Giriş
(11)

neden 1000 TLlik banknot basilmiyor?

Purple life
merkez bankasi sürekli para basiyor zaten. 5 tane 200lük yerine neden 1 tane 1000lik basmiyor?ülkedeki en büyük para 4 euro. nakitle alisveris yapmak cok zor hale geliyor. elimizde bir tomar parayla gezmenin ne anlami var?
merkez bankasi sürekli para basiyor zaten. 5 tane 200lük yerine neden 1 tane 1000lik basmiyor?

ülkedeki en büyük para 4 euro. nakitle alisveris yapmak cok zor hale geliyor. elimizde bir tomar parayla gezmenin ne anlami var?
-2
Purple life
(01.04.26)
iktidar 2002 seçimlerinden önce koalisyonu devamlı bu sebepten eleştiriyordu. yeni büyük banknotlar ekonomiyi batırdıklarının ispatı olur o yüzden. yaşlı kesim eline bir tomar para alınca çok param var sanıyor hala.
kayıt dışı ekonominin önüne geçmek falan bunlar sonraki nedenler.
0
yurtsuz john
(01.04.26)
belki nakit bitirilmeye çalışılıyordur.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Enflasyon algısı yaratmamak için algı yönetimi. Yoksa 500 tl ve 1000 tl ihtiyacı oluşalı 4-5 sene oldu. Para artık cüzdana sığmıyor. Belki seçimden sonra çıkarırlar.
0
nuevo
(01.04.26)
Nakit olayını mümkün olduğunca azaltıp dijitale zorlamak istiyorlar bence.
0
michael_knight
(01.04.26)
yeni para basmak bademlere gore "eski turkiye"nin dandik ekonomi yonetiminin getirisiydi.

simdi bu arkadaslar nas ekonomisine gectigi icin, artik nasil bir model ise bu, para basmiyorlar. cunku para basmak cok "eski turkiye" bir hareket.

yersen..
+1
cooperr
(01.04.26)
Para hareketlerinin havale, eft ve kredi kartıyla yapılarak kayıt altına alınmasını ve böylece vergi kaçırmanın zorlaştırılması hedefleniyor.

Büyük banknotun , halkta hükümetin enflasyonla mücadelede başarısız olduğu algısı uyandıracağı, enflasyonu daha da yapışkan hale getireceği düşünülüyor.

diye düşünüyorum.
+1
Mirket
(01.04.26)
izlenilebilirlik,
vergi toplama kolayligi.
+1
designer
(02.04.26)
bu iş sosyolojik. bunu hükümet bunu yaparsa muhalefete koz verir.
0
mikahakkinen
(02.04.26)
Niye basacak ki? Herkes elden para alıp veriyor. 200'lük ortamda bile devlet vergi toplayamıyor. Kayıt dışı paranın daha da artmaması için para basılmıyor. Dolaşımdaki banknot sayısı günden güne azalıyor zaten niye para bassın?
0
croswell
(02.04.26)
Eski Türkiye + 1
Eft'ye yönlendirmek -1

Bankadan gerçekleşen işlemlerin, şak diye vergilendirildiğe ya da oturup izlendiğine katılmıyorum. Öyle bir amaç olsa önce şu anki şüpheli para transferlerini bitirip, sistemin çalıştığını görüp, ondan sonra herkesi mecburi olarak oraya yönlendirirlerdi.
-5
nickini vermek istemeyen uye
(02.04.26)
''nakitle alisveris yapmak cok zor hale geliyor''

sorunun cevabı burada
+2
alester
(02.04.26)
(22)

Üstüme taşınacak şehir atın

denizgonen
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlar
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.

eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlarız. insanlarla aslında çok yüz göz olmayız. sosyalleşme anlayışımız haftasonları biraz yürümek, hava güzelse çevrede kampa gitmek/çevre illeri gezmek. havalar kötüyse belki bir yerde 1-2 bira yuvarlamak falan. tatil zamanları da arabaya atlayıp gezilere gitmeyi severiz.

eşimin iş bulabileceği, dediğim kriterlere uyan, istanbuldaki gibi market alışverişine gitmenin bile artık stres yarattığı bir yer olmayan bir şehir öneriniz var mı acaba? Ankaraya da niyetlendik ama anladığım kadarı ile ankara da yeni bir istanbul olma yolunda gidiyor.
+1
denizgonen
(01.04.26)
Muğla merkez ya da fethiye.
+2
mikahakkinen
(01.04.26)
Trakya

Ayrıca Eskişehir, Trakya gibi kıyak yerlere atanan memurlar başka yere kımıldamadığı için kadro açılması çok zor, araya birilerini sokun muhakkak
+2
ebeş
(01.04.26)
sinop diyorum.
+4
ruhlardan esinlenen karga
(01.04.26)
Eskişehir neden?
Eski soğuklar olmasada genelde soğuk memleket. Daha sıcak deniz olan bir yeri isterdim ben olsam.
Hayırlısı olsun hakkınızda.
-1
duhan
(01.04.26)
Sinop +1
İmkanım olsa bir gün bile düşünmem giderim o kadar güzel bir şehir ki.
Taksicileri bile çok iyi insanlar bu kadar diyeyim yeterli olur herhalde :)
+3
mutekebbir
(01.04.26)
Hakkari.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Sinop. Eskisehir'in çok super bir deniz olmasa da deniz olan ve iyice ufak versiyonu gibi. Eskisehirliyim, Eskisehir'de mutlu olan ya da yasamak isteyen sanki Sinop'ta da mutlu olur. Fakat sehir Eskisehir'e göre bile bayağı küçük. Bunu da dikkate almak gerekir.
+2
evandro roncatto
(01.04.26)
Kırklareli, Tekirdağ, Edirne tarafları diyorum.
Ama oralarda yaşamayı bildiğimden demiyorum.

Kırklareli civarı orman ve camping işleri güzel. Tekirdağ tarafları denize girmek işleri güzel.
Edirne tarafları hem daha büyük şehir imkanları hem denize girme işleri.
Tüm bunlara ek olarak yeşil pasaportunuzla arada bir Yunanistan, bulgaristan, İtalya’ya arabayla gidivermek de var.
0
michael_knight
(01.04.26)
Nerelisiniz? Ona göre değişir
0
jackyr
(01.04.26)
Aydın,Manisa.
+1
designer
(01.04.26)
Artık doğu batıya göre daha cazip oldu. Üstte sayılan ege bölgelerinin çoğu sorunlu. İlla Ege diyorsan çanakkale veya balıkesir olabilir.
+2
runaway
(01.04.26)
Edirne. Sosyalleşme imkanı, sakinlik, rahat insanlar, yeşil pasaport ile hafta sonları uçup kaçma imkanları, doğal güzellikler gibi pek çok artısı olan bir şehir. Ayrıca sanayi olmadığı için sadece öğrenci asker ve memur göçü alan, bu yüzden de bozulmaya daha dirençli bir şehir. Ama bahsedildiği gibi kontenjan bulabilmek biraz zor olabilir.
+1
thracia
(02.04.26)
konya ve uşak çok sıkıcı diğer illerde mutlu olursunuz . Sinop yazılmış orası izmir'e benziyor uzun bir sahili var cafeler barlar ve restaurantlarla dolu yaz aylarında akşamları çok canlı cıvıl cıvıl bir ortam . karşıyaka sahili gibi .
ben mardin'i de çok sevmiştim , yaşasam sıkılmazdım .insanları yobaz değil . çok yerleşik hristiyan nufus var .turist dolu ve renkli .
afyon denizli ısparta olabilir aslında sevimli şehirler insanları tatlı
+1
devilone
(02.04.26)
@mikahakkinen muğla merkez genel olarak nasıldır? yani özel okullar vesaire bol mudur iş imkanları iyi midir? aslında bodrumluyum ama muğlaya da hiç gitmedim açıkçası.
@ebeş @thracia @michael_knight trakya ile ilgili beni açıkçası istanbula yakınlığı ve ülkenin geri kalanına ulaşmak için istanbuldan geçme zorunluluğu korkutuyor. yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama... yoksa özellikle kırklareliyi ben çok sevmiştim.
@ruhlardan esinlenen karga, @evandro roncatto @mutekebbir @ruhlardan esinlenen karga sinop mesela gerekmesi halinde ankaraya ulaşım olarak kolay mıdır? yani atıyorum yurt dışına gitmek istedim bu çileye mi dönecek? sağlık imkanları nasıl? eşim özel sektörde öğretmen iş bulabilir mi? yoksa neden olmasın açıkçası.
+1
🌸denizgonen
(02.04.26)
Eskişehir'de yaşıyorum şu an, burdan önce de Denizli'de yaşadım iki sene. Denizli de bence yaşamak için güzel bir şehir düşünebilirsiniz.

Sinop çok yazılmış, onun dışında Çanakkale de bir kere söylenmiş, ilk aklıma gelenler Trakya ile birlikte buralardı.

Eşim Kayseri'de çalıştığı için son bir iki senedir çok gidip geldim. Evet insanı biraz tuhaf ama şehrin yapılaşması fena değil, Talas kısmı yaşamak için de güzel. Denenebilir belki.

Son tavsiyem de Aydın merkez. Sakin ufak bir şehir ve İzmir'in dibinde, denize gitmek istersen de Kuşadası, Didim ya da daha güneyde Bodrum vs hepsi yakın sayılır
+1
nundu
(02.04.26)
zonguldak
+1
kveldulv
(02.04.26)
1-2 sefer Afyon' da konakladım iş sebebiyle. gayet beğenmiştim şehri. evler genelde 4-5 kat, termal turizm sebebiyle 5 yıldızlı oteller var, şehir içinde yeme içme uygun fiyatlı. benim kaldığım otelin altında leman kültür filan vardı :) şehir için trafik yok denecek kadar az, bisikletle bile gel git yapılabilir.

gece hayatı yok denecek kadar az. bunun için eskişehir' e gidilebilir. 1,5 saat filan.

sorun ; karasal iklim, kışları donarsınız. deniz yok. illa deniz demeyenlerdenseniz afyon tanıtan youtube yayınları var bakabilirsiniz.
+1
galahad reloaded
(02.04.26)
ankara'yı çabuk elemişsin ama hem en kolay atanabileceğin hem de eşinin en kolay iş bulabileceği şehir trafik ve kira sorunu da iyi bir araştırmayla çözülebilecek problemler
+3
alester
(02.04.26)
Mahalleden bir memur ailesini alıp Balıkesire taşındı memnun. Çanakkale, Balıkesir olabilir gibi geliyor.
+1
iustitia omnibus
(02.04.26)
Bursa, Bolu
+1
1917
(02.04.26)
Kayseri yukarıda da söylenmiş ilçe de Talas. Ailem iş sebebi ile kısa bir süre yaşadı pandemide uzun uzun kalma fırsatım oldu. Düzgün bir sitede oturursanız İstanbul’a göre çok daha uygun fiyata kaliteli bir çevre ile bir arada oluyorsunuz üstüne kaostan kurtuluyorsunuz.
+1
cilekli pasta
(03.04.26)
@cilekli pasta: düzgün siteler bir şehre yabancıysan nasıl tespit edilebilir? Bir de neden düzgün site öneriyorsunuz sıkıntılı mı siteden çıkınca. Yoksa google haritalara baktım güzel planlanmış geniş bulvarlı bir şehir.
0
🌸denizgonen
(09.04.26)
(11)

Kötü insan ama izlemesi keyifli

michael_knight
Çok kötü bir insan olduğuna neredeyse emin olduğunuz ama televizyonda izlemekten veya kitabını, şarkısını vs. tüketmekten memnun olduğunuz kimler var?Murat Bardakçı, Rasim Ozan Kütahyalı, Kayahan geliyor benim aklıma ilk olarak.
Çok kötü bir insan olduğuna neredeyse emin olduğunuz ama televizyonda izlemekten veya kitabını, şarkısını vs. tüketmekten memnun olduğunuz kimler var?

Murat Bardakçı, Rasim Ozan Kütahyalı, Kayahan geliyor benim aklıma ilk olarak.
-2
michael_knight
(01.04.26)
Kayahan kotu muymus ya ben bilmiyordum. Niye kotu? Sevan Nisanyan olabilir, kotu mu tam emin degilim ama biri kotu dese itiraz etmem. Bir de Steve Jobs var tabii.
+3
mbond
(01.04.26)
Erol köse olabilir. Olayları anlatım tarzı çok komikti yalan yok:)
Mesela şuna hala çok gülüyorum: youtu.be
+1
nothing in my way
(01.04.26)
İlk anda Küfürbaz Haydo'dan başkası aklıma gelmedi. Doğal ve yerli dublajlı .

İkinci olarakta yakın zamanki söylemleri ile Trump.
istihbaratla elde edilebilecek şeyleri bile normal bir dil ile anlatıyor.
Çok yormuyor karşı tarafı.
O da kötü ve doğal .
İfadesine göre ,
Selman'a kendi bir tarafını bile öptürmüş.
Diplomasiyi yerle bir etti .
İran'la müzakere için görüşmeler sürerken bile hemen ardından dini lider vs dinlemedi vurdu . Savaşın fitili ateşleyen o noktada da diplomasiye ayrıca ihanet söz konusu aslında. Kendisi siyonistlerin belki de son şansı .

ABD de özgürlük heykelinin eli meşale tutmak yerine artık orta parmağını kaldırmış öylece yerinde bekliyor olmalı.
0
diyecevaplandı
(01.04.26)
Yavuz B. var. Şarkıcı.
0
prole
(01.04.26)
kotu oldugunu dusunuyorsam gormezden gelirim, izlemem.
verdigin isimlere bakilirsa, ROK'u ayiriyorum, sen biraz snobluk ile kotulugu karistiriyorsun gibi geldi.
0
cooperr
(01.04.26)
mj
0
asue
(01.04.26)
besim tibuk. liberal olmasına rağmen acayip komik bir adam.

babam öldüğünde borçları vardı, bir de arabası. arabayı her halükarda satmamız gerekiyordu. vefatından sadece birkaç gün sonra konusu açıldı bunun, masaya vurup "arabayı da satıcaz!1!1" diyesim geldi. öyle acılı bir anda bile BESİM TİBUK LORE sayesinde gülmeye başlamıştım. meşhur repliklerini de eşe dosta karşı sık sık kullanırım zaten, son zamanlardaki favorim "allah kahretsin x olduğunu/olmadığını bilmiyordum lan senin" kalıbı. bilmeyen varsa çıkış noktası şu video: www.youtube.com
+2
der meister
(01.04.26)
Bertrand Cantat, dinlediğimde bir yanım suçlu hissediyor.
+1
nwnd
(02.04.26)
louis althusser okuyorum; arada adama küfredip karısını anıyorum ve okumaya devam ediyorum.
0
eileengray
(02.04.26)
Reis konuştumu çok hoşuma gidiyor. Söylediklerine katılmıyorum ama o tarafta olsam beni çok mutlu ederdi.
0
mikahakkinen
(02.04.26)
@mbond haklısınız, Kayahan'ın diğerleri gibi kötü bir insan olduğuna emin değilim. Sadece gıcık, geçinmesi zor bir insandı herhalde.
@der meister Besim Tibuk iyi bir insan bence, en güzel özelliği Besim Tibuk olması ikinci en güzel özelliği de liberal olması. Sizi kınıyorum. Kötü niyetle, birisinin canını yakmak, onu zarara sokmak için bir şey yaptığını duymadım da sezmedim de.
-2
🌸michael_knight
(02.04.26)
(4)

Trump Epstein

eisberg
Deniyor ki israil'in elinde trump'ın epstein dosyaları var ve trump'ı bu dosyalarla tehdit edip ona istediğini yaptırıyorlar. bu tez bayağı kabul görmüş durumda ve akla da yatmıyor değil. öte yandan bu herif ruh hastasının teki. daha 1 ay olmadı "eğlence için vuruyoruz, öldürüyoruz" falan dedi. heme
Deniyor ki israil'in elinde trump'ın epstein dosyaları var ve trump'ı bu dosyalarla tehdit edip ona istediğini yaptırıyorlar. bu tez bayağı kabul görmüş durumda ve akla da yatmıyor değil. öte yandan bu herif ruh hastasının teki. daha 1 ay olmadı "eğlence için vuruyoruz, öldürüyoruz" falan dedi. hemen her açıklaması böyle. üç gün önce suudi arabistan kralı götümü öpüyor dedi :).

özetle trump kalkıp dese ki epstein'de bazı boklar yedim, gençtim, sapıklık yaptım kimse şaşırmaz bence. abd halkı da söylendiği gibi cahil ve siyasi konularda duyarsız ise çok sallamaz olay kapanır gider. neden böyle olmuyor?
-1
eisberg
(01.04.26)
o olay türkiyede kapanır gider, abdde gitmez. trump şu anda herhangi bir şey yokken bile kasımda ara seçimleri bile kaybedebilir. epstein olayı sadece trump'a değil, çok fazla güçlü insanı vuruyor. trump ben gidersem herkesi götürürüm derse kalır.
0
mikahakkinen
(01.04.26)
ABD de seçilen başkanı koltuğundan indirmek neredeyse imkansız gibi birşey. Ama böyle bir olay patlarsa kendi senatörlerinin bile bir bölümünü kaybedebilir. Amerikada kamuoyunun etkisi çok güçlü. Senatoda tarafından başkanlığı düşürülebilir. Ama dediğin gibi olmayadabilir bu durum. Ama çok da önemli değil aslında 3 sene sonra görev süresi bitince dokunulmazlığı kalkınca her türlü mahkemeler yargılar hapse girer.

Bu arada bu teoriye inandığımdan değil. Soruna cevap vermek için yazdım bunları.
0
nuevo
(01.04.26)
trump yönlendirilmesi kolay biri. trump'un motivasyonu kitlelerce beğenilmekten ibaret. trump iyi ama çevresi kötü. trump'ın aipac üyesi avaneleri iran'ı vurursak süper olur dediler, trump da vurdu. trump'un sapkınlık yapmak için epstein adasına muhtaç olduğunu düşünmek ahmaklık.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Zamanında bir videoda ABD halkı cipslerle yönetiliyor demişti. Saçma sapan organizasyon veya toplantılarda her bir yerde cips veriliyormuş.
Anlaşılan bu şekilde insanların
düşünme ve algılama devreleri kapanıyor. Düşünseler de yapacakları pek bir şey yok.
Ben de fast food ,salam , sosis vs.gıdaları da ekliyorum .

Ayrıca ABD başkanlarının sırayla başlarına gelenlere ve görevden ayrılma sebeplerine bakın ( suikast, skandalllar vs. gibi) halkın dışında belli bir kesimin eliyle olan şeyler.
Zamanında Bill Clinton'ın başını bile yahudi olan bir kadın yaktı. Her şey planlıydı .

Yakın zamanda (Trumpa da yakın biri) olan Charlie Kirk suikasitına bakın ki söylenene göre bu olayın üstüne de çok gidilemiyor ve söylemleri siyonistlere tersti .

Trump , Savaşsız yeniden büyük Amerika demesine rağmen tam aksine yeniden savaşa sokuldu . Kendi seçmelerine en büyük vaadlerinden biri buydu oysa .
ABD halkının vergisi de askeri de tamamen siyonistler için harcanıyor .
Görülüyor ki sadece seçimlere gitmeyle yönetime katılmak söz konusu değil . Çoğunluğun dediği de olmuyor .
ABD ve İsrail'deki aanketler bile savaşın anlamsızlığını gözler önüne seriyor .
+2
diyecevaplandı
(01.04.26)
(5)

Chp'nin cezaevinde olmayan belediye başkanı var mı?

mikahakkinen
Denizlide bülent nuri çavuşoğlu şu an dışarıda, bu dönemde seçildi. pek içeri alınacağını düşünmüyordum ama gidişat tüm chplileri içeri atmaya yönelik gibi.Bülent nuri bu dönem seçildi, pek akpyle uğraşmaz kendi halinde bence içeri alınmaz.Chp'den sizce kimler alınır kimler alınmaz?
Denizlide bülent nuri çavuşoğlu şu an dışarıda, bu dönemde seçildi. pek içeri alınacağını düşünmüyordum ama gidişat tüm chplileri içeri atmaya yönelik gibi.
Bülent nuri bu dönem seçildi, pek akpyle uğraşmaz kendi halinde bence içeri alınmaz.
Chp'den sizce kimler alınır kimler alınmaz?
+1
mikahakkinen
(31.03.26)
silivri belediye başkanı da alınmadı henüz. bu dönem seçildi o da.
0
pide
(31.03.26)
balıkesir, mersin, ankara diye gidecek sanırım liste
0
eisberg
(31.03.26)
@mimikikili denizlide genel olarak belediye başkanları akplilerle pek takışmıyorlar. denizlide yerellik daha geçerli, iş yürüsünde zeybekçi mi yardımcı oldu, bilal uçar mı oldu veya şahin tin mi oldu önemsemezler.
0
🌸mikahakkinen
(31.03.26)
sorun chpli belediye başkanlarının alınması değil, alınması gerekip halen alınmayan bir yığın belediye başkanı halen görevde. sorun akplilerin alınmaması.
+6
yap desem yapmazsin he
(31.03.26)
Beceriksiz olanlarına dokunmuyorlar. izmir belediye başkanı gibi ne yaptığını bilmeyene dokunmazlar
0
runaway
(31.03.26)
(5)

Yurtdışından Türkiye'ye para transferi için güvenilir yol

michael harddd
100 bin USD üzeri için en güvenli ve kesinti miktarı en az yöntem nedir?
100 bin USD üzeri için en güvenli ve kesinti miktarı en az yöntem nedir?
0
michael harddd
(30.03.26)
ben.
$10 komisyon aliyorum
-7
a7dk1ohci7
(30.03.26)
uption.
0
mikahakkinen
(30.03.26)
BTC
+1
cooperr
(30.03.26)
En güvenlisi çalıştığın banka.en ekonomik değil ama iki taraftaki bankanlada pazarlık et.özellikle türkiye tarafında önden bilgi ver,yazılı gönder.benzer trafiği olmayan hesaplara bu tarz meblağ girdiğinde masak karışıyor işe.bankanın bilgisi olsun.
0
duptıs
(31.03.26)
ben wise uzerinden 20 bin gondermistim en fazla ve sorunsuz gecti hesaba. ancak 100 bin seviyesinde ne olur bilmiyorum. ayrica bu miktarda ekstra bir sorgulama surecinden gecebilirsiniz
0
pasaklıpepee
(31.03.26)
(6)

Makarna, ekmek, pilav, noodle, borek poaca yemeden kilo vermek

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Mumkun mu? Onceden bunlari yiyordum, spor da yapmiyorum ama hareketli bir yasamim var her nakadar evden calissamda butun gun bilgisayar basinda degilim. Aslinda saglikli da besleniyorum, sebze meyve et yerim. hazir seyler yemem fast food turu yemekler falan ama yine de kilo aldim 10 kilo fazlam var.
Mumkun mu? Onceden bunlari yiyordum, spor da yapmiyorum ama hareketli bir yasamim var her nakadar evden calissamda butun gun bilgisayar basinda degilim. Aslinda saglikli da besleniyorum, sebze meyve et yerim. hazir seyler yemem fast food turu yemekler falan ama yine de kilo aldim 10 kilo fazlam var.

Artik basliktaki yazdiklarimi asla yememeye karar verdim fakat spor yapmak da istemiyorum gym e gitmek vs.. vaktim yok cunku. Sadece bu sekilde belli kilo yapan seyleri yemeden kilo verilir mi?
-1
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(30.03.26)
Hepsi glisemik indeksi yüksek gıdalar olduğu için kan şekerini hızlı yükselterek yağ depolamaya sebep olur. Bunları bırakmak en başta yağlanmayı durdurur.

Alternatif olarak sağlıklı karbonhidrat (bulgur, yulaf, karabuğday, esmer pirinç) yersen mutlaka kilo verirsin.
+1
yurtsuz john
(30.03.26)
Bunları yiyerek de kilo verirsin yemeden de kilo verirsin spor yaparak ya da yapmayarak da kilo verirsin, kilo vermenin bunların hiçbiriyle bir ilgisi yok.
-2
kizil karga
(30.03.26)
ben bunları yemeden 12 kg verdim. ekmek ve pilavı zaten hayatıma dahil etmemiştim. makarnayı diyet döneminde tüketmedim. poğaça direk kg zaten. 6 ay diyet günde 30 dk yürüyüşle kg verebilirsin. ama diyette önemli olan kendine belli bir beslenme tarzı oluşturup verdiğin kgyu geri almadan tutabilmek.
0
mikahakkinen
(30.03.26)
Ağa ister ye ister yeme hiç farketmez.
Günlük kalori ihtiyacın 2000 mi, 1500 kalori al yavas da olsa bunları yiyerek de kilo verirsin. Önemli olan ne kadar yediğin. Süreci hızlandırmak ya da uzatmak yediklerine bakar
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.03.26)
Makarnayla ekmeğe hayır deyip bulgura evet diyen arkadaş konuyu biraz açabilir mi? İkisi arasındaki farkı bilemedim ben.

Artık üye olmak isteyen arkadaşa +1 deyip makro besinlerin de dengelenmesi gerektiğini ilave ediyorum.
0
Mirket
(30.03.26)
@mirket

beyaz undan imal edilen tüm ürünler, beyaz pirinç, haşlanmış patates vs bunların hepsi kan şekerini bir anda yükselttiği için vücut insülin salgılar ve dolaysıyla vücut yağ depolar. kısa sürede yeniden acıkırsın.
fakat saydığım düşük glisemik indeksi olan karbonhidratlar kana şekeri yavaş yavaş verir. çabuk acıkmazsın. tokluk hissi uzun sürer. tabi bu demek değil ki otur bir tencere bulgur pilavı ye :) ölçülü olsun bir porsiyon yeter. yağsız vücudun sırrı çok protein az karbonhidrat. üstüne egzersiz de ekleyebilirsen şahane.

2009 yılından beri aktif olarak fitness yapıyorum. on defa foto attım buraya görmüşsünüzdür illa ki beni.
0
yurtsuz john
(30.03.26)
(6)

Scooter veya motosiklet kazasında trafik tutanağı nasıl tutuluyor?

dedeminhirkasi
Scooter veya motosikletlerin çoğunda trafik sigortası yaptırması zorunlu değil. Bunlardan birisi geldi ve arabaya vurdu. Bu durumda kaza tutanağı da düzenleyemeyeceğiz. Ne yapacağız polisi mi aramamız gerekiyor masrafların karşılanması için. Bu süreci detaylı şekilde anlatan bilen varsa sevinirim
Scooter veya motosikletlerin çoğunda trafik sigortası yaptırması zorunlu değil. Bunlardan birisi geldi ve arabaya vurdu. Bu durumda kaza tutanağı da düzenleyemeyeceğiz. Ne yapacağız polisi mi aramamız gerekiyor masrafların karşılanması için. Bu süreci detaylı şekilde anlatan bilen varsa sevinirim
-1
dedeminhirkasi
(29.03.26)
çoğunda iddialı bi söylem olmuş. 50 cc altı zorunlu değildi ama 1 ekim 2025ten beri zorunlu. onlar da az bir miktar. asla çoğunluk değil.
-3
jelly bear
(30.03.26)
sbm uygulamasi vardi, orada dijital evrak vs oluyordu, fotograflarida oraya yüklüyordun.

sbm: sigortalar birligi merkezi
-2
designer
(30.03.26)
Ben size ne soruyorum siz ne cevap veriyorsunuz.
Sizin okuma yazmanız da mı yok?
-1
🌸dedeminhirkasi
(30.03.26)
bu durumda polise tutanak tutturmak gerek. çünkü sizin kaskonuz var ise kaskodan dosyayı açmak için resmi tutanak daha iyi olacak. siz kaskodan aracı yaptırırsınız kasko şirketi karşı taraftan rücu eder, sizin kaskonuz yok ise ya karşı tarafla anlaşıp direkt parayı alacaksınız ya da kendiniz yaptırıp icra yoluna gideceksiniz. her halükarda polise tutanak tutturmak sizin yararınıza.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(30.03.26)
@jelly bear 50cc altı zorunlu değil. bilgiyi nereden aldınız bilmiyorum ama bende 50cc altı var gayette sigortasızım. detayını bilmiyorum ancak sigorta yoksa polis aranıyor genelde.
0
mikahakkinen
(30.03.26)
birçok sitede 1 ekim yazıyodu ona istinaden yazdım. başka birkaç sitede de 2027ye uzatıldığı söyleniyor. bazı noterler satarken sigorta istemiş.

www.ozserneo.com
-1
jelly bear
(30.03.26)
(25)

AKP gelecek seçimde gider mi? Yoksa kalır mı?

parka
s.b.ben kalacak diyorum.
s.b.
ben kalacak diyorum.
-2
parka
(29.03.26)
Kalır
0
ebeş
(29.03.26)
yurt dışındakiler oy kullandığı sürece kalır. yerel seçimlerdeki sınırlar olursa ucundan giderler gibi.
0
eileengray
(29.03.26)
erdogan hayatta oldugu surece gucu birakmayacak maalesef. butun ordu, yargi, polis kontrolu altindayken hangi diktator secimle gitmis.
+4
antikadimag
(29.03.26)
Kendisine kaybettirecek herkes mapusa girecek veya herkesi bir şekilde sindirecek. Türkiye'de muhalefet yok denirdi biraz olduğu anda onlarca insanı tutuklayarak işkence ediyorlar şu anda, bu öyle hani sadece belli kişileri tutalım konusu değil aynı anda büyük gözdağı veriliyor, son seçim oy oranları ortada aslında.
+2
atom karincanin torunu
(29.03.26)
Gitmez
0
gabe h coud
(29.03.26)
Adaya bağlı ama gitmez gibi.
0
Cezcez
(29.03.26)
Reyiz yanındakini de karşısındakini de yer. En başından beri böyle ilerledi. Rakipsiz o yüzden.
-3
Hallegadola
(30.03.26)
kalır.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.03.26)
Abd kendi salmadığı sürece zor. Imamoglu oncesinde bile izin istedi, yardim istedi. Gitti imzalae attı hepimizin parasini rüşvet diye verdi. Kaç milyon dolarlae gitti kim bilir...

Abd den gaz aldik ya şaka gibi. Gelecegine inanan var mı?

