Giriş
(10)

Keyifli aşk Filmi?

calimdor
şöyle 500 days of summer gibi keyifli ama tabi aşkın acı yanı da olan film lazım. tavsiyeler?
şöyle 500 days of summer gibi keyifli ama tabi aşkın acı yanı da olan film lazım. tavsiyeler?
0
calimdor
(25.05.11)
bunu birinin yazması lazım

(bkz: eternal sunshine of the spotless mind )
0
trajikomix
(25.05.11)
bin jip benim favori aşk filmim.
0
dahinnotha
(25.05.11)
trajikomix+1
bi de henüz başından kalktığım love and other drugs var. fena değil.
50 ilk öpücük
0
bıdıbıdı
(25.05.11)
im juli
0
overdose
(25.05.11)
the notebook
0
ermanen
(25.05.11)
kelimeyounu
(26.05.11)
blue valantine dışında hepsini izledim :S
0
🌸calimdor
(26.05.11)
hep aynı soruya aynı cevabı veriyorum :).
(bkz: definitely, maybe)

bir de şimdi aklıma geldi. gerçi ne derece keyifli bilemedim.
(bkz: wicker park)
0
natnan
(26.05.11)
Wristcutters A Love Story
0
daglien
(26.05.11)
Komedi değil ama Lake House'u da beğenebilirsiniz bence. Keanu Reeves ve Sandra Bullock oynuyo başrollerde
0
trawmatolog
(26.05.11)
(5)

Kafa dinlenecek yer!!!

sorusormakiyidir
İnsanlardan sıkıldıgımda, kafa dinlemek istedigimde, kulagımda kulaklıgım elimde kitabım ya da sınav zamanı notlarımla gidebilecegim huzurlu,sessiz, güzelim boğazı gören, kahvemi yudumlayacagım bi yer yok mudur kurban oldugum İstanbulumda, ha canlar?
İnsanlardan sıkıldıgımda, kafa dinlemek istedigimde, kulagımda kulaklıgım elimde kitabım ya da sınav zamanı notlarımla gidebilecegim huzurlu,sessiz, güzelim boğazı gören, kahvemi yudumlayacagım bi yer yok mudur kurban oldugum İstanbulumda, ha canlar?
0
sorusormakiyidir
(25.05.11)
fenerbahçe marina
moda sahil (apaçi alert)
bebek starbucks
dolmabahçe çay bahçesi (güneşin doğuşu gibi)
0
roket adam
(25.05.11)
bebek starbucks+1 (özellikle sabah saatlerinde tavsiye ederim)
0
deeperdown
(25.05.11)
ulus park.
bebek barkı
ıhlamur kasrı (no boğaz, no kahve, yes peace and slient)
0
insanimsi
(25.05.11)
adalar
0
mirac
(25.05.11)
adalar en iyisi bence de. ama yanına da birini alsan daha güzel olur...
0
ermanen
(25.05.11)
(2)

Microsoft Word'de Tarih "field"ı eski tarihi gösteriyor

ermanen
Word'de tarih(date) gösteren field ekliyorum ama eski tarihi gösteriyor. Update ediyorum değişmiyor. Bilgisayarın tarihi doğru. Niye eski tarihi gösteriyor ki? Nasıl düzelteceğim?
Word'de tarih(date) gösteren field ekliyorum ama eski tarihi gösteriyor. Update ediyorum değişmiyor. Bilgisayarın tarihi doğru. Niye eski tarihi gösteriyor ki? Nasıl düzelteceğim?
0
ermanen
(25.05.11)
eski tarih derken? update ettiğinizde hangi tarih?
0
ben smyrna
(25.05.11)
Field'da eski tarihi gösteriyor işte. Bugünün tarihini göstermiyor hiçbir şekilde. 11 Mayıs 2011'i gösteriyor. Field'ı update edince de 11 Mayıs 2011'i gösteriyor.

Word'deki field bilgisayarın tarihinden almıyor mu verileri? Bilgisayarın kendi tarihi sağ alt köşede doğru gösteriyor.
0
🌸ermanen
(25.05.11)
(12)

boş şarap şişesi

uykusuz her gece
30'a yakın boş şarap şişesi var ne yapayım ?
30'a yakın boş şarap şişesi var ne yapayım ?
0
uykusuz her gece
(24.05.11)
cop tenekesinin yanina birakirsan bir sekilde geri donusume giderler.
0
avrasya
(24.05.11)
geri dönüşüm.
0
ermanen
(24.05.11)
evde şarap yapmaya niyetlenen bir tanıdığın yada cam işleri yapan (takı boncuk vs) tanıdığın yoksa geri dönüşüm kutusuna at.
0
angelofdeath
(24.05.11)
mumla süslenerek şamdan olarak kullanılabiliyorlar, tabii 30u birden olmaz. geri dönüşüm için baya faydalı olur ama kalanı da
0
in vino veritas
(25.05.11)
niye biriktiriyorsun bunları? terapiye git.
0
mea maxima culpa
(25.05.11)
enstalasyon yapmayacaksan geri dönüşüme uçur, doğaya katkın olur.
0
african rain
(25.05.11)
(git: 238874)
0
arkturus
(25.05.11)
boş arazin varsa bi kaç yıl daha biriktirip ev bile yaparsın.
0
kediebesi
(25.05.11)
hangi şehirdesin?
0
urubitinga
(25.05.11)
mumluk yap. otantik olur.
0
shadowelves
(25.05.11)
yaklaşık 1000 C'lik bir fırının vars eritip şekillendirebilir istediğin kap kaçağı yapabilirsin.
0
darknum
(25.05.11)
Bira şişelerini dizerek "VİZE" yazan üniversite öğrencileri gibi atraksiyonlar yapıp fotoğrafını çek, internete yükle.
0
long live rock n roll
(25.05.11)
(11)

İdrar Kokusu

baterist
Pek sevgili duyuru sakinleri,bugün tuvalette ihtiyacımı giderirken birşey farkettim. İdrarım knor kremalı tavuk çorması gibi kokuyordu. Başına böyle birşey gelen varmı, sebebi nedir acaba?
Pek sevgili duyuru sakinleri,

bugün tuvalette ihtiyacımı giderirken birşey farkettim. İdrarım knor kremalı tavuk çorması gibi kokuyordu. Başına böyle birşey gelen varmı, sebebi nedir acaba?
0
baterist
(24.05.11)
cok corba iciyorsundur. yeterince su icersen olmaz sanirim.
0
ermanen
(24.05.11)
yediklerinin listesini çıkar ve bol su iç.
0
hoot
(24.05.11)
Aslında çok fazla su içiyorum, çorba içmeye de dikkat ediyorum. Özellikle çorba olsa da içsem demiyorum.
0
🌸baterist
(24.05.11)
Yiyebildiğim kadar salata yiyorum, yemekte çorba oldumu affetmiyorum, yeşil çayı çok tüketiyorum, kahve de içerim ara ara. Et ağırlıklı besleniyorum diyebilirim, sebzelerle aram pek iyi değil.
0
🌸baterist
(24.05.11)
O halde idrar testi yaptırın, belki bakteri kapmışsınızdır.
0
african rain
(24.05.11)
Çişini çok tutma.
0
pass
(25.05.11)
Kardiyoloji ağırlıklı Checkup'a gireceğim, bir ton tahlil yapacaklar orada belli olur sanırım.
0
🌸baterist
(25.05.11)
yediklerinizle ve özellikle de yediğiniz baharatlarla ilgili olabilir.
0
physcos physcos
(29.05.11)
baharatlı yiyecekler seviyorum, onunla alakalı olabilir o zaman.
0
🌸baterist
(29.05.11)
yazın bir diyet için bir kaşık zerdeçal yemişliğim var da ama tanrım.. tenim bile kendi tenim gibi kokmuodu... baharatı kesin bikaç gün,bi duruma bakın derim..
0
physcos physcos
(30.05.11)
Birkaç gündür yemiyorum, bakalım değişiklik olacak mı :)
0
🌸baterist
(30.05.11)
(3)

bu tip reklamların bir adı var mı?

kibritsuyu
şahan gökbakar'lı öz türkcell reklamı gibi aslında turkcell tarafından yapılan ama turkcell değilmiş de rakibiymiş gibi olup karşılaştırma yapılan reklamların özel bir adı var mı? hedehödösel reklam gibi.
şahan gökbakar'lı öz türkcell reklamı gibi aslında turkcell tarafından yapılan ama turkcell değilmiş de rakibiymiş gibi olup karşılaştırma yapılan reklamların özel bir adı var mı? hedehödösel reklam gibi.
0
kibritsuyu
(24.05.11)
eğer var olmayan bir ürünle karşılaştırma yapılan veya var olan markayla dalga geçer gibi yapılan reklama "parody advertisement(parodi reklamı)" deniyor.

eğer reklamı yapılan ürün, var olan bir rakip ürünle karşılaştırılıyorsa reklamda "comparative advertising(karşılaştırmalı reklam)" deniyor.
0
ermanen
(24.05.11)
karşılaştırmalı reklam ürün adı vererek hukuksal sorun yaratmıyo mu?
0
borzoi
(24.05.11)
@borzoi

Türkiye'de hukuksal sorun yaratıyor sanırım ama yurtışında bazı ülkelerde yaratmıyor. Amerika'da sorun yaratmıyor sanırım.
0
ermanen
(24.05.11)
(18)

Alkol almakla ilgili - Çok İlginç

amanda
rakı içmeye başlıyorsunuz. yaklaşık 4. kadehten sonrası bir anda bıçak gibi kesiliyor. ertesi sabah uyandığınızda 4. kadehten sonrasını ile ilgili bir an bile hatırlamıyorsunuz. 3-4 saatlik kısmın tümü kayıp (!)aynı hangover'daki gibi fakat gerçek.böyle birşey başınıza geldi mi ?gelmedi ise de yorum
rakı içmeye başlıyorsunuz. yaklaşık 4. kadehten sonrası bir anda bıçak gibi kesiliyor. ertesi sabah uyandığınızda 4. kadehten sonrasını ile ilgili bir an bile hatırlamıyorsunuz. 3-4 saatlik kısmın tümü kayıp (!)
aynı hangover'daki gibi fakat gerçek.


böyle birşey başınıza geldi mi ?
gelmedi ise de yorumlarınız nelerdir ?
0
amanda
(23.05.11)
hayir.
kisi uyumadigi (sizmadigi) surece mumkun degil bence.
unutma tabii ki mumkun ama, sahne sahne de olsa bir seyler hatirlamasi lazim.
cok anlatan duydum buna benzer hikayeleri. genelde saklamak isteyecekleri veya utanacaklari bir sey yapmis oluyorlar.
0
avrasya
(23.05.11)
benim gelmedi çünkü sızmıştım o andan sonra. olaya da blackout deniyor.
0
ermanen
(23.05.11)
avrasya'ya katılıyorum ve bizzat başımdan geçti böyle şeyler. mutlaka hatırlıyorsan ama kare kare net bi şekilde olayları hatırlayamıyorsun
0
uykusuz her gece
(23.05.11)
geldi, mümkün tabii. yorumum; ağzımızla içelim.
0
kayip ruh
(23.05.11)
arkadaşlar, çok içmekle ilgili olmasından ziyade, herşey birden nasıl kesiliyor burayı anlamak güç, çok içiliyor olsa, her kadehten sonrasını hatırlarsın değil mi ?
0
🌸amanda
(23.05.11)
körkütük sarhoş olduğum çok oldu ama hiç öyle 3-4 saatlik hafızanın gitmesi gibi bi durum olmadı, yarım yamalak da olsa hatırlarım ne yaptığımı.
0
kabiz kugu
(23.05.11)
karnım aç değildi.

sadece rakı içtim ve çok fazla içen birisiyim uzun süredir.

başka görüşü olan ?
0
🌸amanda
(23.05.11)
"ot+alkol" dahil boyle bir etki olusturmuyor. hopeless'in dedigi cok ilginc, bilincli yapilan, kopeklere saldirmak, temizlik yapmak gibi eylemlerden bahsediyor.
blackout halde bunlar nasil olacak?
0
avrasya
(24.05.11)
4 kadeh bu iş için az bence.

ben de hayatımda 1 kez yaşadım: akşamüstü başlayan sınırsız içkili bir düğünde önce meyveli kokteyller, hava kararırken bi kaç kadeh beyaz şarap, yemekte ve akabinde bi kaç kadeh kırmızı şarap, gecesinde şampanya ve en son bankodaki görevlinin koca şampanya şişesini bana verişini hatırlıyorum, sonra da o şişeyle ortalarda gezinmemi. sonrasında tek bir kare bile yok, sabah yatağımda uyandım.

söylediklerine göre o arada yanıma birini vermişler, otel odasına çıkıp banyoda kusmuşum vs, sonra yatmışım, sonra kalkmışız, taksiye binerken arkamdan sarılan birine zarar verecek korkusuyla saldırmışım zor almışlar elimden, falan filan.

ama tam bir blackout'tu, hiç abartmıyorum, tek karesini bile hatırlamıyorum. çok korkunç bir şey, çünkü hiç bir şey hatırlamıyorsun ve aklına bin türlü rezillik geliyor yapmış olabileceğin.

ya düşündüm de, içmene/bünyene bağlı, belki 4 kadehle de olur (ama zor).
0
dekila olmeka
(24.05.11)
ben en sarhoş hâlimde bile genel olarak her şeyi hatırlıyordum, sadece söylediğim bir iki cümleyi hatırlamıyordum. Bana söylediklerinde ben böyle cümleler kurmam ki dedim, ama kurmuşum işte. ben içkiden sarhoş olup tamamen bir şey hatırlamıyorum diyenlere inanmıyorum da. çünkü hatırlamadıkları şeyler avrasya'nın da dediği gibi saklamak isteyecekleri ya da utanacakları şeyler.
0
butimar
(24.05.11)
kuzenimin başına birkaç kez gelmiş anlatırdı kendisi, bi baktım şurda uyandım şunları şunları yapmışım ama bir kare bile hatırlamıyorum diye.
ama 4 ilginç bir rakam. yorumlayamadım
0
dieselsingle2
(24.05.11)
öncelikle uzun süredir sıkı bir içiçiyim (dim)

bir diğeri utangaçlıkla falan ilgisi olamaz, çünkü 3-4 saatin hepsi kayıp, o kadar ayıp birşey yapmış olamam.
0
🌸amanda
(24.05.11)
bazen bir bok hatırlamadığım oluyor.içkiye göre ve ya içilenin çokluğuna göre değil random olarak bazen ertesi sabah kalktığımda bi bok hatırlamadığım oluyor.hem de hiç bir şey hatırlamıyorum.
0
jack n brooks
(24.05.11)
daha gecen hafta hanim evde yokken oldu, bi büyük actim bitti, sonra dolaptan bira almaya gittigimi hatirliyorum, sabah kalktigimda bilgisayarin yaninda sadece bitmis bir bira sisesi ve bir tabak yogurt vardi, bütün mezeleri küllügü ortaligi temizlemisim, az biraz yogurt yemis yatmisim :)
0
keseci
(24.05.11)
ruh haline, yediklerine, alkol alma sıklığına, pek çok etmene bağlı olarak oluşabilir
0
theos ek mekhanes
(24.05.11)
kesinlikle mümkün. yaşadım. hatta tam o bıçak gibi kesilen an var videoda. en son serdar ortaç'ın karabiberim şarkısıyla dansediyordum hatırladığım. sonrası sabaha kadar yok.

bu da böyle bi anımdır.
0
cilgin fantezilerin adami
(24.05.11)
bir arkadaşımın anısını da anlatayım :)

bu adamın sabah 6 da uçağı var. önceden nolur nolmaz diye alarmı kuruyor. içiyolar baya o gece. hatırlamıyo sonrasını. sabah bi uyanıyo saat 11 kaçmış uçak falan. kimse gece ne olduğunu hatırlamıyo. nasıl odaya gelmiş o bile belli değil. sağı solu arıyo sonra. en son bi arkadaşının odaya bıraktığını öğreniyo ama o arkadaşı bile bu adamı odaya bıraktığını hatırlamıyo.
0
cilgin fantezilerin adami
(24.05.11)
doğum günümdü. şehrin en nezih, en itibarlı meyhanelerinden birinde benim için yer ayırtıldı. ben bu süprizi akşam öğrendim. hadi gidiyoruz dediler. e hadi gidelim dedim. içeride ambiyans süper, duvarlarda çerçeveli kupürler, nostaljik fotoğraflar, hafiften bir taş plak, cızırtılı hoş nağmeler. hemen havaya girdim. neşem tavan. bilerek fasıl tercih edilmemiş, adamımız böyle sever denmiş. her şey, her ayrıntı benim için düşünülmüş. yeni insanlar da var tanışıp sohbet edeceğiz.

herkes bir bir geliyor. ben doğum günü çocuğu herkese gülücükler, özlü sözler...hafiften bir sokrat-neyzen senteziyle bütün ilgiyi erkenden üzerimde toplamayı başarıyorum masada. mezeler çeşit çeşit, alllaaah deyip delicesine yumuluyorum şakşulara,deniz börülcesine, haydariye, envai çeşit peynirlere, favaya, sarmalara. gecenin devamında olacakların habercisi, bir alamet bu aslında. kadehler hafiften dolup boşalmaya başlıyor. rakı sofrasının ana prensibi "aheste olacaksın" olsa da ben sevindirik olmanın beni taşıdığı tüm noktaları bir bir aşıyorum delicesine, galiba biraz hızlı ilerliyorum.

sponsorumuz arkadaşımın validesi, görmüş geçirmiş bir hanım. hemen sağ yamacımda oturuyor. böyle mistik, ruhani bir hali var kadıncağızın. ona doğru dönüp en absürt en akıl almaz konulardan konuşup ha babam averaj topluyorum. burçlar, yıldızlar, mevlana, yunus derken ara ara masaya dönüp etrafı kolaçan ediyorum. karşımda biri var böyle gözlüklü ağız hafif aralanmış ilgiyle (aslında dehşetmiş o) beni izliyor. sonradan onun masanın en sağlam içicisi olduğunu öğreniyorum. sonra, kısa bir zaman sonra kadehimi hafif havaya kaldırıp "içinde durduğu gibi durmaz ehehe" gibi bir şey diyorum. sonrası koyu, zifirzindan bir karanlık...

zaman: sabahın geç vakitleri... öğleye çok yakın. mavi bir kanepe, üzerimde ağır bir yorgan. başımda yapış yapış bir ıslaklık. bez! kim koydu bunu lan. ayrıca burası neresi ben nerdeyim. başımda arkadaşım ve eşi. kızın elinde mavi bir kap! sabaha kadar kustun, kan geldi panik yaptık. doktor çağıracaktık nerdeyse ki uyudun şükür diyorlar. pehh! ulan kepazeliğe bak, rezilliğe bak. ne oldu bana anlatın diye ağlamaklı bir nidayla inliyorum yattığım yerden. ağzımın içi de afedersiniz bok gibi. dün süper şov yaptın var ya diyorlar. dur sana anlatacağız. bir sürü foto da çektik. ne biçim gülüyorsunuz ya, sahi ne oldu diye daha acıklı inliyorum yorganın altında. herhalde bir daha gidemeyiz o meyhaneye sayende ama unutulmaz bir gece yaşattın herkese diye gülüyor imalı imalı. ve ben yatağın içinde bir beden küçülüyorum utancımdan. ve bir bir anlatıyorlar yediğim haltları. ben atmayın ya, sallamayın, doğruyu söyleyin bak ünlemleriyle dalıyorum her bir lafın arasına. hatırladığım o son görüntüden sonra yaklaşık 5 saat kadar daha meyhanede kalınmış... bu süre içinde ana yemekler yenmiş, pasta kesilmiş, şarkılar söylenmiş. ben hiçbirini hatırlamıyorum. ama sen hepsinde halay başıydın maşallah diyorlar, bir türlü inanmıyorum. şaka yapmayın lan diyorum. nafile. sadede gelecek olursam yapılanlar şu maddelerle özetlenebilir.

* masadaki kadınların hepsini azarlamak, laflarını kesip erkekleri konuşturmak, siz zaten hep böylesiniz, hepiniz aynısınız türünden abuklamak. (gülüşmeler)

*ikide bir tuvalete çıkmak, kapıyı kilitleyip içerde ağlamak, garsonların defalarca çıkarma girişimleri, kısacası hepsine kabus olmak. (gülüşmeler)

* elimden kadehi almaya kalkan bir hanıma kafayı takmak ve gecenin sonuna kadar nihat doğan formatında seriye bağlamak, kadını ha babam perişan etmek ama o hanımın da (medeni biriymiş şükür) diğerleri gibi beni ciddiye almaması, takmaması (gülüşmeler)

* aynı zamanda meyhaneye adı verilen sahibinin vefatı üzerine meyhaneyi idare eden oğluyla gecenin sponsoru teyzenin taziye konuşması yaptığı esnada "baba benim, baba benim" diye masayı yumruklamam, "he he baba sensin" diye iki kişinin beni kollarıma girerek dışarı çıkarması (gülüşmeler)

* sonra benim yeniden ağlamaya başlamam, bunun epey bir sürmesi (gülüşmeler)

* takside beni arka üçlüde ortaya almaları, bu haldeyken bile şoföre karışmam, abi kusura bakmıyorsun değil mi şeklinde adamı sakinleştire sakinleştire yarım saati bulan bir yolculuk (gülüşmeler)

* bu arada "çişim var" diye tutturmam, adamın iki de bir arkaya dönüp "işemez di mi bu" deyip endişeli endişeli konuşması, zaten trafik fobisi olan kız arkadaşın şoföre "önünüze dönün" diye diye oracıkta panik atak geçirmesi, bir de onunla uğraşmalar (gülüşmeler)

* taksiden iner inmez benim pantalonu çözmem, dur yapma etme demeye kalmadan apartmanın kapısına şarıl şarıl işemem (gülüşmeler)

* arkadaş beni zaptetmeye çalışırken eşinin olayı anlayamayıp noluyor diye seyirtmesi, o halime bakakalması, bu esnada arkadaşın "sen bakma istersen!!" diye eşine şey etmesi (gülüşmeler)

* 5. kata çıkamadan sızmam, eve sürükleyerek sokmaları, sabaha kadar kusmam ve sabaha kadar kimseyi uyutmamam (gülüşmeler)

* bütün bu kepazelikleri yaşatmama, herkese kabus olmama rağmen masada beni dikkatle izleyen süper içici eleman ve ekibi tarafından takibe alınmam, rakı sofralarına ısrarla davet edilmem, tabii ki uzuuunca süre gelen tekliflerin tamamını reddetmem."abi bu var ya..." şeklinde rakı sofrası hikayelerine şakşukadan mualla meze olmam. (mütemadiyen gülüşmeler)

* sponsor teyzeyle her karşılaşmada utanmalar, tekraren özür dilemeler; onun da "olur evladım böyle, biz rakı sofralarında ne adamlaar gördük" demesi... bu iyi mi kötü mü, pek anlayamadım haliyle.
0
lazarus
(24.05.11)
(10)

Yara geçmiyor bir türlü! İmdat!

ermanen
tırnağımın kenarında "tırnak batması" yüzünden iltihaplanma olmuştu. bepanthen merhem ve 3 antibiyotikli iyileştirici merhemler sürüyorum. 1 haftadır geçmedi. Daha önce de olmuştu böyle birşey ve 2 günde geçiyordu. Bu sefer niye geçmiyor, ne yapmam lazım başka? (doktora gitmek dışında, iyileşme beli
tırnağımın kenarında "tırnak batması" yüzünden iltihaplanma olmuştu. bepanthen merhem ve 3 antibiyotikli iyileştirici merhemler sürüyorum. 1 haftadır geçmedi. Daha önce de olmuştu böyle birşey ve 2 günde geçiyordu. Bu sefer niye geçmiyor, ne yapmam lazım başka?

