Giriş
(11)

Sizce çalışmayı pek sevmeyen birisi için en iyi meslek masabaşı memurluk mudur?

fearlesswarrior98
Fikirlerinizi merak ediyorum arkadaşlar.
Fikirlerinizi merak ediyorum arkadaşlar.
0
fearlesswarrior98
(16 saat)
Her mesleğin zorluğu var ve hiçbiri de öyle dışardan göründüğü gibi değil.
Ayrıca masa başı memurlukta da bulunduğun yerde tutunamazsan öyle bir tayin görürsün ki keşke eşek gibi çalışaydım da olay buralara gelmeseydi dersin.
0
Mirket
(16 saat)
influencerlıktır herhalde ya da şarkıcılık ressamlık gibi çeşitli sanat dallarıyla ilgili mesleklerdir ama daha normal insan mesleği olarak soruyorsan muhtemelen öğretmenliktir. ondan sonra da diğer devlet memurluklarıdır evet. memurluğun da bazısı yoğun oluyor ama hepsi değil.
0
semaforo de medianoche
(15 saat)
Memurluk demek sığınmak demek, çalışmayı sevmeyene derman olabilir
0
gadlemler
(14 saat)
@semaforo de medianoche ; şarkıcılık, ressamlık, öğretmenlik ve memurluk, benim bakış açıma göre hiç biri kolay değil. böyle düşünmen beni şaşırttı açıkçası.

evet herkes atomu parçalamıyor, izafiyet teorisini keşfetmiyor ama bu yukarıda saydıkların, ciddi uğraş ve emek isteyen işler.

öte yandan ajdar da şarkıcı, tarkan da. ben de resim yapıyorum, pablo picasso da :)

soruya cevaba gelirsek, tembel insana yemek yemek bile zor gelir, birisi gelse de ağzıma beslese, birisi gelse de beni tuvalete götürse der. böyle bir insana yakışacak en güzel meslek, zengin çocuğu olmaktır, saat 10 da babasının işine gelsin, saat 12 de yemeğe gitsin, yemekten sonra gezmeye tozmaya eğlenmeye gitsin, gece uykusu gelince yatsın uyusun. dostlar alışverişte görsün misali.
0
omer460
(14 saat)
@omer460: ben kolay demedim bunlara da diğer mesleklerle kıyaslayınca çok daha az zorlayıcı çoğu durumda. zaten çoğumuzda olmayan bir yetenek istiyor sanat işleri ama hiçbir sanatçının kendi sanatını icra etmek yerine haftada 5 gün 8-6 çalışmayı tercih edeceğini sanmıyorum. bunlar biraz daha çalışmanızı üretiminizi kendinize göre ayarlayabildiğiniz işler o açıdan normal işlere göre çok avantajlı. bir sanatçının kafası atıyor kendine belki 3 ay belki 1 yıl kafa izni veriyor. parayı bulan erken yaşta emekli bile olabiliyor.

öğretmenlik de yine 2 ay kafadan izni var ve çoğu öğretmen haftada 3-4 gün çalışıyor 5 gün bile değil hiçbir meslekte yok böyle bir şey türkiye'de biliyorsunuz değil mi? benim babam öğretmenliği ek iş olarak yapıyordu mesela ayrıca dükkanı varken. tabi ki onun da zorlukları var da geliri biraz iyi olsa öğretmenlik bölümlerine türkiye derecesiyle girilir öyle söyleyeyim. tabi devlet öğretmenleri için diyorum özelde öğretmenlik çok zor şartları çok farklı.
+2
semaforo de medianoche
(13 saat)
akademisyenlik
0
banach
(11 saat)
memurluk = yatis. zamaninda ben de yaptim. kurumdan kuruma degismekle birlikte memurluk haftada 2-3 saat calissaniz kimsenin size laf etmedigi bir yerdir. is ahlaki olmayan insan icin cennet gibi bir sey. yuz kizartici suc islenmedigi surece isten cikarilma durumu yok.
+3
antikadimag
(10 saat)
Kesinlikle memurluk. 65 yaşına kadar evden işe gidip gelerek maaşını alırsın. Hatta ek iş yapma imkanı bile var. Öğretmenlerin çoğu ticaret yapıyor. Çok fazla boş zamanları var.
+2
michael harddd
(8 saat)
Memurluğun rahatlığı amire bağlı. Kesin rahat edersiniz denemez.
+3
cosmicstring
(6 saat)
mesela diyanet işlerinde bir ilçede, hatta nüfusu 10binse ne iş olabilir ki? memuriyetten atılma riski çok az. öğretmensen veya adliyede katipsen yatamazsın. ancak mesela erzincan iliçtesin mebde memursun, 5 gün çalış 25 gün yat. memuriyetin bakanlığı, bölge, nüfus ve kadro önemli. mesela uzman kadro psikolog, mühendis vb. gibi belirleyeceğin özelliğin varsa yatamazsın. düz memur yatar.

not ben de 15 senelik memurum. memurların yüzde 95i yatmasa da çok düşük verimle çalışıyor.
+3
mikahakkinen
(6 saat)
Memur olmadım hiç. O yüzden en rahatı memurluk mu bilemem ama özel sektörde Alman firmalar gördüğüm en rahat firmalardı. Özellikle BSH'de hiçbir şey yapmadan yan gelip yatan bir sürü insan tanıyorum. Hiç de bir şey olmyordu bu insanlara. Tam bir çiftlik BSH.
0
himmet dayi
(2 saat)
(17)

yaz bittiği için üzülüyor musunuz

alester
nasıl bir yaz geçirdiniz tatile gittiyseniz nerelere gittiniz keşke bitmeseydi diyor musunuz
nasıl bir yaz geçirdiniz tatile gittiyseniz nerelere gittiniz keşke bitmeseydi diyor musunuz
0
alester
(14.09.26)
Üzülmüyorum valla bitse de kurtulsam diyorum şu sıcaklardan.
+3
Amaranta ursula
(14.09.26)
Yazı çok seviyorum. Bittiği için üzülüyorum. Yine de Eylül sonu yazlıkta ve Ekim’de İspanya’da biraz daha uzatabilme şansım olacak.

Ege’de oluyorum ben genelde Türkiye’de. Bu yaz klasik yazlıkspor dışında Yunanistan’a da gittim.
0
gabe h coud
(14.09.26)
Yaz bittiği için değilde, günler kısaldığı için üzülüyorum
0
iustitia omnibus
(14.09.26)
muğla'ya falan gittim ama keşke 1 hafta daha denizde dolu dolu yüzebilsem. deniz için keşke bitmeseydi diyorum
0
jelly bear
(14.09.26)
yazın bize egede eziyet gibi. 40 derece ve üstü. klimasız bir hayat yok. sahillere gitsek hem sıcak hem kalabalık. kışın bu kadar dışarıya çıkmaktan korkmuyoruz.
+1
mikahakkinen
(14.09.26)
Hiiç üzülmüyorum. Yapış yapış sıcak bitti neyse ki. Artık istediğimiz saat dışarı çıkabilicez güneşten fenalık geçirme derdi olmadan.
Sweatshirt’üm elimde, heyecanla sonbahar serinliğini bekliyorum
0
mor oje
(24 saat)
Gayet mutluyum. Korkunç bir yaz geçirdim, sineklere alerjim olduğu için de her tarafım yara oldu. Sıcak başımı ağrıttığı için klimalara sığınıp sonra da klima baş ağrısı çektim. Tüm yaz başım ağrıdı. Deniz ve kum yoksa yazın gereği yok. Rezillik başka bir şey değil.
Sokaktaki hayvanlar güvende olduğu sürece kar kış yağmur kasırga ihtiyacım olan şeyler.
+2
asue
(23 saat)
Belgrad'da yaptım bu yıl. Sonbahar çok tatlı.
-7
arbre
(23 saat)
Yaz bittiği için çok mutluyum ama yağmur ve kar da sevmem. Nasıl olacak bilmiyorum.
0
rock n roll
(23 saat)
Eski foça da plajdayım şu an, deniz misss. Keşke hep yaz olsa, upuzun günlerde denizle bütünleşip yaşasam. Kış, gri hava, kısa günler bir sonraki yaz için katlandığım bir süreç maalesef.
0
Phoebe
(23 saat)
Üzülmüyorum. Aksine çok mutluyum.
Sıcakla aram iyi değil. Nihayet yürüyerek işe gitmeye başladım.
Bu yıl Didim'de tatil yaptık. Yakın diye tercih etmiştik ama bir daha gitmeyiz.
+1
pro9it9is9
(23 saat)
Yazı sevmiyorum ama adli tatili seviyorum. Bu sene birkaç olaylar nedeniyle ne tatil yapabildim güzel bir şekilde ne de dinlenebildim. Verimli geçmedi üzücü bu nedenle benim için.
0
drako
(22 saat)
Eski yazcılardan biri olarak yazın bitmesinden mutlu sayılırım aslında. Biraz değişiklik istiyorum.
Şu an tatildeyim, en sevdiğim dönem sezon kapanmış herkes işine okuluna dönmüş çok sakin, iyi geçiyor, dinleniyorum, kafamı toparlamaya çalışıyorum.
Buraya gelmeden bu tatile çok anlam yüklemiştim, umarım ruh sağlığıma iyi gelecek bu dinginlik…
0
mutekebbir
(21 saat)
yaz gibisi var mi be. tabii ki uzuluyoruz. bir insan niye usumeyi, yagmuru camuru ozler ki aw.
0
baldur2
(21 saat)
Evet kışı hiç sevmem, bu yaz hızlı geçti sanki.
0
ekimoloji
(20 saat)
evet. deniz (tatil yapabilme) sezonu bitmesi, duştan sonra saç kurutma makinası kullanma gereksinimi, -henüz değil ama- spor ayakkabı yerine bot gitmek hep hayat konforumu azaltan şeyler.
0
renegade
(14 saat)
tatile gitmedim sadece bu hafta sonu bi izmir yapıp geleceğiz onda da havuz/deniz yok efes gezisi.
yazdan nefret ediyorum. tatile gitseydim de ederdim çünkü yaz boyu tatil yapamayacağım. zaten eylül'den önce tatil yapmayı sevmem. eylül'e kadar dayandıysam da eylül'de yapmasam da olur.
yağmur, boran, fırtına, şimşek, dolu ve kar hastasıyım. hava kapalı olunca yaşam enerjim %500 artıyor. oh be hayat çok güzel modunda geziyorum. bugün mesela hava kapalı ve kim çok mutlu tahmin edin.
0
matilda
(3 saat)
(8)

bir tane italyan ayakkabi markasi vardi

baldur2
galiba 50-60 yillik bir firma, iki kelimeden olusuyordu adi. turkiye'de beymen veya boynerlerde satiliyordu galiba, kaliteli deri sneaker veya loafer uretiyordu. hangi marka olabilir bu? detay isciligi de epey coktu hatirladigim kadariyla ve cok da ucuk fiyatlari yoktu diye hatirliyorum. bir bulduru
galiba 50-60 yillik bir firma, iki kelimeden olusuyordu adi. turkiye'de beymen veya boynerlerde satiliyordu galiba, kaliteli deri sneaker veya loafer uretiyordu. hangi marka olabilir bu? detay isciligi de epey coktu hatirladigim kadariyla ve cok da ucuk fiyatlari yoktu diye hatirliyorum. bir buldurun be.
0
baldur2
(14.09.26)
-officine creative
-santoni

beymende satılıyorlar ama Boyner’de sanmıyorum. fiyatları yüksek doğal olarak.
+1
eileengray
(14.09.26)
Ace Marks olabilir mi?
0
mbond
(14.09.26)
christian louboutin olabilir mi?
-2
ruhlardan esinlenen karga
(14.09.26)
George hogg ?
0
kablelvuku
(14.09.26)
officine creative ama fiyatlari ucukmus, yanlis hatirliyormusum.
0
🌸baldur2
(14.09.26)
Salvatore Ferragamo
0
mikahakkinen
(14.09.26)
Sebago?
0
tuborg yesili
(19 saat)
officine creative cok guzel ayakkabi. $500 civari ama fiyatlar. ceylan derisinden ayakkabi yapan marka bulmak kolay degil.
0
antikadimag
(10 saat)
(9)

Yalnızım...Bu durum içimi şişiriyor, napmalı?

gadlemler
En iyi dostum eşim...Hayatımda iyi giden tek şey zaten evliliğim. 2 dostum var biri yurtdışında çok sık görüşemiyoruz. Diğeri de arkadaş ile dost arası bir şey randevulaşmadan telefonla konuşmak da pek mümkün değil.Okullarımdan sonra tüm arkadaşlıklarım bitti, zamanla azalıp gittiler oysa çok sosyal
En iyi dostum eşim...Hayatımda iyi giden tek şey zaten evliliğim. 2 dostum var biri yurtdışında çok sık görüşemiyoruz. Diğeri de arkadaş ile dost arası bir şey randevulaşmadan telefonla konuşmak da pek mümkün değil.

Okullarımdan sonra tüm arkadaşlıklarım bitti, zamanla azalıp gittiler oysa çok sosyaldim. Üzülüyorum acsba hiç sevilmedim mi de böyle oldu. Yeni arkadaşlar da edindim çat diye ilişkisini kesen de oldu noldu ben anlamadım. Yaş 40'a yakın. Öneriniz var mı?
-2
gadlemler
(13.09.26)
yalnız değilsin. 3 dostum var. biri istanbulda biri ankarada ,onlarla bile görüşemiyorum. yakınımda olan da 2 çocuk babası, adamın 2 dksı yok. sevilmemek değil artık insanların birbirine ihtiyacı azaldı, kendilerine arkadaşlarına ayırdıkları vakit azaldı. bu dönem böyle herhalde.
+2
mikahakkinen
(13.09.26)
Evliyim ben de eşimle birbirimizin en yakın arkadaşıyız valla başka birine pek ihtiyaç duymuyorum ben.

Çok arkadaşım vardı yediğim içtiğim ayrı gitmediği. Ama zaman her şeyi bitirdiği gibi arkadaşlıkları da bitiriyor. Bence olağan bir durum.

Valla kafam da çok kaldırmıyor açıkçası iş yerindeki dramalar sosyalleşme kotamı rahatlıkla dolduruyor
+1
Hallegadola
(13.09.26)
İyi gene evlisin,ben onu da bulamadım,kaldım tek tabanca.
Zaten artık sosyallik net azaldı genel olarak.reels kaydırır gibi insan kaydırıyorlar resmen,olay bu
+4
denizciman
(13.09.26)
ben arkadasliklardan beklentimi düsürdüm.

dost falan diye degil de sosyallesmek olarak bakiyorum. belli bir yastan sonra o genclikteki samimiyeti bulmak zor. buna gerek de yok zaten. core cevrem (esim ve insallah saglikla dogacak oglum) benimle olduktan sonra geri kalaninin cok da önemi yok.
+1
Purple life
(13.09.26)
Herkes benzer durumda. Yas, sorumluluk, donem hepsi etkiliyor. Fakat esim en iyi arkadasim, ailem en iyi arkadasim gibi soylemler de dogru degil. Insan hayatinda aile vardir, arkadas vardir, dost vardir, es vardir vs. ve bunlarin hepsinin rolu, iletisimi farklidir. Bazen duyuyorum babam benim en iyi arkadasim falan diyorlar. Bu psikolojik acidan dogru ve saglikli degil. Baban senin baban, hem bir gerekli otorite figuru, hem de arkadaslarinla paylastigin seyler, iletisimin farkli.
+1
Sour
(13.09.26)
@sour+1
Hayattaki herkesin rolü ayrı olmalı.
Belli bir yaştan sonra eski dostlukları korumak yeni dostluklar kurmak zaman ve emek istiyor. Ya hep kötülere denk gelmişsinizdir ya da yeterince emek vermemişsinizdir. Ya da hiçbiri It is what it is.
+1
Amaranta ursula
(13.09.26)
maalesef, eski dostluklar kalmadı ve kalmayacak. Eskiden dostlarımızla fiziki dünyada ortak mücadeleler verirdik. Birlikte sokaklarda gezerdik, bir amaç için uğraşırdık. Şimdiki dünyada bu tarz iletişimin, ortak hareket etmenin bir imkanı çok çok az. Haliyle yeni dostluklar edinmek çok zor.

Ek olarak 25 yaşından sonra artık yeni arkadaş edinmeler de epey azalıyor. Çevremde 50 yaş üzeri kişilerin arkadaşları ve dostları şu gruptan oluşuyor genelde.

- en fazla 1 tane ortaokul arkadaşı
- lise arkadaşları
- üniversite, yüksek lisans, kurs arkadaşları
- asker arkadaşları
- dernekten arkadaşları
- komşu ve mahalle arkadaşları
- eski iş yeri arkadaşları

Bunlar dışında arkadaş bulmak genelde yok gibi bir şey.
İkincisi de, artık aynı çatı altında olmadığın her kişiyle zaman içinde yolların ayrılıyor. İkinizi de büyüten zaman, sizlere aynı hayatı göstermediği için iki karakter farklı şekilde şekilleniyor. Bu da dostlukların erimesine neden oluyor. Bu da hayatın başka normal bir kısmı.

Geçmişte hatalar yapmış olabilirsin veya bilerek arkadaş kitleni değiştirmek istemiş olabilirsin. Bu davranışa doğru veya yanlış diyemeyiz, tercihini böyle yapmışsın belki de.

Yeni arkadaş edinmek istiyorsan bu yaştan sonra seçeneklerin şunlar olabilir;

- Spor faaliyetleri: fitness salonu, yelken kursu, kürek eğitimi, tenis gibi orta yaşlarda da yapılabilecek sporlara gidip çevre edinebilirsin.
- Sanat faaliyetleri: Resim, heykel, müzik, tiyatro, karikatür, fotoğraf gibi ilgilendiğin bir sanat dalında eğitimler alırken çevre edinebilirsin.
- Hobi faaliyetleri: Yoga, astronomi gözlemi, motor sporları, botanik, balıkçılık, trekking gibi faaliyetlere katılabilirsin.
- Gezi faaliyetleri: Şehir içi geziler, kültür gezileri, yurtdışı gezileri, her mevsim bir ili geziyoruz... gibi projelerle kişiler edilebilirsin.
- Dernek faaliyetleri: Fiziki olarak katkı sağlayabileceğin derneklerde kişiler ile tanışabilirsin. Arama kurtarma, yangın söndürme, sağlık, politika, eğitim, kültür... gibi ilgini çeken konuda bir derneğe katılmak da oradaki üyelerle epey bir yakınlık elde etmeni sağlar.

Bu arada 40'lı yaşların başına geldiğinde, hayatı büyük ölçüde anlamış olacaksın ve artık dosta veya arkadaşa pek ihtiyaç duymayacaksın. Sadece boş zamanlarda seni oyalayacak bir avuç kişi olsun yeter diyeceksin. Ailen o boşluğu dolduracak. Ve bir de kimsenin senin dertlerine derman olamadığını göreceğin için, artık dost veya arkadaşlara da daha az ihtiyacın olduğunu hissedeceksin.
0
sinematematikci
(14.09.26)
Eskiden beri iç dünyamda daha fazla yaşadığım için az arkadaşlıktan rahatsız olmadım. Bir de hayat hep Amerikan dizilerindeki arkadaşlıklar gibi olsun istiyor insan ama maalesef olamıyor. Zamanla herkesten kopuluyor, ayda bir iki ayda bir telefonla görüşülüyor, o da yetiyor zaten.

Bir de artık kimse kimseyi gerçekten dinlemiyor, bunu çok yaşadıktan sonra kalabalık olsa ne olur yalnız kalsam ne olur diye düşündüğümden zihinsel olarak daha da yalnızlaştım.
+1
fikrim sabit degil
(4 saat)
sosyal ilişkiler pandemiden sonra zayıfladı.
insanlarda eski masumiyet, sevgi, dostluk kalmadı.
içine girmek zorunda kaldığımız ortamlarda "acaba kimden ne zarar gelecek" diye endişe yaşıyoruz.
ben bekâr bir erkeğim. dost dediğim 20 yıllık kız arkadaşlarımın çoğu arkadaşlığı evliliğe dönüştürmeye kalkıştı ve kibarca reddedince beni pert edip gitti.
dost dediğim erkek arkadaşlarımdan biri ev alırken bana fikirsel olarak yardımcı oldu diye, bana sürekli borçlu hissettirdi ve iki kez benden borç alıp üzerine yattı.
ben artık arkadaşlığın, dostluğun çok zor elde edilebilecek bir şey olduğunu düşünüyorum.
daha yüzeysel ilişkilerle biraz vakit geçirmeye çalışıyorum.
kendimi daha çok işle, hobiyle, deneyimle oyalamaya çalışıyorum.
+1
santimantal
(3 saat)
(5)

Bir memur emekli olduktan sonra kendisinin memurluğu süresince ek gelir elde ettiğini bilen birisi şikayet etse bu emekli memur ceza alır mı?

fearlesswarrior98
Diyelim bu memur memurluğu süresince freelance işler yaparak ayda iyi sayılabilecek bir gelir elde etmiş olsun (ayda 150.000 - 200.000 tl belki de daha fazla).
Diyelim bu memur memurluğu süresince freelance işler yaparak ayda iyi sayılabilecek bir gelir elde etmiş olsun (ayda 150.000 - 200.000 tl belki de daha fazla).
0
fearlesswarrior98
(13.09.26)
devletten çalmadiysa, ihbar etmek ahlaki olmaz.
0
designer
(13.09.26)
Memuriyet süresince gelir elde edici işlerde çalışmak disiplin cezası gerektirir, kademe ilerleme gibi disiplin cezaları öngörülür, emekli olduktan sonra bu cezalar hükümsüz kalır.
+2
efruz
(13.09.26)
ceza almaz. emekli maaşını ve ikramiyesini aldıktan sonra geçmişe dönük ceza işleyeceğini sanmıyorum.
0
mikahakkinen
(13.09.26)
soruyu soran arkadaş memur diye özellikle belirttiği için o noktaya odaklanılmış ama kayıt dışı iş yapıldıysa vergi dairesi tarafından işlem yapılabilir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.09.26)
kiracım bu şekilde ek iş olarak mesai sonrası çalışıyordu.
şikayet edildi ve iş yeri o gün mühürlendi.
0
jamswety
(14.09.26)
(18)

Sevgilinin tatilde başkasıyla olan yakınlığı

64654942
Görseldeki yeşilli çift karı koca. Mavili kadın ise kırmızılının "aile dostumuz" dediği biri, üstelik annesi ve ablasıyla da ailece çok yakınlar. Kadın, kırmızılıdan 4-5 yaş büyük.Kırmızılının sevgilisi olan kadın, "sadece arkadaş grubuyla" çıkıldığı söylenen İspanya tatilinden gelen bu samimi fotoğ
Görseldeki yeşilli çift karı koca. Mavili kadın ise kırmızılının "aile dostumuz" dediği biri, üstelik annesi ve ablasıyla da ailece çok yakınlar. Kadın, kırmızılıdan 4-5 yaş büyük.

Kırmızılının sevgilisi olan kadın, "sadece arkadaş grubuyla" çıkıldığı söylenen İspanya tatilinden gelen bu samimi fotoğrafları görünce rahatsız oluyor. Bir sebepten o gidememiş tatile. Sizce sevgilisinin bu yakınlığı yanlış anlaması anormal mi? Bu samimiyet fazla mı, yoksa "aile dostu, elinde büyüdüm" denilen bir kadın için son derece normal bir durum mu?

ibb.co
ibb.co

EDIT: Yanlış anlaşılmış galiba. Kırmızılı adamın sevgilisi olan kadın rahatsız oluyor. Mavili kadının hayatında zaten kimse yok. Fotoları çeken de mavilinin ablası. Kırmızılının sevgilisiyle birkaç kere görüşülmüş, onda da kırmızılıya küçük erkek kardeşleri gibi davranıyorlarmış. Bir de mavili ve kırmızılı İngiliz. Bir önemi var mı bilmiyorum ama bu ek bilgiyi de vereyim.
0
64654942
(13.09.26)
mavili hanım abla kafasını kırmızılının münasip yerlerine yatırmış takılıyor
daha ne anlayacağız?
+6
neira
(13.09.26)
Son derece anormal
+2
egerbiryolcu
(13.09.26)
eleman rahatsız olmakta haklı
yanlış anlama yok bence gayet yakın temas var.
problem.
0
basond
(13.09.26)
Evli oğlan da mavili kadına yaslamış başını. Nedir problem. Mavi ve yeşil arasındaki bağ daha eski. Beraber buyunmus. Herkese zihin temizliği dilerim.
Başkası ile olan yakinligindaki başkası da birlikte büyünmüş aile dostu.

Tatilde ve denizde çekilmiş anlık bir fotoğrafın değerlendirildiğini de hatırlatmak isterim.
-5
a perfect lie
(13.09.26)
cevap dogudan batiya gidildikce degisir.

mardin'de tore cinayeti sebebi.
erzurum'da gavatlik.
ankara'da bunlar nasil hayatlar amk.
istanbul'da trip, kavga sebebi.
atina'da kusluk
zurih'de aman ne var canim bunda.
+13
buenosdias
(13.09.26)
Ben öyle bir ortama girmem. Kız arkadaşımın da aile dostu bi adamla tatile gitmesi olayına sıcak bakmam. Sokmam o ortama.

Ama baştan müsaade edilmiş, ortam kabullenilmiş de ortamdaki bir poza takılınmış.

@a perfect lie'ın hakkı var. O durumda diğer aile de arızalı, eşinin yanında ne biçim başkasının kucağına yatmadır o.