O yüzden ülke abd tarafindan ele gecirilmisken, akp gibi bir partiyi basimiza getirtmisken, onlarin işi bitmeden gitmesi zor.
+2
ananiyimioguz
(30.03.26)
Akp gider mi değil Tayyip gider mi diye bakacaksınız. Tayyip ölürse akp mkp kalmaz Allah’ın hikmetinden sual olmaz.
+2
kullaniciadimvar
(30.03.26)
arkasında duran abd çekilirse gider. ama abd arkasında dursun diye adamlara verilmedik imtiyaz kalmadı...ülkenin geleceği için üzücü
+3
monicapp
(30.03.26)
Akp gitmesin duyuruyu bırakırım o kadar net. Trollere inanmayın
+1
Rondak
(30.03.26)
artık seçim falan yapılmaz zaten de diyelim ki yaptılar ve kaybettiler. sonucu tanımıyoruz, seçim iptal biz yönetmeye devam edeceğiz derler. kim bunun önüne geçebilir var mı öyle bir güç?
-1
yazar yazmaz yazan yazar
(30.03.26)
bire bir giripte kaybettiği seçim yok. (refah partisi dönemi hariç)
-1
mikahakkinen
(30.03.26)
beştepe' ye gidip; Emine hazırlanıyoruz burayı kısa bir sürede boşaltmak zorundayız cümlesine Emine Hanım' dan; tabi bey burası halka ait cümlesi gözünüzde canlanıyorsa gider. canlanmıyorsa gitmez.
+2
galahad reloaded
(30.03.26)
kazanamadığı seçim var. 7 haziran 2015 genel seçimleri. mhp koalisyondan kaçınmasaydı muhalefet partileri tarafından hükümet kurulmuş olacaktı.
+5
unalub
(30.03.26)
@unlaub kendi olarak dedim. orada davutoğlu girdi seçime.
-1
mikahakkinen
(30.03.26)
seçimin 2027 güzün yapılacağını varsayarsak 2032 sonuna kadar değişiklik namümkün. o tarihe kadar erdoğan devam edecektir. 2032'de de herhalde "yaşlandım, ne halız varsa görün" diyecektir.
0
efreet sultan
(30.03.26)
Akp geçmişten ders çıkarılmış bir siyasal islam partisi. Arkasında güçlü bir sosyal mühendislik var. Türk halkının tüm zaaflarını, hamlesel doğruları kavramış bir parti. Bunu rte yapmamıştır elbet ama çok iyi danışmanlara sahipler. Geldiği yıllarda bile kolay lokma olmadı. Her ne kadar ülkeyi faciaya sürüklese de kendi görüşlerine ait idealize ettiği bir ülke için kendilerince çok faydalı şeyler yaptılar. Ergenekon davası bunların başında gelir. Fetöyü çok iyi kullandılar. Şimdi bu kadar gücü ele geçirmişken reel oyu %1 olsa bile geçmişte yaptığı gibi mühürsüz oyla bile kazanır. Zira belediye başkanlarına yapılam operasyonlar dahi fetö taktiği.
0
Unde bach canim
(30.03.26)
Gider diyen bir kişi olmuş galiba.
İlginç.
-1
🌸parka
(30.03.26)
Politikayla ilgilenmeyi tamamen bıraktım, görüşlerim tamamen sallamasyon olacak bu noktada. Ben gideceklerine inanıyorum bu sefer.
+1
rakicandir
(30.03.26)
amerikaya istediğini verirse kalır. dünyadaki tüm hükümetler bunun üzerine kurulu.
ayrıca kim gelecek 6lı masa mı? :)
0
plastic_angel
(31.03.26)
gitmesi önemli değil yerine kim gelecek asıl soru bu olmalı.
-3
izole
(31.03.26)
gitmeleri için çok sebep varken bizim insanımız gitmemeleri için tek bir sebep uydurup göndermeyecektir.

seçim olmaz ya da seçilemeyince bırakmayacaklar gibi argümanlar pek gerçekçi gelmiyor. bunu ılık götlülükten söylemiyorum, önümüzde kapı gibi duran yerel seçimler var. chp 1. parti olarak çıktı buradan. şu tartışılabilir seçimler eşit/adil/rekabetçi mi? istanbul ve ankara gibi neredeyse muhafazakarların kaleleri haline gelmiş bu iki şehiri aldı chp. yargı eliyle chp'li başkanlara şu anda operasyon çekiliyor ama bürokraside hava bir anda değişir, akp'nin gideceğini anladıkları anda yargıdan çıkan kararlara hepimiz şaşırırız. dünyanın en özgürlükçü, insan haklarına saygılı, hukuk devleti türkiye olur.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(31.03.26)
kalır. tayyip yaşadığı sürece kalır. tayyip gidince de yerine bilal oğlan gelecek. o da reisimizin emaneti diye kalır. biz yaşadığımız sürece muhtemelen akpden başka iktidarı zor görürüz.
-2
matilda
(31.03.26)
(3)

dizi yorumlari nereden okunur

aloneinthedark
izledigim bir dizinin her. bolumden sonra yorumlarini analizlerini okumak istiyorum.normalde youtubeda guzel yorumlar oluyor ama diziler baska platformlarda hep basladim diziye guzel dizi yaziyorlar eksisozluk de biraz boyle bunlarin disinda bakabilecegim bir yer var midirolaylari karakterleri anali
izledigim bir dizinin her. bolumden sonra yorumlarini analizlerini okumak istiyorum.
normalde youtubeda guzel yorumlar oluyor ama diziler baska platformlarda hep basladim diziye guzel dizi yaziyorlar eksisozluk de biraz boyle bunlarin disinda bakabilecegim bir yer var midir

olaylari karakterleri analiz edecek bir yer

su an izledigim dizi how i met your mother

tesekkurler
0
aloneinthedark
(26.03.26)
çok bilmemekle beraber imbd veya ekşiden okumak mantıklı.
0
mikahakkinen
(26.03.26)
+1
auroraaurora
(26.03.26)
Reddit +1
Her bölüm için episode discussion açıyorlar. Bitmiş diziler için de bazen rewatch yapanlar tekrar açıyor.
0
black holes in the sky
(26.03.26)
(11)

Skoda Fabia almak mantıklı mı?

matlii
Merhaba, 1.1 milyon civarı parayla otomatik Skoda Fabia almak mantıklı mı? 2018 model 1.0 Greentec Style için soruyorum özellikle."O paraya o alınmaz, bunu al" şeklindeki önerilerinize de açığım. Teşekkürler şimdiden.
Merhaba, 1.1 milyon civarı parayla otomatik Skoda Fabia almak mantıklı mı? 2018 model 1.0 Greentec Style için soruyorum özellikle.

"O paraya o alınmaz, bunu al" şeklindeki önerilerinize de açığım. Teşekkürler şimdiden.
0
matlii
(25.03.26)
o fiyatlara, temiz golf ya da polo alabilirsin. ama temizse km'si azsa alabilirsin.
-2
koela
(25.03.26)
2018 o para etmez bence.
0
jelly bear
(25.03.26)
Sadece Dsg şanzımandan dolayı bile alınmaz.
0
mimikikili
(25.03.26)
Dsg problemleri belli bir yıldan sonra düzelmemiş mi hocam?
0
🌸matlii
(25.03.26)
Almayı düşündüren ilan da şuydu, daha ayrıntılı bilgi verebilir: borusannext.com
0
🌸matlii
(25.03.26)
2020 fabia var bende. Bir arabadan beklentin yüksek değilse alınır bence.
0
messina123
(25.03.26)
1.5'a c5 aircross sattım birkaç ay önce 2020 model, efsane araçtı. şimdi fiyatı artsa 1.6 olsun, tavsiye ederim
0
monicapp
(26.03.26)
Kasko değeri 911 bin. Yani kusursuz olsa ederi bunun altında olmalı. Hasarı da var, 800 bile pahalı bence. O da dsg problemsiz olanlardan ise. Ben almazdım açıkçası.
0
orient blue
(26.03.26)
fabia vw grubunda fiyatına göre en dolu araç oluyor. ancak satması zor. o fiyata riske girilecekse fabia olmamalı.
0
mikahakkinen
(26.03.26)
15 gün kadar önce bir arkadaşımıza 2024 model 14.000 km'de evolution paket clio aldık, 1270 bin tl'ye kazasız temiz bir araçtı. hem km hem model yılı itibariyle böyle birşey daha mantıklı bu araca göre. ikinci eli de daha kuvvetli.
0
awlmi
(26.03.26)
Arac pahali, piyasasi da cok dusuk. Cok zor satarsiniz. Km si 65 bin. Ilk sahibinin nasil kullandigini bilmiyoruz. 100 binde sanziman elinizde kalabilir. Ikinci el alicaksaniz, riske girmeyin 1 tane japon alin.
0
narod
(26.03.26)
(6)

Dyson alternatif

tchuck
dyson süpürge alıcam, evde daha önce bir dysonım vardı artık pek kullanılır halde değil."kaydadeğer bir fiyat farkı olup" da dyson kadar/yakın performans verir dediğiniz ürün var mıdır? yoksa dyson al geç mi dersiniz?not: evin ana süpürgesi olarak kullanıyorum. yalnızca eve gelen temizlikçiler norma
dyson süpürge alıcam, evde daha önce bir dysonım vardı artık pek kullanılır halde değil.

"kaydadeğer bir fiyat farkı olup" da dyson kadar/yakın performans verir dediğiniz ürün var mıdır? yoksa dyson al geç mi dersiniz?

not: evin ana süpürgesi olarak kullanıyorum. yalnızca eve gelen temizlikçiler normal süpürgeyi kullanıyorlar. ben sadece dyson kullanıyorum. (yani yoğun kullanıyorum diyebiliriz)
0
tchuck
(25.03.26)
Kablosuz mu alıcaksınız? Bizde gen5 var ama evin tek süpürgesi olarak yetersiz bence. Özellikle başlıklarının kenar köşe almaya yeterince uygun olmaması önemli bir sorun. Gerçi eskisinden aşinasınızdır. Bir tane de kablolu alıcam ben şahsen.

Ablamda bosch’un benzer bir modeli var; bence kullanım ve çekiş anlamında aynılar. Yalnız bizdekinin parke başlığının lazerli ışığı bayaa kullanışlı.
+1
lil siztah
(25.03.26)
Merhaba. Geçende bu konuda bir araştırma yaptım ve dyson da dahil, hiçbir dikey şarjlı süpürgenin parasının hakkını vermediğini tespit ettim. Hepsi ile ilgili kısa-orta vadede sorun yaşamak garanti. Özellikle dyson'ın kendi sitesinde diğer sitelerden çok daha fazla ve gerçekçi şikayet okudum. Doğrudan marka vermeyeceğim ama ben olsam 5-6 bin lira bandında, servis ağı nispeten geniş şeylere bakardım. Tefal bir seçenek olabilir.
+2
prole
(25.03.26)
Black and Decker aldım. Geçmişte dyson kullanmıştım. B&D'nin çekilinden ve temizliğini kolaylığından çok memnunum. Ama bence en önemli şeylerden biri de batarya. B&D'nin bataryası aynı watt gücünde herhangi bir B&D ürününün bataryası ile aynı. Yani evde şarjlı matkap varsa onun bataryasını da takıp geçebiliyorsunuz. Batarya fiyatları makul, erişim kolay. Tavsiye ederim.
+1
strawberry first
(26.03.26)
Bosch iyi bence
0
maputo
(26.03.26)
strawberry ile benzer sebeple einhell aldım ben de. batarya en önemli konu kullanım ömrü için. mecbur olmadıkça gömülü bataryalı ürün veya bataryası zor bulunan, anlamsız pahalı olan ürünleri tercih etmiyorum.
matkap dekupaj kompresör üfleyici vs. başka ürünleri de var einhell'in ortak batarya olması toplam maliyeti düşük tutmayı sağladı. 4 alete 2 akü var. aynı anda hepsini kullanmıyorum sonuçta, bi akü boşalınca diğeriyle kullanıp bi aküyü şarj edebiliyorum.

çekim gücünde dyson belki biraz daha iyidir de benim için bu da gayet yeterli geldi.
ister büyük batarya tak kullanım süreni uzat, ister küçük batarya tak hafiflet. ister ağırlık çok önemli değilse büyük batarya al ister bütçen varsa enerji yoğunluğu yüksek olan küçük boyutlu bataryalardan al istersen çoklu batarya seti yap kullanırken yedeği şarj et sınırsız kullanım süren olsun vs. çıkarılabilir batarya büyük rahatlık.

www.amazon.com.tr
0
konetsu
(26.03.26)
hiç bir şey dysona alternatif olamaz. dyson ve diğerleri var.
-1
mikahakkinen
(26.03.26)
(7)

Türkiye dünya kupasına katılabilir mi?

yazar yazmaz yazan yazar
1.83 oranı var iddaa'da. bana çok temiz geldi hiç illegale bulaşmadan değerlendireyim diyorum ama sürpriz olur mu? romanya'yı rahat yeneriz de 2. maç deplasman slovakya olursa zorluk çıkarabilirler. adamlar kendi sahasında almanya'yı bile yenmiş.
1.83 oranı var iddaa'da. bana çok temiz geldi hiç illegale bulaşmadan değerlendireyim diyorum ama sürpriz olur mu? romanya'yı rahat yeneriz de 2. maç deplasman slovakya olursa zorluk çıkarabilirler. adamlar kendi sahasında almanya'yı bile yenmiş.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.03.26)
Dünya kupasına katılan tüm oyuncular belli bir seviye üzerinde futbolculardır, burdan yola çıkarak katılımın tamamen o anki psikoloji ve ruh haliyle alakalı olduğunu düşünüyorum. Motive olan kazanır.
0
va
(24.03.26)
gideriz.
0
koela
(24.03.26)
kosova gelirse deplasmanda çok gergin olur.
0
mikahakkinen
(24.03.26)
Santraforsuz oynadığımız için oyunumuz deplasmana daha yatkın. Bence Romanya maçı daha zor geçecek hele ilk yarı gol gelmezse strese girer bizimkiler, diğer tarafta kim gelirse gelsin kazanırız.
+1
iwasbornonamountainside
(24.03.26)
gençler bilmez zamanında avrupa kupasına gidecektik kura torbasında en güçsüz olarak görünen LETONYA var dı.tüm gazeteler manşet atmıştı kura günü. ÇEK Bİ LETONYA diye.ne oldu LETONYA çıktı. inönü stadında maça gittik tıklım tıklım fark atarız diyorduk. ama ne oldu yenildik.2. maçta da 2-2 berabere kalıp elenmiştik.
bu tür maçlarda artık tedirginim.
+3
jamswety
(24.03.26)
türkiyenin nasıl bir ülke olduğunu bilmiyormuş gibi, hiç avrupa veya milli maç izlememiş gibi her maç öncesi tüm hafızanız siliniyor. şaşıyorum doğrusu.
0
plastic_angel
(24.03.26)
can acıtmayacak miktarlar denenebilir bence 1.83 orandan.

romanya'yı yeneriz diye düşünüyorum, maç içeride zaten.

slovakya-kosova'nın deplasman olması sıkıntı. ikisi de tam böyle duran top golü yemelik arıza takımlar.

ama ben şu anki milli takıma güveniyorum. geçmişimizde travmalar var, santrforsuz oynuyoruz filan ama montella hodzam iyi işler yaptı bu takımla. ben dünya kupası'na katılacağımızı düşünüyorum. bahis açısından bakarsak da 1.83 kötü bir oran değil, büyük riske girmeden oynanabilir.
0
der meister
(24.03.26)
(32)

Duyurunun hayatiniza bi etkisi oldu mu

üğpoıuy
Nasil?"Burayi hayatimi etkilicek kadar ciddiye almiyorum yeaa"cilari su taraftan alabiliriz, tesekkurler
Nasil?

"Burayi hayatimi etkilicek kadar ciddiye almiyorum yeaa"cilari su taraftan alabiliriz, tesekkurler
+1
üğpoıuy
(24.03.26)
Çocuğumun annesini buradan buldum dahası var mı :)
+8
chicha_v2
(24.03.26)
15 yıldan fazla buradayım sorduğum soruların %96'sına cevap gelmiştir. %4'ü de ultra spesifiktir.

sözlük hesabım duyuruda ismi lazım değil kişi tarafından banlanmış olmasaydı muhtemelen top soru soran kişiydim.

thanks duyuru. you are the one!
+4
duyurukullanıcısı
(24.03.26)
@duyuru, e banlanan nikler geri alinabiliyordu
+2
🌸üğpoıuy
(24.03.26)
eşimi buldum, hayatıma etkisi çok büyük
+6
kaptan maydanoz
(24.03.26)
ilk uzun ilişkimdeki sevgilimle burada tanıştım, hayatımdaki kariyerime yön veren ilk işimi buradan buldum, ilk kiraya çıktığımda da evi buradan buldum.
+3
the man with no name
(24.03.26)
ben de eşimle duyurudan tanıştım. en büyük etkisi bu tabi.
bi de eczacı arkadaş edindim mesela onu da sağlık danışmanı gibi kullanıyorum sağolsun.
hala mesajlaştığım bi iki arkadaşım daha var.
+6
elorelia
(24.03.26)
Olumlu yönde etkileri oldu tabii ki.

Hiç bilmediğim şeyleri öğrendim sorulan sorulardan. Benim sorularıma da güzel cevaplar geldi. Bazen çok motive edici ve iyi hissettiren cevaplar da oldu. Umarım benim de iyi hissettiren cevaplarım olmuştur.
+1
rock n roll
(24.03.26)
2012-2014 sonuna kadar 2.5 sevgilim oldu buradan. Sonrası online soru cevap ilişkisi.
-1
gabe h coud
(24.03.26)
yıllar önce sorduğum bir gönül işi sorusuna aldığım cevaplar sayesinde aydınlanma yaşayıp bir beladan kurtulmuştum. sağolsunlar.

onun dışında çok komik adamlar var. ekrana çay püskürttüğüm konuşmalar yapıyoruz.

zaman zaman mesaj atanlarla buluşuyoruz. öyle işte.
moda deniz kulubü gibi müdavimci bir yer oldu benim için.
+2
yurtsuz john
(24.03.26)
belki 50 tane kadın düşürmüşümdür buradan
-17
runaway
(24.03.26)
Eskiden vardı artık miyadı doldu. Nostaljik tadı dışında geriye bişey kalmadı. İşsiz, adam olmaya niyeti olmayan erkekler, gergin, ilgi görmeyen feministler kaldı sadece.
Ben biraz daha kalırsam ben de onlara katılacağım.
-1
mimikikili
(24.03.26)
Mükemmel bir dost edindim. Öpüyorum kendisini :)
0
sadakatsiz
(24.03.26)
22-23 yasina kadar cok oldu.
Yasadigim ülkeyi secmemde de etkisi oldu. Isvicreye falan gidicektim. Burda biri 10 yilda vat alindigini söylemisti de vazgecmistim.
Iliski tavsiyesi de aldim.
Yatirim tavsiyeleri dişinda her türlü tavsiye alinir burdan.
0
Purple life
(24.03.26)
seneler önce yurtdışına taşınırken önemli konularda yardım edenler olmuştu. biri orda yaşıyordu zaten ve oraya gidince en iyi arkadaşlarımdan biri olmuştu.

onun dışında burdan edindiğim bilgilerin ve binlerce kişiye de yardımımın dokunmasının bir etkisi olmuştur sanırım.
+4
ermanen
(24.03.26)
Kaleci abim spor ve beslenme ile ilgili tüm cehaletini göklerden Deus ex machina gibi gelip düzelttikten sonra yok oldu, bana en olumlu etkisi bu oldu.
+1
kizil karga
(24.03.26)
ekşi sözlük ile aynı değildi bir zamanlar duyuru chat denince farklı bir çekirdek grup vardı o gruptan dostlar edindim,kız arkadasım da oldu bir zamanlar.Yaş aldıkça okuma,yazma,konuşma üzerine bir üşengeçlik demeyim ama konuşmak bir insana zor geliyor.İnsan konuşurken birinin seni dinlemesini karşıdakinin de aynı sabırla sana cevap vermesini özlüyor.
Şimdi millet bir şeye cvp verip götünü dönüp telefonundan stalk yapmaya devam ediyor
duyuru da beni dinleyen çok insan oldu bu yüzden seviyorum burayı
+1
smokee
(24.03.26)
buradaki bazı duyurucuların görüşlerine saygı duyuyorum. belli kararlarımda etkili oluyor. her gün girip bakıyorum. demekki hayatımda yeri var.
+1
mikahakkinen
(24.03.26)
Kurulduğu günden bugüne kullanıyorum. Bazı dönemler her gün saatlerimi geçirdim. Aylarca girmediğim de oldu. Sitenin altın döneminin geçtiği de hakikat. Benim için en belirgin tarafı, yıllar içinde verdiğim cevapları okuyup nostalji yaparken, karakterimdeki değişimleri gözlemlemek oluyor.

Bir kısmı çok iyi ve yardımsever çok duyurucu ile tanışıklığımız, alışverişimiz, yardımlaşmamız ve kısa süreli irtibatlarımız oldu ama burası vasıtasıyla bir dost, ahbap, sevgili gibi uzun vadeli ilişkilerim olmadı. Duyurunun hayatımda kaydadeğer ciddi bir etkisi olmadı. Eskisi kadar olmasa da iş görüyor. Alışkanlık oldu, konfor alanı...
+1
yadigar
(24.03.26)
En yakın dostumla burada tanıştık bana onu getirmesi bile yeterli, onun dışında dönemsel arkadaşlarım oldu kimseyle sıkıntılı bir süreç geçirmedim gayet tatlılardı.

Bir dönem (harita ve moovit yokken :)) adres konularında mükemmel yardımlar aldım.

Artık çoğu konuda Chatgptden yardım alsam da özellikle bireysel deneyim konularında yine ilk koştuğum yer burası oluyor.

Bir de yıllar evvel daha buralarda engelleme yokken benim ismimi görünce hoşlanmadıklarını sezdiğim kullanıcılar vardı bilerek bana yardım etmediklerini fark ettiğimde yedek hesap açıp sormaya başladım ve tam da o kişilerin yedek hesabıma canla başla nasıl yardım ettiklerini gördüm, gerçek beni sevmeseler de ben onların iyi insanlar olduklarını biliyorum ve seviyorum :)
(Ben de iyi bir insanım neden beni sevmediniz bilmiyorum :))
0
mutekebbir
(24.03.26)
belirgin bir etkisi olmadi sanirim. 18 yil 10 aydir buradaymisim. belirgin olmayan cok etkisi olmustur tabi. ama burdan arkadas, sevgili, es edinenlere de bir ozendim su an. evliyim tabi, sevgili falan aramiyorum. ama burasinin guzel gunlerinde neden hic arkadas bile edinmedim diye biraz hayiflandim. tabi benim asosyalligimden muhtemelen. artik ben yaslandim ve duyuru da eskisi gibi degil, o yuzden bundan sonra ihtimaller daha dusuk.
+1
lemmiwinks
(24.03.26)
tanıştığım ve birkaç defa görüştüğümüz insanlar oldu. bir iki duyuru buluşmasına katıldım. onun dışında gündelik kafa dağıtma amaçlı kullanıyorum.
0
orpheus
(24.03.26)
evlenenler, sevgili yapanlar; bizde saf saf sorularımızı soralım :))
+6
sweetoffice
(24.03.26)
güzel arkadaşlıklar edindik bundan öte kırmızı çizgimize hiç ulaşmadı duyuru
0
basond
(24.03.26)
Bazı konularda ufkumu açan sorular/cevaplar görüyorum. Buradan görüp araştırdığım çok şey oldu.
+3
umutt
(24.03.26)
10 yıl önce buradan bir kız arkadaş edinmiştim ve ilk uzun süreli ilişkim olmuştu.
Yine beş kuruşsuz kaldığım bir dönemde birisi bana kullanmadığı ram'ini yollamıştı, inanılmaz makbule geçmişti.
Bunun haricinde yüksek lisans yapmaya çalıştığım bir dönemde buradaki öğretim görevlisi arkadaşlardan güzel öğütler almıştım.
Telegram grubumuzda fırsat olsa Divriği'de komün hayatı kuralım diyeceğim insanlar tanıdım :)

İyi ki varlar, iyi ki sizi tanımışım!
0
rakicandir
(24.03.26)
iki sevgilimle duyuru'dan tanıştım. defalarca ev arkadaşı buldum/oldum. yer-yön olsun, hayat tavsiyesi olsun hemen her konuda çok değerli kazanımlar elde ettim. bir keresinde bilgisayarım bozulmuştu ama iş için bilgisayara ihtiyacım vardı, buradan bir abiyle buluşmuştuk, kendisi bana geçici olarak bilgisayar vermiş ve yakın zamanda doğum günüm olduğunu öğrenince bir kutu baklava almıştı. balat'ı ilk kez onunla buluştuğumda görmüştüm mesela. ben çok çekingen ve kaçıngan bir adam olduğum için "sağol abi" demenin ötesine geçememiştim, bir daha da hiç görüşmedik zaten ama benim için inanılmaz kıymetli bir jestti. hiç tanımadığı etmediği üniversite öğrencisiyle buluşup vakit geçirmiş, bilgisayar vermiş üstüne böyle bir jest yapmıştı. şahaneydi.

yani açıkçası duyuru olmasa hayatım çok farklı olur muydu bilemiyorum ama ben platformdan razıyım ya, güzel şeyler oldu. çok şey öğrendik. burası eskiden 20 aktif kişinin bulunduğu, onların yarısının da akıl hastası olduğu bir yer değildi zaten. burada vakit geçirmiş her insanın öyle veya böyle fayda gördüğüne inanıyorum. güzel bir camiaydı.

kaldı ki ben bunları genelde pek sevilmeyen, sivri dilli olduğu için eleştirilen, çoğu insanın "uyuz" olduğu bir duyurucu olarak söylüyorum. diğer duyurucuların tecrübesi çok daha olumludur muhtemelen.

artık bu platformu her şeyi açacak kadar samimi göremiyorum maalesef, neblim duyuru'dan ilişki ya da kariyer tavsiyesi filan almam mesela ama ben 19 yaşındayken burada yol gösteren abilerim/ablalarım olmuştu, güzel zamanlardı.

kısacası duyurusuz da yaşardık ama duyuru'yla daha güzel yaşadık :)
+2
der meister
(24.03.26)
oldu. birçok çözemediğim soruya buradaki insanlar hiçbir çıkarı olmadan çözüm bulup beni bazen çok büyük zorluklardan kurtardılar. Birkaç kere kötü dönemlerimde buradan bazı arkadaşlar önerileriyle, dertleşmeleriyle destek oldular. iyi ki var duyuru.
0
biravekahve
(24.03.26)
duyuru en sevdiğim sosyal platform diyebilirim. görece kapalı ve bilinmeyen bir komünite olması insanda bir güven hissi oluşturuyor. bir de kim akıl ettiyse şu tik olayı çok güzel bir şey. insanda söylediği şeyin dikkate alındığı hissini oluşturuyor.
0
nickini degistiren yazar
(25.03.26)
kedimi buradan buldum. 12-13 yıl oldu benim için hayatımın en önemli parçalarından biri.
onun haricinde en kötü zamanlarımda buradan bana destek olan çok kişi oldu. büyük bir kısmını ismen bile hatırlamasam da hepsine ayrı ayrı teşekkürlerimi borç bilirim.
onun haricinde duyuru kesinlikle eskisi gibi bir yer değil, olacağını da düşünmüyorum.
0
denizgonen
(25.03.26)
@denizgonen, duyuruyu acarkenki motivasyonum ilk iki cumlen aslinda. Hayat gorusumu sekillendirmede etkisi buyuk oldu :) sozlukle birlikte. Ayrica burada, normalde asla denk gelemeyecegim insanlarla etkilesimde bulunup farkli deneyimler (aktivite xd) yasadim. Compu cok saol iyki yabmissin :)
0
🌸üğpoıuy
(25.03.26)
@üğpoıuy
KeNdimi değil, kedimi yazıyor. Doğru okudunuz, değil mi? Hayatının büyük parçası olan duyuru değil de kedisi diye anladım ben.
0
yadigar
(25.03.26)
@yadi, Aiyy tesekkurler ;)
0
🌸üğpoıuy
(25.03.26)
(8)

Memleketçilik? Çevrenizde en çok hangi şehirliler birbirini tutuyor?

mikahakkinen
varsa başka şehirler yazabilirsiniz.
varsa başka şehirler yazabilirsiniz.
📊 Hangi il?

Bu anket sona erdi. 24 oy kullanıldı.

0
mikahakkinen
(24.03.26)
Siklarda Elazığ olması lazım ben bu kadar birbirini tutan millet görmedim, Türk Telekom u Elazığlilar doldurmuş durumda
0
mirty
(24.03.26)
@mirty aklımdaydı yazmayı unutmuşum katılıyorum.
0
🌸mikahakkinen
(24.03.26)
Hayatımdaki en mikro-milliyetçi insan Eskişehirli.
-2
tiredofwaiting
(24.03.26)
Elazig +1.
paralanmislar, zengin fakir demeden birbirlerini tutuyorlar destekliyorlar. Yahudiler gibi cimri de degiller ve filistini de isgal etmiyorlar.
0
Purple life
(24.03.26)
mardin neden yok? bu konu doğudan batıya geldikçe gittikçe azalıyor. özellkle akdenize kıyısı olan illerde bu durum neredeyse hiç yok. karadeniz doğu ve güneydoğu başı çeker.
+2
ground
(24.03.26)
trabzonlular, aleviler ve kürtler birbirini çok tutuyor
+2
Hallegadola
(24.03.26)
il olarak değil de, en çok karadenizliler ve kürtler birbirini tutuyor.
+2
emfuzi
(24.03.26)
Karadenizliler standart olarak birbirlerini tutmazlar bunlar tutmamış halleridir. kendi aralarında çok çekişirler ve başarılı olmalarının sebepleri kendi aktif iç dinamikleridir.
ha dışarıdan bir yabancı gelir de gak guk yaparsa işin şekli değişir.toprak milliyetçiliği devreye giriyor.
+1
jamswety
(24.03.26)
(12)

Aylık 10 bin TL ile geçinilir mi? (İstanbul)

egerbiryolcu
*Kira ve fatura giderleri düşülmüş şekilde.*Haftasonlari aile evine gidilebilecek.*Yol masrafı lokasyona bağlı ama en iyi ihtimalle onu da yok sayiyorum. (Günlük iki vasıta kullanılabilir)*Kadın, bekar kişi, öğrenci diyebiliriz.
*Kira ve fatura giderleri düşülmüş şekilde.
*Haftasonlari aile evine gidilebilecek.
*Yol masrafı lokasyona bağlı ama en iyi ihtimalle onu da yok sayiyorum. (Günlük iki vasıta kullanılabilir)
*Kadın, bekar kişi, öğrenci diyebiliriz.
0
egerbiryolcu
(24.03.26)
küçük kızıma haftalık 1500 veriyorum. yol için kartını dolduruyorum. kitap telefon dersane ayrıca ödeniyor. haftada bir dışarıda yemek parası gönderiyorum. duyduğuma göre para biriktirip dolar euro falan alıyormuş. 18 yaşında üniye hazırlanıyor.
0
ground
(24.03.26)
10 bin ile neler karşılanıyor, net değil.

