa alt limit de olmalı.
0
Tamario
(29.11.20)
Beni de ekleyebilirsiniz ?
0
opitseri
(29.11.20)
ben de tekrar katılacağım.

tutarı ben de geçen sene aşmıştım.
durumu olmayanlarla eşleşebilirim. ben hediye vermeyi tercih ediyorum.
0
janderzel zartanyan
(29.11.20)
+1 beni de yazar mısınız? :)
0
candoguaydin
(29.11.20)
Beni yazabilir misiniz? :)
0
beyaztenlikiz
(29.11.20)
Yaz beni de ama 400 cevap şartını karşılamıyorum.

Geçen yıl hediyemi gönderdim ve aldım
0
birbilsem
(29.11.20)
bu arada hediyeleşmeye yurt dışından katılmak istiyorum. bana gelecek hediye için bir türkiye adresi verebilirim.
0
sanat guresi
(29.11.20)
beni de ekleyin lütfen ^^
0
the gangbang theory
(30.11.20)
gönder gelsin
0
hanim kos goethe geldi
(30.11.20)
+1
0
grigri
(30.11.20)
bu sene de katılıyorum, yazın beni de.
geçen sene hediyem gelmemişti. detayları özelden ilettim.
0
gucune giden kaplumbaga
(30.11.20)
Beni de yazın lütfen. :)
0
emfuzi
(30.11.20)
beni ve douchebag'i de ekleyin.

ben eskilerden douchebag'im. stewie hesabıyla hediyeleşmeye katılmadım, douchebag ile katıldım. bu nedenle yazdım. yeni girenleri almazsınız belki.
0
stewie
(30.11.20)
beni yazar mısınız?
0
ofelia
(30.11.20)
beni de dahil eder misiniz?
0
baharat
(30.11.20)
ben de varım
0
reanarchy
(30.11.20)
+1
0
obscure
(30.11.20)
Beni de yazabilirsiniz
0
jazzabel
(30.11.20)
Beni de yazın.
0
Big bada bum bum
(30.11.20)
hadi rast gele beni de lütfen
0
fıytfıyt
(30.11.20)
ben de varım
0
babafingo
(30.11.20)
yaz kanka
0
winston
(30.11.20)
+1 lütfen
0
Phoebe
(30.11.20)
+1
0
MandMs
(30.11.20)
Arkadaslar tik vermememe takanlar olmus. Yazdiklariniza bakiyorum ancak tik koymuyorum cevaplariniza cunku bu duyuruda cevabin tiklenmesi cekilise katilma isteginizin onaylandigini dusundurtebilir.

Kimin cekilise katilip katilamayacagi kayitlar bittiginde kara listenin icerigine ve Madde 3 teki minimum bir sarti saglayip saglamadiginiza gore otomatik belirlenecek. Dolayisiyla herkesin cekilise dahil edilmeme ihtimali mevcut cunku kara liste surekli guncelleniyor.

Ozellikle Madde 3'teki minimum 1 sarti da saglamiyorsaniz sadece 'beni ekle' vs yazmayin cunku o durumda direkt eleniyorsunuz. Katilma isteginizi o madde ile ilgili fikrninizi bildirerek belirtin. Eger cogunluk isterse o maddedeki ozelikle ilk iki sartin rakamlari biraz degisebilir. Ondan sonra 'vay efendim ben niye dahil edilmedim', 'haksizlik bu' falan demeyin :D
0
🌸j r r tolkien hayrani
(01.12.20)
merhaba çok mutlu oldum!

beni de yazar mısınız?
0
drystedb efficacious
(01.12.20)
+1
0
iwillsee
(01.12.20)
oradan bir adet başvuru formu rica edeceğim :)
0
makarnavodka
(01.12.20)
yaz beni de yaz:)
0
istege bagli sigortasiz
(01.12.20)
Ben de istiyorum katılmak ama şartları sağladığımdan emin değilim. Ama beni de yazın nolur.
0
Hallegadola
(01.12.20)
Şartları saglamiyorsa ben hallegadolaya kefilim
0
kisa
(01.12.20)
@kisa
Hocam süre bittiğinde kimin katılma isteği yaptığı, şartları sağlayıp sağlamadığı ve daha sonra da çekiliş olayı otomatik halledilecek. Dolayısıyla 'kefil' olma, 'referans' gibi bir durum yok ortada.