(doktora gitmek dışında, iyileşme belirtileri var biraz ama bildiğiniz başka yöntemler de denemek istiyorum önce)
0
ermanen
(23.05.11)
dolama olur ora kesin doktora git (bkz: gamlı baykuş )
0
borzoi
(23.05.11)
(bkz: bactroban)
0
kayranin kedisi
(23.05.11)
'kara merhem' diye bişey vardı ama ne olduğunu hatırlamıyorum ben ondan sürmüştüm zamanında iyi gelmişti ama yine de bi araştırın siz.
hatta başlıkta yazılmış bikaç şey; (bkz: kara merhem)
(bkz: dolama)
0
oku oku yazar ol
(24.05.11)
Pedikür'de batan tırnağı temizlettir. Annenin önerdiği bayana git. Herkes yapamaz.
0
Survivorman
(24.05.11)
kantarun yagi sur bir haftada gecer. attarlardan alican.
0
teflon
(24.05.11)
çay ağacı yağı da geçirir mi?
0
🌸ermanen
(24.05.11)
çay ağacı yağı daha çok sivilcelerde kullanılıyor diye biliyorum ben ama bunda da işe yarar mı bilmem. Bence de bactroban iyidir, tırnak batmasında ben de bactroban kullanmıştım.
0
physcos physcos
(24.05.11)
dolamaya kara üzüm habbesi gold standart tedavi ama sen yine de penisilin türevi antbiyotik bi de ağrı kesici al 5 gün kullan geçmezse kara üzüm habbesi tedavisi için toktora git
0
brubaker2
(24.05.11)
bactroban bu ülkede reçetesiz alınabiliyor mu bilmiyorum. onun gibi bir merhem almıştım zaten. ama bactroban daha iyi birşey sanırım.

onun dışında diğer söylediğiniz kara merhem, kantarun yagı ve kara uzum habbesi nerden nasıl bulunur burda hic fikrim yok.

neyse biraz daha bekleyeceğim, sonra doktora gideceğim artık.
0
🌸ermanen
(24.05.11)
kara üzüm habbesi şakkaa lan şakka dediğim gibi sen önce bir tohtora git değerlendirsin sonra bactrobanlar duodcidler ..
0
brubaker2
(27.05.11)
(16)

yasam

same
20 yasindayim liseyi gecen sene turkiyede bitirdim istanbulda.7 ay once kanadaya geldim ingilizce ogrenmeye dil okulundayim 7 aydir.ardindan universite okumayi planliyorum kanada da...buraya kadar hersey cok guzel gorunebilir size...simdi az sonra soyleceklerim seyler size lan bu adam salakmi malmi
20 yasindayim liseyi gecen sene turkiyede bitirdim istanbulda.7 ay once kanadaya geldim ingilizce ogrenmeye dil okulundayim 7 aydir.ardindan universite okumayi planliyorum kanada da...buraya kadar hersey cok guzel gorunebilir size...simdi az sonra soyleceklerim seyler size lan bu adam salakmi malmi niye boyle seyler soyluyor falan filan diyebilirsiniz normaldir...benim hep yurtdisinda okuma gibi bi hayalim vardi ardindan ulkeleri arastirmaya baslamistim amerika ingiltere avustralya yeni zelenda guney afrika kanada hangisine gideyim diye en iyi ingilizce egitimi nerede alabilirim diye...kuzenin 2 sene once avustralyaya gitmisti universite okumaya soyledikleri seyler hicte ic acica degildi zaten avustralya ingilizce aksani cok degisik o yuzden bende avustralya yi istemiyordum amerika da arkadasim okuyordu ve yillik 45 bin dolar veriyordu uniye cok pahali buldum amerikaya gitmedim istesem baska sehrine gidebilridim amerikanin ama icimde hic amerika sevgisi yok bide biraz tehlikeli bolge oralar o yuzden sicak bakmiyordum oraya hic.ingiltereyi dusunmeye basladim ama ingiltere bir cok pahali ikincisi turkler akin etmis oraya dil egitimi ogrenmeye gidicem derken turk arkadaslarla takilirsam ogrenemem diye gitmedim aq.Her neyse yeni zelandayi arastirmaya basladim abi baya bi guzel ulke herseyi super kucuk sirin bi ulke ama sonradan baktimki yasli nufusu cok fazla genc nufus az bide universiteleri o kadarda meshur degil.ondan sonra benim kucuklugumden beri icimde kanada ya biraz hayranlik vardi kanadayi arastirmaya basladim duyduklarim ve ogrendiklerim kanada nin cok guzel bi ulke oldugu kanisindaydi.Turk nufusu fazla yoktu dunyanin en yasanabilir ulkeleri arasindaydi universiteleri ucuzdu diger ulkelere gore ondan sonra kanadayi tercih ettim ve vizemi aldim hata birazda bende aslinda ben kanadayi gozumde cok buyutmusum heleki istanbul gibi bi sehirden kalkip kanada nin vancouver sehrine gelerek cok buyuk bir hata yaptigimi simdi cok iyi anliyorum...nedenlerini saymaya basliyorum
1-sehrim yuzde 85 i asyali asyali derken cinli hindistanli filipinli koreli japon...vs
2-genc nufus cok az ve yasli nufus cok fazla
3-ben icki kullanmiyorum burada tek eglence millet her gece pub a ve night cluba gidip icip egleniyor buda benim yasam tarzima cok ters gitmiyorum ve sikiliyorum burada
4-sehir 365 gunun 300 gunu yagmur aliyor hergun yagmur yagiyor.
5-ben vancouver i gozumde cok buyutuyordum ve istanbuldan daha iyi saniyordum cok buyuk yanilgi icerisindeyim simdi
6-kultur soku
7-aile ve arkadas ozlemi aq en kotusude bu
8-yemeklerini yiyemiyorum 7 aydir cok kotu yemekleri var
turkiyeye donmeyi dusunuyorum ama korkuyorumda simdi eger turkiyeye donersem ailem kanada dan kactinmi diyecekler niye geldin diyecekler...cunku cok buyuk umutlarla geldim arkadaslar buraya ben.babam universite oku orda gelme demisti daha once....simdi herseyi birakip istanbula gelmek istiyorum arkadaslar siz benim yerimde olsaydiniz ne yapardiniz?buraya gelirsem ne gibi sorunlar beni bekler?iyimi yapiyorum yoksa kotumu yapiyorum?artilar eksileri??
0
same
(23.05.11)
malsın neden biliyomusun benim yaptığım hataları yapıyosun. olay sende abi şimdi. yok yüzde 85 i hintli çinli, yok kultur soku falan. hayat senin hyatın, hayatı böle komplike hale getirirsen sorun yaşarsın. misal o şehir olmadımı başka şehre git. o yüzde 15 lik (hintli-çinli) olmayan kısma zar at. içmeden eğlenmesini bil, aile arkadaş özlemi geçer.

ya kısaca bak senin yerinde olmak isteyen çok adam var. bende senin gibiydim bıraktım döndüm. it gibi pişmanım. şimdi tekrar gitsem, gittiğim yerde götümü sikseler dönmem heralde. elindekinin değerini kaybedince anlıyo insan o hatayı yapma. bide insanları hor görme. o yüzde 85 lik dilimde çok kral adamlar vardır. götümü dayadığım adamlar faslıydı avrupadayken. türk arkadaşlarımdan daha yardımcı oluylardı.

yani kısacası sen bi pes etme moduna girmişsin. dönmeye bahane arıyosun. olucak bu zorluklar, geçecek. ama dönersen çok pişman olacaksın. bunları diyorum sana çünkü bende aynısını yaşadım. 3 sene yaşadığım yerden kalktım geldim. tam senin yaşındayken gitmiştim. salaklık etme olum.
0
bak bi
(23.05.11)
www.eksisozluk.com başka cevabım yoktur. kültür şok falan diyorsan bilemem tabi. sana ters ise oralar dön tabi.
0
ben smyrna
(23.05.11)
@bak bi acikcasi tedirginlik icerisindeyim bi gun geliyor lan diyorum cok guzel hersey donmicem obur gun geliyor aq malmisin burda ne isin var gul gibi istanbul varken hersey orda var burda hayat yok herkes ickici aq markete gidip bakiyorum hersey domuz eti aq lokantaya gideyim diyorum garsona bin tane soru soruyorum domuz eti varmi yemeklerin icersinde diye...ben burada masal anlatmiyorum gercekler bunlar simdi acikcasi turkiyeye cok donmek istiyorum ama korku var anasini satayim boku bokuna o kadar yilim bosuna mi gitti diye dusunurum diye kafa allak bullak kardes sen niye donmustun turkiyeye?ve hangi ulkedeydin sen?
0
🌸same
(23.05.11)
ben de gitmek istiyordum kanada'ya.o kadar mı kötü?aslında arkadaşın da dediği gibi hintli, çinli, koreliler falan belki sana daha fazla yardımcı olur.ne de olsa onlar da yabancı.okanadaya ilk gittiklerinde belki de seninle aynı sorunları yaşamışlardır.sana yardımcı da olabilirler.devamlı yağmur kötüymüş.bir de yemeklerini yiyememen. ama hiç yemeklerini yiyebileceğin farklı ülkelerin mutfakları olan restorant gibi yerler yok mu?bir de yine arkadaşın dediği gibi aile arkadaş özlemi geçer tahminim sen yapmak istedğin şeylere odaklandığında.tabi ben bilmeden atıp tutuyor da olabilirim.hiç yabancı bir ülkede yaşamayı denemedim ama dediğim gibi kanada bana güzel bir ülke gibi görünüyor.
0
hashikio
(23.05.11)
mallığı bırak, kendine gel! vancouver ve istanbul karşılaştırıyorsun, iyi misin? vancouver kaç yıldır dünyanın en yaşanılır şehri seçiliyor. eften püften sebeplerden vazgeçemezsin. bu fırsat kimin eline geçiyor? sıraladığın maddelere gelelim:

1. %85 demişsin ama o kadar da değil be. nüfusun %35'i falan asyalı. hem ne olmuş öyleyse?

2. genç nüfus az değil. yaşlı nüfus daha az. şu kaynaklara bakabilirsin:
daily.sightline.org
vancouver.ca

3. evet genelde pub ve night club fazla oluyor kanada şehirlerinde. kültür böyle. ama onun dışında da güzel ve keyifli kafeler de bulabilirsin. kocaman şehir. bir sürü aktivite ve bir sürü grup var.

4. vancouver kanada'nın en ılıman şehri. yağmur yağması sorun yaratmıyor ki? hiç su baskını duydun mu bu şehirde? ayrıca yazın çok güzel ve harika plajları ve doğal güzellikleri var.

5. istanbul'dan daha iyi demişsin de orasını göremedim. istanbul zengin adama güzel. oturursun en güzel semtinde, dünyayı gezersin. evet o zaman güzel.

6. kültür şoku 7 aydır geçmedi mi hala? bu sen de bitiyor biraz. farklı aktivitelere katıl, farklı insanlarla tanış. girişken ol.

7. evet aile ve arkadaş özemi en kötüsüdür. buna katılıyorum. e arkadaş edin işte. buraya gelirken bunun bilincinde gelmedin mi zaten. belki ailen de gelir daha sonra.

8. kanada yemeği diye birşey yok ki. hangi yemeği yiyemiyorsun? bütün dünya mutfakları var. türk yemekleri yapan yerler bile var. o da olmadı kendin de yemek yapabilirsin hem uğraş da olur bir nevi.


bunun dışında vancouver dışındaki diğer kanada şehirlerini de deneyebilirsin belki. toronto için bir nevi eğlence ve genç nufüs bakımından daha iyi denebilir ve toronto'da iş imkanları daha fazla. ayrıca toronto biraz daha ucuz vancouver'a göre.


neyse şimdilik bu kadar, toronto hakkında soruların olursa cevaplayabilirim. genel anlamda da soru sorabilirsin ya da sohbet edebiliriz.

iyi düşün! :)
0
ermanen
(23.05.11)
ben kanadaya gitmek için binbir yol arıyorum. sen dönecem diyorsun. aman diyim dönme. döneceksen de beni aldır oraya öyle dön.
0
maresal jedi
(23.05.11)
@ermanen yazdiklarini buyuk bir dikkatle okudum anladigim kadariyla kanada da yasiyorsun veya daha once yasamissin yada danisman firmada calisiyorsun.neyse abi sorun bendede olabilir iste zaten ben kanada yemekleri derken bircok ulkenin yemeklerinden bahsetmistim hindistan cin japon kore mexico ben bu ulkelerin yemeklerini hic begenmedim heleki japonlarin sushi si hic guzel degil...

@maresal jed niye bu kadar gelmek istiyorsun kanada ya? sebep ne? sonra sende geri turkieyeye donmek istersin o zaman is isten gecmis olur bende senin gibi dusunuyordum kanada ya gelmeden once ama hersey dusundugun gibi gitmiyor
0
🌸same
(23.05.11)
ya oraya uyum sağla
yemeğini, havasını ,insanını ,kuralını ,eğlencesini ,doğasını vs vs sev ,bir parçan gibi gör.
Eğer bunu beceremem ben buraya ait değilim diyorsan hemen geri dön.
Ailem ne der ,o ne der diye bakma.
Sonuçta hayat senin hayatın ve bir kere yaşıyorsun.
Pişman olacaksan da olacaksın sonuçta hiçbirşeyin garantisi yok hayatta.
0
justaphantom
(23.05.11)
bi an aklima su soz geldi Her tercih bir vazgecistir.ne kadar da dogru bi soz
0
🌸same
(23.05.11)
ORda yaşamayı beceremiyosan, Turkiye ye hic donme öl daha iyi
Zaten 7 aydır yapamadiysan sana beceriksizsin demek istiyorum
0
benlik bu kadar
(23.05.11)
panpa en önemli sebep eğitim. ben doktora yapmak için kanadaya gelmek istiyorum.
hem dünyanın diğer ülkelerine göre ucuz. hem sağlık konusunda amerika gibi sicko bir ülke değil. hem de üniversiteleri çok iyi.
adamların üniversiteleri iyi. orda bir eğitim alıp 3-5 yıl sonra tekrar döndüğümde bana çok daha fazla kapı açılacağı kesin.
hayat görüşüm olarak farklı kültürler farklı insanlar tanımak istiyorum. çalışıp çalışıp 2 haftalığına bir yabancı ülkeye gidip tatil yapıp gelmekten çok daha iyidir orda okumak.
bu arada o çinli hindistanlı adamlar zeki adamlar. onlardan yararlan.

en kötü şey aileden, sevdiklerinden uzak kalmak olur. ama ben ömür boyu yaşamayı düşünmüyorum yurt dışında oğlum oku gel işte lan. valla burda ki eğitim hiç iyi değil. katlanacaksın o kadarına.

yemek konusunda söyleyebileceğim bir şey yok beni en çok düşündüren ikinci konu da o. ama vardır yani bulunur bir şeyler.

valla biz deli gibi içiyoruz yanımızda içmeyen elemanlarda var gayet eğleniyoruz. içenlerle takılmam diyorsan orasını bilmem.(tabi ayyaş tarzında sürekli sarhoş birileri de çok hoş olmaz da neyse)
0
maresal jedi
(23.05.11)
bence biraz daha savaşmalısın. çok fazla ön yargılısın. publarda sadece içki içilmiyor. bir arkadaş grubun olsun onlarla akşamları dışarı çık sen içki yerine vişne suyu iç. ama eğlenmene bak, kanadada olmanın tadını çıkar.
yemek falan demişsin, e öğren biraz kendi yemeğini kendin yapmaya çalış zaten sürekli dışarda yemek ne olursa olsun insanı yorar.
baktın hala olmadı bas gel. ne var sanki dünyanın sonu mu denedim olmadı dersin.
0
omonia
(23.05.11)
beyler sakin filmlerde gosterilen o cok guzel diye hitap edilen ulkelere aldanmayin sakin haaa....bunlar bi oyundur gercekten turkiye dunyanin en guzel ulkelerinden biri hatta istanbul 1 numara sehir sakin yok oraya gidicem yok orada bunu yapicam demeyin oturun oturdugunuz yerde bokmu var sanki baska ulkelerde?gidince ne oluyor
0
🌸same
(23.05.11)
dil okulunu bitir ve don derim..belli ki alisamamissin. avustralyada vatandaslik alan bir arkadasim var binbir bahaneyle abd ye gitti sonra holkandaya simdi de ingiltere de yasiyor..yurtdisinda yasamaya alismak o kadar da kolay degil. refah seviyesi onemli birsey ancak tek kriter degil, goruldugu gibi. kendini zorlama oralarda kalmak icin. son soz, istanbul sahane bir sehir ve is pitansiyrli de hayli yuksek.
0
african rain
(23.05.11)
amerika'da state universitylerden birine git. egitim $25k-30k arasi olur ve hic tehlikeli yerler falan degil oralar. grow some balls.
0
blackworld
(23.05.11)
bende biraz senin gibiydim ilk italyada okumayı düşündüm daha sonra fransamı dedim hem eğitimim içinde dünyanın en iyi yerleriydi hemde daima bi italya hastalığım vardı ama herşeyi gözümde büyüttüğümü sonradan farkettim insanlar kendilerine uzak gelen şeyler için karşılarındakinde varsa kıymetini bilsin isteyebiliyorlar şuan istanbulda okuyorum ve iyiki burdayım iyiki gitmek gibi saçma sapan bişi yapmamışım diyorum ki benim kültür problemim yemek sorunum yok hatta saydığın hiç bir sorun bende yok gayette yaşıyabilirdim ama sonuç ben istanbulu dünyanın hiç bir yerine değişmem
0
gokch3
(24.05.11)
(3)

90'lardan dev örümcekli film

theames
böyle dev örümceklerin insanları öldürdüğü korku filmi vardı bi tane. kızlı erkekli bir grubun uçağı bir yere düşüyordu. orda örümcekler bunları yiyordu işte. hatta yanlarında eğitimli profesör vardı da düştükleri yerdeki ölü bir dev örümceğe plastik diyordu. halbuki gerçekti tabii örümcek. efektler
böyle dev örümceklerin insanları öldürdüğü korku filmi vardı bi tane. kızlı erkekli bir grubun uçağı bir yere düşüyordu. orda örümcekler bunları yiyordu işte. hatta yanlarında eğitimli profesör vardı da düştükleri yerdeki ölü bir dev örümceğe plastik diyordu. halbuki gerçekti tabii örümcek. efektleri filan çok kötüydü filmin. neydi adı? pilotla sevişiyorlardı falan. 200'lerden de olabilir
0
theames
(22.05.11)
(bkz: arachnia)?
0
ufukcel
(23.05.11)
MaraudeR
(23.05.11)
marauder'in dediği doğrudur.

bi de buna benzer "eight legged freaks" var:
www.imdb.com
0
ermanen
(23.05.11)
(3)

Bu malzemelerle ne yemek yapim

ermanen
ince dilimler halinde kesilmiş tavuk göğsüsoğanhavuçmantardomates salçasızeytinyağıkolay olsun biraz
ince dilimler halinde kesilmiş tavuk göğsü
soğan
havuç
mantar
domates salçası
zeytinyağı

kolay olsun biraz
0
ermanen
(22.05.11)
tavuk soteden başka bir şey yapma ihtimali olmasa gerek!!
0
ogzi
(22.05.11)
tavuk sote yapıyorum hep ya. başka ne yapılır?
0
🌸ermanen
(22.05.11)
0
ucan sincap
(23.05.11)
(3)

buzluktaki pizza ne kada dayanır? - acil

chuck
??? Heralde 2 3 hafta olmuştur bilemiyoum ki? Ama buzlandığına göre olmuştur? Yenir di mi bu yenirse bişey yapar mı?
??? Heralde 2 3 hafta olmuştur bilemiyoum ki? Ama buzlandığına göre olmuştur? Yenir di mi bu yenirse bişey yapar mı?
0
chuck
(22.05.11)
hiç bişey yapmaz ye güzelcene. çözülüp, tekrardan donduysa sorun olur sadece.
0
bodah
(22.05.11)
eger aciktaysa 4 ay kadar hatta daha uzun dayanir. eger amabalajin icindeyse istedigin zaman cikarana kadar dayanir.
0
ermanen
(22.05.11)
5 ay sonra ambalajindan acip yedigim pizzalar oldu. derin dondurucuda ise bi sey olmaz. sadece peynirli ise daha da uzun gider.
0
roadrunner merlin
(22.05.11)
(36)

Bir kız meselesi... Lütfen üşenmeyin dostlar, hiç iyi değilim...

dergus
Dertliyim arkadaşlar… Kafayı yemek üzereyim. Duyuruya da ilk kez böyle bir dert açıyorum ki sizlerin değerli fikirleri, belki bana bir çıkış yolu gösterir…Arkadaşlar, Facebook’tan tanıştığım bir kız vardı. İsmi bende kalsın, üç beş muhabbet derken birbirimize bayağı bir ısındık. Zamanla telefonlaşma
Dertliyim arkadaşlar… Kafayı yemek üzereyim. Duyuruya da ilk kez böyle bir dert açıyorum ki sizlerin değerli fikirleri, belki bana bir çıkış yolu gösterir…

Arkadaşlar, Facebook’tan tanıştığım bir kız vardı. İsmi bende kalsın, üç beş muhabbet derken birbirimize bayağı bir ısındık. Zamanla telefonlaşmalar derken, bu yakınlık iyice arttı ve nihayet okuduğu şehirden, ailesini ziyaret etmek maksatlı İstanbul’a geldi. Geldiği günde benimle buluştu, ki çok güzel bir gündü. Beraber benim okuduğum üniversitede, benim dersime girdik falan. Oradan Taksim, Eminönü, Sarayburnu, Gülhane…

Onun okuduğu şehre dönmeden, bir kez daha buluştuk; daha kısa ama yine güzel bir buluşmaydı. Annesiyle kavga etmişti, otogara götürdüm, ben yolcu ettim… Yaşadığı şehre döndüğünde de telefonlaşmalarımız devam etti ve inceden inceye birbirimizden hoşlanmaya başladığımızı da itiraf etmeye başladık. İlişkimizin şöyle bir yönü vardı, o kendince çelişkilerle dolu tesettürlü bir kız, ben inancını yitirmiş, sol görüşlü ama sola zere faydası olmamış, içten içe de ilişkiler konusunda oldukça muhafazakar bir vatandaş. Seneler önce biten çok ciddi bir ilişkimden sonra, bir türlü dikiş tutturamamış aynı zamanda; ve kendimin de tasvip etmediği bir takım zevk-ü sefa alemlerine de sirayet etmiş biri. Bunu da ona anlatırdım, içimdeki vicdan azaplarını, kırdığım kalpleri, onun yanındayken daha iyi bir adam olduğumu. Onda dinmek istediğimi, sessizleşmek, durgunlaşmak istediğimi… Öte yandan, kendi hayatımı da bir nevi nezarethane hayatına benzetirdim ki, aileyle yaşamak, hep erkeklerden kurulu bir çevre, ve ancak o çevreden kaçarak kaçamak yaşadığım ilişkiler… Kısacası bu kız, soluk aldığım çok güzel bir ova, bozkır gibiydi. Durgun, sessiz…

İçimde bir takım korkular da vardı, ayrı şehirlerde yaşamak, birbirimizi yeterince tanımamak gibi… Bunu da ona sıkça belirtirdim, korkuyorum diye. Bu yüzden adını koyamıyorduk zaten ilişkinin. Derken, bir şekilde beni yaşadığı şehre çağırdı. Öğrenci evine… İşin aslı, korktum. Ama sevindim de. Korkumun sebebi evin fazlasıyla sosyal ortamı, sevincimin sebebi ise hatunumu görecek, onun yanında kalacak olmak…

Velhasılı oraya gittim. Gittiğimin gecesiyle bazı korkularım gerçek olmaya başladı. Otogardan, bir erkek arkadaşının arabasıyla beni aldılar. Arabada beş kişiyiz, 3 erkek, 2 kız. Bir ölüm sessizliği, kimsenin konuştuğu yok. Eve geldik, evde daha da kalabalıklaştık. 5 kız, 4 erkek olduk. Salona oturuldu, çaylar demlendi, muhabbet edilecek. Ancak, sürekli okudukları okulun festivalinden bahsediliyor, konuya müdahil olamıyorum… Aralarındaki ortak muhabbetten, esprilerden gidiyorlar. Yeni gelen adama yöneltilen sorular olur ya hani, onlar bile çok kısa, çok isteksiz gibi. Bilmiyorum, belki de ben böyle hissettim ama, sonuç olarak benim hatun da o insanlarla senelerdir tanıştığı için, benle pek ilgilenemiyor… Genelde o vatandaşların muhabbetine katılıp, o da gülüp eğleniyor falan. Velhasılı, sabaha kadar oturuldu. Çok sıkıldım, gerildim. Yatacağım odaya giderken, o geldi. Biraz konuşalım dedi. Yatağa oturduk.. Elini tuttum, dizine yattım. Daha çok başbaşa vakit geçirmek istediğimi söyledim. Giderken de, keşke beraber uyuyabilseydik dedim ama inanın bu bir teklif falan değildi. İçimden geçen, çok safça bir dilekti sadece. Gelecekte olmasını istediğim bir dilek...