22 günlük yemek. Evde yemek yaparsan 5 bin lira yeter.
Yolu neden yok sayıyorsun. Günlük 82 liradan 1800 lira yapıyor. Bütçe 10 bin olunca önemli bir tutarı.
Başka ne masrafın var? Kıyafet, kozmetik, saç kesimi, duş malzemesi, eğitim masrafı.

Yetirmek zorundaysan 10 bin yeter ama aç ve bitik gezersin.
+2
gabe h coud
(24.03.26)
@gabe h coud
Doğru, ev okulun dibinde olsa bile ciddi bir masraf tutuyor.
Eğitim masrafı hiç olmayacak. Ve diğer kalemler çok olmayacak. Yemek mutfak masrafı en önemlisi. Kıyafet kozmetik bütçeye göre harcanilir.
Haftalik-aylik mutfak alışverişi yapılıp mümkün olduğunca dışarda yemek yenmez.
0
🌸egerbiryolcu
(24.03.26)
zaten türkiyenin yüzde 90'nı böyle geçiniyor ki.
+3
mikahakkinen
(24.03.26)
on bin tl ile nefes almadan geçinebilirsiniz belki ama bu strese değer mi bilemedim. o gün acil bi durum oldu taksiye bindiniz diyelim hop 1000 tl gider. bi hastalık olur eczaneye gidersiniz 500 tl gider. yani öngörülemeyen her durumda batarsınız. büyük risk olur bu şekilde yaşamak. doğru düzgün beslenemezsiniz. canınız bi şey çekse alamazsınız. kıyafet kozmetik bütçeye göre demişsiniz ama ortada bütçe filan kalacağını düşünmüyorum.
+2
elorelia
(24.03.26)
Çok rahat geçinilir.
0
Rondak
(24.03.26)
Geçinilir. Zorluklar, kişinin kendini ayrıca tanıma zamanıdır.
Dışarıda çarşıda gezme , zaruri kısımlar hariç diğer harcamalarınızı tek tek gözden geçirin.
- Bu kez de dışarıda 250 TL ye kahve içeyim ne olacak ki ?
- Yazın ne yapar eder kredi çeker tatile giderim ...
- 85bin TL'ye yeni çıkan telefondan alayım 85 ayda öderim... benden önemli mi ya?
türünden düşünceler de yoksa ay sonu 10bin TL'den geriye elde kalan para bir sonraki aya bile devrolur.
+2
diyecevaplandı
(24.03.26)
Geçinilir. Paylaştığınız detaylarda zaten çoğu temel şey düşüldükten sonra diye belirtmişsiniz.
Toplu ulaşım kartı+arkadaşlarla sosyalleşme+kırtasiye masrafı vs için yetmeli bu bütçe.
+1
ezkaza
(24.03.26)
uzun vadede sıkacaktır, ideal bir hayat veya rahat geçinilecek para değil ama genç/öğrenci için idare eder. götürür bir süre. en önemli nokta bence günlük harcamalardan ziyade ekstra masraf çıkmaması... yani bir gün 250 liraya kahve içilirse onun telafisi ilerleyen günlerde yapılabilir ama atıyorum telefon bozuldu, şarj aleti gerekti vs. onlar biraz can yakabilir. onun dışında temel düzeyde yaşanır 10 binle.
0
der meister
(24.03.26)
Bu arada sadece 10 aylık bir süreç olacak.
0
🌸egerbiryolcu
(24.03.26)
yanlış hatırlamıyorsam her gün aile evinden stajına? gitmen çok uzun süreceği için böyle bir şey düşünüyordun. bu açıdan bakınca çok mantıklı. hem de ailenin sana yüklediği sorumluluklar bir nebze azalır.
0
eileengray
(24.03.26)
@eileengray aynen öyle. Artık ev/yurt tutma durumu kesinleşti gibi. Maddiyati iyice ölçüp tartmam gerek.
+1
🌸egerbiryolcu
(24.03.26)
(3)

anlık kuyumcu ekran fiyatı?

avatar is back
iş yerinde yolda falan şu an gören eden var mı? kuyumcu sitelerinde 300 tl makas görünüyor gramda da çok mantıksız bi uçurum bu
iş yerinde yolda falan şu an gören eden var mı? kuyumcu sitelerinde 300 tl makas görünüyor gramda da çok mantıksız bi uçurum bu
0
avatar is back
(23.03.26)
Bayram tatili dolayısıyla makas çok açıktı, saat 11-12 gibi piyasalar açılır, fark kapanır hocam.
0
kumandanim
(23.03.26)
Onsun şu an günlük düşüşü %4,82
O söylediğin makas az bile.
0
Mirket
(23.03.26)
mikahakkinen
(23.03.26)
(5)

Samsung led tv de çıkan beyaz noktalar ve çözümü?

mikahakkinen
samsung ue40ju6570 tizen 2015 model bir tvim var. Sırayla 3 tane beyaz nokta çıktı. Yapay zekaya sorduğumda lens düşmesi olduğunu belirtti. Led bar değişimi ücreti ortalama ne kadardır?
samsung ue40ju6570 tizen 2015 model bir tvim var. Sırayla 3 tane beyaz nokta çıktı. Yapay zekaya sorduğumda lens düşmesi olduğunu belirtti. Led bar değişimi ücreti ortalama ne kadardır?
0
mikahakkinen
(22.03.26)
noktalar piksel gibi (iğne ucu kadar) ufak mı yoksa fındık gibi büyük mü ? eğer büyükse yapay zeka haklı, değilse panel sıkıntısı
0
kimlanbu
(22.03.26)
eğer istanbul'da oturuyorsanız "İstanbul Elektronik" ile iletişime geçebilirsiniz, konum olarak Ümraniye'de dükkanları.
Bu numaradan whatsapp üzerinden sorunu anlatabilirsiniz:
0534 234 05 20
0
b30wu7f
(22.03.26)
eğer sorun led bar ise değişimi kendinizde yapabilirsiniz. model numarası olarak aratınca set halinde satılıyor. el yatkınsa bir iki youtube videosu izleyip yapılabilir.
geçen bizde de seg marka eski bir tv ledleri bozuldu. tamirci yan sanayi lede 2500 lira istedi hepsiburadan dan 200 liraya aldım kendim taktım.
biraz dikkatle yapılmayacak bir şey değil.
0
my fault
(22.03.26)
@kim la bu fındık gibi büyük
0
🌸mikahakkinen
(23.03.26)
geçen hafta lg değiştirdim komple değiştirdiler 3500 verdim, 1 ledde sorun varmış o yüzden ekran komple siyah oluyordu bizim tek led yerine hepsini değiştirmek daha uzun ömürlü olur dediler, orjinal taktılar 1 sene garantili, garantisiz yan sanayi olanı 3000 di
0
eja
(23.03.26)
(4)

Netanyahu ve trump’ın yargılanma ihtimali var mı?

messina123
Bugün değil elbette bugün güç ellerinde ancak her ikisinin de geleceği kısa olacak gibi gözüküyor. Peki bu ikisinin güç ellerinden gittikten sonra yargılanma ihtimalleri nedir? Birleşmiş milletler gibi uluslararası bir kurum tarafından.
Bugün değil elbette bugün güç ellerinde ancak her ikisinin de geleceği kısa olacak gibi gözüküyor. Peki bu ikisinin güç ellerinden gittikten sonra yargılanma ihtimalleri nedir? Birleşmiş milletler gibi uluslararası bir kurum tarafından.
0
messina123
(22.03.26)
yok gibi birşey, bush'tan yola çıkabilirsin.
+1
duyurukullanıcısı
(22.03.26)
Bir zamanlar faşizm revaçtaydı .
Almanların yahudilere zulmü Nazilere sonra Hitler'e mal edildi.
Bu şimdiki zalimlere de yaptıkları her tür zulüm katliam mal edilir mi mal edilir.
Ardından da yargılamalar gelir.
Önemli olan toplumların devamıdır.
bir zamanlar yönetimi ele almış iki zalimve çevresindeki avanaklar sebebiyle kimse kendi toplumunun zarar görmesini istemez.

Hatta bunlar ölmeden daha hayattayken ileriki zamanlarda otobiyografilerini yazdıklarında bile kendilerinin bu konularda bazı itiraflarını dahi okuma şansımız bile olabilir .

Ayrıca Afrika ülkelerinde de zamanında zulüm, katliam yapan kimi Avrupalı devletlerden tazminat isteme hususu konusunda hareketlilikler var şu son yıllarda. Kafatasları ile bir başlangıç yapıldı :
m.haber7.com

www.indyturk.com
Fransa'nın Ruanda katliamındaki ustalığı(!) hala hafızalarda.

ABD nin İran hususunda Avrupa'dan yardım isteğini boş çevirmelerinin nedenlerinden biri de bu olmalı ki zaten Ukrayna'ya yıllar süren savaş yardımları, Afrika'ya tazminat ve Fransa'nın da Afrika'daki geri çeklimeleri derken başlarına yeni bela almak istemezler.

Bu zamanda iletişimin büyük hızı ve yaygınlığı da eskisi gibi kaos katliamların üstünü kapatmaya bile vakit bırakmıyor.
0
diyecevaplandı
(22.03.26)
uluslararasi hicbir sey olmaz, ama kendi ulkeleri hakkinda yazacagim.

netenyahu'ya yine bir sey olmaz israil denen asagilik, teokratik ulke zaten bu tarz insanlari doguruyor ve besliyor. ama trump'u otturebilirler baskanligi bitince, gorecegiz. abd hukuk sistemi sinavini o zaman verecek.

hatta bu kasimda midterm'lerde trump ciddi oy kaybedecek. kimse beklemiyordu bu kadar kontrolsuz hareket etmesini. meclisi net kaybedecek, senato bile sallantida. meclis'te %50 ile impeachment oluyor ama senato'nun onaylamasi icin %66 lazim. bu olmaz yani baskanligi bitene kadar gorevde ve guvende. ama bittigi an pesinden gelecekler.
+1
antikadimag
(22.03.26)
kim yargılandı ki? kenan evreni öldükten sonra yargıladılar. hadi kenan evreni geç hangi gaddar yargılanıp ceza aldı ki?
0
mikahakkinen
(23.03.26)
(18)

israil'i mi iran'ı mı destekliyorsunuz?

runaway
kimin tarafındasınız?
kimin tarafındasınız?
📊 israil mi iran mı?

Bu anket sona erdi. 61 oy kullanıldı.

0
runaway
(22.03.26)
abd ve israil güncel olarak dünyanın en ciddi problemidir, bir numaralı terör örgütüdür. o yüzden bu savaş özelinde tabii ki sonuna kadar iran'ın yanındayım.
+4
der meister
(22.03.26)
tabii ki iran. umarim israil'i destekleyen insanlarin gotunde de bir gun bomba patlar.
+5
banach
(22.03.26)
İsrail’i destekleyen insanın aklından zoru vardır. Mollaları biz de sevdiğimizden desteklemiyoruz. İran düşerse sıradaki biziz kendinize gelin.
+3
messina123
(22.03.26)
iran halkını destekliyorum. israil ya da abd'nin amacı, molla'ları yollamak değil...bir molla gitsin öbür molla gelsin, iran halkı perişan olsun umurlarında değil. pragmatik lider istiyorlar.

iran halkının biraz nefes alması için israil'in bu savaş kazanması önemli. israil kağıttan kaplan, arkasında abd olmasa 1 gün barınamaz o coğrafyada.
-5
monicapp
(22.03.26)
turkiyenin cikarlari iranin desteklenmesini gerektirdigi icin irani destekliyorum.
molla da olsa, aczimendi de olsa, adnan oktar bile olsa bizim cikarimiz ne ise ona bakmak lazim.
0
cooperr
(22.03.26)
İran. İnsanlığın kanseri aşağılık kitleleri desteklemiyorum şükür ki. Bunları destekleyenleri görmek de çok acınası gerçekten.
+2
sadakatsiz
(22.03.26)
İran tabiki. Şu anda dünyanın en onurlu ülkesi İran'dır. Bu haydut iki devlete meydan okuyabilen başka bir ülke yok. Kurtuluş savaşı veriyorlar resmen.
+4
efreet sultan
(22.03.26)
İran'ın attığı (Çin ve Rusya güdümlü ) füzeleri destekliyorum .
Diğer insanları kendilerinden aşağı
gören siyonist hedeflerini tam
isabet vurmalıdır.
Gazzelilerin bedduası ne de olsa...

Daha savaş başlarken İran'da bir okulda 165 civarında kız çocuğunu arızalı ezoterik inanışları için kasten kurban edenler asla insan hakları , özgürlük , çağdaşlık , medeniyetten bahsedemezler.
Bu savaşta kanun , hukuk, BM sözleşmeleri , insanilik , merhamet vs. asla yok.

www.gemipersoneli.com

İran'ın içi karışacak diye beklenirken ABDnin içi karışırsa hiç şaşırmam.
+2
diyecevaplandı
(22.03.26)
Moderatör lere bir geliştirme önerisi: oy vermeden sonucu görebilmek

Savaşta kimseyi desteklenen, Türkiye yalnızca.

İran a haksızlık yapılıyor gibi geliyor ve onlar için daha zor
0
baldan kaymak
(22.03.26)
al birini vur otekine. yukarida yazildigi gibi iran halkini destekliyorum.
-6
baldur2
(22.03.26)
Şia mı siyonistler mi ikisi de birbirinden beter. Yıksınlar birbirlerini beter olsunlar. Çizgimiz budur.
-11
Hallegadola
(22.03.26)
İranın yönetim zümresi daha da ölsün ama ülke olarak israili amerikayı hezimete uğratsınlar istiyorum.
0
aguen
(22.03.26)
İran tarafındayım. Maddi manevi yardım da yaptık, yapacağız. Çünkü Filistin'deki işgalci organizasyon düşmanımız.

Bu arada İran'ın füzeleri çin füzesi değil. Komşularıyla şahsiyetli, karşılıklı teknoloji alışverişi yapıyor.

Örneğin projeyi eline alıp Füze motorunu ABD'den isteseydi aylarca randevu bekleyip Ukrayna'nın yolunu tutsaydı başarılı olamazdı.
+4
hebanon
(22.03.26)
Saldirilan yeri destekliyorum, yanar döner değilim.
Ukrayna ve iran halkının yanındayız.
Yalnız iran genel devlet yönetimi hiç umrumda değil. Ama bu değil ki halkın bu hale düşmesini şakşaklayayim.
+2
logisticsmanager
(22.03.26)
mollaları iran a geri getiren amerika ve onları bahane eden amerika ve israil olduğuna göre aklı başında geri zekalı olmayan herkesin tarfı belli dir. iran
0
deepex
(22.03.26)
niye birini desteklemek zorunda olalım ki?
-1
gurur
(22.03.26)
ikisini de desteklemiyorum. iran yıllarca ülkemizdeki siyasal islamı terörist dincileri, siyasal islamı destekledi. israil zaten yıllardır yaramaz çocuk gibi istediği gibi herkese saldırıyor.
irandaki okumuş eğitimli insanların yönetimi ele geçirmesi ümidimiz.
-3
mikahakkinen
(23.03.26)
abd ile israil savaşsa abd'yi desteklerim. hatta israil şeytanla savaşsa şeytanı desteklerim.
+2
faberkastelli
(23.03.26)
(16)

yurdisinda yediginiz tr'de olmayan seyler ve tatlari

cooperr
neler var? tatlari nasil, onerdiginiz seyler var mi? bulursak deneyelimroot beer - berbat bence, sulandirilmis dis macunu tadi, sacma sapan birsey. jackfruit - devasa bir meyva, ayiklamasi zahmetli, tadi fena degil, meyva kokteyli gibi bir tat. ejderha meyvesi - fantastik dis gorunus, ici ile disini
neler var? tatlari nasil, onerdiginiz seyler var mi? bulursak deneyelim

root beer - berbat bence, sulandirilmis dis macunu tadi, sacma sapan birsey.
jackfruit - devasa bir meyva, ayiklamasi zahmetli, tadi fena degil, meyva kokteyli gibi bir tat.
ejderha meyvesi - fantastik dis gorunus, ici ile disinin alakasi yok renk olarak, tat notr, ben begenmedim.
0
cooperr
(19.03.26)
merguze sosis iyiydi sevdim. almanyada frankfurter ve bratwurst da bence iyiydi.
0
mikahakkinen
(19.03.26)
hindistan'da meetha paan denilen ve ucgen seklinde yaprak sarma gibi ama icine envai cesit cesni doldurularak servis edilen sey.
+1
antikadimag
(19.03.26)
Aklıma ilk gelen flammlachs oldu. Avrupa noel pazarlarında görüp yediğim odun ateşinde pişen isli somon. Hatta birkaç ay önce resmen aşerdim. Tr de yok maalesef

Sonra mangosten ve rambutan aklıma geldi. Bali'de yemiştim bunları ama mangosten'i burda bir kez gördüm makroda. Hep oluyor mu emin değilim bence artık tropik meyveler bulunabiliyor. Senin ejder meyvesi bim e gelmişti mesela:d file'de de hep görüyorum ejder meyvesi
0
kullanicadi
(19.03.26)
kanada'da: wapiti/elk eti. biftek gibi ama biraz daha sert ve tatlımsıydı
yıllar önce bir duyuru'da cevaplamıştım: www.eksiduyuru.com

tatlı olarak "nanaimo bar": en.wikipedia.org
portekizlilerin pastaneleri de çok oluyor. ilk defa "pastel de nata" orda yemistim: en.wikipedia.org

hawaii'de poke bowl. en.wikipedia.org
ama franchise restoranları açıldı sonradan her yerde

amsterdam'da otlu kek bilen bilir :) bir de sadece hollanda'da yapılan peynirler ve çikolatalar

almanya'da currywurst ve pretzel. bunlar fast food gibi. cok begenmedim

kuba'da "moros y cristianos". fasulyeli pilav gibi bisey. yanında etle oluyor genelde tabii. miami'de küba restoranın'da da yedim.
en.wikipedia.org

fransa'daki her pastry çeşidi türkiye'de bulunmuyor heralde. orda da değişik bişeyler yemiştim

aklıma gelen bunlar şimdilik
+1
ermanen
(19.03.26)
chorizo- sucuk gibi baharatlı ama daha hafifi. sandviç içinde varsa hep onu sipariş veririm, pepperoniden daha çok seviyorum.

manchego peyniri- türkiye’de satılıyor mu bilmiyorum, çok severim.

marron glace- bizim kestane şekeri gibi ama glazed olanı. glaze o mushy dokunun dışını kıyır kıyır yapıyor, dokusu çok fark ediyor.

ramen- domuz brothuyla ve chashu ile yapılan ramen mükemmel bir şey. domuzdan ötürü istanbul’dakiler tırt doğal olarak. miso, mirin, ponzu sosları da seviyorum ama türkiye’de satılıyor diye yazmıyorum.

badem ekstratı- burada bazı keklere konuyor ve tadı başka bir seviyeye taşıyor. tada etkisi çok yüksek olsa da badem tadı seçilmiyor o yüzden çok underrated bir ürün.

ginger ale- çok seviyorum ama şekerli diye tüketmemeye çalışıyorum. türkiye’de de üretiliyor galiba artık.

peanut butter dolgulu pretzel nuggets- tr’ye gelmeli. damak tadımıza uygun bir atıştırmalık.

çiğ istiridye ve yanında mignonette- türkiye’de yemeye çekiniyorum ama keşke yaygınlaşsa. çok severim.

deniz kestanesi- kremamsı doku, çok severim.

riesling şarabı- satılıyorsa yeşillendirin. çok severim. tadı için “yeni açılmış tenis topu” gibi yazıyordu eskiden bir yerde, aklıma geldikçe gülüyorum :)

cilantro severim ama dünya genetik açıdan bu konuda ikiye ayrılıyor. o yüzden bilemiyorum.

edit: ramen dışında hep ürün/malzeme yazmaya çalıştım, soruyu doğru anlamamış olabilirim.
edit2: pandan çok güzel, evet! ube'nin rengini seviyorum ama çok bir aroması yok.
0
eileengray
(19.03.26)
Ube ve pandan, ikisi de Filipin mutfağından. Ube mor bir çeşit tatlı patates, tatlılarda kullanılıyor, bir de ube halaya diye püre/reçel karışımı bir şeyi var. Normal tatlı patatesten daha tatlı ve aromatik, vanilya yerine ube aroması kullanılıyor bazen. bitesbybianca.com
Pandan da yine aromatik ve Filipinlilerin vanilya yerine kullandığı bir bitki, kendine özgü çok güzel bir tadı var. Tatlılarda genellikle hindistancevizi sütüyle beraber kullanılıyor. www.cookist.com

Yine Filipinlerden polvoron, un kurabiyesine benziyor ama hafif kavrulmuş süt tozuyla yapıldığı için daha karamelize, hoş bir tadı var. www.aboutfilipinofood.com

Nepal'den momo, buharda pişen (genellikle sebzeli ya da tavuklu, bazen keçi/yak/domuz etli) mantı. Hem iç harcı çok baharatlı hem de yanında aşırı baharatlı bir chutney ile geliyor. Baharatla aranız çok iyi değilse sevmezsiniz, bence mükemmel bir yemek. en.wikipedia.org(food)
www.rakshaskitchen.com
(Filipinler ve Nepal yemekleriyle ilgili daha detaylı uzun yazılarım vardı benim, merak eden olursa ilgili Facebook grubuna yönlendirebilirim.) :)

Az yukarıdaki domuz eti sorusunda da bahsettim, İtalya'dan guanciale, füme domuz yanağı. Orijinal carbonara'da bacon ya da pancetta değil, guanciale kullanılıyormuş. Yağda kıtır kıtır pişince çok güzel oluyor. en.wikipedia.org

Bir de burada Gouda diye satılan peynirlerle hiç alakası olmayan eskitilmiş Hollanda peynirleri, tercihen 12-18 ay dinlendirilmiş, içinde kristaller oluşmaya başlayanlarından. Linkteki Old Amsterdam gibi. adamandevetours.com
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
sokak lezzetlerinden ya da bir restoranda cok karsiniza cikmayacak seylerden,

italya'dan:
puglia'da: taze panzerotti. ama klasik. mozzarella + domates.
roma'da: suppli. (arancino'ya cok düskün degilim)
bergamo'da: polenta e osei.

avusturya'dan: punschkrapferl (ama cok sekerli seyler sevmeyene uygun degil)
jerome peyniri (özellikle üzümle harika oluyor)
berner würstel.
käsespätzle. üc cesit peynirle yapiliyor, tam bir kalori bombasi. galiba en sevdigim yemek.

isvicre'den ve en bati avusturya'dan: käsrösti. muazzam bir dag yemegi. kizarmis patates ve peynir.

japonya'dan: onigiri (klasik ton balikli)
taiyaki. balik seklinde kraker gibi bir sey, ici tatli fasulye ezmesi dolu.
jiggly cake. (böyle kek seklinde crème brûlée gibi, asiri yumurtali bir sey ama yumurta tadi hic yok. en ünlüsü osaka'dä yapiliyo)

meksika'dan:
horchata. pirinc icecegi. tadi biraz sütlac gibi. bayiliyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
milka nin nutellasi tr'de yoktu en son. ya da macro centerda fahis fiyata satiliyordur.
-1
Purple life
(19.03.26)
Avrupada burda herkesin yazdığı şeylerin haricinde Singapurda pandan keki denemiştim. Tadı çok hafifti, bayağı güzeldi. Bi de yine orda red bean pasteli mochi (Singapura has olmasa da) denemiştim, onun tadı da çok hafiti.
0
truf
(19.03.26)
ukrayna ve rusyada yaygın olan borş çorbası.

türkiyede denk gelmedim. etli, sebzeli bir çorba. besleyici bir şey. tadı nasıl dersen bilmiyorum bir dene.
0
yurtsuz john
(19.03.26)
ben jerry, her çeşit dondurması genel olarak güzel.

lidl'da satılan şu meyve suyu: world.openfoodfacts.org

hayatımda içtiğim en iyi meyve suyudur. Türkiye'ye geldim de benzeri dört döndüm bulamadım.

yeşil tuborg

lindt'ın küre şeklinde çikolatası. dehşet bir şey.
0
substituent
(19.03.26)
Tayland'ın durian cipsi var. Meyvesi çok kötü koksa da cipsi çok iyiydi. Tadını tam tarif edemiyorum. Çekya'da bramborák bayağı güzel bir şeydi. Çok basitçe sarımsaklı patates mücveri. Yine Çekya'nın sarımsak çorbasına burada denk gelmedim, adı česnečka. Antep mutfağında yoğurtlu terbiyeli versiyonu var sanırım ama bu o değil. Taze sarımsakla yapınca harika bir şey oluyor.
0
evrim halkasi
(19.03.26)
herkes lezzetli seyleri yazmis, peki ya lezzetsizler?
mesela durian meyvesini ben aldim, kokudan tatma firsatim olmadi, cope gitti.
Kokusu berbat otesi malesef.
Agiz tadimiza uymayan neler var?

Bir tane daha ekleyeyim, plantain. Muza benzer ama cig yenmez.
Cipsleri inanilmaz lezzetlidir.
0
🌸cooperr
(20.03.26)
Lezzetsiz olduğunu düşündüğüm ama fikrinden ötürü denemeye bile cesaret edemediğim domuz kanı sosisi var benim. Black puding diyorlar galiba. Ama ben lezzetsizler konusunda referans olamam, aklıma yatmayan şeyi denemiyorum zaten. Fikren çok garip olmayan balkabaklı tortellini denemiştim. İtalya-Ferrara'da çok mehur diye övdüler. Hatta baktım şimdi pumpkin cappellacci diyorlarmış. Onu hiç beğenmedim.
Yiyecek değil de içeceklerin arasında Slivovitz türevlerini denedim. Etanolü sek içsem daha iyiydi.
Çok öyle tropik bölgelerde bulunmadım, o yüzden bizde bilinmeyen meyve-sebze hakkında bir şey diyemiyorum.
0
evrim halkasi
(21.03.26)
yurt dışında en sevmediğim ürün black licorice. öğk.
0
eileengray
(21.03.26)
asla yemeyecegim iki sey: balut ve casu marzu.
yedigim ve bana göre olmayan seyler:

-hakarl. kurutulmus köpekbaligi eti. yemesi gercekten ama gercekten cok zor. irice küp seker boyutunda kesiliyor ve genelde atistirmalik olarak yeniyor.

- surströmming. fermente edilmis balik. youtube'da da tadim videolarinda asiri meshur. evde yememek gerek cünkü kokusu 3 km öteden duyuluyor. konserve olarak satiliyor, kanada'da da avrupa ürünleri satan yerlerde bulunabilir belki.

- escamol. karinca larvasi. bakinca anlasilmiyor larva oldugu. bazen üstüne kurtcuk koyuyorlar. ben kurtcuksuz halini yedim. larva oldugunu bilmiyordum. bilseydim yiyemezdim.

- natto. bildigin fasulye ama türü sebebiyle böyle sümüksü bir yapisi oluyor. bir defa merak ettigim icin siparis edip yedim. baska yemem.

- yüzyil yumurtasi. sanirim her cin lokantasinda bulunabilir. fermente edilmis yumurta. bir defa meraktan yedim. baska yemem.

- kanguru eti. normal et aslinda ama kangurulari cok sevdigim icin artik yemem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.03.26)
(1)

Arefe günü altın alınır mı?

messina123
Yani haftasonu alış pahalı oluyor ya arefe günü için de aynısı geçerli mi?İkinci sorum kapalıçarşıya gitmeme gerek var mı makas konusunda? Üsküdardayım buradan mı alayım fark çok olur mu?Son soru da biraz fazla bir miktarda alacam. Banka kartı ile fark ödemeden alabilir miyim? Yoksa illa nakit mi ol
Yani haftasonu alış pahalı oluyor ya arefe günü için de aynısı geçerli mi?

İkinci sorum kapalıçarşıya gitmeme gerek var mı makas konusunda? Üsküdardayım buradan mı alayım fark çok olur mu?

Son soru da biraz fazla bir miktarda alacam. Banka kartı ile fark ödemeden alabilir miyim? Yoksa illa nakit mi olmalı?
0
messina123
(19.03.26)
dün kuyumcular çeyrek satmamış. şehir denizli.
0
mikahakkinen
(19.03.26)
(5)

Maxi puan kullanma

meraklitursucu
İş bankasinda biriken puanları en güncel nerede kullandınız?
İş bankasinda biriken puanları en güncel nerede kullandınız?
0
meraklitursucu
(18.03.26)
migros, bim, watsons
0
inheritance
(18.03.26)
migros, yakıt alırken, nefret etsem de pazarama.
0
aguen
(18.03.26)
pazarama, hb
0
mikahakkinen
(18.03.26)
Pazarama ve Macrocenter
0
gabe h coud
(18.03.26)
Trendyolda da geçiyor artık.
+1
ekimoloji
(18.03.26)
(13)

Bu araba bir aydır neden satılamadı?

hadi ya la
Araç benim değil, almak istediğim model.Satıcıyla görüştüm, arabayı da gördüm. Birkaç çiziği haricinde problem gözükmüyor. Satıcı da ekspertizde söylediğim haricinde bir şey çıkarsa tüm masraflar benden dedi. Güvenilir bir aile gibi geldi. Aynı kilometrede 30 araç var toplamda, bu araç benzerlerinin
Araç benim değil, almak istediğim model.
Satıcıyla görüştüm, arabayı da gördüm. Birkaç çiziği haricinde problem gözükmüyor. Satıcı da ekspertizde söylediğim haricinde bir şey çıkarsa tüm masraflar benden dedi. Güvenilir bir aile gibi geldi. Aynı kilometrede 30 araç var toplamda, bu araç benzerlerinin arasında uygun fiyatta gözüküyor.

Bildiğim kadarıyla Cliolar hemen satılıyor.
Bir ay olmuş, neden satılmadı ki acaba? Satıcı fotoğrafları bugün güncellemiş.
* Tam olarak bu modeli almak istiyorum çünkü bütçem bu kadar, ve şehir içinde düz yerde kullanacağım. Performansa değil, yeni model araca ihtiyacım var.

İlk başta 865 civarına ilana koymuştu, araç başında 850'ye olur dedi, ama şimdi ilanı 850'ye çekmiş. Gerçekte olması gereken fiyat nedir sizce?

