Giriş
(2)

Promotion teklifi kabul edilmeli mi?

in a world of magnets and miracles
Bir iş değiştirme değil de aynı iş yerinde promotion sorusu. Promotion teklif edildi ama kendi pozisyonunuzda da gayet mutlusunuz, işler gayet kolay geliyor, kontrol altında. Yeni rolde ücret daha yüksek ama iş yükü de daha ağır. Sizce promotion'u kabul edip maceraya girmeye gerek yok mu, yoksa ruti
Bir iş değiştirme değil de aynı iş yerinde promotion sorusu. Promotion teklif edildi ama kendi pozisyonunuzda da gayet mutlusunuz, işler gayet kolay geliyor, kontrol altında. Yeni rolde ücret daha yüksek ama iş yükü de daha ağır. Sizce promotion'u kabul edip maceraya girmeye gerek yok mu, yoksa rutin hale gelen şeyler bir yerden sonra çok sıkıcı olduğu için bu teklif kabul edilmeli mi?
0
in a world of magnets and miracles
(23.06.21)
iş yerinizdeki ortama, kafa yapısına da çok bağlı. bazı yerler terfiye sıcak yaklaşmayana da iyi gözle bakmıyorlar, tembellik veya çalışmayı sevmemekle bağdaştırılabiliyor.
0
gkhncnzdgn
(23.06.21)
Istemiyorsan bunun cevabi belli. Ben de mesela calistigim yerde mudur olmak istemem, en azindan onumuzdeki 10 yil falan, zira mevcut pozisyonun yuku yetiyor.
0
hot potato
(23.06.21)
(8)

bitcoin işleri

dali dili havali korna
kripto para mevzusuna son derece yabancı bir bireyim. ufak denilebilecek bir meblağ ile coin alıp kenara koyup unutayım diyorum. iki ayrı borsadan toplamda 1500-2000 lirayı geçmeyecek iki ayrı cins coin alacağım o kadar. niyetim bu işlere dalmak, al-sat yapmak değil. açıkçası bu işlerin geleceğine f
kripto para mevzusuna son derece yabancı bir bireyim. ufak denilebilecek bir meblağ ile coin alıp kenara koyup unutayım diyorum. iki ayrı borsadan toplamda 1500-2000 lirayı geçmeyecek iki ayrı cins coin alacağım o kadar. niyetim bu işlere dalmak, al-sat yapmak değil. açıkçası bu işlerin geleceğine fazla itimadım yok.

bana önereceğiniz coin ve borsa ikilileri hangileri olur? ayrıca bu konuda buraya ilaveten hangi forumlardan öneri almamı önerirsiniz?
0
dali dili havali korna
(23.06.21)
al sat yok ise btc kesin, yanında da eth diyebilirim.
0
passion rules the game
(23.06.21)
Girme, uzun vadede geleceği yok.
0
vizivozo
(23.06.21)
eth ve bnb alınabilir bence ama öyle alayım 5 sene dursun demeyin, ne olacağı belli değil. ben olsam alıp birkaç yıl unuturum. binance borsasını kullanın.
0
rose parks
(23.06.21)
Bitcoin
0
hot potato
(23.06.21)
etherium al sadece.
0
alt4y
(23.06.21)
Geleceği yok diyenler neye göre yorum yapıyor çok ilginç.
Btc çinde yasaklandığı için bu mining işini yapan güruh Kazakistan'a kapağı atıp sistemlerini kurmaya başladılar. Temmuz ağustos btc yükselirse hiç şaşırmam.
0
les yeux blanches
(23.06.21)
Twt al. Trustmwallet cüzdan coini. Al unut.
0
mobydick
(23.06.21)
Binance dan al. Binance trust a el attılı zaman uçacak. Birkaç kere bşnance ceo su, trust paylaşımı yaptı ama devamı gelmedi. Gelecektir.
0
mobydick
(23.06.21)
(29)

Abimden yedigim azari gururuma yediremiyorum

Bikit
Merhabalar, Bir apartman dairesinde tek basima yasiyorum. Abim, esi ve 5 aylik cocuklari ust katimda yasiyor. Ben 6 ay once kanser tanisi aldim. Kemoterapi gordum. Su an radyoterapi goruyorum.Kt surecinde abim, esi, ailem, dostlarim herkes cok destek oldu. Asla haklarini odeyemem. Yegenim yeni dogdu
Merhabalar,

Bir apartman dairesinde tek basima yasiyorum. Abim, esi ve 5 aylik cocuklari ust katimda yasiyor.

Ben 6 ay once kanser tanisi aldim. Kemoterapi gordum. Su an radyoterapi goruyorum.
Kt surecinde abim, esi, ailem, dostlarim herkes cok destek oldu. Asla haklarini odeyemem. Yegenim yeni dogdugu icin abimin esinin annesi de onlarda kaliyordu. Ben de onlara dahil olmus gibi oldum. Ozellikle abim, esi, esinin ailesi en buyuk yardimcilarim oldu

Ktlerim bittigi hafta tekrar abime ciktigimda esi soguk davranmaya basladi. Bisey olup olmadigini sordum abim bana esinin alana ihtiyaci oldugunu artik yalniz kalmak istedigini soyledi. Yani her gun onlara gitmememi ima etti bir anlamda. Ben de anlayisla karsiladim. Sonucta yeni dogum yapti, ben de cok pozitif durumda degilim, onun da kendine gore dertleri var. Ama annesi, kardesi vb. onlarda kaliyordu. Bu arada benim onlara gitme amacim yemek yemek ya da hizmet degildi. Cok ciddi intihar egilimlerim vardi ve doktor yalniz kalmamami onerdi. Major depresyon tanisi aldim. Televizyon acip oturuyordum zaten gunde 1-2 saat ancak onlardaydim.

Bu arada saclarim kaslarim dokuldugu icin disariya da cikamiyordum ihtiyaclarimi internetten karsiliyorum. Surekli hastaneye gittigimden abimlerin adresini vermistim. Daha sonra bunun icin de beni uyardilar. Cocuk uyuyormus zile basiliyormus baska adres versen olmaz mi gibi seyler. Tamam dedim. 3 ay hic bir sey siparis vermedim. 70 yasinda babami ariyorum o alip bana getiriyor. 2-3 is arkadasim baya bi kosturdular ihtiyaclarima.

2 gun once yine bir siparis verdim. Radyoterapilere her gun gittigim icin esine sordum size gelebilir mi bu kargom diye. Tamam kapiya not yazarim oraya birakirlar dedi. Bugun cikarken baktim kapiya not yazmis cocuk uyuyor kapiya birakin diye. Ama kargocu gormemis zile basmis. Babamla radyoterapiden ciktik, abim aradi. Once nasilsin falan diye 10 dakika muhabbet etti. Alakasiz seyler sordu. Sonra senin kargon gelmis dedi. Daha gelecek mi dedi. Cocuk uyuyormus zile basmislar hos olmamis gibi seyler soyledi. Esim rahatsiz oluyor zaten zor uyutuyor dedi. Ben de bunu soylemek icin 10 dakika yalandan muhabbet etmene gerek yoktu bi daha gelmez kargo kusura bakmayin dedim. Cok da sakin, izole yasayan insanlar degiller. Evde 7-8 kisi akraba gunu, cocuklu insanlar gunu falan yapan tipler.

Sonra biraz icime oturdu. Cocugum olmadigi icin anlamayabilirim belki. Ama bu durum beni uzdu acikcasi. Agladim epey. Onlari bi miktar anlamakla beraber simdi ne diyecegimi, nasil davranacagimi bilemiyorum. Belki asiri duygusal bir donemdeyim fazla alinganlik yaptim ama gidip alacaksiniz tabi bi gidin diyesim geliyor. Su anda muhtac durumdayim cunku. Trip ya da pasif agresiflik yapmak istemiyorum. Ama onlarin o cocuklu hayat cemberine de girmek istemiyorum artik. Bana ne onerirsiniz bu duruma yaklasimimla ilgili? Goremedigim bir hatam var mi?
iyi aksamlar.
0
Bikit
(22.06.21)
kusura bakmayın, biraz haddimi aşabilirim ama okuduklarımdan anladığım kadarıyla abinizin eşi buldumcuk anne sendromuna kapılmış.
abiniz de buna çanak tutuyor,
böyle durumlarda lafı edilecek şeyler değil bunlar.

kırıcı ve üzücü olduğunu çok iyi anlıyorum, üstelik normalin dışında da bir ihtiyacınız var ama mecburen araya biraz mesafe koymanız gerekiyor.
dünyada bir gün herkesin birilerine ihtiyacı olabilir, oluyor da.
bunları biraz düşünmek lazım.
düşünememek onların ayıbı.

kendinize farklı bir sistem kurmaya çalışın.
gerekirse kargo şirketleriyle konuşun, kargonuzu sizin kapınıza bıraksınlar.
ya da başka bir yol bulun.

bu gibi durumlara da "insan doğası" deyin, geçin.
üzülmek size iyi gelmez.
çok geçmiş olsun.
0
blatta hiberna
(22.06.21)
Kargocu niye onlarin ziline basiyor anlamadim.
Zil olayini cozseniz kavga bitecek.
0
divit
(22.06.21)
Abinin esi fena. Sal gitsin abini de esini de sana destek olan olacak baskalari varsa
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.06.21)
@divit

çünkü bu arkadaş o sırada evde olmuyor, ben öyle anladım.

Bence abiniz zil konusunda haksız. AMA sizin de her gün gidip 1-2 saat onlarda oturmanız normal değil, artık abinizin kendi evi, kendi hayatı var.
0
hayirsiz
(22.06.21)
anlattigin hikayede kargocu zurnanin son deligi gibi. bence kargocu bahane. hani onlari da suclamak istemiyorum seni de; ama hem depresyon hem kanser olup ustune yeni evli insanlarla yakın olmak çok hassas bir durum. muhtemelen farketmedigin seylerle rahatsizlik veriyorsun. abin de kibar olmaya calismis ama bir yere kadar, umarım bir an onxe duzelir
0
buenosdias
(22.06.21)
Zile cozum bulunur, surada herkes elektronikci.

bulamazsan da benzincilerde,avm'lerde kargo kutulari var oraya yonlendirebilirsin. Bazi esnaflar da kargo noktasi.
0
divit
(22.06.21)
Abin ve eşi kötü insanlar olsalar seni kt durumunda yalnız bırakırlardı. Abimin 3 ay önce çocuğu oldu ve ben de bir süre yardım için gidiyorum er birey olarak. Çocuk inanılmaz yorucu birşey. Derdini hiç anlamıyorsun herşeyi cidden dert. Doğum sonrasında kadın bireyler de o süreçteki zorlukla biraz değişiyorlar. Bence bu biraz birşeylerin üst üste gelmesinden kaynaklı. Bu kadar dert etme.Yengenin annesi sonuçta aileden biri ve sana kıyasla çok saha farklı iletişimi var. O yüzden kendini kıyaslama onlarla. Kendi sağlığına odaklan bir yerden sonra her koyun kendi bacağından asılıyor
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(22.06.21)
abini de seni de tanimayan biri olarak "gurur" falan tarzi seylere cok takilma. hayat uzlasma ve taviz uzerinden yurur. abin tutup senin karakterine laf soylememis. cocuk bakmak da asiri iskence bir olay, bunalmis olabilir.

aninda cevap da vermissin zaten, "icimde kaldi" demelik bir durum da yok. o yuzden devam et.
0
hot potato
(22.06.21)
Benim diyeceğim şey şu;
Kargoyu kendi katınıza yönlendirip kendi kapınıza kapıya bırakın yazmanız bir çok sorunu çözerdi eğer hırsızlık konusundan çok korkmuyorsanız.

Dürüst olayım, bazen size çok basitmiş gibi gelen şeyler karşı tarafa batabiliyor, bu kargo mevzusunda sadece zile basılması değil belki, sizin daha sonra kargonuzu almaya çıkmanız da batıyor olabilir, mesela sadece şey diyebilirsiniz, kargomu alıp gidiyorum, bu durumda onları kargo şubesi gibi kullanıyorsunuz gibi durur.

Burada size haksınız demek değil amacım, bazen ne kadar empati yapsanızda anlayamayacağınız şeyler olabiliyor.

Mesela ben örnek vereyim, bir arkadaşım, kendisinin benden isteyeceği bir çok şeyi yapabileceğim birisi, bana abi benim amazon hesabı yok sen alsan olur mu dediğinde bu bana batıyor. Bak çok basit bir şey ama batıyor.
0
atom karincanin torunu
(22.06.21)
Lohusa/yeni anne kadın çok özür dilerim göğüslerini bir salmak don atlet gezinmek ister. Sizin de hassas döneminiz sağ olsun güzel karşılamış. Ama sınır dolmuş biraz.
Anne olmak yetebiliyor muyum korkusu onu da germiş. Bu çocuk uyutmak dünyanın en zor işlerinden. Bizim zile yanlış basan bir yaşlı komşu var bu adam her bastığında çocuk uyanır ben de ağlardım içli içli. 40 dk emzir uyusun biri zile bassın dön başa, dünyam yıkılırdı. Abartı bir tepki biliyorum ama o an abartı gelmiyor işte dengen bozulmuş bir kere.
O sizin depresyonunuzu çekmiş siz de onun depresyonunu çekin uzak durun. Sakın kendinizi üzüp suçlamayın. Siz ebeveyn değilsiniz hesap edemezsiniz, onlar rahatsızlıklarını dile getirmiş siz de yapmazsınız konu kapanır.
0
cilekli pasta
(22.06.21)
Çocuk uyutmak zor, zille falan uyandırılması muhabbetine maraz yapmayan görmedim. Eve kargo söyleme dediği halde niye zorluyorsunuz ki? Trendyol falan teslim noktaları yapmış. Marketler de saatli getiriyor. Bence düzenlenebilecek şeyleri düzenlememişsiniz.
0
baal
(22.06.21)
Kadınların çoğu hamilelik depresyonuna girip uzun süre çıkamıyor. Çocukları 3 yaşına girene kadar da oldukça sinirleri bozuk oluyor. Hem uykusuzluk hem çocuğa bir şey olacak endişesi hem hormonlar hem yetersizlik hissi. Siz de çok pozitif hissetmiyor olabilirsiniz ama alan tanımak konusunda alınganlık göstermeyin böyle dönemlerde insanların ihtiyacı oluyor. Buldumcuk anne diyenleri de çocuk doğurup büyütmeye davet ediyorum. Karşılıklı hoşgörü ile halledilemeyecek bir olay değil.
0
eatpraylaw
(22.06.21)
abiniz kötü bişey söylememiş ki sizi dolduracak. bence fazla alınganlık ediyorsunuz. onların da ilk çocukları. ana-babalığı öğreniyorlar. neyi nasıl yapacaklarını bilmiyorlar. günlerce uykusuz kalıyor insan ilk zamanlar. abinin eşine de hak vermek lazım biraz.

karşılıklı hoşgörü içerisinde halledilmeyecek şey yoktur. bence bi akşam küçük bir hediye ya da ne bileyim akşam yemeği alıp gidin arayı soğutmadan. araya soğukluk girdimi kolay kolay düzelmez tekrar.
0
naksidil
(22.06.21)
şimdi tanımadığım bir kimsenin niyetini veya samimiyetini bilemem tabi ama küçük bebeği olan bir baba olarak söyleyebilirim ki, zil konusu gerçekten bahane filan olmayabilir. gerçekten hayatı kabusa çeviren bir şey. bebek hadi iki salla pış pış yap uyusun bir varlık değil, uyutmak gerçekten çok uzun vakit alabiliyor ve yorucu. dakikalarca, saatlerce uyutmaya çabalıyorsunuz ve o bir zil her şeyi bok etmeye yetiyor. çok defa yaşadık.

kendinize göre haklısınız, bunalım, yalnız kalmama tavsiyesi vs ama ortada evli bir çift var ve hemen her gün sektirmeden 1-2 saat eve gelen biri var. yani hiçbir şey yapmasanız bile bu bir yerden sonra çok rahatsızlık verici olur. evde çocuklu insanlar günü, bilmem ne günü yapmaları kendi istedikleri zaman yaptıkları bir şey, sizin her gün gelmeniz veya gelmeseniz bile kargo sebebiyle dolaylı yoldan varlığınızın bir şekilde o evde kendini hissettirmesi aynı şey değil.

aslında abiniz bence gayet dürüst ve kibar bir insan gibi geldi bana. ''Bisey olup olmadigini sordum abim bana esinin alana ihtiyaci oldugunu artik yalniz kalmak istedigini soyledi'' yani gayet düzgün konuşmuş. burada tabi çelişki şu, bunlar soylenirken abinizin eşinin anasının, danasının evde ikamet etmesi. bu da karşı olduğum bir durum, çogu çocuklu çift aman cocuğa baksın diye kadın tarafının annesini eve getiriyor. tamam kolaylık da huzur muzur kalmıyor genelde o durumda da. (biz iki tarafın ailesine de uzak bir şehirde olduğumuzdan aile büyüğü filan yok ama cevremde çok sahit oldum)çiftlerin mahremi falan kalmıyor. bir kere getirmişler ya şimdi kolaylarına geldiği için veya git diyemedikleri için veya abiniz rahatsız olsa bile abinizin eşi, anneme git mi diyorsun bla bla yaptığı için abinizin kaynana evde. sizin de zorunuza gidiyor. ama dediğim gibi sizin de o veya bu sebeple her gün onlarda olmanız bence doğru değil.

ya ben aslında aynı aileden kişilerin, hele ki evlilik falan varsa aynı apartmanda komşu olmasını da tasvip etmiyorum. yani sürekli dip dibe olmaz ki. şahsen sosyal hayattaki arkadaşlarımla bile aynı apartmanda olmak istemem.

kargo için kesinlikle alternatif bulun.
0
wilhelmwasmuss
(22.06.21)
bu kadar duygusal olmamalısınız bence. abinizin eşi kendi ailesiyle kalmak istiyor olabilir, kendisi uyuyamıyor olduğu için uyutma meselesine takılmış da olabilir.

abiniz kırmamak için uğraşmış gibi ama siz bayağı hassas olmalısınız sahiden, insanları bu kadar umursamamaya çalışmanız en doğrusu.
0
dnzdnz
(22.06.21)
yeni bir anne olarak soyleyebilirim ki bebegi uyuttugun anda calan zil gercekten insanda o zili gereksiz calan insana kafa atma istegi uyandiriyor. butun gece uyumamissin ve neden agladigini kendi bile bilmeyen bir canliya bakim vermeye calisiyorsun. belki kucaginda uyumus ve yaklasik 1 bucuk saat boyunca sadece biraz sessizce oturabilmek icin kipirdamadan durmussun. ya da ne bileyim bebegi uyutayim dusa gireyim/tuvalete gideyim/yemek yiyeyim demissin. insani ihtiyaclarin icin bile beklemekten bahsediyorum farkindaysan. tuvalete gitme hayaliyle 1 bucuk saat uyutmaya calistigin bebegi tam yatagina koydugun anda seninle hicbir ilgisi olmayan ve farkli sekilde pek cok cozumu olabilecek bir sey yuzunden zilin calindigini ve bebegin uyandigini dusun. buyutmuyorum, abartmiyorum, yasamayan bilemez anlayamaz diyorum. biz apartman girisinden calan zile kapatma dugmesi taktik ve evin kapisina da bebek uyuyor zili calmayin yazdik. ona ragmen bazen oyle bir an oluyor ki bekledigim kargo geliyor ama ben bebegi emzirerek uyutuyorum. kapi acmak inanilmaz bir problem oluyor. ya dalmak uzere olan bebegi uyandirip kapiyi acicam ya da lanet olsun kargosuna diyip acmiycam. cogunlukla tercihim ikincisi oluyor. artik esimin ofisine soyluyorum kargolari cunku bu kadar fiziksel ve psikolojik derdin yaninda bir de kargocuydu zildi dert edinemiycem.

tabii bir de yeni dogum yapmis ve surekli emzirme halinde olan bir kadin soz konusu. senin yaninda rahat hissedemiyordur, ben salonumun koltugunda rahat rahat emzirebilecekken evde esimin kardesi var diye baska bir yerde sıkış tepiş emzirmeye calismak istemezdim acikcasi. bu konuda da kiz hakli.

asla dogurmamis ve bebek emzirmemis kisilerin gelip buraya kiza b.k atmasina gonlum razi gelmedi, biraz anlatmak istedim.

zaten sana destek de olmuslar ve ben abinin soylediginde olumsuz bir sey gormedim acikcasi. tatli dille soyleseymis denmis de daha ne soylesin 10 dk sirf konuyu yumusatmak ve belli ki seni kirmamak icin havadan sudan konusmus. ki yine de ters tepki vermissin bence.

pasif agresif bir tavira girmeye gerek yok burada, onlar senin depresyon doneminde destek olmuslar yani gercekten yapabileceklerini yapmislar gibi anladim ben. sen de bu zor donemlerinde onlara anlayis gosterebilirsin bence. ve kesinlikle ama kesinlikle kargo isine onlari dahil etmeyecek bir cozum bulmalisin.

son olarak gecmis olsun diyorum. umarim bitmistir kanserle ve depresyonla isin.
0
in vino veritas
(22.06.21)
Çocuğu oldu diye dünyanın tüm önceliklerine sahip olmayı hakettiğini düşünen bir kesim var. Bahsettiğiniz çift tam olarak bu. Kapıya yazıldığı halde zile basan kargocunun derdini size yükleyemez kimse. Bu sizin sorumluluğunuzda-kontrolünüzde olan bir mesele değil ki…
Olabildiğince onlara yaklaşmadan halletmeye çalışın işlerinizi, siz kendinize yetersiniz bunca şeyi atlatmışsınız bunu mu aşamayacaksınız, destek oldular diye onlara bir şey borçlu değilsiniz. Kendinizi düşünün kimseye eyvallah etmeyin.
0
megalomaniac
(22.06.21)
Hepinize tesekkurler. Gormedigim seyler oldugunu farkettim, sagolun. Ben zaten rahatsiz olduklarini bildigim icin son 3 ayda toplam 10 kere falan gittim onlara, 30 dakika sureli yegen sevme amacli.

Sadece kemoterapi zamani olan o 3 ayda her gun gidiyordum. Onun da 1.5 ayi ailemde kalmisimdir. Gittigim zaman da yengemin annesiyle dizi izliyoduk ben sonra eve donuyordum. Ama sagolsunlar haklarini odeyemem. Kolay surecler degildi bana katlandilar.
Daha once ise ayda 1 kere belki kahveye ugrardim. Disarda bulusurduk genelde.


Eklemek istedigim hususlar: kanser tedavisi cok agir bir surec. Dusmanimin basina bile gelmesin. Logusalikla 32 yasinda kemoterapilerle menopoza sokulmus bir insanin hormon durumunu ayni degil.
Hayatta 2-3 senesi kalmis insan psikolojisiyle cocugu zilden uyanmis, uykusuz kalmis insan psikolojisi ayni degil.
Bu iki durumu karsilastirmak bile abes. Umarim bu duruma gelmek zorunda kalip o eziyet zannettiginiz gunlerinizi mumla aramazsiniz.
Hediye alip gitmek de degisik fikirmis.
Ama suna katiliyorum. Aile de olsa kimse kimseye yardim etmek zorunda degil. Tolere etmek zorunda degil. Bencilliklerine katlanmak zorunda degil. Her koyun kendi bacagindan asilir. Yine ellerinden geleni yaptilar. Ikisine de minnetarim.

Ben tanidan itibaren tedavi olmak istemedim zaten. Bunun en buyuk nedeni yalniz olmam ve kimseye yuk olmak istemememdi ve bu agir tedavileri cekip 2-3 sene daha yasayacagima 1 sene hayatimi dibine kadar yasar, veda ederim kafasindaydim. Hala da bu fikrimin daha dogru oldugunu dusunuyorum. Hayat bu. Elbet bitecek.

Aileme direnemedigim icin kabul etmis bulundum. Cok kavgalar dovusler duygu somuruleri gozyaslariyla dolu pazarliklar yapildi. Her seyine raziyiz, yeter ki tedaviyi reddetme bilmem ne edebiyatlari.
Su an geldigim noktada biraz ikna edene kadar kus sutuyle besleyelim, tedaviden sonra naparsa yapsin durumuna gelindi. Amacim kimseyi suclamak degil ama sadece sanal bi sevgi cemberi yaratilmis gibi hissettim. Tiyatro oyunu gibi. Zaten yasamla bagi cok kuvvetli biri degilim artik, kusla bocekle, kendime aldigim mumlarla mutlu olmaya calisiyorum bi de onlarin tuzu kuru dertlerini ve sitemlerini isitmek asiri itici geliyor. Ama dedigim gibi anne baba kardes de olsa kimse kimseyi cekmek zorunda degil.

Hepinize tesekkurler.
0
🌸Bikit
(22.06.21)
Benim nacizane tek tavsiyem saçınızı kaşınızı dert etmeden rahatca dışarıya çıkmanız, gelip geçici süreçler bunlar kimseye muhtaç görünmeyin herkese gücünüzü gösterin geçmiş olsun
0
apocalipy
(23.06.21)
Uzunca yazmaya gerek yok.
Ayıp etmişler.
0
teritori
(23.06.21)
Oncelikle gecmis olsun, allah sifa versin. Insanin ilgiye/yardima ihtiyaci varken ihmal edildigi duygusu cok agir. Ben olsam boyle bir seyi kardesime hissettirmemek icin elimden geleni yapardim ama kardeslerimden boyle bir fedakarlik beklemezdim. Bu konularda bilerek ve isteyerek toplumun bakisina gore biraz malim.

Benim toplumda gordugum kadariyla kardeslik olayini cok buyutmemek gerekiyor. Hic bir zaman bir anne baba kadar insanin derdiyle dertlenmelerini beklememek lazim. Bana kalirsa anne baba da cogu zaman insanin eşi seviyesine cikamiyor bu konuda. Bosuna hayat arkadasi demiyorlar. Deli Dumrul'u bilirsiniz. Azrail canini baska bir can getirmesi sartiyla affedince anasi, babasi degil eşi canini vermeye razi oluyordu. Hikayede kardes lafi bile gecmiyor. Baskalarinin abisi kardeslerine sizin abinizin size destek oldugu kadar bile olmuyor emin olun.

Ben olsam olumlu tarafından bakarim. Yapabiliyorsam abime az biraz hiyar gibi davrandigini soylerim mutlaka ama bir abim oldugu icin de sevindigimi eklerim hakkini teslim etmek icin.

Bu arada baslikla icerik uyusmuyor. Bi azar olmadığı gibi gururunuzu kiracak bir durum da olmamis. Bu durum insanin gardini dusuruyor evet ama boksor yere dustugu zaman degil, ayaga kalkamadigi zaman yenilir. Sanki sizde de bi yumruk daha yesem de ringin surasina uzansam biraz gibi bir istek olabilir mi? Son ana kadar maci birakmayin. O kadar darbeden sonra tum gucunu toplayip rakibini aparkartla nakavt eden bir suru boksor vardir. Cindirella man oluyor da cinderalla girl niye olmasin?
0
Kirmizibavul
(23.06.21)
Öncelikle geçmiş olsun acil şifalar dilerim

Eşim de doğumdan sonra değişti karakteri filan cocuk onları cok zorluyor hele uyumayan bir çocuk varsa kadinlar lohusa ve bebekli dönemlerinde alıngan olurlar.