Herneyse, ertesi gün başladı. Kahvaltı bilmemne derken, eve başka vatandaşlarda geldi. Daha da kalabalıklaştık. Bir yandan da benim hatun, erkek arkadaşlarıyla da benden daha samimi olduğu için korkunç kıskanıyorum. Rahatsız oluyorum. Zira el kol şakaları yapılıyor, vs. Biraz da benimki kapalı olduğundan, onda bir dokunulmamazlık arıyorum. Göremedikçe o hassasiyeti, daha da sıkılıyorum. Ortamdaki ortak muhabbet ise, aynı soyutlanmışlıkla sürüyor. Konuşabileceğim her konuya müdahil olmaya çalışıyorum, ama olmuyor. Hep ortak şeyleri konuşuyorlar. Öyle böyle yine akşam oluyor, ricam üzerine ufak bir şehir turu yapıyoruz başbaşa. Belki 1 saat sonra, yine çağırıyor arkadaşları. Arkadaşlarından birinde yemek yenecekmiş, oraya gidecekmişiz. İstemsizce kabul ediyorum, bir yandan hatuna memnuniyetsizliğimi dile getiriyorum. Daha çok başbaşa kalalım diyorum, bu şekilde seni tanıyamıyorum, ilişkimizin adını koyacak noktaya gelmemiz zorlaşıyor diyorum. O da sürekli daha çok ilgi göstereceğinden söz ediyor… Velhasılı o eve varıyoruz, yemek yeniyor. Daha dar bir masada, yine muhabbet başlıyor. Bu sefer daha sıcak bir muhabbet ediliyor derken, haydi pis yedili oynayalım diyorlar ki kart oyunlarını hiç sevmem, ve sembollerinin dahi ne anlama geldiğini bilmem. Öğretiriz diyorlar, mecbur kabul ediyorum. Topluluktaki çıban başı pozisyonundan korkuyorum. Neyse, öğretmeye çalışıyorlar, başlarını anlıyorum ama gittikçe kafam karışıyor, pes ediyorum. Siz oynayın, ben laptopta takılırım diyorum. Sözlük, facebook bilmemne derken, saat sabahın 06:30’u oluyor ve eve dönüyoruz. Evde 1 saat daha toplu muhabbet ediliyor, hatun hadi yatalım diyor. Ben yine biraz başbaşa kalır, dertleşiriz derken; direk kendi odasına yöneliyor. Çok moralim bozuluyor, biraz konuşalım diyorum, hastayım, yorgunum diyor. Odaya geçiyorum, hiç uykum yok. Hiç ilgi görmemişim, benim hatun değil herkes muhabbetinde, keyfinde, eğlencesinde ve korkunç yalnızım. Bir sms atıyorum, keşke kart oyunlarıyla yormasalardı seni diyorum. Söz veriyorum, daha çok ilgileneceğim kalan iki gün seninle diyor. Çocuk gibi ilgi beklemekten sıkıldım diyorum, izin ver geri döneyim, sende rahat et, senin de keyfini bozuyorum diyorum. Hayır seninle ilgilenmek istediğim için ilgileneceğim diyor. Ertesi günde aynı ortam yaşanacağını tahmin ettiğimden, istanbul’a geri dönmek fikriyle güne başlıyorum. Herkesten saatlerce erken uyandığım için, mutfakta mal mal kitap okuyor, sigara içiyorum. Hatun uyanıyor, geliyor. Çok erken uyandığımı anlayınca canı sıkılıyor, derdimi anlatıyorum. Bence bugün de benimle ilgilenemeyeceksin diyorum, arkadaşların sürekli etrafında olacak diyorum. Onlar fenerin maça gidecekler, oradan da festival geçecekler; sadece ikimiz kalacağız diyor. Bak bir terslik çıkarsa moralim çok bozulacak diyorum, izin ver gideyim diyorum. Hayır diyor. Kabul etmek zorunda kalıyorum. Arkadaşları maça gidiyorlar, pat yarım saat sonra kapı çalıyor. Gelen bayan arkadaşlarından biri. Aha diyorum içimden, dediğim oldu. Üçlü oturuyoruz bir müddet, hatunun gideceği yok. Cimbomluymuş zira. Sigara alma bahanesiyle evden çıkıyorum, dışarıda yürüyorum bir saat civarı. Arıyor, geliyorum diyorum. Geliyorum, mutfakta bu sefer 1 kişi daha var. Daha da canım sıkılıyor, odama geçiyorum. Tavana bakıyorum öyle, derken odaya geliyor. İçeri gelmeyecek misin diyor, biraz dinleneyim geleceğim diyorum. Yine gitmiyorum, tekrar geliyor. Arkadaşım çok ısrar etti, bugün de festivalin son günü; hadi festivale gidelim diyor. Çıldıracak gibi oluyorum, dalga mı geçiyorsun diyorum. Hani söz vermiştin diyorum, gelmem diyorum kesinlikle. Onun da gitmeyeceğini umuyorum. Arkadaşım iki hafta sonra memleketine gidecek, belki de hayatımız boyunca bir daha görüşemeyeceğiz, hem bu gece hayatımızda katılabileceğimiz son festival diyor. Kesin bir dille reddediyorum, o gitmeye karar veriyor. Yabancı bir evde yalnız kalmanın boktanlığı ve yıkınlığıyla kalakalıyorum ortada… Gitmeyeceğini ummak, ve gitmesi. Çok yıkıyor beni. Gidiyorlar. Ağlama raddesine geliyorum, ağlayamıyorum. Yazı yazıyorum, onun bilgisayarının göremyeceği bir klasöre koyuyorum. Bir nevi günlük gibi, anlık, tek günlük bir yazı… Odaya geçiyorum, kitap okuyorum. En sonunda geliyorlar. Tanımadığım iki erkekle birlikte. Hepsi 5’er yıllık arkadaşları, abileri, kardeşleriymiş. Neyse ki bu çocuklar biraz daha candan. Sabaha kadar muhabbet ediyoruz keyifsizliğime rağmen. En sonunda gidiyorlar. Ben, hatun ve evdeki diğer iki arkadaşı kalıyor sadece. Onlar da yatmış. Salona geçiyoruz, ben gidiyorum diyorum. Yat, uyu, dinlen; beraber kampüse de bir çıkalım, akşam gidersin diyor. Reddediyorum, biraz konuşalım, gideyim diyorum. Konuşuyoruz, durumu tartışıyoruz. Haksızlığını kabul ediyor, mahçup bir halde. Ama ilk gecenin sabahı, odasında başbaşa kaldığımızda; elini tutmamdan, dizine yatmamdan çok rahatsız olduğunu, bu yüzden de özel ilgi göstermekten korktuğunu ifade ediyor. Bunu niye baştan söylemedin diyorum, söyleyemedim diyor. Ayrıca ilişkimizin adı konulmadığından, arkadaşlarımın yanlış anlamasından korktum diyor. Arkadaşlarıyla ilişkisinden çok rahatsız olduğumu, başörtülü bir kıza bunların yakışmadığını söylüyorum, özgürsün diyorum; örtüyü çıkar istediğini yap ama başında örtü varsa hakkını ver diyorum, haklısın diyor… Dışarıda gezseydik diyorum, param yoktu diyor… Çok yorgun bir halde, uyudu uyuyacak ayrıca… Sıkıntılı muhabbetten ve hayalkırıklığından ikimiz de bunaldığımızdan, hadi diyorum gitmeden bir eğlenceli 5 dakika geçirelim. 5 dakika gülüyor, eğleniyoruz. Omzuma başını yaslıyor, uyuya kalıyor… Uyanıyor sonra, odama gidiyorum, giyiniyorum, hazırlanıyorum. Evden çıkıyorum, beni iletmesine izin vermiyorum. O da çok ısrar etmiyor…

Normalde sms’le her şeyi birbirine haber veren bir ikili olarak, otobüse bindiğimi falan haber vermiyorum. Çünkü kırgınım. Boğaz köprüsünü geçerken, sms geliyor. Haber vermediğimden sitem eden… Uykulu olduğunu bahane ediyorum. Bu sefer inince ben sms atıyorum, cevap akşam geliyor. Gözün aydın diye… Buna inanıyor musun diyorum, bilmem diyor. İğneliyor. Başarısız olduğuma dair bir şarkı sözüyle karşılık veriyorum, beni affet ne yaptığımı bilmiyordum minvalinde bir cevap veriyor… Hayalkırıklığından, yenilgiden bahsediyorum; daha da cevap gelmiyor… Tam 3 gün geçiyor. Facebook’ta sıkıntılı şeyler paylaşıyor, keşke gitmeseydin sözlerinden oluşan şarkılar vs… Herhalde bu kız beni özledi diyorum, arıyorum… Şoka uğruyorum, ben haklı olduğumu düşünürken, tamamen benim haksız olduğumu, ortamdaki herkesin keyfini kaçırdığımı, evdeki kimseyle selamlaşmadan ayrıldığımı, onu küçük düşürdüğümü, başbaşayken yaptıklarımla onu da kullanıp atmak istediğimi, ortamlarını beğenmediğimi, küçük gördüğümü, hayatına aşırı müdahele etmeye meyilli olduğumu, eğer benle olursa ileride de hep sorun yaşayacağımızı vs söylüyor. Daha tanışalı 2 ay olan bir adam, 5 senelik arkadaşlarıma ve başörtüme vs karışamaz diyor. Ve seni sevmiyorum diyor. İçime acaip oturuyor, Ben seni seviyorum diye bağırıyorum. Bu kadar çabuk karar verme diyorum. Verdim diyor. Arkadaş da mı kalamayacağız diyorum, Bilmiyorum, öfkem biraz geçsin diyor. Öfken geçince arkadaşlığı değil, beni sevip sevmediğini düşün diyorum. Tamam diyor. Dünden beri mal mal bekliyorum. Face listesinde hep online, bir şey yazmıyor. Msn’de online, bir şey yazmıyor… Çok kötü bir durumdayız…

Arkadaşlar, ben bu kızı herşeye rağmen seviyorum. İçimde acaip bir boşluğu doldurdu. Ama hareketleri çok dengesiz, bir yaptığı, bir ettiğini tutmuyor. Düşünsenize, hayatımda en haklı olduğumu düşündüğüm olayda, çok haksızmışım gibi bir tepki alıyorum misal; üstelik ben oradayken, o da bana hak verip, kendini suçlarken. Galiba arkadaşları onun için çok değerli olduğundan, onların dolduruşuna geldi. Belki haklı da…. Bende kendi duygularıma güvenemez oldum. Belki de haksızım diyorum. Size soruyorum, haklı olan kim? Ne yapmak gerek? Facede, msn’de online olup konşamamk çok kötü, ama gurursuzluk da etmek istemiyorum. Çünkü bir kere denedim gördüğünüz gibi telefon açmayı, ağzına geleni söyledi. Kız burçlara çok inanıyor, İkizler burcu. Ben inanmıyorum, Yay burcuyum…

Biliyorum ki bir çoğunuz, bu ilişki çoktan bitmiş, yürümez diyorsunuz. Üşenmeyip okursanız tabii, ama yürümesi için ne yapabilirim sizce? Ne yapılabilir? Aklım durmuş vaziyette… Tam da final dönemi, tez yazım dönemi olmamalıydı bu. Ama aklım ondan başka hiçbir şey düşünemiyor. Haklılığı, haksızlığı; olayları düşünüyorum sürekli. Ve mutlu olduğumuz zamanı düşündükçe kafayı yiyorum.

Bazılarınız aga internet ilişkisi zaten böyle olur falan diyeceksiniz, diyin abi. Haklısınız… Ama bu bir çaresizlik işte, böyle denk geldi. Alıştım ona. Onu unutmak istemiyorum, unutabileceğimi biliyorum…

Üşenmeyip okursanız, şimdiden sağolun…
0
dergus
(21.05.11)
oturdum okudum. fazla kasıyorsunuz gibi geliyor bana. o yazmıyorsa siz yazın, üstüne gidin meselenin, baktınız olmuyor uyuşmuyorsunuz demek ki yapacak bir şey yok yani. öyle çat diye bi iki ayda hemen hayatına bu derece müdahale etmek bence de garip, yok başörtülü kadına yakışmazmış yok kart oyunu banalmiş böyleymiş şöyleymiş.
0
roket adam
(21.05.11)
hepsini okudum da hem ona inanamıyorum hem de bu kadar dramayı nasıl kaldırıyorsunuz ona da inanamıyorum.. oluruna bıraksanız, eğlenseniz.. belki öyle olsa daha iyi olacak.. olmuyorsa da zorlamayın ne bilim.. hem başka şehir hem başka kişilikler falan...
0
ermanen
(21.05.11)
canım sıkılıyordu, üşenmedim okudum hepsini.

Bu ilişkide iki tarafın da suçu var %51'i sende. Hatunun kalbine giden yol arkadaşlarından geçiyor ilk etapta, sen kendini kızın arkadaşlarına sevdirememişsin ki...

sen evde yokken senin hakkında konuşulmuyor sanıyorsan yanılıyorsun, muhabbeti de söyleyeyim "lan ne uyuz adam yahu, her şeye muhalefet bik bik"

bu konuşmalar canım cicim aylarında bile kızın içinde yer eder, kendi içinde çelişkiler yaşamaya başlar.

yapacağın sahte de olsa güler yüzünü takınıp sempatik imajı çizmekti, konsere mi gidilecek git, kart oyunları sevmiyorsan da ortama uyum sağla.

kızın da suçu var, arkadaşları ile seni kaynaştırma işinde daha duyarlı olması lazımdı, muhabbete seni de katmak için çaba göstermesi lazımdı.

kafasındakinin de "hakkını" veremiyor gördüğüm kadarıyla, istediği için değil küçüklükten beri gördükleri yüzünden kendisini kasa kasa bu hale gelmiş.

yok abi yürümez bu ilişki, elini tutamayacağım, kucağında yatamayacağım, dudaklarına yapışamayacağım sevgili eksik olsun.

senin bir hatan daha var, yalnız kalma çabaların yanlış anlaşılmış kesinlikle. Böyle bir şey istiyorsan dile getirmeyecektin.

eski ilişilerinde olayların gelişme hızına göre yaşamak istemişsin ama kızın iivmesi düşük. sen emeklemeden koşmak istemişsin haliyle geri tepmiş.

şu dakkadan sonra barışsanız da büyüsü kaçmış afedersin bi boka benzemez.

ilk günler çok pis acıtıyor, sikindirik kral tv şarkıları bile sanki sana yazılmış gibi hissediyorsun, ottan boktan sözler sana anlamlı geliyor, için yanıyor, nefes alamayacak gibi oluyorsun.

koy götüne gitsin, denemişsin ama uyum sağlayamamışsınız. ısrar edersen hep senden gidecek bir şeyler ve tükeneceksin.

ne gerek var, git bütün sevgini, aşkını hak eden, karşılık veren birisine harca.

bitti.
0
kimlanbu
(21.05.11)
oha okudum :(

hacı sevmiş olabilirsin ama kız pek sana göre değil. daha kendini oturtamamış. en azından ben öyle net olmayan insanları sevmem. kızın muhafazakar-kapalı olmasına asla takılmıyorum. ama sana değer vermemiş. arkadaşlarıyla takılıp sana ilgi göstermiyorsa değer vermiyor işte. kızların anlaşılamayacak hareketleri oluyor arada ama bu onun gibi değil olmaz gibi kusura bakma. gün gelir sana pişmanım özledim falan derse dahi hiç güven olmaz. davranışlarını anlayamadığın kızdan kork hacı. seni istese dahi kendisi için isteyecek. ilişki dediğin çift taraflı olur. yani bu ilişki olmaz.

kusura bakma belki fazla umutsuzum ama bu ilişki olmaz sanki.
bak ben üşenmedim okudum üstüne bi de yazdım sen de oku :)
0
eipcack
(21.05.11)
Hepsini okudum ben de. Bence haksız olan kişi kız. Hem sizi bir şekilde muhabbete dahil etmiyor, hem ilgisiz davranıyor. Yani sonuçta 15 yıllık arkadaşı değilsiniz ki sizi evde bırakıp gitsinler de size ayıp olmasın. Ayrıca ortada adı konmamış da olsa bir ilişki var, en çok vakti beraber geçirmeniz/geçirmek istemeniz kadar doğal bir şey yok. Bence yeteri kadar değer vermemiş, ya da bir şekilde vazgeçmeye çalışıp sizin de vazgeçmenizi sağlamaya çalışıyor olabilir.

@roket adam
Abi bence de iki ayda müdahale olmaz da, sanırım olaylardan sonra gelişen içgüdüsel tepki olarak olmuş öyle.
0
thor odinsson
(21.05.11)
okumadım. =/ naptın olm sen =/ ama bi zaman fırsatını bulup okuyacağım ve bu cevabı editleyeceğim. şimdi çok pis uykum var ama.
0
bu nick tam yirmi alti karakter
(21.05.11)
En az kız kadar sen de suçlusun panpa. Hadi kız bu gibi durumlara tecrübesiz, sen niye ortama adapte olamıyorsun? Gerekirse sessiz sakin oturmalı, ama ağırlığını da koymalısın.

Kız gitmiş gibi. Pek yapacak bir şey yok. Vur kaç deneyeceksin.
0
ataturkiye
(21.05.11)
güzel güzel okuyup sana hak vermek üzereyken başörtülü olduğu için söylediklerin yüzünden siktiri çektim esaslı. sen kimsin ki? nesin yani 3 günlük biri, ileriye atılmış ufak önemsiz bir çentik, nasıl bu hakkı bulabiliyorsun kendinde, sırf seninle ilgilenilmedi diye çocukça bir mızmızlıkla onu belli bir kalıbın içinde tutmaya çalışıyorsun? hatuna yerden göğe hak verdim ve helal olsun, demek hala böyle erkeğin önünde eğğilip bükülüp kişiliğinden kim olduğundan ödün vermeyenlerde varmış.

Sen onu sevmiyorsun arkadaşım tipik bir türk erkeği olarak kontrol edemediğini elinde tutmanın ateşiyle yanıyorsun. emin ol bu hatun sana biraz daha ilgili davransaydı bu kadar üstüne düşmeyecektin. umarım hatun senin ne olduğunu gördüğü halde değişirsin umuduyla geri gelmez. Değişmezsin çünkü.
0
cinna monster
(21.05.11)
okudum hepsini ben de. şimdi kız neden haksız olduğunu düşünürken haklı olduğunu düşünmeye başladı demişsin, sen gittikten sonra bütün olanları arkadaşlarına anlatmış bu kız, onlar da bu sana sonradan söylediklerini söylemişler gaza gelmiş. bundan sonra da hep böyle olur bak, ilişkinin her ayrıntısını herkes bilebilir, tüm arkadaşlarına seninle olan her şeyi anlatabilir.
gelelim kim haklı, kim haksız evet kız seninle daha çok ilgilenmeliydi ama sen de biraz daha ortama ayak uydurabilmeliydin. kaleyi içten fethetmek diyoruz biz buna, arkadaşları seni sevseydi kız sana aşıktı şimdi ama olan olmuş bi kere. kıza karışmasan da iyiymiş ya neyse kısmet artık bence büyüsü kaçmış hakkaten boşver gitsin. boşveremiyorsan da bekle işte ama arama, kız ararsa konuşursanız artık akışına göre bakarsın.
0
ekaterina
(21.05.11)
okudum.. hatta cevapları da okudum.
kimlanbu +1
0
benaslinda
(21.05.11)
cok uzun olmasina ragmen ben de okudum, bir sekilde okuttu kendini yazi.

ön bilgi: erkegim, istanbulluyum.

ben de bir kac yerde "cinna monster" gibi tepkiler verdim ne yalan soyliyim.

tamam, arkadas ortaminda onun da biraz seni dahil etmesi gerekir belki ama, bilirsin ki yakin arkadaslar bir araya geldiklerinde bazen diger seyleri unuturlar ve anılardan, eski olaylardan konu acip guler eglenirler, hele kalabaliklarsa bu daha da fazla olur, seni unuttugu anlar ya da unuttugunu dusundugun anlar olacaktir zaten. ha, daha duyarli olabilir miydi? belki biraz. ama sen de sicakliginla, sohbetinle, bir sekilde dahil olabilirdin, bu insanin yapisiyla da paralel gidebilecek bir sey tabii. eger arkadaslarinin da gonlunu biraz fethedebilseydin, belki o gunler hem cok daha eglenceli gecerdi, hem de kizi cok olumlu etkilerlerdi ve sana daha yakin olup daha cok zaman ayirabilirdi.

basortu ile alakali kisimlarda sana hic katilmiyorum, gercekten onu bir kaliba sokmaya calisir bir tavrin olmus, ki bu kadar kisa zamanda gercekten bence buna hakkin yok. aslinda kisa / uzun zaman degil, genel olarak hakkin yok bence.

isin bundan sonraki kisminda cok ustune gitme derim. burclardan cok anlamam ama eger ikizler'e gore hareket edeceksek, ablam ustune gidilmesinden hic hoslanmaz meselea bir ikizler olarak : )

kaldi ki cok fazla bu isin muhabbetini yapmis cok fazla dramatik bir hale getirmissiniz, birakin iki taraf da nefes alsin, tekrar sana yazacaktir bir sure sonra zaten.

--
son edit: kizlari, hatta birak kizlari insanlari anlamak bazen cok zor. o yuzden burda yazan seylerden mantikli olanlari sizi anlatmayabilecegi ve ilac olamayacagi gibi, cok alakasiz cevaplar da gercekten de kizi anlatiyor olabilir. ve istedigin uzunlukta yaz, yine de onu senden iyi bilemeyiz, anlayamayiz, siz yasadiniz cunku. keske cok yakin dostuyla konusabiliyor olsan da sana ipuclari verse bu baglamda.

kolay gelsin. cok fazla kafana takma bunlari. sabahin 4unde bu kadar uzun bir sekilde bunlari yazdirabiliyosa sana kisa sureli tanidigin biri ve bu denli uzebiliyosa, ilerde cok agir seylere cok daha feci uzulebilir ve depresyona girebilirsin gibi geldi bana. aman diyim... hayat guzel, salla
0
la traviata
(21.05.11)
İlaç saatimi beklerken, ben de oturup oturdum hepsini.

Yani ne denir ki şimdi? Belki acı gelicek ama, bu kızı hayatında koyduğun mevkiye bir bak.
Bir de onun seni koyduğu mevkiye bak.
İstanbul'a gelmiş, ona çok güzel günler yaşatmışsın ya hani, sabahtan akşama kadar gezmişsiniz ya. Bir düşün, sana deseydi ki "Ben evde kalmak istiyorum, gezmeyelim." kırar mıydın?
"Arkadaşlarını çağır beraber takılalım" dese? "Kimseyi çağırma yalnız olalım" dese?
Asla kırmazdın. Ne derse desin, sırf 3 günlüğüne geldi, mutluluğu daim olsun diye her dediğini yapardın.
Ama o öyle değilmiş işte. Yok omuzuna yatıp elini tutmandan rahatsız olmuş falan, hepsi bahane bunların. Sen onu başının üstüne koymuşsun, o ise seni "hayatına renk katan küçük bir ayrıntı" olarak görmüş.
Müdahale boyutunda sinirlenmiş "karışamazsın arkadaşlarıma" demiş. Düşünsene sen bunu der miydin? Normalde senin söylediğin de anormal, senin haddine değil, ama kız açısından anormal olan da hem seni hayatında söz sahibi yapar gibi davranması, her an sms ile haber vermesi, hem de karışamazsın diyerek sınır koyması.
Sorun kızda değil yani dostum, sorun sende. Sorun senin fazla değer vermende. Ben de yaşadım internet aşkları, çok güzel günler de geçirdim, internetten aşk olmaz diye bir şey yok. Ama sizinkisi yüz yüze de olmaz.
O kız bu. Yanına gidip gördüğün, konuştuğun ve ortamında delirdiğin kişi o. Hayallerindeki insan değil, sadece sana güzel anlar yaşatmış bir hayal. Herşey bugün düzelse, yarın yine bozulacak. Diğer sene yine bozulacak belki de.
Zordur biliyorum ama, at gitsin biraz kafandan. Gözlerin görmeyince, aklın da ruhun da unutur zamanla.
Yine tek ilacın zaman. Onsuz ve ondan tek kelime haber almadan geçecek olan zaman.
0
burberry
(21.05.11)
paşam yol ver, geçsin gitsin.
0
charlesbukowskiineksi
(21.05.11)
okudum.

burberry +1
0
murdoc
(21.05.11)
ben de farklı bi açıdan yaklaşayım. Yay ve ikizler zıt burçtur. Sittin sene anlaşamayacağınıza emin ol.
0
spreadyourwings
(21.05.11)
sürekli kızarak, düşünerek, neden diye sorarak bir ilişki yürümüyor maalesef. gerçek sevgi karşılıksız olur ağa deseler de herkes emeğinin karşılığını sevgisinin değerini görmek ister.

ortak noktayı bulma adına bir şey yapmıyorsa, kızgınlığını dile getirirken karşıdakini nasıl en ağır şekilde yaralarım diye düşünüp "seni sevmiyorum" diyerek kapıyı kapatmışsa bundan bi bok olmaz arkadaşım.

sen haklısın ya da o haklı demek saçma olur bu noktada. ki sen zaten "içimdeki boşluğu doldurdu, her şeye rağmen onu istiyorum" derken kendini ele vermişsin. kız ne yaparsa kabulun. ilişki sürse de sen istediğin için sürecek. ama ipler hatunda olacak. 3 gün mutlu olup 33 gün huzursuz mutsuz mu olacaksın?

bırak allasen ya, bir yudum su içmek için musluktan doldurmak yerine dağa çıkayım orayı kazayım su bulayım içeyim bu arada susuzluğuma da dayanayım. hayat bu kadar uzun değil. zemzem mi mübarek ne uğraşıyosun...
0
numan
(21.05.11)
hatun kişisi olarak düşünüyorum ve kızın o kadar insanı sürekli etrafında tutma çabası enteresan geldi. sanki bodyguard gibi evde sürekli insanların olması beni bile daralttı okurken. ayıp etmiş bence o kadar yol gitmişsin kendisi için en azından buna saygı duyup daha anlayışlı olabilirdi. madem bu kadar sıkıntısı vardı gitmek istediğinde neden engel oldu? bence bırak bu kızı sürekli bu gelgitlerle yaşanmaz. sana kızmı yok hacı? :)
0
dutturudunya
(21.05.11)
hacı... ohaaa yaa. o kadar da yardırılır mı? insan okuyacak lan bunu!
0
zeynelali
(21.05.11)
hocam her ne kadar cinsel bir mevzu olmasa da cok acik ve net sen agir abazasin, hic kusura bakma. boyle bir insanla ugrasilir mi ? bildigin ayri tellerden caliyorsunuz, uzun sure ili$kiler de birbirini anlamadan olmaz ama siz daha 2 aylikta boyleyseniz...

