Giriş
(8)

araç içi telefon tutucuların hangisi en sağlamı

mr.goodcat
bir çok model var. mıknatıslı ve klima ızgarasına takılan. cama vakumlanıp da yandan sıkıştırmalı vs. vs. kullanıp da memnun kaldığınız hangi tür oldu? iki güneş görünce pörsümeyecek ve kasislerde falan telefonu bırakmayacak bişey lazım.
bir çok model var. mıknatıslı ve klima ızgarasına takılan. cama vakumlanıp da yandan sıkıştırmalı vs. vs.

kullanıp da memnun kaldığınız hangi tür oldu? iki güneş görünce pörsümeyecek ve kasislerde falan telefonu bırakmayacak bişey lazım.
0
mr.goodcat
(08.06.20)
Şunu aldım, memnunum: m.trendyol.com

Ama sürekli camda bırakmıyorum, sadece navigasyon kullanacağım zaman cama yapıştırıyorum. Sürekli camda durursa yavşar mı bilmiyorum.

Çok sonra editliyorum ki aramaya inanıp görürseniz almayın: sıcaktan herhalde, camdan düşüyor.
0
pati
(08.06.20)
Ben 2 senedir Spigen'in manyetiğini kullanıyorum bi sorun yaşamadım: www.spigen.com.tr
0
angelus
(08.06.20)
mıknatıslıdan çok memnunum. kasis için karşılık olan metali biraz büyütmek lazım ama kablosuz şarj ile çakışmayacak şekilde ayarlamak sıkıntı olabiliyor. ben yerini ezberledim 9/10 koyduğum yerde duruyor.
0
ozdek
(08.06.20)
Spigen in manyetiginden şaşma, daha guclusunu görmedim.
0
vampir akrep
(08.06.20)
spigen
0
mikahakkinen
(08.06.20)
angelus un attığından kullanıyorum. acayip güçlü bir şey.
0
sanguine mcqaer
(09.06.20)
2012'den beri nite ize steelie kullanıyorum. Izgaraya değil de konsola yapıştırılıyor. Arabamın ızgaraları çok dandik o yüzden takmaya cesaret edemedim oraya.

Uzun yıllar kullanacak bir şey arıyorsan önerimdir. Ama kaba yani.
0
denizgonen
(09.06.20)
Spigen +1
0
cursor
(09.06.20)
(5)

Araç sigortası için sigortam.net

dunyatuhaf
Güvenilir midir ? Standart teminat , ekstra teminat gibi şeyler çıkıyor ? En ucuz olan sigortayı yaptırılıyormuş genelde , öyle mi yapayım ?
Güvenilir midir ? Standart teminat , ekstra teminat gibi şeyler çıkıyor ?
En ucuz olan sigortayı yaptırılıyormuş genelde , öyle mi yapayım ?
0
dunyatuhaf
(08.06.20)
Türk Nippon 553 tl ,
Sapmo sigorta 571 TL,
Ray 575 Tl
Axa 590 TL
0
🌸dunyatuhaf
(08.06.20)
guvenlidir. turk nipponu bilmiyorum ama sampo'yu kullandim daha once problem yasamadim.
0
fakyoras
(08.06.20)
sigortam.net sadece aracı. herhangi bir acente gibi poliçende ne yazıyorsa o hakların olur. fiyatı uygunsa ve o firmaya güveniyorsan yaptır. trafik sigortası zaten seni değil karşı tarafı koruyan bir sigorta.
0
orpheus
(08.06.20)
Trafik sigortasında teminat limitleriniz yüksek olsun poliçe fiyatı düşük olsun varsa imkan taksitli olsun gerisi önemli değil.
0
erty_ksk
(08.06.20)
alianz axa aksigorta bu sektörün 3 atlısıdır.
0
mikahakkinen
(08.06.20)
(3)

muğla tatil

docrivers
ailem daha önce tatil yapmadı , otelli yaz tatili falan bilmezler , bu sene gitmek istiyorlar, ben muğla'nın çok iyi olduğunu biliyorum ancak neresinde nasıl hangi otel tercih edilir bilgim yok , ailem biraz apaçi olduğu için bu tatil mevzusunda, onlar herşey dahil konsept ile kendilerini 1 hafta kr
ailem daha önce tatil yapmadı , otelli yaz tatili falan bilmezler , bu sene gitmek istiyorlar, ben muğla'nın çok iyi olduğunu biliyorum ancak neresinde nasıl hangi otel tercih edilir bilgim yok , ailem biraz apaçi olduğu için bu tatil mevzusunda, onlar herşey dahil konsept ile kendilerini 1 hafta kral gibi hissetsin istiyorum , tabi benimde pek tecrübem yok ege kıyılarının otelleri hakkında, tavsiye istiyorum . babam alkol bile içmez bende her şey var, her şey dahil konsept bana zaten uyar ama bizimkiler en azından görmemiş , başa türlü konsept otellerde tatmin etmez sanki bizimkileri .
0
docrivers
(08.06.20)
otel tatili istiyorsanız antalyayı denemelisiniz çok fazla seçenek var tesis var. muğla dogal alanı sebebiyle daha çok tercih edilen bir yer fethiye vs cevresinde oyle aquaparkli otel vs cok yoktur simdi milasta birkac otel gozume carpti ama butce belirtmediginiz icin ben yine donup Antalya arastirin derim
0
ala09
(08.06.20)
her şey dahil istiyorsanız antalya. ege deki oteller o seviyede değiller ve daha pahalılar. fethiye jiva beach önerebilirim.
0
mikahakkinen
(08.06.20)
Antalya.
Belek, Side ve Alanya. oralardaki oteller olabilir. Hemen hemen her butce icin bir her sey dahil otel var.
0
kuehles blondes
(08.06.20)
(10)

Bulaşık makinesi marka önerisi

Semi
Elde bulaşık yıkamaktan bıkıp -evet yıl olmuş 2020, makine almaya karar verdik. 2-3 kişilik bir aileyiz. 1500 tlye kadar hangi marka tavsiye edersiniz?
Elde bulaşık yıkamaktan bıkıp -evet yıl olmuş 2020, makine almaya karar verdik. 2-3 kişilik bir aileyiz. 1500 tlye kadar hangi marka tavsiye edersiniz?
0
Semi
(06.06.20)
Fiyat olarak nerelerdeler bilmiyorum ama profilo kullanıyorum memnunum demeye geldim.
0
brnbrs
(06.06.20)
beko.
0
mikahakkinen
(06.06.20)
Sakin Vestel almayın da..
0
Sahikaa
(06.06.20)
arçelik iyidir.
0
since1907
(06.06.20)
Hangi marka olursa olsun. Kullanma amacınızı belirleyin. Bende bosch var 15 yıldır kullanıyorum. 5 programlı.
Ben 15 yıldır aynı programı kullanıyorum dolayısi ile diğer programlar için fazla para verdigimi anladım.

Şimdi makinem bozulsa, kullandığım programın olduğu en az programlı ve en basit makineyi alirim.

Beyaz eşya şans işi biraz. Çok para verip servisten kurtulamama gibi bir durum olabilecekken , en basit ve ucuzu alıp yıllarca kullanabilirsiniz. Veya tam tersi ucuz etin yahnisi durumu da oluşabilir.

Önceliğinize karar verip almaya giderseniz iyi olur , yoksa magazada hiç kullanmayacaginiz özellikte bir makine alıp çıkabilirsiniz. Bol şanslar.
0
Filinta61
(06.06.20)
Viral gibi olacak ama geçen hafta 23 yıl! kullandığımız Bosch marka bulaşık makinesine veda ettik. Yenisini bakıyoruz.
0
mekaniker
(06.06.20)
Tek onerim eski her cihazin daha dayanikli oldugu ve bunun yeni uretimler icin geçerli olmadigini unutmayin. Su saatten sonra kimse 15-20 yillik makine yapmaya calismiyor bile ki teknoloji o kadar hizli ki 10 sene sonra enerji sarfiyati sebebiyle bile degistirmek isteyebilirsiniz.

Her zaman yaziyorum; anakartli cihazlardan uzak durun wifi, Bluetooth, dokunmatik vs. Makineyi gorebilme sansiniz varsa gidin bakin. Servis agini ogrenin. Sizin icin onemli program var mi karar verin (hasssas, hızlı yikama, yorgan yıkama vs),enerji sarfiyati ve sesini de dusunun.

Marka bu saatten sonra cok da onemli değil artik bu fiyatlarda uc asagi bes yukarı ayni urun hepsi.
0
logisticsmanager
(06.06.20)
Oturduğun semtte makinasından memnun bir komşun varsa o markadan al. Markaların ne dediğinin bir önemi yok her semtin suyu farklı ,makinalar bazı semtlerin suyu ile baş edemiyor.
0
istanbullu zenci
(07.06.20)
Beko A++ 3 programlı aldık, İstanbul Bilişimden iyi bir fiyata. Umarım iyidir.
0
🌸Semi
(09.06.20)
anakartsız bulaşık makinesi yok artık. hatta genel olarak beyaz eşya yok. vestel hariç yerli üretim dışında hiçbir markaya bakma. ki en iyileri arçelik altus beko. bunları mağazada incele ihtiyaçlarına göre(raf dizilim şekli falan bi de üst raf alçalıyor yükseliyor gibi özellikler işte) hangisi en çok hoşuna giderse tespit et ve en ucuz nereden alabiliyorsan al. istersen mahallendeki kardeşler ticaretten al. kutusu kapalı ve sağlam olduğu sürece nereden aldığının bir önemi yok.
0
floydian
(09.06.20)
(4)

Ankara madalyon psikiyatri merkezi nasıl?

kahverengivitrin
Kısa zaman içinde bir psikiyatriste muayene olmam gerekiyor. Ankara'da Madalyon'u önerenler var internette ama çokça da olumsuz yorum var. Daha önce buraya başvuran biri nasıl bir yer, iyi midir kötü müdür aydınlatabilir mi?
Kısa zaman içinde bir psikiyatriste muayene olmam gerekiyor. Ankara'da Madalyon'u önerenler var internette ama çokça da olumsuz yorum var. Daha önce buraya başvuran biri nasıl bir yer, iyi midir kötü müdür aydınlatabilir mi?
0
kahverengivitrin
(06.06.20)
Onlarca doktor var. Klinikten çok doktor araştırın bence. Ben 3 kez gittim psikiyatriste, memnundum.
0
anatomik
(06.06.20)
danışanları bilmem ama emek sömürüsü hakkında yayınlanan bir haber ve paylaştıkları için işten atılanlar oldu yakın zamanda.

www.gazeteduvar.com.tr

ankara olmayabilir ama sonuçta madalyon.
0
not dark yet
(06.06.20)
@not dark yet +1 emek sömürürler.
0
mikahakkinen
(06.06.20)
Teşekkür ederim hepinize, psikiyatr tavsiyeniz de varsa tadından yenmez arkadaşlar :)
0
🌸kahverengivitrin
(06.06.20)
(11)

yurtdışında konut fiyatları çok pahalı değil mi?

avatar is back
yoksa bizde mi ucuz? alım gücüne göre kıyaslama yapıldığı zaman çok uçuk kaçık fiyatlar dolaşıyor. ingiltere abd japonya türkiye örneklerini birim üzerinden vermek gerekirse:abd'de maaş 2000 birim, ingilterede 1500 birim, japonya da 170bin birim, türkiye 2300 birim. bu maaşlara göre, mutfak masrafla
yoksa bizde mi ucuz? alım gücüne göre kıyaslama yapıldığı zaman çok uçuk kaçık fiyatlar dolaşıyor. ingiltere abd japonya türkiye örneklerini birim üzerinden vermek gerekirse:

abd'de maaş 2000 birim, ingilterede 1500 birim, japonya da 170bin birim, türkiye 2300 birim.

bu maaşlara göre, mutfak masraflarını kıyasladığımızda türkiye birim olarak 2-3 kat pahalı, araç fiyatlarında 8-10 kat pahalı, gezip eğlenme konusunda ortalama 3-4 kat pahalı.

ama ev konusunda birim olarak çok yakınlar. türkiye de ortalama ev fiyatları 300k (en büyük ve en küçük şehirleri saymazsak), abd'de 250-300k, ingiltere 250k (londra 600k ama diğerlerinin ortalamsına bakalım) birim, japonya 40 milyon birim.


japonyanın hali tamam %72'si dağlık bir ülke anlaşılıyor o. peki alım gücüne göre uk, abd ve pek bakmadım ama bilimum avrupa ülkeleri de böyle.

toprak mı pahalı? neden?

not : uç örnekler vermeyin, şu fiyata şurda şu ev bulunur aslında diye, ortalama belirttim hep.

not 2 : ev kalitesine de girmeyelim zira, türkiye'de de çok iyi işler çıkaran firmalarımız var.

aslında anlatmak istediğim şey şu çok rakamlarda boğulmamak lazım, dediğim ülkelerde temel ihtiyaç olan ulaşım, gıdaya ulaşmak katbekat kolayken konuta ulaşmak niye bizimle eşit zorlukta?
0
avatar is back
(05.06.20)
gelişmiş avrupa ülkeleri (örn. almanya) için konuşacak olursam, dikey büyüme ve ev bolluğu yok. münih, berlin gibi büyük şehirlerde bile her yer bizdeki gibi 50 katlı plaza, 10 katlı apartmanla dolu değil. devlet betonlaşmayı kısıtlıyor. dolayısıyla şehirlerin metrekaresi bizimkinden daha değerli.
0
sir gawain
(05.06.20)
hesabındaki sıkıntı hesabı asgari ücret üzerinden yapmış olman. tr'de asgari ücret ortalama ücrete göre çok yüksek. asgari yerine ortalama ücrete göre hesap yaparsan daha sağlıklı karşılaştırma yapabilirsin.
0
plutongezegendegilmi
(05.06.20)
londra'da yasayan birisi olarak soyleyebilecegim su, hem satilik hem kiralik olarak asiri talep var ama bu talebi karsilayabilecek konut yok. bu yuzden hem kiralar hem satis fiyatlari yuksek. ev gorme isi ornegin, Turkiye'deki gibi arayalim gormeye gidelim gibi olmuyor (genelde). Herkese ortak bi saat veriliyor gelen tutuyor. Ha soyle mi olsun boyle mi olsun, bi daha geliriz derken ev coktan gidiyor.

Peki neden talep cok ama ev yok? Yine Londra ozelinde, milyonlarca bos arsa, ev yapilacak yerler, yikilip yerine 10 katli 100 haneli bina yapilacak yerler var. Ama yaptirilmiyor. Sehir mumkun oldugunca korunmaya calisiyor, nufus asiri artsin, goc olsun istenmiyor.

Turkiye ile kiyaslamasini rakamsal olarak bilmem, ama sunu soyleyebilirim. Turkiye'de esim ve ben araliksiz 10 sene calisip ancak bi evin pesinatini biriktirebildik. Ev 1 milyon, pesinat 20bin, geri kalan 800u kredi cekersek 120 ay icin neredeyse geriye 1.5 milyon odeme yapiyoruz, hem de ayda 10bin liranin uzerinde.

Ingiltere'de birim bazinda ev pahali olsa bile, ev almaya tesvik eden devlet destekleri var, 20 birak 120 ayi, 240 ay icin odedigin faiz turkiye ile kiyaslanacak turden degil. Yani birimi belki pahali, ama almasi cok daha kolay
0
try again fail again fail better
(05.06.20)
Bir diger nokta yurt disinda ayda biriktirilebilen birim miktarin Turkiye'den daha yuksek olmasi ve kredi faizlerinin dusuklugu. Bunlar yurt disinda ev almayi kolaylastiriyor.

Ama diger yandan imar izni almak cok zor cunku dendigi gibi hukumet politikasi betonlasmayi kisitlama yonunde.
0
crown
(05.06.20)
abdyi dışarıda bırakıyorum. orada yapılaşma politikası farklı. avrupa için konuşursak toprak değerli gereksiz yapılaşmaya izin yok inşaat sektöründe rant yok. türkiyenin ekonomisinde en büyük pay inşaat sektöründe ve zaten hükümet bu sebepten sürekli ev kredilerini düşürüyor. tabi ki bunda kültürün etkisi de var. evi olmayana kız vermeme durumu halen devam ediyor. zaten olması gereken bu olmalı evler pahalı taşıtlar ucuz olmalı ancak bizde tam tersine dönmeye başladı b sınıfı sedan araçlar 500 bin bandına dayandı. evler de kredi vs. gibi değişkenlerle peynir ekmek gibi gidiyor. 150 bin nüfuslu bir ilçe de yaşıyorum o kadar çok ev yapıldı ki bir sürü boş apartman görüyorum.
0
mikahakkinen
(05.06.20)
Asgari ücret kaç kişi aliyor buna bakmak lazım ilk. Türkiye'de asgari ücretli calisan sayisi Avrupa'dan falan cok daha fazla.
Ikinci olarak; misal Türkiye'de hem insan gibi yasanacak hem de kariyer firsati olan 4-5 sehir var yok ama Avrupa'da öyle değil. Bu sebepten herkesin 2-3 şehire yigilmasi ve o şehirlerin de müteahhitlere peşkeş cekilmesi yok. Ya da burada sorulan o insanı üzen "Çankırı'da yaşanır mi" gibi sorular yok çünkü arasında 100km olan sehirlerde medeniye degismiyor, iki şehirde de normal insanlar yaşıyor.

Bu arada basit örnek; Fransa'da yeni yapilan evlerden alirsan misal 300bin euro, devlet totalde 40-50bin euroya kadar verginden dusuyor 6-9 yil arasinda, teşvik olarak.

Yani bu böyle düz mantik x asgari ucret, y fiyat = z ay denilebilecek bir sey değil.
0
logisticsmanager
(05.06.20)
Türkiye'de aagari ücretli çalışan sayısı yüzde 42,9, ingiltere'de 4,9, hollanda 3,3, romanya 4, portekiz 16,8.

hükümet inşaata bu kadar teşvik verdiği halde durum bu. otomobile niye teşvik gelmiyor? çünkü onu ihraç edebiliyorsun.
0
ya ben lan neyse
(05.06.20)
bence tam tersi ucuz. okan serbes'in videolarını izliyorum. çocuk 250 bin dolara havuzlu müstakil ev bakıyor. bir süredir almanya'daki ev ilanlarına bakıyorum 300 bin euroya güzel evler var.
0
black mamba
(05.06.20)
abd 250-300k dediğin ev ile türkiye 250-300k dediğin evlere bir daha bak istersen...
adamın 250-300k'ya aldığı eve sen burda milyonlar bayılırsın.
0
late viper
(05.06.20)
batinin temel ihtiyaclarda turkiye'ye kiyasla esit alim gucuyle hatta daha zor bir sekilde alinabilecek nadir urunlerinden biri evdir.

yemesi, icmesi, giyimi, arabasini almak kolaydir ama ev almak en az turkiye'deki kadar zordur.
0
baldur2
(07.06.20)
eli yuzu duzgun ulkelere "zengin gocmen" akini var ve emlak kara para aklamak icin guzel bir yontem. Buna zaten ekonomik olan sikintida olan ulkeler de goz yumuyor. Bu da emlak fiyatlarini ucuruyor. Olan da bu ulkelerde yasamaya calisan dar gelirliye oluyor.

Mutfak masraflarinda turkiye'nin cok pahali oldugunu dusunmuyorum (et haric), meyve ve sebzede bence hala yurtdisi ile karsilastirildiginda cok ucuz. Restaurantlar kazik, araclar ise sacmalik derecesinde pahali.

Dunyanin heryerinde dar gelirli, asgari ucretli calisan surunuyor ya bunun ulkesi yok.
0
cooperr
(07.06.20)
(10)

Trafik cezası ne zaman gelir?

an engineer
Çarşamba günü Balıkesir dolaylarında hız sınırının epey üstünde seyrederken ağaçların arkasına konuşlanmış polis aracını neredeyse yanından geçerken fark ettim. İleride çevirme vs. yoktu, direkt plakaya yazdılar sanırım cezayı.Epttavm sitesinden sorgulama yaptığımda ceza çıkmıyor. Ne zaman sisteme d
Çarşamba günü Balıkesir dolaylarında hız sınırının epey üstünde seyrederken ağaçların arkasına konuşlanmış polis aracını neredeyse yanından geçerken fark ettim. İleride çevirme vs. yoktu, direkt plakaya yazdılar sanırım cezayı.

Epttavm sitesinden sorgulama yaptığımda ceza çıkmıyor. Ne zaman sisteme düşer?
0
an engineer
(05.06.20)
6 9 aya kadar yolu var :) eds ler 6 ay sonra geliyor radarda öyledir herhalde
0
respect
(05.06.20)
araç üzerinize kayıtlı ise e-devlet te gözüküyor. ya da araç kimin üzerine kayıtlı ise oradan bakabilirsiniz. genelde ertesi gün e-devlete düşmüş oluyor. makbuz olarak 2-3 aydan önce gelenini görmedim.
0
belkider
(05.06.20)
Peki araçta radar sistemi var mıydı? Belki sadece öylesine duran bir polis aracıydı.

Cezalar genelde topluca kesilip postaya veriliyor, postaya verildiği anda e devlet sisteminde görünüyor. Bir kaç ayı buluyor çoğu zaman.
0
John Bloor
(05.06.20)
@respect ohoo daha çok var o zaman her gün bakıyorum heyecanla ne kadar ceza yiyeceğim diye :D

@belkider araç kiralıktı, o yüzden ancak epttavm sitesinden sorgulayabiliyorum ceza var mı yok mu diye.

@john Yani şehir girişinde tam basmalık bir düzlük var, polis aracı da o düzlüğün ortalarına yakın bir yerde yolun sağında tam ağaçların arkasına gizlenmiş bir Dacia Duster'dı. Jandarma'nın araçlarında görüyorum son zamanlarda üstünde aparat falan oluyor bunda yoktu. Eski usül araç içinden ölçüm yapılmıyor mu artık?
0
🌸an engineer
(05.06.20)
ağustosta yedim ocakta geldi.
0
mikahakkinen
(05.06.20)
Genelde sirketler belirttiginiz kredi kartindan otomatik kesiyorlar,l. Depozitonuz kac para yatacak ona bakin derim. Ya da sirket 1-2 haftaya mektup yollar zaten
0
kuehles blondes
(05.06.20)
belki gelmez. acele etmeç
0
sizofren06
(05.06.20)
Balıkesir'in tam neresi ? Burda şehrin belirli yerlerinde radar sürekli var. Tam yeri söylerseniz hız limitini ve radar noktası mı söyleyebilirim.
0
tss
(05.06.20)
@tss Yol bu yol da polis bu yandaki ağaçlara siper etmişti kendini tam yerini bilemedim. Ama ileride şehir merkezi tabelası var oradan önce olduğuna eminim. Sağda ağaçlardan gizleniyordu, açıkçası güzel de gizlenmişti tebrik ettim sonrasında :)

goo.gl
0
🌸an engineer
(05.06.20)
Evet çevre yolu burası. %99 radar aracıydı, geçmiş olsun...
0
tss
(06.06.20)
(9)

şu araba hakkında fikirleriniz

tenkc
2010 model 220.000 kmde dizel otomatik peugeot 308 1.6 araç buldum arkadaşlar. Arabalardan anlayan biri değilim, hasar kaydı, boyası vb. önemli bir işlem yok, temiz araç. tanıdık aracılığı ile bakacağım. Kullanan arkadaş var mıdır, sıkıntılıdır bulaşma, sağlamdır gözün kapalı al vs yorum yapabilir m
2010 model 220.000 kmde dizel otomatik peugeot 308 1.6 araç buldum arkadaşlar. Arabalardan anlayan biri değilim, hasar kaydı, boyası vb. önemli bir işlem yok, temiz araç. tanıdık aracılığı ile bakacağım.

Kullanan arkadaş var mıdır, sıkıntılıdır bulaşma, sağlamdır gözün kapalı al vs yorum yapabilir misiniz?

