Giriş
(3)

Motosikletin arka tekerliği iniyor, neden olabilir?

hadi ya la
Neredeyse her benzin aldığımda, ayda bir scooter lastiklerine hava basıyorum. Ama arkadaşlarım neredeyse hiç hava basmadıklarını, bunu çok nadiren yaptıklarını söylediler. Özellikle arka tekerleğin lastiği ayda bir ciddi derecede iniyor, bu neden olabilir?Ayrıca motora bir bakım yaptırmam lazım, Ala
Neredeyse her benzin aldığımda, ayda bir scooter lastiklerine hava basıyorum. Ama arkadaşlarım neredeyse hiç hava basmadıklarını, bunu çok nadiren yaptıklarını söylediler. Özellikle arka tekerleğin lastiği ayda bir ciddi derecede iniyor, bu neden olabilir?

Ayrıca motora bir bakım yaptırmam lazım, Alanya'ya yeni taşındım ve hiç usta/servis bilmiyorum. Burada Mondial tamiri yapan güvenilir birilerini nasıl bulabilirim? Aklıma tek gelen haritada yüksek puanlı yerleri aramak, başka ne yapabilirim?
0
hadi ya la
(21.01.26)
Lastikte delik vardir. Akilli vida falan girmis olabilir, gozle bir sey goremezseniz bi lastikciye goturun. Bi baksin
0
narod
(21.01.26)
subaptan veya jantdan kaçırıyor.
0
orpheus
(21.01.26)
Uğur grubunun motorlarındansa hepsinin lastikleri de beş para etmez. Bende de aynısı oldu. Lastiği değiştirdim sorun çözüldü.
+1
mikahakkinen
(21.01.26)
(14)

Türkçeyi Doğru Kullanmayanları Uyarıyor musunuz?

elektr10
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir şey demiyor musunuz?

seneler önce bir kız vardı mesela hoşlandığım. bu tip yanlışlar yaptığı için acayip soğumuştum. bir de açık "e" ile konuşanlar var mesela...

Bu arada ben hiçbir uyarıda bulunmuyorum itici görünmemek için. sizde durum nedir merak ettim.
0
elektr10
(21.01.26)
ben bööööreğe tahammül edemeyip düzeltiyorum ya.
0
antihero
(21.01.26)
sevdiğim biri ise düzeltirim sadece. değilse banane.
+2
denef
(21.01.26)
Sıradan vatandaşı değil ama kamuoyu önüne çıkmış ve ısrarla yanlış kullananları uyarırım.

-Özellikle 'umarsız' sözcüğü. Koca koca herifler ısrarla 'umursamaz' anlamında kullanıyor. Çaresiz anlamındadır halbuki.

-Hali hazırda çoğul olan sözcüklere -ler, -lar eki ekleyenler. Eşkiyalar gibi. Eşkiya, şaki sözcüğünün çoğul halidir zaten. Yaşar Kemal bile yaptı bu hatayı.

-Sol, seküler kesimden politikacıların laaaik diye uzatarak telaffuz etmesi uyuz ediyor.

Yöresel şive ve ağızlara bir şey demem. O düzeltilecek bir durum değil.
+3
yurtsuz john
(21.01.26)
Ben eşkıya, evlat gibi Arapça aslı çoğul olan fakat Türkçede artık tekil anlamıyla kullanıma sahip olan sözcüklerin bu tarz kullanımının hata olduğunu düşünmüyorum. Sözcüğün zaman içinde anlam genişlemesine ya da daralmasına, değişik anlamlara uğraması çok normal. Ayrıca Arapçada hiç kullanılmayan ama bizim ürettiğimiz yüzlerce sözcük var. O halde onları da kullanmamak gerekir. Ki bu sözcükler sözlüğe tekil anlamlarıyla da girecek kadar yaygınlaşmış sözcükler.
Börek gibi kullanımlar da ağız özelliğidir. Kendi memleketinizden çıkana kadar farkına bile varmazsınız bazen. Kulağımı tırmalar ama uyarmam.
Ben mümkün mertebe uyarmıyorum. Yakın sınıf arkadaşlarımı uyarırdım, bazı hocalar takıktı telaffuza. Ama hoca, siyasetçi, uzman, bilim insanı gibi kişilerin bu konuda dil ve telaffuz hassasiyetinin olması gerektiğini düşünüyorum.
+1
black holes in the sky
(21.01.26)
Şarja şarz derse soğurum ve hicbi fikrini ciddiye alamam. Eşkiyalar derse soğumam
0
üğpoıuy
(21.01.26)
kafaya takılacak o kadar sorun varken bence bu tarz küçük şeylere takılmak pasif agresif hareketler. özellikle o yanlışı yapıp rahatsız edici kullanmıyorsa uyarmaya gerek yok.
-2
mikahakkinen
(21.01.26)
Ana dilin doğru kullanımı sadece yanlış telaffuzları düzeltmekten geçmiyor. Birkaç alan var, biri anlamlar, biri yabancı kelimelere yer verilmesi, biri yabancı bir dilin yapısını kendi diline uygulamak, biri evet yanlış telaffuzlar, biri imlâlar, biri bağlam ile ifade uyumu... çok alan var.

Bugün iş yerimde bir temizlikçi, diğer 2 temizlikçiye şöyle seslendi:

"Ben her zaman buradayım, olveys!"

Hiç kimsenin umurunda olmadığını düşündüren bir tepkisizlik vardı. Sesimi çıkarmadım. Söyleseydim nefret edecekti hassasiyet göstermesi gerektiğinden. Ailede de ilk okulda da diğer eğitim birimlerinde de bu hassasiyet ve saygı olmadığı için bu çaba kişilere ayrı bir bilinç ve irade "yükü" oluyor. İnsana kendi ana dilini kendisine yük etti birilerinin uygulamaları...
0
muhayyer divan
(21.01.26)
Uyarmıyorum. Ben daha çok son zamanlarda ortaya çıkan abuk sabuk kullanımlardan rahatsız oluyorum. yapıyor olacağım, geliyor olacağım gibi mesela. Böyle bir şey yok, nerden çıktı bilmiyorum. Bir de "bir yerden" kalıbı var. "şöyle bir yerden söylüyorum, duygusal bir yerden anlatmıyorum" gibi.
+2
dfn4
(21.01.26)
Sohbete dahil değilsem uyarmıyorum. Dahilsem de doğrudan doğruya bu söylediğin yanlış demiyorum ama doğrusunu tekrarlı bir şekilde kendim kullanıyorum.

Tabii bu durum uyarının üslubuna da bağlı. Şahsen ben uyarılmaktan hoşlanan biriyim. Her insan hata yapabilir ancak hata yapmak, o kişinin konuyu yanlış bildiği anlamına da gelmiyor. Örneğin, yazım kurallarına normalde dikkat eden birisi o anlık bir hata yaptığında, bir başkasının uyarı adı altında aşağılayıcı yaklaşımı, takdir edersiniz ki diğerinin gözünde oldukça itici görünüyor. Sosyal medyada insanlar birinin hayatından gördükleri anlık bir kesiti o kişinin hayatının geneliymiş gibi yorumlama hatasına sıkça düşüyor.
+1
akhenaten
(21.01.26)
uyarmıyorum ama "yapıyor olacağız" "geliyor olacağız" tarzı kullanımlara sinir oluyorum. tek kelimeyle ifade edilecek bir durumu plaza diline uyarlamak sinir bozucu. yapacağız edeceğiz de geç öyle değil mi?

bir de tolerans yerine tolerasyon diyenlerin ağzına biber sürsek düzelir mi?
+2
exlibris
(21.01.26)
akhenaten gibi konusmada dogrusunu soylerim ama direkt duzeltmem.

yazida yanlis yazilan da ve ki ekleri zaten umutsuz vaka. ama yaygin yanlis bilinen seyleri duzeltebilirim. ornegin murdara mundar diyebiliyor cogu kisi.
0
antikadimag
(21.01.26)
çok yakınımsa evet. yalnız patronun tekabül yerine her seferinde tekamül demesi beni aşırı zorluyor.
0
lazpalle
(21.01.26)
çevremdeki herkes ama gramer nazi diyor. onun dışında yeni tanıştığım veya çok samimi olmadığım insanlara karışmıyorum. ha şöyle mesela yanlışını duyuyorum ve karışmıyorum dedim ya, konuşma sırası bana gelince doğrusunu söylüyorum belki anlar diye ama ı ıh olmuyor. bir kere diline yerleşti mi düzeltemiyorlar kolay kolay. 1 aydır falan sürekli emlakçıyla görüşme halindeyim mesela, o kapora dedikçe ben kaparo diye düzeltiyorum ama ı ıh alışmış bir kere.
0
neira
(21.01.26)
Kullana kullana dile yerleşip yazımı/anlamı evrimleşen/değişen kelimelerle kavga etmeyi yersiz buluyorum. Umarsız umursamaz değil evet ama toplumun %90'ı bu anlamda kullanıyorsa artık bu anlama geliyordur. Dil, konuşanlar arasında yapılmış bir sözleşmeden ibaret bir şey ve buna kutsallık yüklemek mantıksız. Türkçe konuşanların tamama yakını umarsız=umursamaz olarak kabul ediyorsa bu artık böyledir, kavga edemezsiniz.

Evrak, eşya, evlat, eşkiya gibi sözcükler Türkçede tekildir. Sözcüğün hangi dilden hangi gramer kuralıyla geldiği Türkçe konuşan bireyi ırgalamaz. Evraklar, eşyalar gayet doğru bir kullanımdır.

Şarj/şarz olayına takardım eskiden ama onu da saldım yani kim ne istiyorsa desin. Dil sadece iletişim kurmak için bir araç, bu amacı karşılıyorsa tamam diyip geçiyorum. Ama internette bazen ne yazdığı belli olmayan, dilbilgisi tamamen uçup gitmiş yorumlar oluyor, onlara kafayı takıyorum anlam belirsizliği olduğu için.

Bi de şu iki saat diksiyon dersi alıp, kendini Sezen Cumhur Önal sanıp "Türkçe yazıldığı gibi okunmaz, yapacağız yazılır yapıcaz okunur" diyen tiplere uyuz oluyorum. Türkçe yazıldığı gibi okunur, bir şeyin okunması ve telaffuzu farklı kavramlar. Telaffuz ederken de yapacağız demek de yapıcaaz demek de doğrudur, TRT'nin zamanında uydurduğu yapay bir Türkçe telaffuz kurallarını kutsal kitap gibi tek doğru konuşma şekli sananlar sinirlerimi hoplatıyor.

Samsun-Adana hattında büyüyüp açık e ile konuşan kişiler eskiden rahatsız ederdi ama ona da alıştım. Eskiden en çok onları düzeltirdim ve asla anlamıyorlardı açık ve kapalı e arasındaki farkı :D
0
nundu
(22.01.26)
(17)

neden herkes benimle iletisimi kesmis olabilir?

dokunmakalbime
baska ulkeye goc ettim. haftada 1, 2 kez telefonda yada yuzyuze gorustugum akraba, arkadas cevresinden 5 kisi sanki hic hayatlarinda yokmusum gibi davranmaya basladi. ben aramasam aramiyorlar. bi sebebi varmis gibi de davranmiyorlar. ben arayinca sanki hicbirsey olmamis gibi konusuyorlar. bu durum c
baska ulkeye goc ettim. haftada 1, 2 kez telefonda yada yuzyuze gorustugum akraba, arkadas cevresinden 5 kisi sanki hic hayatlarinda yokmusum gibi davranmaya basladi. ben aramasam aramiyorlar. bi sebebi varmis gibi de davranmiyorlar. ben arayinca sanki hicbirsey olmamis gibi konusuyorlar.

bu durum cok anormal geliyor.
-1
dokunmakalbime
(20.01.26)
hayatın acı yüzü maalesef. gözden uzak olan gönülden de ırak oluyor. Arkadaşlıkların temeli ortak yaşanmışlıklardır. Ortak yaşanmışlıklar eskidikçe ve yerine yenisi eklenmedikçe zamanla uzaklaşmalar kaçınılmaz. Bireysel algılamayın bence.
+2
biravekahve
(20.01.26)
İşyerinde her sabah telefonlaştığım adam artık farklı departmana geciyorum diye numaramı sildi hiçbir şey söylemeden. Normal oldu artık bu işler herkesin ne kadar işini goruyorsan
+1
artıküyeolmakistiyorum
(20.01.26)
ben de yaşadığım şehirden başka bir şehre taşındım ve arkadaşlarım arayıp sormayı kesti. ben aramadıkça arayıp yazmıyorlar da... maalesef böyle bir durum var
0
isimsizbiri
(20.01.26)
merak etme, yurtdışından bir şeye ihtiyacları oldugu zaman arayıp sormaya başlarlar, gelirken getirsene derler.
+5
abelardo
(20.01.26)
Bazı insanlar yurtdışına çok anlam yüklüyor sizinle iletişime gecerlerse sizin oradaki hayatınızı dinlemeyi kendi hayatlariyla kiyaslayip kiskanmis olabilirler. Kariyer yükseliş gibi bir sebeple gittiyseniz bu ihtimal gerçekten vardır.
+1
egerbiryolcu
(20.01.26)
yurtdışına taşınınca çoğu insanın gözünde bi elin yağa bi elin bala giriyor, zorda olan biziz, senin bizi arayıp halimizi hatrımızı sorman lazım fikrine kapılıyorlar.
+4
nahtoderfahrung
(20.01.26)
Bu kadar bunu takıyorsan niye yurtdışına gittin ki?
-2
runaway
(20.01.26)
insanlar sevgilileriyle farklı şehirlerde kalmak zorunda kaldıklarında bile yani birbirinin hayatında olan insanların, aynı ülkede farklı şehirlerdeki uzak mesafe ilişkisi yürümüyor. sen bunu arkadaş ve akrabadan üstelik yurt dışına gitmene rağmen bekliyorsun :)

benim de yurtdışında akrabam ve arkadaşlarım var. binde bir görüşürüz.

erişim alanında olmayan birisiyle arkadaşlık veya başka bir şey yürütülemez. birisi tek taraflı çırpınır.

olayın bir de şu boyutu var. yurtdışına giden bir arkadaşım ikide bir beni arasa, gittiği yere alışamadığını ve benimle görüşerek sakinleşebildiğini düşünürüm.
+3
tabudeviren
(21.01.26)
yurtdisina tasininca herkesin basına gelen durum budur. Çok samimi olsanız bile artık ayni seyleri paylasamadiginiz icin iletişim zamanla ayni seyler uzerinden dönmeye baslar , azalarak da biter. Ama bir diger grup ise sadece burada olduğumuzdan dolayı iletişimi direk keser. Yurtdisina taşınmak bu konuda turnusol kagidi gibidir.
+1
acelaacedebela
(21.01.26)
Çok basit aslında, gözden uzak gönülden ırak. Benim de var arkadaşlarım yurt dışında, her gün en az yarım saat konuşuruz. Seninle iletişimi kesenler, artık senden fayda/yarar gelmez diyen kişiler o yüzden boşver.
0
gobekliraki
(21.01.26)
gozden uzak gonulden ırak +1
eger bu isler size dokunuyorsa gocmenlik size gore degildir..
0
cooperr
(21.01.26)
Çok anormal bir şey değil. Sizin hayatınızda çok büyük bir değişiklik oldu çünkü bir anda bütün sosyal çevrenizden uzaklaştınız halbuki herhangi bir arkadaşınızın hayatında görece çok daha küçük bir değişiklik oldu çünkü o hala kendi sosyal çevresinin içinde ama bir arkadaşı, yani siz, artık uzaktasınız.
0
salihdt
(21.01.26)
gözden ırak olan gönülden de ırak oluyor. artık boomerların etkisi azaldığı için hatır sorma ritüeli sonlanıyor. eskiden analar babalar gazlar ara hatır sor derdi; sende herkes böyle yapman gerektiğini düşünürdün. artık tetikleyici olmayınca davranışta sönümlendi. uzaktaysan en kral arkadaşın bile aramaz artık. anormal bir şey yok.
+1
mikahakkinen
(21.01.26)
saat farkından dolayı veya seni rahatsız etmek istememelerinden kaynaklı olabilir. kişisel algılama. senin araman sorman her zaman daha doğru olur çünkü değişiklik yapan kişi sensin onlar değil. sen aramaz sormazsan da "gördün mü ibneyi bi gitti yurt dışına huyu, suyu değişti aramaz oldu" derler.
0
elektr10
(21.01.26)
cevaplar için teşekkürler. bu durumu normalleştirenler yada amacı üzüm yemek olmayıp bağcı dövmeye gelenlere özellikle tik atmadım.

sürekli görüştüğünüz kişi sırf başka ülkeye taşındı diye uzaklaşmak isteyebilirsiniz. ama hem arayınca eski günlerdeki gibi konuşayım hem de ben hiç aramayayım tavrı çok nezaketsiz. varsa bir problemin, derdin, mazaretin açıkca söylersin adı konur ona göre hareket edilir. nezaket diye birşey var. dünyanın neresine giderseniz gidin böyledir.
0
🌸dokunmakalbime
(21.01.26)
Benim öz ablamla bile muhabbetim azaldı, ben burada ay sonunu getiremezken onun villasına yaptırdığı ahşap merdiveni dinlemek ilgimi çekmiyor.
+1
mirty
(21.01.26)
@dokunmakalbime

haklisin kardesim, neden tik atmadigini acikladigin icin de ayrica tesekkur ederiz.
sapkayi onumuze alip dusunecez artik.
devir farkindalik devri.
0
cooperr
(21.01.26)
(8)

Klimayı şimdi kışın alsam daha uygun mu olur?

koskoca kirpi
Merhaba,Elime yıl sonu priminden az toplu para geçti de yaz için klima almayı düşünüyorum. Şu tek motor 2 üniteli modellerden; klimayı şimdi alsam (ki fiyatı 70k) acaba yaza göre fiyatı daha mı uyguna gelir? Yoksa parasını faize koyup yazı bekleyeceğim.
Merhaba,

Elime yıl sonu priminden az toplu para geçti de yaz için klima almayı düşünüyorum. Şu tek motor 2 üniteli modellerden; klimayı şimdi alsam (ki fiyatı 70k) acaba yaza göre fiyatı daha mı uyguna gelir? Yoksa parasını faize koyup yazı bekleyeceğim.
0
koskoca kirpi
(20.01.26)
şimdi alırsanız çok daha avantajlı olur çünkü mayıs gibi fiyatlara büyük oranda zam yapıyorlar
0
limonlu eksi
(20.01.26)
yaza göre uygun olur evet
0
jelly bear
(20.01.26)
Hem zam yapıyolar hem de yoğunluk oluyo gelmek bilmiyo servisler
0
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
biz evlere iki klimayı yazın aldık dükkana da ısınma için lazımdı ama kışı bekledik bütçe kısıtlı olunca. bi avantajı olmadı üstüne istediğimiz ürünü stokta bulamadık iklimsadan ürün aldık iklimsa servisi de berbattı. kaira ve airfel klimalardan olduğumuz kadar memnun kalmadık sigmadan. yazın kampanya dönemlerinde de kışın aldığımızdan ucuza satıldı klimalar. sigmayı aldığımızdan ucuza kaira satıldı.

akakceden vs. fiyat geçmişlerine bak ürünlerin birçoğunun aynı seviyelerde veya daha düşük fiyatlarda yaz döneminde satıldığını görebilirsin ki bu yaz dönemi klimalara yapılan tüm sepette ek indirimleri hediye çeklerini banka kampanyalarını vs. de kapsamıyor.

gidip yerel bayiden fiyat alırsan evet fiyat şişirebilirler yaz döneminde ama normal şartlarda yok öyle bi durum. kaira'yı mesela daikin kendi satıyor online platformlarda direkt merkez depodan kendi gönderiyor. arada fiyat şişiren bi al satçı veya bayi olmuyor.