İlan: www.sahibinden.com

⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮

Peki bir ek soru daha sorayım. Kararımı vermiştim ama yine de belki ikna olurum. Siz yerimde olsanız ne alırdınız?

- 800 civarını geçemem
- %99 kısa mesafede kullanacağım, çok nadiren yakın ilçelere giderim
- manuel istiyorum çünkü sorun değil, burada trafik yok, bakımı ucuz
- benzinli tercih ediyorum çünkü dizel kısa mesafe kullanımında motor için sağlıklı değil, sesini sevmiyorum, yaşı olan araçlarda benzinli olması daha dertsiz bir seçenek

Ayağımı yerden kesecek, arıza çıkarmayacak, çıkarırsa ustası ve yedek parçası bol, güzel ve temiz gözükecek seçenekleri arıyorum.
-1
hadi ya la
(16.03.26)
-manuel
-boş paket
-800 üzerine çıkıldığında ikinci el çeşitleniyor
-bu yıl ilk defa şubat-mart aylarında sıfır kampanyaları çıktı, ikinci eli doğrudan etkiledi.
-clio 5'lerde kronik elektrik arızaları var
-yazın arabaya doluşup fethiye'ye gidelim desen, seydikemer'deki yokuşta klima açıkken hararet yapma olasılığı yüksek
-clio'lar genelde şirket çıkması olduğu için satması da zor oluyor
-(buna tepkiyi göze alarak yazıyorum) kadınlardan araba almamaya özen gösteririm. özellikle manuel araçları devirli sürdükleri için.
-kafana yattıysa al geç, parçası ucuzdur ve ustası kolay bulunur
+4
yap desem yapmazsin he
(16.03.26)
bayram öncesi bile satılmadıysa demek ki aracın fiyatı bu değil. Bugün arabamı sattım sahibinden.com da ki diğer ilanlara göre fiyat koysaydım onlar gibi 1 aydır ilanda duracaktı. Artık devir arabadan para kazanılma zamanları değil, 850bini bankaya koysan 25bin getirisi var. Kim ne derse desin ilanda ki aracın ederi bana göre 750-780 civarı.
+1
administ
(16.03.26)
Hem boş paket ama asıl önemlisi Sce motor ondan satılmaz.. Atmosferik yani turbo yok. Bu motor tutmuyor. 90 beygirlik turbolu 0.9 tce al onu kullandım ben çok iyi.
+1
rodeocu
(16.03.26)
Bu trafikte o paraya manuel Lamborghini olsa alınmaz.
-4
arbre
(16.03.26)
1- her malin alicisi vardir
2- fiyati piyasa belirler
3- bir mal eger satilmiyorsa, fiyati piyasasina gore yuksektir.
+1
cooperr
(16.03.26)
emeklilere ötv'siz araç satışı muhabbeti var şu sıralar. satışlar ondan durgun da olabilir. şimdi anne babası emekli her çocuk sıfır arabayı ikinci el fiyatına alacak.
0
elektr10
(17.03.26)
bende emeklilere ötvsiz olayını söylicem ama yinede bağdaşmıyor davranışı alıcı yani sen bakmışken fiyat indirmesi garip bir an önce satmak istese sana dhada indirir verirdi, aracın sorununu anlamayacak bir enayi bulup satayım derdinde de olabilir.
0
eja
(17.03.26)
cliolarda sce motor tutmuyor. adam 50 bin daha verip tce alabilir ondan. bir de joy paket nedir ya? artık bir çok araç firmasının en boş paketinde bile ekran varken renoların en boş paketi ticari araçlardan bile boş.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
Peki bir ek soru daha sorayım. Kararımı vermiştim ama yine de belki ikna olurum. Siz yerimde olsanız ne alırdınız?

- 800 civarını geçemem
- %99 kısa mesafede kullanacağım, çok nadiren yakın ilçelere giderim
- manuel istiyorum çünkü sorun değil, burada trafik yok, bakımı ucuz
- benzinli tercih ediyorum çünkü dizel kısa mesafe kullanımında motor için sağlıklı değil, sesini sevmiyorum, yaşı olan araçlarda benzinli olması daha dertsiz bir seçenek

Ayağımı yerden kesecek, arıza çıkarmayacak, çıkarırsa ustası ve yedek parçası bol, güzel ve temiz gözükecek seçenekleri arıyorum.
0
🌸hadi ya la
(17.03.26)
merhaba 2021 modeli var ben de yaklaşık 1 senedir gayet memnunum. kriterlerin için gayet yeterli bir araba. ben bu fiyat skalasında en f/p aracın bu olduğunu düşünüyorum ( attığın ilan özelinde değil ) . yani en genç yaş, en az km, en düşük servis maliyeti, kolay alım-satım vs.
0
rajkoothrapali
(17.03.26)
araba atmosferik ve manuel. 100 beygir aşağısından atmosferik araba alınmaz. özellikle şehir dışı işkence olur.
0
jelly bear
(17.03.26)
i20 veya yaris tercih ederim. madem motor gücü önemsiz o zaman sorunsuzluk önemli olmalı.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
Yanıtları okumadım. Atmosferik Clio bu. O yüzden satılmamış. Bu fiyata daha çok bekler. Tce olsa satılırdı.


Yerinde olsam hiç kasmam 1.4 Egea hb alırım. Yağ yakıyor diyenlere aldanma. Motor iyi. Yedek parçası bakkalda bile var. Hb egealar yurtdışında tipo olarak satıldığı için daha kaliteli, yol tutuşu daha iyi. Tek sorunu sedan kadar tutulmuyor. 2020 üzeri 60-70 binde 1-2 parça boyalı araçları takip et. 700-750 arasına alırsın.
0
jackyr
(17.03.26)
(14)

Kosmak cok populer oldu ama?

tuborg yesili
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?

Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki gibi eksileri varken bir anda populer olup ilk siraya yerlesti, neyi kaciriyorum?
+1
tuborg yesili
(16.03.26)
Eskiden genel popülasyon açısından düşünürsek daha popülerdi. Sizin çevrenizde yeni bir gelişme olabilir.

Dizler için riskli değil. Fazla kilolu insanlar için bir anda yüksek hızla koşmak, alışkın olmadığı için koşarken dengesizce bağları zorlamak (yan basmak) riskli.

Eğimli parkurda koşarsan kas kaybı olmaz.

Neyi kaçırıyorsun. Dopamin ve serotonin high şansını kaçırıyorsun. Sosyalleşme imkanını kaçırıyorsun. Kardiyovasküler sistemini, staminanı iyileştirmeyi kaçıyorsun.
-3
gabe h coud
(16.03.26)
1) Neye kiyasla eksik? Ornegin sadece agirlik kaldiranlara “kardiyavaskuler antrenmanlar icermiyor, eksik” diyor musunuz?
2) Kosuyu ilerleten istisnasiz herkes istese de istemese de agirlik antrenmanlariyla desteklemek zorunda.
3) Ust vucudu calistirmak neden bir gereklilik? Tabii ki ucgen vucut yapmak icin oyle ama herkesin amaci o degil.
4) Dize olan etkileri abartiliyor/onlenebilir riskler.
5) Ilk siraya yerlesmedi(?)
6) Turkiye gibi cok az spor yapilan bi ulkede herhangi bir sporun bu sekilde elestirilmesi anlamsiz geliyor. Ortalamada millet haftalik 100 km kosmuyor mesela. Bu volumeleri abartip riskleri abartmaya gerek yok.

Kosunun en guzel yaniysa mental etkileri, runner’s high vs.
+5
ghilleinthemist
(16.03.26)
15-35 arasi baya kostum, bir ara ortalamam senede 500km'ye yakindi. populerlesmesine hic sasirmiyorum. sehirlerin duzenledigi 5k/10k/yarim maraton kosulari olayin tabana yayilmasina cok yardimci oluyor.

kosunun en buyuk avantaji tshirt/shirt/ayakkabi uclusu yetiyor ve aninda evden cikip baslayabiliyorsun. spor salonu ihtiyaci yok, ozel takim taklavat kiyafet yok. ucuz.
bir de ders kurs ihtiyaci yok, kosabilmek herkesin dogustan becerebildigi birsey.

cok cok guzel kilo verdirir, cunku uzun mesafede hucrelerdeki depolari sifirlatir, ciddi yag yaktirir. guzel ciger acar, hafifletir kendini kus gibi hissedersin.

en buyuk dez avantaji, ne yaparsan yap dizleri ve kalcalari hirpaliyor.
yurtdisinda kosmak cok yaygin o yuzden de 50 yasini goremeden herkesin dizler kalcalar bitik zaten, cevremde bol miktarda 50 yasini gecmemis kalca protezli adam var, cogu 50sine daha yeni girmis tipler ve oldukca fit adamlar, ciddi spor gecmisleri var.
+3
cooperr
(16.03.26)
bu soruyu elestirmek icin acmadim, 3 yildir duzenli spor yapiyorum ve sagligim geregi amacim kas kutlemi arttirmak herhangi bir kilo problemim yok ancak dizimdeki dogustan gelen bir yapisal durumdab dolayi - doktorun aciklamasi bu- kosmak bana onerilmiyor ve doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle- yorumlayinca ve cevremde bu kadar populer oldugunu gorunce neyi kacirdigimi sormak istedim.

Ust vucut antremani sadece ucgen vucuda sahip olmak isteyenler icin gerekmiyor bu arada, spor sonucta bir butun.
+1
🌸tuborg yesili
(16.03.26)
cardio yapmak lazim ve en basiti kosmak. ama diz ve kalcalara hasar veriyor mu evet veriyor. her gun kosanlar veya gun asiri kosanlar var ve bence bu pek saglikli degil.

hatta cok kosarak kalbi yormak da iyi degil bence. atim sayisi butun memelilerde uc asagi bes yukari benzer sonucta. cardio ile resting bpm'i dusurmek uzun vadede atim sayisini dusurdugu icin avantajli.

haftada 1 veya 2 yeter diye dusunuyorum. kendi adima oyle yapiyorum.
+1
antikadimag
(16.03.26)
son zamanlarda ortaya çıkan koşu kulüplerinin amacı koşmak değil. ortam yapma, manita düşürme amacıyla bu kadar popüler oldular.
birde koşmadan koşamazsın gibi koşu eğitimi veren oluşumlar var. onların hedef kitle çok daha farklı.
şahsen bende koşarken çok zorlanıyorum. özellikle dizlerime çok yük bindiğini hissediyorum. o yüzden yürümek daha güzel bence. tabi avmde gezer gibi değil yüksek tempoda.
+7
my fault
(16.03.26)
Tamamen ortam. Koşu bahane. Atlet mantığıyla çalışırsan faydası zararından çok. Ben 85 kiloyum. Benim kaldırdığım 16 kiloyu belki bir atlet kaldıramaz kol olarak ama o barfikste kendini kaldırabilirken ben barfikste kendimi kaldıramam ağırlıktan. Atlet vücudu farklı bir olay. Bilmem anlatabildim mi.
-4
arbre
(16.03.26)
Çok ilginç bir başlık olmuş. Sizleri okuyan da tüm maratoncuların hayvan gibi bacakları olan sıska tipler olduğunu ve daha kırkına gelince tekerlekli sandalyeye mahkum olduklarını sanacak.

Günümüz spor ayakkabıları her tür olumsuzluğu ortadan kaldırmaktadır.

Eğer bir yerlerinizi ağrıtıyor, yük bindiriyorsa ya tedavi gerektirir bir rahatsızlığınız vardır ya da bir şeyleri yanlış yapıyorsunuzdur.

Kardiyovasküler sistem için en faydalı, hiç tesis gerektirmeyen, şort, tişört, ayakkabı dışında malzeme de istemeyen en ideal spordur.
0
Mirket
(16.03.26)
acikcasi, doktorlar da bu konulara ilgi duyup arastirmiyorlarsa oldukca cahiller.

bazi kisiler icin kosunun uygun olmamasi normal/mantikli bir sey. ama su sacmalik mesela:
> doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle-

zone 2 antrenmani denen sey kalbin en buyuk destekcisi. kosu antrenmanlarinin da %70-80'inin zone 2'de olmasi hedeflenir. mesela ben 11-12 km/h hizda kosarken zone 2'de kalabiliyorum. simdi benim kalbim duz yolda yururken 110-120 nabza cikan birinden sagliksiz olabilir mi? ve hayir agirlik calismak bu konuda bir ise yaramiyor dogal olarak.

tabii ki darbeli bir spor oldugu icin fazla kilolarla, gucsuz baglarla kosmak zararli, ama bunun kaldiramayacagin agirligin altina girip tendonlarina zarar vermekten farki yok.

neyi kacirma konusu dedigim gibi daha cok mental tarafta, kosmadan anlasilacak bir sey degil. thc benzeri maddeler salgilaniyor kosu sirasinda. diger sporlara karsi farki yaratan bu. uzun mesafe kosucularinin genellikle bagimliliga yatkin kisiler olmasi tesaduf degil.
-1
ghilleinthemist
(17.03.26)
koştuğun zemin çok önemli diz için. betonda koşarsan dizleri tabii ki mahvedersin. bisiklete binmek de dizleri mahvediyor bu arada.

ama kalp sağlığı açısından tempolu yürüyüş her zaman daha iyidir. özellikle belli bir yaştan sonra vücudu çok fazla yormamak lazım.
+1
elektr10
(17.03.26)
küçük şehirlerde böyle bir popülerlik yok büyük ihtimal 3 büyük şehirde sosyalleşme etkinliği olabilir.
zararlı olmaması için düzgün zemin ve düzgün ayakkabı lazım. ayrıca vücudu tanıyarak spor yapmakta lazım. vücudun farklı yerlerine ekstra bir yük biniyorsa zararlı olabilir ancak tamamen zararlı demek mantıksız. eklemlere ekstra yük bindirmeden dengeli koşulduğunda zararlı değil. eklemleri yormamak içinde kasların kuvvetli olması lazım.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
- Dizler açısında risk mevcut, iyi bir koşu ayakkabısı ile bunun üstesinden gelinebiliyor.
- Üst vücut çalıştırmadığı için eksik ve fakat belli bir yoğunluğun üzerinde koşuyorsanız zaten ağırlık çalışmanız da şart. Olay bi' yerden sonra bacaklardan çıkıp core bölge, kalça vb. üst vücut ile de alakalı zaten. Ayda ortalama 100 km koşuyorum 12-13 senedir ve hiç başka egzersiz yapmıyordum, son iki senedir bel, diz vb. sorunlar çıkmaya başladı, demem o ki belli bir yoğunluğun üstündeyseniz mecburen üst vücut, full body vb çalışmanız gerekiyor.
- popüler oldu evet son yıllarda, ilk başlarda koşarken 3-5 koşan insanlar karşılaşıyorken şu anda onlarca kişi gördüğüm oluyor. Koşu grupları çoğaldı hem spor hem de (bkz: Türk genci tanışmak ister) amaçlı.
- aşırı konforlu bir spor, üst seviye yapmayacaksanız ortalama bir ayakkabı, şort, tişört iş görüyor. Evden çıktığınız gibi bu sporu yapmaya başlayabiliyorsunuz. Spor saloun üyeliği vb. masraf minimum. Zamana karşı yarışmıyorsunuz ne bileyim top, saha vb gerekli değil.

Koşu bitirdikten sonra salgılanan hormonlar, yogunluğun üzerine alınan o haz bambaşka (bkz: runners high)
Ben bağımlıyım, hayatıma kattığı fiziksel, mental ve ps,kolojik faydaları anlatamam.
Bağımlıyım.
0
kumandanim
(17.03.26)
Amerika/Avrupa'dan ülkemize giren yeni trend. Sağlıklıdır, zararları vardır onu geçiyorum. Bu runners club mevzuları batıda son 10 yılda inanılmaz popüler oldu. New York maratonu gibi popüler maratonların giriş ücretleri uçtu talepten dolayı. Mesela Türk genci tanışmak ister denmiş. Amerika'da koşu kulüplerinde mavi çorap giyiyorsan ilişkiye açıksın demek gibi mevzular var. Yani aslında batıdan yükselmesi de "yeni nesil sosyalleşme" üzerinden ilerliyor.

www.youtube.com

batıdaki yükselmesiyle ilgili bu videoyu izleyebilirsin. Oradan da Türkiye'ye geldi işte çok düşünülecek bir mevzu değil. Bir anda insanlar sağlıklı olalım bilinciyle dolmadı, batıda popüler olan, trend olan mevzu buraya geldi. Gündüz kafe partilerinden farkı yok popülerleşmesinin altındaki nedenin
+2
nundu
(17.03.26)
Çok popü şu aralar. Diğer popü şeyler gibi götü başı dağıtmaya sebebiyet verebilir. Diz falan derken bir bakmışsın kardiyak sorundan nalları dikmişsin. Koşmak herkese göre değil.
0
runaway
(17.03.26)
(12)

Siz de böyle düşünüyor musunuz

darkwizard
Geçen bir ortamda bana birisi mesela intihar edenleri anlarım ama asil anlamadığım bazi insanlar bok gibi yaşarken dertlerle berbat haldeyken neden intihar etmez demişti. Ben de mesela aile arkadaş vb berbat halde ilişkilerim kimse yok çevremde. Ne işim ne evim ne param ne arabam ne sevgilim var.
Geçen bir ortamda bana birisi mesela intihar edenleri anlarım ama asil anlamadığım bazi insanlar bok gibi yaşarken dertlerle berbat haldeyken neden intihar etmez demişti. Ben de mesela aile arkadaş vb berbat halde ilişkilerim kimse yok çevremde. Ne işim ne evim ne param ne arabam ne sevgilim var. Şizofreni tedavisi görüyorum. Cidden fazlalık mıyım yani insanlar bana bakınca bok gibi hayatı var neden yaşıyor bu diyor mu? Babam ve abim yengem dedem kuzenlerim bile beni sevmiyor mesela.
0
darkwizard
(16.03.26)
yanlış bakış açısı. hayat dediğimiz şey tek bi nokta veya andan oluşmuyor ki. bir süreç, bir yolculuk aslında. yolda giderken durduğunuz bir durak bok gibi bir yerse, sonrakilerin de öyle olduğu anlamına gelmiyor yani. gelecek ne getirir bilinmez. bu işin hayat tarafı, kişisel tarafta ise insan zaten birey olarak çok da önemli bir varlık değil, insanlar kendilerini çok önemliymiş gibi görüp gösteriyor, bu da yanlış bir algı yaratıyor, yani halihazırda kimse çok önemli değil, dolayısıyla fazlalık da değil, yaşanıp gidiliyor işte.
+2
makarnavodka
(16.03.26)
ben niye yaşıyoruz-hayatımızın amacı nedir sorunu gerçekten yanıtlayabilen bir insan görmedim. bu açıdan bakarsak neden ölmüyoruz sorusu da aynı şekilde yanıtlanamaz bir durum.
+1
orpheus
(16.03.26)
Hayatımda duyduğum en saçma salak düşünce olabilir bu, yani intihar etmek sağlıklı bir zihnin sonucu olabilir mi ki sırf boktan bir hayatı var diye bir insan kolaylıkla intihar edebilsin.
+2
kizil karga
(16.03.26)
25-30 yaş arası intihara meyilli olduğumu düşünüyordum. 35'e yaklaştıkça geçti. Demek ki yaşanıyormuş hocam.
+1
nickini vermek istemeyen uye
(16.03.26)
ortamdaki asiri densiz ve terbiyesizmis. onun üstüne mi vazifeymis milletin neden yasadigi?
demek hala yasamayi sececek umutlari var insanlarin.
sana imat yasiyoruz, deseydin.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.03.26)
neden yasiyor bu demem, NPC derim.
varolan her seyin bir amaci var bence.
+1
cooperr
(16.03.26)
Hayatın kötü gitmesi, intihar etmek gerektiği anlamına gelmez.
Herkesin hayatı, geleceğe dair beklenti umut zorluklara dayanım gücü farklı seviyelerde.
Konunun muhakkak manevi yönü de var .
Mesela göçmenlerden çok tanıdım.
Fakirlerinin yanına da arada uğrarım.
Kendi halleri için en çok söyledikleri şey :
- Elhamdülillah ..
diğer taraftan ise çevremizde bazıları bir hastalığa yakalandığında söyledikleri ise :
- beni mi buldu ?
bunun yanında ayrıca kendi hastalığına küfredenler de olabiliyor.
Mikroskop altında gözlenlenebilen şeylere küfretmeyle kazanç sağlayan doğrusu görmedim .

Kimse boşuna yaratılmadı.
İmtihanımız var. Burada önemli olan hakikati bırakmamak.
Sorunsuz, dertsiz, hastalık ölüm olmadan, acısız bir dünya zaten dünya değildir.
+1
diyecevaplandı
(16.03.26)
45 yasindayim. Zaman zaman Omrumu bos gecirdigim aklima gelir, hayiflanirim. Daha 2 gun once 7 yasindaki kizim annesine dedi ki "keske gecmise donebilseydik. Zamanimizi daha iyi degerlendirirdik, anilarimizin daha iyi tadini cikarirdik." Aynen boyle soyledi. Insan hangi yasta olursa olsun bu dusuncelere yakalanabiliyor. Muhtemel ki 50 yasima geldigimde keske 5 yil oncesine geri donebilseydim diyecegimi dusundum. Bence insan her anin kiymetini bilmeli. Her bir anin. Konuya tam baglayamadim ama zamanin kiymeti hakkinda cok buyuk bir sahitlikti bu benim icin.
+4
krmzbvl
(16.03.26)
birileri beni sevmiyorsa bu onların yoksunluğudur, asla kendimi suçlamam.
insanları küçümseyip de bencilce konuşan davranan çok insan gördüm, zamanla roller değişiyor ve kınadılarını yaşabiliyorlar. kimseyi yargılamamak lazım. hiçbir şeyin garantisi yok. kral olsak ne yazar! başkalarını küçümsemek ne kadar sığ bir bakış. her insanın yolculuğu kendi yolculuğu, kimse değerlendiremez.
0
santimantal
(17.03.26)
intihar edenleri anlayan bir insan sağlıklı değildir bence. bu hayatta her şey anlamlı olamaz herhalde. abini yengeni bilemem ama ebeveynlerinin seni sevmediğini düşünmüyorum. bu senin kendine çalışan önyargın. dünyada milyar milyar insan var hepsi hayatını anlamlı yapmaya çalışmıyor, yaşıyorlar. bu durum anlaşılmayacak bir durum değil.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
Öncelikle sormamız gereken soru "Neden herhangi birinin hakkımda ne düşündüğüne göre hayatıma değer biçeyim" olmalı bence. Belli bir yere kadar iç içeyiz ve hayatlarımızı ister istemez toplumun değer yargılarına göre şekillendiriyoruz da, bir yerde çizgiyi çekmek lazım.
+1
salihdt
(17.03.26)
yok ben öyle düşünmüyorum bence herkesin hayatı yaşamaya değer. çünkü bence şu an hepimiz oturup ciddi ciddi hayatım yaşamaya değer mi diye düşünsek bunu beli başlı kriterlere oturtamayız. bence bir insanın hayatının yaşamaya değer olması için evi arabası sevgilisi olması gerekmiyor mesela. ama bir başkası için bunlar iyi bir hayatın kriteri olabilir. her birimiz farklıyız, aynı anne babadan yetişen kardeşler bile birbirinden çok farklı olmuyor mu? hepimizin hayata bakış açısı farklı o yüzden. ailen tarafından sevilme mevzusu da şöyle bence benimkiler de beni pek sevmiyor :) ama onlar beni sevmiyor diye benim hayatım neden yaşanmaya değer olmasın ki, en fazla onlarla görüşmem/az iletişim kurarım ama hayatımı kendi doğrularıma göre bir şekilde yaşarım.
0
Sadece soruyorum
(17.03.26)
(4)

ekonomiler neden kötü

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
niye kimse üretemiyor ve satın alamıyor? sorun psikolojik mi?
niye kimse üretemiyor ve satın alamıyor? sorun psikolojik mi?
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.03.26)
bence bu insanlarin topluluk halinde neye inandigiyla alakali. yarin bugunden kotu olacak inancina sahip olunca kimse adim atmiyor. hatta varliklarini ve kaynaklarini riske atmamakla kalmayip daha da tutuyorlar. cokus hizlaniyor.

topluluk halinde yarin daha iyi olacak diyince de daha guzel bir gelecek kuruyorsun. bazen bu inanca sahip olmak icin dibe vurmak gerekiyor. yani savastan sonra 1950'ler ve 60'larla baslayan optimizm insanlara cok guzel bir yarim yuzyil yasatti.
+1
antikadimag
(15.03.26)
buna ekonomist ve sosyologlar daha iyi cevap verir tabii ki ama gene de bir şeyler söylemek lazım. artık kapitalizmin sıkıştığını ve tüm kaynakları tüketttiğini düşünüyorum. eskiden devletlerin gelecek planları olurdu artık onlarda tutmuyor. üretimin artık otomatiklemesi ve tüketiminde çok çabuk değişen trendlerle tıkandığını düşünenlerdenim. yeni üretim alanları yarıtalamadığı için yeni pazarlar aranıyor, bu pazarlarda kapalı ekonomiler. bu ülkere demokrasi benzeri yönetimler getirilip oralarda sömürülecek ancak onlarda bitince, belirsiz bir dünya olacak. işte üretmeme ve satın almama bu tarz şeylere bağlı.
+1
mikahakkinen
(15.03.26)
Arz çok fazla. Mesela dizilere çok para harcanıyor. İzleyen az ya da çok izleniyor ama 3 ay sonra unutuluyor.
Sermaye artık korkak haklı olarak. Pasif kazancı seçiyor.
+1
mimikikili
(16.03.26)
döviz kurları çok düşük olduğu için ihracat zor, ithalat kolay.

kolayca ithal ediyorsan üretim durur.
ürettiğin şeyi ihraç edemiyorsan üretim durur.
+1
co2s2
(16.03.26)
(5)

Amazon’da satın aldıktan sonra indirime giren ürün

hexagon
Amazon satıcılı olmayan bir elektronik ürün aldım dj controler ve ben aldıktan 1 hafta sonra 1200 lira indirime girdi. Şimdi o üründen bir tane daha alıp diğerinin yerine iade etsem iade kabul olur mu ve etik mi?
Amazon satıcılı olmayan bir elektronik ürün aldım dj controler ve ben aldıktan 1 hafta sonra 1200 lira indirime girdi. Şimdi o üründen bir tane daha alıp diğerinin yerine iade etsem iade kabul olur mu ve etik mi?
0
hexagon
(14.03.26)
bir müzik enstrümanı siparişimde aynı durumu yaşadım. Müşteri temsilcisi ile görüştüm, açıkça iade edin, yeniden sipariş edin dedi. Aradaki farkı veremiyorlarmış
0
hakmut
(14.03.26)
Olur, o tür ürünlerde seri no da kaydetmiyorlar bildiğim, yenisini eskinin siparişe iade etmek en mantıklısı, ben de öyle yaptım ciddi indirime gire bir şeyde.
0
atom karincanin torunu
(14.03.26)
Evet müşteri temsilcileri de buna yönlendiriyor zaten. Ciddi indirime giren samsung telefonda yaptım aynısını. 1 hafta sonra 1500 lira civarı indirime girmişti 2 sene önce. İkinci siparişte gelen telefonu hiç ellemeden ilk sipariş için iade açıp geri gönderdim.
0
oldtimer
(14.03.26)
Hocam konudan bağımsız ama ne almıştın ben de alıcamda bakayım :)
0
ebeş
(14.03.26)
satıcı amazonsa farkı iade eder. ama pazaryeri satıcısıysa iade edip yeniden alın.
0
mikahakkinen
(14.03.26)
(5)

eski opel corsa alınır mı?

matlii
merhaba, 2015 model otomatik opel corsa alsam mı diye düşünüyorum. baktığım spesifik modelin atmosferik 90 hp atmosferik motoru varmış, 1398 cc. istanbul'da yokuşlarda falan problem yaşatır mı acaba? sizce genel olarak alınır mı? teşekkürler şimdiden.
merhaba, 2015 model otomatik opel corsa alsam mı diye düşünüyorum. baktığım spesifik modelin atmosferik 90 hp atmosferik motoru varmış, 1398 cc. istanbul'da yokuşlarda falan problem yaşatır mı acaba? sizce genel olarak alınır mı? teşekkürler şimdiden.
0
matlii
(13.03.26)
2015 arabam olsa sifir arabaya sahipmisim gibi hissederdim. 90 beygir 1,4 atmosferikle sehir icinde bir sikinti olmaz bence cok dolu degilse. Biraz yuksek devirde cikmak gerekebilir. 2010 pejo 207 kullandim, 1,4 motorlu, bir sikinti olmadi. Benim bu tarz atmosferik arabalarla ilgili asil sikintim uzun yolda, mesea Honda Civic vardi 2002 model 1,6 benzinli, Bolu tuneline dogru cikarken yavaslamak zorunda kalsan daha toparlayamiyorsun.
0
mbond
(13.03.26)
Yarı otomatik alınmaz
-6
arbre
(13.03.26)
d kasa 1.2 easytronic vardı hem gitmiyordu hem otomatik vites sıkıntılıydı. 1.4 atmosferik sıkıntı yapmaz alınır. ama motor performasınsı düşük olur. performans beklentiniz yoksa olur. ayrıca opel sağlam bir araç.
0
mikahakkinen
(13.03.26)
yarı otomatikten kasıt easytronic ise onlardan değil.
+1
🌸matlii
(13.03.26)
iyidir, 1.4 olanlarda easytronic yok tam otomatik vites. performans ve az yaksın beklentisi yoksa iyi araç.
0
duguit
(13.03.26)
(13)

bebek sonrası yaşam

kondansator
selamlar, doğum sonrası eşim yaklaşık 1 senedir izinli, yıl sonuna kadar da izin devam edecek. tek başına pek dışarı çıkmıyor, anca gündüz parka bahçeye sağa sola gidiyorlar. hafta sonları beraber çıkıyoruz imkanlar dahilinde. bu süreçte de iş çıkışı direkt eve gitmeye çalışıyorum. hem bebişle zam
selamlar, doğum sonrası eşim yaklaşık 1 senedir izinli, yıl sonuna kadar da izin devam edecek. tek başına pek dışarı çıkmıyor, anca gündüz parka bahçeye sağa sola gidiyorlar. hafta sonları beraber çıkıyoruz imkanlar dahilinde. bu süreçte de iş çıkışı direkt eve gitmeye çalışıyorum. hem bebişle zaman geçirmek hem eşimi yalnız bırakmamak adına. bu döngü nasıl normalleşiyor? örneğin, iş çıkışı spora gitmek ne zaman normaldir? şmdi iş çıkışı plan yapmak da bencilce geliyor, diğer türlü 7/24 eşim hem bebekle yalnız, hem onunla da zaman geçirememiş oluyorum. bu sayede spor falan iptal ettik, göbek de ilerledi orası ayrı da. ya da evde x bir konuda çalışacağım zaman yine bencilce geliyor sanki evdeki telaştan uzaklaşıp kendi dertlerime yoğunlaşıyor muşum gibi. siz bu dönemi nasıl yönettiniz?
+2
kondansator
(13.03.26)
Babanne/annanne gibi birileri etrafta yoksa genelde normallesmiyor. Maddi imkanlar varsa bir sure sonra cocukla oynayacak birileri ayarlanabilir. Esiniz uzun vadede calisacaksa zaten muhtemelen bakici gerekecektir. Benim hayatimda etkisi buyuk oldu, tatil bile cocugu eglendirecek birseyler icermeli ki devam edebilesin, yoksa cocukla sehir yuruyusu falan zor.
+1
mbond
(13.03.26)
eskiye ne zaman dönecek sorusuyla cebelleşirken artık kendi hayatınıza dair "eski günler" inşa etmeye başladınız. bir süre sonra bu üzerine düşündüğünüz şeyler gücünü yitirmeye başlayacak. ara ara damara giden kan gibi, spora gitmek veya arkadaşlarla program yapmak gibi aktiviteler aklınıza gelecek, yapamadığınız için belki üzülecek belki sinirleneceksiniz ama şimdikinden daha hızlı unutacaksınız, diye tahmin ediyorum. en azından benim deneyimim buna benzer olmuştu.

artık bunların üzerine düşünmediğiniz faza girdiğinizde, haftasonu beykoz sahilde (istanbuldaysanız :) güneşli bir günde birlikte gezmenin ne kadar da huzur verici olduğunu damarlarınızda hissedeceksiniz. artık keyif onlarsız düşünülemeyecek. artık siz sadece siz değil, bir aile babası rolünü tamamıyla içselleştirmiş olacaksınız.
+2
birdirbir
(13.03.26)
Eşiniz sürekli bebekle olduğu için suçluluk duyuyorsunuz gibi geldi bana, Yani eşinize kişisel zaman yaratsanız, çocukla siz tek başınıza ilgilenseniz sonrasında sizin kenid kişisel zamanınızı oluşturmanız hem sizin açınızdan hem de eşiniz açısından gayet mantıklı olur gibi geldi bana.
+6
kumandanim
(13.03.26)
eşim maalesef tek başına program yapma tekliflerini red ediyor. çıksın havası değişsin istiyorum ama red ediyor. sadece beraber çıkıyoruz.
0
🌸kondansator
(13.03.26)
5 yaşını geçtik. ne anane ne babane yardımcı oldu. eşimde bende 2 dk oturamıyoruz. ancak çocuk 9.30 10 gibi yatıyor o zaman kendimize zaman kalıyor. onda da genelde öbür güne hazırlıkla geçiyor. er kişisi olarak yarım saat yürüyüp yatıyorum. eşimle ortak bir şey yapmayı unuttuk. kendine zaman ayırma diye bir kelime artık hayatından çıksın. sakın eşine gidipte benim kendime zamanım yokta deme. kadınlar çocuğunun yükünün çoğunu alıyor zaten. aynen bencilce geldiği için iş yerinde kendime döndüm.
+1
mikahakkinen
(13.03.26)
Eşinizin tek başına plan yapmayı reddetmesi ile ilgili mesajınız şu videoyu aklıma getirdi:

www.youtube.com

Belki böyle bir yöntem deneyebilirsiniz?
+1
peki madem
(13.03.26)
Bebeğiniz sağlıkla büyüsün.
İçinde bulunduğunuz durum normalleşmiyor maalesef. Yeni normaliniz bu oluyor.
Yürüme işini bir süre erteleyin. Evde spor yapmaya çalışın.