En baştan kabul etmeyi normal dediyseniz bu detay da normaldir. Takılmayın bence.
+4
Mirket
(13.09.26)
bu arkadaşlar arasında çocukluktan beri gelen bir aile büyüklerinin dostluğu varsa belki birbirlerine o gözle bakmıyordur ve kendi aralarında normalleştirmiş olabilirler bu durumu. tabi bu yorum olabildiğine iyi niyetle yapılmış bir yorum olur.

öte yandan yazar arakadaşların dediği gibi yetişkin insanlar fahşi mübaşere sınırlarını zorluyorlar kızın manitası haklı sonuçta diyebiliriz.
+4
joooper
(13.09.26)
kırmız mor yeşil dikkat etsin de, çanak çömlek patlamasın.
+2
mikahakkinen
(13.09.26)
maalesef sadece anlatılanlardan yola çıkarak bir şeyler söylemek yüzeysel olacaktır. diğer zamanlardaki hal ve tavırlara göre bir şeyler söylenebilir.

çünkü bu gözler neler neler gördü...

kankasıyla beraber yengesi ve onun da arkadaşını ayartıp tatile getirenler( ciddi yaş farkı vardı ve eleman bir telefon konuşması sonrası eniştem mi aradı dedi beni görünce bozuldu)

tatiline bir şekilde sevgilisini de getirenler

ailece çok samimi olup (dışarıdan çok yanlış anlaşılıp) hiçbir falsosu olmayanlar

gibi gibi listeyi çok uzatabilirim. yani sadece bir fotodan çıkarımda bulunmak zor. o anın heyecanıyla fotoğraflarda böyle pozlar verilebiliyor. özellikle tekrarı olmayacak hatıra fotoğraflarında.
0
bravoteam
(13.09.26)
Vaziyetten rahatsizlik duyan, kirmizilinin kiz arkadasinin Turk oldugunu varsayiyorum. Turk olmasa zaten buralara konu olmazdi sanirim.

Ben romantik bir durum gormuyorum fotografta. Ingiliz'e gore bu sadece bir fotograftir, Turk kiz arkadasa gore asiri samimiyettir... Hem zaten date, kiz arkadas/erkek arkadas konularina yaklasimlari da farkli. Kulturle alakali biraz...

Kiz arkadas da ingiliz olsa, muhtemelen hic sorun etmez, fotonun altinda "cok kiskandim(tatili) keske ben de orda olabilseydim." minvalinde bir comment birakirdi.

Tatile gidemeyen kizin kendi kalibresindeki biriyle sevgili olmasi daha iyi olur gibi.
0
KafayıYedimAbi
(13.09.26)
Normal tatil fotoğrafları bunlar, insan böyle bir ortamda o an tanıştığı biriyle bile yakın poz verebilir.
Normal hayatlarındaki yakınlık durumu önemli, fotoğraftan bir tahmin yürütülemez.

Bir de insanların özel tatil fotoğraflarının bu kadar alakasız kişilerin önüne düşürülmesi sansürlense bile hoş değil, fotoğrafsız da sorulabilirdi bence.
-3
mutekebbir
(13.09.26)
bence kıskançlıktan öte, sevgilisinin böyle 'lame' pozlar vermesine daha çok takılsa yeridir. ikinci poz için, 4 kişi birden bunun iyi bir fikir olduğuna nasıl ikna oldu, anlaşılmaz gerçekten..
+9
lil siztah
(13.09.26)
mezhebin genisligine gore degisir cevap. misal, şafiiler kadina dokundugunda abdest bozulur.
0
banach
(13.09.26)
Ben olsam kızar ve çok sinirlenirdim
0
gadlemler
(13.09.26)
İngiliz olmaları bence işleri değiştirir. Kültür farklı basit bir durum değil. Aynı ülkenin içinde bile bin çeşit insan var. Yukarıda @buenosdias özetlemiş zaten. Bu olgusal bir durum, böyle yani.

Ancak karşılığında eşin rahatsızlığı da bundan bağımsız bir gerçek.

Sonuç olarak, eş bu konuyu konuşmak isterse tuhaf olmaz bence. Eminim iki taraf da bakış açılarında farklılıklar olabileceğini kabul ederek evlenmişlerdir.
0
akhenaten
(13.09.26)
yani mavili adam ingiliz. ingiliz adamın sevgilisi türk mü?
ben gerçekten anlamıyorum avrupalı adamla sevgili olunca bu tip şeylere şaşırmanızı.
ben türküm ve bu bana anormal geliyor. avrupalılara göre normal bunlar. ben avrupalı ile sevgili olmam mesela. hem sevgili olup hem bunlar olmasın istemek saçma geliyor bana.
0
abelardo
(22 saat)
Pozlar cok sakıncalı. Dahası yok.
+1
duster
(22 saat)
Nereli olursa olsun iki karşı cins birbirinin özel noktalarına yada özel alanların yakın temas ediyorsa o işte problemdir. öz abisi ablası olmadığı sürece yok kardeşi gibiymiş vs hepsi yalan dolandır şahsi fikrimce.
0
basond
(21 saat)
(12)

Sigara tüm dünyada sonsuza kadar yasaklansa neler olur?

egerbiryolcu
Sinavimla ilgili bir konu çalışırken konu sigara bağımlılığına geldi sıra ve aklıma bu soru geldi. Hiçbir şekilde kaçak tütün vs de dahil bu maddeye sonsuz erişim yasağı gelse gerçekçi senaryolarda neler yaşanirdi çok merak ettim. Sizce?Ve bununla ilgili bir film var mı acaba
Sinavimla ilgili bir konu çalışırken konu sigara bağımlılığına geldi sıra ve aklıma bu soru geldi. Hiçbir şekilde kaçak tütün vs de dahil bu maddeye sonsuz erişim yasağı gelse gerçekçi senaryolarda neler yaşanirdi çok merak ettim. Sizce?

Ve bununla ilgili bir film var mı acaba
0
egerbiryolcu
(12.09.26)
Çok bir şey olmasa gerek. Aşırı bağımlı tiryakiler arasından az sayıda kişi yer yer olay çıkarır, büyük çoğunluk sadece hayıflanmakla yetinir, bir kısım insan protestolar yapar belki, bir kısım oh iyi oldu tayfası ortaya çıkar, bir grup insan birleşir dava falan açar büyük ihtimalle... Çok fantastik bir şey olsun sanmam.
0
akhenaten
(12.09.26)
bağımlı her zaman bağımlıdır. a4 kağıda çimen sararlar yine bi şeyler içerler.
+4
beatbox yapan metalci
(12.09.26)
1-2 ay geleneksel ramazan ayı dövüşlerine benzer sahneler görürüz ama sonra herkes "iyi ki lan" der. iyi olur aslında.
0
msb
(12.09.26)
gerçekçi senaryoda hükümetler nikotin bantları falan dağıtır insanların bağımlılığını yavaş yavaş doz azaltarak bitirmeyi denerdi herhalde. Dudak tiryakiliği ve keyif için de bitkisel başka şeyler çıkardı.
0
nhk ni youkosu
(12.09.26)
Kısa vadede ekonomimiz büyük darbe alır, zira vergi gelirinde çok ciddi yeri var sigaranın ama uzun vadede sağlık harcamalarından sağlanacak tasarruf muhtemelen daha fazla olacaktır.
+1
faberkastelli
(12.09.26)
Otobüs durakları falan daha çekilir yerler haline gelir.
Otobüslerde kül tablası gibi kokan insan kalmaz.
Güzel olur.
+1
Mirket
(12.09.26)
Sigara firmaları savaş çıkarır
0
etna
(12.09.26)
Ticaret ve ihtiyaç yasakların önüne geçer, geçmişte de geçti, bundan sonra da geçecektir. Tarihte pek çok örneği var, en basitinden iv.murad içkiyi yasakladı, eee onun döneminde bile tamamen engellenebildigini kim iddia edebilir?
0
wilhelmwasmuss
(12.09.26)
bahçede tütün yetiştirir satardım.
0
klassno
(13.09.26)
sigara fakir fukaranın antideprasanı. ama yolda ortalıkta sapık gibi sigara içen insanları görmek gerçekten rahatsız edici.
+1
mikahakkinen
(13.09.26)
çok güzel olur. şahane olur.

tam o yasaklandığı ana gidelim. artık fabrikalar üretmiyor. raflarda kalanlar tükendi. herkesin 1 paketi var. bir kaç gün içinde onlar da bitecek. o durumda ciddi bir kaos çıkardı bence. cılız eylemler değil, küçük küçük bir sürü eylem olurdu. kaos olurdu. fakirin cigarasına dokunmayın derdi herkes. bunları geçelim. eylemler ve söylemler fayda etmedi ve gerçekten yasaklandı diyelim ki. 2-3 gün bence kaos olurdu. trafik bozulurdu. kavgalar hatta cinayetler çıkardı. sigara yüzünden değil ama sigara içmeyen tiryakiler sinirli olurdu. 72 saat sonra vücudun kimyasal olarak bağımlılığı ciddi oranda azalıyor. sonrasında sadece alışkanlık meselesi olduğu yoluna girmeye başlardı her şey. birileri hemen ikamesini icat etmiş olurdu o süre zarfında.
0
biseysorcaktim
(13.09.26)
Sigara satışının belli bir tarihten sonra doğanlar için durdurulmasını yasalaştıran ülkeler var. Mesela Birleşik Krallık'ta 2009 ve sonrası doğanlara 2027'den itibaren yasal olarak sigara satışı yapılmayacak. Tüm dünyada uygulamaya geçirilecek bir yasak ancak buna benzer bir satışı sınırlama ile mümkün olabilir diye düşünüyorum.
0
auroraaurora
(14.09.26)
(6)

Nazilli Tire toplu taşımayla nasıl gidelim?

mikahakkinen
Nazilli Selçuk tren sonra Selçuk Tire dolmuşu mu? Nazilli Aydın tren sonra Aydın Tire dolmuşu mu mantıklı?Bilenler yazarsa sevinirim.
Nazilli Selçuk tren sonra Selçuk Tire dolmuşu mu? Nazilli Aydın tren sonra Aydın Tire dolmuşu mu mantıklı?
Bilenler yazarsa sevinirim.
0
mikahakkinen
(12.09.26)
aydın daha mantıklı gibi, aydın-selçuk trenle uzun sürüyor. o sürede aydın'dan tire'ye varırsınız sanki.

not: başlık duyuru olarak açılmıştı, cevap yazılamıyordu. ona istinaden olabilir.
+1
tnz
(12.09.26)
aydından tireye dolmuş mu varmış???
0
halanne
(13.09.26)
@halanne instagramda haber var orda gördüm.
0
🌸mikahakkinen
(13.09.26)
Trenle çok uzun ve zahmetli oluyor. Hele bu sıcaklarda hiç çekilmez.
Dolmuş vs varsa onu tercih edin
0
hayalhayal
(13.09.26)
45 yıllık aydınlıyım, şimdiye kadar aydın-tire dolmuşu ne duydum ne gördüm. köşkten otoban bağlantısıyla tire-ödemiş yolunu genişletiyorlardı. belki o yoldan sefer yapılıyordur. siz gene de telefon falan bulup arayın gün ve saatinden emin olun ona göre plan yapın.
0
halanne
(13.09.26)
sordum soruşturdum, varmış gerçekten, hem de nerdeyse 2 yıldır. o zaman cevabımı revize ediyorum, dolmuşla (sarı değil, birliklerle) nazilli-aydın, aydın otogarından direkt tire dolmuşu. hatta köşk üzeri giden tire dolmuşu varsa aydına kadar gitmek yerine köşkte inip tire dolmuşuna da geçilebilir.
0
halanne
(13.09.26)
(12)

niye hintli mültecimiz yok

plastic_angel
sb
sb
0
plastic_angel
(11.09.26)
hintliler genellikle gelişmiş ülkeleri tercih ediyor. ingilterede çok fazlalar.
+4
duyuruuser
(11.09.26)
bizde de epey var turizm sektöründe bolca bulabilirsiniz. Housekeeping firmaları var. otellere hintli, flipino çalışanlar sağlıyorlar kontratlı olarak.
0
croswell
(11.09.26)
Mülteciler, dindaşı olmasa bile dinini rahat yaşamasına müsamaha göreceği ülke seçiyorlar genelde.
Gittikleri ülkeye sempati duyuyor olmalı gerek ki Türkiye'nin yıllardır Pakistan lehine tavır koyması nedenli ve sempati duyduklarını sanmıyorum.
Mültecilik, önce gidenin, Burası iyi, buraya gelin şeklinde, önceden gidenin telkiniyle olduğu için, (İstanbulda, aynı şehirlilerin aynı semtlere yoğunlaşması gibi) belirli ülkelere yoğunlaşıyorlar.
0
Mirket
(11.09.26)
Hindistan zaten yoğun olarak mülteci veren bir ülke değil. Türkiye de Avrupa dışından gelenlere mülteci statüsü vermiyor yanlış bilmiyorsam. Dolayısıyla, Türkiye'de yoğun bir Hintli mülteci nüfusu olmaması doğal.

Kastettiğiniz iltica değil de düzenli veya düzensiz göç olabilir mi?
-2
auroraaurora
(11.09.26)
nasıl yok. çingene şopar var ya. mesele conolar var.
-5
mikahakkinen
(11.09.26)
Bu Hint göçünün gelişmiş ülke olmayla ilgisi yok .
Böyle meseleleri tarihi açıdan ele almak lazım .
Hind toprakları uzun yıllardır (misyonerlik faaliyetleri de dahil ) İngiltere sömürgesi altındaydı . Haliyle hintlilerin gördüğü ilk bayrakta İngiliz bayrağı oldu .
İnsan ve toplumların genel özelliklerinden biri güç kimdeyse o taraftan yana olurlar.
Şimdiki manada Hintlilerde milliyetçilik anlayışı İngiliz sömürgesi zamanında yoktu diye belirtiliyor kaynaklarda .

Zamanla daha çok müslüman karşıtı bir akım olarak gördüğümüz milliyetçilik anlayışı olan hindutva anlayışı ortaya çıktı .
İngilizler ise hintlileri uysal ve çok iyi bir
uşak olarak görürler.
İngiltere'de diğer ülkelerden gelen müslüman göçmenlere ve hatta yahudilere karşı yapılan bazı taciz ,şiddet gibi şeyler, Hintliler açısından sosyal medyada neredeyse hiç görülmez nedense .
...
Ayrıca tarihte Doğu Hindistan Şirketi adıyla meşhur İngiltere menşeili şirketin rolünü de burada iyi anlamak laızm
-1
diyecevaplandı
(11.09.26)
neden türkiye'de yok sorusunun cevabı bence aramızda kültürel, sosyal veya lojistik bir link olmaması. az göç verdiği ya da sadece gelişmiş ülkelere verdiği yönündeki görüşlere katılmıyorum. bütün arap coğrafyası özellikle BAE'de en çok bulunan göçmen hintli ve çok ağır şartlarda inşaatlarda vs sıcağın altında çok düşük paralara çalışıyorlar. dubai nüfusunun yarısından fazlası, yanlış bilmiyorsam 3 milyon'a yakın sadece hintlisi var.

diyecevaplandı'ya katılıyorum. ingiltere sömürgesi olduklarından kanada ve ingiltere'de çoklar, zaten ingilizce de biliyorlar.
+1
awlmi
(11.09.26)
Hint mülteci zaten çoğu yerde yok. Cevaplarda bahsedilenler ise ya göçmen ya da diaspora. Göçme ile mülteci arasında fark var. Kanada'ya İngiltere'ye gidenler göçmen olarak gidiyor, ülkelerinden ayrılmak zorunda oldukları için değil.
0
himmet dayi
(11.09.26)
genelleme yapmak istemiyorum; ama bence alik olmalariyla alakali. pakistanlilar, afganlar falan kolay idrak edebiliyor. hintlilere burdan 100.kata merdivenle cik, in de aksama kadar cikar. neden diye sormaz. bu mindset avrupa'linin cok isine geliyor. cunku avrupali'da hizmet, biat kulturu diye bisey yok. o yuzden cogu avrupa'da. bizde cirak yada garson olsalar 2 haftada kapi onune koyulurlar. tabi bu benim fikrim.
0
buenosdias
(11.09.26)
müslümanları sevmiyorlar. türklerden üstün olduklarını düşünüyorlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.09.26)
hintliler, hatta guney asyanin alayi, britanyanin kolesidir, o yuzden.
commonwealth icinde gezinirler, bizimle alakalari pek yok.
adamlarin ayrica cingenelerle de bir alakasi yok, onlar bambaska bir guruh.
0
cooperr
(11.09.26)
Tavuk sektöründe çoklar. Merak etme yakında sayıları artar.
0
jackyr
(12.09.26)
(8)

kulüpler neden maaşı daha düşük oyuncu bulamıyor

xportant
Avrupa maçları başladığı için takımların ödedikleri maaşlara baktım. FB ve GS, neredeyse 140 milyon Euro ile Aston Villa’nın ödediği maaşı ödüyor. Inter’in ise biraz altındalar. Kendilerinden daha düşük ödeyen diğer Şampiyonlar Ligi takımları Real Betis, Sporting Lizbon, Roma, Villareal, Lille, RB L
Avrupa maçları başladığı için takımların ödedikleri maaşlara baktım. FB ve GS, neredeyse 140 milyon Euro ile Aston Villa’nın ödediği maaşı ödüyor. Inter’in ise biraz altındalar. Kendilerinden daha düşük ödeyen diğer Şampiyonlar Ligi takımları Real Betis, Sporting Lizbon, Roma, Villareal, Lille, RB Leipzig ve hatta Borussia Dortmund. Bu takımların bazılarıyla 3-4 kat maaş farkı var. Bodo/Glimt, Lens, Slavia Prag, Sabah FK gibi takımlara bakmadım bile. Bizim takımlar bu son yazdığım takımlardan daha iyi bile olsalar maaş farkını yansıtan bir oyunları kesinlikle yok. Bodo’nun yıllık 10 milyon Euro’nun altında bir maaş bütçesi olduğu söyleniyor. Neden bu kadar çok maaş ödemeden takım kuramıyoruz?
0
xportant
(10.09.26)
kariyer sonu gelmiş veya sorunlu yıldızlar için arabistan ile aşık atıyoruz. diğer yandan her sektörde olduğu gibi burada da rant ve şişirilmiş meblağlar var. birileri havadan para kazanmalı çünkü.
0
lazpalle
(10.09.26)
Enayi olduklari icin
Gunu kurtarmak istedikleri icin
Parayi bastirip sampiyon olacaklarini sandiklari icin.
0
baldur2
(10.09.26)
Nerdeyse her alanda şişirilmiş bir ekonomi var . Teknolojide bile öyle .
Başk birilerinin para kazanması lazım sisteme göre .
Yabancı fulbolcu transferi aşkı da bunlardan biri diye söyleniyor .

Bu sistemin şımartanı da biziz.

Formadaki İki renge bağlı taraflar arasında dönen topun kalede gol olmasının insanlığa, devlete, çevreye faydasını bilen varsa yazsın.
0
diyecevaplandı
(10.09.26)
Örneğin sen bir mühendissin. Dünya çapında iş fırsatlarını değerlendiriyorsun.

İki ilan çıktı karşına. Biri Almanya'da, dünyanın sayılı firlamarından birinde uzman pozisyon. Yıllık maaş da 100 bin Euro olsun. Diğer ilan Katar'da. Yine büyük firma ama yerelde büyük, yani dünya sıralamasında üstlerde değil ama Katar'ın en büyüğü diyelim. Aynı pozisyon, yıllık maaş yine 100 bin Euro. Gider misin? Gitmezsin.

Peki 500 bin euro yıllık maaş verseler gider misin? Belki sen gitmezsin Almanya yerine Katar'da 5 yıl çalışıp para biriktirmek isteyecek mühendis bulmak zor olmaz. Sonuçta 500 bin.

Şimdi futbola dönelim. İngiltere, İspanya, İtalya gibi liglerde yıllık 2 milyona oynayan oyuncuyu Türkiye'ye 2 milyona getiremezsin. Diğer takımların 2 milyon verdiği oyuncuyu ancak 8-10 vererek getirebiliyorsun. O da işte yıllık 2 milyon alan oyuncuların oynadığı takımlarla baş edebilecek bir takım oluşturmanı sağlıyor.

Sporting Lizbon ya da Roma gibi kulüplerin maaş bütçesine ineyim desen o zaman da Avrupa'da puan alamayacak bir takımın oluyor. Çünkü İgiltere'de 2 milyona oynayan oyuncu 2 milyona Türkiye'ye gelmez. 2 milyona Türkiye'ye gelecek oyuncu da Lizbon'la oynarken katkı veremez.
+3
himmet dayi
(10.09.26)
himmet dayı'nın dediği doğru. bir yerden sonra da adın çıkıyor, Türkiye'yi duyan topçu herhangi bir sebebe ihtiyac duymadan "bunlar çok maaş veriyor" diyor. Avrupa'da alacağından çok daha fazla maaş istiyor.

örneğin osimhen yılda 20milyon euro alıyor, net cebine kalan. avrupa'da hiç bir ülkenin osimhen'e bu parayı vermesi mümkün değil.
0
co2s2
(10.09.26)
Düşük maaşa Türkiyeye gelmenin bir mantığı yok. O paralar veriliyor ki yıldız futbolcular geliyor.
Ayrıcı Türkiyede futbol üzerinden çatır çatır kara para aklanıyor. Bildirilen ve verilen maaşlar arasında büyük ihtimal fark var. Ayrıca getirdiğimiz yıldızlar sorunlu ve takımlarına uyum sağlayamamış futbolcular.
0
mikahakkinen
(10.09.26)
Aramıyorlar ki. Kaldı ki ne gerek var. O yüksek maaştan herkes faydalanıyor. Yöneticiler neden kendi paylarını azaltsınlar ki. Menajer, sponsor, kulüp yöneticisi arasında dönüyor işler. Sadece bu değil ki. Hiçbirinin futbol ya da başarı birinci kriteri değil. Bu adamların, bizim gibi Sahibinden.com'da araba bakarken seata 2 vereceğime 1 daha verir vw alırım dediğini mi sanıyorsunuz.

himmetdayıya katılmıyorum. Dünya çapında iş ilanlarını değerlendiren mühendisten az sayıda var. Futbolcu çok. Aramıyorlar.

(bkz: #183836236)
0
nickini vermek istemeyen uye
(11.09.26)
O godaman başganları adam yerine koymuyorlar sonra. Amatör de bile aynı şey var.
0
klassno
(11.09.26)
(24)

manzarali ev mi buyuk ev mi

antikadimag
iki kiralik daire var rezidans tipi binada. bir ev var guneybati cephesi denizi daglari goruyor cok guzel manzara. ama kucuk ve layoutu pek iyi degil. ayni binada alt katlarda bir baska daire ise binaya bakiyor ama daha genis (%20 daha buyuk) ve layoutu daha duzgun. yatak odasinin cami var mesela. d
iki kiralik daire var rezidans tipi binada. bir ev var guneybati cephesi denizi daglari goruyor cok guzel manzara. ama kucuk ve layoutu pek iyi degil. ayni binada alt katlarda bir baska daire ise binaya bakiyor ama daha genis (%20 daha buyuk) ve layoutu daha duzgun. yatak odasinin cami var mesela. digerinin yatak odasi iceride.

dag ve deniz manzarasi icin daha kucuk evde yasanir mi? ne dersiniz? boydan boya cam ve deniz manzarasi var oldukca guzel. fiyatlar ayni.
-1
antikadimag
(07.09.26)
Benim için manzaralı ev. Baktıkça içimi daraltan ev büyük olsa ne yazar.
+3
Amaranta ursula
(07.09.26)
Hiç manzaralı evde yaşamadım. Bi yaşayıp görmek için onu seçerdim.
0
benim bir gizli bildiğim var
(07.09.26)
ikiside problemli bence. manzarali olanda yatak odasinda cam olmamasi buyuk handikap. oburunun de baska binaya bakmasi sikinti.
ikisini de almam, beklerim.
buyuk binalar ise yakin zamanda baskalari da mutlaka satisa cikacaktir.
+1
cooperr
(07.09.26)
kiralik evler @cooper. zaten ikisini de tasiyan evler var ama bu sefer de cok pahali oluyor. bina zaten sehrin tam merkezinde luks ve yeni bir rezidans. ama butceme gore ya kucuk ya da manzarasiz kiralamak durumundayim.
0
🌸antikadimag
(07.09.26)
building code’a göre ABD’de yatak odalarinda disariya acilan bir pencere bulunmak zorunda. bu kucuk daire studyo mu? Ya da odanin kapisi yok mu? Planda ne diye geciyor?

Onun disinda kisa bir sureligine kirada oturacaksam ve layout beni cok etkilemeyecekse manzarayi secebilirim. yillar once manzarali bir dairede yasadim ve gercekten her gundogumu sihirliydi. hala arada dusunurum.
+1
eileengray
(07.09.26)
kiraliksa o zaman manzarali olan.
0
cooperr
(07.09.26)
@eileen, open bedroom diye geciyor ve oda bir paravanla koridordan ayriliyor. studyo ile 1 bedroom arasinda bir konsept. amac yatak odasini oturma odasindan ayirmak.
0
🌸antikadimag
(08.09.26)
tahmin ettim. o tip dairelerde genelde closet space sorun oluyor. eger yeterli closet alani varsa tutulur. bence buyukluk haricinde closet space olarak da karsilastir.
0
eileengray
(08.09.26)
Camiye veya kiliseye gercekten o kadar yakinsa hicbiri.

