Giriş
(13)

Kapsül kahve?

purplee
Herkese merhaba. Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut. Pratik ve değişik bir seçene
Herkese merhaba.

Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?
Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.

++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut.
Pratik ve değişik bir seçenek olur diye düşündüm, ek olarak sade Americano içerim dışarda, kahve gurusu değilim.
0
purplee
(6 saat)
Filtre kahve ve americano içen biri olarak ben hiç sevmedim.
Söylediğiniz markayı denemiştim misafirlikte olduğum evde ve bunu içmektense üşenmeyip türk kahvesi yapmayı tercih ediyordum (türk kahvesi de pek sevmem).
Denemeden almanızı önermem bence herkese göre bir tadı yok.
+1
mutekebbir
(6 saat)
Filtre kahve seven biri olarak çeşitli markaların kahvelerini denemeyi daha çok seviyorum. Kapsül makine evrenine girince hareket alanın kısıtlı oluyor ne yazık ki ama kötü diyemem. gayet pratik bir olay. tchibo'nun kahveleri de güzel tabii ama dediğim gibi sınırlanmış oluyorsun.
0
elektr10
(5 saat)
Uzun yıllardır kapsül kahve makinesini tekrar doldurulabilir kapsül ile kullanıyorum. İstediğim kahveyi koyuyorum. Hem pratik, hem hesaplı, hem de lezzetli.
0
auroraaurora
(5 saat)
Her gun filtre kahve iciyorsaniz, nespresso vertuo alip arada bir usendiginizde ya da aromali ve kaliteli bir kahve icmek istediginizde icebilirsiniz. Cesitli boyutlari var, ister espresso, ister mug boyutu yapabiliyorsunuz. (Kahveler pahali, tanesi 50 tl civari su an)

Ama her gun icerim diyorsaniz tchibo olabilir. Maliyet acisindan fark var. Hem de farkli markanin kahvelerini de yapabiliyorsunuz. Nespresso da kullanamiyorsunuz farkli marka.
0
brkylmz
(5 saat)
Uzun yıllar çekirdek öğüterek kahve demledim ama son 1 yıldır ağırlıklı kapsül kahve içtiğimi fark ettim. Avantajları ve dezavantajları var;

+Çok pratik, bir dakika içinde kahveniz hazır. Ayrıca temizleme derdi de yok.
+İyi bir filtre kahve için çekirdek öğütmeniz gerek, dolayısıyla filtre kahve makinasına öğütücü parasını da eklemelisiniz. Ama kapsül kahve makinasında buraları pas geçiyorsunuz.
+Sürekli aynı standartta tat. İyi çekirdek bulmak kolay değil, bulduğunuz çekirdeğin her zaman taze olması da garanti değil. Ancak kapsül kahveler her zaman aynı standart tadı verir.

- Kapsüller pahalı, çekirdek öğütme ile kıyaslandığında bardak başı maliyeti çok daha yüksek.
-Çeşitler görece sınırlı. Tchibo yerine Nespresso tercih ederseniz farklı marka ve fiyat seçeneği daha bol. Bu arada yurtdışına gidip geliyorsanız orada kapsüller çok daha ucuz, aklınızda bulunsun.
-Makinalar filtre kahve makinaları ile kıyaslandığında daha pahalı. Hele yok süt köpürtme yok latte yapma zart zurt gibi özellikler eklendiğinde iş saçma yerlere gidiyor. Hiç gerek yok bu arada bu özelliklere. Çok basit ve ucuz bir süt köpürtme aletiyle de aynı sonuçları alırsınız.


-
+2
thracia
(4 saat)
Türk kahvesi ve filtre kahve seviyorsanız bu cihaz bir kere heves edilip alınıp kenara kaldırılacak bir cihaz olacaktır
0
limonlu eksi
(4 saat)
Yıllardır Caffisimo kullanıyorum, ikram ettiklerim kokusundan ve tadından direk hangi çekirdek kahve diyorlar, özellikle Barista ve yumuşak içim için Rich aroma caffe crema alıyorum. Hep aynı tadı ve tazeliği yakalayabilmek ve temizlik derdi olmaması açısından bence çok iyi. Dün Migros'ta 1 alana 1 bedava vardı, aslında kahve makinesi o kampanya ile kıyaslayınca bedava değil ama avantajlı yine de bilginiz olsun. Kahve makinesi de normalde 5 bine satılıyor.
0
creepy
(4 saat)
üstte farklı bilgi verilmiş ama tchibo sadece kendi kapsülleri ile çalışıyor. nespressoda mesela bu kısıtlama yok.

evde şu büyük philips kahve makinesi olan, zift gibi de kahve içmeyi seven eşime nespresso hediye etmiştim iş yerinde kullansın diye. çok sevdiğini, evdeki makineyi aramadığını söylemişti. benim iş yerimde de tchibo var. yani ben pek kahve insanı değilim. içine 10mllik süt kremalarından filan katmam gerekiyor ama seviyorum. yani bence bi yerde deneme imkanınız varsa deneyip öyle alın derim.
0
elorelia
(4 saat)
ben olsam bi filtre bi de türk kahvesi makinesi alırdım. kapsül kahve çok kaliteli gelmiyor bana.
0
jelly bear
(3 saat)
mutekebbir +1

bana göre fiyatları çok uçuk. kullanışlılık, fiyat ve tat bakımından düşüneceğim yöntem değil.
kahve işi bana göre biraz da ritüel. her gün filtre kahve yapıyorum. suyu tart, kahve çekirdeğini tart, hemen öğüt ve taze taze demleyip iç.
kahvenin yanında hazırlama süreci de zevk veriyor.
her ay farklı çekirdekler, farklı öğütüm ayarları, farklı filtre kağıtları ve farklı demleme yöntemleri değişik tatlar çıkartıyor.

bence bu noktadan sonra kapsülle geriye gitmek yerine, daha kaliteli öğütücü ile kaliteli çekirdek (hatta kaliteli espresso makineleri ile de devam edilebilir) seviyeyi yükseltmek daha çok keyif verir
0
MtKrt
(3 saat)
türk kahvesiyle kapsül kahvesi arasında fark var. ben tchibo kapsül kahvesi kullanıyorum. günde 2 adet içiyorum. sürekli içebilcek zamanım ve özgürlüğüm yok. pratikliği iyi. beklentiye bağlı.
0
mikahakkinen
(2 saat)
siz filtre kahve ve türk kahvesi içiyorsunuz. tchibo'nun kapsüllü makineleri sadece espresso yapıyor. yani sizin ihtiyacınıza kesinlikle cevap vermiyor. americano ile aranız nasıl? espresso ile aranız nasıl? bu cevaplara göre belki alınabilir.

kapsüllü makinelerin artıları temizliklerinin neredeyse olmaması ve size ortalama bir kahveyi standart bir şekilde veriyor olması ancak bu ortalama kahve makinesi aynı zamanda bir eksi. özenip güzel bir çekirdek alıp çok iyi bir kahve yapma şansınız yok. bir de kapsüller gramaj olarak bakıldığında pahalıya geliyor. çekirdekten kahve yapmak çoooook daha ucuza geliyor. evimde iki farklı tchibo kapsüllü makine kullandım, biri hala duruyor. bir de tam otomatik miele'm var. şu anda sıfırdan almam gerekse, kapsüllü makine almam, alırsam da tchibo almam. çünkü kapsül çeşitleri sınırlı. değişik firmalarda nespresso'nun kapsüllerini bulmanız mümkün, Migros'ta Carrefour'da bile var.

benim önerim French press ve Arçelik telve ile devam etmeniz.
0
co2s2
(2 saat)
her kapsüllü makina sorusuna benzer şeyleri yazıyorum. tam da sizin gibiydim bende. türk kahvesi makinası, filtre kahve makinası, french press, v60. bi çeşitlilik istiyordum. 2.el nespresso aldım işyerine. 4senedir kullanıyorum. eve de aldım sonrasında yine 2.el. ben seviyorum ya. sevmeyeni de çok. ben de gurme değilim. günde 1tane içiyorum kapsül kahve. bazı kapsüller sert gelebiliyor. su ya da süt köpürtüp ekliyorum. mis. pratik. taze. güzel kahve. benim ihtiyaçlarıma karşılık oldu. tchibo yerine nespresso tavsiye ederim. muadil kapsül çokça bulabiliyorsunuz çünkü. en son kahve dünyasından aldım 100adet, kapsülün tanesi 15liraya denk geldi. çiçek gibi çıktı.
0
dedim ben sana
(46 dk)
(5)

bim a101 de satılan TV ler

benibulmanlazim
son zamanlarda alıp memnun kalan ya da yorum yapan duydunuz mu.
son zamanlarda alıp memnun kalan ya da yorum yapan duydunuz mu.
+2
benibulmanlazim
(07.03.26)
4 senedir tcl kullanıyorum, ilk dönemiydi türkiye'de satışlarının. sorun çıkarmıyor. aşşşırı hızlı değil, youtube videosuna uygulama açılışı dahil 5 saniyede ulaşmakla 15 saniyede ulaşmak arasında fark görmüyorum.

bazen harici hoparlörlerin takılı olduğu kulaklık girişinden hoparlörlere gitmiyor sinyal, onda da kapatıp açıyorum düzeliyor.
+1
klassno
(07.03.26)
ben a101den axen marka tv almıştım bir kaç yıl evvel. televizyon bozuk geldi fakat firma umursamadı. hakem heyetine yazdık onlar da konuyu anlamadığı için reddetti daha sonra tekrar başvurdum ve bilirkişi talep ettim. neyse bilirkişinin gelip cihazı görmesi sonucu s*kke s*kke ürünü değiştirdiler.
kısacası ucuz etin yahnisi yavan olur, başın ağrır gerek yok.
0
neira
(08.03.26)
Bestbuy'dan 27 tane 55 inch TCL aldim. Hatirladigim kadariyla 3-4 yil icinde 4 tanesi bozuldu. Geri kalanlar normal calisiyordur saniyorum. 7 yildir kiracilardan sikayet eden olmadi.
Bozulanlar acildiginda siyah ekran geliyordu. Reset vs birkac sey denedik olmadi. Tamirci cagiracaktim ama tamircinin saati $100, parcasinin siparisi, tamircinin tekrar gelmesi falan filan totalde $300'i buluyordu. Tamirci de pek istekli degildi bu TV'leri tamir etmeye... TV'nin yenisi zaten $390. Yine ayni TV'den aldik...

Bence fiyatina gore iyi ozelliklere sahip bir TV. Alirsaniz mutlaka surge protector ile kullanin.
+1
thetruenorthstrongandfree1
(08.03.26)
Ağa öyle bir soru sormuşsun ki sanki bim a101 için özel TV serileri üretiliyor.
Bu marketlerde satılan fobem marka da var Samsung TLC de var. Hangi tvyi soruyorsun? Ve neden özellikle burada satıldığı için insanlar memnun olacak ya da olmayacak? Biraz mantık yürütün bu ne saçma bir soru
+2
artıküyeolmakistiyorum
(08.03.26)
bimden anamlara tlc aldım sıkıntısız kullanıyorlar.
0
mikahakkinen
(08.03.26)
(5)

Hangi rotayı seçmeli?

mimikikili
Paris brugge amsterdam mı? Barcelona milano madrid mi?Daha önce roma venedik floransa verona görüldü.Evet ikisi de çok iyi. Ama bütce bu yaz tekine yetiyor.
Paris brugge amsterdam mı?
Barcelona milano madrid mi?
Daha önce roma venedik floransa verona görüldü.
Evet ikisi de çok iyi. Ama bütce bu yaz tekine yetiyor.
0
mimikikili
(07.03.26)
yazın gidilecekse Barcelona’nın Plajları da yaz tatilini güzelleştirebilir. Paris de çok büyüleyici ama orada kışın da zevk alabilirsin ama diğerleri yazlık bölge
0
ala09
(07.03.26)
Barcelona - Milano - Madrid biraz daha dolu bence; o yüzden eğer süre uzunsa (Mesela 10 gün gibi) onu tercih eder, üç şehri de doya doya gezerdim. Yok sürem daha kısaysa Paris - Brugge - Amsterdam yapardım; Brugge zaten diğer yerlere göre çok küçük bir yer, oraya bir - iki gün ayırıp kalan vaktimi Paris ve Amsterdam'a ayırırdım.

Ne sevdiğiniz de önemli; mesela yeme içme konusunda bence Barcelona - Milano - Madrid yine biraz daha ön planda, özellikle de Fransız mutfağına özel ilginiz yoksa.
0
salihdt
(07.03.26)
paris brugge amsterdam tabii ki.

milano ve madrid diğer şehirlere göre çok geride. ayrıca yazın barcelona sıcağı gezmek için bence pek uygun değil. parise başlı başına 10 gün yetmez.
+1
mikahakkinen
(07.03.26)
Milano'da bir günden sonra yapacak bir şey yok. duomo, tarihi avm, the last supper, navigli görüyorsun bitiyor ki navigli de boş bir yer amsterdam'ın her sokağı navigli zaten. milano'da anca yakınlarda como, bergamo gibi yerlere gitmeniz lazım ki sıkılmayın. ispanya'ya gitmediğim için bir şey diyemem ama milano yerine ispanya'dan başka bir yer ekleyebilirsiniz bence.

geçen yıl bu zamanlar amsterdam-brugge-gent-paris rotası yapmıştım, sırasıyla 2-1-1-3 gece konaklamalı. imkanınız varsa paris'i 4 geceye çıkaracak şekilde benzer bir plan yapabilirsiniz. +1 daha yapalım derseniz amsterdam'ı da bir gece uzatır utrecht, haarlem, zaandam, edam gibi bir iki yeri daha görebilirsiniz. özellikle bahar aylarında çok keyifli olan bir rota oluyor.
+1
phoarbix
(08.03.26)
Barcelona Milano Madrid bence

Gündemden bağımsız, bende İspanya sevgisi oluştu. Ramazan öncesi Bilbao'ya gitmiştim, çok güzeldi. Tadı damağımda kaldı.

Mayıs sonu kurban bayramı haftasında Valencia ile Madrid'e gideceğim.

Amsterdam'i yeri ayrıdır. Dünya bir yana Amsterdam bir yana. Paris hiç ilgimi çekmiyor. İlla üst düzey bir gezi sunuyordur ama ne bileyim, şahsen gidesim yok Paris'e.

@salihdt'in yazdığı mesela yeme içme konusunda bence Barcelona - Milano - Madrid yine biraz daha ön planda +1

Amsterdam'da güzel restoranlar ve kafeler var ama Hollanda'nın kendisine ait bir yemek kültürü yok. O güzel restoranlar ve kafeler, diğer ülkelerin yemek külterine ait. Dolasıyla Barcelona - Milano - Madrid +1

Kazanan bence Barcelona - Milano - Madrid
0
put it in your appropriate place
(08.03.26)
(11)

Kendime vakit ayiramıyorum

egerbiryolcu
Ne yapacağım ben?Aile evindeyim. Evli ve çocuklu değilim. Ama sorumluluklarım hiç bitmiyor. Hastalık hastane gibi ilgilenmem gereken durumlar vardı mesela bir aydır. Ve devam da edecek. Ondan önce başka şeyler. Birkaç senedir hep bu tempodayim. Şu an çalismiyorum ama ise giricem. Evde annem var. Abi
Ne yapacağım ben?

Aile evindeyim. Evli ve çocuklu değilim. Ama sorumluluklarım hiç bitmiyor. Hastalık hastane gibi ilgilenmem gereken durumlar vardı mesela bir aydır. Ve devam da edecek. Ondan önce başka şeyler. Birkaç senedir hep bu tempodayim. Şu an çalismiyorum ama ise giricem. Evde annem var. Abim benim gibi her işe koşturan biri değil. Bencil ve aileden kopuk biri. Annem de ev hanımı evle daha iyi ilgileniyor. Onun dışında yaşlı bakıyoruz. Çok seviyorum ama hep odada onun yanında olmak durumundayım. Bir sürü hayal ettiğim proje vardı hiçbirine başlayamadim. İki aydır kendi odamı bile kullanamıyorum. Hep salonda oturup gece salonda uyuyorum. Annem de çok yoruluyo babamin vefatından sonra. Evimiz müstakil bahçesi büyük. O yüzden bahçe işleri de yoğun olabiliyor. Bu sebeplerden ben de anneme kıyamıyorum ve elimden geldiğince her şeye el atmaya çalışıyorum böyle olunca da kendimden vazgecmisim gibi oldu. Yüzümde bir sürü garip sivilceler çıktı. Gezme alışveriş etkinlik sosyallik sıfırlandı. Bunlari düşünmüyorum ama bir gün geliyor ve modum çok düşüyor sanki sadece başkaları için yaşıyorum.
+3
egerbiryolcu
(07.03.26)
Yaşlı bakımı zor ve yıpratıcı bir süreç. Abiniz çalışıyorsa, maddi durumunuz müsaitse bakıcı tutmayı düşünün. Annenizin de yükü azalır biraz.
+1
?
(07.03.26)
ben kendimi anamın isteklerine göre şekillendirsem, eşimi boşayıp çocuğumla ilgilenmemem gerek. o evi terket kendi evine çık. ana baba evinde iş bitmez, illaki sana yaptırcak iş bulurlar.
+1
mikahakkinen
(07.03.26)
Herşey değişiyor her şey geçici . Sorunlar da öyle . Evde kalmaya devam et.
Dua da almaya çalış bu Ramazan vakitlerinde.
Kur'an-ı Kerim de "zamana" yemin ediliyor . Boşuna değil
-6
diyecevaplandı
(07.03.26)
Ben sebebi tam anlamadım. Ama herhalde bu kendinize ayırmak istediğiniz vakti evin dışında geçirmeniz gerekecek. Öyle yapın.

Bahçe işleri aksasın, eksik olsun. Onlara bulaşmayın.
Bazı bahçe işleri aslında sadece annenizin oyalanmasını, hareket etmesini, şikayet edecek bir konusu olmasını sağlamak içindir. Bunlar da öyleyse kadını bunlardan mahrum etmeyin.
+1
michael_knight
(07.03.26)
@michael_knight
Sebep yani şu. Hastane, refakat, yaşlı bakımı, ev işleri çoğu bende. Yani ben baya joker biriyim evde. Ben olmasam herkes stresten kafayı yer. Ben bütün işlere el atıyorum. İster ev olsun ister bir yere gidilmeli olan işler olsun. Onun dışında odama gidip nefes alma, mesleğimle veya hobilerimle ilgili konularla ilgilenmeye zaman bulamıyorum.
0
🌸egerbiryolcu
(07.03.26)
Seni o kadar iyi anlıyorum ki:') bir yerde dur demeyip kendini iyice ihmal edersen hepten dağılıp kendini hemen toplayamayabilirsin. O günün gelmemesi için yapılacak işleri önem sırasına göre listele, hangilerinde ihale sana kalıyor ortaya çıksın. lla senin yapmana gerek olmayan, başkalarından yardım alabileceğin işleri ele. Her gün kendin için ufak bişi yapmaya çalış, bu bazen bir bölüm dizi, bir film, bazen 50 sayfa kitap, dışarıda içeceğin bir kahve olabilir.

Böyle devam edersen görev olarak üzerine yapışacak bazı işler ve kendine zaman ayırmak istediğinde bencillik ile itham edileceksin..
+4
kullanicadi
(07.03.26)
Düzenli olarak bahçıvan veya temizlik için bir personel tutmayı neden düşünmediniz?
0
Hallegadola
(07.03.26)
@hallegadola maddi durumumuz pek elverişli değildi. Ama iki ay sonra benim de maaşım olacak. Bu süreçte belki gerektiğinde personel tutmaya destek olabilirim veya robot süpürge gibi ev için konforunu artıracak ürünler almayı deneyebilirim. Bahçedeki otlarin bicilmesi için arada cagriyorduk o kadar. Budama işleri için de tutulabilir.
0
🌸egerbiryolcu
(07.03.26)
Yazdıklarınızda kendimi gördüm, bencil abi ve bahçeli ev dahil.
Bizde de öz oğul ve üvey kız var. Ailelerde hep bir kurban bulunur, bekar ya da dul olan, özellikle de kızlar.
Altı aydır devletin verdiği refakat izniyle evde hasta bakıyordum, her tür bakımıyla. Yıl değişince izin uzayabiliyormuş ancak sözünü etmedim bile ve işe döndüm. Şimdi güvendiğimiz birisi bakıcılık yapıyor.
Siz de mümkünse bir an önce işe başlayın.
Şu altı ay içinde işimin değerini anladım. İki üç insan görünce bile insanın mizacı değişiyor. Dışarıda geçirdiğiniz zamanı uzatırsınız kendiniz için.
Annenizin eli ayağı tutuyorsa büyük nimet.
Diğer işlere de arada yardımcı gelir.
+2
pro9it9is9
(07.03.26)
Kimseyi yargilamiyorum ama cocuk yetistirme ve cocuktan beklentiler konusunda dogu ve bati arasinda cok buyuk fark var.

Batida biz cocuklarin bu sekilde olmamalari icin erken yaslardan baslayarak ozellikle caba sarfediyoruz.

Eksileyeceksiniz ama doguda cocugun degeri anne babasinin, evin her isine kosmasiyla, anne babasina bakmasiyla olculuyor. Yani cocuk ne kadar yararliysa hayirli evlat, ne kadar vurdumduymazsa hayirsiz evlat ya da asi ilan ediliyor.

Mesela benim cocuklarim benim mutlulugumdan sorumlu degil. Benim ihtiyaclarim icin kendi ihtiyaclarini ikinci plana atmamali. Babam hasta diye universite egitimine, isine, yapmak istedigi seylere ara vermemeli. Benim inancima, yasam bicimime gore dogrusu bu.
+1
thetruenorthstrongandfree1
(07.03.26)
Yaşlı ve hasta bakımı zor be insanı yıpratır hele biraz vicdan sahibi iseniz .
Maddi durumu bilmiyorum ama kendinize illakş vakit ayırabilirsiniz .
Bazen yapabilecek bir şey yoksa kabullenmek en iyisi sonrası zaman .
Çoğu insan İçin müstakil ev bir nimet .
Misal çok yoğun olan biri de belki biraz boş vakti olsa bahçe işleri ile uğraşmak isteyebilir .
0
dunyatuhaf
(09.03.26)
(6)

600 bin lira bandında alınabilecek 2. el araç?

istististist
sıfır bilgi sahibiyim. hangi marka-modellere yönelmem en mantıklısı olur? güvenilir bir ekspertize sokmak dışında dikkat etmemi tavsiye edeceğiniz noktalar nelerdir?
sıfır bilgi sahibiyim.

hangi marka-modellere yönelmem en mantıklısı olur?

güvenilir bir ekspertize sokmak dışında dikkat etmemi tavsiye edeceğiniz noktalar nelerdir?
0
istististist
(06.03.26)
benzinli, düz vites, B sınıfı, km 150.000 geçmemiş ve büyük kazası olmayan bir araç bakılabilir.
+1
orpheus
(06.03.26)
- Kurumsal bir ekspertize sokmadan alma,
- Mümkünse mevcutta kaskosu olan bir araç al (Hasar kaydı olur, ayrıca muhtemelen yaşlı bir araç olacaktır, mevcutta kaskosu varsa kasko yaptırmaya devam edebilmen kolay olur)
- Satıcıya güvenme, görmediğin aracı alma, uzaktan başkasının bakmasıyla alım yapma
- 600 bin bütçen varsa 550 binlik araç bak, sigorta, eksper vs. 50 bine yakın yiyebilir daha öncesinde aracın yoksa.
+5
erty_ksk
(06.03.26)
fiat panda
0
mikahakkinen
(06.03.26)
2011 otomatik citroen c4
0
summerjam0306
(06.03.26)
bulabileceğiniz en düşük km, en yeni yıl ve en az kaza geçmişi olan tabii ki en iyisi. modellerin en düşük/istenmeyen motorlu versiyonları daha uygun fiyata satılsa da (egea 1.4, toyota 1.33 vb.) sizi de kullanırken ve satarken memnun etmeyebilir, onları araştırıp kaçınmak mantıklı. geri kalanı sizin beklentilerinize bağlı gibi.

uzun süre kullanayım sıkıntı çıkarmasın ikinci elde satarken bir iki ay beklesem de sorun değil diyorsanız honda-toyota modelleri en iyisi.
bir süre bineceğim, alıp satarken zorlanmayayım diyorsanız, clio, fiesta, polo veya aynı markaların bir boy büyük ama yıl olarak biraz daha eski ve daha yüksek km'lerdeki megane, golf gibi örneklerine bakmanız daha mantıklı.
0
gkhncnzdgn
(06.03.26)
PSA dan araba almayın

Fiat Egea
0
baldan kaymak
(06.03.26)
(19)

Otobüsle mi arabayla mı giderdiniz?

dedeminhirkasi
İşe giderken;Otobüsle gidiş gelişler de 3 er aktarma yapmak gerekiyor ama ulaşıma ücret vermiyorsun.Arabayla tatlı tatlı müziğini açıp gidiyorsun günlük toplam 150 tl yakıyorsun. Hangisini tercih ederdin, neden?
İşe giderken;
Otobüsle gidiş gelişler de 3 er aktarma yapmak gerekiyor ama ulaşıma ücret vermiyorsun.
Arabayla tatlı tatlı müziğini açıp gidiyorsun günlük toplam 150 tl yakıyorsun. Hangisini tercih ederdin, neden?
0
dedeminhirkasi
(06.03.26)
Bu şartlar altında araba Çünkü otobüsün sıkıntısı günlük 150 liradan daha fazla benim için
+1
kisa
(06.03.26)
Bu şartlarda toplu taşımayı tercih etmek için gerçekten farklı ve görülmemiş bir cimri olmak gerekir.
+14
kizil karga
(06.03.26)
araba kullanmak eziyet olmayacaksa (yoğun trafik, kaza yptıracak motosikletler vs.) kıyas kabul etmez, direkt araba. bu senaryoda zaten araba günde en az yarım saat (hatta belki 1 saat) zaman kazandıracak demek. yaptığınız işle saatlik kazancınız 300 tl üzerindeyse (ki arabanız varsa böyle bir geliriniz vardır) toplu taşıma kullanmanın hiç anlamı kalmıyor.
+2
shadowfollower
(06.03.26)
çalıştığım zamanlarda toplu taşıma ile bir tık erken gidiyordum ama o eziyeti 100 kişinin içinde çekmektense bireysel olarak kıçımın üstünde çekmeyi tercih ediyordum.
+2
lazpalle
(06.03.26)
3er aktarma dediğiniz, toplam 4 vasıta mı?

işin içinde evden ilk durağa ya da son duraktan işe yürüme var mı?

arabayla ya da otobüsle toplam süre ne kadar? 150 lira yakacağınıza göre 35-40 dk gidiyor olmanız lazım.

otobüsler sıkışık mı?

arabayla trafik nasıl?
0
co2s2
(06.03.26)
Bu şartlarda otobüs kullanmam için otobüslerin ve durakların boş, yaşımın en fazla 25 olması, işimin de yorucu olmaması gerekir.
+2
cosmicstring
(06.03.26)
Aktarmalar metro mu otobüs mü vapur mu metrobüs mü? İlk kullanılacak toplu taşımaya uzaklık yürüyeerek ne kadar ?
0
kumandanim
(06.03.26)
Otobüs-metro-otobüs şeklinde
Toplu taşımaya yürüme mesafesi yok. Evin önünde bin iş yerinin de önünde in gibi dusunun
0
🌸dedeminhirkasi
(06.03.26)
bu şartlarda otobüs kullanmam için otobüsün 30 dk arabanın 1.5 saat sürmesi gerekir.
işe gidene kadar yorulursun toplu taşımayla
0
jelly bear
(06.03.26)
Ben araba yerine çoğu zaman toplu taşıma tercih ediyorum. Trafik park yeri ayrı problem, üstüne Türkiye’de araba kullanmıyorum. Kaynak yapmaya çalışan biri olunca savaş veriyorum, araya girmesin diye önümdeki aracın dibine giriyorum, şeridin tam kenarından gitmeye çalışıyorum. Her yolculukta kaynak yapan 2-3 kişi oluyor. Çileden çıkarıyor beni.

Yayaya yol veriyorum arkadaki bana korna basıp baskı yapıyor. Sağıma geçip sollamaya çalışıyor. O sırada yayanın geçişine engel oluyor, boş yere daha çok bekliyorum.

O yüzden Türkiye’de zorunda kalmadıkça araba kullanmam. Sakin sakin müziğimi açıp yoluma bakarken bu örnekler yüzünden sinirlerim çıkıyor, müziği dinleyecek halim kalmıyor.

Eğer gideceğim yolda bu tarz problem yoksa ve park yerim garantiyse kesinlikle araba. Yoksa asla uğraşmam.
0
substituent
(06.03.26)
Bu şartlarda otobüsü tercih etmek için tutkulu bir şekilde otobüs fantezim olması gerekir.
+1
kaptan maydanoz
(06.03.26)
park yeri problemi yoksa her türlü araba.
0
co2s2
(06.03.26)
araba.
Hatta daha iyisi de var, motor. sağanak yağmurlu olmadıkça yaz & kış ne kadar soğuk & sıcak olursa olsun, işe motorla gidip geliyorum. dehşet bir rahatlık.
arabaya bindiğim an trafikte kafayı yiyorum.
0
MtKrt
(06.03.26)
bastan sona ayni toplu tasima araci ile gidilmiyorsa, durakla ev veya ofis arasinda mesafe varsa 150 tl konusu bile edilmeyecek harcanmasi sart bir meblagdir. 3
0
warrior princess
(06.03.26)
Araba.

Ama aylık geliriniz de o kararı vermek için önemli.
Ali Koç veya benim için bu soruyu sorduğunuzda cevap farklı çıkabilir.

Sadece yakıt değil arabanın eskimesi, kaza yapma riski, arıza yapma riski, trafikte yaşayacağınız stres, trafik cezası yeme riski, trafik kavgasına karışma ihtimali ve “geçerken beni de bırak”, “arabayla gelmişken çıkışta şuraya gidip para harcayayım” gibi en başta akla gelmeyen masrafları da hesaba katın.
-1
michael_knight
(06.03.26)
maaşa göre konuşmak gerekmez mi? 40bin kazanıyorsan 6000 tl yakıta verilmez mesela.

@co2s

git gel 150*2 olarak hesaplamışım.
0
elorelia
(06.03.26)
araba.

itibardan tasarruf olmaz.
0
mikahakkinen
(06.03.26)
@elorelia: 6000 olmaz ki, günlük 150 liradan ayda 3000 lira olur.
0
co2s2
(06.03.26)
Madem ortak dil kullanılıyor;
Bu şartlar altında otobüsü tercih etmem için otobüsün şoförü olmam lazım.

Arabanın masrafı maddi olarak ciddi etkilemeyecekse, araba. Toplu taşımanın derdi bitmez. 3 vesait kolay bir şey değil. İn onu bekle, bin bunu bekle derken uyanık olduğun saatleri yola vermeye gerek yok.
0
lazor
(07.03.26)
(9)

siz ne düşünüyorsunuz?

lüzumsuz adam
neredeyse her gün senaryonun çok benzer olduğu bir kadın cinayeti haberi alıyoruz. her gün savaş, cinayet, istismar ve insanlığımızı sorgulatan sayısız çirkinlik.cezalar ağırlaşıyor, yasalar değişiyor ama bunun binlerce yıllık bir geçmişi olan bir sorun olduğunu da biliyoruz, önüne geçilemiyor. sosy
neredeyse her gün senaryonun çok benzer olduğu bir kadın cinayeti haberi alıyoruz. her gün savaş, cinayet, istismar ve insanlığımızı sorgulatan sayısız çirkinlik.
cezalar ağırlaşıyor, yasalar değişiyor ama bunun binlerce yıllık bir geçmişi olan bir sorun olduğunu da biliyoruz, önüne geçilemiyor. sosyal medyanın etkisiyle artık bu olaylardan çok daha fazla haberdar oluyoruz. eskiden haberimizin dahi olmadığı her şeye her an tanık oluyoruz. evet, insan doğasının içinde karanlık bir taraf var. bu eylemlerin ve davranışların çirkinliğini de toplumsal sözleşmelerle ve süregelmiş ahlaki birikimle tanımlıyoruz ve yine bu araçlarla engellemeye çalışıyoruz. buna rağmen bu sarmalın dışına çıkamıyoruz. içinde bulunduğumuz dönem için ani bir dönüşüm tabii ki gerçekçi değil; ama nereye gidiyor bu durum?

bir çözüm olduğuna inanıyor musunuz? mücadele etmek mi çözüm, kendimiz ve sonraki nesiller için mücadele etme tatmini mi? bunca insan için refahı sağlamak ve onları eğitmek ne kadar gerçekçi? yoksa bu duruma alışmamız, buna adapte olmamız mı gerekiyor?

insan doğası gerçekten toplum kurmaya uygun mu acaba yoksa biz doğamızla çelişen bir düzen kurmaya çalıştığımız için mi bu döngülerden çıkamıyoruz ve böyle öfke doluyoruz.
belki de sorun insanların kötü olması değil de toplum kurmaya çalışmalarıdır noktasına geldim galiba.

siz ne düşünüyorsunuz?


not: bıkkınlık ve bezginlik değil sorgulayan öfke içerir.
0
lüzumsuz adam
(05.03.26)
Ayrilmak isteyen kadini öldürmek ülkede kültür gibi bir sey oldu.