Bu döneme rast gelmissiniz öncelikler değişebilir bebekle beraber

Abiniz arada kalmış saniirim, onlar cocugua alıştıkça sizinle araları eskisi gibi olacaktır
0
intern in the house
(23.06.21)
bir evde bebek doğarsa o bebek evin yöneticisi ve merkezi olur.

bebeğimiz 1 yaşında ve ben eşimi inanın çocuk doğduğundan başlayan süreç ve çocuğun 3. aya giren sürecine kadar tanıyamadım. bazı kadınlar böyle durumlar yaşayabiliyor. 9 yıldır tanıdığım pamuk gibi insan asabi, sinirli ve çekilmez bir hale büründü. bizim çocuk ilk 6 ay uyumama ve emmeme problemi yaşattı bize aşırı şekilde. çocuk olunca anladım bu gerçekten büyük bir problem (özellikle büyüyebilmesi için uyku ve emzirme cok önemli).

haliyle yengeniz abinize bu konuya paralel bir durum yaşatmış olabilir. abinize kırılmayın zaten kötü bir insan olsa tedavi sürecinde size yardım etmezdi. emin olun çocuk 1 yaşına yaklaşınca ve çocuk sizi severse "amcası amcası" diye sürekli sizinle olacaktır. o da size moral katar umarım. bir süre onlardan uzak durmaya, onların sizi ziyaret etmesine altyapı hazırlamaya çalışın. çocuğa bir hediye alın vs. inanın size daha güzel döneceklerdir.

geçmiş olsun.
0
bisorumvargaliba
(23.06.21)
senin cevabına kadar okudugum yorumlarda biraz içim ezildi acıkcası, herkes kıza yuklenmiş ne kadar ebeveyn savunucusu cıktılar falan diye iç sesim konusuyordu.

cocuk olayı cok zor ama senin durumun ve psikolojinin bozuk olması da cok zor. biri diğerinin üstüne konabilecek bişey mi, bence buna bi cevap var ama gördüğümüz üzere herkesin farklı bir cevabı olabiliyor. senin için de önemli olan muhatap oldugun insanların yaklasımı.

pek cok ihtimal var, tekil değerlendirmemek lazım. mesela bugun eşimin kardesi aradı, onun da 9-10 aylık bi bebegi var. normalde dunyanın en fedakar ve sorumluluk sahibi evladıdır, babaları rahatsız biraz. ben yetişemiyorum gelsin babasıyla ilgilensin gibi son derece soguk bi ifadeyle aradı. cok sasırdım ama cocuk sahibi olmak böyle bişey dedim sonra.
öte yandan bebek sahibi olan insanlarda bi takdir beklentisi ve belki bunun duygusal anlamda sefasını sürmek içgudusu de olmus olabilir, belki de senin bu ilgi isteyen surecin gelin hanımınkini baltaladıgı icin elinde olmadan, artık tedavi surecinin de sona yaklasmasıyla biraz daha hayattan isteklerini almak konusunda hırcınlasmıs olabilir. bence abine kızmamalısın ama zira duygusal anlamda en sıkısık kişi o olabilir su resimde. on dk muhabbet etmesi falan kibarlıgına veriyorum ben. muhtemelen evde büyük psikolojik baskı altındadır.
bir de şöyle acı bir gerçek var ki, psikolojik hastalıklarda kimse kimsenin derdinden anlamıyor. senin kanser tedavini idrak etmişlerdir ama major depresyonun nasıl bir bela oldugunu hiçbirinin anlayabildigini dusunmuyorum.
girls dizisinde duymustum, hala da unutmam beni cok etkilemişti. depresyonda olan birini ancak depresyonda olan biri anlayabilir, atlatan bile degil. (bu arada vaktin varsa bu diziyi izle cok iyidir)

durum zor ama hayatta sunu ögrenmek lazım, kendine faydan önce senden gelecek. dısardan beklentiyi ne kadar azaltırsan kafan o kadar rahat olur. cok zor biliyorum, ama dene lutfen
0
galandar kostumu
(23.06.21)
tabii ki net olarak , bozulmakta haklısınız. lohusaymış da bilmem neymiş. lohusalık depresyonu olsa tamam derim de, abiyle iyi, evdeki 7-8 kişi ile iyi sadece kanser tedavisi alan size mi depresif yengeniz?! radyoterapiye gidiyorsanız tedaviniz hala devam ediyor demektir. çocuk oldu, yakamızdan düşsün moduna geçmiş. abiniz de desteklemiş. ikisi de haksız. herkes kanser tedavisi alan kardeşini desteklemek zorunda mı? kesinlikle evet zorunda. yoksa kardeş sıfatını haketmiyor demektir.
bunlara üzülüp moralinizi bozmayın. kanser tedavisinde moral çok önemli. inşallah en yakın zamanda tedaviyi tamamlayıp hastalık öncesi hayatınıza dönersiniz. siz moralinizi yüksek tutun, buldumcuklardan da uzak durun.
0
sumuklu asilzade
(23.06.21)
buldumcuklara da biri söylesin; bebek uyuyor notunu kapıya değil zilin üstüne yapıştırıyoruz.
0
sumuklu asilzade
(23.06.21)
Daha önceki bir duyurunda da böyle sitemkardin sanki, adamin birinin üzerine bile yürümüstün yok yere. Hastalik seni duygusal olarak yipratmis aslinda.

Bir de hastalik güçtür ama hasta bakmak, ilgilenmek çok daha güçtür.
0
Avoiding The Puddle
(23.06.21)
Öncelikle çok geçmiş olsun, çok zor bir dönemden geçiyor olmalısınız, umarım bir an önce hem fiziksel, hem de ruhsal sağlığınıza kavuşursunuz.

Abiniz kendi ailesini kurmuş, üzerine birkaç ay önce ailelerine yeni bir birey katılmış ve yeni düzenlerine alışmaya çalışıyorlar. Telefonda sizi azarlamamış. Uzunca bir süre size destek olmuşlar. Sonra da düzgün bir dille size beklentisini aktarmış, siz önemsemeyip aynı hareketi tekrarlamışsınız.

Aşağıda verdiğiniz cevapta dertleri yarıştırıp kendi derdinizi abinizin eşinin derdinin üzerinde tutuyorsunuz. Böyle bir şeye hakkınız yok, dert yarıştırılmaz. Birine küçük görünen dert, diğeri için çok ağır yük olabilir ya da tam tersi. Sizin derdinizi yüklenmek için kimse kendi derdini görmezden gelmek zorunda değil, hatta bunu yapmamalı da zaten, yoksa kendi ruh sağlığı bozulur.

Fiziksel rahatsızlığı olan birine destek olup, birlikte vakit geçirmek zor ama ruhsal problemleri olan birisiyle daha da zor. Bunu kişisel deneyimlerim doğrultusunda söylüyorum. Bu duyurudan bile depresyonunuz sebebiyle bazı konuları düzgün değerlendiremediğinizi görebiliyoruz. Abinizin daha size söylemediği bir sürü şey olduğundan eminim.

Herkesin kişisel sınırlara ihtiyacı var. Abiniz ve eşi size bu sınırı göstermiş, siz sınırı ihlal etmişsiniz, sonra tekrar size sınır hatırlatıldı diye sinirleniyorsunuz. Bu doğru değil. Ne olursa olsun insanların talep ettiği kişisel sınırlara saygı göstermek zorundasınız. Özel durumunuz size bu sınırları ihlal hakkı tanımaz. İnsanların diğer ilişkilerini nasıl yürüttüğü de sizi ilgilendirmez.

Er ya da geç düştüğümüz zor durumlardan kendimiz sıyrılmayı başarabilmeliyiz. Başka insanların az ya da çok, geçici destekleri söz konusu olabilir sadece. Her şeyden önce, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığınızın sorumluluğu sizde. Bunun farkına varmadan asla iyileşemezsiniz. Umarım bu farkındalığa ve güzel günlere bir an önce kavuşursunuz..
0
gmzo
(23.06.21)
Çok çok geçmiş olsın.
Allah önce abinize
Sonra size ve ailenize sabır versin.
Yenge hanım ile mümkün mertebe muhabbeti sıfır'a indirirdim ben olsam.
0
paramolacak
(23.06.21)
(2)

Berber tavsiyesi?

se se ge
Merhaba arkadaşlar.Eskişehir veya İstanbul için geçerli sorum. Gidip "hocam ben estetik algısı son derece düşük saçını taramaktan bile erinen biriyim, bana sadece iyi bi traş değil iyi bi saç tarzı yap bundan sonra da öyle devam edeyim" dediğimde tatmin edici bir hizmet verecek berber arayışım var.
Merhaba arkadaşlar.
Eskişehir veya İstanbul için geçerli sorum.
Gidip "hocam ben estetik algısı son derece düşük saçını taramaktan bile erinen biriyim, bana sadece iyi bi traş değil iyi bi saç tarzı yap bundan sonra da öyle devam edeyim" dediğimde tatmin edici bir hizmet verecek berber arayışım var. Tavsiyelere açığım.

Ek olarak giyim kuşam konusunda da danışmanlık verebilecek bildiğiniz yerler varsa tavsiye alabilirim.

Teşekkür ederim herkese.
0
se se ge
(22.06.21)
Hiç mi yok :/
0
🌸se se ge
(23.06.21)
duzgun bir model istiyorsan 2 haftada bir gidip rotus yaptirman lazim. "saçını taramaktan bile erinen biriyim" demissin, ona istinaden yazdim. tarz sac surekli ilgilenmedikce guzel durmaz.
0
hot potato
(23.06.21)
(2)

amerikadan en uygun kargo

thevalentino
selamlar ahali, abd'den aldığım 2 adet robot süpürgeyi ülkeye getirtmek istiyorum. ürünler chicago'da arkadaşımın evinde ancak uzun bir süre ülkeye gelemeyecek durumda gözüküyor.ürün boyutları : 32*32*8 cm ve ağırlık olarak 3 kg gelmekte.en uygun yollu kargo nasıl olur ya da ben chicago'ya gidiyorum
selamlar ahali, abd'den aldığım 2 adet robot süpürgeyi ülkeye getirtmek istiyorum. ürünler chicago'da arkadaşımın evinde ancak uzun bir süre ülkeye gelemeyecek durumda gözüküyor.

ürün boyutları : 32*32*8 cm ve ağırlık olarak 3 kg gelmekte.

en uygun yollu kargo nasıl olur ya da ben chicago'ya gidiyorum şu kadar ücrete getirebilirim tarzında yaklaşımlara açığım. şimdiden teşekkürler.
0
thevalentino
(21.06.21)
gumruge takilir
0
hot potato
(21.06.21)
saglam gumruk vergisi odersiniz, arti kargo da cikacak. hic o topa girmeyin
0
oscar
(22.06.21)
(10)

amerika'ya gitmeye karar verememek

durbikonusucaz
merhaba herkesegeçtiğimiz günlerde amerika'dan bir iş teklifi aldım ama kabul edip etmeme konusunda kararsızım. işin kendisi, maddiyat sorun değil ama böyle büyük bir adım atmaya hazır mıyım bilmiyorum. hazır olduğunu nasıl anlar insan onu da bilmiyorum.türkiye'de maks bir yıllık eğitim sonucunda am
merhaba herkese

geçtiğimiz günlerde amerika'dan bir iş teklifi aldım ama kabul edip etmeme konusunda kararsızım. işin kendisi, maddiyat sorun değil ama böyle büyük bir adım atmaya hazır mıyım bilmiyorum. hazır olduğunu nasıl anlar insan onu da bilmiyorum.

türkiye'de maks bir yıllık eğitim sonucunda amerika'ya gideceğim eğer kabul edersem. pek sosyal biri sayılmam bu beni biraz korkutuyor. burada kemik 6, toplam 10 arkadaşım vardır. onların bi anda binlerce km uzakta olcağını düşünemiyorum.

çekincelerim genel şeyler. insanlar nasıldır, alışabilir miyim, orada çalışmak iş yapmak nasıldır ya bilemiyorum. kafamda her şey var hiçbir şey yok.

siz ne dersiniz. genel her şey diyebilirsiniz. iyi kötü bir şeyler duymaya ihtiyacım var çokça

eyalet virginia
0
durbikonusucaz
(21.06.21)
ben olsam düşünmeden kabul ederim. Kalıcı olarak gitmeyebilirsiniz. Her türlü yurtdışı tecrübesi ufuk açıcı olacaktır.

bir kaç sene usa'da çalışıp dönseniz bile türkiye'de çok daha fazla iş imkanlarınız olur.
0
hayaletimsi
(21.06.21)
alisirsin. en kotu ihtimalle ingilizcen gelisir, geri donecek olsan bile.

asiri sosyal olman sart degil, 2-3 tane dise dokunur arkadasin olsa yeter ki onlari da zaman icinde bulursun.

arkadas edinmenin vs en onemli sarti gittigin ulkedeki insanlarla ortak payda olusturmak. yani onlarin okudugu gazeteleri okumali, sevdigi sporlari yapmali, yedikleri restoranlarda yemeli, izledigi televizyonlari izlemelisin ki hem senin konusacak seyin olsun hem de onlarin konustuklari seyleri anlayabil. bu kulturel kesif biraz zaman alacaktir ki bu da normal.
0
hot potato
(21.06.21)
reddit'te ilgili sub-reddit'lere sorun bence bunu bir de. özellikle virginia sub'indaki yerliler de güzel yol gösterir diye düşünüyorum, insanlar nasıl, sosyalleşme imkanları nelerdir vs gibi. göçle ilgili sub'lara da bakın. çoook büyük bir fırsat, umarım hayırlısı olur.
0
asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
(21.06.21)
Ailem burada deseniz anlarım da arkadaşların uzağında kalacağınız fikri bana biraz anlamsız geldi. Kaldı ki çok yakın arkadaşlıklarım var ve hepsini ailem kadar da severim ama burada sizin hayatınız söz konusu.

Ben olsam kesinlikle giderdim. İşin kendisi ve maddiyat sorun olmadığı için bunu rahatlıkla söylüyorum.

Her ne kadar gelişmiş bir Avrupa ülkesi gibi olmasa da ABD'nin demokrasisi çok gelişmiş bir demokrasi ve insanlar haklarının farkında. Dolayısıyla Türkiye'deki gibi kanunsuz bir çalışma ortamı olacağını sanmıyorum.

İnsanları tektipleştirmek doğru olmaz. Zaten bilindiği üzere multikültürel seviyesi en yüksek ülkelerden biri. Dolayısıyla her çeşit insan var. Genel olarak insanlar sıcak kanlı. Hiç tanımadığınız insanlar bile sizi görünce selam verir. Biriyle tanışma, arkadaş edinme konusunda da başlarda biraz problem yaşayabilirsiniz ama insanlar başkaları ile tanışmaya oldukça açık. Önemli olan sizin ne kadar dışa dönük bir insan olduğunuz. Pek sosyal biri değilim demişsiniz gerçi ama bunu kırarsanız çok rahat edersiniz.

Bana en çok farklı gelen anlayış, bizim şimdi pandemi ile alıştığımız o sosyal mesafe var ya, ABD'de bu zaten yerleşik haldeydi. Şöyle bir durum yaşadım. Bir self-servis restoranda ketçap, mayonez, tuz, biber vb. şeyler yanda duran bir tezgahın üstünde yer alıyor ve kendiniz alıyorsunuz her şeyi (Starbucks'ın şeker, peçete masası gibi ama daha çok şey var). Bu masanın boyutunu 2 kişinin yan yana yemek yiyebileceği boyutta düşünün. Bir hanımefendi sandviçini almış oradan hardalını falan alıyordu. Biraz ağır hareket ediyor. Ben de yanında olan boşluktan kolumu uzatıp bir şeyler alayım dedim. Kadın bir anda hopladı ve özür dilemeye başladı. Ben de aşırı şaşırdım ve ben ondan özür diledim (sosyal alanına tecavüz etmiş oldum aslında). Bu gibi örneklere şahit oldum. Sıra beklerken falan bizde arkamızdaki kişinin nefesi ensemizde buğulanma yapıyor mesela. ABD'de bu kadar iç içe değil insanlar. Ama örneğin bir gece kulübüne giderseniz orada da tam tersi. Herkes iç içe dans ediyor. Yani özetle herkes yerini biliyor. Yakınlaşmak gereken ortamda da yakınlaşmaktan çekinmiyor insanlar. Tabii şimdi pandemi nedeniyle bu yakınlaşma işleri de bitmiş olabilir tamamen. Onu bilemeyiz.

Benim en zorlandığım şeylerden biri de günlük konuşma diline alışana kadar insanlarla anlaşmak oldu. İlk gittiğim hafta, hatta ilk akşam bilindik bir yerden yiyeyim diye McDonald's'a gittim. İstediğim menüyü söyledim (big mac MEAL demeniz lazım, menu deyince yanlış anlaşılıyor). Kasadaki arkadaş oldukça hızlı bir şekilde "for here to go?" dedi ve bana baktı. Analamadım dedim. Tekrar etti. Yine anlamadım dedim, yine tekrar etti. Sonra "özür dilerim ben yabancıyım da, ne demek istediğinizi anlamadım." dedim "Burada mı yiyeceksin?" dedi. Yani benim aslında "one big mac meal for here please." demem gerekiyormuş :) Bu gibi bazı günlük konuşma söylemleri mevcut. Bunlara alışana kadar zorluk yaşadım açıkçası.

Virginia eyaletini hiç bilmiyorum. O konuda bir yorumum yok maalesef. Ancak uzun lafın kısası mutlaka değerlendirin.
0
himmet dayi
(21.06.21)
Reddit +1. Orada size net cevap verecek bir sürü insan vardir.
Amerika Avrupa'ya oranla daha kolay arkadas bulunabilen ve insanlarin yabancilarla daha çok konuştuğu bir yer.

Isin sartlari ne bilmiyorum ama Amerika Avrupa'ya oranla is sartlarinda daha kötü. Şöyle diyeyim; calistigim sirketin Amerika'daki customer service calisaninin tuvalete gidis saatleri olculuyordu ve mesai yapmadigi için "neden yapmiyorsun calisma arkadaslarin yapiyor" gibi yorumlar aliyordu.
Benim çalıştığım yerde ise müdürüme aksam ver ben yapayim o hesaplamayi dedigimde "ya bak gec oldu ugrasmak istedigine emin misin" diyor ya da "sen tatil planladin mi? Biraz tatile cik cok calistin" falan diyor. Kısacası Amerika'daki kültür biraz farkli ve çalıştığın yere göre de degisebilir. Ama Türkiye'den çok daha kötü olacagini sanmam ki en en en kötü ihtimal 3-4 sene orada çalışan adam Türkiye'de daha iyi bir kariyere isterse gelebilir. Yurtdışında çalışmak Türkiye'deki cvlerde ise yariyor.
0
logisticsmanager
(21.06.21)
Iki sikinti var:

1 - Atlantik kiyisini bilirim, north carolina ve guneyinde bayagi dolandim. Buyuk ihtimal redneck mekani. Bu abiler pek gocmen/yabanci seven tipler degildir. Zaten cok sosyal degilim demissin, sosyallesmek burada iyici zor gelebilir.

2 - Bir de maas falan onemli, o konuda bir bilgi vermemissin. Pahali yerler degil ama maas cok dusukse mantiksizlasabilir.

Avantajlar:

Yukarida NYC, asagiya inince Miami, KeyWest, Bahamalar vs.
Turkiye'ye nispeten yakinlik, tek ucakla ulasabilme imkani.
0
cooperr
(21.06.21)
Selamlar,

Valla yurtdışına gitmek neresi olursa olsun bir kere ufuk açıcı. Afganistan'a da gitsen, Amerika'ya da gitsen hep bize insan olarak yararı var.

Sosyal anlamda çekincen olduğunu düşünüyorum ve arkadaşlarını kaybetme korkun da var. Açıkçası o korkuyu aşmanı tavsiye ederim çünkü bir süre sonra gözden uzak olan gönülden de uzak oluyor ve o arkadşların seni unutuyor. Unutmayanlar ise gerçek dostların oluyor. Böylece süper bir eleme yapmış oluyorsun doğal seleksiyon sayesinde :)

Bak yurtdışında yaşamanın 2 yararını şimdiden sıraladık. Bu arada ekonomik tarafları zaten araştırdın ve orada problem yok diye anlıyorum o yüzden o konulara hiç girmiyorum.

Tabi olumlu yönlerden biri de dili geliştirmek olacaktır.Okulda veya kurta öğrendiğimiz gibi olmadığını göreceksin. Ayrıca buraya dönersen burada da yurtdışında çalışmış biri olarak ayrıcalıklı olacaksın. İşverenler her zaman yurtdışı görmüş adama farklı yaklaşıyor.

Olumsuz yönlerinden biri de asla gerçek arkadaş bulamayacaksın ve orada çok çok yalnız olacaksın. Yalnızlığın dibine vuracaksın hatta ve çok korkacaksın. Sonra yavaş yavaş alışıp yalnızlığın güzelliğinin farkına varacaksın. Bu adeta bir kabuktan çıkmak gibi, farklı bir boyuta geççmek gibi bir şey. Çünkü biliyorsun ki gerçekten aslında yurtdışına gitmesen bile yalnızsın, bunun farkına varınca karakter olarak daha da güçleneceksin.

Dünya'nın pek çok yerinde ırkçılık var ve buna maruz kalacaksın farkında olarak veya olmayarak. Buna isyan edeceksin, ama elinden hiç bir şey gelmeyeceksin. Ardından kabullenip biraz daha olgunlaşacaksın.

TL;DR kesinlikle git ve deneyimle. Sonra ister dön ister kal ama muhakkak gidip bunu yaşa.
0
Nocturne
(22.06.21)
pisman olacaksan yapip pisman ol. icinde ukte kalmasin.
0
baldur2
(22.06.21)
Yapmayin, bos yere gittim demeyin. Gitmeyi gercekten cok isteyen kisiler var. Onlara engel olmayin.

Ben ABD'de yasiyorum, sizin gibi dusunen kisiler mutlu degiller. Bir adam annesiyle gelmis, biri evden cikmiyor falan.
0
howfaristhesky
(22.06.21)
Yani bunlar güzel fırsatlar. Ama dediğin gibi içine kapanık bir bünyeysen bu sana fırsat gibi gelmeyebilir. İki açıdan bakalım.

-Sektörü bilmiyorum ama, ABD birçok sektör için iyi tecrübedir. Orada kalmasan bile Türkiye'ye döndüğünde çok kapı açar sana. bir de konfor alanının dışına çıkmak, bilmediğin bir ülkede yaşam kurmak, hiçbir okulun öğretemeyeceği bilgiler verir insana. Dil konusunda çok büyük ilerleme kaydedersin. Yeni insanlar tanırsın, yeni fırsatlar elde edersin. Aileden uzak olmak istememeyi anlayabilirim ama arkadaşlardan uzaklaşma endişeni anlamadım. Eminim o arkadaşlarının çoğu böyel bir fırsatta arkasına bile bakmadan gidecektir. Zaten bir süre sonra çoğu evlenecek, kendi yoluna gidecek, taşınacak, ülke değiştirenler olacak. Hiçbir arkadaş grubu sonsuza kadar bir arada kalamıyor:) Aradaki bağlar kopmasa bile insanlar eski halleriyle kalmıyor. Ben bile çoğu "kemik" arkadaş grubumla iletişimde olmama rağmen hayat görüşüm, önceliklerim değişti hissediyorum. Daha az ortak şey buluyorum onlarla. Zaten çoğu zaman buluştuğumuzda artık vaktimizin büyük bölümü eski günleri konuşmakla geçiyor. Çünkü yeni hallerimizle çok ortak yönümüz kalmadı. Bence insan her 5 senede bir arkadaş çevresini komple revize etmeli. Dostluk ayrı bir durum tabii.


-Öte yandan her yurt dışı tecrübesi herkes için aynı olmuyor. Yeni bir şirkete gittiğinde bile kendini kabul ettirmen biraz efor istiyor. Bir de bunu yabancı bir ülkede dışardan gelmiş biri olarak yapmak daha da eforlu bir süreç. Dediğin gibi sosyalleşmek senin için bir eziyetse, bu süreç bir kabusa dönebilir. Yani o ülkede hayatın evden işe, işten eve, minimum sosyallikle geçecekse, vaktinin çoğunu online olarak türkiye'deki arkadaşlarınla görüşerek geçireceksen çok da verimli bir iş değişikliği olmaz.

Ben olsam, gözümü karartır giderim. Çünkü aklının bir köşesinde "acaba gitse miydim" sorusu kalacak. En azından git ve "iyi ki gitmişim" ya da "en azından gittik denedik bize göre değilmiş anladık" de. Ama gitmeden bunu bilemeyeceksin.

Bir de yine ben olsam sosyal kabuğumu biraz kırmaya çalışırım. Yani Türkiye'de bile kalsan dediğim gibi hayat sadece aynı çevreyle geçmez. Çok kısır kalırsın. Zaten o sosyal çevreyi de koruyamayacaksın sonsuza kadar. Sana sevgi kelebeği ol, o ortamdan bu ortama koş demiyorum. Ama "sosyal biri sayılmam" insanın hayatını çok kısıtlayan bir cümle.
0
anten
(22.06.21)
(4)

Networking, kendi işinizin patronu olun gibi işlerin mantığı nedir?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Hani networking, yüksek kazançla kendi işinin patronu olma gibi başlıklar altında Herbalife kafasındaki işlerin mantığı nedir? Bu tarz şirketleri nerede görsem iş arayan herkesin arkasına bile bakmadan kaçtığını görüyorum. Bir de öyle bir şey ki bu tarz çalışanlar kendi bünyelerin
Merhaba arkadaşlar,

Hani networking, yüksek kazançla kendi işinin patronu olma gibi başlıklar altında Herbalife kafasındaki işlerin mantığı nedir? Bu tarz şirketleri nerede görsem iş arayan herkesin arkasına bile bakmadan kaçtığını görüyorum. Bir de öyle bir şey ki bu tarz çalışanlar kendi bünyelerine birilerini katmak için ölüyor adeta. İş arayan adaylara yapışıyor deyim yerindeyse. Kimse de iyi gözle bakmıyor bunlara, deyim yerindeyse üç kağıtçı profili çiziyorlar. Bu tarz işlerin mantığı ne ve kim neden yapıyor ve en önemlisi neden hala bitmedi? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(21.06.21)
Keriz avcılığı
Ponzi şeması
0
freebird5406_2
(21.06.21)
"neden hala bitmedi?" cunku bilincsiz ve enayi cok insan var.
0
hot potato
(21.06.21)
Hocam Türk insanının karakteristik özelliklerinden en belirgin olanı bence "beleş sevdası". Yani bir şeyi çalışıp becerip elde etmek yerine havadan kazanmak bu topraklarda normal, hatta iyi bir şey olarak görülüyor.

O yüzden bitmez. Kötü gözle bakanlar da çoğunlukla "mantıklı" bulmadığı için kötü bakıyordur, yanlış bir şey olduğunu düşündüğü için değil.

Mantığı ne bu işlerin, ponzi işte. İşe giriyorsun, baktın paran gitti, gelmiyor, zararını kompanse etmek için kendin gibi başka kerizleri işe sokmaya çalışıyorsun. 2-3 kişi kafalasan bitiyor, sonra onlar da aynısını yapıyor falan, böyle gidiyor süreç.

Halbuki yeterli sayıda insan "ya yanlış bişeymiş bu, başkalarını da kandıracağıma bırakayım, devam etmeyeyim" dese kendiliğinden biterdi.
0
plutongezegendegilmi
(21.06.21)
Piramit sistemi, piramit satış, piramit şeması, saadet zinciri falan diye de bilinir. Arkana bile bakmadan kaçmak yapılacak en mantıklı şey.
0
kobuzchu kiz
(21.06.21)
(9)

Yurt dışına göç edenler

sumuklurakun
Göç etmiş veya etmiş olanı yakından tanıyan varsa, bürokratik işler haricinde en çok sorun yaşadıkları konular neler oldu ?.
Göç etmiş veya etmiş olanı yakından tanıyan varsa, bürokratik işler haricinde en çok sorun yaşadıkları konular neler oldu ?.
0
sumuklurakun
(20.06.21)
Arkadaş edinmek. Yerel dili bilmiyorsaniz malesef yerel arkadaş edinmek Avrupa'da baya zor. Genelde diğer yabancilarla takilmaya çalışıyorum.

Kültüre alismak ve asimile olmak. Kimine göre zor, bana göre kolay. Hastasiyim yemek sonrasi biraz tom de savoie, biraz comte ile salata yemenin ya da ağır yemek üstüne dijestif alkol almanin ya da her ama her insana merhaba/iyi aksamlar demenin. Bunlara uymak istemeyen ve kendi kültürünü başka ülkede yasamak isteyen kisi genelde sorun yaşıyor.

Dil. Fransizca, conjugationlara s.kayim.
0
logisticsmanager
(21.06.21)
agzinla kus tutsan seni attiklari torba "gocmen" torbasi, kariyer kovalayacaksan 5-0 geriden basliyorsun, vs..
0
cooperr
(21.06.21)
yalnizlik,
gizli irkcilik,

bazilarinin kendilerini kaybedip turkiye'de ulasimi zor/yasak olan kumar-bahis-alkol-uyusturucu gibi bagimliliklara bulasmasi.
0
baldur2
(21.06.21)
çalışma izni uzun süre çıkmadı çalıştığım şirkete danışman olan şirketin mallığı yüzünden. tamamen bürokrasi.

yerel dili bilmiyorum. herkes ingilizce biliyor neredeyse (damacana getiren sucu bile). öğrenmeyi de düşünmüyorum. ara sıra "ulan keşke bilsem de kolay gelsin falan diyebilsem" diyorum.

bunun dışında dünyanın en yalnız insanıyım. bu da beni işkolik yaptı. o kadar ki tatil yapmayı unuttum. mart 2020'den beri hiç izin kullanmadan çalışıyorum.

29
e
bir doğu avrupa ülkesi
mühendis
0
rain when i die
(21.06.21)
annenin babanin yaslanmasi ve uzakta olmasi biraz moral bozucu.

onun haricinde herhangi bir burokrasi sorunu yasamadim. turkiye'den daha rahat ve anlasilir her sey. bazilari is bulmakta zorlaniyor ama benim sansim yerinde gitti sanirim, turkiye'dekinden daha ust seviye bir isle basladim.

arkadas grubumdan asiri memnunum. gozlemledigim kadariyla bekar olmanin ciddi avantaji var cevre yaparken.
0
hot potato
(21.06.21)
Ev bulmak. Gerçi ben de biraz ağırdan aldım ama hayatımın en uzun ayıydı.
0
bruce mclaren
(21.06.21)
ülkenin ingilizce dışındaki, kendi dili.
arkadaşlık olayları ve sosyal hayata entegrasyon.
orta doğulu damgası/ayrımcılığı/ırkçılığıyla uğraşmak.

artıları bunları tolere ediyor tabii. bir de tr.nin şu anki güncel durumunu düşündükçe zor gelmiyor.
0
rewlack
(21.06.21)
Aileye, dostlara özlem. Aslında normalde sorun olmaz, uçağa atlayıp git gör, onlar gelsin. Ama covid sebepli yasaklar vs. derken araya istemsiz bir mesafe girdi. Dünya daha iyi durumda olsaydı bu da olmazdı sanırım.
0
quaker
(21.06.21)
Ülkeden ülkeye değişmekle birlikte adaptasyon.