bence uzun sure abaza kalmi$in bu bayanda i$ik gorunce gitmi$sin ve sende ali$kanlik olmu$ ayrilirsan yine abaza donemlerinde kalicaksin saniyorsun.

kendini du$unmuyorsan bizi du$un birak ayril, 1 sene boyunca hergun kavga edicegine 6 ay uzul daha iyi valla.
0
kreider
(21.05.11)
sizin ilişkiniz internet ilişkisinden fazla olmuş evet orası doğru.. öncelikle kızın davranışlarıyla ilgili 2 tahminim var, ya kızın başka büyük bir problemi vardı, dengesiz hareketleri o yüzden. 2. ve asıl inandığım tahmin,sizden soğumuş ama bu konuyla ilgili kendi içinde bi çatışma yaşamış. bi tarafı size bok gibi davranarak sizi de soğutmaya çabalıyor, ama bir tarafı yine de sizden kopmak istemiyor. sonuncuda kopmak isteyen tarafı baskın çıkmış herhalde. sizden soğuyan birini tekrar aşık etme şansınız yok, büyük ihtimal boşlukta olduğunuz için ona bağlanmışsınız. onu unut gibi bir tavsiye vermek anlamsız ama siz de kendinizi soğutmaya çalışın, artık yapacaklarınız anlamsız.
0
chickensoup
(21.05.11)
senle o kadar ayrı dünyalarda bi kız ki. sen sakin içine kapalı dünyaya senin gibi bakabilecek bi kız aradın ve kızın başörtülü olması dolayısıyla bu beklentin çok arttı.

fakat karşında çok başka bir tür var belki de hiç rastlamadığın --> ortam kızı

aman diyim uzak dur karşılıksız aşk olayları maksimum 1-2 hafta içinde unutulur geçer. hiç uğraşıp daha da üzülme. sadece 1-2 hafta çok üzüleceksin o kadar. sana göre değil o kız. çok farklı telden çalıyo. ona hayatında gittiği yolda başarılar.
0
tuzak kurdu
(21.05.11)
kiz bariz olgunlasmamis ya daha cok cocuk ve bu gidisle de kisisel gelisimini kolay kolay boyle bir arkadas ortami da etrafindayken tamamlayamaz. milletin lafiyla is yapan arkadaslarini bile en basit konuda reddedemeyen insanlardan. emin ol ki etrafindaki bir kac kisiye sizin iliski durumunuzu anlatmislardir ve cevresi kizi sonuna kadar hakli goruyordur bir de. bu kiz iliskiniz olsa bile 3. 4. yorumcular katarak devam eder. ya birak dostum cahil cuhela insanlarla ugrasma.
0
madworld
(21.05.11)
vauvv, uzunmuş ama okudum.
ilk aklıma takılan şu oldu söylemeden geçemeyeceğim, kusura bakma, türbanlı kızın nikahsız bir erkeğin (senin)omzuzna dizine yatması uygun görünürken erkek arkadaşlarıyla şakalaşması mı tuhaf geldi?
kız arkadaşlarına farklı bir kimlik çizmiş olabilir, erkek arkadaşıyla kalabalıkta rahat edemiyor olabilir, en önemlisi keşke beraber uyusaydık, diyerek niyetin ne olursa olsun çok yanlış bir cümle kurmuşsun. bu cümle hiçbir zaman samimi gelmez kadınlara. kızı korkutmuş olabileceğini düşünüyorum.
öte yandan, sen de arkadaşlarıyla frekansı tutturamamışsın, ortama uyum sağlayamamışsın ki normal birşey bu. sanırım gitmeden evvel biraz abarttın ve kızı gözünde büyüttün, ortam ise seni hayalkırıklığına uğrattı. kız da tutuk davranınca kırıldın.
ilişkinizde yürümeyecek bir durum yok, kız sanırım tecrübesiz ve biraz da çekingen/korkak. normaldir. biraz ara ver, zırt pırt arama yapışma kıza. birkaç gün sonra mesaj at, konuşalım ve karar verelim, diye. kabul ederse ara, sakince kendini ifade et. kızın türbanı bilmemnesi arkadaşlarına girme, zaten seni ilgilendirmez o onun sorunu. ama kıskandığını söyleyebilirsin. yaygara yapmadan konuş olgun bir şekilde youlna girer, diyorum. feysbuk saçmalığına göre de yorum yapma bence.
0
african rain
(21.05.11)
ayrı dünyaların insanlarsınız, daha fazla alışmadan unutmaya çalış bence.
0
ecece
(21.05.11)
hacı bahane bu kızın dedikleri. yok dizine yatmandan rahatsız olmuş falan.
kusura bakma ama senin kızın karşısında öyle mızmızlanmaman gerekiyordu. bir kere rahatsızlığını söyledikten sonra bir daha yapınca hadi eyvallah demen gerekiyordu ki akıllansın. yoksa aman boşver affeder nasılsa diye içinden geçirip seni sallar tabi.
sen oraya onun için gitmişsin ve en önemlisi o seni çağırmış. seninle tabiki ilgilenmesi gerekiyordu. yok festival falan onlar da bahane.

benzer bir kıza rastlamış olarak tavsiyelerim;
-bir şey yazma. o sana yazdığında da yok şundan şundan hatalısın muhabbetine girme ki savunmaya geçmesin. sen haklısın zaten, hatalı olan o buna göre davran.
-sabit ol, ağırlığını koy. hadi eyvallah diyebil sana saygısızlık yapılınca. yok şunu yapmıyorsun falan diye drama yapma. evet drama istiyorsun bu belli inkar etme boşuna.
-eğer aranız düzerlirse hemen düzelme, hemen öyle iyi canım cicim falan diye davranma.

kızı tanıdığım kadarıyla tavsiyelerim bunlar, yanılıyorumdur belki. ama sen işin özünü kavra, ona göre davran işte.
0
hikmetkaraman
(21.05.11)
çay demlenirken okudum. cevapları okumadım.

ycve gönüllü dergus. koy gtüne gitsin derim. zamanında benimde vardı böyle dengesiz bir ilişkim. ilişkim değil de, ilişkideki insan aşırı dengesizdi. ben de seviyorum her türlü nazına katlanırım şeklinde davrandım. 1.5 yıl boyunca kız ağzıma sıçtı. sonuçta bitti. dönüp baktığmda , hayatımın en sefil yıllarını geçirdiğimi görüyorum. dediğin gibi karaktersizleşme/gurursuzlaşma noktasına geliyor bir süre sonra böyle ilişkiler karşı taraf dengesiz ise eğer. zira o böyle davrandıkça, sen ona daha bir ilgi gösterip daha bir sevmeye başlayacaksın, o da iyice zıvanadan çıkacak. olan sana olacak. şimdiden bazı şeylere pişman görünüyorsun ileride daha daha pişman olacağın şeyler yaşarsın böyle devam edersen.

ne kadar seversen sev, bir şekilde kurtulmaya çalış. okuyormuşsun daha, son senen herhalde, bk etme herşeyi. daha çok seveceğin biri elbet çıkacak karşına.
0
yavuzku
(21.05.11)
hepsini okudum. öncelikle gurur yapma, msnden vs yaz. bence bir şey yazacak mısın diye de her yerden online oluyor. sıkarım, bunaltırım vs diye düşünme, yaz. düşün dedim tamam dedi, onun yazmasını bekliycem deme.

kız senle ilgilenememiş, arkadaşlarıyla ilgilenmiş. sen de arkadaşlarının ortamına müdahil olamamışsın, sorun olmuş. büyütmüş olayı kız. yok mahçup oldum da bilmem ne.
bence kıza yaz, zaten yazmazsan gün geçtikçe daha geç kaldığınız aradan zaman geçtiğini düşüneceksiniz, artık yazmak için geç dyeceksiniz, pişman olacaksınız(ikiniz de) o yüzden en kısa zamanda yaz. eğer konuşmak istemese zaten senin yazmana fırsat verecek biçimde online olmaz her yerde. o yüzden yaz.
türban, solcu vs ayrımına hiç girmiyorum. bence hiç önemi yok. ne hissettiğiniz önemli. şu ana kadar, bu hislerin sizi sarması sürecinde önemi olmadıysa bunun sonrasında da olmamalı bence.
konuştuğunuzda (ki en kısa zamanda konuş! şimdi online ise şimdi) şu türbanlı olduğu halde erkek arkadaşlarıyla el şakası vs olayına girmesi senin dizlerine yatınca çekinmesi olayını sakın söyleme bence. bu şekilde karşılaştırarak söyleme. yalnızca içinden gelerek yaptığını farklı bir niyetin olmadığını açıkla.
bence en çok dizlerine yatmasısna ve sonrasında yanında uyusam mı ne demişsin ona takılmış. normal gör bunu. çok fazla görüşmediniz, art niyetin olabilir mi diye tedirgin olabilir. aslında öyle olmadığını açıkla. kafasındaki tereddütler yok olsun.
araya zamanı sokma, tek diyeceğim bu. yaşadıklarına kendimden pay biçtim. ve zamanı sokma araya diyorum.
0
girl in a coma
(21.05.11)
kız senden sonra arkadaşlarına senin hakkında bir brifing vermiş ve arkadaşları sen iyi bile olsan seni kötüleyip kendisini gaza getirmişler.şimdi oda bu gazla beraber salak saçma seyler yapmakta. bence şu anda hiç uğraşma zamanı geldiğinde laflarını bir bir edeceksin çünkü...
0
andromedus
(21.05.11)
işimin gücümün arasına denk geldi, ama okudum. çünkü samimi kasmışsın aferin.

az ve öz ve oldukça öylesine:

- ben de yay burcuyum. konuyla ilgili değil.

- ne sen solcusun ne o tesettürlü, bu bakımdan birbirinize çok benziyorsunuz.

- ama dünyalarını birbirinize o kadar da uzak. onun için kat ettiğin mesafeleri hiçe sayarak deliler gibi ortam yapması, ortamlara akması sopalık olmuş. sopalık amiyane tabirle tabii. şiddete bulaşma kardeş. bu nezaket algısıyla ilişkili bir durum. insanın kendisi için gelen bir insanı üstelik yabancı olduğu o çevrede böyle yalnız ve çaresiz bırakması, insanlığının ölçüsünü anlamamıza da yardım eder. eskiler ilk intiba son intibadır der, tamamen katılmasam da hayat çok kez kanıtlamıştır. tecrübeyle sabittir. sana bunu layık gören bir kız. bunu düşün. birinden soğumak için tek başına dev etki. ayrıca sosyalleşmeyi böyle kanıksamış bir hanım kızla ben de mutsuz olurdum. yaylar biraz ilgi arsızı oluyor sanırım.

- normal hayata dön, bırak şu internet sevdalarını. gerçek hayata karış, gerçek insanların arasına karış. desem de bildiğini okuyacaksın. o halde,

- acı çekmek güzeldir, insanı olgunlaştırır. ilerde ne saçmaymış lan dersin.
0
lazarus
(21.05.11)
okudum kardeşim. cevap veriyorum; bırak abi sen bu kızın peşini. kız daha genel bir kişilik oturtamamış...sende kendimi gördüm bu arada ya...=//

bir de genel bir tavsiye vereyim; çok arkadaşı olan insandan korkacaksın arkadaş. çok sosyal olan insandan ürkeceksin. bunu bilir bunu söylerim.
0
bu nick tam yirmi alti karakter
(21.05.11)
@roket adam

üstüne gitmek, daha da soğutmaz mı? çok istiyorum konuşmayı, aramayı ama aramayla alakalı

tek tecrübemin sonunda, ağzına geleni söylemesi aramamanın daha doğru olduğunu

düşündürüyor...

@ok by,

ben de aynı şekilde düşünüyorum.

@kim lan bu,

acı ama, haklı gibisin... dediklerin büyük oranda doğru, ama sahteciliği istemedim be

üstad. hatunun dizine yattığında da söyledim, sana hiç yalan söylemeyeceğim dedim. içimdeki

herşeyi bileceksin vs, dedim. zira bu kaçıncı deneme, artık adam gibi olsun dedim bazı

şeyler; sonuç ortada malesef. bana da olmayacakmış gibi geliyor artık... arar diyenlerin

sözlerine inanmak istiyor insan, ama aramayacak gibi.

@eipcack

inanmak istemiyorum inatla ama öyle haklısın ki sende. iyice arabesk moda bağladık, acı

gerçekler hesabı...

@thor odinsson

benim tepkilerim, biraz içgüdüsel oldu. yalnız kaldıkça, daha da gözüme batmaya başladı

herşey. yoksa, arkadaşlarına falan karışan bir tip değildim ki, ona daha önce de defalarca

keşke istanbul'da olsaydın, ayrı şehirlerden korkuyorum vs demişimdir..

@superapple

aynen öyle, sessiz kalmayı düşünüyorum. diğer türlü gittikçe değerim, kıymetim düşecek. onu

gösterdi bana davranışlarıyla, ama kaybedersem çok canım sıkılacak, bu şimdiden belli. bu

arada iyiden iyiye burçlara inandırmaya başladı bu mevzular. bu arada hatun, tam bir gıcık

ikizlerim işte falan diye de dem vurmuştur defalarca. duygusal olmadığını falan belirtirdi

ara ara...

@avrasya

yukarıda da söylediğim gibi, benim de olacağına dair bir inancım kalmadı ama duygukar işte.

doğru demişsin, dost acı söyler misali. seni sevmiyorum diyen insana ne yapabilirsin ki?

yüzde yüz ben haksız olsam dahi, behzat amirimin dediği gibi; "insan sevdiğine ikinci şansı

verir"...

@ataturkiye

dostum, birebir diyaloglarda gayet rahattım. siyasi mevzularda, ya da ortak konularda gayet

konuştum bende. ama benle hiç alakası olmayan, ortak yaşanmışlıklar üzerine konuşulan

şeylerde ne diyebilirsin ki?

@cinna monster,

sanırım sen de hatunsun. başörtü mevzunda söylediklerim, durulacak, güvenilir bir liman

arayışımın bir nevi somut tezahürünü onda görmemdi. evet, bunu müslümanlıkta, tesettürde

aramak belki temelden yanlıştı ancak, görüntüde gösterdiği hassasiyeti evdeyken de beklemiş

olmam çok şey mi? lakin, illa ki bunu daha 2 aylık adamken söylemek çok yanlıştı, kabul

ediyorum. ama stratejist davranamadım işte, yalan söylemek istemedim. ne yapayım? ilgi

konusunda ise, evet; belki şu an ki kadar kafama takmayacaktım yaşananları ama herşey çok

daha güzel olacaktı. bir ilişki yaşıyor olacaktık, öyle değil mi? ve ben bana bir yanlış

yapılmadığı müddetçe, bu ilişkiyi sonsuza kadar sürdürme ve kendi düzensiz hayatımdan da

vazgeçme umudunu taşıyordum. bilemiyorum...

@ekaterina

inşallah arar abi, ne diyeyim. sen de haklısın.

@la traviata

başörtü ve arkadaşlar konusu, yukarıda dediğim gibi. hakkım olmadığını idrak ediyor

gibiyim. ama yine de az ilgilendi benle, beni ortama dahil etme çabası düşük oldu vs. vs.

vs.. tekrar sana yazacaktır diyorsun, bu tip şeyler mutlu ediyor beni. hele işte şu

konuşmamızda, "görüşürüz" diye kapatması. tükürüğe şükür demek değilse eğer, arar diye

bende umuyorum ama...

@burberry

doğru söze ne denir? iyi yazmışsın, güzel yazmışsın. kalemine sağlık, geçmiş olsun ayrıca

dostum. velhasılı, şu fazla değer verme olayı aslında kronik bir noktaya geliyor. hayatıma

onlarca hatun girdi, nedense hep böyle sorunlu olanlarına çok değer verdim. zevk-ü sefa

diye söz ettiğim hatunlarsa, belki çok daha değer verecek insanlardı bana, ama ben onlara

değer vermedim. belki de tanrının tokatları bunlar, bilemiyorum ki.

@spreadyourwings

burçlar hakikaten bu kadar etkili mi? neden?

@numan,

hakikaten, tek bir taraf istiyor diye ilişki olmaz. ve telefonu kapatmak isterken kırıcı

olma çabasını bende sezdim. hele ki, kapatmak istiyorum ders çalışacağım deyip, şu an

kapatırsan bok gibi hissedeceğim, bunun hiç önemi yok mu dediğimde; hayır ya ben iyi

hissetmek istiyorum, senin nasıl hissettiğin beni ilgilendirmez vs. demesi..

@dutturudunya

kız var, 1 aya yine bulunur bir şeyler, lakin artık bir durak olsun istedim be arkadaş.

yeter dedim, daha fazla kirlenmeden burada soluk al. hatta herşey yolunda gitsin de, evlen

anasını satayım. her ne kadar bir erkekte olsam, skor çok olsun çabasında değilim. sıkıldım

artık hayatıma girip çıkan, onlarca hatundan. şehrin her köşesinde, başka bir hatunla

saçmasapan hatıralar birikti. artık gezerken rahatsız oluyorum, kendi maneviyatımı

yitiriyorum. bu son durak çabasının ters tepmesi zaten, iyiden iyiye yıktı ya ruh halimi.

@kreider

abazanlık konusu şöyle, ciddiye almadığım ve içten içe kendimi rahatsız eden hatunlarım

oldu. hatta daha 3 hafta önce, bu hatunla daha hiç buluşmamışken dahi vardı. arasıra

buluşur, insani bir takım hormonları; "yalancı duygular"ın arkasına saklayıp giderirdik. bu

hatuna kafayı takmamın sebebi, bilmiyorum. bu kadar soruna rağmen, seviyorum, özlüyorum o

eski durumu. iyi olduğumuz anları vs... abazanlık var mı? duygusal anlamda olabilir ama

cinsel anlamda vs, yok emin ol... zaten ondan böyle şeylerde beklemedim asla.

@chickensoup

kızın ailesiyle çok ciddi problemleri olduğu doğru. arkadaş ortamıyla alakalı problemleri d

var aslında... hatta, bana sıkça bazı arkadaşlarının dedikodusunu yapar, bu ortamdan artık

rahatsız olduğunu vs, bahsederdi. belki ben de o önyargıyla sevemedim adamları, şimdiyse

tam zıttı davranıyor. kafayı yememek elde değil. nihayetinde sevmiyorum deme noktasına

gelindi işte...

@tuzak kurdu

unutma konusu umarım dediğin kadar rahat olur. ama ben birlikte olalım isterdim.

@madworld

öyle düşündüğüm için kıza anlattım bu duyguları son sabah, ama elime geçeni görüyorsun.

@african rain,

çok umut verici konuşmuşsun dostum. dediğine inanmayı çok istiyorum ama bu kadar insan,

hayır olmaz böyle ilişki vs diyor. o sms'i atmak doğru olur mu bilmiyorum, olumsuz bir

cevap korkutuyor beni.

@hikmetkaraman

söylediklerin ciddi anlamda mantıklı. bende bir noktada eyvallah dedim zaten. normalde onun

dersine de girip, öyle gidecektim. ama ters tepmesi şaşırttı beni. şimdi aramayayım

diyorum, yine ters tepecek diye korkuyorum anasını satayım... drama arzusu var mı? öyle

görünüyor sanırım, vardır illa ki. mutsuzluğa alışan bir bünye, aşırı mutluluğa gelemedi

belki de ve yine bok etti herşeyi.

@yavuzku

+rep. haklısın :) ama dayı, dedim ya... çok yoruldum be, vallahi billahi çok yoruldum

artık. 87'liyim ben, bazılarınızdan çok küçük, bazılarınızdan da büyüğümdür herhalde ama

liseden beri o kadar çok şey yaşadım ki. ruhum aşırı yoruldu abiler. umut denen duygu ise

tamamen hırpalandı.

@girls in coma,

anladığım kadarıyla sende hatunsun. ve online ise yaz diyorsun. e peki, bu zamana kadar

yaşadığım ve hep tam tersi işleyen tecrübeler ne olacak? bugüne kadar hep dediğin gibi

yaptım, yazdım ve yazdıkça değerim düştü. bilenler bilir, seveni s.... s...ni, severler

diye bir laf vardır. hep bu söze uygun düştü yaşadıklarım. şimdi evet seviyorum, ama

içimden geldiği davranıp sürekli arasam, yazsam; tiksinmeyecek mi? soğumayacak mı? ulan ne

yapışık adammış demeyecek mi sence?

@andromedus

zamanı nasıl gelecek hacı?

@esrefoldu

aynı şeyi dedim. beni dahi davet etmemen gerekiyor normalde dedim. hatta el ele

tutuşmamamız gerekiyor dedim, vs vs vs... birde doğru nedir, onu bir bilsem.

@lazarus

zaten o arada kalmışlık yedi bitirdi ikimizi de... burçlara bende inanmam, öte yandan;

kendi duygularıma inancım kalmadı. ben haklıydım diyorum, şimdi sizde konuştukça ulan

galiba kız haklı diyorum. ne yapacağımı iyice şaşırmaktayım. o dünyaların benzemesi,

kültürel anlamda farklarımız olsa da bizi birbirimize baya bir yakınlaştırmıştı... ne

bileyim..

@bu nick tam yirmi alti karakter

eyvallah, ne diyeyim...


ve genel manada,

yukarıdaki cevaplar herkese verilmiş cevaplardır aynı zamanda. yani kişiye özel değil... şu

an bir gelişme yok arkadaşlar, hatunla aynı anda online oluyoruz. yazmıyorum, o da

yazmıyor. aradığı, sorduğu da yok... kafamdan daha aptalca fikirler geçmeye başladı, bir

çiçek alıp yaşadığı şehre habersiz gidip, bir kafeye davet edip adam akıllı bir ilan-ı aşk

etmek ve yaşananlardaki hataların, bence ondan daha değerli olmadığını. onu sevdiğimi, ama

bir ilişki yaşayacaksak, sadece ben seviyorum diye olmasını istemediğimi falan söylemek

gibi... ayrıca, arkadaşlarının aslında hiçbirinden kişisel olarak nefret etmediğim için,

ama toplu ortamda beni yanlış tanıdıkları için her birine faceden özel bir şeyler yazmak,

en azından yemeklerini yiyip, evlerinde kaldığım için bir helallik istemek istiyorum ki

kesinlikle "ben aslında iyi biriyim lan, sevin beni" minvalinda olmayacak...

fikirlerinize açığım hala canlar, ve şunu gördüm ki; duyuru ve sözlük bir aile gibiymiş.

psikoloğum bu kadar yardımcı olmadı bana... hepinize tek tek, ve gönülden; çok ama çok

teşekkür ediyorum... müthiş bir şey bu gördüğüm. keşke o da bu kadar ilgi gösterebilseydi,

bir zamanlar gösterdiği gibi...
0
🌸dergus
(21.05.11)
evet burç olayı etkili. Hele bi de buna inanan bi kızlaysan sırf zıt burç olduğunuzu bildiği için bile sinir olur sana. Tabi burç mevzusunu bırakacak olursak olmaz olamaz sizin bu ilişkiniz. Kendi kültür ve mantığına uygun onbinlerce kızdan birini seçmelisin ;)
0
spreadyourwings
(22.05.11)
abi gitme diyeceğim gideceksin biliyorum. eğer bu kadar değerliyse yap o zaman. yapmazsan aklında kalacak, pişman olacakmışsın gibi geliyor bana. ama bunu yaptıktan sonra kendini biraz geriye çek ve bekle. ona düşünme şansı ver.
0
bu nick tam yirmi alti karakter
(22.05.11)
ya ben sana sürekli yaz yapış demiyorum ki. şu an düşünme sürecinde değil mi bu kız? evet öyle. yaz, ne düşündüğünü sor. kendini açıkla, yaptıklarındaki amacı, düşündüklerini anlat. sonra da hala aynı fikirde olup olmadğını sor. açık yürekli davran. ve konuşma sonunda ondan haber bekleyeceğini söyle. ben istiyorum sen de istiyorsan devam edelim, seni bekliyorum de ve bekle. eskilerden pay biçip aynısı başıma gelecek diye düşünme. her insan farklı, her ilişki farklı bir deneyim. sen kendini açıkladıktan sonra geri dönüş alamıyorsan üstelemenin alemi yok. kendini açıkladın, olursa olur, olmadıysa olmaz. kendi değerini düşürmezsin. kimseye yalvarmıyorsun. istediğin şeye bir şans veriyorsun. bu açıdan bak. yapmadıklarına daha çok pişman oluyor insan.
0
girl in a coma
(22.05.11)
Aga belliki bu iş her türlü sana kaçacak, bari erkenden kurtulda fazla kalın olmasın.
Kırıcı olmadım umarım.
0
tck35
(22.05.11)
"çok umut verici konuşmuşsun dostum. dediğine inanmayı çok istiyorum ama bu kadar insan, hayır olmaz böyle ilişki vs diyor. o sms'i atmak doğru olur mu bilmiyorum, olumsuz bir cevap korkutuyor beni".
olumsuz cevap da gelebilir tabii ki bunu göze alacaksın. korkunun ecele çaresi yok, olmazsa da olmaz zır zır ağlayacak halin yok, istemiyorsa önündeki maçlara bakacaksın evladım. not: hatunum.
0
african rain
(22.05.11)
(11)

söyleşi

zeggy557
Okulumuzda bazı söyleşiler düzenlemek istiyoruz, kimleri önerirsiniz acaba?
Okulumuzda bazı söyleşiler düzenlemek istiyoruz, kimleri önerirsiniz acaba?
0
zeggy557
(20.05.11)
ömer çelakıl
0
kelimeyounu
(20.05.11)
barack obama
0
duygusal pehlivan
(20.05.11)
cem yılmaz
0
hıkmıkzık
(20.05.11)
survivor taner
0
african rain
(20.05.11)
Khaz
(20.05.11)
deadmau5 u getirin
0
Transa
(20.05.11)
Taçsız kral Pele.
0
sourlemonade
(20.05.11)
ilker yasin
0
lorenzen
(21.05.11)
scarlett johansson

cok bozdu ama son zamanlarda
0
ermanen
(21.05.11)
ahmet şerif izgören
0
exodia
(21.05.11)
nejat işler
semih saygıner
mehmet ali ağca

bi' tane japonya' da yaşamış bi' abla var mavi saçlı - çok özür dilerim kendisinden adını bilemedim, o -

bi' de melisa sözen' i çağırın.

sözen' i çağırdığında bi' çağrı yap panpa, Allah' ın adını verdim.
0
charlesbukowskiineksi
(21.05.11)
(2)

-bu şarkının adını söyleyenin kırk yıl her sorusuna cevap vereceğim :)

kareli defter
arkadaşlar link aşağıda.. kim söylüyo ya da şarkının adı ne.. bana yardımcı olursanız çok sevineceğim..http://www.ligtv.com.tr/VideoHaber/?r=1&...;hid=92038
arkadaşlar link aşağıda.. kim söylüyo ya da şarkının adı ne.. bana yardımcı olursanız çok sevineceğim..

www.ligtv.com.tr
0
kareli defter
(20.05.11)
www.ligtv.com.tr

link bu :)
0
tepedeki psychedelic adam
(20.05.11)
gabi lunca - POMULE DE CE TE-APLECI
0
ermanen
(20.05.11)
(3)

düz atılımlı deprem ne demek?

bıdıbıdı
evet soru başlıkta ve şurada geçiyor: "23.15′te Kütahya’ya 77 km uzaklıkta Simav’da meydana geldi. Uzmanlar çok büyük deprem üretecek bir yer olmadığını açıklıyorlar.Deprem’in merkez üssü Kütahya olmak üzere hissedilen illerin hiç birinde can kaybının olmadığı iddia edildi. Kütahya’da 4.6 büyüklüğün
evet soru başlıkta ve şurada geçiyor:

"23.15′te Kütahya’ya 77 km uzaklıkta Simav’da meydana geldi. Uzmanlar çok büyük deprem üretecek bir yer olmadığını açıklıyorlar.