şimdi alabiliyorsan yine al öyle çok ciddi farklar olmuyor, istediğin ürün stokta varsa fiyatı yaz döneminin çok üstünde değilse alınır yoğun bir bölgedeysen kurulumda avantaj olabilir. enflasyonun bi anda fırlayıp her şeyin 2ye katlanmayacağının garantisi de yok ülkemizde.
0
konetsu
(21.01.26)
kışın klimalar daha ucuz olur. egede cehennem bir ilçede yaşıyorum. klimacılar malı yığar yazın peynir ekmek gibi gider, kışın daha ucuza satarlar. talep düşük.
0
mikahakkinen
(21.01.26)
ben bu tip bir şeyi alacaksam hemen alıyorum, bekledikçe fiyatı düşen bi ürün görmedim. özellikle bu tip dediğim beyaz eşya vs gibi pahalı kalemler.
0
elorelia
(21.01.26)
70 k klima için çok değil mi
0
HellKeePer
(21.01.26)
Kışın fiyat avantajının yanında montaj için çok beklemezsiniz. kısa sürede gelir kurulumu yaparlar.
Tek dış ünite, iki iç ünite olan klimalarda, ikisi aynı anda açılınca performansı düşüyor diye biliyorum, tek tek alınca da aynı fiyata geliyor. araştırmadıysanız ona da bi bakın.
0
duyuruuser
(21.01.26)
(5)

Sözlüğün değerli, eski güzel yazarları nerede?

duhan
Merhaba,Soru başlıkta. Epeydir ilgilenmiyordum sözlükle. Bugün ayarları kurcalarken aslında takip ettiğim kişileri kayıp olarak gördüm. Sebebini bile var mı?
Merhaba,
Soru başlıkta. Epeydir ilgilenmiyordum sözlükle. Bugün ayarları kurcalarken aslında takip ettiğim kişileri kayıp olarak gördüm. Sebebini bile var mı?
0
duhan
(20.01.26)
Evlenip barklandılar. Çoluk çocuğa karıştılar.
İşlerinde güçlerindeler. Ortam artık onların yaş grubuna hitap etmediği için meydanı gençlere bıraktılar.
+2
Mirket
(20.01.26)
O güzel atlara binip gittiler.
+2
kizil karga
(20.01.26)
Sözlük artık eski sözlük değil ki, sol frame deki başlıklara bi bak istersen. Zamana yayarak bütün entrylerimi sildim mesela ben. Alışkanlıktan bakıyorum arada, o kadar.
+2
antihero
(21.01.26)
zamanları yok. çocuk bakıyorlar.
+1
mikahakkinen
(21.01.26)
Bir ara da sürekli kapanıyordu sözlük hatırladım.
Kapanmasın diye sanırım bir şeyler yapılıp troller alınmış..
Kuşak değişimi olmuş biraz da.
Ben de çocuk büyütürken bakamamıştım.
Ne diyelim hayırlısı.
0
🌸duhan
(21.01.26)
(13)

Nereye gidilir?

anatomik
2-3 günlük bir kaçamak için en mantıklı nereye gidilir çok para harcamadan?Uludağ, Kayseri vs. olmuyor, kayak tatili olmuyor yani.Antalya desek denize girmedikten sonra neden gidiyoruz diyor hatun kişi.Karadeniz vs. olabilir ama yollar ne durumda bilmiyoruz (araba var, SUV). Yollar iyiyse bile şu me
2-3 günlük bir kaçamak için en mantıklı nereye gidilir çok para harcamadan?
Uludağ, Kayseri vs. olmuyor, kayak tatili olmuyor yani.
Antalya desek denize girmedikten sonra neden gidiyoruz diyor hatun kişi.
Karadeniz vs. olabilir ama yollar ne durumda bilmiyoruz (araba var, SUV). Yollar iyiyse bile şu mevsimde karadenizde ne yapılır onu da bilemedik.
Aşırı soğuk olmayan, mümkünse güney taraflarında, tarihi yerlerini gezip görebileceğimiz nerelere gidilir?
0
anatomik
(20.01.26)
Gelibolu Tarihi Alanları; soğuk olabilir ama Alan Başkanlığı çok güzel gezi güzergahları yapmış; iyi vakit geçirirsiniz diye tahmin ediyorum. Yakındaki Assos ve Troya'ya da uğranabilir.
0
lil siztah
(20.01.26)
antalyanın güzel tarihi yerleri var. soğuk olmayan bi antalya tarafı vardır heralde.
kıbrıs olabilir. baktım orası da soğuk. şu mevsimde trde soğuk olmayan bi yer yok.
0
jelly bear
(20.01.26)
Hemen şimdi planlamıyorsanız Kapadokya güzel bir tavsiye (1.5-2 ay sonra için özellikle). 3 gün için ideal olduğu söyleniyor. Ben de bu yaz için plan yapıyorum oraları görmeye.
0
alice in potatoland
(20.01.26)
hangi şehirdesiniz? o bilgi önemli bak.

soğuk olmasın demişsiniz ama tekirdağdaki şarap evlerine kaçabilirsiniz. şarap seviyorsanız gidin 2 gün falan geçirin. şarap tadımı, mahzen gezimi, mantar turu derken zaman geçiyor bir şekilde. şarap sevmek önemli bu öneri için.
0
kojonotsuki
(20.01.26)
Birimiz Ankarada birimiz İstanbulda. O yüzden nereye gidileceği uzaklık olarak çok önemli değil, bir şekilde ayarlayıp gideceğiz.
0
🌸anatomik
(20.01.26)
Nisan olsa ya da en fazla mart güneye inmenin bi manası olabilirdi. Şuan yok. Rüzgarlı ve tatsız olur. Kış için dizayn edilmemiş tatil yöreleri öpölü mevsim. Onun yerine soğuğu göze alıp sıcak şarap, şömine keyfi filan arardım ben olsam. Bence kapadokya güzel seçenek.
0
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
Afyonda termal otele. Etrafta gezilecek yerler de var.
Aforia termal oteli tavsiye ederim.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(21.01.26)
aydın denizli bile bu kış ortalamaya göre daha soğuk. antalya harici gezmek üşütür.
0
mikahakkinen
(21.01.26)
havayı kestiremiyorum ama mardin düşünebilirsiniz.
0
elorelia
(21.01.26)
kış mevsiminde azıcık sıcak yerlere gitmeyi deneyin çok daha iyi olur
0
Ala123
(21.01.26)
Zamandan kazanmak için tam orta noktanız olması lazım Bursa en iyi seçenek bence. Hem müzeler hem yeme içme hem termal otel, masaj, spa hem de 1 gün teleferikle Uludağ yapabilirsiniz.
0
iwasbornonamountainside
(21.01.26)
altınoluk güre hattuşa termal tesisler.
0
gercekdunya
(21.01.26)
Yılbaşı haftası kıbrıs'ta tarihi yerleri gezdik . Hava genelde güneşli ve ılıktı. Kıbrıs hiç istanbul ankara gibi soğuk olmaz , tavsiye ederim .
kapalımaraş , salamis harabeleri , karpaz , gazimagusa vs görülmesi gereken güzel yerler var.
0
devilone
(21.01.26)
(22)

Kuryeye bahşiş veriyor musunuz?

sonhakan
...
...
-1
sonhakan
(20.01.26)
kuryeden kastınız yemek ise evet veriyorum ya da bozuk yoksa (bozuk dediğim de 20-30-40 veya 50 lira) uygulama üzerinden bahşiş veriyorum.

sanal markette de çok fazla yük varsa yine veriyorum ama amazon, dhl, ups gibi kuryelere vermiyorum.
+1
elektr10
(20.01.26)
vale için ve kurye için bahşiş vermek hiç içimden gelmiyor ve vermiyorum. İşi küçümsemek için değil ama zorunluluk gibi bahşiş beklentisi var sanki :(
+1
girişemeyengirişimci
(20.01.26)
su, yemek ve ağır (kedi maması, kumu, market gibi) alışverişleri getiren kuryelere kesin veriyorum. bunlar çoğunlukla motorcu oluyor.
trendyol, amazon gibi genelde arabayla ve zarf boyutunda şeyler getiren kargoculara her seferinde vermeyip; arada bir toplu veriyorum.
+2
lil siztah
(20.01.26)
bozuk paranın bir anlamı varken veriyordum. kağıt para veresim gelmiyor.

ancak, yağmur, kar gibi kendim gitmeye üşeneceğim zamanlar mutlaka veriyorum.
+1
gabe h coud
(20.01.26)
Abi kurye benden daha çok kazanıyor sipariş verdim diye onun bana bahşiş vermesi lazım.
+10
kizil karga
(20.01.26)
markette kasiyere vermediğim gibi, benzin dolduran pompacıya vermediğim gibi, beni istediğim durakta indirdi diye iett şoförüne vermediğim gibi kuryeye de vermiyorum. işi bu zaten. bir insana işini yaptı diye bahşiş verilmez.
+2
yazar yazmaz yazan yazar
(20.01.26)
verdiğim sipariş 15 dakikada sıcacık falan gelirse veririm bazen. yoksa normal veya geç sürede getirene hayatta vermem.
0
bobinhoo
(20.01.26)
Vermiyorum. Bahşiş kültürü birkaç ülke dışında bir norm değil.
0
runaway
(20.01.26)
yağmur çamurda birşey istersem(yemek-getir) kesin veriyorum, normal kargo trandyolcularada ağır birşey istersem veriyorum.
ayrıca 2 damacna su söylüyorum hep onada kesin veriyorum ama verdiğim miktar 10 ve 20 fazlasını vermedim hiç.
0
eja
(20.01.26)
valeye vermem. motorla yemek getirene veriyorum.
+1
mikahakkinen
(20.01.26)
herhalde bi 10+ senedir online sipariş veririm. hiç bahşiş vermedim. çikolata ikram ettiğim oldu ama.
0
tabudeviren
(20.01.26)
Sayginligim icin veriyorum. Cok hurmet gosteriyorlar. Her isim cozuluyor.


Dosya tarzi seyler getirenlere vermem pek. Yemek kuryerlerine de vermiyorum.

Sucuya veriyorum.

Ozellikle normalden daha agir seyler getirenlere veriyorum.
0
die fetten jahre sind vorbei
(20.01.26)
iş tanımındaki görevini yapan ve bunun için maaş alan birine hiçbir zaman bahşiş vermem.
+2
my fault
(20.01.26)
evet.

az evvel dönercinin kuryesine verdim mesela.
-1
yurtsuz john
(20.01.26)
damacana su getiren kuryeye veriyorum, hava yağmurlu-karlı veya geç saatler ise yemek getirene de veriyorum.
-1
orpheus
(20.01.26)
%90 oranında veriyorum. genelde 20tl gibi
0
awlmi
(20.01.26)
Yemek sipariş uygulamaları getirme ücreti uygulamasını devreye alana kadar arada bir verdiğim oldu. Şu an vermiyorum.
+1
black holes in the sky
(20.01.26)
Vermiyorum, bahşiş kültürü yerleştikçe maaşları düşmeye devam edecek. İşini yapan biri hayatını sürdüreceği kazancı elde etmek için bahşişe gereksinim duymamalı. İşveren bu ücreti karşılamalı. Ancak bahşişler yaygınlaştıkça ücret belirlenirken bir kıstas haline gelmeye başlıyor.
+2
akhenaten
(20.01.26)
ogrencilik donemimde yapmadigim is kalmadi, kuryelik de yaptim, 2 sene yaslilara ilac dagittim. maas cok dusuktu, bahsis icin calisiyordum.

ayagima hizmet getiren herkese dolgun bahsis veririm.
0
cooperr
(20.01.26)
Yemek getirenlere veriyorum. Özellikle de hızlı geldiyse ödüllendirmek mantıklı geliyor.
Soğuk ve yağışlı havalarda daha bonkör oluyorum.
Toplam yemek fiyatının yanında çok fazla bir şey fark ettiğini düşünmüyorum.
0
burfak
(21.01.26)
değişir
0
Ala123
(21.01.26)
Yaşı küçükse veya hava kötüyse veriyorum sadece.
0
iwasbornonamountainside
(21.01.26)
(17)

Gıda maddelerinin eğitim ve sanatta kullanımı sizce yanlış mı?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bula
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bulamayanlar var. Gıdaların amaçları dışında kullanılmasını, israfını etik bulmuyoruz." gibisinden cümlelerle ama özetle bildiğin nimetle şaka olmaz mevzusu olduğu belli.

Sevgilim çok yadırgadı. "Ne israfı? İnsan yetiştiriyoruz!" diyor. Ben biraz düşününce saygı duydum ailenin görüşüne. Hatta haklı buldum bildiğin.

Sizin fikriniz ney?
-1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
aile haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.01.26)
Aile haklı.
-1
gobekliraki
(20.01.26)
Bu konularda muhtemelen o aileden daha katıyım. Gıda israfı problemini aşırı derecede önemserim.
Nimetle oyun olmaz +1
Aile haklı +1
Ayrıca gıda israf edilmeden de 1 milyon farklı eğitici etkinlik bulunabilir. Bence bir gıda maddesi canlıların beslenmesi dışında bir sebeple kullanılıyorsa israf ediliyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
Yani ailenin görüşü benim açımdan pek bir önem taşımıyor ancak toplum her kesimine hitap edilen bu gibi durumlarda daha güvenli alanda kalmak gerek. Anlamak lazım aileyi. Öte yandan pamukla yapsan çıkıp Çukurova bölgesinden biri, 'Pamuk bizim beyaz altınımız toprağın bize verdiği nimet' diyebilir. O nedenle herkesin hassasiyeti farklı. Şişi ve kebabı yakmayacak bir çözüm bulunmalı.
0
ebeş
(20.01.26)
uzun yıllar 3 şubesi olan anaokullarımızı işlettik. bu tip faaliyetleri kesin olarak yasakladık. ama farklı sebeple. daha öncesinde çocuklarımız da anaokullarında büyüdü. ve her gün adına "faaliyet" denilen karton üzerine yiyeceklerin yapıştırıldığı, çay ile siyah tonların şeker ile beyaz kristal bulutların çizildiği, makarnalardan tarlalar falan filan işte. bu şaheserleri ileride çocuklarımız belki sergi açarlar insanlık görmek ister :))) diye istifleyip durduk. bir gün evi böcekler bastı, sanat eserleri kurtlandı. evi temizleyip iyice ilaçladık. bir daha da bu saçmalıklara bulaşmadık. kendi okullarımızda da yaptırmadık. ama yine de bazı veliler başka anaokullarda yapıyorlar falan diye mızmızlanınınca arada bir yaptırdık. mümkünse yaptırtmayın hiç gerek yok.
+2
ground
(20.01.26)
aile haklı o tamam. ama sevgiliniz bence bunu kendini geliştirmesi açısından bi fırsat olarak görsün. müfredatta ille makarna ile çerçeve mi diyor? eğer böyle bir zorunluluk yoksa saydığı her şeyin günümüzde daha iyi bi alternatifi var zaten.

markana yerine çalı çırpıdan çerçeve
patates baskı yerine sünger baskı
fasulye/nohut yerine plastik fasulye

gibi gibi.
+3
elorelia
(20.01.26)
aile haklı veya haksız. çok abes bir şey söylenmedikçe garipsememek lazım. herkesin farklı inançları ve görüşleri var, saygılı olmak lazım.
0
mikahakkinen
(20.01.26)
Aile haklı .
-1
diyecevaplandı
(20.01.26)
Çok mantıklı değil ama saygi duyulmali. Kendini gelistirmek icin bahane +3 ayrica
0
üğpoıuy
(20.01.26)
Kültürel bir olay. Benim babam da yemeği kutsal görür böyle. Saçma ama saygı duyarım.
0
synesthesia
(20.01.26)
konu haklılık-haksızlıktan öte, ortamı idare etme meselesi. bu sebeple sevgilinizin düşüncesi bir öğretmen için doğru değil bence; böyle her türden insanla muhatap olacabileceği bir ortamda, daha ortayolcu olmalı.
veliler de, makarna yerine kablo kılıfı, fasülye yerine plastik fasülye gibi bişeyler koyabilirlerdi çocuğun çantasına. ama esasında iş hocaya düşüyor; öğretmen böyle şeyleri garipsemeyip çözüm bulmaya bakmalı.
0
lil siztah
(20.01.26)
%35 aile, %65 öğretmen haklı.

Soğanın zarını mikroskopta incelemek de nimetle oynamak sayılır mı mesela?

Patates baskı, makarna köprüsü bunlar eğitici ve zararsız.
Yemekle oyun ve israf örneği olarak benim aklıma yemek savaşı, surata pasta atma, domates savaşı gibi şeyler geliyor.
Çocuğun 10-15 tane fasulye nohutla oynaması israf sayılmaz.
+1
duyuruuser
(20.01.26)
Öğretmenlik zor meslek. Çocuğuyla ayrı uğraşıyorsun, böyle velilerle ayrı.
Al götür çocuğunu da batıl inancını da, git evinde istediğin gibi yetiştir deme lüksün yok. Sözü uzatsan, bilmediği dini, cahil anasından babasından öğrendiği şekliyle sana öğretmeye kalkar.

Yediği koyunun eklem kemiğinden başka oyuncağı olmayan adamın biti kanlanmış torunları bunlar. (bkz: aşık atmak) ,(bkz: aşık kemiği). Nimetle mi oynanmazmış. Peh

İdare edeceksin. Başka şansın yok.
-1
Mirket
(20.01.26)
ben hiç dini bir kültürle büyümedim böyle yemekle oyun olmaz gibi bir takıntımız hiçbir zaman yoktu, ben ana okuluna giderken pattes baskısı vs yapmıştım ailem hiç karşı çıkmadı. muhtemelen benim çocuğum olursa ve okulda pattes makarna vs oyun oynarsa karşı çıkmak aklıma gelmezdi. amaaa evde çocuğuma oynasn diye makarna vermezdim mesela. evin içinde israf gibi gelirdi. zaten başka oyuncaklar var neden makarna vereyim ki diye düşünürdüm. belki çocuk gelişiminde yaratıcılığı geliştirmek için falan yapılan bir şeydir bu. "nesnelerin bildiğimiz kullanım amacı dışında alternatif kullanımları da olabilir" gibi bir şekilde farklı düşünmeye sevk etmek için falan.

ama yine de düşününce yediğimiz şeylerin kıymetini bilmeliyiz ve israf etmemeliyiz sonuçta.
0
Sadece soruyorum
(20.01.26)
Çocuğun harcayacağı iki patates, çeyrek paket makarnaya "israf" duyarı kasmak çok boş geldi bana. Aile net haksız ama sevgiliniz orta yolculuk yapsın durduk yere ortamı germesin, he he diyip geçsin
-1
nundu
(20.01.26)
yuzlerce yil kaybolmayacak plastik copu yaratmaktansa, dogada kaybolabilecek ve bortu bocegin yiyecegi seyleri kullanmak daha mantikli degil mi?

aileninki bir gorus, "iyi niyetli" olabilir ama bu "sig" olmadigini gostermiyor.

o yuzden rezalet puanim 10/10, ogretmen hakli.
0
cooperr
(20.01.26)
ne alaka abi, patates, makarna falan bunlar biodegradable. plastik falan oyuncaktan cok daha etik. "Bulamayanlar var" olmasinin sebebi cocugun patates baskisi yapmasi degil.
0
hot potato
(20.01.26)
(2)

swatch saatleri almanın ucuz yolu var mı?

dedim dedim de kime dedim
bu resimli olanları hoşuma gidiyor ama tanesi 5000 falan. bunların 8-10 tanesini ucuza almanın bir yolu var mı?isviçre'ye falan da gidiyorum.
bu resimli olanları hoşuma gidiyor ama tanesi 5000 falan. bunların 8-10 tanesini ucuza almanın bir yolu var mı?

isviçre'ye falan da gidiyorum.
0
dedim dedim de kime dedim
(19.01.26)
abdde gayet ucuz.
0
mikahakkinen
(19.01.26)
Bu yıl Avrupa’da 3-5 ülkede baktım; burada taksitli alıp 3 ayda falan ödemekten avantajlı bir fiyat ile karşılaşmadım. 6,5’luk saat 5800’e falan geliyordu.
+1
lil siztah
(19.01.26)
(1)

Turkiyenin j balvin i kim?

lapaz
?
?
-2
lapaz
(19.01.26)
küçük emrah.
0
mikahakkinen
(19.01.26)
(6)

Siemens buzdolabi çizildi

üğpoıuy
Bir çözümü olur mu? Yeni alindi. Kapilardan girmedigi icin kartonlari cikartildi (onay alinarak). Bi sekilde cizilmis ön kisim. Avuç ici buyuklukte, cok derin de degil. Kapiyi degistirmek mi gerekir acaba? Pasta cila tarzi xd bi cozumu var midir bu durumlarin
Bir çözümü olur mu? Yeni alindi. Kapilardan girmedigi icin kartonlari cikartildi (onay alinarak). Bi sekilde cizilmis ön kisim. Avuç ici buyuklukte, cok derin de degil.

Kapiyi degistirmek mi gerekir acaba? Pasta cila tarzi xd bi cozumu var midir bu durumlarin
0
üğpoıuy
(19.01.26)
Dolap çalışıyosa devam et. Uğraştığına değmez. Üstüne bişeyler asar gizlersin.
0
luluki
(19.01.26)
ustune magnet yapistirirsiniz.
+1
antikadimag
(19.01.26)
garantiye girmez. bizimkide çizik. kafaya takarsan büyük sorun. kapak değişimi en az 10 bine patlar.
0
mikahakkinen
(19.01.26)
Ev/mutfak çok sade döşenmeyecekse üzerine bir magnet, takvim, sticker vs asarak sorun aşılamaz mı?