Siz işe gidiyorsunuz yine bir süre kafanız farklı şeylere yoğunlaşıyor, ama belki wc'ye gitmeye vakti olmayan eşiniz var karşınızda. Şu dönem ne yaparsanız yapın ona batacak zaten, o yüzden spor vs aksiyonlara girmeye gerek yok:)
Çocuk sahibi olmak bu mu, evet direkt bu. Bakacak kimsesi olmayan biz de, siz de, herkes bu yoldan geçiyor. Önemli olan en az kayıpla geçmek.
+3
artci sarsinti
(13.03.26)
Kızım ve oğlum da biraz nefes alsın, çocukla biraz ben ilgileneyim diyen büyükanneler ve büyükbabalar yoksa, asla normalleşme olmuyor.
Böyle bir destek olsa, siz de eşiniz de kendiniz için ayrı plan yapabilirsiniz.
Gerçi çocuk ne kadar büyürse büyüsün hayat eskisi gibi olmuyor, o ayrı konu.
0
pro9it9is9
(13.03.26)
Eşin aynı oranda ne zaman sosyalleşebilirse o zaman normal olur. Muhtemelen uzunca bir süre olmaz.
Zaten şöyle bir hayat olmuyor. İki gün sen çık, iki gün ben çıkayım, kalan günler ailecek vs gibi… olmuyor yani. Hele yardımcı olacak aile büyüğü vs yoksa çok zor.

Sakın gidip de ne zaman spora gideyim ya filan diye sormayın.

Evde tek başına bebek bakmanın ne demek olduğunu hiçbir erkek anlayamaz ya. Hani o tuvalete bile zor gidiyorum hikayeleri gerçek yani. O sebeple bence bir süre bu düşüncelerden ziyade eşiniz ve çocuğunuza odaklanın. Onların hayatını nasıl kolaylaştırırsınız, onu düşünün.

Belki bi daha hiç spora gidemeyeceksiniz, ama çocuğunuz hep sizinle olacak. Artık normaliniz bu.
0
elorelia
(13.03.26)
Mutlu anne-baba mutlu bebek. Kendinize zaman yaratmaya çalışın yoksa stresten birbirinize sararsınız.
0
ekimoloji
(13.03.26)
Öncelikle güle güle sağlıkla büyüsün bebeğiniz. Çok şanslı olduğunuzu unutmayın.
Şu videoyu izlemenizi öneririm :) bana çok iyi geliyor bu hocanın ayarları :) youtu.be
0
duhan
(13.03.26)
çok zor bir dönem. karşılıklı anlayış gerekiyor. şunu unutmayın, annelik, hele hele 7/24 annelik, sizin çalışacağınız tüm işlerden çok daha zor bir iş. bol bol görev paylaşımı yapın. üzerinden bol bol yük alın. bebekle bol bol vakit geçirin. bir daha ele geçiremeyeceğiniz zamanlar bunlar. bebeğe bakmanız gerektiği kadar anneye bakmanız da gerekiyor.

bir de aslında sizin bir çift olduğunuzu da unutmayın. yavaş yavaş bebeği bir kaç saatliğine birine bırakıp, köşedeki kafede bari olsa iki kişi dışarı çıkın.
+1
co2s2
(13.03.26)
bence ilk önce hiç bir zaman önceye /eskiye dönmek diye bir şey yok onu kabullenmek gerekiyormuş bu süreçte bizim öğrendiğimiz bu oldu :) artık yeni bir normal yaratmak gerekiyor , bazen ufak ufak bazen de büyük alanlar açmaya çalışarak, bakıcı yada anneanne/ babaanne yoksa gerçekten çok daha zor. ama bebek anneden biraz daha ayrılır hale gelince mutlaka eşinizle birlikte zaman yaratmaya çalışın önce, çünkü her ne kadar destek olsak da sandığımızdan daha fazlasına ihtiyaçları oluyor. ardından da dönüşümlü olacak şekilde kendinize bireysel alanlar bırakabileceğiniz bir plana geçmeye çalışın- bu arada çocuğun hastalanması, diş çıkarması, atakları falan onlar hep plan bozucu zaten saymıyorum dahi ama yine de kendiniz için ve birbiriniz için bir şeyler yapabileceğiniz hissi veren planlamalarınız olsun, sonrası yapabildiğiniz kadar zaten
0
darthvader
(14.03.26)
(6)

Fiat Yetkili Servis+Genel Merkez Garanti ve Servis Rezaleti

fatihdr
2021 model Fiat Egea 1.3 Multijet araç sahibiyim. Aracı bir doktor arkadaştan 150.000 Km uzatılmış garantisiyle 2025 Ekim ayında 2. el olarak aldım. Alır almaz 110 bin bakımını da Kayseri İnciroğlu Fiat yetkili servisinde yaptırdım. (aracın benden önceki tüm bakımları da eksiksiz şekilde yetkili ser
2021 model Fiat Egea 1.3 Multijet araç sahibiyim. Aracı bir doktor arkadaştan 150.000 Km uzatılmış garantisiyle 2025 Ekim ayında 2. el olarak aldım. Alır almaz 110 bin bakımını da Kayseri İnciroğlu Fiat yetkili servisinde yaptırdım. (aracın benden önceki tüm bakımları da eksiksiz şekilde yetkili servislerde yaptırılmış, kayıtlı) Bu arada yakıtları da hep Shell'den alırım bu notu da düşeyim.

18 Şubat 2026 tarihinde aracımla ilerlerken motor arıza lambası yandı, araçta herhangi bir anormal durum yoktu ama yine de 19 Şubat'ta yetkili servise (inciroğlu) götürdüm. Cihaza bağlayıp arızanın nox sensörü kaynaklı olduğunu söylediler ve 1 hafta sonrasına randevu verdiler.

26 Şubat 2026 da aracı servise götürdüm, bekleme salonuna geçtim.
- 1 saat sonra aradılar ve aracımın 100 bin kmyi geçtiği için garantiye girmediğini, onarımı ücretli yapabileceklerini belirtti servis görevlisi. Yanlarına gittim, uzatılmış garanti olduğunu, hatta son bakımda bunu kendilerinin de belirttiğini söyledim. Biraz bakınca aa varmış ama yedek parçanın sisteminde görünmüyormuş dediler, bekleme salonuna geri döndüm. Bu sırada ne olur ne olmaz diye Fiat genel merkezi arayıp garantinin olduğuna dair teyit aldım.

- Bir süre sonra yine aradılar, aracın daha önce de nox sensörü arızası verdiğini, bunun normal olmadığını ve inceleyeceklerini söylediler. 4-5 gün süreceğini söylediler, peki dedim, ikame araç alıp servisten ayrıldım.

- 3 Mart Salı günü servis aradı, aracın kullanıma bağlı olarak şanzımanla ilgili sorunları olduğunu ve kötü yakıt tüketimine bağlı olarak enjektörle ilgili sorunlarının olduğunu, nox sensörü hatasının da bunlardan kaynaklandığını ve aracın kusurlu ben olduğum için garanti kapsamına girmeyeceğini belirttiler. ücreti sorduğumda ise 99.000 TL olduğunu, onaylamam durumunda tamire başlayacaklarını söylediler. Ben de istemediğimi belirttim, o zaman aracı kapatalım gelin alın dediler.

- Sonra minik bir araştırma yaptım ve servisi arayıp "yakıt analizi ve enjektör test ölçüm raporlarını istiyorum geldiğimde" dedim. Bana bunu veremeyeceklerini belirttiler. Garanti dışı bırakma nedenleri buysa ispatla yükümlü olduklarını söyledim ama yine de veremeyiz dediler ve görüşme sonlandı.

-5 dakika sonra arayıp, "beyefendi onayınız varsa enjektörleri söküp test için uzmana göndereceğiz, masraflar da size ait olacak" diyince, "araç kaç gündür sizde, neden testi siz yapmıyorsunuz" dediğimde, kendilerinin serviste böyle bir imkanı olmadığını belirttiler. "e siz bu testleri, bu yakıt analizini yapmamışsanız o zaman neye dayanarak beni garanti dışı bırakıyorsunuz? aracım neden 4-5 gündür servisinizde kaldı?" diye sorunca "enjektörlerinizden şakırtı geliyor" dediler, test istiyorsam parasıyla yaptıracaklarını söylediler. genel merkezi arayıp döneceğimi söyledim, ve istediğim testleri servisin mail adresine de mail olarak atıp genel merkezi aradım.

-genel merkez ilk başta ilgili gibi göründü, hatta süreci garip bulduklarını, bahsettiğim ölçümler olmadan aracı garanti dışı bırakamayacaklarını onlar da teyit etti, ilgileneceklerini söylediler.

-4 mart çarşamba günü Fiat genel merkez arayıp, "mühendislerimiz konuyu inceliyor endişelenmeyin" dediler tamam dedim.

-5 mart Perşembe günü Fiat genel merkez bir kez daha aradı "mühendislerimiz teknisyenlere hak verdi, aracı garanti kapsamına alamıyoruz" dediler. "mühendisleriniz aracı görmeden nasıl bu kanıya vardı? mühendislerinize sunulan ölçüm değerlerini, yakıt analizini ve arıza raporunu ben de görmek istiyorum" dedim. Bunu benimle paylaşmayacaklarını, servise gittiğimde talep edebileceğimi söylediler.

-Aynı gün servise gittim. Verileri maille de istemiştim atmadınız, şu an yazılı şekilde istiyorum dedim, çalışan birini aradı, verileri istediğimi söyledi, "o zaman fiatın dediği şekilde yapıyoruz" diyerek teli kapattı ve bana hiçbir veri, ölçüm, rapor vs vermeyeceklerini söylediler. Ben de teslim formuna "talep ettiğim ölçümler, analizler ve teknik veriler tarafıma sunulmadığı için onarımı kabul etmiyorum" diye şerh düşüp imza atarak servisten aracımı alıp ayrıldım.

Şu an ağır konuşup kendimi haksız duruma düşürmek istemiyorum ama bu konunun da peşini bırakmaya niyetli değilim. En mantıklı şekilde nasıl bir yol izlemeliyim?
+2
fatihdr
(13.03.26)
avrupa emisyon kurallari geregi ,
euro 4 motordan sonra ,
dizel araclarin masraflari artti,
en son adblue eklemeyi akil ettilerdi,
yakitin kaliteli olmasinin yaninda
adblue da kaliteli olmali,
yoksa sensörleri daha cabuk bozabiliyor,
(bknz, nox - adblue )

yetkili servisler
sadece size arac satmada yetkili ,
gerisi hikaye,
her aracin kronikleri var,
iyi bir ustaya teslim edip arizali parcayi degistirmek icine sinmiyorsa sonra araci satmak.
-2
designer
(13.03.26)
- uzatilmis garanti nasil bir garanti onun detaylarina bakmak lazim, butun garantiler sifir arac garantisi gibi olmayabiliyor. benim arac da garantili ama mesela sensorleri kesinlikle odemiyorlar, denedim biliyorum.
- eger sensorler garanti kapsaminda ise bir avukattan akilli olun tamir edin, yoksa mahkemelik olacaz seklinde ihtar cektirilebilir.
- eger garanti kapsaminda degil ise ve tek ariza sensorde ise ki arac normal calisiyor ve sadece isik yakmissa muhtemelen oyledir, sensoru degistirip devam ederim.

ayrica heriflerin soyledikelerinde anlamadigim iki mantiksizlik var.
1 - sadece sensor degisimi nasil 100k oluyor?
2- sanziman ile nox sensorunun ne alakasi var, biri yakit ile ilgili degil mi? enjektorleri anladik, sanziman ne alaka?

bana biraz dandik cakal bir servis kurbani olmussun gibi geldi..
+3
cooperr
(13.03.26)
@designer artı 1. ek garanti maddelerini araştırın. servisler sadece araç satıyor sorun çözme becerileri düşük. konuyu adli vakaya çevirirseniz uzun sürer. 2. bir aracınız varsa bu sürece girin ama hemen sonuçlanmaz.
0
mikahakkinen
(13.03.26)
@coopper
şanzımanla gram alakası yok, geçirmişken bunu da geçirelim demiş olabilirler.
sensör değişmeyecekmiş işte, enjektörlerin tamamı ve şanzıman parçaları 100k, arızaya bunlar neden oluyormuş.

@sivrisinek kepi ilk defa duydum ama belli ki kullanmak gerekecek bundan sonrası için

@thetruenorthstrongandfree1 ya nox sensörsüz de sürülürmüş araç ama ben bunlarla uğraşmak istiyorum, dağ başı mı burası, kanun nizam tanımadan vermiyorum kardeşim, git şikayet et demeleri sinir bozucu
0
🌸fatihdr
(14.03.26)
arabadaki hata kodlarını dm'den atın.
öğrenmediyseniz de ilk çıkan hata kodlarını atın.
en geç pazartesi neler dönüyor aracınızda fikir verebilirim.
not: otomotiv satış sonrası makina mühendisi 9 senelik tecrübespor.
0
rain when i die
(14.03.26)
uzatılmış garanti sözleşmesini gpt veya gemini veya her ikisi ile de konuşun.

durumu anlatın, yol haritası çıkartın.

ama bu adamlar şerbetli, davaya hazırlardır. nası olsa 1,5-2 sene sürer falan diye bakıyorlar.

avukata verip süreci takip ettirebilirsiniz.

muhtemelen ustada çok daha ucuza hallolacak bir meseledir.
0
gurur
(15.03.26)
(6)

Elektrlikli otomobiller

baldan kaymak
Şimdi bile benzin istasyonlarında sıra oluyor.Nitekim bu araçlar için sokakta park alanı bile yokken şarj alanları yetmeyecek. Sizce de pek yakında sokaklar bataryası olmadığından hareket edemeyecek olan araçlarla dolmayacak mı?Şarj süreleri sebebi ile de devasa kuyruklar oluşmayacak mı?
Şimdi bile benzin istasyonlarında sıra oluyor.

Nitekim bu araçlar için sokakta park alanı bile yokken şarj alanları yetmeyecek. Sizce de pek yakında sokaklar bataryası olmadığından hareket edemeyecek olan araçlarla dolmayacak mı?

Şarj süreleri sebebi ile de devasa kuyruklar oluşmayacak mı?
0
baldan kaymak
(12.03.26)
Şarj işlerinde ayrı istasyona bağımlılık olması şart değil ki. Evlerin önünde de olabiliyor. Türkiye'de ne kadar yaygın bilmiyorum ama yaygın olan yerler var. Bildiğimiz istasyon düzeni olsa yetmezdi tabii.
0
mbond
(13.03.26)
Şarj süreleri gittikçe kısalıyor. Elektrikli istasyon kurmak benzin istasyonu kurmaya göre daha kolay, tehlikesi ve teknik altyapısı daha uygun. Bütün otoparklara uygulanabilir bir sistem ayrıca.

Ki hepsinden bağımsız, benzine göre en fark yaratan avantajı mobil şarj istasyonu diye bir şey var. Yolda kaldığında geliyor dolduruyorsun.

Bunların hepsinin maliyeti zamanla azaldığında akaryakıta göre daha avantajlı olacak. Benzinin olmadığı yer çok, elektriğin olmadığı yer mi var?
0
Bruce
(13.03.26)
Talep kadar arz oluşur. Kimse zarar etmek için boş bekleyen istasyon kurmaz. Piyasadaki EV araçların oranı yükseldikçe istasyon sayısı da artacak. Akaryakıt istasyonları gibi güvenlik kısıtlamalarının bir çoğundan muaflar ve çok daha az yer kaplıyorlar. Aslında sayıları şaşırtıcı derecede büyük bir hızla artıyor.
0
mikro patlama
(13.03.26)
En kötü evin penceresinden kablo uzatır şarj ederiz.
0
kaptan maydanoz
(13.03.26)
uzun yollarda bu sıkıntı olabilir. babam elektrikçi bir çok iş yerine ve eve şarj istasyonu kurdu. türkiye geç adapte olur dendi ancak gayet hızlı adapte olduk. ayrıca evin penceresinden kablı uzatıp şarj edende çok.
0
mikahakkinen
(13.03.26)
kısa vadede tüm araçların elektrikli olacağını ve her yerde kuyruklar olacağını düşünmüyorum. ben yılda 20 kereye yakın istanbul-çanakkale arası gidip geliyorum, 2-3 kere istanbul-antalya, 1-2 kere de istanbul-marmaris yapıyorum.

elektrikli araçlar hala uzun yola uygun değiller. ortalamanın altında bir hızla gitmek durumundalar ve sık sık durumundalar. acil bir durumda istanbul-çanakkale arasını hızlıca gitmek mümkün değil.

ancak yavaş yavaş menziller artıyor, şarj süreleri kısalıyor, şarj istasyonu sayısı artıyor.
0
co2s2
(13.03.26)
(4)

zengin arabasi mercedes v class

Purple life
zengin arabasi önceden limoyken nasil bir anda v classlar oldu?yoksa hep mi v class tarzi arabalardi?gossip girl'de herkes limoya binerdi su an dizilerde böyle bir durum yasansa herkes dalga gecer.
zengin arabasi önceden limoyken nasil bir anda v classlar oldu?
yoksa hep mi v class tarzi arabalardi?

gossip girl'de herkes limoya binerdi su an dizilerde böyle bir durum yasansa herkes dalga gecer.
-1
Purple life
(12.03.26)
zenginler vito kiralayip kendi kullanmiyor zaten zhaaa @thetruenorth
saka saka :D

ama benim demek istedigim araba vito degil v classmis. vitoya fakirler biniyormus cidden haklisin. düzelttim bunu.
0
🌸Purple life
(12.03.26)
limuzin dışında "conversion van" diye bir kavram var abd'de.

chevrolet astro gibi ticari araçları lüks vanlara dönüştürürler.

bak bu taaa 1998 model;

www.caranddriver.com
+1
rain when i die
(12.03.26)
limuzin dönemi biteli yıllar oldu. artık yukarda da söylendiği gibi van olayı var. çok çok zenginse mercedes s kasa maybach falan biniyorlar.
+1
mikahakkinen
(12.03.26)
kirpiksuyu+1 Limuzin aşırı komik gelirdi bana hep. 9:16 videolar gibi işin doğasına aykırı. tırlar bile bundan daha iyi manevra kabiliyetine sahip. takoz gibi bir şey bu. 80-90 lı yıllarda bir ara zengin eğlencesi olmuştu ama satın alma değil kiralama yöntemi ile çok kısa süreler için tercih diliyordu o yıllarda bile. bir ara gelin arabası olarak kullanıldı ama o da tutmadı. v klas değil ama vito kullandım bir kaç yıl. binek aracım olduğu halde bunu daha çok kullanıyordum. bazen alkol almayan bir arkadaş bulur onu şoför yapıp arkada eğlence yapardık.koltuklu olmasına rağmen çok kullanışlıydı. için de yürü gez, önden arkaya geç, yer değiştir, uzan uyu, çok rahat. limuzinde oturunca kalkamazsın. izmirde yaşayanlar bilir, beyaz bir lümuzin var. uzun yıllar "madam burcu" reklam olarak kullandı. bir ara düğünlerde kullanıldı. defalarca el değiştirdi. şimdilerde menderese giderken yol kenarında üzerinde satılık tabelası ile yeni alıcısını bekliyor.
0
ground
(12.03.26)
(9)

Doktorlar neden devlette çalışıyor?

michael_knight
Bir uzman hekim devlette çalışınca ayda 150 bin lira, özelde çalışınca 500 bin lira civarında kazanç elde ediyor gibi anlıyorum. E gerçekten böyle olsa hiçbir doktor devlette çalışmaz, nasıl oluyor bu iş?
Bir uzman hekim devlette çalışınca ayda 150 bin lira, özelde çalışınca 500 bin lira civarında kazanç elde ediyor gibi anlıyorum.

E gerçekten böyle olsa hiçbir doktor devlette çalışmaz, nasıl oluyor bu iş?
-1
michael_knight
(11.03.26)
Bir ara bir doktor, yeşil pasaport hakkı kazanmaya ne kadar zamanının kaldığını soruyordu.
+1
Mirket
(11.03.26)
özelde cmtsi günü de calistirirlar.
bir de cok iyi bir ismin vs yoksa özelde de köle gibi calistiriyorlar.
ayrica malpractice davalari özelde daha cok oluyor. devlette calisinca arkanda hastane oluyor. özelde doktoru korumazlar.
+1
Purple life
(11.03.26)
bazi doktorlarin ozelde 500 bin kazanabiliyor olmasi doktorlar ozelde 500 bin kazaniyor demek degil.

bir uzman hekimin devlette 150 bin kazaniyor olmasi da uzman hekimler devlette 150 bin kazaniyor demek de degil.
+2
ghilleinthemist
(12.03.26)
o devlet hastanesindeki doktorlardan birinin eşiyim.

öncelikle şu gerçek; aynı performansla özel hastanede daha fazla para kazanabilirsiniz. doğru. çalışma ortamı daha konforlu, ortam 5 yıldızlı otel gibi, yemekler güzel. burada hemfikiriz.

ancak ;
Devlet memuru statüsü, özel sektöre göre çok daha yüksek bir iş güvenliği sağlar. Özel hastanelerde "ciro odaklı" baskılar veya işletme kararlarıyla işten çıkarılma riski varken, kamuda böyle bir şey olmaz.

izin süreleri çok daha yüksek ve kullanım odaklı. şimdi sordum bu sene çatır çatır kullanacağı 30 gün izni var. geçen seneden de 14 günü varmış, onu da kullanacak. cumartesi günleri çalışmaz. gecenin köründe hasta ya da hasta yakını aramaz, ararsa ona cevap verme zorunluluğun yok.

diğer taraftan malpraktis davalarında devlet daha güvenli.

bir başka etken yeşil pasaport :)

mesleki olarak bakacak olursanız; vaka çeşitliliği ve tecrübe açısından kesinlikle devlet daha iyi.

farklı bir nokta vereyim ; kendi hayatımızdan örnek, eşim yaklaşık 25 yıldır cluster baş ağrısı hastası. 13-14 ayda bir yaklaşık 1 ay hayattan kopuyor. iş hayatı yok, ev hayatı köstebek formunda ses ve ışık yok. mesela devlette bu sürede rapor ve izin alabiliyor. ama özel hastanede bu durumda o departmanı 1 ay kapalı tutmaları mümkün olmayabilir ve iş devamlılığı gerekçe gösterilerek çıkartılabilirsiniz. bu durum kalp krizi geçirirsiniz de böyle, halı sahada bacağınızı kırarsınız da böyle, bel fıtığı olursanız da. devlet bu konuda daha 'anlayışlı' ve 'şefkatli'.
+6
galahad reloaded
(12.03.26)
özel hastane eşittir ticarethane. sana ne kadar yüksek maaş verirse beklentisi de senden artar. özelde çalışıyorsan, instada reklam yapman gerekli, sürekli hasta bakman gerekli, hasta olmasa da hastadan bin tane test görüntü isteyip yalan söylemen gerekiyor. devlette 4 de bırakırsın bugün hasta bakmıcam dersen de kimse bir şey demez.
+1
mikahakkinen
(12.03.26)
özel hastane her doktoru hop diye almıyor ki çoğu öneri ile geliyor , özellikle genç ise okul hocalarından tanıdık varsa hocası tavsiye ederse geliyor. doktorluk tecrubesi ve vaka sayısı veya ameliyat sayısı çok veya hastası çok olan gibi bildiğim kriterleri var.
0
eja
(12.03.26)
özelde ya köle gibi çalıştırıp daha az para veriyorlar, ya da çok kalifiye doktorlara çok para veriyorlar.

ek olarak özellerdeki doktorlarıma gece mesaj atmaya falan çekiniyorum ben mesela sonuçta ölmek üzere değilim. niye aramadınız vs. lütfen çekinmeyin arayın 24 saat diyorlar. çok normal karşıladıkları belli. hoş değil.
0
aguen
(12.03.26)
özel prof veya doç isen ve biraz sosyal medya bilinirliğin varsa, hasta sayın fazlaysa iyi para kazanıyorsun. belki tıp merkezi tarzı yerler daha iyidir. yoksa zincir hastaneler kölelikten beter.
devlette ki uzman hekimler 150 binden fazla kazanıyorlar. döner sermaye ek ödenekle 300 bini buluyor olması lazım. tabi döner sermaye ücretleri hastaneden hastane de çok değişiyor.

birde bazı özellerde sana şirket kurdurup fatura kestirtiyorlar. sadece o hastanenin muayene odasını kullanmış gibi oluyorsun. bir anlamda esnaf kurye gibi bir durum var.
0
my fault
(12.03.26)
devlet doktorlarının çoğu özelde çalışabilecek yetkinlikte değil.
-1
thawne
(12.03.26)
(3)

psikolojide kendi kendine konusma ya da ic ses

aloneinthedark
merhababunun bir adi var mi? benim yakin cevremde bunu yasayan cok kisi var. bir arkadasim bu konusmayi o kadar yapiyor ki tansiyonu 20 lere cikiyor. sebebine baktim acik olan konulari kapatma gayreti kendi kendine konusma yorucu bir surec, bundan nasil kurtulabilir tesekkurler
merhaba

bunun bir adi var mi? benim yakin cevremde bunu yasayan cok kisi var. bir arkadasim bu konusmayi o kadar yapiyor ki tansiyonu 20 lere cikiyor.

sebebine baktim acik olan konulari kapatma gayreti

kendi kendine konusma yorucu bir surec, bundan nasil kurtulabilir

tesekkurler
+1
aloneinthedark
(11.03.26)
zihinsel geviş getirme.
0
mikahakkinen
(11.03.26)
halisünasyon görme olmayan sesleri işitme varsa konu çok farklı bir boyuta gider. (psikoz, şizofreni, duygudurum bozukluğu vb.)

sinir agresiflik eşlik ediyorsa bu yüzden kendi kendine konuşma varsa oda çok farklı bir konu. (mani vb. olabilir)

Bu yukarıda saydıklarım ciddi psikiyatrik değerlendirme desteği gerektirir.

eğer bunlar yoksa sadece standart türk annelerinin yaptığı kendi kendine söylenme konuşma benzeri gündelik alışkanlıksa o tabi daha farklı değerlendirilir. Bu biraz daha masum olan bir alışkanlık gibi sanırım. Yine de alt yapısı nedir ne değildir çok bilemiyorum.

Yine de ilk sırada yazdıklarımı bir psikiyatr doktor en iyi değerlendirir.

