Giriş
(6)

Amazon USA - Otele teslimat ve gümrük?

jamiro
arkadaşımın amerika gitme planı var. dönüşte istediğim bir ürünü aldırmak istiyorum, yalnız kendinin de alacağı ürünler var laptop, aksiyon kamerası ve aparatları (lenstir, tripottur, hafıza kartıdır vs) benim almak istediğim ürün de gitar prosesörü linkteki. https://www.amazon.com/Line-POD-Go-Guita
arkadaşımın amerika gitme planı var. dönüşte istediğim bir ürünü aldırmak istiyorum, yalnız kendinin de alacağı ürünler var laptop, aksiyon kamerası ve aparatları (lenstir, tripottur, hafıza kartıdır vs) benim almak istediğim ürün de gitar prosesörü linkteki.

www.amazon.com

Şimdi

1- adam bavul ticareti yapıyor gibi geliyor gümrükte sorun çıkar mı ?

2- biz ürünleri otele gönderebilir miyiz? Ürünün arkadaştan önce otele gitmesi durumunda ne yapabiliriz? bunun için izin almamız gerekir mi?

bu arada nakit verin ordan elden alsın amazonla uğraşmayın diyen varsa şöyle düşündüm üründe sorun olursa falan chattan yazar ilgilenirler diye düşündüm. yani satış sonrası için muhatap olabiliyorum amazon.com olduğu için.ç ordaki müzik marketlerden alırsa bir daha iletişim kurmam zor olur. o yüzden amazon üzerinden kargo mantıklı geliyor.

her neyse bu bilgiler ışığında ne yapalım bilenler yardımcı olursa seviniriz.

(dipnot amazon locker işimizi görmüyor almak istediğim ürünün boyutu lockerlara sığmıyor)


edit:

soru 3: ürünlerin kutularını atmamıza gerek var mı kutulu getirtsek sorun olur mu ?
0
jamiro
(20.10.20)
1-yani buyuk ihtimalle sorun olmaz ama risk var. ben 3 laptop 3 ipod touch 1dslr 1 telefonla (ekstra) ile turkiye'ye donmustum ama sans bu belli olmaz. getirecegi seyler sadece yazdiklariniz ile sinirliysa sorun olmaz diye dusunurdum.

2- biz yardimci olamayiz. burada "olur" desek bile otelle konusacaksiniz illa ki. butun oteller ayni degil.
0
hot potato
(20.10.20)
Oteller kabul eder fakat bazıları gün Başına 5 dolar ya da tek kutu 10 dolar gibi fiyat tarifesi yapabiliyor. Otele yakın bir Amazon locker noktası seçerseniz locker dan ürünü alırsınız kayboldu derdi de olmaz. Ayrıca locker dan ürünü almazsınız geri otomatik iade olur ve hesabınıza yatar.
0
monkey
(20.10.20)
@monkey hocam, locker'a sığmıyor ürün maalesef. yoksa tam aradığımız hizmet ama olmadı işte.
0
🌸jamiro
(20.10.20)
Locker a sığmamasi kötü olmuş kafanız çok rahat ederdi. O zaman kalacağınız otele bir mail atıp sorarsanız en garanti cevabı onlar verir. Genelde 4-5 Yıldızlı otellerin hepsi kargoyu kabul ederler.
0
monkey
(20.10.20)
Otellerin içinde kargolarla ilgili bir bölüm oluyor, 10$ falan gibi bir para alırlar. Geçmiş yıllarda prosesör vs aldığım oldu ve sıkıntı çıkmamıştı. Fiyatlara bakın, guitarcenter'da falan daha ucuzsa ve arkadaşının vakti olursa gidip deneyerek elden de alabilir (önceden sorup ellerinde var mı öğrenin tabii). Amazon'dan aldığınızda dediğiniz gibi ilgilenirler ancak ürün Türkiye'ye geldikten sonra çok bir anlamı kalmıyor.
0
efx
(20.10.20)
Sans isi gumruk. Cikarsa olacak sey otv ve kdv odetmeleri olur. O alinan urunlerin hepsi icin otv oldugunu varsayrak dedim bunu.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.10.20)
(3)

traş makineleri

hitsumo
16 saat şarj40 dakika kullanım40 dakikadan sonra tekrar 16 saat şarj mı gerekli Sarj süresi/kullanım süresi çok kötü böyleyse başka bir ayrıntı mı var?
16 saat şarj
40 dakika kullanım
40 dakikadan sonra tekrar 16 saat şarj mı gerekli
Sarj süresi/kullanım süresi çok kötü böyleyse
başka bir ayrıntı mı var?
0
hitsumo
(20.10.20)
Hızlı şarj olanların pili lityum iyon (Lion) oluyor

Yavaş şarj olanlar NiMH pil oluyor

Fiyat farkını da bu yaratıyor, özelliklerinde pil türünde bunları ara
0
freebird5406_2
(20.10.20)
@sertac
ayda 2 belki can sıkıntısından 3 olur anca :)
0
🌸hitsumo
(20.10.20)
8 senedir ayni phillips (gayet siradan bir modeldi aldigimda) tras makinesini kullaniyorum hic sarja ilgili sorun yasamadim. yani 40 dakika kullanim/16 saat full sarj olma suresi bunlarin hicbir onemi yok bence. trasim zaten maksimum 5 dakika. yani cep telefonu degil bu alet netiecede.
0
hot potato
(20.10.20)
(8)

Birini, onun sevgisini umarak sevmek?

namidigerkokuc
Birini, birgün onun da seni seveceğini umarak sevmek gerçek sevgiye girer mi?
Birini, birgün onun da seni seveceğini umarak sevmek gerçek sevgiye girer mi?
0
namidigerkokuc
(18.10.20)
girmesine girer de, biraz zavallı durumuna düşürebilir insanı.
sürekli beklemenin getirdiği daimi hayal kırıklığı, sonu gelmeyen bir acı çekme hâline dönüşür.
illa seveceğim diyorsanız, gerçekleri görerek, sizi sevmediğini kabul ederek severseniz en azından kendinizi daha güçlü hissedersiniz.
o size ait bir sevgi olur, kendinize acımazsınız.
ki yine vakit kaybı, o ayrı.
0
blatta hiberna
(18.10.20)
sevgi evrensel de "gercek sevgi" diye sundurulmus versiyonu arabesk bir kavram bence, haliyle kisiden kisiye degisir bunun ne demek oldugu. cevabinu veremyiz o yuzden.
0
hot potato
(18.10.20)
Girmez. Kusura bakma, gerçekler acıdır. Dost acı söyler. Üstüne de iki kuru söyler, eki eki.
0
stewie
(18.10.20)
Net eziklik belirtisi. Seni sevmeyeni sen neden ve nasıl seviyorsun derler adama. İnsanı aşağılayan bir eylem. Allah düşürmesin.
0
diffarentiationation
(18.10.20)
Sevmenin normali bu değil mi zaten? Bir parça bile seni seveceğine ihtimal vermediğin kişiyi sevemezsin.
0
alfred
(18.10.20)
birini seveceksen karşılık beklemeden de olsa sev, ama bu senin hayatının merkezi olmasın. yoksa battıkça batar, gittikçe dibe gömülürsün.

hayatında birisi yoksa kendini tek kişiyle sınırlama.

beklentiler umutlar seni ayakta öldürür. neden böyle bir şey yaşayasın?

neden hayatında senin onu sevdiğin gibi seven birisi olmasın? böyle biriyle hayatı ve güzellikleri paylaşmak varken neden kendine işkence edesin?
0
tabudeviren
(18.10.20)
Gerçek sevgi diye bir kavram yoktur +1 herkes kendince sever. Genel geçer kalıplar yoktur.

Kişinin kendine yapabileceği en büyük kötülüktür bu arada böyle bir ilişki içinde bulunmak.

Berbat bir his öncelikle. Sürekli iki gün sonra taşınacakmışsın, beş dakika sonra kalkacakmışsın gibi hissettiğin bir ilişki hayal et. Daima üstünde hatalı penaltı kararı vermiş bir hakem tedirginliği.

Tabudeviren ne güzel söylemiş, özellikle son paragrafta. Birinin çöpü bir başkasının hazinesidir bajgan. Yazık etme kendine.

Vaktiyle o ateşten geçmiş olan Gio üzülerek bildirdi.
0
Giovanni Pipitto
(18.10.20)
Çok yıpratıcı bi sevgi olur.
Kendinize haksızlık olur.
Ve gerçek sevgi hak eden kişiyi sevmek, karşılıklı severek o sevgiyi yaşatmak değil midir
0
photo85
(19.10.20)
(5)

iş / excel

taha1907
selamlar, benim yeni işimde oldukça üst seviyede excel kullanılması gerekiyor ve ben de bunu 1 ay içinde kavramam gerekiyor. fakat excel konusunda bilgim 0.youtubedan veya başka bi yerden tavsiye edebileceğiniz anlatan sayfalar var mı ?işte en çok düşeyara formulünü kullanıyolar fakat 2,3 satırlık f
selamlar, benim yeni işimde oldukça üst seviyede excel kullanılması gerekiyor ve ben de bunu 1 ay içinde kavramam gerekiyor. fakat excel konusunda bilgim 0.

youtubedan veya başka bi yerden tavsiye edebileceğiniz anlatan sayfalar var mı ?

işte en çok düşeyara formulünü kullanıyolar fakat 2,3 satırlık formüller dolanıyor hep gözüm epey korktu.
0
taha1907
(18.10.20)
1 ayda her türlü öğrenirsin. Excel’in (Google sheet de aynı) yardım dokümantasyonu çok. Neye ihtiyacın olduğunu iyi anlaman yeter.
0
pass
(18.10.20)
www.tutorialspoint.com
www.javatpoint.com (Excel Advanced kısmı)
0
dr doofenshmirtz
(18.10.20)
Aç YouTube da Ömer bağcı hoca yı izle udemy de de Ahmet sait duran hoca var ikisini izle temelden çok yukarıya götürür bu iki hoca
0
Diskirminant
(19.10.20)
Formüllerin uzunluğu tam anlamıyla düzgün yazılmadığı için olabilir. Düşeyara yerine indis ve kaçıncı formüllerini kullanabilirsin. Ayrıca kafana takılan çoğu sorunun benzer cevapları nette sorulmuştur. Onlardan da faydalanabilirsiniz. Excel.web.tr de işine yarar.
0
bagcivan
(19.10.20)
udemy'de populer olan yorumlari iyi derslerden birini takip ederek gir. "1 ayda her türlü öğrenirsin." kotu bir tavsiye, temelin yoksa sinir olur kalirsin cunku ne soru soracagini, cozumun nasil bir sey olacagani kafanda olusturamazsin. udemy, youtube gibi kaynaklardan sifirdan alip adim goturen bir derse katil hocanin yaptigi her seyi sirasiyla tap. ama onumuzdeki 1 ay boyunca gunde 3-4 saatini adamalisin.
tek bir fonksiyonu (düşeyara aka vlookup) izole bir sekilde ogrenemezsin.
0
hot potato
(19.10.20)
(5)

YouTube takipçi nasıl artırılır?

zeytinyaglicinseddi
Romalılar, YouTube konusunda gayet yeni olan bu kardeşiniz, aşırı meraklı ve sürekli bir şeyler denemekten zevk alıyor ve bu konuda Almanya’da kariyer, yaşam, eğitimle ilgili olan bloğunu YouTube kanalına taşımaya çalışıyor. Bu noktada merak ettiğim konu, nasıl 10binlere ulaşırım? Bi haftada 110a an
Romalılar,

YouTube konusunda gayet yeni olan bu kardeşiniz, aşırı meraklı ve sürekli bir şeyler denemekten zevk alıyor ve bu konuda Almanya’da kariyer, yaşam, eğitimle ilgili olan bloğunu YouTube kanalına taşımaya çalışıyor. Bu noktada merak ettiğim konu, nasıl 10binlere ulaşırım? Bi haftada 110a anca ulaştım, ama istediğim şey daha çok kişiye ulaşmak.

Eğer kanalın ismini merak ederseniz bana yazın
0
zeytinyaglicinseddi
(18.10.20)
Sansasyonel video cekip eksi sozluge dusmen twittera cikman falan yardimci olur. Bir de istikrarli video atarsan YouTube algoritmasi daha cok begeniyor diyorlar ama bilemeyecegim.

Onun haricinde sadece almanyaya egitim icin gitmek isteyen kesime hitap edersen cok buyuyemezsin. Ortalama insana hitap eden temalardan gitmen lazim. Mesela bunun en klise ornegi tukiye'de asgari ucret ne kadar satin alabiliyor vs almanya. Elektonik fiyatlari, arac fiyatlari falan. Tiras konular yani.
0
hot potato
(18.10.20)
video etiketlerini bol tut. videoda nelerden bahsettiysen yaz hepsini.
0
sutlu nescafe
(18.10.20)
Belli bir kaliteyi tutturarak(laf olsun diye değil de gerçekten sizin Almanya'ya gelmeden önce keşke bunları bilme fırsatım olsaydı dediğiniz bilgiler ve Almanya'da günlük/sosyal yaşamdan kesitler) düzenli paylaşım ve biraz sabır. Yolunuz açık olsun :)
0
leben
(18.10.20)
yillardir almanyada olan biri olarak türkiyeden gelmis birinin almanyada, ingilterede, amerikada neden türkce yasam/kariyer videosu cektigini anlayamamisimdir.

yasam her yerde yasam, calisansaniz bir sirkette calisiyorsunuz zaten, türkiyede yasayanlardan tek farkiniz aldiginiz ücretin birimi farkli.

neredeyse 15 yildir almanyadayim, ögrencilikte yaptim, üretim bandinda iscilikte yaptim, plazalarda da calistim, akademisyenlikte yaptim, sirketler kurdum etc. amac insanlara yardimsa zaten bunu yapacak cok fazla yol var, facebook gruplarindan, almanyadaki derneklere oradan türkiyedeki ögrenci kluplerine kadar. ki bu durumda cektiginiz videoyu zaten bulacak ihtiyaci olan. takipci arttirma istegi ilginc geliyor bana, ihtiyaci olan bulur zaten.

kisaca deneyin elbette, videolar cekin, bilgilerinizi paylasin ama burada takipci sayisi ariyorsaniz yanlis bir yoldasiniz, zaten hobinizde iyi iseniz artacaktir sayi.

bunun yaninda almanyada yasayip vatandas ya da kalici vize sahibi iseniz youtube monetization aciksa vergi beyannamesinde bunu yazmaniz gerekiyor unutmayin. vizeniz eger tek sirkete bagli ise ve sahis sirketiniz yok ise extreme örnek vereyim ama vize iptal nedenidir.

soruya cevap olsun, medyada cok kisiye ulasmanin sekli su anda viral videolar cekmektir.
0
duygusuzromantik
(18.10.20)
Julia’nın çene çalma projesi diye bir kanal var. Ona ulaşıp konuk olsanız belki gelen olur biraz
0
le jeune turc
(18.10.20)
(10)

Araba satın almak için ayrılan bütçe

gmzo
Günaydın, sabah sabah merak ettim.Kira için gelirin maksimum %30'u olmalı diye yaygın bir kanı var ya, araba almak için böyle bir düşünceniz var mı merak ettim? Yani toplam birikimin / mal varlığının şu kadarını geçmemeli gibi.Seneye araba alma planımız var, son dönemdeki korkunç fiyat artışına rağm
Günaydın, sabah sabah merak ettim.

Kira için gelirin maksimum %30'u olmalı diye yaygın bir kanı var ya, araba almak için böyle bir düşünceniz var mı merak ettim? Yani toplam birikimin / mal varlığının şu kadarını geçmemeli gibi.

Seneye araba alma planımız var, son dönemdeki korkunç fiyat artışına rağmen almayı düşündüğümüz arabayı (ikinci el) alacak kadar biriktirdik. Fakat hepsini birden arabaya gömmek doğru gelmiyor (döviz ve altında şu an birikim). Zor günler için az miktar ayırıp geri kalanıyla arabayı nakitle almalı mı, yoksa birikimin bir kısmını koruyup kredi mi çekmeli?
0
gmzo
(18.10.20)
Ben hazır paramı asla arabaya yatirmazdim. Komple kredi çeker(oran uygunsa) hazır paramı yatırım aracı olarak görür ve zor günlere saklardim.

Tabi bu ben.
0
westblack
(18.10.20)
Arabamı geçen yıl satın aldım. 2018 yılından beri Türkiye ortalamasının çok çok çok üstünde gelirim olmasına rağmen birikmiş paramın tamamını araca vermek bana delilik gibi geldi. Hele kredi falan çekip araç almak inanılmaz geliyor bana.

Ben de BMW 3.20i istiyordum. Bunun yerine biraz da kenarda para bırakıp Audi A3 Sedan aldım. Keşke BMW alsaydım diyor muyum? Hayır. Çünkü kasko, sigorta, yıllık bakım vb. ücretleri biraz daha fazla olacaktı. Bu pandemi döneminde çok büyük bir maddi yük. Bence istediğiniz arabanın bir tık alt modellerine bakabilirsiniz, paranız kenarda kalsın diye. En basitinden arabayı aldıktan sonra motorun arıza vermeyeceğinin ve size 20 bin TL masraf çıkarmayacağının garantisi var mı? Yok. Kenarda para olmak zorunda. Dibine kadar harcamayın.
0
hitokiri kenshin
(18.10.20)
Amerikalılar yıllık gelirin en fazla 3'te 1'i diyor bu soruya. Tabi onlarda ÖTV yok, o yüzden TR'ye uyarlayarak en fazla 1 yıllık gelirin tamamı kadar diyorum ben. Aylık 5 lira kazanıyorsan, 60 liralık bir araç alabilirsin gibi. 3-4 yıl önceye kadar çalışıyordu bu, şu an çalışır mı bilmiyorum.

Eğer halihazırda idare eden bir aracınız varsa bence almayın, çünkü ikinci el piyasası korkunç durumda. Yani temiz araç yok gibi, o yüzden çok dikkatli olun alırken.
0
plutongezegendegilmi
(18.10.20)
eskiden olsa 1 yıllık maaş derdim ama çok zor artık.
0
jelly bear
(18.10.20)
"Kira için gelirin maksimum %30'u olmalı" falan bu kurallar amerika'da orta sinif (yani varlikli, cok tuketen ve banliyolerde yasayan insan tipi). Turkiye elbette ekonomik olarak bambaska bir yer. O yuzden o kurallara takilmayin. Istanbul'da yasayan kariyerinin basinda birinin kirasi gelirinin %30'un uzerinde olabilir misal.

Arbaya bakisim ise, malum turkiye'de hem arabalarin kendisi hem de petrol asiri pahali. trafik de kotu. buna gore dusunmek lazim. cocuk varsa mesela araba sart ama cocuk yoksa almazdim. Parayi baska turlu yatirim araclarinda degerlendirirdim. Illa alacaksam da kesinlikle ekonomik bir sey alirdim, zira bu sorulari soruyorsaniz lukse kacmanin hic manasi yok.
0
hot potato
(18.10.20)
Avrupada genel kanı aylık kazancın 10 katı araba için. Türkiye için yeni bir şey uyarlamak lazım bu metotla 20 bin gelirin olsa golf alamıyorsun.
0
ludwig boltzmann
(18.10.20)
@pluton yani 4 aylik maas diyorsun, abd sartlarinda bile az geldi. Kaynagin var mi ?
0
pofudukayi
(18.10.20)
Kenarda seni + krediyi en az 5-6 ay boyunca idare edecek bir para ayırdıktan sonra kalan parayı kullanabilirsin bence. Ama kenardaki tüm parayı basarsan çok stres altında yaşarsın.
0
roket adam
(18.10.20)
@pofuduk,

www.moneyunder30.com
www.interest.com
www.financialsamurai.com

Kredi, taksit ve vergi olaylarına girince işler biraz daha karışıyor ama kabaca aynı orana ulaşıyoruz diye düşünüyorum.
0
plutongezegendegilmi
(19.10.20)
yurtdisinda aylik odemelerinin senin zorlamasini istemiyorsan (ustune bir de benzin, sigorta, bakim vs gelecek cunku) senelik burut maas/4 formulu ise yariyor, tecrube ile sabit.

ama turkiye'de araba fiyatlari o kadar abzurd bir noktaya geldi ki hicbir formulun ise yarayacagini sanmiyorum, formulu bulana nobel falan vermek lazim. ustune benzin fiyatlari da yuksek.

turkiye'de olsam herhalde birikimin bir kismiyla 10 yasinda falan bir japon alir devam ederdim.
0
cooperr
(19.10.20)
(16)

dostum diyebileceğiniz kaç insan var?

neoluyokardesimnebutantantana
arkadaş edinmek zor değil ama dost edinmek zor gibi geliyor bana.dost olarak nitelendirebileceğim 1 kişi var galiba.
arkadaş edinmek zor değil ama dost edinmek zor gibi geliyor bana.dost olarak nitelendirebileceğim 1 kişi var galiba.
0
neoluyokardesimnebutantantana
(14.10.20)
www.youtube.com


0 veya 3. Tanima gore.
0
hot potato
(14.10.20)
10 kişiden fazla var.

en son edindiğim dostum 2009 yılından kalma.

gerçekten ne zaman neye sıkışsam koşarlar gelirler, ellerinden geleni saklamazlar, ben de öyle yapmak isterdim ama pek imkanım olmadı.
0
hem şişko hem deli
(14.10.20)
Sıfır. Benim sadık yarim, kara topraktır.
0
stewie
(14.10.20)
Konusuna göre değişir dostluk. Bir insandan her konuda dostluk beklemek hayallerde gezmekten başka bir şey değildir.
0
pass
(14.10.20)
Hiç. Eksikliğini de hissetmiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(14.10.20)
1
0
hayirsiz
(14.10.20)
birkaç saniyede adını sayabildiğim temiz beş kişi var.
sürekli görüşmediğim ama dost olduğunu bildiğim bir beş daha var.
en yenisi 15-20 yıllık falandır.
0
blatta hiberna
(14.10.20)
0.
0
mrtkp1234
(14.10.20)
4-5
0
noluyo yaa
(14.10.20)
bir derdinizi tasanızı açtığınızda içten içe keyif duymayacak insan sayısı genelde sıfırdır.
0
ismim ibrahim
(14.10.20)
Bildiğin 0. Yok.
0
deveyidiken
(14.10.20)
5 tane.

4'üyle 15 yıldır, diğeriyle de yaklaşık 10 yıldır tanışıyorum. 1,5-2 yıl boyunca görüşmesek bile ilk buluşmada sanki en son dün buluşmuşuz gibiyiz. hepsi aileden biri gibi. zor zamanlarda hepsi oradaydılar.
0
bohr atom modeli
(14.10.20)
Hiç yok.
0
matrix
(14.10.20)
Sadece annem ve babam.
0
mobydick
(14.10.20)
diğerlerinden daha yakın olan bir arkadaşım var ama dost diyemiyorum.
sıfır.
0
ruby elixir
(14.10.20)
sıfır.

düz arkadaş desen o bile 4 bilemedin 5 kişi.
0
zikardo
(14.10.20)
(14)

Amerika ''oy ver'' etkinlikleri

eazy
Bu amerikalı ünlüler hep ''oy ver'' şeyi yapıyor ya hani. Belli bir kişi için desem o da değil. Bazısı biden miden diyor ama. Genel olarak sadece oy at temalı foto atıp geçiyorlar. bunu niye yapıyorlar? Bu amerikalıların bizim gibi oy verme alışkanlığı falan mı yok? Sallamıyorlarsa niye sallamıyorla
Bu amerikalı ünlüler hep ''oy ver'' şeyi yapıyor ya hani. Belli bir kişi için desem o da değil. Bazısı biden miden diyor ama. Genel olarak sadece oy at temalı foto atıp geçiyorlar. bunu niye yapıyorlar? Bu amerikalıların bizim gibi oy verme alışkanlığı falan mı yok? Sallamıyorlarsa niye sallamıyorlar, kim başkan olacak umursamıyorlar mı
0
eazy
(14.10.20)
Bizde de oluyor ya, mesela bayram tatili sonrasına vs denk gelirse tv’de hep çıkıyor ünlüler oy ver diyolar.
0
megalomaniac
(14.10.20)
bu amerikalıların bizim gibi oy verme alışkanlığı yok. çok üşendim sen bak, katılım oranları diye, %60'ları iyi sayıyorlar.

edit: dayanamadım baktım, 68 seçiminden beri %60 olmamış katılım oranı, 50 seviyelerinde.

niye sallamıyorlar konusunda net bilgim yok ama çoğunun tuzu kuru olduğu için politikayla ilgilenmiyorlar. zaten ortada apolitikliğin liberallik olarak trend haline gelmiş versiyonu olarak desteklenmesi/lanse edilmesi gibi bir durum var ortada. bir de sanırım kim gelirse gelsin temel politika aynı olduğu için, eyalet sisteminin de getirdiği esneklikle beraber, çok bir şeyin değişeceğine inanmıyor olabilirler. ya da umurlarında değildir kimin geldiği, dış politika ve daha soyut konularda farklı fikirde oldukları birinin başkan olması günlük hayatlarına çok etki etmediği için olabilir.
0
Jux
(14.10.20)
kimin geldiği hayatlarını "bizim kadar" etkilemiyor. Trump da gelse başkası da gelse bazı sistemler oturduğu için, mesela eyaletin bilmemnesi Trump'ın dediğini dinlemeyip kendi kararını uygulayabiliyor. Hukuk zaten yerinde, güçler ayrılığı vs.

O yüzden cidden bizdeki seçime katılım oranı çok yüksek. Ama bu aslında ne kadar korktuğumuzu gösteriyor :/
0
nhk ni youkosu
(14.10.20)
Katılım az. Oy ver diyen ünlülerin büyük çoğunluğu Demokrat bir de. Zaten Cumhuriyetçi ünlü kıyasla çok az. Diğerleri de Trump'ı gömmek için topyekün seferber oluyorlar.
0
ryhmer
(14.10.20)
çinde parti adı değişmez politika değişir amerikada parti adı değişir politika değişmez tarzı bi laf vardı ondan olabilir. zenginler nasıl olsa zenginim fakirler nasıl olsa fakirim kafasıyla takılıyordur :D bi de oy atmak da zor arkadaş. yok gidiyon kaydoluyon falan. googlea yazınca baya detaylı analizler var onlara bak bi bence.
0
glamdr1ng
(14.10.20)
Çoğunluk aman ha o olmuş ha bu kafasındadır muhtemelen.
0
olaylar olaylar
(14.10.20)
bahsettigin unlulerin hemen hepsi liberal, esitci gecinir. aslinda cogu ya dalkavuktur ya da kapitalist elit kesimden. hepsi biden'a ver demese de, bazilari deyince millet "sana ne lan g*t. sana mi soracagiz" tandasinda geri karsilik yedikleri icin boyle sublimal sekilde. yoksa insanlarin oy hakkini kullansin, ulkemiz daha demokrat olsun dusuncesinde olduklarindan degil. her seferinde de ters teper bunlarin kampanyalari.
0
rm
(14.10.20)
amerika çok büyük bir ülke. batısı ile doğusu, güneyi ile kuzeyi çok başka dünyalar. abd tüm bağımlı bölgelerle 11 farklı saat dilimi var. özetle götü ayrı başı ayrı oynuyor desek yanlış olmaz. bu durumda insanları washington dc den biraz uzaklaştırıyor. giden arkadaşlar da tecrübe etmişlerdir, yerel gündem daha fazla takip ediliyor. bizde ki gibi ulusal basın veya havuz medyası ne derseniz deyin onlarda bu denli halka dokunamıyor. kendi eyaletlerinde olup bitenler insanların haber ihtiyacını dolduruyor. bu demek değil ki cnn fox falan sallanmıyor, aksine güçlüler ama halk tabanında oy verme güdüsüne teşvik edebilecek kadar tesirleri yok. bunun için ünlülerden destek istiyorlar.

en önemli durumlardan birisi de onların gözünde başkanın değişmesinin çok bir anlam ifade etmemesi. kim gelirse gelsin halkın statüsünde bir değişiklik olmuyor. 50 dolar ile marketten dolu dolu çıkıyor veya benzinlikte depoyu doldurup çıkıyor.
0
ada meltemi
(14.10.20)
sistemi oturmus ulkelerde katilim orani yuzde 50-60'i gecmez.
sokaklarda ne afis gorursun, ne bangir bangir muzik calan arabalar.
turkiye'de secim tamamiyla rant meselesi, milletvekili olmak icin ev-arsa satmak nedir allah askina:) iktidari ele gecirince de kendi adamlarimizi kayiralim, bize oy vermeyenleri de ezelim zihniyetiyle daha bizden uzun yillar bir cacik olmaz.
0
baldur2
(14.10.20)
katilim dusuk. sallamiyorlar. buyuk bir kismin keyfi cok yerinde, tuzu kuru, kim basa gecse farketmiyor (bkz: middle class). fakirlerse tamamen hayattan kopuk durumda. bir de oy verdirtmemek icin her seyi yapiyorlar. kayit mayit yaptirmak lazim bir suru oy kullanmak icin. bizdeki gibi kimligi al gel oy at yok.
0
hot potato
(14.10.20)
Klasik olarak oy verme eylemi için bir çağrı.
Orada başa kim gelirse gelsin dünya siyasetlerinde değişiklik olmuyor.
Değişen sadece başkanlarının adı, tutum ve alışkanlıkları.
Bazı hususlarda önemli değişiklik yapmak isteyen j.f.k da suikaste uğradı.
0
Erva
(14.10.20)
Cumhuriyetci secmen daha fanatik oldugundan her sartta oy veriyor, oy verme orani dustugunde cumhuriyetcilere yariyor bu o yuzden. Oy ver diye reklam yapanlarin cogu demokrat.
0
cleric
(14.10.20)
adamlarda seçimler bizdeki gibi pazar günü olmuyor, salı günü oluyor. olduğu gün de tatil olmuyor, kimisi işe mi gitsem yoksa seçime mi diye düşünmek zorunda kalıyor.
0
inheritance
(14.10.20)
Oradaki sistem bizimkinden baya bi farklı. Bizde her 18 yaşını dolduran seçmen listesine otomatik ekleniyor Amerika'da ise oy verebilmeniz için seçmen kaydı yaptırmanız lazım. Amerikalılar bu konuda üşengeç oldukları için bu tür kampanyalar yapılıyor.
0
astronom bey
(14.10.20)
(4)

İlacı kapsülünden çıkarıp içsem olur mu?

ya ben lan neyse
kapsülde sığır jelatini varmış.vejeteryan vs değilim ama bunu yemiyorum.50 mg çinko zinxx marka.teşekkürler.
kapsülde sığır jelatini varmış.

vejeteryan vs değilim ama bunu yemiyorum.