Nasil cözülür bilmiyorum. Ama en basta ataerkillikten, düzgün davranan git diyince giden erkeklere prenses erkek demekten vs vazgecmek gerekiyor bence.

Öldürenler anadolunun ögretmen atanmayan köyünden gelmiyorlar. Bildigin dogma büyüme istanbul. O yüzden ne eğitimi vereceğiz bilmiyorum.

Medya ile sistematik bir sekilde algi degistirme yapilabilir.

Verilen cezalar uygulanmiyor bile. Yarginin hali ortada. Kimler hapiste kimler disarida.
+4
Purple life
(05.03.26)
kandırıldığımızı, güçler dengesi dünyasına yetişemediğimizi hissediyorum. insanlığın 2. dünya savaşından sonra derme çatma da olsa kurduğu refah toplumu hayali söndü bence. büyük facialardan sonra büyük bir refah yaşanmıştı ve bizden sonrakiler bunun belki kokusunu bile duyamayacak kadar şanssız olacaklar.

ahlak ve erdem gibi davranışların insanın doğasında bulunduğunu düşünmüyorum sadece belli standartlara inanmıştık ve bu kavramları pratik fayda üretecek şekilde sisteme entegre edebilmiştik, artık o yok. umutsuz oldu ama fikrim bu.
0
suicmeyenadam
(05.03.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.03.26)
psikolojik olarak sakatlanmış bir toplumuz. toplum insanlara bireyselliği, mutlu olmayı, hayatı yaşamayı öğretemiyor. bunun yerine bağımlı, kavga-öfke-saldırı güdümlü bir toplum ortaya çıkıyor. bunlar dürtüsel hareketler olduğu için ceza miktarlarının artması çözüm olmaz.
0
orpheus
(05.03.26)
İnsan tabiatın parçası değil. Tabiat insanoğlunun figürasyon ve dekoru. Tabiatın doğal bi unsuru değil. Hayvanlar ve bitkiler içgüdüleriyle hareket eden canlılar. İnsanda ise diğerlerinde olmayan bişey var: bilinç

İşte o bilinç insanı bilimadamı da yapabiliyor adi bi katil de.

İşte bunu kontrol etmek mümkün değil. Ne devlet ne aile insanı durduramaz.

Kısaca insanlık ilk günden beri ilerlemiyor. Arabalar evler değişiyor. İnsan aynı.

Eskiden köle vardı artık paralı köle var.
Eskiden de filozoflar vardı yine var.
Eskiden de din istismarcı vardı yine var.

Yanii tüm bunlar yanılgı. İnsanlık i ler le mi yor.
Hep yerinde sayıyor...
0
luluki
(05.03.26)
Luluki'ye katılıyorum. Bir noktada medeniyeti yanlış tanımlamaya başladık. Artık medeniyet ile teknolojik gelişme aynı şeylermiş gibi anlaşılıyor ancak insanlık, "insanlık" diye bir şey var olduğu andan itibaren sahip olduğu bütün problemlere hala sahip. Bugün bulabildiğiniz en eski yazılı kaynakları; kutsal kitapları ya da efsaneleri inceleyin, orada bahsi geçen her ne varsa: Irkçılık açlık, katliam... Hepsi bugün de var.

Kadına ve çocuğa şiddet de bunlardan biri. Bir birey olarak yapabileceğiniz en etkili şey en başta kendi çocuklarınızı buna göre yetiştirmek. Şiddet ve istismarın birer hak, araç ya da seçenek olmadıklarını onlara öğretmek.
0
salihdt
(06.03.26)
bence insanoğlu var olduğundan beri çokta değişmedi. şu anki durumun orta çağdan ne farkı var? o zamanda bu tarz şeyler oluyordu, sadece kötü haber çok yayılamıyordu. teknolojinin gelişmesi her şeyin görünürlüğünü artırdı ve hiç bilmediğimiz aslında var olan suçların olduğunu bilmemizi sağladı. toplumlar var olduğu sürece bu tarz şeyler olmaya devam edecedek. en gelişmiş olarak görünen batı kültüründe de benzer suçlar olunca ve üstü kapatılınca insanoğlunun pek bir ilerlediğini sanmıyorum.

Sigmun baba demiş ki: Her insanın zihin derinliklerinde saklı ilkel cinsel ve saldırgan güçler vardır. Bu güçler kontrol edilmediği takdirde bireyler ve toplum kaos içinde yok olmaya sürüklenebilirdi.' Bbc ben çağı belgeselini izleyebilirsiniz.

bir arkadaşım söylemişti, 'güçlülerin bir çemberi var eğer sana gözünü dikip o çembere alırlarsa sana he türlü kötülüğü yaparlar' diye.
çoluğumuzu çocuğumuzu bu çemberden korumaya çalışıyoruz.
0
mikahakkinen
(06.03.26)
sen iyi insani hor gor ezikle, kotuluk yapani yucelt. sonra toplumun iyi olmasini bekle.

ulke dizide anasini kesene, onune geleni vurana, kocasini aldatana hayran olsun sonra gel iyi ol bu toplumda.

bu hastalikli yapiyi tum toplum olarak yaratiyoruz kisilere indirgemekle bu is cozulmez.
0
gule gule
(06.03.26)
Çok güzel yorumlar yapılmış ama ben de yazmadan geçemedim.

Bu olayların çok küçük bir kısmını dürtülerini kontrol edemeyen psikopatlar yapıyor. Büyük çoğunluğu bireysel sapkınlık değil, toplumsal ve kültürel bir mesele. Zaten bu yüzden oranlar toplumdan topluma ve bölgeden bölgeye bu kadar değişiyor.

Sorun toplumsal cinsiyet rolleri, ilişki normları, yetiştirme biçimi ve şiddete yönelik tutumlar.

Bir toplumda kadın ve erkeğe eşit değer verilmiyorsa, roller cinsiyete göre katı biçimde belirleniyorsa, bir ilişki “iki bireyin birlikte olması” değil de “birinin diğerine ait olması” gibi görülüyorsa ve şiddet bazı durumlarda anlaşılabilir ya da tolere edilebilir sayılıyorsa orada bu tür olayların yaşanması tesadüf değildir.

Biraz sondan başa bakalım. Öldüren kişi ne diyor? Beni reddetti. Beni terk etti. Benden ayrılmak istedi. Beni aldattı. Erkeklik gururumla oynadı. Namusumu kirletti.
Yani kadının tercih hakkı olduğu kabul edilmiyor. Çünkü ihtiyaçları, istekleri ve gururu önemli olan kişi erkek. Kadın ise ona tabi. Bir kadın bir noktada bir erkekle ilişkilendirilmişse artık hayatı boyunca o erkeğin istediği gibi davranması gerekir.
Kadın erkeğin namusudur. Kadının davranışları erkeğin erkekliğini temsil etmektedir.
Erkek kadına söz geçiremiyorsa yeterince erkek değildir.
Böyle bir denklemde kadının ayrılmak istemesi sadece bir ayrılık değildir. Erkek için bir otorite kaybı ve aşağılanma olarak algılanır.
Peki bu düşünce nereden geliyor? Yetiştirme biçiminden. Kızlara itaat etmeleri öğretilir, oğlanlara hükmetmeleri.

Yani sorun da çözüm de kültürel. Çocuk büyüdüğü evde sağlıklı bir ilişki görürse, toplumsal cinsiyet rolleri sağlıklı yerleşirse o da sağlıklı bir ilişki yaşayabilir. Anormal beklentiler ve davranışlar normalmiş gibi kabul gördüğü sürece de yayılmaya devam ediyor
0
mezzosprite
(06.03.26)
(12)

Bebek Alışverişi Tavsiye

elektr10
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?

Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler elzem sanırım. Beşik konusunu eşimin abisinden çözeceğiz sanırım onlarda büyüyebilen meşhur markalı bir beşik varmış.

Başka neler alınabilir ilk etapta? Acaba bebek bezi stoğu şimdiden yapsak mı onu da sormak isterim.
0
elektr10
(04.03.26)
beyaz gürültü telefondan açıyorsun zaten. göğüs pompası lazım evet.

"bebek bezi stoğu" düşüncesini ilk kim başlattı bilmiyorum da bebek bezi her zaman indirimde veya kampanyada olan bir ürün zaten. tek tek markaları deneyeceksiniz pişik yapmayan, sızdırmayan hangisiyse bebeğe en uygun ona devam edersiniz. stok kesinlikle yok yani.

reflü yatağı almanızı tavsiye ederim. ayrıca anne için gümüş göğüs ucu kapağı lazım olabilir. (bu da kesin değil ama kullanan çok var. yani biz peşinen aldık ama hiç lazım olmadı mesela)

bu dönemde şunu da alın bunu da stoklayın diye çok tavsiye gelecek ama birçoğunun gereksiz olduğunu göreceksiniz zamanla.

ayrıca aşırı hijyen takıntınız yoksa her şeyin 2. elini alın. reflü yatağı, bebek arabası, ana kucağı, kanguru. telsiz vs.

şimdiden gözünüz aydın. hayatınızın son güzel 6 ayının keyfini çıkarmaya bakın:) zira sonrasında bir hayatınız olmayacak (bunu da kimse size söylemeyecek mesela)

bu arada mutlaka ama mutlaka emziğe alıştırın bebeği. maça 3-0 önde başlarsınız. bizimkini ne yaptıksa alıştıramadık. özellikle annesi mahvoldu.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun. sağlıkla kucağınıza alın.
cinsiyetin kesinleşmesi için 16. haftayı beklemek en doğrusu.

bez stoğu yapmayın. en kaliteli bez bile bebekte pişik yapabilir. o yüzden sadece doğum sonrası ilk hafta için bez alıp sorun yaşamazsanız devam edebilirsiniz. ben hep sleepy kullandım, sorun yaşamadım. ortalama fiyatlı üründen başlamak iyidir. primalar vs gereksiz pahalı. ıslak mendil konusu da aynı şekilde. ama bir kere doğruyu bulduktan sonra stok yapabilirsiniz (bedenine dikkat ederek)

beyaz gürültü şart değil. her çocuğun uyuma şekli farklı. biraz sizin nasıl alıştırdığınız da önemli ama telefondan filan da açabilirsiniz. özellikle almaya gerek yok bence.

göğüs pompası benim çok işime yaradı ama hiç almayan arkadaşlarım da oldu. ama anne çocuğun emzirme döneminde işe başlayacaksa elektrikli pompa gerekli. yok çalışma durumu olmayacaksa bence duruma göre alınabilir. elzem değil yani. zaten acil durumda eczanelerden hemen manuel bi pompa edinebilirsiniz.

ana kucağı evet gerekli. çok pahalı bir modele gerek yok. içinde çok uzun süre yatmaması gerektiğini bilin ama.

beşik varsa iyi olur tabi. umarım bebek de beşiği kullanır :D :D

hemen büyüdükleri için çok fazla yenidoğan kıyafet almayın. ama kusma kazaları vs sık yaşanabilir. 5-6 takım alırdım sanırım ben. ama mutlaka elinizde 1-3 ay kıyafet filan da olsun. bir günde büyüyebiliyor bebekler neredeyse. ileri ay kıyafetlerini mevsime göre almaya dikkat edin. yine çok para vermeyin derim. çünkü gerçekten hızlı büyüyorlar ilk yıl. önlük alın ama bol bol.

ilk aylar değil de sonrası için piyanolu oyun halısı düşünebilirsiniz.

çok fazla oyuncak, çıngırak vs almayın. plastik yemek kaplarıyla filan da oynuyolar çünkü.

anneye önü düğmeli pijama takımlarından alabilirsiniz, emzirme döneminde pratik oluyor.

emzik konusu sizin kararınıza bağlı. kimi bebek kendisi kabul etmiyor ama benim kızım tutmuştu emziği. iyi de oldu açıkçası. ben sadece uyurken verdiğim için bıraktırırken zorlanmadım. yani emzik bence okey, ama tüm gün sabahtan akşama emzik vermek doğru değil. bıraktırması da zor oluyor çok alışınca. ama benim uyku anları için kurtarıcım oldu.

uyku tulumu vs almıştım ben önden fermuarlı. ama gece boyu çiş yaptıkları için hiç pratik olmadı. alttan ayrıca çıtçıtı olmayan ya da kolay çıkarılamayan bir şey almayın gece için.

aklıma geldikçe güncellemeye çalışırım.

size en önemli tavsiyem ama uyku konusunu araştırmanız. ilk zamanlar meme uyku tabi başka bir şey yok ama uyanıklık süreleri arttıkça bir düzen oluşturmanız gerek. kaç aylık bebek günde kaç kere uyur, iki uyku arası kaç saat uyanık kalabilir, uyku rutinleri, akşam uykusu kaçta olmalı vs vs benim bebekte en zorlandığım şey uykuydu. uyutma şekli çok önemli. mesela sallayarak uyumaya alışırsa 3 yaşında hala ayakta sallıyor olabilirsiniz ve 3 yaşında bir çocuğun uykuya dalma süreci iki saati bile bulabiliyor. ya da emerek uyumaya alışırsa ki ilk zamanlar hep öyle olduğu için anneye de kolaylık oluyor ama bu sefer 2 yaşında gece boyu on kere meme için uyanan bir bebeğiniz de olabilir. çok fazla ayrıntısı var. mutlaka bi konuda araştırmanızı yapın. düzen oluşturacağınız döneme hazır olun. uyku konusu çok önemli.
mesela siz uyanıksınız, bebek de anlamıyor nasılsa diye akşam onda on birde salonda olmasın bebek. ne olursa olsun belli bir akşam uykusu saatiniz olsun ve o saatten sonra uyansa dahi odadan çıkıp tekrar hayatın içine katmayın. odada kalsın, odadan çıkılmaması gerektiğini bilsin.

bebek arabasını ben olsam ikinci el şey bakardım. çünkü bebeklik dönemi arabaları hantal oluyor. 2 sene sonra kullanması eziyet oluyor. daha pratik, kolay katlanan modellere geçiyorsunuz.
+2
elorelia
(04.03.26)
bebek arabasını şimdiden al, fiyatlar hep artıyor. (maxi-cosi, cybex, stokke, mamas papas vb.)
ana kucağıyla uyumlu aynı marka bebek arabası alırsan gezdirmesi kolay olur.
bebek bezi stoğuna gerek yok, en iyi markayı alırsın kızarıklık olur ölü yatırım olur. doğum yaklaşınca ıslak mendil stoklayabilirsin.
pompa pahalı bir şey doğumdan sonraki duruma göre alman daha mantıklı.
bebek kamerası da ileriye dönük bir yatırım.
şu da lazım bu da lazım diye alıp boşa giden bir çok harcama oluyor. temel ve ileride kullanılacak şeyleri almak daha mantıklı.

mesela oto koltuğunu 2. el olarak alabilirsiniz.

hayırlı olsun.
0
mikahakkinen
(04.03.26)
@yazar yazmaz yazan yazar teşekkürler tavsiyeler için. valla hayatımız baya bir değişecek orası kesin ama moralimi bozdun hocam ya :')

@elorelia çok teşekkür ederim. gerçekten verdiğiniz detaylı bilgiler başka ebeveyn adaylarına da faydalı olacak.

@mikahakkinen çok teşekkür ederim. bebek arabası da var aslında ama çok hantal gibi. ona bir bakacağız.
0
🌸elektr10
(04.03.26)
Hayırlı olsun.
Önünüzde çok zaman var, acil bir şekilde bir şey almanız gerekmiyor henüz.
Satın alma kararlarını mümkün olduğunca anneye bırakın. Dünyanın en iyi ürününü alsanız da başka bir anne eşinize diğer bir ürünü övdüğünde o ürünü almak gerekebilir.

Bez stoklamaya hiç gerek yok. Maddi durumunuzu bilmiyorum ama bez aslında çok büyük bir masraf değil. En pahalı bezin aylık masrafı bir kişinin bir kere rakı içmeye çıkması civarında bir para. Bebek olunca zaten pek rakı içmeye çıkmayacaksınız.
Bebek arabasını Yunanistan veya Avrupadan almak Türkiye’ye göre ucuza geliyor Cybex markası için özellikle. Yazın Yunanistan’a arabasıyla tatile gidecek yakınınız varsa ondan istenebilir.

Beyaz gürültü mesela biz hiç ihtiyaç duymadık, almadık. Her şeyi de almanız gerekmiyor.
Aileler bir şey alacaksa (büyük şeyler için diyorum) bir şekilde önceden konuşun ki sizin beğenmeyeceğiniz bir ürün almasınlar. Örneğin kullanışlı olmadığı için kullanmayacağınız bir ana kucağı almasınlar.
0
michael_knight
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun, umarım hem bebek, hem anne açısından sağlıklı ve rahat bir süreç geçirirsiniz.

süt pompalarını kiralayabiliyorsunuz. hastanenizin yeni doğan servisi ile görüşün isterseniz.

şu an heyecan var belli, ancak yüklü alışveriş yapmayın. bebek çok hızlı büyüyen ve ilginç rutinleri olan bir canlı. biz emzik için en iyi markalara dünya para verdik, yurtdışından filan getirdik, kendisinin tercihi noname bir şey oldu.

illa harcama yapayım diyorsanız eşinize hediye alın şu an :)
+1
galahad reloaded
(04.03.26)
tebrikler hayırlı olsun. yukarıdaki yorumlara istinaden yazıyorum eğer anne bebeği emzirmeyi planlıyorsa asla emzik ve biberon vermeyin. emzirme ile ilgili sıkıntılarda emzirme danışmanından yardım alın. çocuk doktorunuzu emzirme taraftarı ihtiyacı olsun olmasın tüm bebeklere direk mama vermeyen tarzda seçin. emzirme planı yoksa emzik ve biberon alabilirsiniz
0
wenlock
(04.03.26)
Merhaba, hayırlı olsun bebeğiniz. Ben de henüz alışveriş yapmak için çok erken olduğunu düşünenlerdenim.

Sanırım tavsiyem az alın demek olur. Mümkünse ve sizin bakış açınıza uygunsa kıyafet dahil çoğu şeyi bebeğini büyütmüş bir arkadaşınızdan temin etmeye çalışın. Eğer mümkün değilse veya istemiyorsanız yukarıda harika listeler var.

Ben ilk baştaki dönem için bir iki şey söylemeye geldim :)
1- Meme ucu için krem alın mutlaka, Lansiloh'un da var başkaca markaların da var, kokusuz ve doğal içerikli olmasına dikkat edersiniz zaten. Doğum zamanı yaklaşmadan bir iki hafta önce kullanmaya başlasın eşiniz.
2- Gümüş meme ucu kapaklarından alabilirsiniz, ben almadım ve lansiloh ile atlattım o dönemi ama faydasını gören çok arkadaşım oldu, meme başlarının yara olmasını engelliyor.
3- Emzik kullanımını tavsiye etmiyorum, gak meme guk memeciyim; ileriki dönemlerde meme reddi veya kafa karışıklığı yaşatabiliyor. O yüzden bence bırakın parmak emsin ama emzik emmesin. Şu aşamada kendinizi şartlayıp almayın derim. Ek olarak doğum çantasına emzik, ne olur ne olmaz diye hazır mama, biberon koymayın. Öyle aileler görüyorum, hiç gerek yok.
5- Eşiniz işe dönmeyecekse ve emzirecekse süt sağma makinesine gerek yok. Meme süt üretimini bebeğin ihtiyacına göre ayarlıyor, fazla üretim memede mastit yapacaktır. Ama ihtiyaç olursa mutlaka giyilebilen/hands-free modellerden alın. Biraz pahalı ama hayat kalitenizi artıracak.
6- Bebeği kendinize bağlamak için sling alın.
7- Emzirmeyi dışarıda kolay hale getirecek emzirme t-shirtü, sweatshirtü diye geçen kıyafetlerden alın ikişer üçer tane.
0
kaymaktutmayansicaksut
(04.03.26)
yazar yazmaz yazan yazar'dan aldığım ilhamla devam edeyim.

Bebişle gelecek güzelliklerle birlikte zorluklara da alışmanız herkes için iyi olur. Çocuk sahibi ve gerçekçi arkadaşlarınız varsa, onlarla konuşun. Hangi problemlerde nasıl hareket etmişler, öğrenin. Uykusuzluk için power nap alıştırmalarına başlayın. Bebeğin boğazına bir şey kaçarsa nasıl çıkarılır vb. için bebek ilk yardımını öğrenin. Eşinizin yaşayabileceği, hamilelikten kaynaklanan ruh durumlarında nasıl hareket etmeniz gerektiğini öğrenin. Aslında sorsanız buradan da yazanlar çıkacaktır ama buradakiler anonim olduğundan saçma sapan şeyler de yazılabilir.

Hazır olursanız panik yapmazsınız, siniriniz bozulmaz. Birçok şey sizi üzebilir, işinize gelmeyebilir, biz neyin içine girdik diyebilirsiniz ama çoğu çift bebekle gelen güzelliklerin diğer her şeyi örtebildiğini söylüyor.

Umarım aileniz için sağlıklı, huzurlu geçen bir süreç olur. Minnoşa da şimdiden şans dolu yıllar dilerim :)

Ek: Eşiniz her şeyden panik olan, kolay morali bozulan biriyse bu hazırlıkları ondan habersiz siz yaparsınız.
+1
cosmicstring
(04.03.26)
Seyahat boyun yastığınız yoksa alın.
Ayaküstü uyumalarınızda çok faydası oluyor.
0
Mirket
(04.03.26)
emzirme yastigi alin. herseyi olan bir arkadasima hediye etmistim, "oha herkesin ilk bunu almasi lazim muhtesem biseymis" dedi. cocuk agir bisey, buyuyor da surekli, emzirirken hep kolda tutmak epey yorucu.
0
taurina
(05.03.26)
gumus gogus ucu kapaklari oluyor mesela silverette marka, yara olmasina iyi geldigini duymustum bebegi olan yakinimdan
0
lonelily
(05.03.26)
(5)

Sıfır araç alma süreci hk.

HellKeePer
-Aracı bağlamak için bayiye kaporayı gönderdim.-Hatasız araç istediğimi söyledim (kaputta fabrikasyon sök-tak olmasın, boya kalınlığı orjinal olsun vs.)-Faturayı kesmek için yarın benden ödeme bekliyorlar.Kendi adıma sürecin sorunsuz işlemesi için daha ne(ler) yapmalıyım? Deneyim sahibi arkadaşların
-Aracı bağlamak için bayiye kaporayı gönderdim.
-Hatasız araç istediğimi söyledim (kaputta fabrikasyon sök-tak olmasın, boya kalınlığı orjinal olsun vs.)
-Faturayı kesmek için yarın benden ödeme bekliyorlar.

Kendi adıma sürecin sorunsuz işlemesi için daha ne(ler) yapmalıyım? Deneyim sahibi arkadaşların yorumlarını rica ederim.
0
HellKeePer
(03.03.26)
Fatura kesildikten sonra arabayı almış sayılıyorsunuz dolayısıyla kesilmeden önce bayiye gidip boya makinasıyla kontrolü rica edebilirsiniz. Bu esnada şasi nosunu not alın ki bayiden çıkarırken başka aracı kitlemesinler.
0
mirty
(03.03.26)
@mirty
faturayı kestikten sonra aracı fabrikadan bayiye çekeceğiz dediler (2-3 gün). bu durumda kontrol yapamıyorum sanırım?
0
🌸HellKeePer
(03.03.26)
gene ford mu alıyorsun? hayırlı olsun.
0
mikahakkinen
(03.03.26)
@Mika Aynen bildiğim yoldan devam teşekkürler 🙏
0
🌸HellKeePer
(03.03.26)
Eğer gerçekten öyleyse evet ama her türlü yalan söyledikleri için araç bayide bekliyor bile olabilir
0
mirty
(04.03.26)
(8)

Anne baba evden çalışırken bebek bakanlar

chicha_v2
Bunu nasıl başardınız/başarıyorsunuz?Şu an eşim çalışmıyor, bebek üç aylık falan ama ben de çalıştığımdan bi şey anlamıyorum. İşe de yeni girdim zorlayıcı oluyor.Beş altı ay sonra eşim de işe başladığında o nasıl çalışacak ben nasıl çalışacağım hiç bilmiyorum.Bakıcı/anneanne/babaanne şart mı? Bir ya
Bunu nasıl başardınız/başarıyorsunuz?

Şu an eşim çalışmıyor, bebek üç aylık falan ama ben de çalıştığımdan bi şey anlamıyorum. İşe de yeni girdim zorlayıcı oluyor.

Beş altı ay sonra eşim de işe başladığında o nasıl çalışacak ben nasıl çalışacağım hiç bilmiyorum.

Bakıcı/anneanne/babaanne şart mı? Bir yaşında kreş falan düşünmüyoruz o yüzden onu eledim.
-1
chicha_v2
(03.03.26)
Bakıcısız imkansıza yakın.
Ben 6-7 aylık olana kadar bakıcıyla birlikte idare ettim. Ama emeklemeye başlayınca bakıcıyla bile çok zor oldu. Şu an 1.5 yaşında, odaya kapanıp çalışıyorum ama günde en az 15-20 kez odaya gelmek ister. Sürekli evde bir çocuk gürültüsü var çalışmak çok çok zor hale geldi.

Bir de bakıcısız nasıl çocuğa bakacaksınız onu anlamadım. Çocuk her saniye ilgi bekliyor sonuçta kenarda oturup senin işini yapmanı beklemez. 1 yaşından sonra bile kendi kendine oynaması max 10 dk oluyor.
+5
kaptan maydanoz
(03.03.26)
Evde bakıcı/ destek veren aile büyüğü olmadan evden çalışabilen bebek sahibi ebeveyn varsa gelsin alnından öpeceğim.

Evden çalışma yapabildiğim günler var. Bebeği evden göndermeden çalışmam mümkün olmuyor. Odaya kapanırsam kapıya vuruyor, anneeeeee diye dolanıyor; kapanmazsam da klavye veya benimle oynamak istiyor.

İki ebeveyn bile evden çalışacak olsa, olmuyor. Annenin işi varken bebek anneyi istiyor, ağlıyor. Anne ile babanın aynı anda bilgisayar başında olması gereken anlar oluyor.
+3
kaymaktutmayansicaksut
(03.03.26)
doğumdan hatta hamilelikten önce bunu planlamamış olmanız gerçekten korkunç.

bakıcı veya babaanne olmadan imkansız. bakıcı tutarsanız biriniz bakıcıya çalışacak zaten. sırf bundan dolayı işini bırakan çok kadın var.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.03.26)
çocuğun kolay bir evresi yok. şu an en azından hareket edemiyor, konuşmaya başlayıp talepleri arttığında bu günleri arayacaksınız. kızıma 2.5 yaşına kadar annesi baktı, sonra kreşe gitti. hiç kimse annenin verdiği sevgiyi emeği veremez. bence çocuk yapılıyorsa anne 2 sene bakmalı. belki tek çocuğunuz ve annenin bir daha deneyimleyemiyeceği bir deneyim. ekonomik olarak çalışmak zorunda olanları anlıyorum ama koştur koştur işe başlayan anneleri anlamıyorum gerçekten.
0
mikahakkinen
(03.03.26)
Şart elbette.
Hatta evde bakıcı olunca bile kolay değil.
Evden çalışmak da çalışmak demek sonuçta, çalışırken bebeğe bakmak mümkün değil ki.
0
michael_knight
(03.03.26)
Evden çalışırken bebek bakan ben ne gördüm ne duydum sizi de troll sandım hatta eski duyurularınıza baktım. Bebekken işin başından zırt pırt kalkmaktan odağınızı da işinizi de kaybedersiniz. İki yaşından sonra tabletle oyalatırım deseniz çocuğunuzun sağlığından olursunuz. Yemeği, öz bakımı, aktivitesi, koruması derken bakıcı desteği şart çocuk bakmak büyük sorumluluk gerektiriyor.
0
cilekli pasta
(03.03.26)
Evden çalışılan bazı işler vardır. Günde 3,5 task gelir. Onu da güne yayarak yapma şansı vardır. Toplantı v.s hiç yoktur. O zaman paslaşılarak bakılır. Fakat böyle bir çalışma koşulu yoksa imkansıza yakın. Hele ki anne baba aynı saatlerde işe başlayıp aynı saatte bitiyorsa imkansız
0
limonlu eksi
(03.03.26)
olmuyor maalesef, çocukla her an birinin aktif ilgilenmesi gerekiyor. ben de çocuktan önce "bırakırım yerde oyuncaklarıyla oynar ben de işime bakarım" diye hayal ediyordum ama olmuyormuş :) dolayısıyla evet her iki ebeveyn de çalışacaksa birinin gelmesi şart.
0
mezzosprite
(05.03.26)
(16)

toplu taşımada en çok neye sinirleniyorsunuz ?

devilone
kalabalık metroda bacak bacak üstüne atarak oturan 20'li yaşlardaki kızlara sadece ben mi sinirleniyorum ? mesela bir yer boşalıyor kızın biri daha oturduğu saniyede bacak bacak üstüne atıyor . normal oturmayı mı bilmiyor bu tipler ?ayakkabıları ayakta bekleyen birine değiyor ve hiç umursamıyorlar
kalabalık metroda bacak bacak üstüne atarak oturan 20'li yaşlardaki kızlara sadece ben mi sinirleniyorum ?
mesela bir yer boşalıyor kızın biri daha oturduğu saniyede bacak bacak üstüne atıyor . normal oturmayı mı bilmiyor bu tipler ?
ayakkabıları ayakta bekleyen birine değiyor ve hiç umursamıyorlar
0
devilone
(03.03.26)
Evet. Haklısın. Var böyle bir durum.
Çocukerkil ailelerin 'özgüveni yüksek olsun' çocukları bunlar.
+3
Mirket
(03.03.26)
Bacaklarını öküz gibi açıp "en errrrrkekk benim" havalarına giren hemcinslerim daha çok sinirimi bozuyor. Bacak bacak üstüne atan birine hiç sinir olmadım sanırım şu ana kadar demek ki rahatsız etmemiş beni ya da pek denk gelmedim.