Fiyat:73.000 TL
0
tenkc
(04.06.20)
Hocam hem 220bin hem Peugeot eskilerden (yenileri daha iyi) hem otomatik hem dizel.
Gözü kapali al diyen olacagini sanmam. Bu fiyat araliginda otomatik araba sikinti malesef.
O kadar sikinti ki koskoca sahibindende 130bin km alti 75bin lira otomatik dizel arac iki sayfa var...
0
logisticsmanager
(04.06.20)
220 binde dizel. ben japon araçları ve bmw mercedes grubu dışında bu kmde dizel almam. ayrıca dizel otomatik arıza yaparsa cezası büyük olur.
0
mikahakkinen
(04.06.20)
hemen uzaklas o aractan
0
try again fail again fail better
(04.06.20)
açıkcası ben de sizler gibi düşündüm ama arabadan anlayan bir yakınım önerince bakayım dedim :/
0
🌸tenkc
(04.06.20)
o fiyata daha güzel pololar var ben polo alırdım. yaşı yüksek olmuş olurdu. kmsi az olurdu
0
kablelvuku
(04.06.20)
220.000 basli basina bi dert zaten yani kesinlikle bi sorun cikaracak, motor iyi bakilmissa baska bi tarafi eskimis olacak, ha belki yolda birakmaz ama servisi bol olur.

sonra dizel, iscilik ve parca maliyetin artacak

hem de otomatik, yani daha pahali parcalar

alinir mi, alinir? fiyati cok duses gelir alir bi sure biner satarsin ama fiyati da pek uygun degil sanki?
0
try again fail again fail better
(04.06.20)
pahalı değmez, 220k km az değil. sıra sıra dertler açabilir sana.
0
orpheus
(04.06.20)
Teşekkür ederim hepinize. Araba görüldü ve vazgeçildi. Aramaya devam :)
0
🌸tenkc
(05.06.20)
Yuksek kmli otomatik arac bakiyorsan japon bak. Honda/Toyota, belki Mazda.

Alman, Fransiz, Italyan, Amerikan bunlardan uzak durmak lazim.
0
cooperr
(05.06.20)
(1)

Bisiklet tavsiyesi

KUCO
2500 Tl'ye kadar, 26 jant bisiklet tavsiyelerinize ihtiyacım var.
2500 Tl'ye kadar, 26 jant bisiklet tavsiyelerinize ihtiyacım var.
0
KUCO
(04.06.20)
kron öneririm.
0
mikahakkinen
(04.06.20)
(7)

Kisa boylu insanlar motorlara nasil biniyor?

kuehles blondes
Komik bir soruyla karsinizdayim. 155 boyundayim, motor ehliyeti almayi planliyorum seneye ama vespa vs kullanmak icin degil de virajli dag yollarinda uzun seyahatler yapmak icin. Arada sehirde de kullanirim. Ama farkettim ki motorlar cok buyuk. Yani gecen bisikletimi cozerken bir motorun yaninda dur
Komik bir soruyla karsinizdayim.
155 boyundayim, motor ehliyeti almayi planliyorum seneye ama vespa vs kullanmak icin degil de virajli dag yollarinda uzun seyahatler yapmak icin. Arada sehirde de kullanirim.

Ama farkettim ki motorlar cok buyuk. Yani gecen bisikletimi cozerken bir motorun yaninda duruyordum, benim o motor durur pozisyondayken ayaklarimin yere degmesine imkan yok. Kawasaki idi kendisi.

Diyecegim odur ki, kisa insanlar istedikleri motoru nasil kullaniyorlar? Daha dogrusu dururken ayaklari nasi yere degiyor? Yoksa bisiklet gibi boyu mu var her modelin?

Tesekkurler
0
kuehles blondes
(04.06.20)
alçak sele kitleri, direksiyon kitleri var.

ikincisi tek tarafa kalçayı kaydırıp tek ayakla tutuyolar.

advmoto-assets-advmoto.netdna-ssl.com

valla kısacık boyuyla 600lük 1000lik naked kullanan bayan arkadaşlar gördüm tanıdım.

senin gördüğün motor enduro ya da naked olabilir, büyük motorlar yüksek oluyor ve aslında göründüğünden daha ufak öyle görünüyor.

muhtemelen alacağın motor scooter tipi ortası boş olacaktır, durduğun zaman ayakta çok rahat tutabilirsin.

www.mutlual.com
0
hem şişko hem deli
(04.06.20)
abi naim süleymanoğlu bmw 3.20 kullanıyordu , koltuğu kaldırmasına rağmen görünmüyordu.
0
mikahakkinen
(04.06.20)
Boy 155 ise motosiklet tip seçenekleri kısıtlı, enduro ve touring çok zor, ama ss ya da naked motorlar olur. Scooterları saymıyorum zaten olur.

SS asla önermem, nakedlar bile çok agresif ama ideal güçte bir tane alınabilir.

Boydan çok, bacak boyunuz önemli.
0
John Bloor
(04.06.20)
Kullanmayı iyi öğrenme kadar boyunuza uygun motosikletle geçireceksiniz. Kısa boylu olup da yüksek motosiklet kullananlar yok değil, durunca seleden biraz kayıp ayak uçlarını yere değdirerek denge sağlıyorlar. Siz de öyle yapacaksınız. Elbette yüksek motosiklet kullanmak şehir içinde dur-kalk yapınca iyi de kullanıyor olsanız eziyet olur. Optimumu bulacaksınız. Ayrıca motosikletlerin bazılarında selelerinde yükseklik ayarı olur +-3-4 cm gibi payı vardır.
0
malheiros
(04.06.20)
Öncelikle selam, umarım kafana göre bir motosiklet bulursun. Markaların kısa boylu arkadaşlar için de seçenekleri var. İlk aklıma gelenler;

1) Honda MSX 125 nam-ı diğer GROM
2) Kawasaki Z 125 PRO (bunun bir de pro olmayanı var o yüksek)

Bu motorların ikisi de çıplak motor tabir edilen türden. Yani uzun yolda viraj sevdam var demişsin ancak bunlarla çok fazla rüzgar yersin (istersen ileride yüksek cam takıp idare edebilirsin). Ama uzun yola bence motor hakimiyetini arttırdıktan sonra çıkmalısın. Bu iki motorda da hakimiyet kazanman oldukça kolay, ikisinin de tanıtım videoları zilyon defa çekilmiştir. Youtube'da bulabilirsin.

Tarzım bu değil dersen Kawasaki Ninja 250 SL bakabilirsin. Bu motor kadınlar arasında oldukça popi'dir. Şu video'dan bakabilirsin www.youtube.com dk 7:30'dan sora İpek yorumlarını aktarıyor, kendisi de 160'dan kısa diye biliyorum. Videonun 12. dakikasından sonra da sahibi çıkıyor onun da yorumlarına bakarsın (boyutlarını yorumluyor). Rüzgara karşı daha korunaklıdır ancak bir parça daha yüksek ilk iki seçeneğe göre.

İlerleyen yıllarda hakimiyetin arttıkça zaten sıkıntıların azalacaktır. Yüksek hacimlerde de kendine motosiklet bulacağından şüphem yok ama oralara daha 2 3 yıl var diyelim.
0
okumayi sevmeyen okur
(04.06.20)
dengenin ve kontrolün boyla alakası yok. 160 boyla gs1200 süreb biliyorum. zaten motoru kaba kuvvet ile kontrol ediyorsanız orada büyük hata var.

ancak, bu bahsettiğim denge ve beceriye gelebilmek için geçilmesi gereken bir süreç mevcut. yani iki günde olacak iş değil. başlangıç için daha alçak bir 250cc chopper ile en az 1 yıl 10-20 bin km yaptıktan sonra bu hevese devam etmek mantıklı olur.

tersi kırık bacak, kol ve sürekli düşüp yerden kaldıramadığın bir motor olur.
0
orpheus
(04.06.20)
honda grom al çok mantikli olur ve inanilmaz tatli bi motor.

motoru kullanirken bazen çok yavaş hızlarda denge bozulup ayagi yere koymak gerekebiliyor.

yada motoru bazen geri geri çekmek gerekiyor, hele hafif egimli ise iki topuklari yere basmadan motoru çekmek çok güç.
0
egokalp
(04.06.20)
(16)

Hangi Avrupa ülkesinde yaşamak isterdiniz ?

garavel
Sb. Genelde malum almanya, hollanda, fransa veya belçika tercih ediliyor ekonomik sebeplerden dolayı, ispanya neredeyse hiç yok italya çok az, bir de iskandinav ülkeleri var. Siz nereyi seçerdiniz ve neden? Açıkcası iki ağır basan ülke almanya ve hollanda ama hollanda dil avantajından dolayı ( ingil
Sb. Genelde malum almanya, hollanda, fransa veya belçika tercih ediliyor ekonomik sebeplerden dolayı, ispanya neredeyse hiç yok italya çok az, bir de iskandinav ülkeleri var. Siz nereyi seçerdiniz ve neden? Açıkcası iki ağır basan ülke almanya ve hollanda ama hollanda dil avantajından dolayı ( ingilizcenin her yerde geçmesi ) ve daha canlı olması öne çıkıyor gibi. Sizce? Yaşayanlar varsa onların yorumlarını özellikle merak ediyorum .
0
garavel
(30.05.20)
Yasadigim icin diyorum; fransa güzel yer. Ozellikle paris ve civarinda yasamiyorsan.
Lyon isterim, bir kaç kere gittim. Çok ideal şehir. Rhone nehrinin etrafinda çok güzel oturabilecek, kosulabilecek yerler var. Havalimani güzel, ulaşım güzel, ne soğuk ne sicak. Cenevre yakini oldugundan is olanaklari da cok. Nufus da ideal (2m).

Onun dışında daha bir sürü var sehir de taniyacak kadar zaman gecirdigim cok fazla yok.
0
logisticsmanager
(30.05.20)
çocukluğumdan beri yurtdışı hastasıyım ben. sadece ekonomik sebepler değil. kültürel merak, farklı kültürleri görme/tanıma isteği vs. de etkili. yaş ilerledikçe tabii ki ekonomi, ırkçılık, yaşam standardı vb. şeyleri daha çok dikkate almaya başlıyorsun. ben sanırım 12 yaşımdan beri alman & rus sapığıyım. almanya'da yaşamayı çok istiyorum. hâlâ okuduğum için önümüzdeki beş yıl adına pek ümidim yok ama 32-33 yaş veya sonrasında gitme şansım olur belki.

senin de söylediğin gibi çoğu kişi almanya-hollanda diyor. alternatif olarak hırvatistan'ı sunacağım. zaten kız arkadaşım hırvat olduğu için gtüme tekmeyi yemediğim sürece istemesem de oraya gitmem gerekecek o türkiye'de yaşamak istemediği için. orada da mutlu olurum diye düşünüyorum, balkan memleketlerini severim ve hem onun hem de osmanlı'nın (hehe) sayesinde kültüre de bayağı aşinayım sayılır. tabii yugonostaljik bir bey olmamın da payı var ama bunu ortalık yerde pek söylemiyorum, hırvatlar genelde sevmiyor. "olm yugoslavya'yı yine kuralım ama sırpları almayalım bu sefer" diyorum, gülmüyorlar. imkânım olsa, bugün yerleşebilecek olsak giderdim.
0
der meister
(30.05.20)
Kuzey İtalya'nın kırlarında gezenti bir hayat yaşamak güzel olurdu. Alpler ile Po Nehri arasında bir yerlerde köy köy dolaşıp şarap içer suya girerdim.
0
vedatchilipeppers
(30.05.20)
3 seneyi aşkın fransa geçmişim var, doktorayı burada yaptım. 3 sene türkiye'ye dönüp tübitak projesinde çalışıp geri geldim, şu anda da burada yaşıyorum.

kuzey avrupa'yı tercih etmezdim, hem maddi, hem de manevi açıdan soğuk geliyor. hava da soğuk, insanlar da soğukmuş gibi. saçma olabilir, neyse.

almanya'da çok fazla türk var, muhatap olmak istemiyorum pek. polonya, çekya, macaristan, ispanya, italya; bunlar da akademik imkanlar bakımında biraz fakirmiş ya, maaşlar nispeten düşükmüş.

isviçre'de yaşamak isterdim açıkçası. masraflar fazla ama maaşlar da güzel. belki kalıcı bir pozisyon bulmak için isviçre'yi zorlayabilirim; hiç olmadı fransa artık.
0
chezidek
(31.05.20)
@chezidek fransa’yı avantaj ve dezavantaj yönünden değerlendirebilir misiniz? Sevdiğiniz, sevmediğiniz/ en zorlandığınız yönleri vs.
0
🌸garavel
(31.05.20)
İtalya ama köy fantezim falan yok. Direkt Roma'da yaşamak isterdim. Ya da İspanya, Barselona olabilir. Sebebi iklim, kültür, yaşayış, dil...

Almanya'da ya da Fransa'da yaşamak pek çekici gelmedi şu ana kadar.
0
dissendium
(31.05.20)
@garavel; Fransa güzel bir ülke. Eger uluslararasi bir sektordeysen (misal komsum magazalarin ic dizayni isinde ama Fransızca bilmiyor ve calisacagi kisiler normal fransiz dukkan sahibi) fransizca bilme zorunlulugun yok ki cok ilan gordum fransizca aramayan, ben kendi iki isimi de fransizca konusmadan aldim zaten.

Irkcilik, milliyetcilik gibi şeyler yasamadim. Bir kere bir ermeni spor salonunda gelip "talat paşayi biliyor musun dedelerimi oldurmus" falan dedi. Bunun disinda daha fransa'da noluyo lan dedigim olay yasamadim. Cogu kisi oldukca nazik ve kibar hatta. Tabi ben mizac olarak Türk'e benzemiyorum, isim olarak da ispanyol cagristiriyorum o yüzden etkili olabilir.

Calisan haklari konusunda kimse ellerine su dokemez. 7 hafta tatil, normal calisana 35 saat (benim gibi müdürler sinirsiz saat), isten atilmak imkansiza yakin gibi, kisa sureli issizlik olsa bana %100 maas ve normal calisana da %80 maaş veriliyor. Sağlık sistemi maliyet acisindan iyi ama randevu vs turkiye gibi değil. Ama Türkiyede yer gok ozel hastane ve fransa gibi cebimden para cikmasin dersen turkiyede de beklersin devletten randevu için. Ama disci, goz doktoru vs gibi şeyler hepsi odeniyor (ek sigortan varsa %100 ki sirket veriyor bu sigortalari ya da sen kendin de alabilirsin).

En büyük sikinti bana göre belgeye dayali islemin coklugu. 25 yillik Türkiye hayatimdaki belgenin 10 kati belge edindim Fransa'da.

Devlet isleri sikintili ama eninde sonunda çözülüyor.

Almanya'da araba, teknoloji daha ucuz. Ama orada daha cok calisip daha az tatil yapiliyor o da var.

Fransa güzel ülke, hele akdeniz insaniysan bizlere daha uygun. Isvec'e norvec'e oranla buraları tercih ederim.
0
logisticsmanager
(31.05.20)
Bahsettiğiniz ülkeleri görmüş daha önce Almanya ve Fransa’da yaşamış ve Eylül ayı itibariyle Hollanda’ya yerleşecek birisi olarak ben de düşüncelerimi paylaşmak isterim.

Almanya: Fransa’da yaşarken hep özenirdim burada yaşayanlara. Alman şehirlerini gezmek, orada bulunmak çok iyi gelirdi. Biraz davulun sesi uzaktan hoş gelir hesabı Düsseldorf’a gelince anladım ki çok kalabalık olmamızın yol açtığı bazı onarılamaz sorunlar var. Türklerin çok olması kültürel olarak bir çok şey ulaşılabilir kılmakla birlikte başa çıkmanız gereken bir dolu önyargı ve ayrımcılık sorunlarını da beraberinde getirmiş. Kimse sizin hakkınızda bir şey merak etmiyor bu çok acı. Doğrudan bir olay deneyimlemesem de bir özgüvensizlik hissediyordum genel olarak. Ekonomik olarak çok rahat, marketler çok ucuz kiralar hariç ger şey ucuz. Hayat genel olarak çok rahat diyebilirim. Bir de Fransa ile kıyasladığımda daha az yeşil daha az temiz hava var idi. Bu tabii şehre göre değişir. Güney Almanya daha sempatik gelmiştir hep.

Fransa: 5 ay kaldım ve zor geçti. Dil büyük bir problem. Almanya’da Türkler ne ise burada da Kuzey Afrikalılar öyle. Kalabalık bir müslüman nüfusu söz konusu. Almanlara göre daha kibirli davranışlar gözlemlemiştim. Almanların daha rahat olduklarını düşünüyorum. En önemlisi sosyal hayat sahiden çok kötüydü. Saat 6’da her yer kapanıyor, sokaklar bomboş, panjurlar çekiliyor. Pazar günleri de aynı. Fransızca zor ve güzel bir dil. Genel olarak marketler vs ucuz olsa da kiralar aynı şekilde pahalı. Lyon tarafları güzel. Burada yaşayan Türklerin genel anlamda mutsuz olduklarını gözlemlemiştim.

İsviçre: Çok defa gidiş gelişlerle yaklaşık 2 ay geçirdim Zürih ve Bern’de. 20’ye yakın şehir gezmiş birisi olarak içimi bu kadar daraltan başka bir ülkede hiç bulunmadım. Hayat pahalılığı bir tarafa katı kurallar ve sürekli ceza yeme korkusu hayatı zorlaştırıyor. İnsanlarla yakın ilişkiler kurmak çok zor. Türk nüfus az değil ve önemli ölçüde bir Kürt diasporası var. Pkk terör örgütü olarak tanınmadığı için Kürtler sürekli eylem yapıyorlar. Gezmek için güzel ama asla yaşamak istemezdim.

Hollanda: 5-6 şehir gezmiştim daha önce. Ekonomik olarak Almanya’ya nispeten pahalı bir yer. İnsanlar çok mutlu görünüyorlar. Liberal politikaların ve bu politikaların genel tutarsızlığının çok fazla yaşandığı bir yer sanırım. Açıkçası orada yaşayacak olmaktan ötürü bazı çekincelerim var önyargı ayrımcılık noktasında. Fakat yine de mutluyum.
0
but that was just a dream
(31.05.20)
cok net soyluyorum, avrupa'da hollanda disinda bir yerde yasanmaz. hem dil, hem is imkanlari, hem genel olarak gelismislik hem de yabancilara bakis acisi acisindan hollanda'dan daha iyi olan bir yer yok. dogasi ve ekonomik sebepleri ile Isvicre de iyi ama Isvicre Almancasi disinda dil bilmezler. almani, fransizi italyani dahil isvicreli olmayan kimseyi sevmezler ve istemezler bunu da gayet belli ederler. evli, cocuklu ve 45+ yasinda degilsen sehirlerinde yapacak hic bir sosyal aktivite bulamazsin.

5 yil Hollanda 1,5 yil Isvicre'de yasadim. Almanya, Belcika, Italya Fransa hepsini gezdim. Iyiki hollandaya yerlesmisim diyorum.
0
crucio
(31.05.20)
@crucio hollanda’da hangi şehirdesiniz? açıkcası gönlüm amsterdam dışında sessiz sakin bir yer istiyor. arkadaşım 5 ay arnhem’de yaşadı ve öve öve bitiremiyor fotoğraflardan gördüğüm gerçekten muhteşem bir yer ama iş imkanları nasıldır bilemiyorum tabi.

@but that was just a dream dediğiniz durum gerçekten can sıkıcı, 3-3,5 milyonun üzerinde türk var ve artık sizi ezberlenmişler mutlak bir önyargı var ve belki yabancı gözü ile bile bakılmıyor. ama yine de yazınızdan anladığım en yaşanılabilir yer almanya gibi. merak ettğim, fransa’da hayat bitiyor demişsiniz belli bi saatten sonra almanya farklı mı ?
0
🌸garavel
(31.05.20)
Açıkçası Türklerin çok olmasından kaynaklı sorunları (ki bu durumun epey bir getirileri de var) bir kenara koyarsak ben Almanya tercih ederdim. Aslında geçen sene benzer bir tercih yapmak durumunda kalmış birisi olarak Almanya’yı seçmiştim fakat eşimin eğitim durumundan ötürü Hollanda’ya yerleşmek durumundayız şu an.

Şöyle söyleyim Fransa’da 130 binlik küçük bir şehirde yaşadım. Herhangi bir insanla konuşmadan geçirdiğim bir sürü gün olmuştur. 6-7 gibi tüm marketler, mağazalar kapanıyor sokaklarda da kimseler kalmıyordu. Benzer bir duruma Hollanda’nın Venlo şehrinde ve İsviçre’nin Zürih hariç bir çok şehrinde de rastladım. Paris’te de sokaklar hiç hareketli değildi 9-10 gibi saatlerde. Aksine Düsseldorf her saat hareketliydi. Sadece şehir merkezi değil kenar mahallerinde bile büyük süpermarketler gece 12’ye kadar açıktı ve sabaha kadar toplu taşıma vardı. Hala da öyledir diye düşünüyorum. Fakat Düsseldorf’un Almanya’nın en büyük şehirlerinden birisi olduğunu unutmamak lazım.
0
but that was just a dream
(31.05.20)
Budapeşte'ye aşığım. Gördüğüm şehirler arasında net en güzeliydi.
O yüzden Macaristan hayalimdir :(
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(31.05.20)
havadan para geldigi ve oturma izni vs gibi konseptlerin olmadigi bir utopyadan bahsetmiyorsak (yani budapeste falan...) ingiltere.

neden? cunku ingilizce biliyorum ve bu yuzden kulturel olarak gorece az izole olacagimi ve kariyer olanaklarimin gorece olarak genis olacagini dusunuyorum.

"sunlar bunlar tercih ediliyor, italya ispanya tercih edilmiyor" derken... kimsenin "tercih" ettigi yok ki. herkes gidebildigi yere gidiyor. ispanya italya zaten issizligin yuksek, ekonominin kotu oldugu yerler. bunun ustune dil bariyeri, calisma dilinin cogunlukla ingilizce olmamasi gibi seyleri ekle. haliyle turkiye'den birinin is bulup gitmesi zor.

onun haricinde avrupa'da yasamiyorum ve yasamayi dusunmuyorum zaten.
0
hot potato
(31.05.20)
"@chezidek fransa’yı avantaj ve dezavantaj yönünden değerlendirebilir misiniz? Sevdiğiniz, sevmediğiniz/ en zorlandığınız yönleri vs."

@garavel: bürokrasi/kağıt kürek işleri biraz bunaltıyor insanı, ama gerekli belgeleri toparlayınca işlemler sorunsuz halloluyor.

dil problemi yaşanabilir, ilk geldiğimde işleri ingilizce halletmeye çalışmıştım. o zamanlar öğrenci olduğum ve baştaki işlemler hep yabancıların yaptığı şeyler olunca ingilizceyle yırttık, eğer işyeri yabancı ağırlıklı bir şirket/üniversite/kurum ise ingilizce geçerli olur ama sağda solda milletle muhabbet etmek için temel düzeyde fransızca şart.

yaşanılan şehre göre yaşam kalitesi değişebiliyor. büyük ve tarihi şehirlerde mimari çok güzel. daha önce doğuda, almanya sınırına çok yakın ve tarihi önemi olan bir şehirdeydim. binaları incelemekten kendimi alamazdım. insanları güzeldi.