50 mg çinko zinxx marka.

teşekkürler.
0
ya ben lan neyse
(11.10.20)
Ben sürekli öyle yutuyorum. Etkisi de daha çabuk oluyor.
0
dakota
(11.10.20)
Bazı ilaçların istenilenden önce çözünmesi ve sindirilmeye başlaması bazı istenmeyen etkilere sebep olabilmektedir. Bu sebeple bazı ilaçları bölerek ya da kapsülünden çıkararak kullanmak sakıncalı olarak kabul edilmektedir.
0
Mirket
(11.10.20)
ilaç henüz ağızdayken emilime uğrarsa ve bu sakıncalıysa? ki bazı ilaçlarda sakıncalı.

kafanızı bu tür şeylerle meşgul etmeyin. doktorların anıları genius'lık yapacağım derken göte gelenlerle dolu.
0
zgrydn
(11.10.20)
etikisi daha cabuk falan olmaz. tutup gec cozunmesi gereken bagirsak ilacini kapsulden cikarip yerseniz dunyanin en sacma isi olur. bir de sığır jelatini varmis falan derken zaten normalde aldigimiz binlerce kimyasalin herbirinin hangi kaynaklardan turetildigini bilseniz kafayi yerseniz. sığır jelatininden kacinmak icin hicbir sebep yok.
0
hot potato
(11.10.20)
(18)

Yurtdışı yüksek lisans - Hayaller vs. hayatlar

benevolent sun
Merhaba duyuru sakinleri, benim için büyük insanlık için küçük bir konu hakkında değerli görüşlerinizi duymak isterim. Diyelim ki 32 yaşınızdasınız bekarsınız, İstanbul’da bankacılık sektöründe sevmediğiniz bir iş yapıyorsunuz ama aylık ortalama 15-16 bin TL gibi bir beyaz yakalı için TR ortalamasın
Merhaba duyuru sakinleri, benim için büyük insanlık için küçük bir konu hakkında değerli görüşlerinizi duymak isterim.

Diyelim ki 32 yaşınızdasınız bekarsınız, İstanbul’da bankacılık sektöründe sevmediğiniz bir iş yapıyorsunuz ama aylık ortalama 15-16 bin TL gibi bir beyaz yakalı için TR ortalamasının biraz üzerinde kazanıyorsunuz. Sağlık, sosyal haklarınız da iyi. Yalnız, başka bir firmaya geçerek bu ücretin yanından geçmeniz mümkün değil. Yaptığınız işin başka iş başvuruları için pazarlanabilecek bir tarafı da yok. Yalnızca bu firmadaki pozisyonunuz size bunu sağlıyor.

Bu durumdayken yurtdışına mesela İngiltere’ye yüksek lisans ile gidip sonrasında master sonrası vize yardımı ile yurtdışında sıfırdan iş aramaya, hayata sıfırdan başlama ve tutunmaya çalışma macerasına girer miydiniz? Yoksa kır kıçını otur gidip bu saatten sonra elindekileri bırakıp orada rezil olmanın alemi yok mu derdiniz?

Not: Yurtdışındaki 1 yıllık yüksek lisans okul ve yaşam masrafları sıfır, denklemde hiç yeri yok. Sonrasında da iş buluncaya kadar kendinizi idare edebileceğiniz bir miktar birikiminiz var.
0
benevolent sun
(11.10.20)
biri bana 16 bin lira maas verse ilk ucakla turkiye'ye donerim.
0
baldur2
(11.10.20)
sanirim şube müdürlüğü falan pozisyon
0
kreatin
(11.10.20)
sızın ne ıstedıgınıze baglı aslında. hayatınızı nerede devam ettırmek ıstıyorsunuz ve eger cevap yurt dısıysa butun ıhtımallerı goz onunde bulundurup konfor alanından cıkıp gıdebılecek mısınız? bunları cevaplamak lazım. kararlılık ve cesaret.
0
komorebice
(11.10.20)
Ben sürekli giden arkadaşlarımın gazına geliyorum ama burada sahip olduğum yaşam standartlarına beyaz yakalıya ortalama 2.5-3k veren Avrupa ülkelerinde sahip olamayacağım diye düşünüyorum. Hatta bir süredir "turkiyedekilere hava atacağım diye Avrupa'da mülteci mi olacağım?" diye düşünmeye başladım. Ki senin yarın maaş alıyorum:)

Not: bi de yurtdışı tecrübem oldu geçen sene.
0
prole
(11.10.20)
@komorebice cevabını aradığım soru tam olarak o zaten. sırf yurtdışında yaşayabilmek için bu konfor alanı bırakılır mı? ingiltere'de 2.500-3 bin pound net maaş verecek bir iş bulsam bugün düşünmeden giderim mesela ama iş bulmadan doğrudan yüksek lisansla gitmek tam bir sis bulutu.
0
🌸benevolent sun
(11.10.20)
@prole aylık net 2,5-3k maaş ile hiç bir batı avrupa ülkesinde mülteci gibi yaşamazsın. bekarsan kral gibi, evliysen eşin çalışmıyorsa da yine buradan kat be kat güzel bir hayat yaşarsın.
0
🌸benevolent sun
(11.10.20)
Valla geçen sene italya, fransa ve İsviçre'de bulundum. Türkiye'de kendi evim var. Senin gibi düşünmüyorum. Yalnızlık, toplumsal yalıtılmışlık ve bir oranda düşen refah seviyesi olacak o maaşa.
0
prole
(11.10.20)
1 yıl almanya'da yaşadım. hollanda, macaristan vb. bir kaç ülkede de kısa süreli bulundum. Evet avrupada genele sirayet eden bir yalnızlık, izolasyon söz konusu ama ben yalnızlığı buradaki kaosa tercih ederim. Normalde de kendimle vakit geçirmeyi seven bir insanım zaten. almanya'ya her gittiğimde orada yaşama fırsatım olmadığı için kafayı yiyip dönüyorum mesela.

Kısacası sosyal hayat anlamında bir hayal kırıklığı endişem yok. Gözümde büyüyen tek mesele standart bir beyaz yaka iş bulabilmek için 2-3 yıl tekrar debelenmek zorunda kalacak olmak.
0
🌸benevolent sun
(11.10.20)
@baldur2 hangi ülkedesin, hangi işle ne kadar kazanıyorsun mesela?
0
🌸benevolent sun
(11.10.20)
ıste gozunuzde buyuttugunuz ıcın harekete gecemıyorsunuz. ben bu ısı ınat edıp bulurum, pes etmem dıyorsanız gıdın deneyın. armut pıs agzıma dus olmayacak sonucta, mutlaka caba gostermenız gerekecek. buradan neden gıtmek ıstedıgınızı ıyıce dusunun ve orada ılk bırkac sene karsı karsıya kalacagınız zorlukları dusunup tartın. 5 - 10 sene sonra ulke daha da kotuye gıtmıs olursa ve sız burada kalmıs olursanız neden denemedım keske gıtseydım dıye pısman olabılırsınız. gıtmek ıstedıgınız bellı ama garantıcı olacak durumda degılsınız anladıgım kadarıyla. zaten bı mıktar sızı ıdare edecek paranız da var sonrası sızın azmınıze bakıyor. en sonunda ıyı kı yapmısım dıyebılırsınız.
0
komorebice
(11.10.20)
net 2500-3000 "birim" net maas bence rezillikten baska birsey degil, avrupa, amerika, asya, ortadogu, turk and caicos adalari, tazmanya vs fark etmez. eline boyle bir para gecenin turkiye'de cektigi sikintilar malum.

hali hazirda ulkende asgarinin 6 katini alip hala yurtdisina cikmaya calismak pek akil kari degil. yurtdisinda da asgarinin 5-6 katini alabileceksen cik tabii ama oyle bir maasi da allame-i cihan da olsan kolay kolay vermiyorlar.

ozetle, git bir cay demle sonra da otur bi soluklan diyorum.
0
cooperr
(11.10.20)
Sorunuzun cevabı çok kişisel. Aldığınız maaş düşünüldüğünde tr’de ekonomik olarak sıkıntı çekmiyorsunuz. Yurtdışında standartlarınızı düşürebilir misiniz? Dışa dönük/içe dönük hangi karaktersiniz? Aile bağlarınız nasıl? Daha bir çok etken var bence.

Tek kriter on sene sonra ülkenin geleceği hal olsa imkanı olan herkes çekip giderdi. O yüzden kafanızdaki bu soru işaretlerini sizi iyi tanıyan insanlarla değerlendirmeniz daha doğru olur. Yüzeysel olarak yanıt vermek gerekirse; yerinizde olsam gitmezdim. Çünkü on sene içinde ülkede zenginle fakir arasındaki uçurumun daha da açılacağını düşünüyorum.
0
sacrilegious
(11.10.20)
bu kadar para kazanıyorsanız ve eğer bir süredir kazanıyorsanız, yeni mezun çaylak gibi yüksek yapayaım sonra belki de iş bulurumdan daha iyi bir göç fikriniz olmalı.
ankara antlaşması olur, tr'de ya da yine gideceğiniz yerde size yedek gelir getirecek bir eticaret veya danışmanlık işi olur herhangi bir şey.

yoksa yaşınız master için geç değil, güzel olabilir.
yaşam kalitesi açısında da gittiğiniz yerde orta karar veya orta üstü iş bulmak yine de ve yine de sizi çok mutsuz etmez şu anki koşullarınıza göre. alım gücü, iş ilişkileri, yaşam koşulları, çevre, trafik vs vs çok fazla kriter var sizi oralarda iyi hissettirecek.

yalnız dediğim gibi tek aklınıza gelen master ve sonrası ise uk yerine kanada falan daha mantıklı.

bir de cidden 10 sene sonra şu ankinden daha çabuk aksiyon alıp gitmek isteyebilirsiniz bunları da düşünün. tr giderek dibe vuruyor.

dediğim gibi şimdiden iş arayın. ya da iş seçeneğiyle ilgili daha doğru gelir elde etmeyle ilgili daha başka alternatiflerle güçlendirin kozunuzu derim.

*** bir de 15k kazananın kafası çok rahattır algısına katılmıyorum, insanlar kendi az maaşları üzerinden değerlendiriyorlar. elbette buna da şükür ama herkesin yaşam niteliğine göre harcamaları değişiyor/artıyor. sizin biraz daha az kazanan versiyonunuzum. 3k kira veriyorum en basitinden.. hayat standardı sadece "ekonomik" faktörlerden oluşmuyor yani. avrupada nispeten az parayla (ama köle maaşı demiyorum) daha mutlu olabilirsiniz.
0
jimjim
(11.10.20)
türkiye'de 2 sene öncenin parasıyla ailece ayda senin iki katın civarı kazanıyorduk (şirket aracım c200d idi- odam 40 m2 civarıydı - özel çay kahve servisim ve şirket şöförüm vardı). konfor alanımızın çok konforlu olmasından 39 yaşına kadar bu hareketi yapamadık. sonra krizin geleceğini görüp 2 sene önce uk'e taşındım. şu an gayet mütevazi bir hayat yaşıyoruz aracımız bile yok.
0
ozdek
(11.10.20)
Avrupa'da (uk, almanya, fransa gibi) yerlerde asgarinin 6-7 katini kazanacak adam Türkiye'de 50 bin-100 bin kazanir, 15 degil. Buradaki maaş artışları ve siniflar arasi fark Türkiye kadar yüksek değil. Burada 7bin Euro ile bir tane dag manzaralı havuzlu villanın kredisine girersin, yanina istersen bir tane 3 serisi falan lease edersin ugrasmamak icin ayda 600 Euro. Geriye sana 3600 euro kalır. Paris'te olmaz tabi ama diğer her sehirde olur.

Bu Avrupa'daki maas konusunu netlestirdikten sonra; sormaniz gereken soru siz ne istiyorsunuz. Ben zamanında gelirken biriyle konusmustum Fransa'da, 3 arkadas zamaninda karar verip mezun olunca yl ile gelmisler farkli avrupa ülkelerine. Hepsi de cok mutluydu. Konustumuzda hepimizin aslinda Türkiye'den bikma sebebi; insanlari, kural tanımazligi, hukuksuzlugu, liyakatsizligi. Hala da öyle, haberleri okurken daraliyorum, tatile geldiğimde trafik direkt daraltiyor, değnekci diye bir kavramin olup hiç kimsenin iplememesi bile yetiyor beni sinirlendirmeye.

Bu sebepten amaciniz "ya para su gibi eriyor acaba yurtdisi mi yapsam" ise zorlanabilirsiniz çünkü ilk süre buldugunuz maas belki düşük gelir belki Türkiye'deki rahatliginiz olmaz. Ama "bu ülkede daraliyorum, ülkenin insanini sevemiyorum" ise mutlu olursunuz çünkü bu dertleriniz olmaz çoğu zaman. Misal Türkiye'de cok az kullanilan bir yolun yaninda yasardim, otobus saatte bir, yok eskicisi yok overlinkcisi dolmus donerken araba var mi diye uyarmak icin korna basmasi vs vs. Su an evimin yaninda cok kullanilan yol var, otobus falan geciyor vizir vizir, haftada 2-3 korna sesi anca geliyor. Bu arada ingilizceniz varsa yalniz kalmazsiniz, benim yaşadığım 400 bin kişilik sehirde yabancilar grubu var, toplaniyoruz, takiliyoruz vs. Tabiki arkadaslarimi özlüyorum ama bundan 20 sene onceki gibi degil artik. Özellikle büyük sehirde bunların peşinde kosarsaniz yalniz kalmazsiniz. Sizin gibi bir sürü insan var gene gelen.
0
logisticsmanager
(11.10.20)
@dumbest_man_alive mevzuyu çok iyi kavramışsın hocam. Sorunun ana kaynağı zaten esasen, talep gören, her yerde karşılığı olan bir mesleğimin olmaması. O yüzden mecburen yüksek lisansa yöneldim. Masterdan sonra alan değiştirmeyi de planlıyorum zira. Esas kaygı duyulan nokta iş bulma süreci zaten kısacası. Tr Avrupa arasında sosyal hayat vs. karşılaştırmaya gerek yok benim için. 2,5k aylık net maaşlı stabil bir iş bulduğum noktada gerisi benim için teferruat. Ama dediğin gibi bu corona hikayeyi çok bozdu.

2019 Nisandan beri nasıl çıkabilirim diye düşünüyorum. Geçen sene ne olursa olsun gideceğim modundayken, bu sene maddi açıdan çok daha rahat olmama rağmen tereddütte düştüm. Nedeni gerçekten covid mi yoksa konfor alanımı bırakmamak için bana bahane mi oldu bu covid ondan emin değilim işte.

@logisticsmanager yukarıda yapılan hesaba ben de katılmıyorum. TL’nin alım gücünün ne kadar düştüğünün hesaba katılmıyor. TR’deki asgari ücretle insani şartlarda yaşamak mümkün değildir. Avrupa’daki asgari ücretle ise (1.600 EUR diyelim) büyük şehirleri saymazsanız tek başınıza gayet insan gibi yaşar sosyal hayatınız falan bile olur. Avrupa’da master yapan bir çok insan gayet güzel bir öğrenci hayatı yaşayarak, makul düzeyde bir sosyal hayat sürdürerek aylık 900-1.000 EUR ile çok rahat geçiniyor.

@jimjim şu anki kalifikasyonlarımla avrupa’da doğrudan bir iş bulmam imkansıza yakın. Bankacılık sektörünün yazılım, IT gibi insan kaynağına ihtiyacı yok. Beni normal bir Avrupa vatandaşından öne çıkartacak ilave bir yeteneğim yok kısacası. O yüzden yüksek lisansa yöneldim. Kanada’yı zamanında araştırıp bana uygun bir yer olmadığına karar verdim.

@komorebice hocam yazdığınız zaten benim sorunun paraphrase edilmiş hali. Benim düşmeyi düşündüğüm yol sizin saydığınız gibi ben inat edip, pes etmeyeceğim demek. Ben de soruyorum ki buna gerek var mı.

Bu başlığı açmamın sebebi siz de görüyorsunuz ki cevabı basit değil. Yakın çevremde beni tanıyan bildiklerime sorduğumda kimisi komorebice gibi işin zorluğunu kabul edip yine de gaz veriyor yapmalısın diyor, kimileri ise elinde mis gibi işin var manyak mısın diyor. O yüzden bir de sizlerin görüşünü almak istedim.
0
🌸benevolent sun
(11.10.20)
"... sektöründe sevmediğiniz bir iş yapıyorsunuz"

Insanlarin %90'i sevmedigi bir isi yapiyor zaten. Baska bir ulkeye gitseniz gene buyuk ihtimalle secmediginiz bir isi yapacaksiniz. Zaten is bulmak gorece olarak zorlasacak dolayisiyla cok secici de olmayacaksiniz.

"hayaller vs hayatlar"

Acikcasi yazdiginiz duyuruda hayal gormedim. Yani "sunu istiyorum, o yuzden bu spesifik ulkeye gitmek istiyorum" elementi eksik. Burada devam edicem: Bence genel kural olarak gitmeyi dusundugunuz ulkeye kulturel olarak bir ilgi, ozentilik falan hissetmiyorsaniz, onunuze zorluklar ciktiginda pes etme, zora gelememe, mutsuz olma ihtimaliniz artar. hani (bkz: britanya'nın köpeğiyim ondan ingilizce yazıyorum) diye klasik bir baslik vardir ya, kopegi degilseniz arkadas olmamasindan tut markette normalde tukettiginiz urunlerin olamamasina kadar ufak tefek her sey gozunuzde buyur.

Kulturel ilgi olamadan da sadece ekonomik amacli goculmez mi? Goculur. Ancak sizin durumunuz bu degil, Turkiye'de iyi bir geliriniz var zaten. Dolayisiyla goctugunuz ulkeye asimile olmak icin ozel bir istek hisetmiyorsaniz Turkiye'deki hayatini baz alip memnuniyetsizlik/pismanlik hissedebilirsiniz.
0
hot potato
(11.10.20)
Bir tanidigimiz vardi hep Buyukada'da yasamanin hayalini kurdu, butun hayali oradan kucuk bir daire alip tasinmakti. Senelerce para biriktirdi, en sonunda emeklilik ikramiyesini de ustune koydu butun parasiyla gitti ordan bir tane kucuk daire aldi.
Ilk bir iki sene keyfi cok yerindeydi, evi yerlestirdi falan sikinti yok. Sonra baktik vapulardan falan sikayet etmeye basladi, vapurlar gecikiyor, firtina cikiyor iptal oluyor, haftasonlari les gibi kalabalik vs. Sonra pahaliliktan sikayet etmeye basladi, bir bidon su istanbul'un en pahali semtlerinden bile daha pahaliya patliyor vs. Sonra yastan dolayi artik siksik doktora gitmesi gerekti adamda isine yarayacak doktor yok falan derken satti eskiden yasadigi yere geri dondu.

Bu yurtdisi hayallerinde de ayni problem var. Oncelikle sunu bir kabullenmek lazim, asgari ucret civarinda takilan herkes dunyanin heryerinde surunuyor, kesin bilgi. Avrupa’da 2500 avro yapan krallar gibi takiliyor gibi birsey soz konusu degil, bunu direk kendi kardesimden biliyorum. Maaslar malesef hic ic acici degil oldukca kalifiye bir eleman olsan bile. Bildigin fakirsin iste bunu allayip pullayip iyi parymis gibi gostermenin kimseye faydasi yok.

Medeniyet, kurallar, kaos olmamasi, insanlarin birbirine duzgun davranmasi vs ilk canim cicim yillarinda size duygusual olarak doyurabilir ama eninde sonunda butun bunlarin sizin karninizi doyurmadiginin farkina varacaksiniz. Is zaten o noktadan sonra karismaya basliyor ama kimse bunu konusmuyor, herkes “oraya bir kapagi atalim sonrasini dusunuruz” kafasinda. Sonunda - benim gordugum- cogunlukla husran yasaniyor.
0
cooperr
(11.10.20)
(23)

İfsali sarı saç sorusu

epistemic_regress
Kuaföre gri ombre için gittim, sonuç bu. Sizce nasıl olmuş? Kullanılır mı?https://eksiup.com/p/s5430124a2hj
Kuaföre gri ombre için gittim, sonuç bu. Sizce nasıl olmuş? Kullanılır mı?

eksiup.com
0
epistemic_regress
(09.10.20)
kas da boyanirsa daha makbule gecer.
0
ateistanbul
(09.10.20)
Güzel
0
kisa
(09.10.20)
Boy kismi guzel.
Dip kismini da cekseydin keske.
O kisim biraz grimsi duruyor. Dip kismini da begendiysen kullanilir bence. Yakismis
0
Kittie
(09.10.20)
Gri boya diplerde ve aralarda tuttu. Metalik sarı duruyor saç. Ben biraz esmerim, o yüzden 33 sene sarı renkten uzak durmustum ama bu kullanılabilir gibi geldi.
0
🌸epistemic_regress
(09.10.20)
Bence ten renginize uymamış soluk göstermiş. Gri ombre demişsiniz ama ben ne grilik ne de ombre göremedim(ışıktan renk farklı görünüyor olabilir tabii). Sorry:(
0
hayvanat
(09.10.20)
Kuaför beğenmezsen beş gün sonra gel, griyi deneyelim tekrar dedi. O yüzden sordum, çok abuk duruyorsa tekrar gideceğim.

Ombre sana olmaz, saçın kısa deyip saçımı komple griye boyamaya niyetlenmisti kuaför.
0
🌸epistemic_regress
(09.10.20)
Gayet güzel ama simsiyah saç da iyi olurmuş sanki.
0
msb
(09.10.20)
Bu ombre mi ? Ben herhangi bir renk gecisi goremedim hic sanki diplere dokunulmadan sacin tamami saman sarisi ya da platin gibi duruyo. Belki isiktandir anlamadim ben. Cok esmerim demissin de degilsin ya koyu sarı kirli sarı daha iyi olmaz mıydı:/
0
hindistan cevizi
(09.10.20)
Bu renkler makyajsız çok soluk gösteriyor. Ben sarı yaptığımda full makyaj gezerdim yoksa ölü gibi oluyordum. Beyaz ten+ beyaz/gri saçtım.

Ombre olmamış tabii ama rengi beğendim. Daha da grilestirebilirsiniz bence. Zaten griler bir süre sonra akıyor, saçta dorelik kalıyor. Ben öyle oldugunda mor sampuanı sacımda bekleterek yıkıyordum. Evde de kendi gri boyam vardı.
0
jazzabel
(09.10.20)
Ben de pek beğenmedim. Daha doğrusu kötü değil ama gidip özellikle yaptırılacak bir uygulama gibi gelmedi.
0
reactionic
(09.10.20)
çok soluk gözüküyorsunuz
0
global pandemic
(09.10.20)
ben pek beğenmedim cildinize gitmemiş ama kuaförünüz mavi şampuan ile gri yapabilir. ben evde denediğimde mavi şampuanla olmadı ama kuaför çok hoş bi gri yapmıştı...
0
omonia
(09.10.20)
çok güzel şahane on numara beş yıldız.
0
tabudeviren
(09.10.20)
Renk de kesim de çok kötü :(((( üzgünüm hakaret gibi oldu ama cidden öyle. Kesinlikle koyu bir renge boyanıp kesim düzeltilmeli. Bu arada gri de yapsanız iki aya akıp yeşil olacak yani hiç bulaşmayın bence.
0
elorelia
(09.10.20)
grı gıbı durmuyor maalesef.
0
komorebice
(09.10.20)
Bence kullanılır,

Birde bu kuaforlerin haftaya gel düzeltirizi bildiğin yalan,düzeltecek kuaför baştan doğru yapardı,kafayı labaratuara çevirmeye gerek yok.bırak dinlensin saçların,baktın sanada uyuyor,devam edersin.

