Giriş
(21)

dardanel olayına ne diyorsunuz?

scudman1
Teneke için makineler var hatta (git: https://www.youtube.com/watch?app=desktop&v=FWNvb_BjLlc&ab_channel=CFTGroup) acaba poşet olduğu için mi makine kullanamıyorlar? Ama vardır ya bunun makinesi falan. Eldiven konusuna girmiyorum bile. Keşke influencerlara harcadıkları paralar yerine düzgün bi siste
Teneke için makineler var hatta (git: www.youtube.com acaba poşet olduğu için mi makine kullanamıyorlar? Ama vardır ya bunun makinesi falan. Eldiven konusuna girmiyorum bile.

Keşke influencerlara harcadıkları paralar yerine düzgün bi sistem kursalarmış.
0
scudman1
(23.02.21)
2000 tane çalışan insan var duyarını kenara bırakırsak rezillik.

bu tür paketleme için kesinlikle makine kullanılabilirdi. balık işlenirken insana ihtiyaç duyulacak tek kısım temizleme kısmıdır, kılçıktır, siyah ettir vs vs. hadi onu geçtim, orada elini kullanacağına bi araç gereç verilebilirdi. adam ellerini kullanmazdı bu sayede. ama tabi bu da yeterli değil.
0
false pretension
(23.02.21)
Yumurtanın sarısıyla beyazını ayırmak için bile makine varken şu olay tamamen çağ dışılık.
0
dissendium
(23.02.21)
bana ilginç geldi. hayvan gibi otomasyonları var bu adamların. böyle bir işi insana yaptırmak daha bile pahalıdır.

edit: bence bilmediğimiz bir detay var diyeceğim de yine de insana çıplak elle yaptırmazsın ya bu işi.
0
Anjelik
(23.02.21)
açıklama yapıp baya durumu savunmuşlar. bana da garip geliyor. borsada işlem gören eşşek kadar firma. iki makine daha alamamışlar demek.

ayrıca doğrudan yenen yani evde pişirme vs uygulamadığımız bir ürün için eldiven kullanılmaması saçma. normal bir ülkede olsak marka değerleri beş paralık olurdu ama kesin iki güne unutulur gider.
0
🌸scudman1
(23.02.21)
Acikcasi ben goruntulerde skandala sebep olacak bir sey goremiyorum. Elleriyle dolduran insanlarin suratina ve ellerine bakinca, gercekten disiplin altinda ve ozenle calistiklari disinda baska bir izlenim de edinmedim.

Dardanelin daha onceki yaptigi reklam da yine cok elestirilmis ve yanlis anlasilmisti. Bilincli ve kasitli olarak yapildigini bile dusunmkteyim bu olaydan sonra.

Kimbilir belki de belli bir tarafta olmayi secmedikleri icindir.
Neydi o soz; taraf olmayan bertaraf olur muydu.
0
balpolen
(24.02.21)
eldiven kullanılmaması ve bunun tamamen manuel olarak yapılması bana da çok ilginç geldi. firma merdiven altı bi yer değil çünkü. gördüğüm kadarıyla bu poşette satılan ton balığı için yapılmış, herhalde metal kutulama otomatik hatta oluyor ama bu poşette satılan belki de satış hacmi küçük olduğu için şu an için elle yapmaya karar vermişler. yani en azından eldiven olmaması çok garip.
0
roket adam
(24.02.21)
benim algıma göre de eldiven pis geliyor mesela. sabahtan akşama kadar aynı eldiven sanki hijyenikmiş gibi takılıyor. takanda öyle bir psikoloji oluşuyor. o kadar insanın her saat başı eldiven değiştirmesi de bi atık sonuçta. hijyen kodları varsa, tırnaklar temiz ve kısaysa, eller düzenli yıkanıyorsa ben sıkıntı göremiyorum. otomasyon derseniz o ayrı mesele. o insanlara istihdam olarak bakarsak orada yaşayanlar için yine olumlu.
0
olutaklidi
(24.02.21)
eldiven duyarı aptalca. en iyi restoranlarda yemeğinizi hazırlayan aşçıların hiçbiri eldiven takmaz. hijyen eldivenle sağlanmak zorunda değil.
ayrıca otomasyonun değmeyeceği kadar düşük sayıda üretim yapılıyor olabilir özellikle o ürün için.
0
das ende der welt
(24.02.21)
Neden el değmeden değil diye sorulabilir ama ne şaşırdım ne de yemem diyebiliyorum.
Eldiven muhabbeti, insanların eldiven kullanılınca hijyenik olacağına olan inançları saçma geliyor, burada eldiven eminim daha hijyenik olmayacak.

Ama sebebini merak ediyorum kesinlikle.
0
atom karincanin torunu
(24.02.21)
Ben olimsuz etkilenmedim. Tukettigim bir urun degil ama yarin alip tuketebilirim. Aciklamalari da mantikli geldi eldiven kullanilmamasi parca kacabilir diyeymis ki mantikli. Ayrica paletlemeden sonra ekatra hijyen islemine de tabi tutuyorlarmis. Bana garip gelen bu kadar buyuk firmanin bu utun icin manuel calismasi oldu. Ama onda da urunun butik oldugu vs. falan demisler. Anotmal bir durum goremedim
0
exlibris
(24.02.21)
fabrikasına gittim pislik icinde ydi çok sasirmadim
0
all girls dream
(24.02.21)
Ben bir sıkıntı göremedim. Bu kadar da pimpirikli olmayın, insan paketliyor sonuçta bilmediğimiz dünya dışı bir canlı değil.
0
zoghurt
(24.02.21)
Şirket açıklama yapmış eldiven kullanımı doğrudan ürüne temas ettiği için kanserojen olabilirmiş. Videoda zaten bazı çalışanlarda eldiven var, onların da ürünle doğrudan teması yok. Ekşiciler üzgün
0
olaylar olaylar
(24.02.21)
en onemli seyi soyleyeyim. eldivensiz calismanin otesinde, ton baligi ultra zararli bir baliktir ve bu konserve baliklar ciftliklerden geliyor ki daha da zararli ton agir metal birikimi var. yaslilarda alzeimer, hamilelerde otizmli cocuklara sahip olma ihtimalini arttiriyor. somon baligi da ayni keza.. ne yediginizi bilin, ciftlik baliklarindan uzak durun!
0
ubi dubium ibi libertas
(24.02.21)
Bahsi geçen videoyu göremedim bir türlü. Dardanel’in fabrikasında çokça bulundum. Ameliyathane kadar hijyenikti. Videoda ne var ki? Biri bana anlatsın lütfen.
0
suicides underground
(24.02.21)
Ben de bir rahatsızlık hissetmedim. Trt belgeselde yemeğin yolculuğu gibi bir yapım var. Orada balık konservesi de vardı. Otomasyonun yanında insan müdahalesi de kullanıldığı zaten firmaca anlatılıyordu. Şaşırmadım da garipsemedim de. Tüketmeye devam ederim. Zaten haftada 1-2 kere salataya falab açıyoruz.
0
baal
(24.02.21)
Rezillik başka bir şey değil. Dardanel'in poşetli ürünlerini almıyordum zaten ama koskoca firma böyle yaparsa diğerleri neler yapar tahmin etmek istemiyorum.

Sanki merdiven altı sahte ürün üreten yermiş gibi bir havası var. millet zeytinyağlı diye 2 katı para bayılıyor verilen hizmete gel...
0
kimlanbu
(24.02.21)
bu yeni bir bilgi değil, trt'nin yiyeceğin serüveni diye bir belgesel serisi var, orada ton balığı üretiminde gösteriyorlar zaten. balıklar kılçıklarından da elle ayıklanıyorlar.
0
ofelia
(24.02.21)
El olayı dedikleri gibi mecbur diyelim, plastik bidondan poşete dökülen su ve çalışan kadının maskesinin burnunda olması durumu beni rahatsız etti.

Çalışan kişi için söylemiyorum. İşçilerin koşulları da bu bahsettiğim manzara da kötü.
0
kaset
(24.02.21)
Benim takıldığım nokta makine olmadan manuel olarak yapılan üretimin ne kadar sürdürülebilir olduğu. Bu kadar düşük kapasiteyle ne kadar üretim yapabilirler? İptidai bir üretim şekli. Üretim böyleyse hijyen beklemek anlamsız.

Eldiven kısmı tartışmalı. Yurtdışındaki üreticilerin videoları ortada eldiven baya baya kullanılıyor. Eksileri vardır bilemem ama işe yarar bir çözümde vardır. Mesela sürekli eldiven değiştirme gibi.
0
🌸scudman1
(24.02.21)
@ofelia, tenekeler ısıl işlem uygulanıyor o yüzden balığın ayıklanma sürecinde el değmesi problem olmuyor. ama bu paketler ısıl işlem uygulamaya pek uygun değil bence.
0
Anjelik
(24.02.21)
(5)

Port yok

kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
Istanbulda evimi kapatip ayvalik'a tasindim. Evimdeki interneti buraya nakil ettirmek istedim ve turk telekomun cevabi port yok. 2021 yili olmus, marsa gidilmis biz hala port bulamiyoruz. Nasil cozmek gerekiyor bu isi? Evden calisiyorum ve internet elim ayagim durumunda. Port belki acilir diyor. 180
Istanbulda evimi kapatip ayvalik'a tasindim. Evimdeki interneti buraya nakil ettirmek istedim ve turk telekomun cevabi port yok. 2021 yili olmus, marsa gidilmis biz hala port bulamiyoruz. Nasil cozmek gerekiyor bu isi? Evden calisiyorum ve internet elim ayagim durumunda. Port belki acilir diyor. 180 gun bekleme suresi varmis. Var mi bu isin bir cozumu?

*Redbox, superbox vs. istemiyorum.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(23.02.21)
fiber alt yapıları var ise superonline ile görüşün. fiber konusunda alt yapıları telekom ile farklı. bunun haricinde superbox, vınn vb mobil internet dışında bir çözüm yok.
0
uuth
(23.02.21)
çeşmede bana da port yok dediler, araya bi tanıdık sokup telekomla irtibata geçtik. bize olmayan port tanıdık.. sayesinde oluverdi. cimere yaz ilçedeki telekoma yaz.
0
oldz
(23.02.21)
tanıdık yoksa yapacağın hiç bir şey yok. biz aynı şeyi ataşehir'den şileye giderken yaşadık. düşün yani yine istanbuldasın ama bağlantı yok. superbox kullanıyor tüm komşular, ben de 4g ile idare ediyorum.

o olmadı belki wisp arayabilirsiniz, kablosuz internet sağlayıcıları olabilir ayvalıkta.
0
roket adam
(24.02.21)
Nasıl port yok ya Ayvalık’ın neresi? Kuzenlerim Ayvalık’ta yaşıyor cayır cayır internet kullanıyolar.
0
suicides underground
(24.02.21)
@suicides underground, bütün akrabalarım cayır cayır kullanıyor buradakiler. bana gelince port yok. ali çetinkaya mah. ayvalık'ın göbeği yani. öyle köyde ya da dağ başında değilim.
0
🌸kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(24.02.21)
(10)

bu arabalar nasıl sizce?

xu
https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-seat-hatasiz-boyasiz-otomatik-seat-ibiza-907845067/detayhttps://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-renault-ilk-elden-kazasiz-840481034/detayhttps://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-kia-40binkm-1.4-100hp-otomatik-rio-tramer-degisen-boya-yok-
www.sahibinden.com


www.sahibinden.com


www.sahibinden.com

şu 3 araçtan hangisi alınır sizce?

amaç istanbul - evden işe - günde 40 dk kullanım.
0
xu
(23.02.21)
kia rio. tartışmam bile.
0
uuth
(23.02.21)
Seat almak isteyenler. Google a seat trim sesi yazip aratin.
Clio için o para çok.
Rio nefis araçtır. Al 10 sene sıkıntısız bin.
0
luluki
(23.02.21)
Kia <3
0
ala09
(23.02.21)
Servis imkanı açısından istanbuldasın, 3 markanın da servisine kolayca erişirsin.

Yedek parça konusunda renault yerli üretim olacağı için bakım/yedek parça maliyetleri oldukça ucuz olur. anlayan ustasını da kolayca denk getirirsin.

İkinci elde satış hızın clio>ibiza>kia şeklinde olur.

konfor açısından clio biraz kazık gibidir. rahat edemezsin, dardır. diğerleri de öyle çok konforlu değildir (kiaya hiç binmedim) ama ibiza bir nebze daha lüks hissettirir.

Seat ibiza'da eğer dsg kullanılıyorsa dsg şanzımana çok yanaşmazdım. masraf çıkartırsa fena patlarsın çünkü. kianın şanzımanını bilmiyorum ama tam otomatik olması yarı otomatiklere göre bir avantaj. Yarı otomatik şanzıman bildiğin manuel şanzımanın içerde bir beyinle senin yerine işlem yapan hali. otomatik sistemlerden çok farklı. şanzımanını düşün derim.

Kendim de clio kullanıcısıyım, ben de clio tercih etmiştim zamanında. şu an sana önereceğim sıralama da clio>ibiza>kia şeklinde olurdu. ama mentalitene göre değişir tabi. ben araba alırken ilerde nasıl satacağımı, nasıl daha az masraf yapacağımı düşünürüm, sen konforonu düşünürsen o başka tabi.

1.2 motorlu cliomla şehirlerarası yolda kışın 5.5 litreleri görüyorum. yaz olsa 4.5'a kadar düşecek muhtemelen.
0
onkiloversemtamamım
(23.02.21)
kia rio +1.
0
yiss
(23.02.21)
arabalar konusunda uzman olmadığınızı düşünüyorum hocam. (dsg şanzımanla ilgili sorunuzdan bu çıkarımı yaptım :)

bu durumda baktığınız alternatifler arasında türkiye de en fazla satışı olan araçlara yönelmenizi tavsiye ederim. rio almaktansa mesela clio veya seat çok daha iyidir. en ufak bir kazada bile çok daha rahat parçasını bulursunuz arıza çıkar mı çıkabilir ama parça veya ustasına çok daha kolay ulaşırsınız. bir de bu fiyatlara yakın sıfır araba alabiliyorsunuz. sıfır araç kampanyalraına da göz atmanızı tavsiye ederim.
0
visenfoni
(24.02.21)
en yakışıklısı --> ibiza
en mantıklısı --> clio.

clio hem az yakıyor, hem canın sıkıldığı anın dakikasında satabiliyorsun, hem bakımı parçası vs her şeyi çok ucuz. gerçekten parasal açıdan çok mantıklı bir araç yani.

kia bunlar arasında en çok yakan. 8 diyorsa sen ona 10 de. cvt şanzımandan dolayı performansı da epey düşüktür. sürekli rio al abi boşver clioyu diyen tipler çıkar ama türkiye kullanıcı kitlesi maalesef çok kısıtlı.
0
roket adam
(24.02.21)
Rio bu motor şanzımanla alınmaz. Ölü atmosferik motor, üst vergi diliminde, yavaş şanzıman. Ben ibiza alırdım, clio da fena değil.
0
signore
(24.02.21)
clio +1
0
since1907
(24.02.21)
clio diyenleri anlamıyorum, yerli üretim diye güveniyorsanız söyleyeyim parça fiyatları ithalden daha yüksek. herkes niye ithal mal satıyor sanıyorsunuz? ayrıca 150 bin tl clio'ya verirsem allah çarpar ya.
0
uuth
(24.02.21)
(4)

çerçeveciye yaptırmak mı online çerçeve almak mı?

Phoebe
hangisi daha ekonomik ve daha pratik sizce? çerçeve yaptırırken nelere dikkat ediyorsunuz siz?şayet online çerçeve almayı öneriyorsanız aldığınız sayfaları paylaşabilir misiniz?
hangisi daha ekonomik ve daha pratik sizce? çerçeve yaptırırken nelere dikkat ediyorsunuz siz?

şayet online çerçeve almayı öneriyorsanız aldığınız sayfaları paylaşabilir misiniz?
0
Phoebe
(23.02.21)
İkea çerçeveleri çok güzel, modern ve ekonomik.
0
jalapeno
(23.02.21)
Eğer tek çerçeve ise Ikea ekonomik olabilir. Ama birden fazla çerçeveyse Ikea kol gibi afedersiniz.
Trendyol'da tekli ya da çoklu çerçeveler var, yazınca çıkıyor zaten direkt.
0
anatomik
(23.02.21)
ikeadan alıyorum.
0
roket adam
(24.02.21)
Ben hazır alıyordum, sonra bir cerceveciye gittim rastgele. Hem çok daha ucuzmuş, hem de çok fazla çeşit var
0
nucleon
(24.02.21)
(5)

Check-In Sonrası Bilette Değişiklik

kuzuri
Online Check-in yapılıp biniş kartı basılan bilet uçuştan 12 saat öncesine kadar değiştirilebilir mi?
Online Check-in yapılıp biniş kartı basılan bilet uçuştan 12 saat öncesine kadar değiştirilebilir mi?
0
kuzuri
(23.02.21)
Biletin tipine ve firmaya göre değişir.
0
roket adam
(23.02.21)
Bilet Thy'ye ait, 12 saat öncesine kadar değişiklik yapılabilir gösteriyordu ama biniş kartını bastırdığım için olur mu olmaz mı kararsızım. Bilgisayardan değişiklik yapmaya çalışınca teknik sorun olduğuna dair bir hata veriyor.
0
🌸kuzuri
(23.02.21)
Telefon açıp açığa aldırmıştım Thy'de. Ama check-in yapıp yapmadığımı hatırlamıyorum.
0
the coon
(23.02.21)
değişir tabi, çalışırken çok değiştirdim.
0
ada meltemi
(23.02.21)
Check in yapılmış olması degisiklik kurallarını etkilemez.
0
elorelia
(23.02.21)
(5)

dil okulu vs work&travel

antikadimag
hangisi daha mantıklıdır? işsiz bir mühendis için. eğer cevap dil okuluysa hangi ülke daha ucuzdur?amaç: yurtdışı tecrübesi, dil geliştirmekmaliyetlerini biliyorsanız onları da yazabilirsiniz.
hangisi daha mantıklıdır? işsiz bir mühendis için.

eğer cevap dil okuluysa hangi ülke daha ucuzdur?

amaç: yurtdışı tecrübesi, dil geliştirmek
maliyetlerini biliyorsanız onları da yazabilirsiniz.
0
antikadimag
(23.02.21)
maddiyat sorunsa elbet wat. para da kazanıyorsun karşılığında yani giderlerinin bir kısmını karşılar hatta günün sonunda kar bile edebilirsin. dil okulu tamamen masraf.

maddiyat sorun değilse de bence dil okulu. çalışmak değil sadece gezmek öğrenmek vs. en güzeli. iş haytında yeterince çalışırsın zaten yurt dışına çıkmışken tadını çıkarmak gerek.
0
papuayenigine02561
(23.02.21)
Paran varsa dil okuluna git tabii ki, neden işçilik yapacaksın durup dururken.
0
roket adam
(23.02.21)
W&t'ye baslangicta bir miktar para vermek gerekiyor. Ben 9 sene once 1650dolar vermistim. Ne kadardir simdi bilmiyorum. Bunun ustune ucak bileti + orda ilk paycheck'ine kadar hayatini idame ettirecek para da eklenmeli. (Yanima 1000 dolar almistim galiba, fazlasiyla yetti tabi)

Yapacagin ise gore hic konusma imkanin olmayabilir, turkiyeden gelenlerin buyuk cogunlugu otellerde temizlikci olarak calisiyordu. Oncelikle konusabilecegin bir is bulmalisin. Boyle bir ise girebilmek icin de belirli bir miktar ingilizce bilgisi gerekiyor.

Tabi bu bir tek speaking'ine faydali olacak, eger amacin grammar ogrenmekse pek faydali olmaz.

Bir de pamuk donemi adana'ya pamuk iscileri gidiyor ya, onlar gibisin orda. Mevsimlik isci yani. Cok guzel bir firsat ama simdiki kafamla yapar miydin bilemiyorum.

Esim dil okuluna gidiyordu, ayligi 800pound filan londra'da su anda. Daha uygun yerler vardir elbette. (Maltada filan daha uygundur herhalde)
0
fakyoras
(23.02.21)
Önce dil okulunun maliyetlerini araştırın. Kur da böyleyken ödeyeceğiniz paralar 100 bin liranın üzerinde en azından. Diliniz en az B1 ise geliştirme şansınız daha çok oluyor.
0
kaset
(23.02.21)
work and travel ABD'nin J1 vize yasakları kapsamında. Şuan başvuru alınmıyor.
Ayrıca lisans öğrenci olmayanlar başvuramıyor diye biliyorum (mühendis olduğunuz için söyledim).
0
piotr
(24.02.21)
(4)

Gopro eğer çekim yapmıyorsa soğuk havada kapanıyor

wild honey suckle
Gopro hero 8 black var. Daha bir senelik bile değil alet. Uludağa gittik. Haliyle sibiryaya gitmediğimiz için de abartı bir soğuk yok. Aleti kaska yerleştirdik, ve full şarjlı olduğundan da emindik. O ara gideceğimiz yere kadar çekim yapmadık ki maks 10 dakika olsun, geldiğimizde kamera açılmıyordu.
Gopro hero 8 black var. Daha bir senelik bile değil alet. Uludağa gittik. Haliyle sibiryaya gitmediğimiz için de abartı bir soğuk yok. Aleti kaska yerleştirdik, ve full şarjlı olduğundan da emindik. O ara gideceğimiz yere kadar çekim yapmadık ki maks 10 dakika olsun, geldiğimizde kamera açılmıyordu. Hiçbir ışık dahi vermiyordu. Ertesi gün full şarj tekrar denedik bu sefer biraz çektik, sonra az biraz kapadık geri bastığımızda gene şarjı bitmiş gibi çalışmadı. Yabancı forumlarda "soğuktan kapandığı" yazıyor kusura bakmayın ama başlarım öyle aksiyon kamerasına. Nasıl olabilir böyle bir şey? Sizin de başınıza geliyor mu?
0
wild honey suckle
(23.02.21)
ama millet patır putur karda video çekiyor onla? Zaten aksiyon kamerası değil mi bu? Ne yapsam kap falan mı alsam?
0
🌸wild honey suckle
(23.02.21)
evet çok saçma soğuktan kapanması, hele su geçirmez haznesinde kullanıyorsanız daha da saçma. erciyeste deli gibi kullanıyorum gopro 4 ü, soğuk nedeniyle kapandığına şahit olmadım.
batarya sorunu gibi geldi bana, garantisi varsa gönderin yoksa yeni bataryalarla deneyin derim
0
gaza gelen
(23.02.21)
Soğukta kapanıyor evet. Hero 8'de böyle bir sıkıntı var, gopro community forumlarında da aratınca göreceksin bu sıkıntıyı herkes yaşıyor. O yüzden apar topar 9'u çıkardılar. Mümkün olduğunca cebinde taşıyıp çekim yapacağın zaman takman gerekiyor. 9'da bu durum biraz daha iyileştirilmiş durumda.

8'e mecbursan belki azaltmak için kap kullanabilirsin ama yine kafama takayım bütün gün çeksin gibi olmuyor yani.
0
roket adam
(23.02.21)
Antalyada da ben sıcaktan muzdaripim. Ekstrem bir yol olacak ama tek seçenek powerbank ile usb takılı halde kullanmak. Ufak bir tane alabilirsiniz. Evet bu arada başlarım böyle aksiyon kamerasına..
0
denizmaniaherif
(23.02.21)
(4)

Rekabetçi ortamlarda öfke sorunları

eksimeksi
Yıllardır çeşitli bilgisayar oyunlari,poker ve amatör olarak satranç oynayan birisiyim. Bu tarz competitive alanlarda başarısız olunca zaman zaman anormal boyutlarda öfke sorunlari yaşıyorum, sanki içimde volkan fokurduyor. Kaybetmeye çoğu zaman tahammül edemiyorum. Satrançta boyle bir sorunum yoktu
Yıllardır çeşitli bilgisayar oyunlari,poker ve amatör olarak satranç oynayan birisiyim. Bu tarz competitive alanlarda başarısız olunca zaman zaman anormal boyutlarda öfke sorunlari yaşıyorum, sanki içimde volkan fokurduyor. Kaybetmeye çoğu zaman tahammül edemiyorum. Satrançta boyle bir sorunum yoktu fakat eskiye göre daha iyi oynamaya başladığımdan beri kaybedince aşırı sinirleniyorum. Var mıdır boyle bir durum yaşayan, aşmak icin tavsiye vermek isteyen?
0
eksimeksi
(23.02.21)
satrancı yenildim diye bırakmıştım ben de haha
0
owaki
(23.02.21)
daha çok kaybetmen gerekiyor, kaybedince de oradan ders çıkarabilmen gerekiyor. bireysel sporlara yönelmek ya da satrancı bırakmak bir çare değil çünkü insan özelikle iş hayatında sürekli bir rekabet içinde ve yenilmeyi hazmetmek de bir meziyet.
0
roket adam
(23.02.21)
Terapiye git.
0
black mamba
(23.02.21)
orpheus
(23.02.21)
(9)

Kariyerinizle İlgili Bir Şeyi Değiştirebilseniz Neyi Değiştirirdiniz?

Bluesque
SB.Şirket/maaş/yapılan iş/ yönetici/ ekip her şey olur.İlk taş: Uzun süre çalıştığım eski kurumsal işyerim yerine daha çok şey öğrenebileceğim startup'ın teklifini değerlendirirdim.
SB.

Şirket/maaş/yapılan iş/ yönetici/ ekip her şey olur.

İlk taş: Uzun süre çalıştığım eski kurumsal işyerim yerine daha çok şey öğrenebileceğim startup'ın teklifini değerlendirirdim.
0
Bluesque
(22.02.21)
Çok fazla iş değiştirdim (6. işime başlıyorum). Tercihlerimi daha mantıklı yapardım.
0
himmet dayi
(22.02.21)
Ya kariyerimden genel olarak çok memnunum, yani her zaman daha fazla para kazanılabilir tabi ama şu anki şirketimden, yaptığım işten falan keyif alıyorum epey.

