Giriş
(16)

Kuryeye bahşiş veriyor musunuz?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(2 saat)
kuryeden kastınız yemek ise evet veriyorum ya da bozuk yoksa (bozuk dediğim de 20-30-40 veya 50 lira) uygulama üzerinden bahşiş veriyorum.

sanal markette de çok fazla yük varsa yine veriyorum ama amazon, dhl, ups gibi kuryelere vermiyorum.
0
elektr10
(2 saat)
vale için ve kurye için bahşiş vermek hiç içimden gelmiyor ve vermiyorum. İşi küçümsemek için değil ama zorunluluk gibi bahşiş beklentisi var sanki :(
0
girişemeyengirişimci
(2 saat)
su, yemek ve ağır (kedi maması, kumu, market gibi) alışverişleri getiren kuryelere kesin veriyorum. bunlar çoğunlukla motorcu oluyor.
trendyol, amazon gibi genelde arabayla ve zarf boyutunda şeyler getiren kargoculara her seferinde vermeyip; arada bir toplu veriyorum. bunlar genelde aynı kişiler olduğundan biraz muhabbet de gelişti. bu sebeple annem bazen poğaça, kek yaptıysa, denk gelirse onlardan verdiği oluyor. ben de yazın sıcak zamanlarda soda, dondurma falan veriyorum, yine denk gelirse.
+1
lil siztah
(1 saat)
bozuk paranın bir anlamı varken veriyordum. kağıt para veresim gelmiyor.

ancak, yağmur, kar gibi kendim gitmeye üşeneceğim zamanlar mutlaka veriyorum.
0
gabe h coud
(1 saat)
Abi kurye benden daha çok kazanıyor sipariş verdim diye onun bana bahşiş vermesi lazım.
+7
kizil karga
(1 saat)
markette kasiyere vermediğim gibi, benzin dolduran pompacıya vermediğim gibi, beni istediğim durakta indirdi diye iett şoförüne vermediğim gibi kuryeye de vermiyorum. işi bu zaten. bir insana işini yaptı diye bahşiş verilmez.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(1 saat)
verdiğim sipariş 15 dakikada sıcacık falan gelirse veririm bazen. yoksa normal veya geç sürede getirene hayatta vermem.
0
bobinhoo
(1 saat)
Vermiyorum. Bahşiş kültürü birkaç ülke dışında bir norm değil.
0
runaway
(55 dk)
yağmur çamurda birşey istersem(yemek-getir) kesin veriyorum, normal kargo trandyolcularada ağır birşey istersem veriyorum.
ayrıca 2 damacna su söylüyorum hep onada kesin veriyorum ama verdiğim miktar 10 ve 20 fazlasını vermedim hiç.
0
eja
(49 dk)
valeye vermem. motorla yemek getirene veriyorum.
0
mikahakkinen
(47 dk)
herhalde bi 10+ senedir online sipariş veririm. hiç bahşiş vermedim. çikolata ikram ettiğim oldu ama.
0
tabudeviren
(22 dk)
Sayginligim icin veriyorum. Cok hurmet gosteriyorlar. Her isim cozuluyor.


Dosya tarzi seyler getirenlere vermem pek. Yemek kuryerlerine de vermiyorum.

Sucuya veriyorum.

Ozellikle normalden daha agir seyler getirenlere veriyorum.
0
die fetten jahre sind vorbei
(14 dk)
iş tanımındaki görevini yapan ve bunun için maaş alan birine hiçbir zaman bahşiş vermem.
0
my fault
(12 dk)
evet.

az evvel dönercinin kuryesine verdim mesela.
0
yurtsuz john
(10 dk)
damacana su getiren kuryeye veriyorum, hava yağmurlu-karlı veya geç saatler ise yemek getirene de veriyorum.
0
orpheus
(9 dk)
%90 oranında veriyorum. genelde 20tl gibi
0
awlmi
(54 sn)
(15)

Gıda maddelerinin eğitim ve sanatta kullanımı sizce yanlış mı?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bula
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bulamayanlar var. Gıdaların amaçları dışında kullanılmasını, israfını etik bulmuyoruz." gibisinden cümlelerle ama özetle bildiğin nimetle şaka olmaz mevzusu olduğu belli.

Sevgilim çok yadırgadı. "Ne israfı? İnsan yetiştiriyoruz!" diyor. Ben biraz düşününce saygı duydum ailenin görüşüne. Hatta haklı buldum bildiğin.

Sizin fikriniz ney?
-1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(13 saat)
aile haklı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13 saat)
Aile haklı.
+1
gobekliraki
(12 saat)
Bu konularda muhtemelen o aileden daha katıyım. Gıda israfı problemini aşırı derecede önemserim.
Nimetle oyun olmaz +1
Aile haklı +1
Ayrıca gıda israf edilmeden de 1 milyon farklı eğitici etkinlik bulunabilir. Bence bir gıda maddesi canlıların beslenmesi dışında bir sebeple kullanılıyorsa israf ediliyordur.
+1
dilemma of subscribtionability
(12 saat)
Yani ailenin görüşü benim açımdan pek bir önem taşımıyor ancak toplum her kesimine hitap edilen bu gibi durumlarda daha güvenli alanda kalmak gerek. Anlamak lazım aileyi. Öte yandan pamukla yapsan çıkıp Çukurova bölgesinden biri, 'Pamuk bizim beyaz altınımız toprağın bize verdiği nimet' diyebilir. O nedenle herkesin hassasiyeti farklı. Şişi ve kebabı yakmayacak bir çözüm bulunmalı.
0
ebeş
(9 saat)
uzun yıllar 3 şubesi olan anaokullarımızı işlettik. bu tip faaliyetleri kesin olarak yasakladık. ama farklı sebeple. daha öncesinde çocuklarımız da anaokullarında büyüdü. ve her gün adına "faaliyet" denilen karton üzerine yiyeceklerin yapıştırıldığı, çay ile siyah tonların şeker ile beyaz kristal bulutların çizildiği, makarnalardan tarlalar falan filan işte. bu şaheserleri ileride çocuklarımız belki sergi açarlar insanlık görmek ister :))) diye istifleyip durduk. bir gün evi böcekler bastı, sanat eserleri kurtlandı. evi temizleyip iyice ilaçladık. bir daha da bu saçmalıklara bulaşmadık. kendi okullarımızda da yaptırmadık. ama yine de bazı veliler başka anaokullarda yapıyorlar falan diye mızmızlanınınca arada bir yaptırdık. mümkünse yaptırtmayın hiç gerek yok.
+2
ground
(9 saat)
aile haklı o tamam. ama sevgiliniz bence bunu kendini geliştirmesi açısından bi fırsat olarak görsün. müfredatta ille makarna ile çerçeve mi diyor? eğer böyle bir zorunluluk yoksa saydığı her şeyin günümüzde daha iyi bi alternatifi var zaten.

markana yerine çalı çırpıdan çerçeve
patates baskı yerine sünger baskı
fasulye/nohut yerine plastik fasulye

gibi gibi.
+2
elorelia
(8 saat)
aile haklı veya haksız. çok abes bir şey söylenmedikçe garipsememek lazım. herkesin farklı inançları ve görüşleri var, saygılı olmak lazım.
+1
mikahakkinen
(8 saat)
Aile haklı .
0
diyecevaplandı
(8 saat)
Çok mantıklı değil ama saygi duyulmali. Kendini gelistirmek icin bahane +3 ayrica
0
üğpoıuy
(8 saat)
Kültürel bir olay. Benim babam da yemeği kutsal görür böyle. Saçma ama saygı duyarım.
0
synesthesia
(8 saat)
konu haklılık-haksızlıktan öte, ortamı idare etme meselesi. bu sebeple sevgilinizin düşüncesi bir öğretmen için doğru değil bence; böyle her türden insanla muhatap olacabileceği bir ortamda, daha ortayolcu olmalı.
yıllar önce Anadolu'da bir ilçede, bir eğitim programında koordinatördüm. bir ders için öğrencilerin(üniversite) şişe getirmesi gerekiyordu. ücretli öğretmenlerden biri demiş ki, rakı şişesi en uygunu (şüpheli). nerden bulucaz diyenlere de, ilçenin sınırında leşş bir birahane var, gidip onun çöpünden alırsınız demiş (müptezel detected). o dönem 8-10 tane kapalı kız öğrencimiz vardı; bana gelip, hocam, biz çöp karıştırmak istemediğimiz gibi, içki şişesine de dokunmak istemiyoruz dediler. dedim ki, kızlar gidin züccaciyeden yağ şişesi alın, aynı hesap. ama bunlara çaktırmadan arkada hocayı da bi güzel kalayladım.
şimdi bu kızlar dini hassasiyet değil de, sadece titizlikten çöp karıştırmak istemeyebilirdi. hoca, iki -afedersiniz- mallığı tek potada eritmeyi başarmış sağolsun. zaten kendisi ilçeye geldiğinde masraf olmasın diye kız öğrencilerin evinde kendini ağırlatan biriydi. bir daha ders verdirmedim. kızlara da ayıca kızdım içimden; çünkü böyle at gözlüğü gibi -ki üniversite öğrencileri bile çok yapıyor bunu ne yazık ki- rakı şişesine takılmaları da saçma. kafayı çalıştırsalar, ona benzer tonla başka şişe bulabilirler halbuki.
sizin veliler de, makarna yerine kablo kılıfı, fasülye yerine plastik fasülye gibi bişeyler koyabilirlerdi çocuğun çantasına. ama esasında iş hocaya düşüyor; öğretmen böyle şeyleri garipsemeyip çözüm bulmaya bakmalı.
0
lil siztah
(5 saat)
%35 aile, %65 öğretmen haklı.

Soğanın zarını mikroskopta incelemek de nimetle oynamak sayılır mı mesela?

Patates baskı, makarna köprüsü bunlar eğitici ve zararsız.
Yemekle oyun ve israf örneği olarak benim aklıma yemek savaşı, surata pasta atma, domates savaşı gibi şeyler geliyor.
Çocuğun 10-15 tane fasulye nohutla oynaması israf sayılmaz.
+1
duyuruuser
(3 saat)
Öğretmenlik zor meslek. Çocuğuyla ayrı uğraşıyorsun, böyle velilerle ayrı.
Al götür çocuğunu da batıl inancını da, git evinde istediğin gibi yetiştir deme lüksün yok. Sözü uzatsan, bilmediği dini, cahil anasından babasından öğrendiği şekliyle sana öğretmeye kalkar.

Yediği koyunun eklem kemiğinden başka oyuncağı olmayan adamın biti kanlanmış torunları bunlar. (bkz: aşık atmak) ,(bkz: aşık kemiği). Nimetle mi oynanmazmış. Peh

İdare edeceksin. Başka şansın yok.
0
Mirket
(3 saat)
ben hiç dini bir kültürle büyümedim böyle yemekle oyun olmaz gibi bir takıntımız hiçbir zaman yoktu, ben ana okuluna giderken pattes baskısı vs yapmıştım ailem hiç karşı çıkmadı. muhtemelen benim çocuğum olursa ve okulda pattes makarna vs oyun oynarsa karşı çıkmak aklıma gelmezdi. amaaa evde çocuğuma oynasn diye makarna vermezdim mesela. evin içinde israf gibi gelirdi. zaten başka oyuncaklar var neden makarna vereyim ki diye düşünürdüm. belki çocuk gelişiminde yaratıcılığı geliştirmek için falan yapılan bir şeydir bu. "nesnelerin bildiğimiz kullanım amacı dışında alternatif kullanımları da olabilir" gibi bir şekilde farklı düşünmeye sevk etmek için falan.

ama yine de düşününce yediğimiz şeylerin kıymetini bilmeliyiz ve israf etmemeliyiz sonuçta.
0
Sadece soruyorum
(2 saat)
Çocuğun harcayacağı iki patates, çeyrek paket makarnaya "israf" duyarı kasmak çok boş geldi bana. Aile net haksız ama sevgiliniz orta yolculuk yapsın durduk yere ortamı germesin, he he diyip geçsin
0
nundu
(28 dk)
(2)

swatch saatleri almanın ucuz yolu var mı?

dedim dedim de kime dedim
bu resimli olanları hoşuma gidiyor ama tanesi 5000 falan. bunların 8-10 tanesini ucuza almanın bir yolu var mı?isviçre'ye falan da gidiyorum.
bu resimli olanları hoşuma gidiyor ama tanesi 5000 falan. bunların 8-10 tanesini ucuza almanın bir yolu var mı?

isviçre'ye falan da gidiyorum.
0
dedim dedim de kime dedim
(21 saat)
abdde gayet ucuz.
0
mikahakkinen
(21 saat)
Bu yıl Avrupa’da 3-5 ülkede baktım; burada taksitli alıp 3 ayda falan ödemekten avantajlı bir fiyat ile karşılaşmadım. 6,5’luk saat 5800’e falan geliyordu.
+1
lil siztah
(20 saat)
(1)

Turkiyenin j balvin i kim?

lapaz
?
?
-2
lapaz
(24 saat)
küçük emrah.
0
mikahakkinen
(21 saat)
(5)

Siemens buzdolabi çizildi

üğpoıuy
Bir çözümü olur mu? Yeni alindi. Kapilardan girmedigi icin kartonlari cikartildi (onay alinarak). Bi sekilde cizilmis ön kisim. Avuç ici buyuklukte, cok derin de degil. Kapiyi degistirmek mi gerekir acaba? Pasta cila tarzi xd bi cozumu var midir bu durumlarin
Bir çözümü olur mu? Yeni alindi. Kapilardan girmedigi icin kartonlari cikartildi (onay alinarak). Bi sekilde cizilmis ön kisim. Avuç ici buyuklukte, cok derin de degil.

Kapiyi degistirmek mi gerekir acaba? Pasta cila tarzi xd bi cozumu var midir bu durumlarin
-1
üğpoıuy
(19.01.26)
Dolap çalışıyosa devam et. Uğraştığına değmez. Üstüne bişeyler asar gizlersin.
0
luluki
(24 saat)
ustune magnet yapistirirsiniz.
+1
antikadimag
(24 saat)
garantiye girmez. bizimkide çizik. kafaya takarsan büyük sorun. kapak değişimi en az 10 bine patlar.
0
mikahakkinen
(21 saat)
Ev/mutfak çok sade döşenmeyecekse üzerine bir magnet, takvim, sticker vs asarak sorun aşılamaz mı?

Dolabın ve çiziğin görselini eklemenizi tavsiye ederim. Malzemeye göre bir çözüm bilen olabilir.
0
lazor
(19 saat)
Fotoğraf eklersen belki fikir verilebilir pasta cila vs. kurtarır mı diye.
Ama kişisel fikrim, boşver kalsın, takılma. Daha çok çizilir.
0
burfak
(3 saat)
(11)

Suça sürüklenen çocuklar nasıl ortaya çıktı?

runaway
Bizim mahallede de var SSÇ'lerden. Çete halinde yürüyorlar. Bunlar ne ayak sizce?
Bizim mahallede de var SSÇ'lerden. Çete halinde yürüyorlar. Bunlar ne ayak sizce?
-1
runaway
(18.01.26)
Hep vardi. Cocuklugumuzda sosyal medya yoktu. Bu kadar sov yapamiyorlardi. Simdi hepsi silahlar ile veya yapay luks ile story atiyorlar tum gun. Cete liderleri bu zaafi cok iyi kullaniyor.

Dun avcilarda bi ev basildi. Cete liderleri bu genclere ev aciyorlar. Surekli mekan kursunluyorlar. Yaslari kucuk oldugu icin 2 3 gun nezarette kalip tekrar cikiyorlar. Ciddi bi para donuyor. Telegramdan mekan kursunlatma hizmeti alabildiginiz yerler var. Ornegin 500 bin tl ye mekan kursunlatma hizmeti mevcut. Bunu hep ssc ler yapiyor, tetikci onlar.
+3
die fetten jahre sind vorbei
(18.01.26)
Türkiye bir mafya ve mafyacıklar cenneti, hep böyleydi +1
+4
olaylar olaylar
(18.01.26)
#botangüliçinadalet ve #kadınaşiddetehayır taglerinde çete üyeliğinin sexe ulaşmanın en kolay yol olduğunun farkına varan gundiler profesörlüğü de, atom fiziğini de bir kenara bırakarak kötü jojuk oldu. bunun neticesinde sokağa sıçılmış çocuk sayısındaki artışı hep beraber tecrübe ettik. sadece türkiye'de değil dünyada da çete üyeleri daha fazla cinsel partnere ulaşıyor, daha fazla sex yapıyorlar.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.01.26)
Hep vardı da bu kadar yoktu. Toplumun refah seviyesi düştükçe bu tür şeyler yükseliyor.
+2
salihdt
(19.01.26)
Okula giderken ilk ağlayan 1. Sınıf öğrencisi 2. Sınıfta arkadaşının anasına küfrediyor. Kimse okumak istemiyor, çünkü öğretmenler öğretmen değil

Öğretmenleri eğiten akademisyenler akademisyen değil bildiğin akraba kontenjanı

Akp sebep sonuç bu
+1
topkapiaksaray
(19.01.26)
iş yok, yönlendiren yok. adam okuyup a101 de kasiyer olup ezilsin mi? uyuşturucu satan, adama kullanan bir sürü saçma sapan gruplar var. bunlardan birine al oğlum bu parayı al bu arabayı dediğinde cazip geliyor. eskiden de vardı ancak ekonomik problemlerin artması, kolay para kazanmanın cazip gelmesi ve sosyal medya sayesinde görünür oldular. bu sadece türk toplumunun değil dünyadaki bir çok toplumun sorunu.
0
mikahakkinen
(19.01.26)
sosyal medya, yalan yaşantılar ve tabiki kolay para. eskiden çalışarak ev, araba alabiliyordun artık öyle bir şey de mümkün değil. eskiden üniversite mezunun bir statüsü vardı. şimdi her köşe başı üniversite olmuş mezun olanların çoğu boş teneke. bitirince iş bulmak ayrı bir sorun. bulsanda üç otuz paralara modern köle oluyorsun.

sonuç itibariyle çocuk paraya ulaşmak, lüks arabalara binmek, yiyip içmek için bu yolu seçiyor. e bakıyorki cezası da yok. zaten 1-2 sene yatarsa bile, hapse girmiş birey olarak çetesinde mevkide kazanmış oluyor.

tüm bunları önlemenin yolu basit alırsın bir kaçını tarihi cezalar verirsin. sonrasında yapan bir kaç kere daha düşünür. amerikada 15 yaşındaki bir çocuk iki kardeşini öldürdü diye 100yıl indirimsiz ve tamamı yatmalı hapis cezasına çarptırılıyor. sence bunu gören başka bir çocuk öyle bir suç işlemeyi göze alabilir mi?
0
gercekdunya
(19.01.26)
Daha once de yazmistim, en buyuk sorun cahil ve fakirlerin fazla cocuk yapmasi sonra da bakip, ilgilenmemesi. Ailesinde sevgi, saygi, terbiye ahlak ogrenmemis, yokluktan sofrada kardesinin onunden ekmegi calan, eve alinan bir cikolata icin kardesiyle kavga ederek buyuyen cocuk disardaki adama sana bana neler yapmaz.

Garip gelecek ama bir neden de arabesk muzigin olmesi. Arabesk insani uyusturan, depresyona, bunalima sokan, insani degersiz, gucsuz zavalli hissettirenbir muziktir. Eskiden varoslar acardi Muslum'unu, Ferdi'yi, Orhan'i batsin bu dunya, kadere yaziklar olsun, vurulmusum ben, olmusum ben, bitmisim ben diye kendi halinde zibarirlardi, kimseye bulasmadan. Tamirathanedeki, managozdaki, fabrikadaki gencligi isyanini arabesk onluyordu. Simdi bu genclik reels kaydiriyor sadece ve keko rap dinliyor. Keko rap'te ise surekli kizlar, arabalar, luks hayat, bilmem kime laf atma, kavga, dovus var. Yeni nesil kolay para istiyor. Emegi, alin terini, helali, ahlaki kucumseme var. Sozlukte, twitter'daki ahali bile bim, a101 kasiyerini, mavi yakayi nasil kucumsuyor biliyoruz.
0
freedonia
(19.01.26)
dunyadaki degisimlere goz kapayip hep ayniydi diyen bir kesim var. cok ilginc. ulkede ve dunyada yasanan cokuntuye karsi psikolojik bir savunma mekanizmasi galiba.

ankara'nin kenar mahallesinde buyudum ve her zaman vardi boyle sikintili tipler. elinde kelebekle gezen tipler. ancak hicbiri gidip de adam bicaklamayi dusunmezdi.

sorun cok net devletin otoritesini kaybetmesi ve bir zumre ahlaksiz mafya liderinin eline dusmesi. dolayisiyla hukuksuzlugun farkinda olan insanlar imam-cemaat iliskisinden azitiyor maalesef.

bir de genel bir fakirlesme durumu mevcut. devletteki problemler ekonomik problemleri, ekonomik problemler de sucu dogurur. dunyanin her yerinde boyledir bu. ayni ulkede bile fakirler daha cok suc isler cunku sisteme olan inanclari kalmamistir. parasi varken herkes ahlakli davranabilir.
0
antikadimag
(24 saat)
13 yas alti olana böyle bir sey dense ok ama 17 yasinda katile suca sürüklenen cocuk diyorlar. o anca suca sürüklenen oç olabilir.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23 saat)
Siyasiler ve yargı yol veriyor, nemalanıyor. Başka bir izahı yok bu işin.

Bunların bir çoğu pkk bağlantılı mafyalar. Suçları cezası az olduğu için, 18'den küçük olanlara işletiyorlar. Ara ara dem ve pkk'nın tetikçiliğini de yapıyorlar. Toplumda korku ve iç savaş tetiklemeye çalışıyorlar.

Ancak Türklerin bir huyu var. Son raddeye kadar dayanırlar ama iş bir noktayı geçerse, bunları kimse kurtaramaz. Bakalım daha ne kadar gidecek bu iş.