Birde hafızam beni yanıltmıyorsa hafif bi kilo gelmiş ama güzel olmuş,yakışmış.
0
duptıs
(09.10.20)
yani dogal gun isiginda gormek lazim, bu fotograftan rengi uymus mu analizi yapmak zor.

bir de soylendigi gibi boyle sari sacin bakim (mor sampuan vs) ve makyaj gereksinimleri var.

kesimi begendim.
0
hot potato
(09.10.20)
olmamış ablacım.
0
stewie
(10.10.20)
çok beğendim, olmuş.
0
engelbert humperdinck
(10.10.20)
jazzabel +1
0
tunaktunaktun
(10.10.20)
Bence de siyah ya da kızıl yapılmalı, beyaz tenlisiniz çok soluk göstermiş. Saçlar koyu olursa güzelliğiniz ortaya çıkar.
0
John Bloor
(10.10.20)
Sanki sizi soluk göstermiş. Bence bu rengi kullanmayın saçları çok yıpratıyor saç kalitesi çok düşüyor. Madem bu renge boyamışsın senin yerinde olsaydım yarı kalıcı farklı renkleri denerdim. La rich directions denemedim ama çok tavsiye ediyorlar. Instagram ın yeni eklentisinde bazı renklerin nasıl durduğuna bakabilirsin. Bakır kızıl güzel olabilir
0
rapisa
(11.10.20)
Bence de soluk durmuş. Belli ki gençsiniz ancak renk yaşınızı büyütmüş. Size daha sıcak, doğal tonlar yakışır. Bakır, hafif kızıllık enerji verecektir diye düşünüyorum.
0
bugun hava gunluk gureslik
(11.10.20)
(3)

Covid gercekten bitiyor mu?

dulcinea
Uygulamada bakıyorum çok yüksek riskli bölgeler bile düşük gösteriyor. Bugün bakan bildiğiniz üzere pembe tablo çizdi. Bazı uzmanlar diyor ki asıl ekim-kasım gibi patlama olacak. Bazı uzmanlar diyor ki bulaşıcı etkisi azaldı. Kime inanalım?
Uygulamada bakıyorum çok yüksek riskli bölgeler bile düşük gösteriyor. Bugün bakan bildiğiniz üzere pembe tablo çizdi. Bazı uzmanlar diyor ki asıl ekim-kasım gibi patlama olacak. Bazı uzmanlar diyor ki bulaşıcı etkisi azaldı. Kime inanalım?
0
dulcinea
(09.10.20)
Bugun dune gore artti vaka sayisi. Gencecik doktorlar vefat ediyor. Herkes cok rahat. Olan saglikcilara oluyor. Allah hepsine kolaylik versin.
0
adetsancısı
(09.10.20)
turkiye haricindeki hemen hemen her ulkede mart/nisan ayindan daha fazla covid var su an. turkiye'de acayip bir milli cozum bulmadilarsa bitmesi gibi bir sey soz konusu degil.
0
hot potato
(09.10.20)
avrupa'da ölüm oranları düştü ilkbahara göre. almanya, italya 10-25 ölüm açıklıyor. fransa'da çok arttı ama. sanırım bugün 18 bin vaka ve 68 ölüm var. valla hayat devam ediyor vaka takip etmeyi mayıs-haziran gibi bıraktım ben.
0
black holes in the sky
(10.10.20)
(1)

İngilizce'de "saklayacak bir şeyi olan"

nerobianco
İngilizce'de "saklayacak/gizleyecek bir şeyi olan" anlamında kullanılan bir kelime arıyorum. Ne diyebilirim?
İngilizce'de "saklayacak/gizleyecek bir şeyi olan" anlamında kullanılan bir kelime arıyorum. Ne diyebilirim?
0
nerobianco
(08.10.20)
cagey

not: tabi kullandigin yere duzgun oturacak diye bir sey yok.
0
hot potato
(08.10.20)
(2)

İngilizce "üniversite sınavında derece yaptı" nasıl denir?

entellektuelmankurt
Merhaba,Eşim için ingilizce CV hazırlıyorum. Üniversite sınavında derece yapmış, bunu belirtmek istiyorum. lisasını okuduğu okulun yanına parantez içinde "ulusal üniversiteye giriş sınavında derece" yazmayı düşünüyorum. bunu nasıl ifade edebilirim? ya da başka bir bölüm içinde nerede, nasıl belirtme
Merhaba,

Eşim için ingilizce CV hazırlıyorum. Üniversite sınavında derece yapmış, bunu belirtmek istiyorum. lisasını okuduğu okulun yanına parantez içinde "ulusal üniversiteye giriş sınavında derece" yazmayı düşünüyorum. bunu nasıl ifade edebilirim? ya da başka bir bölüm içinde nerede, nasıl belirtmemi önerirsiniz?

teşekkürler.
0
entellektuelmankurt
(07.10.20)
Ranked #7 nationwide in the university admission exam out of 1.4 million entrants

gibi diyebilirsin sanirim sub bullet olarak.
0
hot potato
(07.10.20)
derece tabiri hep ilginç gelmiştir. ilk 100, 200, 250, 500, 1000, 1500, 2500, 5000, 10000 vs

percentage olarak verebilirsiniz, daha şık olur ilk 100 değilse
0
owaki
(07.10.20)
(4)

sözlük yurtdışında barındırılan bir site olsa...

tabudeviren
hem domain hem hosting olarak yurtdışında barındırılan bir site olsaydı, türkiye'den herhangi bir şekilde başlık/entry silinmesi yaptırımına maruz kalabilir miydi?
hem domain hem hosting olarak yurtdışında barındırılan bir site olsaydı, türkiye'den herhangi bir şekilde başlık/entry silinmesi yaptırımına maruz kalabilir miydi?
0
tabudeviren
(06.10.20)
evet. yoksa türkiye'den erişim engelleme getirilirdi.
0
hayal fazlasi
(06.10.20)
Şirket Türkiye'de yöneticiler Türkiye'de çalışanlar Türkiye'de, ülke ile öyle ya da böyle bir şekilde bağın varsa kaçış yok bir şekilde kılıfına uydurulurdu.
0
angelus
(06.10.20)
türkiye'den erişim engelleme getirilirdi +1

twitter bile turkiye icin ozel sansur yapiyor kizdirmamak icin.
0
hot potato
(06.10.20)
10 sene once kalmazdi. Ssg isteseydi 10-15 sene once kendini ve siteyi yurtdisina tasiyabilir, ardindaki kullanici ve icerik destegi ile sistemi rahatlikla p2p hale getirebilirdi. Fakat para ve avukata yatirim gunumuzde islerin yuruyus sekli.
0
dunal
(06.10.20)
(30)

Sadece tek bir dizi önerebilecek olsanız hangi diziyi önerirdiniz?

hearing impaired
Soru başlıkta. Ben Six Feet Under diyorum.
Soru başlıkta. Ben Six Feet Under diyorum.
0
hearing impaired
(05.10.20)
kv
0
tum haklari saklidir
(05.10.20)
Breaking Bad
0
ir10
(05.10.20)
unbreakable kimmy schmidt
0
hot potato
(05.10.20)
Community
0
inheritance
(05.10.20)
OZ.
Hazır 1080p'si de çıkmışken.
0
Amaranta ursula
(05.10.20)
Avrupa yakasi
0
hindistan cevizi
(05.10.20)
seinfeld
0
superb
(05.10.20)
six feet under'ı siz yazmışsınız o yüzden the sopranos
0
amugochi
(05.10.20)
her telden çalması gerektiği için simpsons.
0
ya ben lan neyse
(05.10.20)
The missing
0
fatih in fedaisi
(05.10.20)
The Good Place ya da Atpyical
0
put it in your appropriate place
(05.10.20)
Friends
0
hayirsiz
(05.10.20)
Lost
0
IncredibleMau
(05.10.20)
lost.
dünya dizi tarihini değiştirmiş, günümüzdeki uluslararası dizi izleme kültürünü yerleştirmiştir.
0
Bruce
(05.10.20)
Happyish
0
it aint hard to tell
(05.10.20)
Oz
0
Giovanni Pipitto
(05.10.20)
Rome
0
the coon
(05.10.20)
Kesinlikle 24
0
etna
(05.10.20)
önerim Battlestar Galactica olurdu.

kendime tek dizi seçecek olsam The Simpsons seçerdim(bir ömürlük seri).
0
late viper
(05.10.20)
this is us
0
anna sun
(06.10.20)
bu soruya cevabım her zaman LOST olur.
neyse ki hakkını veren 1-2 kişi daha olmuş cevaplarda sevindim.

bu dizi koca bir sektörde devrim yapmıştır ve bir mihenk taşıdır. şu an izlediğimiz dizilerin çoğuna ve ardından gelmiş geçmiş iz bırakmış birçok diziye yön vermiş bir yapımdır. tv sektörünün seyrini, gidişatını, yönünü, her şeyini değiştirmiş bir dönüm noktasıdır.
0
kim bilir
(06.10.20)
the office
0
ala09
(06.10.20)
Kv+1
0
eksimeksi
(06.10.20)
Black Sails.
0
Amory Lorch
(06.10.20)
Futurama:D
0
tey tey
(06.10.20)
lilyhammer
0
duster
(06.10.20)
Dexta'
0
stewie
(06.10.20)
breaking bAD
0
baldur2
(06.10.20)
six feet under
0
kablelvuku
(06.10.20)
Oz, Rome, The Office, Breaking Bad

maalesef, bunlar mahşerin dört atlısı..
0
plastic_angel
(06.10.20)
(5)

doğruyu söylemekten yana olmak

nerobianco
ingilizce'de "-den yana olmak" kalıbını fiil ile nasıl kullanırız? "side with telling the truth"tan daha doğal bir kalıp bulabilir miyiz?
ingilizce'de "-den yana olmak" kalıbını fiil ile nasıl kullanırız? "side with telling the truth"tan daha doğal bir kalıp bulabilir miyiz?
0
nerobianco
(05.10.20)
be in favour of geldi ilk aklima. I am in favour of telling the truth
0
neverletyougodown
(05.10.20)
stand with de olur gibi
0
barabas
(05.10.20)
Yakın anlamlı birkaç kalıp var.

Truth-telling, truth-teller, truthseeker, seeker after truth.
0
the coon
(05.10.20)
Tabi truthful, righteous, straight vb var yazmayı unuttum.
0
the coon
(05.10.20)
1- bu tip seyler tam context olmadan havada kaliyor
2- choose/prefer honesty/to be honest derdim herhalde. turkce dusunulen seyi birebir cevirmek hatalara sebep olabilir. ayni sekilde cok ileri seviye degilseniz agdali kalip arayisina girmek de riskli.
0
hot potato
(05.10.20)
(4)

Fransızca

minoz
Merhabalar, sıfırdan Fransızca’ya başlamak istiyorum ancak olduğum şehirde bir kurs bulamadım. Online eğitime yönelmek istiyorum. Önerebileceğiniz ücretli veya ücretsiz site ya da uygulamaları paylaşabilir misiniz? İngilizce kaynaklı siteler de olabilir önerebileceğiniz varsa. Teşekkür ederim.
Merhabalar, sıfırdan Fransızca’ya başlamak istiyorum ancak olduğum şehirde bir kurs bulamadım. Online eğitime yönelmek istiyorum. Önerebileceğiniz ücretli veya ücretsiz site ya da uygulamaları paylaşabilir misiniz? İngilizce kaynaklı siteler de olabilir önerebileceğiniz varsa. Teşekkür ederim.
0
minoz
(05.10.20)
Online eğitim için Almanya’nın İnstitut Français sitesine bakın, ben Stuttgart şehrinde yaşamama rağmen oranın online bir kursuna katılıyorum. Muhtemelen diğer ülkelerin IF sitelerinde de online kurs bölümünde bulacaksınız istediğinizi. Ben de A1 ile başladım.
0
buf-e kür
(05.10.20)
Duolingo ile öğreniyorum, iyi bir seviyeye gelebilirsiniz, gün olarak ara vermemeniz gerekli.
0
kaset
(05.10.20)
Ben fransızca için Busuu uygulamasını kullanmıştım fena değildi.
0
hearing impaired
(05.10.20)
duolingo + youtube'dan gir direkt, bugun. en mukemmel kaynak arayisiyla vakit kaybetme.
zaten bir dili ogrenmek icin gecen senelerde onlarca cesitli kaynaktan takviye gerekecek iyi kotu.
0
hot potato
(05.10.20)
(8)

İsveç hayat pahalılığı

synesthesia
Stockholm'deki bir firmayla iş görüşmesine gireceğim de, önden maaş beklentisi meselesini netleştirmeye çalışıyorum.Aynı sektörde çalıştığım iki arkadaş Almanya'da net 3200-3500euro arası bir ücret alıyor. Öteki Norveç'te net 4300euro alıyor. Numbeo'dan baktığımda Oslo 4300euro'nun karşılığı Stockho
Stockholm'deki bir firmayla iş görüşmesine gireceğim de, önden maaş beklentisi meselesini netleştirmeye çalışıyorum.

Aynı sektörde çalıştığım iki arkadaş Almanya'da net 3200-3500euro arası bir ücret alıyor. Öteki Norveç'te net 4300euro alıyor. Numbeo'dan baktığımda Oslo 4300euro'nun karşılığı Stockholm'de 3800euro(40k SEK) olarak görünüyor. 40k SEK'in BRÜT karşığı yaklaşık 62-63k SEK.

İnternetten yorumlara baktığımda IT sektörü için bu ücretin high end kısımda kaldığını görüyorum. İş senior pozisyon'u, fakat açıkçası maaş skalasında tavan aralığa düşecek bir iş olduğunu düşünmüyorum. Quora'da falan da 60k üzeri için gayet yüksek maaş yazmışlar.

Biraz kafamı karıştırdı açıkçası bu ücretler. Net 40k SEK çok yüksek ise, daha düşüğü hem Almanya hem de Norveç standardının altında kalıyor. 3500euro ve altına indirsem o da anlamsız. Almanya'dan pahalı bir yer çünkü İsveç. İsveç'in alım gücü düşük gibi geldi bana böyle baktığımda. Aranızda orda bulunan varsa fikir verebilir mi?
0
synesthesia
(05.10.20)
Norvec asiri pahali bir yer. Almanya'da net 3200-3500euro Norveç'te net 4300euro'nun cok otesinde. Bu iki ornek birbiriyle kiyaslanabilir degil bence oncelikle.

Maaslara glassdoor'dan falan baktin mi? Quora guvenilir bir kaynak degil bir cok durumda.
0
hot potato
(05.10.20)
Norvec asiri pahali da kime asiri pahali? Tl kazanana tabii asiri pahali olur, sanirsin norvec halki sefalet icinde surunuyor.
0
baldur2
(05.10.20)
bence ulke karsilastirmasi yapmak yanlis, direk asgari ucrete bakmak lazim. saniyorum isvecte asgari ucret uygulamasi yok, o zaman garsonluk gibi isleri yapanlarin ortama aldigi maasa bakilabilir.

tek basina isen asgari x 3.
aile gecindireceksen (2 cocuk baz alalim) asgari x 5

bunun altina dusunce yasadigini saniyorsun ama sadece fotosentez yapiyorsun.
0
cooperr
(05.10.20)
Isveç'te yaşıyorum.

60k sek brüt iyi bir maaş gerçekten. IT sektöründe daha olası ama güzel bir tecrübe lazım.
İsveç'te maaşların biraz daha düşük olduğunu başka arkadaşlardan da duydum. Stockholm pahalı, iyi bir kira 10k dan başlar. Ben Malmö civarındayım ve iyi kiralar 7k 8k dan başlıyor.

IT sektöründe 3 4 sene tecrübesi olan bir arkadalım 37k kazanıyor. Başka bir arkadaşım yeni Danimarka'da iş bulmuş 50k dkk (70k sek) teklif etmişler. Onun isveç'teki beklentisi 45-50k imiş, baya iyi bir teklif olmuş.

Garson maaşı brüt 22k-24k, net olarak da 17k-18k.

Birkaç sene önce cfo olarak çalışan mühendis kuzenim brüt 110k brüt alıyordu, 13 yıl tecrübe ve baya sorumlulukla.

Senior seviye demişsiniz, 10+ yılsa tecrübe 60k rahat istenebilir gibi, 5 yıl falansa biraz zor gibi.
0
senolll
(05.10.20)
Valla bu ücretileri duyduktan sonra biraz soğudum açıkçası. Alım gücümün düşeceğinin farkındayım gittiğimde (bahsedilen tutarları Türkiye'de kazanıyorum çünkü), fakat yurt dışına yerleşebilmek için biraz taviz vermek zorunda olduğumdan birkaç seneliğine idare etmeyi planlıyordum. Ama zaten pahalı olan Stockholm'e gidip de kazandığım 3500€ beni anca hayatta hayatta tutmaya yetecekse İsveç çok anlamlı değil sanırım. (Her şey para değil diyenleri kenara alalım :))))))
0
🌸synesthesia
(05.10.20)
Kafandaki ideal ücreti yapıştır o zaman. Bir mucize olur da dönerlerse gidersin. yoksa düzenini bozmaya bence de değmez.
0
sarcophagus
(05.10.20)
40k Sek’e Stockholm’de aile geçindirmeyeceksen gayet güzel yaşarsın. Ama firmanın sana sağladıklarına da bak mutlaka, mesela ev bulman için sana yardımcı olmalılar çünkü kiralık ev bulmak çoookk zor Stockholm’de. Bir süre sonra ev satın alabilirsin bütün arkadaşlarım böyle yaptılar, onlara çalıştıkları IT firması kiralık evi bulmuştu.1 sene kadar 10K SEK civarı kira verip daha sonra 11-12K civarı aylık kredi ödeyerek 2+1 3+1 bahçeli ev satın aldılar.

Ulaşım masrafı aylık 1000SEK, sınırsız ulaşım kartı.
Market masrafın aylık maximum 700-800SEK.
Su faturası yok. İnternet kiraya dahildir. Elektrik 300-400 SEK gelir max.
Dışarıda içtiğin güzel bir kahve 60-90 SEK.
Privat leasing şeklinde araba alsan(araba senin olmuyor ama 3 sene her ay arabasına göre değişen bir ücret yatırıyosun kaskosu sigortası vergisi her şeyi içinde sen sadece benzin alıyosun) aylık 3000-4000 SEK.
Konserlere falan da gidebilirsin en iyisi 900SEK’ten başlar vip izlicem dersen 2500’e kadar çıkar :)
0
megalomaniac
(05.10.20)
Kuzey pahalı. Almanya ya da Hollanda'da işlere bakabilirsiniz.
0
fever
(05.10.20)
(4)

Fransızca / Almanca

mariposa
Sosyal bilimler alanında, doktora imkanlarının fazla olduğu ve ileride o ülkede yaşama olanaklarımı arttıracak bir dil öğrenmek istiyorun. Fransızca mı daha çok kapı açar yoksa Almanca mı?
Sosyal bilimler alanında, doktora imkanlarının fazla olduğu ve ileride o ülkede yaşama olanaklarımı arttıracak bir dil öğrenmek istiyorun. Fransızca mı daha çok kapı açar yoksa Almanca mı?
0
mariposa
(04.10.20)
Fransızca (almancaya göre) öğrenmesi kolaydır.
Soyal bilimler için ikisi de yararlıdır.
Ülkelerde yaşama olanaklarına bakarsak (eğer eu vatandaşlığınız yoksa) almanyaya daha kolay gidersiniz.
Dil tek başına kapı açmaz, zaten açılmış kapıdan daha hızlı geçmenizi sağlar.
0
jimjim
(04.10.20)
sosyal bilimlerin alanina gore ve (ebette) ileride yasamak istedigin ulkelere gore degisir.

eger politik bilimleri ile ilgili bi gelecek dusunuyosan kesinlikle fransizca (resmi diplomasi, UN, NATO dili ve AB enstitulerinde ingilizceden sonra en gecerli dil).

diger bolumlerle ilgili bi sey diyemeyecegim.
0
lamartin
(04.10.20)
bu dillerde duzgun bir sekilde sosyal bilim doktorasi yapacak kadar ogrenmeniz (hele ulkesinde degil de turkiye'deyseniz) 5 seneden fazla surer. ogrenmeye baslayin ama doktoranizi ingilizce yapacakmis gibi planlayin bence.
0
hot potato
(05.10.20)
Bien sur que si vous pouvez parler français, toutes les portes sera ouvertes devant vous.

Fransızca İngilizceden sonra Avrupa da en çok öğretilen 2. dildir.

Avrupa Birliği ülkeleri içindeki birlik kurumlarının çoğunda Fransızca geçerlidir.

UEFA, İmf etc etc
0
mech
(08.10.20)
(7)

Sorum ingilizceyi çok ileri düzey konuşanlara

garavel
Doğduğundan beri değil de, ortalama türk genci 11-12 yaşında ingiliizce öğrenmeye başlayıp daha sonra çok ileri düzeye taşıyanlar tamamen türkçede olduğu gibi kendinizi rahat ifade edebiliyor musunuz ? yani böyle 5-10 sene aralıksız yurtdışında kaldıktan sonra şuan kendiniz için hiç zorlanmadan sek
Doğduğundan beri değil de, ortalama türk genci 11-12 yaşında ingiliizce öğrenmeye başlayıp daha sonra çok ileri düzeye taşıyanlar tamamen türkçede olduğu gibi kendinizi rahat ifade edebiliyor musunuz ? yani böyle 5-10 sene aralıksız yurtdışında kaldıktan sonra şuan kendiniz için hiç zorlanmadan sekmeden böyle takır takır türkçe konuşur gibi konuşuyorum diyebiliyor musunuz ? yoksa ulan şunu türkçe anlatmak vardı diyip çok zorlandığınız %100 ifade edemediğiniz oluyor mu kendinizi ?

özetle anadil gibi oluyor mu bi yerden sonra ? gerçek anlamda ama. ( aksan hariç tutulabilir bir nebze )
0
garavel
(04.10.20)
bazen o can alici kelime akla gelmiyor. donuyorsun falan. yuzde 100 degil de yuzde 95-96 daha gercekci.

mesela he-she'yi halen karistirirsin, cunku turkcede bunu ayirmayiz sadece o deriz.
0
baldur2
(04.10.20)
Çocukluktan beri ilgim vardı. Kurslar, hazırlık derken öğrendim. İki sene de Amerikan bir kızla çıkınca anadilim gibi oldu. Yani oluyor, evet. Şimdi bile düşünürken genelde İngilizce düşünüyorum.
0
catch the arrow
(04.10.20)
Gayet akıcı konuşabiliyorum. Anadil gibi diyebilirim. Ben kelime dağarcığım geliştikçe aksanlı konuşma konusunda özgüven elde etmeye başladım. Bu konuda baldur2'ye katılıyorum.

Ek olarak; herkeste böyle mi bilmiyorum ama stres altında aksan bozuluyor, kelimeleri unutmaya meyilli oluyorum. Kafa rahatken akıyorum neredeyse.
0
aristarkos
(04.10.20)
Yani umut var o halde ? 2-3 sene kalsam ben de konuşurum rahat şekilde 5 sene içerisinde de baya ileri taşırım o halde. umarım ya.
0
🌸garavel
(04.10.20)
Insanlarla konusurken "Derdimi anlatiyorum nasil olsa yaa" diye dusunmeyip (bunu yapan cok var, anliyorlar ne de olsa diye) eksikliklerinizin surekli farkinda olursaniz, insanlarin telafuzlarina, kendilerini ifade edis bicimlerine dikkat ederseniz gelisirsiniz. Ama kendinizi salar ve bunu umursamazsaniz, etrafinizda 62910 tane BBC spikeri olsa yine gelisemez, he/she yi karistirir, can alici kelimeleri hatirlayamazsiniz.

Ilkokul 6. Sinifta basladim ingilizce ogrenmeye, sarkilarin sozlerini okuyup soylenislerini taklit ederek telafuzumu gelistirdim, hala daha dizi/film izlerken daha az kullandigim sozcuklerin telafuzlarina dikkat eder, kendi icimden tekrarlarim. Gecen sene Kanada'ya tasindim, takir takir konusuyor, ust yonetimlere sunum neyin yapiyorum.

Bir diger gozlemim de ingilizcesi yetersiz olan insanlarin, duzgun ingilizce konusanlarin karsisinda cabalamasi, ama duzgun konusmayanlarin karsisinda kendilerini salmasi. Bu da onemli bir farkindalik, cevrenizde konusanlar duzgun konusunca daha cabuk gelisiyor, oteki turlu yerinde sayiyorsunuz.

Sonuc: umut, tabii ki var, siz isteyin yeter.
0
taurina
(04.10.20)
"ulan şunu türkçe anlatmak vardı" demiyorsun zira turkce dusunmuyorsun, dusunme sureci ingilizce gelisiyor.

etrafinda turk olmamasi (yukarida yazildigi gibi) ve gunluk hayatinda devamli konustugun, dinledigin insanlarin oranin egitimli yerlileri olmasi vb gibi unsurlar onemli. tabi biraz da yatkinlik faktoru var
0
hot potato
(04.10.20)
He/she’yi karıştıran ileri düzey bir speaker görmedim ben. Aradığınız kriterlere uyan çok fazla örnek var emin olun.
0
but that was just a dream
(04.10.20)
(6)

Bu youtube videosu sizde de uyari veriyor mu?

neverletyougodown
Kac senelik youtube izleyicisiyim ilk defa boyle bir uyari gordum, y.disindan giriyorum sizde de boyle bir uyari veriyor mu video oncesi? Video bu Aleyna Cakir olayi ile ilgili halk tv'nin youtube hesabindan: https://youtu.be/RF59tc05IbM
Kac senelik youtube izleyicisiyim ilk defa boyle bir uyari gordum, y.disindan giriyorum sizde de boyle bir uyari veriyor mu video oncesi?

Video bu Aleyna Cakir olayi ile ilgili halk tv'nin youtube hesabindan: youtu.be
0
neverletyougodown
(25.09.20)
yok vermiyor
0
jelly bear
(25.09.20)
verdi.
0
sutlu nescafe
(25.09.20)
veriyor
0
hot potato
(25.09.20)
evet veriyor.
0
matilda
(25.09.20)
veriyor
0
hem şişko hem deli
(25.09.20)
veriyor
0
silver apple
(25.09.20)
(3)

Açılmak

canimnicknameyazmakistemiyor
selam.."program şu şu amaçla açılmıştır" derken (üniversitede bir program) açılmak fiilinin karşılığı olarak ingilizce ne kullanabilirim? teşekkürler
selam..

"program şu şu amaçla açılmıştır" derken (üniversitede bir program) açılmak fiilinin karşılığı olarak ingilizce ne kullanabilirim?

teşekkürler
0
canimnicknameyazmakistemiyor
(22.09.20)
launch
0
sir gawain
(22.09.20)
ben has been developed derdim - bilgisayar programi gibi ise.
0
hot potato
(23.09.20)
bildigin open haha
0
baldur2
(23.09.20)
(8)

Sizce hangi Yüksek lisans bölümünün önü açık?

dergus
Arkadaşlar Tarih bölümü mezunuyum. Halihazırda adliyede çalışıyorum ve bu işten sıkıldım. 91 ALES ve 60 Yökdil puanım var.Bu yılyuksek lisansa başvuracağım ve önümde 3 aday var.-Marmara Üniversitesi Ortadoğu Tarihi ve Siyasi İlişkileri-Yildiz Teknik Atatürk İlke ve İnkılapları-İstanbul üniversitesi
Arkadaşlar Tarih bölümü mezunuyum. Halihazırda adliyede çalışıyorum ve bu işten sıkıldım. 91 ALES ve 60 Yökdil puanım var.Bu yılyuksek lisansa başvuracağım ve önümde 3 aday var.

-Marmara Üniversitesi Ortadoğu Tarihi ve Siyasi İlişkileri
-Yildiz Teknik Atatürk İlke ve İnkılapları
-İstanbul üniversitesi yakın çağ tarihi

Biliyorum ki üç bölümde yakın vadede beni adliyeden kurtarmayacak ancak uzun vadede gerek akademik kariyer gerekse istihdam anlamında bu bölümlerden hangisi mantıklı? Tavsiyeleriniz nelerdir?

Saygılarımla...
0
dergus
(21.09.20)
Yl akademi dışında istihdam vermiyor. Akademide kadro için hoca desteği lazım. Ales falan çok önemli değil. Dilden 90 alan adamı vardır. 90 barajı koyar giremezsin vb.
0
OrangeYellow
(21.09.20)
Sosyal bilimlerde yüksek lisans size iş imkanı sağlamaz. Akademide ilerlemek gibi bir hedefiniz varsa da en çok ilginiZi çeken alanda ilerlemelisiniz.
0
but that was just a dream
(21.09.20)
İngiliz Dili ve edebiyatı ylisans dediklerinden odogu tarihi ve siy ils doktora oneririm
0
fempusay
(21.09.20)
Bir de memur olduğunuz için size kadro vermeleri imkansıza yakın. İşsiz olup hocaların kapısının önünde yatan var.
0
OrangeYellow
(22.09.20)
Aslında olaya sadece iş olarak bakmıyorum. Bu yüzden de Ortadoğu mantıklı geliyor. Ortadoğu mezuniyeti ile güzel bir Farsça eğitimini birleştirebilirsem önüm bir çok alanda açılır diye düşünüyorum.
0
🌸dergus
(22.09.20)
Bence de simdilik yuksek lisans yapmayip ingilizce ogrenin, her turlu gerekecek. Is de birakmayin su ortamda. Zaten butun isler sikici.
0
hot potato
(22.09.20)
siz bilgi üniversitesi tarih bölümü mezun değil misiniz? uzun süre işsizlikten sonra güç bela kpss ile memuriyete geçmiştiniz. rahat battı herhalde.
0
tavish11
(22.09.20)
yanlış anlamazsan birşey diyeceğim -bunu ailesinde pek çok akademisyen olan ve kendisi de bir müddet akademide kalmak için uğraşmış biri olarak söylüyorum-

öncelikle, biri uluslarası ilişkilerde diğeri siyasalda prof olan teyzelerim var, yemin ediyorum bıkmış durumdalar. bir kere şu anki siyasal durum nedeniyle, her ne kadar siyasetle ders dışında ilişkileri olmasa ve objektif ders anlatabilme yetenekleri nedeniyle hem öğrenciler hem de diğer akademisyen arkadaşları tarafından seviliyor olsalar da, ders anlatamıyorlar çünkü yakın dönem türkiye tarihi olsun, osmanlı tarihi olsun vs vs anlatmaya başladıkları anda sınıftaki """"öğrencilerden bazıları"""" alakasız yerlere şikayet edebiliyorlar. gerçi ikisinin de başına öyle birşey gelmedi çok şükür ama diğer arkadaşları bunu yaşadı. senin de bölümün tarih olduğu için söylüyorum, akademisyenlik düşünüyorsan bunu da düşün. bu cepte.

ikincisi, diğer duyuru sakinlerinin de dediği gibi, akademik kadro bulmak yerine taksim'de gündüz vakti bir tinercinin sürdüğü unicorn'u görme ihtimalin daha fazla -boynuzu simli pembe, kuyruğu da gökkuşağı rengi olanlardan hatta- (-_-) yani ben akademik kadronun nispeten daha çok bulunabildiği -çünkü mezunları özel sektörde daha rahat iş bulabiliyor- bir alan olan mühendislikten çıktım ki gene bizim bölümün mezunları bile çok rahat iş bulamıyor aslında özel sektörde ama, onu da belirteyim, lakin kaç sene tırmaladım kadro diye, nope, nada, yok yani kadro madro. anadolu'daki üniversitelere giderim dersen olur, ama cevaplardan okuduğuma göre bilgi mezunusun, bahsettiğin okullardan da istanbul'da yaşamaya devam ettiğini anlıyorum, anadolu'da küçük bir şehirde yaşayabilir misin? çünkü akademik kariyere devam etmek isteyen insanlar, özellikle de büyük şehirlerden ya da yakın yerlerdeki üniversitelerden mezun oldularsa, anadolu'da yine büyük şehirleri ya da sahil şeridini falan tercih ediyor, ege, akdeniz gibi. bak karadeniz bile demedim, ege - akdeniz dedim sadece. yani anadolu'da küçük bir şehirde yaşaman ve çalışman gerekebilir, bunu yapabilir misin?

