Giriş
(26)

Kiz cocuk ismi

goklerdengelenkarar
Arkadaslar selam. Ilk kizima benim icin ozel olan bir ismi koydum. Ismi Gülce. Esinlendigim siir olsun, esimle aramizdaki bu isimle alakali bag olsun, bu isim kizimiza cok guzel oldu. Simdi kiz cocuk delisi bir kiz babasi olarqk bir kizim daha olacak. Ona da boyle siirle, sarkiyla bir sekilde onu mu
Arkadaslar selam.

Ilk kizima benim icin ozel olan bir ismi koydum. Ismi Gülce. Esinlendigim siir olsun, esimle aramizdaki bu isimle alakali bag olsun, bu isim kizimiza cok guzel oldu.

Simdi kiz cocuk delisi bir kiz babasi olarqk bir kizim daha olacak. Ona da boyle siirle, sarkiyla bir sekilde onu mutlu edecek, kendimizce ozel olacagini disundugimiz bir isim ariyoruz. Ilk kizimiza ozen gostermis, bu kizimizin ismini onemsememisiz gibi olmasin. Bu sefer bulamadim. Benim gonlumden Leyla geciyordu ama esim cok istemedi. Ilk kizimizinki kadar nadir olsun istiyor.

Sizce Leyla guzel bir isim degil mi? Baska isim onerileriniz nedir?

Batici biri olarak bati degil de dogu esintili isim ariyorum. Arap haric.
0
goklerdengelenkarar
(01.06.21)
neva
0
turbo sadık
(01.06.21)
Leyla da farah da guzel

eli$eva :)bkz.shtisel ben de dizide bunu duymustum
elisa gibi bi seye donusebilir. yahudi ismi

inana, maya, lena, lina bu da arap arkadaslardan begendiklerim
rozerin de guzel kurtce olarak
0
ala09
(01.06.21)
Leyla cok guzel bir isim bence.
0
kuehles blondes
(01.06.21)
Valla Leyla çok da güzel bir isim değil bence de. O yüzden eşin begenmemekte haklı. İsim önerim de yağmur olur.
0
j r r tolkien hayrani
(01.06.21)
leyla güzel isim ama şiirle bağlantılı, nadir isim aradığınız için lavinya veya destina’yı da düşünün derim.
0
miranda
(01.06.21)
nadir isim ile basladiysan oyle gitmek lazim, bence hanim hakli.
Leyla guzel isim ama uymuyor gibi..

Isim vermeyi unuttum, "yazgülü".."ü" paterni devam ediyor ve nadir.
0
cooperr
(01.06.21)
Leyla iyi
0
prole
(01.06.21)
Kiziniz bir gun buyuyecek ve verdiginiz isim onda omur boyu kalacak. Anne ve babalar bunu hic dusunmuyor. Leyla guzel bir isim degil. Aslinda Gulce de degil, uzgunum. Isimler kisinin sosyoekonomik durumunu anlatir. Hatta ailesinin muhafazakarlik seviyesini. O nedenle 15 yasinda gelince de, 60 yasina gelince de insanlarin onun hakkinda ilk goruste iyi seyler dusununecegi isimler secin. Durustce yanit vermek istedim.
0
howfaristhesky
(01.06.21)
Leyla bence de iyi. Klasik bir isim. Nadir olan isim koyma telasindakiler aslinda tam tersine moda isimlere yoneliyor ki bu da acayip bir celiski.
0
hot potato
(01.06.21)
soruyu okur okumaz aklımda tek bir isim canlandı: nazende.

benim kendi kızıma koyacağım bir isim değil, fakat sizin anlattığınız kriterlere göre zihnimde canlanan bu oldu.
0
kibritsuyu
(01.06.21)
leyla bence de güzel isim ama bu çok göreceli bi şey ve eşiniz istemediyse bir anlamı kalmıyor :)
kardeşlerin uyumlu isimleri olmasını itici bulmuyorsanız aklıma gökçe geldi.
0
asisamus
(01.06.21)
isimle sosyoekonomik durumun alakası yok. ismi dolduran kişinin kendisidir. o zaman koç holding çocuklarına niye ömer, ali, mustafa gibi isimler koymuş?

gülce güzel isim ama leyla güzel değil bana göre.

beril, beren, suna, nevbahar, hanzade olabilir.
0
xrated
(01.06.21)
Son derece klasik bakisli ve antin kuntin isimlere sicak bakmasam da Onereyim

Simla

Bir dag adi birazda mistik bir tarZi var

He bana kalsa ayse koyarim ben
0
exlibris
(01.06.21)
güzel mi değil mi bilmiyorum da okuduğum kitapta geçiyor şu an. doğu esintili deyince yazayım dedim, belki siz beğenirsiniz: arha (arya'nın doğu muadili gibi geldi bana)

bir de, ilya.
0
levybroo
(01.06.21)
Gülce çok güzel bir isim aslında yanına türkçe olarak duru, derin çok hoş olur. Arap hariç demişsiniz ama nehir ve şiir geldi aklıma.
Birkaç isim daha yazmak istedim:rüya, öykü, gökçe, nil, defne, ekin, bilge
0
oyokbuyoknevar
(01.06.21)
Leyla demeye gelmiştim :)
0
bigbadabum
(01.06.21)
Leyla çok güzel ama kendi önerilerimi de diyeyim.

Nadide
Güzide
Gülru
Aysel
Jale
Jülide

Sağlıkla büyüsün bebeğiniz
0
Hallegadola
(01.06.21)
duyurunuzun sonunu okumadan aklıma Leyla gelmişti. bence Leylanın yaşı yok 5 yaşındakine 50 yaşındakine gidiyor. Gülce ismi de sizin sandığınız kadar nadir değil aslına bakarsanız :) Gülce'ye de uygun olarak duyup beğendiğim , çevrede çok da duymadığım tatlış mı tatlış öğrencimizin de ismi olan Gülfem'i öneriyorum size ben. sağlıkla kucağınıza alın inşallah.
0
dedim ben sana
(01.06.21)
hanzade :)
0
hooiken
(01.06.21)
bana bi hande cagristi sanirim hanzade onerilerinin coklugu sebebiyle. anlami da guzel gülce ile de uyumlu, ablasi gül-ce kendisi gülücük :)
0
in vino veritas
(01.06.21)
(bkz: yosma )

osmanlı döneminde güzel kadınlar için kullanılırmış.
0
yenibenyeniden
(01.06.21)
inci.

kısa ve net.

az ve öz.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(01.06.21)
adın kulağımda bir sır Burçe…
beklemediğim bir an beklemediğim bir şekilde çıkageldin
gülüşlerin âh sarıyor her yanımı gidemiyorum istesemde...
........

Burçe güzel isim, bence değerlendir.
0
krtkartal
(01.06.21)
Şiir olsun ismi. Olmaz mı? Benim kızım olsaydı ismi Şiir olacaktı. Ayrıca Müjgan da çok güzel bence. Hem de şiirde geçiyor.

Leyla ismini çok severim ancak bu ara nedense fazla popüler oldu.
0
suicides underground
(02.06.21)
Attilâ İlhan'ın pek sevdiğim Belma Sebil şiiri aklıma geldi okuyunca. Belma olabilir. Ferda belki...
0
Mossy
(02.06.21)
Duyuruyu dun okumustum. Gece ruyama girdi :)) ruyamda Misra koyuyordunuz kizin ismini :)

@in vino veritas +1 hande guzel isim, anlami da cok hos.
0
invictae
(02.06.21)
(3)

Yüksek lisans guruları

tuborg yesili
Yüksek lisans için referans mektubu istedim hocamdan. Bilgilerini gönder demiş, yurtdışında bir okula başvuruyorum o okulun bilgisi bölümü, kendimle ilgili bilgiler( hangi yıl hangi bölümden mezun oldum vs) başka atladığım bişey var mı ?Teşekkür ederim.
Yüksek lisans için referans mektubu istedim hocamdan. Bilgilerini gönder demiş, yurtdışında bir okula başvuruyorum o okulun bilgisi bölümü, kendimle ilgili bilgiler( hangi yıl hangi bölümden mezun oldum vs) başka atladığım bişey var mı ?

Teşekkür ederim.
0
tuborg yesili
(30.05.21)
seninle ilgili bilgiler icin cv+transcript yeter ve tabii su an uzerinde calistigin bi proje varsa onun kisa ozeti. referans gonderilecek kisi bi kurumsa kurumsal adres, telefon vs vardir zaten basvuru kosullarinin yazdigi yerde ya da online olarak submit ediliyor bu tur referans mektuplari.
0
e mice
(30.05.21)
Hocadan aldığınız ders(leri) ve ders kapsamında yaptığınız ödev/projeleri yazabilirsiniz hatırlatma amaçlı.
0
gmzo
(30.05.21)
bilgilerini gonder demisse cv ve transkript yollama. Onlari okuyup bilgilerini oradan cikarmak istemez. Ne yazilmasini istiyorsan onlari maile yaz direkt. Not ortalaman, mezuniyet, o hocadan hangi dersi aldin, akademik ilgi alanlarin (basvurdugun yuksek lisansa baglanacak sekilde) vs
0
hot potato
(30.05.21)
(3)

ielts tüyolar

sir gawain
haftasonu ielts'e giriyorum (general). birkaç yerden okudum ama burada da sorayım, var mıdır paylaşacağınız önemli tüyolar? çok detay ve küçük şeyler de olabilir, her türlü tüyoya açığım.
haftasonu ielts'e giriyorum (general). birkaç yerden okudum ama burada da sorayım, var mıdır paylaşacağınız önemli tüyolar? çok detay ve küçük şeyler de olabilir, her türlü tüyoya açığım.
0
sir gawain
(27.05.21)
uzun zaman oldu ben gireli ama listening sinavinda nerede oturdugun baya onemliydi, duyamiyorsan en bastan soyle. writing de sevdigim bir konu cikti sacma uzun yazmistim ve bitirdikten sonra sadece 1 sayfasini geri okuyabildim. zaman kontrolu onemli
0
try again fail again fail better
(27.05.21)
computer based giriyorsan konum değil kulaklık ayarın önemli :D onun ses ayarını yaparsın.

yine bilgisayarlı olanda reading'de highlight'ı iyi kullanırsan soruları da hızlı cevaplarsın sonra dönüp kontrol ederken de hızlı olursun. Çoğu şey anahtar kelimeler üzerinden dönüyor çünkü.

Listening'de kelime sayısına dikkat et. Max. 2 words veya 3 words vs. yazar.

Writing'de fikir üretmek kadar şekil de önemli(ymiş). (firstly, secondly vs., cümle bağlama şeyleri) Terim kullanmak çok önemli. Konuya spesifik şeyler yazabilirsen süper.

Ben listening ve readingi fulledim baya 9 aldım, writing'e hiç çalışmadan girdiğim için 6.5 o, o yüzden birkaç haftaya tekrar gireceğim valla. Konu da önemli tabii o biraz şans. Mesela bana "doğum oranları düşüyor ve bazıları bunun toplumu olumsuz etkileyeceğini düşünüyor" gibi bişey çıkmıştı.

başarılar.
0
nhk ni youkosu
(27.05.21)
speaking'de sureyi doldurana kadar konusmaya devam etmelisin. ben bunun cevabini verdim diyip susma. 1 dakika verdilerse o bir dakika boyunca detaylandirmaya devam.

benim zamanimda boyleydi en azindan.
0
hot potato
(27.05.21)
(3)

Çalışanlara yönelik yüksek lisans

pasaklıpepee
selamlar bildiğiniz İstanbul dısında yasayan ve calısanlar için program hazırlayan okullar var mı? Çok arastırdım ama gördüğüm sadece Koc'ta modüler MBA var ayda 1 kez cuma-cumartesi ve pazar. bunun dısında uzaktan/online eğitimle ya da haftasonu derslerle devam eden programlar var mı? tesekkürler
selamlar

bildiğiniz İstanbul dısında yasayan ve calısanlar için program hazırlayan okullar var mı?

Çok arastırdım ama gördüğüm sadece Koc'ta modüler MBA var ayda 1 kez cuma-cumartesi ve pazar.

bunun dısında uzaktan/online eğitimle ya da haftasonu derslerle devam eden programlar var mı?

tesekkürler
0
pasaklıpepee
(26.05.21)
yurtdışında çok var online mba. 5k-6k euro civarı
0
duyurukullanıcısı
(26.05.21)
Calisanlar icinden kastiniz ikinci ogretim degil mi? Mesela (3) isaretlenmis bir ton program var surada:
www.metu.edu.tr

hangi alanda yuksek lisans yapmayi planladiginizi soylerseniz daha spesifik oneri yapan cikabilir.
0
hot potato
(26.05.21)
Ieu'de var, online mba. Dersler aksamlari oluyor, bilmiyorum sizin icin uygun mu saatleri.
0
logisticsmanager
(26.05.21)
(3)

pasaport icin fotograf

nefertarii
biyometrik fotografta korkunc cikiyorum... bunu cektirirken tipimizin en azindan gercek hayattakine yakin cikmasi icin ne yapilabilir?bir de pasaport basvurusu icin en gec ne zaman cekilmis olmali (bende gecen sene ocak ayina ait olan fotograf var)... tesekkurler.
biyometrik fotografta korkunc cikiyorum... bunu cektirirken tipimizin en azindan gercek hayattakine yakin cikmasi icin ne yapilabilir?

bir de pasaport basvurusu icin en gec ne zaman cekilmis olmali (bende gecen sene ocak ayina ait olan fotograf var)...

tesekkurler.
0
nefertarii
(25.05.21)
1. yapabilecegin bir sey yok.

2. www.nvi.gov.tr
"...en son halini göstermesi bakımından son 6 (altı) ay içinde çekilmiş olmalıdır."
0
hot potato
(25.05.21)
Ben de korkunç çıkıyorum. Son biyometrik çekildiğimde kazağı ters giymişim, fotoğrafçı da ps'den saçımı peruğa çevirmiş adeta. Çözümü fotojenik olmak :(

Fotolar son 6 ay içinde çekilmiş olmalı diye hatırlıyorum.
0
Başkalaşım
(25.05.21)
Pasaport memuru hariç kimsenin doğru düzgün görmediği bir fotoğraf için biraz fazla endişeleniyor insanlar. Hayatında bir daha görmeyeceğin insan maymun olduğun fotoyu görse ne olur, manken olduğunu görse ne olur.

Biyometrik foto ne kadar geniş açı fotoyla çekilmişse o kadar kötü çıkar. Yapabileceğin en iyi şey çekim salonu geniş olan, bu sayede olabildiğince dar açıyla çekim yapabilecek bir fotocu bulmak. Spesifik olmak gerekirse, 85mm lensle çektirmek istediğini söyleyebilirsin.
0
Jux
(25.05.21)
(3)

yurtdisinda aktarmali ucus

polypropylene
selam arkadaslardaha once hic yurtdisinda aktarmali ucmadim. portodan lizbona ordan istanbula gelecegim. arada 1 saat 20dk var. acaba yetisebilir miyim?nasil oluyor bu isler?
selam arkadaslar
daha once hic yurtdisinda aktarmali ucmadim. portodan lizbona ordan istanbula gelecegim. arada 1 saat 20dk var. acaba yetisebilir miyim?
nasil oluyor bu isler?
0
polypropylene
(25.05.21)
Mutlaka baglantili bilet alin. Boylece bir aksilik olsa bile havayolu bunu telafi etmek zorunda olur. Ayri ayri alirsaniz tum sorumlu siz olursunuz.

Bana biraz riskli gibi geldi ichat ucusundan nonschengen dis hatlar ucusuna 80 dk
0
kuehles blondes
(25.05.21)
1 saat 20 dakika cok az ve kacirma riskin var. ucagin biraz gec kalkip gec inmesi veya yolculari bosaltmak icin sirasini beklemesi vs vs gecikmeye sebep olabilecek cok degisken var. havaalininda gecmen gereken kontoller olabilir, buyuk bir hava alaniysa bir yerden bir yereden bir yere gitmek uzun surebilir falan filan.

en az iki bucuk saat falan olsun arasinda.
0
hot potato
(25.05.21)
lizbon havalimani cok buyuk yarim saat icinde yurursun zaten
0
tahtakafa
(25.05.21)
(12)

yüz için güneş kremi

aweamadeus
hangi marka önerirsiniz?
hangi marka önerirsiniz?
0
aweamadeus
(25.05.21)
merhaba,

avene
0
hooiken
(25.05.21)
Sosyal eczaci nin bu konuyla ilgili ayrintili postlari var instagramda.
0
kuehles blondes
(25.05.21)
Yağlı cilt için

uriage, la roche, babe
0
jazzabel
(25.05.21)
benim cilt tipim normal ne yağlı ne çok kuru, solante kullanıyorum. fazla yoğun ve yağlı bir yapısı var aslında o biraz rahatsız ediyor ama istedğim korumayı bu sağladı sadece şimdiye kadar. İlk kullandığım 1 ay içinde bile yüzümde renk eşitsizliğini epey azaltmıştı. hem cildi beyazlatıyor hem de yeni leke oluşumu, bronzlaşma vb şeyleri çok iyi engelliyor.

onun dışında biodermadan da memnundum o daha hafif bir yapıda.
0
Mossy
(25.05.21)
Luminis SPF50+
0
stewie
(25.05.21)
avene
0
ala09
(25.05.21)
cildiniz yagli degilse ve gunes lekelerine meyilliyse solante pigmenta.

yagli cilt ise la roche posay anthelios xl

ikisi de bereketli urunlerdir.

maddi acidan sorununuz yoksa ve yagli/hassas sorunlu bir cildiniz varsa dermalogica invisible defense veya prisma protect
0
nefertarii
(25.05.21)
Sosyaleczaci veya eczabakim instagram hesaplarından cilt tipinize göre önerilere bakabilirsiniz.
0
curukturpkokusu
(25.05.21)
yağlı ve lekeli bir cildim var bu yüzden leke oluşumuna engel olan ve hiç cildimi yağlandırmayan bir marka arıyordum. eczacı ducrayi önerdi çok memnunum epeydir kullanıyorum baya bereketli f/p oranı çok iyi bence.
daha önce la roche vs kullandım ama ducray'den daha çok memnun kaldım

edit. bereket derken kıvam demek istedim aslında. mesela la roche aşırı cıvık su gibi. çok ince kıvamlılarda daha fazla sürülürken ducray kıvamı bence ne çok ince ne çok sert o yüzden daha fazla sürme ihtiyacı hissetmiyorsunuz.
0
windymimas
(25.05.21)
hmmm bereketli falan diyenler yeterince gunes kremi kullanmiyor olabilir. zira o spf olcutu belli bir miktar (yani mililitre) urun kullanimi uzerinden hesaplaniyor. ayni buyuklukteki tum siselerin ayni sayida kullanim vermesi lazim.
0
hot potato
(25.05.21)
Kendimden ornek vereyim. Karma cildim var. Yazin biraz daha yagliya donuk. Bugun eczaci ile gorustum, eger ozel bir probleminiz yoksa (asiri lekelenme ve tedavi edici ozellikli urun ihtiyaci yoksa) bioderma, la roche posey ve avene olabilir, hepsi benzer ayardadir dedi.
Solente mesela benim cildim icin cok yagli bir urun. Yazin yaglanma olayim daha cok oldugu icin bioderma mineral koruyucu uygun ama kisin kurutur dedi. Normalde de bioderma photoderm lekeli cilt icin olani kullaniyorum ama yazin biraz agirlik yapiyor.

Dermokozmetik satan bir eczaneye gidip sorun bence. Cogu oldukca yardimci. Fiyatlar pahali bu nedenle bir bilene sormak lazim diye dusunuyorum.
0
65 derece
(25.05.21)
Yağlı ciltler için hamilton Every day face, missha apieu zinc oxide, missha pure block. Missha zinc olan hafif beyazlık bırakıyor ve kokuyor ilk başlarda biraz rahatsız olmuştum fakat koruması güçlü gibi geldi bana
0
rapisa
(26.05.21)
(18)

Kahve Hakkındaki Düşünceleriniz

bay b
"kahve olmadan asla güne başlayamam""kahvesiz bir hayat dusunemiyorum""bugun artik kacinci kahve hatirlamiyorum"seklinde cumleleri artik o kadar sik duyuyoruz ki ben artik kahave konusunun fazla abartildigini dusunuyor ve sebebini anlamiyorum. sonucta icinde kafein var bu kafein faydasi oldugu kadar
"kahve olmadan asla güne başlayamam"
"kahvesiz bir hayat dusunemiyorum"
"bugun artik kacinci kahve hatirlamiyorum"

seklinde cumleleri artik o kadar sik duyuyoruz ki ben artik kahave konusunun fazla abartildigini dusunuyor ve sebebini anlamiyorum. sonucta icinde kafein var bu kafein faydasi oldugu kadar zarari da olan bir madde, insanlarin bu asiri kahve meraki ve yuceltmesi hakkinda ne dusunuyorsunuz? Ayrica sizce bu bir bagimlilik mi?

ben bir sure kafein almayacagim diye basladim ve devami da geldikce geldi, komple birakmadim tabi ki ama yarin icsem bile bundan sonra her sabah icer miyim, evde yapar miyim bilmiyorum;iceceksem de disarda guzel yapilmis bir espresso falan icip keyfine varmak icin icerim gibi geliyor. boyle dusunme sebebim de uzun zaman icmiyor olmam degil, gunde 3 fincan kahve icerken de benzer dusunuyordum onu da ekleyim.

fikirlerinizi merak ediyorum, tesekkurler.
0
bay b
(24.05.21)
hayatımda gerektiği kadar içiyorum. önemli işim vardır ve bir miktar daha ayakta kalmak için içerim. spordan önce ve if yaptığım dönemlerde kullandım. bazen de demleme teknikleri farklı olan kahveleri denemek için içtim. saydığınız düşüncelerdeki gibi hayatımda aman aman bir yeri yok sadece ihtiyaçlar dahilinde...

wilson wilson'ın sözü ile kapatalım,

"kafein'i fbi buldu"
0
evimin paspasi
(24.05.21)
Abartıyolar. Bağımlısı olmuşlar. "Bana bi' americano, latte içiyorum" demek bazılarımıza havalı geliyor. Çavdarlı ekmeksiz olmuyor demek pek havalı değil. Gibi gibi.
0
Amory Lorch
(24.05.21)
kafein bağımlılık yapıcı bir madde sonuçta, insanların alıştıktan sonra deli gibi istemesi çok normal. ayılayım diye bir gün içince geri kalan günler mutlaka canım istiyor yine, içmeyince de kendimi kötü hissediyorum ayılamıyorum. günde 1-2 bardak içince bile akşam çarpıntı, sinir, mide yanması ve uykusuzluk yapıyor bende. o yüzden neredeyse tamamen bıraktım kahveyi.
0
roket adam
(24.05.21)
1-2 ay çay dışında kafeinden uzak kalınca ne olduğunu daha iyi anladım. Özellikle ilk 1 hafta yoğun bir biçimde yoksunluk çektim ve ayılmakta çok zorlandım.(O ara çayı da çok azalttım zaten) Bizde kahve kültürü biraz da alkolün ayıplanmasından dolayı bu kadar popüler oldu bence. Dışarıda içecek bir şey bulamayınca kahveye sarıyor herkes.

Keyfine varmak dışında içmenin anlamsız olduğunu düşünmeye başlayanlardanım. Havalı yanı yok ama dışarıda bir yerde oturduğunuzda alternatifi çok az. Ve bunlar dışındaki mekanların çoğu alkollü ya da nargile tarzı. Alkollü mekanlarda alkol dışında pek bir şey olmaması gibi bunlarda da kahve harici bir şey yok. Bazen de mecbur kalıyor insanlar.

Biraz beyaz yaka abartması olan sıradan bir içecek işte. Ve gereksiz pahalı dışarıda.

Spor yapılacaksa içilir ama. Onu ayrı tutuyorum.
0
westblack
(24.05.21)
Ben kahve içmeye çok geç yaşta başladım önce nescafe sonra yavaş yavaş orta türk kahvesi, az şekerli türk kahvesi, sade türk kahvesi sonra sütlü filtre kahveye geldi sonra da sade filtre kahveye.

Hazır içecek de yok denecek kadar azdır hayatımda (kola asla içmem, fanta nadiren, meyve suyu nadiren)

Çayı da aynı şekilde çok geç yaşta içmeye başladım ve dışarıda çok nadir çay içerim dışarıda yapılan çayları beğenmediğim için hep kahve içmeye başladım.

Sevdikçe sürekli dışarıdan almak yerine paket alıp kendim demlemeye başladım.
Evde boş kaldıkça da ya çay ya kahve içiyorsun ya da iş yerinde su bir yere kadar idare ediyor.

Geçenlerde yine burada biri sormuştu ne kadar kahve tüketiyorsunuz diye o zaman ortalama bi hesap yapmıştım şu an yine grama vuramayacağım ama 800 ml french pressle günde 3 bazen 4 kez kahve demlediğim oluyor.

Ve bunu uzun süre tekrarladığında vücut bir yerden sonra arıyor.

Gribal hastalıklarda kahve içmem mesela tam olarak iyileşene kadar ara veririm. Geçenlerde grip olduğum süre boyunca içmedim, grip geçti ama halsizlik ve baş dönmesi kaldı birkaç gün daha yanımda çalışan arkadaşım "sen çok kahve içiyordun ya uzun zaman oldu bence ondan böyle oldun" deyince ufak bi tırstım.
Kahve içtikten sonra da düzelince iyice tribe girdim.
Azaltmaya çalışıyorum.

Yüceltmeye gelince de alt tarafı kahve yani bunu ne kadar yüceltebilirsin ki diyorum, işin şovunu yapanlar vardır mutlaka duyuyorum böyle şeyler komik de olur ama ben denk gelmedim hiç.
0
mutekebbir
(24.05.21)
şimdi inanmayacaksınız ama konuyu kapitalizme bağlayacağım sdkfgl

kafein bağımlılığı da sigara bağımlılığı gibi bir bağımlılık. örnek cümlelerinizdeki kahve kelimesini sigarayla değiştirince hiçbir şekilde sırıtmıyor değil mi? peki neden biraz uyku açma, belki de çok hafif odaklanmadan başka pek de olumlu yanı olmayan şeye böylesine bağımlı bir güruh var?

bu güruha ben de dahilim şu an, tek sebebi ise kapitalizm. 6 ay önce çalışmaya başlamadan önce yılda 10 bardak kahve içmeyen bir insan olarak şu an günde en az 2 bardak kahve içiyorum. gerçekten içmeden kafam açılmıyor ve o ayıklık insanı tam vurmadan işin başına oturamıyorum. işin başına oturamazsam da para kazanamayacağım için mecburum gibi bir şey. ha hala nescafe, türk kahvesi ve white chocolate mochadan başka bir şey içmiyorum o ayrı mesele.

bu kadar insanın basit işlevleri yerine getirmek için ihtiyaç duyduğu bir şey de kendi kültürünü oluşturuyor elbette. yine sigara meselesine dönecek olursak ilk gençlikte yapılan abi şu sigara iyi bu sigara kötü veya sabah kalkar kalkmaz bir tane yakarım muhabbetinden farklı gelmiyor bana.
0
amugochi
(24.05.21)
Her gün 10 fincan kahve içerim, bir bağımlılığını görmedim.
0
himmet dayi
(24.05.21)
Kafeini sürekli fazla miktarda tüketen insanlarda, kafein yokluğunda fiziksel bağımlılık belirtileri ortaya çıkıyor. Baya madde bağımlılığı gibi. Ama sigaranın aksine kahve bağımlısı olmak çok popi çok cool. Sigara gibi zararlı da değil zaten, ciddi zarar vermesi için insanlık dışı miktarlarda tüketmek gerekiyor.

Ben çok net bağımlıyım diye düşünüyorum mesela, en son ne zaman hiç kahve içmediğim bir gün olduğunu hatırlamıyorum. Bazen yoğunluktan ya da dalgınlıktan günün büyük kısmını kahve içmeden geçirirsem migren atağı gibi baş ağrısı başlıyor ki kahve içince azalsa da hemen geçmiyor. Ama günde 6-7 koca kupadan 1-2 küçük kupaya kadar azalttım.

Bir de daha iyisini içtikçe geri dönmesi zor bir şey kahve. Filtre kahve içmeye başlayınca Nescafe nasıl berbat geliyorsa "taze kavrulmuş çekirdek öğütüp hazırlanan americano"dan sonra Starbucks'ın filtre kahvesi meh, bayat market kahveleri de BİM'in nescafesi gibi geliyor. Tam olarak doğru sıcaklıkta değil de 1 derece yüksek/düşük sıcaklıkta demlenirse kahvenin tadının bozulduğunu düşünen insan tanıyorum, manyak. Bana da kahve konusunda manyak diyenler vardır tabii, normal. Bazıları abartıyor, bazıları popüler dye sevmese de kahve içip poz veriyor falan ama hepsi normal. Çok konuştum.
0
kobuzchu kiz
(24.05.21)
Valla ben kahveye tamamen pragmatist yaklaşıyorum.