Bir de en başından beri üstüne basa basa diyorum ki o 3. maddedeki rakamlar mağduriyetleri engellemek için benim kendimce koyduğum sınırlar. Karşıysanız bu kurala ya da rakamları esnetmek istiyorsanız yazın. Çoğunluk memnun olduğu müddetçe benim için hava hoş. Kuralla ilgili bişey söylemeyip kişileri kuraldan muaf tutmaya çalışacak şekilde "X kişisini tanırım ekle listeye" durumu sence de direkt torpil olayı gibi değil mi?

Bu arada @Halle'ye baktım özellikle cevap sayısı gerçekten çok yakın sınıra. Eğer girmek istiyorsa onu limiti aşacak şekilde güncelleyebilir süre sonuna kadar ki umarım yapar da çünkü ne kadar çok kişi katılırsa o derece güzel olur organizasyon.
0
🌸j r r tolkien hayrani
(01.12.20)
@kisa teşekkürler hemşerim.
0
Hallegadola
(01.12.20)
@tolkien çalışacağım sınırı geçmeyi.
0
Hallegadola
(01.12.20)
Merhaba, ben de katılmak isterim. Önceki yıllarda da katıldım. Karşılıklı hediyeler gönderildi ve alındı. Şartları sağlayıp sağlamadığımı bilmiyorum fakat bu yıl ilk katılımım olmayacak :)

Ayrıca karşılıklı olmasındansa karma eşleşmeden yanayım.

Teşekkürler.
0
desdenova34
(01.12.20)
Sinirlenmek istemiyorsaniz katilmayin demeye geldim :)

Gecmis yillarda eslestiklerim cevap bile vermemisti yazdiklarima
0
turkuaz
(01.12.20)
beni de ekleyin.
0
bass solo take one
(01.12.20)
Beni de ekleyin +1
0
sen supersin
(02.12.20)
beni de ekleyin
0
ashleybon
(02.12.20)
yaz babuş
0
alt4y
(03.12.20)
ben de katılabilir miyim?
0
Kıllanıcı adı:
(03.12.20)
Tövbeliydim ama hadi bakalım. Beni de yazar mısın?
0
irene
(03.12.20)
Beni de ekleyebilirmisiniz?
0
spacevan
(04.12.20)
Beni de ekleyin
0
neymis
(05.12.20)
Beni de yazın bakalım, pandemi günlerinde eğlenceli bi şeyler olsun.
0
buff
(05.12.20)
ben de varım gençler.
0
erty_ksk
(06.12.20)
Katılırım.
0
diyanet takvimi
(06.12.20)
Arkadaslar son saatlere giriyoruz. 23:59 dan sonra bu baslik balkabagina donusecektir.

Not: Bu arada diger kontroller yapildi, sadece bir(1) uye sartlari saglamiyor. O da 5 ay ile kaciriyormus. Ilginc.
0
🌸j r r tolkien hayrani
(06.12.20)
sevinmenin ve sevindirmenin bu dönemde iyi geleceğini düşünüyorum. ben de katılmayı isterim.
0
jepa
(06.12.20)
Bekliyoruz Tolkien
0
kisa
(06.12.20)
(11)

Yilbasi hediyelesmesi hakkinda

j r r tolkien hayrani
Merhaba arkadaslar,Gun gecmiyor ki yeni bir 'hediyelesme olayini yapacak kimse yok mu?' sorusu sorulmasin. 'Sen niye yapmiyorsun?' demekten yoruldugum ve kendimi tekrara dustugum icin katilmayacak olmama ragmen(burasi onemli, degerimi bilin) olaya el atmaya karar verdim. Benim aklimdaki olay soyle,
Merhaba arkadaslar,

Gun gecmiyor ki yeni bir 'hediyelesme olayini yapacak kimse yok mu?' sorusu sorulmasin. 'Sen niye yapmiyorsun?' demekten yoruldugum ve kendimi tekrara dustugum icin katilmayacak olmama ragmen(burasi onemli, degerimi bilin) olaya el atmaya karar verdim.

Benim aklimdaki olay soyle, bu sene uyelikler falan acik oldugu icin sikinti yasama ihtimali yuksek. O yuzden 27 kasima kadar herkes buraya nasil bir sekil duzenleme yapilabilecegi ile ilgili fikirlerini yazsin. Daha sonra da en cok tercih edilen yontemi secip ona gore bir duzenleme ile katilimcilarin listesini almaya baslariz. Karar surecine herkes dahil olursa daha super olur, o yuzden onerilerinizi yazin.