Mesela almanya milyonluk göçmen nüfusuna rağmen hala yabancılara oldukça kapalıdır. O ülkenin anadilini iyi konuşamıyorsanız, ingilizce ile ancak expatlar ile arkadaşlık edebiliyorsunuz.

Almanya'da reklam ajansında, ülkenin geri kalanına göre daha liberal ve çok uluslu bir ortamda çalışmasına rağmen, ajans içinde bile 1-2 kez ırkçılıkla karşılaşmış bir arkadaşım var. Hatta birinde iş IK departmanına yansıdı, adam özür diledi falan.

Ee tabii ki geç bir yaşta gidince, ülke ne kadar sıcak kanlı da olsa, göçmen dostu da olsa, bazı alışkanlıkları değiştirmek de zor oluyor.

Bir de benim gördüğüm ailesiyle ilişkileri iyi olan, hatta nötr bile olan insanlar özellikle anne babanın hastalıkları, yaşa bağlı sıkıntıları arttıkça uzakta çok acı çekiyorlar. Zor oluyor o süreçler.
0
anten
(21.06.21)
(9)

ailevi sorun

tunaktunaktun
Ben eril kisi yas 45, eşim 47 iki cocugumuz var. Kayinvalide, kayinpeder ziyaret geldi bir aydir bizdeler. Kadin evde çatal bıçağa kkadar herşeyin yerini değiştirerek kendince eve duzen getirmeye çalışıyor. Nazikçe soyledim bu durum rahatsiz ediyor diye, ilkokul mezunu kadin anlamiyor. Eşim de on gu
Ben eril kisi yas 45, eşim 47 iki cocugumuz var. Kayinvalide, kayinpeder ziyaret geldi bir aydir bizdeler. Kadin evde çatal bıçağa kkadar herşeyin yerini değiştirerek kendince eve duzen getirmeye çalışıyor. Nazikçe soyledim bu durum rahatsiz ediyor diye, ilkokul mezunu kadin anlamiyor. Eşim de on gun idare et modunda. Buyuk ihtimal kocasi rahat etsin diye iki kişilik ikea yatagimizi evin en altina koy diye hanima baski kurdu. Ben de duydum bunu ve istemedigimi israrla soyledim. Bugun eve geldigimde yatağin en alta taşindiğini gorunce kan beynime sicradi. yeter artik yatak odama da mudahale etmeyin diye cikişarak esimi konusmaya cagirdim. bu esnada kayinvalide ayilip bayilip hopladi. E haliyle aileyi çatirdatiyor. Bilmiyorum belki de yuvam yikildi haberim yok. Sonra çektim kadini kenara yaw dedim sen kizinin evliligi mi bitsin istiyorsun, iki ay olmus babam vefat etmis dengem bozuk ozur dilerim lutfen otur gitme diye resmen yalvardim. Ben eşimi seviyordum ve aile hayatim onemli. Ama şuan hiçbirini gormek dahi istemiyorum. Resmen kişiligimden taviz verdim. Eşimin cok yakin bir kankasi var ona mi içimi dokeyim dedim emin olamadim. Dostlarima danissam agizda sakiz olacagim. Ailem duysa kriz cikar. Esim diyor ki erkek kismi bu işlere karişmaz, ben cok mu burnumu soktum, haksiz miyim ?
0
tunaktunaktun
(20.06.21)
Ben sorunuzu ilk paylaştığınızda görmüştüm. Siz haklısınız. Eşinizin annesi haddini aşmış. Sizin evinizin düzenine kimse karışamaz. Bırakın gitsinler. Araya mesafe koyun. Eşiniz de annesini savunarak yanlış yapıyor.
0
dissendium
(20.06.21)
Bence sorunu eşinizin annesi ile değil, eşiniz ile çözebilirsiniz. O yüzden kayınvalideniz ile tartışmaya girmeyin derim. Bu durumda eşinizle gereksiz yere aranız bozulacak.

İlk olarak eşinize "erkek kısmı bu işlere karışmaz" diye bir şey olmadığını söyleyin. Farklı bir durumda "elinin hamuru ile bu işlere karışma" diye bir erkek söylese feministler kabus gibi çöker erkeklerin üstüne. Eğer sizin da hayatınızı etkileyen değişiklikler yapıyorsa kayınvalideniz tabii ki buna karışabilirsiniz.

Aryıca yine 'bence' 1 ay kalmalı bir ziyaret olmaz. Zorunlu bir hal yoksa eşinize söyleyin bir an önce evlerine yollasın anne babasını.
0
himmet dayi
(20.06.21)
Hocam kriz anlarında ani karar vermeyin. Soğukkanlı kalmaya çalışın

Aileler evin içine bu kadar dahil olmamalı. Bizimkiler kesinlikle karismaz ama ayni duurmda olsam ayni tepkiyi verirdim. Eşiniz arayı yapsin kurallarına saygi duysunlar
0
intern in the house
(20.06.21)
Ben evli olmadigim icin yabanciyim konuya belki de ama

1) niye gitme diye yalvardin. Gitselerdi
2) niye 1 aydir sizde kaliyorlar?
0
hot potato
(20.06.21)
45-47 yaşlarındaki çiftin evine karışmak için bayağı IQ düşüklüğü gerekiyor. Bence olaya böyle bakın, geçici olarak kalıyorsa katlanın, bence kadının yaşlılığa bağlı nörolojik problemleri var.
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(20.06.21)
hepiniz sagolun var olun, yasadigim cevrede sevilen saygi duyulan biriyim. dengem bozuldu, enerjim çekildi, iki saattir midem bulaniyor. Nasil bir ulkede doğduk, nasil bir kültürdür yarabbi... bir söze bir harekete evlilikler bitebiliyor...yazik.
0
🌸tunaktunaktun
(20.06.21)
Hocam bu sekilde tartisarak, zitlasarak bir sey elde edemezsin. Yatagi oraya almislar, tabak canagi yer degitstirmisler salla gitsin. Bu savastan bi galip cikmaz. Herkes yaralanir sadece.

Bu sure zarfinda kendini ise guce ver. Gec gel eve, iki selam verip gec yat, imkanin varsa arkadaslarinla 2 3 gun tatile git (is seyahati olarak bilsin kayinvalideler) vs vs.

20li yaslar olsa neyse diycem de bu yastan sonra kimsenin karakteri degismez. Anasini babasini da cope atacak hali yok esinin. Onlar evden gidene kadar gormezden gel olanlari. Otele geliyormus gibi gel git. Sonra yine devam edersiniz kaldiginiz yerden nasilsa, duzen sizin duzeniniz. Onlar gecici.

Zor isler kesinlikle, keske esiniz stopper olabilseymis ki burada sorunu cozebilecek yegane kisi esiniz. Ne siz ne kayinvalideniz.
0
brkylmz
(20.06.21)
@hot potato, kadin ağlayarak taksiye binip evden çiksaydi, şuan ben bunlari yazamiyor olurdum. Aci tatli on yil geçirdiğim eşimin bu hukuk şartlarinda beni süründürmemesi, evden polisle kovdurmamasi için neden yok. Karadenizli aile, giresun, geliyor evi gibi bir ay yiyip icip her sene duzenimin icine edip gidiyor. Git diyemiyorsun ki. Ahh o yazdigin ilk 4 kelime var ya, o özgürlügün kiymetini bil. Hayatimin ozeti şu : evlenme. oldu ki o şeyi yedin, bu kez sakinn boşanma. bu sozumu de sakiiiin unutma.
0
🌸tunaktunaktun
(20.06.21)
@brkylmz valla şuan yanimda olsan sana sarilirdim dostum. o kadar guzel yazmissin ki tam olarak nasil bir çukurda olduğumu sanki görmüşsun gibi yazmişsin. Çok akillica. sagolasin.
0
🌸tunaktunaktun
(20.06.21)
(10)

ucaktan atilan brosurler ve sinek ilaci arabasinin pesinden kosmak

allanpoe
aranizda yasayan oldu mu bunlari? sinek arabasini cok net hatirliyorum ama ucaktan atilan reklam brosurleri pek olmuyordu. oldugunda da saman rengi bi kagit oluyodu sanki. 95liyim.
aranizda yasayan oldu mu bunlari? sinek arabasini cok net hatirliyorum ama ucaktan atilan reklam brosurleri pek olmuyordu. oldugunda da saman rengi bi kagit oluyodu sanki. 95liyim.
0
allanpoe
(20.06.21)
Sinek arabası bizim burda her gün geçiyor.
0
suicides underground
(20.06.21)
sinek ilaci arabasi pesinden kosmak evet. ucaktan brosur dustugunu hic gormedim.
0
hot potato
(20.06.21)
Ben de ankara'nın göbeğinde sinek aracı hiç görmedim ama uçaktan atılan broşüre çok rastladım. Balkonumuza düşsün diye heyecanlanırdım hatta.

Yaşım 42.
0
kibritsuyu
(20.06.21)
evet her ikisini de yaşadım. uçaktan atılan büroşürü 2-3 kere gördüm ama sinek arabasını çocukluğumda neredeyse her yaz :)

1989
0
false pretension
(20.06.21)
Sinek ilaçlamayı hayatımda bir kez izmir gümüldürde görmüştüm 7 yaşında falan. 94lüyüm
0
mg3929
(20.06.21)
Eski nesil, sokağı sis bombası atılmış gibi göz gözü görmez hale getiren sinek ilacı arabasının peşinden çok koştum, bisikletle pusuya yatıp bekliyorduk hatta.

Ama uçaktan atılan broşür muhabbetini ilk defa duyuyorum, bırak göriyim.
0
Jux
(20.06.21)
Adana'da 2000'lerin başında yeni bir AVM'nin açılışı için uçaktan broşür atılmasına denk gelmiştim, çok güzeldi hala aklımda.
0
aksimetre
(20.06.21)
91'liyim, sinek ilacı arabası burada her yaz, sık sık geçer.

Uçaktan broşür atılması olayını ne gördüm ne de duydum, ilk defa burada okuyorum.
0
hayirsiz
(20.06.21)
sinek ilaci arabasi daha dun gecti, yer altinoluk.
0
ateistanbul
(21.06.21)
80 doğumluyum, uçaktan broşür olayını siyasi parti reklamları diye hatırlıyorum, 1-2 kere denk gelmişti.

Bizim çocukluğumuzda sinek ilacı arabası olmazdı, o sanırım ortalama 90 doğumluların çocukluğunda başlamıştır, sinek ilacı arabası hala var.
0
John Bloor
(21.06.21)
(10)

İlk Çağ'ın, Orta Çağ'dan daha ileride olması

Avoiding The Puddle
Tarihsel kronoloji olarak değil elbette, toplumsal, felsefi ve bilimsel olarak. Bunda da Antik Yunan'ın ve Roma İmparatorluğu'nun etkisi çok büyük şüphesiz.Bu durum bir tek bana mı tuhaf geliyor ?Sonrasında gelen Orta Çağ'da savaş, kan ve feodalite dışında hiçbir şey yok...
Tarihsel kronoloji olarak değil elbette, toplumsal, felsefi ve bilimsel olarak. Bunda da Antik Yunan'ın ve Roma İmparatorluğu'nun etkisi çok büyük şüphesiz.

Bu durum bir tek bana mı tuhaf geliyor ?

Sonrasında gelen Orta Çağ'da savaş, kan ve feodalite dışında hiçbir şey yok...
0
Avoiding The Puddle
(20.06.21)
daha genel düşünülüyor ilerleme bence. evet ilk çağda ufak yunan şehir devletleri ve romanın merkezi ve belli başlı bazı şehirleri daha ileride gibi görünsede dünyanın kalan diğer kısımlarında ve imparatorluğun da bizzat genelinde gene kölelik vb. yaygın aynı şekilde karanlık zamanlardı. orta çağda en azından rönesans ve reformla daha genele yayıldığını düşünüyorum.
0
fff02561
(20.06.21)
Batı'ya göre düşündüğünüz için öyle, doğu toplumları orta çağ'da oldukça ileri seviyedeydiler. Ayrıca orta çağı bir geçiş dönemi olarak görmek gerekiyor, doğum sancısı gibi. Rönesansın reformun başlaması için orta çağ'da yaşananların yaşanması elzemdi.
0
rose parks
(20.06.21)
ff25 Hocam yalnız Rönesans, Orta Çağ'ın bitimine denk geliyor (yaygın kanıya göre), ki bana sorarsan Fransız Devrimi'ne kadar Orta Çağ bir şekilde devam etti, keşifler devrinde bile.
0
🌸Avoiding The Puddle
(20.06.21)
Bunlar milli egitim bakanligi hayat bilgisi kitaplarinda yazildigi gibi keskin ayrimlar degil ki. ilk cag orta cag falan, o tarih anlatimini yazan kisilerin basitlestirmek icin kullandigi araclar. baska tarih yaklasimlari da baska donemler uydurabilir, bunlar da herhangi bir cografyaya veya topluma gore degisebilir.

Meslea surada bunun ornekleri var, ki bunlarin disinda onlarcasi vardir: en.wikipedia.org
0
hot potato
(20.06.21)
rose argümanında haklısın fakat ben başlıktaki önermeyi sadece batı medeniyetiyle sınırlamadım. Yakın dönemlerdeki Mezopotamya ve Antik Mısır da astronomi ve diğer bazı bilimlerde çok ilerlemişlerdi, ki Antik Mısır'ın dünya kültürüne etkisi Helen dönemi ile zirveye çıkmıştır.
0
🌸Avoiding The Puddle
(20.06.21)
“Although evidence is sparse, it can even be argued (as Marx and Engels, incidentally, did argue, for example in The German Ideology), that the result was a destruction of productive forces, a regression from the development of Roman antiquity. At any rate, long after the ‘crisis’, indeed after the better part of a millennium, the level of material life remained very low; and economic growth, when it did occur, for a long time was based not so much on the improvement of productivity as on the ‘extra-economic’ logic of a war economy, the logic of coercive appropriation and pillage.” (Wood E. M., 2003, p. 131)

Yani bu ilerlemeci teknolojik determinist sayısalcılara çok inanmamak lazım. İlgili kitap Ellen Meiksins Wood'un "Kapitalizm demokrasiye karşı" kitabı. İçindeki bir iki makale bu konuyla ilgili.
0
prole
(20.06.21)
Aslında tuhaf değil. Bunu çeşitlendirmek mümkün. Resim sanatı olarak da Orta Çağ bugünden daha ileride sayılır. Bugün Mona Lisa düzeyinde resim çıkıyor mu? Bunu mimarlık için de düşünebilirsin, müzik için de düşünebilirsin. Bunun sebebi bazı konuların zaman zaman yükselişe geçip bazen etkisini yitirmesi.
0
dissendium
(20.06.21)
Orta Çağ'ın "geri" olduğuna dair temelsiz bir inanç var, ama aslında böyle bir şey yok.

Bu inancın temel sebebi, rönesans yazarlarının Roma'yı (ve Antik Yunan'ı) idealize etmesi. İşte senato vardı demokrasiydi şuydu buydu, o yüzden iyi, Orta Çağ'da da kilise hakimdi, o yüzden "karanlık" dönemlerdi, biz de "aydınlanmayı" getiriyoruz gibilerinden bir propoganda var. Bu muhabbetin çıkış noktası bu yani.

Misal insanların orta çağ'da dünyanın düz olduğuna inandığı çok yaygın bir aydınlanmacı yalanı. Böyle bir şey yok, ama propoganda.

Ayrıca "orta çağ" terimi de buradan geliyor, yani "Roma'nın çöküşünden bizim gelişimize kadar olan dönem" gibi.

"İleriliği" nasıl ölçeceğimiz zor bi soru, o yüzden onu geçiyorum. Ama "savaş, kan ve feodalite" dışında bir şey yok demişsin, ona ilişkin bi kaç örnek vereceğim:

En basitinden, 11. yüzyılda Avrupa'da bugün adına "üniversite" dediğimiz şey icat ediliyor. Bu kurum günümüze ulaşmamış olsa da, insanlığın en büyük icatlarından birisi. Ve orta çağ'ın bir ürünü :)

Thomas Aquinas ve Dante Alighieri gibi filozoflar var.

Mimari açıdan mesela Köln katedrali var, içinde köle dövüştürmek için inşa edilen kolezyumdan çok daha etkileyici bir yapı bence. Zaten orta çağ'da da kölelik yok, serflik var, daha iyi bir sistem yine Roma dönemine göre.

Yani günümüzde ortalama ömür daha uzundur falan tabi, teknoloji sürekli gelişiyor da, Orta Çağ'ın "çok korkunç bir dönem" olduğunu düşünmek için nasıl bir sebebimiz var bilmiyorum ben.
0
plutongezegendegilmi
(20.06.21)
İnsanlık tarihi doğrusal olarak sürekli gelişen bir tarihe sahip değil. Hegel'e ve Marx'a göre inişleri çıkışları çöküşleri olabiliyor.

Ancak Orta Çağ hem düşünce hem de bilim, teknolojik olarak İlk Çağın ilerisindedir. Birçok düşünür Orta Çağı över. Yani kan gölünden ibaret değil.
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(20.06.21)
Bu batı eksenli tarih düşüncesi için böyle.

Dönem dönem dünyanın denge ve bilgi merkezleri değişimiş.
İlk çağ'da aslında sadece antik yunan'da değil, doğu akdeniz bölgesinde ciddi bir hareketlilik var. Mısır, Fenike, Sümerlerin yaşadığı bölgeler bu dönemde oldukça hareketli. Keza doğuda Çin öyle.

Ne zaman ki orta çağ geliyor, Avrupa, doğu roma biraz geriliyor. Burada Roma'nın çöküşü ve ortaya çıkan siyasi ve kültürel boşluğun da etkisi var.

Ama bu çöküş Avrupa için böyle. Doğuda özellike islamiyet'in ilk dönemlerinde dinin birleştirici ve bir ülkü birliği sağlayıcı gücü sayesinde büyük bir kültürel zenginlik oluşuyor. İslam deyince bugünün. bakış açısıyla düşünmeyin. Sadece islam coğrafyasında da değil, hindistan, doğu asya uçuyor gidiyor. Bu arada ilk dönem islam kültürü çok daha açık ve bilimsel gelişmeye daha meraklı. Eğer biraz incelerseniz, bu dönem yaşanan fikir zenginliğine hayret edebilirsiniz. Bugün bile söylediğinizde linç edilebileceğiniz yorumları yapan alimler, sorgulayan felsefe geliştiren insanlar var.

Düşünün platon'a "eflatun" denmiş ve benimsenmiş bu coğrafyada.

O antik yunan'ın, mısırın bütün eserleri arapça, farsça, türkçe, hintçe gibi doğu dillerine çeviriliyor. Avrupa karanlıktayken aydınlanma hareketi doğuda devam ediyor. Hindistan'da, İran'da, orta doğu'da özellikle matematik, mimari, mühendislik, felsefe ve sağlık alanında çok ciddi gelişmeler yaşanıyor.

Özellikle matematik ve geometri... Yani bu ikisi mısır ve antik yunan'da temellendi. Sonra bir anda 1000 yıllık boşluktan rönesans'a zıplanmadı. Antik yunan ve mısırlıların matematikle ilgili temelleri, doğu dünyasına ulaştı.

Doğuda özellike Hindistan ve İran dolaylarında modern matematiğin doğmasını sağlayacak gelişmeler yaşandı. Bugün kullandığımız birçok kavram bu tarafta bulundu. Algoritma aslında oldukça doğulu bir kelimedir mesela. (el-goritm)

Orta çağ avrupası kiliseyle boğuşurken doğu gerçekten ilk çağın mirasının üzerine çok tuğla koydu.

Sonra güç dengeleri yine değişti. Batı ticaretle, göçlerle, savaşlarla, doğudaki bilgi akışından yavaş yavaş etkilendi. İlk çağda gelişen düşünceleri, daha da gelişmiş olarak yeniden elde etti. Şimdi de batı bu mirasın üstüne inşa etmeye devam ediyor.

Bakalım dengeler değişecek mi?
0
anten
(21.06.21)
(8)

aynı okulda farklı bölümden ders almak

war of the world
makine mühendisliği okurken bilgisayar mühendisliği bölümünden 6 tane ders almak istiyorum. amacım mezuniyetimden önce yüksek lisansa kabul şartı olan bilimsel hazırlık derslerini vermek. böyle bir şey mümkün mü? dersler bölüm müfredatımda yok. nasıl alabilirim bu 6 dersi?
makine mühendisliği okurken bilgisayar mühendisliği bölümünden 6 tane ders almak istiyorum. amacım mezuniyetimden önce yüksek lisansa kabul şartı olan bilimsel hazırlık derslerini vermek. böyle bir şey mümkün mü? dersler bölüm müfredatımda yok. nasıl alabilirim bu 6 dersi?
0
war of the world
(18.06.21)
okula göre değişir ama muhtemelen ön koşulu vs yoksa alabilirsin. hatta bazıları seçmeli bile sayılabilir. seçmeli sayılmayanları da müfredata ek alabilirsin. en azından bizim okulda böyleydi, istediğin dersi alabiliyordun additional olarak. ön koşul sağladığın sürece.
0
jelly bear
(18.06.21)
ön koşul sorunum yok. ama sonuç itibariyle kafama göre ders almış oluyorum. dersleri üzerime almam için bölüm başkanını ikna etmem mi gerekiyor? nasıl bir yol izlemeliyim?
0
🌸war of the world
(18.06.21)
Bizim okulda ( İTÜ) ortalama şartı aranıyordu, belirli bir ortalama üzerinde isen alabiliyordun, buna ek olarak da dersin hocasıyla konuşup seni kabul etmesi için onay alman gerekiyordu
0
purplee
(18.06.21)
"dersleri üzerime almam için bölüm başkanını ikna etmem mi gerekiyor?"

cogunlukla evet.

ben ilk dersi veren hocaya mail atardim. o dersi sana acarim olur derse tamam. yoksa bolum baskanina gitmen veya dilekce falan yazman gerekebilir. tabii senin danismaninin da ok olmasi lazim. genelde "not included" statusunde alinir boyle dersler, eger senin bolumunun secmelileri arasinda degilse.
0
hot potato
(18.06.21)
okulunuzdaki çift anadal ve yandal programını araştırın.
0
halanne
(18.06.21)
Dersin hocasıyla konuş.

İlla sadece müfredattaki dersleri alacaksın diye bir şey yok, okulun öğrencisisin sonuçta. Ama kontenjan problemi var, hocalar fazladan sınav/ödev okuyacak, bir sürü iş.

Makul bir hocanın istekli bir öğrenciyi geri çevireceğini zannetmiyorum. Normalde "gel dersi takip et, kayıt yaptırmana gerek yok" falan da diyebilir, ama senin durumunda o geçerli değil, o yüzden özellikle yüksek lisansı belirtmeyi unutma. Hatta hocalarla konuştuktan sonra bölüm başkanıyla da konuş ki 1-2 dersi alıp sonrası problem olmasın.

Ben bilgisayar mühendisliği okudum, matematik ve felsefe bölümünden 3-4 ders aldım ekstradan (seçmeliler hariç yani). 155 krediyle mezun olunan bölümden 180 civarı krediyle mezun oldum :D Ama "biz mühendise ders vermiyoruz" diyen sosyal bilimler hocasına da denk geldim, yapacak bir şey yok.
0
plutongezegendegilmi
(18.06.21)
serbest secmeliniz yok mu? bizim okulda serbest seçmeli olarak alabiliyorlar. 4-5 tane oluyor 4 yil içinde.
0
asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
(18.06.21)
@cosmic+1
Acikcasi biraz cetrefilli is gibi. Hani bir iki tane olsa neyse de 6 tane ders de az buz degil. Neredeyse bir senelik ders yuku. Bunu direkt bolum baskanligina, alacagin dersin hocalarina hatta ogrenci islerine vs sorman gerekir. Biri alabilirsin dese bile sen yine de digerlerine de sorup kendini garantiye al, atiyorum bir donemde gider 2-3 ders alir deli gibi calisip gecersin ancak sonra 'su su sebep yuzunden kabul edilmedi' olayi olur emegin bosa gider yazik olur.
0
j r r tolkien hayrani
(18.06.21)
(10)

güneş kremi tavsiyesi

black mamba
Koruyuculugu yüksek bir güneş kremi önerir misiniz? Fiyatı sorun değil. Tabii uygun olursa güzel olur ama ilk beklentim koruyucu olması. Daha ucuzu da işimi görürse gidip gereksiz para vermeyim. Kremler tamamen engelliyor mı yoksa azaltıyorlar mı yanmayı? Amacım ten rengimin degişmemesi. Kollarımda
Koruyuculugu yüksek bir güneş kremi önerir misiniz? Fiyatı sorun değil. Tabii uygun olursa güzel olur ama ilk beklentim koruyucu olması. Daha ucuzu da işimi görürse gidip gereksiz para vermeyim. Kremler tamamen engelliyor mı yoksa azaltıyorlar mı yanmayı? Amacım ten rengimin degişmemesi. Kollarımda hep tişört izi oldu.
0
black mamba
(18.06.21)
50 faktör olanlar tamamen önlüyor
0
jelly bear
(18.06.21)
yıllardır Hamilton kullanıyoruz, memnunuz. Tabii unutmamanız gereken şey gün içinde yenilemeniz gerekir.
0
giovanne
(18.06.21)
tokalon diye bir marka var onun 50 faktör olanı baya iyi.
0
mezarkabul
(18.06.21)
Solante'yi kesinlikle tavsiye ederim. Fındık boyutunda sürdüğünüz krem yüzü gün boyu koruyor. f/p olarak da iyidir
0
anyelios
(18.06.21)
"Amacım ten rengimin degişmemesi."

gunese ciktigin surece boyle bir sey mumkun degil. veya uv protective giyisi giymen lazim uzun kollu.

"Fındık boyutunda sürdüğünüz krem yüzü gün boyu koruyor."
bu kesinlikle yanlis. bu urunlerin faktorleri belli bir (ml) kullanimi uzerinden formule edilir ve 2 saatte bir tekar surulmesi uzerinden hesaplanir. 50 faktorluk bir kremi azicik surup 50 faktorluk fayda alamazsiniz zira icindeki aktif madde o kadar yogun degil.
0
hot potato
(18.06.21)
Sosyaleczaci hesabinda cok guzel aciklamali tavsiyeler var. (her guens kremi duyurusuna da bu cevabi yaziyorum)
0
kuehles blondes
(18.06.21)
instagramda @ciltgercekleri'nin tavsiyesiyle sun ozon meds aldım ben. ilk defa bugün kullandım gerçi ama yukarda denildiği gibi sadece yüzünüze iki parmak uzunluğunda sürmeniz gerekiyormuş (ciltgerceklerinin videoları var bunu gösteren). gerçi ben bir parmak sürdüm o bile çok geldi nasıl olacak bilemedim hahah.
0
kozmosta bir nokta
(18.06.21)
Yıllardır nivea 30 ya da 50 kullanıyorum. Lacivert kutu olanlardan. 200 ml 120 lira galiba şu aralar. Ama kesin çözüm olduğu için alıyorum. Aradığın ürün budur. +50 yi yapıştır geç.
0
baal
(18.06.21)
Rengin bronzlaşmasını engelleyemez mi hiçbiri? Ne için kullanılıyor o zaman?
0
🌸black mamba
(18.06.21)
Avene

Yıllardır kullanıyorum, beyaz tenliyim. Kollarımda yüzümde hiçbir şekilde renk değişikliği olmadı.
0
libby
(19.06.21)
(15)

Komik dizi onerir misiniz

seyyar satıcı
Komik dizi onerir misinizBig bant theory yi beğendimHow i met, friends , Leyla ile Mecnun sarmadı
Komik dizi onerir misiniz

Big bant theory yi beğendim

How i met, friends , Leyla ile Mecnun sarmadı
0
seyyar satıcı
(16.06.21)
exlibris
(16.06.21)
Peep show.
0
j r r tolkien hayrani
(16.06.21)
the office
0
trajikomix
(16.06.21)
Friends mi sarmadı :( buna biraz daha şans tanımanızı tavsiye ediyorum daha komiğini bilmiyorum.
0
eksi sozlugun tatli insani
(16.06.21)
unbreakable kimmy schmidt
0
hot potato
(16.06.21)
Chuck belki
0
baal
(16.06.21)
@cosmic it crowd sarmadı
@eksi sözlük firends devam edeceğim tavsiyenle
0
🌸seyyar satıcı
(16.06.21)
will and grace
two and a half man
seinfeld
modern family
0
blatta hiberna
(16.06.21)
big bang theory begendiyseniz seinfeld, it crowd, the office, black books, spaced, curb your enthusiasm, veep vs bunlarin hicbirini begenmeyeceksiniz bence. tersten oneri vermis olayim. saydıklarımın hayranı ve bbt düşmanı olarak bunlari eleyin derim.
0
levybroo
(17.06.21)
It's Always Sunny in Philadelphia
0
ryhmer
(17.06.21)
Big Bang Theory'yi seven, himym ve friends'i izlemeden kendine soğuk gören biri olarak

Brooklyn 99
Scrubs
Community

önerebilirim.
0
nundu
(17.06.21)
good place var komedi gibi degil gibi ama kesinlikle farkli.
0
in vino veritas
(17.06.21)
family business

yeni sezonu da çıkmak üzere. muhteşem, harika:))) yazarken bile güldüm bazı sahneler aklıma gelince.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(17.06.21)
Shameless
Californication
0
iwasbornonamountainside
(17.06.21)
Red oaks
0
oldtimer
(20.06.21)
(19)

hangi ilde / ilçede yaşardınız?

