Giriş
(41)

Ne için yaşıyorsunuz?

ency
Uzunca bir süredir amaçsız yaşıyorum. Hayata bağlayan birşey yok beni.Yıllardır evden uzağım. Anne babamla haftada bir telefonla konuşuyoruz. 3 ay kadardır sevgilim de yok.Yaşadığım anlarınm keyfini çıkarıyorum. Yarın ne olacağı belli değil. Ama amaçsız yaşamak çok zor. Ne zaman birşey yapmak istese
Uzunca bir süredir amaçsız yaşıyorum. Hayata bağlayan birşey yok beni.

Yıllardır evden uzağım. Anne babamla haftada bir telefonla konuşuyoruz. 3 ay kadardır sevgilim de yok.

Yaşadığım anlarınm keyfini çıkarıyorum. Yarın ne olacağı belli değil. Ama amaçsız yaşamak çok zor. Ne zaman birşey yapmak istesem "bunu yapmak neyi değiştirir, ne gerek var" diye düşünüyorum. dünya üzerinde birer noktayız sadece. matrixteki bir bit...

Peki sizi hayata bağlayan ne var? Ne için yaşıyorsunuz?
0
ency
(01.06.09)
aynı bunalımsal dönemden bende geçiyorum şu sıralar hey şey boş anlamsız geliyor, sonra başka insanların ne amaçla yaşayabileceği sorusuna yöneliyorum aynı şekilde sanırım başkalarının amacından feyzalmak gibi br hedefim var, bilemiyorum , cevaplayın yahu bu soruyu aydınlatın bizi..
0
bir zamanlar cocuktum
(01.06.09)
içgüdüler yaşatıyor. neslin devamı.
0
emrag
(01.06.09)
açıkçası hiçbir şey ama arada inanıyorum be yarının daha güzel olacağına, belki o tutunduruyor beni.

1-2 ay boyunca cehennem hayatı yaşıyorum gibi oluyor, sonra birgün o kadar ilginç bir şey geliyor ki başıma. anaa yaşam değişik bir şey diyorum. sonra bu döngü devam ediyor..

belki de o ilginç şeyler inandırıyor arada yarının güzel olacağına. ha belirtmeden geçemeyeceğim yarının güzel olma ihtimali %0.0000000000001..
0
dambil
(01.06.09)
Mutlu olmak icin yasiyorum. Illa somut bir amac mi olacak yani, amac mutlu olmak iste. Somut olanlar plan oluyor, ya da hayallerini gerceklestirmek diyorlar..
0
ermanen
(01.06.09)
uzaylılar gelir diye bekliyorum ben kendi adıma.
0
mortifera
(01.06.09)
sevdiğim insan(lar)dan başka birşey yok beni hayata bağlayan. kanımca insanı hayata bağlayan nesneler(maddeler) değil de insanlardır.
0
cro magnon
(01.06.09)
@dambil
usta o ihtimal ne öle ya. sen benden de karamsarsın.

@ermanen
mutlu olmak garanti değil ki. hatta ortalama bir yaşamın en fazla %24.68 i(küsüratlı verdim.) mutludur. bu kadarcık bir mutluluğa tutunmak çok zor yahu.

@mortifera
Koptum resmen. mükemmel bi neden.

@cro magnon
beni hayata bağlayacak kadar seveceğim birini uzun zamandır bekliyorum zaten.
0
🌸ency
(01.06.09)
@ency:

karamsar mıyım yoksa gerçekçi miyim ben de bilmiyorum=)
0
dambil
(01.06.09)
insani hayata bağlayan, yaşam denen zorluğun bir şekilde üstesinden gelinmesini sağlayan, manevi değerlerdir.

yani bu aslında, işe yaramak/üretmek ürettiğin şeyden dolayı mutlu olmak.. sanatkârlık olabilir herşey olabilir, bir projede bir iletişim ağını bile çizmek insanı mutlu edebilir yani buna kısaca çalışmak denebilir.

ama tabii ki bu üretim yapmak için yaşadığımızı değil, mutlu olmak için yaptığımız dolayısıyla mutlu olunca da yaşanabilir bir hayat sürmeyi sağlıyor.

kimisi için maneviyat tasavvufi bir anlam taşıyor, bu da dinin gerektirdiği şekilde yaratan'a olan bir hükümlülüğü sürdürmek için oluyor.

kimisi içinde çevresinde ki insanların varlığı keza bu benim içinde geçerli (sadece sevgili değil) hayatı yaşanabilir kılıyor.

hayatta mutlu olmak için nedenler arayıp duruyorum, bunun için yaşıyorum aslında..
0
kobretti
(01.06.09)
ben meraktan yaşıyorum valla. uçan ayakkabı falan yapacaklar mı diye. veya sınırsız bi güç kaynağı bulup uzayda gezebileceğiz mi diye.

ha bi de, öldükten sonra bi bok olcak mı diye yaşıyorum. hem kendimi öldüresim olmadığından hem de üst paragraftaki faztezilerim sebebiyle vadeli hesabımın dolmasını bekliyorum. bi de natalie portman var ki, öf.

@mortifera: yok abi, ben konuştum. bi dahaki reenkarneye işalla.
0
rpmcmurphy
(01.06.09)
şu jüriyi atlatayım, cumartesi mezunlar günü var ilkokulumun. katılamayacağım ama akşam taksimde görücem milleti. ondan sonra ne yaparım bilmiyorum, sonbahardan beri hayatım gayet boktan geçiyor, carpe diem sadece.
0
fortisvita
(01.06.09)
@kobretti: maneviyat dediğin de insanlarla birlikte gelen birşey değil mi zaten? kimse okumadıkça mükemmel şeyler yazsam, çizsem, söylesem ne yazar? kimsesiz olduktan sonra ahirete inansam ne yazar?

ben rastgele yaşıyorum açıkçası. okumam lazım, kitap açıp ders bile çalışmıyorum. kötü giderse kafama sıkar siktir olup giderim, benim mantalitem bu.

edit: ama birine bağlanırsan iş değişiyor. sadece kendi hayatından sorumlu olmuyorsun. okursam sırf onun için okurum.
0
cro magnon
(01.06.09)
gemi halatı bağlıyor beni. biraz çözülse kopup gideceğim hayattan (espri değil, felsefe yaptım).

çeşitli hobiler, ilgi alanlarıdır gerçek cevap. çocukluğumdan beri uzayla ilgiliyimdir. bok gibi olduğumda teleskobumu park'a çıkarır, o anda hangi gezegen varsa ona bakarım. gözleme uygun bir şey yoksa da merceği ters çevirir, karşı apartmandakileri dikizlerim.

sonracığıma, dslr aldığımdan beri fotoğraf çekmek, sonra photoshop'ta onlarla oynamak bağlar beni hayata.

eööv, bak mesela bir sürü film indir. ouvv hepsini izleyecem" de. sonra izleme. ama bir gün izleyeceğini bil.

uğraş bul bir tane işte.
0
deckard
(01.06.09)
ben her an sevişebilirim diye yaşıyorum, yoksa dakika durmam.
0
surtunme kuvveti
(01.06.09)
@cro magnon;

içerisinde yaşadığımız toplum ıssız bir ada değil dolayısıyla, bir şekilde buraya adapte olmuş herkesin, kalitesi önemli olmayacak şekilde sosyal bir hayatları var.. kimsesiz olarak kendinizi hissederseniz, dolayısıyla bu evrede yapabilecek birşey zaten yok.

yani herşey bizim elimizde nasıl istersek öyle oluyor(uyum anlamında)

şartların gerektirdiği gibi bir şekilde bir hayata adapte olunur, koşullar değiştiğinde de bir şekilde alışılır, kolay veya zor tartışılır ama kimsesiz değildir hiç kimse.
0
kobretti
(01.06.09)
siki sikine yaşadığımı şimdi fark ettim.
0
türk kelekom
(01.06.09)
kısa veya uzun vadeli hedefler oluyor sürekli, onlar hayata bağlıyor, ya da acılar, sorunlar ve onlardan kurtulma çabası. arada hedefsiz kalınan vakitler de oluyor. ama çok sürmüyor. sen de kendine hedefler belirle, onlar için çabala.
0
abtash
(01.06.09)
cidden çok enteresan bir evrende ikamet ediyoruz... bir dk öncesine kadar tek ve birincil derdim intel i945G/GZ chipset driver bulmak iken (yine de aklınızda olsun neyse...)bu duyuruyu görür görmez kendimi matrixteki bir bitten bile değersiz hissettim derdim eger yedi-sekiz ay önce olsa! nefret ettiğim bi okulu son senesinde bırakıp kendimi çeşitli işlerde(şişşt saçmalamayın öyle diil!) çalışırken buldum. sözde kendime meydan okuyordum,kendi kurallarımı kendim koyuyordum geç de olsa...benim yerim burası degil, ben sanatçıyım sanat gibi de yaşamımım olmalı sanrılarıyla hayat gayet de güllik gülistanlıktı benim için isyankarı oynarken... o işten çıkıp başka birine girsem de olurdu iki ay ortalıktan kaybolup backpack tatili yapsam da...öylesine fütursuzca anlayacagın...
sisteme falan karşı gelme geyiği değil bahsettiğim.başka birşey... beyin kapasitesini zorlayacak derecede çok düşünmeyle orantılı icraata geçememe sorunuydu aslında bu...ne sanatla hayatımı kazanmak için uğraş veriyordum ne de boktan okulumu bitirmekle! baktım o kadar düşünmeyle de olmuyor o zaman saldım kendimi toplumsal mantığa...bıraktım mantığımı çayıra...o gün bugündür en büyük dertlerim; bir sonraki günün dersine geç kalıp kalmayacağım, akşam hangi filmi izleyip izlemeyeceğim,arkadaşlarla akşam buluşulacağında annemi de üzmeyeyim arkadaşları da ekmeyeyim ikilemi v.b demem o ki; hayatı minicik, sığ ve düz amaçlarla yaşamak lazım geliyormuş ben geç anlamışım.şimdilik görünen o ki nefret de etsem garanti iş imkanı olan bir mesleğim olacak,ailemle eskisinden daha iyi anlaşıyorum,arkadaşlarımın sitemleri kesildi pek hatırşinas bir arkadaşım artık...yanisi o minik amaçlar toplanıp birleştiğinde gerçek amaca ve huzura(eet kalp gözü de izliyorum artık asadsada) götürüyormuş meğer insanı...düz olmaktan korkmayın(hayır % yüz düşünce gücü okumam o kadar da degil!)
0
fade out again
(01.06.09)
ortak baglayan sey herkesi "hayaller, beklentiler" iste.. onceki yazilanlar da bu kapiya cikiyor.
herkesin bir beklentisi var,
ufo beklemek, kiz cocugu hayal etmek, evlilik, bol para kazanma arzusu, en azindan tum parami bir seylere harcayabileyim ondan sonra sona erebilir hayatim dusuncesi, hayata bir seyler birakabilmek, vs.. hatta bazen korkular.. hayatima son verirsem acaba bu hayattan daha kotu bir sey basima gelebilir mi endisesi ile bile en azindan bir sekilde surdurenler var yasamini..


size bunu soru olarak sordurcak derecede bunalimsal bir donem bence. degismesi de mumkun er ya da gec.
0
la traviata
(01.06.09)
kendim için yaşıyorum. şu hayatımın amacı yok, ne fark yaratır vs gibi bunalım düşüncelere ben de daldım, çıkmam uzun sürmedi çünkü çok saçma. illa bişey için yaşanmaz. sorma, yaşa git arkadaşım ne kastırıyosun. bundan sonra "bunu yapmak neyi değiştirir" yerine "bunu yapmak hoşuma gider mi" diye sor. olumlu cevap alırsan deli gibi motive oluyorsun.
0
zipirinsan
(01.06.09)
Uzun zaman üzerinde düşündüğüm bir soruydu: neden yaşıyoruz ki? Aynen sizin gibi insanlara sormaya başladım :) Sonra insanlar sadece mutlu olma ihtimaliyle yaşıyor diye düşünmüştüm.
Ben ise kendimi öldürecek kadar cesarete sahip olamamaktan yaşıyor olabilirim, ama hayatımın devamını merak etmiyor da değilim. Sonuç olarak merak olsa gerek.
0
loralynn
(01.06.09)
guc ve para?
0
bunubenyazdim
(01.06.09)
öncelikle seni nelerin mutlu ettiğini bulman lazım. benim her zaman yaptığm şey budur. beni neler keyiflendiriyor, neler enerjik tutuyorsa onlarla hemhal olmaya çalışıyorum. bunlar arkadaşlar olabilir, hobiler olabilir, değişik mekanlar keşfetmek olabilir.. önemli olan ne istediğini bilmen. kimse karamsarlık üzerine bir hayat yaşamaktan hoşlanmaz sanırım. ne demişler: "geçmişi vaad etme, geleceği murad etme, anını berbat etme."
0
alonenigma
(01.06.09)
insanı yaşatan arzularıdır.
0
fizikopat
(01.06.09)
yaptığın herhangi bir şeyin, çok istisnai durumlar hariç, uzun vadede önemsiz olduğunu kavramak ilginç bir tecrübe gerçekten. koskoca roma imparatorluğu bile yıkıldı, sen istediğin kadar 3.70 gpa yap. öbür taraf gibi masallara filan da inanmıyorsan tek yol hedonizm bence. cryogenics gibi bir opsiyon her zaman mevcut tabi.
0
point me at the sky
(01.06.09)
niye yasamiim ki? gormedigim suruyle yer, taniyabilecegim zibilyon tane insan, bulgur atmami bekleyen kahverengi kumrular, sayemde hayatlarinda kucucuk olsa da bir seyler yapabilecegim canlilar, bitkiler, kendim, esyalar var. sen soyle simdi hayatta yapilcak bu kadar sey varken niye yasamiim ki? hih!
0
pyro clustic flow
(01.06.09)
o kadar da umutsuz değilim canım. hatta zamanımın çoğu zaman arkadaşlara umut dağıtan ben oluyorum. evde yalnız geçirdiğim haftasonunun etkisi bunlar.

benim de hayallerim var. seneye yurtdışı mastera gidiyorum. belki hayatımın aşkıyla karşılaşırım sonra hep istediğim dünyalar tatlısı bir kız çocuğum olacak.

Sadece merak ettim, arkadaşlara da soruyorum bu soruyu. Herkesi bağlayan bişeyler var gördüğüm kadarıyla. sanki çoğu çaresizlikten seçilen yollar gibi.

Ömrün o büyük sırrını gör bir bak da
Bir tek kökü kalmış ağacın toprakta
Dünya ne kadar tatlı ki binlerce kişi
Kolsuz ve bacaksız yaşayıp durmakta

umutlar için yaşamak çok zor. bazen düşünüyorum da yarını yaşayacağını bilmeden umutlara sarılıyoruz. benim için en mantıklısı ölmüyorsam yaşamalıyım ilkesi.
0
🌸ency
(01.06.09)
simdi soyle bir problem var yalniz:

"benim de hayallerim var. seneye yurtdışı mastera gidiyorum. belki hayatımın aşkıyla karşılaşırım sonra hep istediğim dünyalar tatlısı bir kız çocuğum olacak."

demissin, bunlar tam olarak olmasa, hayatinin aski degil de oraya biraz yakin birisini bulsan, cocuk da dogum itibari ile kel, biyikli ve cirkin cikarsa, "napalim idare edecegiz artik" mi diyeceksin, yoksa "fuck my life" moduna mi gireceksin?

ya da gercekten hayatinin aski onune cikacak, guzel bir kiz cocugun olacak, ama 3 sene sonra askin biterse o zaman ne olacak? ("onu o zaman dusunuruz" diyebilecek birisine benzemiyorsun dediklerin ile. <3 satirdan karakter analizi: ben yaptim oldu> ) bu durumda hayatin onune cikardiklari ile mucadele etmeyi mi sececeksin, yoksa yine mutsuz mu olacaksin?

yani hayatin senin elinde degil pek, hic bir zaman da olmayacak, mesele senin buna nasil yaklastigin, umutsuzluk kisir dongusu icine girip girmedigin. mantikli olani umutsuzluk ve mutsuzluk getirse de, bazen mantikli yaklasmamak gerekebiliyor hayata, yoksa canli cikmiyorsun, bence.
0
bunubenyazdim
(01.06.09)
basketbol.

oynadığım her saniye yer yüzünden ayrılıyorum. zaman ve mekan boyutu kayboluyor benim için.

yemin ediyorum basketbol olmasa bu yavşak ve şerefsiz dünya çekilmez. (benim için)

tabii ki başka güzel şeylerde vardır.

misal futbol-tenis-resim-müzik-dans gibi sportif veya sanatsal olaylar uğrunda yaşanmaya değecek şeyler.
ama lalak gibi gezip, güç ve para uğruna bir ömür harcamak bana göre değil.
0
point guard
(01.06.09)
@bunubenyazdim

aşklar hep bitiyor zaten. bitmez bu sefer dediğimde de bitiyor. onun için üzülmemeyi öğrendim.
40 lı yaşlardan sonra bir yelkenli alıp güneye yerleşirim artık. tek derdim de balık tutmak olarak mutlu mesut devam ederim.
0
🌸ency
(01.06.09)
kendini izole etmek problemini cozecek mi ama? istedigin o mu, teknede yalniz yasamak, kendi kafanin icinde dusuncelerin beynini yemesi, konusacak kimseyi bulamamak, bunlar mi cikis yolu? ya secme hakkina sahip olsa idin? "ben 40 yasinda daha zengin, daha guclu olacagim ki o zaman butun secenekler onumde olsun, ve geri donulebilir secenekler olsun" desen, bunun icin ugrassan, 40 yasinda "ben tekne alip guneye gideyim" tek secenegin olmasa, o tekneyi alip istedigin zaman hala guney'e gidebilmenin disinda istersen yapabilecegin baska 10 tane daha sey olsa? yani demek istedigim, gelecekte yapacagin tercihleri arttirmak, yanlis karar verme durumunda da alacagin zarari azaltmak ve geri donebilme sansina sahip olmak icin calissan? yeterli bir hayat hedefi olmaz mi?
0
bunubenyazdim
(01.06.09)
ayrica tekne isleri isin dogasi geregi cok sorun cikariyor, 40 yasindan sonra ugrasilmaz yahu..
0
bunubenyazdim
(01.06.09)
@bunubenyazdim

para bu dünyayı yaşanmaz yapan şey değil mi? Aldığın bir son model otomobil yüzünden kaç kişi aç kalıyor acaba? ben minimal yaşıyoruum.

İnsanlardan kaçmak gibi bi isteğim yok, güneyde yalnız yaşamayı da seçmiyorum zaten, sadece denize aşığım, o yüzden güney. yalnızlık yüzünden bu noktadayım, böyle devam etsin istemiyorum.

Merak etme düzenli spor yapıyorum, o yaşta da çivi gibi olurum ben.
0
🌸ency
(02.06.09)
gelinlikle sıçın, iyi gelir.
dans kursuna da başlayabilirsiniz, kan dolaşımınız falan hızlanır, hem sevgili de bulursunuz belki.
0
aithra
(02.06.09)
@aithra

tebrikler mutluluğun iksirini çözmüşsün. bu fikri satarsan köşeyi dönersin herhalde.
0
🌸ency
(02.06.09)
Hayal kuruyor musun?

Hayal kur(a)madığım dönemlerimde çok kötü hissederdim, çok kısa sürdü ama. Hayal kurmak aynı zamanda hedef belirlemek oluyor benim için. Ne kadar ütopik olsa da diriltici, aynı zamanda ara duraklar belirlersin (hayal ama kurgusu iyi olmalı). Şimdilerde Tansu Çiller'den sonra gelen ilk kadın başbakan mışım hayali kuruyorum. Başbakan olamk ister miyim, hayır, ama güçlü olmayı isterim o ayrı.

Kimseyi yeterince sevmediğini düşünüyorsun, acaba bunun altında "kimse beni sevmiyor" üzüntüsü olmasın. Tersi de olur çoğu zaman, insan "neden kimse beni sevmiyor" diye üzülürken kendinin kimseyi sevmediğini fark eder. Sevme kısmı ev ödevin olsun, istersen önce hayali birini sev, sevgiye alışırsın o zaman.
0
SiyamkedisiZorro
(02.06.09)
@ ency, büyüyünce geçer :P
şaka bir tarafa amaçsızlık gerçekten kötü bir şey.
yaşamınla ilgili bir standart belirle kafanda o zaman ve ona göre yaşamaya çalış en iyisi.
mutluluk, huzur vs. için de bir şey diyemeyeceğim çünkü bu insanın kendisiyle alakalı. 50 kere yazsak da söylesek de siz değişmedikçe değişmiyor bu gibi durumlar.
0
aithra
(03.06.09)
onca zaman geçmiş hala benim verdiğim ilk cevabımsıda tik yok, yaşama amacım o tiktir benim.
0
bir zamanlar cocuktum
(24.08.09)
bu seferde son cevabımda tik yok:( hem artık burası bizim özel alanımız, mesela buradan şimdi recep tayyip erdoğana küfür etsem götümüze girmiyor,burayı kontrol eden yok, o yüzden ilk önce buradan rte'ye küfür edip sonra ekşiduyuruya dava açıp zengin olabiliriz, iyi düşün ency bu fırsat ele geçmez. iki güne kadar cevabını bekliyorum çok zengin olabiliriz:P
0
bir zamanlar cocuktum
(24.08.09)
aynı senin durumunda bir amcam vardı , hayata bağlayacak birşeyi yoktu, hiçbirşey ona zevk vermiyordu , bıkmıştı, sıkılmıştı, en olmadık şeyleri kafasına takar oldu en sonunda geçen hafta intihar etti...
galiba sende aynısını yaptın.

Yerdeki karıncanın bile bir amacı var , o çok iğrendiğimiz sineğin bile hayattan zevk almasına neden olan şeyler var, bence bizim bu lüksümüz yok, zevk alacaksın , bir şeye bağlanacaksın zorla da olsa yapacaksın. hayat böyle ilerliyor çünkü.
0
Resulwestbrook
(21.07.12)
zorunluluk
0
amaltheia
(21.07.12)
(7)

ev almak icin en uygun metod

rusdemezale
servus dostlar, romalilar.banka kredisi mi,mortgage mi?yari pesin para + yari kredi.banka kredisi tipleri nedir tam?avantaj dezavantaj nedir? belli bi sure sonra vazgecebiliyoz mu? evin o anki degerinden mi hesaplanir peki? kim karar veriyo bunlara?bunlari derli toplu anlatacak bi hakkaniyetli expe
servus dostlar, romalilar.

banka kredisi mi,
mortgage mi?

yari pesin para + yari kredi.
banka kredisi tipleri nedir tam?
avantaj dezavantaj nedir? belli bi sure sonra vazgecebiliyoz mu? evin o anki degerinden mi hesaplanir peki? kim karar veriyo bunlara?

bunlari derli toplu anlatacak bi hakkaniyetli expert suser var midir acep, yoksa da en azindan boyle bi site'ye link atabilecek vatandas araniyo.
internet'te acaip bilgi kirliligi ve disinformation goruyorum.
adam ya herseyi anlatmiyo, ya eksik anlatiyo, ya dupeduz yalan anlatiyo.

roma'ya selam
0
rusdemezale
(01.06.09)
ev almak iyi güzel hoş. kim istemez.
ama kredi tipine karar vermeden önce gerçekten ev alacak etiniz budunuz var mı bunu iyi düşünün. bir çok parametre var. maaşınızın kaç katı değerinde bir ev alacaksınız? içinde oturacak mısınız? amacınız yatırım mı kiradan kurtulmak mı?

genel olarak banka kredisi, mortgage ile ev almak evin gerçek değerinden çok pahalıya mal oluyor.
finansal anlamda daha çok bilgi verebilirseniz yardımcı olabilirim.
0
nikdediginnedirki
(01.06.09)
mis'al peki vereyim:
70 milyar nakit var.
bakirkoy gibi, 125-150 arasi ev almak niyetim.
oturulacak evet, amac kiraya vermek degil.
maas 3-3.5 milyar arasi gidip geliyo.
0
🌸rusdemezale
(01.06.09)
evin tutarının %60-70'ini biriktirmedikten sonra banka kredi almak çok mantıklı değil. örneğin 200 binlik bir eve alacaksanız en mantıklı olan minimum 120-150 gibi bir rakam biriktirip, bunun üzerindeki miktar için kredi almak. aksi halde 60 kaat biriktirip 140 liralık kredi alırsanız o 140 lirayı 280 lira olarak ödüyorsunuz neredeyse.
0
kahvegibi
(01.06.09)
sanırım ev almaktan sa kooperatife veya toplu konutlara yazılıp evin yapılmasını beklemek ve aylık para ödemek daha ucuza geliyor. bu seçeneği de göz önünde bulundur eğer imkanın varsa.
0
argent dawn
(01.06.09)
o zaman etiniz budunuz yerinde. uygun bir adaysınız. 70 milyarı trink verip üstünü kredi alacağınızı var sayıyorum. bence mortgage için uygun bir adaysınız, vadeniz çok uzun olmayacağı için kazıklanma oranınız da nispeten düşük.

banka kredisi tipleri nelerdir?

mortgage aşşağı yukarı bankalarda hep aynı.yani bankalar arası çok büyük bir fark yok. bankaların uydurdukları kredi tipleri arasında da öle büyük bir fark yok. sonuçta faizle kredi alıyorsunuz. asıl konu eğer dövize endeksli kredi alacaksanız hangi dövizi seçmeniz. bence ytl bazlı döviz bu aralar daha mantıklı. ama döviz bazlı bir maaşınız varsa ona endeksleyebilirsiniz.
eskiden mortgage ı japon yeniyle almak çok modaydı sonra yen son bilmemkaç yılın en tavanına geldi, çok insan çılgın paralar ödüyor bankalara.

internet yerine bankaların mortgage hatlarını aramanız daha mantıklı. ayağınıza kadar gelip anlatıyorlar çoğunlukla.