O katilimci duyurusu yaklasik bir 10 gun falan acik kalir. 10 gun sonunda da kimin kime hediye alacagini yeni bir duyuruyla paylasir herkese iletisim icin 3-4 gun sure veririz. Iletisim sonrasi da max 10 gun gonderme suresi veririrz. Bu sure sonunda hediyesi ulasmayanlara da kendi aralarinda yeni bir cekilis yapariz.


Sizler ne dusunuyorsunuz onlemler, duzenlemeler hakkinda? Sizin onerileriniz neler?

'Birak sen karisma, ben yaparim' da diyebilirsiniz bu arada, o da kabul.
0
j r r tolkien hayrani
(24.11.20)
Ben her türlü katılırım. Çok geç kalmayalım, yılbaşından önce mutlaka tamamlanmış olsun, derim.
0
stewie
(25.11.20)
@r evolution +1
Burada nick veremiyoruz herhalde ama geçen sene hediyesini alamayanlar hatırlıyorsa özelden yazsın sana. Hediye göndermeyenler dahil edilmesin.
Geçen sene adresimi aldıktan sonra ölü taklidi yaparak hediyemi göndermemiş olan kişi bu sene katılmak isterse katılamasın mesela. Evet sinirlendim :/
0
pati
(25.11.20)
Geçen sene ben düzenlemiştim çekilişi ve hediye göndermeyenler olmuştu.(Paylaşmak yasak olduğu için nick paylaşmamıştım.)
O kişileri dahil etmezsek daha iyi olur.
0
kaptan maydanoz
(25.11.20)
@kaptan maydanoz, geçen sene güzeldi tekrar edebilirsin organizasyonu.
Göndermeyenler de elinde duruyordur o şahısları talepleri olsa bile dahil etmezsin

Katılımcı listesine ekleyebilirsiniz beni
0
birbilsem
(25.11.20)
geçen yıl ben de alamadım hediyemi -sinirli smile- şuraya yazıp ifşa edesim var ama neyse...
0
Big bada bum bum
(25.11.20)
Oneriler dusunceler icin tesekkurler arkadaslar. Yalniz benim istedigim birkac spesifik oneri daha var onlari siralarsam.

1- Cekilis nasil olsun?
Benim kafamda uclu eslestirme yerine direkt ikili eslestirme var. Yani A kisinden hediye alip B kisine vermek yerine hediyeyi A'ya alsin ve hediye de yine A'dan gelsin. Kisinin hediye alip verecegi kisi ayni olursa hediye gelmeme olasiligi bir sekil azaltillmis olur bence. Karsiliklilik ilkesi iyidir.

2- Yeni uyeler ve fake nicklere karsi ne yapilabilir?
Misal bazilari gidip birkac hesap olusturup katilabilir bunlari engelleyecek oneriniz var mi? Atiyorum iste en az X giris ya da en az X cevap falan gibi.

3- Yurtdisindan katilacak arkadaslar konusu. Yurtdisina hediye gonderme alma olayini bazilari zor bulabilir ya da yurtdisindakiler de yine ayni sekilde kendi aralarinda bir hediyelesme isteyebilirler. Yurtdisindakileri belirleyip onlari kendi iclerinde mi eslestirelim yoksa oyle normal sekilde dagitalim mi?

4- Bir limit olayi olmali mi? Benim dusunceme gore bir limit olayi olacaksa ancak max limit olmali, minimum limit koymak nasil desem hos bir durum degil ancak hediyelesecek kisiler sizler olacaksiniz o yuzden ortak karar ne olursa ona gore biseyler yapilir.
0
🌸j r r tolkien hayrani
(25.11.20)
1) yine standart a-b b-c c-d sistemi güzel diye düşünüyorum.

2)radikal olacak ama sadece ekşi üyeliği ile katılanlar dersek katılım baya düşer ama daha güvenli olur gibi geliyor.
Ek olarak geçen senekiler(almayan) organizatöre iletilse bile yine yeni hesaplar icin bir güvence yok haliyle.

3)yurt dışı denk gelmişti bana. Online mecralardan tak diye yollayabiliyor bence sorun yok.

4) max 10000 demenin anlamı yok ama bir minimum belirlemek bence mantıklı. Çünkü bir arkadaşıma "çam sakızı çoban armağanı" deyimindeki direkt sakiz tadında bisi gelmişti.
0
qxgviper
(25.11.20)
Aslında "mesaj attım cevap gelmedi" riskini minimize edeceğinden ben de

a-b / b-a / c-d / d-c daha sağlıklı olur diye düşünüyorum.