Stoneface
- aylık geliriniz 100.000 TL üstü / internet üzerinden kazanıyorsunuz - daha önce hiç tek yaşamamışsınız (istanbul'da öğrenci evleri hariç) - yurtdışına çıkmayı düşünmüyorsunuz- arabanız yok, ehliyetiniz yokhangi il / ilçede yaşamak isterdiniz? istanbul mu izmir mi? izmir ise izmir'in neresi? yoksa
- aylık geliriniz 100.000 TL üstü / internet üzerinden kazanıyorsunuz

- daha önce hiç tek yaşamamışsınız (istanbul'da öğrenci evleri hariç)

- yurtdışına çıkmayı düşünmüyorsunuz

- arabanız yok, ehliyetiniz yok

hangi il / ilçede yaşamak isterdiniz? istanbul mu izmir mi? izmir ise izmir'in neresi? yoksa üçüncü bir seçenek var mı?
0
Stoneface
(16.06.21)
Edirnede yaşarım,
1 saate Bulgardayım
2-3 saate Yunandayım
100 bin lira hariç şu an yaşadığım hayat

Hoş eğer yurtdışına çıkmayı düşünmüyorsunuz maddesine gezmekte dahilse o zaman hiç farketmez Şırnakta bile yaşanır.
0
paramolacak
(16.06.21)
3.seçenek, yeşil küçük bir şehir. Benim şahsi cevabım olur ama memleketinize yakın, İstanbul’a yakın gibi yerlerde, hele ki ilişiğinizin olduğu bir yerler bulursanız tadından yenmez. Aylık 100bin lira gelirden bağımsız olarak köşede 10-12 milyon lira da varsa, o zaman muhtemelen istanbul’da deniz manzaralı bahçeli ev falan bakardım.
0
avatar is back
(16.06.21)
@paramolcak - yurtdışına çıkmaya yeni yeni başlamıştım ki virus olayı girdi malesef. gezmeyi seviyorum yoksa. yaşamayı düşünmüyorum.

@avatar is back : aracım olmadığından ve ehliyetim de olmadığından yapabilir miyim diye düşünüyorum küçük şehirde yaşamayı. genelde o tarz yerlerde ulaşım biraz problem oluyor çünkü.

10 milyonluk bir birikimim yok :)
0
🌸Stoneface
(16.06.21)
İnternetten kesin yüz bin gelirim olacaksa direkt "hepinizden iğreniyorum" moduna girip büyük şehiri falan terk ederdim, ne uğraşacam onun derdiyle. Giderdim görece küçük bir kasabada falan yaşardım. Tabii interneti iyi olmalı. Hangi kasaba falan dersen de söylemem onu da sen bul.
0
j r r tolkien hayrani
(16.06.21)
Tekirdağ olurdu sanırım güzel bir müstakil evde merkeze çok uzak olmayacak şekilde. Araba ehliyet alınır. arabasız olmaz
0
atom karincanin torunu
(16.06.21)
Güney Marmara'nın iklimi çok güzel. Öyle bi senaryoda Çanakkale'den (Biga falan) zeytinlik alır takılırdım. İnternet de çok problem olursa bi starlink çakar geçersin.
0
plutongezegendegilmi
(16.06.21)
Küçük ege kasabasında o kadar parayı ne yapacağım yalnız başıma. Yurt dışına çıkış olmadığı için İstanbul'da kalırdım. İstanbul parası olana güzel bir şehir bence.
0
himmet dayi
(16.06.21)
istanbul'da kalırım.
rahat yaşayabilen için istanbul gibisi yok.
0
blatta hiberna
(16.06.21)
datça muğla
adalar istanbul
0
rewlack
(16.06.21)
istanbul ve izmir cevabını verenlerden ilçe / semt önerisi de bekliyorum
0
🌸Stoneface
(16.06.21)
İzmir'de Alsancak Gül sokak civarı evlere çok özeniyorum hep. O civar ufak bi avrupa gibi tam olarak kafeler, butikler falan sokaklar da güzel. Onun dışında Güzelbahçe de olabilir şehrin gürültüsünden uzak ama toplu ulaşımla bile gidip gelenebilecek bi yer. Bi dolmuş/otobüsle f altay üzerinden metro ile tüm İzmir'e ulaşırsın. Ben Balçova'da yaşıyorum Balçova'yı da seviyorum güzel yaşanılası mahalleleri ve siteleri var bakılabilir.

Karşıyaka Bostanlı civarı ya da Mavişehir de güzel ama karşıyakaya hiç hakim değilim ya kaç yıllık İzmirliyim ama yılda max iki üç defa geçiyorum o tarafa :)

İzmir dışında Çanakkale'yi çok seviyorum ben. Merkezi de güzel, Biga gibi ilçeleri de. Ya da Ayvalık gibi bi yerde güzel bi ev bulunursa yaşanabilir. Sakin güzel bi yer de bulunabilir ege/akdeniz şeridinde.
0
nundu
(16.06.21)
-edirne yunan/bulgar için çok mantıklı. virüs işi elbet bitecek. tabi küçük şehir beni boğmaz ve sıkıntı yaşamam derseniz. ayşekadın, esentepe, gölet oturmak için güzel yerler.

-gezmeyi tozmayı çok seviyorsanız, hısım akraba varsa, biraz da ortam çocuğuysanız mutlaka istanbul. deniz manzaralı güzel ev iyi gider. anadolu yakasını seviyorsanız moda, erenköy, suadiye olabilir. avrupa yakası daha güzel derseniz darphane, ortaköy, etiler, bebek, yeniköy, bahçeli ev vs isterseniz zekeriyaköy.

-izmir'de arabasız biraz zorlanabilirsiniz. ehliyet alır araba alırım diyorsanız mutlaka izmir'i seçin. ege'nin ortasında, canınız sıkıldığında her hafta bir yerlere kaçabilirsiniz. karşıyaka, çeşme, foça belki aliağa.

şahsım aynı şartlarda olsaydı sanırım moda tarafında oturup ehliyet/araba alır yazları gezer, kışları da moda'nın ekmeğini yerdim.
0
golgi aygıtı
(16.06.21)
Edirne cok sacma. Aylik 100 bin dolar gelir varsa ucaga binebilirim zaten, 1 saatte bulgaristan'a gidebilmenin herhangi bir degeri yok. Zaten o kadar param olsa bulgaristan'a mi gidicem.
0
hot potato
(16.06.21)
yaz dışında Antalya, yazları kafama neresi eserse orası. Türkiye'nin en güzel şehri Antalya'dır.
0
levybroo
(16.06.21)
İzmir
0
psmstc
(16.06.21)
Caddebostan dalyan arası denize sıfır mis.
0
Mistyimage
(17.06.21)
Mecburen Istanbul Caddebostan ya da Etiler, Sariyer taraflari.
0
howfaristhesky
(17.06.21)
Bisikletle Türkiye'yi ağır ağır gezer nerede kalabileceğime bakardım. Bisikletle gezmek istemezseniz de kendime aday şehirler belirler, her birinde 15-30 gün kadar konaklar, evet ben burada mutulu mesut yaşarım dediğim yerde kalırdım.
0
Tutkun
(17.06.21)
bir kere mutlaka ehliyet alırım. arabasız bu kadar paranın keyfi çıkmaz.

bekarsam - istanbul fenerbahçe, etiler
evliysem - istanbul zekeriyaköy, riva, beykoz, şile, kilyos tarafındaki müstakile evler

100 bin tl üstü kazanıp köyde yaşamak istemem.
0
roket adam
(17.06.21)
(5)

Uğur Şahin ve özlem türeci ile irtibata geçebilmek

bare gud dømmer meg
Biraz komik ve garip olacak ama. Bunun bir yolu var mı?
Biraz komik ve garip olacak ama. Bunun bir yolu var mı?
0
bare gud dømmer meg
(15.06.21)
uğur şahin linkedin'de aktif biraz, ama senin yazdığını görür mü emin değilim.
0
nahtoderfahrung
(15.06.21)
halk ve basinla iliskiler elemani vardir, yazdiginiz seyi yeterince onemli bulurlarsa iletir diye dusunuyorum. yoksa disarindan gelen her maili okumalarina imkan yok vakit acisindan.
0
hot potato
(15.06.21)
Büyük ihtimal önemli bulmazlar. O yüzden face to face irtibata geçebilmem lazım
0
🌸bare gud dømmer meg
(15.06.21)
[email protected] Uğur Şahin hocanın mail adresi
0
hayaletimsi
(15.06.21)
@hayaletimsi teşekkürler hocam
0
🌸bare gud dømmer meg
(15.06.21)
(17)

ik'ya bunu sorayım mı

aydonno
merhaba, yeni bir işe girdim. ofis istanbul'da, ben değilim. çalışacağım departman şu an evden çalışıyor, ben de bir süre istanbul dışındaki evimden çalışacağım. iş görüşmeleri de online oldu. şimdi benim şirket bilgisayarını almam lazım, o yüzden istanbul'a çağrıyorlar. yaşadığım şehir istanbul'a ç
merhaba, yeni bir işe girdim. ofis istanbul'da, ben değilim. çalışacağım departman şu an evden çalışıyor, ben de bir süre istanbul dışındaki evimden çalışacağım. iş görüşmeleri de online oldu. şimdi benim şirket bilgisayarını almam lazım, o yüzden istanbul'a çağrıyorlar. yaşadığım şehir istanbul'a çok uzak ve uçak biletleri çok pahalı (gidiş dönüş en az 600 tl) sırf bilgisayarı almak için bu kadar para harcamak istemiyorum. sözleşme imzalamadık henüz, yazılı teklif geçtiler onu kabul ettim sadece. sözleşme için de gitmem gerekiyor olabilir bilmiyorum, o konuda bir şey demediler. evden çalışmamız ne kadar sürecek, bu şekilde devam etme olasılığı var mı vs. diye sormuştum "biz sizi istanbul ofisi için işe alıyoruz biliyorsunuz, zaten bilgisayarı almak için gelmeniz gerekecek" demişti.

bilgisayarı buraya gönderseler diye düşünüyordum ya da yol masrafını karşılasalar. makul bir istek mi sizce. nasıl sormak lazım onu da bilmiyorum çekiniyorum biraz, iki kere buraya gelmen gerekecek bilgisayarı almak için demişti çünkü ik.

napim
0
aydonno
(15.06.21)
Yol masrafını karşılamaları gerekir ya, keyfinizden gitmiyorsunuz İstanbul'a. Hatta ideal koşullarda otelinizi de karşılamaları gerekir. "Ödeyecek misiniz" diye sormak yerine şey diyebilirsiniz belki, "Bileti siz mi alıyorsunuz yoksa ben aldıktan sonra bana geri mi ödeniyor? Peki kalacak yer nasıl oluyor?"

Hazır sorarken gelmişken sözleşmeyi de halleder miyiz diye de sorun.
0
kobuzchu kiz
(15.06.21)
"biz sizi istanbul ofisi için işe alıyoruz biliyorsunuz, zaten bilgisayarı almak için gelmeniz gerekecek" demişler size, ben bu durumda gelmenizi beklerim, uçağı da ben karşılamam.
0
benaslinda
(15.06.21)
@kobuzchu kiz, ilk görüşmede "ben istanbul'da değilim nasıl olacak" gibi bir şey demiştim, kalacak yerin vardır ama herhalde dedi, ben de var dedim. onu istemem zaten gerek de yok da, hiç o toplara girmeye niyetleri yok gibi o yüzden çekiniyorum yol masrafını istemeye. @benaslinda gibi düşünüyorum yani.
0
🌸aydonno
(15.06.21)
Çalışacağınız yerin sizin ikametinizr yakın bir şubesi vs varsa en azından çevre ilde oraya gönderilmesini rica edin zimmetleri evrakları orada imzalarsınız yoksa da sorun sormaktan zarar gelmez bence
0
Diskirminant
(15.06.21)
ben sizin istanbula tasinmanizi bekliyorlar gibi anladim. yolu karsilamalari istenir normal bence.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(15.06.21)
ctrl + f yapip kargo diye arattim bir sey cikmadi. niye kargoyla yollamiyorlar? herkes icin en basit cozum.
0
hot potato
(15.06.21)
@eksi sozlukte eksiyen adam, istanbul ofisi için işe alıyoruz demesinin nedeni şu aslında, ben devamlı olarak evden çalışma ihtimali var mı diye sormuştum, onun üstüne dedi eylül'e kadar evdeyiz ama sonrasında ofise geçiyoruz (bizim departman geçmeyebilir ama belli değil) yoksa şu an için taşınmamı beklemiyorlar.
0
🌸aydonno
(15.06.21)
@hot potato, ya ben de ilk onu düşündüm ben niye kalkıp gidiyorum bir bilgisayar almaya, kargoyla yollasınlar diye ama onu sormaya da çekiniyorum çünkü iki kere dedi ik buraya geleceksiniz bilgisayarı almaya diye.
0
🌸aydonno
(15.06.21)
IK dusunmemis olabilir veya useniyor olabilir. Acik acik yaz: "Ben baska sehirdeyim, kargoyla yollayabilir misiniz" diye. bakalim ne diyecekler. Ise girmissin bir kere zaten, bu gibi seylerde asiri tereddutlu olmana gerek yok.
0
hot potato
(15.06.21)
"iş"inin bir kısmı, hatta senin gibi yeni işe başlayan birisi için çok büyük kısmı, istanbula gitmektir. bilgisayar bahane, seni kanlı canlı görmek istiyor olabilirler, giyimine veya konuşmana filan bakabilirler.
bunların hepsi iş görüşmesidir.
tavsiyem istanbula bilet al git, şirkette işini gör,en son müdürüne veya ik'ya "bilmediğim için soruyorum, ulaşım bana mı ait?" diye sor. gerisi kendiliğinden gelir zaten.
ayrıca şu devirde uzaktan çalışabileceğin bir iş bulmuşsun, 600 liraya da pahalı deme sana zahmet.
0
etna
(15.06.21)
Bence covid sebebiyle seyahat etmek istemiyorum, kargo ile gönderme imkanınız olur mu diye sor. Yok derlerse yolu karşılıyor musunuzu sorarsın.
0
teutonic-terror
(15.06.21)
Bence ilk işe girişte onlar teklif etmediği için hoş bir intiba bırakmaz bu talebiniz. İstanbul'da olan bir pozisyon olduğunu söylemeleri de zaten nasılsa İstanbul'da bir düzen kurmanız gerekecek bunlara takılmayın gelin alın gidin anlamında biraz da.
0
prodeq
(15.06.21)
etna bu nasil bi zihniyet ya, bu zamanda is bulmussun 600 liraya cok deme ne ahahaha bize is verdikleri icin sevgili patronlara tapalim da istersen sonucta bize haftada 40-50 saat calisma karsiliginda peynir falan alabilelim diye para veriyorlar.

gormek istiyorlarsa gelmeni istiyoruz yuz yuze goruselim seni gorelim desinler, ergenler mi bakiyor ik islerine?

patron ya da ik'ciysan zaten sasirmam da maasli bir calisan olarak bunlari yaziyorsan cok uzucu gercekten
0
der meister
(15.06.21)
Ben de IK'cı olarak şöyle cevap vereyim;

*İstanbul ofis için işe aldığımız kişilerin pandemiden sonra istanbul ikametli olmalarını bekliyoruz. Bunun için herhangi bir yardım yapılmıyor, taşınma vs. anlamında.

*Eylül'e kadar evden çalışıyoruz ve hangi şehirde olursa olsun; tüm bilgisayar, sözleşme, ihtiyacı olan her şey evine gönderiliyor.

*İstanbul ikametli olmasını bekliyoruz derken, istanbul içerisinde ofise gitmesi gereken bir durum olursa taksi masrafını karşılıyoruz.

Bu durumda siz istanbul'daymış gibi hareket etmelisiniz bence ancak diğer arkadaşların söyledikleri gibi, sormaktan zarar gelmez. Bana biri böyle bir soru sorsa "aa ne garip adam, iş bulmuş bi de yol masrafı istiyor" demem ama şirketin uygulaması yoksa da bunu rahatça söylerim.

Bence sorabilirsiniz yani :)
0
zartanyan
(15.06.21)
Şirket bilgisayarını zimmetleme yapmadıkları için kargoya vermiyor olabilirler. Nihayetinde zimmet imzasını atıp o şekilde teslim alacaksın.

Kargo aşamasında bilgisayarın kaybolması büyük problem olabilir. Bilgisayarın maddi değerinden ziyade şirket bilgilerinin ele geçirilmesi vs açısından. Bu durumda zimmeti çıkmamış bilgisayardan kim sorumluysa onun başı ağrır.

Benzer bir durumda (aslında tam tersi, istifa süreci) kargoyla gönderme imkanım olur mu diye sorduğumda noter eşliğinde zimmet imzası, birsuru bir şeyler veya noterden vekalet verdiğim başka biriyle gönderebilecegimi söylemişlerdi.

Dümdüz kargo kabul etmiyorlar.
0
materyalist imam
(15.06.21)
pozisyon normalde uzaktan calisilan bir pozisyon degil. pandemi sebebiyle gecici olarak uzaktan calisiyorsunuz. normal sartlarda olsaydi ise baslarken istanbul'a tasinmaniz gerekecekti. nasil ki tasinma masraflarini sirketten istemiyorsaniz, ucak yada konaklama parasini da sirketten istemeniz absurd olur.

normalde uzaktan calisilan bir pozisyon olsaydi taleplerinizde hakli olurdunuz.
0
crucio
(15.06.21)
@der meister
Hayaller Paris hayatlar Muş
Sen olması gerekeni yazmışsın, ben olacak olanı yazdım.
0
etna
(16.06.21)
(7)

İş için başka şehre taşınmayı göze almak

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Hayatıma çeki düzen verme motivasyonuna kapılıp adamakıllı bir iş bulmak için kolları sıvadım ve zor olsa da başka şehre taşınmayı göze aldım. İşlerin çoğu İstanbul'da olduğu için oradaki işlere de başvuru yapıyorum ama ne yalan söyleyeyim kendime de güvenemiyorum. Bu konuyu burad
Merhaba arkadaşlar,

Hayatıma çeki düzen verme motivasyonuna kapılıp adamakıllı bir iş bulmak için kolları sıvadım ve zor olsa da başka şehre taşınmayı göze aldım. İşlerin çoğu İstanbul'da olduğu için oradaki işlere de başvuru yapıyorum ama ne yalan söyleyeyim kendime de güvenemiyorum. Bu konuyu buradan bir arkadaşla konuştuk ama manzara da gün gibi ortada. Diyelim iş buldum İstanbul'dan. Kendime ait evim olmadığı için eşyalar söz konusu olmadığına göre geriye ev arkadaşıyla kalmak ve eşyalı ev tutmak kalıyor. Ama herkes kiraların yüksekliğinden bahsediyor. İstanbul'da kıçı kırık bir 1+1 yere istenen parayla Ankara'da elit bir semtte güzel bir yer bulunur.

Zaten benim şu an itibariyle isteyebileceğim en yüksek maaş 4000 TL. İstanbul'da maaşlar diğer şehirlere göre yüksek diyorlar ama bilmiyorum. Ev arkadaşıyla kalmak hiç bana göre değil ve deneyimim de olmadı hiç çok şükür. Yurtta falan kalmadım, odamı paylaşmadım. E haliyle geriye eşyalı eve çıkmak kalıyor. O da kirayı neredeyse ikiye katlıyordur.

Şimdi diyeceksiniz "Neden İstanbul olmak zorunda?" diye. Çalışmak istediğim alanlardaki (lojistik, dış ticaret) iş imkanı en çok İstanbul'da mevcut. Haliyle planımı yaparken en çok İstanbul söz konusu oluyor. Başka şehirler de var tabi. Ama şöyle bana göre İstanbul'da bu şekilde yaşamayı başaran diğer tüm şehirlerde yaşayabilir kolayca, yaşamak değil hayatta kalmak da olabilir. Çünkü zaten ufak tefek zevklerimden başka para harcadığım bir şey yok.

Her neyse uzatmak istemiyorum. Bu zamana kadar deyim yerindeyse "Prens" veya "Prenses" rahatlığıyla büyümüş birinin bu denli bir maceraya kalkışması nasıl olur sizce?" Fazla mı cesur olur yoksa yerinde bir karar mı? Kendi tecrübelerinizi, özellikle de iş için şehir değiştirmiş olanlar varsa, fikirlerinizi zamanın şartlarını da göz önünde bulundurarak paylaşırsanız çok sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(15.06.21)
4000 tl maaşla istanbula gitmeni önermem. gidersen 2 ya da 3 kişiyle eve çıkmalısın. tek kişi kıt kanaat yaşarsın anca. semte de bağlı tabi. bazı semtlerde 1500 tlye 1+1 eşyalı ev bulmak mümkün.
0
jelly bear
(15.06.21)
biriyle ev paylaşmamış olmaya "çok şükür" diyecek biriyseniz (yani bunun satın alınamaz deneyim ve kıymetinin farkında bile değilseniz)bence yeni bir şehir üstelik istanbul gibi bir metropol mutsuz edebilir sizi.
4000 asgari ücret gibi kalıyor artık, kalacak yer olsa bile süper para değil.

son olarak kariyer açısından da post pandemi süreci ne getirecek biraz havayı koklamak gerek bence.. belki biraz daha uzaktan çalışmaya kayacak iş piyasası.
0
rewlack
(15.06.21)
"İstanbul'da kıçı kırık bir 1+1 yere istenen parayla Ankara'da elit bir semtte güzel bir yer bulunur." bu esitligin Ankara'da is bulamadigin surece bir anlami yok.

Esyali eve cikmana da gerek yok, niye onu soyleyip duruyorusun anlamadim. Normal herkes gibi esyasiz ev tut, her zaman daha ucuza gelir. Esyayi parca parca kendin alirsin. Zaten ilk asamada yatak, camasir makinesi, buzdolabi, masa, sandalye haricinde bir esyaya ihtiyacin yok. Bekar adam olarak zaten 1+1'den daha buyuk bir yerde oturman toptan gereksiz.

"Fazla mı cesur olur" millet dunyanin obur ucuna gidiyor yahu. istanbul ne.
0
hot potato
(15.06.21)
@ hot potato İsteyebileceğim en yüksek maaş 4000 TL demiştim. Kira mı vereyim karnımı mı doyurayım eşya mı alayım? :D Ki pahalıya patlamaması için eşyalar da ikinci el olmalı. Evin temizliği var, abonelik işleri var. Bi ton detay var. Eşyalı ev o açıdan daha mantıklı geldi pahalı olsa da.

Bir de yurt dışına taşınmak daha kolay bana kalırsa. Çoğu şirket aday yerleşene kadar bayağı bi destek çıkıyor. Türkiye'de varsa da çok az şirket bunu yapıyodur.
0
🌸İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(15.06.21)
Yazdiklarindan merak edip onceki duyurularini da okudum acik acik soyleyeyim 4k ile istanbula gelmeyi dusunmek buyuk cesaret turkiye'deyken daha fazlasini kazanirandigim zamanlarda bile istanbulu dusunmedim cunku insan gibi yasamak istediginizde yetmiyor yetmeyecek. Fazla mi cesur olur demissin evet olur.

Dis ticaret mi lojistik mi istiyorsun yoksa mali musavirlik mi bence bir karar ver ve ne dis ticarette ne de lojistik de o bryaz yaka hayallerini gerceklestiremeyecegini bil. Nerden biliyorsun dersen 5 yil biyunca bir otomotiv firmasinda malzeme planlamaci olarak calistim hem lojistik firmalari ile hem de dis ticaret firmalari ile cok yakin calistim.

Yurtdisindan ornek vermissin ama zaten orada kabul alan insanlar tr de de ayni sartlarla bonservisleriyle transfer oluyorabiliyorlar.
0
kuzey li
(15.06.21)
daha şimdiden ev tmizliği, abonelik vs sizi sıkmaya başladıysa hiç başka bgir şehre taşınmayın. mazallah hepsini halletseniz bile 2 günde bir yemek yapıp haftada bir de ev temizlemek zorunda kalacaksınız.

yani bir takım hedefler koymuşsanız bu süreçte yaşayacağınız sıkıntıları da göze almak zorundasınız. "göze aldım" demeyin belli ki göze almamışsınız, daha vahimi yaşa(ya)mamışsınız. keşke düşüncenizin aksine üniversite eğitiminizde öğrenci evinde yada yurtta kalmış olsaydınız bir süre.

neyse, bir kaç farklı şehirde öğrenci olarak yaşamış biri olarak tavsiyem, evvela sizin tabirinizle "prenslik/prenseslik" triplerinden acilen kurtulmanız, eşyasız eve çıkmanız. muhtemelen eşyalı bir eve ödeyeceğniz farkla ev eşyalarınızı 3 - 4 ayda düzebilirsiniz. 2. el olması kötü, dandik olacağı anlamına gelmiyor. öncelikleriniz ocak -hayır ankastre fırın değil- ve çamaşır makinesi olsun. ardından yemek masası ve sandalyeler -tabi ki tabakl çanakla beraber- diğer önceliğiniz. salon için, tv olmadan da yapabilirsiniz, internet var neticede ama 3 l koltuk ilk alacaüğınız şey olsun. paranız kısıtlı olacağından teklileri sonra alın. farklı model olabilir, kanepeyi farklı model berjerleri farklı model alma gibi bir trend var. yere de ucuz ama modern görünen bir hhalı serdiniz mi tamam. ve tabi ki yatak.

2. el konusunda hijyen muhabbetini kafaya takacaksanız, oturacağınız evde ki yatak ve kanepe üzerinde de yüksek ihtimalle evin eski kiracısı oturmuş, yatmış, uzanmış ve hatta sevişmiş olacak. çok şeyetmeyin o yüzden.

ha ama aradaki fark çok değilse tabi ki eşyalı eve geçin.

kolay gelsin.
0
issiz karga
(15.06.21)
Valla hocam cesaretle alakası yok mecburiyet.

Ben doğma büyüme İstanbulluyum.19 yaşımda İzmir'e üniversiteye geçince ailem de Didim'e yerleşti İstanbul'u terk edip. Bir daha hayatta İstanbul'a dönmem diyordum. Öğrenci evinde de kaldım, 10 lirayla 10 gün karnımı doyurmami gerektirecek sefaleti de yaşadım, uzun yol bisikletçiligi yaptığım için kamplarda da kaldım, Erasmusla 6 ay yurtdisi deneyimi edinip geceliği 3 euro olan dandik hostellerde de kaldım gıkım çıkmadı. Ama İstanbul'a dönme düşüncesine hiçbir zaman sıcak bakmadım.

Gel gelelim başka yerde de iş yok. Yeni mezun olduğumda hazır hayat standardı denen şeyin s'sine bile sahip değilken asgari ücret olsun alanımla alakalı olduğu sürece problem değil dedim ama gelen teklifler dahada sigorta satışı, pronet satışı, çağrı merkezi vs nin ötesine geçmedi. Üstelik henüz uzmanlaștığım bir alan da yoktu muhasebeye de okeydim, denetime de okeydim satın almaya da. Kısmet değil almadılar ben de 8 ayın sonunda mecburen İstanbul'a döndüm, o dönemki asgari ücretin 2 katı bir ücrete. İlk fırsatta geri döneceğim diyerek gittiğim için eşyalı eve çıktım, yüksek kiralar verdim, kyk kredi ödemelerim başladı derken aslında başlangıç için fena olmayan bir ücret olmasına rağmen kıt kanaat geçindim. Öğrenciyken daha iyi standartlara sahiptim hatta öğrenci evinde tek yaşıyordum, artık çalışıyor olmama rağmen 1+1 evde 2 kişi kalıyorduk odam bile yoktu salondaki kanepede uyuyordum falan.

2 senem doldu askere gittim, yani artık 2 sene tecrübem var yeni mezun değilim askerlik engelim kalkmış, beklentilerimi de düşürürsem İzmir'de kalırım bu sefer diye ama 1.5 ayda yaptığım 76 başvuruda sadece 2 mülakata davet edildim ve kabul edilmedim.

Peki şimdi ne yapıyorum? Tıpış tıpış İstanbul'a geri dönüyorum. Kabul edilmediğim firmalardan biri ücret beklentimi çok fazla bulmuştu biraz indiremez misiniz demişti mesela. Fazla dediği de 5000 tl. Hadi dedim sizi mi kıracağım 4750 olsun gene çok yüksek buldular...

E şimdi o fazla buldukları ücretin %45 fazlasına gideceğim ve şehirdeki mutsuzluğu da hesaba katarsak daha düşük şartlarda yaşamak zorunda kalacağım.

Duyurunun konusundan sapıp baya uzun uzun yazmış olabilirim ben de çok doluyum bugün artık patlama noktam oldu. Ama özetle şunu demeye çalışıyorum, bazılarımız, hatta bazılarımız değil bir çoğumuz cesaretinden şundan bundan değil mecbur oluşundan gidiyor, başka seçeneğimiz yok.

