Giriş
(8)

Önce kirip sonra özür dileyen yeni sevgili

polopan
Son 4-5 haftadir görüstügüm kiz her sey normal ve güzel giderken olmayacak bir seyden dolayi maraza cikartip telefonda "bana saygisizca davraniyorsun, kendimi kullaniliyormus gibi hissediyorum" tarzi kirici seyler söyledi. Ben sükunetimi koruyup seni anliyorum deyip konusmayi sonlandirdim. Biraz yen
Son 4-5 haftadir görüstügüm kiz her sey normal ve güzel giderken olmayacak bir seyden dolayi maraza cikartip telefonda "bana saygisizca davraniyorsun, kendimi kullaniliyormus gibi hissediyorum" tarzi kirici seyler söyledi. Ben sükunetimi koruyup seni anliyorum deyip konusmayi sonlandirdim. Biraz yeni iliski anksiyetesi belirtileri gösteriyordu zaten, bir seylerden tetiklendigini düsündüm ve uzatmadim. Bugün uzunca bir sesli mesaj gönderip özür diledi, asiri reaksiyon verdim, büyütülecek bir sey degildi cok üzgünüm, buzlari eritip kaldigi yerden devam etme fikrine acik misin dedi. Ben duygusal ve hassas bir insanim böyle inislerim cikislarim olabiliyor dedi. Daha önceki görüsmelerimizde de arada bir duygularinda cabuk yükselisler ve düsüsler yasadigini söylemisti. Bazen hizli reaksiyon veriyorum, olgunlasmamis insan davranisi gösteriyorum, sonradan düsününce farkina variyorum demisti. Kenara not alip devam etmistim, simdi uygulamali görmüs oldum.

Acikcasi bu sikintisiyla aktif olarak basa cikmaya calismadikca kendisiyle saglikli bir iliski kurulabilecegi konusunda pek bir umudum yok. Öte yandan kendini taniyip anlamaya calismasi, bazi seyler karsisinda olgun davranamadigini acikca paylasmasi, özür dileyip telafi etmeye calismasini da görmezden gelmiyorum. Iyi bir terapistten yardim almasi gerekir gibi hissediyorum ama ben psikolog degilim, üstten bakarak konusmak ve teshiste bulunmak istemiyorum. Sadece kendim uzun süre terapi almis biriyim, kendisinin hic terapi deneyimi yok söyledigi kadariyla. Yaslarimiz da az degil, 30 üstüyüz ikimiz de.

Bu tarz bir durumda nasil davranmak gerekir?

Edit: Araya bir kac ekstra detay ekledim.
0
polopan
(11.09.23)
bir defa şans tanınabilir diye düşünüyorum. esas bundan sonraki davranışları önemli zaten. istikrarsız bir insansa sağlıklı bir ilişki kurulamaz evet. "normalde" 30 yaşını geçmiş bir insan böyle hataları bir ilişkinin toplam süresi boyunca 1 ya da 2 kez yapar. O hakkını başta kullanmış olsun.
0
sanguine
(11.09.23)
Kişisel olarak hatasız ve mükemmel olduğunuzu düşünüyorsanız, hanımefendi hayatınız boyunca aradığınız partner değilse, aşık olmadıysanız, hayal kurmuyor, heves dolmuyorsanız, uğraşması zor bir durum olacaktır. Otomatik tepkiler (eylem ve söz) çocuklukta kazanılmış şeyler oluyor genelde, psikolojiye merakınız yoksa, destek olmak sizin için yük ise vedalaşın derim. Profesyonel destek de alsa süreci tek kişilik olmayacaktır, tüm farkındalıklarının suçlamasını en yakınındaki kişiye yapar insanlar kendini keşfetme ve baştan sevme aşamasında. Buna alanı olmayan veya bu alanı yaratacak tecrübesi olmayan birisi için zor bir deneyim olacaktır.
0
hasmetizm
(12.09.23)
Ingilizce cok guzel bir ayrim var, emotional vs sensitive. Ikisi ayni sey degil. Hepimiz hassas olabiliriz ancak duygusal olgunluk verdigimiz tepki ile ve nasil bas ettigimiz ile ilgilidir. Bunun yaninda sizin de tetiklendiginiz durumlar vardir ve baskalarina gore gereksiz ya da fazla olabilecek tepkileriniz olabilir. Ikili duygusal iliskiler genellikle yaralarimizla en cok sinandigimiz iliskiler oluyor, bag kurma ihtiyacimiz, kendimize dair inanclarimiz vs hepsi gun yuzune cikiyor. 4-5hafta karar vermek icin, bence, yeterli bir sure degil, konusa konusa devam etmeyi tercih ederdim. Bunun yaninda hem onun hem sizin tarafinizdan boyle olaylar yasanmasi gayet normal, hepimiz koca bir gecmisle, sorunlarla doluyuz, kimse copsuz uzum degil. Kim icin caba gostermeye, sabirli olmaya deger, kim sizin icin bunu dusunecek, bunlari zaman gosteriyor.
0
kassiopeia
(12.09.23)
Sizin için overanalyze modumu serbest bırakayım iki dakka :D

Senaryo 1- Alındığı durum gerçekten kendi açısından ya da genel görüşe göre haklı görülebilecek bir sebepti ancak çeşitli nedenlerden (yaş, kaybetme korkusu, hatalı bağlanma biçimi vs.) geri adım atıp kafasında sizin ilişkiyi bitirme ihtimalinizin korkusundan kendini kurtardı. Bu çok kötü bir durum, tehlike çanları çalıyor.

Senaryo 2- Alınma sebebi kendi açısından haklı olmasına rağmen sizin kendisini yeterince tanımadığınızı kabul ederek size ılımlı yaklaşma yolunu seçti. Bu anlaşılır bir şey, ancak konuyu sohbet havasında ele alıp açıklaması iyi olurdu.

Senaryo 3- Alınma sebebinin haksız olduğuna inandığı için özür dileyip konuyu tatlıya bağlamak istedi, bu olumlu ama dengesiz bir durum. Gelecekte bunun tekrarı muhtemelen olacaktır.

Senaryo 4- Alınma sebebi genel kabule göre haksız görülebilecek bir durum ve kendisi de aslında böyle düşünüyor ama karakter yapısı haksız olduğunu düşünmesine engel oluyor ve konuyu kapatmak istiyor, bu durumda büyük ihtimalle sizi alıştıra alıştıra duruma adapte etmeye çalışacaktır bilinçli ya da bilinçsiz şekilde.

Senaryo 5- Başka ufak nedenler vardı, bunları sizle konuşmadı zaten alınmış haldeyken üstüne bir şey daha olunca fazla tepki verdi ve verdiği tepkinin o olay bazında abartılı kaçtığı belliydi o da tatlıya bağlamak istedi. Her insan saçmalayabilir, bu tatlıya bağlama tavrı gelecekte alacağı tavra göre olumlu ya da olumsuz olabilir.

Velhasıl: Ortada belli ki konuşulmayan bir şey var. Bu şey büyümeden konuşsanız iyi olur. "Arada böyle olabilir" demek bunun altında bir sebep yatmadığı anlamına gelmiyor. Neden arada böyle olabildiğini, hangi korkusunun bunu tetiklediğini, o an ne hissederek böyle yaptığını konuşup anlamaya çalışın. Eğer ilişkide gelecek görüyorsanız sert yapmak yerine bu korkusunun endişesinin yersiz olduğunu telkin ederek ilerleyin. Bunun için psikolog olmak gerekmiyor aslında, bu da temel insani bir yaklaşım. Şu zamanda sorunsuz insanı kim görmüş ki siz bulasınız :D
0
akhenaten
(12.09.23)
4 / 5 hafta içinde henüz yeni tanışıyorsunuz. Arıza (!) çıkardıktan sonra üzerine düşünen, yazmak yerine de sesiyle (tonlama) sizden özür dileyen ve bu esnada da hatasını kabul eden birisi candır bana kalırsa. İyi anlaştığınız, heyecanlandığınız birisini bulmak kolay değil ki hemen atalım, yerine yenisi gelsin...
0
charbiel
(12.09.23)
Gercegi soylemek gerekirse bu sekilde toksik cevap veren kisiler sonradan duzelmiyor.Iliski gelecege evrilirse muhtemelen 15 sene sonra da bir seylere bozulup surat asan bir karakterle birlikte olacaksin.
0
turkuaz
(12.09.23)
Yaşlarınız kaç olursa olsun; şimdiye kadar ilişki içerisinde bulunduğunuz bireyler ki; aileler dahil, bazen olaylar karşısında alınan aksiyonlarda belirleyici olabiliyor. İlişkilerin başlarındaki heyecan yerini rutinlere bırakmaya başladığında ezber tepkiler de ortaya çıkıyor. İlişkiyi yaşadığınız kişiyle de buraya içinizi döktüğünüz gibi konuşursanız, birbirinizin ihtiyaçlarını daha bet duyar ve karşılamaya hevesinizin olup olmadığını anlayabilirsiniz. "Her türlü konforsuz duygunun temelinde, karşılanmamış ihtiyaç vardır." der Marshall Rosenberg. "Olmayacak bir şeyden dolayı mazara çıkarttı" olarak yorumladığınız şey, onun için karşılanmamış bir ihtiyacının sonucunda ortaya çıkan duygu ve beden dili olarak size yansıdı. Bu olayı sizin "kırıcı" olarak adlandırmanız da sizin karşılanmamış bir ihtiyacınız ve sonrasında yaşadığınız duygudur. Düşünceleri duygulardan ayırmak, kendini ifade edebilmek, o an kişide ve karşısındakinin iç dünyasında ve bedeninde neler olup bittiğini daha iyi anlamak için kullanılan çok sade ve etkili bir iletişim metodu var. Bazen terapiye gerek kalmıyorx bazen de terapi alabilmek için ilk adım olabiliyor. İlginizi çektiyse Şiddetsiz İletişim'i araştırabilirsiniz.
0
from where i ride
(12.09.23)
uzak dur. yol ver gitsin.
0
ayseee
(12.09.23)
(6)

2 yıllık sevgiliye doğum günü hediyesi ne olsun?

rhan
yamaç paraşütü düşündüm ama bilemedim.kolye, küpe vs sıradan geliyor.
yamaç paraşütü düşündüm ama bilemedim.

kolye, küpe vs sıradan geliyor.
0
rhan
(10.09.23)
İhtiyacı varsa iyi bir spor ayakkabı.
0
Amaranta ursula
(10.09.23)
Az önce bir oyunda gördüm. Adam gizli gizli bir şeyler çiziyordu ama yeteneği konusunda kararsızdı, kimseyle çok paylaşmıyordu. Hanım arkadaşı doğumgününde çizim yapabileceği bir defter almıştı. Bu tarz bir şey olabilir. Kimsenin görmediği taraflarını görüyorum ve sana inanıyorum, seni destekliyorum hissi veren.
0
sekizdokuzon
(10.09.23)
kaliteli bir saat ve ya çanta. farklı bir şey düşünmeye çalışmaya gerek yok kadınların hepsi bu yazdıklarıma tav olur.
0
erifik
(11.09.23)
5 Sevgi dilinden hangisine sahip olduğunu bilirseniz hediye seçiminiz nokta atışı olacaktır.

Pahalı hediye

Başbaşa kaliteli(bol sohbet, anlatma ve dinleme) zaman gecirme aktivitesi

2 senedir size neler kattığına dair sevgi, onay ve takdir dolu bir mektup

Fiziksel temas için yeni bir oyuncak veya roleplay deneyimi

Tüm gün boyunca sizin tarafınızdan hazırlanmış ve uygulanacak olan hizmet verme deneyimi(yemekler, masaj, ve istenen diğer her şey)

Yazar, konuşmacı ve danışman Gary Chapman, 5 farklı sevgi dilinden bahseder; onay sözleri, kaliteli zaman, hediye alma, hizmet eylemleri ve fiziksel temas. Bu 5 sevgi dili, sevgiyi ifade etmenin ve almanın beş farklı yoludur.
0
hasmetizm
(11.09.23)
Bence kucuk bir tatil, istedigi bir kurs varsa o, guzel bir selfcare day (masaj, spa, yemek, guzel bir elbise) gibi gibi seyler bence hos olur.
0
mor oje
(11.09.23)
Hocam yamaç paraşütü güzel, oradan devam.

Kıyafet, çanta, ayakkabı falan çok sıradan. Ayrıca onun almak istediği şeyi denk getirmeniz çok zor.

Mektup falan çok sıkıcı bana göre. Seveni vardır bilemiyorum. Ama bence doğum günü değil yıldönümüne anca hediye olur o, onda bile uyduruk bulabilirim.

Romantik güzel yemek yemek için doğum gününü beklemeyin. Bana böyle bi hediye gelse, hediye almamışım gibi hissederim. Güzel bir akşam olur tabi ama pek bi hatıra kalmaz aklımda.

Tatil, paraşüt, kurs, dalış, uçak bileti vs hüzel hediyeler
0
zimbirik
(11.09.23)
(10)

Ciddi ilişkisi olanlara bir soru

sasailic
Ciddi düşündüğünüz adı henüz konulmamış bir ilişki de olabilir veya evlenmiş olabilirsiniz. Ne kadar sıklıkla tartışıyorsunuz? Ne kadar sıklıkla birinizin özür dilemesi gereken bir şey oluyor? Uzun süreli ciddi de düşündüğüm bir ilişkim var ama neredeyse her gün geriliyoruz ve çok sıkıldım bu durumd
Ciddi düşündüğünüz adı henüz konulmamış bir ilişki de olabilir veya evlenmiş olabilirsiniz. Ne kadar sıklıkla tartışıyorsunuz? Ne kadar sıklıkla birinizin özür dilemesi gereken bir şey oluyor? Uzun süreli ciddi de düşündüğüm bir ilişkim var ama neredeyse her gün geriliyoruz ve çok sıkıldım bu durumdan. Çevremde bu konularda fikir alabileceğim birisi yok size sormak istedim.
0
sasailic
(09.09.23)
Bu kisiye ve iliski dinamiklerine gore cok degisir. Kimi bu gerilimden kavgadan beslenir, iliskiyi de canli tutar bu durum. Kimisi de (ben mesela) kavga gurultu sevmez, konusarak cozmeye calisir.

Her gun diyorsaniz bu iliskinin dinamiginden ote bir sorun varmis gibi geldi. Iliskinin kendisinde olmayabilir ama kisilerde bir ruhsal sorun olabilir, iliskiye yansiyor olabilir. Evlilik dusunceniz varsa cift terapisi iyi gelebilir.
0
mor oje
(09.09.23)
4 Yıldır birlikteyiz, ayrılmak gibi bir düşüncem yok ondan da buna yakın bir his hiç almadım. Böyle tarif edince garip oldu :D Anlatmak istediğim, gelecek planında ayrılık konusunun acabası yok kısaca.

Zaman zaman ciddi tartışmalarımız oldu. Bunların hepsi ilişkiyi bir üst aşamaya taşıma dönemlerinde gerçekleşti ya da bunların sonucunda ilişki bir üst noktaya taşındı bilemiyorum. Zannedersem ben de o da arada "ben git gitde kendimi bağlıyorum bu ilişkiye ama acaba onun için öyle değil mi?" Hissiyle alınganlıklar yaşadı. Neticede hepsinin sonunda iki tarafın da ilerleme arzusunda olduğu görüldü. Checkpoint noktaları gibi bir şey sanırım bu. Bu tarz tartışmalar git gide azaldı. 1,5 yıldır falan bu tarz bir şey yaşanmadı, arada evlilik göndermeleri gibi şeyler yapılıyor artık, sanırım bir kriz evresi daha kapıda :D

Tartışmalar hiçbir zaman suçlamaya dönük olmadı, daha ziyade "neden böyle yapıyorsun anlamıyorum, anlamam lazım." eksenindeydi. Tartışmalar hiçbir zaman sessizlikle bitmedi "evet tamam anlaşıldı" hissiyatıyla bitti. Zaman zaman birkaç güne yayıldıkları oldu ancak sonraki tartışmaların hiçbiri öncekilerden temel alarak ikinci defa gündeme gelmedi. Kimsenin kırmızı çizgisinin diğerininkiyle ayrıkırı kaldığı olmadı ve bence en önemlisi kimse çirkinleşmedi.

Rapor böyle :D size yazarken kendim de düşünmüş oldum bir taraftan.

Tartışmaların olması doğal ancak hemen hergün olması bence biraz sakince oturup birbirinizi anlamaya çalışmanızı gerektiriyor. Birbirinizi anladığınızda anladığınız şey kabul edebileceğiniz bir şeyse bu güzel, yok değilse daha bu tartışmalar çok devam eder ve muhtemelen iyi bitmez, bunu da yaşadım.
0
akhenaten
(09.09.23)
Tartışmaların ya da gerginliklerin ilişkiyi diri tuttuğuna katılmıyorum. Beraber olduğum insan, her ne kategori altında olursa olsun, yanında en rahat ettiğim insan olmalıdır her zaman. Tam tersi gerginsem onu görünce sakinlesmeliyim.

Fikir ayrılıkları tabi ki olur, iki bambaşka insanız sonuçta, herkesin yediği şeyler, sevdiği renkler farklı. Bu olumlu anlamda tartisma, esas ilişkiyi besleyen şeyler iki insanın farklılıklari. Bunlar kısa vadelidir, kin ya da kazanma/kaybettirme duygusu yoktur, bunlarda özür dilenmez, sonraki güne sarkmaz gerginlige dönüşmez


İnsanlar, çoğunluk, partnerlerine kendi iradelerini empoze etmeye çalışıyor, bu da gerginliğe tartismaya yol aciyor. İşte gereksiz kıskançlik, sonra fazla müdahale, gereksiz hesap sorma, benim dediğimi yapsin/dinlesin tavrı, temelsiz ve sık alinganliklar, güvensizlikler. Normal bir ilişkide bunları çokça yaşıyorsam o ilişki sağlıklı değildir, iki tarafı da zehirler zaten.
0
sanguine
(09.09.23)
tartışma var tartışma var, aslında özür boyutuna gidiyorsa taraflar hata yaptıklarının farkında demekki. bizde çok olmuyor ya, x bir konuda tartışabiliyoru ancak öyle özürlük bir durum olmuyor. tartışmayı yaratan konuların temeline inmekte fayda var. atıyorum, ben x konusunu aşırı abartıyor olabilirim ve bu yüzden tartışma çıkartıp özür diliyorumdur
0
kondansator
(09.09.23)
Şimdi düşündüm ayda bir mi desem dedim ama o da çok net gelmedi. Yani o kadar az ve önemsiz şekilde oluyor ki aklıma bile gelemiyor.

Her gün gerildiğim bir ilişkim oldu, özellikle beraber yaşadığımız 6 ayda. Her gün rahatlamak için ailemle falan konuşurdum çünkü daraliyordum :) olmadi. Her gün ben yapamam.
0
logisticsmanager
(09.09.23)
Biz ilk sene o kadar sık o kadar şiddetli tartıştık ki benim önceden toplamda 8 yıllık bir ilişki deneyimim vardı farklı insanlar ile. Onların toplamından daha fazlasını o 1 sene içerisinde yaşamışımdır. Çok değişik bir deneyimdi.

Dedim herhalde toksik ilişki dedikleri bu oluyor çünkü hiç normal değil. Ben sesimi yükseltmem, şiddet uygulamam. Sesimi yükseltmeye, neredeyse şiddet uygulama noktasına geldim.

Biraz daha devam etseydi sonlandıracaktık. Fakat karşınızdaki insan afaderseniz mal değil ise, tartışmalardan bir şeyler kapıyor, özeleştiri yapıyor veya karşı tarafı öyle kabul ediyor, bir şeyleri sorun etmemeye başlıyorsa ya da soruna yol açacak yola girmiyor, yol açacak şeyleri ortadan kaldırıyor ise kavgalar azacaktır.

Birbirini iyi tanımamaktan da kaynaklanıyor. Çünkü ister istemez aile veya çevreden gördüklerimizle bir takım çıkarımlar yapmak durumunda kalıyoruz karşı taraf için. Kimisi tecrübe ile sabit nokta atışı şeyler oluyor. Kimisi de boşuna günahını almışım, boşuna kuruntu yapmışım, kekoluğumdan yapmışım, eski kötü tecrübelerimden ötürü böyle davranımışım.. gibi farkındalıklarla sonuçlanıyor.

İlk 1 yılda her gün, gün aşırı veya 2 günde 1 olan kavgalar ilk 1 yıldan sonra haftada 1 olarak devam etti. Şu an ya 2-3 haftada 1 ya da ayda 1 şeklinde devam ediyor ki bu da normal yani insan yeri geliyor kendisi ile bile tartışıyor anlaşamıyor. Eşimde öfke sorunu vardı onu da baya dizginledi. Kavga etsek de yükselmiyoruz artık.

Yani burada önemli olan, kavgalar size bir şey katıyor mu? Verilen savaşların sonu aydınlık mı? Eğer böyle bir gelişim gözlemleyemiyorsanız yolu ayırmakta fayda var ister sevgili olsun ister eş olsun.
0
ananiyimioguz
(09.09.23)
1 sene sevgili olup evlendik, 1 seneyi de evli olarak devirdik. sevgiliyken sadece 1 kez kavga etmiştik. evlenince de 4 5 olmuştur. 2 senede toplam bu kadar. hiç biri 3 saatten uzun sürmedi, özür dilenip kapandı.

ben huzur seviyorum böyle rahat ediyorum ama normali budur diyemiyorum çünkü bu biraz da karaktere bağlı. kimi arkadaşlar var ki kavga ettikçe evliliği daha tutkulu sürdürdüğünü iddia ediyor. kendilerini öyle iyi hissediyorlardır.
bu işin normali yok hangi şekilde iyi hissediyorsan senin normalin o.
0
kaptan maydanoz
(09.09.23)
Tartışma ve kavga arasında büyük farklar var ancak yine de "her gün" fazladan da fazla bana kalırsa. Bir insan her gün neye gerilebilir ki? Hayat kötü, zor bla bla da insan sevdiğinin yanında onu o gün mutsuz eden şeyden bahseder, çok lazımsa şikayet eder, beraber dertleşilir istiklal marşı ve kapanış... Fakat her gün sevdiği insana geriliyorsa orada bir durup dışardan bakmak gerekir bence.

Tartışmalara da gelince, çiftler elbette tartışırlar. Normal bir ses tonuyla, çözüm odaklı ve açık iletişim ile halledilemeyecek hiçbir konunun olduğunu düşünmüyorum. Bizim tartışmalarımız genellikle kahkahalarla bölünüyor. Ciddi ciddi tartışırken arada mutlaka birimiz şaklabanlık yapıp konunun buharını alıyoruz. Konularda genellikle "anladım, dikkat ederim, haklısın, bu konu değişmeyecek ama orta yolda buluşalım" cümleleriyle bitiyor.

Durum raporuna da gelirsek 2 yıl, 0 kavga, gülüp eğlenmeli nice tartışma (10'u bulmamıştır o da).
0
charbiel
(09.09.23)
20+ senedir evliyim, 20 defa tartışmışızdır belki, o da adabıyla, kırmadan, karşılıklı hissettiklerimizi paylaşarak. Sık tartışma illa kötü değildir belki, nasıl tartıştığınıza bağlı. Gerginlik kesinlikle iyi değil, insan sevdiceğinin yanında huzurlu hissetmeli.
0
SiyamkedisiZorro
(11.09.23)
Bu arada, bu tartışmaların yarısını evlenmeden önce ve evliliğin ilk senesinde yapmışızdır.
0
SiyamkedisiZorro
(11.09.23)
(4)

Boş adam enerjisi

bluewhale
Bu gercekten benim dikkatimi ozellikle suan tatilde iyice cekmeye basladi. Espirili şakali falan olmaya calismiyorum: hani ben tatildeyim kafamda birsuru sey var adamlar yaş fark etmeksizin hop kop falan seri bos muhabbet. Bos insan enerjisi diye bir fenomen var mi :) ? Ekside bulamadim.
Bu gercekten benim dikkatimi ozellikle suan tatilde iyice cekmeye basladi. Espirili şakali falan olmaya calismiyorum: hani ben tatildeyim kafamda birsuru sey var adamlar yaş fark etmeksizin hop kop falan seri bos muhabbet. Bos insan enerjisi diye bir fenomen var mi :) ? Ekside bulamadim.
0
bluewhale
(08.09.23)
Boş adam enerjisinden ziyade kafası rahat adam enerji diyelim. Aşırı relax derdi tasası olmayan insan.
0
olaylar olaylar
(08.09.23)
Kafasi rahat adam diyemem, paralari da yok. Finansal kaygin, varolus krizi falan olmaz mi abi insanin.
0
🌸bluewhale
(08.09.23)
Depresif realizm diye bi kavram var mesela. Gereksiz mutlu olan adamlar gerçekliği depresiflerden bile daha çarpık değerlendirebiliyor olumlu anlamda. Anda kalmak güzel bir şey elbette ama uzun vadeli anlık yaşayan tipler kendileri mutlu olsa da acısı başkalarından çıkabiliyor(aileleri gibi)
0
personaa
(08.09.23)
hocam, iş, aile, aşk, huzur vs. derdi hepimizin var, her an deprem korkumuz var, adalet korkumuz var, par derdimiz var, bunca senedir çalışıyorum daha kendi emeğimle doğru dürüst bir şeye sahip olamadım onun derdi var, bunları uyurken ruyamızda bile düşünüyoruz, kafamızın bir kenarında hep dönüyor bunlar.

senede bir hafta 15 gün bu dertlerden sıyrılmak bir normalimizin dışına çıkmak lazım. yoksa kafayı yeriz ve hatta yiyoruz da.


hani ecnebinin carpe diem dedikleri var ya, hani an'ı yaşamak diye bizde bahsi geçiyor işte biraz o bu dediğin.
0
selam
(08.09.23)
(7)

insanlara karsi daha samimi nasil olunur?

my pink
mesela isyerinde. ben konustugumuzda belirli olcude sicak davraniyorum fakat sonra ofisime gecip kendi halime donuyorum. uzun konusmuyorum. aklima soyleyecek birsey gelmiyor. kisa kesiyorum. birsey soracaksam sorup hemen kaciyorum vakitlerini almamak icin. ama istedigim uzun uzun konusmak ve samimiy
mesela isyerinde. ben konustugumuzda belirli olcude sicak davraniyorum fakat sonra ofisime gecip kendi halime donuyorum. uzun konusmuyorum. aklima soyleyecek birsey gelmiyor. kisa kesiyorum. birsey soracaksam sorup hemen kaciyorum vakitlerini almamak icin.
ama istedigim uzun uzun konusmak ve samimiyet kurmak.yeni birileri geldi ofise ornegin. onlarla iletisim kurmak istiyorum.

iz nasil yapiyorsunuz?
0
my pink
(07.09.23)
vakit oldukça türk kahvesi partisi yapıyoruz genelde. herkes aynı anda mola veriyor beraber oturuyoruz. sen de hadi kahve yapayım birlikte oturalım azcık diyip insanları molaya davet edebilirsin. eğer ekibe yeni biri geldiyse de hadi kalk bize kahve yap da iki oturalım diye mutfağa yolluyoruz :D
0
theseachange
(07.09.23)
içinizden gelmiyorsa bence olmayın, sonra gereksiz bir rol yapma sürecinin içinde bulabilirsiniz kendinizi.
0
lüzumsuz adam
(07.09.23)
Yani iş yerinde bi süre sonra herkes sıkılıp iki muhabbet çevirip boş yapmak ister bence. Gün içinde başınızdan geçenleri anlatmaktan başlayabilirsiniz. Aynı iş yerinde herkesin benzer anıları oluyor. Oradan muhabbet alıp yürüyor zaten bizim işte.
0
benoyledemekistemedim
(07.09.23)
Lüzumsuz adam +1
İçinizden gelmiyorsa neden zorlayasınız ki kendinizi? Neticede kaba saba davranmadığınız sürece insanlarla aradaki mesafeyi korumak, ölçülü olmak ayıp değil. Bu da sizin karakteriniz kime ne
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(07.09.23)
Ben de siz gibiyim çünkü yaşadığım ilginç bir durum varsa anlatıyorum genelde, günlük iletişimi sürdürmekte zorlanıyorum. Mesela annem aşırı konuşkan biri, market alışverişini bile tüm betimlemesiyle anlatır. İnsanları sıkıyor muyum diye düşünmeden konuşmak lazım ama ben çabaladığımda daha çok kastığımdan doğal akışına bıraktım.
0
personaa
(07.09.23)
Mış gibi yapıyorum. Bir süre sonra beyin buna inanıyor. Sürekli tekrar eden şeyler alışkanlık haline dönüşüyor.
0
ruhen hastayim ben
(07.09.23)
zorlama asla. zaten zorlama ihtiyacı duyuyorsan belli ki karşındaki de konuşkan değil. göz temasını bırak, diğer insanlara doğru yüzünü çevirmek bile istemeyen insanlarla bir şey paylaşamazsın. insanın modu düşük olabilir ama bu bir özellik haline geldiyse vah vah.