şu seçeneği de sorun/değerlendirin.
bütün parayı değil de gerekitiği kadarını versem üstünü mortgage alsam diyin ve harcamayacağınız miktarın faizini hesaplayın.
sonra bütün parayı verip üstünü kredi alsam diyin ve fazladan vereceğiniz faizi hesaplayın ve buna göre karar verin.

avantaj dezavantaj?

banka kredisi almanın temel avantaj ve dezavantajlarıyla aynıdır. çok pis kazıktır aslında ama diğer yandan da o parayı biriktireceğin ve aynı anda kira bayılacağın yerde erkenden refaha kavuşup bunun bedelini ödüyorsun.

belli bir süre sonra vazgeçmek?
her türlü banka ürününde dezavantajlıdır. mortgage da zaten ev sadece sizin değil bankanın da bir yerde. siz vazgeçtiğiniz veya sözleşmeye aykırı hareket ettiğiniz an evi satar parasını alır, üstünü de size borç yazar. ohhşş.
yani vazgeçmek için almayınız. en kötü şunu yaparsınız. içinden çıkar bir kiracı bulursunuz. ondan aldığınız parayla krediyi ödemeye devam edersiniz.
elime toplu para geçti toptan kapatayım krediyi de demeyin zira mantıksızlık ötesidir. finansbank reklamı gibi deli olmak lazım =)
öyle bir durumda paranızı yatırım araçlarına yönlendirin, krediyi vadelerini bekleyerek ödemeye devam edin.

evin o anki değerinden mi?

evet öyle hesaplanır ama asla evin piyasa değerini bulmaz bu çünkü bakılan mutlaka evin maddi yapısıdır. yani ev ana caddede diye fiyatı yüksektir ama mortgage bunu pek sallamaz. evin bir ev olarak herhangi bir yerdeki değerine bakar. konumdan kaynaklanan değer hesap dışı kalır. bu arada bankalar bu değerleme yapma işi için özel ekiplerle çalışıyıorlar. sizin evi değerlemeye gelen kişiyi kafalama ihtimalinizde var, değerini yüksek bulsun ve ona göre banka daha fazla kredi versin diye. yapanlar var.

kim karar veriyo?

mortgage nispeten yasalaştı. zaten o yüzden aşağı yukarı bankaların uygulamaları aynı.

romadan, aleykümselam.
0
nikdediginnedirki
(01.06.09)
mortgage icin bir vergi avantajin var ise olur. yani mortgage olayina girme durumunda yillik odedigin faizi vergi beyani sirasinda toplam gelirinden indirebiliyor musun indiremiyor musun? indiremiyorsan mortgage sana herhangi bir avantaj saglamayacaktir kredi yaninda. eger indirebiliyorsan da alacagin vergi iadesi cok isine gelebilir.

eger kredi almaya karar vereceksen; kredi fix mi arm mi? arm ise endeksli mi? krediyi alacagin para birimi maasini aldigin para birimi ile ayni mi olacak? bos yere currency risk e girmenin bir anlami da yok. bunlar aleyhine ise, ve mortgage i lehine olan durumlar uzerinden yapabiliyor isen, o durumda da mortgage bu isin olurudur..
0
bunubenyazdim
(01.06.09)
biz yeni ev aldık. 125 milyarlık bir eve 75 nakit verdik kalanına 10 yıllık kredi aldık.her ay ortalama 860 ödüyoruz. Bunun için direkt netten bankaların sitelerine bak. Orda size uygun kredi tipi, bilmem ne diyor en azından az buçuk bilgi sahibi olabilirsin. Bir de bir tanıdık bulabilirsen bir bankacı falan çünkü iş sadece kredi almakla kalmıyor. Ev için bir dünya başka masraflar çıkarıyorlar. Adı da cidden masraf. yok dask yok bilmem ne artı paralar alınıyor işte tanıdık bankacı arkadaş burada devreye giriyor. Kredi işlerine bakan başka bir bankacı arkadaşına yönlendirebilir. Mesela biz İng banktan aldık 1,51 ken bu tanıdık arkadaşlar 1,49 a kadar düşürebiliyor. ya da olmadı masraflardan kesiyor olabildiğince falan falan.
0
pijamaliantigone
(01.06.09)
(5)

muffinlerim hep sönüyor.

uche
niye? fırından çıkınca sönüveriyorlar hep. biraz fırının içinde bekleteyim dedim bu seferde yandılar. sönmemesi için ne yapabilirim?
niye? fırından çıkınca sönüveriyorlar hep. biraz fırının içinde bekleteyim dedim bu seferde yandılar. sönmemesi için ne yapabilirim?
0
uche
(31.05.09)
fazla maya veya kabartma tozu kullanıyor olabilirsin

çıkardıktan sonra altı hava alan bir yere koymayı deneyebilirsin, yani tepsinin vs üstünde değil, mesela (yanmayan) ocağın üstüne.
0
zkurmus
(31.05.09)
sırf ev yapında değil, hazır karışımlarda da aynı şey oluyor.
0
🌸uche
(31.05.09)
sönmemeleri için hamuru kaba aktardıktan sonra üstüne fındık, ceviz, meyve allah ne verdiyse koyarsanız kabardığında içi dolu olacağından sönmeyecektir.
0
nikdediginnedirki
(31.05.09)
"sonme" olayinin olmasi icin buyuk hava baloncugu olusmus olmasi gerek. muffin de buyuk hava boslugu olmamali. ununu eliyor musun koymadan? hangi tur un kullaniyorsun? baking soda mi kullaniyorsun baking powder mi? maya kullaniyor musun?

ayrica burada guzel anlatimi var, ve oneririm butun alton brown programlarini:
www.youtube.com
www.youtube.com
0
bunubenyazdim
(31.05.09)
Hazır karışımlar dahil her tarifte bu sorun oluyorsa yapışınızda değil fırın kullanımınızda sorun var demektir. Uygun ısı ve uygun ayarda pişirdiğinizden emin olun. Çok yüksek ısıda pişiriyor olabilirsiniz ya da fırınınız iyi olmayabilir.
0
cereal killer
(31.05.09)
(10)

Aldatılma acısı, ayrılık acısı v.s

nochristrequiress
Bu acılar nasıl geçiyor? Örneğin aldatılma acısının bir tedavisi var mı? Kişisel fikrim olarak yıllarca etraftan gördüğümüz üzere taraflardan erkek olanı çekip vurmak, kadın olanın da agzini burnunu dagitmaktan başka bir care gelmiyor aklıma. Ne diyim, çok iyi anlayabiliyorum adam oldurenleri. Baska
Bu acılar nasıl geçiyor?

Örneğin aldatılma acısının bir tedavisi var mı? Kişisel fikrim olarak yıllarca etraftan gördüğümüz üzere taraflardan erkek olanı çekip vurmak, kadın olanın da agzini burnunu dagitmaktan başka bir care gelmiyor aklıma. Ne diyim, çok iyi anlayabiliyorum adam oldurenleri. Baska bir care gelmiyor ki aklıma.

Çok büyük hayaller kurdugunuz bir kızla -hayatınızda boyle duygular yasamamis, ilk defa evliligi dusunmus, cocuk hayalleri kurmus, daha ilk ay ailenle tanistirmissin, gozlerine bakinca gozleri dolarmis, sulaleni tanimis, koye bile gitmis..- ve bu buyuk hayaller kendi malliginiz yuzunden bitmis, ama sonrasinda da acimasizca karsi taraf 2.gun de birilerini bulmus. Bu aci nasil gecer?
0
nochristrequiress
(28.05.09)
2.gün bulduğu oğlanın suçu ne ? kızı öldür, geçer acısı. allaaam yaaa.

1 aya unutursun.
0
artikbenimdebirvolvomvar
(28.05.09)
Uzun sürse de, unutuyorsun bir süre sonra. Öfke duygusu üzüntüyü bastırırsa daha kolay olur. Yalnız öfkeyi intikama dönüştürme, tck oyabilir. Yoksa çoktan kezzap atmıştım ben birilerinin suratına.
0
tekosin
(28.05.09)
ön bilgi: bir dahaki sefere mallık yapmazsın. bitmiş ilişkiden sonra edinilen sevgililere de (ister bir saat sonra olsun ister bir ay) aldatılma denmez.

sorunun cevabı: çok ekstrem çözüm olarak açık ilişkileri öneriyorum sana. aldatılma ihtimalini bile ortadan kaldırıyorsun ne şahane değil mi.

kişisel yorum: mallık mallıkla kapanmaz ne demek adam öldürme kadının ağzını burnunu dağıtma. şehir magandası seni. her ayrılık acısı yaşayan/aldatılan adam öldürmüyor. etraftan gördüğümüz üzere demişsin senin algında bir sorun var. hislerine uygun örnekleri seçiyorsun. iyi etmiş kız. çocuk hayalleriymiş. senin gibilerin üremesi engellenmeli.
0
sipsi
(28.05.09)
olan olay kendine guvenin zedelenmesi. senden ayrildiktan sonra hemen bir baskasini bulmasi "bir baska erkegi senden daha nitelikli buldugunu" belirttiginden kendini bok gibi hissediyorsun. bunu tamir etmenin tek yolu bir baskasi uzerinde basarili olup, beynine bu onceden guvenini kaybetmene neden olan olayi (terkedilmeyi) bir "istisna" olarak gosterebilmen. yani bir baskasini bulur ve onu mutlu edebildigini gorur isen, o kisi de sana karsiliginda memnuniyet/vefa (artik nasil gormek istiyor isen) gosterebiliyor ise, guven dengen yerine gelir ve su anda uzuldugun kadar uzulmezsin.

ha, gercekten asik iseydin bu kisiye, bir sonraki bulacaklarina da onun kadar asik olmazsan, unutamazsin, iste o zaman bu duygular bir yasam tarzi da olabilir, askin edebiyatini yaparsin. bence.

ozet: ne pahasina olursa olsun acilen bir baskasini bulman lazim. erkeksen hemen yedeklerden birisiyle takilmaya basla, hic yoksa hayat kadini da isi cozer, kiz olsaydin da bir-iki gece disari cikip birkac erkegin asilmasina izin ver derdim, maksat kendine guvenin geri gelsin.

millet o bahsettigin "erkek olani vurma, kiz olani dovme" olayini yukaridaki cikis yollarini bulamadiklari zamanda sosyal cevrelerine kendilerini kanitlamak ve kendinlerine olan guvenlerini bu yoldan geri getirmek icin yapiyor, ve bu her ne kadar dogal oldugu icin "hafifletici neden" den sayilsa da, iki kere dusunmek lazim bunun uzerinde: bagirmak, fiziksel siddet vb.. olaylari bir son care degil mi? senin bu acidan kurtulmak icin elindeki butun diger sanslar tukendi de mi bunu yapmayi dusunursun?
0
bunubenyazdim
(28.05.09)
@bunubenyazdim

agzina saglik, guzel yazmissin. peki kizin penceresinden bakarsak, hemen birini bulmasi ona ne anlam ifade ediyor? ne soylemeye calisiyor?
0
🌸nochristrequiress
(28.05.09)
bekliyorsun, geçiyor.
yalnız kalma, insan içine çık, yakınlarda bi festival filan varsa hatta süper oluyor. sonra çivi çiviyi söker de deme, paşalar gibi acını yaşa. belki bir daha yaşamazsın böyle bir şey.
0
derectus
(28.05.09)
(bkz: #8024342)

muhtemelen ikinci aşamadasın, geçer. geçmiş olsun hatta.
0
kurukafa
(28.05.09)
öncelikle buradan yardım etmeyi değilde sana hakaret etmeye çalışanları sallama:)
ikinci olarak bu durumun ilk başları hakkaten çok zor ve çeilmez bir dönemdir bilirim. en mantıklı yöntem hemen başka birini bulmak ilk başta o başka biriyle zaman geçirmek dahi işkence gibi gelicek olsa da belli bir süre sonra yavaş yavaş eskisini unuttuğunu fark ediceksin. baktın başkası olmuyor bulamıyorsun, duygularını ve nefretini hergün yazıya dök, her geçen gün ilk baştaki nefretinin aslında ne kadar da komik gelmeye başladığını fark ediceksin, yazılarında değişimi gördükçe yolun sonunda bir ışık olduğuna kendinde ikna olmaya başlayacaksın.

ve son olarak eminim ki sende biliyorsun ve ilk üzüntüyle hırsla söylemişsindir ama belirtelim dövmek öldürmek gibi eylemler çözüm değildir.
0
bir zamanlar cocuktum
(28.05.09)
öncelikle bil ki "bu da geçer" valla bak, her şey geçer her şey hafifler zamanla, işte tek sorun senin acının nasıl geçeceği nasıl başaracağında gizli. tabii ki çekip vurmak bir çözüm değil büyük ihtimalle çekip vurabilecek noktaya gelirsen bu kadar çok sevdiğin bir insanı sonradan da ya kafayı yersin ya da vicdanın el vermez bi tane de kendine sıkarsın. şimdi yaşadığın acı hayal kırıklığı, kendini değersiz görme durumu o kadar büyük ki bunları düşünmen aslında çok doğal, bence kendin de biliyorsun ki asla çekip vurmayacaksın zamanında ben de acıdan "intihar edenleri anlıyorum" derdim kendime.... ayrıca da evet kesinlikle ayrıldıktan 2 gün sonra başkasını bulması doğru değil her ne kadar artık ayrılmış da olsanız bence de doğru değil, ama herkesin acıyı geçirme ilerleme yöntemleri farklı işte :)inan bana zamanla her şey geçiyor tek sen değilsin böyle şeyler yaşayan. illa çivi çiviyi sökecek diye bi kaide yok gelişine bırak belki de ilerde daha iyi ve daha güçlü olabilmek için yaşaman gereken şey bu acıyı çekmek aslında. yaz, çiz ya da al çantanı gez toz, iç gül, eğlen, hatta ağla, yalnız kal ya da yararlı olacağına inanıyorsan başkasını bul takıl ama bil ki zamanla geçecek...
0
sleep may be the enemy
(29.05.09)
sen de biliyorsun ki kiz egosunu tamir etmek/yukselterek unutmak icin yapiyor da, egosunu dusuren nedir? esas merak ettigin bu herhalde?

yani senin bahsettigin "mallik" mi, yoksa malligi affetti de genel olarak sana karsi olan sevgisi mi azaliyordu da boyle oldu? simdi nasil bu kadar onemsiz oldun, nasil degersiz oldun onun gozunde? bunlari ogrenmek istiyorsun saniyorum?

eger "mallik" ise zaten farkindasindir sana cevap verdigini, bu durumda haketmedigini dusunuyor isen yapacak bir sey yok, sen de bunu biliyorsun, arada olur boyle fazla reaksiyonlar, onumuzdeki maclara bakacagiz. eger hakediyorsan da super, cunku artik neyin iyi oldugunu, neyin de kotu sonuclar getirdigini gordun, uzun hayatinda karsina bir benzer ask ciktiginda o kisi icin daha iyi bir insan olacaksin. ve sen malligin yuzunden olmasini tercih edersin,

cunku aksi durumda kendi egosunu yukseltirken senin egona basmis, ezmis oldu, seni artik saygi duymaya deger gormeyerek. niye yaptigini da soylemedi, farkettirmedi. eh elinde spesifik bir neden olmadigi icin genel olarak kendinden nefret edeceksin. simdi bu baska sorular acar; mesela acaba kiz birkac ay once hoslanmayi birakti da bu elemanla mi tanisti, eleman bunu tavladi? yoksa kiz simdiye kadar hep yalan mi soyluyordu? icinden cikamazsin. ve iste bu ezilmis ego kafasi ile dusunmektir nefret duyduran, guven dusuren, kanitlamak icin adam oldurten, kendini oldurten. bunlar hep "menfi" dusunceler o yuzden, sadece sana zarar verir.

simdi sen oturup dusunuyorsun bu kadar kiz hakkinda, olan olaylar hakkinda, dert ediyorsun, aci cekiyorsun falan, o zaman durup sorman lazim, "bu kiz buna deger mi?" deger ise, bir problem yoktur. eger bu kiz buna deger ise, ben de olsam ben de cekerdim acisini sonsuza kadar. ama iki terslik var bu iste, birincisi son derece kli$e hem de: dunyada senin ulasabilecegin, ve guzel bir gelecege sahip olabilecegin birden fazla kiz var. yani bu baglamda hic bir kiz kendini tehlikeye atmaya / adam oldurmeye deger degil. ikinci terslik de su: cunku ben oyle degerli bir kiz ugruna yapiyorsam olayi, atlar adami bir sekilde halleder kizi alirdim, sen diyorsun ki kizi da vurayim/doveyim. ama kizi da dovuyorsan sen kiza asik degilsin, sen aci dolusun, kiz oyle bir travma yasatmis ki bu hareket ile, bunu cozumlemeye calisiyorsun, egon son bir hamle ile sucu kiza atarak kendini dagilmaktan kurtariyor. son noktadasin, buradan asagi kayarsan intihar ediyor, cok durursan da katil oluyorsun. hemen yukselmelisin o yuzden, sen de egonu tatmin edecek, guven verecek bir sey bulmalisin. maksat kimseye bir zarar gelmesin, pareto optimality olsun.

bu halde arkadasin olsam sunu soylerdim: aman onun ne demek istedigini dusunme. cekimine karsi koyman gereken bir kara delik onun dusunceleri. eger dusunmeye devam edersen acin/askin zamanla daha da buyur, ustesinden gelinemez olur, menfi olur.

kizin gercek amaci ne olursa olsun, onemli olmamali, bundan sonra yapacaklarini etkilememeli. ayrildigin andan itibaren uzerinde bir yaptirimin olmadigi icin artik yaptigi ve yapacagi her sey de facto etik. daha fazla dusunmek, nedenlerini aramak senin psikolojine, kendine olan guvenine, hayat hedeflerine ulasmana zarar verir sadece. ve nasil senin kiz uzerinde yaptirimin yok ise onun da senin uzerinde duygusal yaptirimi olmamali, onun hareketleri artik seni baglamamali. ona karsi olan butun duygularin yeni birisini buldugun zaman erozyona ugrayacak zaten.

sonra yazmamissin ama saniyorum ki her seyin uzerinde bu guven kaybi yuzunden bir de utanc var icinde, ve ben derim ki: utanilacak bir sey yok, herkesin basina bir sekilde benzer seyler gelir. maksat icine atma, paylas zehri..
0
bunubenyazdim
(29.05.09)
(7)

çerez temızleyici

karadenız1111
ziyaret ettiğim sitelerin bıraktığı çerezleri güvenle silebilecek . program onerılerınız
ziyaret ettiğim sitelerin bıraktığı çerezleri güvenle silebilecek . program onerılerınız
0
karadenız1111
(26.05.09)
ccleaner. www.ccleaner.com
baska temizlikler de yapabilirsin bu program ile.
0
bunubenyazdim
(26.05.09)
bende ccleaner kullanıyorum bilgisqayardaki sorunları çözüyor pc açılırken açılan ıvır zıvır programların açılmamasınıda sağlıyor
0
Adil Can
(26.05.09)
bu program gereklı programları' da sılıyor dıye duydum ? kullanıp memnun olan varmı ?
0
🌸karadenız1111
(26.05.09)
program kullanmdan da yapabilirsiniz aslında.
browser'ların böyle ayarları var. örneğin firefox seçeneklerde gizlilik sekmesinde "çerezler" ayarı var. çerezleri tutma süresi olarak "firefox kapatılana dek"i seerseniz browseri her kapattığınızda otomatik olarak siler.
0
etna
(26.05.09)
uninstall ederken proramların bıraktıgı antin kuntin seyleri de siliyr kastettigin buysa bu da gerekli bi ozellik.
0
bryan fury
(26.05.09)
Ctrl+Shift+Del
0
mario64
(27.05.09)
ccclenaerla yapılan tarama sonucu neyi silip neyi silmeyeceğini seçebiliyorsunuz.o yüzden rahatlıkla kullanabilirsiniz onu.
0
aynali
(27.05.09)
(4)

İnsanoğlunun evrimleşme sürecinde göz renginin yeri

torque
Arkadaşlar biliyoruz ki hepimiz `maymun`dan geldik. (bazıları kabul etmese de) Ancak şöyle bir durum var ki ben mantıklı bir neden bulamıyorum. Şimdi, maymunlar `kahverengi` veya siyah gözlere sahip. Ancak biz insanların mavi gözlüsü de var yeşil gözlüsüde. Şimdi diyeceksiniz ki ona bakarsan sarı sa
Arkadaşlar biliyoruz ki hepimiz maymundan geldik. (bazıları kabul etmese de) Ancak şöyle bir durum var ki ben mantıklı bir neden bulamıyorum. Şimdi, maymunlar kahverengi veya siyah gözlere sahip. Ancak biz insanların mavi gözlüsü de var yeşil gözlüsüde. Şimdi diyeceksiniz ki ona bakarsan sarı saçlı adam da var, siyah tenli kıvırcık saçlı zencide, ufak tefek insanlarda var, iri kaslı adamlarda. Ancak bunların hepsi çevresel etken. Kısaca soru şu: insanın evrimleşmesi süresince gözrengimiz, hangi çevresel etken nedeniyle mavi veya yeşil renk almıştır? Fikri olan parmak kaldırsın.
0
torque
(26.05.09)
biz "maymun" dan gelmedik. butun primate ler ile ortak atamiz var. bu baglamda hic bir primate'in bile kahverengiden baska goz rengi olmasa idi, hominidae'nin renkli gozlere sahip olmasi garipsenecek bir durum degildir.

en basidinden 200bin yil once orta afrika'da 10 tane hominid dogmus diyelim, bir mutasyon olmustur, bu 10 tanesinden iki tanesinin goz rengi mavi olmustur. genetik bilgin nasil bilmiyorum ama, bu mutasyondan sonra ciftlesmeleri durumunda cocuklarinda renkli goz cikmasi mumkundur. renkli goz olayi recessive dir, yani (r-renkli(herhangi bir renk diyelim) k-kahverengi) goz konusunda rr anne ve kk kromozomlarina sahip babadan yalnizca kahverengi gozlu cocuk dogabilir. eger baba da "rk" ise, cocugun renkli gozlu dogma ihtimali vardir. (eger cocuk babadan k, anneden r alirsa yine gozleri kahverengi olur) bu baglamda renkli goze sahip olmayan ama bu ozelligi "tasiyici" olarak devam ettirenler ile tam renkli goze sahip olanlar, ya da iki tasiyicinin beraberliginden doganlar, bu ozelligi devam ettirir.

bu genetik etkenlerin yani sira, cevresel etkenler de soz konusu olabilir, mesela renkli gozler genellikle isiga ve suya daha duyarlidir, bu 100bin yil once buyuk problem olmalidir avlanan bir irk icin. yine eger evrimimizin herhangi bir zamaninda biz gece avlaniyor iseydik, atiyorum renkli goz daha cabuk farkediliyor ise avlamaya calistigimiz hayvan tarafindan, renkli goze sahip olanlar ac kalip olecek, soyunu devam ettiremeyecektir.

bu baglamda daha kasarsak ihtimal vardir ki hominidler hep renkli goze sahipti, sonra birden bire kahverengi goz rengi bir mutasyona ugrayip dominant oldu, ve renkli goz recessive kalarak azaldi..

daha detayli olarak simdi iste oldugum icin kasamiyorum, ama bu olay boyle bir sey iste. ama kesinlikle "maymun" dan gelmedik, ortak atamiz var..
0
bunubenyazdim
(26.05.09)
deri rengimizi ve goz rengimizi belirleye genler birbirini etkiliyormus sanirim, bolgelerin gunes isigi alma oranina gore deri rengini belirleyen genler evrim gecirmis. deri rengi daha acik olmaya baslayinca goz rengi de daha acik renkler olmaya baslamis. melanin pigmentlerinde acik renkler daha baskin olmus yani. japon makaklari da soguk yerlerde yasiyordu, onlarda da mavi renkli goz gorulebiliyor.
0
ermanen
(26.05.09)
maymundan gelmedik ortak atamız var, bu gerçekten önemli her seferinde düzeltilmesi gereken bir şey. göz rengi içinse; snp adı verilen gen, hatta gen parçaları arası intron denilen yerlerde de bulunabilen, tek bazlık farklılıklar, göz içi pigmentlerin yoğunluğunu belirliyormuş. snplr çok yaygındır ve çok sayıda hastalıkla ilişkilendirilir. insan genom projesinde snplerin farklılıklarından kurtulmak için 10 örnek üzerinden yapılmıştı okumalar.

her neyse, snplerin yarattığı pigment yoğunluğu farklılıkları, işte göz rengini oluşturuyor. bunun pratikte insana hiç ama hiçbir iyi ya da kötü etkisi, kısaca seçilim baskısı yok.

mavi göz ise diğer gözlerden birak farklı, pigment yoğunluğu değilde, gözün üst katmanındaki pigmentlerin olmaması durumu. o yüzden noktalı olmayan tüm saf mavi gözlü insanların yaklaşık 10bin yıl önceki genleri mutasyona uğrayan tek bir atanın torunları olduğu bulunmuş

bu üstteki çalışmanın başındaki profesör de senin soruna da cevap olarak bir bakıma şöyle demiş ; bu bize gösteriyor ki doğa insan genomunu sürekli değiştirerek, farklılıklar yaratmaya çalışıyor.

~~ insan bireylerinin genomundaki farklılıkların bu kadar çok olması bence evrimin en güzel ilerleme metodlarından biri. göz rengi için belki seçilim baskısı yok ama bizim tür olarak her şeye dayanıp ileriye bakacağımızın doğal sigortası

+bir de bezelye buruşukluğu gibi değil, göz rengi. tek genle değil birçok genin etkileşimiyle belirleniyor.
0
gunetapar_
(26.05.09)
emdikleri dalga boyları değişik olacak ama çok çok önemsenmeyecek bir, renk algılama farkı var insanlar arasında. ama seçilim baskısı oluşturacak kadar değil. hatta farkedilecek kadar bile değil. kısaca bu, insanın ileride olabilecek herhangi bir şeye karşı baştan hazırlıklı olma stratejilerinden milyonlarcasından birinin, ortaya renkli bir çıkartması durumu
0
gunetapar_
(26.05.09)
(2)

Malta hakkında

mancuryalıalay
Yazın maltaya tatile gitmeyi dusunuyorum.ada hakkında bilgiye ihtiyacım var.3 tane sorum olacak.1-hangi sehrine veya beldesine gidilebilir?2-Bekar bir erkek icin uygun mudur? yani barların kapısında damsız almıyoruz kocum tarzı engellerle karsılasırmıyız?3-vede herhangi bir sengen vizesiyle giris ya
Yazın maltaya tatile gitmeyi dusunuyorum.ada hakkında bilgiye ihtiyacım var.3 tane sorum olacak.
1-hangi sehrine veya beldesine gidilebilir?
2-Bekar bir erkek icin uygun mudur? yani barların kapısında damsız almıyoruz kocum tarzı engellerle karsılasırmıyız?
3-vede herhangi bir sengen vizesiyle giris yapabilir miyiz?
0
mancuryalıalay
(26.05.09)
1- o kadar buyuk degil, dert etme sehri.
2- sorun cikmaz.
3- ab sonrasi vize gerekiyor. (eskiden turk vatandaslari icin havaalanindan alinabiliyordu) www.mfa.gov.mt(Turkish).pdf formu ile turkiye icinde italyan dis temsilciliklerinin herhangi birisinden alinabilir.

ayrica:

www.mfa.gov.mt
www.mfa.gov.mt
0
bunubenyazdim
(26.05.09)
iklimi en guzel ulke. insanlari guzel. cok rahat. benden bu kadar.
0
ermanen
(26.05.09)
(9)

Kurt Alevilerle ilgili bir soru

adeleguner
Ben bu konuda google ve sozlukte arama yaptim ama kesin bir cevap bulamadim. Sorum size tuhaf gelebilir. Turkiye disinda buyudugum, ve babannem oldukten sonra Turkiye'ye gelmedigim, ve de birazda cahil oldugum icin beni maruz gorun. Asiretler, kan davalar ve cok eslilik Kurt Alevilerin arasinda da g
Ben bu konuda google ve sozlukte arama yaptim ama kesin bir cevap bulamadim. Sorum size tuhaf gelebilir. Turkiye disinda buyudugum, ve babannem oldukten sonra Turkiye'ye gelmedigim, ve de birazda cahil oldugum icin beni maruz gorun.

