Giriş
(15)

Zeki olmamak sizi de üzüyor mu?

maraz alinin sag kolu
Ortalama bir insanın 10dkda anladığı şeyi 1 saatte anlıyorum. Hiçbir zaman ceo hatta üst düzey yönetici olamayacağım. Yani çok başarılı olmak için gece gündüz çalışmam lazım ama emeklerimin boşa gitmesi ihtimali çok yüksek, mesela üni sınavına ilk 100e girenler kadar çalışmışımdır.
Ortalama bir insanın 10dkda anladığı şeyi 1 saatte anlıyorum.
Hiçbir zaman ceo hatta üst düzey yönetici olamayacağım.
Yani çok başarılı olmak için gece gündüz çalışmam lazım ama emeklerimin boşa gitmesi ihtimali çok yüksek, mesela üni sınavına ilk 100e girenler kadar çalışmışımdır.
0
maraz alinin sag kolu
(12.04.22)
gerçekten ceo ve üst düzey yöneticilerle çalışsan, çoğunun çok da zeki olmadığını göreceksin. zeka tek başına kesinlikle yetmiyor. adam çok zekidir ama disiplinsizdir, çalışmak istemiyordur, düzensizdir, geçimsizdir, vs zekasının hiç bir önemi kalmaz. yani bence düşüncen yanlış, yavaş kavrıyor olabilirsin ama bu başarısız olacağın manasına gelmez.
0
roket adam
(12.04.22)
insan iyi olduğu alanı keşfedip, kralı olduğu ortamda takılmalı.
0
xiii
(12.04.22)
roket adam +1

görmediğiniz bir yanı da var: beni rahatsız ediyor mesela. hızlı, bitirici ve çok verimli oluyorsunuz ama genellikle insanların yavaş olması sizin çabuk sıkılmanıza sebebiyet veriyor. çoğu zaman çok daha hızlı bir dünyada yaşasaydım diyorum kendime.

bu noktada da xii +1 diyebiliyorum. gündelik yaşam benim için çok yavaş. telefonların hızı dahil.

o yüzden ne çok ileride ne çok geride tam orta şeker olmak lazım. biraz hızlanmaya çalışın fazlası kazanılan bir yetenek değil zaten doğuştan geliyor sanırım bu yönleri sorgulamak size birşey kazandırmaz. çıkın şu orta çağınızın karanlığından! ;) iyi günner.
0
baldan kaymak
(12.04.22)
roket adam +1

insanların en büyük hatalarından biri konumları ve o konumlardaki kişileri gözlerinde büyütmeleri.
unvana sahip olmak ayrı bir şey, zeki olmak ayrı bir şey.

üzülmeyin, hedef koyun ve ona yönelik çaba harcayın.
0
blatta hiberna
(12.04.22)
torpille gelmediyse ve toksik bir sirket degilse ceo ve ust yoneticilerin zeki olmamasi imkansiz. bence olaya su acidan bak. ayakkabi bagcigini baglayabiliyor musun? o zaman zeki olma potansiyelin var. ayakkabi baglamak diye gecme, bu tarz sıradan bir eylemi yapmak için aslında çok fazla sey donuyor arka planda. bagli olmadigini gormek, egilmek, nasil baglandigini hatirlayip baglamak, kontrol etmek, tekrar ayaga kalkmak vs..bu arada zeka yetersizligi hissetmek ve unutkanlik gizli depresyondan olabilir.
0
buenosdias
(12.04.22)
Abi niye herkes her şey olabilmek zorundaymış gibi düşünüyorsun ki?

Ben de hayvan gibi spor yapıyorum ama henry cavill olma ihtimalim yok mesela.

Satranç oynayan herkesin Kasparov ya da grandmaster olma ihtimali de yok.

Bu işler böyle yani. Ama emeğin boşa gitmez, en iyisi olmasan da çalışmadığın senaryoya kıyasla daha iyi bi noktada olursun. Grind'a devam.
0
plutongezegendegilmi
(12.04.22)
dikkat eksikliği, motivasyon eksikliği gibi nedenler de olabilir anlama konusunda. sana bir şey ifade etmeyen bir alansa kendini veremeyebilirsin.

ayrıca zekanın sadece tek bir alanda kabul edilmesi saçma. yani ne bileyim neden bir ceo zeki iken nusret zeki olmuyor mesela? ya da messi?
0
black mamba
(12.04.22)
şimdi sen ortalamayım diyip senden bir tık daha becerikli olduğunu düşündüğün kişinin (ceo vs.) kafanda puanını yükseltiyorsun. oysa onlar da aynı senin benim gibiler, sadece şimdi işten ayrılıp şu işi kursam güzel olur ama ya batarsam diye düşünmüyorlar, batarsam elbet çıkarım düzlüğe diyip dalıyorlar. cesaretleri yüksek.

şöyle düşün pegasuz'un kurulduğu yıllarda kanunlar aynı idi, yine havayolu kuracak para babası insanlar vardı. bir kişi kurdu, onun cesareti vardı, biraz hayal gücü ve elinde finans gücü vardı, kendisi ne pilot, ne hava yolu işletmiş biri. bundan para kazanılıyor sonuçta bende kazanırım dedi kuran kişi ve kurdu da.

sonraki başarısı tek başına ona ait değil bir ekibe ait.
0
selam
(12.04.22)
konuya biraz gerçeklik getirmek lazım. ilk 100'e girenler kadar üniversite sınavına çalışmışım diyorsun. ayrıca, normal insanın 10 dkda anladığı şeyi 1 saatte anladığın abartı değilse ciddiye alınması gereken bir durum. belki de erken evre alzheimer var. belki de kan değerlerinde bir dengesizlik var.

üst düzey yöneticilerin çoğu ortalamadan zekidir arkadaşlar. sadece üst düzey yönetici değil, başarılı insanlar zekidir. sizin aklınıza zeki olmayan bir kaç tane geliyorsa bunlar da zaten uç örnekler olduğu için aklınıza geliyor. kolay anlamıyorsan başarısız olmayabilirsin değil, kolay anlıyorsan başarılı olursun. kural koymak için %90'a bakmak lazım, %10'a değil.

burada arkadaşın ciddi bir sorunu olduğunu görüyorum. neroloji, kan testleri vs. bir danış. kendini rahatlatırsın en azından. belki de bir bahaneyi ortadan kaldırırsın ve başarıya giden yolun başlangıcı olur.
0
gabe h coud
(12.04.22)
Gabe h coud +1

Zeka başarı için yeterli değil. Ama kişileri bir adım öne geçiren çok önemli bir avantaj. Hafife almamak lazım.

Ama zeka tek ölçüt değil. İstikrar ve yılmazlık da büyük pay sahibi başarı olmakta.

Mesela 10 üzerinden 9 zeki bir insan sıkılgansa, motive olmakta, istikrarlı olmakta zorlanıyorsa o zaman büyük ihtimalle istikrarlı ve yılmaz olan bir 7-8 tarafından yönetilecek.
5 6 yönetici olmasa bile istikrarlı ve yılmaz olursa istikrarsız 7-8 den daha başarılı olabilir.
9-10 ların çoğunda da sosyal zeka eksikliği var mesela. Onun dezavantajını yaşıyorlar. Bir de günümüz toplumu kendine yönetici olarak istemeden de olsa narsistleri seçiyor. Bu nedenle yönetici vs olmaya takılma çok.

Kendi severek yaptığın alanı bul ve devam et. İstikrarını kaybetmeyeceğin alanı bulursan başarılı da olursun.
0
zimbirik
(12.04.22)
Çok Zeki değilim ama aptal da değilim. Hayatımın 40 yılını böyle geçirdim. Şikayetim yok ama zehir gibi olmayı ister miydim? Evet isterdim.
0
naksidil
(12.04.22)
zeki olmak önemli değil, lanet gibi bir şey hatta.

önemli olan sosyal zekası yüksek biri olmak. o ceolar falan hep böyle.

kardeşimin üstün zekalı arkadaşı var. gerçekten üstün zekalı yani belgeli, türkiye dereceli, sabancı'da okuyor. ama sosyal fobisi var, insanlarla konuşamıyor, tek başına dışarı çıkamıyor.

genelleme yapmak iyi değil ama bu devir de laf pezevengi olmak gerek.
0
Hallegadola
(12.04.22)
Valla beni de çok üzüyor. Hangi alandaki zeka şimdi o da önemli. Benim imrendiğim kısım pratik, yaratıcı zeka. Bir insanda sıfır yaratıcılık olabilir mi oluyor işte bende. Eğitim sisteminiz de sağ olsun buna alkış tutar nitelikte.
0
tamam sakinim
(12.04.22)
Zekiyim ama surekli aptal insanlarin beni kandirmaya calismalari sinirimi bozuyor laf sokup cevap versen dışlanıyorsun sürekli kafanin bir seylerle mesgul olmasi hayat kaliteni düşürüyor ayrica cogu sey aptalca geldiginden kendine yakıştıramıyorsun ve toplumda geri kalıyorsun .mesela bir instagram hesabi acip kendini rezil ede ede para kazananlardan.sonucta kazaniyor mu kazaniyor sen de otur hesap kitapla ugras
0
bugunolmadiamayarinkesinolacak
(12.04.22)
Ben ortalamanın üzerinde zekası olan biriyim ancak uç düzeyde değilim. Yani bazıları gibi çok kısa sürede şaşırtıcı öğrenme becerileri sergilemiyorum ama zeki olduğumu biliyorum. Birşeyleri anlamak, öğrenmek, ilişki kurmak bana kolay geliyor. Zekamı yaratıcı konularda gösterebiliyorum.

Dahi düzeyindeki zekiler gibi olmak beni üzmüyor çünkü ben onların yaşamlarını deneyimlemedim. Bu tür insanlar çok istisnai kişiler zaten. Bence önemli olan mevcut potansiyeli kullanabilmek ve bir noktaya kanalize edebilmek ki ben son zamanlarda bunun sıkıntısını yaşıyorum. Beni motive eden şeyler üretmek, birşeyler geliştirmek ve sonuç almak ancak şu aralar becerilerimi nerede kullanacağımı bulamıyorum. Ayrıca zeki birisiyim ama son zamanlarda keşfettiğim üzere olması gereken kadar akıllı birisi değilim. Sosyal olarak ve insan ilişkilerinde ilerlemenin kesinlikle önemli olduğunu farkettim çünkü bu günümüzün (aslında tüm insanlığın belki de) çok önemli bir parçası. Örneğin bir top oyunu olsa, Messi karşısındaki 3 oyuncuya karşı top kapmaca oynasa muhtemelen ayağından topu alamazlar. Ancak top 3 kişinin olduğu ekibe geçerse onlar akıllıca paslaşarak Messi'i rahatlıkla yenebilirler. Bu yüzden vardığım noktada şunu söyledim kendi kendime "Madem bu kadar zekiyim, öyleyse neden akıllı olmuyorum?"

Uzun sözün kısası zeka bir yetenektir ancak kesinlikle karakter ve akıl ile desteklenmeli. Günün sonunda çalışan, sabır ve istikrar gösteren bir sonuç alabiliyor. Belki çok zeki olan bunu daha kısa sürede elde etme potansiyeline sahip ancak yapmadıktan sonra hiçbir anlamı olmuyor.
0
burka
(12.04.22)
(1)

Tek dişi düşmüş kedi...

msb
Üstteki büyük ön dişlerden biri gitmiş. Nasıl oldu bilmiyorum, dışarıda kavga etti diyicem ama kedi kavgasıyla da diş düşmez ki.Şimdi üst ana diş olmadığı için alttaki büyük diş üst dudağı tutuyor zaman zaman.Ekte gönderdigim gibi tatsız/tipsiz bir görüntü ortaya çıkıyor. Elimle düzeltince sorun kal
Üstteki büyük ön dişlerden biri gitmiş. Nasıl oldu bilmiyorum, dışarıda kavga etti diyicem ama kedi kavgasıyla da diş düşmez ki.

Şimdi üst ana diş olmadığı için alttaki büyük diş üst dudağı tutuyor zaman zaman.

Ekte gönderdigim gibi tatsız/tipsiz bir görüntü ortaya çıkıyor. Elimle düzeltince sorun kalmıyor ama üst dudakta alttaki diş yüzünden tahriş oluşmuş bile.

Şimdi ben bu oğlana ne yapabilirim? Kedi dişçisi gibi bi şey var mıdır yoksa ömür boyu böyle mi gezecek?

ibb.co
0
msb
(11.04.22)
kedilerin dişleri düşebilir, muhtemelen çürüme veya diş taşı gibi başka bir sorun vardı.
böyle gezecek, bir sorun olmaz.
veterinere gittiğinizde ağzını kontrol ettirin, başka çürük veya diş taşı sorunu varsa ona göre dişleri çekilir olmazsa.

siz de nefesini koklayabilirsiniz mesela.
kötü bir ağız kokusu varsa başka dişlerde de sorun var demektir.

şu anda sağlığını etkileyen bir şey yok, hatta diğer dişten dolayı ağrısı veya bir rahatsızlığı varsa o geçmiştir, rahatlamıştır.

kedilere uygun diş fırçası alıp dişlerini fırçalamaya çalışın mümkün mertebe.
tercihen her gün fırçalamak lazım ama o biraz ütopik bir düşünce tabii.
en azından diş fırçalanmasına alışsın.
0
blatta hiberna
(11.04.22)
(2)

nlp, theta healing vs vs

seyyar satıcı
zihinsel rahatlamak içib eve geçmişten kopmak için ya da genel sorunları çözmek içinNLP, thete healing gibiyöntemler var ya bana bildiğiniz yöntemleri yazar mısınız TBT gibi uygulama daha vardı ama hatırlamdım
zihinsel rahatlamak içib eve geçmişten kopmak için ya da genel sorunları çözmek için

NLP, thete healing gibiyöntemler var ya bana bildiğiniz yöntemleri yazar mısınız

TBT gibi uygulama daha vardı ama hatırlamdım
0
seyyar satıcı
(10.04.22)
son dediginiz CBT olsa gerek.

yani (bkz: bilişsel davranışçı terapi )
0
supergirl
(10.04.22)
bunlar zihinsel rahatlamadan ziyade, bilinçaltını kazmaya ve travmaları çözmeye yönelik çalışmalar.
yani bilinçaltı çözümlenmeleri sonucunda hayatın genelinde zihinsel rahatlama da olur tabii ama asıl zihinsel rahatlama getiren şey meditasyon.

aynı zamanda, geçmişten kopma diye bir şey de yok.
geçmişi geride bırakabilmeyi sağlamak önemli.
yani bu çalışmalar travmaları çözdüğü için dolaylı olarak hayatınızı yaşayabilmenizi ve anda kalabilmenizi sağlıyor.
yoksa eternal sunshine misali geçmişi silip kopmuyorsunuz.
bilmeyenler için bunun önemli bir detay olduğunu düşündüğüm için yazma ihtiyacı duydum.

access consciousness, aile dizimi, jean adrienne sistemi ilk aklıma gelenler.
direkt bilinçaltı çalışmaları ve teknikleri de var.
0
blatta hiberna
(10.04.22)
(4)

İç parazit damlası

peki madem
Merhaba!İç parazit damlası tam olarak nasıl işe yarıyor Bilal'e anlatır gibi anlatacak birisi çıkar mı? Çünkü enseye damlatılan damla nasıl içerideki parazitlerden koruyacak anlayamadım bir türlü. Veterinerden alırken de kalabalıktı orada soramadım.Çok teşekkürler!
Merhaba!

İç parazit damlası tam olarak nasıl işe yarıyor Bilal'e anlatır gibi anlatacak birisi çıkar mı? Çünkü enseye damlatılan damla nasıl içerideki parazitlerden koruyacak anlayamadım bir türlü. Veterinerden alırken de kalabalıktı orada soramadım.

Çok teşekkürler!
0
peki madem
(06.04.22)
Veteriner iç ve dış parazit için iki ayrı damla verdi. Hap yutturabilir misin diye sordu, garanti olması için damla vereyim dedi. Markası Profender, üzerinde de enseye damlatılmasını gösteren resim var. Hatta veteriner de birer gün arayla damlatmamı tavsiye etti.
0
🌸peki madem
(06.04.22)
iç parazit damlası da var ama en iyisi hem iç hem dış olan aslında.
tek damlada ikisi de halloluyor.

deri aracılığıyla emilip kana karışıyorlar.
0
blatta hiberna
(06.04.22)
ic parazit damlasi var +1
en iyisi boehringer ingelhaim'in, enseye damlatiliyor. Ic parazit icin hap kullanmanizi kendi deneyimim sonucunda tavsiye etmiyorum. minicik hayvan tum gece kusmustu :(
0
65 derece
(06.04.22)
iç parazit damlası var+1

aynı anda hem iç parazit hem dış parazit için etkili olan damlalar da var. bir süredir bu şekilde bir damla kullanıyorum ben gayet de memnunum. veterinerimiz de etki konusunda herhangi bir sıkıntı olmayacagını söylemişti.
0
patlamis misir
(06.04.22)
(5)

şu paten nasıl?

çılgındünya
31 k 36 no ayakkabı numaram. ama bazen topukluda 35 bile giyebiliyorum. daha önce paten kaymadım internetten şunu alsam numaraya göre ayarlanabilirmiş.paten kullananlar önerir misiniz?https://www.gittigidiyor.com/spor-outdoor/ayarlanabilir-cocuk-pateni-darbelere-dayanikli-saglam-cocuk-paten-profes
31 k
36 no ayakkabı numaram. ama bazen topukluda 35 bile giyebiliyorum.
daha önce paten kaymadım internetten şunu alsam numaraya göre ayarlanabilirmiş.
paten kullananlar önerir misiniz?

www.gittigidiyor.com

kask ve korumalık da almak istiyorum ama bedenler neye göre ölçülüyor anlayamadım. kafam da küçüktür mesela
0
çılgındünya
(06.04.22)
pateni giymeden almamanı öneririm ben.
ayağının içinde rahat olması lazım, ne çok sıkı ne de çok bol olmaması lazım.

bir de bazı modellerin tekerlekleri takır tukur ses çıkarıyor. ben olsam görmeden almazdım.

edit: herkesin belirttiği gibi bence de bilek koruması paten için en önemli koruma ekipmanı.
0
teritori
(06.04.22)
Paten için kaska gerek yok diye düşünüyorum biliyorum kulağa çok tehlikeli geliyor açıklayayım, olduğun yerde düştüğünde vücudun refleks gösterir ve ellerinin üzerine düşersin ve kafanı yere çarpmazsın, kafan karpuz gibi patlamaz yani

Kask daha çok artistik hareketler yapanlar ve patenle çok hızlananlar için gerekli

Kasktan daha önemli olan koruma ise bilek koruması, yukarıda öne ya da arkaya düşerken dediğim gibi refleks olarak ellerini yere koyma hareketi yaparsın ve vücut ağırlığın üzerine biner bu bilek kırılmalarına incinmelerine neden olabilir bence patende en önemli koruma bileklik şu an kulağa tuhaf geliyor fakat kullanırken anlarsın :)
0
freebird5406_2
(06.04.22)
çocuğa göre tasarlanan model yetişkinde sıkıntı çıkartabilir. her şeyden önce ağırlığı ne kadar sağlıklı taşıyacak belli değil. tekerleklerde rulman yok gibi duruyor, normalde tekerlekte rulmanlar abec3, abec5, abec7 şeklinde gidip ne kadar effortless sürüş yapacağını belirliyor. atıyorum düz yolda bir sağ bir sol hamle yapıp 10 metre boyunca hamle yapmadan gitmek var, hamle biter bitmez patenin durma eğilimine geçmesi var. bu şekilde olursa başlamadan soğutabilir. hangi pateni alırsan al kafanı yere çarptığında allah korusun ölecek hızlara çıkmak mümkün o yüzden kask takmaktan utanılmamalı. kafa tası alından ve kafa arkasından mezura ile ölçülür. çıkan santimetre kask beden tablosundan karşılaştırılarak alınır. kask dışında dizlik ve dirseklik de iyidir. bu ikisinin kırığı evlerden ırak, çok süründürür. korumalara ek olarak da düşünce top olup yuvarlanma öğrenilmeli.
0
onemoremile
(06.04.22)
patende kalite çok önemli, bence de giymeden almamak pek doğru değil o açıdan.
çok plastik, kalitesiz bir şey sakatlanmaya neden olur, sağlamlığından emin olmak lazım.
ben normal numaramı alıyordum, sanırım o da markadan markaya değişebilir.

bir de, kasktan ziyade bilek koruması ve dizlik daha önemli.
patenle kasaların üzerinden atlamayacaksanız başınızı korumanız çok gerekli değil.
kask ne olursa olsun alacak bile olsanız, dizliği ve bilek korumasını da muhakkak alın.
0
blatta hiberna
(06.04.22)
Aynı paten Decathlonda 625 TL

www.decathlon.com.tr

Bence gidip decathlon'da deneyerek alın, ya da yine alacaksanız decathlondan internetten alın.
0
John Bloor
(06.04.22)
(12)

tehdit edildik ne yapmak lazım?

semaforo de medianoche
yarın taşınıcaz, taşınma için bir nakliyat kamyonu ayarlanmıştı. bugün bazı hizmetleri, bizim sorumluluklarımızı, onların sorumluluklarını netleştirmek için annem aradı adamı ve adam annemle çok ters türs konuştu, ama son taşındığımızda şöyle yapmıştı nakliyeci firma falan diye konuşunca gidin öyle
yarın taşınıcaz, taşınma için bir nakliyat kamyonu ayarlanmıştı. bugün bazı hizmetleri, bizim sorumluluklarımızı, onların sorumluluklarını netleştirmek için annem aradı adamı ve adam annemle çok ters türs konuştu, ama son taşındığımızda şöyle yapmıştı nakliyeci firma falan diye konuşunca gidin öyle yapanı bulun o zaman gibisinden şeyler söyledi. bunun üstüne biz de başka bir nakliyeyle anlaştık, sonra o adama bunu söyleyince az önce esen gürleyen adam gitti yerine ağlayan bir tonda ben o kadar randevumu iptal ettim bu iş için yapmayın falan diyen bir adam geldi. ters türs konuşan kaba saba biriyle iş göremezdik tabi o da muhtemelen son gün başka bir yer bulamayız diye böyle rahat konuşuyordu. neyse aradan 1 saat geçti whatsapptan evimizin konumunu attı bize adam siz beni mağdur ettiniz ben de sizi mağdur edicem diye bir mesajla. polisi aradık şu an emniyete gelip şikayetçi olabilirsiniz tehdit suçundan işlem yaparız dediler ama muhtemelen ifade alıp bırakırlar adam daha da düşmanlaşabilir bu durumda. yarın olay çıkarırsa da o zaman ekip gönderebilirim dedi.

bilemiyorum adam belki boş atıyor biraz para koparmak için o da olabilir ama memlekette eşkıya mı yok hapishaneler dolup taşıyor böyleleriyle. ciddi ciddi tehdit etti neticede, nasıl bir psikopat olduğunu bilemeyiz belki silahla milahla gedicek ya da birkaç kişi beraber gelicek basıcak evi olur mu olur. diğer nakliyecilere haber verdik siz hiç merak etmeyin bi şey yapamazlar dedi ama belki taşınma sırasında eşyaları kırıp dökmeye çalışıcak bir tv olmuş 10k ya kolay değil. 4 kişilik bir aileyiz memur ailesiyiz annem babam yaşlı bir de ablamla ben varım böyle tiplerle bir işimiz olmamış hayat boyu. bu konuda bir öneri vermek isteyen olur mu bir de buraya sormak istedim.
0
semaforo de medianoche
(02.04.22)
Şikayetçi olun bence hemen. Karakoldan çağırıp bir ifadesini alsınlar ki işin ciddi olduğunu anlasın herif. Yarın tutup da bir şey yapmaya niyetlenmis olsa bile korkar işte. Yarın gelmeye kalkarsa (ki hiç sanmıyorum) direkt polisi arar ekip istersiniz. Bindirir götürürler. Tecrübe ettim bunu.
0
crimson man
(02.04.22)
Şikayet edin. Hiç muhatap olmayın. Her yerden engelleyin. Hatta direkt dava açarım deyin eğer muhatap olacaksanız.

Edit: sakın alttan almayın. Sen kimsin ki paramla değil mi istediğim kişiden hizmet alırım deyin. Korktuğunuzu anlayınca daha da üstünüze gelirler. Bunlar böyle para kazanmaya alışmışlar.
0
nvidia
(02.04.22)
derhal sikayetci olun

celebi +1, konum istanbulsa ben de gelebilirim
0
nibba
(02.04.22)
emniyette şikayetçi olsak adam iyice bilenebilir bize karşı ya bilemiyorum iyi mi olur kötü mü olur bu. adam muhtemelen boş atıyor korkutmaya çalışıyor ama işte neticede tanımadığımız biri olunca %100 emin olamıyosun onun endişesi var. bir şey yapmıycak adamı polisle falan uğraştırsak gaza gelir de bir şey yapmaya kalkar belki. adamı gözaltına alıcak olsalar gideriz zaten polise de öyle bir şey yok maalesef.

@nibba konum ankara
0
🌸semaforo de medianoche
(02.04.22)
bence annenizi orta yaşlı veya yaşlı kadın görünce korkutmaya çalışmışlar.
zaten yarın taşınıyormuşsunuz, nereye taşınacağınızı genel olarak bilseler de daire numarasını falan bilmiyorlarsa sorun çıkmaz muhtemelen.

polisin hemen müdahale edeceğini düşünüyorsanız şikayet edin tabii.
üvey babamı biri bıçakla tehdit ettiği için şikayet ettiğimizde ifadeye iki ay sonra çağırmışlardı.
karakoldan karakola değişiyordur belki.
bir de, bildiğim kadarıyla şikayetçi tarafın adresini karşı taraf görebiliyor.
şimdiki adresi zaten biliyorlar onda sorun yok ama hemen müdahale edilmeyecekse, durup dururken yeni adresinizi öğrenmelerini de sağlayabilirsiniz.

bu arada bence bir şey olacağı yok ama bunu da arayıp polise bir danışmak lazım şikayetçi olmadan önce.

bu tip durumlarda polise şikayetten ziyade ailede bir abi, dayı, amca vs. varsa onların muhatap olması daha etkili oluyor genelde.
ama tabii ki kesin bir tavsiye değil, fikrimi söylüyorum sadece.
0
blatta hiberna
(02.04.22)
şikayetçi olun. o kadar iş-para için ağlayan adam olay çıkarıp gözaltı, hapis vs. uğraşmak istemez. olayın ciddi olduğunu anlasın +1
0
lesmiserables
(02.04.22)
hocam rahat olun bu tipleri iyi bilirim. ters duz konusup sonradan aglak hale donduyse polis onu iyi eder.

benim de bu tarz bir olayim olmustu. tehdit edilmistim adamin mekanina gitmistim karsima cikmamisti. sonra mahkemeye verdim. adamin ifadelerini okudum tam komediydi :D sut dokmus kediydi resmen
0
nibba
(02.04.22)
Gönlünü ferah tut hocam bişey yapamaz. Atıp tutuyor.
0
komando kani var bende
(02.04.22)
bişi yapacak adam aglayan tonda konuşmaz. boş atıp tutmuş korkmayın ama yinede şikayetçi olun akilli olsun
0
all girls dream
(02.04.22)
bence adama siz mesaj atin.
gayet nazik ve sakin bir uslup ile.

x tarihinde nakliye isimiz icin anlasmistik ancak y tarihinde z saatinde annem aaa bbb ile yapmis oldugunuz telefon gorusmesinde alacagimiz hizmet kapsamindaki ccc konulari ile ilgili mutabik kalamadigimiz icin hizmet alimimizi iptal etmis ve bunu ddd saatinde sizinle paylasmis bulunmaktayiz.

Sonrasinda sizden fff saatinde "...." icerikli bir mesaj almis bulunmaktayiz. Bu mesaj tehdit icermektedir. Baska bir kisi yerine yanlisla bize gelmis olabilecegini dusunuyoruz ancak tekrar benzer icerikte bir mesaj gelmesi durumunda nobetci savciliga bildirecegimizi iletmek isteriz.
0
la lykia
(02.04.22)
Klasik belli bir cografya adami.
Bunlar aglaklik ile aslanlik arasinda gidip gelirler.
Simdi atar yapsan 1kg baklava alip ozur dilemeye gelir yarin yine olay cikarir.