Onun dışında, sırt çantanı indir diyenlere sinir oluyorum. Çantam kendi şahsi eşyam yani oraya da bir kişi sığmayıversin o kadar ten tene geçmeyelim. 20 senedir sırt çantamla toplu taşıma kullanırım, bu konuda katıyım, asla elimde taşımam

Bi de ineceği durak olmamasına rağmen kapı önüne kamp kuranlar. Çekilir misiniz diyince de bön bön bakıyorlar yani sanki kendisinin durağı gelene kadar kimse inmeyecek diye anlaşma yapmış da şaşırıyor aa nasıl biri inebilir diye
+2
nundu
(03.03.26)
Bacaklarını açarak oturan erkekler,
İki tarafı da kaplayan yaşlılar,
Metrodan inenler inmeden binmeye çalışan insanlar,
İlk duraktan delirmiş gibi insanları ezip oturduktan iki durak sonra inenler,
Yürüyen merdiven bittiği an sanki arkasından akmaya devam etmiyormuş gibi bekleyip nereye gideceğine karar vermeye çalışanlar,
Yürüyen merdivende önümdeki kişiyle aramda bıraktığım iki basamağın birine geçip sıkıştıranlar, hemen bir basamak arkamda bekleyenler...
+4
mutekebbir
(03.03.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
çok iyimiş taktikler , yüksek sesle telefonda konuşanlar için ben de deneyeceğim bu fikiri çok sevdim
toplu tasimada sigara içene denk gelmedim hiç
0
🌸devilone
(03.03.26)
parfümle yıkananlara ve küllük gibi kokanlara.
+2
art cat chocolate
(03.03.26)
Telefonla konuşanlara.
+2
arbre
(03.03.26)
Istanbulda metro vagonlarında havalandırmayı çalıştırmıyorlar, kışın içerisi 35 derece falan oluyor. herkes terliyor, en çok bundan nefret ediyorum. bu klimayı çalıştırmama olayı deodoranta alkol olarak bakan bir toplumda yapılmamalı. ayrıca insanlar da soğuk-sıcak-soğuk şoklamasına maruz kalıp hastalanmamalı.

onun dışında yayılarak oturanlara ayar olurum, çantasını da yanına koyar hatta. direkt gidip onları sıkıştıracak şekilde çökerim.

durakta inenlere öncelik vermeden binmeye çalışanlara laf sokarım.
+3
eileengray
(03.03.26)
@eileengray aynen bunlara ben de içimden yaşlı gibi söylenip sinirleniyorum . yalnız olmadığıma sevindim okurken
çantasını yanına koyan ve 1,5 koltuk kaplayanlar yanına biri oturunca bir de ters bakıyorlar neden insanlar bu kadar kaba ?
0
🌸devilone
(03.03.26)
-Ceset gibi kokanlar.
-Ayakta olup oturanlara yaslananlar, bunu genelde orta yaşlı kadınlar yapıyor ağırlığını sana veriyor resmen.
0
ekimoloji
(03.03.26)
@ekimoloji sen yazınca aklıma geldi marmaray ve metroda ortadaki ya da kapı yanlarındaki demirlere sımsıkı sarılanlar var tutunacak yer bırakmıyorlar
0
🌸devilone
(03.03.26)
bindikten sonra içerisi gayet boş, hatta oturacak yerler bile olmasına rağmen kapının ağzında kümelenenler.

eskiden otobüs şoförleri "arkaya ilerleyelim, arka taraf boş, sağlı sollu yanaşalım" falan diye bağırırken kızardım. hakikaten bu milleti koyun güder gibi dürtükleyeceksin ki laftan anlasın. dürtmeyince kendi kendine yapamıyor. ortası boş işte, niye kapının ağzını kalabalık ediyorsun, inenlere ayrı, binenlere ayrı engel oluyorsun.

hoş kapı önlerinde bekleme yapmayınız diye anons da kaydetmişler ama o otomatik olduğu için "arga taraf boş argalara ilerleyelim sağlı sollu yanaşalıım" diyen otobüs şoförü kadar etkili olmuyor. kimse sallamıyor anonsu.

metrodan inmeden binmeye çalışanlara, özellikle ankara'daki "ankaray" isimli raylı taşıma sisteminde pek kızamıyorum. çünkü treni kullanan vatman hıyarı tabakhaneye bok mu yetiştiriyor ne yapıyorsa insanları kapıya sıkıştırmaya çalışıyor. içeride sürekli "inen yolculara öncelik tanıyınız", "kapı kapanma sinyalini duyduktan sonra trenlere binmeye çalışmayınız" şeklinde anons dönmesine rağmen, vatman hıyarı daha inen yolcular bile bitmeden kapı kapanma sinyaline basıyor. lan mantık olarak benim hiçbir zaman binememem lazım o zaman. hem inen yolculara öncelik verip, hem de kapı kapanma sinyalini duyduktan sonra binmeye çalışmazsam trene binemem. ya adama öncelik tanımadan bineceğim, ya sinyali duyduktan sonra binmeye çalışacağım. çünkü sen o sinyali inenler bitmeden, binenler binmeden veriyorsun. önünde ayna var, kamera var amk, bir bak arkana, bekleyen herkes bindikten sonra kapatırsın. gideceğin yere 30 saniye geç gidiver.
+1
kibritsuyu
(03.03.26)
yaşlıların mesai saatinde beleş diye toplu taşımayı doldurmasına sinir oluyorum.
+2
mikahakkinen
(03.03.26)
Yer isteyen yaslilar
Yemek yiyen insanlar
Bagira bagira telefonla konusan araplar
+5
Purple life
(03.03.26)
Hayır yaptığını sanıp çocuk dilencilere para verenlere.
+2
yurtsuz john
(03.03.26)
çok ağır parfüm kullananlar
sırt çantasını önüne almayanlar
0
hrskrs
(03.03.26)
Metro ve Marmaray'da, ortak bir akılla nasıl oluştuğunu bilmediğim, aslında normlarımıza çok ters, rüya gibi bir durum var: Kapıların önünde bir sağda, bir solda sıra yapıp, inenler ortadan inince sırayla içeri girmek. Bu rüyayı yaşamamıza engel olan kaynakçılara sinir oluyorum :)

Yer olduğu halde kapının önünde durup, inip binmeyi zorlaştıranlara da gıcığım ama yılların toplu taşımacısıyım, iyi omuz atarım :)
+1
cosmicstring
(04.03.26)
(9)

2 Milyon 500 Bin Civari Alinacak Mantikli Sifir km Araba

buenas
2500000 2.750000 dolayları alınacak en mantıklı araç hangisidir? SUV sedan farketmez. Elektrikli 2. Tercih.
2500000 2.750000 dolayları alınacak en mantıklı araç hangisidir? SUV sedan farketmez. Elektrikli 2. Tercih.
0
buenas
(02.03.26)
şöyle bir başlık vardı eksisozluk.com
0
sivri sinek
(02.03.26)
ID4
0
since1907
(02.03.26)
Kia xceed
0
mirty
(02.03.26)
Skoda grubunda ciddi indirimler var, bayiye sormak lazım.
byd
0
rhan
(02.03.26)
2,5 gibi bütçem olsaydı sanırım toyota corolla cross alırdım.
+4
exlibris
(02.03.26)
golf
0
mikahakkinen
(02.03.26)
hybrid corolla veya corolla cross. tüketimi düşük, e-cvt en sorunsuz şanzıman, yine sorunsuz atmosferik motora sahip. başka araç bakmazdım o bütçeyle...
+1
konetsu
(03.03.26)
cupra formentor
kia sportage
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(03.03.26)
kia sportage
+1
liberal
(03.03.26)
(15)

Görgüsüzlük gibi gelen davranislar

Purple life
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönd
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.

Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönderirsin ama full paylasmak bana artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Günes gözlügü ve spor ayakkabi haric marka amblemi olan kiyafetler giymek de cok gereksiz geliyor.

Size görgüsüzlük ya da en azindan düsüncesizlik gibi gelen neler var?
0
Purple life
(02.03.26)
Yanlışlıkla iki kere açmışsın.

Ben de bakın kocam, evim, marka çantam paylaşımlarını görgüsüzce buluyorum.
+2
Kahvedesu
(02.03.26)
Yemek fotoğraflarına bakmaya bayılırım. Bana özellikle "bak şurası yeni açılmış gittim şundan yedim", "şu viral tarifi denedim çok güzel sen de dene" diyerek yemek fotosu atılsın isterim. Insta keşfetimin büyük bir kısmı yeme içme, mekan önerisi falan. Gördüğümde rahatsız olmam.

Marka amblemi minimal ve belli belirsiz değilse ben de rahatsız oluyorum. Boydan boya marka logolu şeyler giymem.
+3
kullanicadi
(02.03.26)
10 dakikada AI ile sunu yaptim. Bir haftasonunda bilmem ne projesi yaptim temali asiri zekali oldugunu alttan alttan vurgulayan paylasimlarin yapilmasi. Ozellikle surenin belirtilme kismi rahatsiz ediyor. Gercekci olmayan paylasimlarla insanlarin psikolojisini bozuyorlar.
+1
mbond
(02.03.26)
türkiye'de genel bir ahlaki çöküş var o yüzden görgüsüzlüğün sınırları zorlanıyor, genel olarak trafik kurallarına uymamak, hızlı giden arabadan direksiyon storysi atmak, futbol kavgası yapmak benim için yıllardır devam eden görgüsüzlük şekilleridir
+1
nahtoderfahrung
(02.03.26)
Yemek yapmak, markası gözüken kıyafet giymek benim için görgüsüzlük değil. Umrunda olan şey de değil.

Ama toplu taşımada bağırarak konuşan, “geçen x’e gittim şekerim” diyerek tüm vagona sesini duyurmaya çalışanlar benim için tamamen görgüsüz. Sabah 7 da yüksek sesle konuşanları kafam almıyor.

Kimseye zararı olmadığı sürece isterse direksiyon storysi paylaşsın, isterse biosuna yazar @ ekşi, yazsın.
-1
substituent
(02.03.26)
Yemek çok paylaşırdım ben en sevdiğim şeydi ama artık rahatsız oluyorum en büyük isteğim Instagram'a öne çıkanları gizleme özelliği gelmesi.
Çünkü bazen gittiğim bir yere ne zaman gittiğimi hatırlamam gerekiyor, yediğim o güzel yemeği nerede yediğime bakmam gerekiyor, bu gibi durumlar için kullanırdım ama artık hoşlanmıyorum sadece kendimin görebileceği şekilde saklama imkanım olsa güzel olurdu.
Kendi yaptığım şeyleri paylaşırım ama rahatlıkla, özellikle çikolata/tatlı yaptığım zamanlarda atmayı seviyorum.

Üzerinde markası belli olan şeylerden hoşlanmıyorum kıyafette asla tercih etmem bazı ayakkabılar amblem olarak belli oluyor yapacak bir şey yok Nike çok rahatsız etmez mesela ama New Balance'ın o kocaman N harfinden hoşlanmıyorum.
Çantada da üzerinde kocaman Chanel amblemi olan bir sırt çantam vardı, modeline bayıldığım için almıştım zaten orijinal değil ya rahatlığından çok sıkıntı görmüyordum takmakta bir de çok alacalı bulacalı bir modeldi göze batmıyordu.


Tamamı marka ismiyle dolu giysiler giyenleri görgüsüz olarak değerlendirebilirim sanırım hem de hiç şık değil asla anlamıyorum neden alınır bunlar.
Birinin yemek tabağımdan yemek almasını da görgüsüzlük olarak yorumlarım, sorsa bile, ne diyeyim ki alma mı diyeyim yani neyse...
Mesela atılan doğum günü kutlama hikayelerini tekrar paylaşmayı da biraz görgüsüzlük olarak yorumlarım, hızını alamayıp gelen mesajı paylaşan bile var, bence hoş değil.
0
mutekebbir
(02.03.26)
Yemek paylaşmak denince masada yediğinden ikram etmek geldi aklıma. Bunun nesi görgüsüzlük diye düşündüm. Ben sosyal medya kullanmadığım için pek fazla maruz kalmıyorum bu tarz içeriklere.
Günlük hayatta kendinden farklı olan bakışı ve davranışı ele veriyor bazılarının görgüsüzlüğü. Geçende kulak misafiri oldum. Adamın biri sokağımızda oturan engelli bir gençten "Yanlış anlamayın da engelli bir arkadaş var. Sürekli evden kaçıyor." diye birilerine sözümona dert yanıyordu. Hödük, evde zincire bağlı durmuyor o arkadaş diyemedim ya içimde kaldı. Ona kalsa sokağa adımını atmasın, kimsenin gözüne görünmesin istiyor herhalde.
Başka biri de siyahi birinin yanından L yaparak geçti. Hem ırkçı hem de saklama gereği bile duymayacak kadar sağduyusuz.
Maddi konular değil bunlar, ama kesinlikle sosyo-kültürel görgüsüzlükle alakalı.
+1
auroraaurora
(02.03.26)
yemek benim de çok gözüme batmaz. ama sadece yemek olacak. gittiği mekanı background'a alıp içki / yemek paylaşımı aşırı cringe bence.

bana daha çok ebeveynlerin yeni doğan bebekleri için yapılan şovlar görgüsüzce geliyor. balonlu ışıklı süslemeler yani. doğum günleri de buna dahil bu arada.

Avukat & doktorların instagram hesaplarına Av. ya da Dr. yazmaları da çok görgüsüzce (kişisel hesaplardan bahsediyorum iş içinse ok).

Yine marka gösterme meraklıları, evlerini gösterme meraklıları da görgüsüzler.

Sanırım bu kadar.
+1
elektr10
(02.03.26)
Yemek yiyen var yiyemeyen var, tatile giden var gidemeyen var, akşam güzel bir mekana eğlenmeye çıkan var çıkamayan var, güzel bir hobi edinmenin maddi yükünü kaldırabilen var, istediği halde yapamayan var. Bunları paylaşmak görgüsüzlük değil bence. Hatta en masumu yemek sanırım, herkes bir şekilde hergün yemek yiyor, fotoğraftakini yemese başka bir şey yiyor. Hayatı boyunca diğerlerini yapamayan insanlar var. Eğer insan hayatının doğal akışından bir parça gösteriyorsa o kişi öyle yaşıyordur. Yani az buçuk varlıklı bir insansanız hiçbir şey paylaşmamanız lazım bir yerde. Utanılacak bir şey değil ki bu.

Görgüsüzlük olan bu tip fotoğrafları imalı yorumlarla paylaşmak veya "göstermek" temasıyla paylaşmak. Hani şu pahalı otomobillerde mal beyanı yapan ve büyük ihtimal o aracın sahibi bile olmayan tipler gibi, yapaylık baya anlaşılıyor.

Bu konu dışında bence en görgüsüzce davranışlardan biri her ortamda birilerine yol göstermeye çalışmak. Misafirliğe geliyor örneğin, yok onu böyle yapsaydın, şu şöyle olmaz, bak ben seni şuraya götüreyim de orada gör bir de bunu, bak bu işi böyle yapacaksın falan diye sürekli bir şeyler zırvalayan insanlar var. Çok kötü ya, allah yakınlarına sabır versin.
+2
akhenaten
(02.03.26)
bu tarz şeyleri kafaya takıyorsak yaşlanıyoruz demektir. artık dönem değişiyor görgü kurallarıda değişiyor.

gün içinde o kadar çok görgüsüz hareket görüyoruz ki, artık düşünemiyorum bile.
0
mikahakkinen
(02.03.26)
@akhenaten +1
Birileri kolayca ulaşırken başkalarının ulaşamadığı şeylerin sonu yok ki.

Tatile çıkanların gittikleri yerlerden bol bol fotoğraf paylaşmasını çok seviyorum, merakla bakıyorum hepsine. (Müze, tarihi yerler, yabancı bir kültürün günlük hayatı, lokal yemekler... Yoksa havuz başında kokteyl fotoğrafları bir yere kadar.)
Yemek fotoğraflarıyla beraber tarifler ya da güzel restoran önerileri paylaşanları da seviyorum.
Konserden, tiyatrodan, sinemadan post atarken fikrini de paylaşanları yine seviyorum, "aa bu oyuna ben de gideyim, şu grup konsere gelirse kaçırmayayım" diye not alıyorum.

Kocişkolu, yeni gelinli, sunumlu, markalı, yapay, küçümseyen tavırlı ve bana görgüsüzce gelen şeyler paylaşan insanları zaten takip etmiyorum.
+1
kobuzchu kiz
(02.03.26)
Kalem, silgi veya yemek olsun kibarca da olsa birinin malıma çökmesi. Kalemimi unuttum alabilir miyim diyor sonra geri vermiyor. Adam silkiyor ayak üstü.

Destursuz davetsiz kişisel alanıma odama dalınması. Telefonuma bilgisayarıma bakılması. Topluca ortaya yemek alındığında sona kalan ürünlerin toplanması.
-1
Hallegadola
(02.03.26)
Konu "gibi gelmek" ise yanlış kelime kullanımları, yanlış telaffuzlar, kişinin anadili hakkında yaptığı yanlışlar resmen görgüsüzlük bence. Gibi gelmesi de değil yani.
-2
muhayyer divan
(02.03.26)
alakasiz konularda surekli paradan puldan maldan mulkten bahsetmek.
alakasiz konularda dandik fistirik maasli beyaz yaka pozisyonunu one cikartmak.
surekli "ben aptal degilim, XYZyim" lansmani yapmak, kendini ispatlama ihtiyaci.
bunlar beni darlayan hareketler, malesef birkac tane cok sevdigim arkadas ile bu yuzden yollari ayirdim.

bir gazel ile bu cevabimi noktaliyorum:

derdime vâkıf değil cânân beni handân bilir
hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdân bilir
söylesem te'siri yok sussam gönül râzı değil
çektiğim âlâmı bir ben bir de allah'ım bilir.
+1
cooperr
(03.03.26)
Yurtdışına çıkınca her anın fotoğrafını paylaşmak…
0
but that was just a dream
(03.03.26)
(2)

bu akşam depoyu fulleyelim mi?

duyurukullanıcısı
benzin
benzin
📊 uçar mı?

Bu anket sona erdi. 54 oy kullanıldı.

+1
duyurukullanıcısı
(01.03.26)
haftasonu fiyatlarında petrol +%12 gibi şu ara. yarın bizimkilerden 2-3 tl bir zam bekliyorum, birkaç güne aynısını tekrarlarlar, en az %10'a tamamlanır. bu miktar sizin için çok önemliyse doldurun.
0
vayanasinisayinseyirciler
(01.03.26)
opec nisana kadar sıkıntı olmıcak şekilde üretim yaparız demiş. ondan çok bir artış olmaz.
0
mikahakkinen
(02.03.26)
(16)

Gezecek bir yer yok ne demek?

kaptan maydanoz
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum. Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç) Ne olsun istiyor bu insanlar?
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum.
Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç)

Ne olsun istiyor bu insanlar?
0
kaptan maydanoz
(27.02.26)
Ankarada cidden gezicek bi yer yok

Izmirde efes, sirince bile tek basina ziyaret sebebi olabilir. Istanbulda tarihi yapilar cok fazla yine. Ama ankara? Avm + aoç...

Bi de denizi neden haric tutuyoruz. Ist nefret etsem de vapurla karsiya gecmrk bile insanin havasini degistirir

Ek: ankarayi cok seviyorum. O sogukluk, ruhsuzluk cok guzel
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Sanırım bu bir önyargı. Bende de mesela Ankara hatalı kodlanmış bir şehir. Denize kıyısı olmadığı için sıkışmış ve sıkıcı bir şehir algısı var bende. Oysa ki değil.

Bir de Ankara'da yapacak bir şey yok düşüncesi, insanların kendi deneyimlerinden ziyade Ankara'nın yıllardır memur şehri olarak anılmasından kaynaklı olabilir. Eskiden yapılacak şeyler sınırlıymış, hayat erken bitermiş. Artık öyle değil. Adı çıkmış Ankara'nın.
+1
kaymaktutmayansicaksut
(27.02.26)
yani bence gezecek yer olup olmamasından ziyade ankara ile istanbul'da yaşayan insanın gezme anlayışı farklı. mesela istanbul'da arkadaşları ziyarete gitmiştik. elde kamp sandalyeleri ile moda sahile inene kadar canımız çıkmıştı. ankara'da bi insanın tüm yükünü sırtlayıp parka oturmaya gittiğini pek göremezsin. gidiyorsa da arabasıyla filan gider gerçi.

ya da ne bileyim ben batıkentte oturuyorum. yarım saati aşan mesafeler benim için 'uzak' sınıfına giriyor. istanbul'da arkadaşlarla buluşmaya 2 saat yol gidiyor millet üşenmeden. ankara'da o kadar sürede beypazarı'na kadar gidersin. az daha zorlasan eskişehir'e gidersin hatta :D

parksa park, müzeyse müze. hepsi var aslında ama. yani iki günden sonra hadi bi müzeye daha diyemezsin mesela misafirine.

ha denize karşı bir saat oturmak oradakiler için bi etkinlik. ankara'da bu yok. botanik parkında bir saat oturduktan sonra kurtlanmaya başlayabilirler.

neye bağlayacağımı ben de tam bilmiyorum. evet çok fazla gezilecek yer yok heralde.
0
elorelia
(27.02.26)
istanbul kültür sanat, etkinlik, tarihi yapı, doğal güzellik vs pek çok açıdan daha önde, buna bir itirazım yok. fakat ankara'nın gayet de sevilebilecek bir yer olduğunu düşünüyorum. yapmak istedikten sonra ankara ve çevresinde de çeşitli imkanlar bulunuyor. bunun yanısıra trafik istanbul'daki kadar keşmekeş değil, bulunduğu coğrafi konum izmir'deki gibi sıkış tepiş değil, havası Antalya gibi nemli değil. insanlarda sebebini anlamadığım şekilde sürekli bir Ankara'yı kötüleme ve beraberinde başka bir yer övme hali var. ben Ankaralı olmamama rağmen -çok eleştirildiği için bu örneği veriyorum- bu şehirde avm gezdiğimde de keyif alabiliyorum.
+3
yap desem yapmazsin he
(27.02.26)
ankara bence çok beton..doğma büyüme buralıyım ama uzun süre dışarıda kalıp gelince farkediliyor. yeni yapılan parklar bile komple beton yazın asfaltın yalımı vuuryor. ağaçlı parklar da anormal kalabalık. ormanlık alanlar da güvenli değil. kızılay ve tunalı dışında butarz bir yer yok. toplu taşıma zayıf. her yere araç zaruruiyeti var.
+1
iwillsee
(27.02.26)
deniz net bir cevap. su yoksa o şehirde etkinlik azalıyor.
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Beyazıtta İstanbul üniversitesi
Kapalı çarşı
Çemberlitaş
Ayasofya
Yerebatan Sarnıcı
Süleymaniye Cami
Eminönü meydanı
Mısır Çarşısı
Tahtakale dükkanları
Galata Köprüsü
Karaköy Meydanı ve dükkanları
Tünel Taksim arası tarihi tramvay
Galata kulesi
Pera ve tarihi mimarisi
İstiklal Caddesi ve her çeşit mağazalar
Taksim meydanı Atatürk Heykeli
Atatürk Kültür Merkezi
Kurtuluş mahallesi farklı din ve mezheplerden yurttaşlar
Nişantaşı, Teşvikiye, Cihangir semtleri. Sokaklarda ünlülere denk gelmek
Rumeli Hisarı
Aşiyan Mezarlıgı. Orhan Veli'nin kabri.

Yoruldum yeter herhalde. Bunlar var İstanbulda (:
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
“Gezecek yer yok..” demek o kişilerin kendi sığlıklarını gösterir. Doğma büyüme istanbullu ve istanbul fanatiği olan biri olarak, angara’ya gittiğimde kendine ait bir düzen, nizam hissetmiştim ve orayı da çok sevmiştm. Güzel olan herşeye aşık olabilen biri olarak da ankaranın kendine has bu halini de çok sevmiştim. Daha fazla kalsam eminim ki gezicek bir sürü yer bulurdum.
0
love and trust
(27.02.26)
ankara çok güzel diyenlerin bir tane örnek yer verememesi de buna örnek işte mis gibi.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(27.02.26)
istanbul gibi kaç tane şehir var zaten dünyada. o yüzden öyle bir kıyasa girince tabi ankara'da gezecek yer olmaz. hatta tüm türkiye'de yok bu mantıkla. bundan dolayı istanbul 20 milyon sıkış tepiş, yaşayanların yüzde 90'ı yukarıda yazılan imkanlardan faydalanamıyorlar. yani istanbul'un yüzde 90'ı ankara'da hatta ankara'dan daha kötü yerlerde yaşıyor. bu kafayla yaşanmaz. ankara'nın tabiki gezilecek yerleri var
+3
paintov
(27.02.26)
yok yok, cidden gezecek yer yok. 20+ yıldır (hayatımın yarısından fazla) ankara'da yaşıyorum, resmen bu şehir yüzünden asosyal oldum. hafta sonu evden dışarı çıkmadan bilgisayar başında takılıyorum. b.k gibi şehir, gelmeyin sakın!!!

angaralı olmayanlar bundan sonrasını okumaz zaten :) ankara'da gidilecek, gezilecek yerler illaki var ama ilgisi ve imkanı olana. örneğin deniz olmasa da millet katlanır sandalyesini alıp eymir'e oturmaya gidebiliyor. ama buradaki sorun eymir'in kolay ulaşılabilir olmaması. arabası olmayan kişilerin saat başı geçen bir otobüse binip 1 saat dolaştıktan sonra gidebildiği bir yer eymir. tabi bu gidemeyen için dezavantaj olurken gidebilen kişi için avantaj oluyor. zira kalabalık olmuyor böylelikle. bunun dışında örneğin çubuk barajı rekreasyon alanı var. buraya sanırım toplu taşıma ile gitmek de mümkün değil. burası eskiden çok daha popüler bir yermiş ama zamanla pek bir olayı kalmamış. yine de bilen ve imkanı olan gidip takılıyor. ankara'da herkesin ilgili alanına göre gezecek yerler var ama kimisi çok bilinmiyor ve ulaşım biraz zor oluyor.

ayrıca tarihi açıdan istanbul'la kıyaslamak haksızlık olsa da örneğin istanbul'da 94 müze varken ankara'da 70 tane varmış (www.aa.com.tr/tr/kultur/edirne-muze-sayisiyla-turkiyede-ilk-5te-yer-aliyor/3690081) ki ankara istanbul'dan sonra 2. sırada. sanatsal etkinlik derseniz özellikle tiyatro'da ankara yine istanbul'dan sonra 2. sırada ki bunun sebebi de sinema/dizi sektörü istanbul'da olduğu için oyuncuların çoğunlukla istanbul'da olması ve özel tiyatrolarını çoğunlukla orada açmaları.
+1
shadowfollower
(27.02.26)
Anıtkabir tek başına yeter. Bayram tatilinde gideceğim inş.
+1
HellKeePer
(27.02.26)
Ankara’nın okumuş kitlesi İstanbul’dakilerden üstün bence. Bir kere İstanbul’da entelektüeller coğrafi genişlikten dolayı yayılmış durumda, Ankara’da bu kitle daha kompakt yaşıyor. Daha çok bir araya geliyor. Ankara benim için sosyalleştikçe güzelleşen bir şehir. Yoksa tek başına yapacak pek bir şey yok. Bir de İstanbul’da siyah beyaz gibi mekanlar yok.
0
eileengray
(27.02.26)
Gidene kadar ben de sevmeyeceğimi düşünüyordum ama Ankara'da farklı zamanlarda farklı sürelerde bulundum.
Deniz aşığı olmama rağmen (yüzmek anlamında değil izlemek anlamında) Ankara'yı sevdim. Bir de Ankara'da öğrenci olup da orayı sevmeyen bir kişiye bile rastlamadım, öğrenciler bile bu kadar aktif yaşayıp kendilerine eğlence bulabiliyorlarsa kimse şikayet edemez diye düşünüyorum.
Biraz deniz seven insanların önyargısı bence bu söylemler.
0
mutekebbir
(27.02.26)
Şehir merkezinden çok da uzakta olmayan Tulumtaş mağarasını, Kurtuluş Savaşı'nda düşmandan 7 kere geri alınan Duatepe'yi, Ankara Kalesi'ni, August Tapınağı'nı, Hamamönü ve içindeki müzeleri, Eğmir Gölü'nü, Beynam ormanlarını, Mogan Gölü'nü, Seğmenler Parkı'nı, Kuğulu Park'ı, İlk Meclis'i... bunları beğenmeyen gelmesin arkadaş. Gelmesin yani. Her yerin kendine göre az veya çok, şu veya bu miktarda özellikleri vardır, ne demek kendi memleketi hakkında kötü kötü konuşmak. Ara bul kardeşim, gidecek bir yer yokmuş. Başka yerde aklını her şeye kullanırken iyi, Ankara'ya gelince mi tutukluk basıyor? Hiçbir şey bilmiyorsan önce Anıtkabir'e sonra da cumhurbaşkanlığı külliyesine ve kütüphanesine git gez. Can sıkıcı geliyor herhalde.

Kaptancım Maydonozcum tepemin tası attı, bu laflar sana değildi. Aklına gelen her fırsatta her şeye burun kıvıranlaraydı. Ben bu ülkenin millî eğitim bakanı olsam bütün çocuklara ülkesive halkıyla ilgili olumlu konuşma, olumsuz tek kelime etmeme eğitimi veririm, memurlardan sorumlu kişi olsam herkese kendi ülkesiyle ve insanıyla ilgili olumsuz konuşma cezası yazar bol bol para kazandırırım bu hazineye. Hükûmet demedim, oraya dikkat. Elimizde şöyle muhteşem bir memleket var da alabildiğine burun kıvırıyoruz, çok büyük kıymet bilmezlik bence.
-5
muhayyer divan
(28.02.26)
7 gobek ankaraliyim. ankara'yi severim. ancak durust olmak lazim yapacak bir sey yok.

kaleye gittin, eski sokaklari gezdin, amm'yi ve belli basli birkac muzeyi gordun, anitkabir'i gezdin. bitti. gecmis olsun.

yani bir manzarasi bir guzelligi yok. belki cok zorlarsak golbasi, ahlatlibel taraflari mesire yeri gibi diyebiliriz. ama denizle istanbul, ege, akdenizle kiyaslanmaz.
0
antikadimag
(28.02.26)
(5)

Memurlukta nasıl ilerleniyor?

michael_knight
Torpil, siyaset vs. tamam onlar vardır da onların olmadığı kişiler için veya ideal bir dünya için soruyorum. Memurlukta nasıl yükseliniliyor?Diyelim ki 22 yaşında üniversiteyi bitirdikten sonra tapuda memur olarak işe başladım. 30 yıl sonra emekli olurken halen veznedeki memur mu yoksa tapu müdürü m
Torpil, siyaset vs. tamam onlar vardır da onların olmadığı kişiler için veya ideal bir dünya için soruyorum.
Memurlukta nasıl yükseliniliyor?

Diyelim ki 22 yaşında üniversiteyi bitirdikten sonra tapuda memur olarak işe başladım. 30 yıl sonra emekli olurken halen veznedeki memur mu yoksa tapu müdürü mü olacağım neye göre belirleniyor?

30 yıl çalışmış olan hiç yükselmeyen memur 50 bin civarında tapu müdürü 80 bin tl civarında mı alıyor?
-2
michael_knight
(27.02.26)
uzmanlık sınavları falan oluyor
+2
art cat chocolate
(27.02.26)
bakanlığa göre değişir. ancak şu an devlette yükselmek için yüzde 90 torpile ihtiyacın var. anca kurum müdürü olursun. bölge müdürü veya ankarada üst düzey görev için siyaset lazım. 30 yıl çalışmış memur daha fazla alır, en düşük memur maaşı 58 bin tl. 30 senelik memur 1in 4ü derecededir. 1 derece memurlar 60 65 arası alıyor.
ayrıca düz memur b kadro uzmanlık alması içi a kadroya geçmesi gerekir. a kadroya geçerse de ortalam bir memurdan daha fazla alır. evet devlette sınırlar var ancak yükselinebiliyorlarda.
+2
mikahakkinen
(27.02.26)
ilk olarak burada kurum önemli. yani büyümeyen ve rutinini oturtmuş bir kamu kurumunda görevde yükselmek daha zordur örneğin istanbulda tapu dairesinde memur olan biri çok zor yükselir zira istanbul artık istanbul hizmete ihtiyaç var.

ama örneğin bu tapuda memur olarak başlamış kişi gebze il olduğu zaman ya da başka bir şehire taşınıp o şehir büyüdüğü zaman yeni tapu daireleri açılırsa oradaki deneyimli memurlara idari görev yüklemek isteyebilir görevde yükselme sınavları yapılabilir.

şu an için görevde yükselmek için en uygun kurumlar bence üniversiteler. ha müdür olunca maaş çok mu değişiyor hayır, hele ki eski bir memursan.
0
denizgonen
(27.02.26)
Tapu ve Kadastro memuru olarak söyleyeyim. Tapu kısmında yükselme/maaşın artması biraz daha sıkıntılı. Bir tapu memuru en az sekiz yıl çalıştıktan sonra müdür yardımcılığı sınavına girerek müdür yardımcısı olabilir. Bu sınav ortalama 2 yılda bir açılır. Müdür yardımcısı olduktan sonra 2 yıl çalışıp müdürlük sınavına girebilir ve eğer ‘onu önce çıkaracak herhangi bir durumu’ yoksa müdür olarak emekli olur.
Kadastro kısmında mühendislik, kontrol mühendisliği vs olarak çok daha avantajlı tapuya göre. İki yıl teknikerliğin üzerine mühendislik okuyup mühendis kadrosuna geçen çok arkadaşım oldu.
+1
hayalhayal
(27.02.26)
memurlukta ilerleme kademe ve derece sistemiyle oluyor. 3 senede bir derece aliyorsun. yaklasik 24-30 senede max seviyeye ulasiyorsun. sabit yerinde durman yeterli bir sey yapmana gerek yok.
0
antikadimag
(28.02.26)
(8)

Kalecinin aut atışını pas vermesi

kibritsuyu
Bu saçmalık nereden çıktı ya? Eskiden kaleci uzun kullanıp gönderirdi. Şimdi yanındaki defans oyuncusuna pas veriyor.Rastgele şişirmek yerine oyun kuracaklar desen, top oyuna girdiği için rakip oyuncu pres yapıyor, pası alan şişirmek zorunda kalıyor bu sefer. Üstelik top kaptırma riskine de giriyorl
Bu saçmalık nereden çıktı ya? Eskiden kaleci uzun kullanıp gönderirdi. Şimdi yanındaki defans oyuncusuna pas veriyor.

Rastgele şişirmek yerine oyun kuracaklar desen, top oyuna girdiği için rakip oyuncu pres yapıyor, pası alan şişirmek zorunda kalıyor bu sefer. Üstelik top kaptırma riskine de giriyorlar.

Benim kafamın almadığı bir avantajı mı var?
0
kibritsuyu
(26.02.26)
Defansa çekilmiş rakibin düzenini bozmak,
Rakip sahaya gönderilen ve kime gideceği belli olmayan uzun topu kapıp kontratağa geçmelerine mani olmak,

Yıllar öncesinden aklımda bu ikisi kalmış.
0
Mirket
(26.02.26)
Oyun kurulum şemasını(2+1, 3+1 vb)buna göre düzenleyen takımlar için abecedir bu. Pres yapılıyor diye kolay kolay vazgeçmez çoğu hoca. Ki Herkes doğru yapamıyor presi, her pasla başlayan da uzun vurmuyor zaten. Amaç biraz da o presi başlatıp rakibi üzerine çekmek oluyor bazen.

Gs'nin presi iyi mesela, alametifarikası hatta. Bunu bilmesine rağmen bu sene birçok yabancı rakip pasla kurmaya çalıştı oyunu. Çünkü takımın güçlü yanı o, pratiği o. Plana sadık kal meselesi. Zira preste hata boşluk yaratabiliyor, pres hattını kıran bir pasla orta sahayı hızlı geçebiliyorsun. Birbirinin antitezi iki unsurun kiminki kazanırsa savaşı gibi düşün.

Ya da kalecinin uzun topu kötüdür, pas verdiği oyuncunun iyidir o vursun istenir.
+1
Bruce
(26.02.26)
Temel mantik su. Kaleci topu diktigi zaman sen topu bilinmezlige atarsin. Ayagindaki topu riske atmis oldun bir nevi. Ama pas yapinca top sende kaliyor. Oyunu kurarsin, hakimiyet sende olur.

