Giriş
(11)

Bu yıl için kafaya taktıklarınız

darthvader
Bu sene ne olursa olsun yapacağım, inat ettim, kafaya yazdım, hedef listemde yerini aldı dediğiniz neler var, ne pahasına olursa olsun yapmak istedikleriniz?
Bu sene ne olursa olsun yapacağım, inat ettim, kafaya yazdım, hedef listemde yerini aldı dediğiniz neler var, ne pahasına olursa olsun yapmak istedikleriniz?
+1
darthvader
(18.01.26)
Toyota almak
Yurtdışına çıkmak
0
baldan kaymak
(18.01.26)
Ek gelir elde etmek. Sadece bir maaşla hayat geçmez.
-8
arbre
(18.01.26)
toplamda 10.000km bisiklet sürmek
her şey dahil tatile gitmek. 2025 yazında çoluk çocuk günü birlik işler acayip eziyet oldu.
birtakım maddi hedefler.
+1
lazpalle
(18.01.26)
Dandik bi apartım var. Satıp üstüne para koyup 2+1 almak ve kiralamak. İş görecek kadar bi arabayın ölğ eşek fiyatına almak: fiat panda.
Yatırım yapın savaş ekonomisindeyiz.
0
luluki
(18.01.26)
Kilo vermek. 5 ocaktan beri 10 kilo verdim. Kalan 11,5 ayda 30 kilo daha vermek hedefim.
+3
ground
(18.01.26)
En az 5-6 saat süren feribot yolculuğu yapmak. Hatta geceyi de feribotta geçirmek.
0
put it in your appropriate place
(18.01.26)
3, 4 kilo alıcam ben de ve alerjimi çözücem.
0
fildirfildir
(18.01.26)
kg vermek. araba almak. bir de birinin hayatımızdan çıkması, artık zamanı geldi.
0
mikahakkinen
(18.01.26)
ise gitmek, durulmasi gerektiginde durmak, parayi dikkatli harcamak
0
ala09
(18.01.26)
Ablam kanser hastası, tedavisine çözüm bulmak...
+5
cccbehzatccc
(18.01.26)
@cccbehzatccc Çok geçmiş olsun, umarım en kısa zamanda sağlığına kavuşsun ablanız..
0
🌸darthvader
(23.01.26)
(9)

askerlikten muafiyet

baldur2
41 yasina gelmis biri askerlikten muaf mi oluyor?
41 yasina gelmis biri askerlikten muaf mi oluyor?
-1
baldur2
(17.01.26)
Askerlik mükellefiyetini tamamlamamış ya da bir yasa gereği muaf sayılmamış kişi yasal yas sınırı dışına çıkamaz.
Yani şu yaşa kadar kaçarsam muaf oluyorum diyemiyorsun.
0
Mirket
(17.01.26)
yaştan muafiyet yok. hiç yapmazsan emeklilik ikramiyesi ve emekli maaşı olmuyor. 60-65'li yaşlarda yapanlar gördüm
+3
runaway
(17.01.26)
41 yaş meselesi askere alma kanunu'ndaki askerllik dönemi tabirinin 20-40 yaş arası olmasından kaynaklanabilir.

keşke mirket bize kaynak verse.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.01.26)
Kanunu biliyorsun, yazıyordur bir yerlerinde.

Üşeniyorsan ben arayayım. :)
0
Mirket
(17.01.26)
7179 sayılı Askeralma Kanunu Madde 3.(1) (a) da Askerlik Yükümlülüğü, 'Nüfus kayıtlarına göre her erkeğin 20 yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününden başlayan ve 41 yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününde biten süre' olarak tanımlanmış.

Ancak;
Madde 5.(11)de :
Bu Kanunda tespit edilen esaslar dışında muvazzaflık hizmetini yapmadıkça veya yapmış sayılmadıkça hiçbir yükümlü askerlik çağı dışına çıkarılamaz.
denmiş. Yani yukarıda söylediğim gibi.

İlgilenenler için Kanun şurada.

www.mevzuat.gov.tr
+3
Mirket
(17.01.26)
askeri hastanede askerlik yaparken 50'li yaşlarda bir amca geldi. alamancı hep kaçmış. askeri hastaneden askerliğe elverişsiz raporu alıp askerliğini sonlandırdı. ancak hastanede er üniformasıyla geziyordu. kimse amca sen kenarda otur talime katılma demiyor. askerlik şubesini arayıp sorabilirsiniz.
0
mikahakkinen
(17.01.26)
sadece yas sebebiyle askerlikten kacamazsin.
60 yasinda ve saglikli isen, 60 yasina kadar kactiysan, yine de alirlar.
0
cooperr
(17.01.26)
71 yaşında asker gördüm gözlerimle gördüm hatta komutan aman benim emrimdeyken ölmesin diye dua ediyordu.
Bizim bölükte 45 yaşında bir abi vardı hepsinln hayat hikayesi farklı
Özetle Yaştan muafiyet yok+1
0
basond
(17.01.26)
Abi yaştan muafiyet olsaydı hepimiz o sınır neyse onu kovalardık ama olmuyor.
0
kizil karga
(17.01.26)
(3)

2 Milyon 500 Bin - 3 Milyon bandında alınabilecek en mantıklı araç hangisidir? Sedan tercih ediyorum

buenas
Sizce hangisidir? Sıfır km alacağım. 2024 Honda civic kullanıyorum, arka tamponu vurdum ve satmayı düşünüyorum.
Sizce hangisidir? Sıfır km alacağım. 2024 Honda civic kullanıyorum, arka tamponu vurdum ve satmayı düşünüyorum.
0
buenas
(17.01.26)
tabii ki octavia. zorlarsan superb. arka tamponu vurduğun için satma meselesi trolldür inş
+1
jelly bear
(17.01.26)
Honda Hrv 1.5 hybrid Advance paket listesi 2675.
Crv 6160 olmuş gözlerime inanamadım
0
orpheus
(17.01.26)
a3 ya da golf. sedan olarak türkiyede şu an çok model yok. superb ya da octovia olur.
0
mikahakkinen
(17.01.26)
(17)

hangi su markasını alıyorsunuz (damacana)

eja
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi m
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.
artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi markayı beğendirsem anneye?
0
eja
(16.01.26)
hamidiye-javsu-abant. büyük damacana değil de 5 lik alıyorum, migrosta en ucuz hangisiyse onu kullanıyorum.
0
kisa
(16.01.26)
Taşdelen cam damacana kullanıyoruz ama fiyatlar aşırı artınca 5 ve 10 litrelik sulara geçtik. Carrefour, Saka ve Hamidiye alıyoruz, cam damacanaya aktarıyoruz. yosun tutana kadar böyle devam edeceğiz sonra tekrar taşdelen alırız.
0
elektr10
(16.01.26)
javsu alıyorum ama 1.5 lt. damacanaları sağlıklı bulmuyorum. ve genelden daha ucuza alıyorum ben damacanadan.
0
jelly bear
(16.01.26)
10'luk Saka veya 5'lik Buzdağı. Migros sanal markette hangisine denk gelirsem.
0
auroraaurora
(16.01.26)
su kaynakları genel olarak aynı, sonuçta saka uzaydan çekmiyor suyu. ben genelde özel bir bölge tercihim varsa o kaynaktan çıkan en ucuz markayı araştırır satın alırım.
0
dirildimde geldim
(16.01.26)
Duyuru sayesinde aydınlandim resmen,
Ben de saka kullanıyorum yillardir ve kedinin atomatik su kabi kirecleniyor, nasıl olur ki bu musluk suyu vermiyoruz diyordum,
Ağlayacağım,

Yanıt yok ama gelen önerilere göre ben de değiştireceğim,
+2
a perfect lie
(16.01.26)
Migros'tan Abant ve Mila, dışarıdan Fuska. 1.5 litre alıyorum.
0
black holes in the sky
(16.01.26)
Pürsu alıyorum damacana yıllardır. Sudan tat alma konusunda seçici biriyim, en sevdiğim su bu. Eskiden damacana dışında 0,5 ya da 1,5 litrelik pek bulunmazdı, şimdi o boyutları da bulmak kolay. Koçların şirketi olması lazım, yıllardır kendileri benim kadar reklamını yapmıyor bu suyun yani her su muhabbetinde pürsu övüyorum :D
0
nundu
(16.01.26)
Yıllardır 3 harfli marketlerde hangisi rastlarsa onun 5 litrelik sularından kullanırım. Ama çaydanlığımda biriken kireçten bezmiş durumdayım. @eja'nın yazdıklarını okuduktan sonra carfur'a geçmeye karar verdim. Kireçten kurtulursam ona minnettar kalıcam.
0
Mirket
(16.01.26)
ben fuska'yı tercih ediyorum yıllardır. tavsiye ederim.

arada bir başka marketlerden başka suları aldığım da oluyor. fuska dışında elmacık'ı da seviyorum.
0
biseysorcaktim
(16.01.26)
arıtmaya geçtik tamamen.
0
summerjam0306
(16.01.26)
pınar madran(bozdoğan)
0
mikahakkinen
(16.01.26)
Her yerde olmayabilir ama Çenesuyu en iyisi :D
-2
arbre
(16.01.26)
kuvars<3
0
ala09
(16.01.26)
sipariş kolaylığı ve hızından dolayı pınar alıyoruz.
0
eileengray
(16.01.26)
kendimiz dolduruyoruz. istanbul anadolu yakasındaki kayışdağı suyu çeşmelerinden.
0
my fault
(16.01.26)
uzun zamandır getir'in kuzeyden marka suyunu alıyorduk; çünkü suyun bittiğini çoğunlukla gece geç saatte fark ediyoruz ve bir tek orası açık oluyor. geçenlerde kampanya yaptığı için saka suya geçtik. ilk kez damacana borusu kısa sürede yosun tuttu. kampanya da bitince kuzeyden'e geri döndük; memnunuz.
0
lil siztah
(16.01.26)
(4)

Yurtdışına turla gitmek?

redcat
Yurtdışına gitmek istiyorum lakin hiç arkadaşım yok. Turla gitsem nasıl olur? Evet diyorsanız hangi tur?
Yurtdışına gitmek istiyorum lakin hiç arkadaşım yok. Turla gitsem nasıl olur? Evet diyorsanız hangi tur?
0
redcat
(16.01.26)
avrupa rüyası diye grup var, 20 günde 45 ülke falan geziyorlar. oraya gençler çok gidiyor, ben 20 günde 45 ülke muabbetine inanmasamda ortamı var galiba.
0
mikahakkinen
(16.01.26)
eğer pimpirikli biriyseniz turu tavsiye etmem. insanlara angaje oluyorsunuz, siz kahvaltınızı yapıyorsunuz otobüse iniyorsunuz, adam daha odada uyuyor filan. gerilirsiniz durduk yere.

yurtdışı tek başına da güzel. en kötü yerel bir rehber alırsınız yanınıza, sizinle takılır tüm gün.
0
galahad reloaded
(16.01.26)
kendi başına gezmek en güzeli. daha özgür olursun. kendin plan yap kendin gez doğaçlama takıl. birine ihtiyacın yok.
0
jelly bear
(16.01.26)
eger orada turdakilerle zaman geciririm diye dusunuyorsaniz boyle bir beklentiye girmeyin derim. turla iki kere yurt disina gittim. en az 15 sene onceydi bunlar. bir kere insanlar kendi arkadaslariyla, aileleriyle takiliyor. kimse yaninda ucuncuyu istemez. sadece turun organizasyonu (mesela yemek ve atraksiyon organizasyonu olursa) olursa birlikte hareket ediliyor. sizin gibi yalniz birini bulursaniz belki ama o da belki yalniz gezmek istiyordur. ha ben orada takilirim diye degil en azindan biriyleriyle tanisirim, az da olsa zaman geciririm diyorsaniz tercih edebilirsiniz elbette, ama yine de buyuk beklentiyle gitmeyin.
0
Sour
(17.01.26)
(6)

Toyota Auris/Corolla vs Skoda Scala

internet explorer
Hayırlı forumlar. Yeni araba için 1.200.000 – 1.300.000 bütçem var. Dizel veya Benzinli bir otomatik toyota araç bakıyordum fakat skoda scala dikkatimi çekti. 2014–2017 model temiz toyotalar genellikle en az 1.200.000. Toyota sağlımlığı ile nam salmış ama Skoda Scalayı çok öven de var çok yeren de v
Hayırlı forumlar. Yeni araba için 1.200.000 – 1.300.000 bütçem var. Dizel veya Benzinli bir otomatik toyota araç bakıyordum fakat skoda scala dikkatimi çekti. 2014–2017 model temiz toyotalar genellikle en az 1.200.000. Toyota sağlımlığı ile nam salmış ama Skoda Scalayı çok öven de var çok yeren de var.

Aynı bütçeyle 6-7 yaş daha genç bir skoda scala almak mı yoksa daha güvenli liman olan toyota mı? Siz olsanız hangi aracı tercih ederdiniz? Nedenleriyle birlikte fikrinizi paylaşabilir misiniz?

Dip not
Annem araba kullanmaya başlasın diye otomatik araç alıyoruz. Kendisi henüz acemi. Belki tercih faktörü olabilir diye belirtiyorum.
0
internet explorer
(15.01.26)
şahsen hep model yılı ve teknolojisi yeni olanı tercih ederim.
0
awlmi
(15.01.26)
anne araba kullanmaya başlayacaksa toyota daha ucuz parça ve sorunsuzluk olarak daha mantıklı. scala daha konforlu ama parça ve şanzıman konusunda daha sıkıntılı. araba kullanmaya başlıyacak birisi varsa b segment daha mantıklı.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
Bende Auris vardı araba o kadar konforsuz ki sürücü dahil herkesin midesi bulanıyordu, başka bir arabada bu hissiyatı yaşamadım. Scalaya binmedigim için yorum yapamiycam
0
mirty
(15.01.26)
Toyota Corolla devamlılığı olan bir model ve parçaları uygun fiyatlı. Yıllarca sorunsuz kullanılır. Kesinlikle Corolla ve benzinli.

Benim annemin 2010 model Corolla'sı vardı daha yeni sattı. O kadar zaman geçmesine rağmen alıcısı da hep var.
0
elektr10
(16.01.26)
hocam aslında bütçeyi belirtmişsiniz ama şu anda corolla'da 2026 modellerde 1.650.000 kampanyalı fiyat. Yani biraz daha zorlama şansınız olursa sıfır corolla alma ihtimaliniz de olabilir.
0
anten
(16.01.26)
Abimde Skoda Scala var birkac yildir. 2021 model dizel sanirim. Bir sikayetini duymadim henuz. DSG olayinda kuru kavramali olanlar sikintiliymis, islak olanlar iyiymis, sorunlar cozulmus vs gibi seyler soyleniyordu. O tur detaylar incelenip konfor mu problemsizlik mi arasinda secim yapilabilir. Tabii 3-5 yasindaki Corolla da odun gibi degildir diye tahmin ediyorum.
VW grubunda gordugum kadariyla ozellikle benzinlilerde belli bir noktadan sonra yag yakma sorunlari bas gosteriyor ama 200 bin km civarlarinda falan. Tabii bu kullanicinin bakimlari duzgun yapmamasindan da kaynaklaniyor olabilir. Zaten belki o kadar uzun soluklu dusunmuyorsunuzdur.
0
mbond
(16.01.26)
(4)

Yatak neye göre nasıl seçilir?

paintit
Selamlar, yatak alacağım ama hangisi iyidir değildir hiç bilmiyorum. En son yatak aldığımda 2021'de yataş yatak 900 tl idi, şimdi bakıyorum ortalama 10k. şaka gibi. son zamanlarda yatak alıp memnun olduğu bir marka model olan var mı?
Selamlar, yatak alacağım ama hangisi iyidir değildir hiç bilmiyorum. En son yatak aldığımda 2021'de yataş yatak 900 tl idi, şimdi bakıyorum ortalama 10k. şaka gibi. son zamanlarda yatak alıp memnun olduğu bir marka model olan var mı?
0
paintit
(15.01.26)
serta perfect sleeper.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
Kilonuza göre diye düşünüyorum. 100 kilo bir insana yumuşak gelen bir yatak 50 kilo insana sert gelebilir. Yatak genel olarak yumuşak olmamalı, omurga pozisyonunu korumalı. Yatağa yatınca şöyle bulutlara uzanıyor gibi olayım, pamuk gibi olsun bakış açısıyla alınan yatak pişmanlıktır, bizzat yaşadım. Omurgayı dik tutmadığı için ağrıyla uyanırsınız ama dediğim gibi kilolusunuzdur ve sizin omurganızı dik tutmuyorken zayıf birinde sorun olmayabilir mesela. Bu yüzden yatak nasıl olmalı sorusu için kullanıcı deneyimleri yanıltıcı olabilir. Genel olarak yatak orta sertlikte olmalı. Bayiye gidip test edip alınan yataktan da o kısa sürede edinilen izlenim doğru olmayabiliyor, yatak almak biraz zor bir iş bence ya. Test etme ve değiştirme imkanı sağlanıyorsa belirli bir süre içerisinde belki buna dikkat edebilirsiniz.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(15.01.26)
yatak kişiye özeldir, yumuşak sevende var, sert sevende. hemen hemen türkiye'de ki bütün yatak firmalarını tanırım. ben kendim bed&more savona ped 2000 kullanıyorum. kime önerdiysem de çok memnun kaldılar, ne çok sert ne de çok yumuşak ve inanılmaz rahat. onun dışında yatakçıları gezerek deneye yanıla seçebilirsiniz ama şunu unutmayın yatak satıcıları çok etkili satıcılardır satıcının etkisine girmeden seçmeye çalışın. ve mutlaka pazarlık yapın rekabet olduğu için inanılmaz fiyat düşüyorlar. bu bed&more türkiye'de bilinmez fakat direk patronlarını tanıyorum ana pazarları ingiltere haliyle belli bir kalitenin altına hiç inmiyorlar ve türkiye de fiyatları aşırı uygun.
0
dirildimde geldim
(16.01.26)
deneme süresi olan yataklardan almanızı öneririm.
eğer kötü olursa değiştirme imkanı veriyorlar.
ben ayrı eve çıktıktan sonra aldığım yataktan memnun kalmadım.
eski yatağımın aynısını aldım sonra. ama içeriği değişmişmiş. çok sert geldi, kullanamadım. 3. bir yeni yatak aldım. mağazada denediğimde innılmaz yumuşaktı. eve gönderilen ise mağazadakine göre 10 kat sertti diyebilirim. Kullandıkça biraz yumuşadı ama geceleri sürekli uyanıyorum ve boynum ağrıyor. bir ay kadar daha deneyip değiştirteceğim.
bir sonraki yatak nasıl olacak bilmiyorum.
bedenim ne istiyor onu anlamaya çalışıyorum.
şimdiye kadar anladığım kadrıyla, yatağın destek derecesinin az olması gerektiğini anladım. şu anki yatağın destek derecesi orta. yayların bedenimin ağırlığına verdiği tepki bedenimi ağrıtıyor. bir de yay üzerinde bir sürü katman olmasını da istemiyorum. Yay ve ince kat bir sürnger olmalı. yok keçe, yok elyaf, yok bilmem silikon, altı yedi çeşit dolgu bedenimin yay üzerinde hissettiği rahatlığı engelliyor.
yayların desteği, tepkisi az olmalı ama içine de gömülmemeliyim.
ikeada yaylı yataklar gördüm, tam istediğim gibi: yay ve süngerden ibaret. 120 gün deneme süresi var. uymazsa verdiğin parayı iade etmiyor ama başka bir şeyler satın alma imkanı veriyor.
0
santimantal
(18.01.26)
(3)

ADHD teshisi ne kadar surer?

grv
Selamlar,Turkiye'deki psikiyatrlara potansiyel adhd teshisi icin gittigimizde bu teshis islemi (+gerekli ilac recetesi yazimi) bir seansta oluyor mu yoksa birden fazla sefer gel-git yapmamiz gerekiyor mu? Tesekkurler
Selamlar,
Turkiye'deki psikiyatrlara potansiyel adhd teshisi icin gittigimizde bu teshis islemi (+gerekli ilac recetesi yazimi) bir seansta oluyor mu yoksa birden fazla sefer gel-git yapmamiz gerekiyor mu?
Tesekkurler
0
grv
(15.01.26)
Bir randevuda teşhis koyulabilir ve ilaç reçete edilebilir.
+1
dediysem dedim
(15.01.26)
yani psikolojik teste yollarsa sonucunu bekleyebilir ama genelde 1 seansta teşhiş konulabilir.
+1
mikahakkinen
(15.01.26)
Ben devlet hastanesine gittim, 3 saat sürdü neredeyse. önden yazılı test/anket gibi bir şeyler doldurdum akabinde psikolog bir seans yaptı (o da böyle test odaklıydı) ve sonra teşhis kondu.
+1
eisberg
(15.01.26)
(8)

1. yaş doğum günü

kondansator
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğ
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğum günü organizasyonu yapınca da aile dışında çağıracak çok az insan var. böyle olunca da gerek yok gibi düşünüldü ama hevesi de var. yapmazsak da içinde kalır mı diye çekiniyorum. siz olsanız nasıl ilerlerdiniz? devrik yazmış olabilirim kusura bakmayın lütfen.
0
kondansator
(15.01.26)
Süslemeli doğum günü illaki gününde olmak zorunda değil.
Bayramda daha fazla aile üyesi bir araya gelebilecekse bu değerlendirilebilir bence. 1 hafta önce yaparsınız.
+3
emcekare olmadi einstein olsun bari
(15.01.26)
kendi aranızda mini bir organizasyon harika olur. başkaları gelebilse elbette güzel olur ama unutmayın esas aile sizsiniz. ileride o fotoğraflar çok değerli olacak.
0
lazpalle
(15.01.26)
ilki için es geçmeyin. 3 kişi de olsa 5 kişi de olsa yapın. unutulmaz olan ilki.

ankara'daysanız biz gelelim?
+2
summerjam0306
(15.01.26)
Parti malzemeleri satan pek çok internet sitesi ve mağaza var. Az kişi iseniz bir tema belirleyip evinizi organizasyonsuz süsleyebilirsiniz. Balonları alıp şişiriyorum, ozalitçiden afiş bastırıyorum, süsleri tabağı bardağı ne ararsanız temalı var zaten. O temada pasta da yaptırırsınız güzel bir anı kalır. Biz 6 senedir böyle yapıyoruz bu sene ilkokula başladı da mekan tutalım dedik arkadaşları ile eğlensin diye.
+1
cilekli pasta
(15.01.26)
aşırı büyük bi organizasyona gerek yok eğer bütçe ayırmak istemiyorsanız. süslemeyi kendiniz yapabilirsiniz. bu tip malzeme satan yerlerde her şey oluyor zaten. ilk doğum günü güzeldir, anı kalır. yapın bence. az kişi çok kişi farketmez.
0
elorelia
(15.01.26)
kutlu olsun, allah analı babalı büyütsün öncelikle.
ailelerin toplandığı bir günü organize edin. dışarıda bir yer tutmanıza gerek yok. kendinizce bir tema belirleyebilirsiniz ya da sadece renk uyumları üzerinden de gidebilirsiniz. geniş bir masaya güzel bir örtü, birkaç süsleme, birkaç çeşit kurabiyedir börektir şudur budur. çocuğun da hoşuna gidecek balonlar, 1 yaş yazan balon falan. çok çok kalabalık olmasına bence pek gerek yok, çağıracağınız kişilerin de çocukları varsa 2 çocuk yetiyor curcuna olması için :)
0
black holes in the sky
(15.01.26)
ilk doğum günü yapılır. yapılmazsa ah edilir.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
bayramda aile evinde yapma şansınız varsa orda yapın +1
evde yapacaksanız da çok büyük olmayan küçük bir süsleme yaptırın fotoğraf çekin güzel anı kalır. sırf çağıracak çok kişi yok diye vazgeçmeyin bence. komşularınız filan varsa onları çağırırsınız tanımıyorsanız tanışmış olursunuz.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
(5)

Yarın trump kıbrısı bana vereceksiniz dese ne yapacağız

messina123
Grönland, kanada falan derken bu adam durmayacak belli. Yarın gelip kıbrısa göz koysa ne yapacağız?
Grönland, kanada falan derken bu adam durmayacak belli. Yarın gelip kıbrısa göz koysa ne yapacağız?
0
messina123
(15.01.26)
al başkan senin olsun deriz.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
Bagira cagira verip "zaten masraftan baska bisey degildi" dusuncesine ikna ederler.
+7
duster
(15.01.26)
kim napsın kıbrıs'ı ya
alsın türkiye'de de ankara'dan sonrasını alsın isterse ülkeyi de alsın

küçücük hayatlarınızdan dünyaya dair ne çok dert buluyorsunuz kendinize
-6
croswell
(15.01.26)
kaç dolar vercen diye sorarız
+2
gercekdunya
(15.01.26)
Yunanistan'ın sessiz sedasız çöktüğü adalar için gösterdiğimiz tepkiyi göstereceğiz tabii ki.
+1
gnosis
(15.01.26)
(6)

Madrid’e neden gitmeliyim?

ezkaza
Barcelona’yı ve girona’yı gördüm daha önce.Madrid turist mantığıyla gezilecek yerler göz önüne alındığında gitmeye değer mi?
Barcelona’yı ve girona’yı gördüm daha önce.
Madrid turist mantığıyla gezilecek yerler göz önüne alındığında gitmeye değer mi?
0
ezkaza
(14.01.26)
prado ve sofia müzeleri, denk gelirse futbol maçı, ispanyol mutfağı. bana göre iyiydi, bi kere görmekte fayda var.
0
mutlu yillar sana
(14.01.26)
Madrid tam bir küçük İstanbul megakent olarak, komple bir şehir. Turistik kısmı ayrı da, hayat olarak da çok canlı çok hareketli.