Ara bagir cagir yine kediye donecek
0
divit
(02.04.22)
hiç endişelenmene gerek yok olay falan çıkaracağı yok. olay çıkarıp ne yapacak senden parasını ve hamalların yövmiyesini mi alabilecek ?

bu güne kadar ev basacam diyen hiç kimsenin evi bastığını görmedim. en kötü ne olabilir yarın sabah 8de kapıya hiçbir şey olmamış gibi gelebilir ve taşıma konusunda ısrarcı olabilir. böyle bir durum olursa bırakın diğer ekip işini yapmaya devam etsin. ben olsam önlem olarak diğer taşımacıları sabah olabildiğince erken çağırır işe başlatırdım. adamlar da sana zaten demiş nakliyeci nakliyeciyi tanır.
0
orpheus
(02.04.22)
(11)

en lezzetli siyah çay

zalbarath
sizce ne?
sizce ne?
0
zalbarath
(31.03.22)
Lipton earl gray
0
Josephine.
(31.03.22)
gabe h coud
(31.03.22)
42 nolu tirebolu.
0
kaptan maydanoz
(31.03.22)
Özçay. Organik çayı, ve Earl Grey.

Bir sefer sözlükte görüp de aldım ve bir daha başka çay almadım.
0
kaptankedi
(31.03.22)
1-goran tee+çaykur turist mixi
2-mahmood tea
3-ahmad tea
0
mess
(31.03.22)
@gabe h coud

bunu ilk defa duydum eyv. florür seviyesi de daha düşükmüş internette yazdığına göre
0
🌸zalbarath
(31.03.22)
champion.
0
blatta hiberna
(31.03.22)
Ahmed tea
0
naksidil
(31.03.22)
kahveci cayi
lipton extra dem
dogadan gizli bahce
0
nibba
(31.03.22)
özgür kuşlu,
doğuş export,
karali premium
0
fistikthecat
(31.03.22)
tabiki hopa çay.. kooperatif üretimi.
0
1917
(01.04.22)
(2)

Baskalarindan onay görme ihtiyaci

polopan
Asagidaki bir duyuruda bahsi gecmis, oradan esinlenerek soruyorum. Baskalarindan onay görme ihtiyaci bende had safhada. Kücüklügümden beri bu böyle. Eskiden okulda-üniversitede derslerimin falan iyi olmasinin sebebi bile bu diyebilirim. Örnegin veli toplantilarinda ögretmenlerin hakkimda iyi seyler
Asagidaki bir duyuruda bahsi gecmis, oradan esinlenerek soruyorum. Baskalarindan onay görme ihtiyaci bende had safhada. Kücüklügümden beri bu böyle. Eskiden okulda-üniversitede derslerimin falan iyi olmasinin sebebi bile bu diyebilirim. Örnegin veli toplantilarinda ögretmenlerin hakkimda iyi seyler söylemesi olmazsa olmaz bir seydi benim icin. Okul sonrasi da bu devam etti. Cevreme sürekli iyi bir imaj yayma dürtüsü, hayatimda her sey yolunda gidiyormus gibi bir izlenim birakma arzusu var. Belki bunun getirdigi disiplin sayesinde iyi sayilabilecek bir kariyerim de var ama tam mutlu degilim. Simdi 30'lu yaslardayim ve hala hayatta, iliskilerde, kariyerimde tam olarak ne istedigimi tanimlamak zor birsey benim icin. Kendi isteklerimden cok, benden beklenen bir takim seyler varmis da onlara göre hareket etmem gerekiyormus gibi geliyor. Ailem baskici degildi ama benim basarili ve sorunsuz olmamin onlari cok mutlu ettigini gözlemleyerek yetistim. Is yasaminda veya iliskilerde birisi bana ne istiyorsun diye sorunca genelde tikaniyorum ve baskalarinin benden bekledigini sandigim seyleri tarif ediyorum, ya da tam bir cevap veremiyorum. Hayatta su an icin bulundugum nokta fena degil, ama sanirim bu bahsettigim seyden dolayi motivasyonum düsük, biraz ittirerek yasiyorum hayati, asamadigim bir görünmez duvar var sanki etrafimda.

Bunu bir terapistle konusmaya basladim ama henüz bir asama kaydedemedim. Benzer durumda olanlar var mi? Kendi isteklerinizi nasil belirlediniz? Size kendini böyle tarif eden arkadasiniza ne tavsiye edersiniz?
0
polopan
(30.03.22)
sürekli onaylanma ihtiyacı, çocukluğunda kendisi olmasına izin verilmemiş ya da kendisi olursa bir şekilde sevilmeyeceği fikrine kapılmış kişilerde oluyor daha çok.
aynı zamanda bir şeyleri hak etmediğini düşünen insanlarda da görülebiliyor.

yani onaylanmak aslında sevilmek yerine koyulan bir şey.
çocukluğunuzu, annenizle, babanızla ya da birincil derecede yakın olduğunuz bakıcınızla (anneanne, teyze, dede vs. gibi ebeveynlerin olmadığı zamanlarda çok zaman geçirdiğiniz, bakımınızdan sorumlu olanlar varsa) olan ilişkinizi düşünün.

bu onlardan model olarak aldığınız bir şey mi, yani davranış olarak birini mi taklit ediyorsunuz, yoksa direkt olarak susturulan, eleştirilen, her zaman pek beğenilmeyen ya da yanındakinden (kardeş, kuzen, yeğen vb.) daha az beğenilen ve az ilgi gören bir çocuk muydunuz?

aynı zamanda kardeş rekabeti var mı?
sizden önce veya sonra düşük, kürtaj, doğal ölüm vs. şeklinde kaybedilmiş bir kardeşiniz var mı?

bu aslında kendiniz olamamak demek.
kendiniz olamadığınız için ittirerek yaşıyorsunuz çünkü bu şekilde yaşanmaz, siz de o noktaya gelmişsiniz.
bu sorunları aştıktan, kendiniz olabilmeye başladıktan sonra, kendiniz için yaşayabildiğinizde sorunlarınız ortadan kalkar.
bunlar insanın hayatında yol alması gereken süreçler, akşamdan sabaha olmaz tabii ama kim ne tepki verirse versin ilerlemeye devam etmenizi öneririm.

edit:
hayatınızdaki sorunları tespit edip öne bakma diye bir şey yoktur.
köküne inip nedenini çözemediğiniz her sorun zaman geçtikçe büyür.
0
blatta hiberna
(30.03.22)
Size kendini böyle tarif eden arkadasiniza ne tavsiye edersiniz?

Bence nedenlerini aramaya gerek yok. Hobi olarak arayabilirsiniz de problem olarak gördüğünüz bir durumu tespit ettiyseniz artık o noktadan sonra önünüze bakmanız lazım. Bence başkalarının onayıyla ilerlemiş bir hayat yaşanmamış bir hayattır. Siz bir şey yaparken başkaları için "ne derlerse desinler" olgunluğuna ulaşmanız gerekiyor. Bu da biraz orijinal insan olmakla alakalı. Ülkesinde devrim yapan bir insanı da belki milyonlarca kişi onaylamazdı ama o kişiler kendi bildiğini yaptı. Zaten bu yüzden devrimci olarak görülüyorlar. Onay görme ihtiyacı belki sizin hiçbir zaman bir devrim yapamamanıza neden olacak. Hayatınızda beklediğiniz sıçramayı yapmanıza engel olacak.
0
dissendium
(30.03.22)
(9)

annemin ölümünü hala kabullenemiyorum

maryjane
merhabalar, 2020 ekim ayında annemi kanserden kaybettim. o süreçte hastanede yaşadığımız süreçleri, annemin kaybetmemi hala kabullenemiyorum. zorlanıyorum, çok zorlanıyorum. elbette herkesin annesi çok özeldir ama annem benim en yakın arkadaşım, dostum, annemdi. babamla annem ayrı olduğu için ayrıca
merhabalar, 2020 ekim ayında annemi kanserden kaybettim. o süreçte hastanede yaşadığımız süreçleri, annemin kaybetmemi hala kabullenemiyorum. zorlanıyorum, çok zorlanıyorum. elbette herkesin annesi çok özeldir ama annem benim en yakın arkadaşım, dostum, annemdi. babamla annem ayrı olduğu için ayrıca babam da olmuştu. çok planlarımız vardı, tam rahatladığımız zamanlarda keyfimize bakacağımız zamanlarda hastalık teşhisi kondu.

ne hayallerimizi gerçekleştirebildik, ne evliliğimi görebildi -ki hala evlenmedim, annem olmadığı için bu konularda çok çekiniyorum sevdiceğimin ailesinden, bu evlilik düğün işler nasıl olacak diye, kendimi yalnız hissediyorum, ayrıca şu an hayatımın aşkı diyebileceğim adamla tanışamadı, tanıyamadı.. o kadar tanışmasını isterdim ki. çok seveceğine eminim.

söyleyeceklerimiz, konuşacaklarımız, yaşayacaklarımız hep yarım kaldı bence. kabullenmiyorum. annemin olmamasını kabullenemiyorum, telefonu açıp konuşamamayı, sarılamamayı, koklayamamayı, bir şeyler anlatamamayı, akıl alamamayı, paylaşamamayı kabullenemiyorum. çok özlüyorum, elimden de bir şey gelmiyor.

hastane süreçlerini düşündüğümde ya şöyle olsaydı böyle olsaydı diye düşünüyorum bazen içinden çıkamıyorum.

iş yerinde geldiler yine bana, gelip buraya yazmak istedim. annesizlik çok zor.
0
maryjane
(29.03.22)
Başınız sağolsun, eminim ki çok iyi bir evlat yetiştirdiği için huzurla ayrılmıştır bu dünyadan.

Siz de bir yuva kurup anneniz gibi bir anne olucaksınız belki de.

Geleceğe odaklanın veya odaklanmaya çalışın.
İyi günler dilerim
0
bigcaptain
(29.03.22)
Başınız sağolsun. Zor bir durum annem babam sağ ama şu sıralar bende ya vefat ederlerse ne yaparım korkusu yaşıyorum ama korkunun ecele faydası yok. Bir gün her fani gibi öleceğiz. Annenizle mutlu anılarınız olmuş, arkadaş gibiymişsiniz. ne güzel anneniz sizinle gurur duymuştur. Anneniz sizin hakkınızda üzülmeden ayrılmış bu dünyadan.
Bakın hayatınızda birisi var sizi istemeye gelecekler ve bir aile kuracaksınız. Sizde anne olacaksınız. Geleceğe odaklanın +1
0
komando kani var bende
(29.03.22)
başınız sağ olsun, allah rahmet eylesin.

terapi almanız atlatmanızı kolaylaştıracaktır diye tahmin ediyorum.
0
rose parks
(29.03.22)
Başınız sağolsun, annenizin mekanı cennet olsun. Çok zor bi durumda olduğunuzu tahmin edebiliyorum. Hayatta maalesef her zaman her şey planladığımız gibi olmuyor.
Benim de bir tanıdığım daha üniversitede okurken genç yaşta annesini kanserden kaybetmiş. Sonrasında iş hayatına atılmış, evlenmiş şimdi de bir oğlu var.
Hiç sıkmayın kendinizi sonuçta olması gereken ne ise o oluyor. Düğün müğün işleri bir şekilde hallolur önemli olan sizin psikolojiniz.
Allah sabır versin.
0
umutsuzevjınıkı
(29.03.22)
başınız sağolsun.

anlattıklarınız annenin ölümünden ziyade, büyüyememekle ilgili.
çok sıkı, "anneyle arkadaş olunan" ilişkilerde maalesef çocukta böyle bir şey olabiliyor.
dolayısıyla birey olmakta sorun yaşıyor, yas sürecini sağlıklı şekilde atlatamıyorsunuz.

muhakkak terapiye gidin bence.
0
blatta hiberna
(29.03.22)
şimdiye kadar günlük rutininizde iletişim kurduğunuz insanların kim bilir kaç tanesinin annesinin olmadığını düşünün. hiçbirini hissetmediniz. tahmin edebilme şansınız bile yok.

hayat devam ediyor, çocuk sahibi olmanız çok iyi olur.
0
boyle buyurdum
(29.03.22)
çok değil sende en fazla 50-60 sene sonra öleceksin. annen arkandan ne kadar süre yas tutmanı ister ki bi düşün..
0
ayseee
(29.03.22)
biraz bencilce bir yanıt olabilir ama sizin annenizle yaşadığınız bu güzel anne kız ilişkisini annesi hayatta olmasına rağmen yaşayamayan çok fazla insan var. birlikte yaşadığınız güzel zamanları hatırlamanız gelecek için belki bir nebze rahatlatıcı olur.
0
deartheodosia
(30.03.22)
ben de çok az duygu hissedebiliyorum
orta karar öenmli sonucunu çıkardım
0
mantık
(30.03.22)
(5)

Sokak kedileri lor peyniri yer mi?

helena
Sb
Sb
0
helena
(28.03.22)
Eğer çok aç iseler yerler.
0
old possum
(28.03.22)
bazısı peyniri çok seviyor ama tuzluysa çok vermemek, hatta mecbur kalınmadıkça vermemek lazım.
0
blatta hiberna
(28.03.22)
Sokak fareleri yiyebilirler. Yani koyarsın, kedi köpek dokunmaz, koklar gider, güneşin altında iyice kokar, gece fareler kokuyu alıp gelirler.

Ortaçağ Avrupası canlandırması yapmak istiyorsanız çok iyi fikir olabilir.
0
drkayzer
(28.03.22)
açsa seni bile yer.
0
gottacatchemall
(28.03.22)
Süt ürünleri kediyi bozar.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(28.03.22)
(7)

İkea yemek takımı güzel mi?

damba
İkea yeşil renkli bi yemek takımı beğendim arkadaşlar, hem günlük hem misafire alsam ne olur? Toplamda 8 kişilik yemek takımı 900 TL tutuyor yaklaşık. Neden başka marka olmaz derseniz, beğenemiyorum şöyle sade, şık bir şeyler. Beğensem başka da alabilirim ama beğenmedim. İkea tabakları sağlam mı? Çi
İkea yeşil renkli bi yemek takımı beğendim arkadaşlar, hem günlük hem misafire alsam ne olur? Toplamda 8 kişilik yemek takımı 900 TL tutuyor yaklaşık. Neden başka marka olmaz derseniz, beğenemiyorum şöyle sade, şık bir şeyler. Beğensem başka da alabilirim ama beğenmedim.

İkea tabakları sağlam mı? Çizik vs oluyor mu?
0
damba
(27.03.22)
Evlenmeden once alinan yaldizli, markali takimlari saga sola verip, komple ikea'ya gectik. Hem gunluk hem de misafir icin kullaniyoruz. Cok spor ve rahat.
0
brkylmz
(27.03.22)
valla bizde en ucuz olan tabak takımından vardı, herhalde 3-4 sene kullandık sonra da birine verdik diye hatırlıyorum. cidden kaliteliydi yani.
0
roket adam
(27.03.22)
Oldukça memnunum ikea tabaklardan sadece çok ağırlar onu göz önünde bulundurarak alın.
Bende birkaç ikea parçası var bekarlıktan kLma hala kullandığımız, ama çok ağırlar diye ben porselen bir set aldım diğerini tamamlamak yerine. Tamamen beyaz, hiç çiçek al gün olmayan hafif ince bir set. Mitterteich diye bir marka gaşiba Kütahya porselen üretiyor. Tamamen beyaz düz bir porselen set almak makul bence. Bir düşünün.
0
kullanıcıadımbuolsun
(28.03.22)
Dinera mavi takımı kullanıyorum. Çok çok memnunum.
0
nefertarii
(28.03.22)
Hiç memnun değildim. Hepsini öğrencilere dağıttım. Çukur tabakları ve kaseleri dana kadar makineye sığmıyor. Çok kalın ve ağır.
0
cilekli krep
(28.03.22)
sadece biraz ağır ama çok daha ağır tabaklarım olduğu için sorun olmuyor.

beğendiyseniz olur tabii ama misafire ikea'nın takımları biraz basit kaçabilir.
illa sadelik ve şıklık istiyorsanız beyaz dümdüz veya seveceğiniz başka bir renkte yine desensiz bir porselen yemek takımı da alabilirsiniz.
"şık" dediğiniz için bence biraz daha arayın.
0
blatta hiberna
(28.03.22)
Evlenirken Koleksiyon diye bir markadan sade bir set almıştım ama fiyatlar arşa çıkmış maalesef. Yine de Google'a sade yemek takımı diye aratınca alışveriş kısmında çok pahalı olmayan hoş şeyler gördüm (Bunlardan Bella Maison markasını önermem, çok kolay şekilde orasından burasından kırılıyor bu markanın tabakları).

Eşimin bekar evinden gelen Ikea bir yemek takımı da var. Günlük için kullanılır ama misafir için biraz yetersiz kalabilir ve çiziliyor da (Kendi evimde 12 kişilik takımı 6 günlük 6 misafirlik olarak bölmüş biriyim, misafir bizden iyi kullansın kafasında değilim).
0
marla is in my head
(28.03.22)
(19)

Yardim etmesemiydim..

sonhakan
Bugün marketten çıkarken bir kadın bir erken kulakların kucuk bir bebek. Para değil bez ve mama istiyoruz deyince çok yapmadığım bir şey yapıp marketten bebek bezi ve mama aldım. Sonra düşündüm aç bir bebeğin ve ailesinin bez ihtiyacı en acil ihtiyaç mıdır. Bez yerime yikanabilir kumaşlar olamaz mı
Bugün marketten çıkarken bir kadın bir erken kulakların kucuk bir bebek. Para değil bez ve mama istiyoruz deyince çok yapmadığım bir şey yapıp marketten bebek bezi ve mama aldım. Sonra düşündüm aç bir bebeğin ve ailesinin bez ihtiyacı en acil ihtiyaç mıdır. Bez yerime yikanabilir kumaşlar olamaz mı bundan 50 yıl önce bebek bezi yokken nasıldı. Yani en acil ihtiyaç bez bebeği midir? Çocuk kullanarak duygu sömürüsü mu yapıyorlar. Eğer öyle ise de verdiğim onca paraya uzulmem o ayrı sadece Merak ettim
0
sonhakan
(27.03.22)
evet acil bi ihtiyaçtır bez. aklınıza takılacak harcamaları yapmamanızı öneririm
0
mess
(27.03.22)
İçini rahat tut, sen iyiliğini yapmışsın, gerisini dert etme
0
photo85
(27.03.22)
Büyük ihtimal mama ve bezi sen gittikten sonra iade edip parasını aldı geçmiş olsun.
0
mg3929
(27.03.22)
gerçekten ihtiyaçları varsa öenmli bir ihtiyaç

bu yöntemi sömürenler de var
fiş olmadan markete iade edemezler ama başka yerde satabilirler
ama her zaaman kötü ihtimali de düşünememek lazım
0
mantık
(27.03.22)
Bebek bezi önemli ihtiyaç +1

Fakat şöyle bir şekilde düşünelim, kadının paraya ihtiyacı var, doğrudan istediğinde insanlar vermiyor, o da bunun gibi belki başka yerde elden çıkarabileceği mama bez gibi şeyler istiyor, yine bunların parasıyla başka bir ihtiyacını karşılıyor

@mantık ın yazdığı tam erasmus öğrencisi numarası, dışarıda fiş bulursun, markete girer fişte bulunan ürünlerin bulunduğu reyona gidersin örneğin deterjan, o reyondan deterjanı alıp kasada bunu dün almıştım ama evde fazla varmış iade etmek istiyorum dersin, iade parasıyla da gider bira vs alırsın başka yerden
0
freebird5406_2
(27.03.22)
bebek bezi, kadın pedi gibi icatlar yokken çok insan ölüyormuş ya da hastalanıyormuş mikroptan.

ayrıca şu anda bir insanın camaşır suyu ve dünya kadar sıcak su ile o bezi yıkamasının fatura masrafından azdır bebek bezi masrafı.

bebek bezini devlet bedava vermeli bence bir insanın bunu dilenmesi kadar acıklı bir durum yok, maddi durumu çok iyi bebek sahibi arkadaşlarım bile bebek bezinin fiyatından şikayet ediyor o insanları düşünemiyorum.

son olarak çok yapmadığınız bir şey ise yardım etmek, onun üstüne de yapınca bu şekilde pişman oluyorsanız bu konuda biraz daha çaba sarfetmeniz kendiniz için iyi olabilir, siz ne kadar başkalarına yardım ederseniz birileri de size yardım ediyor. bunu hayatımda çok deneyimledim, başkalarına yaptığınız manevi cimrilik sizinde tamamen farklı insanlardan aldığınız cevap oluyor.
0
kurcalamabozarsin
(27.03.22)
işin vicdan, dini vb. yönünü boş ver. sen yardım etmek istedin ve ettin karşı tarafın ihtiyacı var yok bunu bilemezsin.
0
mikahakkinen
(27.03.22)
Bez acildir. Gerekli miydi diye sorgulayacaginiz; benden sunu alacagina sunu bunu yapsaydi diye icinizden de olsa akil verme vb durumlara duseceginiz yardimlari yapmayin.

Dunyada yardim eden tek kisi siz degilsiniz. Bi bez alarak dunyayi da kurtarmadiniz. Bez o kadar onemli mi gidip kumas kullansalar olmaz mj vs diye dusunmeye hakkiniz yok 100 liralik bez aldiniz diye. Almasaydiniz o zaman.

Bu yazdigimi ofansif algilamayin. Sizin icin soyluyorum. Ani yasamaniza ve huzurlu olmaniza engel olur bu dusunceler.
0
celebi efendi
(28.03.22)
Onlar dolandirici.

Para istese vermezsin o da en kolay paraya donusecek seyi seciyor. Gitti senin paralar.
0
divit
(28.03.22)
Kumas yikanabilir bez gayette kullanilabilir. Hatta dunyamizin gelecegi icin kullanilmali. Ve kullananlar da taniyorum. Bez dilenmek bu nedenle simariklik benim gozumde.

Bu dusunxemsen bagimsiz olarak onlar buyuk ihtimall dolandiriciydi.
0
zimbirik
(28.03.22)
Ne koparırsak kardır diyolar. Biraz sonra yoğurt, süt, ayçiçek yağ. 15 dk takip et uzaktan, aldıklarını nereye stokladıklarını görürsün. Hemen markete iadeye gideceklerini sanmam. Bizim paramız yok hadi markete gidelim birine bez ve mama aldırıp dönelim diye Bi şey yok, olamaz. Bir kere dilenen sürekli dilenir, niye dilenmesin ki.
0
baba553
(28.03.22)
evet, insan bu ikileme çok düşüyor, acaba yardım için verdiğim parayı nereye harcadı? belki alkole verdi, belki benim hiç istemeyeceğim bir şekilde harcadı vs vs vsvs

o an içinden yardım etmek geçmiş ve sen de etmişsin, nereye gittiğini düşünmemeliyiz. çünkü o insanı sonuna kadar kontrol edemeyiz ki...

bazen alkol alan ve sokakta dilenen kişilere bile üçbeş bişey çıkarıp veresim geliyor. o an hırsızlık yapacağına, başka bir yola sapacağına ver gitsin diyorum içimden.
nihayetinde, niyet önemli. niyetin safiyane şekilde yardım etmekti. gerisini düşünme.

son olarak bebek bezi, evet acil ve elzem bir ihtiyaçtır. bence çok güzel yapmışsın. hiç suizan edip "acaba şöyle mi, acaba böyle mi, diye şüphelere düşme. bir bebeğin ihtiyacını karşılamışsın ne güzel =) ben de böyle bir fırsat buldum mu asla kaçırmıyorum. geçenlerde marketten birşey alırken, bi ufaklık yanaştı, abla bana içerden tavuk alsana dedi, nasıl tavuk? çiğ tavuk mu dedim. heralde evde pişirecek, annesi mi tembih etti bilmiyorum. dur şurda alışverişi bitirip geliyorum dedim.
market alışverişimi bitirip, aldım onu da yanıma, iki dükkan yandaki tavukçuya gidip pişmiş tavuk paketlettirip eve yolladım.

ne ben onunla fakirleştim. ne de o kadarcık şeyle onlar zengin oldu. ama aşırı mutlu bir şekilde evde döndüm, bak hala unutmamışım =)
0
love and trust
(28.03.22)
Bez ve mama en acil ihtiyaçtır. Yıkanabilir bez daha ucuz değildir. Bunlara harcanan sabun, su, elektrik bezin parasını bile geçebilir. Üstelik doğru yapılmazsa, örneğin bezlerin ütüsü ihmal edilirse çocuk sık sık pişik olur.
0
cilekli krep
(28.03.22)
yardım isteyen birine yardım ediyorsanız, yardım ettikten sonraki saniyede iş sizden çıkmış oluyor.
gerisi artık onlara kalmış.

bebek bezi ve maması acil ihtiyaçtır.
hele bu elektrik ve doğalgaz zamlarından sonra dediğiniz şekilde bez kaynatmak falan diye bir şey söz konusu olamaz.

harcadığınız para ya da yaptığınız şey aklınızda kalacaksa yardımda bulunmayın ya da kalmayacağından emin olduğunuz yerlere ve kişilere yardım edin.
0
blatta hiberna
(28.03.22)
Bu çok bilinen bir dolandırıcılık yalnız.
"Memlekete döneceğim param çıkışmadı" gibi bir şey.
0
marla is in my head
(28.03.22)
Yukarıdakilere ek olarak yaşadıkları yerde bez yıkama/kurutma gibi imkanlara sahip olamayabilirler.
0
peki madem
(28.03.22)
Bu olay tam olarak nasıl dolandırıcılık oluyor ben anlamadım. Yani market fiş olmadan işlem yapmaz-yapamaz, bu teknik olarak mümkün değil, iade edip parasını alamaz yani, gidip el altından mı satıyor o zaman? Bu bana hiç mantıklı gelmedi, ben dolandırıcılık olduğunu düşünmüyorum. Ha ama bak bro bu iş şöyle şöyle oluyor deyip anlatırsanız dinlemek isterim. Yani direkt para istese ben de şüphe ederim ama bez mama vs olayları cidden acil bir ihtiyaç, insanımızın maddi durumu da malum, bana normal geldi.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(28.03.22)
bu çok bilinen bir dolandırıcılık yöntemi. bez ve mama pahalı olduğu için ikinci elde çok gidiyor. marketlerin önünde hep oluyor bez ve mama isteyenler.

mamalara kilit takıldı diye biz üzülüyoruz ya, takılmasının nedeni de bu. yükte hafif olduğu için hırsızların favorisi.
0
kenarortay
(28.03.22)
niye ayni markete iade etmekle ugrassin herhangi bir bakkala %10-20 altina verir.
Eskiden letgo'da cok vardi satisi, sonra kayboldular letgo yasakladi herhalde :)

Yemek aldiginiz cocuklar da icecekleri aninda geri pilavciya satip parasini aliyor.
Besiktasta cok denk gelirdim eskiden.