Dolabın ve çiziğin görselini eklemenizi tavsiye ederim. Malzemeye göre bir çözüm bilen olabilir.
0
lazor
(19.01.26)
Fotoğraf eklersen belki fikir verilebilir pasta cila vs. kurtarır mı diye.
Ama kişisel fikrim, boşver kalsın, takılma. Daha çok çizilir.
0
burfak
(20.01.26)
Benzer durumu yasayanlara yardimci olur belki editi: servis kurulum geldiginde, ilk 7 gun icinde musteri memnuniyeti kapsaminda kapiyi degistiklerini soylemis :)
+2
🌸üğpoıuy
(20.01.26)
(4)

Cruise tur seçimi

kondansator
Selamlar, Ege kalkışlı Yunan adaları turu bakıyorum. Nelere dikkat etmeliyim sizce 🙏
Selamlar, Ege kalkışlı Yunan adaları turu bakıyorum. Nelere dikkat etmeliyim sizce
🙏
0
kondansator
(18.01.26)
Hatun kişiyle balayı tadında, çok başbaşa kalmalı bir tur düşlemiyorsan eğer, kamarayı, balkonu falan çok önemseme. Kamarada geçireceğiniz süre aşırı kısıtlı olacak. Uyumadan uyumaya anca.
Gezi noktalarında Atina varsa ve şehir turu opsiyonel ise, tura katıl. Liman şehir dışı olduğu için, kendim gezeceğim desen daha zor ve masraflı oluyor.
0
Mirket
(18.01.26)
sahibini sevmesemde en iyisi etstur. eğer çok iyi para verip çok iyi bir manzarası olan bir oda almayacaksan, deniz görenle görmeyen oda çok fark etmiyor. 4 gün 3 veya 4 yer yetmiyor.1 haftalık olan geziler daha iyi gibi.
0
mikahakkinen
(18.01.26)
nerdeyse hergün yapılan extra turlara katılacaksın buna maddi olarak hazırlıklı ol
0
eja
(19.01.26)
en onemli sey cruise gemisi sirketi secmek. gemi turunun sirketi ile ilgili yorumlara bakin, gemi tipi, gemideki atraksiyonlar, yemekler, odalar, gemi ici eglence sistemi vb. ayni sirketlerin farkli gemileri de olabiliyor ve her gemi (ayni class degilse) farkli atraksiyonlar barindirabiliyor.

ben odamda balkonumdan denizi seyrederim havuza, kafeye, restorana yemekler harici cikmam diyorsaniz balkonlu oda tercih edin. ama yoksa deniz gunlerinde bile yemekti, havuz kenarinda dinlenmeydi, kafesinde kahve icmekti derken cok vaktiniz olmuyor odaya cikmaya cunku gemiler devasa buyuk. o aradaki farki liman gezilerine yatirirsiniz.
0
warrior princess
(19.01.26)
(5)

Eskişehir mahalle tavsiyesi

surface noise
Selamlar arkadaşlar bir arkadaşım eskişehire taşınıyor iş yeri şeker taraflardaymış nerelerden ev bakabilir bütçe 20 civarı. Opera çevresine bak dedim ben.
Selamlar arkadaşlar bir arkadaşım eskişehire taşınıyor iş yeri şeker taraflardaymış nerelerden ev bakabilir bütçe 20 civarı. Opera çevresine bak dedim ben.
0
surface noise
(18.01.26)
Gökmeydan mah
+1
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(18.01.26)
vişnelik.
+1
mikahakkinen
(18.01.26)
Ben de opera civarini önerirdim, Isiklar mahallesi.
Seker mahallesinde de arada maks. 20 bine güzel daireler bulunabiliyor.
Onun disinda o bütceyle Gökmeydan da olabilir.

Hattta gecenlerde bir arkadasima ev baktik, Gökmeydan'da su daireyi begenmistik: www.sahibinden.com
+1
chihirovekohaku
(18.01.26)
Teşekkürler arkadaşlar opera civarı biraz kokuyor demişler heralde şeker fabrikasından dolayı ama heralde her yere geliyor o koku.
0
🌸surface noise
(20.01.26)
Vişnelik +1

İki buçuk senedir yaşıyorum çok memnunum mahallemden. Bu Eskişehir'in meşhur kokusunu da hiç almadım. Hatta böyle bir koku olduğunu ilk kez bir iki ay önce internette öğrendim :D
0
nundu
(20.01.26)
(11)

Bu yıl için kafaya taktıklarınız

darthvader
Bu sene ne olursa olsun yapacağım, inat ettim, kafaya yazdım, hedef listemde yerini aldı dediğiniz neler var, ne pahasına olursa olsun yapmak istedikleriniz?
Bu sene ne olursa olsun yapacağım, inat ettim, kafaya yazdım, hedef listemde yerini aldı dediğiniz neler var, ne pahasına olursa olsun yapmak istedikleriniz?
+1
darthvader
(18.01.26)
Toyota almak
Yurtdışına çıkmak
0
baldan kaymak
(18.01.26)
Ek gelir elde etmek. Sadece bir maaşla hayat geçmez.
-8
arbre
(18.01.26)
toplamda 10.000km bisiklet sürmek
her şey dahil tatile gitmek. 2025 yazında çoluk çocuk günü birlik işler acayip eziyet oldu.
birtakım maddi hedefler.
+1
lazpalle
(18.01.26)
Dandik bi apartım var. Satıp üstüne para koyup 2+1 almak ve kiralamak. İş görecek kadar bi arabayın ölğ eşek fiyatına almak: fiat panda.
Yatırım yapın savaş ekonomisindeyiz.
0
luluki
(18.01.26)
Kilo vermek. 5 ocaktan beri 10 kilo verdim. Kalan 11,5 ayda 30 kilo daha vermek hedefim.
+3
ground
(18.01.26)
En az 5-6 saat süren feribot yolculuğu yapmak. Hatta geceyi de feribotta geçirmek.
0
put it in your appropriate place
(18.01.26)
3, 4 kilo alıcam ben de ve alerjimi çözücem.
0
fildirfildir
(18.01.26)
kg vermek. araba almak. bir de birinin hayatımızdan çıkması, artık zamanı geldi.
0
mikahakkinen
(18.01.26)
ise gitmek, durulmasi gerektiginde durmak, parayi dikkatli harcamak
0
ala09
(18.01.26)
Ablam kanser hastası, tedavisine çözüm bulmak...
+5
cccbehzatccc
(18.01.26)
@cccbehzatccc Çok geçmiş olsun, umarım en kısa zamanda sağlığına kavuşsun ablanız..
0
🌸darthvader
(23.01.26)
(9)

askerlikten muafiyet

baldur2
41 yasina gelmis biri askerlikten muaf mi oluyor?
41 yasina gelmis biri askerlikten muaf mi oluyor?
-1
baldur2
(17.01.26)
Askerlik mükellefiyetini tamamlamamış ya da bir yasa gereği muaf sayılmamış kişi yasal yas sınırı dışına çıkamaz.
Yani şu yaşa kadar kaçarsam muaf oluyorum diyemiyorsun.
0
Mirket
(17.01.26)
yaştan muafiyet yok. hiç yapmazsan emeklilik ikramiyesi ve emekli maaşı olmuyor. 60-65'li yaşlarda yapanlar gördüm
+3
runaway
(17.01.26)
41 yaş meselesi askere alma kanunu'ndaki askerllik dönemi tabirinin 20-40 yaş arası olmasından kaynaklanabilir.

keşke mirket bize kaynak verse.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.01.26)
Kanunu biliyorsun, yazıyordur bir yerlerinde.

Üşeniyorsan ben arayayım. :)
0
Mirket
(17.01.26)
7179 sayılı Askeralma Kanunu Madde 3.(1) (a) da Askerlik Yükümlülüğü, 'Nüfus kayıtlarına göre her erkeğin 20 yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününden başlayan ve 41 yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününde biten süre' olarak tanımlanmış.

Ancak;
Madde 5.(11)de :
Bu Kanunda tespit edilen esaslar dışında muvazzaflık hizmetini yapmadıkça veya yapmış sayılmadıkça hiçbir yükümlü askerlik çağı dışına çıkarılamaz.
denmiş. Yani yukarıda söylediğim gibi.

İlgilenenler için Kanun şurada.

www.mevzuat.gov.tr
+3
Mirket
(17.01.26)
askeri hastanede askerlik yaparken 50'li yaşlarda bir amca geldi. alamancı hep kaçmış. askeri hastaneden askerliğe elverişsiz raporu alıp askerliğini sonlandırdı. ancak hastanede er üniformasıyla geziyordu. kimse amca sen kenarda otur talime katılma demiyor. askerlik şubesini arayıp sorabilirsiniz.
0
mikahakkinen
(17.01.26)
sadece yas sebebiyle askerlikten kacamazsin.
60 yasinda ve saglikli isen, 60 yasina kadar kactiysan, yine de alirlar.
0
cooperr
(17.01.26)
71 yaşında asker gördüm gözlerimle gördüm hatta komutan aman benim emrimdeyken ölmesin diye dua ediyordu.
Bizim bölükte 45 yaşında bir abi vardı hepsinln hayat hikayesi farklı
Özetle Yaştan muafiyet yok+1
0
basond
(17.01.26)
Abi yaştan muafiyet olsaydı hepimiz o sınır neyse onu kovalardık ama olmuyor.
0
kizil karga
(17.01.26)
(3)

2 Milyon 500 Bin - 3 Milyon bandında alınabilecek en mantıklı araç hangisidir? Sedan tercih ediyorum

buenas
Sizce hangisidir? Sıfır km alacağım. 2024 Honda civic kullanıyorum, arka tamponu vurdum ve satmayı düşünüyorum.
Sizce hangisidir? Sıfır km alacağım. 2024 Honda civic kullanıyorum, arka tamponu vurdum ve satmayı düşünüyorum.
0
buenas
(17.01.26)
tabii ki octavia. zorlarsan superb. arka tamponu vurduğun için satma meselesi trolldür inş
+1
jelly bear
(17.01.26)
Honda Hrv 1.5 hybrid Advance paket listesi 2675.
Crv 6160 olmuş gözlerime inanamadım
0
orpheus
(17.01.26)
a3 ya da golf. sedan olarak türkiyede şu an çok model yok. superb ya da octovia olur.
0
mikahakkinen
(17.01.26)
(17)

hangi su markasını alıyorsunuz (damacana)

eja
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi m
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.
artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi markayı beğendirsem anneye?
0
eja
(16.01.26)
hamidiye-javsu-abant. büyük damacana değil de 5 lik alıyorum, migrosta en ucuz hangisiyse onu kullanıyorum.
0
kisa
(16.01.26)
Taşdelen cam damacana kullanıyoruz ama fiyatlar aşırı artınca 5 ve 10 litrelik sulara geçtik. Carrefour, Saka ve Hamidiye alıyoruz, cam damacanaya aktarıyoruz. yosun tutana kadar böyle devam edeceğiz sonra tekrar taşdelen alırız.
0
elektr10
(16.01.26)
javsu alıyorum ama 1.5 lt. damacanaları sağlıklı bulmuyorum. ve genelden daha ucuza alıyorum ben damacanadan.
0
jelly bear
(16.01.26)
10'luk Saka veya 5'lik Buzdağı. Migros sanal markette hangisine denk gelirsem.
0
auroraaurora
(16.01.26)
su kaynakları genel olarak aynı, sonuçta saka uzaydan çekmiyor suyu. ben genelde özel bir bölge tercihim varsa o kaynaktan çıkan en ucuz markayı araştırır satın alırım.
0
dirildimde geldim
(16.01.26)
Duyuru sayesinde aydınlandim resmen,
Ben de saka kullanıyorum yillardir ve kedinin atomatik su kabi kirecleniyor, nasıl olur ki bu musluk suyu vermiyoruz diyordum,
Ağlayacağım,

Yanıt yok ama gelen önerilere göre ben de değiştireceğim,
+2
a perfect lie
(16.01.26)
Migros'tan Abant ve Mila, dışarıdan Fuska. 1.5 litre alıyorum.
0
black holes in the sky
(16.01.26)
Pürsu alıyorum damacana yıllardır. Sudan tat alma konusunda seçici biriyim, en sevdiğim su bu. Eskiden damacana dışında 0,5 ya da 1,5 litrelik pek bulunmazdı, şimdi o boyutları da bulmak kolay. Koçların şirketi olması lazım, yıllardır kendileri benim kadar reklamını yapmıyor bu suyun yani her su muhabbetinde pürsu övüyorum :D
0
nundu
(16.01.26)
Yıllardır 3 harfli marketlerde hangisi rastlarsa onun 5 litrelik sularından kullanırım. Ama çaydanlığımda biriken kireçten bezmiş durumdayım. @eja'nın yazdıklarını okuduktan sonra carfur'a geçmeye karar verdim. Kireçten kurtulursam ona minnettar kalıcam.
0
Mirket
(16.01.26)
ben fuska'yı tercih ediyorum yıllardır. tavsiye ederim.

arada bir başka marketlerden başka suları aldığım da oluyor. fuska dışında elmacık'ı da seviyorum.
0
biseysorcaktim
(16.01.26)
arıtmaya geçtik tamamen.
0
summerjam0306
(16.01.26)
pınar madran(bozdoğan)
0
mikahakkinen
(16.01.26)
Her yerde olmayabilir ama Çenesuyu en iyisi :D
-2
arbre
(16.01.26)
kuvars<3
0
ala09
(16.01.26)
sipariş kolaylığı ve hızından dolayı pınar alıyoruz.
0
eileengray
(16.01.26)
kendimiz dolduruyoruz. istanbul anadolu yakasındaki kayışdağı suyu çeşmelerinden.
0
my fault
(16.01.26)
uzun zamandır getir'in kuzeyden marka suyunu alıyorduk; çünkü suyun bittiğini çoğunlukla gece geç saatte fark ediyoruz ve bir tek orası açık oluyor. geçenlerde kampanya yaptığı için saka suya geçtik. ilk kez damacana borusu kısa sürede yosun tuttu. kampanya da bitince kuzeyden'e geri döndük; memnunuz.
0
lil siztah
(16.01.26)
(4)

Yurtdışına turla gitmek?

redcat
Yurtdışına gitmek istiyorum lakin hiç arkadaşım yok. Turla gitsem nasıl olur? Evet diyorsanız hangi tur?
Yurtdışına gitmek istiyorum lakin hiç arkadaşım yok. Turla gitsem nasıl olur? Evet diyorsanız hangi tur?
0
redcat
(16.01.26)
avrupa rüyası diye grup var, 20 günde 45 ülke falan geziyorlar. oraya gençler çok gidiyor, ben 20 günde 45 ülke muabbetine inanmasamda ortamı var galiba.
0
mikahakkinen
(16.01.26)
eğer pimpirikli biriyseniz turu tavsiye etmem. insanlara angaje oluyorsunuz, siz kahvaltınızı yapıyorsunuz otobüse iniyorsunuz, adam daha odada uyuyor filan. gerilirsiniz durduk yere.

yurtdışı tek başına da güzel. en kötü yerel bir rehber alırsınız yanınıza, sizinle takılır tüm gün.
0
galahad reloaded
(16.01.26)
kendi başına gezmek en güzeli. daha özgür olursun. kendin plan yap kendin gez doğaçlama takıl. birine ihtiyacın yok.
0
jelly bear
(16.01.26)
eger orada turdakilerle zaman geciririm diye dusunuyorsaniz boyle bir beklentiye girmeyin derim. turla iki kere yurt disina gittim. en az 15 sene onceydi bunlar. bir kere insanlar kendi arkadaslariyla, aileleriyle takiliyor. kimse yaninda ucuncuyu istemez. sadece turun organizasyonu (mesela yemek ve atraksiyon organizasyonu olursa) olursa birlikte hareket ediliyor. sizin gibi yalniz birini bulursaniz belki ama o da belki yalniz gezmek istiyordur. ha ben orada takilirim diye degil en azindan biriyleriyle tanisirim, az da olsa zaman geciririm diyorsaniz tercih edebilirsiniz elbette, ama yine de buyuk beklentiyle gitmeyin.
0
Sour
(17.01.26)
(6)

Toyota Auris/Corolla vs Skoda Scala

internet explorer
Hayırlı forumlar. Yeni araba için 1.200.000 – 1.300.000 bütçem var. Dizel veya Benzinli bir otomatik toyota araç bakıyordum fakat skoda scala dikkatimi çekti. 2014–2017 model temiz toyotalar genellikle en az 1.200.000. Toyota sağlımlığı ile nam salmış ama Skoda Scalayı çok öven de var çok yeren de v
Hayırlı forumlar. Yeni araba için 1.200.000 – 1.300.000 bütçem var. Dizel veya Benzinli bir otomatik toyota araç bakıyordum fakat skoda scala dikkatimi çekti. 2014–2017 model temiz toyotalar genellikle en az 1.200.000. Toyota sağlımlığı ile nam salmış ama Skoda Scalayı çok öven de var çok yeren de var.

Aynı bütçeyle 6-7 yaş daha genç bir skoda scala almak mı yoksa daha güvenli liman olan toyota mı? Siz olsanız hangi aracı tercih ederdiniz? Nedenleriyle birlikte fikrinizi paylaşabilir misiniz?

Dip not
Annem araba kullanmaya başlasın diye otomatik araç alıyoruz. Kendisi henüz acemi. Belki tercih faktörü olabilir diye belirtiyorum.
0
internet explorer
(15.01.26)
şahsen hep model yılı ve teknolojisi yeni olanı tercih ederim.
0
awlmi
(15.01.26)
anne araba kullanmaya başlayacaksa toyota daha ucuz parça ve sorunsuzluk olarak daha mantıklı. scala daha konforlu ama parça ve şanzıman konusunda daha sıkıntılı. araba kullanmaya başlıyacak birisi varsa b segment daha mantıklı.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
Bende Auris vardı araba o kadar konforsuz ki sürücü dahil herkesin midesi bulanıyordu, başka bir arabada bu hissiyatı yaşamadım. Scalaya binmedigim için yorum yapamiycam
0
mirty
(15.01.26)
Toyota Corolla devamlılığı olan bir model ve parçaları uygun fiyatlı. Yıllarca sorunsuz kullanılır. Kesinlikle Corolla ve benzinli.