Chueca'ya uğramayı ihmal etme.
+1
Bruce
(14.01.26)
madrid milano brüksel. diğer trustik şehirlere göre daha az gezilesi yerler. barcelona, paris,amsterdam gibi şehirlere göre daha ortada şehirler.
0
mikahakkinen
(14.01.26)
Prado ve Reina Sofia müzelerine thyssen I de ekliyeyim. Çok güzel şehir artı Toledo ya sa yakın. Yeme içme güzelliklerini saymıyorum bile. Defalarca gittim ay sonunda yine gidecem.
0
euteamo
(15.01.26)
yeme, içme olarak harika bir şehir. o kadar güzel ki 3 kere gittim. bence nisan-mayıs ayları en ideali. güzel rooftop'ları da var.
0
elektr10
(15.01.26)
barselona'dan sonra bana çok yavan gelmişti, ama vaktim azdı ve sınırlı gezebilmiştim.
0
lil siztah
(15.01.26)
(10)

Dubai'nin olayi ne? Laik kesim Dubai'de ne yapiyor?

tantamount_to_equivalent
Muhafazakar olsam hadi modern bir musluman ulke goreyim diye giderdim belki ama. Ne bileyim ya Dubai'ye gitmek 40 yil dusunsem aklima gelmez. Firsat varsa Londra, Paris, barcelona, Roma'ya vs defalarca gitmeyi tercih ederim gene. Ya da ufak tier b Avrupa sehirlerine giderim, ata topraklari balkanlar
Muhafazakar olsam hadi modern bir musluman ulke goreyim diye giderdim belki ama. Ne bileyim ya Dubai'ye gitmek 40 yil dusunsem aklima gelmez. Firsat varsa Londra, Paris, barcelona, Roma'ya vs defalarca gitmeyi tercih ederim gene. Ya da ufak tier b Avrupa sehirlerine giderim, ata topraklari balkanlari gezerim gene. Asya da olur bak, farkli kultur vs. Zenginleri falan anlarim da sen, ben gibi normal bayagi kisi de gidiyor sanirim bu ulkeye. Gecen bir arkadas topliulugunda fransiz kaldim gene, adamlar Dubai'nin tum bolgelerini biliyordu surdan otel tutacaksin, surda yeni binalar yapiliyor, para olsa ordan ev alicaksin falan diye. Ucuz ucak biletleri falan mi var, oteller mi ucuz ne yapiyor burada bu insanlar, gokdelen, avm gormeye mi gidiyorlar yani? Hayir bir de Suudi Arabistan, BAE en hazetmedigim ulkeler, ne biz onlari severiz ne onlar bizi sever.
+4
tantamount_to_equivalent
(14.01.26)
Kış aylarında deniz turizmine elverişli, kaliteli restoran, bar ve eğlence mekanları olan bir yer. Bir de olayı gösterişli olmak; haliyle Burj Khalifa, Dubai Mall, Ayn Dubai, Burj El Arab vb. derken bir sürü şekilli, paylaşılmalık şey var, vize almak kolay...
+1
salihdt
(14.01.26)
ben de senin gibi düşünüyorum , doğal dokusu ve tarihi yok bence beton görmeye gidilmez . tanıdıklarım büyük alışveriş merkezleri için gidiyorlar . Apple ürünleri , drone gibi şeyler alıyorlar . Makyaj malzemeleri ve giyim için aşırı para harcayıp dönen tanıdığım kızlar var.
+1
devilone
(14.01.26)
Yıllardır dubai'ye gider gelirim
bir abimiz demişti ki dünyanın en büyük kerhanesi ile en büyük kumarhanesi dubai'dir.

Dubai güzel, farklı. Paranız varsa daha da müthiş. Yeme-içme sınırsız muhteşem restaurantlar var. Denizi pek keyifli olmasa da plajları da mevcut, partileri de.

herkesin tatil anlayışı farklı. ABD'ye sık seyahat eden adam da Avrupa'dan haz etmiyor. Bana da sorsanız ilk 5- 6 avrupa şehri müthiş ufuk açıyor ama sonrası aynı...

Avrupa ülkeleri pislikten sokakları gezilmiyor, çantan çalınacak korkusu ile yürünmüyor. Göçmen sorunu inanılmaz boyutta tüm landmark'larda kalabalıkta fotoğraf çekmek bile mümkün değil. Dubai'de gayet kaliteli, tertemiz, sokağa açık şekilde cüzdan bıraksanız bile güvenlik kaygısı olmadan tatil yaparsınız.

Şu soruları sormaktan niye sıkılmıyorsunuz onu da anlamıyorum. Kimisi gider bina bakar kimisi gider avrupa'da parkta oturur. Amsterdam'da high olmak isteyen de vardır, bali'de yoga yapmak isteyen de.
-2
croswell
(14.01.26)
arapların monacosu dubai. oraya zenginleri çekmek için her şeyi yapıyolar. anelka falan oralarda yaşıyor. galiba vergi yok, ultra zenginlerin rahat takılacağı bir yer. tatil gez anlayışı kişiden kişiye değişir. ben size katılıyorum. hiç bir zaman monacoda ilgimi çekmedi. ama çok zengin olsam ben de rahat edeceğim bir lokasyonda takılmak isterim.
laiklikle dubainin pek bir alakası yok. monacoda krallık ona bakarsan.
+2
mikahakkinen
(14.01.26)
10-15 yıl önce ayşe arman anlatmıştı oradaki havayı. bir kere beton falan değil inanılmaz bir sosyal ortam var. aradığın her ortamı bulabilirsin. partiler eğlenceler gece hayatı aşmış durumda. bir benzerini şimdi suudiler yapmaya çalışıyor. özel alan belirleyip alkol bile serbest olacak. düşünün içmeseniz bile üzerinizde alkol yakalatsanız idama kadar yolu var o ülkede. her neyse bir gün ayşe arman bir kafede otururken yabancı biri gelip "benimle sevişir misin" diye sormuş. bizimki de hayır demiş. bu sorunun dubaide gayet normal olduğunu söylüyordu. gerisini siz düşünün işte.
+1
ground
(14.01.26)
Vergileri acik ara cok hafif. Dolayisiyla calisanlara yuksek maas veriyorlar ve hayat standarti orta sinif icin cok iyi. Bu durum beyaz yakanin tuzlukla kosacagi bir cekim yaratiyor. Konunun laiklik ile ya da muhafazakarlikla ilgisi yok.
+1
osssy
(14.01.26)
Hem iş hem tatil hem alışveriş hem de yatırım için yıllardır gidiyorum. 1 kere de formula 1 için gitmiştim. Tatil ve eğlence kısmı yazılmış ama Türkiye'den sonra emlak fiyatlarının dolar bazında en fazla arttığı bölge yatırım yapanlar çok kazandı. Yaklaşık 1 sene sonra dev bir kumarhane de açılacak Kıbrıs'ı tahtından edecekler. Basketbol takımları Dubai parayı bastırıp Euroleauge'e katıldı ve geçen sene final four'u düzenledi. Futbol'a da yatırım yapacaklar. Formula 1'de zaten yıllardır sezonun en son ve en şaşalı yarışlarını düzenliyorlar.
+2
iwasbornonamountainside
(14.01.26)
dubai'de vergi yok. doğal olarak gelirler yüksek. en büyük olayı o. bu sebeple genel olarak maaşlar da yüksek. lakin yapacak fazla birşey de olmadığı için ele geçen para da alışveriş olarak değerlendiriliyor.

dubai bu döngüde ilerliyor.
+1
duyurukullanıcısı
(14.01.26)
Almanya'ya gitmekten çok daha mantıklı. Millet almanya'ya özgürlük ve para için bunların hiçbirini bulamıyor. Simsiyah kılları ile alman toplumunda sırıtıyor.

Dubai'de hem ortam hem para var. İşini bilen Türk kızları yılda 2-3 dubai seferi yapıp bir valiz dolarla geri döner.
+2
runaway
(14.01.26)
turistik gidilmez. calismak icin 10 numara yer. hatta dunyada su an calisilabilecek en iyi yer korfez ulkeleri.
+1
antikadimag
(15.01.26)
(16)

Sevmediğiniz ya da sinir olduğunuz insanlara kötü davranır mısınız?

pembediken
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi. Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi.
Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
+4
pembediken
(14.01.26)
Kötü davranmak da bir efor gerektiriyor. Ben iyi ya da kötü davranmam. Böyle bir insanı etrafımda tutmam. Çalışma ortamında filansa da iletişimi minimuma indiririm.

Bu gıcık davranma laf sokma işlerini tercih eden insanlarda da bir sorun vardır. Sevmediği birine kötü davranma çabası varsa o insan da benim gözümde biraz kötü insandır. Kötü değilse de boştur.
+5
a perfect lie
(14.01.26)
Kötü davranmam kimseye.
-6
arbre
(14.01.26)
Hayır davranmam. Görmezden gelirim. Bana nasılsın vs. diye sorunca teşekkür ederim, der geri sormam.
0
substituent
(14.01.26)
uzak dururum kotu davranmam..
+1
cooperr
(14.01.26)
Asgari nezaket seviyesini korurum. Mesafe hisseder ama sevmediğimi göstermem. Örtük olarak da bir şey yapmam.
0
black holes in the sky
(14.01.26)
boyle bi soruya eksi duyuru gibi yari anonim bi ortamda bile pek fazla gercekci cevap gelmez. ama gercek hayat tecrubelerinden biliyoruz ki insanlar sevmedikleri insanlara karsi olumsuz davranislarini rasyonalize etmekte oldukca maharetliler.

ikincisi giciklik denen seyin tanimina da cok bagli. birine cok ufak hatta 0 maliyetle bir iyiligin dokunabilecekken bunu yapmamayi secmek kimilerince giciklik olarak yorumlanabilir mesela.
+5
ghilleinthemist
(14.01.26)
Sevmediğim biriyle aynı ortamda bulunmam. Bulunmak zorundaysam da iletişimim sıfıra yakın olur.
0
gobekliraki
(14.01.26)
Bana kötü davrandıysa, saygısızlık yaptıysa kötü davranırım.
Bunlar hariç herhangi bir sebepten dolayı sevmiyorsam yok sayarım
0
ebeş
(14.01.26)
sevdiğim insanla muhattap olmam. sevmediğim için kötü veya ters davranma gibi davranışım yok.
0
mikahakkinen
(14.01.26)
Tahammül sınırım düştüğü için kendimi tutamadığım zamanlar oluyor. Yani şimdi gıcıklık yapayım diye değil de normalde içimde tutacağım düşünceleri tutabilme yeteneğimin azalması gibi. Kişisel hayatımda zaten sevmediğim insanla görüşmem ama iş ortamında seçme imkanı olmuyor takdir edersiniz ki.
+1
peki madem
(14.01.26)
hayır ama ilk fırsatta olduğu ortamdan uzaklaşırım.
0
lazpalle
(14.01.26)
engelledigi adamin bile engelini kaldirip eksileyip tekrar engelleyen saykolarin oldugu duyuruda bu soruya samimi ve dogru cevaplar almayi beklemeniz cok naif.
bakarsaniz kimse "muhatap olmuyor" ama toplum birbirinin kuyusunu kazan, dedikodusunu yapan, laf tasiyan insandan gecilmiyor. herkes hakettigi hayati yasiyor.
ghilleinthemist +1
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.01.26)
Kötü davranmam, uzak tutarım. Hatta bayağı karşılaşmamaya çalışırım. Yüzüne karşı da mantık çerçevesi dışında bir tepki göstermem ama kendisi benimle alakalı ya da alakasız bir suç işliyorsa gerekli raporlamaları yapıp yasal yollara başvururum ya da başvuranlara yardım ederim.

arşiv unutmaz ve yazıp sildiğiniz en ufak şeyleri (küfürleri mesela) bile kaydeder :)
+3
eileengray
(14.01.26)
mesafeli dururum. iş yerindeyse ve işi bana düştüyse ekstra kötü davranmam asla.
sosyal konulara girmem, laf atarsa yanıtlamam ya da bulunduğumuz ortama göre ilgisiz yuvarlak yanıtlar veririm. eskiden yeri gelirse laf da sokardım bi faydasını görmedim :)
0
denef
(14.01.26)
Yapacağım en fazla muhatap olmamak.
İş yerinde arama çok net bir şekilde mesafe koyduğum tavrımı belli ettiğim kişi geçenlerde arkamdan "benimle derdi var maaşımı bile vermiyor" demiş halbuki bu konunun direkt benimle ilgili olmadığını o da biliyor ama böyle algılamış mesafeli olduğumuz için.
Böyle konular biraz da algıyla alakalı sanırım.
Bile isteye kimseye kötülük yapmamaya çalışırım bana kötülük yapana bile en fazla yapacağım şey silmek oluyor ki bana bir hadi unuttuğum da olsun iki kişi falan kötülük yapmıştır, türk dizisi tadında hayatlar yaşamadığımız için kim kime ne gibi bir kötülük yapabilir ki aklım almıyor benim.
0
mutekebbir
(14.01.26)
iş ortamı gibi sürekli yüz yüze olduğumuz bir ortamdaki insan ise, asgari iletişim ve ortamın gerektirdiği nezaketi gösterir daha fazlasını yapmam. merhaba, merhaba yani. nötr duygularla iletişim kurarım. yüz yüze bir ortam değilse uzak kalırım. bazı insanlar için sevmedikleri insanlarla uğraşmak hobi gibidir. öyle biri değilim.
0
unvergesslich
(14.01.26)
(5)

Motor Yağı seçimi

somon sosu
Renault Clio 5 sce aracım var, servis geçmişinde motor yağı değişimini 5w40 rn710 yağı kullanmışlar.Şimdi ben petrol ofisi 5w40 rn710 onaylı ya da Castrol arasında kaldım.Petrol ofisi yağ nasıldır kalite olarak ? castrol'un sahtesi çok o yüzden tereddütlüyüm
Renault Clio 5 sce aracım var, servis geçmişinde motor yağı değişimini 5w40 rn710 yağı kullanmışlar.Şimdi ben petrol ofisi 5w40 rn710 onaylı ya da Castrol arasında kaldım.Petrol ofisi yağ nasıldır kalite olarak ? castrol'un sahtesi çok o yüzden tereddütlüyüm
0
somon sosu
(13.01.26)
bosch servisçilere sor başkan.
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Araç modelinin ilgili face gruplarında arama yap. Daha içi dolu bilgiler olabiliyor .
0
diyecevaplandı
(13.01.26)
reddit üyelik varsa soruyu kopyalıyorsun ve şu sub'da yayınlıyorsun. tam motor yağı sormalık mekan. bekleriz :)

www.reddit.com
0
unvergesslich
(13.01.26)
Clio 5 için 5w30 daha iyidir. Tamirci her zaman işine geleni koyar. Castrolun de aynı numaralı yağlarının farklı çeşitleri var. Ben po sevemedim kısa zamanda gürültülü çalışıyor.

Tam sentetik olsun. İkisi arasında castrol.
0
hebanon
(14.01.26)
motul'un sitesindeki yağ seçici kullanılabilir. reno için rn17 onay kodlu ürünler kullanılabilir. 5w30 önerdi motul.

www.motul.com
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.01.26)
(2)

Trump'ın İran tweeti

yurtsuz john
Gündeme düşen İran paylaşımı hesabında görünmüyor. Son paylaşımı 25 Aralıkta yapılmış.Nasıl göreceğiz?
Gündeme düşen İran paylaşımı hesabında görünmüyor. Son paylaşımı 25 Aralıkta yapılmış.

Nasıl göreceğiz?
0
yurtsuz john
(13.01.26)
truth hesabında yapıyor paylaşımlarını truthsocial.com
+2
euteamo
(13.01.26)
@yurtsuz +1 thewhitehouse da da yok.
0
mikahakkinen
(13.01.26)
(11)

Ateist bireyin Tevbenin Önemi isimli seminer yükümlülüğünü ihlal (terk) etmesi

fugnar
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek seb
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek sebebi müslümanlık olduğunu söylediği an semineri terk ettim. Danışmanıma gidip durumu anlattığımda dilekçe yazmamı söyledi. Bende inancım olmadığını ve seminerin yaşam şeklime aykırı olduğunu dolayısıyla seminerden ayrıldığımı ve uyarı almamam gerektiğini bildiren bir dilekçe yazdım. Dilekçe komisyona sunulmuş ve komisyon "adı geçen seminerin kişilerin inanışlarına etki etmek için olmadığı, semineri dinlemek ile kendi inanışına zarar gelmeyeceğinin komisyonumuz tarafından müşahede edildiği ve bu sebeple yükümlünün mazeretinin geçerli olmaması nedeniyle mazeretinin reddine" şeklinde karar almış. komisyonun verdiği karara şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvuracağım söylenmiş. Fıkra bu kadar. Sizce bu süreçte ne yapmalıyım.
+3
fugnar
(13.01.26)
Mazeretiniz geçerli bulunmazsa denetimli serbestliğiniz bozuluyor mu?
0
benim bir gizli bildiğim var
(13.01.26)
Siyasi partilerden yardım isteyebilirsin.

Chp, tip, hkp, hürriyet partisi gibi partilerin merkezlerine gidip hukuki destek talebinde bulunabilirsin. Yardım eden çıkar umarım.
-1
yurtsuz john
(13.01.26)
@benim bir
son uyarımdı
0
🌸fugnar
(13.01.26)
ya oraya giden hükümlüler çok mu inançlı? seni neden denetime ayırıyorlar? deneme sürecinde olduğun için. genelde aflarda ds ihlalleri yararlanmıyor. değer mi buna?
hiç kapalıda yattın mı?
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Sonuçta denetimli serbestlik kapsamında bir uygulamaya katılıyorsun ama vaizin söylediği bir cümleye takılmak yerine anlatılan konunun geneline bakıp kendince olumlu başka anlamlar da çıkarabilirsin.
Dilekçenin kabulü halinde bu tür uygulamalara katılma zorunluluğu olan herkesin kendince yazacağı dilekçeler ile denetimli serbestlik kapsamındaki bu ve benzeri uygulamadan kaçınabileceğini de düşünmüş olabilirler.
Bunun yanında buna benzer etkinlikler bazı kimselerde hayatları adına dönüşüm de sağlayabiliyor.
-5
diyecevaplandı
(13.01.26)
Kulağa garip geliyor tabii anlattiginiz. Ama unutmayın cezaevinde yatmak yerine başka bir ceza ya da yaptırım öngörülmüş aslında. Bu bir imza da olabilirdi bir kitabı okuyup özet çıkarmanız da olabilirdi hiç sevmediğiniz bir kurumda çalışmak da olabilirdi. Bunun gibi düşünmeniz gerekir bence. Ama çok rahatsız edici tabii o ayrı.
0
ground
(13.01.26)
Seminerin senin ya da başkasının yaşam şekliyle uyumlu olması gerekmiyor. Bence fazla agresif davranmışsınız.