Mamacilar genelde iyi semtlerde takilir, sirkulasyonun cok oldugu yerlerde de tavuk,pirinc falan aldiriyorlar iste.
Bizim sokakta bi kadin var bazen garsonla muhabbet edip dur biraz ise cikayim deyip tekrar basliyor :)
0
divit
(28.03.22)
(2)

Ceviz Masam parlaklığını yitirdi, nasıl bakmalıyım?

godspell
İnternette detaylıca aradım ama hiç özenli güzel bir bilgiye rastlayamadım, güzel kendine has orjinal ceviz bir çalışma masam var ama 3 yıl oluyor elimi sürmedim, bugünde baktığımda biraz solduğunu farkettim. Bir aralar tik yağı ile sil diyenler olmuştu. İnternette az sabunlu bezle vs silin diyorlar
İnternette detaylıca aradım ama hiç özenli güzel bir bilgiye rastlayamadım, güzel kendine has orjinal ceviz bir çalışma masam var ama 3 yıl oluyor elimi sürmedim, bugünde baktığımda biraz solduğunu farkettim. Bir aralar tik yağı ile sil diyenler olmuştu. İnternette az sabunlu bezle vs silin diyorlar ama kullanıpta bakımını yapan var mı?
0
godspell
(26.03.22)
Merhaba, ceviz ozelinde cok bilgim yok ama genel olarak bir iki cesit zimparalama ve tekrar yaglama/verniklemenin yenilemeyecegi yuzey oldugunu dusunmuyorum. Yakin zamanda evdeki merdivenleri boyasindan arindirayaca kadar zimparalayip vernikledim ordan bir deneyimim var:)
0
imfhh
(27.03.22)
zımparalamayın, zımparaya gerek yok.
internette satılan gomalak cilalardan alıp uygulayın.
0
blatta hiberna
(27.03.22)
(11)

Cenaze gitme/gitmeme

Mirabel
İş yerinden bir büyüğüm. İşe girmeme o vesile oldu. Yıllarca yardımcısıydım ama kötü ayrıldık. Enayilikten her şeyini ben yaptım, eli ayağı bendim ama sonra arkamdan bi işler çevirdi. Kopuş o kopuş. İş yerinde 5 senedir selam vermeden geçiyoruz. Şimdi babası vefat etmiş. Adamı da tanıyordum ama bile
İş yerinden bir büyüğüm. İşe girmeme o vesile oldu. Yıllarca yardımcısıydım ama kötü ayrıldık. Enayilikten her şeyini ben yaptım, eli ayağı bendim ama sonra arkamdan bi işler çevirdi. Kopuş o kopuş. İş yerinde 5 senedir selam vermeden geçiyoruz.

Şimdi babası vefat etmiş. Adamı da tanıyordum ama bilemedim ne yapsam. Bu kadın baya yüksek bi mevkide olduğu için herkes gidecek iş yerindeki. Gitmeyen tek kişi ben olabilirim. Sizce ben de gitmeli miyim?
Gitmezsem arama ya da mesaj atma gibi şeyler yapılır mı? Baya sevmiyorum kadını.
Gitmezsem düşmanlık yapar mı işimle ilgili?
Bu işlerin manevi boyutu nedir?
0
Mirabel
(24.03.22)
ben olsam giderdim. gidip orda görünmek kalabalıkta kaynayıp gitmek demek. aramak başsağlığı dilemek çok daha zor. hem gitmeyip hem aramamak da olmaz sanki. en iyisi herkesle birlikte gidip görüntü vermek.
0
balporsugu
(24.03.22)
Gitmekten zarar gelmez. Böyle zamanlarda ne olursa olsun orada bulunmak iyidir.
Sonra yine konuşmazsan da olur.
0
anten
(24.03.22)
dusmanlik falan yapmaz ama, uzak degilseniz gidip gorunmeniz iyi olabilir. acisiyla ahmet gelmis mehmet gelmemis diye dusunmez zaten. gidip gorunun basiniz sagolsun deyin yeterli.
0
exlibris
(24.03.22)
gidilir.
0
gabe h coud
(24.03.22)
sevmediğinin düğününe gitmezsin
cenaze, hele baba cenazesi gidilir.
işe girmeye vesile olmanın hatrına bile gidilir.
0
Corc
(24.03.22)
gitmelisin
0
all girls dream
(24.03.22)
Yoldan gecerken bile gordugun cenazeye katilirsin.
0
brkylmz
(25.03.22)
gidilmesi gerekir bence.
sonrasında ilişkiniz aynı şekilde devam edebilir, illa yakınlaşmak zorunda değilsiniz.
baş sağlığı diler, cenazeye katılır, iyi günler der çıkarsınız.
0
blatta hiberna
(25.03.22)
cenazeye istekilerle birlikte git, ama ekstra birsey yapma.
0
Ley
(25.03.22)
cenazede küslük, düşmanlık olmaz. gidip baş sağlığı dilemek sizi küçültmez. üstelik babasını da tanıyormuşsunuz, bence mutlaka gidin.
0
golgi aygıtı
(25.03.22)
Gidin, içiniz daha rahat olur bence.
0
damba
(25.03.22)
(18)

eşimin suratı sürekli asık

aloneinthedark
ben erkek 29 eşim kadın 24. yeni evlendik evinden ayrıldı geldi. ben gün içi çalışıyorum kendisi evde oturuyor. yüzü hep asık hep mutsuz. kendisinden hiçbir beklentim yok aksine ne isterse yapmasını kendisini geliştirmesini gezmesini vs. destekliyorum ama yok arkadaş yanıma geliyor surat 10 karış g
ben erkek 29 eşim kadın 24. yeni evlendik evinden ayrıldı geldi. ben gün içi çalışıyorum kendisi evde oturuyor. yüzü hep asık hep mutsuz. kendisinden hiçbir beklentim yok aksine ne isterse yapmasını kendisini geliştirmesini gezmesini vs. destekliyorum ama yok arkadaş yanıma geliyor surat 10 karış geri odasına gidiyor.
nolucak böyle?
0
aloneinthedark
(24.03.22)
Sebebi neymiş? Niye mutsuzsun diye sormussundur diye tahmin ediyorum cevabı neydi?
0
kaptan maydanoz
(24.03.22)
yaptığım çıkarımlar:

1- iş hayatına atılmamış ve şu an işsiz kadın.
2- 25 yaş altı kadın. (işle de bağlantılı olarak 25 üstünde çok olgunlaşıyor insanlar bence kadın erkek fark etmez)

iş bulmaya çalışsın. Sürekli evde internette takılırsa kafasındaki hayatla bulduğu hayat çok başkalaşır, mutsuz olur. Tüm gün yapacak şey de bulamaz. Z kuşağı öğrenmeye de aç değil. Biz olsak evde tutorial izler bişeyler yaparız ama onlar oturup Netflix izliyordur tahminen.

Kısa vadede yapabilirseniz haftasonu bi tatil yapın. Orada konuşun güzelce.
0
nhk ni youkosu
(24.03.22)
Bir insanın kendisine yapabileceği en büyük kötülük bir şey yapmadan evde oturmak. Çalışma hayatı, sosyalleşme, tek başına hobilere, zevklere ayırma vesaire bunlar lazım. Mutlaka konuşun ve sorunun kökenini anlamaya çalışın.
0
fotrsapka
(24.03.22)
(gorucu usuluyle evlenmediyseniz) evlenmeden once de asik miydi yoksa bu yeni bir durum mu?
0
hot potato
(24.03.22)
size söyleyemediği sorunlar olabilir. mesela daha çok ilgi bekliyordur belki. duygusal olarak yoksunluk içerisindedir. bunu sizin suçunuz anlamında yazmıyorum, sakın yanlış anlamayın. yani eğer her şeyi her zaman açık açık söyleyebilen yapıda biri değilse bir şeyleri sorun etmiş (aranızdaki ilişki hakkında) ve söylemiyor, o tavırlarla anlatmak istiyor olabilir.
bunun dışında sürekli evde oturmak insanın kafasında kurma ve kendi kendini üzme ihtimalini fazlalaştırıyor. yukarıdakiler +1
0
melodramaticfool
(24.03.22)
niçin kendisiyle hoş bir sohbet başlatıp bu durumun sizi üzdüğünü kendisini daha mutlu görmeyi istediğinizi ve eğer bir sorun varsa beraberce çözmeye istekli olduğunuzu söylemiyorsunuz?
0
Mossy
(24.03.22)
acil i$ bul calissin +1 evden cikmasi lazim, yoksa daha da cok cukura gomulur cikartamazsin. bir de spor yapsin, spor salonuna falan yazdir.
0
cooperr
(24.03.22)
merhaba, öncelikle evli değilim. ancak bu konularda iyi bir gözlemci olduğumu düşünüyorum.

öncelikle belirttiğiniz durum birdenbire oluveren bir soğukluk/mutsuzluk mu yoksa epeydir süregelen bir şey mi. nihayetinde yeni evlendiğinizi belirtmişsiniz. evlilik iki taraf içinde yeni bir hayatın başlangıcı. beklentiler ve yeni düzen zaman zaman insanları bu şekilde bir depresif hale sokabilir. bu durumda sizin öncelikli olarak eşinizle şuankinden daha fazla konuşmanız ve birlikte vakit geçirmenizi öneririm. bütün gün evde olmak kadın erkek farketmeksizin insanı olumsuz anlamda etkiler. belki bu nedenle oluşan bir durumdur. belki tüm gün evde durmaktan rahatsızdır. belki de siz çok dağınık ve pissinizdir. kendinize de özeleştiri yapmanız gerekebilir :) açık, rahat ve birbirinizi yargılamadan konuşmak eminim iyi gelecektir.
0
pardus
(24.03.22)
Abi yeni evlisin. Git sarıl öp koklaş neyin var bebeğim de, kendisine sor.

Sonra sorunu çözün.

Görücü usulü mü evlendiniz?
0
Hallegadola
(24.03.22)
Geri odasi derken? Siz evli degil misiniz? Hangi odaya gidiyor?
0
balpolen
(24.03.22)
bütün gün evde oturan insan tabii mutsuz olur. hele de 24 yaşındaysa. yarı zamanlı bile olsa bir işte çalışsa bu kadar mutsuz olmaz bence.
0
candide
(24.03.22)
henüz çok genç, evinden ve ailesinden ayrıldı, seviyor bile olsa ilk defa bir erkekle aynı evi paylaşıyor ve belki yabancılık çekiyor, hayat düzeni tamamen değişti, bütün gün evde tek başına ve yalnız.

şu anda kafasında "evlilik böyle bir şey demek ki" fikri oluşuyor ve bunun süratle önüne geçmeniz lazım.
bu inancı kafasına kazırsa sonra mutlu olması çok zor olur.

evlilik sihirli değnek gibi kendiliğinden insanı mutlu eden bir şey değil ki, çaba harcanması lazım.
o odasına (?) gittiğinde siz peşinden gitmiyor musunuz?
sorduğunuzda bir şey söylemiyor mu?
çalışmadığınız günlerde bir şey yapmıyor musunuz?
bir gün izin alıp gününüzü onunla geçirme, birlikte bir sosyal aktivite bulma gibi şeyler denediniz mi?

desteklemek başka, bir şey yapmak başka.
özellikle bu kadar gençken biraz itici bir güce ihtiyacı olabilir.
"kocam destekliyor, bütün gün gezeyim" demez, sizin "hadi çıkalım" demenizle bir şeyleri yapabilir.
hatta kadın erkek ilişkilerindeki deneyimine bağlı olarak bazı şeyleri öğrenmesi gerekiyor da olabilir.
bu durumda biraz yönlendirmeniz de gerekebilir.
yani bazı şeylerin kendiliğinden olmasını beklemeyin.

sanki mutlu etmeye çalışmaktan ziyade, kendi kendine mutlu olsun istiyorsunuz ve olmadığı için de biraz güceniyorsunuz gibi geldi bana.
motive etmeniz lazım, böyle olduğu için onu suçlarsanız iletişim kuramazsınız.
0
blatta hiberna
(24.03.22)
bence mızmız
0
dafuq
(24.03.22)
bence iş bulmaktan önce derdi ne diye bir sormanız lazım. iş bulmak sadece dertlerini unutturacağı bir meşgale yaratır ama derdi ne? onu çözmen lazım.
0
roket adam
(24.03.22)
Sende bir sikinti yok hocam. İs yok guc yok her bir gunu bir onceki gun ile birebir ayni geçiyor. Bütün gun evde bos bos otur, kocan aksam gelsin yemek yiyin yatin ertesi gun ayni.
Dolayisiyla mutsuz. Evlilikten bekledigini alamadi. Bu mu lan şimdi evlilik diyor kendi kendine.

Spefisik bir derdi de yok sende bir sorun da yok. Cok büyük ihtimalle bu dediğim dogru.
0
stavro
(24.03.22)
Problem onunla bunu konuşmamanız olabilir. Bize soracağınıza ona neden sormuyorsunuz. Ama amacınız onu anlamak olmalı.

Evde oturmak zor bir durum. Bir uzmanlığı varsa çalışsın ya da yüksek lisans yapsın bence. Eğer yoksa lisans okuyabilir ya da kursa vs başlayabilir.

Ama şimdi o kendini sıkılmışlık bunalmışlık içinde kendi çıkamayacağı bir çukurda görüyordur. O çukurdan çıkması için yardım etmelisiniz. Eşlerin en birincil görevi diğerine gereken desteği vermek, motivasyonu sağlamak zaten.
0
zimbirik
(25.03.22)
Size normal olan ama onu mutsuz eden bir nokta var demek. Sürekli evde olması daha da kurar bu durumu bunalır daha da asılır suratı.
Yeni evlisiniz aile evinden yeni çıkmış genç bir kız. Sevginizi daha çok dile getirin, ciddi ciddi sarılın öpün anlat bu seni üzeni beraber çözelim diyin.
0
cilekli pasta
(25.03.22)
Ya normal değil bu. Evlilik devamlı bir insanı mutlu etmeye çalışma çabası olmamalı. eşiniz kendisi mutlu olmayı bilecek zaten siz Mutlu etmeye çalıştıkça bir inada biniyor ve asla memnun olmamaya gayret ediyorlar sanki. Yönlendirin, işe girsin çalışsın ya da yüksek lisans yapsın ya da başka bir meşgale bulsun. Eğer çalışmayacaksın/okumayacaksın/sosyal hayatın olmayacak gibi kısıtlamalar koymuyorsanız asık suratının sorumlusu siz değilsiniz, herkes kendi mutluluğundan sorumlu ve başka birinin duygularını düzeltmek gibi ağır bir görevi yüklenmeyin (kısıtlıyorsanız evet sorumlusunuz). Asık surattan çok çektim ve çekiyorum, insanı hayattan soğutan, tüm mutluluğunu emen, lanet ettiren bir durum ve bazı insanların hayatı yaşama biçimleri bu.
0
deartheodosia
(25.03.22)
(6)

iki yıllık taahhütlü internet aboneliğini ne yapmak lazım?

blatta hiberna
merhabalar,kasım 2021'de istanbul'dan ankara'ya taşındım.atölyemdeki internet bağlantısının (vodafone) aboneliğini iptal ettirmek istediğimde ağustos 2023'e kadar taahhüt olduğunu söylediler.bu abonelik 2019 ekim'de başlamıştı ve 2021 ağustos'ta bir şekilde taahhüt yenilenmiş ama açıkçası onayladığı
merhabalar,

kasım 2021'de istanbul'dan ankara'ya taşındım.
atölyemdeki internet bağlantısının (vodafone) aboneliğini iptal ettirmek istediğimde ağustos 2023'e kadar taahhüt olduğunu söylediler.

bu abonelik 2019 ekim'de başlamıştı ve 2021 ağustos'ta bir şekilde taahhüt yenilenmiş ama açıkçası onayladığımı bile hatırlamıyorum.
o tarihte ankara'ya taşınacağım da belli değildi, onaylamış olma ihtimalim yok değil.

şu anda evimde de vodafone kullanıyorum bu arada.
şimdi bana çıkan 800 lira taahhütten cayma bedelinin üzerine soğuk su mu içeyim, yoksa yapabileceğim bir şey var mı?

teşekkürler!

edit:
iki aboneliğim vardı, evdeki aboneliği nakil yaptırdım zaten.
atölyeninki açıkta kaldı.
0
blatta hiberna
(24.03.22)
Valla sartlar nasil guncellenmistir bilmiyorum ancak en son aboneligi birine devredilme olayi vardi. Yani eger aboneligin avantajliysa birini kolaylikla bulup ona devredebilirsin.
0
j r r tolkien hayrani
(24.03.22)
@jrr:

normal, fiber falan olmayan bir abonelik.
kime nasıl devredebilirim bilemedim ve açıkçası uğraşmak da istemiyorum ama araştıracağım.
teşekkürler.
0
🌸blatta hiberna
(24.03.22)
Kendi evinize neden nakil yaptırmadınız onu?

Ağustos 2021de taahhüt yenilenmesi ile yenilenmemesi arasında size maliyet olarak farkeden bir şey yok aslen, taahhütsüzüne 300 lira yazıyor, ağustostan itibaren 5 ay 1500 lira öderdiniz, taahütlü 100 tl olduysa, 5 aylık indirim farkını ödersiniz 1000 tl.

Alternatif yoksa ilk anda iptal ettirmek en mantıklısıdır.
0
atom karincanin torunu
(24.03.22)
@atom karincanin torunu:

Evdeki aboneligi nakil yaptirdim.
Atolyemi de kapattigim icin nakil yaptirabilecegim bir yer kalmadi.
0
🌸blatta hiberna
(24.03.22)
Hocam tüketici kanunu çok açık yazıyor (md.52)
(4) Tüketici, belirsiz süreli veya süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahiptir.
Yani, kapattırabilirsiniz cezasız. En fazla iki yıllık sözleşme olduğunu ispatlar belge vb ile tüketici hakem heyeti
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(24.03.22)
Taşındığınız yerde iptal etmek istediğiniz aboneliğe ait altyapı yoksa cayma bedeli falan ödemeden iptal edebiliyorsunuz. Yakın zamanda babamlar taşındı, kablonet kullanıyordular. Taşındıkları binada kablonet altyapısı olmadığı için ikametgah bilgisi falan gösterip iptal ettik. Siz vodafone kullanıyormuşsunuz, yeni evinizde de vodafone kullanıyorsunuz. Neden aboneliği nakil ettirmediniz orasını anlayamadım.
0
Arthur Dayne
(24.03.22)
(14)

"Gibi" dizisinin bu kadar tutmasının sebepleri sizce nedir?

Berck
Çevremden mütemadiyen "Abi Gibi süper ya" diye yorumlara denk geliyorum, böyle olunca da belki zamanla benimseyip severim diye açıp bakıyorum ama şu ana kadar bir bölümüne maksimum 15 dakika bakabildim. Fazlasıyla sıkıcı geliyor şahsen bana, mimiksiz boş boş bakıyorum sadece. Rastgele hangi bölümünü
Çevremden mütemadiyen "Abi Gibi süper ya" diye yorumlara denk geliyorum, böyle olunca da belki zamanla benimseyip severim diye açıp bakıyorum ama şu ana kadar bir bölümüne maksimum 15 dakika bakabildim. Fazlasıyla sıkıcı geliyor şahsen bana, mimiksiz boş boş bakıyorum sadece. Rastgele hangi bölümünü açıp baksam aynı hisler.

Sevenlerine sorum şu; bu kadar tutmasının temelinde ne yatıyor sizce? Neden Gibi bu derece patladı? Ben neyi ıskalıyorum acaba, gerçekten merak ediyorum.
0
Berck
(23.03.22)
İlk bölümü berbat bi bölüm, şu kokoriç olan, ben de onu izleyip beğenmemiştim, 2-3 ay sonra ilk bölümü atlayıp diğerlerini izledim acayip beğendim, bence beğenmeyenler de ilk bölüm travması nedeniyle beğenmiyor yoksa baya komik dizi işte. Ha böyle diyorum ama herkes sevecek diye de bi zorunluluk yok beğenmemişsen beğenmemişsindir, ben de Breking Bad dizisinden nefret ediyorum mesela.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(23.03.22)
bölümler kalite olarak gerçekten çok farklı. yani bazı bölümler gerçekten iyi diğerleri çok kötü. ortası yok. "süper yaaa" olmasının sebebi de yokluk, muadili yok.
0
1195
(23.03.22)
ilk bolume ben de 15 dk dayandım tahammul edemedim. ben feyyaz yiğit i de taa lost çok bozdu muhabbetinden beri itici ve overrated bulurum hatta nesi komik cidden bilmiyorum. zevk meselesi işte. bizim millet bazı şeyleri çok abartılı seviyor. dedikleri gibi yokluktan sanırım.
0
camene87
(23.03.22)
Zevk meselesi ya mizah sonucta. Ben de begenmedim ama bunun bir kriteri yok ki
0
floydian
(23.03.22)
love or hate it tarzı işte. mizah tarzınız ile ilgili. mizahı tarif etmek zor. xx komedyeni niye seviliyo demek gibi.
0
sttc
(23.03.22)
erasmusla gelen yamyam
Badana
İkinci yol
Karanlık güç

gibi bölümlere bak. Bunları sevip karakterlere alışırsan kötü gelen bölümler bile iyi gelebilir. Biraz karakterlere ortama ısınma meselesi.

Herkes sevemeyebilir bence ama ilk 3 bölüm falan kötüydü ya, benim favorilerim dörtten sonra başlıyor mesela. Artık bazı cümleleri durumları kendi hayatımda görüp esprisini yapıyorum, o yüzden herkes çok sevdi. Ama tarzı beğenmezsen beğenmezsin olabilir.
0
nhk ni youkosu
(23.03.22)
ben beğendim diziyi. 3. sezon gelse de izlesem. benzer, aynı kulvarda Türk yapım yok. Ama süper yaa da diyemem.
0
ceketimi alip cikcam
(23.03.22)
ben baya hastasıyım dizinin. Hemen her bölümünü severek izledim, aşşşırı keyifli bir dizi. Mizah anlayışını, oyunculukların doğal seyrini falan seviyorum baya.

Ayrıca ilk bölümün sevilmemesine çok şaşırdım, dizinin en iyi birkaç bölümünden biri ya şu ana kadar sevmeyen kimseye denk gelmemiştim Gibi'yi sevenler arasında. Erdem atletik çocuk diye ben niye kokoreççi açıyorum repliğine twitterda denk gelince bile gülüyorum asdfasd
0
nundu
(23.03.22)
Her izleyene göre değişiyor güzel bölümleri. Ben ilk bölümü çok beğenmiştim mesela.
0
uvcray
(23.03.22)
Sadece romalı en son bölümünü izledim. Çok beğendim. En baştan izlicem bir ara.
0
Hallegadola
(23.03.22)
Z kuşağı, internet ve batıya daha hızlı ulaşabilmemiz, son zamanlarda espiri anlayışımızı biraz değiştirdi. Ben Y kuşağı sonlarındayım, yeni nesli çoğu zaman çekilmez bulsam da mizah şekillerini severim. Yani son zamanlarda farklı bir kültür oturdu.

Kendi aramızda, twitterda falan dönen bu kültür ölümlü dünya filmi ve karakterleri ile aşırı özdeşleşti ve oradaki feyyaz yiğit, doğu demirkol gibi oyuncuları çok benimsedik. Bunlarla birlikte tabi yine yeni nesil komedyenleri de takip ediyorduk; Sergen Deveci, Hasan Can Kaya gibi..

Güldür güldür, çok güzel harektler bunlar tarzı mizahlar artık bizi sarmayınca.. zaten içimizde bir miktar boşluk vardı. Öndecen aşina olduğumuz karakterler de bence başarılı bir şekilde dizi yapınca.. bayıldık. O mizah tarzına ne deniyor bilmiyorum ama işte feyyaz ve doğu, ciddi bir tavır takınarak güldüren komedyenler. Daha çok olaylara bakış açılarına, yorumlarına gülüyoruz. Ya da işte mesela dizide birden bire atmasyon özlü sözler türeten bir adamın varlığı, bazen sözleri, bazen de onu dinlemeyip yarıda kesmeleri komik geliyor.

Çok maruz kalınca sıkılıyorum bazen ama yine de daha güzel bir alternatif yok şuan.
0
ananiyimioguz
(23.03.22)
son iki bölüm (folklor ve roma) baya kötüydü. o yüzden üçüncü sezondan pek ümidim yok. ama şimdiye dek güzel dört beş bölümü var. hem kurgu, hem hikaye, hem mizah açısından iyi. bölümler episodik olsa da kendi evrenini yaratan bir dizi. hikayeler kronolojik değil ama kendi açısından bir devamlılığı da var. bu özellikler diziyi skeç havasından çıkarıyor. alıştığın dünyada alıştığın karakterleri izliyorsun.

en sevdiğim bölümler:
1. sezon: erasmus, ikinci yol, badana
2. sezon: kuki, sokak röportajı, çaça ve cosplay

özellikle kuki bana göre en komik bölümü. bu bölüme gülmezsen diğer bölümleri boşuna izleme.
0
sir gawain
(24.03.22)
feyyaz yiğit'in, gibi'nin farklı bir sarkastik mizah anlayışı var. o anlayışta olmayanlar hiç sevmiyor. en iyisi odur veya değildir demiyorum. zevk meselesi. ben bayıla bayıla izliyorum (bazı bölümler hariç). ama "neyine gülüyosunuz" diyen de çok gördüm.
0
chanandler bong
(24.03.22)
abartmaya gerek yok, tamamen zevk meselesi.
hatta bazen bölümü izlerken o kadar gülmeyip, sonradan hatırlayınca kendi kendime çok güldüğüm yerler de olabiliyor.
illa katıla katıla gülmeye gerek de yok keyif almak için.

feyyaz yiğit hayranı değilim ama erasmus, çaça ve cosplay ve kuki son zamanlarda en çok güldüğüm şeyler oldu.
0
blatta hiberna
(24.03.22)
(2)

eski mezar içine defnedilme anına tanık oldunuz mu?

tabudeviren
mezara ilk koyulan kişiden kalanlar nasıl düzenleniyor?tekrar kefene veya torbaya koyuluyor mu?hafifçe yana mı iteleniyor? nasıl?
mezara ilk koyulan kişiden kalanlar nasıl düzenleniyor?
tekrar kefene veya torbaya koyuluyor mu?
hafifçe yana mı iteleniyor? nasıl?
0
tabudeviren
(22.03.22)
mezarda bulunan kişinin gömülmesinden en az beş sene geçmiş olması lazım tekrar üzerine birinin defnedilebilmesi için.
yoksa mezarlıklar müdürlüğü izin vermez üzerine birinin daha gömülmesine.

ilk kişiden kefene ya da torbaya koyulacak fazla bir şey kalmamış oluyor ama üzerine tahta yerleştirip yeni gömülen kişiyi onun üzerine koyuyorlar.
0
blatta hiberna
(22.03.22)
Babamı öyle gömdük babasının mezarına. Üzerinden 50 seneden fazla geçtiği için fazla kemik yoktu kalan kemikleri tam hatırlamıyorum ama ayak ucuna yerleştirmiştik sanırım, başka bir şey yapılmadı.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(22.03.22)
(9)

Ekonomik kriz vs borçlar

nediyimkisimdi
Merhaba. Bu sıralar biraz bunaldım. Bir çoğunuzla aynı durumda oldugu düşünüyorum. Bir yıldır işsizim. Birikmiş paramla idare ettim ama hazıra dağ dayanmıyor malum. Ailemle yaşamıyorum yalnız yaşıyorum ve bu benim tercihim değil. Annem vefat etti. Babam da evde kimseyi istemiyor. Para idaresini duze
Merhaba. Bu sıralar biraz bunaldım. Bir çoğunuzla aynı durumda oldugu düşünüyorum. Bir yıldır işsizim. Birikmiş paramla idare ettim ama hazıra dağ dayanmıyor malum. Ailemle yaşamıyorum yalnız yaşıyorum ve bu benim tercihim değil. Annem vefat etti. Babam da evde kimseyi istemiyor. Para idaresini duzenleyemedim. Kredi, kart vs vs derken battım resmen. Son 10 bin borcum kaldı ama tikandim artık. Eşe dosta da söyleyemem çünkü özellikle bu krizde çok para. Babamın maddi durumu aslında çok iyi ama 10 bin vermezsen kızın ölecek deseler ölsün der :) klasik yaşlı pintiligi. Yarın iş görüşmem var umarım olumlu olur çünkü ciddi anlamda çok bunaldım resmen intiharın eşiğindeyim. Sizde durumlar nasıl?
0
nediyimkisimdi
(21.03.22)
Çok geçmiş olsun, umarım durumunu düzeltirsin.

Bu krizde borcu olan kazanıyor aslında. Faiz enflasyondan daha düşük. Öyle bir enflasyon var ki, eğer faiz işlemeyen bir borçsa, bir kaç ay içinde bile 10 bin liranın değeri 8 bine düşer. Asgari ücret Temmuz'da 650 tl artacakmış, 2 asgari ücret olarak düşün borcunu.