Manzaraya insan doyuyor ya da alisiyor. O yüzden daha kullanışlı olani secerdim ben.
-1
Purple life
(08.09.26)
bu sartlarda manzarali ev.
0
banach
(08.09.26)
büyük ev çünkü büyük manzaralı evi olanlar manzaraya vakit ayıramıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.09.26)
manzarası olan evde uzun süreler yaşadım.
layout'u düzgün olan evi tercih ederim.
+1
rain when i die
(08.09.26)
Bu ikisi arasında büyük olan ev. Yatak odasının camı olmaması ne demek?
0
etna
(08.09.26)
her sekilde manzarali ev.
önceki evimizin harika bir manzarasi vardi. öyle mimari ya da agac magac olarak falan degil ama önü cok acikti ve muazzam güzel günbatimlari izlerdik. telefonum, orada yasadigimiz 3.5 sene boyunca neredeyse her gün cektigim günbatimi fotolariyla dolu. o evden cok kücük oldugu icin ciktik. 60 m2'ydi ve sahiden artik yetmiyordu.
yeni eve gecerken hem büyük hem manzarali olsun istemistim. istedigim de oldu, simdi de harika bir dag ve orman manzaramiz var ama o ilk evimizdeki gün batimlari inanilmaz büyülüydü. 4 sene aradan sonra bile aklima geliyor. filtresiz, photoshop'suz, alt kismini kesip gönderebilirim bunu, her aksamüstü böyleydi: ibb.co ve hayir, alismiyorsunuz. ben alismadim yani, her gün ayni heyecanla izliyordum. su an yasadigimiz yerde daglar gökyüzünü biraz sikistiriyor, o sebeple eskisi gibi acik alandan göremiyoruz artik günbatimlarini. os ebeple hele önü de aciksa bence manzaraliya gecin. büyük evde her zaman oturulur ki bunun da kibrit kutusu kadar olmadigina eminim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.09.26)
manzara ilk girdiğiniz zamanlarda önemli. daha sonraları belki 6-7 ay o manzaraya dönüp bakmayacaksınız bile. haa misafirer için iyi bak. onlar bayılıyor ilk defa gördükleri için. bu arada %20 de pek önemli bir fark değilmiş yani. sayın alacaksanız küçük de olsa olsa manza kirada oturacaksanız diğeri.
0
ground
(08.09.26)
ev ferah olcak seni darlamıcak.
0
mikahakkinen
(08.09.26)
Kiralıksa ucuz olanı seçerim, satın alıncaksa büyük olanı.
0
ezkaza
(08.09.26)
kısa bir süre oturacaksanız manzaralı ev

uzun süre oturacaksanız gelecekteki planlarınızı da içine katarak düşünmenizi tavsiye ederim. örneğin bir çalışma masası, çocuk odası, hobi köşesi gibi şeyleri düşünerek manzaralı eve sığıyorsanız yine manzaralı ev. ama sığmıyorsanız yeri geliyor 3-5 metrekare bile insanın ihtiyacını çok iyi gideriyor.
0
bravoteam
(08.09.26)
camsız oda olmaz. manzara güzel bir artıdır ama evin içinin kullanışlı olması temel şeydir.
0
co2s2
(08.09.26)
Manzaraya kısa sürede alışınır / doyulur bence.

Çok misafirim geliyorsa, manzaraya karşı kahvaltı, çay kahve içme vakitleri olacaksa belki...

Ama onun dışında evin kullanışlılığı ve ferahlığına doyulmaz, aksine alışınır ve aranır. Şahsi fikrimdir.
0
ananiyimioguz
(08.09.26)
80 m2'den 60 m2 eve geçtim kısa zaman önce. Evin en sevdiğim yanı iki balkonum. Çayımı kahvemi alıp orman manzarasını seyretmeyi ve gökyüzüne bakmayı çok seviyorum. Uzun yıllardan beri ilk defa sadece apartman manzarası olmayan bir eve taşındığım için memnunum. Daha kullanışlı bir evi tercih ederdim tabii, ama bütçem dahilinde doğru bir karar verdiğimi düşünüyorum.
0
auroraaurora
(08.09.26)
manzaralı evde yaşadım, ve kesinlikle geniş ev tercih ederim.

en fazla 2-3 hafta sonra gözünüz manzaraya alışıyor, ancak bi misafir geldiğinde hatırlıyorsunuz. istanbul'da köprülerden geçerken kimsenin manzaraya bakmaması en iyi örneği bence.
+1
duyuruuser
(08.09.26)
senelerce istanbul şartlarında, muazzam bir manzara ile yaşadım. boğaz manzarası değildi ama istanbul'da bulunabilecek en iyi manzara idi.
inanın bir yerden sonra manzara bir şey ifade etmiyor ve evin ne kadar kullanışlı olduğu daha öne çıkıyor. bazı günler eve gelince o manzarayı görmüyorsun bile.
0
stay with me
(09.09.26)
Manzaralıyı tercih ederdim
0
gadlemler
(09.09.26)
(13)

Z kusagi coollugu

Purple life
Z kusagi cok cool degil mi? Kiyafet olarak cok güzel giyiniyorlar. Çok rahatlar. Alkol tüketmiyorlar. Kendileriyle ilgiler. Dramasiz yasiyorlar.Bana mi öyle geliyor? Z kusagi Hakkinda ne düsünüyorsunuz?
Z kusagi cok cool degil mi?

Kiyafet olarak cok güzel giyiniyorlar. Çok rahatlar. Alkol tüketmiyorlar. Kendileriyle ilgiler. Dramasiz yasiyorlar.

Bana mi öyle geliyor? Z kusagi Hakkinda ne düsünüyorsunuz?
-31
Purple life
(07.09.26)
kendileri hakkinda kotu bir dusuncem yok. zira kendileri bizim yarattigimiz, miras biraktigimiz dunyada bizim yetistirdigimiz cocuklar ve buyuk bir kismi hala gelisim surecinde. z kusagina kotu bir sey soylemek bana adil gelmiyor. ornegin duyuru'da hepimiz ulkenin durumundan ve hukumetin politikalarindan yakiniyoruz. sonra da diyoruz ki bu z kusagindan bir sey olmaz. hicbir seyi umursamiyorlar, takmiyorlar. neden onlara temiz, guzel bir ulke birakmadigimizi veya birakamadigimizi sorgulamiyoruz da hic oy kullanmamis ergenlerden bu meselelere kafa yormalarini, bizi kurtarmalarini bekliyoruz? benim kusagimda olan insanlar 15 yasindayken siyasetle ilgilenmezdi, niye simdi 15 yasinda birinden siyasetle ilgilenmesini, ulke sorunlarina duyarli olmasini, hatta kurtarici olmasini istiyoruz, bu yuku onlara bindiriyoruz? iste bunlar bana hic vicdanli, adil ve ahlakli gelmiyor. eger bunlardan bagimsiz olarak ele alirsak ben ekstra bir cool'luk gormuyorum. her donemin kendine cool bir giyimi, tarzi vs. var. nihayetinde bu bir moda ve surekli degisiyor. bundan 50 yil sonra da buyuk ihtimal z kusaginin giydikleri ne kadar cirkinmis, saclari ne kadar komikmis, dinledigi muzikler ne kadar tuhafmis falan diyecekler.
0
Sour
(07.09.26)
ulan 23 senemiz reisle geçmiş. başlarım onların özgüvenine. dayak yediğimiz öğretmene bile saygı duymamızı tembihleyen baby boomer ana babaları olsaydı. görürdüm ben özgüveni. bize hadi oğlum hadi kızım sen yaparsın denmedi ki yapma ayıp olur cart curt. bana da gaz verselerdi ben de aragaz atardım.

not y kuşağıyım.
+1
mikahakkinen
(07.09.26)
dramasız mı yaşıyorlar? en ufak şeyi dramatize ediyorlar. çok rahat falan da değiller.
+5
jelly bear
(07.09.26)
maalesef kafalari basmiyor.

iki kare farkini bir haftada uc kez anlattim, hala bon bon bakiyorlar. bunlar universite ogrencisi bir de. yaziktir gunahtir ama cool degildir.
0
banach
(08.09.26)
ülkesine göre değişir.
romanya'da z kuşağı alkolü bırak meth, speed, almış yürüyor gece hayatında.
ha bence türkiye'de ve romanya'daki y kuşağından çok daha mutludurlar.
0
rain when i die
(08.09.26)
hiç cool bulmuyorum, sana öyle geliyor
0
deartheodosia
(08.09.26)
evet evet z kuşağı süper gerçekten.

muhakeme yetenekleri yok. düşünme kapasiteleri yok. kafaları basmıyor. bir şey sorduğun zaman bön bön bakıyorlar. herhangi bir gelecek hedefleri yok. hiç bir işe konsantre olmuyorlar. hayatı reels gibi yaşanacak sanıp her şeyi anlık geçmeye çalışıyorlar. içki içemiyorlar çünkü pahalı. bu yüzden de yine internette gördükleri abuk sabuk kokteylleri içiyorlar.

yani o senin dediğin coolluk değil mallık oluyor.
+1
gercekdunya
(08.09.26)
Selam vermeyi hal hatir sormayi bilmiyorlar 30 yasina gelmisler 14 gosteriyorlar neden hayatlari evde lol oynayarak gecmis, gunes gormemisler ki yasli dursunlar haushaha
+3
baldur2
(08.09.26)
Dinozorlarin nesli tükenmemis aslinda tesekkürler
-7
🌸Purple life
(08.09.26)
Y ve Z kuşağının sınırı olan yılda doğdum, yani kimi kaynaklara göre Y kimine göre Z kuşağıyım bilmiyorum.. Kendi yaşıma göre +-5 yaşta olup tanıştığım kişileri düşünüyorum. Aradaki yaş farkının getirdiği sabit etkileri saymazsak pek fark yok. Daha küçük yaştaki Z kuşaklarıyla pek iletişimim yok bi tek kardeşim var 20 yaşında ama onu da dışardan bir gözle değerlendirmem zor. Yani bu kuşak olayına fazla anlam yükleniyor bence. Her neslin kaliteli/cool insanı da var düpedüz malı da. Herhangi bir kuşakla ilgili yapılan genellemelerin çoğu da boş geliyor bana
+2
nundu
(08.09.26)
valla bence mal ve talepkarlar.
sürekli talep var ama bu talebi karşılayacak hiçbir şey yapmıyorlar.
çalışmayı sevmiyorlar hepsi kısa yoldan zengin olma derdinde.
genel olarak kimseye saygı da göstermiyorlar.
+4
matilda
(08.09.26)
millenial olarak bizden daha coollar ya da degiller diyemem.
teknolojide bizden daha iyiler, ki bu dogal zaten.
ama arkadas, cogu ampul degistirmekten aciz. eli takim tutana rastlamadim henuz.
talepkarlar +1, gecenlerde biri yanima geldi ofisimdeki hava kalitesini kontrol etmek istiyorum dedi, gittik hava kalitesini olcen cihaz aldik ofisine koyduk, rahatladi. :D
+1
cooperr
(08.09.26)
Alkol gibi sosyal bir içecek almayıp ot gibi izole bir şey alıyorlar.

Siz de bunun tasarlanmamış olduğunu düşünüyorsunuz. Yalnızlaştırılıp daha çok içerik tüketmeye teşvik ediliyor olmasınlar?

Ek olarak içince anında kameralar çıkıyor. Haliyle kimse artık sarhoş olamıyor. Ek Ek olarak bi kokteyl olmuş 20 euro.
-1
aguen
(09.09.26)
(5)

futbolcular ve saclari

baldur2
bazi futbolcularin sac uzunlugu hep ayni. bunlar her gun tiras mi oluyorlar? hic usenmiyorlar mi ?
bazi futbolcularin sac uzunlugu hep ayni. bunlar her gun tiras mi oluyorlar? hic usenmiyorlar mi ?
0
baldur2
(07.09.26)
genelde bunların takıldıkları bir berber olur. öyle hergün gidip amerikan traşı vari traş olurlar. zaten iqları kafa vurmaktan 80 falan. mesela çorum fklı bir oyuncu çorumda bir günde ne yapabilir?
+3
mikahakkinen
(07.09.26)
cevaplari ben de dusundum de insan yine de usenmez mi aga ya. ya da bu kadar goruntuye onem vermek absurd degil mi?

edit: gerci usenmelik de bir sey yok ki berber tesise geliyor zaten :(
+1
🌸baldur2
(07.09.26)
Abi micah richards abi berberini bildiğin gittiği ülkeye uçurtan biri misal. Senede binlerce poundu harcıyor.
Ben sana açık diyeyim; çok zengin olsam en az haftada bir baktırırım saçlara. Tutsa tutsa 40 dakika sürer ki o bile sürmez.
Futbolcular kadar boş zamanı olan kim var yani.
0
logisticsmanager
(07.09.26)
www.youtube.com

ben de micah richards'in videosunu atacaktim logistics bahsetmis. haftada 3 kez berbere gidiyormus arkadas. zaten takimlarin ozel berberi oluyor. bunlar farkli siniflar.
0
antikadimag
(07.09.26)
abi adamlar burhan altintop gibi man purse tasiyor, cogunun ka$lar alinmis falan.
hergun olmasa bile ikigunde bir mutlaka rotusa giriyorlardir, sabah kendileri falan da tras olmuyordur, berberde tras oluyorlardir.
bakimsiz fulbolcu ekolu benim bildigim ugur tutuneker ile bitti :D
0
cooperr
(07.09.26)
(3)

eminevim sorulari

baldur2
1- duzenli gelire bakiyorlar mi? duzenli gelir olmasa bile malvarligi gostermek yeterli olur mu?2- finansman bedelleri spesifik mi yoksa bana 4,2 milyon lira lazim diyebiliyor muyuz?3- en fazla vade kac ay? taksit bedelleri sabit mi? 4- ortalama kac ayda finansman saglaniyor? bekleme suresi nedir ya
1- duzenli gelire bakiyorlar mi? duzenli gelir olmasa bile malvarligi gostermek yeterli olur mu?
2- finansman bedelleri spesifik mi yoksa bana 4,2 milyon lira lazim diyebiliyor muyuz?
3- en fazla vade kac ay? taksit bedelleri sabit mi?
4- ortalama kac ayda finansman saglaniyor? bekleme suresi nedir yani?
5- satin alinacak eve finansman saglanacagi zaman bakmak daha mantikli olmuyor mu?
6- pesinat gerekli mi yoksa 0 pesinat ile de kabul ediliyor mu?
0
baldur2
(07.09.26)
1 maaş bordrosu
2 araçta 6.5 milyon sınır geldi diye duydum.
3 konutta çok uzun süreli ama araçta 60ı bulabiliyor. taksiti düşükten artırabiliyorsun, ama azaltamıyorsun.
4 paranın yüzde 40ını ödemen ve 6 ay kesin bekleme süren var.
5 sabit paraya girdiğin için özellikle evde enflasyona yenik düşebilirsin.
6 0 peşinatla girebilinir. yüzde 7 katılım bedelinin yarısı kredi kartı tek taksit. geri kalan yarısını elden 4 taksit yapıyorlar.
+1
mikahakkinen
(07.09.26)
@mika
1- maas bordrosu yerine pasif gelir gostersek?
4- paranin yuzde 40'i derken? hangi paranin? 6. soruda sifir pesinatla girilebildigini soylemissin.
0
🌸baldur2
(07.09.26)
1- çevremdeki kimseden maaş bordrosu falan istenmedi. organizasyon ücretini ödedikten sonra problem yok. istersen taksitleri ödeme organizasyon ücretini yakıyorlar.

4- 2 sistem var orada çekilişli sistemde %40 ödeme şartı yok, onda da firmadan firmaya değişiklik var. bazıları ilk aydan sizi çekilişe alıyor çıkarsa 5-6 ay sonra ödeme yapıyor, bazıları da 6. ayda çekilişe başlıyor ve çıktığı ay ödüyor.

%40 ödeme şartı olan sistem ise 6. ay kesin parayı almak istediğinizde devreye giriyor. 1 milyon tl istiyorsunuz diyelim, kurum size diyor ki benim sana bunu 6. ay verebilmem için 6 ay sonunda bana 400bin tl yatırmış olmalısın.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(07.09.26)
(5)

Basur

metal69
Anüste, bir tane meme çıkmış ve rahatsız ediyor, ilaç veya tedavi yöntemi olarak ne önerirsiniz?
Anüste, bir tane meme çıkmış ve rahatsız ediyor, ilaç veya tedavi yöntemi olarak ne önerirsiniz?
0
metal69
(06.09.26)
doktora gitmeni.
+5
mikahakkinen
(06.09.26)
Doktora gidene kadar da kabız olmamaya bak.
+1
Mirket
(06.09.26)
Ankarada götçü doktor var, o çözer.
-3
klassno
(06.09.26)
Klassno yu eksilemisler ama gotcu mevlut ya da egzoscu mevlut diye aratın çıkar. Ekşide başlığı vardı adamın
+2
kisa
(07.09.26)
doktora gidiyorsunuz ve gunde 2-3 kez 10-15 dk sicak suya oturuyorsunuz
0
cilgin fantezilerin adami
(07.09.26)
(5)

Pestisit'e karşı ne önlem alıyorsunuz?

la traviata
Geçen gün büyük marketlerden alınan domateslerin neredeyse tamamına yakınında çıktığı ile ilgili bir haber vardı. Siz evinize aldığınız meyve sebzeler için ne işlem uyguluyorsunuz?Şunu kesinlikle almıyorum/yemiyorum dediğiniz şeyler var mı?
Geçen gün büyük marketlerden alınan domateslerin neredeyse tamamına yakınında çıktığı ile ilgili bir haber vardı. Siz evinize aldığınız meyve sebzeler için ne işlem uyguluyorsunuz?

Şunu kesinlikle almıyorum/yemiyorum dediğiniz şeyler var mı?
0
la traviata
(06.09.26)
pestisitin meyvenin veya sebzenin içine geçip geçmediğini bilmek çok zor.
özellikle çilek almıyorum. sultanhisar ilçesinde çilekçilik yapılıyor ve sürekli ilaç atılıyor. (üreticiyle komuştuğumda çok ilaç attığını belirtmişti)
ailem üzüm yetiştiriyor ona da sürekli tarım ilacı atılıyor. pestisitten korunan meyve sebze bence serada yetiştirilenler.
ziraat mühendisi değilm ancak gözlemlerim böyle. kuzenim ziraat mühendisi,egede organik tarımın zor olduğunu çünkü sürekli tarım ilacı atılıp rüzgarla taşındığını belirtti. yani kabuksuz tüketim en iyi önlem gibi.
+1
mikahakkinen
(06.09.26)
Pestisit, tarımda kullanılması gerekli bir şey.
Ancak kullanırken dozunu çok iyi ayarlamak ve hasattan belirli bir süre önce kesmek gerek. Miktarın ve kullanım zamanı da gerek olgunlaşmaya ve yerekse yağmura göre değişiklik gösteriyor. Hasat da öyle.
Bütün bunları ayarlayacak bilinç ve bilgi seviyesinin bizim çiftçide bulunamayacağı ayrı bir gerçek.
Bu durumda pestisitli ürün kaçınılmaz gibi oluyor.
Karbonatlı suda bekletmek sadece kabuk üstünde olan ilaca çözüm getirebilir ki sosyal medyada kurtuluşmuş gibi lanse ediliyor.
Cildimize sürdüğümüz krem nasıl cilt tarafından emiliyorsa, üzerine sıkılan pestisit de bitki tarafından emiliyor. Kökten amilen kısmını saymıyorum bile.Yıkama suyuna koyduğun karbonat ona ne yapsın.
Bahsettiğin haberde sertifikalara güven konusunu zedeleyecek detaylar da vardı.
Yine de Ben sertifikaya güveneceğim dersen organik tarım ürünlerine yönel. Yoksa ya kaderine razı olacak ya da bahçede saksıda kendin yetiştireceksin.
Ya da karbonatlı suyla avunacaksın.
+3
Mirket
(06.09.26)
hiç. bu konuda çok tembelim. dün getir'de pestisit testleri yapılmış uygun bulunmuş ürünler gördüm, onlardan aldım biraz.
0
art cat chocolate
(06.09.26)
pestisit ne demek bilmiyorum bile. marketler bunu pazarlamak için uyduruyor. yalan dolan. ben inanmıyorum.
-11
Leonardo~Da~Vinci
(06.09.26)
@da vinci

marketlerin bu yüzden satışı düşüyor olmalı. kendi kendilerini baltalamazlar sanırım?
0
🌸la traviata
(07.09.26)
(11)

Ana de Armas

banach
Bu kizi nasil tavlayabilirim? Nerelerde takiliyor bilen var mi?
Bu kizi nasil tavlayabilirim? Nerelerde takiliyor bilen var mi?
-10
banach
(05.09.26)
Haftasonları Şanzelize Cafe'ye gelir genelde.
0
kizil karga
(05.09.26)
chatgpt'ye sor kanka.
0
baldur2
(05.09.26)
Arkadaşım kendisi istiyorsan intagramını ileteyim
0
basond
(05.09.26)
ana de armas’ı kimseye bırakmam bro
0
Rondak
(05.09.26)
Çay yolunda takılıyormuş.
0
mikahakkinen
(05.09.26)
Kusursuz güzelliğin vücut bulmuş hali.
Her filmi de birbirinden güzeldir.
0
Mirket
(05.09.26)
(bkz: six degrees of separation)

Önemli olan doğru kişileri bulmak.
0
mutekebbir
(05.09.26)
bana da eminem'i tavlama yöntemi yazın madem hazır başlamışken :d
0
art cat chocolate
(05.09.26)
Cinsel tercihini değiştirirse numaramı verin :)
0
ekimoloji
(05.09.26)
Küçük memeli standart kadın. Her yerde var öylesi. O beni tavlasın
0
benaslindayohum
(05.09.26)
inanmiyorsunuz gibi geldi. tavlayinca birlikte fotograf atarim buraya.
-7
🌸banach
(05.09.26)
(6)

Dolap tipi derin dondurucu önerir misiniz?

chicha_v2
Selam, fiyat performans derin dondurucu arıyorum. Buzdolabının buzluğu yetmiyor artık.Enerji tüketimi, sağlamlığı, servis ağı iyi olsun isterim. Bunların dışında basit bi cihaz zaten ucuzu pahalısı nasıl farklar vardır bilemiyorum.Şunu kullanıyorum tavsiye ederim veya annemde şu vardı rezil olduk sa
Selam, fiyat performans derin dondurucu arıyorum. Buzdolabının buzluğu yetmiyor artık.

Enerji tüketimi, sağlamlığı, servis ağı iyi olsun isterim. Bunların dışında basit bi cihaz zaten ucuzu pahalısı nasıl farklar vardır bilemiyorum.

Şunu kullanıyorum tavsiye ederim veya annemde şu vardı rezil olduk sakın bulaşma tarzı önerilerinizi de dinlemek isterim.

Teşekkürler
0
chicha_v2
(04.09.26)
öneririm. derin dondurucu zaten stabil ve kendi içindeki havanın derecesi pek inip çıkmadığı için motoru da zorlanmayan bir alet ya da makina. 10 yıldan fazladır kulandığımız ucuz bir marka var evde. gidince bakarım markasına. yani iyisi kötüsü ayrımı yoktur bence.
0
ground
(04.09.26)
Hepsi aynı. Beko üç çekmeceli olanı al geç. Yazlıkta var. Çok memnunum. Ses seviyesi önemli, geri kalanı hep aynı. En ucuzunu al, benim aldığımda Beko’ydu.
0
gabe h coud
(04.09.26)
Bizim eskisi on on beş yıl sonra bozulunca geçen yıl çok araştırmıştım. En son Altus marka no frost çekmeceli tiplerden aldım gayet iş goruyo.ustte de tepsi koyma bölümü falan var iyi yani bu tarzlar. 7-8 cekmecelilerden
0
egerbiryolcu
(04.09.26)
Ben 1 ay önce uğur aldım. Şu anda memnunum. 7 çekmeceli hem buzdolabı hem derin dondurucu olabilen modelden. Uğur soğutma bu işte iyi. Önerebilirim.
0
jackyr
(04.09.26)
Üstten kapaklı olan en verimli olanları.