şu anda paris'in 30 km güneyinde bir şehirdeyim. aradaki fark o kadar açık ki. burası paris'teki yüksek kiralardan kaçmak için sonradan yapılmış bir şehir. paris istanbul'sa burası sakarya gibi bir yani. sosyal imkanlar biraz kısıtlı, ama trenle 45 dakikada paris'in göbeğine ulaşmak mümkün.

ben akademik ortamdayım, çalışma şartları çok güzel. haftalık 35 saat, 55 gün iznim var. izin süresine haftasonlarını dahil etmiyorlar, teknik olarak 77 gün oluyor yani. şirkette olsam da şartlar benzer olurdu herhalde. kuzenim de 15 senedir gıda mühendisi olarak fransa'da, onun demesine göre çok abuk bir şey yapmadığın sürece işten çıkarılma gibi bir durum söz konusu da olmuyormuş sanırım.

başka da aklıma bir şey gelmiyor. özellikle sormak istediğin bir şeyler olursa mesaj atarsın hocam.
0
chezidek
(31.05.20)
bence bu tarz ülkelerde sosyal yaşama girmek zor. türk olmamızdan dolayı bir ön yargı var. sosyal hayat benim için önemsiz, yaşam şartları daha önemli diye düşünüyorsanız. hollanda iyi seçim olur. ancak hafta içi her yer 6dan sonra kapanıyor, iskandinav yaşamına benzer sakin bir yaşam bizim gibi akdeniz insanına sıkıcı geliyor.(amsterdam hariç) kuzey fransa hoşuma gitmişti, kuzey italya da öyle. almanya da çok türk olması dezavantaj. hollanda da türk çok. beklentiye göre değişir.
0
mikahakkinen
(31.05.20)
İsvicre'de büyümüş ve İsviçre vatandaşı biri olarak gözüm kapalı İsviçre derim bu soruya. Diğer Avrupa ülkelerinde uzun uzadıya kalmadım hiç; tatillerde vs gittim ama benim için Avrupa ülkesinde yaşayacaksam o ülke İsviçre olur ve çoğu konuda diğer ülkelerden fersah fersah ilerdedir bence. Öyle ırkçılık, kimseyi sevmeme vs gibi durumlarla da bir kere bile karşılaşmadım; aksine fazla mozaik bir ulke. Ha düzeni, kuralları sonradan gelen insanlara zor geliyorsa bilemiyorum; aksine benim İsviçre'de en sevdiğim şey bu düzendir. Şu anda Türkiye'de bu konuda çok zorlanıyorum.

Bir de belki Londra; gittiğimde bayağı sevmiştim.
0
fraise
(31.05.20)
(4)

Totaliter rejimlerde seçim

Xanadurin
totaliter rejimlerde seçim olur mu? seçmenin konumu nerededir?
totaliter rejimlerde seçim olur mu? seçmenin konumu nerededir?
0
Xanadurin
(29.05.20)
türkiye de oluyor işte ya.
0
mikahakkinen
(29.05.20)
Olur ama gösterişten ileriye gitmez. Parti adayını açıklar ve seçmenler ya o kişiye oy verir, ya da hiç oy kullanmaz. Bu sebeple seçilenler çok büyük oy oranlarıyla iktidara gelir
0
ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates
(29.05.20)
temasettin
(29.05.20)
Tek parti rejimleri. Belki seçmene A adayı ile B adayından birini seçecek kadar serbestlik tanınır, ama o kadar. O da yoksa seçimden değil plebisitten söz etmek daha doğru olabilir. Sandığa gitmeyen seçmen rejim düşmanı ilan edilebilir, seçimlerin bu işlevi de olur.
0
wish i could find a way to disappear
(30.05.20)
(6)

Araba hakkında bilgisi olan dostlar

cranium
Merhaba arkadaşlar, eniştem yurt dışında ve araba almayı düşünüyor.iki seçenekte kadar indirdi ; ben ne yazık ki pek anlamıyorum arabalardan, bilgisi olan varsa yardım ederseniz iyi mi kötü mü, neyi eksik neyi güzel , hangisini niye önerirsiniz söylerseniz çok sevinirim.https://www.autotrader.co.uk/
Merhaba arkadaşlar, eniştem yurt dışında ve araba almayı düşünüyor.iki seçenekte kadar indirdi ; ben ne yazık ki pek anlamıyorum arabalardan, bilgisi olan varsa yardım ederseniz iyi mi kötü mü, neyi eksik neyi güzel , hangisini niye önerirsiniz söylerseniz çok sevinirim.

www.autotrader.co.uk

www.autotrader.co.uk
0
cranium
(29.05.20)
öncelikle eğer tsi motor alacak 1.4 tsi alsın. benzin sorun olmadığı için sıkıntı olmaz heralde. a3 tfsi daha verimli bir araç golf daha f/p.

önerim golf 1.4tsi.
0
mikahakkinen
(29.05.20)
Bana da Doğuş otoda çalışmış arkadaşım 1.2 TSI'ların 1.4'e göre daha iyi olduğunu söylemişti. 1.2 daha yeni nesil olan motor.

Bu iksi arasında Audi daha güzel duruyor. Hem donanım bakımından daha iyi. Çelik jant, deri koltuk vs.
0
himmet dayi
(29.05.20)
ben de diyorum ki nesil mesil geç 1.4tsi çok verimli bi motor. dsg yeni nesil 2104 sonrası full arıza. ama 2014 öncesi sıkıntısız. önemli olan verimdir.
0
mikahakkinen
(29.05.20)
İki araçta güzel, renkten dolayı audi.
0
kanlakarisikyagmur
(29.05.20)
Avrupa'da olan ve su günlerde araç bakan birisi olarak;
Dsg sıkıntılı özellikle o yıllarda.
Arabalari tanidik birinden vs almiyorsa ben japon/asya arabalarinin onerildigini goruyorum. Özellikle alman ve boyle 7-8 yillik arabalar hic onerilmiyor.

Illa boyle eski, otomatik araba ve illa audi, wv diyorsa en azindan ilk sahibinden bulsun. Yoksa 3-4 sahip geçmiş arabaya avrupa'da binilmez. Servis vs pahaliya patlar.

Bu arada Türkiye'de alacaginiz cevap ile Avrupa'daki farkli. Araba hizli satilir mi vs diye takmasina gerek yok çünkü kimse deli gibi belli marka araba aramıyor. Avrupa'da kime sorsam wv grubundan uzak dur diyor, Türkiye'de kime sorsam wv grubu diyor. Ek olarak eski tip motor alacagi icin vergi vs sikintilari da olabilir.
Eski arac alacaksa etrafindaki servis agina baksin, ingilteredeki insanlarin yorumlarina baksin. Reddit'de cok iyi carsalesuk gibi subredditler var, onlar buradan daha iyi cevap verir.
0
logisticsmanager
(29.05.20)
Buna ek olarak; illa böyle araba alacaksa bari üreticinin ikinci el ağından alsin, onlar en azından önüne gelen arabayı satmiyor. Misal Hyundai garanti bitmisse 1 yil garanti, bitmemisse olan garantiye 1 yil ek, 100 nokta bakim ve imzali belge, 15 gun/1000 km iade, yolda kaldiginda yol yardim gibi seyler sunuyor onlardan alirsan.
0
logisticsmanager
(29.05.20)
(5)

izmir'de deprem riski yok mu?

ahm1
izmir'de de çok fay hattı var ama istanbul depreminden kaçıp o taraflara giden insanlar var mesela, nasıl oluyor bu? yakında deprem beklenmiyor mu acaba? "tarihsel süreçte bilmemkaç yüzyıllık periyodlarla deprem olmuş, orada deprem olmasına daha en az 100 sene var" gibi bir durum mu var, yoksa orada
izmir'de de çok fay hattı var ama istanbul depreminden kaçıp o taraflara giden insanlar var mesela, nasıl oluyor bu? yakında deprem beklenmiyor mu acaba? "tarihsel süreçte bilmemkaç yüzyıllık periyodlarla deprem olmuş, orada deprem olmasına daha en az 100 sene var" gibi bir durum mu var, yoksa orada da deprem bekleniyor mu kısa ve orta vadede?

bonus soru: 1600-1700-1800'lü yılların veya daha eskilerin deprem şiddetini nasıl belirliyorlar?
0
ahm1
(28.05.20)
baf'ta daha çok fay var ama yıkıcı deprem üretme olasılığı yok. yani izmir'de sürekli deprem oluyor ama en fazla 5 küsür şiddetinde oluyor. yıkıcılık yok. daf ve kaf'ta ise nadiren oluyor ama 6-7 küsür olup yıkıcı etki yaratıyor.
0
tabirimekruh
(28.05.20)
kırıklı dağlar. kısa fay hatları o yüzden ölümcül olma ihtimali düşük.
0
anarsika
(28.05.20)
yok denmez ama büyük deprem beklenmiyor ancak eski binalar izmirde riskli.
0
mikahakkinen
(28.05.20)
baf'ta büyük depremler olmuyor denilmiş ama tarihte 7-7,5 arası birçok deprem olmuş: tr.wikipedia.org

1653 Doğu İzmir depremi 7.5
1688 İzmir depremi 7.0

ayrıca şu haritaya bakalım: www.newstic.net

haritada mesela ankara sarı. niye, çünkü fay var orada ama küçük küçük: i.sozcu.com.tr

dolayısıyla "ankara'da fay var, deprem oluyor ama fayların büyük deprem üretme potansiyeli yok" deniyor. ankara'da durum böyleyse ve sarıysa, izmir'i de sarı gösterirlerdi.
0
🌸ahm1
(28.05.20)
İzmir'de gayet de büyük deprem olma riski var. Üstte kısa faylar var, büyük deprem olmaz denilmiş;fakat atlanılan bir nokta var.

İzmir ve etrafında bulunan fayların hepsi yanal atımlı fay değil. Yanal atımlı faylar için dediğiniz doğru olur. Fakat, normal faylar için fayın boyutunun pek bir önemi yok. 40-50 km. uzunluğundaki bir normal fay bile 6.8-7 büyüklüğünde bir deprem üretebilir. Fay haritasına bakılırsa, ege denizi'ne dik olan faylar normal faydır ve bunlar ya şehrin içinden geçen ya da şehrin çok yakınından geçen faylardır. İzmir'deki kötü binaları ve bazı kesimlerdeki kötü zemini düşünürsek, bu fayların üreteceği 6.2-6.4 büyüklüğündeki depremler bile büyük zarara sebep olabilir.
0
vhdl
(28.05.20)
(18)

intihar etmek kaçmak mıdır kurtulmak mıdır

bundanboyle
intihar etmek kaçmak mıdır kurtulmak mıdır
intihar etmek kaçmak mıdır kurtulmak mıdır
0
bundanboyle
(28.05.20)
Katilin ve maktülün bir arada olduğu bir cinayet şeklidir.
Uzak durmak lazım .
0
Erva
(28.05.20)
Hangi filmden duydum hatırlamıyorum; "insan ancak karşı koyamayacağı bir güç karşısında kendi canına kıyabilir" gibi çok feyizli bir şey kalmış aklımda.

Kaçmak ve kurtulmak zaten edebiyat dışında pek farklı şeyler değiller.
0
IncredibleMau
(28.05.20)
Kesinlikle kaçmaktır.
0
etna
(28.05.20)
annem hayatta oldugu surece asla yapmayacagim bir sey olurdu. sadece annen degil baban ve kardesin var. resmen 3-5 kisiyi oldurmeden cehenneme koymus oluyorsun.
0
baldur2
(28.05.20)
bence kolaya kaçmaktır.
0
mikahakkinen
(28.05.20)
hiç kimse tam anlamıyla bir başkasının hissettiklerini anlayamaz. empati yapmaya çalışır, iyi niyetiyle düşünür, anlamaya çalışır ama tam olarak anlayamaz; hissedemez. ne yaşıyorsunuz bilmiyorum. ama şunu biliyorum, gerçekten çok klişe olacak ama, inanın şu yaşamda "intihar" bir seçenek bile değil, olmamalı... bir çok başarı, ard arda gelen başarısızlıklardan sonra gelir. bazen kişinin mutsuzluğu, salt şımarıklıktır. kaçmak mı kurtulmak mı sorusuna cevap vermek gerekirse, ikisinin de olduğunu düşünmüyorum. zira, ruhunuz ve bu yaşamdaki bedeniniz bir problemle karşı karşıya. eğer onu yenip, olgunlaşırsanız aşmış oluyorsunuz. aşmamayı tercih edip, kendi değiminizle kaçıp kurtulmaya çalışırsanız bence sadece problemi ertelemiş olursunuz. ruhunuzun o probleme, o problemi çözmeye, bu tecrübeye ve sonuçta edineceği olgunluğa ihtiyacı varsa; ki olmasa neden karşı karşıya gelesiniz? bambaşka bir polarizasyonda, buna ister öte taraf diyin, ister reenkarnasyon, neye inanırsanız inanın, benzer bir problemle tekrar yüzleşeceksiniz. taaki bunu aşma olgunluğunu gösterene kadar... bu elbette benim kişisel fikrimdir. kimseyi bağlamaz. ama bazen düşündüğümde, onca mutsuzluklarıma rağmen, hayatın en ufak biriminde en ufak olumlu bir şey gördüğümde nadir de olsa mutlu olabiliyorsam eğer, hayattaki onca hırsın, paranın, mevkinin, ne değeri var? bunlar zaten yok.. olmadığı için yoksunluğundan mutsuz oluyoruz. ama olan kişileri de görüyoruz, olduğu için mutsuzlar. :) bu bir döngü, bir sınav.. ferrarim olsaydı satıp bilge olmazdım, caddede gazlardım. ama satıp bilge olan erdemleşiyor. bu elbette popüler bir örnek, ama anlamak için yol olabilir. hiç bir şey, Tanrı'nın verdiği nefesi sonlandırmanızı makul kılmayacak... tam tersi burada kalıp savaşmalısınız. her ne ile savaşıyorsanız. ancak o zaman değerli olur kazandığınız şey, ve aslolan huzur, olgunluk, tecrübe ve bilgi birikimi... "yaşamaya mecbursun!"
0
jeanluc
(28.05.20)
Dışardan bakanlar için kaçmak, eylemi gerçekleştiren için kurtulmaktır bence.
0
medre
(28.05.20)
bence bu ikisinden ziyade pes etmektir. gelecegi bilemedigimiz surece de erken pes etmektir hatta.
0
in vino veritas
(28.05.20)
Bir bildiridir, duruştur, tavırdır intihar, insanı en zor durumda dahi bırakmayan, canı için mücadele etmesini sağlayan o iç güdünün bilinç tarafından görmezden gelinmesidir. Bir karardır intihar, kimi için çaresizlik yüzünden yapılmış bir eylemdir, kimi için aptallıktır, kimi için amaan dünyanın sonu mu sanki'dir, kimi için gururdur. Eylemi gerçekleştiren kişi tarafından ise tavırdır, geri kalanlara. Her hayatın bir hikayesi olmaz ama her intiharın bir hikayesi vardır.

Herkes kendi yaşadığı hayatla, edindiği bilgi ve tecrübelerle değerlendirir intihar edenin durumunu, ben olsaydım der, şöyle yapardım, bunun için kendimi öldürmezdim. Bu cümleleri kuran kişi, intihar edenin anne babasından doğsa idi, aynı hayatı yaşasa idi, aynı cümleleri kursa aynı cümleleri duysa, aynı şeyleri hissetse idi o da intihar ederdi oysa.

Ne kurtulmaktır, ne kaçmak. kaçmak olsa, kaç git zaten, dünya, ülke hatta şehir bile kocaman bir yer, kim bulacak kim bilecek kaçandan başka? Kurtulmak olsa neyin pahasına neyden kurtuldun? Kurtuldundan ne yaptın? Bildirinin, tavrın ne olduğunu bazen intihar eden hariç kimse anlamaz, her şeyi vardı mutluydu derler ama öyle değildir.

Şunu unutmamak gerekiyor, en iyi tanıdığınız kişi anne babanız bile olsa bilmediğiniz çok şey var. İnsanları, onların size izin verdiği kadarı ile tanırsınız.
0
selam
(28.05.20)
Yorulmaktır.
0
antihero
(28.05.20)
İkisi de değil bencilliktir. Bencilliğin en üst noktasıdır.
Kişiyi seven, önemseyen, o zamana kadar kendisine emek vermiş olan, arkasından üzülebilecek, kahrolacak kimseyi umursamamaktır.
0
elestirman
(28.05.20)
zamanında girişimde bulunmuş ve başaramamış, sonrasında tedavi görmüş olan BEN için kaçmaktır. başka insanları bu konuda yargılamayı doğru bulmuyorum, kimileri yıllarca uğraşıp da daha fazla güç bulamadıkları için intihar eder, hayatını kaybetmiş birine "kolayı seçmiş, kaçmış" demeyi kendi adıma doğru bulmuyorum. sadece kendi tecrübem ve kendim için konuşuyorum: benim için kaçmaktı. çünkü beceremeyip tekrar yaşamaya karar verince sorunlarımın çok büyük bölümünün terapi ya da ilaç kullanarak giderilebildiğini, insan içine karışmanın ve "bir şeyler" yapmanın ciddi ölçüde yardımcı olduğunu, insanların zaman zaman ağır psikolojik bunalımlar yaşayabileceğini fakat bunlardan kurtulabileceğini görmüş oldum. "hayatım bitti, yaşayacak bir şeyim yok - istemiyorum" dediğim gün ölmeyi başarsaydım, bugün "iyi ki yaşamışım, iyi ki tecrübe etmişim" dediğim şeylerin belki %50'den fazlasını yaşayamayacaktım.

çok mutsuz olursam "zaten sonunda ölücem, açıkçası kimse de beni umursamıyor, ne yaparsam kendime yapıyorum. biraz depresyona gireyim, saçmalayayım, anamı kemerle döveyim, sonra yine toparlarım" diyerek mücadele ediyorum. ölmeye gerek yok. insan sürekli değişiyor. ölüm değişim şansını yok etmektir.
0
der meister
(28.05.20)
intihar umutsuzlukla cesaretin kesistigi yerde gerceklesir diye bir laf var. kacmak da kurtulmak da degildir bence. kimse intihar eden birinin yasadigi surecleri de anlayamaz. empati falan hikaye.
0
kassiopeia
(28.05.20)
@kiyiya vuran dildolar

bireysellik olarak anlatılan kavramı çok yanlış anlamışsınız. "kişinin kendi hayatı kendi kararı" çok doğru bir bakış değil. insan sosyal bir hayvandır. Her zaman salt "ben" diye bir şey olamaz.

Arkadaşınız, eşiniz, sevgiliniz, çocuğunuz, anneniz-babanız size gelip de "ben intihar edeceğim" dediğinde, "senin bedenin senin kararın" diyebiliyorsanız, tabii ki bu yazdıklarımı yok sayabilirsiniz.
0
elestirman
(28.05.20)
Ölüp gittikten sonra kaçmış olmanın anlamı ne ki... Bence kurtuluş. Ama bu yapılmasını gerektirir mi? Bence hayır. Kimse kendi için intihar etmez. Etrafında cezalandırmak istedikleri birileri vardır onun için intihar eder. Sırf birilerini suçlu hissettirmek için kendi hayatına kıymak yanlış bence.
0
black holes in the sky
(28.05.20)
Yaşarken kaçamadığı şeyden ölerek kurtulmak.
0
ruhen hastayim ben
(28.05.20)
üşenip okunmazsa aşağıdaki doğrudan söyliyim,
kaçmaktır.


yıllar önce yazdığım kitabın giriş pasajının bir kısmı sorunuzla epey ilintili ilerlemiş:

Sualler sormak uzun vakittir, biricik uğraşım oldu. Cevap verecek kimsenin olmamasını da umursamıyorum üstelik.
İyi hissetmiyorum. Yine ağrılar saplanıyor hafızama. Vazgeçmek geliyor içimden, "ne varsa boş ver" diyor birileri sanki. Burada geçen zaman içinde çokça düşünüp bir konuda karar verdim galiba. Benim teorime göre, bence herkes, yani en azından bir defa, masada bir seçenek olarak intiharı aklından geçirmiştir. İntihar, sadece bir şeylerden kaçmak, ya da her şeyden. Bu mevzuuda yalnız olmadığımı hissediyorum. Evet evet kesinlikle, çünkü ölüm bir azadtır. Bir kaçış, bir kurtuluş olmasa da kaçış. Kim kaçmak istemedi ki bir şeylerden. Çok insan kaçar, kaçmak kabahat midir?
Söz gelimi Halil Bey. Onun da benim gibi kaçmak istediğini garanti ederim. Çünkü kötürüm biri olarak yıllarını geçirmiş, sadece bunun için bile en güzelini hak ediyor. Halil Bey benim gibi düşünen kişilerin belki de başında geliyor. Çünkü öldüğünde cesedindeki arıza onu ilgilendirmeyecek artık, teninden sıyrılacak, istediği gibi koşabilecek yani, çilesi sona erecek, tıpkı yirmilik bir delikanlı gibi. Halil bey için bizden daha başka şeylerle gelecek ölüm. Özlemini çektiği şeylerle.
Ben de Halil Bey kadar hakkım olmasa da bekliyorum. Lakin bazen, bir şeyler başıma vuruyor sanki. Sanki bastırıp beni suya batırıyor. Deryanın ortasında kalmışım gibi oluyor bazen. Dibe itiliyormuşum gibi. Son zamanlarda çok yaşar oldum bu hissiyatı. Tıpkı boğuluyor muşum gibi hissediyorum.Tıpkı önceki gece traş olurken kafamın içindeki bağırışlarda olduğu gibi. Sanki biri bana mütemadiyen ''zamanı geldi'', ''artık gitme vakti'' diyordu. O denli kuvvetli ki, neredeyse arkamdan iten bir el hissedecek kadar.
0
firemanjonny
(28.05.20)
Son söz benim intihar eğer gerçekten yapılması için
gerekliyse hem kaçmaktır hem kurtulmaktır.
0
🌸bundanboyle
(30.05.20)
(5)

Araç lastik önerisi

sylr
2017 Nissan qashqai 1.6 dci.Üzerindeki lastikler 215/60 R17.Yazlık lastik alacağım.Continental marka olarak iyi biliyorum ama eco contact 6 kötü diyorlar.Michelin, bridgestone, Lassa. Ne önerirsiniz ?Sabah almam gerekiyor.
2017 Nissan qashqai 1.6 dci.

Üzerindeki lastikler 215/60 R17.

Yazlık lastik alacağım.

Continental marka olarak iyi biliyorum ama eco contact 6 kötü diyorlar.

Michelin, bridgestone, Lassa. Ne önerirsiniz ?

Sabah almam gerekiyor.
0
sylr
(28.05.20)
Hankook Ventus prime 3 . Ben alamadım bari sen al.
0
Mistyimage
(28.05.20)
@mistyimage ben aldım yağmurda en iyi tutuş sağlayan lastik ancak ömrü diğerlerine göre kısa.

lastik kalite sıralamaları şöyle:
1. michelin continental pirelli sağlamlık dersen goodyear
2. hankook bridgestone dunlop
3. kumho
0
mikahakkinen
(28.05.20)
goodyear, continental ve michelin(runflat idi) yazlıklarını kulandım. en çok goodyear'ı sevdim. çok sessizdi. eşşeğe biner gibi araba sürmeme rağmen yolda tuttu beni sağolsun.
0
alperz
(28.05.20)
morella
(28.05.20)
@mikahakkineneksi benim taban 225 zaten 35k da bitiyor ömrü. Daha kısa olmaz heralde
0
Mistyimage
(28.05.20)
(5)

alınır mı?

günaha davet
https://www.underarmour.com.tr/tr-tr/erkek-ua-tribase-reign-2-antrenman-ayakkabisi/3022613.html?dwvar_3022613_color=301&dwvar_3022613_size=10&CID=PLA|TR|NB|GGL|all|universal|all|all||||pla-universal&gclid=EAIaIQobChMIjY7pl9nU6QIVkMCyCh2_fgUOEAkYAiABEgK29_D_BwE
0
günaha davet
(27.05.20)
Fena değil ama çok pahalı bence.
0
himmet dayi
(27.05.20)
225 55 60 lastik aldım 750 tlydi tanesi.
0
mikahakkinen
(27.05.20)
Renk kötü + pahalı = almam.
0
allahkitapwesli
(27.05.20)
beğendim ben. indirim de vamrış yapıştır bence
0
gonzo opera
(27.05.20)
Metcon 5 çek pişman olmazsın
0
shredd
(28.05.20)
(14)

Çamaşır makinesi alacağız ne alalım?

golgi aygıtı
merhabalar, anne evine çamaşır makinesi alacağız fakat ne model bilgimiz var ne de özellik. en son çamaşır makinesini 27 sene önce almıştık çatır çatır çalışıyordu ama son 1 aydır arada tekler oldu. en son geçen gün sigortaları attırınca artık yeni bir makine almanın zamanı geldi dedik.eski makinemi
merhabalar, anne evine çamaşır makinesi alacağız fakat ne model bilgimiz var ne de özellik. en son çamaşır makinesini 27 sene önce almıştık çatır çatır çalışıyordu ama son 1 aydır arada tekler oldu. en son geçen gün sigortaları attırınca artık yeni bir makine almanın zamanı geldi dedik.

eski makinemiz arçelikti. yenisinde regal, vestel gibi markalardan uzak duracağız sanırım araştırdığım kadarıyla önerilmiyorlar. en azından 10-20 sene gidecek bir makine olsa çok güzel olur. devir olayını pek anlamıyorum ama annem tizi biri temiz yıkasın ister makine, yeri geldiğinde yorgan atar yeri geldiğinde uyku seti atar içine. sanırım en az 9 kilo falan yıkamalı bu nedenle. kurutma özelliği olmasına gerek yok ama 500-600 lira fark ediyorsa kurutma özelliği de ekleyebiliriz.

bütçe: gönül ister ki maks 2.5e güzelini bulalım ama zor galiba. en fazla 3.5'a çıkabiliriz sanırım.

allahını seven üstüme link atsın.
0
golgi aygıtı
(27.05.20)
Samsung WW90J5475FX A+++ 9KG
0
aids rakun
(27.05.20)
@rakun sizin modelle bunun arasında ne fark var?
www.hepsiburada.com

sizinki: www.hepsiburada.com

renk dışında tabi
0
🌸golgi aygıtı
(27.05.20)
siemens WM06B061TR var bizde 3 yıldır çok memnunuz. çok güzel temizliyor.
0
theseachange
(27.05.20)
Siemens'in aynı özelliklerinde Profilo alabilirsin.

