Giriş
(11)

Yazın yapması ekstra zorlaşan şeyler

sekizdokuzon
Malum aktivite dışında:) bence spor yapmak aşırı zorlaşıyor.
Malum aktivite dışında:) bence spor yapmak aşırı zorlaşıyor.
0
sekizdokuzon
(11.06.24)
Spor+1
Temizlik yapmak çok zor, mesela şuan cama kafa atasım geliyor. Bir de çalışırken iş yerinde zor oluyor.
0
rock n roll
(11.06.24)
Uyumak :(

Sıcağı bir yandan, sivri sineği diğer yandan. Bu sabah 5'te uyandım ve geri uyuyamadım mesela. Normalde 8'de çalan alarma uyanamıyorum kışın :d

Onun dışında duhhh bi cevap olacak ama sokakta yürümek, gezmek, kültür turizmi yapmak gibi şeyler yani açıklamaya bile gerek yok zaten.

Benim için pek geçerli değil ama insanlar yemek yemeyi de yazın daha zor buluyorlar.
0
nundu
(11.06.24)
Ben kitap okurken çok zorlanıyorum, bünye iyice ağırlaşıyor konsantre olamıyorum.
0
Lethe
(11.06.24)
klima/vantilator yoksa neredeyse her sey. havanin sicak ve terletici oldugunu farzediyoruz. sicaklayip terlemekten zevk alan da vardir ama :)

yani suyla yapilan aktiviteler disinda belki: dus almak, denize girmek vs.

ama kisin da ayni seyler zor olabilir ve hatta daha fazlasi. belki daha soguk/karli yerlerde. iki ucu boklu degnek. sonbahar ve ilkbahar daha anlayisli olabilir. bulundugun yere de bagli.
0
ermanen
(11.06.24)
Yemek yapmak zor geliyor.
0
reactionic
(11.06.24)
Bir iş için toplu ulaşımla Alsancak'a gidip gelmek de aşırı zor oldu. Bugün deneyimledim. Hiç tavsiye etmem. Kıbrıs Şehitleri'ni yürümek hiç bu kadar zor olmamıştı.
0
Mirket
(11.06.24)
malum aktivite bence gayet iyi yaz icin:) bocek cok yoruyor beni alerjim de var tiksintim de isiriliyorum da. market alisverisi zor brncr poset tasimak, yanan arabaya binmek ve tabii ki sigara sicakta icilmez icilmemeli(eski icici)
0
ala09
(11.06.24)
Bence flört bile keyif vermiyor bu sıcakta, kaldı ki malum aktivite :) @ala09
0
🌸sekizdokuzon
(11.06.24)
yaşamanın kendisi.
ama en önemlisi araba, araba, araba.
0
sparkle kiddle
(11.06.24)
Diğer cevaplara ek olarak benim için örgü örmek. Şu an bir hediye bitirmeye çalışıyorum böyle bütün kucağımı kaplıyor. Piştim :(
0
peki madem
(11.06.24)
@peki madem: örgünün vücuduna değen yerlerine varsa pamuklu nevresim şer, yakar o naylon ipler. Off! Allah sabır versin.
0
🌸sekizdokuzon
(11.06.24)
(8)

Ev almadan once neye dikkat etmek gerekir

optimistbakunin
Merhaba, mesela arabada expertize goturluyor plakasindan sorgulaniyor falan ama evlerde bu is nasil olacak. Neye dikkat etmeli nelere bakilmali.Rezidans daire ile normal daire farki var midir? Ilandaki fiyat uzerinden ne kadarlik pazarlik yapilmali? Odeme vs islemleri nasil oluyor. Hirsizliga doland
Merhaba, mesela arabada expertize goturluyor plakasindan sorgulaniyor falan ama evlerde bu is nasil olacak. Neye dikkat etmeli nelere bakilmali.
Rezidans daire ile normal daire farki var midir? Ilandaki fiyat uzerinden ne kadarlik pazarlik yapilmali? Odeme vs islemleri nasil oluyor. Hirsizliga dolandiriciliga karsi ne gerekir
0
optimistbakunin
(11.06.24)
en kolayı, mümkünse daha önce ev almış, uyanık, bir miktar anasının gözü bir arkadaşla halledilmeli.
0
jülsezar
(11.06.24)
noter araciligiyla yapiliyor, yapilmali.
0
ermanen
(11.06.24)
rezidansın aidatı yüksek olur muhtemelen. havuzu vs varsa daha da yüksek olur. neredeyse kira fiyatlarına yakın aidat ödüyor insanlar. ama güvenlik olur, nispeten daha güvenlidir. ha bazı yerler eskort yuvası olabiliyor tabi. normal daire de normal daire işte tr'de yaşıyorsanız farkı bilirsiniz. fiyat farkı da çok olur, değer mi tartışılır.

evi gördükten sonra paranın hepsini nakit vermeyecekseniz bankaya tapuyu iletirsiniz, kredi başvurusunda bulunursunuz. bi kısmı nakit bi kısmı kredi ise tapuda nakit kısmı bankadan gönderirsiniz karşı tarafa. satıcının kimse ona gönderirsiniz parayı. ya da bankadan bloke çek verirsiniz.

eğer rayiç bedeli düşük göstermeyecekseniz tapu takas sistemi var. dolandırılma ihtimali yok. para işini noter aracılığı ile hallediyorsunuz.

pazarlık satıcıya bağlı yani. acildir vs belki iner. yüzde beş filan belki.
0
elorelia
(11.06.24)
Ödeme kısmını cevaplayayım. FAST ödeme sisteminde bu konuda bir güvenli ödeme sistemi geliştirildi ayrıca bazı bankaların aracı uygulamaları var. Araştırın.
0
doharkoman
(11.06.24)
emlakçılar evin sağlamlığını bilemez, alacağınız evin tapu sahibi ile birlikte tapudaki arşive gideceksiniz ve kayıtlara bakacaksınız hangi kalite beton kullanılmış hangi kalınlıkta demir kullanılmış o raporları alıp chat gbtde sorgulatacaksınız.
bu şekilde yakın arkadaşım alacağı evini sorgulattı.
0
eja
(11.06.24)
17 yıldır inşaat sektöründeyim gerek belediye gerek proje gerekse saha şantiye derken mesleğimin şu dönemlerinde sadece sahayla ilgileniyorum. 17 yıllık tecrübem bana şunu diyor. bu işi meslek olarak yapanlar var yani gayrimenkul danışmanları. bu işi mimar ve meslektaş inş mühendislerinden de var. önerim mimar yada inş. mühendisi gayrimenkul işi yapanlara danışmanız daha doğru. he ben oldum diyeni karşıma çıksın kapışırım o ayrı konu ama dediğim gibi çok detaylı ve uzun uzuna konuşulacak şeyler enerjim yok :)
0
100binZar
(11.06.24)
belediyeye gidip iskan (genel iskan) durumunu sorun.
hiç alıp satmadıysanız arada emlakçı olmadı iyi olur bence. emlakçı komisyonu için de pazarlk edin.
Bu ara satışlar düşük ve nakit ihtiyacından dolayı baya pazarlık payları var evlerin. mesela 3 milyon olan eve 2buçuk teklif edin derim.
ödemeler tapuda işlem sırasında havale ile oluyor genelde, havale açıklamasına evin yapudaki gibi adres bilgisini yazın. hesah sahibi tabuda yazan isim olsun.
0
entropik
(11.06.24)
Fiyatlama kısmıyla alakalı bakacağınız şey kira çarpanı aslında. Satan taraf evini mümkün olduğunca 240 aylık kirası seviyelerinden değerleyip satmak, alan taraf da 180 ve mümkünse altında bir çarpanla almak isteyecektir genelde. Fakat bu normal bir piyasada daha çok çalışan bir sistem ve dediğim gibi işin "değerleme" tarafı gibi. Pazarlık bambaşka bir konu.

Birinci ve en önemli konu satıcının nakite ne kadar ihtiyacı olduğu. Tabii ki renk vermemeye gayret edecektir ama acil bir ihtiyaç kokusu alırsanız ona göre agresif olacaksınız elbette.
İpotekli(kredili) konut satışlarının yıldan yıla %70 civarında düştüğü bir dönemdeyiz. Ev satmak için çok çok zor bir dönem yani. Mevcut faiz oranlarıyla parası olmayan kredi çekemiyor, parası olan da parayı eve gömmek istemiyor. Alıcı taraf olarak siz de haliyle bu ortamı pazarlıkta avantajınıza kullanacaksınız.
Örneğin 5 milyonluk bir ev olsun. Bugün o evi almak yerine özel hiçbir şey yapmayıp aynı parayı bankaya koysanız, banka size aylık 200bin lira veriyor. Özetle nakit kıymetli, ev satmak çok zor. Bu ikisini harmanlayıp pazarlıkta agresif olabilirsiniz.
0
cay koy geliyorum
(12.06.24)
(15)

İşe girerken planlanmış tatili söylemek. İşe girmeden önce mi sonra mı?

ermanen
Bi işe gireceksiniz diyelim. Aylar önceden planlanmış tatiliniz var ve biletler alınmış. Tatil işe girdikten bikaç hafta veya 1 ay sonra gibi diyelim.İşe girmeden önce mi söylersiniz yoksa girdikten sonra mı? Tecrübelerinize göre nasıl oldu?Girdikten sonra söylenirse mecbur kabul mu ederler ki? ücre
Bi işe gireceksiniz diyelim. Aylar önceden planlanmış tatiliniz var ve biletler alınmış. Tatil işe girdikten bikaç hafta veya 1 ay sonra gibi diyelim.

İşe girmeden önce mi söylersiniz yoksa girdikten sonra mı? Tecrübelerinize göre nasıl oldu?

Girdikten sonra söylenirse mecbur kabul mu ederler ki? ücretsiz izin şeklinde tabii.
0
ermanen
(11.06.24)
tabiiki oncesinden. en azindan dialog, cozum icin adamlara opsiyon saglamis olursun. ha toksik turk sirketiyse "daha yeni basladin ne izni la" diyebilirler.
0
buenosdias
(11.06.24)
girmeden önce anlaşmak ve bilgi vermek gerek.
aynı durumda işe alınanlar hep önden bilgi verdiler bunlardan biri genel müdürdü biride normal uzman ünvanı ile çalışandı.
orta yol bulunuyor işin aciliyetine göre.
0
eja
(11.06.24)
Tabiki önceden.
Sonradan soyleyene iyi gözle bakmam ben.
0
logisticsmanager
(11.06.24)
Ne zaman başlayabilirsiniz sorusunda söyleyebilirsiniz. 5 temmuzda başlayabilirim, ağustosta da 2 hafta tatil planım var vs. gibi.
0
nickini vermek istemeyen uye
(11.06.24)
Ben şimdiki işime girerken senin durumundaydım. 1 haftalık ve işe başladıktan 1 ay sonra gitmem gereken tatilim vardı.

Teklifi kabul ettiğim esnada durumu belirttim. Anlayışla karşılandı, tatilime gittim geldim. Sorun edecek bir durum yok. İşe girdikten sonra bu durumu dayatma derim. Önden bildir kafan rahat olsun.

Ücretsiz izin neden olsun ki. Ücretli şekilde yıllık izninden düşüp gidebilirsin.
0
Lethe
(11.06.24)
tabii ki önceden söylemelisin. önceden söylendiğinde sorun çıkaran şirket görmedim hiç. eğer sorun çıkarırlarsa zaten red flag diyip hiç başlama. sonradan söylersen "mecbur kabul ederler" diye de bir şey olmaz, bir yılı doldurmadan izin kullanamazsın diyebilirler haklı olarak.
0
hrskrs
(11.06.24)
Simdi arastirdim da, Reddit ve Stackexchange sitelerinde de cogu kisi onceden soyle demis.

Sadece bir recruiter'in cevabi "sakin onceden soyleme" demis. bu ise girmeni engelleyebilir demis.
0
🌸ermanen
(11.06.24)
önceden söylemek gerekir, ki sonradan söylerseniz 1 yıl çalışmadan tatil hakkı olmadığı için sorun çıkarabilirler, 1-2 haftadan fazla olmadığı sürece işe alımda da etkisinin olacağını düşünmüyorum, hele kurumsal bir firma ise hiç etkisi olmaz.
0
gezegen olan pluton
(11.06.24)
Abi senin tatilin sebebiyle seni işe almayacak yere neden giresin zaten?
Mantıken düşün misal o döneme her şey planlı, kişi sana hiçbir şey söylemedi. Ise girdi "ha bu arada gelecek ay 2 hafta yokum" dedi. Insanların içinden küfürü yersin.

Herkesin bir fikri var. Ben zamanında bir pozisyona geçmek isteyen geçici pozisyonda olan kişiye bu pozisyon ile arasında fark olduğu ama isterse beraber çalışıp bu eksikleri gidermeye calisabilecegimizi söyledim. Kız da sonra iste birilerinin gazına falan gelip ayrıldı (ki sonra üzgün olduğunu gaza geldiğin söyledi neyse).O dönem liderlik projesindeki arkadaşlar bunun yanlış olduğu, kıza "tabi başvur bakariz" demem gerektiğini böylece temiz 2-3 ay garantiye alacağımı söyledi. Benim etik anlayisima göre bu doğru değil (kisiye umut verip kendimi garantiye almak). Gördüğün üzere herkesin kendi fikri var.

Sen diyorsan ki sonradan söylemek senin anlayisina daha uygun sonuçta kendini garantiye alıyorsun, o zaman sonradan söyle. Ama çoğunluk bulamazsin arkanda, bir de sorun olursa is yerine -1 ile baslarsin direkt.
0
logisticsmanager
(11.06.24)
tatilin süresini kısaltmaya çalışabilirler en fazla
önceden söylemek lazım
0
bir soru sorcam
(11.06.24)
Önceden söylemek lazım. Önceden söylemek işe girişte işe alanın dediği gibi olumsuz dönüş ihtimalini artırabilir ama sonradan söylediğinde işveren o tarihte sana icretli ya da ücretsiz izin vermek zorunda değil. Hatta ilk senede, sözleşmede ek olarak belirtilmediği sürece ücretli izin hakkı yok zaten.

O sebeple yasal olarak çıkan sorunla kalırsın. Önceden söylenince rahat rahat gidersin.
0
nawar
(11.06.24)
önden söylemek daha mantıklı. gireceğiniz iş yerini de zor durumda bırakmamak lazım.
0
co2s2
(11.06.24)
işe bismillah demeden planlı tatil konuşulması negatifte olabilir, her hangi bir etkisi de olmayabilir. bu çalışacağınız firmanın kurumsallaşmasıyla alaklı bir durum. nabza göre şerbet vermenizi önerebilirim.
0
100binZar
(11.06.24)
aklima bisey takildi. ise girmeden onceden kastin nedir? mulakat esnasinda soylemedin mi? eger soylemediysen pratikte ise basladiktan sonra soylemis gibi oluyorsun.
0
buenosdias
(11.06.24)
imzayi atmadan once soylemen lazim.
0
cooperr
(11.06.24)
(6)

Taksimde yeme önerisi?

Cesario
Akşam 8de akmde bir gösteri izleyeceğiz. Öncesinde yemek yiyelim dedik arkadaşla.Taksime en son 2 sene önce falan gitmişimdir. Hiç yolum düşmüyor.Siz taksime gidince nerede yiyorsunuz?
Akşam 8de akmde bir gösteri izleyeceğiz. Öncesinde yemek yiyelim dedik arkadaşla.

Taksime en son 2 sene önce falan gitmişimdir. Hiç yolum düşmüyor.

Siz taksime gidince nerede yiyorsunuz?
0
Cesario
(09.06.24)
Cafe Italiano var. Kendi halinde bir restoran. tavsiye ederim.
0
put it in your appropriate place
(09.06.24)
Balkan lokantası. Ev yemekleri yapiyor ve hesapli. Istiklal'in baslarinda, ara sokakta.
0
ermanen
(09.06.24)
Bursa kebapcisi. Iskenderi iyi baya. O da istiklal'in biraz ilerisinde, ara sokakta. Mutevazi bi yer ve turistik degil.
0
ermanen
(09.06.24)
İstiklal'in sonunda midpoint

İstiklal'in basinda sütiş (kebap menusunu ekstra isteyin cift menu bakin)

İstiklal den az inince mcdonals var o sokaktan sola girin oralarda hayri usta var manyak kebaplari var
0
Zetnikov
(09.06.24)
Unutmadan meydanda siraselvilere yuruyunce sagda bambi var orada islak hamburger ve fast food vs guzel

Arkadasin dedigi gibi mcdonalson gene sokaginda balkan restaurant var uygun fiyat guzel yemek
0
Zetnikov
(09.06.24)
Hayri usta ocakbaşı'nda adana yiyebilirsiniz. Fiyatları da makul.
0
Cenk Daniels
(09.06.24)
(23)

Türk yemekleri berbat ve de sagliksiz degil mi ?

Yourcousinmarvinberry
Mesela yöresel mutfaklara bakiyorsun, deniz ve sebze kültürü sifir.Nerede hamurlu, sekerli veya bol baharatli(tuz dahil) yemek çesidi varsa göklere çikariliyor(bknz. antep ve hatay mutfagi).Diyabet, tansiyon, kötü kolesterol ve hatta kanserojen için gayet uygun yiyecekler.Lokantalardaki sulu yemekle
Mesela yöresel mutfaklara bakiyorsun, deniz ve sebze kültürü sifir.
Nerede hamurlu, sekerli veya bol baharatli(tuz dahil) yemek çesidi varsa göklere çikariliyor(bknz. antep ve hatay mutfagi).

Diyabet, tansiyon, kötü kolesterol ve hatta kanserojen için gayet uygun yiyecekler.

Lokantalardaki sulu yemekler de 98% yag, salçali su ve patatesten ibaret.
0
Yourcousinmarvinberry
(08.06.24)
Çok sağlıklı değil fakat berbat değil. Geleneksel şekilde yapılırsa daha sağlıklı hale getirilebilir.
0
doharkoman
(08.06.24)
Berbat kesinlikle değil.
Aynı şekilde sağlıklı da değil, bunda hem fikir olabiliriz.

Bu arada birçok mutfak da sağlıklı değil. Fransız, italyan mutfakları da öyle Çok sağlıklı değil.

Benim türk mutfağında gördüğüm bir sıkıntı şu; hayat pahalılığı ve bazı ürünlerin kısıtlı olması sebebiyle karbonhidrat dayatilmis. Misal annem geldiğinde yemek yapiyor, kiyma siparişi veriyor adam başı azıcık. Diyorum bu ne? E alismislar Türkiye'de az kıyma ile yapmaya pilavla makarna ile doymaya.

Malesef Türkiye'deki sağlık sorunlarının sebeplerinden biri mutfak bence. Ama tadlari Çok güzel.
0
logisticsmanager
(08.06.24)
Turkiye'de sebze kulturu tabii ki sifir degil. Sen iki tane birbirine cok benzeyen mutfak (antep ve hatay, komsu sehirler zaten) secip bunlarda sebze kullanimi az demek ki Turkiye'de sebze yenmiyor demissin.

"Lokantalardaki sulu yemekler de 98% yag, salçali su ve patatesten ibaret."
gene yanlis genelleme var burada. turk mutfagi kalitesiz lokantalarda gordugun yemeklerden ibaret degil ki.

bu analiz metoduyla fransiz, italyan, hatta cin mutfagi falan da gayet sagliksiz bulunabilir.
0
hot potato
(08.06.24)
hayır değil. bolca sebze yemekleri var. zannetmiyorum ki başka ülkelerde bizdeki gibi ıspanak, beyaz lahana, kara lahana, yaprak, taze fasulye, barbunya, patlıcan, bezelye, mercimek, enginar, börülce, kuru fasulye, vb çeşit çeşit yemekler yapılsın.
iranlı birisi demişti, türkiyede bir sebzeden çeşit çeşit yemekler yapılıyor. bizde örneğin patlıcandan bir çeşit yemek yapılır, sizde çeşit çeşit patlıcan yemeği var.
0
abelardo
(08.06.24)
Kesinlikle hayır.

@logisticsmanager ve @hot potato +1 Hatta üstüne Meksika, ABD, Almanya, İspanya, Macaristan, Avusturya da eklerim.

Yani en basit hali ile düşününce kuru fasulye pilav ikilisi pizza, lazanya, calzone, arancini, panzerotto, spagetti ve diğer 75 makarna çeşidinden daha sağlıklı mesela. Aynı lezzette değil bu iki yemek dersen de yakın lezzetteki vereceğin herhangi iki yemek birbiri ile aynı derecede sağlıklı zaten. Genelde lezzetli dediklerimizi, lezzetli yapan şeyler aşağı yukarı aynı çünkü.

Deniz ve sebze kültürü sıfır değil. Sadece deniz ürünleri ile yapılanlar çok standart. Orası doğru. Akdeniz'de Yunanistan dışında öyle geniş deniz ürünü yelpazesi yok. Deniz ürününde geniş mutfağı olanların mutlaka ya bir yerde okyanusa kıyısı var ya da okyanusa yakınlar. Sebze kültürü de hayvan besiciliğinin topluma oranla kısıtlı olduğu yerlerde gelişen bir şey zaten. Türkiye'nin coğrafyası da çoğunlukla hayvancılığa uygun. Haliyle et daha zengin olacak tabii ki.
0
nawar
(08.06.24)
sebze kültürü gayet iyi.
0
ferenc
(08.06.24)
değil.

dünya üzerinde "yemek kültürü" sağlıksız olan belki de ülke abd'dir. o da çok geç kurulmasından kaynaklı.

sebze, et, tereyağı, zeytinyağı, baharat vs. olan yemek sağlıksız olmaz.

bence sizin "sağlık" algınız bozulmuş.

sağlıklı dediğiniz şey sebzedir, meyvedir, ettir, yağdır. bunlar düzgün kullanıldığı sürece yararlıdır.

yağ için margarin, sebze için şeker basılmış domates salçası kullanılırsa tabii ki kötü olur ama olması gerektiği gibi olan çoğu "geleneksel" tarif sağlıklıdır. en azından zararlı değildir.

kebabı zararlı bulup "yağsız" ama 300 ton şeker basılmış yoğurtları sağlıklı bulan biriyseniz kendi aklınızı gözden geçirin derim.
0
mark greg sputnik
(08.06.24)
bana da baharatli ve agir geliyor kesinlikle mola verilmesi gereken tarifler. duzenli olarak annemde yemek yedigimde midem ters duz oluyo. bir de asil sorun kahvalti bence sadece aksam yemegi agir olsa neyse diyecegin sabah kahvaltisi agir aksam yemegi agir is yerinde oglen yemegi. bazen yalandan sofra kalabalik gozuksun diye herkesin bildigi seyler yapiyorum carpiliyorum yemekten sonra. bir de yogurtlu mezeler of of hem yemek yiyosun yanina da yogurt direkt bayil. ulkede zaten gida denetimi, organiklik vs de olmayinca saglikli diye salatalik yiyosun saman cikiyo iyy turkiyede yemekler=kotu ama bunu sadece geleneksellerden soylemiyorum genel itibariyle sadelikten cok uzak geldigimiz noktada kaliteden de uzak. gunde 3 doz gavisconla dostluk baslasin
0
ala09
(08.06.24)
Açıkçası bunu pejoratif bir şekilde ifade etmeyi gereksiz buluyorum. Her toplum içinde bulunduğu şartlara göre şekilleniyor. Bu sağlıklı beslenme hikayesi çok çok yeni dahil oldu gündemimize. Hem Türkiye farklı bölgelerde farklı iklimler ve farklı haklarla kaynaşma dolayısıyla çeşit çeşit yemek bulunuyor.
0
anon1m
(08.06.24)
Hamur dediğin şey undur, buğday kaynaklıdır, eski buğdaylarla şimdikiler bir değil, 14 kromozomlu buğday bugün genetiği değiştirile değiştirile 49 kromozomlu olduğu söyleniyor. Ayrıca gluten problemi de genetiğin değiştirilmesi meselesi. Yani bugünkü Türk mutfağının temellerini bugünkü genetiği değiştirilmiş organizmalar ve tarım ilaçları içine işlemiş buğdaylar oluşturmuyor. Bu bir.

İkincisi, şeker için de aynı şeyler geçerli, bir yığın kimyasal ve mekanik işlemlerden geçiriliyor bu malzemeler, eski şeker ile bugünkü şeker de bir değil. Eski toprak dahi bugünkü toprak değil.

Üç, deniz kültürü sıfır demişsin, Karadeniz yemekleri hakkında Karadenizlileri çeşitsizlikle suçlamak neyin nesi anlamıyorum. Bizim ülkemizde deniz ürünü olarak %98 oranında balığın tercih edilmesi kötü bir şey değil, bu senin bakış açın sadece. Ayrıca denizlerin kirlilik oranı ve av yasağı gibi konular yine eskiden bugünkü gibi değildi, yine Türk mutfağını sağlıksızlıkla suçlayamazsın. Berbatlıkla hiç suçlayamazsın.

Ayrıca kanserojen yiyecek dediğin mesela margarindir, yanmış sıvı yağdır, yani malzemelerin kötü kullanılmasıdır, kullanmazsın olur biter.

Bütün derdin sağlık ve lezzetse senin elinde yani, doğaya %100 saygılı davranıp doğru düzgün yemek yaparsan sağlıklı beslenirsin. Bu. Sorun senin sorunun yani, Türk mutfağının değil.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
yörükler dağdan yeni indi. tabii ki balıkla işleri yok. istanbul rumu değil ki iri yağlı balık olsun sofrasında. karadenizde bile anca hamsi

sebze var. hangi sebze ve ot varsa o yörede, sofrada da var.

şeker yeni icad edildi. rafine şeker.
şeker yokken pekmez, meyve özütü(ekşide burun kıvrılan tübitak projesi) vs kullanıyordu

saydıkların fast food. sofra yemeği değil.
0
lambırcek
(08.06.24)
Berbat diyemeyiz, sağık konusu da değişiyor. Türk mutfağı baya zengin bir mutfak, her türlü yemek var. Sizin biraz isyan edesiniz varmış, buradan çıkmış.
0
akhenaten
(08.06.24)
hiç mi ege'ye, akdeniz'e gitmedin çocuğum?

türk mutfağına berbat diyebilmek nasıl bir kompleksin neticesidir şaşkınım.

türk mutfağı gibi zengin kaç tane mutfak kaldı dünyada?
0
adivar
(08.06.24)
Genellemeler akıllı adamın işi değildir. Bin tane yemeği içeren mutfak için toptan sağlıksız nasıl denebilir. sağlıklı yemekten kasıt buharda Brokoli vb yemeklerse ülkemiz Akdeniz ve Ege mutfağı çoğunlukla sağlıklıdır. Börülce salatalar patlıcan çığırtma vb çok fazla sağlıklı yemekler yine Karadeniz ege iç Anadolu da da böyle sebze ağırlıklı tencere yemekleri de sağlıklıdır.
0
psmstc
(08.06.24)
Berbat mı?!!?? yok artık daha neler. Kurban olurum türk mutfağına ya. Çok merak ettim burası berbatsa neresi iyi sizce? Onu da yazsaydınız keşke.
0
Kediyi üzdün
(08.06.24)
Soru bahane, kebap şahane.