Tabi ki avukatınızla birlikte hukuki yolu izleyeceksiniz. Sosyal ağlardan bir sonuç çıkacağını zannetmem.
-2
hebanon
(14.01.26)
Ben sizi haklı buluyorum. Yani evet insanların hayatında dönüşümler yaşamasını sağlayabilir gerçekten. Manevi inanç çok güçlü bir kaynak. Ama zorla değil ya.
Yine de sizce ne yapayım diyosunuz. Bu mücadeleden hiçbir kazançlı çıkma yolunuz yok gibi görünüyor. Sadece daha çok hırpalanırsınız. Ben olsam savaşa girmem. Hatta hastalandım çıkmak zorunda kaldım filan derim. Kendimi koruyacak olan neyse onu yaparım. Geçmiş olsun.
0
benim bir gizli bildiğim var
(14.01.26)
Siyasal islam senin tövbe etmenle ilgilenmez. Hatta sana din tebliğ etmekle de ilgilenmez. Siyasal islam, mış gibi, miş gibi yaparak üstlerine yaltaklanmayla, bunu ranta çevirmekle ilgilenir. Burada amaç müslümanlık tebliği falan değil, amaç "böyle bir seminer yapsak ne güzel olmaz mı efendim ehehe" diye avuçlarını ovuşturan bir grup badem bıyıklının, üstlerinin aferinini alması, terfi yollarını açması ama asıl seminer tertip ediyorum ayağına bütçe yaratarak parayı cukkalaması meselesidir. Özetle kimse senin neye inandığınla ilgilenmiyor aslında, onların ilgilendiği şey en dindar biziz şovuyla birlikte senin benim vergilerimi böyle saçmalıklarla hortumlamak.
+2
thracia
(14.01.26)
iki kelime dini bilgi dinledin diye ateistliğine zeval gelmez. kime şekil yaptığını anlamadım bunun zararı yine sana olacak adamlar vay efendim biz napıyoruz cahiliz mi diyecek sanki.
-2
yenibirgüzelnick
(14.01.26)
seminerde uyuşturucu maddenin veya sigaranın zararlarını da anlatabilirlerdi ve sen buna da inanmıyor olabilirdin, dinlemeden çıkmayacaktın sonuçta. bence de fazla tepki vermşsin.

bu arada dini içerikli bir seminerin zorunlu tutulması epey garip geldi bana da, ben zorunlu din dersine de karşıyım. sana zorla namaz kıldırmaya çalışsalardı bu olaya çok büyük tepki verirdim ama sadece islamiyetle ilgili bilgi veren bir konuşmaymış. inanmasan da dinleyebilirsin bence. (ben de inançlı biri değilim ama biri islamiyetle ilgili bir şeyler anlatırsa dinlerim şahsi görüşüm böyle.)

ne yapacağına gelirsek, infaza itiraz edeceksin başka yapılacak bir şey yok. avukatından yardım al +1
+1
Sadece soruyorum
(14.01.26)
(3)

araç kazası durumunda ne yapmak gerek

substituent
Selamlar, bu konu hakkında bir kaç sorum var:kaza yaptık diyelim:yaralı varsa: 112 aranır, polis gelir, tutanağı o halledeler.-sorum burda şu: kaza trafiği engelleyecek şekilde olduysa; fotoğrafları vs. aldıktan sonra, yolu açacak şekilde arabaları güvenli yere çekmeli miyiz? yoksa yaralı varsa, ist
Selamlar, bu konu hakkında bir kaç sorum var:

kaza yaptık diyelim:

yaralı varsa: 112 aranır, polis gelir, tutanağı o halledeler.
-sorum burda şu: kaza trafiği engelleyecek şekilde olduysa; fotoğrafları vs. aldıktan sonra, yolu açacak şekilde arabaları güvenli yere çekmeli miyiz? yoksa yaralı varsa, istisnasız her şey olduğu gibi bırakılır mı?

yaralı yoksa, maddi hasar varsa:
-polis gelmiyor, bunu anladım. ben yine de 112'yi arayıp kaza oldu diye rapor etmeli miyim? Çünkü birkaç yerde okumuştum; sigorta firmaları, bu durumda bile rapor edilmesi istendiğini söylemiş. Yani, maddi hasar varsa, 112'yi bildirsem, madem yaralı yok neden boşuna aradın gibi bir problemle karşılaşır mıyım?

-kazaya karışan taraflar anlaştı, fotoğraflar çekildi. Tutanak tutulurken, arabaları güvenli yere çekmeli miyiz? yoksa tutanak tutulurken olduğu gibi bırakılır mı?

-kazaya karışan karşı taraf anlaşmazlık çıkarıyor -> polis aranacak.
bu durumda, trafik engelleniyorsa, aracı yine de trafiği açacak şekikde kenara çekmeli miyim? yoksa olduğu gibi bırakmalı mıyım?

Bu soruyu birde vurkaç için soruyorum. Buna benzer başıma bir şey geldi. orta şeritte ilerken, en soldan bir araç en sağdan yoldan çıkmaya çalıştı. benim önümden çok tehlikeli bir şekilde geçti, frene asılıp hafif sağa kırdım da kurtardım. Mesela burada kaza olsaydı ve bana çarpan araba devam etseydi (kazayı fark etmiş/etmemiş beni ilgilendirmiyor), ne yapmam gerekirdi? Vurkaç durumunda polis geliyor mu?
Eğer geliyorsa, fotoğraf vs. çektikten sonra, aracı güvenli yere çekmem gerekir mi?

Son olarak, karşı tarafa güvenmiyorum mesela. Ben polisi aradım senin aramana gerek yok dedi. Varsayalım ki, tanıdığını çağıracak. Karşı taraf 112'yi aradığı halde, ben de 112'yi arayıp rapor verebilir miyim?

Özellikle şu trafiği engelleme işine çok taktım. Mesela beşiktaşta nispetiye caddesi felaket. Sadece gidiş geliş, toplam 2 şerit. birisi kaldırıma park ediyor, trafik kitleniyor. Kaza durumunda öyle sağa çekecek bir yer bile yok. Olay yerinden çok uzaklaşmak gerekiyor sakin bir yer bulabilmek için. Bu durumlardan çok çekiniyorum.

Teşşekürler!
0
substituent
(13.01.26)
yaralamalı kazada, yerinden oynatmıyorsun. polis ambulans geliyor zaten onlar alıp götürüyor. tutanak falan hepsini hallediyor.

maddi hasarlı kazada karşı taraf uyumlu sorun çıkarmıyorsa ve evrakları tam ise fotoğraf çekiyorsun, eğer araçlar yürüyorsa, uygun bir cafeye gidip rahat rahat tutanak tutuyorsunuz. araç yürüyemeyecek halde ise zaten çekici bekleyeceksin o arada tutanağıda halledersin.
adamın evrakları tam değilse, alkol şüphesi var ise yine polis çağırıyorsun
adam sorun çıkartıyor abuk sabuk konuşuyorsa kendini aracın içine kilitle polis çağır. o gelip her şeyi halleder.

vur kaç olayında ve tek taraflı kaza olayında hemen duruyorsun ve polis çağırıyorsun. o gelip tutanak tutuyor. burda trafiği engellemeyi düşünme o polisin işi. hızlı gelsin ve aracı kenara aldırsın.

tüm kazalarda eğer polis gelecek ise kesinlikle arabayı kıpırdatma. öylece bekle.
+4
gercekdunya
(13.01.26)
yaralanma varsa zaten size kalmadan kolluk kuvvet hallediyor. eğer aracınızla ilgili sorun varsa kaskocunuzu arayıp aracı çektiriyorsunuz.
+2
mikahakkinen
(13.01.26)
sadece yaralamada değil eğer refüj kaldırım dahi olsa kamu malı zarar görmüşse trafiği çağırman gerekiyor. karşı tarafın ehliyetsiz olması, alkollü olması gibi durmlarda da trafik çağrılıyor. ki bu durum pratikte yaşanmıyor onlar daha hevesli tutanak tutmaya. kesinlikle yaparız hallederezi gibi geçiştirmelere güvenmeyin elimde çok fazla mağdur örnek var. önce tutanağı düzenleyin
rahat edin.
+3
ground
(13.01.26)
(7)

Online yüksek lisans

redcat
Bir Anadolu şehrinde çalışıyorum. Merkeze gitmem çok zor, yani yüksek lisans yapamam. Ama yapmak da istiyorum yüksek. Online şekilde nasıl yapabilirim?
Bir Anadolu şehrinde çalışıyorum. Merkeze gitmem çok zor, yani yüksek lisans yapamam. Ama yapmak da istiyorum yüksek. Online şekilde nasıl yapabilirim?
0
redcat
(12.01.26)
Online programlar var. Sadece sınav dönemlerinde gidip girmeniz gerekiyor, onları da hafta sonu yapıyorlar zaten. Belki onu da online sınava çevirmişlerdir.
+1
cay koy geliyorum
(12.01.26)
yıllar önce ahmet yesevi üniversitesi'ni önermişlerdi, detaylarına bakmak lazım. ya da biraz para öderim dersen tr'deki küçük özellerde de bu imkan var. nakiti verince kralsın, notum niye düşük diye hesap bile sorarsın.
0
klassno
(13.01.26)
özel ünilerin online programları var. geçen sene marmar üniden iş arkadaşım online programa kayıt oldu ve ders aldı.
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Ben Bilgi Üniversitesi'nde online olarak mba yapıyorum. Sadece sınavlara gitmem gerekiyor İstanbul'a
0
ao12
(13.01.26)
Pandemi döneminde Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde yapmıştım uzaktan. Sınavlar da online idi. Çoğu sınav proje oluyordu zaten. Geri kalan sınavlar da online sistemdendi.
0
elektr10
(13.01.26)
Atatürk üniversitesinde online mba var ama sınavları yüzyüze olabilir cağ yer dönersiniz.
0
cilekli pasta
(13.01.26)
ahmet yesevi'nin var çok talep görüyor. anadolu üni ve estü de açıyor.
0
renegade
(13.01.26)
(1)

Poker

etna
Türkiye'ye açık poker networku var mı? Varsa nerede?
Türkiye'ye açık poker networku var mı? Varsa nerede?
-3
etna
(12.01.26)
Bunu en iyi kaan kural bilir. Msj at cevap yazar.
0
mikahakkinen
(12.01.26)
(5)

çocukta aşırı hırs/ebeveynlere soru

wilhelmwasmuss
arkadaşlar 5 yaşında bir kızım var. tek çocuk. tabii her çocuk gibi oyun düşkünü. akşamları da mümkün mertebe özellikle ben oyun oynuyorum. lakin manyaklık derecesinde kazanma hırsı var. hafiften endişe de duymaya başladık. herhangi bir etkinlik/oyun/yarışta kaybetmeyi bir seçenek olarak görmüyor. b
arkadaşlar 5 yaşında bir kızım var. tek çocuk. tabii her çocuk gibi oyun düşkünü. akşamları da mümkün mertebe özellikle ben oyun oynuyorum. lakin manyaklık derecesinde kazanma hırsı var. hafiften endişe de duymaya başladık. herhangi bir etkinlik/oyun/yarışta kaybetmeyi bir seçenek olarak görmüyor. ben tabii, çocuğun oyun hevesini yok etmeden, alttan alta kaybetmenin de doğal bir şey olduğunu işlemeye çalışıyorum ama sinir bozucu düzeyde kaybetmeye tahammülsüzlük var. (ben ne çocukluğumda ne de şimdi böyle hırslı bir mizaca sahip olmadığım için de çok garipsiyor olabilirim)

öğretmenim, az çok pedagojik yaklaşımları, bu yaşların doğal gelişim özelliklerinden olduğunu da biliyorum (gerçi lise öğretmeniyim küçük yaş grubuyla hiç muhatap olmadım) ama gene de ufaktan bir ulan bu durum sağlıksız sanki gibi düşüncelere giriyorum. hayali arkadaşları da oyuna dahil edip, onları kaybettiriyor. mesela bana soru sordurup, önce leyla'ya(hayali birisi bu) cevaplatıyor. leyla veya hayali diğer çocuklar her seferinde yanlış cevapları veriyor. sonra bizimki cevaplıyor, her seferinde kazanıyor vs. sürekli hayali birilerinin oyunda olması da tabii ayrı bir durum. benzer durumları yaşayanlar, çevresinde gözlemleyenler veya aramızda mesleği gereği durumu daha net yordayanlar varsa cevap verirse sevinirim. kreşe giden bir çocuk sosyal uyumu vs de herhangi bir problemi yok, ne kadar konuyla alakalı bilemiyorum ama bu bilgiyi de ekleyeyim. teşekkürler.
-1
wilhelmwasmuss
(12.01.26)
öncelikle konunun uzmanı değilim,

ama çocuklarda özellikle 4-10 yaş arasında bazen normun dışına taşan sivri özellikler görüyoruz. mesela bir çocuk çok kıskanç olur ve sınıfta bununla ilgili olay çıkartır, sizinki gibi hırslı ve rekabetçi olabilir, inanılmaz utangaç ve çekingen olup adını bile söyleyemeyebilir. ayrıca çocuklukta hayali arkadaş, kurgusal hayat vs. de çok yaygın (ben kendi çocukluğumdan bile hatırlıyorum başka çocukların da ötesinde).

bence endişelenecek bir şey yok ama ben olsaydım hazır olay sıcakken; çocuklarla ilgilenen, alanında iyi bir psikologa götürürdüm.
0
gitdaddy
(12.01.26)
bu yaş için bence normal. benim oğlanda da vardı. 2-3 yıla törpülendi. hatta iyi olmadığı ve kaybedeceği basketbol gibi sporlara hiç bulaşmıyordu. sokaktaki veya kreşteki oyunlardaki kaybetmeyi hazmetme durumu nasılmış? bunu gözlemleyin ve araştırın bence. aşırı tepki (kavga çıkarma, oyunu bırakma vb.) varsa sıkıntı. bu yaş grubuna sürekli telkinden başka bir çözümü göremedim ben. okula başlayınca ev ve kreşin korunaklı dönemi sona eriyor. hayatın gerçekleri bu tür sivrilikleri törpülüyor.
0
merhum
(12.01.26)
Konunun uzmanı değilim + çocuğum da yok.

Ama çocuk gelişimi ile ilgili instagram sayfalarını çok takip ediyorum. Bu tür olaylarda mesela çocukla oyun oynarken vs sonucu değil süreci onaylayan şeyler söylemek daha doğruymuş. Sonunda başarılı olduğunda onaylamak yerine çok güzel çabaladın vs demek gerekiyor. Kaybettiğinde de harika bir mücadeleydi vs.

www.instagram.com
0
Sadece soruyorum
(12.01.26)
5 yaşında kızım var o da sürekli kazanmak istiyor. Muhtemelen kreşte de belli konularda çekişip kaybediyor. Ama ev onun alanı orada sürekli kazanmak istiyor. 5 yaşta egosentrik bir dönem. Çocuk kendisine ve çevresine zarar vermiyorsa çok problem değil. Kreş veya anaokulu öğretmeniyle konuşup sınıftaki durumunu sorabilirsiniz. En güzel yanıtı öğretmeni verir.
0
mikahakkinen
(12.01.26)
benim oglan da beni yenemedigi zaman saldirganlasiyor. cogunlukla yeniliyorum, arada test ediyorum bakalim gelisme var mi davranista diye ama henuz yok.

hirsli olmasi bence normal, hirssiz olsaydi ben olsam endiselenirdim.
hirs onemli, ben hirsli degildim, 20li yaslara gelene kadar cok kaybim oldu bu yuzden.
rahat birakiniz, su akar yolunu bulur.
0
cooperr
(13.01.26)
(10)

Cem Yılmaz mı Kaan Sekban mı?

michael_knight
Hangisi haklı?
Hangisi haklı?
0
michael_knight
(11.01.26)
Ikisi de haksiz bence, cem yilmaz kibirli, anlamsiz bir aciklama yapiyor, bunca zaman sonra ne gerek var dillendirmeye, icinde kalmis demek ki.

Kaan ise bos yapiyor, yoo acilisa cagirmadim, sadece acilista beraber skec yapalim dedim, ayrica o benim kadar topluma duyarli biri degil vs. geyigi yapiyor.

Kaan'in daveti ne kadar hadsizce ise, cem'in sonradan cikisi da o kadar hadsiz.

Bombos bi olay, ben niye bu kadar biliyorum o da ayri konu.
+5
bosver nicki
(11.01.26)
Kaan Sekban kimdir bu olayla duydum, gördüm. Açıklaması da Cem Yılmaz'ı doğrular nitelikte. "Ahahah! Öyle değil" deyip neredeyse aynı cümleleri kurmuş.
+1
onepointzero
(11.01.26)
Madem toplumsal konularda senin kadar duyarlı ve cesur olmadığını düşünüyorsun, neden stand-up’ına çıkmasını teklif ediyorsun? o da ayrı bir sıvama olmuş. Sanki ileride olur da aramız bozulursa koz olarak bu cümleyi kullanayım der gibi. Nereden baksan saçma bir savunma
-1
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.01.26)
Cem yılmaz haksız. Kaan sekban’ı kendince küçümsemeye çalışıp ifşa etmek istemiş.
+2
pek iyi degilim bugunlerde
(11.01.26)
Kaan sekban kim bilmiyorum ama iyi pr oldu onun için.
+2
duptıs
(12.01.26)
tam bir ikiyüzlülük örneği ve aymazlık. reklamın olsun diye cemi çağırıyorsun gelmiyor, ki gelmek zorunda da değil. bu sefer de çirkeflik yapıp (bence reklamın iyisi kötüsü olmaz diye) olayı gündeme taşıyor.
0
ground
(12.01.26)
benim üzüldüğüm nokta, biz toplumda aklı selim ünlüler komedyenler var diye seviniyoruz. cem yılmaz desen salak salak youtube programına katılıp biriyle ilgili saklanabilecek bir bilgiyi söylemesi. kaan sekbanın da ben daha duyarlı bir insanım diye söylemesi. ya twitterdan duyarlı olsan ne olmasan ne? cem yılmaz demişti ya: biz bitirimdik şimdi elit olduk. her alanda kalitesizleşmeye devam ediyoruz.
+1
mikahakkinen
(12.01.26)
bi de artık cem yılmaz a duyarsız demek azıcık ayıp. adam gayet güzel geçiriyor. "son helal porsche benim" gibi bi laf ediyor kendisiyle dalga da geçerek mesela. illa kör gözün parmağına mı söylemek lazım bazı şeyleri. gayet de duyarlı bi adam bence. kaan sekman ben oldum diye düşünmüş sanırım ama daha çoook uğraşması lazım bence
+1
euteamo
(12.01.26)
bu ülkeye cem yılmaz gibi bir adam bir daha gelir mi? eşi benzeri var mı? yok. bitti.
+1
Hallegadola
(12.01.26)
Böyle bir şey yaşanmış ve adam bu konuyla ilgili hiçbir şey söylememiş mağduriyet yaratmamış bu yüzden yaratılan bu algıyı doğru bulmuyorum. (Eğer gerçekten böyle bir teklifte bulunsa ve bunu anlatıp prim kasmaya çalışsa Kaan Sekban haksız derdim)

Ne zamanki Cem Yılmaz kalkıp olayı farklı şekilde lanse etti o zaman bahsetti adam bu mevzudan.
Seversin sevmezsin, stand up tarzı çok benlik olmasa da yaptığı programı keyif alarak izliyorum ama kendisini sevip takip etme sebebim toplumsal konularda duyarlı olması, sessiz kalmaması, elini taşın altına koyması, bunlar benim için yeterli.

Cem Yılmaz deyince aklıma gelen son düzgün iş Gora, sonrasında yaptığı hiçbir dizi/film/stand up iyi değildi hatta aşırı derecede kötüydü (hadi Arog da fena değildi diyelim).
Ne politik oldu, ne güncel mizahı yakalayabildi bunları yapamadığı gibi de güncel mizahı yakalamış sevilen insanları küçükseyip kendince değersizleştirmeye çalıştı (Örnek; Feyyaz Yiğit).
Kadın düşmanlığından, fail arkadaşlarından bahsetmiyorum bile.
Yıl olmuş 2026 hala kalkıp Cem Yılmaz övmek de biraz neyse....
0
mutekebbir
(12.01.26)
(3)

Beckham’ların oğluyla ilgili problem ne?

michael_knight
David ve Victoria Beckham ile oğulları Brooklyn arasındaki küslüğün/kavganın sebebi nedir?Kim haklı?
David ve Victoria Beckham ile oğulları Brooklyn arasındaki küslüğün/kavganın sebebi nedir?
Kim haklı?
0
michael_knight
(11.01.26)
gelin kaynana olayı. iki tarafta aşırı zengin. onların derdinin ............mk
+8
mikahakkinen
(11.01.26)
Oğlan evlenince gidip kızın soyadını falan aldı. Değişik, biraz da sanırım ezik bi tip. Sonra anasıyla karısının arası bozulunca karısından yana oldu vs. Herkes kendine göre haklı yani :p
+2
lil siztah
(12.01.26)
black pill story
-2
Hallegadola
(12.01.26)
(9)

Hiçbir sebep yokken depresif hissetmek

gobekliraki
Size de oluyor mu? Her şey yolundayken, hiçbir sebep yokken mutsuz, sıkılgan, ümitsiz hissettiğiniz oluyor mu? Öyle olunca napıyorsunuz?
Size de oluyor mu? Her şey yolundayken, hiçbir sebep yokken mutsuz, sıkılgan, ümitsiz hissettiğiniz oluyor mu? Öyle olunca napıyorsunuz?
0
gobekliraki
(11.01.26)
Bi rakı açioz
+1
üğpoıuy
(11.01.26)
hayatım boyunca hep öyle hissettim, düzeleceğini sanmıyorum.
0
hold the door
(11.01.26)
Regl öncesi yani pms dönemi hep böyle. Kaçmaya çalışmıyorum bazı duygulardan kaçmak halı altına hep itmek çözüm değil. Sadece hayatımı çok etkilememsine gayret ediyorum. Yürümek, temiz hava almak, birileriyle konuşma vs işe yarıyor.
+4
Amaranta ursula
(11.01.26)
Oldu, oluyor. İğrenç bir şey. Çözümünü bilmiyorum.
+1
yadigar
(11.01.26)
Herkese oluyordur, bastırdığımız duygular açığa çıkıyor.

www.instagram.com
-1
sekizdokuzon
(11.01.26)
yediklerin, izlediklerin, duyduklarin seni sekillendiriyor,

not alip ,
sana iyi gelen kötü gelen seyleri belirleyebilirsin,

istemedigin durumlari daha kontrollu atlatabilirsin,

örnegin,
basimin arkasinda
yuksek baş agrisi olurdu,
bazi abur cuburlarin,
hazir ambalajli peynir vs,
icerisine koruyucu madde konulan bazi ürunler
tansiyonu tavan yaptiriyormus,

tespit edince rahatliyorsun.
0
designer
(11.01.26)
lypophrenia. dünya depresif zaten yani, bu anormal değil.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
evet tabi ki. bazen uyuyunca geçiyor. bazen günlerce sürüyor. "ne oluyor?" diye sorduğum oluyor. zaman zaman cevabı apaçık önümde duruyor. bazen durmuyor. çok üstüne düşünmüyorum. yapmam gerekenlere daha çok odaklanınca geçiyor sanırım.
0
black holes in the sky
(11.01.26)
İnsan boş durunca bu havaya giriyor. Çalışınca üretince geçiyor
+1
luluki
(12.01.26)
(17)

maaşların çıldırmış olması

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
5 yıl önce 500 dolara çalışan vatandaş şimdi 800'ü beğenmiyor. dolardaki enflasyon mu yüksek, ülke mi seviye atladı, neler oluyor böyle?
5 yıl önce 500 dolara çalışan vatandaş şimdi 800'ü beğenmiyor. dolardaki enflasyon mu yüksek, ülke mi seviye atladı, neler oluyor böyle?
-26
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.01.26)
Dolar da deger kaybetti tabii de o zaman atiyorum 300 dolardi asgari ucret, simdi 650 dolar olmus yeni zamla birlikte. Bir meslegin piyasadaki ederine gore de piyasa asgari ucret uzerinden sekillenecek. Zaten Istanbul falansa hersey pahali, bahsettiginiz paralara kimse calismaz. Tabii isin ne olduguna gore degisebilir yorumum.
+2
mbond
(11.01.26)
pandemi öncesiydi,
siyaseti finanse eden beton sanayine
cok ucuz krediler verildi,
nas vs derken
konut ,oto, vs patladi gitti.
+1
designer
(11.01.26)
zaten maaşların bu şekilde arttırılması enflasyonu arttırıyor. özellikle asgari ücrete yapılan zam doğrudan fiyatlara yansıyor. Normali 300 dolar asgari ücrettir. Maaşları arttırmaz, kamu harcamalarını kısarsın ve enflasyon kademeli olarak düşer. Bu yapılsa akp iktidarda kalamayacağı için bu enflasyon bitmeyecek. Bu durumun bir örneğin arjantin'di. Onlar toparlamaya başladı
-2
michael harddd
(11.01.26)
5 yıllık dönemde dolar/tl değişimi ile iç piyasadaki fiyatlar seviyesinin değişimi birbirine paralel olmadığı için. Yani dolar bazında ortalama gelir arttı evet, fakat tüketici fiyatları bundan daha yüksek bir artış gösterdiği için gelirlerdeki artış, alım gücüne yansımadı.

