Giriş
(1)

İzmir Hatay - Güzelyalı - Göztepe civarı güzel masaj yapan berber?

punkertifo
Evet sayın arkadaşlar, başlık kendini anlatıyor.Şöyle hakkını vererek esaslı masaj yapan bir berber biliyor musunuz?Not: Eğer gerçekten iyiyse Üçyol, Balçova vs taraflarına da gidebilirim.Not2: Eğer über iyiyse Bornova, Ksk'ye de geçerim sorun yok. Berber masajı için daha önce Manisa'ya gitmişliğim
Evet sayın arkadaşlar, başlık kendini anlatıyor.
Şöyle hakkını vererek esaslı masaj yapan bir berber biliyor musunuz?
Not: Eğer gerçekten iyiyse Üçyol, Balçova vs taraflarına da gidebilirim.
Not2: Eğer über iyiyse Bornova, Ksk'ye de geçerim sorun yok. Berber masajı için daha önce Manisa'ya gitmişliğim var :)
0
punkertifo
(09.02.26)
swiss otel
0
mikahakkinen
(09.02.26)
(9)

opel corsa vs hyundai i20

metal69
hangisini alırdınız?i20 : https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-hyundai-erk-plaza-dan-2024-hyundai-i20-1.4-mpi-style-otm-1298055946/detaycorsa : https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-opel-erk-plaza-dan-2021-opel-corsa-1.2t-edition-otm-1296895136/detay
hangisini alırdınız?

i20 : www.sahibinden.com

corsa : www.sahibinden.com
0
metal69
(09.02.26)
Puretech, kayışlı motor olmasa corsa derdim (öyle değilse corsa alırdım). Atmosferik olduğu için bu i20’yi de almazdım ama. MTV’si de daha yüksek. Uyar mı bilmem ama bu paralara ikinci el yepisyeni elektrikliler var.

Bu arada i20 daha güçlü değil.
+1
orient blue
(09.02.26)
daha yeni ve daha güçlü olması nedeniyle i20 alırdım. bende 1.0 ve 1.2 motor alerjisi olduğu için corsa'nın yanından geçmem. istatistiki bir veri değil ama benim çevremde 2 tane 1.2 corsa sahibi var. birinin vites kutusunda sorun çıktı, diğerinin beyninde sorun çıktı. 2'si de 15-20 gün servis yolu gözledi. alerjimi tetikliyor böyle bilgiler. bana kalsa bu paraya 1.3 tce clio bakardım bu arada. az yakar çok kaçar. eminim çok mutlu corsa sahipleri de vardır ama benim görüşüm böyle.
0
cisimcik golgi
(09.02.26)
i20 nin 1.0 turbolusu. atttığınız i20nin fiyatına sarı sitede ilanlar var.

bende 2024 corsa var. aldığım dönemde i20 nin turbo elite paketi bayilerde yoktu. olsaydı ciddi ciddi i20 almayı düşünüyordum.
0
inheritance
(09.02.26)
i20 hakkında kendi kullanım bilgimi vereyim 1.6 motorla eski kasada yokuşta tıkanıyor otomatik olanları her kullanan bu ne ya dedi, kullanmadan alma
0
eja
(09.02.26)
i20 alırım.
i20nin atmosferik olması uzun vadede daha az sorun çıkartması demek. ayrıca bu modeli biraz kullandım, rahat bir araç.
0
duyuruuser
(09.02.26)
kesinlikle corsa
0
edaddy
(09.02.26)
corsa d'den çok çektim.
otomatik şanzımanda hyundai daha iyi.
sağlamlık ve malzeme kalitesi corsa.
mpi motor eski motor 1.2t corsa önde.
sorunsuzluk isteniyorsa i20 seçerdim.
0
mikahakkinen
(09.02.26)
corsa islak kayis galiba, alinmaz.
bu ikisi arasinda hyundai.
0
cooperr
(09.02.26)
1.0 i20 al. İkamesi de rio, bayon, stonic.
0
jackyr
(10.02.26)
(4)

Britanya ülkelerinde polis silah taşımıyor mu?