Tek "keşke"m daha çok open source yazmak olabilirdi. Mesela yarım kalmış 4-5 tane oyunum var, iki tanesi de büyük projeler, oturdum hayvan gibi mmorpg networking tool'u yazdım mesela. Bunu yapıp sonra çöpe atacağıma en azından kütüphane olarak yayınlasaydım çok iyi olurdu. Öğrendim yine ama portfolyo konusunda eksiğim var.
0
plutongezegendegilmi
(22.02.21)
ben de genel olarak çok memnunum. sadece önceki çalıştığım iş yerlerinde belli eğitim ve sertifikasyon programlarını alıp şirkete kitleyebilirdim, bunları yapmadığım için pişmanım. bi de her ayrıldığım iş yerinde içeride çok izin bıraktım, daha çok izin yapmam daha çok gezmem lazımdı.
0
roket adam
(22.02.21)
Şu anki işime girerken yöneticim beni uyarmıştı. Çok meraklı birisin, şirket bu bu konularda gelişmiş bir yer değil, sana yetmeyebilir demişti. Gireli 1.5 sene oldu aynı nedenden dolayı iş aramaya başladım. Bu kadar acele etmeyebilirdim. Bu yüzden uzun süreli bir yerde kalamıyorum.

Yine de, buradaki tecrübeyi hiçbir yerde göremem. Tamamen kötü bir fikir değildi ama gelişmek için bir noktada çıkmam gerekecek.
0
jazzabel
(22.02.21)
ben de memnunum genel olarak.

degistirebilecek olsam kariyerime ilk basladigim sirketi degistirirdim, 3. ayimda bana gore olmadigini anlayip istifa etmistim ama totalde bosa giden 6 ay oldu. 6 ay su anki kariyerimi gelistirmis olurdum. denetim pismanliktir.
0
fakyoras
(22.02.21)
2000 tl daha az maaş alayım, ama üstüm kadın olmasın. hatta 2500 daha az alayım, iş yerimde altım da üstüm de erkek olsun.
0
mermize
(22.02.21)
Bulunduğum şehir. Nedense aha ben burada bir ömür yaşarım kafasına giremiyorum. Bundan bir önceki şehir daha ufaktı ama daha icim isinmisti (havasi haric)
0
logisticsmanager
(22.02.21)
Butun kariyerim bastan basa hata hepsini cope atarim en basa donebilsem.

Bende isinde iyi olursan maasin yukselir anlayisi vardi, tamamen yanlis. Ozel sektorde ne kadar az bilirsen o kadar yukselme sansin artiyor.

Astrologlarin uzay bilimcilerden cok kazanmasi gibi bu konu.

Teknik bilgisi iyi olan adam nasil olsa odulumu alirim diye dusunuyor enflasyon zammi aliyor, cahil adam kovulmayim korkusuyla 7/24 lobi yapiyor tepene yonetici oluyor.
0
divit
(23.02.21)
Bu sektöre girmezdim. İşe girmiş olsam da istediğim gibi bir iş bulana kadar iş aramaya devam ederdim. Beş yıl oldu. Şimdi her şeyi değiştirmek çok daha zor.
0
peki madem
(23.02.21)
(29)

ilk kez öpüştüğünüz kişi

neverguesser
ama not edeyim, öyle yanaktan ya da naif şekilde değil, gayet tutkulu bir şekilde ilk kez dudağından öptüğünüz kişi şu an nerede, ne yapıyor? evlendi mi? stalk'luyor musunuz? buyrun sohbete
ama not edeyim, öyle yanaktan ya da naif şekilde değil, gayet tutkulu bir şekilde ilk kez dudağından öptüğünüz kişi şu an nerede, ne yapıyor? evlendi mi? stalk'luyor musunuz? buyrun sohbete
0
neverguesser
(21.02.21)
belçika'da yaşarken hollandalı bir kızla evlenmişti, singapur'da yaşıyorlardı, en son konuştuğumuzda (bir sene önce) amerika'ya taşınma planları vardı. herhalde amerika'da yaşıyorlardır şimdi. stalklamıyorum, zaten sosyal medya kullanmıyoruz. çok sevdiğim bir dostumdur hala, araya o kadar mesafe fln girince iletişimimiz koptu bayağı ama şimdi arasa/arasam araya hiç mesafe ve zaman girmemiş gibi yine dostça uzun uzun konuşuruz.
0
pati
(21.02.21)
hatırlamıyorum bile.
0
roket adam
(21.02.21)
Bu duyuruyu okuyunca “haa öyle biri de vardı evet” dedim.
0
ruhen hastayim ben
(21.02.21)
Yurt disinda. Evlenmedi ama stalklamiyorum.
0
kenarortay
(21.02.21)
Hala beraberiz ama arada uzun süreli bir ayrılık oldu. Sonra bir yerde denk geldik tekrar barıştık.
0
jazzabel
(21.02.21)
hafızamı baya bi zorladım ama kim olduğunu hatırlamıyorum. hatırlasaydım stalklamazdım da. ama şu an bu yazıyı okuyunca aklıma gelir instadan tivitırdan bakabilirdim.
0
golgi aygıtı
(21.02.21)
Bi daha hiç görmedim. Hiçbir fikrim yok. Zaten normalde beğenmeyeceğim biriydi,, sarhoşken öpülmüştüm:(
0
i ve been mistreated
(21.02.21)
Instagram'da ekli ama aktif bir iletişimimiz yok. Arada paylaştığım fotoğrafları beğeniyor diye çıkarmıyorum heheh
0
Jux
(21.02.21)
@i ve been mistreated +1
0
peki madem
(21.02.21)
Hala dost kaldığımız için bir dostumu stalklıyor gibi arada stalklıyorum tabii ki ;)
Evlenmedi ama tutkulu şekilde başkasını öpüyor.
0
eksi sozlugun tatli insani
(21.02.21)
facebook listemde.
ilk eklediğimde (ya da o mu eklemişti, hatırlayamadım) arada bir haberleşiyorduk ama aktif iletişimimiz yok şu anda.
herhangi bir flört falan gibi değil, eski arkadaş gibi bir sohbetimiz vardı zaten.
zamanında çok yakın arkadaştık, 1-2 ay çıkmıştık ama olmayınca ayrılıp arkadaşlığa devam etmiştik.
işin içinde seks olmayınca, o yaşlarda oluyordu öyle şeyler tabii.

çok da sevdiğim bir insandır.
profesyonel fotoğrafçı, evli değil, stalklamıyorum.
0
blatta hiberna
(21.02.21)
evli, iki çocuğu var.

ben stalklamıyorum çünkü umurumda bile değil nerede olup ne yaptığı.
ama iki yıl kadar önce abim wp'dan ablalarıyla birlikte birkaç fotoğrafını attı. (nereden, niye bulmuş bilmiyorum allah'ın işsizi) başta tanıyamadım, o hatırlatınca şok oldum.

sonra dikkatle bakınca fark ettim ki neredeyse hiç değişmemiş. yani bizim türk kadınında tipik olan iki çocuğu yapınca godzilla'ya dönme sendromundan mustarip değil. çökmemiş, iyi görünüyordu.

zaten daha 16 yaşında bile fiziği muhteşemdi. o anlamda onun gibi birini daha "öpmedim".
0
filteria
(21.02.21)
en son hangi üniversitede ve hangi bölümde okuduğunu öğrenmiştim. benimkiyle çok benzerdi. ama iletişim kurmadım. şimdi mezun olmuş olmalı. ne yaptığına dair hiçbir fikrim yok.
0
isabella was a ginger
(21.02.21)
adını hatırlayamıyorum
hatırlasam stalklamak isterdim
0
superb
(21.02.21)
sosyal medya kullanmıyor. belki evlenmiştir bilmiyorum. sosyal medyası olsa bakardım ama.
0
jelly bear
(21.02.21)
Kendisi şu an brezilya'da zaten brezilyalı yüksek lisansını bitirmiştir varsayıyorum. Belki doktora yapıyordur arada sırada paylaştığı sunum fotoğraflarını görüyorum :)
0
anarsika
(21.02.21)
Baska bir sehire tasindi. En son tutkuyla optugu kisi kiskandigi icin beni facebook'tan silmisti gecen sene :D beni neden kiskandigina dair hicbir fikrim yok. İnstagramda duruyor, orda gormedi herhalde yeni maniti :D aktif bir iletisimimiz yok. Ayrildiktan sonraki ilk yillarda vardi. Pek stalklamiyorum.
0
invictae
(21.02.21)
kendisiyle evlendim, eşim olurlar.
0
pccopath
(21.02.21)
hiçbir fikrim yok, stalklamak adetim değil :D
0
superfluid
(21.02.21)
Korkunc tipsiz ve ne alaka dediğim bir kızla nişanlanmıştı en son, belki evlenmiştir ama çok da önemli biri değildi 1 2 ay flört ettiğim biriydi o yüzden stalklamıyorum, arkadaşlardan duyup bakmıştım o zamanlar
0
Mossy
(22.02.21)
Uyuşturucudan beyni akmış şekilde sağda solda dolanıyor. Belki uüksek dozdan ölmüştür. Stalklama adetim yok insanları. Olsa da bakmazdım. Haline üzülüyorum.
0
tessera
(22.02.21)
Stalklamıyorum ama bir iki denk gelmiştim, tıp okuyor hala. İkimiz de yetişkin bireyler olarak arkadaş devam edecektik ama sevgilim çok sıcak bakmadı bu fikre, isteklerine saygı duydum ben de. Yarım senedir falan konuşmadım kendisiyle.

Çok ekstra biri olacağını düşünmüyorum, uzmanlığını alır; hobi olarak müzik yapmaya devam eder vs. öyle yaşar. Çok heyecan aramıyordu zaten. Umarım mutludur ¯\_(ツ)_/¯
0
aguen
(22.02.21)
bilmiyorum. stalklamıyorum
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.02.21)
açık konuşayım yıllar önce belki 5-6 sene olmuştur aklıma gelmişti, sosyal medyada aradım stalk için ama bulamamıştım. 2019 da fake hesabından beni eklemiş. belli belirsiz bir profil fotosu koymuş. başta anlamadım sonra whatsapp verdi, biraz muhabbet ettik. 2. evliliğini yapmış, türkiye'ye gelince haber ver buluşalım dedi, biliyorum buluşursak takılırız da ama evli olduğu için içimden gelmedi. arada estikçe 2-3 ayda bir bakıyorum instadan, hatta şuan aklıma gelince bile açıp baktım :D
0
ada meltemi
(22.02.21)
benimle birlikteyken "öyle şey olur mu yahu o benim ilkokul arkadaşım!11!!!!!111!!!" dediği kişiyle evli şu an. :))))))))))))))))

çok umrumda değil de, sağlam travmalarımdan biri olduğu için arada açıp bakıyorum ne durumda diye.
0
piremses
(22.02.21)
Kendisi minor sozluk celebritysi idi, birakti. Simdi bir Avrupa ulkesinde calisiyor.

Stalk ata sporum.
0
cleric
(24.02.21)
kendisi benim arkadaşım hatta beni bir arkadaşıyla bile tanıştırmaya çalıştı. zaten geçmiş 18 sene. Baya ünlü bir ressam.
0
guitarissimo
(26.02.21)
amerikanın bir eyaletinde doktora yapıyor en son 1000 dolardan az bir paraya aldığı 20 senelik arabayı satıyordu.

40 yılda bir stalklıyorum.

öpüşeli 9 sene geçmiştir.

kesin sevgilisi vardır şu an.
0
rain when i die
(26.02.21)
ilk öpüştüğüm bir escorttu, çinliydi, malezyada kuala lumpurda otel odasında öpmüştüm.
sevgili olarak ilk öptüğüm kız, biz beraberken zayıfladı, baya zayıfladı, daş oldu.
Beni bıraktı baya kıro bir herifle evlendi.
7 8 sene önce instagramda denk gelmişti, kocası buna butik açmış (kız bilg. mühendisiydi)
0
summatinyourteeth
(26.02.21)
(2)

B segment otomatik araç tavsiyesi

now what
Merhabalar, Yeni bir otomatik araç almayı düşünüyorum ancak son 3 senedir araba kullanmadım ve kullandığım son araç Nissan Micra idi (gen4). Şimdi de gene boyutları çok büyük olmayan bir araç bakıyorum ve düşündüklerim arasında bütçeme uyan Suzuki Vitara(Hırvatistan'da yaşıyorum dolayısıyla burada f
Merhabalar,

Yeni bir otomatik araç almayı düşünüyorum ancak son 3 senedir araba kullanmadım ve kullandığım son araç Nissan Micra idi (gen4). Şimdi de gene boyutları çok büyük olmayan bir araç bakıyorum ve düşündüklerim arasında bütçeme uyan Suzuki Vitara(Hırvatistan'da yaşıyorum dolayısıyla burada fiyatı makul), Nissan Micra(istediğim en özellikli modeli vitara'dan pahalı ve değer mi emin olamıyorum), Vw Polo(dsg vitesin adı çıkmış durumda çekiniyorum) var... Tabii Clio, Corsa, Ibiza filan da olabilir ama burası çok anti-otomatikvites bir memleket o yüzden otomatik modelleri mevcut mu ya da fiyatları nedir emin olamıyorum. Honda ve Toyota bütçemin kesin üzerinde... i20'ler de çok şeker bence ama babam anlamadığım bir biçimde güney kore markalarına karşı güvensizlik duyuyor.

Alacağım aracın vitesinin dayanıklı olmasını ve 60-75binde değiştirilmesi gerekmemesini de umuyorum(çok saçma bir cümle oldu k.bakmayın). Bir yandan da uzun zamandır araba sürmemiş olmak, yabancı bir ülkede olmak vs dolayısıyla güvensizlik hissim de fazla ve tüm kamera, kör nokta uyarı sistemi gibi güvenlik özellikleri olmasını istiyorum:( Genelde 2 kişi olarak kullanacağız aracı ama ayda bir kez 3-4 kişiyle 200km'lik yolculuklar da mümkün olacak.

Normalde büyük oldukları için suv vb. düşünmezdim ama Vitara en/boy açısından o kadar büyük değil gibi duruyor o yüzden cesaret edebilirim gibi gelmişti otomatik vites olunca. En son geçen gün kayınvalidemin araba tamircisi (yetkili servis değil) bunların hiçbirini alma, vitara çok kötüüü, 2. el bmw al almanyadan deyince de tamamen dağıldım. Zaten karar vermek zor geliyordu artık hiçbir şeyden emin olamıyorum. Tavsiyelerinize açığım. Şimdiden çok teşekkür ederim, iyi pazarlar!
0
now what
(21.02.21)
saydıkların arasındaki o segmentte en kaliteli araç polo. dsg kullanan bir çok arkadaşım var yıllardır yenisi eskisi, bir tane bile sıkıntı yaşayana henüz denk gelmedim. keza ben de 4 senedir kullanıyorum. bakım yaptırmakla alakalı bir durum biraz.
0
roket adam
(21.02.21)
Cevaplar için teşekkürler
@heritage Citroen C1 B değil A segment sanırım. 200 km'lik şehirlerarası yola çıkmak istemem onunla, belki C3 olurdu ama burada otomatik vitesi yok.

@roket adam teşekkür ederim, o zaman poloya da bakayim tekrar.
0
🌸now what
(22.02.21)
(16)

moda'nın abartılmış bir balon olması

roket adam
selamlar arkadaşlar, 31 yıllık istanbulluyum, son 3-4 senedir de Kadıköy'e arabayla 10 dk mesafede bi ilçedeyim, e-scooterla da 15 dk falan sürüyor. tüm duyurularda bir moda övgüsü görüyorum da bu bölgenin neden yaşamak için bu kadar övüldüğünü anlayamıyorum. şöyle ki:- evlerin geneli çok eski, sade
selamlar arkadaşlar, 31 yıllık istanbulluyum, son 3-4 senedir de Kadıköy'e arabayla 10 dk mesafede bi ilçedeyim, e-scooterla da 15 dk falan sürüyor.

tüm duyurularda bir moda övgüsü görüyorum da bu bölgenin neden yaşamak için bu kadar övüldüğünü anlayamıyorum. şöyle ki:

- evlerin geneli çok eski, sadece deprem riski değil yapısal problemli bitişik nizam binalar var
- inanılmaz bir otopark sorunu var
- özellikle haftasonları inanılmaz bir yaya kalabalığı oluyor, sokak aralarında içen sıçan bağıran bir sürü garip tip var
- yine haftasonları arabanızı dışarı çıkarmanız olanaksız, ayrıca sokak aralarındaki trafik aşırı gürültü yapıyor. millet son ses müzik açıp geziyor. alkollü araç kullanan çok.
- mekan olarak öyle kendine özgü diyebileceğimiz ilginç pek bir mekanı da yok
- sahili suriyeliler tarafından ele geçirilmiş durumda, sahil desen o da kullanılabilir durumda değil -bence-, çekirdek çitleyip yerlere atan, çimlerde yiyişen, sağda solda bira şişesi kıran tekin olmayan tipler var hep.

yani hem gezilecek görülecek pek bir şey yok, hem de ufacık bi bölge, bütün istanbulun buraya akmak istemesi bana çok ilginç geliyor. bazen Kadıköy'e gidiyorum metroyla falan, bakıyorum millet giyinmiş süslenmiş bi saat isparkta otopark sırası bekliyor. ya da 50 yıllık her tarafı dökülen bitişik nizam karanlık binaya 3 bin tl kira ödüyor insanlar falan. bi tek bana mı ilginç geliyor bu. havalı diye mi acaba diyeceğim bir havası da yok, mütevazi bir semt yani. neyse sizin yorumlarınızı merak ettim, bu huzursuz semtte neden yaşamak istiyorsunuz genel olarak?
0
roket adam
(21.02.21)
yaklaşık 10 senedir moda'da oturuyorum. arabam olmadığı için arabayla ilgili yazdıklarını geçiyorum. ama bu zaten genel olarak istanbul'un bir sorunu olsa gerek.

moda'nın da sakin sokakları var, ben de onlardan birinde oturuyorum. özellikle korona öncesi haftasonları aşırı kalabalık oluyor evet, bu kadar herkesin gelmesini ben de tercih etmezdim.

sahil de aynı şekilde özellikle yazın haftasonları çok kalabalık oluyor etrafta bir sürü çöp oluyor doğrudur. ama sahil herhangi bir zümre tarafından ele geçirilmiş durumda değil ve tekinsiz tipler de olmuyor öyle. yani ben tek tük olaya denk gelmişimdir bu 10 sene içinde. gerçi haftasonları pek gitmiyorum o da var.

semt huzursuz değil ama kesinlikle benim için. özellikle haftaiçi çok daha güzel oluyor. şimdi korona zamanı da az insan olduğu için daha da güzel. 2 dk'da sahile inip yürüyüş yapıp dönebiliyorum. yaşayan insanları da iyidir genelde. ben memnunum ki kalıyorum 10 yıldır :)

edit: bu arada aşağıda yazıldığını görünce aklıma geldi moda sahili deyince benim aklıma doğrudan kalamış'ın karşısına düşen yer geliyor. rıhtımdan moda'ya kadar uzanan sahilde oradan daha farklı bir kitle var bence ve kadıköy'e farklı ilçelerden gelen çoğu kişinin hala kalamış tarafındaki sahilden haberi bile yoktur bence.
0
tepedeki psychedelic adam
(21.02.21)
Bu saatte uyanık olmamın tek sebebi bütün akşam sahibinden’de kadıköy’de ev bakmış olmam :(
Bence insanların övdüğü kısımlar sizin saydığınız noktalar ile örtüşmüyor. Ben çok seviyorum şahsen. Şifa sokakta oturmak isterdim ama param oralara yetmiyor. Sokak var sokak var diyorum o yüzden...
0
irene
(21.02.21)
Ev alma komsu al durumu. Daha gencken pek sallamazdim ama artik cok onemli oldugunu dusunuyorum. Suriyeliler Moda'nin sakin ara sokaklarinda degiller. Guvende olmak gibisi yok.

200 metre yurudukten sonra onlarca kafe, restoran, hayatin kendisi orada. Kadikoy, Turkiye'nin nadir en batili yerlerinden biri.
0
howfaristhesky
(21.02.21)
Ben de Moda'ya 10 dakikalik bi mesafedeyim. Sahil konusunda kismen haklisin, Kadikoy tarafinda kalan bolumu biraz tekinsiz ama Kalamis'a bakan tarafinda gayet nezih tipler var gordugum bildigim kadariyla.

Merkeze cok yakin, Kadikoy'un yani basinda, agaci parki yesilligi bol, denizin dibinde, nispeten duzgun bi kitleye sahip, genel olarak kendine ait kulturu olan bi semt. Elbette sagdan soldan gelen apacisi var ama o kesim bebek'te de var, istanbul'da yasiyoruz tamamen izole olmasi cok zor. Ben seviyorum ya, guzel ara sokaklari var, evinden ciktinmi kadikoy 2 dk falan...
0
msb
(21.02.21)
Son yıllarda farklılaşmış olabilir ama abartılmış balon demek fazla olur bence, huzursuz diye nitelemişsiniz ama Moda benim için huzurun temsiliydi, hala da sabahları Caddebostan civarı ile karşılaştırınca sakin ve huzurlu, kocaman ağaçlar, geniş pencereli evler, artık yeni binalarda hiç kalmamış olan balkonlar, bir yanda Tarihi Yarımada bir yanda Adalar manzarası ve pek çok kişinin belirttiği gibi nezih çevre, benim için Moda bunlardır.

Çok önce değil Gezi sırasında (7 sene olmuş, hiç de az sayılmaz aslında) herkesin Boğaziçi Köprüsü'ne akın ettiği akşam Moda'daydım, hiç kimseler yoktu etrafta, sessizdi, karanlıktı, çıt çıkmıyodu, kimsenin haberi olmadı mı acaba diye şaşırmıştım.

31 yıllık İstanbullu olmanıza rağmen bunu söylemenize şaşırdım, mesela ben yılların Modasını son 3,5 yılı ile değerlendiremem, yoksa sağdan solan yükselen müzik sesi, akın akın sahile giden insan kalabalığı, Ali Usta'nın önünde birikmiş sıra, leş gibi trafik ve korna sesleri benim de hoşuma gitmiyor.
0
(21.02.21)
2012 yılında moda'da ruşenağa sokağında bir yıl yaşamıştım, o zamanlar çok daha güzeldi ama şu an hala çok özel bir yer her şeye rağmen özellikle ist'da yaşayıp da sürekli ege hayali kuran seküler kesim için nimet, benim zamanımda komşuların çoğu sanatla ilgilenen insanlardı, biri oyuncu biri yazar biri ressam vb kültür düzeyi baya yüksekti ve kültür düzeyinin yüksekliği semtin de esas ruhunu oluşturan şeydi, insanlar sıcak ve kibarlar.

nasıl şu an herkes kıyıya, egeye özetle daha seküler insanların yaşadığı yerlere yerleşmek istiyorsa modanın da revaçta olma sebebi biraz da bu, insanlar özgürlük ve 'düzgün' insanlar arıyorlar.

şu an kurtuluş'ta yaşıyorum, her ne kadar deniz hemen yanıbaşımda olmasa da kurtuluş'ta da hafif bir moda havası alıyorum.
0
blue rebel motorcycle club
(21.02.21)
bende bir süre yaşadım. sabah 7.30 - 8 gibi işe giderken bahariyeye kadar mesela yürüyerek yol bomboş olması gibi şeyler.sonra bahariyede bomboş tramvay yolunda yürümek güzel hissettiriyordu. haftasonları- sahilde oturduktan sonra arkadaşlarla 1-2 dakikada evde olmak da güzeldi.
ama mesela haftaiçi iş çıkışı 6-7 gibi geldiğimde kalabalık boğuyordu bazen kadıköyden yürümeye başlıyordum
beşiktaş da aynı hissettiriyor.
bu merkezlere sahillere uzak olmayan bir yerde oturmayı tercih ederim 10-15 dakika yürüyüşte. ben de ev bakıyorum.göztepeyi bile düşünüyorum bir yandan yeni evler var diye
0
ShadowOfMoon
(21.02.21)
Merhaba.
Moda' da hiç ev tutmamış(ev sahibi demiyorum dikkat edersen, tutmamış diyorum zira Moda' da NŞA' da ev almak eşyanın tabiatına aykırıdır. ya çok zengin ya atadan kalmış olması lazım o evin ki genelde atadan dededen kalmıştır evler insanlara);
ama hayatının büyük kısmı(neredeyse yarısı) Küçükyalı- Kadıköy/Moda arasında geçmiş, öte yandan yakın arkadaş/dost/eski sevgili vb. gibi bir sürü insandan dolayı hatırı sayılır süre Moda' da zaman geçirmiş hatta yaşamış, orada çalışmış da birisi olarak yukarıdaki eski/yeni Modalılar gibi birkaç kelam edebilirim sanıyorum.
...
Öncelikle yazarın gözlemlediği olumsuz durumların hemen hepsi Moda' nın son 1-2 senesine ait.
Öncesinde ne bu kadar hafta sonu göçü vardı ne de sahillerine başka semtlerden öyle bir akın. Sahillerin durumunu ve rahatlık skalasını da bir kaç arkadaş hayli güzel belirtmiş.
Bununla birlikte ayrımcılık yapmak istemem ama maalesef gelenler(Suriyeli kitle, barzo/kezban çiftler ve dahi gündelik hayatta Moda' yı gömüp hafta sonu koşup gelen muhafazakar kesim vs.) bu alanların nitelikli/niteliksiz insan profilini ve kalabalığını da belirliyor doğrusu.
Ha, belirtmeliyim ki seküler kesimin kimi gençleri de son dönemde özellikle kalamış' a doğru olan tarafa akın edip, etrafındakilere dikkat etmeden sahili ve çimleri, hem bıraktıkları ile hem de abartılı müzikleri ile kirletmiyor değiller. Sanki iyice C.bostan gibi yapmaya çalışıyorlar -ki yaşadığım yere daha yakın olmasına rağmen zinhar C.bostan tercih eden birisi değilimdir- Hatta arada arkadaşlarım ile Küçükyalı sahili - Suadiye sahili arasına otağ kurmuş ve hayli keyif almışızdır.
Ezcümle, oluşan profil sosyolojik skalaya göre değişen bir durum maalesef.