Fiyat olarak Siemens > Bosch > Profilo şeklindedir. Ancak bu üç marka birbirinin aynısı. Hiçbir kalite farkı yok. Aynı üretim bandında aynı malzemeler ile üretiliyorlar. Profilo en hesaplısı.
0
himmet dayi
(27.05.20)
siemens var evde. ama beko öneririm.
0
mikahakkinen
(27.05.20)
Soruya cevap değil ama 10-20 sen gidecek makine zor artık, onlar eskidendi. O bozulan makineniz işte öyleydi, gerçek Arçelik. Şimdikiler taş çatlasa 8-10 sene dayanır.
0
allahkitapwesli
(27.05.20)
Beko kullaniyoruz ben ve arkadaslarim yillardir, memnunuz. (Yurtdisindayiz, beko satiliyo burda cok)
0
kuehles blondes
(27.05.20)
Samsung almayin
0
m orak
(27.05.20)
LG aldım geçtiğimiz yaz 2.000 liraya.

Baya sağlam, tavsiye ederim.
0
aynabugusu
(27.05.20)
Hotpoint Ariston almistim bi 5 yil falan oluyordur hala canavar gibi calisiyor gram gurultu yok.
0
msb
(27.05.20)
Kasım ayinda aldim makine ve almadan da çok arastirdim.
Bir kere bunun pek bir markasi yok, electrolux alan arkadasim var 3. Senesinde ariza yapmis misal.

Tavsiyem bir kac kriter belirleyin;
Kg, enerji sarfiyati, dakika gostersin mi, kurutma olsun mu, kisa program/hassas program/yorgan yikama gibi programlar olsun mu, tuslar dokunmatik mi yoksa normal tus mu, kac db ses cikiyo vs diye bakin.
Marka kisminda onemli olan servis, ülkeye gore değişiyor bu o yüzden internette falan bakın.

Bu arada marka degil model onemli. Bir firmanin x modeli iyi ise y modeli de iyi olacak diye bir kaide yok. Onun tasarımında bir hata vardir ariza cikariyordur misal. Var böyle olaylar.

Bu arada bir tavsiyem de kesinlikle ürünü gidip bir mağazada gormeniz. Boyle cok beyaz esya eledik, tuslari dandik geldi, o dönen yer cok dandik plastikti, kapisi kötüydü vs derken cok eledik. Her ürünü elleye elleye aldik.

Bu arada siemens, bosch, profilo ayni ürünler demek de garip olmuş. Oyle bir yazilmis ki sanki uzerine marka yazip geçiyor yüz milyar euroluk firma bunu da kimse anlamiyor. Tabiki Türkiye'de uretilen urunlerde seat ibiza/wv polo benzerligi olabilir ama icindeki raflar ayni mi, disindaki lcd ayni mi, kompresör ayni mi vs diye gider.

Ürünlerin menseisine bakarak avrupada mi Türkiye'de mi üretildiğinden bakabilirsiniz. Bu fransa'da cok önemli çünkü insanlar avrupa dışında uretilmis urunleri sevmiyorlar, en basiti Türkiye'de üretilen renaultlara bile laf atiyorlar. Misal hemen baktim bir siemens Darty uzerinden; almanya, polonya, cin ve Türkiye üretim var. Demek ki en iyi ihtimal 4 farkli hattan gidiyor kısacası bütün siemens grubu kaliteli demek olmaz.
0
logisticsmanager
(27.05.20)
Bu arada artık 20 sene dayanacak araba bile yapmiyorlar, bırakın beyaz esya.
Teknoloji o kadar hizli ki su an odediginiz elektrik faturasini belki yariya dusurecek teknoloji bile olabilir 10 seneye. Bu sebepten 6-7 bile sikintisiz ciksa güzel yani.

Tahminen zamani geldiginde tamir etmek yenisini almaktan daha pahalı olacaktır.
0
logisticsmanager
(27.05.20)
Profilo tabii ki
0
Mistyimage
(28.05.20)
@logisticsmanager

hocam Siemens Bosch ve Profilo aynı fabrikada üretiliyor (BSH) bilmem bunu biliyor musun.

Temel olarak aslında dediğin doğru. Sadece logosu değişiyor denilebilir. Elbette tasarım farkları var. Ama onun dışında üretilirken kullanılan malzemelerin çoğu ortak. Ortak olmayanların da kalitesi birebir aynı. Aynı segment ürünlerden bahsediyorum tabii ki.

Vestel/Regal gibi bir ayrım yok mesela bu markalar arasında. Aradaki fiyat farkı marka değeri ile ilgili.
0
himmet dayi
(28.05.20)
(10)

Netflixçiler

durgunfoton
Arkadaslar netflix sorusu cok soruluyor biliyorum ama ben de sormak istedim,Uye oldum, bir kac film falan izledimBana dizi veya film onerir misiniz?Crown'u falan izledim ama sikildim. Agir seyler degil de basit, eglenceli biseyler. Sherlock en sevdigim dizi muzigini duyunca bile seviniyorum ama ilgi
Arkadaslar netflix sorusu cok soruluyor biliyorum ama ben de sormak istedim,
Uye oldum, bir kac film falan izledim
Bana dizi veya film onerir misiniz?
Crown'u falan izledim ama sikildim.
Agir seyler degil de basit, eglenceli biseyler.
Sherlock en sevdigim dizi muzigini duyunca bile seviniyorum ama ilgiyle izleyecek gucum yok yani.

Tesekkurler.
0
durgunfoton
(27.05.20)
sex education.
çok eğlenceliydi.
0
blatta hiberna
(27.05.20)
Dizi: IT Crowd
Film: The Invisible Guest
0
himmet dayi
(27.05.20)
the good place
good girls
0
in vino veritas
(27.05.20)
Love
0
heritage
(27.05.20)
Brooklyn nine nine
0
elorelia
(27.05.20)
Into the Night.

Evet mantık hataları var. Ben şahsen bir şey izlerken en ufak mantıksızlıkta rahatsız olurum. Ama bu dizi o kadar mantıksızlığa rağmen hiçbir şey düşünmeme izin vermedi. Sürekli bi hareket, aksiyon falan.
İzleyeyim vakit geçsin, kafam dağılsın deniyorsa izlenebilir.
0
anatomik
(27.05.20)
halen izlemediysen, en acil tarafından:
(bkz: love death & robots)
0
late viper
(27.05.20)
B99
Hollywood
The Good Place
0
black holes in the sky
(27.05.20)
lillyhammer
outlander
lucifer.
0
mikahakkinen
(27.05.20)
rick n morty
0
tantunizade murat efendi
(28.05.20)
(8)

Kamu personelleri bakabilir mi?

gakgul
Merhaba,Kamu personeliyim, cumhurbaşkanlığı kararnamesinden sonra dönüşümlü çalışmaya başlamıştık. Şimdi pazartesiden itibaren, idari izinli sayılan personeller hariç herkesin işe başlayacağı duyuruldu. 1500'den fazla kişinin çalıştığı bir kurumdayım ve riskin yüksek olduğu bir şehir. Cumhurbaşkanlı
Merhaba,
Kamu personeliyim, cumhurbaşkanlığı kararnamesinden sonra dönüşümlü çalışmaya başlamıştık. Şimdi pazartesiden itibaren, idari izinli sayılan personeller hariç herkesin işe başlayacağı duyuruldu. 1500'den fazla kişinin çalıştığı bir kurumdayım ve riskin yüksek olduğu bir şehir. Cumhurbaşkanlığından dönüşümlü çalışma bitmiştir şeklinde bir karar çıkmadan bu yapılan doğru mu sizce?
Ve sizin kurumlarda durumlar nasıl? Normalleşmeye geçiliyor mu?
0
gakgul
(27.05.20)
Bize bir mail geldi taslak olarak düşünülmüş ama henüz kesinlik kazanmamış. Denilene göre 2 kişilik odalarda 1, 4 kişilik odalarda 2, 5 ve üzeri kişilik odalarda en fazla 3 kişi olacak şekilde planlama yapın, çalışanlar haftalık veya günlük dönüşümlü olarak gelsin demişler. Muhtemelen 1 hazirandan sonra bu sistem uygulanacak.

Enerji bakanlığına bağlı bir kurum.
0
ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates
(27.05.20)
1 Haziran'dan itibaren normal mesaiye dönüyoruz biz de, biraz önce mail geldi. 2 aydır 1+1 çalışıyorduk, bulunduğumuz büroda bir gün gelip bir gün gelmeyecek şekilde yedekli/dönüşümlü çalıştık.
0
Abdurrahman
(27.05.20)
Herkesin aynı anda başlaması büyük sıkıntı biz ofiste 4 kişi çalışıyoruz mesela. Ve büyük bir oda değil. Bizden daha kalabalık çalışan ofisler var. Bunun yemekhanesi, servisi var.
0
🌸gakgul
(27.05.20)
adalet bakanlığına bağlı bir kurum.zaten karantina sürecindeyiz bize gelen yazı yok bekliyoruz.
0
mikahakkinen
(27.05.20)
Bize de herhangi bir duyuru yapılmadı. (Bir devlet üniversitesinde araştırma görevlisiyim)
0
tss
(27.05.20)
eşim de devlet kurumunda konya'da. 3 hafta önce dönüşümü bitirip çağırdılar tam zamanlı başladı.
0
adivar
(27.05.20)
12 Mayıs'tan beridir biz her gün gidiyoruz...
0
hayalhayal
(27.05.20)
2 hafta önce bitirdi bizim müdür, 20 küsür kişi çalışıyoruz aynı yerde. henüz yazıyı görmedim söylenti var (tkgm)
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(27.05.20)
(2)

Ptt şubeleri

meraklitursucu
Tüm şubeler ne zaman açılacak acaba? Telefonlar açılmıyor.
Tüm şubeler ne zaman açılacak acaba? Telefonlar açılmıyor.
0
meraklitursucu
(27.05.20)
şubeler açık.
0
mikahakkinen
(27.05.20)
Bugün gittim şubeleri açıktı.
0
maxim gorki
(27.05.20)
(7)

Ahşap kesme tahtası nasıl temizlenir?

azazel13
Sirke, tuz, limon vs tavsiye ediliyor da tahta üzerindeki lekeleri çıkartmaya yetmiyor. Nedir bunun en doğru yolu?
Sirke, tuz, limon vs tavsiye ediliyor da tahta üzerindeki lekeleri çıkartmaya yetmiyor. Nedir bunun en doğru yolu?
0
azazel13
(27.05.20)
Lekeler içine işlediyse tek yol zımpara, sonra da üzerine danish oil denilen yağla yağlama.
Başka yağlarda var ama çok iyi bilmiyorum.
Ya da hiç yaglamazsiniz. Vernik ise sağlığa zararlı olabilir, bilgim yok.
0
kisa
(27.05.20)
at. içine her türlü bakteriyi alıyor. cam al dicem o da çok ses yapıyor.
0
mikahakkinen
(27.05.20)
Valla hiçbir şey anlamadım bu işten. Cam desen rahat çalışılmıyor, plastik desen tehlikeli deniyor. Ahşap desen temizlik açısından pratik değil. Yani hijyen açısından ahşap tahtada ne tavsiye ediyorsunuz kısaca?
0
🌸azazel13
(27.05.20)
Geçenlerde ahşap için o kadar da kötü olmadığını okumuştum ama şimdi bulma. İmkanım yok Malesef.

Ben arada bir ahsabi ocakta alev üzerine tutuyorum doğrusu. Leke vs temizliğinden ziyade hijyen için ise yaradığını düşünüyorum.
0
kisa
(27.05.20)
çiğ et kestiğin tahtayı ayrı kullanırsan bu hijyen konusunda çok sorun yaşamazsın. bağışıklık sistemimiz o kadar da güçsüz değil, kesme tahtasındaki hijyensizlik sorun yaratıyor olsaydı hepimiz hastalanmıştık.

et için kullandığında risk daha yüksek, kestikten sonra pişirme yapmayacağın(salata vb) malzemeler için ayrı bir tane kullanırsan riski oldukça azaltmış olursun.
0
Bruce
(27.05.20)
Ayrı kullanıyorum hepsi için en az 4-5 tane kullanıyorum. Peki ne kullanayım temizlik için bir tavsiyesi olan yok mu? Sirke, karbonat, limon vs. Siz ne kullanıyorsunuz?
0
🌸azazel13
(27.05.20)
Ahşap tahta malesef temizlenemez. Belirli bir süre sonra atmak gerek. Zımpara vs. de yapsanız gözenekleri bakterileri bir süre sonra yine içinde barındıracak. Sorunuza yanıt değil ancak en sağlıklı malzeme polietilen. Polietilen kesme tahtaları prof. mutfaklarda kullanılsa da, ev için küçük boyutluları var. Bunları da mümkünse her ürün için renklerine göre, değilse en azından et-tavuk ve sebze için en az iki tane almanızı tavsiye ederim. Bu tahtaların da traşlanması için özel aparatlar var, ancak fiyatlar uygun. Periodik olarak bunları da traşlar ya da traşlatırsanız en sağlıklı sonuca ulaşırsınız.

Edit : Örnek link bırakıyorum, rastgele ilk karşıma çıkan bu. Araştırıp kendi ölçünüze göre alabilirsiniz urun.n11.com
0
tss
(27.05.20)
(4)

Bankalarda bugün yigilma olur mu?

superfluid
Atm den ya da online yapamayacağım bir işlem için iş bankasına gitmem gerek. Merkezi bi bankada sadece 2 kişi ve aşırı yavaş çalışıyorlar maalesef. Bugün mü gideyim yarın mı daha az insan olur bilemedim.
Atm den ya da online yapamayacağım bir işlem için iş bankasına gitmem gerek. Merkezi bi bankada sadece 2 kişi ve aşırı yavaş çalışıyorlar maalesef. Bugün mü gideyim yarın mı daha az insan olur bilemedim.
0
superfluid
(27.05.20)
Yarına bırakabiliyorsan yarına bırak. Bugün 4 günlük yasağın ardından ilk iş günü olduğu için biraz daha fazla insan olur sanki. Ama yığılma olacağını sanmıyorum.
0
himmet dayi
(27.05.20)
ben küçük bir ilçe de yaşıyorum 5 er kişi alıyorlar ve çok yoğun.
0
mikahakkinen
(27.05.20)
yarın sabah erken saatte gidin derim.
0
whoosie
(27.05.20)
Çarşamba git sabah erkenden sıraya gir.

Heryer acayip yoğun kargolarda bile 50 kişi sıra var

edit: benim kafa uçmuş bu günü pazartesi sanıyordum.

aslında normaldir çok bunaldım ben, bu 4 günlük yasakta, milletin çoluğu çocuğu teyzesi dedesi hepsi kol kola girip halay çekerken, ben virüs kaparım korkusuyla çıkamadım hiç bi yere.
0
hem şişko hem deli
(27.05.20)
(4)

Seyahat yasağı hakkında

grid
Seyahat yasağı olmayan bir ilden gene seyahat yasağı olmayan bir ile gitmek seyahat iznine tabi değil. Ancak örneğin ben aydından trabzona seyahat etmek istiyorum. Her iki il de 15 şehir içinde değil. Ama giderken ankara üzerinden şehirler arası yolu kullanacağım. Bu durumda bundan nasıl etkilenirim
Seyahat yasağı olmayan bir ilden gene seyahat yasağı olmayan bir ile gitmek seyahat iznine tabi değil. Ancak örneğin ben aydından trabzona seyahat etmek istiyorum. Her iki il de 15 şehir içinde değil. Ama giderken ankara üzerinden şehirler arası yolu kullanacağım. Bu durumda bundan nasıl etkilenirim. Bir sorun olur mu?
0
grid
(26.05.20)
olur tabiki. 15 ile giriş çıkış yasak. e devletten formu doldururken zaten sana her şeyi soruyorlar.
0
mikahakkinen
(26.05.20)
Seyahat yasağı olan illeri giriş çıkışı yasak olarak düşünün.
Ankaraya seyahat izni olmadan giremezsin. Girişte belge isterler. Ankarada durup durmayacağın, kaç gün kaç saat duracağın girişteki adamın kontrol edemeyeceği birşey.

uçak gibi transit düşünmeyin, onda uçaktan ayrılmıyorsunuz. Ama ankara ya girdikten sonra trabzon a gitmeyebilirsiniz kalabilirsiniz de. o yüzde girişler yasak
0
efruz
(26.05.20)
giriş çıkışlar yasak falan değil cuma günü(seyahat yasağı devam eden 2 şehirden geçerek-kayseri&ankara- istanbula geldim aracımla. ankara girişinde hiç kontrol yoktu. bütün yol 5 kere kontrol vardı kimse evrak sormadı sıraya giren tüm araçlar geçtik. herkesin mi geçerli bi sebebi vardı da izin alabildi bilemiyorum
0
melodi
(26.05.20)
@melodi ben olsam kesin ceza yemiştim. İnsanlar dediğin gibi gidiyorlar. Biz memlekete gideceğiz kaç kere başvurduk izin alamadık
0
🌸grid
(27.05.20)
(7)

110.000 e kadar araba ne alınır?

horizon
Merhaba makaimum 110.000 e kadar hangi araba alınır ? Aile aracı olacakOtomatik Dizel Toyota corollaHonda cıvıclere baktım Siz olsanız ne alırdınız
Merhaba makaimum 110.000 e kadar hangi araba alınır ?
Aile aracı olacak
Otomatik
Dizel

Toyota corolla
Honda cıvıclere baktım

Siz olsanız ne alırdınız
0
horizon
(26.05.20)
corolla alırdım
0
jelly bear
(26.05.20)
honda
0
since1907
(26.05.20)
Benim yazdıgım araçlar dışındaki önerilere açığım
0
🌸horizon
(26.05.20)
Megane 4 alırdım ben olsam.
0
tss
(26.05.20)
golf
0
ehti
(27.05.20)
Hocam performans aramazsan fiat 500L, yazdigin araclara gore cok daha genc, temiz ve dusuk km bulunur. Tam bir aile araci, performans dusuk, vites bir dsg degil elbette ama ici cok ferah, cok az yakar.
0
pofudukayi
(27.05.20)
baktıklarına ben en mantıklısı bu araçlar.
0
mikahakkinen
(27.05.20)
(6)

bisiklet sorusu

taha1907
merhabalar. bim'e yarın gelecek şu bisiklet nasıl sizce ? arada çıkıp sahilde sürmek için almayı düşünüyorum.https://www.bim.com.tr/aktuel-urunler/26-jant-21-vites-bisiklet/aktuel.aspxfiyat/performans olarak alınır mı ? bisikletten hiç anlamam.
merhabalar. bim'e yarın gelecek şu bisiklet nasıl sizce ? arada çıkıp sahilde sürmek için almayı düşünüyorum.
www.bim.com.tr

fiyat/performans olarak alınır mı ? bisikletten hiç anlamam.
0
taha1907
(26.05.20)
bu fiyata alınır tabi. bedava. amortisörlü falan dağ bisikleti. buna 2 tane çamurluk bağla ondan sonra dağ tepe gez.

bu fiyata ben bunu kilitlemeden kullanırım aman gitse ne olacak ya diye.

ama alamazsınız bunu bırakmazlar size.
0
ozdek
(26.05.20)
Fiyatı iyiymis hakikaten ama ağırlığı ne acaba, çelik kadro ağır olur. Aktarıcılari, vites aynakol ruble filan dandik öyle görünüyor lastikleri dandik onu söyleyeyim. Bilgi yok zaten. Bu paraya da bu olur

Edit: bence de bilindik bir markanin ikinci el bir ürünü daha mantıklı hatta decathlnda hibrit bisiklet vardi 800 liraya. Ona bakın.
0
karacigerim vur kadehlere
(26.05.20)
benim zamanında bisiklet tamircisi bi arkadaşım vardı, sık sık çay içmeye sohbete giderdik.

sene tabi 2007 2008 bu, hani süper marketlere bisikletler gelmeye başlamıştı, hala da vardır.

hani o zamanlar atıyorum fiyat olarak en uygun bisikletler satılıyordu bu marketlerde, aklımda bir sürü isim vardı da carrefour ve kipa geliyor sadece.

neyse bu bisikletçi abi, o marketlerden alınmış bisikletlerin kurulumu için anlaşma yapmıştı, işte bisikleti alan , kutu içinde getiriyor, bu adam topluyor, içinde de bir kupon var o kuponu alıyor, sonra kuponlar karşılığı parça başı parasını alıyordu.

müşterilerin biri geliyor biri gidiyor, bisiklet demir bisiklet, 26 jant ama hafif, ulan benim bisikletim aluminyum, nerdeyse benimkinden daha hafif.

1 hafta 10 gün geçti, bisikleti alanlar bi hışımla bizim ustaya atar yapmaya başladı. örnek, çocuk bisikletle sağa düşmüş, direksiyon kırılmış ,atıyorum sola düşmüş, arka çatal kırılmış, hiç olmayacak bişey yani, ne düşünce direksiyon kırılır, ne şase yamulur, ne arka çatal kırılr, öyle bir sürü değişik markadan bir sürü değişik model geldi.

yani özetle hiç gerek yok abicim, sen bu paraya sağlam bir markanın ikinci el bisikletini bul bir elden geçir bin gitsin.

şimdi görmeden etmeden hatta binmeden binilmiyor.

zaten bi sene bi markayla çıkartıyolar, ertesi sene marka değiştiriyolar, renk model değiştiriyolar.

bin çeşit modeli vardı benim gördüğüm, amortisörsüz, tek amortisörlü, çift hatta 3 amortisörlü, disk frenlisi, envayi çeşit.

bi çocuk vardı çok fena yaralanmıştı, direksiyon keskin şekilde kırılmış çocuğun karnını yarmıştı bayağı bi ameliyat dikiş mikiş atıldıydı.
0
hem şişko hem deli
(26.05.20)
www.decathlon.com.tr
Bunun ikinci eline bakın.
0
karacigerim vur kadehlere
(26.05.20)
piyasada ortalama binilecek bisikletler 1500 tl ortalama. kadro kalitesinden vites kalitesine kadar değişken var. bimdeki markası belirsiz bisiklet alınmaz he alıcam diyorsan al bin.
0
mikahakkinen
(26.05.20)
Ara sıra düz yolda sahilde binmek için yeterli, tek problem istediğin vitesi istediğin zaman net olarak ayarlayamazsın.

Bire alırsın, ikiye kadar çıkar mesela. Dörde alayım dersin yediye düşer vs. Ama düz yolda ara sıra kullanan biri için problem olmaz.