Asiretler, kan davalar ve cok eslilik Kurt Alevilerin arasinda da gorulen bir sey mi?
0
adeleguner
(26.05.09)
genelleme yapmayayim ve sadece kendi memleketeim icin konusayim (bingöl).tam böyle asiret degil de agalik kesin var, kan davasi da vardir ama nadirdir. cok eslilik yoktur.
0
pembeli kiz
(26.05.09)
benim bildiğim kadarıyla bu dediklerin kürt alevilerinde var, yani doğunun ortak sorunu ama mesela bazı şehirler bu saydıklarının bazılarını yaşamadı, mesela malatya'da köylerde o tasvir edilen ağalık yoktu, kan davası ise hiç duymadım o civarda, tabi yanılıyorda olabilirim.

bence olay alevilik/kürtlük vs. gibi değil bölgesel olarak farklılık gösteriyor.
0
alchemistt
(26.05.09)
bunun kurtlukle alakasi yok, alevilik ile hic alakasi yok.

tarima bagli ekonomilerde gorulen bir olay, cunku boyle ekonomilerde eger devlet otoritesi yok ise topraga (ve bunun urettigi zenginlige bagli feodal bir duzen mevcuttur (en fazla toprak sahibi aile = devlet) buna da "asiret" diyoruz. asiretin bir aile duzeni olmasi da yine bu tarz ekonomilerde aile babasinin (tek esli veya cok esli olarak) fazla cocuk yapmasi, cunku fazla erkek cocuk demek tarladan daha hizli/daha fazla verim alabilecek is gucu demek. eh bunlar da sonra aile ici evlendiriliyor cunku eger oyle olmaz ise tarlalar bolunur. neyse sonuc olarak birkac yuzyil sonra (ve soyadi kanununu takiben) bir soyadina sahip binlerce kisi oluyor bir bolgede, asiret boyle olusuyor.. bu avrupa'da da boyledir (teknik olarak avrupa kraliyet aileleri feodal zamanlarin avrupali asiretlerinin bir devamidir), ortadogu'nun tamaminda hala boyledir. milli bir olay degildir. ha turkiye'de bunun boyle olmasi asiret sahipleri "kurt" oldugu icin degil, devletin otoritesinin olmadigi, ekonominin hala tarim/hayvanciliga bagli oldugu o bolgelerde daha cok kurt halkin yasamasindan, teror, savas vb. gibi nedenlerden oturu son yuz yilda diger etnik gruplarin goc etmis olmasindan dolayidir. olayin alevilik ile bagdastirilmasi da aleviligin yine o bolgede yaygin olmasidir. bunun da gecmisi 1400 lere falan dayanir. yoksa kurt veya alevilik ile baglanmamasi gereken, tamamen sosyo-ekonomik nedenlere dayanan seylerdir asiretler, kan davalari ve cok eslilik.

hem turkiye'de cok eslilik vardir, yasal olarak degil ama "imam nikahi" yontemi ile. kanuna aykiridir, ama de facto yasaldir cunku otoritenin olmadigi yerde engellenemez.

yani neyse, uzun lafin kisasi, bahsettigin seyler turkiye cumhuriyeti sinirlari icerisinde gorulur, ama bir millete/dine bagli seyler degildir, ekonomik nedenlerden oturu olusurlar, ve o bu ulkede o ekonomik durumda olan nufusun cogu kurt oldugu icin sanki onlarla alakaliymis gibi gorulur, ve bu yanlistir.
0
bunubenyazdim
(26.05.09)
tarima bagli ekonomiye cok baglayamiyorum ben bunu, daha cok alchemistt e katiliyorum, bölgesel oldugu konusunda.
trakyali ailem, trakya köylerinde ekonomi gayet tarima ve nispeten daha az hayvanciliga dayalidir. kan davasidir, asirettir cok esliliktir kesinlikle yok. cok cocuk yapma olayi da nadir. tarla cok ama akraba evliligi yok. gelenek görenek meselesi, oranin kültüründe yok boyle kavramlar. tarlasi cok olan zengin adama aga denebilir ama zengine guzele ragbetten saygi babinda soylenir o da.
0
eick
(26.05.09)
eick: yukarida tarima bagli ekonomilerde "devlet otoritesi yok ise" dedim, trakya'da yeri ve nufus yogunlugu nedeniyle son 600 senedir devamli bir devlet otoritesi var. ayni sekilde avrupa'da da devlet otoritesi uzun zamandir mevcut.
0
bunubenyazdim
(26.05.09)
alevilikde imam nikahı yoktur. dolayısıyle çok eşlilikde olmaz ne dede müsade eder ne de çevre. tabi nu dediklerim alevi-bektaşi göreneklerine tam bağlı bölgeler için geçerli arap adetlerinin daha baskın olduğu güney-doğu yada doğu-anadolu kesimlerinde daha farklı olabilir bilemiyorum.
not: ha tabi kaç tane böyle köy kalmıştır orasıda muamma neyse...
0
genc irisi
(26.05.09)
Biri ile dargin olunca dahi cem torenine almazlardi, kan davasi olan, cok esli bir adami mi alacaklar? Imkansiz.

Alevi Kurtler ve Alevi Turklerin arasinda yasam tarzilari bakimindan pek fark oldugunu dusunmuyorum. Aleviyse Kurdu Turku fark etmez kan davasi suremez. Boyle bir sey olursa duskun (toplum disi) olurlar. Duskun olmakta bir Alevi icin en buyuk ayiptir. Ben de Turkiye'de buyumedim, ama cocuklugumun bir kismi Maras'da koyde yasli Alevi Kurt akrabalarin arasinda gecti. Bu yaslilardan cok sey dinledim. Ama kan davasi, namus davasi, berdel, asiret, baslik parasi gibi seyleri hic duymadim.

Cok eslilik konusuna gelince. Devlet nikahi cikmadan once Alevilerde nikahi dede kiyardi, cemaat da sahit olurdu. Alevilerde cok eslilik yasaktir. Ilginc bir ornek vereyim, benim babamin dedesi karisi oldukten 20-30 gun sonra tekrar evlenince duskun ilan edilir; daha karinin 40'i cikmadi, nasil boyle bir saygisizlik yaparsin diye belirli bir sure toplumdan uzaklastirma cezasi almis. Alevilikte bosanmak da hayli zordur. Oyle keyfi sebeplerden dolayi, bu evlilik bana dar geldi canim yeni bir kadin istedi bosanacagim demekle bosanma olmaz. Kadin istemezse adam bosayamaz. Bosanma kadindan yanadir. Koylerde yillarca yapilan uygulama boyleymis.

edit: Turkiye'de yasayanlar benden daha iyi bilirler. Asiret olayi Kurtlere ozggu bir durum oldugunu sanmiyorum. Turklerin, Ermenilerin de asiretleri vardi.
0
stercorarius parasiticus
(26.05.09)
Dogunun ortak sorunu ise doguda yasayan Turklerde de olan bir seydir, degil mi?
0
🌸adeleguner
(27.05.09)
@adeleguner
tabi ki ortak sorunsa türklerde de oluyor. aşiret, kan davası gibi şeyler kürtlere özgü değil. hele de alevilik içinde hiç yeri olmayan şeyler.
0
genc irisi
(27.05.09)
(14)

evde hırsızla karşılaşınca yapılabilecekler?

simultane eksi oy veren ibne
arkadaşlar ben öğrenci halimle soyuldum. evet, eve hırsız girdi. ve hırsız yatağın dibinde pantolonumu karıştırırken uyandım ve hırsız kaçtı. şimdi bu adam benim yatak odama balkondan girdi, özellikle kız arkadaşımın o geceden sonra psikolojisi kendine gelemedi, bok bir durumda. çok fazla korktu.şim
arkadaşlar ben öğrenci halimle soyuldum. evet, eve hırsız girdi. ve hırsız yatağın dibinde pantolonumu karıştırırken uyandım ve hırsız kaçtı.

şimdi bu adam benim yatak odama balkondan girdi, özellikle kız arkadaşımın o geceden sonra psikolojisi kendine gelemedi, bok bir durumda. çok fazla korktu.

şimdi hepiniz duymuşsunuzdur; "eğer hırsızı yatak odasında vurursanız, cezası yok" diye bir söylenti var. ben bundan yola çıkarak polise abi adamı vursam ne olucak, değer mi 2 telefon için falan demem sonucunda bana, yok öyle bir şey, hırsızı vurursan ceza alırsın, şansın yok falan dedi.

ben de evde silah bulundurmak için ruhsat başvurusu yapmayı düşünüyorum, çünkü burda hırsızlık olayı çok çok fazla oluyor ama eğer ben yatak odasında hırsızı vurursam, ceza alır mıyım almaz mıyım? nedir ne değildir bu? benim kendi evimde hırsıza verebileceğim hasar nedir? hangi kıstaslara göre değerlendirilir? bilen varsa aydınlatırsa sevinirim.
0
simultane eksi oy veren ibne
(25.05.09)
yanlis bilmiyorsam yatak odana girmisse ve oldurursen nefs-i mudafaa gerekcesi ile yirtabiliyorsun.
0
sourlemonade
(25.05.09)
daha iki üç gün önce bir başlıkta soruldu ve bayağı tartışıldı. hukukçu zeke kardeşimiz cevaplarıyla bu yatak odası olayını benim nezdimde şehir efsanesi olayı haline getirdi. inceleyiniz incelettiriniz dediğim duyuru (git: 74048)
0
phonex
(25.05.09)
silahla adam vurmak o kadar kolay bir şey değil kendni bile vurursun, olmadı alır silahı elindeno panikle seni vurur. hele soyulacağım diye vurmak hiç doğru bir şey değil. insan sonuçta.
hırsızı gördün mü, öyle bir nara at ki " heyyyytt uleyynn gibi" tüm apartman yıkılsın.
bak neler oluyor o zaman.
0
radikalherif
(25.05.09)
metal küresel ufak bilyemsi şeyler atan silahlar var. co2 tüpü yardımıyla atış yapıyor ve oldukça güçlü bir cihaz. attığı merminin oldukça küçük olması hem karşı tarafa kısmen zarar vermeyi hem de başınıza iş açacak bir durumdan kaçınmayı sağlıyor. hiç lazım olmadı insana karşı denemedik ama bir tane almıştık zamanın birinde ve araştırdığımızda bulundurmanın ruhsata tabi olmadığını öğrenmiştik. nitekim alırken de birşey sormuyorlar.


edit: havalı silah diye geçiyormuş adı.
0
prodeq
(25.05.09)
öğrenci halinizle eve hırsız girdi diye size silah ruhsatı vermezler. o yüzden bir haydar edinin. onunla döverseniz hırsızı aranızda boğuşma geçeceğinden nefsimüdafaa ya girer. boşverin silah işlerini. okul bitip askere gidince elinize alacaksınız zaten o soğuk çeliği.
0
trocero
(25.05.09)
pencereye demir falan taktir, ne yap et, ama silah alma. silah bulundurman, eger hirsizin da silahi var ise onu kullanmasi icin neden olur. normalde hirsiz iki cep telefonu alip gidecekken bosu bosuna kendi kendini tehlikeye atma.. bu baglamda illa silah alacak isen, kuru siki kesinlikle alma, cunku sen silahini cekince eger var ise o da cekecek, ve sen vurmazsan vurulursun. unutma, onun seni vurmasi icin senden daha cok nedeni var.

zaten eger hirsizin silahi yoksa ve acik bir neden olmadigi halde sen kendininkini kullanirsan, bu da olum ile sonuclanirsa, ne kadar hafifletici neden olursa olsun (kendinde olmamak, elindeki seyi bicak sanmak vb... ) bir miktar yatarsin. 2 cep telefonu icin gereksiz yere yatmanin da anlami yok, alarm taktir, demir taktir, hic olmadi birak calsin.
0
bunubenyazdim
(25.05.09)
Benzer cevap veren arkadaşlar var ama yinelemek geldi içimden; atalarımız ne güzel söylemiş: "iti dövme korkut" diye... kuru sıkı silah bence çok iyi bir çözüm olabilir. ama tipi gerçeğe benzemeli ve yere ya da havaya sıkman iktiza ederse sesi de yüksek olmalı, kulak çınlatan cinsten. inan bir kere korkuttunmuydu, apartmandaki diğer daireleri komple boşaltsalar da bir daha senin daireye girmeye yeltenmeyecektir.

bir de; ona fiziksel zarar vermeden belli uzaklıkta kalarak tehditler savurman en iyisi. Benim amcaoğlu arabasına giren hırsızı eşşek sudan dönmiycekmişcesine ıslatmıştı. gerçi kendince haklı sebepleri vardı; zira çalınmaya kalkışılan teyp, arabaya taktığı 4. teypti. ve evi müstakil bahçeli bir evdi. adan 38-40 yaşlarındaydı. amcaoğlu çok sağlam dövdü ve elini ayağını bağlayıp karakola götürdü. lakin 3 ay davalarla mahkemelerle uğraştı durdu. hırsız 15 gün iş göremez raporu alınca bizimkine de 20 gün hapis cezası çıkardı nöbetçi mahkeme. neyse ki kefalet ödeyip sıyrıldı.

sözün özü; nesnel bir zarara yol açmadan halletmeye çalış bence sorununu...
0
trawmatolog
(25.05.09)
çelik kapıların kenarına bar takıyorlar levyeyle daha zor açılsın diye, en azından caydırıcı olur. ben başucumda iki adet boken bulunduruyorum. bir de; balkon, koridor gibi hırsızın girmesine müsait yerlere harekete duyarlı lamba takarsanız o da bir miktar caydırıcı olabilir.
0
lykos
(25.05.09)
onun psikolojisini kaldırabilecek misin hayatın boyunca. yani adam vurmak için izin istiyorsun resmen. onun yerine güvenlik önlemlerini artır silaha vereceğin parayla.
0
qranta
(25.05.09)
buraya kurusıkı yazanlar, simultane kardeşinizi öldürtmek mi istiyorsunuz?
diyelim ki hırsız silahı görünce o karanlıkta gerçek sandı ve çıkardı kendi tabancasını sıktı ne olacak?
0
radikalherif
(25.05.09)
arkadaşım pazarda 1 liraya satılan kapı ve pencereler için alarmlar var. tak pencerelerine açıldığı an deli gibi bağırıyor. ne gerek var bunlara. ha çok mu korktun taktır evine pronet alarm. ayda 30 lira mı ne. adam vurmak falan bunlar kolay işler değil.
0
atrin
(25.05.09)
Öyle ruhsat almayı kolay mı zannettin kardeş, her evi soyulana silah verseler işin sonunda herkesin bir silahı olur. Zaten yeteri kadar silahlı adam var anasını satayım, kimle dalaşsan hemen silahı çıkarıyor. O silahı elinden alıp ağzını yüzünü kırmak da var, ama ondan sonra bir yerde sıkıştırıp 10 kişi silahla üstüne geliyorlar. Neyse.

Hukuki olarak benim bildiğim kadarıyla yatak odanda bile vursan yine bir şekilde ceza alıyorsun. Ancak hırsız, çalma fiilini tamamlayıp geri balkona döndüğünde aşağı inmek üzereyken müdahale etme hakkın doğuyor. Hatta hatta jandarmalar ve kolluk mevzuatında da tartışma konusudur, hırsızlık fiilini tamamlaması için bir ayağının balkondan dışarıda ve elinde çaldığı eşyalarla duruyor olması lazım. Saçma mı, evet son derece saçma.

Bana sorarsan hırsızın balkona çıkmasını adımını falan beklemem. Büyük konuşmayayım ama boğazına sağlam bir kroşe çakardım büyük ihtimal gördüğüm yerde. Bıçaklı silahı varsa sol elini çapraz şekilde kalbini koruyacak şekilde yaklaşıp burnuna veya boğazına vurabilirsin. Hatta boğuşma anında çok zorda kalırsan ve adam öldürmeyi göze alırsan baş parmağını şah damarına doğru tüm gücünle itebilirsin.

Yine de değmez, görme böyle durumlarda hırsızı. Bırak gitsin. Hukuk ne yapar ne eder seni suçlu çıkarır nasıl olsa.
0
tekosin
(25.05.09)
insan vurmanın odası koridoru olmaz. sizin hâkimiyet alanınızda bulunan, o an var olmaması gereken ve oradaysa malınıza veya canınıza kastettiği açık görünen bir yerdir ev. evin neresi olursa olsun. sonuçta kendinizin ve yanınızdakinin başta canını ve vücut bütünlüğünü, daha sonra malını vs korumak durumundasınız. bu açıdan 1-0 öndesiniz.

ancak karşıdakinin oluşturduğu tehdidin büyüklüğü ile sizin bu tehdidi bertaraf etmek için giriştiğiniz eylemin de bir yerde orantılı olması icap eder.

hırsız eğer kılıç kuşanıp gırtlağınıza dayanmamış ise silah kullanmanızı önermem. yok ille kullanacağım diyorsanız öldürme değil, etkisi hâle getirme kastınızın olduğunu insanların açıkça anlayabilecekleri hedeflere nişan almanızı öneririm. (Tabii nişan alma gibi bir lüksünüz varsa silahlarla şu ana kadar olan ilişkiniz dâhilinde!)
0
tiberius claudius
(02.06.09)
güzel kardeşim silah almayı düşünmekle en iyisini yapmışsın.ayrıca öğrenci adama silah ya da ruhsat vermezler diye birşey yok!ülkemizde 21 yaşını bitiren herkes silah ruhsatı alabilir,ancak taşıma ruhsatı biraz zor.sen zaten evin için alacaksın,bu yüzden senin bulundurma ruhsatı ile işin var.silah olarak da senin işini kırıkkale bile görür ki bu silahı ilçe emniyet müdürlüklerindeki ruhsat bürolara sorduğunda illa bedelsiz olarak devretmek isteyen yaşlılar,vs. bulursun.5 yılda bir harç ödeyeceksin o kadar altı üstü,ekmek istemez su istemez...
bu ülkede kasıtlı olarak bireysel silahlanmanın önüne geçilmek isteniyor ama birgün hepimiz silah bulabilmek için ne yapacağımızı bilemez çaresiz bir haldeyken silahın ve bireysel silahlanmanın değerini anlayacağız.
bu arada sakın ruhsatsız filan işine girme!
0
skplgl
(01.07.10)
(1)

Aminoasit nerden ucuza bulunur? Ne kadar kullanılmalıdır?

ding dong bizim kasap moo moo inekler 2
Sevgili 300 spartalılar;İki aydır okulun izin verdiği ölçüde düzenli spor yapıyorum. boyum 170cm. ve interrail falan filan derken 59'a kadar düşen kilomu 68 civarına kadar yükselttim ve oldukça fit bir vücuda sahip oldum. fakat öğrenci evinde yaşadığım için özen göstersem de çok da düzenli beslenemi
Sevgili 300 spartalılar;
İki aydır okulun izin verdiği ölçüde düzenli spor yapıyorum. boyum 170cm. ve interrail falan filan derken 59'a kadar düşen kilomu 68 civarına kadar yükselttim ve oldukça fit bir vücuda sahip oldum. fakat öğrenci evinde yaşadığım için özen göstersem de çok da düzenli beslenemiyorum ve araya giren vize final gibi 1-2 haftalık aralarda 65-66 kilo civarına düşüyorum. şimdi neredeyse haftada programa göre 3-4 gün salonda 1 günde halısahada ya da kortta idman yapıyorum. geçen hafta gnc'den tanesi 7 liraya 2 alana 1 bedava kampanyasından sıvı amino asit (powerbar marka- kadının dediğine göre 6000'lik www.powerbar-europe.net) aldım ve artık psikolojik veya değil idman sürem artar gibi oldu.

Şimdi acaba amino asit'i bu fiyattan almak mı daha uygun yoksa toz veya hap şeklinde başka bir yerden temin edebilir miyim? Derdim çok kilo almak değil ama aminoasit ile 70 kiloyu görebilir miyim göremesem bile çok da düzenli olmayan beslenmemde aminoasit vücudun ihtiyaç duyduklarını karşıyalabilir mi yoksa protein tozu da mı kullanmak gerekir?

nerden bulurum? kaça bulurum?
sağolun varolun
0
ding dong bizim kasap moo moo inekler 2
(21.05.09)
whey protein oneririm, gnc'de bulabilirsin. ya da yine oradan baska amino acid supplementlari da alabilirsin.
0
bunubenyazdim
(21.05.09)
(3)

Film adi?

aheste cek kurekleri millet uyanmasin
Eski bir film bu, ismini bulamadim bir türlü.Yardimci olursaniz sevinirim.Amatör bir fotografci sokaklarda fotograf cekiyor ve kendi stüdyosunda banyo ediyor. Banyo ettigi fotolardan birinde bir tanesi dikkatini cekiyor, bir cinayeti cektigini anliyor. Katillerde bir sekilde onu farkediyor vs. Ge
Eski bir film bu, ismini bulamadim bir türlü.Yardimci olursaniz sevinirim.


Amatör bir fotografci sokaklarda fotograf cekiyor ve kendi stüdyosunda banyo ediyor. Banyo ettigi fotolardan birinde bir tanesi dikkatini cekiyor, bir cinayeti cektigini anliyor. Katillerde bir sekilde onu farkediyor vs. Gerilim yüklü bir film.

Nedir bunun ismi?
0
aheste cek kurekleri millet uyanmasin
(20.05.09)
blow-up(1966,michelangelo antonioni) var aklıma gelen bu konseptte..ancak bunda fotoğrafçı profesyonel..

conversation(1974, f.f. coppola) var bir de...onda fotoğrafı çeken ajanımsı bir şey.

yardımcı olmuyorum farkındayım.
0
suda balik
(20.05.09)
marcelorios
(20.05.09)
the midnight meat train? kesinlikle eski degil ama..
www.imdb.com
0
bunubenyazdim
(20.05.09)
(9)

medyanın tarafsızlığı hakkında

oldtimer
hazırlamakta olduğum bir ödev için medyadaki taraflı tutumlarla ilgili örneklere ihtiyacım var. bol bol online gazete taramanın dışında- sizin de aklınıza gelen önemli örnekleri sormak istedim.özellikle tayyip erdoğan'ın aydın doğanla arasındaki husumetten sonra doğan medyasındaki değişimle ilgili a
hazırlamakta olduğum bir ödev için medyadaki taraflı tutumlarla ilgili örneklere ihtiyacım var. bol bol online gazete taramanın dışında- sizin de aklınıza gelen önemli örnekleri sormak istedim.

özellikle tayyip erdoğan'ın aydın doğanla arasındaki husumetten sonra doğan medyasındaki değişimle ilgili aklınıza gelen belirgin örnekler var mı?

ya da yakın zamanda; güya tarafsız medya olacaklar ama şu yaptıkları habere bak dediğiniz bir haber hatırlıyor musunuz?

yardımlarınız için şimdiden teşekkürler...
0
oldtimer
(18.05.09)
ali ağaoğlu ile habertürk arasındaki olaya bi el at derim. 2 si de birbirlerine o kadar bel altından vuruyolar ki.. kimbilir hangi çıkarları çatıştı yine.
0
rentts1
(18.05.09)
Zaman gazetesi al, manipülasyon örnekleriyle dolu. İddia edildi tarzı habercilik kesinlikle yalan haberdir.
0
ataturkiye
(18.05.09)
vakit gazetesinin her manşeti örnek olabilir. google görsellerde vakit gazetesi diye aratınca çıkıyor maşallah.

edüt: sanırsam tarafsız bilinip de taraflı haber yapanları sormuşsun, ossun bu cevap da dursun işe yarar belkim.
0
rectoa
(18.05.09)
bana görede cumhuriyet, milliyet, hürriyet, radikal gibi gazetleri al doğan grubunu komple al, bak bakalım taraflı mı tarafsız mı, hele bir de kısa bir arşiv taraması ile kim taraflı görürsün.

ayrıca türkiye'de tarafsız gazetecilik yok, ama halkın tarafında olan ile çıkarcı grubun/zenginlerin/memleketi sömürenlerin tarafında olan var.
0
alchemistt
(18.05.09)
yerel basından bir örnek:

kanal a ve ses tv deki sokak roportajlarında, spikerin i.melih gökçek'i eleştiren vatandaşların üzerine gitmesi: "ama neden böyle düşünüyorsunuz", "haksızlık etmiyor musunuz", "ama ankaralılar sizin gibi düşünmüyor" gibi sözlerle, sorunun vatandaşın kendisinde olduğuna inandırmaya çalışmaları.

tarafsızlıklarını göstermek için olumsuz yorumlara da yer verirken, adamları konuştuklarına pişman etmekten geri kalmıyorlardı. o denli gerizekalıydılar yani.

youtube da ararsan belki bulursun.
0
makineci
(18.05.09)
nasıl unuturum:

ergenekon soruşturması kapsamında trt muhabirlerinin polislerden önce baskın mekanından canlı yayına başlaması :)

n inci dalgada tutuklanacak/evi aranacak kişilerin mevzuyu sabah trt den öğrenmeleri, polislerin öğleden sonra baskına gelmesi.
0
makineci
(18.05.09)
odaklanmani onerecegim iki olay var:

1-hilton arsasi konusu,
2-ciner grubu basin-yayin organlarina tmsf tarafindan el konulmasi, ve bunlarin daha sonra calik holding'e gitmesi.

her sey bunlarla basladi desem..

tarafli haber ornegine gelince: "ana haber sunucusunun haber bulteninden sonra gunun yorumunu yapmasi"
0
bunubenyazdim
(18.05.09)
eger türkiye disindan örnekler uygun ise bir abd'de bir fox news vardir dillere destan.
0
fspades
(18.05.09)
m.ali birandın son yerel seçimlerden önce, kemal kılıçdaroğluyla röpörtaj yaparken "kazanacağız inallah" demesi.
videosuda burda;
www.8sutun.com
0
etna
(19.05.09)
(6)

Nerden bulaştım bu işe !

deliktas
Allah benim bin belamı versin. Uçuş merakıma, pilotluk aşkıma sokayım. FS2004 oynuyorum yaklaşık 1 aydır. Her bi bokunu çözdüm oyunun ve hatta pre-intermediate olan ingilizce seviyemi sırf bu oyun için advanced yaptım ama yok olmadı olmayacak biliyorum. tek sorunum landingde. gözünüzün yağına bal dö
Allah benim bin belamı versin. Uçuş merakıma, pilotluk aşkıma sokayım.

FS2004 oynuyorum yaklaşık 1 aydır. Her bi bokunu çözdüm oyunun ve hatta pre-intermediate olan ingilizce seviyemi sırf bu oyun için advanced yaptım ama yok olmadı olmayacak biliyorum. tek sorunum landingde. gözünüzün yağına bal dökim bi yardım edin ya. İniş yaparken her şeyi tam yapıyorum. Binbir çeşit tutorial izledim dinledim okudum. Ama olmuyor olmuyor piste çakılıyorum. Kafayı yemek üzereyim çok ciddiyim. Tüm meşkalimi bıraktım bu oyuna yöneldim. Samsun Trabzon uçuş mesafesi, arada kaç ev, kaç tiyatro, kaç stadyum var hepsini ezberledim. iki gündür takıntı oldu sürekli oynuyorum. Neden piste adam gibi inemiyorum ?
0
deliktas
(15.05.09)
flap'ları açıyorsundur umarım inerken ;)

en.wikipedia.org:Wing.bmi.a320.labelled.arp.750pix.jpg
0
winsome
(15.05.09)
ils'e güvenip ellerini bırakıyor musun? eğer öyleyse tam teker koyacakken burnunu kaldırmayı dene.
0
kibritsuyu
(15.05.09)
yaklaşma hızınız da önemli.
0
dinomazu
(15.05.09)
hangi ucakla inmeye calistigini, ils/vfr inip inmedigini, ve ils ise inmek istedigin havaalaninda ils olup olmadigi, localizer'i karsilayabildigini vb.. soyler isen, yardimci olunabilir saniyorum.
0
bunubenyazdim
(15.05.09)
efendiler, her şeyi yapıyorum. flaplarım minimum 140 knots hızda 25 derece açık oluyor piste inerken.

tabii ki burnu kaldırıyorum :)

yaklaşma hızım internetten aldığım bilgiler doğrultusunda minimum 140 knots.

hangi uçakla inersem ineyim aynı sorun oluyor. sorunum approach ta değil, inişim piste tam oturuyor sadece tekerleri koymamla birlikte gövde de pistin içine giriyor. hızla alakalı bir durum gibi geldi bana önce ama en az 120 knots a kadar denedim ki her yerde 140 knots diyor.

coyistik kullanmıyorum ancak coyistik kullanmayıp da inen bir sürü adam var. mesela kibritsuyu fs2002 oynarken hiç coyistik kullanmazmış ve sorun da yaşamazmış.
0
🌸deliktas
(15.05.09)
hah soruna cevap 140 knot işte. internetten nereden bulduysan yanlış söylüyorlar. tecrübelerime dayanarak söylüyorum ki 140 knot çok yavaş. 120 falan yaparsan iyice fena. dikey alçalma hızı, yatay ilerleme hızına göre hızlı kalıyor. yatayda yavaş gidiyor ama aşağı doğru hızlı indiği için göbek üstü oturuyor. 160-170'ten aşağı düşme bak göreceksin.

737-400 ile bu dediğim. başka uçakları bilmiyorum.
0
kibritsuyu
(16.05.09)
(3)

Yurtdışında okurken konsoloslukta dosya açtırmak diye bir şey var mı, varsa gerekli mi?

o s c a r
Yardımsever ekşi duyuru ahalisi,Fransa'da master yapıyorum. Geçen gün Türkiye'den bir arkadaşım başkonsoloslukta dosya açtırıp açtırmadığımı sordu, ben de anlam veremedim açıkçası. Arkadaş da ne olduğunu bilmiyor, bir ara birilerinden duymuş sadece.Var mı böyle bir gereklilik, veya zorunlu olmasa bi
Yardımsever ekşi duyuru ahalisi,

Fransa'da master yapıyorum. Geçen gün Türkiye'den bir arkadaşım başkonsoloslukta dosya açtırıp açtırmadığımı sordu, ben de anlam veremedim açıkçası. Arkadaş da ne olduğunu bilmiyor, bir ara birilerinden duymuş sadece.