Kahveyi sevmiyorum ama kokusu ve french press yapım süreci güzel. Oturup mükemmel kahve tadını yakalamak için ya da damak tadıma uyan kahveyi bulmak için buna mesai harcamaya üşeniyorum, istemiyorum. Vakit kaybı buluyorum. Bu uğurda harcanan efor ve alınan sonuç arasındaki korelasyon beni tatmin etmiyor. Hepi topu 5 dkda soğuyan içilen bir şey.

Kahveyi uyanık kalmak için tüketiyorum. Ya da arkadaşlarla sohbet muhabbet için. En en çok tukettigim zamanlarda bile günde 1 taneyi geçmiyor. Eyyorlamam bu kadar.
0
Amaranta ursula
(24.05.21)
günde 1 lt kahve içiyordum. geçen hafta ailemin yanında gittim. bir hafta hiç içmedim. herhangi bir etkisini görmedim.

ayılmaya etkisi oluyor mu, çok emin değilim. içmediğimde de aynıyım. sabah kahvaltı yapmıyorum, bunun yerine sütlü kahve içiyorum.

türk kahvesini sevmem. arkadaşıma gittiğimde, misafirliğe gittiğimde, iş yerinde verildiğinde herkesle beraberken istemem demem ama içmem kahveyi. elime alıp içiyormuş gibi götürüp lavaboya dökerim. bu da itiraf gibi olsun. normative conformity, deniyor sanırım buna.
0
stewie
(24.05.21)
Bütün cevapları okuyamadım fakat bana göre de kahve orta sınıfın sosyal statü sembolü oldu, eskiden bir çay edebiyatı vardı şimdi de kahvenin farklı bir alıcısı var, ne yapıyorsun denildiğinde boş boş oturuyorum demek yerine kahve içiyorum cevabı daha havalı
0
freebird5406_2
(24.05.21)
"kahve olmadan asla güne başlayamam" vb. sözler bu akım çok abartıldı. 2. nesil 3. nesil bunlar pazarlama stratejileri. ben de kahve seviyorum ama içmezsem ölmem. her şeyi abartmayı seviyoruz.
0
mikahakkinen
(24.05.21)
Valla ben de çok tüketiyorum ancak benim sanırım kahve konusunda çok bir damak tadım yok. Mesela @kobuzchu nun dediği gibi çoğu kişi "filtre kahve sonrası nescafe çok kötü gelir" diyor ancak bende pek bir farkı oluşmadı. Farklı farklı kahve makineleri ile içtim, french press ile içtim ancak sonra Nescafe içmeye başladığımda "bu ne lan böyle" demedim. Kimbilir belki de en son kolonya içmeye çalışan alkol bağımlıları gibi ben de bu şekil kahve bağımlısı olmuşumdur da haberim yoktur :D

Bunun dışında sürekli bir kahve edebiyatı yüzünden de sana hak veriyorum. Devamlı bir "elimde kahve kitap okuyorum', "kahve varsa hayat vardır", "güne kahvesiz başlayamam" şeklinde cümlelere hatta daha da kötüsü fotolara denk geliyoruz. Bu yüzden bazi insanlar da özenti bence. Yani amaç kahve değil amaç kahve ile popüler olmak bazı kişiler için. Kahve nasıl popüler olma aracı olabilir dersen de işte o da popüler kültür.
0
j r r tolkien hayrani
(24.05.21)
Kahve bence de saraptan sonra, en derinlikli icecek. Saraba ilgim var, kahve de cok ilgi cekici geliyor, hakkinda ogrenecek cok sey var.

Evde biraz ekipmanim var, farkli ulkelerden ve farkli aracilardan alim yapiyorum. Kophenhag´dan, coffee collective´den bir paket bulursam, bir arkadasimi da cagirip farkli farkli demleme yaparim, ayrica sosyallesme araci. Disarida icmek zaten oyle...

Hic kahve icmeden yasayabilir miyim? Tabii ki yasarim. Hedonistik konular... Kahve olmazsa surada dusup bayilmam.

Kacinci kahvem oldugunu da bilirim, ictigim kahvenin kaynagini da bilirim. Kahve lüks tüketim, zorunlu degil. Bu kadar sorgusuzca tüketilmesine, kilosuna 3-5 Euro verip iscilerin, ozellikle de cocuk iscilerin köle gibi calistirilmasinin da hic umursamamasina sasiriyorum.
0
buf-e kür
(24.05.21)
söylemeye geldiğim şeyi @freebird5406_2 söylemiş. +1.
0
filteria
(24.05.21)
3,5 sene önce nescafe vs. türevlerini içmeyi bıraktım. zincir kahvecilerdeki kahveleri de oldum olası sevmezdim, sadece içmek zorunda olduğum için içerdim bazen içtikten sonra kustuğum oluyordu :( nescafe vs. de midemi bulandırmaya başladığı için bıraktım. filtre kahve birkaç defa denedim pek damak tadıma uygun değil. türk kahvesini senede on kere ya içiyordur ya içmiyorumdur.

bol bol su tüketiyorum, en kötü 2 günde bir soda içiyorum. her gün çay içiyorum. bunlar karşılıyor sanırım sıvı ihtiyacımı, kahveye ya da başka bir şeye ihtiyaç duymuyorum.

yani bilmiyorum gerçekten ayıltıyor mu insanı yoksa plasebo etkisi mi yaratıyor diğer birçok şey gibi, bilmiyorum. ama gerçekten kahve içmeden ders başına oturamayacağını söyleyen arkadaşlarım çoktu. belki ders çalışma alışkanlığını sürdürebilmek için kahve yapıyorlardı kendine bir ön hazırlık gibi.
0
black holes in the sky
(24.05.21)
Lezzetli kahve çok az.
Çoğumuz çöp içip kahve zannediyoruz
0
photo85
(25.05.21)
bana hicbir sekilde uyandirici veya daha dinc hissettirici etkisi yok. gunde bir-iki tane icerdim ama subattan beri hic icmedim, en ufak bir farki da olmadi.
0
hot potato
(25.05.21)
(4)

Gündelik hayatta güneş kremi

charlotte blanc
Güneş kremini her gün kullanın diyorlar. Şimdi ben çalışan bir erkeğim. Sabah dıştan sonra yüzüme bunu sürüp bütün gün gezebilir miyim yoksa yanımda mı taşıyayım ? Sadece yüz için mi yoksa kollar fln boyun her yer için mi kullanmalıyım
Güneş kremini her gün kullanın diyorlar. Şimdi ben çalışan bir erkeğim. Sabah dıştan sonra yüzüme bunu sürüp bütün gün gezebilir miyim yoksa yanımda mı taşıyayım ? Sadece yüz için mi yoksa kollar fln boyun her yer için mi kullanmalıyım
0
charlotte blanc
(23.05.21)
Bütün gün yetmez, yanınızda taşıyıp arada tekrar sürseniz iyi olur. Kapalı ortamda çalışıyorsanız mesela öğlen dışarı çıkacaksanız tekrarlarsınız. Açık havada çalışıyorsanız iki saatte bir.

Ben yaz kış her gün yüzüme 50 spf sürüyorum, evin karşısındaki markete gideceksem bile yüzüme mutlaka sürüyorum. Bu mevsimden başlayarak eylüle kadar falan da özellikle dışarıda çok vakit geçireceksem güneşe maruz kalacak her yerime (sandalet giyince ayaklarımın üstü dahil) (hayır manyak değilim) 30-50 spf güneş kremi sürüyorum. Dışarıda çok vakit geçiriyorsanız kollara falan sürün zaten, amele yanığı hoş değil.
0
kobuzchu kiz
(23.05.21)
2 saatte bir yenilemek gerekir diyorlar.

bazıları gözaltlarına sürülemiyor.
0
ShadowOfMoon
(23.05.21)
gunes kremiyle ilgili en buyuk sikinti kremlerin cogu cok agir, yagli veya kalin beyaz bir iz birakiyor (formulune gore), dolayisiyla insanin tekrar tekrar suresi gelmiyor.

her gun surmekten + gun icinde tekrar surmekten erinmeyeceginiz bir krem bulmak esas is, bu da deneme yanilma gerektiriyor.
0
hot potato
(23.05.21)
missha markasının kremleri oldukça hafif ve beyaz iz bırakmıyor. onlayn alabilirsiniz
0
photo85
(23.05.21)
(2)

Belçika - Brüksel'de yaşam

Northern Mariner
Selamlar,Brugge'de birkaç defa turistik olarak bulundum ancak bir iş olanağı nedeniyle Brüksel'i araştırıyorum. İş şu anki rakip firmamda ve Assistant Manager pozisyonu, yani mevcut pozisyonumun bir tık üzeri.Sorum şu, İstanbul'da halihazırda euro maaş ve araba,sigorta gibi ekstraları olan bir işte
Selamlar,

Brugge'de birkaç defa turistik olarak bulundum ancak bir iş olanağı nedeniyle Brüksel'i araştırıyorum.

İş şu anki rakip firmamda ve Assistant Manager pozisyonu, yani mevcut pozisyonumun bir tık üzeri.

Sorum şu, İstanbul'da halihazırda euro maaş ve araba,sigorta gibi ekstraları olan bir işte home office çalışıyorum. Yeni bir maceraya atılmaya değer mi? Belçika'da yaşam nasıldır?

İşverenim Avrupalı ancak rakip firmaya başvuru yaparsam geri dönülmez bir yola gireceğim gibi :)
0
Northern Mariner
(23.05.21)
Avrupa'da yasamak ozellikle ilginizi ceken bir sey degilse maasin artmasi onemli zira Istanbul'dan cok cok daha pahali olacak.
0
hot potato
(23.05.21)
brükselinde herhangi bir avrupa başkentinden farkı yok. her yer arap dolu istanbul gibi. ama yaşam tarzı rahatlığı daha çekici olabilir. hollandaya fransaya almanyaya yakın olması avantaj.
0
mikahakkinen
(23.05.21)
(5)

Istanbul’da mimarlık vs Ankara’da mimarlık

bez çanta
Ankara’da mimarlığın gidişatını nasıl görüyorsunuz? İstanbul’da çalışıyorum, kargaşa ve fazla çeşitlilik beni çok yordu. Kendimi bildim bileli buradayım. Ankara daha düzenli gelmesi sebebiyle cazip geliyor. İstanbul’da olan fırsatlar orada yok farkındayım yine de düşünmeden edemiyorum şu sıra. 2 sen
Ankara’da mimarlığın gidişatını nasıl görüyorsunuz? İstanbul’da çalışıyorum, kargaşa ve fazla çeşitlilik beni çok yordu. Kendimi bildim bileli buradayım. Ankara daha düzenli gelmesi sebebiyle cazip geliyor. İstanbul’da olan fırsatlar orada yok farkındayım yine de düşünmeden edemiyorum şu sıra.
2 sene mesleki tecrübesi olan, yeni sayılabilecek bir mimarim. Sizler neler düşünüyorsunuz? Tavsiye eder misiniz? Aranızda Ankara’da çalışan mimar varsa gördüğü iyi ve kötü yanlardan bahsedebilirse çok sevinirim.
0
bez çanta
(18.05.21)
istanbul'da fırsat var bence biraz ezber düşünce. yani bu eskiden öyleymiş. şimdi herkes yeni istanbul'unu bulmak zorunda. diğer tüm dünya metropolleri için aynısını düşünüyorum.
0
indifferent
(18.05.21)
*mimarlik sektorunu hic bilmiyorum*

1- Klise de olsa - Ankara'ya gittikten sonra Istanbul'a donus yapman zor olabilir ileride.
2. Iki sene cok az bence, biraz daha pisip sektoru, meslegi falan ogrenirdim sanki ben once (Ankara'da onune kacirilamaz bir firsat cikmadikca)
0
hot potato
(18.05.21)
Mimar bir aileden geliyorum (mimar degilim).

Mimarlik ucuncu dunya ulkelerine gore bir meslek degil kesinlikle, ben olsam ya acilen bambaska bir sektore gecerim, ya da bir ucundan tutup santiyeci falan olmaya calisirim.
0
cooperr
(19.05.21)
valla tum buyuk firmalarin merkezleri ankarada. ozellikle devlet islerine bakanlar. hatta biz ankara merkez ofisli olmayan firmalari pek sallamayiz. ozellikle cankayada olur adresleri mesela. cankaya da nasil bir yerse ofisten santiyeye arabayla yarim saatte gidiyorum yol bos iken. 30 dk suruyor. ve hala cankaya ilcesi sinirlari icindeyim. diyorum ya ankara tuhaf. ben istanbulda yol bossa 24 dk bostancidan yesilkoye gidiyorum.

onemli olan soru su, siz sahada misiniz yoksa masabasinda mi?

biz tum turkiyeye is yapiyoruz. bi ara ankara bize yeter dedik sonra yetmedi sonra tekirdag bize yeter dedik o da yetmedi sonra yeniden tum turkiyeye yayildik.

konuyu dagitmayayim, ankara bana hep zor geldi, istanbul'a alistiysaniz ( dogma buyume istanbulluyum istanbulu da hic sevmem) ve seviyorsaniz ankara sizi kesinlikle acmaz.
ben ankarada 3 proje yaptim. yapiyorum.
etlik sehir hastanesi
ayas 75 yatakli devlet hastanesi
hacettepe beytepe kampusu 750 kisilik ogrenci yurdu( hala devam ediyor)
ayagim cekmiyor giderken. anlamadigim bi duzen var, trafigi bile cok tuhaf. herkes yeni araba surmeyi ogrenmis gibi.

ofisciyseniz idare edersiniz. sahaciysaniz hic yanasmayin derim.
0
turbo sadık
(19.05.21)
Mimarlık dediğiniz çok geniş bir alan. Siz hangi yönde tecrübe edinmek istediğinize karar verdiniz mi? Bir üstteki arkadaşın dediği gibi sahada mı olacaksınız, ofiste mi? Kurumsal bir şirket mi, küçük ölçekli ofis mi? Yarışma ve tasarım odaklı bir ofis mi, uygulama odaklı mi? Yüksek Lisans yapma niyetiniz var mı?

Bence her şeyden önce kariyerinizi nasıl yönlendireceğinize karar vermeniz gerekiyor önce. Sonrasında önünüze çıkacak imkanlara göre İstanbul da olur, Ankara da olur, İzmir de, hatta bir Anadolu kentinde kendi ofisinizi bile açabilirsiniz bir süre piştikten sonra. Önce şehirden ziyade ne yapmak istediğinize karar verin. Yolunuz açık olsun.
0
gmzo
(19.05.21)
(10)

Bir gunde ortalama kac saat telefonda vakit geciriyorsunuz?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(17.05.21)
5dk
0
nahtoderfahrung
(17.05.21)
eskiden 1 dakikayı geçmezdi. son 3-4 yıldır 1 saat filan elimde kalıyordur. instagram facebook kullanmıyor ve oyun oynamıyorum.
0
ayseee
(17.05.21)
Telefonun bunu kaydeden uygulamasindan baktim. Ortalama 6-7 saat.
0
hot potato
(17.05.21)
Şu ana kadar 4 saat 5 dakika.

Chrome 1 saat 54 dk
YouTube 35 dk
MX player 34 dk
Twitter 15 dk
Telegram 9 dk
Messenger 9 dk
0
IncredibleMau
(17.05.21)
3 hafta önce günde ortalama 1.5 saat. son 2 haftada günde ortalama 4.5-5 saat.
0
jelly bear
(17.05.21)
Ortalama bir saat. Biraz daha uğraşırsam bir saatin alına indireceğim.
0
put it in your appropriate place
(17.05.21)
Tuvalete el konsolu ile girmemişsem o kadar. Geri kalan ekran vaktim bilgisayarda geçiyor.
0
hedep
(17.05.21)
Üstteki cevaplardan sonra utanarak 5-6 saat diyeyim
0
epitaf
(17.05.21)
5 olabilir, 6 olabilir, 7... Benim için utanılacak bir şey değil şahsen. Zilyon tane şey öğreniyorum telefon sayesinde. Sıkılınca da eğlendirici bir şeylere bakıyorum.
0
ryhmer
(18.05.21)
bugün (17.05) 5 saat 41 dkymış ama mesela 5 mayısta 11 saat 22 dk diyor, yuh.
kesin telefondan youtube açıp uyuyakalmışımdır ama gerçi o da 1 saat 43 dakikaymış yine 9 saat telefon kullanmışım oha bana..
0
matilda
(18.05.21)
(22)

hangi ab ülkesinde yaşamak isterdiniz?

matilda
aslında bunu kendim için soruyorum da, yani bulgar vatandaşlığı alma durumum var, şimdi değil tabii ki ama 3-5 seneye belki bi ab ülkesinde yaşayabilirim. sizce hangi ülkeyi seçmek gerekir. amacım bolluk bereket içinde yaşamak değil olsa güzel olur ama refah ve huzurlu yaşamak istiyorum. siz hangi a
aslında bunu kendim için soruyorum da, yani bulgar vatandaşlığı alma durumum var, şimdi değil tabii ki ama 3-5 seneye belki bi ab ülkesinde yaşayabilirim.
sizce hangi ülkeyi seçmek gerekir. amacım bolluk bereket içinde yaşamak değil olsa güzel olur ama refah ve huzurlu yaşamak istiyorum.
siz hangi ab ülkesini niye tercih ederdiniz?
0
matilda
(17.05.21)
hollanda.
huzurlu ülke. doğası var. insanı ingilizce biliyor. ırkçılık yok.
0
brakgn
(17.05.21)
Almanya mantikli zira ekonomisi guclu oldugu icin is bulmak daha kolay ve is piyasasi yabanci calisan istihdam etmeye bircok ulkeye gore daha yatkin.
0
hot potato
(17.05.21)
atış serbestse italya. yaşarken gerçek avrupa'da kendimi rahat hissedeceğimi sanmıyorum; buraya yazılacak tüm önemli başkentleri büyük kentleri görmüşümdür denebilir, kendimi en rahat hissettiğim ülkeler italya ve ispanya. öyle medeniyet başkenti ekonomik uçup kaçma beklentilerim yok, zaten güncel türkiye'den her türlü iyi olacağı için bu koşullar, düşünmeme de gerek yok. roma, floransa, milano, madrid ve barcelona'da gül gibi yaşardım.
0
Jux
(17.05.21)
Ben de aynı durumdayım, vatandaşlık başvurusu yaptım bekliyorum. İşler bittiğinde, seneye filan ver elini İtalya :)

Kuzey ülkelerinde (Alp dağlarının kuzeyinde yani) yaşamadım da işte turist gibi gidip gezdim bi kısmını, çok soğuk ve kapalı bir havası var. Genelde hep kışın gittim belki ondan iyice bastı beni ama oralarda yaşanmaz ya.
0
plutongezegendegilmi
(17.05.21)
hollanda'da turistik sehirlerin disina cikarsaniz babalar gibi irkcilik gorursunuz. ancak ben yine de hollanda'da yasamak isterdim.

ingilizce ile isleri yurutme orani cok yuksek, yeri guzel.
amsterdam harikulade bir sehir. ulke kucuk oldugu icin her yer birbirine yakin.
insani gelismislik seviyesi yuksek.
0
antikadimag
(17.05.21)
ingiltere, ab’den cikti tabi artik gecerli degil ama gecerliyken tercihimi ingiltere’den yana yapmıştım.

hollanda’ya da bir tık yakın olsam da ab ülkesi olduğundan zaten ne zaman istersem gidip yaşarım düşüncesiyle en azından birleşik krallık vatandaşlığı da alayım dedim, pişman değilim.

tek sebep bu değil tabii ki, kültür ve dil de büyük etmen + avrupa’da sanırım biraz paris hariç londra gibi bir metropol yok. londra parisi de tokatlar tabi orası ayrı.
0
garavel
(17.05.21)
@garavel. ben de ingiltere'ye gitmeyi çok isterdim. paris görüntüde güzel ama yaşaması nasıldır bilmiyorum ve tek kelime fransızcam yok :)
o yüzden ingilizce konuşmaya karşı olmayan bi ülke olması lazım.
0
🌸matilda
(17.05.21)
Ingilizce diyorsaniz Irlanda
0
hot potato
(17.05.21)
Almanya bildiğim kadarıyla hollanda'ya kıyasla ev fiyatları ve kredi imkanları açısından daha mantıklı. Uzun vadeli bakınca kira ödemek yerine ev almayı bi noktada mutlaka isteyeceksiniz. Şehir merkezinde 2 odalı bir daire almak yerine kırsalda dublex bahçeli bir ev almak daha mantıklı gelecek.

Ev fiyatlarına vs. çok aşina olduğumdan değil de hollanda'da yaşayıp almanya sınırında ev alan akrabalarımdan hareketle söylüyorum. Gideceğiniz ülkenin göbeğine yerleşeceksiniz diye bi kaide yok sonuçta.
0
IncredibleMau
(17.05.21)
Normalde İspanya, İtalya derdim ama Almanya'nın bu ülkelerden bir basamak üstte olduğunu düşünüyorum. Almancayı pek sevmesem de mesleğim gereği (mühendisim) Almanya iyi bir tercih olabilir. Bu nedenle Almanya'yı tercih ederdim.
0
dissendium
(17.05.21)
Calisacaksam; İsviçre.
Calismayip hayati yasayacaksam; güneyde akdenize sahili olan ülkeler. Fransa'nın güneyi, İtalya güneyi olur hep. Ev fiyatlari da metropollere oranla oldukça iyi. Misal yasadigim yerde 300 bin euroya apartman dairesi alirken beziers/fransa sehrinde havuzlu villa alıyorum.

Almanya da derim ama kültür olarak cok alakasizim. Fransa'da yaşadığım yerde kültürel olarak sıkıntı çekmiyorum misal ama Avusturya/Almanya'da yaşayan Fransız arkadaslar var, onlar bile biraz sikinti cekiyor.
0
logisticsmanager
(17.05.21)
Lüksemburg.
Hollanda.
İngiltere.
İsveç
Norveç
0
rene
(17.05.21)
Amaciniz nedir?
Mesleginiz nedir?
Nasil bir hayat surmek istiyorsunuz?
Nelerden hoslanirsiniz? Bunlari bilmeden cevap veremeyiz. Hayatinizi degistirecekseniz “ayy hangisi olsa”dan daha fazlasi gerekiyor :D cocuklukta/genclikte hayalinizi kurdugunuz bir ulke ya da sehir var miydi?

Ben viyana’da yasiyorum, cok da memnunum hayatimdan. Viyana cok kompakt bir sehir, gece hayati cok iyi ama kulturel acidan da hem modern akimlar olsun hem klasik akimlar, hepsi temsil ediliyor. Sosyal konutlar var, sehir yesil vs.
Vatandaslik alinca “isvec’e giderim” diyordum, viyana’dan bir yere gitmedim. Ama sizin icin Stockholm ve Gotheburg olabilir yani. Herkes ingilizce biliyor.

Is imkanlari ve o ulkenin refahi onemli.
0
kuehles blondes
(17.05.21)
Herhangi
0
howfaristhesky
(17.05.21)
sizin kim oldugunuz ve ne istediginize gore cok degisir... ama bana sormussunuz, ben fransa ispanya gibi ulkelerde olmaktan(zaten yasadim bu yerlerde) memnunum ama hayatimin 1-2 senesini kuzeyde gecirmek isterdim. Isvec norvec danimarka belcika belcika hollanda gibi...
0
hewit
(17.05.21)
yukarıdakilere gıcıklık olsun diye değil, bilgi olsun diye yazıyorum. iskoçya, norveç ve isviçre ab ülkesi değil.

ben ab içinde hollanda'da yaşamak isterdim. gezip gördüğüm ülkeler içerisinde, en huzurlu ve nezih bulduğum yer orasıydı.
0
ack3000
(17.05.21)
İngiltere açık ara farkla. Gerçi ab ülkesi değil ama, dil sorunu çekmezdim. İskandinav ülkeleri de güzel olurdu ama kısa biriyim hemen dikkat çekerim. :)

Ama çalışmama gibi bir lüksüm olsa İspanya, İtalya, Portekiz, Fransa'nın Nice, Cannes gibi şehirleri..
0
Hallegadola
(17.05.21)
nerede iş bulacaksam orada yaşarım ama bunu göz ardı edeceksek hollanda, hatta hollanda den haag'da yaşarım.
0
sir gawain
(17.05.21)
Norveç AB değil ama AET (Avrupa Ekonomik Topluluğu) üyesi, haliyle Schengen bölgesi sayılıyor.

Norveç diyen arkadaşlar sadece güzel şehirler veya iyi bir yaşam hayal ediyorlar ancak gerçekler pek öyle değil.

Misal kış günleri saat 10-10:30'ta aydınlanan hava (aydınlanmadan kasım bizdeki en karanlık yağmurlu gün kadar :)) öğlen 15:30 gibi tekrar akşam karanlığına dönüyor.

Ben ilk gittiğimde şaşırmıştım. Trenler ve otobüsler ne kadar dakik diye. Ancak yine yaşadıkça anlaşılıyor ki merkez veya merkeze yakınsan işler kolay, yoksa ufak bir yerde yaşayanlar için günde 2-3 defa tren seferi var.

Bir diğer husus, çok uluslu bir şirkette çalışsanız bile kendi vatandaşının sahip olduğu haklara sahip olmuyorsunuz. Hatta departmanda 5 senelik tecrübeniz olmasına rağmen yeni sıfır tecrübe gelen Norveçli daha yüksek maaş alabiliyor. Bu ırkçılık değil aksine kendi vatandaşını korumak gibi düşünebilir.

Alım gücü iyi ancak bir yandan da pahalı, misal şehir içinde 20m2 yada 10m2 gibi evlere binlerce euroya yakın kira ödemek gerekiyor (O ikea'daki bir odada yaşam konsepti gerçekten var). Şehir dışına çıktıkça bahçeli evler var ama yukarıda bahsettiğim gibi merkezden uzaklaştıkça ulaşım azalıyor. Düşünsene akşam parti var ama son tren 18:00'de :) Araba kullanmakta problem, şehir içinde neredeyse studio daire parasına garaj kiralayabiliyorsun.

Bunlar tabiki benim gözlemlerim, senenin yarısını geçirdiğim için kaçırdığım yada hatalı bildiklerim de olabilir.
0
Northern Mariner
(17.05.21)
Nice
Cannes
Barcelona
Valencia
Akdeniz kenarından sıkılırsak :)
Amsterdam
Paris
Madrid
Roma
Söylemeye bile gerek yok amaa binlerce değişen parametre var. Şartlara göre liste değişir.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(17.05.21)
Hepsi öğreneceğiniz dile bakar bence. Kültürü öğrenmek, anlamlı sohbetler etmek vs için ihtiyaç. Hollanda'da da İngilizce bir avantaj evet, doğası güzel.

Almanya'da Berlin gibi şehirlerde İngilizce ile idare edersiniz ama bir şekilde Almanca öğrenmeniz gerekecek ki yavaş ilerliyor.

Ben Prag, Lyon, Valencia gibi yerleri tercih ederdim.
0
kaset
(17.05.21)
İngilizce konuşulması sebebiyle irlanda.

-Artık şu vizeler verilmeye başlansa da ilk adımı atsak :(-
0
deveyidiken
(17.05.21)
(4)

Tl'nin Dolar Karşısında Değer Kaybetmesine Devalüasyon Denir mi?

onkiloversemtamamım
Tanım olarak aklıma takılan bir detay bu. Devalüasyon ingilizceden çevirirsek değersizleştirme manasına geliyor. Böyle düşünürsek kullanılır. Ama bildiğim kadarıyla ekonomide devalüasyon merkez bankasının sabit kur rejimi uygulamasına deniyor. Türkiyede sabit kur rejimi olmadığına göre buna başka bi
Tanım olarak aklıma takılan bir detay bu. Devalüasyon ingilizceden çevirirsek değersizleştirme manasına geliyor. Böyle düşünürsek kullanılır. Ama bildiğim kadarıyla ekonomide devalüasyon merkez bankasının sabit kur rejimi uygulamasına deniyor. Türkiyede sabit kur rejimi olmadığına göre buna başka bir şey mi demek lazım?
0
onkiloversemtamamım
(16.05.21)
Denemez. Devalüasyon sabit kur rejiminde ya da yarı sabit kur rejiminde para politikası aracı olarak devlet eliyle yapılırsa olur. Şimdiki gibi serbest kur rejiminde devalüasyon olmaz "paranın değerinin düşmesi" (depreciation) olur.
0
istanbul beyefendisi
(17.05.21)
denir.
istersen mahmut de toplamda fakirleşiyoruz.
0
aslindasorunumpsikolojik
(17.05.21)
ingilizce kelime anlami olarak denir. teknik olarak dendigi gibi sabit kur sisteminin ele yuze bulastirilmasi icin kullaniliyor yoksa.
0
robokot
(17.05.21)
istanbul beyefendisi +1. Bu bir makroekonomi terimi.
0
hot potato
(17.05.21)
(25)

yurtdışında yaşayanlar Türkler neden böyle?

alko ikarus
ahali merhaba. sosyal medyada özellikle twitter ve sözlükte gördüğüm kadarıyla, yurtdışında yaşayan daha doğrusu bir çoğu tepki gösterip göçüp giden türkler tükiye gündemini takip ediyorlar, yazıyorlar, eleştiriyorlar, küçümser bir halde akıl veriyorlar bizlere. hepsinin ortak noktası bizleri küçüms
ahali merhaba.

sosyal medyada özellikle twitter ve sözlükte gördüğüm kadarıyla, yurtdışında yaşayan daha doğrusu bir çoğu tepki gösterip göçüp giden türkler tükiye gündemini takip ediyorlar, yazıyorlar, eleştiriyorlar, küçümser bir halde akıl veriyorlar bizlere. hepsinin ortak noktası bizleri küçümsemeleri.