özet: yabani ve buz gibi insancıklardan mümkün olduğunca uzak olun, sıcak kanlılar zaten gelir sizi bulur. öyle bir modelleyken de ne söylesem diye düşünmezsiniz, sohbet bir şekilde akar.
0
isveperver
(08.09.23)
(19)

Bu samimiyet mi yoksa densizlik mi?

sekizdokuzon
Dün daha önce tanismadigim biriyle yüz yüze bir görüşme yaptık iş için. Kariyerim ve yapmak istediklerim hakkında konuştuk, karşımdaki kadın hem yaş hem de deneyim bakımından benden yukarıda. Konuşmanın bir yerinde "Sen şu şu işleri yapamazsın, sende o enerji yok. Enerjin düşük, hatta konuşmanın baş
Dün daha önce tanismadigim biriyle yüz yüze bir görüşme yaptık iş için. Kariyerim ve yapmak istediklerim hakkında konuştuk, karşımdaki kadın hem yaş hem de deneyim bakımından benden yukarıda. Konuşmanın bir yerinde "Sen şu şu işleri yapamazsın, sende o enerji yok. Enerjin düşük, hatta konuşmanın başında benim de enerjimi aşağı çektin. Ama samimi, iyiniyetli birisin. Seninle bir şekilde çalışmak isterim." dedi. O an bir tık şok oldum, enerjici kadınlar da vardır neticede. Sonra kendimi doldurmamak için "E yorgundum, iki gündür çocuk bakıyordum. Kadın gördüğünü söyledi" diye düşündüm ama bir taraftan da bir tık kırıldım. Ben bunu bu şekilde söylemezdim. Sonra da aslında ustalastigim bir alan olmadığını, bu yasta mesleksiz olmanın büyük sıkıntı olduğunu falan söyledi. İnsanların karşısındakinin gardini düşündükten sonra dört koldan saldırması da yine sık karşılaştığım bir tavır. Ve daha kötüsü kendimi bu tip durumlarda savunamiyor olmam. "He evet ben gerçekten de işe yaramaz biriyim, haklısın. Zamanını aldım." kafasına giriyorum.


"Kadın dürüst, gördüğünü söyledi ve sana yardım etmeye çalıştı sekizdokuzon" ile "İnsanların patavatsızlıklarindan, kaba saba tavirlarindan ve hal bilmezliklerinsen bıktım." arası bir yerdeyim. Ya bir de burcumu sordu, balık dedim diye daha bir acıdı. Eve geldim, CV'mde doğum tarihimi değiştirmeyi falan düşündüm. Kendisi de başak burcuymus, çok hareketli, canliymis. Aslında balık burcu insanları onu sakinlestiriyormus. Bir de burç ırkçılığina maruz kaldım. Ha bir de Nişantaşı'nda oturuyormuş kendisi, bu bilgiyi de araya sıkıştırdı. Sultangazi onun için karadelikmis, her türlü insan varmış (ben Sultangazi'de oturuyorum).

Tarafların ikisi de kadın ve aralarında 15 yaş fark var.

Nasıl yorumlamali bu durumu? Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(07.09.23)
Apaçık densizlik
0
olaylar olaylar
(07.09.23)
enerjici kadın falan değil bu bildiğin narsist kişilik bozukluğu. karşısındakinin gardını düşürüp -bir de üstüne iyi niyetlisin derken sen istesen de bana zarar veremezsin diyor- daha rahat kontrol edecek aklı sıra. aynı ortamda çalışacak olsan bile bu insanla direkt olarak çalışmamanı öneririm.
0
william morris
(07.09.23)
Burç konusuna değinmeye bile gerek görmüyorum ama bu enerji konusu çok rahatsız edici olmaya başladı gerçekten.

Yani doğru düzgün bir karakter tahlili yapamayıp eksik gördüğü yönleri söyleyemeyen herkes enerjisi düşük deyip geçiyor gibi geliyor. Aynı şekilde birinin iyi ve öne çıkan yönünü tahlil edip bulamayan, enerjisi çok iyi deyip geçiyor. Ayrıca bunun ölçülebilir bir kıstası da yok, kişisel olarak mı beğenmiyor, gıcık mı oldu, çekici mi buldu, itici mi buldu da diyor yoksa işe uygun olmayan farklı bir durum mu gördü bilemiyorsunuz daha kötüsü kendi de bilemiyor, enerji işte :D

Birilerinin buna bir dur demesi lazım artık cidden çok saçma. İnsan kaynaklarına falcı falan alsınlar oldu olacak, onlar daha bi insan sarrafı.
0
akhenaten
(07.09.23)
nasil bir is hic bilemiyorum, burcun ne alakasi olabilir bu is muhabbetinde onu da bilemedim. yukardaki arkadaslara bir dereceye kadar katilmakla birlikte, onemli olan sizin tavriniz. kendinizi savunup savunmamaktan ziyade, neden bu kadar merkezinizden cikip CV'nizdeki dogum tarihini degistirmeyi dusunebilecek hale geliyorsunuz. buraya bakmaniz lazim. bu tur densiz, terbiyesiz, kendini bilmezler her yerde var, ama her biri icin kendinizi degistiremezsiniz ve bu kadar etkilenmemelisiniz.
soyledigi sacmaliklari duydugunuz anda verdiginiz tepkinin de bir onemi yok, hepimiz insaniz, sok oldugumuz anda bir tepki veremeyip sonrasina 'ne yasadim ben ya' diye dusunebiliriz ve kirilabiliriz bunlar insanca, bunda sorun yok. ama siz sonrasinda kendi merkezinizden cikmissiniz. buraya bakmayi dusunebilirsiniz. ayrica siz kadindan yardim istememissiniz, 'yardim etmek istedim' bahanesi altinda istenmeden verilen tavsiyeler, insanlara densiz densiz konusmalar bir bitse keske.
0
kassiopeia
(07.09.23)
Hiç sevmem böyle muhabbetleri. Enerjim düşük olmasa bile düşerdi.
0
Kahvedesu
(07.09.23)
Burcumu farklı söyleyip enerjici bayanların tavırlarındaki değişikliği deneyimlemek istedim. Ne kadar subjektif ve iş bilmez olduklarını görüp içimi rahatlatacaktım. Gerçi bir sonrakine "Reis de balık burcu ama pek sakin değil yani, ayık olmakta fayda var" da diyebilirim. Ay ne bileyim, yıldım ya.
0
🌸sekizdokuzon
(07.09.23)
İş yerlerine eğitim vermeye gidiyorum. "İnsanların cinsiyetine, ırkına, dinine ve yaşına göre ayrım yapamazsınız" diyordum, bunlara "burcuna göre" maddesini de eklemeliyim.
Şöyle söyleyeyim, bu şekilde konuşan bir insan kaynakları bana o şirket hakkında olumlu intiba vermez.
Sultangazi / Nişantaşı hikayesi ayrı komedi. sizin üzerinizden ego tatmini yaşamış.
Şimdi ben desem ki "benden 15 yaş büyüksün, derin pörsümüş, bana enerji muhabbeti yapıyorsun" ayıp olur mu, olur. Onun yaptığı da ayıp.
Ama işe girdikten sonra o kadınla çalışmayacaksanız o zaman değerlendirebilirsiniz işi.
0
SiyamkedisiZorro
(07.09.23)
burç vesaire dediyse he deyip geçin. insanları burç üzerinden analiz eden hiç kimsenin hiç bir yorumunu dikkate almam.

nişantaşı ve sultangaziden bahsetme şekli de doğrudan faul.

örtülü kibir, hiç üzülmeyin. hayat hepimiz için eşit koşullarda ilerlemiyor. kaldı ki sizi gerçekten tembel, mesleksiz vesaire görüyorsa bile motivasyon konuşması, mentörlük böyle yapılmaz.
0
Phoebe
(07.09.23)
sadece burç mevzusuna değineceğim.
burç değil, doğum haritası önemli deseydiniz de öyle kalakalsaydı :)
ayrıca başağın enerjisi yüksek değildir, sadece çok çalışmayı bilirler.
bir de oldukça eleştirel ve memnuniyetsiz tiplerdir, hareketleri normal yani. üstüne, suratsız ve sıkıcıdırlar. bir daha görürseniz bunları iletin kendisine. ayrıca "evde kalmış kız kurusu" tarzı bir tip olma ihtimali bayağı yüksek :)
0
candide
(07.09.23)
kadin sizin enerjinizi dusurmus ama farkinda bile degil. kendi enerjisini yukseltmek icin baskalarinin enerjisini emiyor sanirim. hic umursamayin, bence o kadinla calisilmaz ama siz bilirsiniz.
0
Sour
(07.09.23)
Leş birisi gibi duruyor. Birlikte çalışma meselesini bilemem de böyle tiplerin bu saldırgan tavrını iyiye yorarsaniz kendinizi çok hirpalarsiniz.

Zamanında şu kavram kafamı çok açmıştı bu tavra dair:
(bkz: saldırganla özdeşim)
0
encokbenisevinnolur
(08.09.23)
Burçlardan bahseden biri fizik prof.u bile olsa bı daha dikkate almam
0
abuzer
(08.09.23)
abuzer +1

ayrıca insanların sizin hakkınızda ne düşündüğünü bu kadar ciddiye almamanızı tavsiye ederim. hele de yeni tanıştığınız halde oturduğunuz yer ya da karakteriniz ile ilgili böyle patavatsız yorumlar yapanları.
ben de enerjisi hep aşırı yüksek olan insanlarla çalışamıyorum mesela, napayım şimdi o hanımefendiyi gördüğüm yerde "of bu yaşta bu enerji allah etrafınızdakilere sabır versin" mi diyeyim.
0
felfela
(17.09.23)
kadının yaptığı dengesizlik.

tamamen seni manüpüle etmeye çalışıyor.
bakma sen bunlar kıskanıyor bile olabilir. arada 15 yaş var az değil.
sen modunu düşürme tam tersi hırslı ol bunlar seni daha hırslı yapsın.
kendini ''daha iyisini yapacağım sen de izleyeceksin'' gibi hırslandır.
0
alt4y
(13.11.23)
muhatap bile olma. saçma sapan bir tip. kendini iyi hissetmek için karşıdakini aşağı çekmeye çalışan kompleksli biri. çok belli.

ayrıca sour'un da dediği gibi senin enerjini düşürmüş. e kendi insanların enerjisini çeken biri? söylesen bu tipler hatasını da kabul etmez. uzak durulması gereken insanlardan.
0
blackkmamba
(13.11.23)
okurken o kadar sinirlendim ki. hadsizlik, densizlik, terbiyesizlik.

bu tipler karşıdakini aşağılayarak kendilerini yüceltme eğiliminde sürekli. iğreniyorum bu tarz insanlardan. içine bir iki küçük güzel sözümsü bir şeyler söylüyo ki sizin gibi kendinizi sorgulayın ben mi acaba kötü düşünüyorum diye.
0
chanandler bong
(13.11.23)
aklıma birden geçenlerde yaptığım iş görüşmesi geldi:) kadın nedense başından beri konuşmama taktı, yavaş konuşuyormuşum. sesim tam gitmiyormuş falan. bu şekilde verimli görüşme olmaz, istersen başka zaman görüşelim falan dedi ısrarla. halbuki konuşmamda falan bir şey yoktu. tabii ki baştan sona zordan konuşmayla geçen bir görüşme, sonuç da olumsuz geldi:) bana çok tuhaf geldi, nasıl bir şey bekliyor bu insanlar anlamıyorum. sinir oldum nedense.
0
nothing in my way
(13.11.23)
Hatun tipik balatayi siyirmis bir beyaz yaka. Etiketci, kartvizitci.
Mesleksizlik baska, bir konuda ustalasmamis olmak baska. Kafasi karisik baya.

Ozetle, salla diyorum...
0
cooperr
(13.11.23)
ya bir şey diyeceğim çok kaba konuşmak istemiyorum ya da keskin bir cevap vermek istemiyorum ama ego mastürbasyonu yapan geri zekalı bir kadını okumuşum gibi geldi şu an bana. gece gece sinirlendim. böyle geri zekalılarla muhatap bile olmak istemiyorum şahsen. böyle insanlarla çalışmak zorunda kalanlara da üzülürüm açıkçası.
0
cenkay burker
(13.11.23)
(13)

Bunu kızkardeşime nasıl söylerim?

sekizdokuzon
Selamlar,Annem doğduğundan beri yeğenime bakıyor, iki buçuk sene oldu. Üç gün çocukla yalnız kalıyor ve bütün enerjisini çocuğa harcıyor. Altmış yaşında, çok genç bir kadın değil ve bayağı gergin bir insan. Bugün yeğenim ve annemle birlikteydim. Yeğenim biraz hareketli ve bu aralar bütün duygularını
Selamlar,

Annem doğduğundan beri yeğenime bakıyor, iki buçuk sene oldu. Üç gün çocukla yalnız kalıyor ve bütün enerjisini çocuğa harcıyor. Altmış yaşında, çok genç bir kadın değil ve bayağı gergin bir insan.

Bugün yeğenim ve annemle birlikteydim. Yeğenim biraz hareketli ve bu aralar bütün duygularını bir şeylere, bize vurarak gösteriyor. Durup dururken cat diye yüzüne tokat atıyor, şok oluyorsun ama sonuç olarak küçük bir çocuk. Karşılık vermemek hatta hiçbir tepki göstermemek gerek. Bugün annemin de çocuğa vurduğunu gördüm. Bayağı hincla tokat attı iki buçuk yaşındaki çocuğa. Bizi de döverdi çocukken ve anlamadan, dinlemeden sırf hırsını çıkarmak için döverdi. Çocuk hiçbir şey demedi, ağlamadi. Tepki hile vermedi. Annem ilk defa olduğunu söyledi ama çocuğun tepkisi bunun tam tersini söylüyor. Yediği tokadı çok umursamadı, daha önce yaşamış olabileceğini düşünüyorum.

O görüntü gözümün önünden gitmiyor, annemin bize yaşattığı şeyleri yeğenime yaşatmasından korktum. Kızkardeşine söyleme dedi ama içim hiç rahat değil. Bu çocuk bence annemle baş başa kalmamalı. Kızkardeşime bu durumu nasıl anlatabilirim? Bir yandan da çocuk annemin elinde büyüdü, ortada tabii ciddi bir emek var ve kardeşim de anneme güvenip tiyatroya, doğumgünü partilerine gidiyor. Kendince deşarj oluyor.

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(04.09.23)
Kendisi baksın ablanız ya da bakıcı tutsun. Annenize baktırması adil değil en başında. Tiyatroya, doğum günü partilerine gitmek zorunda değil.
0
birgumuspeni
(05.09.23)
"Annem artık dinlensin bence" derseniz kötü olan siz olacaksınız. "Annemin sinirleri kaldırmıyor artık." derseniz bu sefer "neden bir şey mi gördün?" sorgulamasına maruz kalabilirsiniz. Bence en doğrusu annenizle konuşun, o da artık yorulduğunu söylesin kardeşinize. Kendi konuşsa daha doğru olur gibi geldi bana. Aynı şartlarda büyüdüğünüze göre, kardeşinizin bu durumu tahmin edebilmesini beklerim...
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(05.09.23)
çocuk o tokata bu derece tepkisiz kalıyorsa kardeşinizin de çocuğa vuruyor olma olasılığı çok yüksek sanki ya? bu açıdan da düşünmekte fayda olabilir. bu durumda kardeşinize bunu söylemeniz durumu daha çıkılmaz bir hale sokabilir.

siz en fazla annenizin yaşı ve gergin mizacı nedeniyle çocuğa bakmasının olumsuz sonuçları olabileceğini düşündüğünüzü, buna dönük hareketler gözlemlediğinizi söyleyebilirsiniz. her şekilde bunu annenizle kardeşiniz kendi arasında halletmeli.
0
Phoebe
(05.09.23)
Abla bencil falan değil. Annesine güvenmeyecek de kime güvenecek? Tabi deşarj olacak, en büyük hakkı. Ama evet, annesiyle açık konuşup (çocuğuma bakmak istiyor musun?) bakıcı tutabilir(di).

Ancak ortada ciddi bir sorun var. Bence anneniz kendisi "yoruldum" diyerek çekilmeli. Gerekirse annenize "eğer sen çekilmezsen ben vurduğunu söylerim" diyebilirsiniz, acımasız ama gerekli. Zaten okul yaşına gelmiş çocuk, 3 yaşından itibaren verebilirsiniz.

Yeğeniniz şu an vurmanın bir iletişim biçimi olduğunu öğrenmiş. Bu nedenle "Karşılık vermemek hatta hiçbir tepki göstermemek gerek" sözünüz doğru değil. Anneannenin özür dilemesi, kendi davranışlarının yanlış olduğunu çocuğa ifade etmesi lazım. Sonra da çocuk her vurma davranışı sergilediğinde bunun yanlış olduğunu, kabul edilemez olduğunu duyması lazım. Okula başladığında çok sorun yaşarsınız.
0
fotrsapka
(05.09.23)
Kızkardeşimin sosyal hayatına devam etme inadını haklı buluyorum ben, çocuk yetiştirme stresi azımsanacak bir şey değil çünkü. Hamile olduğunda annem çocuğa bakacağına dair söz vermişti, aralarında anlaşmışlardı. Hatta annem işini bıraktı. Kızkardeşimin çocuğa şiddet uyguladığını düşünmüyorum açıkçası, inanılmaz sabırlı ve yapıcı çocuğa karşı ve sevgi dolu. Ama annem herhalde panik anlarında fabrika ayarlarına dönüyor. Kendi çocuklarına yaptıklarını yapıyor (yirmilerinin başında üç küçük cocuga tek başına bakmış ve bir noktada kontrolü kaybetmiş ve şiddeti çözüm olarak benimsemiş bir noktada. O zamanlar herkes için geçerli bir çözümdü). Çocuk hırçınlığı dışında sağlıklı, mutlu ama şiddete egimlimli bir fıtratı da var, bence doğuştan. Bu davranışlarının okula başlamadan sönümlenmesi lazım yoksa işimiz iş açıkçası. Bunun için de aynı tonda en ufak bir tepki almaması lazım, yukarıda bir arkadaşın da dediği gibi şiddeti bir iletişim yolu olarak kodlamaması lazım. Kritik bir dönemecte olduğumuzu hissediyorum. Buradaki insanların sagduyusuna, tecrübelerine güvenirim. Herhangi bir aksiyon almadan önce size danışmak istedim. Zaman ayırıp cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederim.
0
🌸sekizdokuzon
(05.09.23)
aynı çocukluğu yaşayan kardeşin çocuğunu annenize bırakıyorsa muhtemelen şiddeti normalleştirmiştir ve kendi de uyguluyordur...
0
anna sun
(05.09.23)
"Karşılık vermemek hatta hiçbir tepki göstermemek gerek."

bence bu yanlış bir davranış
0
duyurukullanıcısı
(05.09.23)
Kızkardeşine söyleme dediyse mutlaka söyleyin. En kızdığım şey ya, siz de annenize tokat atsanız ne yapar acaba? El kadar çocuk.
0
Kahvedesu
(05.09.23)
Açıkçası annesinden şiddet gören bir kadın çocuğunu annesine baktırıyorsa bunu da az çok tahmin edebilmeli.
Ben sizin yerinizde olsam ya söylerdim ya da annenin söylemesini sağlardım. Kadın bunu bilmeli. Öğrendikten sonra da devam ederse valla çocuğa yazık çünkü çocuğun bunu normal karşılaması sanki sadece annenizden tokat yediğini değil kendi annesinden de yemiş olabileceğini gösteriyor gibi.
Çok üzüldüm çok yazık daha küçücük tamam hırçın ve yaramaz olabilir ama çocuk işte alıp karşına anlatman konuşman gerek bunu da yapamayacaksan ya çocuk yapma ya da çocuğa bakmaya gönüllü olma.
0
Dağcı
(05.09.23)
Muhtemeldir ki bakıcı tutacak paraları yoktur.
Bakıcı tutsalar dahi bakıcının daha hoşgörülü olacağını kesinlikle garanti edemezsiniz.

Şu an herkes mutlu görünüyor. Susun bence.
0
Mirket
(05.09.23)
bu sorunuz beni çok üzdü. çocuğum var. annemle aynı şehirde olsak ve bakabileceğini söylese bırakırım ben de. ama zaten neden bu kısım üzerinde durmuş herkes, mesela bu da beni üzdü. ben konuşurdum, bilmek de isterdim annem bunu yapsa. bilmiyorum, ablanızın vurup vurmadığı buna razı olup olmadığı bana ikincil meseleler gibi geliyor şu an. siz içiniz nasıl rahat edecekse onu yapın, herkesi siz tanıyorsunuz bu hikayedeki. ama işte söz konusu olan tokat yemenin de atmanın da iyi bir şey olup olmadığını bilemeyecek kadar küçük bir çocuk olunca biraz eli taşın altına koymaya değer derdim yerinizde olsam.
ben sanmıyorum tek defalık bir şey olduğunu, anlattıklarınızdan. herhalde ilk dea olsa ve istemeden olsa çocuktan özür dilerdi nasıl yaptım vs gibi bir havası olurdu.
0
mner
(05.09.23)
Tereddüt bile etmeden bunu kardeşinize söylemelisiniz. Ortada dayak yiyen bir çocuk var ve küçücük. Bir anne olarak canım yandı o yavruya, lütfen sessiz kalmayın. Annenizin yaptığı korkunç bişey.
0
vecihi ile fikret
(05.09.23)
Hem sizin ona hizmet etmeniz gerekirken, o yaşta kadını bedava bakıcı, hizmetçi olarak tutmuşsunuz, hem de kadını yargılıyorsunuz.

Bakıcı tutmasını söyleyin kardeşinize.
0
Tina
(05.09.23)
(11)

Arkadaş grubuyla iletişimi kesme

gnosis
10 yıllık bir arkadaş grubum var. Lisede tanıştık o zamandan beri arkadaşız. Hayat hepimizi farklı illere dağıttı ama hala Whatsapp, sosyal medya üzerinden iletişimimiz devam ediyor, yılda 2-3 kere buluşuyoruz. Şimdi yazacaklarım çok çocuksu gelecek belki ama bu 10 yıllık arkadaş grubu doğumgünümü u
10 yıllık bir arkadaş grubum var. Lisede tanıştık o zamandan beri arkadaşız. Hayat hepimizi farklı illere dağıttı ama hala Whatsapp, sosyal medya üzerinden iletişimimiz devam ediyor, yılda 2-3 kere buluşuyoruz.
Şimdi yazacaklarım çok çocuksu gelecek belki ama bu 10 yıllık arkadaş grubu doğumgünümü unuttu ve ben çok kırıldım. Doğumgünüm Ağustos ayının ilk haftasında. Ağustos ayı boyunca bir arama ya da mesaj bekledim ama gelmedi. Ağustos sonunda bir buluşma planımız var, orada kutlarlar herhalde dedim ama buluşmada bahsi bile geçmedi. Birinin iş arkadaşının yakın zamanda doğumgünüymüş, ona hediye seçtik hep birlikte ahahaha...
Bu sabah sonunda biri hatırlayıp Whatsapp grubuna senin doğumgününü unuttuk galiba, geçen aydı dimi yazmış. Çok meşgulüm bu aralar her şeyi unutuyorum gibi mesajlar atmışlar.
Şimdi ben bu "arkadaşlar"la iletişimi aniden mi keseyim, yavaş yavaş mı keseyim?
0
gnosis
(04.09.23)
ben de bir kere unuttuklarında çok kırılmıştım ama sonra iş-aile-sosyal hayat derken ben de istemeyerek unutunca dedim ki insanlık hali bazen unutuluyormuş demek ki.
0
ananiyimioguz
(04.09.23)
kutlansa güzel olurdu ama kutlanmaması arkadaşlığınızı oluşturan temel taşları (güven, dayanışma-destek v.b.) zedeleyecek boyutta değil. bir de 25+ olup doğum gününe bu kadar anlam yüklemeye gerek yok bence. kutlanması çok tatlış evet ama kutlanmıyor diye de bu kadar kırılmak, ne bileyim, aşırı bir reaksiyon sanki.

insanlık hali + 1

ama yine de sizin için bu çok önemliyse konuşmayı deneyebilirsiniz, tekrarlanması halinde kesersiniz iletişimi.
0
Phoebe
(04.09.23)
en iyisi insanlık hali +1 deyip sineye çekmek.

arkadaşlığınız, yaşadıklarınızı, anılarınızı ve onların sevdiğiniz yönlerini terazinin bir kefesine koyun, doğum gününüzü unutmalarını diğer kefeye. hangisi ağır basıyorsa ona göre davranın
0
yemrem
(04.09.23)
Bu sebepten arkadaşlık bitirilmez. Insanlık hali deyip geçmek lazım.
0
nic cage
(04.09.23)
Artık muhabbetler sarmıyorsa, eskisi gibi tadı yoksa, kafalar çok farklılaştıysa birden kesin gitsin.
Ama arkadaş ortamını seviyorsanız, eğleniyorsanız böyle bir şeyden dolayı iletişim kesmek fazla.
İnsan yeri geliyor kendi doğum gününü fark edemiyor ben şaşırmıştım bir kere kutlanınca aa bugün müydü diye. Herkesin günlük hayatında bir sürü derdi tasası var ya takılmayın böyle şeylere bu kadar.
0
Dağcı
(04.09.23)
Bir kişi unutunca ben de insanlık hali, önemli değil diyorum ama bir kişi değil dört kişi unuttu. Her gün Whatsapp'ta yazışıyoruz, birinin bile aklına gelmedi. Sonuçta gözden uzak olan gönülden de uzak oluyor demek ki dedim. Herkesin bulunduğu yerde yeni arkadaşları var. Uzun süredir birbirimizi tanıyor olsak da yanındakiler hayatında daha etkili ve önemli oluyor.
Hala kararsızım ama kendileriyle sosyal medyada ekli ama sokakta karşılaşınca kafasını çeviren tanıdık seviyesine inmeyi planlıyorum.
0
🌸gnosis
(04.09.23)
10 yıldır herkes herkesin doğumgününü kutluyor mu ki ya? Çok şaşırdım valla :D Bence çok da büyük bir olay değil. Sizin kendi dinamikleriniz sonuçta, bu kadar önem veriyorsanız bitirin tabi ama her yıl doğumgününüzü kutlayacak tarzda bir çevre edinebilesiniz sanmıyorum.

Ayrıca bir daha ergen olmayacaksınız, ergenlikten beri süregelen arkadaşlıkların yeri çok farklı. İyi ya da kötü bilemem, ancak 30 yaşında tanıştığınız insanlardan çok daha farklı bir iletişim olur eski arkadaşlarla.

Bence farklı sorunlar yoksa sırf doğumgünü için çok büyük israf.
0
akhenaten
(04.09.23)
Evet, 10 yıl boyunca herkes herkesin doğumgününü kutladı.
Bu ay birinin doğumgünü var, o zamana kadar ne tavır alacağıma karar vermem lazım.
0
🌸gnosis
(04.09.23)
belli ki sizin icin onemli ve kalbiniz kirilmis. 10 yillik arkadasligimi ben bunun icin bitirmem ama sizin icin bu kadar onemli ise, iletisim, iletisim iletisim... mutlaka kibarca soyleyin, bir sonraki bulusmada arkadaslar benim dogum gunumu unuttunuz, bu benim icin onemli, kirildim demek inanin zor degil, kirilgan olmaktan o kadar korkuyoruz ki, oyle bir hale geldik ki, yapici tartisma yapmayi, yakinlik kurmayi, iletisimi tamamen unuttuk. eminim arkadaslariniz, hepsi degilse bile, yeterince bir kismi anlayacaktir. kirildiginiz bir seyi 10 yillik arkadaslarinizda soylemekte bir sorun olmamali, eger cocukca oldugunu dusunuyorsaniz kirildigin seyin de cocukca oldugunu ve kirilmamaniz gerektigini dusunuyorsunuzdur muhtemelen. oncelikle kendinize buna kirilma ve uzulme hakki verin, uzuldugunuzu kabul edin, bunun icinde biraz durun, bu izni kendinize verin, sonra insanlik hali olabilecegini ve dunyanin sonu olmadigini, insanlarin size deger verdigini kendinize hatirlatin, sonra paylasin ve ozulerini kabul edip, yola devam edin. insanlara duzeltmek icin sans vermeden hayatinizdan cikarmak sizi daha cok uzebilir.

eger 10 yillik arkadasim, surekli baska bir hata yapmiyorsam, dogum gununu unuttum diye aniden beni hayatindan cikarsa, elbette uzulurum, yas tutarim ama arkadasimi ve arkadasligimi sorgularim, bunu benimle konusacak kadar yakin gormedigini, arkadasligimiza deger vermedigini dusunebilirim. bana onemli gelen size gelmeyebilir, ve tersi de gecerli ama bana bunu soylemezsiniz bunu bilemem, dolayisiyla ingilizce cok guzel bir deyis var 'set up for failure', kendimi o kadar da suclu hissetmem sanirim.
0
kassiopeia
(04.09.23)
öncelikle evet çok çocuksu geldi.
lisenin üzerinden 10 yıl geçtiğine göre üniversiteler bitmiş, millet iş-güç-(Ağustos ayı olduğunu da düşünürsek)-tatil telaşına kapılmıştır. Yaş ilerledikçe doğum gününe verilen önem giderek azalacak. belli ki sen diğerlerine göre daha çok önemsiyorsun ama bu hep böyle gitmeyecek.

arkadaşının iş arkadaşına hediye aramasını da şöyle yorumlayabilirsin: iş yerinde sürekli farklı insanların doğum gününü kutlamak ve onlara hediye almak, doğum günlerini arkadaşının gözünde artık keyif alınan bir kutlama olmaktan çıkarıp yapılması gereken bir görev haline getirmiş. buradan yola çıkarak çalışmadığına veya diğerlerine kıyasla çok rahat bir işin olduğuna dair bir iddia ortaya atacağım :D

sonuç olarak, insanlık halidir unutulur demek lazım. he ille ben arkadaşlığımı keseceğim diyorsan da doğum gününü unutan arkadaşlar mı daha iticidir yoksa doğum günü unutulduğu için arkadaşlık kesen kişiler mi onu da iyi düşünmek lazım.
0
hrskrs
(05.09.23)
Bu duyuruya gelen cevaplardan sonra arkadaş grubumdakilerin doğumgününlerini kutlamamaya karar verdim:)
Hangimizin işi daha rahat, hangimizinki daha yoğun bilmiyorum ama evet üçü o sırada yıllık izindeydi. Bütün gün sosyal medyada olan insanların meşguliyet bahanelerine inanmıyorum.
Bu konuda başka forumlarda benzer sorulara verilen cevapları okudum. Kendinizi birinci plana koyun gibi şeyler yazmışlar. Ben de ailemi ziyaret için memlekete gideceğim tarihi planlarken bu arkadaşlarımın organizasyonlarını dikkate almamaya karar verdim. Tarihler denk gelirse buluşuruz olmuyorsa ekstra bir çaba sarf etmeyeceğim.
0
🌸gnosis
(06.09.23)
(9)

İş hayatını hiç sevemedim

abelardo
Yok mu benim gibi olan. Mezun olduğum günden beri nefret ediyorum iş hayatından. Yarın pazartesi ve yine sendroma girdim.
Yok mu benim gibi olan. Mezun olduğum günden beri nefret ediyorum iş hayatından. Yarın pazartesi ve yine sendroma girdim.
0
abelardo
(03.09.23)
Ben de bayılmıyorum açıkçası ama çok sevmem lazım kafasına da girmemek gerekiyor. Ben sevdiğim işi yapıyorum mesela, ama bir şeyi bir zorunluluk olarak yapınca işn kendisini sevseniz de olmuyor o. Hayatınızdan 5-6 günü 6-8 saati iptal edip zorunlu olarak verdiğiniz şeyi bir yere kadar sevebilirsiniz.