Bence bu kadar cevap gelince amaca ulasildi sanirim.
0
ermanen
(08.06.24)
değil.
0
gurur
(08.06.24)
aslında dünyanın en iyi lokal mutfaklarına sahibiz. hiç bir ülkede bu kadar fazla lokal mutfak yok. fakat pazarlayamıyoruz. fransızlar, italyanlar çok daha iyi olduklarını yüzyıldır iddia ediyorlar, filmlerini yapıyorlar, kitaplarını yazıyorlar, turizmini pazarlıyorlar. fakat bence öyle değil durum.
akdeniz mutfağının hası, ege, hatay, antep, karadeniz, hatta Çorum, Kastamonu bile Fransız mutfanından iyidir. :-)
0
ankarakecisi
(08.06.24)
30 yıldır londrada yaşayan amcam ve eşi antep e yanımıza geldi

2 sinin de mide bozuldu 2 günde.

bu nedir ya basıyorlar yağı salçayı biberi baharatı veya şerbeti, sonra güzel diyorlar afedersin bokuma karıştırsam o da güzel olur zaten diye dolanıyordu kalan günlerde hiç bişey yiyemedi sdfksgs

bu arada londrada restoranı var yani yemekten anlamıyor değil.

bana kalırsa türk mutfağının çoğu ağır ve sağlıksız evet bu konuya katılıyorum.

ama lezzetsiz diyemeyiz. bence gayet lezzetli. biz bazı yemek veya tatlıları yerken orgazm oluyoruz burada. varsın ağır olsun.

öte yandan genelleme yanlış, ege mutfağı diyetisyenlerin de önerdiği gayet sağlıklı ve hafif bir mutfak, onu niye hiçe sayıyorsunuz
0
ananiyimioguz
(08.06.24)
Ulkenin 3 tarafi denizlerle cevrili deniz urunu yiyemiyoruz bu konuda haklisin
0
Zetnikov
(08.06.24)
@ankarakecisi; abi bence sakin ol :) nasıl ülkeyi gezmeyen biri türk mutfağı hakkında konusmamaliysa fransiz mutfaklarini, bulundugun şehre göre bile degistigini, peynir/şarap/et/makarna vs her şeyi bulunduğun şehre göre marka değiştiği falan bir yer burası. Fransa'da her bölgenin lokal mutfağı var.
0
logisticsmanager
(09.06.24)
@logisticsmanager bana sakin ol diyeni ....
Halk bilim okudum. belgesel yönetmeniyim ve abartmayayım ama bu memleketi kasaba kasaba + 40 ülke gezdim desem yeridir. Lise yıllarında dayımın lokantasında her aşamada çalıştım. şimdi emekliyim ve gastronomi 2. sınıf öğrencisiyim. 2 kelam edecek kadar konuya hakimim.

@ankarakecisi; abi bence sakin ol :) nasıl ülkeyi gezmeyen biri türk mutfağı hakkında konusmamaliysa fransiz mutfaklarini, bulundugun şehre göre bile degistigini, peynir/şarap/et/makarna vs her şeyi bulunduğun şehre göre marka değiştiği falan bir yer burası. Fransa'da her bölgenin lokal mutfağı var.


@logisticsmanager
0
ankarakecisi
(06.07.24)
Türk mutfağındaki lezzetler sağlıklı ve kaliteli malzemeler ile yapılabilecek yemekler fakat özellikle gıda sektörünün kalitesizliği işletmelerin düşük maliyet yüksek kâr amacı sağlıksız yapmalarına sebep oluyor, birçok yemeği evimizde sağlıklı ve lezzetli yapabiliyoruz, bol yağ bol salça bol tuz yerine daha dengeli koyup lezzet elde edilebiliyor, tabi hamur ağırlıklı yiyecekleri doğrudan sağlıksız görebiliriz.

Yöresel mutfaklar hakkında fikrim kısıtlı olsa da antep yöresel yemekleri daha çok sebze ağırlıklıydı aslında ki bir çoğunu beğenmemiştim.
0
atom karincanin torunu
(07.07.24)
(7)

Kosta rikanin sinekleri hayatimi karartti

cosmicgadin
Hersey iyi guzel de, sivrisineklerden kafayi yemek uzereyim. Gun boyu rahat 100 sinek isirigina maruz kaliyorumdur. Sinirlerim bozulmaya basladin, nane limon kokulu dogal bisey aldim aka sadece 30 40 saniye ise yariyolar sonra yine hucum. Isime gucume odaklanamiyorum artik. Allahini seven bi care so
Hersey iyi guzel de, sivrisineklerden kafayi yemek uzereyim. Gun boyu rahat 100 sinek isirigina maruz kaliyorumdur. Sinirlerim bozulmaya basladin, nane limon kokulu dogal bisey aldim aka sadece 30 40 saniye ise yariyolar sonra yine hucum. Isime gucume odaklanamiyorum artik. Allahini seven bi care soylesin, bunlardan nasil kurtulcam?
0
cosmicgadin
(05.06.24)
Doğal seçenek olmak zorunda değilse bizdeki off gibi spreyler var marketlerde/eczanelerde satılıyor. Onlar tüm gün değilse de sizin yöntemden çok daha uzun süre işe yarıyor.
0
chicha_v2
(05.06.24)
Siz benden iyi biliyorsunuz ama tekrar etmiş olayım.
Isırıla ısırıla alışacaksınız ve bir gün rahatsız etmemeye başlayacak. O güne kadar bence kimyasal ürünlerle devam edin.
0
michael_knight
(05.06.24)
DEET oranı %30 civarında olan bir sprey alın, doğal şeyler hiçbir işe yaramıyor.
0
kobuzchu kiz
(05.06.24)
Camlara sineklik taksaniz bir dezavantaji mi oluyor? Hava akimini zayiflatmasi gibi.
0
mbond
(05.06.24)
gecen sivrisinek kovucu/cozum diye ben de sormustum:
www.eksiduyuru.com

ise yarayan tek sey vantilator oldu. rahatsiz olmuyorsan uzerine vantilator ruzgari vursun. ucamazlar onun ruzgarinda.

kimyasallar bende alerji yapiyor mesela. bi de orda yasayanlara da sor. en iyi onlar bilir. farkli bolgelerde yasayan sivrisinekler farkli olabiliyor, farkli evrimlesebiliyorlar. cibinlik de dusunebilirsin.
0
ermanen
(05.06.24)
Kapali yerde sorun yok ama icerde vakit gecirmiyorum. Bir sekilde ya konakladigim yerin bahcesindeyim ya da disarda.
0
🌸cosmicgadin
(05.06.24)
Lavanta yağını sulandirip vucut spreyi yapabilirsiniz. Sokulan yerlere de doğrudan oksijenli su uygularsanız kaşıntıyı alır
0
apocalipy
(05.06.24)
(2)

özbekistan, kazakistan..

cosmicgadin
orta asya seyahati yapmış olan var mı? biraz fikre ihtiyacım var.
orta asya seyahati yapmış olan var mı? biraz fikre ihtiyacım var.
0
cosmicgadin
(05.06.24)
kendi dillerinden veya rusça'dan ifadeler / kelimeler bilsen iyi olur. ingilizce konuşan pek olmuyor.
0
ermanen
(05.06.24)
Vizesiz. Türkçe konuşarak gezebilirsiniz. Hemen hemen bütün post sovyet ülkelerinde olduğu gibi İngilizce bilen yok ihtiyaç da yok zaten (istisnalar kaideyi bozmaz) Özbekistan'da Rusça konuşulmuyor. Fiyatlar oldukça ucuz Özbekistan daha ucuz. Kazakistan'da Rusça günden güne tesirini yitirse de büyük şehirlerde Rusça konuşuluyor. Kazakistan'da da Türkçe konuşarak sıkıntı çekmezsiniz. Bizdeki ''Y''leri ''J'' harfine çevirirseniz kolaylık olur. Yol = Jol, Yok = Jok, Yer = Jer gibi. Özbekistan'da gezilecek çok yer var bu yüzden yazmaya ihtiyaç duymuyorum fakat Kazak Türkleri yerleşik hayata 18. Yüzyılın sonlarında geçtikleri için çoğu şehri SSCB döneminde inşaa edilmiş yapay şehirler dolayısıyla her şehirde tarihi yapı yok. Kültürel maksatlı olarak Almatı ve Türkistan (Ahmet Yesevi Türbesi Türkistan'da) şehirlerini gezebilirsiniz. Başkent Astana sonradan kurulmuş bir şehir olduğu için tarihi bir yapı yok. Akdağ (Aktav) şehri çok güzel deniz kenarında doğal güzellikler açısından ziyaret edebilirsiniz. (Mangıstav kanyonu) Akdağ'dan Bakü'ye feribot seferleri var fakat 4 yıldır turistik geçişlere kapalı eğer açılırsa Akdağ'dan Bakü'ye feribotla geçebilirsiniz.
0
doharkoman
(05.06.24)
(44)

Neden çocuk yapıyorsunuz?

ananiyimioguz
Biz pek düşünemiyoruz. Ben 30, eşim 32 olacak ama mantıklı gelmiyor. Aslında ben evlenmeden önce daha yakındım. Yani ileride çocuğum olur, babalık ve hatta dedelik hislerini yaşamak isterim diye düşünürdüm. Evlendikten sonra ülke, dünya, ekonomi, çevre vs. yüzünden ben de biraz uzağım ama eşim mesel
Biz pek düşünemiyoruz. Ben 30, eşim 32 olacak ama mantıklı gelmiyor. Aslında ben evlenmeden önce daha yakındım. Yani ileride çocuğum olur, babalık ve hatta dedelik hislerini yaşamak isterim diye düşünürdüm. Evlendikten sonra ülke, dünya, ekonomi, çevre vs. yüzünden ben de biraz uzağım ama eşim mesela kendini bildi bileli istemiyormuş, hala istemiyor. Oturup biraz konuştuk, biraz bencil olmak gerekiyor gibi geldi. Pek mantıklı bir sebep bulamadık.

- Olaya ilkel bakamıyoruz. Yani türümüzün devamlılığı gereği doğurmak gerekir falan diye düşünmüyoruz, öyle bir durum söz konusu değil zaten şu an. Hatta nüfus artışı dünyayı felakete sürüklüyor. Millet neden tavşan gibi ürüyor anlamıyoruz.

- Yine ilkel gelen bir görüş, nasıl ki eskilerde "boşanma" gibi bir kavramın olmadığı gibi, "çocuk yapmama" gibi bir bilinç de yokmuş gibi geliyor çoğu insanda.
Yani toplumsal olarak evlenince = çocuk yapılır gibi öğrenilmiş bir kalıplaşmış düşünce var. Kültürel ve dini olarak da bakıyor kimi. Çevre baskısı da had safhada. Bizde böyle şeyler de yok.

- Yine kırsal bir kafayla düşünüp, ya işte çocuk evin neşesidir dolansın ortalıkta, hem bağa bahçeye yardım eder, ne kadar çok çocuk, o kadar iyi. Birlikte büyürler gibi bir olayımız, düşüncemiz de yok. Zaten çok ilkel ve kontrolsüz bir üreme düşüncesi gibi geliyor. Çocuk sayısı arttıkça, çocuklar üzerine düşen refah azalıyor çok çok zengin değilse aile.

- İnsanın anlam arama ihtiyacı. Geçenlerde yaşarken çok boş oyalanmıyor muyuz gibisinden varoluşsal bir soru sormuştum. Öleceğini bilmek ve anlam arayışı zor bir süreç insanoğlu için. Bana çözüm olarak bir kaç kişi çocuk yap demişti. Belki bu bir çözüm olabilir. Fakat bunu yaparsam annelerimiz babalarımızdan ne farkımız kalıyor diye düşünüyorum. Onlar da büyük ihtimalle hayatı yaşamak için bir anlam bulamıyorum bari kendimi çocuğum üzerinden gerçekleştireyim diye düşündüler. Onlar için yaşadılar. Sonra da bişey olsa "yemedim yedirdim içmedim içirdim" diye başlarlar. "Ben kendim yaşamadım sen düzgün yaşa diye" diyerek yakınırlar. Yahu yaşasaydın kardeşim. Biz yaşamayı tercih edenlerdeniz. Bir çocuğa hayat adanması gerekliliğine karşıyız. Asgari düzeyde ayırırsın, ama hayatı kendin için yaşarsın. Ki ben, biz çocuk yapsak bile yine gezeriz tozarız diye düşünüyorum o kadar da paralatmayız kendimizi ama belli de olmaz. Çocuk büyüyüp ailesine dönüp bakınca kendini onun için heba etmiş bir aile görünce mutlu olmuyor ki. Çocuk en başta, birbirini ve hayatı seven ebeveynler görmek istiyorum.

Yani sonuç olarak bencilce bir yaklaşımla, sırf anlam arayışın için çocuk dünyaya getiriyorsan, bu hiç mantıklı gelmiyor. Çocuk sevme ihtiyacı için veya birinin sana bağlanması, sevilme ihtiyacın için vs... Hem belki çocuk sevmeyecek bu dünyayı veya seni.

- "Filmi bırak, peki çocuk olmuş mu?" Çocuk belki senin görüşlerini benimsemeyecek. Benimsemek zorunda değil belki biz özgür yetiştirme taraftarı oluruz ama aşırı aykırı davranacak belki. Hiç istemediğin bir yola sapacak. Sen ne kadar eğitim verirsen ver, görgü öğretirsen öğret dış dünyadan iyice soyutlanacak çocuk. Akran zorbalığına uğrayacak. Herkes aynı eğitim ve bilinç düzeyinde eğitmiyor ki çocuklarını. Sen ne yaparsan yap internet ve arkadaş çevresi sağ olsun beyinleri yıkanacak cocukların. Sana efendiyi oynayacak ama dışarıda bambaşka biri olacak belki. Ama sen kendi çocuğun diye yakıştıramayacaksın onu hep masum ve tatlı çocuğun, güzel kızın, aslan oğlum olarak gibi göreceksin. Ama belki pisliğin teki olacak. Veya aptalın teki olacak. Çocuk istedimiz gibi oluyor mu? Sanki bazen ne yaparsak yapalım olmuyor. Bunlar uç örnekler ama alınan sorumluluğun farkında mısınız?

- Kelebek etkisi. Siz nasıl yetiştirseniz yetiştirin. Yeni gelişen bir canlıya (çocuğa) uyguladığınız en ufak bir yanlışı, çocuk psikolojisiyle ödeyebilir. Başkası, çocuğunuzun büründüğü karakter veya huy yüzünden ödemek zorunda kalabilir. Çocuk, kendine zarar verebilir. İş yerindekilere kötü veya aşırı iyi davranabilir. Eşine ve çocuklarına karşı kötü veya aşırı iyi davranabilir (zarar göreceği düzeyde).

Yani "doğru" çocuk yetiştirmek ne demek? Bence böyle bir şey yok. Nasıl yetiştirirseniz yetiştirin, en ufak bir aktarılan bilginin sonucunu çocuğunuz yüzünden diğer canlılar çekecek. Bu iyi de olabilir kötü de olabilir. Çok iyi yetiştirirseniz kendi zarar görebilir, kötü yetişirse başkaları zarar görebilir. Yani etkisi zincirleme olarak etkileşim kurduğu tüm diğer canlı ve cansız varlıklara aktarılmış olacak. Bunun sorumluluğunu nasıl alabiliyorsunuz?

İşte ben annelik-babalık duygusu tadıcam, çocuk sevicem, ay birisi bana anne veya baba diyecek düşünsene *_* diye bencilce baktığınız bir olayın altındaki sorumluluğun büyüklüğünü görebiliyor musunuz? Bence çok fazla. Çocuk belki dünyayı görünce lanet olsun ne biçim yere geldim diyecek. İntihar edebilir, hassas bir kalbi olabilir sürekli depresif bir halde dolanabilir. Kendi doğrularınızı, kendi dininizi aktardınız diye aslında olabileceğinden, yani potansiyelinden daha kötü şartlarda büyüyüp ölebilir. Veya sizin gerçekliğinizden çıkıp dış dünyayı görünce sizden uzaklaşabilir.

Gerek var mı oyuna bir karakter daha sürmeye?

- Dış dünya tehlikesi. Çocuk her an bir savaşa, virüse, kimyasal bir saldırıya maruz kalabilir. Tecavüz edilebilir, vurulabilir, bıçaklanabilir, psikolojik sorunlar yaşabilir, dayak yiyebilir, veya bunları başka birine uygulayabilir. Dışarısı, aklı başında bir insanın pek de yaşamayı isteyebileceği bir yermiş gibi durmuyor. Ona nasıl koruma garantisi verebiliyorsunuz veya başına bir şey gelse, o sorumluluğu kaldırabilecek güçte misiniz?

Gibi gibi sebepler aklımızda dönüyor...

Edit: İmla.
0
ananiyimioguz
(23.05.24)
Bencilce olabilir. Ama doğal ve insani, bencillik de doğal. Sorumluluk da büyük evet, ama kendi adıma sorumluluk almayı severim. Ya ben bu adamın çocuğumun babası olmasını istiyorum dediğim biriyle tanışsaydım çok net anne olmak isterdim bi 10 sene içinde. Birine o kadar güvenmek bana asıl zor gelen kısım. Neyse nihayetinde bir insan yetiştirmek, beraber büyümek öğrenmek, hayatı deneyimlemek, birini kendinden çok sevmek falan çok fantastik duygular, deneyimler. Yaşamak lazım diye düşünüyorum. Ama hayatın amacı da değil. Çocuk güzel bi lüks bence, fakat ihtiyaç değil. Olsa da olmasa da hayat güzel olabilir, kişiye bağlı.
0
nic cage
(23.05.24)
Yapmiyoruz. Cevremdeki evli ciftlerde de oran yari yariya. Yani yarisi cocuk sahibi oldu ya da olmak istiyor, yarisi hic cocuk istemiyor.
0
sertac akin
(23.05.24)
Mantıklı düşünürsen zaten çocuk işine girmezsin, biraz dürtüsel bir karar. Benim oğlan 2 yaşına geliyor ben daha babalığı yeni anlıyorum. 2 senedir aralıksız ağlıyordum niye yaptık diye ama şimdi uyurken bile özlüyorum, garip bir durum. Mantık aramaman lazım bu işte.
0
mirty
(23.05.24)
Kimse bu kadar düşünerek mantık çerçevesine oturtup çocuk yapmıyor. Bu kadar düşünen yapmaz zaten. Nefes almak, yemek yemek, seks yapmak gibi bir şey çocuk yapmak da. Hayatta kalma içgüdüsünün bir sonucu, kendini çoğaltarak ölümsüz olma çabası. Hatta bu yüzden, mantık çerçevesinde düşünüp çocuk yapmamayı seçmek bir nevi pasif intihar gibi geliyor bana. (Ben de yıllardır antinatalistim)
0
duguit
(23.05.24)
denildiği gibi insanlar istediği için yapıyor direkt bir somut nedeni yok. evlat sahibi olmak anne baba olmak için yapıyorlar.

o kadar düşünen yapmaz zaten +1, yapanlar da o kadar düşünmüyor. sizin için gerek yoksa yoktur. yapana gerek var mıydı diye soramazsınız.

ben de istemiyorum mesela.
0
jülsezar
(23.05.24)
Çocuk sahibi olmak, yeme gibi, içmek gibi biyolojik bir ihtiyaç. Hayatın doğal akışı. Maddi sebeplerle olsun, zamanın modasıyla olsun istenmiyor olabilir. Bu yaşlarda hissedilmiyor olabilir ama travması, yaşam kalitesine olumsuz etkisi, psikolojik sorunları inanın ilerleyen yaşlarda üzerinize çökecektir.
0
Mirket
(23.05.24)
Ekonomik durum iyi değilse cehalet faktörü etkili. Toplum baskısı da var.

Her şey yerindeyse ekonomik durum vb gibi kişisel tercih. Ama evlilik ve çocuk fakiri daha da fakirleştirir.
0
ferenc
(23.05.24)
insanlar cocuk yapiyor cunku bu bizim dogamizda var. boyle hayvansal icguduleri beyaz yakali yaklasimlariyla irdelemek asiri manasiz. cocuk yaparsin ve genlerini aktarirsin cunku bu bizim (dunyada yasayan canlilarin) kodlarimizda var. bu kadar bunun cevabi.
0
bohr atom modeli
(23.05.24)
Ben de şu an 32 yaşındayım ve anne olmak istemiyorum ama çevremde o kadar çok kişi anne olmazsam pişman olacakmışım gibi hissettiriyor ki kabul etmekte zorlansam da etkileniyorum ve bazen "ya sonra keşke dersem" diye düşüncelere gark oluyorum.
istememe nedenim de tamamen sorumluluğundan. kendim kadar çok önemseyeceğim bir varlık kim bilir başına ne dertler açacak hastalanacak üzülecek vs vs seni tasalandıracak diyorum.
Baskın olan hissiyatım yapmamak yönünde. Yaparsam bencilce olsa da merak duygum olabilir.
Ama işin garibi de dışarıda gördüğüm çocuklar olsun kendi yeğenlerim olsun inanılmaz seviyorum ve çoğuyla fazlasıyla ilgileniyorum. Yani anaç yapım yok demiyorum ama kaygılarım ağır basıyor.

çocuk yaptıktan sonra pişman olunca vazgeçebilme hakkımız olsaydı keşke sgjskgksjg
0
Kediyi üzdün
(23.05.24)
@bohr atom modeli, hocam zaten türümüzü diğer hayvanlardan ayıran özellik frontal lobumuzun gelişmiş olması değil mi?

Yani zaten düşünmek ve sorgulamak üzere evrimleşmiyor muyuz?

Hala hayvansal iç güdülerle yaşayacaksak evrimimize haksızlık etmiş olmuyor muyuz?

Tamam ben de hala ilkel olduğumuzu düşünüyorum çoğu yönden ama en azından bir şeyleri yaparken sorgular seviyeye gelmişiz. Kodumuzu aktarıcaz diye düşünmeyelim mi ulan 1dk kodumu aktarıcam ama gerek var mı? İhtiyaç var mı? Herkes kodunu bilinçsiz aktara aktara dünya bu hale geldi zaten demeyelim mi?

O zaman ilkel dürtülerle aile kavramını da hiçe sayalım, birbirimizin üstüne atlayalım. Ne de olsa kodlarımızda vardır o da bir yerlerde.
0
🌸ananiyimioguz
(23.05.24)
Çocuk bakmak aşırı zor bir mesela. Eşini artık çok da sevmiyorsan mesela çocuktaki eşine benzer tarafları görüp çocuktan soguyabiliyorsun bile yer yer. Yeğenimi çok severim normalde, çok da sabırlıýım çocuğa karşı. Ama babasına gıcık olduğum zamanlarda "Baban ne ki sen ne olasın" diye kuruluyorum üç yaşında çocuğa. Bir de ne kadar minyatür bir insan da olsa çocukla frekansınız uymayabiliyor. Sen çok sakinsen hareketli çocuga sinir oluyorsun, ikili diyaloğa giriyorsunuz :p Bir dönem ilkokul öğretmenliği de yapmıştım, oradaki deneyimlerimi de katarak anlatıyorum. Ama günün sonunda sosyopat değilsen ya da çok ciddi bir bunalım geçirmiyorsan barısiyorsunuz, öpüşüp koklasiyorsunuz. Gormediginde özlüyorsun, hayatının merkezine koyuyorsun. Yukarıda bir arkadaşın dediği gibi bu zamanın argümanlariyla işin içinden çıkamıyoruz. Olacağı varsa oluyor, sen de uyum sağlıyorsun duruma.
0
sekizdokuzon
(23.05.24)
Valla ben yazdıklarını okumaya üşendim. 29 yaşındayım. Ekonomik olarak durumları biraz daha toparlayınca 30ların başında falan çocuk yapmayı düşünüyorum yani sağlık sorunu yaşamazsak. Sebebi yok sadece anne olmak istiyorum, karnımda bebek taşımak böyle emzirmek onu büyütmek bir şeyler öğretmek beraber deneyimlemek vs bunları merak ediyorum. Merak duygumu tatmin etmek için çocuk istiyorum. Tabi ki kendi mersk duygum için çocuk yapayım derken onu perişan etmek de istemem tabi ki. Maddi manevi yeterli hissettiğim zaman yaparım bunu.
0
turuncu tonlarda
(23.05.24)
Tam olarak bahsettiğiniz sebeplerden dolayı yapmıyoruz. 32 yaşındayız, 2 yıldır evliyiz ve çocuk fikrine o kadar uzağız ki, uzak kelimesi bile yakın kalır. Zaten şurda kalmış bir bu kadar daha ömrüm, onu da çocuk derdiyle mi geçireceğim zaten? O kadar dertsiz tasasız bir hayatım olursa da çocuk yapmak yerine gezer tozarım. Evde kronik rahatsızlığı olan bir kedimiz var, gözümüz sürekli üstünde. Sırf 1-2 gün uzaklaştığımız zamanlarda aklımız kalmasın diye eve bebek kamerası bile aldım, arada açıp bakıyorum napıyor keyfi yerinde mi diye. Kedinin bile üstüne bu kadar düşerken, hastalandı mı diye gözünün içine bakarken, kendimden olan bir canlıya karşı olan stresimi düşünemiyorum bile. Ülke şartları falan da cabası tabi.

Çevremde "evimi aldım, arabamı aldım, mesleğimi garantiledim. evlenirsem çocuk yaparım çünkü insana hayatta bir amaç lazım" düşüncesinde olan tanıdıklarım da var. Neresinden baksan hastalıklı ve bencil bir düşünce bu bana göre. Sırf kendine amaç olsun, oyuncak olsun, saçma sapan varoluşsal sancılarına derman olsun diye dünyaya bir canlı getirmek büyük bencillik.


Ayrıca "genlerimizde var, üremek için yaşıyoruz" düşüncesi de bu bencilliğe uydurulmuş bir kılıftan başka bir şey değil bana göre. Genlerimizde üremek varsa, kafamızın içinde de beynimiz var. Neyin ne olduğunu sorgulayıp karar verebilme, muhakeme edebilme yeteneğine sahibiz. Şimdi ben çocuk yapmak istemiyorum diye insanlıktan mı çıkıyorum bu durumda yani... Teallam.
0
pianeta
(23.05.24)
Valla ben dünyaya katkım olsun diye yaptım. Çok iyi bir insanım üstelik müthiş zekiyim. Boşa gitmemesi gereken genlerim vardı.
Hep saçma sapan insanlar çocuk yapıp dünyayı daha kötü bir hale getirmesin, ahlaklı düzgün yetişmiş iyi kalpli insanlar da olsun gelecekte diye istedim.

İleride 3 4 tane daha düşünüyorum. Maddi olarak imkanım olursa tabi.
0
Gradient_tabanlı_mor
(23.05.24)
@Gradient_tabanlı_mor, gen aktarımının öyle cımbızla seçerek olduğunu düşünmüyorum da, diyelim ki oldu ve çok zeki, çok yakışıklı/güzel bir çocuk dünyaya geldi. Gayet aklı başında, efendi, saygılı vs. oldu.

Dünya bu özellikleri mükafatlandıran bir yer mi?

Diyelim ki sıyrıldı, mükafatlandı, soruyu şuradan sorayım, dünya bu çabaya değecek bir yer mi?

Dünyadaki en zekilere baktığımız zaman genelde kullanıldıklarını görüyoruz. Çok azı şanslı oluyor. Sistem kaşıkla verip kepçeyle alıyor.

Ayrıca cahiller, eğitimsizler çok fazla ürüyor böyle gitmesin terazinin diğer tarafına biraz bastıralım diye çocuk yapılınca çocuğa haksızlık olmuyor mu uğraşacağı insanlar, yani kötü diye gösterdiğimiz taraf daha çoğunlukta.