Deprem’in merkez üssü Kütahya olmak üzere hissedilen illerin hiç birinde can kaybının olmadığı iddia edildi. Kütahya’da 4.6 büyüklüğünde ikinci bir deprem oldu.

Prof. Dr. Oğuz Gündoğdu, bu depremin marmara ile bir alakası olmadığını dile getirirken her yerde hissedilmesinin nedenini düz atılımlı deprem olması olarak açıkladı."


alıntı: cemkafadar.wordpress.com
0
bıdıbıdı
(20.05.11)
yine ben cevaplayayım bari. bir soruma da kendim cevap verebileceğimi hiç düşünmemiştim: deprem çok yüzeysel yani yerin sadece 5km altında olduğu için bu kadar geniş bir alanda hissedilmiş.
0
🌸bıdıbıdı
(20.05.11)
aslında demek istediği, depreme neden olan fay hattının bir çeşidi oluyor. genel olarak üç çeşit varmış:
1. düz atılımlı (strike-slip)
2. normal atılımlı
3. ters atılımlı (reverse/thrust)

düz atılımlı fayda, fayın iki yakası birbirini yatay olarak geçiyor. genelde kıtasal dönüşümlerde görülüyormuş ve daha büyük bir alanaı kapsıyor. şiddet olarak en yüksek ikinci tip depremleri oluşturuyor.

şurda da fay tiplerinin çizimleri var:
en.wikipedia.org:Fault_types.png
0
ermanen
(20.05.11)
bu fayın iki yanındaki zemin birbirlerinin yanından geçerlercesine hareket ediyorlar demek. yani aktif hareket yatayda. düşeyde hareket az ya da yok. yani birbirlerinin üzerine binmiyorlar. bu tür depremler görece düşük şiddetli fakat sığda olurlar. kuzey anadolu fay hattı buna güzel bir örnek.

bir de bindirme faylar var. bunlar birbirinin üzerine doğru hareket ederek sıkıştırılar. en yıkıcı depremler bu tür fay hatlarında oluşur. merkez daha derinde olur. ayrıca devasa tsunamilere sebebiyet verirler. örnek şili ve japonya depremi.
0
bellbane
(20.05.11)
(4)

Deprem Paranoyası !

voyage
Deprem olduğundan bu yana Twitter'da tüm yazılanları takip ediyorum.sizler için derledim.:)*İstanbulda hissediliyorsa Amerikanın parmağı vardır.*Kütahya'da Siyanür tehlikesi tetikledi,Devamı gelecek *19 mayıs'ta Atatürk gençleri Uyardı. (vatanınıza sahip Çıkın )*İsrail yeryüzü yarıklarında dinamit p
Deprem olduğundan bu yana Twitter'da tüm yazılanları takip ediyorum.
sizler için derledim.:)

*İstanbulda hissediliyorsa Amerikanın parmağı vardır.
*Kütahya'da Siyanür tehlikesi tetikledi,Devamı gelecek
*19 mayıs'ta Atatürk gençleri Uyardı. (vatanınıza sahip Çıkın )
*İsrail yeryüzü yarıklarında dinamit patlatarak Rezonans yaratıyor.
*AKP oy kaybedeceğini anladı,Batıda muhalefeti yok etmek istiyor.
*O anda 32.Gün programında Kemal Kılıçdaroğlu varmış! Tanrı onun seçmenlerini uyarmış:)
*32. Gün programında Kemal KILIÇDAROĞLU konusmaları ile kendi Seçmen coğrafyasını sallamış:)
*abdest alın olum mundar gitceniz :)

*Deprem 6 şiddetindeymiş devletimiz 5.9 olarak yayınlatıyormuş çünkü 6 olunca afet bölgesi sayılıp vergiden muaf sayılırmış. Garip.
0
voyage
(19.05.11)
bence cevap e - hepsi birden sdfjksdhfkjsdf
0
cedric tweedledee
(19.05.11)
aferin çok iyi düşünmüşsün.

soruyu alalım.
0
ermanen
(19.05.11)
MHP nın 40.yıl esprisi Twitter'da, aldı Başını gidiyor.
0
🌸voyage
(20.05.11)
ahahah 6 dan büyük olunca mı afet bölgesi oluyormnuş sklhdfshjkdfs.

şiddet deyil ayrıca büyüklük.
0
cedric tweedledee
(20.05.11)
(4)

chinese japanese vietnamese taiwanese

fdegir
bu ingilizler neden bu adamlari boyle ese'li adlandirmislar? japanish, vietnamish ya da taiwanish dememisler?
bu ingilizler neden bu adamlari boyle ese'li adlandirmislar? japanish, vietnamish ya da taiwanish dememisler?
0
fdegir
(19.05.11)
kelimelerin yapilari ve telaffuz kurallarindan dolayi
0
roadrunner merlin
(19.05.11)
simdi baktim da bu da dallama fransizlarin bir oyunu gibi. arastirmalarim devam edecek.
0
🌸fdegir
(19.05.11)
latince -ēnsis ekinden geliyor.

en.wiktionary.org
0
ermanen
(19.05.11)
italyanlar da olabilirmis. bosuna fransizlarin gunahini almisim. ese italyancadan imis marco polo da oralara gittiginde boyle cagirmis bunlari.

@ermanen: dogruymus, latince. simdi oldu iste.
0
🌸fdegir
(19.05.11)
(21)

deprem'i hissedenler??

bıdıbıdı
5.9 şiddetindeki deprem kütahya merkez üssü ile bir çok ili salladı. marmaraya kadar uzandığını söylüyorlar. izmir dışında kimler nereyi hissetti??
5.9 şiddetindeki deprem kütahya merkez üssü ile bir çok ili salladı. marmaraya kadar uzandığını söylüyorlar. izmir dışında kimler nereyi hissetti??
0
bıdıbıdı
(19.05.11)
biri sabit deprem başlığı açsın en iyisi
0
ermanen
(19.05.11)
mecidiyeköy - hissetmedim, lamba bile sallanmadı :s
0
in vino veritas
(19.05.11)
sözlükte birçok ilden deprem haberi geliyor, marmara ve egeden. inşallah büyük bir şey yoktur.
0
g7mor
(19.05.11)
Twitter den okuduğum kadarıyla söylüyorum
Eskişehir
Afyon
Marmaris
Muğla
Manisa
İstanbul
Edirne
Tekirdağ
Bursa
Bilecik
Yalova
Sakarya
0
her yerde is goren
(19.05.11)
ankara'da bir şey hissedilmedi
0
bloody serenade
(19.05.11)
atatürk mahallesinde kayaların üstünde oturmamıza rağmen baya sallandık. çok büyükmüş gerçekten. umarım büyük hasarlar yoktur.
0
🌸bıdıbıdı
(19.05.11)
kütahya istanbula'a yakın değil ki??
0
🌸bıdıbıdı
(19.05.11)
manisa da hissetmiş de ben hiç hissetmedim banyoda yüzüme peeling yapıyordum :p temiz gitcektim
0
hmm
(19.05.11)
osmanbey'de de hissetmedim ben..ayakta dolanıyordum belki ondandır ama lambalara falan baktım hiç bişi sallanmıyordu sokağa da baktım kimse yok dışarda ilginç
0
allanz
(19.05.11)
Ankaradayım ben de bir şey hissetmedim.
0
james dean
(19.05.11)
denizli. uzun ama hafif hissedildi.
0
innocentbystander
(19.05.11)
izmit 6.katta yerde uzanmış film izlemekteyken gittim geldim 2 saniye. sonra lambaya baktım sallanıyor. atladım aşağı.
0
ronaldo17
(19.05.11)
ankara'da bir şey hissedildi. çok az ama, "yok be" dedirten türden.
0
alyans
(20.05.11)
eskişehir ufak ama hissettim
0
in search we trust
(20.05.11)
Eskişehirde çok fena salladı
0
KadifeDevrim
(20.05.11)
Şişlide 3-5 saniye ama Çok güçlü hissettim.
0
voyage
(20.05.11)
Balıkesir-Merkez
Deprem olduğunu anlayacak kadar hissettim.
0
alınacaknikmikaldıaq!
(20.05.11)
mecidiyeköy - hissetmedim yanımdakiler hissetti lamba biraz sallanıyordu o sırada
0
jack n brooks
(20.05.11)
izmir karşıyaka - izmir aliağa
0
andromedus
(20.05.11)
durum yakınlıkla ilgili diyilmiş. kuzey-güney doğrultusunda bir hat olunca hat boyunca hissedilebiliyormuş. gayet mantıklı.
0
tedirginlik hucresi
(20.05.11)
denizli'de iyi hissettim ben. monitör, bardaklar falan sallandı.
0
emrag
(20.05.11)
(6)

İstediğim Gibi Bir Oyun Var Mı ?

toshiro
selamlar oyun canavarları.. şimdi öyle bir oyun istiyorum ki oyun oynanış ve serbestlik açısından gta/ mafia 2 gibi olsun. böyle kocaman bir harita olsun ve oyun mümkünse orta çağda ya da fantastik bir dünyada geçsin. kılıç, ok vb silahlar olsun, devler, ejderhalar falan olsun.. mesela örnek vermek
selamlar oyun canavarları.. şimdi öyle bir oyun istiyorum ki oyun oynanış ve serbestlik açısından gta/ mafia 2 gibi olsun. böyle kocaman bir harita olsun ve oyun mümkünse orta çağda ya da fantastik bir dünyada geçsin. kılıç, ok vb silahlar olsun, devler, ejderhalar falan olsun.. mesela örnek vermek gerekirse bu istediğime yakın, daha basit versiyon olarak "shadow of the colossus" adlı bir oyun vardı. pc için bundan daha gelimiş, böyle bir oyun var mıdır ??
0
toshiro
(19.05.11)
Might and Magic 6 ama çok eski oyun tabii.
0
hayallerin gucu adina
(19.05.11)
Oblivion.
0
gather ye rosebuds while ye may
(19.05.11)
oblivion elder scrolls +999999999999999999
0
vexations
(19.05.11)
dragon age serisi
0
ermanen
(19.05.11)
maight and magic 6'da ve dragon age'de frp unsurları var sanırım, tam istediğim bu değil. aynı zamanda dövüş sistemini assassin's creed'deki gibi, aktif bir şekilde kullanabileceğim bir oyun istiyorum.. oblivion iyi gibi sanki.. başka var mıdır böyle ?
0
🌸toshiro
(19.05.11)
herkesin dedigi gibi aynen oblivionu tarif etmissin. ortacag olayi sart degil dersen fallout var bir de.
0
raist
(19.05.11)
(3)

şarkı adı ?

bensibernetikorganizmagormekistemem
http://www.youtube.com/watch?v=78ByKftFofovideoda 3.20den sonra çalan şarkının adı nedir acaba ?
www.youtube.com

videoda 3.20den sonra çalan şarkının adı nedir acaba ?
0
bensibernetikorganizmagormekistemem
(19.05.11)
ryan &radu- rush love yazıyor altında
0
sanal hayvan
(19.05.11)
midomi ve shazam'da bulamadım. bu şarkı hangi dilde bir de? ibranice gibi geldi, öyle mi ki?
0
ermanen
(19.05.11)
rush love 3.20den önceki şarkı
0
🌸bensibernetikorganizmagormekistemem
(19.05.11)
(2)

Film

akatreil
Evet beyler delirdik, delirdik. http://29.media.tumblr.com/tumblr_ll1ocqsz3T1qeezkyo1_500.gif şu sahnenin olduğu filmi bulabilecek kabadayılar arıyorum? delireceğiz.
Evet beyler delirdik, delirdik.
29.media.tumblr.com
şu sahnenin olduğu filmi bulabilecek kabadayılar arıyorum?
delireceğiz.
0
akatreil
(19.05.11)
mısır çocukları ama kaçıncısı bilemiycem
0
sayinseyirciler
(19.05.11)
lanetli ikizler
0
ermanen
(19.05.11)
(9)

Izlemelik Komedi Onerisi

roadrunner merlin
Komedi ariyorum. Dizi olur, film olur, gosteri olur, olur oglu olur. Oyle bir komedi olsun ki adamin gulmekten altina kacirmasina neden olsun.Altyazisiz ingilizce de olabilir. Mumkunse torrent ortamlarinda ya da internette bulunabilir olsun.
Komedi ariyorum. Dizi olur, film olur, gosteri olur, olur oglu olur. Oyle bir komedi olsun ki adamin gulmekten altina kacirmasina neden olsun.

Altyazisiz ingilizce de olabilir. Mumkunse torrent ortamlarinda ya da internette bulunabilir olsun.
0
roadrunner merlin
(19.05.11)
film: the hangover
dizi: the big bang theory
şov: russell peters
0
ermanen
(19.05.11)
The Horribly Slow Murderer with the Extremely Inefficient Weapon

YouTube'dan bulabilirsin. 10 dakikalık kısa film. Eğer benim gibi karnına ağrılar girerse, devamı niteliğindeki diğer görüntüleri de yalayıp yutacaksın hemencecik.
0
rosebud
(19.05.11)
woody allen yapimi, bananas, turkce muz cumhuriyeti diye geciyor.
0
kreider
(19.05.11)
hangover hiç komik değil. sakın.
The Horribly Slow Murderer with the Extremely Inefficient Weapon baya iyi şimdi baktım.. (=
0
Angelismeee
(19.05.11)
dizi : coupling
0
bloody
(19.05.11)
little britain
0
ben smyrna
(19.05.11)
kesinlikle ; Due Date izle.
0
ykup
(19.05.11)
amerikan yapımı dizilerde seinfeld in üstüne tanımam abi.
0
ya ben lan neyse
(19.05.11)
(bkz: misfits)
(bkz: extras)
0
irbat
(20.05.11)
(5)

C#

rainel
Hakkında duyuru aradım ama nedense bulamadım. C biliyorum ama bir aya başlayacak stajım için C# bilsem çok iyi olacakmış. Bana şöyle bir tutorial, 3 saatte program yazdıran rehber filan ya da C bilenler için C# tarzında bir kaynağı olan var mı?
Hakkında duyuru aradım ama nedense bulamadım. C biliyorum ama bir aya başlayacak stajım için C# bilsem çok iyi olacakmış. Bana şöyle bir tutorial, 3 saatte program yazdıran rehber filan ya da C bilenler için C# tarzında bir kaynağı olan var mı?
0
rainel
(19.05.11)
duyuru'da iki karakterli seyleri arayamiyorsun. ama google'da sunu yazarak arayabilirsin:

site: eksiduyuru.com c#

tinyurl.com
0
ermanen
(19.05.11)
Teşekkürler ama yine de bu konuyla ilgili bir duyuru bulamadım.
0
🌸rainel
(19.05.11)
benzer bir durumda asp.net mvc2 için content.wrox.com önerilmişti bana.
pek beğendiğimi söyleyemem ama.
bir de c# odaklı değil web odaklı. java bilseniz bir nebze heralde. c'den object oriented'e geçiş de var.
0
natnan
(19.05.11)
kac saatte ogrenirsin bilmem ama asagidaki kaynaklar isine yarar diye dusunuyorum

www.csharp-station.com
msdn.microsoft.com(v=VS.71).aspx
fliiby.com
0
roadrunner merlin
(19.05.11)
visual studio.net kur, madem c biliyorsun algoritma vs kasmana gerek yok, sana direkt syntax lazım.

c# tutorial diye arat, döngülerden, değişkenlerden gir, pointer, grafik, database diye devam edersin.

c# için MSDN efsane bir kaynak, aratacağın çoğu sorunun cevabı msdn de çıkacak zaten.
0
kimlanbu
(19.05.11)
(6)

İzmir'de ne yapılır?

lmss
yarın (19 mayıs) izmire geliyorum ve uçak biletim akşam 11 de. yarın gün boyunca izmir'de nasıl vakit geçirebilirim? neler yapabilirim? nereleri gezmemi, ne yememi önerisiniz? birde havaalanına toplu taşımayla nasıl gidilir?
yarın (19 mayıs) izmire geliyorum ve uçak biletim akşam 11 de. yarın gün boyunca izmir'de nasıl vakit geçirebilirim? neler yapabilirim? nereleri gezmemi, ne yememi önerisiniz? birde havaalanına toplu taşımayla nasıl gidilir?
0
lmss
(19.05.11)
havaalanına gitmek için:
www.ayperiugur.com

bu arada; yahu siteye girince reklama da tıklayın arada be. 3.5 ayda sadece 0,25 cent kazandık top topu. o da sıfırlandı mı nedir. $0.00 yazıyor :)
0
ben smyrna
(19.05.11)
4k

konak, kordon, karsiyaka, kumru
0
ermanen
(19.05.11)
sakadat ile aranız iyi ise hisar camiinin oralarda söğüş yiyiniz.
www.youtube.com
sonra üstüne fincada dibek kahvesi içiniz:
www.youtube.com
(kahveciomerusta.com)
üşenmezseniz (biraz uzak) www.izmirdogalyasamparki.org.tr'na gidiniz.
nereden geliyorsunuz bilmem ama istanbul dışında bir yerden ise vapura da bininiz. istanbul'dan ise binmeyiniz. sonra ukalalık edersiniz. ancak her durumda izmir vapurları daha iyidir. ayrıca inmeden geri de dönebilirsiniz izmir'de.
aklıma gelenler bunlar şimdilik. (kahvaltıda boyoz veya gevrek yiyebilirsiniz.)(www.flickr.com)
0
ben smyrna
(19.05.11)
smyrna'ya katılıyorum tamamen. özellikle kahve seviyorsanız ömerustaya gidiniz ama ömer ustaya başkasına degil.
eger yarın hava kötü olmazsa(yagmur yagacak gibi) dogal yaşam parkına gidebilirsini gittiginizde türkiyede dogan ilk fili(izmiri)görebilirsiniz.
toplu taşıma olarak izmirin büyük bölümünü dolaşan izban var o her 12 dkda bir havalanına metro gidiyor. aynı şekilde havaalanından da izmirin çoguna gidiyor.
kahvaltıda kaşarlı-domatesli boyoz.(deniz kızı) yiyin yok böyle bir tat.
karşıyakada çarşının arkasokagında(vakıf bankın arkası görürsünüz) bir çay ocagı var oradan çay içip tanımadıgınız insanlarla sohbet edebilirsiniz yadırgamıyorlar.
son olarak bir tavsiye günün çogunu toplu taşımada gezerek geçireceginizi varsayarak birtane kentkart edinin.
0
exodia
(19.05.11)
Yolunuz düşerse Kıbrıs Şehitlerinde dostlar boyoz fırını var, orda yiyin öğle yemeğini.
0
innocentbystander
(19.05.11)
boyoz ye kesinlikle. başka yerde güzelini yiyemiyorum :(
vapura binme. binip napcan. istanbul'dan geliyosan izlenecek manzara var en azından, izmir'de çirkin çirkin binaları izlersin bi şeye değmez. hem karşıyaka'da da pek bi şey yok zaten. ay bi de vaktin varsa urla tarafına gitsen keşke. bence izmir'in en güzel yerleri.
0
yazaryan
(19.05.11)
(4)

Papağanlar Hakkında Bir Soru

mauro eterna
Sayın duyuru üyesi...Papağan beslemek istiyorum, böyle renkli boylu poslu ve konuşmaya en yatkın tür hangisi bilemiyorum.Bu konuda hangi cinsler var, hangisinden alayı yardımcı olursan ikrama geçer.Regards :
Sayın duyuru üyesi...

Papağan beslemek istiyorum, böyle renkli boylu poslu ve konuşmaya en yatkın tür hangisi bilemiyorum.

Bu konuda hangi cinsler var, hangisinden alayı yardımcı olursan ikrama geçer.

Regards :
0
mauro eterna
(19.05.11)
griler iyi taklit yapıyor.
0
groove salad
(19.05.11)
afrika gri papagani en iyi konusma taklidi yapabilen papagan.
0
ermanen
(19.05.11)
papaganokulu.org

bu sitede türlerle ilgili bilgi henüz eklenmemiş olsa da papağan eğitimi ve bakımına dair bir çok bilgi bulabilirsiniz.
0
boo ya moon
(19.05.11)
bende araştırmıştım bi ara jako dediler hep
0
ucan pirasa
(19.05.11)
(5)

who which?

köfte
"ingilizce de the person who i saw " daki who'ya ne deniodu yaaaaa!! haqtırlayamadım bi türlü
"ingilizce de the person who i saw " daki who'ya ne deniodu yaaaaa!! haqtırlayamadım bi türlü
0
köfte
(18.05.11)
relative clause?
0
ufukcel
(18.05.11)
konunun ve sözcük grubunun ismi relative clause, o kelimelere (who, where vs.) de relative pronoun deniyor.
0
ermanen
(18.05.11)
relative pronoun

olayın kendisi relative clause ya da adjective clause
0
pyro clustic flow
(18.05.11)
sanirim orda who yerine whom kullanilmasi lazim bu arada. (the person whom i saw)
0
raist
(18.05.11)
who olur, whom olur, that olur, bir de hiç bir şey yazmasak da olur.
0
pyro clustic flow
(18.05.11)
(6)

Evlenecek Çifte Alınacak Hediye

ginevra molly potter
Selamlar herkeslere! (:Yakında evlenecek olan bir çift arkadaşım var. Beraberce bütün eşyalarını aldılar, bana alacak bir şey bırakmadılar. Hem ilginç, hem eğlenceli, hem de işe yarar bir hediye almak istiyorum onlar için, ama ne? Fikri olan? (:
Selamlar herkeslere! (:
Yakında evlenecek olan bir çift arkadaşım var. Beraberce bütün eşyalarını aldılar, bana alacak bir şey bırakmadılar. Hem ilginç, hem eğlenceli, hem de işe yarar bir hediye almak istiyorum onlar için, ama ne? Fikri olan? (:
0
ginevra molly potter
(18.05.11)
bence sorun yeni evin mutlaka bir eksiği vardır, yoksa bir şey paşabahçed'den kahve takımı her genç kızın rüyasıdır.
0
ernest everhard
(18.05.11)
duvara bir tablo alın,ya da kaliteli bir tost makinesi yoksa eğer ya da ecza dolabı.
0
nekodunlangafana
(18.05.11)
çift kafalık boyu uzun yastıklardan al. bir yastıkta kocasınlar.
0
ermanen
(18.05.11)
fonksiyonel şeyler pek eğlenceli olmaz kanımca. lezzetli şeylerin sağlıksız olması gibi :s neyse konuyu dağıtmayayım, şu çok işe yarar ve muadilleri arasında en iyisi. torbası geniş, çeşitli başlıklar ve sap uzatma.. en önemlisi toz haznesini yıkayabilme olayı var. eskiden hep kettle alırdım, artık bunu alıyorum standart hediye. çay makinesi, kettle gibi bir şey de olabilir.
www.hepsiburada.com
0
pyro clustic flow
(18.05.11)
tabii ki borcam.