Belki böyle düşünürseniz en azından nefret etmemeye başlarsınız.
0
akhenaten
(03.09.23)
Is hayatından değil de iş arkadaslari ve onların çoğunlukla değişmez oluşu beni çıldırtıyor, anlasamiyorsan yandın.
0
sanguine
(03.09.23)
Fransa'daki ilk isimde pazar günleri zor uyurdum, stres/anksiyete tarzı. Insanlar iyiydi ama yaptığım iş bana Uygun değildi (kısa dönem üretim planlaması, sürekli gelecek 48 saat planlaniyor). Karakterime uygun olmayan bir yapiydi is.

Risk aldim ve uzatmak istemedim. Adamlar üzüldü çünkü iyi yapıyordum ama maliyeti neydi yani bana.

Neyse 3-4 ay is aradıktan sonra su anki isime güle oynaya gidiyorum. Ha tabi yukseldim ettim ama hep aynı şekilde gidiyorum. Bir kere bile lanet olsun demedim, yarın pazartesi demedim.

Kısacası bu biraz yapilan is ya da calisilan insanlarla alakali da olabiliyor.

Ha bazen harbiden sevilmiyor calismak yalan yok :)

Bu arada cok sevmek zorunda da değilsiniz. Misal benim bazi çalışma arkadaslarim benim kadar sevmiyor kesin çünkü ne yükselmek istiyorlar ne başka bir şey. Ömürleri sonlarina kadar bu şekilde devam etmek istiyorlar. Ki bunda yanlışlık yok, genel olarak hepimiz vaktimizi satiyoruz.
0
logisticsmanager
(03.09.23)
Benzer durumu yaşadım. İş yeri değişikliğine git. Yeni iş yerinde çalışmaktan nefret etmediğimi aksine gergin bir iş yerinden, işten dolayı sevmediğimi kavradım.
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(03.09.23)
Çatıştığın şirket ile alakalı olabilir. Daha mutlu olacağın alternatif ilanları kovala. Bu arada bir de mesleğin ile alakalı sertifika, eğitim vb araştır derim
0
kondansator
(03.09.23)
tersi işsizlik. o daha berbat birşey :)

ben işimin sevmediğim yanlarının üstüne gidiyorum. sürekli mızmızlanamam hadi öğrenelim neymiş bu iş diyorum kendime. yoksa zihnimde yük olmaya devam edecek.
0
error522
(03.09.23)
İşsizlik en kötü işten bile daha kötü bir şey. Bir insanın başına gelebilecek en kötü şey başkasına muhtaç olmaktır herhalde.
0
ruhen hastayim ben
(04.09.23)
evet. iş değiştirmek bana iyi geldi, çalıştığım yer çok iyiydi ancak iş tanımı bana uygun değildi.

neden sevmediğini kendine sor, ne olsa mutlu olurdun veya daha rahat çalışırdın vs
0
william morris
(04.09.23)
Ben de böyleydim hocam işten ayrıldım maalesef sonunda. Ama iyi mi yaptım kötü mü belli değil maalesef.
0
overthinker
(30.09.23)
(4)

sigara içme rekorunu nedir?

tabudeviren
günde şu kadar içerdim/içebilirim gibi..
günde şu kadar içerdim/içebilirim gibi..
0
tabudeviren
(02.09.23)
3 paket içerdim.
Bir gün şak diye bıraktım.
0
Mirket
(02.09.23)
2 paketten fazla içerdim.
Bir anda bıraktım, 2 yıl hiç içmedim. Sonra elektronik sigaraya başladım.
0
gallienus
(03.09.23)
Yarım paket içerdim, sonra bir anda şak diye bıraktım.
0
prole
(03.09.23)
1.5 paket

bırakmayı düşünmüyorum
0
rain when i die
(04.09.23)
(21)

olmekten korkuyor musunuz

Kittie
ve ne olacagini dusunuyorsunuz? ben karanlikta kalacagimi, yalnizliktan aglayacagimi falan dusunuyorum nedense. bir de birisi 1 yasinda, bir digeri 100 yasinda oluyor. cok garip degil mi?bana cok garip geliyor.peki ruha inaniyor musunuz, yani hepimizin bir ruhu var da, hayalet hikayelerine? akli bas
ve ne olacagini dusunuyorsunuz? ben karanlikta kalacagimi, yalnizliktan aglayacagimi falan dusunuyorum nedense.

bir de birisi 1 yasinda, bir digeri 100 yasinda oluyor. cok garip degil mi?
bana cok garip geliyor.

peki ruha inaniyor musunuz, yani hepimizin bir ruhu var da, hayalet hikayelerine? akli basi yerinde bir akrabam, olen kocasinin bir gun eve geldigini soyluyor. once soke olmus, sonra bir anda kendine gelmis dua okumus. bir anda kaybolmus adam. ne dindar biri kendisi, ne paranormal seylere inanan biri. ruya da degilmis, ondan da emin.

*marsa falan gidecegimize keske biri olumu, olum sonrasini arastirsa assf

bonus soru :) birkac hayat yasiyor olabilir miyiz? yani birileri fakir, birileri zengin. birileri abdde doguyor, birileri afrikada aclik cekiyor gibi seyler neye gore belirleniyor. yoksa bunlarin hepsi farkli zamanlarda deneyimleniyor olabilir mi?

mistik bi seyler konusasim, okuyasim var. ister hepsine, ister birine cevap verin, ister bi paragraf yazin iste oradan buradan alakali.

tesekkurler
0
Kittie
(02.09.23)
Nedense ben ölüm anının acılı olacağını düşünüyorum. Bu ve bilinmezlik beni korkutuyor.
Bir de bunu izlemek iyi gelir belki

youtu.be
0
kisa
(02.09.23)
Bu hayatta tamamlayamadigim işler için tekrar tekrar dünyaya geleceğime inanmıyorum, bir tık biliyorum.
0
sekizdokuzon
(02.09.23)
Korkmamız gereken ölüm değil layıkıyla yaşamamak.
0
sekizdokuzon
(02.09.23)
Değer verdiğimiz bir şeyi kaybedince bile çok üzülebiliyoruz. Bir insan canını nasıl kaybedebilir? Bana akıl almaz geliyor. Korkuyorum. Umarım hayırlı bir ölüm olur.
0
dissendium
(02.09.23)
Ölümden korkmuyorum, hayatla ilgili beklentim baya düşük sanırım ondan. Hayallerimdeki gibi hayat yaşasam belki daha çok korkardım. Ruha hiç inanmıyorum, bilinci ruhla özleştirmiyorum yani. İnsanı diğer canlılardan çok ayrı bir varlık olarak göremiyorum, alet yapabilen ve dil geliştiren bir primatız çok özel bulamıyorum. İnancın toplumsal düzeni sağlamak için evrilmesi oldukça mantıklı, benim gibi inançsızların hayatını kendi kendine anlamlı hale getirmesi gerekiyor. Dine inanmayı, sığınmayı isterdim ama mantığıma yatmıyor. Yine de araştırdıkça fikrim değişebilir bilmiyorum.
0
personaa
(02.09.23)
Ruha inanmıyorum. Bence zaten tüm dinlerin çıkış noktası insanların ölümden sonra hayat arayışları, buna bağlı olarak ruh kavramını geliştirmeleri. Ama bence ne ruh var ne de ölümden sonra hayat. Ölünce bilinç gidecek. Fişi çekilmiş bilgisayar gibi olacağız yani :)

Ölümden korkma değil de ben öldükten sonra yaşanacak olayları kaçırma korkum var. FOMO'nun ekstrem seviyesi gibi :d yani öldükten sonra ne kaçırmışsın tabii umrunda değil de ölmeden olabildiğince şeye şahit olmak istiyorum. Ölümden ziyade uzun ve acılı süreç yaşamaktan korkuyorum. Felç, depremde enkaz vs vs. Öyle bir ölüm yaşamadıktan sonra ölümle ilgili çok korkum yok.

Hatta yıllar önce yine sanırım burda bi soruya denk gelmiştim. Bir tuş var ve basarsanız tüm dünya bir anda yok olacak acısız bir şekilde, basar mıydınız diye. İlk okuduğumda 18 yaşlarındaydım sanırım ve niye basayım ya demiştim. Şimdi en azından basan niye basar onu anlayabiliyorum :d

Edit: çocukluktan beri tamamen pozitivist kafada, tüm metafizik konuları reddeden, bilim takıntılı biriyim. O yüzden ölü geldi, hayalet falan hepsi ya yalan ya halüsinasyon. Birinin 1 birinin 100 yaşinda ölmesi de enteresan bir şey değil. İnsan sadece neokorteks geliştirmiş, baş parmağını kullanabilen bir hayvan. Herhangi bir hayvan nasıl bebekken de ölebiliyor yaşlanınca da, bizde de durum farklı değil
0
nundu
(02.09.23)
hem de nasıl
0
estranged
(02.09.23)
Hayatı seviyorum ölmekten korkmuyorum acaba nolacak diye merak içindeyim :)

Bu akşam mistik bir kafadaysan andy weir'ın the egg diye bir öyküsü var, kurzesagt kanalı bunu 7 dakikalık bir animasyon haline getirmişti sana uygun
youtu.be

Türkçe altyazısı da var seçeneklerde
0
freebird5406_2
(02.09.23)
başlarda inançlıydım baya ahiret inancım da vardı haliyle. Ona hazırlık yapıyoruz zannediyordum.

sonra bir dönem dogmatik bilgilerimizin geçmiş yaşamlarımızdan geldiğini veya yaşadıklarımızın atalarımızın yaptığı şeyler yüzünden olduğunu falan düşünmeye başlamıştım.

yakın geçmişte de hiç bir inancım yok. bu tarz kurguların tamamen insan beyninden çıktığını düşünüyorum. kitleleri inandırabildiğin, mantığa yatırabildiğin kadar yayılıyor bu tarz düşünceler.

ölüme gelirsek, korkum değişken ya. bazen hiç korkmuyorum, sadece ben ölürsem üzülecek insanların üzülmesini düşünmek bir miktar üzüyor. Keşke ölümlere alışsak da kimse üzülmese.

bazen de geleceği görememek, son, bilinmezlik, hiçlik gibi şeyler korkutuyor.

ve de uçlarda da olsa, tamam dinlere inanmıyorum insan icadı olduğu için ama içimde bir yerlerde evrenin kendi kendine oluşması mantığını çok yatıramıyorum. Yani bir yaratıcı olmuş olabilir ve farklı bir gerçekliğe uyanabileceğimizin ihtimalini de bulunduruyorum.

Tabi bunun alışageldik öbür dünya tasvirlerinden farklı olacağını düşünüyorum eğer olursa da.
0
ananiyimioguz
(02.09.23)
Hiç mal varlığım yada borcum kalmadı bugün. Hiç korkmuyorum artık.
0
baldan kaymak
(03.09.23)
hiç umrumda değil. zerre korkmuyorum.
sadece çaresizce veya öleceğini bilerek ölmek istemiyorum. örneğin depremde bir enkaz altında kalıp ölümü beklemek gibi. veya yoğun bakımda bilinçli olarak kalmak, ölümü beklemek şeklinde olursa...
0
tabudeviren
(03.09.23)
Yunus emre'nin ruhunu cagirip muhabbet etmisler. Erol sayan anlatiyor. murat bardakci da az degil o da zamaninda katilmis 30 40 kere seanslara.

Ilginc bi muhabbet; youtu.be
0
brkylmz
(03.09.23)
jsgflkjhsdf hayatimda ilk kez olum korkusunu bu sabah 5te yasadim. normalde korkmazdim hic. optimistik bilimkurgu gorunce dun gece ters tepki yapti bende.

dindar degilim ruha da inanmiyorum o yuzden yok olacak olma fikri delirtti beni. ne hakla yani madem yok olucam neden varoldum.

mesela yetmedi, eger benim canim bu kadar kiymetliyse, diger canlilarin da oyle degil mi dedim. sabahtan beri et yiyemedim ki bir gun uzun bir sure. 2-3 gune et yemeye donerim ama hos degil.

bi tik da anne babama sinir oldum neden beni boyle bir sonucla randevulasmak uzere dunyaya getirdiler ki. bilmiyorum. korkunc. yok olma fikri bence cok aci bi sey
0
aguen
(03.09.23)
karanlıkta kalıp acı çekeceğimizi hiç düşünmüyorum. ölümden sonra bir bilinç-ruh devam eden bir süreç bence yok. var olduğuna inanıyor olmamız tamamen insan egosu ve dinlerin ölümden sonraki hayatı pazarlayarak çıkar elde etme stratjisi.

birkaç hayat yaşama da hindistandaki kast sistemi-sömürü düzeni. şimdiki hayatta sürünüyorsun ama sabret bak bir sonraki haytatta kral olacaksın yalanı.
0
orpheus
(03.09.23)
Caner taslaman ruh ölüm diye youtube ta aratinca guzel seyler var.
0
halk
(03.09.23)
olum anindan degil de olume giden yolun farkindaligindan korkuyorum. sanirim olumun kendisi bir daha uyanmayacagin bir uykuya dalmak gibi olacak. hissedecegimizi falan da sanmiyorum. ama mesela kanser oldun ve 3 ay icinde yavas yavas oluyorsun. hayatin muhasebesi falan. iste o kotu. veya enkaz altinda yavas yavas olmek...

olumden sonra bir sey olacagini sanmiyorum, ruha inanmiyorum. vegas'ta olan vegas'ta kalacak gibime geliyor. kainat, varolus bunlar askin kavramlar ve asil devam edenler bunlar olacak. biz bu karmasikligin anlik kopuklerinden ibaretiz gibi geliyor.

yani dalgali denizde olusan kopukler gibi. denizin kendisi devam ediyor ama olusan kopukler patliyor ve yerine yenisi olusuyor. sonsuza kadar devam eden bir bilinc fikri cok asiri absurd. asla patlamadan devam eden bir kopuk gibi. kaldi ki bilincimiz, benligimiz ve ben dedigimiz sey materyal dunya ile etkilesimler sonucu degisen, gelisen; dolayisiyla maddeden farkli bir varolus duzeyi olsa da bir yandan da nedensellik bagiyla onlara da siki sikiya bagli.

bazen yuksek farkindalik anlarinda, yalniz basima dusuncelere kapilmisken oha lan bir an gelecek ve butun bu bilinc olmayacak, ben dedigim bu seyin sonu gelecek diye anlik bir aydinlanma yasadigim oluyor. bu fikir bireysel olarak korkutucu tabi, ama hayatin karmasikligi bu korkunc gercekle yuzlesmemizi erteliyor. gercekten olumle yuzlesmeden olumle yuzlesebilecegimizi sanmiyorum. o yuzden bunlarin cogu laf. olumden korkmuyorum diyen adami elinin ayaginin bosalmasi ufak bir kazaya bakar.
0
antikadimag
(03.09.23)
Doğumdan öncesini hatırlamadığım için ölümün de aynı olacağını ve fişi çekilmiş bir makine gibi bir anda olmayacağım ve bunun da farkında olmayacagim.

Ben de yavaş yavaş ölmek ve olecegimi bilmekten biraz korkarim. Ama bir anda olsem bunda korkacagim tek sey esim, ailem ve yapamadigim şeyler olur.

Ne ruha ne farklı hayatlara inanıyorum. Farklı hayatlarin falan zenginlerin ve güç sahiplerinin şükür etmek, karla, öteki dünya gibi fakirleri kontrol altinda tutmak için çıkardığı şeyler olduğunu düşünüyorum. Başka dünya olmadığı inanilan bir düzende insanlar daha çok reaksiyon verirdi. Ya da şükür etmek gerekmediği zamanda. Bunlar hep işte topluluklarin kontrolu.
0
logisticsmanager
(03.09.23)
Hepimizin ortak bilincten geldigi ve ortak bilince gidecegimiz, bu dunyadaki gorevimiz tamamlanana kadar defalarca dunyaya gelecegimiz dogu felsefesinde fazlasiyla anlatilmis, deneyimlenmis ve kabul edilmis bir gorus. Ben de katiliyorum. 'Near death experience' yasarsaniz fazlasiyla huzurlu bir sure olacagini gorursunuz, o asamaya kadar aci cekip cekmeyecegimizi bilemeyiz. Kendi adima tam olarak Anita Moorjani'nin anlattigi gibi deneyimledim.
0
kassiopeia
(04.09.23)
Korkuyorum. Ölümsüz olmak istemem; ama uzun yaşamak istiyorum.
10 yıl kadar önce ölümün ucundan döndüm. Bilincim kapanmadan önceki son anlarda en büyük endişem "ya Tanrı yoksa, ya her şey bitiyorsa" kaygısıydı. İnançlı bir insanım; ölüme o kadar yaklaşmışken şüpheye düşmek çok ilginç gelmişti sonradan. Genelde tam tersinin olacağı farz edilir.
0
auroraaurora
(04.09.23)
evet olumden korkuyorum ciddi sekilde. Olumden sonra nasil bir ortama gidecek olursam olayim olumden korkarim. Normal olan olumden korkmaktir zaten bana sorarsan.

Yani su hayaytimda olumden daha cok korktugum bir sey yok, bununla kiyaslanabilecek bile bir korkum yok.
0
stavro
(04.09.23)
ölü olmaktan korkmuyorum.

ölüm sürecinin kendisinden, öldüğümde sevdiklerimin yaşayacağı üzüntüden çok korkuyorum ama. çaresi olmayan bir hastalığımın olması, 3-5 ay veya 1-2 yıl sonra öleceğimi bilmek; arkamda bırakacaklarımın yaşayacağı acılar... bunun kadar ürkütücü, perişan edici çok az şey var bence. bu cepte.

ama "ölüp gitme" fikrinden korkmuyorum, zaman zaman özgürlük ve güç verici nitelik taşıdığını bile söyleyebilirim benim için. düşünsene türlü türlü şey. gurur, kibir, aşk, meşk, geçim sıkıntısı, şu, bu... bir gün geliyor zort. üstüne toprak atıyorlar, artık yoksun. baybay. bitti gitti. şahane bi olay bence.
0
mark greg sputnik
(04.09.23)
(5)

Memur olmak

dissendium
Merhaba arkadaşlar. Bir kariyer sorum var. 30 yaşında makine mühendisiyim. Bir fabrikada çalışıyorum. Cumartesi de işe gidiyorum ve dinlenemiyorum istediğim şekilde. Memurluk çalışma saati ve günü olarak istediğim gibi. Ama özelde tecrübe kazandıkça sorumluluğum, maaşım artıyor. Bir haftaya yakın ür
Merhaba arkadaşlar. Bir kariyer sorum var. 30 yaşında makine mühendisiyim. Bir fabrikada çalışıyorum. Cumartesi de işe gidiyorum ve dinlenemiyorum istediğim şekilde. Memurluk çalışma saati ve günü olarak istediğim gibi. Ama özelde tecrübe kazandıkça sorumluluğum, maaşım artıyor. Bir haftaya yakın üretim müdürlüğü tecrübem bile oldu. Bölümümde genelde Doğu'da yer oluyor. Kocaeli'de yaşıyorum. İzmir, Antalya falan olabilir ama kalkıp Kars'a gitnek bana mantıksız geliyor. Kısaca hem memur olmak istiyorum hem memur olmak istemiyorum. Bu da Kpss motivasyonumu düşürüyor. Ne yapmam mantıklı sizce? Kişisel bir soru olduğu için gönül işlerinde açtım. Sağ olun. Son olarak DHMİ gibi yerler için kafam yetmez. 98 falan alamam. :D
0
dissendium
(01.09.23)
seni tanimadan kimse bu cevabi veremez bence, bugun kitapta okudum insanlar genelde ne istemedigini bilirler ve ne istedikleri hakkinda fikirleri yoktur diyor. bir seyler benim istedigim gibi olsun ama ben karar vermeyeyim gibi. iliskiler de boyle ne istiyorsun diye sorulunca cevaplar biri olsun ben soylemeden ne istediklerimi bilsin ona gore davransin seklinde oluyor. ve dogal olarak umduklarini bulamiyorlar.

kisaca oturup ne istemedigindense ne istedigine odaklanman en iyisi olur bu mu su mu olsun diye dusunmeden. ihtiyacini buldugun zaman soyledigin motivasyon kaybi yerine strateji gelistirmeye daha kolay baslarsin istediklerinle ilgili. yoksa su soyle boyle diye alinan motivasyon pek kalici olmuyor.
0
gule gule
(01.09.23)
Şu hayatta isteyeceğim son şey.
Ama kişiden kişiye değişir. Misal annem bir daha dünyaya gelirse memur gelecekmis.

Hocam ben senin milyon tane farklı fikrini gördüm, gule güle dediği gibi ne istediğini bulup ona odaklanman lazım.

Yani şu anki çalışma sartina bakarsak zaten ne yaparsan daha iyi olacak gibi de benim memur gibi çalışan fabrika tanidiklarim var. Onlara sorsan banane derler misal. Yani biraz bulunduğun konum ile alakalı. Sallıyorum bugün mercedes'te calissan eminim "memur mu olsam" demezsin.

O yüzden biraz düşün; kariyer istiyorsan bunun gerekliliklerini yerine getir ve su an çalıştığın yerden kacmaya bak. Yok kafa rahat olsun diyorsan da memurluk dene ama memurluğun olayi tabiki garip sehirlere gitmek, üstlerinde garip tiplerin olması ve torpille gelmeleri vs demek. Bunlara da hazır ol.
0
logisticsmanager
(01.09.23)
Memurum. Çalışma koşulları gerçekten rahat ama o bedeli bir şekilde ödüyorsun. Ya ağrıya giderek, ya istanbulda maaşının yarısını kiraya vererek. Rahat, sakin, yormuyor ve memnunum ama paranın yetme olasılığı yok yani eskisi gibi değil memurluk da. Ben mesleğimdeki yığılma sebebiyle mecbur seçtim. Ya asgari ücretle günde 25 saat çalışacaktım ya da memurluk. Aileden falan bi destek de olmayınca mecbur. Kısacası az maaş ve sakin hayat da insanı bi süre sonra sıkıyor 50 yaşında olsam neyse de insan çabasının sonucunda hiçbir maddi karşılık almayınca motive olamıyor. Yl yapmaya başlıcam mesela, doktora falan da istiyorum. Ee sonuç cebime fazla 1 kuruş girmeyecek. Tatil önemli tabi ama para olmayınca boş vaktin çok bir anlamı var mı emin değilim
0
personaa
(01.09.23)
ben de 30 yaşında kamuda mühendisim. özele göre çok rahat olduğuna hemfikirim ancak hem maddi hem manevi tatmin açısından düşündüğüm kadar uygun bir yer değil. sizin yerinizde olsam yurtdışı kovalardım
0
gizemli dede
(01.09.23)
memurluk artık yapılacak iş değil. maaşı yerlerde. yükselme imkansız. sen 2 senede özelde müdür olursun devlette 20 senede şef olamazsın.
0
sizofren06
(08.09.23)
(4)

Bugün Benim Doğum Günüm

infernalcadre
8. Geleneksel Ekşi Duyuru Doğum Günü Kutlama Törenine hepiniz hoşgeldiniz.Diğer senelerde olduğu gibi, bana hediye vermek isteyen sevgili arkadaşlarım aşağıdaki linklerden bağış yapabilirler veya sadece buradan iyi dileklerini iletebilirler. Teşekkürler. Sevgiler.LÖSEV: https://www.losev.org.tr/bagi
8. Geleneksel Ekşi Duyuru Doğum Günü Kutlama Törenine hepiniz hoşgeldiniz.
Diğer senelerde olduğu gibi, bana hediye vermek isteyen sevgili arkadaşlarım aşağıdaki linklerden bağış yapabilirler veya sadece buradan iyi dileklerini iletebilirler. Teşekkürler. Sevgiler.

LÖSEV: www.losev.org.tr
TEMA: www.tema.org.tr
TEGV: tegv.org
0
infernalcadre
(01.09.23)
TEGV’e bağışımı yaptım. Doğum gününüz kutlu olsun, mutlu yaşlar <3
0
ruhen hastayim ben
(01.09.23)
Nice yıllara, pastalar benden:
www.google.com
0
halanne
(01.09.23)
Dgko
0
2027
(01.09.23)
Mutlu yıllar.
0
aydogank
(01.09.23)
(4)

Severek ayrılmak

personaa
Severek ve sevginin ilişkiyi ayakta tutmak için yeterli bi sebep olmadığını düşünerek bitirdiğiniz sağlıksız ilişkilerin ardından, zaman geçtikçe doğru karar verdim içim rahat diye mi düşündünüz? Yoksa içinizde bir ukte kaldı mı ya da keşkeleriniz oldu mu?
Severek ve sevginin ilişkiyi ayakta tutmak için yeterli bi sebep olmadığını düşünerek bitirdiğiniz sağlıksız ilişkilerin ardından, zaman geçtikçe doğru karar verdim içim rahat diye mi düşündünüz? Yoksa içinizde bir ukte kaldı mı ya da keşkeleriniz oldu mu?
0
personaa
(31.08.23)
Evlendim çocuğunm oldu. Yıllar geçti. O evlendi. Hala kararimin arkasındayım. Doğru bir karardi ayrılmamız. Hala da içimde uktedir kendileri. Hala acaba demekten kendimi alamıyorum.
0
allah yazdiysa bozsun
(01.09.23)
Bir buçuk ay önce tam da bu hislerle ilişkimi sonlandırdım. Onu, bile bile sağlıksız bir ortamın içinde bulundurmanın ileride daha fazla sorunlar doğuracağını düşündüm.

İlk günler/haftalar pek takmıyordum. "Tamam bitti. Hayırlısı böyleymiş" diyordum ama son birkaç gündür düşündükçe hep kendimi suçluyorum, "Doğrusu bu muydu?" diye. Daha farklı olabilir miydi, bilemiyorum açıkçası.
0
deveyidiken
(01.09.23)
Uktenin kralını yaşıyorum, sırf benden daha iyi birine layık hayatı daha iyi olabilir diye severek ayrıldım oda öyleydi, sonuç olarak şuan konuşsam yine birlikte oluruz 2 yıl geçmesine rağmen bu süreçte biriyle de tanıştım ama onun gibi tutmadı maalesef bu kişiden de aayrılmayı düşünüyorum çünkü çekilmiyor. Keşke seçimleri ben yapmasaydım da devam etseydik o bitirseydi diyorum çoğu zaman .
0
madurumdamadurum
(08.09.23)
ukte show tabii ki
0
ineffablebeam
(13.09.23)
(12)

30 vs 55 yaş ilişkisi?

ikiicidisibirkisi
nereye varır sizce?30 e 55 k bu arada.muhteşem bir çekim var arada fakat kültürel kodlar sorgulatıyor insanı.iki tarafta kendisini zoraki frenliyor bir yıldır fakat ilgi değişmiyor.
nereye varır sizce?

30 e 55 k bu arada.

muhteşem bir çekim var arada fakat kültürel kodlar sorgulatıyor insanı.

iki tarafta kendisini zoraki frenliyor bir yıldır fakat ilgi değişmiyor.
0
ikiicidisibirkisi
(31.08.23)
tersi belki.
30e de sıkıntı var bence. kendini bi sorgulasın.
0
nuisance
(31.08.23)
30e yokluk içinde ve kendini çekim mekim diye kandırıyor bence.

Ek olarak, 10 sene sonra 55k resmi olarak yaşlı sayılacakken, 30e'nin yaşlı sayılması için önünde hala 25 sene daha vakti olacak. kararı siz verin artık.
0
synesthesia
(31.08.23)
Etrafımda böyle iki ilişki var, birinde kadın sanırım 15 yaş kadar büyük, diğerinde sizin yaş farkı civarında. Her iki çift de yıllardır beraber ve mutlular.