Üzme kendini, 10 bin ciddi bir borç değil.
0
gabe h coud
(21.03.22)
Umarım olumlu olur iş görüşmen. Durum bende de çok iç açıcí değil. 10 ay önce bambaşka bir alanda işe başladım. Risk alıp eve çıktım tek başıma. Maaşımın yarısı kadar kira veriyordum. Kredilerle bir sekilde evi düzdüm. Evden de yardım almıyorum. Bir sekilde gitti böyle bir miktar. Yılbaşında güzel bir zam aldım. Böyle ufak tefek planlar yapmaya başladım derken ev sahibi eve ben gecicem dedi. Ki galiba blof yapmıyor beyan falan vericek. Su an İstanbul'da bulunduğum muhitte tek yaşamak 4500 un altına çok zor. Yıllardır çok düzen değiştirmek zorunda kaldım artık bunu da istemiyorum. Yaz sonuna doğru görünen o ki maaşın yarısı yine kiraya gidicek fatura matura, mutfak derken çalışmak çalışmamaktan maddi olarak daha külfet haline gelmiş olucak :) Ama bir yandan da umutluyum. Güzel bir seylerin olmasına tanık olmamız gerekiyor artık kuşak olarak.
0
lüzumsuz adam
(21.03.22)
Bence babana cok zor durumdayim hic kalmadi para deyip ne tirtiklasan kardir. kapisini asindir, 3-5 versin.
0
hot potato
(21.03.22)
Üzücü, bakalım nasıl olacak ama temennim iyi geçmesi.
Benzer durumları yaşadım, yaşayan gördüm ve geçti. İntihar ise düşünülmesi, akla geldiğinde kaçılmasingereken bir şey.
Yarın da güzel haberleri yazarsınız inşallah
0
kisa
(21.03.22)
Eski entrykerine baktım. Günde 1 paket sigara diyor.
25 tl mi bilmiyorum ama öyleyse ayda yapar 750 TL.
Neredeyse 1 yılda kapanacak borç sigarayı bırakırsan:), (evet boomer konuşması, biliyorum, üzerime gelme:)
Yani olur, hallolur. Bu şu anda yaşadığın ruh hali bira dayanırsan geçecektir
0
kisa
(21.03.22)
Hepiniz haklısınız ve hepinize teşekkür ederim:) Başka bir çıkar yol yok gibi benim için. Bakalım yarınki görüşmenin sonucuna göre. İyi geceler
0
🌸nediyimkisimdi
(21.03.22)
Buralarda pandispanyanın bir yazisi vardi hah buldum
www.eksiduyuru.com

Cogu insan sıkıntılı zamanlardan gecer. Ailesini, isini, sevdigini kaybeder. Eger kendini de kaybetmediyse, ne gunlerdi diye anlatir ileride. Oldurmeyen sen guclendiriyor. Ben de yok artik bu da basima gelmez herhalde dedigim bir surecteyim. Arada olsem rahatliycam diyorum ama pes etmek cozum degil. Guzel seylerin bozulma ihtimali varsa cozulme ihtimali de vardir. Elimin tersiyle itemem onlari.
0
ananiyimioguz
(22.03.22)
maddi sorunlar çok ezici olabiliyor, çok iyi anlıyorum.
ama diğer yandan da gabe h coud +1

10 bin lira ciddi bir borç ya da söylediğiniz gibi çok para falan değil.

babanızla yine de şansınızı deneyin derim.
en kötüsü borç olarak istemeyi deneyin mesela.
olmazsa da olmaz.
bir şekilde çıkış yolu bulunur, karamsarlığa kapılmayın.

umarım görüşmeniz iyi geçer.
0
blatta hiberna
(22.03.22)
Çok şükür borcum yok ama işyeri bu sene sonuna kadar iş bul dedi bana da. Çok uzun seneler aynı şirkette çalışıyorum. Borcum yok ama birikimim de çok sınırlı. Ev aldık, şükür borcu bitti, arabayı almıştık ama çok senelik, değişim zamanı çoktan geldi ama bu durumda ona para harcayamam. Çalıştığımız çocukların özel okuluna bir de yiyecek/içeceğe gidiyor. Seneye her iki çocuk da sınava girecek, harcamalar dağ gibi olacak.
Birkaç şirket ile görüşüyorum. Umarım sizinki de benimki de olur. Öyle intihar filan düşünmeyin. Bu da bir dönem - geçecek...
0
SiyamkedisiZorro
(23.03.22)
(11)

insan ilişkileri

tuborg yesili
insan ilişkilerinde beni rahatsız eden bir durum var. ben birini dinliyorsam dinlerim gerçekten ama görüyorum ki kimse doğru düzgün dinlemiyor bile. mesela daha önce konuştuğumuz bir konu hakkında sanki daha önce konuşmamışız gibi sorular geliyor sonradan ve ben o insandan ışık hızıyla soğuyorum. ar
insan ilişkilerinde beni rahatsız eden bir durum var. ben birini dinliyorsam dinlerim gerçekten ama görüyorum ki kimse doğru düzgün dinlemiyor bile.
mesela daha önce konuştuğumuz bir konu hakkında sanki daha önce konuşmamışız gibi sorular geliyor sonradan ve ben o insandan ışık hızıyla soğuyorum. arkadaşımsa zaten birkaç kezden sonra arkadaşlık benim tarafımdan kalmıyor ama bunu yakın aile üyeleri de yapıyor özellikle aşırı dikkat ediyorum buna.

bana bir soru sorulmuş mesela ve ben daha önce uzun uzun cevaplamışım. aradan kısa bir zaman geçiyor hopp aynı kişi benim ona anlattığım konudaki en temel basit şeyi sanki hiç konuşmamışız ki gibi yine soruyor.

veya bir konu konuşuluyor biri bişey soruyor sen onu anlatırken çat konuyu değiştiriyor ya da hımmm deyip kestirip atıyor.

yani iki örnekte de ben ay bişey anlatayım derdinde değilim sen gelip bana soruyorsun ve zaman ayırıp anlatıyorum. ama dinlemiyorsun önemsemiyorsun.

bu sadece bana mı oluyor?
hayırsa siz nasıl tepki gösteriyorsunuz?
0
tuborg yesili
(21.03.22)
insanlara bir şey anlatmaya üşeniyorum ve genelde insanları dinlemiyorum dinler gibi yapıyorum.

mental sağlığım anca bu şekilde ayakta kalabiliyor.

(profesyonel durumlar haricinde)
0
AlsterWasser
(21.03.22)
Ben bazen unutuyorum. İnsanlık hâli. Bana olursa da anlatırım. Sorun etmem.
0
dissendium
(21.03.22)
bence düpedüz saygısızlık.
bunu yapana iyilik yapmam mesela ben.
hemen silmiyorum ama daha yüzeyel sohbet ve ilişki yürütüyorum.
0
gatherer
(21.03.22)
karşılıklı konuşmada, sen konuşurken aslında seni dinlemiyor, kendi söyleyeceğini düşünüyor, ilk fırsatta kendi hikayesini, derdini anlatıyor, seni yüzeysel bir şekilde dinlemiş gibi yapmak da bu derdini anlatma hizmetinin karşılığı katlandığı bir maliyet.

çok fazla konu varsa; mesela iş görüşmelerinden bahsediyorsak, karşı tarafın 4 tane ayrı görüşmesi varsa, tekrar tekrar hatırlatması gerekebilir, yeni bir işe girmişse iş arkadaşlarından tekrar tekrar bahsetmesi gerekebilir. Önemli bir konuysa, karışıklık yaşanabilecek bir durum değilse, ilk anlattığım gibi bir durum olmalı derim ve hayatımdan çıkarabileceğin bir insan olduğunu düşünürüm.
0
gabe h coud
(21.03.22)
Bu benim ya, çok detaylı anlatırım bu yüzden, fakat karşı taraf bi konudaki detayı fark etmeyip boş boş bakınca yüzeysel davranmaya başlıyorum. Bu kişi arkadaşım veya sevgimse iş yürümez genelde
0
olaylar olaylar
(21.03.22)
27- 28 yaşından sonra özellikle beyin öyle bir doluyor ki insam kendisinin ne zaman ne yaptığını ne hissettiğini unutuyor. Yani hemen hemen hiçkimsenin hayatının merkezinde değiliz normal şeyler bunlar. Ben takılmam.
0
cilekli krep
(21.03.22)
Ben mesela o anda çok güzel dinlerim ama sonra unuturum çünkü hangi birini kafamda tutayım, hayatta bir sürü arkadaşım, meşgalem, işim var. Herkesin her anlattığını ezberimde tutacak olsam beynim patlar muhtemelen. Ama bir iki kişi var ki onların dediklerini unutmamak için özel çaba sarf ederim. Bunlar başka bir olay.
0
inawen
(21.03.22)
ben böyle durumlarda hepimizin algı düzeylerinin, şekillerinin, kapasitelerinin farklı olduğunu düşünüyorum. mesela öğretmen bir arkadaşım var ve maalesef internet okuryazarlığı çok zayıf. drive'da bazı işlemleri pek çok kez anlattım , youtube videoları da yolladım. ama yok bir nokta geliyor ve gerçekten bağlantı kuramıyor. normalde zehir gibi olan kadının yüzünde o ifadeyi görüyorum yani. ya da benim hafızam dehşet keskin ama en yakın dostum anılarımızın çoğunu hatırlamıyor, konusu geçiyor, anlatıyorum, ahhh evet ya diyor ve sonra yeniden unutuyor :). beni ne kadar sevdiğini de biliyorum. genel olarak başkalarıyla ilgili anılarında da böyle. aynı zamanda yoga eğitmeni kendisi, herhalde bazı pozisyonları/akışları bana milyon defa anlattı ama yok, bende de bu kalmıyor mesela, dönüp dönüp soruyorum.

konuyu değiştirme ve kestirip atmayı kenarda tutarak söylüyorum, art niyet sezmiyorsam tekrar anlatıyorum, gocunmuyorum, saygısızlık veya özensizlik olarak almıyorum. biraz gözlemleyince insan anlıyor zaten hangisi olduğunu. niyet belirleyici oluyor bende.
0
Phoebe
(21.03.22)
stresli bir döneme falan denk gelirse normal bazı şeylerin unutulması.
ama normal bir hayat düzeninin içinde bu yaşanıyorsa ya algı kapasitesi düşündüğünüz gibi değildir ya da sizi önemsemiyordur.

bazen bazı durumlarda sinir olabiliyorum ama "bunun algısı da bu kadar" diye kabullendiklerim de var.
duruma ve kişiye göre davranıyorum.
0
blatta hiberna
(22.03.22)
Benim hafıza 512 mb. Kendi yaşadıklarımı bile unutuyorum sevgilim hatırlatıyor.
0
jazzabel
(22.03.22)
herkesin hayatı uzun, soruyorsa merak etmiştir zaten. ama bunu sonsuza dek uzun uzun saklayacak hafıza yok kimsede. sosyal medya geleneksel medya iş aile derken çok fazla uyaran ve algı hırsızı olan bir çağdayız. ben de mesela unutuyorum arada maalesef.

çat diye konuşmayı kesme veya hmm demeye gelince, saygısızlık bence de.
0
KaraSakall
(23.03.22)
(10)

Breaking bad mi prison break mi?

anneboleyn
Çok yoğun tempo sonrası 2 hafta boşum, sonra yine tempo olacak. Boşlukta kafamı dağıtacak ve saracak bir dizi izlemek istiyorum. Uzun olsun diye eskilerden izleyeyim dedim. Dexter House vs çok severim. Bu ikisini izlemedim, hangisine başlayayım?
Çok yoğun tempo sonrası 2 hafta boşum, sonra yine tempo olacak. Boşlukta kafamı dağıtacak ve saracak bir dizi izlemek istiyorum. Uzun olsun diye eskilerden izleyeyim dedim. Dexter House vs çok severim. Bu ikisini izlemedim, hangisine başlayayım?
0
anneboleyn
(21.03.22)
Breaking bad
0
kisa
(21.03.22)
Breaking Bad'e 7 defa falan başlayıp 3. bölümden öteye geçemedim sanırım genel beğeninin aksine, o nedenle Prison Break diyorum.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(21.03.22)
breaking bad.
yalnız 5.-6. bölümden sonra açılıyor, sabretmeniz lazım.
sonra bırakamazsınız zaten.
0
blatta hiberna
(21.03.22)
breaking bad her türlü
prison break- lisede olsam severdim
0
megacracker
(21.03.22)
breaking bad
0
icim urperiyor
(21.03.22)
Bb'den vakit artarsa pb sadece 2 sezon, o da araya çerezmik.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(21.03.22)
Breaking Bad'i bir defa izlemeye calistim, sanirim yedi bolum izledim. Daha fazla tahammul edemedim.

Prison Break'in ilk sezonu diyorum.
0
sopiro
(21.03.22)
prison break'te anlık sorunlar çözülür, breaking bad'te sorunlar kara delik gibidir.
prison break'te başrol tehlikeyi kendi yaratıp çözer, breaking bad'te tehlike başrolün kendisidir.
prison break'te sezonlar zorlamadır, tutunca devamını çektik kafasındadır. spoiler vermek gibi olmasın ama la casa de papel'in zorlama mekan seçimleri burada da görülür. hele dexter gibi yıllar sonra gelen bir sezon vardır ki dünyada daha zorlama bir sezon daha çekilemeyebilir.
breaking bad'te ise her şey nakış gibi işler. ilk bölüm çekilirken dizi finali de bellidir. bu işleyiş o kadar sevilir ki yıllar sonra gelen better call saul spin off'u dizinin kendisine bile kafa tutar, yıllar sonra çekilen ozark dizisi sırf ona benziyor diye göz kırpmadan izlenir.
0
onemoremile
(21.03.22)
Breaking bad 3 defa başladım bitiremedim. Prison break diyorum.
0
curukturpkokusu
(21.03.22)
İkisi birden
0
basond
(21.03.22)
(6)

Yağlı radyatör vs ufo

stillalive
Hangisini almak daha mantıklı? Hangisi çok fazla elektrik tüketir?Hangisi iyi ısıtır vs.
Hangisini almak daha mantıklı?
Hangisi çok fazla elektrik tüketir?
Hangisi iyi ısıtır vs.
0
stillalive
(19.03.22)
Elektriğini bilemiyorum. Ama ysğlı radystör ufoyla kıyaslanmaz bile.

Ben düşün boluda bir kışımı radyatörle geçirmiştim yıllar önce.

Radyatörü kapatınca da bir süre içindeği yağ ısısını koruyor ayrıca. Ufo gibi kapatunca ortaluk hemen buz kesmiyor. Ufo sadece önüne ısı verir. Radyatör ise ısıyı etrafa yayar.
0
mahone
(19.03.22)
genelde yağlıradyatör + mini fan öneriliyor. en ideal elektrikli ısınma bu şekilde bildiğim kadarıla.
0
buffy de vampir sayılır
(19.03.22)
Biz şantiyede İSG yasakladığı için yağlı radyatör kullanıyorduk. Açıkçası ufolardan hiçbir farkı yok. Tek iyi yanı yangın çıkarma riski falan yok denecek kadar az, bir de belki üzerine bir şeyler serilebilir kurutmak için vb. Ama şimdi bulunduğum ofiste ufacık bir fanlı ısıtıcı var, o bunlardan çok daha fazla ve homojen bir şekilde ısıtıyor. Kötü yani biraz ses yapıyor, hoş sessiz çalışanlı da varmış ve havayı kurutıyor.
0
malheiros
(19.03.22)
Bubarada radyatörden radyatöre fark var. Benim kullandığım radyatör kalın petekli bir aletti. Epey ağırdı. Yani uyduruk birşey değildi.
0
mahone
(19.03.22)
hangisi daha fazla elektrik tüketir bilemiyorum.
muhakkak nispeten daha az elektrik tüketecek şekilde üretilenleri vardır ama onlar da muhtemelen pahalıdır ama kesinlikle yağlı radyatör.

ufo zaten küçük fanlı ısıtıcılar kadar bile ısıtmıyor.
o sadece gördüğü yeri ısıtan bir şey.
bu arada o fanlı ısıtıcılar da çok iyi ısıtıyor ama pek dayanıklı olmayabiliyorlar ve çok da güvenli değil gibiler.
0
blatta hiberna
(19.03.22)
Senin usume endeksine bagli.
Fan mesela sogugu cat diye kiriyor, kapatip 1 saat usumuyorsun.

Ufo devamli acik olmak zorunda.
Radyator zaten bildigin kalorifer gibi, odayi yavasca isitiyor sonra sen isiniyorsun.

Ben fan tercih ediyorum cok usuyen biri degilim bi kere isinsam yetiyor saatlerce.
0
divit
(20.03.22)
(23)

whatsappta görüldü durumunuz açık mı kapalı mı?

dafuq
niçin?
niçin?
0
dafuq
(19.03.22)
Açık. Okunup okunmadığını görmek istiyorum.
0
dissendium
(19.03.22)
Hepsi kapalı ilk çıktıkları günden beri. Kime ne zaman neden cevap vermediğim konusunda insanların fikir yürütebilme imkanının olmasından rahatsız oluyorum.
0
Bruce
(19.03.22)
kapalı. böyle bir özellik olduğunu bile unutmuşum hatta.
0
floydian
(19.03.22)
Kapalı. Bir sebebi yok.
0
himmet dayi
(19.03.22)
Kapalı. Rengini sevmedim.
0
j r r tolkien hayrani
(19.03.22)
Açık. Başkası mesajımı okumuş mu görmek istiyorum
0
mg3929
(19.03.22)
Açık. Niçin? Niçin olmasın?
0
kaptankedi
(19.03.22)
kapalı. tripcanlarla uğraşmamak içün.
0
kimwexler
(19.03.22)
Özelde açık şirket hattında kapalı
0
kisa
(19.03.22)
Açık. Son görülme saatim de açık. Vardır herkesin kendince sebepleri ama birinin mavi tiki kapattığını fark edince puanını kırıyorum. Canı ne zaman isterse o zaman cevap verme rahatlığına sanki kendi imkanlarıyla ulaşamıyor da bişeyin birinin yardımına ihtiyaç duyuyor gibi. Bi çeşit zayıflık geliyor bana.
0
IncredibleMau
(19.03.22)
kapalı.

her arayanı da anında açmam. öyle gıcık biriyim.
0
AlsterWasser
(19.03.22)
açık saklı gizlim yok
0
basond
(19.03.22)
açık. ayarları kapalı birini görünce aha bu da kendini çok ayrıcalıklı ve özel zanneden, sabancı triplerindeki tiplerden biri pehhhh diyorum. görüldü yapıp yanıt yazmazsam buna hiç bir arkadaşım bozulmuyor. ya da onlinesin bana yazmıyorsun diyen adam seçmiyorum. özelliklerde sorun yok, seçilen insanlarda sorun var. gibi gibi.
0
Phoebe
(19.03.22)
son görülme kapalı, mavi tik açık.
0
kobuzchu kiz
(19.03.22)
açık her şeyim.
neden kapatmam gereksin bilmiyorum.

işim varken yazılanı okuyup yazacağımı sonradan yazdığım da oluyor.
en fazla "pardon hemen yazamadım" diye giriş yapıyorum gerekirse.
çok da şey yapmamak lazım gibi.
0
blatta hiberna
(19.03.22)
Açık. Son görülme de açık.

Kapatmak için bir sebebim yok.
0
put it in your appropriate place
(19.03.22)
açık. en baştan beri hiç karıştırmadım o özellikleri. uğraşmam. gece vakti neden online'sın, gördün neden cevap vermedin vs diyen, düşünen biriyle birlikte olmam, arkadaşlık yapmam. benim de böyle şeyler aklıma gelmez.
0
gabe h coud
(19.03.22)
Açık,çünkü neden olmasın, varsayılan ayarı o şekilde, kapalıya çevirmek için bir sebebim yok, açıkçası whatsapp mesajlaşmaları üzerinden çıkarım yapmayı komik buluyorum.
0
Gı
(20.03.22)
Açık. Tam olarak @incredi ve @phoebe +43
0
abuzer
(20.03.22)
kapali. unuttum bile +1 (son gorulme de ayni sekilde)

biri mesajimi gordu mu gormedi mi veya ne zaman online oldu bilmek istemiyorum.
0
supergirl
(20.03.22)
kapalı.

hem kendim için kem karşıdaki için. mesajımı okudu/okumadı online oldu yazmadı triplerine girmek ve kimseyi bu triplere sokmak istemiyorum.

bilmemek mutluluktur.
0
jelly bear
(21.03.22)
Hepsi kapalı. Çok anlamsız geliyor.
0
peki madem
(21.03.22)
mavi tikler açık. son görülme saati kapalı.
mavi tik bana samimi geliyor. son görülme de bir o kadar hadsizce.
son görülme için dolu dolu bir sana ne? diyebilirsin ama mavi tikte 2 kişiyi bağlıyor olay. mesajın gidip gitmediğini bilmek önem arz edebiliyor. cevap gelir gelmez o ayrı. trip atma hakkımız yok. bunun bilincinde kullanırsak mavi tik candır.
0
onemoremile
(21.03.22)
(6)

Netflix Altyazı

AlsterWasser
netflixte bir altyazı açayım dedim.3 ayrı dilde sesi ve altyazıyı aynı dil seçip denedim hiçbirinde söylenen ile yazan uyuşmuyor.içerik olarak uyuşuyor ama farklı cümleler söylenen ve yazan..e niye böyle? normalde böyle mi yoksa benim ayarlarımda mı sıkıntı var?
netflixte bir altyazı açayım dedim.

3 ayrı dilde sesi ve altyazıyı aynı dil seçip denedim hiçbirinde söylenen ile yazan uyuşmuyor.

içerik olarak uyuşuyor ama farklı cümleler söylenen ve yazan..

e niye böyle? normalde böyle mi yoksa benim ayarlarımda mı sıkıntı var?
0
AlsterWasser
(19.03.22)
Dublaj ve altyazı çevirilerinin formatları farklı olduğundan farklı şirketler ve çevirmenler tarafından çevriliyordur. Farklılık ondan kaynaklı.
0
inawen
(19.03.22)
ceketimi alip cikcam
(19.03.22)
Farklı olması kadar doğal bir şey yok. Altyazıda 36 karakter sınırı olur genelde. Dublajda ise senkronizasyon meselesi olur. Daha çok değişken var ama bu kadar yeterli sanırım.
0
Fusha
(19.03.22)
alt yazı ve dublaj çevirisi aynı olmaz çünkü farklı prensiplere dayanır.
dublaj kaydında ağza otursun diye gerekirse cümleyi uzatır, doldurursun.
ağızdan çıkan her şeyi yazarsın.

alt yazıda fikir duyguyu ve söyleneni olabildiğince rafine şekilde aktarmaktır.
alt yazının teknik birçok kısıtlaması olduğundan olabildiğince kısaltmak gerekebilir.

dolayısıyla alt yazıyla dublajın aynı olmasını talep etmek çeviride kalitenin düşmesine neden olur.
ya dublaj kötü olur ya da alt yazı.
ikisi farklı şeyler.
0
blatta hiberna
(19.03.22)
bir de şu var tabii önemli olarak:

dublajda konuşan kişinin duygusunu aktarabilmek için söyleneni olduğu gibi vermek lazım.
cümledeki "ah", "oh", "yani, bilemiyorum" gibi şeyleri bile çevirirsin ki, o şekilde konuşulsun.
burada dublaj sanatçısının da yeteneği devreye giriyor zaten.

alt yazıda durum farklı.
okuyan kişi bir yandan zaten orijinal konuşmayı duyduğu için duyguyu oradan alıyor.
yani alt yazıda fikir daha çok söyleneni aktarmaya dayalıdır çünkü kişi zaten konuşanın ses tonunu, duygusunu, o cümleyi söylerken nasıl vurgulama yaptığını duyar.

dublajda, "yani, bilemiyorum aslında..." derken, alt yazıda "bil(e)miyorum" der geçersin.

zaten izleyicinin bunları kaçırmaması için alt yazıda okuma hızı diye bir sınırlama daha vardır.
yani alt yazı çevirirken saniyede gözün algılayabileceği belli karakter sayısı üzerine çıkılamaz.
bir satırdaki karakter sınırı netflix için 42'dir mesela.
konuşan kişi tek satırlık, 40-42 karakteri dolduracak bir şey söyler ama okuma hızı o karakter sayısına çıkmana izin vermez.
o zaman anlatılanı 30 karaktere sığacak şekilde değiştirir ya da kısaltırsın.
0
blatta hiberna
(19.03.22)
normalde dilini bilmediğin şeyde alt yazı açınca fark etmiyorsun tabi.

ben de ilk defa anladığım dilde alt yazı açmış bulununca cahilliğim ortaya çıktı.

teşekkür ediyorum öğrenmiş oldum.
0
🌸AlsterWasser
(19.03.22)
(10)

Kadıköy’de apartman dairesi vs rezidans

ms brownstone
Kadıköy’de Fenerbahçe-Bostancı arası sahil hattında bir apartmanı mı yoksa Bomonti ya da Maslak taraflarında bir rezidansı mı seçerdiniz yaşamak için? Deprem riski açısından Kadıköy’deki dairenin sıfır bir binada olduğunu da ekleyeyim. Nedenleriyle birlikte tercihinizi yazarsanız sevinirim.Bu arada
Kadıköy’de Fenerbahçe-Bostancı arası sahil hattında bir apartmanı mı yoksa Bomonti ya da Maslak taraflarında bir rezidansı mı seçerdiniz yaşamak için? Deprem riski açısından Kadıköy’deki dairenin sıfır bir binada olduğunu da ekleyeyim. Nedenleriyle birlikte tercihinizi yazarsanız sevinirim.

Bu arada gitmeniz gereken bir işinizin olmadığı ve arabanızın olduğu bir durum için soruyorum.
0
ms brownstone
(17.03.22)
daha alt ama benzer bir seçimi maltepe taraflarında rezidansı seçerek yaptım. komşumun kim olduğunu bilmeme lüksüne sahip olmak için 1000 aidat veriyorum kendime ait evde o başka mesele ama.
0
neverlose
(17.03.22)
sadece deprem riski açısından bakarsak sanki maslak galip geliyor gibi.hem kuzeyde hem de civardaki yerleşim yeni.

bomonti zemin ve yine yerleşim açısından güven vermiyor. kaldı ki sosyal açıdan da oldukça vasat, bi arterle bi bomonti ada'yla olacak iş değil. kültürel dönüşüm için çok yol var daha. yerleşim yerleri de ya çürük binalar ya da çok eski.

kadıköyde (hangi kadıköy? merkez ve modayı mı kastediyorsunuz) binanın sıfır olması çok şahane ama etraftaki çoğu bina yıkılacak. bu şu demek, depreme evde yakalanmaz da alışverişte, yolda, eve giderken, evden çıkarken yakalanırsanız yani evinizin etrafında -mecburen- gezinirseniz yazık olur :/
0
rewlack
(17.03.22)
Bunu çok konuştuk arkadaşlarla ve bunun sonucunda yaŞ işe baglantılı bulduk, mesela 55 yaşından büyük tanıdıgımız maslak siteleri seçti, daha genç olanı kadıköy sahil bandını seçti.

Siteler aşırı izole bir hayat sunuyor.
0
liberal
(17.03.22)
ben rezidans/site sevmiyorum. (cocuk varsa evet olabilir, salarsin sitenin bahcesine/rezidansin sosyal seyine biter.) apartman seviyorum ben. etrafimda kolaylikla ulasabilecegim market, cafe, restorant olmasini, yuruyerek bir yerlere ulasabilmeyi tercih ediyorum. bir de kapimi actigimda gunaydin diyebilen medeni insanlar olmasini seviyorum. bu nedenle bostanci-senesenevler minibus hattinin az uzerini tercih ettim, mutluyum.
0
65 derece
(17.03.22)
Fenerbahçe bostancı arası sahil hattında güzel yeni bir evde yaşamak dünyada cenneti yaşamak gibi. Boş ver maslak falan, akşamüstü yürüyerek fenerbahçe parkına gidip 2 saat sakin vakit geçirmek çok dinlendirici ve keyifli. Her şeye ve ulaşım araçlarına da yakınsın.
0
mg3929
(17.03.22)
Yaşam tarzı sebebiyle Kadıköy. Hayattan alacağınız keyif çok daha fazla olur, arkadaşlar anlatmışlar zaten.
0
gmzo
(17.03.22)
Fenerbahçe, tertemiz. Bağdat caddesi yakın, sahil yakın. Çıkıp bir nefes almak çok kolay. Hatta arabayı boşverin, trafiğe girmeden Marmaray'la her türlü raylı sisteme ulaşıp her yere gitmek de çok kolay. Şahsen Avrupa yakasında bir rezidansa tıkılıp kalmak istemem.