Eskiden orta yapma olayi vardi mesela ceza sahasina. O olay da kalkti. Santraforu defans kucaga aliyor cunku azinliksin. Bakmadan orta yapma diyorlar, sifira ineceksin en iyi pasi vereceksin. O yuzden zaten eskisi gibi goril santrafor kalmadi pek, daha dogrusu normal santrafor da kalmadi.
0
freedonia
(27.02.26)
eskiden derken 2008de pep le barcelonada başladı. kaleci topu diktiğinde topun takımda kalma yüzdesiyle kaleden oyuna topu soktuğundaki yüzde çok farklı.
kafanızın almadığı avantaj çok açık. geriden topu oyuna sokarsan top sende kalır. dikersen bunu hesaplayamazsın.
0
mikahakkinen
(27.02.26)
hayır arkadaşlar bahsettiğim şey topu dikip karşı sahaya göndermek yerine yakındaki oyuncuya pas atarak kullanmak değil, bundan bahsetmiyorum. eskiden kaleciler ellerindeki topu da oyuna degajla sokardı, artık elle müsait oyuncuya atarak kullanıyorlar, uzun süredir degaj görmedim. bahsettiğim bu değil.

defans oyuncusu kalecinin hemen 2 metre yanında duruyor. kaleci topu yanındaki oyuncuya pas atıp oyuna sokuyor. top oyuna girince rakip oyuncu üstüne koşup basıyor. pası alan oyuncu baskıyı yiyince ya kaleciye geri veriyor, ya yanındaki yöresindekine vermeye çalışıyor ama üstüne koşturan rakipler yüzünden veremiyor, ya kaptırıyor, ya kaptırmamak için höbelee diye kontrolsüz tepip taca maca atıyor. bunların hepsi daha ceza sahasının içinde ya da hemen önünde oluyor. kendi kalenin önünde anlamsız gereksiz paslaşmalar.

abanıp karşı sahaya dik demiyorum da, pas vereceksen de beklere, stopere falan pas ver, oradan kursun oyunu. niye iki metre yanındakine pas vererek oyunu başlatıp rakibi kendi kalenin önünde üstüne koşutturuyosun?
0
🌸kibritsuyu
(27.02.26)
geriden oyun başlatarak galatasarayın önde pres yapması sonucu gol yemek için
0
Hallegadola
(27.02.26)
Rakibi ustune cekmis oluyorsun iste. Orta sahan, forvetin rahatliyor alan buluyor, markajdan cikiyor, iki kilit pasla kontratagin kralini yapabiliyorsun. Tuzak bir nevi, kale onunde riskli paslar yapiyorsun, rakibe umut veriyorsun, rakip daha da istahlaniyor topu kapabilirim, kaparsam gol atarim, forvet diyor ben basiyorum, arkamdan siz de basin yaklasin hep beraber basalim durumu oluyor. Cikabildigin her pozisyon tehlike yaratirsin, bir de pres yapmak kolay degil, erken yorulursun, onde basan yoruluyor. o presi kirabildiysen bir de tazi gibi 60-70 metre geri kosuyorlar yardima kendi yara sahalarina o adamlar. Ha kalecin, defansin ayagi kotuyse, kazmaysa girmeyeceksin bu islere.
+1
freedonia
(27.02.26)
Birkaç farklı sebebi var. Önde olan takımlar hem zaman geçirmek için hem de tempoyu kontrol etmek için yapıyorlar. Top ne kadar fazla kendilerinde kalsa kar çünkü. Senin takımın hata yapmasa bile karşı takımın erken ceza sahasına girip oyunun tekrardan başlaması veya yanlış pozisyon alıp hem topu kazanaması hem de yorulması yine lehine oluyor. Geride olan takımlar genelde daha çabuk kullanırlar ama yine de planlı ve organize atak için pasla oyunun başlatılıp kurulması önemli. Ama dediğinde haklısın, bazen çok fazla risk alıp gol yiyebiliyor bunun dozunu iyi ayarlamak lazım :)
+1
iwasbornonamountainside
(27.02.26)
(22)

Anneanne & babaannesinin çocuk bakması??

eisberg
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide işi olsa diğeri bebeğe bakıyor anca öyle hallediyoruz falan. Bir iki defa iş yerine çocukla gittim hatta.

Her neyse, ekşide bu anneanne babaannelere çocuk baktırma başlığını gördüm, millet ne giydirmiş ya ailelere. Yaşlılara zulüm ediyormuş gibi, ben hiç öyle düşünmüyordum. Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?
+3
eisberg
(26.02.26)
yaslarina, saglik durumlarina, aile dinamiklerine, torun bakmaya heveslerine göre degisir. torun bakmak isteyen ve sagligi yerinde olan birine nede eziyet olsun?

ben dogdugumda babannem 51, dedem 55 yasindaymis. ilk torundum. beni kendi istekleriyle alip yazin 3 ay yazliga götürüyorlardi ve bu konuda annemi falan ikna ediyorlardi. kendileri istiyordu.
halam ikinci kizini dogurdugunda babannem 67 yasindaydi. bana baktigi dönemdeki gencligi yoktu. bakici tuttular, babannem, dünürüyle dönüsümlü olarak kontrole gidiyordu. fiziksel olarak torun pesinde kosmuyordu. yorulmuyordu ama bir nevi hala torun bakiyordu.
farkli durumlar ve farkli yaslar, farkli adaptasyonlari gerektiriyor.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Ben de anneanne, babaanne olsam torun bakmak istemem. Belli bir yaştan sonra insanın kafası kaldırmıyor gürültü patırtı. Devamlı takip edeceksin düşmesin kalkmasın diye.

Enerjik bir anneanne, babaanne olurum bunu biliyorum ama uğraşamam. Turlara gideceğim, arkadaşlarımla buluşacağım falan. Evimde sessiz sakin kitabımı okuyup, kahvemi içeceğim. Çocuğum olsaydı, o bile sık sık gelsin istemezdim ziyaretime.
+6
rock n roll
(26.02.26)
Aile arasında az da olsa güven samimiyet varsa , büyükler çocukları seviyorsa gelini veya damadı çok sevmeseler dahi torunlarına bakarlar.

Evlilik, akrabalık ilişkilerine önem vermeyen, anne babası dahil yaşlıların yerini sadece huzurevi gören birileri için tabi böyle aile içi yardımlaşma destek türünden şeyler garip, tuhaf , bilimsel olarak incelenmesi gereken psikolojik vaka olarak görülebiliyor ne yazık ki.
0
diyecevaplandı
(26.02.26)
Peki tam tersi durum? Yani aileler de annene babannelere yaşlanınca bizim de hayatımız var biz de bir defa geldik dese? Bu çok acımasız geliyor bana.
+1
🌸eisberg
(26.02.26)
Torununa bakabilmek için ikinci kocasından boşanan kadın gördüm ve kızı da bu boşanmayı teşvik etmişti.

Anne babaların belli bir yaştan sonra kendi hayatları olamayacağına ve çocuklarının mutluluğu için yaratılmış olduklarına dair bir düşünce var.

Bir de şu var. Tam zamanlı olarak anneanne, babaanne tarafından bakıcılığı yapılmış çocuklar ilerde prenses oluyorlar bence.
+2
Mirket
(26.02.26)
Çocuğum olursa direkt şutlarım anneannesine, babaannesine. Anne çalışıyorsa normal. Bakıcıya verilen kadar olmasa da onlara da para verilir. Win win.
-6
arbre
(26.02.26)
Aslında şu da var; belli bir yaşın üzerindeki insanlar zaten çocuk bakmak için uygun değil. Algıları gençler gibi değil, refleksleri yeterince iyi değil, ne kadar hareketli olursa olsun örneğin iki yaşındaki bir çocuğun peşinden koşabilecek durumda değiller.

Onlar zaten kendi çocuklarını bakıp büyütmüşler, torun için de ugrasmasinlar. Belki çok sert gelmiştir özellikle ilk cevabım çoğu kişiye. Fakat biraz bencil olmak iyidir. Biz toplum olarak özellikle aile konularında aşırı fedakarlık yapıyoruz yani saçımızı süpürge ediyoruz ama bir kere geldiğimiz hayatta belki kendi isteklerimizi göz ardı ediyoruz bu da mutsuzluk sebebi bana göre.
+5
rock n roll
(26.02.26)
Anneanneyi babaanneyi tam zamanlı bakıcı yapmak çok haksızlık bence. Biraz rahat etmek onların da hakkı.
Ama biz de eşimle desteksiz çocuk büyütüyoruz memleketlerimizden çok uzağız. Gerçekten çok zor sizi anlıyorum. Çocuğu birine emanet edip doktora gitme şansımız bile olmuyor.
+1
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Pandemide doğmuş çocuğumuz var. Tek başına çocuk büyütmekte doktora seviyesi bizde galiba. eşimin doğum ve sonrası (pandemi seyahat yasağı) dahil anne babalar yanımızda değildi. özet geçeyim bugüne kadar istisnasız çocuğu kreş saatleri dışında birilerine bıraktığımız toplam süre 24 saat değildir bugüne kadar. aileler uzakta, yüzlerce km uzaktan gelip çocuğa bakıcılık yapacak şartlar yok. yani durumunuzu anlıyorum özetle.

Evet, bazen gerçekten insan çok ihtiyaç duyuyor çocuğa bir kaç saatliğine bile gönül rahatlığı ile bırakacak birilerini ama çocuğu doğurup dedeyi nineyi kürek mahkumu gibi bakıcılığa zorlamak gerçekten rezil bir davranış bence. Büyükanne, büyükbabalar çok gereken durumlarda evet toruna bakabilirler bu zaten çok doğal lakin insanların hayatın dinlenme ve yüklerinden kurtulup rahat rahat yaşayacağı çağda bakıcılığa duygusal manipülasyon, mobbing suretiyle mahkum edilmesi çok kötü. Torun sahibi olursam böyle bir durumda kalmak asla istemeyeceğim bir şey. Yani tamamen keyfiyetle çocuğu dedeye nineye iteleme tavrını kastediyorum. çünkü yapan çok fazla kişi var.

sonuç olarak annenne babanne bakıcılığı desteğinden hiç ama hiç yararlanamamış biri olarak diyorum ki, bence de öyle, herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin düzeni var.
+3
wilhelmwasmuss
(26.02.26)
abimin çocuğu var annemle babamı yaşadıkları yere taşınmaya ikna edebilselerdi 2. çocuğu yapıp anneme itelemeyi planlıyorlardı ilk defa bizimkiler kendilerini ezdirmeyip bizim de hayatımız var diyip kabul etmediler. ilk çocuklarına da kafadan kontak anane baktı çocuğun durumu içler acısı.
sonuç olarak benim şahsi görüşüm, çocuk yaparken başkasına muhtaç olmanız gerekiyorsa demekki durumunuz o çocuğu yapmaya müsait değildir.
+4
nahtoderfahrung
(27.02.26)
evet onlar çocuk bakıp sıralarını savdı diye düşünüyorum. çocuğum yok. ama olursa ne annem ne kayınvalidem devamlı bakamaz. annem direkt söylüyor da, hiç alınmıyorum. baksa çok yıpranır. bir de sorumluluktan korkar.
tabii bizimkiler 60+. genç olanlar bakmak isteyebilir. ama istemezse de alınmak ne kadar doğru bilmiyorum, bir gün değil iki gün değil, hayatı komple kilitleyen bir şey.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(27.02.26)
“Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?”

yeni nesil ebeveynlerden korkuyorum. iq eq meselesi midir cocugu kaldiramamanin derdi mi bilemiyorum ama kafasi cok tuhaf. aynen yaslaninca bakma cunku yillarca sana bakip buyutmemisti, cocuguna da bakmaliydi. yani o kadar kitleme durumu varsa yaparken musaitligini sorun bari, bi ihtimal kendi hayatlari olabilir insan oldugu icin
0
ala09
(27.02.26)
@ala09 kardesime katilmiyorum. Dunyaya gelmeyi ben secmedim, kendi tercihleriydi. O yuzden bana bakmak zorundalardi zaten.

Torunlara bakmak zorunda degiller ama bu konuda istekli olan çok aile büyüğü gördüm. Tercih kendilerine ait olmalı. Belki hayatlari zaten sıkıcıdır, torun bakmak hareketlendiricektir vs. Yaş ve fiziksel durum etkendir vsvbs

Biz de anne babamiza bakmak zorunda degiliz evet (ben kesin bakicam da kisisel)
0
üğpoıuy
(27.02.26)
ben de bebek bekliyorum, annem bakacak. sigortasını yapacağım ve maaş vereceğim.
0
Hallegadola
(27.02.26)
çocuğu anamız babamız baksın diye yapmadık, ancak insan arada da düşünüp yardım eder. bizim ne anane ne babane gram dahil olmadı. zaten sağlık sıkıntılarından dolayı dahil olma ihtimalleri yok. çevremde anasından babasından destek almayan tek aile biziz ve zorlanıyoruz. tamam biz çoğu şeye dahil etmedik ama biraz insan düşünür diye kızmışlığım var. benim türkiye baby boomerlarına şöyle kızgınlığım var: çok çektik perişan olduk cart curt... ulen avrupada sizin yaşıtlarınız 2. dünya savaşında öldü, ailesinde kaybı olmayan yok. zorluksa onlarınki zor....
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Herkesin düzeni var ve herkes hayata bi kere geliyor 🤷‍♀️

Kendileri istiyorsa ya da önceden anlaşılmışsa siz de istiyorsanız baksınlar ama görev değil yani. Hayatta ne olacağı belli de değil. Ben biraz anneme güvenerek yaptım, emekli olsun tam zamanlı baksın gibi bir isteğim yoktu ama çok çok bunalırsam pişman olursam yalnız kalmaya ihtiyaç duyarsam ona bırakacaktım 1-2 gün. Öyle konuşmuştuk cesaret vermişti bana, hamileyken aniden kaybettim onu.
+1
mezzosprite
(27.02.26)
çocuğum yok ama olsa da annem veya kayınvalidemin bakmasını istemem. eğer maddi imkanlarım yeterli ise kendim bakmak isterim. onun o minik hallerini bi daha göremicem sonuçta. 18 yaşına gelince ayrılıcak gidicek zaten. en azından okula gidene kadar ben bakmak istiyorum ilerde çocuğum olursa. annane babanneye ise eğer kendileri gönüllü ise bırakılır bence. zorla değil tabi.
+2
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Sigortasını yapacak, maaşını verecek olan arkadaşım,
Sırf meraktan soruyorum.
Madem annenin onlara ihtiyacı var ve sen de yapacak durumdasın, şimdi neden yapmıyorsun?
Çocuğun bakıma ihtiyacı kalmayınca işten mi çıkaracaksın, tazminatını da verecek misin?
Bu nasıl bir Anne-çocuk ilişkisi?
-1
Mirket
(27.02.26)
annem kardeşimin çocuklarına bakıyor ama çocuklara baktığı için kendisine muhtaç olduklarını düşünüyor ve günün sonunda da bir kibir oluştu.

ancak bizim ufaklığı bir süre emanet etmek durumunda kaldığımızda hiç özenmediğini gördük, zaten yaşı ilerlemiş büyüklerimizin çocuklara yaklaşımı/bakımı zaman zaman bizim de hoşumuza gitmeyebiliyor. kimse zorunda değil ama çopcuğu da dara düşünce destek atabilir diye düşünüyorum. hayatını toruna adamaları acımasızlık olabilir ancak 40 yılda bir de toruna bakmak gerektiğinde elini taşın altına sokmalı. hele ki doğur bakarım gibi bir söylem olduysa bakmalı bence
+1
kondansator
(27.02.26)
Buradaki mesele anne-kız ilişkisi değil, emek. Düzenli ve tam zamanlı çocuk bakımı ciddi bir zaman, sorumluluk ve emek demek. Kadınların emeği yıllarca "zaten anne", "zaten seviyor" denilerek ücretsiz ve görünmez kabul edildi. Oysa bakım emeği emektir. Sevgiyle yapılması onun ekonomik değerini ortadan kaldırmaz.
Sigorta ve ücret konuşmak ilişkiyi bozmaz, emeği görünür kılar ve sömürünün önüne geçer. Torununa bakmak görev değil tercihtir. Ve eğer emek varsa karşılığı da olmalıdır.
Evlilik içindeki görünmeyen emek de, boşanma sonrası yaşanan adaletsizlikler de ancak emeği baştan tanırsak çözülür. Emek değerli olduğu için karşılık bulmalı. Sevgi sömürünün gerekçesi olamaz.
+4
mezzosprite
(27.02.26)
Çocuk sahibi değilim ama çocukken ailem beni rahat senede 3 aya yakın anneannemlere bırakır, haftasonları da babaanneme bırakmak için fırsat kollarlardı. Arada da yaz okulları, kamplar vs bir sürü şey sıkıştırırlardı.

İleride bu yaptıklarını konuşunca da sen de istiyordun diye kıvırdılar. Evet çocuktum yaz tatillerinde bodruma gitmeyi yüzmeyi seviyordum ama bu işin gerçeğini değiştirmiyor bana bakmamak işlerine gelmiş de itelemişler beni işte.

Biri çocuk yapıyorsa kendisi bakmak zorunda, çalışıyorsa da çocuğunu kreşe akranları ile sosyalleşmeye göndermeli, yaşlı 2 insana çocuğu iteleyip yapayalnız büyütmek büyütmek falan değildir.

Çocuğa vakit ayırmak bir mesele ise bir zahmet çocuk yapmayın. Ben yapmıyorum mesela maaş güvencem olsa da maddi durumum müsait olsa da.
+2
denizgonen
(27.02.26)
Ben şahsen tercih etmedim etmiyorum da. 18 aylık kızım. Aşırı nadir akşam uyurken, neredeyse hiç de gündüz bıraktık anneme. Babanne zaten şehir dışında toplasan 3 kere görmüştür onda da bir alt bile değiştirdi mi şüpheli. Gerek yok ya kimsenin eline bakmaya. Ailecek hastalandığımızda falan çok sıkıntı çektik ama hallediyoruz. İleride geriye dönüp baktığımızda biz hallettik diyebileceğiz.

Ama bir arkadaşımın annesi var ya dünden razı kadın utanmada haftaiçi bana bırakın falan diyecek kızına. Öyle hevesle bakıyor.
0
wild honey suckle
(27.02.26)
(4)

Haftanız nasıl geçiyor?

darthvader
Sb. Bir de haftanın en sevdiğiniz günü hangisi ve neden?
Sb. Bir de haftanın en sevdiğiniz günü hangisi ve neden?
0
darthvader
(26.02.26)
Vasat.

Bu ramazanda, geçen senelerdeki ramazanlara nazaran daha bir pestilim yok. Acayip uykum geliyor. Geçen senelerde de uykum geliyordu ama en azından oyun oynar, film izlerdim. Şimdi yalan bir iki dizi bölümü izleyip uyuyorum.
0
put it in your appropriate place
(26.02.26)
Raporluydum. Dinlenerek geçti. Cumartesi günlerini severim. Pazar planım varsa severim.
-2
arbre
(26.02.26)
bu ara sıkıcı, iş teklifi aldım yarın cevaplamam lazım muhtemelen tamam diyeceğim sonra da bir sürü iş çıkacak başıma.
0
nahtoderfahrung
(27.02.26)
ramazan sıkıcı ülke sıkıcı insanlar sıkıcı. zevk almaya çalışıyoruz.
0
mikahakkinen
(27.02.26)
(31)

Restoranttaki davranışı çok mu abarttım

buiret
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarıs
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarısı kaldı yanda pilav var ortadan azıcık salata aldım planım onu paket yaptırıp eve götürmek ama ben bu planlar içerisindeyken kendi kafamda eşim benim tabağımdaki kebabın yarısını aldı kendi tabağına koydu diğer yarısını da zaten benimle aynı şeyi yemiş ve bitirmiş olan arkadaşına koydu arkadaşı yemedi tabii eşim de bi ısırık alıp kebabı devam etmedi, arkadaşımın eşi paket servis istiyorum diyerek kendi tabağındakileri toplarken benimki boş kaldı üstelik ziyan da oldu bu davranışa nedense çok bozuldum. Eşim olarak benim tabağımdaki bi şeyi söylemeden alıp yiyebilir ama neden benim yemeğimi bi başkasına üstelik de sormadan ve aynı şeyi yemiş birine veriyorsun, bilmiyorum abartıyor muyum siz olsanız nasıl tepki verirsiniz daha bi şey de demedim böyle şeyler için de huzur bozmayı sevmiyorum ama kimse eşinin tabağından izinsizce bi şey alıp arkadaşının tabağına koymamalı gibime geliyor
+1
buiret
(26.02.26)
Niye konuşmuyorsunuz ilişkilerinizde ya çok ilginç...
Abartılacak bir şey yok diyalog eksikliği var.
+17
anon1m
(26.02.26)
sıfır abartı. düşüncesizce yapılmış bir harekete iyi bile tepkisiz kalmışsınız. benim eşim orada homurdanır sonrasında da söylenirdi epey.
-3
eisberg
(26.02.26)
Eşin büyük ihtimalle köyde doğup büyümüş biri. Tepkinde haklısın. Eğitimsizlik.
-7
arbre
(26.02.26)
bana abartı geldi tepkiniz. önce sorsa iyi olurdu tabii ama bozulacak ve hala üstünde düşünülecek bi şey göremedim
+3
pide
(26.02.26)
Odunluk bence. Hele ki karımın yemeğini başka adama vermek.
0
Cezcez
(26.02.26)
Bunu düşünmeniz abartı değil de eşinizle bu durumu konuşmayıp buraya yazmanız bana garip geldi. Belki yaptığının farkında bile değil ve sizin konuşmanızla tekrarlamaz da en azından.
+3
purplee
(26.02.26)
Böyle şeylere takıyorsanız sizin ruh sağlığınız ve takıldığınız bir şeyi anlık olarak konuşamıyorsanız evliliğinizin sağlığı risk altında.
+7
Mirket
(26.02.26)
Doğru yanlış diye bakılmamasi gereken bir olay bence. En fazla rahatsız olduğunu söylersin o kadar. Kafada yer bile etmemeli bence.
O yüzden abarttın diyorum.
+5
kisa
(26.02.26)
eşin düşüncesizlik etmiş ama abartmamak lazım. tatlı bi dille bu hareketi yapmadan önce "ben böyle böyle düşünmüştüm, paket yaptırıcaktım ama bir dahakine bana sor olur mu?" diyin.
+3
elektr10
(26.02.26)
Düşüncesizce bir hareket ama niye sonradan konuşmadın ki? Trip atar gibi değil normal şekilde “ya ben paket yaptıracaktım aslında keşke sorsaydın” desen bir sonrakine dikkat ederdi.
+3
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Herhangi bir tepki vermediğiniz için abartıyorsunuz diyemedim.

Tabağına aldığında söyleyebilirdiniz ben bunu paket yaptıracağım diye aslında, en azından sadece kendine alırdı tadımlık, başkasına ikram etmezdi.
Sizin tabağınızdan size sormadan alıp başkasına servis etmesi zaten komple delilik.

Ben olsam mutlaka üzerinden çok zaman geçmeden konuşurdum bu konudaki rahatsızlığımı dile getirirdim bir daha tabağıma dokunmasın hele ki başkaları için.

Ve pasif agresifliğin kölesi olduğum için aç olmasam bile eve geldiğimde çok çok iyi bir yemek söyletirdim kendime paket yapmama fırsat verilmediği için bu da anlamasına vesile olur bir daha sormadan hareket etmezdi.
0
mutekebbir
(26.02.26)
sormadan aldıysa dusuncesizlik olmuş ama belki alkol fln da varsa, ya da sohbet koyu ise dalginligina gelmiş olabilir. esinizin bu konulardaki tavrını en iyi siz bilirsiniz.
+3
oscar
(26.02.26)
abartıyorsun.
+1
gabe h coud
(26.02.26)
eve gelince yav paket yaptıracaktım, planlarımı bozdun filan der ertesi gün unuturdum. allah kolaylık versin, böyle yaşanmaz.
+4
elorelia
(26.02.26)
eşinizin alması size sormadan alması doğru olmamış, sizin bozulmanızda. evde yemesenizde olur o kebabı. büyük bir ihtimal eşiniz de ziyan olarak gördü önce kendine aldı sonra dağıttı.

ben olsam yemediğim kebabı eve goturmezdim.
+1
Başka
(26.02.26)
insanların içinde bir şey demezdim ama eve gelince büyük olay çıkartırdım. ama neyse ki eşimle benim aramda iletişim problemi olmadığı için böyle şeyler yaşamıyoruz.

ancak buna benzer bir olayı arkadaşımla yaşamıştım. iş yerinden birinin taziyesine gitmiştik. herkese ikişer pide koyuyorlardı. ben pideye rahmetlinin ruhu ve pidenin tadı enfes olduğu için yumulurken arkadaşım bir anda pide ikramı istemediğini benim tabağımdakinin ikincisini yiyeceğini söyledi ev sahibine. o pidenin tadını halen daha unutmam.

yalnız bu arkadaşımın kalemlerime, eşyalarıma vs çökmüşlüğü oldu sonradan. artık bir şey alınca o senin olsun kendime yenisini alırım diyorum veya direkt bu sende kalmıştı bana geri verir misin diyorum. köylülük diyeni eksilemişler ama doğru, bu eyleme benzer hareketlerde bulunduğunu gözlemlediğim insanlar taşralı veya yurt/köy ortamında büyümüş insanlardı. yokluk psikolojisiyle hareket ediyorlar.

neticede eşinize dediniz mi neden bunu böyle yaptınız diye?
-12
Hallegadola
(26.02.26)
bir porsiyon daha sipariş verip "paket olsun" deseydiniz.
+2
burfak
(26.02.26)
ya ben mi garibim anlamiyorum ama esimin tabaginda olan artmis yemegi neden arkadasimin tabagina koyayim ki?
esimin yemegini kendime alip yerim ama baskasininkini yemem. baskasinin artmis yemegi de bana yemem icin verilsin istemem. bence burada asil elestirilmesi gereken sey bu.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
ben olsam yemekte doyduğum an "ay şiştim bunu paket yaptırır, evde sonra yerim" derdim. bu sayede kimse benim tabağıma dokunmazdı. ha eşim belki "yok hayatım bu eve taşınmaz kötü olur ver yiyelim" deseydi de "alın yiyin" derdim.

eşiniz sizin aklınızdan geçeni bilemez. "buna devam edecek misin hayatım" dese iyiydi ama o an dalgınlıkla bunu düşünememiş olabilir. tabakta bırakılan yemeğin çöpe gideceği düşüncesi ilk akla gelir. buna göre hareket etmiş.

eşim böyle bir şeyi yapsa hiç umursamam. bu o kadar kızılacak, takılacak, üstünde günlerce düşünülecek bir şey değil. o an içimden "hay ya ben onu sonra yicektim be, neyse artık" derim ve saniyesinde o konu kafamda biter.

sonra aklıma gelirse anca başka yemeğe giderken gelir ve derim ki "bu sefer yemeğimi bitiremezsem dadanma tabağıma, paket yaptırıp eve getiririz"

abartıyorsun hem de çok. abarttığın ve takıldığın diğer konuları düşünmek bile istemiyorum. böyle yaşanmaz. rahat ol biraz. her şey kötü niyetten değil. seni umursamadığı ve sana değer vermediği için, senin fikrine değer vermediği için yaptığı bir şey değil.
+4
art cat chocolate
(26.02.26)
Cok saygisiz ve simarikca.

Ziyan olmus yemek yazik günah.
Biz birbirimize sormadan tabagimizdan hicbir şey alip tadina bakmayiz bile.

Avrupa yakadi Sahika gibi bir tepki versen yeridir. Ama sen yine de söyle böyle hoslanmiyorum dikkat eder misin vs diye karsi taraf da yapmaz zaten.

Bir tane daha sipariş verip paket yaptirsaydin diyenleri asla anlamiyorum. Ortada bir hayvanin cani var, et yeme simarikligimiz yetmiyor bir de israfi normallestirmeyelim.
-1
Purple life
(26.02.26)
Hayatta ince detaylar önemlidir ama bu kadar gereksiz bir ince detaya takılmak hayat kalitesini düşürür. %1000 eminim eşinize sorsanız hatırlamayacaktır bile.
+3
kimlanbu
(26.02.26)
askerde et yemeği ve kebap yok diye bunalıma giren arkadaşlar vardı. bunlar doğuluydu, urfa, antep falan gibi yerlerden. bana onları hatırlattın
+1
runaway
(26.02.26)
eşin öküzlük yapmış . de ki ona ahmet mehmet bir daha benim tabağımda ki yemeğe müdahale edip başkalarına servis etme. bilmiyorsan ayıp.
0
jamswety
(26.02.26)
Bence bariz abartmışsın
0
basond
(26.02.26)
karimin tabagindakini ziyan olmasin diye yerim orda sikinti yok.
ama alip baskasina vermem, orasi garipmis.
benim de karim benim tabagimdaki kalmis yemegi alip baskasina verse, aksam evde bir otur konusalim derim.
bana da garip geldi acikcasi..ayrica adamin ayni yemegi yemis yememis olmasinin bence konuyla hicbir alakasi yok.
+3
cooperr
(26.02.26)
zihinsel geviş getirme. o anda tepki vermelisiniz. eşinizin yaptığı yanlışsa bile bunu ona söylemelisiniz. sizin gibi insanlar içine atıyor sonra histerik oluyor. başı ağrıyor, suratı düşüyor vb. içiniz atmayın.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
eşinizin davranışı düşüncesizlik ve biraz da görgü bilmemek gibi görünüyor ama konuşulup halledilebilecek bir şey gibi bu, bence içine atarsanız bu tarz durumları daha büyük sorunlar olmaya doğru evrilir, en güzeli uygun bir dille konuşup çözmek
+1
darthvader
(26.02.26)
Daha çocukluktan sınır ihlali nedir, nasıl olmalı olmamalıyı öğretiyoruz.

Eşiniz bariz sınır ihlali yapmış kusura bakmasın ve evet size sormadan kendisi alması dahil sınırlarınıza müdahale oluyor bu. Gayet haklısınız, kesinlikle konuşun tekrar etmez böylece.
+1
lambada
(26.02.26)
Ben de bozulurum ama konuşurum tekrar yapmaz, uzatmam.

Bi de benim eşim paket yaptırmayı ayıp görüyor 🤦‍♀️ ne zaman paket yaptıracağımı anlasa bitirmeye çalışıyor tabağımı. Ama birkaç kez tartıştık bu konuyu, "ben yemeğimi seviyorum ve bir sonraki öğünümde yemek istiyorum, neden elimden zevkimi alıyorsun" şeklinde anlattığım için azalttı bu davranışını. Hani doymadıysa yesin sorun yok da sırf paket yaptırmayayım diye yemesi sinir bozucu
0
mezzosprite
(27.02.26)
Başlıktaki soruya cevap; evet.

Bu iftar yemeği miydi? Kan şekeri daha beyne ulaşmamış da sinirleri dinginleşmemiş gibi geldi okuyunca :)

Senin paket yaptıracağını kimse anlamamış. Kocan da “ulan para verdik çöpe gidecek” diye düşünüp almış. Eşinin tabağından aldığı şeyi arkadaşına vermesi biraz tuhaf geldi ama buna bozulması gereken sen değilsin de arkadaş sanki. “Kardeşim sen karının lokmasını yersin de ben senin karının tabağından artan şeyi niye yiyeyim” diye düşünür insan.

Sen “bunu paket yaptıralım” desen de bunu sallamayıp böyle bir şey yapılsa sinirlenirsin de bıraktığın düşünülüyorsa buna neden bozulduğunu anlamadım.

Misafir kadın da kendi yemeğini paket yaptıramamış olsaydı acaba daha iyi hisseder miydin?
0
lazor
(28.02.26)
Bir şeyle ilgli 6.his hissiyatınız bir yerde bir rahatsız olduysanız orada sizin eğitim kültür yetişme tarzınıza göre uygunsuz bir şey olmuş var demektir. Hislerinize güvenin.

Ve evet sizin tabağınızdan alıp karşı erkek olanın tabağına koyması siz bayansanız biraz uygun düşmemiş.

Çok aşırı büyütülecek mesele değil. Karşı tarafın biraz eğitim kültür ve sosyal zekasıyla ilgili.

Konuşursunuz kendisiyle sakince. Rahatsızlığınızı dile getirsiniz.
0
mahmuttt
(28.02.26)
(20)

Ülkenin başına geçer miydiniz?

michael_knight
Hayali bir senaryo;10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz. Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz. Kabul eder miydiniz?Bir şirket
Hayali bir senaryo;
10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz.
Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz.

Kabul eder miydiniz?