Mesela ben aksine, kendimiz gibi bir toplum veya ortam varsa oraya çocuğu koyarım.

Pakistanın orta yerine zeki ve bilinçli bir çocuk koymam mesela. Ona da yazık. Haksızlık. Ama norveç e koymak isterdim. Tr nin durumu da pek iyiye gitmiyor kötü tarafın doğum hızlarına bakılırsa.
0
🌸ananiyimioguz
(23.05.24)
bu kadar dusunen yapmaz +1

su an 33-37 yaslarindayiz, 6 senedir evliyiz, henuz cocugumuz yok.

insanlar cocugu tamamen hayattan beklenenler o yonde oldugu icin yapiyor. okula git --> is bul/kur --> evlen --> cocuk yap, model bu. kimse cocuk yaparken "insanlik devam etsin, turumuzun devamliligi" gibisinden seyler dusunmuyor. bu kadar dusununce okula gitmek de mantikli olmayabilir mesela.

dediginiz gibi, eskiden tarlada calisacak adam vs gibi is gucu alaninda ise yaramis epeyce cok cocuk sahibi olmak. bugun tarlasi olan az, sehirde yasamin da kendince finansal guclukleri var, hayat kalitesi tartisilir. ancak:

cocuk buyukmek eglenceli keyifli bisey, minicik beyinleryle biseyleri kesfetmeleri, akil etmeleri, oyun oynamalari, sizin hayatta akliniza gelmeyecek sorular sormalari vs epey keyifli. buyumesinde, dunyayi kesfetmesinde, kendini kesfetmesinde destek olmak, yol gostermek guzel seyler. bundan mahrum kalmak istememek gayet gecerli bir sebep.

diger yandan insanlar yaptiklari degil yapmadiklari seylerden daha cok pismanlik duyabiliyor, bu da bir baska sebep. 20-30lu yaslarda cok dert etmiyoruz ama hic 50-60 olmadik, tam olarak bilmiyoruz o yaslarda neye nasil ihtiyac duyabilecegimizi.

ayrica, cocuklar buyudukten sonra onlarin kurdugu ailelerle kalabalik olmak, arada birlikte biseyler yapabilmek, yanliz kalmamak, hastalikta yaslilikta cenazede davalik durumlarda vs samimiyetle siginabileci insanlar olmasi yine bir baska sebep.

zamanin "cocugu" olarak ben bugun ailemden uzakta yasiyorum oyle cok aman aman birlikte biseyler yapmiyoruz ama gercekten bir ihtiyac oldugunda atlayip gidebiliyor olmam, genel olarak varligim ailem icin guven verici bir durum. anneme kalsa en buyuk pismanligi daha cok cocuk yapmamis olmak.

dediginiz riskler elbette var, benim de kisisel olarak cocuk konusundaki en buyuk cekincem "ya buyudugu zaman cok stresli bir hayati olursa, ya anksiyetesi olursa, ya depresyonda olursa, ya intihar etmek isterse, ya kanser olusa, ya yatalak olursa" gibi seyler. tamam sorumluluk da istemiyroum belki ama erken cocukluk sorumluluklari citir cerez kaliyor bunlarin yaninda.

diger yandan bugun yetiskin insanlar olarak hepimizde belli bir olcude depresiflik, ankiyete bozukluklari fln var; cesitli hastaliklarla ugrasiyor, issiz kaliyoruz, sevgilimiz terk ediyor, dolandiriliyoruz, basimiza sacma sapan olaylar geliyor uzuluyoruz vs ama bir sekilde bunlarla basa cikmayi ve yasamayi ogreniyoruz; hayatin bir parcasi aslinda hepsi. ayni sekilde cok guzel yemekler yiyouz, sevdiklerimizle 2 kadeh tokusturuyoruz, konserlerde bagira cagira sarkilar soyluyoruz, gezip egleniyoruz. cesitli tibbi desteklere erisimimiz de gittikce kolaylasiyor. o yuzden biz bugun yetiskinler olarak bir sekilde var olabiliyorsak, hayatimizda biseyler yolunda gidiyorsa ve intihar etmiyorsak demek ki var olmak o kadar da kotu bir sey degil.

sonuc olarak konu gerek olup olmamasi degil, konu sizin bireysel olarak cocuk buyutmek istiyor olup olmamaniz.
0
taurina
(24.05.24)
Çocuk yapma kararı mantıkla verilen bir karar değil, duyguyla verilen bir karar. Mantıklı düşünürseniz evet sorumluluğu, yorgunluğu, özellikle küçük yaşlarda ihtiyacı olan dikkati verebilmek için kendinizi bile kaybetmeniz, vs. birçok olumsuz yanını bulabilirsiniz. 2 yaşında çocuğu olan bir anne olarak da bunların hiçbirini reddetmem. Ama dünyaları verseler de oğlumu değişmem.

Ben hamileliği bile çok sevmiştim. Ki çocuk yapma düşüncesi yapana kadar çok kafamı meşgul etmemişti bile. Karnımda minicik bir mercimek tanesi kadar olan bebemin şimdi bıcır bıcır konuşmasını duymak, karakterinin geliştiğini izlemek, büyümesine tanık olmak inanılmaz bir şey.

Bencil insan çocuk sahibi olmaz bana kalırsa, olursa da çocuğu hakkıyla yetiştiremez. Yemeyip yediren, uyumayıp uyutan bir anne veya baba nasıl bencil olabilir ki?
0
gmzo
(24.05.24)
@ gmzo, pek katılamıyorum. çocuğun kendisi zaten bencilce geliyor. çocuğa bakıyor olmak insanın eksik yanlarını besleyen bir şey, o durumu bencil olmamakla açıklayamayız.

François de La Rochefoucauld ve Sigmund Freud'un savunduğu şöyle bir görüş var;

"İyiliklerimizin çoğu, kötülüklerimizi gizleme sanatıdır." İnsanların yaptığı iyiliklerin bile aslında kendi kötü yönlerini ve çıkarcı doğalarını gizlemek için bir araç olduğunu söylerler.

"İnsanların yaptığı iyiliklerin çoğu, şeref ve erdemden çok gururdan kaynaklanır." İnsanlar güzel şeyler yaparken bile aslında gururlarını tatmin ettiklerini ve kendilerini daha iyi hissettiklerini öne sürerler.

"Narsisizm" Freud, insanların birincil ve ikincil narsisizm olarak adlandırdığı kavramlarla, kişinin kendi benliğine duyduğu sevgiyi ve bu sevginin nasıl dışa vurulduğunu açıklar. Bu bağlamda, birçok iyilik ve yardım davranışının aslında kişinin kendi narsistik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapıldığını öne sürer.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
ben bekarım evlensem de hem ülke şartlarından hem şahsi ekonomik gücümden ötürü yapmak istemem. ancak milyon dolarlık bir topçu, aktör falan olsam en az 5 çocuk falan yapardım herhalde. harika bir kendini tamamlama aracı çocuk, paran çoksa eksilerinden mümkün olduğunca az etkilenirdin artılarını çok daha fazla yaşardın. çok iyi bir hayat yaşatacağın garanti olurdu zaten o yüzden bencillik değil tam tersine sahip olduğun iyi yaşamı paylaşmış olurdun. ülkede yarın bir gün iç savaş çıkıp millet değneklerin ucunda komşusunun kellesiyle gezse bile iyi hayat yaşayacağı garanti olurdu para böyle bir şey maalesef. ama ortalama beyaz yaka olarak türkiye'de çok zor bir kere muhakkak koleje gönderecek paran olmalı şu meb müfredatında çocuk mu yetiştirilir. bu bencillik olur bence de. avrupa'da bir orta sınıf olsaydım da eşle gezme tozma işlerinden sıkılma hissine gelirsek düşünebilirdim yok bizi kesmiyorsa bir türlü gezmek tozmak gene yapmak istemezdim herhalde.
0
semaforo de medianoche
(24.05.24)
bu inanç gibi bişey. Kalbin/beynin neye yatkınsa onu görürsün. Senin dediğin gibi, kendi genlerinden kendine benzeyen bir varlık yaratıp yetiştirmeyi müthiş bencil egoist bir şey olarak da görebilirsin, bir annenin yazdığı gibi 'kendimizi düşünmeyip onu yetiştiriyoruz bu nasıl bencil olabilir' diye de görülebilir.

Bu arada dünyanın gidişatına bakmak vs. yalan. Evet nüfus çok ve dünya kötüye gidiyor ama belki de en barışçıl çağdayız (tabii üçüncü dünya savaşı geliyor olabilir, gelmiyor da olabilir). Ben mesela üreyen ve üremeyen kesimi görünce "biz üremeliyiz yav" diyorum. Dünyayı b*k eden şeylerden biri de bu çünkü. İngiltere'de çocuklara en çok konulan isim Muhammed'miş. Neden acaba :D Türkiye'de de 20-30 yıla kimler iktidarda olacak tahmin etmek zor değil. Bunu sorgulayan insanlar yeterince üremezse hayatını belirleyen kararları hiç sevmediğin insanlar alacak (demokrasi yönetimi kaldığı sürece). Fakat bu da bencil ve "oy içi mi çocuk yapıyoruz yav" dedirtecek bişey. Bence zaten çocuk yapmak saadet zinciri gibi bişey. Sistemin devamı için üremek gerekiyor, yeterince genç olmazsa emeklilik sistemi bile çöküyor :D
0
nhk ni youkosu
(24.05.24)
@ thetruenorthstrongandfree, sizin şartlarınızda çocuk yapmak değil yapmamak ayıp olurmuş, o şartlarda çocuğa iyi bir ortam sunamayacağım diye kaygılanmayız ki. Verebileceğiniz imkanlar ve çevre bu düşüncemizi etkiler tabii ki.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
1 - bayragi ilerde birine devretmek icin

2 - her di$i hayvan mutlaka bir kere dogurmali, buna insan da dahil. annelik duygusunu yasamamis bir kadin yasliliginda sikinti ceker, cevremde gordugum yasini almis ve dogurmamis kadinlar sikintili, yerine kedi kopek kaplumbaga falan koymaya calisiyorlar ama yetmiyor.
0
cooperr
(24.05.24)
Bu kadar detayli dusunmek cok sacma. Hepimizin genlerinde var. Hayvanlar niye uruyor? Onlara ne faydasi var? Zarari bile var ugrasiyorlar ediyorlar gida bulup besliyorlar vs. Insanlarin ureme sebebi de bu kadar basit. Boyle kodlanmisiz.
0
The_Lollok
(24.05.24)
@ The_Lollok, hayvanlar neden ürüyorlar? bölünme, çoğalma, üreme canlılığın temelinde var. evrimsel sürecin başlama nedeni. bu konuda yetenekli olmayanlar tarih sahnesinden elendiği için günümüzdeki hemen her canlı üreme konusunda yetenekli ve iç güdüsel olarak hazır hale evrilmişler.

Fakat biz insanlar şu an neyin neden olduğunu ve nasıl çalıştığını az çok kavrayabiliyoruz.

Aklımızla düşündüğümüzde, insanlığın günümüzde üremesini gerektirecek bir sebep yok ki? Korunma yöntemlerini neden çıkardık, kontrol altına almak için. Veya hiç ürememek için. Soyumuz tehlikede, çoğalmamız lazım gibi sebep de yok.

Mesela hayvan çiftleştirince hayvanseverler hemen kızarlar ya "Sokakta bir sürü hayvan var kardeşim ne diye hayvan çiftleştirip onları alıyorsunuz veya sahiplendiriyorsunuz!!!" diye.

Ama sen niye ürüyorsun bir sürü kimsesiz çocuk var sahiplen dediğinde kalırlar öyle. İşte ama bağ falan... derler. Bencillik yani.

Nüfusu artırmanın kime ne faydası var şu an?

Mirasımı devredicem diyen var. Yahu ben öldükten sonra biri almış, almamış kime ne. Belki hiç edecekler geride kalanlar mirası. Bilemiyorsun ki. Belki birbirlerine düşecekler. Hadi onlar da idare etti diyelim, torunlar? Nereye kadar gidecek, ne kalacak, kime kalacak, herkes göçecek.

Bazı hayvanların da aklı olsa üremezdi veya çok kontrollü ve az ürerlerdi diye düşünüyorum soyları tehlikede değilse.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
Böyle kişisel bir konuda burada uzun uzun yazdığına göre sende fikirlerinde emin değilsin ve teyit edilmek istiyorsun. Ancak bu tamamen kişisel bir karar. Topluca böyle bir konuda mutabakat oluşmasını beklemen çok mantıklı gelmiyor.
0
dreamsandcolours
(24.05.24)
Biri sahane bi laf etmisti yillar once bana. İsin ozeti gibi. Sedat bak demisti... ne çocukla oluyor ne de cocuksuz. Ama cocuklu daha guzel.

5 yil yapmadik. Sonra gule oynaya cocugumuz oldu.
0
halk
(24.05.24)
Bazen ellerime kollarıma bakıp "olm milyonlarca yıllık bir evrim sürecinin ürünüsün. Bu noktaya gelene kadar ataların ne yollardan ne sıkıntılardan geçti ve sonucunda sana kadar ulaşıldı. Bu nasıl bir kibirdir ki 4.5 milyar yıllık yolu bir anda kesip atıyorsun"

Urememenin getirdiği bu kibir yalan yok hoşuma gidiyor.

Bir de çocuğu olan biri bencil olamaz tabirine takıldım yorumlarda. Ben tam tersini düşünüyorum. Doğanın yüklediği "turun devamliliginin kodlandigi" iç guduler o kadar kuvvetlidir ki, kendi yaşamının önüne koyarsin yavrunu = annelik.

Kesin olarak Bencil olamayacağını iddia edebileceğiniz tek insan türü, Çocuk yapma şansı olup yapmayıp evlat edinenler bence.

Tamamen akıl, merhamet ve kendinden olmayan bir şeyi kendi önüne koymak.

Bu insanları çok seviyorum.
0
makbur
(24.05.24)
Her şey söylenmiş zaten. Ozetle

1-turun devami icgudusu (zeki yaratik olarak aklinla bunun yersizligini kesfetsen de milyon yıllık evrimin getirisini hemen alt edemiyorsun, kervana katiliyorsun mejburr bazen; yakında senin de yapacağın gibi ;))

2-uzerine düşünmemek, standardi bu zaten deyip yapmak

Bence çocuk yine anlaşılabilir asıl delilik evlenmek. Ama onu da yaptık meselaam di mi
0
abuzer
(24.05.24)
Ben yapmiyorum (simdilik). Gereksiz bencillik ve sorumluluk gibi geliyor. Evlat edinme durumlari da var, onun tartismasi farkli olabilir.

Ama o cocuk yapma icgudusu tetiklenebiliyor. Tabii hayvanlar gibi ilkel icgudu degil. Daha cok "istek"
gibi. Gelismis beynimiz var sonucta. Cogu kisi toplumdan, etrafindan da etkileniyordur. Ve sonucta senin anne baban da var ve atalarin. Devam ettirme istegi oluyor. Gelecege yatirim gibi de dusunebiliyor insanlar.

Daha duygusal yonleri de var. Ve sartlari iyi bireylerde duygusal yon daha agir basiyor sanirim. Anne baba olmayi deneyimlemek. Sevecegini birini dunyaya getirmek.

Anne babaya da sorulabilir: "beni neden dunyaya getirdiniz"? :)

Ya da birey kendine de sorabilir. Felsefeye girecek ama "Ben neden dunyaya geldim?"
0
ermanen
(24.05.24)
Simdi biz doguyoruz, gozlemliyoruz ve birseylere alisiyoruz. Aslinda bircok sey aliskanliklarin getirdigi birsey bana kalirsa. Yani bir sekilde boyle kodluyoruz zihnimize. Yani ayni sekilde bizim de buyuyup evlenince bu sekilde olacagimizi, cocuklarimizin olacagini dusunuyoruz tum akis boyunca.
Farkli bir acidan yine bakayim, bizim yasayamadiklarimiz, pismanliklarimiz var bu hayatta ve bunlari birisinin yasamasini istiyoruz, planliyoruz. Bu da iste cocugumuz oluyor.
Butun bunlari durumumuz kotu bile olsa planlamiyoruz cunku durumu iyi olanin da kotu olanin da cocuk yapmak icin sebepleri farkli ancak illaki bir sebebi var.

3 yasinda oglu olan bir baba olarak, cocuk yapmadan once bir bebegi gozlemlemek ve vakit gecirmenin en onemli karari almanizi saglayacagini dusunuyorum. Bu durtu gelecek mi, cocukla zaman gecirmeyi ilgilenmeyi sevecek misiniz, yoksa size zor mu gelecek. Ondan sonra bu kadar detayli dusunmeyeceksiniz emin olun.
0
va
(24.05.24)
Karşı argüman üretiyorum diye katı bir şekilde karşıyım anlamı çıkmasın, dediğim gibi ben daha yakınım çocuk konusuna. Sadece mantıklı bir fikir, görüş var mı, insanlar ne düşünüyor veya düşünmüyor onlara bakıyorum.

Bana kalırsa ben sırf "ya bizim birlikteliğimizden doğan çocuk nasıl bir şey olur acaba, iyi kötü o kadar deneyim elde ettik, biraz da biz aktaralım bakalım kullansın onları çocuk, derdiyle dertlenelim, sevinciyle mutlu olalım.." düşüncesiyle bile çocuk yapabilirim gibi. Şimdilik sadece eşimden bağımsız ekonomik sebepler bizi ve ilişkimizi sarstığı için çocuk mantıklı gelmiyor. Ama bu sorunlar zamanlar çözüldükten sonra olabilir diye bakıyorum. Eşim o zamanda bile mantıklı bakamıyor.

Bu düşünce ile çocuk yapmak bencillik diyor. Ay merak ettim dur bi bakalım diye çocuk mu yapılır diyor. Zaten yoğun çalışıyorum, çocuğa nasıl bakıcam diyor. Hadi baktık büyüttük diyelim, iyi bir eğitim nasıl vericez bu topraklarda diyor. Çok deli rakamlar harcamak lazım veya. Kötü yetişecekse veya ortalama yetişecekse de çocuğa haksızlık değil mi diyor. Ona sonra "seni zor şartlarda büyü diye yaptık yavrum" mu diyeceğiz, demez mi çok daha iyi şartlarda dünyaya gelenler var, benim günahım neydi diye. Belki demez sonuçta biz razı olduk bir şekilde ama derse, bu büyük bir sorumluluk.

Ben kötü de olsa iyi de olsa hayatı deneyimlemenin, hiç gelmemektense bir artı olduğunu düşünüyorum. Ama eşim öyle düşünmüyor. Eğer @ thetruenorthstrongandfree ın sağladığı gibi bir şart sağlanmıyorsa çocuğa haksızlık edileceğini düşünüyor.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
vaaaay demek 30+ yaşında bir çiftsiniz ve çocuk istemiyorsunuz, hatta çocuk yapanların neden çocuk yaptığına anlam veremiyorsunuz. ohaaa ilk defa böyle bir durumla karşılaşıyorum :D

nedense hep çocuk istemeyenler kendini uzun uzun açıklama ihtiyacı hissediyor. aslında kimse sizin çocuk yapıp yapmamanızla ilgilenmiyor, merak etmeyin. bu kadar çok kafaya takıp sorguladığınıza göre bence siz kararınızdan emin değilsiniz. emin değilseniz kararsızım filan diyebilirsiniz.

çocuk yapmamak eskisi gibi yadırganmıyor zaten emin olun.

bahsettiğiniz -son paragraf - eşinizin başına da gelebilir. o zaman evlenmek de saçma.
hayatta her an her şey olabilir tabi ki insan en çok çocuğu için korkar da sebep olarak yarın bir gün tecavüze uğrar diye bi seçenek dile getirmek çok saçma.

yani bu iş böyle uzun uzun felsefeye dönüşecek tartışmalar yapılacak bir konu değil bence. isteyen yapar istemeyen yapmaz. herkesin kendince haklı sebepleri var. birine gidip neden kedi sahiplenmiyorsun ya da balkondaki saksına neden çiçek dikiyorsun demek gibi bir şey bu.
0
elorelia
(24.05.24)
Heh yani sen eşine sunmalik argüman istiyosun bı noktada...

Öyle harikayim böyle harikayim diye sallayanlari dinleme öncelikle. Kaldı ki sizin durumunuz da fena değil. Ortalama durumdasınız. Sevgi ve huzur ortamında olan bir çocuk için gaaaayet yeterli sartlariniz. Bı de o kadar kontrolcü olmayın (ben de oluom), belki çocuk ileride bohem bı şekilde kulübede yasamaktan keyif alicak ne bilionuz? Sizin planladiginiz yatlarinizi katlarinizi uçaklarinizi (xd) istemicek?

Çocuk ayakkabisini ysl almadiinizi anlamaz meraq etme. Evcil hayvan gibi düşün xdxd sevgini sakınma, gerektiğinde onu koruyacagini belli et, kalanı ileride kendisi halleder zaten o ozguvenle
0
abuzer
(24.05.24)
Cocuk ne ya hem de turkiyede. aklini peynir ekmek gibi yemen veya hayatsiz olman lazim cocuk icin. zaten doguranin yari akli da gidiyo hepten hayatimiz zorlasiyi
0
ala09
(24.05.24)
Benden iyi bir ebeveyn olmaz o nedenle çocuk asla düşünmedim ve düşünmem. Geçen ofiste bütün öğlen yemeği boyunca doğru kişi ile tanışırsan o isterse ne yapacaksın diye sorguya çekildim bir de yani insanlar her bir şeye burunlarını sokma ihtiyacı duyabiliyorlar.

Size gelince daha geçen boşanma masrafı soruyordunuz şimdi biz hiç çocuk düşünemiyoruz diyorsunuz bence de düşünmeyin zaten.
0
peki madem
(24.05.24)
mahalle baskısı bu konuda büyük rol oynuyor. her ne kadar çocuk istesen de, günümüz şartlarında bunun altına girmek oldukça zor. zorumluluk tarafı ayrı.
0
kondansator
(24.05.24)
kedi götünü görmüş yara zannetmiş.
neden çocuk yapmayayım?

evladım olur. severim işte.
0
OgutucuRecep
(24.05.24)
ben bu olaya deneyim olarak baktım ve bu deneyimden neden mahrum kalayım diyerek istedim. sonuç kelimelerle tarif edilemeyecek kadar muazzam bir şey. bu dünyada başka hiç bir şey çocuğunuzun size hisettirdiklerini asla ama asla hisettiremez. başka hiç bir sevgi, aşk, bağ vs vs çocuk-ebeveyn bağına benzemez. bu işin bir yönü.

evet zorluklar da müthiş. zaten ekonomik koşullardan dolayı 2. düşünemiyorum. siz fazla sorgulamışsınız bir de tam tersi hiç sorgulamadan önüne arkasını düşünmeden birden fazla çocuk doğuranlar var. bu ülkedeki kaynaklar ve sistemin bu kadar çok çocuğa olması gerektiği kadar yetmesi imkansız.zaten düşüncesizce doğurup duranlar yukarıda bahsettiğim bağı falan kurmuyor ortaya salıyor ne eğitimi, ne güzel vakit geçirmesi saldım çayıra modunda. o yüzden de bir sürü psikolojisi bozuk insan var toplumda.

öte yandan evrimsel ve insanlığın gelişmesi açısından kaçırdığınız şeyler var. mesela siz hep 30 lu yaşlarda kalmayacaksınız. 90 yaşınıza geldiğinizde kalçanızı kırıp yatalak olup tuvalete gidemediğinizde bir başkasının doğurduğu eğittiği çocuk (hemşire olur hastabakıcı olur) sizinle ilgilenecek ve ona minettar kalacaksınız. herkes sizin gibi çocuk yapmasaydı sizin de muhtaç olduğunuz şeylere erişiminiz olmayacaktı bir de o yönden bakın.
0
iwillsee
(24.05.24)
@ peki madem, evet bize geliyorlar öyle arada pek sağlıklı olmayabilir zaten bizim çocuk yapmamız bir bakıma haklısınız ama

bazı dinamikler var çiftlerin ikisi de bireysel olarak çok iyi insanlar fakat birlikteliklerinde sorun çıkıyor. hal böyle olunca bir de çocuk varsa ayrılmaları daha mantıklı oluyor.

benim de anne babam ayrı mesela. ben hiç sıkıntısını yaşamadım daha güzel bile denilebilir. evde gürültü yok patırdı yok çatışma yok. istediğinde birine gidiyorsun istediğinde öbürüne gidiyorsun kalıyorsun. herkes kendi hayatında vs.

tabii ki en güzeli çocuğa da aile kavramını geçirmek için mutlu bir aile tablosu çizmek ama herkes kendi ilişkisine veya annesine babasına baksın 4/4lük bir hayat mı yaşıyorlar, bazen ayrılık daha mantıklı olabilir. ben ayrılık ile çocuğu engel olarak görmüyorum o yüzden. ülkeden bir sürü insanın annesi babası ayrı. eğer sıkıntı tipler değillerse öyle de sağlıklı çocuk büyütülebilir. ben bir insanla aynı evde yaşamak istemeyebilirim ama çocuğuna bakmak / çocuğumuza bakmak isteyebilirim.

@ iwillsee, teşekkürler deneyiminiz için. fakat yaşlılık konusuna katılmıyorum. ben kimseye yük olmak istemem gerekirse uyutsunlar diye vasiyet bile verebilirim. yaşlanınca kim bakacak diye çocuk mu yapılır bu iyice bencilce bişey. ben tek çocuğum, kardeşim yok bişey yok. eşimle olur da ölene kadar 'evlilik mücadelesini' :D sürdürebilirsek birbirimize bakıcaz işte çocuk olmasa da. en kötü bakım evi qeyf. o da olmadı uyutsunlar dediğim gibi. eşim de olmazsa bir köşede ölür giderim. nedendir bilmiyorum, böyle kaygılarım/korkularım yok.

Çoğu gelişmiş ülkede durum biraz daha farklı, ebeveynler çocuklarını yetiştirdikten sonra köylere kasabalara çiftliklere yerleşiyorlar. Ki kendi hayatlarını yaşasınlar biz yük olmayalım diye. Bizimkiler de gel evime desen gelir. Şimdi diyeceksiniz ki onlar sana o kadar baktı sen onlara bakmıyor musunuz hayırsız evlat. Bence burada kültürel ön yargılar var. Ben öyle bir sorumluluğu kabul etmiyorum ki, onlar da beklemesin. Doğuran bakmakla yükümlü hatta kimi bakmıyor bile. Ama çocuğun ebeveyne bakmakla yükümlü olduğunu düşünmüyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
bu kadar düşünüyorsanız yapmayın zaten. çocuğa da yazık.
0
Whily
(24.05.24)
Tum bunlari sorgulamis ve cocuk istemeyerek 35 yil gecirmis bir insan olarak bu yil bebegim oldu. Butun hepsi bos muhabbetmis ve gereksiz dusuncelermis gibi geliyor su an bu cocuk yapmama gerekceleri ve varolan yeni insan dunyanin en gerekli ve mukemmel seyi oluyor doğduğu andan itibaren. Bir de ben genel olarak bir seyi isteyip istemedigimden cok emin değilsem yapmayarak pisman olma ihtimalini elemek icin yapmayi tercih ederim, cocugumu da iyi ki yapmisim. Akli basinda bunlari sorgulayan insanların bilincli bir sekilde cocuk yapması da insan ve toplum olma deneyimi açısından değerli.
0
instant crush
(24.05.24)
Maddi durumunuz iyiyse çocuğa büyükşehirde üç ev, bir araba veya bir dükkan ve araba filan ve yüklü miktar nakit para bırakabilecekseniz hiç düşünmeden yapın. Fakat kardeşini de 3-4 sene sonra yapın. İleride birbirlerine yoldaş olurlar.