kizil karga
Birkaç Britanya yapımı polisiye dizi izledim, yerel polis silah taşımıyor sanırım, hatta son izlediğim bi İskoç dizisiydi, adam polise sopayla girişti dövüp kaçtı, yani orada bu işler böyle şüphelinin/suçlunun insafına mı kalıyor teslim olup olmama aşamasında işler nasıl yürüyor tam olarak, elektro
Birkaç Britanya yapımı polisiye dizi izledim, yerel polis silah taşımıyor sanırım, hatta son izlediğim bi İskoç dizisiydi, adam polise sopayla girişti dövüp kaçtı, yani orada bu işler böyle şüphelinin/suçlunun insafına mı kalıyor teslim olup olmama aşamasında işler nasıl yürüyor tam olarak, elektro şok cihazı falan da yok düz insan gibi polislik yapıyorlar.
0
kizil karga
(09.02.26)
line of duty dizisinde operasyon oldu mu silah alıyordu. tam bilmemekle beraber silahlı birimler ayrı.
+1
mikahakkinen
(09.02.26)
@mikahakkinen'in dediğine teyit olarak:

www.met.police.uk
0
peki madem
(09.02.26)
Elton john gibi bir çok cinayetin bıçakla işlendiği sebebinin silah taşıma ruhsatının çok çok zor verildiği hatta polislerde bile olmadığını okumuştum.
0
ground
(09.02.26)
Britanya ülkeleri deyince Kanada'yı Avusturalya'yı Britanya ülkesi zannedecek kadar cahil olup aynı zamanda "Kanada'da yaşadığını belli etmezse ölecek" hastalığına kapılıp kendini engelletecek bi dallama illa ki baş veriyor sivilce gibi.
0
🌸kizil karga
(09.02.26)
(4)

Yine bir araç sorusu (direk işlemli ama açıklaması var)

hadi ya la
Kaporta için sanayide işlem yaptırmak gerekiyor ama tam ihtiyacıma uygun bir araç gibi geldi. Tam bütçeme ve ihtiyacıma göre. Fiyatı piyasadan 100.000 TL kadar ucuz. Araç değerlemede "670.300 - 692.100 TL" gözüküyor, bu araç 560.000 TL.Kaza fotoğrafları:https://ibb.co/4g5rtwB1https://ibb.co/WWGWv2mj
Kaporta için sanayide işlem yaptırmak gerekiyor ama tam ihtiyacıma uygun bir araç gibi geldi. Tam bütçeme ve ihtiyacıma göre. Fiyatı piyasadan 100.000 TL kadar ucuz. Araç değerlemede "670.300 - 692.100 TL" gözüküyor, bu araç 560.000 TL.

Kaza fotoğrafları:
ibb.co
ibb.co

İlan: www.sahibinden.com

Direk kısmının işlemli olması çok büyük sorun, biliyorum. Ama önden motora/kaputa gelen bir hasar yok, nasıl olmuş bilmiyorum ama tam A sütununa bir şey çarpmış. Yüz yüze görüşmeye gittiğimde soracağım.

* Satıcıyla şahsen tanışmasak da kendisine güvenim oluştu. Kendisi devlet tiyatrosu oyuncusu, bir süredir sahnede izlediğim, bildiğim bir isim. Mesajlaşırkenki üslubu da çok nazikti. Öyle insanı kandıracak ya da gizli kapaklı iş yapacak bir profili yok

Aracı alacak gibiyim,
Ne dersiniz?
0
hadi ya la
(07.02.26)
paudi
(07.02.26)
Aracın fiyatı yeterince uygun değil. Alınmaz bi araba değil ama bu fiyat fazla.
0
antihero
(07.02.26)
Abi şu soruları yıllardır görürüm, belli bir fiyat üstünde herkesin güveneceği araba değilse al diyen görmedim. Normal yani kim sana nasıl bu arabayı al çok iyi diyecek.
Sen bizi dinleme yani, aynı arabayi ikinci sorusun. Al ve kendi kararın olsun. Elinde patlarsa da öğrenmiş olursun.
Örnek verirsem sana arkadaş BMW aldı ikinci el, çok mutluydu ki bana sorsa alma derdim. Ama daha birkaç yıllık arabada bile birkaç arıza çıktı şimdi satıp toyota falan alacak uğraşamam böyle sorunlarla kol gibi masrafiyla diyor. Denedi, olmadi. Sende de öyle yani, kararı kendin al.
+1
logisticsmanager
(07.02.26)
@antihero +1 bu araç 400 falan olsa al denir. 600 falan daha düşük km olanlar var. km düşük böyle bir hasarı olsa al derim ama bu fiyata alma. aslında masrafı çok sıkıntı yaratacak bir sorun değil ama türkiyede bu hasar büyük sorun.
0
mikahakkinen
(07.02.26)
(9)