.
0
kartallar yuksek ucar
(22 saat)
(11)

Avrupa'da küçük şehir travması yaşıyorum - mu?

huladancer
Merhaba,Biraz iç dökmeye geldim.7 sene Türkiye’de kurumsal hayatta çalıştıktan sonra 2.5 sene önce yurt dışında iş buldum. Küçük şehirde büyüdüğüm için yurtdışında bunu sorun etmedim. Çekya sınırında küçük bir şehre taşındım. Nüfusu 6–7 bin civarında. Şehrin büyüklüğü ve imkanlarıyla ilgili bir soru
Merhaba,
Biraz iç dökmeye geldim.
7 sene Türkiye’de kurumsal hayatta çalıştıktan sonra 2.5 sene önce yurt dışında iş buldum. Küçük şehirde büyüdüğüm için yurtdışında bunu sorun etmedim. Çekya sınırında küçük bir şehre taşındım. Nüfusu 6–7 bin civarında. Şehrin büyüklüğü ve imkanlarıyla ilgili bir sorunum yok. Hatta ihtiyaç duyulabilecek her şey var ama buraya bir türlü alışamıyorum.

Bir kere Avusturyalılar sahiden çok garip insanlar. İki sene boyunca her gün selamlaşabilirsiniz, ihtiyaç halinde yardım eli uzatabilirsiniz, hatta akşam iş çıkışı bir iki bira içmeye gidebilirsiniz ama hiçbi r zaman sizi gerçek anlamda içlerine almıyorlar. Yani bir Avusturyalıyla arkadaş olabilen, evlenebilen insanlara hayret ediyorum. Bu büyük bir başarıymış bunu anladım. Çekler bile daha sıcak, işyerindeki Çeklerle daha iyi anlaşıyorum. Sözlükte şu an hatırlamadığım bir entry’de okumuştum, Avrupa’ya taşınanların çoğu gece yataklarında uyum sağlayamadıkları için ağlıyor, diyordu. O zaman hadi oradan demiştim ama resmen gerçekmiş.
Almanca çok garip. Buraya B2 Almanca ile geldim ve gelince C1 sınavını da geçtim. Özellikle bu bölgenin Almancasını öğrenmek için kursa bile gidiyorum ama iki senede çok az yol alabildim. Benim C1 sertifikam resmen yalan. Üstelik bir saat yol gidiyorum Almanca tamamen değişiyor. Ne bu?

Hava çok soğuk. Ben buraya taşınmadan önce soğuk olacağını biliyordum ama bu kadar soğuk olacağına aklım basmamış sahiden. Daha bu hafta -29 derece ölçüldü, yalan değil. ooe.orf.at Üstelik burası dağlık bir bölgesi değil. Bir aydır güneş çıkmadığı için haber oldu ya. Düşünebiliyor musunuz? Aralık başından bu yana ilk defa bugün güneş açtı birkaç saat.

İşimden memnunum ama burada böyle sürdürülebilir bir hayatım olmayacak gibi geliyor. Bir yandan büyük şehirlerin kendi problemleri var ama en azından daha rahat arkadaşlıklar kurabilirim diye düşünüyorum. Avusturya dışına çıkmak istemiyorum çünkü artık 2.5 senedir buradayım ve 6 sene sonunda vatandaşlığa başvuru hakkım olacak, başka bir yerde tekrar başlamak istemiyorum. Sizce daha büyük başka bir Avusturya şehrini deneyeyim mi? Vize tipim 2 sene sonra değiştiği için artık istediğim gibi iş de bulabiliyorum. Bunlar küçük problemler gibi gözüküyor ama hayat kalitemin düştüğünü düşünüyorum. Büyük şehirler bu aşamada daha iyi bir fikir olur mu?
0
huladancer
(18.01.26)
Abi bir kere ben türk insanına fırsat varsa her zaman akdeniz kıyısı olan ülke öneriyorum. Gerçekten bizim frekansa uyanlar genelde oralardan.
Bahsettiğin sorunu yaşayan çok misal benim Fransız kayınpeder Strasbourg'da yaşarken orada da arkadaş bulamazmis, gidip Türklerle falan takilirmis. Dedikleri şu; ciddi arkadaş olmak çok çok zor ama bir kere oldu mu ömürlük. Bilmiyorum ne kadar doğru ama yaşadıkların oldukça duyulmus şeyler o bölgeler için.

Küçük sehirden ayrılman en mantıklısı. Büyük şehirde kendin gibi insanlar bulabilirsin bu süreçte.

6500 kişi benim için bile oldukça az ki evli insanım yani yalnız değilim ama 6500 ve yakında büyük şehir olmaması beni zorlardi.
+1
logisticsmanager
(19.01.26)
Avrupa'da yasayan turklerin durumunu ozetlemissiniz zaten. Sorulariniza gelirsek, bence lokal insanlarla yakin arkadaslik falan bunlari opsiyon olarak bile gormezdim. Istisnalari ancak lokal biriyle evli olmak veya tamamen asimile olmus olmak yada bunu istemek olabilir.
Buyuk bir sehire gitmeniz durumunda daha fazla diger milletlerden expat olacak. Turkler de epey cok olacak. Sosyallesmekle ilgili cekinceniz yoksa o anlamda biraz daha iyi olabilir. Ben sahsen en cok sosyal anlamda sikinti yasiyorum. Baya bir turk nufusu oldugu halde. Duzenli gorusemiyorsun, kendi dilinde derin sohbetlere cogu zaman giremiyorsun. Bu da bir ihtiyac sonucta.
Hava durumu da aynen beni de delirtiyor. Sicaktan nefret eden biri oldugum halde psikolojim bozuldu Avrupa havasindan. Sizin gene gorece yakin bir yerlere kacmaniz mumkun, mesela Trieste kara yoluyla sadece 6,5 saat. Ara sira sicak bir yerlere kacmak disinda birsey gelmiyor aklima.
+1
mbond
(19.01.26)
Yaşadığınız şey onlarla doku uyuşmazlığını işaret ediyor. Ne kadar öğrenirseniz öğrenin dillerini, kültür , tarihi beklenti niyet gelenek vs. her şey farklı olduğunda iç huzursuzluklar baş gösterir. Çok kazanmakta bu husuzursuzluğun üstünü kapatamaz.
Bizde dışarıya giden doktorlar çok konuşuldu. Türkiye'ye geri gelen doktorlara ise hiç o kadar yer verilmedi . Bizde gidiş yönü hep Avrupa ,İskandinav ve Kanada olarak işaret edilse de dünya ise zenginler (özellikle İngiltere) körfez Arap ülkelerine taşınıyorlarlar. Bazı bilişim faaliyetlerini içeren yatırımlar da oraya kayıyor.
Göçmenlik dediğimiz her daim
fakirlere , kıtlık ve savaşlardan dolayı canını kurtarmak isteyenlere has bir etkinlik değil.

Sizin için sorun sanırım büyükşehir e taşınmak falan değil. Konu burada yaşadığınız çalıştığınız yerle uyum.
İnsan unsuru burada önemli . Çöldeki bir iş yerinde kendinizi o çevre ile iyi hissediyorsanız aynı rahatlık büyükşehirdeki yüzlerin ve davranışların maskelendiği bir plazada olmayabiliyor .
0
diyecevaplandı
(19.01.26)
Türkiyenin size tek avantajı arkadaşlık sosyal ortam. Her gün toplumca kandırılıp kandırılıp başını önüne eğip gitmektense oralarda insanca yaşamak güzeldir herhalde. biraz büyük şehire taşının. biz de türkler olarak afganları, arapları içimize alıyor muyuz? aynı durum. bende avusturyalı olsam türklerle muattap olmam.
+1
mikahakkinen
(19.01.26)
o "geceleri sosyal cevre edinemedikleri icin yatakta agliyor" yazan bendim. muhtemelen onu gördünüz. avusturya ya da viyana basliklarindaki entry'lerimdir dedim, aradim ama cikmadi iclerinden. demek baska yerde demisim.
onu da cok uzun senelik gözlemlerim sonucu demistim.
2019 basinda lise arkadasim buraya tasininca ve "kendimi nasil bir sarmala attim diye düsünmekten geceleri uyuyamiyorum, avusturyalilarin icine girememekten sosyal anksiyete gelistirdim, almanca ögrenilecek gibi degil, psikolojik destege basladim" itirafinda bulununca ve bu itirafi bir sene icinde onun cevresindeki en az 20 yeni göcmen beyaz yakali türkten duyunca o sekilde entry'e tasimistim.

avusturya'da rahat edeceginiz sehirlerin sirali tam listesi:
1. viyana
2. graz
3. salzburg veya bir ihtimal linz
4. bir yer yok.

insanlar avusturya'yi isvec, estonya kadar soguk olmaz zannediyorlar ama unuttuklari su ki burasi bir dag ülkesi. daha güneyde olmasi daha sicak yapmiyor. viyana kuruldugu yer bakimindan ülkenin kalanina göre sicak. hem ovada hem de kuzeydogudan tasinan özel bir sicak rüzgar var, bu rüzgar viyana'yi vurup duruyor, ilginc bir sekilde ülkenin daha icine sokulmuyor bu sicak dalga. yani viyana daha sicak olmasiyla daha mutlu edebilir.

aralarina girememenizin sebebi zannedildigi gibi türk olmaniz degil. dil ve kültür bariyeri. youtu.be
su sekilde konusurken muhabbet ilerlemiyor. onlarin popüler kültürüne ve yakin tarihine hakim degilsiniz, onlar da sizinkine degil. üstelik denileni anlayacaksiniz diye adam sürekli schriftsprache konusmak zorunda kalinca konfor alanindan cikiyor. avusturyali da konfor alani disina cikarak arkadaslik kurmak istemiyor. hem ihtiyaci yok yeni arkadasliga hem de daha rahat edecegi kisilere vaktini harcayabilir.
o sebeple dialekt cok önemli. siz konusamasaniz bile anlamaniz sart. popüler kültürü ve yakin tarihi bilmek önemli. bunlar zamanla ve emekle olan seyler.

simdi buraya kadar kisa dönemli su anki sorunlarinizi cözmeye yönelik yazdim ama bence kalici olmak istiyorsaniz ve türkiye cevresinden kopmak istiyorsaniz kücük sehirden devam cünkü büyük sehir sizi bu kültürden iyice uzaklastiracak. anladigim kadariyla Gmünd taraflarindasiniz, Gmünd'den devam. iki tane türk arkadas edinmek icin tasinmak cok kisa dönemli ve acikcasi biraz da at gözlüklü bir bakis acisi. almancaniz var, yerel almancayi ögrenmek icin emek sarf ediyorsunuz, cöpe atmayin. allah askina, 7 senedir viyana'da b1 almanca veremeyen adamlar var. bu insanlardan bir farkiniz var.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.01.26)
afganla, suriyeli ile türk insanini kiyaslamak sacma. uzun uzun örnekler vermek istemiyorum tek bir sey yazacagim bu konuda. is yerimizde suriyeli mülteci bir kadin calisiyordu teknik cizimci olarak, zemheri vakti bile radyasyon saciyordu. en son sekreterimiz ona yikanmasi gerektigini söylediginde, ben zaten günde 5 defa yikaniyorum, demisti. kadin abdest almayi temizlenmek zannediyordu.
sekreterimiz de yasinin büyüklügüne güvenerek abla gibi oturup nasil yikanmasi gerektigini anlatmisti, apis arasi, gögüs arasi ve koltuk altini sabunla yikamasi gerektiginden, kiyafetlerini günlük degistirmesi gerektiginden, deodorant kullanmanin öneminden bahsetmisti. bu kadinin yasi 33'tü ama daha banyo yapmayi bilmiyordu.
suriyeliler ve beyaz yaka türk insani arasindaki farkin avrupali da farkinda. yikanmayi bilmeyen, ter kokuyorsun dendiginde de abdest aliyorum zaten diyen üniversite mezunu türk yok. anca araplar icinden cikiyorlar bunlar.
dedigim gibi, aralarina almak istemiyorlar degil, konfor alanlarindan cikmak istemiyorlar. adam kendi ülkesinde rahatca arkadaslik kuruyor, o sebeple sizin aralarina girebilmeniz icin o bariyerleri asmaniz gerekiyor.
yoksa, bizi aralarina almak istemiyorlar, muhabbeti artik 60'larda göcen isci gurbilerin muhabbeti. hem sucu karsi tarafa atip siyriliyorsun hem de kolay yoldan bir bahaneye sariliyorsun, üstelik bunu yaparken adamlari irkcilikla itham ediyorsun. kafa yapisi bu olan kisinin samimiyet kurmasi zaten mümkün degil.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.01.26)
Sizinle aşağı yukarı aynı hayatı yaşıyorum ama henüz beklediğimin dışında olumsuzluklar yaşamadım.1,5 yıldır İsviçre sınırında bir alman köyünde yaşıyoruz.Bağlı olduğumuz şehir 10k nüfuslu falandır.Buraya iş bularak geldik.İstanbuldayken hep köyde yaşamak istemiştik,şimdi dini geleneklerine sıkı bağlı , yıl içinde güneşli gün sayısı fazla bir köydeyiz.B2 hochdeutschla geldik ama burada tamamen farklı (alamanisch) konuşuluyor,anlamıyoruz haliyle.Eşim köydeki kitada çalıştığı için köy annelerini tanıyor,iyi kötü bir çevre yaptı. Weihnacht zamanı bir aile yemeğine bile davet edildik.Sosyalleşmek için hobilerimizi kullanıyoruz,ben gitar çalanların takıldığı bir kurs buldum,eşim taş fırında ekmek vs pişirmeyi seven arkadaşlar edindi.İstanbulda da 2-3 arkadaşımız vardı,burada da aynı.Arada büyük şehirlere tatil planı yapıp 2-3 günlüğüne kaçıyoruz ama köyü özlüyorum.Bence hobileriniz üzerinden sosyalleşmeyi deneyin ya da gönüllülük işleri (yaşlılara-engellilere yardım) yapan derneklerle görüşün.Hayatlarına dokunursanız ,sizi o zaman aralarına alıyorlar.büyük şehirlere de tatil planlayıp,tecrübe edebilirsiniz.Mesela viyanaya gidince yaşadığınız yeri özlemiyorsanız,taşının tabi.
+3
arenas
(19.01.26)
oralar matah yerler olsa 20 yildir orada yasayanlar sabah aksam duyuruda sözlükte takilmazdi. ne isin var oralarda.
-3
edmond honda
(24 saat)
2010'dan beri avusturya'dayim. ondan once de izlanda'da yasadim. ustte konusma ben konusuyorum'un yorumlarina katilmakla beraber hobi arkadasligi edinebilirsiniz arenas +1
bunun riski su oluyor, hobi arkadasi hobi arkadasi olarak kalabiliyor ama bir yerden tutturacaksiniz. 150 insanla muhatap olursunuz, 20 tanesi hobi arkadasiniz olur ama sadece biri cok yonlu arkadasiniz olur.
avusturya eksi sozluk tayfasi olarak hepimiz birbirimizi taniriz. eger ozelden bana, konusma'ya, kuehles blondes'e, eskilerden shi aila'ya yazarsaniz yerinizi yurdunuzu sizinle de tanisiriz.
+4
common of demons
(23 saat)
Küçük şehirle alakası yok bence. Multi etnik bir ülkede değilsin ve doğal olarak o kültüre dahil olamıyorsun. Bir yabancı Türkiye'de nasıl veya ne kadar mutlu olabilirse sen de o kadar olabilirsin.

ABD dışında hemen her ülkede hislerin benzer olur. Multi etnik commonwealth ülkeleri de dahil. Yurtdışı bu yönden biraz da kendini kandırmaca olabiliyor. Evlilik ile falan gitmiyorsan yalnızlık hissini zor aşarsın.

Sizin avantajınız direkt işle gitmek. Bu yine oyalayıcı bir durum. Almanya'da oturum alacağım diye öğrenci olarak 5 sene bekleyip 100k Euro yakıp dönen çok kişi tanıdım son 2-3 yılda.
+1
michael harddd
(23 saat)
Yurtdışında köy ve kasaba hayatı Türkiye'den çok başka. Anladığım kadarıyla tek başınasın. Bunalmak ve yalnızlık hissi çoğu insanı şehre göçmenlerine rağmen vuruyor. O sebeple ben de büyük şehir denenir diyorum.

Ayrıca edmond honda ne alaka? Sözlük ve duyuru kullanmak için yurtiçinde olma şartı var da biz mi bilmiyoruz? Sözlük'ün kendi kurucusu bile yurtdışında yaşarken ne saçma bir argüman seninki.
+1
alice in potatoland
(7 saat)
(4)

Cruise tur seçimi

kondansator
Selamlar, Ege kalkışlı Yunan adaları turu bakıyorum. Nelere dikkat etmeliyim sizce 🙏
Selamlar, Ege kalkışlı Yunan adaları turu bakıyorum. Nelere dikkat etmeliyim sizce
🙏
0
kondansator
(18.01.26)
Hatun kişiyle balayı tadında, çok başbaşa kalmalı bir tur düşlemiyorsan eğer, kamarayı, balkonu falan çok önemseme. Kamarada geçireceğiniz süre aşırı kısıtlı olacak. Uyumadan uyumaya anca.
Gezi noktalarında Atina varsa ve şehir turu opsiyonel ise, tura katıl. Liman şehir dışı olduğu için, kendim gezeceğim desen daha zor ve masraflı oluyor.
0
Mirket
(18.01.26)
sahibini sevmesemde en iyisi etstur. eğer çok iyi para verip çok iyi bir manzarası olan bir oda almayacaksan, deniz görenle görmeyen oda çok fark etmiyor. 4 gün 3 veya 4 yer yetmiyor.1 haftalık olan geziler daha iyi gibi.
0
mikahakkinen
(18.01.26)
nerdeyse hergün yapılan extra turlara katılacaksın buna maddi olarak hazırlıklı ol
0
eja
(19.01.26)
en onemli sey cruise gemisi sirketi secmek. gemi turunun sirketi ile ilgili yorumlara bakin, gemi tipi, gemideki atraksiyonlar, yemekler, odalar, gemi ici eglence sistemi vb. ayni sirketlerin farkli gemileri de olabiliyor ve her gemi (ayni class degilse) farkli atraksiyonlar barindirabiliyor.

ben odamda balkonumdan denizi seyrederim havuza, kafeye, restorana yemekler harici cikmam diyorsaniz balkonlu oda tercih edin. ama yoksa deniz gunlerinde bile yemekti, havuz kenarinda dinlenmeydi, kafesinde kahve icmekti derken cok vaktiniz olmuyor odaya cikmaya cunku gemiler devasa buyuk. o aradaki farki liman gezilerine yatirirsiniz.
0
warrior princess
(19.01.26)
(5)

Eskişehir mahalle tavsiyesi

surface noise
Selamlar arkadaşlar bir arkadaşım eskişehire taşınıyor iş yeri şeker taraflardaymış nerelerden ev bakabilir bütçe 20 civarı. Opera çevresine bak dedim ben.
Selamlar arkadaşlar bir arkadaşım eskişehire taşınıyor iş yeri şeker taraflardaymış nerelerden ev bakabilir bütçe 20 civarı. Opera çevresine bak dedim ben.
0
surface noise
(18.01.26)
Gökmeydan mah
+1
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(18.01.26)
vişnelik.
+1
mikahakkinen
(18.01.26)
Ben de opera civarini önerirdim, Isiklar mahallesi.
Seker mahallesinde de arada maks. 20 bine güzel daireler bulunabiliyor.
Onun disinda o bütceyle Gökmeydan da olabilir.

Hattta gecenlerde bir arkadasima ev baktik, Gökmeydan'da su daireyi begenmistik: www.sahibinden.com
+1
chihirovekohaku
(18.01.26)
Teşekkürler arkadaşlar opera civarı biraz kokuyor demişler heralde şeker fabrikasından dolayı ama heralde her yere geliyor o koku.
0
🌸surface noise
(5 saat)
Vişnelik +1

İki buçuk senedir yaşıyorum çok memnunum mahallemden. Bu Eskişehir'in meşhur kokusunu da hiç almadım. Hatta böyle bir koku olduğunu ilk kez bir iki ay önce internette öğrendim :D
0
nundu
(5 saat)
(11)

Bu yıl için kafaya taktıklarınız

darthvader
Bu sene ne olursa olsun yapacağım, inat ettim, kafaya yazdım, hedef listemde yerini aldı dediğiniz neler var, ne pahasına olursa olsun yapmak istedikleriniz?
Bu sene ne olursa olsun yapacağım, inat ettim, kafaya yazdım, hedef listemde yerini aldı dediğiniz neler var, ne pahasına olursa olsun yapmak istedikleriniz?
+1
darthvader
(18.01.26)
Toyota almak
Yurtdışına çıkmak
0
baldan kaymak
(18.01.26)
Ek gelir elde etmek. Sadece bir maaşla hayat geçmez.
-6
arbre
(18.01.26)
yillardir survival modda yasiyorum; artik gercekten enerjim kalmadi. keske hicbir seyi kafaya takmasam...
0
banach
(18.01.26)
toplamda 10.000km bisiklet sürmek
her şey dahil tatile gitmek. 2025 yazında çoluk çocuk günü birlik işler acayip eziyet oldu.
birtakım maddi hedefler.
+1
lazpalle
(18.01.26)
Dandik bi apartım var. Satıp üstüne para koyup 2+1 almak ve kiralamak. İş görecek kadar bi arabayın ölğ eşek fiyatına almak: fiat panda.
Yatırım yapın savaş ekonomisindeyiz.
0
luluki
(18.01.26)
Kilo vermek. 5 ocaktan beri 10 kilo verdim. Kalan 11,5 ayda 30 kilo daha vermek hedefim.
+3
ground
(18.01.26)
En az 5-6 saat süren feribot yolculuğu yapmak. Hatta geceyi de feribotta geçirmek.
0
put it in your appropriate place
(18.01.26)
3, 4 kilo alıcam ben de ve alerjimi çözücem.
0
fildirfildir
(18.01.26)
kg vermek. araba almak. bir de birinin hayatımızdan çıkması, artık zamanı geldi.
0
mikahakkinen
(18.01.26)
ise gitmek, durulmasi gerektiginde durmak, parayi dikkatli harcamak
0
ala09
(18.01.26)
Ablam kanser hastası, tedavisine çözüm bulmak...
+4
cccbehzatccc
(18.01.26)
(7)

Kalitesiz yayınlar

artıküyeolmakistiyorum
Slm ağalar,Beni 65" miniled kaliteli bir tv aldım ve ciddi de para ödedim ve fakat bu kaliteyi yakalayacak hiçbir yayın yok?Tivibu go, TV+ var ve normal uydu yayını var ve maçlar leş gibi. Görüntü kalitesi çok kötü. Mesela tv logoları, skorbord, reklamlar ok ama yayınlar çok kötü. Keşke 55" alsaydım
Slm ağalar,
Beni 65" miniled kaliteli bir tv aldım ve ciddi de para ödedim ve fakat bu kaliteyi yakalayacak hiçbir yayın yok?
Tivibu go, TV+ var ve normal uydu yayını var ve maçlar leş gibi. Görüntü kalitesi çok kötü. Mesela tv logoları, skorbord, reklamlar ok ama yayınlar çok kötü. Keşke 55" alsaydım diyorum ekran küçülünce yayınların kalitesi artıyor.

