Valla hocam cesaretle alakası yok mecburiyet.
Ben doğma büyüme İstanbulluyum.19 yaşımda İzmir'e üniversiteye geçince ailem de Didim'e yerleşti İstanbul'u terk edip. Bir daha hayatta İstanbul'a dönmem diyordum. Öğrenci evinde de kaldım, 10 lirayla 10 gün karnımı doyurmami gerektirecek sefaleti de yaşadım, uzun yol bisikletçiligi yaptığım için kamplarda da kaldım, Erasmusla 6 ay yurtdisi deneyimi edinip geceliği 3 euro olan dandik hostellerde de kaldım gıkım çıkmadı. Ama İstanbul'a dönme düşüncesine hiçbir zaman sıcak bakmadım.
Gel gelelim başka yerde de iş yok. Yeni mezun olduğumda hazır hayat standardı denen şeyin s'sine bile sahip değilken asgari ücret olsun alanımla alakalı olduğu sürece problem değil dedim ama gelen teklifler dahada sigorta satışı, pronet satışı, çağrı merkezi vs nin ötesine geçmedi. Üstelik henüz uzmanlaștığım bir alan da yoktu muhasebeye de okeydim, denetime de okeydim satın almaya da. Kısmet değil almadılar ben de 8 ayın sonunda mecburen İstanbul'a döndüm, o dönemki asgari ücretin 2 katı bir ücrete. İlk fırsatta geri döneceğim diyerek gittiğim için eşyalı eve çıktım, yüksek kiralar verdim, kyk kredi ödemelerim başladı derken aslında başlangıç için fena olmayan bir ücret olmasına rağmen kıt kanaat geçindim. Öğrenciyken daha iyi standartlara sahiptim hatta öğrenci evinde tek yaşıyordum, artık çalışıyor olmama rağmen 1+1 evde 2 kişi kalıyorduk odam bile yoktu salondaki kanepede uyuyordum falan.
2 senem doldu askere gittim, yani artık 2 sene tecrübem var yeni mezun değilim askerlik engelim kalkmış, beklentilerimi de düşürürsem İzmir'de kalırım bu sefer diye ama 1.5 ayda yaptığım 76 başvuruda sadece 2 mülakata davet edildim ve kabul edilmedim.
Peki şimdi ne yapıyorum? Tıpış tıpış İstanbul'a geri dönüyorum. Kabul edilmediğim firmalardan biri ücret beklentimi çok fazla bulmuştu biraz indiremez misiniz demişti mesela. Fazla dediği de 5000 tl. Hadi dedim sizi mi kıracağım 4750 olsun gene çok yüksek buldular...
E şimdi o fazla buldukları ücretin %45 fazlasına gideceğim ve şehirdeki mutsuzluğu da hesaba katarsak daha düşük şartlarda yaşamak zorunda kalacağım.
Duyurunun konusundan sapıp baya uzun uzun yazmış olabilirim ben de çok doluyum bugün artık patlama noktam oldu. Ama özetle şunu demeye çalışıyorum, bazılarımız, hatta bazılarımız değil bir çoğumuz cesaretinden şundan bundan değil mecbur oluşundan gidiyor, başka seçeneğimiz yok.
Öyle ücret beğenmeme falan da yok ha benim örneğimde olduğu gibi yarı maaşa başka şehirde çalışmak isteyip de iş bulamayan o kadar çok kişi vardı ki çalıştığım yerde. Yapılan iş aynı iş, kazandırılan para aynı para, istenen maaş yarı yarıya ona rağmen almıyor adamlar.
Ondan sonra İstanbul çok kalabalık, bu şehir bunu kaldırmıyor. Alsın götlerine soksunlar İstanbul'u.
0