Erkekler niye istediğini giyemiyor?

yurtsuz john
Kadınlar takıp takıştırıyor, sürüyor sürüştürüyor ama bizde yok. Yaz sıcağında kadınlar askılı atletle biz tişört, gömlekle.İniyorum plaja bütün erkekler dize kadar şort kadınlarda tanga. Ben de giymek istiyorum g-string neden giyemiyorum? Hayret bir şey ya. Şaka yapmıyorum bu cinsiyet eşitsizliğind
Kadınlar takıp takıştırıyor, sürüyor sürüştürüyor ama bizde yok. Yaz sıcağında kadınlar askılı atletle biz tişört, gömlekle.

İniyorum plaja bütün erkekler dize kadar şort kadınlarda tanga. Ben de giymek istiyorum g-string neden giyemiyorum? Hayret bir şey ya.

Şaka yapmıyorum bu cinsiyet eşitsizliğinden rahatsız oluyorum.
+4
yurtsuz john
(07.02.26)
G-string giymeye birileri cesaret etmeli ki dönemin modası olsun. Çığ da en başında kartopudur. Sen giyersen peşinden geliriz.
+3
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
Abi götüne güvenen giyebilir aslında.
+4
kizil karga
(07.02.26)
Atletle gezebilsek bana yetecek halbuki :)
0
antihero
(07.02.26)
Ben sırt dekolteli bir şeyler giymek istiyorum ama. Toplum buna hazır değil
+1
kisa
(07.02.26)
kimse giymiyor diye giymemek mevcut düzene destek vermektir. ilk siz giyin. bu yolda dönenler, yar göğsüne baş koymadan düşenler olur elbet ama en azından yolu açarsınız
+4
juliette
(07.02.26)
Bi dene istersen :) neden bu konuda öncülük yapmayasın mesela...
-1
muhayyer divan
(07.02.26)
bence herkes istediğini giymeli +1. hatta androjen bir çağa çok okeyim ben.

Ama tabii g string giyip de bize de g dayatıp, giymezsek de kafamızı keseceksen itiraz ederim. zihniyetine tepki gösteririm.
+2
eileengray
(07.02.26)
şu kadınları bir salın arkadaş. ne giyerse giysin. sen bu işi başlat arkandan gelen olur. 1 2 kişi bakar sonra normalleşir.
+2
mikahakkinen
(07.02.26)
Kadınlar istediğini giymek için mücadele etti ve aldı. Niye bizim kucağımıza düşmüyor demek yerine siz de mücadele edebilirsiniz.
+1
peki madem
(07.02.26)
(15)

yaşadığınız şehirden soğudunuz oldu mu..

iwillsee
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada ça
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada çalışmak ve yaşamak zorundayım.. ama ne yapacağımı bilmiyorum. her şey gözüme batıyor.. huzur ve neşe bulamıyorum.. böyle bir süre. geçiren oldu mu.. aslında temelli yurtdışına gitmek geliyor içimden ama işle ilgili durumlardan dolayı bu mümkün değil.. benzer süreçten geçtiyseniz nasıl aştınız.. sevdiğim mekanları düşünüyorum yok ısınamıyorum içimden bir şeyler kopmuş..sevdiğim insanları düşünüyorum hala onları seviyorum ama bu şehiri bana sevdirmiyor..bir de sonuç olarak şehirden komple soğuma/bağ hissetmeme/şehirde kalmak istememe/her mekanın batması ve bana huzur vermemesi gibi şeyler var.. siz nasıl aştınız.. neler yapılabilir.
0
iwillsee
(06.02.26)
İzmir'de yaşıyorum. Bu şehrin trafiğinden , bitmeyen yağmurlarından, sellerinden, her yerin sürekli şantiye alanı gibi olmasından, otopark probleminden , her şeyinden aşırı derecede sıkıldım. Bir miktar daha param olsa çalışmayı komple bırakarak çözeceğim. Mesai saatlerinde uyuyup , gece yaşayarak , hayatıma benim gibi çalışmayan bir insan alarak çözeceğim, ama nasip kısmet bu işler.
0
loch ness
(07.02.26)
ozellikle son 5 senedir yurtdisinda anlattigin sekilde yasiyoruz.
yer degistirmekten baska care yok, ama tasinmak istedigimiz yerler malesf asiri pahali, altinda kalkma olasiligimiz dusuk. arayis icindeyiz.