Sonuncusu da anne tipi kendi kendine söylenme şeklinde olanı kişinin işlevini bozuyorsa, kişi bundan rahatsızsa bunu da yine psikiyatriye danışman en iyisi.
0
mahmuttt
(11.03.26)
bahsettiginiz olayin tam adi "bilinc akisi". stream of consciousness. esasen psikolojide tanimlanmis ve may sinclair ile edebiyata da girmis bir terim.
belki ayni zamanda "ic hesaplasma" ve "vicdan muhasebesi" gibi terimler kullanilabilir daha spesifik alanlari icin.
bir de yeri gelmisken: (bkz: yatakta kendi kendine düşünürken lafın lafı açması)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.03.26)
(11)

Türkiye'ye ne oluyor sorunsalı ?

RaiseThySword
İspanya ABD'ye rest çekti diye Türkiye niye günlerdir coşuyor, "kardeşimizsiniz İspanya" diye sağa sola yazıp çiziyor ki ? Bizimkilere ne oluyor ?Biz ne zamandan beri İran ile müttefik olduk hayrola ? Yoksa şii İran bir anda din kardeşimiz mi oluverdi de biz de elimizde tuzlukla hıyarım var diyene k
İspanya ABD'ye rest çekti diye Türkiye niye günlerdir coşuyor, "kardeşimizsiniz İspanya" diye sağa sola yazıp çiziyor ki ? Bizimkilere ne oluyor ?

Biz ne zamandan beri İran ile müttefik olduk hayrola ? Yoksa şii İran bir anda din kardeşimiz mi oluverdi de biz de elimizde tuzlukla hıyarım var diyene koşuyoruz ?
-3
RaiseThySword
(10.03.26)
Emperyalizme karşıyız. Underdog kadrosunda.
+2
gabe h coud
(10.03.26)
Emperyalizme karşı diye yapılmış olsa dahi TR'de İran rejimini desteklemeyen hatta bu yüzden İsral tarafını tutan yüzbinlerce insan vardır tahminim.
-6
🌸RaiseThySword
(10.03.26)
ooo siyonist uşağı bir mezhepçi daha gelmiş. sizin yuvanızı vurmamışlar mıydı?

mesele iran'ın yanında durmaktan çok abd ve israil'in karşısında olmak. varlık amacı dünyaya kan kusturmak olan, savaşsız günü geçmeyen bu iki haydut devletle savaşıyorsa "şii iran"ın yanında çoğu insan evet.
+2
der meister
(10.03.26)
biz gene de nato üyesiyken abd'nin karsisinda cok durmayalim da sacimiz basimiz dagilmasin.
maksat dostlar alisveriste görsün. bir sey olacagindan degil. yiyorsa incirlik üssü'nü kapamayi teklif etsinler ahsjdl.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
illa ikisinden birini tutmak zorunda değiliz bence. masum insanlar hariç kimseye üzülmüyorum. iki tarafı da desteklemiyorum. hiçbirini sevmiyorum. olan çocuklara, hayvanlara oldu.

iran ile müttefik olunduğundan değil de diğerlerini onaylamamaktan bence de.
0
art cat chocolate
(10.03.26)
Siyonistler mi şialar mı daha kötü belli değil iki uçlu değnek. Her ikisi de birbirini yıksın beter olsunlar duruşumuz bu
0
Hallegadola
(10.03.26)
İspanya siyoniste uşak olmakta direnen (bu yolda Trump ı da kullanan) ABD ye rest çekti . Geçmişte Gazze konusunda da bazı siyasilerinden tepki gelmişti. Doğrusu İspanya , ( bazı kadın) siyasetçileriyle birlikte Alman siyasetçilere kıyasla daha net bir ifade tarzı kullanıyorlar.
Biz İran'la müttefik falan değiliz. Onlarla Suriyede de hiç anlaşamadık . Sürekli karşımızda oldular.
Biz sadece doğu ile batı arasında önemli bir denge unsuruyuz.
İran'da çıkacak kaosa destek olmamız siyaseten de şu an söz konusu değil . Sınırlarımızdaki ateş bizi de etkiler bu kez olay Suriye konusundan beter olur.
Göçmen karşıtları bile bu kez Suriyeli göçmenleri mumla ararlar.

Arap baharı dedikleri, zaten sağı solu dağıtmak en sonunda hedef olarak Türkiye'yi gösteren bir yalandı ve beklenen sonuç alınamadığında iş bu kez Fars baharı(!) ile yeniden ele alınıyor.

İran'ın yanında değilim ama attıkları hedefini tam isabet vursun derim.
Tarihlerine bakıldığında aslında bu savaşta zulmedenlerin birbirini kırması söz konusu . Zaten bir yerde patlak verecekti.

Böylece Körfezdeki avanaksporlar :
- bu abd üsleri ne işimize yarıyor ?
Hani bizi koruyacaklardı... diye düşünürler en azından .
Yedikleri füzeler ile uyanışa geçen(!) siyonistler de goyyim dediklerine kıyasla öyle üstün falan olmadıklarını saklandıkları sığınaklar içinde tekrar düşünüyor olabilirler.
0
diyecevaplandı
(11.03.26)
son zamanda abd tarafından çok dayak yedik. böyle bi refleks var ülkede.

ayrıca ispanyonllara da sempatisi var tüm ülkenin.
0
gurur
(11.03.26)
"Şii İran" zaten hep din kardeşimizdi. Esas siz nasıl bir gecede dinci oldunuz? JIDF maaşlarınızı erken mi yatırdı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.03.26)
ne mi oluyor?

son 25 senede bademler eli yuzu duzgun adamlarin alayini mon$erler diyerek piyasadan sildi, sifir liyakat ile endonezya'dan falan dandik diploma almis 3-5 adamin elinde, diplomaside ordan oraya savrulup duruyoruz, malamat olduk.

en son napiyoruz ya diye baktigimda ver papazi al papazi diye ust perdeden atip tutuyorduk, papazi verdik babayi aldik, herif eceliyle geberdi gitti, yirtti.

iran'dan yana durmaktan baska caremiz yok, molla dinci sii sunni vs farketmez artik. zira iran en piskopat gorunen, bolgenin en koklu devletlerinden biri. Herifler duserse bizim ustumuzden silindirle gecerler, son 50 senede yasadiklarimiz fragman olur.
+1
cooperr
(11.03.26)
iran yıllarca ülkemizdeki radikal islamcıları destekledi, siyasal islamı körükledi. aramız her daim limoniydi. şu an bizim tvlerdeki iran aşkı iran tvlerinde yok. sebebide iranın karışmasının bize sıkıntı yaratacak olması. iranlılarla değil ancak iran yönetimiyle sıkıntılarımız olmalı ama şu an değil. iranlıları en iyi biz anlarız iranlılarda en iyi bizi anlar.

bu tarz şeyler içerdeki gündemde din kardeşiyiz gibi görünüp dışarda reislerin ağzına bakmak. hükümette ne yapacağı konuşunda belirsizlik olunca elindekilerle propaganda yapıyor.
+2
mikahakkinen
(11.03.26)
(14)

Kafanızın içindeki günlük sorunları bir sıraya koyup çözüm bulamadığınızda ne yaparsınız?

rayde
Mesela bazı günler her şey üst üste gelir ya, yemek yanar servis kaçar iş yerinde olay çıkar, inek dağa kaçar dağ kül olur vs.Çözüm için beyniniz çalışmayıp durduğunda, derdinize derman niyetine dinleyecek kimseye de ulaşamadığınızda sakinlemek için ne yaparsınız? Ay anlatabildim mi bilmiyorum öyle
Mesela bazı günler her şey üst üste gelir ya, yemek yanar servis kaçar iş yerinde olay çıkar, inek dağa kaçar dağ kül olur vs.
Çözüm için beyniniz çalışmayıp durduğunda, derdinize derman niyetine dinleyecek kimseye de ulaşamadığınızda sakinlemek için ne yaparsınız? Ay anlatabildim mi bilmiyorum öyle yani.
+4
rayde
(10.03.26)
bu tarz durumlar için oluşturduğum bir çalma listem var. intihar etmeden önce dinlenecek şarkılar diye. o listeyi açar ağlarım. tertemiz rahatlarım. ağlamak da çok güzel bir rahatlama yöntemi.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(10.03.26)
O an hiçbir şey derman olmuyor. Zamana bırakıyorum.
0
auroraaurora
(10.03.26)
komşu teyzelerle oturup sohbet ediyorum
0
yurtsuz john
(10.03.26)
hiçbirşey yapmam. aynı gün içinde hem iphone'um yere düşüp paramparça oldu, hem klavyeme su döktüm, hem çaydanlık yandı ve daha hatırlamadığım bir sürü şey. bazen böyle herşey üstüste gelir. evrenin oyunu, kendi sakarlığım deyip geçerim.
0
buenosdias
(10.03.26)
Hahaha. Takmam. Evime giderim. Insta, Youtube, oyun, keyif alırım.
-6
arbre
(10.03.26)
Uyurum.
+1
mutekebbir
(10.03.26)
Yürüyorum, yürüyerek (bir süreliğine) akışına bırakmaya çalışıyorum.
+1
Amaranta ursula
(10.03.26)
murphy kanunları. kabullenip bir sonraki günü bekleyeceksin.
0
Başka
(10.03.26)
Bunlar oldu bundan sonrası da kötü olacak diye düşünmem. Sakin kalır bir şey yapmam
0
pembediken
(10.03.26)
Çok başıma geldi bu durum.
Bir anda farkına varıp tablonun dışına çıkıp, ressam burda ne demek isterken ne hata yapmış, ona bakıyorum.
Kısa bir süre durumdan azade olmak, sorunları öncelik sırasına koyup tek tek çözmeye yetiyor.
Kendinize bir çay yapıp, bir kağıt kalem alın. Altında büyük boşluklar olacak şekilde sorunlar listesi çıkarın.
Alttaki boşluklara da çözümleri yazın.
İncir çekirdeğini doldurmaz şeylerle uğraştığınızı görüp huzur içinde uyuyorsunuz.
En azından bende etkisi o oldu.
0
Mirket
(11.03.26)
er kişiyim bu tarz durumlarda eskiden olsa hemen çözüm bulmak için strese girerdim. eşim sakin ılımlı bir insan, ona baka baka beklemeyi düşünüp hareket etmeyi öğrendim. arka arkaya gelen aksaklıklarda dert yanacak birini bulur anlatırım. eğer ki bulamazsam buraya yazar kendime hizmet eden önyargılı cevapları seçer kendimi rahatlatırım.
0
mikahakkinen
(11.03.26)
her şeyi bırakıp, iki paket sigarayı cebime koyup sahile iniyorum. sigaralar bitene kadar yürüyorum.
0
klassno
(11.03.26)
bazen bilgisayar çok kasar, bir sürü program açıktır.
kapatıp açınca iyi olur biraz daha.
öyle günlerde öyle bir reset düğmesi arıyorum ama yok çoğu zaman.

oluyor öyle, çok normal.
zaten bir iki şey yolunda gitmezse peşi sıra bir sürü şey de üstüne geliyor. trafikte bir araç arıza yapınca hemen arkasında trafik oluşması gibi.

zaman geçince düzeliyor.
başka yolu yok.
0
biseysorcaktim
(11.03.26)
Telefondan notlar uygulamasını açıp sorunları ve çözümleri listelerim. Sonra da bir daha o listeye bakmam.
+1
michael_knight
(11.03.26)
(7)

Robot süpürge tavsiyesi

boyalı kuş
30-35k arası islak kuru robot süpürge almak istiyorum. Kullandığınız tavsiye ettiğiniz marka model var mı? Bir de dreame markasını görüyorum. Kullanan, yorum yapabilecek olan var mı?
30-35k arası islak kuru robot süpürge almak istiyorum. Kullandığınız tavsiye ettiğiniz marka model var mı? Bir de dreame markasını görüyorum. Kullanan, yorum yapabilecek olan var mı?
0
boyalı kuş
(10.03.26)
Roborock Qrevo L
0
kablelvuku
(10.03.26)
Dreame L10s Ultra 1 yıldır kullanıyoruz memnunuz.
İş yerine ve baldıza da aldık aynısından.
Heat modelini bulursanız o bir tık daha hijyeniktir.
Ayrıca bir sürü yeni modeli de çıktı onlara da bakabilirsiniz. Yalnız hepsinde kamera ile uzaktan kontrol yok. Onu sormanız lazım tek tek.
Dreame X40 Ultra biraz daha üst model ve onda kamera ile uzaktan kontrol vardı.
Şifre ile giriliyor pek bir güvenlik endişemiz yok. Zaten tüv lisanslıydı en son.
0
ananiyimioguz
(10.03.26)
ölü yatırım alma. git şarjlı süpürge al, bir de silme makinesi. 2 sene sonra batarya ve genel aksaklıkla boşa gidecek bir yatırım.
-3
mikahakkinen
(11.03.26)
ben de burda sorup sanıyorum ananiyimioguz tavsiyesiyle dreame aldım, çok memnunum baya tertemiz yapıyor. kamera olayı da iyi. bi kere laptopı evde unutup kamerayla gidip bulmuştum koridorda çanta içinde :D
0
turk kizi
(12.03.26)
@mikahakkinen ailecek aldığımız en faydalı makine bu oldu. Aşağı yukarı 5 senedir kullanıyoruz, daha yeni bataryasını değiştirdik, birkaç sene daha rahat gider. Hanım her kullandığında "iyi ki almışız, Allah razı olsun" diyor.
0
faberkastelli
(12.03.26)
@faberkastelli kaça aldıysan ucuza almışsın hayırlı olsun.
gelip burda bilge kişi gibi takılmak istemiyorum. sembolik enflasyon ürünü bu tarz ürünler. bu paraları kazanmak için çok uğraşıyoruz. bu tarz şeyleri çok para vermemek lazım.
0
mikahakkinen
(13.03.26)
@mikahakkinen ülkemizde ilk yaygınlaştığı sıralar almıştım evde kedimiz var, sürekli süpürülmüyor, faydalı olur diye. Yıl 2019 idi sanırım. Xiaomi 1C

Evde o zamanlar her yerde bir şey vardı, püsküllü halılar kilimler, kablolar, eşyalar...

Süpürgenin aptallığı bir yana, haznesi çabuk doluyor o bir yana, bir şeylerden kaçınamıyor eşik atlayamıyor, kurtulamıyor, düzgün silemiyor vs vs...

Gibi sebeplerden ben de sizin gibi düşünüyordum. Kim sorsa almayın dedim kablosuz süpürge yeter ki o zaman evde 1 tane dyson v6, 1 tane toz torbasız süpürge var.

Çalıştırmayı bıraktık 6 ay kullandıktan sonra. Sonra robot yazlığa gitti orada daha çok kullanır oldular, bir de ne görelim 2 yılda bitti bataryası.

Sonra tekrar herkese kötülemeye başladım. Ama sonra baktım kullanan arkadaşlar da 4. yılına gelmiş hala bataryalarında sorun olmadı. Meğer düzenli kullanmadığımız için ölmüş. Lityum ion bataryalar bi garip...

Neyse gel zaman git zaman robot süpürgeler gelişti.

Şu an paspas yalandan dümdüz silmiyor, dönerek siliyor. Nesneleri AI ile tanıyor, etrafından dolanıyor. Evde köpek var, kaka bile algılıyor. Uzaktan evde yokken köpeğim napıyor hangi odada diye geze geze bakıyorum (kamera ile uzaktan kontrol). Temizlik bitince kendisi boşaltıyor. Kabloların üstünden atlayabiliyor. Saçak dolanırsa motoru tersine çalıştırıyor kurtuluyor. Yenilerde eşik atlama özellikleri geldi. Güçleri artırıldı, fırçalar iyileştirildi.

Tüm bunlar düşünüldüğünde iyi ki 2. bir şans vermişim diyorum gayet memnunum. Giremediğim yerleri, yemek masasının altları, koltuk altları, mutfak masası altları falan çok güzel siliyor süpürüyor. Daha az manuel süpürmeyle uğraşıyoruz. Böyle olunca, bütçesi olanlar için bence hayatı kolaylaştırıyor.

Yoksa ona bakarsanız bu da saçma, kablosuz da saçma, ninem gilin zamanındaki torbalı arçelik süpürge neyinize yetmiyor çeke çeke süpürün işte...

Herkesin hayata bakışı, tasarrufu farklı.
0
ananiyimioguz
(16.03.26)
(17)

Kapsül kahve?

purplee
Herkese merhaba. Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut. Pratik ve değişik bir seçene
Herkese merhaba.

Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?
Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.

++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut.
Pratik ve değişik bir seçenek olur diye düşündüm, ek olarak sade Americano içerim dışarda, kahve gurusu değilim.
0
purplee
(10.03.26)
Filtre kahve ve americano içen biri olarak ben hiç sevmedim.
Söylediğiniz markayı denemiştim misafirlikte olduğum evde ve bunu içmektense üşenmeyip türk kahvesi yapmayı tercih ediyordum (türk kahvesi de pek sevmem).
Denemeden almanızı önermem bence herkese göre bir tadı yok.
+1
mutekebbir
(10.03.26)
Filtre kahve seven biri olarak çeşitli markaların kahvelerini denemeyi daha çok seviyorum. Kapsül makine evrenine girince hareket alanın kısıtlı oluyor ne yazık ki ama kötü diyemem. gayet pratik bir olay. tchibo'nun kahveleri de güzel tabii ama dediğim gibi sınırlanmış oluyorsun.
0
elektr10
(10.03.26)
Uzun yıllardır kapsül kahve makinesini tekrar doldurulabilir kapsül ile kullanıyorum. İstediğim kahveyi koyuyorum. Hem pratik, hem hesaplı, hem de lezzetli.
0
auroraaurora
(10.03.26)
Her gun filtre kahve iciyorsaniz, nespresso vertuo alip arada bir usendiginizde ya da aromali ve kaliteli bir kahve icmek istediginizde icebilirsiniz. Cesitli boyutlari var, ister espresso, ister mug boyutu yapabiliyorsunuz. (Kahveler pahali, tanesi 50 tl civari su an)

Ama her gun icerim diyorsaniz tchibo olabilir. Maliyet acisindan fark var. Hem de farkli markanin kahvelerini de yapabiliyorsunuz. Nespresso da kullanamiyorsunuz farkli marka.
0
brkylmz
(10.03.26)
Uzun yıllar çekirdek öğüterek kahve demledim ama son 1 yıldır ağırlıklı kapsül kahve içtiğimi fark ettim. Avantajları ve dezavantajları var;

+Çok pratik, bir dakika içinde kahveniz hazır. Ayrıca temizleme derdi de yok.
+İyi bir filtre kahve için çekirdek öğütmeniz gerek, dolayısıyla filtre kahve makinasına öğütücü parasını da eklemelisiniz. Ama kapsül kahve makinasında buraları pas geçiyorsunuz.
+Sürekli aynı standartta tat. İyi çekirdek bulmak kolay değil, bulduğunuz çekirdeğin her zaman taze olması da garanti değil. Ancak kapsül kahveler her zaman aynı standart tadı verir.

- Kapsüller pahalı, çekirdek öğütme ile kıyaslandığında bardak başı maliyeti çok daha yüksek.
-Çeşitler görece sınırlı. Tchibo yerine Nespresso tercih ederseniz farklı marka ve fiyat seçeneği daha bol. Bu arada yurtdışına gidip geliyorsanız orada kapsüller çok daha ucuz, aklınızda bulunsun.
-Makinalar filtre kahve makinaları ile kıyaslandığında daha pahalı. Hele yok süt köpürtme yok latte yapma zart zurt gibi özellikler eklendiğinde iş saçma yerlere gidiyor. Hiç gerek yok bu arada bu özelliklere. Çok basit ve ucuz bir süt köpürtme aletiyle de aynı sonuçları alırsınız.


-
+2
thracia
(10.03.26)
Türk kahvesi ve filtre kahve seviyorsanız bu cihaz bir kere heves edilip alınıp kenara kaldırılacak bir cihaz olacaktır
0
limonlu eksi
(10.03.26)
Yıllardır Caffisimo kullanıyorum, ikram ettiklerim kokusundan ve tadından direk hangi çekirdek kahve diyorlar, özellikle Barista ve yumuşak içim için Rich aroma caffe crema alıyorum. Hep aynı tadı ve tazeliği yakalayabilmek ve temizlik derdi olmaması açısından bence çok iyi. Dün Migros'ta 1 alana 1 bedava vardı, aslında kahve makinesi o kampanya ile kıyaslayınca bedava değil ama avantajlı yine de bilginiz olsun. Kahve makinesi de normalde 5 bine satılıyor.
0
creepy
(10.03.26)
üstte farklı bilgi verilmiş ama tchibo sadece kendi kapsülleri ile çalışıyor. nespressoda mesela bu kısıtlama yok.

evde şu büyük philips kahve makinesi olan, zift gibi de kahve içmeyi seven eşime nespresso hediye etmiştim iş yerinde kullansın diye. çok sevdiğini, evdeki makineyi aramadığını söylemişti. benim iş yerimde de tchibo var. yani ben pek kahve insanı değilim. içine 10mllik süt kremalarından filan katmam gerekiyor ama seviyorum. yani bence bi yerde deneme imkanınız varsa deneyip öyle alın derim.
0
elorelia
(10.03.26)
ben olsam bi filtre bi de türk kahvesi makinesi alırdım. kapsül kahve çok kaliteli gelmiyor bana.
0
jelly bear
(10.03.26)
mutekebbir +1

bana göre fiyatları çok uçuk. kullanışlılık, fiyat ve tat bakımından düşüneceğim yöntem değil.
kahve işi bana göre biraz da ritüel. her gün filtre kahve yapıyorum. suyu tart, kahve çekirdeğini tart, hemen öğüt ve taze taze demleyip iç.
kahvenin yanında hazırlama süreci de zevk veriyor.
her ay farklı çekirdekler, farklı öğütüm ayarları, farklı filtre kağıtları ve farklı demleme yöntemleri değişik tatlar çıkartıyor.

bence bu noktadan sonra kapsülle geriye gitmek yerine, daha kaliteli öğütücü ile kaliteli çekirdek (hatta kaliteli espresso makineleri ile de devam edilebilir) seviyeyi yükseltmek daha çok keyif verir
0
MtKrt
(10.03.26)
türk kahvesiyle kapsül kahvesi arasında fark var. ben tchibo kapsül kahvesi kullanıyorum. günde 2 adet içiyorum. sürekli içebilcek zamanım ve özgürlüğüm yok. pratikliği iyi. beklentiye bağlı.
0
mikahakkinen
(10.03.26)
siz filtre kahve ve türk kahvesi içiyorsunuz. tchibo'nun kapsüllü makineleri sadece espresso yapıyor. yani sizin ihtiyacınıza kesinlikle cevap vermiyor. americano ile aranız nasıl? espresso ile aranız nasıl? bu cevaplara göre belki alınabilir.

kapsüllü makinelerin artıları temizliklerinin neredeyse olmaması ve size ortalama bir kahveyi standart bir şekilde veriyor olması ancak bu ortalama kahve makinesi aynı zamanda bir eksi. özenip güzel bir çekirdek alıp çok iyi bir kahve yapma şansınız yok. bir de kapsüller gramaj olarak bakıldığında pahalıya geliyor. çekirdekten kahve yapmak çoooook daha ucuza geliyor. evimde iki farklı tchibo kapsüllü makine kullandım, biri hala duruyor. bir de tam otomatik miele'm var. şu anda sıfırdan almam gerekse, kapsüllü makine almam, alırsam da tchibo almam. çünkü kapsül çeşitleri sınırlı. değişik firmalarda nespresso'nun kapsüllerini bulmanız mümkün, Migros'ta Carrefour'da bile var.

benim önerim French press ve Arçelik telve ile devam etmeniz.
-1
co2s2
(10.03.26)
her kapsüllü makina sorusuna benzer şeyleri yazıyorum. tam da sizin gibiydim bende. türk kahvesi makinası, filtre kahve makinası, french press, v60. bi çeşitlilik istiyordum. 2.el nespresso aldım işyerine. 4senedir kullanıyorum. eve de aldım sonrasında yine 2.el. ben seviyorum ya. sevmeyeni de çok. ben de gurme değilim. günde 1tane içiyorum kapsül kahve. bazı kapsüller sert gelebiliyor. su ya da süt köpürtüp ekliyorum. mis. pratik. taze. güzel kahve. benim ihtiyaçlarıma karşılık oldu. tchibo yerine nespresso tavsiye ederim. muadil kapsül çokça bulabiliyorsunuz çünkü. en son kahve dünyasından aldım 100adet, kapsülün tanesi 15liraya denk geldi. çiçek gibi çıktı.
0
dedim ben sana
(10.03.26)
espresso ve sütle yapılan türevlerini (kapuçino, latte, makiyato vb) bir kahvecide denemediysen deniyorsun. Mmm ben bunları evdede içmeliyim diyorsan, kapsüllü bir makina alıyorsun.
0
parka
(10.03.26)
alma. kapsül kahvelerin hepsinin tadı aynı.
-2
buenosdias
(10.03.26)
Nayır sakın alma. Hevesle alıp kenara atarsın.
0
huladancer
(10.03.26)
Konu pratiklikse daha pratik bi' kahve hazırlama yöntemi bilmiyorum ben. Aşırı pratik, Sabahları evden çıkmadan önce 15 dakikanm var. 2 dakikada caffe crema yapıp 10 dk içiyorum, evden çıkıyorum.
0
kumandanim
(11.03.26)
(4)

bim a101 de satılan TV ler

benibulmanlazim
son zamanlarda alıp memnun kalan ya da yorum yapan duydunuz mu.
son zamanlarda alıp memnun kalan ya da yorum yapan duydunuz mu.
+2
benibulmanlazim
(07.03.26)
4 senedir tcl kullanıyorum, ilk dönemiydi türkiye'de satışlarının. sorun çıkarmıyor. aşşşırı hızlı değil, youtube videosuna uygulama açılışı dahil 5 saniyede ulaşmakla 15 saniyede ulaşmak arasında fark görmüyorum.

bazen harici hoparlörlerin takılı olduğu kulaklık girişinden hoparlörlere gitmiyor sinyal, onda da kapatıp açıyorum düzeliyor.
+1
klassno
(07.03.26)
ben a101den axen marka tv almıştım bir kaç yıl evvel. televizyon bozuk geldi fakat firma umursamadı. hakem heyetine yazdık onlar da konuyu anlamadığı için reddetti daha sonra tekrar başvurdum ve bilirkişi talep ettim. neyse bilirkişinin gelip cihazı görmesi sonucu s*kke s*kke ürünü değiştirdiler.
kısacası ucuz etin yahnisi yavan olur, başın ağrır gerek yok.
0
neira
(08.03.26)
Ağa öyle bir soru sormuşsun ki sanki bim a101 için özel TV serileri üretiliyor.
Bu marketlerde satılan fobem marka da var Samsung TLC de var. Hangi tvyi soruyorsun? Ve neden özellikle burada satıldığı için insanlar memnun olacak ya da olmayacak? Biraz mantık yürütün bu ne saçma bir soru
+2
artıküyeolmakistiyorum
(08.03.26)
bimden anamlara tlc aldım sıkıntısız kullanıyorlar.
0
mikahakkinen
(08.03.26)
(10)

Kendime vakit ayiramıyorum

egerbiryolcu
Ne yapacağım ben?Aile evindeyim. Evli ve çocuklu değilim. Ama sorumluluklarım hiç bitmiyor. Hastalık hastane gibi ilgilenmem gereken durumlar vardı mesela bir aydır. Ve devam da edecek. Ondan önce başka şeyler. Birkaç senedir hep bu tempodayim. Şu an çalismiyorum ama ise giricem. Evde annem var. Abi
Ne yapacağım ben?

Aile evindeyim. Evli ve çocuklu değilim. Ama sorumluluklarım hiç bitmiyor. Hastalık hastane gibi ilgilenmem gereken durumlar vardı mesela bir aydır. Ve devam da edecek. Ondan önce başka şeyler. Birkaç senedir hep bu tempodayim. Şu an çalismiyorum ama ise giricem. Evde annem var. Abim benim gibi her işe koşturan biri değil. Bencil ve aileden kopuk biri. Annem de ev hanımı evle daha iyi ilgileniyor. Onun dışında yaşlı bakıyoruz. Çok seviyorum ama hep odada onun yanında olmak durumundayım. Bir sürü hayal ettiğim proje vardı hiçbirine başlayamadim. İki aydır kendi odamı bile kullanamıyorum. Hep salonda oturup gece salonda uyuyorum. Annem de çok yoruluyo babamin vefatından sonra. Evimiz müstakil bahçesi büyük. O yüzden bahçe işleri de yoğun olabiliyor. Bu sebeplerden ben de anneme kıyamıyorum ve elimden geldiğince her şeye el atmaya çalışıyorum böyle olunca da kendimden vazgecmisim gibi oldu. Yüzümde bir sürü garip sivilceler çıktı. Gezme alışveriş etkinlik sosyallik sıfırlandı. Bunlari düşünmüyorum ama bir gün geliyor ve modum çok düşüyor sanki sadece başkaları için yaşıyorum.
+3
egerbiryolcu
(07.03.26)
Yaşlı bakımı zor ve yıpratıcı bir süreç. Abiniz çalışıyorsa, maddi durumunuz müsaitse bakıcı tutmayı düşünün. Annenizin de yükü azalır biraz.
+1
?
(07.03.26)
ben kendimi anamın isteklerine göre şekillendirsem, eşimi boşayıp çocuğumla ilgilenmemem gerek. o evi terket kendi evine çık. ana baba evinde iş bitmez, illaki sana yaptırcak iş bulurlar.
+1
mikahakkinen
(07.03.26)
Herşey değişiyor her şey geçici . Sorunlar da öyle . Evde kalmaya devam et.
Dua da almaya çalış bu Ramazan vakitlerinde.
Kur'an-ı Kerim de "zamana" yemin ediliyor . Boşuna değil
-6
diyecevaplandı
(07.03.26)
Ben sebebi tam anlamadım. Ama herhalde bu kendinize ayırmak istediğiniz vakti evin dışında geçirmeniz gerekecek. Öyle yapın.

Bahçe işleri aksasın, eksik olsun. Onlara bulaşmayın.
Bazı bahçe işleri aslında sadece annenizin oyalanmasını, hareket etmesini, şikayet edecek bir konusu olmasını sağlamak içindir. Bunlar da öyleyse kadını bunlardan mahrum etmeyin.
+1
michael_knight
(07.03.26)
@michael_knight
Sebep yani şu. Hastane, refakat, yaşlı bakımı, ev işleri çoğu bende. Yani ben baya joker biriyim evde. Ben olmasam herkes stresten kafayı yer. Ben bütün işlere el atıyorum. İster ev olsun ister bir yere gidilmeli olan işler olsun. Onun dışında odama gidip nefes alma, mesleğimle veya hobilerimle ilgili konularla ilgilenmeye zaman bulamıyorum.
0
🌸egerbiryolcu
(07.03.26)
Seni o kadar iyi anlıyorum ki:') bir yerde dur demeyip kendini iyice ihmal edersen hepten dağılıp kendini hemen toplayamayabilirsin. O günün gelmemesi için yapılacak işleri önem sırasına göre listele, hangilerinde ihale sana kalıyor ortaya çıksın. lla senin yapmana gerek olmayan, başkalarından yardım alabileceğin işleri ele. Her gün kendin için ufak bişi yapmaya çalış, bu bazen bir bölüm dizi, bir film, bazen 50 sayfa kitap, dışarıda içeceğin bir kahve olabilir.