Geçen yazı Küçükyalı sahilde kamp sandalyelerine yayılarak geçirdik biz. Söylediğiniz şerit boyunca aynı şeyi yapmak mümkün ve keyifli.
0
kobuzchu kiz
(17.03.22)
her ikisinde de yaşamış biri olarak kesinlikle kadıköy apartman dairesi, rezidans türü yerlerde yaşamak akvaryumda olmak gibi biraz, sitenin içinde sosyal alanlar, spor imkanları, havuz vs olsa dahi hep aynı insanlarla aynı ortamlarda bulunmak da bir süre sonra sıkıcı hale geliyor.

kadıköyde ise her yere yürüyerek ulaşabilmek mümkün. sahilden yürü, caddeden yürü, kadıköye yürü, açık hava, yeşillik, keyifli parklar vs.

yani yüksek bir binanın insanları dahi göremediğim 23. katından manzarayı izlemek yerine sokaklarda olmak beni daha çok mutlu etti. sorunun cevabı tamamen kişiliğe bağlı aslında.
0
hypathia
(17.03.22)
bomonti veya maslak tarafında kesinlikle yaşamak istemem. çünkü trafik, kalabalık ve yakında yürüyerek bir şeyler yapma açısından rezalet yerler. rezidans yaşamını seven ve yaşayan biri olarak söylüyorum, nef vs tarzı etrafının rezalet olduğu, sürekli arabaya mahkum olduğun ama lüks yerlerde üstüne para verilse yaşamam.

hayat kalitesi açısından bu karşılaştırmada fener - bostancı arası çok açık farkla kazanır. istanbul'un net en yaşanası hattı. arabanız varsa + olarak otoparklı bir yer seçmenizi öneririm (otopark büyük sıkıntı), onun dışında depreme dayanıklı olması yeterli
0
roket adam
(17.03.22)
bence kıyas kabul etmez, kadıköy tabii ki.

kadıköy'ün bence istanbul'un değil, türkiye'nin en güzel ve en yaşanılası ilçesi olması dışında, maslak da bir o kadar sevimsiz bir yer bana göre.
yani yakınlarda çalışıyor olursunuz, o başka.
ama işe gitmek falan gerekmedikten sonra maslak zaten bence yaşanılacak bir yer değil.
0
blatta hiberna
(17.03.22)
(8)

Psikolojik destegin benim icin anlami olmamasi

celebi efendi
Senelerdir suren borcluluk durumundan dolayi psikolojim kotuyu gecin artik yok durumda. Bir destege ihtiyacim oldugunun farkindayim. Ama sonucta psikolog tutup borcumu odemeyecek. O yuzden bana anlamsiz geliyor. Ne yapmaliyim? Yine de destek almali miyim?
Senelerdir suren borcluluk durumundan dolayi psikolojim kotuyu gecin artik yok durumda.

Bir destege ihtiyacim oldugunun farkindayim. Ama sonucta psikolog tutup borcumu odemeyecek. O yuzden bana anlamsiz geliyor.

Ne yapmaliyim? Yine de destek almali miyim?
0
celebi efendi
(16.03.22)
Neyi değiştirecek hiçbir şeyi
0
ibra3000
(16.03.22)
borçlu yaşamak bilinçaltında başka anlamlara gelen bir şey.
yani borçluluk sadece maddi kaynak eksikliği değil, bir hâldir ve bilinçaltında bu hâlde olma ihtiyacının sebebini tespit edemedikçe borçtan kurtulamazsınız.

genelde hak etme duygusunun gelişememesiyle ve kök salamamakla ilgilidir.
özellikle sizden önce kürtajla aldırılmış, düşmüş ya da doğduktan sonra genç yaşta ölmüş bir kardeşiniz varsa, bu tip şeyler bilinçaltında hayatı hak etmediğinizi düşünmenize neden olur.

veya bazı durumlarda babayla ilgili problemler olabilir.
para konusunda anne babanın etkisi büyük ama borç konusunda baba daha baskın sorun oluyor.

uzun lafın kısası, borçlarınızı ödemek için destek almanız lazım zaten.
aile dizimine gitmenizi öneririm.
0
blatta hiberna
(16.03.22)
Sen bu şekilde daha da borçlanırsın bir de psikologa 500 bayıl. Psikolog düşünebildiğine göre aç kalacak kadar da borçlu değilsin.
0
ibra3000
(16.03.22)
psikolog borç ödemez zaten, nasıl para kazanılacağını da anlatmaz. insanlar ruh sağlığı çalışanlarına gelip beni düzelt diyorlar. sihirli değnek olsaydı, dünyanın en zenginleri psikologlar olurdu. psikologlar baş etmeyi, stresi yönetmeyi, farkındalığı vb. durumları kişiye fark ettirir. zaten danışan olarak herhangi bir önyargı var ise terapiden yarar beklenmez.
0
mikahakkinen
(16.03.22)
psikolog'dan borc iste:)

saka bi yana. borc durumlarinda gozlemledigim 2 tip var. 1 borc arsizi. bir kere o virusu yiyen insan tum hayatini borc uzerine kurmaya basliyor. bu kategorideysen psikolog sart. zira bircok insan cevresindeki boyle borc arsizlarini uzaklastirir.

ikinci tip, dogal veya ailevi sebeplerle kendini cok yuklu bir borcun altinda bulanlar. eger bu gruptuysan psikolog degil, yeni gelir modeli, alacakliklarla anlasma, ek is, maddi destek gibi seylere yogunlas.
0
buenosdias
(16.03.22)
bu borçluluk durumundan dolayı günlük hayatın alt üst oldu mu?

iştahın ve uykun ne durumda?

intihar düşüncen var mı?

bakın şimdi size ve dangoz dungoz şeyler yazanlar için durumu bir metaforla anlatacağım;

psikolojin, içsel dünyan bir masa ve problemler hayatın yükleri masanın üzerine birikiyor. geldikçe geliyor. kiminin masası cevizden, meşeden sağlam. kiminin masası suntadan daha hafif materyalden. aynı yük birini hiç etkilemezken birinin ayaklarını titretiyor. zorlanıyor kişi; uykusu, iştahı bozuluyor artık masa olmaya devam edemiyor.

psikolojik yardım masanın üzerinden yükleri almayacak, alamaz. ama masanın ayaklarına destek olmana yardımcı olacak. sana ne destek verir senin materyalinde nasıl bir güç seni destekler buna yardımcı olacak.

eğer durumun varsa kesinlikle bir KLİNİK PSİKOLOGDAN destek al. bu hayatta kendine yapacağın en değerli yatırımlardan biri olur. KLİNİK PSİKOLOG olması önemli.

kolaylıklar ve ferahlıklar diliyorum.
0
entellektuelmankurt
(16.03.22)
Bana da anlamsiz geliyor. Borclarini odemeye odaklan. Ne civarda bir borçtan bahsediyiruz bilmiyorum ama terapiye verecegin parayı borca yatir.
0
stavro
(16.03.22)
Psikolog veya terapist sorununuzu cozmez zaten, soruna nasil yaklasacaginiz konusunda yonlendirir.
Benim babam oldu diye terapiye gitsem babami canlandirmasi gerekmeyecek neticede.
Borclulugunuzdan dolayi hayatta bir daha iyi seyler olmayacagi gibi karamsar veya zaten benden bir halt olmaz gibi kendinizi yeren dusunceleriniz varsa ornegin, bunlari atlatmaniz konusunda yardimci olur ve yonlendirir. Boylece aksiyon alacak motivasyon, kabul, inanc vs icin dogru bakis acisini bulmus olursunuz.

Ama bugun bir terapist gorusmesi 400-500 lira. Belki once bazi online kaynaklar veya daha az maddi yuku olan secenekler neyse onlara bakabilirsiniz.
0
sopiro
(16.03.22)
(3)

Tepsiye irmik serpmek

kaptan maydanoz
Pizza tarifinde yazıyor. Pişirme kağıdının üstüne serpin diye. Ne işe yarıyor?
Pizza tarifinde yazıyor. Pişirme kağıdının üstüne serpin diye. Ne işe yarıyor?
0
kaptan maydanoz
(15.03.22)
altı yapışmıyor ama kağıt varsa gerek yok zaten
0
babafingo
(15.03.22)
Yapismiyor ve altı daha çıtır çıtır oluyor. Ben seviyorum, kağıt olsa da serpiyorum mutlaka.
0
fraise
(15.03.22)
irmik taneleri nedeniyle hamur tepsiye tam yapışmıyor, hava giriyor altına.
o yüzden daha çıtır oluyor.
ben de kağıt olsa da irmik serpiyorum +1
0
blatta hiberna
(15.03.22)
(8)

Rahatsız olmakta haklı mıyım?

Mirabel
İş yetinde bir arkadaş grubuyuz genelde geyik muhabbeti döner. Oradan bir karşı cins arkadaş benim önceden de arkadaşım o yüzden biz biraz daha yakınız. Son zamanlarda biraz irite olmaya başladım kendisinden. Biz ikimiz her şeyinimizle dalga geçeriz ama üçüncü kişiler olunca ben biraz alınganlık yap
İş yetinde bir arkadaş grubuyuz genelde geyik muhabbeti döner. Oradan bir karşı cins arkadaş benim önceden de arkadaşım o yüzden biz biraz daha yakınız.
Son zamanlarda biraz irite olmaya başladım kendisinden. Biz ikimiz her şeyinimizle dalga geçeriz ama üçüncü kişiler olunca ben biraz alınganlık yapıyorum.

Örneğin: benim konuşma tarzım bira r ler vurguludur. Telefon açıyorum bana beni taklit ederek cevap veriyor. Yanında insanlar var onları güldürüyor.
Mesela öğlen yemek yiyoruz başka bir kızla kaş göz yapıyor ben üçüncü kişi olarak orada bulunurken. Yani tamam yakın arkadaşlarım güya ama kendimi kötü hissediyorum. Sonra o kişiye sorduğumda amma alıngansın falan diyor.

Yine aynı kişiyle ben bir şey anlatırken dilim dönmediğinde gülüp çakışıyor falan. Bu komik mi sizce? Bozulduğum zaman hassas insan oluyorum. Belki bunları ikimizken yapsa ben de güleceğim ama üçüncü kişilerle beraber olunca kendimi kötü hissediyorum. Sizce hislerimde haklı mıyım?

Gerekmedikçe görüşmüyorum zaten artık da acaba ben mi çok alınganım sizce?
0
Mirabel
(13.03.22)
Haklısın. Bu kadar sık yapması doğru değil.
0
dissendium
(13.03.22)
Böyle insana kızıp iki gün sonra yumuşayıp alttan alma aynen devam eder. Başıma geldi ordan biliyorum, alınganlık yok burda gereksizlik var. İnsanların konuşması ile dalga geçen denyolar iş ortamında var halen demek.
0
Topalordek
(13.03.22)
rahatsız olmakta haklısın tabi.
benzerini yaşamıştım, ben 3. kişiler varken karşımdakinden şakalarına daha çok dikkat etmesini bekleyen biriyim.
tepki olarak tamamen iletişimi kesmiştim, sadece soru sorduğunda kafa sallayarak ya da evet/hayır diyerek geçiştirip yok sayıyordum. tabi sonrasında kendisi hatasını anlayıp özür dilemişti.

bazı insanlar böyle, yapacak bişey yok. anlamıyor işte.
0
megacracker
(14.03.22)
Ben rahatsız olmakta haklı olup olmamanla değil, rahatsız olup olmamanla ilgilenirim. Yakın ilişkilerde bu önemli bence. Amma alıngansın denilmiş olsa da buna dikkat edilmesini beklerim. Kişi o şakayı yapmamakla kendinden bi şey kaybetmez ama yaparsa arkadaşını kaybedebilir. Bir kere dile getirilmiş bir konu. Arkadaş kaybetmeye değer mi, değmez mi? Gücendirdiysem genelde "senden önemli mi yaaa" olur tavrım. Ayrıca alındığım şeyler de benim kendimi eksik gördüğüm yerler. Kendim sana söylüyorum, Mirabel sen anla :)
0
beetlejuice
(14.03.22)
yılışık bir tip anlaşılan. böylelerine bir kez yüz verirsen cılkını çıkarıyorlar.
0
dafuq
(14.03.22)
insanın kendisiyle de dalga geçebilmesi lazım ama anlattığınız örnek bence de biraz nahoş.
özellikle o kaş göz meseleleri rahatsız edici.

biraz sert ve net bir duruş sergilemeniz lazım gibi.
böyle bir şey yaptığında anında bozacaksınız, belki o zaman toparlar.
0
blatta hiberna
(14.03.22)
Hassas damgası yemeden rahatsız olduğumuz şeyleri nasıl söyleriz bilmiyorum. Benim de başıma geldim sinir küpüne döndüm. Alınganlıkta alakası yok durumun, karşıdaki insan hatasını kabul etmek yerine sizi alıngan olmakla suçluyor. Kendine hiç toz kondurmayan bu yüzsüzler göt edilmeyi aşırı derece hak ediyorlar ama yüzsüz insana ne desen boş, mesafe koymaktan başka mücadele yok gibi.
0
ya volna
(14.03.22)
Haklısınız, uzak durun kendisi gelir sorarsa neden uzak duruyorsun ne oldu falan derse sert bir şekilde hoşlanmadığınız hareketleri söyleyin. Taviz vermeyin. O an yine derse bu kadar alıngan olma diye işine gelirse deyin muhabbeti kesin, özür dilerse konuşmaya devam edin tekrar aynı şeyi yaparsa hiçbir şey söylemeden bir daha onunla konuşmayın yine yanınıza gelirse kalkıp gidin ya da onu o ortamda bozun.

İnsanlar laftan anlamıyorlar böyle davranmak lazım.
0
sassot
(14.03.22)
(21)

Yaşam kaliteniz ne kadar dustu?

stavro
Ekonomik durumdan dolayi yani. Ne kadar dustugunu tarif edebilir misinjz?
Ekonomik durumdan dolayi yani.
Ne kadar dustugunu tarif edebilir misinjz?
0
stavro
(13.03.22)
benim pek düşmedi. hala istediğimi alabiliyorum ancak ufak tefek şeyler, para etmeyen şeyler artık gündemimi o kadar meşgul etmeye başladı ki sıkılıyorum artık. benzinin 20-25 lira olması, markette x'e aldığın ürünün 3x olması canımı sıkıyor.
0
paintov
(13.03.22)
Maddi açıdan hala eskisi gibi yaşayabilecek olsam da bazı ürünlerde psikolojik sınırım aşıldığı için elim gitmiyor, hiç almıyorum ya da daha az alıyorum/tüketiyorum. Örneğin akaryakıt, kısa mesafeleri yürüyorum ya da bisikletle gidiyorum. Giyim kuşam alışverişi 2 senedir yapmadım diyebilirim, mevcut stoğum parçalanana kadar da almam herhalde. Dışarda yiyip içerken de eskisine kıyasla bariz daha az oturup daha az tüketiyoruz, %50 azalmıştır muhtemelen.

Tarifi biraz zor, pratikte daha az da olsa yine aynı şeyleri yapabilsek bile psikolojik olarak çok rahatsız ediyor, bunun yanında durumun daha da kötü olma ihtimali insanı geriyor. Bir nesilde strese bağlı rahatsızlıklarda bence çok dramatik artış görülecek.
0
orient blue
(13.03.22)
pandemi sebebi ile eu müşterilerim ile ilişkilerim kesildi sadece tr'ye döndüm burada sadece sıfır noktasına kadar para kazanabiliyorsun yaşam kalitesi ise düştü cepten yemeğe başladım.

birikimleri harcıyorum yani.
0
duyurukullanıcısı
(13.03.22)
Kenara 3-5 koyardım artık koyamıyorum.
0
neymis
(13.03.22)
Pek düşmedi. Niye? Kalitem yok çünkü(yeme içme hariç). Zaten alışveriş yapmayı seven bir adam değildim, gene yapmıyorum. Zaten gezmeyi tozmayı seven bir adam değildim, gene gezip tozmuyorum. Zatan arabam yoktu, gene yok. Hea bir ara araba alacaktım ikinci el arabalara bakıyordum, ama artık ona da bakmıyorum. Yeme içme konusunda da gene istediğimi yiyorum çok şükür, fakat bazı şeyklerde düşüş oldu. Mesela eskiden lüx kuruyemiş yerdik, şimdi daha düşük kalite yiyoruz.
0
el conquerador
(13.03.22)
İşe artık servisle gidiyorum.
Haftada 2 akşam dışarıda yerdik pazar bruncha giderdik ailecek. Haftada 1 dışarda yiyip havamızı aldık ok diyor evde oturuyoruz.
0
cilekli pasta
(13.03.22)
Psikolojik olarak etkilenip her şeyden elimi eteğimi o kadar çekmişim ki, geçen ay epeyce para arttırmışım.
0
Mirket
(13.03.22)
düşmedi, çünkü harcayamıyorum. dün gücümün yettiği bugün sınırımı zorluyor, yarın ulaşılmaz olacak. ne heveslenip para biriktirebiliyorsun ne biriktirdiğinin artık değeri var. bi şey alırken mutlu olur dimi insan, yok, mümkün değil. stres oluyorsun bu ülkede alışveriş yaparken. fiyata bakıyorsun "ya bu daha geçen şu kadardı, abv... hemen alayım tekrar zam gelmeden.. ama bu kadar ediyor mu ki ya? etmiyor da işte yarın hiç etmeyecek.... allayım gitsin ya allah kahretsin..." ya da "almıyorum ya allah kahretsin.." bayağı kaliteli yani...
0
kimwexler
(13.03.22)
beni de psikoloji dışında pek etkilemedi. ancak geneli değerlendircek olursam insanların maaş zammı doğrudan artan kiralara gittiği için diğer gider kalemlerindeki artış ciddi hayat kalitesi düşüklüğüne yol açtı. bence kirada olanlar ve ev sahibi olanlar diye ikiye ayrılır bu sorunun etkisi.
0
makarnavodka
(13.03.22)
Pandemiden önce on beş günde bir dışarda arkadaşlarımla buluşurdum, haftada bir kardeşimle kahve içmeye çıkardık. Pandemiyle beraber bu sosyal aktiviteler neredeyse sonlandı. Son üç ayda iki defa dışarı yemeğe çıktım orda da en ucuz neyse onu sipariş ettim. Eskiden canım ne isterse onu söylerdim. En son ne zaman üst baş aldım hatırlamıyorum. Hangi markette ne daha uygun diye araştırıyorum bişey almadan önce. Çok şükür marka tutkum yok. Gerçekten ihtiyacım varsa alıyorum yoksa almıyorum. Elime ne geçerse kenara atmaya çalışıyorum az çok demeden . Bütün bunlara rağmen masraflarım iki kat arttı.
0
evritinkizsamtinghepind
(13.03.22)
Benim için takip etmesi çok zor 1 durum oldu bu.

2019 Mart ayında yeni mezun olarak İstanbul'da çalışmaya başladığımda sadece hayatta kalmayı başarabiliyordum maaşımdan artanla. 20 ay sonra askere gittiğimde 1 daha İstanbul'a dönmemek ümidiyle ayrıldım işten, öyle de oldu. Askere gitmeden önceki maaşımın %50 fazlasına İzmir'de iş buldum, daha daha uygun kiralı 1 evde ev arkadaşı olmadan eve çıktım derken her şey fena değil gibiydi Eylül 2021'de. Sonrası yokuş aşağı malum.

Yılbaşında aldığım %50 zam ile toparlar gibi olduysam da 2 ay sonra kira yenilenecek orası tam 1 muamma olduğundan stres hakim.

Şu an İstanbul'da yeni mezun olduğum döneme kıyasla daha iyi standartlardayım ama aradaki makas iyice kapanmaya başladı ve hızla oraya doğru gidiyor.

Elden gelen 1 şey yok izliyorum öyle.
0
materyalist imam
(13.03.22)
Ben Türkiye'de değilim ama ailemin dedigi;
Eskiden aman bir kahve içeyim surada ya da aman sunu alayim derken simdi yapmiyorum diyorlar. Yiyecek konusunda vs yok bir sıkıntı sonuçta ondan kesecek degiller ama dışarı cikma, bir şeyle alma vs sıkıntı.
0
logisticsmanager
(13.03.22)
Kuaför, spa, spor salonu, kozmetik, makyaj gibi lükslerimi tamamen kestim. Pandemi öncesinde ayda 1 boya bakım, 15de 1 manikür, pedikür ve haftada 2 kez fön, spa, özel spor dersi, en iyi markalardan kozmetik almak imkanım oluyordu. Pandemide evden çıkmadım. Şimdi ise pahalılık nedeni ile bunların hiçbirini yapamam. Yapmayı düşünmem bile.

Dışarıda yemek, içmek vs tamamen bitti. Dışarıdan eve bişi söylemek de çok pahalı görünüyor, evde pişiririm daha ucuz diyor insan.

Yine de çok şükür. Karnım doyuyor. Çok sıkı indirim takip ediyorum. Gıda dahil indirimsiz ürün asla almıyorum.
0
photo85
(13.03.22)
pandemiden önce görece düşük bir maaşla zaman geçirmek için bir yerde çalışıyordum. geçtiğimiz yaz istifa edip freelance çalışabileceğim bir yazılım öğrenmeye karar verdim. zaten biraz biliyordum altı ayda profesyonel olacak kadar öğrendim. şimdi dövizle iş yapıyorum, türk lirasının değer kaybedişi beni etkilemedi -hatta olumlu etkiledi diyebilirim- ama bir şey almaya elim gitmiyor. ister istemez iki-üç ay öncesiyle kıyaslıyorum. çok samimi söylüyorum geçen gün canım ice tea çekti 6 lira olan şişe 13 lira olmuş, almadım. hayatım boyunca bir şeye ederinden fazla para vermek aşırı canımı sıkardı, üç dört aydır cehennemi yaşıyorum diyebilirim.
0
coldegezenkutupayisi
(13.03.22)
Benim de psikolojik düştü. Önceki senelerde aman mezara mı götüreceğiz diyerek şak diye yaptığım harcalamaları buna gerek var mı iç hesaplaşması ile çoğunlukla yapmıyorum. Yapsam ayın geri kalanını makarna yiyerek geçirmem, borcum harcım da yok ama bir ay sonra ne olacağını kestiremiyorken fuzuli harcalamaları minimuma indirdim.

Onun dışında hafta sonu 150 km ötedeki ailemin yanına gidecektim arabayla gitsem 400-500 tl arası tutacak dedim otobüsle gittim. Çok da severim araba kullanmayı ama durduk yere üç kat pahalıya getirmek istemedim yolculuğumu.
0
chicha_v2
(14.03.22)
Öncelikle alacağım en ufak şey için bile "ne kadar önemli" muhasebesi yapıyorum.

Eskiden düşünmeden yaptığım şeyleri artık banka hesabımı kontrol edip sonraki ayın da planlamasını düşünüp öyle yapıyor ya da yapmıyorum, birkaç örnek;
-Dışarıda yemek yemek
-Görüp beğendiğim bir kıyafeti satın almak
-Sinemaya/tiyatroya/konsere gitmek vs.(bitmedi ama çok azaldı)
-Bu ay mubi üyeliğimi uzatabilmek için iş yerindeki yemek paramı kenara atıp evde yiyorum.

Mesela şu an sadece maddi durumdan dolayı diyetisyene gidemiyorum. Doktorun parasından değil, eskiden kendi alışverişimi haftalık 150-200 liraya yapabiliyordum şu an bunu yapamayacağımı ve o diyet listesinin beni batıracağını biliyorum.

Kullandığım jiletin markasını değiştirmek zorunda kaldım.
Kullandığım şampuanın markasını değiştirmek zorunda kaldım.
Kullandığım duş jelinin markasını değiştirmek zorunda kaldım.
Kullandığım kahvenin markasını değiştirmek zorunda kaldım. Öyle kötü kahveler denemek durumunda kaldım ki ilk kahveme döndüm şu an tek büyük harcamam kahvem. İstediğim kahveyi bile içemeyeceksem de neden yaşıyorum ki diye avutuyorum kendimi.

Ayrıca Mirket +1
Kendimi her şeyden o kadar soyutlamışım ki "yapamam", "param yok" diye diye hayatımda ilk kez maaş günüm geldiğinde önceki maaşım bitmemiş oluyor. Ve bu öyle okunduğunda iyi bir şeymiş gibi gelebilir ama değil arkadaşlar çok üzücü, ben çok üzülüyorum.
0
mutekebbir
(14.03.22)
düşünmeden harcama yapamıyorum.

sürekli onu bunu kıyaslayarak X bir ürün için ortalama bir değer bulmaya çalışıyorum, kafamda oluşturduğum bu ortalama değerin üzerindeki hiçbir şeyi almıyorum. örneğin gıda için bu ortalama değer oldukça yüksekken giyim, kaçamak tatil gibi ihtiyaçlar için gerçekten düşük kalıyor ve dolayısıyla giyim harcaması yapmıyorum. Öyle değişiklik olsun diye bir iki günlük bir yerlere de gitmiyorum. pandemiden beridir ama bulaşıcı hastalık ama durumlar ne olacak diye diye düz tatile bile gitmedik mesela. yakınlarımızdan ekonomik durumları çok bozulanlar oldu, onlara destek olduk. bu kıyaslar ve bunun yerine şunu yaparımlar çok yordu ve yaşam kalitemizi düşürdü.

çok değil bundan birkaç ay öncesine kadar dışarıda(n) yemek, kahve gibi minik şımarıklıklar yapıyordum. şu an inanamıyorum menülerdeki fiyatlara. arkadaşlar bir ufak su 15₺ nasıl olabilir ya, ulan kahvaltı ediyoruz neyse suyu da kalkınca içeriz diyoruz. bu gerçekten artık ayıptır.

eskiden zaruri olmayan şeylere çok para harcardık. ne bileyim eşimin oyuncak koleksiyonları var, ben kırtasiye ürünlerine bayılırım lazım değildir ama hoşuma giden bir şeyi alırım düşünmeden. yani bunlar artık geçmiş zamanda kalmış durumda. böyle bir şeye para harcasak vizdan azabından ölürüm.
0
evde liyakat kalmamis
(14.03.22)
yaşam kalitem düşmedi ama almak istediğim bazı şeyleri hâlâ alabilecek olsam bile lüzumsuz pahalı geldiği için almıyorum bazen.
duruma göre "neyse ne artık" diyerek alıyorum ama eskisi kadar sık olmuyor.

bir de araba almam lazım, alamıyorum, almıyorum, bilemiyorum.
0
blatta hiberna
(14.03.22)
yurtdışı arada bir giderdik tamamen iptal.
lüks bir otelde yılda 2 kere tatil yerine şimdi ortalama bi yerde yılda 1 kere.
kiyafet konusunda markalarda 1-2 segment düşüş + daha az kiyafet alıyoruz.
keyfi elektronik harcama v.s. tamamen bitirdik.

bir tek gıdadan kesmiyoruz şimdilik. (onda da mesela eskiden sık sık norveç somonu alırdık artık hamsi alıyoruz :) )
0
nuisance
(14.03.22)
Yazilanlara bakıyorum ve "yasam kalitem dusmedi ama" diye cumleye başlayanların da hepsinin aslinda az cok yaşam kalitesi düşmüş.

Aslina bakarsan yasam kalitesi dusmesi demek sadece ihtiyacin olan seyleri alamamak degil.
En azından yuksrida cevap yazanların hepsinin yasam kalitesi dusmus gorunuse gore.

Araba alamiyorsun ornegin. Araba almanin ne kadar zor oldugunu düşünmek bile yasam kalitenin düşmesidir.
Mali almak ile mali "off bu fiyat ne ya" diyerek almak farkli mesela. Oflaysrak aliyorsan yasam kaliten eskisine gore dusuk demektir.