Bir şirkette 10 kişinin müdürü olmanın bile ne kadar stresli olduğunu, dört yakın arkadaşınıza netflix’ten filmi siz seçince beğensinler diye nasıl ter döktüğünüzü de hatırlayarak karar verin.
10 yıl boyunca birilerini ölmesi, sakat kalması, işsiz kalmasına sebep olacak kararları da almak zorunda kalacaksınız.
Kabul ediyor ve yarın göreve başlıyor musunuz?
0
michael_knight
(26.02.26)
Yazdım yazdım sildim. Geçmem ülkenin başına. Başkası alabildiğine s.çacak ben temizleyecem, yok öyle bok. Bana destek olmayacak halkın sorumluluğunu almam.
0
yaren
(26.02.26)
ulkeyi bundan daha kotu bir duruma sokmak cok zor, o yuzden tahminim ortalama ya$, zeka ve egitime sahip her akli basinda adam/kadin kabul eder bunu.
+8
cooperr
(26.02.26)
bu yetkilerle kesinlikle geçerdim. 10 seneye de ülkeyi düze çıkarırdım.
0
gercekdunya
(26.02.26)
o iş bize kalmaz. kalırsa da bu kadar lümpenin derdini çekemem. ülke çok büyük ve geri kafalı.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
Tabiki geçerim. Ülkeyi yönetebilecek zeki ve milletin refahını düşünüp kendini düşünmeyen kaç kişi olur ki benim gibi?
+1
etna
(26.02.26)
abi şu an başkalarının kararları yüzünden ölen, işsiz kalan vs. bizler değil miyiz zaten? kaç kişi yarına sağ veya cebinde rahat edeceği kadar parayla çıkabileceğinden emin ki? saydığın olumsuzlukları zaten vatandaş yaşıyor, sen üstüne 10 sene ülke yönetimi deyip dokunulmazlık veriyorsun. ben talibim göreve hehe.
+1
der meister
(26.02.26)
Evet.
+2
gabe h coud
(26.02.26)
Başına geçer, iyi manada da içinden geçerdim, sonrasında bırakın beni seçmeyi can güvenliğim olmayabilirdi.
Bizim toplumun anladığı tek şeyin ceza olduğunu düşünüyorum, alabildiğine disipline etmeye çalışırdım baştan sonra, kendim de dahil. Edebilirsem sonrasında da hakediyorlarsa sonsuz sevgi gösterirdim ama önce di sip lin.
+1
kumandanim
(26.02.26)
geçmem. klavye başından eu4 yönetir gibi yönetme şansım varsa olur yoksa bırak 5 seneyi 1 sene bile dayanmaz ülke.
0
gule gule
(26.02.26)
Geçmem ülke nasıl yönetilir pek bilmiyorum.

ibb.co
+2
kizil karga
(26.02.26)
10 yıl boyunca seçimle ya da darbeyle iktidardan inmeyeceksem yaparım. çünkü bu ülkenin en büyük problemi uzun vade düşünememek.
+1
co2s2
(26.02.26)
Ben bu haliyle de geçerdim ama ülkeye sanırım çok radikal kalırım. Rüşvet vs alanlara savaş açardım. Eğitimde dinsel olguların hepsine savaş açardım. Cemaat ve tarikatlerin tüm işletmelerinin canına okuyacak derecede denetimden geçirirdim. Trafik cezaları ve diğer kamusal alanda işlenen suçlara müdahalede rütbesi farketmeksizin polislere yakaladıkları her suçlu için prim veririm, dava açılıp ceza aklanırsa da primi geri alacak bir kontrol balans mekanizması kurarım. Ve bu parasal cezalar çok yüksek olur.
+1
Unde bach canim
(26.02.26)
eskiden olsa geçmem derdim ama şu anki halimle geçerdim.

alacağım kararların hiçbiri ama hiçbiri siyasi yönde olmazdı, tamamen sıradan bir vatandaş olarak tamamen sosyokültürel yönde olurdu. siyasi sayılabilecek tek kararım mutlak anlamda işinin ehli olanları o alanda yönetici yapmak olurdu. geri kalan kararlarımın kısmı türkiye'yi tamamen kocaman bir "çoğunluğun rahatlığı için aşırı kuralcı ülkeye dönüştürmek üzerine olurdu. hiç şaka yapmıyorum, sahil boyunca halay çeken kıroların ev hapsi, yüksek sesle keko şarkıları açan tiplere zorunlu çöp toplama görevi, yürüyen merdivende solda bekleyenlerin toplu taşımaya bilinmemesi, ülkenin imajını zedeleyen her türlü taksici, turizmci, keko-mafya kırması köpeklerin toplumdan izole edilmesi ve mal varlıklarına el konulması, toplumsal refahı yerinde olmayıp da ülkeye düşman kesilen ama hala üremekten geri kalmayanlara doğum yasağı getirilmesi, belli bir zümreye genellenebilecek suçları işleyenlere aile boyu müebbet vermek, bir alanda artık insanların yapmaktan korkacağı iyilikleri veya günlük rutinleri bozanlara idam getirmek gibi şeyler ne güzel olurdu.
+2
m e b
(26.02.26)
geçerdim. ve iyi de yönetirdim bence ya.
%100 adil davranırdım herkese ve her şeye.
-1
matilda
(26.02.26)
10 yıla gerek yok. Hukuk sistemi düzeltip bağımsız hale getirsem, suçlunun cezasını çekeceği bir sistem kursam yeter. Gerisi zaten düzelir. Böyle bir sistemi kurup tam anlamıyla işletmek en fazla 1 senemi alır. Hukuk sistemi düzelirse, eğitim, sağlık ve ekonomi düzelir. Cezayı gören suç işlemekten korkar ve her şey yoluna girer.
0
scudman1
(26.02.26)
Hayır
0
peki madem
(26.02.26)
Bu ülkenin sorunu eğitim. Eğitim de ailede başlar. Çocuğunu eğitecek eğitimli aile için 10 sene yetmez, en az bir kuşak gerekir.
+1
Mirket
(26.02.26)
Ben bunu yaptım gibi bir şey.
Democracy diye bir oyun var. Oyun diyorum ama metin bazlı bir şey. Öyle çiftçiyi koyunlara yolla, şuraya fabrika kur gibi bir şey değil.
Bir ülkenin başına geçip, yönetiyorsunuz. Vergi politikası, müfredat, atıyorum eşcinsel evlilik legal olsun mu falan baya her şeye karar veriyorsunuz. Verdiğiniz kararlara göre de olaylar şekilleniyor. Örneğin içkinin vergisini çok düşürdünüz, toplumdaki bağımlılık oranı yükseliyor gibi.
Geçtim Türkiyenin başına. Arkadaşlar kolay olmadı ama sıfır şaka, belli bir süre sonra ilim irfan yuvasına çevirdim. Uçuyordu memleketimiz uçuyordu. Nobeller yağıyordu topraklarımıza.
Derken bir gün bir uyarı baloncuğu çıktı karşıma. Süikasta uğradım lan. Ciddi ciddi süikaste uğradım.
"Neden okullarda çocuklarımıza evrim teorisi öğretiliyor" diye adını hatırlamadığım sakallı bir örgüt süikast düzenlemiş bana.

Yani hayır, geçmem.
+3
cay koy geliyorum
(26.02.26)
mevcut halimle devam edeceksem hayır. bi çiftlik evi, bir yaz çiftliği ve daimi şoförlü araç isterim. kesintisiz on yıl, seçim yok, bitince de güzel bi emekli paketi de eklerseniz, hepinizi piremsesler gibi yaşatırım köftehorlar.
0
klassno
(26.02.26)
Çok isterdim ya bazen hayalini kuruyorum, şunu şöyle düzeltirim, şuna şu görevi veririm, şunu şöyle değerlendiririm gibi. İdealist bi öğretmenle konuşuyorum mesela onu milli eğitim bakanı yaparım diyorum içimden, o tarz
0
mezzosprite
(27.02.26)
(35)

yaslandiginizi ne zaman anladiniz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum. mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakar
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum.
mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakarak liste yapiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
Tiktok kültürü bana çok hızlı geldi ondan da eksik kalayım dediğimde anladım
+4
grimavi
(25.02.26)
Net olarak: Boynum ağrımaya başladığında. Bu olmadan bir gün önce ben hala çocuğum ki diyordum.
0
tiredofwaiting
(25.02.26)
Dolmuş şöförü 'Amca' deyince.
0
Mirket
(25.02.26)
Çiçek fotoğrafı paylaşmaya ve çiçeklere hayranlık duymaya başladığımı fark edince :D
+7
titanic kemancısı
(25.02.26)
Yeni nesil rapcilere tahammül edemiyorum. Tahammulsuzluk bir yaşlılık belirtisi bence.

Ağır spor eskisinden daha fazla yoruyor. Bu yüzden uykuma daha cok dikkat ediyorum.

Uykusuzluk eşiğim cok düştü. Önceden hiç uykusuz ya da çok az uyku ile ertesi gunu idare edebiliyordum, artık çok zor geliyor.

Enerjim, algım eskisi gibi geliyor aslında değişiklik hissetmiyorum. Ama uykuma beslenmeme vs artık daha fazla ihtimam göstermem gerektiğini vücudum bana hatırlatıyor.

(40'a doğrudan selamlar :))
+1
makbur
(25.02.26)
yetiştirmem gereken işler olmasına rağmen artık sabahlayamıyorum. eskiden sürekli sabahlardım ve ertesi güne enerjim hiç azalmazdı.
+3
eileengray
(25.02.26)
hevesim azaldı her şeye karşı.

senin gençliğine s*çayım diye sövüp gözümün önünde dümdüz direğe tırmanırdı 60 yaşındaki babam.

olamadım onun gibi.
+1
yurtsuz john
(25.02.26)
6/49, loto falan gibi seylere asla para vermezdim, bosuna para kaybi olarak gorurdum.
lotonun deli gibi pesinde olan yaslilara bakip acirdim.

40'i devirince mantikli gelmeye basladi cunku artik yasal yollardan hayatimin sonuna kadar konforlu yasamama yetecek parayi kazanma olasiligim azaliyor. ufak ufak 6/49 oynuyorum, 300-500bin dolar ciksa yeter kafasindayim. hatta abi bir ciksin, bana yetecek kadarini alacam gerisini dagitacam valla billa diye totem yapiyorum, ama henuz ise yaramadi :D
+6
cooperr
(25.02.26)
soruyu görünce içesim geldi, ağlayacağım biraz.

yaşlanmada benim için daha önemli kriter fizikselden ziyade mental olanı. 31 yaşındayım, şu an biraz hayat şartlarının da etkisiyle kendimi çok yaşlanmış hissediyorum. çünkü artık önümde bir hayal, hedef, ulaşmayı düşündüğüm veya istediğim, bu fikirden heyecan duyduğum... hiçbir şey kalmadı. sevdiğim bir işi yapma şansım yok. aç karnımı doyurmak için eşek gibi çalışmam gerekeceği için yeni bir yol çizmem de kolay değil, milyon insanın içinden 3-5 tanesinin yaptığı enteresan işlerle motive olacak kadar iyimser bakmıyorum maalesef artık. işe gidip gelecek, akşamları dünden kalmış bulgura kaşık sallayacağım. sürpriz ya da yenilik faktörü yok. hiçbir şey değişmiyor, hiçbir şey heyecanlandırmıyor, hiçbir değişik şey olmuyor. kimseyle tanışamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum.

fiziksel olarak fitliği de obezliği de görmüş, sigara içip bırakıp tekrar başlamış, alkol problemi yaşamış vs. birisiyim o açıdan fiziksel olarak "bitmişiz" dediğim, başka zaman "ooo daha ölmemişiz lan" dediğim oldu... ama mental olarak toparlamak bana çok daha zor geliyor artık.

ha ulu önder rammstein'ın dalai lama şarkısında da dediği gibi, ölene kadar yaşayacağız, yani nefes aldığımız sürece ölmüş gibi davranmanın manası yok. bu işler hiç belli olmuyor. 30'lu yaşlarının başında sıkışmış, çaresiz hisseden her adam bu kadar savrulsaydı ülke nüfusu 5 milyona düşerdi diye düşünüyorum bir yandan... bir yerde bu da döner herhalde. biraz öyle tutunmaya çalışıyorum.

ama soruya net cevap benim için 31 yaş şimdilik. kafam eskisi kadar çalışmıyor. hayatımda yeni hiçbir şey olmuyor. bi yere gidemiyorum, bi insanla "anlamlı" bir tanışıklığım olmuyor. inanılmaz sınırlı yaşıyorum. bu benim kafamı kemirip bitiriyor, konuşurken bile çok sınırlı bir kelime dağarcığıyla idare ediyorum mesela.

şimdi bilhassa beni tanıyan duyurucular "olm gören de ekstrem sporlarla ilgilenen biriydin zannedecek sen hep mal gibi yaşıyodun" diyebilir. kısmen doğru ama her zaman daha farklı, daha iyi bir şeyler olabileceğine dair umut taşıyordum. hep bir sürecin parçasıydım, hep bir şeylerin ortasındaydım. şimdi onu hissetmiyorum. hayat bizi 61 kenara be kardsm
+1
der meister
(25.02.26)
Ben alkol toleransımın azaldığını hissettiğimde fark ettim. Pubda sohbet muhabbet ortamında içilen 3 bira çakırkeyf yapmaya başladı.

Dışarıdan gelen yorum olarak, geçen hafta ilk defa gittiğim berber yaşımın %23 fazlasını söyledi. Zaten hep yaşından büyük gösteren biri olarak buna takılmazdım ama buna takıldım, aynada başka baktım kendime. Etrafıma sordum. Buna takılmam asıl yaşlılık belirtisi bence.
0
Bruce
(25.02.26)
Gençken cildim aşırı pürüzsüz ve lekesizdi. Çocuk cildi gibi yumuşacıktı. Cildimden anlıyorum ben bazı şeylerin değiştiğini.

Biraz reels tarzı bir cevap olacak ama bir de bir işi bitirdikten sonra "hıh" demek.
0
sekizdokuzon
(25.02.26)
Üniversite yıllarında özellikle yurtta kaldığım dönem istisnasız her gece uyumadan kulakligi takar saatlerce bir sürü müzik dinlerdim. Birkaç yıldır asla yaptığım bir şey değil artık:( bunu fark edince çok üzülmüştüm. Sorumluluklar gün içinde o kadar yoruyor ki gece olunca artık zaman ayiramiyorum bir şarkıya bile. Veya sese tahammül edemiyorum. Hatta bazen o kadar çok dinlemiyorum ki bir gece ansızın çok canım çekiyor ve müzik gecesi ilan ediyorum. O gün dinlemek çok keyif veriyor. Şimdilik tesellim yolculukta dinlenen müzikten vazgeçmemiş olmak. Belki asıl o zaman yaşlanmış olurum:(
+1
egerbiryolcu
(25.02.26)
Bir gün bir konserde artık oturmalı konserlere gitme zamanım gelmiş diye düşünmüştüm.
0
mutekebbir
(25.02.26)
Pazarcılar "abla" demekten, "teyze, anne" demeye geçtiklerinde.
+2
pro9it9is9
(25.02.26)
2 hafta önce: Motosiklet montu önerdiler bildiğin amca montu ve bastım kahkahayı ama giydiğimde yakıştı. Sonra güzel bi kadın geldi içeriye aynı monttan almış, montla gayet güzel görünüyodu ve memnun olduğunu söyledi. İyice bozuldum.

Ha bir de motorda üşümeye başladım.
0
baldan kaymak
(25.02.26)
"ben hala gencim lan"

dediğimde.
+1
AlsterWasser
(25.02.26)
eskiden maçlara gidip bağırırdım falan şimdi ne kadar salakçaymış diye düşünüyorum. fiziksel olarak: eskiden babam mayısta falan süveter giyerdi neden giyiyor derdim? şimdi anladım neden giydiğini. eskiden donsuz gezerdim şimdi üşüyorum.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
İçime anneannem kaçmış gibi aniden çok erken uyanmaya başlayınca "hah, tamam" dedim ben. Kaçta yattığımdan bağımsız olarak neredeyse her sabah güneş doğmadan uyanmak dümdüz yaşlılık bence -_-
+2
kobuzchu kiz
(25.02.26)
Daha az uyku ile yaşamaya başladığımda.
+2
gabe h coud
(25.02.26)
Duştan sonra bazen kafam üşüyor yazma bağlıyorum:/
+6
Amaranta ursula
(26.02.26)
Türkiye’de bu yılın en çok dinlenen 5 şarkıcısı gibi bir liste görüyorum ve listedekilerin 4’ünün adını bile duymamışım, beşincisinin de sadece adını duymuşum ama tipi neye benziyor hiçbir fikrim yok. Hiçbirinin de hiçbir şarkısının adını sorsan bilmiyorum.


Ek: abartıyor muyum diye dönüp baktım, azıcık abartmışım. Lvbel C5 fanıyım o hariç Semicenk’in sadece adını duymuştum.

——
2025 yılında Türkiye'de en çok dinlenen şarkıcılar:
BLOK3.
Ati242.
Semicenk.
Era7capone.
Lvbel C5.

——-
+3
michael_knight
(26.02.26)
kabak tatlısını seviyorum artık.
+4
antihero
(26.02.26)
Kabak tatlisi yazmaya gelmistim

Bi de sade soda
-1
üğpoıuy
(26.02.26)
ağrılarım artmaya başladım.

kabak tatlısı +1
0
Hallegadola
(26.02.26)
kafam sesi-kalabalığı kaldırmıyor, sosyallik azap gibi geliyor, hafta içi dışarda 2-3 saat geçirip eve dönsem bile ertesi gün pert oluyorum ve anlıyorum ki yaşlandım.
0
9kuyruklukedi
(26.02.26)
fırına ekmek almaya uğradığımda pide sırası vardı , pide alayım o zaman nostalji olsun diye düşünüp sıraya girdiğimde yaşı büyük bir abla konuşmaya başladı " biz çocukken her ramazan pide sırasına girerdik , eve giderken yarısını yolda yerdik .. " bunları ben de aynen yaşadıysam yaşlandım demektir diye düşündüm.
+1
devilone
(26.02.26)
Geçende öğle yemeğinde ortaokul anılarımı anlattım arkadaşıma. Eskileri yad etmek tipik yaşlanma belirtisi bence.
0
auroraaurora
(26.02.26)
yaşımın ilerlediğinin farkındaydım tabi ki ama 2 yıl önce ortopedi doktoru zihninizin aktifliği ile bedeninizin mevcut durumunu senkronize etmelisiniz yoksa bu tür sakatlanmaları daha ciddi boyutta yaşarsınız deyince aydınlandım :).
+1
Phoebe
(26.02.26)
34 yaşında ilk beyaz saç telimi gördüm ve yaşlandığımı anladım. Gidip boyatacağım :( saçımı hiç boyatmamış olmakla övünürdüm gençken.
0
kaptan maydanoz
(26.02.26)
kabak tatlisi oldum olasi, ilkokulda bile en sevdigim tatli oldugu icin ruhum hep 50+ diyebilir miyiz o halde? :p
sabahlayamamak, elbette.
cicek fotografi ve hatta kus gözlemi de var.
banyodan cikinca basin üsümesine de bir +1 yazalim.

arkadaslar hakkinizi helal edin, ben 96 yasima gelmisim.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Sebepsiz yorgunluğumun sebebinin iki gün önce yaptığım bir şey olduğunu anlayınca.
0
burfak
(26.02.26)
Otobüste giderken yanımda 22-23 yaşlarında biri duruyordu ayaktayız. Aynı direği tutuyoruz ellerimiz yakın duruyor. Her şey olağan, her şey sıradan...

O an bir detay fark ediyorum, ikimizin elindeki ten dokusu farklı. Çok değil ama var bir şey. Onun derisi bir şekilde daha canlı duruyordu. O an idrak ettim, sonra gerisi geldi.
0
akhenaten
(26.02.26)
Üniversiteye gireli 30 sene olduğunu farkettiğimde.
0
kumandanim
(26.02.26)
gelsene bu akşam mesajına saçma sapan bir bahane bulduğum an anladım ki yaşlanmışım.
0
jamswety
(26.02.26)
"Abi" diye hitap eden yaşlı insanlar çoğalmaya başladığında :(
0
kizil karga
(26.02.26)
(29)

Bakıcı mı okul mu

wild honey suckle
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı? Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı?

Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
+1
wild honey suckle
(25.02.26)
bakıcıdan memnunsam güvenilir biriyse ve anlaşabiliyorsam bakıcıdan devam ederdim. aksi durumda okul.
0
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Hali hazırda bakıcı yok, yani sıfırdan bulunacak.
0
🌸wild honey suckle
(25.02.26)
Güvenilir bir bakıcı. 2 çocuklu bir anne olarak 2 yaşın kreş için çok erken olduğunu, 3 yaşa kadar temel bir bakım verenle büyümesi gerektiğini düşünüyorum.
-2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Bakıcı. Çok küçük daha bence kreş için. 3 yaştan sonra anca.
-7
sadakatsiz
(25.02.26)
Bakıcı kesinlikle. Şirkette bir arkadaş var. Çocuğu 2 3 yıldır ana okuluna gidiyor. 5 yaşında. Çocuk bıkmış durumda. 1. sınıfa tükenmiş olarak başlayacak. Okul zaten başlayınca bitmeyen bir şey. 2 yıl daha dinlensin çocuk.
-8
arbre
(25.02.26)
aile büyüğü bakabilseydi bi sene daha evde kalabilirdi. 3 yaşında zaten kreşe başlayacak. yani son bi sene için bakıcı bulmaya değer mi, güvenilir bakıcı bulunabilir mi bilemedim. yani çocuğumu evde bi yabancı ile bırakma fikri bana biraz korkunç geliyor. gerçekten iyi referansının olması lazım. dolaylı değil hatta birebir görüşmek filan isterim o referansla. her odaya da kamera koyardım muhtemelen. başka türlüsü zor.

güvenilir kreş mi güvenilir bakıcı mı derseniz sanki kreş bana daha mantıklı gibi geliyor. kızım 34 aylık gibi kreşe başladı. mesela bu kreşe ben 2 yaşında da olsa gönderirdim.
0
elorelia
(25.02.26)
Kreş diyorum.
En donanımlı ve hevesli bakıcı bile çocuğa pek de bir şey öğretmeyecek, etkinlikler yapmayacak.
Telefonundan reels kaydırırken çocuk da büyüyecek.

Kreşte ise kötü bile olsa bir etkinlik, şarkılar, boyamalar vs var. Ayrıca diğer çocuklarla sosyalleşmek var.
+12
michael_knight
(25.02.26)
yeni ben bakıcılarla sürekli problem yaşayan 1.5 senede 3 bakıcı değiştiren biri olarak yine de her türlü bakıcıyı tercih ederim.
bebeklerimiz aynı yaşta ve çok küçükler diye düşünüyorum. kreşlerde birebir ilgi görmüyorlar. güvenli bağlanma için de ilk üç yıl bakım verenle birebir ilgi çok önemli.
kreşe de 3 yaşında veririz:)

@michael_knight,
ona göre bir bakıcı bulursan neden olmasın? benim tüm bakıcılarım sürekli etkinlik yaptıran, araştıran çocuğu öncelik yapmış kişilerdi. farklı problemlerle ayrıldık ama bu konuda haklarını yiyemem. sadece çocuğa odaklılardı yani ev işi vs istemedik.
şimdiki bakıcım da öyle. instagramda gördüğümüz ne kadar etkinlik varsa hepsini tek tek yapıyorlar. her gün onlarca kitap okur, şarkı ve dansları öğretir, bilişsel gelişimi için çabalar, boya yaptırır, kum oynatır, su oynatır. gün içinde hiç yalnız bırakmaz.
sahibinden comda buldum bu arada, referans filan yoktu. kamera var evde diye güvendim, güvenim boşa çıkmadı. şimdi bakıcı gelince çocuk koşup sarılıyor hemen seviyor bakıcısını.
ben bile haftasonu o kadar oyun oynayamam etkinlik yaptıramam :)
-2
Gradient_tabanlı_mor
(25.02.26)
Kres tabii.

Cocuklar cocuklarla yetişkinlerden daha iyi anlasir.
+2
Purple life
(25.02.26)
2 yaş sosyalleşme yaşı değil arkadaşlar, onu kaçırıyoruz bence. 2 yaş bebeğin kendi kendine oyun kurmayı dahi yeni yeni öğrenmeye başladığı, her anında güvendiği ve tüm ilgiyi ona veren birini aradığı bir yaş. Bakıcının ana artısı birebir vakit geçirecek olması., etkinlik mesele değil. kitap okusunlar, kağıtları karalasınlar, parka gitsinler, birlikte hamur yoğurup yemek yesinler yeter zaten. 2 yaş için kreş birbirlerinin saçlarını çekip gözlerine parmak soktukları, oyuncaklar için ağladıkları bir yer olacak.
+2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
uzun yıllar anaokulları işletmeciliği yapmış biri olarak kesinlikle anaokulunu tercih ederdim. anaokulu sadece çocuğa bakmak, yedirmek içirmek değildir. çocuğun sosyalleşmesi, toplum hayatına hazırlanması, periyodik (yemek uyku oyun saati gibi ) işlere alışması, paylaşmayı öğrenmesi, el ve motor gelişimini hızlandırması düzenli ve sağlıklı beslenmesi ve sair bir çok konuda faydası var. anneanneler babaanneler bile bir yere kadar bakabiliyor. sabır kalmıyor. dışarıdan tek başına bir bakıcı bir çok açıdan güvenli değil. 2 kızım var ilki bakıcıda yetişti, ikincisi 2 yaşına bile gelmeden kendi kurumlarımızda bakıldı. aralarında bedenseli beslenme alışkanlığı, tertip düzen, okul başarısı gibi onlarca konuda gerçekten büyük farklar var. her konuda küçük daha ileride. ek olarak bakıcılar çocukları gündüz uyutup dinlendiriyor, anaokulu ise gündüz bedensel ve zihinsel olarak yoruyor. ilkinde akşam eve yorgun gelen ebeveynler enerjik bir çocukla başbaşa kalıyor, ikincisinde ise aynı yorgunlukta daha sakin bir çocukla daha rahat bir ortam oluşuyor.
+6
ground
(25.02.26)
Türkiye'de şu an mümkün mü bilmiyorum ama, 9-10 aylıkken kreşe başlamış, okula gidene kadar aktif de kreşte büyümüş biri olarak, kreş tavsiye ederim. Ne kadar erken o kadar iyi. Ev ortamından çocuğun ayrılması, rutin kazanması, bilişsel gelişimini yaşıtlarıyla beraber sosyalleşerek geliştireceği bir ortamda olması bence oldukça önemli
+4
nundu
(25.02.26)
kesinlikle kreş. çocuk dış dünyayı çabuk öğrenmiş olur. beceri ve yetenekleri ona göre gelişir. hayat görüşü bile farklı olur.
+1
gercekdunya
(25.02.26)
Bakıcı, 2 yaş çok küçük. 3.5 4 den önce kreş okul vs düşünmeyin derim. kaynak mabadım tabi.
+2
kisa
(25.02.26)
Eloreli güzel yazmış. +100 diyorum.
-1
luluki
(25.02.26)
Ben de mabaddan atıyorum: sisteme erken giren çocuk daha iyi adapte oluyor.
0
huladancer
(25.02.26)
herkes çocuklarını pamuklara sarmak istiyor ancak öyle olmuyor. 3 yaş öncesi bende göndermek istemezdim bakıcıya vermek yerine kreşe bıraktım. burası türkiye ben hiç bir bakıcıya güvenmiyorum. zor olsa da kreşe bırakırım. keşke 3 yaşa kadar anne bakabilse ama bazen olmuyor.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Bulundugum ulkede anne babaninin cocuga bakmasi cok yaygin degil. Cocuklar kimi zan 15 aylikkenden itibaren okul oncesi egitime basliyorlar. Benim oglum da 18 ayliktan beri gidiyor. Esim de ben de calistigimiz icin benim buyukler trde onun kiler baska sehirde yasadigi icin zaten kendimizden baska kimsemiz yok. Ancak genelde de boyle sadece biz degil. Bazi gunler bakici da geliyor hatta eve.

Oglumun cok sevdigini soyleyemem, bazen gulerek gidiyor ozellikle tekrarli bir sekilde bir sure giderse ama cogu zaman aglayarak. Esas problem tahmin edilemeyecek seviyede kisa bir frekansta hasta oluyor yani 1 ayin 2 haftasi evde oluyor zaten, bu anlamda baya sacma tabii, biz burada rapor alabiliyoruz bu durumda turkiyenin sartlarini bilmiyorum ezbere. Her hasta oldugunda anaokuluna alisma evresi bastan basliyor.

Konustuk defalarca. "Okula gitmek lazim" diyip kafa salliyor 25 aylik velet ama yine de agliyor. Bir de onu almaya gittigimde beni gordugu andaki sevincinin tarifi yok, bu tabii hem iyi hem kotu.
+1
wallcan
(25.02.26)
2 yaşında kızımı yarı zamanlı kreşe verdim, uyumuna göre tam güne çevirdik.
Birçok şey öğreniyor, dil gelişimi ve motor refleks gelişimi ilerledi, kendi yemeğini kendisi yiyor, kuralları biliyor gibi birkaç alanda faydasını gördüm.
Şu an 2,5 yaşında ve severek gidiyor kreşine.
Bizim anaanne seçeneğimiz vardı lakin iş reels kaydırmaya vs geldi, anaanneler kıyamıyor torunlarına.
Bakıcı ile çocuğunu büyüten arkadaşım da var ama çocuğun gördüğü kişi sayısı 3 yetişkin ile sınırlı kalıyor. Beyin gelişimi için zaten dezavantaj.
Kreşin de bir dezavantajı var; ilk sene hasta olacak. Bu kaçınılmaz. Gerçi 3 yaşında da başlasa 7 yaşında da başlasa bu hastalık dönemi olacaktır.
Umarım cocugunuz ve kendiniz için en doğru yolu bulursunuzz
+6
purplee
(25.02.26)
2.5 yaşında başladı oğlum. Şans işi biraz da belki, maaşın yarısını verdim native hocalar havuzlu okullar vs. tekinde çocuğun boğazına ip bağlamış öğretmen nerdeyse boğuluyordu, diğerinde altına kaçırmış kızmışlar gündüzleri bile işemeye başlamıştı. Yine birinde öğretmenin instasından uyumayan öğrencilere söylendiği videoyu yakalayıp attırmıştım. İstediğiniz kadar kameralı okula verin kvkk diyorlar polise veriyorlar görüntüleri sadece.
Benim anneme baktıracak ortamım yoktu sıkıntılı süreçlerim vardı ama eğer anneler yakınsa evine tam zamanlı yardımcı alın onlardan biri baksın bir buçuk sene sonra verirsiniz yeni dönemde okula. En olmadı döşeyin eve kameraları referanslı birini bulup gözünüz üzerinde tutun.
+1
cilekli pasta
(25.02.26)
Çocuğa çok bağlı (git: www.instagram.com )

Ben 2 yaşında kreşe vermeyi çok istedim çünkü kızım çok sosyal bi çocuk, başka çocuklarla bir aradayken çok mutlu oluyor. Bütün gün evde durmak gibi bi yaşam tarzımız olmadı 2 yaşına kadar da, bakıcıyla bütün gün evde sıkılacağını düşündüm. Ama yaşadığım yerde 2 yaş sınıfı olan bi kreş bulamadım. O yüzden mecbur bakıcı şu an. İyi birini bulursanız büyük şans ama bulmak da zor olabiliyor
+1
mezzosprite
(25.02.26)
İki buçuk yaşındayken oğlumu kreşe göndermiştik, anneanne artık bakmayınca.
Çok ezildi, öğretmenler tarafından ayrımcılığa uğradı, çocuklar tarafından zorbalığa uğradı.
Biraz daha büyük yaşta göndermek isterdim. Hala içim acır.
Mümkünse bir süre daha bakıcı.
+1
pro9it9is9
(25.02.26)
Kızımı 9 aylık kreşe verdim. Böyle diyince Türkiye'de hemen herkes bir aaauuvv uuuov diyor ama asla pişman değilim.
Birinci ay haftada 5 gün, günde bir saat ve annenin yanında bulunma zorunluluğu vardı. Tam anlamıyla oyun grubu gibi oluyor. 14 anne + 14 bebek bir saat süresince oyunlar oynuyorsunuz.
İkinci ay iki saate çıkardılar ve bizi sınıfın dışında ama okulun içinde beklettiler, ağladıkları vakit sınıfa alıyorlardı, biz sakinleştiriyorduk, sonra kaldıkları yerden devam ediyorlardı.
Üçüncü ay üç saate çıkardılar ve bize "dışarıda gezin ama okuldan çok uzaklaşmayın" dediler. Çocuk ağlarsa telefon açıyorlardı, okula gidiyorduk.
Dördüncü ay dört saate çıkardılar ve biz normal okul ritmine geçtik, sabah bırakıp işimize gücümüze bakıyorduk ve öğlen alıyorduk.
Sonra bacağı kırılınca iki ay kreşe göndermedim ve evde kaldığı süreçte bariz şekilde sosyalleşmesinde, rutinlerinde, öğrendiklerinde gerileme gördüm. İki ayın sonunda tekrar bir aylık oryantasyon sürecinden sonra kreşe başlattım (ilk anlattığım oryantasyon modelini aylık olarak değil, bu sefer haftalık yaptık).
Haftada 20 ile 25 saat arası kalıyor. Kendi akranlarıyla oynuyor, bağışıklığı güçleniyor, dil gelişimi sürat kazanıyor. Dört duvar arasında 30+ yaşında bir care-giver ile vakit geçireceğine kendi yaşıtlarıyla beraber eğleniyor. Öğleden sonra zaten beraberiz.
+1
alice in potatoland
(26.02.26)
Baba degilim ama 2 yas cok kucuk degil mi ya ? Dusunsene 2 yildir dunyadasin yani cok kucuk yavru ya daha :)
0
oscar
(26.02.26)
2 yaş küçük. Çok sağlam sevgi dolu merhametli şefkatli çocukla oyunlar oynayacak çocuk seven bir bakıcı. yani bir babaannesi aneannesi değil. yoksa aynı onlar gibi demeniz lazım.