Var mı böyle bir gereklilik, veya zorunlu olmasa bile ileride işime yarayabilir mi? Ne biliyim Paris Başkonsolosluğunu arayıp şurada şu master ı yapıyorum mu diyeceğim:)

Gurbetçi tayfadan desteklerini esirgememelerini bekliyorum.

Sağlıcakla kalın.
0
o s c a r
(08.05.09)
Paris'teki konsoloslugun web sayfasina girersen gerekli bilgilere link bulursun.

Ama kisa cevap: evet boyle bir sey var ve gerekli.
0
wpi
(08.05.09)
tc'yi su yuzden ilgilendirir senin nerde okudugun; dondugun zaman sike sike yok denkligini alman gerek orada okudugun bolumun. aldigin "title"'i turkiye universitelerinde kullanmak istiyorsan eger.
0
chrome
(08.05.09)
simdi master a baslamadan once ozel ogrencilik basvurusu yapman gerekiyordu universite diploman vb. ile. daha turkiye'deyken eline bir ozel ogrencilik fisi yolluyor meb, bunu da alip bulundugun sehrin isini goren temsilcilikteki egitim ataseligine (konsolosluk ya da elcilik) goturup dosya actirman gerekiyordu. sonra her donem sonu notlarini yollamak sureti ile bu dosyayi orada acik tutuyorsun, bitince de diplomanin ornegini vb. yollayip denklik islemini tamamliyorsun.

ben yapmamistim mesela universite icin, sadece turkiye'de iken ozel ogrencilik fisini cikarmistim, onun disinda transcript falan yollamadim (tembellik), bir sey olmadi.

sonra mezun olunca meb e diploma tercumesi ve transcript ile basvurdum, denklik onaylandi.

yani eger dosyayi simdiye kadar actirmadi isen transcriptlerin ile ve ogrenci olduguna dair okuldan alacagin bir belge ile falan dosya actirabilirsin, ve evet gerekli, yoksa yaz tatiline dondugunde kacak durumuna dusebilirsin. yine ayni sekilde askerlikle alakan yoksa bile tc sinirlari icinde "universite mezunu" ya da "yuksek lisans mezunu" muamelesi gormek istiyor isen, gerekli. tabii okudugun universite meb tarafindan "denk" sayilmiyor ise, ve askere gitmeyecek isen, ancak o zaman actirmanin anlami yok.

bu baglamda, ogrencilik fisi aldi isen, iki tercihin var: 1- dosyayi simdi actirabilirsin, her donem notlarini yollayip icin rahat gezebilirsin. 2- dosyayi hic actirmayip mezun olunca denkligini cikarabilirsin, eger yazlari ve mezuniyetten sonra turkiye'ye donmeyeceksen bir tercih bu, cunku ilgili denklik cikana kadar askere alinabilirsin eger turkiye'de olursan. ve konsolosluk calisanlari bu tarz durumlarda genellikle anlayis gosteriyorlar, bir ugra mutlaka yardimci olurlar.

eger askere gideceksen, ve turkiye'den ayrilmadan "ozel ogrencilik" diye bir kayit actirmadiysan mutlaka dosyayi actirmak icin basvurmalisin. cunku bu ozel ogrencilik kaydini actirdigin anda meb'den tsk'ya bunun bildirisi gidiyor, senin askerlik dosyanda oluyor, yarin bugun benim gibi konsolosluktaki dosyaya transcript gondermedigin zaman bile sorun cikmiyor. (ya da cikarsa halloluyor o kagit+okulunda ogrenciligini kanitlayan baska bir sey, mesela giris-cikis kayitlari ile ogrenci vizesi sayesinde)
0
bunubenyazdim
(08.05.09)
(3)

Arkeoloji Bölümü

thefalloftekin
saygıdeğer indiana jones'lar, lara croft'lar..ea2 programlarında yer alan arkeoloji bölümünün puanlarının düşük olmasının sebebi, sırf bi geleceği olmamasından ya da mezun kişinin iş imkanının neredeyse hiç olmamasından mıdır? nedir bu bölümü üniversite adaylarından uzak kılan?bu bölümü okuyan, biti
saygıdeğer indiana jones'lar, lara croft'lar..

ea2 programlarında yer alan arkeoloji bölümünün puanlarının düşük olmasının sebebi, sırf bi geleceği olmamasından ya da mezun kişinin iş imkanının neredeyse hiç olmamasından mıdır? nedir bu bölümü üniversite adaylarından uzak kılan?

bu bölümü okuyan, bitiren arkadaşların bu bölüm hakkında fikir ve yorumlarını özellikle rica edeceğim..

hayır, o kadar düşük ki puanlar, feci kıllandım yahu..
0
thefalloftekin
(06.05.09)
ben iş imkanın sıfır olduğunu düşünmüyorum, şuan mevcut kamuoyu gözünde nunlar tırt bölümlerdir burdan mezun olsan iş bulsan deli para kazansan gene anan baban oglum doktor muhendis oldu diyemez, yani biraz zihniyetle alakalı genel görüş bu bölümde iş ve gelecek olmadıgı yönündederi bu yüzden bu bölümün puanları cok düşüktür
0
kakashi
(06.05.09)
simdi universite olayina egitim amaci ile bakmamak lazim. universiteye giren cogu kisi icin, universite bir ilim, ogrenim, arastirma yeri degildir. bir is uzerinde yeterlilik sertifikasi alinan bir yerdir. eh bu baglamda universiteye daha cok para kazanabilmek amaci ile gidilir. buradan duz mantikla, (ve biraz da genellemeyle) en cok para kazanilabilen isler genellikle en riskli ya da bazi nedenlerden oturu az kisinin yapmayi bildigi islerdir. (bir de sans isi var) herkes cok para kazanmak ister. o yuzden herkes bu tarz seyleri okumak ister. talep fazlaligindan, pazar bu konu uzerine soyle buyurmustur: "en cok para kazanmayi kim istiyorsa onlari alin bu bolume" eh bu durumda o kadar basvuru arasindan en iyilerini secmek icin daha cok para kazanmak isteyen kisilerin arasindan bir tur sisteme uyumluluk ve zeka testi yapilmak sekli ile en iyileri seciliyor. yani pazarda talebin cokluguna yetecek kontenjan olmamasindan oturu (ki gerekli "yeterli kalitede" ogretmen kontenjanin saglanmasi icin bir 10-12 yil gerekeceginden) dogan bir olay puan meselesi. boyle bir "engelleme" olmadigi takdirde gercekten iyiler alinmazsa ogretmeye harcanan emek bosa gider.

yani cevap su: killanacak bir sey yok, talep yok arkelojiye, cunku para kazandirmiyor, cunku halkin umrunda degil daha birak 10bin yili, bizanstan once toprakta kimin yasadigi.. dinozor dedigin de tavugun buyugu iste. fenerbahce'nin avrupa'da yazdigi tarih daha onemli.. kultur gelistirecek kadar zengin bir ulke degiliz. is imkani olur, akademide kalirsin, memur maasina devam edersin, ama onun disinda omur boyu sana oyle ahim sahim bir para kazandiracak bir is degildir, sonucunda "tarih" tir, bu nedenle de (bkz: tarihi eser kacakciligi)
0
bunubenyazdim
(07.05.09)
puanların düşük olmasının sebebi çok para kazandırmaması değil o bölüme talebin düşük olması.
0
aithra
(07.05.09)
(7)

nümerik klavye standardı

kibritsuyu
arkadaşlar bilen bilir mali müşavirim ben. işim gücüm muhasebe kaydı. nümerik klavye denen hadise benim elim ayağım. bugüne kadar laptop kullanmadıysam sadece nümerik klavyesi olmadığı içindir (usb'den takılanlar işimi görmüyor). geçen baktım nümerik klavyeli laptoplar da çıkmış. sevindim "sonunda e
arkadaşlar bilen bilir mali müşavirim ben. işim gücüm muhasebe kaydı. nümerik klavye denen hadise benim elim ayağım. bugüne kadar laptop kullanmadıysam sadece nümerik klavyesi olmadığı içindir (usb'den takılanlar işimi görmüyor). geçen baktım nümerik klavyeli laptoplar da çıkmış. sevindim "sonunda en de artis gibi masama laptop koyabilecem, gittiğim yere götürebilecem" diye. lakin bu koduğumun laptoplarının çoğunda nümerik klavyeler, bizim kullandığımız standart klavyelerle aynı değil. nasıl bizimki? en alt satırında sıfır tuşu var, iki tuş genişliğinde. yanında nokta var, yanında da diklemesine iki tuş uzunluğunda enter var. bu soktuğumun laptoplarında ise tek tuş büyüklüğünde sıfır var, yanında da iki tuş genişliğinde yanlamasına enter var. peki nokta nerede, ebesinin hamında. normal klavyeye göre num lock'ın olduğu yerde. artı, eksi, bölü falan da saçma sapan tepeye dizilmiş.

niye lan? yıllardır kabul görmüş standartta yapsanıza. sadece hp pavilion'ların şekli aynı benziyor, ama o bilgisayarı da (geçen gün sordum) kimse önermiyor. sırf nümerik klavyesi uğruna gidip bozulacağını bile bile hp pavilion alacam o olacak.

olması gereken nümerik klavye şekli: www.cygrouponline.com
mınakoduğumun şekli: www.notebookcheck-tr.com
0
kibritsuyu
(06.05.09)
ana neden yer olmamasıdır bence. laptopların diğer tuşları da sıkışık oluyor zaten bu yüzden.
tam olarak hangi modellere baktınız bilmiyorum ama nümerik klavyeli modeller 17 inç laptoplarda vardı, yavaş yavaş 15.4 inçlere de koymaya başladılar. belki 17 inç olanlarda istediğiniz tipte vardır.
0
sanal uyku
(06.05.09)
17 inch inspironlar var bir-iki sene once uretime baslayan yeni dizaynda, sunlar gibi: images.gideontech.com problemini cozer sanirim. eger bulabiliyor isen hemen kapat.
0
bunubenyazdim
(06.05.09)
usb olanlar neden işini görmüyor ya
0
desdinova
(06.05.09)
MSI Notebooklar sizin isinizi gorecektir.

www.overclock3d.net
www.trustedreviews.com
blog.pclabs.com.tr
0
Aeon
(06.05.09)
benim LG E500 modeli, 0 tuşu falan büyük böyle anlattığınız gibi, ama diğer tuşları bilemiyorum tabi. Ona da bir bakın isterseniz.
0
joelskellington
(06.05.09)
LG E500 kullanıyorum ve standart şekilde.

ayrıca kesinlikle öneriyorum.Hp'den sonra bu alet bana müthiş geldi.
0
mstgngr
(07.05.09)
www.sahibinden.com&keyword=quadro%20cx
0
rentts1
(08.05.09)
(7)

Madeni Euro

thefalloftekin
saygıdeğer imf kurul üyeleri..geçen gün evde madeni 2 euro buldum.. yok, ev para sıçmıyor, büyük ihtimalle geçen yaz gelen almancı kuzenler unuttu..neyse, attım ben bunu cüzdana duuruyodu.. geçen gün bozuk para ihtiyacı oldu, tam da döviz bürosunun önündeyim, bozdurayım dedim..ordakiler madeni para
saygıdeğer imf kurul üyeleri..

geçen gün evde madeni 2 euro buldum.. yok, ev para sıçmıyor, büyük ihtimalle geçen yaz gelen almancı kuzenler unuttu..

neyse, attım ben bunu cüzdana duuruyodu.. geçen gün bozuk para ihtiyacı oldu, tam da döviz bürosunun önündeyim, bozdurayım dedim..
ordakiler madeni para bozamadıklarını, hemen karşıdaki bürodan bozdurabileceğimi söylediler, eyvallah dedim çıktım gittim oraya..

verdim 2'yi, 4 lira alacam diye bekliyorum.. adam çıkarıp 2,5 lira verdi..
"ee?" deyince de "madeni para olduğu için bu kadar verebiliyoruz" dediler..
"neden?" deyince de sahte olabileceği için böyle bi yönteme başvurduklarını söylediler..
dedim "o zaman ben de senin bana verdiğin bu 2,5 liranın gerçek olduğundan emin değilim, 2 katını istiyorum." dedim, olmaz dedi.. aldım euro'cuğumu geri, çıktım..

şimdi üç beş kuruşun hesabını yapan bi adam değilim.. kızdığım şey 1,5 lira az almak değil, enayi yerine konmam.. herif bana kalpazan muamelesi yapmaktan çekinmeyip bi de kafasından oluşturduğu yüzde değeri üzerinden paramı eksik veriyor, baya kazık yiyorum yani..

bunun zaten yasal bi dayanağının ya da odalar birliği gibi bi şeyden çıkan kararın sonucu olduğunu sanmıyorum..

kafasına göre iş yapabilir mi bu döviz bürosu? belli bi kur vardır ve bu adamlar bu kura göre bana para vermek zorunda değil mi? dolandırıcılığa ya da işi kötüye kullanmaya girmez mi bu? şikayet etmeli miyim?

hayır, g*t kafa "madeni para almıyoruz." dese ne güzel olucak.. üzerimden kar etmeye çalışıyo lan..

o değil de, allah daha büyük dert vermesin bana..
0
thefalloftekin
(06.05.09)
madeni para almayanlar çokta kafasına göre kur yaratanları ilk kez duyuyorum.
0
darknum
(06.05.09)
nihayetinde adam bir işletme sahibi, bir tane döviz bürosu yok memlekette. istediği fiyatı çekmekte serbest bence, bence diyorm bak.
kanunda ne yazar bilemem, bir regulasyon var mı haberim yok.
ama zaten adamlar arasında deli rekabet var banknotlar için. ayrıca piyasada madeni euro sahteciliği de var.
adamın yaklaşımı biraz bodos olsa da haksız değil kanımca.
0
arigold
(06.05.09)
sanırım bankalar alıyorsa daha iyi bir çözüm olur. bu şimdi aklıma geldi cünkü bende bozdurmaya çalıştım, hiçbir büro almamıştı.
0
alchemistt
(06.05.09)
sanayi ticaret il müdürlüğü'ne bir yol uğrayıver. böyle bir uygulama yapamaz hiçbir kurum/kuruluş.
bir de merkez bankası temsilciği var ise bulunduğun yerde onlar bozarlar paranı sanıyorum.
0
fempusay
(06.05.09)
ya böyle madeni paraları shell de fln bakkalda da olur. öyle kullanın.
0
radikalherif
(06.05.09)
amaç zaten "nerden bozdurayım bu parayı" sorusunun cevabını almak değil yahu, taş çatlasa 4 lira sonuçta.. adamın kafasına göre iş yapmasıydı beni fıtık eden..

teşekkürler herkese..
0
🌸thefalloftekin
(06.05.09)
bunlarin hepsi yasal. istedigi fiyattan alma hakkina sahiptir herhangi bir doviz burosu. eger soyledigi fiyat ile verdigi miktar uyusmuyor ise, ya da fiyat ayarlamasi bir scam yaratiyor ise, sizden madeni parayi alip bunu defterlerine islemiyorsa, ya da buna benzer sekillerde bir is yapiliyorsa o zaman yasal degil denilebilir.

simdi "madeni para oldugu icin bu kadar verebiliyoruz" demesi biraz dogru, cunku doviz burosu alim-satim arasindaki kardan calisir: yani bir gun elemanin teki elinde bond cantayla gelir bir milyon turk lirasi vardir icinde, bunu dolara cevirmek ister, doviz burosu ya adamin istedigi fiyattan alici bulacaktir, ya da adamlarina hemen soyleyip bulundugu yere gore maksimum yarim saat icinde bunun piyasa fiyatini (bkz: tahtakale borsasi) bulacaktir. eger alici bulmus ise alicinin fiyatiyla saticinin istedigi fiyat arasindan kar yapacak, "ben sonra satarim bunu" diyor ise de kasasina koyup en kisa zamanda aldigi fiyattan daha yuksege satmaya bakacaktir. doviz burosu bu sekilde kar yapar. herhangi bir dovize ya da altina vb. ye cekecegi fiyat da bu baglamda talebe gore belirlenir. eger para kasada durursa kaybeder, kasada yalnizca reserv durmalidir, geriye kalan para her gun aktif olmalidir, "working capital" "working" olmazsa kazanamadigi kazanc aslinda bir kayiptir. bu baglamda ne aliyorsa en kisa zamanda elden cikarmalidir, ve aradan kazanc saglamalidir. yok "x haftaya kriz olacak, dolar stokluyorum," ya da "fazla dolar var elde, altin alayim hedge olsun" vb.. falan diyorsa o da olur, yani stratejik tutma da yapilabilir..

neyse madeni para olayina geri donersek, madeni paraya talep yoktur. (yani kimse senden 1 saat sonra oraya ugrayip "madeni 2 euro istiyorum, aliniz 4.2tl" demeyecek, eger oyle olsaydi umurunda olmazdi..) madeni paralarin basildiklari ulkelerin disinda tutmamasinin nedeni guvenliktir, yabanci madeni paralarin orijinalligini kontrol edebilecegin arac-gerec cogu doviz burosunda yoktur. (agirliginin, elektrik rezistansinin ve manyetiginin, bu sekilde yapiminda kullanilan maddelerin ne oldugunun vb. nin kontrol edilmesi lazim, bunlari yapan aletler orta boy bir buzdolabi buyuklugunde, pahali, ve her degisik ulkenin madeni parasi icin en azindan software lazim) bu demek ki o parayi satmasi icin aktif olarak onu satin alan / kontrol eden, veya yine bu riski kabul eden bir yere gitmesi gerekiyor. eh masraflarini da senden cikariyor, olay bundan ibaret.

ayrica eklemek isterim ki ben de doviz burosu olsam, eger yakin zamanda avrupa'ya giden bir tanidik yok ise, ya da eninde sonunda degerinden de fazla bir fiyata eritecek birisine falan satamayacak durumdaysam, (ya da eritmesi icin satacagim kisinin verecegi fiyattan daha ucuza musteriden alamiyorsam) ben de madeni para almazdim. elden cikaramayacagim seyi niye alayim ki ben, elden cikaramiyorsam da bir degeri yok o madeni paranin, aldigim kisiye bedava para vermis oluyorum..
0
bunubenyazdim
(06.05.09)
(3)

yurtdısı diploma denklik ve askerlik tecili

ctrleng
Yurtdisinda master yapip memlekete dondum. Bildigim kadarıyla 1 sene denklik almak icin bi sene de yuksek mezunu oldugum icin askerlgi tecil ettirebiliyorum. Ama su denklik icin olaniyla alakali bi bilgi bulamadim TSK nin sitesinde. Subeye gitmedim ama gittigimde de bilgi verebilceklerini pek sanmıy
Yurtdisinda master yapip memlekete dondum.
Bildigim kadarıyla 1 sene denklik almak icin bi sene de yuksek mezunu oldugum icin askerlgi tecil ettirebiliyorum. Ama su denklik icin olaniyla alakali bi bilgi bulamadim TSK nin sitesinde. Subeye gitmedim ama gittigimde de bilgi verebilceklerini pek sanmıyorum.

Denklige basvurudan itibaren mi bir senem var yoksa denkligi aldıktan sonra mi baslıyor bu sure? Denklik almak ne kadar suruyor?...

bu islemleri onceden yapmıs ve bana yardimci olabilicek, tavsiyeler verebilcek birileri cıkarsa cok memnun olurum.
0
ctrleng
(30.04.09)
denklik icin ogrencilikten once kabul mektubunun tercumesi ve bir onceki egitim kurumundan aldigin diploma ile ozel ogrencilik fisi alman, ogrenciligin sirasinda ise bagli bulundugun konsolosluga her donem sonunda transcript ve okulda ogrenci olduguna dair bir belge yollaman gerekiyordu. simdi bunu yapmamis isen (ki ben mezun oldugumdan beri yontem degismis olabilir) denkligini diplomanin tercumesi ve official transcript tercumen ile ankara'ya meb'e kisi olarak gidip yaptirman gerekiyor. ulkede degilsen vekaletname ile de olur, ama ulkeye dondugunu belirtmissin. (diploman latince ise latince-turkce yeminli tercuman bulman gerekecek, ki bu aslinda en zor kismi.) sonra meb sana duruma gore denklik belgesi cikaracaktir. (mesela diploman hazir degilse okulundan mezun olduguna dair belge alirsan, gecici denklik belgesi de cikarabilirler)

ondan sonra o denklik belgesi konsoloslukta ya da askerlik subesinde universite mezuniyet diplomasi islevini gorecektir. erteleme konusunda bir bilgim yok ama, kesin bir sure limiti vardir basvuru icin (i.e. "mezun olmadan onceki 3 ayda ve mezuniyetten sonraki 3 ayda basvurulabilir yalnizca" tarzi), umarim o sure gecmemistir.
0
bunubenyazdim
(30.04.09)
www.mevzuat.adalet.gov.tr

başvurusuna göre diyor. benim anladığım, 4 yıllık üniv eğitimi gördüğünü yasal olarak ispatlayabilmen için 1 yıla kadar süre vermişler, denkliğe başvurduğun andan itibaren başlar bence.
0
zkurmus
(30.04.09)
mrb ben aynı işlemi yaptırdım... denklik işlemleri bittikten sonra (ki bu 3-6 ay kadar surebiliyor) +1 yıl alıyorsun. yani pratikte 1.5 yıl felan zamanın oluyor.
0
spoiled
(01.05.09)
(4)

Türk bayrağı ölçüleri

elbar
tse nin türk bayrağı ölcülerine ait bir kitabı varmış elinde bu kitapta olan veya grafiker olup bayrak cizimi yapanlardan türk bayrağının son ölcülerini rica ediyorum nette bir sürü kaynak var biliyorum ama bir ihtilaf sözkonusu ve tse nin yakın zamanda yeni ölcülendirme yaptığını duydum . şimdiden
tse nin türk bayrağı ölcülerine ait bir kitabı varmış elinde bu kitapta olan veya grafiker olup bayrak cizimi yapanlardan türk bayrağının son ölcülerini rica ediyorum nette bir sürü kaynak var biliyorum ama bir ihtilaf sözkonusu ve tse nin yakın zamanda yeni ölcülendirme yaptığını duydum . şimdiden teşekürler
edit:sorun yıldızın ucu ayın icine giriyor mu yoksa sadece kesişiyorlar mı?
0
elbar
(29.04.09)
bu tse'nin kafasina gore degistirebilecegi bir sey degil. kanunu ve tuzugu var, ikisinde de olculer belirtilmis. en son ornekleri burada:

www.mevzuat.adalet.gov.tr
www.mevzuat.adalet.gov.tr

bu da o oranlara gore resim:

img444.imageshack.us
0
bunubenyazdim
(29.04.09)
commons.wikimedia.org:Flag_of_Turkey.svg şöyle bişey var mesela hangisi doğru bayrak ölcüleri tam uygulanmıyormuş ufak bir hesap hatası varmış yıldızın konumunda.
0
🌸elbar
(29.04.09)
valla kanun ne diyorsa o dogru. yine cumhurbaskanligina baktim:

cankaya.gov.tr

bu sayfada turk bayragi basligi altinda indirebileceginiz bir word dosyasi var, resimli olarak belirtilmis, ve kanun ile ayni. yani wiki'ye kim o resmi koymussa ergenekondan iceri alinabilir. resme bakanlari sempatizanliktan, wikimedia'yi da yardim ve yatakliktan alabilirler. aman dikkat.
0
bunubenyazdim
(29.04.09)
neyse yani bence yildiz o olculerde ayin icine girmiyor resmi bayraklarda, sadece o duz cizgi ile yildizin dairesi kesisiyorlar dedigin gibi.
0
bunubenyazdim
(29.04.09)
(7)

Yapay Protein - Kilo Alma - Spor

ben eskiden kucuktum
Merhabalar, yaklaşık 2 aydır spor salonuna gidiyorum vücudumu biraz şekle sokmak için. boyum 172 kilom 64,5, kilo almam gerekir mi sizce. gerekse de alamıyorum, proteine başvurmak da istemiyorum.ne bileytim zararlı gibi geliyor bana, yapay bişi en nihayetinde. ne gibi tavsiyeleriniz olur?
Merhabalar, yaklaşık 2 aydır spor salonuna gidiyorum vücudumu biraz şekle sokmak için. boyum 172 kilom 64,5,
kilo almam gerekir mi sizce. gerekse de alamıyorum, proteine başvurmak da istemiyorum.ne bileytim zararlı gibi geliyor bana, yapay bişi en nihayetinde. ne gibi tavsiyeleriniz olur?
0
ben eskiden kucuktum
(29.04.09)
Valla eger bu isi yapiyorsan, protein tozunu da alacaksin arkadas!

Yapay-mapay, bu devirde vucut gelistirip de "ek besin" kullanmayan adam 1-0 yenik baslar, ileride de fark acilir.
Hangi birimiz bu kosusturmada gunde 150 gr proteini 400-500 gr karbonhidrati "Duzenli olarak" alabiliyoruz ki. E alanlar var tabi ama dusunsene o kadar proteinin bilmemneyin sindirilirken vucuda bindirecegi yuku ve yaninda aldigin yaglari.