Öyle ücret beğenmeme falan da yok ha benim örneğimde olduğu gibi yarı maaşa başka şehirde çalışmak isteyip de iş bulamayan o kadar çok kişi vardı ki çalıştığım yerde. Yapılan iş aynı iş, kazandırılan para aynı para, istenen maaş yarı yarıya ona rağmen almıyor adamlar.

Ondan sonra İstanbul çok kalabalık, bu şehir bunu kaldırmıyor. Alsın götlerine soksunlar İstanbul'u.
0
materyalist imam
(15.06.21)
(11)

Hangi İş?

sifirinaltindaotuzalti
A)- Mevcutta çalışılan yer- Dalırs ile maaş (5 hane)- Sahada çalışma, sabah 8 akşam iş kaçta biterse. 5-8-10-12 hatta zaman zaman sabahlama- İki haftada bir pazar tatil, bayram seyran devam- Yükselme imkanı yok- Stres fazla, tempo fazla, işler çok hızlı ilerliyor- Yeni kurumsallaşan bir firmaB)- Yen
A)

- Mevcutta çalışılan yer
- Dalırs ile maaş (5 hane)
- Sahada çalışma, sabah 8 akşam iş kaçta biterse. 5-8-10-12 hatta zaman zaman sabahlama
- İki haftada bir pazar tatil, bayram seyran devam
- Yükselme imkanı yok
- Stres fazla, tempo fazla, işler çok hızlı ilerliyor
- Yeni kurumsallaşan bir firma

B)

- Yeni teklif
- Mevcut maaşın %60ı teklif
- Ofis işi, satınalma. 8-5 mesai. Sadece haftaiçi çalışma. Bayram seyran tatil
- Yükselme imkanı var
- Stres nasıl bilmiyorum. tempo nispeten düşük
- Koç holding şirketi
0
sifirinaltindaotuzalti
(14.06.21)
mevcut firmada kenara para koyabiliyor isen ve tempo seni bozmuyor ise kal lakin 5 yıl sonra bu tempo seni bozmaya başlayacaktır (tahminen sosyal hayat geçen yaş vs)
yeni teklif ile 5 sene sonra zaten yükselip aynı imkanlara daha rahat ulaşırsın
0
gaspetizm
(14.06.21)
%40 maas dususu asiri fazla. Oturdugun ev seninse veya ailen destek oluyorsa belki dusunulebilir.
0
hot potato
(14.06.21)
eğer yeni teklif gibi tekliflerin ilerleyen zaman içerisinde de geleceğini düşünüyorsan biraz birikim yapana kadar mevcutta çalış, sonra da yeni işe geç. uzun bir süre mevcutta bu maaşa rağmen çalışılmaz.
0
steve rogers
(14.06.21)
Mevcutta üç senedir çalışıyorum. Sosyal hayat bozuk. Ev kendimin
0
🌸sifirinaltindaotuzalti
(14.06.21)
üç sene bu tempo hem ruhen hem bedenen çok yorucudur, hayal edemiyorum. evin de varsa sal öyleyse.
0
steve rogers
(14.06.21)
B
A'nın her türlü kaymağını artık yemişsindir diye düşünüyorum. Kaba bir hesapla 10 bin dolar eder sana 80 bin türk liraası. %60'ı 48 bin türk lirası yapar. vergisi algısı kalır sana net 40 bin türk lirası. 3 bine ev geçindirmeye çalışan insanlar var (tabi geçindiremiyorlar ayrı mesele). dünya malı dünyada kalıyor. İnsan bir zaman sonra ev, aile, çocuk ve huzurlu bir hayat istiyor.
B'de zaten yükselme imkanı da var. A'nın temposuna ayak uydurabildiysen, bahsettiğin kadarıyla B'de de kısa zamanda yükselirsin ve maaş aynı ayara gelebilir. her türlü "B".
0
pccopath
(14.06.21)
Yanlış anlaşılma olmasın, tlye çevirince 5 hane oluyor. Yanlış anlaşılmaya çok müsait yazmışım kusura bakmayın
0
🌸sifirinaltindaotuzalti
(15.06.21)
5 hane dolar olsa saniye bile düşünmeden A derdim.

Ama bu durumda paranın değerine bakmak lazım. 10bin vs 6bin ise iş değiştirmezdim ancak 15bin vs 9bin ise değiştirirdim. 6 zorlar ama 9 güzel para yine de. Tatiller vs yan gelir yatardım. %60 = min 8-8,5 ise B derdim
0
avatar is back
(15.06.21)
Yukselme imkani oldugu icin B deki maasin bir kac seneye Ayi yakalar. Mevcut duzenin surdurulebilir gozukmuyor. Net b diyorum.
0
pofudukayi
(15.06.21)
yas kac? hala gozun yiyorsa A firmasinda bir sure daha calisilabilir. Normalde evin olmasi ve ordan aldigin parayla yeterli birikim yaptigini dusunerek B derdim ama hala gencsen ve gozun yiyorsa bir sure daha devam edilebilir A'da. Sonucta hala pandemi donemi devam ediyor sayilir, bu surede yardirmak iyidir.
0
bay b
(15.06.21)
parayı çok hafife alıyorsunuz

Şuandaki işinde iki haftada bir pazar tatil olması kötü onun dışında zaten bir çok kişi fazla mesailer, stresler kurumsaldan uzak işlerde çalışıyor.
0
liberal
(15.06.21)
(1)

adana krakow arası seyahat

lacrim
eylülün ilk haftası adana'dan krakowa gideceğim. daha önce gittiğimde adana viyana uçakla, viyana krakow otobüsle gittim. şimdi bu rota çok pahalı. (6 aylık gideceğim için valiz hakkı da önemli benim için o yüzden thy bakıyorum). adana lviv arası buldum 900 küsür tl ye, şu anda en uygun o görünüyor.
eylülün ilk haftası adana'dan krakowa gideceğim. daha önce gittiğimde adana viyana uçakla, viyana krakow otobüsle gittim. şimdi bu rota çok pahalı. (6 aylık gideceğim için valiz hakkı da önemli benim için o yüzden thy bakıyorum). adana lviv arası buldum 900 küsür tl ye, şu anda en uygun o görünüyor. sizin bildiğiniz daha uygun, ucuz bir yol var mıdır? (farklı havayolu şirketleri ya da rotalar olabilir).
0
lacrim
(14.06.21)
bunu yaptiginizi varsayiyorum ama istanbuldan baksaniz? adana-istanbul yolculugu illa ki yolculugun benzer bir ayaginin avrupa'da gecmesinden daha ucuz olacak.
0
hot potato
(14.06.21)
(11)

ABD'de yaşamak

dissendium
1. ABD'de hangi eyalette, hangi şehirde yaşamak isterdiniz? Neden?2. Yaşama şansınız olsa California'da mı yaşamak isterdiniz, New York'ta mı? Neden?Bu iki eyaletin birbirlerine göre ne gibi avantajları var?
1. ABD'de hangi eyalette, hangi şehirde yaşamak isterdiniz? Neden?

2. Yaşama şansınız olsa California'da mı yaşamak isterdiniz, New York'ta mı? Neden?

Bu iki eyaletin birbirlerine göre ne gibi avantajları var?
0
dissendium
(13.06.21)
Arizona'da yasiyorum, daha once 1 yil California'da yasadim. California'da hava cok guzel, yazin pek sicak olmuyor kisin da soguk. Arizona simdi 45 derece olmus. New York da cok soguk, kar firtinasi oluyor. Arizona'nin tersi durum var. Firsatim olsa bu nedenle Guney California'da yasardim. Okyanus kenari olmasi da onemli.
0
howfaristhesky
(13.06.21)
New York'ta bulundum, California'da yaşayan arkadaşlarım var. Kesinlikle California.

New York İstanbul'un çok daha büyük ve daha yorucu olanı. Çok iyi para kazanmıyorsan yaşaması zor, turist olarak gidip gezmek şahane. İklim olarak da geride +1
0
kobuzchu kiz
(13.06.21)
Chicago
0
integrative
(13.06.21)
soğuk yerlerde yaşadım yine oraları seçerdim, wyoming, utah, colorado gibi eyaletler
0
megacracker
(13.06.21)
Ya ben özür dileyerek New York diyorum kesinlikle. Yani New York'un gece hayatı, drag mekanları, lgbti scene'i falan çok merak ediyorum. bir de çok çeşitli bir şehir yani. Her milletten insan var, ırkçılık falan daha az olur gibime geliyor. Gerçi Aamerika genelinde öyle zaten diyenler olabilir ama new york tam bir dünya kenti bence. istanbul gibi nişantaşı'sı da vardır, çekmeköy'ü de muhtemelen. o yüzden pahalılık konusu çok umrumda olmazdı herhalde.
0
sec guard
(13.06.21)
1) California, Texas, Florida
California Long Beach , Texas Galveston, Florida JAcksonville genelde yaptığım işin en yoğun olduğu limanlara sahip. İş bulmam kolay, iklimi güzel gibi.

2) Kesinlikle California, sıcak, güneş ve LA :)
0
Northern Mariner
(14.06.21)
Eyalet sorulmus ama herkes "siz sehir demek istediniz herhalde" diye new york city'den bahsetmis. New York eyaletiyle sehri arasinda daglar kadar fark var. Eyaletin geri kalani cogunluka ufak sehirler ve kirsal alan, ekonomisi de iyi degil.

Kaliforniya da genel olarak kuzey ve guney olarak ikiye ayrilmis sekilde dusunulur. Gene bu iki bolge arasinda benzerlik az. Los Angeles bolgesiyle San Fransisco'nun falan kulturu ekonomisi ve ozellikle iklimi cok farkli.
0
hot potato
(14.06.21)
3 yildir houston da yasiyorum. Eger izmir istanbul gibi sehirlerden geliyorsaniz texas ugramayin bile. California ya da new york city tasinmayi dusunuyoruz. Chicago da olabilirdi ama nyc den de soguk, dehset soguk.
0
oscar
(14.06.21)
oregon, washington ya da colorado'da yasamak isterdim; bence muazzam tabiatlari var ve cok buyuk kalabalik yorucu yerler degil. texas'ta da austin ya da ufak sakin bir sehirde yasamaya hayir demezdim.

california ama asla buyuk sehirlerinden birinde yasamayi istemezdim.
0
bay b
(14.06.21)
Buraları gördüm / yaşadım seneler önce:

1- Maddi herhangi bir sıkıntım olmasa aslında Boston'da yaşamak isterdim. Hem Avrupa şehri gibi hem de ABD. İki adım ötesi NY. Ben daha Doğu yakası insanıyım sanırım. Hayal kurdurdunuz bana.
2- Yukarıdaki benzer sebeplerle NY. Ama soğuk derseniz CA.
0
SiyamkedisiZorro
(14.06.21)
evet madem hayal kurması bedava, o zaman New York'ta (city olur, eyalette farklı yerler olur) yaşayayım uzun bir süre. yine uzunca bir süre San Fransisco alayım. orta uzun LA, kısa bir süre Portland-Oregon, yine uzun bir süre Chicago. biraz Boston. azıcık ucundan Texas. belki Washington (dc olan). baltimore'un da ismi güzel ya aklımda kalmasın onu da ekleyeyim. hepsi olur ya denemek lazım.
0
levybroo
(14.06.21)
(1)

Yüz toniği buzdolabında saklanır mı?

benoyledemekistemedim
Sb. Daha effektif olur gibi geldi.
Sb. Daha effektif olur gibi geldi.
0
benoyledemekistemedim
(13.06.21)
Bir faydasi olmaz. O formuller oda sicakliginda test edilen urunler. El sabununu buzdolabina koymak gibi.
0
hot potato
(14.06.21)
(6)

Amerika’da yatırım

p133mmx
Amerika’da yaşıyorum. Bankada bir miktar param var ve enflasyon karşısında değerini korusun istiyorum. Savings account faizi çok düşük. Hangi yatırımı önerirsiniz?
Amerika’da yaşıyorum. Bankada bir miktar param var ve enflasyon karşısında değerini korusun istiyorum. Savings account faizi çok düşük. Hangi yatırımı önerirsiniz?
0
p133mmx
(13.06.21)
Ekonomi okuyan bir arkadasim hisse senedi satin aliyor. Ancak ekonomide doktora yaptigi icin her olayi cok yakindan takip ediyor. Ayni sehirde yasasaydik onunla onu takip ederdim ama iki uc ayda bir ancak konusuyoruz. Bu duyuruyu ben de takipte kalayim.
0
howfaristhesky
(13.06.21)
ben de amerikadayim. konustugum amerikalilar yatirim fonlarina ya da borsaya yatirim yapiyor. paralarini yonlendiren finansal danismanlari oluyor.
0
oscar
(13.06.21)
Once bir broker'la hesap acacaksiniz hisse senedi alimi seklinde yatirim yapabileceginiz. Meslea TD Ameritrade.
Sonra mesela borsada halka acik bir sekilde islem goren spesifik bir sirketin hissesini satin alabilirsiniz (mesela apple, american airlines, tesla cart curt) veya tum borsayi endeksleyen fonlardan (index fund) satin alabilirsiniz. Bunu sunan en popular yatirim urunu etf'ler. (exchange-traded fund)
Spesifik sirket secip onlara yatirim yapmak riskli oldugu ve bilgi gerektirdigi icin index fund etf almaniz mantikli olur, yani ikinci yazdigim. Danismana ihityaciniz yok, zira danismanlar ciddi bir oran alir yatiriminizdan. gereksiz.
bu dedigim borsaya yatirim yapma isini paraya yakin gelecekte ihtiyaciniz yoksa yapin, zira kisa vadede dususe gecebilir, saving account'un aksine. daha yuksek risk daha yuksek reward.
0
hot potato
(13.06.21)
Bankaya gidiyorsun riskini seciyorsun adamlar ona gore sepet yapip senin icin parayi isletiyor. Bir randevu al, mevzuyu anlat gerisini hallederler.
0
cooperr
(13.06.21)
Reddit'e bir çok subreddit var bununla alakali. Bence buradan bilgi alacaginiza soruyu orada sorun cok daha fazla bilgi alabilirsiniz. Ben aynısının Fransız versiyonundan cok sey ogrendim.
0
logisticsmanager
(13.06.21)
Şu kitabı okumadan yatırım yapmayın

www.amazon.com
0
spankenstein
(14.06.21)
(16)

düğünde giymek için hangisi

tuborg yesili
Sizce?1https://www.hizliresim.com/1rbzq6x2https://www.hizliresim.com/o5rsywo
0
tuborg yesili
(12.06.21)
ikiside değil
amma illa biri olacaksa 1.
0
etna
(12.06.21)
Ama sen normalde en zevkli arkadaşlarımızdan biriydin, noldu şimdi :(
İkisinden biri şart ise birinci olsun.
0
irene
(12.06.21)
İkisi de değil. Bunlar çok sönük. Özensiz. Kötünün iyisi 1.
0
dissendium
(12.06.21)
:( düğünde abiye giymeyi sevmiyorum. Özen için abiye mi lazım?
0
🌸tuborg yesili
(12.06.21)
Abiye şart değil ama tek renk, çok daha şık elbiseler var. Bu ikisi gerçekten çoook kötü. Ben de şaşırdım.
0
elorelia
(12.06.21)
www.hizliresim.com

Aslında bunu beğeniyorum en çok ama 1 boyum uzun değil 2 daha spor geliyor
0
🌸tuborg yesili
(12.06.21)
asiri abiye olmasina gerek yok da bunlar cok gundelik. sade siyah bir elbise bile olabilirdi.

son yolladigin bir nebze olabilir.
0
hot potato
(12.06.21)
Çok kötü. Düz siyah askılı elbise olsa daha iyi.
0
jazzabel
(12.06.21)
2
0
intihar etsem de kendime gelsem
(12.06.21)
2
0
paramolacak
(12.06.21)
Ikisi de çok alakasız.
0
Bartebly
(12.06.21)
Düğünün nerede olacağına bağlı. Ben bunları plajda giyerdim.
0
suicides underground
(12.06.21)
2 orijinal geldi gozume, ben giyerdim.
0
Kittie
(12.06.21)
kumas kalitelero biraz belli eder kendini. beyaz tenliyseniz pembeyi cok begendim, esmerseniz 2. daha guzel gorunebilir
0
ala09
(12.06.21)
2si de değil çok günlük duruyor daha düz bir şey seçseniz daha uygun olur veya yaz diye düz renkli bir elbise olabilir bunlar yazın tatil elbisesi gibi biraz daha
0
esinikaybetmiscorap.
(12.06.21)
1 hoşuma gitti benim. 2.yi hiç beğenmedim. Eskiden olsa o tarz elbiseler çok hoşuma giderdi ama mankeni kırk parçaya bölmüş, önündeki ve kollarındaki hareket fazla. Yaz için günlük bir elbise bence.
1.nin kumaşı jakarlı ise, hafif parlaklığı varsa olur bence.
0
curukturpkokusu
(13.06.21)
(17)

İş hayatı hk.

deepest
Merhaba,Diyelim ki bankada 1 milyon tl paranız var, çalıştığınız işyerinde pozisyonunuz güzel, istanbul şartlarında ortalama aylık 10k maaş alıyorsunuz diyelim. Ama iş yükü ağır, her gün sabah işe giderken lanet ediyorsunuz. Bitmek bilmeyen toplantılar, mesai bitimi bile olsa işle alakalı çalan tele
Merhaba,

Diyelim ki bankada 1 milyon tl paranız var, çalıştığınız işyerinde pozisyonunuz güzel, istanbul şartlarında ortalama aylık 10k maaş alıyorsunuz diyelim. Ama iş yükü ağır, her gün sabah işe giderken lanet ediyorsunuz. Bitmek bilmeyen toplantılar, mesai bitimi bile olsa işle alakalı çalan telefonlar vs. Kısaca çalışmak istemiyorsunuz ve hayatı yaşamak istiyorsunuz ama işyerinin size sunduğu imkanlar size işten çıkarsam acaba pişman olur muyum hissi uyandırıyor.

Şu da bir gerçek ki, iş hayatında bir daha çalışan köle olmak kesinlikle istemiyorsunuz bu işten çıkarsanız. Yani bir daha ücretli çalışan olmak istemiyorsunuz.

Not : ev sizin. Arabanız da var.

Soru net, bankadaki paraya güvenerek istifa eder misiniz?
0
deepest
(11.06.21)
1 milyon tl öyle güvenilecek bir para mı :(
0
freebird5406_2
(11.06.21)
duh!
en az o kadar maaş ve daha iyi iş koşulları ve mükkemmel yan hakları, 1 milyon tl birikmişim olmadan sadece işten nefret ettiğim için bıraktım. bir de 1 milyonum olsaydı heralde 40 gun 40 gece istifa partisi yapardım.
0
levybroo
(11.06.21)
Valla 1 milyon TL ve 10 bin gelir biraz değişik bir olay olmuş. Onu geçersek eğer o 10 bin TL bana aylık yetiyorsa istifa ederdim. Hemen hemen 10 yıl yine aynı standartlarda iş yapmadan yaşardim. Sonradan da yani para suyunu çekince de tekrar çalışmaya başlardim da o zamana kadar kim öle kim kala.
0
j r r tolkien hayrani
(11.06.21)
haha aynı durumdayım, hatta çok daha fazla param var ve hala sevmediğim işte mal gibi çalışıyorum. hem de daha az maaş ile çalışıyorum. tam bir malım
0
abelardo
(11.06.21)
1 milyon guzel bir para. Elini güçlendiriyor. Daha yi bir işe, sektöre geçmen ya da yüksek lisans yapman konusunda kafanın rahat olmasını sağlar. İşi bırakıp boş takılmak da mutlu etmez hem de para suyunu çeker.
0
black mamba
(11.06.21)
"hayatı yaşamak istiyorsunuz"

cok tutumlu biri belki 1 milyonla belli bir sure idare edebilir ama "hayati yasamak isteyen" biri icin kisa surede ucup gider o para. cevap hayir.
0
hot potato
(11.06.21)
Ederim. Hatta anlamadığım şey şu, madem elinizde böyle bir koz var, mesai bitiminde çalan telefonu niye açıyorsunuz ki? Açmayın, kovarlarsa alırsınız tazminatınızı geçersiniz. Yani elde paranın olmasının iş hayatında sizi rahatlatması gerekmiyor mu?

Kenarda paranızın olması yeni iş arama sürecinde de elinizi güçlendiriyor, acele yok, daha iyi teklif gelene kadar bekleyebiliyorsunuz.

Ama yine de çok arayı açmadan çalışmaya dönmeniz lazım, yoksa o para yetmez. Mesleğinizi sevmiyorsanız meslek değiştirebilirsiniz bi de.
0
plutongezegendegilmi
(11.06.21)
Hiçbir şeyim yokken istifa ettim. Pişman değilim. Giderken herkes senin yapabildiğini biz de yapsak keşke dediler. Cesaretleri yokmuş asdfasad :D

Özetle beni mutlu etmeyen hiçbir yerde bir dakika durmadım. Durmam. Önemli olan mutlu olabilmek. İyi bir pozisyondaysanız ve nitelikliyseniz iş bulmanız kolay olur diye düşünüyorum. Bazen sıfırdan başlamak daha iyi geliyor insana
0
Corpsebridee
(11.06.21)
o işte çalışmak istemiyorsam kafamın rahat olacağı ama bişeyler yaptığımı hissedeceğim arada başarı hissi veren bi iş bulur bulmaz çıkarım

boşluk daha fena bişey bence, çalışmadan insan ne yapabilir ki, tabi ben kendim için konuşuyorum:)
0
megacracker
(11.06.21)
Kendi şirketimi kurarım kesinlikle.
0
ashleybon
(11.06.21)
Tam 100 ay yani 8 sene yetecek kadar paran var bankada. 8 senede de ne yapacağına karar verirsin herhalde.
0
roket adam
(11.06.21)
Ben İstifa eder, Kendi bildiğim işi devam ettirerek o bir milyonu, iki milyon yapardım 1 sene içinde.
Kendi işini yaparak kazandığın 5.000 tl, maaş olarak aldığın 10.000 liradan iyidir ayrıca.
0
etna
(11.06.21)
Ben hiçbir şeyim yokken aile parasına güvenip istifa ettim. Sonra sevdiğim başka bir iş buldum. Bankada param olsa daha öncesinde istifa ederdim.
0
jazzabel
(11.06.21)
Bankadaki paraya güvenip istifa edilmez bence. Ama bunu her ay bankadaki paranın faizini yada oradan yeme durumu için diyorum.

O parayı pasif kazanç getirecek şekilde kullanır bir kısmıyla da geçiminizi sağlayacak kendi işinizi yaparsanız (insanlar hobilerinden de para kazanıyor) güzel yaşanır. Hatta benim de hayalim bu. Eyyorlamam bu kadar.
0
sumuklurakun
(12.06.21)
para için yaşıyorsam devam ederdim, kendim için yaşıyorsam ve bunun bir tatil ya da iç/dış herhangi etkenle farkına vardıysam istifayı basardım. Ayrıca, o kadar network ve tecrübem varken kendi işimi kurarak yine çalışır, en azından yatırım yapardım. Hürriyetimden vazgeçmeden para kazanmak mühim olan. Kimse sonsuz tatil istemez.
0
Etanglement
(12.06.21)
Kesinlikle hayalim. Yukarıdaki arkadaşa da katılıyorum. Nasıl bir şey acaba 1 milyon tl hesapta ve her ay onbin gelir var çalışarak. Sen milyon milyoru faize yatırsan 15 16bin faizi geliyor zaten ayda. Bu para hiç bir şeyi beğenmeyen tayfa için az olabilir ama bekar ve aile sorumluluğu olmayan birisini geçindirir.

Kesinlikle istifa eder yeteneğimin olduğum bir işte hobide eğitim alıp kendi iş yerimi açar veya dersler verirdim en azından. Ufak bir gelir kendi programını kendin yapacağın stressiz bir iş iyi olurdu.
0
grand kimyon
(12.06.21)
1 milyon tl'nin aylık faizi 10 bin tl'den fazla ediyor olması gerek.

ev ve araba da bana aitse arkama bile bakmam istifa ederim. sadece faizden gelen para aylık harcamalarımın çok çok üzerinde zaten :) tabii hep böyle yaparım diye söylemiyorum. bir süre. belki şu iş hayatının sıkıntılarından arınana kadar belki pandemi bitene kadar vs. o iş tamamen kişisel. ömür boyunca hayatımı yaşayayım parası 1 milyon tl değil 10 milyon tl de değil :) orası çok zor.
0
ilgeru
(12.06.21)
(10)

Kendinizi sevgiliniz için yetersiz hissettiğiniz oldu mu hiç?

kedimedi
Böyle durumlarda bu hissi yok etmek için neler yapıyorsunuz?Kısaca kendi durumunu açıklayayım:Zaman zaman kendimi entelektüel açıdan yetersiz hissediyorum sevgilime göre. Onun bana söylediği, hissettirdiği bir şey olmadı veya yetersiz olduğumu anladığım belli bir şey yaşamadık. Sadece onun entelektü
Böyle durumlarda bu hissi yok etmek için neler yapıyorsunuz?

Kısaca kendi durumunu açıklayayım:

Zaman zaman kendimi entelektüel açıdan yetersiz hissediyorum sevgilime göre. Onun bana söylediği, hissettirdiği bir şey olmadı veya yetersiz olduğumu anladığım belli bir şey yaşamadık. Sadece onun entelektüel yönünü iyi biliyorum, ki çok da hoşuma gidiyor böyle biri olması, ama zaman zaman kendimi fazlasıyla yetersiz hissediyorum ve nedense ona kendimi kanıtlama isteği duyuyorum içimde. Bunlara anlam veremesem de hissettiklerim beni rahatsız ediyor ve hırçınlaştırıyor.

Normalde hiç öyle biri değilimdir aslında ama özgüvensizlik mi oluyor bu ya da kendini sevmemek denebilir mi? Ne düşünülebilir bu hislerin sebebi olarak?

Soruyu muhtemelen sileceğim ama önerilerinizi duymak isterim, gece gece aniden geldi bu his ve kendimi çok da iyi hissetmiyorum.
0
kedimedi
(10.06.21)
Olmadı ama senin gibi hisseden birden fazla sevgilim oldu. Sorsan onlar da senin gibi bunu hissettirecek bir şey yapmadı derler ama şöyle bir geri bakınca -kasten yapmasam da- insanlara kendini yetersiz hissettirme potansiyelim olduğunu görüyorum.

Bu tabii tek taraflı değil, senin özgüven problemlerin varsa tek suçu karşıya atmak olmaz ama biraz da karşı tarafla ilgili bir durum bence.
0
Jux
(10.06.21)
Sadece şunu diyebilirim karşı tarafın gözüne girmek için sakın ilginizi hiç çekmemiş ya da çekmeyecek konulara merak salmayın sırf o biliyor ya da ilgileniyor diye. Bazı şeylerin eksiklik olduğunu nereden çıkardınız sizin ilginizi çekmemiştir, ya da merakınız olmamıştır. Zorlamayın. Neyseniz o olun derim. Daha önceki ilişkimde yaşadım bunu. Ayrılırken Bergman çok sıkıcı demişti. Yalandan çok güzel diyormuş hep. Umarım anlatabilmişimdir.
0
olaylar olaylar
(10.06.21)
Valla olmadı hiç. Zaten şu entellik kavramı da bana çok itici bir kavram gibi geliyor. Bir kişinin sahip olduğu bilgiler, fikirler hep ilgi alanına göre şekillenir. Bir kişinin ilgi alanı benim ilgi alanımdan farklıysa ve ilgi alanında bişeyler biliyorsa onu direkt entelektüel olarak niteleme de saçma.

Olay cidden bişeylere ilgi duyma meselesi. O çok şey biliyor, ben çok bilmiyorum şeklinde bilgiyi kıyaslama da saçma. Mesela Dotadan 50 hero bilmek de bilgidir, "Abu çi çi" şarkısının sözlerini ezbere bilmek de bilgidir. Yani mesele sahip olunan bilgiyse öyle ya da böyle bilgiye sahibiz. Yok o bilgiyi bişekil değerli/önemli olarak görme ise bu sefer de klasik "kime göre/neye göre" olayı çıkıyor ortaya. Yani bir abu ci ci şarkısını ezbere bilmek niye pink floyd şarkısını ezbere bilmekten daha önemsiz olsun ki.

Kısaca, herkes her şeyi bilecek diye bişey olmadığı gibi bişeyler bilen ya da bildiğini düşünen kişiyi de abartmaya gerek yok.
0
j r r tolkien hayrani
(10.06.21)
Son olarak bir şeyler biliyor olmak kişiyi entelektüel yapmaz, tavır önemlidir.
0
olaylar olaylar
(10.06.21)
Kendini kanıtlama isteği çok sağlıklı bir istek değil. Yani bunun bir hırs haline gelmesi tehlikeli olabilir. Önemli olan birlikte olunan, konuşulan zamanlarda ortak bir konuda uzun uzun konuşabilmek. Konunun ne olduğunun önemi yok bence. Teletubbies köyünün ne kadar küçük olduğuna dair bir konu bile olabilir. Eğer ortaklaşa saatlerce konuşabileceğiniz bu gibi konular yoksa sevgilinin ilgi alanlarından, senin de ilgini çekebilecek bir konuda bir şeyler öğrenip, bilemediğin, anlamadığın yerlerde onun fikrini almak için sohbet açman onun da hoşuna gidecektir.