şimdi anlamadığım bir insan memnun olmadığı bir ülkesini terk ettikten sonra neden ülkesinin gündemini, toplum olaylarını takip eder ki? neden akıl veriri ki?
bakıyorum twitter'a gittikleri ülke alakalı bir tane tweet atmamışlar. varsa yoksa türkçe ve türkiye ile alakalı.

şahsen ben abd'ye gitsem şehirle, ülke ile alaklı şeyleri takip eder yazarım.

bunun sebebi ne ola ki?

edit : aklıma geldi şimdi. kanada'ya bir çift göç etmiş. gider gitmez kadın bizleri aşağılayan bir yazı yazmıştı epey olmuştu.

edit : tam ifade edemedim sanırım. nefret edip, gemileri yakıp gidenlerden bahsediyorum.
0
alko ikarus
(16.05.21)
- diğer ülkeye entegre olmaya çalışmaktansa, mevcut bildiği yer hakkında yorum yapmak daha kolay. göçmen olarak zaten hakim olmadığı bir yerin jargonunu öğrenip, yorum yapıp, göçmenliğinin yüzüne vurulma riskini göze almaktansa tr'ye odaklanmak daha konforlu ve risksiz, ayrıca -->
--> ülkemizde yurtdışında yaşayanlara ekstra bir hürmet gösteriliyor, ıvır zıvır ne anlatsa aaa adam orada abi biliyordur gözüyle bakılıyor.
- yurtdışına siyasi sebeplerden kaçmak zorunda kalan çok ciddi sayıda insan var, onların ciddi kuyruk acısı olduğu için bırakamıyorlar
- sosyal medya bu ülkede daha etkin kullanılıyor, bu şekilde takipçi kasma ihtimali daha yüksek, son dönemde bu tarz içerikler çok izleniyor takip ediliyor
- tamamen arabesk sebeplerden, gitse de kalbini ya da beynini burada bırakan çok insan var.
0
roket adam
(16.05.21)
Cunku giden siz degilsiniz, onlar. Onlar da ailesinin, esinin dostunun yasadigi yere ilgi duyuyorlar. Yasanan olaylara fikri ve duygusal bagliliklari var. ne yapsin adam ohio eyaletindeki yolsuzluk hakkinda mi twit atsin mesela? O olayla bagdaslasacak altyapisi yok, kisi ve kurumlar hakkinda bilgi sahibi degil. Kulturel ve sosyolojik birikimi yok henuz. Bunlar zamanla olusan seyler. Gider gitmez butun olaylari cozup yorum yapacak duzeye gelmek imkansiz.

Kucumseme konusuna bisey diyemiyorum, kisisel olabilir.
0
icim urperiyor
(16.05.21)
o zaman bunlar gerçek anlamda nefret edip ayrılmamışlar. şekil yapmak olayları.

hangimiz nefret ettiğimiz işten ayrıldıktan sonra o iş yerini takip ettik ki?
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
ben de gittim.
ama tabiki bu ülke hakkında yorum yapacağım ne hakkında yapayım?
neden gittim ben? o yorum yaptığım pislikler yüzünden gittim.
Tepkimi gösteriyorum.

3 hafta eve kapatıp, aşı maşı yapmayıp, tekrar açıyor adam
ne değişti 3 haftada? hiç
napiym? aferim mi diyim.

bu durum beni etkiliyor tabii, gelemiyorum gidemiyorum, kırmızı liste bok püsür.
türkiye evlerimden kira alıyorum, ekonomi sıçtıkça aldığım kiranın buradaki karşılığı çöp oluyor, ne diyim? aferim mi diyim?

ne demek gittin ve senin yorum hakkın yok.
sen gelemedin diye mi öfkelisin?

edit: iş yeri örneği pek doğru değil.
Eski iş yerinin sana borcu varsa, yorum yaparsın.

Benim de bu ülkede evim, akrabam var.
tabi yorum yapacağım
0
summatinyourteeth
(16.05.21)
@summatinyourteeth

sakin :) gemileri yakıp, nefret eder halde gidenlerin bu halini anlamıyorum olay o.
ne öfkem var ne de kimseye niye gittin diyorum.

sen gemileri yakmamışsın.
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
severek gidenlerde yoktur bence bu. en azından küçümseme yoktur diye düşünüyorum.

ama çoğu insan para araba almak için falan gidiyor. Bir de orada bulunduğu durumu justıfy etmesi lazım hep.
iyi ki burdayım vs. e nası yapacak? kalanları gömerek :)
eziklikten başka bir şey değil.

ama mesela youtubeda kanadaya göç diye bir youtube kanalı var. onların durumunda dışarıda daha iyi hayat şartlarının olduğunu bizimkilere göstermek ve bizde de olmalı hatta daha iyisi olsun demek var bence.
0
sonsuz
(16.05.21)
Genel olarak haklisin. Turkiye kulturu ASIRI ice donuk ve bu yuzden de yurtdisina giden vatandaslarda genel olarak entegrasyon zayif. Bir cogu yasadigi ulkenin siyasetinden gundeminden asiri habersiz, veya haberdarsa da algisi fikirleri cok yuzeysel.

Hem yasadigi ulkenin yerlileriyle kaynasma, kulturu ozumseme eksikligi (en basit ornegi mutfak) hem de anavatandan kopamama eksikligi var. Ikisi birden.
0
hot potato
(16.05.21)
Bence bu empati yapması o kadar zor bir konu değil.

Ülke yangın yeri olmasaydı kimse o tweetleri atmazdı. İnsanların doğup büyüdükleri yer, sevdiklerinin yaşamaya devam ettikleri ülke. Tweet atmaktan başka yapabilecekleri çok fazla bir şey yok.
0
archmage mahmut
(16.05.21)
Çok genelleyici ve soyut bir başlık olmuş. Ortada herhangi bir örnek, savını destekleyecek biseyler yok. Onu da geçtim varsayımların, vardığın sonuçlar da hatali. Dolayısıyla nereden tutarsan tut, elinde kalıyor.

En başından, bir ülkeyi terk edenler o ülkeden nefret ettikleri için terketmez. Herkesi bu şekilde kabul etmek yanlış. Kişi ülkesini sevse bile başka bir yerde daha iyi bir yaşam şansını görürse terk edebilir. Ülkeyi terk etti diye ülkenin olaylarına kendini kapatması da saçma. Aile, arkadaş vs olmasa bile kişi uzunca süre bir ülkede kaldığı zaman doğal olarak ordaki gelişmeleri merak edebilir. Konu hakkındaki görüşlerini de paylasabilir. Hatta ve hatta hiç yaşamadığı, görmediği yer hakkında da fikir beyan edebilir. Olayın sekilcilikle vs de alakası yok genel olarak.
0
j r r tolkien hayrani
(16.05.21)
@sonsuz

eziklik konusuna katılıyorum.

yıllardır sözlükten takip ettiğim kadın badilerimden giden nefret ederek gittiler hatta kurtulduk dediler. hepsi gittikten sonra sözlükte daha fazla takılmaya başladılar. resmen sözlükte yaşıyor gibi oldular. sonra bir çoğu geri dönüş yaptı. işle alakalı problemleri yoktu.

olay şu, cinsel açlığın afrikası ülkemizde çok ilgi görüyorlardı ama o ilgiyi orda bulamışlar. kadın egosunun kırılması bu bir. ikincisi orda farklı olamıyorlar. nasıl olacaklar ki? bizde herkesten farklı yapan şeyler mesela eşcinsellere destek vermek, hayacan hakları, insan hakları gibi meseleler orda yok. haliyle farklı da olamıyor sıradan oluyorlar. bunu kaldıramayıp dönüyorlar.
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
nereye giderse gitsin tabi ki doğup büyüdüğü ülke gündemini takip edecek ve yorum yapacak. çocuğu olsa o bile büyüyünce yorum yapacak türkiye için. türkiyeden gidenlerin türkiyeyi tamamen silmesi gerektiğini düşünmeniz çok yanlış.
0
dafuq
(16.05.21)
@j r r tolkien hayran

örnek çok yazıyı uzatmak istemedim.

mesele üslup. yukardan bakış, küçümse. resmen bunun için göç edilmiş gibi bir hal var.
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
Yurtdisinda yasayan ve Türkiye pasaportuna sahip olan kac milyon insan var, farkinda misiniz? Nasil genellendi bunlar, bu kadar basit olarak?

Almanya´ya 40 sene once gocmus uzaktan akrabalarim, sürekli Türkiye´yi ovuyor, sifir elestiri ile. Boyle milyon tane insan var burada. Tabii, twitter hesaplari yok. Algida secicilik bu biraz.

1. Ulkesinden ayrildiktan sonra, ulkesinin halini durumunu takip eden ve hatta ulkesinin gundemine direkt etkisi olan insan topluluguna diaspora denir. Diaspora illaki kotu degildir; egitimli ve etkili bir diaspora her goc veren ulkenin yararinadir. Yoksa "siz"i uluslararasi alanda iteklemeye devam ederler. Sosyal medyada Türkiye elestirisi yapan insanlarin hepsi, Türkiye´nin bulunduklari yerde kara propagandasini yapiyor demek degildir.

2. Her insan, insan oldugundan oturu, dusunur ve etrafindaki seyleri karsilastirir. Bakarsiniz ki bazi seyler ülkenizdekinden cok daha iyi, farki ya da kotu, bunlari paylasirsiniz. bkz. insan olmak.

3. Bu noktayi anladim. Türkiye de oyle bir bela iste. Ama Türkiye tek degil. Bakiyorum, bol dertli ulkelerden gelen tüm gocmenler, ulkelerinin derdiyle dertleniyor. Bu insanlar köksüz degil, aileleri ve arkadaslari orada. Geldikleri yerle ilgilenmeleri kadar dogal bir sey yok. Bu da, bulunduklari yerde bir hayat kurmalarina engel degil.

Ayrica, baska ulkede yasayan ve Türkiye ile ilgili paylasim yapmayan insanlarin sayilarini nasil tespit ettiniz? Adanali biri Danimarka´da yasayip Danca paylasim yapsa, zaten ondan nasil haberiniz olacak?

Türkiye ilgili paylasim yapmiyorum, sosyal medyamda Türkiye ile ilgili icerik sifir. Ama profesyonel alanim, Türkiye ve Orta Dogu odakli. Beni saydiniz mi? Benim gibi tonlarca insan var, hepimizin ozelligi "sizi kucumsemek" degil. Siz, biz ne gercekten? Bu gidenler nelerden, nicin bu derece "rahatsiz" olmuslar, bir anlamaya calistiniz mi?
0
buf-e kür
(16.05.21)
Ek olarak, bakış açında çok ciddi survivorship bias var. 100 kişiden 10 kişi tweet atsa, sen sadece tweet atan insanları görüyorsun ve yurt dışında yaşayan insanlar onlardan oluşuyormuş algısı oluşuyor.
0
archmage mahmut
(16.05.21)
Hocam mesele üslupsa senin bu başlıkta yurtdışında olanlara karşı takındığın üslup da küçümseyici. Sen de kendince onlara tepeden bakıp onları kucumsemeye çalışıyorsun. Yok orada ezik oluyorlar, yok sekilcilik yapıyorlar vs.

Olay çok genelleyici ve hesap sorucu tarzda. Birkaç kişiden herkese çıkarım yapip, üstüne de anlamaya çalışma kisvesi altında bişekil saydırma amacı guduyorsun gibi.
0
j r r tolkien hayrani
(16.05.21)
@j r r tolkien hayran

hocam allesen ne küçümsemesi yapıyorum :)
göç etmiş olsam hayatımı yaşarım beni mutsuz edip göç etmeme sebep olan şeylerle meşgul olmam. e zaten olay mutlu olmak değil mi? göç onun için değil miydi?

geri dönüş yapanların, orda mutsuz olanların dediklerini aktardım.
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
Yani sorduğunuz sorunun sorulma sekli sacma. Herkesi bir kaba koyup üstüne etiket yapistirmissiniz.

Ben diyorum; türk insaninin yüzde 70ini sevmiyorum. Ayni yerde bulunmak istemem. Ülkedeki sacmaliklar beni bezdirirdi. Ayrildim cok mutluyum. Ülkede ailem, arkadaslarim dışında özlediğim bir iki şey var; deniz ve gece de açık olan yerler. Yoksa Fransa insanini türk insanina tercih ederim.

Neyse, ben kendimden bahsettim simdi de soruya cevap vereyim; Fransa'da 4 yildir yasiyorum ve ne chirac dönemi yasadim ne sarkozy ne hollande. Ne de yasadigim yerlerin eski belediye başkanlarını gordum. Buna ek olarak yaşadığım sehre bağım olusmadi çünkü yaşadığım sehre is icin geldim (Fransa'ya ise normal geldim, is yoluyla değil). Yani ben gidip azicii deneyimimle ne diyeyim Fransızca; marine le pen mi konuşayim? Macron mu diyeyim? Ki bir Türk'e göre burada yapilanlar hafif bile geliyor. Bir tarafin devlet başkanı "hakkinizi helal edin" diyor, diğer bir tarafta 500 milyar euro yardim paketi söylendi.
Bir tarafta süresiz ücretsiz izin çıktı bir diğer tarafta devlet maasin tamamini karsiladi.
E bunları gördükçe bana macron süper geliyor ama bir fransiza göre super falan degil. Işte benim bu farki anlamam icin bir 10 sene daha değişim gecirmem lazim, ben halkini ezen, vergilerle cebindeki uc kurusa goz diken, yasalari kafasına göre uygulayan ülkeye alismisim.

Neyse kısacası; benim dert olarak gördüğüm sey ile Fransızin gördüğü farksiz. Ben 50-60 sene geriden geliyorum alistigim devlet olarak.
Sosyal medyada eksiduyuru disinda bir yorumum yok ama ailem var, arkadaslarim var. Tamamen kopamam ülkeden.

Bu arada burayi da takip ediyorum. Ama burasi hakkinda yorum yapacak bilgi, yetkinlik ve yasanmisliga sahip değilim.
0
logisticsmanager
(16.05.21)
@logisticsmanager

hocam göç mutlu olmak için yapılıyor. mutsuzluğa sebep olan şeylerle göç ettikten sonra ilgilenmek mutsuzluğun devamı demek. hayatı yaşamak varken, adapte olmak varken napayım ben türkiye gündemi.
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
Hocam bak yukarda yüz kişi farklı bakış açısı ve farklı gerekçeler sundu sana. Sen ise hala gelmiş "X böyle olmalı" şeklinde kendi düşüncenin, kendi tanımının doğru olduğuna yönelik cümle kuruyorsun. Gerçekten anlamaya çalışan birinin yapacağı bir olay değil bu.
0
j r r tolkien hayrani
(16.05.21)
@j r r tolkien hayran

peki sorayım öyleyse. mutsuzluktan giden insanlar neden mutsuzluk veren şeylerle ilgilenir?
0
🌸alko ikarus
(16.05.21)
Hocam yine başa döndük, ailesi oradaysa eğer ordaki mutsuzluk onu da etkileyebilir. Onu geçtim kişi tekrar oraya dönüp mutlu olmayi amaçlayabilir. Onu da geçtim o mutsuzluk veren sey için bişeyler yazmayı ya da yapmayı kendisine bir görev sayabilir. Var da var yani. Olay öyle ülkeden çıktım, herşeye reset atayım olayı değil. Herkesin gerekçesi farklı olabilir.
0
j r r tolkien hayrani
(16.05.21)
Valla benimki tamamen katıksız akp nefreti. Ülkede hükümet değişse dönüp bakmam siyasetine falan. Akp'nin bana yıllardır yaşattıkları var ve inanılmaz şekilde kinliyim, öfkeliyim. Dünyanın öbür ucuna da gitsem bu kini ve öfkeyi içimden atabilmem münkün değil.

Tek sebebi o yani.
0
garavel
(16.05.21)
toplum olaylarını takip eder ki?
- yillarimizin gectigi, sevdiklerimizin, arkadaslarimizin oldugu hadi hic biri yoksa anilarimizin oldugu bir ulke. Kim turkiye'nin kotu durumda olmasini ister ki? Olaylari takip ediyoruz cunku sevdiklerimiz orda, hic sevdigimiz biri yoksa yuzlerce ani biriktirmisiz. Yurt disindaki imkanlar(hem ekonomik, hem siyasi, hem sosyal) turkiye'de olsa kim giderdi ki? Yarin obur gun turkiye'ye donebilecegim bir ortam olusursa donmek isterim tabi ki, sevdiklerimin cogunun oldugu yerde yasamayi secerdim. Yurt disinda yasayarak elde edilen ekonomik, sosyal, politik rahatlik karsiliginda bedel olarak sevdiklerinden ayri kaliyorsun.

neden akıl veriri ki?
- akil vermeyi genel olarak sevmiyorum, turkiye'de akil verenler yurtdisindayken de veriyor. Bulunduklari yerle ilgili pek yok bence.
0
fakyoras
(16.05.21)
Yurtdışına çıkanın sesi daha rahat çıkıyor. Bilirsin toplumda içerisinde genel alışkanlık, adet ve geleneklerin tersine hareket eden veya konuşan nadir olur.
Başlarına ne geleceklerini bilirler çoğu zaman.
Eskiden beri böyledir malum.
Bunun yanında normal bir muhalifi ya da ülkesine karşı iyi şeyler hazırlanmasına, proje üretmesine rağmen gerekli karşılığı alamayan gönlü kırıkları saymazsak, bu ülkeye karşı eleştiri işini artık hainlik derecesine vardıran şu an bulunduğu ülkenin sadık uşağı olan kimseler de yok değil.

Gündemdeki son bir kaç haftadır olan olaylardan sonra youtube artık nasıl bir algoritma varsa bana hep dışarıdan Türkiye hakkında "aleyhte" konuşan bazısı da bildiğim kadarıyla gazeteci olan kişilerin kanalını, videosunu önerir oldu.
Bir kaçına baktım artık kimin adamları ise bunlar varsa yoksa devleti yada hükümeti ya da bazı uygulamaları olayları eleştiri.. eleştiri.. eleştiri.. başka bir şey yok.
Güya temiz, güzel bir şey kalmamış.
Fetöcüsü ayrı mesele zaten. Onlar da meslek hayatlarını oralarda sürdürüyorlar.
Bulundukları devlet yatak,yemek agi de verdi mi tamamdır. Artık gelsin Türkiye aleyhine açıklamalar..

Türkiye'de bulunmasına rağmen meseleleri tahlil etme noktasında yine bu ülke içinde olan biten şeylerin eleştirilerini samimi olarak söyleyenleri de anlarım.
Hak verdiklerim var.
Ama o dışarıdakiler bulundukları, artık mensubu oldukları yeri eleştiremezler."Yapamazlar"

Sadece para için yurt dışına arkasına bakmadan sözüm ona beyin göçü olarak gittiğini sanan zaten oralıdır. Sadece Türkiye'de bulunma süreleri dolmuştur. Dolayısıyla öyle beyin göçü gibi entel etiketlere gerek yok. O beyinden fazlası Türkiye'de de var.

Halen Türkiye'ye bir şekilde küsmüş(!) ve yurt dışına gitme niyetinde olmasına rağmen dikiş tutturamama kaygısından dolayı beklemede olanlar da yok değil.

Gittikten sonra dediğin üzere bir de gittikten mektup yazanlar var.
Yazanları geçtim bu mektup kimin elinde haber oluyor ve şekilleniyor diye düşünmemek zor.

Kanadaya göç eden çift..
Karavanla dünyayı gezen çift..
Bilmem x teknoloji firmasında çalışan Türk.
Abd'deki Türk bir doktorun başarısı..
Bilmem hangi ülkedeki Türk milletvekili..
Bize ne ? Evet bize ne bunlardan?
Rahatı keyfi için dışarıya gidenin arkasına biz mi takılacağız?
Bu da yeni haber. Bir çok yerde
yayımlandı:
m.bursahakimiyet.com.tr

Hayat böyle değil mi zaten? kim tarafından besleniyorsa ona çalışılır.

Bazen dediğin üzere kimi Türklerin hayatlarına geçmişlerine bakarım.
mesele öyle yerlere varıyor ki . Onlar Türk değil aslında . Sadece Türkçe konuştukları için biz Türk zannediyoruz. Kısacası Türklük sadece bir gizlenme yolu bu topraklarda birileri için.
0
Erva
(16.05.21)
Orada yeterli ilgiyi goremiyorlar. Sosyal hayatlari da tirt oldugu icin bize sariyorlar.

Bizden bi mudur kadin gitti, burada kral gibi hayati vardi.
Mini etegi giyince it ekibini pesine takiyordu.
Herkes 10 aliyorsa bu 15 aliyordu.
Mudur oldugu icin is yapmasi da gerekmiyordu.

Gittigi ulkede butun kadinlar bunun 2 kati boyunda, kafasi kadar memesi var hepsinin, maas olarak herkes ayni parayi aliyor, herkes 1 euro'ya kahve iciyor.
Kizin hicbir ozelligi kalmadi tirtin onde gideni oldu.
Zaten ulkede kiyafeti sallayan da yok.

Gunde 3 kere story atiyor, oradan kimse sallamiyor. O da buraya satasiyor :)

Baska bir arkadasim gitti 2 sene ulke cok super kizlar cok super diye kafamizi utuledi, simdi turkiyeden eski kiz arkadasina donmus :)
Muhtemelen kesin donus yapacak.
Onla beraber en az 5 kisi taniyorum donus yapan.

Bu dediklerim modern cagdas dil bilen insanlar. Belki kaosa alismislardir duzenli hayat zor geliyordur.
Gidip de 10 numara mutlu olan cok az adam gordum.
0
divit
(16.05.21)
(7)

kaç adet valiz/bavulla seyahat edersiniz

ShadowOfMoon
kaç tişört pantolon vs sığdırıyorsunuz ve ne kadar süreli bir ziyaret için? kıyafet, şampuan gibi temizlik/kozmetik şeyleri dışında ne koyuyorsunuz? Kitap, saç kurutma makinesi, kağıt gibi şeyler koyuyor musunuz?ben 2 haftadan fazla gitmedim şu ana kadar. 2 haftalık için 1 valiz 1 sırt çantası lapto
kaç tişört pantolon vs sığdırıyorsunuz ve ne kadar süreli bir ziyaret için? kıyafet, şampuan gibi temizlik/kozmetik şeyleri dışında ne koyuyorsunuz?

Kitap, saç kurutma makinesi, kağıt gibi şeyler koyuyor musunuz?


ben 2 haftadan fazla gitmedim şu ana kadar. 2 haftalık için 1 valiz 1 sırt çantası laptop içinde yetti. Şimdi 2 laptopla gitmem gerekiyor en az 1 ay şehir dışı. Ekstra bir valiz daha alsam mı karmaşası yaşıyorum da. fikir almak istedim. En kötü kargolatırım diye düşündüm.
0
ShadowOfMoon
(16.05.21)
mevsim aynı kaldığı sürece bir küçük bavul ve bi el/sırt çantası bana yeter. 14 yaşımdan beri göçebe yaşıyorum, gide gele öğrendim bu işleri.
0
olutaklidi
(16.05.21)
1 haftadan kısa olanlar için sırt çantasıyla gidiyorum.

gün sayısı * (don, çorap, tişört)
gün sayısı / 3 * (pantolon, gömlek)

2 haftadan uzun kalacaksam zaten yıkamam lazım, o yüzden maks 10 günlük kıyafetle gidiyorum. yazın yine sırt çantası iş görüyor da kışsa kazak falan çok yer kaplıyor, mecbur küçük bi valiz.
0
plutongezegendegilmi
(16.05.21)
Buyuk bir sirt cantam var, genelde her seyi ona sigdiriyorum. Tek tuk de olsa elimde ufak bir canta oldugu oluyor. Genelde 2 pantolondan fazla almam. Daha fazla gerekmesi cok kucuk bir ihtimal, olursa da yenisini alirim gittigim yerde diyorum.
0
hot potato
(16.05.21)
Çocukla gidiyorsak 2 bavul. Çocuksuz gidiyorsak sırt çantası
0
sta
(16.05.21)
Bir hafta on gune kadar sirt cantam ile.

Daha uzunlari icin duruma gore kabin boy veya orta boy valiz ve yine ayni sirt cantam. O sirt cantasi olmadan cikamiyorum yola :D
0
invictae
(16.05.21)
3 Ay dolaştım kabin boy valiz ile, 5 Siyah düz tişört, 1 ceket, 2 siyah pantul. Don ve çorap kullan at sistemdi.
0
paramolacak
(16.05.21)
iş için gidiyorsanız ve otel masraflarınızı şirketiniz karşılayacaksa en azından haftada bir düzenli olarak kıyafetlerinizi otele verin, temizlesinler. eğer sizin cebinizden çıkacaksa ve otel laundry'sine para vermek istemiyorsanız, çorap ve çamaşırlarınızı her akşam yıkayın. gömlek, tişört ve pantolonlar için de haftasonu çıkıp bir laundry bulun, otelden ucuz olacaktır.

böyle bakınca 2 haftalık seyahat ile 1 aylık seyahat arasında, tedbirli davranmak adına farklı kalınlıkta bir mont ya da hırka ya da anorak almak haricinde bir fark olmaması lazım. en kötü ihtimalle gittiğiniz yerde bir şeyler alırsınız.
0
co2s2
(17.05.21)
(4)

Toefl'a girerken kullanılan kaynaklar

kararsızataletfilozofu
Toefl için kullandığınız kaynaklar nelerdi ? kaç puan aldınız ?çalışma sisteminiz nasıldı ?-youtube üzerinden link olur-udemy kursu olur-internet sitesi olur-türkçe kitap olur-ingilizce kitap olurher bölümden 22 şer puan alıp 88 puan almak gibi bir hedefim var.yds puanım 50. halihazırda kpss çalışıy
Toefl için kullandığınız kaynaklar nelerdi ? kaç puan aldınız ?
çalışma sisteminiz nasıldı ?

-youtube üzerinden link olur
-udemy kursu olur
-internet sitesi olur
-türkçe kitap olur
-ingilizce kitap olur

her bölümden 22 şer puan alıp 88 puan almak gibi bir hedefim var.
yds puanım 50. halihazırda kpss çalışıyorum işten çıkınca bu sürede nokta atışı bir kaynak bulursam günde 1 saat ayırıp toefl a da göz gezdirmeyi planlıyorum.
0
kararsızataletfilozofu
(16.05.21)
longman'dan çalışıp 102 aldım ama listening kısmını oradan çalışmasaydım 105-106 alırdım sanırım. diğer bölümlerse sınavla çok benzerdi.
0
bohr atom modeli
(16.05.21)
her bölümden 22şer puan cok gercekci olmayabilir. O puani listening ve reading'den almak, writing'den almaya gore cok daha kolay mesela.