Benim annemin 2010 model Corolla'sı vardı daha yeni sattı. O kadar zaman geçmesine rağmen alıcısı da hep var.
0
elektr10
(16.01.26)
hocam aslında bütçeyi belirtmişsiniz ama şu anda corolla'da 2026 modellerde 1.650.000 kampanyalı fiyat. Yani biraz daha zorlama şansınız olursa sıfır corolla alma ihtimaliniz de olabilir.
0
anten
(16.01.26)
Abimde Skoda Scala var birkac yildir. 2021 model dizel sanirim. Bir sikayetini duymadim henuz. DSG olayinda kuru kavramali olanlar sikintiliymis, islak olanlar iyiymis, sorunlar cozulmus vs gibi seyler soyleniyordu. O tur detaylar incelenip konfor mu problemsizlik mi arasinda secim yapilabilir. Tabii 3-5 yasindaki Corolla da odun gibi degildir diye tahmin ediyorum.
VW grubunda gordugum kadariyla ozellikle benzinlilerde belli bir noktadan sonra yag yakma sorunlari bas gosteriyor ama 200 bin km civarlarinda falan. Tabii bu kullanicinin bakimlari duzgun yapmamasindan da kaynaklaniyor olabilir. Zaten belki o kadar uzun soluklu dusunmuyorsunuzdur.
0
mbond
(16.01.26)
(4)

Yatak neye göre nasıl seçilir?

paintit
Selamlar, yatak alacağım ama hangisi iyidir değildir hiç bilmiyorum. En son yatak aldığımda 2021'de yataş yatak 900 tl idi, şimdi bakıyorum ortalama 10k. şaka gibi. son zamanlarda yatak alıp memnun olduğu bir marka model olan var mı?
Selamlar, yatak alacağım ama hangisi iyidir değildir hiç bilmiyorum. En son yatak aldığımda 2021'de yataş yatak 900 tl idi, şimdi bakıyorum ortalama 10k. şaka gibi. son zamanlarda yatak alıp memnun olduğu bir marka model olan var mı?
0
paintit
(15.01.26)
serta perfect sleeper.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
Kilonuza göre diye düşünüyorum. 100 kilo bir insana yumuşak gelen bir yatak 50 kilo insana sert gelebilir. Yatak genel olarak yumuşak olmamalı, omurga pozisyonunu korumalı. Yatağa yatınca şöyle bulutlara uzanıyor gibi olayım, pamuk gibi olsun bakış açısıyla alınan yatak pişmanlıktır, bizzat yaşadım. Omurgayı dik tutmadığı için ağrıyla uyanırsınız ama dediğim gibi kilolusunuzdur ve sizin omurganızı dik tutmuyorken zayıf birinde sorun olmayabilir mesela. Bu yüzden yatak nasıl olmalı sorusu için kullanıcı deneyimleri yanıltıcı olabilir. Genel olarak yatak orta sertlikte olmalı. Bayiye gidip test edip alınan yataktan da o kısa sürede edinilen izlenim doğru olmayabiliyor, yatak almak biraz zor bir iş bence ya. Test etme ve değiştirme imkanı sağlanıyorsa belirli bir süre içerisinde belki buna dikkat edebilirsiniz.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(15.01.26)
yatak kişiye özeldir, yumuşak sevende var, sert sevende. hemen hemen türkiye'de ki bütün yatak firmalarını tanırım. ben kendim bed&more savona ped 2000 kullanıyorum. kime önerdiysem de çok memnun kaldılar, ne çok sert ne de çok yumuşak ve inanılmaz rahat. onun dışında yatakçıları gezerek deneye yanıla seçebilirsiniz ama şunu unutmayın yatak satıcıları çok etkili satıcılardır satıcının etkisine girmeden seçmeye çalışın. ve mutlaka pazarlık yapın rekabet olduğu için inanılmaz fiyat düşüyorlar. bu bed&more türkiye'de bilinmez fakat direk patronlarını tanıyorum ana pazarları ingiltere haliyle belli bir kalitenin altına hiç inmiyorlar ve türkiye de fiyatları aşırı uygun.
0
dirildimde geldim
(16.01.26)
deneme süresi olan yataklardan almanızı öneririm.
eğer kötü olursa değiştirme imkanı veriyorlar.
ben ayrı eve çıktıktan sonra aldığım yataktan memnun kalmadım.
eski yatağımın aynısını aldım sonra. ama içeriği değişmişmiş. çok sert geldi, kullanamadım. 3. bir yeni yatak aldım. mağazada denediğimde innılmaz yumuşaktı. eve gönderilen ise mağazadakine göre 10 kat sertti diyebilirim. Kullandıkça biraz yumuşadı ama geceleri sürekli uyanıyorum ve boynum ağrıyor. bir ay kadar daha deneyip değiştirteceğim.
bir sonraki yatak nasıl olacak bilmiyorum.
bedenim ne istiyor onu anlamaya çalışıyorum.
şimdiye kadar anladığım kadrıyla, yatağın destek derecesinin az olması gerektiğini anladım. şu anki yatağın destek derecesi orta. yayların bedenimin ağırlığına verdiği tepki bedenimi ağrıtıyor. bir de yay üzerinde bir sürü katman olmasını da istemiyorum. Yay ve ince kat bir sürnger olmalı. yok keçe, yok elyaf, yok bilmem silikon, altı yedi çeşit dolgu bedenimin yay üzerinde hissettiği rahatlığı engelliyor.
yayların desteği, tepkisi az olmalı ama içine de gömülmemeliyim.
ikeada yaylı yataklar gördüm, tam istediğim gibi: yay ve süngerden ibaret. 120 gün deneme süresi var. uymazsa verdiğin parayı iade etmiyor ama başka bir şeyler satın alma imkanı veriyor.
0
santimantal
(18.01.26)
(3)

ADHD teshisi ne kadar surer?

grv
Selamlar,Turkiye'deki psikiyatrlara potansiyel adhd teshisi icin gittigimizde bu teshis islemi (+gerekli ilac recetesi yazimi) bir seansta oluyor mu yoksa birden fazla sefer gel-git yapmamiz gerekiyor mu? Tesekkurler
Selamlar,
Turkiye'deki psikiyatrlara potansiyel adhd teshisi icin gittigimizde bu teshis islemi (+gerekli ilac recetesi yazimi) bir seansta oluyor mu yoksa birden fazla sefer gel-git yapmamiz gerekiyor mu?
Tesekkurler
0
grv
(15.01.26)
Bir randevuda teşhis koyulabilir ve ilaç reçete edilebilir.
+1
dediysem dedim
(15.01.26)
yani psikolojik teste yollarsa sonucunu bekleyebilir ama genelde 1 seansta teşhiş konulabilir.
+1
mikahakkinen
(15.01.26)
Ben devlet hastanesine gittim, 3 saat sürdü neredeyse. önden yazılı test/anket gibi bir şeyler doldurdum akabinde psikolog bir seans yaptı (o da böyle test odaklıydı) ve sonra teşhis kondu.
+1
eisberg
(15.01.26)
(8)

1. yaş doğum günü

kondansator
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğ
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğum günü organizasyonu yapınca da aile dışında çağıracak çok az insan var. böyle olunca da gerek yok gibi düşünüldü ama hevesi de var. yapmazsak da içinde kalır mı diye çekiniyorum. siz olsanız nasıl ilerlerdiniz? devrik yazmış olabilirim kusura bakmayın lütfen.
0
kondansator
(15.01.26)
Süslemeli doğum günü illaki gününde olmak zorunda değil.
Bayramda daha fazla aile üyesi bir araya gelebilecekse bu değerlendirilebilir bence. 1 hafta önce yaparsınız.
+3
emcekare olmadi einstein olsun bari
(15.01.26)
kendi aranızda mini bir organizasyon harika olur. başkaları gelebilse elbette güzel olur ama unutmayın esas aile sizsiniz. ileride o fotoğraflar çok değerli olacak.
0
lazpalle
(15.01.26)
ilki için es geçmeyin. 3 kişi de olsa 5 kişi de olsa yapın. unutulmaz olan ilki.

ankara'daysanız biz gelelim?
+2
summerjam0306
(15.01.26)
Parti malzemeleri satan pek çok internet sitesi ve mağaza var. Az kişi iseniz bir tema belirleyip evinizi organizasyonsuz süsleyebilirsiniz. Balonları alıp şişiriyorum, ozalitçiden afiş bastırıyorum, süsleri tabağı bardağı ne ararsanız temalı var zaten. O temada pasta da yaptırırsınız güzel bir anı kalır. Biz 6 senedir böyle yapıyoruz bu sene ilkokula başladı da mekan tutalım dedik arkadaşları ile eğlensin diye.
+1
cilekli pasta
(15.01.26)
aşırı büyük bi organizasyona gerek yok eğer bütçe ayırmak istemiyorsanız. süslemeyi kendiniz yapabilirsiniz. bu tip malzeme satan yerlerde her şey oluyor zaten. ilk doğum günü güzeldir, anı kalır. yapın bence. az kişi çok kişi farketmez.
0
elorelia
(15.01.26)
kutlu olsun, allah analı babalı büyütsün öncelikle.
ailelerin toplandığı bir günü organize edin. dışarıda bir yer tutmanıza gerek yok. kendinizce bir tema belirleyebilirsiniz ya da sadece renk uyumları üzerinden de gidebilirsiniz. geniş bir masaya güzel bir örtü, birkaç süsleme, birkaç çeşit kurabiyedir börektir şudur budur. çocuğun da hoşuna gidecek balonlar, 1 yaş yazan balon falan. çok çok kalabalık olmasına bence pek gerek yok, çağıracağınız kişilerin de çocukları varsa 2 çocuk yetiyor curcuna olması için :)
0
black holes in the sky
(15.01.26)
ilk doğum günü yapılır. yapılmazsa ah edilir.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
bayramda aile evinde yapma şansınız varsa orda yapın +1
evde yapacaksanız da çok büyük olmayan küçük bir süsleme yaptırın fotoğraf çekin güzel anı kalır. sırf çağıracak çok kişi yok diye vazgeçmeyin bence. komşularınız filan varsa onları çağırırsınız tanımıyorsanız tanışmış olursunuz.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
(5)

Yarın trump kıbrısı bana vereceksiniz dese ne yapacağız

messina123
Grönland, kanada falan derken bu adam durmayacak belli. Yarın gelip kıbrısa göz koysa ne yapacağız?
Grönland, kanada falan derken bu adam durmayacak belli. Yarın gelip kıbrısa göz koysa ne yapacağız?
0
messina123
(15.01.26)
al başkan senin olsun deriz.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
Bagira cagira verip "zaten masraftan baska bisey degildi" dusuncesine ikna ederler.
+7
duster
(15.01.26)
kim napsın kıbrıs'ı ya
alsın türkiye'de de ankara'dan sonrasını alsın isterse ülkeyi de alsın

küçücük hayatlarınızdan dünyaya dair ne çok dert buluyorsunuz kendinize
-6
croswell
(15.01.26)
kaç dolar vercen diye sorarız
+2
gercekdunya
(15.01.26)
Yunanistan'ın sessiz sedasız çöktüğü adalar için gösterdiğimiz tepkiyi göstereceğiz tabii ki.
+1
gnosis
(15.01.26)
(6)

Madrid’e neden gitmeliyim?

ezkaza
Barcelona’yı ve girona’yı gördüm daha önce.Madrid turist mantığıyla gezilecek yerler göz önüne alındığında gitmeye değer mi?
Barcelona’yı ve girona’yı gördüm daha önce.
Madrid turist mantığıyla gezilecek yerler göz önüne alındığında gitmeye değer mi?
0
ezkaza
(14.01.26)
prado ve sofia müzeleri, denk gelirse futbol maçı, ispanyol mutfağı. bana göre iyiydi, bi kere görmekte fayda var.
0
mutlu yillar sana
(14.01.26)
Madrid tam bir küçük İstanbul megakent olarak, komple bir şehir. Turistik kısmı ayrı da, hayat olarak da çok canlı çok hareketli.

Chueca'ya uğramayı ihmal etme.
+1
Bruce
(14.01.26)
madrid milano brüksel. diğer trustik şehirlere göre daha az gezilesi yerler. barcelona, paris,amsterdam gibi şehirlere göre daha ortada şehirler.
0
mikahakkinen
(14.01.26)
Prado ve Reina Sofia müzelerine thyssen I de ekliyeyim. Çok güzel şehir artı Toledo ya sa yakın. Yeme içme güzelliklerini saymıyorum bile. Defalarca gittim ay sonunda yine gidecem.
0
euteamo
(15.01.26)
yeme, içme olarak harika bir şehir. o kadar güzel ki 3 kere gittim. bence nisan-mayıs ayları en ideali. güzel rooftop'ları da var.
0
elektr10
(15.01.26)
barselona'dan sonra bana çok yavan gelmişti, ama vaktim azdı ve sınırlı gezebilmiştim.
0
lil siztah
(15.01.26)
(10)

Dubai'nin olayi ne? Laik kesim Dubai'de ne yapiyor?

tantamount_to_equivalent
Muhafazakar olsam hadi modern bir musluman ulke goreyim diye giderdim belki ama. Ne bileyim ya Dubai'ye gitmek 40 yil dusunsem aklima gelmez. Firsat varsa Londra, Paris, barcelona, Roma'ya vs defalarca gitmeyi tercih ederim gene. Ya da ufak tier b Avrupa sehirlerine giderim, ata topraklari balkanlar
Muhafazakar olsam hadi modern bir musluman ulke goreyim diye giderdim belki ama. Ne bileyim ya Dubai'ye gitmek 40 yil dusunsem aklima gelmez. Firsat varsa Londra, Paris, barcelona, Roma'ya vs defalarca gitmeyi tercih ederim gene. Ya da ufak tier b Avrupa sehirlerine giderim, ata topraklari balkanlari gezerim gene. Asya da olur bak, farkli kultur vs. Zenginleri falan anlarim da sen, ben gibi normal bayagi kisi de gidiyor sanirim bu ulkeye. Gecen bir arkadas topliulugunda fransiz kaldim gene, adamlar Dubai'nin tum bolgelerini biliyordu surdan otel tutacaksin, surda yeni binalar yapiliyor, para olsa ordan ev alicaksin falan diye. Ucuz ucak biletleri falan mi var, oteller mi ucuz ne yapiyor burada bu insanlar, gokdelen, avm gormeye mi gidiyorlar yani? Hayir bir de Suudi Arabistan, BAE en hazetmedigim ulkeler, ne biz onlari severiz ne onlar bizi sever.
+4
tantamount_to_equivalent
(14.01.26)
Kış aylarında deniz turizmine elverişli, kaliteli restoran, bar ve eğlence mekanları olan bir yer. Bir de olayı gösterişli olmak; haliyle Burj Khalifa, Dubai Mall, Ayn Dubai, Burj El Arab vb. derken bir sürü şekilli, paylaşılmalık şey var, vize almak kolay...
+1
salihdt
(14.01.26)
ben de senin gibi düşünüyorum , doğal dokusu ve tarihi yok bence beton görmeye gidilmez . tanıdıklarım büyük alışveriş merkezleri için gidiyorlar . Apple ürünleri , drone gibi şeyler alıyorlar . Makyaj malzemeleri ve giyim için aşırı para harcayıp dönen tanıdığım kızlar var.
+1
devilone
(14.01.26)
Yıllardır dubai'ye gider gelirim
bir abimiz demişti ki dünyanın en büyük kerhanesi ile en büyük kumarhanesi dubai'dir.

Dubai güzel, farklı. Paranız varsa daha da müthiş. Yeme-içme sınırsız muhteşem restaurantlar var. Denizi pek keyifli olmasa da plajları da mevcut, partileri de.

herkesin tatil anlayışı farklı. ABD'ye sık seyahat eden adam da Avrupa'dan haz etmiyor. Bana da sorsanız ilk 5- 6 avrupa şehri müthiş ufuk açıyor ama sonrası aynı...

Avrupa ülkeleri pislikten sokakları gezilmiyor, çantan çalınacak korkusu ile yürünmüyor. Göçmen sorunu inanılmaz boyutta tüm landmark'larda kalabalıkta fotoğraf çekmek bile mümkün değil. Dubai'de gayet kaliteli, tertemiz, sokağa açık şekilde cüzdan bıraksanız bile güvenlik kaygısı olmadan tatil yaparsınız.

Şu soruları sormaktan niye sıkılmıyorsunuz onu da anlamıyorum. Kimisi gider bina bakar kimisi gider avrupa'da parkta oturur. Amsterdam'da high olmak isteyen de vardır, bali'de yoga yapmak isteyen de.
-2
croswell
(14.01.26)
arapların monacosu dubai. oraya zenginleri çekmek için her şeyi yapıyolar. anelka falan oralarda yaşıyor. galiba vergi yok, ultra zenginlerin rahat takılacağı bir yer. tatil gez anlayışı kişiden kişiye değişir. ben size katılıyorum. hiç bir zaman monacoda ilgimi çekmedi. ama çok zengin olsam ben de rahat edeceğim bir lokasyonda takılmak isterim.
laiklikle dubainin pek bir alakası yok. monacoda krallık ona bakarsan.
+2
mikahakkinen
(14.01.26)
10-15 yıl önce ayşe arman anlatmıştı oradaki havayı. bir kere beton falan değil inanılmaz bir sosyal ortam var. aradığın her ortamı bulabilirsin. partiler eğlenceler gece hayatı aşmış durumda. bir benzerini şimdi suudiler yapmaya çalışıyor. özel alan belirleyip alkol bile serbest olacak. düşünün içmeseniz bile üzerinizde alkol yakalatsanız idama kadar yolu var o ülkede. her neyse bir gün ayşe arman bir kafede otururken yabancı biri gelip "benimle sevişir misin" diye sormuş. bizimki de hayır demiş. bu sorunun dubaide gayet normal olduğunu söylüyordu. gerisini siz düşünün işte.
+1
ground
(14.01.26)
Vergileri acik ara cok hafif. Dolayisiyla calisanlara yuksek maas veriyorlar ve hayat standarti orta sinif icin cok iyi. Bu durum beyaz yakanin tuzlukla kosacagi bir cekim yaratiyor. Konunun laiklik ile ya da muhafazakarlikla ilgisi yok.
+1
osssy
(14.01.26)
Hem iş hem tatil hem alışveriş hem de yatırım için yıllardır gidiyorum. 1 kere de formula 1 için gitmiştim. Tatil ve eğlence kısmı yazılmış ama Türkiye'den sonra emlak fiyatlarının dolar bazında en fazla arttığı bölge yatırım yapanlar çok kazandı. Yaklaşık 1 sene sonra dev bir kumarhane de açılacak Kıbrıs'ı tahtından edecekler. Basketbol takımları Dubai parayı bastırıp Euroleauge'e katıldı ve geçen sene final four'u düzenledi. Futbol'a da yatırım yapacaklar. Formula 1'de zaten yıllardır sezonun en son ve en şaşalı yarışlarını düzenliyorlar.
+2
iwasbornonamountainside
(14.01.26)
dubai'de vergi yok. doğal olarak gelirler yüksek. en büyük olayı o. bu sebeple genel olarak maaşlar da yüksek. lakin yapacak fazla birşey de olmadığı için ele geçen para da alışveriş olarak değerlendiriliyor.

dubai bu döngüde ilerliyor.
+1
duyurukullanıcısı
(14.01.26)
Almanya'ya gitmekten çok daha mantıklı. Millet almanya'ya özgürlük ve para için bunların hiçbirini bulamıyor. Simsiyah kılları ile alman toplumunda sırıtıyor.

Dubai'de hem ortam hem para var. İşini bilen Türk kızları yılda 2-3 dubai seferi yapıp bir valiz dolarla geri döner.
+2
runaway
(14.01.26)
turistik gidilmez. calismak icin 10 numara yer. hatta dunyada su an calisilabilecek en iyi yer korfez ulkeleri.
+1
antikadimag
(15.01.26)
(16)

Sevmediğiniz ya da sinir olduğunuz insanlara kötü davranır mısınız?

pembediken
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi. Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi.
Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
+4
pembediken
(14.01.26)
Kötü davranmak da bir efor gerektiriyor. Ben iyi ya da kötü davranmam. Böyle bir insanı etrafımda tutmam. Çalışma ortamında filansa da iletişimi minimuma indiririm.

Bu gıcık davranma laf sokma işlerini tercih eden insanlarda da bir sorun vardır. Sevmediği birine kötü davranma çabası varsa o insan da benim gözümde biraz kötü insandır. Kötü değilse de boştur.
+5
a perfect lie
(14.01.26)
Kötü davranmam kimseye.
-6
arbre
(14.01.26)
Hayır davranmam. Görmezden gelirim. Bana nasılsın vs. diye sorunca teşekkür ederim, der geri sormam.
0
substituent
(14.01.26)
uzak dururum kotu davranmam..
+1
cooperr
(14.01.26)
Asgari nezaket seviyesini korurum. Mesafe hisseder ama sevmediğimi göstermem. Örtük olarak da bir şey yapmam.
0
black holes in the sky
(14.01.26)
boyle bi soruya eksi duyuru gibi yari anonim bi ortamda bile pek fazla gercekci cevap gelmez. ama gercek hayat tecrubelerinden biliyoruz ki insanlar sevmedikleri insanlara karsi olumsuz davranislarini rasyonalize etmekte oldukca maharetliler.

ikincisi giciklik denen seyin tanimina da cok bagli. birine cok ufak hatta 0 maliyetle bir iyiligin dokunabilecekken bunu yapmamayi secmek kimilerince giciklik olarak yorumlanabilir mesela.
+5
ghilleinthemist
(14.01.26)
Sevmediğim biriyle aynı ortamda bulunmam. Bulunmak zorundaysam da iletişimim sıfıra yakın olur.
0
gobekliraki
(14.01.26)
Bana kötü davrandıysa, saygısızlık yaptıysa kötü davranırım.
Bunlar hariç herhangi bir sebepten dolayı sevmiyorsam yok sayarım
0
ebeş
(14.01.26)
sevdiğim insanla muhattap olmam. sevmediğim için kötü veya ters davranma gibi davranışım yok.
0
mikahakkinen
(14.01.26)
Tahammül sınırım düştüğü için kendimi tutamadığım zamanlar oluyor. Yani şimdi gıcıklık yapayım diye değil de normalde içimde tutacağım düşünceleri tutabilme yeteneğimin azalması gibi. Kişisel hayatımda zaten sevmediğim insanla görüşmem ama iş ortamında seçme imkanı olmuyor takdir edersiniz ki.
+1
peki madem
(14.01.26)
hayır ama ilk fırsatta olduğu ortamdan uzaklaşırım.
0
lazpalle
(14.01.26)
engelledigi adamin bile engelini kaldirip eksileyip tekrar engelleyen saykolarin oldugu duyuruda bu soruya samimi ve dogru cevaplar almayi beklemeniz cok naif.
bakarsaniz kimse "muhatap olmuyor" ama toplum birbirinin kuyusunu kazan, dedikodusunu yapan, laf tasiyan insandan gecilmiyor. herkes hakettigi hayati yasiyor.
ghilleinthemist +1
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.01.26)
Kötü davranmam, uzak tutarım. Hatta bayağı karşılaşmamaya çalışırım. Yüzüne karşı da mantık çerçevesi dışında bir tepki göstermem ama kendisi benimle alakalı ya da alakasız bir suç işliyorsa gerekli raporlamaları yapıp yasal yollara başvururum ya da başvuranlara yardım ederim.

arşiv unutmaz ve yazıp sildiğiniz en ufak şeyleri (küfürleri mesela) bile kaydeder :)
+3
eileengray
(14.01.26)
mesafeli dururum. iş yerindeyse ve işi bana düştüyse ekstra kötü davranmam asla.
sosyal konulara girmem, laf atarsa yanıtlamam ya da bulunduğumuz ortama göre ilgisiz yuvarlak yanıtlar veririm. eskiden yeri gelirse laf da sokardım bi faydasını görmedim :)
0
denef
(14.01.26)
Yapacağım en fazla muhatap olmamak.
İş yerinde arama çok net bir şekilde mesafe koyduğum tavrımı belli ettiğim kişi geçenlerde arkamdan "benimle derdi var maaşımı bile vermiyor" demiş halbuki bu konunun direkt benimle ilgili olmadığını o da biliyor ama böyle algılamış mesafeli olduğumuz için.
Böyle konular biraz da algıyla alakalı sanırım.
Bile isteye kimseye kötülük yapmamaya çalışırım bana kötülük yapana bile en fazla yapacağım şey silmek oluyor ki bana bir hadi unuttuğum da olsun iki kişi falan kötülük yapmıştır, türk dizisi tadında hayatlar yaşamadığımız için kim kime ne gibi bir kötülük yapabilir ki aklım almıyor benim.
0
mutekebbir
(14.01.26)
iş ortamı gibi sürekli yüz yüze olduğumuz bir ortamdaki insan ise, asgari iletişim ve ortamın gerektirdiği nezaketi gösterir daha fazlasını yapmam. merhaba, merhaba yani. nötr duygularla iletişim kurarım. yüz yüze bir ortam değilse uzak kalırım. bazı insanlar için sevmedikleri insanlarla uğraşmak hobi gibidir. öyle biri değilim.
0
unvergesslich
(14.01.26)
(5)

Motor Yağı seçimi

somon sosu
Renault Clio 5 sce aracım var, servis geçmişinde motor yağı değişimini 5w40 rn710 yağı kullanmışlar.Şimdi ben petrol ofisi 5w40 rn710 onaylı ya da Castrol arasında kaldım.Petrol ofisi yağ nasıldır kalite olarak ? castrol'un sahtesi çok o yüzden tereddütlüyüm
Renault Clio 5 sce aracım var, servis geçmişinde motor yağı değişimini 5w40 rn710 yağı kullanmışlar.Şimdi ben petrol ofisi 5w40 rn710 onaylı ya da Castrol arasında kaldım.Petrol ofisi yağ nasıldır kalite olarak ? castrol'un sahtesi çok o yüzden tereddütlüyüm
0
somon sosu
(13.01.26)
bosch servisçilere sor başkan.
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Araç modelinin ilgili face gruplarında arama yap. Daha içi dolu bilgiler olabiliyor .
0
diyecevaplandı
(13.01.26)
reddit üyelik varsa soruyu kopyalıyorsun ve şu sub'da yayınlıyorsun. tam motor yağı sormalık mekan. bekleriz :)

www.reddit.com
0
unvergesslich
(13.01.26)
Clio 5 için 5w30 daha iyidir. Tamirci her zaman işine geleni koyar. Castrolun de aynı numaralı yağlarının farklı çeşitleri var. Ben po sevemedim kısa zamanda gürültülü çalışıyor.