Öte yandan, kalabalık hali vuku bulmadan önce dahi Moda' ya otomobil ile gitmişliğim sayılıdır, öyle zamanlarda bile örnekse sote yerlerim vardır hala bir park yeri bulunabilir ama gece orada kalınmadıysa başka yerden hafta sonu Kadıköy / Moda' ya araba ile girmek bi nevi intihardır. Kaldı ki bu sadece Moda' nın sorunu değil, şehrin tüm merkezi yerlerinin genel sorunudur takdir edersiniz.
İmkanınız varsa motosiklet ile Moda' ya gitmek çok avantajlı hatta keyiflidir.
...
Mekan konusuna gelecek olursak, üzgünüm ama "Moda' da kendine özgü bir yer yok" demek; Moda' ya pek değil neredeyse hiç gitmemiş birisinin düşüncesi olabilir ancak sevgili dostlar. Burada, son senelerde bir kaç kez o da herhalde hafta sonu yolu düşmek zorunda kalmış birisi izlenimi veriyor başlık sahibi günün sonunda, üzgünüm.

Müzik, meyhane, içki, yemek, bira, kokteyl, tatlı, vegan mutfağı, son senelerde de yabancı ülke mutfakları diğer tarafta; Süreyya operasına, salonlara, sahnelere yakın olmak bir başka tarafta dursun; bir sürü seçenek ve şahsına münhasır mekan bulunmaktadır Moda' da!
Bu kadar deneyimlemeden eleştiri, çıkarım yapmak da ne bileyim..

Son olarak koyu bir BJK taraftarı olup ve bu yüzden Beşiktaş' ı, o semti, köyiçi'ni hayli seven birisi olarak da Moda'yı, Koço' da demlenmeyi, sabah Papatya fırından sıcacık kruvasan almayı, oyun atölyesinde veya başka yerindeki salonda son anda izlenmeye karar verilen bir oyuna dakikalar kala yetişmeyi, mekandan çıkıp yakındaki evde after party ile devam etmeyi, suratsız çalışanları ile tek Büfe'yi, Korkmaz Büfe' de ayak üstü leziz döner yemeyi, motoru sahile çekerek çimenlerdeki dostların yanına gidip sabahlara kadar sohbet etmeyi, akşam üzeri Naan' da Edip Akbayram ile karşılaşıp selamlaşmayı, yürüyüşe çıkıp Barış abinin evinin önünden geçerek bir şarkısını mırıldanmayı, hatta muhalif Yoğurtçu parkı kürsülerini dahi özlüyor ve bu yüzden orada olmayı / yaşamayı seviyorum, genel olarak..
0
oldcosmos
(21.02.21)
Kaotik ve paçoz denilebilecek insanların yoğun yaşadığı bir yer. Özellikle haftasonları bence kötü oluyor.

Evler dediğin gibi eski. Kiralar da pahalı olunca bir evde 3-4 kişi yaşayan çok var. Açıkçası üst katımda böyle birilerinin olmasını istemem. Sahili desen bağımlı ve varoş dolu.

Bence burası batılı falan değil. Ailesinden fonlanan ve kendini sanatçı falan sanan kişilerin mesken tuttuğu yer
0
mj23
(21.02.21)
oldcosmos+1

ayrıca kimse değinmemiş ama modanın en önemli alameti farikası
1. "öteki kimliklere" saygılı şekilde yer açmasıdır.
siz bu duyuruyu muhtemelen genç/orta yaş beyaz erkek olarak açtınız.
kadın olmak, ermeni olmak, musevi olmak, kürt olmak istanbulun her yerinde ne yazıkki pek kolay değil. bakın daha gezilecek görülecek yerler, güzel mekanlar demiyorum bile.

2. toplu taşımanın olmamasıdır.

3. buna benzer bir yeri ; (kuzguncuk, sarıyer, zekeriyaköy, arnavutköy, galata ) bu şartları aynı anda sağlayacak ve bu kadar şehrin merkezinde olup maddi açıdan da bu kadar kolay olacak şekilde bulmak zor.

modayı körü körüne övenlerden değilim de 31 yılda istanbulun neresinde yaşadınız da bunları gözlemleyemediniz bilmiyorum yani, şaşırdım biraz.

yürüyüş yapacak park bahçe, deniz.. bisiklet, tenis, yürüyüş için serbest alanlar.. bu kadar çok tiyatro/konser sahnesi.. kendine özgü mekan yok derken tam ne kastettiniz bilmiyorum ama :/ yine de pek çok seçenek var. başka bir yerde benzer çeşitlilik yok benim bildiğim kadarıyla.

bu kadar merkezde yaşayan biri için araç sahibi olmamak bir problem yaratmıyor.

yukarıda da saydığım sebepden suriyelilere ve pek çok "other" kimliğe daha açık bir yer olduğu için sorun olmuyor sanırım onları görmek.

kira meselesi de her ne kadar şu an çoğu kişinin (ort. bir beyaz yakalının) verebileceği kiralar olduğu için sosyoekonomik seviyede bi standart var diyemesek de; insanlar böyle yerlere zaten kendilerine yakın gelir seviyesinde insanlarla komşuluk yapmak için bu kiraları verirler. bi kahveye 30 lira verilir mi tartışması gibi biraz. midpointte veya fine dining bi yerde kahve içmekle belki aynı kahveyi starbucksta içmek arasında fark olduğu gibi.

abartılmış bir balon değildir.
ist.da yaşanacak çok az yer kalmıştır.
az biledir.


*ayrıca mütavizi değil. mütavazı.
0
rewlack
(21.02.21)
Moda'da Bahariye'de ve tabi ki Kadıköy'de eskiden güzeldi. Halk Eğitim merkezinin yan sokağı olan Halil Ethem sokakta Sauna apartmanında rahmetli babaannemin(bademin) rahmetli büyükbabamın aldığı evde büyüdüm ben bir 90 doğumlu olarak. 2009'da badem gidene kadar 19 yıl boyunca yuvamdı oralar benim. Kışları Modanın ara sokaklarında yalnız başıma gezip kar altında sakince sessizce yürümeye bayılırdım. Bahariye'de havuzlar vardı eskiden ne güzellerdi. Sonradan herkes gelmeye başladı bizim oralara birde utanmadan bizler buralıyız dediler. Zaten bademde gittikten sonra hiç umurumda olmadı oralar ama üzülüyorum hüzünleniyorum eski halini bildiğim için anılarım için izlerim var olduğu için. Birde ''bade'' seni çok özlüyorum...
0
zekicalik
(21.02.21)
teşekkür ederim yorumlarınız için. çok ilginç, çoğunuzla aynı fikri paylaşmıyorum, etrafımda pek paylaşan da yok. gidenler de yaşayanlar da illallah ettiklerini söylüyorlar benim saydığım sebeplerden ötürü. belki hayattan beklentilerle alakalıdır, belli bi yaşı ve gelir grubunu gelince insanın sokakta edip akbayramla karşılaşmaktansa konfor beklentisi oluyor, bununla ilgili olabilir gibi geldi bana. bu arada beşiktaş için de birebir aynı şeyleri düşünüyorum mesela, etiler, akaretler gibi belli bölgeleri dışında yine kaotik, sıkışık, eski, gürültülü ve güvensiz bir bölge benim için. kaosu sevmekle alakalı olabileceğini düşünüyorum. zevk meselesi tabii.

yani atıyorum hafta içi 11'de dışarıda olabiliyorsanız zaten büyük ihtimalle aileden zengin falansınızdır, çalışmak zorunda değilsindir, o zaman modanın keyfini sürersin tabii, bomboş sahile inersin, kafana göre yaşarsın. ama 9-5 çalışan adam, işine gitmek için toplu taşımaya binse dert, binmese araba koyacak yer yok, arabasını sokağa koysa sıkışık tıkışık güvensiz yerler, binanın yalıtımı ısınması zor tadilatı bitmez, akşam evine gelir 2 dk kafa dinleyecek dışarıda bira içip nara atarlar falan. bana sanki bohem takılan aileden zengin tiplerin mekanıymış gibi geliyor daha çok, bu da güzel bir şey tabii kötü değil.

**tüm genellemeler gibi bu başlıktaki tüm genellemelerim de yanlıştır :)***
0
🌸roket adam
(21.02.21)
İlk kez geçen sene uğradığımda Paris Sendromu yaşamıştım. Bence beğenmememizin bir numaralı sebebi moda ve kadıköy övücüler diyorum.

Gittim etrafa bakıyorum: E burası mıydı?! O kadar övüldü?!? Bir şey mi kaçırıyorum acaba??

Şeklinde düşüncelerim olmuştu.


Güzel yerdir tabii, bir sorununu görememiştim. Bu bile ideal yaşamalık yer yapıyor ama o kadar abartılı övgüden sonra biraz hayal kırıklığı idi.
0
aguen
(22.02.21)
ben de modada yaşıyorum, yıllar yılı değişiyor aynı taksim gibi, çok övülmeye başlayınca oranın övülmesine sebep olan insanlardan farkı gruplar gelip profili değiştiriyor. suriyelilerin geçen moda sokaklarında öğrenci kovaladıkları videoları görmüşsünüzdür malesef artık türkiyenin kaderi böyle.
0
nahtoderfahrung
(22.02.21)
liseden beri moda'dayım. 15 seneyi geçti buraya taşınalı. istanbul'da başka bir semtte oturabileceğimi düşünmek bile istemiyorum. hala istanbul'dan taşınmadıysam moda'da oturduğum içindir.

bir yeri nasıl görmek istiyorsa öyle görüyor insan. ben bunca senedir (kurbağalıdere'nin koktuğu dönem ve fb stadında maçlar olduğu akşamlar hariç) hiç rahatsız olmadım moda'dan ve insanlardan. tam aksine her geçen gün daha yaşanabilir oluyor bence. burasının genel bir güzel enerjisi var. bu enerji insanlara geçiyor. buraya gelip magandalık yapamıyorsun, kedi köpek dövemiyorsun, millete zarar veremiyorsun. çünkü ayıplanıyorsun. medeni insanlar çoğunlukta ve birileri illa karşı çıkıyor, seni sindiriyor. bireyin rahatlığı ön planda burada. kimse huzur kaçıramıyor.

genellemelerine karşı çıkmak için yazayım; aileden zengin değilim. beyaz yaka çalışıyorum. akşam 6ya doğru işten eve geliyorum. hava güzelse hemen dışarı çıkıyorum. yürüyüş ya da moda sahil. akşam bir arkadaşım kadıköydeyim diyor, yürüyerek bara gidip yanına oturuyorum. zaten herkes kadıköye geliyor genelde. benim kalkıp bir yere gitmeme gerek kalmıyor sosyalleşmek için.

sessiz bir sokakta, 5 yıllık binada oturuyorum. kiram < 3000 TL. bir de ev arkadaşım var, dolayısıyla kiram < 1500 TL. yeni bina olduğu için ısı yalıtımı effsane, geçen ay 56 tl doğalgaz geldi. arabam yok, hiç olmadı. çünkü ihtiyacım yok. moda zaten çok merkezi bir yer. 7/24 toplu taşıma ile en tekinsiz saatte bile başıma bir şey gelmeden evime ulaşabiliyorum. toplu taşıma kullanmayı da seviyorum açıkçası. biraz insan görmek, hava almak, 10 dakika yürümek falan insanı canlandıran şeyler bence. illa lazım olursa taksiye bin, tatile çıkacaksan araba kirala. her türlü bir araba masrafı etmez.

moda'nın havalı bir mahalle olduğunu hiç düşünmüyorum. tam aksine çok mütevazı gerçekten de. süslenip kadıköye gelip isparkta sıra bekleyen ekibe yazık, öyle keyif alınmaz. rahat olmalılar. ama onlar da kadıköylü değil zaten. başka semtte yaşayıp kadıköye gelmek de zahmetli genel olarak. yolda trafik oluyor. sonra, insanlar kırk yılda bir kadıköye çıkıyorsa özenmek, güzel giyinmek istiyor. arabayla rahat gelmek istiyor. onlar da haklı kendince. ama bu yüzden burada ya da yakınlarda yaşaması ve rahat gelip gidilebilmesi asıl keyifli olan.

en çok sosyal yönünü seviyorum ben buranın. mahalleden tanıştığım arkadaşlarım var. sırf mekanlarda sık karşılaştığımız için tanıştığımız ve kopmadığımız. apartmanda komşuluk ilişkilerimiz çok iyi. tatile gidiyorum, kedilerim komşulara emanet. anahtar bırakıyorum gelip bakıyorlar. "akşam balık yaptım, gel" diye arayan komşum var. çevredeki esnafların neredeyse hepsiyle tanışıyoruz. bakkalın kızı oldu, geçenlerde hediye götürdüm. pastaneden bir şeyler alsam pastaneci tadımlık bir şeyler ikram ediyor. manav illa birkaç erik, çilek, kiraz bir şeyler atıyor poşete. yerel ürünleri satın alabileceğim kooperatifler var. migros vb yerlerden çook nadir alışveriş yapıyorum artık.

neredeyse her gün yürüyüşe çıkıyorum. günbatımları moda ve kalamış sahilden çok güzel izleniyor. evden çıktığım gibi yürüyebileceğim sakin ve ağaçlı sokakları olmasını seviyorum buranın. caddelerden, arabaların ve insanların gürültüsü içinden yürümek zorunda değilsin. neredeyse bütün sokakları denize çıkıyor. her sokak ayır bir manzara. sadece moda da değil, 10 dakika yürüyorsun boğa'dan aşağı, yeldeğirmeni sokakları da böyle. yürürken kafanı kaldırıp binaları izlediğinde şahane köşkler, eski evler, kiliseler görüyorsun. eskiden çok dikkat etmezdim ama son zamanlarda pandeminin de etkisiyle sokaklar bomboş, etrafıma bakına bakına yolun ortasından yürüyorum ve sokakların güzelliğine dalıyorum.

taksim'in "in", kadıköy'ün ise hafiften "out" olduğu zamanlarını da yaşadım burada. yaşlı nüfusu bol, cafeleri daha azdı. yoktu hatta. barlar vardı bir tek. dutluktu bir de buralar :P çok daha sakindi tabi o zamanlar. ama şimdiki halinden de hiç şikayetçi değilim. kalabalıklaştı evet tek eksisi bu, ama iyi yanları da var bu halinin. sahiller çok güzelleşti. eskiden (10 küsür sene önce) moda sahili diye bir yer yoktu. kimse gitmezdi. it kopuk dolu, düzensiz, tekinsiz bir yerdi. geçen seneye kadar kurbağalıderenin kıyısında yürünmüyordu, yol yoktu. şimdi öyle güzel yaptılar ki amsterdam kanalları gibi oldu. canım ibb.

haftasonları yer gök insan oluyor. evet ama gelenler hep kaliteli, modern, en azından laftan anlayan insanlar. kimse moda sahilde mangal yakmaya kalkmıyor, kimse alkol içenlere laf etmiyor, kimse bikiniyle güneşlendin diye yan gözle bakmıyor, kimse "çekirdeğinin kabuğunu yere atma" dedin diye bunu egosuna hakaret olarak algılayıp kavga çıkarmıyor, seni dövmüyor, gidip çöpe atıyor. çünkü yapamaz. burada yemez :) bu rahatlık güzel. kaldı ki, haftaiçi kadıköy'ün yerlisi insanlarla buraların tadını çıkarıyoruz. haftasonu da bu güzellikler haftaiçi gelemeyen isanbul'lulara kalsın.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(22.02.21)
@istanbul kanatlarimin altinda,

Çok güzel anlatmışsın, +1 diyorum.
0
msb
(22.02.21)
(2)

kartepe kayak merkezine çıkış formülü

roket adam
haftasonu izmit'te bir otelde kalacağız ancak kartepe kayak merkezine çıkmamız gerekiyor.lakin girişte jandarma kontrol yapıyormuş, green parka rezervasyonu olanları alıyorlarmış.lakin bazı gruplar da çıkabildiklerini iddia ediyorlar, sadece yöntemi çözemedik.nedir bu işin yöntemi arkadaşlar? insanl
haftasonu izmit'te bir otelde kalacağız ancak kartepe kayak merkezine çıkmamız gerekiyor.

lakin girişte jandarma kontrol yapıyormuş, green parka rezervasyonu olanları alıyorlarmış.

lakin bazı gruplar da çıkabildiklerini iddia ediyorlar, sadece yöntemi çözemedik.

nedir bu işin yöntemi arkadaşlar? insanlar haftasonu sokağa çıkma yasağı varken green park'ı kullanmadan kartepe kayak merkezine nasıl çıkıyor?
0
roket adam
(21.02.21)
Merhaba.
Çarşamba günü oradaydım. Ben de merak edip orada yaşayan hatta iş yapan iki arkadaşımla uzun uzadıya 'neden böyle' temalı görüştüm.
Hafta sonu çıkış yasağını delen kitle içinde olmak istiyorsan akp' den ya da jandarma' dan torpilli olman lazım. Herhangi bir yasak delmeden kalmak istiyorsan da cumadan itibaren tepedeki otelde kalıp kimi alternatif kayak merkezlerine göre göre yüklü miktarda para bayılman gerek. Pistlerin ve hizmetin azlığı vs ile ters orantılı.
Bana kalırsa Kartepe, hafta içi artı kısıtlı zamanda günübirlik yapılacak kayak/board aktivitesi dışında tercih edilmemesi gereken bir yer. İşletme kalitesi dolayısıyla hizmet kalitesi düşük, fiyatlar yüksek.
Yola biraz daha erken çıkıp sırasıyla Kartalkaya olmadı Uludağ günübirlik turlar için bile daha iyi seçenekler.
0
oldcosmos
(21.02.21)
Geçen hafta sonu yasak varken gittik. Evet haftasonu torpilli olanlar çıkabiliyor zirveye sadece, önünde cumhurbaşkanlığından yazı olan araçlar bile vardı. Biz otelde kaldık, gecelik 1000 liraydı ve dandik otele kesinlikle değmedi.
0
🌸roket adam
(05.03.21)
(15)

Eski ev alınır mı?

sckxyss
Kadıköy Bahariye ile moda arası bir yerde çok güzel bir ev buldum. Evin içi odaların şekli, güneş alması falan tam istediğim gibi. Beni tek düşündüren evin eski oluşu. 31+ yazıyor sahibinden'de. Muhtemelen 40 yıllık falandir. İstediğim yerlerdeki evler genelde eski. Yeni olanlar da çok pahalı. Siz o
Kadıköy Bahariye ile moda arası bir yerde çok güzel bir ev buldum. Evin içi odaların şekli, güneş alması falan tam istediğim gibi. Beni tek düşündüren evin eski oluşu. 31+ yazıyor sahibinden'de. Muhtemelen 40 yıllık falandir.

İstediğim yerlerdeki evler genelde eski. Yeni olanlar da çok pahalı. Siz olsanız çok begendiyseniz bu evi alır mısınız? Almazsanız da sebeplerinizi duymak isterim.

(Evi İstanbul'un merkeze uzak ilçelerinden birindeki yeni bir evi satıp alacağım. Üste para vermeyeceğim. Belki bu detay da önemlidir diye belirtmek istedim.)
0
sckxyss
(20.02.21)
Hayır, eski binalar çok eziyetli. Binanın yeri güzel, ferah, güneş alıyor ama değmez. En az 40 yıllık, deniz kumuyla yapılmış binalar bunlar. Siz diyelim satın aldınız, değer kaybedecek.
0
GoodMorningTeacher
(20.02.21)
Ben alirim. Yeni ev mi var merkezi yerlerde. Var olan da dedigin gibi aşırı pahali
0
her giriste sifresini unutan adam
(20.02.21)
Güneşten büyüklükten vb feragat edip nispeten yeni (max 15 yıl) bir ev almak daha mantıklı şu süreçte. Düşündüğünüz fiyat bandında bulabiliyorsanız tabii. İnsanlar eski binayı değil almak kiracı olarak bile düşünmüyor artık.
0
msb
(20.02.21)
Çevreden bağımsız olarak o kadar eski bir evde yaşamak istemem. Fiyatların uçup kaçtığı merkezi yerlerde oturma isteğini de anlamıyorum. Metro hattında bir yer düşünürdüm ben olsam.
0
alfred
(20.02.21)
Ben olsam şu üç kriteri düşünürdüm:

-40 yıllık bir binanın sorunları ve çıkarabileceği masraflar

-Kadıköy bölgesindeki deprem riskini

-Binanın kentsel dönüşüme girme ihtimalini. Evi aldıktan sonra kentsel dönüşüme sokulursa (kadıköy taraflarında çok fazla bu yaşta bina kentsel dönüşüm kapsamına alınmaya başladı) uzun zaman alabilecek meşakkatli bir süreci çekmek ister miyim?
0
anten
(20.02.21)
Senin eve bir tadilat yaparız . 40 50 binin var ise :)
0
opitseri
(20.02.21)
moda-bahariye civarında hiçbir ev yıkılmadıkça değer falan kaybetmez.
en kötü ihtimalle değerini korur.

eski ev evet meşakkatli bir şey.
ama apartmanın durumu da önemli.
bazıları gerçekten allaha emanet oluyor, bazıları en azından iyi bakılmış durumda.

kentsel dönüşüm riski varsa, değer açısından bu daha iyi bir şey.
sadece taşınma meseleleri falan uğraştırabilir, onu düşünmek lazım.

bir de depreme konusunda bina hasarlı mı, değil mi, durumu nedir öğrenmek lazım.

31+ oralar için yeni bile sayılır bu arada, onu da söyleyeyim.
oradaki binaların çoğu daha eski.
bina bir şekilde içime sinerse, evi de beğendiysem ben alırdım.
0
blatta hiberna
(20.02.21)
benim icin, otoparkli ve az katli ise alinir.
otopark karaborsa zaten o bolgede.
0
camussar
(20.02.21)
Fiyatına bağlı olarak değişir bu sorunun cevabı. Konum da yaşam kalitesi açısından önemli. Dediğin bölgede yaşam kalitesi düşük. Uzun süre yaşamak için ideal bir yer değil. O taraflarda şehirde birkaç sene ikamet edeceksen yaşayacaksın. Fazla ayak altı.
0
mj23
(20.02.21)
Sade ve sadece deprem riskinden dolayi almam.
0
taurina
(20.02.21)
deprem riski + bitişik nizam. ben almazdım.
0
orpheus
(20.02.21)
Kiralarım ama almam, 20 sene otursan 60 yıllık binada oturuyor olacaksın
0
megacracker
(20.02.21)
Kadıköy belediyesi sınırları içinde çok ciddi kentsel dönüşüm var. Geçen yıl taşındığımı ev birkaç ay sonra yıkılacak boşuna masraf ettik.
0
suicides underground
(20.02.21)
alınmaz.
deprem olacak şaka değil.
acı çekerek ölmek istemeyişim geçerli ve noktayı koyan bir sebep.
ancak deprem olmayacak olsaydı bile;
yıllardır modada yaşıyorum inanılmaz kötü ve eski bir alt yapısı var.
eski binaların yalıtımı ayrı dert,
su hatları, sıhhi tesisatı ayrı dert.
asansör var mı?
apartman düzgün temizleniyor mu?
duvarlar yine aynı beton kalitesizliği yüzünden ses geçiriyordur.
havalandırma kadıköy evlerinin genelinde çok kötü.
binada hidorfor var mı? 2 haftada bir sular kesiliyor, hidrofor bile yok.
kadıköy kalabalığından duş almak için gece olmasını bekliyoruz ki su debisi normale dönsün.