Örneğin: 5 yıllık süreçte dolar kabaca x6 yükselmiş. 7 küsür lira seviyelerinden, 43 civarına gelmiş.
Buna karşılık 5 sene önce 200gr ekmek 1.50 liraya satılırken, bugün 15 liraya satılıyor. x10 yükselmiş.

Tam 5 sene önce 500 dolarınızla gidip fırından yaklaşık 2350 tane ekmek alabilirdiniz.
Bugün 800 dolarla gitseniz 2290 tane falan alabiliyorsunuz.
Dolar bazında %60 daha fazla kazanç var hesapta ortada ama 5 sene önce aldığınız kadar bile ekmek alamıyorsunuz. Süt ürünlerine, ete falan baksak çok daha rezalet tablolar çıkacak mutlaka. Bu yüzden beğenmiyor insanlar işte o 800 doları.
+5
cay koy geliyorum
(11.01.26)
dolar kurunun baskılandığını çoluk çocuk bile bilirken millet 800 doları beğenmiyor demek anlamsız. milletin maaşının yarısı kiraya gidiyorsa hatta bazı durumlarda kiraya bile yetmiyorsa bu ülke seviye mi atladı diyemezsin.

enflasyonun esas sebebi maaşın falan artması değil, net şekilde 25 yıllık iktidarında tc tarihinin toplamından daha fazla vergi toplayan iktidarın senin benim paramı o veya bu şekilde çarçur etmesidir.
+6
lazpalle
(11.01.26)
2018'de ortalama iyi bir eve 350 usd kira veriyordum. şu an 1000 usd veriyorum. 2-3 ay sonra nisanda 1300-1400 usd olacak.

akla gelen tüm temel ihtiyaç maddelerinde dolar bazında 2-3x artış var. etin kilosu 22 usd.
+2
orpheus
(11.01.26)
5 sene once 500 dolara doldurdugun sepeti simdi 800 dolarla dolduramiyorsun da ondan.
+4
Sour
(11.01.26)
sen ne olsun istiyon? senin cebine daha fazla girecek diye çalışanların açlık sınırında mı yaşasın?
+4
kiyiya vuran dildolar
(11.01.26)
Nebati'den sonra, kapalı devre bir sistem kuruldu. Dolar bazında çok gibi gözükse de, bu sadece yurt dışında veya dolar/altın alırken işe yarıyor. Bunun dışında içerdeki fiyatlar, ona göre pahalı. Dışarıda 100 $ bir ürünün, içeride 250-300 $ olması, yurt dışı alış verişinin yasaklanması, altın alımına baskılar vs. hep bu sistemin eseri.

Değiştiremeyeceğiniz şeyi kabul edip, ona göre önlem alacaksınız. Bol bol yurt dışı gezisi, yurt dışından alışveriş, ucuz fiyattan altın/gümüş vs.

.
0
kartallar yuksek ucar
(11.01.26)
2017 yılında İzmir'de 950 lira kira veriyordum. Maaşım yeni mezun iki bin liraydı. Kısacası 4 desek euro lira kuruna 500€ maaş alıyordum, 237€ kiraya gidiyordu.

Şu an benzer yerin kirasi 25-30 arası. 25 desen 500€ 30 desen 600€ yapar. Kısacası euro kuruna göre ikiye katlamış belki de geçmiş.
Bu mantıkla yeni mezunun de 1000€ maaş alması gerekirdi ama izmir'de yeni mezuna 50 bin lira maaş veren şirket yok.
Gördüğün üzere döviz kuruna göre daha fazla maaş alıyor almak daha zengin olduğunu göstermiyor. Zaten bir sürü insan anlatmış. Bunun içine daha diğer kurdan fazla artmış şeyleri katmadik bile.
0
logisticsmanager
(11.01.26)
son 2-3 yildir uygulanan ekonomi politasi sonucu turk lirasi dolar karsisinda cok degerli. o yuzden durum boyle.

en basitinden calisan maaslari ve diger giderler tl bazli oldugu icin ithal urunler yabanci pazarda atiyorum 10 dolarsa burada 20 dolara satiliyor. rakami farazi soyledim bu arada.

mesela enflasyon yillik %40 seviyesinde diyelim su an. ama TL/USD son 1 yilda %20 artti. ve bu durum son 2.5 yildir boyle.
+1
nuevo
(11.01.26)
Sen hic markete gitmiyorsun galiba.
0
baldur2
(11.01.26)
aslında hesap çok basit.
4 kişilik bir ailesiniz.
8 lahmacun, tanesi 200 tl'den 1600 tl
4 ayran tanesi 80 tl'den 320 tl
2 porsiyon ortaya kebap herkes yarımşar aldı, tanesi 600 tl'den 1200 tl.
4 sinema bileti aldınız 300'den 1200. mısır yemeyiverin.
toplu ulaşımla gidip geldiniz, 350 tl diyelim.
4 kişi bir akşam bir şeyler yapmanın toplam maliyeti 5000 lira diyelim düz. 115 dolar diyelim yine düz. bunu ayda 2 kere yapsanız 230-240 dolar gibi bişey yapıyor. istanbul'da en düşük ev kirası 400 dolar. en kötü muhitte yaşarsınız. bak daha çocuğun okul harçlığı, fatura, mutfak masrafı vs. hiçbir şey saymadım. şu an ayda 2 kere dışarı çıkmak ve kira 650 dolar yapıyor.

alım gücü denen şeyden dolayı beğenilmiyor.
+1
cisimcik golgi
(11.01.26)
1000 dolar ile ev geçindirme tsblonuzu mersk ettim.
0
baldan kaymak
(12.01.26)
ev kirası 30 bin, okul taksitleri 40 bin bandına dayanmış; doğalgaz 5 bin tl gelirken... e maaşta bir zahmet artsın be. soru çok troll. sen başka bir ülkede mi yaşıyorsun koronada benzin 3 tlye düşmüştü şimdi 60 tl. sen ne diyorsun kardeş?
0
mikahakkinen
(12.01.26)
200 liraya lahmacun mu olur, 5 bin lira doğal gaz mı ödenir, pavyona mı gidiyorsunuz birader. özel okula giden işçi çocuğu mu olur?
-4
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
eksi 24 almışsın gelip burda insanlara cevap veriyorsun. biz de sana cevap vererek salaklık ediyoruz.
0
mikahakkinen
(12.01.26)
(9)

Son zamanlarda ne izlediniz?

sacrilegious
İzleyecek sürükleyici bi şeyler bulmakta çok zorlanıyorum. Sanki tüm iyi içerikleri tükettim gibi geliyor. Son zamanlarda izleyip beğendiğiniz ne var? Tek kriterim imdb:6.8 ve üstü olması…Teşekkürler
İzleyecek sürükleyici bi şeyler bulmakta çok zorlanıyorum. Sanki tüm iyi içerikleri tükettim gibi geliyor. Son zamanlarda izleyip beğendiğiniz ne var? Tek kriterim imdb:6.8 ve üstü olması…

Teşekkürler
0
sacrilegious
(11.01.26)
Görece niş bir öneri ile geliyorum, man seeking woman. Absürt komedi seviyorsanız baya keyifli bir dizi.
+1
cay koy geliyorum
(11.01.26)
1. imdb kriterini hayatindan cikar. oldugum bittigim bi kac film imdb 7 alti.
2. the lost bus / son yillarda izledigim en surukleyici filmdi.
+1
buenosdias
(11.01.26)
Slow horses
0
mikahakkinen
(11.01.26)
Joe pickett
Twisted metal
Rosehaven (bu çok tatlı dizi)
All creatures great and small (bunu 50 kere izlesem doyamam olağanüstü bir dizi insani rahatlatıyor)
0
logisticsmanager
(11.01.26)
Pluribus son bölüm kaldı biter bu akşam.
Yemek yaparken The Marvelous Mrs. Maisel ve The X Files (akşam tercih etmiyorum zira korkuyorum:/
Battlestar Galactica izliyordum ancak şu an üyeliğim olan platformlarda yok diye ara verdim.

Yukarıdakilerine ek olarak size Oliver Kitteridge, The White Lotus, Lillyhammer öneririm.
0
Amaranta ursula
(11.01.26)
Changeling... Gerçek bi hikaye imiş.
+1
antihero
(11.01.26)
Az önce run away bitirdim. Güzeldi.
0
ground
(11.01.26)
the pitt

çok iyi dizi.
0
elorelia
(12.01.26)
timeless
forever
the americans
0
biravekahve
(12.01.26)
(8)

Çok sonradan edinilen arkadaşlar

sorucu
Otuzlu, kırklı ya da daha ileriki yaşlarda yakın arkadaş edinilebilir mi? Buna ilişkin örnekler paylaşabilir misiniz?
Otuzlu, kırklı ya da daha ileriki yaşlarda yakın arkadaş edinilebilir mi? Buna ilişkin örnekler paylaşabilir misiniz?
0
sorucu
(11.01.26)
Ben en yakın ve tek arkadaşımı 39 yaşımdayken edindim.
0
rock n roll
(11.01.26)
İleri yaşlarda insan bir çok arkadaş ediniyor ama geçmişlerini bilemediğiniz veya onların saf çocuk hallerini hiç görmediğiniz için hep bir şeyler eksik kalıyor. Hobi arkadaşlıkları ön planda oluyor yaş ilerlediğinde.
-1
creepy
(11.01.26)
35li yaşında iyi bir arkadaş edindim. ama tamamen denk gelmeyle alakalı. denk gelirsen oluyor.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
hala en yakın dostlarım 18-20 yaşında üniversitede tanıştığım insanlar. ama daha sonra 2 farklı iş yerimden birkaç yakın arkadaş edindim. tabii ki tanışılan insan sayısı düşünülünce çok daha azı böyle oluyor, ama bazı insanlarla direkt klik olunup eğer hayatlar da müsaitse yakınlaşılıyor.
0
gitdaddy
(11.01.26)
Bir arkadaşlığı derinleştiren şey büyük oranda birlikte büyümek gibi geliyor bana. Benim de yakın arkadaşlarımın tümü 18-20 yaşlarında öğrencilik dönemimde edindiğim arkadaşlarım.
30lu yaşlarda da haliyle yeni insanlarla tanışıp, iyi anlaşılabiliyor. Arkadaş da olunabiliyor tabii ki ama onlar asla o eski arkadaşlıkların olduğu "iç halka"ya dahil olmuyor, olamıyor. Bu zaten eşyanın tabiatına aykırı.
0
cay koy geliyorum
(11.01.26)
her yaşta yakın arkadaşlar edinilebilir. hayat lineer bir çizgiden oluşmuyor. bu tarz yaklaşımlar bana son derece basmakalıp ve klişe geliyor, insanın kendisine şerhler koymasından, sımsıkı sınırları olan bir konfor alanı oluşturmasından başka bir işe de yaramıyor. çok uzun yıllara dayanan yakın arkadaşlıklarım/dostluklarım olduğu gibi daha 2-3 yıl önce tanıştığım yakın arkadaşlarım da var. arkadaşlık sizin ne kadar karşılıklı alan açtığınız, emek ve zaman verdiğiniz, empati ve iyiniyetle yaklaştığınız vb. parametrelere göre gelişir ve bence yaş unsuru bu parametreler arasında çok çok altlarda. kaldı ki insan belli bir yaştan sonra kendisini daha iyi tanıdığı için daha nokta atışı bağlar kurabiliyor. o olmaz, bu şöyledir, şu şöyle olmazsa olmaz gibi katı düşünce kalıplarına gerek yok hayatta. her şey insana dair, bunu hep hatırlamakda fayda var.
0
Phoebe
(11.01.26)
arkadaş edinmekte hiçbi iey uok da benim için ne kadar eski ise hayatımdan çıkma ihtimali o kadar az yeniyse gelip geçebilir
0
ala09
(11.01.26)
teyzem 50 yaşından sonra da arkadaş edinmeye devam etti. şu an 60 yaşında.
0
art cat chocolate
(12.01.26)
(3)

amazonda satılan markalı ürünler orijinal mi

istenmeyen evlat
merhaba, iyi hafta sonları..amazonda north face Columbia ürünler var, ancak amazon gönderimi yapmıyor başka satıcılar yapıyor. örneğin bu mont, sizce orijinal mi? https://www.amazon.com.tr/NORTH-Evolve-Triclimate-NF0A8E02-Siyah/dp/B0FGQFMJP2/ref=sr_1_15?__mk_tr_TR=ÅMÅŽÕÑ&crid=184UVNJUIV5AF&dib=eyJ2I
merhaba, iyi hafta sonları..

amazonda north face Columbia ürünler var, ancak amazon gönderimi yapmıyor başka satıcılar yapıyor. örneğin bu mont, sizce orijinal mi?

www.amazon.com.tr
-1
istenmeyen evlat
(11.01.26)
satıcı lvs brands. satıcı bilinir değilse, orjinal değildir.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
Amazon, platformu üzerinde satışı yapılacak markalı ürünlerin orjinalliğinin teyit edilmesini istiyor satıcılarından. O yüzden kuvvetle muhtemel amazondan alacağınız ürünler orjinaldir.
0
cay koy geliyorum
(11.01.26)
Satıcının yorumları aşırı kötü. Daha kötüsünü görmemiştim.
İstediği kadar ucuza koysun, ürün orijinal olsun ben olsam sipariş vermem.
0
burfak
(12.01.26)
(5)

Mekanlar biraya su katıyor mu?

yurtsuz john
Dün bir mekana metal fıçılarda bira sevkiyatı yapılırken gidip yakından baktım. Efes fıçı alkol oranı %4.8 yazıyordu. Fakat sanki bana daha düşük gibi geliyor. Barmen çocuğa sordum 'yok abi katmıyoruz' dedi. 30 senelik tekelci arkadaşa sordum 'katıyorlar' dedi.
Dün bir mekana metal fıçılarda bira sevkiyatı yapılırken gidip yakından baktım. Efes fıçı alkol oranı %4.8 yazıyordu. Fakat sanki bana daha düşük gibi geliyor.

Barmen çocuğa sordum 'yok abi katmıyoruz' dedi. 30 senelik tekelci arkadaşa sordum 'katıyorlar' dedi.
0
yurtsuz john
(11.01.26)
Abi o fıçılar mekanizmasından dolayı dışarıdan bir şey katılmasına olanak vermiyormuş diyorlar.
0
kizil karga
(11.01.26)
fıçı dolumlar genelde öyle hissettiriyor. ama nedeni ne bilmiyorum. su katma ihtimali zor çünkü tüp gibi bir mekanizmaya takılıyor, basınçlı bir sistem. ona su eklemek zor.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
Teknik olarak zor olsa da isteseler koyabilirler ama buna tenezzül edeceklerini sanmıyorum, ayrıca biranın içine buz atınca bile tadı bozuluyor, anlaşılmaması mümkün değil. Dışarıda hareket halindeyken alkolün etkisi daha az oluyor, ayrıca psikolojik etkisi de var, şişe bira içince bile mekanlarda alkol az hissi oluyor bende.
0
creepy
(11.01.26)
İşin içinde birisi olarak kesin bilgi ile geldim.

Arkadaşlar o gördüğünüz metal fıçıların ağzı öyle kapak gibi açılabilecek, müdahale edilebilecek bir şey değil. Biradan biraya değişmekle beraber şu görselde çeşitli fıçı ağızlarını ve birayı alabilmek için onlara takılması gereken, sektörde genelde "tabanca" denilen aparatları görebilirsiniz.
www.kegoutlet.com

Fıçının ağzına görselde de gördüğünüz aparatlar bağlanır. Şu şekilde
m.media-amazon.com
Bunun dışında 2 aygıt daha var işin içinde.
Bunlardan biri yine sektör içerisinde"hava tüpü" denilen, co2 tüpü. Biraya gaz vermek, karbonizasyon sağlamak için.
Son adım da biranın musluğa ulaşması. Bu noktada da bira 3. aygıtımız olan "serpantin" denen bir düzeneğin içinden geçer. Bu da soğutucudur. Birayı taşıyan boru, bu düzeneğin içinden geçer ve borunun içerisinde ilerleyen bira serpantinin içinden geçerken soğur.
Neticede de sizin gördüğünüz musluktan akar, bardağa doldurulur.

Yani özetle, siz fıçı biraya o musluktan dışarıya akana kadar hiçbir şekilde erişemez ve haliyle müdahale edemezsiniz. Su vs. herhangi bir şey karıştıramazsınız. Bu mümkün değil. Bir yerde içtiğiniz fıçı biraya su veya başka herhangi bir şey katılması sadece tek bir şekilde mümkün. O da katılacak şey her neyse, onu bardağa koymaktır. Fıçı bira da herkesin gözünün önünde doldurulan bir şey olduğu için hiçkimse kalkıp içinde su olan bir bardağa bira basmaz.

Yılların efsanesidir bu "biraya su katıyorlar" geyiği. Bu düşünce yapısının genellikle sebebi, şişe biraya nazaran fıçı biraların daha hafif bir içimi olmasıdır. Böyle olunca bizim milletimiz "buna sut katmışlar yeaa" diyor.
Ben bar vb. işletmelerin yaptığı bir çok manyakça şeyi gördüm ve duydum ama açıkça söyleyeyim, ömrü hayatımda biraya su vs. katan hiçbir yer görmedim. Bu bir halk efsanesinden başka bir şey değil.
+6
cay koy geliyorum
(11.01.26)
fıçı birada gazlanma dışardan yapıldığı için bazı mekanlar regülatörü tam ayarlamıyor. bu yüzden düşük gazlı olduğu zaman sanki daha az alkollüymüş gibi geliyor. yoksa su katması mümkün değil. gerek de yok. fıçı birada bardağı nerdeyse 50 liraya gelirken 200 liradan aşağı satmıyorlar zaten.
0
gercekdunya
(12.01.26)
(4)

vpn onerisi

lemmiwinks
nordvpn kullaniyorum ama cogu ulkeden ip adresi alamiyor, baglanamiyor turkiye’deyken.hem turkiye’deyken yurtdisina baglanabilecegim, hem de yurtdisindayken turkiye’ye baglanabilecegim. netflix vs’yi turkiye’de gibi kullanabilecegim bir vpn’e ihtiyacim var. ne onerirsiniz?not: ucretli vpn.
nordvpn kullaniyorum ama cogu ulkeden ip adresi alamiyor, baglanamiyor turkiye’deyken.

hem turkiye’deyken yurtdisina baglanabilecegim, hem de yurtdisindayken turkiye’ye baglanabilecegim. netflix vs’yi turkiye’de gibi kullanabilecegim bir vpn’e ihtiyacim var. ne onerirsiniz?

not: ucretli vpn.
0
lemmiwinks
(11.01.26)
İşi işin kralı protonvpn dediler.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
ben bağlanıyorum nordvpn ile? ama bazen iss'ler izin vermiyor. mesela eduroam ile hernagi bir vpn kullanamıyorum.
0
substituent
(11.01.26)
(bkz: mullvad)
0
wop
(11.01.26)
yurtdışından Türkiye'deymiş gibi bağlanmak için Kaspersky VPN alıyorum ben. Yıllık 200-300 lira gibi çok düşük bi ücrete 5 cihaz kullanabiliyor.

Fakat Türkiye onu yasaklamış mıdır, Türkiyede kullansam ne olur bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(11.01.26)
(4)

Askerlik için heyete girdim yardım lazım

darkwizard
2.kez heyete girdim doktor muafiyeti sisteme girdim dedi ama son söz kurulda bitiyor dedi. Şimdi nasıl bir yol izlemem gerek muaf olur muyum veya olursam ne zaman sistemse gözükür. Tanım atipik psikoz.
2.kez heyete girdim doktor muafiyeti sisteme girdim dedi ama son söz kurulda bitiyor dedi. Şimdi nasıl bir yol izlemem gerek muaf olur muyum veya olursam ne zaman sistemse gözükür. Tanım atipik psikoz.
0
darkwizard
(10.01.26)
gata mı? askeri hastane olsa muaf olurdun.
0
mikahakkinen
(10.01.26)
Kuvvetle muhtemel olursun. Benim bir müvekkilim de atibik psikozdu muafiyet aldı.