Al dene, belki de bir kaç kereden başka binmeyeceksin. Bir köşede atıl duracak, aldın baktın sarıyo sahilde bisiklet sürme işi, o zaman kaliteli bir marka alırsın.
0
John Bloor
(27.05.20)
(4)

Dortmund - Bayern Munich maçını nereden izleyebilirim?

birşeylersoracağım
Bundesliga başlamış. Canlı maç izlemeyeli de çok oldu. Bu maçı, nereden nasıl izlerim? Şifresiz veren bir kanal var mı?
Bundesliga başlamış. Canlı maç izlemeyeli de çok oldu. Bu maçı, nereden nasıl izlerim? Şifresiz veren bir kanal var mı?
0
birşeylersoracağım
(26.05.20)
şifresiz veren kanal yok tabi ki. s sport 2'de yayınlanacak. nesine hesabında para varsa oradan da izlenebilir alternatif olarak.
0
bruges
(26.05.20)
footybite.com'da 5 bin tane link bulursun
0
der meister
(26.05.20)
bilyonere üye ol ücretsiz ancak bazen ses vs. olmuyor. ssport plusta kampanya var. 1 ay öde 3 ay izle 17tl.
0
mikahakkinen
(26.05.20)
reddit'te arat. illa vardır.
0
anarsika
(26.05.20)
(15)

hayatın bu adaletsizliği karşısında tutumunuz ne

tuborg yesili
Bunu nasıl aşıyorsunuz? Ben karantinanın da etkisiyle biraz varoluşsal krize girdim.Gerek aile gerek maddi durum olarak kimi insanlara hayat altın tepsiyle gelirken kimine tepsisiz geliyor. Bu durumda tepsisiz gelen istediği kadar çabalasın diğerinin standartlarına ya hiç erişemiyor ya da çok geç ya
Bunu nasıl aşıyorsunuz? Ben karantinanın da etkisiyle biraz varoluşsal krize girdim.
Gerek aile gerek maddi durum olarak kimi insanlara hayat altın tepsiyle gelirken kimine tepsisiz geliyor. Bu durumda tepsisiz gelen istediği kadar çabalasın diğerinin standartlarına ya hiç erişemiyor ya da çok geç yaşta bir kısmına belki erişiyor ama bu büyük fedakarlıklarla.
Bu durumun hazmı var mı?
0
tuborg yesili
(25.05.20)
Normalde bu düşünce tarzı ile yetiştirilmemiz gerekiyor, bunu karantina döneminde yani ancak başımıza gelince kendimizi o dezavantajlı grupta hissedince anlıyoruz maalesef. Ben o tepsisiz sunulan taraftaydım işe girene kadar, ama şimdi altın olmasa da altın karışımı bir tepsim var :) Bu durumun toplumsal olarak hazmı yok bence, bireysel olarak pek mümkün, şükür ki bireysel olarak hazmettiğimi düşünüyorum. Altın tepsi hep olacak, zaten onların normal dünya ile hiç alakaları yok o nedenle tepsisi altın olanları sil at zaten. Bireysel olarak alışkanlıklarımızı değiştirdiğimizde ( ki bu çok zor ama inkansız değil) o zaman anlamış oluyoruz işte tepsisizleri.
0
paramolacak
(25.05.20)
Bence bişeyleri değiştirmek büyük ölçüde kişinin kendi elinde. Doğuda bir köyden çıkıp muthiş kariyer yapıp 5 farklı ülkede yaşayan bir tanıdığım var. Kilit nokta erken yaşlarda işi sıkı tutmak. Erken dönemde farkındalık. 25'e kadar çok verimli bir süreç yaşarsan hayat senin sonrasında.
0
indifferent
(25.05.20)
kapitalizm bahsettiğiniz gelir uçurumunu yarattı.
ama tüm insanlık bazında fakirlik oranı son 200 senede %95'den %10'lara düştü (tam rakamları hatırlamıyorum). yani siz 300 senedeki avrupa krallarından daha yüksek kalitesinde yaşıyorsunuz. daha uzun yaşıyorsunuz. çok çooook daha iyi tıbbi imkanlara ulaşabiliyorsunuz. sadece krallar kadar kolay seks yapamıyorsunuz muhtemelen :)
kapitalizm abd kapitalizmi gibi vahşi değil ama avrupadaki gibi sosyal devlet şeklinde olmalı. hepten sosyalizmi getirirseniz zeki ve çalışkan insanlar motive olup üretmez ve insanlığın ortak yaşam kalitesi ilerlemez.
0
aslindasorunumpsikolojik
(25.05.20)
Hayat herkese eşit davranmıyor. Icerisinde bulunduğun durumu kabullenecek ve iyileştirmek icin elinden geleni yapacak, bu sirada da yasamini ıskalamadan devam ettireceksin.

Huzur ve sagligini koruyacak, gelecegini planlayacaksın.

Keşkelere takılmayacak, eğer boyle olsa şu olurdu gibi hiçbir faydası olmayacak düşüncelerden uzak duracaksın.

Isyerinde bir arkadaşım var. X liradan X tarihte X miktarda bitcoin alsam simdi bunlar bunlar olmustu hipotezleri uzerinden 6 saat aralıksız konuşabilir ama yıllardır hiçbir ise yaramadigi gibi bunları dusunme ve dusuncelerini dokme zamani bosa akip gidiyor. Bunun da farkında degil.


Her zaman bizden çok daha iyileri vardır. Erisilemeyecek hedeflerle ilgilenmemek lazım.
0
pass
(25.05.20)
Hiçbir şey altın tepsisiyle gelmiyor. Kuşaktan kuşağa aktarılan mal mülk için millet ne çileler çekiyor. Festivalde hoplaya zıplaya olmuyor
0
kickboxer
(25.05.20)
Kendi standartlarini sende olmayana gore belirlersen altin tepsin de olsa hazim sorunu yasarsin.
0
dunal
(25.05.20)
yok. düşünecek bir şey de yok. yüzyıllardır böyle bu durum. hırslı biri olmadığım için kafaya takmıyorum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.05.20)
hiç bir tutumum yok. overrated bir konu
0
dafuq
(25.05.20)
Öncelikle 1,6 Milyar çinli ya da 1,2 milyar hintliden biri olmadığın için şükret :)
2 mirasın var: Birisi finansal diğeri genetik. Genetik olana malesef bişi yapamazsın. Adam atanamamış dexter gibidir. Hiçbir yöntem seni bu adamla yarıştıramaz.
TR'deki %1'lik gelir sahibi ailede doğmuştur. Sıksan taşı yetişemezsin.
Sorgulaman gereken şey sana bu rekabet hissini, kıskanma/haset hissini (ben de kıskanıyorum dibine kadar) yaratan şey nedir? Onu araştır. Seni mutlu edecek şeylerle mi meşgulsün yoksa seni mutlu gösterecek şeylerle mi?
Çok iyi sevişen ama herkesin seni kötü sevişen biri olduğunu düşünmelerini mi istersin yoksa çok kötü sevişen ama herkesin seni iyi sevişen biri olduğunu düşünmelerini mi istersin?
0
rastinon
(25.05.20)
Hayat çok adaletsiz değil.

100 yıl evvelki bir kral veya padişaha göre çok daha sağlıklı, zengin yaşayabiliyoruz. Daha çok partnerimiz daha çok yemeğimiz daha rahat hayatlarımız var.
0
KaraSakall
(25.05.20)
Herkes söylediklerinde işin bir ucunda haklı.
Ben de şunu ilave edeyim, hayat zaten bu. Adil ya da adaletsizlik iyilik kötülük gözetmez.
Bunu insanlar yapıyor. Erken farkındalıkla cesaret ve Bira şansla (gerçekten gördüğüm. Kadarıyla biraz şans yeterli) insan durumunu değiştirebiliyor ancak asıl değişim insanın iç dünyası ile İlgili olmadıkça sıkıntılardan ne yazık. Ki kurtulamıyor.
Bunu şükret evladım diyen Nihat hatiooglu söylemleri gibi algılamayın tabi.
0
kisa
(25.05.20)
yukarıda yazılanların çoğu durumu açıklamış. ulaşılmak istenen durum nedir? tabi ki çevresel faktörler önemli ancak işin çoğu insanın kendisinde bitiyor. maslow'un hiyerarşi piramidini açıp kendinizin nerde olduğuna bakın.
0
mikahakkinen
(25.05.20)
bu hazmedilecek bir şey değil.
başkalarının hayatına bakarak, başkalarıyla rekabet ederek yaşayarak kendimiz olamayız.
her zaman daha iyisi vardır.
çok zengin olursun, yanındaki senden daha mutludur.
çok mutlu olursun, yanındaki senden daha sağlıklıdır.
çok başarılısındır, anan baban görmüyordur.
her şeyin vardır, ama yanındaki senden daha güzeldir, daha beceriklidir, daha zekidir, daha başarılıdır vb.

hayatın altın tepsiyle gelmesi diye bir şey yok.
bu çok yanlış bir düşünce.
şu anda "yaa o kadar param olsun, onların derdini yaşayayım, benim şimdiki derdimin yanında o ne ki?" diyorsunuz belki bazıları için ama işin aslı öyle değil.
hayatta herkes sahip olduğu şeylerin bedelini öder.

para ölçüsü üzerinden konuşuyorsak, murat övüç de, ali koç da kişisel hayatlarında kendilerine göre bedeller ödüyorlar.
ya o noktaya gelene kadar kendilerine göre ödünler veriyor, fedakarlıklar yapıyor, zorluklardan geçiyor, ailevi sorunlar yaşıyorlar ya da sahip oldukları imkanların dayattığı sınırlarla yaşıyorlar, büyük sorumluluklar alıyorlar, beklentileri karşılamaya çalışıyorlar.
yani birileri yatarken üzerlerine bir yerden bir şeyler yağmıyor.
kimsenin hayatı kolay değil.

zaten bizim ülkemizdeki temel sorun da budur.
herkes her şeye sahip olmak ister, ama kimse bedel ödemek istemez.

kendi hayatınıza bakacaksınız, kendi yolunuzda gitmek istediğiniz yeri belirleyeceksiniz.
herkes her şey olamaz ama kendinizi tanıyıp kendi potansiyelinizi maksimize etmek için uğraşacaksınız.
hayat sizin hayatınız, başkaları düşünülerek yaşanmaz.
0
blatta hiberna
(25.05.20)
Hayatın adil olacağı veya olması gerektiği önkabulüyle hareket edince tabii ki bir hazımsızlık oluşuyor doğal olarak ancak hayat neden adil olmalı? Yani eğer adalet olacaksa bir kere dünyaya gelmek istiyor musun istemiyor musun diye sorulurdu önce, "bak kardeşim şartların şu olacak, var mısın yok musun" gibi bir seçme yapılsa bir nebze adaletsizlikten dem vurabilirdim ama fırlatılıp atıldık işte. Hiçbir mantığı yok bana göre.
0
vedatchilipeppers
(25.05.20)
hayatın maddi olarak bir adaletsizlik yarattığını sanmıyorum, herkes tam olarak kendisinin (ve önceki nesillerinin) tercihlerini yaşıyor denebilir. benim hayatla ilgili gördüğüm tek adaletsizlik sağlık ve ömürle ilgili olanlar. sağlık sorunları yaşayan yaşıtlarım mesela çok üzüyor beni.
0
roket adam
(25.05.20)
(4)

Powerbank tavsiyesi

takıl yani takmıyo belli
20bin ya da 30binlik düşünüyorum.Hangi marka alırsam üzmez? Ek: Bi arkadaş BİM’e 119₺ ye 30binlik geliyor demiş. Büyük ihtimalle almam ama sizin görüşünüz nedir? Markası polosmart mış.
20bin ya da 30binlik düşünüyorum.
Hangi marka alırsam üzmez?

Ek: Bi arkadaş BİM’e 119₺ ye 30binlik geliyor demiş. Büyük ihtimalle almam ama sizin görüşünüz nedir? Markası polosmart mış.
0
takıl yani takmıyo belli
(25.05.20)
Yarı. Hepsi burada da xiaomi için indirim olacak ona bakın bence
0
kisa
(25.05.20)
xiaomi huwaei
0
mikahakkinen
(25.05.20)
Bim iadede sorun yaşatmaz genelde. Alıp denerim dersen bak derim. 20binlik Xiaomi olabilir kalitesi belli zaten markanın.
0
Topalordek
(25.05.20)
baya ağır olacak almadan önce bir bak derim.
0
orpheus
(25.05.20)
(7)

Lastikçiden almak vs Hepsiburada'dan almak

dizicolleague
Lastiği internetten alsam diyorum ama bu lastikleri ben takamayacağıma göre lastikçiye gitmem gerekecek. Lastikçinin dört lastiği takmak için aldığı ücret nedir ortalama? Buna göre lastikçiye aynı lastiğin fiyatını sorup değerlendirme yapacağım.
Lastiği internetten alsam diyorum ama bu lastikleri ben takamayacağıma göre lastikçiye gitmem gerekecek. Lastikçinin dört lastiği takmak için aldığı ücret nedir ortalama? Buna göre lastikçiye aynı lastiğin fiyatını sorup değerlendirme yapacağım.
0
dizicolleague
(24.05.20)
Binek araçlar için 90 tl lastik tak sök. Ayrıca hepsiburadan 4. Mayısta sipariş ettiğim telefonum hala gelmedi haberin olsun. Hepsiburada pişmanlıktır.
0
pavlov un kedisi
(24.05.20)
zamanında 2 defa aldım. o zamanlar lastik takma 50 60 lira falandı ve o halde bile çok daha karlıydı. neredeyse yarım lastik falan kara geçmiştim.

kışlıkları 60a taktırmıştım kasım aralık gibi. şimdi de olsa olsa 70 olur. mahalledeki izbe lastikçiye gidiyorum ama. öyle bol panolu ledli yerlere gidersen daha pahalı fiyatlar çekebilirler.
0
argent dawn
(24.05.20)
rot ayarı falan da yaptıkları için 150 kağıdı bulabilir. ama düşündüğünüz şey mantıklı, ben direkt lastikçiye gitmiştim. lastiğin tanesi 750 lira olduğu için güzel zarar etmiştim.
0
bruges
(24.05.20)
İstanbul Kartal’da sök tak 80 tl idi 3 hafta önce taktırdım.
0
kilimanjaro
(24.05.20)
lastikte değişken çok üretim tarihi en önemlisi. yetkili servislerde taktırmak daha mantıklı. ölçünü belirle arayıp fiyat iste.
0
mikahakkinen
(24.05.20)
taktırcağım lastikçiye gittim başka marka satıyordu, işçilik fiyatını sordum sana kargolatsam olur mu dedim

100 lira sök-tak, 50 lira da sibob aldı 2019

bayiye göre 170 lira farketmişti
0
bir soru sorcam
(24.05.20)
İki araba için lastik aldım. Biri internette daha ucuzdu ordan aldım sök tak dahil 160 lira ucuza geldi. Diğeri bayide ucuzdu oradan aldım 150 lira ucuza geldi. Almak istediğin lastiği belirleyip hem internetten hem de bayilerden fiyat al.
0
Depik
(24.05.20)
(3)

Araba'da kaç kişi oturabiliyoruz.

hayaletimsi
Seyahat izin belgem var. Bir ara ön tarafta sadece şöför arkada 2 yolcu oturabilir, şöför yanı boş kalıcak diye bir bilgi vardı.Geçerli mi bu hala?
Seyahat izin belgem var. Bir ara ön tarafta sadece şöför arkada 2 yolcu oturabilir, şöför yanı boş kalıcak diye bir bilgi vardı.

Geçerli mi bu hala?
0
hayaletimsi
(24.05.20)
bir araba da 3 kişi.
0
mikahakkinen
(24.05.20)
Ben de merak ediyordum buu. Çocuklar dahil mi? O konuda bir açıklama var mı?
0
vampir akrep
(24.05.20)
çocukları bilmiyorum ancak biz izin alırken en fazla 3 kişi dediler. araba ruhsat fot.,nüfus cüzdan fotokopileri ve neden gittiğiniz dair belgeyle izin verdiler.
0
mikahakkinen
(24.05.20)
(6)

Klima

Euxinos
Arçelik klimalar nasıldır ?
Arçelik klimalar nasıldır ?
0
Euxinos
(23.05.20)
İyidir.
0
ozdek
(23.05.20)
Bizde var güzel.
0
Sonsuzluk ve Bir Gün
(23.05.20)
8 sene önce en ucuzunu aldım. hala canavar gibi.
0
rastinon
(23.05.20)
arçelik ürünlerini severim ama...aldığım inverter klima mesela soğutma için 24 derece seçmişsem boyuna çalışıyor (tamam inverter'lar devamlı çalışır onu kastetmiyorum) ama oda buz gibi oluyor...sanki ayarı bozuk, oda sıcaklığını mı algılamıyor ne ? başka bir nedenle gelen servise söyledim baktı etti, sıkıntı yok deyip kaçtı.
0
alicandan
(23.05.20)
bizim eski evde vardı memnunduk baya
0
bbb_1
(23.05.20)
abi klima diyorsan mitsubishi daikin fujitsu toshibadır ya. arçelik klimadan ne anlar la? iyi midir iyidir. hiç kimse malına kötü der mi? beklentin soğutmaysa al geç. ha çok ses yapar. yani mercedes dacia farkı gibi.
0
mikahakkinen
(23.05.20)
(9)

İzmir'e hakim olanlar bi bakabilir mi?

etna
Bayramdan sonra İzmir'e taşınacaktım ama hâlâ daire bakıyorum.Aracım var ve iş yerim yok (home Office) sık sık çevre illere gidip geleceğim.Şu ilanlarda ki semtler ve muhit/kira oranı nasıldır acaba?Hakikaten değecek bir özelliği olmadığı sürece 1750 lira bütçeyi geçmemek istiyorum.https://www.sahib
Bayramdan sonra İzmir'e taşınacaktım ama hâlâ daire bakıyorum.
Aracım var ve iş yerim yok (home Office) sık sık çevre illere gidip geleceğim.

Şu ilanlarda ki semtler ve muhit/kira oranı nasıldır acaba?
Hakikaten değecek bir özelliği olmadığı sürece 1750 lira bütçeyi geçmemek istiyorum.


www.sahibinden.com

www.sahibinden.com

www.sahibinden.com

www.sahibinden.com
0
etna
(23.05.20)
abi bayraklı çiğli otoban kenarı bir sürü site var. mesela soyaklar var hemen otobanın dibi. otobandan hemen yardırır illere rahatça ulaşırsın. soyakta 1+1 ler 1500 falan.
3.ilan hariç diğerleri ulaşımı kolay. bornova çok yoğun bir bölge. örnekköy bayraklı daha mantıklı.
0
mikahakkinen
(23.05.20)
ben olsam her ne kadar aracım olsa da araca bağımlı bir yerde yaşamak istemezdim.
anladığım kadarı ile site içinde bir şeyler bakıyorsun. site olduğu zaman bu fiyatlara bir de aidat ödeyeceksin.

örnekköyü ve yeni girneyi geç.
soyak'ın sitelerini kontrol et, mavişehirdeki bence kıyak.
karşıyaka - bostanlı - mavişehir tarafında denize yakın yerleri filtreleyerek biraz daha araştırmanı dilerim. keşmekeşten uzak, sakin ve saygılı komşular için.

şimdi dediğim filtreyi uyguladım ve bütçeni aştığını gördüm. ben geçen yıl 1350 liraya 3+1 doğalgazlı bir evde bostanlıda yaşıyordum. sana kolay gelsin. umarım dilediğin evi bulursun.

Merkezde yaşamak senin için olmazsa olmaz değil ise Urlaya bakabilirsin. bahçen falan olur :)

www.sahibinden.com
0
hippokondriyak
(23.05.20)
genelde şehir merkezi değil de yüksek yerleri seçmişsin. özellikle örnekköy fiyatların ucuz olmasının sebebi bu. araba olduğu için de mantıklı.
0
anarsika
(23.05.20)
merkez takıntın yoksa urla ya da güzelbahçe 'de yaşamak güzeldir.
0
alicandan
(23.05.20)
senin seçtiklerinden en iyisi 3 numara. ama metrekaresi küçük.
0
alicandan
(23.05.20)
mikahakkinen'in söyledigi bölgede yaşiyorum. otobanın alt tarafındanki soyaklar yerine üst tarafındaki sitelere bakmanı tavsiye ederim. soyaklar gereksiz pahali ve gecekondu mahallesinin dibinde. daha üstlerde yüksekvadi evleri var, kiralar nispeten daha ucuz, sessiz ve huzurlu. cevreyoluna araba ile iki dakikada ulasiyorsun.

bunun disinda karsiyakada ciglide ataşehir bölgesinde ve daha ileride ulukent civarında da güzel siteler var ama ulasim biraz daha zor olur.

bornova ihtimallerini elemeni tavsiye ederim, bornova artik yaşanabilir bir yer olmaktan cikti, ögrenciler yüzünden kiralar cok pahali.

narlidere ve güzelbahce taraflarında da güzel evler var, istedigin seviyede bir kiralik orada bulabilirsin.

buca söz konusu bile degil ama gaziemir taraflarında uygun bir fiyata site icinde ev bulabilirsin. gaziemirden otoban baglantisi kolay ama şehir merkezine arabanla gitmek bir ölüm. sehir icine giderken izbanı kullanirsin.
0
proteus
(23.05.20)
şimdi verdigin örneklere baktim ama bornovadaki ev sanayi sitesinin icinde. örnekköy evleri ise göründügü gibi cevreyolundan ciktiktan sonra 15 dakika yokus cikabilirsin, körfez evlerinde oturan bir tanidik var, site yönetiminden sikayetci, ilk firsatta cikacagim diyor.
0
proteus
(23.05.20)
Doganlardaki eve ben gidip bakmistim. Otobana yakin ama oraya ulasmak icin kotu yerlerden geciyosun ve etrafinda yerlesim yok gibi. Bence evka 3 e bak.
0
overdose
(23.05.20)
Gidecegin çevre iller hangileri?

Bana bu da önemli geldi.
Kuzey kuzeydoğu da ile Karşıyaka Çiğli aralığında, Anadolu cad./İzmir Çanakkale yoluna ya da çevre yoluna yakın bir yer tutmak daha mantıklı.