Tam sentetik olsun. İkisi arasında castrol.
0
hebanon
(14.01.26)
motul'un sitesindeki yağ seçici kullanılabilir. reno için rn17 onay kodlu ürünler kullanılabilir. 5w30 önerdi motul.

www.motul.com
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.01.26)
(2)

Trump'ın İran tweeti

yurtsuz john
Gündeme düşen İran paylaşımı hesabında görünmüyor. Son paylaşımı 25 Aralıkta yapılmış.Nasıl göreceğiz?
Gündeme düşen İran paylaşımı hesabında görünmüyor. Son paylaşımı 25 Aralıkta yapılmış.

Nasıl göreceğiz?
0
yurtsuz john
(13.01.26)
truth hesabında yapıyor paylaşımlarını truthsocial.com
+2
euteamo
(13.01.26)
@yurtsuz +1 thewhitehouse da da yok.
0
mikahakkinen
(13.01.26)
(11)

Ateist bireyin Tevbenin Önemi isimli seminer yükümlülüğünü ihlal (terk) etmesi

fugnar
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek seb
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek sebebi müslümanlık olduğunu söylediği an semineri terk ettim. Danışmanıma gidip durumu anlattığımda dilekçe yazmamı söyledi. Bende inancım olmadığını ve seminerin yaşam şeklime aykırı olduğunu dolayısıyla seminerden ayrıldığımı ve uyarı almamam gerektiğini bildiren bir dilekçe yazdım. Dilekçe komisyona sunulmuş ve komisyon "adı geçen seminerin kişilerin inanışlarına etki etmek için olmadığı, semineri dinlemek ile kendi inanışına zarar gelmeyeceğinin komisyonumuz tarafından müşahede edildiği ve bu sebeple yükümlünün mazeretinin geçerli olmaması nedeniyle mazeretinin reddine" şeklinde karar almış. komisyonun verdiği karara şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvuracağım söylenmiş. Fıkra bu kadar. Sizce bu süreçte ne yapmalıyım.
+3
fugnar
(13.01.26)
Mazeretiniz geçerli bulunmazsa denetimli serbestliğiniz bozuluyor mu?
0
benim bir gizli bildiğim var
(13.01.26)
Siyasi partilerden yardım isteyebilirsin.

Chp, tip, hkp, hürriyet partisi gibi partilerin merkezlerine gidip hukuki destek talebinde bulunabilirsin. Yardım eden çıkar umarım.
-1
yurtsuz john
(13.01.26)
@benim bir
son uyarımdı
0
🌸fugnar
(13.01.26)
ya oraya giden hükümlüler çok mu inançlı? seni neden denetime ayırıyorlar? deneme sürecinde olduğun için. genelde aflarda ds ihlalleri yararlanmıyor. değer mi buna?
hiç kapalıda yattın mı?
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Sonuçta denetimli serbestlik kapsamında bir uygulamaya katılıyorsun ama vaizin söylediği bir cümleye takılmak yerine anlatılan konunun geneline bakıp kendince olumlu başka anlamlar da çıkarabilirsin.
Dilekçenin kabulü halinde bu tür uygulamalara katılma zorunluluğu olan herkesin kendince yazacağı dilekçeler ile denetimli serbestlik kapsamındaki bu ve benzeri uygulamadan kaçınabileceğini de düşünmüş olabilirler.
Bunun yanında buna benzer etkinlikler bazı kimselerde hayatları adına dönüşüm de sağlayabiliyor.
-5
diyecevaplandı
(13.01.26)
Kulağa garip geliyor tabii anlattiginiz. Ama unutmayın cezaevinde yatmak yerine başka bir ceza ya da yaptırım öngörülmüş aslında. Bu bir imza da olabilirdi bir kitabı okuyup özet çıkarmanız da olabilirdi hiç sevmediğiniz bir kurumda çalışmak da olabilirdi. Bunun gibi düşünmeniz gerekir bence. Ama çok rahatsız edici tabii o ayrı.
0
ground
(13.01.26)
Seminerin senin ya da başkasının yaşam şekliyle uyumlu olması gerekmiyor. Bence fazla agresif davranmışsınız.

Tabi ki avukatınızla birlikte hukuki yolu izleyeceksiniz. Sosyal ağlardan bir sonuç çıkacağını zannetmem.
-2
hebanon
(14.01.26)
Ben sizi haklı buluyorum. Yani evet insanların hayatında dönüşümler yaşamasını sağlayabilir gerçekten. Manevi inanç çok güçlü bir kaynak. Ama zorla değil ya.
Yine de sizce ne yapayım diyosunuz. Bu mücadeleden hiçbir kazançlı çıkma yolunuz yok gibi görünüyor. Sadece daha çok hırpalanırsınız. Ben olsam savaşa girmem. Hatta hastalandım çıkmak zorunda kaldım filan derim. Kendimi koruyacak olan neyse onu yaparım. Geçmiş olsun.
0
benim bir gizli bildiğim var
(14.01.26)
Siyasal islam senin tövbe etmenle ilgilenmez. Hatta sana din tebliğ etmekle de ilgilenmez. Siyasal islam, mış gibi, miş gibi yaparak üstlerine yaltaklanmayla, bunu ranta çevirmekle ilgilenir. Burada amaç müslümanlık tebliği falan değil, amaç "böyle bir seminer yapsak ne güzel olmaz mı efendim ehehe" diye avuçlarını ovuşturan bir grup badem bıyıklının, üstlerinin aferinini alması, terfi yollarını açması ama asıl seminer tertip ediyorum ayağına bütçe yaratarak parayı cukkalaması meselesidir. Özetle kimse senin neye inandığınla ilgilenmiyor aslında, onların ilgilendiği şey en dindar biziz şovuyla birlikte senin benim vergilerimi böyle saçmalıklarla hortumlamak.
+2
thracia
(14.01.26)
iki kelime dini bilgi dinledin diye ateistliğine zeval gelmez. kime şekil yaptığını anlamadım bunun zararı yine sana olacak adamlar vay efendim biz napıyoruz cahiliz mi diyecek sanki.
-2
yenibirgüzelnick
(14.01.26)
seminerde uyuşturucu maddenin veya sigaranın zararlarını da anlatabilirlerdi ve sen buna da inanmıyor olabilirdin, dinlemeden çıkmayacaktın sonuçta. bence de fazla tepki vermşsin.

bu arada dini içerikli bir seminerin zorunlu tutulması epey garip geldi bana da, ben zorunlu din dersine de karşıyım. sana zorla namaz kıldırmaya çalışsalardı bu olaya çok büyük tepki verirdim ama sadece islamiyetle ilgili bilgi veren bir konuşmaymış. inanmasan da dinleyebilirsin bence. (ben de inançlı biri değilim ama biri islamiyetle ilgili bir şeyler anlatırsa dinlerim şahsi görüşüm böyle.)

ne yapacağına gelirsek, infaza itiraz edeceksin başka yapılacak bir şey yok. avukatından yardım al +1
+1
Sadece soruyorum
(14.01.26)
(3)

araç kazası durumunda ne yapmak gerek

substituent
Selamlar, bu konu hakkında bir kaç sorum var:kaza yaptık diyelim:yaralı varsa: 112 aranır, polis gelir, tutanağı o halledeler.-sorum burda şu: kaza trafiği engelleyecek şekilde olduysa; fotoğrafları vs. aldıktan sonra, yolu açacak şekilde arabaları güvenli yere çekmeli miyiz? yoksa yaralı varsa, ist
Selamlar, bu konu hakkında bir kaç sorum var:

kaza yaptık diyelim:

yaralı varsa: 112 aranır, polis gelir, tutanağı o halledeler.
-sorum burda şu: kaza trafiği engelleyecek şekilde olduysa; fotoğrafları vs. aldıktan sonra, yolu açacak şekilde arabaları güvenli yere çekmeli miyiz? yoksa yaralı varsa, istisnasız her şey olduğu gibi bırakılır mı?

yaralı yoksa, maddi hasar varsa:
-polis gelmiyor, bunu anladım. ben yine de 112'yi arayıp kaza oldu diye rapor etmeli miyim? Çünkü birkaç yerde okumuştum; sigorta firmaları, bu durumda bile rapor edilmesi istendiğini söylemiş. Yani, maddi hasar varsa, 112'yi bildirsem, madem yaralı yok neden boşuna aradın gibi bir problemle karşılaşır mıyım?

-kazaya karışan taraflar anlaştı, fotoğraflar çekildi. Tutanak tutulurken, arabaları güvenli yere çekmeli miyiz? yoksa tutanak tutulurken olduğu gibi bırakılır mı?

-kazaya karışan karşı taraf anlaşmazlık çıkarıyor -> polis aranacak.
bu durumda, trafik engelleniyorsa, aracı yine de trafiği açacak şekikde kenara çekmeli miyim? yoksa olduğu gibi bırakmalı mıyım?

Bu soruyu birde vurkaç için soruyorum. Buna benzer başıma bir şey geldi. orta şeritte ilerken, en soldan bir araç en sağdan yoldan çıkmaya çalıştı. benim önümden çok tehlikeli bir şekilde geçti, frene asılıp hafif sağa kırdım da kurtardım. Mesela burada kaza olsaydı ve bana çarpan araba devam etseydi (kazayı fark etmiş/etmemiş beni ilgilendirmiyor), ne yapmam gerekirdi? Vurkaç durumunda polis geliyor mu?
Eğer geliyorsa, fotoğraf vs. çektikten sonra, aracı güvenli yere çekmem gerekir mi?

Son olarak, karşı tarafa güvenmiyorum mesela. Ben polisi aradım senin aramana gerek yok dedi. Varsayalım ki, tanıdığını çağıracak. Karşı taraf 112'yi aradığı halde, ben de 112'yi arayıp rapor verebilir miyim?

Özellikle şu trafiği engelleme işine çok taktım. Mesela beşiktaşta nispetiye caddesi felaket. Sadece gidiş geliş, toplam 2 şerit. birisi kaldırıma park ediyor, trafik kitleniyor. Kaza durumunda öyle sağa çekecek bir yer bile yok. Olay yerinden çok uzaklaşmak gerekiyor sakin bir yer bulabilmek için. Bu durumlardan çok çekiniyorum.

Teşşekürler!
0
substituent
(13.01.26)
yaralamalı kazada, yerinden oynatmıyorsun. polis ambulans geliyor zaten onlar alıp götürüyor. tutanak falan hepsini hallediyor.

maddi hasarlı kazada karşı taraf uyumlu sorun çıkarmıyorsa ve evrakları tam ise fotoğraf çekiyorsun, eğer araçlar yürüyorsa, uygun bir cafeye gidip rahat rahat tutanak tutuyorsunuz. araç yürüyemeyecek halde ise zaten çekici bekleyeceksin o arada tutanağıda halledersin.
adamın evrakları tam değilse, alkol şüphesi var ise yine polis çağırıyorsun
adam sorun çıkartıyor abuk sabuk konuşuyorsa kendini aracın içine kilitle polis çağır. o gelip her şeyi halleder.

vur kaç olayında ve tek taraflı kaza olayında hemen duruyorsun ve polis çağırıyorsun. o gelip tutanak tutuyor. burda trafiği engellemeyi düşünme o polisin işi. hızlı gelsin ve aracı kenara aldırsın.

tüm kazalarda eğer polis gelecek ise kesinlikle arabayı kıpırdatma. öylece bekle.
+4
gercekdunya
(13.01.26)
yaralanma varsa zaten size kalmadan kolluk kuvvet hallediyor. eğer aracınızla ilgili sorun varsa kaskocunuzu arayıp aracı çektiriyorsunuz.
+2
mikahakkinen
(13.01.26)
sadece yaralamada değil eğer refüj kaldırım dahi olsa kamu malı zarar görmüşse trafiği çağırman gerekiyor. karşı tarafın ehliyetsiz olması, alkollü olması gibi durmlarda da trafik çağrılıyor. ki bu durum pratikte yaşanmıyor onlar daha hevesli tutanak tutmaya. kesinlikle yaparız hallederezi gibi geçiştirmelere güvenmeyin elimde çok fazla mağdur örnek var. önce tutanağı düzenleyin
rahat edin.
+3
ground
(13.01.26)
(7)

Online yüksek lisans

redcat
Bir Anadolu şehrinde çalışıyorum. Merkeze gitmem çok zor, yani yüksek lisans yapamam. Ama yapmak da istiyorum yüksek. Online şekilde nasıl yapabilirim?
Bir Anadolu şehrinde çalışıyorum. Merkeze gitmem çok zor, yani yüksek lisans yapamam. Ama yapmak da istiyorum yüksek. Online şekilde nasıl yapabilirim?
0
redcat
(12.01.26)
Online programlar var. Sadece sınav dönemlerinde gidip girmeniz gerekiyor, onları da hafta sonu yapıyorlar zaten. Belki onu da online sınava çevirmişlerdir.
+1
cay koy geliyorum
(12.01.26)
yıllar önce ahmet yesevi üniversitesi'ni önermişlerdi, detaylarına bakmak lazım. ya da biraz para öderim dersen tr'deki küçük özellerde de bu imkan var. nakiti verince kralsın, notum niye düşük diye hesap bile sorarsın.
0
klassno
(13.01.26)
özel ünilerin online programları var. geçen sene marmar üniden iş arkadaşım online programa kayıt oldu ve ders aldı.
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Ben Bilgi Üniversitesi'nde online olarak mba yapıyorum. Sadece sınavlara gitmem gerekiyor İstanbul'a
0
ao12
(13.01.26)
Pandemi döneminde Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde yapmıştım uzaktan. Sınavlar da online idi. Çoğu sınav proje oluyordu zaten. Geri kalan sınavlar da online sistemdendi.
0
elektr10
(13.01.26)
Atatürk üniversitesinde online mba var ama sınavları yüzyüze olabilir cağ yer dönersiniz.
0
cilekli pasta
(13.01.26)
ahmet yesevi'nin var çok talep görüyor. anadolu üni ve estü de açıyor.
0
renegade
(13.01.26)
(1)

Poker

etna
Türkiye'ye açık poker networku var mı? Varsa nerede?
Türkiye'ye açık poker networku var mı? Varsa nerede?
-3
etna
(12.01.26)
Bunu en iyi kaan kural bilir. Msj at cevap yazar.
0
mikahakkinen
(12.01.26)
(5)

çocukta aşırı hırs/ebeveynlere soru

wilhelmwasmuss
arkadaşlar 5 yaşında bir kızım var. tek çocuk. tabii her çocuk gibi oyun düşkünü. akşamları da mümkün mertebe özellikle ben oyun oynuyorum. lakin manyaklık derecesinde kazanma hırsı var. hafiften endişe de duymaya başladık. herhangi bir etkinlik/oyun/yarışta kaybetmeyi bir seçenek olarak görmüyor. b
arkadaşlar 5 yaşında bir kızım var. tek çocuk. tabii her çocuk gibi oyun düşkünü. akşamları da mümkün mertebe özellikle ben oyun oynuyorum. lakin manyaklık derecesinde kazanma hırsı var. hafiften endişe de duymaya başladık. herhangi bir etkinlik/oyun/yarışta kaybetmeyi bir seçenek olarak görmüyor. ben tabii, çocuğun oyun hevesini yok etmeden, alttan alta kaybetmenin de doğal bir şey olduğunu işlemeye çalışıyorum ama sinir bozucu düzeyde kaybetmeye tahammülsüzlük var. (ben ne çocukluğumda ne de şimdi böyle hırslı bir mizaca sahip olmadığım için de çok garipsiyor olabilirim)

öğretmenim, az çok pedagojik yaklaşımları, bu yaşların doğal gelişim özelliklerinden olduğunu da biliyorum (gerçi lise öğretmeniyim küçük yaş grubuyla hiç muhatap olmadım) ama gene de ufaktan bir ulan bu durum sağlıksız sanki gibi düşüncelere giriyorum. hayali arkadaşları da oyuna dahil edip, onları kaybettiriyor. mesela bana soru sordurup, önce leyla'ya(hayali birisi bu) cevaplatıyor. leyla veya hayali diğer çocuklar her seferinde yanlış cevapları veriyor. sonra bizimki cevaplıyor, her seferinde kazanıyor vs. sürekli hayali birilerinin oyunda olması da tabii ayrı bir durum. benzer durumları yaşayanlar, çevresinde gözlemleyenler veya aramızda mesleği gereği durumu daha net yordayanlar varsa cevap verirse sevinirim. kreşe giden bir çocuk sosyal uyumu vs de herhangi bir problemi yok, ne kadar konuyla alakalı bilemiyorum ama bu bilgiyi de ekleyeyim. teşekkürler.
-1
wilhelmwasmuss
(12.01.26)
öncelikle konunun uzmanı değilim,

ama çocuklarda özellikle 4-10 yaş arasında bazen normun dışına taşan sivri özellikler görüyoruz. mesela bir çocuk çok kıskanç olur ve sınıfta bununla ilgili olay çıkartır, sizinki gibi hırslı ve rekabetçi olabilir, inanılmaz utangaç ve çekingen olup adını bile söyleyemeyebilir. ayrıca çocuklukta hayali arkadaş, kurgusal hayat vs. de çok yaygın (ben kendi çocukluğumdan bile hatırlıyorum başka çocukların da ötesinde).

bence endişelenecek bir şey yok ama ben olsaydım hazır olay sıcakken; çocuklarla ilgilenen, alanında iyi bir psikologa götürürdüm.
0
gitdaddy
(12.01.26)
bu yaş için bence normal. benim oğlanda da vardı. 2-3 yıla törpülendi. hatta iyi olmadığı ve kaybedeceği basketbol gibi sporlara hiç bulaşmıyordu. sokaktaki veya kreşteki oyunlardaki kaybetmeyi hazmetme durumu nasılmış? bunu gözlemleyin ve araştırın bence. aşırı tepki (kavga çıkarma, oyunu bırakma vb.) varsa sıkıntı. bu yaş grubuna sürekli telkinden başka bir çözümü göremedim ben. okula başlayınca ev ve kreşin korunaklı dönemi sona eriyor. hayatın gerçekleri bu tür sivrilikleri törpülüyor.
0
merhum
(12.01.26)
Konunun uzmanı değilim + çocuğum da yok.