Anlaşılır zaten.
-1
mahmuttt
(26.02.26)
2 çocuğumu da 2.5 yaşında kreşe yazdırdım, tavsiye ederim.
0
efx
(26.02.26)
1 buçuk yaşında hiç anlamadığım bir dilde eğitim veren kreşe yollanmış birisi olarak ben de tavsiye ederim. başta zor gibi görünse de erken yaşta sosyalleşmenin ve farklı şeylerle karşılaşmanın hem gelişim hem de bağışıklık açısından pozitif etkisi olduğunu düşünüyorum.
+1
eileengray
(26.02.26)
@gradient tabanlı mor,
Siz herhalde hem çok şanslı hem çok bilinçli hem de bakıcı seçmeyi çok iyi biliyormuşsunuz ama herkesin böyle olacağını sanmıyorum.
Hatta bakıcınız ayrılmaya karar verse ve bir ay içinde yeni bir bakıcı bulacak olsanız bu söylediklerinizi gerçekten yapan birini bulma ihtimaliniz sizce yüzde kaç?
Ben sizin için %10’dan düşük olduğunu, herhangi biri içinse %3’ten düşük olduğuna inanıyorum.
Ortalama bakıcı maaşlarından bahsediyoruz di mi?
Piyasayı bilmiyorum ama piyasa 50 bin lirayken 150 bin lira vermekten bahsetmiyoruz.

Bu arada bakıcının sonradan sigortamı ödemediler diye dava açmasını nasıl engelliyoruz? Sigorta yapalım desek 50 bin maaş vermenin size maliyeti 80 bin civarına gelecek. Asgariden gösterelim desek mahkeme korkusundan yine kurtulamayacağız.
0
michael_knight
(26.02.26)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için çok teşekkür ederiz hepsi çok değerli.
Kafamız daha çok karıştı bizim kızı aldıralım diyoruz dkdkdkd
Şaka bir yana okul mantıklı gelmeye başladı. Çünkü güvenilir bakıcı nereden temin edilir bilmiyoruz, bir gün giderse ne yaparız bilmiyoruz. Babanne gelse bizde yaşasa cinnet geçiririz. Anneanneye iki saat emanet ettik dört morlukla döndü:)

Velhasıl zor. Allah herkese makul yaşa kadar çocuğuyla beraber olma ekonomik rahatlığı versin. Biz iki senede elendik.
+3
🌸wild honey suckle
(26.02.26)
(15)

Sevgiliniz/partneriniz ne yapması kırmızı çizginiz?

darthvader
Veya asla yapmamalı/ bunu yaparsa kabul edemem, ayrılırım dediğiniz şeyler neler?
Veya asla yapmamalı/ bunu yaparsa kabul edemem, ayrılırım dediğiniz şeyler neler?
0
darthvader
(24.02.26)
Benimle küfürlü hakaretli konuşmayacak. Bile bile yaptığı zaman ayrılmışlığım var.
+2
yaren
(24.02.26)
böyle sorular sınavda falan gelince kesin bir şaşırtmaca var diyip ilk akla geleni işaretlemezdim ben :D haliyle aldatma değil de insanların içinde küçük düşürmesi diyorum.
+2
suicmeyenadam
(24.02.26)
Saygısızlık
-1
arbre
(24.02.26)
Yalan
+2
Mirket
(24.02.26)
Sevgisiz davranışlar. All or nothing benim için.
+1
gabe h coud
(24.02.26)
Kot etek giyerse her şey biter.
-6
Bruce
(24.02.26)
aptallığa tahammül edemiyorum. bahsettiğim hata yapmak değil. mesela uyardığım bir konu var. bunu böyle yapma bak çok riskli-tehlikeli. açıklıyorum anlatıyorum ama ısrarla o harekete devam ediyorsa aynı ortamda olamayız.
+4
orpheus
(25.02.26)
yalan evet ama sadece yalan degil. bir sey sorunca gizlemesi, veya bir sey anlatirken tam anlatmamasi, bazi kisimlarin uzerini hizli gecmesi gibi bir sey saklamasi. durust olmamasi kabaca. yani yalan soylemeyip dogruyu da saklayabilir ve bu benim icin red flag.

her sey halledilir, etik problemler halledilmez. ve maalesef karakter degismez kolay kolay. once a cheater always a cheaterdir her zaman.
+4
antikadimag
(25.02.26)
Yukarıda yazılanlara katılmakla beraber net kontrolsüz öfke problemi.
+3
rakicandir
(25.02.26)
valla eşcinsel ise veya sapkın bir cinsel arzusu varsa ayrılırım
-8
Hallegadola
(25.02.26)
yalan başladıysa benim için biter.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Tartışırken üslubunu korumaması, saygısızlık
+2
onyx
(25.02.26)
Tutarsızlık. Benim için her şeyin en temeli.
0
bradshaw
(25.02.26)
partnerimi ilk görüşte terminator t-800 gibi anında scan edip bana uygun olup olmadığına karar veririm.

youtu.be

ondan sonra yanlış yapmaz zaten. yaptıysa hatayı kendimde ararım.
-3
yurtsuz john
(25.02.26)
herşeyiyle harika biriydi bence son kız arkadaşım

aptala tahammül edemiyorum mesela
Ama o yapsa kabulüm swh
Halen kabulüm
0
baldan kaymak
(25.02.26)
(3)

Nba'nin Avrupa'ya açılması hakkında

put it in your appropriate place
ne düşünüyorsunuz? Nba Europe 2027'te başlayacak yeni bir lig planlama var. Baya ciddi gibi gözüküyorlar. Metropol şehirlerin takımların adı geçiyor. İşte Roma, Milan, Tabii ki Istanbul (Efes veya Fener, ikisi de katılır mı bilmiyorum), Berlin, Londra, Paris vs.Nba'i çok takip etmem, aralarda grupla
ne düşünüyorsunuz? Nba Europe 2027'te başlayacak yeni bir lig planlama var. Baya ciddi gibi gözüküyorlar. Metropol şehirlerin takımların adı geçiyor. İşte Roma, Milan, Tabii ki Istanbul (Efes veya Fener, ikisi de katılır mı bilmiyorum), Berlin, Londra, Paris vs.

Nba'i çok takip etmem, aralarda gruplarda kim lider, kim playoff yapar yapamaz bakar, 5 dakikya unuturum. Euroleagu takip ederdim ama lig formatıyla sıkıldım.
-1
put it in your appropriate place
(24.02.26)
avrupa basketbolunun içine etmeye geliyorlar. şovdan ibaret olan leş basketbolu avrupaya taşıyacaklar. basketbol kültürü olan takımların buna alet olacağını hiç sanmıyorum.
ancak paris, bayern, londra, dubai gibi takımları ve euroleague te oynayamayacak takımları ayartmaya çalışacaklardır.
bizden de fenerbahçe ve efesin katılacağını düşünmüyorum galatasaraya gidebilirler belki bir ihtimal beşiktaş. o da son iki sendir iyi bir grafik oluşturdukları için. ama ikiside fenerbahçe ve efesin yerini tutamaz.
şuan taktiksel olarak ve rekabet olarak basketbolun zirvesi euroleague. ama maddi olarak harcanan paraların getirisi çok az. o yüzden nba in elindeki tek koz daha çok para.
kulüpler daha çok paramı yoksa gerçek basketbol mu buna karar verecekler.
+3
my fault
(24.02.26)
para kazanmaya geliyorlar ancak katılacak takımlarda onlardan para talep ediyor. bu işin olması zor. avrupada abddeki gibi taraftar profili yok. bu işe arapları sokmak istiyorlar ancak ilk yıllarda istediklerini alamazlar. ilk başta büyük takımlar girmeyecek ama ilerleyen süreçte ekonomik sıkıntılar ve beklentilerle çoğu takım katılır. her iki tarafta bekleyip görmek istiyor ama burada parayı ve fedakarlığı yapması gereken taraf nba. sonuç olarak bakalım görelim durumuna gelicek olay.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
boktan ABD kulturunu Finlandiya'da istemiyoruz :D Cok sporcu cevrem olmamasina ragmen burada cok sevilen bir spor basketbol. Is yerimden ahbaplik kurdufgum uc arkadas var, yeni ogrenmisler boyle bir seyin konusuldugunu ve oldukca tepki gosterdiler.
0
sucvecezve
(25.02.26)
(11)

Özel okullar para mı basıyor?

michael_knight
Sınıflar herhalde 20 kişi civarında. Bir çalışanın maliyeti ortalama ayda 60 binden senede 720 bin diyelim. Öğrenci de yaklaşık 720 civarında bir para veriyor. E 20 kişilik sınıfta 3 öğrencinin parası öğretmenlere gitse, biri temizlik işçisine, biri idari kadroya, biri de sabun, tuvalet kağıdı, prin
Sınıflar herhalde 20 kişi civarında.
Bir çalışanın maliyeti ortalama ayda 60 binden senede 720 bin diyelim.
Öğrenci de yaklaşık 720 civarında bir para veriyor.

E 20 kişilik sınıfta 3 öğrencinin parası öğretmenlere gitse, biri temizlik işçisine, biri idari kadroya, biri de sabun, tuvalet kağıdı, printer desek, ikisi de bina kirası diyelim halen 13 öğrenci parası kaldı cepte.
Böyle 20 sınıfımız varsa 200 milyon tl gibi bir para kalıyor.


Unuttuğum veya yanlış bildiğim bir şeyler vardır mutlaka ama halen çok fazla para kaldı elimizde ama öyle değildir herhalde.
Daha servis, yemek, kitap, kıyafet, ek aktivite gibi gelir kalemlerini de hesaba katmadım.

Neyi yanlış biliyorum?
+1
michael_knight
(24.02.26)
"Kanayan yaramız 'gelir dağılımı adaletsizliği' nedir" konulu bir çalışma olmuş sorduğun soru.
0
Mirket
(24.02.26)
Eskiden eğitim sektörü diğer bazı sektörlere göre fazla kazandırmıyordu.
Son beş altı yılda enflansyon dalgaları gelince markette, pazarda, emlakta oluşan fiyat belirsizliği eğitimde de oluştu. hani markete her gittiğimizde ürünlerin fiyatı değişiyordu, hani fiyat algımız bozulmuştu: bir şeyin pahalı mı, ucuz mu olduğunu kestiremiyorduk. işte o ara eğitim sektöründe de öyle bir algı bozulması oldu ve okullar fahiş fiyatlarda denediler, baktılar ki milletin eli mahkum, öyle devam ettiler ve gerçekten para basıyorlar.
+2
santimantal
(24.02.26)
Evet öyle :
eksisozluk.com

Yaz tatilinde de aynı kazığı sahil yerlerindeki kimi esnaflar yapıyor.
Bu duruma sadece " arz talep" demek durumu çok hafifletmek mi olur? pek sanmıyorum.
0
diyecevaplandı
(24.02.26)
Hangi öğretmen, idari kadro hatta temizlikçi asgari ücret seviyelerinde maaş alıyor? Ya da aylık 100bin liraya 3+1 okul mu tutacaksın?
0
osssy
(24.02.26)
tahminen toplanan paranin 1/3u maaslara, 1/3 kira vs gibi masraflara, 1/3 de kar olarak kaliyordur. ozel okullar kar amaci guden birer kurulus, para yapmak icin varlar. bunda sasiracak birsey yok.
-1
cooperr
(24.02.26)
herhangi bir kurs bile 10 15 öğtenciyle deli gibi para kazanabiliyor.
0
klassno
(24.02.26)
iyice sapıttılar bu konuda anaokuluna neredeyse 800 bin isteyen var, üstelik o paralar öğretmenlere bile gitmiyor , kesinlikle denetlenmesi gerekiyor özel okullarında
+2
darthvader
(24.02.26)
Öğretmenler asgari ücretten hallice alıyor. Bu sebeple giderler az.

İyi bir devlet okulu dışında size sundukları hizmetler ise şunlar: İngilizce(bu işi harbiden çözdüler son 7-8 yıldır), temiz tuvaletler ve temiz okul, güvenlik, yemek. Gerisi aynı.

İnanılmaz paralar dönüyor.
+2
jackyr
(24.02.26)
egitim ve saglik bir sekilde devletin icinde olmasi ve ciddi kontrol etmesi gereken sektorler. ikisi de insanlarin temel ihtiyaclarini suistimal ediyor. gerci saglik daha kotu ozellikle can havliyle sana gelmis insani somurmek cok kolay. tr'de bana seni gozden ameliyat etmemiz lazim demislerdi, hatta hemen gun verme sevdasindaydi hiyar herif. sonra killandim tanidik bir yerde baktirdim hicbir sey yok dedi adam 15 sene oldu. abd'yi zaten hic anlatmaya gerek yok.

egitim de ailelerin cocuklarina en iyi imkani sunmak istemesi suistimal ediliyor gibi. cunku parayi kissan icin rahat etmiyor. cocugunu mahrum ve eksik birakmis gibi hissediyorsun. milyon milyon alip ne yapiyorlar o paraya akil alir gibi degil.
+1
antikadimag
(25.02.26)
20 Sınıflık okulda en az 30 öğretmen, 8-10 işçi, güvenlik vs, en az 4-5 kişi de yönetim kadrosu olacaktır. Yani maliyet biraz fazla olacak. Kızımın kreşinde sabah çocukları ellerinden tutup götürmek için bile 3-4 kişi kapıda bekliyor mesela.

Okul franchise ise azımsanmayacak bir kısmı oraya gidiyor.
Yemek ücreti genelde 720binin içinde oluyor.

Okulun amortismanı var. Başta yapılan yatırım masrafını yaklaşık 8-10 sene ayakta kalabilirse bir okul ancak çıkarıyor.

Daha bir çok ilave masraf var okullar için. Bu fiyatları kesinlikle savunmuyorum. Ancak yine, ana sınıfına giden kızımın okulunda öğretmen dayanmıyor, çünkü okul fiyatlarına rağmen maaşlar ödenemiyor, enflasyon çok yüksek. Ödemeler peşin alınıyor ama alınan para enflasyonda ezilip hiç oluyor, vs vs.

Bilfen, alman lisesi, robert koleji vs gibi 1,5-2 milyonluk okullarda da zaten öğretmenler 60bine çalışmıyor bu arada.
+3
artci sarsinti
(25.02.26)
parayı döndürüyorlar. daha ocak ayından gelecek senenin ödemelerini başlatanlar var. arada güncelleme yapanlar var. genelde özel okul sahiplerinin tek işi bu olmuyor. 2 3 firması oluyor ve aldığı parayı döndürüyor. bu adamlar işletmeci kalite malite en son baktığı şey, amaç parayı alıp döndürmek. sıcak para varsa işletme döner. öğretmenlere iyi maaş veren okullar anca izmir ankara istanbuldadır. anadoluda asgari ücret ve biraz üstü.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
(20)

En sevdiginiz hayvan hangisi ve

üğpoıuy
Neden?
Neden?
0
üğpoıuy
(24.02.26)
Koala çünkü çok sakinler.
0
kumandanim
(24.02.26)
Bütün hayvanları aynı derecede seviyorum ♥️
+1
rock n roll
(24.02.26)
tüm papağan türleri. çünkü zeka fışkıran hayvanlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.26)
Kedigillerin hepsini çok severim ama daha elle tutulur oldukları için direkt kedi diyebilirim.
Nedeni karakterleri, huysuzluklarını da çok severim, işi bitene kadar kendini sevdirmesini işi bitince dönüp gitmesini de, hem çok sevecen hem de çok mesafeli olmalarını seviyorum.
Bir de insana kendini değerli hissettiren yanları var normalde cool tipler oldukları için senin yanına geldiğinde kendini seçilmiş hissediyorsun.
+2
mutekebbir
(24.02.26)
@mutekebbir +1

Bunun yanında border collie, atmaca, at gibi özgürce ve çok hızla hareket eden, insana koşarlarken ya da uçarken ferahlık hissi veren hayvanları çok seviyorum. Verdikleri özgürlük hissi, kasların doğada güçlenmiş görünüşü, onların aldığı o doyumun verdiği keyif... Bayılıyorum bunlara.
0
silverleaf
(24.02.26)
Uzun yıllarıdır kedi beslerim ama civcivlere ayrı bir düşkünlüğüm var.

Aşırı sevimli ve komik geliyorlar. Eve de ufak bi kuluçka makinesi aldım bakalım çıkacaklar mı.

Çıkarsa ilk bakımdan sonra da adres annemin kümesi.
0
msb
(24.02.26)
Boz ayıları çok severim. Şöyle beni parçalamayacağından emin olduğum bir boz ayıya sarılmak çok isterdim :d bu kadar sevimli ve miskin görünüp bu kadar güçlü olmalarını seviyorum.

Kuşlardan da karga ve türevlerini severim, en sevdiğim saksağan olabilir çok havalı duruyor.

Genel olarak eklembacaklılar hariç hemen her hayvanı severim. Dolabımdaki kıyafetlerin neredeyse tamamı WWF'nin hayvanlı kıyafetleri. Şu an koalalı bir hoodie giyiyorum mesela :d

Memelilerden sadece maymun türevlerine biraz mesafeliyim. Goril ve orangutan gibi büyük olanları severim de küçük olanlar özellikle şempanze, bonobo gibi olanlar çok insansı geldiği için huzursuz ediyor beni sdjsdj
0
nundu
(24.02.26)
kara panter

kara elf serisinde ‘guenhwyvar’ adlı bir tanesi çok etkilemişti beni ortaokul zamanlarımda.
0
lüzumsuz adam
(24.02.26)
cinsi olmayan dümdüz sokak köpeği.

iyi bir arkadaş oluyorlar insana.
+2
yurtsuz john
(24.02.26)
bütün hayvanlar hakketen ama köpeğim olduğu ve aileden biri gibi olduğu için sanırım köpekler bi tık belki önde ama bütün hayvanlar aslında
0
euteamo
(24.02.26)
Ahtapot
Yaşadığımız gezegenin en özel canlısı benim gözümde. Fazla karşılaşamıyor olmamız pek önemli değil.
0
loch ness
(24.02.26)
tilki.
0
Hallegadola
(24.02.26)
Pek çok hayvanı severim mesela filler çok sempatik gelir bana ama her gün bir fille karşılaşmıyorum, o nedenle köpek diyeceğim, çok iyi iletişimim var köpeklerle, özellikle sokak köpekleri ile.
0
(24.02.26)
Ya hiçbir hayvanın yeri sorgulama az derecede özel ve kıymetli ama ben "kakadu" papağanı demek istiyorum. Böyle hınzır böyle troll başka bir hayvan olduğunu sanmıyorum.
İkinci sırada ise Japon Kar Perisi bulunuyor. İnsandaki bütün olumsuz hissi alıp götürür tek bir uçuşuyla.
Son olarak da Ahal Teke demek istiyorum. Uçsuz bucaksız bir bozkırda onunla yolculuk yapmak müthiş bir deneyim olurdu.
0
rakicandir
(24.02.26)
çocukluğumda hayvanlarla, belgesellerle, hayvan oyuncaklarıyla büyüdüm. hayvan sevgisi gelişmiş biriyim yani. seçmek zor. bütün hayvanlari severim. belki sivrisinek hariç :) ama sivrisineğin bile ekosistemde bir yeri ve katkısı var. böcekler de hayvan ve onları es geçmemek lazım. fobi olabilen örümceklerin bile bir çok faydası ve bir çok cinsi var.

dünyada ne hayvanlar var. yeni belgeseller ile yeni hayvanlar veya bazı davranışlarını yeni öğreniyorum.

dünyanın en hızlı hayvanı olan gökdoğan (peregrine falcon) kuşunun yeri bazen ayrı oluyor: www.youtube.com

köpeklerin yeri de ayrı tabii. insanlara en çok sevgi ve sadakat gösterebilen hayvan sanırım. kediler de iyi hadi :) çocukluğumda beslediğim muhabbet kuşlarının da ayrı yeri vardı.
0
ermanen
(24.02.26)
Fil.

Vegan olup o kadar büyük olmaları onlara dominantlik sagliyor. Ormanlar krali aslan degil fildir.

Ayni zamanda cok iyi hafizalari var. Cok travma yasiyorlar bu yüzden de. Duygusal hayvanlar.
-1
Purple life
(24.02.26)
at. aselet ve guc timsali bir hayvan. insan ile derin baglar kurabilen bir dost olmasi da beni cok etkiler.
0
tahtakafa
(24.02.26)
@mutekebbir +1 her kelimesine katılıyorum.

kucağımdaki kızımın bana uzattığı başına öpücükler kondurarak yazıyorum bunu. :) bir tane de oğlum var. onları çok seviyorum.

kedilere aşığım ve tapıyorum. aşırı coollar. bana ters ve sert davranmaları, evi yıkıp geçmeleri, vahşilikleri ve canilikleri hoşuma gidiyor. miyavlamaları, sarılmaları, başlarını sürtmeleri, karnıma masaj yapmaları kalbimi eritiyorrr. <3 bakışlarına ölürüm.

%100 iyi ya da kötü değiller. çok gerçekler ve kendi karakterleri var. sınırları var, keyifleri var. çok doğal canlılar. kabiliyetleri de çok harika; çok yükseğe atlayabilmeleri, dört ayak üstüne düşmeleri, zekaları, refleksleri, koku duyuları, ses duyuları, sezgileri, gece görüşleri, bulunduğu kabın şeklini almaları :d falan hepsi çok iyi. çok atletik ve esnekler.

aslan kaplan belgeselleri izlemeye de bayılırım bu arada. çok asil kedigiller ya.

tüm hayvanları seviyorum tabii. 3 yıldır vejetaryenim.

kedi aşkımın seviyesini anlatan bir video:
www.tiktok.com
0
art cat chocolate
(24.02.26)
Penguen ve de ördek yavrusu. Sebebi belli çok tatlılar.
share.google
0
Amaranta ursula
(24.02.26)
köpek ve at. at asil hayvan yürürken kendine baktırıyor.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
(4)

İzmir'de bu yaz susuzluk olur mu?

tchuck
normlde eve su deposu yaptıracaktım 1-2 tonluk.ama son yağışlardan sonra baktım barajlar geçen sene aynı dönemin 2 katından fazlası doluluğa sahip.yazın kesintiler olur mu? boşa 40-50bin masraf etmeyeyim.ben 2-3 günlük eksintiler olur diye düşünüyordum son yağışlar gelene kadar.
normlde eve su deposu yaptıracaktım 1-2 tonluk.
ama son yağışlardan sonra baktım barajlar geçen sene aynı dönemin 2 katından fazlası doluluğa sahip.

yazın kesintiler olur mu? boşa 40-50bin masraf etmeyeyim.

ben 2-3 günlük eksintiler olur diye düşünüyordum son yağışlar gelene kadar.
0
tchuck
(23.02.26)
bence olur. kışın barajların dolması zaten beklenen bi şey. kuraklık her geçen sene artacak, tüketim de artıyor çünkü
0
jelly bear
(23.02.26)
Sonraki seneleri de düşünürsek, masraf hiç de boşuna olmaz.
Artık su kesintileri hayatımızın bir parçası olacak.
Hem bu enflasyonist ortamda bu sene yaptırmazsanız seneye daha büyük bir maliyetle karşılaşacaksınız.
+1
Mirket
(23.02.26)
geçtiğimiz sene bu dönemde tahtalı yüzde 14 civarı doluluğa sahipti. bu sene aynı tarihte yüzde 37'nin üzerinde. önümüzdeki haftalarda da yağış olursa yüzde 40'ı geçer. çok kurak geçen bir yılda bile sadece geceleri su kesintisiyle atlattık. ben su kesintileri olacağını sanmıyorum bu yıl ama önümüzdeki seneler ne gösterir bilinmez tabii.
0
oldtimer
(23.02.26)
sadece izmirliler yaşasa olmaz. urla, çeşme tarafına sürekl 34 06 plakalı araçlar geliyor. merkez zaten allaha emanet.
0
mikahakkinen
(23.02.26)
(2)

Motosikletin göstergesinde arıza başladı, nasıl çözebilirim?

hadi ya la
Mondial Turismo 50 sahibiyim, geçen hafta yakıt göstergesi yanıp sönmeye başladı, birden depo full olmasına rağmen bir çubuğa düştü. Kullanırken aniden full, yarım depo, bir çubuk olarak değişiyor. Benzin aldım, yine değişmedi. Üstüne bir de elektronik gösterge tamamen kendini kapatıyor ve yolda gid
Mondial Turismo 50 sahibiyim, geçen hafta yakıt göstergesi yanıp sönmeye başladı, birden depo full olmasına rağmen bir çubuğa düştü. Kullanırken aniden full, yarım depo, bir çubuk olarak değişiyor. Benzin aldım, yine değişmedi. Üstüne bir de elektronik gösterge tamamen kendini kapatıyor ve yolda giderken motoru yeniden çalıştırıyormuşum gibi reset atıyor. Benim çözebileceğim bir durum mu, yoksa servise mi götürmem lazım?
0
hadi ya la
(22.02.26)
şamandıra arızasına benziyor. servise gidin.
+2
lil siztah
(22.02.26)
türkiyenin en dandik motoru mondial. elektronik göstergesi bozulmuştur. servise git.
0
mikahakkinen
(22.02.26)
(12)

En iyi bulasik makinesi deterjani

ırene adler
Finish kullanıyorduk, bitti sonra. Cok içime sanmıyordu. İyi yıkamıyor gibi geliyordu. Asperox sparx diye bir sey aldim. O daha da kötü sanki.Yarın makineyi yikama suyuyla yıkıcam. Filtrelerini bi temizlicem. Hangi deterjanı alayım? Fairy yeni bir şey çıkarmış onu mu denesem. Öyle organik vs bir şey
Finish kullanıyorduk, bitti sonra. Cok içime sanmıyordu. İyi yıkamıyor gibi geliyordu. Asperox sparx diye bir sey aldim. O daha da kötü sanki.

Yarın makineyi yikama suyuyla yıkıcam. Filtrelerini bi temizlicem.

Hangi deterjanı alayım? Fairy yeni bir şey çıkarmış onu mu denesem. Öyle organik vs bir şey istemiorm. Önermeyinz.
0
ırene adler
(21.02.26)
Market kasa kuyruğunda altı, yedi tane teyze aralarında bu konuda hararetli bir tartışma yaptıktan sonra Asperox Sparx'da mutabık oldular.
0
Mirket
(21.02.26)
Asperox kullanıyorum, memnunum.
0
umutt
(21.02.26)
ben finish kullaniyorum memnunum ama market kasasindaki teyzelere daha cok guvenebilirim bu konuda. maalesef tabi onlar sadece performansa degil fiyat performansa da bakiyor olabilirler malum ulke sartlarindan.
0
antikadimag
(21.02.26)
Ağır bulaşığım olmuyor.
Makinenin su puskurtme delikleri temiz. Tuzu parlatıcısı yerinde, migros un sıvı deterjanini deneyeyim demiştim gayet memnunum.
0
kisa
(21.02.26)
O zaman ben bi makineyi temizliyim yarın ya. Bir kutu daha asperox var.

Belki sorun deterjan değil.
+1
🌸ırene adler
(21.02.26)
Altta ve üstteki dönen parçaları söküp musluğun altına tut, her delikten su çıkıyor olmalı
0
kisa
(21.02.26)
Biz eya clean diye bir markanın deterjanını kullanıyoruz, nispeten çok daha az zararlı kimyasal var. Bulaşıkları pek kirli koymuyoruz, koymak daha zararlı zaten. Çok güzel temizliyor.
0
yaren
(21.02.26)
Türlü denemeler sonunda vardığım nokta en iyisinin fairy olduğunu gösteriyor. Migros'un kendi deterjanı ise asla temizlemedi.
0
rakicandir
(21.02.26)
moms green içerik iyi.
0
mikahakkinen
(21.02.26)
finish ama hangi finish. en iyisini alacaksın. finish ultimate plus.
baya memnunum. bulaşıkları sudan geçirmeden direkt koyuyorum tertemiz yapıyor. 70 derecede en uzun programda.
+1
jelly bear
(22.02.26)
Bu yeni nesil deterjanların daha iyi çalışması için bulaşıkları sudan geçirmeden koymanız gerekiyor çünkü deterjandaki enzimlerin aktive olması için o kirler lazım. Yemek kalıntılarını bir peçeteyle sıyırıp çöpe atın, fazla yağları silikon spatula çok güzel temizliyor, spatulayla kavanoza falan alın.
Finish'ten memnunuz +1
0
kobuzchu kiz
(22.02.26)
Bingo pro max olan.

Sadece pro değil. Pro max olacak. Dua edersin bana
0
jackyr
(22.02.26)
(9)

Filtre kahve, latte, capucibo bublar şekerli içilmez mi?

sonhakan
Garson ilk defa görüyorum dedi de
Garson ilk defa görüyorum dedi de
0
sonhakan
(21.02.26)
Gayet icilir. Yerini bilmeyen garsonlara sinir oluyorum.
0
kuehles blondes
(21.02.26)
Garson şu muydu:

www.instagram.com

Şakası bir yana, kahve yoğun tadı olan bir içecektir ve herkes kendi damak zevkine göre süt, süt tozu, şurup, tatlandırıcı ya da şekerle tatlandırabilir. Zevk meselesi kısacası, boş verin.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(21.02.26)
İçilmez
+2
artıküyeolmakistiyorum
(21.02.26)
bana göre saydıkların arasında filtre kahve hariç diğerleri şekerli içilebilir. filtre kahveye de şeker koyabilirsin ama o zamanda alman gereken tadı ve hazzı alamayabilirsin.
0
false pretension
(21.02.26)
istersen cola fantayı karıştırıp içersin. ona kimse karışamaz. @false pretension +1.
+1
mikahakkinen
(21.02.26)
baristanın hiç duymamış olması tam bir ukalalık olsa da saydığınız içeceklerin defaultu şekersiz aslında. yani siz belirtmediğiniz sürece şekerli verilmez. hatta çoğu yerde şeker şurubunu müşteri barın sonunda kendisi koyar. restoranlarda da belirtmeniz gerekir.
0
eileengray
(21.02.26)
Bu garson arkadaş annemin kendine hazırladığı kahveyi görse herhalde baygınlık geçirir.
Bence içilmez ama kimseye de (annem hariç) bu böyle içilmez demem.

Garson annemin kahve tercihini böyle yadırgasa ona da sinirlenirim.
Herkesin kendi zevkidir ya sana mı kaldı yargılamak, hadisizlik.
0
mutekebbir
(22.02.26)
Kahve dediğin şey dün icat edilmedi. İsteyen istediği gibi içmiştir tarihte.
Bu arada bundan 20 yıl önce günde 10 tane çay içenler bile ne az iki şekerli içerdi.
Kahve filan da şekersiz pek içilmezdi.
Şeker hastaları bile suni tatlandırıcı koyardı. Böyle trip yapan barista muhtemelen portakalda vitamindi o zamanlar.
0
burfak
(23.02.26)
istediginiz gibi icebilirsiniz. ben filtre kahveyi sekerli icmem, iceni yargilamam, bu garsonun hadsizligidir. latte ve kapuciboya seker yakisir gibime geliyor, hic denemedim.
0
Sour
(23.02.26)
(2)

Eksisözlükte çok iyi eğitim almış yazarları bulabileceğim başlıklar önerir misiniz?

lodlest23
Tavsiyelerine açığım.
Tavsiyelerine açığım.
0
lodlest23
(21.02.26)
Dümdüz cevap veriyorum, iyi eğitim verdiğini düşündüğünüz kurum okul neyse artık onun başlığını okuyup tecrübelerini paylaşan yazarları arayabilirsiniz.

Çok iyi eğitim almış olmak tanımı filan çok şey tartışılır da dümdüz önerim yukaridadir.
+3
a perfect lie
(21.02.26)
Başlığın altına yazıcaksın. Boğaziçi Odtü Hacettepe mezunu hariç yazmasın diye not düşüceksin.
-5
mikahakkinen
(21.02.26)
(22)

Müzisyen anne baba çocuğuna Müzik ismini koyacak

ermanen
kafayı koymuşlar (veya kafayı yemişler?). ilginç ve nadir isim olsun ayağına ve ikisi de müzik aşığı diye kızlarına Müzik ismini koyacaklarmış. Kimse vazgeçirtemiyor.Sizce Müzik isminin oluru var mı?veya vazgeçmeleri nasıl sağlanır?
kafayı koymuşlar (veya kafayı yemişler?). ilginç ve nadir isim olsun ayağına ve ikisi de müzik aşığı diye kızlarına Müzik ismini koyacaklarmış. Kimse vazgeçirtemiyor.

Sizce Müzik isminin oluru var mı?
veya vazgeçmeleri nasıl sağlanır?
+1
ermanen
(21.02.26)
Müzeyyen, Melodi falan olsun bari.
+2
chicha_v2
(21.02.26)
Melodi, Ezgi, Beste. Mis gibi müzikli insan isimleri var aslında.