Guneydeki iller ise de ona göre işte.
0
encokbenisevinnolur
(23.05.20)
(8)

Bugün kargolar dağıtıma çıkar mı?

burdasorularibensorarim
Mng’den kargo bekliyorum da bugün sokağa çıkma yasağı+ cumartesi olması sebebi ile kargolar çalışmaz mı?
Mng’den kargo bekliyorum da bugün sokağa çıkma yasağı+ cumartesi olması sebebi ile kargolar çalışmaz mı?
0
burdasorularibensorarim
(23.05.20)
sokağa çıkma yasağı olmasa ve haftaiçi olsa bile sorunuzun cevabına evet demek güç.
0
antikadimag
(23.05.20)
çıkıyorlar ve çalışıyorlar.
0
glore
(23.05.20)
Asıl soruya cevap gelmişken ben de araya kaynama yapayım:
Peki bayramda da çalışacaklar mı?
0
anatomik
(23.05.20)
o belli değil bugün belli olacak, muhtemelen 3. gün çalışacaklar. öğrenince güncellerim.
0
glore
(23.05.20)
Başlık açılmışken sormak istedim, ptt de çalışacak mı peki?
0
ekşi duyuru sever
(23.05.20)
ptt yi bilmiyorum ancak kargolar çalışıyor.
0
mikahakkinen
(23.05.20)
bize yurt içi teslim yaptı az önce.
0
ayin yazari
(23.05.20)
Bizim burda ptt bile çalışıyordu bugün.
0
superfluid
(23.05.20)
(5)

çileklerdeki tatsızlık

diffarentiationation
2 haftadır pazardan çilek alıyorum ama hiçbiri şekerli değildi hatta acıya benziyordu tadı. şeftaliler de ufacık ve sert. kayısı da küçük ve yeşilli, tatsız. sadece düzgün kavun ve karpuz yiyebildim 2-3 haftadır. bizim burada mı bir sorun var acaba kötü mallar mı geliyor?
2 haftadır pazardan çilek alıyorum ama hiçbiri şekerli değildi hatta acıya benziyordu tadı. şeftaliler de ufacık ve sert. kayısı da küçük ve yeşilli, tatsız. sadece düzgün kavun ve karpuz yiyebildim 2-3 haftadır. bizim burada mı bir sorun var acaba kötü mallar mı geliyor?
0
diffarentiationation
(23.05.20)
Valla ben de normalde iyi cilek yiyememekten yakinirdim ama gecen pazardan aldigim cilekler cok iyiydi tatli tatli ki oyle buram burak kokan cilekler de degildi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(23.05.20)
cunku yediginiz cilekler sera cilegidir. bayramdan sonraki hafta normal bahce cilekleri piyasaya surulmeye baslanir.
0
maresalx
(23.05.20)
Gecen yil eylül ayında gittigim bursada pazardan çok tatlı bir cilek almıştım

Bu sene şubat ve mart aylarında kilosu 15 liraya manavdan hayatımda yediğim en iyi çilekleri yedim. Ici dolu dolu bal gibi eve getirince tüm ev çilek kokuyordu

Sonra bir daha gelmedi o çileklerden. Bu ay 3 kere çilek aldim ne koku vardi ne tat
0
intern in the house
(23.05.20)
türkiye'nin çilek üretim merkezi aydın sultanhisardır. hepsi sera çileği ve sürekli büyümeleri için ilaçlanıyorlar. çilek yemenizi önermem. ben bu bölgede yaşamama rağmen çilek tüketmem. çilek gözenekli bir meyve ve ilacı direk içine absorbe ediyor. normalde ilaçlanmayan çilekler daha küçük olur ve fazla dayanmaz, bulmak zordur.
0
mikahakkinen
(23.05.20)
Valla bu sene ne çilegi, ne erigi, ne kayisiyi, ne de malta eriğini ağız tadıyla yiyebildik. Hem markette bulmak çok zordu hem de olanlar aşırı tatsiz ve kötüydü. Fiyatlara girmiyorum bile, o fiyata o kadar tatsız meyveler alınca insan üzülüyor. Pazarı bilmiyorum; nerden baksanız 2 senedir hiç gitmedim.

Dün şeftali aldim diğer meyvelerden umudu kesince; o da tatsız tutsuz bir şey çıktı. Benim gibi meyve canavarını (hele ki cilege karşı apayrı bir sevgim vardir ) üzen bir durum bu.
0
fraise
(23.05.20)
(12)

Lambo aventador vs BMW m5

lion de la Turquie
İkisine de yetiyor paranız ama performans o kadar da aradaki fiyat kadar farklı değil. Hangisini neden alirdiniz?
İkisine de yetiyor paranız ama performans o kadar da aradaki fiyat kadar farklı değil. Hangisini neden alirdiniz?
0
lion de la Turquie
(23.05.20)
Hayal kurmak da parayla mı gardaş? Soruya öyle bakın
0
🌸lion de la Turquie
(23.05.20)
:D hayalini kurmadan önce sahibinden'e girip fiyatlarına baktım afasdad

türkiye yollarında aventador gibi alçak bir arabayı süremem. ayrıca 2 kişilik. her yerde de sırıtıyor, ben burdayım der. o yüzden istemezdim.
bmw alırım, daha samimi ve bana daha kullanışlı geliyor.

ama başka seçenek olursa, bu ikisini de unutur rs6 alırım. o ne öyle ya. şaka arabası gibi. aile taşıyan ejderha. ve daha seksi
0
MtKrt
(23.05.20)
tabii ki aventador'u alırdım.

bütün apaçiler bmw kullanıyor.
0
hem şişko hem deli
(23.05.20)
aventador ve m5 aynı klasmanda mı? bu ikisi arasında elbet aventador seçerdim. bmw neymiş :)
0
scudman1
(23.05.20)
Arabalardan gram anlamam. Bu arabaları söyleyince de gözümde bi şey canlanmadı. Fiyatları ne kadar onu da bilmiyorum.

Çok pahalı olduklarını düşünürsek araba gibi çok keyif almadığım bi objeye bu kadar para ayırmaz, toyota moyota bi şeyler alır, kalan parayla bol bol gezerdim (arabayla ya da uçak vs ile).

Ha illa bu ikisi diyosan, Lamborghini ismi, logosu(logolardan anlarım bi tek arabalarla ilgili) ve italyan olması ile bi tık daha çekse de o kadar lüks görünen araba kullanışlı gelmez bana. Bmw keko meko ama onu alırım.
0
nundu
(23.05.20)
m5 i alıp bincek bi apaçi görmedim ben ya hadi m3e dersin de. yani bakış açına bağlı lambo biniyorsan istanbulda 1 2 cadde ankarada 1 2 cadde de gezersin. ama m5te türkiye yollarının kralı olursun. ikiside güzel yakar. soru çok zor ancak klasman farkı var. m5 4500 motor lambo 6000 motor. m8 çıkmış belki onla karşılaştırılır. lambo 10 trilyon m5in 0 fiyatı yok
0
mikahakkinen
(23.05.20)
duyurunun asilzadeleri yine es geçmemiş :) boş yorumlar yapılmış yok apaçiler yok kekolar falan. şaşırtmadı. aventadoru zaten asiller kullanıyor evet aynen. ne kadar ayak takımı, futbolcu var alayı lamboya biniyor :)

ben f90 m5 alırdım çünkü hali hazırda performansıyla supercar klasmanındaki araçlara bile kafa tutabilecek güce sahip. kullanışlılık bakımından da iyi. araca birşey olsa ustasını bulmak daha kolay. ayrıca sürüş bakımından daha eğlenceli olduğuna da inanıyorum. 4 çeker ve arkadan itiş olarak aracı ayarlamana izin veriyor. aventador bildiğim kadarıyla sürekli 4 çekiş.

arabadan gerçekten anlayan ve zevki olan bmw m5'i seçer.
0
false pretension
(23.05.20)
tesla alırdım
lambonun eline vermekte
youtu.be
0
rentts
(23.05.20)
aventadoru 5. arabam olarak alırdım alcaksam, her yere gidemezsin, şehirler arası gidemezsin, kalabalık yerlere gidemezsin anca gösteril için. m5le köye bile çıkarsın.
0
jelly bear
(23.05.20)
ya allahını seversen tesla nası lamboya in elin verir ya? araba 200 den sonra yola nası tutunur o önemli olan o. kalkışta verebilir hafiftir ancak araç 200 ü geçtimi yanına yanaşamaz lambonun. ergen gibi youtubeden video açıp a bu şunu geçmiş demek komik. getir izmir aydın otobanına 200 üstü kapışsınlar kim yolda kalıyor kim yola tutunuyor görelim. c180le golfü kaldıralım. kalkışta golf uçar ama 180 den sonra mercedes yola otururken golfe sağa çekersin. lamboyu yaparken adam aerodinamiye bakıyor. neden araba yere yakın?
0
mikahakkinen
(23.05.20)
benim super araba testi yapan ve egitimi veren bi tanidik var. lamborghini, ferrari, porsche, bentley, aston martin gibi arabalara rutin olarak biniyor. ben kendisine sordum hangisinin favori oldugunu. kesinlikle ferrari dedi. lamborghini cok guzel araba, hizli gidiyor falan ama icinde iyi hissettirmiyor, cok alcak ve gereksiz guclu dedi. ferrari bindigin zaman her detayiyla mukemmel hissiyat veriyor, hiz ve konfor konusunda eksik birakmiyor dedi. bana da mantikli geldi.

ha ben milyarder olsam yine de gt86'dan daha pahali bi arabaya binmezdim muhtelemen ama imkan varsa ferrari deneyin derim.
0
icim urperiyor
(23.05.20)
tesla nın neden hızlı olduğunu önce bi araştırın sonra cevap verin.
boş yapmayın.
0
rentts
(24.05.20)
(8)

Türkiye'de yasal yoldan sıfırdan zengin olmak mümkün mü sizce?

insomniac
Ben şöyle düşünüyorum. Ne iş yaparsan yap halkta para yok ve o yüzden hizmet sunmak mümkün değil. Yanlış mı sizce?
Ben şöyle düşünüyorum. Ne iş yaparsan yap halkta para yok ve o yüzden hizmet sunmak mümkün değil. Yanlış mı sizce?
0
insomniac
(22.05.20)
halkta para olmayabilir de, ben çiğköfteci zincirlerine giden bir tane paralı insan da görmedim.

3 5 sene önce tek tük dükkan halindeydi bak vatandaşın teki bunu zincir haline getirdi, korona öncesi her köşebaşında 1 tane çiğköfteci vardı ve iş yapıyordu.

olmaz diye bişey yok, her zaman sistemde ihtiyaç duyulan bişey vardır, her zaman da böyle yeni yeni şeyler çıkacaktır, batan olur , çıkan olur ama olur.

bu şekilde düşünmek sana zarar yazar.
0
hem şişko hem deli
(22.05.20)
Yanlış.
Halkla ilgilenmeye ne gerek var? Türkiye'de olan ürünleri yurtdışına yollayan aracı arkadaşlarım var.
Ek olarak forwarder olan tanıdığım da var.
Saglik turizmi isine giren tanidigim var.
Insaat isi yapan var.

Bunlar hep kendi kurdular işleri.
Asil Türkiye'de kolay, vergiler is veren icin daha iyi, bir suru seyi gider gosteriyorsun (vergiden kismak icin araba aliyo insanlar...), Calisan hakki diye bir sey yok.
0
logisticsmanager
(22.05.20)
1-) Evet.

2-) Yanlış.
0
hayirsiz
(22.05.20)
mumkun tabi ki. butun herkes aileden zengin degil yada calarak zengin olmuyor. en basitinden acun ilicali. bundan 30 yil once siradan bir spor roportajcisiydi. simdi tr'nin en zengin ve en populer kisilerinden birisi. yaptigi isleri begenmezsin, kalitesiz bulursun o ayri ama caldigi yada yasa disi yaptigi birsey yok. benzer sekilde nusret.


belki acun ve nusret cok uc ornekler ama sifirdan baslayip yukarilara cikan bir suru insan var.
0
crucio
(23.05.20)
eskiden kolaydı belki gösterilen örnekler acun vs çok fazla alternatifi olmayan insanlardı. zenginliği ne olarak görmeye bağlı. mercedes almaksa alırsın. ancak öyle şehirde gösterilecek kadar zengin olmak 0dan imkansız.
0
mikahakkinen
(23.05.20)
Bu sorunun cidden sorulduğunda inanamamakla birlikte cevap vermek istiyorum.
Gerçekten algısı açık ve azimli biri Türkiye'de zengin olamazsa başka hiçbir yerde olamaz.
0
gurur
(23.05.20)
1 ) Mumkun

2) Gordugun en sacma cikarimlardan, binbir turlu yolu var zengin olmanin.
0
hehehe
(23.05.20)
@gurur +1000
Azicik kafasi calisan ve kendisi de caliskan biri zengin olmak isterse mutlaka olacaktir. Eger olamiyorsa ya kafasi calismiyordur, ya azimli degildir ya da zengin olmayi istemiyordur.
0
Kirmizibavul
(23.05.20)
(3)

İki gün sonra yapacağımız enginarı nasıl saklamalı

condom kurşunu
Suyun içinde geldi. Yarın ya da sonraki gün yapacağız. Suda mı kalmalı yoksa nasıl saklamalıyız dolapta?
Suyun içinde geldi. Yarın ya da sonraki gün yapacağız. Suda mı kalmalı yoksa nasıl saklamalıyız dolapta?
0
condom kurşunu
(19.05.20)
Geçen hafta aldıktan sonra suda 4-5 gün beklettim ben, sağlam kalmıştı. Daha uzun bekletecek olsanız buzluğa atın derdim de iki günde bir şey olmaz, suda kalsın, buzdolabına koyun.
0
kobuzchu kiz
(19.05.20)
Buzlukta bekletmek çok kötü ya hiç önermem. Limonlu su en mantıklısı.
0
makarnacanavari
(19.05.20)
limonlu suda cam tabakta
0
mikahakkinen
(19.05.20)
(4)

Zeka kendiliğinden artar mı?

bidakikanizialicam
Ne düşünüyorsunuz bu soru hakkında? son beş altı aydır ekstra bi şey yapmadan zekamın arttığını düşünüyorum. Böyle bi şey bilimsel açıdan mümkün mü yoksa bi yanılsama mı yaşıyorum. önceden anlamadığım, konuları sanki yabancı bir dili dinliyormuşum gibi gelen şeyleri şimdi zorlanmadan bariz bi kolayl
Ne düşünüyorsunuz bu soru hakkında? son beş altı aydır ekstra bi şey yapmadan zekamın arttığını düşünüyorum. Böyle bi şey bilimsel açıdan mümkün mü yoksa bi yanılsama mı yaşıyorum. önceden anlamadığım, konuları sanki yabancı bir dili dinliyormuşum gibi gelen şeyleri şimdi zorlanmadan bariz bi kolaylıkla anlıyorum. günlük hayatta fark ettiğim şeyler de var pratik zeka, el becerileri vs gibi konularda. yaş 32
0
bidakikanizialicam
(18.05.20)
Deneyimler etkilidir, yaşa bağlı prefrontal korteks de gelişiyor. Motivasyon, genel anksiyete durumu, stres de diğer faktörler. Bunlardaki değişmelere bağlı problem çözme becerilerinide artışlar olabilir.
0
but that was just a dream
(19.05.20)
zeka değilde motivasyondur o.
odaklanmadır.
0
aslindasorunumpsikolojik
(19.05.20)
Zekâ dediğimiz şey sabit bir şey değil. Tıpkı kas gibi geliştirilebilir, gerileyebilir. Ayrıca zekâ tek boyutlu değil, çok boyutludur. Kalıp halinde dökülmüş ve her alanı kapsayan bir zekâdan ziyade farklı alanlardaki zekâlardan söz ediyoruz artık.
0
microfiction
(19.05.20)
bu olay zekanın artması değil, beynin kullanılmayan bölgelerinin kullanılması durumudur. geliştirilebilir bir durum ancak standart ıq testlerinde şöyle bir değişken söylenir. normal insan zekaso 90 olup 10 artıp azabilir denir.
0
mikahakkinen
(19.05.20)
(18)

Türkler olarak neden hiçbir spor dalında başarımız yok?

garavel
Cidden merak ediyorum, aklıma ilk gelenler mesela futbol, basketbol ( hadi yine burda iyi takımlarımız var ama milli takım olarak bir şeyimiz yok) , f1. ya yanlış biliyorsam düzeltin bizim ülkede arabalar vs sevilir ama 1 tane f1’e pilot gönderip başarılı olan birisi var mı? Tenis, yüzme, olimpiyatl
Cidden merak ediyorum, aklıma ilk gelenler mesela futbol, basketbol ( hadi yine burda iyi takımlarımız var ama milli takım olarak bir şeyimiz yok) , f1. ya yanlış biliyorsam düzeltin bizim ülkede arabalar vs sevilir ama 1 tane f1’e pilot gönderip başarılı olan birisi var mı? Tenis, yüzme, olimpiyatlar vs. Şimdi illa ki örnek verenler olacaktır ama benim kastım mesela nadal gibi top class teniscimiz, sporcumuz yok. Bakıyorum İspanya’ya baskette müthiş başarılı, futbol desen zaten öyle, tour de france’da üst üste 3 şampiyonluk vs. Almanya ya da futbol müthiş, f1’e dünyanın en iyi pilotlarını yarıştırmış, dirk nowitkzki gibi bir adam dallas’ta nba’de şampiyonluk yaşamış vs. Brezilya futbol, f1 ( ilk aklıma gelenler bunlar ) Bi halter vardı mesela naim süleymanoğlu onu da bulgarlar yetiştirdi çocukluktan eğitti ekmeğini türkiye yedi, şuan yine halterde sıfırız adama üst düzey görev bile verilmedi.

Yani neredeyse her ülkenin öne çıktığı yerler var ama türkiyeden dünyada uzun süre başarılı olmuş kimse yok. Arda diyeceğim mesela tamam iyiydi ama 3-4 sene ortasaha olarak oynadı o kadar. Yeteneksiz miyiz yoksa eğitmeyi mi bilmiyoruz.
0
garavel
(18.05.20)
bu tabi ki ülkede spora verilen önemle alakalı bir şey bence. sporcu dediğin ufak yaştan yetişir ki başarılı olduğumuz branşlarda (güreş halter) hepsi ufak yaştan yetiştirilmeye başlanmış. ama bizde beden derslerinin bile saati azaltılıyor bir cacık işlemedikleri için. diğer ülkelerdeki gibi her çocuğu başarılı olabileceği branşa yöneltsek bu işi başarırız. sonuçta bizim nufusun yüzde onuna sahip ülkelerde bile ne sporcular çıkıyor.
0
carpenic
(18.05.20)
hem bireysel hem takım sporlarında profesyonellikten çok uzak ve duygusal sporcu yetiştiriyoruz. bu yüzden her dalda grafiğimiz çok dalgalı oluyor.
0
ben demistim zaten
(18.05.20)
@carpenic bende ondan bahsediyorum, balkan ülkeleri mesela inanılmaz basket kültürü var. sırbistan 7 milyon nüfusu var baskette çok iyi, yunanlar da öyle. novak djokovic yine sırp mesela. şaka gibi 80 milyonluk ülke ama hiçbir alanda o seviyede sporcumuz yok :)
0
🌸garavel
(18.05.20)
Hangi alanda başarımız var ki? Her şey pahalı. Bir hobimiz var mı? Enstrümanlar pahalı. %30 vergi daha gelecek. Kimse müzikle ilgilenemiyor. Spor yapayım dese insanlar doğru düzgün beslenemiyor. Kırmızı et 60 lira. Protein almadan sporcu mu olunur? Yazılımcı, start up çıkarsak desek teknolojik ürünler pahalı. Öğrenciler İngilizce öğrenemiyor. Ne çıkarıyoruz ki bu ülkede sporcu çıkaralım. En büyük takımlar bile avrupada rezil olup dönüyor. Hala gs nin 2000deki başarısının üzerine çıkılmadı. 20 yıl geçti.
0
black mamba
(18.05.20)
Kendi gözlemlerimi söyleyeyim. Çocukların belli bir yaşa kadar aileleri tarafından spor salonuna düzenli olarak götürülmesi gerekiyor. Ben antrenmana gittiğim zaman yaklaşık 3 saatim gidiyordu. 30 dakika gidiş, 1 saat antrenman, 30 dakika dönüş, 30 dakika temizlik. Çocukları bu süre boyunca takip etmek gerekiyor. Aileler çocukları bekliyor. Bu da anne ya da baba için antrenman günlerinde 3 saati ayırmak demek. Anne ya da baba çalışıyorsa bunu yapmak çok zor. Eğitim sistemimizde ödev denen bir şey olduğu için çocuklar derslerine daha fazla zaman ayırma eğilimindeler. Kendilerini bekleyen onlarca sınav var.

Kısaca ailelerin çocukları yönlendirmesi, zaman ayırması, özen göstermesi, okul ve spor dengesinin iyi kurulması, yaşanılan şehrin spor olanakları, iyi ve yeterli sayıda antrenörlerin olması etkili.
0
dissendium
(18.05.20)
spor ciddi emek isteyen bir olay. benim diyen aile bunu başaramıyor.

ben kızımı 3 sene haftada 3 gün günde 2 saat sürekli bir sporu yapması için götürdüm. hocaları sevdi, sporu da sevdi. yeteneği de varmış. ilk birinciliğini ilk yarışında aldı ve türkiye'de ikinci istanbul'da birinci oldu. ikinci sene yine türkiye ikincisi oldu. üçüncü sene takım olarak üçüncülüğü aldılar. bireyselde yaşının en küçüğü olmasına rağmen 4. oldu. (yani 11-12-13 yaş yarışabiliyorsa bizimki 11 yıl 0 aylık olarak katıldı-13 yaş 11 aylık olanlar işi götürdü tabi)

yani bu sporda bizden daha fazla emek harcayıp çok iyi yere gelecek olan çocuklarla tanıştım. bir tanesi çok ünlü hatta. babası da antrenör tabi.

o yüzden yetenek ve emek bir araya gelince oluyor olmuyor değil. sıkıntı bu emeği verebilecek kaç kişi tanıyorsunuz? ne yazık ki 3 senede çok gözlemledim en fazla 1 sene çekiyor insanlar. biz yaz tatiline bile gidemedik yarışma yüzünden..
0
ozdek
(18.05.20)
Güreş var, Hamza Yerlikaya Taha Akgül var birçok olimpiyat şampiyonu var. Totalde güreş de 39 olimpiyat şampiyonumuz var.

Avrupa ve dünya şampiyonları fazlasıyla var rıza Kayaalp gibi.

Halter bir rüzgardı devamı gelmedi ama güreş için ciddi altyapımız var.

Malesef ülkemizde spor ile meşgul olmak çocuklar gençler için ciddi mesele. Çocuk okul sınav test dershane üniversite sınav arasında spora önem veremiyor. Hepimizin en güzel yolları dershane sınav stresi ile geçmedi mi? Sorun bu
0
Fritz-X
(18.05.20)
Diğer arkadaşların söylediklerine ek olarak. Biz Türklerin duygusal olup eleştiriye tahammülü olmaması. Advocaat'ın geçen bir söyleşisi paylaşılmıştı. Hatta debe'ye girmişti. Orada söylüyordu adam. Türk halkı olumsuz şeylere dayanamıyor sonuçları ağır oluyor diye.
0
komando kani var bende
(18.05.20)
bu soruyu ben de çok soruyorum. 2012'de de 2016da da nedensiz çok ümitlenmiştim bu sefer parlarız belki diye ama olmadı olmuyor. ömrü hayatım şu 80 milyonluk ülkede olimpiyat görmeden geçecek galiba.

bana göre şöyle şeyler sebep olabilir:

1. yeteneğin ve bazı fiziksel özelliklerin rolünü abartıyor "star ışığı" arıyoruz, azimle çalışan bize göre düz bir sporcuya hakettiği değeri vermiyoruz, o çocuk star olabilecekken kırılıyor. onun kolu 3 cm uzun, bunun refleksleri yay gibi diye gerçek başarıyı getirecek olan çalışmayı, sıkı fundamental eğitimi azımsıyoruz.

2. yakın çevrede hep çok fazla dikkat dağıtıcı etmen (eğlence, drama, entrika trajedi) var ve biz de çok şükür buna yenilerini eklemekte başarılıyız.

3. başarısızlıkta da başarıda da gerçek sorunlarla yüzleşmekten kaçıyoruz sistematik, yapısal çözümler yerine hep o günkü basit talihsizliklere odaklanıyoruz. bir tür toplu safsata, histeri durumu. eğitimsizlikten veya edinilmiş yanlış tecrübelerden ötürü objektif düşünememe, sanırım doğu toplumlarının genelinde var bu durum.


ama basketbolda milli takım bazında 163 ülke arasında onbeşinciyiz. Kuzey Avrupa ülkeleri, Almanya vb gerilerde. www.fiba.basketball elbette daha iyi olabilir ama bu bir şeyleri doğru yaptığımız bir branş. diğer bazı branşlarda da (yüzme, jimnastik vb) 2010 ve sonrası doğumlulardan ümitliyim ben. metodolojiyi bilen, yurtdışı örnekleriyle kendini yetiştiren eğitmenlerle daha sık karşılaşıyorum. en azından eğitim verecek tesisleri ve tavsiyelere kulak asacak ana babaları daha kolay bulabildiklerini düşünüyorum... zaman gösterecek tabi.
0
engelbert humperdinck
(19.05.20)
Kendimizi geliştirme alışkanlığımız yok. Verilen şey neyse o. Üstüne koyma, devamını getirmekte çok büyük problemimiz var. Futbolcu olsun, basketçi olsun ya da başka sektörde bir noktaya kadar gelip, ötesine geçmeye gerek duymuyor. O noktada genelde vasatlığın bir basamak ötesi oluyor.