Ha diyorsan ki ben cok duzenli beslenen bir adamim, her ogunde ozenle hazirlanmis yagsiz etler tavuklar yiyorum, o zaman baska. Ama boyle bir beslenme duzeni saglayamayacaksan protein tozu kullanman sarttir! Aksi takdirde var olan kaslarini da yakarsin.
0
msb
(29.04.09)
Protein tozu kullanmayip saglam vucut yapmis adamlari da ornek gostermeyin. Gunde 15 yumurta yiyorlar, hem de sarilarini cope atip. Yazik gunah be!
0
msb
(29.04.09)
protein tozu kullanmalısın. yok doğal yollarda alırım diyorsan günde 15 yumurta beyazı ile başarabilirsin bunu.
toz heryerde kullanılabilir pratiktir.
arada bir bir iki hafta kullanmamak daha iyi olabilir. bu iş buradaki bir iki cevapla olmaz. onun için buyrun: www.bodyforumtr.com
0
domine deyus
(29.04.09)
simdi bir yapaylik soz konusu degil, whey protein alip takilabilirsin mesela. whey peynir uretiminden arta kalir, peynirin suda cozulebilecek her seyine sahiptir. whey %5 karbonhidrat, %0.3 yag, %0.9 da proteindir. bunu kurutup sadece proteini alinca da whey protein oluyor. yani teknik olarak kurutulmus peynir suyu aliyorsun. peynire uretim tarzindan oturu "yapay" diyorsan orasi baska tabii, o zaman suyu da yapay olur heheh
0
bunubenyazdim
(29.04.09)
aminoasit
0
can see
(29.04.09)
arkadaşım kola içiyor musun? içiyorsan protein tozuna yapay deme.
0
arnold schwarzeneger
(29.04.09)
Arnold guzel aciklamis, hatta ben kola kadar bile zararli oldugunu dusunmuyorum.
Hatta cok zaman "Vucut gelistiriyorum, cok yemeliyim" diyip surekli mideyi agzina kadar doldurmaktan daha dogru bir seydir protein tozu kullanmak.
0
msb
(30.04.09)
(8)

Sirket toplantisinda takim oyunu

ermanen
Sirkette takim toplantisinda, takim oyunu oynayacagiz. Ne cok laubali ne de cok ciddi olmasi lazim. Nasil birsey uygun olabilir sizce, yaratici fikirler bekliyorum. Tesekkurler.edit: takim oyunu derken, toplanti odasinda oynanabilecek herkesin istirak edebilecegi bir oyun kastediyorum. 10-12 kisi ol
Sirkette takim toplantisinda, takim oyunu oynayacagiz. Ne cok laubali ne de cok ciddi olmasi lazim. Nasil birsey uygun olabilir sizce, yaratici fikirler bekliyorum. Tesekkurler.

edit: takim oyunu derken, toplanti odasinda oynanabilecek herkesin istirak edebilecegi bir oyun kastediyorum. 10-12 kisi olacak, takimlara bolunerek oynanabilecek bir oyun da olabilir mesela.. masa ustunde ya da konusarak oynanabilecek bir oyun gibi daha cok...
0
ermanen
(27.04.09)
takım oyunu derken?
trivial pursuit oynayın; ne çok laubali ne çok ciddi.
0
kobuzchu kiz
(27.04.09)
paintball... çok mu abarttım?
0
hellguard
(27.04.09)
kulaktan kulağa
kim kimle nerede ne zaman
el kızartmaca
dart
go
parmak futbolu
strip poker
0
zombikanı
(27.04.09)
tabu
0
kakoy
(27.04.09)
xbox360 ile sceneit. biz yaptik oldu. sonra oglen fifa09 cevirirken birisi masanin uzerine oturdu, alet havada takla atti, cd cizildi, maraza cikti. herkes yerinde otursun, maraza cikmasin.

teoride sise cevirmece oynanirsa takim ruhu iyice cosar yalniz belirteyim..
0
bunubenyazdim
(27.04.09)
ad&d olabilir mesela. her hafta devam edersiniz hem surekliligi de olur.
0
astaroth
(28.04.09)
bu iş için bütçeniz var sa eğer

www.oyunevi.com

bakabilirsiniz.
0
norrin radd
(28.04.09)
lego seti alın büyükçe bir liderin yönlendirmesinde tamamlamaya çalışın
0
sijwocaq
(28.04.09)
(8)

traş bıçağı önerisi farkları vs

p shadow
Traş makinesinden sıkıldım, kıllarım bi garip çıkıyo gibi geldi.. bıçak alıcam ama ne alsam karar veremedim.. mach 3, mach 3 turbo, fusion mu ne var turunculu.. ne farkı var bunların? hangisi daha iyidir? hangisinin bıçağı daha kolay bulunabilir? tahmini bıçak fiyatları falan filan bileniniz varsa n
Traş makinesinden sıkıldım, kıllarım bi garip çıkıyo gibi geldi.. bıçak alıcam ama ne alsam karar veremedim.. mach 3, mach 3 turbo, fusion mu ne var turunculu.. ne farkı var bunların? hangisi daha iyidir? hangisinin bıçağı daha kolay bulunabilir? tahmini bıçak fiyatları falan filan bileniniz varsa ne süper olur.. şimdiden çok çok teşekkürler..
0
p shadow
(27.04.09)
ben mach 3 kullanıyorum ve öneriyorum da..
esas jiletle garip, makineyle daha muntazam çıkmaz mıydı?
0
jack of hearts
(27.04.09)
bilemedim sevemedim.. belki bıçak her yöne doğru kesiyor jilet tek yöne falan ondan daha iyidir gibi geldi ya da kendi kendime paranoya yaptım kendimi inandırdım..
hmm bir de bunların birinin jiletinin diyerine uyması olayı falan da var..
0
🌸p shadow
(27.04.09)
mach 3'ten sonra fusion çok iyi gelmişti. 2 bıçak eklemişler ama ne bileyim, placebo etkisi midir nedir. :) titreşimlisi de daha iyi sanki. bıçaklar hepsinin bulunuyor. hepsinin de pahalı. 5 bıçaklının tek kullanımlığı sanırım yok ama 3 bıçaklının var. onla dene önce istersen.
0
electropie
(27.04.09)
wildson mu ne var şu clear'ın verdiği aslında onla denedim traş olmayı yani rahat sevdim ama onun bıçağı falan bulunmuyor hiç bir yerde..
0
🌸p shadow
(27.04.09)
yekpare jiletli eski modellerin bazilarinda fusion lara gore daha iyi sonuc cikardigini gordum. pille calisip titresen, sozumona elektrik verip tuyleri diklestiren modellerde herhangi bir fark goremedim de.. sonra her sabah kasiyor jiletle ugrasmak falan, kesince tuvalet kagidini koyup unutuyorsun, sonra sirkette dalga geciyor millet yuzunu nereye soktun diye.. her bicak farkli yonlere dogru kesiyor makinede demissin, rotary shaver kullaniyorsun herhalde, braun'un oscillating shaverlari var. onlara gecebilirsin, gayet duzgun geri cikiyorlar, ben 6 senedir kullaniyorum, ozellikle kesme hizi ve burun altinda performansi bir mucize. tabii aldiktan sonra 1-2 hafta falan iyi kesmez, yuzunun ve killarinin yonunun yeni makineye alismasi lazim. yok ille de makine kullanmayacagim diyor isen gilette'in bicaklari nedense(!) cok cabuk korlesiyor, bulabiliyorsan "schick" al. ya da delikanli adam bu kadar ugrasmaz diyorsan 30'lu paketlerde permatik al, alt tarafindaki plastigi kes, direk tersten dal, bir hafta falan yuzun savas alani olur, ama alisinca her gun sinek kaydi takilirsin heheh.
0
bunubenyazdim
(27.04.09)
simdi sen wildson deyince aradim, burada schick olarak bilinen avrupa'da wilkinson sword imis, evet cok babadir, hatta, www.wilkinsonsword.co.uk
0
bunubenyazdim
(27.04.09)
Valla ben "asker bıçağı" diye tabir edilen, bildiğin normal jilet kullanıyorum.
Tabi aleti de o çift taraflı olanlardan.
Hem alet ucuz, hem jilet ucuz, hem de performansı dehşet.

Ama illa marka kullanıcam diyorsan, ben de Wilkinson'ı tavsiye ederim. Gayet keskindir onun bıçakları da. Adamlar zaten eskiden kılıç üretiyorlarmış =)
0
punkertifo
(28.04.09)
fusion güzel alet. 3 günden uzun olmamak kaydıyla iyi alıyor. hele günlük tıraş oluyorsanız çok iyi. titreşim cidden fark yaratıyor. tek kötü yanı sırtında da bıçak olması. ben o kısmını şekil verirken köpük temizlemek için kullanıyordum ama orada da bıçak olduğundan olmuyor. pili iyi gidiyor. 6 ayda bir değiştiriyorum duracelleri.
ikili kartuşları 16 lira civarında. bir kartuş 2 ay filan idare diyor.
0
serseri marti
(28.04.09)
(8)

Facebook'da bir kişiye özel gizlilik?

p shadow
ben bi bok yedim ve yanlışlıkla babam facebook'umda arkadaşım oldu.. durumu düzeltmem lazım..- şimdilik bazı zımbırtıları sildim ama olsun silmeden bazı şeylerimi babam görmesin istiyorum bu mümkün mü? böyle kişiye özel bi kısıtlama falan bir şekilde?-babamı listemden çıkarmak konu dışı.. onun mümkü
ben bi bok yedim ve yanlışlıkla babam facebook'umda arkadaşım oldu.. durumu düzeltmem lazım..

- şimdilik bazı zımbırtıları sildim ama olsun silmeden bazı şeylerimi babam görmesin istiyorum bu mümkün mü? böyle kişiye özel bi kısıtlama falan bir şekilde?

-babamı listemden çıkarmak konu dışı.. onun mümkünatı yok..
0
p shadow
(27.04.09)
privacy'de except this person gibi bi özelliği var her şeyin.
0
kanuniye
(27.04.09)
"except this person" hedesi tam olarak ne işe yarar?

yani öyle bir şey istiyorum ki atıyorum notlarımı göremesin mesela..
0
🌸p shadow
(27.04.09)
ayarlar - uygulama ayarları kısmında, özelleştiri seçerek babanın görmesini istemediğin alanları gizleyebilirsin.
0
readmymind
(27.04.09)
relationship status gizlenir gibi oluyor ama gizlenmiyor. haberiniz olsun üzülmeyin sonra :(
0
surtunme kuvveti
(27.04.09)
notladan emin değilim ama:
privicy - profile 'daki her şeyi edit custom settings diyip, ordan except derseniz, olur

yazdığım garip dilden dolayı özür dilerim
0
kanuniye
(27.04.09)
tamamdır halletmiş bulunmaktayım.. üye olduğum gruplar, notlarım vs göremiyor artık..
bir de gizlilik ayarları -> profil bölümünde o kişi sizi nasıl görüyor gibi bir hede de var.. ordan kontrol yapabiliyormuşsunuz.. belki başkasına lazım olursa diye not düşeyim..
0
🌸p shadow
(27.04.09)
limited profile ayarlayip babani (ve baska sagini solunu gormesini istemedigin arkadaslarini) bu listeye koyarsan, hic bir sey gormezler. burada detayli anlatimi var: www.facebook.com
0
bunubenyazdim
(27.04.09)
hesabını kapa ve bir başka hesap aç.
0
yargin
(27.04.09)
(6)

Adini hatirlayamadigim bir film soruyorum...

karaktersiz
bu filmde 30-35 ya$larinda dul bir kadin ve 8-10 ya$larinda bir cocugu var. (kiz/erkek animsayamadim ama erkek olmasi muhtemel.)filmden hatirladigim $eyler:filmde dul kadin, yeni bir ili$kiye ba$liyor. bu kadin, onceki ili$kisinden, yani cocugunun babasindan dolayi, yeni ili$kilere sicak bakmayan, i
bu filmde 30-35 ya$larinda dul bir kadin ve 8-10 ya$larinda bir cocugu var. (kiz/erkek animsayamadim ama erkek olmasi muhtemel.)

filmden hatirladigim $eyler:
filmde dul kadin, yeni bir ili$kiye ba$liyor. bu kadin, onceki ili$kisinden, yani cocugunun babasindan dolayi, yeni ili$kilere sicak bakmayan, insanlara hemen guvenemeyen birisi.

kadin, cocugunu her gece yatirmak uzere odasina girip, ona hikaye anlattiktan sonra odadan cikiyor. cocuk biraz sorunlu sanirim, gece yatarken odanin kapisinin tam kapanmamasini, yarim kalmasini istiyor. odanin degil ama holun i$iginin sabaha kadar acik kalmasini istiyor.

bu dul kadinin yeni sevgilisi, kadinin evine geldiginde, cocuk adamdan kendisine masal anlatmasini istiyor. masali dinleyen cocuk, adama duydugu guven yuzunden artik odanin kapanmasindan rahatsiz olmuyor. dul kadin ise buna cok $a$iriyor ve "6 senedir odasi acik yatar, nasil ba$ardin" gibisinden $eyler soyluyor, ama adamin cevabini bilemiyorum.

kadin sari$indi sanirim.
unlu oyuncular vardi, kiyida ko$ede kalmi$ bir film degil.

ek olarak, siz icinde dul kadin ve cocuk sahneleri olan bildiginiz filmleri bana yazin, ben tek tek incelerim.
te$ekkurler...

edit: bu gece bardaaa, gonlum hovardaa. aranan film bulunmu$tur, te$ekkurler...
0
karaktersiz
(24.04.09)
As good as if gets?
0
pichoscosama
(24.04.09)
benimde aklıma john travoltanın phenomenon(mucize) filmi geldi...
0
mr_amor
(24.04.09)
tarantinoesque
(24.04.09)
türk filmi vardı konusu buna benzer ama belirtmediğinize göre dünya sinemasından olsa gerek.
0
machine head
(24.04.09)
cevaplar gelmeye ba$lami$ken belirteyim, film hollywood yapimiydi. ve malesef yukarida yazilanlar degil. :(
0
🌸karaktersiz
(24.04.09)
pay it forward. ya da degil...
0
bunubenyazdim
(24.04.09)
(5)

türkiye'de esrarın tarihi

emuncipation
bunu anlatan bir kitap, yayın, site vb. biliyor musunuz?
bunu anlatan bir kitap, yayın, site vb. biliyor musunuz?
0
emuncipation
(02.04.09)
bir zamanlar sozlukte slayorphine ile michayorphine vardi, sadece esrar degil, alakaya girince uyusturucu/costurucu etkisi olan her turlu madde uzerine entryler doserlerdi, slayorphine'in sitesi de vardi hatta. sonra ne oldu bilmiyorum. belki arastirirsan bir yerlerden cikar.. tabii cikmaya da bilir.
0
bunubenyazdim
(02.04.09)
sahafları gezin...
0
dodocan
(02.04.09)
afyon diye bir şehir adı var.
0
can see
(02.04.09)
jointland.org diye bir site vardı geçen haftaya kadar, hemen hemen her konuda güzel yazılar vardı ama girilemiyor bir kaç gündür. bir kaç gün sonra dene istersen belki gelir
0
arakhna
(02.04.09)
bunubenyazdım-aradım internette izi var ama kendi yok o sitenin.
arakhna-kapatmışlar jointlandi herhalde tamamen
0
🌸emuncipation
(02.04.09)
(3)

cardio ve kan kokusu

knipeos
haftada yaklasik 5 gun spor yapiyorum. bu sporun buyuk kismini tempolu ve yaklasik 35-40 dk suren kosular kapsiyor. bu problemi bir donem kurekte antremanlarda da yasadim ancak herhangi bir ciddiyeti oldugunu dusunmedigimden uzerinde durmamistim. simdi son donemde kosularim sirasinda belli bir sure
haftada yaklasik 5 gun spor yapiyorum. bu sporun buyuk kismini tempolu ve yaklasik 35-40 dk suren kosular kapsiyor. bu problemi bir donem kurekte antremanlarda da yasadim ancak herhangi bir ciddiyeti oldugunu dusunmedigimden uzerinde durmamistim. simdi son donemde kosularim sirasinda belli bir sure gectikten sonra agzima kan kokusu geliyor ve dislerimin -ozellikle arka kisminda degisik bir kama$ma oluyor.. agzin icinde degisik bir tad olusmasina karsin ozellikle kan kokusunun ciddi boyutta oldugunu soyleyebilirim.

asiri zorlama gibi durumlarda bu tip sorunlar normal midir?
0
knipeos
(02.04.09)
diş etlerinde de sorun olabilir.
0
alkolikfedai
(02.04.09)
fazla yuklendigini belirtmektedir, akcigerindeki alveoller fazla yukleme durumunda limitinin uzerinde hizli genislemeden dolayi ufak kanamalara yol acabiliyor. nefesini geri verirken de kan tadi almanin sebebi bu olabilir. kamasma da dehidrasyon ile bu birlesince ortaya cikiyordur. (dislerinin arkasi nefesin agzindan cikmadan onceki son bariyer)

cardio kosularinda kesin biliyorsundur ama; body mass indexine gore trainerinin sana verecegi rate in uzerinde bir bpm de kosmamak gerek. bu averaj bir insan icin 125 ile 165 arasidir. (yasina, sigara kullanip kullanmadigina, normal heart rate ine, boyuna ve yag oranina bagli olarak bu limitler senin icin farkli olabilir)

son zamanlarda devamli oluyor demissin, eger kendini zorlamaya devam edecek isen, bunun sonu kanamali odemlere kadar gidebiliyormus, bir akciger filmi cektirip doktora gorunmek isteyebilirsin. yok doktor kasar falan diyor isen 150 bpm i asma. gerci ben senin yerinde olsam doktora giderdim her durumda, madem haftada bes gun spor var, arada sirada check-up kotu olmaz.

kaynak: www.medscape.com
0
bunubenyazdim
(02.04.09)
surantre oluyorsun, dikkat et. antrenman programini bir sure icin biraz hafiflet. eger surekli bu yogun tempoda calisirsan faydadan cok zarar gorursun.

daha once de bir kac soruya yazmistim, yogun spor yapiyorsaniz, yapmak istiyorsaniz antrenman programinda periyodizasyon sart. yoksa bir sure sonra vucut yipranmaya ve topralanamamaya basliyor ve tepki veriyor.
0
alpinsamuray
(02.04.09)
(4)

Lozan 'da biz kıbrısı neden almadık ? / alamadık ?

Tazmania
egedeki adalar alındıda sanki diyebilirsiniz ama kıbrıs türkiye için daha önemli bi adaydı.. en azından türk nüfusu açısından...
egedeki adalar alındıda sanki diyebilirsiniz ama kıbrıs türkiye için daha önemli bi adaydı.. en azından türk nüfusu açısından...
0
Tazmania
(30.03.09)
bir alakası yoktu da ondan. kıbrıs 1870lerde ingilizlere verildi.
aynı şekilde 12 ada'da italyanlara verilmişti (balkan savaşı öncesi sanırım)
0
kofteburger
(30.03.09)
tr.wikipedia.org

tarih bolumunu okuyunuz
0
cisterna
(30.03.09)
bir kere biz kibris'i adadaki turkleri kurtarmak icin almadik. bu bir vesile oldu. adadaki turkleri kurtarmak icin harekat yapmis olsa idik daha once, 1964'te bitirmistik o harekati. ama devlet olarak fevri kararlar alamazsin, dogru zamanlari beklemelisin, taslar tam yerinde olmali, kalici bir harekette bulunmak istiyor isen.

lozan sirasinda iki durum soz konusuydu, ingilizlerin elinde olan musul-kerkuk'u nasil alacagimiz, ikincisi de ingilizlerin asya ve afrika kolonilerine giden yollar ile enerji kaynaklarinin saglama alinmasi uzerine verdikleri cabalar..

ingilizlerden musul-kerkuk'e ve fransizlardan da hatay'a oynayacagimizi bildigimiz bir durumda, bunlari onem listesine koyar isek, kibris o siradaki stratejik degeri bakimindan sonda gelir. o yuzden kasmamis olmaliyiz kibris konusunda. (yani "ey ingiliz, ben kibris uzerinde hak iddia etmeyecegim, ama musul ile kerkuk benimdir" diyebilmek birinci neden) ingilizlerin musul-kerkuk konusunda cok zor ikna edilebilecekleri de belliydi. hem uzerine bonus olarak bir de ileride bloklar catismasi ulkesi olacak olan iran vardi.. yani aslinda ingilizden o sirada kibris i da alamazdik, kibris da o bolge icin cok stratejik o tarihte..

ikinci ve esas neden de, kibris bizim icin o kadar onemli degildi o siralarda, hem yunanistan ile dosttuk savas sonrasi, ataturk ingilizlerin yardim etmemesi sonucu bozulmus yunanlilar ile yakin iliskilere girmisti, bu bolgedeki guvenligimiz, refahimiz birbirimizle arkadas olmamiza bagli" diye, hem arada da dogu sinirinda butunluk ile ugrasirken bati ile problemli olmak zararli olurdu.. arti lozan sirasinda sovyetler birligi'nin daha "bunlar 40 sene fakir giderler" denilecek kadar sefil bir ulke olmasiydi.. hatta stalin in ekonomik programi olmasa daha hep oyle giderlerdi..

neyse, "biz kibris'a niye o zaman 1974'te girdik, daha once de problemleri vardi turk nufusunun" denir ise: ortadogu'da irak, suriye, filistin ve misir'a komple kultur ve guc sokmaya calisan sovyetlerin petrol cennetinin tam ortasina uzun donem yerlesmesine tek engel, akdeniz'de takilan amerikan ve ingiliz kuvvetleri ile israil idi, ve bunlarin yaydigi guctu. sovyetler kibris'i ele gecirse idi, bu bolgede kale edinmis, ve sularini bir nebze kontrol altinda tutmus olacakti. (iste ruslarin sicak denizlere inme istegi denilen geyik budur, rusya her ahval ve seraitte akdeniz'de guc bulundurmak isteyecektir ki bu bolgedeki ulkeleri kendi power projection unda tutsun).

neyse iste sovyetler bunu dusunurken, amerika (ve ingiltere) yusuf yusuf ederken, yunanistan'da ihtilal olacak gibiydi, ardindan da kibris'ta devrim yapilip burasi komple yunan kontrolune almak istendi. ilgili "cunta" da sovyetler meyilliydi, belirtmeden gecmeyelim. amac belli oldu.

simdi bir pre-emptive hareket gerekiyordu sovyetlere mesaj icin, bunun icin de ingiltere veya amerika isin icine giremezdi, giren yunanistan'i iyice karsisina alirdi. o nedenle turkiye'nin girmesine izin verildi. olay budur. ha sonra ambargo niye vardi o zaman diyenler olursa: plan turkiye'nin savasin son gunlerinde aldigi ekstra topragi hemen antlasma ile geri vererek yunanlilarla temelli bir baris, ve birbiriyle gecinen iki cumhuriyet saglamasiydi. ecevit antlasmaya yanasmadi, yaptirim olarak ambargo oldu. biz de zaten bu ambargo sirasinda sovyetlerin bunu firsat bilmesi ile ekilen tohumlarin sonucu darbeye giden yeni bir yola basladik.
0
bunubenyazdim
(31.03.09)
donanma mı vardı o dönemde de adaya çıkarma yapacaktık, hem de ingilizlere karşı?
0
frosties
(31.03.09)
(28)

Karaborsaciyi Paket Yaptirsak?

zeykur valekov
Simdi bu Persembe oynanacak olan Galatasarayimiz-Hamburg macina bilet alamadim, zaten halihazirda fahis olan[60tl] bilet fiyatina karaborsacilar nedeniyle fahise fiyat ödemek zorunda kalacagim büyük ihtimal. Nasil bir pazar kurmuslarsa 120'den asagiya acik bileti satan da yok.Bu cakallar biletix'ler
Simdi bu Persembe oynanacak olan Galatasarayimiz-Hamburg macina bilet alamadim, zaten halihazirda fahis olan[60tl] bilet fiyatina karaborsacilar nedeniyle fahise fiyat ödemek zorunda kalacagim büyük ihtimal. Nasil bir pazar kurmuslarsa 120'den asagiya acik bileti satan da yok.
Bu cakallar biletix'lere gidip 100'er tane bilet alip cikiyorlar, kimse bir sey demiyor.

Madem kimse bir sey demiyor, biz mac günü bu arkadaslari paket ettirsek nasil olur? Yani, polisler filan bunlara bir sey yapabilir mi? Olmadi, Celalettin Cerrah'a gidip kisisel olarak "abi böyle böyle, yanima iki adam ver, ben göstereyim sen avla" desek, bunlari tek tek avlasak, en azindan bir para cezasi filan yediremez miyiz?

Acikcasi ilk defa isim düstü karaborsaya, bundan önce pasa pasa kombine, bilet giriyorduk, karaborsa hakikaten insana evlat acisi gibi koyuyor. Yani adam giseye gelip senin gözünün önünde 100 bileti alip gidiyor, kimse de bir sey diyemiyor. Poliste de tanidiklari vardir filan diyecek olanlar varsa, baska bir yerden polis getirsek nolur mesela? Olmaz mi o sekilde?
0
zeykur valekov
(17.03.09)
polisler o karaborsacıların kim olduğunu bilmiyor mu sanıyosun?
0
teritori
(17.03.09)
celalettin beyle ilgili biraz bilgi almak, başlığını karıştırmak bilgi verecektir sanırım olayla ilgili. zaten bunu biliyorsundur muhtemelen de, polise böyle bir şikayetle gitsen alacağın cevap ehehe mehehe falan olacaktır, dayak yemezsen şanslı çıkarsın.
0
tahsin sutcuoglu
(17.03.09)
polislerle işbirliğindeler
0
orange coffee
(17.03.09)
Yav iyi de bu polislerin arasinda hic mi adam yok? Benim tanidigim iyi polisler var, ne kadar cakal polis varsa bir o kadar da adam gibi polis var.
Peki ben kendi polisimi kendim getirsem nasil olur, eheh. Yani baska yerden tanidik, üst rütbeli polisi oraya getirsem, zaten karaborsaci cakallarin yüzü tanidik, o polisin orada yetkisi var midir?
0
🌸zeykur valekov
(17.03.09)
korsancılık karaborsacılık vs vs bilumum tüm işler polissiz olmaz.
korsan cdci bir çocuğa zabıtadan polisten korkmuyor musun yahu dediğimde "oho onlar bizden yav" demişti.
nöbette rüşvet toplamak için birbirlerine nöbet satan polislerin olduğu bir ülkede yaşıyoruz unutmayınız.
0
domine deyus
(17.03.09)
şu yapılabilir, bunların kimliğini tespit edersin, sonra yalnız yakalayıp- biraz da kalabalık gidip- rahatlayana kadar döversin. bundan sonra buralar bizim gibi bir mesaj da verirsin eheh. zamanında böyle bir hırsızlık olayı oldu, biz polise teslim etmeden önce ağzını burnunu dağıttık öyle verdik polise. zaten polis yarım saat sonra bırakacak adamları muhtemelen, yapmak lazım böyle şeyler.
0
tahsin sutcuoglu
(17.03.09)
o polisler de böyle işlere giremezler, yoksa o bölgeye bakanları karşılarına almış olurlar. zannetmiyorum ki böyle bir kahraman çıksın. bir de polisi tutup hadi hacı ava çıkalım diyemezsin ki, bir şey yapabilecek olsa zaten yapar.
0
tahsin sutcuoglu
(17.03.09)
@ tahsin

ahaha bu cözüm de aslinda mantikli. ihkak-i hak diyorsun yani, madem yüce devletimiz cözüm bulamiyor, biz buluruz.