Buna ne gerek var diyip almaktan vazgeciyordan eskisine gore yasam kaliten düşüktür. Eskiden ne gerek var demiyordur, bulunsun diye atiyordun sepete ve kendini saglama aliyordun, kafan rahat hareket ediyordun.


Yani ac degilsiniz acikta değilsiniz, faturalarinizi oduyor, kiyafetlerinizi aliyor, bozulan cep telefonuzun yerine yenisini alabiliyorsunuz belki ama aslinda yasam kaliteniz bir nebze dusmus her halükarda. Yasam kalitem dustu demek icin gecim sıkıntısı cekecek noktaya gelmek gerekmez. Haftada bir viski + puro yapıyorken 2 haftada bir yapmaya basladiysan nispeten yasam kaliten dusmustur.
0
🌸stavro
(19.03.22)
3 yıl önce "Şu kamerayı mı alsam bunu mu alsam" derken "Ulan aklımda kalmasın ikisini de al geç" deyip almıştım. İkisinin toplam parası kadar 3. bir kamerayı da "Ohaaa canavara bak" diyerek 3. olarak aldım. Şimdi GoPro Hero Black 10 alacağım. Sepete at, çıkar, sepete at çıkar modundayım 1 haftadır. "İlk ikisini satayım da öyle alırım" diyorum.
0
elestirman
(19.03.22)
(4)

Kedi tırmaladı parmak şişti?

Wolfware
SelamlarSerçe parmağımı tırmaladı kedi. Şuan parmağımı hareket ettiremiyorum bayaa şişti. Kedi bilinen kedi kuduz değil yani. Ne yapmak gerekir?
Selamlar

Serçe parmağımı tırmaladı kedi. Şuan parmağımı hareket ettiremiyorum bayaa şişti. Kedi bilinen kedi kuduz değil yani. Ne yapmak gerekir?
0
Wolfware
(12.03.22)
enfeksiyon kapmış. antibiyotiksiz olmaz o iş. sağlık ocağına gitmek lazım.
0
neira
(12.03.22)
yıkayın, baticon sürün sık sık mikrop kapmasın.

tırnağı derinlere ya da kemiğe doğru bir yerlere girdiyse şişmesi, acıması falan normal.
geçer 1-2 güne.

geçmiş olsun.

edit: olay yeni değilse ve şişlik devam ediyorsa enfeksiyon kapmış olabilir+1
0
blatta hiberna
(12.03.22)
Theranos aşısı. Beni de tanıdığım bir kedi tırmalamisti kuduz aşısı olmadım ama tetanos oldum. Doktor gerekli gördü.

Geçmiş olsun.
0
old possum
(12.03.22)
Enfeksiyon. Kediler başka kedilerle kavga edince de olabiliyor. Antibiyotik verecekler.
0
malheiros
(12.03.22)
(5)

İkea mutfak

cilekli krep
Buradan mutfak aldık diyelim. Mevcut mutfağın sökülmesi lavabo yerinin değişmesi gibi şeylere ilea hiç dokunmuyor mu nasıl hallediliyor? Bu arada yaptıran varsa memnun musunuz
Buradan mutfak aldık diyelim. Mevcut mutfağın sökülmesi lavabo yerinin değişmesi gibi şeylere ilea hiç dokunmuyor mu nasıl hallediliyor? Bu arada yaptıran varsa memnun musunuz
0
cilekli krep
(12.03.22)
yaptırdım.
bahsettiğiniz işleri ikea yapmaz.
sadece dört duvar hâlde hazır olan mutfağa dolapları monte eder.

var olan dolapları sökme işini bir marangoza, lavabo yerinin değişmesi işini de borular nedeniyle tesisatçıya yaptırmanız lazım.
ben kendim yaptırmıştım ama eğer bu işlerden anlamıyorsanız ve santim santim hesaplayamayacaksanız ikea'nın mimarlık hizmeti de var.
ondan faydalanmanızı öneririm.
dolaplar modüler olduğu için boru dolabın 2 santim sağında ya da solunda kalırsa montaj yapılamaz.
o yüzden çok iyi ve doğru hesap yapmanız lazım.
0
blatta hiberna
(12.03.22)
@blatta hiberna memnun musunuz peki?
0
🌸cilekli krep
(12.03.22)
6 sene önce yaptırdım. Evime yaptırdığım en güzel tadilat oldu. Hala keyifle kullaniyoruz. Her türlü soru ve sorunumuzda ikea gayet yeterli ve ilgiliydi.
0
aslil
(12.03.22)
evet, hiçbir sorun yaşamadım.
ev falan alsam yine ikea mutfak yaptırırdım muhtemelen.
0
blatta hiberna
(12.03.22)
12mt u sekli de ikea mutfak yaptik. Kendimiz monte ettil 1 sene bitti cok memnunuz. En guzeli de mesela basta hesaplayamadigimiz cekmece gibi seyleri sonradan gidip yenisini alip degistirebiliyosunuz. Ve hemen alip getiriyosun. Modüler olmasi muhtesem.
0
c1b2k3
(12.03.22)
(13)

Aylık mutfak masrafınız ne kadar? Kaç kişisiniz?

duchess jessamine
Azaltan ya da artıran spesifik detaylar varsa ekleyin lütfen. Lüks harcamalar da belirtilebilir.
Azaltan ya da artıran spesifik detaylar varsa ekleyin lütfen. Lüks harcamalar da belirtilebilir.
0
duchess jessamine
(09.03.22)
Hocam 2021 yılında iki kişi, (ikimizde full evden çalışıyoruz ama bu önemli)

Aylık 2000-2500 civarı harcıyorduk mutfağa. Abur cuburumuz biraz fazlaydı, onu da ekliyim.
0
saturn
(09.03.22)
Editleyemedim. 2022 itibariyle hesap tutamıyoruz, komtrol de etmemeye karar verdk. Çünkü baş edilmiyor. Gerektikçe harcıyoruz mecbur.
0
saturn
(09.03.22)
1 kişi, evden çalışma. 1500 tl civarı. Kıyma ve et (kırmızı) dahil değil çünkü onu ailem gönderdiğinden buzlukta stok var.
0
ilgeru
(09.03.22)
Dışardan yemekleri, kahveleri filan saymadan 2000-2500 lira arası tutuyor herhalde rahat. Ben çoğu zaman evdeyim, eşim çalışıyor.

Ben et ürünleri tuketmiyorum ama onun yerine aldığım kinoa, chia filan gibi ürünler var.


Sanırım en en çok ana yemek malzemesi dışında kuruyemiş, meyve, atıştırmalık vs gibi şeylere harcama yapıyoruz. bir de değişik soslar filan alıyoruz.

Baharat, salça, zeytinyağı vs gibi şeyler senede bir kere toplu olarak alındığı için onları saymadım bu arada.
0
fraise
(09.03.22)
1 kişiyim ama evime haftada bir kaç kez kız arkadaşım geliyor. onunla birlikteyken ve tek başıma eve söylenen yemeklerle beraber aylık 6-7 bin. dışarıda mekana gidip yenilenler hariç.

dün 2 kişi chinese sipariş verdik. bahşişle 300 lira tuttu. geçen sene aynı siparişi 100 liraya veriyorduk. bir şarap açtık + 350 lira. bugün macro'dan homemade 3 ürün aldım, 480 lira tuttu. yanına et pişirdim 150 lira. et ve homemade ürünler yarın öğlen de yenir. bir öğün yemek ne yaptı? 300. ne alsak 300 yahu. bunlar içkisiz sadece akşam yemeği. evde ya da dışarıda içki içersen maliyet iki katına çıkıyor.

ayda 7-8 kez iki kişi ortalama 400 liradan 3 bin, ayda 2 kez dışarıda yesek, tek başıma kaldı 20 gün, ortalama 150 liradan 3000 lira. sabah ve öğlen az yiyorum, 1000 de onlara desen işte 7 yaptı.

Benim yemek için endeksim Günaydın tombik döner, 150 gr: Geçen sene 36 liraydı, şimdi 90 lira.
0
gabe h coud
(09.03.22)
2 kişi - 2000-2500TL. (market + pazar) // Et'e fazla abanmıyoruz.
0
ananiyimioguz
(09.03.22)
1 kişi , 2 öğün keto beslenme, 1750 lira civarı.
0
anthemis nobilis
(10.03.22)
Tek kişi 2000-2500 gibi. Tek.
0
garylineker
(10.03.22)
4 kişi, 3500 lira. et tavuk alkol bebek bezi filan dahil toplan market alışverişi
0
babilfish
(10.03.22)
tek kişi, 3000 civarı vardır.
kullandığım markalardan ya da ürünlerden kısmıyorum, çoğunlukla ketojenik besleniyorum ama işler yoğunken dışarıdan da çok yediğim oluyor.
0
blatta hiberna
(10.03.22)
Yakın zamanda toplamadım ama iki kişi 4 bin TL'yi geçiyordur artık. Her hafta kırmızı et - balık - hindi birer kez yiyoruz. Yumurta - süt organik alıyoruz. Atıştırmalıklarımız protein bar, kuruyemiş. Onun dışında da ürünlerde sağlıklı alternatifleri tercih etmeye çalışıyoruz, ton balığı zeytinyağlı olan, pirinç kepekli, bulgur siyez gibi. Bunlar arttırıyor haliyle.
0
gmzo
(10.03.22)
iki kişiyiz, 7000 civarı. Heralde en az 2000 tl içkiye harcıyoruz. Bu sadece market, manav, et vb.
0
kumandanim
(10.03.22)
4 - 5 kişi
5000 minimum. Bazen 6000.
Alkol yok, dışarda yemek yok. Kırmızı et ayda 2-4 kg. Tavuk da öyle. Balık hiç yok. Ama buna kağıt havlu, sabun vs gibi market ürünleri de dahil.
0
photo85
(10.03.22)
(6)

Kurutma Makinesi Önerisi

delidir yakalayin
Merhaba sayın son ütücüler,evdeki kedi sayısı 2'ye çıkınca kurutma makinesi şart oldu. haftasonu siemens ve bosch'a gittim (ikisi de aynı gerçi) moralim bozuldu. ikisi de kapıyı 10 bin üstünden açtı. internete baktığımda ise uygun fiyata hoover falan var. 4 - 5 aralığı. arçelik 7-8 ortalamada g
Merhaba sayın son ütücüler,

evdeki kedi sayısı 2'ye çıkınca kurutma makinesi şart oldu. haftasonu siemens ve bosch'a gittim (ikisi de aynı gerçi) moralim bozuldu. ikisi de kapıyı 10 bin üstünden açtı. internete baktığımda ise uygun fiyata hoover falan var. 4 - 5 aralığı. arçelik 7-8 ortalamada gidiyor. electrolux de o seviyede. grundig falan da var ama bilemedim. hoover o kadar kötü mü acaba ? 5 bin ile 15 bin arasında çok fark var gençler. veya sizin öneriniz var mı ? en fazla 8-9 bin çıkar benden bu iş için. (bu arada elektrolux bulaşık makinem var 10 senedir her gün sövüyorum onu da belirteyim:)

teşekkürler.
0
delidir yakalayin
(07.03.22)
beş kediliyim, hoover kullanıyorum, aşırı memnunum.
servisi de gayet iyi.
0
blatta hiberna
(07.03.22)
grundig 8kg'lık kullanıyoruz 2 senedir. aşırı memnunuz.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.03.22)
Grundig’den aşırı aşırı memnunduk. Yerimiz yok diye kurutmaşı çamaşır makinesi aldık lg, kesinlikle grundig’i özlüyorum.
0
kullanıcıadımbuolsun
(07.03.22)
Bizde lg var eşimin arkadaşının tavsiyesi ile aldık memnunuz ancak öncesinde baska marka ile tecrübemiz yok
0
mirty
(07.03.22)
Bizde arçelik düşük bir model var. Sorunu şu ki kıyafetler çekme yapıyor. İyi model alan arkadaşlarım hiç böyle bir şey yaşamadıklarını söylediler.
0
cilekli krep
(07.03.22)
cevaplar için teşekkürler.

hiç alakasız şekilde samsung'da karar kıldım A+++ olması nedeniyle. hesaplarıma göre fiyat olarak fazla versem de bir senede enerji tüketimi nedeniyle aynı hesaba gelecek. uzun vade de karda olacağım.
0
🌸delidir yakalayin
(10.03.22)
(7)

düdüklü tencere için marka/model önerisi olan var mıdır?

la lykia
sb.şimdiden çok teşekkürler.
sb.

şimdiden çok teşekkürler.
0
la lykia
(06.03.22)
herhangi bir fissler.
0
blatta hiberna
(06.03.22)
Ben de fissler aldım; çok korkarak kullandığım için henüz iki kere kullanma fırsatı buldum ama sonuçlardan gayet memnunum.

Duyuru tavsiyesiyle almıştım bu arada. Modeli bulursam ekleyeceğim.
0
fraise
(06.03.22)
fissler bu işin piri. diğer markalarda yana yatık uzun kollu almayın. standart bir ürün almakta mantıklı. çeliği iyi olan korkmaz gibi yerli markalar iyi. karaca grubunu önermem 2 düdüklümde pert oldu.
0
mikahakkinen
(06.03.22)
Fissler, silit bunlardan herkes memnun. Fissler'in neden olduğunu teknik olarak bilmediğim patlamama garantisi de var sanırım.

Biz tefal clipso almıştık uygun fiyata denk getirip, bir sıkıntısını görmedik.

Bunların yanında arçelik gurme şef diye bir alet çıkmış, henüz etrafımda kullanan görmedim ama denenebilir. Basıncı kontrollüymüş ve tandır, reçel vs. de yapabiliyormuş.
0
ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar
(06.03.22)
fissler ya da wmf
0
impossible soul
(07.03.22)
İstoç’a gidebilirseniz Fissler’i ucuza alabilirsiniz. İnternetten de bakın tabii, fiyat karşılaştırması yapın.
0
gabe h coud
(07.03.22)
10 senedir tefal kullaniyoruz sikinti yok, lastigini bile degistirmedik..
0
cooperr
(07.03.22)
(10)

Bu ocaklar kullanisli mi?

twelfth
Bu tarzda elektrikli ocaklar kullanisli midir ev icin?
Bu tarzda elektrikli ocaklar kullanisli midir ev icin?
0
twelfth
(06.03.22)
elektrikli ocak doğalgazlı ocağa göre çok yakar. ben tercih etmezdim.
0
jelly bear
(06.03.22)
Çok yakması ve her tip tencere ile kullanamıyorsun diye biliyorum.
Karma olan ocaklarda olsun isterdim.
tüp bittiğinde elektrik, elektrik yoksa tüp.
0
neymis
(06.03.22)
Pleyt biraz geç ısınıp, geç soğuduğu içn, istediğin anda ısı elde edip istediğin anda soğuğa alamıyorsun.
'Dur çorba taşmak üzere, biraz kısayım şunu deme lüksün yok. Sen kıssan bile o 5 dakika sonra soğuyacağı için çorban yaşmış oluyor.
Geç soğuduğu için de sen yemeği aldıktan ve ocağı kapadıktan sonra da en azından bir kahve pişirecek sıcaklık devam ettiği için boşuna enerji israfı oluyor.
Yemek yaparken bir türlü istediğin ısıyı ayarlayamıyorsun.
Bunlar olumsuzlukları. Artı yönü var mı dersen. Görsel güzelliği ve temizleme kolaylığı derim.
0
Mirket
(06.03.22)
yemek yaparken direkt ateş bence kontrol açısından her zaman daha kullanışlı.
ama mesela 1-2 tanesi elektrikli olanlardan kullanılabilir, pratik olan yanları da var.
0
blatta hiberna
(06.03.22)
Biz yaklaşık 10 aydır indüksiyonlu kullanıyoruz ve çok memnunuz. Çok az elektrik harcıyor ve kullanması, temizlemesi aşırı pratik. Tüm çelik ve döküm tencereler uyumlu, yapışmaz olanlarda da indüksiyon ile uyumlu olanları tercih etmeniz gerekiyor (biz Tefal'den (titanyum) ve Ikea'dan (teflon) aldık). Asla gazlı ocağa geçmek istemem artık öyle söyleyeyim.

Edit: Arkadaşların bahsettiği geç ısınma ve geç soğuma meselesi de indüksiyonda yok bu arada, tam tersi. Süt filan taştı diyelim elinizi yakmadan anında temizleyebiliyorsunuz. Çünkü indüksiyon üzerindeki tencere - tavayı ısıtarak çalışıyor, kendisini ısıtarak üzerindekini ısıtmıyor. Sadece tencerenin sıcaklığı biraz geçiyor ama o da el yakacak kadar olmuyor.

Edit 2: İndüksiyonlu ocağın çalışma mantığı elektrikli ocaktan çok farklı. Özellikle belirtmemişim ama önemli. Dolayısıyla elektrik kullanma, pratiklik gibi konularda apayrı yerlerdeler.
0
gmzo
(06.03.22)
Enerjisa'yi kalkindirmak icin guzel aletler.
Cok acayip elektrik yakar bunlar , ne diye moda ettiler anlamiyorum.
Normalde kanada amerika gibi elektirigin beles oldugu yerlerde kullaniliyordu.

Bir bunu, bir de oda termostatsiz kombi satani vatana ihanetten yargilamak lazim.
0
divit
(06.03.22)
Temizliği zor ve közleme yapamıyorsunuz.
0
marla is in my head
(06.03.22)
elektrik harcayan bir şeyin çok az harcaması imkansız
0
comp
(06.03.22)
çok güzel. bizde var, hemen ısınıyor, ama geç soğuyor. temizliği oldukça basit, her tencere ile çalışıyor, evin içinde alev yakmaktan da çok daha güvenli. çocuklu evler için de daha uygun o yüzden. bi de çok şık duruyor, alevli ocaklar biraz eski kafa gibi geliyor artık.

bizim gördüğümüz tek dezavantajı közleme diyebilirim.
0
roket adam
(07.03.22)
10 yıldan eski olanları çok verimsizdi, çok geç ısınıp çok geç soğuyordu ama sonra çıkan indiksyonlu denilen teknelojide bu sorunlar ortadan kalktı. gaz da ucuz değil elektrikde o konuda pek farkları olacağını sanmıyorum ama ilk alış maliyeti yüksek olsa gerek.
0
ravenudon
(07.03.22)
(15)

anadolu yakasının en çok ziyaret edilen avm'leri

Bruce
reklam kampanyası yapacağız, ortalama halka ulaşmayı hedefliyoruz. anadolu yakasında en fazla insanın ziyaret ettiği avm'ler hangileridir?akasya veya emaar gibi lükse kaçan yerlerden ziyade cevahir avm gibi her kesime hitap eden yerlere ihtiyacım var. hilltown duydum ama hiç gitmedim. Ümraniye kalab
reklam kampanyası yapacağız, ortalama halka ulaşmayı hedefliyoruz. anadolu yakasında en fazla insanın ziyaret ettiği avm'ler hangileridir?
akasya veya emaar gibi lükse kaçan yerlerden ziyade cevahir avm gibi her kesime hitap eden yerlere ihtiyacım var.

hilltown duydum ama hiç gitmedim. Ümraniye kalabalık, orada canpark var ama oraya da gitmedim. pendik kartal taraflarındakiler de olabilir, orada yaşayanlar öbür taraflara gitmiyorsa orası da potansiyelli olabilir diye düşünüyorum.

internette şöyle bir baktım ama ziyaret sayıları ile ilgili bişey bulamadım.

şimdiden teşekkürler...
0
Bruce
(03.03.22)
Maltepe Piazza olabilir.

Metro bağlantısı bulunan avm'ler daha fazla ziyaret ediliyordur diye düşünüyorum.

Tepe Nautilus, Ayrılık Çeşmesi gibi.
0
dissendium
(03.03.22)
küçükyalı hilltown bence.

evet, cevahir'den daha kaliteli ama anadolu yakasında zaten cevahir tarzı yer yok pek.
ümraniye'yi ben de tam bilmiyorum, belki meydan olabilir.
ikea'dan dolayı kalabalık olur genelde.
0
blatta hiberna
(03.03.22)
capitol?
0
barankovan
(03.03.22)
optimum.
ne zaman işim düşse ana baba günü.

metropol ve palladium da haftasonların çok kalabalık oluyor.
0
teritori
(03.03.22)
hilltown, piazza
0
ala09
(03.03.22)
hilltown + optimum + piazza
0
co2s2
(03.03.22)
viaport'ta da haftasonları çok kalabalık oluyor. nerdeyse 60bin m2 otopark alanında yer bulamıyorsun.
0
teritori
(03.03.22)
capitol artık eskisi kadar işlek değil
aynı şekilde nautilus ama bunun dibinde metro var, evine giden bile avmden geçebiliyor
hilltown çok yoğun hep
0
KidLazer
(03.03.22)
meydan ve buyaka avm yanyanalar, tam ortalarında da ikea bulunuyor. belirli bir alan içerisinde en çok müşteri sanırım burada bulunuyordur.
0
posthuman
(03.03.22)
posthuman +1
buyaka belki lüks olabilir ama meydan ve ikea'nın kalabalığı yeter gibi.
Bir de arada Brandium var Dudullu / ataşehir tarafında.

ziyaret sayıları için bilgi verirler mi bilmiyorum ama AYD ( Alışveriş merkezleri ve yatırımcıları derneği ) ile iletişime geçebilirsiniz.
www.ayd.org.tr
0
demoniclewinsky
(03.03.22)
Viaport ve meydan avm +1
0
galileo figaro magnifico o o o o
(03.03.22)
meydan+buyaka biçilmiş kaftan.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.03.22)
Meydan/Buyaka AVM (Tam ortalarında IKEA da olduğu için Canpark'ın 10 katı daha kalabalıktır)
Hilltown

Brandium, Palladium, yok Optimum, Capitol falan buraların popülaritesi bayağı düştü.
0
uvcray
(03.03.22)
Aradıgınız yer Kurtköy ve tuzla viaportlar, meydan, Piazza, Neomarin avmler. Aradığınız kitlelere en uygun yerler hepsi de kalabalık.
0
deer hunter
(03.03.22)
Palladium.
0
since1907
(03.03.22)
(8)

6 lt düdüklü tencere kullanır mıyım?

benaslinda
her gün evde yemek yapıyoruz, 2 kişiyiz, keşkek vs. yapmak için düdüklü tencere alacağım. 1 tane 3,5 alsam işimi görür mü, ikili setler var 6 lt + 3.5 lt ondan mı alsam emin olamadım.büyük düdüklü tencereyi çok sık kullanan var mı, neler yapıyorsunuz?
her gün evde yemek yapıyoruz, 2 kişiyiz, keşkek vs. yapmak için düdüklü tencere alacağım.

1 tane 3,5 alsam işimi görür mü, ikili setler var 6 lt + 3.5 lt ondan mı alsam emin olamadım.

büyük düdüklü tencereyi çok sık kullanan var mı, neler yapıyorsunuz?
0
benaslinda
(03.03.22)
6lt tencere pek büyük sayılmaz ya, yanılmıyorsam 24 santim tabandır. sizin yerinizde olsam 6lt olanı tek alır geçerim. 9lt falan deseydiniz gerek yok derdim.

düdüklüde 2-3 yemeklik bakliyat pişirip buzluğa atıyorum ben genelde. yemeğe katılacak kuşbaşı eti de düdüklüde pişiririm ama final yemek yapmıyorum. hep yemek elementleri pişirilip başka tencereye aktarılır bende o yüzden daha orta boy bir tencereyi mantıklı buluyorum.
0
evde liyakat kalmamis
(03.03.22)
düdüklü tencereler ağzına kadar doldurulmuyor, ortasından biraz yukarıda çizgisi oluyor.
0
killerbee
(03.03.22)
6 litreyi 2 kişi için standart olarak düşünmek lazım, bir gün yediğinizi ertesi gün yememek gibi bir takıntınız yoksa. Düdüklü tencere hacimce hatrı sayılır boşluk gerektiriyor (%60 falan sanırım maksimum), 3.5 litre çok küçük kalır.
0
cinsi kisi
(03.03.22)
kullanırsınız.
bende hem küçük boy hem büyük boy var.
küçüğü sadece zeytinyağlılar için kullanıyorum.
iki kişi için büyük daha kullanışlı ve mantıklı olur.

bütün tavuk haşlanıyor her şeyden önce mesela.
ya da iki kişi için kemikli bir et yapsanız (incik vb), yine büyük tencere lazım oluyor, patatesiydi, suyuydu derken.
çorbalar ve kıymalı mercimek gibi sulu sayılabilecek yemekler için de büyük daha kullanışlı.
kullanışlı da değil, küçükte bu dediklerimi ancak çok az miktarda yapabilir ya da belki yapamazsınız zaten.
ağzına kadar doldurulmuyor çünkü +1
0
blatta hiberna
(03.03.22)
6 lt den aşağı düdüklü alınmaz.
0
kenarortay
(03.03.22)
6 iyi
0
adivar
(03.03.22)
4,5luk almayı dusunun bence. 6 diyenler aktif olarak kullanmakta mı merak ettim, ağır ve zor oluyor sık kullanımda.
0
impossible soul
(03.03.22)
ben ikili set aldım ve küçük boyunu neredeyse hiç kullanmadım, hep büyük boyu kullanıyorum. küçük almayın pişman olursunuz.
0
deartheodosia
(03.03.22)
(18)

Yurt disina gidenler cimrilesiyor mu?

divit
Niye gelirken cop bile getirmiyorlar.Baya kanka modunda takildgimiz ise guce soktugumuz insan bunlar.Herifi sifirdan yazilimci yaptim, ac dolasiyordu.Su an kuzey ulkesinde 5bin euro falan aliyor.Lan dedim gazoz acacagi getir ona da raziyim, hatira kalir.Kanka bura cok pahali diyor :)Hani aslinda bek
Niye gelirken cop bile getirmiyorlar.
Baya kanka modunda takildgimiz ise guce soktugumuz insan bunlar.
Herifi sifirdan yazilimci yaptim, ac dolasiyordu.
Su an kuzey ulkesinde 5bin euro falan aliyor.

Lan dedim gazoz acacagi getir ona da raziyim, hatira kalir.
Kanka bura cok pahali diyor :)

Hani aslinda bekledigimiz ikinci el ps4 falan ama bardak altligina razi olduk.
Remote muhabbetine 2 ayda 1 geliyorlar bu arada, bagaj derdi yok yani.
0
divit
(03.03.22)
Hediye getirmeyi geçtim daha çok bekliyorlar bile. Benim akraba var yurtdışında yaşıyor. Geldiğinde otelde falan kalmaz, bizde kalmak ister.

Pahalı da derler gitmeyesin diye. Şu an istese bana orada güzel imkanlar sağlayabilirler mesela ama diyor ki burada hayat zor.

Bir mekana gitsek hesabı biz ödüyoruz falan. Memleket özlemi, yalnızlık falan çektiler mi de konuşmak isterler. Duygusal olarak da sömürürler.
0
garylineker
(03.03.22)
Yurt disinda yasayip hala tl olarak carptigindan. acacak 5 euro olsa, hala 75 tl bir acicak cok pahali diyor. Ama kendini iyi hissetmek icin 5000 euro aliyorum yerine 75000 tl kazaniyorum diye dusunuyor.
0
oscar
(03.03.22)
Arkadaşınız için demiyorum ama genel olarak yurtdışındaki herkesin durumu iyidir gibi bir algı var. Bizim eşimle birlikte 3200 euro gelirimiz var. Kiramız 1300. Doğalgaz çok pahalı doğru düzgün yakmasak bile 12 üzerinden sabit bir tutar ödüyoruz. Yedik içtik derken (biraz da gezmeyi seviyoruz) birikim yapmak hiç kolay olmuyor.

Eşim gelecek ay TR’ye gidecek. Valizinde sadece 2 parça elbise olacak. Gerisi hep hediye. Niye? Çünkü dayıya aldın teyzeye almazsan olmaz. X’e aldın Y’ye de almalısın. Yaklaşık 4 kilo (40x100 gr) sadece çikolata gidiyor. Ben 2 ay önce gittiğimde arkadaş grubumuzdan içimden gelenlere ufak hediyeler aldım. Diğerlerine de yazın alırım (içimden gelirse) diye düşünmüştüm. Hediye almadıklarım tepki gösterdiler haliyle.