Eğer maddi durumunuz orta direkse çocuklara çok iyi birer eğitim şansı ve hayat mücadelesi ruhu veririm diyorsanız o zaman da yine aynı şekilde en az iki tane yapın.

Fakat en önemlisi de şu. Aile içi huzurunuz fiziksel ve mental sağlığınız yerinde, eşler arası sevginiz muhabbetiniz karşılıklı saygı ve muhabbet sürekli olarak iyi seviyede varsa en önemlisi bu, tüm şartlar okeyse yapın.
0
psmstc
(24.05.24)
Bir de çocuk yapma işi mantıkla olmaz yoksa yapmazsın katılıyorum +1500
0
psmstc
(24.05.24)
Yazdıklarımı anlamamışsınız. Sizin yaptığınız çocuklar size bakar demiyorum. Evrimsel olarak yaşlanınca birileri tarafından yapılmış çocuklara ihtiyacınız olacak diyorum. Şimdi de öyle hiç mi doktora dişçiye gitmiyorsunuz sonuçta onlar da bi annenin doğurup büyüttüğü çocuklar.kimse çocuk yapmasın derseniz mantıksız oluyor
0
iwillsee
(24.05.24)
(5)

Ameliyat sonrası hayatı kolaylaştıran nesneler

reversal of fortune
Nelerdir? Yastık ve pijama aldım şimdilik, başka önerilere açığım. Tikler akşam gelecek.
Nelerdir? Yastık ve pijama aldım şimdilik, başka önerilere açığım. Tikler akşam gelecek.
0
reversal of fortune
(21.05.24)
ayaklar üşüyor sıcak su torbası, şimdeden kalkamazsan diye yanına 1 koli 1.5 lt su.
bu arada hastane süreci mi ev sürecinde mi olduğuda önemli, hastaneye yedek pijama iç çamaşırı sabahlık terlik
0
eja
(21.05.24)
ev mi hastane mi? +1
pipet, özellikle karın bölgesinden ameliyat olunduysa bir süre oturmak ve öne eğilmek sorun olacaktır, su içerken pipet kullanmak işi kolaylar.
ıslak mendil, kağıt havlu, tuvalet kağıdı, kolonya
odada buzdolabı varsa refakatçi için veya hastaya izin verilirse meyve-meyve suyu, atıştırmalık bişeyler
kitap, film,
uyumak için kulak tıkacı
yedek kolay giyip çıkarılabilir pijama, eşortman iç çamaşırı
terlik
ince bir pike ya da battaniye, hastaneler anlamsız şekilde ya çok soğuk ya çok sıcak oluyor
diş fırçası-macun

ps: geçmiş olsun.
0
halanne
(21.05.24)
3 gun hastanede sonra 1 ay evde olacagim, cene ameliyati. Ben daha farkli seyler dusunuyordum ama cok basit seyleri hatirlatmis oldunuz cok tesekkur ederim
0
🌸reversal of fortune
(21.05.24)
Buz/soğuk kompres. Termojel gibi olanlar. Şişliklere kullanmamiz gerekirse.

Yaniniza da yer ayarlayin. Gerekli seylere hemen ulasabileceginiz yatak yaninda bi masa gibi. Priz ve sarjlari daha yukari koyabilirsiniz. Yere egilmeyi indirgeyin yani.

Hava nemlemdirici ve agzi nemli tutacak seyler. Burun ve yuz ameliyatlarinda gerekli olabiliyor. Agiz cok acik kaliyor cunku.
0
ermanen
(21.05.24)
laptop/ipad dizi izlemek ya da kitap
0
deartheodosia
(21.05.24)
(8)

Japonya'dan neler alınır?

noxie
Japon viskisini ve çay setini duydum. Bunları nereden alabiliriz japonya'da?Bir de başka neler almamızı önerirsiniz taşınabilecek seviyede ve alınacak yeri de önerirseniz şahane olurteşekkürler şimdiden
Japon viskisini ve çay setini duydum. Bunları nereden alabiliriz japonya'da?

Bir de başka neler almamızı önerirsiniz taşınabilecek seviyede ve alınacak yeri de önerirseniz şahane olur

teşekkürler şimdiden
0
noxie
(21.05.24)
ilginiz varsa anime figürleri / merch
0
inheritance
(21.05.24)
kırtasiye malzemeleri konusunda da çok iyiler bildiğim kadarıyla, keza Seiko ve Casio'nun bazı modelleri görece uygun fiyatlara bulunabiliyor galiba.
0
salihdt
(21.05.24)
Japon atistirmaliklarindan kakinotane, ese dosta dagitmak icin ideal birayla da guzel gider
0
reversal of fortune
(21.05.24)
adini bilmiyorum ama unlu bir anime dükkanı var tokyoda, tshirtler fln çok güzel...onun disinda yine unlu yeşil cay dükkanı var, 1000 turlu yeşil cay alabilirsiniz....muzlu bir tatlıları var, duty free kismindan donerken kesin alin çok güzel...sake alabilirsiniz....elektronik ucuza geliyor, alırken tax freeyi anında alıyorsunuz, yanınızda pasaportla gidin.
0
monicapp
(21.05.24)
Sadece Japonya'da olan farkli tatlarda KitKat'lar
0
ermanen
(21.05.24)
cilt bakım ürünleri...
0
suyin
(21.05.24)
seiko saatler eğer merakınız varsa
0
duyurukullanıcısı
(21.05.24)
japon viskilerinin başarısı bir anda duyulunca bir çok "çakma japon" viskisi de çıktı. özellike havalimanındakilere dikkat edin.

chichibu
yamazaki
hakushu
nikka

bu markalara odaklanmanızı tavsiye ederim.

ayrıca, 1:18 model araç alabilirsiniz. ignition model markası çok güzel işler yapıyor.
0
MtKrt
(21.05.24)
(7)

insanlara ingilizce "dava açmak" diyememe sorunsalı

Zetnikov
arkadaşlar ingilizcem iyi ama şöyle bi sıkıntı var. konusurken birisiyle özellikle anadili ingilizce olmayan insanlar ile "sue" fiilini kullanınca söyleneni anlamıyorlar. bende go to court tarzı değişik bir şekilde dava açmak demeye çalışıyorum. court olayınıda en fazla %50si anlıyor.bu insanlarla k
arkadaşlar ingilizcem iyi ama şöyle bi sıkıntı var.
konusurken birisiyle özellikle anadili ingilizce olmayan insanlar ile "sue" fiilini kullanınca söyleneni anlamıyorlar. bende go to court tarzı değişik bir şekilde dava açmak demeye çalışıyorum. court olayınıda en fazla %50si anlıyor.

bu insanlarla konusurken daha anlasılır ne dıyebılırım.
0
Zetnikov
(20.05.24)
file a lawsuit diyebilirsin
0
wendyangelamoiradarling
(20.05.24)
Daha "idiomatic" kalıp:
press charges (against)

Ama hukuk dilimde "sue" ile farki olabilir. Su reddit post'u farki iyi anlatmis:

www.reddit.com
0
ermanen
(20.05.24)
take legal action

bir yer de çalışıyor ve danışmanlar ile bunu yaşıyorsanız not kağıdında yazılı verebilirsiniz. ben uk'deyken banka hastane gibi yerlerde dili çat pat bilenlere karşı, yazılı kağıt veriyorlardı. oradan okuyunca daha net anlıyorlar ya da fotosunu translate'e atıyorlardı.
0
avatar is back
(20.05.24)
Ben de take legal action yazacaktim. Press charges yanlis olur.
0
hot potato
(20.05.24)
Ceza hukuku ise yani suç teşkil eden bir fiili şikayet anlamında; press charges

Hukuk yargısı ise işte tazminat, boşanma, iş davaları yani ceza ve idare hariç her şey. Bunda da yukarıda diğer sayılanlar olur.
0
sanguine
(20.05.24)
Take legal action, started legal process, opened legal case

Konuşarak anlatmaya çalışıyorsanız bunlar yardımcı oluyor genelde.
0
megalomaniac
(20.05.24)
"sue, file a lawsuit, press charges, take legal action" ifadeleri tam yerinde. Onları da anlamayanlara "you go court, i justice" deyip geçin zaten :)
0
nawar
(20.05.24)
(1)

Son yıllarda çıkan güzel romantik filmler

kahver
Selam ahali.Şöyle oturup bir şeyler içerken izleyebileceğim, biraz aşk acısı, biraz kavuşamama hikayesi, biraz sosyal medya soslu şeyler de olabilir. Ya da salt aşk hikayesi de olabilir. Ama tarihi, ergen ya da üniversite aşk hikayeleri olmasın lütfen. Bir de dediğim gibi son 2-3 yılda üretilmiş ols
Selam ahali.
Şöyle oturup bir şeyler içerken izleyebileceğim, biraz aşk acısı, biraz kavuşamama hikayesi, biraz sosyal medya soslu şeyler de olabilir. Ya da salt aşk hikayesi de olabilir. Ama tarihi, ergen ya da üniversite aşk hikayeleri olmasın lütfen. Bir de dediğim gibi son 2-3 yılda üretilmiş olsun. eskilerinin hepsini izledik.
Marija Kavtaradze'nin slow filmini mi izlesem diyorum, ya da past lives'ı mi izlesem bilemedim. Neyse ben önerilere açığım. teşekkürler.
0
kahver
(11.05.24)
Love at First Sight (2023)
0
ermanen
(19.05.24)
(4)

hatırlanması imkansız gibi duran eski çizgi dizi veya anime

beklenen buyuk istanbul depremi
hatırlayamadığım bir yapım var şu özelliklerde,- öncelikle, paralı kanallarda değildi (bizim tv'de yoktular çünkü o kanallar): ya yumurcak tv (evet) ya trt çocuk'taydı. bu bulunmasını zorlaştıracak madde muhtemelen, o yüzden en başa yazdım eleyici olsun diye- en fazla 7-8-9 yaşlarında olan, ilkokul
hatırlayamadığım bir yapım var şu özelliklerde,

- öncelikle, paralı kanallarda değildi (bizim tv'de yoktular çünkü o kanallar): ya yumurcak tv (evet) ya trt çocuk'taydı. bu bulunmasını zorlaştıracak madde muhtemelen, o yüzden en başa yazdım eleyici olsun diye

- en fazla 7-8-9 yaşlarında olan, ilkokul seviyesinde kızlar/çocuklar vardı (ki muhtemelen ilkokulda geçiyodu tüm yapım); bazılarının (veya birinin/birkaçının) metafizik güçleri (ya da güç olmasa da, bir çeşit ruhaniliği) falan vardı. okul bahçesini hatırlıyorum bir kare olarak. çizimleri anime çizimi değildi diye hatırlıyorum, dolayısıyla amerikan yapımı vesaire de olabilir. yapımın çok tatlı bir havası olmakla beraber ruhani bir havası da vardı (ilgimi çekmesinin, hatırımda kalmasının nedeni de bu zaten). ruhanilik yanıltmasın: karanlık bir hava asla yok gibiydi yapımda, aksine mesela bahsettiğim okul bahçesi karesi aydınlık, yeşil, iç açan bir kare gayet. ne kadar derin bir yapım olduğunu ise hiç hatırlamıyorum bu arada: yalnızca çocuklara yönelik olan gayet basit bir yapım da olabilir, ama çizimleri falan her ne kadar tatlı olsa da sanki artık o ruhaniliğiyle mi bilmiyorum, aynı kanallardaki diğer çizgi filmlerden vesaire farkını belli etmişti, ilgimi çekmişti

- 2005-2010 arası bir dönemde bahsettiğim kanallarda yayınlanmış olması muhtemel

- 10-13 bölüm civarı kısa bir yapımdı diye hatırlıyorum. o dönem bir kez internetten aratıp bulmuştum, daha sonra unuttum yine tamamen.

ara ara aklıma geliyor bu aralar, o yüzden bir sorayım dedim burada, çok zor da olsa belki benim gibi denk gelip izlemiş olan çıkar. teşekkürler
0
beklenen buyuk istanbul depremi
(05.05.24)
"Recess" gibi geldi bana bikac sezonu varmis:
en.m.wikipedia.org(TV_series)
0
ermanen
(05.05.24)
O dönemki çizgi filmlere baya hakimim ama "ruhani"den kastınız ne anlamadım. Hikayesi mi ruhlarla ilgiliydi sizde bıraktığı his mi öyle? Sizde bıraktığı hisse göre bulmamız zor olabilir çünkü :)
0
nundu
(05.05.24)
@ermanen

yok hiç değil. sözlükte de sormuştum, oradan hemen cevap geldi "gakuen alice" diye, doğru düzgün hiç hatırlayamadığım için tam emin de olamadım henüz ama çok büyük olasılıkla o :-) başka bir tahmini olan varsa onlara da bir baksam iyi olur ama.

@nundu

ruhaniden kastım bana bıraktığı his ile alakalıydı ama özel gücü de vardı karakterlerin (yani çocukların) muhtemelen. yalnızca 1-2 bölümü hayal meyal hatırladığım için emin olamamıştım gerçekten güçleri var mıydı diye; şimdi biri gakuen alice olabilir dedi ve onda her karakterin "alice" adında bir gücü varmış mesela, izlediniz mi bilmiyorum ama muhtemelen o. bahsettiğim kanallarda olmasa da kanal 7'de yayınlanmış o da o dönem.
0
🌸beklenen buyuk istanbul depremi
(05.05.24)
Kanal 7'deyse izlememişimdir, bizim evde pek sevilmez o kanal :d
0
nundu
(05.05.24)
(4)

ABD'de damacana sistemi yok mu?

nundu
Geçen youtube'da bir video izliyordum. Belki görmüşsünüzdür son zamanlarda air up diye yurtdışında çok yaygın bir zamazingo var, normal bir mataraya sadece koku veren plastik podlar takılıyor ve dümdüz su içerken o koku sayesinde aromalı içecek içiyor hissi yaratıyor, bunun çok saçma olduğu konusund
Geçen youtube'da bir video izliyordum. Belki görmüşsünüzdür son zamanlarda air up diye yurtdışında çok yaygın bir zamazingo var, normal bir mataraya sadece koku veren plastik podlar takılıyor ve dümdüz su içerken o koku sayesinde aromalı içecek içiyor hissi yaratıyor, bunun çok saçma olduğu konusunda bir videoydu (ki bence de inanılmaz saçma).

Yorumlarda ABD'den pek çok kişi, bölgelerinde musluk suyu içilebilir olmadığı ve pet şişe sular da gazlı ve şekerli içeceklerden pahalı olduğu için çocukluktan beri neredeyse hiç su içmediklerini ve hep kola, gazoz vs içerek büyüdüklerini o yüzden de sade suyun tadını sevmediklerini yazmış; bu air up sayesinde su içebildiklerinden bahsetmişler.

Yani Türkiye'de de musluk suyu içen çok az kişi gördüm ben tadı kötü olduğu için ama su içmeyip kola içerek büyüyen biriyle hiç tanışmadım, varsa da ben bilmiyorum yani böyle birileri. Herkesin evinde damacana vardır diye düşündüm hep (arıtma taktıran zaten ayrı onları saymıyorum).

Şimdi bizdeki damacanalar 19 litre çünkü 5 galon yani ABD ölçü birimine uygun sistemde üretiliyor, demek ki ABD'de olmalı yani bu sistem diye düşünüyorum. Ofis dizilerinde falan da sebil görüyorum yani en azından ofislerde, hastanelerde falan var. Evler için yok mu peki? Ya da şehirlerde var da suburb ya da kırsalda mı yok? Bu insanlar nasıl su içmeden hayatlarına devam edecek kadar kola bağımlısı olabiliyor? Son olarak da bizim ülkemizde var mı böyle o kadar çok kola içiyoduk ki su içmiyodum diyen insanlar?
0
nundu
(02.05.24)
abd'de var. "water delivery" diye geçiyor. damacana da "5 gallon jug/bottle" diye geçiyor genelde. her eyalette/şehirde yaygın mı bilmiyorum.

new york'ta şunlar popüler sanırım:
- readyrefresh local.readyrefresh.com
- crystal springs www.crystal-springs.com
- mountain valley spring www.mountainvalleyspring.com

yelp'ten de çoğunu bulabilirsin:
www.yelp.com
0
ermanen
(02.05.24)
ben varım, su hariç, çay, hazır kahve, kola ve yine suyun tadını sevmeyenlerdenim, bir iki marka su var içtiğim zaman iyi hissettiren

yemekleri damacana su ile yapıyorum, şimdilerde su içmeye dikkat etmeye çalışıyorum
0
selam
(02.05.24)
hem eve getirenler var hem de marketlerde satiliyor. bosu götürüp doluyu alıyorsun, Su an boş götürürsen $9, depozitolu alırsan $18 fln.
0
oscar
(03.05.24)
kucuk bi kasabadayim, damacana tasiyan firma hic gormedim. genelde marketten aliyolar, 24 lu 40 li yarimlik sular veya 1 galonluk bidonlar. Bildigin rafta satilan sular yani. oscarin dedigi gibi depozitolu damacana da var, bir de marketlerde dolum makinesinden doldurma var. Onu da kullanan cok. Ben aldim 2 tane damacana marketlerde dolduruyorum. Calistigim yerlerde genelde duz su icen pek gormuyorum, dedigin gibi abidik gubidik seyler iciyorlar. powerade gibi mavi icecekler veya kola gibi seyler.
0
The_Lollok
(03.05.24)
(10)

2-3 saat icinde gecen filmler

robert bosch
örnek var mi?benim bildigim sanirim testere sadece
örnek var mi?
benim bildigim sanirim testere sadece
0
robert bosch
(01.05.24)
Tüm zamanların en güzel filmlerinden

www.imdb.com
0
Mirket
(01.05.24)
Yani tek mekan filmlerinin bir çoğu böyle sanki.

Buried www.imdb.com
Locke www.imdb.com
Bence Rezervuar Köpekleri de sayılır, tamam flashbackler vs. var ama esas olay depoda birkaç saat içinde geçiyor.

Die Hard'ların hepsi böyle birkaç saat içinde geçiyordu diye hatırlıyorum. Buna çok güzel örnek olur mesela.
0
nhk ni youkosu
(01.05.24)
Victoria (2015) - sağlam film
Die Hard'ın hepsi
Retribution (2023) - dandik
Man on a Ledge - fena değil.
0
prole
(01.05.24)
man from earth
0
pide
(01.05.24)
(bkz: The Man from Earth)
(bkz: Phone Booth)
(bkz: The Strangers)
(bkz: Captain Phillips) biraz daha uzun bir süre ama dikkate değer
(bkz: The Invitation)
0
10551037
(01.05.24)
Son of saul'ü de ekleyelim
0
prole
(01.05.24)
En kisa hikaye zaman dilimi "run lola run" olabilir. 20 dakika sadece. Ama 3 farkli senaryo gosteriliyor filmde.

"Vantage Point" gibi coklu perspektif filmleri de guzel ornek. Bunda hikaye zaman dilimi 23 dakika ama 8 farkli perspektiften anlatiliyor.

Bunlar gibi hikayesi kisa zamanli, bikac saatli veya bikac gunlu bicok ornegi burda bulabilirsin:
tvtropes.org

Not: time loop, ruyada olma veya birinin dusunceleri vb. senaryolu filmleri haric tutuyoruz tabii. Onlarda zaman dilimi anlik, bikac saniyelik veya anlamsiz olabilir.
0
ermanen
(01.05.24)
tepedeki psychedelic adam
(01.05.24)
yukarıdakilere ilaveten benim aklıma gelenler

www.imdb.com bullet proof - trende geçiyor
www.imdb.com cebimdeki yabancı- yemekte geçiyor
www.imdb.com triangle -gemide geçiyor

gemi demişken titanic de 2-3 saat içinde geçiyor :)
0
abelardo
(02.05.24)
Bird Man
Non stop
Unstoppable
0
iwasbornonamountainside
(02.05.24)
(4)

alt göz kapağı damarının zıplaması

tabudeviren
geçen uzun bir uçak yolculuğu ve yolculuk bitiminde aynı gün uzun süre uyanık kalarak iş yapmak zorunda kaldım.o günden sonra sol göz kapağımdaki damar arada bir zıplıyor. var mıdır bununla ilgili bir çözüm?
geçen uzun bir uçak yolculuğu ve yolculuk bitiminde aynı gün uzun süre uyanık kalarak iş yapmak zorunda kaldım.

o günden sonra sol göz kapağımdaki damar arada bir zıplıyor.
var mıdır bununla ilgili bir çözüm?
0
tabudeviren
(01.05.24)
evet uykusuzluk ve yorgunluk yapabiliyor. bana da olmuştu. bi kaç gün ara ara olabilir. çaresi dinlenmek. kafein ve alkolden uzak durarak mümkünse. göz damlası da kullanılabilir belki.

not: gözünü kapatıp hafif masaj da deneyebilirsin. soğuk kompres de işe yarayabilir.
0
ermanen
(01.05.24)
(Bkz: Göz seğirmesi) Zamanla geçer.
0
prole
(01.05.24)
Birkaç gün soda veya maden suyu için, su için, kahveyi azaltın. Düzelecektir.
0
curukturpkokusu
(01.05.24)
Magnezyum eksikliği şunu al iç:

www.ciceksepeti.com
0
fatihreis
(01.05.24)
(7)

New york için öneriniz var mı?

bir ileti paylastim
Selam. önümüzdeki hafta boston ve new york'ta olacağım. herhangi bir öneriniz var mı? turistik aktivite, yeme-içme vb. ne olursa. teşekkür
Selam.

önümüzdeki hafta boston ve new york'ta olacağım. herhangi bir öneriniz var mı? turistik aktivite, yeme-içme vb. ne olursa.

teşekkür
0
bir ileti paylastim
(01.05.24)
Fakfakir biri olarak yutubdan bakıyorum Sarah Funk diye bir YouTube üreticisi var aslında New York'ta turist rehberi kadın tur vs düzeliyor benim ilgimi çekmişti (:
0
Ufuk
(01.05.24)
Broadway’de gösteriler vardı, mesela titanic ama dalga geçerek ele almışlar. Onlara bakabilirsin.

Newyork city pass: turistik aktivite için.

Katzdaki sandviç baya büyük, patates kızartması da çok güzel. Varsa arkadaşınla git bir porsiyon alıp paylaşın. Kötü değil kesinlikle ama beni Türk olarak etkilemedi. yine şansım olsa yine giderim ama.

Newyorkta starbucks reserve bar var, arka sokağında falan da nusret var.

Ben temmuzda gitmiştim acayip nem vardı.

Keşke daha erken sorsaydın rezervasyonlar hep doluyor.
0
durgunfoton
(01.05.24)
boston'da faneuil marketplace var, orada lobster roll yenebilir. beacon hill diye bir bölgesi var, sincaplı parkın yanında. güzel kafeler var orada. north end'de küçük italya bölgesi var. yeme içme opsiyonu olarak düşünülebilir. brattle book shop bayağı ikonik bir kitapçı. holdovers'ın bir sahnesi orada geçiyordu hatta. bir de şehre doğal olarak irlanda kültürü hakim, sağda solda otantik irish pub'lar göreceksin. rastgele birine oturup bira içilebilir.

manhattan'da en çok greenwich village ve hell's kitchen bölgelerini sevdim. friends'in apartmanı falan var greenwich'te. meşhur magnolia pastanesi de oralardaydı sanırım. bir de muhakkak broadway'de bir müzikal seyret. hayvan gibi sahne tasarımları oluyor. ben harry potter izlemiştim bayağı iyiydi. bir uygulama var, adını unuttum (aramaya üşeniyorum). orada günlük çekilişlere katılıp bazı ücretsiz etkinlikler kazanabiliyorsun. ben shakespeare in the park kazanmıştım bir kere. son olarak moma da mutlaka görülmeli. gezdiğim en dolu dolu müzelerden biriydi. hemen girişe refik anadol'un müzeye sattığı işi koymuşlardı ben gittiğimde.
0
sir gawain
(01.05.24)
onerilere bir eklentim yok ama Katz tam bir balon, turist silkeleme isletmesi su noktada. malzeme kalitesi dusuk fast food gibi dusun.
0
hot potato
(01.05.24)
gece hayatına düşkünseniz house of yes gidin, tiyatro seviyorsaniz sleep no more gidin. kokteyl severseniz angels of share gidin, kore food severseniz jeju noddle bar gidin,
0
oscar
(01.05.24)
kahve:
la cabra soho (şu ara çok popüler) + yanına cardamom bun
devocion

değişik tatlılar için:
lysee
supermoon bakehouse (öneririm!)
levain (klasik popi kurabiyeci)

ramen:
ippudo
ivan ramen
ichiran

thai:
thai diner

ilginç süpermarket:
happier grocery

hamburger:
hamburger america

tacos:
los tacos no1

bagel:
blackseed bagels

kahvaltı:
frenchette
two hands
buvette


williamsburg için yemek yerleri:
maison premiere
marlow & sons
l'industrie pizza
misi
radio bakery
stella dallas (vintage shopping)
0
eileengray
(01.05.24)
central park'ta bisiklet surmek. etrafinda bisiklet kiralama yerleri var.

fast food: "five guys" tabii ki. "shake shack" seveni de var ama.
0
ermanen
(01.05.24)
(5)

Barcelona'da denize girilir mi? (mayıs sonu)

tchuck
havaya baktım geçen sene 20 dereceyi zor geçmiş, ben sıcak iklim sanıyordum barcelona'yı. izmir mayıs sonu 35leri görür, bunlar 25 göremiyor. sizce denize girilir mi? ona göre plaja dair bir şey alacağız ynaımıza veya almayacağız.gece hayatı için de apaçi olmayan (genelde nasıl turistler bize gelinc
havaya baktım geçen sene 20 dereceyi zor geçmiş, ben sıcak iklim sanıyordum barcelona'yı. izmir mayıs sonu 35leri görür, bunlar 25 göremiyor. sizce denize girilir mi? ona göre plaja dair bir şey alacağız ynaımıza veya almayacağız.

gece hayatı için de apaçi olmayan (genelde nasıl turistler bize gelince en dandik yerlere gidiyorlar bilmedikleri için, aynı mantık) önerileriniz var mıdır?
0
tchuck
(30.04.24)
Girilmez. Mayista havanin 30+ oldugu egede bile deniz suyu soguk oluyor.
0
hot potato
(30.04.24)
mayıs sonu için mi soruyorsunuz? oralarda o tarihlerde hava 22-23 civarı olur genelde suya pek girilmez. zorlarsan girersin tabi de keyifle takılmalık hava olmuyor yani. barcelona zaten bizim istanbul enleminde falan ve daha serini. sıcak olsun yüzelim falan derseniz malaga civarına inmeniz gerekir, mallorca - valencia falan oralarda güzeldir. top 30 plajlarına bakarsanız çoğu buralardandır zaten ama mayıs için direkt buralar bakılabilir diye akla ilk geldi. onun harici o mevsim sokakları şehri gezmek için en ideal tarihtir. su için değil pek bence
0
avatar is back
(30.04.24)
ben de ayni seyi mallorca icin soracaktim.
0
bohr atom modeli
(01.05.24)
soğuk olur hocam, bir de barcelona'nın denize pek iyi değil normal zamanda bile
0
mysql34
(01.05.24)
ben girmistim mayis sonu denize. soguk oluyor ama buz gibi degil. hava sicakken girilebilir. kisinin hassasiyetine bagli :) barcelonata tarafi deniz guzel degil bu arada. daha kuzeylerde girmeye calis. ama ispanya guneyinde denize girmek daha mantikli tabii mayis'ta.

gece hayati icin secenek cok. bar ve tapas bar dolu her yer. La Rambla'dan asagi yuruyun. Raval veya Gothic taraflarinda guzel yerler bulursunuz. Ara sokak barlari daha iyi olur. Yol ustundekiler kazikci olabilir. deniz kenari yerler de kazikci.

club olarak sunlara gittim (techno icin):
razzmatazz
apolo/nitsa
input
the garage of the bass valley

ses sistemi en iyi "input" idi.
bir de haftasonlari outdoor elektronik muzik etkinlik olarak "Brunch Electronik Barcelona" var. denk gelirseniz guzel olur.
0
ermanen
(01.05.24)
(10)

Ekşi duyuru hakkında

Mirket
Sorulan sorulara bazan çok güzel cevaplar veriliyor.Soruyu soran cevapları thickliyor, bu kısmı tamam ama verilen cevaplardan bazıları gerçekten çok doyurucu oluyor. Bu tip cevapları diğer üyeler de beğenebiliyor olsalar ve beğeni sayısı da cevabın yanında görünüyor olsa çok güzel olmaz mı?Mesela dü
Sorulan sorulara bazan çok güzel cevaplar veriliyor.