*ayrıca yeni ev alırken zaten 10-15 yıldan yaşlı ev almayın.
0
rewlack
(20.02.21)
oturmak için alınmaz, ama yatırım için alınabilir. deprem riski var yani sonuçta, 40 yıllık binada kesinlikle oturmam istanbul gibi yerde. depremi geçtim, eski binanın derdi çok olur. yalıtımı, borusu, ısınması, tadilatı bi ton sıkıntı. bütçen yeterli değilse kadıköy'den biraz daha uzaklaş derim. depremden bir şey olmaz abi deyip eski evde oturanlar izmirdeki deprem gibi travmatik olaylardan sonra psikoloğa gitmeye başlıyor çünkü.
0
roket adam
(21.02.21)
(2)

aliexpress ve ulkemizin guzide gumruk sistemi hk.

in vino veritas
yurt disi alisverisi konusundan uzagim epeydir, aliexpress'ten elbise almak istiyorum, ayni saticidan 3 adet elbise alicam, toplam fiyat kargo dahil 170 lira gibi bir sey oluyor. anladigim kadariyla ucu tek pakette gonderilecek cunku tek kargo masrafi ekledi sepete. bu arkadaslara acaba ne kadar ver
yurt disi alisverisi konusundan uzagim epeydir, aliexpress'ten elbise almak istiyorum, ayni saticidan 3 adet elbise alicam, toplam fiyat kargo dahil 170 lira gibi bir sey oluyor. anladigim kadariyla ucu tek pakette gonderilecek cunku tek kargo masrafi ekledi sepete. bu arkadaslara acaba ne kadar vergi cikar? minimum 16 lira oluyor anladigim kadariyla ama 3 tane birden olunca tek pakette farkli bir islem uygulanir mi ki?
0
in vino veritas
(20.02.21)
e iyi oyleyse cok bisey tutmayacak peki olur da 3 ayri paket seklinde gonderirse sorun olur mu ki? ya da nr gibi bi sorun olur acaba?
0
🌸in vino veritas
(20.02.21)
%20 gümrüğe ek olarak "paket başına" 8 tl mi ne gümrüğe sunum ücreti var.
0
roket adam
(20.02.21)
(1)

Acik kaynak ne demek?

speedy
Yazilimdaki anlamini sormuyorum. Televizyonda cok duymaya basladim. "Gara operasyonunun yapilacagi acik kaynaklarda yaziyordu", "acik kaynaklara gore su kadar askerimiz daha rehin tutuluyormus" falan. Yani haberi acik kaynaklara dayandiriyor. Google coplugunde de hep yazilimla ilgili anlamina rasliy
Yazilimdaki anlamini sormuyorum. Televizyonda cok duymaya basladim. "Gara operasyonunun yapilacagi acik kaynaklarda yaziyordu", "acik kaynaklara gore su kadar askerimiz daha rehin tutuluyormus" falan. Yani haberi acik kaynaklara dayandiriyor. Google coplugunde de hep yazilimla ilgili anlamina rasliyorum. Bir seyler kafamda canlaniyor ama tam oturmadi.
0
speedy
(20.02.21)
OSINT diye bir şey var, açık kaynak istihbaratı. yani şöyle düşün, internette adamın biri Twitter'da "bu akşam operasyon olacak çünkü sınırda bi hareketlilik var" diyorsa işte bu osint oluyor. güvenilirliği düşük ama açık bilgiler.
0
roket adam
(20.02.21)
(6)

Kredi kartından nakit avans çekmek

havadakarada
Vergi borcu ödenecek de eksik kalıyor bu şekilde yapmayı düşünüyoruz. Bunun faiz durumu daha mı fazla oluyor? Genel olarak bilgilendirme yapabilir misiniz lütfen?
Vergi borcu ödenecek de eksik kalıyor bu şekilde yapmayı düşünüyoruz. Bunun faiz durumu daha mı fazla oluyor? Genel olarak bilgilendirme yapabilir misiniz lütfen?
0
havadakarada
(20.02.21)
Yazmayı unuttum, tutar 20 bin lira gibi bir rakam.
0
🌸havadakarada
(20.02.21)
Faiz orani cok cok fazla. Kredi cekmeye calisin. Nakit avans kullanmak hicbir zaman mantikli degil
0
fakyoras
(20.02.21)
Tüketici kredisi çekebilirsin
Karttan taksitli avans çekebilirsin
Vergi borcunu kredi kartıyla ödeyip sonra taksitlendirebilirsin (ben böyle yapıyorum, garantide var)

Duruma göre üçü de avantajlı ya da dezavantajlı olabilir, banka banka bakman lazım.
0
roket adam
(20.02.21)
Şimdi baktım taksitli nakit avans çekince normal kredi çekmiş gibi oluyor. Faizi biraz daha yüksek ama.
0
🌸havadakarada
(20.02.21)
kredi kartı nakit avansta dosya masraf vs yok. limit sürekli dolu olacak. kitleyecek kartı. faiz oranı bankaya göre değişebilir. bazen beni arıyor garanti 1.29 filan dediği bile oldu 12 ay taksit verelim diye. konuşmak iyi olabilir danışmanla bankadan
0
ShadowOfMoon
(20.02.21)
Ayrıca kredi puanını düşürür
0
hepbiarayisicinde
(20.02.21)
(3)

Baz istasyonu

mobydick
Yatak odamdan çektiğim bir fotoğrafı paylaşıyorum. Uzaklık en fazla 15-20 metredir. Bu evden taşınmayı düşünüyorum. Taşınmak çok sancılı bir süreç ama, gözümü karartıp yapacağım. Üst kat ve karşı daire boş. Direk baz istasyonunu gören dairedense oraya da taşınabilirim. Yahut eğer çok zararlı ise baş
Yatak odamdan çektiğim bir fotoğrafı paylaşıyorum.

Uzaklık en fazla 15-20 metredir. Bu evden taşınmayı düşünüyorum.
Taşınmak çok sancılı bir süreç ama, gözümü karartıp yapacağım. Üst kat ve karşı daire boş. Direk baz istasyonunu gören dairedense oraya da taşınabilirim. Yahut eğer çok zararlı ise başka sessiz sakin bir apartmana da. Uzak bir yere taşınırsam ilk kriterim bu olacak şehir dışına doğru bir yerlere bakacağım. Karşı daireye taşınmanın kolaylığı ise açık ve seçik.

Sizce ne kadar zararlıdır bu baz istasyonu? Ne yapmalıyım?

hizliresim.com
0
mobydick
(20.02.21)
Arastirmalara gore baz istasyonunun 1cm yakinda tuttugumuz cep telefonundan daha fazla bir zarari yok. Birkac sene once bakmistim
0
fakyoras
(20.02.21)
baz istasyonları ilgili şu var:
www.turkiye.gov.tr

onun haricinde, bence bi ölçüm yaptır. ya kendin araştır : tinyurl.com
ya da bilen birine yaptır

baz istasyonu anteni küre şeklince ışın yaymıyor, şöyle bi şekli var. yani sizde az bile çekiyor olabilir.
images.app.goo.gl

üst kat boş olabilir ama bina ne kadar blokluyor acaba o ışını.


ama ben olsam ben de işkillenirdim. hatta imkanım varsa taşınırdım.
0
sttc
(20.02.21)
büyük şehirlerde baz istasyonundan uzakta yaşaman imkansız. sadece bazıları görünür yerlerde, bazıları ise görünmeyecek şekilde yerleştirilmiş durumda. baz istasyonlarından işkilleniyorsan şehirde yaşamaman lazım.

hatta bazı yüksek binaların içinde bile baz istasyonları olabiliyor.
0
roket adam
(20.02.21)
(8)

Maaşınızın kaçta kaçını ailenizle

anarsika
Paylaşıyorsunuz? Belirli bir bütçe oluşturdunuz mu, yoksa denk geldikçe veya talep oldukça mı destek oluyorsunuz? Beraber yaşayanlara soruyorum özellikle. Dışarıdan destek veren varsa onlar da yazsınlar lütfen.
Paylaşıyorsunuz? Belirli bir bütçe oluşturdunuz mu, yoksa denk geldikçe veya talep oldukça mı destek oluyorsunuz? Beraber yaşayanlara soruyorum özellikle. Dışarıdan destek veren varsa onlar da yazsınlar lütfen.
0
anarsika
(20.02.21)
Yemek kartımı anneme verdim. Aylık 500 TL. Mesai oluyor. O da yaklaşık haftalık 200 liraya geliyor. Onları veriyorum.
0
allah yazdiysa bozsun
(20.02.21)
Beraber yasarken malesef ki %1'i civarindaki internet faturasini oduyodum sadece. Ara sira da bir seyler aliyordum o kadar. Pismanim o donemler yapmadiklarima. Mezun oldugumdan beri turkiyede iyi para denebilecek maaslar kazaniyordum bir de.

Simdi yurt disindayim, maasim da artti. her ay maasimin bir kismini onlar icin kenara atiyorum, yarin oburgun birden verebilmek icin. Tabi evlenince iki aile oldu, ikisinden hangisine gerekirse
0
fakyoras
(20.02.21)
aile hangi aile?
anne baba ile sıfır. ben onlardan istemem onlar benden istemez.

kendi çocuğumu eşimi kastediyorsan o zaten ortak.


*aynı şehirdeyiz, çalışmaya başladığımdan beri ayrı evde yaşıyorum.
0
rewlack
(20.02.21)
%30-35
çalışmaya başladığımdan beri ayrı yaşıyorum.
0
pati
(20.02.21)
Ailemle yaşarken lazım oldukça destek oluyordum, bu kadar. Öyle aylık bir sabit rakam yok yani.
0
roket adam
(20.02.21)
Çalışmaya başladığımdan beri ayrı yaşıyorum. Aynı şehirdeyiz. Ailemin maddi durumu benden daha iyi. Bu yüzden sadece jestler yapıyorum. Onlardan gelen parayı da almıyorum. Ama bazen evde dolabımı açtığımda sabun, yumurta falan gördüğüm oluyor. Ana yüreği :/
0
ruhen hastayim ben
(20.02.21)
Ayrı yaşıyorum, istemiyorlar zaten hiç ama yine de hediyeler falan ile elimden geldiğince ihtiyaçlarını kapatmaya çalışıyorum.

Yani bensiz de gayet kendilerine bakıyorlar, hatta ben gidince iyice yükleri azalmıştır ama isteseler lazım olsa elime geçen tüm parayı veririm hiç üzülmem. Senelerce desteklediler beni.
0
aguen
(20.02.21)
ayrı yaşıyoruz. hiç para vermiyorum. aksine bazen yüksek masraflı şeylerde bana destek olurlar. durumları benden daha iyi, babam emekli bi de ev kiraları alıyor ohh valla keyifleri yerinde.

18 olup evden ayrıldıktan sonra babamdan aldığım harçlık anlamında toplam para 5 bin lira değildir.(yukarıda bahsettiğim yüksek masraf haricinde) üniversitede kendi paramı kazandım, sonra da işsiz kalmadım zaten hiç.
0
Jux
(20.02.21)
(3)

Bu kodu php içinde nasıl çalışırabilirim?

goodman
uygulamanın api özelliği var ve aşağıdaki kod ile login olup bir resonse almam gerekiyor. bunu php içine direkt yapıştırsam çalışmayacağını biliyorum. Nasıl düzenlemek gerekir.curl -X POST https://masterservername:1556/netbackup/login \ -H 'content-type: application/vnd.netbackup+json;ve
uygulamanın api özelliği var ve aşağıdaki kod ile login olup bir resonse almam gerekiyor. bunu php içine direkt yapıştırsam çalışmayacağını biliyorum. Nasıl düzenlemek gerekir.

curl -X POST masterservername \
-H 'content-type: application/vnd.netbackup+json;version=1.0' \
-d '{ \
"domainType":"vx", \
"domainName":"mydomain", \
"userName":"myusername", \
"password":"mypassword" \
}'
0
goodman
(19.02.21)
php exec ya da php shell exec ile olur
0
nibba
(19.02.21)
bu kodu çalıştırmak zorunda değilsin, bu kod sadece belirtilen adrese ilgili header'lar ile birlikte bir HTTP POST request'i gönderiyor. how to send http post request with php diye aratınca işini görecek sonuçlar çıkacaktır, hem direkt komut çalıştırmaktan daha güvenli olur.
0
roket adam
(20.02.21)
<?
$ch = curl_init();
$data = array("domainType" => "vx",
"domainName" => "mydomain",
"userName" => "myusername",
"password" => "mypassword");

curl_setopt($ch, CURLOPT_URL, "masterservername" );
curl_setopt($ch, CURLOPT_RETURNTRANSFER, 1 );
curl_setopt($ch, CURLOPT_POST, 1 );
curl_setopt($ch, CURLOPT_POSTFIELDS, $data );
curl_setopt($ch, CURLOPT_HTTPHEADER, array('Content-Type: Application/Vnd.Netbackup+json;version=1.0'));

$result = curl_exec ($ch);
0
nahtoderfahrung
(20.02.21)
(5)

kariyerim ne tarafa gitmeli

hvala
merhaba, üniversiteden mezun olduktan sonra hemen hemen 2 senedir çalışıyorum. it'deyim. acemilikten ve para ihtiyacımdan ilk işime çok sorgulamadan girdim. şirket neredeyse konuştuğumuz hiçbir şeyi sağlamadı. beni resmen kafaladılar yani.artık ayrılmayı düşünüyorum ve bir aydır beğendiğim şirketler
merhaba, üniversiteden mezun olduktan sonra hemen hemen 2 senedir çalışıyorum. it'deyim. acemilikten ve para ihtiyacımdan ilk işime çok sorgulamadan girdim. şirket neredeyse konuştuğumuz hiçbir şeyi sağlamadı. beni resmen kafaladılar yani.

artık ayrılmayı düşünüyorum ve bir aydır beğendiğim şirketlerle görüşüyorum. iki tane kurumsal şirketten teklif aldım ama beklediğimden düşük geldi kabul etmedim.

öte taraftan bir danışmanlık şirketi gayet iyi bir maaşla teklif yaptı. cv'mi kariyerden bulmuşlar. kafamda bin tane soru işareti var. bu danışmanlık şirketi bildiğimiz patron şirketi ve 8-9 kişilik bir ekip var anladığım kadarıyla ama imkanları iyi. acaba bir süre daha kurumsalları mı kovalamalıyım yoksa danışmanlık iyi tecrübe mi sağlar? aslında data science tarafına yönelmek istiyordum ama biraz daha kendimi geliştirmem gerek onun için. sizce şu anlık nasıl bir seçim yapmalıyım?
0
hvala
(19.02.21)
sektörde yeniysen senin burada değerlendireceğin ilk şey "şirket imkanları" olmamalı. ilk önce işe bakman gerekiyor. o iş seni geliştirecek mi kariyerine olumlu katkısı olacak mı? ilk sorular bunlar olmalı."data science tarafına yönelmek istiyordum ama biraz daha kendimi geliştirmem gerek onun için" bu bence çok sakıncalı bir cümle. hazır sektörde yeniyken o tecrübeyi elde edeceğin yere girsen mesela? para zaten bir süre sonra gelir. hayatını sürdürebiliyorsan (verdikleri maaşla) o yeterli bu aşamada. senin şu an önceliğin "iş öğrenmek/geliştirmek" olmalı, şirket değil.

2 senelik biri gibi değil de 10 senedir çalışmış öğreneceğini öğrenmiş ve artık memur kafasına girmiş gibi anlattın kendini. pek mantıklı bulmadım düşünce tarzını.
0
siyahliadam
(19.02.21)
sadece kendi harcamalarımı karşılamıyorum o nedenle gidip data scienceda gelişmek istiyorum diye düşük maaşa çalışamam. bahsettiğiniz ideal bir dünyada doğru olabilir ama herkesin hayatının kendi gerçekleri var.
0
🌸hvala
(19.02.21)
patron şirketlerinde iyi para kazanırsın fakat bilinirliğin düşük olur zaten bu yüzden kurumsal firmaların aksine yüksek fiyat verip kalifiye eleman almak isterler. (hayalleri hep kurumsallaşmaktır)

güzel paralar kazanırsın fakat 5 yıl sonra dönüp baktığında ilerlemediğini görürsün. ben iş hayatına şansımında yaver gitmesiyle Pepsi gibi bir firmada başladım. bana kurumsallık nedir nasıl uygulanır dibine kadar öğrettiler. kendi şirketimi kurduktan 6 ay sonra dönüp baktığımda tamamen bana verilen kurumsal vizyonla ilerliyorum. şuan alakasız bir kolda alakasız bir sektörde çalışıyorum fakat bana Pepsi'nin davrandığı gibi davranıyorum çalışanlarıma, onlar da bu sayede kendilerini daha güvenli daha ferah bir ortamda hissediyor.


özet: kurumsal tecrübe her şeydir
0
dirildimde geldim
(19.02.21)
beğendiğin şirketlerle görüşmende sıkıntı yok ancak iki sene tecrübeli bir çalışanın çok fazla para pazarlığı yapacak durumu olmadığına ben de katılıyorum. siyahliadam'a tik atmasan da haklı olduğunu düşünüyorum. kariyerini düşünerek bir adım at ve daha düşük maaşlı olsa bile daha çok görev alabileceğin, cv'ni doldurabileceğin kurumsal bir yere git. patron şirketine gidersin sağlam bir yer değilse 2 gün sonra fotokopi memurluğu yaparsın belli olmaz bu işler.
0
roket adam
(20.02.21)
Maas tatmin ettigi surece, calisma ortaminin iyi oldugunu dusundugum surece nerde kendini daha fazla gelistirecegine bakmalisin. It alaninda kurumsal/kucuk sirket ayrimi cogu alanda kalmadi kullanilan toollar gittikce daha da benzerlesiyor. Danismanlik sirketlerinde genelde buyuk firmalarla calisiliyor zaten. Onlarin yapilarini yine gorebiliyorsun.

Hangi yerde daha cok sey ogreneceksen orayi sec, sirket cv'de nasil durur diye cok ekstrem bir yer degilse dusunme. (Google'da intern'luk teklif gelirse acaba bir sey ogrenir miyim diye dusunme yani :))
0
fakyoras
(20.02.21)
(1)

Bana uygun yazıcı

freebird5406_2
Sevdiğim şeylerin a5 a6 boyutunda renkli çıktılarını alıp mantar panoya asmak istiyorum, başlarda çıktı sayısı fazla olsa da zamanla ayda 4-5 çıktıyı geçmeyeceğini düşünüyorumNasıl bir yazıcı almalıyım, hem uygun fiyatlı hem bakımı kartuşu uygun ve kolay ulaşılabilir
Sevdiğim şeylerin a5 a6 boyutunda renkli çıktılarını alıp mantar panoya asmak istiyorum, başlarda çıktı sayısı fazla olsa da zamanla ayda 4-5 çıktıyı geçmeyeceğini düşünüyorum

Nasıl bir yazıcı almalıyım, hem uygun fiyatlı hem bakımı kartuşu uygun ve kolay ulaşılabilir
0
freebird5406_2
(19.02.21)
eğer sevdiğin şeyler "fotoğraf" ise bence yazıcı alma, internetten fotoğraf olarak sipariş ver çok daha ucuza gelir.

değilse bu cevap sayılmaz tabii.
0
roket adam
(20.02.21)
(3)

Bağkur prim borcu ve ameliyat

sacrilegious
4 ay ödenmemiş prim borcum var şu an. 4500 tl+100tl ceza görünüyor sistemde. Özel bir hastanede ameliyat olucam. hastane bağkurdan yararlanacaksanız 16bin tl diğer türlü 18bin tl ödemeniz olur dedi. Sizce bu durumda bağkur borcunu ödemek anlamsız mı olur?Teşekkürler
4 ay ödenmemiş prim borcum var şu an. 4500 tl+100tl ceza görünüyor sistemde. Özel bir hastanede ameliyat olucam. hastane bağkurdan yararlanacaksanız 16bin tl diğer türlü 18bin tl ödemeniz olur dedi. Sizce bu durumda bağkur borcunu ödemek anlamsız mı olur?
Teşekkürler
0
sacrilegious
(19.02.21)
sadece bu ameliyatı hesap edersen, evet.
Ama ileride de sağlıktan faydalanırım dersen, hayır.
0
hlt1985
(19.02.21)
o borç biriktikçe birikecek.
tek ameliyat için bile düşününce sadece 2600 tl fazladan ödeyerek er ya da geç ödemen gereken borçtan kurtulmuş olacaksın.
imkanın varsa borcu ödemen daha avantajlı.
daha sonraki muayene vs için de sigortalı indiriminden faydalanabilirsin böylece.
0
d e j i n
(19.02.21)
ameliyatta bir terslik olur da birkaç gün daha hastanede kalman gerekirse derdin büyür. bence borcu öde, ileride de kendini garantiye al.
0
roket adam
(20.02.21)
(7)

magic mouse muadili mouse

benevolent sun
merhabalar. çalışırken macbook air kullanıyorum. evde sürekli laptopla çalışmak boynumda ciddi sorunlar yaratmaya başladı. o yüzden artık yükselticiyle çalışmak zorundayım. bu da mecburen laptopa ekstra bir klavye ve fare takmak zorunda kullanmak demek. evde standart birer tane kablolu klavye ve blu
merhabalar. çalışırken macbook air kullanıyorum. evde sürekli laptopla çalışmak boynumda ciddi sorunlar yaratmaya başladı. o yüzden artık yükselticiyle çalışmak zorundayım. bu da mecburen laptopa ekstra bir klavye ve fare takmak zorunda kullanmak demek.

evde standart birer tane kablolu klavye ve bluetoothlu logitech farem var ama bunları macbookla kullanmak çok işlevsiz. standart fare, klavye takınca mac'i mac yapan, trackpadin o bütün güzellikleri ortadan kayboluyor. tüp takılmış ferrariye dönüyor bilgisayar.

magic mouse'un bu sorunun çözümü için iyi bir alternatif olabileceğini düşünmüştüm ama onun yorumları da pek iyi değil. yani fonksiyonlar bakımından bir trackpad'in sağladığı hissiyatı, kullanışlılığı karşılamıyor anladığım kadarıyla.

magicmouse, trackpad kullanan arkadaşlar tavsiyelerinize muhtacım. sizce ne kullanmalıyım? bu ürünlere dünya para verip sonra hayal kırıklığına uğramak istemiyorum.
0
benevolent sun
(19.02.21)
Eğer mouse şart değilse bir adet magic trackpad almanı öneririm. Uzun yıllardır magic trackpad ile kullanıyorum, pahalı ama parasını hak eden bir alet mac kullanıyorsan.
0
roket adam
(19.02.21)
@roket adam +1

Özellikle fare lazım değilse (tasarım şu bu) almayın, trackpad süper bir şey.
0
plutongezegendegilmi
(19.02.21)
magic keyboard ve magic trackpad en makul kombinasyon olacak sanırım.

eski jenerasyon pilli mi kullanıyorsunuz yoksa yeni şarjlı mı? pilli olan klavye ve trackpad'in pilleri ne kadar dayanıyordur acaba.

mesela normal pilli bluetooth logitech mouse'a bimden aldığım ucuz pilleri taktığımda 2 aydan fazla götürüyor neredeyse ne zaman taktığımı bile hatırlamıyorum.

şarjlı olmayan eski nesil magic klavye ve trackpad'lerde bu pil durumu nasıldır acaba.
0
🌸benevolent sun
(19.02.21)
Trackpad'in de klavyenin de şarjı yaklaşık 1 ay gidiyor, ki günde 12 saat kullanıyorumdur. Şarj işin ortasındayken biterse de 5 dakika ara veriyorum, o genelde gün sonuna kadar götürüyor. Magic mouse da öyleydi. Pilli olanları bilmiyorum, ama klavye sonuçta ne kadar şarj yiyebilir ki?
0
plutongezegendegilmi
(19.02.21)
şarjlı olanların performansı hakkında internette yeterince bilgi var herkes memnun ama pilli olanlar hakkında yeterince yorum bulamadım.

trackpad'i kesin ikinci nesil şarjlı olanlardan alacağım çünkü ergonomisinin de daha iyi olduğu söyleniyor eskisine göre.

magic keyboard'da ise eski nesil ile yeni nesil arasında pil ve şarj dışında bir fark yok. o yüzden eski neslin pil performansını merak ediyorum sadece. eğer normal bir mouse gibi pil değiştirirken en son ne zaman taktığımı unutacaksam sorun yok ama 2-3 haftada bir pil değiştirmek zorunda kalmak can sıkıcı olur.
0
🌸benevolent sun
(19.02.21)
klavyem 2. nesil yeni olandan. ayda bir falan şarj ediyorum.

trackpad'im 1. nesil, pilli olanından. şarjlı pil aldım 4 tane döndüre döndüre kullanıyorum, biri çalışırken diğeri şarjda duruyor. pil 2 hafta falan gidiyor. ikinci neslin ergonomisi bence de daha iyi, klavyede de fark var bu arada. birinci nesil daha dik duruyor, ikinci nesil daha yatay. ama tabii arada fiyat farkı var, tercih sizin.
0
roket adam
(19.02.21)
çok sağolun. her ikisini de 2. nesil olarak sahibinden.com'dan almaya karar verdim.
0
🌸benevolent sun
(19.02.21)
(3)

turkcealtyazi.org

neverguesser
bu siteye ne olmuş ya, doğru düzgün altyazı bile yok artık. eskinin efsanesi idi. epeydir torrent zanaatına uzaktım, şimdi şaşırdım bu haline. şimdilerin gençleri, altyazıları nereden indiriyorsunuz? altyazi.org bizim zamanımızda çökmüştü zaten. ne kaldı? nereden indiriyorsunuz özellikle ingilizce o
bu siteye ne olmuş ya, doğru düzgün altyazı bile yok artık. eskinin efsanesi idi. epeydir torrent zanaatına uzaktım, şimdi şaşırdım bu haline.

şimdilerin gençleri, altyazıları nereden indiriyorsunuz? altyazi.org bizim zamanımızda çökmüştü zaten. ne kaldı? nereden indiriyorsunuz özellikle ingilizce olmayan yapımlar için?
0
neverguesser
(19.02.21)
asıl efsane divxplanet, yeni adıyla planetdp idi. geçen baktım kapanmış. ona daha çok üzüldüm.

artık insanlar daha tembel ve daha aptal. torrent vs. bilmiyor kimse, bilse de uğraşmak istemiyor. online platformlar ve korsan film/dizi siteleri yeterli geliyor anladığım kadarıyla. kimse sinefil de değil zaten, daha pop yapımlar izliyorlar. onlara sunulan şeyleri konuşup onların hype'ı ile yaşıyorlar.

ben halen amazon prime ve netflix'te olmayan içerikleri torretliyorum. ingilizce altyazıyla izliyorum +1
0
sir gawain
(19.02.21)
turkcealtyazi amatoru eglendirir inanılmaz kötü bir yapısı var. arakladığı altyazıları sahiplenir falan garip kafaları vardı.
ortaklarından birinin attığı kazık sonrası divxplanet bayağı bir yalpaladı ama halen planetdp.org olarak.
buralardan genelde bein ile blutv altyazı sildiriyor onları da subscene den buluyorum arayüzü inanılmaz kötü olsa da.
0
Efoody
(19.02.21)
opensubtitles.org vardı sanırım oradan çekiyorum diye hatırlıyorum. ben de netflix ve prime 'de olmayanlar için torrent çekiyorum ama bulamıyorum bazen gerçekten de.
0
roket adam
(19.02.21)
(5)

Javasız hayat mümkün mü

esref
bir websitesi düşünün ya da şöyle, bi browser düşünün. tam kapasite uBlock ve Block-JavaScript çalışsın(bunlar sabit)websitesinde de hem duyurudaki gibi açılır kapanır menüler, yorumlar olacak, hatta ödeme sistemi olacak(bunlar opsiyonlu)bu blockerlara rağmen bu site özelliklerinin hepsi çalışacak.
bir websitesi düşünün
ya da şöyle, bi browser düşünün.
tam kapasite uBlock ve Block-JavaScript çalışsın(bunlar sabit)
websitesinde de hem duyurudaki gibi açılır kapanır menüler, yorumlar olacak, hatta ödeme sistemi olacak(bunlar opsiyonlu)

bu blockerlara rağmen bu site özelliklerinin hepsi çalışacak. mümkün mü böylesi
böyle bi site yapılabilir mi, ne yöntemle?
yazılımı dilini mi değiştirmek gerekir, öyleyse hangisi?

yoksa yukarıdaki özelliklerden birkaçını feda mı etmek gerekir, hangilerini?
0
esref
(18.02.21)
1- Java ile JavaScript farklı şeyler.
2- Mümkün. Her şeyi sunucuda render edip browser'a gönderiyorsun. Request'leri form ile sunucuya gönderiyorsun. Açılır kapanır menüleri de CSS ile yapıyorsun. CSS ile nasıl? JS olmadığı için click event'ini kullanamıyorsun ama focus elementi var, bence iş görür.
0
plutongezegendegilmi
(18.02.21)
daha net sorayım o halde
tor browser çalışıyor olsun
ve anonim kalmak için javascripti(ve diğer bir sürü şeyi) blokladık diyelim
tüm bunlara rağmen çalışan bir site oluşturmak mümkün mü
-cevaplar mümkün diyor(?)
(duyuru doğru düzgün çalışmıyor mesela tor ile bağlanınca)

tik gelecek
0
🌸esref
(19.02.21)
arkadaşların cevapları doğru olmakla birlikte tam amacını yazarsan sana daha kolay yardımcı olabiliriz diye düşünüyorum. ne yapmaya çalışıyorsun tam olarak?
0
roket adam
(19.02.21)
birkac onemli noktayi aciklayayim:

javascript kullanarak sizin bilgileriniz nasil aciga cikar?