Cezai ehliyeti dahi yok dedi hatta 1-2 dosyamda heyet. Dolayısıyla hayli hayli muafiyet alabilmen lazım.
+1
drako
(10.01.26)
@mikahakkinen hayır şehir hastanesine verdi.
0
🌸darkwizard
(10.01.26)
askeriyenin itiraz durumunu kastetmiş olabilir. sağlıklıya sağlıksız, sağlıksıza sağlıklı diye itiraz edilebilitesi var.
ytd.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.01.26)
(3)

basketbolseverlere TBL sorusu - iki maçı kazanan seriye 1-0 önde başlar

der meister
iyi akşamlar dostlar,bunu daha önce de sormuş olabilirim, öyleyse affınıza sığınıyorum.ben 94'lüyüm, çocukluğumda açık kanalda olmasının da etkisiyle türkiye basketbol ligini çok sever ve sık sık maç izlerdim ama malum çok eskide kaldı. o dönemlerde şöyle bir kural var mıydı, onu soracağım: normal s
iyi akşamlar dostlar,

bunu daha önce de sormuş olabilirim, öyleyse affınıza sığınıyorum.

ben 94'lüyüm, çocukluğumda açık kanalda olmasının da etkisiyle türkiye basketbol ligini çok sever ve sık sık maç izlerdim ama malum çok eskide kaldı. o dönemlerde şöyle bir kural var mıydı, onu soracağım: normal sezonda rakibini her iki maçta da yenen takım play-off serisinde (eğer eşleşirlerse) 1-0 önde başlar. şimdi mesela 2002/03 sezonu play-off'larına baktım, fenerbahçe-galatasaray serisinde dört maç oynanmasına rağmen (2-2) galatasaray tur atlamış görünüyor.

böyle bir kural var mıydı? varsa eğer ne zaman kaldırıldı, bilen var mı? çünkü ben hayal meyal öyle bir kural hatırlıyorum ama doğru dürüst bilgi de bulamadım.
+1
der meister
(10.01.26)
evet böyle bir kural vardı, 2010'lu yıllarda kalktı sanıyorum ama net yılı ben de hatırlayamadım.
0
meiyisi
(10.01.26)
öyle bir kural vardı. sezonda 2 maçı alan 1-0 başlardı. 2005'te kalkmış.
0
mikahakkinen
(10.01.26)
durduk yere damir mrsic'li senelere gittik iyi mi? fenerimin genelde önüne gelene kaybettiği, ülkerle birleştikten sonra yavaş yavaş hegemonyanın başladığı yıllar. hey gidi...
0
lionel andres
(11.01.26)
(10)

Arbre'yi neden eksiliyorsunuz?

hold the door
sb
sb
-71
hold the door
(10.01.26)
Hahahaha 18 eksi almış :)
Cevap: Ben eksilemiyorum. Yani arbre yazdığı için eksilemiyorum. Binaenaleyh, hiçbir duyuruyu/cevabı yazan kişinin kim olduğundan dolayı eksilemiyorum.
+2
yadigar
(10.01.26)
Eksilemiyorum ama kadınlar bu herife gıcık kapmakta haklı. Kadınlar konusunda acımasız ve duygusuz.
Aslında ılımlı biri. Oturup konuşur tartışırsın ama kadın....
+3
luluki
(10.01.26)
Asıl soru arbre 5-10 tane eksi alırken senin sorun nasıl oldu da 30+ eksi alabildi?
+6
mikro patlama
(10.01.26)
arbrenin antitezi vardı burada. ne yazsa cevap veriyordu o bile yıldı gitti.
+1
mikahakkinen
(10.01.26)
-38 olmuş :) bir eksi daha alırsa ben de eksi vereceğim, yuvarlak 40 olsun :))
Edit: verdim ve 40!
+1
yadigar
(10.01.26)
eksilemiyorum. engelli bende.
+4
gabe h coud
(10.01.26)
Bence çok kişide engelli o yüzden ona eksi 5 6 gibi ama bu duyuruya maşallah 41 kere ahsha
Bende engelli değil ama Eksilemiyorum fakat genel olarak eksilenen kullanıcıların durumu pek de sürpriz gibi gelmiyor bana.
+6
kisa
(10.01.26)
Şu sürekli kendini öven Kanadalı zengin arkadaşa sahip çıkmıştım. Herkes dışlıyordu. Açık açık mallara ekledim yazmış. Hahahaha. Hiç güleceğim yoktu. Normal insanlar olmadıkları için eksiliyorlar. Cevap bu. :) Beni engellemekle uğraştırmadıkları için de teşekkür ediyorum.
-12
arbre
(10.01.26)
Kompleksli, saldırgan ve yıllardır kendisini olduğundan bambaşka göstermeye çalışan biri olduğu için bende epeydir engelli. Benzer şekilde ekürisi olan teyzenin farklı dönemlerde açtığı hesaplar da engelli. Sürekli anlamsız şeyler yazan ve insanları rahatsız eden birilerinin soru ya da cevaplarını eksilemeyi geçtim okumakla dahi uğraşamam maalesef.
+14
seni tanıdığım güne lanet olsun
(10.01.26)
Ben eksilemiyorum neden bu kadar ciddiye alınıyor onu da anlamıyorum. Lütfen olgunlaşalım ve çocuk gibi hırslanmaktan vazgeçelim. Ben arbre cevaplarına gülüyorum çoğu zaman Ezo filan der geçerim.
0
yenibirgüzelnick
(26.01.26)
(9)

350 bine araba

ya ben lan neyse
direkt marka-model ismi verebilir misiniz? ilk arabam olacak. hidrolik direksiyon olsun bana yeter. b-c segment. daha çok b.
direkt marka-model ismi verebilir misiniz? ilk arabam olacak. hidrolik direksiyon olsun bana yeter. b-c segment. daha çok b.
0
ya ben lan neyse
(09.01.26)
2006 veya üzeri micra veya swift.
daihatsu sirion da olabilir. altyapısı komple toyota.

örnek ilan:
www.sahibinden.com
0
orpheus
(09.01.26)
marka model olmayacak ama..

manuel ve benzinli olsun. bu fiyata otomatik veya dizel çok baş ağrıtabilir.
+1
biravekahve
(09.01.26)
en baş ağrıtmayacak arabayı yazıyorum. renault symbol.
0
antihero
(09.01.26)
2014 corsa
0
rhan
(10.01.26)
geely mk temizini bulabilirsen, ben memnunum. www.sahibinden.com

emgrand var yine bütçen dahilinde, daha iyi araba ama parça konusu onda nasıldır bilmiyorum. bu arabada en sevdiğim yanı toyota klonu olması. emgranddaki mitsubishi klonu motordu sanırım ama aracın geri kalanında alt takımlar şunlar bunlar bulunur mu uyumlu olduğu başka araçlar var mı bilmiyorum. geely mk mekanik olarak tamamen toyota vios kopyası.

5a-fe klonu motor var, piston segman triger vs. efsane kasa diye geçen 1.6 corollolarla uyumluymuş mesela. onlarda 4a-fe var.

corolla ve yarislerle birçok parça uyumlu, parça bulamama sıkıntısı olacağını sanmam. atmosferik motor basit, turbo arızası şu bu uğraştırmaz gerekirse tamiri de çok masraf çıkarmaz.
0
konetsu
(10.01.26)
Toyota yaris benzinli düz vites. Al 10 sene kafan rahat bin.
0
luluki
(10.01.26)
Bütçeyi biraz artırabilirsen kia rio satıyoruz 2012 benzinli hiçbir sorunu yok kendimiz kullanıyoruz.
0
hebanon
(10.01.26)
renault clio düşünülebilir.
bahsettiğiniz fiyata 2007 model civarı bakımları yapılmış bulabilirsiniz.
ustası bol tamiri kolay olduğu parçası ucuz olduğu için çok üzmez.
0
biseysorcaktim
(10.01.26)
citroen ami.
0
mikahakkinen
(10.01.26)
(11)

Homo economicus neden araba satın alır?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Benzin pahalı, trafik sıkışık (böyle trafik mi olur oha amk), park yeri yok, arabalar pornografik pahalı, sanayide sex dönüyor, parçalar zaten arabayla yarışıyor, usta desen bir çoğu embesil, bunun kazası var, kaskosu var, tazminatı var, mtv'si var, trafik cezası var, var oğlu var. Bütün bu ahval ve
Benzin pahalı, trafik sıkışık (böyle trafik mi olur oha amk), park yeri yok, arabalar pornografik pahalı, sanayide sex dönüyor, parçalar zaten arabayla yarışıyor, usta desen bir çoğu embesil, bunun kazası var, kaskosu var, tazminatı var, mtv'si var, trafik cezası var, var oğlu var. Bütün bu ahval ve şerait altında yük taşımacılığı yapmayan birinin ciddi ciddi araba satın alabilmesinin altında yatan sebep nedir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.01.26)
Bahsettigin eksilere karşılık artıları var.
Araba statü göstergesi
Araba bir yatırım, değer kazanıyor, kredi faizleri iyi iken akıllı bir yatırım olabiliyor dönemine göre
Araba konfor sunuyor
Bu artılar ile yazdığın eksileri toplayıp kendisine göre en mantıklı kararı alıyor.
-1
abelardo
(09.01.26)
Konfor, zaman kazanımı. İstanbul hariç tabii. İstanbul'da araba genelde zaman kaybettirir ama düzgün planlamayla o da zaman kazandırır. Temel sebep konfor.
Ben yaşadığım şehirde otopark sorunu çok nadir çekiyorum. En fazla 15 dk dolaşırım araç parketmek için o da nadirdir. Ama verdiği konforu trdeki toplu taşıma veremez.
Avrupanın ulaşım seviyesinde olsaydık ne biliyim bi paris, amsterdam, araca ihtiyaç duymaz ve kullanmazdım çünkü bu sefer toplu taşıma daha konforlu olurdu.
+1
jelly bear
(09.01.26)
şehirlerde toplu taşıma bir işkence. her gün işe giden servisi olmayan kişiler bu işkenceden kaçmak istiyor.

çoluk çocuk varsa çocukla bir yere gitmek için şart gibi.

statü çok önemli.

matematiği de şöyle: enflasyonu falan boş veriyorum. Bugün 100 ekmek alınan paraya araba aldın diyelim. Yarın gerektiğinde 75 ekmek alınan paraya satabileceksin. Sigorta ıvır zıvır masrafı 10 ekmek parası diyelim. Sana kullanım maliyeti 25+10 = 35 ekmek parası oluyor. Benzin falan var evet ama toplu taşımaya düşsen onun da maliyeti var ve arabayla sırf araba olduğu için bazı şeyleri daha maliyetsiz yapabiliyorsun kafa kafaya geliyor. Yani aslında harcadığın para arabanın bütün değeri değil satacağın zaman aradaki değer kaybı farkı + masraflar. Gerisi ha bankada durmuş ha kapının önünde durmuş.
0
robokot
(09.01.26)
Benzin pahalı tam bir ezber. Benzin birkaç yıldır ciddi ucuz Türkiye'de, önceden döviz bazında dünyanın en pahalısı iken şu an en ucuzlarından. Metrobüs 50 tl, otobüs 35 tl tek basım. Abonman 3 bine yakın, çoğu arkadaşım abonman ücreti alıp kendi aracıyla geliyor işe ve kafa kafaya çıkıyor hesaplayınca yakıt giderleri. Konforu zaten saymıyorum.
+1
furry burns
(09.01.26)
Türkiye'de bir iki şehrin dışında toplu ulaşım zaman ve para kaybından başka bir şey değil. Bundan dolayı ülkede araba ihtiyaç oluyor, bir de evli, çocuklu ise kesinlikle gerekiyor.
+2
murtiii
(09.01.26)
bunların yanıda + olarak konfor geliyor. kışın arabadan klimayı açıp müziğini açıp rahat rahat gitmek, metrobüste sıkışık tıkışık giderken kışın metrobüste terlemekten 100 kat daha iyi.

Bunlara ek, istediğin zaman istediğin yere gidebiliyorsun işte.

getirisi de vari götürüsü var yani.
0
substituent
(10.01.26)
metronbüste taciz edileceğine vergisini verip başka türlü taciz ediliyor. sen kimi merak ettin bu kadar genellemeye yorum yapılmaz. proletaryayı mı soruyorsun?
0
mikahakkinen
(10.01.26)
İnsanların kendisine 1 gram faydası olmayan onlarca kalem gideri var, bunları toplasan ay sonunda arabanın masrafını ikiye katlar, sana her anlamda konfor ve özgürlük sağlayan aracın masrafı bu nedenle benim gözüme batmaz, asıl diğer dandik giderler neden var onları düşünmek lazım arabaya gelene kadar.
0
kizil karga
(10.01.26)
abi büyük rahatlık ve lüks aslında ya. 16-28 yaş arasını hiç araba merakım olmadan geçirdim. maddi açıdan ulaşılmaz gelmesi bi yana büyük şehirde benim kendi yaşantım için gerçekten hiç gereği yoktu. ehliyet bile almadım o yüzden. ama her şeyden önce konfor ve oyun tabiriyle BÜTÜN HARİTAYA ERİŞİM sağlıyor. hastan olsa, gece bi yere gitmen gerekse, atıyorum kırsalda köyde vs. bulunman gerekse müthiş kolaylık. o yüzden imkanım olsa şahsen kesinlikle bi araç isterdim aktif kullanmayacak olsam bile. ayağımı yerden kessin yeter. düşünsene gece 2'de şahsi aracına atlayıp ülke içindeki HERHANGİ BİR LOKASYONA akabiliyosun. az şey değil bu. ben gibi rutini belli veya büyük şehirde yaşayıp 3-5 adresi zaten toplu taşımayla ulaşılabilir olan insanlar için pek anlamı yok ama lazım yani araba. güzel bi şey.

hiçbi şey değilse özel alandır mesela. arka koltuğuna geçer yatarsın, canın sıkkındır oturur içinde müzik dinlersin. canım araba.
+1
der meister
(10.01.26)
Araba = özgürlük ve konfor. Ek olarak toplu taşımada maruz kaldığın tipler bile araba almak için bir neden.

Araban yoksa herkesin gittiği ayaksütü mekanlarda takılırsın. Şehir merkezinde gürütü ve stresin içinde yaşamak zorundasın. Belli bir yaştan sonra bunlar çekilmiyor. Daha önce yazdıklarından gen z bir arkadaş olduğunu hatırlıyorum. Biraz büyüyünce zaten bunları kendiliğinden anlıyorsun
0
michael harddd
(10.01.26)
toplu tasima ile evin onundeki duraktan ciktim, otobus+tren+otobus+yuruyus , ofise gitmem 2 saat 15 dakika surdu. ayni yolu bide doneceksin, etti 4.5 saat
ayni yolu arac ile en sikisik trafikte bile yarim saatte gidebiliyorum. yani gidis donus 1 saat.
4.5 - 1 = 3.5 saat gunde, 910 saat senede kazancim var.
saatine net $50 yapan birisinin arac yuzunden kazanci senede $45,500
zaten bu paraya her sene bu ulkede orta kalite sifir bir arac alabiliyorsun.
-1
cooperr
(10.01.26)
(4)

File Marketlerde Bolez Tavuk sürekli bulunuyor mu?

Mirket
Donuk ve bütün mü, fileto olarak bulabiliyor muyuz?
Donuk ve bütün mü, fileto olarak bulabiliyor muyuz?
0
Mirket
(09.01.26)
fileyi bilmem de. migros ve bimde de var.
0
mikahakkinen
(09.01.26)
Bim'de bütün ve donuk var. 5 Migros gezdim. Şu an kalmadı dediler.
0
🌸Mirket
(09.01.26)
sanal markette vardır. orbitalde iyidir.
+1
mikahakkinen
(09.01.26)
tüm sorularınıza evet (ist. acıbadem ve kısıklı file'leri için).
ben çoğunlukla migros uygulamasındaki tazedirekt'ten alıyorum; üçü de bulunuyor. bazen akşam saatlerinde kalmamış oluyor ama sabah stok yenileniyor daima.
edit: bütünde donuk ve taze seçenekleri var; diğerlerinde de donuk görmedim sanırım.
0
lil siztah
(09.01.26)
(16)

ekşi duyuru soru cevap sirkülasyonun azalması hakkında

denef
uzun süredir sahada olduğum için aktif kullanmıyordum. tekrar masa başında vakit geçirmeye başlayınca ve açıkçası işim düşünce açtım siteyi. dün yazdığım soru hala birinci sayfada karşıma çıktı. Duyurunun hareketli ve aktif zamanlarını hatırlıyorum gün içinde onlarca soru cevap okurdum çoğu da işime
uzun süredir sahada olduğum için aktif kullanmıyordum. tekrar masa başında vakit geçirmeye başlayınca ve açıkçası işim düşünce açtım siteyi. dün yazdığım soru hala birinci sayfada karşıma çıktı. Duyurunun hareketli ve aktif zamanlarını hatırlıyorum gün içinde onlarca soru cevap okurdum çoğu da işime yarardı. herkes nereye gitti, artık alternatif bir mecra mı kullanılıyor ya da buraya ilgi/güven mi azaldı. siz neler düşünüyorsunuz ?
0
denef
(09.01.26)
moderatörler geçimişe göre daha aktif ve gereksiz hamleler yapmaya başlayınca bir de üstüne trol üyeler çoğalınca geçmişte çok kullananlar yani bizler de okuyup gider olduk.
+7
erty_ksk
(09.01.26)
galiba artık burası daha çok sosyal medya mantığında kullanılıyor. azalma elbette var.
+1
gobekliraki
(09.01.26)
chatgpt falan cikti, duyurular azaldi.
+4
lemmiwinks
(09.01.26)
Buranın günlük hayatta karşılaşılan olay veya problemlerden, akademik konulara oradan da dış olay ve gündeme kadar uzanan bir içeriğe sahip olması lazım.
Dış basındaki bir haber veya bir kitaptan alıntı burada çeşitli yorumlarla analiz edilebilmeli.
Konsept/yapı buna da uygun ama sonuçta katılımcıların niteliği asıl durumu belirliyor.
Bizde de aklı çalışan beyinler var aslında
Reddit vs gitmeye gerek yok.

Şimdilik aşk, şehvet , ihtiras, stalk, pembişli storyler , iş yerinde fetişizm şimdilik daha çok ilgi görüyor maalesef.
Belki bir zaman sonra bu husuzursuzlukta meyvesini verir.
Bekleyelim .
0
diyecevaplandı
(09.01.26)
burası güzin ablalara kaldı.
+5
mikahakkinen
(09.01.26)
engel yiyen troller etkileşim göremeyince yazmayı bıraktı asdfhs
+9
gabe h coud
(09.01.26)
Engelleme gelince ve bu sebeple troller etkileşim göremeyince ugraşmayı bıraktılar. Artı olarak yapay zeka çok gelişti. Millet artık ona sorup anında cevap alıyor
+1
limonlu eksi
(09.01.26)
Hoşgeldin denef,
0
duptıs
(09.01.26)
hoş buldum duptıs :)
0
🌸denef
(09.01.26)
uzun yıllar sert bir moderayon uyguladılar. biri mesela şarkı soruyor, birisi de cevaplıyor. soru sahibi "evet budur teşekkürler" diye cevap yazıyor bunu siliyorlardı. sebep; cevap değilmiş. bir soruya cevaplardan birine x +1 demek de siliniyordu. en ufak eleştirel cevap siliniyordu. bunların haricinde yine uzun süre compu bey hiç yenilik yapmadı. oo kadar alıştık ki şu anki arayüze hala alışamadım ben mesela.
yine ekşi sözlük zaten gittikçe popülerliğini kaybetti bundan duyuru da nasibini aldı.
en büyük sebebi de yapay zeka elbet.
+3
ground
(09.01.26)
@ground +1
eskiden çok aktif kullandığım bir duyuru hesabım vardı. sorduğum ve yeterli yanıt alamadığım konularda anlamlı ve faydalı bir sonuca ulaşırsam, kendime cevap olrak yazıyordum; başka insanların da işine yarasın diye. fakat özenle tek tek tespit edip kaç yıllık cevapları silmeye başladılar; diyaloğa giriyormuşum diye.. buna uyuz olup, uzun yıllar girmedim duyuruya.
+2
lil siztah
(09.01.26)
Kalitesizleşti. Ama engelleme sonrası çok daha iyi. Akıl hastaları ele geçirmişti en son.
-5
arbre
(09.01.26)
troller küstürdü, ai iyice ayağımızı kesti.

bir de sorulan sorulara ya da cevaplara laf atıp da bu da sorulur mu, git google'da ara, git ai'ya sor gibi bir sürü yanıtlar gelince pek keyfi de kalmadı insanların.
0
biseysorcaktim
(09.01.26)
Burada en çok cevap veren kullanıcı benim aslında. Silinen cevaplarla birlikte 18 bin üzerinde cevap vermişim. Zamanında çok vakit geçiriyordum. Artık haftada bir aklıma gelirse giriyorum. Bir 2-3 sene de hiç girmediğim dönem oldu. Sebebini eğip bükmeye gerek yok. Okuduğunu anlamaktan aciz bir moderatör vardı. Onun yüzünden bir çok kullanıcı burayı terk etti. Havası zaten söneli uzun zaman oldu. Benim girmediğim o 2-3 yıllık dönemde de ortam iyice cıvımış. Sürekli birbirine laf sokmaya çalışan, birbirini trolleyen tipler iyice bokunu çıkardı. O yüzden asıl soru sormak isteyenler de artık sormaz oldu.
+2
himmet dayi
(09.01.26)
eskiden "bok" yazinca kufur diye siliyorlardi.
simdi ana avrat sovuyorlar ozelden, moderasyon 3 maymunu oynuyor.
sogudu herhalde insanlar, ki normal. benim de ne cevap veresim var artik ne de bakasim.
ciddi anlamda 46lik olan 3-5 kisi ve onlara canak tutan modlar sitenin icine ettiler.
+3
cooperr
(09.01.26)
Moderasyon siteye düşman gibi davrandı. Giden bi daha gelmedi. Başka bi sebebi yok.
0
luluki
(10.01.26)
(6)

demir takviyesi

deartheodosia
dün hastanede almam gerekti (özel) 10bin tl ödedim. 1 hafta sonra tekrar almam gerekiyor, en uygun fiyatlı nasıl yapılabilir bu?
dün hastanede almam gerekti (özel) 10bin tl ödedim. 1 hafta sonra tekrar almam gerekiyor, en uygun fiyatlı nasıl yapılabilir bu?
0
deartheodosia
(08.01.26)
o nasıl bir takviye?
+2
mikahakkinen
(08.01.26)
O nasıl takviye cidden???
+1
kisa
(08.01.26)
Serum sanırım. En iyisi aynı teşhisi bir devlet hastanesi doktorundan alıp ona yazdırmak. Geçen bi arkadaşım devlette 3 bin lira ödedim demişti, markaya ve içeriğe göre değişiyordur tabi.
0
lil siztah
(08.01.26)
serum takviyesi.