dikkat etmen gereken nokta, yurtdisi her zaman cozum degil malesef, cunku yurtdisinin da her yeri ayni kalitede degil. bir anda kendini daha buyuk bir cikmazda bulabilirsin, dikkat et.
0
cooperr
(07.02.26)
Ben kalabalık ve trafiği yoğun olan hiçbir yerde yaşayamıyorum. Izmir aynen böyle bir yer. Büyükşehir desen değil, taşra desen değil. Ne olduğu belli olmayan bir yer. İzmir ve seksi kızlar muhabbeti tarihin en büyük atmasyonlarından biridir.
+1
runaway
(07.02.26)
ankara'dan cok sogumustum. sogunmayacak gibi degil.
trafik vs her sey cok kötüydü. cok mutsuz olmustum.
-1
Purple life
(07.02.26)
Uzunca süre Mersin’de yaşadım artık insanların öküzlüğüne, sınır bilmezliğine tahammül edemiyordum ki İstanbul’a taşındım. İstanbul çok mu iyi derseniz valla öyleydi, metropol düzeni diye bir şey var. Kimse kimseyle muhatap olmuyordu, herkes işinde gücünde metroda kalk bana yer ver baskısı yoktu mesela. Mersin’de özellikle belediye otobüsüne binenler bilir ki yaşlı terörü diye bir şey var. Mersin’in İğrenç nemi de cabası…
Neyseki şimdi bambaşka bir şehirdeyim.
0
ekimoloji
(07.02.26)
doğduğum şehiri hiç sevmedim, ancak 15 sene sonra tayinim çıktığı için o şehire taşınacağım. şu an egede büyük bir ilçede yaşıyorum. büyük bir ilçe bile olsa, insanlar köylü.
manzarası güzel, trafiği az, eğlenceli bir şehiri kim istemez ki? türkiyede o standartta bir şehir yok. en yaşanılır şehirler bile trafikten bitmiş durumda. avrupada sakin güzel bir şehirde yaşamak isterdim. mesela le havre.
0
mikahakkinen
(07.02.26)
Avrupa yakasının ortasında yaşayıp, Anadolu yakasının ucunda çalışmaya başladığımda İstanbul'dan tiksinmiştim.
0
salihdt
(07.02.26)
İstanbul’da ikamet eden herkes gibi buradan nefret ettiğim ve “buradan başka yerde yaşayamam” dediğim çok fazla an yaşıyorum, bazen bu iki duyguyu aynı günde bile yaşayabiliyorum.
0
mutekebbir
(07.02.26)
Aynı yerde 3 aydan fazla kaldığımda sıkılıyorum. Bu böyle aşırı havalı bir şey diye anlatmıyorum. Benim gördüğüm hiçbir insan topluluğu çok büyük erdemlere hizmet ettikleri için bir arada değillerdi, dolayısıyla bir yerde çok fazla kalırsan ya avlanmaya başlıyorsun ya da av oluyorsun. Bir yerde uzun süre kalıp da sıkılmamak, illallah etmemek mümkün değil gibi geliyor bana.
0
sekizdokuzon
(07.02.26)
ingiltere tatilimden geldiğimde bana da oldu bu. hala etkileri sürüyor. bu şehirden değil bu ülkeden gitmek istiyorum. umarım gidebilirim.
0
art cat chocolate
(07.02.26)
sehri gectim ben dogup buyudugunm semte bile cok asigim. biktigim, bunaldigim cok olsa da imkanlarim, standardim yerindeyse sevdiklerime yakin olmanin hakli huzurunu yasiyorum
0
ala09
(07.02.26)
İstanbul'da bir ara sıkmışlığım oldu. Kalabalığı ve gürültüsü bezdirmişti beni.
0
put it in your appropriate place
(07.02.26)
şu an gölcük'teyim (kocaeli) ve aşırı soğumuş durumdayım. çocukken yaz tatillerinde anneannemlerin ve arkadaşlarımın yanına geldiğim için çok sevdiğim bir yerdi. yetişkinliğimde annemin taşınmasıyla zaten "ikinci evim" oldu. 18-30 yaş arasında hemen her boşluğumu burada geçirdim. ayrıyken özledim.