üç, diyelim ki akademik yaşantı istiyorum, bana ne, dedin. sen çıktığın bölüm itibariyle aslında bilim insanısın. yani ünvan ve meslek sahibi olunan bir bölümden çıkmadın. ben mühendislik bitirdim mühendis ünvanı aldım -ha ne işine yarıyor dersen, hiç- ama iş bulurken mühendis aranır, tarihçi ise meeehhh, belki. tarih öğretmeni desen anlarım. ha formasyon alıp tarih öğretmeni olucam dersen o olur bak, ama öğretmen olursun, tarihçi ünvanı ile iş bulman imkansıza yakın. şimdi ben böyle dedim diye bana kızma, teyzelerim hep der bunu "uli ya da siyasaldan çıkınca meslek sahibi olmazsın" diye. bir de bu sadece sözel bölümler için değil, sayısalda da temel bilimler için geçerli olabiliyor, gerçi kimyager, biyolog yine bu ünvanlarla iş buluyor, ama fizikçi, matematikçi deyince aklına direkt öğretmen geliyor, dimi? bu ünvanlarla iş arayan olmaz misal. yani bu durumu da cebimize atıyoruz.

dört, akademiye devam için tekrar şunu diyeyim, hoca desteği lazım demiş orangeyellow, bazen o bile yetmez. hocanın ayağını kaydırırverirler sen de ortada kalırsın. en üst düzeyden torpil falan gerekebilir. bunu da çamur atmak için demiyorum, çok gördüm, duydum, yaşadım bu tür olayları, oluyor bunlar. hocanın desteği olsa bile, biri gelir hocanın aklını çeler, kadroyu elinden kapar, o da bir ihtimal misal.

beş, türkiye'de akademik kariyer yapılmaz. bak ben canlı kanıtıyım. ilk doktora yaptığım üniversiteden hocaların saçma sapan davranışları yüzünden ayrıldım, ikinci defa doktoraya başladım, tezim kaldı duruyor. hocalar ayrı çılgın, asistanlar ayrı çılgın, herkeste ful aksesuar ego. böyle bir tane çakasım geliyor bazen o asistanlara, çocuğum yaşında falan halbuki. ben de kaç sene asistanlık yaptım, bir kere şöyle saçmalamadım. ek olarak zaten eğitim sistemi bitmiş durumda, sen evde zevkine ders kitaplarını alıp okusan, daha çok geliştirirsin kendini emin ol. doğru düzgün ders anlatan hatta derse giren hoca kalmadı -yale fizik mezunu bir hocam vardı, 75 dk'lık dersin son 30 dakikası gelir, onda da goy goy yapardı misal (-_-) bu sadece bir örnek-

şimdi yazdığın bölümlere bakarsan, orta doğu hep karmaşık olduğu için bahsettiğin iyi farsça ile akademik işine yarar ama iş olarak da yarasın diyorsan, evet diplomatlık vs anlamında işine yarayabilir ama o tür pozisyonlar için de yine torpil gerekecektir sanıyorum. yine de bunu teyzelerime sorarım, belki fikir verirler.

atatürk ilkeleri ve inkilap tarihi, öğretmen olursan işine yarar belki de, öğretmen olmak için yüksek lisansa gerek olduğunu sanmıyorum yav? yani ailemin büyük bir kısmı öğretmen, çevremdeki çoğu insan da öğretmen, yl yapan duymadım, görmedim, bilmiyorum. ama temel bilimler bitirip de -matematik ve fizik gibi- formasyon alarak öğretmen olanlar var. ki öğretmen atamaları da nanay zaten. hele de tarih öğretmeni. o yüzden bunu pas geç bence.

yakın çağ tarihi bana aralarında en gereksizi geldi, yalnız ben böyle ahkam keserken şunu da diyeyim, tarihçi değilim gördüğün üzere XD buraya kadar boşuna mı okuttun beni, dersen, hayır tabi ki de, fikir vermesi için okuttum :D (tamam kızma :) )

ben senin yerinde olsam, ki bir arkadaş daha yazmış, kpss'ye tekrar girebilirim. eğer illa tarihçi alıncaksa müze vb gibi yerlere alınıyor olabilir. ibb'de çok değişik atılımlar oluyor, belki orada direkt tarih alanında bir iş olabilir. yani daha egzantrik yerlere bakabilirsin seni mutlu edecek. ek olarak işinden çok sıkıldın ve tarih de istemezsen, başka alanda yüksek lisans yaparak yeni bir iş koluna geçebilirsin. mesela rus dili ve edebiyatı okuyup insan kaynakları yl'ı yapıp ik'cı olan tanıyorum. yani illa iş değiştirmek istiyorsan diye dedim.

bu arada yökdil puanın cidden düşük, ingilizcenin bizzat kendisine eğilmesen bile, yökdil'e eğiebilirsin diye düşünüyorum. yökdil zaten ingilizce ölçen bir sınav falan değil, bir hafta birşeylere baksan en az 80 alırsın bence. 60 alabildiğine göre bir temelin var demektir, oradan yürüyebilirsin. -ki böyle dediğime bakma, ne iyi ingilizcesi olan adamlar var yökdil'den çakıyorlar, iki lafı türkçe olarak bile bir araya getiremeyenler geçiyor. yökdil taktik gerektiren sınavlardan biri de ondan diyorum bir hafta çalışsan yeter diye- ha hiç çalışmadan da çok iyi alabilirsin ama gramer ve kelime bilgisi gibi şeyler ölçtüğü için çalışma yöntemi farklı.

edit: yuh wall of text yazmışım. okumazsan anlarım :/
0
pasp
(22.09.20)
(13)

İngilizce öğretmenliği vs hukuk

dissendium
Özet geçeyim. Makine mühendisiyim ve ikinci bir üniversite kazanmak istiyorum. Kazanırsam ileride okumak da istiyorum. Açık öğretimde adalet bitirmiştim. Hukuk kazanmak için DGS'ye çalışacağım. İngilizce öğretmenliği için ise TYT'ye ve yabancı dil sınavına çalışacağım. KPSS ve YDS sayesinde bilgiler
Özet geçeyim. Makine mühendisiyim ve ikinci bir üniversite kazanmak istiyorum. Kazanırsam ileride okumak da istiyorum. Açık öğretimde adalet bitirmiştim. Hukuk kazanmak için DGS'ye çalışacağım. İngilizce öğretmenliği için ise TYT'ye ve yabancı dil sınavına çalışacağım. KPSS ve YDS sayesinde bilgilerim taze. Sadece birini seçmek istiyorum.

Benim gönlüm İngilizce öğretmenliği okumaktan yana. Ama hukuk da gözüme fena gözükmüyor. Elma vs armut karşılaştırması olduğunun farkındayım ama Türkiye'nin önümüzdeki 5 yılı için hangisini okumak daha mantıklı? Hangisi gelişime daha açık? İngilizceye ve hukuka ilgim var bu arada. Sırf kazanmış olmak için kazanmak istemiyorum. Kazanırsam bir şekilde okuma ihtimalim var. Teşekkür ederim.
0
dissendium
(20.09.20)
ingilizce oku. hukuk okuyup ne yapacaksın, hukukçu dediğin adam üç kuruşa sana hizmet etmeye hazır zaten her türlü ihtiyacın için. ki sen bilgili bile olsan bu konularda yine hukuki hizmet almak için bir avukat tutman gerekebilir.

ingilizce bildiğini iddia edenlerin yüzde 90'ı ingilizce bilmiyor doğru düzgün nasıl olsa. o yüzden ingilizceni geliştirmek için iyi olur bence. ama öğretmenlik değil de dil ve edebiyat veya tercümanlık.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.09.20)
Eğer makine mühendisliğine devam edecekseniz ikisi de çok mantıklı gelmedi. Yani hukukta o çileyi çekmenize değecek mi mesleği yapmadıktan sonra?

İngilizce öğretmenliğinde malum pedagojik formasyon alacaksınız ve programın önemli bir kısmını eğitim dersleri oluşturacak. Bu konulara ilgiliyseniz okuyun tamam ama yoksa İngilizce anlamında aman aman bir şey katar mı, bilmiyorum. İlginize göre dil edebiyat ya da tercümanlık daha mantıklı proletarier'in dediği gibi. Eğer mesleğinizi değiştirecekseniz İngilizce öğretmenliği. Hali hazırda makine mühendisi iseniz. 24 25 yaşında varsınız e az. Neredeyse 30 yaşınızdayken okul bitecek. Bedavaya ya da cüzi miktara hukuk stajı yapmak insana her yaşta ağır gelir belki ama 30 yaş bunun için geç bence. (Dgs ile geçince 2 sene mi yoksa 4 sene mi okuyorsunuz bilmiyorum, yanlışım varsa düzeltin)
0
black holes in the sky
(20.09.20)
abi sen zaten mühendis olmayacak mısın, ingilizce öğretmenliği ne alaka allasen? illa okuyacaksan bence hukuk oku. sonuçta hukuk hayatın her alanında lazım, kendi alanında iş yapabilirsin belki, yani mühendislik kollarında hizmet verebilirsin. ingilizce öğretmenliği okursan yapabileceğin tek iş (istisnalar haricinde) ingilizce öğretmenliği olur ki bu tip mesleklerin artık bir cazibesi kalmadı, herkes fakir zaten.

halihazırda mühendis olmuş bir adam bence kendi alanındaki yenilikleri, teknolojileri vs. öğrenebiliyorsa onları öğrenmeli, onun dışında ingilizceyi çok iyi bilmeli. gerisi kişisel tercih olur artık.

ben bir dilci olarak cidden şoktayım, mühendis adam niye öğretmenlik okusun dayı nabıyon allah aşkına. kursa git, ingilizce falan öğren, başkasına öğretip napcan senin mis gibi işin var zaten.
0
der meister
(20.09.20)
ingilizceye yeteneğiniz vardır ama öğretmenliğe yeteneğiniz var mı? konusunda çok başarılı ama bildiğini aktaramayan veya on dakikadan sonra dinleyemediğim öğretmenlerim oldu. herkesin olmuştur. başka bir iletişim türü öğretmenlik.
hukuk eğer başka bir alanla birleşirse işe yarar bence de.
0
not dark yet
(20.09.20)
@proletarier çok saçma bi mukayese bence hukukçu neden üç kuruşa hizmet etmeye çalışan adam olsun? vekalet ücretlerine bak istersen.
0
black mamba
(20.09.20)
bana ikisi de mantıklı gelmedi. başka meslek yapacaksanız adalet zaten yeterli hukuk okuyup ne yapacaksınız? yani miras hukuku öğrenmek size bir şey katmaz ki? Borçlar falan temeliniz var ilgilendiğiniz alanla ilgili yargıtay kararlarıyla destekli bir kaynak çalışmanız yeterli olur iş için. İngilizce öğrenmek için okul okumak da mantıklı değil. 2. bir dil öğrenmek daha iyi olabilir fransızca, çince, rusça vs.
0
eatpraylaw
(20.09.20)
Biraz daha bilgi vereyim.

Hukuk okursam mühendislikle ilgili bir alanda çalışmayı düşünebilirim. İngilizce öğretmenliğini İngilizce öğrenmek için okumayacağım. Kazanıp da bitirirsem iyi bir okulda çalışmak isterim. Atanmak da bir seçenek. Mesleğimi seviyorum ama öğretmenliğe de uzak değilim. Mühendislik okumadan önce matematik bölümünde okuyup bırakmıştım. O sürede öğretmenlik tecrübem olmuştu.
0
🌸dissendium
(20.09.20)
Öğretmenliğin geleceği hukuktan daha parlak. İngilizcenin taban puanları oldukça düşük, ataması kolay bir bölüm.
0
ruhen hastayim ben
(20.09.20)
meslek değiştirmek istediğiniz varsayıyorum. planlar türkiye'ye göreyse ikisi de makul seçenekler değil ve ikisinin de okuması eziyet olacak. okullarda deli gibi ödev veriliyor son iki yıldır, hele alengirli üniversitelere girerseniz çok vakit ister. öğretmenliğin parası iyi değil, hukuku bilmiyorum ama bana fazla eziyetli bir iş gibi geliyor. öğretmenlikte para kazanmak için okul+dersane+özel ders falan sürekli çalışmak lazım. mühendislikten yola çıkarak ilgilendiğiniz alanlarda yüksek lisans falan bakarsanız muhtemelen daha iyi seçenekleriniz olabilir.
0
simbolmina
(20.09.20)
Bence de ogretmenligin gelecegi hukuktan daha parlak. Ama madem hayatindan memnun degilsin ve standardlarini yukseltmek istiyorsun biraz daha kas ve tip falan oku. Ingilizce ogretmenligi/hukuk biraz lateral degisiklik gibi ve memnun kalacagin muglak.
0
hot potato
(20.09.20)
avukatım önümüzdeki sene dgs'ye girip bilgisayar mühendisliği okuyacağım. benim hayalimdkeki meslekti. Ancak sen de mekatronik gibi bir alana kayabilirsin
0
hoot
(20.09.20)
Ing öğretmenliği atama puanları düşük değil. Sadece diğer branşlara göre düşük. Hele ki 5 sene sonra hepten yükselir. Is istiyorsan sağlıkla ilgili bölüm oku. 2 yıllık falanca teknisyenlik gibi. Ya da tip dis hekimliği v.b.
0
luluki
(21.09.20)
selamlar,

tıp ve eczacılık öneririm.

kalanı maalesef sizin için çok zor olur
0
konsomatrix
(21.09.20)
(17)

Almanya emekli maasi

plastikposet
Almanyada emekliler 1000 Euro aliyormus. En ucuz kiralik ev 500-600 olsa naisl geciniyor bu adamlar. Tamam gida ucuz ama onla bitmiyor ki. Yoksa devletten aldiklari maas disinda ek gelirler mi var.
Almanyada emekliler 1000 Euro aliyormus. En ucuz kiralik ev 500-600 olsa naisl geciniyor bu adamlar. Tamam gida ucuz ama onla bitmiyor ki. Yoksa devletten aldiklari maas disinda ek gelirler mi var.
0
plastikposet
(15.09.20)
Ulan Almanya'da emekli olan adamın da evi yoksa ölsün zaten. Türkiye'de emekli maaşı ne kadar? 1900 lira falan. Kiralar ne kadar?
0
himmet dayi
(15.09.20)
ulana gerek yok. Bir tatrtismada gecti de merak ettim. Bunu söyleyen koyu bir tayyibist
0
🌸plastikposet
(15.09.20)
hemen aklıma bu video geldi.
www.youtube.com
0
sutlu nescafe
(15.09.20)
Oradaki ulan sana değil, emekli olup da ev alamamış Alman vatandaşa edilmiş bir şeydi. Yanlış anlamışsın.
0
himmet dayi
(15.09.20)
Almanya'da kiran haricinde eline 400 euro'dan az para kaliyorsa devlet yardimi alirsin. Ki ayrica emeklilerin cogu eski kiracilar, kiralari nispeten yeni nesile göre daha uygun. Ama dediginiz gibi gecim sikintisi büyül yine de.

Ayrica ev almak falan öyle oturdugun yerden ahkam kesilecek seyler degiller. Fakirlik dünyanin her yerinde var.

Bu konuya dair güzel bir video:

youtu.be
0
bosver nicki
(15.09.20)
*Büyük

Ah yukarida biri linki vermis zaten ayni videonun, görmemisim.
0
bosver nicki
(15.09.20)
Almanya'da emekli olana kadar en az bir ev bir yazlik aliyorlar zaten.
0
crown
(15.09.20)
Oranin yerlisi baby boomerlar bir sekilde yirtti, hayat onlarin gencliginde daha ucuzdu, maaslar yuksekti, bir miktar servet yaptilar su anda onu tirtikliyorlar, sadece emeklilige bagli degiller. Kenarda kosede birikmisi yatirimi olmayan gocmen bir suru adam emeklilikte ulkesine geri donuyor. 1000 avroyu cebine koyup ucuncu dunya ulkesinde hayatta kaliyor.

Biz ilerde ne yapacaz ben onu dusunuyorum, hayat pahali, maaslar dusuk. Yatirim yapmak neredeyse imkansiz, gelen gidiyor. Millennial ve sonraki neslin emekliligi bence baya sikintili gececek..
0
cooperr
(15.09.20)
Almanyanın merkezi yerlerinde oturmuyorsan gayet 300 euroya düzgün evler var. Yoksa istanbul-izmir-ankara-bursa gibi yerlerde zor ama zaten oralarda geçtiyse hayatın iyi kazanmış ve bi ev almışsındır zaten
0
Unde bach canim
(15.09.20)
Yaslilik bazilari icin esittir fakirlik demek Almanya´da. Emekli maaslarinda alt sinir yok. Ek gelir yok, eger emekli maasi cok az ise otomatik olarak issizlik geliri (harz4) aliyorlar. Ozellikle bir kuruma bagli calismayan sanatcilar icin buyuk sorun yaslilik.

80 yasinda ve duzgun giyimli, sise toplayan dedeler nineler var ek gelir icin.

300 Euro ile nerede daire tutuluyormus? 3 odali eve 1300 civarinda oduyorum buyuk bir sehirde. 300 Euro ile ancak Dogu Almanya´nin cok kucuk koylerinde bir yer bulunur. O fiyat hic inandirici degil.
0
buf-e kür
(15.09.20)
Yani şimdi fransa'dayim ama sonucta benzer olaylar. Aynı muhabbet burada da var.
Bir kere evet emekli olunca maas dusuyor. 1000 euro almak icin ne kadar az maas almak lazim bilemiyorum açıkçası. Ben kendim icin simulasyon yaptığimde 1800 civarı cikiyor.
Yalniz dünyanın hiçbir yerinde emekli maaşı (devletin verdiği) hayatinizin sonuna kadar krallar gibi yaşayın diye verilmiyor. Ben su an her ay maasimin yüzde en 10-20sini kenara koyuyorum. Daha fazla olsa daha fazla koyarim. Ki esim çalışmıyor daha, o da calissa heralde bir asgari ücreti yatirim yaparim (1200 civarı).
Her şeyin çok güzel gittigini düşünsek ve ben her ay ev kredisi vs çıkartıp 500 euro koysam kenara 3bin euro ile başlasam dedim simülasyonda; duz faiz hesabi ile 15 senede 95bin euro yapiyor.
Hadi söyle diyim 40 sene calisip 150 bin biriksin. Bu 20 sene boyunca her ay 625 euro ek maaş demek.

Yani her ülkede olduğu gibi damlarken biriktirirsen böyle emekli maaşı falan dert etmezsin. O turistik yerlerde gördüğümüz kisiler 40 sene calisip halen kira veren kisiler değil.

Bahsettiginiz gibi hiçbir şey yapmayip yillar boyu asgari ücret geçinip ondan da hiçbir şekilde biriktirememis ve ev vs alamamis kisiler vardir. Ama bunun nüfusa orani ne kadardir tartisilir.
0
logisticsmanager
(16.09.20)
@buf-e kür mesela bremen. 300-400 arası ortalama 60 m2 evler var gayet. Ha siz türkiyeden alışık 120-150 m2 sevdalısıysanız doğrudur, o fiyata zor ama onlarda 600-700 euro. Zaten emekli insan 2 kişi olur 60 m2 gayet yeterli

Ayrıca buna neden şaşırdığınızı anlayamadım. Türkiyeden örnek verecek olursak; esenler gibi bir yerde caddeye yakın yer 2000 tl kira iken sakaryanın hendek ilçesinde kira 500 lira. Oran olarak gayet anlaşılır.
0
Unde bach canim
(16.09.20)
"Yoksa devletten aldiklari maas disinda ek gelirler mi var."

Yani evet Almanya gibi zengin gelismis bir ulkede 60 kusur yasina kadar calistiysan emeklilik icin kendin ekstra para biriktirebilmis olman varsayimi var sanirim. Aksi takdirde hayat zor.
0
hot potato
(16.09.20)
deutsche welle’de bununla ilgili bir haber vardı. almanya’da emeklilerin çok zor geçindiği, aşırı fakir hatta ülkenin en fakiri olduklarıyla ilgili.
m.dw.com
0
ozgur bir kusun hatirati
(16.09.20)
bu kadar dusuk maas alinmasinin sebebi o kisinin hayati boyunca duzenli calisip, duzenli prim odememesi. almanyada her ay verilen maas bordrosunda o ay emekli olsan ne kadar emekli maas alacagin yazar. belli bir maasa ulasman icin de duzenli olarak prim odemen gerekir. genelde serbest calisanlar, ya da uzun sure issizlik maasi ile gecinenlerin en buyuk problemi budur, emeklilikte maaslari dusuk olur.

ama o kisi gecinemezse "hartz 4" denilen sosyal yardim alabilir. ornegin kira yardimi gecim yardimi vs. eger bir kisi 1000 euro emekli maasi alip 800 eurosunu kiraya veriyorsa, devletten kirasin odemesini isteyebilir. ama sosyal yardim alan bir kisi oyle kafasina gore araba vs. alamaz, ya da tatile giderken bile izin almalidir.
0
emrahday
(16.09.20)
Özetin özeti:

- Almanya´da minumum emekli maasi yok. Ne ödediysek prim olarak, o geri geliyor. (Devlet memurlugu statüsü disinda. Onlarin emeklilik odemeleri daha iyi.) Sosyal bir yapidan bahsetmek guc, bunu iyilestiren bir AB ülkesi icin bkz: Avusturya!

- Zaten ucu ucuna yasayan freelancer, birikim yapamiyor, odedigi prim de cok az.

- Uzun süre "minijob" yapmis is, okul, bolum degistirmis insanlar, yine az prim odediklerinden emeklilikte alacaklari para komik rakamlar olarak kaliyor.

- Tek basina cocuk yetistiren bireyler, kenara para koyamiyor. Emekli maasi neyse, onla gecinmek zorunda, dolayisiyla iyi bir isi olsa da, hayat standarti cok dusecek emeklilikte.

- Bircok gocmen, multeci (sadece simdikileri degil, 50-60 sene oncesinin gocmenlerini de katmak lazim, Rusya Almanlari mesela) cok cesitli nedenlerle, ornegin onceki egitimini kanitlayamiyor, orta yasta dahi ilk basamaktan baslamak zorunda, dolayisiyla az prim odeyip, emeklilikte aclik sinirinda yasiyor.

- Bir kere uzun issizlik yasarsaniz, is bulmak, hayata tutunmak sosyal nedenler sebebiyle de cok zor Almanya´da. Basari odakli bir toplumsal sistemi var. O ip koptuysa, devlet yardimina bagimli hale gelebilirsiniz.

- Ek gelire muhtac olacak kadar az prim yatirdiysaniz, otomatik olarak Harz 4 aliyorsunuz, emrahday bahsetmis ne acili bir sistem oldugundan.

Kiralar asiri sekilde artiyor, sadece buyuk sehirlerle sinirli degil, suradaki haritada sehir yazip, kira artis oranlarini gorebilirsiniz. Bu da bizim generasyonun emeklilikte ac kalma nedeni olacak sanirim!(www.zeit.de)
0
buf-e kür
(16.09.20)
Simdi biraz araştırınca anladimki fransa ile almanya cok alakasizmis bu konuda. Fransa emeklilikte cok daha iyiymis. Yani
Tabi bu sebepten Almanya bütçe fazlasi verirken fransa borç yapiyor...
Neyse bu sebepten benim dedigim kısım bu konu basligi icin önemsiz. Yalnız ben hala dünyada her emeklinin düzgün yaşadığı bir yer olduğuna inanmıyorum. Biraz baktigimda internette daha kimsenin evet bizde süper emeklilik sistemi var dedigini görmedim ama almanya gibi sürekli bütçe fazlası veren bir ülkenin de bu konuda bu kadar geride olması oldukça garipmis.
0
logisticsmanager
(16.09.20)
(7)

Ankara'dan Adana'ya giderken kullandığımız otoban çok kötü değil mi

Fusha
Hayatımda gördüğüm en kötü yollardan biri ya. Üç şeritte de kanyon olduğunu bile gördüm. Başka yollarda yoruldugumdan daha fazla yoruluyorum o yolu kullandığımda. O otobanin adı ne bu arada?
Hayatımda gördüğüm en kötü yollardan biri ya. Üç şeritte de kanyon olduğunu bile gördüm. Başka yollarda yoruldugumdan daha fazla yoruluyorum o yolu kullandığımda. O otobanin adı ne bu arada?
0
Fusha
(06.09.20)
Niğde Adana otobanımıydı neydi. Sanırım Pozantı bölgesini diyorsunuz. Ama cok ta fena bir yol değil ya..
0
primetime
(06.09.20)
O yolu bugün kullandım, belki anlık sinirle söyleniyorum ama nefret ediyorum resmen o yoldan. Genel olarak yolları karşılaştırırsak kötü bir yol değil belki ama İstanbul Ankara otobanına kıyasla berbat bir otoban.
0
🌸Fusha
(06.09.20)
Çok inişli çıkışlı ve yolda çok fazla kamyon var. Benim de pek hoşuma gitmiyor.
0
gzg
(07.09.20)
Valla eski yolu da bildiğim icin belki, bana Super geliyor:)
0
primetime
(07.09.20)
Bence gayet iyi bir yol. Çok kamyon olması normal. Mersin limanı karayokuyla içeriye ordan bağlanıyordur. Toros geçitleri sebebiyle biraz kötü gelmiş olabilir.
0
mahone
(07.09.20)
@primetime gibi ben de pozantı civarı eski yolu bildiğimden, eskiye nazaran muhteşem desem yeridir. Eski yol pozantı içinden geçerdi ve bazı yerleri tek gidiş tek gelişti. Yüklü araçları sollamak zorunda kalıyordunuz ve oldukça tehlikeliydi. Şu an bir otoban için yokuşları ve virajları biraz fazla olabilir. Ama sonuçta torosları aşıyorsunuz. Manzara olarak güzel bir yoldur.
0
the coon
(07.09.20)
haci 80lerde 90larda gorecektin sen o yolu :D
0
hot potato
(07.09.20)
(6)

Nasıl başarıyorsunuz?

rukayka
Şöyle arzedeyim: Politik gönderme, toplumu, ülkeyi aşağılama v.s. gibi bir niyetle sormuyorum. İstanbul'da ikamet eden, 30'lu yaşlarında, evli, 1 çocuk babasıyım. Dışarıya çıkmak konu olunca adeta fobik bir ruh hali yaşıyorum. Evin dışına çıkma teşebbüsüm bazen henüz asansörde başlayan sinir bozucu
Şöyle arzedeyim: Politik gönderme, toplumu, ülkeyi aşağılama v.s. gibi bir niyetle sormuyorum. İstanbul'da ikamet eden, 30'lu yaşlarında, evli, 1 çocuk babasıyım. Dışarıya çıkmak konu olunca adeta fobik bir ruh hali yaşıyorum. Evin dışına çıkma teşebbüsüm bazen henüz asansörde başlayan sinir bozucu, moral bozucu şeylerle devam ediyor. Bu şeylerin bazen mağduru, bazen tanığı durumunda kalıyorum. Her ikisi de moral ve sinir bozukluğuna sebep oluyor. Abartıyor muyum acaba diye düşüncelerimi, tanık olduğum şeyleri tekrar değerlendiriyorum ama kendimi korkunç bir anominin ortasında buluyorum. Bilirsiniz zaman zaman bazı magandalıklar, psikopatlıklar sosyal medyada v.s. gündem olur. Yorumlarda suçlular lehine onlarca yoruma rastlıyorum. Toplumumuz başka bir ruh halinde almış başını gidiyor. Kural ve kuralsızlığı kişilerin anlık ruh halleri belirliyor. Herkes haklı. Herkesin işlediği cürüme yönelik savunması cebinde. Bugün ailece, İstanbul'un orta yerindeki şehir ormanında çay içmeye karar verdik. Eve dönüş yolu için kullandığımız yol gidişli gelişli, virajlı bir köy yolu. Saat 17-18 civarı... Yol boyu sık aralıklarla hız sınırını 30 olarak belirten levhalar var. Ben de 30-40 civarı bir hızla sürüyorum aracı. Arkadan selektörler, kornalar, arka tampona girmeler, karşı yönden gelen araçlarla burun buruna sollamalar.... Hadi birinin aciliyeti vardır... Birinin tuvaleti sıkıştırmıştır... Arkamızdan gelen araçların büyük çoğunluğu kornalarıyla bize küfrederek sollamalarını yaptılar. Bu araçların içindekiler muhtemelen temiz hava almaya, pikniğe çıkmış insanlardı. Bahsettiğim yol keyifli bir orman yoluydu. Saat, lokasyon, iklim şartları acele etmeyi, paniği v.s. gerekli kılan bir durumda değildi. Yani ardımızdan sel gelmiyordu. Birazdan patlayacak bir fırtına yoktu. Gece karanlığı çökmeyecekti birazdan... Siz nasıl başarıyorsunuz dışarıda olmayı? Nasıl tahammül ediyorsunuz? Psikoloğa gitmeli miyim?