- yine de ben de biliyorum polisler bu isin icinde ama bütün mecidiyeköy, sisli cevresindeki polisler de degildir herhalde. benim derdim bunlara saglam ceza yedirtebilir miyiz? ama bir saat sonra birakirlar muhtemelen.
0
🌸zeykur valekov
(17.03.09)
Ulan ne boktan ülkeymis kardesim, resmen cözüm bulamiyoruz bu kadar adam. Valla belki degismistir bir seyler, ben gidip deneyecegim sansimi acik konusuyorum :) Böyle gider mi bu hayat`?
0
🌸zeykur valekov
(17.03.09)
şimdi düşündüm de, biz de besliyoruz kardeşim bu adamları. karaborsadan bilet alıyoruz, korsan cd alıyoruz, hatta ben de bizzat polise rüşvet verdim. sağolsun çok yol gösterdi, en başta anlamadım ama açık açık çorba parasından bahsedince haa deyip 10ytl vermiştim amcaya. sezen aksu'dan gelsin,
masum değiliz hiç birimiz.
0
domine deyus
(17.03.09)
Iyi de bize yapacak bir sey kalmiyor ki. Ben ceyrek finale cikacagimiz bu macta stadta olmak istiyorum, bu karaborsacilar olmasaydi, biletix'ten de alamasaydim, gecmis olsun der otururdum.
Ama adam yazmis foruma "25 adet yeni acik üst vardir" diye. Seve seve alacagim, ortada bilet kalmamis olsa evimde izleyecegim ama biliyorum ki orada bilet var, alasim geliyor.
0
🌸zeykur valekov
(17.03.09)
artık öyle bir duruma gelmiş ki olay, birkaç kişinin tepkisiyle falan engellenebilecek aşamayı çoktan geçmiş. hemen hemen her işte bir şekilde illegal işlere kıyısından köşesinden bulaşıyoruz. yapmasak, zarar gören yine biz olacağız, esas kaymağı yiyenler pek zarar görmeyecek. bu tip işlerde de insanları suçlayamıyorum artık, böyle gelmiş böyle gider bu iş. çünkü düzeltmek için tutunacak bir dalımız yok, yapacak bir şey yok.
0
tahsin sutcuoglu
(17.03.09)
almayın abicim karaborsadan bilet madem öyle.
talep etmeyin ki arz olmasın.
3 kere götünde patlasın 25 tane bilet de bak yapıyo mu bi daha karaborsacılık!
0
uyuzcan
(17.03.09)
Ben de diyorum "almayayim götünde patlasin" diye ama biliyorum ki organize bir is olmadigi icin o adam yine elbet birisine satacak. Ya büyük kampanya baslatacaksin ellerinde patlatmak icin, ya da baska bir cözüm.
Ben kendi kendime almadigimla kalmis oluyorum bir nevi sonra.
Bir de ultrAslan kendi sitesinde her gün "korsan almayin, aldirmayin" diye cazgirlik yapiyor kendi ürünlerinin korsanlari var diye. Karaborsanin kralini yapan kapali göbek müdavimleri.
0
🌸zeykur valekov
(17.03.09)
bir kere karaborsacilik tam olarak yasadisi degil. yani teorik olarak, elemanin birinin gidip bir yerden toptan mal almasi ve bunu piyasaya daha pahaliya surmesi hususunda devlete bir giren cikan yok. esas problem kacak satis, yani vergisiz satis olayi. devlet bir tek bu yuzden karaborsacilardan hazzetmez. ha ama dersin ki karaborsadan kazanilan paralarin gittigi yer devletin umrunda degil mi? umurunda, ama devlet de iste bunu bilmeyi tercih eder, organizasyonun kopeklerini yakalamaktansa patronunu yakalamayi, hatta terorle mucadelede ve guvenligi saglamakta buyuk hedeflerle karsi karsiya olan devlet, mumkunse patronunu kendisine calistirmayi tercih eder.

o yuzden, simdi polis bunun icindeyse polis rusvetcidir, ya da kotudur dememek lazim. karaborsa olayi her durumda, polis ne yaparsa yapsin olacaktir, talep var ise arz da var. eh madem bu adamlar olacak, bu adamlari bizden yapalim, ortaliga goz kulak olsunlar, arada biz de biraz para yiyelim.. ha yarin saha ici guvenlik sorunlari cozulur, kimse cam sise, telefon pili atmaz, pkk, ibda-c falan bomba koymakla tehdit etmez, hakemin dayakla oldurulme tehlikesi olmaz, o zaman polis isportacilarin pesinden gidecek bos zamani bulur, bence. (ayni sey bazi halka acik meydanlardaki isportacilar icin de gecerli)

bir de uzerine bu karaborsa isi organize bir is. sen simdi dusun, sahanin oraya 6 adam dikiyorsun, bunlarin hepsi 200 bilet alsa-satsa, bilet basindan 50 kagit marjin cikarsalar, her mac basina 60000 tl lik arbitraj var ortada. polisle de anlasmissin. sonra zeykur valekov, mugla polisi ve ugur dundar esliginde senin adamlarini avlamaya geliyor... yahu birakirlar mi oyle kolay parayi, millet iste bu gibi seyler yuzunden oto galerisi falan kursunluyor..

o bakimdan, bir anlami yok, karaborsa toplumun reddi ile, kurumsal duzenleme ile degisir, yani ya toplum olarak satin almama karari alacagiz karaborsacilardan, ya da bilet alimlari internetten kartla olacak, cok az bir kisim kapidan son dakikada sira ile satilacak, alan siradan cikamayacak falan..

ayrica bu ulkemizdeki futbol kluplerinin seffafliginin tartisilir oldugu son 10 yilda, kluplerle karaborsacilarin yapmis olabilecegi bir kar paylasimi antlasmasi bile olabilir; dunya havayollari son 50 senedir yasal olarak "karaborsacilik" yapiyor, ve bu olay gayet de ekonomik acidan dogal bir sey, havayollarina izin vermisiz, kluplere niye vermiyoruz?
0
bunubenyazdim
(17.03.09)
@bunubenyazdım: demek ben boşuna iktisat dersleri almışım. karaborsacılık dünya üzerindeki neredeyse bütün devletler(türkiye'de dahil) tarafından yasaklanan bir oluşumdur ve cezai yağtırımları vardır. burada devletin düşündüğü vergi kaçakçılığından çok halkıdır. bu işin içinde olan herkes, polis de dahil olmak üzere suçludur. görevi halkın güvenliği ve huzurunu sağlamak olan bir kurumum mensubu karaborsacılığa göz yumuyorsa suç işlemiş demektir.

ayrıca hiçbir futbol kulübü karaborsacılarla işbirliği yapıp bir ekonomik getiri beklemez zira belirttiğin 60.000 tl'lik kar futbol kulüpleri için çok ufak rakamlardır.
0
teritori
(17.03.09)
@bunubenyazdim teritori'nin de belirttiği gibi suç bu. en basitinden istanbulda rant olan her sektörde olduğu gibi adam bunu tek başına yapmıyor. zeykur valekov mesela ordan bir kişiyi yakalasa o bir kişinin ardından en az 10 kişi çıkacaktır ve zeykur dayak yediğiyle kalacaktır. onun için hiç tavsiye etmem. istanbulda büyük paraların döndüğü her sektör böyle. korsan cd mesela. gidin işte tahtakale, kadıköy tarafına biraz cd lere bakın sonra almaktan vazgeçin adam sırf almaktan vazgeçtin diye üzerine yürüyor. ordakiler zaten çete. bir durum olursa en az 20 kişi sana dalmak için hazır bulunuyor.(genellikle kürt ve doğulular) bu durum karborsacılar içinde geçerli.bunubenyazdım'ın dediğinin aksine bu bariz suç. valla zorlasan çıkar amaçlı suç örgütü kurmaya bile gider (adamlar nerdeyse örgüt) onun için zeykur bence hiç bulaşma. polisinde yapabileceği bir şey yok .ordakiler 1 ,2 kişi değil. polisin kararlı büyük bir operasyon düzenlemesi gerekiyor oraya.
0
camasir suyu
(17.03.09)
teritori, camasir suyu; yahu evet guzel, kanuna gore suc islemis demektir de, teorik bir devlet yapisinda, kanunlarin halk tarafindan yapildigi bir ortamda, polis, devlet ve ona bagli diger kurumlar halka hizmet icin var iken dogru dedikleriniz, ona karsi cikan yok.. tek devlet olsa idi dunyada, bu sistem boyle devam ederdi, guzel de olurdu. ama cok devletli bir dunya duzeninde bu kanunlar devletlerin varligi ve guvenliklerinden sonra ikinci plandadir. patriot act ozgurlukler ulkesi amerika'da nasil cikabiliyor ise, devletin gucu tehlikeye girdiginde hak ve ozgurlukler biter. anayasada vermisiz bu gucu devlete. bu baglamda karaborsacilik kanunda suc olsa da, daha ciddi suclarin var oldugu bir ortamda pesinden kosacak polis verilmedigi icin, polis verilse de sucun bitmesi icin uzerine fazla gidilmedigi icin de facto suc degildir demek istiyorum. devlet niye boyle yapiyor dersek: cunku devlete giren cikan tek kismi vergi vermemeleridir, ve devletin en buyuk problemi de su anda karaborsacidan alinamayan vergi degil.

biraz daha acarsam, ki uzun olacak: yani pratikte, devletlerin umurunda degildir halk diyorum ben. feodal rejimden ya da teokrasiden, diktatorlukten, komunizmden vb. den demokrasi dogdu diye artik guc halkin elinde falan sanilmasin, yonetme gucu baska bir isimle baska bir ust zumrenin eline gecer herhangi bir devlet yonetim degisikliginde, halk uzerinden kendini beslemeye devam eder bu yeni yonetim de.. halk kendi kendini yonetse idi otv'nin uzerinden kdv diye bir olay olmazdi, en baba kanunsuzluk bu olmali bence, daha otesi olamaz. neyse bu baglamda bu ust zumre icin gucun korunmasi herseyden once gelir, yonetmelikte "halkin huzuru" vb. gibi geyikler gecse de polisin ve ordunun gorevi oncelikli olarak devleti korumaktir, devlet olmazsa halki korumanin bir anlami olmaz. sonra insan haklari, yasa, kanun falan tamamen duzene uydurulmus geyikler ki milletin gozu boyansin. yani bunu tartisabiliriz daha da, geldigimiz nokta sudur ki, istanbul emniyet muduru kim olursa olsun, ben de olsam, onceliklerimi dusunmeliyim. bugun istanbul'da atiyorum 10 bin polisim var, ben bu gucun ne kadar miktarini neye kaydiracagim? en buyuk sorunlarim neler? terorist orgutlesmeler ve uyusturucu. niye? cunku terorist orgutlesme zaten dis ve ic amaclarin desteginde silahli eylemlerde bulunuyor, uyusturucu da cok buyurse meksika gibi devletin de uzerine gecer. devletin duzenini bozmak icin dini ayrimciliktan etnik ayrimciliga kadar her turlu yasadisi faaliyet donuyor, bombalar koyuluyor, universitelerde ideolojiler fikir alis verisi, aydinlanma kismini komple atlayip direk catismaya donuyor, ordunun imaji bozulmaya calisiliyor ergenekon ile, birbirinden “laikci” ve “dinci” diye bahseden buyuk gruplar olustu, sonra pkk'nin cokertilmesi icin uyusturucu dagitim yollari el degistirdi, transferi "pkk olmasin da kim olursa olsun" diye kontrollu ellere alindi 1992'ten beri, eh bunlar buyudu cetelesti, ciddi bir probleme donustu, ben boyle tehditler ile karsi karsiyayken gucumu stad onunde karaborsa bilet satan, bunu yaparken kimseyi oldurmeyen tiplere mi yollayacagim, yoksa elimdekiler ile once en buyuk tehditleri bertaraf edip sonra daha kucuklerine mi yonelecegim? ustelik karaborsaciyi yakalasam da iceri tikamiyorum uzun sure, ve bana reelde tek zarari vergi, niye bunun pesinden gideyim. daha kapkacci var ondan once toplumun uzerine buyuk dert olan.

bundan daha da onemli olan, ben bir guc unsuru devlet olarak karaborsaci eleman yasadisi olsa da, bunu yoketmeden once menfaatlerime uygun sekilde nasil kullanabilecegimi dusunmeliyim, simdi bir kere benim bu elemani temizlemem mumkun mu onu dusunmem gerekiyor. Pismanlik yasasi diye bir sey var, pkk itirafcilarina uyguladigimiz, onun gibi dusun, bazen suclunun da sucunu gozardi edip yararlanmak lazim bildiklerinden, karaborsa her zaman olacaktir, son dakikada gelen ve stada girmek isteyen adam oldugu surece. ben bunu zaten ancak denetim altinda tutabilirim, yokedemem. hadi kastim stadin icine yigdigim polis kadar disariya da yigdim, ve herifleri cokerttim, eh bunlar gidip baska bir yerde yine yasadisi is yapmayacaklar mi? bir karaborsaciyi kac sene iceride tutabilirim ki? cikinca o vasifsiz eleman vergisini veren duzgun vatandas mi olacak? onun yerine ne yaparim? kendi amaclarim icin kullanirim, isim dustugunde bana hizmet ettikleri surece yasamalarina izin veririm, istihbarat olur, baska amaclar olur (onceki mesajda anlattigim tarzda)..

tabii bu konuya tamamen turkiye sartlari icinde bir bakis acisi, dedigim gibi bu en buyuk tehditleri adam gibi eleyelim, o zaman bakilir duruma. ama burada, amerika'da bile karaborsaci var, olmaya da devam edecek. Hem esas polis devlet burasi, $30000 kisi basi gelir ile bunlar cozemedi ise ben mi cozecegim?

klupler acisindan da soyle bakmalisin konuya, ben klubum, 100 bilet satiyorum, bundan 1000 gelir elde ediyorum. fakat ortadaki pazar 1200 liralik, cunku birileri var son dakikada bilete iki kat para odeyen. simdi ben istersem bunu kendi adamlarimla da yapabilirim, kasadan da yapabilirim, her hafta 60000 tl gelir bir sezonda butun gencler idman yurdunun giderlerini karsilar. niye tanimadigim heriflere yediriyorum o parayi?

yani en sonunda demek istedigim, ortada bir talep var. bu talebin degerlendirilmesinden dogan bir gelir var. bu isin en baba mafyasi oldun diyelim, her hafta 4 onemli mactan onceki hesapla 60ardan 240bin tl para kaldirilabilecek bir pazardan bahsediyoruz. (yalniz pazar hacmini komple attim, 10bin falan cikarsa toplamda, gecenin bu saatinde yazdigimla kalirim) boyle bir para ile neler finanse edilir bir dusunelim. sonucta kim kaldiracaksa karaborsayi, o paranin uzerine de oturmak isteyecektir.

ayrica hazir baslamisken baska durumlari da bir dusunelim, mesela trafik polisi olayi. ben simdi ataturk havaalanindan istanbul'a dogru 120 ile gitsem hicbir sey olmaz. niye? cunku otobanda devriye polis gezmiyor. trafik polisi sistemimiz sehrin buyuklugu nedeniyle checkpointler uzerine kurulu. benim 120 ile gitmem, kaza yapip olmem devlet icin problem degil, mesele benim kaza yapip baskasinin da canini almam. o yuzden yuksek hiz kanun disi, aksi olsa idi yuksek hiz ozel pistte de kanun disi olurdu. (ayni sekilde, karaborsa halkin huzurunu falan bozdugu icin degil, devlete vergi vermedigi icin kanun disi. aynisini futbol klubu yapsa idi problem olmazdi. hem ayni sekilde son dakikada iki-uc kati fiyata bileti havayollari da satiyor, devlet acisindan bir problemi yok bunun, cunku vergisini veriyor) neyse bu trafik polisi orneginde neden polise cikismiyorsunuz, e-5 te millet yuksek hizlarda makas atiyor, halk sagligini tehlikeye atiyor diye?

hem al bir baska ornek daha: delil olarak youtube'a videolari konuluyor bunlarin, niye kalkip da devlet youtube'u kapattirmiyor "yasadisi aktivite videolari var" diye? ama oyle degil iste, "toplum huzurunu bozucu hareketler" adi altinda devleti temsil eden ideolojilere ve kisilere karsi provokasyonda bulunan videolara devlet ani ve kesin guc kullaniyor, geriye kalanlar ikinci planda.

ve bu yanlis degil. iki bucuk sene once yasar buyukanit buraya, dc'ye geldiginde bir aciklama yapti toplanti sonrasi. ne dedi? "kimse turkiye'yi bolemez, karsisinda bizi bulur, turkiye cumhuriyeti bolunmez bir butundur" niye dedi? yani genelkurmay baskani gayet guler yuzle amtrak'a biniyor, new york'tan dc'ye geliyor, burada temaslara giriyor, sonra birden bire boyle bir aciklamada bulunuyor.. ne dediler sizce kendisine o toplantida? ne gibi problemlerimiz var ulke olarak son alti senedir, devlet once kendisini korumak zorunlulugunda, halkin guvenligi su sirada ancak ve ancak politik bir etkisi olacaksa onemli, yani karaborsacilar nedeniyle duyulan guvensizlikten hukumet krize dusmez, ama ulkenin dort bir yaninda iki ayda on bomba patlatirsan, mecliste insan haklari geyikleri ile federal kurt devleti kurulmasi baskisi yaparsan, ulkeyi yok yere etnik parcalara bolersen hukumet gucunu kaybeder.

ben de hukumetin bir kolu olarak, yani polis olarak, onceligimi bu sebepten oturu teroru ve kutuplasmayi engellemeye ayirmaliyim, ve o sorun bitene kadar da devletin bakis acisi "bu amacta benim yanimda olan simdilik dusmanim degildir" olmali.

ne yazik ki adam gibi burokratlarla, etnik ve dini ideolojilerden bagimsiz olarak halkci bir sekilde devlet yonetecek durumda degiliz ulke olarak. kalkip bu avrupa da niye boyle degil der isek, bizde etnik cekisme silahli oluyor, belcika'da etnik olarak ayrilirken maksimum birbirlerine pasta atiyorlar protesto niyetine. isvicre'nin anayasasinda da belcika'dan toprak talebi yok. o devletin ne yapmasi gerektigini soyleyen haklar hukuklar kanunlar da esasta bu ulkeler ornek alinarak inceleniyor, biz o ulkeler gibi degiliz, olana kadar da olaya o bakis acisindan bakmamak lazim.

yani karaborsaci esas tehdit degil, ortadan kaldirilmasi guc, daha silahla zorla karaborsa bilet satan da gorulmedi. Ayrica karaborsa yapilan hareket ile kimsenin huzurunu bozmuyor, karaborsaciligi kanunsuz yapan iki husus var, birincisi haksiz kar saglamak, ki bu esas urunu sunan kurulusu, yani ekonomiyi, yani kapital sahibini korumak icin, halki degil, ikincisi de bu kazanctan vergisini vermemesi. Yoksa ben nasil gidip 5 arkadasima ayni anda bilet alabiliyorsam o da 100 arkadasina aliyor kagit uzerinde, baska da bir farki yok. Ha ne zaman karaborsaci kendi kendine mafya olur iste o zaman durum degisir, devlet tepesine biniyor ve binmeye devam eder, ama o zamana kadar da devletin umrunda olmayacak. keske olsaydi, devlet umursasa idi, yasadisi is yapan herkesin tepesine binse idi, cok daha guvenli, cok daha mutlu olurduk, ama ne yazik ki devlet su anda daha ciddi islerle mesgul.

ve butun bunlari dedikten sonra belirtmeliyim ki, bence her devlet ilk kurulusunda, ideolojisini yasarken guzeldir. o ulkenin kurucusunun devri herhangi bir nedenden oturu bitince, ideoloji de biter. geriye nema olayi kalir. herkes yonetime gecip menfaat edinmeye bakar. boyle gidecektir, 60 milyonluk ulkede her karari herkes oylamadigi surece. hatta daha da geriye gidelim, antik yunan demokrasisi gibi yalnizca egitimli zumrenin oy verebilecegi bir duzen olmadikca, gittikce sectigimiz zumre daha populist takilacaktir.. simdi gelip "polis niye beni korumuyor" diye sormanin anlami yok, herkes menfaat pesinde, polis de bir menfaat takipcisinin kolu, zeykur valekov da herkesten bagimsiz, arkasinda ugur dundar ve mugla polisi ile mecidiyekoy'de olay cikariyor...

yoksa ben de istiyorum karaborsaci olmasin, ama ondan once sunlarin da teker teker kalkmasini isterim: yurtdisi cikis harci, otv, atv, kdv, gelir vergisi, vergi iadesinden alinan gelir vergisi, besiktas'taki garip silindir anit (gerci kalkmis da olabilir gormedim uzun zamandir), istanbul'un trafik sorunu, teror, oss, turlu ayrimciliklar, toplum icerisinde kast sistemi, bodyguard ve cover muesseseleri, taco bell, gece tarifesi, sosyal sigorta, roaming charge, vize, yani daha sayarim da boyle, hepsinin mantikli bir aciklamasi var, hepsinin bir geregi olmus veya geregi devam ediyor, zamanin otesinde olan bazilarinin da degismesi o kadar cabuk ve kolay degil bazi dinamikler nedeniyle.
0
bunubenyazdim
(17.03.09)
hocam devletin polisin öncelikleri arasında 1 mayısta bilmem kaç bin polis toplayıp, hatta şehir dışından sırf 1 mayıs için polis getirtip fazla olay olmayınca o polislerin çimenlerde pineklemesini sağlamak da yer alıyor mu ? 1 mayıstaki durumu biliyorsunuz o kadar organize polisle kaç suç örgütüne baskın da düzenlenirdi. ama amaç üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. sonra 2. yada 3. sırada dediğiniz sorunlar koca bir bölge. istanbulda tahtakala ve yazıcıoğlu işhanın oralar korsan cd ler tarafındna işgal edilmiş .koca bir bölge burası. adamlar artık mafya olmuş burada. sonra değnekçiler var. hocam bunlar daha arkaya atılacak sorunlar diye diye istanbul yaşanmaz bir hale geliyor.karborsacılarada bakın, emin olun onlardada kendi aralarında çeteleşme var. bir de polisin çok büyük bir beceriksizliği var. yani polis bir suçlama dosyası oluşturamıyor. bir suçlama dosyasında deliller, kanıtlar eksik. suçlama açık değil .tanıklar net değil. e savcı ne yapsın.adamları serbest bırakıyor. ben meselede tamamen polisin artniyeti ve beceriksizliği olduğunu düşünüyorum. öyle olmasa 1 mayısa o kadar polisi yığacak kararlılıkla neler neler yapılırdı.
0
camasir suyu
(17.03.09)
eklemek istediğim bir noktada amerika'daki polisler hakkında. ordaki durum çok farklı.(aslında farklı değil bizdekiyle aynı) mesela alpacino'nun oynadığı serpico filmnini izleyin. orda polislerin iç yapısı filan herşey anlatılıyor. hatta serpico (alpacino'nun oynadığı rol) filmin bir yerinde "eğer bu kadar rüşvet almak için harcadıkları enerjiyi suçluları yakalamaya harcasalardı suç kalmazdı" meailinde bir cümle söylüyor. bizde de durum buna benzer; "eğer ............ için harcadıkları enerjiyi suçluları yakalamaya harcasalardı suç kalmazdı" ( noktalı yerleri siz doldurunuz )
0
camasir suyu
(17.03.09)
önerilerim şunlar ;

1- karaborsacılara bulaşma ağzına sıçma olasılıkları çok yüksek.(acı ama gerçek)
2- karaborsadan bilet alma. kimse bilet almazsa böyle birşeye gerek kalmaz. ben kulüplerin bile bu işin içinde olduğunu düşünüyorum açıkcası. ömrüm bitti her bilet satış günü 4 saat ayakta dikilip en dandik yerden bilet almaktan.
0
pharaun mizzrym
(17.03.09)
ya insanın gözü önünde dönüp dönüp gişeye giriolar lan ne oluyor diyince de ordan polisler konuşma diye sana bana küfür ediyor bence bişeyler yapmak lazm görüntüleyip sağa sola dağıtsak falan olmaz mı emniyet müdürü savcısı da karaborsacıyla bir değildir heralde hadi emniyet gitmiş de savcı var basın var kamera falan birşey yapılamaz mı

karaborsacılar ve değnekciler bence asılmalılar, değnekci vale konusunda birseyler sormuştum da buna benzer cevaplar gelmişti poliste bir bunlarla diye herkes biliyor kimse bişey yapmıyor korkutmuşlar insanları
0
supuki
(17.03.09)
@supuki
görüntülemekten falan bahsetmişsin de zaten her büyük maç öncesi karaborsacıların haberlerini ulusal kanallarda veriyorlar milyonlarca kişi izliyor. e noluyor o karaborsacıya? hiç bişey. bu ultraslan, çarşı, genç fb liler falan diye gruplar var ya, hani maç zamanlarında birbirlerine girip tepişen gruplar, bunlar o kadar kalabalık adamlar neden engel olmuyorlar bu karaborsacılara ben de onu merak ediyorum. şimdi birisi çıkıp asıl karaborsa işini yapanlar o gruplar derse hiç şaşırmıycam.
0
rentts1
(17.03.09)
Emniyete, devlete, savcıya gerek kalmadan çok basit bir şekilde halledilebilecek mevzudur. Şöyle ki;

- Kulüpler bu işe çanak tutmaktan vezgeçerse,
- Biletix çalışanları büyük ihtimalle tehditlerden (veya menfaatlerinden) kaynaklı el altından bilet satışına izin vermezse ve/veya bir kişiye 5 bilet yerine 2 bilet gibi bir uygulamaya gecerse,
- Ve en önemlisi bu tür maçlarda biletler sadece ve sadece internetten satılırsa

olay %90 gibi bir oranla çözülmüş olacaktır.

Saygılar..
0
Tuncays
(17.03.09)
Iyi de ben bu adamlara gidersem "gelin lan ben tek siz hepiniz" diye gitmem, bu yüzden dayak yeme filan gibi ihtimalleri siliyorum.
Benim derdim su; Mecidiyeköy'de mac günü görev yapacak, devriye gezecek tanidigim polisler var diyelim mesela, bu adamlar da karaborsadan para yemeyen, isini ciddi yapan adamlar. Bunlara gösterdigim karaborsacilari toplasak, karakola gelseler, ifade verseler, bu dakikadan sonraki isleyis nasil olur acaba?
Yani bu adamlar toplaniyor, sonra ifade alinip serbest mi birakiliyor? Para cezasi vermiyorlar mi bu adamlara, ya da herhangi bir ceza?
0
🌸zeykur valekov
(17.03.09)
zeykur ifadesi alınsa yine şanslısın. ifadesi alınsa bile neyle suçlayacaksın adamı. hadi suçladın, savcı hemen serbest bırakacak. karaborsadan bilet satmak çok da önemli bir suç değil. ama bunların çete olduğunu, ne bilim üzerlerinde emanet taşıdığını filan tesbit ettirisen o zaman birşeyler olur. onun için tek polis yetmez. zaten onlar orda 10-15 kişidir. yani ordaki tek kişiyi yakalaıyp içeri almakla sorun çözülmüyor. istersen bir polis akrabana bu durumu sorabilirsin.
0
camasir suyu
(17.03.09)
ya senin dediğin şekilde yani o karborsacıyı yakaladın içerde ifadesinni aldılar olay adi bir olay olarak görülecek zaten onun bir cezası yok . ifadesinni alıp bırakırlar. ya burda polisin tutumu önemli. şimdi oreya baya bir polis gitse işte o stadyum çevresinde bir operasyon düzenlese o adamların üzerinden emanetde çıkacaktır onları filan tespit etse, tanık bulsa , bunların çete halinde bu işi yaptığını kanıtlarla filan destekleyip o dosyayı savcılığa yollasa o zaman iyi bir ceza alırlar. işte dediğmiz gibi burda polisin tutumu önemli. polisin bu işi bitirmek için kararlı olması lazım. en basitinden böyle bir operasyon düzenleyip o karaborsacıların her birini 2 yıl içerde tutsalar bakalım birdaha kolay kolay yapılabiliyor mu böyle bir şey
0
camasir suyu
(17.03.09)
Biz bu isin "amir" tarafin hic düsünmedik. Amirlerde bitiyor olay, o bölgenin amiri hep ayni oldugu icin polis degisse de amir kaliyor, amire de corba parasi verdin mi olay bitiyor demek ki
0
🌸zeykur valekov
(18.03.09)
(6)

amerika'da bir garip efes darkci

yirtik foto
iki senedir amerikadayim, ama kardesim bu kadar mi rezalet olur bir toplumun bira tad anlayisi. narin tadi olan bira sayisi toplasan bir elin parmagini gecmez. irlanda birasi diye icirmedikleri bir bok kaldi.neyse benim planim, amerikali hudaverdilere 'siz utu suyu iciyorsunuz alin bu da kaniti' man
iki senedir amerikadayim, ama kardesim bu kadar mi rezalet olur bir toplumun bira tad anlayisi. narin tadi olan bira sayisi toplasan bir elin parmagini gecmez. irlanda birasi diye icirmedikleri bir bok kaldi.

neyse benim planim, amerikali hudaverdilere 'siz utu suyu iciyorsunuz alin bu da kaniti' manasinda efes dark icirebilmek. lakin bulamamak...

efes dark amerika'da nerede bulunur? internette nereden alinir? olmadi chicago semti'nde efes dark satan bir muhit var midir? hic olmadi evde uretecegim, gereken malzemeler nedir?
0
yirtik foto
(16.03.09)
Chicago'da bayagi iyi bira bulabilmen lazim aslinda.

Goose Island markasinin bircok cesidi var, bunlari denedin mi mesela? Eger bunlar ilgini cekmiyorsa genis bira secimi olan bir liquor store bulup oradan degisik biralar denemeni oneririm. Eger biradan anlayan bir-iki insanla beraber takilip onlardan tavsiye alma imkanin varsa amacina cok cok daha hizli ulasirsin.

Acikcasi Efes Dark cogu biraseverin arayacagi bir bira degil. Ama sen seviyorsan seviyorsun tabi. Efes'in Pilsner'i haric hicbir cesidini Amerika'da gormedigimi belirteyim asil soruna cevap olarak.
0
wpi
(16.03.09)
guinness yok mu? guinness, efes dark ın atasıdır.
0
oceano
(16.03.09)
pek kendimi iyi ifade edemedim de; efendim amacim sadece adam gibi bir turk birasi icirebilmek.
0
🌸yirtik foto
(16.03.09)
Efes Pilsen'i bulabilmen lazim Chicago'da. En buyuk dukkanlari arayip sormani oneririm. Bulamazsan tadi benzer bira bulabilmen lazim.