TOD alsam ya da digitürk uydu alıcısıyla bağlatsam kalite artar mı ya da ne önerirsiniz?

Ek: Netflix vs ok sadece tv yayınları kötü.
-3
artıküyeolmakistiyorum
(17.01.26)
maçları vs. iptvden izliyorsan onlar 480p yayın yapıyor.
0
orpheus
(17.01.26)
@orpheus önerin nedir
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(17.01.26)
4K yayın beklentin varsa öyle yayın yapan bir tek youtube var.
netflix, amazon vs fhd yayın yapıyor ama sanki bunun için de yayın izlediğin cihazda bir lisans olması gerekiyordu. eğer harici bir android box ile izliyorsan ve lisans yoksa düşük çözünürlük açıyor.

bir bayiye gidip büyük ekranda digitürk yayın kalitesine bakabilirsin. maçlar konusunda bilgim yok ama en az fhd yayın yapıyor olması lazım.
0
orpheus
(17.01.26)
Tivibu, tv+ falan bunları tv’nin kendi uygulamasında mı izliyorsunuz? Apple TV gibi harici bir cihazda fark olabilir.

Ben orta-üst seri bir Sony tv + Apple TV ile tv+ uygulaması kullanıyorum ve gayet iyi yayınlar (içerik b.k gibi, o ayrı konu). Ailemin evindeki dandik mutfak tv’sine bağlı Mi stick ile izledikleri tv+ bendekinden bariz daha kötü. Aynı evdeki bir diğer tv’de native tv+ uygulaması var, neredeyse benimkinden bile iyi falan. Yani tv’den ziyade işletim sistemi, app’in kendisi etkiliyor gibi.

Yani pek fazla yapacak bir şey yok. Digiturk 1080i yayın yapıyor, bazı kanallarda sanki 720p’den upscale etmiş gibi hatta. Boşuna para harcamış olursunuz.

4k yayın yapan bir tek YouTube yok bu arada. Netflix ve Amazon da 4k veriyor birçok içerikte.
0
orient blue
(18.01.26)
todd veya digitürk en kötü yayın kalitesi olan yayıncı. bende digitürk var.
0
mikahakkinen
(18.01.26)
@orient blue, TV'nin kendi android sisteminden uygulamanın içinden izliyorum. + Tivimate ile IPTV izliyorum. Çok fark yok.
Sadece Netflix, Amazon daha iyi.
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(18.01.26)
denemek lazım. her tv paneli aynı olmadığı gibi android/app optimizasyonundan kaynaklı farklar da olabiliyor. bende tizen os'lu bir samsung tv de var, ona kurulu tv+'ın görüntü kalitesi apple tv'ye epeyce yakın. tabii diğer tv'nin paneli çok daha iyi olduğundan biraz yanıltıyor da olabilir. varsa bir arkadaşınızdan Apple TV/android box falan ödünç alıp deneyin, olmadı ikinci el alın, beğenmezseniz zararsız satarsınız.

bu arada çok sağlıklı olmasa da telefonla tv'nin fotosunu/videosunu çekseniz, kendimizdekiyle kıyaslayabiliriz belki. ben tv yayınlarının görüntü kalitesinden memnunum açıkçası. tabii ki 4k bir YouTube/netflix vs. gibi değil ama gayet iyi.
0
orient blue
(18.01.26)
(9)

askerlikten muafiyet

baldur2
41 yasina gelmis biri askerlikten muaf mi oluyor?
41 yasina gelmis biri askerlikten muaf mi oluyor?
-1
baldur2
(17.01.26)
Askerlik mükellefiyetini tamamlamamış ya da bir yasa gereği muaf sayılmamış kişi yasal yas sınırı dışına çıkamaz.
Yani şu yaşa kadar kaçarsam muaf oluyorum diyemiyorsun.
0
Mirket
(17.01.26)
yaştan muafiyet yok. hiç yapmazsan emeklilik ikramiyesi ve emekli maaşı olmuyor. 60-65'li yaşlarda yapanlar gördüm
+3
runaway
(17.01.26)
41 yaş meselesi askere alma kanunu'ndaki askerllik dönemi tabirinin 20-40 yaş arası olmasından kaynaklanabilir.

keşke mirket bize kaynak verse.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.01.26)
Kanunu biliyorsun, yazıyordur bir yerlerinde.

Üşeniyorsan ben arayayım. :)
0
Mirket
(17.01.26)
7179 sayılı Askeralma Kanunu Madde 3.(1) (a) da Askerlik Yükümlülüğü, 'Nüfus kayıtlarına göre her erkeğin 20 yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününden başlayan ve 41 yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününde biten süre' olarak tanımlanmış.

Ancak;
Madde 5.(11)de :
Bu Kanunda tespit edilen esaslar dışında muvazzaflık hizmetini yapmadıkça veya yapmış sayılmadıkça hiçbir yükümlü askerlik çağı dışına çıkarılamaz.
denmiş. Yani yukarıda söylediğim gibi.

İlgilenenler için Kanun şurada.

www.mevzuat.gov.tr
+3
Mirket
(17.01.26)
askeri hastanede askerlik yaparken 50'li yaşlarda bir amca geldi. alamancı hep kaçmış. askeri hastaneden askerliğe elverişsiz raporu alıp askerliğini sonlandırdı. ancak hastanede er üniformasıyla geziyordu. kimse amca sen kenarda otur talime katılma demiyor. askerlik şubesini arayıp sorabilirsiniz.
0
mikahakkinen
(17.01.26)
sadece yas sebebiyle askerlikten kacamazsin.
60 yasinda ve saglikli isen, 60 yasina kadar kactiysan, yine de alirlar.
0
cooperr
(17.01.26)
71 yaşında asker gördüm gözlerimle gördüm hatta komutan aman benim emrimdeyken ölmesin diye dua ediyordu.
Bizim bölükte 45 yaşında bir abi vardı hepsinln hayat hikayesi farklı
Özetle Yaştan muafiyet yok+1
0
basond
(17.01.26)
Abi yaştan muafiyet olsaydı hepimiz o sınır neyse onu kovalardık ama olmuyor.
0
kizil karga
(17.01.26)
(3)

2 Milyon 500 Bin - 3 Milyon bandında alınabilecek en mantıklı araç hangisidir? Sedan tercih ediyorum

buenas
Sizce hangisidir? Sıfır km alacağım. 2024 Honda civic kullanıyorum, arka tamponu vurdum ve satmayı düşünüyorum.
Sizce hangisidir? Sıfır km alacağım. 2024 Honda civic kullanıyorum, arka tamponu vurdum ve satmayı düşünüyorum.
0
buenas
(17.01.26)
tabii ki octavia. zorlarsan superb. arka tamponu vurduğun için satma meselesi trolldür inş
+1
jelly bear
(17.01.26)
Honda Hrv 1.5 hybrid Advance paket listesi 2675.
Crv 6160 olmuş gözlerime inanamadım
0
orpheus
(17.01.26)
a3 ya da golf. sedan olarak türkiyede şu an çok model yok. superb ya da octovia olur.
0
mikahakkinen
(17.01.26)
(7)

emlak piyasasi ne zaman canlanacak?

ozanmozan
3 yildir dolara bazinda fiyatlar cikmiyor.satislar azaliyor.
3 yildir dolara bazinda fiyatlar cikmiyor.
satislar azaliyor.
0
ozanmozan
(17.01.26)
Amerika İranda iç savaş çıkarır da İranlılar muhacir biz ensar olduğumuzda canlanır.
+1
Mirket
(17.01.26)
artık canlanmaz. eskiden emekli memur ikramiyeyle ev alıyordu şimdi 1+1 daire dahi alamıyor. orta sınıf artık bitti. ev hayal. eskiden 10 bin 20 bin krediyle ev alınıyordu. şimdi anca ev kirası oluyor o paralar.
@mirket +1
+1
mikahakkinen
(17.01.26)
2026 q4.
0
Mcfly
(17.01.26)
Türkiye'de artık kiraya vermek ve yatırım için ev alınmaz.
- 8-10 milyona ev al,
- tüik'le artışıyla aldığın kira, 2 senede kuşa dönsün,
- kiracıyı 14 senede zor çıkartabil,
- mahkemeler %100 haklı olsan bile en az 3-4 sene sürsün,
- Bir de kiracı çıkınca, yaptığı hasarı ödemek için, aldığın kiralardan fazlasını öde.
- emlak vergisi bu sene 3 katına çıksın.
- kira vergisine, bol bol geçirsinler,
- site yöneticileri habire demirbaş parası istesin, aidatlar aşırı artsın...
vs. vs.

insanlar artık bu işlerden bıkmış durumdalar. parasını altın alıp, gümüş alıp köşeye koyanlar zaten son bir senede, 8-10 senede evden ve kiradan kazanacaklarından çok kazandılar. kısacası bence uzun süre piyasa açılmaz. fiyatlar tl olarak sürekli artar ama köklü düzenleme yapılmadan, piyasa açılmaz...

.
+1
kartallar yuksek ucar
(17.01.26)
canlı zaten?
0
osssy
(17.01.26)
seçime yakın kredi muslukları açılırsa canlanma olur,
onun dışında zor gibi.

bir de ortadoğudan yeni işgalci sürüsü gelirse.
0
parka
(17.01.26)
enflasyon üstü reel getiri olması için aşağıdakilerden bazılarının gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyorum.


-Halkın alım gücünün artması, tuik ile çalınanların geri verilmesi
-Konut kredilerinin %1 li seviyelere düşmesi
-Develiasyon yapılıp, gayrimenkullerin dolar bazında ucuzlaması
-iktidarın ve bununla birlikte mevcut ekonomik politikalarının değişmesi
-seçim ekonomisine gidilmesi
0
Rao
(18.01.26)
(17)

hangi su markasını alıyorsunuz (damacana)

eja
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi m
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.
artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi markayı beğendirsem anneye?
0
eja
(16.01.26)
hamidiye-javsu-abant. büyük damacana değil de 5 lik alıyorum, migrosta en ucuz hangisiyse onu kullanıyorum.
0
kisa
(16.01.26)
Taşdelen cam damacana kullanıyoruz ama fiyatlar aşırı artınca 5 ve 10 litrelik sulara geçtik. Carrefour, Saka ve Hamidiye alıyoruz, cam damacanaya aktarıyoruz. yosun tutana kadar böyle devam edeceğiz sonra tekrar taşdelen alırız.
0
elektr10
(16.01.26)
javsu alıyorum ama 1.5 lt. damacanaları sağlıklı bulmuyorum. ve genelden daha ucuza alıyorum ben damacanadan.
0
jelly bear
(16.01.26)
10'luk Saka veya 5'lik Buzdağı. Migros sanal markette hangisine denk gelirsem.
0
auroraaurora
(16.01.26)
su kaynakları genel olarak aynı, sonuçta saka uzaydan çekmiyor suyu. ben genelde özel bir bölge tercihim varsa o kaynaktan çıkan en ucuz markayı araştırır satın alırım.
0
dirildimde geldim
(16.01.26)
Duyuru sayesinde aydınlandim resmen,
Ben de saka kullanıyorum yillardir ve kedinin atomatik su kabi kirecleniyor, nasıl olur ki bu musluk suyu vermiyoruz diyordum,
Ağlayacağım,

Yanıt yok ama gelen önerilere göre ben de değiştireceğim,
+2
a perfect lie
(16.01.26)
Migros'tan Abant ve Mila, dışarıdan Fuska. 1.5 litre alıyorum.
0
black holes in the sky
(16.01.26)
Pürsu alıyorum damacana yıllardır. Sudan tat alma konusunda seçici biriyim, en sevdiğim su bu. Eskiden damacana dışında 0,5 ya da 1,5 litrelik pek bulunmazdı, şimdi o boyutları da bulmak kolay. Koçların şirketi olması lazım, yıllardır kendileri benim kadar reklamını yapmıyor bu suyun yani her su muhabbetinde pürsu övüyorum :D
0
nundu
(16.01.26)
Yıllardır 3 harfli marketlerde hangisi rastlarsa onun 5 litrelik sularından kullanırım. Ama çaydanlığımda biriken kireçten bezmiş durumdayım. @eja'nın yazdıklarını okuduktan sonra carfur'a geçmeye karar verdim. Kireçten kurtulursam ona minnettar kalıcam.
0
Mirket
(16.01.26)
ben fuska'yı tercih ediyorum yıllardır. tavsiye ederim.

arada bir başka marketlerden başka suları aldığım da oluyor. fuska dışında elmacık'ı da seviyorum.
0
biseysorcaktim
(16.01.26)
arıtmaya geçtik tamamen.
0
summerjam0306
(16.01.26)
pınar madran(bozdoğan)
0
mikahakkinen
(16.01.26)
Her yerde olmayabilir ama Çenesuyu en iyisi :D
-1
arbre
(16.01.26)
kuvars<3
0
ala09
(16.01.26)
sipariş kolaylığı ve hızından dolayı pınar alıyoruz.
0
eileengray
(16.01.26)
kendimiz dolduruyoruz. istanbul anadolu yakasındaki kayışdağı suyu çeşmelerinden.
0
my fault
(16.01.26)
uzun zamandır getir'in kuzeyden marka suyunu alıyorduk; çünkü suyun bittiğini çoğunlukla gece geç saatte fark ediyoruz ve bir tek orası açık oluyor. geçenlerde kampanya yaptığı için saka suya geçtik. ilk kez damacana borusu kısa sürede yosun tuttu. kampanya da bitince kuzeyden'e geri döndük; memnunuz.
0
lil siztah
(16.01.26)
(5)

Yurtdışına turla gitmek?

redcat
Yurtdışına gitmek istiyorum lakin hiç arkadaşım yok. Turla gitsem nasıl olur? Evet diyorsanız hangi tur?
Yurtdışına gitmek istiyorum lakin hiç arkadaşım yok. Turla gitsem nasıl olur? Evet diyorsanız hangi tur?
0
redcat
(16.01.26)
avrupa rüyası diye grup var, 20 günde 45 ülke falan geziyorlar. oraya gençler çok gidiyor, ben 20 günde 45 ülke muabbetine inanmasamda ortamı var galiba.
0
mikahakkinen
(16.01.26)
eğer pimpirikli biriyseniz turu tavsiye etmem. insanlara angaje oluyorsunuz, siz kahvaltınızı yapıyorsunuz otobüse iniyorsunuz, adam daha odada uyuyor filan. gerilirsiniz durduk yere.

yurtdışı tek başına da güzel. en kötü yerel bir rehber alırsınız yanınıza, sizinle takılır tüm gün.
0
galahad reloaded
(16.01.26)
kendi başına gezmek en güzeli. daha özgür olursun. kendin plan yap kendin gez doğaçlama takıl. birine ihtiyacın yok.
0
jelly bear
(16.01.26)
Çok lüks bir tur olmadıkça önermem ben de. Avrupa, Japonya vs. için ise hiç gerek yok. İnternetten günlük walking tur yapan bir sürü rehber bulunuyor zaten.

Eğer bütçeniz varsa, değişik lokasyonlar için de Fest travel’ı oldukça tavsiye ederim. Ailem yıllardır onlarla hindistan, güney doğu asya, bhutan ve nepal’i gezdi. Bu yüzden ilk elden tavsiye ederim. seyahatin detaylı planlamasında ve gezdirirken tarih/kultur anlatısında çok iyiler (Faruk Pekin’in şirketi zaten).
0
eileengray
(16.01.26)
eger orada turdakilerle zaman geciririm diye dusunuyorsaniz boyle bir beklentiye girmeyin derim. turla iki kere yurt disina gittim. en az 15 sene onceydi bunlar. bir kere insanlar kendi arkadaslariyla, aileleriyle takiliyor. kimse yaninda ucuncuyu istemez. sadece turun organizasyonu (mesela yemek ve atraksiyon organizasyonu olursa) olursa birlikte hareket ediliyor. sizin gibi yalniz birini bulursaniz belki ama o da belki yalniz gezmek istiyordur. ha ben orada takilirim diye degil en azindan biriyleriyle tanisirim, az da olsa zaman geciririm diyorsaniz tercih edebilirsiniz elbette, ama yine de buyuk beklentiyle gitmeyin.
0
Sour
(17.01.26)
(6)

Toyota Auris/Corolla vs Skoda Scala

internet explorer
Hayırlı forumlar. Yeni araba için 1.200.000 – 1.300.000 bütçem var. Dizel veya Benzinli bir otomatik toyota araç bakıyordum fakat skoda scala dikkatimi çekti. 2014–2017 model temiz toyotalar genellikle en az 1.200.000. Toyota sağlımlığı ile nam salmış ama Skoda Scalayı çok öven de var çok yeren de v
Hayırlı forumlar. Yeni araba için 1.200.000 – 1.300.000 bütçem var. Dizel veya Benzinli bir otomatik toyota araç bakıyordum fakat skoda scala dikkatimi çekti. 2014–2017 model temiz toyotalar genellikle en az 1.200.000. Toyota sağlımlığı ile nam salmış ama Skoda Scalayı çok öven de var çok yeren de var.

Aynı bütçeyle 6-7 yaş daha genç bir skoda scala almak mı yoksa daha güvenli liman olan toyota mı? Siz olsanız hangi aracı tercih ederdiniz? Nedenleriyle birlikte fikrinizi paylaşabilir misiniz?

Dip not
Annem araba kullanmaya başlasın diye otomatik araç alıyoruz. Kendisi henüz acemi. Belki tercih faktörü olabilir diye belirtiyorum.
0
internet explorer
(15.01.26)
şahsen hep model yılı ve teknolojisi yeni olanı tercih ederim.
0
awlmi
(15.01.26)
anne araba kullanmaya başlayacaksa toyota daha ucuz parça ve sorunsuzluk olarak daha mantıklı. scala daha konforlu ama parça ve şanzıman konusunda daha sıkıntılı. araba kullanmaya başlıyacak birisi varsa b segment daha mantıklı.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
Bende Auris vardı araba o kadar konforsuz ki sürücü dahil herkesin midesi bulanıyordu, başka bir arabada bu hissiyatı yaşamadım. Scalaya binmedigim için yorum yapamiycam
0
mirty
(15.01.26)
Toyota Corolla devamlılığı olan bir model ve parçaları uygun fiyatlı. Yıllarca sorunsuz kullanılır. Kesinlikle Corolla ve benzinli.