-javascript yolu ile bilgisayarinizdaki cookie lere erisilir ve bu cookiler uzerindne sizin giris yaptiginiz diger sayfalar ve hesaplar tespit edilip bunlar uzerine gidilebilir. girdiginiz sayfa verdiginiz onemli bilgileri cookie uzerine yaziyorsa bu aciga cikabilir.
- konum bilgisi gibi browserlarin paylasmasina izin verdiginiz bilgiler gidebilir. ama browserlar bu bilgiyi gondermeden once izin ister mutlaka.

ama kullandiginiz browser guvenli ise bunlar disinda cok fazla acik vermezsiniz. yani aslinda soz konusu olan javascript degil kullandiginiz browserin guvenli olup olmadigi. browser guvenli degilse bu bilgiler sizar.

ama browser guvenliginden ote siz javascript kullansaniz da, kulanmasaniz da. browser guvenli olsa da olmasa da bir http request/response yapiyorsunuz. yani bilgisayarinizdan bilgi paketleri karsi tarafa gidiyor. yani osi layer denilen her bir katmanda bu paketlerin icine onemli bilgiler yaziliyor. bu bilgi paketleri sizin ip adresinizden tutun da donanim mac adresi gibi cok daha kritik bilgileri tasiyorlar. yani bu paket sizin internet servis saglayiciniz tarafindan cok kolay bir sekilde sizin adres ve kisisel bilgileriniz ile eslestirilebilir. zaten internet servis saglayicilari bu eslestirmeyi kanuni olarak yapip saklamali gerektiginde yasal kurumlarla paylasmali.

yani ozetle anonim kalmaniz konusunda javascript kucuk bir nokta. bircok farkli noktadan anonimliginiz bozulabilir. gizli kalmak cok kolay birsey degil. boyle bir site yapilsa bile sirf javascript kullanmiyor diye guven olusturmaz bende. sonucta paket alip paket gondermis oluyorum ve bunu da internet servis saglayicimin uzerinden yapmis oluyorum.
0
emrahday
(19.02.21)
@emrah, @bisey, @roket
evet evet anonim kalmak böyle kolay değil biliyorum.
yalnız javaS. kapalıyken böyle sorunlarla karşılaşınca, varsayım olarak javas.sız bir site kurulabilir mi diye sormak istedim
0
🌸esref
(19.02.21)
(12)

dünyada herkes mutlu olmak zorunda değil

Techsavvy
Bu lafı biri size söyleseydi, söyleyen hakkında ne düşünürdünüz?
Bu lafı biri size söyleseydi, söyleyen hakkında ne düşünürdünüz?
0
Techsavvy
(18.02.21)
tespit mi yapıyor yoksa umurunda değil mi,ne amaçla söyledi? 2ne takmayanı gönder.
0
hap var ot var
(18.02.21)
Bildiğim bir gerçek zaten, doğru yani. Hayat adil değil diye eklerim üstüne.
0
roket adam
(18.02.21)
Behzat Ç. izlediğini düşünürüm.
youtu.be
0
her seye atarlanan adam
(19.02.21)
mantıklı ve dürüst bir insan olduğunu düşünürdüm.
0
fyodor fyodorovic
(19.02.21)
Söylendiği bağlamı bilmeden yorum yapmak zor. Sırf edilen sözden hareket etmem gerekiyorsa iç sesim şöyle konuşurdu herhalde:

"Herkes mutlu olmak zorunda değilmiş. Peh. Amma laf. Ben de evreni tüm insanlık adına azami mutluluk üretmeye programlanmış devasa bir haz makinesi sanıyordum zati. Aydınlattığın için teşekkürler."
0
huçi kuçi
(19.02.21)
youtu.be bu videoyu mu izledin ?
0
olaylar olaylar
(19.02.21)
büyük laf ettiğini zannedip boş konusuyor diye düşünürdüm.

"hayat herkese eşit davranmıyor" veya "dünya adil bir yer değil" dese anlarım ama

dünyada herkes mutlu olmak zorunda değil gerçekten çok kıro laf. o zaman kendisi de mutlu olmak zorunda değil, siklemeyelim kendisini madem.
0
dafuq
(19.02.21)
çapsız, hayat vizyonu dar ve mutsuzluğa mahkûm biri olduğunu düşünürdüm.
mutsuz olanla, "dünyada herkes mutlu olmak zorunda değil" diyen insan aynı kefede değil bence.

mutluluk hayatın adil olmasıyla ve çevresel etkenlerle erişilen bir şey değil.
iç huzurla, insanın kendisiyle barışabilmesiyle, seçimleri ne olmuş olursa olsun kabullenebilmesiyle, anasıyla/babasıyla manevi anlamda alacağı vereceği kalmamış olmakla ilgili bir şey.
o yüzden mutlu olmak zor zaten, çünkü emek ve yüzleşme isteyen bir süreç.
yani mutlu olmak için çaba harcamak lazım, böyle arkaya yaslanıp boş konuşmakla, boş felsefeler yapmakla ulaşılacak bir şey değil.

elbette dünyada herkes mutlu değil ve olmayabilir ama "zorunda değil" diyerek kendi mutsuzluğuna kılıf uyduran ve bu konuyu böyle kabullenip hiçbir çaba gösterme gereği görmeyen, denemeden pes etmiş insanları yakın çevremde bulundurmayı tercih etmiyorum.

çünkü böyle mottolarla yaşayanlar, mutluluğun overrated olduğunu düşünenler, genelde kendisiyle ve duygularıyla yüzleşmekten kaçan, daimi mutsuzluğu kabullenmiş, pişmanlıklarla dolu olan insanlar oluyorlar ve manevi anlamda ne uzuyorlar, ne kısalıyorlar.
her şeye rağmen mutlu olan insanlar gerçekten var ve onların çevresinde olmak önemli çünkü mutluluk, mutsuzluk, umutsuzluk, neşe vb. gibi şeyler de her zaman bulaşıcıdır.

insan mutlu olmayabilir, mutsuz da olabilir, bu cümledeki sorun bakış açısında.
0
blatta hiberna
(19.02.21)
blatta hiberna+1
0
Phoebe
(19.02.21)
Bazı insanlar ufak tefek şeyleri dert edip başkalarını darlayabilir. Ya da senin kendince büyük derdin ona o kadar da büyük gelmeyebilir. Bunun üzerine söylenmişse bu söz hoş olmamış ve etkili değil bence.
Müslüm baba bu konuya yumuşak ama sarsıcı bir şekilde değinmiş:
"Hayatta sürekli mutluluğu yakalamaya çalışmak insana saadet getirmez."
0
oyokbuyoknevar
(19.02.21)
Blatta hiberna +1 kendiyle sorunları olduğu için insanlardan nefret eden zavallı biri diye düşünürüm ayrıca
0
Mossy
(19.02.21)
dafuq
(22.02.21)
(7)

Yazılım dili nasıl çalışılır?

Unde bach canim
Efektif çalışma yöntemi nedir? Örneğin şu an 150 saatlik bir kurs izliyorum. Yazılım dili değil ama css üzerine. Kursu yapan kişinin videoları, özellikle detaylı e-ticaret sitesi yapımı güzel fakat bir zaman sonra sürekli aynı şeyleri yazması “izlesem yeter, arkasından yazmaya gerek yok” hissi uyand
Efektif çalışma yöntemi nedir? Örneğin şu an 150 saatlik bir kurs izliyorum. Yazılım dili değil ama css üzerine. Kursu yapan kişinin videoları, özellikle detaylı e-ticaret sitesi yapımı güzel fakat bir zaman sonra sürekli aynı şeyleri yazması “izlesem yeter, arkasından yazmaya gerek yok” hissi uyandırıyor. Öte yandan w3school sitesinden de çalıştım fakat bu tip öğrenimlerde en efektif yöntem bu tip örnekleri yapanın arkasından tekrar etmek mi, internette beğendiğimiz websitelerde kullanılan syntaxlara bakmak mı, yoksa github örnekleri alıp incelemek mi?
Tabi sorduğum şey genel bir soru; html, css yani önyüz için değil de yazılım dilleri için geçerli.
0
Unde bach canim
(18.02.21)
Bence konu anlatımını okuyup veya izleyip defalarca küçük küçük ödevler üretip/bulup uygulayarak, hata yapıp tekrar okuyup tekrar deneyerek ve hataları düzelterek başlangıç yapılır. Bu şekilde ilerlenir ve daha kompleks projeler üretilir. İlginiz varsa zaten ilerledikçe daha kompleks şeylerin nasıl yapılırlığının cevabını arayacaksınız. Takıldığınız yerleri internette nasıl arayacağınızı bilmek bu işin en önemli yeri olabilir. Gerisi zaten bi şekilde gelecektir.
0
Kahir ekseriyet
(18.02.21)
ben önce dersi izliyordum baştan sona.
sonra o dersi izlerken, adamın yaptığı şeylerin aynısını yaparak (yani durdura durdura) bir kere daha izliyordum.
daha sonra da o dersi açmadan, aynı dersin farklı bir versionunu yapmaya çalışıyor ve takıldığım yerlerde hem google, hem derse giriyordum.
0
tchuck
(18.02.21)
yazilim izleyerek ogrenilmez. kendine bir tane "pet project" bulursun, o projeyi yazmaya calisirken dili, frameworkleri ogrenirsin.
0
crucio
(18.02.21)
crucio +5
0
foster
(18.02.21)
ben kafama göre bir proje ayarlayıp onu yazmaya çalışırken öğrenebiliyorum ancak. izleyerek öğrenirken "hee güzel mantıklı" deyip geçiyorum aklımda kalmıyor yani. aklımda kalması için yazmam kurcalamam ve google da takıldığım yeri aratıp öğrenmem lazım. yazılımcı değilim, python'u öyle öğrendim.
0
roket adam
(19.02.21)
@crucio +0.5, tam 1 değil, çünkü:

Evet, yapmadan öğrenmek mümkün değil. Hatta bence video izlemek başta zararlı bir şey bile, öğrenmeyi baltalıyor. Ben öğrenirken hiç video izlemedim, zaten video falan da yoktu o zamanlar. Referans kitap vardı, takılınca açıp bakıyordum.

Öte yandan sadece proje yapmak da yeterli değil, sadece proje yaparsan mantığı anlamadan, yüzeysel bir şekilde öğrenip geçersin. Hele de ezber yeteneğin iyiyse 3-5 bişey yaptıktan sonra "kaptım bu işi" diye düşünürsün, eksiğini de farkedemezsin, çok insan düşüyor bu hataya.

Yani proje yap, ama yanında algoritma pratikleri var, onları da yap. Bir de kullandığın dil neyse açıp dökümantasyonunu oku, kaputun altında işler nasıl yürüyor onları öğrenmeye çalış.

Bir de evet, github'dan kod oku. Başta sıkıcı/anlamsız gelebilir, kod okumayı öğrenmek, bu adam burayı niye öyle değil de böyle yapmış diye sorma alışkanlığını kazanmak biraz zaman alıyor. Ama (kulağa komik gelse de) kod yazmak sosyal bir iş, en çok başkalarından öğreniyorsun.
0
plutongezegendegilmi
(19.02.21)
Hepsi iyi aslında.

Ama bu iş pratik yapmadan öğrenilemez. Yani ezberle yap gibi bir durum söz konusu değil pek.

Ben kişisel olarak öğrenme aşamalarını şöyle değerlendiriyorum.
Bu her zanaat için böyle bana göre: İster motor ustası ol, ister yazılımcı.

1-İzlemek / dinlemek:
Önce bir izle dinle. Ne gibi teknikler uygulayacağını ana resmi bir anla.

2-Taklit etmek:
Bu işi bilen birinin konuya nasıl yaklaştığını birebir taklit etmek. Bu aşama el ve düşünme pratiği kazanmayı sağlar. Nasıl sorular sorulduğunu, nasıl çözümler üretildiğini görmek ve birebir aynı yaklaşımla uygulamak her zaman işe yarar.
Youtube'dan bir tutorial aç. Adım adım adam ne yapırsa aynısını yap.

3-Takliti modifiye etmek:
Zaman içinde birçok yöntem görüyorsun. Mesela bir tutorial izledin. Atıyorum basit bir uygulama yaptın baka baka. Şimdi aynı uygulamayı modifiye et. Başka platformlarda öğrendiğin teknikleri uygula.

Daha hızlı çalışmasını sağlayabilir misin? Daha farklı bir algoritma deneyebilir misin? Hali hazırda bir iskeletin üzerinde bunları yapmak daha kolaydır.

Atıyorum basit fotoğraf galerisi yaptın baka baka. Şimdi o fotoğraf galerisine yeni bir özellik eklemeyi dene. Mesela galerideki fotoğrafları kullanıcı yanyana ya da dikey listeleyebilsin.

4-Problem çözmek
Bu aşamada artık daha az destek alarak ilerle.
Mesela kendin sıfırdan bir uygulama tasarla.
Aklına gelen fikirleri hayata geçirmeye çalış.
Stackexchange gibi sitelerde insanların takıldığı problemler için fikirler üretmeye çalış.

Benim aklıma gelen çözüm önerileri bunlar:)
0
anten
(19.02.21)
(7)

Türk işveren ve İK'cılar neden bu kadar şekilci?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Türkiye'de işverenlerin verdiği iş ilanlarının neredeyse hepsinde bi şekilcilik var. Prezentabıl, diksiyonu düzgün, bakımlı, kendine özen gösteren bilmem ne bilmem ne. Bu özelliklerin istenmediği neredeyse bir tane ilan yok. Sonra bakıyorum bu sefer de yurt dışı ilanlarında bu öze
Merhaba arkadaşlar,

Türkiye'de işverenlerin verdiği iş ilanlarının neredeyse hepsinde bi şekilcilik var. Prezentabıl, diksiyonu düzgün, bakımlı, kendine özen gösteren bilmem ne bilmem ne. Bu özelliklerin istenmediği neredeyse bir tane ilan yok. Sonra bakıyorum bu sefer de yurt dışı ilanlarında bu özelliklerin istendiği bir tane bile ilan yok. Adamlar sadece niteliğe, tutkuya önem veriyor. Merak ediyorum bizimkiler neden bu kadar şekilci? Siz ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(18.02.21)
3. Dunya ulkesi iste. Egitimsizlikten gelen yuzeysellik. Kulturun falan da etkisi var tabii
0
Anjelik
(18.02.21)
onu yazmayınca insanlar pijamayla geliyorlar iş görüşmesine de ondan. ciddi bir izlenim bırakmak üzere ayrıca belirtmek zorunda kalıyor işverenler. hani bak bur aya gelirken saç sakal dikkat etmen gerekir, ona göre gel şeklinde. ben fazlasıyla hak veriyorum, bazı işlerde düzgün görünmek gerekiyor. ha diyeceksin bu mesela almanya'da neden yok: çünkü orada adam iş görüşmesine pijamayla gelmez, ofise gelirken nasıl görünmesi gerektiğini de bilir. üniversiteden mezun olana kadar hem stajlarında hem eğitiminde bunlar öğretilmiş oluyor. biz öğretemiyoruz maalesef. adam 30 yaşına geliyor hala takım elbise taşımasını, giymesi gereken yeri bilmiyor.
0
roket adam
(18.02.21)
Takım elbiseye gelene kadar ohoo, neler neler var. Deodorant kullanmayan biriyle yazın ortasında iş görüşmesi yaptığınızı düşünün. Ya da yaşadığı yerin yerel ağzıyla konuşan biriyle iletişim kurmaya çalıştığınızı düşünün. O zaman bunların aslında ne kadar önemli şeyler olduğunu fark edersiniz.
0
dissendium
(18.02.21)
çünkü şekilciliği bırakabilmek için önce o şekilciliğin özüne varıp doymuş olmak gerek. biz daha yolun ortalarında bile değiliz.


yani biz henüz otur kalktan anlamayan, magandalıktan kurtulamamış bir toplumuz. kent soylu olamadan kent soylu işlere atandık 2-3 nesildir.. dolayısıyla baştan şablonu/gömleği giydirmek istiyorlar bu anlamda yanlış bişey görmüyorum.

yurt dışında tercihen olan şeyler bizde tercihen değil mecburen olabiliyor. eğitim, görgü, ahlak vs bizde çokça eksik. buna engel olmak için yapıyorlar. daha etkili bir yöntem var mıdır tartışılır elbette.
burada topuklu ayakkabı giymek, ütülü kıyafetle gezmek, her gün saçın başın temiz gelmek gerekir gibi üstü kapalı msjlar vermezsen ofis tuvaletinde, askerde sıçan adamları görürsün, aynı durum bu insanların iş yapışına da yansır langur lungur..

böylelikle içlerindeki eğitimsizlik, magandalık yok mu oluyor? hayır. en azından yanlış olduğunu görüyor ve açık edemiyorlar bu da bişeydir.
0
rewlack
(18.02.21)
Soyle bi yazilanlari okudum da ben fazla kendime gore dusunmusum. Arkadaslar hakli cidden. Ozellikle rewlack +1
0
Anjelik
(18.02.21)
bilmiyorum, birden fazla nedeni vardir muhakkak,

aklima ilk gelen asker bir toplum olmamiz, yani nizam iltizam, saygi vs herkesin kaninda var, aksi her sey saygisizlik olarak goruluyor, gomlegin utulu degilse ciddiyetsiz, ayakkabin boyali degilse firca yiyorsun,
ikinci olarak kisisel hayata midahele serbestisi, o etek boyu, o ceket rengi, o saclar, epilasyon mu yapmamissin, makyaj mi abartim hepsine bir kulp takiliyor
ucuncul olarak irkcilik, diksyonu duzgun demek buyuk ihtimalle beyaz turk demek istiyordur, saat satan nijeryalilar mi basvuruyorsa artik- anladik dertlerini
dorduncul olarak talep fazlasi - 1 pozisyona 450 kisi basvurursa patron veya mudure haimin gozune hos gorunecek birini almak ister IK ci arkadas, yazarda yazar is ilanina
son olarak ulke geneline hakim olan bosvermislik, yani aslinda kimsenin pek bir is yapmamasi, mudurlukler, kalemler, sekreterler, departmanlar, tirtoluklor, genelde akillar uckurlarda, ne yaparsan yap muhabbet uckura dedikoduya laf salatasina geliyor, sekilcilik ozun olmadigi yerde elde kalan tek sey oluyor
0
tresrichesheures
(18.02.21)
Yurtdışındaki ilanları bilmiyorum kiyaslayacak kadar, ancak dediğinin sekilcilik kadar ilgili işle pek de alakası olmayan işveren/ik ile de ilgisi var gibi geliyor. Çünkü o maddelerin sıralandığı iş ilanları sektör ve firma farklı olsa bile birbirinin kopyası oluyor ve başka bir ayrıntı olmuyor. Bilmiyorum neyle ilgilidir, herhalde "bize çalıştıracak x bölüm mezunu adam lazım" yazmamak için kabul görmüş bir kalıp var bari şunları da yazalım diyorlardir.
0
encokbenisevinnolur
(18.02.21)
(7)

İşe mutlu giden var mı?

anarsika
Kötü bir ortam yok. Ne güzel işimiz gücümüz de var diyoruz ama günde yolla beraber 10 saatimi verip, mutlu uyanamıyorum. Nedir bunun çaresi? Bir şekilde motive olmak lazım.
Kötü bir ortam yok. Ne güzel işimiz gücümüz de var diyoruz ama günde yolla beraber 10 saatimi verip, mutlu uyanamıyorum. Nedir bunun çaresi? Bir şekilde motive olmak lazım.
0
anarsika
(18.02.21)
İnsani şartlara sahip bir işim var. Severek gidiyorum. Sebebi bu olsa gerek.
0
ruhen hastayim ben
(18.02.21)
İş dışında öyle yaşaman lazım ki "ulan ben bunu yapmak için günde 10 saatimi vermeye razıyım" dedirtmen gerekiyor. Demek ki iş dışı vaktinde parayı doğru kullanamıyorsun. Soruyu cevaplamak gerekirse evet, en zor dönemlerinde de, şu anki gibi evden çalışılan dönemlerde de işimi seviyorum.
0
roket adam
(18.02.21)
Donem donem bana da oluyor o ama genel olarak memnunum sanirim isimden. Yol icin yolu guzel kilmak lazim, kitaptir - podcasttir. Oyle olunca yol bosa gitmis olmuyor, gun icinde yapmaya firsat bulamadigimiz seyleri yapiyoruz.

Ölene kadar yetecek param olsa da calismaya devam ederdim herhalde. Calismayip ne yapacaksin ki? Bir katma degeri olmali insanin. Su anda bulundugum isi severek yapiyorum, yeni bir sey ogrenmek/yapmak hosuma gidiyor.
0
fakyoras
(18.02.21)
benim sadece is yerinde gecirdigim sure 12 saat. arti yol git gel 3 saat=40 eder
:)
0
ala09
(18.02.21)
Son calistigim yerde sabah evden cikisim ile aksam eve gelisim arasinda 12.5 saat geciyordu. İsimi cok cok seviyordum ama deli gibi mutsuzdum. İstifa ettim, ayrildim. Su an calismiyorum, nereye kadar calismayacagim bilmiyorum ama mutluyum en azindan. Yol ile birlikte 12 saat nedir ya!?!? Para kazanmiyorum su an filan ama yemin ederim psikolojim rahat ya...
0
invictae
(18.02.21)
İşimi ve yöneticimi seviyorum ama uğraştığım diğer insanları sevmiyorum. Akşam yatarken, yarın kimlerle kavga edeceğim acaba diyerek yatıyorum.
0
jazzabel
(18.02.21)
İşyerim önceki işimin 4 katı maaş veriyor, işim daha az, insanlar genelde kültürlü sohbet edebiliyorum. Geç gelmem, erken çıkmam vs. sorun değil; hatta belli bir miktara kadar sebepsiz geç kalmamız normal karşılanıyor. vs de vs güzel iş


Ama her sabah kendimi sürükleyerek gidiyorum. Sadece para için çalışan biriyim. Hele şimdi evden çalışmayı da tattım ki, aynı miktarda hatta bazen daha çok işi 2-3 saatte bitirip kalanını hobilerime harcayabildiğimi keşfedince; 50% uzaktan çalışmanın diğer 50%si çok yoruyor beni.
0
aguen
(18.02.21)
(6)

Philips MG7720 Alınır mı?

qxgviper
Selam duyurucular. Oldum olası berber sadakatine inanan biriydim. Artık covidden tutunda, 3-5 gibi modellerden şaşmadığım için bi makine edineyim evde kendi işimi göreyim diyorum. Sakal kısmı genelde hep jiletle sıfırlama üzerine ama uzattığım zamanlarda rötuşta yapabileceğim bir makine edinme kara
Selam duyurucular.

Oldum olası berber sadakatine inanan biriydim. Artık covidden tutunda, 3-5 gibi modellerden şaşmadığım için bi makine edineyim evde kendi işimi göreyim diyorum.
Sakal kısmı genelde hep jiletle sıfırlama üzerine ama uzattığım zamanlarda rötuşta yapabileceğim bir makine edinme kararı verdim. Lakin hangi model alınır kaç para verilir hiç bir fikrim yok.

İşimizi görsün diye;
-bir kaç başlık olsun
-ıslak kuru kullanılabilsin
-şarjlı olsun aklıma gelen özellikler.

www.hepsiburada.com
şu arkadaş gözüme hoş göründü. bu alınır mı yoksa şunu al diyeceğiniz model var mı?
fiyat olarak biraz daha açılabilirim ancak bir tane alıp elimde kalmaması en büyük beklentim.
0
qxgviper
(18.02.21)
Saç için başlıkları çok kısa, anca asker traşı olabilirsin, sakal için alacaksan çok iyi

Saç için wahl ın kablolu bir modelini al, 22 mm ye kadar tarakları var, fiyat performans
www.hepsiburada.com

10 numaralı tarağıyla (1.5 cm) üstleri bu şekilde uzun kesebilirsin
youtu.be
0
freebird5406_2
(18.02.21)
linkte ki cihazdan kullanıyorum sakal ve kısa saç için çok iyi, ancak saç için alacaksan tarakları kısa kalıyor, alacağın modelin %100 su geçirmez olmasına dikkat et daha önceden kullandığım philips mg3000 serisi bir cihaz vardı şarj soketinden ve açma kapama düğmesinin olduğu yerden su aldığı için arızalanmıştı.
0
sealth
(18.02.21)
Bende de eskiden vardı bu cihaz ve su geçirdiği için arızalandı, gayet iyi bir alet. Ama saç için ancak 3-5 numara olur.