Böyle devam edersen görev olarak üzerine yapışacak bazı işler ve kendine zaman ayırmak istediğinde bencillik ile itham edileceksin..
+4
kullanicadi
(07.03.26)
Düzenli olarak bahçıvan veya temizlik için bir personel tutmayı neden düşünmediniz?
0
Hallegadola
(07.03.26)
@hallegadola maddi durumumuz pek elverişli değildi. Ama iki ay sonra benim de maaşım olacak. Bu süreçte belki gerektiğinde personel tutmaya destek olabilirim veya robot süpürge gibi ev için konforunu artıracak ürünler almayı deneyebilirim. Bahçedeki otlarin bicilmesi için arada cagriyorduk o kadar. Budama işleri için de tutulabilir.
0
🌸egerbiryolcu
(07.03.26)
Yazdıklarınızda kendimi gördüm, bencil abi ve bahçeli ev dahil.
Bizde de öz oğul ve üvey kız var. Ailelerde hep bir kurban bulunur, bekar ya da dul olan, özellikle de kızlar.
Altı aydır devletin verdiği refakat izniyle evde hasta bakıyordum, her tür bakımıyla. Yıl değişince izin uzayabiliyormuş ancak sözünü etmedim bile ve işe döndüm. Şimdi güvendiğimiz birisi bakıcılık yapıyor.
Siz de mümkünse bir an önce işe başlayın.
Şu altı ay içinde işimin değerini anladım. İki üç insan görünce bile insanın mizacı değişiyor. Dışarıda geçirdiğiniz zamanı uzatırsınız kendiniz için.
Annenizin eli ayağı tutuyorsa büyük nimet.
Diğer işlere de arada yardımcı gelir.
+2
pro9it9is9
(07.03.26)
Yaşlı ve hasta bakımı zor be insanı yıpratır hele biraz vicdan sahibi iseniz .
Maddi durumu bilmiyorum ama kendinize illakş vakit ayırabilirsiniz .
Bazen yapabilecek bir şey yoksa kabullenmek en iyisi sonrası zaman .
Çoğu insan İçin müstakil ev bir nimet .
Misal çok yoğun olan biri de belki biraz boş vakti olsa bahçe işleri ile uğraşmak isteyebilir .
0
dunyatuhaf
(09.03.26)
(6)

600 bin lira bandında alınabilecek 2. el araç?

istististist
sıfır bilgi sahibiyim. hangi marka-modellere yönelmem en mantıklısı olur? güvenilir bir ekspertize sokmak dışında dikkat etmemi tavsiye edeceğiniz noktalar nelerdir?
sıfır bilgi sahibiyim.

hangi marka-modellere yönelmem en mantıklısı olur?

güvenilir bir ekspertize sokmak dışında dikkat etmemi tavsiye edeceğiniz noktalar nelerdir?
0
istististist
(06.03.26)
benzinli, düz vites, B sınıfı, km 150.000 geçmemiş ve büyük kazası olmayan bir araç bakılabilir.
+1
orpheus
(06.03.26)
- Kurumsal bir ekspertize sokmadan alma,
- Mümkünse mevcutta kaskosu olan bir araç al (Hasar kaydı olur, ayrıca muhtemelen yaşlı bir araç olacaktır, mevcutta kaskosu varsa kasko yaptırmaya devam edebilmen kolay olur)
- Satıcıya güvenme, görmediğin aracı alma, uzaktan başkasının bakmasıyla alım yapma
- 600 bin bütçen varsa 550 binlik araç bak, sigorta, eksper vs. 50 bine yakın yiyebilir daha öncesinde aracın yoksa.
+5
erty_ksk
(06.03.26)
fiat panda
0
mikahakkinen
(06.03.26)
2011 otomatik citroen c4
0
summerjam0306
(06.03.26)
bulabileceğiniz en düşük km, en yeni yıl ve en az kaza geçmişi olan tabii ki en iyisi. modellerin en düşük/istenmeyen motorlu versiyonları daha uygun fiyata satılsa da (egea 1.4, toyota 1.33 vb.) sizi de kullanırken ve satarken memnun etmeyebilir, onları araştırıp kaçınmak mantıklı. geri kalanı sizin beklentilerinize bağlı gibi.

uzun süre kullanayım sıkıntı çıkarmasın ikinci elde satarken bir iki ay beklesem de sorun değil diyorsanız honda-toyota modelleri en iyisi.
bir süre bineceğim, alıp satarken zorlanmayayım diyorsanız, clio, fiesta, polo veya aynı markaların bir boy büyük ama yıl olarak biraz daha eski ve daha yüksek km'lerdeki megane, golf gibi örneklerine bakmanız daha mantıklı.
0
gkhncnzdgn
(06.03.26)
PSA dan araba almayın

Fiat Egea
0
baldan kaymak
(06.03.26)
(18)

Otobüsle mi arabayla mı giderdiniz?

dedeminhirkasi
İşe giderken;Otobüsle gidiş gelişler de 3 er aktarma yapmak gerekiyor ama ulaşıma ücret vermiyorsun.Arabayla tatlı tatlı müziğini açıp gidiyorsun günlük toplam 150 tl yakıyorsun. Hangisini tercih ederdin, neden?
İşe giderken;
Otobüsle gidiş gelişler de 3 er aktarma yapmak gerekiyor ama ulaşıma ücret vermiyorsun.
Arabayla tatlı tatlı müziğini açıp gidiyorsun günlük toplam 150 tl yakıyorsun. Hangisini tercih ederdin, neden?
0
dedeminhirkasi
(06.03.26)
Bu şartlar altında araba Çünkü otobüsün sıkıntısı günlük 150 liradan daha fazla benim için
+1
kisa
(06.03.26)
Bu şartlarda toplu taşımayı tercih etmek için gerçekten farklı ve görülmemiş bir cimri olmak gerekir.
+14
kizil karga
(06.03.26)
araba kullanmak eziyet olmayacaksa (yoğun trafik, kaza yptıracak motosikletler vs.) kıyas kabul etmez, direkt araba. bu senaryoda zaten araba günde en az yarım saat (hatta belki 1 saat) zaman kazandıracak demek. yaptığınız işle saatlik kazancınız 300 tl üzerindeyse (ki arabanız varsa böyle bir geliriniz vardır) toplu taşıma kullanmanın hiç anlamı kalmıyor.
+2
shadowfollower
(06.03.26)
çalıştığım zamanlarda toplu taşıma ile bir tık erken gidiyordum ama o eziyeti 100 kişinin içinde çekmektense bireysel olarak kıçımın üstünde çekmeyi tercih ediyordum.
+2
lazpalle
(06.03.26)
3er aktarma dediğiniz, toplam 4 vasıta mı?

işin içinde evden ilk durağa ya da son duraktan işe yürüme var mı?

arabayla ya da otobüsle toplam süre ne kadar? 150 lira yakacağınıza göre 35-40 dk gidiyor olmanız lazım.

otobüsler sıkışık mı?

arabayla trafik nasıl?
0
co2s2
(06.03.26)
Aktarmalar metro mu otobüs mü vapur mu metrobüs mü? İlk kullanılacak toplu taşımaya uzaklık yürüyeerek ne kadar ?
0
kumandanim
(06.03.26)
Otobüs-metro-otobüs şeklinde
Toplu taşımaya yürüme mesafesi yok. Evin önünde bin iş yerinin de önünde in gibi dusunun
0
🌸dedeminhirkasi
(06.03.26)
bu şartlarda otobüs kullanmam için otobüsün 30 dk arabanın 1.5 saat sürmesi gerekir.
işe gidene kadar yorulursun toplu taşımayla
0
jelly bear
(06.03.26)
Ben araba yerine çoğu zaman toplu taşıma tercih ediyorum. Trafik park yeri ayrı problem, üstüne Türkiye’de araba kullanmıyorum. Kaynak yapmaya çalışan biri olunca savaş veriyorum, araya girmesin diye önümdeki aracın dibine giriyorum, şeridin tam kenarından gitmeye çalışıyorum. Her yolculukta kaynak yapan 2-3 kişi oluyor. Çileden çıkarıyor beni.

Yayaya yol veriyorum arkadaki bana korna basıp baskı yapıyor. Sağıma geçip sollamaya çalışıyor. O sırada yayanın geçişine engel oluyor, boş yere daha çok bekliyorum.

O yüzden Türkiye’de zorunda kalmadıkça araba kullanmam. Sakin sakin müziğimi açıp yoluma bakarken bu örnekler yüzünden sinirlerim çıkıyor, müziği dinleyecek halim kalmıyor.

Eğer gideceğim yolda bu tarz problem yoksa ve park yerim garantiyse kesinlikle araba. Yoksa asla uğraşmam.
0
substituent
(06.03.26)
Bu şartlarda otobüsü tercih etmek için tutkulu bir şekilde otobüs fantezim olması gerekir.
+1
kaptan maydanoz
(06.03.26)
park yeri problemi yoksa her türlü araba.
0
co2s2
(06.03.26)
araba.
Hatta daha iyisi de var, motor. sağanak yağmurlu olmadıkça yaz & kış ne kadar soğuk & sıcak olursa olsun, işe motorla gidip geliyorum. dehşet bir rahatlık.
arabaya bindiğim an trafikte kafayı yiyorum.
0
MtKrt
(06.03.26)
bastan sona ayni toplu tasima araci ile gidilmiyorsa, durakla ev veya ofis arasinda mesafe varsa 150 tl konusu bile edilmeyecek harcanmasi sart bir meblagdir. 3
0
warrior princess
(06.03.26)
Araba.

Ama aylık geliriniz de o kararı vermek için önemli.
Ali Koç veya benim için bu soruyu sorduğunuzda cevap farklı çıkabilir.

Sadece yakıt değil arabanın eskimesi, kaza yapma riski, arıza yapma riski, trafikte yaşayacağınız stres, trafik cezası yeme riski, trafik kavgasına karışma ihtimali ve “geçerken beni de bırak”, “arabayla gelmişken çıkışta şuraya gidip para harcayayım” gibi en başta akla gelmeyen masrafları da hesaba katın.
-1
michael_knight
(06.03.26)
maaşa göre konuşmak gerekmez mi? 40bin kazanıyorsan 6000 tl yakıta verilmez mesela.

@co2s

git gel 150*2 olarak hesaplamışım.
-1
elorelia
(06.03.26)
araba.

itibardan tasarruf olmaz.
0
mikahakkinen
(06.03.26)
@elorelia: 6000 olmaz ki, günlük 150 liradan ayda 3000 lira olur.
+1
co2s2
(06.03.26)
Madem ortak dil kullanılıyor;
Bu şartlar altında otobüsü tercih etmem için otobüsün şoförü olmam lazım.

Arabanın masrafı maddi olarak ciddi etkilemeyecekse, araba. Toplu taşımanın derdi bitmez. 3 vesait kolay bir şey değil. İn onu bekle, bin bunu bekle derken uyanık olduğun saatleri yola vermeye gerek yok.
0
lazor
(07.03.26)
(9)

siz ne düşünüyorsunuz?

lüzumsuz adam
neredeyse her gün senaryonun çok benzer olduğu bir kadın cinayeti haberi alıyoruz. her gün savaş, cinayet, istismar ve insanlığımızı sorgulatan sayısız çirkinlik.cezalar ağırlaşıyor, yasalar değişiyor ama bunun binlerce yıllık bir geçmişi olan bir sorun olduğunu da biliyoruz, önüne geçilemiyor. sosy
neredeyse her gün senaryonun çok benzer olduğu bir kadın cinayeti haberi alıyoruz. her gün savaş, cinayet, istismar ve insanlığımızı sorgulatan sayısız çirkinlik.
cezalar ağırlaşıyor, yasalar değişiyor ama bunun binlerce yıllık bir geçmişi olan bir sorun olduğunu da biliyoruz, önüne geçilemiyor. sosyal medyanın etkisiyle artık bu olaylardan çok daha fazla haberdar oluyoruz. eskiden haberimizin dahi olmadığı her şeye her an tanık oluyoruz. evet, insan doğasının içinde karanlık bir taraf var. bu eylemlerin ve davranışların çirkinliğini de toplumsal sözleşmelerle ve süregelmiş ahlaki birikimle tanımlıyoruz ve yine bu araçlarla engellemeye çalışıyoruz. buna rağmen bu sarmalın dışına çıkamıyoruz. içinde bulunduğumuz dönem için ani bir dönüşüm tabii ki gerçekçi değil; ama nereye gidiyor bu durum?

bir çözüm olduğuna inanıyor musunuz? mücadele etmek mi çözüm, kendimiz ve sonraki nesiller için mücadele etme tatmini mi? bunca insan için refahı sağlamak ve onları eğitmek ne kadar gerçekçi? yoksa bu duruma alışmamız, buna adapte olmamız mı gerekiyor?

insan doğası gerçekten toplum kurmaya uygun mu acaba yoksa biz doğamızla çelişen bir düzen kurmaya çalıştığımız için mi bu döngülerden çıkamıyoruz ve böyle öfke doluyoruz.
belki de sorun insanların kötü olması değil de toplum kurmaya çalışmalarıdır noktasına geldim galiba.

siz ne düşünüyorsunuz?


not: bıkkınlık ve bezginlik değil sorgulayan öfke içerir.
0
lüzumsuz adam
(05.03.26)
Ayrilmak isteyen kadini öldürmek ülkede kültür gibi bir sey oldu.

Nasil cözülür bilmiyorum. Ama en basta ataerkillikten, düzgün davranan git diyince giden erkeklere prenses erkek demekten vs vazgecmek gerekiyor bence.

Öldürenler anadolunun ögretmen atanmayan köyünden gelmiyorlar. Bildigin dogma büyüme istanbul. O yüzden ne eğitimi vereceğiz bilmiyorum.

Medya ile sistematik bir sekilde algi degistirme yapilabilir.

Verilen cezalar uygulanmiyor bile. Yarginin hali ortada. Kimler hapiste kimler disarida.
+4
Purple life
(05.03.26)
kandırıldığımızı, güçler dengesi dünyasına yetişemediğimizi hissediyorum. insanlığın 2. dünya savaşından sonra derme çatma da olsa kurduğu refah toplumu hayali söndü bence. büyük facialardan sonra büyük bir refah yaşanmıştı ve bizden sonrakiler bunun belki kokusunu bile duyamayacak kadar şanssız olacaklar.

ahlak ve erdem gibi davranışların insanın doğasında bulunduğunu düşünmüyorum sadece belli standartlara inanmıştık ve bu kavramları pratik fayda üretecek şekilde sisteme entegre edebilmiştik, artık o yok. umutsuz oldu ama fikrim bu.
0
suicmeyenadam
(05.03.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.03.26)
psikolojik olarak sakatlanmış bir toplumuz. toplum insanlara bireyselliği, mutlu olmayı, hayatı yaşamayı öğretemiyor. bunun yerine bağımlı, kavga-öfke-saldırı güdümlü bir toplum ortaya çıkıyor. bunlar dürtüsel hareketler olduğu için ceza miktarlarının artması çözüm olmaz.
0
orpheus
(05.03.26)
İnsan tabiatın parçası değil. Tabiat insanoğlunun figürasyon ve dekoru. Tabiatın doğal bi unsuru değil. Hayvanlar ve bitkiler içgüdüleriyle hareket eden canlılar. İnsanda ise diğerlerinde olmayan bişey var: bilinç

İşte o bilinç insanı bilimadamı da yapabiliyor adi bi katil de.

İşte bunu kontrol etmek mümkün değil. Ne devlet ne aile insanı durduramaz.

Kısaca insanlık ilk günden beri ilerlemiyor. Arabalar evler değişiyor. İnsan aynı.

Eskiden köle vardı artık paralı köle var.
Eskiden de filozoflar vardı yine var.
Eskiden de din istismarcı vardı yine var.

Yanii tüm bunlar yanılgı. İnsanlık i ler le mi yor.
Hep yerinde sayıyor...
0
luluki
(05.03.26)
Luluki'ye katılıyorum. Bir noktada medeniyeti yanlış tanımlamaya başladık. Artık medeniyet ile teknolojik gelişme aynı şeylermiş gibi anlaşılıyor ancak insanlık, "insanlık" diye bir şey var olduğu andan itibaren sahip olduğu bütün problemlere hala sahip. Bugün bulabildiğiniz en eski yazılı kaynakları; kutsal kitapları ya da efsaneleri inceleyin, orada bahsi geçen her ne varsa: Irkçılık açlık, katliam... Hepsi bugün de var.

Kadına ve çocuğa şiddet de bunlardan biri. Bir birey olarak yapabileceğiniz en etkili şey en başta kendi çocuklarınızı buna göre yetiştirmek. Şiddet ve istismarın birer hak, araç ya da seçenek olmadıklarını onlara öğretmek.
0
salihdt
(06.03.26)
bence insanoğlu var olduğundan beri çokta değişmedi. şu anki durumun orta çağdan ne farkı var? o zamanda bu tarz şeyler oluyordu, sadece kötü haber çok yayılamıyordu. teknolojinin gelişmesi her şeyin görünürlüğünü artırdı ve hiç bilmediğimiz aslında var olan suçların olduğunu bilmemizi sağladı. toplumlar var olduğu sürece bu tarz şeyler olmaya devam edecedek. en gelişmiş olarak görünen batı kültüründe de benzer suçlar olunca ve üstü kapatılınca insanoğlunun pek bir ilerlediğini sanmıyorum.

Sigmun baba demiş ki: Her insanın zihin derinliklerinde saklı ilkel cinsel ve saldırgan güçler vardır. Bu güçler kontrol edilmediği takdirde bireyler ve toplum kaos içinde yok olmaya sürüklenebilirdi.' Bbc ben çağı belgeselini izleyebilirsiniz.

bir arkadaşım söylemişti, 'güçlülerin bir çemberi var eğer sana gözünü dikip o çembere alırlarsa sana he türlü kötülüğü yaparlar' diye.
çoluğumuzu çocuğumuzu bu çemberden korumaya çalışıyoruz.
0
mikahakkinen
(06.03.26)
sen iyi insani hor gor ezikle, kotuluk yapani yucelt. sonra toplumun iyi olmasini bekle.

ulke dizide anasini kesene, onune geleni vurana, kocasini aldatana hayran olsun sonra gel iyi ol bu toplumda.

bu hastalikli yapiyi tum toplum olarak yaratiyoruz kisilere indirgemekle bu is cozulmez.
0
gule gule
(06.03.26)
Çok güzel yorumlar yapılmış ama ben de yazmadan geçemedim.

Bu olayların çok küçük bir kısmını dürtülerini kontrol edemeyen psikopatlar yapıyor. Büyük çoğunluğu bireysel sapkınlık değil, toplumsal ve kültürel bir mesele. Zaten bu yüzden oranlar toplumdan topluma ve bölgeden bölgeye bu kadar değişiyor.

Sorun toplumsal cinsiyet rolleri, ilişki normları, yetiştirme biçimi ve şiddete yönelik tutumlar.

Bir toplumda kadın ve erkeğe eşit değer verilmiyorsa, roller cinsiyete göre katı biçimde belirleniyorsa, bir ilişki “iki bireyin birlikte olması” değil de “birinin diğerine ait olması” gibi görülüyorsa ve şiddet bazı durumlarda anlaşılabilir ya da tolere edilebilir sayılıyorsa orada bu tür olayların yaşanması tesadüf değildir.

Biraz sondan başa bakalım. Öldüren kişi ne diyor? Beni reddetti. Beni terk etti. Benden ayrılmak istedi. Beni aldattı. Erkeklik gururumla oynadı. Namusumu kirletti.
Yani kadının tercih hakkı olduğu kabul edilmiyor. Çünkü ihtiyaçları, istekleri ve gururu önemli olan kişi erkek. Kadın ise ona tabi. Bir kadın bir noktada bir erkekle ilişkilendirilmişse artık hayatı boyunca o erkeğin istediği gibi davranması gerekir.
Kadın erkeğin namusudur. Kadının davranışları erkeğin erkekliğini temsil etmektedir.
Erkek kadına söz geçiremiyorsa yeterince erkek değildir.
Böyle bir denklemde kadının ayrılmak istemesi sadece bir ayrılık değildir. Erkek için bir otorite kaybı ve aşağılanma olarak algılanır.
Peki bu düşünce nereden geliyor? Yetiştirme biçiminden. Kızlara itaat etmeleri öğretilir, oğlanlara hükmetmeleri.

Yani sorun da çözüm de kültürel. Çocuk büyüdüğü evde sağlıklı bir ilişki görürse, toplumsal cinsiyet rolleri sağlıklı yerleşirse o da sağlıklı bir ilişki yaşayabilir. Anormal beklentiler ve davranışlar normalmiş gibi kabul gördüğü sürece de yayılmaya devam ediyor
0
mezzosprite
(06.03.26)
(12)

Bebek Alışverişi Tavsiye

elektr10
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?

Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler elzem sanırım. Beşik konusunu eşimin abisinden çözeceğiz sanırım onlarda büyüyebilen meşhur markalı bir beşik varmış.

Başka neler alınabilir ilk etapta? Acaba bebek bezi stoğu şimdiden yapsak mı onu da sormak isterim.
0
elektr10
(04.03.26)
beyaz gürültü telefondan açıyorsun zaten. göğüs pompası lazım evet.

"bebek bezi stoğu" düşüncesini ilk kim başlattı bilmiyorum da bebek bezi her zaman indirimde veya kampanyada olan bir ürün zaten. tek tek markaları deneyeceksiniz pişik yapmayan, sızdırmayan hangisiyse bebeğe en uygun ona devam edersiniz. stok kesinlikle yok yani.

reflü yatağı almanızı tavsiye ederim. ayrıca anne için gümüş göğüs ucu kapağı lazım olabilir. (bu da kesin değil ama kullanan çok var. yani biz peşinen aldık ama hiç lazım olmadı mesela)

bu dönemde şunu da alın bunu da stoklayın diye çok tavsiye gelecek ama birçoğunun gereksiz olduğunu göreceksiniz zamanla.

ayrıca aşırı hijyen takıntınız yoksa her şeyin 2. elini alın. reflü yatağı, bebek arabası, ana kucağı, kanguru. telsiz vs.

şimdiden gözünüz aydın. hayatınızın son güzel 6 ayının keyfini çıkarmaya bakın:) zira sonrasında bir hayatınız olmayacak (bunu da kimse size söylemeyecek mesela)

bu arada mutlaka ama mutlaka emziğe alıştırın bebeği. maça 3-0 önde başlarsınız. bizimkini ne yaptıksa alıştıramadık. özellikle annesi mahvoldu.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun. sağlıkla kucağınıza alın.
cinsiyetin kesinleşmesi için 16. haftayı beklemek en doğrusu.

bez stoğu yapmayın. en kaliteli bez bile bebekte pişik yapabilir. o yüzden sadece doğum sonrası ilk hafta için bez alıp sorun yaşamazsanız devam edebilirsiniz. ben hep sleepy kullandım, sorun yaşamadım. ortalama fiyatlı üründen başlamak iyidir. primalar vs gereksiz pahalı. ıslak mendil konusu da aynı şekilde. ama bir kere doğruyu bulduktan sonra stok yapabilirsiniz (bedenine dikkat ederek)

beyaz gürültü şart değil. her çocuğun uyuma şekli farklı. biraz sizin nasıl alıştırdığınız da önemli ama telefondan filan da açabilirsiniz. özellikle almaya gerek yok bence.

göğüs pompası benim çok işime yaradı ama hiç almayan arkadaşlarım da oldu. ama anne çocuğun emzirme döneminde işe başlayacaksa elektrikli pompa gerekli. yok çalışma durumu olmayacaksa bence duruma göre alınabilir. elzem değil yani. zaten acil durumda eczanelerden hemen manuel bi pompa edinebilirsiniz.

ana kucağı evet gerekli. çok pahalı bir modele gerek yok. içinde çok uzun süre yatmaması gerektiğini bilin ama.

beşik varsa iyi olur tabi. umarım bebek de beşiği kullanır :D :D

hemen büyüdükleri için çok fazla yenidoğan kıyafet almayın. ama kusma kazaları vs sık yaşanabilir. 5-6 takım alırdım sanırım ben. ama mutlaka elinizde 1-3 ay kıyafet filan da olsun. bir günde büyüyebiliyor bebekler neredeyse. ileri ay kıyafetlerini mevsime göre almaya dikkat edin. yine çok para vermeyin derim. çünkü gerçekten hızlı büyüyorlar ilk yıl. önlük alın ama bol bol.

ilk aylar değil de sonrası için piyanolu oyun halısı düşünebilirsiniz.

çok fazla oyuncak, çıngırak vs almayın. plastik yemek kaplarıyla filan da oynuyolar çünkü.

anneye önü düğmeli pijama takımlarından alabilirsiniz, emzirme döneminde pratik oluyor.

emzik konusu sizin kararınıza bağlı. kimi bebek kendisi kabul etmiyor ama benim kızım tutmuştu emziği. iyi de oldu açıkçası. ben sadece uyurken verdiğim için bıraktırırken zorlanmadım. yani emzik bence okey, ama tüm gün sabahtan akşama emzik vermek doğru değil. bıraktırması da zor oluyor çok alışınca. ama benim uyku anları için kurtarıcım oldu.

uyku tulumu vs almıştım ben önden fermuarlı. ama gece boyu çiş yaptıkları için hiç pratik olmadı. alttan ayrıca çıtçıtı olmayan ya da kolay çıkarılamayan bir şey almayın gece için.

aklıma geldikçe güncellemeye çalışırım.

size en önemli tavsiyem ama uyku konusunu araştırmanız. ilk zamanlar meme uyku tabi başka bir şey yok ama uyanıklık süreleri arttıkça bir düzen oluşturmanız gerek. kaç aylık bebek günde kaç kere uyur, iki uyku arası kaç saat uyanık kalabilir, uyku rutinleri, akşam uykusu kaçta olmalı vs vs benim bebekte en zorlandığım şey uykuydu. uyutma şekli çok önemli. mesela sallayarak uyumaya alışırsa 3 yaşında hala ayakta sallıyor olabilirsiniz ve 3 yaşında bir çocuğun uykuya dalma süreci iki saati bile bulabiliyor. ya da emerek uyumaya alışırsa ki ilk zamanlar hep öyle olduğu için anneye de kolaylık oluyor ama bu sefer 2 yaşında gece boyu on kere meme için uyanan bir bebeğiniz de olabilir. çok fazla ayrıntısı var. mutlaka bi konuda araştırmanızı yapın. düzen oluşturacağınız döneme hazır olun. uyku konusu çok önemli.
mesela siz uyanıksınız, bebek de anlamıyor nasılsa diye akşam onda on birde salonda olmasın bebek. ne olursa olsun belli bir akşam uykusu saatiniz olsun ve o saatten sonra uyansa dahi odadan çıkıp tekrar hayatın içine katmayın. odada kalsın, odadan çıkılmaması gerektiğini bilsin.

bebek arabasını ben olsam ikinci el şey bakardım. çünkü bebeklik dönemi arabaları hantal oluyor. 2 sene sonra kullanması eziyet oluyor. daha pratik, kolay katlanan modellere geçiyorsunuz.
+2
elorelia
(04.03.26)
bebek arabasını şimdiden al, fiyatlar hep artıyor. (maxi-cosi, cybex, stokke, mamas papas vb.)
ana kucağıyla uyumlu aynı marka bebek arabası alırsan gezdirmesi kolay olur.
bebek bezi stoğuna gerek yok, en iyi markayı alırsın kızarıklık olur ölü yatırım olur. doğum yaklaşınca ıslak mendil stoklayabilirsin.
pompa pahalı bir şey doğumdan sonraki duruma göre alman daha mantıklı.
bebek kamerası da ileriye dönük bir yatırım.
şu da lazım bu da lazım diye alıp boşa giden bir çok harcama oluyor. temel ve ileride kullanılacak şeyleri almak daha mantıklı.

mesela oto koltuğunu 2. el olarak alabilirsiniz.

hayırlı olsun.
0
mikahakkinen
(04.03.26)
@yazar yazmaz yazan yazar teşekkürler tavsiyeler için. valla hayatımız baya bir değişecek orası kesin ama moralimi bozdun hocam ya :')

@elorelia çok teşekkür ederim. gerçekten verdiğiniz detaylı bilgiler başka ebeveyn adaylarına da faydalı olacak.

@mikahakkinen çok teşekkür ederim. bebek arabası da var aslında ama çok hantal gibi. ona bir bakacağız.
0
🌸elektr10
(04.03.26)
Hayırlı olsun.
Önünüzde çok zaman var, acil bir şekilde bir şey almanız gerekmiyor henüz.
Satın alma kararlarını mümkün olduğunca anneye bırakın. Dünyanın en iyi ürününü alsanız da başka bir anne eşinize diğer bir ürünü övdüğünde o ürünü almak gerekebilir.

Bez stoklamaya hiç gerek yok. Maddi durumunuzu bilmiyorum ama bez aslında çok büyük bir masraf değil. En pahalı bezin aylık masrafı bir kişinin bir kere rakı içmeye çıkması civarında bir para. Bebek olunca zaten pek rakı içmeye çıkmayacaksınız.
Bebek arabasını Yunanistan veya Avrupadan almak Türkiye’ye göre ucuza geliyor Cybex markası için özellikle. Yazın Yunanistan’a arabasıyla tatile gidecek yakınınız varsa ondan istenebilir.

Beyaz gürültü mesela biz hiç ihtiyaç duymadık, almadık. Her şeyi de almanız gerekmiyor.
Aileler bir şey alacaksa (büyük şeyler için diyorum) bir şekilde önceden konuşun ki sizin beğenmeyeceğiniz bir ürün almasınlar. Örneğin kullanışlı olmadığı için kullanmayacağınız bir ana kucağı almasınlar.
0
michael_knight
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun, umarım hem bebek, hem anne açısından sağlıklı ve rahat bir süreç geçirirsiniz.

süt pompalarını kiralayabiliyorsunuz. hastanenizin yeni doğan servisi ile görüşün isterseniz.