Kapak açacağı falan mesele değil de insan yakın arkadaşlarına ve ailesine düzgün hediyeler almak istiyor. Sizin arkadaşınızın ki biraz öküzlük, hiç tanımadığın birisi bile böyle küçük bir şey istese alırsın. Onun durumu yurtdışı ile alakalı değil bence.
0
but that was just a dream
(03.03.22)
kendi adima daha tutumlu oldugumu soyleyebilirim. bunu da suna bagliyorum; eskiden hic para artiramazdim temel giderlerden araba kredisinden vs. simdi para artiriyorum arabayi pesin aldim ve calistigimin karsiliginda aldigim para ve artan paraya bakarak emeklilikte ne yapacagiz stresi bas gostermeye basladi. tr deyken hic dusunmezdim.

bu sebeple 32 yasindan sonra hesap tutmaya giderleri yazmaya hedef koyamaya basladim. ben de tr dekilere hic bir sey goturmem 2 ser tane cikolata disinda. zaten kimseyi memnun edemiyorsun.
0
lion de la Turquie
(03.03.22)
Valla ben 5 yıldır düzenli gidip geliyorum işim gereği. Kendimden çok çevreme, eşime dostuma, aileme aldım ama niyeyse o kadar da memnun kalıp mutlu olmuşlar gibi hissetmedim. Bir yandan adet tabi, diğer yandan da insan almak istiyor. Para kazanıyorsun, imkanın varken filan birşeyler yapmak istiyorsun.

Senin durumunda kesinlikle düşünülmeli tabi. Para kazanılmasa dahi yardımcı olduğun birisinin en azından çam sakızı çoban armağanı bir incelik göstermesi lazım. Sürekli getirilemez bence (Türkiye'de çok hediye bekliyor insanlar, bunu kabul etmek lazım) ama biraz da kıymet bilmek lazım.
0
burka
(03.03.22)
Yurtdisinin psikolojisi agirdir, insanlar baya gariplesebiliyor. Eminim bende de baya hasar var, ama kendi garipliklerinin farkina varmak zor. Insanlarin cimri gozukmesinin cesitli nedenleri var.

- Yurtdisinda surunuyordur, bilet parasini bile zor denklestiriyordur, birsey getiremez.
- Para yapiyordur ama cogunu biriktiriyordur, alacagi ufak bir kalem bile kafasindaki hesabi bozar, getirmez.
- Para problemi yoktur ama gelenek gorenek islerinden kopmustur, umursamaz getirmez.
- Komple kayisi kopartmistir, kimse umrunda degildir, getirmez.

vs
0
cooperr
(03.03.22)
senin durumunda saglam birsey getirmesi lazim.

ama mesela ben bugun kardesime 40 euroluk market alisverisi yaptim, cikolata, kahve, vs. 600 liralik birsey degil. degmez. Türkiye'de de aynisi var ama ona farkli geliyor. bana sorsan tasimaya degmez.

cooper yazdiklarinin 1. ve 2. olani en cok gördügüm seyler, burda bile bedava kahve icmeye benim odama geliyor burdaki birkac Türk.
0
Coma
(03.03.22)
Ben de pek bir sey getirmiyorum, aileme alacagim hediyeyi genelde Turkiye'den aliyorum zira evet, genellemek gerekirse daha pahali.

Tabi senin arkadas konundan bagimsiz olarak biraz pismis.
0
hot potato
(03.03.22)
Tasindigimdan beri cimrilesmedim ama hediye beklentisi olan insanlara bilerek hediye almadim.

Birinin benden hediye beklemesi irritebediyor ki icimden geldigi kisilere aldim.

Birde o valizleri tasimak zulum oluyor.
0
kuzey li
(03.03.22)
Abi her isteyene bir şey getirmeye kalksak 2 bavul ekstrayla dönmek zorundayız; birine getirsen diğeri duyacak bozulacak vs.

Hatıra isteyene de döndüğümde cebimde kalan bozuk paraları veririm lol
0
vedatchilipeppers
(03.03.22)
vefa ile alakalı bir durum. beni bu sektöre oturup çocuğa anlatır gibi iş anlatan adamlara üstünden 12-13 yıl geçmesine rağmen yemek ısmarlıyorum arada bir. birebir aynı muameleyi benim yaptığım insanlar arayıp sormuyor bile. herkes öyle vefalı değil maalesef yani. yoksa bi gazoz açacağı almak çok zor bir şey değil, onun için milyarder olmana da gerek yok. parayla alakası yok yani, düşüncesizlik, belki de kompleks bile olabilir.

iki hafta önce meksikaya gittim trde kazandığım tl maaşımla hem de, 3 şişe tekila aldım, bir sürü ıvır zıvır hediye aldım, yeni ev alan arkadaşıma kocaman bi hediye bile aldım. bunların hepsi max 150-200 liralık hediyeler. bana hiç yük gelmiyor bunlar, kendim isteyerek alıyorum ama diyorum ya bu adam seni önemsemiyor büyük ihtimalle. alacak adam havaalanından bi tane dandik magnet alır o bile işini görür.
0
roket adam
(03.03.22)
Bir cimrilik var. Çalıştığım yerin genel müdürü Türk, Almanya'dan elektrikli Bmw ile geldi. Çikolata dağıttı. Zam istesen Türkiye'deki pazarlığı bilmiyorum der.

Almanya'daki bir akrabam sünnet hediyesi olarak eski bir saat vermişti.

Yine teyzemin tarafından biri Almanya'da yaşıyor ve Türkiye'ye geldiklerinde hizmet bekliyorlar. Ama sen Almanya'ya gitsen aynı ilgiyi sana göstermezler.

Bence Almanya'da yaşayanlarda bu oluyor.

Kuzey ülkeleri gerçekten pahalı diye biliyorum ama almak isteyen alırdı.
0
dissendium
(03.03.22)
Erasmus ögrencisi iken tonla iyi cikolata, yakin arkadaslarima ickiler, aileme kozmetik urunleri, ailedeki cocuklara kiyafetler vs yukledim getirdim. Baktim ki, gercekten kimse mutesekkir kalmiyor. Birkac kez daha yaptim bu salakligi. Gidip Aldi´den cikolata almadim bu arada, hep özenerek sectim. Sonrasinda ogrenci bursumla tasimaciliga devam ettim.

Kimse gazoz acacagina razi falan degil. Gecelim o kismi. Minik cocuk bile 5 kilo toblerene ile aciyor "pazarligi". Bir senedir cok net diyorum: "Asla bavul bavul hediye getirmeyecegim."

Son geldigimde sadece ailemin ozel olarak istedigi birkac seyi getirdim. Yegenlerimden biri milli takimin trikosunu istiyordu mesela. Tenis takimi oldugu icin muhtemelen Türkiye´de bulunmasi zor. Oyle spesifik seyler...

Arkadasinizdan orada bulunan ozel bir seyi isteseniz, muhtemelen getirecek.


Son senelerde gocenler asla cimrilesmiyor. Benim de tanidiklarim, hep iyi yiyip, gezme pesindeler. Duzgun maasla calisan kimse markette ürün fiyati okumak zorunda degil. Türkiye´de para kazansam herhalde daha tutumlu yasamak zorunda kalacaktim. O dediginiz nesillerin Almanya´da dogmus cocuklari da para sacarak yasiyor. Bitti o "kenara para atalim, koyden tarla alalim" devri.
0
buf-e kür
(03.03.22)
kanka modunda takılıp işe güce soktuğunuz insanın bunu yapması cimrilikten değil, görgüsüzlükten bence.

karşı apartmandaki komşuya kadar valiz valiz hediye getirmesini beklemiyoruz ama çok yakın arkadaşa, sevgiliye falan adam gibi hediye getirilmeli.
adam gibiden kasıt "güzel bir hediye", illa çok pahalı olmasına gerek yok, küçük bir şey de olur.
0
blatta hiberna
(03.03.22)
Yani ben de bagaj dolusu hediye getirsin demiyorum da insan 1 paket milka alir bari.
Konyadan bile gelsen mevlana sekeri getirirsin.
Ben hediye almaktan anlamam bana bile cok ilginc geliyor almamalari.

Ofisten bir tanesi bardak alti getirmis 10 cent etmez allah razi olsun dedik kullaniyoruz.
Avustralyadan gelen biri ufak koalalar getirmis 3 kurusluk sey ama guzel yani.
Ama bunlar kalici gidenler degil, try kazanip 1 haftaligina is icin gidenler.

Kalici olanlarda var bi sikinti.
Almanci akrabalar da getiriyoruz bir sey begenmiyorlar diye hediyeyi kesmisler :D

Bir sey diyen de yoktu, ne diycez sanki
0
🌸divit
(03.03.22)
cimrileşmeseler bile sırf yurtdışında oldukları için o insanların bir şey getirme mecburiyetinde olduklarının düşünülmesi, ya da jest yapmak zorundalarmış gibi davranılması bir tek bana mı garip geliyor?

kaldı ki yoldan geliyor insanlar, en yakın kankam bile olsa bana onlardan bir şey istemek/beklemek çok gereksiz ve sınırı aşan bir davranış olarak geliyor.

ezcümle, mecburiyetleri yok, cimrilikle veya başka şeyle açıklanmak zorunda da değil. cimrileşmişte olabilirler yabancı bir yerde yaşamanın getirdiği psikolojiyle.

bu arada iş bulmasına destek olduğumuz biri için aç dolaşıyordu demek de, yanlış anlamayın ama çok kibirli geliyor okuyunca...
0
Phoebe
(03.03.22)
@cosmic, ya ben de öyle büyük bir şey bekledi gibi düşünmedim zaten ama yine de bu beklentinin oluşması bana nedense tuhaf geliyor. bana kendiliğinden getiren arkadaşlarım var mesela ama ben kendim nerdeyse hiç yapmam bunu seyahat dönüşü falan. beklemem de arkadaşlarımdan. anlatmaya çalıştığım bu tür beklentilerin her iki tarafa da gereksiz bir duygusal yük olmasıydı.

diyet konusunda da çok güldüm örneğine ama yine de internet ortamı artık bence o kadar da anonim değil, böyle ifade etmek, ne bileyim, üstten geldi okuyunca.

divit içimden geldi ben getircem sana açacak fuara gidince :)
0
Phoebe
(03.03.22)
Yok yav mecbur falan degiller, zaten iyilik yaptigim adamdan da beklentim yok.

Sirketim yarisi zaten yurt disina tasindi, cogu iletisimi kesti gerisi de gelince tribe giriyor.
Of gelcem ama orasi da les falan yazan oluyor.
Lan olm gelme o zaman diyorum :)

Ha kibirse de kibir ya.
Beni birisi sifirdan 5bin euro'ya cikarsa adama araba falan alirdim herhalde.
Bu tipler gelince bira ismarlamiyor :))

Su hayatta iyilik gordugum insan yok belki ondan garip geliyordur.
0
🌸divit
(03.03.22)
(3)

köfte nasıl kızartılır yardım lütfen

we are floating in space
bildiğiniz kasap köfteyi bir türlü tavada kızartamıyorum. kızarttıktan sonra tosta bassam bile içi kırmızı/pembe kalıyor. yağ oranı ne olmalı, hangi sıcaklıkta köfteleri atmalıyım, kısıkta mı yoksa yüksekte mi pişirmeliyim?
bildiğiniz kasap köfteyi bir türlü tavada kızartamıyorum. kızarttıktan sonra tosta bassam bile içi kırmızı/pembe kalıyor. yağ oranı ne olmalı, hangi sıcaklıkta köfteleri atmalıyım, kısıkta mı yoksa yüksekte mi pişirmeliyim?
0
we are floating in space
(27.02.22)
yağsız ya da azıcık sıvı yağ gezdirilmiş tavada orta ateş civarında pişireceksiniz.
köfteleri tava çok sıcakken atmayın, ama biraz ısınsın öyle atın.
soğukken tavaya koyarsanız çok su salar, kuru olur.
aslında sürekli çevrilmez ama siz başında durup çevirin arada bir isterseniz.
yanmaması için başında durarak kontrol edin yani.

altının ateşi yüksek olursa dışı kabuk olur, pişer ama içi çiğ kalır.
bu arada zaten açık pembe olması orta pişmiş demektir, yeterli olur.
yani "kıyma kıyma" kırmızıya yakın pembe olarak kalmıyorsa az pişmiş de olsa pişiyordur.

dışıyla içinin aynı renk olmasını bekliyorsanız, beklemeyin, öyle olmaz.
piştiğini anlamıyor olma ihtimalinize karşı açıklama gereği duydum :)
0
blatta hiberna
(27.02.22)
Blatta+1 ayrıca o köftelere avucunuzun içi ile hafif bastırırsanız yayvanlaşır ve incelir, içi de daha kolay pişer
0
primetime
(27.02.22)
Bunun püf noktası orta ateşte tavayı iyice ısıtmakta. Sonrasında çok kısa sürede pişer köfte.
0
bigcaptain
(28.02.22)
(3)

ukrayna-rusya savaşı yayın önerisi

IncredibleMau
kaç gündür o kanal senin bu kanal benim strateji dehalarını izliyorum ve yoruldum. yok rus ayısı, yok satranç hamlesi.. papağan gibi aynı şeyleri tekrarlıyolar. Bizim tartışma programlarındaki lafı konuğa verip 5 saat gevelemesini dinleme olayından çok irrite oldum.Kimleri takip ediyosunuz? Adam akı
kaç gündür o kanal senin bu kanal benim strateji dehalarını izliyorum ve yoruldum. yok rus ayısı, yok satranç hamlesi.. papağan gibi aynı şeyleri tekrarlıyolar. Bizim tartışma programlarındaki lafı konuğa verip 5 saat gevelemesini dinleme olayından çok irrite oldum.

Kimleri takip ediyosunuz? Adam akıllı üstüne çalışılmış analizler görmek istiyorum artık.
0
IncredibleMau
(26.02.22)
Programdan ziyade kişi takip ediyorum. Uluç Özülker’e denk gelirsem dinlerim mutlaka.
0
levent bilgen
(26.02.22)
0
msb
(27.02.22)
blatta hiberna
(27.02.22)
(10)

Üst komşuyla muhabbeti ilerletme & flört

bfm
Yurt dışındayım, eski 4 katlı bir apartmanın 2. katında oturuyorum. apartman oldukça eski olduğu için epey ses duyuluyor.üst komşum hollandalı bir bey, daha önce hiç görmemiştim ama 2-3 haftada bir cumartesi akşamları evinde küçük çaplı partiler verdi kış boyu ve güzel de müzikler çaldılar. epey sos
Yurt dışındayım, eski 4 katlı bir apartmanın 2. katında oturuyorum. apartman oldukça eski olduğu için epey ses duyuluyor.

üst komşum hollandalı bir bey, daha önce hiç görmemiştim ama 2-3 haftada bir cumartesi akşamları evinde küçük çaplı partiler verdi kış boyu ve güzel de müzikler çaldılar. epey sosyal biri.

kendisi de kesin benim yatak odası seslerimi duydu.. buna eminim çünkü yürüme sesini duydum.

bugün kendisiyle ilk kez kapıda karşılaştık, abimiz aşırı tatlıymış :))
kapıda pizzasını bekliyordu (apartmanın zili bozuktu), ben de içeri giriyordum. beni görünce çok heyecanlı şekilde "aa sen üst komşum musun, ben x"; dedi. "siparişimi bekliyorum" falan filan derken ben de "aynen ya zil çalışmıyor, ben de kapıya not bırakıyorum beni arayın gelince diye ama saçma oluyor :D" dedim. "evet evet halledicem ben zili" dedi. "zaten bak bu ışık da çalışmıyordu ama ben hallettim" dedi.

sonra ben eve girerken tam kapıda "senin kapının önündeki ışık da çok kısa süreli yanıyor, onu da düzelticem ben" dedi. ben de "çok iyi olur:))" dedim. "düzeltince numaraları exchange ederiz" dedi.

şimdi abi bana yürüdü mü yoksa sadece centilmen mi, ne anlamalıyız? sevgilisi olmadığını varsayarsak bu kişiyle muhabbeti nasıl ilerletebilirim? yatak odası seslerimi duymasından dolayı biraz da utanıyorum.

basic şekilde tavsiyelerinizi bekliyorum. kompleks diyaloglar/stratejiler beceremiyorum :)
0
bfm
(25.02.22)
O hollandalı olduğu için flört etmek ve sosyalleşmek kavramları biraz içiçe geçmiş olabilir ama flörte daha çok benziyor. Fört olmasa bile yürümemen için bir engel yok bence. Tatlı da diyosun. Kadınlarının tam tersine erkekleri biraz çirkin gelse de bana gider diyosan eğer hiç kaçırma.

Yatak odası sesine gelince, utanacak hiçbir şey yok. Kadınlarının bile efil efil yellendiği bi kültürde erkeği böyle şeyleri hiç sallamaz.
0
IncredibleMau
(26.02.22)
@IncredibleMau yatak odası sesini duymasının şöyle bi etkisi de var, abi direkt bana "sevişiriz bunla ya" diye yürümüş olabilir gibi? Çok mu Türk kafası olur bu bilemedim ama..
0
🌸bfm
(26.02.22)
Hiç sanmam! Hatta senin örnekte aklına ilk gelecek şeyin bu olmadığına eminim. Her ihtimali değerlendiriyo ince eleyip sık doluyosan eğer exotic bir tat peşinde de olabilir.
0
IncredibleMau
(26.02.22)
Bende bir yurume yok. yatak odası sesini duyup ta sevisirsz bunla diyeceğini de sanmıyorum
0
all girls dream
(26.02.22)
adam komşusu ile medeni ve kibar bir şekilde konusmus bence
0
dafuq
(26.02.22)
Bi daha gorustugunde parti sesleriniz geliyor deyip davet ettir kendini. Hem daha rahat bi ortam olusur hem de adami gozlemlemis/tanimis olursun.
0
brkylmz
(26.02.22)
Adam seni dışarıda bir yerde görse muhtemelen tanımaz bile, medeni bi komşu sadece.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(26.02.22)
Sen mi üst komşusun adam mı?
“ üst komşum hollandalı bir bey” buradan onun üst komşu olduğu anlaşılıyor.
“ beni görünce çok heyecanlı şekilde "aa sen üst komşum musun, ben x"; dedi.” buradan ise sen üst komşusun gibi anlaşılıyor.

Bu kafa karışıklığının haricinde adam sana yürümemiş. Yatak odası seslerimi duymak da genelde insanları irrite eden bişey olduğu için duyup da oh kesin yatarız deme ihtimali çok düşük. Sen yürümek istiyosan eline koz da vermiş, ampülümü değiştirir misin diye sormak için telefonunu iste direkt bence.
0
mukrime
(26.02.22)
yürümeden sempatik davranmış gibi geldi bana.

tabii bu yürümeyeceği ya da yüründüğünde karşılık vermeyeceği anlamına gelmez ama şu anda bir yürüme yok gibi.
0
blatta hiberna
(27.02.22)
yurtdışında özellikle hollandada vs. komşularla sosyalleşme çok yaygın. biz türkiyede genel olarak yabani insanlarla beraber yaşadığımız ya da insanlar genelde hayatta kalmanın ötesinde bir şey amaçlayamadığı için bu tip şeylere alışkın değiliz ama normal bir davranış gibi geldi komşunuzunki. yürümüş olamaz mı, tabii ki olabilir. ama ben de kafa birine benziyosa komşum bu muhabbetleri kurmaya çalışırım. komşuyla bir gün oturup iki tek atıp lafın belini kırmak ayrı güzel oluyor.
0
vital
(27.02.22)
(4)

boşanma sonrası çocukla ilişki

briefcasefullofblues
henuz bir yasina girmemis cocugumuz var, esim bosanma karari aldi. duyurunun babalari cocuklariyla iliskilerini devam ettirebildi mi? nasil ettirdi? keske sunu unutmasaydim, bunu yapmasaydim dediginiz seyler oldu mu?
henuz bir yasina girmemis cocugumuz var, esim bosanma karari aldi. duyurunun babalari cocuklariyla iliskilerini devam ettirebildi mi? nasil ettirdi? keske sunu unutmasaydim, bunu yapmasaydim dediginiz seyler oldu mu?
0
briefcasefullofblues
(25.02.22)
Allah yardımcınız olsun, anne vicdanlı ve iyi bir insan ise çocuğu size karşı doldurup büyütmez ise bir sorun yaşamazsınız inşaallah.

Boşandıktan sonra bekar kalsanız da bir baba olduğunuzu, size ihtiyacı olan bir insan yetiştiğini/büyüdüğünü unutmayın.

Her gün arayın, sohbet edin, her hafta mutlaka görüşün, birlikte vakit geçirin. Okul çıkışlarına gidin ara sıra, etkinliklerine katılın mutlaka.

Kötü senaryo ise anne ile kavgalı olmak, size karşı cephe alması, çocuğu size karşı doldurması vs.

Bu durumda da işiniz çok zor olur ama çocuk büyüyene kadar bu durumu kayıt altına alıp, haftalık mektuplar yazıp bunları biriktirip çocuk büyüyünce "bak aslında ben ilgisiz bir baba değilim, annen seni benden kaçırdı" diyebilirsiniz.

Tabi bu senaryo çok uç bir nokta, binde bir olur herhalde.

Saçmaladıysam affola
0
John Bloor
(26.02.22)
duyuru babası değilim ama çocuğunuz olduğunu unutmamanız, belki eskisinden daha detaycı davranmanız lazım.
anneyle baba aynı evde olunca anne yaradılış gereği bazı şeyleri kendiliğinden düşünüp hallediyor ve baba bunu fark etmeyebiliyor.
o yüzden çocukla artık tek başınıza muhatap olacağınız için daha dikkatli olmalısınız.
belki çocuğun bakımına dair önceden evde yapmadığınız şeyleri artık yapabiliyor olmanız gerekebilir.

ama asıl en önemlisi görüşme günlerini kesinlikle aksatmamanız ve annesi size cehennem azabı yaşatıyor bile olsa, çocuğunuzla bir aradayken bunu ona yansıtmamanız lazım bence.
yani size ait olan, içine çocuğunuzla ikinizden başka bir şeyin giremediği bir fanus yaratmalısınız diyalogunuzda.
0
blatta hiberna
(27.02.22)
çocuğun yaşı çok belirleyici, 1 yaşında olması sizin icin avantaj. benimkiler 10 ve 17 yasindaydi, ilk birkaç sene zor gecti, 5 sene oldu yavaşlar yavas toparlıyoruz.

esinizin tavrı, sizin tavrınız, cocuk ile iletişimde olanların tavırları çok belirleyici. herkesin tecrübesi ayrı, başkasından akil alıp da ilerlemeyin, elinizde geldiğince ilginizi ve sevginizi eksik etmeyin.
0
spivak
(08.03.22)
merhaba. baba olarak değil ana çocuk olarak cevap veriyorum. ne olur eski eşinizle aranızda ne geçerse geçsin, çocuğunuz ile olan iletişiminizi aksamayın. iki yetişkinin anlaşamamasının cezasını o çekmesin. öpüyorum, iyi günler.
0
libertine
(18.03.22)
(3)

Köpeğimin kulağında çıkan yaralar

bolungarvik
Merhaba. Yaklaşık bir hafta önce köpeğimin kulağında fotoğrafta görülen, kabuk bağlamış yara dokusuna benzeyen şeyler çıktı. Vetererinere götürdüm, iltihap olduğunu söyledi ve bir iğne yaptı ama herhangi bir gelişme olmadı. Aksine yaraların yüzey alanı daha da büyüdü. Dün tekrar götürdümde ise alerj
Merhaba. Yaklaşık bir hafta önce köpeğimin kulağında fotoğrafta görülen, kabuk bağlamış yara dokusuna benzeyen şeyler çıktı. Vetererinere götürdüm, iltihap olduğunu söyledi ve bir iğne yaptı ama herhangi bir gelişme olmadı. Aksine yaraların yüzey alanı daha da büyüdü. Dün tekrar götürdümde ise alerji olabileceğini söyleyip bir iğne daha yaptı. Köpeğim hala kulağını kaşıyıp sürekli başını sallıyor. Daha önce buna benzer bir sorun yaşayan ya da ne olduğu ile ilgili bilgisi olan var mı? (Fotoğrafları yakınlaştırdığınızda daha net görünüyor.)
imgyukle.com
imgyukle.com
0
bolungarvik
(24.02.22)
Farklı bir veterinere götürün bulunduğunuz şehire göre tavsiye veren olabilir
0
mirty
(24.02.22)
kulak mantarı olabilir.
başka veterinere götürün. +1
0
blatta hiberna
(24.02.22)
Mantar olabilir
Uyuz olabilir
Alerji kaynaklı kaşıyor olabilir (mama değişimi gerçekleştiyse değerlendirilebilir)

Başka veterinere de gösterin.
0
prole
(24.02.22)
(7)

Bağdat caddesinde kahvaltı?

kobuzchu kiz
Günaydın duyuru,Bağdat caddesinde kahvaltısını sevdiğiniz nereler var? Suadiye Beyaz Fırın'ı gözüme kestirdim gibi ama "şurası çok güzel" dediğiniz bir yer vardır belki. Herhangi bir Marmaray istasyonuna yakın da olursa tadından yenmez. (Kruvasan, bagel, chialı smoothie falan değil de güzel omleti,
Günaydın duyuru,

Bağdat caddesinde kahvaltısını sevdiğiniz nereler var? Suadiye Beyaz Fırın'ı gözüme kestirdim gibi ama "şurası çok güzel" dediğiniz bir yer vardır belki. Herhangi bir Marmaray istasyonuna yakın da olursa tadından yenmez. (Kruvasan, bagel, chialı smoothie falan değil de güzel omleti, peyniri reçeli olan yerler lazım.)
0
kobuzchu kiz
(23.02.22)
house cafe'nin basit kahvaltısı civardaki seçeneklerden çok çok iyi. erken sayılabilir bir saatte giderseniz masadan mutlu kalkacağınızı garanti ederim.
0
evde liyakat kalmamis
(23.02.22)
tam cadde değil ama bence hava güzelken fenerbahçe marina en iyisi.
0
blatta hiberna
(23.02.22)
Bağdat caddesinindeki mekanları bilmemek ile birlikte ilk yanıtı görünce +1 demek istedim.
Birçok yerde kahvaltı yapmış biri olarak House cafe'nin kahvaltısını çok beğeniyorum.
0
la lykia
(23.02.22)
House+1
Beyaz fırını gerçekten çok sevmekle beraber caddedeki fiyat politikası beni itiyor. Bunun sebebi çocukken alıştığım fiyatları olabilir. Ha, yine gidiyorum ama her seferinde kendime yok ya bu fiyat çok diyorum:)
0
kisa
(23.02.22)
Ethem Efendi Kahvaltı Erenköy - Erenköy Marmaray durağının hemen dibi sayılır

Ethem Efendi Kahvaltı Bağdat Caddesi - Göztepe parkının orada ışıklarda, Göztepe marmaray durağından biraz yürüyüş gerekir.
0
Northern Mariner
(23.02.22)
Suadiye marmaray istasyonuna çok yakın olan Kukis Suadiye
0
yimirta
(23.02.22)
Ethem efendi beklediğine değer, 10 dan önce giderseniz büyük ihtimalle beklemezsiniz.
0
zimbirik
(23.02.22)
(12)

Köpeğim ısırdı

euteamo
SlmlarKendi köpeğim benı ısırdı. İki tane kocaman diş izi Acayip de sızlıyo elimYakın Bi özel hastaneye geldimBiz bakamayız hasekiye gidin dediDikiş falan lazım değil, sarar ağrı kesici verir diye gelmiştimYaklaşık Bi buçuk yaşında Bi kere kuduz aşısı olduBu ay ikinciyi yaptıracaktımNe yapsam?
Slmlar
Kendi köpeğim benı ısırdı.