Soğuyan hava alcaldigi için üstten kapak açıldığında icerdeki soğuk hava korunduğu için bir kayıp olmuyor. Fakat kullanımı çekmeceli olanlar kadar kullanışlı olmadığını duydum.
0
kaiserr76
(04.09.26)
Bu işin kralı uğur. Sadece bu işi yapıyor.
0
mikahakkinen
(05.09.26)
(5)

Psikolog Adil Yıldırım'ın boynuna giydiği aksesuar nedir? Nereden bulunabilir?

santimantal
Bu videoda görebilirsiniz aksesuarı: https://www.youtube.com/shorts/hhpUv98Xq8IGüncelleme: Psikolog olmadığını bilmiyordum.
Bu videoda görebilirsiniz aksesuarı: www.youtube.com

Güncelleme: Psikolog olmadığını bilmiyordum.
0
santimantal
(04.09.26)
bu adam öncelikle psikolog falan değil.
+7
mikahakkinen
(04.09.26)
kendisi psikolog degil, yasam kocu. boynuna giydigi ise zara'nin klasik bandana/fularlarina benziyor.
0
Sour
(04.09.26)
buff gibi görünüyor.
+1
lazpalle
(04.09.26)
Mirket
(04.09.26)
aksesuarın adı "buff".

arayın çeşit çeşit model bulursunuz.
0
kibritsuyu
(04.09.26)
(4)

Rodos'da deniz haricinde ne yapılır?

put it in your appropriate place
3 gece diye planladım. Sokaklarda dolanacağım ama başka ne yapayım?
3 gece diye planladım. Sokaklarda dolanacağım ama başka ne yapayım?
0
put it in your appropriate place
(03.09.26)
Kumarhane var, kumar oyna.
Meşhur kaleyi gez.
0
etna
(03.09.26)
bi tane atv kirala, adayi gez.
ben oyle yapmistim.
0
cooperr
(03.09.26)
rodos tipik yunan adası değil. kocaman bir ada. hatta yunanistanın en büyük şehirlerinden biri. araba kiralayıp gezersin.
0
mikahakkinen
(04.09.26)
rodos kalesi, lindos old town.

araba kiralarsanız beach hopping.

yolun ortasında karşımıza pinko outlet çıkmıştı, eşinizle sevgilinizle gidiyorsanız çok mutlu edebilir eheh. türkiyede lüks segment, avrupada italyada yunanistanda o kadar değil fiyatlar makül.
0
kveldulv
(04.09.26)
(10)

böyle olsa nasıl beslenirdiniz?

art cat chocolate
hiç kilo almayacaksınız (normal kiloda kalacaksınız) ve hiçbir şey de zararlı değil. her şeyi yer misiniz?ben zaten sağlıklı beslenmeyen ve fazla kilo almayan biri olarak ne istersem yiyorum :d vejetaryenim tabii o ayrı.edit: zayıf değilim normal kilodayım. çok hızlı kilo almıyorum sadece ve veremiy
hiç kilo almayacaksınız (normal kiloda kalacaksınız) ve hiçbir şey de zararlı değil. her şeyi yer misiniz?

ben zaten sağlıklı beslenmeyen ve fazla kilo almayan biri olarak ne istersem yiyorum :d vejetaryenim tabii o ayrı.

edit: zayıf değilim normal kilodayım. çok hızlı kilo almıyorum sadece ve veremiyorum da. kaldım bir kiloda öyle. onu kastettim. yiyip yiyip çubuk gibi olduğum 15-25 yaşlarım arasıydı :D artık 30'um o özelliğimi kaybettim :D
0
art cat chocolate
(03.09.26)
sabahtan aksama kadar araliksiz bir seyler yerdim.
+1
baldur2
(03.09.26)
Linç edilmek istiyorum demek gibi bir şey bu :)
+3
kisa
(03.09.26)
Her şeyi yemem, veganım.

İhtiyacım kadar yiyip bırakıyorum, asla abartmıyorum. Vücudumun ihtiyacı karşılandıysa bitmiştir. Keyif için asla yemem.

Kilo meselesi değil sebep, tamamen abartıdan uzak kalma isteği, kendimi eğitmek.

Yemek, sadece yaşamsal faaliyetleri sürdürebilmek için yapılan bir eylem olmalı bana göre.
+1
rock n roll
(03.09.26)
Şuankinden fazla yemezdim herhalde, mevcut hayatımda da yemek yemeyi seviyorum ve keyif alıyorum.
0
kendimefotograflarim
(03.09.26)
Her şeyi yerim ya. Yemek yerim üstüne tatlı iyi gider der tatlı yerim, ardından tatlı içimi baydı der tuzlu bişiler yerim, ardından bi renk gelsin der bişiler içerim filan.
Yemek yemenin, hele ki güzel yemeğin keyfi bambaşka, tadını sonuna kadar çıkarırım. Zararı da yok madem, niye yemeyeyim ki? :)
0
mor oje
(03.09.26)
Canımın her istediğini her miktarda yiyorum zaten. Obezim :)
0
yadigar
(03.09.26)
hiç kilo almamak ve normal kiloda kalmak farklı şeyler. hiçbir şey yemesek de aynı kiloda kalıyor muyuz beslenme ihtiyacımız ortadan kalkıyor mu mesela? vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin mineral protein aminoasit vs. olaylarının ortadan kalkması gerekir hiçbir şeyin zararlı olmaması ne yersen ye farketmemesi için... öyleyse neredeyse hiç bişey yemem

yok ihtiyacı hala karşılamalıyız ama sadece fazla yemenin zararı yok olayıysa aynen devam ederim daha fazla/farklı yiyeceğimi sanmam. yiyeceklerin bedava olduğu durumda sonuç değişebilir ama durduk yere ihtiyaç fazlası beslenip niye masraf edeyim?
0
konetsu
(04.09.26)
zaten istediğim her şeyi yiyen bir insanım, hamileyim diye bazı şeyleri yiyemiyorum içemiyorum sadece. yoksa benim için bir şey fark etmezdi
0
Hallegadola
(04.09.26)
Yerdim. Özellikle yemediğim zararlı şeylere dalardım.
0
mikahakkinen
(05.09.26)
Yemek yeme alışkanlıklarımda bir değişiklik olmaz.
0
peki madem
(05.09.26)
(7)

İ20 vs Clio

oylesine sordum
2021 veya üzeri i20 1.0 veya Clio 1.0 araçlara bakıyorum. Genelde İstanbul’da hafta sonları ve yılda 5-10 kez uzun yol (tek yön 1000 km gibi) kullanacağım. istanbulda yoğun trafiğe sık girmediğim için çift kavrama şanzıman çok sorun çıkarmaz diye düşünüyorum ama bu araçlarla ilgili kafama takılan as
2021 veya üzeri i20 1.0 veya Clio 1.0 araçlara bakıyorum. Genelde İstanbul’da hafta sonları ve yılda 5-10 kez uzun yol (tek yön 1000 km gibi) kullanacağım. istanbulda yoğun trafiğe sık girmediğim için çift kavrama şanzıman çok sorun çıkarmaz diye düşünüyorum ama bu araçlarla ilgili kafama takılan asıl şey uzun yolda ne kadar rahat/konforlu olduğu.

Bu araçları tecrübe edenler varsa fikirlerini paylaşabilir mi?
0
oylesine sordum
(03.09.26)
ikisi arasında kalıyorsanız bence Clio öne çıkar. Fakat 1.0 Sce değil mutlaka turbolu 1.0 Tce bakın.
+1
awlmi
(03.09.26)
clio ile karşılaştıramayacağım ama istanbul içinde ve yılda birkaç kez ege'ye/ankara'ya gidip gelmek için i20 kullanıyorum. bence fiyatına göre donanımı çok iyi. konforlu ve kompakt. trafikte de çok rahat. geçen gün arkadaşımın t-roc'una bindim ve i20 çok daha iyimiş dedim içimden. ben kendisiyle mutluyum. istanbul'daki yetkili kağıthane servisini de ayrıca seviyorum. benim deneyimim olumlu.
edit: 1.4müş benimki
+1
eileengray
(03.09.26)
70 bin km yaptığım otomatik clio 1 tce aracım var. aracın performansı iyi şimdiye kadar bir sıkıntı yaşamadım. turbolu motor olduğu için bence biraz fazla yakıyor. b segment arabayla uzun yol konforlu olmuyor. kullanma yönünden sıkıntı yok ancak boyum 1.87 4 saatlik yolculuk sonrası araçtan indiğimde ayaklarım ağrıyor.
0
mikahakkinen
(03.09.26)
aralarında çok bir fark yok, i20 uzun yol için 1 tık daha konforlu ve görüş açısı biraz daha geniş.
4 saatin üzerindeki uzun yolda, hep aynı pozisyonda oturmamak için mutlaka en az 3 kere koltuğun ayarlarını değiştiriyorum faydası oluyor.
0
duyuruuser
(03.09.26)
bu tip araçlarda motordan daha önemlisi şanzıman. sürekli dur kalk trafiğine uygun bir şanzıman tipi seçmek lazım. o da aslında eski nesil tork konvertörlü.
+1
orpheus
(03.09.26)
1 yıl farkla 2020 1.3 clio tercih ederdim.
0
a darkness coming
(03.09.26)
@orpheus +1

Bu motorlar zaten 100 beygir, 1litre 3 silindir olmasına kanmayın.

1.5dci 4 silindir ama 90 beygirdi.

Ama 1l motorların çekişinin zayıf sanılmasının nedeni, şanzıman ve lastikler.

Aracınız tekerlere çok yüksek kuvvet iletebilir ama lastik ile yol arasındaki sürtünme kuvvetini aşarsa patinaj çeker => araba çekişi düşürür

Şanzıman da zaten duruma kuvveti yükseltiyor. Dişli aralıkları çok yüksekse, çekiş için arabanın en yüksek güç ürettiği/devire yaklaşıyorsunuz.

Üstüne bunlar manual otomatik. Eskiden turbo makinesi ile kontak sağlanıyordu.
0
substituent
(03.09.26)
(23)

Erkek kardeşe nikahta ne takılır?

chicha_v2
Ben yarım altın düşünüyorum ama sizin de fikrinizi almak isterim.Teşekkürler.
Ben yarım altın düşünüyorum ama sizin de fikrinizi almak isterim.

Teşekkürler.
0
chicha_v2
(03.09.26)
bence kardese de, o bana sunu takti, bunu takmadi, denmez.
en az bir tam altin takilmali.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.26)
bilezik ya da tam.
+2
mikahakkinen
(03.09.26)
Maddi gücünüze, aile bağlarınıza, gelenek göreneklerinize , ve geleneklere bağlıllığınıza göre değişen bir konu bu. Buradan alacağınız cevaplar çok havada kalacaktır.
+1
Mirket
(03.09.26)
Mirket +1 ama imkan varsa bilezik ya da tam.
+1
himmet dayi
(03.09.26)
İmkan varsa tam.
+1
gabe h coud
(03.09.26)
Bilezik tabii ki. Yok 200 lira tak.
+4
baldur2
(03.09.26)
imkanınız varsa bilezik. yoksa tam. yarım takmak için çalışmayan kız kardeş filan olmanız lazım heralde. zaten abiyseniz ve çalışıyorsanız beklenti kesinlikle bileziktir. ama çalışmıyorsunuzdur ya da durumunuz yoktur bilemem ama yine de yarım az olur.
+3
elorelia
(03.09.26)
Erkek kardeş bu. Direkt bilezik. (Bütçe müsaitse tabii)

Ya da şöyle söyleyeyim, birisinin düğününde en fazla ne takabilecekseniz direkt o. Ben bütçem müsaitse 22 ayar 3lü burma (20-25 gr gibi) takardım. Bütçem müsait değilse, fiyatı tam cumhuriyet altınla neredeyse aynı olan 8-9 gramlık bir 22 ayar bilezik takardım.

Tam altından daha aşağısını takmam için oldukça dar gelirli, borç harç içinde olmam lazım. Kardeş bu.
+2
yadigar
(03.09.26)
bütçe varsa bilezikten aşağı takmamak lazım.
+1
duyuruuser
(03.09.26)
bilezik ya da saat ama tabii ki imkanlarınızı çok zorlamak ya da bunu kendinize dert edinmeniz de gereksiz olur.
0
eurhka
(03.09.26)
bilezik takılır tabi ki.
0
Hallegadola
(03.09.26)
İlk beş yıl boşanma oranları %34, bilezik alırsanız gelinin kişisel malı sayılıyor. Yerinizde olsam cinsiyete özgülenmeyen tam altını kardeşime takardım yada yazıldığı üzere saat alırdım. Saati birçok bölgede nişanda kız tarafı erkek tarafına alıyor, alınmadıysa diye dedim).
+1
yap desem yapmazsin he
(03.09.26)
Altın kol düğmesi almıştım.
0
boyalı kuş
(03.09.26)
valla ben yakin arkadasa gecenlerde yarim altin degerinde dolar verdim.
abi issiz olsam bile borc alir, gider min. tam takarim.
isim gucum varsa zaten tam da yetmez, bilezik demisler herhalde guncel racon o.
0
cooperr
(03.09.26)
Tam altın
0
kendimefotograflarim
(03.09.26)
tv aldım beimkine, helalleştik. Bi ihtiyaç sorup gidermek iyi olabilir. burada nasıl böyle hardcore gelenekçilik çıktı, garipsedim.
-1
klassno
(03.09.26)
bilezikcilere demeden gecemeyecegim: bilezige iscilik parasi ödeyene kadar gremse ya da gücünüz varsa iki tane gremse takin madem; gelin kendine bilezik almak isterse en azindan onlari deger kaybettirmeden bozdurup zevkine göre bilezik alir.
-1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.26)
Anne babanıza sorun onlar yönlendirsin sizi. Kardeş, kuzen, yeğen bunlara bilezik takılır bizim ailede. Bugün kardeşim evlense buzdolabı vb. beğendiği bir beyaz eşya alır takı olarak da ajda bilezik takarım muhtemelen. (Ajda bilezik 22 ayar genelde 10 gram olan işçiliksiz bilezik oluyor, günlük kullanıma uygun zarar etmeyen bir takı.)
+1
cilekli pasta
(03.09.26)
Haftasonu kız kardeşim evlendi. 10 gram bilezik taktım, bir de ev hediyesi televizyonlarını alacağım.
0
tss
(03.09.26)
Maddi guce bagli tabi ama yarim altin biraz az degil mi ya. Kardesiniz o sizin. 5 gr cok guzel ajdalar var, 35 bin civari. Takin bi tane
0
narod
(03.09.26)
Çalışıyorsanız geliriniz varsa Yarım çok az kardeşe. Benim de eşimin de bekar çalışan kardeşlerimiz 20 gr bilezik taktılar bize. Duruma göre 10-15 gr da olabilir.
0
dfn4
(03.09.26)
Bilezik.
Olmadı tam.
0
ezkaza
(04.09.26)
tv, çamaşır makinası, geline kolye almıştım.
0
lil siztah
(04.09.26)
(7)

Ford Tourneo Courier ve Connect hankkında bilgisi olan?

mikahakkinen
babam 1.5 k bütçe ile bu araçlardan birini almak istiyor. kurye alırsa 1.5 dizel active veya titannium paket. para yeterse yeni kasa connect almak ister.cam tava, otomatik vites, vb özelliklerinden dikkat etmemiz gereken bir şey var mıdır?1.5 çekmiyor, cam tavan gereksiz gibi vb.teşekkür ederim.
babam 1.5 k bütçe ile bu araçlardan birini almak istiyor. kurye alırsa 1.5 dizel active veya titannium paket. para yeterse yeni kasa connect almak ister.
cam tava, otomatik vites, vb özelliklerinden dikkat etmemiz gereken bir şey var mıdır?
1.5 çekmiyor, cam tavan gereksiz gibi vb.

teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(02.09.26)
hafif ticari istediğine göre şartlarına razıdır sanırım. hız limitleri, yılda 1 muayene vb. şeyler canını sıkmıyor.

courier yerine connect tercih etmek daha mantıklı tabi ama bütçe meselesi. connect, vw caddy ile aynı alt yapıya geçti. hafif ticari araçta otomatik vites istiyorsam çift kavrama yerine tork konvertörlü tercihim olurdu. rifter gt eat 8 ile geliyor. 2023 sonrası modellerde eksantrik zinciri problemi de çözüldü.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(02.09.26)
Araçları bilmiyorum ama motorlarını biliyorum.

Ecoboost motorunu biliyorum, 1 litre 3 silindir, 150hp
Ecoblue sizin dediğiniz, 110hp 4 silindir 1.5l

Bu beygirlerde motor açısından çekmeme gibi bir problem asla olamaz. Çekmiyorsa problem lastik/şanzıman oranı/yük dağılımındadır

Ben ecoboost mühendisliğini daha çok beğeniyorum bir kere benzinli.
Ecoblue Euro 6, egzoz arıtma sistemleri çok karışık+adblue’su var bide.

Tabii ecoboost’un bu kadar küçük hacimde fazla hp çıkarmasının sebebi, yanmaların daha şiddetli olması. Bu da motor ömrünü kısaltıyor.

Bir tarafta uzun ömürlü motor ama çok karışık sistemler, diğer tarafda basit ve daha güçlü motor ama nispeten kısa ömürlü

İki motorda çekiş anlamında gayet iyidir, aracın çekememesinin sebebi genelde lastikten ya da yük dağılımın tahrik tekerleğinden uzakta yoğunlaşması (önden çekişli aracın bagajına çok yük koyarsanız araç çekiş kaybeder)
+1
substituent
(02.09.26)
Ben olsam ecoboost motordan kaçar daha sorunsuz şanzıman, motor seçeneği olan stelantis grubunun araçlarına bakardım.

Berlingo, rifter vs.

Berlingoyu kullandım. İnanılmaz iyi bir araç. SUV hissiyatı alıyorsunuz direkt. Plus paketi 0 olarak 1350 civarına bulunabiliyor. Instagramdaki 0 otomobil satıcılarına bir göz atın.
0
jackyr
(02.09.26)
bu yorumu fıkra olarak düşünebilirsin;

"ecoboost motordan kaçar daha sorunsuz şanzıman, motor seçeneği olan stelantis grubunun araçlarına bakardım"
+4
HellKeePer
(03.09.26)
seçeneklerimiz tourneo 1.5 ve 2.0 ecoblue connect.
2 bin otomatik şanzıman seçeneğinde soru işaretimiz var.
0
🌸mikahakkinen
(03.09.26)
2.0 modelinde yeni nesil dq381 kodlu ıslak dsg şanzıman var. büyük şehirlerde dur-kalk trafiği için de uygundur. 1.5 de ise dq200 kuru tip şanzıman var. ikisi arasında tercih 2.0 modeli.

diğer düşünmenizi gerektirecek durum da bence benzinli mi dizel mi tercihi :) bu hafta dizele 8 tl zam gelecek. 90 tl bandına gelmiş oluyor bu zamla birlikte. belirsizlikler devam ettiği sürece litresi 100 lirayı aşacak yakında.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(03.09.26)
şu an aktif olarak kullanıyorum. otomobil ruhsatlı, 1.5 dizel motorlu ve manuel viteslisini alırsanız, yıllarca sorunsuz kullanırsınız. bizim ikinci araba, yıllardır ne bir sorun çıkardı ne bir şey. yakıtı az, bakımı ucuz, sorunsuz sıkıntısız bir araç.

1.0 ecoboost olanlardan uzak durun. otomatik vitesi de çok şey değil.
+1
babilfish
(04.09.26)
(7)

böyle bir şey var mı?

nickini degistiren yazar
hep karşı cins tarafından nasıl göründüğümüzü merak etmişizdir. mesela 10 üzerinden kaçlık bir erkeğiz? böyle bir uygulama/site var mı? erkekler kızları oyluyor, kızlar erkekleri oyluyor. elbetteki herkese sıfır puanı yapıştıran troller olacaktır. ama yeterince çok kişi oy kullanırsa aşağı yukarı do
hep karşı cins tarafından nasıl göründüğümüzü merak etmişizdir. mesela 10 üzerinden kaçlık bir erkeğiz? böyle bir uygulama/site var mı? erkekler kızları oyluyor, kızlar erkekleri oyluyor. elbetteki herkese sıfır puanı yapıştıran troller olacaktır. ama yeterince çok kişi oy kullanırsa aşağı yukarı doğru bir rakamın ortaya çıkacağını düşünüyorum.

bir de mesela yeterince güzel/yakışıklı değilsek puanımızı artırmak için neler yapılabilir? çirkinliğimizin kaynağı ne? burnumuz mu, çenemiz mi, vs.? bunlar hakkında karşı cinsin yorumlarını alsak. harika bir iş fikri değil mi :)
-3
nickini degistiren yazar
(01.09.26)
deep research konusu bu :)

istersen duyuruma bi göz at ve araştırmaya başla :)

eskiden burada ifşa yapardık ama dünya güzelini bile yerin dibine sokmuş insanlarız hahah
0
omer460
(01.09.26)
yapay zekaya sorsan? güzel bi prompt ile gerçeği söyler gibi
0
eja
(01.09.26)
at fotonu biz oylarız.
0
mikahakkinen
(01.09.26)
baldur2
(01.09.26)
Diğer arkadaşların da dediği gibi burada ifşa yapılan zamanlar oldu. Çok acımasızca yerin dibine sokulanlar vardı.

Bence birilerine güzelliğimizi, cirkinligimizi yorumlatmaya gerek yok zaten yorumlayan kim, acaba bu kişi neye benziyor ya da bir şeye benziyor mu?

Bir de burnun daha güzel olsa n'olacak?

Ayrıca bu bir iş fikrine dönerse, insan da metaya döner.
0
rock n roll
(01.09.26)
1 milyon yıl önce hotornot.com vardı. (bkz: hotornot.com) Hâlâ duruyor mu bilmiyorum. Aynı işlevde tr için de sevgilim.com'un "hoş muyum boş muyum" diye hoşboş isminde bir sitesi vardı. Tam olarak dediğiniz şeyi yapıyordu. Yıl 99-2000 falan. Belki 2001.

Hatta arkadaşa (erkek) bir tuzak kurmuştum zamanında. Cehennemî sıcaklıkta bir istanbul gecesinde benim evde üzerinde sadece donla koltukta uyurken, bilgisayar monitörünü sadece özel bölgesini kapatacak bir açıyla önüne koyup fotosunu çekmiştim. Monitör donu öyle ustaca kamufle etmişti ki, gören çırılçıplak yatmış zannediyordu. İşte o fotoyu hotornot'a koymuştum. 7.5'un üstünde ortalamada oy almıştı ki, o site için çok yüksek bir skordu.

Sonra aynı fotoyu eksibition'a da atmıştım. Millet "monitör çok fena bakmış" gibi yorumlar yazmıştı...

Yaş ilerledikçe duyuruda her cevabıma anı serpiştirir oldum. Ben de sevmiyorum bu huyumu...

Diğer sorunuza gelince, reddit'te roastme diye bir sub var. Fotonuzu yolluyorsunuz, yüzünüzün fiziksel özellikleriyle dalga geçip aşağılıyorlar. Fikir verebilir.

Yasal uyarı: Fiziksel görünüme çok takılmamak lazım. Temel kişisel bakım gayet yeterli.
0
yadigar
(01.09.26)
İfşa deniyor Duyuru'da buna. Eskiden yapılırdı. Hey gidi glori günleri.

Bition da böyle bir şeydi.

Arkadaş söylemiş, Reddit'te roastme var. Orada ama özellikle kötü yorumlar yazmaya çalışıyor insanlar. Az kilon varsa konu sadece oraya gider. Olumlu tarafların hiç yazılmaz.
+1
gabe h coud
(01.09.26)
(6)

Denizli de tatil olur mu?

c.glar.ay
Selam. Otel tatillerinden, kültür gezilerinden oldukça sıkıldım. Bu sene tek başıma çıkıp biraz doğa gezmeyi düşünüyorum. Sosyal medya da denizlinin bazı yerlerini gördüm göller kanyonlar saklı kalan güzellikler vs. bende cazibe yarattı. Sizlerin önerisi var mı başka bir lokasyon da dinleyebilirim
Selam. Otel tatillerinden, kültür gezilerinden oldukça sıkıldım. Bu sene tek başıma çıkıp biraz doğa gezmeyi düşünüyorum. Sosyal medya da denizlinin bazı yerlerini gördüm göller kanyonlar saklı kalan güzellikler vs. bende cazibe yarattı. Sizlerin önerisi var mı başka bir lokasyon da dinleyebilirim
0
c.glar.ay
(01.09.26)
Karadenize gidin
0
oscar
(01.09.26)
her yerde olur da, doğa tatili için eğer gitmediyseniz trabzon-rize-artvin tarafına bir kez mutlaka gitmeli bence herkes.
0
bay b
(01.09.26)
denizlide pamukkale 1 gün. gördüğün göl çivril ışıklı gölü. yolu 1.5 saat tekneyle yarım saat foto çekilir gidersin. overrated bir yer. kanyon kale tarafından gidiliyor, çok ziyaret edilen bir lokasyon değil. doğa tatili diyorsan muğla ula, dalyan, ortaca tarafı doğa olarak güzel. oralar doğa anlamında iyi.

ayrıca denizli bu aralar çok sıcak öğlen sokakta gezilecek gibi değil.
-1
mikahakkinen
(01.09.26)
Valla doğa tatili deyince benim aklıma ilk gelen Likya yolu :) Sizin aklınızdakini karşılar mı bilemem.
0
kumandanim
(01.09.26)
valla denizliliyim @hacirotti gibi denizliyi yaşamadım. çivrilde ne var da gezicek. aksine denizli nasıl eskimiş ya son 10 senede denizli kadar yatırım alan egede il var mı? denizli ortalama bir sanayi şehri pamukkaleden başka da gezilecek yeri falan yok. güney şelalesinin bir özelliği kalmadı.
2 3 yıl önce ısparta burdur gezisi yapayım dedim, gittiğime pişman oldum. ortalama anadolu şehirleri ruhsuz avmden başka da bir şey yok. davraz gittik kar yok, burdura geldik anadoluda bir ilçeden farksız.
-1
mikahakkinen
(01.09.26)
denizli'ye gidilir, kibyra da geçersin istersen. her yönden görünen medusa mozaiği kapanmış olabilir ama. görmek istiyorsan bilgi almadan gitmezsin.

göl için nemrut kalderası denizli'ye göre epey uzun bir yol olur.

kula jeopark.
buraya çok gidilmiyor. yine de bir jeologla gitmende fayda var. bulamazsan da sorun olmaz yapay zekaya fotoğraf ile sorarsın.
0
janderzel zartanyan
(01.09.26)
(12)

Soruyu tersten soralım: avrupa da yasamak

mimikikili
Ön şart koyarak...Dombracı tayfanın yorumuna ihtiyacım yok. Onlar israil i protesto için ancak starbucks ta kahve içen çocukları rahatsız ederler.Tembel ve niteliksiz olup uzanamadığı ciğere pis diyenler de muhattabım değil.Kimden cevap bekliyorum...Çalışkan ve donanımlı olup avrupa yerleşen ama ara
Ön şart koyarak...
Dombracı tayfanın yorumuna ihtiyacım yok. Onlar israil i protesto için ancak starbucks ta kahve içen çocukları rahatsız ederler.
Tembel ve niteliksiz olup uzanamadığı ciğere pis diyenler de muhattabım değil.