şu an heyecan var belli, ancak yüklü alışveriş yapmayın. bebek çok hızlı büyüyen ve ilginç rutinleri olan bir canlı. biz emzik için en iyi markalara dünya para verdik, yurtdışından filan getirdik, kendisinin tercihi noname bir şey oldu.

illa harcama yapayım diyorsanız eşinize hediye alın şu an :)
+1
galahad reloaded
(04.03.26)
tebrikler hayırlı olsun. yukarıdaki yorumlara istinaden yazıyorum eğer anne bebeği emzirmeyi planlıyorsa asla emzik ve biberon vermeyin. emzirme ile ilgili sıkıntılarda emzirme danışmanından yardım alın. çocuk doktorunuzu emzirme taraftarı ihtiyacı olsun olmasın tüm bebeklere direk mama vermeyen tarzda seçin. emzirme planı yoksa emzik ve biberon alabilirsiniz
0
wenlock
(04.03.26)
Merhaba, hayırlı olsun bebeğiniz. Ben de henüz alışveriş yapmak için çok erken olduğunu düşünenlerdenim.

Sanırım tavsiyem az alın demek olur. Mümkünse ve sizin bakış açınıza uygunsa kıyafet dahil çoğu şeyi bebeğini büyütmüş bir arkadaşınızdan temin etmeye çalışın. Eğer mümkün değilse veya istemiyorsanız yukarıda harika listeler var.

Ben ilk baştaki dönem için bir iki şey söylemeye geldim :)
1- Meme ucu için krem alın mutlaka, Lansiloh'un da var başkaca markaların da var, kokusuz ve doğal içerikli olmasına dikkat edersiniz zaten. Doğum zamanı yaklaşmadan bir iki hafta önce kullanmaya başlasın eşiniz.
2- Gümüş meme ucu kapaklarından alabilirsiniz, ben almadım ve lansiloh ile atlattım o dönemi ama faydasını gören çok arkadaşım oldu, meme başlarının yara olmasını engelliyor.
3- Emzik kullanımını tavsiye etmiyorum, gak meme guk memeciyim; ileriki dönemlerde meme reddi veya kafa karışıklığı yaşatabiliyor. O yüzden bence bırakın parmak emsin ama emzik emmesin. Şu aşamada kendinizi şartlayıp almayın derim. Ek olarak doğum çantasına emzik, ne olur ne olmaz diye hazır mama, biberon koymayın. Öyle aileler görüyorum, hiç gerek yok.
5- Eşiniz işe dönmeyecekse ve emzirecekse süt sağma makinesine gerek yok. Meme süt üretimini bebeğin ihtiyacına göre ayarlıyor, fazla üretim memede mastit yapacaktır. Ama ihtiyaç olursa mutlaka giyilebilen/hands-free modellerden alın. Biraz pahalı ama hayat kalitenizi artıracak.
6- Bebeği kendinize bağlamak için sling alın.
7- Emzirmeyi dışarıda kolay hale getirecek emzirme t-shirtü, sweatshirtü diye geçen kıyafetlerden alın ikişer üçer tane.
0
kaymaktutmayansicaksut
(04.03.26)
yazar yazmaz yazan yazar'dan aldığım ilhamla devam edeyim.

Bebişle gelecek güzelliklerle birlikte zorluklara da alışmanız herkes için iyi olur. Çocuk sahibi ve gerçekçi arkadaşlarınız varsa, onlarla konuşun. Hangi problemlerde nasıl hareket etmişler, öğrenin. Uykusuzluk için power nap alıştırmalarına başlayın. Bebeğin boğazına bir şey kaçarsa nasıl çıkarılır vb. için bebek ilk yardımını öğrenin. Eşinizin yaşayabileceği, hamilelikten kaynaklanan ruh durumlarında nasıl hareket etmeniz gerektiğini öğrenin. Aslında sorsanız buradan da yazanlar çıkacaktır ama buradakiler anonim olduğundan saçma sapan şeyler de yazılabilir.

Hazır olursanız panik yapmazsınız, siniriniz bozulmaz. Birçok şey sizi üzebilir, işinize gelmeyebilir, biz neyin içine girdik diyebilirsiniz ama çoğu çift bebekle gelen güzelliklerin diğer her şeyi örtebildiğini söylüyor.

Umarım aileniz için sağlıklı, huzurlu geçen bir süreç olur. Minnoşa da şimdiden şans dolu yıllar dilerim :)

Ek: Eşiniz her şeyden panik olan, kolay morali bozulan biriyse bu hazırlıkları ondan habersiz siz yaparsınız.
+1
cosmicstring
(04.03.26)
Seyahat boyun yastığınız yoksa alın.
Ayaküstü uyumalarınızda çok faydası oluyor.
0
Mirket
(04.03.26)
emzirme yastigi alin. herseyi olan bir arkadasima hediye etmistim, "oha herkesin ilk bunu almasi lazim muhtesem biseymis" dedi. cocuk agir bisey, buyuyor da surekli, emzirirken hep kolda tutmak epey yorucu.
0
taurina
(05.03.26)
gumus gogus ucu kapaklari oluyor mesela silverette marka, yara olmasina iyi geldigini duymustum bebegi olan yakinimdan
0
lonelily
(05.03.26)
(5)

Sıfır araç alma süreci hk.

HellKeePer
-Aracı bağlamak için bayiye kaporayı gönderdim.-Hatasız araç istediğimi söyledim (kaputta fabrikasyon sök-tak olmasın, boya kalınlığı orjinal olsun vs.)-Faturayı kesmek için yarın benden ödeme bekliyorlar.Kendi adıma sürecin sorunsuz işlemesi için daha ne(ler) yapmalıyım? Deneyim sahibi arkadaşların
-Aracı bağlamak için bayiye kaporayı gönderdim.
-Hatasız araç istediğimi söyledim (kaputta fabrikasyon sök-tak olmasın, boya kalınlığı orjinal olsun vs.)
-Faturayı kesmek için yarın benden ödeme bekliyorlar.

Kendi adıma sürecin sorunsuz işlemesi için daha ne(ler) yapmalıyım? Deneyim sahibi arkadaşların yorumlarını rica ederim.
0
HellKeePer
(03.03.26)
Fatura kesildikten sonra arabayı almış sayılıyorsunuz dolayısıyla kesilmeden önce bayiye gidip boya makinasıyla kontrolü rica edebilirsiniz. Bu esnada şasi nosunu not alın ki bayiden çıkarırken başka aracı kitlemesinler.
0
mirty
(03.03.26)
@mirty
faturayı kestikten sonra aracı fabrikadan bayiye çekeceğiz dediler (2-3 gün). bu durumda kontrol yapamıyorum sanırım?
0
🌸HellKeePer
(03.03.26)
gene ford mu alıyorsun? hayırlı olsun.
0
mikahakkinen
(03.03.26)
@Mika Aynen bildiğim yoldan devam teşekkürler 🙏
0
🌸HellKeePer
(03.03.26)
Eğer gerçekten öyleyse evet ama her türlü yalan söyledikleri için araç bayide bekliyor bile olabilir
0
mirty
(04.03.26)
(8)

Anne baba evden çalışırken bebek bakanlar

chicha_v2
Bunu nasıl başardınız/başarıyorsunuz?Şu an eşim çalışmıyor, bebek üç aylık falan ama ben de çalıştığımdan bi şey anlamıyorum. İşe de yeni girdim zorlayıcı oluyor.Beş altı ay sonra eşim de işe başladığında o nasıl çalışacak ben nasıl çalışacağım hiç bilmiyorum.Bakıcı/anneanne/babaanne şart mı? Bir ya
Bunu nasıl başardınız/başarıyorsunuz?

Şu an eşim çalışmıyor, bebek üç aylık falan ama ben de çalıştığımdan bi şey anlamıyorum. İşe de yeni girdim zorlayıcı oluyor.

Beş altı ay sonra eşim de işe başladığında o nasıl çalışacak ben nasıl çalışacağım hiç bilmiyorum.

Bakıcı/anneanne/babaanne şart mı? Bir yaşında kreş falan düşünmüyoruz o yüzden onu eledim.
-1
chicha_v2
(03.03.26)
Bakıcısız imkansıza yakın.
Ben 6-7 aylık olana kadar bakıcıyla birlikte idare ettim. Ama emeklemeye başlayınca bakıcıyla bile çok zor oldu. Şu an 1.5 yaşında, odaya kapanıp çalışıyorum ama günde en az 15-20 kez odaya gelmek ister. Sürekli evde bir çocuk gürültüsü var çalışmak çok çok zor hale geldi.

Bir de bakıcısız nasıl çocuğa bakacaksınız onu anlamadım. Çocuk her saniye ilgi bekliyor sonuçta kenarda oturup senin işini yapmanı beklemez. 1 yaşından sonra bile kendi kendine oynaması max 10 dk oluyor.
+5
kaptan maydanoz
(03.03.26)
Evde bakıcı/ destek veren aile büyüğü olmadan evden çalışabilen bebek sahibi ebeveyn varsa gelsin alnından öpeceğim.

Evden çalışma yapabildiğim günler var. Bebeği evden göndermeden çalışmam mümkün olmuyor. Odaya kapanırsam kapıya vuruyor, anneeeeee diye dolanıyor; kapanmazsam da klavye veya benimle oynamak istiyor.

İki ebeveyn bile evden çalışacak olsa, olmuyor. Annenin işi varken bebek anneyi istiyor, ağlıyor. Anne ile babanın aynı anda bilgisayar başında olması gereken anlar oluyor.
+3
kaymaktutmayansicaksut
(03.03.26)
doğumdan hatta hamilelikten önce bunu planlamamış olmanız gerçekten korkunç.

bakıcı veya babaanne olmadan imkansız. bakıcı tutarsanız biriniz bakıcıya çalışacak zaten. sırf bundan dolayı işini bırakan çok kadın var.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.03.26)
çocuğun kolay bir evresi yok. şu an en azından hareket edemiyor, konuşmaya başlayıp talepleri arttığında bu günleri arayacaksınız. kızıma 2.5 yaşına kadar annesi baktı, sonra kreşe gitti. hiç kimse annenin verdiği sevgiyi emeği veremez. bence çocuk yapılıyorsa anne 2 sene bakmalı. belki tek çocuğunuz ve annenin bir daha deneyimleyemiyeceği bir deneyim. ekonomik olarak çalışmak zorunda olanları anlıyorum ama koştur koştur işe başlayan anneleri anlamıyorum gerçekten.
0
mikahakkinen
(03.03.26)
Şart elbette.
Hatta evde bakıcı olunca bile kolay değil.
Evden çalışmak da çalışmak demek sonuçta, çalışırken bebeğe bakmak mümkün değil ki.
0
michael_knight
(03.03.26)
Evden çalışırken bebek bakan ben ne gördüm ne duydum sizi de troll sandım hatta eski duyurularınıza baktım. Bebekken işin başından zırt pırt kalkmaktan odağınızı da işinizi de kaybedersiniz. İki yaşından sonra tabletle oyalatırım deseniz çocuğunuzun sağlığından olursunuz. Yemeği, öz bakımı, aktivitesi, koruması derken bakıcı desteği şart çocuk bakmak büyük sorumluluk gerektiriyor.
0
cilekli pasta
(03.03.26)
Evden çalışılan bazı işler vardır. Günde 3,5 task gelir. Onu da güne yayarak yapma şansı vardır. Toplantı v.s hiç yoktur. O zaman paslaşılarak bakılır. Fakat böyle bir çalışma koşulu yoksa imkansıza yakın. Hele ki anne baba aynı saatlerde işe başlayıp aynı saatte bitiyorsa imkansız
0
limonlu eksi
(03.03.26)
olmuyor maalesef, çocukla her an birinin aktif ilgilenmesi gerekiyor. ben de çocuktan önce "bırakırım yerde oyuncaklarıyla oynar ben de işime bakarım" diye hayal ediyordum ama olmuyormuş :) dolayısıyla evet her iki ebeveyn de çalışacaksa birinin gelmesi şart.
0
mezzosprite
(05.03.26)
(15)

toplu taşımada en çok neye sinirleniyorsunuz ?

devilone
kalabalık metroda bacak bacak üstüne atarak oturan 20'li yaşlardaki kızlara sadece ben mi sinirleniyorum ? mesela bir yer boşalıyor kızın biri daha oturduğu saniyede bacak bacak üstüne atıyor . normal oturmayı mı bilmiyor bu tipler ?ayakkabıları ayakta bekleyen birine değiyor ve hiç umursamıyorlar
kalabalık metroda bacak bacak üstüne atarak oturan 20'li yaşlardaki kızlara sadece ben mi sinirleniyorum ?
mesela bir yer boşalıyor kızın biri daha oturduğu saniyede bacak bacak üstüne atıyor . normal oturmayı mı bilmiyor bu tipler ?
ayakkabıları ayakta bekleyen birine değiyor ve hiç umursamıyorlar
0
devilone
(03.03.26)
Evet. Haklısın. Var böyle bir durum.
Çocukerkil ailelerin 'özgüveni yüksek olsun' çocukları bunlar.
+3
Mirket
(03.03.26)
Bacaklarını öküz gibi açıp "en errrrrkekk benim" havalarına giren hemcinslerim daha çok sinirimi bozuyor. Bacak bacak üstüne atan birine hiç sinir olmadım sanırım şu ana kadar demek ki rahatsız etmemiş beni ya da pek denk gelmedim.

Onun dışında, sırt çantanı indir diyenlere sinir oluyorum. Çantam kendi şahsi eşyam yani oraya da bir kişi sığmayıversin o kadar ten tene geçmeyelim. 20 senedir sırt çantamla toplu taşıma kullanırım, bu konuda katıyım, asla elimde taşımam

Bi de ineceği durak olmamasına rağmen kapı önüne kamp kuranlar. Çekilir misiniz diyince de bön bön bakıyorlar yani sanki kendisinin durağı gelene kadar kimse inmeyecek diye anlaşma yapmış da şaşırıyor aa nasıl biri inebilir diye
+2
nundu
(03.03.26)
Bacaklarını açarak oturan erkekler,
İki tarafı da kaplayan yaşlılar,
Metrodan inenler inmeden binmeye çalışan insanlar,
İlk duraktan delirmiş gibi insanları ezip oturduktan iki durak sonra inenler,
Yürüyen merdiven bittiği an sanki arkasından akmaya devam etmiyormuş gibi bekleyip nereye gideceğine karar vermeye çalışanlar,
Yürüyen merdivende önümdeki kişiyle aramda bıraktığım iki basamağın birine geçip sıkıştıranlar, hemen bir basamak arkamda bekleyenler...
+4
mutekebbir
(03.03.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
çok iyimiş taktikler , yüksek sesle telefonda konuşanlar için ben de deneyeceğim bu fikiri çok sevdim
toplu tasimada sigara içene denk gelmedim hiç
0
🌸devilone
(03.03.26)
parfümle yıkananlara ve küllük gibi kokanlara.
+2
art cat chocolate
(03.03.26)
Telefonla konuşanlara.
+1
arbre
(03.03.26)
Istanbulda metro vagonlarında havalandırmayı çalıştırmıyorlar, kışın içerisi 35 derece falan oluyor. herkes terliyor, en çok bundan nefret ediyorum. bu klimayı çalıştırmama olayı deodoranta alkol olarak bakan bir toplumda yapılmamalı. ayrıca insanlar da soğuk-sıcak-soğuk şoklamasına maruz kalıp hastalanmamalı.

onun dışında yayılarak oturanlara ayar olurum, çantasını da yanına koyar hatta. direkt gidip onları sıkıştıracak şekilde çökerim.

durakta inenlere öncelik vermeden binmeye çalışanlara laf sokarım.
+3
eileengray
(03.03.26)
@eileengray aynen bunlara ben de içimden yaşlı gibi söylenip sinirleniyorum . yalnız olmadığıma sevindim okurken
çantasını yanına koyan ve 1,5 koltuk kaplayanlar yanına biri oturunca bir de ters bakıyorlar neden insanlar bu kadar kaba ?
0
🌸devilone
(03.03.26)
-Ceset gibi kokanlar.
-Ayakta olup oturanlara yaslananlar, bunu genelde orta yaşlı kadınlar yapıyor ağırlığını sana veriyor resmen.
0
ekimoloji
(03.03.26)
@ekimoloji sen yazınca aklıma geldi marmaray ve metroda ortadaki ya da kapı yanlarındaki demirlere sımsıkı sarılanlar var tutunacak yer bırakmıyorlar
0
🌸devilone
(03.03.26)
bindikten sonra içerisi gayet boş, hatta oturacak yerler bile olmasına rağmen kapının ağzında kümelenenler.

eskiden otobüs şoförleri "arkaya ilerleyelim, arka taraf boş, sağlı sollu yanaşalım" falan diye bağırırken kızardım. hakikaten bu milleti koyun güder gibi dürtükleyeceksin ki laftan anlasın. dürtmeyince kendi kendine yapamıyor. ortası boş işte, niye kapının ağzını kalabalık ediyorsun, inenlere ayrı, binenlere ayrı engel oluyorsun.

hoş kapı önlerinde bekleme yapmayınız diye anons da kaydetmişler ama o otomatik olduğu için "arga taraf boş argalara ilerleyelim sağlı sollu yanaşalıım" diyen otobüs şoförü kadar etkili olmuyor. kimse sallamıyor anonsu.

metrodan inmeden binmeye çalışanlara, özellikle ankara'daki "ankaray" isimli raylı taşıma sisteminde pek kızamıyorum. çünkü treni kullanan vatman hıyarı tabakhaneye bok mu yetiştiriyor ne yapıyorsa insanları kapıya sıkıştırmaya çalışıyor. içeride sürekli "inen yolculara öncelik tanıyınız", "kapı kapanma sinyalini duyduktan sonra trenlere binmeye çalışmayınız" şeklinde anons dönmesine rağmen, vatman hıyarı daha inen yolcular bile bitmeden kapı kapanma sinyaline basıyor. lan mantık olarak benim hiçbir zaman binememem lazım o zaman. hem inen yolculara öncelik verip, hem de kapı kapanma sinyalini duyduktan sonra binmeye çalışmazsam trene binemem. ya adama öncelik tanımadan bineceğim, ya sinyali duyduktan sonra binmeye çalışacağım. çünkü sen o sinyali inenler bitmeden, binenler binmeden veriyorsun. önünde ayna var, kamera var amk, bir bak arkana, bekleyen herkes bindikten sonra kapatırsın. gideceğin yere 30 saniye geç gidiver.
+1
kibritsuyu
(03.03.26)
yaşlıların mesai saatinde beleş diye toplu taşımayı doldurmasına sinir oluyorum.
+2
mikahakkinen
(03.03.26)
Yer isteyen yaslilar
Yemek yiyen insanlar
Bagira bagira telefonla konusan araplar
+5
Purple life
(03.03.26)
Hayır yaptığını sanıp çocuk dilencilere para verenlere.
+2
yurtsuz john
(03.03.26)
çok ağır parfüm kullananlar
sırt çantasını önüne almayanlar
0
hrskrs
(03.03.26)
(9)

2 Milyon 500 Bin Civari Alinacak Mantikli Sifir km Araba

buenas
2500000 2.750000 dolayları alınacak en mantıklı araç hangisidir? SUV sedan farketmez. Elektrikli 2. Tercih.
2500000 2.750000 dolayları alınacak en mantıklı araç hangisidir? SUV sedan farketmez. Elektrikli 2. Tercih.
0
buenas
(02.03.26)
şöyle bir başlık vardı eksisozluk.com
0
sivri sinek
(02.03.26)
ID4
0
since1907
(02.03.26)
Kia xceed
0
mirty
(02.03.26)
Skoda grubunda ciddi indirimler var, bayiye sormak lazım.
byd
0
rhan
(02.03.26)
2,5 gibi bütçem olsaydı sanırım toyota corolla cross alırdım.
+4
exlibris
(02.03.26)
golf
0
mikahakkinen
(02.03.26)
hybrid corolla veya corolla cross. tüketimi düşük, e-cvt en sorunsuz şanzıman, yine sorunsuz atmosferik motora sahip. başka araç bakmazdım o bütçeyle...
+1
konetsu
(03.03.26)
cupra formentor
kia sportage
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(03.03.26)
kia sportage
+1
liberal
(03.03.26)
(15)

Görgüsüzlük gibi gelen davranislar

Purple life
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönd
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.

Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönderirsin ama full paylasmak bana artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Günes gözlügü ve spor ayakkabi haric marka amblemi olan kiyafetler giymek de cok gereksiz geliyor.

Size görgüsüzlük ya da en azindan düsüncesizlik gibi gelen neler var?
0
Purple life
(02.03.26)
Yanlışlıkla iki kere açmışsın.

Ben de bakın kocam, evim, marka çantam paylaşımlarını görgüsüzce buluyorum.
+2
Kahvedesu
(02.03.26)
Yemek fotoğraflarına bakmaya bayılırım. Bana özellikle "bak şurası yeni açılmış gittim şundan yedim", "şu viral tarifi denedim çok güzel sen de dene" diyerek yemek fotosu atılsın isterim. Insta keşfetimin büyük bir kısmı yeme içme, mekan önerisi falan. Gördüğümde rahatsız olmam.

Marka amblemi minimal ve belli belirsiz değilse ben de rahatsız oluyorum. Boydan boya marka logolu şeyler giymem.
+3
kullanicadi
(02.03.26)
10 dakikada AI ile sunu yaptim. Bir haftasonunda bilmem ne projesi yaptim temali asiri zekali oldugunu alttan alttan vurgulayan paylasimlarin yapilmasi. Ozellikle surenin belirtilme kismi rahatsiz ediyor. Gercekci olmayan paylasimlarla insanlarin psikolojisini bozuyorlar.
+1
mbond
(02.03.26)
türkiye'de genel bir ahlaki çöküş var o yüzden görgüsüzlüğün sınırları zorlanıyor, genel olarak trafik kurallarına uymamak, hızlı giden arabadan direksiyon storysi atmak, futbol kavgası yapmak benim için yıllardır devam eden görgüsüzlük şekilleridir
+1
nahtoderfahrung
(02.03.26)
Yemek yapmak, markası gözüken kıyafet giymek benim için görgüsüzlük değil. Umrunda olan şey de değil.

Ama toplu taşımada bağırarak konuşan, “geçen x’e gittim şekerim” diyerek tüm vagona sesini duyurmaya çalışanlar benim için tamamen görgüsüz. Sabah 7 da yüksek sesle konuşanları kafam almıyor.

Kimseye zararı olmadığı sürece isterse direksiyon storysi paylaşsın, isterse biosuna yazar @ ekşi, yazsın.
-1
substituent
(02.03.26)
Yemek çok paylaşırdım ben en sevdiğim şeydi ama artık rahatsız oluyorum en büyük isteğim Instagram'a öne çıkanları gizleme özelliği gelmesi.
Çünkü bazen gittiğim bir yere ne zaman gittiğimi hatırlamam gerekiyor, yediğim o güzel yemeği nerede yediğime bakmam gerekiyor, bu gibi durumlar için kullanırdım ama artık hoşlanmıyorum sadece kendimin görebileceği şekilde saklama imkanım olsa güzel olurdu.
Kendi yaptığım şeyleri paylaşırım ama rahatlıkla, özellikle çikolata/tatlı yaptığım zamanlarda atmayı seviyorum.

Üzerinde markası belli olan şeylerden hoşlanmıyorum kıyafette asla tercih etmem bazı ayakkabılar amblem olarak belli oluyor yapacak bir şey yok Nike çok rahatsız etmez mesela ama New Balance'ın o kocaman N harfinden hoşlanmıyorum.
Çantada da üzerinde kocaman Chanel amblemi olan bir sırt çantam vardı, modeline bayıldığım için almıştım zaten orijinal değil ya rahatlığından çok sıkıntı görmüyordum takmakta bir de çok alacalı bulacalı bir modeldi göze batmıyordu.


Tamamı marka ismiyle dolu giysiler giyenleri görgüsüz olarak değerlendirebilirim sanırım hem de hiç şık değil asla anlamıyorum neden alınır bunlar.
Birinin yemek tabağımdan yemek almasını da görgüsüzlük olarak yorumlarım, sorsa bile, ne diyeyim ki alma mı diyeyim yani neyse...
Mesela atılan doğum günü kutlama hikayelerini tekrar paylaşmayı da biraz görgüsüzlük olarak yorumlarım, hızını alamayıp gelen mesajı paylaşan bile var, bence hoş değil.
0
mutekebbir
(02.03.26)
Yemek paylaşmak denince masada yediğinden ikram etmek geldi aklıma. Bunun nesi görgüsüzlük diye düşündüm. Ben sosyal medya kullanmadığım için pek fazla maruz kalmıyorum bu tarz içeriklere.
Günlük hayatta kendinden farklı olan bakışı ve davranışı ele veriyor bazılarının görgüsüzlüğü. Geçende kulak misafiri oldum. Adamın biri sokağımızda oturan engelli bir gençten "Yanlış anlamayın da engelli bir arkadaş var. Sürekli evden kaçıyor." diye birilerine sözümona dert yanıyordu. Hödük, evde zincire bağlı durmuyor o arkadaş diyemedim ya içimde kaldı. Ona kalsa sokağa adımını atmasın, kimsenin gözüne görünmesin istiyor herhalde.
Başka biri de siyahi birinin yanından L yaparak geçti. Hem ırkçı hem de saklama gereği bile duymayacak kadar sağduyusuz.
Maddi konular değil bunlar, ama kesinlikle sosyo-kültürel görgüsüzlükle alakalı.
+1
auroraaurora
(02.03.26)
yemek benim de çok gözüme batmaz. ama sadece yemek olacak. gittiği mekanı background'a alıp içki / yemek paylaşımı aşırı cringe bence.

bana daha çok ebeveynlerin yeni doğan bebekleri için yapılan şovlar görgüsüzce geliyor. balonlu ışıklı süslemeler yani. doğum günleri de buna dahil bu arada.

Avukat & doktorların instagram hesaplarına Av. ya da Dr. yazmaları da çok görgüsüzce (kişisel hesaplardan bahsediyorum iş içinse ok).

Yine marka gösterme meraklıları, evlerini gösterme meraklıları da görgüsüzler.

Sanırım bu kadar.
+1
elektr10
(02.03.26)
Yemek yiyen var yiyemeyen var, tatile giden var gidemeyen var, akşam güzel bir mekana eğlenmeye çıkan var çıkamayan var, güzel bir hobi edinmenin maddi yükünü kaldırabilen var, istediği halde yapamayan var. Bunları paylaşmak görgüsüzlük değil bence. Hatta en masumu yemek sanırım, herkes bir şekilde hergün yemek yiyor, fotoğraftakini yemese başka bir şey yiyor. Hayatı boyunca diğerlerini yapamayan insanlar var. Eğer insan hayatının doğal akışından bir parça gösteriyorsa o kişi öyle yaşıyordur. Yani az buçuk varlıklı bir insansanız hiçbir şey paylaşmamanız lazım bir yerde. Utanılacak bir şey değil ki bu.

Görgüsüzlük olan bu tip fotoğrafları imalı yorumlarla paylaşmak veya "göstermek" temasıyla paylaşmak. Hani şu pahalı otomobillerde mal beyanı yapan ve büyük ihtimal o aracın sahibi bile olmayan tipler gibi, yapaylık baya anlaşılıyor.

Bu konu dışında bence en görgüsüzce davranışlardan biri her ortamda birilerine yol göstermeye çalışmak. Misafirliğe geliyor örneğin, yok onu böyle yapsaydın, şu şöyle olmaz, bak ben seni şuraya götüreyim de orada gör bir de bunu, bak bu işi böyle yapacaksın falan diye sürekli bir şeyler zırvalayan insanlar var. Çok kötü ya, allah yakınlarına sabır versin.
+3
akhenaten
(02.03.26)
bu tarz şeyleri kafaya takıyorsak yaşlanıyoruz demektir. artık dönem değişiyor görgü kurallarıda değişiyor.

gün içinde o kadar çok görgüsüz hareket görüyoruz ki, artık düşünemiyorum bile.
0
mikahakkinen
(02.03.26)
@akhenaten +1
Birileri kolayca ulaşırken başkalarının ulaşamadığı şeylerin sonu yok ki.

Tatile çıkanların gittikleri yerlerden bol bol fotoğraf paylaşmasını çok seviyorum, merakla bakıyorum hepsine. (Müze, tarihi yerler, yabancı bir kültürün günlük hayatı, lokal yemekler... Yoksa havuz başında kokteyl fotoğrafları bir yere kadar.)
Yemek fotoğraflarıyla beraber tarifler ya da güzel restoran önerileri paylaşanları da seviyorum.
Konserden, tiyatrodan, sinemadan post atarken fikrini de paylaşanları yine seviyorum, "aa bu oyuna ben de gideyim, şu grup konsere gelirse kaçırmayayım" diye not alıyorum.

Kocişkolu, yeni gelinli, sunumlu, markalı, yapay, küçümseyen tavırlı ve bana görgüsüzce gelen şeyler paylaşan insanları zaten takip etmiyorum.
+1
kobuzchu kiz
(02.03.26)
Kalem, silgi veya yemek olsun kibarca da olsa birinin malıma çökmesi. Kalemimi unuttum alabilir miyim diyor sonra geri vermiyor. Adam silkiyor ayak üstü.

Destursuz davetsiz kişisel alanıma odama dalınması. Telefonuma bilgisayarıma bakılması. Topluca ortaya yemek alındığında sona kalan ürünlerin toplanması.
0
Hallegadola
(02.03.26)
Konu "gibi gelmek" ise yanlış kelime kullanımları, yanlış telaffuzlar, kişinin anadili hakkında yaptığı yanlışlar resmen görgüsüzlük bence. Gibi gelmesi de değil yani.
-2
muhayyer divan
(02.03.26)
alakasiz konularda surekli paradan puldan maldan mulkten bahsetmek.
alakasiz konularda dandik fistirik maasli beyaz yaka pozisyonunu one cikartmak.
surekli "ben aptal degilim, XYZyim" lansmani yapmak, kendini ispatlama ihtiyaci.
bunlar beni darlayan hareketler, malesef birkac tane cok sevdigim arkadas ile bu yuzden yollari ayirdim.

bir gazel ile bu cevabimi noktaliyorum:

derdime vâkıf değil cânân beni handân bilir
hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdân bilir
söylesem te'siri yok sussam gönül râzı değil
çektiğim âlâmı bir ben bir de allah'ım bilir.
+1
cooperr
(03.03.26)
Yurtdışına çıkınca her anın fotoğrafını paylaşmak…
0
but that was just a dream
(03.03.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.