(bkz: borcam)
0
panina manina
(18.05.11)
kaliteli ve şık nevresim takımı. ilginç ve eğlenceli değil ama işe yarar olduğu kesin.
0
kirkinin da kulpu kirik kup
(18.05.11)
(4)

Hem Geometri, Hem Fizik, Hem Coğrafya ve Hem de Olasılık sorusu

ermanen
Dubai'de, betonarma kütle üzerine çelik konstrüksüyon çıkılarak inşa edilmiş 500 metre yüksekliğindeki bir binanın, boydan 10 metre olan her katında (eni 15 cm derinliği 5 cm boyu 5 m) olan dikdörtgen prizma şeklinde uç uca bağlanmış çelik blokların, Dubai'nin ağustos ayındaki sıcaklık ortalamasına
Dubai'de, betonarma kütle üzerine çelik konstrüksüyon çıkılarak inşa edilmiş 500 metre yüksekliğindeki bir binanın, boydan 10 metre olan her katında (eni 15 cm derinliği 5 cm boyu 5 m) olan dikdörtgen prizma şeklinde uç uca bağlanmış çelik blokların, Dubai'nin ağustos ayındaki sıcaklık ortalamasına göre (45 C), hacimce genleşme katsayısı yüzeyce genleşme katsayısından 1,12 kat fazla olduğuna göre, binanın ağustos ayında 2 cm yükselme olasılığı nedir?

(çözümüyle birlikte gerekiyormuş.)
0
ermanen
(17.05.11)
%22.47
0
cilgin fantezilerin adami
(17.05.11)
böyle bişeyde olasılık olmaz ki abi, kesin olarak ya olur ya olmaz bu.
0
deeperdown
(18.05.11)
betonarma kütlelerin basıncından yükselme yerine alçalma gözlenir. basınç olmasa düz bi zemindeki çelik genleşerek uzardı ama basınçla birlikte dikey değil yatay genleşir.

(sanki dersin bişeyim hamnakoim)
0
numbernine
(18.05.11)
sanırım verilen değerlere göre kesin sonuç çıkamayacağı için olasılık sorulmuş. genleşme bağlantıları ve beton genleşmesi dahil edilmemiş sanırım.
0
🌸ermanen
(18.05.11)
(9)

ingilizce

ikilem
ingilizce "oyle yapmistir" nasil deriz?
ingilizce "oyle yapmistir" nasil deriz?
0
ikilem
(17.05.11)
tahmin mi yürütüyoruz burada? ya da birşeye cevap mı?

-şunu yapmıştır(buraya eylem yazılacak)
-evet öyle yapmıştır.

gibi bir diyalogtan bahsediyorsak "i guess so" diyebiliriz.
0
cro magnon
(17.05.11)
"he/she must have done like that." de olabilir mesela.
0
tepedeki psychedelic adam
(17.05.11)
i guess he has done so / he did so degil tam demek istedigim, tahminden ziyade daaha cok kesinlik bildiren bir sekilde.
0
🌸ikilem
(17.05.11)
lafın gelişine göre farklı şekillerde söylenir. bizim burda söylediklerimizle sizin demek istediğiniz tutmayabilir yani.
0
istanbluer
(17.05.11)
he/she would have done so...

tabi cümlenin gelişine ve ondan önceki cümlelere göre değişebilir..

edit: benim dedigimde. oyle yapmistir, oyle yapmis olmali veya oyle yapmis olmaliydi anlamlari cikabiliyor

edit2: tek başına "must have done" daha doğru olur. tepedekine katılıyorum!
0
ermanen
(17.05.11)
he/she must have done like that dedigimizde yapmistir da cikiyor, o sekilde yapmaliydi diye bir anlam da cikabilir. bu neye gore ayriliyor her zaman cumlenin gidisinden cikaramayiz?
0
🌸ikilem
(17.05.11)
must have done it that way dersen "öyle yapmalıydı" anlamı çıkmaz. aradigin anlam cikar. psychedelic adamin dedigi dogru.
0
innocentbystander
(17.05.11)
ek bilgi: should have done so ---> öyle yapmalıydı , yapmış olmalıydı.

yukarda da belirtildiği gibi must burda speculation, yüksek ihtimal belirten must'ı. yüzde 90 a yakın olan, yüksek ihtimal belirten must. may, might, could yüzde 50'den düşük, bu da yüksek olan işte. onun da past ını alınca must have done so oluyor.
0
pyro clustic flow
(17.05.11)
should do + V
0
hayallerin gucu adina
(17.05.11)
(5)

Halıdan şarap lekesi nasıl çıkar ?

cornypop
yoksa gitti mi canım halı ?
yoksa gitti mi canım halı ?
0
cornypop
(17.05.11)
genellikle "gitti" marka ise onları arayın. ama bu arada kurutmayın.
0
ben smyrna
(17.05.11)
1. kağıt havluyla veya bezle lekeye bastırın.
2. karbonatlı suyla silin.
3. profesyonel halı temizleyicisi kullanın.
0
ermanen
(17.05.11)
kırmızı şarap lekesini beyaz şarap çıkarır derler. hiç denemedim gerçi ama..

edit: şöyle bir şey varmış belki lazım olur:
www.drycenter.com
0
in vino veritas
(17.05.11)
ben döküldüğü gibi, halı temizleyici şampuanla ebesini sikene kadar silmiştim ve temizlenmişti. ama bilemem yani, üzerinden ne kadar geçmiş.
0
sanal hayvan
(17.05.11)
şarap lekesini en güzel süt çıkartır.dene hemen.
0
keller
(17.05.11)
(3)

perman ismi hangi dilde?

overdose
böyle bi erkek ismi duydum. hangi millet koyuyor bu ismi? ne demek?
böyle bi erkek ismi duydum. hangi millet koyuyor bu ismi? ne demek?
0
overdose
(16.05.11)
surda aciklamis biraz:

genealogy.familyeducation.com
0
ermanen
(16.05.11)
musevi o zaman?
0
🌸overdose
(16.05.11)
peyman diye iranlı ev arkadaşım vardı.
0
eksi daglarinin aslani
(16.05.11)
(3)

Aft i hemen iyilestiren bi ilac solemislerdi gecen ( hemen ama ) ( acil )

busuta
neydi adi delircem ; bulamadim da duyuruyu , gebercem acidan , agzimi acamaz hale geldim nerdeyse . . .nedir bu sihirli ilacin ismi , pazar pazar nobetci eczane ariycam bide pfff . .edit: hepsine tik koysam da asıl aradığım oralmedic idi , sonradan bi arayan falan olursa diye ekliyorum bu editi.
neydi adi delircem ; bulamadim da duyuruyu , gebercem acidan , agzimi acamaz hale geldim nerdeyse . . .

nedir bu sihirli ilacin ismi , pazar pazar nobetci eczane ariycam bide pfff . .


edit: hepsine tik koysam da asıl aradığım oralmedic idi , sonradan bi arayan falan olursa diye ekliyorum bu editi.
0
busuta
(15.05.11)
ya evet biliyorum o taktigide bana o sip diye geciren o ilactan lazim SIKILDIM iyice :(

ama teskkurler genede . .
0
🌸busuta
(15.05.11)
kenakort-a diye bi merhem. eczanelerde oluyor. hemen etkisini gösterir
0
akruban
(15.05.11)
ermanen
(15.05.11)
(18)

ne yapmalı?

bezgin
mesele çok uzun. özeti bile sayfalar sürecek galiba. Arada ctrl+a ve ctrl+c yapmalıyım.peşin uyarılar:1- Lütfen 25 yaşın, hadi olmadı 21 yaşın altı insanlar cevap yazmasın. Ayırmcı falan değilim de yani tecrübe ile bilgi aynı şeyler değil.2- Bu duyuru trollük amacıyla açılmamıştır, zaten okursanız a
mesele çok uzun. özeti bile sayfalar sürecek galiba. Arada ctrl+a ve ctrl+c yapmalıyım.
peşin uyarılar:
1- Lütfen 25 yaşın, hadi olmadı 21 yaşın altı insanlar cevap yazmasın. Ayırmcı falan değilim de yani tecrübe ile bilgi aynı şeyler değil.
2- Bu duyuru trollük amacıyla açılmamıştır, zaten okursanız anlarsınız öyle olmadığını.

İçinde bulunduğum durum:
27 yaşındayım. Erkeğim. Günde 10-18 saat uyuyorum. Kalan zamanımı da oturarak geçiriyorum. Otururken ya kitap okuyorum ya da bilgisayar başında haber yahut online dizi takip ediyorum. Bu neredeyse hiç değişmiyor. Ayda ortalama 25-26 gün saat sabah 5-13 arası uyuyorum. Uyanma zamanım ise belirsiz. Öğlen, ikindi, akşam, yatsı, gece 1 falan uyanabildiğim vakitler. Yani uyku problemlerimi şöyle özetleyebiliriz: Aşırı uyuma. Ne yaparlarsa yapılsın uyanamama. Aşırı miktarda gündüz uykusu.
Uyku sıkıntılarım yüzünden askerlik yapmadım, her yıl erteliyorlar. Bir dediler narkolepsi var sende. Bir dediler idiyopatik hipersomnia. Bir dediler narkolepsi şüphesi... Polisomnografiye yattım kaç kez. Sentetik Tiroid Hormonu kullandım. Subklinik hipotiroidi hastası olduğum zannedildi çünkü herşeyim normaldi ama TSH miktarım yüksekti. Sonra bunun aşırı kilodan kaynaklandığını tahmin ettim ben. Hipofiz bakıyor benim metabolizma yavaş hayvan gibi yiyorum da hiç hareket de etmiyorum o da ne yapsın paso tiroidi uyarıyor salgıla tiroksini diye. Ama tiroid görevini düzgün yapıyor Allah'tan. 123 kiloyum bu arada 180 galiba boyum, hiç ölçmedim desem yeridir.
Bunun dışında evliyim. 3 yaşına koşan şekerden baldan tatlı bir oğlum var. Bilişim Sistemleri Mühendisiyim. Ama tahmin edersiniz ki çalışamıyorum. Eşim de çalışmıyor. Aile şirketimiz var tekstil üzerine. Sözde ben de ortağım ama ne fabrikaya ne de mağazaya adım atamıyorum. Muhasebeye mail atıyorum, para yolluyorlar hesabıma, eşim ev alışverişi yahut kendi ve çocuk için bankamatikten çekiyor. Şirkete yegane katkım web sayfasını hazırlamak ve yurtdışı maillleri çevirmek oluyor. Ki bu işler için asgari ücretle çalışan bir işçi yetebilir ama benim ailece aylık masrafım 6-7 bin liradan aşağı düşmüyor. Yani belki de baba parası, abi parası, abla parası yiyiyorum diyebiliriz buna...
Arkadaşım yok. Nasıl yok? Liseye kadar Tokat'ta okudum. Üniversiteye İstanbul'a geldim ve buraya yerleştim. Lise ve öncesi arkadaşlarımla irtibatım yok gibi. Üniversite'de ise içine çok kapanık bir öğrenciydim. İki üç tane çok samimi olduğum arkadaş vardı. Bir tanesi öldü. Biri Adapazarı'nda diğeri ise Amerika'da. İşyerinde de (ezkaza iki ayda bir falan uğradığımda) patron statüsünde olduğumdan hiç iş arkadaşım da yok.
Kötü bir evliliğim var. Ben eşimin ailesiyle konuşmuyorum. O da benim ailemle görüşmüyor. Eşimi deliler gibi seviyorum. Bir iki kez kısa süreli ayrılık yaşadık. Babamın evine gittim (evet, ben gittim.) Bir iki ay görüşmedik. Boşanma falan sözkonusu oldu. Eşimin ailesi problemli insanlar. Sanki kızları boşansın diye gayret ediyorlar. Benim gayretlerimle yuvamız bozulmadı. Şimdi eşime sorarsanız ben dünyanın en kötü kocası, damadıyım. O da dünyanın en acı çeken karısı. Kayıtlara geçsin, sigaram, içkim, kumarım, karı-kız düşkünlüğüm, şiddeti eğilimim yok. En fazla canıma tak edince bağırmışımdır tartışırken o kadar. Eşimle severek evlendik. Hala kendisini deli gibi seviyorum. %100 onun suçlu olduğu bir tartışma sonrası küsersek yine bir gün içinde ben dayanamayıp adım atıyorum. Birkaç kez ağır olayım dedim. Karşı taraf adım atsın dedim. Ama olmadı. Boğazım düğümleniyor, bana sayıp sövmüşse bile gidip sarılıyorum. Eşimin de problemleri var. Mesela kimseyle arkadaş olmak istemiyor. Apartmanda yalnız yaşıyor diyebiliriz. Gelen komşularla irtibat kurmuyor. Çalışmıyor. Çalışmamasına beni bahane ediyor. Halbuki evleneli dört yıl oldu ilk yıl hamileydi şimdi çocuk oyun çağına geldi, gelmedi. Eşim de oğlum dışında kimseyle görüşmüyor gibi bişey. Ama onun sülalesi tamamı İstanbul'da. Akrabalarıyla arabaya atlayıp gidip görüşebiliyor. Yemek haftada bir yapıyor, yapmıyor. Dışarıdan yiyiyoruz. Ayakkabın kirlenmiş dersen bile üzerine alınıyor. Kaşlarını çatıyor. Bir de eşyaların kıymetini bilmiyor. Dört yılda beş bilgisayarını kırdı. Ev aletlerinin yarısı yeniden alındı. Cahil değil, kimya müh. yüksek lisans mezunu. Küçük de değil benim yaşıtım. Ama ailesi aşırı şımartmış. Uzadıkça uzuyor detayları keseyim. Neyse, benim stresimin çoğunu eşime borçluyum. Resmen nefesim daralıyor kendisiyle konuşunca. Ama deliler gibi seviyorum onu. İki gün ayrı kalsam özlüyorum. Hayır dünya güzeli değil kendisi, 1.60 boyunda 68 kilo Türkiye şartlarında fiziken 10 üzerinden 5'lik bir kişi. Ben de öküz gibi şişmeden evvet baya baya eli yüzü düzgün biriydim, her neyse. İki gün görmeyince bunu üzülüyorum, özlüyorum. Oğlumu aynı şekilde deliler gibi seviyorum. Yani bir yandan bitiriyor beni bu evlilik bir yandan da benim herşeyim eşim ve oğlum. Üstüne üstük eşimin de beni sevdiğini biliyorum. Ama benimkiyle kıyaslanamaz zannımca. Sanki kendisinde acıma duygusu yok. (Hayvanlara ve oğlumuza karşı duyduğu hariç)
Gelelim geçmişime biraz da:
Üç yaşımdayken okuma yazma öğrendim. Deli gibi kitap okuyor(d)um. İlkokulu üç yılda bitirdim. Benle karşılaşan hemen herkes gördükleri en zeki çocuğun ben olduğunu söylerdi. Anadolu Lisesini (orta) birincilikle ve Fen Lisesini ikincilikle bitirdim bir gün bile ders çalışmadan. Ulusal Fizik Olimpiyatlarında dereceye girdim. Çok iyi bir üniversiteden mezun oldum hem de haftada bir gün devam ederek. Ama şimdi arkamdan vaktiyle nal toplayanlar uçup gittiler ben bir yüksek lisans dahi yapamadım. Bırakın eski zekamı, moron gibiyim. İki üç kez tekrar ettirmeden karşıdakine ne dediğini anlamıyorum neredeyse. Teoride yine süper fikirler bulduğum oluyor ama pratikte bir et yığınıyım. Son yılda dokuz ay boyunca ayda altı saat psikoterapi gördüm. İlaçlar kullandım. Arpa boyu ilerledim sadece. Defalarca kilo vermek istedim, diyetisyen falan, olmadı.
Herşeyden sonra şimdi hala:
Obezim. Tembelim. Hareketsizim. Uyuyan bir et yığınıyım. Evliyim. İşsizim. Başarısızım. Ama bunları düzeltmek için somut bir adım da atamıyorum. Evden dışarı çıkamıyorum. (Hoş genelde gece uyanık olunca nereye çıkayım) Arkadaşım yok. Sosyal hayatım yok. Sap olabildiğim bir baltam yok... Ve artık o kadar alıştım ki gayet normalmiş gibi geliyor bana.
Nereden başlamalı?
(Umduğum gibi yazamadım)
0
bezgin
(15.05.11)
umduğunuz gibi yazamadığınız gayet net. kim bilir daha yazacak ne kadar çok şeyiniz var.ben de şuradan başlamak isterim, yaşam standartlarınız anlattığınız üzere oldukça iyi, yani çoğu şeyde sıkıntı çekmiyorsunuz. yaşam şartlarından ziyade sorununuz daha çok iletişim odaklı. eşinizle iletişiminiz de anlattığınız üzere pek iç açıcı değil. hayattan aşırı derecede kopmuşsunuz. yaşamak için yaşıyor gibisiniz. şimdi burada, ''sizin yerinizde olmak için uğraşan çok kişi var kıymetini bilin'' klişesini söylemek pek uygun değil ama, eğer bi yerden başlamak istiyorsanız ilk önce hayata biraz daha önem verin. şöyle bir çevrenize, olup bitenlere bi bakın ve siz bu olanların neresindesiniz bi düşünün. tabii ki hayat ortağınız, eşiniz ile beraber. her şeyin başı iletişim, fikir alışverişi. benim bu yazdıklarınızdan anladığım, her şeyi erteleyip, hayatı boşverip her şeyi gidişine bıraktığınız. diğerlerine göre imkanlar açısından 1-0 öndesiniz, gerek mesleğiniz gerekse maddi açıdan. tüm bu artıları kullanıp hayata tekrar bağlanmak ve sadece oğlunuz için bile -ki en önemlisidir aslında- bir şeyler yapmanız gerektiğinin farkına varmanız gerekir.
0
raycharles
(15.05.11)
psikolog/psikiyatr ile baslayabilirsiniz. esinizle beraber gidin mumkunse. ve kilo verip saglikli olmanin bir yolunu bulun kesinlikle. daha iyi bir diyetisyen ve bir spor egitmeniyle gorusun derim.
0
ermanen
(15.05.11)
trolsen veya değilsen 2sinden biri olup olmaman çok umrunda değil gerçi ya, kısa keseyim;

iş mevzuu - bir çok kişi böyle bir hayat ister, işe katkını olabildiğince arttır, arada git ne oluyor ne bitiyor bak.

ev mevzuu - hatun çok sıkıyorsa bırak. çocuk için değmez, bir çok çocuk uzun dönemde ayrı bile olsalar zihisel olarak sağlıklı ebeveynle daha mutlu.

sosyal hayat - olur abi sosyal hayat istersen her an olur ufak adımlar yeterli

cevap veren: 30 yaşında, evlenmeyi düşünmeyen, işgüç sahibi bir insan
0
drip nick i zaten kullanilmakta
(15.05.11)
21 yaşındayım ama bir şeyler yazasım geldi.

panpa sen kendini kısır döngüye hapsetmişsin. bir şeyler değiştirmen lazım. karını seviyorsun ama en büyük problem de o gibi. nasıl dayanıyorsun anlamadım, bu ne sevgi ah bu ne ıstırap.

bence spora falan başla. para konusunda sorun yok nasıl olsa. bir de yemek yapmayı falan öğren ne bileyim, dışarıdan yiye yiye yakında sağlığın bozulacak. spora git, terle, efor sarf et, yağ yak, yorul, rahatla. sonrasında eminim daha optimist bir bakış açısına sahip olacaksın. algısal bozuklukların da düzelecek. orada da tanışırsın birkaç insanla, çay içersin falan olmadı. semt neresi istanbul'da? mea maxima culpa'nın bi kitap kulübü var, her hafta kitap okuyorlar aralarında tartışıyorlar, çikolatalar püskevitler falan. kitap okumaya zamanın varsa onlarla takıl. yap yani bi şeyler geçmez böyle hayat.
0
i ve been mistreated
(15.05.11)
Bir sekilde, seni evden uzaklastiracak bir spora basla. Ne aptigin veya nasil yaptigin onemli degil. Onemli olan vucuduna olan saygini tekrar hatirlaman. Bence senin baslangic noktan bu.
0
insanimsi
(15.05.11)
cevaplar için teşekkür ederim ama,
@raycharles
bir şeyler yapmak gerek ama ben farkındalığı oturtamıyorum bir türlü. hele de siz tam bir şeye karar vermişken eşiniz köstek oluyorsa...
@ermanen
duyuruda dokuz ay boyunca psikolojik yardım gördüğüm yazıyor
@drip nicki zaten kullanılmakta
çok yüzeysel uyarılarınız. yapamayan adama yap diyorsunuz. haklı olsanız dahi o bana zaten ulaşmıyor.
@ivebeenmistreated ve @insanimsi
yemek yapmayı biliyorum ama yerinden kalkmayan adam yapamaz yemek.
bir de salondaki kullanılmayan bisikletle yürüyüş bandı, belediyenin havuzunda devamsızlıktan iptal olan hesaplarım, havaya saçılan fitness paraları ile üçüncü gününü görmediğim düzenli yürüyüşlerim ve bir de iki buçuk yıl önce sakatlanan ama hala doktora göstermediğim dizim selam söylüyor size...
123 kilo bir adam, hele de hiç arkadaşı yoksa ve evden çıkamıyorsa nasıl spor yapacak?
0
🌸bezgin
(15.05.11)
-esiniz hic psikyatra gitti mi? onu goturerek baslayabilirsiniz... ama evden cikamiyordunuz dimi? ikna da olmaz o simdi.... ailesini ikna edin desem, gorusmuyorsunuz... Ama bir sekilde esinizin psikyatra gorunmesi lazim... yani beraber gitmeniz lazim....
-cogu sorunu kiloya baglamissiniz ama kilo aslinda cok cok cok zararli olsa da (ben de su an tas devri diyetinde olan bir tosuncugum) kilolu insanlar isine gucune gidebiliyor, uyuyup uyanabiliyor, bunu dusunun. butun sucu kiloya atmayin...
-o arkasindan nal topladiginiz arkadaslariniz sizin tassaginizi yesin... biraz silkelenince siz de supper olacaksiniz bunu unutmayin...
-biraz silkelenin. nasil mi? oncelikle sunu bir arastirin:
en.wikipedia.org
sabahlari cok kuvvetli isiga maruz kalin. gece 11 gibi de isiklari sondurun. radyo falan dinleyin. biyolojik saati sifirliyor.
-iki ayda bir gidiyorsaniz ise ve tekstil isi ise sevmiyorsunuzdur o isi. baba'ya abanin, o maddi yonden destek olsun ama siz sevdiginiz isi yapin. ne seviyorsaniz tabi. oglu icin anlayisla karsilayacaktir neticede bu halden iyi...
-sabredin, Allah sabredenlerle beraberdir.. namaz niyaz bir de, tavsiye etmek durumundayim huzur icin zira...
-sosyal yonden ise aklima maalesef hicbir sey gelmiyor... zannimca akraba yok istanbul'da dimi? tiyatro kursu, dil kursu, kitap kulubu falan diyemem zira evden cikamiyorsunuz. anladigim kadariyla eski dost lazim sizi evden cikaracak ama o da yok diyorsunuz. semt neresi, ben ugrayayim arada diycem ama yengeden korktum valla ne diyeyim... siz once kapiciyla, siparis getirenlerle, sucuyla falan muhabbet etmeye baslayin ikiser ucer cumle bir iki dakika... arkadas kazanmak icin adim atmak lazim oyle kendiliginden kimse gelip size demez hadi soyle yapalim... hatta bu duyuruya baktigimda gizliden bir arkadas bulma cagrisi olarak goruyorum... belki siz farkina varmadan bilincaltiniz bunu istedi...
edit: yas sizden birazcik daha yasli. evli ve cocuklu bir insan.
0
thunder thunder thunder thundercats
(15.05.11)
@bezgin

cevabimda sadece psikolojik yardim almanizdan bahsetmedim. esinizle beraber gidin dedim bir de ve onun yaninda baska konularda da (diyet, spor gibi) profesyonel insanlara danisin. ise yaramidaysa baskasina danisin. icinizden de gelmesi ve azmetmeniz gerekiyor, bosvermislik var hep yazdiklarinizda. en azindan yapmaniz gerekenleri yazmaya calistik iste. sonucta sizde bitiyor.

onun disinda umut verici veya zorluklardan iyi durumlara gecmis insanlarin hayat hikayeleriyle ilgili eserler filmler de ise yarayabilir.

son olarak diyecegim, kafa dagitmak icin bir tatile cikabilirsiniz ve yeni bir sayfa acabilirsiniz belki.
0
ermanen
(15.05.11)
demek istediğim de bu zaten. her şeye psikolojik yardım, doktora gitmelisin vb. önerilerle çözüm aramak yerine bi kere de kendinizi toparlamaya çalışmayı deneyin demek istiyorum. ilk olarak da size köstek olduğunu söylediğiniz eşiniz ile başlayın bu işe. sabırlı olun biraz, bir-iki-üç değil başarana kadar deneyin. eğer durum daha da kötüye gidiyorsa o zaman başka çözümler ararsınız tabii ki. ama ilk önce konuşmakla başlayın.
0
raycharles
(15.05.11)
Ben sadece çalışma mevzuna yorum yapmak istiyorum. Yaşım sizden büyük.