Yaş farkı, özellikle bir taraf 24-25'in altındaysa (çünkü beynin gelişimi 20'lerin ortalarına kadar sürüyor) güç dengesi olmayan bir ilişkiye varabiliyor ama 30 yaşında insan ne istediğini, neyi çekici bulduğunu bilecektir. İki tarafın beklentileri, hayatları uyuşuyorsa kime ne?
0
kobuzchu kiz
(31.08.23)
Kime ne konusunda kobuzchu kizla hemfikirim.
Ancak, iki tarafı birbirine bağlayan, para, kariyer gibi bir etken yoksa,
Ya da hayata bakış konusunda neredeyse yüzdeyüz hemfikir değillerse, aynı çatı altında bir seneden fazla yürüyeceğini sanmıyorum.
Çekim falan denilen şey bir anlık heves bence.
0
Tina
(31.08.23)
Saygısızlık etmek istemem ama cevabını bildiğiniz bir soru sormuşsunuz. Cevabı siz biliyorsunuz bence. İyice düşünüp size göre doğrunun ne olduğunu bulun ve onu yapın derim. Bol şans.
0
bhhs
(31.08.23)
5 sene sonra cevabı daha net olur. 1-2 yıl iyi bir benchmark değil bence.

Yaş farkı olsun 5-6 tamam ama daha üstü makul gelmiyor bana da. Aynı zamanın yolcusu olmak gerek gibi.
0
baldan kaymak
(31.08.23)
Kadın 25 yaşındayken erkek daha yeni doğmuş. “Merak” ettiğiniz deneyimleri yaşayın. Sonra zaten olmayacağını siz göreceksiniz.
0
andy kaufman
(31.08.23)
Kültür dediğine göre yabancı. Bunu evlilik yoluyla vatandaşlık almak isteyenler yapıyor. Boşanmayla sonuçlanır.
0
dissendium
(31.08.23)
Merhaba, yaşamadan bilemezsiniz. Toplumsal ahlaki yargılar, bir yerlerde yüzleşmek durumunda kalabileceğiniz bir gerçek. Özel alanlara saygı, böyle bir yargıyla karşılaştığınızda vereceğiniz tepkiler, vb. konuları çiftler birlikte konuşmalı düye düşünüyorum.
0
from where i ride
(31.08.23)
muhtemelen linçleneceğim lakin cinsiyetten bağımsız olarak arada 25 yaş yaş farkı olan bir ilişkide ama duygusal ama maddi ama fiziksel mutlaka bir istismar vardır. istismar rıza inşaası, manipülasyon, duygusal zayıflık ve açıklıklardan faydalanma vb. konuları da içerir. insanlar bunu bilinçli yapabildikleri gibi tamamen kendi şema örüntülerine bağlı olarak farkında olmadan da yapabilirler. kültürel kodlar, toplumsal normlar falan değil bahsettiğim şeyler.

belli ki arada gayet dürtüsel bir fiziksel çekim var, bunun da temelinde yine psikolojik etmenler yoksa ben de phoebe değilim. salt seks belki ama ilişki bence nein.
0
Phoebe
(31.08.23)
evlenilmeyecekse neden olmasın bir süreliğine
0
gizemli dede
(31.08.23)
Bunun tersini deneyimlemiş biri olarak cevap vereyim.
Gittiğiniz her ortamda garipseyen, hatta tiksiniyormuş gibi bakışlarla karşılaşacaksınız.

Birbirinizin arkadaş ortamına adapte olamayacaksınız. Yadırgayacak yadırganacaksınız. Sonuçta asosyalleşeceksiniz.

Ailelerle ilişki biraz anormal olacak. Abisine Abi deseniz olmayacak 'çocuğum bakar mısın' deseniz hiç olmayacak.

Genç olanın enerjisi yaşlı olanı yoracak.

Yolda eski bir arkadaşını göreceksin, Tanıştıramadan gelen 'Oğlun mu?' sorusu bir anda ortamı buz gibi yapacak.

Otel resepsiyon işlemleri hep kabus olacak.

İnsanoğlu bir başına değil. Sosyal bir canlı. Hep etkileşim halindesin ve en azından bakışlarla senin mutluluğunu engelleyebiliyorlar.
0
Mirket
(31.08.23)
(17)

hesabı ödeyip fişi göstermek

emenius sleepus
bu aralar dateleştiğim biri var. daha ikinci kez buluştuk. çok da pahalı olmayan bir şeyler yedik. neyse sonra hesap masaya gelmiyormuş, gidip ödememiz gerekiyordu. ben de ben öderim dedim ama o yok ben ödeyeceğim yaptı. ben de çok üstelemedim bu sefer çünkü önceki buluşmamızda da ben ödemiştim. öde
bu aralar dateleştiğim biri var. daha ikinci kez buluştuk. çok da pahalı olmayan bir şeyler yedik. neyse sonra hesap masaya gelmiyormuş, gidip ödememiz gerekiyordu. ben de ben öderim dedim ama o yok ben ödeyeceğim yaptı. ben de çok üstelemedim bu sefer çünkü önceki buluşmamızda da ben ödemiştim. ödemeyi yaptı sonra geldi fişi bana verdi al diye. o an aklımdan hicbir şey geçmedi hatta bir saniyeliğine komik bile buldum, sonra unuttum gitti. ama eve gidince fişe baktım ve garibime gitmeye başladı.

şimdi bu kişi bu hareketi sizce öylesine mi yaptı? yoksa bunun altında anlam aramam gerekiyor mu? yani bak hesabı ödedim vurgusu mu yapmaya çalıştı sizce? ne yapardınız böyle bir durumda, bu kişiyle tekrar buluşur muydunuz?
0
emenius sleepus
(30.08.23)
bu kadar odedim bak demek istemis herhalde.
farkinda olmadan bile yaptiysa cok ayip bir sey. ben daha gorusmezdim.
0
Kittie
(30.08.23)
Kac paraydi ki hesap? 2000 lira geldiyse acisini paylasmak istemistir belki :)
0
brkylmz
(30.08.23)
Valla belki çoğu insan için ilk günlerde böyle şeyler yapılması ayıp geliyordur ama bence tam tersi ilk zamanlar para konusunda hassas olmak daha iyi. Neye ne kadar ödediğini bilmek isterdim ben de şahsen.

Belki hiçbir şey düşünmeden vermiştir, belki görün diye vermiştir, belki ödeyin diye ima etmiştir ya da belki tamamen gevezelik olsun diye yapmıştır o anı yaşayan sizsiniz sonuçta, siz bilirsiniz. Bu kişinin karakterine bağlı bu.
0
akhenaten
(30.08.23)
Cok sacma bence. Diger ozellikler mukemmel degilse ben muhtemelen date seviyesinde devam etmezdim. Hesabi bolusmek istiyorsa, fazla geldiyse falan acikca soylesin. Bu ne boyle ergen gibi.
0
hot potato
(30.08.23)
Cok saçma ve yanlış bi hareket. Eger diger her bakimdan gayet iyiyse, ben amacını sorar, ikna edici bir şey (gayri ihtiyari olmustur belki bilemiyorum) duymazsam iletişimi keserdim.
0
nic cage
(30.08.23)
İlginçmiş.
"Kesinlikle ayrılmalık" bir olay değil ancak sebebini ben de merak ettim.
0
etna
(30.08.23)
fişi mi verdi yoksa adisyonu mu?
yani üzerinde sadece tutarın yazdığı slip fiş kağıdı verdiyse çok saçma, bak ne kadar girdi der gibi olmuş. çok ayıp bir şey.
ama adisyonu verdiyse bir nebze anlaşılır. yine saçma olur gerçi ama belki fiyat tahmin ettiğinizden farklı gelmiştir, yemekte de bunun muhabbetini yaptıysanız belki göstermek istemiştir, bilemedim.
0
abelardo
(30.08.23)
Bana da gerçekten çok ilginç geldi. Aklıma gelen ise fiyatlar yüksekti hanımefendi buna serzeniş etmek istemiş olabilir gibi geliyor.
0
drako
(30.08.23)
@drako ben kadın tarafıyım, beyefendi yaptı bu hareketi bana.
0
🌸emenius sleepus
(30.08.23)
yani seni ödediğin hesap kadar bende ödedim ödeştik demek istemiş olabilir.
aklına ben daha çok ödedim sen daha çok ödedin gelmesin diye bişeyler düşünmüş olabilir
0
basond
(30.08.23)
Türkiye'de 2 kişilik hesap ödemek büyük masraf. O yüzden ödeyen kişiyi rahatsız etmiş olabilir. Dışarıda yemenin oldukça ucuz olduğu bir yabancı ülke şehrinde yaşıyorum. Buna rağmen herkes kuruş hesabı yapıyor.
0
roe
(30.08.23)
7 yıllık evlilik dahil ilişkim de eşim hiç hesap ödemedi. Boşandıktan sonra anladım ben nasıl salak yerine konduğumu. Siz konmayın. Önceki bıluşmada ben ödedim diyen sizsiniz ve buna rağmen bu muameleyle karşılaştınız. İnanılmaz.
0
andy kaufman
(31.08.23)
Yol yakınken ayrılırdım ben. Sevmiyorum bu tür hareketleri.

Date'e devam da edilebilir seviyorsam bi tabi ama buraya bir soru işareti koyardım ben.
0
baldan kaymak
(31.08.23)
nerden buluyorsunuz bu tipleri merak ediyorum.
ilk bulusmalarda yapilacak bir davranis degil bu, normalde de degil ama o artik sizin iliskinize bagli.
fisi alip ne yapacaksin ki?
fis hala duruyorsa parayi öde, yol ver. :D
0
durgunfoton
(31.08.23)
Valla ben ki ikili ilişkilerde paranın hep lafını yapmış birisiyimdir.

Yani bölüşelim, bu seferlik sen öde, bütçem kalmadı şu an vs vs. gibi.

Hesap kitap da çok yaparım. Ama karşımdaki insan zaten ona göre davranıyorsa lafını bile etmem. Veya hesap yapmayı gerektirmeyecek çoğunlukta cebimde para varsa yine etmem. Ama huydur hesap yapman gerekiyorsa karşıya da yansıtabilirsin yani erkek şöyle cömert olsun böyle cömert olsun deyip de asıl hesabı kendileri yapan kadınlardan da hiç haz etmiyorum. Kendisi de öyle olsun o zaman.

Neyse yine de öyle ödeyip de bunu göze soktuğumu hiç hatırlamıyorum. Eğer o amaçla yapılmış bir şey ise, ödeme daha iyidir yani bence bir kadının gözünde. Çok saçma geldi bana bile.

Ne amaçla olduğunu da anlamadım yani acaba hani üstündekileri eşine verirsin ya cüzdan kart falan onun gibi düşünüp mü uzattı veye çöp kutusu olarak görüp elinize mi tutuşturdu yani hasbelkader mi gelişti yoksa başka çirkin bir çaba mı var ben de anlayamadım valla.
0
ananiyimioguz
(31.08.23)
altinda bir sey aramak istemedim acikcasi, cunku sacma bir hareket olmus. acaba fis/fatura toplayan biri misiniz? bu nedenle yapmis olablir mi?
cok sacma cunku, boyle bir nedeni olmali.
0
65 derece
(31.08.23)
bence rezil bir şey. bazen sadece küçük bir hareket bir insanın yanlış olduğunu anlamak için yeterlidir bu da o türden bi hareket bence.
0
melodramaticfool
(02.09.23)
(4)

Yanlış anlaşılmaktan nefret etmek

logisticsmanager
Bugün bir toplantıda Amerika'daki ic tedarikcinin sap yapisina bakiyorduk (konu bir sipariş ile alakalıydi).Ben de bpi rolu de var satinalma konusunda, hayatımda ilk defa böyle bir sistem gördüm çok garipti diğer fabrikalara oranla. Ondan soru sordum bir 4-5 tane ve bunu nasıl sorun çıkarmadıgini fa
Bugün bir toplantıda Amerika'daki ic tedarikcinin sap yapisina bakiyorduk (konu bir sipariş ile alakalıydi).
Ben de bpi rolu de var satinalma konusunda, hayatımda ilk defa böyle bir sistem gördüm çok garipti diğer fabrikalara oranla. Ondan soru sordum bir 4-5 tane ve bunu nasıl sorun çıkarmadıgini falan merak ettim(ki çıkarıyor gördüm). Ki çok merak eden biriyim (rolun de getirdiği bir olay) haliyle tedarikcilerin yapisini anlamayi seviyorum. Onenote'ta not falan ediyorum ileride soru olursa bakarım diye.

Toplantı sonrasi müdür biraz yanlış oldu lesson learned olarak, ben seni tanıyorum ama karşı tarafa biraz islerini sorguluyor gibi oldun, dikkat et bir daha dedi. Ki ben de fark ettim zaten sorduktan sonra bir noktada kadın "onu bizim sc hallediyor merak etme" dedi.

Kadına mesaj attim teamsten kusura bakma ben tedarikçi sistemini anlamayi severim rol gereği, amacım calisma yönetiminizi eleştirmek değildi diye.

Kadının öyle anlamasi normal ki müdür daha söylemeden ben dedim zaten öyle anlaşıldığını.

Ama kafama takıldı yani, kadin da cevap vermedi daha. Hiç sevmiyorum yanlış anlaşılmayi. Bir kere de birine bir mail cevap verdim, özür diledi. Sonra ben kızdan özür diledim mesajimi tekrar okudum pasif agresif gibi geliyor ama öyle değil bir sıkıntı yok diye. Bunda da kafama takmıştım.

Ama misal sirkette beni sevmeyen var ya da bana direkt tonda konusan insan var. Hiç umrumda olmuyor o. Iki saniye bile aklimda kalmaz.

Ama yanlış anlasilmak çok canımı sıkıyor. Var mi benim gibi bunu kafaya takan?
0
logisticsmanager
(28.08.23)
Aradığın destek bu değil ama; lisede bile kalem kutumun üstünde yanlış anlasilmaktan nefret ediyorum yazmıştım ergenlikte xd

Merakla ilgili, konu şirket olmasa da çok benzer şeyler yaşıyorum
0
abuzer
(29.08.23)
Çok takarım, eskiden daha da takardım. Yanlış anlaşılmanın azalması için kullandığım iki metod var:
1) Kısa basit cümleler kurmak, ama karşı taraf sormadıkça detay vermemek. Fark ettim ki ben detaylı konuştukça karşı taraf daha fazla alt metin okumaya çalışıyor
2) Sizin durumunuzdaki gibi yanlış anlamaya yol açabilecek durumlarda (tecrübe arttıkça nerelerden gol yiyeceğimi tahmin ediyorum) daha başında "anlamak için soruyorum" ya da "sırf merakımdan soruyorum" diyerek sorulara başlamak.
Hiç takmasam daha iyi ama bu da benim karakterim.
0
SiyamkedisiZorro
(29.08.23)
SiyamkedisiZorro - 2) Sizin durumunuzdaki gibi yanlış anlamaya yol açabilecek durumlarda (tecrübe arttıkça nerelerden gol yiyeceğimi tahmin ediyorum) daha başında "anlamak için soruyorum" ya da "sırf merakımdan soruyorum" diyerek sorulara başlamak.
+1

1-2 sorudan fazlasina giriyorsaniz mutlaka "tedarikçi sistemini/farkli kurgulanmis sistemleri anlamayi severim rol gereği o nedenle bu derece soruyorum" "hem bu sekilde olunca iki tarafli islerimiz kolaylastigini dusunuyorum" diye aciklayin ve gulumseyin :) hatta gereksiz saka falan yapin, yumusatin.

evet ben de takiyorum.
0
65 derece
(29.08.23)
Hocam, bazen özür dilemek de bence yanlış gibi oluyor. Yani siz o kadar kişi arasında bozmuş gibi olmuşsanız sonra da sadece o kişinin bileceği şekilde özür dileyince tam olarak özür dilemiş gibi olmuyor.
Ama bana kalırsa merak ettiğiniz bir şeyi ve zaten yanlış olduğunu da fark etmişsiniz dediğiniz için kafaya takmayın. İş dünyası bu.
0
sevilen progressive türkücü
(03.09.23)
(13)

Hanımla mangal?

giovanne
2 kişi çok mu sıkıcı olur? öyle sabahtan akşama kadar duralım demiyoruz da akşama doğru 2-3 saat mangal peşine semaver takılalım diyorum.
2 kişi çok mu sıkıcı olur? öyle sabahtan akşama kadar duralım demiyoruz da akşama doğru 2-3 saat mangal peşine semaver takılalım diyorum.
0
giovanne
(28.08.23)
Eşinizin kişiliğine bağlı tamamen... Uyum sağlıyorsa hoşça geçer vaktiniz.
0
yadigar
(28.08.23)
neden sıkıcı olsun anlamadım.
0
sizofren06
(28.08.23)
Neden sıkıcı olsun anlamadim. Biz bahçede yapıyoruz konuşuyoruz yani. Zaten mangal bahane yani, maksat vakit geçirmek.
0
logisticsmanager
(28.08.23)
valla ben sabahtan akşama yapsak da sıkılmam. kişiye göre değişir.
0
axl
(28.08.23)
Ben de be neden sıkıcı olacağını anlamadım. Yani önemli olan vakit geçirmek sonuçta ikinizin de sevdiği bir şeyse neden sıkıcı olsun.
0
akhenaten
(28.08.23)
Bahçe değil de, bir piknik alanına gideceğiz normalde herkes kalabalık geliyor biz de daha önce kalabalık gittik. Sıkıcılık kısmı millet etrafımızda yok okey yok voleybol derken bizim böyle takılmamız sıkar mı diye düşündüm :)
0
🌸giovanne
(28.08.23)
yapilir, sikici olmaz
0
fakyoras
(28.08.23)
Açıkçası ben mangal deyince kalabalık ararım.
Hanımla 2 kişi bahçede yapıyorduk güzeldi.
Bir yere gidip de hiç 2 kişi yapmadık.
Ama piknik, balık tutma, çadır kurma vs yaptık farklı günlerde.
Bu tarz şeyler yapıyorsanız mangal da yapılır neden olmasın. Sadece 2 kişi için uğraştırdığına değmeyebilir.
O tarz kısa ve az kişili planlarda yemeği yanında götürüp sermek daha pratik bence.
Semaver çok uğraştırmaz ama o güzel olur.
0
ananiyimioguz
(28.08.23)
Mangala hep karı koca gidiyoruz, o yakmakla uğraşırken yardım ediyorum ama genelde dolanıp hazıra konuyorum :) her şeyi o yapıyor çünkü bundsn zevk alıyor. Ben de burnumu sokmuyorum. Toplu mangalın keyfi ayrı ama başbaşa da başka güzel, özellikle dere kenarı falan olursa
0
gadlemler
(28.08.23)
başbaşa da eğlenceli olur gayet. Sohbet, müzik dinlemece derken gayet keyifli. Biz mangal yapmıyoruz ama pikniğe gidiyoruz birlikte. illa oyun istiyorsanız scrabble alabilirsiniz yanınıza mesela.
0
fraise
(28.08.23)
Evde hanımla sıkılıyorsan piknikte de sıkılırsın :D komik bi soru olmuş ya.
0
elorelia
(28.08.23)
Normalde sıkılmıyorsanız mandalda hiç sıkılmazsınız hocam. Kamp vb takılırken biz çok keyif alıyoruz
0
kondansator
(28.08.23)
Niye sıkıcı olsun ki? Tavla da alın yanınıza. Miss
0
SiyamkedisiZorro
(29.08.23)
(8)

uyandıktan sonra ne yapıyorsunuz?

ikiicidisibirkisi
mesainiz öğleden sonra 13.30 civarı başlıyor diyelim.siz de ortalama 09.00 gibi uyanıyorsunuz. sonra ne yapıyorsunuz?sabahın getirdiği yüksek enerjiyi harcamak için hiç bir şey uygun değilmiş gibi geliyor bana.o enerjiyi yanlış harcarsam öğleden sonrası için hiç enerjim kalmayacakmış gibi hissediyor
mesainiz öğleden sonra 13.30 civarı başlıyor diyelim.

siz de ortalama 09.00 gibi uyanıyorsunuz. sonra ne yapıyorsunuz?

sabahın getirdiği yüksek enerjiyi harcamak için hiç bir şey uygun değilmiş gibi geliyor bana.

o enerjiyi yanlış harcarsam öğleden sonrası için hiç enerjim kalmayacakmış gibi hissediyorum.

nedir sizin bu konuda çözümünüz?
0
ikiicidisibirkisi
(28.08.23)
sabahın getirdiği bi enerji bünyemde zaten yok. mesaim 13.30'da başlasa 11'den önce uyanmazdım. Bi saat evde takılıp hazırlanıp işe giderdim zaten onda da.

Ama hadi 9'da uyandığım ve 13.30'da işe gideceğim bir senaryo hayal edeyim. Yine bi şey yapmazdım ama herhalde. Bi şeyler oynar ya da izlerdim işe gitmeden önce en fazla.
0
nundu
(28.08.23)
Valla normalde yürüyüş- koşu derdim ama saat 9 bunun için geç, sıcak olur ekstra. Daha erken kalkmaya çalışırdım ya da 9'da kalktıktan sonra evde spor vs yapar sonra kişisel gelişim için kendi çalışmalarıma bakardım.
0
Amaranta ursula
(28.08.23)
Evden calisirken sabah yuruyuse cikardim bazen veya cikasim yoksa evde spor yapardim. O da yoksa kahve icip guzel bir muzik acip kitap okurdum. Hybrid’e gecip yine bunu yapma hayalim var :)
0
mor oje
(28.08.23)
en guzeli spor. evde, disarda, salonda nerede olursa. Hatta azicik daha erken kalkabilirseniz cok iyi olur.
benim mesaim 9'da basliyor ama full evden calisiyorum ve bu aralar is yukum oldukca az bu nedenle 45 dakika kendime ayiriyorum ve normalde yuzyuze yaptigimiz dersleri, hocam tatilde oldugundan dolayi online olarak sabahlari yapiyoruz. Gunun gerisi de enerjiniz kaliyor merak etmeyin. Ilk baslarda zor gelebilir ama en azindan haftada 2-3 gun ile baslayin, farki goreceksiniz.
0
65 derece
(28.08.23)
spor yapmak enerjiyi artırıyor bence, eğer düzenli bir şey yapamam diyorsanız çıkıp yürüyebilir, temiz hava alabilirsiniz 1 saat boyunca.
0
noxie
(28.08.23)
Ben haftasonu sabah uyanip oglene doğru spora giderim. Çalışma saatim sizin gibi olsa 10-10.30 gibi spora giderim. Sonra yemek ve ise baslama olur.
0
logisticsmanager
(28.08.23)
Bir dönem 1e doğru işe gidiyordum. Sabah 9 gibi kalkıp deniz kenarında yürürdüm, işe yakın parkta gazeteyle kahvaltı ypardım, kulaklıkla müzik dinlerdim vs.
Banka işlerim olursa hallederdim. Daha çok kendime vakit ayırırdım.
0
gadlemler
(28.08.23)
Şu vahşi sıcaklar geçsin, bir yürüyüş, duş kahvaltı derken 13:30 olur zaten.
0
SiyamkedisiZorro
(29.08.23)
(11)

Evlilikte parasal mevzular

sacrilegious
Açıkça sormak istiyorum: evlilikte parasal mevzular nasıl oluyor? aslında biz sevgiliyken ortaklaşa ödüyorduk bir şeyleri hep. 1 ay önce evlendik ben işi bıraktım ve onun işi sebebiyle başka bir ülkeye taşınıyoruz. Birikimimle okul ücretini ödeyeceğim. Onun dışında ekstra harcayacağım bir birikimim
Açıkça sormak istiyorum: evlilikte parasal mevzular nasıl oluyor? aslında biz sevgiliyken ortaklaşa ödüyorduk bir şeyleri hep. 1 ay önce evlendik ben işi bıraktım ve onun işi sebebiyle başka bir ülkeye taşınıyoruz. Birikimimle okul ücretini ödeyeceğim. Onun dışında ekstra harcayacağım bir birikimim yok. Şimdi nasıl olacak peki? Eşime bunu direkt soramadım. Nasıl soracağımı bilemedim yani. Onun maaşı yatacak her ay. Ben mesela babadan harçlık alır gibi kocamdan her hafta para mı isteyeceğim :( Ya da bana kartını mı verecek? Sizde nasıl olurdu bu durumda?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(28.08.23)
Eylül'de aynı durumda olacağız, eşim master yapacak ben iş bulacağım henüz iş de yok :D

Ortak hesap açabiliriz, olmadı birikimleri biraz biraz orada açacağımız hesaba aktarırız planlı şekilde çok açılmadan harcarız. Avrupa'da Revolut app vs. kullanılıyor diyorlar iki farklı kişiye aynı kredi kartı giriliyorsa gireriz veya illa deposit gerekiyorsa ara ara ikimize de deposit ederiz biz. Düzgünce konuşup planlamak lazım ama.
0
nhk ni youkosu
(28.08.23)
Ortak hesap +1. O açılana ve debit kartları gelene kadar da revolut hesap açıp apple paye ve bir bankaya(maas hesabının oldugu) baglayabilirsiniz. O durumda maaşı olan kendi revolutuna para yukleyip diger eşe anında gonderebilir. Bizde alışverişten sorumlu kişi digerine benim revolutta kalmadı para diyordu, digeri de birkaç hafta yetecek miktarı gonderiyordu.
0
ayheytmayselfenvanttuday
(28.08.23)
Ortak hesap en güzeli, diğer türlü gerçekten harçlık alıyor gibi hissedersiniz. Umarım siz de kendimize uygun bir iş kapısı yaratabilirsiniz
0
kondansator
(28.08.23)
Ortak hesap +1

Eşimin bana oranla cüzi bir geliri var ama ortak hesap yapıyoruz.
0
logisticsmanager
(28.08.23)
evlilikte en önemli şey açık iletişim bunu direkt eşinle konuşman gerek, ona direkt anlat kafandaki soru işaretlerinden de bahset
0
mysql34
(28.08.23)
bizim ortak hesabımız yok ancak ortak kredi kartımız var. ay başı maaşlar yatıyor kredi kartı tutarı ikiye bölünüyor o bölünen kısımlar ile kredi kartı ödeniyor. kira ve faturaları da öyle yaptıktan sonra kalan paralar şahısların özel harcamaları için kalıyor.

gibi gibi..
0
wild honey suckle
(28.08.23)
Turkiyede kari-koca calisirken yurt disina tasinip sadece kocanin calistigi durumu yasiyoruz biz de. Evlilikte senin paran benim param mevzuu olmaz.Benim 3 tane kartim var.Debit kart ve kredi kartlarindan biri zaten esimde duruyor.Ayrica yetecek kadar nakit de bulunur evde.Evlilikte senin paran benim param mevzuunu asarsaniz oyle zannettiginiz gibi harclik isteme-verme gibi seyler olmuyor.
0
turkuaz
(28.08.23)
ek kartlar hanimda, oradan harciyor.
ayrica nakit veriyorum gerektigince.
buyuk harcamalar yapmadan once "genelde" nezaketen haber veriyor, ben de vazelin ile on hazirligimi yapiyorum.
0
cooperr
(28.08.23)
Evliliğin ilk yıllarında eşim henüz işe girememişti. Yaklaşık 1 sene civari. O dönemde ben sizin yaşadığınız durumları yaşamasın diye doğrudan kartlarımı eşime vermiştim. Gelen tüm parayı da ona veriyordum. Ben ufak şeyler için para ayırıyordum. Harcamaları da zaten kartlar ile yapıyorduk. Kart ödemeleri geldiğinde de eşimden para istiyor, öyle ödüyorduk.

Halen de aynı durum devam ediyor. Eşim ile de bu muhabbete hiç girmedik bu nedenle.
0
drako
(28.08.23)
Evlilikten sonra işi bıraktım. Direkt evlilikle alakalı değildi bırakmam. İşi dolayısıyla benim kredi kartlarımı kullanıyoruz, ben de kullanıyorum kendim için. O ödüyor. Ama dikkat ediyorum harcamalarıma...
Bekleyen bakalım bir şey diyecek mi? Arada nakit verir, acil birşey varsa ben de isterim..hiç problem yaşamadık. Kemer sıkılması gereken bir aysa, sesli düşünürüz.
0
gadlemler
(28.08.23)
Öncelikle çekinecek bir durum yok açık açık konuşmalısınız.

İşi bıraktığını, okul döneminde gelirin olmayacağından nasıl bu işi yaparız gibisinden sorarsın.

Ben olsam cüzi limitli bir ek kart çıkartırdım, ayrıca hesabına her ay belli bir tutar yollardım ve oradan harcama yapmasını söylerdim.
0
Lethe
(28.08.23)
(1)

Ankara LegatomCoffee, ben bu kişiyi tanıyorum

kullaniciyim
Ankara, bahçelievler LegatomCoffee önünden geçerken içeride birisini gördüm. Ben baktım o baktı ben baktım o baktı, sonra telefonum çaldı konuştum arada yürüdüğüm için yine baktım kendisi de baktı. Şimdi bu hanımefendiyi ben tanıyordum herhalde diye düşündüm ama ortamı terk ettim.ne yapacağız?keşke
Ankara, bahçelievler LegatomCoffee önünden geçerken içeride birisini gördüm. Ben baktım o baktı ben baktım o baktı, sonra telefonum çaldı konuştum arada yürüdüğüm için yine baktım kendisi de baktı. Şimdi bu hanımefendiyi ben tanıyordum herhalde diye düşündüm ama ortamı terk ettim.

ne yapacağız?

keşke içeri girseydim...
0
kullaniciyim
(25.08.23)
Bir Türk atasözü der ki; "Yapçak bişe yok" :D

Keşke içeri girseymişsiniz.