Soruyu soran cevapları thickliyor, bu kısmı tamam ama verilen cevaplardan bazıları gerçekten çok doyurucu oluyor. Bu tip cevapları diğer üyeler de beğenebiliyor olsalar ve beğeni sayısı da cevabın yanında görünüyor olsa çok güzel olmaz mı?

Mesela dün sorulan 1929 kriziyle ilgili soruya @nundu'nun verdiği cevap çok güzeldi ve ben bu cevabı oylamak isterdim.
0
Mirket
(28.04.24)
Evet güzel olurdu.
0
rock n roll
(28.04.24)
çok saçma olurdu. duyuru başına onlarca cevap gelse filtrelemek adına biraz mantığı olurdu. bari burda "beğeni" işi olmasın. cevabı beğenen beğenir zaten.
0
numlock
(28.04.24)
buraya uygun bir sistem olurdu. çünkü burası bir soru cevap ve yardımlaşma platformu. diğer mecralar gibi sosyal medya paylaşım platformu değil. duyuruda bir film sorulmuş bu ne diye mesela, 2 kişi farklı yazmış ama biri doğruysa girip onu oylamam "evet bu cevaba katılıyorum" demem gerekir yazmadan. ya da adam laptop önermiş 4-5 cevap var, birinin fp önerisi çok iyi ona like atıp o cevabı öne çıkarmam gerekir
0
avatar is back
(28.04.24)
Teşekkür ederim öncelikle güzel düşünceleriniz için :D

Bence burası sözlük ya da twitter gibi daha fazla like almak için insanları saçmalamaya itecek bir platform değil, o yüzden like sistemi mantıklı olabilir. Mesela çok sık iki çanta/saat/tişört vs arasında seçim sorusu soruluyor. Teker teker cevap yazmak yerine halihazırda yazılan cevaplardan biri likelanabilir
0
nundu
(28.04.24)
Bence güzel olmazdı. Oy almak için soruya cevap olmayan garip cevaplar verilirdi.
Çok beğendiğiniz cevaplarda mesaj atıp teşekkür edin bence.
0
michael_knight
(28.04.24)
Bence de güzel olurdu. Artık bazı geliştirmelerin yapılması lazım.
0
pispinti
(28.04.24)
guzel olabilir bence ama daha tik koymayi bilmiyor cogu insan. ugrasip cevap yaziyosun, duyuruyu acan gordu mu, gordu de begenmedi mi belli degil. moderasyon "tesekkur ederim" mesajlarini bile silmeye ant icmisken sitenin ozelligi olan tik koymayi es gecmeyi pek umursamiyor.
0
supergirl
(28.04.24)
Yillardir istenen bir ozellik. Sorulara cevaplara + - gelmesi cok iyi olurdu. Stackexchange sitesi gibi. Eksi duyuru isteklerinde de en ust sirada.

Compu'ya kalmis. Kafasina eserse yapar ama burayi oluruna birakmis gibi yillardir. Yapay zekaya yaptirabilir :)
0
ermanen
(28.04.24)
şöyle bir ekstra ile donanımhabere dönmesinin önüne geçilebilir.

yoruma verilen "like" ya da adı her neyse, herkes tarafından değil sadece duyuru sahibi ve yorum sahibi tarafından görünür olur. böylece hem duyuru sahibine "bu cevap daha doğru" demiş olunur, hem de yorum sahibine takdir/teşekkür edilmiş olur. üçüncü kişiler için akış ve görünüm eskisi gibi doğal haliyle kalır.
0
robin crusoe
(29.04.24)
Duyurunun domain ücreti otomatik ödemede olmasaydı eğer büyük ihtimal erişimi kesilir birkaç ay fark edilmezdi bile :D Duyurunun şusu olsa ne iyi olurdu demeyi 2016-17 yıllarında bıraktım ben şahsen. Hakkı teslim edilecek bir şey varsa el yordamıyla en kötü +1 bile yapılabilir
0
beyfendi
(29.04.24)
(3)

thy salcali makarna tarifi

lamartin
normalde salcali makarna hic sevmem ama thy'nin standart yemek servisi makarnasina oluyorum. belki havada ve genelda ac oldugum icindir bilemedim. neyse, icine ne koyuyolar bilen var midir? (tikler gec gelir, ama gelir)
normalde salcali makarna hic sevmem ama thy'nin standart yemek servisi makarnasina oluyorum. belki havada ve genelda ac oldugum icindir bilemedim. neyse, icine ne koyuyolar bilen var midir?

(tikler gec gelir, ama gelir)
0
lamartin
(24.04.24)
Ucakta domates suyu icmenin karada icmekten farkli olduguyla ilgili bir makale okumustum. Havada insanin tat duyusu degisiyor gibi bir sonuca variyordu. Salcali makarna da o yuzden farkli geliyor olabilir.
0
mirafiori
(24.04.24)
Ben uçak yemeklerinde özellikle fazla tuz kullanılıyor diye biliyorum ama emin değilim.
0
wild honey suckle
(24.04.24)
thy sitesinde şöyle bir şey yazılmış:
EV YAPIMI TAGLİOLİNİ BURRATA
Ağır ateşte pişmiş domates sos, taze fesleğen
www.turkishairlines.com

şöyle de bir video var ama izlemedim:
Uçakta Sunulan Yemekler Nasıl Hazırlanıyor? | Uçak Şefinden Tarifler
www.youtube.com
0
ermanen
(24.04.24)
(3)

otelde robot tarafından fişlenmiş olabilir miyim?

fakat
bir arkadaşla buluşmak için vadi'nin oradaki bir otele gittim, detaylara girmiyorum :) tabi ki kayıtlı falan yaptırmadım direkt asansöre bindim, 3.kata kadar kart basmadan çıkabiliyoruz, arkadaş beni oradan aldı, odası onuncu kat. ama altıncı katta asansör açıldı, karşımızda belime kadar gelen bir
bir arkadaşla buluşmak için vadi'nin oradaki bir otele gittim, detaylara girmiyorum :) tabi ki kayıtlı falan yaptırmadım direkt asansöre bindim, 3.kata kadar kart basmadan çıkabiliyoruz, arkadaş beni oradan aldı, odası onuncu kat. ama altıncı katta asansör açıldı, karşımızda belime kadar gelen bir robot çıktı. robot suratımıza baktı, ben arkamı dönükken kapının kapanmasına izin vermedi, sonra bizi iyice inceleyip çekildi.

yani hiç önemli değil de ne bu şimdi, çok merak ettim, fişledi mi bizi. çok garip değil mi? yoksa ben mi çok geri kaldım. belki de hiç anlamı yoktur :)
0
fakat
(20.04.24)
Modern family’in the prescott bölümünü hatirlattı. Komik bir bölümdü.

Robot gelip herkese bakıyordu, müşteri olmayanı tespit ediyordu. Gerçek hayatta var mı bilmiyorum tabi.

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
dre mithatoğlu
(20.04.24)
güvenlik açısından kontrol edilmişsiniz sanırım.
0
ermanen
(20.04.24)
muhtemelen fark edildiniz, otel de kendisini korumak için sizi kayıt altına aldı. arkadaşınızdan! ek ücret istenebilir veya kendisi tekrar otelde konaklatılmayabilir.
0
bravoteam
(20.04.24)
(6)

Çağlanın yendiği başka ülkeler var mı?

wild honey suckle
Bugün çalıştığım çok kültürlü okula çağla getirdim. Kolombiya'lısından, ABD'lisine, İspanyol'undan, Hintlisine kimse ne olduğunu bilmiyordu. Hatta İngiliz direkt tohum falan sandı. Çağla bizden başka nerelerde yeniyor, yoksa bize özgü bir şey mi?
Bugün çalıştığım çok kültürlü okula çağla getirdim. Kolombiya'lısından, ABD'lisine, İspanyol'undan, Hintlisine kimse ne olduğunu bilmiyordu. Hatta İngiliz direkt tohum falan sandı. Çağla bizden başka nerelerde yeniyor, yoksa bize özgü bir şey mi?
0
wild honey suckle
(05.04.24)
Ben de merak ettim. doğrudan şahit olan birileri gelmezse diye internette şöyle bir dolanınca iran ve akdeniz çevresi ülkelerde tüketildiği söylenmiş hep. Badem yetiştiriciliği yapılan yerlere de haritadan bakınca aynı yerler öne çıkıyor. ABD'de de sadece Kaliforniya'da yetiştiriliyormuş, oralardan tanıdıklarınız varsa bir sorun bence, sorduktan sonra editlerseniz müthiş olur :D
0
akhenaten
(05.04.24)
@akhenaten ya iran abd belki yetişiyor ama yaygın olarak yenmiyor muhtemelen. gerçi bir türk de ben hayatımda hiç görmedim dedi.
haftaya yunan'da olcam gidip sorcam insanlara öyle merak ettim:)
0
🌸wild honey suckle
(05.04.24)
Çağla aslında olmamış badem. ben meyvelerin olmamış halinin yendiği tek ülke bizimki diye biliyorum, ki hiç kimse yeşil erik bilmiyor. hatta üniversitede californialı bir arkadaşım vardı babasının badem tarlaları varmış, ona sorduğumda yenmez ki o diye cevap vermişti :)
aynı şekilde yeşil erik için de aynısını düşünüyorlar, olmamış erik yenmez diye. ben türkiyeden getirip ikram ettiğimde çok garipsemişlerdi :)
0
wendyangelamoiradarling
(05.04.24)
iran'da da populer çağla (yeşil/olmamış badem) ama belki her bölgesinde değil. tuza banarak da yiyorlar bizim gibi ve buna "chaqale bâdam" diyorlarmis. hatta çağla çorbası da yapıyorlarmış, "khoresh chaghaleh badoom" dedikleri.

wikipedia, türkiye ve iran dışında, israil ve arap ülkelerinde de yaygındır diye eklemiş.

fransa'da provence bölgesinde kuzu yahnisi gibi yemeklere de koyuyorlarmış. baharda akşam yemeklerinden önce aperatif olarak da yenebiliyormuş. portekiz'de şekerle kaplı çağla popülermiş.

edit (ek bilgiler):
lübnan ve suriye'de de yeniyormuş. bizim gibi tuzlayarak da yiyorlar. "لوز أخضر" (lawz akhdar) deniyor yani yesil badem.

yunanistan ve kibris'ta da yiyen varmis. onlar πράσινο αμύγδαλο (prasino amygdalo) diyor.

hindistan'nin bazi bolgelerinde de yeniyormus. hindi dilinde हरे बादाम (hare badam) olarak geciyor.

badem agaci yetistiren akdeniz bolgelerinde yenen yerler vardir, ispanya ve italya'nin bazi yerleri dahil. kazakistan ve ozbekistan'da da yetistiriliyor ve orda da yesil badem yiyenler varmis.
0
ermanen
(05.04.24)
Kuzey Kibris.
0
Yourcousinmarvinberry
(05.04.24)
Bu arada bir Malatyalı olarak ek yapayım;
Kayısı 'nin yeşil hâline de çağla denilir. Sadece bademe değil. Ve Malatyalılar in çoğu kayısıyı çağla iken yer, olgunlaşmış sarı kayısı yiyen pek görmedim
0
etna
(05.04.24)
(6)

dark tarzı dizi aramaktayım.

drako
Merhaba;Dark-lost,fringe vs. tarzı dizi önerileri aramaktayım. 3 cisim problemini de izleyeceğim o listede. Onun harici?
Merhaba;

Dark-lost,fringe vs. tarzı dizi önerileri aramaktayım. 3 cisim problemini de izleyeceğim o listede. Onun harici?
0
drako
(04.04.24)
Westworld ve 1899 aklıma ilk gelenler.
0
kent sakini
(04.04.24)
bodies
0
elorelia
(05.04.24)
İzledim onları da.

:/
0
🌸drako
(05.04.24)
Severance
0
ermanen
(05.04.24)
The 100
Travelers
Stranger Things
0
iwasbornonamountainside
(05.04.24)
Stranger Things harici diğerlerini izlemedim. Bakayım teşekkür ederim.
0
🌸drako
(05.04.24)
(14)

Oyalanmamız doğru mu?

ananiyimioguz
Uzun bir süredir insan ırkı olarak çok azımız dışında geri kalan herkesin oyalanıp gittiğini düşünüyorum ve bu bana rahatsızlık veriyor.Çünkü ben de oyalanıyorum. Kendi ırkım için faydalı bir şeyler yaptığımı veya yaptığımızı düşünmüyorum.Kitaplar, kurgular, filmler, diziler, siyaset, ideolojiler ha
Uzun bir süredir insan ırkı olarak çok azımız dışında geri kalan herkesin oyalanıp gittiğini düşünüyorum ve bu bana rahatsızlık veriyor.

Çünkü ben de oyalanıyorum. Kendi ırkım için faydalı bir şeyler yaptığımı veya yaptığımızı düşünmüyorum.

Kitaplar, kurgular, filmler, diziler, siyaset, ideolojiler hatta dinler.

Kısacık ümrümüzü güzel geçirdiğimizi düşünmemiz/sanmamız için yine kendimizin yaptığı, yani yine kendi beynimizden çıkan araçlar olarak görüyorum.

Bir kitabı okurken veya filmi izlerken o heyecan hoşuma gidiyor. Bir inanca kaptırıp gitmek, ölümden sonraki bilinmezliği doldurmak hoşuma gidiyor. Fakat yoğunlaşma bittiğinde pişmanlık hissi duyuyorum.

Sürekli belli yalanlar kurguluyor, birbirimizi inandırıyor ve bu kurgular hakkında tartışıp duruyoruz. Herkes kendince bir amaç buluyor, kimi dini inancı gereği orada söylenenleri uyguluyor veya uyguladığını düşünüyor en azından iyi hissediyor, kimi farklı duygusal veya bilimsel inanclar geliştiriyor onlara sarılıyor.

Bunu yapıyoruz çünkü birileri öyle istediği için değil de, yapmasaydık eğer türümüzün devamlılığını kendi kendine getiremezdik yani inanç meselesinin de evrimin bir parçası olduğunu düşünüyorum yani bu inancın illa dini olması gerekmiyor.

Fakat her ne olursa olsun, her ne bulursak bulalım oyalandığımızı düşünüyorum. Çoğumuzun "anlamlı" bulduğu şeylerin bile bir yalandan ibaret olduğunu düşünmek bana rahatsızlık veriyor.

Bu konuda ne yapabilirim?
0
ananiyimioguz
(23.03.24)
çocuk xd senin ilacın bu.. yap bak kalıyo mu bi tane varoluşsal sancın

bi de domates salata falan ekebilirsin
0
abuzer
(23.03.24)
çocuk da umduğum gibi olmayabilir :( ayrıca o da bir çeşit oyalanma ve anlam bulma nesnesi değil mi?

gerçi hoş, başka ne yapabiliriz ki herkes bir buluş yapacak diye bir şey yok.
0
🌸ananiyimioguz
(23.03.24)
öncelikle zaten her şey çok anlamsız, anlamı biz yaratıyoruz. sizin de kendi anlamınızı inşa etmeniz gerekir. oyalanıyoruz bu beni rahatsız ediyor, bir şeyler yapıyorum hoşuma gidiyor sonrasında pişman oluyorum demişsiniz ya. başka bir şey yapamazsınız çünkü. değiştirebileceğiniz şeylere odaklanın. değiştiremeyeceğiniz şeylerin peşinde heba olmayın. neye inanıyorsanız ailenize, sevdiğinize ya da devletinize, ona en iyi hizmeti kendinize yatırım yaparak, kendinizi geliştirerek, bu iğrenç sistemin dişlilerinden biri olmayarak yapmış olursunuz. savaşarak bir şeylerin elde edildiği dönem bitti. kim akıl sağlığını koruyorsa o güçlüdür.
0
tabii lan manyak mısın
(23.03.24)
türümün devamlılığı ya da insanlık umrumda değil, ben dünyaya oyalanmaya gelmişim kimseye bir zarar vermeden de zamanı gelince ayrılacam bu kadar
0
grimavi
(23.03.24)
Ne kadar kaliteli oyalanabiliyorsan o kadar iyi.
0
kimlanbu
(23.03.24)
Git Mardinli Şeyhmuz Amca'yla tanış. Yakınsın nasıl olsa.

www.youtube.com

Jadav Molai Payeng'la tanış diyeceğim de o uzakta.

onedio.com
0
Mirket
(23.03.24)
@grimavi +1

Dünyaya bir şey katmak benim de pek umrumda değil. Mesleğimdeki ilerlemem ya da ilgi duyduğum başka bir şey belirsiz bir gelecekte "dünyaya bir şey katmakla" sonuçlanırsa bile böyle bir niyetim olduğundan dolayı olmayacaktır. Zaten böyle bir şey de olmayacaktır.

Hayatın genel bir anlamı olduğunu sanmıyorum, ama yaşamaktan memnunum. Canımı sıkan şeyler var, ilgimi çeken şeyler de var. İnişli çıkışlı gidiyor işte. Olması gereken de bu gibi geliyor.

Gününüzün güzel geçmesiyle, güzel geçtiğini sanmanız arasında bir fark olduğunu da sanmıyorum. Hayatınızı kimseye muhtaç olmadan geçirmek için belli başlı sorumluluklar var, bunları yerine getirdiğiniz sürece geri kalan zamanda ne olduğu çok önemli değil bence.
0
akhenaten
(23.03.24)
Valla anlamsız da gelse sabah erken kalkıp kahvaltımızı yapacaz sporumuzu yogamızı yapacaz işimize gidecek en az emekle max parayı kazanmaya çalışacaz mutlaka her ay para biriktirecez en ucuza en güzel yemekleri nasıl yiycez onu düşünecez kaliteli uyku uyuyacağız mümkün olduğunca doyurucu cinsellik yaşayacaz. Buraya kadar olanları anlamsız da olsa yapacaz. Bunlar oyalanma değil. Bunlar yoksa sağlığımız ekonomimiz bozuluyor. Gücümüz azalıyor. Gücümüzü artıracağız. Fiziksel maddi manevi sosyal ekonomik gücümüzü artıracağız. Bunları düzenli yapıyoruz peki sonra? Hayatla ve insanlarla bağ kuracağız. Bu bağları da güçlendirecekğiz. Hayatın her anını bir festival olarak göreceğiz. Tamam herkes çok acılar çekti herkes oyalandı falan ama bi sürü güzellik de gördük. Öteki sperm birinci gelseydi sen bu güzelliklerin hiçbirini göremeyecektin. İyi ki gelmişiz.
0
gece abisi
(23.03.24)
Felsefe okumya başla. Uzun zamandır okuyorum
0
sonhakan
(23.03.24)
On not: telden uzun cevap yazarken site log off etmis beni ve gondere basinca cevap gitmedi. Cok sagol eksi duyuru. Genis konu ve oyalanmanin anlami degisebilir veya daha felsefi/derin de dusunulebilir. Biraz daha kisa maddeler yazim:

- hayata bir sey birakma istegi, oyalanmamanin ana temasi sanirim ya da toplum bilinci onu dayatiyor. Bunun en yaygin ve gecerli olani cocuk yapmak oluyor. Tabii bunu biyolojik/evrimsel bir icgudu olarak da dusunebiliriz.

- kendimizi karsilastiriyoruz. Son yillarda sosyal medya en buyuk etken. Bence karsilastirmayi birakmaliyiz. En azindan bir cok rastgele insanla. Ama ilham almak iyi bir sey veya sonucu iyi olabilir. Daha onemli kisilerden, sanatkarlardan, bilimadamlarindan ilham almak daha anlamli bence. Onlar da kendilerinden once gelmis buyuk kisilerden ilham alabiliyorlar veya onlarin calismalarini ilerletebiliyorlar. Boyle insanlar sayesinde de medeniyet/bilim/teknoloji vs. ilerlemis.

- dini ve ruhani durumlar da insani etkileyebiliyor ve kisi icin hayatin anlami oluyor. Ruhun veya bilincin sonsuz oldugu inanci ve bu umutla yasamak, dunyanin bir test oldugu inanci ve kendini bir yaraticiya adamak. Kisi, dunyada, dine ve kurallarina gore yasayinca da zaten tatmin oluyor ve oyalanmamis oluyor.

- kendimizi veya dunyayi evrenle karsilastirdigimizda her sey anlamsiz kaliyor. Bir anlam aramamiz da anlamsiz gibi. Ani yasamali bir nevi. Mutlu olmak ve insani degerlerimizi korumak en guzeli. En basitinden dusunursek, etrafimiza/cevremize yaptigimiz kucuk iyilikler ve yardimlar yeterli olabilir.
0
ermanen
(23.03.24)
bu dunya zaten oyalanma yeri

aslinda dinlere gore, bir cesit nezarethane. bir suc islendi ve biz o nedenle buradayiz.

babaannem cocukken hep soyle derdi, o zamanlar anlamazdim


malda yalan mulkte yalan, var birazda sen oyalan
0
foster
(24.03.24)
@grimavi +1
Bütün bilgeliğimle şunu eklemek istiyorum: ya ne yapacağıdık?

Girdiğiniz yolun sonu nihilizme çıkıyor, güzel bura.
0
kobuzchu kiz
(24.03.24)
einstein da olsan, mehmet emmi de olsan yasayacagin omur belli. bence oyalanmak daha iyi. einstein hayati boyunca calismis, belki de berbat bir hayat gecirmis. sonunda ikisi de hayatini kaybediyor ve yaptiklarinin kendileri icin hicbir anlami olmuyor.

biz einstein'i guzel aniyorsak bunun einstein'a ne faydasi var? adam oldu gitti. belki cok calistigi icin cok sevdigi bir yemegi bir kez daha yiyemeden oldu. bu yemek bence einstein acisindan tum bilimsel calismalarindan daha onemli bir sey olabilirdi. cunku hazzin da bir siniri var. belki bu adamin aldigi nobel mehmet emminin aldigi ikinci inekle ayni derecede haz verdi ona. on yillarca calisma sonucu aldigin haz mehmetin alti ay para biriktirip aldigi inekle ayni hazzi veriyor. kisisel olarak asiri kotu bir emek fayda orani degil mi bu?

biyolojik olarak ayniyiz, salgiladigimiz hormonlar ve yasadigimiz haz ayni. ne kadar cok sey yaparsak bu hazza ulasma esigimiz artiyor ki bu olumsuz bir sey.

ozetle bence oyalanmak dunyaya bir seyler katmaktan cok daha iyi. ignorance is bliss diye bosuna dememisler.
0
bohr atom modeli
(24.03.24)
Uzun bir süredir dediğin 200 bin yıldır böyle zaten. İnsanlığın küçük bir kısmı ilerlemeyi ve gelişmeyi sağlıyor. Geri kalanı da ikiye ayrılıyor. Buna doğrudan ya da dolaylı olarak katkı sağlayanlar ya da uyanlar bir grup, topluma gram faydası olmayan yük olarak arkadan getirilenler/geri çekenler de diğer grup. Bırak tamamını, aynı anda yaşayan nüfusunun çeyreğinin Dünya'yı ileriye taşıyan adımlar atıp icatlar yaptığı bir toplum hiç olmadı zaten.

Sende yaşanan şey işte bu diğer iki gruptan birinde olduğunu fark etme anı. Nasıl oyalanacağın ve oylanırken topluma yük olup olmayacağın senin elinde. Kendini fazla yıpratmana gerek yok.
0
nawar
(24.03.24)
(3)

Başıboş karınca sorunu...

kukuleta
2 gündür banyomda dağınık bir şekilde gezen çok sayıda karınca var. Belli bir hatta ilerlemiyorlar, tamamen dağınık şekildeler. Banyo olduğu için haliyle herhangi bir gıda maddesi de yok.Bu durum beni biraz ürküttü. İnsanın aklına ister istemez deprem fikri geliyor.Özellikle Marmara bölgesinde benze
2 gündür banyomda dağınık bir şekilde gezen çok sayıda karınca var. Belli bir hatta ilerlemiyorlar, tamamen dağınık şekildeler. Banyo olduğu için haliyle herhangi bir gıda maddesi de yok.

Bu durum beni biraz ürküttü. İnsanın aklına ister istemez deprem fikri geliyor.

Özellikle Marmara bölgesinde benzer durumu yaşayanlar var mı merak ettim.

Konum: Kadıköy

Ek: Ev 3. Katta
0
kukuleta
(23.03.24)
Bir delikten çıkmışlar yiyecek arıyorlar. Dağınıklıkları keşif kolu oldukları için. Bir köşeye yem koy, o noktaya doğru belirli bir hat yapıp, ordunun kalanını çağıracaklardır.

Geldikleri deliği bulup tıka. Ya da tarçın serp. Ya da deliğin etrafına tebesirle bir daire çiz.

Depremle alakası yok +1
0
Mirket
(23.03.24)
banyoda yerde su oluyor genelde. karıncalar su için gelebiliyorlar. sabun, parfum gibi şeylere de ilgi duyabiliyorlarmış.

ek: kırmızı orman karıncaları üzerinde yapılan bir araştırmaya göre karıncalar depremi önceden (saatler öncesinden bile) sezebiliyormuş. normal davranışlarından farklı davranabiliyorlarmış.

www.ncbi.nlm.nih.gov

tabii her tür karıncada oluyor mu bilmiyoruz. ve illa gördüğünüz davranış karıncaların depremi önceden sezmesiyle ilgili değil. ama etrafınızdakilere de bir sorun isterseniz, araştırma yapmış olursunuz.
0
ermanen
(23.03.24)
İstanbul, Şişli, 40 yıllık apartman, üçüncü kat.
Bundan 4-5 gün önce karıncalar salonda dolaşmaya başladılar. Yemek kırıntısı vs. gibi şeyler yok. Düzenli temizlenen ev.
0
michael_knight
(23.03.24)
(10)

Geçmişte kalan insanların size verdiği eşyalar

orangesandsea
Diyelim ki geçmişte aranızın iyi olduğu bir insan size bir eşya verdi ama sonra kırgınlıklar veya vefat oldu ve aradan yıllar geçti. Bu eşyalarla ne yapıyorsunuz?Eski sevgili eşyası değil konu, eski bir arkadaşın verdiği kitap, babanızla aranız iyi olduğu dönemde size aldığı dolma kalem vs. Bu eşyal
Diyelim ki geçmişte aranızın iyi olduğu bir insan size bir eşya verdi ama sonra kırgınlıklar veya vefat oldu ve aradan yıllar geçti. Bu eşyalarla ne yapıyorsunuz?