Kimden cevap bekliyorum...
Çalışkan ve donanımlı olup avrupa yerleşen ama aradığını bulamayanlar.
Ne sizi tatmin etmedi? Para / yaşantı / gönül işleri...

Ya da çalışkan ve donanımlı olup memlekette yaşamayı seçenler. Avrupa gitmekte sizi ne durdurdu?

Peki hadi karşı tez de olsun. Tatmin olanlar da cevaplasın. Çok memnunum hayatta türkiye ye dönmem diyenler. Yaşadıklarınızı anlatın.

Merakla dinliyorum. Hepinize sevgiler...
Dombracılar hariç.
-3
mimikikili
(31.08.26)
En iyi üniversitelerde okuyup üstüne abd'de master yapıp orada işe giren arkadaşlarım var. Aile ilişkileri iyi olanlar yapamıyor, bu kadar uzaktan eksikliği giderilemiyor. Aile ilişkileri iyi olmayan ama aile isteyen de yapamıyor. Daha yüzeysel, maddiyat ile tatmin olabilenler çok başarılı. Genellemek istemem şimdi, orada kalmayı seçen herkes maddiyatçı değil elbette, oranın kültürünü benimsemiş ve orada aile ve arkadaş ortamı olmuş insan mutludur.

Ülke farkı da var. Ronald Reagan ne demiş:

"You can go to live in France, but you cannot become a Frenchman. You can go to live in Germany or Turkey or Japan, but you cannot become a German, a Turk, or a Japanese. But anyone, from any corner of the Earth, can come to live in America and become an American."

Amerika'da kültüre adapte olmak, melting pot içinde kavrulmak daha mümkün ama kahrolası ab'de her ülke neredeyse ırkçı, burada utanarak genelleme yapacağım, maalesef.

Ben vatanımı seviyorum. İnsanımı seviyorum. Ailemi, özellikle kardeşlerimi çok seviyorum. İstediğim zaman arabaya atlayıp görebileceğim kadar yakında (6 saat en fazla) olmak isterim. Almanya, İngiltere ve Körfez ülkelerine yerleşme fırsatım oldu, çok düşündüm, gidip kısa süreli yaşadım ve çalıştım ama azalan verimler geçerli, ötv'siz telefon almak güzel de parayı ne yapacaksın aile yoksa. Umudum hala tükenmedi. Seçimlerde İstanbul'da ücra yerlerde görev yaptım, çevremi ve geniş ailemi ikna etmeye çalıştım, beyaz yakalı olarak yapabileceğimi yaptım ve seçimle çeviremedik yönümüzü batıya. Hayatımı sırf bu yüzden kökten değiştirip gurbete gitmek istemem. Zaten beş on sene sonra kimsenin işi olmayacak ai nedeniyle. Bu kadar olumsuz ortama rağmen varlık edinebildim. Toprak alıp işlerim, hayvancılık yaparım. Çocuk da istemiyorum. Tüm tersanelerine gericiler girerse de benlik bir şey yok. Toplum bunu istiyorsa, yaşayarak görecek.
-2
gabe h coud
(31.08.26)
yurtdisindayim, simdilik donmuyoruz ama aklimizin bir kenarinda var, ya da belki baska ulkelere gitme ihtimalimiz olabilir. aradigini bulamamak degil benim ama bulduklarim kalmak icin yeterli mi emin degilim. 3 sebep var geri donmeyi dusunduren; aile - arkadaslar vs, hava, yemekler. onun disinda aradiklarimi buldum aslinda, ama bunlarin eksikligi kotu etkiliyor. 3 ayda 1 falan gelip gidiyoruz birkac haftaligina, bu da simdilik idare ediyor ama ozellikle gunes gormemek ve anne babamin yaslanmasi geri donmeyi de dusunduruyor.

not: giderken donmek isteyecegimi hic dusunmezdim, donenlere de gerizekali derdim, ama simdi anliyorum, gerizekali benmisim. ha gittigime pisman degilim, donmeme ihtimalim de var, ama turkiye'de de yurtdisinda da gercekten mutlu ve kafam rahat olamaz, onu anladim. belki ileride olur, ama simdilik durum boyle.
0
lemmiwinks
(31.08.26)
Soruna bu kadar kibirli değil de sağ köşeden bakalım :
Senin o kahvecide siyonist aleyhine yaptığın bir şey , bir ifaden var mı ?

ABD gibi bir yerde bile "şu an" bazı siyasilerinin seçilmek için siyonizm aleyhtarı söylemleri var. Sanırım biri de belediye başkan adayıydı. Son 3 yılda siyonist karşıtlığı ABD de arttı.
Netenyahu bile sadece Trump ile görüşmeye mi gidiyor sanıyorsun ?
Asıl maksatlardan biri de orada influencer denen sosyal medya yayıncılarından kimilerine para karşılığı (harcanacak toplam meblağ 700 milyon dolar civarında diye hatırlıyorum) siyonist uşaklığı yaptırmak, topluma siyonist sevgisi aşılayan içerikler oluşturtmak .

Soruna cevap değil bunlar. O nedenle çok önemseme .
-6
diyecevaplandı
(31.08.26)
Avrupa'da yaşayıp memnun olmayan arkadaşım yok çünkü alayı donanımlı mühendisler. zorlu süreçlerden geçenler var ama şu an keyifleri yerinde, topluma adapte oldular, gelir düzeyleri ortalamanın üzerinde.

Aradığını bulamayanların büyük kısmı gittiği gibi baba bir iş bulup o dakika itibariyle refaha kavuşacağını düşünenler ve yetkinliği olmayanlar.

Rağbet görmeyen bir meslekle boş hayaller kurarak gidenler üzülür.
-5
kimlanbu
(31.08.26)
18 yasima girmeme birkac ay vardi tasindigimda. üniversite okumak icin geldim. önce avusturya'da üniversiteyi bitirdim, iki üc sene calistim, sonra ingiltere'de master yaptim ve avusturya'ya geri döndüm. avusturya'ya geri dönmemdeki en büyük etken alismis olmamdi. avusturya vatandasligini falan o asamada zaten almistim ama arkadas cevrem buradaydi, sevdigim seyler buradaydi, vatandasi olarak avusturya'nin tadini cikarmak istedim vs. yani kendimi ingiltere'de hayat kurabilirim gibi hissedemedim. avusturya'ya aidiyet duygum oldugunu ve buranin aslinda evim oldugunu pasaportu alinca degil, ingiltere'den dönmeye karar verince anladim. ilginc bicimde avusturya'ya ilk tasindigimda türkiye'ye dönme ihtiyaci hissetmemistim. bunun yasla alakali oldugunu düsünüyorum. avusturya'ya ilk tasinirken 18 yasindaydim, kemiklesmis aliskanliklarim yoktu, hayati tanimiyordum, ev nasil tutulur, banka hesabi nasil acilir, yetiskin olarak sosyal normlar nasil olmali bilmiyordum, o sebeple avusturya'da bana ne sunulursa sorgusuz sualsiz kabul ediyordum; avusturya'ya ikinci tasinisimda 28 yasindaydim ve hayati ögrenmistim, yeni bir yere gittigimde, yeni bir kültürle karsilastigimda kiyasladigim, baz aldigim temel avusturya'ydi.

dönünce esimle tanisip evlendim. belki bir türkle evlenmis olsaydim farkli olurdu ama su an bir yanim hep burada. bazisi, ev aldik ondan ait hissediyorum, diyor mesela ama bu sebep bana cok sallantili geliyor. biz de ev aldik ama olay kurulu düzenimiz var meselesi degil, cünkü mal mülk istenirse satilir ama 35 yasindan sonra yeni arkadasliklar kurmak, esimi alip türkiye'ye getirmek, onun ailesini geride birakmak, onun dil bariyerini asmasi, türkiye'nin uzaktan izledigim son 18 senesine dahil olmak falan mümkün degil. o kadar materyalist degil yani sorun. en basitinden artik türkiye icin oy bile veremiyorum ve söz hakkimin olmadigi bir ülkede yasamak istemiyorum. eksi sözlük ve eksi duyuru da olmasa türkce konusup yazabilecegim ortam olmayacak, günde 10 dk annem babamla sohbetlerim haric.

ekonomik durum meselesi de benim durumumda insanlari ters köse yapiyor genelde. ben türkiye'de hic calismadim ama ekonomik zorluk yasayan bir aileden de gelmiyorum. ne bileyim, her sene yurtdisi tatilleri, kayak tatilleri, iki kardes olarak özel okulda okumamiz, istedigimiz her seyin gercekten önümüze serilmesi falan cok normaldi ben büyürken. disneyland'e gitmek istiyordum, sak diye götürüyorlardi. yani, türkiye'de ekonomik dardaydim, avrupa'da rahat ettim, diye bir durumum da yok. en basitinden avusturya'ya okumaya geldigimde senelerce tüm parami babam verdi. yani belli bir ekonomik standartin baya bir üstündeydik ama türkiye'de yasamayi cocukken de sevmiyordum.

erkek kardesim yakin zamanda ispanya'ya tasindi. simdi amacimiz annemi ve babami yanimiza getirmek. yatirimimizi senelerdir buna uygun olarak yaptik, onlara ev alma islemleri vs. halloldu, istenen gelir düzeyinin üstüne rahat cikiyorlar. basvuru da tamamlaninca olay cözülecek. yazlari türkiye'de yazlikta, kislari burada bizimle gecirecekler. isterlerse vize derdi olmadan kardesimin yanina gidecekler. allah esirgesin bir sey olsa ben yanlarinda olacagim.

iki kuzenim var halamin kizlari, sirasiyla freiburg ve basel'de yasiyorlar, halamlar da oraya tasinmaya hazirlaniyor. amcam avustralya'da. halamlarin basel'e tasinmasi babamlar icin de iyi olacak. kendi kök ailem de yanima gelince ve halamlar isvicre'ye tasininca türkiye'de kimsem kalmamis olacak. tüm arkadaslarim baska baska yerlerde, bazisi seattle'da, bazisi göteborg'da, bazisi utrecht'te, bazisi bath'da.
böyle yani. hayat gercekten benim ailemi de, arkadas cevremi de dört bir köseye dagitti.

giderken 18 yasima henüz basmamistim, hayatin beni buralara getirecegini sahiden bilmiyordum ama aklimda tek bir sey vardi, geri dönmemek üzere gidiyorum, demistim. simdi anliyorum ki o zaman cocukluktan öyle diyormusum ama bugün bakinca da yetiskin halimle dönmem icin bir sebep de kalmadigini ve dönsem de yabanci olacagimi biliyorum.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.08.26)
toplanıp asml'e gidenler benden az maaş alıyor, benden kötü yemekler yiyor, benden küçük evlerde yaşıyorlar.

tabii ki türkiyenin boktan bir ülke olduğu gerçeği var, ama belli bir ekonomik standardın üstünde olunca (aslında orta üst sınıf), tr yaşanabilir bir ülke.

haber izlemesem, kişiliğim apolitik olmaya elverse çok mutlu yaşarım bu ülkede.
+5
aguen
(31.08.26)
işim gereği özellikle avrupa'ya kariyerimin başından beri çok sayıda ve sıklıkla seyahat ettim. ilk başlarda keşke buralara taşınsam dedim yalan yok. ama zaman geçirdikçe ve avrupa'nın olumsuz taraflarını gördükçe istanbul'da yaşama olan bağım daha da güçlendi. tabi gelir seviyemi beklentilerim dahilinde (uçmadık ama eh yani) artırabildiğim için de böyle hissediyor olabilirim. arkadaşlarımdan çok giden oldu hepsinde aynı burukluğu görebiliyorum. benim nedenlerime gelecek olursak:

halen burada arkadaşlarım var, kardeşimle 15 dakika yürüme mesafesinde oturuyoruz. annem babam başka şehirde olmasına rağmen atlayıp geliyorlar ya da ben istediğimde görebiliyorum. her işimi istediğim gibi halletirebiliyorum. bir telefonla buluşup derin derin sohbet edebileceğim yakın arkadaşlarım var. çok çok yakın dostlarım var. iş ve network anlamında bir problem çekmiyorum. avrupa'ya yerleşsem - ki bir iş çevrem de var sayılır- bunlar olmaz. istanbul'un havası gayet güzel, çok trafik güzergahında yaşamıyorum. sahile marinaya yürüyebiliyorum. yazımı istanbul'da güzel geçirebiliyorum. her özel sağlık sigortalı gibi iyi bir sağlık hizmeti alabiliyorum. gönlümce güzel yemek bulabiliyorum, müdavimcilik yapabildiğim mekanlarım var. tuttuğum takım burada. yelkene meraklıyım, ister burada, ister güneyde zaman ayarladığımda harika günler geçiriyorum. kafam attığında haftasonluğuna basıp aşağılara inebiliyorum. vizem var, istediğimde avrupa'ya gidiyorum. ayrıca avrupa'nın belirli ülkelerine gitmekten zaten hoşlanmıyorum bile. almanya'ya, belçika'ya hatta belki hollanda'ya, çekya'ya adım atmasam da olur, bir olayı yok bence. buralarda yaşamak da istemem. havası kötü, hayat depresif, insanlar soğuk, hatta bence bazı yerler pis, sağlık sistemi, servis sektörü kötü. ama ispanya, italya'yı yani akdeniz ve adriyatik kıyılarını seviyorum. ülkemizde problem yok mu tabii ki var, siyaset, eğitim, adalet vs. ama bunları bilerek elimden geldiğince sisteme uygun giderek burada yaşamak beni çok daha mutlu hissetiriyor. sonuçta avrupa da çiçek bahçeşi vaat etmiyor, rezalet bir bürokrasi var. aidiyet güzel bir olay ve ben bunu ülkeme ve istanbul'a duyuyorum.
0
awlmi
(31.08.26)
17 yaşımda dil bilmeden oralarda üni kazanıp hayat kurmaya diye gittim ancak o yaş için dil bilmeden olmayacağını anlayıp geri döndüm. şu an 40'lı yaşlarımda evli ve 1 çocuk babasıyım. eşimde zamanında zorlasa gidebilirdik ancak o cesareti bulup gidemedik. bu yaşa kadar hayıflandık durduk, gitsek oralarda yapabilir miyiz diye? bizi kabul etmeyen gruplarla zorlanır mıyız? diye.
halen ülkemizde orta sınıfken bile kendimizi bazı ortamlarda yabancı hissediyoruz. evet ülkemizin insanı gerçekten bilinçsiz, bencil, adamcılık diz boyu vb.... gidip bu ülkenin kahrını çekmemek var, ama anadan babadan kardeşten uzak kalıp onun suçluluğunu yaşamak istemedik. kolayını seçti. buna ruhende hazır olmak lazım. evet içimizde bir avrupa şehrinde yaşamak oralı olmak uktesi kaldı. oralara gidip bir alman gibi bir fransız gibi yaşamayacak olmak ve 2. sınıf vatandaş olmak bizi zorlardı.
0
mikahakkinen
(31.08.26)
Ben gittim.

6 yil oldu cok mutluyum. Emeklilikte dönerim. O da deniz icin.

Okuldayken abdye gitmeyi planliyordum aslinda. Bi hocamla konustum. Abdye giden herkes geri dönüyor dedi. Saat farki mesafe cok izole oluyorsun. Avrupaya giden daha zor dönüyor dedi. Cok hakliymis.

Almanyada dönerim künefem her sey var. Buranin türkü de ayri bir kendine özgü ayri bir güzelligi var. Memleketim antalyaya her gün bircok direkt ucus var.

Trde kalsam ne su ana kadar biriktirdigim parayi (~200k€) ne de tatillerimi yapabilirdim. En güzel cafeler restoranlar benim yasadigim sehirde. Bos zamanim var. 9da ise baslayip 2de cikabilirim. Kimseye aciklama yapmak zorunda degilim. Pasaportumu da alsam benden keyiflisi yok.

Su an hamileyim ve cocuk olunca 1 yil parali izne cikacagim. Parasiz 3 yila kadar cikabilirim.

Bunlar benim deneyimim. Mtv izlemeye basladigimdan beri büyüyünce hep yurt disinda yasamak istiyordum. Seyahat etmek dil ögrenmek en sevdigim sey. Emeklilikte de dil kursuna oraya buraya gezmek isterim ben. Tr bana kesinlikle uygun degil. Baska biri de yurt disiyla ilgili aynisini düsünüyordur valla haklisin derim. Herkes kendine göre.
0
Purple life
(31.08.26)
İngilteredeyiz. Eşim Türkiye'deki işini arıyor (daha kurumsal daha büyük yerlerde çalışmıştı. Burada çalıştığı 2 yer de daha rahat ama daha az kurumsal yerler. Türkiye'deki işkolikliği ve iş arkadaşlığını arıyor :)

Ben de vize olaylarından sıkıldım(bir şirkete bağlıyım ve süresiz oturum olmadan internetten para bile kazanamıyorum, başka iş yapamıyorum), 5 yılda süresiz oturma izni alabileceğiz diye geldik 10-15 yıla çıkma tehlikesi var ve öyle olursa döneriz. Ama ben buradaki kafa rahatlığını çok seviyorum (Brighton'dayız, Londra değil) dönsek İstanbul'a dönmek istemem, ama iş için mecbur da kalabiliriz.

Aileler yaşlanıyor, sağlık sıkıntıları oluyor ve eşim yanlarında olmak istiyor. Benimkilere olsa ben de yanlarında olmak isterim.

Çocuk yapacaksak birkaç yıla yaptık yaptık (yaş sebebiyle), ama nerede kalıcı olacağımız ve dünyanın nereye gideceği belli değil. Kimi için Türkiye hala daha net bilindik kapı.(+aile desteği) İngilterenin gençleri de fena bu arada. Çocuğu liseye geçerken Türkiye'ye dönen bi çiftle tanışmıştık, yani bu konularda da "kafan şurada daha rahat" işi bitti galiba. AB ülkeleri nasıl emin değilim ama oralarda da sağcılığın ve ırkçılığın yükseldiğini görebiliyorum.

Yani covid sonrası dönem dünyanın da boka battığı bi dönem oldu ve her yer yokuş aşağı gidiyor sanırım. Tabii Türkiyeye dönme fikri benim içimi sıkıştırıyor istemiyorum. Ama 5-10 yıla gerçekten 3.Dünya Savaşı falan görürsek (illa silahlı olmasına gerek yok, sistemlerin çökmesi, işlerin bitmesi herkesin işsiz kalması vs) bu durumda Türkiye'de ailem ve dostlarımla olmak isterim sanırım.

edit: mesela üstteki arkadaş doğum izni vs. bişeyler demiş, İngiltere'de onlar yok mesela. Vatandaşı değilsen (veya süresiz oturma izni) neredeyse hiçbir şey yok, vatandaşına bile öyle Fransadaki Almanyadaki gibi işsizlik maaşı doğum izni/maaşı vs yok. Bu konularda ABD'ye daha yakın. Ha ama yine de İngilizlerin arasında yaşamayı tercih ederim. Buradaki genel kibarlık ve kafa rahatlığı beni mutlu ediyor, göçmenlere de çok alışıklar (özellikle Brighton ve Londra çevresinden bahsediyorum tabii)
0
nhk ni youkosu
(31.08.26)
kuzey amerika icin:
lezzet yok lezzet. yemeklerde yok, insan iliskilerinde yok, isyerinde yok.
hersey robotlasmis. insanlar rolu neyse onu oynuyor sadece. tiyatro.
evler de dekor. kocaman 300-400m2 evler, $ato gibi.
icine giriyorsun bos. icerde esya yok, duvarda resim falan yok. kucuk yemek masasi, zira giden gelen yok. mutfak tertemiz, cunku kullanilmiyor, surekli disarda yeniyor.
+1
cooperr
(31.08.26)
Yaklaşık 3 yıldır yurt dışındayız eşimle. Umduğumu bulamadım diyemem. Çünkü büyük beklentiler içinde gelmiş ya da Türkiye'deki hayatımdan memnuniyetsiz bir halde değildim. Memnunum çünkü yurt dışına "kaçmak" isteyen birçok kişinin beklentileriyle benim beklentilerim hiç örtüşmüyordu zaten. Yani örneğin "Almanya'ya yerleşmek istiyorum, bulaşıkçılık bile yaparım" tayfaya asla anlam veremedim. Çünkü Türkiye'de bulaşıkçılık yaparak yaşamaktan memnun olmayacak biri bunu Almanya'da asla yapamaz. Çünkü Avrupa'da yaşamanın avantajları olduğu kadar zorlukları da fazla.

Genel olarak çoğu kişi bahsetmiş zaten bürokrasi, sağlık sektörü vs. gibi şeylerden. Tekrar etmeye gerek yok. Ben önce yurt dışına yerleşme öncesi/sonrası ile ilgili biraz bahsedeyim. Öncesinde İstanbul'da Kozyatağı'nda yaşıyordum (evli değildim) ve Mercedes'te ortalamanın üstünde bir maaşla çalışıyordum (bunu da artistlik olsun diye söylemiyorum; Mercedes'ten iş teklifi aldığımda önceki çalıştığım yine büyük kurumsal şirketten aldığım maaşın %60 fazlasını aldım ve önceki yöneticim bana teklifteki maaşın kendi maaşından yüksek olduğunu söylemişti, hatta Mercedes'te çalışan arkadaşlar da var, onlar da ortalamanın üstünde olduğunu söylemişti, neyse.)

Taşındıktan sonra benzer ölçekte (hatta büyüklük sıralamasında daha üstte) bir şirkette işe başladım. Yani bu iş için geldik eşimle (tam taşınırken evlendik). Buradaki gelirim Türkiye'ye göre daha düşük. Ev kiraları da hayvan gibi yüksek (Avrupa'nın en pahalı 3 şehrinden biri diye istatistik gördüm geçenlerde). Haliyle gelir/gider dengesi bakımından geriye gitmiş olduk. Ancak İstanbul'un kaosu (ki İstanbul'u çok severim), o trafik, ekonomik dengesizlik, politik olaylar (bundan da tam kurtulamadık sonuçta takip ediyoruz hala), deprem riski ve en önemlisi güvenlik bakımından şu an Türkiye'de yaşamayı cazip görmüyorum. Eşim Türkiye'de yaşama sıcak bakıyor. Hadi dönelim desem koşarak döner yani. Çünkü aile bağları çok güçlü ve kendisi biraz apolitik. Ama şu an dönmek gibi bir çabamız ya da planımız yok.

Açıkçası şahsen burada kalmaya isteğine sıkı sıkı bağlanmış değilim. Ama halimden/halimizden memnunum. Daha iyi şartlar için ileride bir değişiklik yapmak isteyebiliriz (belki başka ülke ya da şehirden biraz uzak müstakil ev vs.). Ama şu aşamada Türkiye'ye dönme ihtimalimiz %0 (eşime sorsam %90 der :D).

Neyse, çok uzattım. Özetle "aradığımızı bulamadık" hiç demem ama "oo harika burakar müthüş" de demem. Türkiye'ye kıyasla avantajları ve dezavantajları var buradaki hayatın. Hepsini teraziye koyduğumuzda burası ağır bastığı için şu an buradayız.

edit: Son olarak şunu da ekleyeyim: Eğer Türkiye'de orta ya da ileri kalite bir yaşamınız varsa Avrupa'ya yerleşmek yaşam kalitesini asla marjinal olarak değiştirmez. Benzer ya da belki biraz daha iyi yaşam şartlarınız olur. Ama atıyorum gece gündüz mesai ücreti almadan çalışıyorsunuzdur, iş/özel yaşam dengesi tamamen işe odaklıysa ve kalan zamandan hiçbir şey anlamıyorsanız o zaman işler çok değişir. Her gün 3-4 saatiniz ev ile iş arasındaki yola gidiyorsa işler çok değişir. Çünkü genel olarak Avrupa'da iş/yaşam dengesine çok önem veriliyor. Benim zorunlu mesaim haftalık 40 saat mesela, kaçta başlayıp kaçta bitireceğimi ben belirliyorum. Öğlen 14:00'ten sonra işi bırakıp dışarı çıkabilyorum. Ama mesela Türkiye'deki çalışma hayatı da benim için 180° farklı değildi. 1/2 gün ofise gidiyordum, rahattım. Öyle olmasaydım bu cevabın tamamı "benim canım Avrupa'm" minvalinde de olabilirdi.
+1
himmet dayi
(31.08.26)
(6)

arabalardaki ozon islemi - ikinci el bmw

antikadimag
istedigim bmw'yi almaya gittim bugun bayiye. ancak arabaya bindigimde cok sert metalik bir koku vardi. neden oldugunu sordugumda ozon islemi gormus dediler. simdi arabaya niyetlenmistim yasina gore km'si dusuk ama bu ozon islemi beni killandirdi. adamlarla fiyatta anlastim ama sonra icime sinmedi, y
istedigim bmw'yi almaya gittim bugun bayiye. ancak arabaya bindigimde cok sert metalik bir koku vardi. neden oldugunu sordugumda ozon islemi gormus dediler. simdi arabaya niyetlenmistim yasina gore km'si dusuk ama bu ozon islemi beni killandirdi. adamlarla fiyatta anlastim ama sonra icime sinmedi, yarin devam edelim diye ciktim geldim imzalari tamamlamadim.

bu agir ozon kokusu ya sigaradan, ya da baska bir islemden diye dusunuyorum. bir yandan da arabaya baktim cok hor kullanilmis gibiydi. (2022 model) 45 bin km'de olmasina ragmen her yeri cizik, arkasinda vuruk var vs. camlar film kaplanmis falan tam bir serseri kullanmis gibi.

pazarlika fiyati $34'ten 32 bine dusurdum ama bu araba alinir mi emin olamadim. yarin bir ustaya gosterecegim dedim ama acikcasi cok emin olamadim. bu ozon islemi hakkinda bilgisi olan var midir? alinir mi bu sekilde araba?
+1
antikadimag
(29.08.26)
O arabada sigara içmiş hayvan taşımış olabilirler. Ayrıca arabanın koltuklarını falan ıslak bıraktılarsa küf bile yapmış olabilir. O kadar para vereceksiniz sakın içinize sinmeyen aracı almayın.
-2
huladancer
(29.08.26)
Genelde bmw 3 kasaları genç nesil hor kullanıyor. Araç 45binde bile olsa çok yıpranmıştır. Ozon işlemini bakterileri öldürmek için yapıyorlar. Sigara içilmiş veya araç içine konu sinmiş olabilir. Başka araca bak. Alıp pişman olmana gerek yok.
0
mikahakkinen
(29.08.26)
Bir kez basima geldi. Isin ozon kismina istinaden ogrendiklerimi paylasayim.