Tanıyorsanız sosyal medya hesaplarınızın birinde ekli olabilir eskilerden beri, bir kontrol edin.
0
akhenaten
(25.08.23)
(6)

İnsanlarla muhabbete tahammülüm kalmamış

sacrilegious
Son 1-1.5 senedir yoğun olarak bunu yaşıyorum. Kimseyle yarım saatten fazla oturup muhabbet edemiyorum. En yakın arkadaşlarımdan tut ailemden sevdiğim yakınlarıma kadar herkes bir süre sonra kalkıp gitme isteği uyandırıyor bende. İnsanların kırılmayacağını bilsem belki de hiç iletişim kurmamayı terc
Son 1-1.5 senedir yoğun olarak bunu yaşıyorum. Kimseyle yarım saatten fazla oturup muhabbet edemiyorum. En yakın arkadaşlarımdan tut ailemden sevdiğim yakınlarıma kadar herkes bir süre sonra kalkıp gitme isteği uyandırıyor bende. İnsanların kırılmayacağını bilsem belki de hiç iletişim kurmamayı tercih ederim.

Neden böyle oldu anlamıyorum. Hayatımda değişen bir şey veya yaşadığım kötü bir olay da yok. Sadece bi anda insanlardan çok soğudum ve konuşurken “bi an önce eve gitsem ve uzanıp bi şeyler okusam, ne zaman kalkabilirim acaba?” Falan gibi düşünceler geçiyor. Yani mesela özlediğim insanlarla buluşsam 10-15 dk konuşsak ve sonra herkes kendi dünyasına çekilse belki bu kadar gerilmeyeceğim. Ama ben sürekli o ortamdan-neresi olursa olsun- gitmek için bahane bulmaya çalışıyorum. Eskiden böyle biri değildim uzun muhabbetlerden sıkılmazdım en azından eve gitme dürtüm bu kadar ağır basmazdı. Sizde de dönem dönem oluyor mu bu? Neden kaynaklanıyor sizce, nasıl aşılabilir?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(24.08.23)
insanlardan mı sıkılıyorsun yoksa tüm sosyal aktivitelerden mi? ikincisi ise hızlı tüketim, sosyal medya nağımlılığı vs.. bir sürü sebebi olabilir
0
buenosdias
(24.08.23)
Tuketim toplumunun tukenmis bir uyesisin. ASosyal medya hesaplarini kapatmakla baslayabilirsin duzelmeye.
0
halk
(25.08.23)
Yaş ilerledikce insan hayatında en kıymetli şey zaman oluyor bunu da rastgele harcamak istemiyor. Hatta arkadaş sayısı azaliyor
0
applaudo
(25.08.23)
ekran bağımlılığının da etkisi var sanki. Ekranda istemediğimiz şeyleri zırt diye geçebilmeye çok alıştık. Gerçek ortamda böyle bir kaçış şansı yok, ne kadar beğenmesen de kalmak ve katımak zorundasın. belki bunun da etkisi vardır..
0
halanne
(25.08.23)
Boş muhabbet sıkar normal
Zamanınızın kıymetini anlamışsınız sadece
0
photo85
(25.08.23)
Benzer durumdayım. Yanımda birileri olsun istiyorum ama birlikte olunca da kafam kaldırmıyor
0
jjimyl
(25.08.23)
(6)

Gıcık olduğunuz kişiler

dissendium
Özellikle işte gıcık olduğunuz kişiler var mı? 30 yaşındayım, çocuk gibi gıcık oluyorum. :D Yalnız olmadığımı söyleyin.
Özellikle işte gıcık olduğunuz kişiler var mı? 30 yaşındayım, çocuk gibi gıcık oluyorum. :D Yalnız olmadığımı söyleyin.
0
dissendium
(24.08.23)
Ben gıcık olmayı geçen ay bıraktım, aşırı yoğun bir mesaisi var. Kimseye içimden bile cemkirmiyorum. Ama olurken sağlam olurdum, yalan yok.
0
sekizdokuzon
(24.08.23)
iş ortamında gıcık olduğum kişiler genellikle kötü niyetli olan kişiler oluyor. başkasının arkasından dedikodu yapanlar ya da iyi niyetli bi durumda yaşanan aksiliği kendi faydasına çıkarmaya çalışan kişiler oluyor.
0
a7x
(24.08.23)
Baya var, hatta kendime de gıcık olurdum. Ben çok insan sevmiyorum, eskiden böyle değildim. Ne olduysa askerden sonra oldu, çalışmaya başlayınca hepten ipin ucu kaçtı.
0
akhenaten
(24.08.23)
1 gunden fazla zaman gecirdigim herhangi birine gicik olurum her seyi batmaya baslar. bebek bile olsa. yalnizlik 4ever!!!!
0
mess
(25.08.23)
50 yaşında bile gıcık olanlar var
Bana da gıcık olan çok ahah gideyim de gıcık edeyim
0
photo85
(25.08.23)
bizim sektörde cırt diye yurtdışına gidenler oldu ben gidemedim, gidenlere gıcık oluyorum :D
0
mirty
(25.08.23)
(3)

Bu kişiyle muhabbeti nasıl keseyim?

roe
Tesadüfen eskiden tanıdığım biriyle bir ortamda karşılaştım. Numaramı aldı ve iletişim kurmak istiyor bazen. Seninle konuşmak istemiyorum desem olmaz. Ne yapayım sizce? Buluşalım falan diyor.
Tesadüfen eskiden tanıdığım biriyle bir ortamda karşılaştım. Numaramı aldı ve iletişim kurmak istiyor bazen. Seninle konuşmak istemiyorum desem olmaz. Ne yapayım sizce? Buluşalım falan diyor.
0
roe
(24.08.23)
yalan olmayan ama sudan mazeretler uydurun. Vaktim yok derseniz ille de müsait zaman için ısrar edebilir. bu aralar yoğunum, iş-güç bütün enerjimi alıyor. başkalarına ayıracak boş vaktim olmuyor vs
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(24.08.23)
buluşma tekliflerine birkaç kere bahaneler uydurun ve sonradan iletişime geçmeyin, zamanla anlar ve peşinizi bırakır
0
noxie
(24.08.23)
Seinfeld'in bununla ilgili bir bölümü var. Ne yapman veya yapmaman gerektiği ile alakalı fikir verebilir: m.youtube.com
0
prole
(24.08.23)
(1)

Teselli arıyorum

sacrilegious
5 gün sonra eşimle beraber Estonya’ya taşınıyorum. Buradaki düzenimi, işimi, ailemi bırakacağım için içten içe çok üzülüyorum. Eşim ab vatandaşı ve orada akademisyen olarak çalışıyor. Ben burada avukatım ve orada geçerli bir ruhsatım olmadığı için 1 sene bilişim hujuku yüksek lisansı yapacağım. Henü
5 gün sonra eşimle beraber Estonya’ya taşınıyorum. Buradaki düzenimi, işimi, ailemi bırakacağım için içten içe çok üzülüyorum. Eşim ab vatandaşı ve orada akademisyen olarak çalışıyor. Ben burada avukatım ve orada geçerli bir ruhsatım olmadığı için 1 sene bilişim hujuku yüksek lisansı yapacağım. Henüz 1 aylık evliyiz. Ne olduğunu bile anlamadan bu kadar çok şeyin değişmesi beni daha gitmeden sarstı.

Çevremdekilerle paylaştığımda herkesin tepkisi “kurtuldun işte ne güzel” minvalinde oluyor. Ama ben buradaki hayata çok alışmıştım. 31 yaşındayım daha öncede yurt dışında yaz okulu vs tecrübem oldu ama bir gün tamamen bırakıp gideceğimi hiç düşünmezdim. Aileme bir şey olursa en iyi ihtimalle yetişmem 12 saati buluyor. Bunu düşündükçe nefes alamıyorum.

En büyük gitme motivasyonum: bu ülkede insanca yaşayabilmenin imkansıza yakın oluşu. Paranız olsa bile trafikte bir magandaya denk geliyorsunuz ve hayatınız son buluyor. Ya da malum yaşanan son deprem vs… Bir de avukatım ve her gün adliyede gördüklerim beni daha da umutsuzluğa sürüklüyordu. Böyle şeyleri düşündükçe burada hard mode’da çabalayacağıma orada sıfırdan başlayıp bir düzen kurmaya çabalamak daha mantıklı geldi.

Yine de içim buruk. Keşke bu ülkede huzurla yaşayabilseydik. Annemi babamı kardeşimi geride bırakmak çok koyuyor. Sizin var mı bir teselliniz? Gidenler nasıl alıştınız?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(23.08.23)
Estonya gibi içe kapalı bir toplumda Türk çift olmak ülkede yalnız olmak gibi bir olay. Ama bu önemli değil. Para varsa sıkıntı yok. Gittiğin neresi olursa olsun para, gelir, yaşam standartı iyi oldu mu sorun yok. Çile çekecekseniz hiç gerek yok gitmeye.
0
owen
(24.08.23)
(5)

Valizden eşya alınması ve takıntılı arkadaş

Mirabel
MerhabalarYurtdışına bir akrabamı ziyarete geldim. Neyse annesi götürmem için valiz hazırladı 32 kg devasal. Ben kabin bagajı aldım sırf bu yüzden. Annesi bir kılıf almış üstüne naylon bir şey ve valizi kapatmıyor bile. Orda iş yapan insana eziyet. Tutacak yeri bile bulunmuyor. Zaten dedim içimden b
Merhabalar
Yurtdışına bir akrabamı ziyarete geldim. Neyse annesi götürmem için valiz hazırladı 32 kg devasal. Ben kabin bagajı aldım sırf bu yüzden. Annesi bir kılıf almış üstüne naylon bir şey ve valizi kapatmıyor bile. Orda iş yapan insana eziyet. Tutacak yeri bile bulunmuyor. Zaten dedim içimden bu valiz bu şekilde gelirse geldiğine dua ederim.

Neyse beni karşıladı. dedim kılıf çıkmış ama adi bişeydi. Bütün gece yok kılıf neden çıkmış yazacakmış, kılıfı çalmışlar. Bir sürü söyledi bana bagaj etiketlerini ver diye. Dedim yaaa ben sana daha güzelini alayım boşver vb.. Neyse ertesi gün oldu diyor ki valizimin içinden istanbullı pasta tabağımı almışlar. Diyorum ne yapsınlar senin pasta tabağını. Yok ben yazıcam parasını versinler çalmışlar vb… bugun de yine annesiyle konuşmuş annesi tahin koymuş o da yokmuş. Ben yazıcam tazminat falan filan deyip duruyor. Konuyu değiştiryorum ama ısrarcı. Yani sonuçta benim üzerinden yapacak yazışmaları çünkü yolcu benim. Uğraştığına değmez diyorum anlamıyor.

Sizce bu kızın eşyaları çalındı mı? Eşyalarının peşine düşmekte haklı mı? Bunu nasıl geçiştirebilirim? İyi bir insan olduğu için kalbini kırmak istemiyorum. Elinde onların olduğuna dair hiç bir ispat yok. Benim şunum kayboldu deyince ne yapabilecekler ki? Bişey olmaz diyorum. Ben yine şikayet edicem diyor.
0
Mirabel
(23.08.23)
sana negatif yapıyor belli ki hoşuna gitmemiş gelmen eften püften sebep bu oluyor.
0
abi bi dizi buldum on numara
(23.08.23)
Verin bagajla ilgili bilgileri kendisi ugrassin, yazismalar sizin uzerinizden olmuyor, kim baslatirsa onun uzerinden oluyor. Bir noktada sanirim, son noktada banka hesap numarasi isteniyor. Ama %90 asla cevap alamayacagi icin size dert olmayacaktir. Bu tarz insanlarla ugrasilmaz, laf da anlatilmaz pek.
0
songforsomeone
(23.08.23)
ya bir dicem fesat diyebilirsin ama. senin aldigini sakladigini falan mi dusunuyor acaba?? manyak olabilir mi boyle
0
rallied
(24.08.23)
kim napsın 19238012983091 bavul içinde onun tahin kavanozunu.
sana yanlıyor sana kinli
0
basond
(24.08.23)
tahin zaten gıda olduğu için taşımanız bile yasakken üstüne bir de savaş vermek doğru değil. bence iyi niyeti suistimal eden insanlar, benim üzerimden yazışamazsın vermeseydin diyip ilişkinizi bile kesin.
0
enteg
(26.08.23)
(5)

Evlilikten beklentiniz nedir?

put it in your appropriate place
Zaman zaman karşılıklı birbirimizi sevdiğimiz bir eşim olsa dediğim oluyor. İşte evlensem diye aklımdan geçiyor ama tam olarak evlilikten ne beklediğimi bilmiyorum.Hayatı paylaşmak, aile olmak gibi düşünceler geliyor. Tam olarak detaylandıramıyorum düşüncemi.Evlilikten beklentiniz nedir?Ne kadar öne
Zaman zaman karşılıklı birbirimizi sevdiğimiz bir eşim olsa dediğim oluyor. İşte evlensem diye aklımdan geçiyor ama tam olarak evlilikten ne beklediğimi bilmiyorum.

Hayatı paylaşmak, aile olmak gibi düşünceler geliyor. Tam olarak detaylandıramıyorum düşüncemi.

Evlilikten beklentiniz nedir?

Ne kadar önemli emin değilim, erkek kişisiyim. Düşüncelerinizi yazarken cinsiyetinizi belirtisiniz sevinirim.
0
put it in your appropriate place
(23.08.23)
Evlilikten bir beklentim yok, eşimden beklentilerim olurdu. Bu ikisi ayrı şeyler bence, çünkü her ne kadar ayrı gibi durmasalar da sırf "evlilik müessesesi" içinde bulunmak için de evlenen çok insan var, hani önce evlenmeye karar verip evlenilecek kişiyi sonra buluyor birçok kişi, haliyle "evlilikten" bir beklenti geliştirmeleri çok doğal. Ben böyle biri olmadım hiç.

Her şeyden önce birini sevip onunla birlikteyken iyi hissetmek lazım. Bu gibi şeyleri anlatmak zor oluyor çünkü bunla ilişkili sözcüklerin hepsi aşırı şekilde kullanıla kullanıla eskimiş. "Birini sevmek" derken bile demode ve klişe geliyor kulağa. Anlatmak istediğim, birinin varlığını onun yokluğuna tercih ediyorsanız kalan diğer her şey de bunla bağlantılı olarak evliliğin size ne katacağını söylüyor zaten.
0
akhenaten
(23.08.23)
Çocuk
0
olaylar olaylar
(24.08.23)
Ayrılmamak :d

Gerçekçi bir beklenti olmadığını biliyorum ama benim için evlilik = hiç ayrılmamak.
0
ruhen hastayim ben
(24.08.23)
Çocuğuma baba olabilir mi? Önce ona bakarım. Sonra onunla bir evi, hayatı paylaşmak güzel olur mu? Geri kalanı ev arkadaşlığı, sadakat, iyi günde, kötü günde destek.
Hepsi bu.
0
Tina
(25.08.23)
@akhenaten +1 evlilik, resmiyet için alınan bir karar. hayatımı paylaşmak istediğim insandan beklentilerim olur. birlikte, bu hayatı nasıl güzelleştirebiliriz? birbirimizin duygu ve ihtiyaçlarına eşilik etmede ne kadar istekliyiz ve seçeceğimiz stratejilere karşı tepkilerimiz ne olur? kendini geliştiren birisi midir, kişisel alana ne kadar saygılı, ailelerle ilgili konulardaki reaksiyonları, çalışma hayatı ve harcama alışkanlıkları, ev işlerinde ortaklaşma ve sınırlar gibi konulara yoğunlaşmayı kıymetli buluyorum. niyeti ve çabası bu çerçevede olan bir insanla evliyim. ilişkimizi de toplumun dayattıkları ve ahlaki yargılara göre şekillendirmiyoruz.
0
from where i ride
(25.08.23)
(1)

Ailenizden kalan iş

dissendium
Önemli bir soru olmadığı için gönül işleri kategorisinde açtım.Bir fabrika var. Sahibi çok emek vermiş. Sadece yeri 500 milyon TL vardır. Makineleri, verileri saymıyorum.Çocukları ilgilenmemiş. Sahibi fabrikayı satmış. Çocuklarından biri ABD'deymiş, biri Türkiye'de öğretim görevlisiymiş.Size bu şeki
Önemli bir soru olmadığı için gönül işleri kategorisinde açtım.

Bir fabrika var. Sahibi çok emek vermiş. Sadece yeri 500 milyon TL vardır. Makineleri, verileri saymıyorum.

Çocukları ilgilenmemiş. Sahibi fabrikayı satmış. Çocuklarından biri ABD'deymiş, biri Türkiye'de öğretim görevlisiymiş.

Size bu şekilde şirket ve çok para verilse yine yapmak istediğiniz şeyi mi yaparsınız?
0
dissendium
(23.08.23)
Benim çok zengin arkadaslarim vardi üniversite sebebiyle.

Ailesinin fabriklarinin başina geçen de kendi istediğini yapan da. Ben orta direk aileden geldiğim için şirkete geçerim derim de zenginlikten gelen çocuk olsam kendi istedigimi yapmak isteyebilirdim.
0
logisticsmanager
(23.08.23)
(4)

sevgilinizin aldığı şeyler

baldan kaymak
İlişki benim için bitmek üzere. Bana aldığı ufak tefek şeyler var. Bunları atmak istemiyorum. Kendisine de buluşup bunları geri veresim yok. Ağzıyla kuş tutsa dönmeme noktasındayım. Ne yapayım? Paketleyip eşya yardım kutusuna falan mı atsam?
İlişki benim için bitmek üzere. Bana aldığı ufak tefek şeyler var. Bunları atmak istemiyorum. Kendisine de buluşup bunları geri veresim yok. Ağzıyla kuş tutsa dönmeme noktasındayım. Ne yapayım? Paketleyip eşya yardım kutusuna falan mı atsam?
0
baldan kaymak
(23.08.23)
bir koliye koyup kargoya verin hocam. ev adresini bilmiyorsanız ya da eve bile göndermek istemiyorsanız, kargo şubesinden teslim alınacak şekilde gönderebilirsiniz, ister alııır, ister almaz.
0
onemoremile
(23.08.23)
Birkaç seneden sonra hiçbir şey ifade etmiyor. O yüzden şimdiden yak gitsin. Ona da gönderme. Hiçbir manası yok.
0
prole
(23.08.23)
ortak arkadaşa bırak, ondan alsın.
0
hrskrs
(24.08.23)
bence bir sor mesaj uzerinden (mesaji da sakla) bunlari almistin bana geri ister misin diye. isterse gonderirsin istemezse esya toplama kutularina koyarsin dedigin gibi
0
rallied
(24.08.23)
(9)

Bu enflasyonda insanlar nasıl evlenebiliyorlar?

Cesario
Çevremde insanlar çatır çatır evleniyor. Aile de artık sormaya başladı bu kadar çok evlenen varken. Yakında gay misin oğlum sen diye soracaklar. Ben evlilik hesabı yapınca işin içinden çıkamıyorum.10-15 bin kira, fatura, gıda derken 25 bin tl çok rahat havaya gider gibi bir hesap yapıyorum İstanbul
Çevremde insanlar çatır çatır evleniyor. Aile de artık sormaya başladı bu kadar çok evlenen varken. Yakında gay misin oğlum sen diye soracaklar.

Ben evlilik hesabı yapınca işin içinden çıkamıyorum.

10-15 bin kira, fatura, gıda derken 25 bin tl çok rahat havaya gider gibi bir hesap yapıyorum İstanbul için. 2 asgari ücretten fazla.

Bekar adamım, rahat rahat istediğimi alıyorum ama evli olsam sadece karım tokluğuna yaşamışım gibi geliyor. Hiç birikim yapamam diye düşünüyorum.

Maaşım çok kötü değil ama evliliğe maddi açıdan hiç cesaretim yok kirada yaşayacaksam.

Ne bileyim İstanbul'da kirada yaşayacak bir evli çiftin toplam geliri kaç para olmalıdır ortalama bir hayat sürmesi için, karın tokluğuna sormuyorum.
0
Cesario
(22.08.23)
herkese aileleri yardım ediyor, yoksa şu an genç yaştaki insanların kendi kendilerine düğün yapıp ev kurmaları imkansız.
0
candide
(22.08.23)
Evlenenlerin kim olduğuna da bakmak gerekiyor. Benim tanıdığım işsiz olup evlenen de çok var. Asgari ücretli olup kendine bakamayıp çocuk yapan da var. Bütün bunların nedeni cahillik.

Sanıyorlar ki evlenince çift maaş olmanın bir ekonomik refahı olacak. Çift maaş olacak ama giderler de çift ve aile ortamı için yaşam standartı gerekiyor. Araba lazım mesela çocuk varsa. Fatura tüketimi çift gider.

Ek olarak evli birinin hardcore çalışması imkansız. Önüne fırsat çıksa da aile kurmuş olunca fırsat falan kalmaz. Sürekli toplu hareket etmen lazım.
0
owen
(22.08.23)
Kendi ayakları üzerinde duran bireyler zaten kendi düzenini kurmuş oluyor. Eşyasını hatta arabasını falan almış oluyor. Evlenmek masraflı olmuyor bir de düğün, nişan işlerine girmiyorlarsa. Anasının babasının evinden çıkıp her şeyi isteyenler nasıl yettiriyor bilmiyorum. Ailelere kambur olmadan imkansız.
0
ruhen hastayim ben
(22.08.23)
Dugun mugun islerine girilmiyorsa evlilik baya ekonomik bir is bence. Bir eve iki gelir girmis oluyor ve giderler artan gelire oranla daha az artiyor. Asil bu enflasyonda evlenmek lazim gibi geliyor bana. Ayri gayri masraflar azalir, surekli disarda takilmak zorunda kalinmaz vs.
0
nic cage
(22.08.23)
Şuan evlenmenin önündeki tek engelin enflasyon olduğuna emin misin xd gelin falan hep hazırsa madem nic cage+738 daha iyi bile olur tek kanaldan harcama. Başlat işlemleri bence
0
abuzer
(22.08.23)
tam tersi daha ekonomik oluyor. geçen sene ailelerden yardım almadan evlendik, sade bir nikahla.
kira, faturalar, alışveriş vs iki eve ayrı ayrı yerine tek eve yapılıyor artık.
bu ekonomide asıl sevgili olunmaz, kafeye gitsen bir tatlı bir kahve 500den aşağı çıkamıyorsun. haftada 4 kez buluşsan 8k gitti bile, yemek yesen zaten 15k. bulan evlensin valla :)
0
Gradient_tabanlı_mor
(22.08.23)
Benide korkutuyor şu ekonomik koşullarda yapılması gereken ilk masraflar beyaz eşya, düğün filan.
Hem bu zamanda her yönüyle uyum sağlayan hemde maddi konularda gerçekçi istekleri olan, para kazanıp harcamasını bilen biri olmalı ki evlilik yürüsün. Yoksa ayrılması, avukatı uğraşıp durursun.

Aileden zengin arkadaşların çoğu evlendi maddi konuları dert etmedikleri için daha hızlı ilerledi süreçleri.
0
kararsızataletfilozofu
(23.08.23)
@nic Cage ve @gradient_tabanlı +1
Bence de çift olarak yaşamak bekar bir yaşam tarzına göre ekonomik olarak daha avantajlı.
Ben söylediğinin tam tersine, ben dahil etrafımda kirada yaşayan bekar arkadaşlarımdan rahatça istediğini alabilen görmedim. En basitinden bekar birinin kiraya 14 bin vermesiyle evli çiftin 14 bin vermesi aynı şey değil. Ayrıca evli çiftin araba alabilmesi de daha kolay nispeten. Bekar daha çok zorlanır. Sadece karar verirken daha özgür, kimseyi düşünmek zorunda değil, beni de hala cezbeden yanı bu:) yoksa aylık en az 70-80k gelirin yoksa bekarlık sultanlık da değil zenginlik de.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(23.08.23)
Evlenince cebime daha çok para kalmaya başladı ciddi ciddi. E masraflar ortak gibi oluyor, her şeyi sen sırtlamıyorsun. Dışarıda zaman geçirmek için para harcama olayı da azalıyor. Tek tavsiye İstanbuldan taşınmak olabilir.
0
kondansator
(23.08.23)
(13)

bu abiyi napmak lazim

Kittie
abim ben dahil 3 kisiden ara ara borc istiyor. o iki kisi de biktigi icin kendisinden artik onlardan yuz bulamiyor.bir detay: abim tanimadigi insanlardan yani yakin olmadigi kisilerden borc alinca dakikasi dakikasina oduyor. bize gelince yok... ve yaptigi bir numara var. bunu diger kisiler de fark e
abim ben dahil 3 kisiden ara ara borc istiyor. o iki kisi de biktigi icin kendisinden artik onlardan yuz bulamiyor.

bir detay: abim tanimadigi insanlardan yani yakin olmadigi kisilerden borc alinca dakikasi dakikasina oduyor. bize gelince yok...

ve yaptigi bir numara var. bunu diger kisiler de fark etti ve kendilerini cektiler. once yalvariyor yakariyor para istiyor ama bin lira, iki bin lira ister. ve dedigi gun verir o borcu. her seferinde yaa iste goruyomusunuz ben degistim falan diyor biz de her seferinde yiyorduk, ben yine yedim... bunun ardindan buyuk miktar istiyor iste ve o gelmiyor.

gecen hafta beni aradi yalvar yakar kendini acindira acindira 20k istedi. (oncesinde 3- 4k verdim geri odedi). olay da suymus: 100k almis birinden, cok ters biriymis, 20k eksikmis mutlaka bugun vermeliymis o 100 bini geri. benden 20 bin istedi yani. ben de artik numaralara karnim tok olmaz dedim once. yok lutfen bilmem ne.. en son tamam dedim. ne zaman odeyeceksin dedim. bir hafta sonra dedi. ben de gununde isterim ona gore dedim. tamam dedi, hatta 25 olarak geri vericem dedi.

bir hafta doldu. yok. watsaptan yaziyorum mavi tick oluyor ve cevap yok. ariyorum acmiyor. 2 gun gecti, yeni mesajlar yazdim yine yok. ben de cok sinirlendim ve 3. gun eger o para bugun de gelmesin x'e (x karisi) yazicam o da bilsin, daha once de kac param girdi evinize sonucta dedim. ondan isticem para gelmezse bugun dedim.
ve ona ara ara 100k falan veren kisiyi de taniyorum, ona da yazicam, dikkatli ol bir gun fena carpar seni de dicem dedim.

aksama yatiricam diye mesaj geldi bu sefer.
ve param yatti.

bana diyor ki sen ne kadar terbiyesiz bir kizsin. para icin beni tehdit ettin dedi. bi sey demedim de ben bunu napayim artik ya? olumlu dunya diyip hayatimdan cikarmiyorum ama bana bir damla faydasi olmayan bir insan ve hadi olmasin da zarari da dokunuyor. simdiye kadar ondan alamadigim borclarin ne kadar oldugunu bile unuttum... evet bu sefer tehdit ettim sayilir ve dediklerimi yapacaktim da ama haksiz miydim ki?

en gicik oldugum konu bu ikisi (kari koca) gayet rahat rahat gecinen tipler. arada da milletin sirtindan geciniyorlar.
0
Kittie
(21.08.23)
küçük borcu verip büyük borç kitlemek klasik dolandırıcı taktiğidir.

en baştan parayı vermeyecektiniz, aldığınıza göre dert etmeyin. önceki borçlarını da hesaplayın, isteyin, vermezse bana borç kitledi diye görüşmeyi kestim dersiniz
0
MonteKristoKontu
(21.08.23)
bu saatten sonra ciddi şekilde dara düşmediği müddetçe bişey vermeyin bence. yerinizde olsaydım eski borçların da muhasebesini yapmazdım ve bunu kendisine de söyleyip yakamı bırakmasını rica ederdim.
0
isveperver
(22.08.23)
anlattığın olayda tek hatalı sensin. adam yolunu bulmuş işine geleni yapıyor, arkadaşları çözmüş borç vermiyor onlarda halletmiş bu konuyu. bi tek sen tekrar tekrar aynı hataya düşmüşsün anladığım kadarıyla.

tersleşmene reddetmene gerek yok. 5-10k üstü borç isteyene kredim var deyip geçebilirsin. ya da fon aldım bozamam de geç
0
avatar is back
(22.08.23)
atsan atılmaz satsan satılmaz bir abin var.

En temizi kredi çektim diye dolan ortalarda sonra da para isteyince kredi ödüyorum bende de yok de.
0
kuzey li
(22.08.23)
Abin tam bir örnek olay çalışması durumuna gelmiş. Yemeyin artık bu numaraları, 25k verip bir ay sonra yine 25k alıyorsanız siz net zarardasınız. Bu durumlar için kredili mevduat hesabı ya da kredi kartından nakit avans denen borçlanma yöntemleri var.

Size söyledikleri de yenilir yutulur şeyler değil.
0
mahsus mahal
(22.08.23)
Şimdi bir kere en başta "başta küçük miktarlar isteyip alıştırıyor" kısmı çok şey anlatıyor. Bir kişiden insan hayatı boyunca en fazla 2-3 kere borç ister zaten.

Ayrıca abinizin siz ve çevresindeki birkaç kişi dahi çok tanıdık olmayan insanlardan bile sürekli borç aldığı bir tablo çizmişsiniz.

Bu çok anormal bir durum farkında mısınız? Yani abiniz çevresindeki insanları banka niyetine kullanıyor. Bankalar bunun için var, bankadan 2, 3 bin ya da 20 bin gibi kredileri rahatlıkla çekebilir, tabi eğer banka bu krediyi vermiyorsa o ayrı. Bankanın bile kredi vermeye güvenmediği kişiye siz de kredi vermemelisiniz.

Abinizin bu durumu bir alışkanlığa dönüşmüş, ihtiyaç duymuyor. Size güvenerek ihtiyaç "yaratıyor."