Babam Güldür Güldür'ü izliyor. Bir skeçte İngilizce konuşma geçiyor. Ali Sunal, bunun devamını getirmesini talep ediyor oyuncundan. Oyuncuda diyor ki; İngilizcem bu kadar, dahası yok. Zahmet edip, birkaç kelime cümle öğrenmeye tenezzül etmemiş.
0
put it in your appropriate place
(19.05.20)
uzun yillar basketbol oynadim, oglum 7 yasinda lisansli oynamaya başladi 9 yildir lisansli oynuyor, diger oglum 5 yildir banvitin altyapisinda oynuyor.

basketbol icin konusmak gerekirse (diger tüm sporlar icin de gecerli) altyapiya maddi kaynak ayirmiyor hicbir takim ve altyapi kültürü ne takimlarda ne ailelerde var. osuruktan takimda koçluk yapan yeni yetme antrenör kendini obradovic saniyor, 10 yasinda oyuncusuna ana avrak küfreden mi ararsin, oyun board'ini oyuncusunun kafasinda parcalayan mi ararsin, antrenörler ne oyuncu psikolojisinden ne de fizyolojisinden anliyor. teknik bilgi zaten sıfır. velilerin her birisi cocugunun birinci ligde oynayacak kapasitede oldugunu düsünüyor, bir kismi evde yaramazlik yapmasin ben ugrasmayayim diye kulübe oradan satranc kursuna oradan drama kursuna taşıyor cocugu. mac sırasında sayi atamayan 9 yasindaki cocuguna "gerizekali, bir sayi atamiyorsan siktir git oynama" diyen baba var. ilkokul cocuklarının oynadigi maçta veliler birbirine giriyor, hakeme sataşmıyor diye antrenöre bagiriyor tribündekiler. maçtan cikarken rakip takimin oyuncusu ufacik cocuga "nasıl koyduk" diyen yetiskinler var. kimsenin spor ahlakindan, sporcunun bedensel ve ruhsal ihtiyaçlarından haberi yok umurmsamiyorlar, herkes her macta en kazanan olmak istiyor, cocuklarını ona göre güdülüyor, bir sporcunun yetismesinin en önce sabir ışı oldugunu görmezden geliyor.

izmirde 100'den fazla altyaş grubu basketbol takimi var, bunlar icinde banvit -simdi teksüt oldu- ve belki bir iki takim -belediye destekli bornova, bergama, urla belediyesi mesela- altyapiya dikkat ediyor (bu belediye takimlari da ne yazik ki garibanliktan ve oyuncu havuzlarının darligindan başarılı olamıyor), oyuncu yetistirmeye calisiyor. digerleri oyuncudan aldigi para ve özel ders parasi ile yolunu bulma derdinde, basketboldan kazandıgını basketbola yatiran kimseyi görmedim ben.

böyle bir kültürde bir bok olmaz.
0
proteus
(19.05.20)
Genelde takım sporlarından söz edilmiş ama bireysel sporlarda da çok kötüyüz. Ufak tefek ülkelerden bile x sporunu domine eden adam varken bizde yok. Yani ispanyanın hem basketinin hem futbolunun dünya çapında şampiyonluk yaşaması anormal geliyor iki katıyız ya, tenis desen yine en iyiler onda.

Şimdi baktım Marc Marquez diye bir adam var mesela İspanyol sekiz kere grand prix şampiyonu olmuş adam. Kenan sofuoğlu diyolardı bi ara adam 3. lig şampiyonuymuş. Yine triatlon falan. Liste uzar gider, hiçbir yerde yokuz ya :)

Ya mesela fildişi sahilinden bile dünya çapında topçular çıktı, drogba, pepe vs. Senegal = sadio mane , mısır = salah. Yok abi türklerin bu derece top class hiçbir alanda hiçbir sporcusu yok. Senegal, mısır çok mu iyi? Örnekler uzar gider ya..
0
🌸garavel
(19.05.20)
okçuluk mu kaldı abi :) motosiklette kim var saydığım gibi top class?
0
🌸garavel
(19.05.20)
@garavel

hocam ispanya örneğinden konuşayım, valencia'da şehrin içinden geçen eski geniş bir nehir yatağı var, yedi kilometre uzunluğunda hayranlık verici bir park.

valencia.for91days.com

sabah burada koşmak, bisiklete binmek, köpeğini gezdirmek, hiçbir şey yapamasa yürüyüş yaparken oradaki sahalarda rugby, futbol oynayanları izlemek istemeyen herhalde ya ölmüştür ya inceden o yola girmiştir. şehrin yarısı sabah yarısı akşam buralarda. insanlar sporu yaşamın bir parçası olarak gördükleri için zaman ayırmakta zorluk çekmiyorlar, sabah akşam rutini olsun diye değil doğallıkla ve severek bunu yapıyorlar, yaptıkları için iyi hissediyorlar, gelişim de zorlama değil nesilden nesile doğal yollarla oluyor, çevredeki çoğu kişi spora saygı duyan kişiler olunca çocuklar da ben profesyonel olmak istiyorum dediğinde doğru yönlendirilebiliyor. içinde yaşadığımız şehirlerin, ortamın, spora bakış açısı ve kültürünün da insana bir şeyleri çocukluktan itibaren aşılıyor olması gerekir.
0
engelbert humperdinck
(19.05.20)
Küçüklüğümden beri çevrem nedeniyle sporun içerinde sürekli bulunduğumdan gözlemlerim;

Öncelikle spor kültürü diye bir şey yok. Spor hala bizde boş vakit öldürülen bir şey olarak görünüyor ve aman ne yapacağım, başka bir işim mi yok, ben zaten taş gibiyim anlayışı var. Bu mantık değişmedikçe ne yaparsan yap olmuyor.

Ülkemizde sporun maddi getirisi olmadığından insanlar çocuklarının spor yapmasını belirli bir yerden sonra; sen sporunu yap ama okulunu da ihmal etme, iyi bir yeri kazan orada devam edersin diyerek destekliyor. (Bu seçim zamanında önüme geldi.)

Sporu özellikle de amatör takımlar ve branşlarda en büyük destekci hala devlet bugün devlet çekilse çoğu branş kapanma noktasına gelir.(belediye, il özel idare, vb kulüpleri)

Yukarıda belirtildiği gibi yoğun bir çaba, disiplin, maddiyat gerektiriyor.
0
murtiii
(19.05.20)
Disiplin eksiği ve imkan darlığı adam 12 saat jimlastik mi çalışsın evine ekmek mi götürsün
0
basond
(19.05.20)
Tek cümlelik cevap;
Liyakata önem verilmemesi.
0
Mirket
(19.05.20)
alt yapımızın olmaması. hollandaya gittiğimde bunu gördüm. eindhoven şehrinde ki nüfusu 200 binli bir şehir, şehirde her yerin çim beton toprak futbol sahası olduğunu gördüm. yani insanları küçük yaştan itibaren spora başlatmak lazım. dershaneye değil özel derslere değil. altyapı her şeydir.
0
mikahakkinen
(19.05.20)
(3)

Sürat kargo gönderi takibi yapamama

kedikumunaiseyenadam
hepsiburada'dan alışveriş yaptım, satıcı ürünü sürat kargoyla gönderiyor. Gönderi takibine basıyorum sayfa açılmıyor, takip numarasını göremiyorum haliyle. Sipariş iptal edeyim diyorum, "Ürün size ulaştığında iade talebi oluşturabilirsiniz.Dilerseniz kargo firması teslimata geldiğinde ürünü kabul et
hepsiburada'dan alışveriş yaptım, satıcı ürünü sürat kargoyla gönderiyor. Gönderi takibine basıyorum sayfa açılmıyor, takip numarasını göremiyorum haliyle. Sipariş iptal edeyim diyorum, "Ürün size ulaştığında iade talebi oluşturabilirsiniz.
Dilerseniz kargo firması teslimata geldiğinde ürünü kabul etmeyerek direkt iade edilmesini sağlayabilirsiniz." diyor. İyi de ne zaman geleceği belli değil zaten ürünün? Ne yapayım bilemedim. Adamlar zorla şubeye getirtmeye çalışıyorlar inanılır gibi değil.
0
kedikumunaiseyenadam
(17.05.20)
Hocam dün takibini yapabildigim siparişim bugün bende de görünmüyor galiba bir problem var sistemlerinde. Zaten berbat durumda kargoların hali. Yarın tekrar kontrol edeceğim takip no ile.
0
karacigerim vur kadehlere
(17.05.20)
Surat Kargo çok kotu calisiyor. 23 Nisan tatiline denk gelen hafta 20 gune yakin surdu bir kargo almam. Pandemiden once de son derece kotu calisiyorlardi zaten. Sordugumuz zaman elimizden gelen bu, genel merkeze şikayet bildirin ki anlasınlar durumu diyorlar. Şube calisanlari da hayatlarından bezmiş durumda. Firmanın yonetimle alakali sorunlari var anladigim kadarıyla. Ama genelde kargolar geliyor bir sekilde. Ben Surat Kargo ile calisan gondericiden almamaya calisiyorum artik.
0
pass
(17.05.20)
sürat kargo ambarcılık yapan bir firmayı. yani eşşekten at olmaz. sürat kargo ambarcılık kafasıyla kargoculuğa devam ediyor. kargoyu sisteme girmeleri bile lütuf.
0
mikahakkinen
(17.05.20)
(8)

Buzdolabı tavsiyesi

etna
Sessiz, uzun süre hizmet verebilecek bir marka model tavsiye edebilir misiniz?Bir de buzluk kısmı aşağıda mı olmalı yukarıda mı olmalı?
Sessiz, uzun süre hizmet verebilecek bir marka model tavsiye edebilir misiniz?
Bir de buzluk kısmı aşağıda mı olmalı yukarıda mı olmalı?
0
etna
(17.05.20)
Beko'nun standart modellerinden kullanıyoruz 4 yıldır. linkteki arkadaştan. memnunuz. kokular karışmıyor ve uygun saklama koşullarında epey bir süre taze tutuyor birçok şeyi
0
giovanne
(17.05.20)
alabiliyorsanız bosch alın.
buzluk kısmı size kalmmış. çok kullanılmadığı için aşağıda olması daha kullanışlı. Buzluk kısmı aşağıda olunca sebzelik kısmı tam hizanıza denk geliyor böylelikle her gün kahvaltı yaparken domates almak için dolabın dibine kadar eğilmek zorunda kalmıyorsunuz.
0
gonulcelen87
(17.05.20)
samsung aldık biz derin dondurucu kısmı altta olanlardan. gayet rahat kullanımı ve sessiz çalışıyo. iyi soğutuyor.
dondurucu kısmı üstte olanları almayı tercih etmedik. cok sık kullanmadığımız için altta olması daha kullanışlı.
3.000 tl di aldığımızda 2 yıl önce. çok pahalı ya da çetrefelli modellere girmedik.
sebzelik kısmı gayet iyi baya uzun süre sebzeleri koruyor. 2-2,5 hafta marul ve diğer yeşillikler durabiliyor.
0
erty_ksk
(17.05.20)
model bilmem ama profilo öneririm kesinlikle. zaten profilo ve bosch aynı fabrikadan çıkıyor sadece etiketleri farklı basılıyor. ben 5 senedir kullanıyorum çok memnunum. sebzeleri uzun süre taze tutuyor. buzluk kısmı altta benimkinin genelde stok yapıyorum hafta içi yemek için. gayet memnunum. bir de ben çalıştığım için büyük aldım içine tencereyle koyuyorum yemekleri falan aşırı rahat.
0
buneperhizwhatisthis
(17.05.20)
gaggenau mielle smeg.
0
mikahakkinen
(17.05.20)
Biz siemens kullanıyoruz. Gayet memnunuz. Bizim buzluk kısmı yukarıda çünkü aktif olarak kullanmıyoruz orayı. Bizim buzdolabı biraz geniş modellerden.
0
silah taciri
(17.05.20)
Kasimda evi düzdüm, redditten, fransadaki tüketici dergilerinden falan hepsine baktim.
Bosch alacaktim ama emin ol onda da sorun var. Tavsiyem;
Kaç litre buzdolabi ve dondurucu kismi ayri ayri.
Enerji sarfiyatı?
Kapi acik kalma alarmi var mi yok mu
No frost mu degil mi
Türkiye servisi nasıl?

Bunlari düşünup bir kaç model bul, git magazalarda bak, icini elle. Misal bir kaç üründe içine bakınca olmaz dedim çünkü o cekilen yerleri kesin kirilacakti.

Ben samsung aldim çünkü hem cok övülen bir modeldi hem de istediğim her özellik vardi (aaa+, hacim, alarm, sise koyma rafi, nofrost)

Para sikinti degilse siemens, Liebherr gibi alman mallari iyi diyolar ama emin ol modelden modele cok sey degisir.
0
logisticsmanager
(17.05.20)
sessizlikse tercihin LG olmalı, desibel olarak araştır, ayrıca çok taze tutuyor. 10 yıl motor garantisi veriyor. Sadece buzdolabı değil tüm beyaz eşyalarında durum böyle. ilaveten enerji tüketimi A+++ ya ilaveten (+%10) tasarruf ile en az elektrik tüketen makinalar da LG’de.
0
bugisme
(17.05.20)
(3)

Bayramda sokağa çıkma yasağı olacak mı?

tarden
Duyduğunuz gmrdüğünüz resmi bir açıklama var mı?
Duyduğunuz gmrdüğünüz resmi bir açıklama var mı?
0
tarden
(16.05.20)
müdürlerimiz bayramda olabilir dedi ama net değildi.
0
mikahakkinen
(16.05.20)
olur %90 hatta millet kafayı yemesin diye 4 gün bu hafta 4 gün haftaya yasak koyacaklar. yoksa 11 günü komple yasaklanması konuşuluyordu
0
regina phalange
(16.05.20)
bence kesin olacak hatta olmalı.
0
slalom
(16.05.20)
(39)

Tavuk yiyor musunuz?

msb
Doktor bir tanidigim evine dahi sokmuyor. O denli olmasa da ben de mumkun oldugunca az tuketmeye calisiyorum fakat bu davranisim belli bir bilimsel arastirma sonucuna vb dayanmiyor, tamamen esten dosttan duydugum.Sizde durum nedir? Ayda kac porsiyon tuketiyorsunuz?
Doktor bir tanidigim evine dahi sokmuyor. O denli olmasa da ben de mumkun oldugunca az tuketmeye calisiyorum fakat bu davranisim belli bir bilimsel arastirma sonucuna vb dayanmiyor, tamamen esten dosttan duydugum.

Sizde durum nedir? Ayda kac porsiyon tuketiyorsunuz?
0
msb
(16.05.20)
yiyorum. abartıldığını düşünüyorum. doktorları da bu tür konularda pek ciddiye alamıyorum. doktor ne anlar tavuktan veya onun yetiştirilme şeklinden dolayı vücuda verebileceği zararlardan.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.05.20)
çok sağlıklı olmadığını düşünmeyi geçtim biliyorum. mutfakta önemli bir yeri var. kırmızı etle kıyaslamıyorum ama kırmızı etede çok güvenmiyorum. düzenli balık yeme işin sağlıklı kısmını oluşturuyor.
tavuğuda belli yerlerden alarak süper oynanmamış ürün alıyorum diye kendimi kandırıyorum:)
0
qxgviper
(16.05.20)
Her gün 500g
0
shredd
(16.05.20)
Her gün 300 gr.
Sanırım bu tavuklara kolajen enjekte edilmesinden bahsediyorsunuz.
0
Unde bach canim
(16.05.20)
TR de ki herseyini içine bişey koydukları için tavuk pek sıkıntı yaratmıyor.
0
paramolacak
(16.05.20)
Antibiyotik muahbbeti var. Onlardaki antibiyotik yedigimiz icin bize geciyor, oyle oyle insandaki bakteriler antibiyotige daha fazla maruz kala kala Bagisiklik kazaniyormus bakteriler. Sonra superbug dedikleri antibiyotigin etki etmedigi bakteriler oluyormus falan filan. Ayda 2-3 kez yiyorum
0
neverletyougodown
(16.05.20)
Ben pek yemiyorum. Kurbandan kalan et var. Kırmızı et daha sağlıklı, besleyici. Tavuk bana ot gibi geliyor. O yüzden nadiren yerim.
0
prole
(16.05.20)
En az haftada bir kere yerim. paramolacak+1
0
black holes in the sky
(16.05.20)
Gunde 300-400 gr.
Şimdi markette en ucuz tavuk var, üstüne orta seviye var, üstüne yüksek kalite var üstüne organik var.

Ben orta-yuksek kalite arasinda gidip geliyorum.

Yalniz o kadar üründe katki, antibiyotik vs var ki ac kalirsiniz. Bu kadar insani dogal üretimle kim nasil doyuracak?
0
logisticsmanager
(16.05.20)
Abicim antibiyotik tavuğu büyüten, şişiren bir şey değil, bakteri öldürücüdür. Ürününü yediğimiz bütün canlı hayvanlara yapılır, hasta olmasın, mikrop kapmasın diye. Yani et ineğine de, süt ineğine de, et tavuğuna da, yumurta tavuğuna da hatta belki çiftlik balığına bile uygulanan bir ilaç. Yumurtada da, sütte de, hepsinde var antibiyotik. Antibiyotik istemiyorsanız vegan olacaksınız.

Ha hormon derseniz, yok efendim gdo'lu yem derseniz, sağlıksız yetiştirme şartları derseniz onlara eyvallah, yemiyorsanız o yüzden yemeyin.
0
kibritsuyu
(16.05.20)
Abi tavuk yemeyip ne yiyeceksin? Hayvansal protein almak istiyorsun ve bunun kaynakları belli. Günlük 100gr protein almak istesen 500gr et yemen lazım. Tavuk ve hindiyi çıkartınca balık ile kırmızı et kalıyor. Balık dört mevsim taze bulunmuyor. Çiftlikte yetiştirilenlerine de zararlı diyorlar. Kırmızı et pahalı. Karides, kalamar vs. ayda yılda bir yersin zaten. Yemeyelim de, alternatifini sunmuyorlar. Vejetaryen falan olmak istemiyorum. Ne yapalım bu durumda?
0
synesthesia
(16.05.20)
balık civalı, tavuk hormonlu, sebze meyve simsiyah suları olan derelerden sulanıyor. satın alınan her gıda kadar kötü olduğunu düşünüyorum.
0
renegade
(16.05.20)
Ne tavuk ne yumurta.Balık ve eser miktarda kırmızı et yiyorum.
0
guitarissimo
(16.05.20)
Tavuk eti bence kırmızı etten daha lezzetli. Yetişirip yemeyen ise bence tavuk çifliklerinin çok pis kokması ama öyle böyle değil
0
yeliz adeley
(16.05.20)
yemiyorum.

eskiden yediğim zamanlar için de pişmanım.

(biraz önce yumurta sorusuna cevap verince bunu da boş geçmeyeyim dedim.)
0
AlsterWasser
(16.05.20)
@kibritsuyu antibiyotik tavugu buyuten bir sey degil derken? Tavukcunun sitesine girip mi okuyorsunuz bu bilgileri. Antibiyotigin temel verilme sebebi hayvana hizli kilo aldirmak. Gunluk dozda her gun antibiyotikle besleniyor bu hayvanlar. Antibiotic resistance diye bir kavram varsa bu gida endustrisinin ciftliklerinin bir urunu
0
neverletyougodown
(16.05.20)
yaklaşık 4 senedir yemiyorum. işyerinde "pilavda tavuk bulyon var mı şef?" diye sormaktan bıktım.
yeri gelmişken tatlıya tavuk eti koyan zihniyeti buradan kınıyorum :)
akdeniztoros.com.tr
akdeniztoros.com.tr
0
g7mor
(16.05.20)
haftada 2-3 kere yiyorum genelde. tadı balığa veya kırmızı ete göre çok daha lezzetli.
0
pearson
(16.05.20)
Solduğumuz havaya kadar her şey bozukken konu tavuğa gelene kadar evden uzaklaştırılması gereken çok daha fazla şey olduğunu düşünüyorum. Haftada 3-4 gün tavuk, 3-4 gün ton balığı, ayda 1-2 defa kırmızı et tüketiyorum. Genel manada beslenmenizi tüm gıdalarla orantılı bir şekilde paylaştırıyorsanız tavuk yiyorsunuz diye size bir şey olmaz. Onlarca parametreye bağlı yaşıyoruz. Bu kadar detaycılık bizi daha uzun ömürlü yapmayacak maalesef :)
0
desdenova34
(16.05.20)
Yaklaşık 20 yıldır ben, ailem ve yakın akrabalar yemiyoruz.
Yılda 1-2 köy tavuğu falan denk gelirse ancak. Ama öyle bir durumda da kaz/ördek gibi seçenekleri tercih ediyoruz.

Aynı durum yumurtada da geçerli. Ben çok sevdiğim için her gün yumurta tüketiyorum ama “organik” olanlardan. Gezen tavuk değil organik.
0
jimjim
(16.05.20)
tavuk sektörüde bir çok sektör gibi kirli. kasaptan aldığınız etler çok mu sağlıklı? hayvan hangi yemleri yiyor? bilmiyoruz. sektörlerin hepsi kirli ama tavuk sektörü diğerlerine göre çok kirli. normal köyde gördüğünüz tavuklardan markette paketli şekildeki etler çok zor çıkar hatta yumurtaları falan küçüktür. 3 ay da bir yerin onu da eşimin canı çekerse.
0
mikahakkinen
(16.05.20)
bir mazbut ben miyim anlamadım. tavuk yerim. etrafımda tavuk yemeyen insan da yoktur.

ucuza lezzetli yemek. tavuğa karşı böyle bir lobiden haberdar değildim açıkçası.
0
antikadimag
(16.05.20)
İki yıldır hiç tavuk yemedim. Öncesinde de tadını sevmediğim için zaten pek yemezdim.
0
legolasin son oku
(16.05.20)
Doktor tanıdığınız neden evine dahi sokmuyor bir söyleseniz de öyle tartışsak. Siz atıyorum bamya neden sevmiyorsanız, o da o yüzden sokmuyordur evine.

Tavuk etini bulgur pilavının üzerine(pirinç de olur) küçük küçük parçalar halinde atıp yemeyi seviyorum. Gerçi her türlü güzel bir tadı var. Üzerine de pul biberi. Oh mis.
0
bitchesaintshit
(16.05.20)
istemezdim ama mecbur yiyorum. kırmızı eti güvenli bulmadığım için protein almam lazım. haftada 2 kere yiyorumdur herhalde. banvit bulursam onu alıyorum. en azından tavuklara tavuk eti yedirmediğini söyleyen tek firma. "brezilyalılara satıldıktan sonra değiştirmedilerse..."
0
ya ben lan neyse
(16.05.20)
@neverletyougodown: tavukçunun sitesine girip okumuyorum. tavuklara hiçbir şey verilmiyor, tavuk sağlıklıdır, yiyin bir şey olmaz gibi bir iddiam da yok. söylediğiniz "Antibiyotigin temel verilme sebebi hayvana hizli kilo aldirmak. Gunluk dozda her gun antibiyotikle besleniyor bu hayvanlar" şeklindeki saçmalığı düzeltmeye çalışıyorum.

antibiyotiğin temel verilme sebebi tavuklara hızlı kilo aldırmak değil. antibiyotiğin kilo aldırıcı bir etkisi yok. antibiyotikle beslenemezler, çünkü antibiyotiğin besleyici bir özelliği de yok.

antibiyotik bakteri öldürücüdür. mikrop öldürür. faranjit olduğunda aile hekimine gidiyon augmentin yazıyo ya, aha hayvanınki de aynı. sen augmentin içince büyüyüp kilo alıyor musun, karnın doyuyor mu?

bin çeşit hayvan hastalığı var. bunların bilmemkaçyüz çeşidi de mikrobik. salmonellası var brucellası var. bin çeşit bakteri var. sen bu antibiyotiği vermezsen hayvanın bakteri kapar. ya ölür, ya bakterili ürün verir. sen dayarsın hayvana antibiyotiği, adamın vücudunda bakteri üreyemez.