%100 su geçirmez dese de öyle duşa falan sokma derim, geçiriyor çünkü. Şimdi en ucuz philips'ten aldım başlıkları birebir uyuyor diye onu kullanıyorum.
0
roket adam
(18.02.21)
Şarjlı aletlerin pili genelde değiştirilemez oluyor ve 2 seneye çöpe atıyorsun. Kullanırken şarjın bitmesi de ayrı sıkıntı. Philips'i geçin, berberlerin kullandığı kablolu makinaları tercih edin, elimde kalmasın diyorsanız tabi.
0
mikro patlama
(18.02.21)
moser 1400 . berberlerin klasik bordo-krem renkli makinesi. alın rahat edin. evladiyelik.

ama kriterlerinizin hiç birine uymuyor:

- bir kaç başlık yok. sadece tarakları var. ama benim genel tecrübem, değişik değişik başlıklara sahip makineler hiçbirini düzgün yapamıyor. o yüzden hepsi için ayrı makine almakta fayda var. mesela bende 3 ayrı makine var.

saç için moser 1400 var.

sakal için :

www.philips.com.tr

ayrıca daha ince rötuş, burun ve kulak için :

www.philips.com.tr

emin olun içlerinde en çok işe yarayan en alttaki. en ucuz olmasına rağmen.
0
co2s2
(18.02.21)
Linkteki ürünü 1 yıldır kullanıyorum, çok memnunum.

1 şarj ile en az 4-5 sakal traşı oluyorum. Ah tam ortasında kalakaldım gibi bir şey söz konusu değil.
0
fever
(18.02.21)
(5)

dji mini 2 drone hakkında öneri

altinci nesil caylak
merhaba,dji mini 2 almak istiyorum. ilk drone'um olacağı için kararsız kaldım. amazon.com.tr'den baktığımda;dji mini 2 fly more combo (gönderici tripodfoto): 6.750 tl ( https://www.amazon.com.tr/DJI-Mav%C4%B1c-Mini-More-Combo/dp/B07FSZQK27/ref=sr_1_1?__mk_tr_TR=%C3%85M%C3%85%C5%BD%C3%95%C3%91&crid=1
merhaba,

dji mini 2 almak istiyorum. ilk drone'um olacağı için kararsız kaldım. amazon.com.tr'den baktığımda;

dji mini 2 fly more combo (gönderici tripodfoto): 6.750 tl ( www.amazon.com.tr )

dji mini 2 (gönderici amazon germany) : 3.711 tl ( www.amazon.com.tr )

iki konuda sorum var:

1. fly more combo için, 2 pil, pil kutusu, 12 vida, 4 pervane seti ve pervane tutucu için 3.000 tl ek ödeme yapmaya gerek var mı gerçekten? ben mi bir şey kaçırıyorum? (hepsiburada da 5.999 tl, www.hepsiburada.com)

2. combo olmayanda göndrici amazon germany, fiyata ithalat ücreti depozitosu dahil, vergi ve gümrük masrafları için. bunu tercih etsem bir sorun yaşar mıyım?

teşekkürler.
0
altinci nesil caylak
(18.02.21)
pervane tutucu - kapalı ortamda uçurmayacaksan gereksiz, uçurma zaten.
pervane seti --> mutlaka eninde sonunda almak zorunda kalacaksın bir set daha, fiyatlarına bak derim.
pil kutusu --> pilleri teker teker şarj etmek yerine tek seferde hepsini şarj etmene yarıyor. güzel bir şey ama şart değil.
pil --> en önemlisi bu. mini 2 bir pilde 20-25 dk kadar uçuyor. nerede uçurmayı planladığına göre değişir. büyük şehirdeysen zaten bir iniş kalkışta polisler tepene binecektir o yüzden gerek yok, hemen uç fotonu çek indir kaç. ama dağda bayırda çekeceksen evet 2-3 pil güzel olabilir. sonra pili ayrıca da alabilirsin istersen.

onun dışında gönderici almanya olmasında hiç bir sakınca yok, al gitsin.
0
roket adam
(18.02.21)
teşekkürler.

gönderinin almanya olması nasıl bir sakınca doğurabilir?
0
🌸altinci nesil caylak
(18.02.21)
Mavic mini 2 500 gram altında olduğu için sivil havacılıktan yazı almaya gerek yok sanıyorum. Dolayısıyla sadece Amazon’un gösterdiği ücreti ödersiniz. Tek pil bu modelde yeterli olur bence, dolayısıyla combo olanı almaya gerek olmayabilir ancak her türlü uçuş izni almak zorundasınız, biliyorsunuzdur umarım.

Ağırlık 500 gram üstü olsaydı yurtdışından getirilen droneları gümrükten geçirmek için bir ton uğraşmak gerekirdi.
0
orient blue
(18.02.21)
iha0 ve iha1 sertifikam var. uçuş izni için her türlü başvurmak gerekiyor ancak yeşil alanlar için zaten onay otomatik veriliyor.

teşekkürler.
0
🌸altinci nesil caylak
(18.02.21)
mini 2 500 gram altı olduğu için kaydedemiyorsun zaten dolayısıyla shgm üzerinden izne de başvuramıyorsun diye biliyorum. kaçak göçek uçurursun.
0
roket adam
(18.02.21)
(8)

3 yıl 5 aylık araba 47.000’de normal mi

iddaaci
Merhaba, üç buçuk yıllık araç için (trafiğe çıkış) 47000 km çok mu?
Merhaba, üç buçuk yıllık araç için (trafiğe çıkış) 47000 km çok mu?
0
iddaaci
(18.02.21)
benim 11.12.13 trafiğe çıkışlı aracım şu an 86800 km'de. yani benim için çok normal sizin verdiğiniz örnekteki durum.

benim iş-ev arası çok yolum yok. bir kez yunanistana gittim, uzun yolum da var biraz. ona rağmen durum böyle.
0
bir ileti paylastim
(18.02.21)
Normal.
0
westblack
(18.02.21)
düz hesap 47,000 / (365*3) = 42
günlük 42 km gayet normal eğer ev-iş arası sürekli arabayla gidiyorsanız.
0
aynenbencede
(18.02.21)
yıllık 15.000 km çok normal bir kullanım araba için.
Ne çok ne az diyebiliriz.
0
burfak
(18.02.21)
çok değil. 3.5 yılda 150 bin yapanlar var.
0
jelly bear
(18.02.21)
Evet gayet iyi, tam ortalama. Benim de o kadar aşağı yukarı.
0
roket adam
(18.02.21)
Bence az bile. Yıllık 20 bine kadar normal.
0
himmet dayi
(18.02.21)
benim yaklaşık 7 aylık arabam 27bin km'de.
hanımın 5.5 yaşındaki arabası 35bin km'de.
0
co2s2
(18.02.21)
(17)

Bergamotlu cay iciyor musunuz?

thesomberlain
Ben gunde iki defa demliyorum :) eskiden liptonun aromasi tam kararindaydi su son zamanlarda cok yavan. Su cok guzel dediginiz bir urun varsa zevkle denerim.
Ben gunde iki defa demliyorum :) eskiden liptonun aromasi tam kararindaydi su son zamanlarda cok yavan. Su cok guzel dediginiz bir urun varsa zevkle denerim.
0
thesomberlain
(17.02.21)
Çaykur altınbaş bergamotlu'yu tavsiye ederim. Uzunca zamandır başka çay almıyorum.
0
vampir akrep
(17.02.21)
izmir reyhan pastanesi'nin bergamotlu çayını deniyorum bu akşam. yalnız aroması çok olduğu için yarı yarıya normal siyah liptonla demledim. normalde çok ağır ve koyu çay sevmem, bu hoşuma gitti. tavsiye edebilirim ancak başka şehre kargoluyorlar mi emin değilim.
0
melina
(17.02.21)
bergamot için önce lipton aldım baktım aroma falan hak getire ondan sonra bildiğin berk çay aldım, aroması liptona göre 3 kat daha güçlü ve güzel.

bergamot dediğim earl grey
0
killerbee
(17.02.21)
doğuş çayın bergamotlusu iyi oluyor ,hem poşet hem dökme çayı iyiydi.
0
MtKrt
(17.02.21)
lipton earl grey alıyorum ama iyi değil bence.
0
roket adam
(17.02.21)
Doğadan büyülü bohça, büyülü harman iyi geldi bana.

~Doğuş yazmışım doğadan olacak tabi.
0
hedep
(18.02.21)
Twinings earl grey.

Mutusler otesi
0
baldur2
(18.02.21)
Normalde çay içmiyorum. Bildiğin midemi bulandırıyor. Bergamotlu denk gelirse içiyorum, haz da veriyor. Bergamotlu çay mı olur abi ne o öyle kolonya gibi diyen de çok duydum.
0
onemoremile
(18.02.21)
Beta teaninki de çok güzel
0
suicides underground
(18.02.21)
Bergamutlu çay seviyorum. Bu işin şahikası Twinnings o da hem euro alıp başını gittiği için hem de uzun zamandır yurtdışına çıkamadığımız için çok pahalandı. Korka karka kullanıyorum bitmesin diye. Reyhan pastanesinin çayını çok duydum. Ben de deneyeceğim.İstanbul'a gönderiyormuş.
Bir ara Oba çayın bergamutlusu vardı ama o da bozdu. Doğuş olsun Beta olsun maalesef benim aroma standardımı karşılamıyor
0
SiyamkedisiZorro
(18.02.21)
çok severim ama 90ardaki çaykur un tadını hiç birinde bulamıyorum . o yüzden hiç birini içmiyorum.
0
tenekeadam
(18.02.21)
Ben normal çaya bir tane bergamotlu çay atarak harman şeklinde kullanıyorum. Doğuş'un veya Lipton'un.

Tek içmek için siyah çay değil de liptonun begamotlu yeşil çayı var o baya güzel
0
eatpraylaw
(18.02.21)
Dogadan büyülü bahçe deneyin. Hatta bulursaniz metal kutuda dökmesi var çok güzel.
0
65 derece
(18.02.21)
evet, lady grey i begeniyorum.
0
tresrichesheures
(18.02.21)
Reçel yapmak için bergamot meyvesi aldım internetten. Sarı kısmı kullanılmıyor reçelde. Rendeledim, kuruttum. Çay demlerken atıyorum içine. Muhteşem oluyor. Reçelden daha çok mutlu oldum.
0
oyokbuyoknevar
(18.02.21)
Birlessek parti kurarmisiz :) tesekkurler oneriler icin!
0
🌸thesomberlain
(18.02.21)
Evet, hem de ne! Duyurudan birilerinin tavsiyesiyle Özçay almaya başladım internetlerden. Nefis.
0
fever
(18.02.21)
(6)

Xiaomi’nin air poda benzeyen kulaklıkları başarılı mı

condom kurşunu
Xiaominin siyah şekilsiz bluetttoth kulaklığı var bende ama kullanışlı değil bayadır kullanmıyorum. Xiaominin air pods gibi beyaz kulaklıklarına baktım fena gelmedi ama kullanan var mı burda özellikle telefonda, pcye bağladığın zoomda vs dışardakş sesi kesiyor mu ya da müzik dinkerlekn başarılı mı?
Xiaominin siyah şekilsiz bluetttoth kulaklığı var bende ama kullanışlı değil bayadır kullanmıyorum. Xiaominin air pods gibi beyaz kulaklıklarına baktım fena gelmedi ama kullanan var mı burda özellikle telefonda, pcye bağladığın zoomda vs dışardakş sesi kesiyor mu ya da müzik dinkerlekn başarılı mı?
0
condom kurşunu
(17.02.21)
Taotronics soundliberty 53 pro
Edifier x3
Edifier nb2

Ucuzdan pahalıya bunlara bir bak istersen
0
freebird5406_2
(17.02.21)
130 liraya o kadar diyebileceğin bir kulaklık.
0
roket adam
(17.02.21)
Haylou t15 aldım, xiaomi'ye ait diyorlar.. fiyatına göre ses kalitesinden gayet memnunum. Mikrofonu ise benim için yeterli, konuştuğunuz anlaşılıyor ama (mikrofon hususunda) işlevselliğin ötesinde bir kalite beklentisi olmasın
0
harmanyeri
(17.02.21)
Unde bach canim
(17.02.21)
"qcy t7" şiddetle tavsiye ederim
0
sewdali
(18.02.21)
Qcy t7 kullanıyorum ben de. Tam fiyat performana kulaklığı
0
sta
(18.02.21)
(3)

Kartal civarı pasta siparişi

ats
Merhabalar, cumartesi akşam saatinde pasta teslimatı yapan bir yer arıyorum. Yemeksepeti’nde bir iki yer var ama tam olarak istediğim gibi değiller. Bulamazsam en kötü ihtimalle oradan bir şey söylerim. 2 kişi olacağız, mümkünse çok büyük olmayacak ve şu fotoğraftaki gibi meyvesi bol bir pasta arayı
Merhabalar, cumartesi akşam saatinde pasta teslimatı yapan bir yer arıyorum. Yemeksepeti’nde bir iki yer var ama tam olarak istediğim gibi değiller. Bulamazsam en kötü ihtimalle oradan bir şey söylerim. 2 kişi olacağız, mümkünse çok büyük olmayacak ve şu fotoğraftaki gibi meyvesi bol bir pasta arayışındayım. İşin kötüsü cumartesi de çalıştığım için gidip teslim almam mümkün değil. Bu özelliklerde bildiğiniz bir yer var mı? Butik pastacılar da olur
0
ats
(17.02.21)
Divan 8'e kadar dağıtıyor olması lazım.
0
roket adam
(17.02.21)
www.instagram.com kendisi Kartal'da
0
obscure
(17.02.21)
Kurabiye Merkezi
[email protected]
0 506 245 40 18

burayi bir arayip sorabilirsiniz siparisi getirir ni adresinize bilmiyorum. bag pastanesi var piazzada mado var adliyenin oralarda. bence instagramdan maltepe ve pendiki de hesaba katarak aratin
0
ala09
(17.02.21)
(4)

Meditasyon ve yoga

aslil
Merhaba. Hem yogaya hem meditasyona başlamak istiyorum ama nereden başlayacağımı bilmiyorum. Kendi kendime nasıl yapabilirim, başlangıç noktası nedir? Teşekkürler.
Merhaba. Hem yogaya hem meditasyona başlamak istiyorum ama nereden başlayacağımı bilmiyorum. Kendi kendime nasıl yapabilirim, başlangıç noktası nedir? Teşekkürler.
0
aslil
(17.02.21)
biz çetin çetintaş'ın videolarını izliyoruz, youtube'da var. baya işe yarıyor anlattığı hareketler.
0
roket adam
(17.02.21)
Bkz: meditopia
0
mor oje
(17.02.21)
Ben de Çetin Çetintaş’ın kanalıyla başlamıştım. Oynatma listelerine baktığınızda yeni başlayanlar için bir liste göreceksiniz. Ordaki ilk videoda kanalı nasıl kullanacağınızı da anlatıyor çok güzel bir şekilde.
0
ms brownstone
(17.02.21)
Ben 'Yoga with Adriene' ile başlamıştım. 30 günlük playlisti vardı onu uyguladım. Gün gün takip etmek motive ediciydi benim için.
0
hayalhayal
(17.02.21)
(2)

usb dönüştürücüde illa ki apple markası mı kullanılmalı

istanbul beyefendisi
arkadaşlar macbook'larda usb port yok biliyorsunuz. Şimdi ben type c çıkışını usb çıkışı yapabilmek adına fahiş bir fiyata şu apple ürününü mü almam lazımhttps://www.teknosa.com/apple-mj1m2zma-usbc-to-usb-adaptor-p-125045545yoksa şu t-tec uyar mı mesela? https://www.mediamarkt.com.tr/tr/product/_tte
arkadaşlar macbook'larda usb port yok biliyorsunuz. Şimdi ben type c çıkışını usb çıkışı yapabilmek adına fahiş bir fiyata şu apple ürününü mü almam lazım

www.teknosa.com

yoksa şu t-tec uyar mı mesela?

www.mediamarkt.com.tr
0
istanbul beyefendisi
(16.02.21)
bunların ikisi aynı şey değil ki. biri normal usbye çeviriyor, diğeri lighning, micro usb'ye falan çeviriyor. ben orjinalini aldım, bilgisayara 10-20 bin tl verip 200 liralık adaptörden kaçmadım zira usb-c şarj edebilecek derecede güç de iletebildiği için bir aksilik olursa cihaza zarar verebilir.
0
roket adam
(16.02.21)
Bunlar farklı şeyler +1

İkincisinin usb kısmı dişi değil. Sadece usb için olanı değil usb, hdmi, ethernet, sd card vs. için dock'lar var onlardan al bence. Philips'in ürettiği vardı mesela

cutt.ly

Bunu alırsan hem daha güvenli hem de işlevsel.

edit: link düzgün gelmemiş. Mobilde fark etmemiştim. Onu düzelttim.
0
himmet dayi
(17.02.21)
(4)

Iwatch alınır mı?

esinikaybetmiscorap.
Merhabalar,Uzun süredir aklımda, kendime hediye olarak iwatch SE alıyım istiyorum ama o paraya burberry saat veya altın bir takı da alabilirim diyorum. Özel sektörde çalıştığımdan çoğu kişinin kolunda da görüyorum o yüzden de hevesleniyorum aslında sizce alsam mı?Ömrü ne kadar olur, kaç yıl takabili
Merhabalar,

Uzun süredir aklımda, kendime hediye olarak iwatch SE alıyım istiyorum ama o paraya burberry saat veya altın bir takı da alabilirim diyorum. Özel sektörde çalıştığımdan çoğu kişinin kolunda da görüyorum o yüzden de hevesleniyorum aslında sizce alsam mı?

Ömrü ne kadar olur, kaç yıl takabilirim acaba?

Teşekkürler.
0
esinikaybetmiscorap.
(16.02.21)
2 seneden sonra performans düşer gibi geliyor
0
gazozailacatmauzmani
(16.02.21)
(bkz: apple watch/@roket adam)

eğer spor yapmıyorsan gereksiz bir cihaz + ömrü 3-4 sene kadar, zira bir yerden sonra ekranı falan çiziliyor, modeli eskiyor.
0
roket adam
(16.02.21)
Hayatımda aldığım en güzel hediyedir kendisi.

Sen de 'Hediye' diyosun zaten.

Hediye ihtiyaca binaen alınmaz ki. Performansına da bakılmaz. O an yüzünde bir gülücük olacak mı? Ona bakacaksın. Ve inan olacak. Şımart kendini Dostum.

Al bence.
0
Mirket
(17.02.21)
Apple watch alinacak en guzel ürünlerden biridir. Kordon degisimi sayesinde zevkinize göre tasarlayabiliyorsunuz. Tüm bildirimleri saat üzerinden gördügünüz icin, telefonu gereksiz yere cikarmiyorsunuz. App destegide cabasi...

Bende büyük gshock saatleri cok begeniyorum ama malesef apple watch in rahatligindan da vaz gecemiyorum.
0
VIPCH
(17.02.21)
(14)

Türkiye astronomik maaş

basubadelmevt
Türkiye'de duyduğunuz en astronomik maaş neydi? Pozisyon bilgisi de yazabilirsiniz. Ek gelirleri değil de maaş olarak soruyorum. Yurtdışından örnekleri de kur farkından dolayı eliyoruz.Bir çok alanda faaliyet gösteren bir holdingte genel müdür yardımcısı- 75 Bin TL23 yıldır aynı yerde çalışıyor.
Türkiye'de duyduğunuz en astronomik maaş neydi? Pozisyon bilgisi de yazabilirsiniz. Ek gelirleri değil de maaş olarak soruyorum. Yurtdışından örnekleri de kur farkından dolayı eliyoruz.


Bir çok alanda faaliyet gösteren bir holdingte genel müdür yardımcısı- 75 Bin TL
23 yıldır aynı yerde çalışıyor.
0
basubadelmevt
(16.02.21)
fatih terimin maaşı olaydı bi ara
0
efruz
(16.02.21)
Aylık 100 bin TL alan bir kaç müdür tanıyorum, özel sektörde üst seviye pozisyonlar için o maaşlar çok anormal değil. Astronomik dediğin çok başka bir olay zaten. Fatih Terim mesela denildiği gibi yıllık 3,5 milyon euro aldığı söyleniyordu milli takımdan.

Ha bir de malum kişi var tüm ülke ona çalışıyor, herhalde en astronomik gelir ondadır :)
0
zikardo
(16.02.21)
Orta sinif global sirket, emea vp, 1.5 sene önce 100 bin aliyordu İzmir'de.
0
logisticsmanager
(16.02.21)
2017 yılında ünlü bir giyim markasının CFO’su o zaman 110 bin gibi bir rakam alıyordu
0
esinikaybetmiscorap.
(16.02.21)
bi ara eski tcell ceosu süreyya cilivin primini boş çek olarak aldığını efsanesi vardı.
0
nuisance
(16.02.21)
geçen sene bir bankanın ödeme sistemleri (kredi kartı, çek, online ödemeler vs her şey) şirketinin genel müdür asistanına 100bin var mıdır bu adamın maaşı demiştim ve gülmüştü.

ben 10 bine tavım aynı iş için.
0
d e j i n
(16.02.21)
yönetici değil individual contributor olarak tanıdığım en yüksek alan 10 bin - primlerle 15 bin euro civarları var. bir siber güvenlik firmasının türkiye'deki teknik danışmanları.

yönetici dedin mi paketler çok değişiyor.
0
roket adam
(16.02.21)
kanlı canlı gördüğüm en yüksek olamn, özel hastanede genel cerrah organ transplantasyonu yapıyor. asistanı 1 milyon tl yi bulduğu aylar oluyor demişti.
0
sumuklu asilzade
(17.02.21)
gozumle gordugum 70000 tl civarıydı sanırım global ilaç firmasının tr iştirakinin genel müdürü
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(17.02.21)
105.000 ama ikramiye vardı.
Maaşla bir şey olmaz tabi. Bu adamlardan günlük milyon TL hacimli borsa forex yapanlar vardı. Paradan para kazanmak asıl mesele.
0
zoghurt
(17.02.21)
2011 yılında babamı ameliyat eden prof genel cerrah sadece bizim ameliyattan 80k almıştı. Maaşı nedir düşünemiyorum bile.
0
suicides underground
(17.02.21)
Banka hazinesi müdürünün yıllık net 1m aldığını kendim bizzat biliyorum (primler dahil)
0
silverleaf
(17.02.21)
Hatta birkaç tane yazayım:

Ankara'da bir hastaneler zincirinin (?) mali işler direktörü 3 sene önce 25 bin netti.
Telco'da müdürler ortalama 16-25 bin arasında alır primsiz. Direktörler 38-48 bin arası.
Bankalarda müdür maaşları değişken, ortalama 18-25 bin arası.
0
silverleaf
(17.02.21)
Maaşlarda genelde şirketten ziyade sektörler daha ön plana çıkıyor diyebilir miyiz.

Belli sektörlerde maaşlar diğer sektörde aynı işi yapan kişiden çok daha fazla alıyor.
0
liberal
(17.02.21)
(8)

Twitter'ın amacı nedir?

ir mania
Son zamanlarda actigim her hesabı hiçbişey yapmasam bile askıya alıyor. Telefon numarası doğrulasam bile. Napacaz yani anlamadım kullanmadığım eski bi hesap vardı onu da 1 hafta içinde askıya aldı. Fake telefon numarası veren bi site var mi tek kullanımlık bir de Twittera bu durumu nasıl iletebilir
Son zamanlarda actigim her hesabı hiçbişey yapmasam bile askıya alıyor. Telefon numarası doğrulasam bile. Napacaz yani anlamadım kullanmadığım eski bi hesap vardı onu da 1 hafta içinde askıya aldı. Fake telefon numarası veren bi site var mi tek kullanımlık bir de Twittera bu durumu nasıl iletebilirim. Maillere dönüş yapmıyor gerçi. İyice sıktı yani kapatsalar da kurtulsak diyorum.
0
ir mania
(16.02.21)
he ya senin için kapatacaklar.
daha önce şutlanmana neden olan telefon numaranı kullanıyorsan otomatikman biletini kesiyordur. normal yani.
0
frostpunk
(16.02.21)
Eski hesaba ait sifre, kullanici adi, mail, telefon, profil resmi vs kullanmayacaksiniz. Bunlardan birini bile kullansaniz tespit ediyor aninda. Askiya alinan hesabi kurtaririm falan diye de hic kasmayin, acmazlar. Acacak olsa zaten sureli suspended diyor. Zaman vermeden suspend olduysa hesap gecmis olsun kisaca.
@frostpunk olayi baska boyuta tasidi bunlar, Diyelim eski nickin Gecelerin yargici yeni nickini yargic yapsan ondan bile tespit ediyor
0
neverletyougodown
(16.02.21)
@neverletyougodown son 1 yılda haklı şikayetlerle 2 hesabım da askıya alındı. aynı telefon numarasıyla tekrarla hesap açtım. demek tamamen gözden çıkarılmayacak sınırları aşmışım. ha, telefon hollanda kayıtlı o ayrı.
0
frostpunk
(16.02.21)
bazı hesapları en fenasından banlıyor, neye göre banlıyor bilmiyorum. tivitırı kullanmayan birinin telefonundan, yeni bir eposta adresi ile hesap açarsanız şansınız yükselir.
0
9kuyruklukedi
(16.02.21)
telefonun android mi? arkada çalışan zararlı yazılım falan olabilir.
0
roket adam
(16.02.21)
Yazılımdan olduğunu sanmıyorum. Şöyle anlatayım orada çoklu hesap kullanımı var böyle ban yememek için bi hesabımla sadece okuyorum diğer hesapla da menton atmak için kullanayim diyorum. Fakat actigim an telefon nosu istiyor versem bile 1 haftaya kalmadan önce tweetlerime saldırgan diyor sonra hesabı kapatıyor. Saldırgan falan da değil üstelik
0
🌸ir mania
(16.02.21)
@9kuyruk yani kullanılmayan baska birinin hesabına kendi telefonumdan girdim 1 haftada onu da askıya aldı üstelik 200 küsür takipçisi bile vardı. Yani yeni hesapla da ilgisi yok takip etmediği kişilere mention atanı banliyor herhalde içeriğine bakmadan. Eskiden böyle değildi iyice içine etti son zamanlarda
0
🌸ir mania
(16.02.21)
arkadaşımın mimlenmesini bu şekilde çözdük. trollük yapıyordu sürekli.
0
9kuyruklukedi
(17.02.21)
(6)

Airpods 1. nesilden sonra hangi kulaklık?

hadi ya la
2018'den beri Airpods kullanıyorum. Sanırım bataryası kötü durumda, şarjdan çıkardıktan sonra bile fazla dayanmıyor.Günde birkaç saat anca kullanıyorum.Genelde müzik, youtube ve netflix için kullanıyorum, mikrofonu kablolu kulaklıklar gibi kısık sesle konuşmaya müsait olmadığından rahat gelmiyor.Bun
2018'den beri Airpods kullanıyorum. Sanırım bataryası kötü durumda, şarjdan çıkardıktan sonra bile fazla dayanmıyor.