EDİT: Dikiz aynasından baktığımda alttaki bazı yorum sahiplerini görüyorum. Sorumu sorarken bu durumdan bahsetmiştim. Bahsettiğim yolun adını vereyim. Habipler-Kemerburgaz arası Pirinççi köy yolu. Bu durumlarda şöyle düşünüyorum. Yol yapmak bir mühendislik işidir. Bunu yapan mühendisler buradaki eğimi, yolun genişliğini, virajları v.s. v.s. hesaba katarak yolun ortalama 30 KM hıza müsait olduğuna karar vermiş ve bunu levhalara uygulamışlar. Bu sınırları zorlamanın anormal olduğu, kazaya sebebiyet vereceği kanaatiyle sürüş yapıyorum. Dünyanın her yerinde bunun küfür yeme sebebi olduğu, temayüllere uyum, kuralcılık, pasif agresif ithamı v.s. İşte tam bu yaklaşımları sormaya çalışıyordum. Anomi dediğim şey tam da budur işte.
0
rukayka
(06.09.20)
yok hocam. psikolağa gitmesi gereken siz değilsiniz, size selektör yapanlar. sanırım yeni çocuklu olduğu için fazla dikkatlisiniz. onlar geçip gitsinler siz 50-60 la devam edin. normal sizsiniz onlar anormal. selamlar.
0
ankarakecisi
(06.09.20)
Genel olarak sosyalleşme, insanların size baktığını düşünme gibi durumlar varsa sosyal anksiyeteniz olabilir. Bahsettiğiniz şehrin yaşattığı kaos ve stres olabilir. O şekilde arama motorunda bakarsınız.

Benzer durumdan dolayı ev ve iş arasında eğer yapabiliyorsam stressiz bir şekilde gitmeyi tercih ediyorum, araba kesin kullanmıyorum. İşyeri ile konuşup 1 saat erken gelip 1 saat erken çıkma durumunu deneyebilirsiniz. Kısaca stres yapan ortamdan uzaklaşma yollarını arayıp derim imkanınız varsa.

Hafta sonu araba kullanacaksanız çok erken çıkıp, erken dönebilirsiniz. Akşam çıkacaksanız yakın yerlere yürüyerek gidersiniz. Stres kaynaklarını uzak tutmak için, İstanbul'da çok mümkün olmasa da bu tür yolları mutlaka araştırın, amaç kalabalığın az olduğu zamanlara denk gelmek, trafikten uzak durulabiliyorsa uzak durmak. Lokal yerlerde takılmak, kalabalık saatlerde çıkmamak.

Ayrıca üç günlük dünya, önemli olan psikolojim şeklinde kimseye bulaşmamaya çalışın.
0
kaset
(07.09.20)
Kurallarla temayüller çakışınca temayülleri tercih edersen yorulmazsın bu kadar. Kural nazisi olmayın bu kadar.
0
pass
(07.09.20)
haklısınız. Her günümü bu şekilde geçiriyorum. en güzel şey bile etraftaki insanların etkisiyle, diğer şartlarla (yol/ulaşım/kalabalık) çileye dönüyor.

26 yaşındayım doğma büyüme İstanbulluyum, çok uzundur böyle hissediyorum. Eşimin de durumu tam olarak böyle midir bilemem ama artık çok yorulduğumuz için pandemi öncesi sadece haftada bir iki kere yemeğe gider evlere dağılırdık. Çekilecek çile değil İstanbul.
0
dedi ayca
(07.09.20)
ben turkiye'de degilim ve her ziyaretimde bahsettiginiz gibi hisseidyorum. ailem (ozellikle annem babam, malum yaslilar) icin endiseliyim.


"Bölünmemiş çift şerit yolda 30 km hızla dünyanın neresine giderseniz gidin selektör korna yersiniz." kesinlikle yanlis ve insanimiz bu kafa yapisina sahip oldugu icin, daha da kotusu herkesi kendi gibi sandigi icin bu kadar geri kalmis durumdayiz.
0
hot potato
(07.09.20)
Pasif agresif sürüş yapıyorsun. Korna yemen normal.
0
arnold schwarzeneger
(07.09.20)
(3)

anason aroması

Tochinoshin
Ucuz diye almıştım, nerede kullanabilirim? Biraya damlatsam nasıl olur? Kahve, tatlılar mesela?
Ucuz diye almıştım, nerede kullanabilirim? Biraya damlatsam nasıl olur? Kahve, tatlılar mesela?
0
Tochinoshin
(28.08.20)
Biraya damlatsan igrenc olur bence - tabi zevkine gore degisir. Benim tavsiyem at gitsin.
0
hot potato
(28.08.20)
yildiz anasonu sicak cikolatada, tatlida, tuzlu birkac tarifte, sicak sarapta vs kullanan var guzel de oluyor ama aroma nasil olur, hic bilmiyorum. eger cok yogun bir tadi varsa az miktarda kullanip bir deneyebilirsiniz.
0
fraise
(28.08.20)
bendeki ürün rakı yapımında kullanılan anason oluyor.
0
🌸Tochinoshin
(28.08.20)
(2)

insanlar nasil mezun olduktan sonra yurt disina gidiyor?

yalmavuz
mezun olur olmaz yurt disina gidenler var. mustesna bir basari ile buyuk sirketlerden tasinma sponsorlugu alanlari saymazsak, insanlar nasil ogrencilikten yurt disina gidebiliyor? bunun vizesi, tasinmasi, maas alana kadar gecimi vs. toplasak en az 3000 euro/dolar bir masraf cikar. ogrenciyken bu 250
mezun olur olmaz yurt disina gidenler var. mustesna bir basari ile buyuk sirketlerden tasinma sponsorlugu alanlari saymazsak, insanlar nasil ogrencilikten yurt disina gidebiliyor? bunun vizesi, tasinmasi, maas alana kadar gecimi vs. toplasak en az 3000 euro/dolar bir masraf cikar. ogrenciyken bu 25000 tl+ parayi nasil buluyorlar? herkes ailesinden mi yardim aliyor yoksa bilmedigim baska bir yontem mi var?
0
yalmavuz
(28.08.20)
Zaten köşede birikmiş paran yoksa ne gereken sınavlar (toefl, IELTS, gre vs) için ne vize başvurusu için ne uçak bileti için eyleme geçebilirsin.. He bunları hallettiysen bi şekilde zaten gittiğin yerde burs ya da maaş alıyorsun ama alana kadar idare edecek miktar para ile gitmen şart zaten :) kısacası birikmişin yoksa kimse avans vermiyor. Ama mezun olup bi şirkete çalışmaya gidenler hakkında fikrim yok. Bu söylediğim okumaya devam için.
0
superfluid
(28.08.20)
Ayni soruyu bir sehirden baska bir sehire universite okumaya giden yeni lise mezunlari icin de sorabilirsin. Devlet evin onune servis mi yolluyor? Hayir, tabii ki aile yardim edecek.
0
hot potato
(28.08.20)
(4)

yatırım amaçlı kesme altın almak

high hopes of the sozluk
selamlar, annem yatırım amaçlı kesme altın almak istiyor da mantıklı mı sizce.hangi ayda almak daha mantıklı??teşekkürler cevaplar için şimdiden.
selamlar, annem yatırım amaçlı kesme altın almak istiyor da mantıklı mı sizce.hangi ayda almak daha mantıklı??
teşekkürler cevaplar için şimdiden.
0
high hopes of the sozluk
(27.08.20)
kesme altın ne diye baktım, tam dolandırıcılık işi gibi duruyor.
çeyrek alsın, gram alsın. kesme altın ne abi ya.
sonra kesme altın rezaleti diye başlık açarsınız.
www.ensonhaber.com
0
neymis
(27.08.20)
neymis +1. normal gram altinla erisemeyip kesme altinla eriseceginiz yatirip hedefini anlamadim.

hangi ayda?
bunu kimse bilemez. yatirim yapmak istiyorsan eline para gectikce alirsin. zaten yatirim dedigin uzun vadeli olur, dolayisiyla fiyatlardaki kucuk oynamalari yakalamaya calismayin.
0
hot potato
(27.08.20)
evet kesme altın alsın. ama güvendiği bildiği bir kuyumcudan alsın.

kesme altın bozdururken en en az kaybın yaşandığı bir emtia.

kesme altına dolandırıcılık demek de ne bileyim :))

hangi ayda diye bir soru şekli yok. düşünce alsın yükselince satsın işte. telefonunuza uygulama falan yükleyin altın fiyatlarını takip edersiniz.
0
jugador
(27.08.20)
@jugador kapalı çarşıda vardı bikaç yer.herhalde sahte altın satamazlar orada.evet aplikasyon mantıklı.
@neymis @hot potato abi sizin mantıkla çeyreklerin de sahtesi var o zaman onları da almayalım.farkı da işçilik olmadığı için işçiliğe para vermiyorsun alış-satış fiyatları çok yakın.
0
🌸high hopes of the sozluk
(27.08.20)
(8)

Ceng ne demek ?

infernalcadre
Bu donanımhaber liselileri Üniversite konularında hep ceng ceng diye bir bölümden bahsediyor. Iğdırda filan açılmış diye ağlıyorlar.Bu ceng hangi bölüm ? Neden gerçek adını yazmıyorlar ?
Bu donanımhaber liselileri Üniversite konularında hep ceng ceng diye bir bölümden bahsediyor. Iğdırda filan açılmış diye ağlıyorlar.

Bu ceng hangi bölüm ? Neden gerçek adını yazmıyorlar ?
0
infernalcadre
(26.08.20)
Muhtemelen computer engineering. Mal olduklari icin.
0
hot potato
(26.08.20)
ceng %99 bilgisayar mühendisliğidir. Computer Science olarak CS veya CSE gibi kısaltmaların kullanıldığı da oluyor.
İnşaat mühendisliği CE olarak geçer. (Ama tabi burası Türkiye, hele söz konusu Donanım Haber ise herşey olabilir.)

ceng.metu.edu.tr
ceng.iyte.edu.tr
ce.metu.edu.tr
ce.gatech.edu
cee.stanford.edu
0
cursor
(26.08.20)
bilgisayar mühendisliği için kullanılıyor donanımhaber forumda ceng. bkz:(computer enginering)

nedenini bilmiyorum biri demiş öyle ağız alışkanlığı kalmış sanırsam. bir zamanlar orada takılıyordum ordan biliyorum.
0
ot var icersen bok var yersen
(26.08.20)
bilgisayar muhendisligi olabilir ama ona gelde cs diyorlar. ceng; civil engineering olaiblir
0
ahoy kaptan
(26.08.20)
C.eng. = computer engineering = bilgisayar mühendisliği, kesin bilgi.

Bu kısaltmayı odtü'nün icat ettiğini düşünüyorum bölümün web sitesi ceng.metu.edu.tr gibi birşeydi. Bilkent tayfası da bölümüne CS der. (computer science)

İngilizce'sini yazınca veya söyleyince ne oluyor ben de bilmiyorum, gelenek gibi birşey. Hadi bunlar bölümde de, donanımhaber liselilerine ne oluyor onu hiç anlamadım şimdiden havaya giriyorlar sanırım.
0
Lethe
(26.08.20)
bilgisayar muhendisligidir diye dusunuyorum, dili ingilizce olan okullarda bolum kodu o sekilde geciyor.
0
the end of time
(26.08.20)
bilgisayar mühendisliği, kesin bilgi.
0
plutongezegendegilmi
(26.08.20)
"chartered engineer" olarak kullanildigini gordum. British abiler sever, kullanir bunu.
0
cooperr
(26.08.20)
(33)

"madem yemek yapmayacaktın, neden evlendin?"

mezzosprite
arkadaşlar, bu devirde evlilik gerçekten hala bu mu demek, yoksa ben dışardan aşırı modern göründüğü halde kölelikte takılı kalmış marjinal bir aileye mi denk geldim?ikimiz de aynı mesleği icra ediyoruz, aşağı yukarı aynı maaşı alıyoruz, ben yine de mutfağa daha çok giren ve temizliği tek başına yap
arkadaşlar, bu devirde evlilik gerçekten hala bu mu demek, yoksa ben dışardan aşırı modern göründüğü halde kölelikte takılı kalmış marjinal bir aileye mi denk geldim?

ikimiz de aynı mesleği icra ediyoruz, aşağı yukarı aynı maaşı alıyoruz, ben yine de mutfağa daha çok giren ve temizliği tek başına yapan tarafım. adam sadece kendi ütüsünü yapıyor, kahvaltıya yardım ediyor, aklına eserse de ayda yılda bir akşam yemeği hazırlıyor. bulaşıkları makineye koymuyor. bu durumdan rahatsız olduğum ve eşit sorumluluk paylaşımı istediğim için bir kez kaynanamdan şaka yollu, kocamdan da pek çok kez ciddi ciddi "o zaman neden evlendin" lafını duydum. hatta kocam "iki işi birlikte yürütemiyorsan çalışmak zorunda değilsin" bile dedi. kadın olarak tüm bu ev işlerini memnuniyetle yapmalıymışım. o da erkek olarak mutfağa girmek zorunda değilmiş. bunlar marjinal söylemler değil mi?

lütfen saldırgan olmadan içtenlikle cevaplayabilir misiniz, zaten canım çok sıkkın...

teşekkürler
0
mezzosprite
(25.08.20)
freebird5406_2
(25.08.20)
kafa yapinin hic uyusmadigi biriyle mi evlendin yani?


kisisel gorusum bunlari soyleyen yobazdir ve hiyardir. evlenmeyi birak sosyal cevremde barindirmam.
0
hot potato
(25.08.20)
@hot potato, bu konu dışında çok uyumluyduk. bu konudaki beklentileriyle ilgili birtakım işaretler vardı ama bu kadar katı olacağını bilemedim...

edit: aslında bu işaretleri gördüğümde ona sordum. "sen beni tanımıyor musun, katılmaz olur muyum" dedi. ben de tanıdığım kadarıyla %50-50 olmasa da %40-60 katılacağını düşündüm. hatta bu konuşmayı ona hatırlattığımda "sözümün arkasındayım ama her şeyi paylaşmak istediğini nerden bileyim" dedi. daha detaylı konuşmalıymışız.
0
🌸mezzosprite
(25.08.20)
Valla evlenmeden önce bunlarla karşılaşacağın bir durum olmuştur illaki, yani erkeğin böyle olduğunu anlamış olman lazımdı aileyi boşver
0
olaylar olaylar
(25.08.20)
Yani boyle cetvelle kim ne kadar is yapti diye olcen biriyle ben de evlenmezdim acik soyleyim. Duydugunuz sevgi duzeyi yeterli degil demek ki yoksa muhtemelen balla borekle beslerdiniz ve kendinizi ustu kapali "ezilen kadin" pozisyonuna da sokmazdiniz. Aldiginiz maasin esitligine kadar dem vurmussunuz muhtemelen o adam sizin 100 misliniz kazanan bi fabrikator olsaydi tutumunuz degisecekti. Adam utusunu de yapiyor, kahvalti da hazirliyor, yer yer aksam yemegi de yapiyormus.

Bu arada 'kaynana' sozcugu birtek bana mi asiri kaba geliyor?
0
msb
(25.08.20)
hot potato + 1.
Dünyanın sosyal yapısı gereği, söylemler ne olursa olsun ev işi öncelikle kadına kalıyor, bu gerçeği kabullenmiş de olsak sizinkilerinki biraz aşırı geldi bana.
0
firez
(25.08.20)
bence de kocanı yeterince sevmiyorsun; daha ayak yıkama, boklu donları kirli sepetine atma ve tırnaklarını kesme işlerine bile gelmeden yan çizmişsin. adamın duygularıyla daha fazla oynamadan ayrıl, yazık resmen tanıyamamış seni hiç, kim bilir onu sevdiğini düşündü...
0
Bruce
(25.08.20)
bas edit, erkegim. ve acikcasi bence bu isler maalesef kadina ait. en iyiyi sona sakladim.

esinize katiliyorum. yapmak istemiyorsaniz birini tutun. yine de en iyiyi sona sakladim.

evlenirken bunlari kabul etmistiniz. tamamdir.
0
baldan kaymak
(25.08.20)
@msb, eşit olmayacağım biriyle evlenmezdim. maaş belirtmem gereksiz olmuş olabilir ama aynı işi yapıyor olmamız, aynı mesaiyi yapmamız, aynı düzeyde yorulmamız önemli bir nokta diye düşünüyorum. seven kadın ballı börekle besliyor da seven erkek nasıl oluyor da işten BİRLİKTE dönüldüğünde salondaki koltuğa uzanıp "acıktım, yemek pişmedi mi daha" diye mutfağa seslenebiliyor?
kaynana ve koca sözcükleri bana da çok itici geliyor evet.
0
🌸mezzosprite
(25.08.20)
Çalışma saatleriniz nedir?

Ben eşimden çok sonra eve gelebilirdim. O da akşam yemeğimizi hazırlardı.

Yani belki siz önce geliyorsanız, sizin hazırlamanız mantıklıdır. Ama yani kurulan cümle biraz gereksiz ve ciddi mi?

Arada biz de bu tarz şakalar yaparız. Kayınvalidelerin söylediklerini çok önemseme derim ama eşitlik maaşla da olmaz yani o bakış açısını kaldırmanız gerek.
0
makarnacanavari
(25.08.20)
@makarnacanavarı, işe birlikte gidiyor, işten birlikte dönüyoruz..
0
🌸mezzosprite
(26.08.20)
Çok üzüldüm. Keşke evlenmek gibi ciddi bir işe kalkışmadan birlikte hayatı paylaşıp birbirinizi tanısaydınız. “Seven insan balla börekle besler” savunmasını da ciddiye alamıyorum. Aksine korkutucu buluyorum. Seven insan karşısındakinin hayatını kolaylaştırır. Ben olsaydım böyle bir birlikteliği devam ettirmezdim.
0
ruhen hastayim ben
(26.08.20)
Sizin eşinizin ev işi yapacak kapasitesi var aslında. Kendi ütüsünü kendisi yapıyormuş. Ama neden size düzgün yardım etmiyor, ev işlerini paylaşmıyor onu anlamadım. Yani üşenmeyip ütü yapıp, elinden iş gelirken sizinle tartışması arasını bozmayı göze alması garip geldi.

Birde evlenmeden önce ne yapıyor ne yapamıyor bilmiyor musunuz? Yolun başında ev işlerine dair hiç konuşmadınız mı? Belki birbirinizin huyunu suyunu bilemeden, tanıyamadan evlenmişsinizdir. Siz ilk yıllarda ev işleri konusunda ciddi tavır almazsanız birkaç yıla işler daha kötü hal alır.

www.instagram.com
0
GoodMorningTeacher
(26.08.20)
Evet, o zaman sıkıntı. En azından yemeği siz hazırlıyorsanız o da mutfağı toparlayabilmeli.

Söylediği cümle çok sıkıntı. Yani beyin yok gibi. Kusura bakma.

Ha ben senin yerinde olsam yapmam. Yemek hazırlamam. Menemen, yumurta, peynir, zeytin falan. İş yoruyor artık böyle diyebilirsin.

Ya da sadece kendi ütüsünü yapıyorsa sen de sadece kendine yemek yapabilirsin. Keyfi bilir.

Eşimin tek iyi özelliği böyle şeylerde yardımcı olması sanırım. Bulaşıklar ondadır mesela. Ütü ondadır. Sevmem ben bunları. Banyoyu yıkar. Kendiliğinden görev dağılımı oldu bizde. Siz de bu şekilde görev dağılımı yapabilirsiniz.
0
makarnacanavari
(26.08.20)
biraz mizahla karışık yazacağım:

eşin tam bir ataerkil yarı alfa ama beta erkek (çünkü ütü yapıyor). ya kılıbıklığa doğru ilerleyecek ve evdeki bütün işleri yapacak ya da ayrılacaksınız. bu kılıbıklık arkadaş ve aile çevresinde sürekli aşağılanmasına neden olacak. aile dedikodularının baş kahramanı olacak.

ayrıca senin çocuk yapmanı isteyecek ve sonrasında da işe dönme istersen diyecek. sonra sana tüm işleri kitleyecek.

böyle adamlarla başa çıkma metodu hem işten ayrılmak hem de yardımcı tutmaktır. keyfine bak bacım kariyer falan hikaye bana şimdi bakacak bir koca bulsam işi gücü bırakır evde otururum.
0
ozdek
(26.08.20)
iyi ki yazmışım buraya, baya ümitsizliğe kapılmıştım.. şimdi biraz daha güçlü hissediyorum. güzel cevaplarınız için çok teşekkürler <3
0
🌸mezzosprite
(26.08.20)
Eşinizin bakışı elbette normal değil. Diğer özelliklerini bilmemekle beraber, pek kaliteli bir imaj yaratmıyor. Bu tarz sıkıntılar yaşamamak adına gerçekten kısa süre de olsa aynı evi paylaşmak fayda sağlıyor.
0
gazozailacatmauzmani
(26.08.20)
"evlenmeden önce bilmiyor muydunuz?" ya da "ailesiyle tanışınca anlamadınız mı?" gibi soruları geçiyorum, zaten birçok kişi yazmış.

bulaşık makinesine tabak koymak nasıl bir iş ki?
ziyafet sofrası hazırlamıyorsanız, iki kişinin salata malata derken beş tabağı çıksa, saniyenin onda biri falan sürüyor bir makineye tabak koymak.
evlilikte bunu şikayet konusu yapmak eşitlik, ev işinde ortak paylaşım falan konusu değil artık bence.
"o kadar kısa sürüyorsa o koysun" diyorsanız da, "hayatım şunu makineye koysana" diye eline tabak verdiğinizde "sen de ne biçim kadınsın?" diyeceğini sanmıyorum.
adam ütü yapıyor diyorsunuz, hiçbir şeye dokunmayan biri değil ki.

ama karşımdaki bunu tartışma ve eşitlik meselesi haline getirse, ben de "neden evlendin o zaman?" diye sorabilirdim.
yarın öbür gün çocuğunuz olacak, yaşlanacaksınız, birinizden biriniz hastalanacak vb.
evlilik böyle bir şey çünkü.
"bundan şikayet ediyorsa, yarın ne olacak?" diye düşünürüm.
artık yanındakinin önüne bir kase yemek koymak da zul gelmemeli insana.
kaldı ki, yemeği de arada bir yapıyormuş.

bunu bu şekilde hak arayışı ve benlik iddiası haline getirmek, "ben üç yaptım, sen beş yaptın" meselesi yapmak bence antipatik bir şey.

madem "çalışmak zorunda değilsin" diyor, yani sizin geliriniz olmasa da olur, o zaman haftada bir kadın tutun, temizliği o yapsın.
siz de rahat edin, o da rahat etsin.
yani illa adamın eline vileda vermek mi buradaki mesele?

kayınvalidenizin söylediği şey yersiz ve biraz bayağı ama işte dediğim gibi, bunlar "sen yapmadın, ben yaptım" tartışması haline gelirse, taraflar psikolojik olarak savunmaya geçer.
oğluna da biraz düşkünse, haddini de aşar.
ikisinin de söylemleri doğru değil ama normal.
burada "evlenmeden önce..." konusu devreye giriyor.

kendimi düşünüyorum.
karşımdaki bir şeyden şikayet ederse, "e ama..." derim.
ama "şunu şuraya koyar mısın?" dese, "tabi" der, dediğini yaparım.
insan psikolojisi böyle bir şey.
üslubunuzu değiştirmeyi deneyin.

bulaşık makinesine tabak dizmek, yemeği o akşam kimin yaptığı gibi şeyler evlilikte tartışmaya değecek şeyler değil bence.
umarım evlilik hayatınız boyunca tek deriniz bu olarak kalır.
"konu yemek ya da bulaşık değil, böyle demesi" diyorsanız da, yukarıda yazdığım gibi olayı tartışmaya çevirirseniz, taraflar kendini savunmaya geçer.
temel insan psikolojisi.

"ben üslubumu ona göre mi ayarlayacağım?" diyorsanız da, boşanın o zaman.
benim yazdıklarım bu deveyi gütmeye yönelik şeyler.
karşınızda böyle tepki veren biri varsa, dediğinizi yaptırmanın, iletişim kurmanın, çözüm bulmanın yolunu arayacak olan sizsiniz bu durumda maalesef.
0
blatta hiberna
(26.08.20)
@blatta+

Cevapların üzerine ekleyebileceğim pek bişey yok ama, bana da biraz haksız gibi geldin. Sorumluluk paylaşımını farkında olmadan rahatsız edici bir noktaya getirmiş olabilirsin. Eşinin tek yaptığı ütü kahvaltı vs. değildir, fazlası vardır ama sen zaten eşitliğe inandığın için gözüne gelmiyordur. "O zaman neden evlendin" ütüsünü kahvaltısını yapan adamın bulaşık tartışmasında söyleyeceği şey değil. Altı başka şeylerle doludur bu cümlenin.
0
IncredibleMau
(26.08.20)
ozdek +1

adam calismak zorunda degilsin demis zaten. ben yerinizde olsam hayatta calismam birakirim herif calissin, evi cekip cevirir arta kalan zamanimi da kuaforde gecirirdim ya, mis gibi.

su dunyaya hatun olarak gelmek varmis ya :)
0
cooperr
(26.08.20)
Seven insan balla börekle besleyecekse, bunu sadece seven kadının değil seven erkeğin de böyle yapması lazım. İşe beraber git beraber dön ama eve gelince sen ayakları uzat yat kadın dinlenmeden yemeğe girişsin.

Buna alıştığında bu sefer her gün taze yemek isteyecek her gün sebze yemeği isteyecek her gün artacak istekleri.

Kaynananın bu şekilde konuşması da gayet kötü. Siz evlisiniz diye senin onların kültür ve kafa yapısına sahip olmanı bekleyemezler, bu karar senin kadar eşinin de kararıydı. Demek ki seni değiştirmeyi kafalarına koymuşlar.

Evli değilim ve hiç evlenmedim ama, sözüm parama geçmiyorsa boşanırdım ben bu adamdan. Çünkü dediğim gibi zaman geçtikçe ve istediğini aldıkça daha fazlasını isteyecek ve hayır dediğimde kötü ben olacam. Neden? Onlar öyleler diye, yani keyfî. Ağır bir şey bu.
0
muhayyer divan
(26.08.20)
Esiniz zamanla is yapmaya yanassa bile bu sefer pasif agresif modlara gecmesi olasi. Burada duzgun bir iletisim sart. Cani kimsenin gercekten istemedigi zaman yapilmamali.
0
karpuzpeynirekmeksu
(26.08.20)
Eşinizi seviyorsanız kurbağa taktiği izleyeceksiniz. Kurbağayı direk sıcak suya atarsan kaçar ama soğuk suya koyup, azar azar ısıtırsan kaçmaz...

Mesela bulaşıkları makinaya koy diyeceksiniz. Alıştırıp, 1-2 ay sonra başka bir şeye geçeceksiniz. Bazı erkekler böyle maalesef...



.
0
kartallar yuksek ucar
(26.08.20)
konu sahibesi eşini dinleyip işi bıraksa, tüm işleri o da yapsa, bu kafa yapısındaki biri o zaman der ki: 'sen tüm gün evdeydin, en çok ben yoruldum'. Adam işsiz kaldığında, temizlikçi olmadığında kadına destek olacak mı bu kafa yapısında birisisiyse? Kuzenim evlenince eşi işten ayrıldı, 3 hizmetçisi vardı. Evde yemek bile yapmazdı. Kocası iyi biri, kadına değer verir, bir sıkıntı çıkmadı.
Bir arkadaşımın eşi 1 yıl işsiz kaldı. Adam tüm gün evde olmasına rağmen bardak bile yıkamazdı. Kıza da bu senin görevin derdi. İşten sonra bir de ev toparlardı kız.