ürün veren her canlı hayvanın vücudunda bakteri üreyemesin diye antibiyotik verilir. direkt ineğin memesinin içine basılanı bile var. memesi büyüsün, sütü artsın diye değil, sütteki bakteriler varsa ölsün, yoksa da üremesin diye. sağlıksız mıdır, evet sağlıklı değildir. sonuçta bakteri ölmesin diye ilaç yapılmaktadır, üründe bakteri ürememekle birlikte ilaç katkısı kalmaktadır. o yüzden, ya bakteri üremiş olması yüksek ihtimal olan ürün tüketeceksiniz, ya antibiyotikli ürün tüketeceksiniz, ya da vegan olacaksınız. antibiyotikten korkuyorsanız hayvansal ürün tüketmeyeceksiniz.

tavuğa hızlı kilo aldıran şey katkılı yemlerdir, gdo'lu yemlerdir. ne bileyim hormondur. kilo aldırıcı, çabuk büyütücü ilaç da veriyorlardır. ama bu verdikleri ilaç bir antibiyotik değildir. tavuk yerken çekinecekseniz bunlardan çekinin.
0
kibritsuyu
(17.05.20)
@kibritsuyu valla uzatmak istemiyorum, ama antibiyotik sadece ciftlik hayvanlarini hastaliklardan korumak icin degil hizli buyumeyi, gelismeyi sagladigi icin de kullaniliyor temel olarak. Antibiotic resistance diye basit bir Google aramasi yaparsaniz ya da antibiotic resistance ile random bir yazi secerseniz guardianlardan tutun tedlere, bbclere, whol'ya yuzlerce yerde bahsediliyor antibiyotigin ciftlik hayvanlarini hizli buyutme etkisinden. Komplo teoristcilerin, dunya duzculerin iddiasi falan degil bu
0
neverletyougodown
(17.05.20)
Antibiyotikler hormonlar gibi büyümeyi doğrudan uyaran maddeler değil. Tavukların büyümesini dolaylı olarak destekliyor.

Antimicrobial Growth Promoters
Antimicrobial growth promoters (AGPs) are antibiotics added to the feed of food animals to enhance their growth rate and production performance. The mechanism by which AGPs work is not clear. AGPs reduce normal intestinal flora (which compete with the host for nutrients) and harmful gut bacteria (which may reduce performance by causing subclinical disease). The effect on growth may be due to a combination of both fewer normal intestinal flora and fewer harmful bacteria.
wwwnc.cdc.gov


According to the National Office of Animal Health (NOAH,
2001), antibiotic growth promoters are used to “help growing
animals digest their food more efficiently, get maximum benefit from
it and allow them to develop into strong and healthy individuals”.
Although the mechanism underpinning their action is unclear, it is
believed that the antibiotics suppress sensitive populations of bacteria
in the intestines. It has been estimated that as much as 6 percent of the
net energy in the pig diet could be lost due to microbial fermentation
in the intestine (Jensen, 1998). If the microbial population could be
better controlled, it is possible that the lost energy could be diverted
to growth.

www.fao.org


Antibiotic resistance apayrı bir şey ve büyüme ile bir ilgisi yok.
0
synesthesia
(17.05.20)
6 senedir tüketmiyorum.
Benim yememe başlangıcım şöyle oldu bir gün köy tavuğu yedim. köy tavuğunun etini biraz sert buldum ama köy tavuğu ile diğer market tavuklarını karşılaştırınca vay anasını biz ne yiyormuşuz dedim. kemik boyutu, yağ oranı vs. ondan spnra soğudum ne köy tavuğu ne normal tavuk yedim.
0
fosforlu cevriye
(17.05.20)
@synesthesia "Antibiotic resistance apayrı bir şey ve büyüme ile bir ilgisi yok." Ben ikisi alakali demedim zaten. Antibiyotik resistance ile alakali rasgele bir yazi secmeniz yeterli. Antibiotic resistance olusmasinin temel sebeplerinden birini gida sektorune bagliyorlar, cunku gida sektoru hayvanlari hastaliktan uzak tutmak ve hizli buyume gelisim icin antibiyotikleri asiri kullaniyor. www.theguardian.com
youtu.be
0
neverletyougodown
(17.05.20)
Aslında demişsiniz ama çok sorun değil. Prensip olarak aynı noktadayız :)

"Antibiotic resistance diye basit bir Google aramasi yaparsaniz ya da antibiotic resistance ile random bir yazi secerseniz guardianlardan tutun tedlere, bbclere, whol'ya yuzlerce yerde bahsediliyor antibiyotigin ciftlik hayvanlarini hizli buyutme etkisinden."
0
synesthesia
(17.05.20)
@never E iyi de buna hızlı büyüme demeniz mantıksız o halde. Büyüme sürecini sekteye uğratmamak için demelisiniz. Hızlı büyüme deyince yanlış algılanması normal. Sanki hormon, takviye gıda veya kolajen gibi algılanmış.
0
Unde bach canim
(17.05.20)
haftada en az 1 defa yiyorum ki 4-5 bile oluyor
0
basond
(17.05.20)
@ Unde bach canim antibiyotigi verince hayvanin vucudu kas yapiyor buyuyor, gelisiyor diyor adamlar iste makalelerde. Hayvanin sindirim sistemini, bagirsak populasyonunu degistiriyorsun sonucunda daha az yag, daha fazla protein oluyor, semiriyor hayvan diyor.(Hastaliktan koruma yan faydasi isin)

Büyüme sürecini sekteye uğratmamak falan bu kelimeler gida endustrisinin politik dogruculugu olur, dolayli falan degil apacik mudahale var hayvana
0
neverletyougodown
(17.05.20)
Farklı türde hayvansal proteinlere ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Tavuk eti sağlıksız, dana eti doğal değil, sebze meyve gdo'lu dersek yiyecek hiçbir şey bulamayız. Bence yememek daha büyük eksiklikler doğurabilir.
0
Boğazlıkazak
(17.05.20)
Hocam hangi makalede antibiyotik kullanımı hayvanlarda kas yapımına sebep olur diyorsa gösterin lütfen. Öyle bir şey yok.
Sizin dediğiniz "antibiyotik insan ömrünü uzatır" demek gibi oluyor. Ömrü uzatır da, bunu hastalandığımızda başa çıkamayacağımız bakterileri kolayca yok ettiği için yapar. Yani dolaylı bir etkisi var.
0
synesthesia
(17.05.20)
Erkekler yemeyin, erkekliğinizi kaybedersiniz mazallah :((

www.drtus.com
0
yedek
(17.05.20)
hala aynı şeyi söylemek istiyorum. ben zaten antibiyotik kullanılmıyor, antibiyotiğin zararı falan yok demedim. SADECE tavukta değil, çiftlik hayvanlarının HEPSİNDE kullanılıyor dedim.

he tamam hadi onca makalenin hatırına antibiyotik büyütüyor olsun. o zaman ineği de büyütüyor, kuzuyu da büyütüyor, tavuğu da büyütüyor.

yani "tavukta antibiyotik olduğu için yemiyorum, onun yerine dana yiyorum" diyorsanız zoooorrttt yine antibiyotiği aldınız. "yumurta yiyom" diyorsanız zooorrt yine aldınız. "süt içiyorum" dediniz, zooort yine antibiyotik.

velhasıl-ı kelam antibiyotik veriliyor evet. zararlı mı evet. büyütüyor mu, hadi güzel hatırınız için büyütüyor olsun. ama bu zıkkım zadece tavuğa verilmiyor, cümle alemin hayvanına veriliyor.

korkunuz antibiyotikse hayvansal ürün hiç tüketmeyeceksiniz. hepsinde var çünkü tavuğa özgü bir şey değil.

şunu da üçüncü kere yazdırıyorsunuz ya yani.
0
kibritsuyu
(17.05.20)
@ synesthesia www.nhs.uk ordaki rapor: amr-review.org
www.ncbi.nlm.nih.gov
www.ncbi.nlm.nih.gov

Herkes ozgur istedigini de yesin. Sadece antibiyotik hastaliklari onluyor romantikliginizi onlemek icin yazdim, tartisma oldugu icin de uzadikca uzadi, baska da yazmiyorum.
1- hasta hayvana : treatment of disease
2- saglikli hayvana: hasta olmamasi icin onleyicilik
3- saglikli hayavana: growth promotion: increased feed-to-gain efficiency (zurnanin zirt dedigi yer)
0
neverletyougodown
(17.05.20)
(2)

Size göre 115 bin TL ye alınacak en mantıklı araba

electronicblueeyes
2017 model clio touch 1’5 otomatik dizel araba bana mantıklı geldi. Yaklaşık 60bin km civarında ve temiz bir araba. Sizin bakış açınıza göre alternatif ne olabilir, onu alma şu daha mantıklı dediğiniz marka ve model önerebilir misiniz ?
2017 model clio touch 1’5 otomatik dizel araba bana mantıklı geldi. Yaklaşık 60bin km civarında ve temiz bir araba. Sizin bakış açınıza göre alternatif ne olabilir, onu alma şu daha mantıklı dediğiniz marka ve model önerebilir misiniz ?
0
electronicblueeyes
(16.05.20)
bakış açısına göre değişir. dizel alan kişi aracın az yakması karşılığında bakımları ve sorun çıkarma olayını göze alıyor demektir. git benzinli al demek saçmalık olur. beklentiye bağlı bir durum. aradığın şey ne? konfor,dış görünüm, ekonomi?

sıkıntı istemezsen toyota ve japon grubu. dizel dersen renault grubu. konfor dersen bu bütçeye seçenek zor, yıl düşmen lazım.
0
mikahakkinen
(16.05.20)
Bir önerim yok ama en iyi araba ekonomik arabadır bence, ben olsa konfordan ziyade direkt ekonomiyi düşünürdüm.
0
paramolacak
(16.05.20)
(13)

Parazit'i izledim ve ödüle bogulmasina anlam veremedim (spoiler içerir)

epistemic_regress
Kendimden şüphe etmeye başladım açıkçası. Ben bayağı ağır bir sistem eleştirisi beklerken karakterler karikatür seviyesinde tutulmuş, olay örgüsü skecvari, zengin fakir kontrastıni Levent Kirca vermiş gibi. Komik evet, absurd komik ama bu alanda da en iyisi falan değil. Bu film etrafında oluşturulan
Kendimden şüphe etmeye başladım açıkçası. Ben bayağı ağır bir sistem eleştirisi beklerken karakterler karikatür seviyesinde tutulmuş, olay örgüsü skecvari, zengin fakir kontrastıni Levent Kirca vermiş gibi. Komik evet, absurd komik ama bu alanda da en iyisi falan değil. Bu film etrafında oluşturulan hype a anlam veremedim. Siz ne diyorsunuz?
0
epistemic_regress
(15.05.20)
ben de abartıldığını düşünüyorum. kötü film değil ama bu kadar sansasyon yaratacak bir film de değil bence kesinlikle.

edit: ben de aralıkta izlemiştim. rakiplerini de düşünmedim hiç, oskar odaklı bakmamıştım yani.
0
tepedeki psychedelic adam
(15.05.20)
Rakipleri de süper değildi bu sene. Onu da göz önünde bulundurmak lazım. Yalnız film iyi film. Rakipleri olan filmlerden Joker asıl overrated filmdir. The Irishman'e gelince artık kendini tekrar eden mafya filmlerinden biri malesef. Yoksa görüntü, oyunculuk, yönetmen falan iyi olsa da "beklenen" değildi.
0
prole
(15.05.20)
parazit filmi dünyaya idiokrasinin hakim olduğunun en yakın kanıtlarından biri. kontrast sadece bu kadar keskin olmamıştı.
0
kaufman
(15.05.20)
Bana göre de balon film. Dedim bu mu Oscar alan film. Şimdi diyecekler o kadar kişi oy vermiş Oscar'ı almış sen ne konuşuyorsun falan. Beğenmedim valla, sinemada izlemedim allahtan. Verdiğim paraya üzülürdüm.
0
allahkitapwesli
(15.05.20)
ben de cok bayilmadim. hakkinda bir sey okumamistim ama cok kisiden abi super film yaa filan duydum diye merak etmistim aslinda. ustune o kadar odullere bogulunca. ama beklentimin altinda kaldi. yani kotu film diyemem ama abartilacak kadar da biseyini goremedim. ha tabii yetkili mercii degilim sadece duz film izleyicisiyim.
0
in vino veritas
(15.05.20)
Hiç bilmediğimiz bir şeyi ilk defa anlatıyormuş gibi bir furya esti. Oysa hepsi bildiğimiz şeyler, anlattığı yeni hiçbir şey yok filmin. İnsanlar gözünü gerçeğe kapattıysa bu zamana dek demek. Başka açıklaması yok o Oscar ın.

Edit: Anlatmak istediğimi çok net anlattım, anlamayana da açıklamaya uğraşamam.
0
hatun
(15.05.20)
@der grund,

yo gayet idiokrasi. googlelayınız.

aynı zamanda parazit filminin seri imalat aksiyon filmlerinden bir farkı
yok dünyada nasıl pazarlandığını ve dağıtımını göz önünde bulundurursak,
film oscarı kazandı yahu, korece konuşuluyor diye bağımsız film tasnifinde
kalmaya devam edecek değil. 2019'un forrest gump'ı oldu film hala
sanki film kültürü olanların müdafaa edeceği bir film gibi orada durması
boş laf.
0
kaufman
(15.05.20)
Hakkında çok fazla okumadım, sadece her festivalde ödüle boguldugunu biliyorum. Die Hard dediğin şeyle bu filmin gerilimi korumak ve izleyiciyi içine çekmek anlamında pek bir farkı yok eğer anaakim sinemayla alternatif olanı bu şekilde ayiriyorsan. Karakter, olay gelişimi anlamında da die Hard in üstüne koyduğunu pek sanmıyorum açıkçası. Anaakim kötüdür, art house cicidir noktasını 22 yaşımda geçmiştim ben.
0
🌸epistemic_regress
(15.05.20)
katılıyorum çok ahım şahım bir film değil. galiba son dönemde çok boş filmler yapıldı bunların arasında sivrildi.
0
mikahakkinen
(15.05.20)
dünyadaki her filmin sevmeyen izleyicisi bulunur. film ne kadar çok kişi tarafından izlenirse o kadar çok fazla "abartılmış" diyen çıkar. çünkü hiçbir film istisnasız herkesin takdirini kazanamaz. bu film oscar da alıp adını duyurunca doğal olarak daha çok kişi izledi ve beğenmeyen insan sayısı standart bir sanat filmine göre arttı.

bahsettiğin durumun filmin iyi veya kötü olmasıyla ilgisi yok, senin beğenip beğenmemenle ilgisi var yani. oscar'ı cidden sallamıyorum da, cannes dahil ödül aldığı birçok festivalde sinema sanatının önem verilen jürileri tarafından seçildi. sanat özneldir ve ödül aldı diye yüceltmek saçmadık, gel gelelim kendini bu kadar jüriden daha yetkin bir sinemacı olarak görmüyorsan "bişey var demek ki bu filmde ama bana geçmedi demek ki, sağlık olsun beğenmek zorunda değilim neticede" demen gerekir diye düşünüyorum. mesela ben öyle yapıyorum, bir sürü ödül almış bir sürü filmi izleyip "bu muymuş" dedim. ama bu filmi kötü ya da abartılmış yapmak zorunda değil. parazit benim için geçen yılın bile en iyi filmi değil, ama bu durum filmi sevmeme ya da takdir etmeme engel değil.

bu filmin şansı oscar kazanması oldu, o yüzden bahsettiğin hype koptu. gerçi şans dememek lazım, cj grubun bu filmin pazarlanması için inanılmaz pr'ı mücadelesi oldu 2019'da. o yüzden işin sadece sanat sepet yönü de yok. ama ne olursa olsun, altın palmiye kazanmış bir filmin üstüne oscar kazanması neresinden bakarsan bak sinema tarihinin en sükseli filmlerinden biri yapar seni. çünkü ikisi yarışma birbirinin neredeyse zıttıdır, ikisini de tatmin etmek kocaman bir başarı.
0
Bruce
(15.05.20)
Takdir edecek bir neden arıyorum, "Cannes takı jüri beğendi cunku, onlardan daha iyi mi bileceksin?" bu nedenlerden biri değil.
0
🌸epistemic_regress
(15.05.20)
Ne bileyom Koreli sinemacıların dünya genelinde artan networku olur, belli başlı festivallerde filmlerini daha rahat göstermeye başlamışlardır, dünya seyircisi ingilizce film izlemekten sıkılmıştır, ekzotik taşlar arıyordur, vizyonda yeni Tarantinolar görmek istiyoruzdur ya da bir festivalde ödül alan filmin ünü diğer festivallerde de duyuluyordur, jüri çok objectif bakamiyordur vs vs. Ama "Cannes jurisinden daha mı iyi bilicez, çok begenmesek de vardır bı bildikleri diye saygı duymalıyız" ne derece doğru bir tavır bilemiyorum.
0
🌸epistemic_regress
(15.05.20)
Teknik anlamda her acidan cok iyi bir film. Konusu sarmadi demek istersen anlarim ama kotu film degild rakiplerine kiyasla en iyi filmi hak ettigini dusunuyorum.

edit: bi de şunu eklemek istiyorum. bazı filmler ilk izlendiğinde hiçbir şey ifade etmiyor bu ne ya diyorsun falan bunun sebebi biraz da sinema bilgisizliği ki hiçbirimiz sinema konusunda çok bilgili kişiler değiliz büyük ihtimalle. ancak bakıyorsun üstatların hepsi beğenmiş övgüler de övgüler falan o zaman sorup soruşturuyorum fikir alıyorum sinema konusunda benden çok daha bilgili kişilerden veya daha bilgili kişilerin yorumlarını okuyorum ve genelde tepkim şu oluyor "vay be hiç o açıdan düşünmemiştim". tabii ki sinema sanattır somut yorumlanacak bir şey değildir "bilgi" deyip durduğum için söylüyorum bunu da ama bir eseri de sağlıklı yorumlayabilmek için biraz tarihi, gelişimi ve teknikleri hakkında bilgi sahibi olmak gerek. en son once upon a time in hollywood filminde yaşamıştım bunu. ufuk genişletmek lazım o da ancak bir şeyleri daha detaylı öğrendikçe oluyor. o zaman işte hype'ın sebebini de anlayabilirsin filmi sevsen de sevmesen de.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.05.20)
(2)

Klima temizliği

solenkol
Evet havalar ısındı istanbulda. Bugun hissedildi sıcak ve klimaların yıllık bakımını yaptırıyım ufaktan diyorum. Şişli tarafındayım var mı tavsiye ettğiniz servisler? 2 tane arçelik klimam var evde nekadara bakımını yaparlar yeni yaptıran varsa cevap verebilir mi? Teşekkürler
Evet havalar ısındı istanbulda. Bugun hissedildi sıcak ve klimaların yıllık bakımını yaptırıyım ufaktan diyorum. Şişli tarafındayım var mı tavsiye ettğiniz servisler? 2 tane arçelik klimam var evde nekadara bakımını yaparlar yeni yaptıran varsa cevap verebilir mi? Teşekkürler
0
solenkol
(15.05.20)
koku gelmiyorsa yaptırtma. 100 150 lira arası anadoluda temizlik.
0
mikahakkinen
(15.05.20)
Kış boyu yattı.Toz,bakteri, mikrop yuvasıdır yaptırmadan olmaz yani
0
🌸solenkol
(15.05.20)
(7)

Denize girmek yasak mi haftasonunda?

lion de la Turquie
Canakkale`ye dogru gitsek ferahlamak icin ya da bozcaada`ya su an yasak var mi? cocuklar kumda oynayamaz mi? Alternatif, hasanboguldu gibi serinletici yerler de su an kapali mi bilgisi olan var mi arkadaslar?Cevap: Hasanboguldu kapali deniz serbest.Ek soru: Deniz dondurur mu haftasonu?
Canakkaleye dogru gitsek ferahlamak icin ya da bozcaadaya su an yasak var mi? cocuklar kumda oynayamaz mi?

Alternatif, hasanboguldu gibi serinletici yerler de su an kapali mi bilgisi olan var mi arkadaslar?

Cevap: Hasanboguldu kapali deniz serbest.

Ek soru: Deniz dondurur mu haftasonu?
0
lion de la Turquie
(15.05.20)
avmler açık denizler kapalı değildir muhtemelen. ege denizi her zaman soğuk oluyo ama bence çocuklar için haziran beklenmeli. biz mayıs başında da girerdik eskiden.
0
golgi aygıtı
(15.05.20)
Tüm sahil şeridi ülke genelinde kapalı. Hasanboğuldu gibi mesire yerleri zaten kapalı. Çanakkale bozcaada kuşadası büyükada fark etmez. hiçbirinden denize giremezsiniz. sahil boyunda yürüyemezsiniz bile.

Ya ben öyle orman içinden kaptırıp giderim kuytu bir yer bulur oradan denize girerim ya da kıyıdan kıyıdan kuma basıp yürürürm sadece diyorsanız, o da yasak. Jandarma 10 dakika içinde paket ediyor. 3bin tl adam başı cezası var.

Özet
Yasssah hemşerim
0
elestirman
(15.05.20)
aziz dostum jack
(15.05.20)
@golgi aygıtı ege denizi ne zaman soğuk oluyor? bölge bölge değişir o. izmirin balıkkesir tarafı soğuk olur ancak muğla sahilleri aydın sahilleri gayet sıcaktır.
0
mikahakkinen
(15.05.20)
youtu.be
şu videoda ceza yemişlerdi kimsenin görmediği, kara ile ulaşım olmayan bir koyda :)
0
masseter
(15.05.20)
Bizim günahımız ne ya!! Biz 4 gün evde oturalım bu sıcakta, klima yok bilmem ne, siz gidin gezin, denize girin oh ya :D Evet sitemimi yaptığıma göre geçen Kuşadasında denize girdikleri için ceza kesilmişti.
0
superfluid
(15.05.20)
Yakalanmadan denize giriş serbest yakalanırsanız makbuz hediye ediyorlar :)
0
creedwar
(15.05.20)
(5)

eskişehir - denizli arasi seyahat

gol haberi mi var
merhaba,bugün akşam saatlerinde veya yarın herhangi bir saatte (14.05.2020) eskişehir’den denizli tarafına seyahat edecek olan biri var mıdır? seyahat iznim var, fakat araç ayarlamaya çalışıyorum ve henüz bulabilmiş değilim. yol masrafına gerekli katkıyı yapmak şartıyla yardımcı olan biri olursa çok
merhaba,

bugün akşam saatlerinde veya yarın herhangi bir saatte (14.05.2020) eskişehir’den denizli tarafına seyahat edecek olan biri var mıdır? seyahat iznim var, fakat araç ayarlamaya çalışıyorum ve henüz bulabilmiş değilim. yol masrafına gerekli katkıyı yapmak şartıyla yardımcı olan biri olursa çok mutlu olurum.
0
gol haberi mi var
(14.05.20)
Bla bla car’ı dene
0
cemallamec
(14.05.20)
bla bla kapalı değil mi?
0
mikahakkinen
(14.05.20)
bla bla kapalı arkadaşlar
0
🌸gol haberi mi var
(14.05.20)
ankaradan denizliye gidicem bugün, sivrihisara gelebilir misin?
0
yonge and bloor
(14.05.20)
@yonge and bloor buradan mesaj atılıyor mu bilmiyorum ekşi üzerinden mesaj atmayı denedim fakat kapatmışsınız sanırım. detayları nasıl konuşabiliriz sivrihisar’a gelmeyi deneyeceğim şuan
0
🌸gol haberi mi var
(14.05.20)
(2)

cam şişeleri napayım

ShadowOfMoon
evde bayağı birikti.yarım saat mesafede bi yerde var ama evden çıkmak istemiyorum.çöpün yanına koysam kağıt toplayıcılar alırmı onlar cam almıyo galiba.
evde bayağı birikti.yarım saat mesafede bi yerde var ama evden çıkmak istemiyorum.çöpün yanına koysam kağıt toplayıcılar alırmı onlar cam almıyo galiba.
0
ShadowOfMoon
(13.05.20)
Çöpün yanına koyup belediyeye haber verebilirsiniz, yardımcı olabilirler belki...
0
(13.05.20)
cam geri dönüşüm kutularına atın.
0
mikahakkinen
(13.05.20)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.