Ozon islemi standart bir islem degil. Kotu kokulari gidermek icin aracin icine kucuk bir ozon jeneratoru denilen basit kutu gibi bir cihaz koyup, camlari kapilari kapatip 1 bilemedin 2 saat calistiriyorlar. Normalde islemden sonra arac havalandirildiginda o koku kisa sure dakikalar icinde gidiyor... Buyuk ihtimalle sen araci gormeye gitmeden kisa sure once ozon jeneratoru kullandilar. Kotu kokuyu maskelemeye calismis olabilirler. Bu yuzden hastahane, havuzdaki klor kokusuna benzer bir koku olusur.


Ozon kullanmalarinin sebebi sigara olabilir, koltuga, zemine sutlu bir icecek dokulmus olabilir. Bu sutlu icecek dokulmesi durumunda durumlarda hava isindiginda koku geri gelir hava sogukken koku gider. Ayni sekilde evcil hayvan kaynakli kokular bu sekilde sicak havalarda geri gelir. Umarim degildir.

Ben bu sekilde bir araba aldim. Arabayi cok soguk bir kis gunu aldigim icin olumsuz bir koku almadim. Hava isininca koku basladi. Rahatsiz oldugum icin pahali oto detail yerlerine en az $2000 odemisimdir saniyorum. Bir ise yaramadi. Kokunun kaynaginin sol on koltuga dokulen sut oldugunu tespit ettikten sonra koltugu degistirttim ve koku gitti.

Cizik, vuruk, film camlar falan hep red flag... Duzgun isinde gucunde adamin 45000 km'deki araci boyle olmaz. Ben olsam direkt vazgecerdim.
+1
KafayıYedimAbi
(29.08.26)
evet almayacagim. bir de en cok beni killandiran su oldu.

ben pazartesi bu arac icin bayiye gitmistim. ben gittigimde dun aksam satildi demislerdi. uzulup geri donmustum. bugun tekrar sitede gorunce arayip hemen gittim. neden geri geldi diyince bir onceki alicinin financingi reddedildi bankadan falan dediler. ama simdi dusununce belki de adam aldi ve kokudan rahatsiz olup geri verdi. sonra da tekrar satisa koymadan araca ozon bastilar.

ama bi maskeleme oldugu ortada. bir de izgaralar falan gunes yanigi, koltukta yirtik var yani aracin tum specleri istedigim gibi ama temiz degil. icime sinmedi vergi dahil 36 bin vereceksem icime sinmeli.
+1
🌸antikadimag
(29.08.26)
Financing in rededilmesi normal, hatta cok yaygin. Gencler ya cikarsa diye sanslarini deniyorlar. Lexusun ayni cizgide guzel araclari var. Onlara bir goz atabilirsin.
0
KafayıYedimAbi
(30.08.26)
ozon yapiliyorsa ya sigaradandir ya da hayvan kokusudur. sigara cok daha yaygin tabii.
bmw alacaksan bayisinden al, ve CPO (certified pre-owned) olsun. Iyi araclari kendilerine saklarlar, kotuleri acik arttirmaya yollarlar. Mutlaka 2 sene full uzatilmis garanti al, ama aftermarket garanti olmasin direk marka garantisi olsun. 4-5 yasini gecmis arac olmasin. Gecmisini iyi incele, servis kayitlarini incele, bayide servis gormus mu ona dikkat et. Kazasi mumkunse olmasin, ozellikle $5000 uzerinde hasar kesinlikle olmasin.

BMW patates cipsi gibidir, lezzetli ama kirilgan. alirken bunun bilincinden olman lazim.
her sene bir ariza garanti. ama bir de bir kere almana binersen, almandan kopman zorlasir, toyota honda falan yalan olur, o konuda da uyarayim :D
0
cooperr
(30.08.26)
(16)

Bu ayakkabı alınır mı?

naksidil
https://www.lacoste.com.tr/urun/kadin-pembe-ayakkabi-751sfa0200-010/Çok hoşuma gitti ama fiyatı benim skalamdan yüksek. Yani deri vs olsa olabilir ama geri dönüştürülmüş bi şeye bu kadar para vermek doğru mu bilemedim. Ama çok tatlı buluyorum alasım ve giyesim de var. Siz olsanız alır mıydınız?
www.lacoste.com.tr


Çok hoşuma gitti ama fiyatı benim skalamdan yüksek. Yani deri vs olsa olabilir ama geri dönüştürülmüş bi şeye bu kadar para vermek doğru mu bilemedim. Ama çok tatlı buluyorum alasım ve giyesim de var. Siz olsanız alır mıydınız?
+1
naksidil
(29.08.26)
Sürekli giydiğinizde dağılacak gibi narin ve hassas yani bu arada sırada pembe kombin yapıp da giyilip rafa kaldırılacak bir ayakkabı gibi. Sürekli kullanmak için bakıyorsanız yani bütçeniz gereği böyle bir ihtiyaç varsa; ihtiyacınızı karşılamaz. Bir de yaz bitti zaten çok giyilmez artık bence bu gece yatıp uyuyun yarına geçer heves.
0
titanic kemancısı
(29.08.26)
bu ayakkabının maliyeti taş çatlasın 200 lira falandır. alacaksanız da bunu böyle bilip alın.
+1
omer460
(29.08.26)
Bir fetiş olarak ben hayır diyorum :)
0
Rondak
(29.08.26)
çok çirkin yahu.
+1
anon1m
(29.08.26)
ben olsam almam bunu tasarimdan bagimsiz olarak, cunku lacoste bir ayakkabi markasi degil, kaliteden ortopediden cok markaya para veriyorsun burda.

obur taraftan "bunun maliyeti max. sudur" kafasiyla bakarsak zaten hicbirsey almamak lazim, deliririz.
0
cooperr
(29.08.26)
adidas ve nike’in sneaker babetleri daha güzel. bir de cooperr+1
0
eileengray
(29.08.26)
Şu ayakkabı abd’de max 25-30 dolar. Japonya’ya denk geldim, 1.500 tl civarı www.instagram.com

Alınmasına alınır fena değil ama türkiyede her nasılsa ayakkabı işi çok kazık, itiraz eden de yok demek ki 5 bin herkese normal gelmiş.
+2
yap desem yapmazsin he
(29.08.26)
O fiyatı haketmez. Logo para ediyor.
0
mikahakkinen
(29.08.26)
Ayrıca bu tip eksantrik şeyleri giyip görmek uygun olur.
Kendisi çok fotojenik olabilir de ayakla bütünleşince çok kötü görüntü verebilir.
0
Mirket
(29.08.26)
hayatımda gördüğüm en kötü şey olabilir.
+3
neira
(29.08.26)
bunlara mary jane deniliyor sanırım. başta puma olmak üzere bir çok spor markada buna benzer, deri olan alternatifler var; vereceğiniz paraya değmesiyse konu.
beğendiyseniz alın gitsin yaa, kime ne? ben arkanızdayım^^
0
lil siztah
(29.08.26)
giyimde vegan biri olarak haliyle deriye tercih edeceğim bir ayakkabı. rengi de tatlıymış. daha dikkatli inceleyip ben alabilirim şimdi hatta. teşekkürler :d

gerçek deri olmaması bir ürünü değersiz ve kalitesiz yapmıyor <3
0
art cat chocolate
(29.08.26)
paran cebinde kalsın mümkünse.
0
jamswety
(29.08.26)
@art cat, deri olmaması tabii ki kalitesiz yapmaz, ama deri gibi nispeten para eden bir malzemeden üretilmiş ayakkabı ile dönüştürülmüş plastikten olanı aynı fiyata satmaları da anlamlı değil. sanırım yazar buna dikkat çekiyor.
+1
lil siztah
(29.08.26)
lacoste bana 5 bin lira verecekse alirim.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.26)
Sana alışveriş yapmayı yasaklıyorum.
-7
arbre
(29.08.26)
(10)

ikisi bir arada kahve makinesi

scudman1
yeni filtre kahve makinesi almak istiyorum ama bazen espresso falan içmek istiyorum. (git: https://link.amazon/B09vrmP7C) amazonda karaca marka böyle bir makine buldum. fiyatı da uçuk kaçık değil. markadan emin değilim. bu alınır mı yoksa şuna da bak diyebileceğiniz bir ürün var mı? çok para veremem
yeni filtre kahve makinesi almak istiyorum ama bazen espresso falan içmek istiyorum. (git: link.amazon) amazonda karaca marka böyle bir makine buldum. fiyatı da uçuk kaçık değil. markadan emin değilim. bu alınır mı yoksa şuna da bak diyebileceğiniz bir ürün var mı? çok para veremem birde şuruplu muruplu kahveleri zaten sevmiyorum o yüzden büyük makinelerden almayı düşünmüyorum.
+1
scudman1
(28.08.26)
Çok para veremezseniz espresso işine hiç girmeyin. 8000 liraya o iş olmaz çünkü. Filtre kahve için de makineye gerek yok, aeropress, v60, french press yeterli. Hatta poşet çay gibi bardağa konan, üstüne sadece sıcak su eklenen hazır kahveler var, o bile olur. Örnek;

www.amazon.com.tr
-9
orient blue
(29.08.26)
3ü 1 arada içeyim en iyisi. teşekkürler cevap için.
+4
🌸scudman1
(29.08.26)
bu duyuru sorulan soruya cevap vermeyi birak, her seyi siyah beyaz goren, uclarda yasayan, devamli insanlarin heveslerini kiran tiplerle dolmus aw.
+2
baldur2
(29.08.26)
Tchibo markasına bakın. Karaca her şeyi yapıyor ancak kalitesiz yapıyor.
+1
mikahakkinen
(29.08.26)
ya tamam teorik olarak anlıyoruz espressonun yapana ve ekipmana göre çok farkedebileceğini de pratikte bu yorumları yapanların çoğu blind tadım testi yapsa ayırt edemez :D james hoffman bile £60'luk market markası kahve makinesine kötü değil 7/10'luk kahve yapıyor diyor youtu.be burada fiyatına göre direkt kestirip atılıyor denememiş test etmemiş tadım yapmamış hemen ön yargı.


bu da bean to cup diye geçen tam otomatik çekirdekten öğütenler de kahveyi takıntı haline getirmemiş kahve gurmesi olmayanlar için yeterli olur. o kadar anlayan da burada böyle basitçe soru sormaz zaten. tam otomatik philips var bende, öncesinde içtiğim granül kahvelerden de filtre kahvelerden de daha iyi net olarak. bi kahve yapıcam diye öğütmesiyle ayrı portafiltre doldurmasıyla ayrı temizlemesiyle ayrı her seferinde uğraşamam tadı konusunda çok takıntım yok bu pratiklikle de en iyi kahveyi tam otomatik sunuyor bana. en iyisi olmayacak diye eskisinden çok daha iyi olana niye geçmeyeyim?
+1
konetsu
(29.08.26)
delonghi combi diye bir cihaz var bu isi yapan. ne kadar iyidir ne kadar kotudur gercekten bilmiyorum fakat ben karaca tavsiye etmem delonghi varken. fiyati da 15 16 gozukuyor. tabi yanina bir de duzgun ogutucu almak gerekecek. butce sikintiliysa ikinci el de bakilabilir.
0
arakaali
(29.08.26)
Linkteki makinanın espresso kısmı uğraştırıcı olabilir biraz ama profesyonel makinalar gibi duruyor, yorumları da olumlu. Süt köpürtme vs de varmış, bütçe varsa neden olmasın, çok kahve tüketiyorsanız 1 sene demeden parasını çıkarır zaten.
0
kimlanbu
(30.08.26)
www.eksiduyuru.com

tam 1 yıl önce açmıştım benzer bi duyuru. ben de filtre kahve makinem bozulur gibi olunca bunu almıştım hem filtre hem espresso da yaparım diye. kötümser tipleri dinlemeyin denildiği gibi gözü kapalı tadım yaptırsak 100 binlik makineyle bunun arasındaki farkı anlamaz çoğu gösteriş budalası oluyor bu tipler. gidip eve de 100 bin liraya makine alamayacağımıza göre?? şaraplarda da var benzeri tipler kahve nazileri ayrı bi dünya. neyse sonuç olarak çok memnunum ben 6kya almıştım şimdi 8k 1 senede çok artmamış fiyatı. kenardaki buhar çubuğu ile süt ısıtıp-köpürtüp latte cappucino tarzı şeyler de yapılıyor. filtre kısmı da güzel eski makineme göre kapasitesi de daha fazla o kısmı güzel. 2 saat sıcak tutma özelliği de var. bence alınır. de longhi nin de 15-16kya benzer makineleri var
www.hepsiburada.com
ama 2 kat fiyat farkına bence değmez. çoğu çinde aynı fabrikada üretilip dışına farklı marka basılıyo çünkü. kısaca alınır mı alınır. fiyatına göre düşünürsek çok fp bi ürün bence.
0
f02561
(30.08.26)
Yeni başlayan biri için grundig espresso makinası gayet yeterli. Yarı ve tam otomatiklerin temizliği zaten büyük sıkıntı. Ben 2 sene önce almıştım gayet memnunum. Süt köpürtücüsü de işini iyi yapıyor. Servis desen heryer de var zaten.


app.hb.biz
0
robin one persie
(30.08.26)
Kapsüllü işimi görür derseniz Tchibo alın geçin derim.
0
kumandanim
(31.08.26)
(12)

Eylül ayının sonlarına doğru güneş ve denizden fayda gelir mi?

put it in your appropriate place
12 Eylül gibi deniz tatili planlamıştım ama şirketti bazı gelişmelerden dolayı 1 hafta ertelemek durumda kaldım. 19 Eylülde gideceğim muhtemelen.Normalde deniz tatili için gideceğim vücuttaki sedefe iyi geliyor diye. 19 Eylül ve sonrasındaki deniz ve güneşten hayır, fayda gelir mi?
12 Eylül gibi deniz tatili planlamıştım ama şirketti bazı gelişmelerden dolayı 1 hafta ertelemek durumda kaldım. 19 Eylülde gideceğim muhtemelen.


Normalde deniz tatili için gideceğim vücuttaki sedefe iyi geliyor diye. 19 Eylül ve sonrasındaki deniz ve güneşten hayır, fayda gelir mi?
0
put it in your appropriate place
(26.08.26)
Gelir gelir.
Come to Kaş
0
rhan
(26.08.26)
gelir tabii ki, bence eylül en güzel ay deniz tatili için. okullar vs açıldığı için herkes dağılmış ve daha sakin olur ayrıca.
0
deartheodosia
(26.08.26)
en güzel zamanlar. ekimde bile gidilir.
0
jelly bear
(26.08.26)
özellikle 18 eylüle planlama yaptık okullar açıldıktan sonra tatile gidelim diye. günler kısalmış oluyo ama hava durumu açısından mükemmel zamanlar
0
sirkelimon
(27.08.26)
Antalya çalışır, Kemer olur, Belek olur, Manavgat, tavsiye etmesem de Alanya dahi olur.
0
kumandanim
(27.08.26)
2023te eylül son haftası gittik sorgun'a. şu ana kadar sıcaklık açısından en ideal tatilimdi. asla terletmiyordu, deniz suyu idealdi. 2 yaşında kızımla gitmiştik. hiç zorlanmamıştı. hatta öğlen her ihtimale karşı kapalı havuza giriyorduk çok sıcak geldiği için yine de.
0
elorelia
(27.08.26)
Geliyor tabii daha da güzel oluyor sakin sakin.
0
mutekebbir
(27.08.26)
daha önce de yazmıştım sanırım; eylül sonu bodrum çok iyi oluyor. denizi ideal benim için.
0
eileengray
(27.08.26)
on numara olur türkiyenin bence en iyi dönemi.
soğuk deniz severim diyorsan. saros körfezi veya asos öneririm ama dediğim gibi deniz çivi.
0
jamswety
(27.08.26)
Ekim 15e kadar didim bodrum kuşadasına girilir. Antalya kasıma kadar girilir.
0
mikahakkinen
(27.08.26)
janderzel zartanyan
(28.08.26)
antalya'da 29 ekime kadar denize girdiğim olmuştu.
öte yandan eylül sonu ekim başları da denize akşam 5-6'dan sonra giriyordum.
0
rain when i die
(28.08.26)
(4)

tek başına datça

bay b
selamlar sap başıma 4-7 eylül 3 gece datça'ya ilk kez gideceğim, araba da kiralayıp yarım adayı komple göreyim istiyorum tek bir yerde durmaktan da sıkılıyorum zaten. kalmak için bölge ve ziyaret için sakin koy vs araçla dibine kadar olmasa da bir yere park edip inilebilecek tavsiyeleriniz var mıdır
selamlar sap başıma 4-7 eylül 3 gece datça'ya ilk kez gideceğim, araba da kiralayıp yarım adayı komple göreyim istiyorum tek bir yerde durmaktan da sıkılıyorum zaten. kalmak için bölge ve ziyaret için sakin koy vs araçla dibine kadar olmasa da bir yere park edip inilebilecek tavsiyeleriniz var mıdır?

bir de kaş'taki gibi tekne turu muhabbeti vardır kesin heralde bunlar ilçe merkezinde mi oluyor sadece? teşekkülrler.
0
bay b
(26.08.26)
merkezi hariç her yen datçada beyin yakmalık. zaten datçaya gidiş yolu çok kötü olduğu için 3 gün gitmeye değmez. araç kirala araç kiralamadan gezilmez, koylar uzak. tekne turu merkezde. ama karaköyden bodrum veya uzak yerlere giden feribotlar var.
0
mikahakkinen
(26.08.26)
kargi,
hayitbuku,
ovabuku,
palamutbuku

buralara gitmisim zamaninda ben. buralar en populerleri ve bayramda gitmistim ama ona ragmen cogu yer sakindi. yolda giderken buldugun bi plaja da gidebilirsin, son gidisimde arkadaslarla yolda gordugumuz bi plaja girdik ve bombostu.

araba sart. merkezdeki cafe inn'de yemekler guzel.
0
fakyoras
(26.08.26)
akvaryum koyu, kurubük. bunlara git bence. arabayla dibine kadar gidebiliyosun yol kenarına park edip inebilirsin hemen denize. buralarda şezlong yok.

şezlong istiyorsan palamutbüküne git.
0
jelly bear
(26.08.26)
Merkez'de kalıp yarımadanın ucuna doğru arabayla günlük geziler yapabilirsin. Tavsiyem ovabükü'nden palamutbükü'ne sahil tarafındaki yoldan gitmen. Burada yol kenarında araba görürsen insanlar park edip aşağı yürümüşlerdir. Kurubük'te bu yol üstünde. İsimli isimsiz ufak koylar var burada.
Tekne gezileri Datça merkezde liman var, orada çok sayıda bulabilirsin.
Antik kent gezmeyi seviyorsan Knidos'a gidilebilir. Gün batımı için Knidos deniz fenerine yürüyebilirsin. Patika çok düzgün değil ama yürünüyor. Yol için baya düzeltmeler yapıldı artık kötü diyemeyiz bence.
+1
myenas
(27.08.26)
(5)

Hangi su markasi?

osssy
Damacana su icin hangi markayi (ve damacana tipini) onerirsiniz? Birinci oncelik saglikli su icmek.
Damacana su icin hangi markayi (ve damacana tipini) onerirsiniz? Birinci oncelik saglikli su icmek.
0
osssy
(25.08.26)
Saka en iyi deger onda damacana ve 1.5 lt aliorum ama kirec yapio kaynatinca
Bulursan munzur bide
0
eja
(25.08.26)
damacana tipi cam olmalı ama her markanın var mı bilmiyorum. ofise erikli alıyoruz ama bana sert geliyor. bu siparişte değiştireceğim markayı.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(26.08.26)
pınar madran(bozdoğan).
0
mikahakkinen
(26.08.26)
5 lt ye döndüm. tekrar kullanılan damacanaların sağlıklı olduğuna inanmıyorum artık. eşek gibi taşıyorum ama olsun,
0
erty_ksk
(26.08.26)
erty_ksk, bazi markalarda 19lt pet de gordum, tercih ediyorsan.
0
🌸osssy
(26.08.26)
(6)

Ev piyasası

yakalayamadığın.ışıklar
Ev fiyatları 2.5 sene sonra ne durumda olur?
Ev fiyatları 2.5 sene sonra ne durumda olur?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(25.08.26)
faizler duser dolar ve ev fiyatlari artar benim tahminim.
+1
baldur2
(25.08.26)
katılım muabbetine sınırlama getirdiler, oralardan piyasa hareketleniyordu. şu an piyasa durgun seçim önü kredi oranlarını düşürürler, krediler düşerse ev fiyatları artar. türkiyede 2.5 sene sonrasını tahmin etmek çok zor. ama 5 milyon olan ev 15 milyon olmaz herhalde.
+1
mikahakkinen
(25.08.26)
Küresel piyasalarda para arzının artması pek mümkün görünmüyor. Dolayısıyla ülkenin daha rahat borçlanması böylelikle de faizlerin düşmesi söz konusu olmayacaktır. Bu durumda da, kısa süreli dalgalanmaları veya bölgesel hareketlilikleri bilemem, ancak konut fiyatları enflasyon hızında artmayacaktır.
diye düşünüyorum.
+2
Mirket
(25.08.26)
ben açıkçası seçime doğru ev kredisine erişimin kolaylaştırılacağını düşünüyorum.

altının fırladığı dönemde altınını hızlıcana yüksekten bozan kişilerin ise yatırımlık ev almak için pusuda beklediklerine inanıyorum.

pandemi dönemindeki krizler gibi bir şeyin yaşanacağını düşünmemekle birlikte merkezi yerlerdeki ev fiyatlarının belirgin bir şekilde artacağını, merkezi olmayan yerlerdeki konutların fiyat artışlarının da daha erişilebilir bir kredi ile dengeleneceğini düşünüyorum.

ben böyle düşündüğümden dolayı alabiliyorken kredi faizleri yüksek olmasına rağmen kredi çekip ev almayı tercih ettim, zira bir daha ev alma fırsatına denk gelememe olayı beni korkuttu.
+1
denizgonen
(25.08.26)
ev fiyatları illa ki yükselir. ama muhtemelen faiz daha karlı olur.
0
babilfish
(27.08.26)
bu iş bence tamamen siyaset ile ilgili .
Malum parti demokrasinin resmen ırzına geçti.
Hal böyle olunca, onümüzdeki seçimlerde eskisi gibi bir seçim ekonomisi şahsen ben beklemiyorum.

Neden diye soracak olarsanız

1- Parasal genişleme demek dolar üzerindeki baskıyı attırmak demek , hali hazırda petrol fiyatlarıda düşmediği süreci bu pek mümkün görünmüyor

2-Bu seçimde iktiraın halkı pek ipleyeceğini düşünmüyorum, çünkü zaten kontrollü bir muhalefet dizayn edildi. Adamların yine ne yapar eder biz kazarıırız kafasındalar.
Bunun ispati olarak üsküdar belediyesinde yaşananarı örnek gösterebilirim.

Sonuç olarak ev fiyatları elbette artar ama bu mevduat getirisinden fazla olmaz diye düşünüyorum.

Bununla birlikte şöyle bir durumda yeni yılda illlaki asgari ücreti bir zam yapılacak. Bu durum illaki ev fiyatlarına yarayacaktır.

Birde şerh olarak düşmekte fayda var tüm bu söylediklerim doların konrollü bir şeklide yükseltilmesine devam etmeye bağlı .olası bir kur atağında tüm senaryo değişir.