@lil, 3 bin çok iyiymiş :/
0
🌸deartheodosia
(08.01.26)
ilaç inferject galiba. sgk'nın karşılaması için oral demir emiliminizin olmaması, mide küçültme ameliyatı olmuş olmanız, gebelik vs. gibi şartlardan birini karşılamanız gerekiyor.
0
fenoksibenzamin
(08.01.26)
vay be. babam midesini tamamen aldırdı. ona bedava verdiler bu demir takviyesinden. ama hala yaptırmadık. çünkü her yerde yapılmıyor. bu kadar pahalı oldugunu bilmiyordum. eğer devlet hastanesine gidersen, mide ameliyatı olduysan belki oradaki doktor bunu yazabilir.
0
abelardo
(08.01.26)
(8)

Anne - Baba 0-6 yaş çocuğa hiç birsurette bağırmamalı mı sizce? (Çocuk sahibi anne babalara önemli soru)

psmstc
iki gün evvel 27 aylık küçük çocuğum bir konuda ben yapma dememe rağmen gözümün içine bakarak yapmaya devam etti bir uyardım, iki uyardım. hala devam edince üçüncüde bağırdım kükredim. ağladı. şimdi dün sinir krizleri başladı daha önce hiç bu derece yerlere yatma derecesinde olmamıştı böyle. Avm'de
iki gün evvel 27 aylık küçük çocuğum bir konuda ben yapma dememe rağmen gözümün içine bakarak yapmaya devam etti bir uyardım, iki uyardım. hala devam edince üçüncüde bağırdım kükredim. ağladı.

şimdi dün sinir krizleri başladı daha önce hiç bu derece yerlere yatma derecesinde olmamıştı böyle. Avm'de 1 saat sinir krizleri yaşadı yerlere yattı. Bu arada o sinir krizinin sebebi de eşim çok istediği çikolatayı bilerek evde var dedi ve almadı.

Bana göre ise ; Benim o tepkim dolayısıyla mı bu sinir krizleri başladı bu durum diye içim içimi yiyor. :( ve çok üzgünüm.

Dün sabah biz işe giderken annesine el sallıyor. Ben el sallıyorum bay bay yapıyorum ve beni görmezden geliyor :((((

Eşim de diyorki bu 2-3 yaş sinir krizleri normal diyor. Ama ben tepkime yoruyorum bu durumu.

Ne dersiniz? Lütfen tecrübe ve deneyimlerinizle bana bir kılavuz olursanız çok sevinirim...


Şimdiden çok teşekkürler..............

Dipnot: Ben babayım bu arada.
+1
psmstc
(06.01.26)
Abi yapmayın gözünüzü seveyim. Bizim anamız babamız gavur tohumu diyerek döverdi bizi, maksimum 10 dakka sonra gider kucağına çıkardık yine. Tamam illa bilinçaltın bir şeyler bırakmıştır bizde de bunlar ama bu kadar da hassas değil bu dengeler. Doğru olan tabi ki bağırmamaktır ama bi bağırdık diye hiçbir çocuk da arıza moduna geçmez.
0
anatomik
(06.01.26)
bu yaşlarda sinir krizleri olur. Fazla büyütmenize gerek olduğunu düşünmüyorum.

Öncelikle bağırmamak en iyisi. Ama tabiki hepimiz insanız bazen insanın sabrı taşıyor. Ama durumları telafi etmek lazım. Yani bir daha böyle bir durum olursa sakinleştikten sonra çocuğunuzla konuşun gerekirse özür dileyin.

2 yaşından sonra çocuklar hayır kavramını yeni öğreniyorlar. yani sizin birşeye dediğiniz hayırın ne anlama geldiğini bile yeni keşfediyor çocuk. o yüzden daha sabırlı olmaya çalışın. bakmayın böyle dediğime benim de 3 yaşında kızım var benim de dayanamayıp bağırdıklarım oluyor. ama telafi etmesini bilmeniz gerekir.

yaşadığınız durumu çok da kafaya takmayın bunlar ufak şeyler.
+1
nuevo
(06.01.26)
5 yaşına girecek kızım var ben de babayım. elimizden geldiğince eşimde ben de bağırmamaya çalışıyoruz. ancak hayatın sıkışmışlığı, kendi tahammülsüzlüğümüz, sorunlarla başa çıkamamız sebebiyle bağırdığımız oluyor. okumadığımız kitap kalmadı ama reelde kitaptaki gibi olmuyor. işin doğrusu bağırmadan çözmek ama biz başaramadık. daha çocuk 27 aylık, büyüdükçe ben merkezcil oldukça daha da sizi sinirlendirecek siz de bağıracaksınız. önemli olan bunu rutinleştirip normalleştirmemek. 2 3 yaş krizi zor bir dönem.
0
mikahakkinen
(06.01.26)
benim çocuğum yok ama ilerde istediğim için instagramda çocuk gelişimi ile ilgili bilgi videoları yapan psikologları takip ediyorum. anladığım kadarıyla hatasız ebeveynlik diye bir şey yoktur ama hatasını telafi etmeyen ebeveyn vardır. mesela bağırdıktan bir süre sonra herkes sakinleşince gidip sarılıp gözlerinin içine bakıp onun duygusunu anladığınızı, çikolatayı ne kadar istediğini bildiğinizi, ama almamızın mümkün olmadığını basit birkaç kelime ile anlatıp daha sonra "bazen babalar da sinirli olabilir bağırabilir" ama yaptığım doğru değildi sana bağırmamalıydım diye hata yaptığınızı kabul etmeniz gerekiyormuş.

sinir krizleri aslında onun kendini fark ettirme çabası. sinir krizi anında konuşmaya çalışmak yanlışmış çünkü beyni tamamen kapanıyormuş. kriz esnasında size ya da birine vuruyorsa elini tutup bana vuramazsn ama istersen yastığa vurabilirsin diye yönlendirmek gerekiyormuş. bazı çocuklar temas seviyor sarılarak sakinleşiyor bazı çoçuklar ise temasa aşırı duyarlı oluyormuş krizi büyütmemek için sizin çocuğunuz hangi şekilde sakınleşiyor onu gözlemlemeniz lazımmış. kriz bitti diyelim sarıldınız o zaman gözlerine bakıp duygusunu ona yansıtmanız gerekmiş çünkü kendisi duygularını anlamlandıramıyormuş, mesela "çok üzgün olduğunun farkındayım, sinirlisin görüyorum, çikolata yemek istediğini anlıyorum" gibi. sonra da onun seçim yapmasına imkan tanıyacak şeyler söylemeniz lazımmış mesela; "yemekten sonra önçe çikolatanı mı yemek istersin oyun oynamak mı?" gibi. yani çocğun o anki sinir krizini ağlama bağırma yerde sürünme diyerek durdurabileceğinizi sanmıyorum, dursa bile o an korktuğu için durur sizi dinlediği için değil, ve bu da aranızın daa kötü bozulmasına neden olur.

bir de geçen bir video izledim. 2-3 yaşlarında çocuğun önünde havuç ve salatalık koyuyolar. hangisi havuç dediğinde havucu seçiyor, hangisi salatalık dediğinde salatalığı seçiyor, sonra hangisi havuç değil dediğinde niye havucu seçiyor. çünkü olumsuz cümleleri henüz algılayamıyor. mesela o an sizin telefonunuzu yere fırlatıyor, siz de fırlatma diyorsunuz o sizi anlamıyor muhtemelen. olumlu cümle yapısı ile "telefonu bana ver kızım" "getir kızım" vs derseniz daha iyi olabilir.
0
Sadece soruyorum
(06.01.26)
Annemin fi tarihinde abime uyguladığı yöntemi anlatayım (nesil farkı falan dikkate alırsınız)
Abim bir mağazanın ortasında ağlayarak bir şey aldırmaya çalışıyor avazı çıktığı kadar bağırarak ve annem kesinlikle red ediyor ve onu orada bırakıp ayrılıyor (onu uzaktan görebileceği abimin onu göremeyeceği bir reyonun kenarına geçiyor) abim 5 dakika sonra annemin onu bıraktığını sanıp onu aramaya başlıyor ve hayatı boyunca bir daha bu davranışı tekrarlamıyor (terk edilme travması falan tetiklenir falan bilemem o size kalmış).
Bana küçükken arada "işe gidiyoruz gelirken almamızı istediğin bir şey var mı?" diye sorduklarında bile "uygunsa...." diye başlayarak cevap verirdim.
Ebeveynlerim dünyanın en iyisi değillermiştir muhtemelen ama hayatımda hiç benim veya abimin herkesin içinde bizim onlara ya da onların bize bağırdığını hatırlamam.
+1
bartholomew87
(06.01.26)
ay hayır tabi ki. bir kere bağırma ile çocuğun huyu değişmez. çocuğun huyunun değişeceği vardır. 2. yaş doğum gününü kutlarsınız ve ertesi gün bambaşka bi çocuk gelir karşınıza mesela. tüm anneler bunu bilir. gerçekten sanki gizli bi tuşuna basılmış gibi huyu değişiverir çocuğun. üzerinize alınmayın.

maalesef bağırmadan ebeveynlik yapmak benim açımdan imkansız. isteyen istediği kadar taşlayabilir. olmuyor yani. şimdi ben ona bağırıyorum, o bana bağırıyor. bizimki kronik mesela. benim tepkime karşı tepki geliştirdi çocuk diye düşünüyorum.

yani kendinizi suçlamayın. bir kereden bir şey olmaz. zaten bağırdıktan sonrası önemli. gidip kendinizi anlatmaya çalışacaksınız. (muhtemelen anlamayacak)
+1
elorelia
(06.01.26)
Hocam benim de sizle yaşıt kızım var. ben de bazen kendisine kızınca bağırıyorum. cam fanusda büyümedik hiç birimiz neticede. evlatlarımız da hayatta her tepkiye aşina olmalılar belli ölçülerde.

onun dışında geçenlerde gördüğüm bir anektod çok hoşuma gitti size de bahsedeyim.
"çocukları etkileyen ve üzen şeyin onlara bağırıp kızmak değil sonrasında onları tekrar kucaklamamak olduğuna yönelik bir bilgiydi. yani kızıp kendisine tepki gösterdikten sonra küçük bir ara verip kendisine sarılıp yaptığı şeyin yanlış olduğunu bahsetmek gerekiyormuş. kızıp bağırıp sonra dönüp arkamızı gidersek olmuyormuş.
+2
bigcaptain
(06.01.26)
Sınır koymak için bağırmak zarardan çok fayda sağlayacağı kanaatindeyim.
zaten çocukların/bebeklerin ağlayarak bişeyler istemesinin sebebi ebeveynin bir süre sonra sussun diye istediklerini yaptıklarını öğrendikleri içindir.
-1
duyuruuser
(06.01.26)
(6)

The Sopranos izlenir mi ve İtalyan mafya dizileri

arbre
İtalyanca öğrendiğimden ve hafif İtalya özentisi olduğumdan hehe bunlara merak saldım. Tavsiye alınır. Teşekkür.
İtalyanca öğrendiğimden ve hafif İtalya özentisi olduğumdan hehe bunlara merak saldım. Tavsiye alınır. Teşekkür.
-4
arbre
(05.01.26)
The sopranos tamamen ingilizce. Ara sira italyanca eski moda argo kullaniyorlar da bu dil ogrenmene yardimci olmaz.

Bence italya yapimi bir dizi bul izle kulturel yatkinlik edinmeye calisiyorsan.
0
hot potato
(05.01.26)
my brilliant friend izle.

sonra gel bana tesekkur et:D
+1
buenosdias
(06.01.26)
italyan kültürünü veya dilini öğrenmek için sopranos izlenmez, en azından günümüz kültürü için. sopranos'taki italyanların çoğu ötekileştirilip suça sürüklenmiş karakterler. sopranos müthiş dizidir orası ayrı tabi. sopranos'u merak ediyorsanız italyanca dublajlısı varsa dil için destek olabilir diye düşünüyorum.
0
cisimcik golgi
(06.01.26)
italyanını bilmem ama benim için en iyi 3 diziden biridir.
+1
mikahakkinen
(06.01.26)
İtalyan ve mafya diyince Gomorrah geliyor aklıma. aynı ekolden Suburra. Bunların dizi harici filmleri de var.
0
scudman1
(06.01.26)
ferzan özpetek filmlerini izle
sopranos muhteşem dizi ama 3-5 argo italyanca varsa vardır
0
croswell
(06.01.26)
(12)

Dikiz aynasından araba modeli tahmin etmek

seni tanıdığım güne lanet olsun
Mümkün mü? https://imgur.com/a/TkilhTS
Mümkün mü? imgur.com
-3
seni tanıdığım güne lanet olsun
(05.01.26)
golf veya başka volkswagen grubu aracı bu ama muhtemelen yaygınlık durumundan yola çıkarak golf veya polodur.

ön cam sağ iç çerçevedeki tırtıklı yer onlarda var.
i.ibb.co
+1
nahtoderfahrung
(05.01.26)
BMW gibi...
-1
msb
(05.01.26)
zoomladığımda ön ızgaralardan bmw gibi geldi. arkadaki beton mikseri o kesin.

ama bu fotodan arabayı bilene helal olsun. böyle araba tahmini yapılmaz net bir şey yok.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
koltuk başlığına bakınca golf 7/7,5 gibi geldi bana. A sütunundaki tweeter hoparlör dizaynı daha çok jettaya benziyor ama bence araç %95 volkswagen marka. Koltuktan dolayı da golf diyorum. Yanılabilirim tabi.
+1
thefirstaction
(05.01.26)
selam, dikiz aynası diyorsunuz dikiz aynası göremedim ben. sanki aracın yolcu koltuğundaki güneşliği açıp yüzünüzü karalmışsınız ve önden gelen bir araç var onu soruyorsunuz gibi anladım. ne yazık ki bir sürü marka modele benziyor. sedan olduğunu söyleyebilirim. sizin araç sanırım ford connect
+2
omer460
(05.01.26)
bmw degil, bmwlerde tweeterlar aynanin arkasinda oluyor, bunda sutuna konmus.
golf ya da audi a3 falan olabilir.
koltuklar kumas gibi, o yuzden premium degil herhalde.
%90 volkwagen derim.
+1
cooperr
(05.01.26)
bmw diyenler karşıdan gelen arabayı söylüyor.

sorulan o değil, içinde oturulan araba.

"güneşlikteki makyaj aynası" diyeceğine "dikiz aynası" diye yanlış ifade etmiş. aynada gözüken araba dememiş, aynanın şeklinden, menteşesinden falan tanır mıyız diyor.
+1
kibritsuyu
(06.01.26)
@kibritsuyu ahahahaha ben dikiz aynasında görünen arabaya baktım. arkadaşım oturulan araba yazsana senin beyninin içini de mi tahmin edelim?
+1
mikahakkinen
(06.01.26)
twitter'da safarin var ona sorun (jesafarin kullanıcı adı)
+2
rain when i die
(06.01.26)
bu parça dikiz aynası değil ki, araçta güneşlikte bulunan aynası yani "makyaj aynası". araç digerlerinin belirttiği VAG Grubu'na ait, muhtemelen Golf 7 ya da 8.
+1
morqos
(06.01.26)
Arabalardan hiç anlamadığım için soruya cevap veremem ama soruda oturulan arabanın sorulduğu çok net, karşıdan gelen araba camdan görünüyor zaten aynayla alakası yok, dikiz aynası da fotoda yok zaten makyaj aynası sorulmuş ama o kadar ifade hatası olur yani :D

ben de safarin'e sorun diyeceğim. Kendisi daha saçma açılardan yıla kadar bilen bi manyak, bunu da bilir gibi
0
nundu
(06.01.26)
amaç ne? ilgi çekmek mi?
+1
plastic_angel
(06.01.26)
(20)

Doksanlı yıllar aslında

kizil karga
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı yıllar sevgisi var, bunun nedeni ne olabilir? Çünkü doksanlı yıllarda güzel olan tek şey Türk pop müziğindeki devrimsel atılımdı, onun dışında yaşı yetenler illa ki hatırlayacaklardır doksanlı yıllar; gazetecilerin suikaste uğradığı, mafyanın devletin polis teşkilatının ortak hareket ettiği, faali meçhul cinayetlerin zirvede olduğu, gözaltına alınan özellikle sol görüşlü vatandaşların bir gecede yok olduğu, bankaların sürekli hortumlandığı ve bir gün ansızın tüm varlığınız yok olduğu, ölüm listelerinin alenen ortalıkta dolaştığı ve bu listedeki insanların infaz edildiği bir dönemdi diye hatırlıyorum ben ama insanımızda enteresan bir doksanlı yıllar nostaljisi var, bunun nedeni ne olabilir beyin sadece iyi olanı mı hatırlıyor ve bunlar unutuluyor mu sizce?
+1
kizil karga
(05.01.26)
90lı yıllar güzellemesi yapanlar sadece 90larda çocuk olanlar yani benim akranlarım :)
biz bilmiyoruz öyle suikast filan, sokakta oynamayı 90lar popunu filan özlüyoruz.
+4
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
bu arada 90'lardaki müziklerde pek güzel değil. İyi bir altyapısı yok. 100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor.

insanların özlediği şey bence teknolojinin azlığı ve daha fazla samimiyet.
0
koela
(05.01.26)
eger ortalama bir hayat suruluyorsa gecmis hemen hemen her zaman romantiktir, ozlem duyulur cunku gencligi temsil eder. insanlarin cogu da ortalama bir hayat surer. yani saydiginiz olaylarin birincil muhatabi degillerdir. gunumuzun internet kullanicilarinin buyuk cogunlugu 90'larda cocuk olan kisilerden olusuyor. bu olaylar yasanirken zaten cocuklar. internet falan da olmadigindan sistematik bir maruz kalma olmuyor. zamanin her seyin ilaci olmasi durumu da var. insan su anki problemlerine odaklanir, gecmiste yasadigi zorlugu unutur. dedigim gibi bunlari ortalama bir birey icin soyluyorum. yani eger iskencelerle dolu cok kotu bir hayatiniz yoksa... yani genclik, zaman, internetin olmamasi, daha cok insan iliskilerine dayali bir yasam, farkli bir guven ortami olmasi vs. gibi cevresel etmenler, hepsinin katkisi var.
+1
Sour
(05.01.26)
Ben o yılları baştan sona gördüm.

90'larda Türkiye; Siyasal islamcıların iktidarda ve bürokraside olmadığı, ordusu Atatürk ilkelerine bağlı, basın ve ifade hürriyetinin büyük ölçüde geniş olduğu, AB hedefi olan, yüzünü hür dünya değerlerine çevirmiş şirin bir Balkan ülkesiydi.

Sorunlar yok muydu vardı ama şimdikinin yüzde beşi kadar bile değildi. Yaşayarak gördük.
+4
yurtsuz john
(05.01.26)
Ben babamın girgir ciltlerinden 80-90 falan okuduğum için daha çok bilgiliydim. Ve insanların çoğu geçmişi unutuyor ama bu sadece bizde değil, her yerde.
Millet x zamanı iyiydi diyor, bir bakıyorsun soğuk savaş var, nükleer riski var, iş güvenliği yok, hastaliklara aşı yok, kansere tedavi yok, ortalama yaşam 60-70 falan, kadınlar eşlerinin malı gibi, eşcinsellere ciddi sıkıntılar var, siyahlara ırkçılık var falan filan.

Ben şahsen geçmişe oranla sadece şu sıkıntıları görüyorum;
- tech brolarin istediğini yaptığı bir dönem.
- shareholder value diye diye bokunun çıkması. Şirketin hisse değerinin her şeyden önemli hale gelmesi
- sosyal medyanın ve etrafımızdaki çoğu şeyin bizim zamanımızi calmaya ve bizi bağımlı yapmaya çalışması

Belki bir iki şey daha vardır ama genel olarak birçok konuda her zaman şu anki dönem 80-90lardan iyi neredeyse her ülkede.
Ya daha şundan 10 sene önce falan isid, el kaide sürekli bomba patlatiyordu. Bu bile unutuluyor.
Ha bu arada Türkiye misal bence 2000-2010lara kadar falan oldukça güzeldi, ama küçük küçük her şeyin değiştiğini görüyorduk. Şu an misal Türkiye kesinlikle o dönemden çok çok daha kötü halde, tartışmaya açık bile değil. Ama 90lardan çok mu daha kötü buna net bir şey diyemem, cocuktum da o dönemleri de okuduk yolsuzluklar falan doluydu her yerde.
+1
logisticsmanager
(05.01.26)
Evet bence bunun önemli kısmı o yıllarda çocuk olduğu için neler yaşandığını hatırlamamak ve çocukluk-gençlik yıllarındaki keyfe özlem duymak.

Ama daha önemli ve gözden kaçan bir şey var o da Türkiye'de yönetici sınıfın değişmesi. Hem paraya sahip olan hem de devletin karar verici mekanizmalarında söz sahibi olan sınıf değişiyor ve önemli kısmı değişti. Hangi sınıftan olduğun da o yüzden eskinin daha iyi olduğunu düşünüp düşünmemek konusunda etkili.

Objektif bir şekilde baktığımı zannettiğimde 90'lar bana da çok kötü geliyor. Şu anda da kötü şeyler yaşanır o zamanlar da kötü şeyler yaşanıyordu. Ama 90'larda pek çok insanın ölümüyle sonuçlanan, neyin ne olduğu belli olmayan daha kaotik, daha az bilgi sahibi olduğumuz kötülükler vardı, o yüzden daha kötü olduğunu düşünüyorum.


Ek: Karşılaştırma yaparken teknolojinin getirdiklerini hesaba katmamaya çalıştım. İnternetin, robot süpürgenin, tıptaki gelişmelerin dikkate alındığı bir karşılaştırmada eskinin hiç şansı yok.
-1
michael_knight
(05.01.26)
90lı yılları hatırlıyorum ve şimdiye oranla kesinlikle daha iyiydi. faili meçhul cinayetler vardı evet ama şimdi daha fenası var.
o yıllar daha iyiydi çünkü; eğitime önem veriliyordu, tahsilli insanlar hak ettiği değeri görüyorlardı, imam hatip liseleri şimdiki gibi çoğunlukta değildi, siyasette denge vardı, diktatörlük yoktu, siyasileri dengeleyen yozlaşmamış devlet kurumları vardı, medya tamamen yandaş değildi, üniversiteler bağımsızdı ve kaliteliydid, siyasi karikatürler ve taklitler yapılırdı (şu an yapılsa yer yerinden oynar o derece şeyler), büyükiehirler tamamen köy kültürüne teslim edilmemişti, tübitak değerliydi, tekrar yazıyorum devlet kurumlarına güven vardı. daha tonla şey yazarım.
0
abelardo
(05.01.26)
@koela'in "100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor." ifadesini açmak istiyorum.

Erişim kısıtlı olduğu için o dönemde seçiçi davranmak zorunda kalıyorduk. Sadece şarkı olarak değil, gene olarak çoğu şeye erişimimiz kısıtlıydı. Dolasıyla az olan seçeneklerden kaliteli olanını bulmak için kılı kırk yarıyorduk, ince eleyip sık dokuyorduk.