Biz erkekler iyi bildiğimiz ya da bildiğimizi düşündüğümüz konularda uzun uzun konuşmayı severiz. En azından ben öyleyim. İlgi duyduğum alanlarda biri konu açarsa saatlerce konuşabilirim.
0
himmet dayi
(10.06.21)
Önemli olan bir konuya ilgili olmak. Bu konuda okumalar yapıyor olmak, araştırmalar yapıyor olmak, vaktini dizi, film, sosyal medya ile dopamin bağımlısı olup boş boş öldürmemek.

ama senin de bir ilgi alanın varsa bu konuda bilgilerin varsa ve buna rağmen kendini buşekilde hissediyorsan o zaman ya biraz özgüven problemin var ya da o kişi karşısındakini yetersiz hissettirmeye biraz yakın biri.

Kimin söylediğini hatırlamadığım şu çözü çok severim:

Her konu hakkında bir şey, bir konu hakkında her şeyi bilmek gerekli.
0
zimbirik
(10.06.21)
Yetersiz hissettiğim değil de hissettirildiğim oldu. Üstte bir arkadaşın da bahsettiği gibi genel kültür kısmı haricinde geri kalan entelektüel birikim ilgi alanlarına göre şekilleniyor. Örneğin eski sevgililerimin çoğunun sosyal ve duygusal zekası çok zayıf, mekanik, matematiksel zekası çok yüksekti. Çünkü benim sosyal bilimlere onların ise teknik bilimlere daha fazla ilgisi vardı. Bu olağan bir durum ancak işin içine kibir ve ego girince sıkıntı yaşıyordum. Bu nedenle fiziksel görünüş, zeka, entelektüel birikimden önce insanlarla mütevazı olup olmamalarına göre ilişki kuruyorum. Alçakgönüllü insanlar kültürel birikimi benden yüksek olsa da beni yetersiz hissettirmedi, bunu nasıl bilmezsin demek yerine bilmediğim şeyleri öğretti. Ben de ona onun bilmediklerini öğrettim. Bu durumu arada 5-6 yaştan daha fazla yaş farkı olduğunda yaşıyorum bu arada yalnızca. Aynı jenerasyon olsak da örneğin y kuşağı, 80lerde doğmuş biriyle 90larda doğmuş birinin anlaşması da kolay olmuyor. Kısacası önemli olan karşılıklı uyum sağlayabilmek bence.
0
Josephine.
(10.06.21)
Bir şeyleri az az bilmek benim özelliğimdir. Ancak ben ne kadar çok şey bilindiği ya da bi konuda ne kadar derinlemesine bilgi sahibi olduğuyla ilgilenmiyorum.


Ben kişinin konular ve görüşler, geçmiş-günümü-gelecek bağlamında bu bilgilerinden nasıl sentezler çıkarıyor onunla ilgileniyorum.

Yoksa bilmem ne viskisinin tarihi ya da şu teoremin önemi beni bağlamaz.

Kalkıp bana şu viski bu coğrafyanın kaderini değiştirdi sonrasında japonya ya götürdüler ve şu an orda bunun sayesinde yeni bir kültür oluştu. Bunun da şu şu etkisi her yerde görüldü gibi bir çıkarım yapıyorsa ki bu yazdığımı şu an salladım, bu ilginç geliyor.

Saçma da olsa nöronlarındaki farklı bi bağlantı ile farklı bi çözümleme yapması ilginç. Herkesin twitter da yaptığı çözümlemeler gibi şeyler de hoş değil. Özgün ve farklı bi bağıntı, bağlantı bulması gerçekten bi entelektüel birikim ister.
0
tessera
(10.06.21)
Evet özgüvensizlik de denir, kendini sevmemek de denir. Fakat sorun entelektüel olarak yeterli olup olmamanız değil. Tabii ki sizin entelektüeli nasıl tanımladığınızla da ilgili bu, ben sadece herhangi bir özelliğinin sizden üstün olduğunu düşündüğünüz sevgiliniz tarafından onaylanma ihtiyacına değineceğim. Her insan bazı konularda güçlü bazı konularda zayıftır. Muhtemelen sizin de sevgilinize göre daha iyi olduğunuz konular vardır. Ve ikinizin de önem verdiği konularda fikirleriniz, davranışlarınız birbirinizle uyumlu olmuş ki bir aradasınız. Yani neticede bir denklik durumu var ve zaten sevgiliniz size yetersiz hissettirmemiş. Sizin bunu kendi kendinize düşünmeniz bana kendinizi değersizleştirmeye çalıştığınızı dşündürdü. Bunu bilinçli yapmıyor olabilirsiniz ama çocukluğunuzda hissettiğiniz bir duyguysa bu yetersizlik duygusu, sizin için "en bilinen ve güvenli gelen" duygu olur. Farkında olmasanız bile kendinizi yetersiz hissedeceğiniz ortamlara sokar, yanında yetersiz hissedeceğiniz insanlarla birlikte olursunuz. Bunu siz memnun olmasanız bile kendi kendinize yaşatırsınız. Maddi imkanlarınız el veriyorsa terapi almak çok iyi olur. Ya da daha kısa vadeli bir çözüm olarak "entelektüel olmanın sizin için önemi nedir? Sevgiliniz için önemi nedir? Bu yüzden onu kaybetmekten mi korkuyorsunuz? Olduğunuz halinizle sevilmeyeceğinizi düşünüyor o yüzden onaylanmayı mı istiyorsunuz?" gibi soruları dşünebilirsiniz.
0
remeddy
(12.06.21)
genel olarak "yetersiz" hissettigim olmadi ama fazla savruk, daginik, rasgele vs hissettigim oldu. bir de alakasiz olarak fazla fakir hissettigim oldu. bunlar hep kisa donem seyler, o yuzden boyle hissettim ama yurudu iliski seklinde bir sey diyemiyorum.
0
hot potato
(12.06.21)
(7)

Biontech olanlara soru

nax
Asinin yan etkileri kac gun surdu? Randevu tarihinden 5 gun sonra onemli bir sinava girecegim. Asi tarihini bir daha sira alamam/asi biter/bir sey olur korkusuyla erteleyemiyorum. Cok huzursuzum
Asinin yan etkileri kac gun surdu?
Randevu tarihinden 5 gun sonra onemli bir sinava girecegim. Asi tarihini bir daha sira alamam/asi biter/bir sey olur korkusuyla erteleyemiyorum. Cok huzursuzum
0
nax
(09.06.21)
3. Gün bitti
0
somethinginthewayshemoves
(09.06.21)
Benim icin ilk dozun yan etkisi 0 gun surdu.
0
hot potato
(09.06.21)
1.5 gün kadar sürdü, o da hafif bir kol ağrısı ve biraz yorgunluk hissiydi. Aşıdan 30 saat kadar sonra şoför olarak uzun yola çıktım, hiçbir şey olmadı.

5 güne bir şey kalmaması bekleniyor zaten, huzursuz olmanız için bir sebep yok.
0
infernal majesty
(09.06.21)
Umarim ben de hafif atlatirim. Tesekkurler
0
🌸nax
(09.06.21)
5 gün sürmez bence. özellikle ilk dozda kol ağrısıyla geçip gidiyor, nadiren farklı etkiler oluyor.

ilk gün hafif başlayıp artan kol ağrısı, ertesi gün devam eden kol ağrısı, 3. gün neredeyse artık olmayan bi kol ağrısı :) ama penisilin ve tetanoz aşısını çokça deneyimlemiş biri olarak bu ağrı hiçbir şey değil, sadece kolu kaldırınca falan oluyor.
0
nathanieltroy
(09.06.21)
ilk gün ve ertesi sabah bir şey yoktu. öğlen işe gittim, akşam döndüm ve çok aç olmama rağmen (öğlen iki dilim bir şeyler atıştırmıştım sadece) bir lokma yiyemeden yatağa düştüm halsizlikten. akşam ateşim de çıkmış uyurken hafif.

ertesi güne bir şeyim kalmadı. şu anda da kolumda hafif bir ağrı var o kadar.

not: kısa bir süre önce neredeyse sıfır semptom ayakta korona geçirmişliğim de var. resmiyet kazanmadı gerçi, test yaptırmadım ama temaslıydım o nedenle çok muhtemel.

ek: pazar akşam saat 8'de oldum aşı.
0
avianthem
(09.06.21)
1. doz 3 gün baş ağrısı. 2. doz 2 gün kol ağrısı.
0
mikahakkinen
(09.06.21)
(3)

Önlisans’ı lisansa uzatmak (yurtdışında)

hede hodo
Önlisans mezunuyum. Lisansa uzatmak istiyorum. Yaklaşık 5 senedir şantiyedeyim. Önümde 2 senelik daha bir iş olacak. Sizce nasıl yürütebilirim? Hangi ülke olursa iyi olur? Orta seviye İngilizce ve Rusçam var.(maddi yönden sıkıntım yok)Çalıştığım yer Kazakistan. Yaş 35.
Önlisans mezunuyum. Lisansa uzatmak istiyorum. Yaklaşık 5 senedir şantiyedeyim. Önümde 2 senelik daha bir iş olacak.
Sizce nasıl yürütebilirim? Hangi ülke olursa iyi olur? Orta seviye İngilizce ve Rusçam var.(maddi yönden sıkıntım yok)
Çalıştığım yer Kazakistan. Yaş 35.
0
hede hodo
(08.06.21)
Tam anlamadim. Uzaktan egitimle lisans mi okumak istiyorsunuz?
0
hot potato
(08.06.21)
türkiye'den açıköğretim. başka ülkelerde önlisansı lisansa tamamlama gibi bir sistem olmayabilir.
0
xrated
(08.06.21)
ahmet yesevi uni. galiba oradaydı ve de sanırım yök'e de üye. oranın kayıt işleriyle bir görüşün bence orada yapabilirsiniz ancak.
0
makarnavodka
(08.06.21)
(9)

mühendislik şirketine isim önerileri

dont judge me mom
arkadaşlar merhaba,ben bir makine mühendisiyim ve yıllardır termik santrallerde bakım onarım faaliyetleri yapan bir şirkette çalışıyorum. kendi şirketimi açmaya karar verdim ancak bir türlü isim bulamadım.isim örneği; integral makine/enerji/mühendislik (gibi olacak)önerilerinizi bekliyorum. şimdiden
arkadaşlar merhaba,

ben bir makine mühendisiyim ve yıllardır termik santrallerde bakım onarım faaliyetleri yapan bir şirkette çalışıyorum. kendi şirketimi açmaya karar verdim ancak bir türlü isim bulamadım.

isim örneği; integral makine/enerji/mühendislik (gibi olacak)

önerilerinizi bekliyorum. şimdiden teşekkürler.
0
dont judge me mom
(08.06.21)
Fibonacci mühendislik :))
Ama ben olsam vivaldi makine koyardım.
0
neysene
(08.06.21)
vivaldi güzel ama bizim sektör kaldırmaz :)
0
🌸dont judge me mom
(08.06.21)
Termo demişken,
themodynamics .
Biraz fazla international oldu sanırım :)
0
Erva
(08.06.21)
otto (bkz: otto cycle)
0
cooperr
(08.06.21)
Momentum, vektor, kinetik

Entropi, atom, elektron, iyon..
0
hot potato
(08.06.21)
Termak ya da Thermac
Steam de olabilir.
Ya da steam power olarak SteamP
0
prole
(08.06.21)
Direkt yurtdışına açılmayacaksanız adı Türkçe olsun olur mu?
0
chicha_v2
(08.06.21)
kullanan yoksa tesla mühendislik
0
ayağiniza gelen overlokçu
(08.06.21)
sadece termik santraller ile çalışacaksanız yani müşteri kitleniz zaten belli ise o sektörden bir kelime seçin akılda kalıcı olur.

dinamik mühendislik
karnot mühendislik

gibi.

firmayı kurunca da bir mesaj at bana :)
0
duyurukullanıcısı
(08.06.21)
(2)

nivea sun nemlendirici güneş losyonu yüze uygulanır mı?

soft
https://www.hepsiburada.com/nivea-sun-koruma-nem-nemlendirici-gunes-losyonu-gkf-50-200-ml-p-SGNIVEA53248hafta sonu aşırı olmayan güneş altında bir saat yürüdüm, suratım kıpkırmızı oldu. uzun süre açık havada kaldığımda özellikle yüzüme süreceğim bir güneş koruyu baktım, üstteki ürün uygun mu? değils
www.hepsiburada.com

hafta sonu aşırı olmayan güneş altında bir saat yürüdüm, suratım kıpkırmızı oldu. uzun süre açık havada kaldığımda özellikle yüzüme süreceğim bir güneş koruyu baktım, üstteki ürün uygun mu? değilse tavsiye rica ediyorum.
0
soft
(07.06.21)
Surulmeyecek bir yani yok. Sadece biraz yagli ve agir gelebilir surunce ama sonucta amac korunmaksa gunesten korur bu ayni sekilde. Yuz ve vucut urunleri arasinda marketing disinda ciddi bir fark yok.

Bol miktarda surmelisin ve en az her iki saatte bir yeniden surmelisin.
0
hot potato
(07.06.21)
yaz kis gunes kremi kullanan biri olarak bu gunluk kullanimda agir gelir diyorum. yaglidir da buyuk ihtimalle.

tatil disi gunluk surmelik la roche posay anthelios invisible oneririm. harika bi urun. su gibi hicbir izi kalmiyor. linkteki nivea'nin iki kati fiyat su an ama deger. yillardir aliyorum ustelik artik goz cevresine de suruluyormus icerigi degismis.
0
Kittie
(07.06.21)
(11)

2li koltuk icin 4k cok mu

mhmtt
tek yasiyorum bekar evi zaten de cok hosuma gitti koltuk :(alsam mi? var param aslinda ama bilemedim cope atilan para diye dusunuyorum bi yandan da begeniyorum.napsammmmmm
tek yasiyorum bekar evi zaten de cok hosuma gitti koltuk :(

alsam mi? var param aslinda ama bilemedim cope atilan para diye dusunuyorum bi yandan da begeniyorum.

napsammmmmm
0
mhmtt
(07.06.21)
çok, koltukta neyi beğendiğinize bir bakın. renk, model, kumaş cinsi vs. buralardan yola çıkarak uygun fiyatlı muadillerini bulabilirsiniz belki.
0
ofelia
(07.06.21)
yeni türkiye'ye hoşgeldin.

düzgün bir mobilya almak istiyorsan artık ne yazık ki normal bir rakam. ikea'da bile 3 binden aşağı iyi koltuk yok.
0
sir gawain
(07.06.21)
Beğendiyseniz alın yahu kime göre neye göre çok :)
Bana göre aradığım işleve sahipse ya da bayıldıysam çok değil. Geçen yıl 3bine misafirler rahat yatsın diye bir ikili koltuk aldık, gerçekten aşırı rahatmış arada yatıyorum ahah her kuruşuna değdi mesela.
0
somethinginthewayshemoves
(07.06.21)
Çok.

5-6 bin lira aralığına hem gayet şık hem de kaliteli oturma grupları var 3+2+1 şeklinde. Maaşlı çalışan değilsen al ama ben 4k bir ikili koltuğa vermezdim.
0
himmet dayi
(07.06.21)
Belki baska alanlarda bosa harcadigin para varsa onlardan kisip butceyi dengeleyebilirsin. Veya onumuzdeki 18 ay diger genel harcamalardan ayda 200 lira kis.

Bir de linkini ver de bakalim koltuga.
0
hot potato
(07.06.21)
Küçücük bir ikili koltuğa 4000 gerçekten çok. İsraf.
0
ozgurluk savascisi
(07.06.21)
ikinci eli yok mu bu urunun link veya foto? :) yani sandalyeler 1000 tl iken ikili koltuk 4000 cok mu dusunmek lazim malzemesine gore degerlendirmek lazim ahsap urun olsa kalitesini anlardik ama koltuk icin bekar evime alcak olsam teshir urunlere bakardim cok para vermemek icin
0
ala09
(07.06.21)
www.bellona.com.tr

budur hacular
0
🌸mhmtt
(15.06.21)
Ben tam tersini düşünüyorum. Hoşunuza giden bir mobilya evinizi güzelleştirecektir. Bekarsanız ikinci ele veya dandik olana mı layıksınız yani? Bu anlayışı saçma buluyorum. Parayı kazanan sizseniz alın tabii ki.
0
ruhen hastayim ben
(15.06.21)
yenibosnadaki eskidji bazaarda vardır kesin bu tarz ya eğer uyguna ararsanız. tarzı çok yaygın bi model göründü yatak olması haricinde.
0
ala09
(16.06.21)
@ala09 bakacagim tesekkurler
0
🌸mhmtt
(16.06.21)
(14)

Otelde kalmalı, plajda takılmalı türde yaz tatili yapacak mısınız?

jonas
Geçen yazı tatilsiz kapattığımda, bu yaz için farklı hayallerim vardı :/ Ama ne yazık ki Covid süreci mutasyonuyla osuyla busuyla devam ettiği için ve henüz aşılanmayan insanlardan da olduğum için, geçen yıl bu zamanlar bir yaz tatili için kafamda hangi konularda soru işaretleri varsa, hepsi aynı şe
Geçen yazı tatilsiz kapattığımda, bu yaz için farklı hayallerim vardı :/ Ama ne yazık ki Covid süreci mutasyonuyla osuyla busuyla devam ettiği için ve henüz aşılanmayan insanlardan da olduğum için, geçen yıl bu zamanlar bir yaz tatili için kafamda hangi konularda soru işaretleri varsa, hepsi aynı şekilde devam ediyor. Şunlar gibi,

Kalacağın otel, otel odasının hijyeni ne derece sağlıklı belli değil,
Plajdaki şezlonga senden önce covidli biri yattı mı, yatmadı mı belli değil,
Plajın ortak kullanılan duşları fotoselli değilse açma koluna senden önce kim temas etti belli değil,
Bulunduğun otelde tatil modundaki insanlar, "sosyal mesafeyi" ne derece sallar belli değil,

gibi sorular.

Tam "gideyim ya, dikkat ederim, bir şey olmaz" diye bir his geliyor, sonra aklıma yaşı genç olmasına rağmen günlerce hastanede yatarak covidi çok ağır geçiren tanıdıklarım geliyor ve cesaretim kırılıyor.

Duygularım karışık kısacası. Peki sizler bahsettiğim konseptte bir tatile bu yaz için sıcak bakıyor musunuz, kendiniz yapacak mısınız/yapar mısınız?
0
jonas
(07.06.21)
Yapacagim eger ayarlarsam isleri.
0
ghilleinthemist
(07.06.21)
Bu dönemde kalabalık bir otele gitmem. Ancak denize sıfır, müstakil, villa tipi odası olursa olabilir ya da istediğiniz bir yerde, site içinde, özel plajı olan evi haftalık kiralayın. Yazlığı olanlar yazlıklarına gittiler, olmayan bütün arkadaşlarım eş dost da ev kiraladılar.
0
iwasbornonamountainside
(07.06.21)
Biz üç yıldır tatile gidemiyoruz önce sağlık sebebplerinden sonra pandemi patladığından.
Daha önce kalkan da villa kiralamışlığımız var, yine o seçeneğe yöneleceğiz sanırım. Çoğunlukla villada havuzda, 1-2 kez de denize gideriz diye düşünüyoruz. Artık orada da duşa dokunma olayını göze alacağız çok bezdik çünkü.
Bir de aşılarımızı olduk, o biraz rahatlatttı.
0
somethinginthewayshemoves
(07.06.21)
Hayir.
0
hot potato
(07.06.21)
Geçen sene gittik. Bu sene de gideceğiz. :/
0
elorelia
(07.06.21)
Büyükada'da iki gece takılmayı düşünüyorum. Şu an düşünme aşamasındayım. Zira oteller pahalı.
0
put it in your appropriate place
(07.06.21)
Düşündük ama otel içimize sinmiyor. Geçen sene çadır kampı - deniz yapmıştık ama, bu sene de öyle yapacağız gibi duruyor.

Edit: Aşı olsaydık (iki dozu da) gidebilirdik ama.
0
gmzo
(07.06.21)
Gecen sene de yaptim, bu sene baharda da yaptim, yazin da gene yapacagim.

Ikinci doz asimi daha 2 gun once oldum bu arada, yani asidan bagimsiz tatilimi yaptim hep
0
kuehles blondes
(07.06.21)
Ne otele giderim ne uçağa binerim bu dönemde ki haftada 2-3 uçağa binen bir insandım öncesinde. Ev kiralayacağız + çadır olabilir. Virüs konusunda bilinçliyiz, eğleneceğim diye riske girmeye gerek yok.
0
roket adam
(07.06.21)
Hiçbir kronik sağlık sorunu olmayıp hastalığı çok ağır geçiren 30-40 yaşlarında tanıdıklarım var.

Üstelik iyileştim bitti de olmuyor, ya hasar kalırsa?

Onun için otel, plaj, restoran, toplu taşıma... Hepsine hayır.

Ki ben de roket adam gibi iş seyahatlerinde haftada 2-3 kez uçağa binen, her ay 4-5 kez otelde kalan biriydim.

2020 Ocak sonunda çok ağır bir enfeksiyon geçirdim. Artık Covid miydi, grip miydi, bakteriyel miydi hakikaten umurumda değil ama 10 gün öksürük, ateş, ağrı derken öyle bir acı çektim, o kadar hayattan koptum ki aynısını bir daha yaşamaya ne gücüm ne cesaretim var.

Çok da sıkıldım, bazen eeen butik, kalitesine güvenilir bir yere 1 geceliğine bari gideyim diyorum ama hastalık aklıma geldikçe ürperiyorum, %1 bile ihtimal olsa değmez diyorum.
0
la lykia
(07.06.21)
Ben 2 kez covid geçirdim ve yarın da aşı oluyorum. Zaten artık yeterince bıkmışken bu şartlar altında umursamayıp deniz tatiline gitmeyi düşünüyorum. Fakat bir şeyler üst üste geldi ve bu sefer de vaktim yok maalesef. Yine de ayarlayabilirsem haziran ayı içerisinde birkaç gün gitmeyi planlıyorum.
0
ms brownstone
(07.06.21)
Covid hiçbir şekilde tatil/seyahat kararlarımı değiştirmedi. Açık olsa Avrupa’ya bile giderdim. Hiç hastalık kapmadığım gibi iki doz aşımı da oldum. Artık aşı kartımla açılır açılmaz ver elini Avrupa.
0
zoghurt
(08.06.21)
Geçen sene de bu sene de deniz tatiline gittim kendi aracımla, çocuk kabul edilmeyen küçük bir 5 yıldızlı otele (Voyage Bodrum). İlerleyen aylarda da giderim diye düşünüyorum. Benim tatil anlayışım güzel deniz olsun, dinleneyim, çocuk sesi olmasın ve alkol-yemek olduğu için ben mutlu oldum ama gece hayatı/ortam beklentisi olan mutlu olmaz bu tatille.

Havuza hiç girmedim. Açık büfe yerine diğer alternatifleri değerlendirdim çoğunlukla (açık büfede de görevliler veriyor, kimse başına üşüşmüyor). Oda temizdi, sadece havlu değişimi istedim kaldığım süre boyunca. Şezlonglar zaten sosyal mesafeye uygun ve her kişi değişiminde ve kullanım öncesinde dezenfekte ediliyordu, denize girdiğimiz tutamaçlar ve duş düğmeleri de öyle.

Açıkçası ben zaten sürekli işe gidiyorum, restoranlar açıksa haftada 2-3 dışarıda yiyorum, evin alışverişini yapıyorum, spora gidiyorum. O nedenle bu anlattığım tatil benim normal hayatıma göre bir hayli izole kalıyor zaten. Bildiğim kadarıyla hiç covid geçirmedim.
0
marla is in my head
(08.06.21)
Yapmayacagim. Otele girecegimi dusunmuyorum, zaten yaz tatilini otel tatili olarak yapmiyorum cogu zaman. Türkiye´de kavga cikartirlar sosyal mesafeyi korumak isterseniz.

Cok sakin oldugundan emin oldugumuz bir Yunan adasinda minik bir ev kiraladik. Yerlesim az, turizm az. Plajlar bos. Etrafinda bir kucuk kilise var, koy kasaba da yok. Normalde de sezonunda, asiri turistik yerlerde bulunmayi sevmiyorum.
0
buf-e kür
(08.06.21)
(9)

Barcelona ya bilet alalım mı?

banane yaaaa
Selam sözlüğün çılgın gezginleri.Eve kapana kapana delirdik malumunuz. Açıldı gibi de tüm dünya. Kampanya da varmış. Sizce bilet almak üstüne bir de vizeye paraları basmak akıl karı mı? Yoksa çok mu saçma iyice açılmasını mı beklemek lazım?Bi akıl verseniz çok sevinirim ^_^
Selam sözlüğün çılgın gezginleri.
Eve kapana kapana delirdik malumunuz. Açıldı gibi de tüm dünya. Kampanya da varmış. Sizce bilet almak üstüne bir de vizeye paraları basmak akıl karı mı? Yoksa çok mu saçma iyice açılmasını mı beklemek lazım?
Bi akıl verseniz çok sevinirim ^_^
0
banane yaaaa
(05.06.21)
Ben de bu konuyu çok düşünüyorum, İspanya'yı bilmiyorumda Fransa'da ki arkadaşlar ile konuştuğumda gayet normal diyorlar. Ukrayna'dan yeni arakadaş döndü orası da gayet serbestmiş. Bende iyi bir kampanya yakalarsam gideceğim galiba. Bu arada Barselona değilde Roma düşnürseniz çok güzel kampanya var.
wizzair.com
0
spacevan
(05.06.21)
şu an turist olarak kabul etmiyorlar diye biliyorum ama?
0
biergarten
(05.06.21)
AB uyeleri disindaki ulkelerden turist kabul ediyor mu? Ediyorsa gidilir tabi, niye ugrasilmasin?
Konsolosluk vize randevularina baslamis mi?
0
kuehles blondes
(06.06.21)
ab turist vizesi vermiyor +1
0
nuisance
(06.06.21)
Tum dunyanin acildigi varsayimin yanlis.
0
hot potato
(06.06.21)
Vize Başvuruları açık değil. Daha gençlere aşı sırası bile gelmedi. Aşılanmadan kşmseyi turist gelsin diye almaz ab.
0
regina phalange
(06.06.21)
şu anda kampanya var. göz atabilirsin.

www.uygunabiletal.com
0
par4noid
(26.11.21)
Avrupanın çoğu ülkesi kısmi kapanmaya girdi. Ukrayna 6'ya kadar açık. Hollanda da fuarlar iptal edildi.. Ben 28 ocaktaki Almanda uçuşumdan bile korkuyorum.
0
denizmaniaherif
(26.11.21)
E kapanmış çoğu ülke ben de ocakta barcelona bileti almıştım :(
0
🌸banane yaaaa
(30.12.21)
(2)

Bu çeviri doğru mu?

bartholomew87
"İkisi için de para iadesine gerek yoktur" bu cümleyi şöyle yazsam anlam uygun olur mu "There is no need to refund for any of them".
"İkisi için de para iadesine gerek yoktur" bu cümleyi şöyle yazsam anlam uygun olur mu "There is no need to refund for any of them".
0
bartholomew87
(04.06.21)
Olur. Daha iyisi "...neither of them"
0
d max
(04.06.21)
neither of them degil either of them kullanabilirsin o cumlede.
0
hot potato
(07.06.21)
(5)

IELTS mı ? TOEFL mu ?

begegnungen
Selam Dostlar,başlıktan da anlaşılacağı üzere hangisni neden tercih edilmeli diye soruyorum .bir ihtimal yurt dışına yerleşme ihtimalim var. Canada veya ABDiş başvurularında illaki bu belgelerden talep edilir diye düşünüyorum."TOEFL'un geçerliliği daha fazla " bilgisi doğru mu?teşekkür ederim şimdi
Selam Dostlar,

başlıktan da anlaşılacağı üzere hangisni neden tercih edilmeli diye soruyorum .
bir ihtimal yurt dışına yerleşme ihtimalim var. Canada veya ABD
iş başvurularında illaki bu belgelerden talep edilir diye düşünüyorum.

"TOEFL'un geçerliliği daha fazla " bilgisi doğru mu?

teşekkür ederim şimdiden.
0
begegnungen
(04.06.21)
"iş başvurularında illaki bu belgelerden talep edilir diye düşünüyorum"

Is basvurularinda talep edilmiyor her iki ulkede de.
0
hot potato
(04.06.21)
@ hot potato veya yerleşme başvuruları diyelim o halde. (eksik ifade etmişim soruda)
0
🌸begegnungen
(04.06.21)
kanada express entry için ielts istiyor. ülkede genel olarak da ielts daha geçerli. abd'yi bilmiyorum.
0
sir gawain
(04.06.21)
Commonwealth ulkeleri IELTS, Amerika TOEFL
0
try again fail again fail better
(04.06.21)
"veya yerleşme başvuruları diyelim o halde"

Mesela Kanada icin konusuyorsak, bir IELTS sinavi gerektigini bilmiyorsaniz arastirmamissiniz demektir. Dolayisiyla once bir arastirin, sartlariniz tutuyor mu onu anlayin ilk, bosuna rasgele sinava girmeyin. Siralama ters.
0
hot potato
(04.06.21)
(2)

Bedelli nakit ödemek mi , yoksa kredi çekmek mi ?

whatdoyouwantfromme
Ekonomi bilgim hiç yok denebilir. Kenarda askerliği karşılayacak kadar nakitim var, hali hazırda da çalışıyorum. Askerliği nakit ödemek mi yoksa krediyle ödemek mi mantıklı olur ?
Ekonomi bilgim hiç yok denebilir. Kenarda askerliği karşılayacak kadar nakitim var, hali hazırda da çalışıyorum. Askerliği nakit ödemek mi yoksa krediyle ödemek mi mantıklı olur ?
0
whatdoyouwantfromme
(01.06.21)
Vadeyi veya dövizi bozdurmamak mı amaç? Yoksa ihtiyaç durumuna karşı kenarda para tutmak mı? Amaç ne? :)
0
the coon
(01.06.21)
Nakit ode. Niye durduk yere faiz odeyesin?
0
hot potato
(01.06.21)
(26)

Kiz cocuk ismi

goklerdengelenkarar
Arkadaslar selam. Ilk kizima benim icin ozel olan bir ismi koydum. Ismi Gülce. Esinlendigim siir olsun, esimle aramizdaki bu isimle alakali bag olsun, bu isim kizimiza cok guzel oldu. Simdi kiz cocuk delisi bir kiz babasi olarqk bir kizim daha olacak. Ona da boyle siirle, sarkiyla bir sekilde onu mu
Arkadaslar selam.