Benim annemin 2010 model Corolla'sı vardı daha yeni sattı. O kadar zaman geçmesine rağmen alıcısı da hep var.
0
elektr10
(16.01.26)
hocam aslında bütçeyi belirtmişsiniz ama şu anda corolla'da 2026 modellerde 1.650.000 kampanyalı fiyat. Yani biraz daha zorlama şansınız olursa sıfır corolla alma ihtimaliniz de olabilir.
0
anten
(16.01.26)
Abimde Skoda Scala var birkac yildir. 2021 model dizel sanirim. Bir sikayetini duymadim henuz. DSG olayinda kuru kavramali olanlar sikintiliymis, islak olanlar iyiymis, sorunlar cozulmus vs gibi seyler soyleniyordu. O tur detaylar incelenip konfor mu problemsizlik mi arasinda secim yapilabilir. Tabii 3-5 yasindaki Corolla da odun gibi degildir diye tahmin ediyorum.
VW grubunda gordugum kadariyla ozellikle benzinlilerde belli bir noktadan sonra yag yakma sorunlari bas gosteriyor ama 200 bin km civarlarinda falan. Tabii bu kullanicinin bakimlari duzgun yapmamasindan da kaynaklaniyor olabilir. Zaten belki o kadar uzun soluklu dusunmuyorsunuzdur.
0
mbond
(16.01.26)
(5)

Yatak neye göre nasıl seçilir?

paintit
Selamlar, yatak alacağım ama hangisi iyidir değildir hiç bilmiyorum. En son yatak aldığımda 2021'de yataş yatak 900 tl idi, şimdi bakıyorum ortalama 10k. şaka gibi. son zamanlarda yatak alıp memnun olduğu bir marka model olan var mı?
Selamlar, yatak alacağım ama hangisi iyidir değildir hiç bilmiyorum. En son yatak aldığımda 2021'de yataş yatak 900 tl idi, şimdi bakıyorum ortalama 10k. şaka gibi. son zamanlarda yatak alıp memnun olduğu bir marka model olan var mı?
0
paintit
(15.01.26)
serta perfect sleeper.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
Kilonuza göre diye düşünüyorum. 100 kilo bir insana yumuşak gelen bir yatak 50 kilo insana sert gelebilir. Yatak genel olarak yumuşak olmamalı, omurga pozisyonunu korumalı. Yatağa yatınca şöyle bulutlara uzanıyor gibi olayım, pamuk gibi olsun bakış açısıyla alınan yatak pişmanlıktır, bizzat yaşadım. Omurgayı dik tutmadığı için ağrıyla uyanırsınız ama dediğim gibi kilolusunuzdur ve sizin omurganızı dik tutmuyorken zayıf birinde sorun olmayabilir mesela. Bu yüzden yatak nasıl olmalı sorusu için kullanıcı deneyimleri yanıltıcı olabilir. Genel olarak yatak orta sertlikte olmalı. Bayiye gidip test edip alınan yataktan da o kısa sürede edinilen izlenim doğru olmayabiliyor, yatak almak biraz zor bir iş bence ya. Test etme ve değiştirme imkanı sağlanıyorsa belirli bir süre içerisinde belki buna dikkat edebilirsiniz.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(15.01.26)
yatak kişiye özeldir, yumuşak sevende var, sert sevende. hemen hemen türkiye'de ki bütün yatak firmalarını tanırım. ben kendim bed&more savona ped 2000 kullanıyorum. kime önerdiysem de çok memnun kaldılar, ne çok sert ne de çok yumuşak ve inanılmaz rahat. onun dışında yatakçıları gezerek deneye yanıla seçebilirsiniz ama şunu unutmayın yatak satıcıları çok etkili satıcılardır satıcının etkisine girmeden seçmeye çalışın. ve mutlaka pazarlık yapın rekabet olduğu için inanılmaz fiyat düşüyorlar. bu bed&more türkiye'de bilinmez fakat direk patronlarını tanıyorum ana pazarları ingiltere haliyle belli bir kalitenin altına hiç inmiyorlar ve türkiye de fiyatları aşırı uygun.
0
dirildimde geldim
(16.01.26)
deneme süresi olan yataklardan almanızı öneririm.
eğer kötü olursa değiştirme imkanı veriyorlar.
ben ayrı eve çıktıktan sonra aldığım yataktan memnun kalmadım.
eski yatağımın aynısını aldım sonra. ama içeriği değişmişmiş. çok sert geldi, kullanamadım. 3. bir yeni yatak aldım. mağazada denediğimde innılmaz yumuşaktı. eve gönderilen ise mağazadakine göre 10 kat sertti diyebilirim. Kullandıkça biraz yumuşadı ama geceleri sürekli uyanıyorum ve boynum ağrıyor. bir ay kadar daha deneyip değiştirteceğim.
bir sonraki yatak nasıl olacak bilmiyorum.
bedenim ne istiyor onu anlamaya çalışıyorum.
şimdiye kadar anladığım kadrıyla, yatağın destek derecesinin az olması gerektiğini anladım. şu anki yatağın destek derecesi orta. yayların bedenimin ağırlığına verdiği tepki bedenimi ağrıtıyor. bir de yay üzerinde bir sürü katman olmasını da istemiyorum. Yay ve ince kat bir sürnger olmalı. yok keçe, yok elyaf, yok bilmem silikon, altı yedi çeşit dolgu bedenimin yay üzerinde hissettiği rahatlığı engelliyor.
yayların desteği, tepkisi az olmalı ama içine de gömülmemeliyim.
ikeada yaylı yataklar gördüm, tam istediğim gibi: yay ve süngerden ibaret. 120 gün deneme süresi var. uymazsa verdiğin parayı iade etmiyor ama başka bir şeyler satın alma imkanı veriyor.
0
santimantal
(18.01.26)
Ben burdaki lokal bir markanin otel yatagi koleksiyonundan sectim. Fiyatlari normal yataklardan yuksek oluyor ama bir daha omur boyu yatak almaniza gerek kalmiyor.
0
thetruenorthstrongandfree1
(18.01.26)
(3)

Fiat panda hakkında yapıcı yoruma ihtiyacım var

luluki
Yıllardır bitmeyen 2. Araba arayışım galiba bu defa bitiyor. Fazla Para harcamak istemiyorum. Talebim: gitsin dursun bozulmasın. Bozulunca tamiri parcası ucuz olsun. Şehir içi çarşı pazar işi için kullanılacak. Düz vites.Hep iyi şeyler yazılmış. İdeal bi kadın arabasıymış.Sizin yorumlarınızı da mera
Yıllardır bitmeyen 2. Araba arayışım galiba bu defa bitiyor. Fazla Para harcamak istemiyorum. Talebim: gitsin dursun bozulmasın. Bozulunca tamiri parcası ucuz olsun. Şehir içi çarşı pazar işi için kullanılacak. Düz vites.
Hep iyi şeyler yazılmış. İdeal bi kadın arabasıymış.
Sizin yorumlarınızı da merak ettim.
Hepinize mutluluklar...
0
luluki
(15.01.26)
modeli yüksek olup diğer araçlara göre daha ucuz olan bir araç. galiba piyasası yok ve motor gücü de yetersiz gibi. otomatik olarak alınır mı bilmem ama bayan için vitesli araç zor. kmsi azsa alınır.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
Tek dezavantanjı uzun yolda yorar, 65 beygir.
onun dışında şehir içinde çok iyi bir seçenek.
0
duyuruuser
(15.01.26)
temizini bulursanız güzel araba fakat eski model ucuz yollu olursa problemi bitmez. benim önerim hyundai getz olacaktır. getz'in özelliği 1.3 manuel alırsanız kötüsünün olmaması. koreliler gerçekten bozulayan araba yapmışlar.
0
dirildimde geldim
(16.01.26)
(3)

ADHD teshisi ne kadar surer?

grv
Selamlar,Turkiye'deki psikiyatrlara potansiyel adhd teshisi icin gittigimizde bu teshis islemi (+gerekli ilac recetesi yazimi) bir seansta oluyor mu yoksa birden fazla sefer gel-git yapmamiz gerekiyor mu? Tesekkurler
Selamlar,
Turkiye'deki psikiyatrlara potansiyel adhd teshisi icin gittigimizde bu teshis islemi (+gerekli ilac recetesi yazimi) bir seansta oluyor mu yoksa birden fazla sefer gel-git yapmamiz gerekiyor mu?
Tesekkurler
0
grv
(15.01.26)
Bir randevuda teşhis koyulabilir ve ilaç reçete edilebilir.
+1
dediysem dedim
(15.01.26)
yani psikolojik teste yollarsa sonucunu bekleyebilir ama genelde 1 seansta teşhiş konulabilir.
+1
mikahakkinen
(15.01.26)
Ben devlet hastanesine gittim, 3 saat sürdü neredeyse. önden yazılı test/anket gibi bir şeyler doldurdum akabinde psikolog bir seans yaptı (o da böyle test odaklıydı) ve sonra teşhis kondu.
+1
eisberg
(15.01.26)
(8)

1. yaş doğum günü

kondansator
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğ
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğum günü organizasyonu yapınca da aile dışında çağıracak çok az insan var. böyle olunca da gerek yok gibi düşünüldü ama hevesi de var. yapmazsak da içinde kalır mı diye çekiniyorum. siz olsanız nasıl ilerlerdiniz? devrik yazmış olabilirim kusura bakmayın lütfen.
0
kondansator
(15.01.26)
Süslemeli doğum günü illaki gününde olmak zorunda değil.
Bayramda daha fazla aile üyesi bir araya gelebilecekse bu değerlendirilebilir bence. 1 hafta önce yaparsınız.
+3
emcekare olmadi einstein olsun bari
(15.01.26)
kendi aranızda mini bir organizasyon harika olur. başkaları gelebilse elbette güzel olur ama unutmayın esas aile sizsiniz. ileride o fotoğraflar çok değerli olacak.
0
lazpalle
(15.01.26)
ilki için es geçmeyin. 3 kişi de olsa 5 kişi de olsa yapın. unutulmaz olan ilki.

ankara'daysanız biz gelelim?
+2
summerjam0306
(15.01.26)
Parti malzemeleri satan pek çok internet sitesi ve mağaza var. Az kişi iseniz bir tema belirleyip evinizi organizasyonsuz süsleyebilirsiniz. Balonları alıp şişiriyorum, ozalitçiden afiş bastırıyorum, süsleri tabağı bardağı ne ararsanız temalı var zaten. O temada pasta da yaptırırsınız güzel bir anı kalır. Biz 6 senedir böyle yapıyoruz bu sene ilkokula başladı da mekan tutalım dedik arkadaşları ile eğlensin diye.
+1
cilekli pasta
(15.01.26)
aşırı büyük bi organizasyona gerek yok eğer bütçe ayırmak istemiyorsanız. süslemeyi kendiniz yapabilirsiniz. bu tip malzeme satan yerlerde her şey oluyor zaten. ilk doğum günü güzeldir, anı kalır. yapın bence. az kişi çok kişi farketmez.
0
elorelia
(15.01.26)
kutlu olsun, allah analı babalı büyütsün öncelikle.
ailelerin toplandığı bir günü organize edin. dışarıda bir yer tutmanıza gerek yok. kendinizce bir tema belirleyebilirsiniz ya da sadece renk uyumları üzerinden de gidebilirsiniz. geniş bir masaya güzel bir örtü, birkaç süsleme, birkaç çeşit kurabiyedir börektir şudur budur. çocuğun da hoşuna gidecek balonlar, 1 yaş yazan balon falan. çok çok kalabalık olmasına bence pek gerek yok, çağıracağınız kişilerin de çocukları varsa 2 çocuk yetiyor curcuna olması için :)
0
black holes in the sky
(15.01.26)
ilk doğum günü yapılır. yapılmazsa ah edilir.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
bayramda aile evinde yapma şansınız varsa orda yapın +1
evde yapacaksanız da çok büyük olmayan küçük bir süsleme yaptırın fotoğraf çekin güzel anı kalır. sırf çağıracak çok kişi yok diye vazgeçmeyin bence. komşularınız filan varsa onları çağırırsınız tanımıyorsanız tanışmış olursunuz.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
(5)

Yarın trump kıbrısı bana vereceksiniz dese ne yapacağız

messina123
Grönland, kanada falan derken bu adam durmayacak belli. Yarın gelip kıbrısa göz koysa ne yapacağız?
Grönland, kanada falan derken bu adam durmayacak belli. Yarın gelip kıbrısa göz koysa ne yapacağız?
0
messina123
(15.01.26)
al başkan senin olsun deriz.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
Bagira cagira verip "zaten masraftan baska bisey degildi" dusuncesine ikna ederler.
+7
duster
(15.01.26)
kim napsın kıbrıs'ı ya
alsın türkiye'de de ankara'dan sonrasını alsın isterse ülkeyi de alsın

küçücük hayatlarınızdan dünyaya dair ne çok dert buluyorsunuz kendinize
-6
croswell
(15.01.26)
kaç dolar vercen diye sorarız
+2
gercekdunya
(15.01.26)
Yunanistan'ın sessiz sedasız çöktüğü adalar için gösterdiğimiz tepkiyi göstereceğiz tabii ki.
+1
gnosis
(15.01.26)
(7)

Savaş ekonomin ne? Altın mı aldın?

luluki
Faize mi geçtin? Euro, dolar? Stok mu yaptın?
Faize mi geçtin? Euro, dolar? Stok mu yaptın?
0
luluki
(15.01.26)
faturalarımı, kredilerimi ödedim.
+6
summerjam0306
(15.01.26)
Her ne olursa olsun altın almak gerekli .
Devletler de böyle yapar.
Bakmayın siz insanları borsa, kripto para vs bitcoine yönlendirenlerin de bizden kazandıkları ile aslında altın aldıklarını bilmek gerek .
Elde fiziki hiç bir şey olmadan sadece ekrandaki veya kağıt üstündeki rakamlara bakıp belge ve uygulamalara değer atfetmekle iş bitmiyor.
Altın, borsada işlem görsün veya görmesin her daim değerlidir. Dünya'da piyasa ve ekonomiyi yönlendirenler hatta savaşlara sebep olanlar altının esas kazanç nedeni olduğunu gerçeğini asla göz ardı edemezler.
0
diyecevaplandı
(15.01.26)
sepet riski dağıtma.
1-doviz + doviz fonu
2-cash ihtiyacı için vadeli
3-altın fonu

direk fiziksel savaşa girersekte fiziki altın.
+1
eja
(15.01.26)
köydeki eve 12li su aldım koydum.
+3
mikahakkinen
(15.01.26)
Silikon vadisinden 1 ay önce çıkıp amerikan savunma sanayisine girdim. Bayağı kardayım.

Ama tabii kumar (borsa) yatırımım bu. Reelde 60% altındayım.


edit: bence OP iran/gronland diye sordu ben oyle cevapladim en azindan.
0
aguen
(15.01.26)
Hiçbir şey.
Açıkçası yarın savaş çıksa gerçekten son derdim yatırımlarım altın mi amerikan borsası mi falan olur. Yani o noktaya gelince zaten bunun bence öyle çok bir önemi yok.
Heralde savaş çıkacağını düşünsem ilk yapacağım şey belli stoklar falan yapmak olur. Bunu yapmiyorsam demekki savaş çıkacağını düşünmüyorum.
+1
logisticsmanager
(15.01.26)
para işlerini sürekli takip etmeyi sevmiyorum. o yüzden maaşımdan kalan parayla gram altın alıyorum bankadan. uzun vadede altın zarar ettirmiyor. hem ons altın yükseldikçe hem de dolar arttıkça artıyor. trump iktidarda olduğu sürece ve dünya böylesine karışık, kalabalık, toksik, gergin olduğu sürece altın güvenli liman olmaya devam edecektir. türkiye'de doların baskılanması da altına yatırmak için başka bir güvence. o dolar eninde sonunda patlayacak. dolar bazlı varlıklarda olmak lazım. faize para koymak çok riskli, hiçbir zaman altından çok kazandırdığını görmdim. elime 10 TL de geçse direkt altına çeviririm. kafam rahat, keyfime bakarım.
hatta kredi kartıyla fiziki altın almayı dahi düşünüyorum. cihat çiçek'ten öğrendim.
koyacak güvenli yerim olsa zaten fiziki altına da yatırırm kısmen.
0
santimantal
(18.01.26)
(6)

Madrid’e neden gitmeliyim?

ezkaza
Barcelona’yı ve girona’yı gördüm daha önce.Madrid turist mantığıyla gezilecek yerler göz önüne alındığında gitmeye değer mi?
Barcelona’yı ve girona’yı gördüm daha önce.
Madrid turist mantığıyla gezilecek yerler göz önüne alındığında gitmeye değer mi?
0
ezkaza
(14.01.26)
prado ve sofia müzeleri, denk gelirse futbol maçı, ispanyol mutfağı. bana göre iyiydi, bi kere görmekte fayda var.
0
mutlu yillar sana
(14.01.26)
Madrid tam bir küçük İstanbul megakent olarak, komple bir şehir. Turistik kısmı ayrı da, hayat olarak da çok canlı çok hareketli.

Chueca'ya uğramayı ihmal etme.
+1
Bruce
(14.01.26)
madrid milano brüksel. diğer trustik şehirlere göre daha az gezilesi yerler. barcelona, paris,amsterdam gibi şehirlere göre daha ortada şehirler.
0
mikahakkinen
(14.01.26)
Prado ve Reina Sofia müzelerine thyssen I de ekliyeyim. Çok güzel şehir artı Toledo ya sa yakın. Yeme içme güzelliklerini saymıyorum bile. Defalarca gittim ay sonunda yine gidecem.
0
euteamo
(15.01.26)
yeme, içme olarak harika bir şehir. o kadar güzel ki 3 kere gittim. bence nisan-mayıs ayları en ideali. güzel rooftop'ları da var.
0
elektr10
(15.01.26)
barselona'dan sonra bana çok yavan gelmişti, ama vaktim azdı ve sınırlı gezebilmiştim.
0
lil siztah
(15.01.26)
(10)

Dubai'nin olayi ne? Laik kesim Dubai'de ne yapiyor?

tantamount_to_equivalent
Muhafazakar olsam hadi modern bir musluman ulke goreyim diye giderdim belki ama. Ne bileyim ya Dubai'ye gitmek 40 yil dusunsem aklima gelmez. Firsat varsa Londra, Paris, barcelona, Roma'ya vs defalarca gitmeyi tercih ederim gene. Ya da ufak tier b Avrupa sehirlerine giderim, ata topraklari balkanlar
Muhafazakar olsam hadi modern bir musluman ulke goreyim diye giderdim belki ama. Ne bileyim ya Dubai'ye gitmek 40 yil dusunsem aklima gelmez. Firsat varsa Londra, Paris, barcelona, Roma'ya vs defalarca gitmeyi tercih ederim gene. Ya da ufak tier b Avrupa sehirlerine giderim, ata topraklari balkanlari gezerim gene. Asya da olur bak, farkli kultur vs. Zenginleri falan anlarim da sen, ben gibi normal bayagi kisi de gidiyor sanirim bu ulkeye. Gecen bir arkadas topliulugunda fransiz kaldim gene, adamlar Dubai'nin tum bolgelerini biliyordu surdan otel tutacaksin, surda yeni binalar yapiliyor, para olsa ordan ev alicaksin falan diye. Ucuz ucak biletleri falan mi var, oteller mi ucuz ne yapiyor burada bu insanlar, gokdelen, avm gormeye mi gidiyorlar yani? Hayir bir de Suudi Arabistan, BAE en hazetmedigim ulkeler, ne biz onlari severiz ne onlar bizi sever.
+4
tantamount_to_equivalent
(14.01.26)
Kış aylarında deniz turizmine elverişli, kaliteli restoran, bar ve eğlence mekanları olan bir yer. Bir de olayı gösterişli olmak; haliyle Burj Khalifa, Dubai Mall, Ayn Dubai, Burj El Arab vb. derken bir sürü şekilli, paylaşılmalık şey var, vize almak kolay...
+1
salihdt
(14.01.26)
ben de senin gibi düşünüyorum , doğal dokusu ve tarihi yok bence beton görmeye gidilmez . tanıdıklarım büyük alışveriş merkezleri için gidiyorlar . Apple ürünleri , drone gibi şeyler alıyorlar . Makyaj malzemeleri ve giyim için aşırı para harcayıp dönen tanıdığım kızlar var.
+1
devilone
(14.01.26)
Yıllardır dubai'ye gider gelirim
bir abimiz demişti ki dünyanın en büyük kerhanesi ile en büyük kumarhanesi dubai'dir.

Dubai güzel, farklı. Paranız varsa daha da müthiş. Yeme-içme sınırsız muhteşem restaurantlar var. Denizi pek keyifli olmasa da plajları da mevcut, partileri de.

herkesin tatil anlayışı farklı. ABD'ye sık seyahat eden adam da Avrupa'dan haz etmiyor. Bana da sorsanız ilk 5- 6 avrupa şehri müthiş ufuk açıyor ama sonrası aynı...

Avrupa ülkeleri pislikten sokakları gezilmiyor, çantan çalınacak korkusu ile yürünmüyor. Göçmen sorunu inanılmaz boyutta tüm landmark'larda kalabalıkta fotoğraf çekmek bile mümkün değil. Dubai'de gayet kaliteli, tertemiz, sokağa açık şekilde cüzdan bıraksanız bile güvenlik kaygısı olmadan tatil yaparsınız.

Şu soruları sormaktan niye sıkılmıyorsunuz onu da anlamıyorum. Kimisi gider bina bakar kimisi gider avrupa'da parkta oturur. Amsterdam'da high olmak isteyen de vardır, bali'de yoga yapmak isteyen de.
-2
croswell
(14.01.26)
arapların monacosu dubai. oraya zenginleri çekmek için her şeyi yapıyolar. anelka falan oralarda yaşıyor. galiba vergi yok, ultra zenginlerin rahat takılacağı bir yer. tatil gez anlayışı kişiden kişiye değişir. ben size katılıyorum. hiç bir zaman monacoda ilgimi çekmedi. ama çok zengin olsam ben de rahat edeceğim bir lokasyonda takılmak isterim.
laiklikle dubainin pek bir alakası yok. monacoda krallık ona bakarsan.
+2
mikahakkinen
(14.01.26)
10-15 yıl önce ayşe arman anlatmıştı oradaki havayı. bir kere beton falan değil inanılmaz bir sosyal ortam var. aradığın her ortamı bulabilirsin. partiler eğlenceler gece hayatı aşmış durumda. bir benzerini şimdi suudiler yapmaya çalışıyor. özel alan belirleyip alkol bile serbest olacak. düşünün içmeseniz bile üzerinizde alkol yakalatsanız idama kadar yolu var o ülkede. her neyse bir gün ayşe arman bir kafede otururken yabancı biri gelip "benimle sevişir misin" diye sormuş. bizimki de hayır demiş. bu sorunun dubaide gayet normal olduğunu söylüyordu. gerisini siz düşünün işte.
+1
ground
(14.01.26)
Vergileri acik ara cok hafif. Dolayisiyla calisanlara yuksek maas veriyorlar ve hayat standarti orta sinif icin cok iyi. Bu durum beyaz yakanin tuzlukla kosacagi bir cekim yaratiyor. Konunun laiklik ile ya da muhafazakarlikla ilgisi yok.
+1
osssy
(14.01.26)
Hem iş hem tatil hem alışveriş hem de yatırım için yıllardır gidiyorum. 1 kere de formula 1 için gitmiştim. Tatil ve eğlence kısmı yazılmış ama Türkiye'den sonra emlak fiyatlarının dolar bazında en fazla arttığı bölge yatırım yapanlar çok kazandı. Yaklaşık 1 sene sonra dev bir kumarhane de açılacak Kıbrıs'ı tahtından edecekler. Basketbol takımları Dubai parayı bastırıp Euroleauge'e katıldı ve geçen sene final four'u düzenledi. Futbol'a da yatırım yapacaklar. Formula 1'de zaten yıllardır sezonun en son ve en şaşalı yarışlarını düzenliyorlar.
+1
iwasbornonamountainside
(14.01.26)
dubai'de vergi yok. doğal olarak gelirler yüksek. en büyük olayı o. bu sebeple genel olarak maaşlar da yüksek. lakin yapacak fazla birşey de olmadığı için ele geçen para da alışveriş olarak değerlendiriliyor.

dubai bu döngüde ilerliyor.
+1
duyurukullanıcısı
(14.01.26)
Almanya'ya gitmekten çok daha mantıklı. Millet almanya'ya özgürlük ve para için bunların hiçbirini bulamıyor. Simsiyah kılları ile alman toplumunda sırıtıyor.

Dubai'de hem ortam hem para var. İşini bilen Türk kızları yılda 2-3 dubai seferi yapıp bir valiz dolarla geri döner.
+1
runaway
(14.01.26)
turistik gidilmez. calismak icin 10 numara yer. hatta dunyada su an calisilabilecek en iyi yer korfez ulkeleri.
+1
antikadimag
(15.01.26)
(16)

Sevmediğiniz ya da sinir olduğunuz insanlara kötü davranır mısınız?

pembediken
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi. Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi.
Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
+4
pembediken
(14.01.26)
Kötü davranmak da bir efor gerektiriyor. Ben iyi ya da kötü davranmam. Böyle bir insanı etrafımda tutmam. Çalışma ortamında filansa da iletişimi minimuma indiririm.