Benim tahminimde 2027 yılın içireisnde bunun isteselerde istemeselerde gerçekleşeceği yönünde.
0
Rao
(22 saat)
(5)

acun ılıcalı hull city'den kar ediyor mu nasıl oluyor?

avatar is back
2022'de 25 milyon sterline almıştı. şimdi premier lige çıkınca baya para aldılar, bir o kadar da transfer falan yaptılar. sallıyorum bu sezon +20 milyon sterlin karda oluyor diyelim, ne olacak oradan "bi 5'ini cepleyeyim" falan mı diyor yoksa kulübün değerini arttırmak için falan hiç karışmayacak gü
2022'de 25 milyon sterline almıştı. şimdi premier lige çıkınca baya para aldılar, bir o kadar da transfer falan yaptılar. sallıyorum bu sezon +20 milyon sterlin karda oluyor diyelim, ne olacak oradan "bi 5'ini cepleyeyim" falan mı diyor yoksa kulübün değerini arttırmak için falan hiç karışmayacak günün sonunda hiç cebine para almadan 3-5 sene sonra hep premier ligde tutmuş olarak, alıcı çıkarsa 100 milyon sterline falan satacak mı?
0
avatar is back
(25.08.26)
acun hull city hikayesi kardan çok prestij olayı. türkiyeden bir takımın pl de olması ülke içinde prestij. o sebepten arkasında her tür destek vardır.
-1
mikahakkinen
(25.08.26)
para aklamak için bile kullanıyor olabilir.
bi de seviyor o bu işleri zaten.
+1
jelly bear
(25.08.26)
maaşli çalişiyorken,
kulup satin alan adam..
0
designer
(25.08.26)
bu sene kesin eder. premier league ciddi para oduyor her takima. ortalama 150 milyon sterlin.

simdi baktim 23 milyon pound maas gideri var takimin futbolcular icin.

en buyuk gelir gider kalemi bunlar. operating costlari var da merchandising, advertisement, stadyum falan bir suru baska geliri de oluyor. cok ciddi kar ediyordur.
+1
antikadimag
(25.08.26)
Premier league'de bir çok kulüp muhtelif yatırım firmalarınca idare edilityor zaten. CEO'ları falan var. Yani bir şekilde kar ettiriyor olmalı. Mesela man utd finansal raporlarını aşağıdaki adresten görebilirsiniz. sizinkle birlikte ben de şimdi baktım. 2026 ikinci çeyrek sonuçlarıan göre son 9 aylık dönem için 37,7 milyon pund net karı var.

premier league takımları muhtemelen iyi yönetildiğinde kar ediyor. ama "iyi yönetilmek"ten ne anladığın bir yatırımcı ve taraftara göre farklılık gösterebilir. yatırımcı düşük ücretli yüksek kar getiren oyuncu mantığında bakarken taraftar iyi yönetilmeyi şampiyonluk yarışında olmak olarak okur. bu mindset farklılığını da dikkate almak lazım takım taraftarlarının bu konudan memnuniyetiyle ilgili olarak.

ir.manutd.com
0
teletabi
(25.08.26)
(16)

Sorum erkeklere: bugüne kadar aldığınız en güzel/iyi hediye neydi?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Öyle romantizme girip bebeğimiz, sevdiğimin gülüşü vs gibi şeyler sormuyorum. Daha pragmatist bir noktadan hani "valla çok işime yaradı, çok kaliteli bir şeymiş vs" dediğiniz türden bir şey soruyorum. Bu bir deneyim de olabilir bu arada. Marka model şeklinde detay da verebilirsen
Merhaba arkadaşlar,

Öyle romantizme girip bebeğimiz, sevdiğimin gülüşü vs gibi şeyler sormuyorum. Daha pragmatist bir noktadan hani "valla çok işime yaradı, çok kaliteli bir şeymiş vs" dediğiniz türden bir şey soruyorum. Bu bir deneyim de olabilir bu arada. Marka model şeklinde detay da verebilirseniz çok güzel olur.

Cevaplar için çok teşekkür ederim.
Sevgiler, saygılar, hürmetler.
+1
Amaranta ursula
(24.08.26)
2+1 ev. gürültüden ve kalabalıktan şikayetçiyim ama 10 senedir kira ödememek şu an sahip olduğum şeylere sahip olmamı sağladı.
-3
denizgonen
(24.08.26)
eşim bana yelken eğitimi hediye etmişti, başlamak isteyip öteliyordum. tatillerimizi kendi kiraladığımız teknelerde geçiriyoruz 5 senedir.
+3
awlmi
(24.08.26)
valla çok iyi hediyeler almadım. tek hatırladığım eşimin bana aldığı puma bvb forması.
0
mikahakkinen
(24.08.26)
öyle bir hediye yok. biz erkolar sizin gibi hediye için günlerce düşünüp aldığımızda gözyaşlarına boğulacak duygu yoğunluğuna sahip değiliz. şık bir kalem, cüzdan al geç.
-4
buenosdias
(24.08.26)
@buenosdias,
Sorumu anlamadınız galiba. Ben de oyle duygulu hisli bir hediye sormuyorum. Gerçekten işinize yarar kullanışlı uzun ömürlü bir hediye aldınız mı diye soruyorum.
0
🌸Amaranta ursula
(24.08.26)
İlla işe yarar bir şey mi olması gerek?

Bana bir Lego alınmıştı mcqueen’in. Onla uğraşmak zaman geçirmek gayet keyifliydi benim için. Özellikle lego uygulamasını keşfetmek deneyimlek bambaşkaydı resmen.
0
substituent
(24.08.26)
kazak, gömlek.
+1
duyuruuser
(24.08.26)
Geçen sene eşim bütün yıllardır çekildiğimiz telefon fotolarından albüm yapmıştı. O güzeldi.
Çok sevmem/kullanmam olarak dersek de leatherman alındı bir kere noelde, vallaha hayat kurtarıcı bir olay.
Bir kere de alet çantası ve şarjlı matkap/tornavida. Gene efsane hediyeler isime yaramasi olarak.
+1
logisticsmanager
(24.08.26)
koşu için kıyafet alınca çok hoşuma gider.
termos almıştı. yıllardır kullanırım.
www.trendyol.com

yıllarca kullanabileceğim ve boşa gitmeyecek bir hediye erkekler için en iyisidir. bizim olayımız ya beni düşünmüş, kendi elleriyle yapmış ne güzel değil, pratik, fiyat performans ve işe yarar hediyedir. benim için kendi elinle aylarca emek verip yapacağın ama hiç kullanmayacağım bir atkıdan ziyade parasını verip alacağın ama her gün kullanabileceğim bir hediye çok daha değerli. çünkü biz erkeğiz. :)
-2
gabe h coud
(24.08.26)
Ben erkek değilim ama yemek yapmayı seviyorsa babama hediye olarak döküm tava aldım severek kullanıyor. Markası Black Bear Dökümcübaba.
+1
peki madem
(24.08.26)
Almadım galiba.

Anahtarlık boy uçuşa engel olmayan isviçre çakısı hediye edildi. (Bıçaksız. Makas, soda açacağı, kürdan, cımbız ve yıldız tornavidadan ibaret) En çok makbule geçeni o.
0
yadigar
(24.08.26)
Çok hediye aldım, bir süre düşündüm ama sonuç:
404 Not Found

Cidden bizim için en güzel hediye huzur, sorun çıkarmama, şefkat, iyi bir masaj, güleryüz, nezaket, iyi bir seks hayatı falan sanırım. öyle aklında kalan bir hediye olacağını düşünmüyorum normal bir erkeğin.

Yine de soruyu bu yönüyle değil de, hediye önerileri olarak cevaplayabilirim.

- min 100Watt güç verebilen taşınabilir powerbank
- min 100Watt güç verebilen ve üzerinde birden fazla typeC - typeA usb çıkışları olan şarj adaptörü
Tercihen aohi marka.
- powerbank e takılabilen usb fan veya led ışık.
- gürültü önleme özellikli bluetooth kulaklık. tercihen sony.
- ceyo erkek ev terliği
- kaliteli bir sırt çantası (kullanıyorsa) samsonite vs.
- güncel bir oyun konsolu veya oyun (playstation 5, xbox series x)
- vr gözlük (bir süre sonra sıkılınıp kenara atılabilir dikkat. ama yine de yaşanması gereken bir deneyim) örn: meta quest 3
- kullanıyorsa kaliteli bir mouse veya klavye. tercihen logitech mx series veya razer
- sevdiği veya merak ettiği bir şehir için tatil planı
- kapsamlı tornavida seti (öyle şeylerle uğraşıyorsa)
- uzun atlet, boxer
- outdoor ürünler olabilir. termos, ayakkabı, yağmurluk, eldiven, çadır sandalye, masa vs...
- fotoğraf çekmeyi seviyorsa makine veya lens
- ofis / oyuncu koltuğu
- direksiyon seti
- drone
- monitör
- mutfakla uğraşıyorsa mutfak aletleri, bıçak takımı, tost makinesi, blender, tava seti vs.
- isviçre çakısı
- kitap okuyorsa kindle paperwhite
- araç kamerası
0
ananiyimioguz
(24.08.26)
Hayatım boyunca pek hediye almamış birisi olarak, dümdüz siyah swatch saat idi
0
kondansator
(25.08.26)
esim cips yemeyi sever. ama ayni zamanda duyusal hassasiyeteri var, ellerinin pek yaglanmasini sevmez, herhangi bir yuzey es kaza yaglanirsa kosa kosa temizlik yapar filan. uyduruk plastik bir tutacak almistim elleri yaglanmadan doya doya cips yesin diye, aylarca tesekkur etti. bu bayaa uyduruk bisey, cips tutacagi diye aratirsaniz cikiyor, isaret ve orta parmagin arasina oturan plastik bisey. fare kullanimini da engellemiyor.

yine ayni esim kendi bilgisayari, sirket bilgisayari ve tableti arasina gunde 2352352 kez gecis yapiyor usenmeden. hepsi ayni masada, ama duruma gore monitor kablosu sokup takar, klavyeyi aktarir filan. bu gecisleri kolaylastirmasi icin klavye + mouse seti almistim logitech'ten, 3 cihazda birden calisabilecek bisey. diger ekrana gectiginde bi tusa basmasi yetiyordu klavye ve fareyi de gecirmesi icin. onun icin de bana 2 sene filan tesekkur etti.

bi de elektrikli bisiklet aldim ikimize de. oncesinde normal bisikeltlerimiz vardi ama daglik bir yere tasininca biraz amelelik olmaya basladi. onlar pek ucuz degildi ama hala her ciktigimizda "bisikletlerimiz cok guzel, iyi ki almisiz" diyor.

aa bi de senede bir tava degistirmekten gina gelince celik tencere tava seti aldim. tencereler ok de tavalara alismasi biraz surdu, ama simdi oha tavalarimiz ne kadar da guzel diyip duruyor, ahaha :D

bunlarin hepsi epey kisisel ornekler. sik seyahat eden birisi icin iyi bir ucak yastigi, powerbank, kulaklik vs gibi seyler ise yarar olabilir. okumayi sevenler icin kindle turu seyler, ya a sevdikleri bir derginin yillik uyeligi guzel olabilir. 5 metrelik sarj kablosu epey ise yarayabilir, ya da kablosuz sarj standi. kahve sevene kaliteli ogutucu, ya da iyi bir yerden birkac aylik kahve uyeligi olabilir. iyi alet edevata (matkap, tornavida, lazer vs) ben bile cok mutlu olurum, omurluk seyler.
0
taurina
(26.08.26)
Tişört alınması çok hoşuma gider, beden için de çok problem olmaz. Giyebildiğim kadar da uzun süre keyifle giyerim. Saat de aynı şekilde, uydu mu uymadı mı problem olmaz, illa bi şeye uyar. Mutfak için tava, bardak, kupa, kap kacak da benzer şekilde. Uçlu kalem de benzer şekilde. Karşıdaki kişinin bir şey alacağını hissedersem doğrudan şunu al derim, pilot shaker mesela. Evde boş yatacak hediye asla istemem. Buzdolabına magnet olacaksa bile bi tekelin, kuruyemişçinin olsa daha makbul gelir.
0
bumbum
(26.08.26)
Ahşaptan dandik bir masa üstü takvim almıştı hanım, ayları günleri sürekli değiştiriyorsunuz.

velapati.com

bu değil de benzer işte, ömür boyu kullanmalık olması aşırı güzel bi' özellik bence, ben böyle ucuz ama inanılmaz işlevsel şeylere bitiyorum :)

benim hayatta para verip almayacağım koşu ayakkabısı aldı bi' kere de, o da çok güzeldi.
0
kumandanim
(26.08.26)
(8)

Bu araba alınır mı ?

Carlito Brigante
İlanda suv araç gördüm. fiyatı da çok düşmüyor. ( ilk 1450 civarı ilana girdi) temiz gibi duruyor. bir miktar kredi çekerek almak mantıklı olur mu? Araç nasıldır sizce?https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-arazi-suv-pickup-volkswagen-75-bin-km-2014-tiguan-160-hp-degisensiz-tramer-yok-1323301488/det
İlanda suv araç gördüm. fiyatı da çok düşmüyor. ( ilk 1450 civarı ilana girdi) temiz gibi duruyor. bir miktar kredi çekerek almak mantıklı olur mu? Araç nasıldır sizce?

www.sahibinden.com
-1
Carlito Brigante
(24.08.26)
Edit: Kendi arabanız için piyasa araştırması mı yapıyorsunuz? :) Çok yazmışsınız.
0
orient blue
(24.08.26)
12 yaşındaki bir araç için fiyat oldukça pahalı. Ne kadar temiz olursa olsun yaş faktörü var. Ben olsam bütçeyi biraz daha zorlar, 1.450.000 TL'yi 12 yaşındaki bir araca vermek yerine, 2,1 milyon TL'ye sıfır bir Qashqai almayı denerim.
+2
alp9900
(24.08.26)
bu fiyata bir sürü yeni model suv alınır. araç temiz duruyor ama tek soru işareti şanzıman.
0
mikahakkinen
(24.08.26)
illa yüksek araba istiyorsan bu fiyatlara iki yıllık kamiq bulursun.
Kredi ile alacağın arabanın sana bir de ekstra acayip masraf çıkarmaması lazım. Şu arabada dsg'nin sıkıntı cikartmayacagi ya da motorda bir şey olmayacağının garantisi yok.
Dsg o yıllarda gerçekten sorunluydu. Yeni versiyonları tercih sebebi olmalı.
0
logisticsmanager
(24.08.26)
mümkün olduğunca en yeni model araç almaya çalışırım.
renault duster'da bakabilirsiniz.
0
duyuruuser
(24.08.26)
kaç yıldır kilyosta duruyor acaba, orada deniz suyuyla esiyor rüzgar.
+2
klassno
(24.08.26)
Bunun yakıtına yetişemezsin. 2016 öncesi DSG almak rus ruleti zaten. Yerinde olsam 2022 ve üzeri Scala, Honda City, Egea Cross vs bakardım. Duster da olur.
0
jackyr
(24.08.26)
bu 160lıklar twincharger motorlar, piston kırma sorunu var. şanzımanı dq250 ıslak kavrama fena değil. bence bu para verilmez.
0
mutlu yillar sana
(27.08.26)
(6)

araba satmak

deepness
a. 2. el araba pıyasası bu aralar durgun denıyor, ne zaman satmak uygundur ?b. arabam trink.sat gıbı platforma araba satılır mı? yoksa sarı siteye mı koymak saglıklı guvenlı? Yoldaki bir galericiye sorup ona satmak secenegı de uygun mu?bazı fıkırlerım var ancak sızlerın deneyım ve onerılerını duymak
a. 2. el araba pıyasası bu aralar durgun denıyor, ne zaman satmak uygundur ?

b. arabam trink.sat gıbı platforma araba satılır mı? yoksa sarı siteye mı koymak saglıklı guvenlı? Yoldaki bir galericiye sorup ona satmak secenegı de uygun mu?

bazı fıkırlerım var ancak sızlerın deneyım ve onerılerını duymak ısterım. cok tesekkurler sımdıden.
0
deepness
(24.08.26)
Genelde yazın daha hareketli olur, bayram öncesi piyasa hareketlenir gibi kabuller var.

Prensip olarak hızlı ve kolay satın alanlar (platformlar, galeriler) daha düşük fiyat verir. Kendin satarsan daha uzun sürede ama daha yüksek fiyata satarsın. Diğer ilanlara göre düşük fiyat yazarsan hızlı satarsın.

Muhtemelen platformların verdiği fiyat ile benzer ilanların fiyatlarının ortasında bir fiyat yazarsan ilana ve beklentini de buna göre kurarsan hem hızlı hem de galericilerin üzerinde bir fiyata satmış olursun.
0
burfak
(24.08.26)
acelem yoksa kullanıyorsam ben şahsen bu sıralar araba satmam, bayrama kadar beklerim zira kredi muslukları açılacak vesaire dedikoduları fazlasıyla başladı.
0
denizgonen
(24.08.26)
2. el piyasası şu an durgun. kredi kampanyaları olacağı söylendiğinden daha da durdu. 0 da hareket var ama 2. elde tutulmayan modeller hariç satış az. trinksatlarda fiyat piyasa altı.
0
mikahakkinen
(24.08.26)
araç piyasası sabit mevduat faizi yüksek araç satılmadığı her ay zarar ettiriyor aktif ihtiyaç yoksa 3-5 bakmamak lazım
0
alp9900
(24.08.26)
kardeşim sıkça araba yeniliyor; sarı sitedeki eli boş tayfayla uğraşmamak için hep arabam.com'a veriyor. aradaki fark az değil ama psikolojisin korumak için değermiş.
0
lil siztah
(24.08.26)
arabami degistirecegim. galericiler olu fiyati veriyor ama hizli da satmam lazim. facebook marketplace'e ucuz koydum. hemen ilk gun 4-5 kisi iletisime gecti. birine sattim 24 saat icinde.

piyasa ederinin altina koydum ve pazarlik yapmadim. bu sekilde fiyati alt sinirda oldugundan cok kisi ariyor, ve araban da iyiyse surdukten sonra fiyatinin iyi oldugunu bildikleri icin pazarliksiz kabul ediyorlar.
+1
antikadimag
(24.08.26)
(8)

50cc motor

hlt1985
41 yasinda erkek bir birey olarak normalde araba kullaniyorum. Market vs yakin ama yurume mesafesinde degil. Saga sola gitmelik, uzun yola, kopruye cikmadan yakin yerlerde kullanmak icin 50cc motor almak istiyorum. Onerir misiniz? Avantaj ve dezavantajlari nelerdir?
41 yasinda erkek bir birey olarak normalde araba kullaniyorum. Market vs yakin ama yurume mesafesinde degil. Saga sola gitmelik, uzun yola, kopruye cikmadan yakin yerlerde kullanmak icin 50cc motor almak istiyorum. Onerir misiniz? Avantaj ve dezavantajlari nelerdir?
-1
hlt1985
(23.08.26)
düştüğünde iyi hissetmiyorsun,
sağ kalirsan acıyor,
sağ kalmazsan arkadaki üzülüyor falan.
-2
designer
(24.08.26)
50cc alma derim. min 100-125cc iyi olur. çin malından uzak dur. sym-kymco gibi taiwan malı motorlarla başlayabilirsin. sym fidlle serisi güzeldir.

bir de 300-500 metre bile olsa mutlaka kaskını takman lazım. düşük süratte düşüp kafasını kaldırıma vurduğu için ölen insanlar var.
0
orpheus
(24.08.26)
6 yıldır bu amaçla (ekmek alma, yakın mesafe vs) elektrikli scooter kullanıyorum. ehliyetiydi vergisiydi derdi yok. büyükşehirde her türlü iki teker riskli yalnız, max 30 basan aletten düştüm de 1 ay yattım haberin olsun.
0
yap desem yapmazsin he
(24.08.26)
yazlık yerler gibi küçük bir beldedeyseniz 50cc alıp geçin.
büyük şehirdeyseniz en az 125cc.

çünkü motorun pratikliğine alıştıktan sonra araç kullanmak hamallık geliyor. o ekmek alıp markete gitmelerin mesafeleri uzuyor. şehir içinde de 50cc gerçekten tehlikeli.
0
duyuruuser
(24.08.26)
yaş 40. 3 sene önce yavaş giderken ayağımı yere attığım için öçl kopardım. geçen gün motordan düştüm hızlı değildim ayak şişti. yakın mesafede sıkıntı olmaz. kullanması kolay. ama dikkatli olmak lazım. marka önerim arora.
0
mikahakkinen
(24.08.26)
uzun yola değil, azıcık şehir içi otobana çıksanız dahi 50'lik yetmez.
bence 150'lik var; mesela e-5'te sağ şeritte yol açıksa, 90'la gitsem bile huzur vermiyorlar.
0
lil siztah
(24.08.26)
Motorla trafikte güvende kalabilmek için bazen aniden hızlanman gerekebiliyor. 50’lik motorlar çoğunlukla bunu sağlayabilecek bir ivmelenmeye sahip olmuyor. Önerim 125-150 cc kapasiteli bir motor alman. 50’liklerin çoğu otomatik, (yani CVT). hızlanmaları daha stabil ve kesintisiz oluyor. Ancak motor gücü düşük olduğu için gerektiğinde ani hızlanmayla bir tehlikeden uzaklaşma imkanın oldukça sınırlı.
0
nejdet c
(24.08.26)
Şehir önemli. İstanbulda sürülmez büyük risk. Bi motor fiyatı da kaska vermen lazım. Kask önemli. Bir de o 50likleri 80liğe çeviriyorlar. Onu da yaptır.
0
jackyr
(24.08.26)
(4)

Bu araba alınır mı?

Uçan Çivi
Merhaba, bayadır ilanlara bakıyorum ve fiyat olarak piyasanın çok altında galeriden bir araba buldum. Ancak çok fazla şüphelerim var. Aracın şase podye airbag'lerinde hiçbir işlem yok, sağ ve sol kapılar daha önce kazaya karıştığı için boyalı ama direklerinde hiçbir ezik, macun işlem yokmuş sadece b
Merhaba, bayadır ilanlara bakıyorum ve fiyat olarak piyasanın çok altında galeriden bir araba buldum. Ancak çok fazla şüphelerim var. Aracın şase podye airbag'lerinde hiçbir işlem yok, sağ ve sol kapılar daha önce kazaya karıştığı için boyalı ama direklerinde hiçbir ezik, macun işlem yokmuş sadece boya atılmış denildi. Ekspertize her türlü sokacağım. Eksper raporu da motor için sorunsuz yürür derse bu arabayı almalı mıyım?

Bu adam kaça aldı ki de bu fiyata satabiliyor? Aracın muadilleri normalde 700 bin liradan başlıyor. Bu araç piyasadan en az 75 bin lira daha ucuz. Nelere dikkat edeyim?
Ek olarak güncel durumunu şöyle göstereyim:

www.sahibinden.com
0
Uçan Çivi
(23.08.26)
aracı bilmiyorum, ancak öyle aşırı ucuzluğu yok.

araç manuel, o nedenle mi kafanız karıştı bilmiyorum. en az 2012, maks 125 bin km li ilan listesi bu şekilde:

www.sahibinden.com

şehir dışına araç almaya gitmek riskli bu arada. galericiler hataları tam söylemiyorlar ilanlarında. video vs. isteyin mümkünse gitmeden.

edit: sanırım sizin araç dolusu. bilemiyorum yorumlarım bu şekilde.
0
gurur
(23.08.26)
Fiyatı iyi. @gurur senin koydukların icon degil. Icon diye filtrelersen fiyat farkını görürsün. Ha değer mi degmez mi farklı konu da fiyat olarak 100-150 koyuyor.

Aynı arabadan annemde var 110bin falan, ama sıfır hasar/degisim, 2012 model biz 2013te ikinci el aldık. Ben misal 700 civarı düşünürdüm.
Arabada kronik tek sıkıntı genleşme tankı. 13 senede iki kere değişti biri 2015-2016 falan diğeri geçen sene. Araştırdım oluyormuş bunlarda. Onun dışında bir de sol arka farda sorun oldu bu sene. Bunlar dışında hiçbir sorun yasanmadi.
Ben çok severim şahsen 0.9 tce. 1.2 tce olandan kacmak lazım.
Dikkat edeceğin çok spesifik şeyle yok. Triger zinciri var, kayış yok.
Yani turbo var, haliyle bakımlara dikkat etmek lazım, turboda sıkıntı var mi vs bakabilirsin.
0
logisticsmanager
(23.08.26)
uzun süredir piyasa durgun. galericiler ağlıyor çok az karla nakit ihtiyacını gidermek için fiyat düşmüştür. benzerlerinden fiyatını ucuz gösteren durum boyalı ve değişen parçalarının olması.
0
mikahakkinen
(23.08.26)
Piyasa ölü. Altından dolayı terste kaldı millet. Araç sattım 50 bin ucuza verdim. Araç aldım 50-60 bin ucuza aldım. 0.9 tce pek sevilen bir kasa değil ama sorunsuz. Düşük km olanları araştırmıştım. Termostat ve devridaim değiştirince sorunsuz olan araçlar. Manueli daha sorunsuz tabii ki de. Ama 110 bin ağır bakımların gelmeye başladığı zamanlar. Trigger, baskı balata vs vs. bunlar size masraf olarak dönecektir.
0
jackyr
(23.08.26)
(15)

Sorum özellikle y ve x jenerasyonuna: üzerinizde travma bırakan şarkı ve klipler

cccbehzatccc
Neler? :) Şuan bir yerde duyduğum için çocukluk travmatik klibini hatırladım: ayna - gelincik...sözlükte de çok yorum var. Bu klibi ve şarkıyı bilenlerde travma bıraktı mı? 9 yaşında idim :) Sizin travmalarınız neler merak ediyorum....
Neler? :) Şuan bir yerde duyduğum için çocukluk travmatik klibini hatırladım: ayna - gelincik...sözlükte de çok yorum var.
Bu klibi ve şarkıyı bilenlerde travma bıraktı mı? 9 yaşında idim :)
Sizin travmalarınız neler merak ediyorum....
0
cccbehzatccc
(23.08.26)
tuana :)
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.08.26)
Travma değil de aslında iz bıraktı o dönem toplumda. Klip yaşadığın çevre ve bu dönem için şu an biraz farklı gelebilir
Köyden kente göçen ama ortama tam adapte olamayan kentleşememiş varoşlar veya kırsal kesim için hit bir parçadır.