Ilk kizima benim icin ozel olan bir ismi koydum. Ismi Gülce. Esinlendigim siir olsun, esimle aramizdaki bu isimle alakali bag olsun, bu isim kizimiza cok guzel oldu.

Simdi kiz cocuk delisi bir kiz babasi olarqk bir kizim daha olacak. Ona da boyle siirle, sarkiyla bir sekilde onu mutlu edecek, kendimizce ozel olacagini disundugimiz bir isim ariyoruz. Ilk kizimiza ozen gostermis, bu kizimizin ismini onemsememisiz gibi olmasin. Bu sefer bulamadim. Benim gonlumden Leyla geciyordu ama esim cok istemedi. Ilk kizimizinki kadar nadir olsun istiyor.

Sizce Leyla guzel bir isim degil mi? Baska isim onerileriniz nedir?

Batici biri olarak bati degil de dogu esintili isim ariyorum. Arap haric.
0
goklerdengelenkarar
(01.06.21)
neva
0
turbo sadık
(01.06.21)
Leyla da farah da guzel

eli$eva :)bkz.shtisel ben de dizide bunu duymustum
elisa gibi bi seye donusebilir. yahudi ismi

inana, maya, lena, lina bu da arap arkadaslardan begendiklerim
rozerin de guzel kurtce olarak
0
ala09
(01.06.21)
Leyla cok guzel bir isim bence.
0
kuehles blondes
(01.06.21)
Valla Leyla çok da güzel bir isim değil bence de. O yüzden eşin begenmemekte haklı. İsim önerim de yağmur olur.
0
j r r tolkien hayrani
(01.06.21)
leyla güzel isim ama şiirle bağlantılı, nadir isim aradığınız için lavinya veya destina’yı da düşünün derim.
0
miranda
(01.06.21)
nadir isim ile basladiysan oyle gitmek lazim, bence hanim hakli.
Leyla guzel isim ama uymuyor gibi..

Isim vermeyi unuttum, "yazgülü".."ü" paterni devam ediyor ve nadir.
0
cooperr
(01.06.21)
Leyla iyi
0
prole
(01.06.21)
Kiziniz bir gun buyuyecek ve verdiginiz isim onda omur boyu kalacak. Anne ve babalar bunu hic dusunmuyor. Leyla guzel bir isim degil. Aslinda Gulce de degil, uzgunum. Isimler kisinin sosyoekonomik durumunu anlatir. Hatta ailesinin muhafazakarlik seviyesini. O nedenle 15 yasinda gelince de, 60 yasina gelince de insanlarin onun hakkinda ilk goruste iyi seyler dusununecegi isimler secin. Durustce yanit vermek istedim.
0
howfaristhesky
(01.06.21)
Leyla bence de iyi. Klasik bir isim. Nadir olan isim koyma telasindakiler aslinda tam tersine moda isimlere yoneliyor ki bu da acayip bir celiski.
0
hot potato
(01.06.21)
soruyu okur okumaz aklımda tek bir isim canlandı: nazende.

benim kendi kızıma koyacağım bir isim değil, fakat sizin anlattığınız kriterlere göre zihnimde canlanan bu oldu.
0
kibritsuyu
(01.06.21)
leyla bence de güzel isim ama bu çok göreceli bi şey ve eşiniz istemediyse bir anlamı kalmıyor :)
kardeşlerin uyumlu isimleri olmasını itici bulmuyorsanız aklıma gökçe geldi.
0
asisamus
(01.06.21)
isimle sosyoekonomik durumun alakası yok. ismi dolduran kişinin kendisidir. o zaman koç holding çocuklarına niye ömer, ali, mustafa gibi isimler koymuş?

gülce güzel isim ama leyla güzel değil bana göre.

beril, beren, suna, nevbahar, hanzade olabilir.
0
xrated
(01.06.21)
Son derece klasik bakisli ve antin kuntin isimlere sicak bakmasam da Onereyim

Simla

Bir dag adi birazda mistik bir tarZi var

He bana kalsa ayse koyarim ben
0
exlibris
(01.06.21)
güzel mi değil mi bilmiyorum da okuduğum kitapta geçiyor şu an. doğu esintili deyince yazayım dedim, belki siz beğenirsiniz: arha (arya'nın doğu muadili gibi geldi bana)

bir de, ilya.
0
levybroo
(01.06.21)
Gülce çok güzel bir isim aslında yanına türkçe olarak duru, derin çok hoş olur. Arap hariç demişsiniz ama nehir ve şiir geldi aklıma.
Birkaç isim daha yazmak istedim:rüya, öykü, gökçe, nil, defne, ekin, bilge
0
oyokbuyoknevar
(01.06.21)
Leyla demeye gelmiştim :)
0
bigbadabum
(01.06.21)
Leyla çok güzel ama kendi önerilerimi de diyeyim.

Nadide
Güzide
Gülru
Aysel
Jale
Jülide

Sağlıkla büyüsün bebeğiniz
0
Hallegadola
(01.06.21)
duyurunuzun sonunu okumadan aklıma Leyla gelmişti. bence Leylanın yaşı yok 5 yaşındakine 50 yaşındakine gidiyor. Gülce ismi de sizin sandığınız kadar nadir değil aslına bakarsanız :) Gülce'ye de uygun olarak duyup beğendiğim , çevrede çok da duymadığım tatlış mı tatlış öğrencimizin de ismi olan Gülfem'i öneriyorum size ben. sağlıkla kucağınıza alın inşallah.
0
dedim ben sana
(01.06.21)
hanzade :)
0
hooiken
(01.06.21)
bana bi hande cagristi sanirim hanzade onerilerinin coklugu sebebiyle. anlami da guzel gülce ile de uyumlu, ablasi gül-ce kendisi gülücük :)
0
in vino veritas
(01.06.21)
(bkz: yosma )

osmanlı döneminde güzel kadınlar için kullanılırmış.
0
yenibenyeniden
(01.06.21)
inci.

kısa ve net.

az ve öz.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(01.06.21)
adın kulağımda bir sır Burçe…
beklemediğim bir an beklemediğim bir şekilde çıkageldin
gülüşlerin âh sarıyor her yanımı gidemiyorum istesemde...
........

Burçe güzel isim, bence değerlendir.
0
krtkartal
(01.06.21)
Şiir olsun ismi. Olmaz mı? Benim kızım olsaydı ismi Şiir olacaktı. Ayrıca Müjgan da çok güzel bence. Hem de şiirde geçiyor.

Leyla ismini çok severim ancak bu ara nedense fazla popüler oldu.
0
suicides underground
(02.06.21)
Attilâ İlhan'ın pek sevdiğim Belma Sebil şiiri aklıma geldi okuyunca. Belma olabilir. Ferda belki...
0
Mossy
(02.06.21)
Duyuruyu dun okumustum. Gece ruyama girdi :)) ruyamda Misra koyuyordunuz kizin ismini :)

@in vino veritas +1 hande guzel isim, anlami da cok hos.
0
invictae
(02.06.21)
(3)

Yüksek lisans guruları

tuborg yesili
Yüksek lisans için referans mektubu istedim hocamdan. Bilgilerini gönder demiş, yurtdışında bir okula başvuruyorum o okulun bilgisi bölümü, kendimle ilgili bilgiler( hangi yıl hangi bölümden mezun oldum vs) başka atladığım bişey var mı ?Teşekkür ederim.
Yüksek lisans için referans mektubu istedim hocamdan. Bilgilerini gönder demiş, yurtdışında bir okula başvuruyorum o okulun bilgisi bölümü, kendimle ilgili bilgiler( hangi yıl hangi bölümden mezun oldum vs) başka atladığım bişey var mı ?

Teşekkür ederim.
0
tuborg yesili
(30.05.21)
seninle ilgili bilgiler icin cv+transcript yeter ve tabii su an uzerinde calistigin bi proje varsa onun kisa ozeti. referans gonderilecek kisi bi kurumsa kurumsal adres, telefon vs vardir zaten basvuru kosullarinin yazdigi yerde ya da online olarak submit ediliyor bu tur referans mektuplari.
0
e mice
(30.05.21)
Hocadan aldığınız ders(leri) ve ders kapsamında yaptığınız ödev/projeleri yazabilirsiniz hatırlatma amaçlı.
0
gmzo
(30.05.21)
bilgilerini gonder demisse cv ve transkript yollama. Onlari okuyup bilgilerini oradan cikarmak istemez. Ne yazilmasini istiyorsan onlari maile yaz direkt. Not ortalaman, mezuniyet, o hocadan hangi dersi aldin, akademik ilgi alanlarin (basvurdugun yuksek lisansa baglanacak sekilde) vs
0
hot potato
(30.05.21)
(3)

ielts tüyolar

sir gawain
haftasonu ielts'e giriyorum (general). birkaç yerden okudum ama burada da sorayım, var mıdır paylaşacağınız önemli tüyolar? çok detay ve küçük şeyler de olabilir, her türlü tüyoya açığım.
haftasonu ielts'e giriyorum (general). birkaç yerden okudum ama burada da sorayım, var mıdır paylaşacağınız önemli tüyolar? çok detay ve küçük şeyler de olabilir, her türlü tüyoya açığım.
0
sir gawain
(27.05.21)
uzun zaman oldu ben gireli ama listening sinavinda nerede oturdugun baya onemliydi, duyamiyorsan en bastan soyle. writing de sevdigim bir konu cikti sacma uzun yazmistim ve bitirdikten sonra sadece 1 sayfasini geri okuyabildim. zaman kontrolu onemli
0
try again fail again fail better
(27.05.21)
computer based giriyorsan konum değil kulaklık ayarın önemli :D onun ses ayarını yaparsın.

yine bilgisayarlı olanda reading'de highlight'ı iyi kullanırsan soruları da hızlı cevaplarsın sonra dönüp kontrol ederken de hızlı olursun. Çoğu şey anahtar kelimeler üzerinden dönüyor çünkü.

Listening'de kelime sayısına dikkat et. Max. 2 words veya 3 words vs. yazar.

Writing'de fikir üretmek kadar şekil de önemli(ymiş). (firstly, secondly vs., cümle bağlama şeyleri) Terim kullanmak çok önemli. Konuya spesifik şeyler yazabilirsen süper.

Ben listening ve readingi fulledim baya 9 aldım, writing'e hiç çalışmadan girdiğim için 6.5 o, o yüzden birkaç haftaya tekrar gireceğim valla. Konu da önemli tabii o biraz şans. Mesela bana "doğum oranları düşüyor ve bazıları bunun toplumu olumsuz etkileyeceğini düşünüyor" gibi bişey çıkmıştı.

başarılar.
0
nhk ni youkosu
(27.05.21)
speaking'de sureyi doldurana kadar konusmaya devam etmelisin. ben bunun cevabini verdim diyip susma. 1 dakika verdilerse o bir dakika boyunca detaylandirmaya devam.

benim zamanimda boyleydi en azindan.
0
hot potato
(27.05.21)
(3)

Çalışanlara yönelik yüksek lisans

pasaklıpepee
selamlar bildiğiniz İstanbul dısında yasayan ve calısanlar için program hazırlayan okullar var mı? Çok arastırdım ama gördüğüm sadece Koc'ta modüler MBA var ayda 1 kez cuma-cumartesi ve pazar. bunun dısında uzaktan/online eğitimle ya da haftasonu derslerle devam eden programlar var mı? tesekkürler
selamlar

bildiğiniz İstanbul dısında yasayan ve calısanlar için program hazırlayan okullar var mı?

Çok arastırdım ama gördüğüm sadece Koc'ta modüler MBA var ayda 1 kez cuma-cumartesi ve pazar.

bunun dısında uzaktan/online eğitimle ya da haftasonu derslerle devam eden programlar var mı?

tesekkürler
0
pasaklıpepee
(26.05.21)
yurtdışında çok var online mba. 5k-6k euro civarı
0
duyurukullanıcısı
(26.05.21)
Calisanlar icinden kastiniz ikinci ogretim degil mi? Mesela (3) isaretlenmis bir ton program var surada:
www.metu.edu.tr

hangi alanda yuksek lisans yapmayi planladiginizi soylerseniz daha spesifik oneri yapan cikabilir.
0
hot potato
(26.05.21)
Ieu'de var, online mba. Dersler aksamlari oluyor, bilmiyorum sizin icin uygun mu saatleri.
0
logisticsmanager
(26.05.21)
(3)

pasaport icin fotograf

nefertarii
biyometrik fotografta korkunc cikiyorum... bunu cektirirken tipimizin en azindan gercek hayattakine yakin cikmasi icin ne yapilabilir?bir de pasaport basvurusu icin en gec ne zaman cekilmis olmali (bende gecen sene ocak ayina ait olan fotograf var)... tesekkurler.
biyometrik fotografta korkunc cikiyorum... bunu cektirirken tipimizin en azindan gercek hayattakine yakin cikmasi icin ne yapilabilir?

bir de pasaport basvurusu icin en gec ne zaman cekilmis olmali (bende gecen sene ocak ayina ait olan fotograf var)...

tesekkurler.
0
nefertarii
(25.05.21)
1. yapabilecegin bir sey yok.

2. www.nvi.gov.tr
"...en son halini göstermesi bakımından son 6 (altı) ay içinde çekilmiş olmalıdır."
0
hot potato
(25.05.21)
Ben de korkunç çıkıyorum. Son biyometrik çekildiğimde kazağı ters giymişim, fotoğrafçı da ps'den saçımı peruğa çevirmiş adeta. Çözümü fotojenik olmak :(

Fotolar son 6 ay içinde çekilmiş olmalı diye hatırlıyorum.
0
Başkalaşım
(25.05.21)
Pasaport memuru hariç kimsenin doğru düzgün görmediği bir fotoğraf için biraz fazla endişeleniyor insanlar. Hayatında bir daha görmeyeceğin insan maymun olduğun fotoyu görse ne olur, manken olduğunu görse ne olur.

Biyometrik foto ne kadar geniş açı fotoyla çekilmişse o kadar kötü çıkar. Yapabileceğin en iyi şey çekim salonu geniş olan, bu sayede olabildiğince dar açıyla çekim yapabilecek bir fotocu bulmak. Spesifik olmak gerekirse, 85mm lensle çektirmek istediğini söyleyebilirsin.
0
Jux
(25.05.21)
(3)

yurtdisinda aktarmali ucus

polypropylene
selam arkadaslardaha once hic yurtdisinda aktarmali ucmadim. portodan lizbona ordan istanbula gelecegim. arada 1 saat 20dk var. acaba yetisebilir miyim?nasil oluyor bu isler?
selam arkadaslar
daha once hic yurtdisinda aktarmali ucmadim. portodan lizbona ordan istanbula gelecegim. arada 1 saat 20dk var. acaba yetisebilir miyim?
nasil oluyor bu isler?
0
polypropylene
(25.05.21)
Mutlaka baglantili bilet alin. Boylece bir aksilik olsa bile havayolu bunu telafi etmek zorunda olur. Ayri ayri alirsaniz tum sorumlu siz olursunuz.

Bana biraz riskli gibi geldi ichat ucusundan nonschengen dis hatlar ucusuna 80 dk
0
kuehles blondes
(25.05.21)
1 saat 20 dakika cok az ve kacirma riskin var. ucagin biraz gec kalkip gec inmesi veya yolculari bosaltmak icin sirasini beklemesi vs vs gecikmeye sebep olabilecek cok degisken var. havaalininda gecmen gereken kontoller olabilir, buyuk bir hava alaniysa bir yerden bir yereden bir yere gitmek uzun surebilir falan filan.

en az iki bucuk saat falan olsun arasinda.
0
hot potato
(25.05.21)
lizbon havalimani cok buyuk yarim saat icinde yurursun zaten
0
tahtakafa
(25.05.21)
(12)

yüz için güneş kremi

aweamadeus
hangi marka önerirsiniz?
hangi marka önerirsiniz?
0
aweamadeus
(25.05.21)
merhaba,

avene
0
hooiken
(25.05.21)
Sosyal eczaci nin bu konuyla ilgili ayrintili postlari var instagramda.
0
kuehles blondes
(25.05.21)
Yağlı cilt için

uriage, la roche, babe
0
jazzabel
(25.05.21)
benim cilt tipim normal ne yağlı ne çok kuru, solante kullanıyorum. fazla yoğun ve yağlı bir yapısı var aslında o biraz rahatsız ediyor ama istedğim korumayı bu sağladı sadece şimdiye kadar. İlk kullandığım 1 ay içinde bile yüzümde renk eşitsizliğini epey azaltmıştı. hem cildi beyazlatıyor hem de yeni leke oluşumu, bronzlaşma vb şeyleri çok iyi engelliyor.

onun dışında biodermadan da memnundum o daha hafif bir yapıda.
0
Mossy
(25.05.21)
Luminis SPF50+
0
stewie
(25.05.21)
avene
0
ala09
(25.05.21)
cildiniz yagli degilse ve gunes lekelerine meyilliyse solante pigmenta.

yagli cilt ise la roche posay anthelios xl

ikisi de bereketli urunlerdir.

maddi acidan sorununuz yoksa ve yagli/hassas sorunlu bir cildiniz varsa dermalogica invisible defense veya prisma protect
0
nefertarii
(25.05.21)
Sosyaleczaci veya eczabakim instagram hesaplarından cilt tipinize göre önerilere bakabilirsiniz.
0
curukturpkokusu
(25.05.21)
yağlı ve lekeli bir cildim var bu yüzden leke oluşumuna engel olan ve hiç cildimi yağlandırmayan bir marka arıyordum. eczacı ducrayi önerdi çok memnunum epeydir kullanıyorum baya bereketli f/p oranı çok iyi bence.
daha önce la roche vs kullandım ama ducray'den daha çok memnun kaldım

edit. bereket derken kıvam demek istedim aslında. mesela la roche aşırı cıvık su gibi. çok ince kıvamlılarda daha fazla sürülürken ducray kıvamı bence ne çok ince ne çok sert o yüzden daha fazla sürme ihtiyacı hissetmiyorsunuz.
0
windymimas
(25.05.21)
hmmm bereketli falan diyenler yeterince gunes kremi kullanmiyor olabilir. zira o spf olcutu belli bir miktar (yani mililitre) urun kullanimi uzerinden hesaplaniyor. ayni buyuklukteki tum siselerin ayni sayida kullanim vermesi lazim.
0
hot potato
(25.05.21)
Kendimden ornek vereyim. Karma cildim var. Yazin biraz daha yagliya donuk. Bugun eczaci ile gorustum, eger ozel bir probleminiz yoksa (asiri lekelenme ve tedavi edici ozellikli urun ihtiyaci yoksa) bioderma, la roche posey ve avene olabilir, hepsi benzer ayardadir dedi.
Solente mesela benim cildim icin cok yagli bir urun. Yazin yaglanma olayim daha cok oldugu icin bioderma mineral koruyucu uygun ama kisin kurutur dedi. Normalde de bioderma photoderm lekeli cilt icin olani kullaniyorum ama yazin biraz agirlik yapiyor.

Dermokozmetik satan bir eczaneye gidip sorun bence. Cogu oldukca yardimci. Fiyatlar pahali bu nedenle bir bilene sormak lazim diye dusunuyorum.
0
65 derece
(25.05.21)
Yağlı ciltler için hamilton Every day face, missha apieu zinc oxide, missha pure block. Missha zinc olan hafif beyazlık bırakıyor ve kokuyor ilk başlarda biraz rahatsız olmuştum fakat koruması güçlü gibi geldi bana
0
rapisa
(26.05.21)
(18)

Kahve Hakkındaki Düşünceleriniz

bay b
"kahve olmadan asla güne başlayamam""kahvesiz bir hayat dusunemiyorum""bugun artik kacinci kahve hatirlamiyorum"seklinde cumleleri artik o kadar sik duyuyoruz ki ben artik kahave konusunun fazla abartildigini dusunuyor ve sebebini anlamiyorum. sonucta icinde kafein var bu kafein faydasi oldugu kadar
"kahve olmadan asla güne başlayamam"
"kahvesiz bir hayat dusunemiyorum"
"bugun artik kacinci kahve hatirlamiyorum"

seklinde cumleleri artik o kadar sik duyuyoruz ki ben artik kahave konusunun fazla abartildigini dusunuyor ve sebebini anlamiyorum. sonucta icinde kafein var bu kafein faydasi oldugu kadar zarari da olan bir madde, insanlarin bu asiri kahve meraki ve yuceltmesi hakkinda ne dusunuyorsunuz? Ayrica sizce bu bir bagimlilik mi?

ben bir sure kafein almayacagim diye basladim ve devami da geldikce geldi, komple birakmadim tabi ki ama yarin icsem bile bundan sonra her sabah icer miyim, evde yapar miyim bilmiyorum;iceceksem de disarda guzel yapilmis bir espresso falan icip keyfine varmak icin icerim gibi geliyor. boyle dusunme sebebim de uzun zaman icmiyor olmam degil, gunde 3 fincan kahve icerken de benzer dusunuyordum onu da ekleyim.

fikirlerinizi merak ediyorum, tesekkurler.
0
bay b
(24.05.21)
hayatımda gerektiği kadar içiyorum. önemli işim vardır ve bir miktar daha ayakta kalmak için içerim. spordan önce ve if yaptığım dönemlerde kullandım. bazen de demleme teknikleri farklı olan kahveleri denemek için içtim. saydığınız düşüncelerdeki gibi hayatımda aman aman bir yeri yok sadece ihtiyaçlar dahilinde...

wilson wilson'ın sözü ile kapatalım,

"kafein'i fbi buldu"
0
evimin paspasi
(24.05.21)
Abartıyolar. Bağımlısı olmuşlar. "Bana bi' americano, latte içiyorum" demek bazılarımıza havalı geliyor. Çavdarlı ekmeksiz olmuyor demek pek havalı değil. Gibi gibi.
0
Amory Lorch
(24.05.21)
kafein bağımlılık yapıcı bir madde sonuçta, insanların alıştıktan sonra deli gibi istemesi çok normal. ayılayım diye bir gün içince geri kalan günler mutlaka canım istiyor yine, içmeyince de kendimi kötü hissediyorum ayılamıyorum. günde 1-2 bardak içince bile akşam çarpıntı, sinir, mide yanması ve uykusuzluk yapıyor bende. o yüzden neredeyse tamamen bıraktım kahveyi.
0
roket adam
(24.05.21)
1-2 ay çay dışında kafeinden uzak kalınca ne olduğunu daha iyi anladım. Özellikle ilk 1 hafta yoğun bir biçimde yoksunluk çektim ve ayılmakta çok zorlandım.(O ara çayı da çok azalttım zaten) Bizde kahve kültürü biraz da alkolün ayıplanmasından dolayı bu kadar popüler oldu bence. Dışarıda içecek bir şey bulamayınca kahveye sarıyor herkes.

Keyfine varmak dışında içmenin anlamsız olduğunu düşünmeye başlayanlardanım. Havalı yanı yok ama dışarıda bir yerde oturduğunuzda alternatifi çok az. Ve bunlar dışındaki mekanların çoğu alkollü ya da nargile tarzı. Alkollü mekanlarda alkol dışında pek bir şey olmaması gibi bunlarda da kahve harici bir şey yok. Bazen de mecbur kalıyor insanlar.

Biraz beyaz yaka abartması olan sıradan bir içecek işte. Ve gereksiz pahalı dışarıda.

Spor yapılacaksa içilir ama. Onu ayrı tutuyorum.
0
westblack
(24.05.21)
Ben kahve içmeye çok geç yaşta başladım önce nescafe sonra yavaş yavaş orta türk kahvesi, az şekerli türk kahvesi, sade türk kahvesi sonra sütlü filtre kahveye geldi sonra da sade filtre kahveye.

Hazır içecek de yok denecek kadar azdır hayatımda (kola asla içmem, fanta nadiren, meyve suyu nadiren)

Çayı da aynı şekilde çok geç yaşta içmeye başladım ve dışarıda çok nadir çay içerim dışarıda yapılan çayları beğenmediğim için hep kahve içmeye başladım.

Sevdikçe sürekli dışarıdan almak yerine paket alıp kendim demlemeye başladım.
Evde boş kaldıkça da ya çay ya kahve içiyorsun ya da iş yerinde su bir yere kadar idare ediyor.

Geçenlerde yine burada biri sormuştu ne kadar kahve tüketiyorsunuz diye o zaman ortalama bi hesap yapmıştım şu an yine grama vuramayacağım ama 800 ml french pressle günde 3 bazen 4 kez kahve demlediğim oluyor.

Ve bunu uzun süre tekrarladığında vücut bir yerden sonra arıyor.

Gribal hastalıklarda kahve içmem mesela tam olarak iyileşene kadar ara veririm. Geçenlerde grip olduğum süre boyunca içmedim, grip geçti ama halsizlik ve baş dönmesi kaldı birkaç gün daha yanımda çalışan arkadaşım "sen çok kahve içiyordun ya uzun zaman oldu bence ondan böyle oldun" deyince ufak bi tırstım.
Kahve içtikten sonra da düzelince iyice tribe girdim.
Azaltmaya çalışıyorum.

Yüceltmeye gelince de alt tarafı kahve yani bunu ne kadar yüceltebilirsin ki diyorum, işin şovunu yapanlar vardır mutlaka duyuyorum böyle şeyler komik de olur ama ben denk gelmedim hiç.
0
mutekebbir
(24.05.21)
şimdi inanmayacaksınız ama konuyu kapitalizme bağlayacağım sdkfgl

kafein bağımlılığı da sigara bağımlılığı gibi bir bağımlılık. örnek cümlelerinizdeki kahve kelimesini sigarayla değiştirince hiçbir şekilde sırıtmıyor değil mi? peki neden biraz uyku açma, belki de çok hafif odaklanmadan başka pek de olumlu yanı olmayan şeye böylesine bağımlı bir güruh var?

bu güruha ben de dahilim şu an, tek sebebi ise kapitalizm. 6 ay önce çalışmaya başlamadan önce yılda 10 bardak kahve içmeyen bir insan olarak şu an günde en az 2 bardak kahve içiyorum. gerçekten içmeden kafam açılmıyor ve o ayıklık insanı tam vurmadan işin başına oturamıyorum. işin başına oturamazsam da para kazanamayacağım için mecburum gibi bir şey. ha hala nescafe, türk kahvesi ve white chocolate mochadan başka bir şey içmiyorum o ayrı mesele.

bu kadar insanın basit işlevleri yerine getirmek için ihtiyaç duyduğu bir şey de kendi kültürünü oluşturuyor elbette. yine sigara meselesine dönecek olursak ilk gençlikte yapılan abi şu sigara iyi bu sigara kötü veya sabah kalkar kalkmaz bir tane yakarım muhabbetinden farklı gelmiyor bana.
0
amugochi
(24.05.21)
Her gün 10 fincan kahve içerim, bir bağımlılığını görmedim.
0
himmet dayi
(24.05.21)
Kafeini sürekli fazla miktarda tüketen insanlarda, kafein yokluğunda fiziksel bağımlılık belirtileri ortaya çıkıyor. Baya madde bağımlılığı gibi. Ama sigaranın aksine kahve bağımlısı olmak çok popi çok cool. Sigara gibi zararlı da değil zaten, ciddi zarar vermesi için insanlık dışı miktarlarda tüketmek gerekiyor.

Ben çok net bağımlıyım diye düşünüyorum mesela, en son ne zaman hiç kahve içmediğim bir gün olduğunu hatırlamıyorum. Bazen yoğunluktan ya da dalgınlıktan günün büyük kısmını kahve içmeden geçirirsem migren atağı gibi baş ağrısı başlıyor ki kahve içince azalsa da hemen geçmiyor. Ama günde 6-7 koca kupadan 1-2 küçük kupaya kadar azalttım.