Abinize borç vermeyi kesmeniz herkes için en iyisi. Abiniz size güvenip, sizi kendi iş planının finansörü haline getirmemeli. Ödeyemeyeceği borcun altına girmemeli. Bu bir alışkanlık, siz borç vermeye devam ettikçe bu doğal bir model haline geliyor onun için. Abinize yardımcı olabilirsiniz, ancak abinize düzenli olarak kredi sağlıyorsanız bu bir "meslek" olur artık. Sizin mesleğiniz abiniz gibi insanlara kredi sağlamak mı?
0
akhenaten
(22.08.23)
Al sana "borç verme kötü ol / borç ver kötü ol" durumu.
Bunu alışkanlık haline getiren kişilere borç vermeyiniz. Arkadaşım kuzenine borç para verdi (vereli 5 sene oluyor) 5 sene kuzenden ses seda çıkmadı. Arkadaşım da emekli, bir evleri var kirada muhtaç değiller ama hesap kitapla geçiniyor. Bakıyor kuzenin kızlarının sosyal medya hesaplarında bu gece şurası, öbür gün burası story'ler atılıyor ama borcu geri ödeme namına bir şey yok. Kendini avutuyor "kırk yılda bir defa istedi, öder diye". Neyse ödedi evet, 5 sene sonra dolar 8-9 kat artmış bu aldığının iki katını veriyor, telefon mesajıyla.
Borç vermeyip kötü olunuz.
0
SiyamkedisiZorro
(22.08.23)
Abinizle ilgili önceki duyurularınızı da hatırlıyorum. Ölümlü dünya deyip idare ediyorum demişsiniz ama bence tam da bu dünyaya bir kez geldiğiniz için abinizi hayatınızdan çıkarsanız sizin için daha iyi olacak sanki.
0
peki madem
(22.08.23)
Bu abiyle iletişimi tamamen kesmek lazım.
Ben olsam bana terbiyesiz dediği an bunu büyük olay haline getirip siler atardım.
Ne hali varsa görsün böyle saçma şey mi olur.

Çok seviyorum küs kalamam derseniz açık açık konuşacaksınız bir daha asla para olaylarına girmeyeceğiz diye anlaşacaksınız diğer türlü ilişkiyi keseceksiniz bu tip insanlar pek değişmez.
0
Dağcı
(22.08.23)
uzaklaşıp hayattan çıkarmak lazım. tek çare bu. ilerde başınıza bela olur. ya net bir çizgi çekip seni öldürecek olsalar dahi benden para isteme diyeceksiniz ya da çıkaracaksınız.
0
golgi aygıtı
(23.08.23)
Bu böyle devam ederse basina bela olur, Müge Anli hikayesi cikarki, bir tane hatirliyorum.
0
durgunfoton
(23.08.23)
borç verme kuralları var, biri senden X lira istiyor ise kim olursa olsun istediği rakamın tamamını vermeyeceksin, bendede yok zor durumdayım, ödemelerim var, taksidim var vs. vs. diyeceksin,

max istenilen rakamın %70' kadar borç vereceksin.
0
selam
(25.08.23)
Abi vermiyorum o sıkıntılı tip bacağına sıksın da akıllanırsın belki. Bi daha sıkıntılı tiplerden borç morç almazsın diyip köşeye çekilmelikmiş tam. Değerlendirememişsiniz. Borç morç vermeyin bundan sonra. 5 tl istese de vermeyin. Siz ondan 10 20k isteyün vermezse o kötü olsun bu kez bakalım nolcak
0
f02561
(08.09.23)
(5)

Çıkılamayan WhatsApp arkadaş grubu?

skr1292
gruptan çıksam ve bu arkadaşları bir yerde görsem bu sefer soracaklar neden gruptan çıktın diye. ee onların yüzüne karşı da sizinle konuşmak istemiyorum denilmiyor bu durumda ne yapmak lazım sohbeti arşive alıyorum ama WhatsApp'ta arşivlenmiş kısmında da mesaj atınca 1 yazıyor yani o grupta bir sohb
gruptan çıksam ve bu arkadaşları bir yerde görsem bu sefer soracaklar neden gruptan çıktın diye. ee onların yüzüne karşı da sizinle konuşmak istemiyorum denilmiyor bu durumda ne yapmak lazım sohbeti arşive alıyorum ama WhatsApp'ta arşivlenmiş kısmında da mesaj atınca 1 yazıyor yani o grupta bir sohbet olduğunu anlıyorum insan tabi merak ediyor ne olduğunu :)

ne yapmak lazım ya.
0
skr1292
(20.08.23)
Çık gruptan. Soran olursa iş, akraba vs çok grup var yetişemiyorum, çok bildirim geliyor, önemli şeyleri kaçırıyorum dersin.
0
Cesario
(20.08.23)
Grubu sessize alabilirsiniz. O zaman bizzat siz tag'lenmedikçe bildirim gelmiyor olması lazım.
0
fotrsapka
(20.08.23)
WhatsApp pismanliktir. WA kullanicisi olup mutlu olan insan tanimiyorum. 5-6 sene oldu sanirim sileli. Signal gibi alternatiflere yonelin, onlari kullanan az.

Rahatsiz edici sekilde ulasilabilirlik demek WA benim icin.
0
buf-e kür
(20.08.23)
çıksana gruptan, konuşmak istemediğin insanlarla ne işin var aynı ortamda aynı grupta. Bir yerde görsem dediğinize göre sık sık yüz yüze görüştüğünüz insanlar da değil.

Millet sanal dünyada kafayı yedi yeminle. Gerçek hayatta yüzüne bakmayacağı insanlar ile sanal ortamda at koşturuyorlar. face, inst, WA, X vs.
0
janavarorion
(20.08.23)
Cesario'nun dediği şekilde ayrılıyorum. hatta gece geç saatte çıkıyorum, çoğunlukla fark edilmiyor , bunu da sonra keşfettim :).

niye istemediğiniz durumlarla ilgili bu kadar düşünüp mesai harcıyorsunuz? salın gitsin.
0
Phoebe
(20.08.23)
(5)

Kendinize yüzde yüz güvenliğiniz alanlar, konular

sekizdokuzon
Biraz da güzel seylerden bahsedelim. Allah vergisi, kimseden yardım almadan doğuştan getirdiğiniz yetenekleriniz neler?Ben matematik konusunda aşırı başarılıyım. Bu hep böyleydi, en son dönüp dolaşıp matematik bitirdim zaten üniversitede. Bir de film okumada, dramatizasyon yakalamada bayağı iyiyimdi
Biraz da güzel seylerden bahsedelim. Allah vergisi, kimseden yardım almadan doğuştan getirdiğiniz yetenekleriniz neler?


Ben matematik konusunda aşırı başarılıyım. Bu hep böyleydi, en son dönüp dolaşıp matematik bitirdim zaten üniversitede. Bir de film okumada, dramatizasyon yakalamada bayağı iyiyimdir.


Sizde neler var, görenlerin vauw (evet vauw), bunu nasıl yapıyorsun dediği?


İyi geceler.
0
sekizdokuzon
(19.08.23)
Ben yeni bir şeyi kavrayıp hızla gelişme konusunda çok başarılıyımdır. Konunun ne olduğu önemli değil, 3dk'da 3 aylık yol alırım. Herkes konuyu anlamaya çalışırken ben öğrendiğim şeyden yeni bir şeyler türetmeye başlarım. Bacak kadar çocukkenden beri bu konuda çok olumlu laf işitmişimdir.

Ama ne yazık ki bir şeyi öğrendikten sonra asla devam ettiremem, sıkılırım yeni bir şeyler bulmam gerekir. Neyse ki mesleğim de bu özelliğimle çelişmiyor :D Hep yeni bir şey düşünmem gerekiyor.
0
akhenaten
(19.08.23)
Kurduğum her iş basarili oldu.

Şimdiye kadar hiç yanlış kitap seçimi yapmadım. Hepsi çok güzeldi.

Borsada ilk yatirimim disinda hep başarılı oldum.
0
deer hunter
(20.08.23)
İşimi temiz yaparım. Sorumluluk aldığımda en iyisini ben yapmış olurum.

Matematik +1 Seneler boyu mat dersinde hep sınıf birincisiydim. Ales dahil girdiğim her sınavda mat kısmı full ya da bir iki boş oluyordu.
0
ruhen hastayim ben
(20.08.23)
hmm pek yok sanırım bu biraz çevreyle de ilgili yani bazen bir fotoğraf çekiyorum herkes oha nasıl çektin oluyor ama ortamımı değiştirsem sıradan gelecek belki insanlara.

yine de aklıma gelenler;

-tamir işleri, özellikle elektronikse titiz yaparım güvenirim kendime.
-makam aracı sürer gibi araba kullanırım pek sarsmam. binenler keyif alır.
-sevince güzel severim, karşımdaki insan olmayı isterdim. böyle de egoistimdir sdjghs
0
ananiyimioguz
(20.08.23)
@banach, @ananiyimioguz, @güle güle

O zaman başkalarına kıyasla daha hızlı öğrenip yaptığınız, diğerlerinden hep bir adım önde olduğunuz şeyler diyelim :) insanda "ben bu sporu yapıyorum" hissi veriyor bazı şeyler. Nolur kendimizi gazlayalim biraz :p
0
🌸sekizdokuzon
(20.08.23)
(10)

Evlenip yurtdisina yerlesmek

fightorflight
Merhaba sizin yardiminiza ihtiyacim var cunku kafam kararsizliktan patlamak üzere :( 30uma yaklasiyorum kamuda öğretmenim. Biraz gitgelli de olsa dört bes yildir bi ilişkim var, erkek arkadasim muhendis is bulmak amaciyla Almanya’ya gitti ve bi süredir orda. Simdi is buldu ve yeni bir eve cikmaya ca
Merhaba sizin yardiminiza ihtiyacim var cunku kafam kararsizliktan patlamak üzere :(
30uma yaklasiyorum kamuda öğretmenim. Biraz gitgelli de olsa dört bes yildir bi ilişkim var, erkek arkadasim muhendis is bulmak amaciyla Almanya’ya gitti ve bi süredir orda. Simdi is buldu ve yeni bir eve cikmaya calisiyor. Eğer orada evlenirsek ben de elde ettiği çalisma izni, oturum haklara tabi olabiliyorum sanirim.
Benim burda ülkenin ekonomik sartlarinin zorluğunu cok da hissetmediğim bi yasantim var, dogudayim su an cogu sey erişilebilir formatta benim icin. İş harici yapabildiğim faaliyetler, arkadas çevresi, hobiler hatta zaman zaman ek gelir saglayan bazi islerim oluyor. Kisacasi aslinda keyfim yerinde ama illa bi sonu olacak ve gelecekte ne yapacagima dair karar vermem gerek. Biz uzun süredir uzak mesafeli ilişkimiz artik bi arada olmak istiyoruz ancak o haliyle Almanya’da hayatını devam ettirmek istiyor ve benim de oraya gelmem icap ediyor. Bazen cok hevesleniyorum bazen de asla gitmek istemiyorum. Burada bi süre almanca kursuna da gittim çok çok az Almanca biliyorum, İngilizce zaten var. Dil öğremeyi severim aslında ama Almanca bana bi ıztırap gibi geliyor. Her ne kadar Almanya’yı gezip beğenmiş olsam da.
En büyük derdim oraya gidince her şeye sifirdan başlamak, herhangi bir geçerli mesleğimin olmaması ki branşım da rehberlik. Evlenip sıfırdan birinin peşinden gitme düşüncesini de kendime yediremiyorum bi yandan. En kötü biraz yaşam deneyimi elde edip dönerim desem evlilik kurumunun baglayiciligi olacak kaldi ki kamuya tekrar dönmek de zor biliyorsunuz. Tüm bunların yaninda kardeşim haric ailemin bu iliskiden haberi dahi yok ve yurtdisi mevzusu da destekledikleri bir durum degil. Her sey bi yana ülkeye dair kötü gidişat, cocuk sahibi olmayı istemek gibi durumlar da bi an önce gitme kararını vermek gerektiriyormuş gibi hissettiriyor.
Bilemiyorum benzer bi durum yaşayan varsa ya da fikir belirtmek isteyen varsa konusmayi cok isterim.. sevgiler..
0
fightorflight
(19.08.23)
Bence ilişkinden emin olsan koşarak giderdin. İlişkine güvenmediğin için sana zor geliyor şu an.
0
elorelia
(19.08.23)
bakış açınızı birinin peşinden gitmek yerine "ortak bir yaşam için adım atmak" olarak değiştirebilirseniz bir tık daha kolay olabilir.
mevcut konfor alanından çıkmak elbette ki zor ama buna değer olup olmadığına da karar verecek olan sizsiniz. almanya'nın bireysel olarak size katacaklarına da odaklanabilirsiniz. kağıt üstünde artı eksi listesi yapmak durumu somutlaştıracaktır.
0
penceredengorunenmorbina
(19.08.23)
“Ortak bir yaşama adım atmak”

Bunu yaparken siz mesleğinizi, kazancınızı yani kendi kendinize yetiyor olma halinizi arkanızda bırakacaksınız. Bu birçok şeyden daha önemlidir. Ortak yaşama adım böyle atılmaz. Bu olsa olsa bir tarafın bencilliği olur.
0
ruhen hastayim ben
(19.08.23)
Elorelia+1
Yani siz zaten kişiden emin olsaniz ama niger'e gidilecek olsa hadi emin değilim denir de almanya.
Siz kisiden ve evlenmekten emin degilsiniz. Bundan emin olmadan yapmayın.
0
logisticsmanager
(19.08.23)
Bence konuyu "Gerçekten güvensen, sevsen giderdin" konusuna getirmeye gerek yok. Kaygılarınız erkek arkadaşınızı ne kadar sevdiğinizden bağımsız çok gerçekçi. Yurtdışına gitmek oraya gidip yapabileceğiniz geçerli bir işiniz olsa da bir çok sebeğten kolay değilken bir anda sahip olduğunuz mesleği, dolayısıyla da sosyal statünüzü ve kendinize yetebilme halini kaybetmek bu durumda çok mantıklı kaygılar.

Kaldı ki her insanın çevresiyle, ailesiyle ve içinde büyüdüğü kültürle ilişkisi farklı. Almanya'ya gitmek erkek arkadaşınız için görece kolayken (Ki bu da deneyimlenmeden çok bilinecek bir şey değil), sizin için çok daha sancılı olabilir. Bu ayıplanacak bir şey değil.

En nihayetinde bence bu konuları oturup bütün açıklığıyla konuşarak bir karara varmak en doğrusu.
0
salihdt
(19.08.23)
Tamamen toplumdan izole kalacaksınız. Kendi milletinden biriyle evli olup da yurtdışında yaşamak bence kötü. Ülkede sadece sen ve eşin olmak gibi düşün. Evde Türk, sokakta yabancı olma ikilemi. Gerçekten kötü.
0
owen
(19.08.23)
cok zor bir durum. benzer durumdayiz sadece erkek arkadasim henuz gocmedi. hala ikimiz de dusunuyoruz ama karsi taraf biraz daha "bilincli" bir sekilde hevesli olsaydi meylederdim. oyle bir durum olsa isi gucu birakmak yerine yaz tatilinde kesinlikle 3 ay zaman gecirirdim gittigi yerde. sonra donunce isten ayrilmalari vs. yapardim. muhtemelen giderseniz seveceksiniz. tek onun maasiyla ortalama bi hayati idame ettirebilirseniz bir sure parasizlik yasamazsaniz is arama sureciniz de kolay olabilir. dil icin polyglotlarin videolarindan, kullandiklari applerden vs faydalanabilirsiniz. zaten gocmenlere zorunlu dil egitimi veren ulkeler var (ben isvicreyi biliyorum belli kismi devlet karsiliyor) gittikten sonra o sorunu khalledersiniz. dedigim gibi bi sure adapte olana kadar issizlikten yakinmaniza gerek kalmayacak durumdaysaniz gidin.

not: 1 saattir grupta bu duyuru uzerine konusup gitmenin ne kadar zor oldugu dusuncelerimi aktardim. ama enine boyuna dusunurken hayata bir kere gelmemizin, tecrubelerin bazen yaralayacaginin ve guzelliklerin bazen zorluklarla gelmesi uzerine emin olarak biraz motivasyonla bu is olur diyorum :)
0
mess
(19.08.23)
Memurlukta ücretsiz izin hakkı yok mu? Varsa deneme süresi gibi onu kullanabilirsiniz. Hangi eyalet bilmiyorum ama berlin gibi yerlerde sadece ingilizce sosyalleşmek ve bazı part time işler için yeterli olabilir. Diplomanızın denkliği var mı,onu da kontrol edin. Sosyal hizmetler gibi yerlerde çalışabilirsiniz belki. Araştırmak lazım ama önce istemek lazım:) kolay bir karar değil tabii ama seçeneklerinizi bilmek rahatlatabilir.
0
asteriks
(19.08.23)
ogretmenlikte ydisina atamalar da oluyordu 5 yilinizi tamamlayinca. insanlar almanyaya artik o kadar gitmek istemiyordu cunku maasi cok yetersiz kaliyor
0
mess
(19.08.23)
@asteriks var ama 5 yılını doldurmuş olman gerekiyor. eğer olursa biz de zaten Berlin’de yasayacagiz. Evet alternatifleri bilmek bi nebze rahatlatıyor ama en önemli sorunlardan biri de kendi mesleğime uygun bir alternatife rastlayamadım, cocuklar ile calisabilecegim herhangi bir alan sadece lisans diploması ile karsima cikmiyor.. varsa da biz bilmiyoruz bunu :(
0
🌸fightorflight
(19.08.23)
(3)

İnsanların dertleri sizi yormaya başladığında ne yapıyorsunuz?

mrvln
Haftada bir ya da iki gibi düşünmeyin. İkisiyle hemen hemen her gün konuştuğunuzu, biriyle haftada 3 gün diğeriyle belki daha az belki daha fazla. Hayatında işleri yolunda giden var gitmeyen var ama tanıdığınız tanımadığınız bir sürü insanla ilgili binlerce bilgi. Yorulmaya da başladınız ama sizin d
Haftada bir ya da iki gibi düşünmeyin. İkisiyle hemen hemen her gün konuştuğunuzu, biriyle haftada 3 gün diğeriyle belki daha az belki daha fazla.
Hayatında işleri yolunda giden var gitmeyen var ama tanıdığınız tanımadığınız bir sürü insanla ilgili binlerce bilgi. Yorulmaya da başladınız ama sizin de kötü zamanlarınızda sizi de aynı şekilde dinlediler. Her şey karşılıklı da gibi. Ama yoruldunuz işte biraz.
Çok fazla köprü yıktım, mutlu da değilim de taşıyamadım işte. Ne yapmam lazımdı?
0
mrvln
(18.08.23)
Hiçbir çözümü yok bunun. Bende yıktım. Artık köprü bile yok.

Ne anlatıp ne anlatmakak şeklini al şu an ki şekille eşit gibi. Hiçbir yere varmıyor.
0
baldan kaymak
(18.08.23)
bu duruma ne yapacaginizi bilemem ama belli ki hem sinirlariniz ihlal edilmis hem de siz baskalarinin sinirlarini ihlal ettiginizi dusunuyorsunuz ("sizin de kötü zamanlarınızda sizi de aynı şekilde dinlediler") ve dolayisiyla kendinizi borclu hissediyorsunuz.

kendinizi degistireceksiniz, zaten yapabileceginiz tek ve gercekci sey de bu. sinirlar kopruleri yikmakla degil aksine kopruleri saglamlastirmakla ilgilidir. sinirlari olan insan kendine ve baskalarina saygili insandir, degerli ve saglikli iliskiler bu tur insanlarla kurulur.

herkesin her derdini her zaman dinleyemeyiz, kaldi ki bazi insanlar dertleri icinde bogularak mutlu oluyorlar, bu tur insanlari bir sureden sonra dinlemek sizi kurban dongusunun bir parcasi yapmak disinda herhangi bir ise yaramaz.
0
kassiopeia
(18.08.23)
şöyle bir şey okumuştum
karşı tarafın ne kadar derdi olursa olsun eğer sizi önemsiyorsa haddini bilerek iletişimi sürdürmesi gerektği
0
bir soru sorcam
(18.08.23)

yeni tanışılan kıza $3000+ para harcamak

ben degilim
yurtdışında yaşıyorum. 2.5 ay önce inanılmaz güzel bir kızla tanıştım. kendisi kısa süreli tatile gelmişti ve sadece birkaç gün birlikte olabildik ama kısacık sürede çok bağlandık ve yazın buluşmak üzere sözleştik ki 9000km mesafeden bahsediyoruz aslında. bu sürede düzenli bi şekilde yazışmaya devam
yurtdışında yaşıyorum. 2.5 ay önce inanılmaz güzel bir kızla tanıştım. kendisi kısa süreli tatile gelmişti ve sadece birkaç gün birlikte olabildik ama kısacık sürede çok bağlandık ve yazın buluşmak üzere sözleştik ki 9000km mesafeden bahsediyoruz aslında. bu sürede düzenli bi şekilde yazışmaya devam ederken benim iş yoğunluğu aile sıkıntısı derken kafam attı kızı ghostladım buluşmamız gereken tarihe yakın bi zamanda.

bi süre yazdı aradı etti ama ümidi kesti sonunda. bu sırada dünyayı dolaşmaya başladım ve kısa süreli ilişkilerden midem bulandı artık. neredeyse 1 ay sonra ben kendimi tutamadım yazdım kızı o an bulunduğu ülkeye getirmek için. ama eğitimi için de başka bi yerde bulunması gerekiyor 10-15 gün sonra. kendisi öğrenci olduğu için tüm masrafları benim karşılayacağımı söyledim. 4 farklı uçak bileti, kalacak yerler yemesi içmesi derken 3-4 bin dolarlık bi masraf çıktı karşıma. tam uçak biletini almak üzereyken sorgulamaya başladım sadece birkaç gün görüştüğüm birisi için buna değer mi diye büyük ikilemde kaldım. aramızda çok iyi bağ var ama aynı zamanda tüm arkadaşlarım fazla fevri davrandığımı düşünüyor. maddi olarak sıkıntım yok ama 3-4 bin dolar tabii ki çok farklı şekilde değerlendirilebilir.

bağınızın çok iyi olduğunu düşünüyorsanız sizce çok tanımadığınız biriyle tatil yapmak için bu para harcanır mı?
0
ben degilim
(17.08.23)
(12)

İnstagram kullanmak gerekli mi gereksiz mi ?

madurumdamadurum
Merhaba,hayatımda hiç ama hiç kendi fotoğraf ve durumlarımı paylaştığım instagram hesabım olmadı ve bunun eksikliğini hiç hissetmedim. Çevreden gelen insta ne? kullansana? gibi tepkiler olunca sıkılmaya başladım kendimce gereksiz bişey olduğunu bana ulaşmak isteyen yada hayatımı merak eden biri ile
Merhaba,
hayatımda hiç ama hiç kendi fotoğraf ve durumlarımı paylaştığım instagram hesabım olmadı ve bunun eksikliğini hiç hissetmedim. Çevreden gelen insta ne? kullansana? gibi tepkiler olunca sıkılmaya başladım kendimce gereksiz bişey olduğunu bana ulaşmak isteyen yada hayatımı merak eden biri ile görüşmek daha iyi geldiği için hiç girişmedim.

Sizce insta gerekli mi gereksiz mi? kullanan neden kullanıyor ve bırakmayı düşünüyor mu?
0
madurumdamadurum
(14.08.23)
çok güzel tematik hesaplar var

şu ara sanırım en çok yemek tarifi hesapları ve çizim grafik gibi yeteneklerini paylaşan hesapları takip ediyorum

herkes kendine göre güzel içerikler bulur
0
freebird5406_2
(14.08.23)
çok güzel tematik hesaplar var +1

herkes kendine göre güzel içerikler bulur +1 ama isteyen bulur.
0
put it in your appropriate place
(14.08.23)
Kişisel olarak kullanımı sormaktayım, elbette bende fake dediğimiz sadece gündem eğlence amaçlı takipte bulunuyorum ancak kişileri takip etme hikaye bakma atma gibi bi merakım yok
0
🌸madurumdamadurum
(14.08.23)
asiri zaman harcamaya yonelik dizayn edilmis bir uygulama. hic girme bence. gunde 3 saat harciyorsam bunun 2 saat 50 dakikasi cop. Faydasi 1'se zarari 10.
0
hot potato
(14.08.23)
iki Instagram hesabım var şu anda.
birisinde yakın akrabalar ve yakın arkadaşlarım var.

diğerinde ise full ingilizce hesaplar takip ediyorum. önüme sürekli ingilizce metinler düşüyor ve sürekli okuyorum. dünyada olan bitenden anında haberdar oluyorum. o haberlerin daha sonra türkiye'de yapıldığına şahit oluyorum.

mesleki şeyler de takip edilebilir, tematik şeyler de takip edilebilir. mesela ana hesabımda ressamların tablolarını, kuşları kelebekleri paylaşan hesapları da takip ediyorum.
0
tabudeviren
(14.08.23)
On yıldan uzun süredir insta hesabım var. Kendi fotolarım var ama toplasan 15 tane falandır
Her yaptigini gezdiğini yediğini koymak ne kadar saçma ise hiç foto koymamak ta o kadar garip bence. İkisinin ortası iyidir.
Her yaptigin şeyi koymak zorunda değilsin ama koy üç beş bir şey ayda yılda bir.
0
abelardo
(14.08.23)
sık görüştüğün konuştuğun arkadaşların vardır ama onların dışındakilerin hayatından haberdar olmak senin hoşuna gidecekse kullan. üniden arkadaşına, liseden hatta ilkokuldan arkadaşına bakıp nerelere geldi bu çocuk vay be demek veya şunun çocuğu olmuş ne tatlı demek kısacası bir dönem hayatında olan insanların hayatlarından genel hatlarıyla haberdar olmak için iyi bence. sevdiğin biriyse yerine göre yazarsın eski günleri yad edersin belki bir buluşursun vs. sevgilin / eşin yoksa ve olsun istiyorsan zaten şart gibi bir şey instagram. insanlar yalnız kaldıkça eski defterleri karıştırıyor yani sen bir hikayeye yazarsın veya sana yazarlar o şekilde belki bir ilişkiye başlamana vesile olabilir. bunlar dışında yakın çevremle ilgili gelişmeleri bile bazen oradan öğreniyorum. ne kadar yakın da olsan sonuçta yetişkin insanlar olarak kimseyle 7/24 birlikte olamazsın her şeyini her an konuşamazsın. arkadaşın başka arkadaşıyla bir yere gitmiştir mesela senin de ilgini çekiyodur orası aa güzel miydi birlikte de gidelim falan dersin.

sana aç denilmesinin sebebi de insanlar kendi yaşamlarını diğer insanlara göstermek istiyor kendilerini daha iyi tanıtabilmek istiyor o yüzden aç diyor olabilirler. açıkçası kendi olduğundan çok farklı bir hayat yaşıyor gibi gösteren insanlar da var onlar ayrı ama genel olarak kendini daha iyi tanıtabilmek için kullanışlı bir uygulama olduğunu düşünüyorum. yani bir insanın yanına gidip ben şunu şunu yapmaktan hoşlanıyorum, şöyle yerlere gitmeyi severim, şöyle bir hobim var demezsin ama bir story atıyosun ve bu yönünü görmüş oluyor çevren. bu sayede bazen aslında uzak olduğunu düşündüğün kişilerle bile iletişim kurabilirsin.

kısacası sosyal çevreyle iletişim açısından da çok işlevi var. ama bunların hiçbiri senin umrunda da olmayabilir tabi. bir de bazı insanlarda bağımlılık boyutunda sanırım öyle bir şeye giderse tehlikeli şahsen ben ofise gittiğim günler çok sıkıldığım için 1 saat falan kullanabiliyorum ama onun dışında günde 15 dk falan ayırıyorumdur max yetiyor gayet.
0
semaforo de medianoche
(14.08.23)
2 tane ınsta hesabım var. Birisinde arkadaşlar ve akrabalar var diğeri gizli. genelde ben 2. dünya savaşı tarihi, film, dizi gibi hesapları takip ediyorum ve günde sadece 30 dakika giriyorum.
0
slm ben yalnız komando yasin
(14.08.23)
gereksiz ve yorucu.

bir arkadaş "takip etmek lazım, yoksa geri kalıyorsun" demişti. hiçbir şeyden geri kaldığın yok. adamın bundan kastı "2 senedir görmediğim x kişisi yeni sevgili yapmış", "bilmemkim abd'ye yerleşmiş" gibi saçma sapan şeyler, bana ne bunlardan? bu insanlar çevremdeyse zaten ne yaptıkları illa ki kulağıma gelir. bunların dışında da zaten kafeye gittiklerini, konsere, tatile gittiklerini öğreniyorsun, saçma sapan şeyler.

yine de amacına bağlı tabii. ne bileyim, sürekli bir sürü insanla tanışıyorsundur, sana instagram hesabını soruyorlardır, e olmadığı için de iletişimde kalamıyorsun belki. belki olsa çevrene eklemiş olucan, bir şey olduğunda mesaj atabilicen vs. salladım yani.

bana göre zaten "short"lar, "reels"lerin hepsi leş, saçma sapan içerikler. ama bundan keyif aldığını söyleyen yeni nesilden biri vardı, garip gelmişti.

karşı cinsin (veya ilgi duyduğun cins(ler)) doğal güzelliklerine bakmak için de kullanabilirsin :) belki birisi de bulunabilir.

genel olarak çok boş (tüketilen her şey entelektüel olmak zorunda demiyorum), leş, gereksiz bir ortam. 500 tane arkadaşın var diyelim, bunların kaçı senin için önemli olabilir ki? 400 tanesiyle iki cümle bile konuşmamışsındır muhtemelen. peki bunların hafta sonu bir yere gittiğini neden görmek zorundayım?

insanlar mutsuz ve özgüvensiz. dolayısıyla instagram'dan alacakları like'larla mutlu olmaya, hayata tutunmaya çalışıyorlar. oradaki like'ların değerlerini belirttiğini sanıyorlar.

bir de türkiye, dünyada en çok sosyal medya kullanan 2-3 ülkeden biri (maalesef bütün kötü özelliklerde başlardayız). o yüzden türkiye ortalamasına göre karar verme bence.
0
ahm1
(14.08.23)
insanların birbiriyle saçma rekabetlere girdiği, birbirlerine çalım atıp durdukları, vitrinden bir yer.

sevdiğin arkadaşların vardır, iletişimi kesmek istemiyorsundur, ne yaptıklarını merak ediyorsundur, o zaman anlamlı olur.

ben hala takip etmeye değer bir sayfa olduğunu düşünmüyorum, twitter bu konuda daha iyidir.
0
kesmekes laleler
(14.08.23)
uzerinden para kazanmiyorsan veya sosyallesmeye calismiyorsan bos is. faydali yonlerinden faydalananlari tebrik ediyorum benim iki gordugum seyden biri reklam. arkadaslar icin ise cok instagram jargonlariyla, sakalariyla sohbet ettiklerinden seni de orda gormek istiyordur benim dm saat basi 10 reels dusuyo. bulusmasak da muhabbet suruyor. cay kahve paylasmanin modasi gecti evet
0
mess
(14.08.23)
Su anda 100 kisi ile takiplesiyorum 80 tanesini kaldirsam hayatimda hicbir sey degismez. 20 tanesi de akraba yakin arkadas vs.
0
baldur2
(15.08.23)
(12)

hostesler neden hep güzel?

emenius sleepus
bu işin mantığı nedir? hepsi normal standartlara göre aşırı güzel fizikli kadınlardan oluşuyor. servis yapılırken çevreme bakıyorum bütün yolcular da hayvan gibi bakıyorlar. tek ben böyle düşünmüyorum galiba. bir tane ortalama tipli görmedim. hostlar da keza öyle uzun boylu yapılı güzel saçlı yakışı
bu işin mantığı nedir? hepsi normal standartlara göre aşırı güzel fizikli kadınlardan oluşuyor. servis yapılırken çevreme bakıyorum bütün yolcular da hayvan gibi bakıyorlar. tek ben böyle düşünmüyorum galiba. bir tane ortalama tipli görmedim. hostlar da keza öyle uzun boylu yapılı güzel saçlı yakışıklı herifler.

neden özellikle über güzel kızlarla yakışıklı erkekleri seçiyorlar? modellik mi yapıyor ki bu insanlar, güzel fizikli insanlara gereksinim duyma sebepleri nedir?
0
emenius sleepus
(14.08.23)
tip, para gibi. her sey degil belki ama cok cok cok sey.
0
baldur2
(14.08.23)
Çok da güzel olmaları gerekmiyor aslında, siz daha çok fiziğe odaklanmışsınız gibi.