YDS 50 epey dusuk bir puan. Yapamazsiniz demiyorum ama onunuzde uzun bir yol oldugunu bilin.
0
hot potato
(16.05.21)
sınava daha yeni girmiş biri olarak hot potato+1 demek üzere yazıyorum. ingilizce öğretmeni değilim, o yüzden teknik olarak bir şey söylemem çok mümkün değil, ama deneyimlerimi paylaşabilirim.

bir çalışma sistemim yoktu öncelikle, çok fazla çalışmadan, eski bilgilerimi hatırlamak üzere bazı kaynaklara ve internette bulduğum yeni bazı bilgilere bakarak girip 108 aldım. ama ben iyi bir örnek değilim, ingilizce'yi günlük olarak hem özel hem iş hayatımda uzun zamandır kullanıyorum. toefl'a çok önceleri bir kere daha girmiştim, sınavın mantığını da biliyordum yani, ilk girişim değildi.

yds ile toefl hiç benzemezler, toefl baya akademik bir ortamda hayatta kalacak iyi bir ingilizceniz var mı ona bakıyor. sınav boyunca bir üniversitede takılıyor, derslere girip çıkıyor, öğrenci hoca diyalogları dinliyor gibi oluyorsunuz. zaten kendisi 3buçuk saat sürüyor (buna ek olarak kayıt olma ve mola sürelerini de ekleyin), yoğun da bir sınav. o yüzden toefl'da sanırım böyle trick teknikler üzerine kısa çalışmalar yapmak çok işe yaramayabilir. ingilizcenizin genel olarak iyi olması lazım gibi geliyor bana toefl için.

ilk önemli olan, sınavın mantığını biliyor musunuz? sınava daha önce hiç girmediyseniz bence önce buna bir bakın. çünkü klasik test çözmek gibi değil, moddan moda geçiyorsunuz. ets'nin kendi sitesindeki free toefl testini bir çözüp durumunuzu bir anlamaya çalışabilirsiniz:
www.ets.org

barron's'ın hem sınavla ilgili genel kitaplarını, hem de essential words kitaplarını karıştırarak durumunuzla ilgili bir fikir edinebilirsiniz.

bölümlerin mantığını kendimce bir yazmam gerekirse, ilk olarak sınavda karşınıza uzun ve kelalaka konularda reading pasajları çıkacak, ne tür sorular sorulabiliyor onu anlamaya çalışabilirsiniz. metnin tamamını okumadan da cevaplanabilecek soru çok oluyor ama bir noktada hızlı okumayla metne de hakim olmanız gerekiyor mesela, her bölümün sonuda metni özetleyecek 6 cümle verip üçünü seçmenizi istiyorlar çünkü. kelime bilgisi önemli olduğundan her türlü kelime çalışması mantıklı olabilir.

listening çok zordu benim için, en düşük puanı da oradan aldım (25). kesinlikle çok zor yetişiyor ve çok hızlı not tutma pratiğinin olması gerekiyor insanın. baya kağıda neredeyse cümle cümle not almaya çalıştığım lecture'ın tam not alamadığım yerinden soru gelince öyle kalakaldığım oldu. değişik konulardan lecture'lar dinleyebiliyorsunuz, biyolojiden felsefeye, her şey mümkün. bir de öğrenci-hoca diyaloğu gibi diyaloglar olabiliyor. konuşmalarda nerelerin önemli olabileceğine ilişkin önceden çalışma yapmanız gerekebilir, muhtemelen örnek çözdükçe refleks kazanılıyordur. bu arada 2019'da toefl sınavında değişiklikler yapılmış, onu da şu videoda öğrenmiştim, sınav öncesi izlediğim videolardandı, örnek de var içerisinde:
www.youtube.com

speaking zaten bir muamma, kitaplarda gördüğüm örneklere benzer cevaplar geliştirmeye çalışsam da çok çok zorlandım, bir konuda sadece 15 saniye düşünüp cevap oluşturmanız, koca dinlediğiniz konuyu 45 saniyede özetlemeniz isteniyor falan. türkçe'de bile yapması zor bence. mümkün olduğunca doğru kalıplarla doğru cümle kurmaya çalışıyorsunuz. gerçekten samimi cevap düşünmeye çalışırsanız işiniz zor, en kolay anlatabileceğiniz cevabı kafanızda o an seçip konuşmak gerekebiliyor. atıyorum, çocukken yapmayı sevdiğiniz bir şeyi anlatın gibi bir soru gelir, en kelimelerini bildiğiniz şeyi o an seçip anlatmanız lazım, "ben en çok neyi seviyodum ya" falan diye düşünmeye kalkarsanız 15 saniyede cevap oluşturmak imkansıza yakınsıyor. ya da bir konuda fikrinizi soruyorlar, cevaplamadan önce mesela kağıda kaç saniyede kaç kelime not alabiliyorsunuz, sonra onları cümleye çevirebiliyor musunuz, bunları bir denemek iyi oluyor. soru-cevap örnekleri için şunlara bakıp fikir sahibi olabilirsiniz:
www.examword.com
buradaki örnek cevaplardaki gibi süper cümleler kuramamanız önemli değil, biraz iyi kurabilseniz yetebiliyor sanırım. ama mantığı anlamak için iyi gibiler.

writing bence tümünün hemen hemen en kolayı, bir iki iyi argüman bulup, tarafınızı belirleyip yazıyorsunuz bir tanesinde. bir tanesinde de dinlediğiniz lecture ile okuduğunuz metni karşılaştırarak "onlarda ne deniyorsa" bir şey eklemeden-çıkarmadan, anladığınızı yazıyorsunuz. doğru giriş cümlesi türlerine, birinci ikinci paragraf düzenine ve sonuçta ne yazılır-essay mantığına bakarak nispeten çözülebilir gözüküyor bana.

kısaca hot potato'nun da dediği gibi yol biraz uzun olabilir, bence ilk adımınız testin mantığını anlamaya çalışmak ve örnek testlerle seviyenizi bir belirlemeye çalışmak olabilir. şimdiden başarılar.
0
nimberjack
(16.05.21)
@hot potato +1

Yds'den birkaç defa 80-90 aralığında puan alan biri olarak, toefl'da 80lerde puan alabildim. 120 üzerinden olduğu için hedefimin altında bir puandı.

Benim puanımı düşüren kısımlar writing ve speaking oldu. Pratik ve çalışma eksikliği tabi. Speaking için youtube'da taktikler veriliyor. Bazı bölümlerde veri olmadan direkt konuşmanız gerekiyor. Belirli kalıplar kullanmak faydalı oldu bende. Writing'de de bazı taktikler var. Yine ekşi, youtube vb yerlerde yazıyor çoğu.

Bence önce yds'de belirli bi hedef puana(7₺-80) çıkmayı denemek daha mantıklı. Toefl'a ilk girişte 80-90 puan almak için biraz altyapı ve hazırlık lazım. İkinci girişte almak daha olası.
0
the coon
(16.05.21)
(19)

hayatın tadını çıkarmak

chihirovekohaku
- yaşadığınız hayattan keyif alıyor musunuz?- sizce hayatın tadı nasıl çıkarılır? doyumlu bir hayat nasıl sürülür? azıcık paylaşalım.
- yaşadığınız hayattan keyif alıyor musunuz?

- sizce hayatın tadı nasıl çıkarılır? doyumlu bir hayat nasıl sürülür?

azıcık paylaşalım.
0
chihirovekohaku
(15.05.21)
-Almıyorum
- Türkiye için konuşuyorum Para ile
0
paramolacak
(15.05.21)
1. Hayır
2. İnsanların çoğunun yaptığının aksini yaparak.
bu da tabi işin içindeyken değil de işin/meselenin dışında bir gözlem yoluyla oluyor.
Hayatın her ortamında siyahlar içinde yaşamaya çalışan kimselere yine siyahın yanlışlığını zararını anlatmak zordur.

Örneklerle griden başlamak lazım ki sonrasında beyaza geçilmesi kolay olsun.
0
Erva
(15.05.21)
Hayatın tadı bence gezerek çıkarılır. Türkiye'yi, dünyayı gezen biri bence hayatını yaşıyordur.

Doyum için kesinlikle kişisel gelişim şart. Sadece parayla doyum olmaz. Kitap okumak, film izlemek, yabancı dil öğrenmek, enstrüman öğrenmek, bir sporda uzmanlaşmak, hobi sahibi olmak doyum için gerekli.
0
dissendium
(15.05.21)
- Evet
- insanın içinde olan bir şey bu. doğru bir mindset'e sahip bir insan yerde gördüğü sümüklü böcekten bile mutluluk duyar, bir muhabbet çıkartır. olumsuz insan aşırı zengin olsa en kral yere gitse bile mutsuz olur.
0
roket adam
(15.05.21)
"bende su eksik, su arkadasimda olan sey bende de olsa" kafasindan cikarak tadi cikarilir.
0
hot potato
(15.05.21)
Pandemi sebebiyle almıyorum ama öncesinde elimden gelenin en iyisini yapıyordum.

Hayatın tadı merak edilerek çıkarılır. Bu biraz istek meselesi, içten gelmeyince gelmiyor. Ama insan ne kadar çok şey öğrenirse o kadar çok merak etmeye başlıyor. O yüzden kendini yeni şeyler öğrenmeye biraz zorlar ve bir şeylerin üzerine düşünme eylemini pratik hale getirirse o zaman kendiliğinden gelişiyor.

Merak ettikçe yeni şeyleri öğrenme hevesi geliyor. Ne kadar çok şey deneyimlersen o kadar fazla tanıyorsun kendini, neyin seni memnun ettiğini, neyden keyif aldığını daha somut bir şekilde anlıyorsun. Dünyanın en lezzetli meyvesini yiyen bir köylü bunun farkında olmaz çünkü daha kötüsünü yememiştir. O meyveden keyif alması gerektiğinin farkında değildir. Şu anda yaşadığın hayat belki de keyif alman için yeterli ama alternatifleri görmeden bunu bilemezsin. Ya da alternatifleri görüp keyfin farkına varabilir, hayatını buna göre değiştirebilirsin.

Doyuma ulaşma hissi bence bunun önünde engel, her zaman daha iyisi vardır. Çünkü deneyim o kadar öznel bir şey ki, ve içinde bulunduğun dinamiklerden o kadar etkilenir ki; doyduğunu düşündüğün senaryo bir zaman sonra sıkıcılaşabilir. Daha önce seni doyurmayan başka bir senaryo değişen dinamikler yüzünden doyurucu hale gelebilir. Bunun için de bu merak-öğrenme-deneyimleme-farkına varma süreci sen bunlardan yorulana kadar devam etmelidir. Amaç bir yere ulaşmak değil, yolculuğun kendisi diyip klişeyle de bağlıyım.

Neleri yapmaktan zevk aldığını keşfetmen lazım kısaca, sonrası gelir.
0
Jux
(15.05.21)
- pandemiyi saymazsak evet.

- biraz kisisel sanirim ikinci soru, bana gore ulasilabilir beklentiler olusturup, onlari yavas yavas gercege cevirerek cikarilir.
0
fakyoras
(15.05.21)
hayatın tadını çıkaran insanlar genelde gamsız ve birazda saf insanlar oluyor şahsi fikrime göre.
0
komando kani var bende
(15.05.21)
- almıyorum. pek beklentim de yok.

- sağlıklı olmak birinci gereklilik. sonrasında çevrende güzel insanların olması belki ikinci sırada olabilir. bu ikisi olduktan sonra üç, dört, beş doldurulur elbet şimdilik bilmiyorum. kendi adıma yeterince kazandığım için parayı yazmadım ama muhakkak şart. iki bira alırken düşünüyorsan bunun getireceği mutsuzluk ve stres de fazladır tahminimce.
0
nehara
(15.05.21)
-basladim
-bolca yer görerek, iyi insanlarla zaman geçirerek, tüketmek yerine üreterek (örneğin tatilde en az parayı harcayıp en çok yeri görerek), yürüyüş yaparak, hayatı oku, çalış, evlen, çocuk bak, emekli ol çizgisinden kurtararak
0
howfaristhesky
(15.05.21)
-evet artik keyif almaya başladim.

-kpss'yi hayatimdan çıkardım mesela. Yillardir eberjimi sömürüyormuş resmen. Birikim yapıcam diye kendimi kasmayi da biraktim. Gezmeye, yeme icmeye, kiyafete, bakimima ve ilgi alanlarima çok kendimi aşmadan harcama yapmaya başladım. Beni mutlu eden iyi hissettiren şeylere yöneldim.ve antisosyalliği bir kenara birakip kaliteli insanlarin oldugu bir cevre edinmeyi de dusunuyorum. Yalnizlik sıkıcı geliyor artik.
0
pikap
(15.05.21)
@komando kani var bende +1
1) Almıyorum.
2) Değiştirilemez koşullar (seçilen meslek, çalışma koşulları, zorunlu ailevi ilişkiler, bakmakla yükümlü olunan kişiler) ve aşırı vicdan varsa hayatın tadı çıkmıyor.
"Doğduğun ev kaderindir" sözüne inanıyorum. Kişilik yapımız, kararlarımız hep buna bağlı. Gamsız, bencil olamıyorum. Böylece hep bir şeyler ayak bağı oluyor.
Sağlıklı olduğuma seviniyorum. Bir de Polyannacılık oynamaya çalışıyorum.
0
pro9it9is9
(15.05.21)
Aliyorum hem de cokkk

BENCE hayatın tadını cikarmamda ilk ve en önemli temeli gelecek kaygimin olmamasiyla attim. Sonrasında üzerine, surekli gezmek, sevdiğim insanlarla ve sevdiğim bir coğrafyada yasayarak keyifli zamanlar geçirmek şeklinde bina inşa ettim. Kendimi kimseyle/bir şeyle kiyaslamamayi öğrendim çünkü daha fazlasi her zaman var. Bunun sonunun olmadigini, insanı sadece insanin mutlu ettigini ve kendi degerimi kesfettigimden beri keyifsiz çok az zamanim olmuştur.
0
abuzer
(15.05.21)
hiçbir şekilde keyif almıyorum.

paylaşarak bence. ama gerçekten. sosyal medyadan degil.
0
darkcran
(15.05.21)
almıyorum.
canının istediğini istediği zaman yapıp, istemediğini yapmayarak.
0
candide
(15.05.21)
bence hayatın tadı çeşitlilikten geçer, sürekli gezsek bile 10 gün sonra mutsuz olmaya, sahip oldugumuzu hafife almaya ve değerini bilmemeye başlarız

inisiyatif alabildiğimiz, çeşitli aktivitelere finansal durumumuzun elverdiği, konfor alanımızdan hafif şekilde çıkmak zorunda kaldıgımız sürekli zorlayıcı fakat devamlı stresli olmayan bi işten çıkıp akşam eve geldiğimizde yaptıgımız aktivitelerle hayattan zevk alırız

uzun zaman canım ne isterse onu yaparak keyif almaya çalıştım ve asla tatmin olmadım. shiç işim olmasa bile sabah kalkıp kitap okumak gibi bir eylem yapıyorum. kendime görevler tanımlayıp yerine getiriyorum, daha sonra daha cok zevk aldıgım aktiviteleri yapıyorum. bu akşama kadar huzurlu olmamı saglıyor :)
0
megacracker
(15.05.21)
-genelde almıyorum ama imkanlar olgunlaşınca bu tatsızlık geçecek diye düşünüyorum

-kendini gerçekleştirmek için çabalayarak, keyif aldığın şeylere ayıracak zamanı ve maddi imkanı bulabildiginde
0
Micella
(15.05.21)
Ben de hayattan keyif alamayanlardanım. Pandeminin ve yurdum sorunlarının ruh halimde etkisi büyük. Hayattan eskisi kadar keyif almadığımı farkettim bir süredir. İstanbul'dan da çok bunaldım. Yokuşlarından, betonundan, gürültüsünden.

Yokuş çıkmadan yeşilliğinin içinde yürüyebildiğimde, istediğim alanda çalışabildiğimde ve çalışmak dışında gezmeye, yeni hobiler edinmeye zaman ayırabildiğimde yeniden mutlu hissedebileceğimi umuyorum.
0
🌸chihirovekohaku
(16.05.21)
Nasil konusunda abuzer guzel yazmis bana kalirsa. Buna belki bir seyler uretip ona emek vermeyi ekleyip cevreyi biraz daha vurgulayabilirim. Ruh hali sirayet eden bir sey, kotu bir cevrede iyi olmak bu acidan cok zor. Cevreden gelen stres etkenleri de cabasi. Sehir yasami zaten eksik bir yasam, hele hele Istanbul hic insani degil. Diger yandan herkesi geren pandemi korkusu sadece bir korku, gercekci degil ve fazlaca pompalaniyor. Yurt sorunlarini ise herkes birakti. Zaten cozumu elinde olmayan dertleri birakmamaktan baska yapilabilecek bir sey yok, dusununce bunlari bastan yuklenmis olmak sorunlu. i.imgur.com
0
dunal
(17.05.21)
(2)

Yurtdışı staj bursu

lacrim
herkese merhabalar. bu eylülde polonya'da staj yapacağım erasmusla lakin ekonomik durumumuz iyi olmadığı için belki küçük bir burs bulabilirim ve bu burs, işleri biraz kolaylaştırır ve bana rahat bir nefes aldırır ümidindeyim. internetten araştırdığım kadarıyla çok güvenilir kaynaklara ulaşamadım o
herkese merhabalar. bu eylülde polonya'da staj yapacağım erasmusla lakin ekonomik durumumuz iyi olmadığı için belki küçük bir burs bulabilirim ve bu burs, işleri biraz kolaylaştırır ve bana rahat bir nefes aldırır ümidindeyim. internetten araştırdığım kadarıyla çok güvenilir kaynaklara ulaşamadım o yüzden sizlere sormak istedim. malum pasaport vize sağlık sigortası uçak vs derken daha gitmeden insanı terleten rakamlar çıkıyor karşıma ve gerek ülke ekonomisinin kötüye gitmesi gerek bu kağıt vize işlerinin gitgide pahalanmasından dolayı erasmus hibesi yetersiz kalıyor. eğer bildiğiniz bir hibe-burs programı varsa benimle paylaşır mısınız? (ingilizce öğretmenliği son sınıf öğrencisiyim, mezun olup gidiyorum staja)
0
lacrim
(14.05.21)
Benim zamanimda okuldan alinan bir kagit passport harcindan muhafiyet sagliyordu. Tabi bu on yillik mesele ama sorun gene de.
0
hot potato
(14.05.21)
Yücel kültüre yazın, direkt maille
Olulun burs ofisiyle görüşün
Bir de leons, rotary’ye direkt yazmak bi seçenek olabilir sizin meslekten birilerine ulaşırlarsa bağlantı kurabilirler
Son olarak yine sizin meslekteki önemli kurumlarların ik’larına tek tek motivasyon mektubu atabilirsiniz
0
rewlack
(14.05.21)
(11)

sonsuza kadar remote çalışacak olsanız

owaki
nerede yaşamayı tercih ederdiniz türkiyede?
nerede yaşamayı tercih ederdiniz türkiyede?
0
owaki
(14.05.21)
Sonsuza kadar remote calismak nedir hocam? Oyle bir durumun oldugunu bilsem ilk is kafama sikardim sanirim. Sonsuza kadar calismak gibi bir kolelik sonrasi nerede yasadiginin ne onemi var?
0
j r r tolkien hayrani
(14.05.21)
Büyükada.
0
chavezding
(14.05.21)
çanakkale
0
megacracker
(14.05.21)
Ankara - Cankaya'nin bazi mahalleleri.
0
hot potato
(14.05.21)
Hep aynı yerde çalışmak zorundaysam çok bir anlamı yok remote çalışmanın. Muhtemelen 1-2 sene boyunca ege-akdeniz boyunca farklı yerlerde yaşardım. Sıkılganım ben, mekana bağlı kalma zorunluluğum yoksa değiştiririm.
0
Jux
(14.05.21)
yürüme mesafesinde denize gidebileceğim herhangi bir yer.(ege, akdeniz)
0
tabudeviren
(14.05.21)
3 ayda bir şehir değiştirir airbnb kalırdım. Bunu hayal ediyorum diye yöneticime anlattım geçen.

Kalıcı olacaksa ılıca, urla gibi bir yer olurdu sanırım. Büyükşehirden kopmak istemem yine de.
0
jazzabel
(14.05.21)
Bodrum, Alaçatı, Saros
0
heritage
(14.05.21)
ekim-nisan arası istanbul (müstakil bir ev olmak şartıyla)
nisan-ekim arası bodrum, çeşme, izmir, antalya, kaş, çanakkale, neresi uyarsa bütçeme
0
roket adam
(14.05.21)
Eğer stabil bir internet bağlantısına ihtiyacınız varsa ne yazık ki Ankara - İstanbul'dan başka bir opsiyon yok. TR taşrasında internet çok kötü.

Yalova'nın iklimi çok güzel, ama internet o kadar kötü ki 1 ay anca durabildim.
0
plutongezegendegilmi
(14.05.21)
ben hastalık söylentisi çıkınca 2020 ocak gibi didim'e kaçtım.
1 hafta öncesine kadar orada oturdum.

yazın herkesin tatile geldiği dönem hariç, muazzam bir deneyim oldu benim için
ben doğma büyüme istanbullu apartman çocuğuyum, bahçeli site, müstakil ev, trafiksiz hayat bana çok iyi geldi.

şimdi yurtdışına yerleştik, ama çocuk/eğitim/gelecek korkularım olmasa 35 sene daha otururdum didimde.
0
summatinyourteeth
(14.05.21)
(11)

Eti çok pişirince ziyan mı oluyor?

vatanperver
Sözlükte hep öyle diyorlar. Halbuki ben çok pişmiş seviyorum.
Sözlükte hep öyle diyorlar. Halbuki ben çok pişmiş seviyorum.
0
vatanperver
(12.05.21)
evet, ortası mora çalmalı en kenarı kahverengi olmalı. yumuşacık ve sulu, mis.
0
hayaletimsi
(12.05.21)
nasıl seviyorsan öyle yemelisin, diğer türlü ziyan olur. yakmadığın sürece istediğin kadar pişirebilirsin. proteinlerin denatürasyonu (özellikle miyoglobin) ve etin kuruması dışında önemli bir etkisi olmaz.
0
bluntaf
(12.05.21)
yeni moda oldu bu da utanmasalar hayvanı canlıyken yiyecekler :D orta pişmiş bile gelse midem bulanıyor benim, hiç yiyemiyorum.
0
theseachange
(12.05.21)
evet suyu gidiyor saman gibi oluyor.
0
jelly bear
(12.05.21)
Sevdigin sekilde olmazsa ziyan oluyor sadece.

Sadece kalori degil, keyif icin de yiyorsan, nasil seviyorsan oyle yapacaksin. Eger sevdigin gibi olmuyorsa ziyan olmus demektir. Cok pismis seviyorsan ama birileri oyle diyor diye az pismis yapip yiyip begenmiyorsan ziyan olmus demektir.

O yuzden nasil istiyorsan oyle yap ve göm.
0
robokot
(12.05.21)
Çeşitli pişirme tekniklerine göre lezzet ölçüsü değişir.
Tandır yaparsanız az pişmiş gibi bir şey olmaz ancak şu da bir gerçek ki, neyin iyi olduğu bir kriterdir fakat sevdiğiniz şekilde yemek yiyorsunuz diye kimse bir şey diyemez
0
kisa
(12.05.21)
En iyisi nasil seviyorsan odur. Az pismis zevk alamayacaksam cok pismis ye, ziyan olmaz. Hosuna gitmeyerek yersen ziyan olur. Gatekeeping'e gerek yok
0
fakyoras
(12.05.21)
sürekli çevir 10 dakika yeter işte. ben mesela orta pişmiş severim.
0
alt4y
(12.05.21)
Çok fazla pişirince kuruyor.
0
chavezding
(12.05.21)
niye "ziyan" olsun yahu? bu f/p neslinin sigligi beni olduruyor.
0
hot potato
(12.05.21)
ya ziyan derken şöyle, etten ete lezzet farkı var ya, çok pişirince hepsi kuruyup birbirine benziyor. ama orta - az pişmiş, içi hafif sulu etlerde gerçekten etin tadını alabiliyorsun. o yüzden ziyan demişlerdir. sütlü kahve içenlerin kahve tadını anlamaması gibi bir şey (ben)
0
roket adam
(12.05.21)
(12)

ABD'ye aşı olmaya gitme fırsatınız olsa

roket adam
şimdi mevcut abd turistik vizem var tertemiz. bir arkadaşım da hatta bu hafta ABD'ye gidiyor aşı olup biraz gezip dönecek. benim de gidip gelecek durumum da var, beni de davet etti. ancak problem şu ki, eşime vize alamıyorum çünkü turistik vize başvuruları kapalı şu anda.böyle bir fırsatınız olsa, t
şimdi mevcut abd turistik vizem var tertemiz. bir arkadaşım da hatta bu hafta ABD'ye gidiyor aşı olup biraz gezip dönecek. benim de gidip gelecek durumum da var, beni de davet etti. ancak problem şu ki, eşime vize alamıyorum çünkü turistik vize başvuruları kapalı şu anda.

böyle bir fırsatınız olsa, tek gidip aşı olup döner misiniz, yoksa eşim olmadan asla mı dersiniz?
0
roket adam
(11.05.21)
eşim gelemiyorsa, ben de gitmem.
0
irene
(11.05.21)
yani eşim olmadan gitmezdim ben. ama bir yandan eşim de durmadan git git derse giderdim.
0
wild honey suckle
(11.05.21)
eşiniz olmadan neden gitmeyeceksiniz anlamadım. gidip aşı olmazsanız belki covid olup ona da bulaştıracaksınız. bir mantığa oturmuyor.

not: eşim aralıkta covid oldu, yanında olmak adına evden ayrılmadım, hastayken odayı bile ayırmadım bir şeye ihtiyacı olur diye. bana da bulaştı tabi. amerika'da aşı olma şansım olsa yarın giderim. fedakarlıkla, dayanışmayla bir ilgisi yok yani.
0
brakgn
(11.05.21)
bu soruyu şöyle formüle ediyorum. eşimin gitme imkanı ve fırsatı varsa ben bu durumda ne derim? tabii ki gitsin, hemen bu illetten/stresten kurtulsun, o arada bir de Amerika'yı gezsin vs vs derim. mutlu ve sağlıklı olabileceği her şeyi yapsın isterim. o halde, ben de giderim. o da bunu istemeli zaten.
0
conanmaverick
(11.05.21)
Şu gün, sadece aşı için gitmezdim.

Bayramdan bir süre sonra muhtemelen parası ile aşı olayını çıkartacaklar. 25-30 dolara isteyen aşısını olacak.

Başka türlü aşı olayını götürmeleri mümkün değil. Para yok. İşin kötüsü, "para yok" ta diyemiyorlar.


.
0
kartallar yuksek ucar
(11.05.21)
aşı için gidilir mi oraya abi ya. tonla param olsa çekmem. ha tatile gidiyorum arada aşı da olacağım dersen ayrı.
0
bohr atom modeli
(11.05.21)
cevremde bircok kisi amerikaya siya gitti esli veya es olmadan, hatta bir arkadasim 2. doz asida beni de cagirdi yanina eslik edeyim diye ucak otel bedava:) sirf yasadigim yerden ucus 16 saat suruyor diye useniyorum.

gidilir tabi ki, gitmeden kapsamli seyahat sigortasi yaptirilir. ilk gun asi olup kalaninda gezilir tozulur...
0
cairo
(11.05.21)
eşim olsa da gitmem ben açıkçası. koronanın muhtemelen perişan edeceği bir şüşko olarak bu virüsten bayağı korkuyorum ama bunun için dünyanın öbür ucuna gitmezdim, kim uğraşacak.
0
der meister
(11.05.21)
sadece aşı için gitmek bana göre yetersiz bir sebep. ama çok sıkıldım kafa dağıtacağım eşim olmasa da arkadaşlarımla güzel vakit geçirebilirim en azından 1 hafta falan derseniz mis gibi tatil olur.
0
ala09
(11.05.21)
Kesinlikle asi icin gitmem. Hatta soyle soyleyeyim.Haziran basinda yurt disindan TRye ucak biletim var. Biraz daha kalsam asi olabilecegim ama asiyi beklemeden TRye gelmeyi tercih ediyorum. Hic bir motivasyon ABD`ye asi icin gitmeye ikna edemez beni
0
turkuaz
(11.05.21)
Ben asi icin giderdim, gayet normal bir fikir. Asla gitmezdim diyenler muhtemelen Turkiye'de de asi olmaya ilgi duyamayan tipler.
0
hot potato
(11.05.21)
eşim olmadan gitmem.
0
basond
(11.05.21)
(4)

formal ingilizce mail içeriğinde şu nasıl denir?

la lykia
"Fiyat teklifimizi inceleme şansınız oldu mu?"Şöyle diyeyim dedim ama google'ladığımda daha önce hiç böyle cümleler kurulmamış :)Have you had a chance to consider our quotation?Have you had a chance to view our price offer our?I would like to kindly ask you if you have had a chance to view our price
"Fiyat teklifimizi inceleme şansınız oldu mu?"

Şöyle diyeyim dedim ama google'ladığımda daha önce hiç böyle cümleler kurulmamış :)

Have you had a chance to consider our quotation?
Have you had a chance to view our price offer our?
I would like to kindly ask you if you have had a chance to view our price offer?
0
la lykia
(10.05.21)
I was wondering if you have had a chance to look at the offer yet? please let me know if it requires any further clarification, happy to set up a quick walkthrough session. thanks

(2,cumle optional)
0
camussar
(10.05.21)
Did you have an opportunity to-
Have you found time to-
Have you had a moment to-
Have you been able to-

Istersen baslarina I was wondering getirip if ile devam ettirebilirsin. Daha kibar olur.
0
dimanche
(10.05.21)
view degil review demelisiniz.
0
hot potato
(10.05.21)
sanırım google translate'ten çevirmişsiniz. "quotation" sözcüğü "teklif edilen fiyat" anlamında kullanılıyormuş ama ben pek rastlamadım, belki olaya yabancı olduğum içindir.

ikinci cümle ise hepten yanlış. sondaki "our" sözcüğü oraya nasıl gelmiş bilmiyorum. ancak o sözcüğü kaldırdığınız zaman manası olan bir cümle ortaya çıkıyor.