Kocanız evlenmeden önce aileleyle mi yaşıyordu? Hiç beraber yaşamadınız mı?
0
gelmeistemem
(26.08.20)
Öncelikle geçmiş olsun.
Eşiniz ciddi ciddi söylediğini düşündüğünüz şeyleri şaka yollu söylüyor olabilir mi ?
Yine de kayınvalidenizden sizin özelinizle ilgili paylaşmadığınız birşeyin cevabını alıyor olmanız oldukça yanlış siz oğluyla evlendiniz kendisiyle değil.

Evli ve birden fazla çocuklu biri olarak birçok arkadaşın da dediği gibi bir sürü sorumluluk o veya bu şekilde zaten sizin omuzlarınıza binecek. Ama daha çiftken bu aşamadaysanız lütfen buna katlanmayın ve siz de oturup konuşun gerekiyorsa da anlaşarak bitirin.

Birçok eski insan gibi bir kere evlendim bir şekilde devam eder çocuklarım için yaşarım ızdırabına dönmesin hayat sizin için.
0
hayyam ara
(26.08.20)
herkes şaşırmış seni desteklemiş ancak türk erkeklerinin %99.9u bu şekilde zaten.
madem bu önemli kriter, ev işi yapan erkek bulunca kaçırmayın basın nikahı.
eğer ev işi yapmak istemiyorsan bir yardımcı tut, çevremdeki çoğu kadın böyle yapıyor. kocan yardım etmez, unut bunu. adam sana istersen çalışma, yeter ki ev iş yap demiş. klasik türk erkeği işte :)
bu duruma neden bu kadar şaşırılmış ben de ona şaşırıyorum.
0
abelardo
(26.08.20)
Erkeklerin hiçbiri "aman hayat arkadaşım yorulmasın, beraberce yaparız" kafasında değil. Bunu cepte bilin. Aralarındaki tek fark kadın yardım isteyince yardım edenler ve yardım etmeyi tümden reddedenler. Eşiniz tümden reddetmiyormuş. Bu iyi bir başlangıç. Eşim de ben de çalışıyoruz. Eşim işten daha geç geliyor ve evin pek çok işi bana bakıyor. Benim eşim yardım etmeyi reddetmiyor, ancak ben yardım etmesini değil sorumluluk almasını istediğimde sıkıntı çıkıyor. Yavaş yavaş alıştırıyorum (18 senenin sonunda).
Bir; "çalışmak zorunda değilsin" lafını diyebilen birine haftalık temizlikçi ücrteti çok da koymasa gerek. Temizlik işlerini lütfen hemen bu kişiye devredin. Bu ödemeyi de eşiniz yapsın.
İki; gündelik yemek işlerini sohbet ederken beraber yapmayı alışkanlık haline getirin. Bu da beraberliğin bir parçası. Bazen insan işi yapmaya erinmiyor da kendisi iş yaparken eşinin içeride tv seyretmesi koyuyor. "Bu evin hizmetçisi miyim" duygusu pek fenadır. Bunu eşinizle açık konuşun
Üç; fazla titizlenmeyin. Her gün yerleri silmek, ya da mutfağın her daim pırıl pırıl olması şart değil. Temiz olsun yeter. Bir arkadaşım her mutfaktan çıktığında çaydanlık dahil her şeyini yıkıyor, yerleri silip öyle çıkıyordu. Gerek yok, canınızın kıymetini bilin.
Dört; aslında en başa yazılmalı belki. Bu tartışmaya kayınvalidenizi kesinlikle dahil etmeyin. Bu sizin kendi özeliniz. Eşinizi annesine şikayet etmeyin. Eşiniz sizi annesine şikayet ediyorsa çok ciddi konuşun. Bu konuda bile üslup "o zaman neden evlendin"e gidiyorsa bunun daha çocuğu var, işsizlik durumu var. Evin içindeki evde kalır.
Maalesef modernlik bu coğrafyada sadece görseldir.
0
SiyamkedisiZorro
(26.08.20)
Evde, birileri ev işinin, sadece kadın olduğunuz için sizin göreviniz olduğunu düşünüyor. Bir de üzerine, ekonomik özgürlüğünüzden vazgeçmenizi tavsiye ediyor. İleride, çok daha ileri gideceği belli.


Kusura bakmayın ama o evdeki kişi sizin 'eşiniz' değil, o oyunda beraber, yan yana değilsiniz.

Siz de oturup ciddi ciddi 'niye evlendiğinizi' bir düşünün ve tartışın evdekiyle.

Kadınlar, size yardım etmek zorunda değil erkekler. Yardım etmek, zaten bir sorumluluğu üstlenmiş birine gönlünden kopanı yapmak oluyor. 'Yardım' çok yanlış bir kelime.
0
buf-e kür
(26.08.20)
Hocam ben anlamıyorum ki evlenmeden önce hiç mi görmedin bunları?

Neyse, bu kafa yapısındaki birini bu yaşında düzeltemezsin. Yol yakından boşan ya da onun sana atadığı rolü benimse. (bu kötü haber)


Cevapları okuyunca duruma komple acıdım:
Maaş farkı çok olan evliliklerde az kazananın hizmetçi olarak görüldüğünü, ütü yapmanın ve arada bir kahvaltı hazırlamanın "e yeter işte" diye algılandığını bilmiyordum. Doğulu bir baba ve batılı bir anne ile büyüdüm böyle bir tutum görmedim.

Kendisine ya da kadına saygısı olmayan kişiyle birlikte olmak zor. Onlarca farklı açıdan onlarca cevap gelmiş. Hangisi kafana daha çok yatarsa onunla ilerlersin. Ama bana annem şunu öğütledi:
İlk evlendiklerinde babam sorumsuzluğundan fatura filan ödemiyor annemden yapmasını bekliyormuş. Annem de sallamamış, evde elektrikler kesilmiş, sonrası hop babamın sorumluluğu.
Bir de anneannemden örnekliyorum:
Bir bayram sabahı dedemin takımını ütülerken dalgınlıkla yakıyor. Dedem 83 yaşında ödene kadar kendi ütüsünü kendi yapardı. Yemeği de kafasına göre bölüşürlerdi.

Özetle 1926 doğumlu adam ve 1960 doğumlu adam bu kafadaysa 2020lerde biraz daha farklı bakmak gerekiyor gibi düşünüyorum.

Ailemin kadınlarından öğrendiğim kadarıyla ben böyle yetiştiğim için "ehe çalışmayacaktıysan neden evlendin güzelim" leşliğini de sindirebileceğimi pek sanmıyorum.
0
lcha
(26.08.20)
ben olsam anında boşanırdım. ne olursa olsun. bakın buraya parmak basmak istiyorum, ne olursa olsun...

ekonomik bağımsızlığınız var, siz köle değilsiniz. lütfen kendinize bu muameleyi yaptırtmayın.
0
timmie
(26.08.20)
Timmie +1
Umarım hizmetçilik yapmaya devam etmiyorsunuzdur.
0
sta
(26.08.20)
aile değişik ya da size uygun değil. Babam annem ev hanımı olduğu halde yardım ederdi, bize annemden çok baktığı oldu. O yüzden evlilikten önce tanıyamamış olabilirsiniz, çok üzüldüm ama bu saatten sonra düzelebileceğini hiç sanmıyorum .
0
kestane gürgen palamut
(26.08.20)
içtenlikle cevap verirsem kocana karşı saldırgan olmam gerekir. ama burada seni suçlayanlara, nasıl görmedin canımcılara hak vermiyorum. işte görmüşsün, bazen karşıdaki insan kendini gizler, bazen sen göremezsin, ne yapalım olmuş. harika müneccimler olmak zorunda değiliz hakça olanı yaşayabilmek için.

ayrıl coco diyorum.
0
snape i başından beri tanırım
(26.08.20)
(3)

ingilizce öğrenme uygulamaları

cum dederit dilectis suis somnum
duolingo'yu kimse önermiyor ama giriş seviyesi için nasıl? a1 yani beginner için soruyorum. ekşi'de başlığını okudum ama bir de buraya sorayım didim. ayrıca yine beginner için busuu, memrise nasıl?
duolingo'yu kimse önermiyor ama giriş seviyesi için nasıl?
a1 yani beginner için soruyorum.

ekşi'de başlığını okudum ama bir de buraya sorayım didim.

ayrıca yine beginner için busuu, memrise nasıl?
0
cum dederit dilectis suis somnum
(24.08.20)
Hepsini her gun ayni anda kullanmani oneririm farkli acilardan destek almak onemli.
0
hot potato
(24.08.20)
duolingo a1 için her dilde iyi. insanların sıkıntısı "sadece" duolingo ile c1 falan olacaklarını sanmaları ve zamanla bir şey öğrenemeyince de duolingoyu suçlamaları. :/
0
AlsterWasser
(24.08.20)
Başlangıç için youtube ya da udemyden kurslara bakın. Cake adında bir uygulama var a2 seviyesine geçtiğinizde çok işinize yaratacaktır.

Busuu birkaç yıl önce çok iyi idi. Şimdi bayağı kötü.

Örnek udemy: www.udemy.com
Örnek youtube:
www.youtube.com
0
neysene
(24.08.20)
(3)

kompakt bir ingilizce gramer kaynağına ihtiyacım var

proletarier aller lander vereinigt euch
gramer konusunda "aa bunu ilk kez görüyorum" diyeceğim bir şey yoktur herhalde pek ama kullanmaya kullanmaya bilgiler beynimde çorba olmuş seçip çıkaramıyorum kompleks cümleler kurmam gerektiğinde. bilgilerimi tazelemem için böyle gramer kalıplarının her türlü istisnaları ve detaylarıyla anlatıldığı
gramer konusunda "aa bunu ilk kez görüyorum" diyeceğim bir şey yoktur herhalde pek ama kullanmaya kullanmaya bilgiler beynimde çorba olmuş seçip çıkaramıyorum kompleks cümleler kurmam gerektiğinde. bilgilerimi tazelemem için böyle gramer kalıplarının her türlü istisnaları ve detaylarıyla anlatıldığı bir kaynağa ihtiyacım var. öyle onlarca örnek, paragraflar dolusu anlatıya ihtiyacım yok bir örnek verip geçse bile yeter.

özetle: konuşuyorum ama yazamıyorum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(23.08.20)
b.d. graver'in advanced english practice.

eski bir kitap ama bu işi bilenlerin saygi duydugu bir kitap. alistirmalar biraz eski stil ama gramer ile ilgili başka yerde bulamayacaginiz ayrıntılı bilgiler var.

eger el altında dursun ama alistirmalar da güzel olsun diyorsaniz, fce gold serisi. first certificate sinavina hazirliyor kitaplar, gold serisi advanced english anlatiyor. cok faydasini görürsünüz. pdf'leri ve cd'leri internette bulunabiliyor.
0
proteus
(23.08.20)
English Grammar in Use kitapları
Etkili Pratik İngilizce videoları www.youtube.com (Ayrıca uygun fiyata advanced kursu da veriyorlar)
0
kaset
(24.08.20)
yani bunu soyleyen duyurucu olmak istemiyorum ama oyle kalip/istisna bakarak ezberci yontemle ilerleme kaydedemezsin.

"aragraflar dolusu anlatıya ihtiyacım yok bir örnek verip geçse bile yeter." hayir yetmez.

tavsiye: google aliskanligi kazan.
0
hot potato
(24.08.20)
(15)

Yurtdışında trafik kavgaları

black mamba
Yurtdışında yaşayan arkadaşlar yaşadığınız yerde de trafikte Türkiye deki gibi kavgalar oluyor mu? Günlük hayatın içinde şiddet bu kadar yaygın mı? Youtubeta bazı ülkelerdeki türkleri takip ediyorum. Kanada ve Almanya oldukça sakinmiş gibi geldi. Yoksa her yerde bu kadar şiddet var mı?
Yurtdışında yaşayan arkadaşlar yaşadığınız yerde de trafikte Türkiye deki gibi kavgalar oluyor mu? Günlük hayatın içinde şiddet bu kadar yaygın mı? Youtubeta bazı ülkelerdeki türkleri takip ediyorum. Kanada ve Almanya oldukça sakinmiş gibi geldi. Yoksa her yerde bu kadar şiddet var mı?
0
black mamba
(22.08.20)
Hahah çok daha fazlası var. Reddit'te roadrage, anormaldayinrussia, publicfreakout gibi bir sürü kanal var, oralarda her gün paylaşılıyor. Road rage diye aratırsan süper örnekler görebilirsin.
0
roket adam
(22.08.20)
Avrupa sakin
0
sunriseee
(22.08.20)
Bulunduğum memlekette daha hiç kavgaya denk gelmedim kimse inip kavga yapma derdine girmiyor
0
Boris
(22.08.20)
Road rage diye arat youtubeda
0
hot potato
(22.08.20)
Bati Avrupa sakin gayet, yaklasik 10 yildir hic kavga ya da tartismaya denk gelmedim, ustelik aktif arac kullaniyorum.
0
crown
(22.08.20)
Avustralya'da kirmizi isikta onceki arac hareket etmeze bile kornaya basmak dahi yasak. Bekleyeceksin. Kornaya basinca ceza yazan sistem o adami dövmene müsade eder mi?
0
icim urperiyor
(22.08.20)
kanada icin genelde sakin, korna bile cok nadir duyarsin. ama ayni zamanda muhite gore degisebilir, sakat muhitlerde bir iki defa arabadan inme noktasina geldim. aynisi amerika icin de gecerli diye dusunuyorum, nerelerde gezindigine bagli.
0
cooperr
(22.08.20)
ben bir sene fransa'da yaşadım bir korna bile duymadım. araç kullananlar da hep dikkatli ve kurallara riayet ediyorlardı.

internetten izlediğim kavga videoları rusya ve abd kaynaklı oluyor genelde.
0
biseysorcaktim
(22.08.20)
Rusya’da otomobil sigortaları kamerayı zorunlu tuttuğu için birçok arabada kamera var. Rus sayfaları takip ederseniz trafik kavgalarını, kazaları, sarhoşları falan çok görürsünüz.
0
pass
(22.08.20)
Ingiltere sikinti hem de cok sikinti, sebebi de malum. Sadece trafik olarak algilama genel olarak sokak ortami hakkinda fikir edinmek istiyorrsan : www.instagram.com
0
neck_and_neck
(22.08.20)
@neck malum olan sebep nedir?

Türkiye resmen bataklıkmış o zaman ya.
0
🌸black mamba
(22.08.20)
3 yildir fransa'dayim 3 kere kornaya bastim, basmadim.
Hatta kornaya basma yetim kaybolmus. Bugun saga donulmeyecek yolda motorcu en soldan saga onume kirdi ulan ne oluyo oldum, sonra anaa kornaya basayim dedim.

Oyle garip bir ortamki sola donmeye calisan birine yol verdim, cami indirip tesekkur etti :) kısacası buralarda yol kavgasi, korna, kurallara uymama cok az.
0
logisticsmanager
(22.08.20)
6 senedir avustralya'dayim, toplasan 10 kere korna sesi duymusumdur.
0
baldur2
(22.08.20)
amerikadayim, bulundugum bolgede iki araba yol kavgasi yapinca olay yarisa evriliyor, yani arabadan inme degil de kufurlesme, el hareketi vs gibi sonra da hizlanip yolu almaya calismaca; dusununce cok masum geldi
0
tiredpanda
(23.08.20)
refah içinde yaşayan toplumlarda gerilim daha az olur haliyle. Türkiye'de insanların çok gergin olduğunu duyup, görüyorum.

4 yıldır Almanya'dayım. 3-4 kere kaza, 10 kere falan da korna sesi duymuşumdur. trafik dışında günlük hayatta da hiç kavgaya da denk gelmedim. zaten birine saldırmanın yüklü miktarda para cezası var diye biliyorum.
0
a man alone
(23.08.20)
(21)

Meyve suyu üretimi

dissendium
Meyve suyu üretiminde ağaçtan yere dökülen meyvelerin de kullanıldığını okumuştum. Sonuçta doğada o meyveler kurtlar tarafından yenilebiliyor. Eğer herhangi bir meyvede kurt varsa meyve suyu üretilirken meyveyle birlikte o kurt da parçalanmış olabilir. Bu düşünce beni biraz rahatsız ediyor. Merak et
Meyve suyu üretiminde ağaçtan yere dökülen meyvelerin de kullanıldığını okumuştum. Sonuçta doğada o meyveler kurtlar tarafından yenilebiliyor. Eğer herhangi bir meyvede kurt varsa meyve suyu üretilirken meyveyle birlikte o kurt da parçalanmış olabilir. Bu düşünce beni biraz rahatsız ediyor. Merak ettiğim şey şu. Meyve suyu üretiminde meyveler belirli bir yöntemle bu açıdan kontrol ediliyor mu? Bu düşünceyi nasıl aşabilirim?
0
dissendium
(18.08.20)
Bunu hiç düşünmediğim halde yıllardır meyve suyu içmem. İçmemeyi deneyemez misin?
0
Tochinoshin
(18.08.20)
tabii ki de kontrol edilmiyor. kim niye ugrassin. zaten duzgun meyveler otellere restoranlara gider, orta halliler markete, pazara. boyle yerlerde alici bulmayan curukler de meyve suyuna. en kalitelilerin meyve suyuna gidecek hali yok ya.

asmak icin gece yatarken agzina giren ufak bocekleri orumcekleri falan dusun. kurt kotu bir sey degil zaten.
0
hot potato
(18.08.20)
@Tochinoshin, bu düşünce aklıma geldiğinden beri sadece güvendiğim bir markanın meyve suyunu içiyorum.
0
🌸dissendium
(18.08.20)
Aslında güvenebileceğin bir marka yok.iki türlü üretim var.birisi tamamen fabrika yapımı konsantre,içinde sözde meyve partikülleri bile oluşturulabiliyor.ithal gelip sulandırılıyor.ikinciside klasik yöntem elma ağırlıklı bol sulandırılmış meyve suları.

Sana tavsiyem çok derinlemesine düşünmemen.şimdi detaya girip ne yiyeceğiz o zaman demeni istemem.kurt dediğin şey protein,bulabileceğin en masum unsur,çok takılma.
0
duptıs
(18.08.20)
O kurtlari ayristiracak teknolojinin veya emegin maliyetini dusun once, simdi de meyve sularinin fiyatini dusun.

Tebrikler buldun cevabi.
0
baldur2
(18.08.20)
köyümüz evimize 10 dakika mesafede olduğu için sürekli tarım işiyle hobi olarak uğraşırız ailecek. okumanıza gerek yok ben direkt olarak söyleyim. meyvenin hasat zamanı bitince çürük çarık dediğimiz yere dökülen meyveler toplanıyor benzin parası çıkması için o ismini hepimizin bildiği o meyve suyu markalarına 25-50 kuruşa veriliyor. alım yerlerinin önünde sinekli böcekli 1 2 gün de bekliyor nerdeyse.

kontrol edilmiyor. ucuz olması için zaten özellikle o şekilde alınıyor. bu düşünceyi aşabileceğiniz bir yol veya güvenebileceğiniz bir marka yok. isim vermek istemiyorum fakat hepsi dediğim gibi bu şekilde.
0
nebukadnezarr
(18.08.20)
Neredeyse çürük denecek, kurtlu meyveler gidiyor neredeyse. Yani o meyveler azınlıkta değil çoğunlukta :)
Düşünceyi qsmaya gerek yok, durum Böyle.
0
kisa
(18.08.20)
meyve suyu, hazır salça, domates püresi, turşu falan filan üretilen yerlerin, o meyve sebzelerinin üretildiği memleketin çocuğuyum.

nasıl sebzeler meyveler gidiyor bir bilsen... meyve suyu istiyorsan al kendin sık. salça istiyorsan kendin yap. ingiltere'de değiliz deli gibi yaz güneşi var güneşte bir salça yapıyorum akıllara zarar. turşu desen adam çiğ sebzeyi atıyor kavanoza, ilacı basıyor 1 dakika içinde turşu yemeye hazır oluyor. lan öyle turşu mu olur? bir iki ay beklicen ki turşu yemenin faydasını göresin.
0
alperz
(18.08.20)
Araya üçüncü tarafları karıştırmadan düşünceyi aşmanın ve vesvesesiz bir şekilde meyve suyu içmenin yolu bu ve benzerlerini almaktan geçer:
www.narenciyepresi.com
0
Erva
(18.08.20)
bence meyve suyu konusunda kurtlar endişe duyulması gereken son şeyler.

bunun tarım ilacı var, hayvan pisliği var, sineği var, paketleme ve koruma için kullanılan kimyasallar, katkı maddeleri ve koruyu maddeler var.

dışarıdan satın alınan her üründe durum bu şekilde. iyisi kötüsü yok. kötüsü ve daha kötüsü var sadece.

hatta şöyle bir şey söyleyeyim, meyve suyu diye satın alınan şeylerin meyve ile pek ilgisi alakası yok. istenilen aroma, tat hatta koku çeşitli kimyasallar ile veriliyor. o tat meyveden değil kimyasallardan geliyor aslında.
0
reanarchy
(18.08.20)
merdiven altı firmaların meyve suyunu alıp içmiyorsanız çok da endişe duymanıza gerek görmüyorum.

tesislerde dolumdan önce pastörize ediliyor. pastörize edilirken yapılan ısıtma işleminde ise birçok mikrop yok oluyor.
0
eeb
(18.08.20)
kapi canavarı nasıl ortaya çıkıyor sanıyordunuz, kurt ve meyvenin evrimi sonucu tabi ki.
0
marlonbranda
(18.08.20)
Bence smoothie makinesi alın, sulu meyveleri cızt diye geçirir posalı bir şekilde de içersiniz.

Önceden çok meyvesuyu içerdim, smoothielere başladığımdan beri aramıyorum çok güzel tarifler var.
0
jazzabel
(18.08.20)
Hot patato'ya benzer olacak ama genel olarak,
dalından toplanan 1. Kalite meyveler ihracata gidiyor.
2. Kaliteler soğuk hava depoları ve hale
Bahsedilen türdekiler meyve suyu fabrikalarina gidiyor..
0
Ven
(18.08.20)
haha merdiven altı mı?

türkiyenin en büyük meyve suyu şirketlerinde birisine bizim tarladan şeftali veriyorduk. verdiğimiz şeftaliler hale satamadığımız yere düşmüş fazla erişmiş olanlar. yukarıda bir arkadaşın da dediği gibi. zaten firma bu meyveleri hal fiyatının neredeyse 8 de 1 fiyatına alıyor.
0
belkider
(18.08.20)
Hayır tabiki edilmiyor. Meyve suları için alınan meyveler çok ucuza mal ediliyor ve diğerlerinin de dediği gibi en kötü kalitede olanlar alınıyor. Icindeki kurtları ayiracak bir sistem yok zaten meyvelerin neredeyse tamami ayni sekilde hangisini ayiracaksiniz ki. Çok bilinen unlu bir meyve suyu markasını ziyaret edip vişne suyunun yapılışı incelemistik. Keske tek sorun kurtlar olsaydı. Yapabiliyorsaniz evde deneyin alışınca aramiyorsunuz zaten.
0
miyav lan miyav
(18.08.20)
bi şey olmaz. endişe etmen gereken şey içindeki şeker miktarı ve katkı maddeleri. adamın biri yolda ölen hayvanları eve getirip pişiriyordu. o geldi aklıma. bu kadar düşünmemeyi askerde akşamdan kalma yağlı tabldotta beyaz peynir yerken öğrendim sanırım.
0
bohr atom modeli
(18.08.20)
Yahu bu gizli bir şey değilki en bilinen meyve suyu firmasına şöyle meyve gidiyor böyle meyve gidiyor diyorsunuz sanki kaçak bilgi gibi. mesele içinde mikrop bakteri kalmaması.
0
fezagezgini_4
(18.08.20)
Meyve işi yapan bir abi vardı. Bir ara sormuştum.

Elma topladıkları zaman şekli düzgün olanları 1 TL'den meyve olarak satıyorlardı, kalan şekli bozukları 20 kuruştan meyve suyuna veriyorlardı. Aynı elma, sadece şekli tam yuvarlak değil diye meyve suyuna gidiyor.

Meyve suyu ne kadar sağlıklı, büyük soru işareti. Hatta içine kattıkları koruyucu vs. ile sağlıksız bir içecek.


.
0
kartallar yuksek ucar
(18.08.20)
ailem şeftali üreticisi ve evet biz de ağaçtan yere düşen meyveleri meyve suyu fabrikasına gönderiyoruz. ben de sizin kafanıza takılan sorular nedeniyle uzun yıllar meyve suyu içmemiştim ama daha sonra fabrika gezme şansım oldu. meyveler çok yüksek basınçlı suyla yıkanıyorlar. bu esnada kurdun yol yaptığı bölümler dağılıp kurt ortaya çıkıyor ve yıkama ile yok oluyor. yani içtikleriniz kurtsuz.
öte yandan meyvenin posası çok daha değerli olduğundan hazır meyve suyu içmeyin, meyveyi ısırarak yiyin benim tavsiyem :) diş etleriniz bile daha sağlıklı olur.
0
lapetite
(18.08.20)
@belkider

merdivenaltı olmayan yerler kurtları ayıklıyor diye bir şey yazdığımı göremiyorum.

tek fark merdivenaltı olmayan yerler çeşitli sterilizasyondan geçirip pastörize işlemi uygulayarak mikropları yok ediyorlar dedim.

okuduğumuzu anlayalım, anlatalım. haha.
0
eeb
(18.08.20)
(15)

amerikan güreşleri gerçek mi? sahte mi?

tantunisultansuleyman
hulk hoogan'ın andre the giant ile olan karşılaşmasını izlerken aklıma takıldı. yakın çekim bazı noktalarda net olarak birbirlerine vuruyorlar. ancak işin tiyatral kısmı da yok değil gibi.https://www.youtube.com/watch?v=q7Zh07XQfpEbiraz araştırınca dövüşler gerçek diyen https://onedio.com/haber/amer
hulk hoogan'ın andre the giant ile olan karşılaşmasını izlerken aklıma takıldı. yakın çekim bazı noktalarda net olarak birbirlerine vuruyorlar. ancak işin tiyatral kısmı da yok değil gibi.

www.youtube.com

biraz araştırınca dövüşler gerçek diyen onedio.com

ve sahte olduğunu iddia eden www.haberself.com

yazılar gördüm.

sizce gerçek mi değil mi?
0
tantunisultansuleyman
(17.08.20)
Sahte olduğunu kabul ederek konuşayım, öyle sahneler işler var ki, sırıtıyor Kabul ama bu rolü yaparken de ciddi darbeler alıyorlar benim gördüğüm.
0
kisa
(17.08.20)
hocam tabii ki tiyatro. soruyu sormanız abes. stunt yapıyorlar.
0
antikadimag
(17.08.20)
sahte ama ne kadar gercekci gorunurse o kadar daha zevkli. hayvan gibi adamlar 2 darbe alinca gebermezler ya.
0
baldur2
(17.08.20)
o darbeler gerçek olsa her maç en az biri ölür. çocukken ben de gerçek sanırdım.
0
bohr atom modeli
(17.08.20)
Gercek olsa kan cikar
0
hot potato
(17.08.20)
Bunlar sahte. Zaten spikerler de komedi programı sunar gibi sunuyorlar.

Bu dövüşlerden önce prova yapıyorlar. Aynı hareketleri bir kaç kez yapıp ondan sonra seyirci önünde gerçekleştiriyorlar.

Provalar esnasında sakat kalan ve sanırım hayatını kaybedenler olmuş. Yani sahte olmasına karşın yine de sert bir etkinlik.
0
biseysorcaktim
(17.08.20)
bunu cidden sordun mu sen ya?
0
neverletyougodown
(17.08.20)
dovusler gercek diyen de hakli bu arada.

sahte demek yerine yukarida bahsedildigi gibi kurgu. stunt yapiyorlar. yani gercekten ipten atlayip takla atiyorlar. gercekten masalara sandalyelere dusuyorlar vs. ama bunlar daha onceden calisilmis kurgulanmis hareketler. bu demek degil ki senin benim yapabilecegim bir is.

televizyon dizisi gibi. kotu yapilinca cok kotu oluyor. ama guzel oldugu zaman da sana gayet eglenceli bir zaman gecirebiliyor.

yani sahte derken sanki guresilmiyormus, cgiymis gibi de anlasilabilir. o yuzden kurgu vb. kelimelerle tanimlamayi daha dogru buluyorum.
0
tanaka
(17.08.20)
Dövüşler sahte ama tıpkı gerçek dövüşe hazırlanır gibi antrenman yapıyorlar koreografi çalışıyorlar yaptıları bir çeşit gösteri tekrar tekrar çalışılmış hareketler. Çocuk kadın herkes orda eğlence için geliyor kimse kan görmek istemez. Tabi bazı sahnelerde ister istemez darbe geliyordur ama zaten antrenmanları bunun için. Hem sakatlık çıkmasın hemde karşı tarafa zarar gelmesin diye. Abd De olsam gider izlerdim Trump bile o show'a katılmıştı.