Eski sevgili eşyası değil konu, eski bir arkadaşın verdiği kitap, babanızla aranız iyi olduğu dönemde size aldığı dolma kalem vs. Bu eşyalar size eski günleri hatırlatıp üzüyor ama elden çıkarmak da ayrı bir mesele, dolapta ceset saklamak gibi bir şey, yer işgal ediyor, üzüyor ama aynı zamanda bir şeylerin iyi olduğu zamanları hatırlatıyor.

Bazılarının maddi değeri yok ama bazılarının ise var altın kolye, antika fotoğraf makinası vs.

Siz ne yapıyorsunuz bunlarla?
0
orangesandsea
(23.03.24)
her taşınmada büyük kısmından kurtuluyorum. hatıra bir şeyini atmayacağım 1 veya 2 kişi vardır sanırım.
0
9kuyruklukedi
(23.03.24)
sagda solda yer kapliyo, sũrunuyo.
0
ala09
(23.03.24)
ufak tefek şeylerden kalan oldu. künye, fotoğraf vs. bi yerlerde duruyorlar öyle.
0
ermanen
(23.03.24)
Neden dolapta ceset saklamak gibi olsun ki? Geçmişiniz sizin parçanız, orada hatırlamak istediğiniz ya da ders çıkardığınız olayları size hatırlatan şeyler saklamanız gayet insani, olağan, doğal, belki de insanlığın başından beri yapılan bir şey.

Bu eşyalar size mutlu hissettiriyorsa neden atasınız? Ancak eğer bu eşyaların sizi üzdüğünü söylüyorsanız ve yarattıkları duygularla baş etmekte zorlandığınıza inanıyorsanız elden çıkarmak daha iyi olabilir.

Genel geçer bir formülü yok aslında, tamamen size bağlı bir durum. Ben bir şeyi değerli görüyorumdur hayatta atmam derim, başkası hayatının en kötü zamanlarını hatırlatan bir eşyayı baz alıp hiç elimde tutmam böyle şeyleri atar geçerim der. İkimiz de haklı oluruz.
0
akhenaten
(23.03.24)
eski sevgilileriminkiler duruyor. kullaniyorum da hatta. o baglanti kopuyor kafamda benim.
yine de vefat falan olursa kullanamam muhtemelen. atamam da. senin gibi kalirim. aslinda hepsini tek seferde atip kurtulmak lazim. biz kardesim oldugunde oyle yapmistik. neden bilmiyorum birkac gun icinde neredeyse tum esyalarini evden cikarmistik. ya birine verdik ya cope attik. birileri soylemisti herhalde cok bilincli yaptigimizi sanmiyorum. ben yillar sonra hala fotograflara bile bakamayan biri oldugum icin o esyalarla ayni evde yasamak beni cok yorardi muhtemelen.
0
bohr atom modeli
(23.03.24)
genel olarak pek bir sey atmam. bana verilen esyalari da atmam o yüzden.
0
robert bosch
(23.03.24)
Artık tutmak istemediğim hediyeleri, hatırası kalsın diye resmini çektikten sonra atıyorum. Ama iyice negatif bir duygu varsa direkt atardım sanırım.
0
firez
(23.03.24)
O insanla aramın iyi olduğu döneme ait olduğu için saklarım o eşya aramızın iyi olduğu zamanı temsil eder manevi değeri vardır yaşanmışlıklar vardır atılmaz.
0
doharkoman
(23.03.24)
Değer verdiğim bir insandan kalan bir şeyse işlevselliğine bakmadan saklarım. Ama hayatımdan çıkardığım birinden kaldıysa işlevselse kullanırım değilse atarım.
0
yazdonumu
(23.03.24)
eski sevgili eşyası ise zorlanırım ama mutlaka bir yerde vedalaşırım. vedalaştım. arkadaşlarımın, ailemin verdiği ise tutarım çok yer kaplamıyorsa.
0
gabe h coud
(23.03.24)
(3)

uyuyan güzel'in mesajı ne?

fakat
https://www.grimmstories.com/tr/grimm_masallari/uyuyan_guzelşimdi yani bunun açık bir mesajı var mı? kırmızı başlıklı kızda, yoldan çıkma falan olabilir. uyuyan güzel'de ne diyor? sonuçta bir kehanet gerçekleşiyor, eline iğne batan kız da uyuyor, sonra prens öpüyor uyanıyor. yani derin anlamını fala
www.grimmstories.com

şimdi yani bunun açık bir mesajı var mı? kırmızı başlıklı kızda, yoldan çıkma falan olabilir. uyuyan güzel'de ne diyor? sonuçta bir kehanet gerçekleşiyor, eline iğne batan kız da uyuyor, sonra prens öpüyor uyanıyor. yani derin anlamını falan sormuyorum. ya da uyandıracak prensini bekle gibi yorumlarını da sormuyorum. direkt, açık bir mesajı var mı, onu soruyorum. :)
0
fakat
(23.03.24)
Masallarla ilgili aslında çok da katılmadığım bir şey okumuştum, asıl amacın küçük, kendini koruyamayan ve bu yüzden korkan çocukların, masallardaki prenseslerle empati yapıp en sonunda hiçbir çaba sarf etmeden kurtarılmalarının onları rahatlattığını anlatıyordu. Bunu da bu eski masalları modern dilde güçlü kadın imgesi ile yeniden yorumlamanın aslında çocuklara faydasının olmadığına getiriyordu. Yani uyuyan güzelin mesajı "Sen kendini koruyamasan da ailen olarak biz seni koruruz" gibi bir şey olabilir.

Ya da her masalda bir mesaj olması gerekmeyebilir de yani bilemiyorum :D
0
nundu
(23.03.24)
belki overreading diyeceksiniz ama, masalların toplumların kollektif bilinçdışını yansıttığını ve düşündüğünüz gibi çocuksu düz mesajlar dışında başka şeyler de anlattığını yazanlar vardı. Uyuyan Güzel kız çocuklarının ergenliğe girmeden hemen öncesini anlatıyor (ve adet olup ergen oluşunu, artık "erkek prensle öpüşüp uyanmasını, hayatının farklı bir aşamasına geçmesini") anlatıyor diyorlardı.
0
nhk ni youkosu
(23.03.24)
sabretmenin onemini anlatıyor kısaca. gercek aski ve dogru kisiyi beklemekle ilgili daha cok.
0
ermanen
(23.03.24)
(14)

Güney Afrika

Angelismeee
Arkadaşlar -Güney Afrika ya da Güney Afrika Cumhuriyeti- deyince aklınıza gelenleri yazabilir misiniz? teyit etmenize gerek yok. direk aklınıza ne geliyorsa
Arkadaşlar -Güney Afrika ya da Güney Afrika Cumhuriyeti- deyince aklınıza gelenleri yazabilir misiniz? teyit etmenize gerek yok. direk aklınıza ne geliyorsa
0
Angelismeee
(22.03.24)
Cape Town, Table Mountain, Chappie, Afrikaans, Apartheid, Mandela, Siyahi çalıştırma mecburiyeti, güvenlikli siteler, vahşi cinayetler, fakirlik, zenginlik, barbekü, her yere arabayla gitmek
0
michael_knight
(22.03.24)
albino zenciler
afrikalı beyazlar

kisaca afrika algima ters dusen ten rengi konulari.
0
buenosdias
(22.03.24)
Johannesburg, vergi vermemek için oraya giden bazı teknoloji şirketleri, tten bıçaklanan turistler, ikiye ayrılan bi tarafı müferreh diğer tarafı favela gibi şehirler
0
avatar is back
(22.03.24)
Die Antwoord
Cape Town
Jojannesburg
yasama yürütme yargıya 3 farklı başkent durumu
Charlize Theron
0
AlsterWasser
(22.03.24)
Apartheid, Elon Musk, Desmond Tutu, Mandela.
0
auroraaurora
(22.03.24)
2010 Dünya Kupası
Johannesburg
Kaizer Chiefs FC
Cape town/Bloemfontein/Pretoria başkentleri
Durban
2. Elizabeth ölünce Port Elizabeth şehrinin ismini Gqeberha olarak değiştirmeleri
Tshabalala'nın Meksika'ya attığı gol :d
Table Mountain
Penguenler
Mandela, Apartheid, Afrika Ulusal Kongresi partisi vs
ülkenin içinde başka ülke olan Lesotho
10 kadar resmi dili olması
Çok beğendiğim bayrakları
Çok çirkin olan eski apartheid dönemi bayrakları
Elon Musk
Dünyanın en büyük altın madeni
Cape Town'da özellikle yaz aylarında çok büyük susuzluk olması
0
nundu
(22.03.24)
suç
0
basond
(22.03.24)
charlize theron
0
noxie
(22.03.24)
@Angelismeee sizin aklınıza neler geliyor?
0
michael_knight
(22.03.24)
Açıkçası önceleri hiç dikkatimi çeken bir ülke değildi ilk olarak ümit burnuna yapılan bir turistik geziyi incelememle dikkatimi çekti en güney uç vs diyerek ki orası değilmiş aslında sonrasında İsrail için açtıkları dava ile cidden takdir ettim. Onlar dışında penguenleri direkt aklıma geliyor ve diğer fil, zürafa gibi safari hayvanları. Rengarek evler olan bir mahallesi canlanıyor gözümde.

Tüm bunlardan esinlenerek bir heykel yapmam gerekiyor da. Ondan genel olarak g.afrika deyince ne geliyor akıllara merak ettim. Çünkü yapacağım heykele bakınca ga olduğunun anlaşılması gerekiyor.
0
🌸Angelismeee
(22.03.24)
2010 dünya kupası yazan var ama vuvuzela yazan olmamış, enteresan.
0
hrskrs
(22.03.24)
BRICS
Dunya Sosyal Forumu
yolsuzluk
suc
kirmizi isikta durmamak
Jaracanda agaclari
0
songforsomeone
(22.03.24)
cape town, johannesburg, afrikanın en güneyi, commonwealth, afrikanın en geliş birinci veya ikinci ülkesi olması (diğeri Mısır), BM'de Filistin halkı için İsrail'e karşı açılan soykırım davası
0
doharkoman
(22.03.24)
- johannesburg, cape town şehirleri
- kruger ulusal parkı / safari
- kabileler, zulu
- afrikaans dili
- büyük beyaz köpek balığı (yuzen bi adami yemisti bi tanesi, haberlerde cikmisti)
- suç orani yuksek diye biliyorum

ek:
- afrika'da en gelişmiş birinci veya ikinci ulke saniyordum ama verilere gore yedinci siradaymis. birinci mauritius: worldpopulationreview.com
0
ermanen
(22.03.24)
(7)

Sanitarium gibi oyunlarda rehbersiz ilerlemek

p133mmx
Rehbere bakmadan oynayayım diyorum ama bazen nasıl ilerleyeceğini bulmak için saatlerim gidiyor. Bu sırada bir zevk de almıyorum. Bu zamanda bu tür oyunlarda nasıl ilerleyeceğini bulmaya sizce saatlerini gömmek sizce mantıklı mı, zevkli mi? Görüşlerinizi merak etmekteyim.
Rehbere bakmadan oynayayım diyorum ama bazen nasıl ilerleyeceğini bulmak için saatlerim gidiyor. Bu sırada bir zevk de almıyorum. Bu zamanda bu tür oyunlarda nasıl ilerleyeceğini bulmaya sizce saatlerini gömmek sizce mantıklı mı, zevkli mi? Görüşlerinizi merak etmekteyim.
0
p133mmx
(21.03.24)
Yakın zamanda Sanitarium oynadım, öyle çok rehber gerektiren bir oyun değildi, biraz diyaloglara dikkat etmek lazım sadece. Oyun iyi tasarlandıysa çok sorun olmaması lazım ama kilit bir diyalog ya da işaret kaçınca sıkıntı olabiliyor. Eğer ben biraz debelenip geçemezsem hızlıca internetten bakıyorum neyi kaçırdığımı anlamak için.
0
salihdt
(21.03.24)
Temiz 5 yıl olmuştur ama ben de bir yerde baktım galiba. Bence çok güzel oyun, yüzde 99 rehbersiz yaptiktan sonra çok da kafaya takmamak lazım.
0
logisticsmanager
(21.03.24)
bu hikayeli adventure oyunlarının keyfi yanında bir arkadaşın varken çıkar, o da senin gibi sevecek, kafa yoracak, hem oyunun muhabbeti hem de günlük muhabbet yapılacak, yanında cips kola takviyesi olacak

2000 lerde bu oyunları tüplü monitörlerle böyle oynadık :)
0
grimavi
(21.03.24)
bazi yerleri cozmek zor olabilir. takildigin yerde cozume bakilabilir. ben de bakmistim diye hatirliyorum. baya uzun zaman oldu oynayali.

cozume bakmak istemeyip ugrasmaktan da zevk alan olur. kisiye bagli. cok daha zor puzzle olan oyunlar var.
0
ermanen
(21.03.24)
Eskiden takıldığım ve zorlayıp bulamadığım yerde 2-3 forum arardım. Şimdi en ufak şeyde elim gidiyor bazen. Biraz yorgunluk ve tahammül ile ilgili sanırım. Yani 20 yaşında olsam yapmazdım herhalde.

Gerçi bu kadar fazla çözüm rehberi olması ve genel olarak internette oyun çözümlerinin kolay ulaşılabilir olması olayı hikaye anlatımını bozdu zaten. Yani kendimi oyuna vermek yerine "acaba şu kararı alırsam, oyunun kendi belirlediği standartlara göre doğru olanı mı yapmış oluyorum" düşüncesi dürtüyor beni de. Oysa ki önceden kendi doğrularımla oyunu oynardım.
0
nawar
(21.03.24)
@grimavi tüplü monitör önünde arkadaşlarla geçen saatleri ben de çok özlüyorum. bu zamanda her şey var ama arkadaş kalmadı.
0
🌸p133mmx
(21.03.24)
Grim Fandango diye bir oyun vardı 1998'de çıkan. Grim Fandango'yu rehbersiz oynayamam misal.
0
put it in your appropriate place
(21.03.24)
(5)

ABD'de en yaşanabilir şehirler

Aşk Adamı
ekonomisiyle insanıyla sizce en iyi şehirler hangileri.
ekonomisiyle insanıyla sizce en iyi şehirler hangileri.
0
Aşk Adamı
(19.03.24)
Portland
0
AlsterWasser
(19.03.24)
Seattle
0
cooperr
(19.03.24)
Iklim, deniz, kumsal, insan, ekonomi, guvenlik ve cok kalabalik olmamayi dusunursek:

San Diego veya civari. Los Angeles'a da yakin hem. Kaliforniya'da bir sehir olacagi kesin. Depreme guvenli bina olmali ama.
0
ermanen
(19.03.24)
Bati yakasinda San Diego.
Dogu yakasinda Boston, New York.

plase olarak da miami beach.
0
antikadimag
(20.03.24)
New England denen bölge. Oradaki bir şehir olabilir. Tercihen boston. Hayata bir daha gelsem orada doğmak isterdim.
0
messor
(18.09.24)
(19)

Sizce bir yaratıcı var mı?

slm ben yalnız komando yasin
Yani bu evren tesadüfen mi oluştu yoksa deizmde ki gibi bir yaratıcı var ama dünyaya karışmıyor mu?
Yani bu evren tesadüfen mi oluştu yoksa deizmde ki gibi bir yaratıcı var ama dünyaya karışmıyor mu?
0
slm ben yalnız komando yasin
(17.03.24)
Stephen hawking fizik yasaları ile big bang’i defalarca açıklamaya çalıştı. Evet tesadüfen. Ama günlük dilimizde kullandığımız tesadüften bağımsız yasalarla mümkün kılınan bir tesadüf.
0
ruhen hastayim ben
(17.03.24)
Var mı yok mu bilmiyorum, bilen de yok zaten ve olmayacak. o yüzden umursamiyorum ve hayatımı da bu şekilde yaşıyorum.
0
logisticsmanager
(17.03.24)
yaratıcı yok ama çok umurumda da değil +1
0
gabe h coud
(17.03.24)
Olabilir ama bilemeyiz..
0
anon1m
(17.03.24)
inançsız biri olmama rağmen bunu olasılıklardan biri olarak görüyorum, simülasyonu da bir olasılık gördüğüm gibi o yüzden ateizme değil agnostizme yakınım sonunda ne çıkacak ben de merakla bekliyorum :)
0
grimavi
(17.03.24)
din mensubu kişiler tanrı der.

ama bilime göre evrenin oluşumu (ve/veya big bang) ile ilgili teoriler var. son görüşlerden birisi de kuantum dalgalanması (quantum fluctuation). yoktan enerji oluşmasıyla ilgili kısaca ama daha ayrıntılı tabii. çoklu evren teorileri de var.

metafizik/ütopik durumlar da düşünülebilir. veya daha üstün ırkların/uzaylıların/varlıkların yaratıcı olması veya onların bir deneyi olmamız vs.
0
ermanen
(17.03.24)
Her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten diye birer cümleye sığdırdığımız devasa ve imkansız özellikleri bir varlığa atfedince ve onu aynı zamanda hem ezeli hem de ebedi ilan edince nasıl bütün mantıksızlıkları ortadan kaldırmış olabileceğimizi ben anlamıyorum şahsen.

Anlamadığımız her şeyi bir tanrı figürüne atfetmek her şeyi yatağın altına itip odayı topladım diyen bir çocuğun davranışı gibi bence.

Kısacası bunun sizcesi bizcesi yok. Ya görüp bildiğimiz bu evren henüz tam olarak bilmediğimiz belli yasaların etkileşimleri sonucu var oldu ya da bu her şeye gücü yeten, her şeyi bilen, ezeli ve edebi varlık evreni "oldurdu".

İnsanlığın geçmişteki deneyimlerine de bakınca 1. İhtimal tartışmasız doğru olsa gerek.
0
akhenaten
(17.03.24)
Bence yok.

tesadüf ve teori terimlerini günlük hayatta kullandığımız halleri ile karıştırmanıza sebep olan fen bilgisi öğretmenlerinizin suçu hep.
0
nawar
(17.03.24)
+1 @grimavi
Kitaplarda yazdığı gibi olduğunu düşünmüyorum.
0
sevilen progressive türkücü
(17.03.24)
var kardes kesin bilgi.
0
gule gule
(17.03.24)
ya benim anlamadığım bir durum var. tanrı, allah, yaratıcı vs. diyince herkesin gözünde sanki yukarılarda bir yerde, kocaman tahtında oturmuş, önünde dev bir kontrol paneli olan bir figür canlanıyor. ona tanrı deniyor, yaratıcı deniyor. orada bir varlık var, oturmuş panelden yaratıyor, yok ediyor, kontrol ediyor sanki. var mı yok mu, tesadüf mü, bilimsel mi diye tartışılıp duruluyor.

yahu senin tesadüf, ötekinin bilimsel dediği, quantum dediği şey tanrının kendisi işte. dine inanan tanrı diyor, sen tesadüf diyorsun. bütün dinlerdeki tanrı tanımına uyuyor. tanrı dediğin şey o tesadüfün, o bilimselin ta kendisi işte. "tanrı diye bir şey yok, tesadüfen oldu", evet tesadüfen oldu, o tesadüfen olan döngüye biri çıkıp evrim diyor öteki çıkıp quantum diyor, beriki çıkıp tanrı diyor, ben de diyorum ki, tanrı dediğin şey doğanın, kainatın, bu yaşam döngüsünün ta kendisi işte.
0
kibritsuyu
(17.03.24)
@kibritsuyu

hocam bu tartışmalarda genelde semavi dinlerdeki gibi bir tanrı modeli üzerine konuşuluyor

senin dediğin gibi fizik kuralları da tanrıdır diyen açılımlar var tabi
0
grimavi
(17.03.24)
@ruhen hastayim bene ithafen... Stephen Hawking evrenin "neden" oluştuğunu açıklamadı, "nasıl" oluştuğu üzerine fikir beyanında bulundu. Popüler bilim zırvalarından ziyade makalelerine baksanız öğrenmiş olurdunuz.

Dolayısıyla evrenin tesadüfen oluştuğunu iddia edemeyiz çünkü büyük patlamadan öncesine yönelik hiçbir kanıt yok elimizde. Haliyle yaratıcı denen kavramın olup olmadığını da bilemeyiz. Tek bildiğimiz büyük patlamadan sonra evrenin nasıl gelişip hayat bulduğu.
0
truf
(17.03.24)
bilmiyorum. nereden bileyim :) büyük ihtimalle tanrı yok ama olsa da şaşırmam

@kibrit suyu: senin bakış açın ile tanrı yok denmesine imkan yok ki. tesadüfe de evrime de her şeye de tanrı diyorsun sen. bu tartısmalar genelde tam da dediğin gibi önünde kontrol paneli olan bir tanrı var mı yok mu şeklinde geçiyor. olaya senin gibi bakınca ateizmi çökertmiş oluyorsun :)
0
benarrivo
(17.03.24)
Vala ben var olduğu üzerine yaşamımı temellendirip, şekillendiriyorum. Bu benim için daha mantıklı ve iyi hissettiriyor.
0
Amaranta ursula
(17.03.24)
kitap gönderen bir tanrı olduğuna inanmıyorum ama kibritsuyu'nun dediği gibi bir şeye inanıyorum. Yani ben tencereyi dışarıda unuttuğumda içindeki şeyler küflenip bir ortam yarattığında tesadüfen de olsa onların yaratıcısı ben oluyorum sanki. Bu tür "her şeyi başlatan" bir yaratıcımız olabilir.
0
nhk ni youkosu
(17.03.24)
Hawking'in böyle bir iddiasi veya makalesi yok, olamaz da.

internette her okudugunuz, izlediginiz seye atlamayin derim.
0
Yourcousinmarvinberry
(17.03.24)
bir yaratici olabilir ama bence bu dinlerdeki gibi bir sey degil. einstein da boyle diyor.
0
bohr atom modeli
(18.03.24)
Yaratıcı var, dünyanın her bir zerresinde her an her şeyi o olduruyor, fakat sistemi öyle kurmuş ki, yarattıklarından özgür irade verdiklerinin müdahaleleriyle de işleyen ve şekil alan ama her zaman doğal haline mutlaka geri dönen bir sistem. Geri dönerken de onu bozanları bozarak geri dönüyor, ona saygı gösterenlere ise saygılı davranıyor, bozanlardan çok iseler.

İnsan denen o özgür irade sahiplerinin kendilerini tanımaları, anlamalı ve eğitmeleri için yaratılmış bir ortam diye düşünüyorum. Yaratıcı var, her an karışıyor ve müdahaleye izin veriyor, sıradışı müdahaleleri de oluyor. Ben çok yaşadığım için rahatlıkla söylüyorum.
0
muhayyer divan
(18.03.24)
(5)

slogan

piyade binbasi er
selam arkadaşlarfocus bright sunshine"parlak güneş ışığına odaklan" olarak çevrilebilir mi, saçma ve komik olur mu?
selam arkadaşlar

focus bright sunshine

"parlak güneş ışığına odaklan" olarak çevrilebilir mi, saçma ve komik olur mu?
0
piyade binbasi er
(14.03.24)
araya bir "on" lazım. to focus on something.
0
cinsi kisi
(14.03.24)
@cinsi kisi

focus on bright sunshine

böyle mi hocam
0
🌸piyade binbasi er
(14.03.24)
"focus bright sunshine" olarak kullanirsan farkli anlama geliyor.

"parlak güneş ışığını odakla (bir noktada topla)" gibi, yani güneş ışığını mercek ile bir noktada toplamak gibi

focus sunlight with a magnifying glass = güneş ışığını büyüteç ile bir noktada topla

"sunshine" yerine "sunlight" daha çok kullanılıyor bu durumda.

----

focus on bright sunshine = parlak güneş ışığına odaklan
0
ermanen
(14.03.24)
@ermanen

teşekkür ederim.
0
🌸piyade binbasi er
(14.03.24)
Bir de "Bright" gereksiz bence. Sunshine zaten "Shine" itibariyle parlayan bir şey.
0
salihdt
(14.03.24)
(3)

Filmlerde burun kanaması sahnesi nasıl yapılıyor?

çılgındünya
Ne yapıyorlar burna bir kesecik gibi bir şey mi konuyordur acaba?
Ne yapıyorlar burna bir kesecik gibi bir şey mi konuyordur acaba?
0
çılgındünya
(11.03.24)
gorsel efektle sonradan eklemiyorlarsa oyuncunun burnuna daha yogun kivamda kan gibi bisey enjekte ediyorlardir. biraz daha ic kisma. Sahne ilerlerken de akarak burundan disari cikiyordur. nefes ve vucut isisi sivinin akiskanligini arttiriyordur.
0
ermanen
(11.03.24)
www.amazon.com
i.imgur.com

böyle şeyler varmış.
0
inheritance
(12.03.24)
kurtlar vadisi'nde polat alemdar'ın burun kanaması sahnesi için necati şaşmaz'ın açıklaması:

"Ben Necati Şaşmaz olarak sete gelip Polat kıyafetimi giyip oynuyorum. Örnek vermek gerekirse bir burun kanama sahnesi vardı. İnandırıcılığı artsın diye boyayı sinüslerime kadar çektim. Babaannem diziyi izledikten sonra hemen aradı. Ne oldu sana iyi misin diye. Bu son bıçaklanma sahnesinde de aynı tepkiyi aldım. Demek ki insanlara olayın gerçekçiliğini yansıtabiliyoruz. Herkes Necati’nin bu olayları gerçekte yaşamadığını biliyor ama sahiplenme içgüdüsü böyle bir şey işte."
0
kibritsuyu
(12.03.24)
(3)

Bir buçuk senedir geçmeyen öksürük

havadakarada
Korona zamanları ağır bir grip geçirdim. Test olmadım ama doktor hiç korona olma ihtimali var demedi. Antibiyotik vs verdi bir haftaya geçti. O ara çok öksürük vardı. İyileşince öksürük de azaldı ama tamamen geçmedi. Önce dahiliyeye gittim. Sonra aralıklarla 3 kere göğüs hastalıklarına gittim. Öksür
Korona zamanları ağır bir grip geçirdim. Test olmadım ama doktor hiç korona olma ihtimali var demedi. Antibiyotik vs verdi bir haftaya geçti. O ara çok öksürük vardı. İyileşince öksürük de azaldı ama tamamen geçmedi.

Önce dahiliyeye gittim. Sonra aralıklarla 3 kere göğüs hastalıklarına gittim. Öksürük şurubu, hap, alerji hapı ve alerji inhaler kullandım. Çocuklukta alerjik astım geçirdiğim için alerji testi pozitif çıktı, bu sebeple doktor büyük ihtimalle alerjidendir dedi. Bi doz yüksek başka bir alerji hap/inhaler kombinasyonu verdi. 10 gün kullandım ve işe yaramadı.