Efes Dark'i bulman cok zor. Benzer bira bulman da zor.
0
wpi
(16.03.09)
spesifik olarak dukkan ismi verebilir misiniz? chicago'da yasamiyorum, ama uc dort ayda bir chicago'ya gidiyorum.
0
🌸yirtik foto
(16.03.09)
ben philadelphia'da bulmustum foodery'de, dc'de de cafe8 diye bir yer var, orada da var. new york'ta 2nd ile 3rd avenue ile 20-30th street dikdortgeninde 3 tane turk restorani var, bunlarin da hepsinde var. hadi dc ile ny i birakalim, philadelphia'da olduguna gore garanti chicago'da vardir efes dark, hatta al aradim buldum:

www.samswine.com

gidip elden almak istiyorsan adresleri de sunlar:

www.samswine.com

ama hazir bira alirken mesela old peculiar, franziskaner'in weisslari, kwak, orval, lindemans framboise falan kapmak lazim...
0
bunubenyazdim
(16.03.09)
(6)

California'da Yaşayan Yazar veya Kullanıcı

teritori
Efendim California/Palm Springs gidecek bir adet abim mevcuttur. Gelirken bir D-Slr makine isteyecem kendisinden. Bu muhitte nereden kamera alınabilir? California'da yaşıyor veya yaşayan bir tanıdığınız varsa lütfen bir iletişime geçin benimle.edit: soruyu genişletiyorum. şimdi bestbuy'dan amerika f
Efendim California/Palm Springs gidecek bir adet abim mevcuttur. Gelirken bir D-Slr makine isteyecem kendisinden. Bu muhitte nereden kamera alınabilir?
California'da yaşıyor veya yaşayan bir tanıdığınız varsa lütfen bir iletişime geçin benimle.

edit: soruyu genişletiyorum. şimdi bestbuy'dan amerika fiyatlarına baktım alacağım kameranın, hayyam'daki spotlarla aynı para hatta daha pahalı. hayyam'dan almak daha avantajlı olmaz mı sizce de?

edit2: hadi california'yı filan geçtim. ABD'de Canon EOS 450D (abd'deki adıyla Canon Eos Rebel XSI) ne kadardır? Bestbuy'dakinden filan ucuz mudur? Ona göre yarın çıkıp spotu çakacam.

Moderasyona Not: şöyle 1-2 gün yukarılarda kalabilirse çok sevinirim.
0
teritori
(14.03.09)
yazar "nutella benim" kaliforniya'da.. hatta teknolojiden de bayagi anlar.. hatta hatta bestbuy'da calismisligi var... evlen bunla kacirma bence tam aradigin adam..
0
terp
(14.03.09)
açılın ben bunu daha önce araştırdım !..

dslr fiyatları amerikada türkiye ye göre aşağı yukarı 100 dolar falan daha ucuz.eğer indirim günlerine denk gelirseniz 200-250 dolara kadar çıkabiliyor,ama sadece bodyler ucuz,Türkiyede ise tam tersine bodyler pahalı,lensler daha ucuz amerikaya göre,amerikada lens fiyatları uçmuş durumda,(yada tam tersiydi bak karıştırdım şimdi) hayyamdan yada lens satan herhangi bir mağazada atıyorum;18-55 lens 300 dolarsa,amerikada bu fiyat 450-500 dolar civarında,sadece bodyi ordan alıp lensi burdan alırsanız en hesaplısı öyle oluyor.

ya da karıştırmış olabilirim bakalı çok oldu,orda lensler ucuz burda bodyler ucuz olabilir,onuda tekrar bir gözden geçirin,ama dediğim gibi bi tanesi burda pahalı iken orda ucuz,burda ucuz olanda orda pahalı...
0
buffy de vampir sayilir
(14.03.09)
bafi de vampir sayılır: gerçekten aydınlandım. kafamda bir ışıkyandı inanır mısın...
0
🌸teritori
(14.03.09)
yok yok dediğin gibi buffy, tr de lensler ucuz bodyler pahalı
0
deahy
(15.03.09)
Amerika'da çok farkediyor mu fiyat hakkatten? Benim çekik gözlü fotoğrafçı arkadaşım en ucuzu tayvanda demişti. Avusturya'da Canon EOS 450D + objektif EF-S 18-55mm 3.5–5.6 IS kiti 512€.
Amerika'da nasıl fiyatlar? TR de ne kadar onu da bilmiyorum. Ay sonunda almayı düşünüyordum ben de. Eğer ucuzsa Amerika'dan getirteyim.
0
neronas
(15.03.09)
bu kameranin oluru 560-690 dolar arasi.

best buy 799 diyor, ki best buy genelde gereginden biraz daha pahaliya satar, kafayi takmayalim ona..

burada da yine en ucuz fiyati internetten alir, hatta newegg.com'dan alir, ama onun icin geldigi gibi siparisi verse iyi olur, warehouse ta yoksa maksimum 1.5 haftaya elinde olur. mesela su anda ben bir tane gorebiliyorum newegg'de $589'a, walmart'ta da 569'a var. newegg'de in stock, siparis ederse toplam 600 e max 5 gun icinde elinde olur gibi geliyor. abiniz nisan gibi gelirse bu fiyatlar daha bir 50 dolar kadar dusmus olacaktir ayrica...
0
bunubenyazdim
(15.03.09)
(6)

bir garip sual??

annemadamolgeldedi
merhaba duyuru insanı??? benim garip sorum biz insanoğlu ve ilişkileri ile ilgili...ben evli değilim.. ama evlilik konusunda merak ettiğim bi husus varki( affınıza sığınarak çekinmeden açık açık soruyorum)insanlar sevgilileriyle evlendikten sonrada ateşli bir şekilde sevişebiliyorlar mi?? bana sanki
merhaba duyuru insanı??? benim garip sorum biz insanoğlu ve ilişkileri ile ilgili...ben evli değilim.. ama evlilik konusunda merak ettiğim bi husus varki( affınıza sığınarak çekinmeden açık açık soruyorum)insanlar sevgilileriyle evlendikten sonrada ateşli bir şekilde sevişebiliyorlar mi?? bana sanki hiç öle olcakmiş gibi gelmiyo.. böle bi tecrübesi yada bi fikre sahip olan arkadaşlar yardım ederlerse sevinirim.. saygi ve sevgilerimle...
0
annemadamolgeldedi
(05.03.09)
bunun bir sabitinin olması mümkün değil ya da bu konuda genelleme yapmak. kısa vade için konuşuyorum tabi. sonrasında yaşlanmadır, bazı sağlık sorunlarıdır derken daha sakin geçmesi konusunda genelleme yapabiliriz.
0
emrag
(05.03.09)
ergenligin ilk yillarindan sonraki 4-5 yila kadar erkek olarak bizler elimiz cukumuzde dolasiriz. hep azgin olunabilir ama o ilk yillardaki gibi durmadan ureten bir organizma olmaz.

evlilikte de boyle olsa gerek. hep ayni kisi ile seks yapmak bir yerden sonra o kisiyle ilk kez yapilan kadar heyecanli olmayacaktir.
0
nochristrequiress
(05.03.09)
dondurmayı çok seviyorsunuz ve dondurma çok zor alabildiğiniz, her zaman elde edemediğiniz bir şey. ve gün geliyor ki ne yaparsanız yapın dondurma her daim buzdolabınızda yer alıyor. hem de sürekli çikolatalı. dondurma yeme isteğiniz ilk günkü gibi olur mu sizce? evlilik de onun gibi aynı. her gün aynı dondurmaya ne kadar sos dökerseniz dökün, türlü tatlılarla birlikte yerseniz yiyin dondurma aynı dondurma. o yüzden de elde etmenin, sahip olmanın rahatlığı tutkulu sevişmeleri zaman içerisinde yok ediyordur.
0
holly golightly
(05.03.09)
bu konuda bi etken varsa o da birlikte olunan süre sadece. 2 aylık evli bi çift, 3 yıllık sevgili olan bi çiftten daha aktif olur. evli olup olmamakla ilgili diil yani. 6 yıldır beraber olan sevgililerin cinsel hayatıyla, 6 yıldır evli çiftin cinsel hayatı arasında bi fark olmaz. yani kişilere göre değşir tabi de, sadece evli olup olmama sebebiyle bi değişiklikten bahsediyosak, bence olmaz.
0
cereal killer
(05.03.09)
ama bu normal. geleneksel bir bakışla izah etmeye çalışıyorsun sen kendi kendine. zira eş kutsaldır, hani çocuklarının anası, yuvanın kurucusu felan. gelgelelim eskiden olmasa da şimdilerde kız arkadaş olarak kabullenilen -ki gelecek planları yapılmayan kişi anlamı taşıyor çoğu kere-, anlık haz sağlayıcısıdır. işlevi haz sağlamakla sona erer. ona karşı herhangiş bir sorumluluk hissedilmediği gibi, ortalama bir rol bile biçilmez. eğreti gelin misali, sadece belirli bir ödevi üstlenicidir.
sonra sonra yaşam kendini 50, 60 ve nispeten 70 li kuşakların gelenekçi tutuculuğundan kurtarıp 80 li 90 ateşli ve sınır tanımayan genç dimağlara bırakınca, hemen her şeyde olduğu gibi evlilik veya ilişkilerimn biçim veya niteliği ile işleyişinde de sınırların ortadan kalktığı görülmektedir. hal böyle olunca, gelecek 10 yıl içinde hemen her türlü ilişkiyi çember içine alabilecek kısıtların mevcut olabileceğini sanmıyorum ve beklemiyorum. endişeliyim: evet!
0
fempusay
(05.03.09)
duruma evlilik acisindan degil beraberlik acisindan bakmak lazim, simdi "evlilik" deyince sanki evlilik kurumu cinsel hayatin icine ediyormus gibi goruluyor, olayin evililikle alakasi yok tamamen beraberligin suresi ile alakasi var, bence.

o baglamda birak sevgili ile evlenmeyi, ilgili sevgili ile daha ilk cikmaya basladiktan iki hafta sonra bile kendisiyle sevismek ilgincligini yitiriyor bana kalirsa..

hem cok da mantikli boyle evolusyon gecirmis olmamiz, hayatta kalabilmemizin genetik varyasyona bagli oldugu donemlerde herkes tek esli gecinseydi su anda yoktuk ortada.. (ve bu butun gen paylasimi yolu ile cogalan canlilar icin gecerli) dogum kontrolu, tek eslilik falan tamamen yerlesik hayata gecmemiz ve yerlesilen yerin cevresindeki hammaddelerin, topraklarin vb. yerlesik nufusu gecindiremeyecek kadar az olmasi ihtimaline karsi, gelisim tarihinde cok yeni cikmis bir sey.
0
bunubenyazdim
(05.03.09)
(9)

Sevgililer Günü ve Hediye

aliceinchains
şimdi şöyle, sevgililer günü için bin km yol yapıp yanına gideceğim hatunun. uçak bileti, oteli, bilmemnesi derken kıyıdan köşeden ittire ittire hallettim tüm masrafları, fakat hediye alacak para kalmadı. Şimdi 14 şubat için yanına gidiyor olmam zaten çok büyük bir hediye onun için de, ayrıca bir şe
şimdi şöyle, sevgililer günü için bin km yol yapıp yanına gideceğim hatunun. uçak bileti, oteli, bilmemnesi derken kıyıdan köşeden ittire ittire hallettim tüm masrafları, fakat hediye alacak para kalmadı. Şimdi 14 şubat için yanına gidiyor olmam zaten çok büyük bir hediye onun için de, ayrıca bir şey almam lazım mı sizce? Hm?
0
aliceinchains
(12.02.09)
degil.
0
ermanen
(12.02.09)
mektup yaz=/
0
neverending nightmare
(12.02.09)
bir bayan olarak söylüyorum lazım değil
ama çok ufak bir çiçek yüzünün daha da gülümsemesine yarayabilir
bahçeden çalın ufak bişey para vermenize gerek yok hehe
0
orange coffee
(12.02.09)
çiçek
0
desdinova
(12.02.09)
simdi bazi bayanlar zorunlu bazi baymayanlar zorunlu degil demis olabilir, ama risk etme bence bu kadar zahmete giriyorsun mukemmel olsun olay. kafasinda olusturdugu sevgililer gunu hayalinden bir tek sey bile eksik olursa 2 yil sonra bu sana "o kadar gelmistin ama bir hediye almamistin" seklinde geri donebilir. yani mutlaka bir hediye almani oneririm.

kurye gibi gidip elden mektup vermek olmaz, cicek de cok klise. soyle anlamli bir kucuk hediye bulabiliyor isen yazil, paketle, ama simdi onun kafasindaki "anlamli" hediyeyi bulamayabilirsin, o risk de var.

bu durumda ben sen olsa idim direk bir tiffany's yapip bir kolye alirdim mesela. (minimum 150 dolar)

eger tiffany's ya da 150 dolar yok ise, bu isin oluru bir kutu godiva karisik cikolatadir, hatta godiva her durumda isi cozer.
0
bunubenyazdim
(12.02.09)
sevdiğini, onunla ilgilendiğini gösterecek küçük bir hediye almalısın bence.. hediye almamak risktir. hem arkadaşınız arkadaşları ne aldı diye sorduğunda mahçup olmasına izin vermeyin. kadınlar için arkadaşlarının görüşleri bazen kendilerininkinden bile önemlidir..
0
surtunme kuvveti
(12.02.09)
kalıcı bir hediye al!misal kolye.yüzük işleri için durumunuzu bilemiyorum.evlenme teklifi edebilecek durumdaysan daha doğrusu evet cevabını aldıktan sonra o zaman bigün evleniriz elbet demeyeceksen yüzük işine gir.
ancak şu an için evlenme teklifi durumu söz konusu değil ise kolye al.hem de çok abartılı birşey olmasın.sürekli takabileceği türden birşey olsun.taktıkça o günü,o gün için çabalarını filan hatırlar vs.
0
skplgl
(13.02.09)
tabi bir buket de çiçek yaptırmayı unutma!
0
skplgl
(13.02.09)
benim şimdiki kocam ilk tanıştığımız yıl (15 yıl önce!) bana çiçek göndermiş, çiçekçi "yetişmeyecek bu akşama" dediğinde de atlayıp arabaya 300 km yol gelmişti. bişi getirmemişti. ben evlendim o adamla. çok çok "elim boş gitmeyeyim" diyorsan, yaz bi mektup.
0
zkurmus
(13.02.09)
(5)

AKVARYUM TUTKUNLARI !!

torque
Arkadaşlar kadıköy'de uygun fiyata akvaryum-balık satan yer arıyorum. eskiden ne güzel sahilde akvaryum satan yerler vardı, ama yıktılar. yine bunun gibi bir çok dükkanın yanyana olduğu, ne bilim akvaryumcular çarşısı,pasajı gibi bişey var mı ?(kadıköy tercih sebebidir ancak diğer semtlerde kabulümü
Arkadaşlar kadıköy'de uygun fiyata akvaryum-balık satan yer arıyorum. eskiden ne güzel sahilde akvaryum satan yerler vardı, ama yıktılar. yine bunun gibi bir çok dükkanın yanyana olduğu, ne bilim akvaryumcular çarşısı,pasajı gibi bişey var mı ?
(kadıköy tercih sebebidir ancak diğer semtlerde kabulümüzdür)
0
torque
(05.02.09)
misir carsisi yani.
0
bunubenyazdim
(05.02.09)
kadıköy sahildeki starbucks'tan yukarı doğru yardırın. mercan kokoreç falan var solda onu geçin. dört yol gibi bir yere geleceksiniz. ortada böyle oturacak yerler falan var. onu da geçin, tam karşısındaki sokaktan yukarı doğru yürümeye devam edin. o sokakta sağlı sollu dükkanlar var. yeri kolay da ben iyi tarif edemedim galiba. neyse artık.
0
coffee and cigarettes
(05.02.09)
bir dönem burada vardı şimdi kalktı mı kalkmadı mı bilmiyorum, kadiköy çarşıda migros var. ona sırtınızı verin ve sağa doğru 15-20 adım sonra fırat pasajıydı sanırım bir pasaj var. içeride satıyordu bir dükkan. ama açık mıdır bilemiyorum şu an.
0
ymerdiveni
(05.02.09)
kadıköy'de ben de aramıştım bolca ama coffee and cigarettes'ın bahsettiği yerler dışında düzgün bir yer(orda sadece iki dükkan var gerçi)

neyse ben size kadıköy'den eminönüne geçmenizi tavsiye ederim. geçtikten sonra bir kaç kişiye sorun size akvaryumcuların yerlerini gösterecekler yürüme mesafesiyle 5-10 dk'yı geçeceğini sanmıyorum. bolca akvaryumcu var. istediğinizi bulursunuz.
0
forumtrak
(05.02.09)
Alışverişin çapı bir kaç lepistesle sınırlı kalmayacaksa Mısır Çarşısı taraflarına gitmekte, alışverişin çapı çok büyükse www.bilyap.com.tr gibi sitelerin forumlarını takip etmekte fayda var. Sahildeki dükkanlardan biri de (sanırım sel akvaryum) tepe nautilus'un oraya taşındı kudret göz hastanesinin yanında köşede ama fiyatları ne derece uygundur bilmiyorum.
0
jolietjake
(05.02.09)
(9)

Tüy Dökücü Kremin Tüy Dökmemesi

forumtrak
Evet dökmedi. 10 dk dır bekliyorum bir değişiklik yok. kullanım hatası mı yaptım acaba?Not: Kuru cilde kremi direk sürdüm ve yaydım. başka ne yapılabilir ki?
Evet dökmedi. 10 dk dır bekliyorum bir değişiklik yok. kullanım hatası mı yaptım acaba?

Not: Kuru cilde kremi direk sürdüm ve yaydım. başka ne yapılabilir ki?
0
forumtrak
(03.02.09)
spatulasi vardir onun spatulayla bastirarak kremi temizle, kizarmis ekmegin yaniklarini bicakla kazir gibi yap cikmalari lazim, krem eskiyse ondan da olabiliyor bazen.
0
eick
(03.02.09)
üstünü iyice okudun mu? ya jilete benzer bi aparatı vardır onunla traşlaman gerekir yada hemen dökmez, aylar sonra etki eder (bioder gibi)
0
hia
(03.02.09)
@want2die, overdose'dan gidicem o zaman. nutella gibi emdikçe emdim zira. gerçi şimdilik azıcık ağız kokusu yaptı. henüz başka bir etki yok.

@eick, sadece sünger çıktı içinden sanırım dandik bir marka aldım (dia-epil douche)

@hia, üstünü iyice okudum 6 dakika dursun yazıyor. başka bir bilgi yok.
0
🌸forumtrak
(03.02.09)
spatulasi/sungeri ile iyice yayarak surup 15 dakika kadar beklemen lazim. kendiliginden de dusmez, kullanicinin cekerek almasi lazim, eger krem uzerinde yeteri kadar beklemis ise elinle cilde bastirip dairesel hareketler yaparsan yeterli gucu saglamali. ayrica bu cekme islemini dusta suyun altinda yapmak daha rahat oluyor.
0
bunubenyazdim
(03.02.09)
peki bu işlemler cilt kuruyken mi yapılıyor? yoksa cilt yüzeyi nemli mi olmalı?
0
🌸forumtrak
(03.02.09)
Plastik bir bıçağa benzer birşey çıkar genelde onla diğer arkadaların belirttiği gibi alacaksın. Yoksa da aynı işi görebilecek birşeyle almayı dene duş altında.

Yalnız şöyle bir durum var, 10 dakikadan fazla kalırsa zarar verebiliyor cilde diye biliyorum. Bir diğer noktaysa genelde hafif nemli cilde uygulanması gerektiği söylenir.
0
tekosin
(03.02.09)
kuru cilde direkt surulerek yapiliyor. sunger genelde kopuklerde oluyordu ama mantik ayni bastirarak kopmalarini saglamak. hala beklemiyorsundur umarim.
0
eick
(03.02.09)
tüy dökücü krem yerine köpük kullan, çok daha pratik, çok daha etkili. tüy dökücü köpük, yalnız seçkin her yerlerde. (veet iyidir)
0
entry ca
(04.02.09)
benim bildiğim ıslak cilde yapılır bunlar hep :/
0
su nanesi
(29.12.11)
(11)

Atom bombası patlamasına bakılır mı bakılmaz mı?

portik
nükleer silahların hangisinin patlamasına direkt bakarsak gözümüz yanar, korneamız erir ve kör oluruz, hangisine gönül rahatlığıyla bakıp "aboov mantara bak" diyebiliriz? ve şehrimize atılan bombanın ne olduğunu ölmeden önce nasıl anlayabiliriz?
nükleer silahların hangisinin patlamasına direkt bakarsak gözümüz yanar, korneamız erir ve kör oluruz, hangisine gönül rahatlığıyla bakıp "aboov mantara bak" diyebiliriz? ve şehrimize atılan bombanın ne olduğunu ölmeden önce nasıl anlayabiliriz?
0
portik
(28.01.09)
mesafeye bakar o iş. yeterince uzaksan bisey olmadan bakabilirsin. yakınsan da bak bence nasılsa son gordugun sey olacak.
0
bryan fury
(28.01.09)
yakınlığınıza göre değişir, görüşünüz birkaç günde de bozulabilir, bir anda tüm vücudunzla birlikte yok olabilir de. blast denen şok dalgası gelene kadar bakabildiğinze bakarsınız sanırım. blast size vardığında da zaten yakınlığınıza göre ya şiddetle savrulursunuz ya da erimeye başlarsınız.

hangi nükleer bomba olduğunu anlayabilmek mümkün müdür, bilmiyorum. mantara sebep olan şey çok büyük bir enerjinin belirli bir yerde aniden oluşması olduğundan mantardan sadece gücü anlaşılabilir diye düşünüyorum.

küçük ölçekli nükleer silahlar daha kısa bir çapta etkili olacağından "nasıl da patlıyor hacı" deneyimi için daha uygun olurlar diye düşündüm.
0
tom riddle
(28.01.09)
youtube da vardı goruntuler.
0
bryan fury
(28.01.09)
richard feynman bakmıştı manyak. sonra kanser oldu. gerçi kanserin sebebinin o olmadığını söylerler ama bilemiyorum.
0
deckard
(28.01.09)
izlediğim çoğu test videosunda gözlüğümsü şeyler vasıtasıyla bakıyorlar. asıl merakım, patlamanın ilk etkisiyle ölmeyecek (ama vücudumdaki radyasyondan dolayı bir kaç ay içerisinde ölecek) bir mesafedeysem bakmamın beni kör edip etmeyeceği. yani son günlerimi kör şekilde geçirir miyim geçirmez miyim bir nevi.
0
🌸portik
(28.01.09)
gözlüklerle bakılmasının sebebi aşırı parlaklık da olabilir yalnız.
0
tom riddle
(28.01.09)
www.youtube.com videosunda askerlere ilk ışıktan sonra bakmalarını mı söylüyorlar bana mı öyle geliyor. 1950ler amerikan aksanına pek alışık değilim.
0
🌸portik
(28.01.09)
butun yukaridaki aciklamalara ek olarak belirtmek isterim ki, eger bu nukleer bombaya arnold schwarzenegger bakiyorsa istedigi mesafeden bakabilir, hicbir sey olmaz. (bkz: true lies)
0
bunubenyazdim
(28.01.09)
isiktan etkilenmemek icin cok uzakta olmak gerekiyor, cunku saniyeler suren ilk parlama gunes isigindan 4 kat daha parlak oluyor, belli bir uzakliga kadar flash korlugu denen hadise oluyor, 40 dakikaya kadar gecici korluk yasayabiliyorsun veya gorsel pigmentlerin beyazliyor boylece hayatin boyunca noktalar goruyorsun etrafa bakinca. belli bir yakinlikta ise retina yanmasi ve kalici korluk olabiliyor tabi olmemissen. bombanin ne kadar buyuk oldugunu capindan ve yuksekliginden, etki alanindan anlayabilirsen anlarsin. ama bombanin ne oldugunu anlamaya calismak yerine, siginacak yer aramak daha iyi olur o anda. yani bomba atildigindan itibaren hic bakmamak ve siginacak yer aramak en mantiklisi.
0
ermanen
(28.01.09)
24'te vardi boyle birsey. jack bauer boyle ellerini gozlerinin ustune getiriyordu patlamaya bakmak icin. koruyordur herhalde, sen de oyle yapmalisin. jack'e birsey olmamisti.
0
fdegir
(28.01.09)
videoda diyor ki, ilk patlamadan 10 saniye gecene kadar gozlukleri cikarma
0
x daemon
(28.01.09)
(3)

Titanyum dioksit?

trista
İstanbul'da nerede bulunur? Az miktarda?
İstanbul'da nerede bulunur? Az miktarda?
0
trista
(26.01.09)
suradan: magaza.hammaddeler.com

internetten almak istemiyorsaniz; boya ve insaat sirketleri boyalari renklendirmek icin, gida sirketleri de gida renklendirilmesi icin kullaniyor. bu durumda boya satan bir magazada bulabilmeniz lazim.

ayrica misir carsisi, tahtakale ve civarlarinda da arayabilirsiniz. gidip saga sola sorabilecek vaktiniz var ise en cabuk ve en az miktarda bulabileceginiz yer orasidir.

hatta butun bunlardan once bir de en yakin eczaciya sorun, ismarlama olarak getirebiliyor olmasi lazim sansli iseniz.
0
bunubenyazdim
(26.01.09)
teşekkürler. o linke bakmıştım bugün ama hem çok pahalı hem de çok geldi. peki boya renklendirmesi ile gıda için kullanılan titanyum dioksit aynı mıdır?
0
🌸trista
(26.01.09)
evet, ayniymis gibi gozukuyor (lise kimya bilgim ile, Ti +4 iken oksijen in tanesi -2 oluyor, bu durumda TiO2'nin her halinin stabil olmasi lazim) ama belki saflastirma yapilirken kullanilan sulfur ya da klor kaciyordur arada sirada satilan pakedin icine.

beyaz dis macununuz var ise icinde titanyum dioksit bulunmasi lazim ayrica.. hos ev ortaminda onu oradan ayristirmak icin saglam distilasyon ekipmani gerekli, onlar da millet evinde "bogma raki" yapmasin diye yasak turkiye'de sanirsam..

cevaptan cok geyik yapmisim gibi geldi..
0
bunubenyazdim
(26.01.09)
(16)

doğum günü sürprizi

hevipeyra
bu hafta sonu eşimin yaş günü. kendisi bu konularda çok hassastır ve bu sene taktı kafaya, bana sürpriz bişey yap diyor. bu sürpriz gerçekten onu şaşırtacak bir şey olmalıymış. şimdi ben özel günler pek umrunda olmayan biri olarak zora düştüm. ne güzel pasta + mum + hediyeyle atlatıyoduk, bu sene pa
bu hafta sonu eşimin yaş günü. kendisi bu konularda çok hassastır ve bu sene taktı kafaya, bana sürpriz bişey yap diyor. bu sürpriz gerçekten onu şaşırtacak bir şey olmalıymış. şimdi ben özel günler pek umrunda olmayan biri olarak zora düştüm. ne güzel pasta + mum + hediyeyle atlatıyoduk, bu sene patladık.
ne biliyim işte orjinal bir fikir olur, gerçekten ona özel bi hediye olur, bu hatun milletini ne şaşırtır kardeşim? bi buldurun be, hadi be! :)
0
hevipeyra
(23.01.09)
günübirlik tura çıkın, tur görevlilerine de durumdan bahsedin, size bir şeyler önersinler.
0
desdinova
(23.01.09)
hiçbişey yapmayın tam sürpriz olsun.
0
386 dx
(23.01.09)
daha önce yapmadıysanız yemek yapın.
0
tai
(23.01.09)
gezme tozma işini pek sevmez. çok kalabalık ortamdan hoşlanmaz. sinema sevmez. yani sosyal aktivite içeren olaylara pek giremiyoruz. teşekkür ederim genede.

edit: yemek zaten pek yapmayız, yaptığımız zamanlarda ben yaparım genelde, sürpriz olmaz yani. :)
0
🌸hevipeyra
(23.01.09)
pırlanta al,

kesin şaşırır, sana saçma gelecek ama erkek gibi düşünme, sor bak herkese şaşırmazsa adam değilim. kalıbımı basarım, yemin ederim.

hem uğraşmazsın yok turdu, bavuldu, hem daha ucuza gelir hem 20 dk da falan kurtarırsın olayı.