Bu gıcık davranma laf sokma işlerini tercih eden insanlarda da bir sorun vardır. Sevmediği birine kötü davranma çabası varsa o insan da benim gözümde biraz kötü insandır. Kötü değilse de boştur.
+5
a perfect lie
(14.01.26)
Kötü davranmam kimseye.
-5
arbre
(14.01.26)
Hayır davranmam. Görmezden gelirim. Bana nasılsın vs. diye sorunca teşekkür ederim, der geri sormam.
0
substituent
(14.01.26)
uzak dururum kotu davranmam..
+1
cooperr
(14.01.26)
Asgari nezaket seviyesini korurum. Mesafe hisseder ama sevmediğimi göstermem. Örtük olarak da bir şey yapmam.
0
black holes in the sky
(14.01.26)
boyle bi soruya eksi duyuru gibi yari anonim bi ortamda bile pek fazla gercekci cevap gelmez. ama gercek hayat tecrubelerinden biliyoruz ki insanlar sevmedikleri insanlara karsi olumsuz davranislarini rasyonalize etmekte oldukca maharetliler.

ikincisi giciklik denen seyin tanimina da cok bagli. birine cok ufak hatta 0 maliyetle bir iyiligin dokunabilecekken bunu yapmamayi secmek kimilerince giciklik olarak yorumlanabilir mesela.
+5
ghilleinthemist
(14.01.26)
Sevmediğim biriyle aynı ortamda bulunmam. Bulunmak zorundaysam da iletişimim sıfıra yakın olur.
0
gobekliraki
(14.01.26)
Bana kötü davrandıysa, saygısızlık yaptıysa kötü davranırım.
Bunlar hariç herhangi bir sebepten dolayı sevmiyorsam yok sayarım
0
ebeş
(14.01.26)
sevdiğim insanla muhattap olmam. sevmediğim için kötü veya ters davranma gibi davranışım yok.
0
mikahakkinen
(14.01.26)
Tahammül sınırım düştüğü için kendimi tutamadığım zamanlar oluyor. Yani şimdi gıcıklık yapayım diye değil de normalde içimde tutacağım düşünceleri tutabilme yeteneğimin azalması gibi. Kişisel hayatımda zaten sevmediğim insanla görüşmem ama iş ortamında seçme imkanı olmuyor takdir edersiniz ki.
+1
peki madem
(14.01.26)
hayır ama ilk fırsatta olduğu ortamdan uzaklaşırım.
0
lazpalle
(14.01.26)
engelledigi adamin bile engelini kaldirip eksileyip tekrar engelleyen saykolarin oldugu duyuruda bu soruya samimi ve dogru cevaplar almayi beklemeniz cok naif.
bakarsaniz kimse "muhatap olmuyor" ama toplum birbirinin kuyusunu kazan, dedikodusunu yapan, laf tasiyan insandan gecilmiyor. herkes hakettigi hayati yasiyor.
ghilleinthemist +1
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.01.26)
Kötü davranmam, uzak tutarım. Hatta bayağı karşılaşmamaya çalışırım. Yüzüne karşı da mantık çerçevesi dışında bir tepki göstermem ama kendisi benimle alakalı ya da alakasız bir suç işliyorsa gerekli raporlamaları yapıp yasal yollara başvururum ya da başvuranlara yardım ederim.

arşiv unutmaz ve yazıp sildiğiniz en ufak şeyleri (küfürleri mesela) bile kaydeder :)
+3
eileengray
(14.01.26)
mesafeli dururum. iş yerindeyse ve işi bana düştüyse ekstra kötü davranmam asla.
sosyal konulara girmem, laf atarsa yanıtlamam ya da bulunduğumuz ortama göre ilgisiz yuvarlak yanıtlar veririm. eskiden yeri gelirse laf da sokardım bi faydasını görmedim :)
0
denef
(14.01.26)
Yapacağım en fazla muhatap olmamak.
İş yerinde arama çok net bir şekilde mesafe koyduğum tavrımı belli ettiğim kişi geçenlerde arkamdan "benimle derdi var maaşımı bile vermiyor" demiş halbuki bu konunun direkt benimle ilgili olmadığını o da biliyor ama böyle algılamış mesafeli olduğumuz için.
Böyle konular biraz da algıyla alakalı sanırım.
Bile isteye kimseye kötülük yapmamaya çalışırım bana kötülük yapana bile en fazla yapacağım şey silmek oluyor ki bana bir hadi unuttuğum da olsun iki kişi falan kötülük yapmıştır, türk dizisi tadında hayatlar yaşamadığımız için kim kime ne gibi bir kötülük yapabilir ki aklım almıyor benim.
0
mutekebbir
(14.01.26)
iş ortamı gibi sürekli yüz yüze olduğumuz bir ortamdaki insan ise, asgari iletişim ve ortamın gerektirdiği nezaketi gösterir daha fazlasını yapmam. merhaba, merhaba yani. nötr duygularla iletişim kurarım. yüz yüze bir ortam değilse uzak kalırım. bazı insanlar için sevmedikleri insanlarla uğraşmak hobi gibidir. öyle biri değilim.
0
unvergesslich
(14.01.26)
(6)

Motor Yağı seçimi

somon sosu
Renault Clio 5 sce aracım var, servis geçmişinde motor yağı değişimini 5w40 rn710 yağı kullanmışlar.Şimdi ben petrol ofisi 5w40 rn710 onaylı ya da Castrol arasında kaldım.Petrol ofisi yağ nasıldır kalite olarak ? castrol'un sahtesi çok o yüzden tereddütlüyüm
Renault Clio 5 sce aracım var, servis geçmişinde motor yağı değişimini 5w40 rn710 yağı kullanmışlar.Şimdi ben petrol ofisi 5w40 rn710 onaylı ya da Castrol arasında kaldım.Petrol ofisi yağ nasıldır kalite olarak ? castrol'un sahtesi çok o yüzden tereddütlüyüm
0
somon sosu
(13.01.26)
bosch servisçilere sor başkan.
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Araç modelinin ilgili face gruplarında arama yap. Daha içi dolu bilgiler olabiliyor .
0
diyecevaplandı
(13.01.26)
reddit üyelik varsa soruyu kopyalıyorsun ve şu sub'da yayınlıyorsun. tam motor yağı sormalık mekan. bekleriz :)

www.reddit.com
0
unvergesslich
(13.01.26)
Clio 5 için 5w30 daha iyidir. Tamirci her zaman işine geleni koyar. Castrolun de aynı numaralı yağlarının farklı çeşitleri var. Ben po sevemedim kısa zamanda gürültülü çalışıyor.

Tam sentetik olsun. İkisi arasında castrol.
0
hebanon
(14.01.26)
Valvoline European Vehicle Full Synthetic SAE 5W-40
0
thetruenorthstrongandfree1
(14.01.26)
motul'un sitesindeki yağ seçici kullanılabilir. reno için rn17 onay kodlu ürünler kullanılabilir. 5w30 önerdi motul.

www.motul.com
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.01.26)
(2)

Trump'ın İran tweeti

yurtsuz john
Gündeme düşen İran paylaşımı hesabında görünmüyor. Son paylaşımı 25 Aralıkta yapılmış.Nasıl göreceğiz?
Gündeme düşen İran paylaşımı hesabında görünmüyor. Son paylaşımı 25 Aralıkta yapılmış.

Nasıl göreceğiz?
0
yurtsuz john
(13.01.26)
truth hesabında yapıyor paylaşımlarını truthsocial.com
+2
euteamo
(13.01.26)
@yurtsuz +1 thewhitehouse da da yok.
0
mikahakkinen
(13.01.26)
(12)

Ateist bireyin Tevbenin Önemi isimli seminer yükümlülüğünü ihlal (terk) etmesi

fugnar
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek seb
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek sebebi müslümanlık olduğunu söylediği an semineri terk ettim. Danışmanıma gidip durumu anlattığımda dilekçe yazmamı söyledi. Bende inancım olmadığını ve seminerin yaşam şeklime aykırı olduğunu dolayısıyla seminerden ayrıldığımı ve uyarı almamam gerektiğini bildiren bir dilekçe yazdım. Dilekçe komisyona sunulmuş ve komisyon "adı geçen seminerin kişilerin inanışlarına etki etmek için olmadığı, semineri dinlemek ile kendi inanışına zarar gelmeyeceğinin komisyonumuz tarafından müşahede edildiği ve bu sebeple yükümlünün mazeretinin geçerli olmaması nedeniyle mazeretinin reddine" şeklinde karar almış. komisyonun verdiği karara şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvuracağım söylenmiş. Fıkra bu kadar. Sizce bu süreçte ne yapmalıyım.
+3
fugnar
(13.01.26)
Mazeretiniz geçerli bulunmazsa denetimli serbestliğiniz bozuluyor mu?
0
benim bir gizli bildiğim var
(13.01.26)
Siyasi partilerden yardım isteyebilirsin.

Chp, tip, hkp, hürriyet partisi gibi partilerin merkezlerine gidip hukuki destek talebinde bulunabilirsin. Yardım eden çıkar umarım.
-1
yurtsuz john
(13.01.26)
@benim bir
son uyarımdı
0
🌸fugnar
(13.01.26)
ya oraya giden hükümlüler çok mu inançlı? seni neden denetime ayırıyorlar? deneme sürecinde olduğun için. genelde aflarda ds ihlalleri yararlanmıyor. değer mi buna?
hiç kapalıda yattın mı?
0
mikahakkinen
(13.01.26)
kuran okuyarak baslanan ve "yeryüzüne sadece müslümanlik icin geldik" ile devam eden bir seminerin "kişilerin inanışlarına etki etmek için olmadığı" iddiasi kadar sikko sey hayatimda az okudum.
madem inanisa etki amaci yok, tevrat'tan bir seyler okusaymis yavsak.
tasakli bir avukat tutardim.
sözlük'te basligini acardim.
yurtsuz john +1
türkiye'deki gayrimüslim topluluklardan yardim alabilirsiniz belki ek olarak.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.01.26)
Sonuçta denetimli serbestlik kapsamında bir uygulamaya katılıyorsun ama vaizin söylediği bir cümleye takılmak yerine anlatılan konunun geneline bakıp kendince olumlu başka anlamlar da çıkarabilirsin.
Dilekçenin kabulü halinde bu tür uygulamalara katılma zorunluluğu olan herkesin kendince yazacağı dilekçeler ile denetimli serbestlik kapsamındaki bu ve benzeri uygulamadan kaçınabileceğini de düşünmüş olabilirler.
Bunun yanında buna benzer etkinlikler bazı kimselerde hayatları adına dönüşüm de sağlayabiliyor.
-5
diyecevaplandı
(13.01.26)
Kulağa garip geliyor tabii anlattiginiz. Ama unutmayın cezaevinde yatmak yerine başka bir ceza ya da yaptırım öngörülmüş aslında. Bu bir imza da olabilirdi bir kitabı okuyup özet çıkarmanız da olabilirdi hiç sevmediğiniz bir kurumda çalışmak da olabilirdi. Bunun gibi düşünmeniz gerekir bence. Ama çok rahatsız edici tabii o ayrı.
0
ground
(13.01.26)
Seminerin senin ya da başkasının yaşam şekliyle uyumlu olması gerekmiyor. Bence fazla agresif davranmışsınız.

Tabi ki avukatınızla birlikte hukuki yolu izleyeceksiniz. Sosyal ağlardan bir sonuç çıkacağını zannetmem.
-2
hebanon
(14.01.26)
Ben sizi haklı buluyorum. Yani evet insanların hayatında dönüşümler yaşamasını sağlayabilir gerçekten. Manevi inanç çok güçlü bir kaynak. Ama zorla değil ya.
Yine de sizce ne yapayım diyosunuz. Bu mücadeleden hiçbir kazançlı çıkma yolunuz yok gibi görünüyor. Sadece daha çok hırpalanırsınız. Ben olsam savaşa girmem. Hatta hastalandım çıkmak zorunda kaldım filan derim. Kendimi koruyacak olan neyse onu yaparım. Geçmiş olsun.
0
benim bir gizli bildiğim var
(14.01.26)
Siyasal islam senin tövbe etmenle ilgilenmez. Hatta sana din tebliğ etmekle de ilgilenmez. Siyasal islam, mış gibi, miş gibi yaparak üstlerine yaltaklanmayla, bunu ranta çevirmekle ilgilenir. Burada amaç müslümanlık tebliği falan değil, amaç "böyle bir seminer yapsak ne güzel olmaz mı efendim ehehe" diye avuçlarını ovuşturan bir grup badem bıyıklının, üstlerinin aferinini alması, terfi yollarını açması ama asıl seminer tertip ediyorum ayağına bütçe yaratarak parayı cukkalaması meselesidir. Özetle kimse senin neye inandığınla ilgilenmiyor aslında, onların ilgilendiği şey en dindar biziz şovuyla birlikte senin benim vergilerimi böyle saçmalıklarla hortumlamak.
+2
thracia
(14.01.26)
iki kelime dini bilgi dinledin diye ateistliğine zeval gelmez. kime şekil yaptığını anlamadım bunun zararı yine sana olacak adamlar vay efendim biz napıyoruz cahiliz mi diyecek sanki.
-2
yenibirgüzelnick
(14.01.26)
seminerde uyuşturucu maddenin veya sigaranın zararlarını da anlatabilirlerdi ve sen buna da inanmıyor olabilirdin, dinlemeden çıkmayacaktın sonuçta. bence de fazla tepki vermşsin.

bu arada dini içerikli bir seminerin zorunlu tutulması epey garip geldi bana da, ben zorunlu din dersine de karşıyım. sana zorla namaz kıldırmaya çalışsalardı bu olaya çok büyük tepki verirdim ama sadece islamiyetle ilgili bilgi veren bir konuşmaymış. inanmasan da dinleyebilirsin bence. (ben de inançlı biri değilim ama biri islamiyetle ilgili bir şeyler anlatırsa dinlerim şahsi görüşüm böyle.)

ne yapacağına gelirsek, infaza itiraz edeceksin başka yapılacak bir şey yok. avukatından yardım al +1
+1
Sadece soruyorum
(14.01.26)
(3)

araç kazası durumunda ne yapmak gerek

substituent
Selamlar, bu konu hakkında bir kaç sorum var:kaza yaptık diyelim:yaralı varsa: 112 aranır, polis gelir, tutanağı o halledeler.-sorum burda şu: kaza trafiği engelleyecek şekilde olduysa; fotoğrafları vs. aldıktan sonra, yolu açacak şekilde arabaları güvenli yere çekmeli miyiz? yoksa yaralı varsa, ist
Selamlar, bu konu hakkında bir kaç sorum var:

kaza yaptık diyelim:

yaralı varsa: 112 aranır, polis gelir, tutanağı o halledeler.
-sorum burda şu: kaza trafiği engelleyecek şekilde olduysa; fotoğrafları vs. aldıktan sonra, yolu açacak şekilde arabaları güvenli yere çekmeli miyiz? yoksa yaralı varsa, istisnasız her şey olduğu gibi bırakılır mı?

yaralı yoksa, maddi hasar varsa:
-polis gelmiyor, bunu anladım. ben yine de 112'yi arayıp kaza oldu diye rapor etmeli miyim? Çünkü birkaç yerde okumuştum; sigorta firmaları, bu durumda bile rapor edilmesi istendiğini söylemiş. Yani, maddi hasar varsa, 112'yi bildirsem, madem yaralı yok neden boşuna aradın gibi bir problemle karşılaşır mıyım?

-kazaya karışan taraflar anlaştı, fotoğraflar çekildi. Tutanak tutulurken, arabaları güvenli yere çekmeli miyiz? yoksa tutanak tutulurken olduğu gibi bırakılır mı?

-kazaya karışan karşı taraf anlaşmazlık çıkarıyor -> polis aranacak.
bu durumda, trafik engelleniyorsa, aracı yine de trafiği açacak şekikde kenara çekmeli miyim? yoksa olduğu gibi bırakmalı mıyım?

Bu soruyu birde vurkaç için soruyorum. Buna benzer başıma bir şey geldi. orta şeritte ilerken, en soldan bir araç en sağdan yoldan çıkmaya çalıştı. benim önümden çok tehlikeli bir şekilde geçti, frene asılıp hafif sağa kırdım da kurtardım. Mesela burada kaza olsaydı ve bana çarpan araba devam etseydi (kazayı fark etmiş/etmemiş beni ilgilendirmiyor), ne yapmam gerekirdi? Vurkaç durumunda polis geliyor mu?
Eğer geliyorsa, fotoğraf vs. çektikten sonra, aracı güvenli yere çekmem gerekir mi?

Son olarak, karşı tarafa güvenmiyorum mesela. Ben polisi aradım senin aramana gerek yok dedi. Varsayalım ki, tanıdığını çağıracak. Karşı taraf 112'yi aradığı halde, ben de 112'yi arayıp rapor verebilir miyim?

Özellikle şu trafiği engelleme işine çok taktım. Mesela beşiktaşta nispetiye caddesi felaket. Sadece gidiş geliş, toplam 2 şerit. birisi kaldırıma park ediyor, trafik kitleniyor. Kaza durumunda öyle sağa çekecek bir yer bile yok. Olay yerinden çok uzaklaşmak gerekiyor sakin bir yer bulabilmek için. Bu durumlardan çok çekiniyorum.

Teşşekürler!
0
substituent
(13.01.26)
yaralamalı kazada, yerinden oynatmıyorsun. polis ambulans geliyor zaten onlar alıp götürüyor. tutanak falan hepsini hallediyor.

maddi hasarlı kazada karşı taraf uyumlu sorun çıkarmıyorsa ve evrakları tam ise fotoğraf çekiyorsun, eğer araçlar yürüyorsa, uygun bir cafeye gidip rahat rahat tutanak tutuyorsunuz. araç yürüyemeyecek halde ise zaten çekici bekleyeceksin o arada tutanağıda halledersin.
adamın evrakları tam değilse, alkol şüphesi var ise yine polis çağırıyorsun
adam sorun çıkartıyor abuk sabuk konuşuyorsa kendini aracın içine kilitle polis çağır. o gelip her şeyi halleder.

vur kaç olayında ve tek taraflı kaza olayında hemen duruyorsun ve polis çağırıyorsun. o gelip tutanak tutuyor. burda trafiği engellemeyi düşünme o polisin işi. hızlı gelsin ve aracı kenara aldırsın.

tüm kazalarda eğer polis gelecek ise kesinlikle arabayı kıpırdatma. öylece bekle.
+4
gercekdunya
(13.01.26)
yaralanma varsa zaten size kalmadan kolluk kuvvet hallediyor. eğer aracınızla ilgili sorun varsa kaskocunuzu arayıp aracı çektiriyorsunuz.
+2
mikahakkinen
(13.01.26)
sadece yaralamada değil eğer refüj kaldırım dahi olsa kamu malı zarar görmüşse trafiği çağırman gerekiyor. karşı tarafın ehliyetsiz olması, alkollü olması gibi durmlarda da trafik çağrılıyor. ki bu durum pratikte yaşanmıyor onlar daha hevesli tutanak tutmaya. kesinlikle yaparız hallederezi gibi geçiştirmelere güvenmeyin elimde çok fazla mağdur örnek var. önce tutanağı düzenleyin
rahat edin.
+3
ground
(13.01.26)
(7)

Online yüksek lisans

redcat
Bir Anadolu şehrinde çalışıyorum. Merkeze gitmem çok zor, yani yüksek lisans yapamam. Ama yapmak da istiyorum yüksek. Online şekilde nasıl yapabilirim?
Bir Anadolu şehrinde çalışıyorum. Merkeze gitmem çok zor, yani yüksek lisans yapamam. Ama yapmak da istiyorum yüksek. Online şekilde nasıl yapabilirim?
0
redcat
(12.01.26)
Online programlar var. Sadece sınav dönemlerinde gidip girmeniz gerekiyor, onları da hafta sonu yapıyorlar zaten. Belki onu da online sınava çevirmişlerdir.
+1
cay koy geliyorum
(12.01.26)
yıllar önce ahmet yesevi üniversitesi'ni önermişlerdi, detaylarına bakmak lazım. ya da biraz para öderim dersen tr'deki küçük özellerde de bu imkan var. nakiti verince kralsın, notum niye düşük diye hesap bile sorarsın.
0
klassno
(13.01.26)
özel ünilerin online programları var. geçen sene marmar üniden iş arkadaşım online programa kayıt oldu ve ders aldı.
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Ben Bilgi Üniversitesi'nde online olarak mba yapıyorum. Sadece sınavlara gitmem gerekiyor İstanbul'a
0
ao12
(13.01.26)
Pandemi döneminde Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde yapmıştım uzaktan. Sınavlar da online idi. Çoğu sınav proje oluyordu zaten. Geri kalan sınavlar da online sistemdendi.
0
elektr10
(13.01.26)
Atatürk üniversitesinde online mba var ama sınavları yüzyüze olabilir cağ yer dönersiniz.
0
cilekli pasta
(13.01.26)
ahmet yesevi'nin var çok talep görüyor. anadolu üni ve estü de açıyor.
0
renegade
(13.01.26)
(1)

Poker

etna
Türkiye'ye açık poker networku var mı? Varsa nerede?
Türkiye'ye açık poker networku var mı? Varsa nerede?
-3
etna
(12.01.26)
Bunu en iyi kaan kural bilir. Msj at cevap yazar.
0
mikahakkinen
(12.01.26)
(7)