Ondan önce gittiğim doktor evde beslediğim kanarya ile ilgili de olabilir demişti çünkü kuşu da 2 sene önce aldım. Bununla alakalı olabilir mi? Neredeyse 2 sene olacak halen geçmedi. Benzer durum yaşayan biri varsa öneri vs iletirseniz memnun olurum.
0
havadakarada
(11.03.24)
ayrıntılı alerji testi yaptırın bence. kuş alerjisi diye bir şey de var evet.

evdeki bir şeylerin değişikliği de alerji/hassasiyet yaratabilir. çamaşır deterjanı, evcil hayvan, herhangi bir koku vs.

uzun covid (long covid) semptomu da olabilirmiş bu arada.
0
ermanen
(11.03.24)
bende de benzer bir durum olmuştu şehir değiştirince, geçmiyordu bir türlü öksürüğüm.
doktor kontrollerimi oldum, herhangi bir şey çıkmadı. alerjidir dediler en son. desmont isimli bir ilaç kullandım, o iyi geldi.

siz de kuşla ilgili tekrar baktırın isterseniz.
0
noxie
(11.03.24)
Desmont etki etmedi. Long covid duydum ama öyle midir hiç düşünmemiştim. Aşılardan olabilir mi diye düşünmüştüm. Yine randevum var doktor endoskopi yapalım reflü de olabilir dedi en son. Oradan da sonuç çıkmazsa bir ay farklı bi evde kalırım bakalım kuştan ayrılınca geçecek mi.
0
🌸havadakarada
(11.03.24)
(5)

Mide için kocakarı ilacı

pianeta
Midem geceden beri ateş topu gibi yanıyor ve batıyor. Ağrı yok, bulantı çok hafif.Mide koruyucu olarak sabahları Nexium kullanıyorum zaten ama pek işe yaramadı şu an.Var mıdır şunu iç iyi gelir diyeceğiniz çay, çorba, ya da bir karışım falan? Dişim de ağrıyor bir yandan, daha artarsa Apranax içmem g
Midem geceden beri ateş topu gibi yanıyor ve batıyor. Ağrı yok, bulantı çok hafif.
Mide koruyucu olarak sabahları Nexium kullanıyorum zaten ama pek işe yaramadı şu an.
Var mıdır şunu iç iyi gelir diyeceğiniz çay, çorba, ya da bir karışım falan? Dişim de ağrıyor bir yandan, daha artarsa Apranax içmem gerekecek ama şu durumda korkuyorum ağrı kesici içmeye iyice hayatı dar etmesinden. O yüzden şöyle kocakarı ilacı benzeri bir şey varsa içip biraz rahatlasam süper olacak.

Ilık su içtim pek işe yaramadı. Çok ufak bir rahatlattı sanki ama çok da fark olmadı.
Laktozsuz süt içtim o da işe yaramadı.
Talcid de işe yaramıyor şu an.
0
pianeta
(11.03.24)
Leblebi olumlu olabiliyor bulantı için bazen.
0
kullanıcıadımbuolsun
(11.03.24)
bu kadar uzun suren ve ilaclarla gecmeyen bir agri ciddi olabilir. doktora gidin diyecem ama hemen gidemiyorsaniz:

- papatya cayi (zencefil, rezene cayi falan da olabilir)
- yiyecek olarak muz ve/veya yogurt iyi gelebilir
- tahin tok karnina iyi geliyor. kardesim reflu icin sabahlari bir kasik iciyor
- sicak iyi gelebilir. sicak dus veya sicak su torbasi

tabii agrinin ne oldugu biraz muallak. hangisi iyi gelir gelmez bir garantisi yok. hatta bazi seyler kotu de gelebilir. gaz gibi durmuyor ama hafif egzersiz veya yoga hareketleri de deneyebilirsin.
0
ermanen
(11.03.24)
rennie dene bence zararı olmaz.
0
datnet
(11.03.24)
talcid denemis ama. talcid de rennie de antiasit. etken maddeleri farklı sadece. tekrar baska antiasit icmek cok da iyi olmayabilir veya anlamı olmayabilir. ama rennie cok da agir bisey degil, kalsiyum karbonat ve magnezyum karbonat var icinde.
0
ermanen
(11.03.24)
karbonatli su deneyebilirsiniz rennie istemezsen
0
ala09
(11.03.24)
(2)

jetlag için öneriler

la mort heureuse
selamlar, yakında koreye uçuşumuz olacak, uçak istanbuldan 18:00 gibi kalkacak sabah 9:30 gibi seoul’de olacağız. ilk defa doğuya gideceğim, uçakta uyuyabilirsem jetlag pek yaşamam gibi duruyor. sizin tavsiyeleriniz nelerdir? bi de uçakta uyumakta zorlanan biri için öneriniz var mı?
selamlar, yakında koreye uçuşumuz olacak, uçak istanbuldan 18:00 gibi kalkacak sabah 9:30 gibi seoul’de olacağız. ilk defa doğuya gideceğim, uçakta uyuyabilirsem jetlag pek yaşamam gibi duruyor. sizin tavsiyeleriniz nelerdir? bi de uçakta uyumakta zorlanan biri için öneriniz var mı?
0
la mort heureuse
(06.03.24)
uzun uçuşlarda uçağın içini karartıyorlar, güneşlikler kapanıyor, ışıklar sönüyor gündüz olsa da. dolayısıyla ben uyumakta çok zorlanmamıştım japonyaya giderken. jetlag da hiç olmadım diyebilirim. hatta merak edip olmak istiyordum ama kısmet değilmiş :)
0
mustafakesekci
(06.03.24)
uçakta gürültü önleyici kulaklıklar çok işe yarıyor. yoksa kulak tıkacı da kullanabilirsin. köpük olanlar daha iyi kesiyor sesi. uyku maskesi ve uygun yastıklar da işe yarayabilir.

gideceğin yerin saatine göre uyumaya başlayabilirsin önceden. ya da uçaktayken başlayabilirsin. uyuyamıyorsan da gözlerini kapatarak dinlenmeye çalışabilirsin genel olarak, uçak gürültüsünü kesebildiğin kadar keserek. ben de uyuyamam mesela ve uzun uçuşlarda genelde film izliyorum :)

takviye olarak güniçi zindelik için kafein, uyumak için melatonin önerilebiliyor.
0
ermanen
(06.03.24)
(7)

Boyun fıtığı ve yastık önerisi

ermanen
Doktor, MR sonucu ile boyun fıtığı teşhisi koymuş. Boyun fıtığı için özel yastık alınmasını önermiş. Var mı bildiğiniz önerdiğiniz yastık? Nerden almalı? Online mağazalarda daha çok seçenek oluyor.Bir de yatakta sadece yan yatılabiliyor. Yan yatanlar için ayrı bir şey varsa da iyi olur.Boyun fıtığı
Doktor, MR sonucu ile boyun fıtığı teşhisi koymuş. Boyun fıtığı için özel yastık alınmasını önermiş. Var mı bildiğiniz önerdiğiniz yastık? Nerden almalı? Online mağazalarda daha çok seçenek oluyor.

Bir de yatakta sadece yan yatılabiliyor. Yan yatanlar için ayrı bir şey varsa da iyi olur.

Boyun fıtığı için başka önerebileceğiniz şeyler varsa da ekleyebilirsiniz.
0
ermanen
(06.03.24)
eksisozluk.com

şu entryde linki verilen yastığı kullanıyorum. yan yatarken diz arasına koymak için de bunu: www.yatasbedding.com.tr

normal bir yastığda kollarımın arasına sıkıştırıyorum.
0
inheritance
(06.03.24)
Ben yillardir sunu kullaniyorum, gayet memnunum: www.yatasbedding.com.tr

Bence herhangi bir visco yastik isinizi gorur.
0
ahm1
(06.03.24)
Hahah @inheritance ile ayni linki vermisiz resmen
0
ahm1
(06.03.24)
linklerde verilen yastık hakikaten çok iyi, annemde var boyun fıtığı o vesileyle denedim. boyun fıtığı olmayan kişilerin bile kullanması lazım.
0
gule gule
(06.03.24)
"Visco Therapy Boyun" var bi de. ve onun muadilleri. bir tarafi daha alcak.


Visco Therapy Standart yine de daha mi iyi? Ya da yan yatan biri icin mi daha iyi.

Simdi evde tekrar baktim da ustunde Yataş Visco Therapy Puffy yazan bir yastık var. bu eski model miydi acaba? Bu benim başıma göre yüksek baya. Üstüne bacağımı koymak için kullanıyordum.

edit: mesela trendyol'da bi marka var. ortopedik boyun fıtığı yastığı çok daha ucuz. yorumları da iyi. bilindik marka'dan şaşmamak mı lazım.
0
🌸ermanen
(06.03.24)
Bin tane yastık denedim. En son küçük bir ortopedik yastığın en ince tarafına kolumu koyup yatarak huzuru buldum. Birden çok para harcamayın.
0
spankenstein
(07.03.24)
@spankenstein

dedigini tam anlamadim maalesef. hangi yastik? ve nasil bi pozisyonda yattin tam olarak? bas icin ayri yastik mi?
0
🌸ermanen
(07.03.24)
(13)

mc donalds vs burger king

avatar is back
tr'de bunlardan hangisi daha iyi? us'de mc çok daha popüler, uk'de de gördüğüm hatırladığım mc çok daha yaygın ve bilindik idi ancak özellikle uk'de burger king çok kaliteli idi. tr'de burger çok daha popüler. peki hangisi daha iyi?
tr'de bunlardan hangisi daha iyi? us'de mc çok daha popüler, uk'de de gördüğüm hatırladığım mc çok daha yaygın ve bilindik idi ancak özellikle uk'de burger king çok kaliteli idi.

tr'de burger çok daha popüler. peki hangisi daha iyi?
0
avatar is back
(27.02.24)
ikisi de leş olmakla birlikte mc donalds daha leş.
0
ravenudon
(27.02.24)
İkisi de leş. Hangisi ucuzsa o iyidir
0
ferenc
(27.02.24)
ikisini karşılaştırıyorsak TR'de Burger King daha iyi.
0
false pretension
(27.02.24)
Trde ikiside çöp +1
Ama burger king daha az leş +1
0
basond
(27.02.24)
Türkiye burger king mc Donald's a nazaran daha kaliteli bundan sanırım Tab gıdanın etkisi var. İkisinde popüler fakat hangisinin daha popüler olduğu konusunda bir fikrim yok.
0
doharkoman
(27.02.24)
Her ikisi de gayet kötü ama son birkaç yıldır McDonalds kalite olarak daha iyi geliyor bana. Eskiden uzun süre Burger King daha kaliteliydi.
Ticari olarak Burger King Türkiye'nin daha başarılı olduğunu okumuştum bir yerde ama doğruluğuna kefil olamam.
0
michael_knight
(27.02.24)
bk daha iyi. muhtemelen burgerler menüler falan bize daha çok hitap ediyor. bunda çok fazla şubeleşmiş olmasının etkisi de büyüktür. tr'nin neredeyse her yerinde birden çok şubesiyle bk varken mcd az görüyorum.
0
paintov
(27.02.24)
burger king bir tık daha iyi. mcdonalds'ta çocukluğumdaki tadı bir daha bulamadım, en son yediğimde baharatlı garip bir tadı vardı. eskisi kadar güzel değil.
0
nothing in my way
(27.02.24)
açık ara mc donalds daha iyi. zorda kalmadıkça bk yemem.
0
durbidakka
(27.02.24)
Benim için açık ara Mc Donalds daha iyi. Burger King'in bu kadar beğeniliyor olması çok enteresan geldi, bana kauçuk kemiriyor gibi geliyor Burger King yerken. İkisi de tabi ki leş ama Burger King daha leş gibi geliyor.
0
pianeta
(28.02.24)
paket servis için konuşacağım çünkü bir restoranına gidip yemeyeli 10 yıl olmuştur ikisini de.

pakette mc fersah fersah önde. farklı lokasyonlarda söylediğim mc'ler hep belli bir standartın üstünde geliyor sıcak patates, dökülmemiş içecek vs. burger'da ise hep bir aksilik oluyor patatesin bir hamur topu halinde pakete dökülmüş olması ise bir klasik.

mc'in sorunu menü çeşitliliği yok ve daha az kampanya yapıyor bk'ye göre.
0
a darkness coming
(28.02.24)
ikisi de çok kötü. mcdonalds'ın burgerler'i burger king'e göre daha kötüydü sanırım. uzun zamandır yemiyorum.

biraz daha verip iyi bir hamburgercide yemek çok daha iyi.
0
ermanen
(28.02.24)
Mc donalds kesinlikle. ama o bile subeye gore degisiyor+1

bir ara burgerdan alma gafletine dusmusum ayni boyleydi koftesi. su goruntu bile hala tuylerim urperiyo
gidadedektifi.com
0
ala09
(28.02.24)
(11)

House dizisi izlenir mi?

parka
Yoksa eskidi mı?
Yoksa eskidi mı?
0
parka
(27.02.24)
İzlenir.
0
yazdonumu
(27.02.24)
ya ben sıkılmıştım izlerken, bi yerden sonra bıraktım zaten. eşim devam ediyordu mesela. hep aynı olaylar, aynı sıralama, karakterler de sorunlu. bilmiyorum ya ben tercih etmezdim sanırım.
0
elorelia
(27.02.24)
bu sorunun cevaplarını okuyana kadar izlemek için açmış olmalıydın..
0
oldcosmos
(27.02.24)
araya 2-3 dizi katılarak izlenebilir. Tek başına house Bi yerden sonra yoruyor.

tripli Bi bunak izlemek sürekli...
0
makinist
(27.02.24)
house arka arkaya izlemek bir yerde sıkıyor. oynadığı zamanlarda haftalık izlediğimiz için çok efsane geliyordu house head bölümüne kadar izlenmeli (4. sezon)
eksisozluk.com

breaking bad arka arkadaya daha çok sarabilir
0
eja
(27.02.24)
izlemediğiniz bir dizi eskimemiştir. ben çok beğenerek izledim, vakalar enteresan. bu biraz konuya olan ilginizle de alakalı bir durum. ben de doktor falan değilim ama vakalar çok ilgimi çektiği için sarmıştı beni dizi. bir de house karakteri cidden çok iyi. ama ikinci kez açıp izlemem -ki bir çok diziyi tekrar izlemişliğim vardır-
0
mustafakesekci
(27.02.24)
5 sezon falan izleyip bırakmıştım. Aslında hep devam edesim de var ama artık 40-50 dakikalık ve sezonda 20 küsür bölümlük dizi "neyse ki" kalmadı ve bu tarz dizileri izlemek yoruyor. Mesela sezonda 10 bölüm olsa çok güzel izlenirdi de böyle uzun diziye sıfırdan başlayacak vakti ayarlamak zor biraz
0
nundu
(27.02.24)
oo baya once izlemistim. surukleyici ve degisik hastaliklari ogreniyorsun. arka planda hikayesi de var. sezon finalleri de guzel.
0
ermanen
(27.02.24)
İlk sezonlar çok eski hissettirir. Ama hala ben arada bir rastgele bir bölüm açıp izliyorum. İzlenir özellikle house karakteri için izlemek lazım.
0
sevilen progressive türkücü
(27.02.24)
izlenir
0
paintov
(27.02.24)
oturup sadece surekli izlemektense arada bi bolum atarak, 2. bir dizi gibi canin istedikce izlemek icin daha uygun
0
The_Lollok
(27.02.24)
(4)

Ayak parmaklarının su toplamasını önlemek vaziyet (2 defa tecrübe etmek)

put it in your appropriate place
En yakını Şubat ayında olmak üzere 2 yurtdışı gezimde ayak parmaklarım su toplamıştı.- İlk temmuz ayında Belgrad'da gerçekleşmişti. Sadece tek bir parmakta su toplamıştı.- En son gezimde ise her iki ayakta serçe parmaklar su topladı. Yürüdüm yürümesine ama acayip acı çekerek yürüdüm.- İki gezi arası
En yakını Şubat ayında olmak üzere 2 yurtdışı gezimde ayak parmaklarım su toplamıştı.

- İlk temmuz ayında Belgrad'da gerçekleşmişti. Sadece tek bir parmakta su toplamıştı.
- En son gezimde ise her iki ayakta serçe parmaklar su topladı. Yürüdüm yürümesine ama acayip acı çekerek yürüdüm.
- İki gezi arasında 3 gezim daha oldu ama böyle bir sorunla karşılaşmamıştım.
- Her iki gezide de daha önce giydiğim ayakkabı ve bot giymiştim. Yani daha önceden gün içerisinde kullandığım ayakkabılar. Botu daha yeni aldım ama birkaç sefer işe gittim, 12 saatte yakın ayağımdaydı. Belgrad'da spor ayakkabıyla gittim ve gene günlük kullandığım ayakkabıydı.
- Çoraplar temizdi ve gene normal kullandığım çoraplardı.


Baktığınızda sağlık olarak pek bir tehdidi yok ama hem sağlık sağlıktır ne olur ne olmaz hem gezilerde o acı eşliğinde gezmek istemiyorum. Resmen sekte vuruyor, yüzde 60 oranında verime olumsuz geri dönüş sağlıyor.


Öncesinden ne yapabilirim su toplanmaması için, nasıl önlem ve vaziyet alabilirim?
0
put it in your appropriate place
(23.02.24)
Parmaklara yapistirilan bantlar oluyor. Yara bandina benziyor ama daha saglam. Ondan deneyebilirsin.
0
ermanen
(23.02.24)
Ayağınızın içinde rahat hareket ettiği esnek tabanlı (rubber) tek bir ayakkabı kullanın. Araç kullanımında pedalları hissetme adına da güzel oluyor bu tabanlar.

Kış mevsimi gereği mecburen bot gibi bir şey giyecekseniz yine aynı özellikte olabildiğince esnek tabanlı bir şey olsun.
Kendi tecrübelerim bu şekilde
0
diyecevaplandı
(23.02.24)
@ermanen sanırım şeffaf olanlar da var.

@diyecevapladı teşekkür ederim.
0
🌸put it in your appropriate place
(23.02.24)
benim ayaklarim hemen su toplar ozellikle de yazin.
ayakkabi ve sicakla ilgili genelde.
bilegi kapatan bot giyme en azindan topuguna basarsin terlik gibi canin acimaz.
yara bandi tasi.

ben crocs ve corapla geziyorum hep, kafam rahat.
0
spherical
(24.02.24)
(3)

uzun ingilizce kelimeye karşılık tek kelime türkçe

daglien
şurada olduğu gibi;https://twitter.com/boraogunc/status/386383207534297088/photo/1bunun gibi örnekler arıyorum
şurada olduğu gibi;

twitter.com

bunun gibi örnekler arıyorum
0
daglien
(23.02.24)
Czech Republic'deki cek
0
freedonia
(23.02.24)
"Consonant cluster" konusuna giriyor bunlar. Yazilis ve okunus daha karmasik tabii ingilizce'de
en.m.wikipedia.org

Senin verdigin "nietzche" ornegi almanca kokenli ama. Almancada da, ingilizcede de ornekleri var tabii.

Bi de Ingilizcede bikac kelime yazilan cumleler Turkcede tek kelime yazilabiliyor. Bu da Turkce sonda eklemeli dil oldugu icin.
0
ermanen
(23.02.24)
Kelime değil cümle versiyonu:

I heard that they are not going to be able to see each other.

Görüşemeyeceklermiş.
0
substituent
(23.02.24)
(3)

yeme işini durduramıyorum

duyurukullanıcısı
benim için yemek yemek antidepresandan bile daha güçlü birşey boy 1.80 kilo 85 dışarıdan bakınca fazla kilolu gözükmüyorum ama kiloyu direk yüz çevresinden aldığım için baya kafam iki katına çıkıyoryemek işini bırakınca işten güçten kesiliyorumspor falan denedim ama gym falan beni çok sıkıyorne yapm
benim için yemek yemek antidepresandan bile daha güçlü birşey boy 1.80 kilo 85 dışarıdan bakınca fazla kilolu gözükmüyorum ama kiloyu direk yüz çevresinden aldığım için baya kafam iki katına çıkıyor

yemek işini bırakınca işten güçten kesiliyorum
spor falan denedim ama gym falan beni çok sıkıyor

ne yapmalı böyle bir durumda?

diyetisyene gittim hiç bir faydası olmadı verdiği listelerin. belki 100 olsam 90'a inerim ama 85'ten 75'e falan gelmek zor yani.
0
duyurukullanıcısı
(23.02.24)
Yani açıkçası bu durumdan memnun değilsen yeme işini durduracaksın. Buna diyetisyen ne yapabilir ki, sen kendini motive edeceksin. Kendine kafam iki kat oldu sonra gıdım çıktı deyip kendini durduracaksın. Ben de çok kilo alıp verdim. Bu iş sende bitiyor. Ben kendimi motive ettim mesela. Şu an gayet iyi görünüyorum. İstersen yaparsın.
0
rock n roll
(23.02.24)
Sabretmen gerekiyor. Sağlıklı yemeyi düzene sokmaya çalış. Sporu da zamanla oturtmaya çalış. En azından günde belli bir süre yürüyüş olabilir.

İkisini birden yapamıyorsan yemeni düzeltmekle başla. Belki bunları yaparken sevdiğin başka şeylere de odaklanabilirsin. Yemek yerken sevdiğin bişeyler izlemek, spor yaparken müzik dinlemek vs. gibi.
0
ermanen
(23.02.24)
sağlık problemin olabilir mi acaba. şeker vb.
0
paintov
(24.02.24)
(6)

içecek önerisi - meyve suyu alternatifi

biseysorcaktim
merhaba,kola vs gibi içecekleri pek az tüketiyorum. pek iyi gelmiyor. meyve suyunu özellikle AOÇ nar suyunu severim ama doğası gereği şekerli olduğu için o da iyi gelmiyor. bir bardak ya da biraz fazlasını içince uykum geliyor. çay, kahve ve su dışında, böyle ferah ferah ne önerirsiniz sonrasında ba
merhaba,
kola vs gibi içecekleri pek az tüketiyorum. pek iyi gelmiyor. meyve suyunu özellikle AOÇ nar suyunu severim ama doğası gereği şekerli olduğu için o da iyi gelmiyor. bir bardak ya da biraz fazlasını içince uykum geliyor.

çay, kahve ve su dışında, böyle ferah ferah ne önerirsiniz sonrasında bayıltmayacak?
0
biseysorcaktim
(23.02.24)
Meyve suyu olarak migrosta sekersiz yuzde yuz meyve sulari var ondan iciyorum

Evde elma ve erik kurusundan kompostu yapabilirsin yapimi asiri basit sadece kaynatiyorsun az bisey seker atarsin

Uludag sekersiz limonata var ama cok fazla tuketmesen iyi olur tatlandirici fln var

Migrosta kafeinsiz kahve var nescafe gold tavsiye ederim uyku sorunu falan yasatmaz

Bitki cayi var gene migrosta melisa + papatya cok guzel ve sakinlestiriyir huzur veriyor
0
Zetnikov
(23.02.24)
karadut suyu, karadut ozunu satin alip soguk suyla karistirip icebilirsiniz.
0
gule gule
(23.02.24)
Smoothie makinesi alıp deneyin. Benim favorim ananas, nane, limon smoothiesi. Çok ferah.
0
jazzabel
(23.02.24)
naneli limonata.
soda ayran.
soda limon.
naneli fesleğenli ayran.
0
jelly bear
(23.02.24)
Reyhan şerbeti.
0
Amaranta ursula
(23.02.24)
maden suyu

su dışında en sağlıklı içecek herhâlde
0
ermanen
(23.02.24)
(9)

Asansör kontrol panelleri ne kadar radyasyon yayıyor? Zararlı mı? EMR boya?

ermanen
Panelin fotosu:https://ibb.co/NC8HBfnEv en üst katta. Bir duvarın arka kısmında asansör dairesi ve paneli var. Ev/oda için ne kadar zararlı bu durum? Not: Elektromanyetik radyasyon ölçer alet ile evin içinde bu duvara biraz yakın kısımlar yüksek gösteriyor. yani panelin veya başka bir şeyin bir kaç
Panelin fotosu:
ibb.co

Ev en üst katta. Bir duvarın arka kısmında asansör dairesi ve paneli var. Ev/oda için ne kadar zararlı bu durum?

Not: Elektromanyetik radyasyon ölçer alet ile evin içinde bu duvara biraz yakın kısımlar yüksek gösteriyor. yani panelin veya başka bir şeyin bir kaç metre radyasyon alanı var gibi.

Elektromanyetik radyasyona (EMR) karşı koruyan boyalar varmış. Bunu yapan biri asansör panelleri çok tehlikeli demiş ve bütün apartmana da radyasyon yayabilir demiş. Biraz abartmış sanırım satıcı olarak. Duvara bu boya gerekli mi sizce?

Ev aletlerinden ve telefonlardan da elektromanyetik radyasyon yayılıyor sonuçta. Başka şeylerden de maruz kalıyoruz. Asansör paneli daha mı tehlikeli? Radyasyon etki alanı daha mı fazla?

İngilizce kaynaklara da baktım ve pek bir şey bulamadım. Ama genel olarak düşük frekanslı elektromanyetik radyasyonun insan sağlığına zararlı olduğu kanıtlanmamış.
www.who.int
0
ermanen
(20.02.24)
size iş çıkartmak için sallamışlar. asansör kontrol panelinin veya herhangi bir kontrol panelinin insan sağlığına zarar verecek kadar radyasyon üretmesi mümkün değil. ayrıca boya ile herhangi bir izolasyon falan da mümkün değil, tamamı pazarlama hilesi.
0
malheiros
(20.02.24)
Oturup bilimsel makale aramadım bununla ilgili ama hiç sanmıyorum. Çok tehlikeli diyen kişinin referansı neymiş? Basit bir elektrik düzeneği var fotoda. Herhalde asansörler anlık olarak yüksek akım çektiği için böyle bir düşünce oluşmuş ama bunlar sınırlar içindedir. Aksi halde böyle kontrolsüz satılmasına müsaade edilmezdi. Dediğiniz gibi evlerimizde yüksek frekansta çalışan birçok elektromanyetik radyasyon yayan cihaz var. Hepsi belirli limitler dahilinde çalışıyor. Ha bir de iyonize edici olmadıktan sonra bu cihazlardan kaynaklı radyasyonun tek bilinen etkisi herhalde göz ardı edilebilir seviyede ‘ısınmamız’ olur.

Özel boya mutlaka bir ölçüde faydalıdır ama diğer taraftan mevcut cihazların (cep telefonu, modem gibi) çalışma performansını kötü yönde etkiler mi bakmak lazım.

Uzmanı değilim ama okuduğum kaynaklara göre böyle yani. Aksini öğrenirseniz yazın lütfen, ben de öğreneyim.

Edit: böyle özel boyalar var, baya sertifikalı, test edilmiş falan.
0
orient blue
(20.02.24)
@malheiros

karbon allotrop bazlı boyalar varmış ve EMF kalkanı oluşturabiliyormuş.
pubmed.ncbi.nlm.nih.gov

daha endüstriyel alanlar da kullanılıyor sanırım. firmalara da güvenilebilir mi, gerçekten işe yarayan boyayı mı kullanıyorlar mı tartışılır ama.
0
🌸ermanen
(20.02.24)
o panonun içinde buna sebep olabilecek bir ekipman mevcut değil. Motoru kontrol eden sürücü(inverter, frekans ile motor kontrolü sağlar) elektronik cihazlarda parazite neden olabilir deseler bu kadar küçük bir sürücünün çok da bir etkisi olmaz derdim.