İki tane kocaman diş izi
Acayip de sızlıyo elim
Yakın Bi özel hastaneye geldim
Biz bakamayız hasekiye gidin dedi

Dikiş falan lazım değil, sarar ağrı kesici verir diye gelmiştim

Yaklaşık Bi buçuk yaşında Bi kere kuduz aşısı oldu
Bu ay ikinciyi yaptıracaktım
Ne yapsam?
0
euteamo
(21.02.22)
Hasekiye gidin
0
kuehles blondes
(21.02.22)
Doktora gidin, kimse size kuduz olmama garantisi veremez. Malumunuz kuduz tedavisi bulunmayan ve mortalitesi %100'e yakın bir hastalık. Bir aşıyla geçip gidecek bir şey için canı riske atmaya değmez.
0
akhenaten
(21.02.22)
Ya ama kendi köpeğim
0
🌸euteamo
(21.02.22)
Eğer hayvanı takip edebiliyorsanız aşı olmanıza gerek olmuyor. Çünkü hayvan kudurduğunda siz aşı olmaya giderseniz kuduz olmadan atlatabiliyorsunuz.

Yani sokakta ısırılsanız aşı olun derdim çünkü hayvanı tekrar bulamama sağlıklı olduğunu teyit edememe ihtimaliniz var. Ama evinizde köpeği gözlemleyebilirsiniz ve hastalanırsa aşıya gidebilirsiniz.

Kuduz vakası artık görülmüyor diye biliyorum ama bi araştırmanızda fayda var.

edit: hayvanı da 10 gün takip etmeniz gerekiyordu yanlış hatırlamıyorsam. Sonrasında risk kalmıyor.
0
zimbirik
(21.02.22)
@zimbirik: kuduz görülmüyor diye bir şey çok yok. özellikle köpek ısırıklarında takip mümkün değilse mutlaka aşı öneriliyor. şansa bırakamayacağınız bir sonuç söz konusu. görülmeme sebebi aşılama.

@euteamo bi bilen sizi şikayet etse kolluk kuvvetleri gelir zorla aşıya götürür. haberiniz olsun. ha köpek sahipli / kendinizin diye farklı bir uygulama söz konusu mu bilmiyorum. ama gerçekten tatavasız bir aşı, galiba 4 taneydi (olay günü ve 3-7-14. günler) olun kurtulun. her hastane yapmıyor. ama kuduz birimi ayrı oluyor yapanların 2 dk sürmüyor tüm işiniz.
0
vital
(21.02.22)
Evet kendi köpeğim, antibiyotik alıcam, ve köpek zaten benimle uyuyor, kuduz olduğunu sanmıyorum.

10 ikimizi de gözlemlicem, teşekkürler
0
🌸euteamo
(21.02.22)
bir buçuk yaşında, kendi köpeğiniz nasıl kuduz olabilir?
eğer bütün gün sokakta tek başına dolaşıp, 2-3 günde bir size görünüyorsa mantıken "belki" olabilir.

"kuduz görülmüyor" ya da "olmama garantisi verilebilir" diye bir şey var ayrıca.
bir tane hayvanın kuduz olması o bölgenin karantinaya alınmasına neden olan bir şey.
sağda solda tesadüfen görülen bir hastalık değil, toplum sağlığını riske atacak düzeyde tehlikeli.
üstelik havadan da bulaşmıyor kuduz, tükürükle bulaşıyor.
yani köpeğinizin ısırılmış olması lazım.

son derece lüzumsuz ama aklınıza takılacaksa olun geçin.

geçmiş olsun.
0
blatta hiberna
(21.02.22)
sahipli ve asili ise sorun olmuyor.
eger sahipsiz ve takip edemeyeceginiz bir kopek/kedi ise 5 doz
sahipsiz ama takip edebileceginiz bir kopek/kedi ise 3 doz yapiliyor (10.gune denk geliyor)
siz veterinerize bir sorun. ilk doz kuduz yapildi, ikiciyi de yakinda olacak; benim kendi kopegim/kedim olsa dert etmem. yara yerini iyice sabunlu suyla yikar, baticonlarim. bazi yaralar iltihaplanabiliyor, bu nedenle veterineriniz arayip hangi kremi kullanabileceginizi sorabilirsiniz, mutlaka yonlendirecektir.

ha eger ki kopegim genel olarak disarda kendi halinde dolaniyorsa, kirsalda yasiyorsaniz gibi gibi durumlar varsa gider asimi olurum, kopegime de yan yan bakip takip ederim :)

mardin kirsalda kuduz vakasi goruldu gecenlerde, artik gorulmuyor denilmiyor malesef.

doktor degilim 3 kere kuduz asisi oldum kedi/kopek sevdam yuzunden
0
65 derece
(21.02.22)
Ben başka taraftan bakacağım; köpeğiniz sizi neden ısırdı?
Kendi sahibine dönen agresyon sıkıntılı. Kendi köpeğim reaktif ama bize dönük bir agresyonu olsa bilmiyorum nasıl olurdu.

Sizi isirdiysa davranış eğitmeni bulmanizi tavsiye ederim (bakın eğitmen değil, davranış egitmeni).
Hatta sıkıntı varsa davranış veterineri de olabilir.

Bir de belirtisiz mi ısırdı? Yani hirlama vs olmadan?
0
logisticsmanager
(21.02.22)
@logictics uyardi, patisini silmeye calisiyordum

Evde benimle yasiyor, hic isirilmadi, kendi halinde gezmiyor
Antibiotikli krem surdum, bi de antibiotic aldim :-) Cok tesekkurler
0
🌸euteamo
(21.02.22)
Daha dün haberlerde gördüm, 7 kişiyi ısıran köpek kuduz çıkmış. Her ihtimale karşı gidin. Bir de kuduz aşısı her yerde olmuyor, o yüzden hasekiye gitmeniz şart.
0
candide
(21.02.22)
Dışarıda başka hayvanlarla iletişim kurmuyorsa evdeki köpek kendi kendine kuduz mikrobu üretemez elbette ki, hele ki aşılı hayvan.

Ama mesela bahçede bakılan bir köpekse yine riskli, bir fareden, sincaptan, kediden vs de kapabilir virüsü.

Devlet hastanesine gittiğinizde kedi bile tırmaladı deseniz basıyolar kuduzu ve tetanozu, riske atılacak bir şey değil çünkü.
0
John Bloor
(22.02.22)
(13)

Parke renginin tonu için kararsız kaldım

la lykia
Koltuk: çok açık griDuvarlar: beyazGün ışığı alan ancak küçük bir salon1 no biraz daha açık ve griye kaçan, 2 no biraz daha koyu ve sanki 1'e kıyasla biraz sarıya kaçan bir ton gibi geliyor.Fikirleriniz için şimdiden teşekkürler :)
Koltuk: çok açık gri
Duvarlar: beyaz
Gün ışığı alan ancak küçük bir salon

1 no biraz daha açık ve griye kaçan, 2 no biraz daha koyu ve sanki 1'e kıyasla biraz sarıya kaçan bir ton gibi geliyor.

Fikirleriniz için şimdiden teşekkürler :)
0
la lykia
(21.02.22)
2 daha sıcak bir ton, bence beyazlı grili soğuk renk ağırlıklı mekanda parkenin biraz daha canlı durması tatlı oluyor. üzerine atılan kilim vs'yi de güzel gösteriyor. kapı ve süpürgelik ne renk, beyaz mı?
0
evde liyakat kalmamis
(21.02.22)
1 bana daha doğal geldi.
0
teritori
(21.02.22)
bence daha sıcak bir ton olması lazım, yani 2 ama o bile açık bana göre.

süpürgelik ve kapıların rengi de önemli.
0
blatta hiberna
(21.02.22)
2nin yanindaki bence.
0
kuehles blondes
(21.02.22)
süpürgelik beyaz olacak.
kapı yok.
açık mutfak var.
mutfak ve antre salon ile birleşik gibi, aynı zemin rengi oraya da devam edecek.
mutfak dolapları beyaz olacak.
0
🌸la lykia
(21.02.22)
1'in iki sağı da fena değil gibi :)
0
pispinti
(21.02.22)
açılın ben mimarım.
seçenekler arasından 2. ama duvar ve mobilya renklerinizi göz önünde bulundurarak 2'nin sağındaki diyorum.
0
kent sakini
(21.02.22)
herkese çok teşekkürler.

bana kalsa ben de 2'nin sagindakine gidiyorum ama evin diger sakinleri koyu renk asla istemiyor :(

bu arada ek bilgi olarak; dosenecek ev yazlik bir beldede ama yaz kis oturulacak.
0
🌸la lykia
(21.02.22)
1den sola dogru giderken 3.
odayi da minderlerle vs renklendirirsiniz. bence en klas duran parke rengi o dedigim.
0
Kittie
(21.02.22)
mobil: 1den saga" dogru yazacaktim
0
Kittie
(21.02.22)
koltuk: gri
duvarlar: beyaz
gun isigi alan kucuk ve acik mutfakli salon +1
supurgelik, kapilar ve mutfak dolaplari beyaz. mutfak tezgahi koyu renk.

parke 2'nin sagindakinden koyu ve cok guzel duruyor. o olmuyorsa 2.
0
65 derece
(21.02.22)
Sarılık barındıran tonlardan uzaklaşıyoruz modası geçti.
İkisi arasında seçecek isek 1
0
photo85
(21.02.22)
Mimar değilim ama her boş kaldığımda tlc izlerim. Koyu bir kahverengi yapmalısın bence. Açık renkle özellikle beyazla çok güzel olur. Açık renk yaparsanız duvara bir de şu sessizlik diyen hemşire ablayı asın bence.
0
hazel
(22.02.22)
(6)

eve temizlikçi çağırmak

fosforlu cevriye
Merhabalar,Malum bahar geldi detaylı temizlik vakti. Ben bir iki ayda bir mutlubievden çağırıyordum. ancak batmışlar sanırım. Sizin kullandığınız günlük temizlik personeli çağırılabilen alternatif uygulamalar var mı?Ya da İstanbulda Beyoğlu Beşiktaş tarafında eve temizlikçi çağıran ve memnun olan va
Merhabalar,

Malum bahar geldi detaylı temizlik vakti. Ben bir iki ayda bir mutlubievden çağırıyordum. ancak batmışlar sanırım. Sizin kullandığınız günlük temizlik personeli çağırılabilen alternatif uygulamalar var mı?

Ya da İstanbulda Beyoğlu Beşiktaş tarafında eve temizlikçi çağıran ve memnun olan var mıdır? Varsa benimle iletişim bilgilerini paylaşmak ister misiniz?

Çok teşekkürler.
0
fosforlu cevriye
(21.02.22)
Konuyla bağlantılı; böyle uygulamalarda toplu para ödemeyin, peşin yani. mutlubiev diyor ki, 1200 tl'lik hizmet için 1000 TL öde. hizmet aldıkça O bakiyeden düşüyor. Adam batınca ama oradaki tüm bakiye gidiyor. Üstüne bir de toplu aldığın hizmet parasının bir son kullanma tarihi vardı mutlubiev'de, korkunç bir uygulama. paranın son kullanma tarihi mi olur? kimse de bir şey diyemiyor. batacakları belliydi.

armut var, deneyebilirsin.
0
gabe h coud
(21.02.22)
armut +1
0
takunyali kokos
(21.02.22)
mutlubiev bence de korkunç bir uygulamaydı.
tamamen müşteri söğüşlemek üzerine kurulu, saçma sapan bir şeydi yani.

armut diyorum ama ankara'da armut'tan çağırdığım iki kişiyi de beğenmedim.
yine de dikkatli olun.
0
blatta hiberna
(21.02.22)
çok teşekkürler. Armut hala daha platform olarak sorumluluk almıyor. Aracı olarak beğenmezsen, evde bir şey kırılır dökülürse bana ne diyor diye biliyorum. o yüzden armutu tercih etmemiştim.

Temizlikyolda diye bir yer buldum bunu deneyen oldu mu acaba?
0
🌸fosforlu cevriye
(21.02.22)
mahallenin (ya da yakınındaki mahallelerin) facebookk grubı varsa bi deneyin çok işe yarayabiliyor.
0
red g
(21.02.22)
kurumsaldan şaşmayın. ülke it kopuk doldu. evi patlatırlar.
0
garylineker
(21.02.22)
(4)

istanbul bağdat caddesi - mekan önerisi

nathanieltroy
merhaba, 7-8 kişilik bir doğum günü kutlaması için mümkünse açık bölümü bulunan, sigara içilebilen, suadiye-caddebostan hattında güzel bir mekan arıyoruz. sakin bi yer olsa daha iyi ama çok önemli değil. kafe veya restoran fark etmez. var mıdır önerebileceğiniz bi yerler? teşekkürler şimdiden.
merhaba, 7-8 kişilik bir doğum günü kutlaması için mümkünse açık bölümü bulunan, sigara içilebilen, suadiye-caddebostan hattında güzel bir mekan arıyoruz. sakin bi yer olsa daha iyi ama çok önemli değil. kafe veya restoran fark etmez. var mıdır önerebileceğiniz bi yerler? teşekkürler şimdiden.
0
nathanieltroy
(20.02.22)
ben kırıntı düşkünüyüm, o yüzden kırıntı diyorum.
eski kırıntı değil tabii ama menüsü yeni haliyle bile big chef's, happy moon's, midpoint ve cook shop'tan iyi.
0
blatta hiberna
(20.02.22)
strada
0
condom kurşunu
(20.02.22)
la mia luce her yer kalabalikken sakin kalabilen bi mekan
0
ala09
(20.02.22)
friday’s , kırıntı, happy moons
0
Northern Mariner
(20.02.22)
(10)

Sinemanın Altın Çağı

Kaleci Saçlı Forvet
Doksanlı yıllar bana sinemanın altın çağı gibi geliyor, yani her kategoride en iyi filmler sanki doksanlı yıllarda çevrilmiş gibi, belki 2000'li yılların başları da bu şekilde ama sonrasında baya bozuyor, yani bilimkurgu filmlerini geçiyorum adamlar normal filmleri bile yeşil perde önünde çekiyor gi
Doksanlı yıllar bana sinemanın altın çağı gibi geliyor, yani her kategoride en iyi filmler sanki doksanlı yıllarda çevrilmiş gibi, belki 2000'li yılların başları da bu şekilde ama sonrasında baya bozuyor, yani bilimkurgu filmlerini geçiyorum adamlar normal filmleri bile yeşil perde önünde çekiyor gibi sanki berbat bi anlayış hakim olmuş sektöre. Haksız mıyım? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(20.02.22)
haklısın. aynısını müzik ve spor için de düşünüyorum.
doksanlar altın çağ, 2000lerin başı zirve, bir kaç sene sonra sert düşüş
0
dafuq
(20.02.22)
ben de bu konuda fikirlerimi dağınık olarak yazayım

hollywood ve ana akım sinema için dediğin doğru, bir de zaten her şeyin filmi çekildi yeni bir şey çekilmez dedikleri yere geldik sanırım çünkü "yeni" bir şey izlediğimizde 18 yaşındaki gence çok güzel ve etkileyici gelen bir film bizde ya bunu ve benzerini daha önce kaç kere gördük hissi yaratıyor, duygulara ve olaylara bir doymuşluk var

farklı şeyler izlemek isteyenler art house ve bağımsız türlere kayıyor, klasik giriş gelişme sonuca uymayan daha deneysel filmlere yöneliyor
0
freebird5406_2
(20.02.22)
Valla ben daha çok bilim kurgu ve fantastik türden filmler sevdiğim için aslında bu zamanlar bu tür filmler için en süper zamanlar gibi geliyor bana. CGI sağolsun çok süper evrenler, neredeyse birebir şekilde oluşturulabiliyor. Bu da süper bir seyir zevki yaşatıyor.

Bana göre tek sıkıntı ise şu günümüzdeki sjw ve political correctness olaylarının abartılmasi yüzünden bazı evrenlerin mahvedilmesi.
0
j r r tolkien hayrani
(20.02.22)
CGI işi bence çok abartılıyor ya. Yani illa kullan ama örnek vermesi için söylüyorum mesela Yüzüklerin Efendisi çekilirken adamlar Miğferdibi'nin maketini yapıp sahneyi perspektif tekniğiyle çekiyorlar, bu benim için daha gerçekçi bir ortam yaratıyor ama filmi bugün çekseler kimse uğraşmaz bunun yeşil perdede çekip geçer, o da artık bi noktadan sonra acayip sentetik bir hava yaratıyor benim için, hatta iş neredeyse çizgi film izliyormuşum noktasına geliyor. Benim sıkıntım biraz bu.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(20.02.22)
@freebird5406_2 +1

geçmişte sinema ile yaşamak, öğrenmek, sinema filmi ile hissetmek, içselleştirmek gibi şeyler vardı. o yüzden değerli sinemacıların bakış açıları ortaya güzel işler çıkartıyordu. ve belki de para kazanmak bu kadar önemsenen bir mevzu değildi. şimdi ise her şey çok teknik bir yapıda ilerliyor gibi. ben yeni filmlerde eski sahici hisleri bulamıyorum. 90'lar ve 60'lar bence sinemanın en iyi çağlarıydı. belki de her şeyin bu kadar göz önünde olmasının negatif etkisidir, film çıkmadan film hakkında her şeyi bilmek. film çıktıktan sonra bir repliğinin, sahnesinin binlerce kez paylaşılması... belki de bunlar sahicilikten uzaklaştırıyordur insanı.

şimdi bazı dizilerde sinema tadı bulmak mümkün ama. better call soul, fargo... bu gibi dizilerin her bir bölümü başka bir sinematografik karakter içeriyor, sinemasal haz veriyor bana. sinema filmlerinden alınamayan tatları dizilerde bulmak mümkün.
0
the man with no name
(20.02.22)
teknoloji ile sinemanın harmanlanması açısından doğru, 90'lar ve 2000'lerin başı altın çağ denebilir.

ama sinemanın asıl altın çağı 1940-1960 arası dönemdir. zaten classic/golden age hollywood dedikleri dönem bu döneme denk geliyor. onun dışında italyada neorealist, fransada yeni dalga gibi akımlar var. uzakdoğuda kurosawa, naruse, kobayashi gibi isimler, avrupada dreyer, bergman gibi isimler hep bu döneme denk geliyor. sinemanın altın çağ kuşağı esasen bu isimlerden oluşuyor. bugünün veya 90'ların sinemasıyla karşılaştırılamaz bile.
0
lesmiserables
(20.02.22)
Bir sanat eserinin değerinin ortaya çıkması için üstünden belirli zaman geçmesi gerekiyor. Bunu hem zamana karşı ayakta durabilmek açısından hem de bir değerinin olabildiğince çok insan tarafından uzun süre içinde filtrelene filtrelene günümüze ulaşması açısından değerlendirebiliriz.

Haliyle bu hep böyle olmuştur, 2000'ler başında da 80'ler filmleri sinemanın altın çağı olarak kabul edilebilirdi. Benzer şekilde 20 sene sonra 2010'lara aynısını diyebiliriz.
Şimdi diyemiyoruz çünkü yeterli filtrelemeden geçmedi. Zamanla mücadeleye girmediler henüz, dönem olarak geniş perspektiften değerlendirilmediler. Bu aşamalar sonrasında daha net karşılaştırabiliriz 90'larla.


Tabii altın çağı diyince işin içine çok kıstas giriyor, ben şahsen sinemada bir dönemi altın çağ nitelendirebilecek kadar sinema tarihine hakim görmüyorum kendimi. 50'lerin çığır açan filmleri, 70'lerin sektörü günümüzdeki haline gelmesini sağlayan gelişmelerini düşünürsek altın çağ demek için ortaya çok fazla kriter çıkıyor.
Mesela sen hollywood ve sinema "endüstrisi" açısından bakmışsın olaya, işin "sanatsal" boyutundan bakınca, benim tarafımdan böyle görünüyor.

İlla bir yorum yapacak olursam; 2000'lerden itibaren - teknolojinin de gelişmesi sayesinde- bir sürü ilk film başarıları ortaya çıktı. Sinemanın gelişmesi açısından bakarsak son 10-15 yılın sinema tarihinin en iyi ilk filmlerinin yapıldığı bir altın çağ olarak gösterebiliriz.
0
Bruce
(20.02.22)
90'lar benim de favori dönemimdir sinema için.
müzik konusunda da sevdiğim bir dönem.

evet görsel olarak belki bu dönem daha çok tatmin edici, ki bence pek değil ama genel için konuşuyorum, yine de bazen başlayan, gelişen ve sonu olan bir takım insan hikâyeleri izlemek istiyorum.
90'larda en azından "konusu" olan filmler izleyebiliyorduk.
ve bunun illa sanat filmi ya da bağımsız sinema olmasına gerek yok, normal bildiğimiz hollywood filmlerinin de hikâyeleri vardı.
0
blatta hiberna
(20.02.22)
bence yanlış. türk sineması için bir nebze doğru. her ülkenin sinemasının altın yılları var. hollywood için bu 70'ler. italya sineması için 40'lar, fransa için 60-70'ler diye değişiyor.

90'lar siz gidip italyan sinemasının çağ atladığı zamanlarla kendinizi bağdaştıramayıp o filmleri sıkıcı bulduğunuz için size iyi geliyor. gerçekten çok film izlemiş olmak lazım bu ayrımı yapabilmek için. gidip 40'ların hollywood stüdyo filmlerini de izleyeceksin, 60'ların yeni dalga filmlerini de. her filmi dönemine göre değerlendirebilme yeteneğine sahip olduktan sonra gelip bence bu böyle diyeceksin.

ek olarak günümüzde çekilen göz önündeki filmler dediğiniz gibi ama bağımsız filmler öyle değil. her zaman izlenecek bir şeyler bulunabilir. önemli olan film aramayı bilmek.
0
bohr atom modeli
(20.02.22)
Bence oyle değil. 90larin filmlerinden zamanında efsane film dedigim filmler bugun tekrar izledigimde bana cok tirt geliyor. Gunumuz filmlerinin kalitesi yok, hem senaryo hem de prodüksiyon olarak.

He günümüz filmerinden 30filmden bir tanesi kaliteli cikiyor en fazla bana sorarsan ama muhtmelen o yıllarda da böyleydi bu.

Bir de bu izlediği film turune de bağlı biraz insanin. Bazı turler kendini tekrar etmeye basladi.
0
stavro
(20.02.22)
(10)

Instagram'dan nasıl aksiyon alıyım?

Jux
Instagram'dan tanımadığı insanlara yürüyebilen biri değilim, hiç denemedim bile çünkü çok "tuhaf(awkward)" geliyor.Lakin birkaç aydır takip ettiğim, yaklaşık 1000 takipçisi olan ve daha çok mimari fotoğraf paylaşan(30-40 fotoda 1 tane kendi fotosu), mimarlık doktorası yapan bir hanımefendi var; uzak
Instagram'dan tanımadığı insanlara yürüyebilen biri değilim, hiç denemedim bile çünkü çok "tuhaf(awkward)" geliyor.

Lakin birkaç aydır takip ettiğim, yaklaşık 1000 takipçisi olan ve daha çok mimari fotoğraf paylaşan(30-40 fotoda 1 tane kendi fotosu), mimarlık doktorası yapan bir hanımefendi var; uzaktan kendi kendime beğeniyorum kendilerini. Yani aslında fotolarını da beğeniyorum neredeyse hepsini, hikayelerine de bakıyorum.

Gelelim olaya; bu güzel gözlü ceylan bakışlı minik surat son 1 saat içinde hikayeme bakmış!
Beni takip etmiyor ama profilim gizli değil, aslında hikayeme bakmasına gerek yok kimim neyim anlaması için. Ama demek ki merak etmiş dimi? Yanlışkla bakması pek mümkün değil çünkü onun hikayeler akışına çıkmıyorum takip etmediği için.

Normalde pek bi ilgi belli ediyim halim yoktu ama demek ki bi gözüne batmışım ki hikayeme bakmış. Nihai fikri olumsuz da olabilir bu arada, ki hikayemde negatif bişey yoktu ama muhtemelen ilk defa ziyaret etti profilimi ve hikayeye de öyle baktı.

Sorum ise şu: hazır gündeme gelmişken mi meraba diyim yoksa üzerine meraba denicek bi hikaye ya da foto paylaşmasını mı bekliyim?

Şimdi diyeceksem: "dikkatini çektiğime sevindim" gibi, hikayeme baktığını gördüm tatlı kıss mesajıyla mı yazıyım yoksa direkt selam melam klişe şeyler mi? Klişe bişey yazasım yok ama densizlik yapma potansiyeli olan biri olarak emin olamıyorum nasıl girsem konuya diye.

Ne dersiniz, mesaj atıyım mı, şimdi mi atıyım, nasıl giriyim mevzuya?
0
Jux
(20.02.22)
Instagram kültürüne biraz uzağım ama mantıken "dökül bakalım" demiş hikayene bakarak. Rahatsız edici bir takipçi değilsin. Mesaj atmamışsın, postlarını beğenmişsin falan. Tehlike arz etmiyosun onun için. Bu da onda hikayene bakıp "varsa diyeceğin bir şey söyle hadi" gibi senin ona sunduğun konfora dayanan bi merak uyandırmış. "O da sana ilgi duydu" demek için biraz erken bu sebeple. Mesaj atmazsan ezik durursun. Mesaj at. Ama dökülme. Cool görünmeye de çalışma ama ortayı bul. O merakı canlı tutabilirsen eğer önünü açık görüyorum ben.
0
IncredibleMau
(20.02.22)
Hicbir manasi oldugunu sanmiyorum acikcasi. Yanlislikla basmis bile olabilir geri okuna basarken eli profil resminize gelince. Bir sey demeyin bence zira bunu fark etmeniz ve bunun bir anlamı oldugu onkabuluyle yaklasmaniz cok “creepy (rahatsiz edici)” bir hareket.

Onun yerine paylastigi bir bina ile ilgili bir yorumunuz olursa, misal “merhaba, gecen gun siz xyz kavramindan bahsettiginizde abc’ye daha farkli bir gozle baktim bugun. 123 de oluyor mu?” gibi bir mesaj atarsaniz cevap alma ve creepy algilanmama ihtimaliniz daha yuksek olur.
0
sopiro
(20.02.22)
Başıma gelse "iyi ki bı profiline baktik, hemen de y.vsa" derim
0
abuzer
(20.02.22)
Kendi paylaşımını beğenmiş kişilere bakarken senin kim olduğuna bakmak için profiline tıklamış. Zaten hikaye paylaşmış bir profile isim yerine profil fotoğrafı üzerinden tıklarsan direkt hikaye açılıyor. Senin durum da bu olabilir. Ben olsam gaza gelmem hemen. Başka birkaç hikaye daha paylaş. Onlara da bakarsa o zaman stalkluyor diyebiliriz.
0
himmet dayi
(20.02.22)
"bence zira bunu fark etmeniz ve bunun bir anlamı oldugu onkabuluyle yaklasmaniz cok “creepy (rahatsiz edici)” bir hareket."
+1
0
stavro
(20.02.22)
hikayene bakmasi hicbi sey ifade etmiyor sakin yazma sakin...
storysinde ilgi alanina giren, yazabilecegin bi sey gorursen mesaj at baska turlu selam, merhaba falan asiri kotu fikr
0
ala09
(20.02.22)
Akıl ve izanın galip geldiği bir pazar oluyor...
Bir sonraki hikayeme bakıp bakmaması üzerine bir plan geliştirip, bakmadığı durumda onun paylaşımı üzerinden sohbet geliştirmeyi hedefledim şu anda. Tavsiyeler için sağ olunuz!
0
🌸Jux
(20.02.22)
Creepy +1
Obsesyona dönmüş cidden

Yine de iyi niyetli olduğunuzu varsayıp, ya da duyuruya denk gelen insanlar için diyeyim cevaba devam edeceğim.

Çok umutlanmayın maalesef şansınız çok çok düşük onu da belirteyim de şimdiden, belki böyle böyle zamanla normal bi iletişime geçme şansınız olur. Zor bir şeyi yok storylere cevap yazıyorsunuz, normal insan gibi sohbet ediyorsunuz karşı taraf da açıksa vs. vs. öyle ilerliyor.
0
aguen
(20.02.22)
abuzer +1

himmet +1
0
blatta hiberna
(20.02.22)
Sen bu kadar düşünürken millet fotoğraflara alev atmıştır. 100 atmıştır. Merhaba, selam gibi şeyler seni sürüye dâhil etmekten ötesini sağlamaz. Direkt tanışmak istediğini söyle bence.
0
dissendium
(20.02.22)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.