Şimdi ise seçeneklerimiz ve erişimiz devasa boyutta. Kaliteli olanı nereden nasıl bulacaksın?!

@abelardo yozlaşmış devlet kurumları da vardı. Bir devlet kurumu düzgün işlerken, diğer devlet kurumu, pisliğin içine batmış, gırla rüşvetle ve yozluşlukla iş görüyordu.
0
put it in your appropriate place
(05.01.26)
Aklıma gelen ilk artılar: Sosyal medya yoktu. Çoğu insanın yaşam tarzı ve fikirleri umurumuzda değildi. Toplum olarak kafamız bu kadar karışık değildi. Halkın çoğunluğu, hayatını içinde bulunan coğrafyanın gerçeklerine daha uyumlu geçiriyordu. Mahalle kültürü vardı. Avm çılgınlığı ve tekelleşme yoktu. Her yerin yerel esnafından alınırdı her şey. Esnafta çakal olsa da azdı. İnsanlar daha az açgözlüydü. Anadolu liseleri gibi kaliteli ücretsiz orta okullar ve liseler vardı. (Fen liseleri hâlâ iyiler) Eğitim sisemi kendi içinde daha tutarlıydı. Toplum içi saygı ve görgü daha yüksekti. Gıda ve hayvancılıkta şimdiden daha kendine yeter bir haldeydik. Gayrimenkul daha ucuz ve ulaşılabilirdi. Görsel ve yazılı medyanın çoğu tıpkı günümüz gibi tekelleşmiş olsa da, gazetecilik ve mizah şimdiden bin kat daha özgürce yapılabiliyordu.

Aklıma gelen ilk eksiler: Ulaşım ve sağlıkta korkunç kötü seviyelerdeydik. Poliste işkence standart uygulamaydı. Bürokrasi çok uğraştırıcıydı. Devlette muhatap bulamıyorduk. Sade vatandaşa devlet dairesinde insan muamelesi yapılmazdı, en basit işi günlerce, haftalarca sürebilirdi. Ülkenin doğusunda çok ciddi asayiş ve terör problemleri vardı. Memur ve Öğretmen maaşları ile geçinmek mümkün değildi. Okullarda dayak standart uygulamaydı. Alelade bir çavuş valiye posta koyabiliyordu, o derece askeri vesayet vardı.

O zaman da, bu zaman da rüşvet, yolsuzluk, kadrolaşma vardı, var. Kadın cinayetleri, mafya, çeteler, şiddet vs. de o zaman da aynen vardı. Devletin nimetleri kendilerine peşkeş çekilen, iktidar destekçisi zenginler o zaman da vardı. İnsanımızın kalitesizliği potansiyel olarak o zaman da vardı belki ama insan yine utanır, gizlenirdi. Ahmaklık, arsızlık günümüzdeki gibi yüceltilmezdi.
0
dilemma of subscribtionability
(05.01.26)
Alım gücü süper olmasa da şuan ki durumdan iyiydi. Ev, araba almak daha kolaydı. Açıkçası şuan rahat olan çoğu kişi 90'larda yaptıkları sayesinde yaşıyor.

Türkiye bu kadar kalabalık değildi. Büyük şehirler daha yaşanabilirdi. 90'lardan 2000'lerin ortalalarına kadar durmadan yeni binalar yapıldı. Bu konutlar nedeniyle büyükşehirler çok fazla göç aldı. Artık ve trafik kaldırıyor ve su yetiyor.

Siyasi açıdan da hesap verebilirlik vardı. 2003'ten beri din ve rant karışımı bir siyaset yaşıyoruz.
0
michael harddd
(05.01.26)
y kuşağı 90ları iyi hatırlıyor çünkü çocuktuk. madımak katliamında babam oturdu ağladı, ben yetişkin olsaydım çocuklarım için çok endişelenirdim. boomer ve x kuşağı için zor bir süreç olur. bizim için dünya kupası 94 98 falan.
akşama kadar elimizde telefon var, mal gibi yaşıyoruz. tamam 90lar leş gibiydi, süikastler vardı. ama hiç bir dönem 2003 2026 kadar baskıcı da değildi be. evet alt yapı şehirleşme kötüydü. ama geçmişe özlem hep vardı. 2003 sonrası akp değilde daha ortada bir parti olsaydı belki daha iyi olurduk.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. Babam orta okulda mudur yardimcisi/ogretmendi ve tum aile inanilmaz tutumlu olmamiza rahmen cok fakirlik cektik. Turk lirasi kronik cokusteydi. Simdiden iyi miydi kotu muydu orasina girmiyorum. Ama bu eskiye pembe gozluklerle bakma bagimliligi butun dunyada var.
0
hot potato
(05.01.26)
katlıyorum. aşırı karanlık yıllar. siyasi, ekonomik, toplumsal, her açıdan bitik yıllardı. insanın geçmişi güzel hatırlamak gibi bir sanrısı var maalesef. her şeye rağmen türkiye’de ne seksenleri ne doksanları bugüne yeğlerim.
0
sir gawain
(05.01.26)
hayatı daha katlanılabilir kılmak için insan beyni geçmişi hatırlarken olumlu yönleri daha öne çıkarma eğiliminde doğal olarak. ayrıca çoğu zaman özlenen iyi olduğu düşünülen şey o zamanki dünya veya ortam değil kendinsin aslında. gençliğini, daha heyecanlı, enerjik vesağlıklı olduğu yıllları özlüyor insanlar. bu psikoloji dışında daha iyi olan şeyler var mıydı derseniz şahsen benim Türkiye için umudum vardı; büyüyen bir ülkeydi, Avrupa ülkesi olma yolundaydı, güçleniyordu. Evet o zaman da fakirdik ama 2000'li yıllardan büyük beklentiler vardı. Özgürlükler açısından bakıldığında daha da özgür gibiydik. Siyasi baskılar yine vardı ama halk açısından ifade özgürlüğü daha üst bir seviyede idi.
0
creepy
(05.01.26)
90larda çocuktum. öyle aman aman bir sıkıntı yaşamadığımız sürece de mutluydum.

tek kanallı devirde çok sıkılırdım ben mesela. istiklal marşıya açılış. voltran diye bi çizgifilm çıkardı. çizgi film de sayılmaz haraketsiz tatsız bişey. gece kalkar televizyonu açarsın trt yazar başka bişey yok. ne bileyim ekonomik şartlar bugüne göre daha iyiydi enflasyon bugünki kadar değildi. onun dışına çıkıp dışarda oynamaktan başka yaptığım bişey olmadı. cep telefonu , internet olmadığı için insanlar daha sosyaldi. ne bileyim kadınlar gün yapardı, akşamları ailece misafirliğe gidilirdi. çocuklar dışarda topla veya misketle oynardı. saklambaç oynardık. yakar top oynardık. binbir türlü oyun oynardık. eğlenirdik ama başka yapabileceğimiz bişey yoktu. çok kanallı döneme geçince resmen ağzım açık kalmıştı.

evet karanlık bir dönem ama ben şahsen şu günleri çok daha karanlık buluyorum. o kadar fantastik şeyler görüyoruz ki belki bunlar eskiden de oluyordu ama görmüyorduk. haberimiz olmuyordu. mesela kadına karşı şiddet. terör olayları , cinnet geçiren insanlar vb.

bu söyleyeceğimi miden kaldıramayabilir ama sıcağı sıcağına diye bir program vardı. youtube da yayınları var. o dönemi anlamak adına izleyebileceğin bir program olduğunu düşünüyorum. hani o zamanların müge anlısı.
-2
omer460
(05.01.26)
İnsanlığın boktan olmayan dönemi mi var?

İnsanlar eski günlerdeki güzel anılarını özlüyorlar. O zamanki kendi dertlerini bile siliyor insan hafızası.

Nicki yeni ve güzel olan arkadaşın dediği gibi, bugünün nostaljisi olan 90’ları ananlar çocukluklarını kastediyor; tasolarını, spice girls’ü falan. Kimse “ulan yok şimdi öyle faili meçhuller be” diye dertlenmiyor yoksa.
0
lazor
(05.01.26)
madem gecmis romantik ve nostaljik, neden diger yillari degil de 90'lari duyuyoruz? ben kendimi bildim bileli 90'lar nostaljisi yapilir tum dunyada. insanlik tarihinde dipler de var, pikler de var. kimse ah o 1930'lar 40'lar ne guzeldi demiyordu.

90'lar insanlik icin bir patlama cagiydi, cok guzel filmler, kitaplar yazildi 90'larda. internet, bilgisayarlar evlere girdi, telefonlar ceplere girdi. sadece 90'lar degil 00'lar da ayni derecede iyidir. bugun kullandiginiz google, amazon, youtube, smartphone vs ne varsa 1993-2008 arasi hepi topu 15 yillik donemin meyvesidir. buna benzer bir donem bir de 60'larin sonu 70'lerin basinda yasanmis.

90'larda turkiye cok iyi durumda degildi ama globalden payina duseni aliyordu. yani atiyorum sinemaya gidip jurassic park, titanic, fight club falan izleyebiliyordun. tum dunyada yarin neler yapilacak dusuncesi vardi. kollektif bir optimizm vardi. simdi yarina bakinca sikmeseler bari diyip 90'larda cekilmis eski filmlerin dandik remake'lerini izliyorsun. yahu muzik yapilmiyor artik muzik. elektronik, autotune, sacmasapan sozlere sahip rap dinliyor millet butun dunyada.

bu arada tr altin cagini 90'larda degil 2000'lerde yasamistir. ulkede guzel olan ne varsa 2002-2010 arasi yillarda yapilmis. butun guzel muzikler, efsane rock gruplari, guzel sinema eserleri bu yillarda ortaya cikmis. cem yilmaz'in bir o zamanki filmlerine, stand uplarina bakin, bir simdikilere. zamanin ruhu diye bir sey var.

90'larda dedigim gibi tr teror, deprem, krizlerle calkalaniyordu. global yukselmeden payini alsa da asil sicramasini 2001 krizi sonrasi yapabilecekti. bu 90'lar geyigi ozellikle bati ulkeleri ve japonya icin yapilir.
+3
antikadimag
(06.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. +1
Nostaljik seyler guzel geliyor. +1

Ekonomik durumdan tam emin degilim ama bizim evde o gunun sartlarinda bile baya idareli yasaniyordu. Etli yemek yapmak gibi bir adet bile yoktu. Kurban bayraminda birsey kesilirse o zaman biraz kavurma falan yeniyordu. Bol ekmekli kofte yapildigini hatirliyorum ara sira, demek ki bazen kiyma aliniyormus. Konsantre olmayan meyve suyuna bile biraz su ekleniyordu. Ekonomi soyle boyle iyiydi diyenler muhtemelen ebeveynleri okumus yazmis iyi islerde calisan insanlardi. Nereye bakildigina bagli, ev alma konusuna bakilirsa mesela bugune gore cok daha kolaydi. Bizimkiler bir donem 3 kisi calisti, harcamalar zaten dusuk, gurbetci akrabalardan 3-5 bin mark gibi borclar alindi vs 1997 yilinda sifir bir ev alabildik. Yanilmiyorsam 32 bin mark falandi o zamanin parasiyla, tabii bugunun enflasyonuna uyarlanirsa ne rakam cikar bilmiyorum. Cok da az para degildir.

Medyanin ozgurlugu de biraz yaniltici. Medyanin belli bir cizgisi vardi. Bu cizgi senin sevdigin bir cizgiyse ozgurdu dersin. AKP'li dayiya sorsan o da A haber cok iyi der. NTV'nin yeni ciktigi zamanlari hatirliyorum. Haber yapma sekillerine cok sasirmistik. O zamanlar kanal 7 tarzi butik kanallar haric butun kanallar laiklik elden gidiyeah modunda takiliyordu. NTV'nin daha notr bir dil kullanmasi cok dikkat cekmisti.
-1
mbond
(06.01.26)
Beynimize bu kadar veri girmiyordu.
İş hayatı çok basitti. Hedefler, toplantılar yoktu.
Yatağa yatıp tavana bakıp hayal kuruyorduk.
Hayattan beklenti çok azdı. Kıyafetlerimizi bile pazardan alıyorduk.
İnsanlar bu sadeliği özlüyor.
+1
plastic_angel
(06.01.26)
Toplumsal açıdan değerlendirecek olursak o zamanlar cehalet bugünkü gibi prim yapmıyordu, cahil insanlar vardı elbette ama eğitimli insanlara saygı duyulurdu, ekonomik zorluklar, terör vs zor tarafları vardı elbette ama bambaşka bir hayattı yaşanan, pek çok kişinin söylediği gibi çocukluk/gençlik dönemimize gelmesinin romantikleştirilmesinde etkisi büyük ama o zamanlar gençlerin umudu vardı, iyi okuyup çalışkan olarak hayatta yer edilinebilirdiniz, şimdi gençler de ülkenin umutsuzluğundan nasibini almış durumda.

Bir de hayatı küçük çevrelerimizden ibaret sanıyorduk, internet çağı olmadığı için bazı zihniyetlere hiç maruz kalmadık, bugün fiziksel olarak karşılaşmasak da hep bir tehdit söz konusu, o zamanlar duyduğumuz kötü olayların bizim başımıza gelme ihtimali yoktu pek. Susurluk olayı şok etkisi yaratabilmişti, bugün artık hiç bir şey skandal olmuyor.
0
(06.01.26)
(7)

venezuela olayı bizi ne kadar etkileyecek?

biseysorcaktim
malumunuz sarı kafa tam bir deli bu günlerde ve venezuela devlet başkanını aldı. bahsi geçen otobüs şoförü, türkiye'deki meslektaşı ile iyi arkadaştı bir ara.altın ticareti vardı tr-vn arasında. onların altınları türkiye'de işleniyordu.bir de binali yıldırım'ın oğlunun peynir(!) ticareti vardı o ülk
malumunuz sarı kafa tam bir deli bu günlerde ve venezuela devlet başkanını aldı.
bahsi geçen otobüs şoförü, türkiye'deki meslektaşı ile iyi arkadaştı bir ara.
altın ticareti vardı tr-vn arasında. onların altınları türkiye'de işleniyordu.
bir de binali yıldırım'ın oğlunun peynir(!) ticareti vardı o ülke ile.

ucu bize muhakkak dokunacak da, nasıl ne şekilde dokunacak?
0
biseysorcaktim
(05.01.26)
siyaseti bu kadar derinlemesine takip edenleri anlayamıyorum ya. soruya cevap; hayırlısı diyebilirim.
-28
abelardo
(05.01.26)
Peynir fiyatları artabilir.
+4
anon1m
(05.01.26)
pudra şekeri fiyatları artar
+6
nahtoderfahrung
(05.01.26)
valla dünya çok kutuplu o olmaz bu olmaz derken turuncu reis ters köşe yaptı. sadece bizi değil bu durum herkesi etkiler. bunu tahmin etmekte zor.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
@abelorda
abi bu derinlik değil, en yüzeyi, en satıhı.
tüm dünyanın ortak düşüncesine göre deli olan bir herif, iyi ya da kötü bir başkanı ülkesinden iki saatte uçakla aldı, kendi ülkesine götürdü ve burayı artık biz yönetiyoruz dedi.

kaldı ki bu götürülen kişi rte ile yakın ilişkilere sahipti, bir ara arkadaşlardı.
rte'nin diğer arkadaşlarına nolduğunu biliyoruz malum. her seferinde bizi de etkiledi olaylar.
+2
🌸biseysorcaktim
(05.01.26)
bilmiyorum ama kesin en cok bizi etkiler. belki venezuela bile bizim kadar etkilenmez.
0
Sour
(05.01.26)
Çok mantıklı bir cevap olmayacak, duygusal cevap veriyorum:
Rusya-Ukrayna savaşında Türk lirası Rus rublesinden de da Ukrayna grivnasından da daha fazla değer kaybetti. Taraf olmadığımız bir savaşta baya baya hasar aldık. O yüzden ciddi anlamda etkilenebiliriz bence.
+1
dilemma of subscribtionability
(05.01.26)
(4)

Ligdeki devasa ara / Kupa programı?

eisberg
lig 22 aralıkta araya girmişti 18 ocakta başlayacak, neredeyse 1 ay ara olacak ki hiç bu kadar ara olduğunu hatırlamıyorum, neden böyle oldu?bir de kupa sistemi değişmiş sanırım bu hafta maçlar var ama bu da afrika kupasına denk geldiği için takımlarda çoğu oyuncu yok. osimhen, lemina, onachu, oulai
lig 22 aralıkta araya girmişti 18 ocakta başlayacak, neredeyse 1 ay ara olacak ki hiç bu kadar ara olduğunu hatırlamıyorum, neden böyle oldu?

bir de kupa sistemi değişmiş sanırım bu hafta maçlar var ama bu da afrika kupasına denk geldiği için takımlarda çoğu oyuncu yok. osimhen, lemina, onachu, oulai aklıma ilk gelenler. kupa tarihini seçerken afrika kupasının böyle olacağı belli değil miydi ? bu şekilde çok saçma, hem takımlar plan yapamıyor hem seyir zevki yerlerde.

son olarak afrika kupasının aw nereden çıktı bu sezonun zırt pırt yerlerinde adamları maça çağırıyorlar ya.
0
eisberg
(05.01.26)
kendin yazdıgın gibi arada süper kupa oldugu için lig arası uzadı.
afrika uluslar kupası bu tarihlerde oluyor çünkü afrikanın yarısı kuzey yarımkürede yarısı güneyyarımkürede.
bu tarihlerde afrika kupasının olacağı biliniyordu. buna rağmen süper kupa yapıldı. çünkü süper kupa o kadar önemli bir şey değil. bu kadar dert etme bence. herkes halinden memnun
0
abelardo
(05.01.26)
Galatasaray'ın Afrikalıları ligde oynasınlar diye bu kadar ara verip araya sikindirik bi kupa organizasyonu sıkıştırdılar, ligde olsunlar da kupayı kim ipler gibisinden.
-10
kizil karga
(05.01.26)
lig yıllar sonra yeniden 18 takıma düştü. eskiden zaten böyleydi.

en son 18 takımla oynanan sezon 19-20 sezonu. o sezon da ve öncesinde de böyleydi.
+4
messina123
(05.01.26)
dünya kupası başlayacak, afrika kupası aradan çıktı. yoğun maç programı derken federasyonlar amal oldu. zaten afrika kupasıda 4 senede bir olarak düzenlendi. futbol artık yayıncılar ve bahişçilerin elinde. ne kadar çok maç o kadar çok para.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
(19)

5 Yaş Çocuk Gece Korkusu

delusione
Merhaba Arkadaşlar,Oğlum 5 yaşında 19 Aralık'ta ateş şikayeti başladı. 20 Aralık gecesi kokarak uyanıp etrafta koşturma, dönme ,ağlama eşlik etti. Boş boş bakıyor çok garip bir durumun içinde bulduk kendimizi. 22 Aralık ta çocuk doktoruna gittik el-ayak hastalığı olduğunu belirtti neyse çocuk şu an
Merhaba Arkadaşlar,

Oğlum 5 yaşında 19 Aralık'ta ateş şikayeti başladı. 20 Aralık gecesi kokarak uyanıp etrafta koşturma, dönme ,ağlama eşlik etti. Boş boş bakıyor çok garip bir durumun içinde bulduk kendimizi. 22 Aralık ta çocuk doktoruna gittik el-ayak hastalığı olduğunu belirtti neyse çocuk şu an 20 Aralık itibari ile her gece korkarak uyanıyor ve garip garip konuşuyor el ayak buz gibi oluyor. Gece terörü ihtimali de elendi kafamızda çünkü ertesi gün hatırlıyor. Akşama doğru iyice huzursuzlanıyor. O mutlu keyifli hali gitti çocuğun.İşi çok metafiziğe vurmak istemiyorum ama konu ile ilgili düşünceniz nedir? Çocukken bende buna benzer bir durum yaşadım ve tıp çaresiz kalıp bir hoca çözmüştü işi ama malum ortalık üç kağıtçı dolu danışabileceğim kimse yok. Lütfen ciddi cevaplar verirseniz sevinirim çok gerginiz bu sebepten dolayı.
-4
delusione
(05.01.26)
öncelikle geçmiş olsun. hastalık dışında aile veya çocuğunuzun yaşamında önemli bir değişiklik oldu mu? Anne baba kavgası, boşanma, dede, anneanne vefatı, ayrılması vb. Bunları düşünün. Lütfen fizyolojik bir rahatsızlığı yoksa bir pedagoga gidin. Hocayla falan olmaz. Ters bir şey söyler daha da kötü olabilir çocuk.Ayrıca burada birisi deneyimini paylaşırsa ihtimal olarak değerlendirin ama tamamen buna odaklanmayın. Her vaka farklıdır.

Bu arada akşama doğru huzursuzlanması gece iyi uyuyamadığından ve yorgunluktan kaynaklanıyordur muhtemelen.
+3
merhum
(05.01.26)
izlediği/duyduğu bir şeyden korkmuş olabilir. o hastalığın verdiği acıdan dolayı da böyle davranıyor olabilir. hastalığı anlamlandıramıyordur ve korkuyordur. geçeceğini ve iyileşeceğini anlatın.

cin diye bir şey yok. şeytan diye bir şey yok. hayalet diye bir şey yok. ruh diye bir şey yok. yıl 2026 ve hepimiz 30 yaş ve üstü insanlarız artık. mantıklı düşünelim. bilime yönelelim.

siz çocukken de muhtemelen ya placebo etkisiyle çözüldü ya da çözüleceği vardı hocaya denk geldi.

çocukla düzgünce oturup konuşun. seni korkutan ne? bir şey mi gördün/duydun? korktuğu zaman ben yanındayım diyin sarılın. sakinleştirici konuşun. uyumadan önce de sakinleştirecek şekilde konuşun, masal okuyun. gerekirse birkaç gece yanında uyuyun vs.

pedagog ile görüşebilirsiniz. en iyi tavsiyeleri o verir ve konuyu çözer.
+18
art cat chocolate
(05.01.26)
ateşten halüsinasyon gördü muhtemelen.

bu arada ben metafiziğin de bu tarz durumlarda gayet işe yaradığına şahit oldum. benim elimdeki egzama da okuyunca geçmişti normalde 1 senedir gitmediğim doktor kalmamıştı ama okuttum ve ertesi gün bitti. her şeyin de ilacı tıp değil.
-13
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
Travmaya sebep olacak bir şey yaşamadı. Zaten inanın sevgi ile büyüyen bir çocuk. Rutin dışında bir şey yaşamadık yaşamadı. Çok uzun süre bir ateşli olma durumu da söz konusu olmadı. İlk etapta el ayak hastalığına bağladık. Sonra buna bağlı gece terörü olabilir diye düşündük. İhtimalleri eledikçe ve gece korkarak kalktığı sırada dua okuduğumda okumamamı istedi.bir kaç kez arada sanki başka biri cevap verir gibi hissettim. Okula gidiyor yeme içme de bir problem yok ama dediğim gibi çocuğun gözünün feri gitti resmen.
-9
🌸delusione
(05.01.26)
art cat + 1

bir de çocuk tablet veya telefonda bir şeyler izliyor mu? oyun oynuyor mu? izlediği, oynadığı içerikler sizin denetiminiz altında mı? bu tarz bir şeyden etkileniyor olabilir mi?