Tekvando ve boks antrenmanı yaptığım zamanda salonda illa ki vuruş açısına göre kanama yada morarma olurdu kaldıki dikkat ettiğimiz hâlde bu adamlar ne kadar çok çalışmış ve profesyonellesmis ki gayet eğlenceli iş çıkarmışlar.
0
Fritz-X
(17.08.20)
Şiddet gercek ama,önceden calisiliyor hatta olenler bile oldu guresirken
0
kreatin
(17.08.20)
peki kimin kazanacagina da mi onceden karar veriyorlar? sonucta sampiyonluklar var, kemer falan aliyorlar.
0
baldur2
(17.08.20)
baldur2,reytinglere göre,seyirciler hangi güreşçiyi seviyorlarsa ona göre kimin sampiyon olacagi belirleniyor
0
kreatin
(17.08.20)
Beyond the mat diye bir film vardi biyografi tarzi belgesel güreşlerin arkaplanini anlatiyor
0
kreatin
(17.08.20)
The Wrestler filminde işleniyordu bu konu. orada sahte ama kimi zaman can yakıyor.

bir de john cena sakatlanmıştı. yanlış hatırlıyor olabilirim.
0
ya ben lan neyse
(17.08.20)
Olabildiğince tirişkadan birbirlerine vurmaya çalışıyorlar. Ama o kadar antrenmana ve hazırlığa rağmen ringde ölen, sakatlanan, kolu kanadı kırılan çok oluyor. Bir de bu WWE dışında, bu işleri pay per view kanallarda ya da underground ortamlarda baya kanlı canlı yapanlar var. The Wrestler filmine bir bakın derim.
0
rosencruz
(17.08.20)
(4)

Makyaj severler toplaşın.

old possum
Hazır bir çok yerde indirim varken far paleti alayım dedim. Genelde koyu ve mat tonları seviyorum. Nude tonları kullanamıyorum, çok güzeller ama bana olmuyor. Bana mat far paleti önerebilir misiniz? Süslü sözlük üyeliğim olmadığı için orada soramadım. Teşekkürler.
Hazır bir çok yerde indirim varken far paleti alayım dedim. Genelde koyu ve mat tonları seviyorum. Nude tonları kullanamıyorum, çok güzeller ama bana olmuyor.

Bana mat far paleti önerebilir misiniz? Süslü sözlük üyeliğim olmadığı için orada soramadım.

Teşekkürler.
0
old possum
(16.08.20)
Sleek in vardi diye hatirliyorum, koyu ve mat.
0
kuehles blondes
(16.08.20)
bütçeniz nedir?
ben genel olarak bobbi brown, guerlain, estee, clarins ve mac'in farlarını kullanıyorum.
hepsinden memnunum.
boyner'deki indirimden daha yeni bobbi brown'un mat ve koyu 1-2 tonunu aldım.
palet değil ama bir bakın isterseniz.
paletlere dikkat etmedim ama bu saydığım markaların çoğunda indirim var, bir şey bulursunuz mutlaka.
0
blatta hiberna
(16.08.20)
www.sephora.com.tr

daha fazla para harcamaya, devasa paletlere falan gerek yok bence.
0
hot potato
(16.08.20)
biraz pahali ama kesinlikle deger; tartelette amazonian clay matte
0
fnac
(16.08.20)
(11)

Halhal takan erkekler

hayaletimsi
hakkında ne düşünüyorsunuz?
hakkında ne düşünüyorsunuz?
0
hayaletimsi
(14.08.20)
Hiç görmedim ama bacakları ince uzun, hafif kaslı ve ayak bilekleri inceyse, üzerine keten ya da sile bezinden bir pantolon giyecek kadar bir karizmaya sahipse hoş olabilir. Ten renginin de kumral olması lazım. Erkek için riskli yani.
0
epistemic_regress
(14.08.20)
Benden daha dişi olduğunu düşünürüm, erkeksi bulmam.
0
pati
(14.08.20)
Halhal takmayı sevdiklerini düşünürüm
0
elorelia
(14.08.20)
Feminen bulurum.
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(14.08.20)
Son zamanlarda sık karşılaşıyorum henüz bir anlam arama çabasına girmedim, haber verin girince ona göre gömelim;)
0
olaylar olaylar
(14.08.20)
Sünnet değil mi ya :))

Yakıştırırım, sempatik bulurum aşırı kalın bilekli değilse.
0
jimjim
(14.08.20)
Hiç görmedim ama güzel olabilir sanki.
0
ruhen hastayim ben
(14.08.20)
Erkeğe de kadına yakıştıramıyorum ama beni ilgilendirmez, takan dışında kimseyi de ilgilendirmez - bu en onemlisi
0
howfaristhesky
(14.08.20)
varos bulurum. gereksiz bir stil yaratma cabasi.
0
hot potato
(14.08.20)
eşcinsel kimlik sahibi
0
KaraSakall
(15.08.20)
gokkusagi renginde kemerle hos olur kanaatindeyim. bana ters.
0
tunaktunaktun
(15.08.20)
(9)

linkedin'deki ünvanlar abartılı mı?

mrtkp1234
sb.
sb.
0
mrtkp1234
(13.08.20)
Evet
0
runner
(13.08.20)
firmalar başlattı bu işi saçma sapan ünvanlar vererek. ben mesela proje mühendisiyim. title'da global projects manager yazıyor. vay amua. proje gurubunda 8 kişiyiz herkes manager.
0
japon askeri
(13.08.20)
ozel sektorde unvanlar genel olarak abartili. linkedine ozel bir durum degil
0
hot potato
(13.08.20)
Özel sektörde abartılı ve saçma sapan +1.
0
pati
(13.08.20)
Abi düşün işte ekipte 5 kişi var bak olay aynen bu ,

Müdür
x ten sorumlu GMY
Y den sorumlu GMY
z den sorumlu GMY
b den sorumlu GMY
0
paramolacak
(13.08.20)
kimi sallıyor kimi yazmıyor bile.
bunun linkedin ile alakası yok bazen cv'lere bakıyorum ki o kadar saçma sapan dişe gelmez şeyleri yazmışlar ki insan utanır yazmaya.
kimileri de artık iş kaşarı olmuş yaptıkları ettikleri şeyin çoğunu yazmıyor bile.
0
turbo sadık
(13.08.20)
Hepsi diyemeyiz ama büyük çoğunluğu abartı. İşin daha komik tarafı linkedin içersinde bunu eleştiren birinin ünvanının "Head of Marketing" olması. Halbuki çalıştığı şirket 5-6 kişilik bir yer.
0
himmet dayi
(13.08.20)
Abi tum is hayati kendini satabilmek uzerine kurulu zaten. Onemli olan kendini satabilmek, ne bilip, ne yapabildigine onemli degil ne kadar satabildigin onemli. Senin unvanin ezik bir seyse satamazsin kendini. Gerci Ingilizceye cevirdiginde hepsi havali oluyor unvanlarin ya neyse.
0
speedy
(13.08.20)
Yabancı bir şirkette çalışıyorum çoğu iş arkadaşımla linkedin’de bağlantılıyız. Bir tane abartı ünvan yok. Kartlarında ne yazıyorsa o.

Ama Türk şirketlerine baktığımda direktörden aşağısı yok.
0
ozdek
(13.08.20)
(5)

İş Arkadaşlarına Hediye

kraldan cok kralci
İşten ayrılacağım beraber çalıştığım üzerimde emekleri olan arkadaşlarıma benden bir hediye kalsın istiyorum önerileriniz neler olur. Bu arkadaşların içinde mühendis, teknisyen, çay işlerine bakan abla,...vb 8-9 kişi için.
İşten ayrılacağım beraber çalıştığım üzerimde emekleri olan arkadaşlarıma benden bir hediye kalsın istiyorum önerileriniz neler olur. Bu arkadaşların içinde mühendis, teknisyen, çay işlerine bakan abla,...vb 8-9 kişi için.
0
kraldan cok kralci
(13.08.20)
Genelde isten ayrilan arkadasa kalanlar toplanip bir hediye alir. Siz alacaksaniz da bir onerim yok:))
0
doroti
(13.08.20)
8-9 kisiye toplu bir hediye olmaz, kisisel alman lazim. hediye karti falan olabilir her birisine.
0
hot potato
(13.08.20)
aslında toplu derken aynı tip ama üzerine isim yazdırılabilecek yani kişiselleştirilebilecek bir hediyeden bahsetmiştim. Teşekkürler,
0
🌸kraldan cok kralci
(14.08.20)
Yapılıyor mu bilmiyorum ama herkese üzerinde haklarında ne düşündüğünü 2-3 kelimeyle yazan birer USB bellek hediye edebilirsiniz belki?

Eğer varsa piyasada böyle bir hizmet süper olur.
0
susamli cubuk
(14.08.20)
3 farklı tip anahtarlık seçtim. üzerine isimlerini ve şirket2020 hatırası diye yazdırdım.
Ayrılmadan önce herkese vereceğim.

Herkese teşekkürler.
0
🌸kraldan cok kralci
(17.08.20)
(8)

havuz mayosuyla denizde yüzülür mü?

soru icin geldim
evet deniz şortum kalmadığı için cilde yapışan bu tarz havuz mayom var bununla halk plajına gidilir mi? gidilse bile tuzlu suda yüzünce özelliğini kaybeder mi?
evet deniz şortum kalmadığı için cilde yapışan bu tarz havuz mayom var bununla halk plajına gidilir mi? gidilse bile tuzlu suda yüzünce özelliğini kaybeder mi?
0
soru icin geldim
(12.08.20)
Yüzülür. İşin bitince duşta sabunla yıka.
0
malheiros
(12.08.20)
tuzlu su ve sıcaktan dolayı sıkıntı cıkmasın hocam?
0
🌸soru icin geldim
(12.08.20)
www.decathlon.com.tr

bendeki ürün buna benzer
0
🌸soru icin geldim
(12.08.20)
havuz mayosu ile deniz mayosunun farklı olduğunu ilk defa duyuyorum. 10 yıldır giydiğim Adidas marka düzgün bir mayom var, diğer mayolarımın yanında sürekli benimle havuza denize girer daha hiç su seçtiğini görmedim :)
0
prodeq
(12.08.20)
İnce ise halk plajında taşlanma ihtimalin var.
0
arnold schwarzeneger
(12.08.20)
mayonun ben de tuzlu suda yuzunce "ozelligini kaybedebilecegini" dusunmemistim. Onun haricinde biraz zarar gorsun zaten ne olacak ki? atli ustu mayo mezara mi goturucen :)
giy gitsin. zaten diger turlu deniz icin ayri mayo alman gerekecek.
0
hot potato
(12.08.20)
Özelliğini kaybetmez ama üzerindeki tuz kalıntılarıyla günlerce durursa rengi bozulmaya başlar. Ben de Decathlon nabaji havuz boxer tip mayo ile giriyorum, sonra yıkıyorum... Ayrıca denizde tuz, havuzda klor var biri zararlı olacaksa diğeri de çok farklı olmaz.
0
malheiros
(12.08.20)
mayonun nasil bir ozelligi oluyor ki tuzlu suda kaybolsun? en fazla rengi solar
0
crucio
(12.08.20)
(15)

Evlilikte para konusu

GizliÇikolata
Evlilikte para işlerini nasıl yönetiyorsunuz? Hala alışamadım. İkimizinde ayrı hesabı var. O parayı yatırım amaçlı nasıl değerlendireceğine herkes kendisi karar veriyor. Eve pahalı bir eşya alınacağı zaman “Kim ödeyecek” kısmında biraz gerginlik oluyor. Şakayla karışık bana ödetiyor falan. İşe girm
Evlilikte para işlerini nasıl yönetiyorsunuz? Hala alışamadım. İkimizinde ayrı hesabı var. O parayı yatırım amaçlı nasıl değerlendireceğine herkes kendisi karar veriyor. Eve pahalı bir eşya alınacağı zaman “Kim ödeyecek” kısmında biraz gerginlik oluyor. Şakayla karışık bana ödetiyor falan. İşe girmeden önce onun kartından harcama yapıyordum ama kendimi özgür hissetmiyordum. İstediğim şeyleri almaya çekiniyordum. Hatta hiç unutmuyorum arkadaşlarıyla gezerken pahalı bir takıcı dükkanına gitmiştik. Arkadaşının eşi çok merak ediyormuş ve bir şeyler satın almak için içeri girdiler. Onlar içeri girince ben de beğenirsem satın alabilir miyim diye sormuştum. Hayır demişti. Baya bozulmuştum çok içimde kalmıştı. Onun parasını harcadığım için gereksiz gördüğü şeylere harcama yapmama izin vermiyordu. İhtiyacım olan şeylere müdahale etmiyordu.

İşe başlayınca bu konuda çok rahatladım. Neye ne kadar harcama yaptığıma karışmıyor. Para biriktirirken yatırım için öneride bulunuyor. Ama gerisine karışmıyor. Ben hala maddi konuda kendimi güvende hissedemiyorum. Araba aldığımızda çok birikmiş param yoktu. %20lik kısmına destek olabilmiştim. O arabayı bizim değil onun arabası olarak düşünmekten kendimi alamıyorum. İşe yeni girdiğim zamanlarda artık senin paranı harcıyoruz muhabbetleri yapıyordu. Dışarıda yaptığımız harcamalarda hadi sen öde bakalım diyip bana ödetiyordu. Bu tavırlarına çok sinir oluyordum. Biraz da sen para harcamaya alış diyordu. Bir süre sonra bu şekilde davranmayı bıraktı.

Sanki bişey olsa ortada bizim paramız değil senin paran benim param konusu olacak ve anlaşamayacakmışız gibi geliyor. Evliyiz biz, böyle düşünmem çok yanlış diyorum. Kendime kızıyorum. Ama içten içe bir güvensizlik...
0
GizliÇikolata
(12.08.20)
Yani bu adam evlenir evlenmez böyle olmamıştır sonuçta. Öncesinde anlaman gerekirdi. Yaptıkları çok çiğ. Ama senin de iş/güç sahibi olmadan evlenmen çok bilinçsizce.
0
ruhen hastayim ben
(12.08.20)
Bizim tum hesaplarimiz ayri ama tum kararlarimiz ortak. Kisisel maas hesaplarimiz, yatirim hesaplarimiz, bir tane de esimin adina yuksek faiz veren bir yerde kara gun parasi dedigimiz bir miktar nakit para duran bir hesap var totalde.

Genelde bunu alabilir miyim gibi sorular olmuyor. Calismiyorken kibarlik olsun diye soruyorduk birbirimize bunu, cevabin asla hayir olmayacagini bile bile. Sunu begendim aliyorum seklinde ilerliyor daha cok. Ancak, finansal olarak bilincli insanlariz ve beklentilerimiz benzer, o yuzden birbirimize gore sacma seylere pek para harcamiyoruz. Bu konuda uyumlu olmak onemli, a kisisi x i cok begenir onsuz yapamaz, b kisisi icin x gereksizdir, tatsizlik cikar (ornegin makyaj malzemeleri veya elektronik bilimum ivir zivir, anlayisli olup orta yolu bulmak gerekebiliyor bazen).

Buyuk bisey alinacaksa hangimizin kredi karti yuksek puan veriyorsa, veya hangimizde o sirada limit varsa ordan aliyoruz, geri kalan hersey aynen devam ediyor. Kredi kartiyla alamiyorsak kara gun parasiyla alip sonrasinda ilk once orayi tamamliyoruz.

Bence oturup karsilikli konusun, beklentileriniz nedir, nasil daha uyumlu ve her ikizin de rahat edebilecegi bir duzene gecebilirsiniz bunlari ortaya koyup cozum arayin. Ben evlilikte senin/benim param muhabbeti olmamali, simdiye kadarki tavrinin sizi rahatsiz ettiginden bahsedebilirsiniz.
0
taurina
(12.08.20)
Bütün hesaplarımız ortak. Kredi kartlarımız vs her şey ortak. Senin benim param yok asla da olmadı. Büyük bir şey alacağım zaman sorarım o da tamam der ya da o bana sorar ben de tamam derim onun dışında hiç karışmayız birbirimize. Zaten alışveriş konusunda çok aykırı tipler değiliz.
0
sta
(12.08.20)
6 yillik evliyim. Sizinki evlilik degil profesyonel beraberlik. Yarin bir gun hasta olsaniz ve maddi olarak tum birikiminizi kullanmaniz gerekir ise ya size borc verir ya da kendi parasini kullandirmaz gibi geldi bana.
0
oscar
(12.08.20)
Merhaba. Öncelikle okurken üzüldüm, evliymişsiniz de üstelik
Eşiniz gerçekten arkadaşın da dediği gibi çiğ hareketlere sahip
Evlenmeden önce basıldı? Hiç konusu geçmedi mi bu durumun ?
Ve içinizdeki o güvensizlik duygusu ileride birçok şeyi sorgulamanıza sebep olacak.
Buraya yazdığınız gibi tüm hissetiklerinizi eşinizle paylaşın. Esiniz sonuçta, herseyde birlik ve ortak olmaya karar vermişsiniz. Çözmeye çalışın. Çözemedikçe daha farkı sorunlara yol açacak.
En kısa sürede halledersiniz umarım.
0
data
(12.08.20)
Siz İngiliz tarzı evlilik yaşıyorsunuz.

Bize ters.
0
ozdek
(12.08.20)
bu tabloda, "sen çok su sarf ediyorsun su faturasını sen öde" vb gibi diyaloglar da doğabilir. sta nın sitemi en ideali.
0
kondansator
(12.08.20)
bence doğrusu şu olmalı. ortak tüm harcamalar (evin tüm giderleri vs) ikiye bölünüp herkes ödemeli. ekstra zevk için harcamalar (mesela oyun konsolu gibi) kim tutturuyosa o ödemeli. herkesin banka hesabı ayrı olmalı. senin paran benim param evet kötü duruyo ama yoksa işler çok karışır
0
lata
(12.08.20)
Evli degilim. Ama ortalama bir insandan daha tutumlu ve pragmatik biri olarak yaklasiyorum:

Ben ev almak icin, veya yarin bir gun isimi kaybedersem idare edebileyim diye veya gelir getiren bir seye yatirim yapmak icin her gun hem madden hem de zihinsel fedakarlik yapiyorken esime sirf arkadasi aliyor o da ozendi diye taki almazdim.

Buradaki anahtar kelimeler:
1) "İhtiyacım olan şeylere müdahale etmiyordu"
2) "İşe başlayınca bu konuda çok rahatladım"

"Neye ne kadar harcama yaptığıma karışmıyor. Para biriktirirken yatırım için öneride bulunuyor. Ama gerisine karışmıyor." - anlamadim ne yapacak ki daha? aranizdaki senin paran benim param muhabbetlerini bilemeyiz ama "gerisine" nasil bir karismasi istedigini anlamadim.

Herkesin iliskisi farkli ama ihtiyaclari %50 %50 bolusup fuzuli harcamalarin kisinin kendi sorumlulugunda olmasi absurt bir konsept degil. Evliligin zaten sonsuza kadar surmesi garanti bir sey degil, her turlu kendi kendine butce yapip para biriktirebiliyor olman lazim.
0
hot potato
(12.08.20)
Bu tarz şeylerin tek çözümü var. Eşiniz için uygun bir zamanda konuyu, uygun bir üslupla dile getirip, rahatsızlıklarınızı ve istediğiniz para harcama yöntemini dile getireceksiniz. Konuşacaksınız. Bazen çözüm tahmin ettiğinizden kolay olabilir.

Konuşmadan, gizleyerek evliliğinize, mutluluğunuza yara verirsiniz. Bir süre sonra saçma sapan bir hayat yaşamaya başlarsınız.

Eşiniz iyi niyetle, yaptığında sıkıntı olmadığını düşünüyor olabilir. Tek bildiği yöntem bu olabilir vs. vs.

Kadınların bu konuda çok hassas içgüdüleri var. Eşinizin hangi konuşmaya, ne tepki vereceğini bir süre sonra çözersiniz zaten.


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.08.20)
Ben karşı tarafın tavırlarında herhangi bir problem göremedim açıkcası, sadece ortak bir yatırım hesabı olması, ileride oluşabilecek ani veya yüksek masraflı işler için iyi olabilir, araba vs. için ise ne kadar ödediğinizin bir önemi yok, nasıl ki buzdolabı, süpürge, tv vs. nasıl ki evin malı, arabada öyle, isterseniz hepsini siz ödemiş olun isterseniz hepsini o ödemiş olsun.

takı konusunda yaşadığınız ise(gerçi karşı tarafında tavrı tek taraflı) biz para harcama/biriktirme konusunda biraz hesap kitap yapmayı severiz, belki sizin için 100 liralık bir takı olacaktı ve mutlu olacaktınız ama karşı taraf o yüz lirayı masraf olarak gördü diyorsunuz ya aslında onun başka planları vardı, mesela para biriktirip beraber tatile çıkmak veya beraber bir etkinliğe/yemeğe gitmek vs. gibi, belki bir sürpriz bişi planlıyordu ve bu nedenle para biriktirmeye çalışıyordu veya kafasında bambaşka hesaplar vardı. size hayır demesinin sebebi bir yerde hayır demez ise ucunun açılabileceği ve o kafasındaki hesapların şaşabileceği gibi şeyler. bu konularda erkek milleti ketum davranır biraz.
0
selam
(12.08.20)
Böyle durumlarda karşı tarafı dinlememek yorum yaparken illa eksiklik oluşturuyor. Eşim de ben de çalışıyoruz. Eşimin iş hayatında kötü dönemleri oldu. Çoğunlukla evin asıl maddi getirisini benim maaşımın oluşturduğunu söyleyebiliriz. Son 2-3 senedir hem benim pozisyonum yükseldiği için, hem de onun işleri yoluna girdiği için rahat nefes almaya başladık. Bütün bu zor dönemlerde de, şimdinin nisbeten rahat döneminde de önemli olan satınalmalar konusunda ortak bir akılda kalabilmek. Takı örneğini vermişsiniz. Ben evlenmeden önce paramı gayet rahat Kapalıçarşı'da harcardım. Her sene güzel bir parça alırdım (hatta öğrenciliğimde bile). Evlendik, çocuk oldu. Şimdiki kazancım bu alışkanlığımı sürdürmeye elbette yeter, ama düşünüyoru bunun bedeli ne? Çocukların eğitimine yeterince kaynak ayıramamak, daha az gezmek... Böyle bir durumda eşime sormam bile "şu takıyı alabilir miyim?" diye. Bunun sonuçlarını tahlil edebilecek durumdayım çünkü. İşsiz olduğunuz dönemde pahalı takı dükkanına giriyorsunuz ve eşinize (cevabı belli) soruyu soruyorsunuz. Bence bu soruyu sormak bile yanlış. Belki buna benzer örneklerden yola çıkarak sizin paranızı (eve pahalı şeyler alınırken) kullandırmaya çalışıyor ki, siz o parayı (afedersiniz) çarçur etmeyin.
Benim gördüğüm karşılıklı güvenin henüz kurulmamış olduğu. Siz de kendinize güvenin, doğru hareketlerde bu güveni kurabilirsiniz. Araba almışsınız, %20 de olsa katkıda bulunmuşsunuz. Araba ortak arabanız. Kendinizi de ezmeyin, ezdirmeyin.
0
SiyamkedisiZorro
(12.08.20)
Eniştede bir sorun göremedim. Siz biraz evhamlanmışsınız gibi geldi.

Ben de yeni evli sayılırım, eşime para konularında hiç karışmam o da bana karışmaz aynı şekilde. Ortak hesabımız var ayda belli bir miktar yatırım/birikim için ayırıyoruz, kirayı bölüşüyoruz, faturaların da bazıları bende, bazıları onda. Bunun dışında atıyorum oyun konsolu alacağım, kendi kredi kartımla alır kendi birikimimden öderim. Yani burada mülkiyet değil olay, ben kendi keyfim için harcama yapıyorum. Ama eşimin çok istediği bir şey var, ortak hesaptan alabiliriz onu da kesin sınırlar yok, olmamalı da zaten.

Bir şekilde kendi içinde dengeye ulaşıyor para konusu. He siz bu adam benden parasını sakınıyor düşüncesindeyseniz alın karşınıza konuşun. Belki gerçekten de içten içe öyledir ve kendine çeki düzen verir. Eşinizi en iyi siz tanıyorsunuz buradakiler sadece kendi hayatlarından örnek verebilir.
0
chicha_v2
(12.08.20)
evlilik ben ve seni arkada birakip biz olabilmektir.
butun gelirlerinizi ortak hesaba atip, butun harcamalarinizi da oradan yapin.
0
baldur2
(12.08.20)
15 Yıllık evliyim , ben maaşımı hanım işimizden kazandığını atar çanağa atar. Bütün kredi kartlarım,banka kartlarım ondadır. Sabahları harçlığın var mı der (evet hala harçlık alıyorum), ne alınacaksa ne ödenecekse birbirimizin haberi olur (enim ona aldığım süpriz hediyeler hariç).
@oscar ; + 1 milyon , sizinkisi evlilikten ziyade profesyonel beraberlik gibi olmuş, hele bir de o takı dükkanında yapmış olduğu şey yontulmamış kütüklüğün ağa babalığıdır.

Evlisiniz siz , nefesinizi yatağınızı en mahrem duygularınızı birleştirebiliyorsunuz ama iş paraya gelince ...
0
synax
(12.08.20)
(5)

abd'ye giderken ne götürüyoruz?

antikadimag
kesin götürmemiz gereken şeyler var mı? şunu unutma, ona dikkat, bunu orada bulamazsın gibi gibi?eğitim için 2 seneliğine gidiyorum.
kesin götürmemiz gereken şeyler var mı? şunu unutma, ona dikkat, bunu orada bulamazsın gibi gibi?

eğitim için 2 seneliğine gidiyorum.
0
antikadimag
(11.08.20)
kullandigin ilac varsa tonla al gotur zira cok pahali orada.

gitmeden once gerekli her turlu asiyi olabilirsin.

onun haricinde her sey var zaten. bir de alisveris yapmak isteyeceksin orada o yuzden cok yuklenme giderken.
0
hot potato
(11.08.20)
En az 1-2 tane priz için dönüştürücü alın.
Düzenli kullandığınız ilaçlar varsa orada çok pahalı olabilir.

Zamanınız varsa ve öğrenciyseniz gitmeden ISIC kartı çıkartın.
0
archmage mahmut
(11.08.20)
-priz dönüştürücü
-ilaç
-salça
-kuru nane
-tarhana

3 ay kadar önce döndüm, maske sıkıntısı vardı.
0
but that was just a dream
(11.08.20)
alışveriş yapana kadar ilk birkaç günü idare edecek kadar ıslak mendil :)

taharet musluğu yok kodumun memleketinde.
0
himmet dayi
(11.08.20)
Kesinlikle antibiyotik getirin 2 3 kutu en az, yaninizda dursun. Onun yani da duzenli kullandiginiz ilaclari getirin.
0
oscar
(11.08.20)
(5)

Çalışan İnsana Ev Hayvanı

LZ
İşimden dolayı akşama kadar evde yokum. Sizce hangi cins ev hayvanı bu tempodaki bir anneye dayanır? Evde olmayacağım için üzülsün depresyona girsin istemem.
İşimden dolayı akşama kadar evde yokum. Sizce hangi cins ev hayvanı bu tempodaki bir anneye dayanır? Evde olmayacağım için üzülsün depresyona girsin istemem.
0
LZ
(11.08.20)
2 kardeş kedi
0
Tam1Hi0n3
(11.08.20)
tek bir kedi yeterli bence baslangic olarak. cift olmasi sart degil. depresyona girmez kedi.
0
hot potato
(11.08.20)
Kedi. Çift olsa daha iyi olur ama tek başına da yaşayabilir, çok cinsine denk gelmezseniz psikolojisi de bozulmaz kolay kolay.
0
amelie poulain
(11.08.20)
Kedi. Biz de gündüzleri evde değiliz; kedimiz 3 yaşında. Gelince yarım saat oynatıyoruz; sonrasında sürekli yanımızda, seviyoruz, yanımızda uyuyor uyursa da. Şimdiye kadar bu konu ile ilgili bir sorun yaşamadık.
0
fraise
(12.08.20)
Ankaradaysanız 4 tane mis gibi yavru kedim var. Size iki tane verebilirim.