Hafiften benzerlik içeren biraz mizahi bir ifade , absürt versiyonu için
Grup raptiye - Hello Malatya (1991) parçasına bakabilirsin.

Evet, bir dönem ünlü olmak için istanbula gidenler ve beklediğini bulamayanlar, başlarına kötülük gelenler vardı.

90 'larda şu an yayınlanması bile düşünülemeyen travma oluşturacak o kadar yayın, (bazısı canlı yayınlara bir denk gelirdi) vardı ki ekranlarda hangisini saysam bilemedim. Gelincik parçası bunların arasında hiç yer almaz bile .
+1
diyecevaplandı
(23.08.26)
Bende süper tuhaf bir şey var. Travma olarak niteleyebilir miyiz bilmiyorum.

Ay inanmıyorum şarkısını ve hatta Aşkın Nur Yengi'nin ismini duyduğum an aklıma sadece ve sadece bezelye geliyor. Her taraftan kasa kasa bezelyeler üzerime fırlatılıyormuş gibi oluyor.
+2
cay koy geliyorum
(23.08.26)
5 6 yaşlarındaydım, Sibel Alaş - Adam klibi beni çok korkuturdu:)
+2
kullanicadi
(23.08.26)
sertap erener tanrı unutmuş olsa da. her duyduğumda 99 depremi aklıma gelir.
+1
mikahakkinen
(23.08.26)
demet sağıroğlu - arnavut kaldırımı. klibi travmatik.
+1
eileengray
(23.08.26)
Seçil - Uhde
Şükrüye Tutkun - Arda Boyları

Ayna kliplerinde hep bi tecavüz... Gelincik olsun, bari sen unutma beni olsun... Saçma ve travmatik. Erol köse işte... Gerçi Ayna'nın (erhan-cemil) şamdan dergisine soyunması daha da travmatikti. Gelincik demişken, yatılı okulda sözlükten samanliktaki zuhtulerin koğuşunun kapısına permanent marker ile "vizite 4milyon" yazmıştım. Olaylar olmuştu :) hey gidi günler...
+1
yadigar
(23.08.26)
Candan Erçetin-YALAN
+3
melpomeneman
(24.08.26)
Çocuk değildim ama internele ve yabanci muziklerle tanistigim ilk zamanlarda hikayesi( birkac hikaye teorisi var ama tecavuzlu olani) çok etkilemisti. O zamandan beridir dinleyemedim sanırim. Neyse etkisi geçti artık açıp dinleyeyim. falco-- (bkz: jeanny)
+1
Amaranta ursula
(24.08.26)
kurşuni renkler. sözleri falan yaşlılığı ve ölüme yaklaşmayı anlatıyor. ilk dinlediğimden beri ürpertir.
+1
ground
(24.08.26)
Oksuzler filmi 1973 sakın kucuk çocuklara izletmeyin. (Spoiler) bir sahnesinde hasta olan kucuk kızın kafasına uvey annesi terlikle vuruyor kalk temizlik yap diyordu. Hala içim parçalanıyor. Cocuk aklımla inanilmaz etkilenmiştim. 39 yaşındayım simdi bile açıp da izleyemem.

Fatma girik in bos beşik filminde taşı alip bebek gibi bağrına basması...

Ay yarabbim hepsi travmatik.

Ve tabi ki

Gulyabani.

Soru klipmis simdi fark ettim. Ayna gelincik +1
+1
buzbebek
(24.08.26)
Suat Suna - O Lelli
+1
kablelvuku
(24.08.26)
elorelia
(24.08.26)
Murat Kekili - Çılgın
Kıraç - Senden Başka

Edit: Gelincik bildiğim sevdiğim bir şarkıydı ama klibini bilmiyordum hiç denk gelmedim izlesem kesin benim de travmam olurdu daha yeni izledim :D
+1
ananiyimioguz
(24.08.26)
+ 1 ayna gelincik...
Bekaret travması
0
gadlemler
(24.08.26)
(7)

Bayan İçin En İdeal İkinci El Arac

buenas
700 bin - 1 milyon bandında en ideal otomatik vites araç hangisidir?
700 bin - 1 milyon bandında en ideal otomatik vites araç hangisidir?
-1
buenas
(22.08.26)
Skoda fabia
+1
messina123
(22.08.26)
Fabia, Micra, i20, Swift, Fiesta, Yaris... hangisi hoşunuza giderse
+2
ananiyimioguz
(22.08.26)
keske baymasa :(
-1
banach
(22.08.26)
Bayan aracı ne demek?
-1
synesthesia
(23.08.26)
Fiat 500
0
kendimefotograflarim
(23.08.26)
Yaris veya i 20
0
mikahakkinen
(23.08.26)
i20. hep şehiriçi kullanılacaksa da kesinlikle picanto.
0
jackyr
(23.08.26)
(8)

hangi arabayi almali

antikadimag
simdi 2 araba var. specler hemen hemen ayni 2022 model bmw 330i. ic dis renk, 19 inc jant, m sport paket her sey ayni. farklari asagidaaraba 1 ($29k, 90 bin km)m sport suspansiyon - sert olan suspansiyon. loaner arac. yani biri servise kendi aracini biraktiginda ikame olarak verilen arac. muhtemele
simdi 2 araba var. specler hemen hemen ayni 2022 model bmw 330i. ic dis renk, 19 inc jant, m sport paket her sey ayni. farklari asagida

araba 1 ($29k, 90 bin km)
m sport suspansiyon - sert olan suspansiyon.
loaner arac. yani biri servise kendi aracini biraktiginda ikame olarak verilen arac. muhtemelen yuzlerce kisi bindi arabaya. ama kazasi yok gozukmuyor.
arabanin ekrani dokunmatik degil ve digital keyi (telefonu anahtar olarak kullanma ozelligi) yok.

araba 2 ($34k, 47 bin km)
m adaptive suspansiyon - ayarlanabilir suspansiyon
ufak bir kazasi var arkadan vurmuslar sigortada minor diye geciyor airbagler acilmamis

ikinci araba $5k daha fazla eder mi?
0
antikadimag
(22.08.26)
Preminyum araç grubunda km çok önemli değil dense de 40 bin km düşük olanı almak daha mantıklı
0
mikahakkinen
(22.08.26)
net 2.
loaner 10-15bin kmde olsa alinir, ustu alinmaz. 90bin km loaner olmusa arac tur$udur artik.
4 yasinda olduguna gore garantisi bitmek uzeredir, direk bmw'den aliyorsan mutlaka 1-2 sene garanti almani oneririm.
+1
cooperr
(22.08.26)
5bin $ para degil ,bu segment icin.
2.sini alirdim.
0
designer
(22.08.26)
benim özellikle bmw grubunda gördüğüm. sıfır alınır. 90bin km de satılır. çok fazla elektronik olduğu için ufak tefek de olsa çok arıza çıkarıyor diyolar.
0
omer460
(22.08.26)
bmw sifir degilse cok masraf cikarir. subaru ya da toyota alin.
0
banach
(22.08.26)
5k usd daha verir az kmliyi alirim. 50k km üstü araba almam. hatta 30'a inmeye calisirdim.

imza: arabasi olmayan ilk arabasini önümüzdeki ay alacak biri flkgj
0
Purple life
(22.08.26)
Ya 2. secenek ya da yeni bir tanesini lease yapabilirsin. Deger kaybi yuksek bu araclarin. 2. eli de zayif.
0
KafayıYedimAbi
(22.08.26)
başıma bela istemediğimden ikisinden de kaçardım.
ayrıca lemon squad mutlaka incelesin arabaları.
0
rain when i die
(23.08.26)
(4)

efes'e gitme planıı

matilda
selamlar, bu sefer gerçekten efes'e gitmeyi planlıyoruz. eylül'ün 18'inde gece uçağa binip pazar akşam döneceğiz. şu gece müzesi olayı varmış okullar da o tarihte açılacağı için kalabalık daha az olur diye düşündük. araç yok, ehliyet var ama şoförlük yok. selçuk'ta cella boutique diye bi otel var or
selamlar,
bu sefer gerçekten efes'e gitmeyi planlıyoruz.
eylül'ün 18'inde gece uçağa binip pazar akşam döneceğiz.
şu gece müzesi olayı varmış okullar da o tarihte açılacağı için kalabalık daha az olur diye düşündük.
araç yok, ehliyet var ama şoförlük yok.
selçuk'ta cella boutique diye bi otel var orayı düşünüyoruz, araçla 8 dk, yürüyerek ve toplu taşımayla 43 dk gösteriyor. oralarda rahat taksi bulabilir miyiz sorunumuz bu aslında. hiç izmir'e gitmedik çok uzun yıllardır hayalim efes'i gezmek.
hem gündüz hem gece mi gezelim efes'i, müze kartımız da var ama kimisi gece müzeciliği için bi numarası yok diyor yani çok görmek gerekmediğini söylüyor. emin de olamadık.
Pazar günü de akşam döneceğiz 22 uçağı varsa o saatlerde bineriz uçağa. o saate kadar pazar günü ne yapabiliriz? otelden de çıkış yapacağız gerçi çantayı bırakırız ama.

bir de son olarak 8 Eylül evlenme yıl dönümümüz, geç bir yemek yesek, makul ama güzel bir yer bulabilir miyiz oralara yakın. efes manzarası olsa şahane olur ama araç sıkıntısı var dediğim gibi.
0
matilda
(21.08.26)
Araçsız biraz zor olur ama olur tabii ki. Efes kütüphane alanında gece özel etkinlikler/yemek vs oluyor. Geceye kalırsanız gezemeyebilirsiniz. O akşam etkinlik durumu var mı öğrenmeden gece gitmeyin ya da akşam üstü gidip gezmeye açık olma durumuna göre gezersiniz. Yemek için de Kibele gastro’ya gitmiştik evlilik yıldönümü için bence uygun bi bakarsınız. Anton kallinger caddesinde.
0
naksidil
(21.08.26)
Gece müzesi olarak görelim diye direkt geç vakitte giderseniz %70'ini gezemezsiniz aklınızda bulunsun

Edit:

@mikahakkinen gece müzeciliğinde kart geçmez demişsin onu tam anlamadım. Ben bildiğim kadarıyla yazayım ama en son gideli 2 sene oldu o yüzden yanıltmak istemem. Efes özelinde gece müzeciliğinde kasıt akşam olunca kapanmıyor da geceye kadar açık kalıyor ve aydınlatma ile güzel bir ambians oluyor efes kütüphane gece diye yazarsanız görebilirsiniz. Fakat kütüphanenin karşısından başlayan caddenin devamını kapatıyorlar bu nedenle büyük antik tiyatro ve kütüphane harici kısımları gezilemiyor.

Şoförlük zayıfsa Meryem Ana'ya da gitmenizi pek önermem, İzmir merkezden Efes'e de araçla gidecek olursanız Aydın otobanını kullanın ücretsiz yoldan gitmeyin.
0
niyazi mısri
(21.08.26)
Taksi gider, toplu taşıma zor. Efesi gören manzaralı otel az var. Selçuk merkezde o kadar elit restaurant vardır ama manzaralı zor. Gece müzeciliğinde müze kart geçmez. Efes büyük 1 saat sürer ona göre süreyi ayarlayın. Deneyim müzesinde sıra oluyor. Efese yabancı turist geldiği için yoğunluk hep var. Araç kiralama iyi olabilir. Selçukta pek bir şey yok. Kuşadası 15 dk şirince 15 dk. Ancak şirince yolu virajlı tecrübesiz sürücü için zor olabilir.
0
mikahakkinen
(21.08.26)
*gece tüm bölümler açık değil, amaç instagrama fotoğraf atmaksa gece, kültürel anlamda gezmekse kesinlikle gündüz.
*gece müzekartı olanlar fark ödüyordu en son, 200 tl gibi kalmış aklımda.
*gündüz gezmek için erken saatte gidilmeli, öğle sıcağına kalmamalı. Bonus öneri: şapka, güneş kremi.
*taksi ile ulaşım, üst kapı demenizde fayda var, yokuş aşağı gezersiniz, böylece daha az yorucu olur.
*deneyim müzesinin bir numarası yok. Orijinal antik kentin zaten içindeyken dijital bir gösterisini izlemek çok manasız geliyor bana. Hele ki hayatımız dijital içerikten geçilmiyorken. Ayrıca öyle aman aman etkileyici ve bilgilendirici bir içerik de yok.
0
Phoebe
(22.08.26)
(4)

digitürk hk

sweetoffice
yıllardır izlemiyordum ama bu sene takımlar fena değil ve izleyip sinirlerim bozulsun istiyorum :))) kablonet kullanıyorum ama dijitürk alınca başka çanak vb. bir şey oluyor mu eskisi gibi? durumlar nedir acaba
yıllardır izlemiyordum ama bu sene takımlar fena değil ve izleyip sinirlerim bozulsun istiyorum :))) kablonet kullanıyorum ama dijitürk alınca başka çanak vb. bir şey oluyor mu eskisi gibi? durumlar nedir acaba
+1
sweetoffice
(20.08.26)
daha bugün debe'de entry vardı galiba. bunlara bulaşınca kurtulmak da mesele.
eksisozluk.com
+1
lazpalle
(20.08.26)
Digitürk kutulu alırsan sıkıntı yok. Digitürkün aylık internet kampanyası var 425 tl telekom alt yapısı kullanıyor. İnternet bağlatınca zaten tüm paketler 1 sene bedava.
+1
mikahakkinen
(20.08.26)
ES'e biraz bakınca vazgeçtim yine :)) teşekkürler
0
🌸sweetoffice
(20.08.26)
yayın turksat uzerinden alınıyor artık herhangi bir ayrı canak antene gerek yok
0
skoylu
(20.08.26)
(2)

digiturk kullanım ücreti sorusu

kel aynak kusu
herkes farklı bir fatura çıktığından bahsediyor, herhalde bu konuda referans sistemi ya da anlamlandıramadığım başka bir durum var. yeni abonelik almayı düşünüyorum ama işlemleri direkt olarak internet sitesi üzerinden mi halledeyim yoksa bayiye uğramanın ya da aklıma gelmeyen başka bir yolun somut
herkes farklı bir fatura çıktığından bahsediyor, herhalde bu konuda referans sistemi ya da anlamlandıramadığım başka bir durum var.

yeni abonelik almayı düşünüyorum ama işlemleri direkt olarak internet sitesi üzerinden mi halledeyim yoksa bayiye uğramanın ya da aklıma gelmeyen başka bir yolun somut bir faydası olur mu?
0
kel aynak kusu
(20.08.26)
Yıldız dolu paket digiturk’un kendi resmi sitesinde aylık 579₺ şuan. Ancak bazı alt bayiler bu fiyattan daha uygun tekliflerle satabiliyor yeni üyelikleri. Bayi ile görüşüp teklif alma mantıklı bu yüzden.
0
ezkaza
(20.08.26)
Digitürk galiba takımlara biraz para verdi farklı farklı fiyat çekiyorlar. Benim devam eden paketim 399 bana yeni paketi 525 al artcak diyor. Daha kasıma kadar paketim var kafaya sıçmış durumda digitürk. Not sporun yıldızı paketim.
0
mikahakkinen
(20.08.26)
(6)

Araba almak

horizon
Sinpaş ,katılım , emin evim gibi yerlerde anı da teslim sıfır araba almak mantıklı mi sizce ?Yada alan var mı
Sinpaş ,katılım , emin evim gibi yerlerde anı da teslim sıfır araba almak mantıklı mi sizce ?

Yada alan var mı
0
horizon
(18.08.26)
Alan tanıdığı var 3 kişi, biz de düşünüyoruz
+1
cccbehzatccc
(18.08.26)
milyon dolareslik malvarlığı olup alan çok insan evrakı gördüm. flörtüm de memur hali ile böyle alacağınj söyledi. why not...
0
klassno
(18.08.26)
Ben geçenlerde bu sistemi araştırmıştım, hemen teslim sistemini. Olay özetle şöyle;
- Kişiden katılım bedeli ve peşinatı direkt olarak sisteme girerken alıyorlar,
- Kişiden 6 aylık araba kiralama ücretini alıyorlar,
- Üzerine sisteme taksit ödüyorsun.

Tüm bunların toplam maliyeti araba satın alma maliyetini arşa çıkarıyor. Ben bu tasarruf şirketlerinin şeffaf olmama olayını sevmiyorum. Öyle güzel pazarlıyorlar ki sanki hayrına iş yapıyorlarmış gibi bir algı oluşuyor. BDDK bankalara göz açtırmıyorken özellikle bu pazarlama konusunda finansman şirketlerine neden göz yumuyor, neden müsamaha gösteriyor anlayamıyorum.

Bankadan kredi teklifleri alıp bayiden pazarlık yapıp (ki mevcutta birçok marka indirimli araç satıyor) her iki tarafın toplam maliyetini karşılaştırma yapmak lazım.
+1
ulukayin
(19.08.26)
ulukayin arti 1. adamlar neredeyse bedavaya araba sahibi oluyorsunuz daha ne istiyorsunuz kivaminda reklam yapiyorlar. asiri komik.
+1
baldur2
(19.08.26)
anında olan değil de klasik, minimum 5 ay sonra, yüzde kırkını tamamlamış olma şartıyla araba alan arkadaşım var. sinpaş.
+1
elorelia
(19.08.26)
0 araç alımı farklı. Bu şirketler leasing mantığıyla aracı bayiiden kiraliyor. Sana da kiralamış gösteriyor. Aracı hemen teslim ediyor. Araç 1.8msa sana taksitlerle 2.2 ye gibi geliyor hesaplaması farklı. Örnek olarak söyledim. Belli bir paraya almak istersen paranın yüzde 7sini katılım ücreti olarak ödüyorsun. 6 ay sonunda paranın tamamını almak için tüm paranın yüzde 45ini ödemek zorundasın.

Anında teslim araba işindede şu detay var, onlarda belli modeller var onlardan seçiyorsun. Bu işte en mantıklısı 6 ay sonra çok yüksek olmayan bir miktara girip paranın tamamını almak. Ev gibi şeylere girmek mantıklı değil.
0
mikahakkinen
(20.08.26)
(3)

Denizlide outlet

solenkol
Havlu tekstil bakmalık, antalyadan izmire donerken nereler var ugramalık?
Havlu tekstil bakmalık, antalyadan izmire donerken nereler var ugramalık?
0
solenkol
(15.08.26)
İzmir yolu değil tam ama Pamukkale yolunda sağlı sollu vardı. İzmir yolunda tam nerde var bilmiyorum
0
nundu
(16.08.26)
pamukkale istikametinden denizliye gidiyor gibi düşünürseniz sağda varol tekstil outlet var orada ev tekstili dedin mi herkes oraya gider ben de ordan alırım
0
cobongo
(16.08.26)
Şehir içine girerseniz babadağlılar işhanı. Denizli girişinde Zorlu fabrika satış mağazası var.
0
mikahakkinen
(16.08.26)
(6)

Nasıl hallediyorsunuz (düzenli yaşamayı

fildirfildir
Haftanın 7 gününü her şeye yetiremiyorum ben, kendime vakit ayırayım, evde yemek pişsin, arkadaşlarıma vakit ayırayım, ev temiz olsun, biraz okuyup izlemek lazım, biraz uyumak lazım (min 7) , sağlığımız yerine gelsin diye spora yazıldık haftada 3 4 gün o. Hayır sığmaz tabi yani, ama ben bunu dert ed
Haftanın 7 gününü her şeye yetiremiyorum ben, kendime vakit ayırayım, evde yemek pişsin, arkadaşlarıma vakit ayırayım, ev temiz olsun, biraz okuyup izlemek lazım, biraz uyumak lazım (min 7) , sağlığımız yerine gelsin diye spora yazıldık haftada 3 4 gün o. Hayır sığmaz tabi yani, ama ben bunu dert ediyorum. Aman tanrım evde yemek yok mu yemeklik alınacak yemek yapılmalı. Kardeşim aç kalmazsın yaa, dışarıdan söylersin en kötü. Yüce Rabbim bu hafta ev temizliği sarkacak mı? Ölmezsin be uğur dündar. Böcek basmaz temizlik programı biraz sarkarsa. Pazar günü pazara gidilmesi şart vesaire.
Sığmamasının sebeplerini biliyorum, anlıyorum. Zaten kaç saat mesaideyiz. İstanbuldayız her şey yoğun. Anladığım şeye kendimi nasıl ikna edip iç rahatlığı ile yaşayacağım bu hayatı?
0
fildirfildir
(14.08.26)
Dusunmeyip yaparak,
Her arkadasimla duzenli bir sekilde gorusemememin normal oldugunu ozumsemeye calisarak,
Her kitabi okuyamayacagimi anlayarak.

Her seye yetisemezsin, yetismek zorunda degilsin, basmaya dewamke.
+3
baldur2
(15.08.26)
Söylediğin her şeye de takıntılıyımdır ama sistemi oturtunca kendi kendine yürüyor sanırım. Ya da olmayanları dert etmemeyi ve o haliyle kanıksamayı öğrendim belki de.

Askerdeyken öğrendiğim güzel bir laf var. 'Benim adım Hıdır, elimden gelen budur.'
0
Mirket
(15.08.26)
çocuk var mı? ben çocuklu olduğum için yetişemediğimi düşünürdüm. demek ki çağımızın eksikliği bu.
+1
mikahakkinen
(15.08.26)
Aslında muhtemelen yetiyorsundur. Sorun burada yetememek değil de, mevcut durumu kabullenmek gibi
yukarıda denmiş ya benim adım hidir+1
Bir süredir dizimde bir sakatlık nüksetti, ev kaos ortamına döndü, çok rahatsız etti ama yapacak bir şey yoktu. Bugün ufak ufak evi halletmeye başladım. Ama bu psikoloji ile savaş ayrıca bir yorgunluk sebebi.
0
kisa
(15.08.26)
Hocam insan olduğumuzu unutmamamız lazım. Bizler robot değiliz. Bazen hiçbir şey olmasa bile canımız istemediği için temizlik yapmadan, spora gitmeden, arkadaşlarla beraber vakit geçirmeden ne bileyim bilmem ne konserine/etkinliğine ve hatta tatile yurtdışına gitmeden de yaşamımızı sürdürebiliriz. Enerjimizin yetmediği ya da sadece enerji de değil ekonomik olarak her zaman her şeye yetemeyebiliriz. Sosyal medya genel olarak hayatımıza girdiği günden bu yana insanlarda birilerinden görüp bende yapmak zorundayım hissiyatı giderek artıyor. Kimsenin görmek istemediği bu gerçeklik gittikçe korkunç bir hal alıyor. İnsanların çoğunluğu artık x bir şeyi direkt olarak kendi hür iradesiyle gerçekten istemiyor, farkında olmadan ona dayatılan kalıpları istiyor. Aslında olay bu.
+1
abek
(15.08.26)
Arzuların kamçılanmış, herşeyi yapmak istiyosun. Herşeyi yapmak aslında hiçbişi layığıyla yapmamaktır. Bazı şeylerden feragat etmen gerekli.
0
titiz
(15.08.26)
(4)

Meb mazeret tayini? (engelli birey) Sağlık çalışanları cevaplayabilir mi?

mikahakkinen
Eşimin kardeşi yüzde 80 raporlu engelli ve vasisi eşim. O sayede ben bulundukları şehire geldim. Ancak eşim seneye meb engelli mazereti ile seneye tayin yazacaktı. 2026 da yönetmelik değiş ve raporunda tam bağımlı birey yazması gerekiyor. Kardeşinin raporu 2010 yılında alınmış ve o zamanki raporlard
Eşimin kardeşi yüzde 80 raporlu engelli ve vasisi eşim. O sayede ben bulundukları şehire geldim. Ancak eşim seneye meb engelli mazereti ile seneye tayin yazacaktı. 2026 da yönetmelik değiş ve raporunda tam bağımlı birey yazması gerekiyor. Kardeşinin raporu 2010 yılında alınmış ve o zamanki raporlarda öyle bir ibare yok.

Yeniden rapora başvurduk ancak yüzde 80 engelli raporu ile tam bağımlı birey raporu alabilir miyiz?
Yatalak değil, fiziksel bir engeli yok.
0
mikahakkinen
(14.08.26)
Yatalak değil, fiziksel bir engeli yok. = tam bağımlı birey raporu alamaz
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(14.08.26)
evet alabilirsiniz.
ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK DEĞERLENDİRMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK 4/m maddesine bakın, Tam bağımlı engelli birey tanımı orada yapılmış.

Tam bağımlı engelli birey: Engel durumuna göre engel oranı %50 ve üzeri olduğu tespit edilenlerden doku, organ ve/veya fonksiyon kaybı ve/veya psikiyatri tanısı bağlantılı olarak muhakeme yeteneği değerlendirilmesine göre günlük yaşam aktivitelerini yardım almasına rağmen kendi başına gerçekleştiremediğine karar verilen bireyi ifade eder.
+1
de jure
(14.08.26)
Yatalak olmasa bile, ağır zeka geriliği varsa ya da ellerini kendine bakım için hiç kullanamıyorsa bağımlı raporu alabilir.
+1
pro9it9is9
(14.08.26)
yemeğini kendi yer, ancak önüne koymazsan yemez veya açım demez. üstünü değiştir dersen değiştirir ancak yeni kıfayet vermezsen değiştirmez. yardımsız banyo ve wc yapamaz.
0
🌸mikahakkinen
(14.08.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.