şimdi mecburiyetten dönmüş durumdayım ve hiç sevmiyorum. barınma masrafımın çok düşük olması tek avantajı. ha ben zaten sosyal bir adam sayılmam ama burası bana fazla hayatsız geliyor. yaşarken nefret ettiğim istanbul'un kaosunu özleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. zaten sevdiğim ankara'yı da rüyalarıma girecek kadar özlüyorum açıkçası.

ben kendisi "akan" bir adam değilim ama "akan" şehirde "akmayan" insan olmayı seviyormuşum onu fark ettim. küçük yerde mental olarak bunalıyorum. hiçbir şey olmuyormuş, olmayacakmış gibi geliyor. büyük şehirde olmasa bile "olabilir" düşüncesi enerji veriyordu. üstelik burası benim için memleket/aile evi sayılır yani... kimseyi tanımadığım rastgele küçük bir yer olsa iyice fıttırırdım herhalde.

bi yandan şikayet etmeyi de aslında şımarıklık olarak görüyorum. üç kuruşla yaşayabildiğin, yürüyerek yarım saatte sahile inebildiğin bi yer. havalar soğuk değilse daha sevimli oluyor. merkezi sayılır. istanbul yakın, bursa yakın, eskişehir ve ankara bile yakın, asıl memleketim olan trakya yakın vs... benim derdim biraz muhitle ilgili galiba. küçük ilçenin bile içinde ufak tefek bi yere sıkıştım, para olsa daha hoş bi dairede daha az boğucu bi sokakta yaşasam belki bu kadar rahatsız etmezdi.
+1
der meister
(07.02.26)
Doğduğum ve büyüdüğüm şehir izmiri çok severdim, zira son 10 sene öncesine kadar bostanlı gerçekten güzel bir yerdi öğrenciyken ara tatillerde tatillerde izmire dönmek için can atardım.
Gene son 10 seneye kadar istanbul anadolu yakası sahil kısımlarını bayağı severdim, bostanlının biraz kalabalık lüks hali gibiydi, okul-iş sebebi ile istanbula 10 sene önce yerleşince bu bölgelerde aslında mutluydum.

Son 2-3 senedir istanbulda boğulduğumu hissediyorum zira gerçekten takip edilebilir bir kalabalıklaşma, düzensizleşme var, gece 12'de bile şehir dışından istanbula girmek bir olay oldu.

Memleketime de dönmek istemiyorum, istanbulda da yaşamak istemiyorum. Herkes ankara için de aynı şeyleri söylüyor ne yapacağımı bilmiyorum sadece boğuldum ve çok mutsuzum.
0
denizgonen
(08.02.26)
şehir değildir sevmediğin. şehre anlam katan anılar, insanlar, ilişkiler azalmıştır, yok olmaya başlamıştır. şehre yorma bence, aynaya bak.
0
ankarakecisi
(08.02.26)
(4)

en çok kampanya yapan, avantajlı akaryakıt firması ne?

m e b
iyi akşamlar. herhangi bir akaryakıt firmasına üyeliğiniz var mı?en avantajlısı GENEL OLARAK hangisi ve zorundalık haricinde kendi isteğinizle hangi amaçla üyesiniz?
iyi akşamlar.
herhangi bir akaryakıt firmasına üyeliğiniz var mı?
en avantajlısı GENEL OLARAK hangisi ve zorundalık haricinde kendi isteğinizle hangi amaçla üyesiniz?
0
m e b
(06.02.26)
opet tercih ediyorum ben.
0
summerjam0306
(06.02.26)
Türkiye Petrolleri vardı, sanırım bizim oradaki kapanıyor, Aytemiz olacakmış. Bakalım ne yapacaklar, son zamma kadar iyilerdi.
0
muhayyer divan
(06.02.26)
shell'e üye oldum devamlı oradan aldığım için ama verdiği puan komedi. 1 litre benzin 1, 1 litre lpg 0.5 puan veriyor 100 puan 1tl. 60 liraya 1 kuruş gibi yani. bi ilk üye olunca 200tl değerinde puan vermişti.