üçüncü cümledeki "I would like to kindly ask you" kısmı bence biraz abartı derecesinde kibar olmuş.

"have you had a chance to consider our price offer?" gibi bir cümle kurulabilir belki. ama biraz kaba kaçıyor galiba, dimanche'nin dediği gibi eklemeler yapılsa daha iyi olur.
0
isabella was a ginger
(10.05.21)
(10)

Mobil oyun vakit kaybı mıdır

aslil
Merhaba. Telefona ara sira özenip heves edip oyun yüklüyorum ama kısa sürede siliyorum sıkılıp. Vakit kaybı gibi geliyor.Sizce oyun - özellikle mobil oyun- oynamak vakit kaybı mıdır? Biseyler kaçırıyor muyum yoksa?
Merhaba. Telefona ara sira özenip heves edip oyun yüklüyorum ama kısa sürede siliyorum sıkılıp. Vakit kaybı gibi geliyor.

Sizce oyun - özellikle mobil oyun- oynamak vakit kaybı mıdır? Biseyler kaçırıyor muyum yoksa?
0
aslil
(09.05.21)
Yapacak bir işin seni bekliyorken sen onu gozardi edip vaktini mobil oyuna harciyorsan vakit kaybi olabilir belki de, oyun oynamazsan yerine yapacagin is dizi izlemekse vakit kaybi degildir bence. Sonuçta egleniyorsan bence sorun yok.
0
a perfect lie
(09.05.21)
Mobil oyunların hor görülmesinin sebebi "gerçek oyun" olarak görülmemesi. Genellikle düşük kalitede tamamen token, gem satma üzerine programlanmış mobil oyunlar da az değil gerçekten de.

Arada aha ne güzel oyun lan bu diyeceğimiz "gerçek oyunlar" var ama bunlar cidden kaliteli oyunlar olduğu için pc'de başka konsollarda da oynanabiliniyor.

İstisnalar elbette var ama özellikle mobil oyunların eleştirilme, ciddiye alınmama sebebi bu.

~tam da dediğim gibi işte avianthem'in saydığı kayda değer oyunlar mesela bir tanesi psp oyunu, football manager zaten pc gorogoa da ps4, switch'de de yayınlanmış. Düzgün oyunlar konsolda, pc'de de çıkıyo yani ya da en kötü ihtimal çok iyiyse mobil oyun konsollara portlanıyor.
0
hedep
(09.05.21)
kesinlikle vakit kaybi. o sirada bir kitap okuyup veya film izleyip bir sey ogrenebilir, egzersiz yapabilir, yemek, temizlik vs yapabilirsin. ne bileyim uzun suredir konusmadigin bir arkadasi veya akrabayi arayabilirsin. dis ipiyle dislerini temizleyebilirsin. evdeki gereksiz ivir ziviri elden gecirip atabilirsin.

bunlari kendim icin yazdim. su an yapabilecegim, oyun oynamaktan daha kaliteli 200 tane falan aktivite cikarabilirim.
0
hot potato
(09.05.21)
Hiçbir şey kaçırmıyosun. Bilgisayar oyunlarını yine anlarım ama mobil oyunlar gerçek anlamıyla vakit öldürüyor. Bomboş duvara bakarım ama oyun oynamam.
0
IncredibleMau
(09.05.21)
seni hırslandırıyorsa ayırdığın vakit gittikçe artıyor düzenli olarak bağlıyorsa vakit kaybı fakat eğlendirip kafanı dağıtıp yeter diyorsan adı üstünde oyun
0
freebird5406_2
(09.05.21)
batak, king filan var telefonda. tuvaletteyken takiliyorum iyi zaman geciriyor. zaman gecirmek icin oynuyorum zaten, vakit kaybi olarak gormuyorum pek.

eger gun icinde baska seyler yapmak gerekirken oynuyorsan vakit kaybi derdim.
0
fakyoras
(09.05.21)
Vakit kaybıdır. Yapay zeka bu oyundaki etkinliklere göre şekilleniyor.
0
Erva
(09.05.21)
bunun cevabını senin vermen gerekmiyor mu? yattığı yerde 13 saat oyun oynayan kişiyle iş çıkışı metrobüste oyun oynayan kişi bir mi mesela?

yaptığımız her iş bize bir şey katmak zorunda değil. bazen canı oyun oynamak istiyorsa açıp oyun oynayabilmeli insan kötü hissetmeden. sen keyif alıyorsan, gereğinden fazla vakit ayırmıyorsan bence sorun olmamalı.

"zamanımı daha iyi değerlendirebilirdim" diye düşünmek güzel olabilir ama bunun sonu yok ki. her zaman daha iyi ve verimli bir aktivite bulunabilir. robot değiliz, öyle hayat mı geçer?
0
der meister
(09.05.21)
mobil oyundan mobil oyuna değişen hede.

mesela ben şu sıralar telefonda football manager mobile 2021 ile gta: chinatown wars oynuyorum. bunların yanı sıra apple arcade’de inmost, pilgrims gibi oyunlar da var arada göz attığım. her birine ayrı makale yazılır. gorogoa diye bir oyun bitirdim, oyun değil adeta bir sanat eseri. gta:cw de hikayesi ve doluluğuyla, çizgi roman tarzı ara videolarıyla vs. ayrı bir dünya mesela. bunları oynarsan zaman kaybı değil bence. ama tabi şeker patlatmalı, gem’li bilmemneli, okey’i king’i dandik oyunlar evet zaman kaybı bana kalırsa.

aynı şey bilgisayar/konsol oyunları için de geçerli. bir heavy rain, bir last of us, bir assassin’s creed ii, bir mirror’s edge oynamamış adama sorsan “oyun ne yaa çocuk musun aabii?” diye yorumlar yapabilir. cahilliğine ver geç.
0
avianthem
(10.05.21)
Uykudan uyanıp telefona sarılıyorsan, günde 4-5 saatin oyuna gidiyorsa, oyun yüzünden günlük işlerini aksatıyorsan evet vakit kaybıdır. Diğer türlü vakit geçirmek için diğerlerinden farkı olmayan bir günlük aktivitedir.

Haftanın her günü, günün her saatini dolu dolu geçirmemiz gerekmiyor. Özellikle pandemi döneminde hep pompalanıyor yeni dil öğrenin, bol bol kitap okuyun, YAZILIM ÖĞRENİN vs. ama günlük koşuşturmalar, evden çalışsanız bile vücudun yorgun düşmesini veya hiçbir şey yapmadan uzanma isteğini kimse düşünmüyor. Keyfinize bakın kısaca, çok fazla uyaran var etrafımızda, bir şey kaçırmıyorsunuz.
0
chicha_v2
(10.05.21)
(10)

Oyunculuk şöleni film önerisi

south park in kapusonlu uyesi
Selam duyuru ahalisi,Bayram tatilinde izlemelik, adeta oyunculuk dersi veren güzel film öneriniz var mı? Tür fark etmiyor. Kült veya imdb100 olmaması tercih sebebi, muhtemelen izlemişimdir.Teşekkürler ve iyi bayramlar şimdiden.
Selam duyuru ahalisi,

Bayram tatilinde izlemelik, adeta oyunculuk dersi veren güzel film öneriniz var mı? Tür fark etmiyor. Kült veya imdb100 olmaması tercih sebebi, muhtemelen izlemişimdir.

Teşekkürler ve iyi bayramlar şimdiden.
0
south park in kapusonlu uyesi
(08.05.21)
A few good men
0
conanmaverick
(08.05.21)
a woman under the influence.
0
filteria
(08.05.21)
Madeline's madeline.
Türü "enteresan" denebilecek bir film, filmi beğeneceğini iddia edemem ama oyunculuk performansı görmekse amacın izlemen gerekir diye iddialı konuşacağım.
0
Jux
(09.05.21)
@cosmicstring ve @conanmaverick izlemiştim, teşekkür ederim.

@filteria bu duyuruyu açmama sebep olan filmi önermişsiniz, isabet olmuş :)

@Jux ilk kez gördüm bu filmi, listeme aldım teşekkür ederim
0
🌸south park in kapusonlu uyesi
(09.05.21)
Ocean’s serisini severim
Fight Club
The Departed
Blood Diamond
0
silah taciri
(09.05.21)
secrets and lies. (yine muhteşem bir histerik kadın oyunu)
0
filteria
(09.05.21)
a woman under the influence demeye gelmiştim :)

who’s afraid of virginia woolf izlemediyseniz önerebilirim. glengarry glen ross, network da oyunculuk konusunda aklımda kalan filmlerden. yakın tarihli olarak nebraska filmindeki iki ihtiyar ve çocuklarının oyunculuğu çok güzel ve uyumlu gelmişti. abd filmlerinde iyi oyunculuk daha çok overacting ile özdeşleşmiş gibi, doğal oyunculuk açısından da zvyagintsev filmlerini beğeniyorum.
0
phoarbix
(09.05.21)
hamlet (2009). david tennant müthiş oynuyor hamlet'i. onun dışında being there, sound of metal, two days one night da bu yönden iyi denebilecek filmlerdendi.
0
vacigok
(09.05.21)
August: Osage County
0
hot potato
(09.05.21)
The streetcar named desire
Being there
Deer hunter
0
EasyTiger
(09.05.21)
(4)

Yl motivasyon mektubu

mg3929
İşletme mezunuyum, işletme yüksek lisansına başvuracağım. Motivasyon mektubuna ne yazsam? Soru biraz saçma oldu ama belki bi fikir çıkar diye.. :/
İşletme mezunuyum, işletme yüksek lisansına başvuracağım. Motivasyon mektubuna ne yazsam? Soru biraz saçma oldu ama belki bi fikir çıkar diye.. :/
0
mg3929
(08.05.21)
Neden bu okulda yapmak istiyorsun
Isletmenin hangi alanina yogunlasmak istiyorsun
Bu alanda lisans suresince neler yaptin, hangi konular ilgini cekti
Mezun olunca hedefin ne, bu master ne isine yarayacak
0
hot potato
(08.05.21)
mezunum zaten, 3 yıldır da çalışıyorum. işimle bağlantılı bi şeyler kurmayı düşünüyorum.
0
🌸mg3929
(08.05.21)
Mektupta 3 ana soruya yanıt vermeniz önemli. Neden o okul ve bölüm? Neden siz? Ne için o program?

Çok kabaca,

Degerli komite üyeleri,
x uni y bolume başvuruyorum, çünkü zzz yapmak istiyorum. Geçmişte yaptığım şunlar şunlar beni bu iş için en ideal aday yapıyor. Sizin okul/bölümünüzde de şu şu var, o yüzden sizinle olmalıyım.

Bunları 3-4 paragrafla güzel bi dille anlatın. Muhtemelen başvuru sitesinde ne kadar uzun bir mektup istediklerini yazmışlardır ama bir şey yazılmamışsa gereksiz uzatmayın. Belki içeriğe ilişkin direktifler de vardır, başvuru sitesini iyice kurcalayın. Hangi hocayla çalışmak istediğinizi belirtmenizi isterlerse diye bu kısmı siteden öğrenmek önemli.
0
conanmaverick
(08.05.21)
"mezunum zaten, 3 yıldır da çalışıyorum"

yuksek lisanstan mezun olunca diyorum.

"en ideal aday" vurgusu bence gerekli degil cunku is basvurusunda oldugu gibi 1 aday almayacaklar, birden cok alacaklar. zaten kim oldugunu bilmedigin insanlardan iyi olma iddiasi hep havada kalir.
0
hot potato
(09.05.21)
(2)

İngilizce gramer

havadakarada
Yemek güzel oldu.Yemek güzel olmuş.Yemek güzel olmuştu.Ayşe yemek yaptı.Ayşe yemek yapmış.Ayşe yemek yapmıştı.Hepsi geçmiş zaman olacak şekilde Ingilizce tam karşılıkları nedir?Çok teşekkürler.
Yemek güzel oldu.
Yemek güzel olmuş.
Yemek güzel olmuştu.

Ayşe yemek yaptı.
Ayşe yemek yapmış.
Ayşe yemek yapmıştı.

Hepsi geçmiş zaman olacak şekilde Ingilizce tam karşılıkları nedir?
Çok teşekkürler.
0
havadakarada
(08.05.21)
2. ve 3. sirada yazdigin seyler:
Öğrenilen geçmiş zaman
Öğrenilen geçmiş zamanın hikâyesi

Bunlar ingilizcede birebir mevcut seyler degil. Bircok insan bunlari direkt past perfect tense'le ifade etmeye calisiyor ama yanlis. Ayni anlam degil. Bizim misli gecmis zaman kullanirken verdigimiz anlam ingilizce'de context, yani baglam'dan cikar.

The meal turned out well.
I heard the meal turned out well.
As you remember, the meal turned out well. VEYA By the time I got there, the meal (had) turned out well. (ikinisi sacma oldu ama neyse)
0
hot potato
(08.05.21)
Past tense
Present perfect tense
Past perfect tense
0
neysene
(08.05.21)
(2)

ingilizce ön yazıma göz atabilir misiniz?

kivanc1
selamlar, kendimi tanıttığım bir yazım vardı özgeçmişimde, bunu ingilizce olarak sunmam gerekiyor. bir göz atabilir misiniz gözünüze çarpan ters bir şey var mı gramer açısından? teşekkürler ^_^---I was born in Hatay/Turkey on January 17, 1991. During my graduate education; I realized that I was inte
selamlar, kendimi tanıttığım bir yazım vardı özgeçmişimde, bunu ingilizce olarak sunmam gerekiyor. bir göz atabilir misiniz gözünüze çarpan ters bir şey var mı gramer açısından? teşekkürler ^_^

---
I was born in Hatay/Turkey on January 17, 1991. During my graduate education; I realized that I was interested in the field of marketing and I did my master's degree in marketing to further develop myself in this field. While developing myself in the field of marketing during my post graduate education, I made various studies about digital marketing. After that, I was accepted to the Business Administration Doctorate program at Gazi University. In this period, I got my first job and I started to use my knowledge and experiences that I gained both personally and my education life.

If I need to talk about my background in this field before my academic life; I have been interested in computer, web and graphic design from an early age and crowned my skills with the website named RoxTurk.Com, which I opened in 2007. This website had the feature of being a basketball platform where thousands of people came together and various organizations had been organized under the sponsorship of this site. This website attracted attention by various TV channels and took places in these TV programs at various times.

I met social media with blog posts that I wrote in 2006 and I wrote blog posts for a long time. In addition, I continued to write basketball columns for a long time on the site named RoxTurk.Com, which I founded. In addition to social media and the internet, I took part in various translation projects as a hobby and voluntarily translated TV series from English to Turkish.

The experience and knowledge I gained in both graphic design and web design came back to me as a freelance job in my student life. After that, during the time I developed myself in the field of marketing, I took part in various freelance projects.

At XXX Advertising Agency, where I work today, I had the opportunity to work with various provincial and district municipalities, mayors and national brands.
0
kivanc1
(07.05.21)
During my graduate education; I realized that I was interested in the field of marketing and I did my master's degree in marketing to further develop myself in this field. While developing myself in the field of marketing during my post graduate education.

Ingiltere'de falan durum ne emin degilim ama Kuzey Amerika ingilizcesiyle konusuyorsak:
lisans = undergraduate
master, doktora = graduate

"If I need to talk about my background in this field before my academic life" turkce bir deyisi cevirmissin. "Prior to my studies" diyerek sadelestirebilirsin.

"I met social media with blog posts that I wrote in 2006 and I wrote blog posts for a long time. " bu cumleyi paragraftan atsan bir sey kaybetmiyorsun sanki. roxturk.com'u kurdugunu da hem bu paragrafta hem de bir onceki paragrafta tekrar etmissin. olay orgusunu sadelestirmen ve tekrardan kacinman lazim, ingilizce'den bagimsiz olarak.

Bir paragaf roxturk+blogging uzerine (bu ikisini ayri seylermis gibi anlatma bence), diger bir paragraf graphic+web design, ve diger paragraf da marketing uzerine olsun.
0
hot potato
(07.05.21)
quillbot.com

buraya kopyalayıp "standard" veya "fluency" seçeneklerinden birini seçin ve bırakın o sizin için fluent ve hatasız bir şekilde çıkarsın.
0
bir kum tanesindeki atom alti parcacik
(07.05.21)
(7)

içinizde erkek giyimi konusunda zevk sahibi biri var mı?

stevie
epey çalıştım çabaladım vucudumu güzel bir şekle soktum. yaş 32. boy 180. şimdi hiç bir kıyafetim olmuyor. zevk sahibi de değilim. eşya da sevmiyorum. o yüzden birer tane olmak üzere kıyafete ihtiyacım var. ayakkabıdan itibaren herşeyi dahil edebilirseniz süper olur. ricam şu. şu tişörtler güzel de
epey çalıştım çabaladım vucudumu güzel bir şekle soktum. yaş 32. boy 180. şimdi hiç bir kıyafetim olmuyor.

zevk sahibi de değilim. eşya da sevmiyorum.
o yüzden birer tane olmak üzere kıyafete ihtiyacım var. ayakkabıdan itibaren herşeyi dahil edebilirseniz süper olur.

ricam şu. şu tişörtler güzel demeyin ben seçemiyorum da işin kötüsü :(

bütçe de demeyin. kazancım da güzel bence. tarzın nasıl da demeyin. yoktu işte. üstümde yırtık tişörtle işe gidip geliyordum.

böyle herşey dahil set şeklinde satılan bir yer varsa ona tıklayıp alayım o da süper olur.

:(
0
stevie
(07.05.21)
deneme yanilma yontemiyle ogreneceksin, baska yolu yok.

bir de vucudun gercekten guzlese ne giydiginin cok onemi yok bence ahah.
0
hot potato
(07.05.21)
üstad hafif v yaka siyah, beyaz, gri tişört,
mudo'daki yazlık keten gömleklerden birkaç tane,
fit kalıp kot pantolon + yine nispeten dar birkaç tane şort al gitsin.
0
roket adam
(07.05.21)
instagramda boyle hesaplar var sanirim

www.instagram.com gibi

pinterest te de cok.
0
foster
(07.05.21)
www.farfetch.com
www.farfetch.com
www.farfetch.com
Yukarıdaki linkte ki Eleventy, Kiton ve Brunello Cucinelli firmasının ürünlerine bak, tüm ürünlerin manken üzerinde fotoğrafları mevcut, gözüne hoş gelen tarzı, ürünleri belirledikten sonra benzer ürünlerin alınabilir fiyatlarda olanları için network, mango, zara, massimo dutti ve vakko outletlere bakabilirsin.
0
sealth
(07.05.21)
Öncelikle yanlarında bir sürü cep olan pantolonlardan ve şortlardan uzak durmanı öneririm. Kimileri için kullanışlı olsalar da çok çirkinler.

Onun dışında üzerine ne tayt gibi ne de çok bol gelen bir kot ve bir kanvas pantolon alabilirsin. Pantolonda bu zamana kadar beyazı yakıştırdığım kimse olmadı, o yüzden beyazı tercih etmemeni öneririm. Kanvasta bej veya lacivert tercih edebilirsin, çünkü birçok şeyle uyum sağlıyorlar. Kot için griden uzak durduğun sürece sorun yok. Ha bir de kot pantolonda likra oranı yüksek olunca pantolon götü başı çabuk dağıtıyor. Eğer pantolonu üzerine giydiğinde sana fazla esnek gelirse bil ki çok geçmeden sağı solu sünecek.

Gömlek alırken mühendislik fakültesinde gezer gibi veya seattle'da grunge müzik yapıyor gibi kareli ağırlıklı şeylere değil de daha düz modellere yönelmeni öneririm. Gömlek dışında mutlaka birkaç tişörtün bulunsun. Şahsen ben karman çorman baskılı tişörtleri beğenmiyorum. Genelde basic veya ona yakın şeyleri tercih ediyorum.

Renkler konusunda yaza ve kışa göre tercihler yapabilirsin. Örneğin ben yazın daha açık renkleri tercih ederken kışın daha koyu giyiniyorum. Ruh halime etkisi olduğu gibi kışın yağmur çamur da üzerimde çok iz bırakmamış oluyor. Renk olayı biraz da cildin tonuyla alakalı, esmer misin beyaz mı o önemli. Aynaya baktığında sana hangi renklerin yakıştığını anlaman lazım.

Ayakkabı olayı biraz değişken. Açıkçası sürekli spor ayakkabı ile gezenlerden değilim. Özellikle büyük ve kaba duran spor ayakkabılardan hiç hoşlanmıyorum. Ergen işi gibi geliyorlar. Camper'ın ürettiği tarzda ayakkabıları daha çok beğeniyorum. Ama bu biraz hayat tarzıyla da alakalı. Sürekli aktif olan bir insan daha rahat giyinmeye yöneliyor haliyle. Ha yine de spor ayakkabı giyilecekse bile lütfen şu her yeri cart kırmızı olan ayakkabılardan giymeyin. Hatta o ayakkabılar toplatılıp yakılabilir, hiç itirazım olmaz. Şimdilik aklıma gelenler bu kadar.
0
stronzo
(07.05.21)
Bence polo yaka tisort guzel olabilir. Is ortaminda da duz tisorte gore daha derli toplu bir goruntu saglar.
Renk olayi tamamen size kalmis ama lacivert ve yesil cogu insana gider diye dusunuyorum. Mesela:

www.lufian.com
www.lufian.com

Ornek olsun diye bu markayi attim, butcenize gore daha iyilerine bakabilirsiniz.
0
pike
(07.05.21)
okumakserbestbegenmeksart
(07.05.21)
(2)

TR'den ingilizce bilgisayar muhendisligi ders kitaplari edinme

elon
Universitedeyken zaman zaman hocalardan odunc alarak, kalan chapter'lari da kacak pdf'lerden okuyarak bitirdigim en sevdigim 2 kitabi (mumkunse hardcover ama paperback de olur) satin alip kitapligima eklemek istiyorum.Computer Networking: A Top-Down Approach ve Operating System ConceptsAmazon ABD fi
Universitedeyken zaman zaman hocalardan odunc alarak, kalan chapter'lari da kacak pdf'lerden okuyarak bitirdigim en sevdigim 2 kitabi (mumkunse hardcover ama paperback de olur) satin alip kitapligima eklemek istiyorum.

Computer Networking: A Top-Down Approach ve Operating System Concepts

Amazon ABD fiyatlari ucmus durumda. $100-$200 arasinda gidip geliyor fiyatlari. Bunlari Turkiye'den edinebilecegim bir yer var mi?
0
elon
(06.05.21)
bizim kitapçıda var sanırım bunlar.
bilkent üniversitesi içinde meteksan kırtasiye.
2. el de bulabilirsin.

www.wiley.com

2. kitap şu ise 100 tlye ikinci el alıp yine 100 tlye satmıştım ama sıfırı 300-400 falandır en az.
0
jelly bear
(06.05.21)
Fiyatlandirma politikasindan dolayi ders kitaplari amerika'da daha pahaliya satilir. ABD amazonundan degil Turkiye'den bakacaksiniz.

edit: cok daha ucuz
www.pandora.com.tr
0
hot potato
(06.05.21)
(21)

Yerli aşı çalışmalarına gönüllü olur muydunuz?

hayaletimsi
Az önce yerli aşı çalışmalarının herhangi birinde gönüllü olmak için bir form doldurdum. Bir an önce aşı olma isteğimin etkisi de var bunda. Siz olur muydunuz? ne düşünüyorsunuz?Ankara'da yaşayan arkadaşlar için şuradan doldurdum formu;https://ankarasehir.saglik.gov.tr/TR,522128/asi-calismasi-gonull
Az önce yerli aşı çalışmalarının herhangi birinde gönüllü olmak için bir form doldurdum. Bir an önce aşı olma isteğimin etkisi de var bunda. Siz olur muydunuz? ne düşünüyorsunuz?

Ankara'da yaşayan arkadaşlar için şuradan doldurdum formu;
ankarasehir.saglik.gov.tr

ps:
İlk erciyes üniversitesine mail atmıştım, bugün şöyle bir cevap geldi.

"Sayın xxx,



Aşı çalışması için gönüllü olarak katılmak istediğinizi belirtmişsiniz. Erciyes Üniversitesi Hakan Çetinsaya İyi Klinik Uygulama ve Araştırma Merkezimizde geliştirilen Covid-19 Faz -1 ve Faz- II aşı uygulama çalışması tamamlanmıştır. Faz –III çalışması Erciyes Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde ve farklı şehirlerde ki merkezlerde Mayıs ayında başlayacaktır. Bu konuda Sağlık Bakanlığının bilgilendirmelerini takip etmenizi öneririz. İlginize teşekkür eder, sağlıklı günler dileriz. "
0
hayaletimsi
(04.05.21)
Canımı sokakta bulmuş olsaydım Sağlık Bakanlığına güvenip gönüllü olurdum.
0
himmet dayi
(04.05.21)
Bilim insanlarına saygım sonsuz ama yönetim kısmına zerre güvenmediğim için kesinlikle gönüllü olmazdım.
0
whoosie
(04.05.21)
Olmam, olmak isteyen çıkar elbet.
0
infernalcadre
(04.05.21)
Katılırdım elbette. En kötü ihtimalle antikor üretmezsiniz totonuzda üçüncü gözünüz çıkmaz.
0
helena
(04.05.21)
bedavaya olmazdim.
0
hot potato
(04.05.21)
Olurdum, korkulacak bir yan yok. Sağlıkçıyım
0
sydney
(04.05.21)
Hayır, olmam. Niye olayım ki?

- Risk grubunda olsam ve aşıya erişimim olmasa "hiç yoktan iyidir" diyip belki olurdum. Ama 28 yaşındayım, evdeyim, hiç gerek yok.

- Aşı işinde çok para var şu an. Birileri 1 milyar dolar daha fazla kazanmak için "ya bu da böyle olsun" diyip erken basabilir aşıyı, denetimini yapanlara rüşvet verebilir. Ortada akıl almaz bir pasta var, o kadar paranın (ve rekabetin, zaman kısıtının) olduğu bir ortamda birilerine güvenmek kolay değil.

- Grip aşısı da olmuyorum mesela. Çok daha iyi bilinen ve denenmiş bir alan olmasına rağmen. Niye? Çünkü çok şükür düzgün çalışan bir bağışıklık sistemim var. Bu yeni aşı mevzusunda niye kimsenin bağışıklık sistemi yokmuş gibi davranıyoruz anlayabilmiş değilim.
0
plutongezegendegilmi
(04.05.21)
Olurdum, kafayı çalıştırıp ücreti mukabilinde kanal kanal gezer tecrübelerimi aktarırdım.
0
paramolacak
(04.05.21)
Hayır.

Başka nedenleri de var ama temel nedeni gerçekten aşılanmama engel olacak olması. Aşılama yapılacak da sonuçlar takip edilecek de kör kırılacak da... Yerli aşının işe yaramama ihtimali bir tarafa placebo grubunda da olabilirim. Yerli aşının neden olabileceği sağlık sorunları da cabası (üçüncü gözünüz çıkmaz diyen arkadaş AZ aşısının ne gibi sorunlara neden olduğunu pek takip etmemiş herhalde). Niye kendimi bu kadar sıkıntıya sokayım ki?
0
son feci skilacci
(04.05.21)
Kesinlikle olmam. Kim ne niyetle ne yapıyor belli degil güzel ülkemde.
0
lion de la Turquie
(04.05.21)
Yaptığımın doğru olup olmadığını tartışmak istemiyorum, bencilce gelebilir ama olmazdım.
0
megalomaniac
(05.05.21)
Kimsenin deneği olamam. Hele tepedekiler hâlâ gitmemişken katiyen.
0
1bir1bir1
(05.05.21)
Olmam, duyuru başlığını görür görmez aklıma şu geldi; aslında doğrudan bir ilişkisi yok ama benzer bir sonuç ortaya çıkabilir :

Birkaç sene önce ilköğretim okullarında süt dağıtılmıştı ve yanılmıyorsam son kullanma tarihi sebebiyle pek çok çocuk rahatsızlanmıştı. Hükümet hemen savunmaya geçti. Bülent Arınç "Çocukların süte hassasiyeti olmuş olabilir, 1 kereden birşey olmaz" benzeri bir açıklama yapmıştı...