çocukta aşırı hırs/ebeveynlere soru

wilhelmwasmuss
arkadaşlar 5 yaşında bir kızım var. tek çocuk. tabii her çocuk gibi oyun düşkünü. akşamları da mümkün mertebe özellikle ben oyun oynuyorum. lakin manyaklık derecesinde kazanma hırsı var. hafiften endişe de duymaya başladık. herhangi bir etkinlik/oyun/yarışta kaybetmeyi bir seçenek olarak görmüyor. b
arkadaşlar 5 yaşında bir kızım var. tek çocuk. tabii her çocuk gibi oyun düşkünü. akşamları da mümkün mertebe özellikle ben oyun oynuyorum. lakin manyaklık derecesinde kazanma hırsı var. hafiften endişe de duymaya başladık. herhangi bir etkinlik/oyun/yarışta kaybetmeyi bir seçenek olarak görmüyor. ben tabii, çocuğun oyun hevesini yok etmeden, alttan alta kaybetmenin de doğal bir şey olduğunu işlemeye çalışıyorum ama sinir bozucu düzeyde kaybetmeye tahammülsüzlük var. (ben ne çocukluğumda ne de şimdi böyle hırslı bir mizaca sahip olmadığım için de çok garipsiyor olabilirim)

öğretmenim, az çok pedagojik yaklaşımları, bu yaşların doğal gelişim özelliklerinden olduğunu da biliyorum (gerçi lise öğretmeniyim küçük yaş grubuyla hiç muhatap olmadım) ama gene de ufaktan bir ulan bu durum sağlıksız sanki gibi düşüncelere giriyorum. hayali arkadaşları da oyuna dahil edip, onları kaybettiriyor. mesela bana soru sordurup, önce leyla'ya(hayali birisi bu) cevaplatıyor. leyla veya hayali diğer çocuklar her seferinde yanlış cevapları veriyor. sonra bizimki cevaplıyor, her seferinde kazanıyor vs. sürekli hayali birilerinin oyunda olması da tabii ayrı bir durum. benzer durumları yaşayanlar, çevresinde gözlemleyenler veya aramızda mesleği gereği durumu daha net yordayanlar varsa cevap verirse sevinirim. kreşe giden bir çocuk sosyal uyumu vs de herhangi bir problemi yok, ne kadar konuyla alakalı bilemiyorum ama bu bilgiyi de ekleyeyim. teşekkürler.
-1
wilhelmwasmuss
(12.01.26)
öncelikle konunun uzmanı değilim,

ama çocuklarda özellikle 4-10 yaş arasında bazen normun dışına taşan sivri özellikler görüyoruz. mesela bir çocuk çok kıskanç olur ve sınıfta bununla ilgili olay çıkartır, sizinki gibi hırslı ve rekabetçi olabilir, inanılmaz utangaç ve çekingen olup adını bile söyleyemeyebilir. ayrıca çocuklukta hayali arkadaş, kurgusal hayat vs. de çok yaygın (ben kendi çocukluğumdan bile hatırlıyorum başka çocukların da ötesinde).

bence endişelenecek bir şey yok ama ben olsaydım hazır olay sıcakken; çocuklarla ilgilenen, alanında iyi bir psikologa götürürdüm.
0
gitdaddy
(12.01.26)
bu yaş için bence normal. benim oğlanda da vardı. 2-3 yıla törpülendi. hatta iyi olmadığı ve kaybedeceği basketbol gibi sporlara hiç bulaşmıyordu. sokaktaki veya kreşteki oyunlardaki kaybetmeyi hazmetme durumu nasılmış? bunu gözlemleyin ve araştırın bence. aşırı tepki (kavga çıkarma, oyunu bırakma vb.) varsa sıkıntı. bu yaş grubuna sürekli telkinden başka bir çözümü göremedim ben. okula başlayınca ev ve kreşin korunaklı dönemi sona eriyor. hayatın gerçekleri bu tür sivrilikleri törpülüyor.
0
merhum
(12.01.26)
Konunun uzmanı değilim + çocuğum da yok.

Ama çocuk gelişimi ile ilgili instagram sayfalarını çok takip ediyorum. Bu tür olaylarda mesela çocukla oyun oynarken vs sonucu değil süreci onaylayan şeyler söylemek daha doğruymuş. Sonunda başarılı olduğunda onaylamak yerine çok güzel çabaladın vs demek gerekiyor. Kaybettiğinde de harika bir mücadeleydi vs.

www.instagram.com
0
Sadece soruyorum
(12.01.26)
5 yaşında kızım var o da sürekli kazanmak istiyor. Muhtemelen kreşte de belli konularda çekişip kaybediyor. Ama ev onun alanı orada sürekli kazanmak istiyor. 5 yaşta egosentrik bir dönem. Çocuk kendisine ve çevresine zarar vermiyorsa çok problem değil. Kreş veya anaokulu öğretmeniyle konuşup sınıftaki durumunu sorabilirsiniz. En güzel yanıtı öğretmeni verir.
0
mikahakkinen
(12.01.26)
lisede bir kiz vardi sinifimizda. bugüne kadar hirsiyla kendini yiyip tüketen tanidigim 5 kisiden biriydi ama bence en korkutucularindandi. lisenin, sinavlarin, öss'nin falan stresini o kadar kaldiramamisti ki bünyesi, bir soruyu cözemezse derste birden ciglik atmaya baslardi. yani, 28 ögrencinin tam sükunet icinde ders calistigini düsünün ve birden aaaaaaaagkh diye bir bagris duyuluyor.
saclarini yolardi. basta saclarini yediginden de süphelenmistik ama sonra sadece kopardigini fark ettik. yeme bozukluklari ve body image problemleri vardi ama aslinda inanilmaz güzel bir kizdi. omzunu duvara dayayarak yürürdü, bu sebeple diger siniftakiler "duvarda yuvarlanan kiz" adini vermislerdi. sinavdan cikinca su soruyu ne yaptin konusmalarinda arkadasim dedigi kisilere, insallah seninki yanlistir benimki dogrudur, derdi. her seyde en iyi olmak isterdi, herkesi gecmek isterdi. yoksa sadece sinav stresi ile aciklanabilecek bir sey degildi bu. yeme bozuklugundan saclarini koparmasina hepsi hirsinin sonuclariydi. gittikce delirdigini izlemenin yanisira, cevresinde de hic arkadas kalmayisina tanik olduk.
su an anliyorum ki onun bu hirsini ailesi sahiden cok gec fark etmis ve kontrol altina alamamisti.
eger ilerleyen dönemlerde bunun gectigini görmezseniz uzmandan yardim almanizi siddetle öneririm cünkü benim önümdeki asiri hirs örnegi korkunctu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.01.26)
zamanında abd’de anaokulunda öğretmenim annemi çağırıp çocuğunuz çok hırslı demiş. o andan itibaren hayatım boyunca annemin beni kutu oyunlarında acımasızca yendiğini hatırlıyorum. agresif bir çocuk da değildim, aksine oldukça utangaçtım. büyüdükçe o hırs törpülendi. geçiyor yani. okul hayatım boyunca pek hırslanmadım. hırsım belki de kendimi kendime kanıtlamaya çalışmak seviyesinde kaldı.

Üstteki örnek korkunçmuş; öyle olmadım ben.
0
eileengray
(13.01.26)
benim oglan da beni yenemedigi zaman saldirganlasiyor. cogunlukla yeniliyorum, arada test ediyorum bakalim gelisme var mi davranista diye ama henuz yok.

hirsli olmasi bence normal, hirssiz olsaydi ben olsam endiselenirdim.
hirs onemli, ben hirsli degildim, 20li yaslara gelene kadar cok kaybim oldu bu yuzden.
rahat birakiniz, su akar yolunu bulur.
0
cooperr
(13.01.26)
(10)

Cem Yılmaz mı Kaan Sekban mı?

michael_knight
Hangisi haklı?
Hangisi haklı?
0
michael_knight
(11.01.26)
Ikisi de haksiz bence, cem yilmaz kibirli, anlamsiz bir aciklama yapiyor, bunca zaman sonra ne gerek var dillendirmeye, icinde kalmis demek ki.

Kaan ise bos yapiyor, yoo acilisa cagirmadim, sadece acilista beraber skec yapalim dedim, ayrica o benim kadar topluma duyarli biri degil vs. geyigi yapiyor.

Kaan'in daveti ne kadar hadsizce ise, cem'in sonradan cikisi da o kadar hadsiz.

Bombos bi olay, ben niye bu kadar biliyorum o da ayri konu.
+5
bosver nicki
(11.01.26)
Kaan Sekban kimdir bu olayla duydum, gördüm. Açıklaması da Cem Yılmaz'ı doğrular nitelikte. "Ahahah! Öyle değil" deyip neredeyse aynı cümleleri kurmuş.
+1
onepointzero
(11.01.26)
Madem toplumsal konularda senin kadar duyarlı ve cesur olmadığını düşünüyorsun, neden stand-up’ına çıkmasını teklif ediyorsun? o da ayrı bir sıvama olmuş. Sanki ileride olur da aramız bozulursa koz olarak bu cümleyi kullanayım der gibi. Nereden baksan saçma bir savunma
-1
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.01.26)
Cem yılmaz haksız. Kaan sekban’ı kendince küçümsemeye çalışıp ifşa etmek istemiş.
+2
pek iyi degilim bugunlerde
(11.01.26)
Kaan sekban kim bilmiyorum ama iyi pr oldu onun için.
+2
duptıs
(12.01.26)
tam bir ikiyüzlülük örneği ve aymazlık. reklamın olsun diye cemi çağırıyorsun gelmiyor, ki gelmek zorunda da değil. bu sefer de çirkeflik yapıp (bence reklamın iyisi kötüsü olmaz diye) olayı gündeme taşıyor.
0
ground
(12.01.26)
benim üzüldüğüm nokta, biz toplumda aklı selim ünlüler komedyenler var diye seviniyoruz. cem yılmaz desen salak salak youtube programına katılıp biriyle ilgili saklanabilecek bir bilgiyi söylemesi. kaan sekbanın da ben daha duyarlı bir insanım diye söylemesi. ya twitterdan duyarlı olsan ne olmasan ne? cem yılmaz demişti ya: biz bitirimdik şimdi elit olduk. her alanda kalitesizleşmeye devam ediyoruz.
+1
mikahakkinen
(12.01.26)
bi de artık cem yılmaz a duyarsız demek azıcık ayıp. adam gayet güzel geçiriyor. "son helal porsche benim" gibi bi laf ediyor kendisiyle dalga da geçerek mesela. illa kör gözün parmağına mı söylemek lazım bazı şeyleri. gayet de duyarlı bi adam bence. kaan sekman ben oldum diye düşünmüş sanırım ama daha çoook uğraşması lazım bence
+1
euteamo
(12.01.26)
bu ülkeye cem yılmaz gibi bir adam bir daha gelir mi? eşi benzeri var mı? yok. bitti.
+1
Hallegadola
(12.01.26)
Böyle bir şey yaşanmış ve adam bu konuyla ilgili hiçbir şey söylememiş mağduriyet yaratmamış bu yüzden yaratılan bu algıyı doğru bulmuyorum. (Eğer gerçekten böyle bir teklifte bulunsa ve bunu anlatıp prim kasmaya çalışsa Kaan Sekban haksız derdim)

Ne zamanki Cem Yılmaz kalkıp olayı farklı şekilde lanse etti o zaman bahsetti adam bu mevzudan.
Seversin sevmezsin, stand up tarzı çok benlik olmasa da yaptığı programı keyif alarak izliyorum ama kendisini sevip takip etme sebebim toplumsal konularda duyarlı olması, sessiz kalmaması, elini taşın altına koyması, bunlar benim için yeterli.

Cem Yılmaz deyince aklıma gelen son düzgün iş Gora, sonrasında yaptığı hiçbir dizi/film/stand up iyi değildi hatta aşırı derecede kötüydü (hadi Arog da fena değildi diyelim).
Ne politik oldu, ne güncel mizahı yakalayabildi bunları yapamadığı gibi de güncel mizahı yakalamış sevilen insanları küçükseyip kendince değersizleştirmeye çalıştı (Örnek; Feyyaz Yiğit).
Kadın düşmanlığından, fail arkadaşlarından bahsetmiyorum bile.
Yıl olmuş 2026 hala kalkıp Cem Yılmaz övmek de biraz neyse....
0
mutekebbir
(12.01.26)
(4)

Beckham’ların oğluyla ilgili problem ne?

michael_knight
David ve Victoria Beckham ile oğulları Brooklyn arasındaki küslüğün/kavganın sebebi nedir?Kim haklı?
David ve Victoria Beckham ile oğulları Brooklyn arasındaki küslüğün/kavganın sebebi nedir?
Kim haklı?
0
michael_knight
(11.01.26)
gelin kaynana olayı. iki tarafta aşırı zengin. onların derdinin ............mk
+8
mikahakkinen
(11.01.26)
Oğlan evlenince gidip kızın soyadını falan aldı. Değişik, biraz da sanırım ezik bi tip. Sonra anasıyla karısının arası bozulunca karısından yana oldu vs. Herkes kendine göre haklı yani :p
+2
lil siztah
(12.01.26)
keske cevaplari da favorileyebilseydik.
mikahakkinen cevabini favlardim.
4 milyon dolara dügün yapmislar, gelin valentino haute couture gelinlik giymek istemis, victoria beckham label giymemis gibi akillara zarar sebepler var.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.01.26)
black pill story
-2
Hallegadola
(12.01.26)
(9)

Hiçbir sebep yokken depresif hissetmek

gobekliraki
Size de oluyor mu? Her şey yolundayken, hiçbir sebep yokken mutsuz, sıkılgan, ümitsiz hissettiğiniz oluyor mu? Öyle olunca napıyorsunuz?
Size de oluyor mu? Her şey yolundayken, hiçbir sebep yokken mutsuz, sıkılgan, ümitsiz hissettiğiniz oluyor mu? Öyle olunca napıyorsunuz?
0
gobekliraki
(11.01.26)
Bi rakı açioz
+1
üğpoıuy
(11.01.26)
hayatım boyunca hep öyle hissettim, düzeleceğini sanmıyorum.
0
hold the door
(11.01.26)
Regl öncesi yani pms dönemi hep böyle. Kaçmaya çalışmıyorum bazı duygulardan kaçmak halı altına hep itmek çözüm değil. Sadece hayatımı çok etkilememsine gayret ediyorum. Yürümek, temiz hava almak, birileriyle konuşma vs işe yarıyor.
+4
Amaranta ursula
(11.01.26)
Oldu, oluyor. İğrenç bir şey. Çözümünü bilmiyorum.
+1
yadigar
(11.01.26)
Herkese oluyordur, bastırdığımız duygular açığa çıkıyor.

www.instagram.com
-1
sekizdokuzon
(11.01.26)
yediklerin, izlediklerin, duyduklarin seni sekillendiriyor,

not alip ,
sana iyi gelen kötü gelen seyleri belirleyebilirsin,

istemedigin durumlari daha kontrollu atlatabilirsin,

örnegin,
basimin arkasinda
yuksek baş agrisi olurdu,
bazi abur cuburlarin,
hazir ambalajli peynir vs,
icerisine koruyucu madde konulan bazi ürunler
tansiyonu tavan yaptiriyormus,

tespit edince rahatliyorsun.
0
designer
(11.01.26)
lypophrenia. dünya depresif zaten yani, bu anormal değil.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
evet tabi ki. bazen uyuyunca geçiyor. bazen günlerce sürüyor. "ne oluyor?" diye sorduğum oluyor. zaman zaman cevabı apaçık önümde duruyor. bazen durmuyor. çok üstüne düşünmüyorum. yapmam gerekenlere daha çok odaklanınca geçiyor sanırım.
0
black holes in the sky
(11.01.26)
İnsan boş durunca bu havaya giriyor. Çalışınca üretince geçiyor
+1
luluki
(12.01.26)
(19)

maaşların çıldırmış olması

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
5 yıl önce 500 dolara çalışan vatandaş şimdi 800'ü beğenmiyor. dolardaki enflasyon mu yüksek, ülke mi seviye atladı, neler oluyor böyle?
5 yıl önce 500 dolara çalışan vatandaş şimdi 800'ü beğenmiyor. dolardaki enflasyon mu yüksek, ülke mi seviye atladı, neler oluyor böyle?
-26
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.01.26)
Dolar da deger kaybetti tabii de o zaman atiyorum 300 dolardi asgari ucret, simdi 650 dolar olmus yeni zamla birlikte. Bir meslegin piyasadaki ederine gore de piyasa asgari ucret uzerinden sekillenecek. Zaten Istanbul falansa hersey pahali, bahsettiginiz paralara kimse calismaz. Tabii isin ne olduguna gore degisebilir yorumum.
+2
mbond
(11.01.26)
pandemi öncesiydi,
siyaseti finanse eden beton sanayine
cok ucuz krediler verildi,
nas vs derken
konut ,oto, vs patladi gitti.
+1
designer
(11.01.26)
zaten maaşların bu şekilde arttırılması enflasyonu arttırıyor. özellikle asgari ücrete yapılan zam doğrudan fiyatlara yansıyor. Normali 300 dolar asgari ücrettir. Maaşları arttırmaz, kamu harcamalarını kısarsın ve enflasyon kademeli olarak düşer. Bu yapılsa akp iktidarda kalamayacağı için bu enflasyon bitmeyecek. Bu durumun bir örneğin arjantin'di. Onlar toparlamaya başladı
-2
michael harddd
(11.01.26)
5 yıllık dönemde dolar/tl değişimi ile iç piyasadaki fiyatlar seviyesinin değişimi birbirine paralel olmadığı için. Yani dolar bazında ortalama gelir arttı evet, fakat tüketici fiyatları bundan daha yüksek bir artış gösterdiği için gelirlerdeki artış, alım gücüne yansımadı.

Örneğin: 5 yıllık süreçte dolar kabaca x6 yükselmiş. 7 küsür lira seviyelerinden, 43 civarına gelmiş.
Buna karşılık 5 sene önce 200gr ekmek 1.50 liraya satılırken, bugün 15 liraya satılıyor. x10 yükselmiş.

Tam 5 sene önce 500 dolarınızla gidip fırından yaklaşık 2350 tane ekmek alabilirdiniz.
Bugün 800 dolarla gitseniz 2290 tane falan alabiliyorsunuz.
Dolar bazında %60 daha fazla kazanç var hesapta ortada ama 5 sene önce aldığınız kadar bile ekmek alamıyorsunuz. Süt ürünlerine, ete falan baksak çok daha rezalet tablolar çıkacak mutlaka. Bu yüzden beğenmiyor insanlar işte o 800 doları.
+5
cay koy geliyorum
(11.01.26)
dolar kurunun baskılandığını çoluk çocuk bile bilirken millet 800 doları beğenmiyor demek anlamsız. milletin maaşının yarısı kiraya gidiyorsa hatta bazı durumlarda kiraya bile yetmiyorsa bu ülke seviye mi atladı diyemezsin.

enflasyonun esas sebebi maaşın falan artması değil, net şekilde 25 yıllık iktidarında tc tarihinin toplamından daha fazla vergi toplayan iktidarın senin benim paramı o veya bu şekilde çarçur etmesidir.
+6
lazpalle
(11.01.26)
2018'de ortalama iyi bir eve 350 usd kira veriyordum. şu an 1000 usd veriyorum. 2-3 ay sonra nisanda 1300-1400 usd olacak.

akla gelen tüm temel ihtiyaç maddelerinde dolar bazında 2-3x artış var. etin kilosu 22 usd.
+2
orpheus
(11.01.26)
40 bin lira maasin begenilecek nesi var ki?
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.01.26)
5 sene once 500 dolara doldurdugun sepeti simdi 800 dolarla dolduramiyorsun da ondan.
+4
Sour
(11.01.26)
sen ne olsun istiyon? senin cebine daha fazla girecek diye çalışanların açlık sınırında mı yaşasın?
+4
kiyiya vuran dildolar
(11.01.26)
Nebati'den sonra, kapalı devre bir sistem kuruldu. Dolar bazında çok gibi gözükse de, bu sadece yurt dışında veya dolar/altın alırken işe yarıyor. Bunun dışında içerdeki fiyatlar, ona göre pahalı. Dışarıda 100 $ bir ürünün, içeride 250-300 $ olması, yurt dışı alış verişinin yasaklanması, altın alımına baskılar vs. hep bu sistemin eseri.

Değiştiremeyeceğiniz şeyi kabul edip, ona göre önlem alacaksınız. Bol bol yurt dışı gezisi, yurt dışından alışveriş, ucuz fiyattan altın/gümüş vs.

.
0
kartallar yuksek ucar
(11.01.26)
2017 yılında İzmir'de 950 lira kira veriyordum. Maaşım yeni mezun iki bin liraydı. Kısacası 4 desek euro lira kuruna 500€ maaş alıyordum, 237€ kiraya gidiyordu.