Günde birkaç saat anca kullanıyorum.
Genelde müzik, youtube ve netflix için kullanıyorum, mikrofonu kablolu kulaklıklar gibi kısık sesle konuşmaya müsait olmadığından rahat gelmiyor.

Bundan sonra hangisine geçeyim? Sorun şu ki bütçem fazla değil, 1000'i pek aşamam.

Benzer bir deneyim yaşatsın, mümkünse izolasyon ve ses kalitesi daha iyi olsun.
0
hadi ya la
(16.02.21)
airpodstan başkası yalan ne yazık ki. airpods pro derdim ama bütçe az.
0
jelly bear
(16.02.21)
Airpods Pro pişmanlıktır. Almayın, aldırmayın.
NFC özelliğine kanmayın, pek verimli değil, olmasa da olur. Zaten NFC dışında bir numarası da yok.
Aldım, pişmanım, keşke 2 alsaymışım.
0
anatomik
(16.02.21)
airpods 2 nesil. 1000 tl civarında zaten, çok araştırılacak bişey yok al geç unut bu konuyu hiç boşuna alternatif aranma bence.
0
kenarortay
(16.02.21)
bende airpods pro derdim ama bütçeye göre gidersek 2.nesil airpods.

bu arada anc özelliği gayet faydalı ve iyi çalışıyor.
0
biergarten
(16.02.21)
kulak içi seviyorsan --> AirPods pro, anc bence müthiş ama her zaman kullanılmaz.
sevmiyorsan --> AirPods 2.

maalesef bu konuda dişli bi rakip çıkmadı hala.
0
roket adam
(16.02.21)
airpods 2. nesil. büyük konuşmayayım ama benim airpods 2. nesil ölürse birgün asla kulaçine geçmem, yeni bir airpods 2.nesilden devam ederim. kulak içinden nefret ediyorum.
0
garavel
(17.02.21)
(8)

Özel sektörde çalışmak

dembudemdirdembudem
çalışanların büyük bir çoğunluğu gibi özel sektörde çalışıyorum-beyaz yaka.. ülkenin şartları, enflasyon, işsizlik, gibi faktörleri bir yana bırakıyorum. şu sıralar kafama taktığım şey, hayata dair tüm düzenimin bir insanın iki dudağı arasında olması.. düşünsenize; sadece 2 saniyede tüm planlarınız
çalışanların büyük bir çoğunluğu gibi özel sektörde çalışıyorum-beyaz yaka.. ülkenin şartları, enflasyon, işsizlik, gibi faktörleri bir yana bırakıyorum. şu sıralar kafama taktığım şey, hayata dair tüm düzenimin bir insanın iki dudağı arasında olması.. düşünsenize; sadece 2 saniyede tüm planlarınız alt üst oluyor. ekonomik olarak amaçlarınızda ya da programınızda kökten değişiklik yapmak durumunda kalıyorsunuz, psikoloji muhabbetine hiç girmiyorum.. Bekar biriyseniz de problem evet ama evli ve çocuklu iseniz -ki değilim- bu hayatınızın 2 saniyede kaos içinde olması demek. öte yandan iş bulma paradoksu, gelecek kaygısı, bir sonraki işte de aynı senaryoyu yaşama ihtimali gibi maddeler koca bir soru işareti olarak sürekli yanımda. buna sadece işten ayrılma odaklı bakmıyorum. günlük iş hayatında, pozisyon olarak üst kişinin veya patronun edebileceği kötü bir kelam bile alt üst edebiliyor. kısaca mutluluk bir veya bir grup insanın insiyatifinde kalıyor sanki. bunları düşünmeden durabiliyor musunuz ?
0
dembudemdirdembudem
(16.02.21)
özel sektörün tamamında patronun ağzından çıkan söz çalışana zarar vermiyor, çok genelleme olmuş bu. ben niçe bir yazılım sektörünü tercih ettim, patron firması az, adam bulması zor, iş yaparken kullandığım araçlar iş bulma alanımı daraltıyor ama aynı zamanda patronun da adam bulma alanını daraltıyor böylece birbirimizin yükünü taşıyoruz. zamanında bir patron firmasında çalıştım farklı bi meslekte öyle hayat geçmez ya.
0
nahtoderfahrung
(16.02.21)
çalışan emeğini her zaman alır
mevcut işinden olursan yeni işinde karşılığını alırsın
kendi işini denersin
0
bir soru sorcam
(16.02.21)
özel sektörde çalışanlar türkiye'de ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor.
0
dafuq
(16.02.21)
El emeği gerektirir bir iş üzerinden para kazanırken bir sabah sağ kolumu hissetmeyerek uyandım. 6 aydır, bırak o işi yapmayı kaşık tutup çorba içemiyordum (yeni yeni düzelmeye başladım).

Demem o ki; hayat zaten bir an sonra ne olacağını bilmediğin bir muamma. Bunları düşünme de demiyorum. Korkularının gerçekleşecek olması olasılığına karşı önlemler alabilirsin. Kendini diğerlerinden üstün kılacak nitelikler geliştirebilir, tek bir plan üzerinde yoğunlaşmayabilirsin.
0
the she ronin
(16.02.21)
patron-işçi mukayesesi yapıyorsan,
bu saydığın risklerden ticarette, patronlukta daha çok var?!
bi pandemi geliyor, bi döviz vuruyor, turist gelmiyor, bırak sermayeni sıfırlamayı, eksiye düşüyorsun. milyonluk borçlanıp çıkıyorsun, hiç değilse beyaz yakada böyle bir ihtimal yok
başaranın 10 misli kaybeden hikayesi var ticarette, adları anılmıyor tabi
0
esref
(16.02.21)
özel sektör çalışanı olarak dediklerine katılıyorum en kurumsal şirket de olsa patron şirketi de olsa iğne ipliğe bağlı bir nevi işini konumunu kaybetmen. bir iki kişinin insiyatifine bağlı kurumsalda müdürün direktörün patron şirketinde patron patronun yeğeni. ancak ihtimal yüksek değil. hayatın kendisi zor ve bilinmezliklerle dolu. konumun ve kazandıkların arttıkça kaybedeceklerin de artıyor. korkun da artıyor normal. şirketin ceo su veya patronu düşün kazandığı yaşadığı lüksü hayatı ve onun da kaybetme ihtimali var. bir günde pat diye olmasa bile 1 ayda 1 haftada 1 yılda çok kötü hale gelebilirler. ne kadar sürede o hale geldiğin önemli olmuyor. bize düşen kendimizi geliştirerek düştüğümüzde çelme taktıkların da veya yanlış zamanda yanlış yerde olduğumuzda tekrar ayağa kalkacak kuvvet de olmamız gerektiği.
0
kelepir
(16.02.21)
gerçekten ironi yapıyorsun sandım.
sence şu an özel sektör olmayan sektör bir insanın iki dudağı arasında değil mi? samimiyetle soruyorum? espri yok ciddi ciddi sordun yani?


öte yandan özel sektör diye sebahat teyzenin bakkal dükkanında/kobisinde işe girerseniz bu durumu belki hissedersin ama hangi büyük kurumsal şirketin gerçek sahibini görüyor çalışanlar? ne alaka yani? herkes herkese hesap verecek şekilde bir iş hiyerarşisi vardır, gerçek patron (ki o da aklı başındaysa tek başına karar vermez) dışında kimse doğrudan karar verici konumunda değildir.
kurumları bu kadar sahiplenmeye gerek yok, herkes kendi fonksiyonunu gerçekleştirip parasını alma peşinde sonuçta..
0
rewlack
(16.02.21)
bunu düşünmeden durabilmenin formülü, en az 6 aylık maaşı kenarda tutmakta yatıyor. aksi takdirde "işsiz kalıcam" korkusuyla kafayı yersin, ayrıca işsizlik korkusuyla riske giremezsin, riske giremeyeceğin için yükselemezsin, olduğun yerde sayarsın. ama kenarda paran varsa, o 6 ayda da iş bulabileceğine inandığın bir beceri ve yeteceğe ulaştıysan, iyi bir alanda çalışıyorsan bunları kafaya takmıyorsun. bir abim bana demişti ki, hepimiz bir gün öleceğiz ama her gün ölümü düşünerek yaşanılır mı?
0
roket adam
(16.02.21)
(3)

Bu kredi faizleri ne böyle?

ananiyimioguz
Yakın zamanda bir düzenleme bekleniyor mu, ekonomiyi ve haberleri takip edenler varsa aydınlatabilir mi?100 bin kredi çekeceğim, 140 bin lira geri ödüyorum 3 yılda normal mi bu oranlar?Daha yazın ev aldık %0.8 lere kadar düşmüştü. Şuan %1.60 civarı. İki katı.Bir de teker teker banka mı gezmem lazım
Yakın zamanda bir düzenleme bekleniyor mu, ekonomiyi ve haberleri takip edenler varsa aydınlatabilir mi?

100 bin kredi çekeceğim, 140 bin lira geri ödüyorum 3 yılda normal mi bu oranlar?

Daha yazın ev aldık %0.8 lere kadar düşmüştü. Şuan %1.60 civarı. İki katı.

Bir de teker teker banka mı gezmem lazım taşıt mı daha uyguna geliyor ihtiyaç kredisi mi diye? Bunun daha kolay bir yolu yok mu? ING, sitelerde avantajlı gözüküyor ama arıyorum yok efendim bizim kartımızı kullanacaksınız her ay 700tl harcama yapacaksınız, otomatik faturaları bize tanımlayacaksınız vs. Öh a

Ve de araç alımı için mesela Ford diyor ki bizim anlaşmamız var, 0 faiz ile kredi verebilirim birazını peşin verirseniz. Ama Opel'de yokmuş böyle bir şey. Şansıma artık..
0
ananiyimioguz
(16.02.21)
epey bir süre daha faizler böyle devam eder diyor ekonomistler, dövizi baskılamaya çalışıyorlar malum.
0
roket adam
(16.02.21)
altını ve dövizi baskılamak için yapılan manipülasyonun sonucu bu.
en fazla 3 ay sonra patlar. benim tahminim 2 aya kalmaz.
paranız varsa altına yumulun.
0
seyduna6687
(16.02.21)
yılın 2. yarısından önce düşmesi öngörülmüyor
0
asbe
(16.02.21)
(8)

akran zorbalığının nedeni nedir?

kiriko
Arkadalar özellikle lisede ortaokulda bunu sıkça görüyoruz.Zayıf olanı ezme dışlama şekil bozukluğu olanı hor görme gibi davranışlar olarak ortaya çıkıyor.Bunun nedeni nedir?İnsan zayıfa acımalı onu desteklemeli değil mi?İnsan neden kötüdür kötü olarak mı doğar yoksa bunun altında başka sebepler mi
Arkadalar özellikle lisede ortaokulda bunu sıkça görüyoruz.Zayıf olanı ezme dışlama şekil bozukluğu olanı hor görme gibi davranışlar olarak ortaya çıkıyor.Bunun nedeni nedir?İnsan zayıfa acımalı onu desteklemeli değil mi?İnsan neden kötüdür kötü olarak mı doğar yoksa bunun altında başka sebepler mi var sizce?
0
kiriko
(16.02.21)
bence evinde,çevresinde zorbalık gören çocukların bunun iyi bir şey olduğunu düşünüp kendi çevresine yansıtması.

zira insanlar ne kadar sağlıklı ki çocuklar sağlıklı olacaklar o yaşta?idrak çağına gelinceye kadar da bunlar maalesef oluyor.
0
drako
(16.02.21)
Şu makaleyi okuyabilirsiniz.
dergipark.org.tr

"Türkiye’de Yapılan Çalışmalarda Akran Zorbalığının Bazı Değişkenlerle İlişkisi" bölümünde biraz nedenlerine yer vermiş.
0
la traviata
(16.02.21)
evde mutsuz olan ve evde ezilen çocukların dışarıda kendini kanıtlamak istemesi ile alakalı.
0
roket adam
(16.02.21)
çünkü birbirlerine üstünlüklerini göstermek istiyorlar. insanlar büyüyünce birbirlerine üstünlüklerini kazandıkları parayla, sahip oldukları mevkiyle gösteriyorlar. tabii çocukken böyle imkanlar yok. onlar da ellerinden geldikçe üstünlüklerini gösteriyorlar.

bir de ortaokulda, lisede daha havalı oluyor zorbalar. kızların ilgisini çekiyorlar.
0
nickini degistiren yazar
(16.02.21)
Bana oldukça doğal geliyor bu olay, yani tavuklar da mesela birbirlerini gagalayıp duruyorlar aralarındaki sosyal hiyeraşiye karar verene kadar. Onun insan versiyonu.

Sıkıntı çocuklar nerede duracaklarını bilmiyorlar ya da bu işin daha "incelikli" yollarını öğrenemiyorlar, çünkü başlarında bunları öğretebilecek bir büyük yok.

Bu zorunlu temel eğitim olayının öncesinde çocuklar hep büyükleriyle birlikte yaşıyordu ve bu olaylar nasıl oluyor öğrenebiliyorlardı. Şimdi başlarında bir büyük yok, kendi başlarınalar, dolayısıyla birbirlerine ciddi zarar verecek kadar ilerleyebiliyorlar. Halbuki başlarında bu işi öğrenebilecekleri büyükler olsa hem o kadar zarar vermezler, hem de kaybedenler daha iyi başa çıkma mekanizmaları geliştirebilirler.
0
plutongezegendegilmi
(16.02.21)
çocuklar oldukça korkunç varlıklar olabiliyorlar. empatiden de yoksunlar genelde, toplum içinde bunları yapamadıkları zaman büyümüş oluyorlar.

çocuk zorbalığı adına iyi bir film önerisi www.imdb.com
0
neverguesser
(16.02.21)
Mutlu ailenin ders notlari yuksek cocugu da zorba olabilir.

Yukarida verilen kumes ornegi gercekten cok basarili. Cocukluk ve ergenlik acik ve gizli sosyal hiyerarsilerdeki yerimizi saglamlastirdigimiz donemler. Sevilmek, begenilmek, saygi gormek vs... icin cok uc noktalara gidebiliyor insanlar.

Dislanan ve zorbaliga ugrayan cocuklar genelde buyuk kitleye uyumlu olmayan bir goruntu, dusunce veya davranis icinde oluyorlar. Bu ozelligin grupta kabul gormediginin disarida da bilincaltinda da onaylanmasi gerekiyor. Zorbalardan baslayarak herkes cikinti olana zorbalik yapip gruba ne kadar uyumlu oldugunu kanitlamis oluyor.

Yakin vakitte "cringe" kavrami hakkinda da baglantili bir seyler izledim. Orada da gruba uymayan ve bunun farkinda olamayacak kadar sosyal analizden yoksun insanlara karsi "cringe" duygusunu hissederek icten ice kendimizin uyumlu bir birey oldugunu onayliyor ve uyumsuz olmanin ne kadar kotu oldugunu kendimize hatirlatiyoruz.
0
cleric
(16.02.21)
eğitim ya da kültürle baskılanamayacak şekilde kötülük ve şiddete meylimiz olduğunu düşünüyorum. psikologlar - antropologlar bunu destekler nitelikte şeyler söylüyorlarmış.
0
zgrydn
(16.02.21)
(12)

Ev için NAS

tchuck
https://www.amazon.com.tr/gp/product/B01A98WGRMamazonda şunu alıp aşağıda bir de 600 liraya 2tb disk önerisi var.ikisini birden alsam; ev için yeterli olur mu?ne yapacağım?1. çalışma odama kurulu olacak, bilgisayarı kabloyla bağlayıp günlük yedek alacağım. Bazı projelerimi sırf bu diskte tutacağım ç
www.amazon.com.tr

amazonda şunu alıp aşağıda bir de 600 liraya 2tb disk önerisi var.

ikisini birden alsam; ev için yeterli olur mu?

ne yapacağım?

1. çalışma odama kurulu olacak, bilgisayarı kabloyla bağlayıp günlük yedek alacağım. Bazı projelerimi sırf bu diskte tutacağım çok yer kaplayanları. Bunları kablolu veya kablosuz olarak evin herhangi bir yerinde görüp alıp verebilmek istiyorum.

2. tv ile wireless olarak bağlanıp içindeki dizi ve filmleri izlemek istiyorum. (tv android)

3. mümkün mü bilmiyorum ama, ev dışı ortamlarda da en azından dosyalarımı görüp, küçük boyutlu olanları kendime transfer etmek istiyorum.

mümkün mü bu aletle?

projeler büyük projeler değil, çoğu yazılım projesi. 500-600mb ı geçmiyor.
0
tchuck
(16.02.21)
ssd destegi olan bir cihaz almani tavsiye ederim. bu soylediklerinin hepsini cihazla yapman mumkun, sata disk olursa performans daha dusuk olur.
0
tahtakafa
(16.02.21)
nasların geneli ssd ile çalışmıyor diye biliyorum ama tabi düşük bilgim var bu konuda.

maliyeti çok yükseltecektir, basit yedekleme işleri için 100mb saniyede yeterli diye düşünüyorum.
zaten cloud için de daha hızlı olmasına gerek yok, evin internetinin gücü belli.
0
🌸tchuck
(16.02.21)
bu saydığın özelliklerin hepsi qnap ya da synology gibi aletlerde var.
0
roket adam
(16.02.21)
dediklerini yaparsın gibi gözüküyor.

fakat ben bu cihazlar 1-2 defa çalıştım ama hızını beğenmedim (network üzerinden kopyalama , yazma vs. hızı)

bütçen elveriyor ise qnap al derim. bu yapacakların üzerine uygulama marketi üzerinden indireceğin uygulamalar ile çok değişik fantaziler deneyebilirsin :) misal bir yazılımcı arkadaş qnap üzerine kurduğu docker ile çalışıyor. bir tanesi wordpress kurmuş. diğeri medya sunucusu kurdu vs. sadece datastore değil sunucu gibi düşün.
0
delidir yakalayin
(16.02.21)
qnap'lar aşırı pahalı geldi.

giriş seviyesi şu var: www.hepsiburada.com

bütçemi buna genişletebilirim ama bunda da eksik özellikler neler bilemedim taib.
0
🌸tchuck
(16.02.21)
Merhaba,
linkteki sistemi kullanıyorum.
Doğrudan bilgisayara bağlayamıyorsun, bu cihazı switch veya router'a bağlaman gerekli. Her türlü network üzerinden ulaşmak zorundasın.

Bağlantı hızı vs. sorun yaşamadım.
0
burfak
(16.02.21)
uzun süreli veri depolamak için """"SSD"""" kullanmayın üzülürsünüz.

5400 rpm'lik bir WD Red disk ve ucuz bir NAS kutusu, hatta modeminizi kontrol edin benim ASUS AC51 modemde disk girişi var ve takılı diski networke açıyor. en kötü bir raspberry pi alıp samba bile kurabilirsin.
0
nahtoderfahrung
(16.02.21)
bak şu cihaz da fena değil ;

www.hepsiburada.com
0
delidir yakalayin
(16.02.21)
o qnap giriş seviyesi de tek diskli. 7 24 çalışacak bir sistem için en az 2 diskli alıp, raid 1 ile yedekli partition kurmanı öneririm. madem üzerinde önemli şeyler yedekleyeceksin, o zaman yedekliliğe önem ver derim. yani 300-500 lira tasarruf edersin ama tüm projeler uçarsa üzülürsün (ki uçabiliyor)
0
roket adam
(16.02.21)
valla kararsız kaldım ya :)

bütçeyi artırırım, sorun değil.
ama 4-5binlere çıkartamam, ne önerirsiniz? nelere bakmamı önerirsiniz?
0
🌸tchuck
(16.02.21)
Bu model: www.amazon.com.tr

Boyut ihtiyacına göre sana uyacak 2 adet aynı diskten.
0
roket adam
(16.02.21)
baktım qnap'lar çok pahalılanmış maalesef. en mantıklı şu cihaz gibi duruyor. en azından 2 disk ile raid yapıp dataları garantiye almış olursun ;

www.hepsiburada.com

levent abi de bu cihazı incelemiş bir bak istersen ;

www.youtube.com
0
delidir yakalayin
(16.02.21)
(6)

kaza & tutanak & kaskoyu bozmamak hk.

grace jonesun berberi
akadaşlar merhaba,bir taksi arabama çok ufak dokundurmuş, benim araba park halindeyken. adam düzgün çıktı gerçi, resimleri çekmiş, bana da haber ulaştırdı. gelene kadar da bekledi.arabada hasar neredeyse yok gibi şans eseri ufak bir çizik vs var. taksici bana arabayı yaptırmaya karar verirsen benim
akadaşlar merhaba,

bir taksi arabama çok ufak dokundurmuş, benim araba park halindeyken. adam düzgün çıktı gerçi, resimleri çekmiş, bana da haber ulaştırdı. gelene kadar da bekledi.

arabada hasar neredeyse yok gibi şans eseri ufak bir çizik vs var. taksici bana arabayı yaptırmaya karar verirsen benim trafik sigortasını bozmayalım, cepten vereyim dedi.


şimdi resimler vs var ama bu ben karşılayım işi sakat değil mi ? ben dışarda yaptırdım sonra adam ödemiyorum dedi mesela. ne oluyor bu durumda, kazıklanmış mı oluyorum yoksa resimler olduğu için yaptırım gücüm var mı ?

siz nasıl hallediyorsunuz bu durumda ?

bir de sizi bulmuşken sorayım. ben tutanak tutmadım çünkü hem benim arabanın park halinde olduğu belli resimlerden hem çok ufak bir çizik var. ama böyle gerçek bir kazada harala gürele tutanak tutmazsa diğer taraf ya da suçu inkar ederse nasıl işliyor süreç ?

şimdiden teşekkürler.
0
grace jonesun berberi
(16.02.21)
birkaç ay önce birisi aynama çarptı. yan ayna çatladı. fotoğraf çektik falan, ikimizin de yetişmesi gereken yer vardı sonra tutanağı tutarız dedik. genç bir çocuktu.

akşama doğru konuştuk, babasının numarasını verdi direkt. babası da sigortacıymış. sen git markanın kendi servisinden fiyat al dedi. gittim 2000 tl dediler 1 aynaya. adama söyledim, nakit olarak 2000 tl'yi verdi. yedim parayı. haha. 250 tl'ye bir ara çıkma ayna çerçevesi bulup taktıracağım.

senin soruna gelecek olursak, taksicinin muhtemelen tanıdık ustası var, oraya gidelim yaptıralım diyecek.
0
reanarchy
(16.02.21)
*çok ufak bir şey yaptırmasam da olur diyorsan sal taksiciyi gitsin
*ufak da olsa böyle durmasın diyorsan ara taksiciyi abi yaptıralım de
*ben yaptırayım kaskomdan mini onarıma girer zaten hasarsızlık bozulmaz diyorsan sal taksiciyi git yaptır
*ben bu işi resmi yoldan halledicem taksici gelsin sigortasından benim aracı onarsın diyorsan ara taksiciyi söyle

taksi plakaların sigortaları pahalı olduğu için hasar olursa daha da pahalı çıkacak o yuzden sigortasına işlensin istemiyor. bir de tramer kaydı açılınca satarken taksici hasarlı araç gibi satacağından bedel kaybı yaşasın istemiyor. (senin aracında da tramer oluşacak sigortası çalışırsa)
benim önerim kaskonda mini onarım varsa git yaptır konu kapansın,
illa taksiciyle işi çözeyim kaskoyu devreye sokmayayım dersen git fiyat al onarım için taksiciye söyle abi ben şu fiyatları aldım onarımı yaptırıcam nasıl yapalım diye. o da ya parayı elden verecek sana ya da gel bi de şuraya gösterelim dicek. git bir de onun ustasına göster işçilik vs aynı ise yaptır geç.
adam kaçacak olsa en baştan kaçardı haberin olmazdı hiç bişeyden. ama yine de önce mini onarımı dene derim. hem yetkili işlem hem de ücretsiz işlem yaptırırsın ayrıca kaskon da bozulmadan yoluna devam edersin bir de hayır duası alırsın.
0
erty_ksk
(16.02.21)
Ufak bir şey ise yaptırma hocam. Neden dersen yapan usta mahir değilse ufacık şey büyüyecek, güzel olmayacak. Mahir olan usta da ufacık şey için çok para isteyecek. Bir de ufak şeyler maalesef kaçınılmaz, bunu yaptırsan yarın başkası olacak derken uzayıp gidiyor.