Bu aşı durumunda da benzer bir durum ile karşılaşabiliriz. Bilimadamları ve tıp doktorlarımıza güvenmediğimden değil, ülke yöneticilerin mentalitesini bildiğimden. Farzedelim aşı geliştirildi ve özellikleri, olası yan etkileri bir raporla sunuldu. Virüse karşı amaçlanan hedefleri bir yana, potansiyel ciddi bir riskin altı çizildi. Sizce hükümet yetkilileri nasıl karar alırdı, ne yaparlardı ? İşte ben bu "ne yaparlardı" sorusunun cevabını tahmin ettiğim için hayır diyorum.

Süt dağıtım haberini de buldum, buyrun : www.cumhuriyet.com.tr
0
burka
(05.05.21)
jessica hyde olsaydim seve seve gönüllü olurdum.
0
evimin paspasi
(05.05.21)
Öncelikli grupta olmama rağmen aşı olmuyorum, gönüllü olmak katiyen istemem.
0
odiyus
(05.05.21)
Bu ulkede 13 yil boyunca sinav sorulari calindi. Cemaat-akp sinav sorularini calip, fem dersanelerinde dagittilar. O mevki, makamlarin cogunda liyakattan uzak hirsizlar oturuyor su an.
0
neverletyougodown
(05.05.21)
herkes aşı olabilmek için yarışırken ben istemiyorum çünkü ileride ne olacağını, hangi hastalıkların önünü açabileceğini bilmiyorum. bi yandan da hata mı yapıyorum diye içim içimi yiyor. hoş, aşı sırası da gelmedi gerçi. ama yerli aşı en baştan kaybediyor.
0
antihero
(05.05.21)
bu
ülkede
insanlara
radyasyonlu
çay
içirdiler.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(05.05.21)
bırak geliştirme aşamasında gönüllü denek olmayı, aşı çıktıktan sonra aşısını bile olmam.
0
halanne
(05.05.21)
Mustafa Varank olduysa ben de olurum, koca bakanı riske atacak değiller.
0
cowboy
(05.05.21)
Ben de tıp öğrencisiyim .kuagülasyon yapan covid aşısı türü üretimden kalktığı oldu.ben sinovac oldum.biontech gelirse rapel olarak olurum.bizim aşıyı eğer aşı olmamış olsam ve sıra çok varsa olurdum.40-50 yaş arası isem bekler biontech olurdum
0
birdposing
(05.05.21)
(5)

İş İngilizcesi için sık kulandığınız kalıplar var mı?

dizicolleague
Yakın zamanda bir işe başlayacağım ve İngilizce sunumlar, raporlamalar gerektiriyor. Altyapım var ama daha önce elin adamına raporlama yapmadım online olarak ve herhangi bir denetime girmedim diyebilirim (yalnızca bir kez). Böyle bir işte çalışan arkadaşların daha akıcı görünümlü İngilizceleri için
Yakın zamanda bir işe başlayacağım ve İngilizce sunumlar, raporlamalar gerektiriyor. Altyapım var ama daha önce elin adamına raporlama yapmadım online olarak ve herhangi bir denetime girmedim diyebilirim (yalnızca bir kez). Böyle bir işte çalışan arkadaşların daha akıcı görünümlü İngilizceleri için hangi kalıpları cümlelerine yedirdiklerini öğrenmek isterim. Kaynak önerisi de olur
0
dizicolleague
(04.05.21)
Cevabını bilmediğiniz sorular için "I'll circle back to you" yardımcı olabilir.
0
archmage mahmut
(04.05.21)
www.askamanager.org

Bu site genel olarak size yardımcı olabilir. Kalıplarla ilgili bir şey bulamadım ama kesin vardır biraz kurcalarsanız.
0
peki madem
(04.05.21)
benim genel bir önerim var. eğer her cümlenize ve kelimenize aynı özeni gösteremeyecekseniz, araya kalıplar serpiştirmenin çok bir artısı olmaz bence. kendi ingilizce seviyenizde devam edin. basit cümleler kurun. kompleks cümleler, normalde bilmediğiniz kalıplar ya da kelimeler kullanmayın. bilmediğiniz bir şeyi kullanmaya çalıştığınız zaman, yanlış yerde kullanma riskiniz var. komik duruma düşersiniz.

geliştirmek için ise :

1 - iyi ingilizce bildiğini düşündüğünüz birisine, mümkünse bir ingiliz'e, ara ara okutun. düzeltme anlamında değil, sonradan okutun. size fikrini belirtsin. bariz hatalarınızdan arının. cilasını sonradan atarsınız.

2 - internetten bol bol örnek rapor vs okuyun ama kelimeleri/kalıpları kopyalamayın. siz yine kendiniz yazmaya devam edin, okuduğunuz kelime ve kalıplar yazarken aklınıza gelirse kullanın. aklınızda yer etmemiş şeyleri kullanmayın.

3 - bunu nasıl bulursunuz bilmiyorum ama özellikle sık kullanılan sıfatların önüne "very" ya da "too" koymak yerine kullanabileceğiniz tek kelimelik sıfatlar var. onları öğrenin.
0
co2s2
(04.05.21)
@co2s2; en son madde geçen debe' de vardı.

" Please do not hesitate to ask if there is something." her mailin sonuna yapıştırırım.
0
kumandanim
(04.05.21)
hot potato
(04.05.21)
(9)

ayrılacağın yere gideceğin yer söylenir mi

nahtoderfahrung
işten istifa ederken böyle bir soru yöneltilirse ne diyoruz
işten istifa ederken böyle bir soru yöneltilirse ne diyoruz
0
nahtoderfahrung
(03.05.21)
zaten linkedin den görmeyecekler mi? ben söyledim hep, bir zararını görmedim.
0
benaslinda
(03.05.21)
ben de söylerim
0
superb
(03.05.21)
@benaslinda evet görecek ama yüzyüzeyken yorum almayı sevmiyorum
0
🌸nahtoderfahrung
(03.05.21)
ben soyluyorum, saklayacak birsey yok.
0
cooperr
(03.05.21)
Soran kişiye bağlı. Sevmiyorsam "boşver, ne yapacan", "öğrenirsin sonra", "bir yer işte" vs sekli cevaplar verir savuştururum. Sevdiğim biriyse bordroya kadar her detayı verebilirim.
0
j r r tolkien hayrani
(03.05.21)
Söylemesen daha iyi gibi sanki. Yeni işyerine dedikodu yetiştirebilir.
0
komando kani var bende
(03.05.21)
Ben söyledim hep ama son iş değişikliğimde gideceğim yerdeki yöneticim (10 yıllık hukukumuz var, daha önce birlikte çalışmadık) çok şaşırdı ve kızdı bana asfsdgh

Neymiş, eski iş yerimdeki zor durumda kalacak yöneticilerim yeni iş yerinden tanıdıkla vs. beni zor durumda bırakırmış. Hiç öyle insanlar da değiller ama gideceğim yer kurtlar sofrası izlenimi olmuştu o öyle diyince. Öyle değilmiş ama germişti beni yok yere.
0
chicha_v2
(03.05.21)
iliskilerimi iyi tutmaya calisirim cunku ileride referans falan gerekebilir. dolayisiyla sorarlarsa yanit vermezlik yapmam.
0
hot potato
(03.05.21)
Diğer firma ile sözleşme imzalayana kadar ses etme. İmza sonrası keyfine göre takıl.
0
vampir akrep
(03.05.21)
(6)

ing C1-C2 ve büyük problemler : (

kiproklk
ben nasıl ingilizce öğreneceğim? Bir yardım be şu kardeşinize.devlet okulları çıkışlıyım, hiç full ing olan bir eğitim almadım, bir süre yurt dışında kaldım ama orada aşırı kullanacak ortam yoktu, sayısalcıydım.hayatımda hiç hazırlık okumadım (lise hariç)iş de benzer şekilde gitti.hiç kursa gitmedim
ben nasıl ingilizce öğreneceğim? Bir yardım be şu kardeşinize.

devlet okulları çıkışlıyım, hiç full ing olan bir eğitim almadım, bir süre yurt dışında kaldım ama orada aşırı kullanacak ortam yoktu, sayısalcıydım.
hayatımda hiç hazırlık okumadım (lise hariç)
iş de benzer şekilde gitti.
hiç kursa gitmedim
ve ingilizcem iyi diyebiliyorum.

şimdi böyle böyle ben vasat vasat konuşarak falan 30 yaşında buralara kadar geldim, sınava girsem üksek alıyorum. sınav bence de bi gösterge değil de size fikir versin diye söylüyorum
ielts'den 7.5, yökdil falan 93 civarı aldım. bunlara da asla çalışmadım,çünkü vaktim yok. artık mecburen okuyarak duyarak internetten diziden şundan bundan bu kadar oldu.

gelelim asıl meseleye; ben ing.yi eksik/kötü öğrendim yani eğer öğrendim diyeceksek tabi..
günlük konuşmalar süper, hele nativelerle kafa göz yararak güzelce sohbet ediyoruz. ancak işim gereği üst düzey toplantılara falan giriyorum derin bir ingilizcem yok. her şeyi anlıyorum ama komplike cümle kuramıyorum. gerzek gibi kaldığım için ya asla konuşmuyorum ya da konuşabilecekken bile stresten, olduğumdan da beter bi seviyede konuşuyorum.

yazma deseniz tamamen rezalet! uzun uzun yazışmalar/Raporlar gerekiyor. artık iyice saldım, translate yazıyorum direkt sonra da premium grammarly'de bakıyorum. tabiiki hiç bi işe yaramıyor. kontrolü fslan da saldım..

berbat maillerime ayıp olmasın diye bişey demiyorlardı. bugün en son biri, bunu bir düzeltir misiniz böyle hiçbişey anlaşılmıyor vs demiş. büyük olay yani :( aslında destekleyici bi üslupla da yazmış, yani bu meseleyi halledin ileride önünüzü tıkar falan da demiş.

online native hocalardan ders alayıp diye saati 7 dolara güney afrikalı hoca buldum. ing öğretmenliği mezunu. (ayrıca aşırı param yok) anasını satayım o da sohbet muhabbet havasında geçiyor :D bana bunlar lazım diye yazışma yaptığımız raporları gösterdim ooo beynim durdu falan diyor :D yani bu hoca ben lisede olsam süper öğretirdi bana şimdi durumum daha farklı bana spesifik, alanda uzman biri gerek sanırım.

ya böyle kıvanç tatlıtuğa ne bileyim üst düzey tiplere falan ders veren ing hocaları yok mu ya? bana azıcık telafuz öğretsin, bi stratejik çalıştırsın. oturup ağlayacağım hem bıktım hem artık yoruldum.


HELPPP
0
kiproklk
(03.05.21)
he gardeşim ben de onu diyorum : )
kim???
0
🌸kiproklk
(03.05.21)
Belki sadece sunumlarda heyecanlanan ve akademik dil kullanamayan birisinizdir? Ben de şahsen canavar gibi Türkçe konuşuyorum ama sunumlarda komplike cümle vs kuramıyorum canım sıkılıyor üzülüyorum kendimi iyi ifade edemedim diye.

Genel olarak mail kültürüne vs aşina mısınız mesela? Yine türkiye’de mesela doğru dürüst mail yazamayan milyon tane insan var.

Bütün sorun ingilizcenizde değil sanırım odaklanmanız gereken başka bir kaç şey var gibi
0
avatar is back
(03.05.21)
@avatar hayır sanırım : / yani türkçe uzun yazıları güzel yazıyorum. dil kurallarına dikkat ederim.
mail kültürüyle de ilgili değil sanırım, olay sadece business ingilizcesi gibi değil bizde.

odaklanmam gereken psikolojik durumum, özgüvensizlik vs olabilir tabii, o başka.
0
🌸kiproklk
(03.05.21)
"artık iyice saldım, translate yazıyorum direkt sonra da premium grammarly'de bakıyorum... bugün en son biri, bunu bir düzeltir misiniz böyle hiçbişey anlaşılmıyor vs demiş."

sorun mental gibi geldi bana. neden oturup adam gibi yazmaya calismiyorsunuz?
0
hot potato
(03.05.21)
Türkiye'de yaşayan native bir hoca var. Youtube kanalı var ama bildiğim kadarıyla her seviye özel ders de veriyordu. www.youtube.com kanalı bu.
0
biravekahve
(03.05.21)
Ben bu alanda ABD'de doktora yapiyorum, Turkiye'deki dil kursu hocalari sizin isinize yaramaz ki zaten yuksek olasilikla sizin seviyeniz onlardan daha iyi. Turkiye'deki Ingilizce ogretmenlerinin cogunun IELTS'ten 7.5 alabileceklerini sanmiyorum.

Siz ancak kendinizi kurtarabilirsiniz, o da Academic Vocabulary in Use, Advanced Collocations In Use gibi kitaplarla olur. Benim de zamaninda yaptigim gibi kelime ve collocations calismaniz gerekli. Yazismalarda bunlari kullanmaya baslarsiniz.

Speaking daha da zor cunku pratik gerektiriyor. O da pratikle olur. Kimseniz yoksa sunum yapmadan once sunumu hazirlayin, kendi kendinize anlatin, sunumu yaparken cok daha kolay gecer, ayrica hazirlarken istediginiz seviye akademik kelimeler eklersiniz.

Turkiye'de sizin gibi cok ogrencim oldu. Oturup calismalisiniz, ama genelde ders calisma konusu ne yazik ki cogu insanin yapabilecegi bir sey olmadigi icin, eger calismayacaksiniz durumu kabullenin. Yoksa ozel ders falan sizi kurtarmaz, zamaniniz paraniz bosa gider.
0
howfaristhesky
(03.05.21)
(7)

Boğaziçi felsefe yüksek lisans

ajora
Bilgisayar mühendisliği mezunuyum, felsefi altyapım lisansta aldığım "Felsefeye Giriş" dersinden ibaret; hiç yok desek yeridir yani (analitik düşünce anlamında fena sayılmam; sadece Kant ya da Hegel'in ne dediği hakkında bilgim yok). Felsefe mezunu olmayanlar için yüksek lisans programının ilk senes
Bilgisayar mühendisliği mezunuyum, felsefi altyapım lisansta aldığım "Felsefeye Giriş" dersinden ibaret; hiç yok desek yeridir yani (analitik düşünce anlamında fena sayılmam; sadece Kant ya da Hegel'in ne dediği hakkında bilgim yok).

Felsefe mezunu olmayanlar için yüksek lisans programının ilk senesi lisans dersleri aldığınız bir hazırlık yılı oluyor. Buna güvenerek başvurmak istiyorum bölüme ama böyle bir hazırlık yılı mevcut olmasına rağmen felsefe mezunu olmayan adaylardan yine de elle tutulur bir altyapıya sahip olmaları bekleniyor mu, bilmiyorum. Mezun, hâlihazırda okuyan ya da yazılı/sözlü sınavlarına girmiş olan varsa eğer, bilgilendirebilirse çok iyi olur.
0
ajora
(02.05.21)
Mesela ODTU'de felsefe, tarih sosyoloji vs mezunlarini alip bilimsel hazirlik okutuyordu, ki bu bahsettigim ornekler ODTU (yani ayni fakulte) mezunuydu.

Basvurun tabi ama bilgisayar muhendisiligi mezunu olarak bir sansiniz oldugunu dusunmuyorum. Hele Bogazici ya da en azindan yakin seviyede bir okul mezunu degilseniz. Zira diger adaylar sizden daha guclu olacak.
0
hot potato
(02.05.21)
Ben 6 sene önce yaptım bunu. Sonra tek dersten lisansı uzattığım için devam edemedim ama süreci anlatayım.

odtü ve boğaziçinden hocalara mail attım. Dedim şöyle bir konu var, bunun üzerine çalışmak istiyorum, ne dersiniz diye. Okula falan davet ettiler, 3-4 saat oturup konuştuk.

Bilgisayar mühendisliğinden birinin gelmesini olumlu karşıladılar. Hatta o zaman bi kaç doktora öğrencisi de vardı aynı şekilde, duyulmamış bir şey değil.

Genel olarak neyi ne kadar biliyorum diye sorular sordular, çok zorlayıcı değildi. Ama bilimsel hazırlık muhtemelen yorucu olur, öyle işle falan birlikte gitmez. Çünkü 4 senelik eğitimi 1 seneye sıkıştırmaya çalışıyorlar, bir de alan dışından gelince ekstra çalışmak lazım. Ama ciddi bir çalışmayla olur gibi görünüyordu bana.
0
plutongezegendegilmi
(03.05.21)
cevre mühendisligi mezunu arkadasim su an felsefe alanında profesör olmak üzere. oluyor yani ama bogazici felsefede yl a başlamak icin bogazici felsefe lisans ögrencisinin bilgisine sahip olmak erekiyor. kant hegel kimmis bilmiyorum diyorsaniz o iş bozok üniversitesinde bile olmaz.
0
spivak
(03.05.21)
belki zaten biliyorsunuzdur ama boğaziçi ve odtü'de bilişsel bilim diye bir program var, bilgisayar mühendisliği ve felsefeyi bir araya getirebileceğiniz çalışmalar yapma fırsatınız olur diye düşünüyorum bu programa başvurursanız. bilişsel bilim yüksek lisansına alınmanız da felsefeye göre daha kolay olabilir.
0
vacigok
(03.05.21)
Teşekkürler cevaplarınız için.

Bilişsel bilim ilk denk geldiğimde heyecanlandırmıştı; biraz araştırdığımda çok da içine çekmedi. Oraya küçük bir ön hazırlıkla çok daha rahat girebilebileceğimi düşünüyorum ama önceliğim felsefe.

Boğaziçi felsefe lisans öğrencisi kadar bilgiye sahip olunması gerektiğini zannetmiyorum yüksek lisans için, öyle olsaydı bir sene hazırlık yılı okutmazlardı.

@plutongezegendgilmi felsefi altyapınız ne düzeydeydi peki? Çalışmak istediğiniz konu akademi için yüzeysel mi kalıyordu mesela?
0
🌸ajora
(03.05.21)
Ya benim çalışmak istediğim alan language of thought ve symbolic systems'tı. Biraz da CS altyapısına yönelik konular olduğu için işin matematik tarafında rahattım, felsefe tarafında da en azından konuyla ilgili önemli makaleleri okumuştum mesela. Ama Hegel konusunda ben de çok şey bildiğimi söyleyemem. Yani özellikle hocalarla konuştuktan sonra 1-2 yıl ciddi çalışmam gerektiğini farketmiştim.
0
plutongezegendegilmi
(03.05.21)
Anladım. Ben de benzer şekilde category theory'ye ilgi duyuyorum ama öğretim üyelerinin ilgilendiği alanlar arasında olmadığından pek bir şey çıkacağını düşünmedim oradan.
0
🌸ajora
(03.05.21)
(12)

nasreddin hoca'yı sevmemek

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
okullarda ögretilir, toplumumuzun bir degeri olarak addedilir ama ben hic hoslanmiyorum bu tarihi kisilikten.- parayi veren dudugu calar: cocuklar altı üstü bir düdük istemiş. en başta "getiremem, param yok" vs. dese yine anlayışla karşılayacağım. ama yaptigi hareket ne? cocuklar kendilerine düdük a
okullarda ögretilir, toplumumuzun bir degeri olarak addedilir ama ben hic hoslanmiyorum bu tarihi kisilikten.

- parayi veren dudugu calar: cocuklar altı üstü bir düdük istemiş. en başta "getiremem, param yok" vs. dese yine anlayışla karşılayacağım. ama yaptigi hareket ne? cocuklar kendilerine düdük alindigini sanip sevincle basina üsüsür, nasreddin hoca da cebinde parasi olan bir tanecik cocuga, arkadaslarinin gozu onunde dudugunu verir. diger cocuklara da laf sokmayi ihmal etmez. belki cocuklarin uzerinde ileride karsilarina cikabilecek travmalara sebep olur (örnegin saniyesinde sevincleri kursaginda kalan bu kisilerde, ilerleyen yaslarda erken bosalma sorunu meydana gelebilir).

- göle maya calmak: "ya tutarsa?" diyerek verdigi cevap anlamsiz, kendini cok akilli konustum zanneden ama ne dedigi anlasilmayan, hicbir seye de deva olmayan sacmasapan bir söz öbegi. tam bir ekşici lafı. neyi neden dediginin kendisi bile farkinda degil. ben fikradaki diger eleman olsam "laf etti bal kabağı" diyerek sonlandirirdim konusmayi.

-ipe un sermek: komsun malina zarar verdiyse çık açıkça konuş. ha bugün ha yarın diyerek insanlarin değerlli vakitlerini çalma. kimsenin senle oyun oynayacak vakti yok. önceden ödünç verdigime pişman oldum demelisin. arkadan iş cevirme, insanları geçiştirme, sinsilik... ne ararsan var bu hikayede. ileride topluma karışacak saglikli bireyler bu hikayeden mi feyz alacak yani? komik...

-kazan doğurdu: bunu konusmaya dahi gerek yok. inanilmaz bir çakallık hikayesi. fıkranin sonunda anliyoruz ki hoca uzun vadeli bir hinlik uyguluyor. ufak, ise yaramaz tencereyi komsuya kakalamış. kendisi de büyükçe bir kazana "çökmüş" amiyane tabirle. bir ilkokul cocugunun bu hikayeyi ögrenmesi hoş mu?

siz ne düsünüyorsunuz kendisi ve fıkraları hakkında?
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(29.04.21)
bunlardan daha kotu fikralar da var da, sahan gokbakar falan gibi dusun iste. bu kadar populer olmus, "genele" hitap eden bir konsept ne kadar zeka dolu olabilir...
0
hot potato
(29.04.21)
Ye kürküm ye sözünü bayağı mantıklı buluyorum.
0
dissendium
(29.04.21)
nasreddin hoca bir anadolu çomarıdır.
fıkrasına gülenle de muhatabımı keserim.
0
brakgn
(29.04.21)
hepsi de atasozu olmus, gunumuzde bile catir catir kullaniliyor dikkat edersen.
parayi veren dudugu calar: oyunun kurali neyse onu oynayacaksin, bos istekle, faydasiz eylemle sonuc alamazsin
gole maya calmak: elalemin isine burnunu sokmayacaksin, adam kendi halinde kimseye zarar vermeden gole maya caliyor bir sey deniyor, belki kendi capinda deney yapiyor ordan alakasiz bir tip gelmis naapiyon hoca, oyle olur mu boyle olur mu diye ahkam kesiyor, haddi olmayan olaya mudahale ediyor, hesap soruyor, mahalle baskisi yaratiyor, hoca da ya tutarsa diyor olasilik var mi var, sana laf dusmez yuzde0.01 de olsa, bir umut degil midir zaten yasamak
ipe un sermek: kimse zorla bir is yaptiramaz kimseye kibarca reddediyor karsindakini, mazeret istiyorsan al mazeret ipe un serdim diye rest cekiyor, naapsin adam kavga mi etsin her tartismada, kalp kirip kufur mu eetsin
kazan dogurdu: burda da ikiyuzluluge, olaya tek bir pencereden bakan, nalinci keseri gibi hep kendine yontan adama lafi oturtuyor
Yani woke, politik dogruculuk, duyar kasma ile gidersen bir seyler bulursun illa baskasi da baska seyler bulabilir, nerden bakmak istedigine bagli
O degil elalemin agzi torba degil ki buzesin diye bir fikra vardi efsane, hoca, cocuk ve esegi gidiyor birileri goruyor esege kimse binmemis, bunlar yuruyor salak gibi yuruyor diye elestiriyor, bu sefer cocugu esege bindiriyor, onu gorenler arkadan yasli basli adam yuruyor cocuk esege binmis diye elestiriyor, hepsi esege biniyor esegi oldurecek bu vicdansizlar diye elestiriyor falan:) Elalem ne der diye yasamayiz bu hayati, 10 yasindaki cocuk bu tespiti yapabilse bu fikra sayesinde bundan buyuk ders yoktur bu hayatta alacagi
0
neverletyougodown
(29.04.21)
"örnegin saniyesinde sevincleri kursaginda kalan bu kisilerde, ilerleyen yaslarda erken bosalma sorunu meydana gelebilir."

Yazdığın yukarıdaki cümle ve yazınin geneli yüzünden bir trolluk girişimi bence ancak ben yine de cidden sormuş gibi cevap vereyim çünkü canım sıkılıyor.

Neyse, cevaba gelirsek ben mesela şu an kafamdan bir hikaye uydurup, etkisini arttırmak için de içine nasreddin hocayı yerlestirip, Nasreddin hoca fıkrası diye yayabilirim bişekilde. Başkası da yapabilir aynısını hatta yaptılar da. Şu an bildiğimiz neredeyse her fikra başkalarının hayal gücünün ürünü zaten. O fıkralardaki kişiler de fıkrayı oluşturan kişiye göre hareket eder.

Misal Nasreddin hocanın hazır cevaplılığı/laf cambazlığı en temel özellik gibi, geri kalan tüm özellikleri fıkrayı uyduran kişiye bağlı oluyor. Bir fıkrada çakal tüccar yaparsın, diğer fıkrada hayalperest imam yaparsın falan filan.

Fıkraların içeriği konusunda da @never in dediği gibi düşünüyorum. Içeriklerin hayatın aslinda toz pembe olduğu, herkesin iyilik meleği olduğu şekilde oluşması gerekmiyor. Gerçek hayat bundan farklı olduğu sürece o sekilde yapsan bile eline ne geçecek?

En bariz örneğimiz RTÜK olsun. Millet sigara bile içemiyor TV de ee böyle yaparak ne kazandı toplum? Yeni büyüyen tüm nesil yeşilayci mi oldu. Olmadı çünkü bu tür sansürler gerçek hayatı çarpıttigi için işe yaramadı. Çocuk çevresindekilerin sigara içtiğini görünce bu sefer gidip kolaylıkla tvdeki şeyin saçma olduğunu öğrenip görmezden geldi. Burada da aynı hesap, sen gidip Nasrettin hocayı her çocuğa eşit davranan ve herkese düdük dağıtan iyi kalpli biri olarak anlatsan ne olacak? Ben söyleyeyim, bunu dinleyen çocuk(bak çocuk diyorum) bu hikayeyi "çocuk masalı" şeklinde değerlendirip küçümseyip dikkate almayacak çünkü içinde yaşadığı dunyaya kıyasla içinde pek gerçeklik yok.

Eyyorlamam bu kadar.
0
j r r tolkien hayrani
(29.04.21)
Bence biraz Nasreddin Hoca incelemesi oku. Kendin şimdi şu anda anlamsız buluyor olabilirsin ama bu halk neden bu kadar değer vermiş diye düşünüp sorgulayabilen bir kafa beklerdim senden.