Aşağıdaki adresten canlı izleyebilirsiniz.
kedibebe.wordpress.com

Veya 3 kedi yuva bulduktan sonra kalan yavru ve anneyi de verebilirim.
0
keltox
(17.08.20)
(28)

eve aldığınız şeyleri hâlâ yıkıyor musunuz?

lenin benim amcam olur
çoğu arkadaşım bunu bırakmış. ben hâlâ paketleri sabunlu suyla yıkamaya devam ediyorum. sizde durum ne?
çoğu arkadaşım bunu bırakmış. ben hâlâ paketleri sabunlu suyla yıkamaya devam ediyorum.

sizde durum ne?
0
lenin benim amcam olur
(11.08.20)
2 aydır falan bir şeyi yıkadığım yok. kimsenin markette paketleri yaladığını görmedim o yüzden saçma geliyor.
0
catch the arrow
(11.08.20)
Yıkamıyorum, yıkamıyordum da. Sadece kampta ortak buzdolabına koyduğum su şişelerini yıkıyorum eve gelince.
0
pati
(11.08.20)
Hiçbi zaman yıkamadım
0
mg3929
(11.08.20)
Her zaman yikiyorum. Belki büyük sehirde yasadigimdandir. Diyelim biri eline hapsirdi sonra paketi tuttu. Bence az da olsa riski var. Zor da gelmiyor açıkçası. Elimi sabunlarken iki tane ürünü de sabunluyorum. Bence bırakmayın. Insanlar önlemleri bıraktığı için vaka sayıları arttı.
0
howfaristhesky
(11.08.20)
Paketinden çıkarabildiklerimi çıkarıp başka pakete aktarıyorum ve ambalajı atıyorum (çerez gibi), diğerlerinin üzerine yüzey dezenfektanı sıkıyorum (eskiden sabunla yıkıyordum), yıkanınca zarar görmeyen meyve sebzeleri (muz gibi) suyla yıkıyorum, zarar görenleri (mesela salatalık veya marul, buruşuyorlar) temiz bir kaba koyup kaldırıyorum, yiyeceğim zaman yıkıyorum.

Dün markette ürünleri raflara maskesiz yerleştiren çalışanları görünce doğru olanı yaptığımı bir kez daha anladım.
0
gmzo
(11.08.20)
hiçbi zaman yıkamadım suya acıyorum. bozulmayacak paketlileri balkona koyup en azından 24 saat bekletiyordum, hala öyle yapıyorum.
0
muslugubozukhayrat
(11.08.20)
hiç yıkamadım +1 o gün açacaksam lavaboya yakın yerde açıp elimi yıkıyorum, ertesi gün veya daha sonra açacaksam öylece rafına koyuyorum.
0
engelbert humperdinck
(11.08.20)
Yıkıyorum. Eskiden de yıkardım.
0
thewomaninpurple
(11.08.20)
Marketten gelen her şeyi pandemi öncesinde de sabunla olmasa bile suya tutup, öyle dolaba yerleştiriyorduk. Şimdi sıklıkla sabunla yıkıyoruz.
0
GoodMorningTeacher
(11.08.20)
corananın yüzeyden bulaşması o kadar kolay değil diye bilimsel bir araştırma görmüştüm. elinizi ağzınıza burnunuza götürmemeniz gerekir diyordu. maske ve sık el temizliği yeterli gibi.
0
walter white kilikli
(11.08.20)
Artık yıkamıyorum, buzdolabına koyulacakların paketini açıp başka kaba aktarıyorum ve ellerimi yıkıyorum. Bekleyebilecekleri bekletiyorum. İçilecek şişeyse yıkıyorum sadece birebir ambalajla ağız teması olacaksa. Zaten onları coronadan önce de silerdim ya da yıkardım.
0
kullanıcıadımbuolsun
(11.08.20)
hiç yıkamadım, çamaşır suylu bezle siliyorum.
0
ma ya
(11.08.20)
Genelde direk şişeden tüketeceğim içecekleri sabun + suyla yıkıyorum (bira gibi)

Cips vb'ni ise ıslak mendille silip açık havada bekletiyorum min 2 3 saat
0
materyalist imam
(11.08.20)
yıkıyorum.
0
avianthem
(11.08.20)
Ilk zamanlar sabunluyordurm artik sadece yalandan bi suyun altina tutuyorum.
Bunu koronadan once de yapardim. Toz falan olabiliyor diye.
Yani virus acisindan bakarsak su an yaptigim seyle yikamamak arasinda bi fark oldugunu sanmiyorum.
0
Kittie
(11.08.20)
Hala sabunla yikiyorum ya da bir kac gun balkonda ya da kullanilmayan odada bekletiyorum.
0
65 derece
(11.08.20)
paketli ürünleri sabunlu bez ile siliyorum.

damacanayı dezenfektan sıkıp siliyorum.
0
false pretension
(11.08.20)
acayip bir şekilde corona'nın başından beri eve aldığım hiç bir şeyi yıkamadım.

ki corona'nın o kadar da sakin geçmediği romanya'da yaşıyorum.
0
rain when i die
(11.08.20)
"hala" derken. ne degisti ki?
0
hot potato
(11.08.20)
Hiç yıkamadım, kapı önünde bekletiyorum bir süre o kadar. Kargo geldiğinde direkt elden aldığım için koliye dezenfektan sıkıyorum o kadar.
0
jazzabel
(11.08.20)
Birkac ay yikadik, baktik boyle yasamak cok zor biraktik :)
0
msb
(11.08.20)
ben hic yikamadim. hic ekstra bir sey yapmadim. koronanin az oldugu bir yerde yasiyorum.
0
yoggi
(11.08.20)
En başından beri hiç yapmadım. Marketten aldığım veya kargoyla gelen ürünü buzdolabı, dolap vs neyse yerleştirdim, yeri geldikçe kullandım/yedim/içtim. Bu tip davranışları fazla takıntılı ve abartılı buluyorum.
0
Lethe
(11.08.20)
Lethe +1
hiç yapmadım.
0
amelie poulain
(11.08.20)
Saldık gitti, artık poşetleri, ambalajları yıkamıyoruz.
0
kimlanbu
(12.08.20)
ambalaj yıkamayı bıraktık
0
gazozailacatmauzmani
(12.08.20)
Şu an salgın, ilk başladığından (Mart-Nisan ayı) daha kötü durumda. Hızlı bir yayılma var. Önlemlere dikkat etmekte, hatta artırmakta fayda var!


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.08.20)
Biz de ilk üç ay yıkadık şu an yıkamıyoruz.
0
chicha_v2
(12.08.20)
(3)

yurtdisi dovizle askerlikte istenen is yeri yazisi nedir?

bioverse leo
Merhaba, yurtdisinda ikamet ediyorum. http://newyork.bk.mfa.gov.tr/Mission/ShowAnnouncement/353273 su linkte belirtilen dovizle askerlik basvurusu icin istenilen belgeler arasinda "is yeri yazisi" diye gecen belge nedir bilen var mi? arama motorlarinda aratiyorum ama bunun ingilizce karsiligi ya da
Merhaba, yurtdisinda ikamet ediyorum. newyork.bk.mfa.gov.tr su linkte belirtilen dovizle askerlik basvurusu icin istenilen belgeler arasinda "is yeri yazisi" diye gecen belge nedir bilen var mi? arama motorlarinda aratiyorum ama bunun ingilizce karsiligi ya da icerigi nedir bulamadim. Konsoloslugu da ariyorum ama ulasamiyorum. Eger bu islemi yapmis olup da, bilen varsa bir yesillendirebilir mi ?
0
bioverse leo
(10.08.20)
leo kisisi su tarihten beridir bizim sirketimizde su unvanla calisiyor diye imzali onayli bir yazi cikarttirmaniz lazim. Sirketin insan kaynaklari ile konusursaniz ve ne istediginizi net aciklarsaniz yardimci olurlar. Cevirisi de lazim olacaktir tahminen onu da noterden onayli cevirmene yaptiracaksiniz.
0
cleric
(10.08.20)
Geçen aylarda, bir ara dövizle askerliğin kaldırıldığına dair bir yazı okumuştum. Tek tip yapmış olabilirler. Bedelli askerlik (21 gün) yaptırabilirler.

Öncesinde askerlik şubenizden veya konsolosluktan bilgi almakta fayda var.


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.08.20)
dostum arsiv linkini bulmussun karistirip cakal seni xd xd

newyork.bk.mfa.gov.tr

fiyatlar artti. yeni duyuru burada.
0
hot potato
(10.08.20)
(26)

sevgilinize / eşinize her derdinizi anlatabiliyor musunuz

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
kafanıza takılan veya problem olarak gördügünüz ne varsa bazen yardim almak için bazen de yalnızca iç dökmek için ona anlatır mısınız? yoksa sevgiliniz / eşiniz olmasına rağmen kendi içinizde tuttuğunuz veya başka insanlara anlattiginiz sıkıntılarınız var mi?anlatmiyorsaniz ya da anlatamiyorsaniz bu
kafanıza takılan veya problem olarak gördügünüz ne varsa bazen yardim almak için bazen de yalnızca iç dökmek için ona anlatır mısınız? yoksa sevgiliniz / eşiniz olmasına rağmen kendi içinizde tuttuğunuz veya başka insanlara anlattiginiz sıkıntılarınız var mi?

anlatmiyorsaniz ya da anlatamiyorsaniz bunun sebepleri nelerdir?

not: gündelik iş sorunları bu konunun dışındadır.
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(10.08.20)
Her şeyi anlatırım.
0
sta
(10.08.20)
Eski manitaya anlatırdım. Şimdi o kadar konuşasım yok.
0
allah yazdiysa bozsun
(10.08.20)
Tabii ki hayır.

Konusuna göre değişmekle beraber bazı konuları sadece konu başlığıyla, bazılarını detaylarıyla bilse bile bazılarını da hiç bilmemesi daha uygudur. Her şeyi bilecek diye bir şey yok. Bazı konular bireyseldir. Birlikte hareket edilmemesi gerekiyor.
0
pass
(10.08.20)
Anlatıyorum hatta bazen stres topu olarak onu mu kullanıyorum acaba diye düşündüğüm de oluyor zira bir sorunum varsa gözlerim ilk onu arıyor, yanımda değilse telefona sarılıyorum; refleks gibi oldu artık.

İlk yıllar biraz daha ketumdum da 8. Yılın sonunda 'ona anlatmayacagim da kime anlatacağım?' modundayim.
0
fraise
(10.08.20)
Hayır sıkılıp soğuyor
0
photo85
(10.08.20)
Her şeyi anlatıyorum. Hatta şu an fark ettim de sevgili olmadan önce arkadaşken de ona anlatıyormuşum yine her şeyi.
0
ms brownstone
(10.08.20)
sevgilim olduğunda bir süre sonra en iyi arkadaşım da oluyor çoğu zaman.
yani bir şey olduğunda ilk ona haber vermek, komik bir şey olduğunda ilk onunla eğlenmek istemek, bir sorun olduğunda ona anlatmak istemek, bazı konularda sırdaş olmak, bazen içini dökmek istemek, dedikodu yapıp yorumunu merak etmek ya da iç dünyanı anlatmak gibi şeyler zaten bu işin bir parçası bence.
öyle bir diyalog varsa başka şeyler de güzel oluyor zaten.
ama o bağı kuramadığında yakınlık da kuramıyorsun sanki.
fikrini, düşüncelerini merak etmediğin biriyle ne kadar yakın olabilirsin ki?
0
blatta hiberna
(10.08.20)
Her şeyimi anlatamadığım biriyle sevgili olmam, şu anki sevgilime her şeyi anlatıyorum ama boğup onu da sıkmak istemediğim için önemsiz şeyleri geçmeye çalışıyorum.
0
jazzabel
(10.08.20)
hayir. arkadaslarima anlatiyorum ama her derdimi anlattigim tek bir kisi yok. bolusturuyorum - hem sikmamak icin hem de herkes farkli bir fonksiyonu karsiliyor hayatimda.
0
hot potato
(10.08.20)
yiiuuoo niye anlatayim ki. ben normalde de derdini paylasan biri degilim. erkek kadin farketmez.
0
turbo sadık
(10.08.20)
hayır.

bazı konuların bireyselliği konusu +1. hepimiz farklı bireyleriz, hayatımızdaki her şeyi karşı tarafın bilmesine lüzum yok.

bunun yanı sıra ve daha da önemlisi şu: hayattan beklentiler, kafaya takılanlar, sıkıntılar vs. tamamen farklı olabileceği için bana çok büyük gelen bir dert karşı taraf için çok çok önemsiz olabiliyor. senin için çok önemli bir derdini karşıya açtığında, "ee, bu mu?" tepkisini almak can sıkabiliyor. tabi sadece dert değil, sevinçler için de geçerli bu durum.
0
avianthem
(10.08.20)
Eskiden anlatırdım fakat artık bunun bir tür zayıflık olarak algılandığını sezince bıraktım.
0
olaylar olaylar
(10.08.20)
eskiden anlatırdım, zaman içinde anlattıklarımı kullanıp tartışmalarda çirkin çirkin konuşmaya ve kendince aşağılamaya başlayınca ve annesine babasına da anlattığı için anlatmıyorum artık. bir daha asla hiçbir özelimi de anlatmak istemiyorum, çok çirkin geliyor.
0
deartheodosia
(10.08.20)
Eşime anlatmayacağım çok az konu vardır. Anlatmayacağım konu da annesinin densizlikleri olabilir ki onlar için de kız arkadaşlar var. O da anlatır bana.
0
SiyamkedisiZorro
(10.08.20)
her şeyi anlatırım, o da anlatır. hiçbir zaman da o anlatınca of pof dememişimdir ama ondan sıkıldığının sinyalini alsam anlatmayı bırakırdım sanırım. ya da bırakmazdım ya bilemedim çocukluk arkadaşıyız biz zaten sevgili olmadan önce de hep dertleşirdik "bu hoca bana taktı, elif silgimi aldı kaybetti" tarzı dertleri bile anlatırdık. bu kadar dandikleri bile anlatıp önemli şeyleri saklamak olmaz ki eş demek yol arkadaşlığı, yarenlik demek bence böyle şeyleri paylaşmaktan daha doğal bir şey yok.
0
kakamelsokoban
(10.08.20)
Ben anlatırım, onun da anlatmasını isterim.
0
elorelia
(10.08.20)
Kimsenin başkasının derdini dinlemek gibi bir özverisi olmadığını anladığımdan beri hayır.

Ancak trajik olayları konuyla dalga geçerek anlattığınızda devamı merak ediliyor yoksa özet geç oçe durumu oluyor.
Her derdinizi anlatınca herşeyden şikayet eden, zayıf karakterli ve sadece kendi dertleri varmış gibi bencil bir insan olarak algılandıktan sonra (sadece psikolojim bozulmuştu) bıraktım. Bence gerek de yokmuş.
0
Unde bach canim
(10.08.20)
derdim birdi karima anlattim iki oldu diye atasozu var :D
0
foster
(10.08.20)
Her seyi anlatiyorum. Simdi evliyiz ama daha sevgili olmadığımız donemde bile gereksiz sekilde her seyi anlatıyormuşum düşününce. Anlatmamak icin kendime ket vuruyor olsam iliskiye aynı saflığıyla bakamazdim herhalde.
0
passive aggressive
(10.08.20)
Genelde anlatiyorum ama bazen ona anlatmak icin cekince duydugum bazi konulari once "ic cember" diyebilecegim bir arkadas grubuna anlatip kafami topluyorum. Sonra onunla konnusuyorum.
0
cleric
(10.08.20)
Anlatabiliyorum, anlatamasaydım eşim olmazdı muhtemelen.
0
amelie poulain
(10.08.20)
Hastalık ve ağrı şiddeti haricinde her şeyi paylaşırım. Hanım haricinde hiç kimseyle paylaşmam.
0
synax
(10.08.20)
gündelik iş sorunları zaten anlatılır manasında yazdınız sanırım notu.
kişisel derdimi anlatırım, iş sorunlarından asla bahsetmem.
işini eve taşıyıp mutlu kalabilen çift örneği görmedim.
0
brakgn
(10.08.20)
Esime ve aileme anlatamam, anlatirsam cokerler cunku. Birisinin dertleri sirtlamasi lazim, esim psikolojik olarak cok guclu degil. Saclari bosuna agartmadik.
0
cooperr
(10.08.20)
anlatmıyorum çünkü dertler paylaşıldıkça artıyor gibi geliyor :)
0
sonsuz
(10.08.20)
%99
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(10.08.20)
(44)

Çocuğunuza "Dünya" ismini koyar mısınız?

semanful
Herkese merhaba,Eşimle amansız bir isim tartışmasına girdik. Eşim cinsiyeti belli olmayan bebeğimize "Dünya" ismini koymak istiyor. Bense bu ismin içime sinmediğini ve farklı bir isim bulmamız gerektiğini düşünüyorum.Bu düşüncemin en temel sebebi soyisminin "Kısa" olacak olması :) Bir de size soralı
Herkese merhaba,

Eşimle amansız bir isim tartışmasına girdik. Eşim cinsiyeti belli olmayan bebeğimize "Dünya" ismini koymak istiyor. Bense bu ismin içime sinmediğini ve farklı bir isim bulmamız gerektiğini düşünüyorum.

Bu düşüncemin en temel sebebi soyisminin "Kısa" olacak olması :)

Bir de size soralım dedik, lütfen bir el atın, samimiyetle düşüncelerinizi paylaşın, şöyle bir anket bırakıyorum eğer seçenek dışında bir cevabınız varsa lütfen mesaj yada yorum yolu ile iletin.

docs.google.com

Şimdiden teşekkürler, iyi akşamlar.
0
semanful
(09.08.20)
Ben koymam. Feza nasil? Nedense ilk aklima o geldi
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.08.20)
Hayat koyardım ben olsam.

Hayat kısa.


Anlamlı ve güzel olurdu. Yoklamada adı okundugunda burda demesinde "kuşlar uçuyor" desin.

Minik insana şimdiden güzel bir ömür diliyorum.
0
ırene adler
(09.08.20)
isimle farklılaşma çabası çok anlamlı gelmiyor çocuğa sorma imkanı olamayacağı için.

Kız olursa Eda
Erkek olursa Cem

gibi Türkçe karakter içermesin, kısa ve net olsun diyenlerdenim.
0
msb
(09.08.20)
Ben de koymazdım. Hem kulağa güzel gelmiyor hem de çağrıştırdıkları güzel değil.

Ekleme: hayat kısa gibi soy isimle bağlantılı şeylerden de uzak dururdum. Bir insandan bahsediyoruz. Oyuncak değil ki.
0
ruhen hastayim ben
(09.08.20)
dünya isimli bir arkadaşım var. güzel bir isim bence.
0
tepedeki psychedelic adam
(09.08.20)
"Feza" kulağa hoş geliyor ancak şöyle bir aratınca anlamının "ümitsizlik" olduğunu öğrendim, pek içime sinmedi, tavsiye için teşekkürler :)
0
🌸semanful
(09.08.20)
Ben böyle bir isim koymazdım. İsminden nefret eden ve bu yaşında hala ailesine bu yüzden kızgın olan bir insan olarak ismin gerçekten çocuğun özgüveni üzerinde bile çok etkili olduğunu düşünüyorum. Özgün ya da çok marjinal olduğunu düşündüğünüz bir isimle bir insan çocukluğunu, öğrenciliğini, iş hayatını, bütün sosyal hayatını geçiriyor. Gerçekten yapmayın.
0
ms brownstone
(09.08.20)
Ben olsam koymazdim.
Simdiden guzel bir hayati olsun :)) <3
0
invictae
(09.08.20)
Ben koymazdım. Ama siz kız olursa koyabilirsiniz. Erkek olursa koymamak daha iyi.
0
dissendium
(09.08.20)
Anket böyle giderse eşim galip gelicek sanırım, iyi dilekleriniz için çok teşekkürler :))
0
🌸semanful
(09.08.20)
İki isim koyun, kavga bitsin.
0
prole
(09.08.20)
Doguracagim çocuğu severim diye düşünüyorum. O yüzden böyle bir kötülük yapmam.

Ayrıca isim konusunda tartışmak neden? Tek tarafin kararı ile olacak bir şey değil çünkü. Çok beğendiğim bir isim bile olsa eşim begenmezse üzerini siler geçerim. İllaki ortak beğenide buluşulur.
0
elorelia
(09.08.20)
Kız için de erkek için de çok kötü bir isim. Kusura bakmayın ama böyle abidik gubidik isimler koyanları hiç anlamıyorum, bir de soyadıyla esprili/sempatik bir kombinasyon yapmayı amaçlayanları. Kuşlar uçuyor densin diye çocuğun adını hayat koymak falan Twitter kültürünün içinde doğup büyümüş de çocuk sahibi olmuş ergen ruhlu bir çiftin yapacağı iş gibi geliyor kulağa. Deniz koyabilirsiniz cinsiyetsiz olarak, çok hoş bir isim.
0
aramızda kalsın
(09.08.20)
değişik sayılabilecek ama genel olarak beğenilen bir ismim var.
ona rağmen telefonda birine adımı verirken falan zorlanıyorum bazen.
bir de kolay unutuluyor, sürekli yanlış yazılıyor ya da söyleniyor.

kaldı ki, dünya değişik, nadir duyulan ve güzel sayılabilecek bir isim değil gibi.
illa değişik bir şey istiyorsanız biraz daha araştırın derim.
isim ve nereden esinlenilerek koyulduğu insanın kaderini bile etkileyen bir şey, iyi düşünün bence.


edit:
kobuzchu kiz +1 :)
bu ülkede ne başaklar, ne yapraklar harcandı.
dünya'ya kimse acımaz.
0
blatta hiberna
(09.08.20)
ben şahsen koymam
0
basond
(09.08.20)
ben koymam.
0
trajikomix
(09.08.20)
hayır
0
edaddy
(09.08.20)
Koymam. Çok dalga geçilir.
0
fezagezgini_4
(09.08.20)
soyisim ironik. ben olsam dümdüz bi isim koyardım. ismini dünya koymayın, yazık çocuğa.
0
scudman1
(10.08.20)
raskolnikov'un (suç ve ceza) ablasının ismi "Dunya" idi. Avdotya'nın kısa (şirin) formu. rusça ve diğer slav dillerinde ismi şirinleştirmek için kısaltmalar çok kullanılıyor, dmitri / dima, aleksandr / sasha gibi.

www.behindthename.com

artık ne isimler konulmuyor çocuklara, dalga geçilmeyecek isim az bulunur bu zamanda bence ona hiç takılmayın. tınısı güzel hiç kötü değil bence.

e: ayrıca bakınız;

www.behindthename.com

"Turkish form of Dunia"

far cry'ın oyun motorunun ismi de Dunia idi ki bayılırım seriye, buradan geliyormuş demek hm.

www.behindthename.com
0
engelbert humperdinck
(10.08.20)
Dünya ismi hiç kulağa hoş gelmiyor. Lila, venüs, kuzey, deniz, melis, gökçe gibi isimler ilk aklıma geldi.

Bence anne-babanın isimlerine uyumlu isim seçebilirsiniz ya da sizin isimlerinize kafiyeli isimler.
0
GoodMorningTeacher
(10.08.20)
Güneş koyucam ben.
0
pass
(10.08.20)
Hayırlı olsun, sağlıkla dünyaya kelsin.

Soyadıyla birlikte dalga geçilmesinden çok, bir sürü soru sorulur vs. Dünya Eda gibi birşey olabilir. Venüs ismi de güzel.
0
kaset
(10.08.20)
Bu aralar özellikle erkek çocuklarında cokca duyduğum bir isim ama ben bu ismi kendi çocuğuma koymam sanırım.
0
fraise
(10.08.20)
Bence de sifat tamlamasi veya cumle olusturacak isimler gulunc. Ayse Kisa veya Hasan Kisa bu kadar kotu durmazdi.
0
hot potato
(10.08.20)
Anketinize katıldım, hayır diyorum.

Alternatif olarak büyük resmi görüp Evren koyabilirsiniz ya da resmi küçültüp Ege koyabilirsiniz çocuğunuzun adını. "Evren Ege Kısa" da hoş oldu aslında.
0
basaran
(10.08.20)
Hayır. Bu evcil hayvan değil, oyuncak değil, bitki veya araba da değil ki ismini dünya koyasınız. İnsan evladı bu. İnsan olan evladına böyle kötülük yapmaz. Soyadıyla gerçekten çok talihsiz bir kombinasyon oluyor ama bu söylediklerim soyadından bağımsız.

Edit: venüs fln da koymayın ya :/ normal insan ismi koyun gitsin işte. "Farklı" olmak uğruna çocuğu soytarıya çevirmeyin. O isimle yaşayacak bütün ömrünü o çocuk. Yapmayın.
0
pati
(10.08.20)
dünya kız için fena bir isim değil bence ama kısa soyadıyla hiç iyi durmuyor maalesef
0
burya
(10.08.20)
@irene adler rullaz.
0
onemoremile
(10.08.20)
hayır hayır
0
nuisance
(10.08.20)
Soyadı "Kısa" olan biri çocuğunun ismini Dünya ya da Hayat koymasın lütfen. Çok depresif.Ad-Soyadı kombinasyonu çok önemli. Aklıma geldi, lisede bir hocamız vardı Aslan Kuş. Bir kız arkadaşım da çocukluğundan beri "Kızım olacak adını Banu koyacağım" diye diye beynimizi yemişti. Kızı oldu ama adını Banu koyamadı. Neden? Evlendiği adamın soyadı Alkan diye. Dikkat etmek lazım böyle şeylere.
0
SiyamkedisiZorro
(10.08.20)
dünya isimli tanıdığım var. gördüğüm kadarıyla hiç memnun değil.
0
tantunisultansuleyman
(10.08.20)
Ek olarak, lütfen Venüs de koymayın. Çok kötü, çok çok kötü.
0
aramızda kalsın
(10.08.20)
İnsana insan konulmalı. Dünya bir gezegen ismi :) bence hiç hoş değil. Şık bir insan ismi koyun lütfen
0
infernalcadre
(10.08.20)
Ne isimler var , neden koyulmasın ki?
0
ketcapli dondurma
(10.08.20)
bu çocuk elbet iş hayatına girecek, sonuna bey ve/veya hanım ifadelerini ekleyerek isim düşünmekte bence gerçekten fayda var.
0
Phoebe
(10.08.20)
isimin kendisinin çok kötü olmasından ziyade, soyadı ile birleşince komik de oluyor, kusura bakmasın eşiniz :)
0
kenarortay
(10.08.20)
Bir önerim çocuğa eşinizin değil kendi soyadınızı verebilirsiniz. Belki öyle uyumlu olur.
0
kaset
(10.08.20)
@semanful, abi feza nasıl ümitsizlik demek ya :) uzay demek değil mi feza?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.08.20)
@proletarier aller lander vereinigt euch, "Feza" isminin anlamı diye aratınca ilk çıkan sonuç şu oldu: "Arapça kökenli bir Kız-Erkek ismi olan Feza "Ümitsizlik. Ucu, bucağı olmayan boşluk." anlamına gelir." Buna istinaden hızlı yorum yaptım ama sanırım uzay ve gök gibi anlamları da varmış :))
0
🌸semanful
(10.08.20)
güzelmiş ama ben koymam'ı işaretledim. ancak şimdi fikrimi değiştirdim, koyabilirim sanırım.

toprak, rüzgar, ekin, eylül, ateş, su, asya, akasya, evren, deniz... tüm bu isimler koyuluyor, çoğunlukla seviliyor. bunlar kabulken dünya neden kabul değil?

öte yandan, "dünya kısa" pek güzel bir ikili değil.

edit: feza'nın ümitsizlik anlamı da olduğunu sizden duydum. gökyüzü, uzayla ilgili olarak bilirim bunun anlamını.
0
biseysorcaktim
(10.08.20)
3. sınıftayken bu isimli bir çocuk vardı bizde herkes dalga geçiyordu. 2. donem çocuğu almak zorunda kalmıştı ailesi. Yapmayın.
0
iwasbornonamountainside
(10.08.20)
Güzel isim, koyarım. Dünya diye bir arkadaşım var. Aklıma hep Michael Jackson'ın Earth Song'u geliyor.

Ahmet, Mehmet, Ayşe gibi memur isimleri, Berat, Kevser gibi malum kesim isimleri, -han, -can vb. ile biten baş ağrısı yapan isimler yerine Dünya, Güneş ve Evrim gibi isimleri tercih ederim.

Hayat Kısa kötü (daha kötüsünü gördüm: Emre İtaatsizlik) ama Dünya Kısa'yı benim kafam Türkçede anlamlı bir ifade olarak parse etmiyor.
0
bruce mclaren
(11.08.20)
Bu sorunun biraz dedikodusunu yaptık da, o çocuk biraz tombul olduğu an yarım dünya diye dalga geçilecek, farkında mısınız?

Eşiniz iyi düşünmeli bence de, değişik olacağız diye çocuğu ziyan etmeyin arada.
0
kobuzchu kiz
(11.08.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.