ama şu da var, önünde uzun yıllar varsa, daha yeni evliysen gelecek yılları riske atma, çünkü seneye gene bana süpriz yap dicek, daha iyi bilmen lazım bir kere kolu kaptırdın mı hanım milletine bacak da gider.
0
thefirstfbli
(23.01.09)
@thefirstfbli: 4 yıl oldu evleneli, bu yüzden sürpriz istiyo zaten. pırlanta mantıklı aslen. hatta evlenirken almamıştım ama sözüm vardı, olabilir. başka önerilere de açığım halen tabi ki. :)
0
🌸hevipeyra
(23.01.09)
Para durumuna bağlı olarak değişir. şimdi sürpriz yapılmasını kendisi istediği için bir şeyler bekleyecektir. ama gerçekten bir sürpriz yapmak istiyorsan, bir sürprizin arkasına başka bir sürpriz gizlemelisin. yani o "aha sürpriz buymuş" dediği anda asıl sürprizi patlatmalısın. bi film de mi kitaptamı ne adam bi sürü uçan balonun içine notlar yazmıştı. ortadan kaybolmuştu kızda eve girince uçan balonları patlatıp içindeki notlarla hareket etmişti tabi balonun dibinde bir ine ve notları izle diyordu. sende bi video kamera alıp, onun yakın çevresindekilerle kısa ve güzel doğum günü notları kaydedersin görüntülü olarak. interneti filanda kullana bilirsin bu iş için. sonra notlarla yönlendirip videoyu izlemesini sağlarsın sonra ne bileyim ortaya filan çıkarsınız işte biyerlerden :D zor işin ama düşününce yapıla bilecek o kadar çok enterasan fikir var ki.
0
karoyedili
(23.01.09)
%90 oranında bu sürpriz meselesi erkekler için ps3, kadınlar için pırlanta demek oluyor. %10'luk kısma girdiğinize inanıyorsanız lunaparka götürün.
0
sui
(23.01.09)
madem sakinlik seviyor ağvaya yeşilçaya götür.odanızı önden hazırlamayı unutma ama.
0
menon
(23.01.09)
ben de eşimden bir sürpriz istiyorum aynı böyle ama o bir türlü anlamıyor !

bence kesinlikle bir yere götür. 2 günlük şehir dışı bir yer olur, imkanın varsa yurtdışı olur. pırlanta filan sürpriz sayılmaz bence. yine de sen bilirsin..
0
aptallarin pin kodu
(23.01.09)
paraya kıyarsanız, helikopter turu diyorum hala:
www.istanbul.net.tr
0
pyro clustic flow
(23.01.09)
bir kulaginin ust kismini kesip hediye olarak verebilirsin. garanti surpriz olur, bir daha da istemez omru boyunca surpriz murpriz...
0
bunubenyazdim
(23.01.09)
bana sürpriz yap talebi de ilginçmiş. yapacağı varsa da hevesi kaçar yahu insanın. öyle siparişle sürpriz mi olur.
0
coffee and cigarettes
(23.01.09)
şimdi bence bir yere götürsen falan, o gezinin sonunda bir hüzün saracak yengeyi. böyle bir şeye ne kadar hasret kaldığını falan düşünecek. eğer gezme işini periyodik olarak yapmaya başlamayı düşünmüyorsanız bence iptal edin, ve paraya kıyarak çok özel hissettirecek bir şey alın ona. ama yok haftalık/aylık gezme işini yaparız diyorsan bu doğumgünü iyi bir başlangıç olabilir.
0
deckard
(23.01.09)
bence sevdigi ve uzun sure gorusmedigi birini hatta birkac kisiyi karsisina cikarabilirsiniz veya surpriz bir sekilde cikarlar ve dogumgununu kutlarlar. gozlerinden yas gelir kesin ve senin boynuna sarilir ve der ki "hayatimdaki en guzel surprizdi" der.. o sirada cebinden pirlantayi cikarip parmagina takarsin... hayatinin en guzel gunu olur..
0
ermanen
(23.01.09)
teşekkürler arkadaşlar. bu öneri olayı ufak ufak cosmopolitan dergisi tavsiyelerine dönmeden bitirelim en iyisi. yüreğinize sağlık hepinizin. :)
0
🌸hevipeyra
(24.01.09)
(7)

hediyelik dolma kalem

imparatorolmayikolaymisandin
bildiğiniz kaliteli dolma kalemler varmıdır?
bildiğiniz kaliteli dolma kalemler varmıdır?
0
imparatorolmayikolaymisandin
(18.01.09)
lamy superdir. scrikss var bir de iyidir ve biraz daha uygundur fiyatlari.
0
sourlemonade
(18.01.09)
Cross elbette. Fetisleri var bunun neZihte satiliyor mesela dun gordum.
0
ozdek
(18.01.09)
mont blanc.
0
bunubenyazdim
(18.01.09)
kesinlikle cross. istanbulda iseniz, istiklal caddesi üzerinde heykelden tünele doğru sol tarafta şık bir yer vardı. çok pahalı ve kaliteli kalemler satan. gidin görün derim, kesinlikle bu konuda vizyonunuz tavan yapar. belirtmekte fayda var fiyatlar biraz uçuk :).
0
bore
(18.01.09)
en kalitelisi tabi ki cross.. yalnız fazla uçmamam lazım daha uygun bir şey olsun dersen de önerim; scrikss. şahsen tek cross'um ve iki tane scrikss'im var. aralarındaki kalite farkıyla fiyat farkını pek paralel bulmuyorum.
0
jack of hearts
(18.01.09)
scriss ve parker.
0
biyolog olcakmisim
(18.01.09)
kaliteli dolma kalem arıyorsanız tavsiyem kesinlikle parker dır.
0
aves
(18.01.09)
(7)

Uyku Sorunu

abtash
Dünya'nın en önemli sorunu değil ama şöyle bir sorunum var; ne zaman film izleyecek olsam uyuya kalıyorum. zaman fark etmiyor bugün saat 4(16) gibi geldim yurda finaller arası bi film izleyeyim dedim 20'dk'dan sonra sızdım. aynı filmi dün gece de izlemeye çalıştım yine uyudum. daha önce de başka bir
Dünya'nın en önemli sorunu değil ama şöyle bir sorunum var; ne zaman film izleyecek olsam uyuya kalıyorum. zaman fark etmiyor bugün saat 4(16) gibi geldim yurda finaller arası bi film izleyeyim dedim 20'dk'dan sonra sızdım. aynı filmi dün gece de izlemeye çalıştım yine uyudum. daha önce de başka birçok filmde oldu bu. uykusuzluk gibi bir sorunum yok, bu saatte(00.58) yazdığımdan da anlamak mümkün zaten. üst üste 2 gece 0 saat uyumadığım da oluyor tık demiyorum ama ne zaman ki film izleyeceğim sızıp kalıyorum var mı bir çaresi? filmler uyku hapı gibi geliyor artık.
0
abtash
(14.01.09)
seker hastaligi var mi ailede?
0
bunubenyazdim
(14.01.09)
kitap okurken ayni sorun nuksediyor mu?
0
oyuncak bulut
(14.01.09)
Aynı sorun bende de vardı. Film izlerken, kitap okurken, ders dinlerken, dolmuşla bir yerden bir yere giderken( 4 sene dolmuşla anadolu yakasından avrupaya geçtim, köprüyü 5-6 kere anca görmüşümdür), uzatmıyayim dinleme/izleme konumuna düştüğüm her durumda sızmaya başlıyodum. Screen saver gibi geliveriyordu hareketsiz kalınca.

O zamanlar 2-3 gün uyumadığım zaman dilimleri sık çıkıyordu karşıma, artık en geç 24 saatte bir uyuyorum sızma sorunum geçti. Sanırsam polyphasic sleep 'in getirdiği birşey. Hareketsiz kaldığım anda sızıyordum, 20-30 dakika sonra bol rüyalarla kestirip uynadığımda 5-6 saat gayet dinç vakit geçiriyordum.
0
skatheist
(14.01.09)
@bunubenyazdim şeker hastalığı yok.
@oyuncak bulut evet kitap okurken de oluyor. iyi tespit unutmuşum yazmayı:)
0
🌸abtash
(14.01.09)
Doğru bir kelime mi bilemiyorum ama siz de benim gibi katılımlı ve interaktif şeylerden hoşlanıyor olmalısınız. Mesela ilgimi çeken filmleri seyrederken bazen çatlak gibi çığlık atıyorum, wowww diyorum yani bir şekilde filmin içerisindeymiş gibi oluyorum. En azından seyrederken sıkılmayacağınız, aksiyonu çok düşük olmayan kaliteli filmler izlemeye çalışın. Sanatsal yanı ağır basan filmler sıkıcı olsa da üzerinden bir şekilde geliyorsunuz ama kitaplar konusunda ben de bir şey diyemem çünkü hakikaten çok sıkıcılar ve sadece elektrik kesildiği zaman ilgimi çeker oldular :)
0
tubytube
(14.01.09)
yukarıda da belirtildiği gibi genetik bir rahatsızlığınız yoksa bunun nedeni tembellik de olabilir. mesela sıkı çalışma periyotları yaşadığınız bir dönemde ( misal 2-3 yıl boyunca sabah 6'da kalkıp akşam kaçta çıktığınız belli olmayan bir işte çalışıyorsanız)böyle bir problemle karşılaşmazsanız şaşırmayın: ulan allah allah o kadar yoruluyorum ama eskisi gibi her yerde sızmıyorum vs. gibi. bünye buna programlıyor kendini çünkü. bünye meselesi yani :) tabi dediğim gibi genetik bir nedeni yoksa.
0
selim alai
(14.01.09)
demir eksikligi bu durumu tetikler. konsantrasyon ve dikkatini toparlama gibi durumlarda patlak veriyorsa bu uyuma\sizma olayi demir eksikligi olabilir. lise yillarimda yakalandim bu duruma egitim hayatimi etkiledigi icin doktora gittik takiben demir eksikligi cikti sende bir test yaptir bence cunku bunyen bu duruma alismayada basliyabilir.
0
oyuncak bulut
(14.01.09)
(1)

Cafe de Paris sosu tarifi ?

deahy
cafe de paris soslu bonfilenin tarifini aramaktayım. sözlükten bir adet bulup denedim fakat tatmin edici olmadı. bir de yamulmuyorsam bunun hazırı varmış knorr un. deneyen oldu mu, başarılı mıdır?
cafe de paris soslu bonfilenin tarifini aramaktayım. sözlükten bir adet bulup denedim fakat tatmin edici olmadı. bir de yamulmuyorsam bunun hazırı varmış knorr un. deneyen oldu mu, başarılı mıdır?
0
deahy
(13.01.09)
benim kullandigim, la relais de venice'in sosu:
tereyagi, macun halinde ancuez, dijon hardali, ezilmis taze rosemary, tuz gerek. ancuez olmadan olmaz.
250gr tereyagi eritilirken, uzerine iki corba kasigi dijon hardali dokuyorsunuz, 10 santimetre kadar da ancuez sikiyorsunuz tupten, bunu ates uzerinde karistirirken, ezilmis rosemary ile tuzu da katip, biraz daha karistiriyorsunuz. tereyaginin ve dijon hardalinin markasina gore yogunluklari farkli oluyor, o yuzden biraz goz karari takilacaksiniz: homojen olmasi lazim, o yuzden rosemary leri iyi ez ve eger tereyagi yukariya cikiyorsa biraz daha hardal ve ancuez katmaniz gerek. homojenlesme saglanana kadar ateste birakmaniz ve karistirmaniz lazim. ben agir sevdigim icin tereyagini bol kullaniyorum ve homojen olmuyor, ama birkac kere deneyip kendi damak tadiniza gore ayarlayabilirsiniz. buzlukta dondurulup tekrar kullanilabilir bu sos.

salata sosu icin de: yarim limon suyu, dijon hardali, tuz ve zeytinyagi, isitilmadan karistirilacak sadece. yesil yaprak salatanin uzerine ceviz zorunlu.

orijinalinde et bonfile degil antrekot bu arada.
0
bunubenyazdim
(14.01.09)
(7)

Gammazlıkla ilgili..

nukleermisilleme
merhaba arkadaşlar. yeni gammaz oldum ve merak ettiğim bir konu var. ispiyonlamayı nasıl yapıyorum? moderatörlerden birine msj atarakmı bunun bir kısayolu yokmudur? şimdiden yardımcı olacak arkadaşlara teşekküre ediyorum. :)
merhaba arkadaşlar. yeni gammaz oldum ve merak ettiğim bir konu var. ispiyonlamayı nasıl yapıyorum? moderatörlerden birine msj atarakmı bunun bir kısayolu yokmudur? şimdiden yardımcı olacak arkadaşlara teşekküre ediyorum. :)
0
nukleermisilleme
(11.01.09)
her entryde, yazarinin nickinin bulundugu yerin sag alt kosesinde, entry oylama, yazara mesaj atma ve yazar hakkinda bilgilerin bulundugu yer var ya, o dizenin en saginda ayriyetten bir de (:P) cikmis olmalidir gammaz oldu isen, oraya tiklarsan entry gammaz modulu cikacak. ilk drop-down menuden entrynin niye uygun olmadigini secmelisin, ki iki genel tercihin var, ya entry formata aykiri, ya da formata uygun ama yine de sozlugun baska kurallarina uygun degil. bu genel basliklarin da altinda nedenler var, onlardan birisini entrydeki hataya gore secip, eger istiyor isen bir asagidaki textbox a neden oyle dusundugunu yazmalisin. bu kadar.

daha sonra moderatorlerden herhangi birisi bu ispiyonu isleme aldiginda sonucun ne oldugu ile ilgili bir otomatik mesaj gelecektir durumla ilgilenen moderatorden. eger yanlis ispiyon yaparsan ilgili moderator ile bunu disarida tartisma hakkin var.

eger ispiyonundan sonra, fakat moderator bu ispiyonla ilgilenmeden once entry yazari tarafindan degistirilir ve uygun hale gelirse "hatali ispiyon" sayilmaz dert etme.
0
bunubenyazdim
(11.01.09)
entry silme gerekçelerinin başlıklarını okumadan ispiyon yapmayın.
0
kimi raikkonen
(11.01.09)
(bkz: gammaz staff uyelerinin dikkat etmesi gerekenler)
(bkz: olan biten/#14389829)

bu iki başlık da sık kullanılanlar listenizde olsun.
0
deckard
(11.01.09)
modlog'da gezinmek, ne tür entrylerin silindiğine bakmak da faideli olacaktır.
0
sektoid
(11.01.09)
peki gammaz olmayip da gunde 87 ogun imla hatali entrylerle karsilasan yazarlar ne yapmali.
oncelikle hatayi yapani mesaj atarak uyarmali galiba ama hakkaten gunde, en az 86 tane imla hatasi yapilmis entry okuyorum, tek tek mesaj mi atmaliyim, yoksa moderator ya da gammazlara mi bildirmeliyim durumu?
0
nawres
(11.01.09)
@nawres:
yazarına mesaj atmak en uygunu.
0
sanal uyku
(11.01.09)
bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim arkadaşlar..
0
🌸nukleermisilleme
(11.01.09)
(8)

"bağyan" değilim ama araba parketmeyi bir türlü beceremiyorum

on kaplan
yapamıyorum arkadaş. ben bu paralel parkı beceremiyorum. sırf bu yüzden araba kullanmaktan soğudum. park yeri bulamam, bulsam da iki arac arasına parkedemem diye, istanbulda bircok yere arabamla değil toplu taşıma ile gidiyorum. böyle bir yeteneksizlik türü var mı? bu durumun üstesinden gelinebilir
yapamıyorum arkadaş. ben bu paralel parkı beceremiyorum. sırf bu yüzden araba kullanmaktan soğudum. park yeri bulamam, bulsam da iki arac arasına parkedemem diye, istanbulda bircok yere arabamla değil toplu taşıma ile gidiyorum. böyle bir yeteneksizlik türü var mı? bu durumun üstesinden gelinebilir mi? bana umut verin biraz.
0
on kaplan
(10.01.09)
calisarak yapilir baska caresi yok. bazi insanlarda geriye bakarken beynin ellerle koordinesi kopabiliyor. bu da yine calisarak asilabilecek bir sorun.

araci duz veya geri hicbir sekilde park edemeyen ablama 2 gun boyunca sirf park ettirme calismasi yapmistim. sonunda ogrendi. bos bir arazide arkaya ve one (4-5 metreden baslayip arabanin zar zor sigacagi araliga kadar daraltarak) iki tane engel koyuyorsunuz. araca zarar vermemesi acisindan bu engellerin naylon veya hafif olmasi cok iyi olur. sonra basliyorsunuz denemeye. carpma riski olmadigindan stres ortadan kalkiyor. gittikce daraltiyorsunuz. sonra carpinca araca zarar verecek seylerle (gocertmeyecek tabii ki :) daha ziyade ses cikartacak) ayni seyi tekrarliyorsunuz.

eger bu yol ise yaramazsa araciniza park sensoru taktirmayi dusunebilirsiniz. cok pahali bir sey degil ve bildigim kadariyla tum araclara takilabiliyor.
0
entrapmen
(10.01.09)
herşeyden önce şunu belirtmeliyim, parkedecegin alan araba boyunun 1,5 katından fazla degilse, ön manevrayla parketmen imkansıza yakın.

........park
.|====___ |====|
......__/......\__
....|o_______o|

gibi bi konumda olman lazım :) en büyük yardımcın sağ dikiz aynandır. sağ elini yandaki koltugun başlıgının arkasına dolayıp arkaya bakarak parketme yeşilçam'da geçerlidir. parkedeceğin boşluğun önünde duran, yani şuanda aracının sagında bulunan aracla 1,5 - 2 karış yakınlıkta mesafeden, sag dikiz aynasına bakarak, direksiyonu önce sert saga, sonra toplayarak sola cevirip güzelce parkedebilirsin. tabiki aracının yarısı park alanına girdikden sonra, arabanın sag ön kısmının öndeki araca , sag arka tekerin ise kaldırıma sürtmemesine dikkat edilmeli. bu anlatılanlar önce geniş bir alanda denenmelidir :)
0
0dy
(10.01.09)
Aynaları kullanarak deneyiniz. Zira arkaya bakarak asla parkedemiyorum arabayı. fakat aynalar ile en ufak sorun yaşamıyorum. belki sizde de böyle bir sorun vardır. bir de geri manevra kullanın, her zaman daha az yere ihtiyaç duyarsınız. bir de herkesin söylediği gibi, bol pratik işe yarıyor.
0
jaaaccckkk
(10.01.09)
al bu metod garantili:

duz devam ederken arabanin saginda guzel bir yer gordun, araba sigar eminsin diyelim. hemen bos yerin bir onundeki arabanin yanina yanasiyorsun, senin sag kor noktan (sag C sutunun ya da sag kelebek penceren de diyebilirsin) bu arabanin arka tamponunun hizasina geldiginde duruyorsun.

araba dururken, direksiyonu tam yon saga ceviriyorsun (iki tur). direksiyon artik cevrilemez oldugunda geriye gitmeye baslayayip, sol dikiz aynanda bos park yerinin arkasindaki arabanin sag farini gorunceye kadar doneceksin. bu cok onemli, sag fari gordugun anda donmeyi durdur. sonra yine direksiyonu gaz vermeden duzlestiriyorsun. (iki tur genelde) ve sonra sag arka lastigin kaldirima degene kadar geri geri dumduz gidiyorsun. merak etme eger sag dikiz aynanda diger arabanin on sag farini goruyorsan carpmazsin.

lastigin kaldirima degdigi anda duruyorsun, ve direksiyonu tam yon saga ceviriyorsun yine. bu sefer sol dikiz aynandan bakip, kaldirim ile senin arabanin lastigi arasinda biraz pay birakman lazim, o yuzden yaklasik bir el uzunlugu kadar mesafe kalana kadar ileri gaz vermelisin. bu cok az bir miktar ona gore. dikkatli gaz ver. aradaki fark arabanin parki bittiginde kaldirimdan ne kadar uzakta olacagini belirleyecek. ceza yiye yiye bir haftada 1cm mesafe birakmayi ogrendim ben, ilk parklarinda artik idare edersin.

bu etap da bitince direksiyonu tam yon sola cevirip arabayi duzlestir.

eger bir onceki etapta arka lastiginle kaldirim arasinda cok mesafe biraktiysan birkac kucuk manevra daha yapman gerekebilir yaklastirmak icin arabayi. onun disinda bu yontem ilk basladiginda eger park edecegin yerin onundeki arabanin arka tamponunu kor noktana getirirsen ve geriye duz giderken sol dikiz aynanin bitis cizgisinde arkadaki arabanin uzak farini goruyorsan her boyutta araba icin her zaman ise yarayacaktir. dikkat etti isen hicbir zaman araba hareket ederken yon degistirmiyorsun, hep araba dururken tam tur ceviriyorsun. zamanla arabanin enine boyuna alistikca zaten dogal olarak hareket ederken direksiyonu oynatacaksin.
0
bunubenyazdim
(11.01.09)
büyük bir vitrin camının önünde parket. böylece park ederken vitrin camındaki yansımadan arka arabaya ne kadar yaklaştığını, ön arabaya vurmana ne kadar kaldığını öğrenebilirsin.
0
tan vakti
(11.01.09)
bu soruyu sormustun zaten daha once, pratik yap artik bence..
0
ermanen
(11.01.09)
Kural 1: Aynalar yalan söyler. Aynadan yansıyan görüntü hem mesafe, hem de yön algısını yanıltabilir. Örneğin arkandaki araç sana dikiz aynanda göründüğünden en az 2metre daha yakındır. Geriye manevralarda her zaman arkana dönerek kullan.

Kural 2: Aracının manevra kabiliyetini öğren. Hiçbir araç olduğu yerde tur atmaz ve farkı araçların farklı dönüş çapları vardır. Aracının ne kadar mesafede ne kadar döneceğini iyi öğren.

Kural 3: Park daima geri geri gir. Yön kontrolünün gidiş yönünün tersinde olması aracının manevra kabiliyetini ciddi biçimde artırır. Böylece park etme işlemini daha az manevra ile tamamlayabilirsin.

Kural 4: Park etmekten korkma. Yolu da tıkasan, bir yerlere de çarpsan tam olarak park etmeyi ancak pratikle öğrenebilirsin. Perk etmekten kaçınmak saece park etmeyi öğrenmeni engeller.

Park etmenin teorisini kavramak için bilgisayar oyunları ya da uzaktan kumandalı oyuncak arabalar kullanabilirsin. Örneğin eskiden oynadığım Carmageddon'da yarışı bırakıp arabayı parkur boyunca bol bol bulunan(yarış şehir içinde ve pek çok park etmiş araba mevcut) park yerlerine park ederek bayağı eğlenirdim. Araba kullanmaya başladığımda bu eğlencenin aslında iyi bir pratik olduğunu farkettim.
0
carc
(11.01.09)
geri geri paralel park ettigini varsayacak olursak, ondeki arabanin 50-60 cm (bir kol boyu) yaninda ve arka koltuklarini ondeki arabanin tamponuyla ayni hizaya getirerek duruyorsun (sag sinyalin de acik bu arada). tamamen saga kirip araba yolla 45 derece yapana kadar geri geri park alanina giriyorsun. 45'den itibaren tamamen sola kirip dikkatlice tamamen giriyorsun.
0
sethi
(11.01.09)
(5)

1900 lü yıllarda dünya genelinde okur yazarlık oranları

bu nick tam yirmi alti karakter
1900 lü yıllarda dünya daki ülkelerin okur yazarlık oranlarını bulabileceğim herhangi bir kaynak? ya da internet sitesi?aslında fransa, japonya, almanyarusya ve osmanlı yı merak ediyorum özellikle.bu benim ilk duyurum bu arada, heyecanlıyım biraz. hep okurdum, şimdi yazmak başka bişey tabii. hehe.il
1900 lü yıllarda dünya daki ülkelerin okur yazarlık oranlarını bulabileceğim herhangi bir kaynak? ya da internet sitesi?

aslında fransa, japonya, almanyarusya ve osmanlı yı merak ediyorum özellikle.

bu benim ilk duyurum bu arada, heyecanlıyım biraz. hep okurdum, şimdi yazmak başka bişey tabii. hehe.

ilginiz için şimdiden teşekkür ediyorum.
0
bu nick tam yirmi alti karakter
(10.01.09)
1970 sonrasi icin: www.uis.unesco.org

1900-1950 icin, aradiginiza en yakin cevap bu aslinda: www.unesco.org

bu var bir de: www.uis.unesco.org

belirli ulkeler icin de ilgili ulkelerin istatistik veya sayim burolarinin sitelerine bakabilirsiniz. (ingilizcelerinin linklerini verdim)

almanya:
www.destatis.de
japonya:
www.stat.go.jp
rusya:
www.gks.ru
fransa:
www.insee.fr
turkiye:
www.tuik.gov.tr
die.gov.tr

osmanli konusunda herhangi bir bilgiye rastlayamadim, iki teorim var bu konuda ama. birincisi ve en cok ihtimal verdigim, o zamanlarda belirli basli sayimlarin vergi ve askeri amacli olmalari nedeniyle daha cok erkekler ve toprak sahipleri uzerine yapilmis olmasi. yani ne elde ederseniz edin pek guvenilir olamaz. ikincisi ise eger okuma yazma oranini icine alacak bir kapsamda yapilmis bir sayim var ise bu sayimin sonuclarini iceren dokumanlarin latin alfabesinde olmamasi ve tdk nin bunlari cevirmemis olmasi, cevirdi ise de internete koymamis olmasi. cevirdi ise, ve sansli iseniz belirli basli universitelerin kutuphanelerinde bulunabilir, ya da milli kutuphane'de.

yabanci ulkelerin de osmanli devleti icerisinde kendi amaclari icin istatistik yapmis olmalari da mumkun, ama buyuk ihtimalle bolgesel ya da ornek havuzu baz alinarak yapmis olmalilar, ve internette boyle bir seye de rastlayamadim.

cumhuriyetin ilani sonrasi acilen duzen saglanmasi ve modernizasyonun etkili yapilabilmesi icin istatistik ve planlama kabiliyetimiz hizla gelistirildiginden 1923 sonrasi bilgilere son derece guvenilir ve ulasilabilirdir. 1923 sonrasi en detayli bilgi ise burada: www.die.gov.tr
0
bunubenyazdim
(10.01.09)
bir de bu var, 1900-2000 yillari arasi butun ulkelerin durumunu 30 yillik aralarda gostermis:
users.erols.com
sitenin kaynaklar bolumunde bu kismin nereden alindigi yazmiyor ama.
0
bunubenyazdim
(10.01.09)
gazete olarak merak ediyorsan, 1900 lü yıllarda abd'de gazete satışlarının bugünkü bir çok ülkeden epey fazla olduğunu biliyorum.
0
nihilanth
(10.01.09)
teşekkür ederim bunu ben yazdım. osmanlı konusunda şöyle bir şey var; bildiğim kadarıyla ilk nüfus sayımı 1831 de yapılmış. eee 1900 lerde de okur yazar oranının bilinmesi gerekir diye düşünüyorum. aslında bunu sözlükte bir yerde okumuştum %10 diye ama buna kaynak bulamamıştım. aslında osmanlıca arşivlere bakmak lazım. eğer çürümediyseler. :)
0
🌸bu nick tam yirmi alti karakter
(10.01.09)
ilber ortaylı'nın ntv'de yayınlanan tarih dersleri programından dinlediğim kadarıyla aktarıyorum. ilk serinin 3. programı, konusu japonya.

okuma yazma devrimi 18. yy.'da ingiltere tarafından yapılıyor. rusya (büyük petro ile) ve osmanlı da 19 yy.'da ingiltere'yi izliyorlar. ancak asıl şaşırtıcı olan onlardan önce 18. yy.'da japonya'nın dışarıya henüz açılmadan müthiş oranlar yakalaması. bu dönemde japonya'da erkeklerde %40'lara varan oran, kadınlarda ise %15 olduğu söyleniyor.
0
caturanga
(11.01.09)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.