Ama çocuk gelişimi ile ilgili instagram sayfalarını çok takip ediyorum. Bu tür olaylarda mesela çocukla oyun oynarken vs sonucu değil süreci onaylayan şeyler söylemek daha doğruymuş. Sonunda başarılı olduğunda onaylamak yerine çok güzel çabaladın vs demek gerekiyor. Kaybettiğinde de harika bir mücadeleydi vs.

www.instagram.com
0
Sadece soruyorum
(12.01.26)
5 yaşında kızım var o da sürekli kazanmak istiyor. Muhtemelen kreşte de belli konularda çekişip kaybediyor. Ama ev onun alanı orada sürekli kazanmak istiyor. 5 yaşta egosentrik bir dönem. Çocuk kendisine ve çevresine zarar vermiyorsa çok problem değil. Kreş veya anaokulu öğretmeniyle konuşup sınıftaki durumunu sorabilirsiniz. En güzel yanıtı öğretmeni verir.
0
mikahakkinen
(12.01.26)
benim oglan da beni yenemedigi zaman saldirganlasiyor. cogunlukla yeniliyorum, arada test ediyorum bakalim gelisme var mi davranista diye ama henuz yok.

hirsli olmasi bence normal, hirssiz olsaydi ben olsam endiselenirdim.
hirs onemli, ben hirsli degildim, 20li yaslara gelene kadar cok kaybim oldu bu yuzden.
rahat birakiniz, su akar yolunu bulur.
0
cooperr
(13.01.26)
(10)

Cem Yılmaz mı Kaan Sekban mı?

michael_knight
Hangisi haklı?
Hangisi haklı?
0
michael_knight
(11.01.26)
Ikisi de haksiz bence, cem yilmaz kibirli, anlamsiz bir aciklama yapiyor, bunca zaman sonra ne gerek var dillendirmeye, icinde kalmis demek ki.

Kaan ise bos yapiyor, yoo acilisa cagirmadim, sadece acilista beraber skec yapalim dedim, ayrica o benim kadar topluma duyarli biri degil vs. geyigi yapiyor.

Kaan'in daveti ne kadar hadsizce ise, cem'in sonradan cikisi da o kadar hadsiz.

Bombos bi olay, ben niye bu kadar biliyorum o da ayri konu.
+5
bosver nicki
(11.01.26)
Kaan Sekban kimdir bu olayla duydum, gördüm. Açıklaması da Cem Yılmaz'ı doğrular nitelikte. "Ahahah! Öyle değil" deyip neredeyse aynı cümleleri kurmuş.
+1
onepointzero
(11.01.26)
Madem toplumsal konularda senin kadar duyarlı ve cesur olmadığını düşünüyorsun, neden stand-up’ına çıkmasını teklif ediyorsun? o da ayrı bir sıvama olmuş. Sanki ileride olur da aramız bozulursa koz olarak bu cümleyi kullanayım der gibi. Nereden baksan saçma bir savunma
-1
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.01.26)
Cem yılmaz haksız. Kaan sekban’ı kendince küçümsemeye çalışıp ifşa etmek istemiş.
+2
pek iyi degilim bugunlerde
(11.01.26)
Kaan sekban kim bilmiyorum ama iyi pr oldu onun için.
+2
duptıs
(12.01.26)
tam bir ikiyüzlülük örneği ve aymazlık. reklamın olsun diye cemi çağırıyorsun gelmiyor, ki gelmek zorunda da değil. bu sefer de çirkeflik yapıp (bence reklamın iyisi kötüsü olmaz diye) olayı gündeme taşıyor.
0
ground
(12.01.26)
benim üzüldüğüm nokta, biz toplumda aklı selim ünlüler komedyenler var diye seviniyoruz. cem yılmaz desen salak salak youtube programına katılıp biriyle ilgili saklanabilecek bir bilgiyi söylemesi. kaan sekbanın da ben daha duyarlı bir insanım diye söylemesi. ya twitterdan duyarlı olsan ne olmasan ne? cem yılmaz demişti ya: biz bitirimdik şimdi elit olduk. her alanda kalitesizleşmeye devam ediyoruz.
+1
mikahakkinen
(12.01.26)
bi de artık cem yılmaz a duyarsız demek azıcık ayıp. adam gayet güzel geçiriyor. "son helal porsche benim" gibi bi laf ediyor kendisiyle dalga da geçerek mesela. illa kör gözün parmağına mı söylemek lazım bazı şeyleri. gayet de duyarlı bi adam bence. kaan sekman ben oldum diye düşünmüş sanırım ama daha çoook uğraşması lazım bence
+1
euteamo
(12.01.26)
bu ülkeye cem yılmaz gibi bir adam bir daha gelir mi? eşi benzeri var mı? yok. bitti.
+1
Hallegadola
(12.01.26)
Böyle bir şey yaşanmış ve adam bu konuyla ilgili hiçbir şey söylememiş mağduriyet yaratmamış bu yüzden yaratılan bu algıyı doğru bulmuyorum. (Eğer gerçekten böyle bir teklifte bulunsa ve bunu anlatıp prim kasmaya çalışsa Kaan Sekban haksız derdim)

Ne zamanki Cem Yılmaz kalkıp olayı farklı şekilde lanse etti o zaman bahsetti adam bu mevzudan.
Seversin sevmezsin, stand up tarzı çok benlik olmasa da yaptığı programı keyif alarak izliyorum ama kendisini sevip takip etme sebebim toplumsal konularda duyarlı olması, sessiz kalmaması, elini taşın altına koyması, bunlar benim için yeterli.

Cem Yılmaz deyince aklıma gelen son düzgün iş Gora, sonrasında yaptığı hiçbir dizi/film/stand up iyi değildi hatta aşırı derecede kötüydü (hadi Arog da fena değildi diyelim).
Ne politik oldu, ne güncel mizahı yakalayabildi bunları yapamadığı gibi de güncel mizahı yakalamış sevilen insanları küçükseyip kendince değersizleştirmeye çalıştı (Örnek; Feyyaz Yiğit).
Kadın düşmanlığından, fail arkadaşlarından bahsetmiyorum bile.
Yıl olmuş 2026 hala kalkıp Cem Yılmaz övmek de biraz neyse....
0
mutekebbir
(12.01.26)
(3)

Beckham’ların oğluyla ilgili problem ne?

michael_knight
David ve Victoria Beckham ile oğulları Brooklyn arasındaki küslüğün/kavganın sebebi nedir?Kim haklı?
David ve Victoria Beckham ile oğulları Brooklyn arasındaki küslüğün/kavganın sebebi nedir?
Kim haklı?
0
michael_knight
(11.01.26)
gelin kaynana olayı. iki tarafta aşırı zengin. onların derdinin ............mk
+8
mikahakkinen
(11.01.26)
Oğlan evlenince gidip kızın soyadını falan aldı. Değişik, biraz da sanırım ezik bi tip. Sonra anasıyla karısının arası bozulunca karısından yana oldu vs. Herkes kendine göre haklı yani :p
+2
lil siztah
(12.01.26)
black pill story
-2
Hallegadola
(12.01.26)
(16)

maaşların çıldırmış olması

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
5 yıl önce 500 dolara çalışan vatandaş şimdi 800'ü beğenmiyor. dolardaki enflasyon mu yüksek, ülke mi seviye atladı, neler oluyor böyle?
5 yıl önce 500 dolara çalışan vatandaş şimdi 800'ü beğenmiyor. dolardaki enflasyon mu yüksek, ülke mi seviye atladı, neler oluyor böyle?
-26
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.01.26)
Dolar da deger kaybetti tabii de o zaman atiyorum 300 dolardi asgari ucret, simdi 650 dolar olmus yeni zamla birlikte. Bir meslegin piyasadaki ederine gore de piyasa asgari ucret uzerinden sekillenecek. Zaten Istanbul falansa hersey pahali, bahsettiginiz paralara kimse calismaz. Tabii isin ne olduguna gore degisebilir yorumum.
+2
mbond
(11.01.26)
pandemi öncesiydi,
siyaseti finanse eden beton sanayine
cok ucuz krediler verildi,
nas vs derken
konut ,oto, vs patladi gitti.
+1
designer
(11.01.26)
zaten maaşların bu şekilde arttırılması enflasyonu arttırıyor. özellikle asgari ücrete yapılan zam doğrudan fiyatlara yansıyor. Normali 300 dolar asgari ücrettir. Maaşları arttırmaz, kamu harcamalarını kısarsın ve enflasyon kademeli olarak düşer. Bu yapılsa akp iktidarda kalamayacağı için bu enflasyon bitmeyecek. Bu durumun bir örneğin arjantin'di. Onlar toparlamaya başladı
-2
michael harddd
(11.01.26)
5 yıllık dönemde dolar/tl değişimi ile iç piyasadaki fiyatlar seviyesinin değişimi birbirine paralel olmadığı için. Yani dolar bazında ortalama gelir arttı evet, fakat tüketici fiyatları bundan daha yüksek bir artış gösterdiği için gelirlerdeki artış, alım gücüne yansımadı.

Örneğin: 5 yıllık süreçte dolar kabaca x6 yükselmiş. 7 küsür lira seviyelerinden, 43 civarına gelmiş.
Buna karşılık 5 sene önce 200gr ekmek 1.50 liraya satılırken, bugün 15 liraya satılıyor. x10 yükselmiş.

Tam 5 sene önce 500 dolarınızla gidip fırından yaklaşık 2350 tane ekmek alabilirdiniz.
Bugün 800 dolarla gitseniz 2290 tane falan alabiliyorsunuz.
Dolar bazında %60 daha fazla kazanç var hesapta ortada ama 5 sene önce aldığınız kadar bile ekmek alamıyorsunuz. Süt ürünlerine, ete falan baksak çok daha rezalet tablolar çıkacak mutlaka. Bu yüzden beğenmiyor insanlar işte o 800 doları.
+5
cay koy geliyorum
(11.01.26)
dolar kurunun baskılandığını çoluk çocuk bile bilirken millet 800 doları beğenmiyor demek anlamsız. milletin maaşının yarısı kiraya gidiyorsa hatta bazı durumlarda kiraya bile yetmiyorsa bu ülke seviye mi atladı diyemezsin.

enflasyonun esas sebebi maaşın falan artması değil, net şekilde 25 yıllık iktidarında tc tarihinin toplamından daha fazla vergi toplayan iktidarın senin benim paramı o veya bu şekilde çarçur etmesidir.
+6
lazpalle
(11.01.26)
2018'de ortalama iyi bir eve 350 usd kira veriyordum. şu an 1000 usd veriyorum. 2-3 ay sonra nisanda 1300-1400 usd olacak.

akla gelen tüm temel ihtiyaç maddelerinde dolar bazında 2-3x artış var. etin kilosu 22 usd.
+2
orpheus
(11.01.26)
5 sene once 500 dolara doldurdugun sepeti simdi 800 dolarla dolduramiyorsun da ondan.
+4
Sour
(11.01.26)
sen ne olsun istiyon? senin cebine daha fazla girecek diye çalışanların açlık sınırında mı yaşasın?
+4
kiyiya vuran dildolar
(11.01.26)
Nebati'den sonra, kapalı devre bir sistem kuruldu. Dolar bazında çok gibi gözükse de, bu sadece yurt dışında veya dolar/altın alırken işe yarıyor. Bunun dışında içerdeki fiyatlar, ona göre pahalı. Dışarıda 100 $ bir ürünün, içeride 250-300 $ olması, yurt dışı alış verişinin yasaklanması, altın alımına baskılar vs. hep bu sistemin eseri.

Değiştiremeyeceğiniz şeyi kabul edip, ona göre önlem alacaksınız. Bol bol yurt dışı gezisi, yurt dışından alışveriş, ucuz fiyattan altın/gümüş vs.

.
0
kartallar yuksek ucar
(11.01.26)
2017 yılında İzmir'de 950 lira kira veriyordum. Maaşım yeni mezun iki bin liraydı. Kısacası 4 desek euro lira kuruna 500€ maaş alıyordum, 237€ kiraya gidiyordu.

Şu an benzer yerin kirasi 25-30 arası. 25 desen 500€ 30 desen 600€ yapar. Kısacası euro kuruna göre ikiye katlamış belki de geçmiş.
Bu mantıkla yeni mezunun de 1000€ maaş alması gerekirdi ama izmir'de yeni mezuna 50 bin lira maaş veren şirket yok.
Gördüğün üzere döviz kuruna göre daha fazla maaş alıyor almak daha zengin olduğunu göstermiyor. Zaten bir sürü insan anlatmış. Bunun içine daha diğer kurdan fazla artmış şeyleri katmadik bile.
0
logisticsmanager
(11.01.26)
son 2-3 yildir uygulanan ekonomi politasi sonucu turk lirasi dolar karsisinda cok degerli. o yuzden durum boyle.

en basitinden calisan maaslari ve diger giderler tl bazli oldugu icin ithal urunler yabanci pazarda atiyorum 10 dolarsa burada 20 dolara satiliyor. rakami farazi soyledim bu arada.

mesela enflasyon yillik %40 seviyesinde diyelim su an. ama TL/USD son 1 yilda %20 artti. ve bu durum son 2.5 yildir boyle.
+1
nuevo
(11.01.26)
Sen hic markete gitmiyorsun galiba.
0
baldur2
(11.01.26)
aslında hesap çok basit.
4 kişilik bir ailesiniz.
8 lahmacun, tanesi 200 tl'den 1600 tl
4 ayran tanesi 80 tl'den 320 tl
2 porsiyon ortaya kebap herkes yarımşar aldı, tanesi 600 tl'den 1200 tl.
4 sinema bileti aldınız 300'den 1200. mısır yemeyiverin.
toplu ulaşımla gidip geldiniz, 350 tl diyelim.
4 kişi bir akşam bir şeyler yapmanın toplam maliyeti 5000 lira diyelim düz. 115 dolar diyelim yine düz. bunu ayda 2 kere yapsanız 230-240 dolar gibi bişey yapıyor. istanbul'da en düşük ev kirası 400 dolar. en kötü muhitte yaşarsınız. bak daha çocuğun okul harçlığı, fatura, mutfak masrafı vs. hiçbir şey saymadım. şu an ayda 2 kere dışarı çıkmak ve kira 650 dolar yapıyor.

alım gücü denen şeyden dolayı beğenilmiyor.
+1
cisimcik golgi
(11.01.26)
ev kirası 30 bin, okul taksitleri 40 bin bandına dayanmış; doğalgaz 5 bin tl gelirken... e maaşta bir zahmet artsın be. soru çok troll. sen başka bir ülkede mi yaşıyorsun koronada benzin 3 tlye düşmüştü şimdi 60 tl. sen ne diyorsun kardeş?
0
mikahakkinen
(12.01.26)
200 liraya lahmacun mu olur, 5 bin lira doğal gaz mı ödenir, pavyona mı gidiyorsunuz birader. özel okula giden işçi çocuğu mu olur?
-4
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
eksi 24 almışsın gelip burda insanlara cevap veriyorsun. biz de sana cevap vererek salaklık ediyoruz.
0
mikahakkinen
(12.01.26)
(9)

Son zamanlarda ne izlediniz?

sacrilegious
İzleyecek sürükleyici bi şeyler bulmakta çok zorlanıyorum. Sanki tüm iyi içerikleri tükettim gibi geliyor. Son zamanlarda izleyip beğendiğiniz ne var? Tek kriterim imdb:6.8 ve üstü olması…Teşekkürler
İzleyecek sürükleyici bi şeyler bulmakta çok zorlanıyorum. Sanki tüm iyi içerikleri tükettim gibi geliyor. Son zamanlarda izleyip beğendiğiniz ne var? Tek kriterim imdb:6.8 ve üstü olması…

Teşekkürler
0
sacrilegious
(11.01.26)
Görece niş bir öneri ile geliyorum, man seeking woman. Absürt komedi seviyorsanız baya keyifli bir dizi.
+1
cay koy geliyorum
(11.01.26)
1. imdb kriterini hayatindan cikar. oldugum bittigim bi kac film imdb 7 alti.
2. the lost bus / son yillarda izledigim en surukleyici filmdi.
+1
buenosdias
(11.01.26)
Slow horses
0
mikahakkinen
(11.01.26)
Joe pickett
Twisted metal
Rosehaven (bu çok tatlı dizi)
All creatures great and small (bunu 50 kere izlesem doyamam olağanüstü bir dizi insani rahatlatıyor)
0
logisticsmanager
(11.01.26)
Pluribus son bölüm kaldı biter bu akşam.
Yemek yaparken The Marvelous Mrs. Maisel ve The X Files (akşam tercih etmiyorum zira korkuyorum:/
Battlestar Galactica izliyordum ancak şu an üyeliğim olan platformlarda yok diye ara verdim.

Yukarıdakilerine ek olarak size Oliver Kitteridge, The White Lotus, Lillyhammer öneririm.
0
Amaranta ursula
(11.01.26)
Changeling... Gerçek bi hikaye imiş.
+1
antihero
(11.01.26)
Az önce run away bitirdim. Güzeldi.
0
ground
(11.01.26)
the pitt

çok iyi dizi.
0
elorelia
(12.01.26)
timeless
forever
the americans
0
biravekahve
(12.01.26)
(8)

Çok sonradan edinilen arkadaşlar

sorucu
Otuzlu, kırklı ya da daha ileriki yaşlarda yakın arkadaş edinilebilir mi? Buna ilişkin örnekler paylaşabilir misiniz?
Otuzlu, kırklı ya da daha ileriki yaşlarda yakın arkadaş edinilebilir mi? Buna ilişkin örnekler paylaşabilir misiniz?
0
sorucu
(11.01.26)
Ben en yakın ve tek arkadaşımı 39 yaşımdayken edindim.
0
rock n roll
(11.01.26)
İleri yaşlarda insan bir çok arkadaş ediniyor ama geçmişlerini bilemediğiniz veya onların saf çocuk hallerini hiç görmediğiniz için hep bir şeyler eksik kalıyor. Hobi arkadaşlıkları ön planda oluyor yaş ilerlediğinde.
-1
creepy
(11.01.26)
35li yaşında iyi bir arkadaş edindim. ama tamamen denk gelmeyle alakalı. denk gelirsen oluyor.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
hala en yakın dostlarım 18-20 yaşında üniversitede tanıştığım insanlar. ama daha sonra 2 farklı iş yerimden birkaç yakın arkadaş edindim. tabii ki tanışılan insan sayısı düşünülünce çok daha azı böyle oluyor, ama bazı insanlarla direkt klik olunup eğer hayatlar da müsaitse yakınlaşılıyor.
0
gitdaddy
(11.01.26)
Bir arkadaşlığı derinleştiren şey büyük oranda birlikte büyümek gibi geliyor bana. Benim de yakın arkadaşlarımın tümü 18-20 yaşlarında öğrencilik dönemimde edindiğim arkadaşlarım.
30lu yaşlarda da haliyle yeni insanlarla tanışıp, iyi anlaşılabiliyor. Arkadaş da olunabiliyor tabii ki ama onlar asla o eski arkadaşlıkların olduğu "iç halka"ya dahil olmuyor, olamıyor. Bu zaten eşyanın tabiatına aykırı.
0
cay koy geliyorum
(11.01.26)
her yaşta yakın arkadaşlar edinilebilir. hayat lineer bir çizgiden oluşmuyor. bu tarz yaklaşımlar bana son derece basmakalıp ve klişe geliyor, insanın kendisine şerhler koymasından, sımsıkı sınırları olan bir konfor alanı oluşturmasından başka bir işe de yaramıyor. çok uzun yıllara dayanan yakın arkadaşlıklarım/dostluklarım olduğu gibi daha 2-3 yıl önce tanıştığım yakın arkadaşlarım da var. arkadaşlık sizin ne kadar karşılıklı alan açtığınız, emek ve zaman verdiğiniz, empati ve iyiniyetle yaklaştığınız vb. parametrelere göre gelişir ve bence yaş unsuru bu parametreler arasında çok çok altlarda. kaldı ki insan belli bir yaştan sonra kendisini daha iyi tanıdığı için daha nokta atışı bağlar kurabiliyor. o olmaz, bu şöyledir, şu şöyle olmazsa olmaz gibi katı düşünce kalıplarına gerek yok hayatta. her şey insana dair, bunu hep hatırlamakda fayda var.
0
Phoebe
(11.01.26)
arkadaş edinmekte hiçbi iey uok da benim için ne kadar eski ise hayatımdan çıkma ihtimali o kadar az yeniyse gelip geçebilir
0
ala09
(11.01.26)
teyzem 50 yaşından sonra da arkadaş edinmeye devam etti. şu an 60 yaşında.
0
art cat chocolate
(12.01.26)
(3)

amazonda satılan markalı ürünler orijinal mi

istenmeyen evlat
merhaba, iyi hafta sonları..amazonda north face Columbia ürünler var, ancak amazon gönderimi yapmıyor başka satıcılar yapıyor. örneğin bu mont, sizce orijinal mi? https://www.amazon.com.tr/NORTH-Evolve-Triclimate-NF0A8E02-Siyah/dp/B0FGQFMJP2/ref=sr_1_15?__mk_tr_TR=ÅMÅŽÕÑ&crid=184UVNJUIV5AF&dib=eyJ2I
merhaba, iyi hafta sonları..

amazonda north face Columbia ürünler var, ancak amazon gönderimi yapmıyor başka satıcılar yapıyor. örneğin bu mont, sizce orijinal mi?

www.amazon.com.tr
-1
istenmeyen evlat
(11.01.26)
satıcı lvs brands. satıcı bilinir değilse, orjinal değildir.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
Amazon, platformu üzerinde satışı yapılacak markalı ürünlerin orjinalliğinin teyit edilmesini istiyor satıcılarından. O yüzden kuvvetle muhtemel amazondan alacağınız ürünler orjinaldir.
0
cay koy geliyorum
(11.01.26)
Satıcının yorumları aşırı kötü. Daha kötüsünü görmemiştim.
İstediği kadar ucuza koysun, ürün orijinal olsun ben olsam sipariş vermem.
0
burfak
(12.01.26)
(5)

Mekanlar biraya su katıyor mu?

yurtsuz john
Dün bir mekana metal fıçılarda bira sevkiyatı yapılırken gidip yakından baktım. Efes fıçı alkol oranı %4.8 yazıyordu. Fakat sanki bana daha düşük gibi geliyor. Barmen çocuğa sordum 'yok abi katmıyoruz' dedi. 30 senelik tekelci arkadaşa sordum 'katıyorlar' dedi.
Dün bir mekana metal fıçılarda bira sevkiyatı yapılırken gidip yakından baktım. Efes fıçı alkol oranı %4.8 yazıyordu. Fakat sanki bana daha düşük gibi geliyor.