Şu an benzer yerin kirasi 25-30 arası. 25 desen 500€ 30 desen 600€ yapar. Kısacası euro kuruna göre ikiye katlamış belki de geçmiş.
Bu mantıkla yeni mezunun de 1000€ maaş alması gerekirdi ama izmir'de yeni mezuna 50 bin lira maaş veren şirket yok.
Gördüğün üzere döviz kuruna göre daha fazla maaş alıyor almak daha zengin olduğunu göstermiyor. Zaten bir sürü insan anlatmış. Bunun içine daha diğer kurdan fazla artmış şeyleri katmadik bile.
0
logisticsmanager
(11.01.26)
son 2-3 yildir uygulanan ekonomi politasi sonucu turk lirasi dolar karsisinda cok degerli. o yuzden durum boyle.

en basitinden calisan maaslari ve diger giderler tl bazli oldugu icin ithal urunler yabanci pazarda atiyorum 10 dolarsa burada 20 dolara satiliyor. rakami farazi soyledim bu arada.

mesela enflasyon yillik %40 seviyesinde diyelim su an. ama TL/USD son 1 yilda %20 artti. ve bu durum son 2.5 yildir boyle.
+1
nuevo
(11.01.26)
destekledigin parti ulkenin icinden gecti, olan o.
0
banach
(11.01.26)
Sen hic markete gitmiyorsun galiba.
0
baldur2
(11.01.26)
aslında hesap çok basit.
4 kişilik bir ailesiniz.
8 lahmacun, tanesi 200 tl'den 1600 tl
4 ayran tanesi 80 tl'den 320 tl
2 porsiyon ortaya kebap herkes yarımşar aldı, tanesi 600 tl'den 1200 tl.
4 sinema bileti aldınız 300'den 1200. mısır yemeyiverin.
toplu ulaşımla gidip geldiniz, 350 tl diyelim.
4 kişi bir akşam bir şeyler yapmanın toplam maliyeti 5000 lira diyelim düz. 115 dolar diyelim yine düz. bunu ayda 2 kere yapsanız 230-240 dolar gibi bişey yapıyor. istanbul'da en düşük ev kirası 400 dolar. en kötü muhitte yaşarsınız. bak daha çocuğun okul harçlığı, fatura, mutfak masrafı vs. hiçbir şey saymadım. şu an ayda 2 kere dışarı çıkmak ve kira 650 dolar yapıyor.

alım gücü denen şeyden dolayı beğenilmiyor.
+1
cisimcik golgi
(11.01.26)
1000 dolar ile ev geçindirme tsblonuzu mersk ettim.
0
baldan kaymak
(12.01.26)
ev kirası 30 bin, okul taksitleri 40 bin bandına dayanmış; doğalgaz 5 bin tl gelirken... e maaşta bir zahmet artsın be. soru çok troll. sen başka bir ülkede mi yaşıyorsun koronada benzin 3 tlye düşmüştü şimdi 60 tl. sen ne diyorsun kardeş?
0
mikahakkinen
(12.01.26)
200 liraya lahmacun mu olur, 5 bin lira doğal gaz mı ödenir, pavyona mı gidiyorsunuz birader. özel okula giden işçi çocuğu mu olur?
-3
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
eksi 24 almışsın gelip burda insanlara cevap veriyorsun. biz de sana cevap vererek salaklık ediyoruz.
0
mikahakkinen
(12.01.26)
(10)

Son zamanlarda ne izlediniz?

sacrilegious
İzleyecek sürükleyici bi şeyler bulmakta çok zorlanıyorum. Sanki tüm iyi içerikleri tükettim gibi geliyor. Son zamanlarda izleyip beğendiğiniz ne var? Tek kriterim imdb:6.8 ve üstü olması…Teşekkürler
İzleyecek sürükleyici bi şeyler bulmakta çok zorlanıyorum. Sanki tüm iyi içerikleri tükettim gibi geliyor. Son zamanlarda izleyip beğendiğiniz ne var? Tek kriterim imdb:6.8 ve üstü olması…

Teşekkürler
0
sacrilegious
(11.01.26)
Görece niş bir öneri ile geliyorum, man seeking woman. Absürt komedi seviyorsanız baya keyifli bir dizi.
+1
cay koy geliyorum
(11.01.26)
1. imdb kriterini hayatindan cikar. oldugum bittigim bi kac film imdb 7 alti.
2. the lost bus / son yillarda izledigim en surukleyici filmdi.
+1
buenosdias
(11.01.26)
Slow horses
0
mikahakkinen
(11.01.26)
biz cilgin gibi fallout izliyoruz.
oyununu da oynuyorduk zaten, dizisi su an bizim icin ultra güzel.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.01.26)
Joe pickett
Twisted metal
Rosehaven (bu çok tatlı dizi)
All creatures great and small (bunu 50 kere izlesem doyamam olağanüstü bir dizi insani rahatlatıyor)
0
logisticsmanager
(11.01.26)
Pluribus son bölüm kaldı biter bu akşam.
Yemek yaparken The Marvelous Mrs. Maisel ve The X Files (akşam tercih etmiyorum zira korkuyorum:/
Battlestar Galactica izliyordum ancak şu an üyeliğim olan platformlarda yok diye ara verdim.

Yukarıdakilerine ek olarak size Oliver Kitteridge, The White Lotus, Lillyhammer öneririm.
0
Amaranta ursula
(11.01.26)
Changeling... Gerçek bi hikaye imiş.
+1
antihero
(11.01.26)
Az önce run away bitirdim. Güzeldi.
0
ground
(11.01.26)
the pitt

çok iyi dizi.
0
elorelia
(12.01.26)
timeless
forever
the americans
0
biravekahve
(12.01.26)
(8)

Çok sonradan edinilen arkadaşlar

sorucu
Otuzlu, kırklı ya da daha ileriki yaşlarda yakın arkadaş edinilebilir mi? Buna ilişkin örnekler paylaşabilir misiniz?
Otuzlu, kırklı ya da daha ileriki yaşlarda yakın arkadaş edinilebilir mi? Buna ilişkin örnekler paylaşabilir misiniz?
0
sorucu
(11.01.26)
Ben en yakın ve tek arkadaşımı 39 yaşımdayken edindim.
0
rock n roll
(11.01.26)
İleri yaşlarda insan bir çok arkadaş ediniyor ama geçmişlerini bilemediğiniz veya onların saf çocuk hallerini hiç görmediğiniz için hep bir şeyler eksik kalıyor. Hobi arkadaşlıkları ön planda oluyor yaş ilerlediğinde.
0
creepy
(11.01.26)
35li yaşında iyi bir arkadaş edindim. ama tamamen denk gelmeyle alakalı. denk gelirsen oluyor.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
hala en yakın dostlarım 18-20 yaşında üniversitede tanıştığım insanlar. ama daha sonra 2 farklı iş yerimden birkaç yakın arkadaş edindim. tabii ki tanışılan insan sayısı düşünülünce çok daha azı böyle oluyor, ama bazı insanlarla direkt klik olunup eğer hayatlar da müsaitse yakınlaşılıyor.
0
gitdaddy
(11.01.26)
Bir arkadaşlığı derinleştiren şey büyük oranda birlikte büyümek gibi geliyor bana. Benim de yakın arkadaşlarımın tümü 18-20 yaşlarında öğrencilik dönemimde edindiğim arkadaşlarım.
30lu yaşlarda da haliyle yeni insanlarla tanışıp, iyi anlaşılabiliyor. Arkadaş da olunabiliyor tabii ki ama onlar asla o eski arkadaşlıkların olduğu "iç halka"ya dahil olmuyor, olamıyor. Bu zaten eşyanın tabiatına aykırı.
0
cay koy geliyorum
(11.01.26)
her yaşta yakın arkadaşlar edinilebilir. hayat lineer bir çizgiden oluşmuyor. bu tarz yaklaşımlar bana son derece basmakalıp ve klişe geliyor, insanın kendisine şerhler koymasından, sımsıkı sınırları olan bir konfor alanı oluşturmasından başka bir işe de yaramıyor. çok uzun yıllara dayanan yakın arkadaşlıklarım/dostluklarım olduğu gibi daha 2-3 yıl önce tanıştığım yakın arkadaşlarım da var. arkadaşlık sizin ne kadar karşılıklı alan açtığınız, emek ve zaman verdiğiniz, empati ve iyiniyetle yaklaştığınız vb. parametrelere göre gelişir ve bence yaş unsuru bu parametreler arasında çok çok altlarda. kaldı ki insan belli bir yaştan sonra kendisini daha iyi tanıdığı için daha nokta atışı bağlar kurabiliyor. o olmaz, bu şöyledir, şu şöyle olmazsa olmaz gibi katı düşünce kalıplarına gerek yok hayatta. her şey insana dair, bunu hep hatırlamakda fayda var.
0
Phoebe
(11.01.26)
arkadaş edinmekte hiçbi iey uok da benim için ne kadar eski ise hayatımdan çıkma ihtimali o kadar az yeniyse gelip geçebilir
0
ala09
(11.01.26)
teyzem 50 yaşından sonra da arkadaş edinmeye devam etti. şu an 60 yaşında.
0
art cat chocolate
(12.01.26)
(3)

amazonda satılan markalı ürünler orijinal mi

istenmeyen evlat
merhaba, iyi hafta sonları..amazonda north face Columbia ürünler var, ancak amazon gönderimi yapmıyor başka satıcılar yapıyor. örneğin bu mont, sizce orijinal mi? https://www.amazon.com.tr/NORTH-Evolve-Triclimate-NF0A8E02-Siyah/dp/B0FGQFMJP2/ref=sr_1_15?__mk_tr_TR=ÅMÅŽÕÑ&crid=184UVNJUIV5AF&dib=eyJ2I
merhaba, iyi hafta sonları..

amazonda north face Columbia ürünler var, ancak amazon gönderimi yapmıyor başka satıcılar yapıyor. örneğin bu mont, sizce orijinal mi?

www.amazon.com.tr
-1
istenmeyen evlat
(11.01.26)
satıcı lvs brands. satıcı bilinir değilse, orjinal değildir.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
Amazon, platformu üzerinde satışı yapılacak markalı ürünlerin orjinalliğinin teyit edilmesini istiyor satıcılarından. O yüzden kuvvetle muhtemel amazondan alacağınız ürünler orjinaldir.
0
cay koy geliyorum
(11.01.26)
Satıcının yorumları aşırı kötü. Daha kötüsünü görmemiştim.
İstediği kadar ucuza koysun, ürün orijinal olsun ben olsam sipariş vermem.
0
burfak
(12.01.26)
(5)

Mekanlar biraya su katıyor mu?

yurtsuz john
Dün bir mekana metal fıçılarda bira sevkiyatı yapılırken gidip yakından baktım. Efes fıçı alkol oranı %4.8 yazıyordu. Fakat sanki bana daha düşük gibi geliyor. Barmen çocuğa sordum 'yok abi katmıyoruz' dedi. 30 senelik tekelci arkadaşa sordum 'katıyorlar' dedi.
Dün bir mekana metal fıçılarda bira sevkiyatı yapılırken gidip yakından baktım. Efes fıçı alkol oranı %4.8 yazıyordu. Fakat sanki bana daha düşük gibi geliyor.

Barmen çocuğa sordum 'yok abi katmıyoruz' dedi. 30 senelik tekelci arkadaşa sordum 'katıyorlar' dedi.
0
yurtsuz john
(11.01.26)
Abi o fıçılar mekanizmasından dolayı dışarıdan bir şey katılmasına olanak vermiyormuş diyorlar.
0
kizil karga
(11.01.26)
fıçı dolumlar genelde öyle hissettiriyor. ama nedeni ne bilmiyorum. su katma ihtimali zor çünkü tüp gibi bir mekanizmaya takılıyor, basınçlı bir sistem. ona su eklemek zor.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
Teknik olarak zor olsa da isteseler koyabilirler ama buna tenezzül edeceklerini sanmıyorum, ayrıca biranın içine buz atınca bile tadı bozuluyor, anlaşılmaması mümkün değil. Dışarıda hareket halindeyken alkolün etkisi daha az oluyor, ayrıca psikolojik etkisi de var, şişe bira içince bile mekanlarda alkol az hissi oluyor bende.
0
creepy
(11.01.26)
İşin içinde birisi olarak kesin bilgi ile geldim.

Arkadaşlar o gördüğünüz metal fıçıların ağzı öyle kapak gibi açılabilecek, müdahale edilebilecek bir şey değil. Biradan biraya değişmekle beraber şu görselde çeşitli fıçı ağızlarını ve birayı alabilmek için onlara takılması gereken, sektörde genelde "tabanca" denilen aparatları görebilirsiniz.
www.kegoutlet.com

Fıçının ağzına görselde de gördüğünüz aparatlar bağlanır. Şu şekilde
m.media-amazon.com
Bunun dışında 2 aygıt daha var işin içinde.
Bunlardan biri yine sektör içerisinde"hava tüpü" denilen, co2 tüpü. Biraya gaz vermek, karbonizasyon sağlamak için.
Son adım da biranın musluğa ulaşması. Bu noktada da bira 3. aygıtımız olan "serpantin" denen bir düzeneğin içinden geçer. Bu da soğutucudur. Birayı taşıyan boru, bu düzeneğin içinden geçer ve borunun içerisinde ilerleyen bira serpantinin içinden geçerken soğur.
Neticede de sizin gördüğünüz musluktan akar, bardağa doldurulur.

Yani özetle, siz fıçı biraya o musluktan dışarıya akana kadar hiçbir şekilde erişemez ve haliyle müdahale edemezsiniz. Su vs. herhangi bir şey karıştıramazsınız. Bu mümkün değil. Bir yerde içtiğiniz fıçı biraya su veya başka herhangi bir şey katılması sadece tek bir şekilde mümkün. O da katılacak şey her neyse, onu bardağa koymaktır. Fıçı bira da herkesin gözünün önünde doldurulan bir şey olduğu için hiçkimse kalkıp içinde su olan bir bardağa bira basmaz.

Yılların efsanesidir bu "biraya su katıyorlar" geyiği. Bu düşünce yapısının genellikle sebebi, şişe biraya nazaran fıçı biraların daha hafif bir içimi olmasıdır. Böyle olunca bizim milletimiz "buna sut katmışlar yeaa" diyor.
Ben bar vb. işletmelerin yaptığı bir çok manyakça şeyi gördüm ve duydum ama açıkça söyleyeyim, ömrü hayatımda biraya su vs. katan hiçbir yer görmedim. Bu bir halk efsanesinden başka bir şey değil.
+6
cay koy geliyorum
(11.01.26)
fıçı birada gazlanma dışardan yapıldığı için bazı mekanlar regülatörü tam ayarlamıyor. bu yüzden düşük gazlı olduğu zaman sanki daha az alkollüymüş gibi geliyor. yoksa su katması mümkün değil. gerek de yok. fıçı birada bardağı nerdeyse 50 liraya gelirken 200 liradan aşağı satmıyorlar zaten.
0
gercekdunya
(12.01.26)
(4)

vpn onerisi

lemmiwinks
nordvpn kullaniyorum ama cogu ulkeden ip adresi alamiyor, baglanamiyor turkiye’deyken.hem turkiye’deyken yurtdisina baglanabilecegim, hem de yurtdisindayken turkiye’ye baglanabilecegim. netflix vs’yi turkiye’de gibi kullanabilecegim bir vpn’e ihtiyacim var. ne onerirsiniz?not: ucretli vpn.
nordvpn kullaniyorum ama cogu ulkeden ip adresi alamiyor, baglanamiyor turkiye’deyken.

hem turkiye’deyken yurtdisina baglanabilecegim, hem de yurtdisindayken turkiye’ye baglanabilecegim. netflix vs’yi turkiye’de gibi kullanabilecegim bir vpn’e ihtiyacim var. ne onerirsiniz?

not: ucretli vpn.
0
lemmiwinks
(11.01.26)
İşi işin kralı protonvpn dediler.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
ben bağlanıyorum nordvpn ile? ama bazen iss'ler izin vermiyor. mesela eduroam ile hernagi bir vpn kullanamıyorum.
0
substituent
(11.01.26)
(bkz: mullvad)
0
wop
(11.01.26)
yurtdışından Türkiye'deymiş gibi bağlanmak için Kaspersky VPN alıyorum ben. Yıllık 200-300 lira gibi çok düşük bi ücrete 5 cihaz kullanabiliyor.

Fakat Türkiye onu yasaklamış mıdır, Türkiyede kullansam ne olur bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(11.01.26)
(4)

Askerlik için heyete girdim yardım lazım

darkwizard
2.kez heyete girdim doktor muafiyeti sisteme girdim dedi ama son söz kurulda bitiyor dedi. Şimdi nasıl bir yol izlemem gerek muaf olur muyum veya olursam ne zaman sistemse gözükür. Tanım atipik psikoz.
2.kez heyete girdim doktor muafiyeti sisteme girdim dedi ama son söz kurulda bitiyor dedi. Şimdi nasıl bir yol izlemem gerek muaf olur muyum veya olursam ne zaman sistemse gözükür. Tanım atipik psikoz.
0
darkwizard
(10.01.26)
gata mı? askeri hastane olsa muaf olurdun.
0
mikahakkinen
(10.01.26)
Kuvvetle muhtemel olursun. Benim bir müvekkilim de atibik psikozdu muafiyet aldı.

Cezai ehliyeti dahi yok dedi hatta 1-2 dosyamda heyet. Dolayısıyla hayli hayli muafiyet alabilmen lazım.
0
drako
(10.01.26)
@mikahakkinen hayır şehir hastanesine verdi.
0
🌸darkwizard
(10.01.26)
askeriyenin itiraz durumunu kastetmiş olabilir. sağlıklıya sağlıksız, sağlıksıza sağlıklı diye itiraz edilebilitesi var.
ytd.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.01.26)
(3)

basketbolseverlere TBL sorusu - iki maçı kazanan seriye 1-0 önde başlar

der meister
iyi akşamlar dostlar,bunu daha önce de sormuş olabilirim, öyleyse affınıza sığınıyorum.ben 94'lüyüm, çocukluğumda açık kanalda olmasının da etkisiyle türkiye basketbol ligini çok sever ve sık sık maç izlerdim ama malum çok eskide kaldı. o dönemlerde şöyle bir kural var mıydı, onu soracağım: normal s
iyi akşamlar dostlar,

bunu daha önce de sormuş olabilirim, öyleyse affınıza sığınıyorum.

ben 94'lüyüm, çocukluğumda açık kanalda olmasının da etkisiyle türkiye basketbol ligini çok sever ve sık sık maç izlerdim ama malum çok eskide kaldı. o dönemlerde şöyle bir kural var mıydı, onu soracağım: normal sezonda rakibini her iki maçta da yenen takım play-off serisinde (eğer eşleşirlerse) 1-0 önde başlar. şimdi mesela 2002/03 sezonu play-off'larına baktım, fenerbahçe-galatasaray serisinde dört maç oynanmasına rağmen (2-2) galatasaray tur atlamış görünüyor.

böyle bir kural var mıydı? varsa eğer ne zaman kaldırıldı, bilen var mı? çünkü ben hayal meyal öyle bir kural hatırlıyorum ama doğru dürüst bilgi de bulamadım.
0
der meister
(10.01.26)
evet böyle bir kural vardı, 2010'lu yıllarda kalktı sanıyorum ama net yılı ben de hatırlayamadım.
0
meiyisi
(10.01.26)
öyle bir kural vardı. sezonda 2 maçı alan 1-0 başlardı. 2005'te kalkmış.
0
mikahakkinen
(10.01.26)
durduk yere damir mrsic'li senelere gittik iyi mi? fenerimin genelde önüne gelene kaybettiği, ülkerle birleştikten sonra yavaş yavaş hegemonyanın başladığı yıllar. hey gidi...
0
lionel andres
(11.01.26)
(10)

Arbre'yi neden eksiliyorsunuz?

hold the door
sb
sb
-65
hold the door
(10.01.26)
Hahahaha 18 eksi almış :)
Cevap: Ben eksilemiyorum. Yani arbre yazdığı için eksilemiyorum. Binaenaleyh, hiçbir duyuruyu/cevabı yazan kişinin kim olduğundan dolayı eksilemiyorum.
+1
yadigar
(10.01.26)
Eksilemiyorum ama kadınlar bu herife gıcık kapmakta haklı. Kadınlar konusunda acımasız ve duygusuz.
Aslında ılımlı biri. Oturup konuşur tartışırsın ama kadın....
+3
luluki
(10.01.26)
Ben sadece bana abuk sabuk mesaj atanlari engelliyordum. Bunlara simdi Arbre'yi eklemek zorunda kaldim. Hayat tecrubesi ya da bilgisi olmadigi konularda ahkam kesiyordu. Basta bir seyler ogrenmek isteyen genc biri oldugunu dusundugum icin anlayisli olmaya calistim ama zamanla duyurularini okumak hem gereksiz hem yorucu hale geldi... Simdi onu mallara ekleyip, susturunca duyuru biraz daha sakinlesti. iyi oldu.
+12
thetruenorthstrongandfree1
(10.01.26)
Asıl soru arbre 5-10 tane eksi alırken senin sorun nasıl oldu da 30+ eksi alabildi?
+6
mikro patlama
(10.01.26)
arbrenin antitezi vardı burada. ne yazsa cevap veriyordu o bile yıldı gitti.
+1
mikahakkinen
(10.01.26)
-38 olmuş :) bir eksi daha alırsa ben de eksi vereceğim, yuvarlak 40 olsun :))
Edit: verdim ve 40!
+1
yadigar
(10.01.26)
eksilemiyorum. engelli bende.
+4
gabe h coud
(10.01.26)
Bence çok kişide engelli o yüzden ona eksi 5 6 gibi ama bu duyuruya maşallah 41 kere ahsha
Bende engelli değil ama Eksilemiyorum fakat genel olarak eksilenen kullanıcıların durumu pek de sürpriz gibi gelmiyor bana.
+6
kisa
(10.01.26)
Şu sürekli kendini öven Kanadalı zengin arkadaşa sahip çıkmıştım. Herkes dışlıyordu. Açık açık mallara ekledim yazmış. Hahahaha. Hiç güleceğim yoktu. Normal insanlar olmadıkları için eksiliyorlar. Cevap bu. :) Beni engellemekle uğraştırmadıkları için de teşekkür ediyorum.
-12
arbre
(10.01.26)
Kompleksli, saldırgan ve yıllardır kendisini olduğundan bambaşka göstermeye çalışan biri olduğu için bende epeydir engelli. Benzer şekilde ekürisi olan teyzenin farklı dönemlerde açtığı hesaplar da engelli. Sürekli anlamsız şeyler yazan ve insanları rahatsız eden birilerinin soru ya da cevaplarını eksilemeyi geçtim okumakla dahi uğraşamam maalesef.
+12
seni tanıdığım güne lanet olsun
(10.01.26)
(13)

Tarkan neden 20 yıldır hit çıkaramıyor?

luluki
Hit dediğimiz hepsi senin mi? dudu ya da çok ararsın beni gibi çocukların ezbere bildiği avaz avaz söylenen şarkılar.Yanii bu kadar para, ün, medya desteği... yine kofti şarkılar...Demet akalın bile hit çıkarıyor. Bu herif kendi kendine gelin güvey oluyor mega starım diye.Evet ses güzel yorum iyi de
Hit dediğimiz hepsi senin mi? dudu ya da çok ararsın beni gibi çocukların ezbere bildiği avaz avaz söylenen şarkılar.
Yanii bu kadar para, ün, medya desteği... yine kofti şarkılar...
Demet akalın bile hit çıkarıyor. Bu herif kendi kendine gelin güvey oluyor mega starım diye.
Evet ses güzel yorum iyi de... adam gol atamayan pahalı forvet.
Neden bu başarısızlık bu kadar iteklemeye rağmen?
0
luluki
(10.01.26)
çünkü devri bitti. 90larda ve 2000lerde iyiydi, şimdi değil. ölene kadar çok iyi olacak diye bir şey yok. tarkan is overrated.
yıllar önce de yazmıştım. tam 9 sene önce yazmışım
www.eksiduyuru.com
-1
dafuq
(10.01.26)
gençken açken parasızken hedeflerin varken çalışmakla, rahata erdikten sonra çalışmak bir değil. basıyo tuşa şarkıyı yapıyor, koyuyor kamerayı oturma odasından klip çekiyor artık pek umursamıyor bu işleri

www.youtube.com
+1
deranzo1
(10.01.26)
Devri bitti +1
Ben bu insanların onurlarıyla kenara çekilmeleri gerektiğini düşünüyorum artık ya kazandığını kazanmışsın zaten bu neyin hırsıdır anlamıyorum.
+1
mutekebbir
(10.01.26)
Eğer hâlâ konser veriyorsa hit çıkarması gerekir diye düşünüyorum. Bu konuda Hande Yener gerçekten bir kraliçe. Popüler, başarılı, üretken. Paraya şana şöhrete ihtiyacı var mı yok ama son yıllarda bir çok hite imza attı.
+1
egerbiryolcu
(10.01.26)
Sosyo-politik ortamdan dolayı.