Bu tip alanlarda genellikle belli bir dress code oluyor, kıyafet kalitesi belli bir standartta tutuluyor ve kişisel bakım konusu önemseniyor. Hatta birçok yerde kıyafet, ayakkabı makyaj malzemesi vs. alınması için ekstra para alınıyor hostesler için durum böyle mi bilmiyorum gerçi.

Güzellik, yakışıklılık kavramları büyük oranda bununla ilgili zaten. Boşuna demiyorlar çirkin kadın yoktur bakımsız kadın vardır diye. Kişisel bakım mucizeler yaratır.
0
akhenaten
(14.08.23)
Türkiye'deki şirketler biraz daha dikkat ediyor bence.(sadece güzel değil erkekler de yakışıklı oluyor genelde) Özenli bir görüntü güven veriyor bence, mantıksız değil. Fakat British Airways'e, Easyjet'e falan binince daha orta yaşlı standart insanların hostes olduğunu görmüştüm.
0
nhk ni youkosu
(14.08.23)
Arkadaşım hostes, kendi aralarında bir estetik yarışı var.
0
batsinbudunya
(14.08.23)
@nhk ni youkosu'nin söylediğini yazacaktım. Onaylamış olayım madem, özellikle Easy-Jet ile uçarken, "ya bu teyze hala çalışmak zorunda mı evinde otursa rahat rahat" diyeceğiniz bir sürü hostes var. Bırakın güzelliği, kadın zar zor hareket ediyor gibi. Sanırım bizim gibi materyalizmin dibine vurmuş ülkelerde daha çok oluyor bu.
0
quaker
(14.08.23)
İşe alınırken fiziğin önemi bu olsa gerek. Bilerek güzel olanları seçiyor olabilirler.
0
volkandemircan
(14.08.23)
Ben de bizim dikkat ettiğimizi düşünüyorum belki emirates falan,
Alaska airlinesta kilodan hareket edemiyorlardı, amerikan havayollarında hiç bizimkiler gibi host/hostes görmedim.
0
wishmaythşngs
(14.08.23)
@akhenaten bence güzellik büyük oranda fizik ile ilişkili zaten. o yüzden onu belirttim özellikle. bakımlıdırlardır belki ama ben o kızların dümdüz gezseler de işteki gibi olmasa da ortalamadan güzel olduklarını düşünüyorum. sokakta gördüğüm diğer kızlar gibi olmuyorlar, daha güzel oluyorlar. özellikle seçip alıyorlar gibi. onu tuhaf bulmuştum.
0
🌸emenius sleepus
(14.08.23)
yazdığınızın aksine ben günümüzdeki hosteslerin o kadar da güzel olduğunu düşünmüyorum. eskiden daha güzelleri seçiyorlarmış.

havayolu biraz da prestij işi. hostesler sonuçta havayolunu temsilen orada bulunuyor, müşteri ile yani yolcu ile doğrudan temas kuruyor ve ev sahibi konumunda oluyor.

bu insanların en güzel görsellik ve davranışa sahip olmasını bekler yolcular.
0
tabudeviren
(14.08.23)
hostes olmanın fiziksel nitelikleri var, boy, kilo, görünür yerde yara,ameliyat, dövme olmayacak, saç kesimi şöyle olacak vs. vs. vs. kılık kıyafet, davranış kodları baya bir eğitimden geçiyorlar. meslek sırasında kaza geçirip yaralanırsa, kalızı iz falan olursa mesleğe devam edemiyor.

dünya güzelleri gibi değil ama hoş hanım ve beyler var evet. eskiden baya baya model gibi kişileri alıyorlarmış, uçmak daha pahalı, görece zenginler uçuyor, onlarında hepsi erkek, rekabet'de var, müşteri çekmek için en güzel kızları, en yakışıklı erkekleri arıyorlarmış. her bir alan için. yani sadece hostesler değil resepsiyondan temizlikçisine kadar.

Bu davranış müşteri profilinin değişmesi ile birlikte zamanla değişerek güler yüzlü hoş kişiler olarak devam ediyor.

buradaki amaçlardan biri de sizi iyi hissettirmek, dövmeli, façalı, saçları kazıtılmış biri görseniz stress'e girersiniz, otobüsde bir yere inersin de uçakta inemezsin, zamanla gerilirsin saçmalarsın, hoş insanların yanında biraz daha rahat edersin, stress seviyen azalır.
0
selam
(15.08.23)
bir sürü para verdiğin bi ulaşım aracında sana görsel olarak hitap etmeyen insanların mı hizmet etmesini istersin, yoksa çıtı pıtı alımlı güzel kadınların mı? bariz yolcu çekmeye çalışıyorlar işte.
bu arada ben de bayağı güzel olduklarını düşünüyorum özellikle türkiyedekilerin. eğer ortalama bir tip görüyorsanız onun mutlaka ingilizceden başka bir dili vardır, ondan olmuştur. aynı zamanda donanımlı da oluyorlar öyle eğitimsiz insanlar değiller.
0
melodramaticfool
(19.08.23)
çünkü boy ve kilo kriterleri var işe girişte
bu sınırları aşarsan ücretsiz izinle telafi etmeni bekliyorlar
gerisi yüz güzelliği ve bu işi yapmak isteyen insanların özgüvenli ve dış görünüşü iyi insanlar olması
biraz da ik seçiyor tabi
çirkin olduğunuz için elendiniz şeklinde beyan etmedikleri sürece sorun yok
0
bir soru sorcam
(19.08.23)
(1)

Kendimi kandırmam hakkında siz ne düşünüyorsunuz?

madurumdamadurum
Uzun bir yazı olacak okuduğunuz için teşekkürler :) Öncelikle 2 yıla yakın süren bir ilişkim var ancak genel anlamda huzursuz olduğum bir şeylerin yanlış olduğu konusunda sürekli çeliştiğim ve düzeltmeye çalıştığım bir ilişki türü bu.Bunun öncesinde yaşamış olduğum ilişkiyi unutamıyorum halen aklıma
Uzun bir yazı olacak okuduğunuz için teşekkürler :)
Öncelikle 2 yıla yakın süren bir ilişkim var ancak genel anlamda huzursuz olduğum bir şeylerin yanlış olduğu konusunda sürekli çeliştiğim ve düzeltmeye çalıştığım bir ilişki türü bu.
Bunun öncesinde yaşamış olduğum ilişkiyi unutamıyorum halen aklıma geliyor ve gerçekten mutlu olduğumu hissettiğim bir ilişkiydi uyumumuz harikaydı yan yana gelsek eğlenceden geçilmeyen cinsten, niye bitirdim diye sorarsanız yaş olayını geçiyorum aramızda 3 yaş vardı ki bu sorun değil bence , asıl sorun aileler idi yani; açıkçası benim tek ailem abim ve onun ailesi dört dörtlük herkes iyi kötü bir şekilde bir arada huzurlu bi aile tablosu çizebilirim, benim korkum beni bu şekilde kabul etmeyecekleri etseler dahi sorunların baş göstereceği ona uygun bir eş olamayacağım gibi konulardı ki yaşlar da o zaman 21-23 dü. Evet bazı konularda beni anlayamazdı ondan bunu beklemedim çünkü hem hayat tecrübesi yeni edinmeye başlıyor hemde geç atılmıştı hayata yine de çok daha iyisini hak ettiğini düşündüğümden ayrılma kararı aldım belki dedim hayatına daha iyisi girer iyileştirir daha iyi yerlerde olur ancak 2 yıldır takip ediyorum ara sıra birilerini almayı denedi ancak olmadı yapamadı gözlemlediğim kadarıyla ve bu süreçte bazen ( 2 kez sadece 2 yıl içinde ) konuştuk, hala benimle birlikte olmak istediğini ( ki bende böyle düşünsem bile yanlış bir şey olduğunu düşündüğümden bu tarzda görüşmedim kendisiyle ) belirtti, şuanda da aynı durumda devam ediyor, benimde ayda birkaç kez olsa dahi aklıma geliyor zaten şuan olsaydık ne güzel olurdu vs vs. gibi.. Her neyse şuanki ilişkime bu şekilde devam edemem sonuçta buda akılda aldatmak sayılıyor hoş birşey de değil o sebepten şuan yaşadığım ilişki ne kadar toxic olsa dahi devam ettim düzeltmeye çalıştım çok tartıştım çok görmezden gelindim belki değer bilinmedim ki değersiz hissettiğim çoook zaman oldu dile getirdim anlaşılamadım, suçlu oldum geçiştirildim. Tüm bunları nyyanında çevremden ayrıl şundan seni hak etmiyor senin gibi minimal anlayışlısını bulmuş afedersiniz ... arıyor, bu kişinin de ailesi var ama darma duman bişeyler annesi başka adamlar gayri resmi yaşıyor babası aptal insanlarla gününü gün ediyor zaten kendisini babannesi büyütmüş filan falan herşeye rağmen aile önemlidir ama pek düşünmedim sonuçta o isteyerek yaşamadı tüm bunları diye devam ettim ancak son günlerde aşırı yormaya başladı örneğin bir sorun oluyor sorun benden kaynaklı değil tamamen kendi sorumsuzluğu ama yine de sürekli yaptığı gibi bahanesini bulup bana çeviriyor okları filan sonra bende doğal olarak böyle bir insanlar tartışma istemediğimi söyleyip konuyu kapatıyorum oda bunun işine geliyor son zamanlar aşırı sallantıdayız oturup düzgün sohbet bile etmiyoruz zaten sürekli evine çağıran bir tip 1 aydır görmeye gitmiyorum oda sağolsun bir hafta boyunca izinliydi bir kez bile iş yerime gelip beni alıp bişeyler yapmadı bunu bile söylediğimde bahane buldu bana attı topu bende konuyu kapattım kısacası yoruyor tüm bunların yanında kendisi istanbulda yaşıyordu sözde benim için bursaya yerleşti ki sanmıyorum çünkü istanbulda birilerini çarptı filan onlardan korktu bence ki buraya geldi ki herkes aynı şeyi söyledi her neyse diyorum iyi en azından tartışmıyor kavgası bağırması şiddeti şimdilik yok filan falan bunlarla kendimi avutup duruyorum. Yanlışı doğruyu ayırt edemiyorum artık bitirmek istiyorum bitiremiyorum şu düşünceden dolayı; ya elle tutulur sebep değil sanki bunlar çözülür heralde avutmalarıyla kendimi kandırıyorum günden güne. Sıkıştım kaldım kısacası . Ne yapsam bilmiyorum.. Ne yapayım sizce fazla mı saflık yapıyorum böyle birine karşı?
0
madurumdamadurum
(14.08.23)
Kişisel almayın ama sizin gibi insanlar beni sinirlendiriyor.

Yani düzgün giden bir ilişkiniz varmış ama "onun ailesi çok iyi benim hayatım düzenli değil" gibi sizin karar verici olmadığınız bir konu yüzünden bitirmişsiniz. İnsanlar kendileri ve kendi ailelerinin geleceğiyle ilgili kararları kendileri alabilirler, sizin onların iyiliğini düşünmeniz gerekmiyor. Çok arabesk bir bakış açısı bu.

Bundan sonra zannediyorum ki "size daha uygun" olduğunu dülündüğünüz birini bulmuşsunuz ama şansa bakın ki uygun olmadığını fark etmişsiniz. Çok da şaşırtıcı değil aslında.

Yani iyi anlaştığınız, sizin için uygun olan işlerin tıkırında yürüdüğü tarzda bir karakteri bırakıp bunun tam tersi bir karakterle birlikteliğe başladığınızda işlerin ters gideceği beklenen bir durum.

Yaptığınız şeyin adı "self-sabotage" kendi kendinizi sabote etmişsiniz. Ayrıca sizin için kıymetli birini bulup bu ilişki için görece büyük zorluklarla uğraşmayı seçmek yerine tamamen bırakmayı tercih etmeniz bence ayrıca bir konuşmayı hak ediyor.

İşin trajikomik yanı ne yapmanız gerektiğinin ve nasıl bir birlikteliğin sizi mutlu edeceğini gayet iyi biliyorsunuz. Bile bile yapmışsınız.

Biraz agresif olduysam özür dilerim ancak bence silkelenip kendinize gelmelisiniz.
0
akhenaten
(14.08.23)

Görüşme Yapma Sorunu

farifdemiryol
Kötü bir çalışma ortamından ayrılarak aynı şirketin farklı bir biriminde çalışmaya başladım, burada diğerinden farklı olarak daha fazla insanla muhatap olmak zorunda kalıyorum. Ancak neredeyse çocukluğumdan beri, yabancı birine birşey sormaktan, konuşmaktan özellikle de tanımadığım birini aramaktan
Kötü bir çalışma ortamından ayrılarak aynı şirketin farklı bir biriminde çalışmaya başladım, burada diğerinden farklı olarak daha fazla insanla muhatap olmak zorunda kalıyorum. Ancak neredeyse çocukluğumdan beri, yabancı birine birşey sormaktan, konuşmaktan özellikle de tanımadığım birini aramaktan çok çekinmişimdir. Şimdi görüşmek bunun yanında da haftada bir eğitimlere ve tanıtımlara gitmem gerekiyor bir şekilde hallediyorum ama kendimi de beğenmiyorum pek. Ne yapayım da yeneyim şu durumu ?
0
farifdemiryol
(14.08.23)
(5)

2023 yazı

oberon
büyük kırılmalar yazı olarak anılacak bir yaz mevsimi yaşanıyor diyebilir miyiz?2022 21 20 .....hiçbir yaz ne bu kadar uzun/sıcaktıne de halkımız bu kadar koyvermemişti.(bence)sizce?
büyük kırılmalar yazı olarak anılacak bir yaz mevsimi yaşanıyor diyebilir miyiz?

2022 21 20 .....

hiçbir yaz ne bu kadar uzun/sıcaktı
ne de halkımız bu kadar koyvermemişti.

(bence)

sizce?
0
oberon
(14.08.23)
Buyuk kirilmalar yazi mi? Ne olmus ki?

Hicbir sey oldugu yok. En durgun yaz.
0
ahm1
(14.08.23)
Sıcak her zamanki sıcak bana göre. Ankara'ya geç bile geldi yaz.
0
black holes in the sky
(14.08.23)
Sicaklar az surdu bence istanbulda usuyorum. agustos bu degil
0
mess
(14.08.23)
Üşüyoruz İstanbul'da Ağustos ortasında. Bugün havada güneş yoktu böyle yaz mı olur. Ne kırılması ne uzunu ne sıcağı
0
abelardo
(14.08.23)
mevsimler iyice sapıttı. temmuz sıcaktı, ağustos sonbahar gibi oldu. eylül'de de çok sıcak olur kesin.
0
nothing in my way
(14.08.23)
(1)

bir insan niye izler?

wishmaythşngs
Arkadaslar,isyerinde biri var, birbirimizi ismen biliyoruz. o erkek ben kadinim. gönül islerine actim ama pek öyle gönül isi degil. benim acimdan degil.Bununla ayda birkac kere, ortak bir olayda denk geliyoruz, kalabalik ortamda. bildiğin her hareketimi izliyor, ama gelip konuşma veya kafa selamı yo
Arkadaslar,

isyerinde biri var, birbirimizi ismen biliyoruz. o erkek ben kadinim. gönül islerine actim ama pek öyle gönül isi degil. benim acimdan degil.

Bununla ayda birkac kere, ortak bir olayda denk geliyoruz, kalabalik ortamda. bildiğin her hareketimi izliyor, ama gelip konuşma veya kafa selamı yok. Mesela, ben salona girdim, onun odaklanıp baktigini hissediyorum veya yandan görüyorum. Ya da, bir iki kere kafamı çevirdim tesadüfen, direkt yakaladım. görmemis gibi devam ettim. fakat, artik sinirleniyorum.

Ben neden selam vermedim; bu kisiyle samimi olmaya calisan bir kac kisi var, islerinde iyi degiller (ortak arkadasimiz falan yok, dedikodulardan biliyorum az, yürüdüler galiba buna). ben selam verirsem sanki onlar gibi kendimi konumlandirmis olacakmisim gibi geliyor. ben de isimde iyiyim, beni izleyen o, ilk selami o versin düsüncesindeyim.

ama merak ettigim su, bu beni neden izliyor? is yerinde kendini baskin göstermek icin mi?
0
wishmaythşngs
(13.08.23)
sizi güzel bulmuştur, bakmak hoşuna gidiyordur..

benim de öyle arada kestiklerim oluyor. güzel kadınlar.. ama gidip konuşayım tanışayım tarzı bir düşüncem yok..
0
tabudeviren
(14.08.23)
(3)

Toksik maskulenitiyi iyiye kullanmak

logisticsmanager
Şimdi hanim arkadaşının yanına gitti. Normalde benim evde yaptığım işler belli çünkü hanımın kendi işi var günde 3-4 saat çalışıyor o kadar. Yemek zaten en sevdiği şey. Geri kalanları da ben yokken yapıyor.Bende genelde pis isler ya da güç gerektiren şeyler var; tuvalet, bulasik/camasir filtrelerini
Şimdi hanim arkadaşının yanına gitti. Normalde benim evde yaptığım işler belli çünkü hanımın kendi işi var günde 3-4 saat çalışıyor o kadar. Yemek zaten en sevdiği şey. Geri kalanları da ben yokken yapıyor.
Bende genelde pis isler ya da güç gerektiren şeyler var; tuvalet, bulasik/camasir filtrelerini temizlemek, örümcek falan öldürmek, odun kesmek, cim bicmek, alışveriş yapmak, ütü vs.

Ama hanim gidince tabi her şey bende. Ve bununla derdim yok çünkü kafamda "kendime yeterim ben lan erkeğim ben" düşüncesi var=d erkek dediğin her isi yapmali vs gibi bir toksik kafayla her şeyi yapiyorum (temizlik, bulaşık, çamaşır.

Misal hanimin arkadaşının eşi öyle biri ki kiz bir yere gidecekse önceden yemeklerini hazirliyor çocuğun (tavuk , brokoli falan). Benim hanımın babası da benzer; yemeklerin hepsini yapar ama onun dışındaki her seyde sıfır. Temizlik bilmez, bulasik/çamasir bilmez, tamir bilmez vs.
Ben ikisine de "böyle erkek mi olur ya" gözüyle bakiyorum =d

Benim gibi toksik maskulenitiyi iyiliğe kullanan var mi :)
0
logisticsmanager
(12.08.23)
Mizahi yaklaştığını anladım ama bunun ne maskülen ne de toksiklikle alakası var. Ağzımdan yel alsın, eşinden ayrıldın ya da daha kötüsü oldu; tüm bunları yapman gerekmeyecek mi? Niye birine muhtaç kalasın ki? Erkek olduğun için değil, kendi ayakları üzerinde durabilen bir birey olduğun için bunların hepsini yapıyorsun, yapabiliyor olmasın da.

Ben evli değilim ama beraber yaşadığım kız arkadaşlarım varken de yapıyordum. İş bölümü yapmak ayrı, o işleri yapmamak için çırpınmak ayrı. Kaldı ki çoğu kadından iyi temizlik ve ütü yaparım, ben onun saçlarını lavabodan temizlerken gelen damacanayı mutfağa götürmek için bi zahmet beni beklemesin.
0
Bruce
(13.08.23)
@bruce; yok zaten dediklerinde haklısın da ben bu işleri yaparken "erkek adam her şeyi yapar" diye yapiyorum ve yapamayan/yapmayan erkeğe de tirt gözüyle bakıyorum.

Örnekte verdiğim gibi eşi gideceği zaman onun için günlük yemek yapmasini isteyen adam bana göre tirt erkek ama bu aslında toksik maskulenitede verilen örnek değil. Is ne kadar kadınlarla eşleştirilmis olsa da kendine yetecek yeleği yapamayan adama sanki arabasının yağını kontrol etmeyi bilmeyen adam muamelesi yapıyorum kafamda :)
0
🌸logisticsmanager
(13.08.23)
Yani hala 'erkek adam' her seyi yapar dediginiz icin, o toksik erkeklikten cikmis sayilmazsiniz. Erkek ya da kadin degil, gucu yeten herkes gucunun yettigini yapmali. Saglikli erkeklik/kadinlik/insanlik bunu gerektirir. Aslinda elestirdiginiz erkekler gibi kadina ve erkege rol bicmissiniz, ve ben buna ragmen yapiyorum'a gelmis olay. Ben insanim ve bu aliskanliklarim/bilgim hayatimi haysiyetli bir insan olarak devam ettirmemi sagliyor yeterli. Kendinizi kiyaslamaya (ozellikle de yapmayan erkekler uzerinden) basladigizda zaten cinsiyetcilik tuzagina dusmus oluyorsunuz. Ben mesela araba yagi degistirmeyi bilmiyorum, erkek isi olarak gordugum icin degil, hic ihtiyacim olmadi. Araba yagi degistirmeyen bir insana saygi duyarim ama karnini doyuramayan ya da pislik icinde yasayan birine saygi duyamam. Bunun gibi. Yanlis anlamis da olabilirim soruyu, affola.
0
songforsomeone
(13.08.23)
(4)

gidecek hiçbir yeri konuşacak kimsesi olmamak

karayel
var mı böyle olanınız?neler yapıyorsunuz?
var mı böyle olanınız?

neler yapıyorsunuz?
0
karayel
(12.08.23)
Sevgilim yok mesela, iyi ki de yok , ankarada yapcak bi sey yok cidden
0
lapaz
(12.08.23)
Var. Eskiden çok geniş bi çevrem ve çok arkadaşım vardı. Ekonomim de çok iyiydi o zamanlar. Ekonomik olarak çöktükten sonra kimse kalmadı. Bazen başımı alıp tek başıma kampa gidiyorum. Zevkli de oluyor. İşin kötü yanı yalnızlığa alıştıktan sonra hayatına bir sevgil, arkadaş falan girmesine de istemeden müsade edemediğini kimseyi çekemediğini, en iyi arkadaş ve sevgilinin kendin olduğunu anlıyorsun. Gel gelelim insan sosyal bir hayvandır. Bu durum ilerde nasıl verilir zaman gösterecek.
0
dakota
(12.08.23)
Varken mi yok yokken mi yok?

Yokken yoksa o kolay, yani belki sartlar kotudur istediginiz gibi olmaz, istediginiz zamanda olmaz ama bir sekilde oluru var en azindan.

Varken yoksa o zaman durum tabi farkli. Tavsiye vermek kolay degil, verebilecek olan varsa gelse verse burada hatta.

Gene de insan kendini bazen veya belki genelde de olduğundan daha beter durumda saniyor. Daha pozitif moda sevk edebilecek cevresel kosullar iyi gelebilir.
0
jnlbnnn
(13.08.23)
Açıkçası sevgilisi olup yine de konuşmaya uygun biri olmamasından yada seni anlamıyor olmasından daha iyi yalnız olmak en azından boş kalabalık yok hayatında.
0
madurumdamadurum
(14.08.23)
(4)

babanız size sizi sevdiğini nasıl gösterir?

damba
5 Sevgi Dili kitabını okuyordum da, aklıma şu geldi, acaba babalarımızın yaygın sevgi dili ne?sizi sevdiğini mi söyler? size hediye mi alır? harçlık mı verir? sarılır mı?babanız size sizi sevdiğini nasıl söyler?(yaşınızın kaç olduğunu belirtirseniz çok güzel olur cevaplarda)
5 Sevgi Dili kitabını okuyordum da, aklıma şu geldi, acaba babalarımızın yaygın sevgi dili ne?

sizi sevdiğini mi söyler? size hediye mi alır? harçlık mı verir? sarılır mı?

babanız size sizi sevdiğini nasıl söyler?

(yaşınızın kaç olduğunu belirtirseniz çok güzel olur cevaplarda)
0
damba
(11.08.23)
Ozleyince ya da ben müşkül bir durumda olunca telefonda ya da yan yanayken ağlıyor:/
29k
0
Amaranta ursula
(12.08.23)
42 yaşındayım 17 yaşından beri evden ayrı yaşıyorum, memlekette kendisi geceleri normalde en üst katta vakit geçiriyor, televizyonu yatağı vs var, akşamları orada durur ama ben gelmeden önce eşyalarını toplar alt katta salona iner, ne yapsam da aksine ikna edemedim.

onun dışında türk kahvesi manyağı olduğum için ben gelmeden bir gün önce gider taze kahve çektirir mutlaka, bir de neden böyle düşünüyor bilmiyorum ama tatlı sevmeyen benim tulumba sevdiğime ikna etmiş kendisini, her gittiğimde 1-2 kilo alır ben de çok bayılıyormuşum gibi yaparak yerim hiç sevmediğim halde.

bir de evde en basit çorbayı bile yapsam her sofraya oturduğunda hayatımda içtiğim en güzel çorba der, ondan ister ki öyle olmadığını ben biliyorum.

mecbur kalmayınca onun yanında sigara içmeyi sevmiyorum , eskiden beni otogara bıraktığında filan muhakkak 15 dk varken giderdi ben rahat edeyim diye, ya da bahçede isem yanıma gelmemeye çalışır rahat rahat sigara kahve keyfimi yapayım diye.

sürekli iletişim halinde değiliz, senede 1-2 kez konuşuruz, onun dışında annem üzerinden haberleşiriz. mıç mıç sarılma sevgi gösterileri vs de yoktur bizim ailede. hep böyle karşındakinin en sevdiği şeyleri almak, yapmak üzerinden sevgimizi gösteriyoruz.
0
hypathia
(12.08.23)
Evi sevdiğim meyvelerle doldurur... Atıyorum kiraz seviyorsam ama eve en erken kişin gelebileceksem, bütün kirazlari buzluga koyar. Çıkarınca da b.k gibi olur
0
abuzer
(12.08.23)
Klasik babaların aksine benim babam sevdiğini hem davranışlarıyla hem de sözleriyle gösterir. Sık sık beni çok sevdiğini, ne kadar değerli olduğumu söyler. Bir sürü sevgi sözcüğü kullanır.
İhtiyaç duyduğum her an yanıbaşımda olur. Şanslı bir kız çocuğuyum.
0
Gradient_tabanlı_mor
(12.08.23)
(12)

Adınızın hikayesi var mı?

akhenaten
Hikayesi derken "işte şöyle bir olay olmuş annem/babam da çocuğum olursa adını x koyacağım demiş" tarzı bir şey. Adınızı söylemenize gerek yok pek tabi, sadece hikayeyi merak ettim.Benimkinin yok, ailem isimler sözlüğünden seçmiş :D
Hikayesi derken "işte şöyle bir olay olmuş annem/babam da çocuğum olursa adını x koyacağım demiş" tarzı bir şey. Adınızı söylemenize gerek yok pek tabi, sadece hikayeyi merak ettim.