Barmen çocuğa sordum 'yok abi katmıyoruz' dedi. 30 senelik tekelci arkadaşa sordum 'katıyorlar' dedi.
0
yurtsuz john
(11.01.26)
Abi o fıçılar mekanizmasından dolayı dışarıdan bir şey katılmasına olanak vermiyormuş diyorlar.
0
kizil karga
(11.01.26)
fıçı dolumlar genelde öyle hissettiriyor. ama nedeni ne bilmiyorum. su katma ihtimali zor çünkü tüp gibi bir mekanizmaya takılıyor, basınçlı bir sistem. ona su eklemek zor.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
Teknik olarak zor olsa da isteseler koyabilirler ama buna tenezzül edeceklerini sanmıyorum, ayrıca biranın içine buz atınca bile tadı bozuluyor, anlaşılmaması mümkün değil. Dışarıda hareket halindeyken alkolün etkisi daha az oluyor, ayrıca psikolojik etkisi de var, şişe bira içince bile mekanlarda alkol az hissi oluyor bende.
0
creepy
(11.01.26)
İşin içinde birisi olarak kesin bilgi ile geldim.

Arkadaşlar o gördüğünüz metal fıçıların ağzı öyle kapak gibi açılabilecek, müdahale edilebilecek bir şey değil. Biradan biraya değişmekle beraber şu görselde çeşitli fıçı ağızlarını ve birayı alabilmek için onlara takılması gereken, sektörde genelde "tabanca" denilen aparatları görebilirsiniz.
www.kegoutlet.com

Fıçının ağzına görselde de gördüğünüz aparatlar bağlanır. Şu şekilde
m.media-amazon.com
Bunun dışında 2 aygıt daha var işin içinde.
Bunlardan biri yine sektör içerisinde"hava tüpü" denilen, co2 tüpü. Biraya gaz vermek, karbonizasyon sağlamak için.
Son adım da biranın musluğa ulaşması. Bu noktada da bira 3. aygıtımız olan "serpantin" denen bir düzeneğin içinden geçer. Bu da soğutucudur. Birayı taşıyan boru, bu düzeneğin içinden geçer ve borunun içerisinde ilerleyen bira serpantinin içinden geçerken soğur.
Neticede de sizin gördüğünüz musluktan akar, bardağa doldurulur.

Yani özetle, siz fıçı biraya o musluktan dışarıya akana kadar hiçbir şekilde erişemez ve haliyle müdahale edemezsiniz. Su vs. herhangi bir şey karıştıramazsınız. Bu mümkün değil. Bir yerde içtiğiniz fıçı biraya su veya başka herhangi bir şey katılması sadece tek bir şekilde mümkün. O da katılacak şey her neyse, onu bardağa koymaktır. Fıçı bira da herkesin gözünün önünde doldurulan bir şey olduğu için hiçkimse kalkıp içinde su olan bir bardağa bira basmaz.

Yılların efsanesidir bu "biraya su katıyorlar" geyiği. Bu düşünce yapısının genellikle sebebi, şişe biraya nazaran fıçı biraların daha hafif bir içimi olmasıdır. Böyle olunca bizim milletimiz "buna sut katmışlar yeaa" diyor.
Ben bar vb. işletmelerin yaptığı bir çok manyakça şeyi gördüm ve duydum ama açıkça söyleyeyim, ömrü hayatımda biraya su vs. katan hiçbir yer görmedim. Bu bir halk efsanesinden başka bir şey değil.
+6
cay koy geliyorum
(11.01.26)
fıçı birada gazlanma dışardan yapıldığı için bazı mekanlar regülatörü tam ayarlamıyor. bu yüzden düşük gazlı olduğu zaman sanki daha az alkollüymüş gibi geliyor. yoksa su katması mümkün değil. gerek de yok. fıçı birada bardağı nerdeyse 50 liraya gelirken 200 liradan aşağı satmıyorlar zaten.
0
gercekdunya
(12.01.26)
(4)

vpn onerisi

lemmiwinks
nordvpn kullaniyorum ama cogu ulkeden ip adresi alamiyor, baglanamiyor turkiye’deyken.hem turkiye’deyken yurtdisina baglanabilecegim, hem de yurtdisindayken turkiye’ye baglanabilecegim. netflix vs’yi turkiye’de gibi kullanabilecegim bir vpn’e ihtiyacim var. ne onerirsiniz?not: ucretli vpn.
nordvpn kullaniyorum ama cogu ulkeden ip adresi alamiyor, baglanamiyor turkiye’deyken.

hem turkiye’deyken yurtdisina baglanabilecegim, hem de yurtdisindayken turkiye’ye baglanabilecegim. netflix vs’yi turkiye’de gibi kullanabilecegim bir vpn’e ihtiyacim var. ne onerirsiniz?

not: ucretli vpn.
0
lemmiwinks
(11.01.26)
İşi işin kralı protonvpn dediler.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
ben bağlanıyorum nordvpn ile? ama bazen iss'ler izin vermiyor. mesela eduroam ile hernagi bir vpn kullanamıyorum.
0
substituent
(11.01.26)
(bkz: mullvad)
0
wop
(11.01.26)
yurtdışından Türkiye'deymiş gibi bağlanmak için Kaspersky VPN alıyorum ben. Yıllık 200-300 lira gibi çok düşük bi ücrete 5 cihaz kullanabiliyor.

Fakat Türkiye onu yasaklamış mıdır, Türkiyede kullansam ne olur bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(11.01.26)
(5)

Askerlik için heyete girdim yardım lazım

darkwizard
2.kez heyete girdim doktor muafiyeti sisteme girdim dedi ama son söz kurulda bitiyor dedi. Şimdi nasıl bir yol izlemem gerek muaf olur muyum veya olursam ne zaman sistemse gözükür. Tanım atipik psikoz.
2.kez heyete girdim doktor muafiyeti sisteme girdim dedi ama son söz kurulda bitiyor dedi. Şimdi nasıl bir yol izlemem gerek muaf olur muyum veya olursam ne zaman sistemse gözükür. Tanım atipik psikoz.
0
darkwizard
(10.01.26)
gata mı? askeri hastane olsa muaf olurdun.
0
mikahakkinen
(10.01.26)
Kuvvetle muhtemel olursun. Benim bir müvekkilim de atibik psikozdu muafiyet aldı.

Cezai ehliyeti dahi yok dedi hatta 1-2 dosyamda heyet. Dolayısıyla hayli hayli muafiyet alabilmen lazım.
+1
drako
(10.01.26)
@mikahakkinen hayır şehir hastanesine verdi.
0
🌸darkwizard
(10.01.26)
askeriyenin itiraz durumunu kastetmiş olabilir. sağlıklıya sağlıksız, sağlıksıza sağlıklı diye itiraz edilebilitesi var.
ytd.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.01.26)
Son güncelleme:
Organik olmayan psikoz dan muaf oldum arkadaşlar.
0
🌸darkwizard
(27.05.26)
(3)

basketbolseverlere TBL sorusu - iki maçı kazanan seriye 1-0 önde başlar

der meister
iyi akşamlar dostlar,bunu daha önce de sormuş olabilirim, öyleyse affınıza sığınıyorum.ben 94'lüyüm, çocukluğumda açık kanalda olmasının da etkisiyle türkiye basketbol ligini çok sever ve sık sık maç izlerdim ama malum çok eskide kaldı. o dönemlerde şöyle bir kural var mıydı, onu soracağım: normal s
iyi akşamlar dostlar,

bunu daha önce de sormuş olabilirim, öyleyse affınıza sığınıyorum.

ben 94'lüyüm, çocukluğumda açık kanalda olmasının da etkisiyle türkiye basketbol ligini çok sever ve sık sık maç izlerdim ama malum çok eskide kaldı. o dönemlerde şöyle bir kural var mıydı, onu soracağım: normal sezonda rakibini her iki maçta da yenen takım play-off serisinde (eğer eşleşirlerse) 1-0 önde başlar. şimdi mesela 2002/03 sezonu play-off'larına baktım, fenerbahçe-galatasaray serisinde dört maç oynanmasına rağmen (2-2) galatasaray tur atlamış görünüyor.

böyle bir kural var mıydı? varsa eğer ne zaman kaldırıldı, bilen var mı? çünkü ben hayal meyal öyle bir kural hatırlıyorum ama doğru dürüst bilgi de bulamadım.
+1
der meister
(10.01.26)
evet böyle bir kural vardı, 2010'lu yıllarda kalktı sanıyorum ama net yılı ben de hatırlayamadım.
0
meiyisi
(10.01.26)
öyle bir kural vardı. sezonda 2 maçı alan 1-0 başlardı. 2005'te kalkmış.
0
mikahakkinen
(10.01.26)
durduk yere damir mrsic'li senelere gittik iyi mi? fenerimin genelde önüne gelene kaybettiği, ülkerle birleştikten sonra yavaş yavaş hegemonyanın başladığı yıllar. hey gidi...
0
lionel andres
(11.01.26)
(10)

Arbre'yi neden eksiliyorsunuz?

hold the door
sb
sb
-71
hold the door
(10.01.26)
Hahahaha 18 eksi almış :)
Cevap: Ben eksilemiyorum. Yani arbre yazdığı için eksilemiyorum. Binaenaleyh, hiçbir duyuruyu/cevabı yazan kişinin kim olduğundan dolayı eksilemiyorum.
+2
yadigar
(10.01.26)
Eksilemiyorum ama kadınlar bu herife gıcık kapmakta haklı. Kadınlar konusunda acımasız ve duygusuz.
Aslında ılımlı biri. Oturup konuşur tartışırsın ama kadın....
+3
luluki
(10.01.26)
Asıl soru arbre 5-10 tane eksi alırken senin sorun nasıl oldu da 30+ eksi alabildi?
+6
mikro patlama
(10.01.26)
arbrenin antitezi vardı burada. ne yazsa cevap veriyordu o bile yıldı gitti.
+1
mikahakkinen
(10.01.26)
-38 olmuş :) bir eksi daha alırsa ben de eksi vereceğim, yuvarlak 40 olsun :))
Edit: verdim ve 40!
+1
yadigar
(10.01.26)
eksilemiyorum. engelli bende.
+4
gabe h coud
(10.01.26)
Bence çok kişide engelli o yüzden ona eksi 5 6 gibi ama bu duyuruya maşallah 41 kere ahsha
Bende engelli değil ama Eksilemiyorum fakat genel olarak eksilenen kullanıcıların durumu pek de sürpriz gibi gelmiyor bana.
+6
kisa
(10.01.26)
Şu sürekli kendini öven Kanadalı zengin arkadaşa sahip çıkmıştım. Herkes dışlıyordu. Açık açık mallara ekledim yazmış. Hahahaha. Hiç güleceğim yoktu. Normal insanlar olmadıkları için eksiliyorlar. Cevap bu. :) Beni engellemekle uğraştırmadıkları için de teşekkür ediyorum.
-12
arbre
(10.01.26)
Kompleksli, saldırgan ve yıllardır kendisini olduğundan bambaşka göstermeye çalışan biri olduğu için bende epeydir engelli. Benzer şekilde ekürisi olan teyzenin farklı dönemlerde açtığı hesaplar da engelli. Sürekli anlamsız şeyler yazan ve insanları rahatsız eden birilerinin soru ya da cevaplarını eksilemeyi geçtim okumakla dahi uğraşamam maalesef.
+14
seni tanıdığım güne lanet olsun
(10.01.26)
Ben eksilemiyorum neden bu kadar ciddiye alınıyor onu da anlamıyorum. Lütfen olgunlaşalım ve çocuk gibi hırslanmaktan vazgeçelim. Ben arbre cevaplarına gülüyorum çoğu zaman Ezo filan der geçerim.
0
yenibirgüzelnick
(26.01.26)
(9)

350 bine araba

ya ben lan neyse
direkt marka-model ismi verebilir misiniz? ilk arabam olacak. hidrolik direksiyon olsun bana yeter. b-c segment. daha çok b.
direkt marka-model ismi verebilir misiniz? ilk arabam olacak. hidrolik direksiyon olsun bana yeter. b-c segment. daha çok b.
0
ya ben lan neyse
(09.01.26)
2006 veya üzeri micra veya swift.
daihatsu sirion da olabilir. altyapısı komple toyota.

örnek ilan:
www.sahibinden.com
0
orpheus
(09.01.26)
marka model olmayacak ama..

manuel ve benzinli olsun. bu fiyata otomatik veya dizel çok baş ağrıtabilir.
+1
biravekahve
(09.01.26)
en baş ağrıtmayacak arabayı yazıyorum. renault symbol.
0
antihero
(09.01.26)
2014 corsa
0
rhan
(10.01.26)
geely mk temizini bulabilirsen, ben memnunum. www.sahibinden.com

emgrand var yine bütçen dahilinde, daha iyi araba ama parça konusu onda nasıldır bilmiyorum. bu arabada en sevdiğim yanı toyota klonu olması. emgranddaki mitsubishi klonu motordu sanırım ama aracın geri kalanında alt takımlar şunlar bunlar bulunur mu uyumlu olduğu başka araçlar var mı bilmiyorum. geely mk mekanik olarak tamamen toyota vios kopyası.

5a-fe klonu motor var, piston segman triger vs. efsane kasa diye geçen 1.6 corollolarla uyumluymuş mesela. onlarda 4a-fe var.

corolla ve yarislerle birçok parça uyumlu, parça bulamama sıkıntısı olacağını sanmam. atmosferik motor basit, turbo arızası şu bu uğraştırmaz gerekirse tamiri de çok masraf çıkarmaz.
0
konetsu
(10.01.26)
Toyota yaris benzinli düz vites. Al 10 sene kafan rahat bin.
0
luluki
(10.01.26)
Bütçeyi biraz artırabilirsen kia rio satıyoruz 2012 benzinli hiçbir sorunu yok kendimiz kullanıyoruz.
0
hebanon
(10.01.26)
renault clio düşünülebilir.
bahsettiğiniz fiyata 2007 model civarı bakımları yapılmış bulabilirsiniz.
ustası bol tamiri kolay olduğu parçası ucuz olduğu için çok üzmez.
0
biseysorcaktim
(10.01.26)
citroen ami.
0
mikahakkinen
(10.01.26)
(11)

Homo economicus neden araba satın alır?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Benzin pahalı, trafik sıkışık (böyle trafik mi olur oha amk), park yeri yok, arabalar pornografik pahalı, sanayide sex dönüyor, parçalar zaten arabayla yarışıyor, usta desen bir çoğu embesil, bunun kazası var, kaskosu var, tazminatı var, mtv'si var, trafik cezası var, var oğlu var. Bütün bu ahval ve
Benzin pahalı, trafik sıkışık (böyle trafik mi olur oha amk), park yeri yok, arabalar pornografik pahalı, sanayide sex dönüyor, parçalar zaten arabayla yarışıyor, usta desen bir çoğu embesil, bunun kazası var, kaskosu var, tazminatı var, mtv'si var, trafik cezası var, var oğlu var. Bütün bu ahval ve şerait altında yük taşımacılığı yapmayan birinin ciddi ciddi araba satın alabilmesinin altında yatan sebep nedir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.01.26)
Bahsettigin eksilere karşılık artıları var.
Araba statü göstergesi
Araba bir yatırım, değer kazanıyor, kredi faizleri iyi iken akıllı bir yatırım olabiliyor dönemine göre
Araba konfor sunuyor
Bu artılar ile yazdığın eksileri toplayıp kendisine göre en mantıklı kararı alıyor.
-1
abelardo
(09.01.26)
Konfor, zaman kazanımı. İstanbul hariç tabii. İstanbul'da araba genelde zaman kaybettirir ama düzgün planlamayla o da zaman kazandırır. Temel sebep konfor.
Ben yaşadığım şehirde otopark sorunu çok nadir çekiyorum. En fazla 15 dk dolaşırım araç parketmek için o da nadirdir. Ama verdiği konforu trdeki toplu taşıma veremez.
Avrupanın ulaşım seviyesinde olsaydık ne biliyim bi paris, amsterdam, araca ihtiyaç duymaz ve kullanmazdım çünkü bu sefer toplu taşıma daha konforlu olurdu.
+1
jelly bear
(09.01.26)
şehirlerde toplu taşıma bir işkence. her gün işe giden servisi olmayan kişiler bu işkenceden kaçmak istiyor.

çoluk çocuk varsa çocukla bir yere gitmek için şart gibi.

statü çok önemli.

matematiği de şöyle: enflasyonu falan boş veriyorum. Bugün 100 ekmek alınan paraya araba aldın diyelim. Yarın gerektiğinde 75 ekmek alınan paraya satabileceksin. Sigorta ıvır zıvır masrafı 10 ekmek parası diyelim. Sana kullanım maliyeti 25+10 = 35 ekmek parası oluyor. Benzin falan var evet ama toplu taşımaya düşsen onun da maliyeti var ve arabayla sırf araba olduğu için bazı şeyleri daha maliyetsiz yapabiliyorsun kafa kafaya geliyor. Yani aslında harcadığın para arabanın bütün değeri değil satacağın zaman aradaki değer kaybı farkı + masraflar. Gerisi ha bankada durmuş ha kapının önünde durmuş.
0
robokot
(09.01.26)
Benzin pahalı tam bir ezber. Benzin birkaç yıldır ciddi ucuz Türkiye'de, önceden döviz bazında dünyanın en pahalısı iken şu an en ucuzlarından. Metrobüs 50 tl, otobüs 35 tl tek basım. Abonman 3 bine yakın, çoğu arkadaşım abonman ücreti alıp kendi aracıyla geliyor işe ve kafa kafaya çıkıyor hesaplayınca yakıt giderleri. Konforu zaten saymıyorum.
+1
furry burns
(09.01.26)
Türkiye'de bir iki şehrin dışında toplu ulaşım zaman ve para kaybından başka bir şey değil. Bundan dolayı ülkede araba ihtiyaç oluyor, bir de evli, çocuklu ise kesinlikle gerekiyor.
+2
murtiii
(09.01.26)
bunların yanıda + olarak konfor geliyor. kışın arabadan klimayı açıp müziğini açıp rahat rahat gitmek, metrobüste sıkışık tıkışık giderken kışın metrobüste terlemekten 100 kat daha iyi.