Sağlık probleminiz olduğunu söylüyorsunuz. Bunu bir yana koymak istiyorum... Madem aile şirketiniz var, bir oda isteyin ve her gün ofise gitmeye gayret edin.

Bunu şunun için söylüyorum. Yapacağınız tercüme işini asgari ücretli bir eleman elbette yapabilir. Hatta sizin aldığınız maaşa yönetici çalıştırılıyor, farkındasınızdır. En başlarda sizin öyle çok bir şey yapmanız önemli değil. Şirketin içine girip, hem evden biraz uzaklaşın ve zincirinizi kırın. Hem de yavaş yavaş, şirket içindeki aile üyelerine toplantılarda, yemeklerde vb. destek olun. Şirketin çalışmasını öğrenin. Mesela abiniz veya ablanız olmadığında, size telefon açıp bir işin takip edilmesini istesinler. Eğer şirketinizde kurumsal yapılaşmaya yönelik uygulamalar yapılıyorsa, bu takipleri zorlanmadan yapabilirsiniz.

Ve emin olun, bu şekilde destek vermeniz, ayda 6.000TL'lik net iş yapmaktan daha kıymetlidir.

Ben de aile şirketinde çalışıyorum ve bir bilseniz, patron çocuğu olarak şirkette çalışan, üniversiteyi babasının hocalara verdiği yardımlarla bitirmiş, şirkete sadece soliter oynamaya gelen adamlar var (abartmıyorum). Yaşları da sizden büyük. Üstelik sizin aldığınız maaşı alıyorlar ve dışarı da şirketi onlar yönetiyormuş gibi başkalarına lanse ediyorlar.

Demek istediğin, şirkete gidin. Üretime ortak olmaya çalışın. İzleyin, dinleyin, paylaşın... Uykunuz gelirse de, mazeretinizi bildirin ve şirkette biraz uyuyun...
0
sheba and the albino girls
(15.05.11)
32 yaşındayım.
eşiniz de siz de sıkıntı çekmeden büyümüşsünüz diye tahmin ediyorum. amaçsızsınız. sadece iki ayda bi şirkete giderek ve üç beş mail çevirerek ailen izin hayatını idame ettirecek maddi imkana kavuşuyorsunuz. bi' şeyleri elde etmek için zahmet etmenize, çalışmanıza gerek yok. rahatsınız yani. bunun sonucunda da kendinizi olumlu motive edeceğinize tam tersi yollara girmişsiniz.
olay sadece zekaya, eğitime vb. bakmıyo' artık. ne eğitimsiz insanlar nerelere geliyo' - he tasvip ettiim bi' şey mi, tabi ki diil, o başka bi' konu -

olay zekada değil, kullanmakta.

başlayacağınız yeri yazdığınızı bi' kere daha okursanız çok basit bulursunuz gibi geliyor ama insan kendine karşı bazen dışardan bakmakta zorlaşır.





evliliğiniz.


a şıkkınız bu.



- şahsi görüşlerim bunlar. haddimi aştıysam özğr dilerim şimdiden. -
0
charlesbukowskiineksi
(15.05.11)
14 yaşındayım ama cevap vereceğim. Sorunların çözülmeyecek şeyler değil ama eşin olduğu sürece bir arpa boyu yol alamazsın. Sen problemli bir kişiliksin, onu anladık ama eşinin çalışmaması, yemek bile yapmaması, üstüne üstlük 3-4 ailenin geçindiği parayı harcamanız... Bence eşin de en az senin kadar problemli ve üzgünüm ki birarada olduğunuz sürece iyileşmeniz zor. Ne kadar severseniz sevin ayrılmalısınız. Psikolojik rahatsızlıklar da bulaşıcıdır ve sen ne kadar çabalarsan çabala evdeki ortam seni geri çeker.

Bunun yanında uyku probleminin de fizyolojik kaynaklı olduğunu sanmıyorum. Bana depresyon uykusu gibi geldi.

Peki ne yapmalısın? Ayrıl ya da ayrılma öncelikle seni evden çıkaracağız. Maddi yönden de bir sıkıntın olmadığına göre önce o bilgisayarın fişini çekip çıkıp dolaşacaksın bütün gün. Nereye gittiğinin bir önemi yok, istersen cafede otur bütün gün. Ama gece yarısına kadar eve girme. Böylece uyku problemini de çözeceğiz. 1 ay bu programı uygularsan eğer gerisi için tavsiye verebilirim.
0
ataturkiye
(15.05.11)
Size öneri olmasa da karşılaşabileceklerinizi ve sorunların kaynağını söyleyeyim:

1. Hanımın bunalımı senin gibi fizyolojik etkenlerden kaynaklanmıyorsa (ki buna dair bir şey yazmamışsın) tamamen rahat ve hazır paranın gelmesinden kaynaklanıyor.

2. Ailen sana yardım ediyor ama unutma onlarla konuşmayan bir gelinleri var. Yani annen baban yaşayana kadar kardeşlerin gıkını çıkarmaz, ama eğer allah göstermesin onlara bir şey olursa özellikle kız kardeşlerin baskısını ensende hissedersin ve para verdikleri senin anlattığın gibi para savuran bir kadınının en azından kendilerine biat etmelerini isterler.

3. Senin onun ailesiyle konuşmaman yanlış, ne yap ne et senin ailenle konuşmasını sağla bu yüzden de git onun ailesinle konuş. Eninde sonunda kayınbaban da haklı olabilir, kızsın bağırsın ama kızı sende unutma git elini öp bayramlara getir çocuğu vs.

4. Çalışmamak için önerim yok zira bu durumda bile sorun tamemen fizyolojik geliyor. Ama şunu yapabilirsin sanırım, resim müzik web tasarım yapıyorsun grafikler yap. Blog aç bir tane. Sonra çocuğunu müzeye getir. Dışarı çıkarsan dışarıda uyumak biraz daha zordur.
0
ernest everhard
(15.05.11)
kendinize olan güveni tekrar sağlamak için adım atmanız lazım.
en azından arkadaşların dediği gibi yemek yapmak, şirkete gitmek için çaba sarfetmek yada eşiniz ve çocuğunuz ile aranızı daha iyi yapmak için haftada bir dışarı sinema yada park gibi yerlere gitmek olabilir.
yazdıklarınızı okudum, akıl vermek kolay gibi gözüküyor lakin hastalığınız malum. ama birşeyler yapmak ve adım atmak için de kafadan "zaten hastayım, o yüzden yapamıyorum" düşüncesinden kurtulmanız gerek.
Allah yardımcınız olsun.
0
ykup
(15.05.11)
yaşım 30+ sana az ve öz yazacağım;

kaybolan şey, kaybolduğu yerde aranır. ama görüyorum ki sen neyi nerede kaybettiğini anlamaya çalışıyorsun.

karın sana olan saygısını yitirmiş. bu bir. belki baştan öyleydi, sen farkedemedin. değilse de fiziksel dezanformasyon geçirmiş olman buna kafidir. eşinin fiziğini değerlendirmişsin ama kendisini sana çok görüyor bile olabilir. demek istediğim bu değil aslında, karakterinle ilgili. onun ailesini boşver. senin kendi ailenle ilişkinden kaynaklı bir soğuma olabilir. anladığım kadarıyla onlar olmadan bir hiçsin. bunu işlevin olmadığı (ya da çok minik) halde dahil edildiğin işletme ortaklığından yola çıkarak ve çok yüzeysel söylüyorum.neyse buralara girmeyim ben.

diyeceğim net. büyük bir kalkışma, ayaklanma başlatmalısın kendine karşı. kendini alışkanlıklarına, bağımlılıklarına rağmen yenmen lazım. bunun için büyük bir bedel ödeyeceksin. o bedeli bugüne kadar hiç ödemedin. bu halinle hiçbir ilişkiyi idare edemezsin. hiçbir trrafikten sağ salim evine dönemezsin. çünkü sekizde sekiz kabahatlisin.

yapacaklarını (sen bunları yapamazsın ama yine de) söylüyorum:
-karından ayrıl! kendine olan saygını ancak acı çekerek kazanabilirsin. karından ayrıl çünkü sen onu sevmiyorsun, sadece ona bağımlısın. alışkınsın. bu da yeterince hastalıklı bir durum. sana hakaret ve kötülük etme hakkını kendinde görmesine neden olacak bir manzara. ve bunu belki yapıyordur da. buna neden müsade ediyorsun?

-ideal boyutlara küçülene dek ölüm diyetine gir! çünkü ambalajın seninle ilgili beslenebilecek tüm olumlu kanaatleri engelleyen bir zar gibi. bu halin senin bile ikna edemezken, hayattan şikayet ediyorsun. karını boşver, diğer insanlar ne düşünüyor. dışarda yürürken, alışveriş yaparken, apartmana girerken karşılaştığın insanlar, ilk etapta ne düşünüyor senle ilgili. "vay be fizik olimpiyatlarını kazanacak ideal beyin" demedikleri kesin. geçmişle kendini haksız yere ödüllendirme. yaşandı bitti. ve sen o nimetleri yerinde değerlendiremedin. zekanı ölümcül günahlara köle ettin. tembelliğe, obezliğe, bağımlılığa. acı çekmeyi reddettin. kendine olan sevgini ancak acı çekerek kurtarabilirsin.

sana söylenecek çok şey var ama az ve öz dedim bir kere.
0
lazarus
(15.05.11)
:((( hocam üzdün bizleri yazdıklarınla. zor bir durum.

sanırım sizin sorununuz bıkkınlık ve üşengeçlik ama bu zaten hemen herkeste vardır. size özgü bir şey değil. ben bazen konuşmaya bile üşeniyorum. bu üşengeçliği yenmek lazım. kendinizi dışarı çıkmaya zorlayyın. sokakta şöyle bir tur atıp geri dönün. bunu her gün mesafeyi biraz daha artırarak yapın. gördüğünüz esnafa "selamunaleykum" deyin. çocuklarla şakalaşın... vb... biraz haraketlenme gelir inşallah.

bilişim sistemleri mühendisi çok rahat freelancer ve home-ofis çalışabilir. eminim ki çok rahat iş bulursunuz. daha dün burada yani ekşiduyuruda homeofis çalışacak e-ticaret blen eleman arıyorlardı. böyle bir iş bulursanız üretken olmanızı ruh halinize ayrı bir katkı yapacaktır. birşeyler başarabilme duygusu terapist görevi görür.

ailevi konularda ise sabır dilemekten başka tavsiyem yok...

edit: akran sayılırız.
0
mustasim billah
(15.05.11)
once biraz sert konusup sonra sadede gelecegim.

eşiniz için yaptığınız tek şey onu çok sevdiğinizi söylemek gibi görünüyor.

para? bileğinizin hakkıyla kazanmıyorsunuz.
çalışma? yok.
seks? gunde 18 saat uyuyan bir insan olarak yaptığınızı hiç zannetmiyorum.

"Kayıtlara geçsin, sigaram, içkim, kumarım, karı-kız düşkünlüğüm, şiddeti eğilimim yok". ok bunlarin olmamasi guzel super de, ne var? var olan bir sey var mi?

ilk cumleyi okudugumda, peki size bu yasinizda kim bakiyor? diye soracaktim ama hemen aciklamissiniz.

soyleyeyim, bence coook sanslisiniz. o somut adimi atmak icin elinizde bin turlu motivasyon var. hic bir eksiginiz yok hatta maasallah.

hazirindan bir sirket, ekonomik darbogaz olmamasi, es, COCUK, ev...

belki de her sey hazir, ben yatayim diye dusunuyorsunuz, belki de gercekten bir hastaliginiz var.

bence bu olayin baslangicina bakmak lazim. hep mi boyleydi? "benim stresimin çoğunu eşime borçluyum", evlenmeden once super miydiniz?

her sey evlenince mi basladi?

esinizin calismamasi sizin calismamaniz icin bahane gosterilemez. belki de siz onu, bu depresif hale sokuyorsunuzdur, esim bile calismiyorsa, ben neden calisayim ki diyordur.

esiniz, bence sabirli bir kadinmis. esinizin ailesi, sabirli insanlarmis. 25 yasindayim, evli degilim, buyuk konusmayayim ama, esinizin yerinde olsam, bu derece buyuk problemleri olup da hepsi icin ustune beni ve ailemi suclayan, ustune ufak bir ozette bile bin turlu kotu ozellik bulan (alingan, cirkin, simarik, tembel, bahaneci vs vs...) birinin yaninda yarim saat daha kalmazdim herhalde...

cozum onerim: suradan baslayin:

esinize butun sorunlara ragmen oldugunu iddia ettiginiz sevginiz, hayatinizin cogunu uyuyarak, yiyerek, hareket etmeden gecirmeniz, sizin bir bagimlilik bagimlisi oldugunuza isaret ediyor bence. esinize bagimlisiniz, yemek yemeye bagimlisiniz, uyumaya bagimlisiniz. bagimli insanlarin, ozellikle yemek bagimlisi insanlarin (ben bunu arastirdigim icin bunu biliyorum belki diger bagimliliklar da oyledir.) genel profili sizin gibi. iyi egitimli, normalin ustunde zeki, hayatinin bir donemine kadar cok cok parlak...
sonradan bagimliliklara kapilarak kelimenin tam anlamiyla "sicmanin" sebebi ise surada: mukemmeliyetcilik. mukemmel yapamadiginiz, sizi normalde mutsuz edecek her sey icin bagimliliklariniza sariliyorsunuz. ornek, sigara bagimlisi, is arkadasiyla tartisan bir insanin sinirle disari cikip bir sigara icmesi gibi. halbuki bu hic bir sorunu cozmez, sadece bir "sanal" yatistirmadir. bagimliliklarin hepsi boyle. sorunlari cozmeyi degil maskelememizi sagliyorlar. sonuc, daha basarisiz, daha bagimli bir insan.

esinizden ayrilamiyorsunuz, sevmediginiz ve onun sizi sevmedigi neredeyse net oldugu halde vazgecemiyorsunuz, cunku onun sizi mutlu ettigi zamanlarin yerine ayni sekilde mutlu edecek kimse olamayacagini dusunuyorsunuz. bu sevgi degil, bagimlilik.

ac oldugunuz icin degil, yemek yemek sizi mutlu ettigi icin yemek yiyorsunuz. cok mutsuz oldugunuz icin de her gecen gun daha cok yiyorsunuz.

cok yuksek ihtimalle, yorgun veya hasta oldugunuz icin degil, uyumak sizi mutlu ettigi icin uyuyorsunuz.

insani mutlu eden hormonlari, bunlarin nasil calistirildigini, cesitli bagimlilik cesitlerini, neden olduklarini, nasil cozuleceklerini, bir bir oturun arastirin.

tavsiyem, oncelikle uyku problemini cozun. yataktan kafanizi kaldiramadiginiz zamanlarda uyanabilmek icin, uykuya ihtiyacim mi var, yoksa mutsuzluktan mi uyumak istiyorum? diye sorun kendinize.

yiyeceginiz her karbonhidrat ve yag iceren yemek icin, ac oldugum icin mi, yoksa kendimi odullendirmek icin mi yiyorum bunu? diye sorun kendinize. su konuyu arastirin: "binge eating". diyetisyen falan fayda etmez. tipki sigarada bilmemne hapinin, bilmemne bantinin ise yaramadigi gibi.

kafanizda, bagimliliklarinizi, nedenlerini tanimlayip, onlardan uzaklasmaniz lazim.

psikoterapide bunu soylediler mi size bilmiyorum, ama bence sorun burada.

bir de esinize olan bagimliliginizi en sona birakin, belki diger her sey duzelince, iliskiniz de duzelir. en ufak bir ayrilma dusuncesinin golgesinin gectigi bir iliskinin bile duzelmeyecegine inanan bir insanim ama, ortada cocugunuz varmis, belki duzelir.

aslinda cozmeniz gerekenler cok cok fazla degil. bahsettiginiz parlak zekayi kullanin. bence cozeceksiniz. kolay gelsin.
0
leci
(16.05.11)
hedonistbeyin
(01.07.13)
(2)

Film?

nabruknabruknabruk
Ya bi site vardı sen beğendiğin filmi yazıyodun o bi sayfa boyunca beğenebileceğin filmleri listeliyodu, hatta bu daha duygusaldır falan diye de not düşüyodu neydi o ?
Ya bi site vardı sen beğendiğin filmi yazıyodun o bi sayfa boyunca beğenebileceğin filmleri listeliyodu, hatta bu daha duygusaldır falan diye de not düşüyodu neydi o ?
0
nabruknabruknabruk
(13.05.11)
www.clerkdogs.com

ama halka kapatılmış.


www.tastekid.com kullanabilirsin.
veya www.criticker.com
0
ermanen
(13.05.11)
yerini tutar mı bilmem ama şöyle bişey de var;

www.piort.com
0
oziloz
(13.05.11)
(4)

Şatoda Geçen Filmler

godfrey
az önce uyandım ve rüyamda bir şatoda şövalye kıyafetinin içinde bekçilik yapıyordum. resmen rüyamdaki atmosferin etkisinde kaldım arkadaşlar.şöyle çoğunluğu şatoda geçen, kasvetli atmosfere sahip bildiğiniz film varsa söylerseniz pek bir memnun olurum.
az önce uyandım ve rüyamda bir şatoda şövalye kıyafetinin içinde bekçilik yapıyordum. resmen rüyamdaki atmosferin etkisinde kaldım arkadaşlar.

şöyle çoğunluğu şatoda geçen, kasvetli atmosfere sahip bildiğiniz film varsa söylerseniz pek bir memnun olurum.
0
godfrey
(13.05.11)
filmden ziyade o dönemde geçen 2 boyutlu bir oyun tavsiye edebilirim. oyunun arkaplanı bu konuda çok iyidir.
Robin Hood The Legend of Sherwood
0
vincent emilio
(13.05.11)
Interview With The Vampire, Adams Family( Bu komedi tadında ama, biliyosundur gerçi büyük ihtimalle :) )
0
nabruknabruknabruk
(13.05.11)
Kingdom of Heaven
0
vincent emilio
(13.05.11)
the others
ironclad
hauru no ugoku shiro
dracula
excalibur
0
ermanen
(13.05.11)
(2)

Horoz'un pipisi

sakingitarist
(git: 252477) sorusunu görünce aklıma geldi gece gece.olm bu horozlar nası düdüklüyo lan? hiç pipi falan göremiyorum ben o iş esnasında? aklıma gelen tek yol gaga-ibik yolu, zira çok pis bi hışımla ısırıyor tavuğun ibiğini abimiz.şu yaşıma geldim, bu soruyu soruyorum ya, ben daha kendime bişey demiy
(git: 252477) sorusunu görünce aklıma geldi gece gece.

olm bu horozlar nası düdüklüyo lan? hiç pipi falan göremiyorum ben o iş esnasında? aklıma gelen tek yol gaga-ibik yolu, zira çok pis bi hışımla ısırıyor tavuğun ibiğini abimiz.

şu yaşıma geldim, bu soruyu soruyorum ya, ben daha kendime bişey demiyorum!
0
sakingitarist
(13.05.11)
kloak mevcut onlarda bildiğim kadarıyla. kloaktan spermleri salıp sürttürtüyorlar.
0
cro magnon
(13.05.11)
Kuşlar kloak açıklıklarını birleştirip öyle çiftleşirler. Böylece erkek kuş spermini dişi kuşa aktarmış oluyor. Bu olaya ingilizce'de "cloacal kiss" deniyor. Bazı kuşlarda birkaç saniye sürüyor.

anahtar kelimeler: kloak, cloaca, cloacal kiss
0
ermanen
(13.05.11)
(2)

Çay ağacı yağı - boğaz ağrısı - gargara

ermanen
Çay ağacı yağı, boğaz ağrılarına iyi gelir mi? Nasıl gargara olarak kullanabiliriz? Bir bardak suya birkaç damla dökerek gargara olarak kullanabilir miyiz? Birkaç damla yeterli olur mu?
Çay ağacı yağı, boğaz ağrılarına iyi gelir mi?
Nasıl gargara olarak kullanabiliriz?
Bir bardak suya birkaç damla dökerek gargara olarak kullanabilir miyiz? Birkaç damla yeterli olur mu?
0
ermanen
(13.05.11)
çay ağacı yağı daha çok cilt bakımında kullanılıyor diye biliyorum ben.
en.wikipedia.org
0
whoosie
(13.05.11)
evet o şekilde kullanıldığını biliyordum. bu şekilde de kullanılabilir mi diye merak ettim.
0
🌸ermanen
(13.05.11)
(10)

Ucak korkusunu yenmek icin tavsiyeler

degisim90
Ucak korkum var az biraz,iki kere bindim ama kisa mesafeydi. Yenmek icin ne tavsiye edersiniz? Veya ucus sirasinda daha rahat hissetmek icin bir ilac var mi? Icki icmiyorum:)
Ucak korkum var az biraz,iki kere bindim ama kisa mesafeydi. Yenmek icin ne tavsiye edersiniz? Veya ucus sirasinda daha rahat hissetmek icin bir ilac var mi? Icki icmiyorum:)
0
degisim90
(11.05.11)
pasiflora deneyebilirsin
0
pposeidon_1
(11.05.11)
bende ilk bindiğimde endişeliydim biraz, ama şansıma tamda acil çıkış kapısının yanına oturdum. uçak hareket edene kadar kafamda senaryoyu kurmuştum "eğer ters bir şey olursa kapıyı şuradan açacağım, paraşut zaten şurda, bak hazır kanatta benim yanımda ucuna kadar yürüyüp sonra salarım kendimi aşağı" gibisinden düşündüm bayağıda işe yaradı ama gözümü kapıdan ayıramadım o başka :)

kısa mesafeyse hafif dozda uyku ilacı alıp kestirebilirsinizde.
0
tolga asp
(11.05.11)
seksi hostesleri düşün.
0
ermanen
(11.05.11)
korkma. her zaman söylenen şey. otobüs ve otomobil ile yapılan kazaların sayısı uçaktan her zaman daha fazla.
0
ben smyrna
(11.05.11)
eczanelerde 1-1,5 milyona atarax var. yol uzunsa uçuştan bi saat önce 2 tane at.gevşetir uyutur.
0
cano
(11.05.11)
yeşil reçeteli ilaç temin edebiliyosan xanax ı dene =)
0
Lexur
(11.05.11)
ilaç kullanmamaya çalışın basınçtan kaynaklı su ihtiyacınız artacak, bir de stresi düşünürsek..
Kabin memuru arkadaşlara kalkıştan önce söyleyin (sayım sırasında değil ama,sinir oluyoruz :) ) muhakkak yardımcı olacaklardır.. etrafınıza konsantre olun,düşünün ki kabin ekibi için her uçuş/hava şartında çalışıyor.. alkol de içmemeye çalışın bu arada ..
0
The Pleasure of Pain
(11.05.11)
anti-em iç
0
koskoca devletin adi osmanli lan
(11.05.11)
dramamine iç (adını yanlış yazmış olabilirim, anti em işte) bir adet dramamine 4 saat uyutur adamı, ayakta bırakmaz.
0
dieselsingle2
(11.05.11)
iki tane anti-em alıyorsun, 10 saat komaya giriyorsun. ama artık reçeteli satılıyor. gerçi gar-garaj vs. büfelerinde sebil gibidir.
0
kerbeee
(12.05.11)
(1)

amélie benzeri amerikan filmleri

ucurtmabayramlari
selamlar,iki hafta sonra bir fransız filmi ile bir amerikan filminin karşılaştırılması teması üzerine kurulu bir sunum yapmam gerekiyor.bu yüzden `amélie`'ye `konu itibariyle` benzeyen amerikan filmi bileniniz varsa bir yardım eli uzatsın şu biçare kula.
selamlar,

iki hafta sonra bir fransız filmi ile bir amerikan filminin karşılaştırılması teması üzerine kurulu bir sunum yapmam gerekiyor.
bu yüzden amélie'ye konu itibariyle benzeyen amerikan filmi bileniniz varsa bir yardım eli uzatsın şu biçare kula.
0
ucurtmabayramlari
(11.05.11)
lost in translation
0
ermanen
(11.05.11)
(12)

farklı boylarda aynı nesneler

soujiro
farklı boyutlarda olupta aynı olan ne nesneler vardır?mesela 55 ekran ile 33 ekran televizyon ya da büyük ve orta boy yangın tüpü gibi. ya da oyuncak araba ile gerçek. tabii abartı boyut farkı olmasın. olmasın
farklı boyutlarda olupta aynı olan ne nesneler vardır?

mesela 55 ekran ile 33 ekran televizyon ya da büyük ve orta boy yangın tüpü gibi. ya da oyuncak araba ile gerçek. tabii abartı boyut farkı olmasın. olmasın
0
soujiro
(11.05.11)
penis desem?
0
richthofen
(11.05.11)
ben de "meme" diyebilir miyim?
0
nescafe11
(11.05.11)
tüm meyveler az çok girer bu tanımın içine.
0
inugard
(11.05.11)
giysiler. ayakkabı vs. beden beden.
0
girl in a coma
(11.05.11)
buz dolabı!
0
crystalsoul
(11.05.11)
bilgisayar kasası
normal kasa da olur
0
fusiondx
(11.05.11)
şişeler
kutular
yatak örtüleri yorgan nevresim
mobilyalar
0
burgcry
(11.05.11)
Gözünün görebildiği şeylerin büyük bir kısmı (neredeyse tamamı) bu sınıflamaya girebilir. Çokta spesifik bir tanım değil açıkçası.
0
pposeidon_1
(11.05.11)
şemsiye, bardaklar, sigara, masa,.. her şey :)
0
bıdıbıdı
(11.05.11)
neredeyse her şey giriyor bu tanıma. özgün nesneleri bulabilirdik mesela.
0
ermanen
(11.05.11)
benim aklıma ilk kola geldi
adam penis demiş aq.
0
charlesbukowskiineksi
(11.05.11)
tikler, evet senin şu soldaki kutucuklara atmadıklarından. aynı nesne gözlük numarasına göre büyüyüp küçülüyor olabilir. mantıklı geldi.
0
bıdıbıdı
(12.05.11)
(1)

İrlanda'nın fındığa uyguladığı gümrük vergisi

will
vallahi bi arkadaşım için soruyorum. yoksa ben niye merak edeyim böyle bir şeyi?soru başlıkta gördüğünüz üzere. çok acil ve önemli olduğunu ayrıca belirtmek istiyorum. artık rapor olur çizelge olur ne olursa, İrlanda dışardan fındık alırken ne kadar gümrük vergisi istiyor?çok teşekkür ederim şimdide
vallahi bi arkadaşım için soruyorum. yoksa ben niye merak edeyim böyle bir şeyi?

soru başlıkta gördüğünüz üzere. çok acil ve önemli olduğunu ayrıca belirtmek istiyorum. artık rapor olur çizelge olur ne olursa, İrlanda dışardan fındık alırken ne kadar gümrük vergisi istiyor?