Türbesinin etrafı bomboş iken sadece ayak ucunda kilitli duran demirden bir kapı bulunan bu insanın muhakkak bir sırrı, bir inceliği vardır diye düşünmeliydin. Sevmemekte özgürsün de, anlamsız, saçma vs tarzındaki yaklaşımların sana kalabilir gayet, soran olursa söylersin.
0
1bir1bir1
(29.04.21)
Ya benim lisedeki gerizekalı Türk dili hocam yüzünden sevmiyorum yoksa bir garezim yok kendisiyle. Kadın neden Mevlana tanınıyor Nasrettin Hoca daha ünlü olmalı diye her ders kafa ütülerdi.
0
Hallegadola
(29.04.21)
tolkien +1 bu elbette trol soru.
trol değilse cevabı: "kardeş senin ya lise bitmemiş, ya da lise eğitimi boşa gitmiş"

ben size en sevdiğim hoca fıkrasını anlatayım: "bir gün hoca birkaç adam ile balık avlamaya gider. Denize ağ atub, hoca dahi kendini içine atmış. "Hoca neyledin" didikte: "ben kendimi baluk sandum" dimiş.
(Letaif-i Nasreddin Hoca, 19 yy. derlemesi)
0
ebabil curnatasi
(29.04.21)
Başıma bir şey gelmeyecekse ben de sevmiyorum. Anlamsız geliyor. Keloğlan hikayelerinden de nefret ederdim çocukken.
0
ruhen hastayim ben
(29.04.21)
Fıkraları geçersek Mevlana'nın Ahi Evren olduğuna dair güçlü emareler var ve Ahi Evren'in Moğollarla işbirliği yapan Mevlana'ya karşı direndiğine halkı örgütlediği biliniyor. Bu konuyla ilgili Mikail Bayram hocanın kitap ve köşe yazıları var.
0
eatpraylaw
(29.04.21)
Nasreddin Hoca'nın olduğu düşünülen "ye kürküm ye" ve "kazan doğurdu" fıkraları aslında ona ait değil. Edebiyatçılardan okumak lazım. (bkz: saim sakaoğlu )
(bkz: ali berat alptekin)
0
oyokbuyoknevar
(29.04.21)
artık çok uzaklarında olsam da bir akşehirli olarak cevaplayayım :) esasen hoca akşehir'de görevlendirilmiş bir kadı. devletin görevlisi yani. fıkraların çoğu da sonradan kendine atfedilmiş ya olmayan ya da sonradan onun üzerine kalmış olaylardan ibaret. adamın bir suçu yok yani :) zaten çoğu fıkrası yaşadığı dönemin şartlarına bile uymuyor :) kendine ait neredeyse hiç bir yazılı kaynak yok. hepsi halkın anlata anlata bu zamanlara getirdiği hikayeler. eskişehir'de doğup, konya-akşehir'de kadı görev yaptığı ve öldüğü tahmin ediliyor.

fıkralara gelince politik doğrulucuğun bu kadar popüler olmadığı yıllarda ortaya çıktığından anlayabiliyorum. fıkraların yaşam dersleri vermesi gerektiğini de düşünmüyorum. yanlış olan düşünceleri de ortaya koyabilir yani. tüketeceğimiz her içeriğin %100 doğru bir düşünceyi desteklemesi de gerekmiyor. her olayı dönemin şartlarında değerlendirmek gerekiyor. ayrıca nasreddin hoca fıkralarında hoca hiç bir zaman rol model olarak anlatılmıyor. hiç bir çocuğa "hoca mükemmel bir kişilik, onun gibi olun" mesajı verilmiyor. hocanın muzip veya pratik zekaya sahip bir insan olduğu, dezavantajlı olduğu durumlardan karşı atakla avantajlı duruma geçtiği anlatılıyor. hiç bir fıkrasında siz de "kazan doğurdu diyin kazanın çocuklar" diye bir son mesaj yoktur yani. bir fıkrası var örneğin: hoca yağmur allahın rahmetidir, o yağınca koşa koşa eve gitmeyin vs. diye bir öğüt veriyor. bir gün yağmurda hocanın koştuğunu gören adam soruyor hoca sen bize böyle böyle dedin kendin koşuyorsun diye. hoca da ben rahmet yere düşmesin diye yere düşmeden toplamaya çalışıyorum gibi bir cevap veriyor. böyle bir fıkraya dahi konu olmuş bir adamın doğruluk timsali olarak anlatılması pek olası değil anlayabileceğiniz üzere :)




bir de işin ekonomik boyutu var tabi. nasreddin hoca önemli sayılabilecek bir turistik figür. yaşadığı şehir olan akşehir ile doğduğu yer olan eskişehir'in nasreddin hoca köyü arasında geçmişte bir dava oldu örneğin. yakın tarihte sonuçlandı daha. geçmişte akşehir'in nispeten gelişmiş bir ilçe olmasını sağlayan turistik bir getiri getiriyordu nasreddin hoca türbesi ve yazın yaptığı nasreddin hoca festivalleri ama artık resmi olarak kullanamıyorlar çünkü davayı kaybettiler. benzer bir sürü de figür var zaten türk tarihinde. hacivat karagöz'de aynı şekilde saf bir kişiliğin ondan daha zeki bir karakter tarafından sürekli manipüle etmesini anlatır örneğin. hacivat'ı da karagöz'ü de severim ben hiç gocunmam :) kimsenin hayatını hacivat gibi yaşamaya özendirdiğini de düşünmüyorum. bir kişinin çakallık yapması, muzip olması, bencil olması onu sevmememiz gerektiği anlamına gelmez.
0
syozkn
(29.04.21)
(3)

26 yaş ve 111.000 lira ile hayata yön vermek?

imparator fatih terim
İktisat mezunu bir işsizim. Askerden geldim 1 ay önce. Ne yapmalıyım, nasıl bir yol çizmeliyim sizce? 1700 lira civarı faiz alıyorum aylık şu anda.Aklımda sadece 2 seçenek var. Başka fikri olan varsa paylaşırsa sevinirim.A-Aileyle yaşamaya devam et, bulana kadar iş aramaya devam et, bulamazsan yapac
İktisat mezunu bir işsizim. Askerden geldim 1 ay önce. Ne yapmalıyım, nasıl bir yol çizmeliyim sizce? 1700 lira civarı faiz alıyorum aylık şu anda.

Aklımda sadece 2 seçenek var. Başka fikri olan varsa paylaşırsa sevinirim.

A-Aileyle yaşamaya devam et, bulana kadar iş aramaya devam et, bulamazsan yapacak bir şey yok ailen seni evden kovacak değil... 1700 lira bekar borçsuz adama yeter de artar bile.

B-Dil kursu falan ayarla kendini avrupaya atmaya çalış.
0
imparator fatih terim
(26.04.21)
bence ikisi de. sabit gelir yokken, sabit gider yaratmanın bir esprisi yok. en azından devam edeceğiniz bir iş bulana kadar aileyle devam. o arada dil kursu vesaire ile de yurtdışında fırsat kovalamak mümkün.
0
co2s2
(26.04.21)
Aynen, ikisini de devam et derim.
0
roket adam
(26.04.21)
ben avrupa'da yasamiyorum ama genel olarak dil kursu bir ulkeye uzun vadeli kapak atmak icin yeterli degil diye biliyorum. belki ingilizcenizi turkiye'deyken ilerletip mastera gidebilirsiniz.

iktisat okuduysaniz parayi turk lirasi olarak duz faizde tutmanin ne kadar felaket bir tercih oldugunu anlatmama gerek yok sanirim.

aileyle yasamaya devam etmek zaten tartismasiz. issiz adamin kendi evine cikmasi fikri abes.
0
hot potato
(26.04.21)
(7)

Bu tarz cop haberler niye yapiliyor?

speedy
Apple çalışanları iş yerlerinde COVID-19 aşısı yaptırabilecekler https://www.sozcu.com.tr/2021/saglik/apple-calisanlari-is-yerlerinde-covid-19-asisi-yaptirabilecekler-6395043/ Bize ne San fransiscodaki sirketin ne yaptigindan? Turkiye'de bir sirket olsa Sisecam, Ziraat Bankasi'nda neler oluyor ondan
Apple çalışanları iş yerlerinde COVID-19 aşısı yaptırabilecekler www.sozcu.com.tr
Bize ne San fransiscodaki sirketin ne yaptigindan? Turkiye'de bir sirket olsa Sisecam, Ziraat Bankasi'nda neler oluyor ondan haber verse neyse anlayacagiz, yok Tesla isci cikariyor, Wolkswagen Fransa fabrikasinda kuculmeye gidiyormus, Microsoft evden calismaya gecmis boyle boyle cop haberler, meraklisina 0.1%'e hitap eden bu haberler niye genele hitap ediyor gibi cok fazla yer veriliyor medyada?
0
speedy
(25.04.21)
Apple, Microsoft gibi dev şirketlerin hangi durumda nasıl davrandığını, neler yaptığını tahmin ettiğinizin aksine çok fazla insan merak ediyor ve takip ediyor.
0
işimdeyim gücümdeyim
(25.04.21)
@işimdeyim gücümdeyim mesela yeni model cikiyor, windows 20 geliyor falan filan olsa anlarim da bu tarz habeleri kimsenin salladigini zannetmiyorum, Eczacibasinda yonetici gorur demek pandemi surecinde boyle bir yol izliyorlar hmmm falan der, otomotiv sektorundeki adam Wolkswagen ab pazarinda kuculmeye gidiyorm hmm falan der, ortalama adam niye bunlari merak eder ki
0
🌸speedy
(25.04.21)
ben de magazin takip etmiyorum mesela. normal bir insanın magazin takip etmesini de hiç anlamıyorum. fakat insanlar tıklıyor, açıyor, okuyor. demek ki benim böyle düşünüyor olmamın tek başına bir önemi yok.
0
hadsafhada
(25.04.21)
@hadsafhada +1
Global şirketlerin pandemi tedbirleri beni spor haberlerinden daha fazla ilgilendiriyor mesela.

Gazetelerdeki haberlerin yarısı çöp ama bu haberler çöp değil.
0
kobuzchu kiz
(25.04.21)
haberin çöpü olmaz online gazete için. tık getirecek her şeyi sitelerine taşıyabilirler.

bkz: kargolar bugün açık mı, kargoların bugün açık olup olmadığı merak konusu, kargolar cumartesi günü çalışıyor mu, kargoların açılış saatleriyle ilgili açıklama merak konusu vs.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.04.21)
Napsinlar dolduralim siteyi diye otu boku koyuyorlar
0
eksimeksi
(27.04.21)
Napsinlar dolduralim siteyi diye otu boku koyuyorlar +1.

Bu haberi yayinlayan elemanin atiyorum gunde 20 tane boyle urun cikarmasi lazim. Haliyle rasgele tariyor yabanci basini, bulabildiklerini ceviriyor falan.
0
hot potato
(27.04.21)
(14)

Coin piyasasında nihai olarak artı'da mısınız eksi'de mi?

jamiro
herkes on'ları bin, binleri yüzbin yaparken benim gibi batanlar burda mı?:)) ne kadarla girdiniz ve sonuç nedir?çoğunluk bakalım ne çıkacak.ben 2000 tl ile girdim yarısı gitmek üzere.
herkes on'ları bin, binleri yüzbin yaparken benim gibi batanlar burda mı?:))

ne kadarla girdiniz ve sonuç nedir?

çoğunluk bakalım ne çıkacak.

ben 2000 tl ile girdim yarısı gitmek üzere.
0
jamiro
(24.04.21)
5 bin lira ile girdim 12 bin var şimdilik.
0
candide
(24.04.21)
biner biner ekledim toplam yatırdığım ana para 10bin. bir ara 11.200 ü gördüm sonra aç gözlülükten 9000lere düştüm şu an başladığım yerdeyim.
0
sanguine
(24.04.21)
ayrıca daha fazla kardaydım ama eridi tabii şu dönemde.
0
candide
(24.04.21)
%60 kar yapmıştım ama 30'lara düştü son düşüş trendi ile beraber. Al sat yapmıyorum, bir ara çok yükseldiğinde karın bir kısmını çekmiştim ama yine ara ara aldım. Kısa vadeli değil de uzun vadeli düşündüğüm için düzenli olarak almaya devam edeceğim, bu tarz kısa periyotlu artış azalışlara takılmıyorum pek. Tabii bu sebeple shitcoinlere girmiyorum, daha oturmuş olanlarla ilerliyorum.
0
Jux
(24.04.21)
Ripple’a short açtığım tek işlemde 6000$ batırarak -20.000 TL falan oldum. Kaldıraç kumardır dikkatli olmak lazım. Şimdi ufak ufak toparlamaya çalışıyorum.
0
zoghurt
(25.04.21)
coin almadim ama bitcoin mine eden firma hisselerine yatirim yaptim. 3 bin dolar kadar eksideyim ama eninde sonunda bitcoinle beraber bu sirketin hissleri de yukselecek diye dusunuyorum.
0
hot potato
(25.04.21)
4 sene önce X ile girdim geçen ay 12X ile çıktım
0
rentts
(25.04.21)
2017'de 3000 tl ile girdim, 25.000 tl'ye kadar çıkardım. 2019'da başladığım parayla, yine 3000 tl ile çıktım. daha da girmeyi düşünmüyorum.
0
sir gawain
(25.04.21)
Gecen hafta 10 attim 7.5 kaldı
0
eksimeksi
(25.04.21)
yüzde 30 yukarıdayım
tamamen çıkmayı düşünüyorum
genel birikimimin %1i ile girmiştim
0
superb
(25.04.21)
geçen ay girdim 500 dolarla. 1000 dolarla çıktım. daha bulaşmam. ufak meblağda bile strese sokuyor adamı. gereksiz iş.
0
burya
(25.04.21)
1350 dolar le girdim 950 dolarım var şuan. 1050-1150 arası gidip geliyordu 950’ye düştü 2 gün önce. zararı bi çıkarsam arkama bakmam.
0
garavel
(25.04.21)
400 Euro harcadim, bir ara +180'i görmüstüm, simdi +40'tayim :(
0
chitosan
(25.04.21)
bu iki hafta once haftabasi bnb falan bir artti ya hani, ondan tam bir gun once oylesine bir 100 euro atmistim, 107 olmus aninda cektim hehe. bana gore degil bu isler. fazla stresli.
0
chezidek
(25.04.21)
(4)

SKT'si Geçmiş Yulaf Ezmesi

2027
Merhaba, Biri açılmış diğeri hiç açılmamış 2 paket yulaf ezmesinin tavsiye edilen kullanma tarihi 04/04/2021 olarak gözüküyor. Tüketilir mı bunlar? Kuşlara mi verelim ne önerirsiniz?
Merhaba,
Biri açılmış diğeri hiç açılmamış 2 paket yulaf ezmesinin tavsiye edilen kullanma tarihi 04/04/2021 olarak gözüküyor. Tüketilir mı bunlar? Kuşlara mi verelim ne önerirsiniz?
0
2027
(24.04.21)
Tavsiye edilen kullanma tarihi son kullanma tarihi değildir, bu tarihten sonra kalitesini garanti edemeyiz demektir, uygun koşullarda saklandıysa, içinde böceklenme falan yoksa tüketebilirsiniz yani bir sorun olmaz.
0
opucuk baligi
(24.04.21)
Ben tuketirim. Uc haftacik gecmis alti ustu. Tavuk balik vs degil bu neticede.
0
hot potato
(24.04.21)
Ben tadına bakıp bozuk gibi değilse yiyorum
0
rapisa
(24.04.21)
Bu konularda dev uyuzudumur skt 1 gün kalmış şeyleri yemem. Ama yulaf kurtlanmadıysa yenir ya, zaten skt değil tavsiye edilen tarih.
0
hedep
(24.04.21)
(5)

Hiç hediye almamak mı yoksa kötü hediye almak mı?

south park in kapusonlu uyesi
Hangisi sizi daha çok üzer? Diyelim ki doğum gününüz geldi, birinin size hediye almamış olmasını mı tercih edersiniz yoksa o kişinin size hiç uymayan bir hediye almış olmasını mı?Bence kötü hediye epey üzücü bir şey. Karşımdaki beni hiç tanımamış gibi hissediyorum.
Hangisi sizi daha çok üzer? Diyelim ki doğum gününüz geldi, birinin size hediye almamış olmasını mı tercih edersiniz yoksa o kişinin size hiç uymayan bir hediye almış olmasını mı?

Bence kötü hediye epey üzücü bir şey. Karşımdaki beni hiç tanımamış gibi hissediyorum.
0
south park in kapusonlu uyesi
(24.04.21)
Hiç alınmamasını tercih ederim.
0
ruhen hastayim ben
(24.04.21)
Hiç alınmamasını tercih ederim +1. Kotu/uyduruk/isime yaramayan hediyeler direkt cope gidiyor.
0
hot potato
(24.04.21)
hiç alınmasa daha iyi +1
0
rose parks
(24.04.21)
hiçbiri üzmez ama kötü hediye de olsa zaman harcanıp düşünülmüş diye düşünürüm ben. aslında bu kötü hediyeleri alan taraf ben de olabiliyorum bazen. olsun ama zaman harcayıp düşündüm.
0
bohr atom modeli
(24.04.21)
duruma ve kişiye göre değişir.

sevgilinin kötü hediye almasıyla, bir arkadaşın alması aynı şey olmaz.
bence yine de "en azından düşünmüş" denebileceği için kötü hediye daha kabul edilebilir.

eski erkek arkadaşlarımdan biri gerçekten kötü bir hediye almıştı ve sonra bu aramızda espri olmuştu mesela.
yani o kadar da dramatik olmak zorunda değil.

hatırlanmamaya ve hediyesizliğe daha çok kırılırım.
0
blatta hiberna
(24.04.21)
(9)

başrolünde yaşlı birinin oynadığı diziler

asisamus
başrolünde yaşlı bir oyuncunun oynadığı (65+) son yıllardan hangi diziler var?oyuncu kadın ya da erkek olabilir ama hikayenin başrolünde olmalı. şahsiyet ya da the kominsky method gibi...
başrolünde yaşlı bir oyuncunun oynadığı (65+) son yıllardan hangi diziler var?

oyuncu kadın ya da erkek olabilir ama hikayenin başrolünde olmalı. şahsiyet ya da the kominsky method gibi...
0
asisamus
(22.04.21)
curb your enthusiasm
0
pide
(22.04.21)
Grace & Frankie
0
i think therefore i am
(22.04.21)
Betty White'ın dizisi. It's always sunny in philly var ama denny de vito +65 mi emin değilim.
0
Jux
(22.04.21)
başrol 59 yaşında olsa olur mu? oluyorsa after life.
0
nathanieltroy
(23.04.21)
Grace and Frankie
0
hot potato
(23.04.21)
Lilyhammer
0
kaset
(23.04.21)
ncis (mark harmon-70)
0
miranda
(23.04.21)
işinize yarayabilir

www.ranker.com
0
elestirman
(23.04.21)
modern family. ed o'neill var.
0
jangbogo
(23.04.21)
(17)

bölümü bırakıyorum ve fikirlerinizi dinlemek istiyorum

kimilolo
3 yıldır marmara işletme okuyorum. sıfatım öğrenci ama boş gezenin bile kalfası olamayacak biriyim. günlerim kitap okumakla geçiyor. ev arkadaşlarım netflix e yeni bölümün düşmesini beklerken ben su gibi kitap okuyorum. şahane vakit geçiriyorum onların yerinde olmak istemezdim ama hayat böyle geçme
3 yıldır marmara işletme okuyorum. sıfatım öğrenci ama boş gezenin bile kalfası olamayacak biriyim. günlerim kitap okumakla geçiyor. ev arkadaşlarım netflix e yeni bölümün düşmesini beklerken ben su gibi kitap okuyorum. şahane vakit geçiriyorum onların yerinde olmak istemezdim ama hayat böyle geçmez ki...

zaten bu kitaplar yüzünden bölüme ilgim kalmadı. kitap okumak varken niye ders çalışayım diyorum. kaldı ki işletmeyi bitirsem ne olacak?

işin en kötü tarafı üniversite sınavına tekrar girsem okuyacak bölüm bulamıyorum. miras kalacak olsa türk edebiyatı ya da sanat tarihi keyif bölümlerinden birini okurdum.

kitaplar mı beni batırdı yoksa onlar sayesinde mi hayata tutunuyorum bilmiyorum.

3 ay sonra mezun olduğumu düşünüp hayal kuruyorum: facia!
mezun olmayıp okumaya devam etsem daha büyük rezillik.

bölümü okumaya değer bulmuyorum. bölüm hocaları bile ben bu dersi niye anlatıyorum ki hiçbir işinize yaramaycak edasıyla derse geliyor. erkek olsam su elektrik ustası olur yolumu bulurdum mesela. bu haldeyken elimden bi iş te gelmiyor.

bölümü bitirmek için 2 sene sıkı çalışmam gerek. işte o heves yok. kendimi kandırıp masaya oturamıyorum. bu konuda lütfen tavsiyede bulunmayın. bu konu çok konuşuldu ve çözülemedi.

işin en tuhaf tarafı halimden gayette memnunum. öyle salak bi ruh haliyle geziyorum.

neyse duyuru halkı bi yol gösterin bakalım. dinleyeyim sizleri...
0
kimilolo
(21.04.21)
maddi olarak nasıl geçiniyorsunuz? aileniz çok mu zengin? kurulu bir işleri mi var başına geçebileceğiniz?
0
elorelia
(21.04.21)
ben okuduğum okulu sevmiyordum ve senin gibi bölüme ilgisizdim. aile eş,dost baskısıyla o kadar sene okumuşsun bırakılır mı felan diye diye 10 senemi yediler. sonuç olarak da mezun da olamadım. özetle o bölüme karşı içinde istek yoksa okuyamayacak gibiysen bırak olmayınca olmuyor çünkü. ha ama hiç birşeye isteğim yok diyorsan o kötü işte çünkü diploma olmadan hiç bir iş yapamıyorsun hiç bir kapı açılmıyor sana. kendine yol çizmen gerekiyor ki ben zamanında herşeyi akışına bıraktığıma aşırı pişmanım. öğrencilik zamanı insan anlamıyor ama bu iş silsile halinde bütün hayatını etkiliyor. benim gibi yolunu çizmekte çok fazla zaman kaybedersen hayatını düzene oturtamıyorsun. 35 yaşında düşük gelirli, hala meslek değiştirmeyi düşünen bir insan olmak hiç hoş birşey değil mesela.
0
genc irisi
(21.04.21)
daha iyi bir bölüm okumayacaksan ya da iyi bir iş/kariyer planın yoksa bitir derim. iş ilanlarında 4 yıllık diploma işe yarar.
0
jelly bear
(21.04.21)
Bir meslek öğrenmeye bakın. Güzel 2 yıllık bölümler var. Onlara bir bakın belki beğeneceğin çıkar.
0
indifferent
(21.04.21)
Tamamen yanlış kafadasin. Bu moddan acil çıkman lazım . Kendine yazık edersin. Okusam nolcak deme sen diploma al başka bı kapı açılır sonra ah edersin ama geriye donemezsin.
Dersler basit çalışınca geçilmeyecek bişey yok.en kötü ilgi alanın olan bu konuda yüksek lisans yaparsın ama lisans önemli,
Daha sonra başkalarının eline bakmamak için bu basit isi once bitirmen lazım
0
cakmayazar
(21.04.21)
hepimiz o yollardan geçtik, ama emin ol işletme yerine mühendislik ya da hukuk vs okusan da durum çok farklı olmayacak emin ol. ülkede eğitimin hali malum, zaten ülkede üniden mezun olanların %99 u sadece diploma alıyor, işle ilgili herşeyi işte öğreniyor. Diploma sadece bir araç, kişinin kendisinde bitiyor iş.

Mesela işletme mezunu olup kendisini yetiştirip kalıp fabrikası açan makina üretip satan birini tanıyorum. Keza makina mühendisi ve hukuk mezunu olup insan kaynakları ve satış bölümünde çalışan insanlar var. Ne iş yapacağın, hayatta ne yapacağın tamamen senin isteklerine kişiliğine bağlı olarak şekillenecek.

Her ne kadar o diploma sadece bir kağıt parçası olsa da gerekli bir kağıt parçası. 3 sene geçmiş bitmiş azcık daha dişini sık o diplomayı mutlaka al. Türk edebiyatı ya da sanat tarihi de okusan o hocalar gene slayttan ders notu okuyup geçecek, mevcuttan çok farklı olmayacak emin ol. Ama ne olursa olsun elinde mutlaka bir diploma olsun, yoksa ileride çok pişman olursun. Bu bir süreç, bir an önce geçsin gitsin gözüyle bakacaksın.

Alternatif olarak üniyi bıraktın ve lise mezunu olarak kaldın diyelim, o zaman ne yapacaksın ne planın var? En iyi ihtimalle a101-bim de çalışırsın ben sana söyleyeyim.
Neyle karşılaşacağını bil ona göre ver kararını, karambole acele karar verme .

Ben de senin gibiydim, erciyes işletme mezunuyum, okulla alakam yoktu, 4 sene boyunca toplasan 30 saat derse girmemişimdir, bir şekilde okul bitti diplomayı aldım. Şimdi halim vaktim yerinde özel sektörde 15 bin civarı bir maaşla çalışıyorum. Benimle aynı bölümden okul birincisi olan kız kpss ile düz memur kadrosuna yerleşti, 5 bin civarı maaşla takılıyor. Diyeceğim o ki üniversite ve diploma iş hayatına ilk girişte önemli ama sonrası tamamen senin elinde.
0
zikardo
(21.04.21)
Öncelikle tam şu an elinde hangi kitap var çok merak ettim:)
Söylediklerini ve benzer hisleri zaman zaman paylaşmakla birlikte acil olarak bu kafadan uzaklaş. Kariyeri, işi gücü, alıştığımız toplum normlarını bir kenara bırakıyorum hiç onlar değil derdim. Herkes alıştığımız sa girmek durumunda değil.

Ama ben senin gerçek dünyadan kaçış peşinde olduğunu hissettim. Bence önce bununla ilgilen, niye böyle bir kaçıştasın.

İkincisi, bazen dönemsel hislerimiz hayatımızı etkileyecek kararlar vermemize sebep verebilir. Türkiye'de lise mezunuysan artık hiçbir vasfın yok. Hatta üniversiteler bile sayılmıyor neredeyse. Ama kalburüstü bir okuldasın ve 3 sene okumuşsun. 1 sene daha sık dişini. Çünkü ilerde kafan değişirse o diploma sana yardım eder. ama o diploma olmazsa ve şu anki fikirlerin değişirse pişmanlık hissedersin.

Bence okulu bitir bir şekilde. Sonra istersen otur evinde doya doya okuyabileceğin bir hayat kur, istersen git çalış herkesin yaptığı gibi. Ama o seçme özgürlüğünü eline al. O özgürlüğü de sana diploma verecek.

Ha bu arada, gençsin ve istersen tekrar girip edebiyat ya da sanat tarihi okuyabilirsin. Miras kalmasına gerek yok, doğru çevreyi edinebilirsen bu şekilde para kazanmanı sağlayacak galeriler, organizasyonlar, müzeler vb. dolu İstanbul'da.
Hatta şu an bile oralara başvurabilirsin. İşletme diplomanla. Ama dediğim gibi, yine diploma isteyecekler.

Yani ne yap et okulu bitirmeye zorla kendini:)
0
anten
(21.04.21)
Sadece üniversite mezunu görünmeniz bile ilerideki hayatınız için bir artı. 3 yıl az değil, bırakırsanız onca emeğiniz çöpe gitmiş olacak. Daha önce ilk yılımda bölümümü bırakmıştım ben, çok emek vermediğim için koymamıştı. Sonra edebiyat seven bir insan olarak ingiliz edebiyatı okumaya başladım. Keyifli bir bölüm gibi gözükmesine rağmen doğru düzgün çalışmadım. Okumam gereken kitaplar yerine gittim başka kitaplar okudum bazen. Çünkü mesele bölümün içeriği değil aslında. Bir şey görev haline geldiği anda sıkıcılaşmaya başlıyor. Ders için Virginia Woolf okuman gerekiyor bile olsa, o an sırf görev olduğu için canın istemiyor. Üçüncü yılımda ben de fazla zorlanmıştım ve bıraksam mı acaba diye düşünmüştüm. Ama sonra bütün emeğimin ve acılarımın çöpe gideceğini ve ne olursa olsun üniversite mezunu olmam gerektiğini hatırladım. Dişimi sıktım, şurda iki ayım kaldı sadece. Zaman geçiyor, dişinizi sıkın ve bitirin bence.
0
isabella was a ginger
(21.04.21)
yazdığınız gibi edebiyat ya da sanat tarihi okusaydınız bırakın derdim ama işletme mezunlarının başvurabileceği pek çok yer, pozisyon, alan vs. var yani kapsamı geniş. pek çok bölüm gibi dar bir alana sıkışmış değil. o yüzden bitirin. en kötü kpss çalışıp çok olmayan puanlarla memur olursunuz. o da en kötü ihtimal yani. ayrıca istemezseniz de başka şeylere yönelirsiniz ama üstte yazıldığı gibi elinizde lisans diploması olsun. bir de ne yaparsanız yapın yabancı dilinizi çok seviyeye getirin, hiçbir zaman aç kalmazsınız.
0
rose parks
(21.04.21)
Çok zorlandığınız, bitmek bilmeyen bir finalinizi ya da çok uğraştığınız bir ödevinizi düşünün. Okula gitmek için bindiğiniz vasıtaları, okulda geçirdiğiniz vakitleri düşününün. Çöpe atmaya değer mi sizce? Az evvel kendi bölümümden örnek verdim çünkü bırakıp keyifli bir bölüm bile seçseniz yine aynı şekilde zorlanacaksınız. Türk edebiyatı ve sanat tarihi bölümlerinde aşırı sıkıcı dersler var. Zevkli olanlarda bile zorlanacaksınız. Ve sıfırdan başlamış olacaksınız. Bir 4 sene daha. Üniversite mezunu olmazsanız çekeceğiniz sıkıntıları saymıyorum bile. Bence kesinlikle bu konuyu tekrar düşünün. Gerçekten pişman olursunuz.
0
isabella was a ginger
(21.04.21)
Birkaç yıl önce bazı öğrencilerim aynı soru ile yanıma geldiklerinde, kesinlikle okulu bitirmelerini tavsiye ederdim. Şimdi söyleyeceğim şu: okulu bırakın, yurtdışında bir iş bulun.

Eğitimsiz bir şekilde nasıl bulurum demeyin bence. Lisanstan bir arkadaşım vardı, yıllarını verdi, okudu etti, yurtdışına gitti mezun olduktan sonra. isveç'te bir restorantta çalışıyor, şu anda arkadaş grubumuzdaki en mutlu kişi diyebilirim :)

Yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama bana kalırsa üniversite okumayanların yurtdışına gitmesi daha kolay. Üniversite okursan alanındaki en iyilerden olmalısın ki yurtdışına gidebilesin, ama vasıfsız eleman için öyle bir kriter yok.
0
Peerless
(21.04.21)
Ben kaydını dondur demeye geldim. Karar vermeden hiçbir şey yapma. Ne okulu bırak ne okulu bitir. Kendine bir hayat planı oluştur. Önceliğin yurt dışı olsun. Çünkü üniversite mezunu etiketini aldığın an geri dönüş olmayacak. İşletme mezunları ordusuna katılacaksın ve kendini bir yarışın içinde bulacaksın.
0
dissendium
(21.04.21)
cipralex in gelmiş senin
0
jamswety
(21.04.21)
Okulunu bitir normal ortalamayla, kitabını hep okursun. Lise mezunun vasfı yok bu ülkede.