Bunlara ek, istediğin zaman istediğin yere gidebiliyorsun işte.

getirisi de vari götürüsü var yani.
0
substituent
(10.01.26)
metronbüste taciz edileceğine vergisini verip başka türlü taciz ediliyor. sen kimi merak ettin bu kadar genellemeye yorum yapılmaz. proletaryayı mı soruyorsun?
0
mikahakkinen
(10.01.26)
İnsanların kendisine 1 gram faydası olmayan onlarca kalem gideri var, bunları toplasan ay sonunda arabanın masrafını ikiye katlar, sana her anlamda konfor ve özgürlük sağlayan aracın masrafı bu nedenle benim gözüme batmaz, asıl diğer dandik giderler neden var onları düşünmek lazım arabaya gelene kadar.
0
kizil karga
(10.01.26)
abi büyük rahatlık ve lüks aslında ya. 16-28 yaş arasını hiç araba merakım olmadan geçirdim. maddi açıdan ulaşılmaz gelmesi bi yana büyük şehirde benim kendi yaşantım için gerçekten hiç gereği yoktu. ehliyet bile almadım o yüzden. ama her şeyden önce konfor ve oyun tabiriyle BÜTÜN HARİTAYA ERİŞİM sağlıyor. hastan olsa, gece bi yere gitmen gerekse, atıyorum kırsalda köyde vs. bulunman gerekse müthiş kolaylık. o yüzden imkanım olsa şahsen kesinlikle bi araç isterdim aktif kullanmayacak olsam bile. ayağımı yerden kessin yeter. düşünsene gece 2'de şahsi aracına atlayıp ülke içindeki HERHANGİ BİR LOKASYONA akabiliyosun. az şey değil bu. ben gibi rutini belli veya büyük şehirde yaşayıp 3-5 adresi zaten toplu taşımayla ulaşılabilir olan insanlar için pek anlamı yok ama lazım yani araba. güzel bi şey.

hiçbi şey değilse özel alandır mesela. arka koltuğuna geçer yatarsın, canın sıkkındır oturur içinde müzik dinlersin. canım araba.
+1
der meister
(10.01.26)
Araba = özgürlük ve konfor. Ek olarak toplu taşımada maruz kaldığın tipler bile araba almak için bir neden.

Araban yoksa herkesin gittiği ayaksütü mekanlarda takılırsın. Şehir merkezinde gürütü ve stresin içinde yaşamak zorundasın. Belli bir yaştan sonra bunlar çekilmiyor. Daha önce yazdıklarından gen z bir arkadaş olduğunu hatırlıyorum. Biraz büyüyünce zaten bunları kendiliğinden anlıyorsun
0
michael harddd
(10.01.26)
toplu tasima ile evin onundeki duraktan ciktim, otobus+tren+otobus+yuruyus , ofise gitmem 2 saat 15 dakika surdu. ayni yolu bide doneceksin, etti 4.5 saat
ayni yolu arac ile en sikisik trafikte bile yarim saatte gidebiliyorum. yani gidis donus 1 saat.
4.5 - 1 = 3.5 saat gunde, 910 saat senede kazancim var.
saatine net $50 yapan birisinin arac yuzunden kazanci senede $45,500
zaten bu paraya her sene bu ulkede orta kalite sifir bir arac alabiliyorsun.
-1
cooperr
(10.01.26)
(4)

File Marketlerde Bolez Tavuk sürekli bulunuyor mu?

Mirket
Donuk ve bütün mü, fileto olarak bulabiliyor muyuz?
Donuk ve bütün mü, fileto olarak bulabiliyor muyuz?
0
Mirket
(09.01.26)
fileyi bilmem de. migros ve bimde de var.
0
mikahakkinen
(09.01.26)
Bim'de bütün ve donuk var. 5 Migros gezdim. Şu an kalmadı dediler.
0
🌸Mirket
(09.01.26)
sanal markette vardır. orbitalde iyidir.
+1
mikahakkinen
(09.01.26)
tüm sorularınıza evet (ist. acıbadem ve kısıklı file'leri için).
ben çoğunlukla migros uygulamasındaki tazedirekt'ten alıyorum; üçü de bulunuyor. bazen akşam saatlerinde kalmamış oluyor ama sabah stok yenileniyor daima.
edit: bütünde donuk ve taze seçenekleri var; diğerlerinde de donuk görmedim sanırım.
0
lil siztah
(09.01.26)
(16)

ekşi duyuru soru cevap sirkülasyonun azalması hakkında

denef
uzun süredir sahada olduğum için aktif kullanmıyordum. tekrar masa başında vakit geçirmeye başlayınca ve açıkçası işim düşünce açtım siteyi. dün yazdığım soru hala birinci sayfada karşıma çıktı. Duyurunun hareketli ve aktif zamanlarını hatırlıyorum gün içinde onlarca soru cevap okurdum çoğu da işime
uzun süredir sahada olduğum için aktif kullanmıyordum. tekrar masa başında vakit geçirmeye başlayınca ve açıkçası işim düşünce açtım siteyi. dün yazdığım soru hala birinci sayfada karşıma çıktı. Duyurunun hareketli ve aktif zamanlarını hatırlıyorum gün içinde onlarca soru cevap okurdum çoğu da işime yarardı. herkes nereye gitti, artık alternatif bir mecra mı kullanılıyor ya da buraya ilgi/güven mi azaldı. siz neler düşünüyorsunuz ?
0
denef
(09.01.26)
moderatörler geçimişe göre daha aktif ve gereksiz hamleler yapmaya başlayınca bir de üstüne trol üyeler çoğalınca geçmişte çok kullananlar yani bizler de okuyup gider olduk.
+7
erty_ksk
(09.01.26)
galiba artık burası daha çok sosyal medya mantığında kullanılıyor. azalma elbette var.
+1
gobekliraki
(09.01.26)
chatgpt falan cikti, duyurular azaldi.
+4
lemmiwinks
(09.01.26)
Buranın günlük hayatta karşılaşılan olay veya problemlerden, akademik konulara oradan da dış olay ve gündeme kadar uzanan bir içeriğe sahip olması lazım.
Dış basındaki bir haber veya bir kitaptan alıntı burada çeşitli yorumlarla analiz edilebilmeli.
Konsept/yapı buna da uygun ama sonuçta katılımcıların niteliği asıl durumu belirliyor.
Bizde de aklı çalışan beyinler var aslında
Reddit vs gitmeye gerek yok.

Şimdilik aşk, şehvet , ihtiras, stalk, pembişli storyler , iş yerinde fetişizm şimdilik daha çok ilgi görüyor maalesef.
Belki bir zaman sonra bu husuzursuzlukta meyvesini verir.
Bekleyelim .
0
diyecevaplandı
(09.01.26)
burası güzin ablalara kaldı.
+5
mikahakkinen
(09.01.26)
engel yiyen troller etkileşim göremeyince yazmayı bıraktı asdfhs
+9
gabe h coud
(09.01.26)
Engelleme gelince ve bu sebeple troller etkileşim göremeyince ugraşmayı bıraktılar. Artı olarak yapay zeka çok gelişti. Millet artık ona sorup anında cevap alıyor
+1
limonlu eksi
(09.01.26)
Hoşgeldin denef,
0
duptıs
(09.01.26)
hoş buldum duptıs :)
0
🌸denef
(09.01.26)
uzun yıllar sert bir moderayon uyguladılar. biri mesela şarkı soruyor, birisi de cevaplıyor. soru sahibi "evet budur teşekkürler" diye cevap yazıyor bunu siliyorlardı. sebep; cevap değilmiş. bir soruya cevaplardan birine x +1 demek de siliniyordu. en ufak eleştirel cevap siliniyordu. bunların haricinde yine uzun süre compu bey hiç yenilik yapmadı. oo kadar alıştık ki şu anki arayüze hala alışamadım ben mesela.
yine ekşi sözlük zaten gittikçe popülerliğini kaybetti bundan duyuru da nasibini aldı.
en büyük sebebi de yapay zeka elbet.
+3
ground
(09.01.26)
@ground +1
eskiden çok aktif kullandığım bir duyuru hesabım vardı. sorduğum ve yeterli yanıt alamadığım konularda anlamlı ve faydalı bir sonuca ulaşırsam, kendime cevap olrak yazıyordum; başka insanların da işine yarasın diye. fakat özenle tek tek tespit edip kaç yıllık cevapları silmeye başladılar; diyaloğa giriyormuşum diye.. buna uyuz olup, uzun yıllar girmedim duyuruya.
+2
lil siztah
(09.01.26)
Kalitesizleşti. Ama engelleme sonrası çok daha iyi. Akıl hastaları ele geçirmişti en son.
-5
arbre
(09.01.26)
troller küstürdü, ai iyice ayağımızı kesti.

bir de sorulan sorulara ya da cevaplara laf atıp da bu da sorulur mu, git google'da ara, git ai'ya sor gibi bir sürü yanıtlar gelince pek keyfi de kalmadı insanların.
0
biseysorcaktim
(09.01.26)
Burada en çok cevap veren kullanıcı benim aslında. Silinen cevaplarla birlikte 18 bin üzerinde cevap vermişim. Zamanında çok vakit geçiriyordum. Artık haftada bir aklıma gelirse giriyorum. Bir 2-3 sene de hiç girmediğim dönem oldu. Sebebini eğip bükmeye gerek yok. Okuduğunu anlamaktan aciz bir moderatör vardı. Onun yüzünden bir çok kullanıcı burayı terk etti. Havası zaten söneli uzun zaman oldu. Benim girmediğim o 2-3 yıllık dönemde de ortam iyice cıvımış. Sürekli birbirine laf sokmaya çalışan, birbirini trolleyen tipler iyice bokunu çıkardı. O yüzden asıl soru sormak isteyenler de artık sormaz oldu.
+2
himmet dayi
(09.01.26)
eskiden "bok" yazinca kufur diye siliyorlardi.
simdi ana avrat sovuyorlar ozelden, moderasyon 3 maymunu oynuyor.
sogudu herhalde insanlar, ki normal. benim de ne cevap veresim var artik ne de bakasim.
ciddi anlamda 46lik olan 3-5 kisi ve onlara canak tutan modlar sitenin icine ettiler.
+3
cooperr
(09.01.26)
Moderasyon siteye düşman gibi davrandı. Giden bi daha gelmedi. Başka bi sebebi yok.
0
luluki
(10.01.26)
(6)

demir takviyesi

deartheodosia
dün hastanede almam gerekti (özel) 10bin tl ödedim. 1 hafta sonra tekrar almam gerekiyor, en uygun fiyatlı nasıl yapılabilir bu?
dün hastanede almam gerekti (özel) 10bin tl ödedim. 1 hafta sonra tekrar almam gerekiyor, en uygun fiyatlı nasıl yapılabilir bu?
0
deartheodosia
(08.01.26)
o nasıl bir takviye?
+2
mikahakkinen
(08.01.26)
O nasıl takviye cidden???
+1
kisa
(08.01.26)
Serum sanırım. En iyisi aynı teşhisi bir devlet hastanesi doktorundan alıp ona yazdırmak. Geçen bi arkadaşım devlette 3 bin lira ödedim demişti, markaya ve içeriğe göre değişiyordur tabi.
0
lil siztah
(08.01.26)
serum takviyesi.

@lil, 3 bin çok iyiymiş :/
0
🌸deartheodosia
(08.01.26)
ilaç inferject galiba. sgk'nın karşılaması için oral demir emiliminizin olmaması, mide küçültme ameliyatı olmuş olmanız, gebelik vs. gibi şartlardan birini karşılamanız gerekiyor.
0
fenoksibenzamin
(08.01.26)
vay be. babam midesini tamamen aldırdı. ona bedava verdiler bu demir takviyesinden. ama hala yaptırmadık. çünkü her yerde yapılmıyor. bu kadar pahalı oldugunu bilmiyordum. eğer devlet hastanesine gidersen, mide ameliyatı olduysan belki oradaki doktor bunu yazabilir.
0
abelardo
(08.01.26)
(8)

Anne - Baba 0-6 yaş çocuğa hiç birsurette bağırmamalı mı sizce? (Çocuk sahibi anne babalara önemli soru)

psmstc
iki gün evvel 27 aylık küçük çocuğum bir konuda ben yapma dememe rağmen gözümün içine bakarak yapmaya devam etti bir uyardım, iki uyardım. hala devam edince üçüncüde bağırdım kükredim. ağladı. şimdi dün sinir krizleri başladı daha önce hiç bu derece yerlere yatma derecesinde olmamıştı böyle. Avm'de
iki gün evvel 27 aylık küçük çocuğum bir konuda ben yapma dememe rağmen gözümün içine bakarak yapmaya devam etti bir uyardım, iki uyardım. hala devam edince üçüncüde bağırdım kükredim. ağladı.

şimdi dün sinir krizleri başladı daha önce hiç bu derece yerlere yatma derecesinde olmamıştı böyle. Avm'de 1 saat sinir krizleri yaşadı yerlere yattı. Bu arada o sinir krizinin sebebi de eşim çok istediği çikolatayı bilerek evde var dedi ve almadı.

Bana göre ise ; Benim o tepkim dolayısıyla mı bu sinir krizleri başladı bu durum diye içim içimi yiyor. :( ve çok üzgünüm.

Dün sabah biz işe giderken annesine el sallıyor. Ben el sallıyorum bay bay yapıyorum ve beni görmezden geliyor :((((

Eşim de diyorki bu 2-3 yaş sinir krizleri normal diyor. Ama ben tepkime yoruyorum bu durumu.

Ne dersiniz? Lütfen tecrübe ve deneyimlerinizle bana bir kılavuz olursanız çok sevinirim...


Şimdiden çok teşekkürler..............

Dipnot: Ben babayım bu arada.
+1
psmstc
(06.01.26)
Abi yapmayın gözünüzü seveyim. Bizim anamız babamız gavur tohumu diyerek döverdi bizi, maksimum 10 dakka sonra gider kucağına çıkardık yine. Tamam illa bilinçaltın bir şeyler bırakmıştır bizde de bunlar ama bu kadar da hassas değil bu dengeler. Doğru olan tabi ki bağırmamaktır ama bi bağırdık diye hiçbir çocuk da arıza moduna geçmez.
0
anatomik
(06.01.26)
bu yaşlarda sinir krizleri olur. Fazla büyütmenize gerek olduğunu düşünmüyorum.

Öncelikle bağırmamak en iyisi. Ama tabiki hepimiz insanız bazen insanın sabrı taşıyor. Ama durumları telafi etmek lazım. Yani bir daha böyle bir durum olursa sakinleştikten sonra çocuğunuzla konuşun gerekirse özür dileyin.

2 yaşından sonra çocuklar hayır kavramını yeni öğreniyorlar. yani sizin birşeye dediğiniz hayırın ne anlama geldiğini bile yeni keşfediyor çocuk. o yüzden daha sabırlı olmaya çalışın. bakmayın böyle dediğime benim de 3 yaşında kızım var benim de dayanamayıp bağırdıklarım oluyor. ama telafi etmesini bilmeniz gerekir.

yaşadığınız durumu çok da kafaya takmayın bunlar ufak şeyler.
+1
nuevo
(06.01.26)
5 yaşına girecek kızım var ben de babayım. elimizden geldiğince eşimde ben de bağırmamaya çalışıyoruz. ancak hayatın sıkışmışlığı, kendi tahammülsüzlüğümüz, sorunlarla başa çıkamamız sebebiyle bağırdığımız oluyor. okumadığımız kitap kalmadı ama reelde kitaptaki gibi olmuyor. işin doğrusu bağırmadan çözmek ama biz başaramadık. daha çocuk 27 aylık, büyüdükçe ben merkezcil oldukça daha da sizi sinirlendirecek siz de bağıracaksınız. önemli olan bunu rutinleştirip normalleştirmemek. 2 3 yaş krizi zor bir dönem.
0
mikahakkinen
(06.01.26)
benim çocuğum yok ama ilerde istediğim için instagramda çocuk gelişimi ile ilgili bilgi videoları yapan psikologları takip ediyorum. anladığım kadarıyla hatasız ebeveynlik diye bir şey yoktur ama hatasını telafi etmeyen ebeveyn vardır. mesela bağırdıktan bir süre sonra herkes sakinleşince gidip sarılıp gözlerinin içine bakıp onun duygusunu anladığınızı, çikolatayı ne kadar istediğini bildiğinizi, ama almamızın mümkün olmadığını basit birkaç kelime ile anlatıp daha sonra "bazen babalar da sinirli olabilir bağırabilir" ama yaptığım doğru değildi sana bağırmamalıydım diye hata yaptığınızı kabul etmeniz gerekiyormuş.

sinir krizleri aslında onun kendini fark ettirme çabası. sinir krizi anında konuşmaya çalışmak yanlışmış çünkü beyni tamamen kapanıyormuş. kriz esnasında size ya da birine vuruyorsa elini tutup bana vuramazsn ama istersen yastığa vurabilirsin diye yönlendirmek gerekiyormuş. bazı çocuklar temas seviyor sarılarak sakinleşiyor bazı çoçuklar ise temasa aşırı duyarlı oluyormuş krizi büyütmemek için sizin çocuğunuz hangi şekilde sakınleşiyor onu gözlemlemeniz lazımmış. kriz bitti diyelim sarıldınız o zaman gözlerine bakıp duygusunu ona yansıtmanız gerekmiş çünkü kendisi duygularını anlamlandıramıyormuş, mesela "çok üzgün olduğunun farkındayım, sinirlisin görüyorum, çikolata yemek istediğini anlıyorum" gibi. sonra da onun seçim yapmasına imkan tanıyacak şeyler söylemeniz lazımmış mesela; "yemekten sonra önçe çikolatanı mı yemek istersin oyun oynamak mı?" gibi. yani çocğun o anki sinir krizini ağlama bağırma yerde sürünme diyerek durdurabileceğinizi sanmıyorum, dursa bile o an korktuğu için durur sizi dinlediği için değil, ve bu da aranızın daa kötü bozulmasına neden olur.

bir de geçen bir video izledim. 2-3 yaşlarında çocuğun önünde havuç ve salatalık koyuyolar. hangisi havuç dediğinde havucu seçiyor, hangisi salatalık dediğinde salatalığı seçiyor, sonra hangisi havuç değil dediğinde niye havucu seçiyor. çünkü olumsuz cümleleri henüz algılayamıyor. mesela o an sizin telefonunuzu yere fırlatıyor, siz de fırlatma diyorsunuz o sizi anlamıyor muhtemelen. olumlu cümle yapısı ile "telefonu bana ver kızım" "getir kızım" vs derseniz daha iyi olabilir.
0
Sadece soruyorum
(06.01.26)
Annemin fi tarihinde abime uyguladığı yöntemi anlatayım (nesil farkı falan dikkate alırsınız)
Abim bir mağazanın ortasında ağlayarak bir şey aldırmaya çalışıyor avazı çıktığı kadar bağırarak ve annem kesinlikle red ediyor ve onu orada bırakıp ayrılıyor (onu uzaktan görebileceği abimin onu göremeyeceği bir reyonun kenarına geçiyor) abim 5 dakika sonra annemin onu bıraktığını sanıp onu aramaya başlıyor ve hayatı boyunca bir daha bu davranışı tekrarlamıyor (terk edilme travması falan tetiklenir falan bilemem o size kalmış).
Bana küçükken arada "işe gidiyoruz gelirken almamızı istediğin bir şey var mı?" diye sorduklarında bile "uygunsa...." diye başlayarak cevap verirdim.
Ebeveynlerim dünyanın en iyisi değillermiştir muhtemelen ama hayatımda hiç benim veya abimin herkesin içinde bizim onlara ya da onların bize bağırdığını hatırlamam.
+1
bartholomew87
(06.01.26)
ay hayır tabi ki. bir kere bağırma ile çocuğun huyu değişmez. çocuğun huyunun değişeceği vardır. 2. yaş doğum gününü kutlarsınız ve ertesi gün bambaşka bi çocuk gelir karşınıza mesela. tüm anneler bunu bilir. gerçekten sanki gizli bi tuşuna basılmış gibi huyu değişiverir çocuğun. üzerinize alınmayın.

maalesef bağırmadan ebeveynlik yapmak benim açımdan imkansız. isteyen istediği kadar taşlayabilir. olmuyor yani. şimdi ben ona bağırıyorum, o bana bağırıyor. bizimki kronik mesela. benim tepkime karşı tepki geliştirdi çocuk diye düşünüyorum.

yani kendinizi suçlamayın. bir kereden bir şey olmaz. zaten bağırdıktan sonrası önemli. gidip kendinizi anlatmaya çalışacaksınız. (muhtemelen anlamayacak)
+1
elorelia
(06.01.26)
Hocam benim de sizle yaşıt kızım var. ben de bazen kendisine kızınca bağırıyorum. cam fanusda büyümedik hiç birimiz neticede. evlatlarımız da hayatta her tepkiye aşina olmalılar belli ölçülerde.

onun dışında geçenlerde gördüğüm bir anektod çok hoşuma gitti size de bahsedeyim.
"çocukları etkileyen ve üzen şeyin onlara bağırıp kızmak değil sonrasında onları tekrar kucaklamamak olduğuna yönelik bir bilgiydi. yani kızıp kendisine tepki gösterdikten sonra küçük bir ara verip kendisine sarılıp yaptığı şeyin yanlış olduğunu bahsetmek gerekiyormuş. kızıp bağırıp sonra dönüp arkamızı gidersek olmuyormuş.
+2
bigcaptain
(06.01.26)
Sınır koymak için bağırmak zarardan çok fayda sağlayacağı kanaatindeyim.
zaten çocukların/bebeklerin ağlayarak bişeyler istemesinin sebebi ebeveynin bir süre sonra sussun diye istediklerini yaptıklarını öğrendikleri içindir.
-1
duyuruuser
(06.01.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.