Attığınız fotoğrafta güç kaynağı, trafo, inverter, sigorta&koruma grubu, asansör kontrol ve haberleşme kartları mevcut, standart bir kontrol panosu, muhtemelen sürücü ve frekans olayıyla alakalı kulaktan dolma bilgilerle birşeyler sallamışlar.

www.normsis.com
www.arkel.com.tr
0
sealth
(20.02.24)
bahsettiğiniz düşük frekanslı elektromanyetik radyasyonun zararı ancak buna düzenli ve sürekli olarak maruz kalırsanız olur. oradaki emr maruz kalmak için panoya 1 cm uzaklıkta yaşamanız gerekir.
0
durbidakka
(20.02.24)
yanınızdan hiç ayırmadıgınız cep telefonunuzun sar degerleri bu asansörün zararından yüzlerce kat fazla. bilginize
0
limonlu eksi
(20.02.24)
Avrupa'da 12 Gauss'dan fazla manyetik alan ölçülen yerlerde insan yaşaması yasaktı. Şimdi de aynıdır sanırım. Elektromanyetik değer ölçen cihazla ölçebilirsiniz (avometrenin benzeri uyduruk bir alet).

Örneğin cep telefonunuz varsa, veya 380 kiloVolt enerji nakil hattı (boynuzlu direkler) altında yürümek bu limiti aşar. Ülkemizde serbesttir.

limonlu eksi + 1
0
alfired
(20.02.24)
sıfır

iyonize olan radyasyon ile iyonize olmayan radyasyonu karıştırıyorsun.
0
orpheus
(20.02.24)
"Elektromanyetik radyasyona (EMR) karşı koruyan boya" - bunu kim salladi ise onunla iliskiyi kes yaw.

Bisey olmaz oynat devam +1
0
cooperr
(20.02.24)
(7)

Dizi tavsiyesi

sacrilegious
Merhaba,Netflix, prime veya blutv üzerinden izleyebileceğim bir dizi tavsiyesi istiyorum. Kriterler:-imdb 7 ve üzeri olmalı-sürükleyici olmalı-biraz gizem içerse fena olmazKomedi hariç her şey olur aslında. Çok bilindikleri izlediğimi varsayın. Var mıdır önerisi olan?Bir de artık sizi yormamak için
Merhaba,

Netflix, prime veya blutv üzerinden izleyebileceğim bir dizi tavsiyesi istiyorum.

Kriterler:

-imdb 7 ve üzeri olmalı
-sürükleyici olmalı
-biraz gizem içerse fena olmaz

Komedi hariç her şey olur aslında. Çok bilindikleri izlediğimi varsayın. Var mıdır önerisi olan?

Bir de artık sizi yormamak için tavsiye motoru önerisi de isteyeceğim. Ben kriterleri gireyim işte imdb 7 üstü olsun türü x olsun gibi gibi o da bana dizi/film önersin. Hangi siteyi kullanıyorsunuz?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(18.02.24)
The Peripheral
The Wire
Sopranos
0
prole
(18.02.24)
Netflix'e liebes kind isminde bir alman polisiye mini dizisi geldi birkaç ay önce
Tavsiye ederim kesinlikle, 6 bölüm
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(18.02.24)
Dark
Severance
The Killing

not: saydigin platformlarda varlar mi bilmiyorum.
0
ermanen
(18.02.24)
Netflix - Guillermo del Toro's Cabinet of Curiosities
0
prole
(18.02.24)
izlemediyseniz aradığınız dizi, true detective.

hbo dizisi olduğundan platformlarda var mı bilmiyorum ama primevideo'da var gösteriyor.
0
gule gule
(18.02.24)
Severance o platformlarda yok ama +1

The good place, Sherlock, orange is the new black, Chernobyl
0
substituent
(18.02.24)
The Peripheral dizisi iptal oldu ilk sezon bitimiyle. Bilginize.
0
put it in your appropriate place
(18.02.24)
(1)

şu alkol ile ne iyi gider rehberi varmı

baknedicem
mesela absent ile şeker eritilir brendi ile yeşil zeytin iyi gider gibi toplu bir rehber arıyorum
mesela absent ile şeker eritilir brendi ile yeşil zeytin iyi gider gibi toplu bir rehber arıyorum
0
baknedicem
(15.02.24)
sözlük'te dev bir başlık var:
(bkz: en iyi alkol ve yemek ikilisi)

şarap ve yemek eşleştirme daha ayrıntılı olabiliyor: (ingilizce kaynak)
www.winetourism.com
0
ermanen
(15.02.24)
(7)

Ara öğün kahve olur mu?

dolantindr
Ara öğün olarak kahve olur mu?
Ara öğün olarak kahve olur mu?
0
dolantindr
(14.02.24)
Acıktırir.
0
ferenc
(14.02.24)
besin değeri yok. sütlü kahve bayağı tok tutuyor da
0
ala09
(14.02.24)
Yanında kurabiye kek olur
0
limonlu eksi
(14.02.24)
Olmaz.
0
logisticsmanager
(14.02.24)
yanına şöyle güzel bir brownie, biraz beyaz çikolata ve fıstıklı cookie ile birlikte güzel bir aperatif olur.
0
joooper
(14.02.24)
düzgün beslenen biri için ara öğün olmasa da olur. kilo vermek için sadece 2 öğün yiyenler de var.

yani 2 öğün arasında kahve içebilirsin, 2 öğünü düzgün yiyorsan, besin değerlerini dengeli alıyorsan. kahveye ara öğün diyemeyiz tabii. vücuda giren biraz besin değeri olan bir içecek. smoothie gibi biçok şey koyduğun bir içeceğimsi öğün de olur ara öğün de mesela.

kahve yanında hafif bir şeyler yersen ara öğün olur. gavurların snack dediği olur. bu da sana kalmış. sağlıklı olsun dersen kuruyemiş olur. meyve olabilir. meyvelerde muzun gideri var. daha uğraştırıcı şeyler için sağlıklı pancake'ler, sebze unlarından yapılmış mamuller de oluyor. sağlığa takmıyorsan herhangi karbonhidratlı proteinli vs. bişeyler yiyebilirsin.
0
ermanen
(14.02.24)
2 ogun yaparken aralarda kahve iciyorum ben.Tok tutmaya yardimci oluyor bende.
0
turkuaz
(14.02.24)
(5)

Avusturya vs. Macaristan vizesi? Schengen? Bu seyahat planı mantıklı mı?

ermanen
Şimdi asıl seyahat Budapeşte, Macaristan ve normalde onun vizesi alınacaktı. Sanırım hem Macaristan turistik vizesi hem de Macaristan için alınan Schengen vizesi var.Biz Budapeşte'den önce bikaç gün erken gelip Viyana, Avusturya'da kalmayı düşünüyoruz. Planı sadece öncesinde yapabiliriz maalesef. Bu
Şimdi asıl seyahat Budapeşte, Macaristan ve normalde onun vizesi alınacaktı. Sanırım hem Macaristan turistik vizesi hem de Macaristan için alınan Schengen vizesi var.

Biz Budapeşte'den önce bikaç gün erken gelip Viyana, Avusturya'da kalmayı düşünüyoruz. Planı sadece öncesinde yapabiliriz maalesef. Budapeşte'de bulunmamız gereken tarihler var ve sadece öncesinde boş gün olacak.

Avusturya vizesi veya ordan Schengen almak daha zor sanırım.

O yüzden Macaristan Schengen vizesi alacağız. Daha kolay Macaristan için almak değil mi? Ondan sonra Budapeşte'ye ineceğiz çünkü Schengen vizesi alınan ülkeye inmek gerekiyor ilk. Sonra hemen arabayla veya trenle Viyana'ya gideceğiz. Viyana'da bikaç gün kalacağız. Belki Prag'a falan da uğrayacağız orda kalırken. Sonra Budapeşte'ye geçeceğiz ve Budapeşte'de daha uzun süre kalacağız.

Avusturya vizesiyle uğraşmak yerine böyle yapmak daha mı mantıklı? Yani Avusturya Schengen vizesi alıp direkt önce Viyana'ya da gitmek var ama vize almak daha zor olabilir diye çekiniyoruz. Bi de Budapeşte'de daha uzun kalacağız.
0
ermanen
(13.02.24)
yanlış anlamadıysam ilk olarak macaristan’a girip orada kalmadan doğrudan avusturya’ya geçecek, ondan sonra macaristan’a döneceksiniz değil mi?

haliyle macaristan vizesi almanız lazım. genel kural ilk giriş yapılan ülkeden vize almak. birden fazla ülke içeren seyahatlerde en uzun kalınacak ülkeden vize alıp girişte bunu belgelemek daha doğru olabilir ama siz her iki ülkede de üç asagi beş yukarı aynı süreler kalacağınıza göre hangi ülkeye giriş yapacaksanız oraya başvurun.

istatistiklere göre avusturya red konusunda diğer ülkelere kıyasla daha “cömert”.
0
orient blue
(13.02.24)
@orient blue

evet Schengen vizesi alınan ülkeye gitmek gerekiyor ilk. onu biliyoruz. editleyip biraz daha açıklayıcı yazdım. asıl konu hangi ülkeden schengen vizesine başvurmak aslında.

avusturya macaristan'a göre Schengen verme konusunda daha mı cömert yani? edit: pardon daha çok red veriyor anlamında demişsin.

biz bir de budapeşte'de festivale gitmeyi düşünüyoruz ve vize başvurusunda bileti de göstereceğiz sanırım. onun etkisi daha fazla mı olur vize alma konusunda?

edit: bikaç kaynağa baktım. avusturya vize konusunda en çok zorluk çıkaran ülkelerden biri denmiş.
0
🌸ermanen
(13.02.24)
durumunuzu bilemedigim icin avusturya vize verir vermez bilemem ama macaristan'a inip trenle avusturya'ya gecebilirsiniz, gayet mantikli, trenler de normal isliyor. araba kiralamaya gerek yok, viyana'da basiniza dert olur. viyana'dan da trenle prag'a gecebilirsiniz, o da gayet mantikli.
0
kassiopeia
(13.02.24)
En uzun kalacaginiz ulkeden vize almaniz lazim. Ilk neren girdiginiz onemli degil.

www.as-visa.com

“ Başvuru sahibi birden fazla schengen ülkesini tek seferde ziyaret edecekse, en çok kalınacak olan ülkenin schengen vizesine başvuru yapılması gerekmektedir.”

Daha once hollanda’ya giris yaptigimiz seyahatimizde dah uzun kalacagimiz icin fransa’dan vize aldik, bir sorun da yasamadik.
0
lemmiwinks
(13.02.24)
nerden girdiğiniz değil nerde çok kalacağınız önemli. ancak planınızı sağlam yapıp macaristanda daha çok kalacak şekilde gösterirsiniz. bu şekilde alabilirsiniz
0
paintov
(13.02.24)
(6)

oyun önerisi

patronaj1
selamlar.hikayeli akıcı bir oyun arayışındayım ama şöyleli,last of us'ı bitirdim ama yıl aldı. çünkü 30 saniye sinematik için 5 dk dövüşüp durdum.miles morales başladım bi yerden sonra adam dövme simulatörü oldu.god of war başladım, hikaye ve oğlum gerçekten sardı ama balta sallama simülatörü oldu,
selamlar.
hikayeli akıcı bir oyun arayışındayım ama şöyleli,
last of us'ı bitirdim ama yıl aldı. çünkü 30 saniye sinematik için 5 dk dövüşüp durdum.
miles morales başladım bi yerden sonra adam dövme simulatörü oldu.
god of war başladım, hikaye ve oğlum gerçekten sardı ama balta sallama simülatörü oldu, yine 10 saniyelik hikaye için 10 dk balta salladım.

fight sevmiyorum demiyorum, seviyorum ama dozunda.

bugüne kadar bi uncharted serisi asla sıkmadı çünkü çok çeşitli görevleri vardı. puzzle, parkur, çatışma, hırsızlık devamlı çeşitlendiği için asla aynı şeyi farklı levellarda 50 defa yaptırmıyordu.

Assassin’s Creed IV Black Flag denemek istiyorum ama bu da adam öldürme simülatörü gibi.
oyun dünyasına uzağım başka da bir şey gelmedi aklıma.
akla gelen var mı başka?
platform: ps5
0
patronaj1
(12.02.24)
@aman üstüme geliyorlar tüm gta serisini ve iki mafya oyununu oynadım. rdr2 aklımda ama o da 10 saniye hikaye, 10 dk çatışma gibi.
0
🌸patronaj1
(12.02.24)
a plague tale innocent tavsiye ederim. yormayan, sıkmayan güzel bir oyun.
0
nothing in my way
(12.02.24)
Uncharted serisine en benzer oyunlar Tomb Raider serisinin son oyunlari:
Rise of the Tomb Raider
Shadow of the Tomb Raider

korku survival aksiyon olarak:
The Evil Within
The Evil Within 2

ek olarak:
Ghost of Tsushima olabilir.
Infamous serisi olabilir.
Batman: Arkham serisi olabilir.
0
ermanen
(12.02.24)
bol sinematik az oyun diyorsanız detroit: become human ve quantic’in diğer oyunları.

hideo kojima oyunları da olabilir. death stranding ve metal gear solid serisi.

son olarak hellblade. tam olarak aradığınız oyun. bol sinematik, basit ve az aksiyon, puzzle vs.
0
sir gawain
(12.02.24)
rdr 2 size göre :)
0
sislerrr
(12.02.24)
Heavy rain, beyond two souls, until dawn, rdr serisi, gtalar, bully, la noire
0
substituent
(12.02.24)
(25)

Siz bir insanı uyarır mısınız? Yoksa fişini çeker misiniz?

tchuck
Soruyu doğru bir şekilde soramadım ama bir örnek üzerindenanlatmam gerekirse;eve yarım günlük temizlikçi çağırıyoruz. kadın ilk 2-3 gelişnde işini düzgün yaptı.sonra bi anda öğlen 12de gelip, 2de çıkmaya başladı. 1de geliyor 3te çıkıyor 3.30da çıkıyor.ben de bu kadına hiçbir şey demedim "2de çıkamaz
Soruyu doğru bir şekilde soramadım ama bir örnek üzerindenanlatmam gerekirse;

eve yarım günlük temizlikçi çağırıyoruz. kadın ilk 2-3 gelişnde işini düzgün yaptı.
sonra bi anda öğlen 12de gelip, 2de çıkmaya başladı. 1de geliyor 3te çıkıyor 3.30da çıkıyor.

ben de bu kadına hiçbir şey demedim "2de çıkamazsın, yarım gün anlaştıysak en az 4 saat durman gerekir. buralarda tozlar duruyor, şurayı silmemişsin, burayı bilmem napmamışsın" gibi uyarılarda bulunmadım.

direkt yol verdim.

bu ilk kişi de değil, tüm herkese bunu yapıyorum.

iş veya günlük hayatımda da aynıyım. birinden bir şey istemem, bir şeyi düzeltmesini istemem, uyarmam etmem. direkt o kişiyle çalışmyı vs. bırakırım.

çünkü bana "uyarılmadığı sürece" işini hakkıyla yapmayan insanlar "ahlaksız" geliyor. yani bn bu kadını uyarıp ne yapacağım? bütün gün başınad durup onu mu denetleyeceğim? avizeyi silmesi gerektiğini her sferinde ben mi söyleyeceğim? yani bu kadına supervisorluk falan mı yapacağım gerçekten?

veya işyerimde altımdaki kişiye "bir sürü iş varken youtube mu izliyorsun?" demeliyim? yani bunu benim söylemem gerekiyor mu gerçekten?

ben bu insanları uyardığım için düzeldikleri sürece, yarın bir gün uyaramayacağım bir pozisyonda kalırsam, işlerini doğru yapmayacaklar öyleyse?

veya yanlış mı düşünüyorum?
sizin tavrınız noluyor genelde?
0
tchuck
(12.02.24)
ben de genelde uyarmam. çünkü nasıl teoki vereceğini bilmiyorum uğraşamam. kimse vazgeçilmez değil. ha değer verdiğin biridir. ya da uyarınca değişeceğine inancın varsa uyarırsın.
0
jelly bear
(12.02.24)
sizin bizim ne yaptigimiz onemli degil. dogrusu ve yanlisi ne ona bakmak lazim. hayatta binbir turlu olay, durum, istisna vs dinamik var. herkese ibmde calisiyormus gibi davranamazsiniz. davranirsaniz cevrenizde pek hos bir intiba birakmazsiniz.
0
buenosdias
(12.02.24)
insanlara onlardan ne beklediğimi söylerim

eve temizlikçi hizmeti alırken, iş yerinde task dağıtırken

daha esnek davranıyorum, insan yönetmek ve verim almak böyle bir şey bence
0
grimavi
(12.02.24)
buenosdias+1

Size göre doğruyla olması gereken şey her zaman genel geçer doğru olmayabileceği gibi, insanların hata ve davranışlarının çeşitli geçerli sebepleri olabilir. O yüzden insanlarla konuşup onları anlamaya çalışmaktan zarar gelmez diye düşünüyorum.
0
salihdt
(12.02.24)
Ben önce uyarırım ona rağmen olmuyorsa çalışmam o kişiyle. Ama bu arada kendime de bakarım, acaba yaptığımız anlaşmaya ben de tam anlamıyla uydum mu? Ya da karşımdaki insandan kapasitesinin üzerinde beklentide bulunuyor muyum? Mesela az para verip çok iş mi bekliyorum? Sigorta yaptım mı? Çünkü bazen insanlar çok zor durumda kaldığında mecburen bazı şeyleri kabul ediyorlar ama nihayetinde insan. Ego devreye giriyor vs. Her zaman önce uyarıdan yanayım.
0
rock n roll
(12.02.24)
uyarırsın pişman olursun, bozulur,
uyarmazsın pişman olursun, düzelmeye meyilli birisidir, toparlar kendini, sebepleri varmıştır vs.

arkadaşların dediği gibi durumu iyi analiz etmek ve ona uygun davranmak olabilir.
0
WithWorth
(12.02.24)
Sıkıntı yaşadığı bir çalışanı uyarmak, düzeltmek, verimli hale getirmek yerine her seferinde göndermeyi seçen kişi pek başarılı bir yönetici değildir.
Çok aşırı örnekleri dışında tutarsak gönderdiğiniz kişi ile yerine gelecek kişi arasında dağlar kadar fark olmayacaktır. Sürekli işe birilerini alıp gönderip yenisini almak uzun vadede baktığımızda çok zararlı olabilir.

Kendi evinizin temizliği konusunda bu şekilde davranınca eviniz temizlenmemiş oluyor ve bununla baş edebiliyorsunuz ama çalıştığınız şirkette işler bu kadar sık aksadığı zaman suçlu o verimsiz çalışan değil o departmanı yönetemeyen, o çalışanlardan verim alamayan yönetici olacaktır.
0
michael_knight
(12.02.24)
en iyisini yapmışsınız. bu saatten sonra millete yol yordam mı öğreteceksin.
ahlaki kurallar, etik davranışlar her yerde aynıdır.

4 saat kalmaması ayrı bir sorun işini yapmaması daha büyük sorun.
eli çabuk olsa tamam dersin o da yok.

bu insanlar insanların iyi niyetlerini sömüren tipler.
0
OgutucuRecep
(12.02.24)
Uyarı işin doğasında olan bir şey. En iyi çalışan bile işi savsaklayabilir. Bence hiç uyarı yapmadan her şeyi harfiyen kitabına uygun yapan ve bu motivasyonunu sürekli devam ettiren birini bulma olasılığına sarılmak sadece sizi yorar. İşleri kendiniz için zorlaştırmış olursunuz. Bu kişi ideal bir çalışan olurdu, ancak gerçek hayatta ideal tanımlar çoğunlukla hayal ürünü olarak kalır.

İş bağlamında düşününce işi savsaklayan çalışan = kötü çalışan demek değil. Eğer normal şartlarda işini düzgün yapan biriyse ve sonradan işin bozulduğunu görüyorsanız uyarı yaparsınız ve eğer iş düzelirse bundan hem kendisi hem de düzgün iş yapan birini elinde tutan kişi olarak siz fayda sağlarsınız.

Uyarıyı dikkate almak da bir meziyet ve iyi bir çalışanın bir göstergesi. Bana sorarsanız sizin tavrınız uzun vadede size kaybettirir.
0
akhenaten
(12.02.24)
ben daha cok zor konusmalardan kacan ve kendine de zaman zaman kirilgan ve zayif olma izni vermedigi icin karsi tarafla da bunu iletesemeyen ve buna izin vermeyen bir insan goruyorum acikcasi. sizi bilemem ama insanlar makine degil, herkesin iyi gunu, kotu gunu, zor gunu var, bu bazen bir gun degil belli bir zaman suruyor. bunu benle konusmadan bana yol veren bir liderim olsa, dusunecegim son sey 'bana soylemeden benim yapmam gerekirdi' olurdu herhalde. kimin ne yasadigi, neden ne yaptigi konusunda hicbir fikriniz yok, fikrimiz yok aslinda, yasamin ozu bu. kendi varsayimlarinizla yasiyorsunuz anladigim kadariyla. mutevazi olmak onemli. hayat sizin dogrularinizdan, ne nasil olmali'larinizdan ibaret degil.
0
kassiopeia
(12.02.24)
Uyarmadan yol vermek bana yanlış geliyor. Kimse benim zihnimi okumak veya benimle birebir aynı önceliklere sahip değil. Elbette iş etiği ve sorumluluk denen kavramlar çok önemli (yani uyarmadan işini düzgün yapan kişi tabi ki uyarı aldıktan sonra düzgün yapandan daha önde bu anlamda), ama herkesin geçmiş deneyimleri, çalıştıkları ortamlar ve kişiler de farklı. İki kişinin aynı noktada buluşması için konuşmak gerekir. Ha, konuşma üzerine hala bildiğini okuyordur, o zaman elbette yollarımızı ayırırız.
0
fotrsapka
(12.02.24)
Bu gibi hizmet alimlarinda tutumunuz ise yarayabilir ancak is yasaminda da bu sekilde davranirsaniz yoneticlilik kariyerinizde hayal ettiginiz yere gelmeniz zor olur.
0
turkuaz
(12.02.24)
Bu tarz durumlarda herseyi en bastan konusup firsat vermemek lazim
0
Zetnikov
(12.02.24)
Iste sure veriyorum, o surede bitmezse maille uyari, art niyetli birsey varsa uyarmakla yorulmam.
Bir de 100% hakli olup en kibar sekilde uyardiginda bile insanlar tavir aliyor, triplere giriyor. o yuzden hic ugrasamam.
0
spherical
(12.02.24)
Birde her insan herseyi dusunebilecek kapasitede olmayabiliyor.
0
Zetnikov
(12.02.24)
uyarmam, uyarmakla insan değiştiğini hiç görmedin. temizlik gibi basit bir konuda yol vermek en doğrusu.
0
orpheus
(12.02.24)
Belirli başlı durumlar için elbette ki öncelikle uyarmak gerekiyor. Onun dışında yazdığın her şeyde haklısın. Yani çalışma stili değişikliği ile çalışmama farklı şeyler. Çalışmayanı uyarmaya gerek yok. Uyardıkça çalışıyorsa, uyaran olmayınca kaytarıyordur. Beyaz yakalı işçilerin ve memurların %80'i de böyle.
0
nawar
(12.02.24)
fişi çekmek deniyor muydu bu duruma? bir çırpıda silmek diye biliyordum ben.

cevap: bence uyarmak denenmeli. hepimiz insanız. hata yapabiliriz. hayatımızda sağlığımızda vs. kötü giden durumlar olabilir.
0
ermanen
(12.02.24)
uyarmam. hatalarını düşünemeyecek insanla önce muhabbeti indirger, sonra da keserim.
0
tolgan
(12.02.24)
Değişkenlere tavırlara bağlı
Sizi haksız bulmadım
0
basond
(12.02.24)
kötü niyetli insanları silmek daha mantıklı
düzeltmeye çalışmak yıpratıcı olur

herkes hata yapar kimse mükemmel değildir
bu gibi durumlarda ben hata yaptığımda silseler nasıl olur empatisi yaparım

parasını az verebilirdiniz temizlikçinin ya da ne derdi varmış diye sormak
bir de hiç kimse başkasının evine özenmek ne kadar iş ahlakı deseniz de
ev temizliği için başkasını çağırmak güvenmek evi emanet etmek büyük risk

"bir sürü iş varken youtube mu izliyorsun?"
iş zamanında yetişmez ise sizin üstünüz sizden hesap sorar
ve projeler genelde zamanında yetişmez, iyi bir yönetici en başta bundan daha dramatik durumlar için hata payı bırakır, zamanından önce işi bitirerek prim yapar

haksızsınız demiyorum ama sildiğiniz insan yerine daha iyisini bulmaya çalışmak da yorucu
0
mantık
(12.02.24)
"Şayet Allah insanları yapıp ettikleri yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerin üstünde tek bir canlı bırakmazdı; ...." bir de bu ayet gelir aklıma
0
mantık
(12.02.24)
bir çeşit pasif agresyon. iletişim eksikliği. tabii türkiye gibi eleştiriye kapalı insanların olduğu bir ülkede bunun olması normal ama doğru değil. düzgün bir üslupla rahatsızlığını dile getirmeyi öğrenmelisin. belki olumsuz bir geri dönüşten de kaçabiliyor olabilirsin bununla yüzleşmeyi de öğrenmelisin belki. en başta sana zararı olur.

burada kilit nokta da şu aslında. bir durumdan rahatsız olabilirsin. bu çok normal ve en doğal hakkın. bunu karşıdakini de kırmadan, kırılmadan dile getirmelisin. karşıdaki de kırılmamalı. ama türkiye'de insanlar eleştiriye açık olmadığı için hatta görevleri hatırlatıldığı zaman düşmanlaştığı için böyle bir pasif agresyon gelişiyor. ben de yumjuşak bir şekilde söyleyemem rahatsızlığımı. ya hiç bir şey demem senin gibi ilişiğimi keserim ya da kavga ederim. o yüzden aslında doğru iletişim kurmayı öğrenip rahatsız olduğumuz konuyu kavga da etmeden dile getirmemiz lazım. kimisi de laf cambazıdır, kendini çok iyi ifade eder o kadına rahatsızlığını söyler ama ipleri de koparmaz, bir gerginlik yaşamaz. bu önemli bir yetenek ve geliştirmek gerek.
0
blackkmamba
(12.02.24)
insandan insana değişir. böyle yapınca çevrende insan kalmaz. iş yaptıracak insan bulamazsın. sonuç odaklı olmak lazım. en baştan konuş, beklentilerini anlat. olmuyorsa ok ama kendi kendine çözsün, ben demezsem işini yapmıyor bakış açısı doğru değil. ülkede çalışan beyaz yakalının çoğunluğu gizli işsiz. internette takılmak üzerine, mail döndürmek üzerine maaş alıyor. hepsini kovalım o zaman.
0
gabe h coud
(12.02.24)
Zaten uyarmanızla, kendini düzeltecek karakterde biri, baştan bunu yapmaz. En güzelini yapmışsınız.

Uyarsaydınız, ya "bana iş mi yok" diye gidecekti, ya da kalıp baştan savma iş yapacaktı.


.
0
kartallar yuksek ucar
(13.02.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.