Benimkinin yok, ailem isimler sözlüğünden seçmiş :D
0
akhenaten
(11.08.23)
annemin çocukken bi komşusu varmış çok severmiş ve bütün çocuklarına hayvan isimleri vermiş kadın bunun üzerine annem de "ben de çocuğuma hayvan ismi vericem" demiş.
hepsi bu :p
Adım hayvanoğluhayvan :p
0
neira
(11.08.23)
eski fenerbahçeli bir futbolcunun adını koymuş babam. aslında şu an çok da popüler bir adam değil ama herhalde o zamanlar iyiymiş.
0
bohr atom modeli
(11.08.23)
benimki politik bir isim olacakmış sonra vazgeçip şimdikini koymuşlar
0
freebird5406_2
(11.08.23)
İki ismim var. İkisi de ayrı ayrı sık kullanılan isimler ama birlikte duyunca pek çok kişi baya beğeniyor. İkisi de böyle pozitif anlamlı isimler ve birini annem birini babam koymuş. İkisi de sosyal demokrat insanlar, 96 civarı işte faili meçhullerin olduğu, o dönem için baya kaos olan dönemde pozitif bir mesajla isim vermişler :D

Kardeşimin de iki ismi var. O doğmadan bir ay kadar önce anneannem vefat etmişti. Onun ismini vermek yerine ismi Hayat olsun dediler. Yani ölüm yerine hayatı yüceltmek gibi bir amaçla verdiler. Onun da diğer ismiyle kombinasyonunu çok beğeniyorlar. İki isim konusunda bizimkiler iyi iş çıkarmış kısacası dhdhdh
0
nundu
(11.08.23)
Ablamın en yakın arkadaşı doğduğum gün mahalleden taşınmış. Ablam da en yakın arkadaşının adını koymuş.
0
Amaranta ursula
(11.08.23)
büyükannem kavuşabilen aşk hikayesinden yola çıkarak koymuş :)
0
takunyali kokos
(11.08.23)
evet, bir gün babam bir şiir okuyor ve o şiirden esinlenerek ismimi koyuyor. çok nadir görülen bi isim olduğundan şimdi buradan ismimi tahmin eden çıkacaktır.

dedem de babamın ismini kütüphanede bir kitap okurken görmüş ve öyle koymuş.

bizde böyle bir gelenek gibi oldu bu adsfasdfadfasdfasf
0
kablelvuku
(11.08.23)
Babam askerdeki çok sevdiği komutanının adını vermiş. Mutluyum adımdan, köyündeki âdeti sürdürse adım satılmış falan olabilirdi
0
hasmetizm
(11.08.23)
gobek adim dedemin babasinin ismi.

dedem bebekken babasi ertugrul firkateyni batinca olmus, dedem babasini hic gorememis.

ben dogunca dedem gobek adi olarak babamin ismini koyabilir miyiz diye sormus, annem de kabul etmis.
0
cooperr
(11.08.23)
kuzenim kendi çocuğuna kayınbabasının adını koymak zorunda kalmış. ben doğunca da "bu isme çok merakım var" demiş ve benim adımı o koymuş. sonra annemle babam köy imamına ismimi kulağıma okumasını isterken "tek isimli olmasın, bir de xxx adını koyalım başına" demiş ve iki tane adım olmuş. zaten ben de dahil hiçbir kardeşimin adını ailem koymamış.
0
m e b
(11.08.23)
annem eğitim formasyon dersleri verirken edebiyat fakültesi öğrencilerinden öneriler almış. adım o önerilerin erkek versiyonu. acayip bir şekilde kürt olmasam da kız olsaydım kürtçe bir adım olacaktı.
0
rain when i die
(11.08.23)
Annem ablamın adına uyumlu olsun diye koymuş. Ama alakası yok :)
0
tiptansoguyantipci
(12.08.23)
(7)

Aile yanında hiçbir şeye odaklanamıyorum

hadi ya la
Depremden sonra ailemin yanına taşınmak zorunda kaldım, 29 yaşındayım. Bir süre bu düzende olacağım. Ev o kadar kaotik geliyor ki. Aslında iyi ve sakin insanlar, ama kulaklığımı takıp kendimi işime veremiyorum. Sürekli bir mevzu oluyor ve katılmak durumunda kalıyorum. Ev işleri, tadilatlar, banka iş
Depremden sonra ailemin yanına taşınmak zorunda kaldım, 29 yaşındayım. Bir süre bu düzende olacağım. Ev o kadar kaotik geliyor ki. Aslında iyi ve sakin insanlar, ama kulaklığımı takıp kendimi işime veremiyorum. Sürekli bir mevzu oluyor ve katılmak durumunda kalıyorum. Ev işleri, tadilatlar, banka işleri, küçük akraba krizleri, hep ama hep bir mevzu var doğal olarak. Fakat çalışmam gereken saatler içinde kendimi izole edemiyorum. Sanırım bir odaya kendimi kapatıp belli saatler içinde çıkmamam ve mesai yaptığımı vurgulamam gerekiyor. Sorunu yazarken kendim çözdüm gibi, ama size de sorayım. Özellikle yaşıtlarım ve büyüklerim, aile yanında kalmak tarifi zor bir huzursuzluk yaratıyor mu?
0
hadi ya la
(10.08.23)
evden çalışılıyorsa belli yaştan sonra aile yanı zor oluyor. dışarda çalışabilirsiniz starbucks veya kahvecilerde kütühanelerde.
0
playing star again
(10.08.23)
Ev o kadar kaotik geliyor ki +1. Sana katiliyorum kardesim. 1+0 da olsa kendi evine cik maddi olarak baska seylerden kesip.
0
hot potato
(10.08.23)
Kaotik oluyor. Ama kendimi odaya kapatıp çözüyorum. Sıcak yemek, sınırsız içecek falan olması da cabası.

Kendinizi odaya kapatmıyorsanız çok zor
0
zimbirik
(10.08.23)
bütçe varsa tabi 1+1 ev, yoksa yakınlarda bir cafe, kütüphane, coworking space de iş görebilir.
0
orpheus
(10.08.23)
Önemli bir durum yoksa rahatsız etmemelerini söyledim. Odaya girip kapatıyorum kendimi. Hiç çıkmıyor değilim. Mola verip tekrar giriyorum.

Her olaya dahil olmaya çalışmayın. Acil işim var deyin.
0
sevilen progressive türkücü
(10.08.23)
Valla ben de benzer bir durumdayım. Uzaktan çalıştığım için sorumlu olduğum bir işim olduğunu idrak etmeleri zaman aldı. @zimbirik'in dediği gibi kendimi odaya kapatıyorum, toplantılardan anlayinca odaya yemek içecek servisi başladı:D
0
Amaranta ursula
(10.08.23)
Kendinize özel alan yaratın çalışmak için. Ve çalışmaya başlarken çalışmaya başladığınzıı, kapıyı vurmadan girmemelerini söyleyin.
0
elitoangelito
(11.08.23)
(18)

Dövmesiz olan var mı

dissendium
Önemli bir soru olmadığı için gönül işleri olarak açtım.Dövmesiz sanki sadece ben kalmışım gibi hissediyorum. İnsanların küçük de olsa mutlaka bir dövmesi var gibi geliyor. Lisede kulağımı deldirmiştim ama dövme fikrine hiç ısınamadım. Onun çıkmaması kötü bir durum bence. Sizin dövmeniz var mı? Kaç
Önemli bir soru olmadığı için gönül işleri olarak açtım.

Dövmesiz sanki sadece ben kalmışım gibi hissediyorum. İnsanların küçük de olsa mutlaka bir dövmesi var gibi geliyor. Lisede kulağımı deldirmiştim ama dövme fikrine hiç ısınamadım. Onun çıkmaması kötü bir durum bence. Sizin dövmeniz var mı? Kaç tane, nerelerde? Çevreniz durum nasıl? Dövmeye bakış açınız nasıl?
0
dissendium
(09.08.23)
bende yok, çevremde yok.
senin tam aksine dövmeli arkadaşım hiç yok. kadıköy'de falan görüyorum dövme.

kalıcı dövme sevmiyorum. kısa dönemli dövme yaptırabilirim. koluma falan.
0
tabudeviren
(09.08.23)
bende yok ama ben de çevremde çok arttığını söyleyebilirim rahatlıkla, yanlış bir gözlem değil.
0
hrskrs
(09.08.23)
dovmem yok. hicbir yakin arkadasimin (en yakin 6-7 kisi) da yok. bin yil dusunsem aklima gelmez "dovmesiz kaldim' diye. ne alaka.
0
hot potato
(09.08.23)
hot potato, dövmesiz kaldım derken gidip ben de yaptırmalıyım demiyorum yav. Tam tersi hiç istemediğim bir şey. Yani dövmesi olmayan bir ben kaldım demek istiyorum.
0
🌸dissendium
(09.08.23)
Dövmelerim var. Hepsi 10 yıldan eski. Daha gençken ne kadar farklı biri olduğumu hatırlattığı için seviyorum, ama şimdiki cenifır dövme yaptırmazdı. Sildirmeyi düşünmüyorum, ama olmasalardı da memnun olurdum. Dövmesine göre kişisine duruşuna göre güzel olanı da var olmayanı da. Yine de, dövmesiz bir ten "daha" duru ve güzel geliyor şimdiki zevklerime göre. Insanın biraz içinde olacak galiba ya vücudunu bir şeyler resmetmek için kullanma isteği. Bende şu an yok, ama gençken varmış bu istek. Aslında makyaja benzetiyorum biraz. O da yok bende, ama insanlar olduklarından farklı görünmek için bir şeyler yapıyor işte tenlerine. Bundan öte bir anlama gelmiyor dövme benim için. Dövmeliye de dövmesize de sırf bu yüzden kişilik, sıfat atamak sığ bir bakış. Herkeste var diye dövme yapılmaz, beğendiğiniz bir şeyler varsa yaptırılabilir. Ben erkeklere bilhassa yakıştırıyorum mesela. Yaşınız 30'a yakın ve üstüyse sonradan pişman olma ihtimaliniz az diye düşünüyorum.
0
cenifır
(09.08.23)
sıkılırım diye yaptırmıyorum
0
freebird5406_2
(09.08.23)
18’imde basit bir tane yaptırmıştım. Olmasa da olurmuş. Görenler beğeniyor o yüzden sildirmeyi düşünmedim hiç. Nötr hissediyorum.
0
ruhen hastayim ben
(09.08.23)
Dövmem yok. En yakın arkadaşlarımın da yok+1
0
Amaranta ursula
(09.08.23)
hayatımda hiç yaptırmadım. önyargılı değilim ama herkese de yakışmıyor. bazıları çok keko işi.
0
nothing in my way
(09.08.23)
3 tane var biri diz ile bileğimin arasında sağda, biri sol omzumun biri de sağ omzumun arkasında. ekonomik olarak böyle bir ülkede yaşamıyor olsak ve sağlam bir bütçeyi dövmeye ayırma lüksüm olsa muhtemelen 20-30 tane küçük büyük dövmem olurdu. ben hayatımda olan önemli olayları ya da kendimle ilgili bir durumu dövme ile sembolize etmeyi seviyorum. en yakınımda olan tüm insanlarda birden fazla dövme var ki büyük çoğunluğu beyaz yaka normal insanlar, yaptırmaya da devam ediyorlar. yaşlar +40.
0
hypathia
(09.08.23)
Bende 5-6 tane var. Seviyorum.
En yakın arkadaşlarımın ise hiçbirinde yok.
0
invictae
(09.08.23)
Bende de yok.

Bir dönem heveslendim ama karşılığında alabileceğim bir durum olmadığım düşündüm.
0
put it in your appropriate place
(09.08.23)
1) var
2) biri büyük boyutta bacakta 10 yaşında, biri kolda dirsek üstü.
3) çevremde de bi artış mevcut, gözlemin doğru.
4) aksesuar olarak bakıyorum, yakışana yakışıyor bence. ancak belli bölgeler biraz keko geliyor, el, yüz, boyun, göğüs.
0
makarnavodka
(10.08.23)
Dövmesiz insanlar her daim daha çok piyasada. senden çok var yani bir sen kalmadın merak etme.

Ha benim dövmem var. Yine yaptıracağım yeni yakında ayrıca.

Ayrıca dövme var, dövme var...insan var, insan var...bakış açım bu. Herkese her şey olmuyor. Bazen de çok güzel oluyor vs vs.

Şahsi işler. Kimisi sevmez, kimisi umursamaz, kimisi ister. Başkası için önemsiz, kişisel alanlar.
0
AlsterWasser
(10.08.23)
Aa ben ne zaman seni yalnız bıraktım! :d teessüf ediyorum.

Bende de dövme yok. Düşünüyorum, direkten dönüyorum.
0
baldan kaymak
(10.08.23)
yok, bana gorunmese bile (sirt gibi) karsiyim..
derinin altina igneyle murekkep enjekte ettirmek bana ters..
0
cooperr
(10.08.23)
3 dövmem var, 2-3 tane de yaptırmayı düşünüyorum, etrafımda da dövmesi olan-olmayan sayısı nerdeyse aynı, ben dövmelerimi unutmamak için, kötü günlerde bana umut olsun diye yaptırdım, dövmesi olan insanlara haliyle bir tık daha yakın hissediyorum ama dövmesi olmayan insanları da eziklemem hayatta.
0
blue rebel motorcycle club
(11.08.23)
Hiç yok. Yaptırmayı da şu anda düşünmüyorum. İleride fikrim değişir mi bilmem. Genellikle yaşı 14-20 arasında yaptırma isteği artıyor. Ama belli bir yaşı geçtikten sonra çoğu kişiye anlamsız geliyor olabilir.
0
volkandemircan
(19.08.23)
(5)

35 yaşımda hayata yeniden başlama

grinito
4 senelik vasat bir üniversitenin vasat bir bölümü mezunuyum.bunca yıl kendi işimi yaptım fakat çok bir birikim yapamadım.Bundan sonrası için bir yerde çalışmak için kendimi yazılım alanında geliştirmek istiyorum.Kurslara maddi olarak harcama yapabilirim.yazılım konusunda sıfırım.Sizce çok ütopik bi
4 senelik vasat bir üniversitenin vasat bir bölümü mezunuyum.bunca yıl kendi işimi yaptım fakat çok bir birikim yapamadım.Bundan sonrası için bir yerde çalışmak için kendimi yazılım alanında geliştirmek istiyorum.Kurslara maddi olarak harcama yapabilirim.yazılım konusunda sıfırım.Sizce çok ütopik bir hayal mi yoksa başarılabilir bir hedef mi?
0
grinito
(08.08.23)
sadece para kazanmak için değil keyif alarak yapabilirsen yazılımcılıkta hızlı ilerleyebilirsin ama çok vakit ayırmak gerek. Kurslara yazılmak yerine Udemy üzerinden 4-5 kurs ile sağlam bir temel oluşturup üzerine gereken teknolojileri öğrenebilirsin. Deneseydim olur muydu acaba dememek için denenebilir ama ilk işi bulmak çok zor ortalık junior kaynıyor ve kimse tecrübesiz almak istemiyor.
0
amusan
(08.08.23)
Neden yazılım? Herkes üniversite okudu diye okundu sonra mutsuz olundu. Yazılım falan popüler diye aynısını yapmak aynı sonucu verir. Hedef olarak başarırsın ama sonuç tatmin eder mi veya ne olur bilinmez.

Yazılım çok keyifli bir iş değil. Çalışan sayısı arttıkça gelir de düşüyor. Bir de yapay zeka olayı var.
0
roe
(08.08.23)
Başarılabilir bir hedef ama gerçekten istediğin şeyin yazılım olduğuna emin misin?
Parası için diyorsan mesela daha çok maaş alan meslekler de var.
Rahat çalışma ortamı desen stresli projeye denk gelince canından bezebilirsin, 25 yaşında genç biri tolere eder de sana uygun olur mu bilmiyorum.
Bir diğer sıkıntı en azından 3 sene çok yoğun çalışma yapmalısın gece gündüzlü. 38 yaşında bir grinito’nun buna motivasyonu var mı?

Eğer ki çocukluktan beri hayalimdi veya benim hobim bu alan diyorsan hiç durma öğrenmeye başla, yukarıda söylediklerimi unut. Ama en ufak tereddütün varsa boşver cidden verdiğin emeğe değmeyecek.
0
Gradient_tabanlı_mor
(08.08.23)
bir 5 sene önce bu dediğiniz yapılabilir bir hedefti ancak şu an pek yapılabilir bir hedef gibi gelmiyor. özellikle yazılım geçmişi yoksa, matematik geçmişi yoksa çok ama çok zor.

artık yazılım alanında fazla açık yok. bu 5 senede oldukça fazla iş gücü ortaya çıkmış durumda. sizin de kendinizi en azından yeni mezun bir bilgisayar mühendisi kıvamına getirebilmek için en az 1-2 senenizi vermeniz gerek. 35 yaşından sonra eğer bu alanda 0 iseniz bu motivasyonu nasıl sağlayacaksınız, nasıl geceli gündüzlü buna çalışacaksınız bilemiyorum. sadece işe girene kadarki çalışma da yetmiyor. junior seviyesinde olacağınız için yine sıkı çalışmaya devam etmelisiniz ki bir şeyler öğrenmeye devam etmeli ve meslekte ilerleyebilmelisiniz. üstelik siz iş bulana kadarki 1-2 senelik süreçte yazılım alanındaki junior olarak iş gücü katlanarak artmaya devam edecek. üstelik yapay zekalar bir junior'un yaptığı işin birçoğunu yapabilir durumdalar.

iki tane arkadaşım kendi mesleklerini bırakıp yazılım alanına yoğunlaşmak istediler 30'larında, kurslara da gittiler ancak yürütemediklerinden bırakıp eski işlerine geri döndüler. hedefinizi "yazılımcı" olarak koyduysanız bu söylediklerimle ile karşılaşacaksanız ne yazık ki. nispeten adapte olması daha kolay alanlara yönelebilirsiniz, testçi, iş analisti gibi alanlar da mevcut. yahut kendi işinize yakın başka meslek kollarına da bakabilirsiniz.
0
ilgeru
(08.08.23)
yazılım öğrenip kendi işinde kullanacaksan yardır hatta mutlaka öğrenmelisin.

kendi merakın veya ihtiyaçlarını karşılamak için öğren tabii ki, excelde hayvan gibi macro yazanlar var, hayran hayran bakıyorum adamlara, işine yarayacaksa öğren.
ne bileyim oyunları nasıl yapıyorlar diye merak ediyorsan otur öğren, kafanda bir fikir varsa otur öğren.

bir yerde çalışmak için öğreneceksen şunu düşünmen lazım, 1 sene vaktini ayırdın, öğrendin. 35 yaşındasın artık. senin kendinden beklentilerin de bu 1 yıl içinde değişecektir. 35 yaşında bir yerde çalışmaya başlayacaksın. çalıştığın ortamda kişilerin yaş ortalaması 26 gibi bişi olacak. oradaki stajyerin bile baya bir tecrübe eksiğin olacak. 26 yaşındaki adam, 35 yaşında kendisinin yarısı kadar bile tecrübesi olmayan birine ne kadar saygı duyar sence? ne kadar muhabbet eder, ne kadar vakit geçirir? etrafındaki herkes senden daha genç olacak, senden daha farklı hayat dertleri olacak, 4 senelik yeni mezun bir şey bilmiyor gibi gelebilir ancak onların bilgileri seninkinden fazla olacak. nasıl ayak uyduracaksın? konuştukları şeyi anlamıyor olacaksın.

kazanılan parayı hayal ediyorsan, o miktarlar senin için her zaman hayal olacak, 24 yaşında bilgisayarla büyümüş olan seni her zaman maddi olarak geçecek. senden daha küçük kişilerin senden daha fazla kazanmaları seni germeyecek mi? zaten en başta derdin para değilmiydi? gördüğün gibi yazılımcı olmak seni bu problemden kurtarmıyor.

senden daha küçük birinden emir almak nasıl olacak sence? senin performasını değerlendirmesi ve memnun olmadığını söylediğinde ne hissedeceksin?

yani yazılım öğrenebilirsin, öğrendiğin şeyle bir şeyler yapabilir, insanlara gösterebilir hatta kendi yaptığın şeylerden çok fazla para kazanabilirsin. ancak bir şirkette çalışmak bir hedef olmamalı bence.


söylemek istediğim şey seni mutsuz eden şeylerin çözümü yeni bir meslek değil. sen mutsuzluğunu çöz, yazılımı her halukarda öğren, amacın meslek değiştirmek olmasın sadece. ileride çocuğuna öğretirsin, sayıları, rakamları öğretirken bilgisayarı da öğretirsin, anılarınız olur ne güzel.
0
selam
(09.08.23)
(11)

Eski sevgilimin bana gıcıklaşan tavırları. Neden?

sevda_90
Eski sevgilimle yaklaşık üç ay romantik komedi gibi ilişki yaşadık, sonra bir gün benim kendimi tutamayıp kıskançlığımı belli etmem sonucu bana tavırları değişti daha ilgisiz, özensiz biri oldu ayrılık istediğini ima etti, ben daha çok üstüne düştüm, bu defa saygısızlaştı yaşıma boyuma vs. laf etti
Eski sevgilimle yaklaşık üç ay romantik komedi gibi ilişki yaşadık, sonra bir gün benim kendimi tutamayıp kıskançlığımı belli etmem sonucu bana tavırları değişti daha ilgisiz, özensiz biri oldu ayrılık istediğini ima etti, ben daha çok üstüne düştüm, bu defa saygısızlaştı yaşıma boyuma vs. laf etti ben de bişiler söyledim tabi gül gibi ilişki mahvoldu ve bitti.. bu süreçte çok üzülmüştüm kafa dağıtmak için üç hafta yurtdışı tatiline gittim bende engelliydi.bir süredir kayıp olan yedek telefonum var bu arada, arıyor bulamıyor ve içindeki fotoları kaybettim diye üzülüyordum.istanbul'a döndüm, belki onda kalmıştır iletişim kanalı açık olsun diye ihtiyaten engelini açtım ve bingo! birkaç saat sonra "sevda telefonuna artık ihtiyacın yok mu, arabamda buldum" diye mesaj yazdı. "evet var, almam lazım onu" dedim. "peki, bu hafta vereceğim" yazdı, ama ben onu görmeye hazır değildim ve "istanbul dışındayım gelecek hafta olsun" yazdım. bu da "kendiye iyi bak, gelecek hafta görüşürüz!" diye yazdı.

Bu mesajlaşmanın üstünden 2 hafta geçti, ama ben onunla yeniden irtibat kurmadım çünkü onu tekrar görmek istemiyordum ve nasıl yapsam diye düşünüyordum. Bu süreçte ondan da ses çıkmadı. Ama sonra benim doğum günümde "sevda, mutlu yıllar!! umarım doğum gününde arkadaşlarınla harika bir güç geçirmişsindir :)" diye mesaj attı. ben hala kırgındım ve nasıl hiçbirşey olmamış gibi böyle mesaj atabildiğine şaştım kaldım, bir yandan aklım da karıştı tabi. sessiz kaldım. bir yandan benim doğumgünümden iki gün sonrası da onun doğumgünüydü ama ben birşey yazmadım, böyle birkaç gün geçti. iyice düşündüm ve onun kırıcı laflarını unutamayacağım kararını verdim cesaetimi topladım ve "merhaba, teşekkürler, bu arada telefonumu ofisimin kapısındaki güvenlik görevlisine bırakabilirsin bilgisi var." yazdım. bu da "anladım" cevabını verdi. ben de rahatladım o "anladım" deyince, bir mesaj daha yazdım şu saate kadar getirebilirsin diye. sonra 3-4 saat sonra bu bana "sevda ben iş için İstanbul dışındayım, adres ver postayla göndereceğim" diye yazdı. Postayla gönderilmesini tercih etmediğimi, çünkü telefonun değerli bir eşya olduğunu, istanbul'a dönünce bırakabileceğini söyledim. benim bu mesajımdan sonra işler iyice garip bir hal almaya başladı çünkü bana aynen şunu yazdı:

"ben istanbul'a gelecek sene döneceğim. döndüğüm zaman sana haber veririm."

ben bu mesajı alınca dalga geçtiğini düşündüm ve sinirim çıktı. sonra sakin olmaya çalıştım çünkü telefonu geri almam lazım sonuçta, dedim ki "bu çok uzun bir süre, o kadar bekleyemem. sen hangi şehirdesin? ona göre bir arkadaşımdan rica edeceğim alması için." cevabı geldi, antalya'daymış. bu arada antalya memleketi, ailesinin yaşadığı şehir.

durum bu şekilde, çıkmaza girdim sanki bilerek gıcıklaşıyor ve yalan söylüyor gibi hissediyorum. yani madem istanbul dışındasın niye baştan söylemiyorsun da "anladım" yazıyorsun? antalya'ya gittin madem telefonumu niye yanında götürüyorsun? telefonumu geri almak istiyorum bir yandan da. bu durumda sizce ne yapmalıyım nasıl bir yol izlemeliyim?
0
sevda_90
(08.08.23)
kargoya versin güzelce paketleyip bir şey olmaz
0
freebird5406_2
(08.08.23)
Yani normalde nezaketen, ayrılmayı isteyen taraf daha çok sorumluluk üstlenir bu konularda bu onun ayıbı olmuş ama size geri dönüş yapmadı diye oturup beklemek de sizin hatanız olmuş.

Şu an yapacak bir şey yok ya gidip alacaksınız, ya o kargolayacak ya da bir sene bekleyip telefonu belki de hiç geri alamamayı göze alacaksınız.

Kargoyu çok riskli buluyorsanız armuttan falan özel kuryeyle anlaşın
0
akhenaten
(08.08.23)
@akhenaten, evet bu hata oldu, geri dönüş yapmadığı için değil de onu görmek istemediğim için bekledim ne yapsam diye bir de açıkçası bana ilk telefonumu arabasında bulduğunu söylediği an "oh be bulundu" diye rahatladım, sonrasında bir şekilde alırım diye düşündüm, istanbul'dan ayrılacağı hiç aklıma gelmedi ki, kendisi de söylemedi işin ilginç tarafı.

kaldı ki ben yalan söylediğini düşünüyorum, daha önce de olmuştu bahane tarzında yalanları "o hafta sonu işim var olmaz" vs. şeklinde.
0
🌸sevda_90
(08.08.23)
Hocam telefonunu unuttuysan gidip nerdeyse kendin alirsin. Biri bana da telefonumu getir guvenlige birak dese ben de goturmem.
0
brkylmz
(08.08.23)
@brkylmz, durum böyleyse açıkça söyleyebilir, ben "istanbul dışındayım, dönüş tarihim de 1 sene sonra" diye palavra sıkmasına sinirleniyorum. işi, işinin merkezi esas istanbul'da, 1 sene boyunca istanbul'a hiç yolunun düşmeyecek olması aşırı mantık dışı.
0
🌸sevda_90
(08.08.23)
Bence size yine de “ben getiremem gel kendin al” demek istememiş olabilir ama aynı zamanda “güvenliğe bırakırsın lafına da asıl o gıcık olmuş olabilir.
0
Unde bach canim
(08.08.23)
telefonumu getirip güvenliğe bırakabilirsin demek kaba geldi bana. Sonuçta senin telefonunsa en azından orta bir noktada buluşulabilirdi veya siz gidip alabilirdiniz. Ben de böyle bir durumda ya kargoyla gönderirim yada ne halin varsa gör düşüncesine girebilirdim.
0
balllooon
(08.08.23)
İlk gıcıklığı sen yapmışsın güvenliğe bırak diyerek. Ben de getirmezdim açıkçası adam haklı.
0
Gradient_tabanlı_mor
(09.08.23)
ben de sizin hatalı olduğunuza dair cevaplara katılıyorum.

"ofisime gel" zaten gıcık edici, üstüne "(ben seninle muhatap olmayacağım) güvenliğe bırak" ekstra gıcık edici. insanların %90'ı böyle bir görevi yapmaz herhalde. böyle şeylerde orta noktada buluşulur.

ben olsam şu saatten sonra kargoyla bile yollamam. hadi yollarım mecbur ama geç yollarım ve alıcı ödemeli yollarım. üstüne bir de "hızlı kargo" isterim ki fazla para ödesin.

ayrıca, hiç mi internetten telefon siparişi vermediniz? kargoya vermesin diye bu kadar zorlamak neden? "şehir dışındaki arkadaşa söylicem, o alacak gelecek vs. vs." koyar bir tane kutuya yollar. zaten yedek telefonunuzmuş. kaldı ki adamı engellemişsiniz, haftalarca konuşma olmamış, "beni engellemiş, daha yazmaz herhalde" deyip telefonu atabilirdi de.

"antalya'ya gittin madem telefonumu niye yanında götürüyorsun?"

doğru söylüyorsa telefonu arabada bulduğu için arabanın bir köşesine koyup geçmiş olabilir. niye evine götürmesi gerekiyor peki?

edit: zaten bu mesajı "sevda bu mesajı ciddi yazmamış, sırf sinirimi bozmak için yazmış" şeklinde anlaması da olası. "sevda oturmuş, 'dur şunun bir sinirini bozayım' demiş" diye düşünmek de çok normal. "gel, bırak, git" denilen bir mesajı normalde bir insanın ciddi olarak (düz anlamıyla) algılayacağını sanmıyorum, "niye şimdi ters ters konuşuyor" demiştir.
0
ahm1
(09.08.23)
bir dünya bencil, keyfi ve kaba davranışta bulunmuşsunuz bir de "neden" diye soruyorsunuz.
0
crinix
(09.08.23)
Ayrılmışsınız neden engelliyorsunuz?
Adam medeni bir dille telefonunuzu bulduğunu söylüyor, sonra doğum gününüzü kutluyor, siz emredermiş gibi telefonunuzu ofisinize şu şu saatler arası istiyorsunuz. Bence çok ayıp etmişsiniz. Kargolasın telefonunuzu bitsin bu iş.
0
SiyamkedisiZorro
(15.08.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.