Ekşiciler kalsın duyurucular olmasın denmesin ya, Ekşi'den olmayıp burda çok aktif olan bir kitle var, ben olsam baya alınırdım bu duruma.
0
lcha
(26.11.20)
Her sene katılıyorum hiç hediye alamama gibi bir sorun yaşamadım şanslıyım sanırım bu konuda. Bu senede katılacağım tabiki.

Geçen sene ölü taklidi yapanların nickleri sizinle paylaşılsın ve dahil edilmesin +1
0
IcedFlames
(26.11.20)
Ya ben katılmak istiyorum ama bak peşin peşin söylemek istiyorum kurallarımı;

1- Hediyeyi önceden alın Sonra vaktim yok, başıma çığ düştü vs bahaneyle gelmeyin kalbinizi kırarım.

2- Maddi durumu belirlenecek alt limiti karşılamayacak olanlar lütfen uzak dursun.

3- Başınıza gelebilecek ölüm, hastalık vs. gibi durumlar için önceden bir yakınınıza talimat verin. (Bu paket xxx tarihinden önce xxx adresine gönderilecektir şeklinde)

4- Düzenleyecek arkadaş sakın sakın sakın "tanırım iyi çocuktur" gibi bir referansla geciken hediyeyi savunmasın.

5- Bir tarih belirlensin herkes o tarihte hediyeler elimize geçecek şekilde göndersin.
(Örneğin 30 Aralık tarihi için 15 aralık tarihinde kargo kodu girilmiş olsun.)

6- Hatta Duyuru yönetimi ile konuşulup 1 ay banlasın hediye göndermeyen üyeler.

(Not: Arkadaşlar herkes katılmak zorunda değil, lütfen şartlarınız uygun değilse katılmayın. Teşekkürler.)
0
infernalcadre
(27.11.20)
@infernal
Hocam vur dedik de sen direkt oldurmussun. Basligi kisilerin organizasyon ile ilgili onerileri, dusunceleri varsa diye actim. Kisilerin kural listelerini alip onlari karsilamaya calismak gibi bir olay yok ortada. Kaldi ki gonulluluk esasina gore ilerleyen bir olay bu.

Organizasyonun birkac ana hatti belirlendikten sonra bunlar ilgili duyuruya yazilir ve daha sonra da kendilerine uygun bulanlar katilirlar. Hediyelerin gelmemesi olayini da engellemek icin birkac yontem dusunuyorum, onerileri de aldim ancak ne yazik ki onu yuzde yuz gerceklestirecek bir yontem yok gibi. Birtakim sinirlandirmalar olacak ancak o cekilis ve iletisim suresi olayi sonrasi is artik sizin aranizdaki bir duruma donusecek ve ona maalesef yapacak biseyimiz yok. Hediyeler gelmezse eger, o vakit o durumu yasayanlar ile yeni bir cekilis olayi olur. Yapacagimiz maksimum olay bu olur bence.
0
🌸j r r tolkien hayrani
(27.11.20)
(6)

dinleyecek bir şey bulamadığınızda döndüğünüz albüm hangisi?

superb
benim bu raralar random access memories ve nekropsi - sayı 2
benim bu raralar random access memories ve nekropsi - sayı 2
0
superb
(28.03.19)
against me - searching for a former clarity

baxter - baxter

nux vomica - nux vomica
0
kafadanbacakli
(28.03.19)
cenk taner - izin vermedi yalnızlık

fikret kızılok - zaman zaman

radiohead - ok computer
0
dylancash
(28.03.19)
nick drake - five leaves left
genelde dinleyecek bir şey bulamadığım olmuyor. eğer bulamadıysam kesin çok mutsuzumdur, bu albümü dinlerim.
0
QweAsdZxc
(28.03.19)
çocukluğumdan beri müzikle uğraşıyorum, koloratür sopranoyum. son 2 senedir kendi bestelerimi yapıyorum ve onları tanıtmak için uğraşıyorum.

eğer beğenirseniz belki ekleyebilirsiniz. bu bana gerçekten çok destek olur ama daha önemlisi beğenilmiş ve benimsenmiş olmanı beni mutlu eder.

TÜR: ALTERNATİF/CAZ ve ALTERNATİF/INDIE POP

Arin -(git: youtu.be)
Uzak - (git: youtu.be)
0
mirror of erised
(23.07.19)
The weekend starboy. Best eleman. Kazandığını müziğin alt yapısına da yatırıyor bence bu sayede hale çok iyi
0
hasmetizm 2046
(03.05.23)
Valla genelde whoracle ancak su siralar projector.
0
j r r tolkien hayrani
(03.05.23)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.