çocuğum yok ama bazen çocukların izledikleri, oynadıkları içerikleri denk gelip görünce aklım çıkıyor, çok ürkütücü figürler ve kurgular var. çocukların olumsuz etkilenmemesine imkan yok.
+3
Phoebe
(05.01.26)
Tüm ihtimalleri arkadaslar guzelce belirtmis. Ben cin diye bir sey yok +1 demeye geldim. Çocugun belli ki ya fiziksel ya psikolojik bir derdi var. Okulda arkadaslari korkunc hikayeler anlatmis bile olabilir. Boyle safsatalarla daha kötüye gitmesine sebep olmayin. Deneyimli bir uzman yardimi cozum olacaktir
+14
üğpoıuy
(05.01.26)
cevabınızın bir kısmında sanki gereksiz bir detaymış gibi "okula gidiyor" diye bahsetmişsiniz ama bence bu çok önemli bir detay. okulda bir şey oluyor mu diye araştırdınız mı? öğretmenleriyle davranış değişikliğini konuştunuz mu? onlar da gözlemlemiş mi? okuluyla da iletişime geçip pedagogla görüştürebilirsiniz. gerekirse de üniversite hastanesine gidebilirsiniz. açıkçası sizin bir cevabınız da çok endişe verici:

"İhtimalleri eledikçe ve gece korkarak kalktığı sırada dua okuduğumda okumamamı istedi.bir kaç kez arada sanki başka biri cevap verir gibi hissettim."

batıl inancınızla çocuğu etkiliyorsunuz muhtemelen. hatta ona farklı biri gibi bile davranıyor olabilirsiniz. sizin de profesyonel destek almanız hem size hem de çocuğa faydalı olur. belli ki çocuğunuzu çok seviyorsunuz ama yöntemleriniz yanlış olabilir.
+14
eileengray
(05.01.26)
inançlı bir insanım lakin işi hemen cine toniğe bağlamanın mantığını anlayamadım.


cinin işi yok da gelecek size musallat olacak. doğru düzgün bir doktora götürün çocuğu. tablette telefonda bir şey görmüştür arkadaşları anlatmıştır. karşınıza alıp sormadan kafanızda kurmanız şaşırttı.

böyle şeyler bu tip şeyleri çok düşünenin başına gelir derler. aklınıza gelen ilk ihtimal neden metafizik? tıp çok gelişti
+2
Hallegadola
(05.01.26)
evde sürekli inşirah suresi açık kalsın youtube üzerinden birkaç gün. allah şifa versin.
-6
summerjam0306
(05.01.26)
dua olayı aslında tamamen placebo etkisi.

dünya üzerinde bir sürü din var. herkes kendi dini inancına göre dua ediyor ve duasının karşılık bulduğunu söylüyor, buna inanıyor. herkes kendi tanrısının "tek" doğru olan olduğunu söylüyor ama herkesin de duası işe yarıyor ne hikmetse. :)

çocuğa geçmiş olsun demeyi unutmuşum. geçmiş olsun.
+7
art cat chocolate
(05.01.26)
odası çok sıcak mı?
sıcaklık yorgan bunalmada bu tip şeyler yapıyor, bir kaç gün peteği kapasanız çok sıkı giyinmeden serin yatsa, birazda sizin çocuğu ferahlatmanız önemli mesela bak bu akşam peteği kapatıcaz çok rahat yatıcaksın derseniz koşullanması gider.
0
eja
(05.01.26)
Ateşli hastalıklardan sonra böyle şeyler olabilir tıpta bunun örnekleri var. Epstein barr virüsü sonrası Alice in wonderland sendromu diye bir rahatsızlık oluşabiliyor mesela, okuyun bakalım bir sizin duruma uyuyor mu

pmc.ncbi.nlm.nih.gov

2 3 hafta belki 1 ay sonra geçiyor diye biliyorum. Bence ateşliyken gördüğü rüyalar etkilemiş olabilir, bir süre gözlemleyin geçmezse yine değerlendirir siniz bir pedagog ile
0
kullanicadi
(05.01.26)
tibba caresiz kalabilecegi kadar sans vermemissiniz sanki, bir pedagogdan destek alsaniz metafizige kaymadan once, cocuk icin daha faydali olur sanirim. arkadaslarin dedigi gibi okulda arkadaslarindan (ya da ekran saati varsa izledigi seylerden) duydugu bir seylerden etkilenmistir bence de. madem hatirliyor geceleri yasananlari, gunduz normal bir ruh halindeyken de konusup dertlesmeyi deneyebilirsiniz bir de. ne hissediyor ne yasiyor anlatir belki?

edit: cok gecmis olsun yavruya, umarim en kisa zamanda normal hayatiniza donersiniz.
+4
in vino veritas
(05.01.26)
cok gecmis olsun. oncelikle gitmediyseniz noroloji poliklinigine gidin, bu sikayetleri anlatin. yardimci olmalari lazim.
+1
tahtakafa
(05.01.26)
geçmiş olsun.travma yaşayıp yaşamadığına siz değil psikolog veya psikiyatrist karar versin. 5 yaş çocuğu okulda yaşadığını evde farklı şekilde anlatabilir. etkilenip etkilnemediği de belli durumlarda belli olur.
+2
mikahakkinen
(05.01.26)
çok geçmiş olsun
metafizikle alakası yok +1
siz arapça dua okumaya başlayınca çocuk iyice korkmuştur o yüzden okumanı istememiştir çok normal değil mi annesinin hiç anlamadığı dilde bir şeyler söylemesinden korkması.
+8
Sadece soruyorum
(05.01.26)
gerçekçi olmayan korkularınızı (cin-peri) içselleştirerek çocuğa yansıtmanız işleri daha da çıkmaza sokar.
+9
orpheus
(05.01.26)
Geçenlerde birisi de evinde tuhaf şeyler olduğunu yazmıştı. Herkes hava kalitesini ölçtür demişti. Carbondioksit çoğalınca inananlar tuhaf şeyler yaşayabilir dendi. Gece yatmadan bir havalandırın olmadi. Hava sirkülasyonu mu yok?
0
bir varmis bir yokmus
(05.01.26)
Arkadaşlar hepinize teşekkür ederim. Dün gece çok şükür yaşamadık. Bir arkadaş özelden belirtmiş benzer bir durumu. Bu arada çocuğu doktora götürüyoruz tabi ki. İlk defa böyle bir durum ile karşılaştığımız için her ihtimal aklınıza gelebiliyor. Son ihtimali de elemiş olduk. Süreci takip edeceğiz.
0
🌸delusione
(06.01.26)
(12)

istanbul'dan taşınsaydınız nereye giderdiniz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
türkiye sınırları dahilinde olmalı.
türkiye sınırları dahilinde olmalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.01.26)
muğla
+2
jelly bear
(02.01.26)
Sinop, Çanakkale, Balıkesir
0
Amaranta ursula
(02.01.26)
antalya
+3
tahtakafa
(03.01.26)
Balıkesir
+1
ercu cozer
(03.01.26)
ankara
+1
hold the door
(03.01.26)
kar, kış ve soğuktan nefret eden bünyem için net şekilde antalya. yazın çok bunalırsam da toroslar burnumun dibinde.
+1
lazpalle
(03.01.26)
antalya ve muğla'da hamam böcekleri vardır.
-4
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.01.26)
Antalya' ya geldik.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(03.01.26)
ankara, eskişehir, muğla merkez.
+1
mikahakkinen
(03.01.26)
çkale merkez.
+1
biravekahve
(03.01.26)
Kocaeli/Kartepe veya Bolu civarı.
+1
Lethe
(03.01.26)
Bursa
+1
stejerners
(03.01.26)
(6)

klima almak istiyorum

federer
önerilerinizi rica ediyorum. 18000 btu olmalı. çok sessiz olmalı. şimdiden çok teşekkürler. mutlu yıllar.
önerilerinizi rica ediyorum. 18000 btu olmalı. çok sessiz olmalı.

şimdiden çok teşekkürler.

mutlu yıllar.
0
federer
(02.01.26)
Mitsubishi, Toshiba, Midea.
0
orient blue
(02.01.26)
mitsubishi
0
mikahakkinen
(02.01.26)
mitsubishi çok pahalı gelmişti, bosch aldık biz bu yaz. memnunuz.
+1
antihero
(02.01.26)
18bin diye kestirilemez. Çok detay var. Seer değeri var esas btu diye bişey var(min max v
Btu)
0
hunharca ben
(03.01.26)
açıklar mısınız @hunharca ben? teşekkür ederim.
0
🌸federer
(03.01.26)
Daikin. Annemler de ben de yıllardır kullanıyoruz, sesinden, performansından ve servisinden memnunuz.
0
fildirfildir
(03.01.26)
(11)

Ülkedeki ahlak sorunu denince ne anlıyorsunuz?

michael_knight
Türkiye’de ahlaki sorun, ahlaki çöküş var dendiği zaman ne anlıyorsunuz, ne gibi örnekler geliyor aklınıza?Çoğu ülkede durum benzer mi yoksa Türkiye’de daha mı kötü?
Türkiye’de ahlaki sorun, ahlaki çöküş var dendiği zaman ne anlıyorsunuz, ne gibi örnekler geliyor aklınıza?
Çoğu ülkede durum benzer mi yoksa Türkiye’de daha mı kötü?
0
michael_knight
(02.01.26)
Sanayiye araba götürürken ya da eve tamirci çağırırken yaşadığın duygu var ya, işte o.
+4
Mirket
(02.01.26)
nahtoderfahrung
(02.01.26)
6-7 ay oldu TR'e tasinali ben simdilik rahatsiz oldugum;
herkesin kendine almanya ve ingiltereyi layik gormesi ama belki bangladese'e bile yakismayacak davranislar sergilemesi.
+8
Ley
(02.01.26)
x.com Toplumda bu yaratiklardan milyonlarca var. Temel neden fakirlerin cok cocuk yapmasi. Bu cocuklarin sansa, bala buyumesi belli yaslara gelmesi. Ailesinden ilgi, sefkat, merhamet, sevgi, terbiye gormemis, bir cikolata icin, sofradaki kuru ekmek icin oz kardesiyle yarisan, dovusen biri disardaki herkesi dusman olarak gorur haliyle.
+3
freedonia
(02.01.26)
Bir canlıya zarar verme, kamu malına zarar verme, toplum düzenine zarar verme vb. davranışlarda bulunmak ve bunda sorun görmemek, rahatsız hissetmemek,

Yalan söylemek, dolandırıcılık, hırsızlık, hak yeme gibi davranışlarda bulunma ve bunda sorun gormeme, utanmama,

Aklıma genelde böyle şeyler geliyor,
+5
a perfect lie
(02.01.26)
aracin kislik lastikleri taktirmak için fiyat aldim,

15 jant ,üzerinde lastikler takili halde,
sadece montaj fiyati sordum,

300 ila 1000 lira arasinda fiyat verdiler,
20 adet bijon sök tak yapilacak.
+1
designer
(02.01.26)
1900lerde yazılan romanda da, antik yunanda da aynı benzer şeylerden bahsediliyordu. gençlerin kontrolsüzlüğünden, toplumun ahlaksızlığından. bence ahlaksızlık hep vardı, ancak bu kadar göz önünde değildi. memurum herhangi bir memurla konuşurken ankaradaki tanıdığından bahsetmesi beni baydı.

@love and trust +1 gayet süreç bu arkadaşın dediği gibi.
0
mikahakkinen
(02.01.26)
@love and trust 'ın dediği süreç doğru olsa bile Türkiye bunu yanlış zamanda yaşıyor ve gelecek umutlu değil. Çünkü bunu yaşayıp refah toplumuna ulaşacağız (ABD'nin geçmişi veya şimdiki körfez ülkeleri gibi olabileceğiz) desek okey. Ama olmayacak, zira AB ve Amerika da geriye gidiyor. 2.Dünya Savaşını yaşayıp oradan toparlanıp kapitalistleşen ülkeler bir ara refah ve dolayısıyla "ahlaksızlığa gerek duymama" halini yaşadı. Şimdi ekonomi kötüleştikçe orada da ahlak bozuluyor. Benim aklıma toplumsal kurallara uymak, kimse uyarmasa hatta cezası olmasa bile vergisini vermek biletini almak vs. toplumsal anlaşma geliyor. İngiltere'de bu bozulmuş gibi, içinde yaşıyorum şu an. Burada da bir ustaya bişey emanet ettiğimde kazıklanacak mıyım veya iş düzgün yapılacak mı emin değilim.

Fakat, mesela burada bi başbakan yardımcısı ev alırken vergiden kaçtı (az ödemiş) diye işinden istifa etti(rildi). Bu tür konularda Türkiye aşırı kötü durumda.
+1
nhk ni youkosu
(02.01.26)
bir servisin fiyatinin degiskenligi ile ahlakin baglantisi bence yok. ben de gecen lastik degistirmek icin pahali oldugum bir yere gittim ve bilerek duduklendim. ama isimi yarim saatte halledip araci tertemiz teslim ettiler. yari fiyatina da yaptirabilecegim yerler var ama ya butun gun beklemek zorundayim ya da 2 hafta onceden randevu almam gerekiyor. her servisin fiyati heryerde ayni olacak diye birsey yok. (bkz: serbest piyasa ekonomisi)

ahlak sorunu/erozyonu/cokuntusu vs vs diyince benim aklima daha farkli seyler geliyor:

+ hakkin olan birseyi yapmak icin savasman ve para vermenin gerekmesi. mesela iki sokak ilerde okula cocugunu kaydetttirirken bagis adi altinda rusvet istenmesi..

+ bir isi yapan insanlardaki kalitesizlik ve umursamazlik. ulkedeki vissel blower eksikligi. cogunlugun evden "bugun isimi kitabina uygun yapmaliyim" kafasiyla cikmamasi, gunu kurtarmaya calismasi. bunun sonunda da hatalar cig gibi buyuyor ve kartalkaya yangini gibi sonuclar doguruyor.

"gelismis" ulkelerle aramizda bu basit noktalarda ciddi farklar var.
0
cooperr
(03.01.26)
zina, alkol, kumar.

not: ateistim.
0
hold the door
(03.01.26)
Yukarida verilen is ahlaki ornekleri cok guzel. Bunlara ek olarak, uyusturucu ve alkol kullanimi, kumar bagimliligi, telefon ve internet bagimliligi, cinsel teshircilik, pespaye cinsellik, aile kavramindaki erozyon, kurumlarin curumesi, olumsuzluklarin normallesmesi, ilkelilik ya da namus gibi hassasiyetlerin kalmamasi, cahilligin ve kabaligin kutsanmasi gibi bircok ornegi var bu cokusun. Hayir, cogu yerde benzer degil maalesef.
0
osssy
(05.01.26)
(8)

b suv önerisi

sir gawain
otomatik vites b suv ya da kompakt suv arayışındayım. şehir içi kullanıma uygun, park etmesi kolay olsun. 400 l bagaj yeter, fazlasında gözüm yok. ebat olarak t-cross hoşuma gidiyor kısa olduğu için ama dsg istemiyorum. fazla elektronik donanıma da ihtiyaç duymuyorum. birinci kriterim motor ve şanzı
otomatik vites b suv ya da kompakt suv arayışındayım. şehir içi kullanıma uygun, park etmesi kolay olsun. 400 l bagaj yeter, fazlasında gözüm yok. ebat olarak t-cross hoşuma gidiyor kısa olduğu için ama dsg istemiyorum. fazla elektronik donanıma da ihtiyaç duymuyorum. birinci kriterim motor ve şanzıman sorunsuzluğu. neler önerirsiniz?

not: ‘japon al’ gibi genelgeçer önerilerden ziyade spesifik marka modele ihtiyacım var.
0
sir gawain
(01.01.26)
Honda hr-v hibrit tavsiye edebilirim. Dış tasarimi da guzel.
0
brkylmz
(01.01.26)
b suv modellerinde liderler genelde dsg kullananlar. ben b suv alacak olsam trocu ilk sıraya koyarım sonra kamiq bakarım. 2008 1.2 puretchler sıkıntılı. diğer kore grubu çok aşağıda.
c suv dersen corolla cross.
0
mikahakkinen
(01.01.26)
Toyota yaris cross hybrid,

Honda hr-v

peugeot 2008 (1.2 puretech sıkıntısı 2023 öncesi modellerde olan bir konu, yanılmıyorsam motorlar revize oldu)

hyundai bayon
0
anten
(01.01.26)
benzer ihtiyaçlar için fiyat performans taigo aldık pedere. istanbul'da yaşamıyor. son yılların dsg'leri eskisi kadar problemli değil ve bence t-cross'tan daha iyi hissettiriyor. ama illa dsg olmasın derseniz bu banda yakın fiyatta ford puma, toyota yaris crross veya c-hr olabilir ama arka koltuklar biraz sıkıntı. hr-v de güzel ama fiyat olarak makul olmuyor bu banda kıyasla.

2008'lerde evet 2023 yılında daha sağlam bir kayışa geçildi fakat halen bir miktar riskli ve titizlik gerektiriyor. tamamen zincirli kayış için 1.2 hybrid motorlu versiyon gerekiyor ki sanırım o son 3008'de var, 2008'de yok diye aklımda kalmış.
0
awlmi
(01.01.26)
Jeep renegade. Motoru fiat ın multijet motoru, sorunsuz bi motordur.

Ama ikinci eli zayıf kalır, bunu da alırken avantaja çevirirsin. Düşük km li uygun fiyata bulabilirsin.
0
antihero
(02.01.26)
şu an yaşadığım yerde pırtlak gibi toyota yaris cross satılıyor her yerde sıfır km araba olarak.
garantisi uzun ve yine sorunsuz diye vitara ve sx4 alanlar da çok son 10 yıldır.
0
rain when i die
(02.01.26)
Honda HRV +1
0
merhum
(02.01.26)
Toyota c-hr hibrit. Şehir içi yakıt sarfiyatı da muhteşem.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(02.01.26)
(3)

Gore tex ve islak zeminde kaymayan baba ayakkabisi onerisi

üğpoıuy
Spor klasik arasi bir yerlerde gezinirse iyi olur tarz olarak. Outdoor diil sehirde kullanilacak.Marka model oneriniz var mi?
Spor klasik arasi bir yerlerde gezinirse iyi olur tarz olarak. Outdoor diil sehirde kullanilacak.

Marka model oneriniz var mi?
0
üğpoıuy
(01.01.26)
Asics gel venture 6 kullanıyorum aşırı memnunum. Bu renk direkt: foreversourcing.co.uk
0
Amaranta ursula
(01.01.26)
antikadimag
(01.01.26)
Nike Air Winflo 9 Shield Weatherised su geçirmez kaymaz. tek sıkıntısı hava almıyor. winflo serisinin weatherised özellikli su geçirmezleri gayet iyi.
0
mikahakkinen
(01.01.26)
(5)

Bizim lig topçuları çok mu nazlı? (non-stop Premier Lig)

eisberg
Dün Premier lig maçları vardı, yarın da olacak. Adamlar bildiğin 30 aralık ve 1 ocak'ta maç yapıyor :). Bizde yıllardır kart görüp gitmeler, izin almalar hatta en son John Duran'da direkt sözleşmeye yazmalar falan... Bizde neden böyle acaba?
Dün Premier lig maçları vardı, yarın da olacak. Adamlar bildiğin 30 aralık ve 1 ocak'ta maç yapıyor :). Bizde yıllardır kart görüp gitmeler, izin almalar hatta en son John Duran'da direkt sözleşmeye yazmalar falan... Bizde neden böyle acaba?
+1
eisberg
(31.12.25)
hakim olduğum bir konu değil ama muhtemelen oradakiler ailesiyle birlikte bizdekiler ailesinden uzakta yaşıyordur.
0
lazpalle
(31.12.25)
yamulmuyorsam federasyon ekstra para da veriyor bu dönemde oyunculara. ondan dolayı da kimse isyan etmiyor.
0
elektr10
(31.12.25)
Premier lig milyar euro değerinde bir marka, oturmuş bir kurumsal yapı. Kulüpler de öyle.

Türkiye ligi biraz daha kurumsal anlamda gelişmek zorunda aradaki fark bu.

Bu şu demek, mesela bu tip dönemlerde kulüpler ekstra ödeme alabilir, futbolcular bu dönemler için prim vb alacağını bilir. Ödemeler sorunsuz alınsın diye denetim sistemleri vardır.

Kulüplerin oyunculara yaptırımları çok daha belirgindir. Kulübün büyüklüğü, isimlerin ağırlığı yüzünden kurallar esnetilmez. Ya da daha az esnetilir diyelim.

Yani bizde bir futbolcu kafasına göre antrenmana çıkmıyorsa ya da o maçta oynamak istemiyorsa vasat bir oyuncuysa canına okurlar. Ama çok para ödenen ve kulübün belkemiği bir oyuncuysa kulübün yöneticileri babacan bir konuşma yapar.

Mesela manchester united'da david beckham'ın bile gözünün yaşına bakmadılar. Ronaldo'ya bile çoğu zaman esneklik tanınmadı.
+1
anten
(31.12.25)
fb ve ts'de antrenörlük yapmış birinden alıntılıyorum "futbolcu dediğin y**ak gibidir, okşadıkça kalkar". üç kuruş etmeyen angut tiplere milyon ve oyro ile sözleşme yapınca böyle oluyor. ayrıca anten+1. şu lafı söyleyen antrenörün de barınamaması lazım normalde ama kara defter esnaflığıyla yönetildiği için her yeri pislik içinde futbolun.
+1
klassno
(31.12.25)
premier ligde oynayan adamlar zaten oraya gitmek için uğraşıyorlar. orada da izin alanlar oluyor ama bizim buradaki gibi değil. ülke kültürü futbol kültürüyle alakalı. premier ligde en sonuncu olan takımda bile ilk 11'e girme rekabetinde. kadrolar çok iyi. bizim burada kasımpaşada parasına alan yabancı oynamasa da kafası rahat.

cenk tosun evertona gittiğinde antremanların zorluk derecesinin çok yüksek olduğunu belirtmişti, zaten sürekli sakatlandı. belli bir disiplin var. yukarda da denildiği gibi kimsenin gözünün yaşına bakmıyorlar.
0
mikahakkinen
(31.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.