Bir de daha iyisini içtikçe geri dönmesi zor bir şey kahve. Filtre kahve içmeye başlayınca Nescafe nasıl berbat geliyorsa "taze kavrulmuş çekirdek öğütüp hazırlanan americano"dan sonra Starbucks'ın filtre kahvesi meh, bayat market kahveleri de BİM'in nescafesi gibi geliyor. Tam olarak doğru sıcaklıkta değil de 1 derece yüksek/düşük sıcaklıkta demlenirse kahvenin tadının bozulduğunu düşünen insan tanıyorum, manyak. Bana da kahve konusunda manyak diyenler vardır tabii, normal. Bazıları abartıyor, bazıları popüler dye sevmese de kahve içip poz veriyor falan ama hepsi normal. Çok konuştum.
0
kobuzchu kiz
(24.05.21)
Valla ben kahveye tamamen pragmatist yaklaşıyorum.

Kahveyi sevmiyorum ama kokusu ve french press yapım süreci güzel. Oturup mükemmel kahve tadını yakalamak için ya da damak tadıma uyan kahveyi bulmak için buna mesai harcamaya üşeniyorum, istemiyorum. Vakit kaybı buluyorum. Bu uğurda harcanan efor ve alınan sonuç arasındaki korelasyon beni tatmin etmiyor. Hepi topu 5 dkda soğuyan içilen bir şey.

Kahveyi uyanık kalmak için tüketiyorum. Ya da arkadaşlarla sohbet muhabbet için. En en çok tukettigim zamanlarda bile günde 1 taneyi geçmiyor. Eyyorlamam bu kadar.
0
Amaranta ursula
(24.05.21)
günde 1 lt kahve içiyordum. geçen hafta ailemin yanında gittim. bir hafta hiç içmedim. herhangi bir etkisini görmedim.

ayılmaya etkisi oluyor mu, çok emin değilim. içmediğimde de aynıyım. sabah kahvaltı yapmıyorum, bunun yerine sütlü kahve içiyorum.

türk kahvesini sevmem. arkadaşıma gittiğimde, misafirliğe gittiğimde, iş yerinde verildiğinde herkesle beraberken istemem demem ama içmem kahveyi. elime alıp içiyormuş gibi götürüp lavaboya dökerim. bu da itiraf gibi olsun. normative conformity, deniyor sanırım buna.
0
stewie
(24.05.21)
Bütün cevapları okuyamadım fakat bana göre de kahve orta sınıfın sosyal statü sembolü oldu, eskiden bir çay edebiyatı vardı şimdi de kahvenin farklı bir alıcısı var, ne yapıyorsun denildiğinde boş boş oturuyorum demek yerine kahve içiyorum cevabı daha havalı
0
freebird5406_2
(24.05.21)
"kahve olmadan asla güne başlayamam" vb. sözler bu akım çok abartıldı. 2. nesil 3. nesil bunlar pazarlama stratejileri. ben de kahve seviyorum ama içmezsem ölmem. her şeyi abartmayı seviyoruz.
0
mikahakkinen
(24.05.21)
Valla ben de çok tüketiyorum ancak benim sanırım kahve konusunda çok bir damak tadım yok. Mesela @kobuzchu nun dediği gibi çoğu kişi "filtre kahve sonrası nescafe çok kötü gelir" diyor ancak bende pek bir farkı oluşmadı. Farklı farklı kahve makineleri ile içtim, french press ile içtim ancak sonra Nescafe içmeye başladığımda "bu ne lan böyle" demedim. Kimbilir belki de en son kolonya içmeye çalışan alkol bağımlıları gibi ben de bu şekil kahve bağımlısı olmuşumdur da haberim yoktur :D

Bunun dışında sürekli bir kahve edebiyatı yüzünden de sana hak veriyorum. Devamlı bir "elimde kahve kitap okuyorum', "kahve varsa hayat vardır", "güne kahvesiz başlayamam" şeklinde cümlelere hatta daha da kötüsü fotolara denk geliyoruz. Bu yüzden bazi insanlar da özenti bence. Yani amaç kahve değil amaç kahve ile popüler olmak bazı kişiler için. Kahve nasıl popüler olma aracı olabilir dersen de işte o da popüler kültür.
0
j r r tolkien hayrani
(24.05.21)
Kahve bence de saraptan sonra, en derinlikli icecek. Saraba ilgim var, kahve de cok ilgi cekici geliyor, hakkinda ogrenecek cok sey var.

Evde biraz ekipmanim var, farkli ulkelerden ve farkli aracilardan alim yapiyorum. Kophenhag´dan, coffee collective´den bir paket bulursam, bir arkadasimi da cagirip farkli farkli demleme yaparim, ayrica sosyallesme araci. Disarida icmek zaten oyle...

Hic kahve icmeden yasayabilir miyim? Tabii ki yasarim. Hedonistik konular... Kahve olmazsa surada dusup bayilmam.

Kacinci kahvem oldugunu da bilirim, ictigim kahvenin kaynagini da bilirim. Kahve lüks tüketim, zorunlu degil. Bu kadar sorgusuzca tüketilmesine, kilosuna 3-5 Euro verip iscilerin, ozellikle de cocuk iscilerin köle gibi calistirilmasinin da hic umursamamasina sasiriyorum.
0
buf-e kür
(24.05.21)
söylemeye geldiğim şeyi @freebird5406_2 söylemiş. +1.
0
filteria
(24.05.21)
3,5 sene önce nescafe vs. türevlerini içmeyi bıraktım. zincir kahvecilerdeki kahveleri de oldum olası sevmezdim, sadece içmek zorunda olduğum için içerdim bazen içtikten sonra kustuğum oluyordu :( nescafe vs. de midemi bulandırmaya başladığı için bıraktım. filtre kahve birkaç defa denedim pek damak tadıma uygun değil. türk kahvesini senede on kere ya içiyordur ya içmiyorumdur.

bol bol su tüketiyorum, en kötü 2 günde bir soda içiyorum. her gün çay içiyorum. bunlar karşılıyor sanırım sıvı ihtiyacımı, kahveye ya da başka bir şeye ihtiyaç duymuyorum.

yani bilmiyorum gerçekten ayıltıyor mu insanı yoksa plasebo etkisi mi yaratıyor diğer birçok şey gibi, bilmiyorum. ama gerçekten kahve içmeden ders başına oturamayacağını söyleyen arkadaşlarım çoktu. belki ders çalışma alışkanlığını sürdürebilmek için kahve yapıyorlardı kendine bir ön hazırlık gibi.
0
black holes in the sky
(24.05.21)
Lezzetli kahve çok az.
Çoğumuz çöp içip kahve zannediyoruz
0
photo85
(25.05.21)
bana hicbir sekilde uyandirici veya daha dinc hissettirici etkisi yok. gunde bir-iki tane icerdim ama subattan beri hic icmedim, en ufak bir farki da olmadi.
0
hot potato
(25.05.21)
(4)

Gündelik hayatta güneş kremi

charlotte blanc
Güneş kremini her gün kullanın diyorlar. Şimdi ben çalışan bir erkeğim. Sabah dıştan sonra yüzüme bunu sürüp bütün gün gezebilir miyim yoksa yanımda mı taşıyayım ? Sadece yüz için mi yoksa kollar fln boyun her yer için mi kullanmalıyım
Güneş kremini her gün kullanın diyorlar. Şimdi ben çalışan bir erkeğim. Sabah dıştan sonra yüzüme bunu sürüp bütün gün gezebilir miyim yoksa yanımda mı taşıyayım ? Sadece yüz için mi yoksa kollar fln boyun her yer için mi kullanmalıyım
0
charlotte blanc
(23.05.21)
Bütün gün yetmez, yanınızda taşıyıp arada tekrar sürseniz iyi olur. Kapalı ortamda çalışıyorsanız mesela öğlen dışarı çıkacaksanız tekrarlarsınız. Açık havada çalışıyorsanız iki saatte bir.

Ben yaz kış her gün yüzüme 50 spf sürüyorum, evin karşısındaki markete gideceksem bile yüzüme mutlaka sürüyorum. Bu mevsimden başlayarak eylüle kadar falan da özellikle dışarıda çok vakit geçireceksem güneşe maruz kalacak her yerime (sandalet giyince ayaklarımın üstü dahil) (hayır manyak değilim) 30-50 spf güneş kremi sürüyorum. Dışarıda çok vakit geçiriyorsanız kollara falan sürün zaten, amele yanığı hoş değil.
0
kobuzchu kiz
(23.05.21)
2 saatte bir yenilemek gerekir diyorlar.

bazıları gözaltlarına sürülemiyor.
0
ShadowOfMoon
(23.05.21)
gunes kremiyle ilgili en buyuk sikinti kremlerin cogu cok agir, yagli veya kalin beyaz bir iz birakiyor (formulune gore), dolayisiyla insanin tekrar tekrar suresi gelmiyor.

her gun surmekten + gun icinde tekrar surmekten erinmeyeceginiz bir krem bulmak esas is, bu da deneme yanilma gerektiriyor.
0
hot potato
(23.05.21)
missha markasının kremleri oldukça hafif ve beyaz iz bırakmıyor. onlayn alabilirsiniz
0
photo85
(23.05.21)
(2)

Belçika - Brüksel'de yaşam

Northern Mariner
Selamlar,Brugge'de birkaç defa turistik olarak bulundum ancak bir iş olanağı nedeniyle Brüksel'i araştırıyorum. İş şu anki rakip firmamda ve Assistant Manager pozisyonu, yani mevcut pozisyonumun bir tık üzeri.Sorum şu, İstanbul'da halihazırda euro maaş ve araba,sigorta gibi ekstraları olan bir işte
Selamlar,

Brugge'de birkaç defa turistik olarak bulundum ancak bir iş olanağı nedeniyle Brüksel'i araştırıyorum.

İş şu anki rakip firmamda ve Assistant Manager pozisyonu, yani mevcut pozisyonumun bir tık üzeri.

Sorum şu, İstanbul'da halihazırda euro maaş ve araba,sigorta gibi ekstraları olan bir işte home office çalışıyorum. Yeni bir maceraya atılmaya değer mi? Belçika'da yaşam nasıldır?

İşverenim Avrupalı ancak rakip firmaya başvuru yaparsam geri dönülmez bir yola gireceğim gibi :)
0
Northern Mariner
(23.05.21)
Avrupa'da yasamak ozellikle ilginizi ceken bir sey degilse maasin artmasi onemli zira Istanbul'dan cok cok daha pahali olacak.
0
hot potato
(23.05.21)
brükselinde herhangi bir avrupa başkentinden farkı yok. her yer arap dolu istanbul gibi. ama yaşam tarzı rahatlığı daha çekici olabilir. hollandaya fransaya almanyaya yakın olması avantaj.
0
mikahakkinen
(23.05.21)
(5)

Istanbul’da mimarlık vs Ankara’da mimarlık

bez çanta
Ankara’da mimarlığın gidişatını nasıl görüyorsunuz? İstanbul’da çalışıyorum, kargaşa ve fazla çeşitlilik beni çok yordu. Kendimi bildim bileli buradayım. Ankara daha düzenli gelmesi sebebiyle cazip geliyor. İstanbul’da olan fırsatlar orada yok farkındayım yine de düşünmeden edemiyorum şu sıra. 2 sen
Ankara’da mimarlığın gidişatını nasıl görüyorsunuz? İstanbul’da çalışıyorum, kargaşa ve fazla çeşitlilik beni çok yordu. Kendimi bildim bileli buradayım. Ankara daha düzenli gelmesi sebebiyle cazip geliyor. İstanbul’da olan fırsatlar orada yok farkındayım yine de düşünmeden edemiyorum şu sıra.
2 sene mesleki tecrübesi olan, yeni sayılabilecek bir mimarim. Sizler neler düşünüyorsunuz? Tavsiye eder misiniz? Aranızda Ankara’da çalışan mimar varsa gördüğü iyi ve kötü yanlardan bahsedebilirse çok sevinirim.
0
bez çanta
(18.05.21)
istanbul'da fırsat var bence biraz ezber düşünce. yani bu eskiden öyleymiş. şimdi herkes yeni istanbul'unu bulmak zorunda. diğer tüm dünya metropolleri için aynısını düşünüyorum.
0
indifferent
(18.05.21)
*mimarlik sektorunu hic bilmiyorum*

1- Klise de olsa - Ankara'ya gittikten sonra Istanbul'a donus yapman zor olabilir ileride.
2. Iki sene cok az bence, biraz daha pisip sektoru, meslegi falan ogrenirdim sanki ben once (Ankara'da onune kacirilamaz bir firsat cikmadikca)
0
hot potato
(18.05.21)
Mimar bir aileden geliyorum (mimar degilim).

Mimarlik ucuncu dunya ulkelerine gore bir meslek degil kesinlikle, ben olsam ya acilen bambaska bir sektore gecerim, ya da bir ucundan tutup santiyeci falan olmaya calisirim.
0
cooperr
(19.05.21)
valla tum buyuk firmalarin merkezleri ankarada. ozellikle devlet islerine bakanlar. hatta biz ankara merkez ofisli olmayan firmalari pek sallamayiz. ozellikle cankayada olur adresleri mesela. cankaya da nasil bir yerse ofisten santiyeye arabayla yarim saatte gidiyorum yol bos iken. 30 dk suruyor. ve hala cankaya ilcesi sinirlari icindeyim. diyorum ya ankara tuhaf. ben istanbulda yol bossa 24 dk bostancidan yesilkoye gidiyorum.

onemli olan soru su, siz sahada misiniz yoksa masabasinda mi?

biz tum turkiyeye is yapiyoruz. bi ara ankara bize yeter dedik sonra yetmedi sonra tekirdag bize yeter dedik o da yetmedi sonra yeniden tum turkiyeye yayildik.

konuyu dagitmayayim, ankara bana hep zor geldi, istanbul'a alistiysaniz ( dogma buyume istanbulluyum istanbulu da hic sevmem) ve seviyorsaniz ankara sizi kesinlikle acmaz.
ben ankarada 3 proje yaptim. yapiyorum.
etlik sehir hastanesi
ayas 75 yatakli devlet hastanesi
hacettepe beytepe kampusu 750 kisilik ogrenci yurdu( hala devam ediyor)
ayagim cekmiyor giderken. anlamadigim bi duzen var, trafigi bile cok tuhaf. herkes yeni araba surmeyi ogrenmis gibi.

ofisciyseniz idare edersiniz. sahaciysaniz hic yanasmayin derim.
0
turbo sadık
(19.05.21)
Mimarlık dediğiniz çok geniş bir alan. Siz hangi yönde tecrübe edinmek istediğinize karar verdiniz mi? Bir üstteki arkadaşın dediği gibi sahada mı olacaksınız, ofiste mi? Kurumsal bir şirket mi, küçük ölçekli ofis mi? Yarışma ve tasarım odaklı bir ofis mi, uygulama odaklı mi? Yüksek Lisans yapma niyetiniz var mı?

Bence her şeyden önce kariyerinizi nasıl yönlendireceğinize karar vermeniz gerekiyor önce. Sonrasında önünüze çıkacak imkanlara göre İstanbul da olur, Ankara da olur, İzmir de, hatta bir Anadolu kentinde kendi ofisinizi bile açabilirsiniz bir süre piştikten sonra. Önce şehirden ziyade ne yapmak istediğinize karar verin. Yolunuz açık olsun.
0
gmzo
(19.05.21)
(10)

Bir gunde ortalama kac saat telefonda vakit geciriyorsunuz?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(17.05.21)
5dk
0
nahtoderfahrung
(17.05.21)
eskiden 1 dakikayı geçmezdi. son 3-4 yıldır 1 saat filan elimde kalıyordur. instagram facebook kullanmıyor ve oyun oynamıyorum.
0
ayseee
(17.05.21)
Telefonun bunu kaydeden uygulamasindan baktim. Ortalama 6-7 saat.
0
hot potato
(17.05.21)
Şu ana kadar 4 saat 5 dakika.

Chrome 1 saat 54 dk
YouTube 35 dk
MX player 34 dk
Twitter 15 dk
Telegram 9 dk
Messenger 9 dk
0
IncredibleMau
(17.05.21)
3 hafta önce günde ortalama 1.5 saat. son 2 haftada günde ortalama 4.5-5 saat.
0
jelly bear
(17.05.21)
Ortalama bir saat. Biraz daha uğraşırsam bir saatin alına indireceğim.
0
put it in your appropriate place
(17.05.21)
Tuvalete el konsolu ile girmemişsem o kadar. Geri kalan ekran vaktim bilgisayarda geçiyor.
0
hedep
(17.05.21)
Üstteki cevaplardan sonra utanarak 5-6 saat diyeyim
0
epitaf
(17.05.21)
5 olabilir, 6 olabilir, 7... Benim için utanılacak bir şey değil şahsen. Zilyon tane şey öğreniyorum telefon sayesinde. Sıkılınca da eğlendirici bir şeylere bakıyorum.
0
ryhmer
(18.05.21)
bugün (17.05) 5 saat 41 dkymış ama mesela 5 mayısta 11 saat 22 dk diyor, yuh.
kesin telefondan youtube açıp uyuyakalmışımdır ama gerçi o da 1 saat 43 dakikaymış yine 9 saat telefon kullanmışım oha bana..
0
matilda
(18.05.21)
(22)

hangi ab ülkesinde yaşamak isterdiniz?

matilda
aslında bunu kendim için soruyorum da, yani bulgar vatandaşlığı alma durumum var, şimdi değil tabii ki ama 3-5 seneye belki bi ab ülkesinde yaşayabilirim. sizce hangi ülkeyi seçmek gerekir. amacım bolluk bereket içinde yaşamak değil olsa güzel olur ama refah ve huzurlu yaşamak istiyorum. siz hangi a
aslında bunu kendim için soruyorum da, yani bulgar vatandaşlığı alma durumum var, şimdi değil tabii ki ama 3-5 seneye belki bi ab ülkesinde yaşayabilirim.
sizce hangi ülkeyi seçmek gerekir. amacım bolluk bereket içinde yaşamak değil olsa güzel olur ama refah ve huzurlu yaşamak istiyorum.
siz hangi ab ülkesini niye tercih ederdiniz?
0
matilda
(17.05.21)
hollanda.
huzurlu ülke. doğası var. insanı ingilizce biliyor. ırkçılık yok.
0
brakgn
(17.05.21)
Almanya mantikli zira ekonomisi guclu oldugu icin is bulmak daha kolay ve is piyasasi yabanci calisan istihdam etmeye bircok ulkeye gore daha yatkin.
0
hot potato
(17.05.21)
atış serbestse italya. yaşarken gerçek avrupa'da kendimi rahat hissedeceğimi sanmıyorum; buraya yazılacak tüm önemli başkentleri büyük kentleri görmüşümdür denebilir, kendimi en rahat hissettiğim ülkeler italya ve ispanya. öyle medeniyet başkenti ekonomik uçup kaçma beklentilerim yok, zaten güncel türkiye'den her türlü iyi olacağı için bu koşullar, düşünmeme de gerek yok. roma, floransa, milano, madrid ve barcelona'da gül gibi yaşardım.
0
Jux
(17.05.21)
Ben de aynı durumdayım, vatandaşlık başvurusu yaptım bekliyorum. İşler bittiğinde, seneye filan ver elini İtalya :)

Kuzey ülkelerinde (Alp dağlarının kuzeyinde yani) yaşamadım da işte turist gibi gidip gezdim bi kısmını, çok soğuk ve kapalı bir havası var. Genelde hep kışın gittim belki ondan iyice bastı beni ama oralarda yaşanmaz ya.
0
plutongezegendegilmi
(17.05.21)
hollanda'da turistik sehirlerin disina cikarsaniz babalar gibi irkcilik gorursunuz. ancak ben yine de hollanda'da yasamak isterdim.

ingilizce ile isleri yurutme orani cok yuksek, yeri guzel.
amsterdam harikulade bir sehir. ulke kucuk oldugu icin her yer birbirine yakin.
insani gelismislik seviyesi yuksek.
0
antikadimag
(17.05.21)
ingiltere, ab’den cikti tabi artik gecerli degil ama gecerliyken tercihimi ingiltere’den yana yapmıştım.

hollanda’ya da bir tık yakın olsam da ab ülkesi olduğundan zaten ne zaman istersem gidip yaşarım düşüncesiyle en azından birleşik krallık vatandaşlığı da alayım dedim, pişman değilim.

tek sebep bu değil tabii ki, kültür ve dil de büyük etmen + avrupa’da sanırım biraz paris hariç londra gibi bir metropol yok. londra parisi de tokatlar tabi orası ayrı.
0
garavel
(17.05.21)
@garavel. ben de ingiltere'ye gitmeyi çok isterdim. paris görüntüde güzel ama yaşaması nasıldır bilmiyorum ve tek kelime fransızcam yok :)
o yüzden ingilizce konuşmaya karşı olmayan bi ülke olması lazım.
0
🌸matilda
(17.05.21)
Ingilizce diyorsaniz Irlanda
0
hot potato
(17.05.21)
Almanya bildiğim kadarıyla hollanda'ya kıyasla ev fiyatları ve kredi imkanları açısından daha mantıklı. Uzun vadeli bakınca kira ödemek yerine ev almayı bi noktada mutlaka isteyeceksiniz. Şehir merkezinde 2 odalı bir daire almak yerine kırsalda dublex bahçeli bir ev almak daha mantıklı gelecek.

Ev fiyatlarına vs. çok aşina olduğumdan değil de hollanda'da yaşayıp almanya sınırında ev alan akrabalarımdan hareketle söylüyorum. Gideceğiniz ülkenin göbeğine yerleşeceksiniz diye bi kaide yok sonuçta.
0
IncredibleMau
(17.05.21)
Normalde İspanya, İtalya derdim ama Almanya'nın bu ülkelerden bir basamak üstte olduğunu düşünüyorum. Almancayı pek sevmesem de mesleğim gereği (mühendisim) Almanya iyi bir tercih olabilir. Bu nedenle Almanya'yı tercih ederdim.
0
dissendium
(17.05.21)
Calisacaksam; İsviçre.
Calismayip hayati yasayacaksam; güneyde akdenize sahili olan ülkeler. Fransa'nın güneyi, İtalya güneyi olur hep. Ev fiyatlari da metropollere oranla oldukça iyi. Misal yasadigim yerde 300 bin euroya apartman dairesi alirken beziers/fransa sehrinde havuzlu villa alıyorum.

Almanya da derim ama kültür olarak cok alakasizim. Fransa'da yaşadığım yerde kültürel olarak sıkıntı çekmiyorum misal ama Avusturya/Almanya'da yaşayan Fransız arkadaslar var, onlar bile biraz sikinti cekiyor.
0
logisticsmanager
(17.05.21)
Lüksemburg.
Hollanda.
İngiltere.
İsveç
Norveç
0
rene
(17.05.21)
Amaciniz nedir?
Mesleginiz nedir?
Nasil bir hayat surmek istiyorsunuz?
Nelerden hoslanirsiniz? Bunlari bilmeden cevap veremeyiz. Hayatinizi degistirecekseniz “ayy hangisi olsa”dan daha fazlasi gerekiyor :D cocuklukta/genclikte hayalinizi kurdugunuz bir ulke ya da sehir var miydi?

Ben viyana’da yasiyorum, cok da memnunum hayatimdan. Viyana cok kompakt bir sehir, gece hayati cok iyi ama kulturel acidan da hem modern akimlar olsun hem klasik akimlar, hepsi temsil ediliyor. Sosyal konutlar var, sehir yesil vs.
Vatandaslik alinca “isvec’e giderim” diyordum, viyana’dan bir yere gitmedim. Ama sizin icin Stockholm ve Gotheburg olabilir yani. Herkes ingilizce biliyor.

Is imkanlari ve o ulkenin refahi onemli.
0
kuehles blondes
(17.05.21)
Herhangi
0
howfaristhesky
(17.05.21)
sizin kim oldugunuz ve ne istediginize gore cok degisir... ama bana sormussunuz, ben fransa ispanya gibi ulkelerde olmaktan(zaten yasadim bu yerlerde) memnunum ama hayatimin 1-2 senesini kuzeyde gecirmek isterdim. Isvec norvec danimarka belcika belcika hollanda gibi...
0
hewit
(17.05.21)
yukarıdakilere gıcıklık olsun diye değil, bilgi olsun diye yazıyorum. iskoçya, norveç ve isviçre ab ülkesi değil.

ben ab içinde hollanda'da yaşamak isterdim. gezip gördüğüm ülkeler içerisinde, en huzurlu ve nezih bulduğum yer orasıydı.
0
ack3000
(17.05.21)
İngiltere açık ara farkla. Gerçi ab ülkesi değil ama, dil sorunu çekmezdim. İskandinav ülkeleri de güzel olurdu ama kısa biriyim hemen dikkat çekerim. :)

Ama çalışmama gibi bir lüksüm olsa İspanya, İtalya, Portekiz, Fransa'nın Nice, Cannes gibi şehirleri..
0
Hallegadola
(17.05.21)
nerede iş bulacaksam orada yaşarım ama bunu göz ardı edeceksek hollanda, hatta hollanda den haag'da yaşarım.
0
sir gawain
(17.05.21)
Norveç AB değil ama AET (Avrupa Ekonomik Topluluğu) üyesi, haliyle Schengen bölgesi sayılıyor.

Norveç diyen arkadaşlar sadece güzel şehirler veya iyi bir yaşam hayal ediyorlar ancak gerçekler pek öyle değil.

Misal kış günleri saat 10-10:30'ta aydınlanan hava (aydınlanmadan kasım bizdeki en karanlık yağmurlu gün kadar :)) öğlen 15:30 gibi tekrar akşam karanlığına dönüyor.

Ben ilk gittiğimde şaşırmıştım. Trenler ve otobüsler ne kadar dakik diye. Ancak yine yaşadıkça anlaşılıyor ki merkez veya merkeze yakınsan işler kolay, yoksa ufak bir yerde yaşayanlar için günde 2-3 defa tren seferi var.

Bir diğer husus, çok uluslu bir şirkette çalışsanız bile kendi vatandaşının sahip olduğu haklara sahip olmuyorsunuz. Hatta departmanda 5 senelik tecrübeniz olmasına rağmen yeni sıfır tecrübe gelen Norveçli daha yüksek maaş alabiliyor. Bu ırkçılık değil aksine kendi vatandaşını korumak gibi düşünebilir.

Alım gücü iyi ancak bir yandan da pahalı, misal şehir içinde 20m2 yada 10m2 gibi evlere binlerce euroya yakın kira ödemek gerekiyor (O ikea'daki bir odada yaşam konsepti gerçekten var). Şehir dışına çıktıkça bahçeli evler var ama yukarıda bahsettiğim gibi merkezden uzaklaştıkça ulaşım azalıyor. Düşünsene akşam parti var ama son tren 18:00'de :) Araba kullanmakta problem, şehir içinde neredeyse studio daire parasına garaj kiralayabiliyorsun.

Bunlar tabiki benim gözlemlerim, senenin yarısını geçirdiğim için kaçırdığım yada hatalı bildiklerim de olabilir.
0
Northern Mariner
(17.05.21)
Nice
Cannes
Barcelona
Valencia
Akdeniz kenarından sıkılırsak :)
Amsterdam
Paris
Madrid
Roma
Söylemeye bile gerek yok amaa binlerce değişen parametre var. Şartlara göre liste değişir.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(17.05.21)
Hepsi öğreneceğiniz dile bakar bence. Kültürü öğrenmek, anlamlı sohbetler etmek vs için ihtiyaç. Hollanda'da da İngilizce bir avantaj evet, doğası güzel.

Almanya'da Berlin gibi şehirlerde İngilizce ile idare edersiniz ama bir şekilde Almanca öğrenmeniz gerekecek ki yavaş ilerliyor.

Ben Prag, Lyon, Valencia gibi yerleri tercih ederdim.
0
kaset
(17.05.21)
İngilizce konuşulması sebebiyle irlanda.

-Artık şu vizeler verilmeye başlansa da ilk adımı atsak :(-
0
deveyidiken
(17.05.21)
(4)

Tl'nin Dolar Karşısında Değer Kaybetmesine Devalüasyon Denir mi?

onkiloversemtamamım
Tanım olarak aklıma takılan bir detay bu. Devalüasyon ingilizceden çevirirsek değersizleştirme manasına geliyor. Böyle düşünürsek kullanılır. Ama bildiğim kadarıyla ekonomide devalüasyon merkez bankasının sabit kur rejimi uygulamasına deniyor. Türkiyede sabit kur rejimi olmadığına göre buna başka bi
Tanım olarak aklıma takılan bir detay bu. Devalüasyon ingilizceden çevirirsek değersizleştirme manasına geliyor. Böyle düşünürsek kullanılır. Ama bildiğim kadarıyla ekonomide devalüasyon merkez bankasının sabit kur rejimi uygulamasına deniyor. Türkiyede sabit kur rejimi olmadığına göre buna başka bir şey mi demek lazım?
0
onkiloversemtamamım
(16.05.21)
Denemez. Devalüasyon sabit kur rejiminde ya da yarı sabit kur rejiminde para politikası aracı olarak devlet eliyle yapılırsa olur. Şimdiki gibi serbest kur rejiminde devalüasyon olmaz "paranın değerinin düşmesi" (depreciation) olur.
0
istanbul beyefendisi
(17.05.21)
denir.
istersen mahmut de toplamda fakirleşiyoruz.
0
aslindasorunumpsikolojik
(17.05.21)
ingilizce kelime anlami olarak denir. teknik olarak dendigi gibi sabit kur sisteminin ele yuze bulastirilmasi icin kullaniliyor yoksa.
0
robokot
(17.05.21)
istanbul beyefendisi +1. Bu bir makroekonomi terimi.
0
hot potato
(17.05.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.