Sonra yeniden Türk edebiyatı mıdır takı tasarımı mıdır ayrı bir bölüm okursun. Ama Marmara işletme fena değil, bitince iyi kötü iş yapar o diploma, sonra çok üzülürsün.

Ayrıca herkes netflixten dizi izliyor ben kitap okuyorum, beni anlamıyorlar, onlar Netflix bağımlısı mal sürüsü ben kültür ataşesi kitap kurduyum demeniz bana hayata bakış açınızın değişim olduğu izlenimini verdi. O insanlar senden daha dolu bilgili akıllı insanlar olabilirler; onların netflix izlemesi, senin kitap okuman bir kıstas olamaz. Bu aşırı kitap okumanın da insanı izole ettiği şeklinde bir duyuru ya da ekşi sözlük başlığı vardı ona bakabilirsiniz.
0
Hallegadola
(21.04.21)
Kitap okumanin iyi bir isletmeci olmakla cok ilgisi var. Bol bol kitap okumaya devam edin.Sadece roman edebi kitaplari degil ekonomi ile ilgili kitaplari da okuyun.
Kitap okumak gercek hayatin alternatifi degil.Kendimizi tamamlayan bir aktivite
0
turkuaz
(21.04.21)
iyi de bu kafayla türk edebiyatı ya da sanat tarihi okuyor olsan onu da bitiremezsin ki. dis dunyadan biraz kopuk gibisin, terapi yardimci olabilir diye dusunuyorum.

"erkek olsam su elektrik ustası olur yolumu bulurdum mesela"
mesela bunun ne kadar ugrastirici ve fedakarlik gerektiren bir sey oldugunun farkinda degilsin. bu tip seyler eksik kalmis. terapi + dis dunyaya karisip tecrube edinmen lazim.
0
hot potato
(21.04.21)
Para nasıl kazanıyorsun, nereden kazanmayı düşünüyorsun
0
KaraSakall
(22.04.21)
(2)

etf -

yazmaya da bilirim bir garantisi yok
merhaba arkadaslar,Ben türkiyedeki aracı finanskurumlarından yurtdışı etfsi nasıl alabilirim? Kullandığınız var mı?vanguard ve ishares hakkında bilgisi olan var mı?
merhaba arkadaslar,

Ben türkiyedeki aracı finanskurumlarından yurtdışı etfsi nasıl alabilirim? Kullandığınız var mı?

vanguard ve ishares hakkında bilgisi olan var mı?
0
yazmaya da bilirim bir garantisi yok
(20.04.21)
vanguard ve ishares son derece bilinen firmalar. bircok eft'leri tamamen ayni sayilir.
0
hot potato
(20.04.21)
Peki isharesten nasil etf alabilirim? Para cekebilirim kullaniyor musunuz?
0
🌸yazmaya da bilirim bir garantisi yok
(21.04.21)
(10)

TOEFL'dan nasıl 109 ve üstü alınır?

holdthedoor
Bilkent mezunuyum. 2018 yılında grad. applicationları (gitmedim) için Toefl'a girip 102 almıştım. Alabileceğim maksimum skor buydu sanırım. Şansım da yaver gitmişti, writing sectionları üniversite yıllarımda ilgilendiğim essay yazdığım alanlardan oluştuğundan ezbere yazdım gitti. O sayede yüksek sko
Bilkent mezunuyum. 2018 yılında grad. applicationları (gitmedim) için Toefl'a girip 102 almıştım. Alabileceğim maksimum skor buydu sanırım. Şansım da yaver gitmişti, writing sectionları üniversite yıllarımda ilgilendiğim essay yazdığım alanlardan oluştuğundan ezbere yazdım gitti. O sayede yüksek skor aldım.



MBA için gitmek istediğim üniversite toefl'dan 109 ve üstü alınmasını bekliyor. Bu seviyeye nasıl ulaşabilirim, ekstra neler yapmam gerekli? Sınav formatına hakimim ama beklenen skor bir hayli yüksek olduğundan bu seviyelere çıkmak zor.
0
holdthedoor
(18.04.21)
ben de 102 almıştım biraz kötü geçmişti gerçi ama 109 da ayrı bir boyut. bu seviyelerde yükseltmek daha uzun zaman alır muhtemelen. 109 istendiğini de ilk defa görüyorum...

daha fazla okuyup dinlemek dışında bir şey de aklıma gelmiyor. sözlükte de 109 alan çok fazla kişi yoktur zaten herhalde. allah kolaylık versin yardımcı olamadım kusura bakma :)
0
bohr atom modeli
(18.04.21)
Writing formatlarina calisip, sinav odakli pratik yaparak orayi gelistirebilirsiniz. Siz kac almistiniz bilmiyorum ama bir cok kisi writing'den cok dusuk aliyor.
Speaking icin de ayni sekilde ozel ders falan almaniz skoru yukseltmenize yardimci olur.

Reading ve Listening dusukse gelismesi zaman alir, bence yukarida bahsettigim ikiliye odaklanin.
0
hot potato
(18.04.21)
@hot potato:

R: 28
L:26
W:26
S:22
0
🌸holdthedoor
(18.04.21)
Ben olsam buna kasacağıma waive Veren üniversitelere başvururudum
0
fistikthecat
(18.04.21)
Genelleme yapmak gerekirse ingilizce yeterlilige waive verecek universitelere gitmeye degmez MBA icin.


@holdthedoor writing iyiymis ama bence gene de pratik yapmalisiniz ve toefl yazi formatlarina calismalisiniz ki gene boyle bir sey gelsin. Dedigim gibi tecrubeli bir hocayla speaking calismaniz faydali olur. Bir de listenining icin deneme falan cozmek 2-3 puan ekstra getirebilir.
0
hot potato
(18.04.21)
@hot potato; harvard dahil tüm amerikan mba programları 100% ingilizce eğitim veren üniversiteden mezunsanız toefl waive eder.
0
antikadimag
(18.04.21)
Benim ilk TOEFL'im 102 idi. Ardından yaklaşık 1000 kelime çalıştım. 1 yıl yurt dışında yaşadım. Ikinci skorum 109 oldu. Ama açıkçası şans da gerekiyor bence.

R:28
L:29
S:30
W:25
aldım. Writing neden bu kadar düşük geldi hiçbir fikrim yok. Şans bence.
0
howfaristhesky
(18.04.21)
@antikadimag: Kaynak nedir acaba? Gitmek istediğim üniversite harvard.
0
🌸holdthedoor
(19.04.21)
www.hbs.edu

"All candidates who received their bachelor's degree and any graduate degrees from a university or universities where English is NOT the sole language of instruction are required to take an English language test."

Tamam bu yaziyor da, su da yaziyor. Hatta boldface:

"The MBA Admissions Board discourages any candidate with a TOEFL score lower than 109 on the iBT, an IELTS score lower than 7.5, or a PTE score lower than 75 from applying."

Basvurursunuz ama pek bir sey beklemeyin demisler.
0
hot potato
(19.04.21)
@hot potato; istisna kosulunu saglamayan insanlar icin gecerli o madde. hicbir okul bunu kafaya takmaz zira ingilizce seviyenizi toefl ile degil mulakatla ve gmat ile olcerler.

@holdthedoor; hocam siz de ilgilendiginiz okullarin adcom'una mail atip soyledigimi teyit edebilirsiniz. toefl adayligimi olumlu/olumsuz etkiler mi diye sormaniz kafi. hayir diyeceklerdir.
0
antikadimag
(19.04.21)
(14)

Almanca vs İtalyanca

dissendium
Merhaba arkadaşlar. İnternette okuduğum yorumlarda Almancadan sonra İtalyanca öğrenilmesi tavsiye edilmiş. Sebebi de İtalya'nın sanayide iyi bir durumda olmasıymış. İtalya sonuçta Lamborghini, Ferrari gibi devleri çıkarmış ülke. Sanayisi tabii ki iyi ama gerçekten dili öğrenilecek kadar, hatta Alman
Merhaba arkadaşlar. İnternette okuduğum yorumlarda Almancadan sonra İtalyanca öğrenilmesi tavsiye edilmiş. Sebebi de İtalya'nın sanayide iyi bir durumda olmasıymış. İtalya sonuçta Lamborghini, Ferrari gibi devleri çıkarmış ülke. Sanayisi tabii ki iyi ama gerçekten dili öğrenilecek kadar, hatta Almancadan sonra öğrenilecek kadar önemli konumdalar mı? Bunu öğrenmek istedim. Bu arada makine mühendisiyim. Değerlendirme buna göre olursa daha iyi olur.

İkinci olarak Almanca öğrenmeye bir süre önce başlamıştım. İtalyanca hakkında da merak edip araştırdığım kadarıyla bilgi sahibiyim. İtalyanca sanki Almancaya göre daha "öğrenilebilir" gözüküyor. Gerçekte durum nasıl?

Son olarak Almancayı İngilizce anlatan hangi kitapları önerirsiniz? PDF olarak bulmaya çalışacağım. Teşekkür ederim bilgi veren olursa.
0
dissendium
(18.04.21)
almanca + ingilizce bilen biri olarak belirteyim, almanya ya da avusturyada yaşama planın yoksa, çok iyi derecede ingilizce bilmen bile yeterli olur. bir mühendis olarak iletişime geçtiğim, görüştüğüm tüm alman mühendisler zaten ingilizce biliyordu. ben olsam italyanca gibi ek 1 dil daha öğrenmeye çalışmak yerine mesleki olarak kendimi geliştirmeye yönelirdim. zevk için öğreniyorsan ayrı tabii.
0
roket adam
(18.04.21)
@roket adam

Konu aslında İngilizcenin yeterli olması değil. İngilizce seviyemi geliştirmeye her zaman devam ediyorum zaten. Onu katmıyorum. Benim öğrenmek istediğim uzun bir zaman aralığında hangi dile yatırım yapmak mantıklı olur?

Almanya'da yaşar mıyım, şu an öyle bir planım yok ama 10 yıl sonra öyle bir isteğim olursa en azından o zamana kadar Almanca seviyemi belgelemiş olurum. Almanya'ya gitmek istiyorum ama Almanca bilmiyorum gibi bir duruma düşmem.

Bir de mesleki gelişimi ayrı tutuyorum. Çünkü CV'de mesleki bilgiler ayrı, yabancı dil bilgileri ayrı. Birinin eksiği diğerinden kapatılmıyor.
0
🌸dissendium
(18.04.21)
illa birini öğrenmek zorundaysan almanca öğren. yurtdışında çalışma niyetin varsa sadece ingilizce bilerek almanya'ya gitme ihtimalin sallıyorum %5 ise almanca bilerek %50'ye kadar çıkıyor. sadece türklerin oralara başvurduğunu düşünme eski ingiliz sömürgesi hintliler ingilizler kadar iyi ingilizce biliyorlar ve avrupaya tabiri caizse saldırıyorlar. biraz kovaladığında zaten requirements: fluent in german görürsün ilanların altlarında.

italyanın işsizlik oranı almanya'ya göre kötü en son yanlış bilmiyorsam %11-12 kadardı, almanya'nın ise %2-%3 lerde. italyanca öğrenmesi kolay olsa bile katkı sağlaması için daha çok çabalamak zorunda kalabilirsin.
0
nahtoderfahrung
(18.04.21)
şöyle bi baktım da hocam, ben olsam ikinci dil olarak ispanyolca öğrenirdim. 2019 mart itibariyle dünya nüfusunun %5.994'ünü oluşturan 480 milyon ispanyolca konuşan insan varmış. almanca konuşanlar ise nüfusun %0.988'i ile 76.1 milyon kişi. tabii doğu yatırımı yapmak isterseniz çince de çok makul. almancanın kullanım alanı çok dar.

kaynak: en.wikipedia.org
0
heavy smoker
(18.04.21)
Özel bir ilginiz veya gelecek planınız varsa olabilir ama iki Avrupa dili zaten biliyorsunuz. Mesela Japonca ekleseniz daha iyi olmaz mı? Özellikle Türkler için abartıldığı kadar zor olmadığını duymuştum ama illa ki zordur yine de.
0
havadakarada
(18.04.21)
üretim ağır sanayii gibi alanlarda çalışacaksanız, ya da en basitinden makine mühendisiyseniz almanca öğreneceğiniz ikinci yabancı dil olmalı ingilizceden sonra. italyanca bilmek bence italya dışında bir işe yaramaz ama almanca türkiye'de de yardımcı olur.

eğer üçüncü yabancı dil seçecek olsaydım bu benim tınısı hoşuma giden fransızca gibi bir dil olurdu. üçüncü yabancı dil artık fanteziye kaçıyor çünkü. tercümanlık mı yapacaksın kendi mesleğini mi icra edeceksin...

kaldı ki diğer yabancı dilleri öğrenmek çocukluktan beri aşina olduğumuz, günlük hayatta istemeden de olsa maruz kaldığımı ingilizceye benzemiyor. o ülkede 3-4 yıl yaşamadan italyanca ya da almanca biliyorum falan demek gerçekçi olmaz.
0
bohr atom modeli
(18.04.21)
almanya ve italya kesinlikle kiyaslanabilir ulkeler degil gelismislik, is imkanlari, zenginlik vs acisindan.

onun haricinde ileri seviye bir ingilizce ve orta-iyi bir almanca ile almanya'da (mesleginize gore) is bulma sansiniz olabilir ama italya'nin kendi insanina hayri yok, issizlik avrupa'ya gore yuksek vs.

italyanca bilmek bence italya dışında bir işe yaramaz ama almanca türkiye'de de yardımcı olur +1
0
hot potato
(18.04.21)
İtalyanca bilen biri olarak söyleyeyim: italyancam kendi sektörümde (tekstil) çok işe yarıyor. Başka sektörlerde ne durumda bilmiyorum.
Almanca’dan daha kolay öğrenmesi bence:)
0
suicides underground
(18.04.21)
Simdiki aklim olsa ispanyolca yerine italyanca ogrenirdim.
Ing + almanca cok iyi seviyede biliyorum, sonra ispanyolca ogrendim “sen kac yuzmilyor insan konusuyo” diye, seyahate gittigimde 3-5 gun konustugum dilden oteye gecemedi. Italyanca ise avusturya’da yasadigim icin ve iismden dolayi cok yardimci olurdu bana, lojistik sektorundeyim diyelim.
Makine muhendisi icin almanca olmali ama bence cince/japonca gibi sanayisi guclu ab disinda bir ulkenin de dili olabilir. Rusca da olabilir.

Hedefinize gore degisir. Hedef derken, makine muh hangi endustride, hangi ulkede vs vs.
0
kuehles blondes
(18.04.21)
1- iş için dil öğrenilmez. iş için iş öğrenilir.
2- o dilin konuşulduğu ülkeye/kültüre özel bir ilginiz varsa ve orada yaşamak istiyorsanız dil öğrenmek mantıklıdır. bunun dışında gereksiz bir yatırımdır. çünkü;
- dünya lingua franca olarak ingilizceyi kabul edeli yıllar oldu.
- translation sektörü aldı başını gitti. almanca gelen maili translate'e koyup ingilizceye çevirirsiniz, yazarken ise ingilizce yazıp translate'ten almancaya çevirip gönderirsiniz. gramer kontrol yazılımları da var artık.
3- bir makine mühendisi olarak almanca öğrenme geyiği tamamen bir geyiktir. bir kere işe yaraması için çok iyi konuşmanız gerekiyor. eğer akıcı konuşamıyorsanız konuşma ingilizceye evriliyor her halükarda.
bu da demek ki yıllarımızı vereceğiz.

özetle, ben almanya'da yaşarım diyorsanız (ki aklı başında bir türk neden almanya'da yaşamak ister bilmem) 5 yılınızı verdikten sonra evet almanya'da bir şirkette avantajını kullanarak iş bulabilirsiniz. ama bunun çok ciddi bir zaman yatırımı olduğunun altını çizmek gerek.

italyanca da aynı şekilde.

atmaya çalıştığınız taş ağır bir taş. ürküttüğünüz kurbağaya değeceğinden emin olmadan atmayın.
0
antikadimag
(18.04.21)
Italyanca bu arada tek bir dil degil. Bunu arastirin. Ulkenin resmi dili. Turklerin konustugu dil Turkce ama Italyanlarin konustugu dil otomatik olarak Italyanca degil. Ulkenin birligini saglamak icin secilmis, bir dil. Ulkenin bir kismi Italyanca konusmaz.
0
howfaristhesky
(18.04.21)
@antikadimag, yazdıklarınızın çoğuna ben de katılıyorum. Zaten o yüzden seçilecek dile doğru karar vermeye çalışıyorum.

Şu kısmı merak ettim.

"ki aklı başında bir türk neden almanya'da yaşamak ister bilmem"

Böyle demenizin sebebi nedir?
0
🌸dissendium
(18.04.21)
biraz subjektif elbette. benim kisisel tecrubelerime gore avrupa'da en cok ayrimcilik ile karsilastigim yer almanya idi. bu tarz genellemeler yine baska subjektif degerlendirmelerle karsi cikilmaya cok tesne.

ancak kabaca;
1- almanya'da var olan irkcilik
2- almanlarin yapi itibariyle bizim alisik oldugumuz turden iletisim kurmamasi (ingilizler de avrupali ama inanilmaz hossohbet insanlar)
2- havanin surekli kapali olmasi ve cografi tekduzelik
3- almanca bilmeden yasamanin sosyal cevre olusturmada getirdigi zorluklar
4- vatandasi olmadiginiz ulkeye odediginiz yuksek vergi kesintileri
ornek verilebilir.

sahsen kendi degerlendirmelerime gore almanya cok dusuk not aliyor.

amac turkiye'den uzaklasmaksa anlasilabilir, ancak uzun vadede amerika dururken almanya aklimin ucundan gecmez, gecmedi de zaten. lisanini bildigim, farkli etnisitelere ev sahipligi yapan amerika'ya yerlestim.
0
antikadimag
(19.04.21)
@antikadimag'a katılıyorum. ulus devletlere adapte olmak her zaman çok daha zordur doğal olarak. almanya dilin de etkisiyle daha zor ve insanlar akdeniz ülkelerindeki gibi kucaklayıcı değiller.

almanya'nın en büyük avantajı öğrenciler için çok güzel bir fırsat sunuyor olması. ücretsiz eğitim yani. üstelik eğitim de çok kaliteli. bunun dışında hayali kurulacak bir ülke asla değil. insanları almanya hayali kurarken görüp bi tarafımla gülüyorum. yaklaşık 2 yıldır almanya'da yaşayan biri olarak yazıyorum bunu.
0
bohr atom modeli
(20.04.21)
(8)

birikmiş paranız var mı?

yeteramadenedimherseyi
5.000-6.000₺‘ye kadar maaş alanlara soruyorum bunu. Kenarda birikmiş paranız var mı? Bu miktar ne kadar ve ne kadar sürede birikti? bu parayla yatırım yapmayı düşünüyor musunuz yoksa öylesine kenarda duruyor mu?
5.000-6.000₺‘ye kadar maaş alanlara soruyorum bunu. Kenarda birikmiş paranız var mı? Bu miktar ne kadar ve ne kadar sürede birikti? bu parayla yatırım yapmayı düşünüyor musunuz yoksa öylesine kenarda duruyor mu?
0
yeteramadenedimherseyi
(15.04.21)
maaşım değişken, yine de her halükarda o ay artırabildiğim kadar parayla dolar almıştım. daha sonra kripto paralarla tanıştım. şu an tüm birikimim kripto paralarda.
0
rakicandir
(15.04.21)
sonbaharda elime toplu para geçti, altın alayım dedim elime yüzüme bulaştırdım zararına sattım çok düşünce, bir daha da sadece vadeliye yatırırım
0
sanguine
(15.04.21)
20k kenarda birikmiş. 7 ayda galiba birikti. Borsada hepsi. 100K yaptıktan sonra kenara ayırdığım paraları borsaya değil arsaya yatıracağım.
0
Amory Lorch
(15.04.21)
biraz var, büyük çoğunluğu tl de, bi kısmı dolar ve altın, bi kısmı da kripto para ve yeni teknoloji fonunda. biraz daha biriktirdikten sonra yazlık için krediye girmeyi düşünüyorum. aslında ilk para biriktirmeye başlarken hayalim araba almaktı fakat o kadar parayı arabaya gömeceğime bi göz oda da olsa yazlığım olsun dedim.
0
rayde
(15.04.21)
son 6 senedir (calismaya basladigimdan beri) biriktiriyorum. Son 1 senedir yatirim (borsa) yapmaya basladim, oylesine kenarda duruyordu daha once.
0
hot potato
(15.04.21)
birikmişim yok. sadece geçen 2 aydan kalan biraz para var 10bin civarında. kenara para atamıyorum maalesef. :(
0
naksidil
(15.04.21)
Kendimi bildim bileli hep biriktiririm, altın, döviz, faiz, borsa hepsinden var sepette. Tabi piyasa durjmlarına göre miktarları değişiyor.
0
esinikaybetmiscorap.
(16.04.21)
6k civarı maaşım. İstanbul bekar tek yaşıyorum. 3 yıldır çalışıyorum, 3bin tl ile istanbula gelmiştim. 230-280k aralığında var.
0
mg3929
(16.04.21)
(1)

bisiklet önerisi

tempor
piyasada şu an 3bine kadar alınacak f/p şehir bisikleti nedir sizce?haftalardır araştırıyorum, donanımları anlamadan buna karar vermek imkansız. benden artık pes.
piyasada şu an 3bine kadar alınacak f/p şehir bisikleti nedir sizce?

haftalardır araştırıyorum, donanımları anlamadan buna karar vermek imkansız. benden artık pes.
0
tempor
(14.04.21)
bence de baslangic seviyesinde birinin "f/p" kasmasina gerek yok. boyunuza/olculerinize uygun bir sey almalisiniz, en kritik kisim o.

ucuz bisikletle pahali bisikletten edineceginiz fayda asagi yukari ayni, ucuzu elden cikarmak daha kolay olur deneme yanilma evresinde oldugunuz icin.
0
hot potato
(15.04.21)
(17)

Türkiye'ye özel yurtdışında bulması veya tanınması zor meyve sebze

wild honey suckle
Selam duyuru.Geçen gün Meksika belgeseli izliyorduk ve bir pazarda adını sanını, tipini bilmediğimiz bir sürü meyve sebze gördük. Yurtdışındaki insanların çok bilmediği, onlarda pek yetişmeyen ürünlerimiz neler olabilir?Ben sanki Trabzon hurması gibi düşündüm ama illa bir yerlerde yetişiyordur.Var m
Selam duyuru.

Geçen gün Meksika belgeseli izliyorduk ve bir pazarda adını sanını, tipini bilmediğimiz bir sürü meyve sebze gördük. Yurtdışındaki insanların çok bilmediği, onlarda pek yetişmeyen ürünlerimiz neler olabilir?

Ben sanki Trabzon hurması gibi düşündüm ama illa bir yerlerde yetişiyordur.

Var mı bir fikriniz?
0
wild honey suckle
(14.04.21)
Endemik bitki bayağı var ama meyve pek yok.

Datça hurması olabilir.
0
dissendium
(14.04.21)
genel bir iklime sahip oldugumuz türkiye'ye özel birsey oldugunu sanmiyorum. varsa ya degisik yontemlerle farklı hale gelmistir yada batili o sekilde yemeyi tercih etmedigi içindir.

orn: cagla, erik yurtdisinda da var ama batililar bizim tursuluk domates gibi ham oldugunu dusundugu için marketlerde satmaz.

emin degilim ama trabzon hurmasi da ilk dedigim gibi farklı metodla o hale geliyordur heralde
0
buenosdias
(14.04.21)
Trabzon hurmasi dolu Lidllarda falan demirbaslardan hatta. Avrupa icin konusursak bizde olup onlarda olmayan yok gibi. Ayva ve yenidunya zor bulunuyor sanki cogu markette de yoktur, saga sola sorup manavini bulmak lazim. Bir de altin cilek bize ozgu gibi, marketlerde nadir goruyoruz onda da Turk mali oluyor genelde.
0
neverletyougodown
(14.04.21)
Ayva burada hiç görmedim - ABD

Kayısı ne zaman görsem hep Turkish çıkıyor.
0
howfaristhesky
(14.04.21)
Yaw artik hersey var da tadi yok. Goruntu 10 numara, gozunu kapat ne yedigini anlamiyorsun. Koku falan hicbirsey yok.

2-3 ay once ayva denedim, pabuclarimi kemirsem daha cok tat alirdim herhalde.
0
cooperr
(14.04.21)
çağla.

@buenosdias açıklamış sanırım sebebini
0
trajikomix
(14.04.21)
Iskin otu yok, rhubarb var ama tam olarak ayni sey degiller sanirsam. Acur gormedim.

Ama yine de yurtdisinda bilinmese bile otantik marketlerde her turlu bitki, sebze bulunabiliyor. Olmayan birsey olacagini sanmiyorum, ben de bu tarz marketlerde Afrikadan, Asyada ne gibi bitkiler gordum daha once hic gormedigim.
0
Haldamir
(14.04.21)
Şırnak ve Siirt’te yetişen soryaz adında sarımsağımaı bir şey var. Başka hiçbir yerde olacağını sanmıyorum:)
0
suicides underground
(14.04.21)
Incir. Gercekten en cok turkiyede var, avrupada satilan tazesi de kurusu da turk inciri oluyor.
0
kuehles blondes
(14.04.21)
Sivri biber olabilir belki, hiç denk gelmedim. Ya da vardır da terchi edilmediği için yaygın değildir.
0
spacevan
(14.04.21)
@trajikomik

Yunan/Arap marketlere cagla gelir, Kanada'ya geliyorsa Avrupa'da bulmakta sikinti olmaz. Aramak lazim.

Papaz erigi falan da bulunuyor.
0
cooperr
(14.04.21)
Yeni dunya da bulunuyor. Ayva Türk marketlerinde ve biomarketlerde var. Ayrica Almanya´da Mosel bolgesinde ayva bahcesi gezmisligim var.


Karadutu kuzey ve bati Avrupa´da bilmiyorlar. Agacini, Danimarka´da milli botanik parkinda gorunce, ciplak birakana kadar somurmustum de insanlar zehirli bir sey yedigimi sanip panik yapmislardi.
0
buf-e kür
(14.04.21)
"yurtdisi" genis bir kavram.

genellemek gerekirse ayva vs incir diyorum. imkansiz degil ama nadir.
0
hot potato
(14.04.21)
datça hurması +1
0
rose parks
(14.04.21)
Yesil erik. Can erik dedikleri seyden. Turkiyeye ozel olmayabilir ama kuzey amerikada yok.

Bir de carliston biber :)
0
taurina
(15.04.21)
rm
(15.04.21)
trabzon hurması ya da cennet elmasi amerikada cin marketlerinde yiginla var. ama sadece cin marketlerinde. hatta cok degisik degisik cesitleri de var. ben bizim yesil erikden hic gormedim. onun disindaki eriklerden var.

cagla hint marketlerinde oluyor
0
oscar
(15.04.21)
(5)

Yüz temizleme cihazlarını kullanan var mı

regina phalange
Foreo mu neydi en pahalısı, onun gibi elli bin tane çakma marka çıktı. Alan kuallanan var mı?
Foreo mu neydi en pahalısı, onun gibi elli bin tane çakma marka çıktı. Alan kuallanan var mı?
0
regina phalange
(08.04.21)
Foreo'nun en küçük yuvarlak olanından eşime hediye almıştım 3-4 yıl önce. Hala her gün kullanıyor ve çok memnun.
0
vudin
(08.04.21)
xiaomi inface 2 var bende foreo'dan daha ucuz yollusu. 1 senedir kullanıyorum açıkçası memnunum, cildimin rengi açıldı sanki. düzenli kullanımda kronik hale gelmiş siyah noktalarımı azalttı. sadece akşam yüz yıkama için kullanıyorum bu arada.
0
rayde
(08.04.21)
Annemde foreo bende Xiaomi var; ikisi arasındda çok büyük bir fark yok bence. Derinlemesine temizlik için de ise yaradığını düşünüyorum. Çok elzem mi derseniz bence değil.
0
fraise
(08.04.21)
2 senedir xiaomi inface 2 kullanıyorum ben de. Elle yıkamaktan daha rahatlatıcı bi his bence. Foreo’nun keriz silkeleme ürünü olduğunu düşünüyorum.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(08.04.21)
clarisonic vardi ama gereksiz bence. once yag sonra su bazli temizleyiciyle yikiyorum yuzumu (durust olmak gerekise su aralar sadece yag ile) ve yeterli geliyor.
0
hot potato
(08.04.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.