Oluru yok gibi ya. Anlamından bağımsız olarak da kulağa melodik gelen (see what I did there...) bir kelime değil.
+7
kobuzchu kiz
(21.02.26)
çok kötü isim.

bi arkadaşım da sanat koydu. olmuyor bazı isimler.
+2
gurur
(21.02.26)
Sonat
+1
mirty
(21.02.26)
Var, bence güzel isim müzik. Okan Bayülgen kızının adını İstanbul koydu biliyorsunuz. Gonca Vuslateri kızının adını saçma sapan bir kelime koydu, babasının kızını anne karnındayken sevme seslerindenmiş. Müzik çok güzel isim.
+1
yaren
(21.02.26)
müzik çok iddialı, porte, solfej ya da sol anahtarı falan daha güzel gibi bence...
+6
exlibris
(21.02.26)
Bana çok kötü gelmedi, mesela 'Alkış' adında bir balet vardı, çok yakışıyordu ismi ona, Müzik de zamanla kulağa hoş gelebilecek bir isim olabilir gibi, çocuklarına 'ürün' adını veren insanlar var, onunla kıyaslayınca süper bir isim hatta.
+1
(21.02.26)
Bence kafayı yemişler ama çocuklara koyulan kedi köpek isimleri kadar kötü değil.
-2
arbre
(21.02.26)
Böyle keyfekeder, avangart isim verme alışkanlığı Romanlarda oluyor. Çocuğuna Süpermen, Mersedes ismi verenler duymuştum.

Müzik ismi fena değilmiş.
+2
yurtsuz john
(21.02.26)
Ebeveynler basit ve herkesin aşina olduğu isimlerin hikmetini nedense anlamak istemiyorlar.

"Özel" isim, çocuğun hayatının her aşamasında fazladan efor sarfetmesi, önyargılarla uğraşması, kendisiyle dalga geçenlere karşı göğüs germesi, aynı soruyu yüzlerce defa tekrar tekrar cevaplaması demek. Tüm bunlar belki kişiliğine karakterine hiç etki etmez... Ama belki de onu anlamsız tartışmalara sokar. Çocuk olması gerekenden daha agresif ya da olabileceğinden daha utangaç olur, tanışmak istediği insanlarla tanışaya cesaret edemez...
Laf yeri geldiğinde "Ben çocuğum için gerekirse..." diye başlayan (ki eminim yaparlar da, şüphem yok) fedakarlık cümleleri kuran insanların sırf kendi egoları tatmin olsun diye bu kadar bencilce davranıp çocuklarına zorluk yaratmalarına anlam veremiyorum.
+4
salihdt
(21.02.26)
Purple life
(21.02.26)
Müzikle ilgili çok daha hoş isimler bulunabilir aslında ama aynı zamanda da yaygın olmasın istemişler sanırım.
Kötü bir isim olduğunu düşünmüyorum bir kız çocuğuna da yakıştırdım aslında ama bilemedim, arkadaşım olsa ya emin misin diye birkaç kez sorup darlardım.
0
mutekebbir
(21.02.26)
Ksilofon da koyabilirlerdi.
+3
rakicandir
(21.02.26)
lisede bir matematikçimiz vardı oğluna "öklid" ismini koymuş. ilk bahsettiğinde şaka yapıyor sanmıştık. çocuğu görüp ismiyle seslendiğinde gerçek olduğunu anladık. olabiliyor böyle şeyler. bir de müzik öğretmenim vardı kızına "sesim" ismini verdi. kızı da kemancı oldu. gördüğüm kadarıyla uluslararası iyi bir kemancı oldu kendisi.
+2
dedim ben sana
(21.02.26)
Doremi olur.
0
mikahakkinen
(21.02.26)
kiz: melodi, erkek: sonat
+1
cooperr
(21.02.26)
laps diye muzik koymaktansa, muzikle ilgili terimler cok daha guzel duruyor yazildigi gibi. beste, melodi, ezgi vs.
+1
antikadimag
(21.02.26)
bizim müzik hocasının oğlu sonat, kızı serenat. (karı koca ikisi de müzik öğretmeni) bu isimleri düşünebilirler. müzik ne ya? o zaman resim hocası da resim koysun :d
+1
art cat chocolate
(21.02.26)
sonat'ın müzik terimi olduğunu şimdi öğrendim lan (aslan duyurucular!) benim gibi mallara hitap etmek için doğrudan müzik koyuyorlar demek ki! *
+1
anon1m
(21.02.26)
Yani eğer;

Resim, heykel, fotoğraf, sinema, edebiyat, felsefe, tarih, arkeoloji, psikoloji, fizik, kimya...

diye isim yoksa müzik de olmamalı bence.

hem akran zorbalığı had safhada.
Bi müzik aç da dinleyelim ehuhaheheeue,
şşşttt pop müzik,
öööfff kısın şunun sesini....
sen hala çalıyor musun......

yani düşünmek bile istemiyorum uğrayacağı eziyeti.

ayrıca bizimkiler de müzik öğretmeni, bizimkiler de dünyada tek bir isim koymuşlar ama kendi isimlerini birleştirmişler en azından, tuhaf bişey çıkmamış ona rağmen daha kolay olan 2. ismimi kullanıyorum. encrypted-tbn0.gstatic.com

çocuklarınıza travma yaşatmayın.

ayrıca çocuğunuz koyduğunuz alanı / branşı hiç sevmeyecek diyelim ki. niye ölene kadar üstünde taşısın mazoşist misiniz nesiniz ya.
+5
ananiyimioguz
(21.02.26)
Çoğu isim ilk koyuldugu donemde yadirganmistir. Mavi mesela.. nalaka aq diyodu insan başta simdi normallesti. Muzik de oyle bence, ben okeyim :)))

Ayrica şuraya hangi ismi yazsam zorbalamak icin bisi bulunur.
+2
üğpoıuy
(22.02.26)
Oluru yok. Tam bir saçmalık. Aptalca bir gülünçlükte hatta. Yukarıda insan gibi “müzikle ilgili terimler” örneklendirilmiş. Tutup doğrudan laps diye “müzik” koymak gerçekten amele işi.

Ama zaten bu gibi şuursuz tiplerin istediği şey de tam olarak bu saçmalamışlık hali. Daha özgün ve cesur buluyorlar muhtemelen. Vazgeçirmenin bir yolu yok.

Anca nüfus memuru insafa gelip “yok bu isim uygun değil, yazamayız” diyecek de bunlar da kavga etmek yerine kabul edecek de falan, o iş yaş.

Ama nasılsa zaman içinde böyle saçmalıklar artacak. Küçük “müzik” büyüdüğünde yalnız kalmayacak. Daha nice ebeveyni aptal akranları olacak.
0
lazor
(22.02.26)
(5)

Ampul tekleye tekleye yanıyor

fildirfildir
Anahtarında mı bir sorun vardır yoksa ömrü mü bitiyordur? Ateş böceği gibi bi parlıyor bir sönüyor sonra yanmaya başlıyor.
Anahtarında mı bir sorun vardır yoksa ömrü mü bitiyordur? Ateş böceği gibi bi parlıyor bir sönüyor sonra yanmaya başlıyor.
+1
fildirfildir
(21.02.26)
Ömrü sona eriyor. Ledler genelde öyle gider.
+1
mikahakkinen
(21.02.26)
yeni ampul al.
0
jelly bear
(21.02.26)
değiştirin çözülsün sorun.
0
gurur
(21.02.26)
yangın tehlikesi var. ya sıkıştır ya sök.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.02.26)
siyasi bir gönderme sandım bi an ehehe :D diğer arkadaşların olasıklarının aksine bir örnek de ben vereyim; prizlerden ve ampülün takılı olduğu duy'dan gelen voltaja baktırabilirsiniz. Ben benzer bir sorunu sıfır bir daireye taşındığımda yaşadım, elektrikçi şebekenizdeki elektrik stabil değil, muhtemelen şantiye elektriği kullanıyorsunuz dedi. Emlakçı ile görüştüğümde şantiye elektriği konusundaki yorumu doğruladı, bir süre tatlar kaçtı.
0
Nerdian
(22.02.26)
(7)

Yurtiçi deniz tatili önerisi

neden beni sevmedin
çift olarak yurtiçinde hiç deniz tatili yapmadık. herşey dahil, kendi güzel bir kumsalı olan bir otelde 3 gece kalmalı kısa bir deniz tatili yapmak istiyoruz.önceliğimiz Fethiye tarafları. tarih olarak haziranın ilk haftası olmalı.istanbul'dan gideceğiz (araçsız). evli değiliz, evlilik cüzdanı işler
çift olarak yurtiçinde hiç deniz tatili yapmadık.
herşey dahil, kendi güzel bir kumsalı olan bir otelde 3 gece kalmalı kısa bir deniz tatili yapmak istiyoruz.
önceliğimiz Fethiye tarafları. tarih olarak haziranın ilk haftası olmalı.
istanbul'dan gideceğiz (araçsız). evli değiliz, evlilik cüzdanı işleri nasıl oluyor pek bilmiyorum.

hem bölge, hem otel hem de tur şirketi vs her konuda tavsiyenizi almak isteriz.
teşekkürler.
0
neden beni sevmedin
(21.02.26)
Geçen yıl Ets'den almıştım. Tavsiye ederim. Yardımcı oluyorlar. Antalya konusunda bilgi verebilirim. Evli olmaya gerek yok.
-3
arbre
(21.02.26)
@arbre, teşekkürler. takibi Antlaya için de bilgi alabiliriz.
0
🌸neden beni sevmedin
(21.02.26)
Kemer tavsiye ederim. Denizi, doğası çok iyi. Merkezdeki oteller (Muratpaşa) genelde 5 yıldızlı olur ve fiyat çok yüksek olur. Denizi iyi değil bence. Alanya da iyi sayılmaz. Kaş çok uzak olur size. Kemer havalimanından 1 saat. Haziran için şimdi rezervasyon gerekir. En yoğun zaman.
-4
arbre
(21.02.26)
haziranda en rahat antalya olur. ege bodrum,didim dışında soğuktur.
0
mikahakkinen
(21.02.26)
haziranın ilk haftasında alanyaya gittim. hava da deniz de sıcaktı. tatilbudurla gitmiştim. tatil esnasında acentadan eleman gelip tatilin nasıl geçtiğini soruyor, ilgileniyor, tekne turu, safari ve gezi turları vs hakkında bilgi veriyor.

alanyayı çok seviyorum. gezecek yer çok. tavsiye ederim. yüksek puanlı beş yıldızlı bir otel üzmez sizi.
0
yurtsuz john
(21.02.26)
Evlilik cüzdani filan sorun olmuyor.

Ben club&hotel Letoonia cok begenmistim. Eski bi otel oldugu icin yesilligi vs harika.

Haziran basi belki Bodrum soguk olabilir denizi ama Bodrumdan güney her yer ok.
0
kuehles blondes
(21.02.26)
7 yıl önce çıralıyı çok beğenmiştim ama şimdi nasıl bilemiyorum
0
iwillsee
(22.02.26)
(6)

Aşiretlere yazılım üretmek

michael_knight
Aşiretlerin ihtiyaç duyabileceği bir yazılım var mıdır? Ne gibi özellikler gerekebilir?
Aşiretlerin ihtiyaç duyabileceği bir yazılım var mıdır?
Ne gibi özellikler gerekebilir?
0
michael_knight
(20.02.26)
Düğünde takılan altın ve paraları sayma uygulaması image and face detection. Türkiye'de kasıp kavurur ortalığı.
+7
anon1m
(20.02.26)
hangi isim hangi aşiretten.
+1
mikahakkinen
(20.02.26)
Aşiretlerin networkü sosyal medya veya üstünden değil , kan bağı ve hısımlık üstünden liderlerine ( kanaat önderleri) yle yürür. belki farklı özelliklere sahip aile soyağacı uygulamaları işe yarayabilir.
töre , teamül kanun ve kuralları veya tarihi niteliklerine özgü araştırma yapılarak uygulama fikri geliştirebilir ama ama aile meclisi son kullanıcı olarak bu noktada sürdürülebilir ne karar alır bilemeyiz.

Yazılım noktasında bir.şey söylemek zor ama bir millyetçi veya solcu için nasıl ki belli bir yazılım yoksa (ama site çok) bu aşiret hususu da benzer nitelik gösteriyor. Çünkü temelinde kalben bir bağ ve inanç duygusu hakim .
Kitleye sahip kimselerle kurulan yakınlık ise çok zaman büyük bir krizden kurtulma veya yine maddi sebeplerle oluyor.
Geçmişte krallıklar arası evlenmeler de buna benzer özellikteydi. Günümüzde Avrupa'da bir çok ülkedeki tanınmış isimler birbirleri ile akrabadır.

Belki aşiretler özellikle sosyal medya sayesinde bireyselleşme eğilimi gösteren ve topluluktan uzaklaşan kendi Z kuşağının davranışlarını analiz etme ve yorumlama için bir şeyler düşünülebilir.
Bunu düşünmemdeki asıl sebep ise büyük şehirlerde artan yalnızlaşma, akrabalık veya komşuluk ilişkisinin iyice zayıflamasıyla gittikçe kökenine bağlı grup ve kesimlerin de bundan etkilenmesi riskini beraberinde getirmesi .
+1
diyecevaplandı
(20.02.26)
passatmatik olabilir.
+3
klassno
(20.02.26)
bir kamyon adam yığma hizmeti.
" oglim aşiretiz biz" diyip uygulamanın düğmesine basıyoruz çiğ etle beslediğimiz bir kamyon adam lokasyonunuza intikal ediyor.
+1
anon1m
(20.02.26)
soyagaci
0
oscar
(21.02.26)
(15)

Chatgbt mi Gemini mi kullaniyorsunuz?

sonhakan
Arti ve eksi yönleri neler?
Arti ve eksi yönleri neler?
-9
sonhakan
(19.02.26)
grok kullanıyorum genelde memnunum
0
sweetoffice
(19.02.26)
çalışırken claude, günlük hayatta chatgpt
0
nahtoderfahrung
(19.02.26)
Aralıkta Geminiye notebooklm için geçtim, gpt'den daha iyi geldi birçok konuda. Kaldım.

ChatGPT ve Gemini dışında da AI kullanmadım. Gerisini bilemiyorum onun için.
0
akhenaten
(19.02.26)
chatgpt çok iyi anlıyor beni. görsel üretimi de iyi.

gemini'a prompt yaz diyorum görsel üretiyor.

bazı görsel promptları gemini ile daha iyi çalışıyor evet ama çoğunlukla chatgpt daha iyi.
0
art cat chocolate
(19.02.26)
gemini'ı sokakta çevirip gbt yapıyorum sonra polis olmadığımı anlayıp peşime elon muskı takıyor tam düşecekken alarm çalıyor uyanıyorum.
+2
okinawalı taş kağıt makas ustası
(19.02.26)
gemini + claude ikisi de ücretli.
bedava olanları ciddi saçmalıyor.
0
orpheus
(19.02.26)
metinde gbt görselde gemini.
0
koela
(19.02.26)
evde gemini, iş yerinde mecbur copilot.
0
datnet
(19.02.26)
chatgpt en fazla kullandığım llm.

claude, deepseek ve gemini de kullanıyorum. ama birincil olan gpt.
0
Algorix
(19.02.26)
Başta GPT olayına alışmıştım. Şu an %90 Gemini. Bunda bedava dağıtılan pro üyeliğin etkisi çok büyük.
0
jackyr
(19.02.26)
Başlarda hep chat gpt kullanıyordum.
Şimdi chat gpt - gemini - grok - cloude karışık kullanıyorum.
0
ananiyimioguz
(20.02.26)
Çoğunlukla Claude.
Arada bir ChatGPT.
Gemine, Grok alışkanlığım yok. Gemineya hiç ısınamadım.
Grokta arada bir görsel üretiyorum tasarım ihtiyaçlarım için. Bu konuda en iyisi denediklerim arasında
0
biseysorcaktim
(20.02.26)
akedemik olaylarda - notebooklm mükemmel ötesi.
günlük önerilerde gemini daha gerçekçi
sikko işlerde dahi yalan söyleyen chatgpt.
0
summerjam0306
(20.02.26)
Bu işin köylüsüyüm. Gemini daha rahatıma geldi. Google'a arama yaptıracağıma geminiye soruom.
0
mikahakkinen
(20.02.26)
bence en iyisi perplexity.En cok bunu sevdim
0
turkuaz
(20.02.26)
(17)

Sizi ne etkiledi?

ermanen
Sizi ne etkiledi (veya ne etkiler?) (olumlu yönde etkilemiş, cezbetmiş, büyülemiş veya aklınızı almış)Gördüğünüz, deneyimlediğiniz, başınıza gelmiş herhangi bir şey- film, dizi, anime, kitap, müzik, video, yazı, oyun, yapım, bilgi, deneyim, kişi, yiyecek/içecek, aktivite, nesne olabilir- gittiğiniz
Sizi ne etkiledi (veya ne etkiler?) (olumlu yönde etkilemiş, cezbetmiş, büyülemiş veya aklınızı almış)
Gördüğünüz, deneyimlediğiniz, başınıza gelmiş herhangi bir şey

- film, dizi, anime, kitap, müzik, video, yazı, oyun, yapım, bilgi, deneyim, kişi, yiyecek/içecek, aktivite, nesne olabilir
- gittiğiniz bir şehir, bir yer olabilir
- bir yerle, kişiyle ilgili anı olabilir
+1
ermanen
(19.02.26)
Bu ara güzel konuşan, kendini olduğu gibi ifade edebilen, kendine has insanlardan etkileniyorum.
+1
sekizdokuzon
(19.02.26)
martin eden romanı çok etkilemişti.
ergenken into the wild'dan çok etkilenmiştim ama çok şükür büyüdük.
hemen her öğretim seviyesinde etkileyen hocalarım oldu.
+1
black holes in the sky
(19.02.26)
Dire straits sultans of swing
Gitar ve bateri uyumu kusursuz
Nuri bilge nin iklimler filmindeki şahane ritim
Zeki demirkubuz yeraltı filmi engin günaydın rolü yaşıyor adeta.
Leblebi kuru üzüm uyumu. Her damağın tadı başa tabii ama uyum oranı epey yüksek
Behzat ç son sezon hariç çok iyi polisiye. Bi daha böyle bişey 20 sene sonra gelir.
Isırgan otu ve kantoron inanılmaz şifalı.
Cem yılmaz ın kartondan ev yapıyoruz skeci çok başarılı.[1 tat 1 doku] o yaşta bu olgunluk şaşırtıcı.
Wind of change hikayesi olan bi şarkı. Belgesel gibi.
Bülent ortaçgil şık latife yi güzel söyler.
Emre aydın sürpriz i teoman dan daha güzel söylüyor
+1
luluki
(19.02.26)
Tiyatroların atmosferini çok seviyorum. Sahne, oyuncular, dekor, kostüm, seyirciler, alkışlar...

Yükseklere bayılırım. Vialandda asansör oyuncagina binmiştim üç defa üst üste. Kalpten gidecek gibi olmama ragmen. Hem fobim var hem de büyüleniyorum. Sanal gerçeklik ile ilgili bir yüksek bir yerde yürüme deneyimi vardı hatta ilk ciktiginda çok popüler olmuştu. Onu da denemek istiyordum.Turistik cam teraslar olur onları çok severim. Hayalim de oludenizde yamaç paraşütü yapmaktı ama can güvenliği endişesiyle şimdilik rafa kaldırdım.

Tren yolculuklarini çok severim. Doğu ekspresinin bokunu çıkardıkları bir dönem vardı ben de gidip Eskişehir e gitmiştim canım tren çekmişti diye:d

Yiyecek olarak kurabiye cookie pasta tatlı türlerine bayılıyorum. Yolda yürürken kafelerin camekanlardaki eserleri hayranlıkla izlerim:d
+1
egerbiryolcu
(19.02.26)
Ben çok genç bir yaştan, kafam az buçuk çalışmaya başladığından beri ateistim. Hayatım hiçbir inanca sahip olmadan geçti.
Bikaç sene önce romayı gezdim. Didik didik dolaştım kiliseler şapeller sinagoglar falan her yere girdim çıktım ve gerçekten etkilendim.
İnsanların inanmışlığı etkileyici. Adamlar o kadar inanmış ve bu inancın üzerinden o kadar muhteşem eserler çıkartmışlar ki ortaya. Çok acayipti.
+3
cay koy geliyorum
(19.02.26)
Motosikletle uzun turlara çıkmak, pek tercih edilmeyen köy yollarından kıvrıla kıvrıla giderken coğrafyanın, şehirlerin, ülkelerin, insanların değişimini izlemek, akşam üzeri iki ağacın arasına hamak kurup hiçliğin ortasında uykuya dalmak, sabah gün doğarken uyanıp tekrar yola koyulmak... Bu yolculuklar bana içinde yaşadığımız çağın saçmalıklarını unutturup, kendimi bir nebze de olsa geçmiş yüzyıllarda benzer yolculuklar yapan gezginler gibi hissetmemi, dünyayı birazcık da olsa onların gözünden görebiliyormuş gibi düşünmemi sağlıyor. Yolda olmak, her türlü zorlu doğa şartlarına açık şekilde yolculuk etmek bana yaşadığımı hissettiriyor.
+1
thracia
(19.02.26)
Çocukluğumda yaşadığım dramalardan sonra kozasından çıkmış gibi bir his. Sonra üniversite ve çalışma hayatıyla ikinci bir şans hayatta. Derken para, kariyer, network ve imkanlarla gelen bir başka başkalaşım dönemi.
+1
gabe h coud
(19.02.26)
Kaliteli malzemeden üretilmiş herhangi bir şey. Mesela masa. Ama yüzeyi örneğin baklava dilimi şeklinde kesilmiş ve her dilimi renk renk dünyanın çeşitli yerlerindeki ünlü taş ocaklarından getirilmiş mermer ve porfir gibi kaliteli taşlarla döşenmiş bir masa. Böyle malzemesi kaliteli olan neredeyse her şeyden etkilenirim.

Tam tersi en sevmediğim şey kalitesiz plastik veya içi boş alüminyum vb. şeylerden üretilen bir milyoncu eşyaları. Hayattan soğutur.
+1
akhenaten
(19.02.26)
- seyahatler, özellikle alışılmışın dışındaki rotalar
- mimari atmosfer (çok çeşitli ama zumthor mesela)
- bilim tarihi ve felsefesi (lorraine daston, donna haraway...)
- the order of things'teki las meninas ve introduction chapterı
- tarihsel epistemoloji üzerine neredeyse her şey
- james turrell eserlerini deneyimlemek
- bir su damlasının solucan gibi takip edildiği teshima müzesi
- çöller ve ormanlar
- yol boyunca her kahverengi tabelaya sapmak ve keşfetmek
- bir parlak zekanın (babamın) parkinson's karşısında erimesi (olumsuz etki)
+6
eileengray
(19.02.26)
-Aniden ortaya çıkan memeler
-Herhangi bir zamanda ortaya çıkan memeler
+3
hakmut
(19.02.26)
Motosikletimi söküp takmak ve çadırı atıp uzun yola çıkmak özellikle hedefim belli değilse daha çok hoşuma gidiyor
+1
mirty
(19.02.26)
schopenhauer'in istenc ve tasarim olarak dunya kitabi. bir wise ass olarak cogu kitaba yukaridan ve elestirel bakarim. ama bunu okurken cok net sekilde benden daha zeki bir insanin beni yukari cektigini dusundum. adam yapmis. zeki biri tarafindan yazilmis bir kitap okurken aldigim hazzi cok az seyden aliyorum. spinoza ethica, derek parfit why anything why this makalesi cok random aklima gelen ornekler.

saglam filmler. mesela son donemde izledigim train dreams filmi baya yukseltti ruh durumumu. veya uncut gems'i soluksuz izledigimi hatirliyorum. 2001'i imax'te izledik gecen arkadaslarla. religious bir tecrubeydi.

st. petersburg'a beyaz gecelerde gidip cok etkilendigimi hatirliyorum. gece yarisi hava boyle gun dogumu gibiydi allak bullak etmisti beni ruyada gibiydim.
+2
antikadimag
(19.02.26)
Ben yetenekten çok etkilenirim.
Çok güzel bir oyun, çok güzel bir performans… konusundan bağımsız sadece mükemmel olduğu için ağlayabilirim.
+1
mutekebbir
(19.02.26)
Babamı gömdüğümüz an,
Arkamdaki, sırtıma yasladığım koca dağ yıkıldı da dımdızlak ortada kaldım gibi bir hisse kapılmıştım.
Hala çaresiz hissettiğimde bi yaslanmak isterim, yokluğunu farkedip ürperirim.
Onlarca yıl geçtiği halde bu hep böyle.
Alışılamıyor mu, benim mi eksikliğim, hiç bilemiyorum.
+1
Mirket
(20.02.26)
Vietnam ice coconut coffee.
0
Purple life
(20.02.26)
90'lar pop ve klipleri

gün içinde mutlaka bir şarkıyı mırıldanırım. kuşkusuz büyük etkilemiş beni.
+1
yurtsuz john
(20.02.26)
Arkadaşlarımla mangalda kokoreç yapıp içmek beni çok etkiler. Şöyle akşam 5 gibi başlarsın gün batımında içerken mangalda kokoyu gömdün mü, etkilenme süper olur.
+1
mikahakkinen
(20.02.26)
(7)

Bonus, parapuan, maxipuan

kojonotsuki
Bunlar nerelerde geçiyor? siz genelde nasıl kullanıyorsunuz?
Bunlar nerelerde geçiyor? siz genelde nasıl kullanıyorsunuz?
0
kojonotsuki
(18.02.26)
internet sitelerinde kullanıorum marketlerde kasiyere puandan kullan demek bin bir sıkıntı ya
mesela trendyon daha 2026 yılında bonus puan kullandırmaya başladı, heryerde geçmiyor bankanın sitesinden bakmak lazım
0
eja
(18.02.26)
hb pazarama belli sitelerde geçiyor. en iyisi bonus.
0
mikahakkinen
(18.02.26)
eskiden benzinliklerde kullaniyordum. artik anlasmamiz yok diye cok fazla duymaya basladim. halbuki garanti posu kullaniyor adam direk bonus anlasmalisin belli iste. sanirim komisyon vs fazla oldugu icin istemiyorlar.

artik hepsiburada alisverislerinde kullaniyorum. kimseyle muhattap olmak gerekmedigi icin.
0
nuevo
(18.02.26)
maxipuanı alışveriş yaptığım tüm marketlerde (migros, macro, carrefour) kullanıyorum. başka yerlerde de geçiyor ama gıda alışverişinde kullanmayı seviyorum.
0
eileengray
(18.02.26)
bonus puanları hepsiburada ve n11' de kullanıyorum, bazen migros' ta da kullandığım oluyor.

Migros Hemen ve Sanal market' te de kullanabiliyorsunuz ama kartınızın mastercard olması lazım. Visa ve Troy' sa bonus kullandırtmıyorlar.
0
kumandanim
(18.02.26)
Maxipuan trendyolda da geçiyor.
0
ekimoloji
(18.02.26)
İnternet sitelerinde kullanınca iade olması durumunda olay biraz karışabiliyor, ben market alışverişinde kullanıyorum puanları.
+1
tiredofwaiting
(18.02.26)
(7)

millet bu paraları nereden buluyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bizim parayı bulmamız için ne yapmamız lazım?
bizim parayı bulmamız için ne yapmamız lazım?
-10
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.02.26)
hangi paralari? birkac yuz bin tl? birkac milyon tl? birkac milyon euro? birkac milyar tl? birkac milyar euro?
0
lemmiwinks
(18.02.26)
soldan yürü yerde cüzdan bulursun
+1
nahtoderfahrung
(18.02.26)
tek bir metod yok. kendi bilgi, beceri, tecrübe, çevre ve finans gücüne göre seçmen lazım.

zeki-becerikli isen bir yenilik-bir startup ile parayı bulursun. azimli, çalışkan ve tutumlu isen basit ticaretlerden başlar işi büyütürsün. aileden biraz da olsa varlıklı ise çevrenden faydalanırsın. bu şekilde yüzlerce farklı yol mümkün.
0
orpheus
(18.02.26)
euro dolar bazında yurtdışı ile çalışanlar giderek zenginleşiyor. gurbetçi kesimi son dönemlerde arada kazanıp burada satın alma yaparak büyüyorlar. yatırımlık arsa alanlar çok büyük karlar elde etti. köylük yerlerde yapılaşmalar arttı ve dağ başında tarlalar zeytinlikler parsellenip satılıyor. 100-200 kat değerlenen yerler var. arsa sahipleri kat karşılığı vererek anormal paralar kazanıyorlar. aynı sektörde emlakçılar, müteahhitler de paralarını katladılar. bunların yanısıra illegal iş yapanlar da son dönemlerde yüksek paralar kazanıyorlar. son olarak türkiyede dolandırıcılık bir sektör haline geldi. buradan geçinenler arttı. bahis işleri falan filan derken orta direk tamamen yok oldu ama zengin denilen kesim de arttı. bir de tabii sosyal medya ile bunlar çok göz önündeler.
+1
ground
(18.02.26)
Kendi işini yapman lazım öncelikle.
Sonra da gerekiyorsa kendi risk alma seviyene göre ufak uyanıklıklar ve az veya çok yasadışı hareketler etmen gerekiyor.

Yasadışı derken kombinin olduğu odadaki plastik menfezi koli bandıyla kapatmak veya dün doğradığın marulu dönerin içine koymakla başlayıp milyar milyor paralık yasadışı işler olabilir.

Bir de kendi işini yapan pek çok insanın bazen milyonlarca liralık lüks arabalar alacak parası olup bazen de yanında çalıştırdığı kişiye verdiği maaştan daha az parası ve milyonlarca ödemesi gereken borçu olduğu günler olduğunu unutmamak gerek.
+1
michael_knight
(18.02.26)
dün gs'ye 2 den 1 oynasaydın kazanırdın.
0
mikahakkinen
(18.02.26)
kimse sana nasil zengin olacaginin formulunu vermez, kendin kafa yorman lazim, biraz da $ans lazim.
+1
cooperr
(19.02.26)
(5)

Kale vurusunu defasin kaleciye pas atarak yapması

artıküyeolmakistiyorum
Bu saçmalık ne zaman peydah oldu?Neden yapılıyor, faydası ne?Bir takimin iki takımın taktiği olurda izlediğim tüm maçlarda oluyor. Çok sinir bozucu ve oyunu yavaşlatıyor.
Bu saçmalık ne zaman peydah oldu?
Neden yapılıyor, faydası ne?
Bir takimin iki takımın taktiği olurda izlediğim tüm maçlarda oluyor. Çok sinir bozucu ve oyunu yavaşlatıyor.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(17.02.26)
Bunu yapmayan takım kalmamış ağa dikkat et İngiltere 2. Lig de aynı Real Madrid de. Çok saçma bir rutine dönüşmüş
+1
🌸artıküyeolmakistiyorum
(17.02.26)
rakip takımı kendi sahana çekip oluşan defansif yapıyı bozmaya yönelik bir hamle. önde basmaya hazır takımların defans yapısını bozar, hızlı ara pasla defansın gerisine sarkma pozisyonu yaratır.
0
erty_ksk
(17.02.26)
Temel mantik su. Kaleci topu diktigi zaman sen topu bilinmezlige atarsin. Ayagindaki topu riske atmis oldun bir nevi. Ama pas yapinca top sende kaliyor. Oyunu kurarsin, hakimiyet sende olur.

Eskiden orta yapma olayi vardi mesela ceza sahasina. O olay da kalkti. Santraforu defans kucaga aliyor cunku azinliksin. Bakmadan orta yapma diyorlar, sifira ineceksin en iyi pasi vereceksin. O yuzden zaten eskisi gibi goril santrafor kalmadi pek, daha dogrusu normal santrafor da kalmadi.

Maca gelince Gs'in en iyi yaptigi sey, hatta tek taktigi onde deli dana presi. Okan bunu 4 yildir yaptiriyor, uzmanlasmislar Icardi yumusak kaliyordu Osimhen'le level atladilar. Juventustakilerin de ayagi iyi olmayinca oyunu kuramadilar sacma sapan bireysel hatalar yaptilar. Ayagin iyi degilse uzun vuracaksin, hava topuna cikip donenleri toplayacaksin. (Ismail zamanindaki Fener'in hic kasmadan Dzeko'ya sisirip Okan'in beyninin yandigi 0-0lik tatsiz tuzsuz derbi) Juventus'un Dzeko'yu birak duzgun santraforu, forveti, defansi, kalecisi hicbirseyi yok, olmus aglayani yok.
+1
freedonia
(17.02.26)
guardiola futbolu bu. buna karşılık gegen press Kloop çıktı. kalecinin ayağı iyi değilse artık tercih dahi edilmiyor. sıkıcı evet. ama bunu sormak için geç kaldın. bu bayadır var.
0
mikahakkinen
(18.02.26)
son birkaç senedir moda oldu bu saçmalık. tek amacı oyunu soğutup seyir zevkinin içine etmek. bir de %90 ihtimalle tekrarlanıyor bu vuruş niyeyse. her maç, hiç çalmıyorsa 3 dakika çalıyordur vakitten. kim çıkardıysa allah belasını versin.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(18.02.26)
(4)

Arabanın arkasında modelinin yazmaması?

hadi ya la
Şu iki ilanda sadece lokal boya yazıyor, peki "Clio" yazısı nereye gitti? Temin etmesi zor mu, bu ilanlardan uzak mı durmalıyım?https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-renault-bakimli-temiz-arac-1298546210/detayhttps://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-renault-2022-model-renault-clio-1
Şu iki ilanda sadece lokal boya yazıyor, peki "Clio" yazısı nereye gitti? Temin etmesi zor mu, bu ilanlardan uzak mı durmalıyım?

www.sahibinden.com

www.sahibinden.com
0
hadi ya la
(17.02.26)
daha şık dursun diye çıkarıyolar, bi problem değil. temin etmesi de zor değil.
+1
antihero
(17.02.26)
Basınçlı suyla yıkarken çıkmıştır. Reno grubunda kroniktir. Temin etmesi kolay. Önemsiz bir detay.
0
jackyr
(17.02.26)
Benim arabada opsiyon listesinde var mesela bu.