İlla da yaptıracam dersen, çevrenden/buradan tavsiye al. git bir konuş. Bir çoğu arabanı bırakmanı falan isteyecek, buna hazır ol. fiyat alıp taksiciye bildir ve devamında zaten orta yol bulunur.
0
giovanne
(16.02.21)
ufak bir çizik varsa boşver gitsin. ustalarla uğraştığına ya da aracına tramer kaydı yazdırmana değmez
0
roket adam
(16.02.21)
Sigortadan yaptırılırsa tramere düşer. Tutar ufak dahi olsa satarken mide bulandırabiliyor.
0
msb
(16.02.21)
nazar boncuğu olarak kalsın derim ben. taksiciyi de sal, efendi insanmış.
0
la traviata
(16.02.21)
(25)

İş mi beğenmiyorsunuz siz?

işimdeyim gücümdeyim
Bir öğretmen arkadaşımla bu konuyu tartıştık.Ben işsizlik var dedim ama haksız çıktım.Tanıdığı bir sürü işveren çalıştıracak işçi bulamıyormuş. Karadeniz'e fındık toplamaya hep gürcüler geliyormuş. Çok da iyi para veriyorlarmış. Öyle diyor bu arkadaş.Siz iş mi beğenmiyorsunuz?
Bir öğretmen arkadaşımla bu konuyu tartıştık.
Ben işsizlik var dedim ama haksız çıktım.

Tanıdığı bir sürü işveren çalıştıracak işçi bulamıyormuş. Karadeniz'e fındık toplamaya hep gürcüler geliyormuş. Çok da iyi para veriyorlarmış.

Öyle diyor bu arkadaş.
Siz iş mi beğenmiyorsunuz?
0
işimdeyim gücümdeyim
(16.02.21)
evet halkımızda var maalesef böyle bir şey.
0
neverguesser
(16.02.21)
gurcistanin parasi bizden degerli neden gelsin ki?
0
turbo sadık
(16.02.21)
Yav insanı sinirlendirmeyin. İnsanlar üniversitesini okuyup yüksek lisansını yapıp işsiz kalıyor siz karadenizde neden fındık toplamıyorlar diyorsunuz. Oldu ya okuyup okuyup amelelik yapalım iş beğenmiyor olmamak için. İşsizlik var hemde aşırı derecede işsizlik var. İşveren çalıştıracak işçi bulamıyor çünkü rezalet şartlar sağlıyor. Karadenizde fındık toplamaya iyi para verilse karadenizliler salak mı onlar kendisi toplar zaten.
0
alaimisema
(16.02.21)
harbi beğenmiyorum ben. ama kabul de ediyorum işi sonra öf pöf yaparak yapıyorum. herkes de beni bundan dolayı suratsız bilir.
0
alperz
(16.02.21)
Evet iş beğenmiyorum. Ben 10 yıldır otomotiv sektöründen mühendis olacak çalışıyorum. Ekip yönetmişliğim var. Bana bu saatten sonra 2-3 yıl tecrübe istenen pozisyonlar için gelen teklifleri düşünmüyorum bile. Her önüme gelen işi beğenme gibi biz zorunluluğum mu var?

Bir de fındık toplama işi denmiş. Oldu, çıkıp fabrikanın tuvaletlerini de ben temizleyeyim iş yok piyasada diye.
0
himmet dayi
(16.02.21)
Asiri bir universite ve hatta yuksek lisans mezunlugu enflasyonu soz konusu. Herkes beyaz yaka olmak istiyor ve issizlikten kastimiz buysa evet herkese yetecek kadar beyaz yaka is yok.

Bir de egitim kalitesi cok tirt ve cogu okunan universitenin, alinan yuksek lisans diplomasinin bir degeri yok. Dolayisiyla birisi "benim yuksek lisansim var findik toplamam" dediginde (herkes icin gecerli degil ama azinsanamaz sayisi) aslinda layigi findik toplamaya daha yakin cunku daha komplike bir is icin kalifiye degil.
0
hot potato
(16.02.21)
genellemek yanlış ama ne yazık ki bence de doğru bir durum.
bir mühendislik firmasında yöneticiyim. mülakata gelenlerin %90'ında müthiş bir özgüven var (bu kötü birşey değil) ama CV'ler bomboş. hadi diyorum CV boştur da belki kendisini sözlü ifade ediyordur, konuşuyorum adayın içi de boş. konuşmadan çok net algılıyorum ki adam işi de beğenmiyor ki çok net söyleyebilirim: piyasanın üstünde maaş ve çalışma şartlarına sahibiz. "yok ben seyahat etmem, yok ben ofiste oturmayı sevmem, halamın bıyıkları var ona amca derim"... iş beğenmiyorlar. kimsede kariyerime bir noktadan başlayayım da yükseleyim düşüncesi yok. herkes CEO'dan başlamak istiyor halbuki tecrübe etmek için önce CEYO'dan başlamak gerekir.
0
KidLazer
(16.02.21)
Yalan dolan.
Üç kuruş paraya köle olmayi kabul etmeyince is begenmiyor oluyoruz.
Zamaninda daha 1 ay olmuş olmamis, is bulamayinca daha alt kademe bir ise bakmistim, bir forwarderda calismak.
Ise gomlek kravat geliyorsun, asgari ücret, her gün mesai var ama mesai parasi yok, haftasonu cumartesileri calisiliyor. O an belki dedim sirf is olsun, sonra benim mentor gibi olan birini aradim, piyasanın sağlam adamlarindan, güldü telefonda, bir de s.kslermis bu ne saçma sey dedi, kabul etme sen bulursun dedi. Sonrasinda iki hafta sonra normal calisma, haftasonu yok iki is buldum 2500liradan o donem asgari 1200 falandi, birine girdim.
Kısacası ben köle gibi çalıştırilmadim diye is begenmedim oluyor.

Türkiye'de is hayati kalitesi cok düşük. Ben Avrupa'dayim ornek veriyorum (hep de bunu diyorum) carrefourda çalışan adamin sartlari;
Asgari ucret
Alisverisinde %10 indirim
Bir maas ek para
Kar payi
35 saat calisma
35 gun tatil ki daha yükseğe çıkıyor bazı eklerle
Zorunlu ek sağlık sigortasi

Bu sebepten carrefourda calisan adam mutlu, bimde çalışan kişi malesef mutsuz haliyle yüzüne gülemiyor bile.

O yüzden hayatimda duyduğum en boş şeyler bunlar. Herkesi üniversite mezunu yapip, bunla övünen ülkelerde anca olur.
0
logisticsmanager
(16.02.21)
dogru. is yaptiracak adam bulamiyorum, dijital sektordeyiz. herkesin beklentisi milyon dolarlar. ceplerinde 5 tl yok, babalari bakiyor, ama calismiyorlar. is yapmak istemiyorlar, surekli ulkeye lanet ediyorlar. 5 dakika calisayim 500 bin dolar kazanayim kafasinda gorustugumuz herkes. dizilerdeki hayati istiyorlar.
0
müptezel dostoyevski
(16.02.21)
Boşa çalışıyoruz hissi, iş beğenmemeye yol açıyor. Verilen 3,5-4 bin tl maaşlar da bi nebzeye kadar tamam ama ( başlangıç için ) istenen şartlar insanlık dışı. Bazı yerlerde ayak işlerini yaptırıyorlar, bazı yerlerde fazla fazla çalıştırıp sızlanmamalısın diye mobbing uyguluyorlar, üniversite mezunu adam bu durumda tabii ki iş beğenmez. Aldığın 4 bin tl’nin de değeri olmayınca haliyle absürt bi durum oluşuyor. Alım gücü olan bi ülkede gayet alınabilen standart bir maaş olan 1800-2000 kazansa millet mesela başlangıçta şikayet edecek bir allahın kulu var mı ? Paranla dünyaları alabiliyorsun çünkü çalışmaya şevkin oluyor, ay sonunda belki paran birikiyor ya da hobilerine harcıyorsun. 2000 euronun getirdiği motivasyonu ve hayat standardını tr’de 13-14 bin anca getirir. Bunu verebilecek kaç işveren var ? 2000 euro gelişmiş bir ülke için halkın %80 inin alabileceği bir ücretken trde 13-14 bini halkın %5-10 u anca alıyordur ( belki almıyordur ). Ya gayet iyi olan 8 bin tl maaş alsan gram yemesen içmeden 1 yilda 96 bin tl yapar, bak hiç yemedin içmedin diyorum, 2007 model peugeot falan alabiliyorsun böyle ülke mi olur allahını seversen ?

O yüzden insanlar, yeni mezunlar türkiyede beyaz yaka olmak yerine almanya’da kasiyer olayım abi diyor. Taksicilik yaparım diyor, tr’de asla yapmayacağı mesleği yapıyor. Çünkü motivasyon var, alım gücü var. Tr’de yok, boşa çalışıyoruz hissi var.
0
garavel
(16.02.21)
Ben beğenmiyorum açıkçası. TR "kurumsal" yazılım sektörü leş gibi.

Devlet ihaleleri, kişisel bağlantılar vs. sayesinde patronculuk oynayan 5-10 tane aptal boomer güzel iş yaptıklarını zannedip boş zamanlarında kendilerini elliyorlar. Başka bir şey yaptıkları yok.

Altlarında gerçekten iş yapan (ama onu da kötü yapan) ölücüler var bi de. Onlar da karaktersiz oldukları için "fazla para almayalım ama kimse bizi ellemesin, aman başımız ağrımasın" diye hem piyasayı düşürüyorlar, hem de güzel iş yapılmasını engelliyorlar.

Sonuçta daha az paraya daha güzel iş yapabilmek mümkünken hem hayvan gibi paralar harcanıyor, hem de eldeki ürün çöp.

Kaçtım kurtuldum. Kalanları da allah kurtarsın.
0
plutongezegendegilmi
(16.02.21)
İşler beğenilecek gibi değil. O işverenler Türkiye'nin en iyi üniversiteleri olan İTÜ, ODTÜ, Boğaziçi gibi yerlerden mezun, tecrübeli mühendis alıp haftada 45+ saate, mesai ödemesiz 4000₺'ye çalıştırmaya çalışıyorlar. bu kölelik şartlarını kabul eden olmayınca da "iş var, beğenmiyor kimse" diyorlar.

bir de "her diploma sahibi, iş bulacak, mezun olduğu alanda çalışacak değil ya" diye saçma bir bakış var. üniversite diplomasını duvara asılacak tablo sanıyorlar. aynı şekilde bunlar için iş bulamadığı için taksicilik yapan ya da tezgahtar olarak çalışan makine mühendisi "işsiz" değil mesela. aksine gidip giresun'da fındık toplamazsa "iş çok yiğenim, iş beğenmiyonuz siz" oluyor.
0
nawar
(16.02.21)
iş beğenmeme olayı var, şöyle var: mesela burada da arkadaşlar yazmışlar ben 5 sene ekip yönettim, şimdi jr işe girecek halim yok. adam aslında haklı, doğru söylüyor yani. ama türkiyede kalifiye insan gerektirecek yeterince iş açığı yok. yani kalifiye işçi fazlamız var, iş az adam çok. dolayısıyla kalifiye bir çok insan, aslında olmasından daha jr pozisyonlarda çalışmak zorunda kalıyor, dolayısıyla işi beğenmiyor, mutsuz oluyor. bu tamamen o diplomaları bol keseden dağıtmamızdan kaynaklanıyor maalesef. ben o yüzden bu arkadaşlara aslında olmamaları gereken bir pozisyonda olduklarını belirtmeye çalışıyorum ama bu onların suçu değil, devlet bir sürü vasıfsız gence o kadar diploma ve başarı pompaladı ki adamlar acayip bir şey olduklarını düşünüyorlar. hasbelkader 2 sene bi işte çalışınca birden ben acayipim abi ya triplerine giriliyor. yani ciddi birkaç üniversite ve bölüm dışında "ben ayak işi yapmam abi üniversite mezunuyum" denecek bi durum yok çünkü ayak işi yapmak için sırada bekleyen milyonlar bekliyor arkada. şu anda üniversite mezunu "çoğunluk" gerçekten o kadar hiç bir şey bilmiyor hiç bir şey öğrenmiyor ki, hakikaten bu adamlar fındık toplamayı öğrense memlekete daha faydalı bir iş yapmış oluruz.

mavi yaka perspektifinden bakınca da başka bir sosyolojik durum var. vasıfsız işçiler, özellikle gençler iş beğenmiyorlar, umursamıyorlar, zaten o işe girseler de, işi kaybetseler de hayatlarında çok bir şey değişmeyecek. çoğu kredi kartı borçlusu, yükselme yırtma umutları yok yani. öyle olunca sallayabildiği kadar sallıyor herkes. nolucak zengin mi olucam kafasında çoğu kişi.

sonuç olarak ben gençleri suçlamıyorum yanlış anlaşılmasın. ama herkesin ne olduğunu nerede olduğunu da net bilmesi lazım. aksi takdirde beklentiler gerçeklerle uyuşmuyor, üstüne sosyal medya etkisini de ekleyince mutsuz oluyorsunuz. burası avrupa değil yani bunu bilmek lazım, aldığınız üniversite avrupa üniversitesi eğitimi değil, iş olanakları da avrupadaki uluslararası şirketler gibi değil. burada karabük üniversitesi var, kardeşler holding var. onların sunduğu olanaklar da belli.
0
roket adam
(16.02.21)
iş beğenmiyorum evet, konu para da değil bu arada. bak @garavel 13-14 iyi para halkın
%5-10 u alır demiş. ben o parayı hatta fazlasını alıyorum ama gene de mutsuzum. Çalışma motivasyonum sıfır çünkü insan gibi davranmıyolar, gecenin bir yarısı whatsappdan mesaj atıp maile cevap yaz demeler, pazar günü sabahın köründe arayıp hesap sormalar insanın bütün motivasyonunu yok ediyor. Üstüne de giderek fakirleşiyorum alım gücüm her geçen gün düşüyor. 2017 de aldığım para 3 bin euro ya denk geliyordu, şimdi onun yarısı bile etmiyor. Gayri resmi min %40-50 enflasyon var, devlet dalga geçer gibi %14,6 açıklıyor, patron %5 zam yapıyor. Nesini beğeneyim ben bu işin?
0
zikardo
(16.02.21)
bütün ülkeyi üniversite mezunu yaparsan kimse iş beğenmez.
iş beğenilmeyen ortamda da kimse güvenip yein iş kolları açmaz.

bayburt üniversitesinde mühendislik okuyan adam kendini mühendis görüp, iş bğeenmiyor.
normal bir ülkede bu arkadaş meslek yüksekokulu okuyup sanayide iyi bir usta başı falan olacak halbuki.

haliyle noluyor? usta başına çırak arayan adam çırak bulamıyor, dükkan açmıyor.
kendini mühendis gören adam da, iş bulamıyor. çünk üaslında mühendis değil.
0
tchuck
(16.02.21)
adam normalde 17 yaşında sanayide çırak olarak çalışmalıyken,
25 yaşında bayburt üniversitesinden mezun oluyor.

17 yaşında 1500 liraya çalışmak koymazken,
25 yaşında kendini mühendis sandığı için 2500 lirayı bğeenmiyor. halbuki dünyaya bundan fazlasını da katmıyor.

ülkedeki üniveersitelerin %90'ı kapatılıp çalışma yaşı düşürülmeli artık.
0
tchuck
(16.02.21)
Beğenmem ve seçerim tabii. Kendimi iyi hissetmediğim bir alanda çalışıyordum, başka bir alana geçtim. Yine şartlardan rahatsız olsam, yine değiştiririm. Bu değişim sürecinde de bir süre işsiz kalmayı göze alabilirim.


Eğitim ve donanınımına güvenen ve minimum finansal standartı zaten olan insanlar (birikmiş paranız olur, devlet desteği olur, aileden gelir vs...) niye nefret edecekleri işlerde çalışsınlar?
0
buf-e kür
(16.02.21)
bu işverenler o kadar boş konuşuyor ki. 4 yıllık mühendislik programını bitiren her genç senin işini en fazla 2 ayda öğrenir çatır çatır yapar. hangi okul olduğu da çok önemli değil. ben avrupa'da yüksek lisans yapıyorum kimse uçup kaçmıyor. herkes işi işte öğreniyor.

bunlarınki kezban tribi. aday çok diye sömürülmeye en yatkın olanı seçmeye çalışıyorlar hepsi bu. üniversite mezunu çok diye üniversite mezununun kalitesiz olması gerekmiyor. hayır yaptığın iş ne ki? ülkede kaç tane şirket kaç tane gerçek anlamda ar-ge yapacak mühendis arıyor? gerisi boş boş işler. mühendislik pozisyonundaki işlerin çok büyük kısmını 2 yıllık makine teknikerleri bile yapabilir. mühendise kendini gösterecek bir alan yaratılmamış. mühendis adam okulda termodinamik, mukavemet dersleri alıyor senin bu adamdan en büyük beklentin excel bilmesi.

bu avam insanlar patron oluyor sonra otorite gibi çıkıp iş beğenmiyorlar diyorlar. la bi gidin allah rızası için.
0
bohr atom modeli
(16.02.21)
mesleki anlamda iş bulmak zorlaştı bence , bulunsa bile işveren asgari ödeyince insanın çalışası gelmiyor
0
nivoandmira
(16.02.21)
@bohr atom modeli +1 demeye geldim. kalbur üstü ortalama bir üniversite olduğu sürece iş kesinlikle işte öğrenilir. 5 yıl deneyimli gerçekten işini seven herkesin mezun olduğu üniden bağımsız yakın seviyelerde olacağını düşünüyorum. en azından belli bir tatmin edici standarda kadar bu böyle. müdürlük, şeflik, hatta belki ceolukta falan ise maalesef okul bir tık etiket olduğu için orada iş değişebilir ama normal çalışan için bir fark yok.
0
garavel
(16.02.21)
Evet insanların asgari ücretle günde 10 saat eşek gibi çalıştırılıp üstüne mobinge uğradığı ve asla saygı görmediği, kendini mutlu hissedemedigi, kendine ayıracak enerjisinin kalmadığı, hobiler edinemediği, ayda bir kitap almak için bir kez tiyatroya sinemaya gitmek için bile bütçe ayıramadığı işleri beğenmiyorum.

İnsan en alt kademede başladığı en dandik işte bile bu kadar sömürülmeyi haketmez. İnsanlar hemen cebim dolsun aman da hemen ceo olayım derdinde değil, gencecik yaşlardayız bir işe girdiğimizde bu gençliğimizde enerjimiz varken biraz hayatın tadına bakabilecek imkan istiyoruz. Kırk yılda bir tiyatroya gidince bile insan ne kadar iyi hissediyor. Bunlar ihtiyaçtır. Kitap alışverisi ihtiyaçtır.

Ama bunlara gelene kadar yeni işe girmiş asgari ücret alan bir insan bir ayda alması gereken protein miktarını bile karşılayamıyor. Haftada bir et yemek balık yemek, düzenli bir şekilde kandaki besin denğerlerini koruyabilecek kadar kuru yemiş tuketebilmek lüks değildir. Kimse bunları konuşmuyor. Bunlara lüks değil demek bile abes geliyor kulağa artık. Bu ülkede lüks anlayışı değişti insanların. İnsanlar iş beğenmiyor diyen biri o parayla ve o eforla kendisi nasıl yaşardı biraz empati yapsın.
0
Mossy
(16.02.21)
Arkadaşın bayağı cahilmiş. Gebze'de, Tuzla'da ortalama bir fabrikada işçilere sigortasından tatiline, servisinden yemeğine kadar hak veriliyor. Adam fındık için Karadeniz'e mi gitsin yol, yemek, tatil, belki sigorta bile olmadan? Ülkede işsizlik yüksek. Çevrenizde insanlar iş beğenmiyor diyen biri varsa hayatınızdan çıkarın.
0
dissendium
(16.02.21)
yazılanları görünce insanın içi sıkılıyor hakkaten. biz şu an teknikere 7 8k TL maaş veriyoruz ona rağmen gelip tehdit ediyor gidicem diye. biz de yolun açık olsun diyoruz. insanoğlu hep ister de serde biraz arsızlık var malum..
0
KidLazer
(16.02.21)
mavi yakadaki haklar beyaz yakada yok. bu ülkeyi sırtlanan okumuş beyaz yaka kesimdir. kimden bu kadar vergi alabiliyorlar başka? mavi yaka işi bırakırım diyince fabrikaların götü atıyor, beyaz yaka sigara molasını 2 dakika uzatsa kapının önünde.
tamamiyle sömürü üzerine konulmuş yalan titlelar varken kim neyi beğensin allah aşkına?
0
wild honey suckle
(16.02.21)
bu kavram çok yanlış anlaşılıyor bence.

beğenilmeyecek işi beğenyemeyeceğiz elbette. o zaman hiç iş görüşmesi olmasın vs. iş verenler artık karşı tarafın seçme şansı hiç yokmuş gibi düşünmeye başladı. siz iyi misiniz ya?
biri beğenmez öteki beğenir. nasıl ki siz kötü (?) çalışanı beğenmiyorsunuz, çalışanlar da bazı işleri beğenmiyor bazılarını beğeniyor bundan doğal ne var?

tabiiki beğenmeme hakkı var herkesin.
beğenen insanı bulup çalıştırsınlar o zaman.
0
rewlack
(16.02.21)
(7)

çok para veren startup vs az para veren kurumsal

arıkuşu
yazılımcı için hangisi daha iyi? kurumsaldayım, ortamımı seviyorum. ama maaşından memnun değilim. geçersem en az %50 artış ile geçeceğim.
yazılımcı için hangisi daha iyi?

kurumsaldayım, ortamımı seviyorum. ama maaşından memnun değilim. geçersem en az %50 artış ile geçeceğim.
0
arıkuşu
(15.02.21)
Kendini gelistirme acisindan nasil olacak? İs yuku nasil?

Eger kendini gelistirmen acisindan kotu olmayacaksa %50 icin gecmeye deger.
0
fakyoras
(15.02.21)
cok para vere startup
0
ayin yazari
(15.02.21)
50 yaşındaysan ve emekliliği bekliyorsan kurumsaldan devam..
0
plutongezegendegilmi
(15.02.21)
startupta iş yükü fazla oluyor genelde. o yüzden kurumsala danışmanlık yapan yerler daha yüksek veriyor genelde.
0
ShadowOfMoon
(15.02.21)
%50 artış iyiymiş :-)
0
ankarakecisi
(15.02.21)
ne yapacaksin artik kurumsalda :) frontend veya full-stack devsen konusalim belki biz daha cok veririz :)
0
bedbed
(15.02.21)
startup ama iyi araştırmak lazım. ben sana gel bizde başla seni uzay projesine yazdım ekip şefisin maaşını da 3 kat artıracağım diyebilirim, hemen de başlatırım. ama arkamda kim var, sermayem güçlü mü, ilerleme planım var mı, cepten mi yiyorum yoksa gelir modelim oturdu mu, pozitif cash flow yakaladım mı, kar ediyor muyum yoksa işin başında mıyım, bu iş dışında başka iş kitlenir mi, şirketin orta ve uzun vadeli planı ne, yatırım alınacak mı yoksa özkaynak ile mi büyünecek gibi sorulara cevap vermezsem, seni 3 ay çalıştırıp ortada bırakabilirim mesela. dolayısıyla bu "startup jargonu"na hakim olmanda fayda var startupla yapacağın iş görüşmesinde, yoksa saçma bir risk almış olursun.

genelde özellikle işe yeni başlamış türk startupları, cebinde 3 kuruşa hayal satan tipler ya da zengin ailelerin gizli işsiz çocukları tarafından kuruluyor. özellikle yatırım almadıysa, "kervan yolda yürür" kafasında gidiyorlarsa uzak durmak lazım.
0
roket adam
(16.02.21)
(7)

Kanal tedavisi hk

mezarkabul
Çok daha zor işlemler vardır mutlaka ama kendi klasmanında en zor işlemlerden olabilir mi? İmplant taktırdım ama bu kadar zorlanmadım yahu, şakalarım, çenem perişan oldu resmen. Ek soru; son zamanlarda kaç liraya yaptırdınız kanalı? Bir de kaç fskika sürdü?
Çok daha zor işlemler vardır mutlaka ama kendi klasmanında en zor işlemlerden olabilir mi? İmplant taktırdım ama bu kadar zorlanmadım yahu, şakalarım, çenem perişan oldu resmen.

Ek soru; son zamanlarda kaç liraya yaptırdınız kanalı? Bir de kaç fskika sürdü?
0
mezarkabul
(15.02.21)
çeneniz küçük ve diş çok arkalardaysa zorlayabilir çünkü hassas iş ve uzun süre ağzı açık tutmak gerekiyor. yıllar önce yaptırmıştım 30 dakikalık seanslardan 2-3 defa gittiğimi hatırlıyorum.
0
orpheus
(15.02.21)
30, 35 dakika sürmüştü bir kere. Hayatta en gerildiğim şeylerin başında kanal tedavisi gelir.
0
dissendium
(15.02.21)
Artık teknoloji gelişmiş tek seansta kanal tedavisi yapılıyor. Baştan iğneleri vurulduktan sonra bişey hissedilmiyor korkacak bişey tok.
0
Kahir ekseriyet
(15.02.21)
Ben de tek seansta aldım tedaviyi, birkaç saat önce bitti işlem. Zaten işlemin yapıldığı yerde ağrı yok, çenede ve şakaklarda oldu ağrı. Benimki 50 dk sürdü yaklaşık.
0
🌸mezarkabul
(15.02.21)
iğneden sonra bir şey hatırlamıyorum. karşınızda bir televizyon olsa iyi olur.
0
silver apple
(15.02.21)
Birer saatten dört seans sürdü, böyle olacağını bilsem direkt cektirmek isterdim. İki ay oldu yaptıralı, şu an gayet iyiyim.
0
mirty
(15.02.21)
ben de tek seansta yaptırmıştım yıllar önce, korktuğum kadar zor değildi ya. sadece uzun süreyi çeneyi açık tutmak can sıkıyor tabii ki canı tatlı bi insanım.
0
roket adam
(16.02.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.