çok teşekkür ederim şimdiden hepinizi öperim.
0
will
(11.05.11)
direkt dediğini bulamadım (çünkü değişken bir vergi sanırım)ama irlanda'nın revenue sitesinde (www.revenue.ie) şöyle yazıyor:

"How are these charges calculated?
Customs Duty is normally calculated as a percentage of the value. The percentage varies depending on the type of goods and the country of origin. Customs Duty is charged on the price paid for the goods including local sales taxes plus shipping, packaging and insurance costs. Further information on rates of customs duty may be obtained from Taric or by e-mailing [email protected]."

Tax & Duty Manuals - Section 16
www.revenue.ie

TARIC
ec.europa.eu/taxation_customs/dds/tarhome_en.htm
0
ermanen
(11.05.11)
(1)

Bankalar kaçta açılıyor ?

jangbogo
Soru başlıkta. Garanti bankası'na gideceğim.
Soru başlıkta. Garanti bankası'na gideceğim.
0
jangbogo
(10.05.11)
9:00'da açılıyor. Sadece HSBC 8:30'da açılıyormuş.
0
ermanen
(10.05.11)
(22)

Bu saatte ne yapıyorsunuz?

g man
Sevgili Dark Side sevdalıları, Nabersiniz? Meraktan soruyorum. Hangi uğraş içindesiniz bu saatte?Müzik dinliyorum ve ufaktan çikolata yiyorum ben mesela. Önümde de bir türlü bitiremediğim bir kitap var. Sizin meşguliyetiniz?(Ey,can sıkıntısı nelere kadirsin sen!)
Sevgili Dark Side sevdalıları,
Nabersiniz? Meraktan soruyorum. Hangi uğraş içindesiniz bu saatte?

Müzik dinliyorum ve ufaktan çikolata yiyorum ben mesela. Önümde de bir türlü bitiremediğim bir kitap var. Sizin meşguliyetiniz?

(Ey,can sıkıntısı nelere kadirsin sen!)
0
g man
(10.05.11)
acayip bir böcek girdi odama onu kovaladım. millet zehirli falan dedi ama şehir efsanesiymiş. şimdi bulmaya çalışıyorum ya öldü ya kaçtı...

tabi 2 saat gerideyim ben saat bazında
0
passion rules the game
(10.05.11)
İngiltere'desindir 2 saat geriyse o halde. O memlekette öyle fantastik böcekler yaşıyor muydu yav? (Öhm, muhabbet etmiyorum modlar, soruma cevap arıyorum tam olarak. Yerseniz...)
0
🌸g man
(10.05.11)
mikrodalgada tavuk döner ısıttım ketçapladım yedim. probis yiyorum şimdi de. bi de haxball ekşi duyuru odasına girmeye çalışıyorum AMA SAAT 3 BUÇUK OLDU HALA DOLU! DUYUN SESİMİ.
0
cro magnon
(10.05.11)
kayda değer hiç bir bok yapmıyorum. dün gece oturdum 4.30 a kadar muhabbet kralı izledim. bütün gün işyerinde ebem sikildi. bugün işten çıkarken bu gece yemekten sonra direkt yatacağıma dair yeminler etmiştim. saat 2.30 oldu. hala mal gibi oturuyrum. aklımı sikeyim.
0
roket adam
(10.05.11)
10-14 yaş grubuna yönelik online bi oyunu yerelleştiriyorum. bi taraftan da mecburiyetten oynuyorum :( uyusaydım da kabuslar görseydim daha zevkliydi valla
0
atesikus
(10.05.11)
yaşıyor ya, ingilizler daddy long legs diyor. helikopter böceğine benziyor ama aynı değil. dev sivrisinek gibi bir şey. ses seda çıkmadı elemandan herhalde gitti. garip garip böcekler var türkiye'de görmediğim. hayvanlar alemi resmen.
0
passion rules the game
(10.05.11)
aha ölmemiş geldi
0
passion rules the game
(10.05.11)
çarşamba sunum var ona hazırlanıyorum :(
0
sanal uyku
(10.05.11)
İşsiz güçsüz boş duran daha çoktur dedim; ama bir şeylerle meşgul olanlar da varmış bak. Acaba ufaktan ben de bir işe mi girişsem? Kitaba da elim gitmiyor ki hiç... Passion, öldürünce maktülün fotoğrafını çek bari.
0
🌸g man
(10.05.11)
hahah ite kaka yolladım böceği dışarı :D ben de sızarım herhalde final dönemi yakın
0
passion rules the game
(10.05.11)
kakuro oynayarak uykumun gelmesini beklerken vakit öldürüyorum.
0
handgrenade
(10.05.11)
sınav var incide takılıyorum iyi mi, kacıcak bi yerlere
0
heyamo
(10.05.11)
miami@ boston var, alkol var
0
drip nick i zaten kullanilmakta
(10.05.11)
3 saat salsa çalışması vardı, 23 te yatıp güzel bir şekilde 3'te uyandım. ben de ne yaptığımı bilmiyorum, bilindik sitelerde uyku getirme çabası

bir de (bkz: bu saatte ne yapıyorsunuz duyuruları) başlığı açılmalı artık :D

ve bu arada o böcek zehirli değül
0
dieselsingle2
(10.05.11)
11 de yattım yarın erken kalkayım diye, 3 gibi tekrar uyandım. bi dürüm söyledim. aynı zamanda cuma gününe vermem gereken tez taslağı var ama, ben deli gibi tony hawk pro skater oynuyorum.
0
raycharles
(10.05.11)
Soruyu sordum, müzik devam etti, onu durdurdum. Arada anime izledim. Çikolatam bitti. Genelde bir şekilde yemek yiyormuş millet bunu fark ettim şimdi. Deli gibi açım. Öğrenci evinde kalsam yemek söylerdim de bu saatte aile apartmanına yemek söylemek tuhaf kaçıyor. Püf.
0
🌸g man
(10.05.11)
israil haifadayım içtim bi dolu.yarın tatil burada.sonra (şavurma) döner yidim.bi kaç saate uyumaya yatarım artık.saat 0439 lt.
0
keller
(10.05.11)
bir kişi de sevişiyorum dememiş, gelişme var :)
0
karlmarx
(10.05.11)
haxball'da rakip takımları çok güzel seviyoruz :)
0
hikaye mesture
(10.05.11)
Behzat Ç.'yi ancak izledim de leyla-mecnun ekibi çok alakasız durmuş gibi geldi,şimdi onu düşünüyorum.
Ayrıca kendime kahve yaptım bir taraftan onu yudumluyorum.

Akıl akıl gel peşime takıl durumu yani.
0
ucaninekbanakarsi
(10.05.11)
yeni geldim eve. barbekü yaptık parkta arkadaşlarla. şimdi de ayaklarımı uzattım, nette vakit geçiriyorum.
0
ermanen
(10.05.11)
Herkesi tikledikten sonra gönül rahatlığıyla uyuyabilirim sanırım. Saat de 6 olmuş zaten.
0
🌸g man
(10.05.11)
(6)

dünyanın balansı

vincenzo
ağalar, yaşadığımız dünyanın bir balansı var mı? yok mu? sonuçta dönen bir kütle. o kadar toprak kazılıyor yapılar vs. yapılıyor bozulmuyormudur? yada avusturalya kıtası kadar bir yeri çin'in üzerine bindirsek bozulur mu lan denge? yalpalamazmı amk. yalpalamazsa nedir la buna engel olan? yada gidip
ağalar, yaşadığımız dünyanın bir balansı var mı? yok mu? sonuçta dönen bir kütle. o kadar toprak kazılıyor yapılar vs. yapılıyor bozulmuyormudur? yada avusturalya kıtası kadar bir yeri çin'in üzerine bindirsek bozulur mu lan denge? yalpalamazmı amk. yalpalamazsa nedir la buna engel olan? yada gidip yatayımmı en iyisi.
0
vincenzo
(09.05.11)
koca tsunami oldu 12 cm değişti sadece gerisini sen düşün. evet yat uyu
0
mori
(09.05.11)
Yalpalamaz, kütlesi sabit, herhangi bir kuvvet de yok; tsunamide misal içten dışa bir kuvvet var.

Harbi yat uyu ^^
0
uyku inadim inat
(09.05.11)
cogu su oldugu ıcın dengeliyor epey bi, o nedenle.
0
bryan fury
(09.05.11)
denge konusu astronomiyle ilgili bir konu, şurda açıklamış biraz:
en.wikipedia.org

onun dışında dünyanın dengesi bazı doğa olaylarıyla hafiften değişebiliyor. mesela son japonya depreminde biraz oynama oldu.
0
ermanen
(09.05.11)
meta
(09.05.11)
@uyku inadım inat kütle sabit ama sonuçta dönen bir şey var bir kısmından başka bir kısmına başka bir kütle aktarıyoruz. tam silindir şeklinde dönen bir şeyi düşün, bir parçasını koparıp alıp başka biryerine aktarırsak döndürdüğümüzde yalpalayıp bi titreşim yaratmaz mı?
0
🌸vincenzo
(09.05.11)
(9)

Dizi izleyince elimize ne geçiyor

bu yolun yolcusu
oturup saatlerce zaman ayırıyoruz.Hele bi de topluca sezonları varsa o dizinin elimizde pc başından kalkamıyoruz.Bende öyleyim ama bunun bana faydası ne diye düşünüyorum bazen bulamıyorum.Dizi izlediğim zamanı derslerime ayırsam ciddi anlamda bölümümde çok başarılı olabilirdim.Ama yap(a)madım.Şu saa
oturup saatlerce zaman ayırıyoruz.Hele bi de topluca sezonları varsa o dizinin elimizde pc başından kalkamıyoruz.Bende öyleyim ama bunun bana faydası ne diye düşünüyorum bazen bulamıyorum.

Dizi izlediğim zamanı derslerime ayırsam ciddi anlamda bölümümde çok başarılı olabilirdim.Ama yap(a)madım.

Şu saatte bu duyuruyu açarken bile vicdanım sızlıyor.Saat 4 olmuş ben hala kıçı kırık dexterin doğradığı adamları izliyorum.Sabah erken kalkacak olmamam rağmen.

Benim derdim ne dostlar bilen varmı?En azından yanlız olmadığımı ve bunun bana bişeyler kattığını söyleyinde içim rahat etsin.
0
bu yolun yolcusu
(09.05.11)
Yalnız değilsin dostum.Ha ne katıyor bunlar bize dersen ona bende cevap veremeyeceğim.Ama iyi ya da kötü katıyordur bişiler...
0
alınacaknikmikaldıaq!
(09.05.11)
yalnız değilsin. hayır, birşey katmıyor. biri yazıyor biz de izliyoruz. ben olayını çözemedim evet. ama yapıyorum.
0
cro magnon
(09.05.11)
abi ne oluyor, işte eksik hissettiğin veya hayalini kurduğun yönler var mesela. dexter izlerken kendini bir seri katille özdeşleştiriyosun, eğer seni cezbediyosa devam ediyosun. o diziyi izlerken oradaki hayal dünyasına dalıyosun. öbür dizideki adamın karizması, ötekinin sosyal ilişkileri, bir diğerinin arkadaş ortamı, hayata bakış açısı, esprileri, yaklaşımları vs.

bunun gibi şeylerle kendi hayallerini birleştiriyosun falan... eğer aklı başında biriysen ilham alıyosun, hayal gücün zenginleşiyor; değilsen de polat alemdarlaşıyosun, racon kesiyosun falan.
0
jangara
(09.05.11)
bilgi, his, empati, hayalgücü, kendini karakterin yerine koyma, farklı dünyalar ve zeki senaryolar, diyaloglar, tebessüm, kahkaha, korku, gerilim... bir sürü şey sayabilirim.. evet dizi bana birçok şey katabiliyor, ama hayatımın önemli aşamalarını da engellemiyor. dengelemek senin elinde..
0
ermanen
(09.05.11)
tek faydası şu oldu bana. ingilizcem rezildi bu diziler sayesinde ielts den 6 aldımdı. üper bi puan deildi ama geçtik dersten.
0
bak bi
(09.05.11)
İyi bir dizi iyi bir kitap kadar çok şey katar insana. Derslerden, işlerden zaman çalıp dizi izleniyorsa saçma bir hareket olur tabii :)
0
sourlemonade
(09.05.11)
ingilizce ve genel kültür. teorik olarak roman okumaktan pek farkı yok. Yani bunları geliştir.

Peki neden izliyoruz? Çünkü keyifli güzel zaman geçiriyoruz. hayattaki bir amac da bu değil mi zaten?
0
natnan
(09.05.11)
insanlar artık film yerine daha uzun soluklu şeyler arayışındalar. o yüzden.
0
zlatan1937
(09.05.11)
dexter'ı izlersen böyle düşünürsün tabi ama. bu her dizi için geçerli değil. hatta bazı diziler var ki, onları dizi diye kısıtlamak bile doğru değil.
0
daglien
(10.05.11)
(16)

Sözlük ne durumda?

ucaninekbanakarsi
Sayın suserlar;Şu anda ben sözlüğe giremiyorum sürekli hata veriyor ama duyuru,limon falan gayet normal.Sizde aynı problemi yaşıyor musunuz yoksa benim netimle ilgili bir sorun mu var?sevgilerle,öpenzi.
Sayın suserlar;
Şu anda ben sözlüğe giremiyorum sürekli hata veriyor ama duyuru,limon falan gayet normal.Sizde aynı problemi yaşıyor musunuz yoksa benim netimle ilgili bir sorun mu var?

sevgilerle,öpenzi.
0
ucaninekbanakarsi
(09.05.11)
aynen, bende de aheste aheste açılıyor. "olay" kısmı hemen açıldı ama, garip..
0
vercingetorix
(09.05.11)
aynı durumdayım...
0
p a t r i o t
(09.05.11)
açıldığında da bir tuhaf.böyle ya sol frame gelmiyor ya normal başlık kısmı gelmiyor falan çözemedim.
0
🌸ucaninekbanakarsi
(09.05.11)
behzat ç + survivor + maçlar + az önce başlayan muhabbet kralı = server not found
0
dambil
(09.05.11)
sıkıntı var, duyuruda takılıyorum.
0
latios
(09.05.11)
+1
0
lapset
(09.05.11)
evet kafayi yemis sozluk. duyuru ferah.
0
ermanen
(09.05.11)
beta problemsiz. (bunu yazmaktan da çekiniyorum aslında orayı da göçerteceksiniz eheh)
0
galadnikov
(09.05.11)
beta! yardırın!
0
lapset
(09.05.11)
yok ben karar verdim sorun bende! beta'ya da giremiyorum. yaratıcı küfürler bekliyorum sizden!
0
🌸ucaninekbanakarsi
(09.05.11)
bütün tarayıcılardan denesem de giremiyorum. şu okan bayülgen in sosyal medya demelerinin mağduruyum.. düzel sözlük acil işim var ulan allahsız.
0
okyanustaki depresif ruzgar
(09.05.11)
beta da olmuyor hakikaten. neyyse.
0
vercingetorix
(09.05.11)
artık hata bile veremiyor. bende donmuş bi durumda
0
une ange
(09.05.11)
Ben bir girebiliyorum bir giremiyorum.girdiğimde de pek bir şey yapamıyorum gerçi.hala kötü durumda sözlük.
0
🌸ucaninekbanakarsi
(09.05.11)
insan opusen hayvandir
(09.05.11)
Hakketen bu gece sözlük sıçışlarda.Okanın programı bitti ssg dükkanın başına geçer birazdan düzelir
0
alınacaknikmikaldıaq!
(09.05.11)
(4)

Koltukaltı kokusu

hikaye mesture
Bu şey kollar kapalıyken/birbirine yapışıkken mi daha fazla salgılanıyor yoksa ayrıkken mi?Salgılanmak derken anladınız işte.
Bu şey kollar kapalıyken/birbirine yapışıkken mi daha fazla salgılanıyor yoksa ayrıkken mi?

Salgılanmak derken anladınız işte.
0
hikaye mesture
(09.05.11)
açıkken.
0
lorenzen
(09.05.11)
kapalıyken daha çok ter/salgı/bakteri oluşumu olur. ama açıkken koku daha çok yayılır tabi.
0
ermanen
(09.05.11)
o zaman bu krumm karakterimiz yanlış veya hikayesi farklı.

küçüklüğümden beri hep merak etmişimdir. krumm gibi kolları hiç kapatmazsak ölümcül kokar mıyız diye.
0
🌸hikaye mesture
(09.05.11)
çizgi filmlerde gördüğünüz her şeye inanmayın.
0
ziplayan meksika bamyasi
(09.05.11)
(2)

asya-amerika uçak rotası??

muratk18
Aklıma takılan bir şeyi sormak istiyorum Asya'dan kanada yada ABD'ye giden uçaklar kısa yoldan kutuptan mı geçiyor? yoksa ekvatora paralel bir rota mı çiziyor?
Aklıma takılan bir şeyi sormak istiyorum Asya'dan kanada yada ABD'ye giden uçaklar kısa yoldan kutuptan mı geçiyor? yoksa ekvatora paralel bir rota mı çiziyor?
0
muratk18
(08.05.11)
en.wikipedia.org

amerika'dan asya'ya giderken kutba daha yakın gidiliyor. "great circle" rotası deniyor buna.

asya'dan amerika'ya giderken de "jetstream" rotası takip ediliyor genelde. jet stream rüzgarlarını kullanabilmek için.
0
ermanen
(08.05.11)
frankfurt'tan dallas'a gelen uçak kıtaya canada quebec'ten girip kıtayı tepeden aşağı indi. hostese sordum, o da aynı şeyi söyledi. kutuba doğru çıkıp boylam boyunca inmek en kısa yolmuş.
0
asil baykara
(09.06.11)
(20)

şu kuleler size ne ifade ediyor?

sttc
soru değil aslında bu, anket. araştırmanızı istemiyorum, an itibari ile ne düşünüyorsunuz veya biliyorsunuz onu merak ediyorum.ekli fotoğraftaki kulelerin ne fonksiyonu olduğunu düşünüyorsunuz? sizce doğaya zararlı bir işlem mi gerçekleşiyor içinde?ek: cevap verdikten sonra araştırabilirsiniz bittab
soru değil aslında bu, anket.

araştırmanızı istemiyorum, an itibari ile ne düşünüyorsunuz veya biliyorsunuz onu merak ediyorum.

ekli fotoğraftaki kulelerin ne fonksiyonu olduğunu düşünüyorsunuz? sizce doğaya zararlı bir işlem mi gerçekleşiyor içinde?

ek: cevap verdikten sonra araştırabilirsiniz bittabi :)
0
sttc
(08.05.11)
homer simpson

haliyle nükleer santral olabileceğini düşünüyorum ama hiç nükleer santral bacası görmedim.
0
jangara
(08.05.11)
su buharını tahliye etmek için bacalar, çevrim santrali falan olabilir
0
freebird5406_2
(08.05.11)
buhar bacası onlar. aslında zararsız olduğunu biliyorum ama yine de çok çok zararlı gibi hissetiriyor
0
michael_knight
(08.05.11)
nükleer santral. bacaların da su buharı çıkardığını biliyorum.

edit: cevap verdikten sonra araştırmamı da yaptım her zamanki gibi. bu tür soğutma yapıları başka tür santral ve rafinerilerde de görülüyormuş. soğutma işlemi için genelde su kullanılıyor ama sudan başka sıvı da kullanabiliyorlarmış ve bacadan havaya yayılan gaz, su buharından başka birşey olabilirmiş. onun dışında başka tür soğutma sistemleri de varmış. genelde çıkan gaz zararsız ama lejyoner hastalığına sebep olabiliyormuş. ama şimdiki yapılarda biyosit kullanarak bunun önüne geçebiliyorlarmış. oldu görüşürüz.
0
ermanen
(08.05.11)
sim city
0
dwyn
(08.05.11)
para
0
serafettinn
(08.05.11)
düşünmeden the simpsons, homer simpson ve mister burns :P
eğer süpriz bi soru ise ve doğaya zararlı olmayan bi şey yapan bi yerse bile otoparktaki araçlar buranın çalışanlarına aitse gene doğanın mnına koymuş oluyorlar :P
0
madyb
(08.05.11)
aynen simpsons ve nükleer reaktör geldi direk aklıma. zararlı diye düşünmedim ama.
0
insan opusen hayvandir
(08.05.11)
"an itibariyle ne düşünüyorsunuz" demişsin ama ben küçüklüğümden beri korkarım bu tip kulelerden. çevreye etkisi şusu busu bir yana, oldum olası içine düşmekten korkmuşumdur bunların. alıp helikopterle içine atıvereceklermiş gibi gelirdi küçükken.
şu daha korkunç gerçi, of. www.issizada.org

soruna cevap olmanın yanından geçmedi ama...
0
daysleeper
(08.05.11)
doğaya değil de sadece insana yararlı gibi. şekli güzel
0
hikaye mesture
(08.05.11)
kucukken afyon'dan istanbul'a gelirken gordugum sabun fabrikasini animsatti bana ama bilemedim bu nedir.
0
anorexic penis
(08.05.11)
sanırım doğaya zararlı bir çalışmada görsel olarak kullanmayı düşünüyorsunuz ve bakanlarda "ıyyy ne biçim pislik çıkarıyor" etkisi yaratıp yaratmadığını anlamaya çalışıyosunuz.

eğer amacınızı doğru anlamışsam, ı-ıh bende yaratmadı. kara/gri duman çıkaran baca fotoğrafları daha etkili olur.
0
kibritsuyu
(08.05.11)
karanlık ve kirlilik geldi tamamen. ama benim bir tavsiyem var cevapları mesaj olarak isteyin. insanlar iğer cevaplardan etkilenebilirler.
0
teritori
(08.05.11)
ilk izlenimde insanlar zararlı gazlar olduğunu sanıyor evet ama sadece su buharı.
0
prodeq
(08.05.11)
valla bizim burda da böyle yapılar var. ve nükleer santral değiller. petrolle alakalı bişiler diye biliyorum. muhakkak kirletiyordur yaneee
0
yarmasimo
(08.05.11)
Bende huşu uyandı hele tam onların dibinde olunca. Ve ne yaptıkları belli, baca o kuleler. Çıkan dumanının hacmine bakarsak daha aşağısı kurtarmazmış belli.
0
jesterdvine
(08.05.11)
Nükleer santral geldi.
0
xenophobe
(08.05.11)
sadece su buharı diyenler var. su buharıysa bile o da masum değil ayrıca. sera etkisi diye bişey var.
0
daysleeper
(08.05.11)
sanayi devrimi
0
rakim efendi
(08.05.11)
Sanayilesme.
0
fenerliyim ama feneri delgado
(08.05.11)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.