Ama clio'da olduğunu sanmıyorum, kendileri çıkarmıştır. Önemsiz bi detay. Misina ile çıkıyor çok kolay.
0
chicha_v2
(17.02.26)
reno zaten kalitesiz bir araç düşmüştür.
-2
mikahakkinen
(18.02.26)
(4)

gobek atmalik dugun sarkisi

cooperr
cok sevdigim iranli bir arkadas bu yaz evleniyor. baba tarafi turkmen sanirim. benden gobek atmalik turkce dugun sarkisi listesi istedi. konuya malesef pek hakim degilim, sarki tavsiyesi alirim. dugune ben de katilacam, merhametli olun yaw..
cok sevdigim iranli bir arkadas bu yaz evleniyor. baba tarafi turkmen sanirim.
benden gobek atmalik turkce dugun sarkisi listesi istedi.
konuya malesef pek hakim degilim, sarki tavsiyesi alirim.
dugune ben de katilacam, merhametli olun yaw..
0
cooperr
(16.02.26)
Ahshhas

Türkçe şartı olmasaydı

music.youtube.com
+1
kisa
(16.02.26)
Spotify’da göbek atmalık listeler bulabilirsiniz. Oradan kendi listenizi oluşturabilirsiniz.
“Göbek atmalık”,
“düğün”,
“kına gecesi” yazın, listeler çıkar.
+2
love and trust
(16.02.26)
sezen aksu - rakkas
mustafa sandal - aşka yürek gerek (yunan kadınla coverı vardı).
tarık mengüç - şakşuka

ben olsam arabeske kaçmadan ucundan göbek atmalı, daha hareketli 90lar playlisti yapardım.
0
eileengray
(17.02.26)
erik dalı bu alanda tek.
0
mikahakkinen
(17.02.26)
(1)

oksijen sensörü arıza kodu vol4 -bu çözüm sağlıklı mı?

konetsu
previously on eksiduyuru: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1618785/ariza-lambasi-p0131-oksijen-sensoru-dusuk-voltaj-vol3son durumda problemin büyük ihtimalle elektrik tesisatından olduğunu düşünüyorum ve birkaç ay sonra elektrikçiye götürünce şase güçlendirmesi yaptırmayı planlıyorum. bir yandan da
previously on eksiduyuru: www.eksiduyuru.com

son durumda problemin büyük ihtimalle elektrik tesisatından olduğunu düşünüyorum ve birkaç ay sonra elektrikçiye götürünce şase güçlendirmesi yaptırmayı planlıyorum. bir yandan da ara ara bakıyorum başka sebepleri/çözümleri olabilir mi diye.

şuana dek gördüğüm benim durumuma en benzer problem ve çözümü bu oldu: youtu.be

yine uzun yıllar devam etmiş problem, oksijen sensörü hava kaçakları egr vs. değişmiş/tamir edilmiş hiçbir şey çözüm olmamış. sonunda problem tesisattan çıkmış, sensör şase problemi yüzünden düzgün sinyal iletmiyormuş.

tek fark bende 0v'a düşüyor ve gaz verince anlık sinyal görebiliyorum burada 0.45v civarında sabit sinyal görülüyor. muhtemelen bu araçta sinyal alamayınca referans voltaj gösteriyor... bunun dışında durum birebir aynı gibi.

çözümü de basit ve uygulayabileceğim maliyetsiz bir işlem. oksijen sensörünün sinyal topraklamasını araç şasesine bağlıyor ve sensördeki zayıf şaseyi çözüyor. ama benim aklıma tam yatmayan emin olamadığım konu da bu... sinyal topraklaması normal topraklamadan ayrı ve genelde filtrelenmiş oluyor bildiğim, parazit ground loop vs. problemlere karşı.
bu işlem sinyal topraklamasını normal topraklama ile birleştiriyor gibi görünüyor.

bu şekilde bir kablo çekmek sizce sağlıklı bir çözüm müdür yoksa şüphelerimde haklı mıyım? başka problemlere sebep olabilir mi? devamlı sinyal alsam bile parazit yüzünden bu sinyalin hatalı olma riski olmaz mı? teknik olarak evet sinyal topraklaması da bir noktada şaseye bağlanıyor yine referans noktası şase oluyor ama filtreleme varsa ve gerekliyse bunu bozmuş olacağız gibi. denersem bu işlemin parazite sebep olup olmadığını nasıl anlarım?
0
konetsu
(13.02.26)
başkan senin seviyende bu kadar araç bilgisi olan adam yoktur bu platformda. ondan cevap bekleme.
0
mikahakkinen
(13.02.26)
(7)

Lastikleri internetten alıyım diyorum. Ama?

msb
4 lastikte yaklaşık 10 bin TL fark oluyor. Yaklaşık takma ücreti nedir acaba istanbul içi?
4 lastikte yaklaşık 10 bin TL fark oluyor. Yaklaşık takma ücreti nedir acaba istanbul içi?
0
msb
(11.02.26)
sahibindenden lastikçilere baktınız mı? internetten daha uygun oluyor genelde. hep lastiklerimi öyle alıyorum.

max 1.500e taktırırsın.
0
jelly bear
(11.02.26)
uretim tarihlerine dikkat et, bazen 2-3 senedir rafta duran lastikleri ucuza iteliyorlar.
almadan once 2025 oldugunu teyit ettir.
0
cooperr
(11.02.26)
1.500 'ü geçmez. ben internetten daha uyguna aldım. tarihide 2025ti.
0
mikahakkinen
(11.02.26)
Geçen hafta Mecidiyeköy civarında 1500 verdim.

Sakarya'da bi yere sormuştum 1000 liraya takarız dedi büyük pirelli bayisiydi o da.

Ben de internetten almıştım gayet uyguna ve istediğim gibi geldi.
0
chicha_v2
(11.02.26)
Ben yeni değiştirdim biraz pazarlık edince yerel bir lastikçi internet fiyatından 1000 tl daha pahalıya bıraktı tümünü, 2-3 yeri aradım sadece. Kargo teslim al, lastikçiyle işçilik pazarlığı yap vs değmez bence.
+1
creepy
(11.02.26)
bencede hiç taşımakla uğraşma istanbulda bir çok lastikçi senin yerine sipariş ediyor üzerine takma parası alıyor, ben telefonla aradım adam aldı gittim ödememi yapıp taktırdım.
0
eja
(12.02.26)
kadıköyde ekimde 4 lastik sök tak ve bir sezon saklamaya 1800 lira verdim.
0
denizgonen
(12.02.26)
(2)

Kış Olimpiyatlarının canlı izlenebileceği...

lazarus
online site, yutub kanalı önerebilir misiniz? Abonelik, üyelik vs gerektirmeyen.
online site, yutub kanalı önerebilir misiniz? Abonelik, üyelik vs gerektirmeyen.
0
lazarus
(11.02.26)
Türkiye'de canlı yayınların tamamını HBO Max veriyor, standart bir aylık abonelik 300 liradan az, aylık abonelik alıp sonra iptal edebilirsiniz.
Sanırım oyunların bir kısmı Eurosport'ta da yayımlanıyor.
0
kobuzchu kiz
(11.02.26)
eurosport veriyor.
0
mikahakkinen
(11.02.26)
(13)

Yardım edip etmeme konusunda kararsızlık

banabırakbende
iyilikten maraz doğar lafını çok kez tecrübe ettik. temkinli yaklaşıyoruz artık. ama insanlığımızı da kaybetmek istemiyoruz tabiki. egede bi ilçede dayalı döşeli bi evimiz var. aldığımızdan bu yana hiç kiraya vermeyi düşünmedik. yazın bi ay kalıyoruz genelde. (bu arada yaşadığımız yerde kirada oturu
iyilikten maraz doğar lafını çok kez tecrübe ettik. temkinli yaklaşıyoruz artık. ama insanlığımızı da kaybetmek istemiyoruz tabiki. egede bi ilçede dayalı döşeli bi evimiz var. aldığımızdan bu yana hiç kiraya vermeyi düşünmedik. yazın bi ay kalıyoruz genelde. (bu arada yaşadığımız yerde kirada oturuyoruz.) sadece deprem zamanı iki akraba aile birlikte bir buçuk yıl beraber kaldılar, onlara açtık. allah razı olsun, düzgün insanlardı, şimdi adıyamanda bi kapımız var.

şu an tanımadığımız, hayata tutunmaya çalıştığını düşündüğümüz biri yardım istiyor, bizden değil, genel bi yardım isteği. hanım diyor ki, yazın bi ay memleketinde falan kalabilecekse ulaşalım, ayakları üstünde durana kadar kullansın. ben de diyorum ki afet değil bi şey değil, tanımayız etmeyiz. biz kirada oturduğumuz halde bi başkasına bu kolaylığı neden sağlayalım diyorum. yani yazları gitmeyip kiraya vermek daha mantıklı, ihtiyaç sahibi birine ucuza verirsin gerekirse illa birine yardım edilecekse diyorum. o da o bi aylık deniz keyfini çöpe atmak istemiyor.

ya bi de tamam insanoğluyuz falan da her yardım çığlığına koşmak zorunda mıyız biz, anlatamıyorum hanıma. biliyorsan mesulsün diyor. ben de tanımayız etmeyiz diye tutturuyorum.

sizin fikriniz nedir?
+6
banabırakbende
(10.02.26)
Tanimiyorsam akrabam olsa vermem
+7
artıküyeolmakistiyorum
(10.02.26)
Bu tür yardımlar senin benim sorumluluğumuz değil abim.
+8
kizil karga
(10.02.26)
Bana ne. Tanımadığım insanın evimde ne işi var. Atıyorum fuhuşa yer sağlamak iddiasıyla suçlansan ne olacak. Evde biri kenevir yetiştirse ne olacak. Eşine bunları anlatabilirsin.
+2
arbre
(10.02.26)
riskli. illa yardım etmek istiyorsanız başka yolları vardır muhakkak.
+3
black holes in the sky
(10.02.26)
Yakın arkadaşımın Antalya’da yazlığı var, tanıdığı kim varsa gidin kalın diye anahtar veriyor ancak o kadar terbiyesiz insanlarmış ki en son litrelerce çamaşır suyu döküp anca temizleyebildik, resmen içine sıçmışlardı. Ki bu insanlar yüz yüze bakıyorlar düşünün. Kızın beş kuruş para almadan sadece kaldığınız süreçteki faturalarınızı ödersiniz dediği bir iyilik. Eğer siz de yazlığı gözden çıkardıysanız bu iyiliği yapabilirsiniz.
+3
ekimoloji
(10.02.26)
ben kimseden böyle bir yardım istemem. benden de isterlerse soğuk dururum.
+2
mikahakkinen
(10.02.26)
13-14 sene evden çıkaramazsın. yapacaksanız bile sağlam bir avukat ile sözleşme yapmadan, aman! bence çıkarıp para verin, daha iyi.

bir de sütü bozuksa, evinde içine eder. milyonluk masraf çıkar...

.
+3
kartallar yuksek ucar
(11.02.26)
Didimdeyse bana kiraya verin
+2
olaylar olaylar
(11.02.26)
tanımadığın insana güvenemezsin. malesef yapacak birşey yok.
+2
orpheus
(11.02.26)
çıldırmış olmalısınız. :)
+4
motosiklet burclu adam
(11.02.26)
Yok artik ne alaka
+2
Purple life
(11.02.26)
Teşekkürler herkese, hanım burdaki insanların ortalamanın üstünde aklı başında olduğunu düşünürdü zaten. Fuhuşa yer sağlamak, yıllarca çıkaramamak gibi şeyleri okuyunca hak verdi. Beni büyük dertten kurtardınız .
+3
🌸banabırakbende
(11.02.26)
Dünyada ihtiyaçlar ve ihtiyaç sahipleri: sınırsız.
Senin imkanların: sınırlı.

Millet kardeşine bile evinin anahtarını vermiyor. Kendi sorumluluğumda olmayan, hiçbir alakam olmayan bir ihtiyaç sahibine evimi vermeyi ben değerlendirmeye bile almazdım. İnstagram diliyle söyleyeyim: “Ben ne alaka?”

Hanıma da söyle hayır yapmak istiyorsa yazlık keyfinden de vazgeçmek lazım. İhtiyaç sahibi olan o tatil süresinde de ihtiyaç sahibi olmaya devam edecek. O olmasa bile daha Bir sürü ihtiyaç sahibi var olacak. Onları da biliyor. Hepsinden mesul o zaman.
+1
lazor
(15.02.26)
(20)

Özgür Özel de gazımızı alıyor olabilir mi?

ananiyimioguz
Edit: troll diyenler burada geçirdiğim 13 yılda 1 tane troll duyurumu göstersinler hesabı kapatır giderim. Sacma sapan suçlamalarla gelmeyin. Fanatiklik yapmayın, az eleştirel olun. Sözlükte çok maruz kalıyorsunuz biliyorum, fakat ben yeni açılmış bir hesaba mı benziyorum? Veya satın alınmış gibi ge
Edit: troll diyenler burada geçirdiğim 13 yılda 1 tane troll duyurumu göstersinler hesabı kapatır giderim. Sacma sapan suçlamalarla gelmeyin. Fanatiklik yapmayın, az eleştirel olun. Sözlükte çok maruz kalıyorsunuz biliyorum, fakat ben yeni açılmış bir hesaba mı benziyorum? Veya satın alınmış gibi genel profilim dışında davrandığımı gördünüz mü? Nickim mi farklı geliyordur nedir bu yeni gelenler bi ön yargılı davranıyor, hayır olsun bakalım. 3 kuşak chp li aile, dedemin ecevitle fotoğrafı var mk. sülale solcu zaten. gelmiş bana yok işte troll, kimin uşağısın, seçim kampanyanız hayırlı olsun falan... Hasta mısınız nesiniz eleştiremeyecek miyiz? Diğer tarafta allah ile kuran ile aldatan var da, bu tarafta atatürk ile aldatan yok mu yani? Diğer taraf satılmış da, bu tarafta olamaz mı yani? Özgür Özel'in performansını ben de çok beğeniyorum özellikle Kılıçtardan sonra fakat içimde ister istemez hep bi şüphe, hep bi acaba var. Onu anlatmaya çalıştım. Demediğinizi bırakmadınız. Sanki gelin akp ye oy verelim dedim. Sanki gelin oy kullanmayalım dedim. Sadece ne düşünüyorsunuz, böyle bir şey olursa şaşırır mısınız veya farkında mısınız ülke siyasetinin ne kadar pis olduğunu... demek için sordum.

Paranoyaklığımı mazur görün ama sanki abd + akp, yoluna çıkabilecek her şeyi aşağı çektiği veya pist dışına ittiği için, ya da yıllardır her dediğini yapan kılıçtar gibi bir casusu oynattığı için...

Artık benim mantığım şöyle diyor: Aday Ekrem İmamaoğlu idi, içeri aldılar.
Aday Mansur Yavaş deseler onu da bir şekilde içeri alırlar.
E Özgür Özel arkasına rüzgarı aldı gidiyor ne zamandır. Bu adamı durdurmuyorlarsa...

Demek ki sanki yine amaç kitleyi onun arkasına takıp, muhalif tarafı oyalayıp, yine son anda yanlış bir hareket yaparak herkesi yine uçuruma sürüklemeyi amaçlıyorlar gibi geliyor.

Yoksa bu adama bu kadar miting yaptırmaz, bu kadar konuşturmazlardı gibi geliyor.

Ne diyorsunuz?

Yeri gelmişken şunu da söyleyeyim, Muharrem İnce zamanında dillendirmeye çalışıyordu ama çok da net söyleyemiyordu. Ama sanki gücünün yetmeyeceğini veya suikaste gideceğini falan da biliyordu. Yine de bu oyunu oynamaya devam ediyordu.

Sanki tüm siyasiler (yakın gördüklerimiz, iyi bildiklerimiz bile) onlara biçilen görevi oynuyor, biz de oyalanıyoruz, bir yandan soyuluyoruz, sömürülüyoruz... Gibi geliyor.

Aksini ispatlayabilecek veya düşünen var mı?
-8
ananiyimioguz
(10.02.26)
Tabi ki gazımızı alıyor, Eko içeri alınınca hemen Amerika'ya baktılar sarı kafa ne diyecek diye, sarı kafa, sayın cumhurbaşkanımız ile ortadoğu konusunda anlaşınca, 'sen dışarda benimle ol, içerde ne yaparsan yap karışmayacağım' deyince iş bitti zaten.

Ayrıca özgür özel sosyalist bilmemneler birliğinden de çok öyle bi destek falan göremeyince anladı bişey olamayacağını.

İşim gereği her partiden epey siyasi tanırım, ilçe başkanından ta en yukarılara kadar, temiz insanın siyasetle işi olmaz, siyasetin de temiz insanla işi olmaz :)

Mitingler vs sizi yanıltmasın, burası ortadoğu burada senelerdir yazılmış tezler, analizler vs hepsi bi gecede çöp olur, seçim, seçim zamanı sandıkta kazanılır.
-7
ebeş
(10.02.26)
öyle zaten. muhalifler nihayet biraz olsun gerçeği görmeye başladılar galiba.
özel gaz alıyor ve parti başkanı olmaktan memnun. iktidar chpye bir takım tavizler veriyor, karşılığında chp muhalif rolu yapıyor ve halkın gazını alıp aşırıya kaçılmamasını sağlıyor. bu danısıklı dövüş yıllardır devam ediyor. kılışdar gitti özel geldi, aynı rolü devam ettiriyor. ekrem baktı ki oy oranı yüksek, biraz risk aldı, hapsi boyladı. sittin sene çıkamaz. durum chp üst yönetiminin de işine geliyor. bir süre eylem falan yaptılar gaz alındı, artık umursamıyorlar.
-6
abelardo
(10.02.26)
Oo seçim çalışmanız hayırlı olsun kanziler
+8
kullaniciadimvar
(10.02.26)
Gunaydin, ustune ekleme yaparsam ekrem iceride degil
-8
lapaz
(10.02.26)
Soda bizim gazımızı alıyor.
0
mikahakkinen
(10.02.26)
Ya ne trollü ne secim calismasi aw sizin kafalar da iyice gitmis.

Kac kusaktir chp ye oy veriyoruz. Yillardir muhalefet halinden memnun dediler, hadi ordan pirom kazanacak dedik.

Yetti savunup durdugum veya pesinden kostugum. Artik baya baya orta doguya ve ulkeye cizilen kader dogrultusunda her parti kendi tarafini pohpohluyor belli ki gün gibi ortada.

Bir yanim inancini kaybetme bu sefer olacak diyor. Diger yanim, ulke ustunden, 80 milyonun ustunden oyle paralar donuyor ki bu duzen degisecek olsa bozacak kim varsa indirirler asagi gibi gelmeye basladi. Ha indirmiyorlarsa da demek ki oyle istiyorlar gibi geliyor.

Hani bir soz var ya secimler bir seyi degistirecek olsa yasaklanirdi... diye. O hesap.

Paranin dondugu hic bir seye inancim kalmadi.

@ lapaz, i.makeagif.com
-10
🌸ananiyimioguz
(10.02.26)
Hapiste değilse AKP'ye çalışıyordur.
0
parka
(10.02.26)
Sizin kahvehanedeki dayılardan ne farkınız var? Bir de madem öyle kime oy verelim? durun tahmin edeyim kimseye. Oy verecek parti yok aslında dimi? Ben de sizlerin dolaylı yoldan akpye hizmet ettiğinizi düşünüyorum, alın size teori.
0
ekimoloji
(10.02.26)
@ ekimoloji, ya havle... dostum secim olsa yine chp ye vericem tabi neye vericem.

Bölmeye veya uzaklastirmaya calismiyorum. Sozlukteki chp li gibi gozukup akp li troller gibi ters psikoloji falan yapmaya da calismiyorum.

Beni tanimadigimiz icin ön yargilarinizi anlayabiliyorum.

Fakat sizin de anlamadiginiz, nasil ki akp tarafina koyun diyoruz,

Her ne kadar kendimize yediremesek de bizde de var ve biz de saglam yonlendiriliyoruz ve bu iyi niyetli degil, sanki bu da bizim tarafi kontrol ve oyalama icin diyorum. Duzen yine bir sekilde devam ediyor diyorum.

Kahvehanedeki dayilari elestiriyorduk. Epstein olaylarindan sonra olanlari gördünüz.

Hani bazi seyleri üstten üstten yok canim olur mu oyle sey, varos muhabbetleri bunlar diye savusturuyorsunuz da... olabiliyor yani.

Akp nin proje olduguna inaniyorsunuz da, chp nin neden ele gecirilip projelestirilmis olabilecegine inanmiyorsunuz?

Ekmeleddini aday cikardilar, aa bak guzel oldu muhafazakar kesime de hitap eder dedik savunduk. Ziki tuttuk.
Muharrem ince aday oldu, iste bilim, iste cesaret dedik az kalsin olacakti adama parti sahip cikmadi yine ziki tuttuk.
Kilictar aday oldu demokrat dede dedik, temiz adam dedik, seccadeye basti fotograf cektirdi, yanlis olmustur dedik... ulan adam akp ye calisiyormus.
6 li masa dedik birlestirici guc dedik... ulan chp nin olmadigi dogudaki koy ve kasabaslarda bu 6li masadaki diger partiler komple akp ye muhurlu pusula karistirdilar. Chp nin dogrulama datasina girmedi oralardan gonderen olmadigi icin.
Yani her sey planli, her sey kilifina uyduruluyor.
Onan parayi aldi gorevini yapti oy böldü siyasetten cekildi.
Aksener parayi aldi gorevini yapti masayi böldü siyasetten cekildi.
Bahceli desen fildir fildir...

Ulan bu ortamda chp mi temiz kaldi buna inaniyorsaniz elimde satilik kopru var.

Istanbulu alan turkiyeyi alir dedik, ulan apar topar 18 milyonluk sehrin belediye baskanini iceri aldilar, diplomasini iptal ettiler. Kimse bisey yapamadi, hala da yapamiyor saka gibi mk.

Ozgur özel de simdilik aldi kalabaligi gidiyor bakalim. O da adayligini koysun izle bak senligi neler oluyor.

Simdi sorarım size akpliler mi mal yoksa biz mi daha malız?

Bir de gelmis agzinizi yaya yaya eeeee napicaz oy mu kullanmayalim yeeeaaani bolucu it diyosunuz bana saldırıyorsunuz.

Ulan derdim o degil suan oy kullanmasam da akp ye yarar, chp disinda birine oy atsam da akpye yarar....

Fakat Chp ye atinca da ona yaramiyor degil bu sekilde kendimizi avutmasak mi diyorum sanki o türlü de ona yarıyor bir sekilde diyorum.

Biraz farkindaligi mi artirsak diyorum... öf ne zormus yabanciya laf anlatmak ya.

Ulan en cok da troll diyene bozuldum benim burada ne trollugumu gordunuz yeni misiniz nesiniz buralarda?

Ne geliyorsa basimiza sizin gibi fanatiklerden geliyor. Az bi elstirel bakin inandiginiz sey bile olsa.
0
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
“Kahvehanedeki dayilari elestiriyorduk. Epstein olaylarindan sonra olanlari gördünüz.”
Ya ahahagagag hadi abicim yaa, git eşine vakit ayır yine hemcinsim haklı çıktı.
0
ekimoloji
(11.02.26)
@ ekimoloji, sen bu son zamanlarda duyurunun yıldığı, çoklu hesabı ve grupları olan tayfadan biri çıkıcan ya du bakalım...

ya da chp nin yıllarca Atatürk diye sömürdüğü bir kesime dahilsin. chp ye en çok zararı siz veriyorsunuz. peygamberine laf etmişim gibi savunduğunuza göre, bel altı vuracak kadar düştüğüne göre... aklıma başka bir şey gelmiyor.

o kadar şey yazmışım ona mı takıldın. kahvedeki dayıları savunacak kadar düşmek istemezdim ama bakış açınızı değiştirmiyorsunuz diyorum. yani onlar haksız ve mantıksız da, bu yaşadıklarımız çok mı mantıklı? Onları nasıl açıklıyor çok övündüğünüz beyniniz?
-1
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
Olabilir neden olmasin... ama bence lakin ki oyle degildir. Gazimizi almasa napicaz sanki? Napicaktin mesela? Benim max yapabildigim hala Ekrem imamogluna dair hikaye paylasmak... Tamamen elimiz kolumuz bağli. Gercek bir aksiyon alacak olanlar da zaten Özgür Özel'i dikkate alarak hareket etmiyordur
0
üğpoıuy
(11.02.26)
Bu da diğer teorilerin gibi çürük be Oğuz, tek hesabım var duyuruda yeniyim nerden engellenir açılır onu bile yeni çözdüm. Senin aksine tek işim buralarda goygoy yapıp teori sıkmak değil. Okudum ama saçma bulup cevap verme gereği duymadım o yüzden en komiğine alıntı yaptım.
Senin gibi sığ birine daha fazla cevap vermeyeceğim zira zaten eşinle ilgili olan duyuruda satır aralarında ne olduğunu belli ediyordun.
0
ekimoloji
(11.02.26)
@ ekimoloji, tam olarak nerelerde goygoy yapıp teori sıkmışım geçmiş duyularımdan bir tane örnek gösterir misin? diğer teorilerim neymiş? yılda 1 kere bu tarz yoruma açık soru ya soruyorum ya sormuyorum. ayrıca şundan birkaç sene önce kılıçtar hakkında benzer bir şey sorsam, ananızı babanızı savurunur gibi savurunurdunuz. Ki benim de çok içime sinmese de ben de savunurdum büyük ihtimalle.

Ama şimdi ne oldu? Çürük müymüş?

Ahahah ne oldugummuş.... Çok tanımışsın belli. Sen de ilişki kur da seni de görelim, seçtiğin insanı da görelim. kolaydı sanki iki farklı insanın ilişki yürütmesi.

Asıl sen burada yazılan çizilenden analiz yapacak kadar sığsın. Belli ki eşime bir yorumumdan veya ilişki içerisindeki bir şeyden nem kapmışsın gelmiş burada nefretini kusuyorsun. Tanımadan insanları yargılamaya devam et sen.

Duyuruyu da bok ettik ikili tartışmalardan... kusura bakmayın romalılar. Bunların derdi başka belli ki.
-1
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
özgür özel hangi rüzgarı arkasına aldı? bence bayağı düşük bir profil sergiliyor. muhtemelen yine hezimetle sonuçlanacak seçimler
0
Hallegadola
(11.02.26)
@ Hallegadola, sdfksgh dur şimdi sen de zaten ortalık karışık bir de oradan yürürsen seni de linçlerler.

Bence Kılıçtaroğlu vasıfsızlığından sonra gayet iyi ya. Arada kürt falan deyip batıyı triggerlasa da güzel konuşuyor, enerjisi yüksek...

Ama onu da eleştiren çok. Herkes kendine göre haklıdır orasına bişey diyemem ama ben daha büyük resmi :3 görmek adına adam iyi de olsa kötü de olsa günün sounda fareli köyün kavalcısı rolünü üstlenip yine bir şekilde oyalanmış olursak... kısmını kafamdan atamıyorum.

O yüzden fikirleri merak ettim.
0
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
oğuz hocam goyim tayfaya iyi dayanıyorsun. uzun uzun açıklama filan yaparak. elemanların düşünme ve akıl yürütme yeteneği olsa goyim olmazlar zaten. iyi sabırmış sendeki. özgür müko arkadaşlar, bu sefer kesin kazanıyooooruuuuzzzz diyeceksin.

ha zaten sonucu baştan belli yarışı kazamazsa vay hain, demek bizi aldatmış, halbuki çok zekiydik biz, nasıl aldandık dersin. her duruma cevabın cepte.
-3
lifeisopeth
(11.02.26)
@ lifeisopeth, :( maalesef şöyle bir durumları var.

www.youtube.com

Otomatik açılmazsa dk. 5.03
-2
🌸ananiyimioguz
(11.02.26)
Sobee bana diyene bak lifeof bilmem ne engellediğim zıkkım hesap meğer senin başka bir hesabınmış be Oğuz gerçekten kişi kendinden biliyormuş işi :) yazmayayım dedim ama en çok sinir olduğum şey akıllı geçinip başkalarını salak yerine koyan tipler olduğu için dayanamadım. Kendi kendine başka hesaplarla hak verip + vermeye utanmayan senin adına ben utandım. Kim bilir kaç tane hesap açmışsındır. Umarım aynı siyasi görüşte değilizdir gerçekten.
0
ekimoloji
(13.02.26)
@ ekimoloji, ne anlatıyosun kardesim sen, ne diye kendi kendine tribe giriyorsun akıllı geçiniyormuşuz da milleti salak yerine koyuyormuşuz falan...

benim sosyal medyalarda bile fake hesabım yok bir de gelmiş burda fake hesapla milletle mi uğraşıcam bi git allasen. duyuru ne biçim bi hal aldı 70ler 80ler türkiyesi gibi herkes birbirinden şüphe ediyor. rahat rahat takılamıyoruz şurada.

yetiş ya @compumaster ya @kibrisuyu, çok zor olmasa gerek aynı lokasyondan girilen birden fazla tekrarlı hesapların uçurulması... biriyle tartışırken bir yorum yazıyorum 2dk sonra -5 oylanıyor. duyuruda hasımlarımız oluştu. birine laf atınca kuruluyorlar resmen. artık çoklu hesapları mı var, grupları mı var bilemiyorum...

gerçi @ekimoloji, sen kendini nasıl iyi hissediyorsan ona inan, belli ki böyle kimse kimseyi tanımadan, anonim hesaplarla yazışarak falan kimse kimseye bir şeyi inandıramıyor. O yüzden hiç birbirimizi yormaya gerek yok.

Benim bir sürü fake hesabım var, ben akp için çalışıyorum, evlilikten de ilişkilerden de anlamayan rezil herifin tekiyim... tamam mı sen sıkma güzel canını. Herkes kendi yakınları ile güzel geçinsin yeter, burada özellikle yeni gelenler ortamı baya bi bozmuş belli ki. Kim takar artık yabancı nickleri...
0
🌸ananiyimioguz
(13.02.26)
(5)

uzum sirkesi vs elma sirkesi

antikadimag
neden?
neden?
0
antikadimag
(10.02.26)
elma sirkesi üzüm sirkesine göre daha yumuşak ve kullanım alanı daha fazla.elma sirkesi marinasyon için daha uygun. üzüm sirkesi çok keskin.
+1
mikahakkinen
(10.02.26)
normalde elma yiyincede sindirimi kolaylastiriyor,
tabi sirkeside +1 daha tercih edilebilir.
0
designer
(10.02.26)
çorbaya yemeğe salataya üzüm, marinasyon gibi işler için elma sirkesi.
0
ground
(10.02.26)
ben de salatalara üzüm sirkesini tercih ediyorum, diğer yemeklerde ise fark etmiyor benim için. ne açıdan sorduğunuzu tam anlamamakla beraber sizin yaşadığınız yeri düşününce beyaz şarap sirkesini öneririm. salatalarda çok iyi oluyor. çok yumuşak.
+1
eileengray
(10.02.26)
Salatada üzüm sirkesi çok güzel oluyor.
Elma sirkesini sadece diyetisyenimin önerdiği dönemde kullanmıştım ve sek tüketmem gerekiyordu hafif diğeri kadar keskin değil, rahatsız etmiyordu ama ilk tercihim üzüm olur, keskinliğini seviyorum ve tek başına tüketmediğim için rahatsız etmiyor.
0
mutekebbir
(10.02.26)
(5)

düşük iq'lu toplumlarla yüksek iq'lular arasında nasıl farklar var

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
iki tarafı da deneyimleyen arkadaşlar arkadaşlar örnek verebilir mi?
iki tarafı da deneyimleyen arkadaşlar arkadaşlar örnek verebilir mi?
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.02.26)
hayvansal iç güdülerini ne kadar dizginleyebildikleri farklı
+3
nahtoderfahrung
(10.02.26)
dagilim onemli oncelikle. her ulkede okuz de var dahi de var ikisinin arasindaki seyler de var ama oranlar farkli. ikinci olarak IQ mevzusu modern hayata ve dusunce yapisina, o tarz rasyonellige uyumla ortaya cikan bir sey. haliyle egitimin yaygin oldugu ve daha da onemlisi nitelikli oldugu toplumlar daha "zeki". genetik olarak ciddi bir fark oldugunu sanmiyorum.
0
hot potato
(10.02.26)
başkan sen neyi araştırıyorsun. gelip gelip gündem olacak şekilde başlıklar atıyorsun. sürekli de sorularında zeka var. neden bu kadar zekaya taktın? bir sıkıntın mı var?
+2
mikahakkinen
(10.02.26)
Birinde herkes kendini dusunur, hareketleri kisisel ya da ailesel kazanc belirler. Digerinde davranisini sistem icinde degerlendirip adapte edenler coktur.
+1
osssy
(10.02.26)
Gürültü, şiddet, çevre kirliliği açısından ciddi farklar var.
0
michael harddd
(10.02.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.