Demet akalın şarkıcı bile değil ne hiti...
+3
yurtsuz john
(10.01.26)
sanırım böyle bir arayışı yok.
ozan çolakoğlu ile elektronik bir şeyler yapıp takılıyor. yoksa hit çıkaran çıkarıyor..
+1
tabudeviren
(10.01.26)
gelmek istediği yere geldi belli ki.
yaşlandı. evlendi. çocuğu var.

insanların hayatlarındaki bu değişimler onların üretkenliğini de etkiliyor haliyle.

belli ki memnun halinden. şarkı çıkarayım hit olayım telaşı yok. tarkan vardı ne oldu demesinler diye arada bir salıyor bir albüm o kadar. geçmişinin ekmeğini yiyor.

iyi yorumcu, eski şarkıları da iyi, çok da severim. hepsi bu ama.
yaptı, söyledi, büyüdü, bitti.

karma albümünden sonra hep aşağı indi.
metamorfoz iyiydi gerçi, o istisna belki.
+1
biseysorcaktim
(10.01.26)
Nazan öncel'e sormak lazım. Tarkan hitlerinin çoğunun sahibi o.
+1
gobekliraki
(10.01.26)
nazan öncelle arası bozuldu. tarkanın kendi yazdıkları boş. ayrıca dönemi de geçti.
+2
mikahakkinen
(10.01.26)
(bkz: zeitgeist) yani zamanin ruhu.
0
antikadimag
(10.01.26)
herif kilciksiz 30 senedir piyasada, 55 yasina geldi.
bir topcu 10 sene falan prime donemini yasiyor, sonra bitiyor.
bir popcudan da 30 sene surekli prime olmasini bekleyemezsin, yasandi bitti..

abi tarkan'a da overrated denmez.. tarkan overrated ise zaten kimse kalmiyor.
+1
cooperr
(10.01.26)
Zaman.
Cem Yılmaz'da da benzer bir durum var bence. Yirmili yaşlarında; başarıya aç, görece dünyadan bi haber, kafası rahat, enerjik bir insanın üretkenliği ve ürettikleriyle 50li yaşlarında, zirveyi görmüş, bir sürü olumlu, olumsuz olay yaşamış; çoluk çocuk sahibi olup onların gelecekleri için kaygılanmaya başlamış, ilişkiler yaşayıp onların yıkıldığına tanık olmuş, evlenmiş, boşanmış vb. bir insanın üretkenliği ve ürettikleri aynı olmuyor.
0
salihdt
(11.01.26)
Hocam pop müzikte başarı sadece solistin değil ekibin başarısıdır. Solist işin %50'sini yapar belki ama arkadaki aranjör, müzisyenler, söz yazarları, besteciler vs... Esas üretim de onlarda.

Demet akalın kendi şarkı yazmıyor ki, piyasadaki iyi şarkı yazarlarından topluyor şarkıları. Nerede genç bir ekip var hemen alıyor şarkıyı.

Tarkan da yıllardır aynı ekiple çalışıyor, güvendiği isimlerle. Ama belli ki bu isimler dönemi iyi okumuyor. Ya da okumak istemiyor. Bu da bir tercih.

Tarkan o hit şarkıları yaptığı dönemde deri pantolon üstüne atlet giyip yılan gibi dans ediyordu.

Şimdi takım elbise giyip alaturka söylüyor. İyi günde kötü günde diye düğünlere açılış parçaları yapıyor.

Şimdi tarkan'ı düşününce, "tarkan yeni albüme şarkı arıyor" diye bir haber saldığı anda piyasada bütün müzisyenler tarkan'a bir şarkı vermek ister. rapçisinden popçusuna...

Ama demek ki adam istemiyor. 50 yaşına gelmiş, çocuk yapmış, daha münzevi sakin bir hayat seçmiş kendine.
+1
anten
(11.01.26)
(9)

350 bine araba

ya ben lan neyse
direkt marka-model ismi verebilir misiniz? ilk arabam olacak. hidrolik direksiyon olsun bana yeter. b-c segment. daha çok b.
direkt marka-model ismi verebilir misiniz? ilk arabam olacak. hidrolik direksiyon olsun bana yeter. b-c segment. daha çok b.
0
ya ben lan neyse
(09.01.26)
2006 veya üzeri micra veya swift.
daihatsu sirion da olabilir. altyapısı komple toyota.

örnek ilan:
www.sahibinden.com
0
orpheus
(09.01.26)
marka model olmayacak ama..

manuel ve benzinli olsun. bu fiyata otomatik veya dizel çok baş ağrıtabilir.
+1
biravekahve
(09.01.26)
en baş ağrıtmayacak arabayı yazıyorum. renault symbol.
0
antihero
(09.01.26)
2014 corsa
0
rhan
(10.01.26)
geely mk temizini bulabilirsen, ben memnunum. www.sahibinden.com

emgrand var yine bütçen dahilinde, daha iyi araba ama parça konusu onda nasıldır bilmiyorum. bu arabada en sevdiğim yanı toyota klonu olması. emgranddaki mitsubishi klonu motordu sanırım ama aracın geri kalanında alt takımlar şunlar bunlar bulunur mu uyumlu olduğu başka araçlar var mı bilmiyorum. geely mk mekanik olarak tamamen toyota vios kopyası.

5a-fe klonu motor var, piston segman triger vs. efsane kasa diye geçen 1.6 corollolarla uyumluymuş mesela. onlarda 4a-fe var.

corolla ve yarislerle birçok parça uyumlu, parça bulamama sıkıntısı olacağını sanmam. atmosferik motor basit, turbo arızası şu bu uğraştırmaz gerekirse tamiri de çok masraf çıkarmaz.
-1
konetsu
(10.01.26)
Toyota yaris benzinli düz vites. Al 10 sene kafan rahat bin.
0
luluki
(10.01.26)
Bütçeyi biraz artırabilirsen kia rio satıyoruz 2012 benzinli hiçbir sorunu yok kendimiz kullanıyoruz.
0
hebanon
(10.01.26)
renault clio düşünülebilir.
bahsettiğiniz fiyata 2007 model civarı bakımları yapılmış bulabilirsiniz.
ustası bol tamiri kolay olduğu parçası ucuz olduğu için çok üzmez.
0
biseysorcaktim
(10.01.26)
citroen ami.
0
mikahakkinen
(10.01.26)
(12)

Homo economicus neden araba satın alır?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Benzin pahalı, trafik sıkışık (böyle trafik mi olur oha amk), park yeri yok, arabalar pornografik pahalı, sanayide sex dönüyor, parçalar zaten arabayla yarışıyor, usta desen bir çoğu embesil, bunun kazası var, kaskosu var, tazminatı var, mtv'si var, trafik cezası var, var oğlu var. Bütün bu ahval ve
Benzin pahalı, trafik sıkışık (böyle trafik mi olur oha amk), park yeri yok, arabalar pornografik pahalı, sanayide sex dönüyor, parçalar zaten arabayla yarışıyor, usta desen bir çoğu embesil, bunun kazası var, kaskosu var, tazminatı var, mtv'si var, trafik cezası var, var oğlu var. Bütün bu ahval ve şerait altında yük taşımacılığı yapmayan birinin ciddi ciddi araba satın alabilmesinin altında yatan sebep nedir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.01.26)
Bahsettigin eksilere karşılık artıları var.
Araba statü göstergesi
Araba bir yatırım, değer kazanıyor, kredi faizleri iyi iken akıllı bir yatırım olabiliyor dönemine göre
Araba konfor sunuyor
Bu artılar ile yazdığın eksileri toplayıp kendisine göre en mantıklı kararı alıyor.
-1
abelardo
(09.01.26)
Konfor, zaman kazanımı. İstanbul hariç tabii. İstanbul'da araba genelde zaman kaybettirir ama düzgün planlamayla o da zaman kazandırır. Temel sebep konfor.
Ben yaşadığım şehirde otopark sorunu çok nadir çekiyorum. En fazla 15 dk dolaşırım araç parketmek için o da nadirdir. Ama verdiği konforu trdeki toplu taşıma veremez.
Avrupanın ulaşım seviyesinde olsaydık ne biliyim bi paris, amsterdam, araca ihtiyaç duymaz ve kullanmazdım çünkü bu sefer toplu taşıma daha konforlu olurdu.
+1
jelly bear
(09.01.26)
şehirlerde toplu taşıma bir işkence. her gün işe giden servisi olmayan kişiler bu işkenceden kaçmak istiyor.

çoluk çocuk varsa çocukla bir yere gitmek için şart gibi.

statü çok önemli.

matematiği de şöyle: enflasyonu falan boş veriyorum. Bugün 100 ekmek alınan paraya araba aldın diyelim. Yarın gerektiğinde 75 ekmek alınan paraya satabileceksin. Sigorta ıvır zıvır masrafı 10 ekmek parası diyelim. Sana kullanım maliyeti 25+10 = 35 ekmek parası oluyor. Benzin falan var evet ama toplu taşımaya düşsen onun da maliyeti var ve arabayla sırf araba olduğu için bazı şeyleri daha maliyetsiz yapabiliyorsun kafa kafaya geliyor. Yani aslında harcadığın para arabanın bütün değeri değil satacağın zaman aradaki değer kaybı farkı + masraflar. Gerisi ha bankada durmuş ha kapının önünde durmuş.
0
robokot
(09.01.26)
Benzin pahalı tam bir ezber. Benzin birkaç yıldır ciddi ucuz Türkiye'de, önceden döviz bazında dünyanın en pahalısı iken şu an en ucuzlarından. Metrobüs 50 tl, otobüs 35 tl tek basım. Abonman 3 bine yakın, çoğu arkadaşım abonman ücreti alıp kendi aracıyla geliyor işe ve kafa kafaya çıkıyor hesaplayınca yakıt giderleri. Konforu zaten saymıyorum.
+1
furry burns
(09.01.26)
Türkiye'de bir iki şehrin dışında toplu ulaşım zaman ve para kaybından başka bir şey değil. Bundan dolayı ülkede araba ihtiyaç oluyor, bir de evli, çocuklu ise kesinlikle gerekiyor.
+2
murtiii
(09.01.26)
bunların yanıda + olarak konfor geliyor. kışın arabadan klimayı açıp müziğini açıp rahat rahat gitmek, metrobüste sıkışık tıkışık giderken kışın metrobüste terlemekten 100 kat daha iyi.

Bunlara ek, istediğin zaman istediğin yere gidebiliyorsun işte.

getirisi de vari götürüsü var yani.
0
substituent
(10.01.26)
metronbüste taciz edileceğine vergisini verip başka türlü taciz ediliyor. sen kimi merak ettin bu kadar genellemeye yorum yapılmaz. proletaryayı mı soruyorsun?
0
mikahakkinen
(10.01.26)
İnsanların kendisine 1 gram faydası olmayan onlarca kalem gideri var, bunları toplasan ay sonunda arabanın masrafını ikiye katlar, sana her anlamda konfor ve özgürlük sağlayan aracın masrafı bu nedenle benim gözüme batmaz, asıl diğer dandik giderler neden var onları düşünmek lazım arabaya gelene kadar.
0
kizil karga
(10.01.26)
abi büyük rahatlık ve lüks aslında ya. 16-28 yaş arasını hiç araba merakım olmadan geçirdim. maddi açıdan ulaşılmaz gelmesi bi yana büyük şehirde benim kendi yaşantım için gerçekten hiç gereği yoktu. ehliyet bile almadım o yüzden. ama her şeyden önce konfor ve oyun tabiriyle BÜTÜN HARİTAYA ERİŞİM sağlıyor. hastan olsa, gece bi yere gitmen gerekse, atıyorum kırsalda köyde vs. bulunman gerekse müthiş kolaylık. o yüzden imkanım olsa şahsen kesinlikle bi araç isterdim aktif kullanmayacak olsam bile. ayağımı yerden kessin yeter. düşünsene gece 2'de şahsi aracına atlayıp ülke içindeki HERHANGİ BİR LOKASYONA akabiliyosun. az şey değil bu. ben gibi rutini belli veya büyük şehirde yaşayıp 3-5 adresi zaten toplu taşımayla ulaşılabilir olan insanlar için pek anlamı yok ama lazım yani araba. güzel bi şey.

hiçbi şey değilse özel alandır mesela. arka koltuğuna geçer yatarsın, canın sıkkındır oturur içinde müzik dinlersin. canım araba.
+1
der meister
(10.01.26)
Araba bir ihtiyac bir gereklilik. Araba luks degil. Jenerasyonlar boyunca vediginiz vergilerin bir dolusu yol yapiminda kullaniliyor. O yollari kullanin aslanim.

Birak sanayisini, benzinini... ben buna degerim diye dusuneceksin.

Ben Sovyetler Birliginde dogdum. Dedem 7 sene sira bekledi lada alabilmek icin....
Ben su an en buyuk V8 motorlu ne varsa, en yuksek paket ne varsa onu alip, biniyorum. Sanayisi, ustasi, benzini, trafigi umrumda degil.
0
thetruenorthstrongandfree1
(10.01.26)
Araba = özgürlük ve konfor. Ek olarak toplu taşımada maruz kaldığın tipler bile araba almak için bir neden.

Araban yoksa herkesin gittiği ayaksütü mekanlarda takılırsın. Şehir merkezinde gürütü ve stresin içinde yaşamak zorundasın. Belli bir yaştan sonra bunlar çekilmiyor. Daha önce yazdıklarından gen z bir arkadaş olduğunu hatırlıyorum. Biraz büyüyünce zaten bunları kendiliğinden anlıyorsun
0
michael harddd
(10.01.26)
toplu tasima ile evin onundeki duraktan ciktim, otobus+tren+otobus+yuruyus , ofise gitmem 2 saat 15 dakika surdu. ayni yolu bide doneceksin, etti 4.5 saat
ayni yolu arac ile en sikisik trafikte bile yarim saatte gidebiliyorum. yani gidis donus 1 saat.
4.5 - 1 = 3.5 saat gunde, 910 saat senede kazancim var.
saatine net $50 yapan birisinin arac yuzunden kazanci senede $45,500
zaten bu paraya her sene bu ulkede orta kalite sifir bir arac alabiliyorsun.
-1
cooperr
(10.01.26)
(4)

File Marketlerde Bolez Tavuk sürekli bulunuyor mu?

Mirket
Donuk ve bütün mü, fileto olarak bulabiliyor muyuz?
Donuk ve bütün mü, fileto olarak bulabiliyor muyuz?
0
Mirket
(09.01.26)
fileyi bilmem de. migros ve bimde de var.
0
mikahakkinen
(09.01.26)
Bim'de bütün ve donuk var. 5 Migros gezdim. Şu an kalmadı dediler.
0
🌸Mirket
(09.01.26)
sanal markette vardır. orbitalde iyidir.
+1
mikahakkinen
(09.01.26)
tüm sorularınıza evet (ist. acıbadem ve kısıklı file'leri için).
ben çoğunlukla migros uygulamasındaki tazedirekt'ten alıyorum; üçü de bulunuyor. bazen akşam saatlerinde kalmamış oluyor ama sabah stok yenileniyor daima.
edit: bütünde donuk ve taze seçenekleri var; diğerlerinde de donuk görmedim sanırım.
0
lil siztah
(09.01.26)
(16)

ekşi duyuru soru cevap sirkülasyonun azalması hakkında

denef
uzun süredir sahada olduğum için aktif kullanmıyordum. tekrar masa başında vakit geçirmeye başlayınca ve açıkçası işim düşünce açtım siteyi. dün yazdığım soru hala birinci sayfada karşıma çıktı. Duyurunun hareketli ve aktif zamanlarını hatırlıyorum gün içinde onlarca soru cevap okurdum çoğu da işime
uzun süredir sahada olduğum için aktif kullanmıyordum. tekrar masa başında vakit geçirmeye başlayınca ve açıkçası işim düşünce açtım siteyi. dün yazdığım soru hala birinci sayfada karşıma çıktı. Duyurunun hareketli ve aktif zamanlarını hatırlıyorum gün içinde onlarca soru cevap okurdum çoğu da işime yarardı. herkes nereye gitti, artık alternatif bir mecra mı kullanılıyor ya da buraya ilgi/güven mi azaldı. siz neler düşünüyorsunuz ?
0
denef
(09.01.26)
moderatörler geçimişe göre daha aktif ve gereksiz hamleler yapmaya başlayınca bir de üstüne trol üyeler çoğalınca geçmişte çok kullananlar yani bizler de okuyup gider olduk.
+7
erty_ksk
(09.01.26)
galiba artık burası daha çok sosyal medya mantığında kullanılıyor. azalma elbette var.
+1
gobekliraki
(09.01.26)
chatgpt falan cikti, duyurular azaldi.
+4
lemmiwinks
(09.01.26)
Buranın günlük hayatta karşılaşılan olay veya problemlerden, akademik konulara oradan da dış olay ve gündeme kadar uzanan bir içeriğe sahip olması lazım.
Dış basındaki bir haber veya bir kitaptan alıntı burada çeşitli yorumlarla analiz edilebilmeli.
Konsept/yapı buna da uygun ama sonuçta katılımcıların niteliği asıl durumu belirliyor.
Bizde de aklı çalışan beyinler var aslında
Reddit vs gitmeye gerek yok.

Şimdilik aşk, şehvet , ihtiras, stalk, pembişli storyler , iş yerinde fetişizm şimdilik daha çok ilgi görüyor maalesef.
Belki bir zaman sonra bu husuzursuzlukta meyvesini verir.
Bekleyelim .
0
diyecevaplandı
(09.01.26)
burası güzin ablalara kaldı.
+5
mikahakkinen
(09.01.26)
engel yiyen troller etkileşim göremeyince yazmayı bıraktı asdfhs
+9
gabe h coud
(09.01.26)
Engelleme gelince ve bu sebeple troller etkileşim göremeyince ugraşmayı bıraktılar. Artı olarak yapay zeka çok gelişti. Millet artık ona sorup anında cevap alıyor
+1
limonlu eksi
(09.01.26)
Hoşgeldin denef,
0
duptıs
(09.01.26)
hoş buldum duptıs :)
0
🌸denef
(09.01.26)
uzun yıllar sert bir moderayon uyguladılar. biri mesela şarkı soruyor, birisi de cevaplıyor. soru sahibi "evet budur teşekkürler" diye cevap yazıyor bunu siliyorlardı. sebep; cevap değilmiş. bir soruya cevaplardan birine x +1 demek de siliniyordu. en ufak eleştirel cevap siliniyordu. bunların haricinde yine uzun süre compu bey hiç yenilik yapmadı. oo kadar alıştık ki şu anki arayüze hala alışamadım ben mesela.
yine ekşi sözlük zaten gittikçe popülerliğini kaybetti bundan duyuru da nasibini aldı.
en büyük sebebi de yapay zeka elbet.
+3
ground
(09.01.26)
@ground +1
eskiden çok aktif kullandığım bir duyuru hesabım vardı. sorduğum ve yeterli yanıt alamadığım konularda anlamlı ve faydalı bir sonuca ulaşırsam, kendime cevap olrak yazıyordum; başka insanların da işine yarasın diye. fakat özenle tek tek tespit edip kaç yıllık cevapları silmeye başladılar; diyaloğa giriyormuşum diye.. buna uyuz olup, uzun yıllar girmedim duyuruya.
+2
lil siztah
(09.01.26)
Kalitesizleşti. Ama engelleme sonrası çok daha iyi. Akıl hastaları ele geçirmişti en son.
-3
arbre
(09.01.26)
troller küstürdü, ai iyice ayağımızı kesti.

bir de sorulan sorulara ya da cevaplara laf atıp da bu da sorulur mu, git google'da ara, git ai'ya sor gibi bir sürü yanıtlar gelince pek keyfi de kalmadı insanların.
0
biseysorcaktim
(09.01.26)
Burada en çok cevap veren kullanıcı benim aslında. Silinen cevaplarla birlikte 18 bin üzerinde cevap vermişim. Zamanında çok vakit geçiriyordum. Artık haftada bir aklıma gelirse giriyorum. Bir 2-3 sene de hiç girmediğim dönem oldu. Sebebini eğip bükmeye gerek yok. Okuduğunu anlamaktan aciz bir moderatör vardı. Onun yüzünden bir çok kullanıcı burayı terk etti. Havası zaten söneli uzun zaman oldu. Benim girmediğim o 2-3 yıllık dönemde de ortam iyice cıvımış. Sürekli birbirine laf sokmaya çalışan, birbirini trolleyen tipler iyice bokunu çıkardı. O yüzden asıl soru sormak isteyenler de artık sormaz oldu.
+2
himmet dayi
(09.01.26)
eskiden "bok" yazinca kufur diye siliyorlardi.
simdi ana avrat sovuyorlar ozelden, moderasyon 3 maymunu oynuyor.
sogudu herhalde insanlar, ki normal. benim de ne cevap veresim var artik ne de bakasim.
ciddi anlamda 46lik olan 3-5 kisi ve onlara canak tutan modlar sitenin icine ettiler.
+3
cooperr
(09.01.26)
Moderasyon siteye düşman gibi davrandı. Giden bi daha gelmedi. Başka bi sebebi yok.
0
luluki
(10.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.