akaryakıt firmasından çok ödemeyi yaptığın kredi kartının kampanyalarına bak derim onlar genelde daha iyi. benim lpg tankı küçük olduğundan o da işime yaramıyor :D tek seferde 1500-2000tl harcama filan istiyor. boşaltıp fullesem bile o kadar lpg almıyor.

konum olarak en uygun istasyon shell, aynı istasyon po da olsa opet de olsa yine oradan alırdım muhtemelen. akaryakıttan puan kazanamadığım için ben diğer alışverişlerden kazandığım puanları akaryakıta harcıyorum genelde. son 2 ayda puan dışı harcamam 30 lira filan :D 99% puanlarla aldım. en son 410 küsür puan varken 450 liralık benzin aldım işte. son günü yaklaşıyordu puanların bitirmelik alışveriş yaptım. yoksa 400 alır yine full puan kullanırdım.
0
konetsu
(06.02.26)
petrol ofisinin her ay farklı firmayla puan kampanyası oluyor. garanti, axess bu ay worlde 350 puan var. her gün yol gittiğim için takipteyim.
0
mikahakkinen
(07.02.26)
(2)

ray donovan gibi dizi önerileri

gobekliraki
bu aralar çokça vaktim var. ray donovan tarzında dizi öneriniz var mı. zamanında izlediğimde baya sarmıştı.veya son sıralar çok hoşunuza giden diziler de olur.
bu aralar çokça vaktim var. ray donovan tarzında dizi öneriniz var mı. zamanında izlediğimde baya sarmıştı.

veya son sıralar çok hoşunuza giden diziler de olur.
0
gobekliraki
(06.02.26)
bosch. amazonda.
0
mikahakkinen
(06.02.26)
lie to me
0
plastic_angel
(07.02.26)
(4)

Login olamazsak nasıl haber veriyoruz?

Mirket
Telefon mu edelim? :)
Telefon mu edelim? :)
+2
Mirket
(05.02.26)
msnden titreşim at:)
0
mikahakkinen
(05.02.26)
compumaster
(05.02.26)
sözlüğe girmeden şifreyle bu hesaba girebiliyor muyuz?
0
tabudeviren
(05.02.26)
hayır, sözlük üzerinden sub-etha'ya girip oradan ekşi duyuru'ya tıklamak gerekiyor.

zaten sözlük hesabına giriş başka nasıl olabilir ki? sözlük şifrelerine ekşi duyuru'nun bir erişimi yok ki, ekşi duyuru bunu doğrulayabilsin de login olabilesin. illa sözlük'e login olup oradaki bağlantı ile girmek gerekiyor.
+1
kibritsuyu
(05.02.26)
(11)

türkler neden çalışıyorlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
isteseler de gmc, dodge, crysler, chewrolet, cadillac sahibi olamayacaklar, birçoğu bmw ve mercedes'e bile binemeyecek, kaldı ki sikorski ve cessna sürsünler. krediyle egea alabilmeleri için bile böbreklerini satmaları gerekiyor. hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak, garajda google ve microsoft
isteseler de gmc, dodge, crysler, chewrolet, cadillac sahibi olamayacaklar, birçoğu bmw ve mercedes'e bile binemeyecek, kaldı ki sikorski ve cessna sürsünler. krediyle egea alabilmeleri için bile böbreklerini satmaları gerekiyor.

hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak, garajda google ve microsoft kuramayacaklar. her zaman komşu gürültüsü çekmek ve park yeri aramak zorundalar. paraları olsa bile hizmetler lame ve gay. elektronik eşya ve kaliteli yiyecek ya pahalı ya yurt dışından getiriliyor ve teknik servisi yok. aile kuramayacak, çocuk yapamayacaklar. yapsalar da okulları kalitesiz, doktorları kalitesiz, trafiği kalitesiz, işçisi kalitesiz, patronu kalitesiz. kafalarına saksı düşmesi, yaşlı anneyi köpekler parçalaması, freni boşalan kamyonun altında kalmak gibi saçma kazalar hep burada yaşanıyor. bu şartlar altında kim neden sokağa atılmak korkusu dışında sabahları kalkıp işe gidebilir? çalışarak elde edebilecekleri ne var?
-33
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
Son 10 yıldır dediğin gibi boşa çalışılıyor. Aileden gelen sağlam background yoksa gelirle yaşamak mümkün değil. Ek olarak ülkenin 3 büyük şehri anlamsız kalabalık.
0
michael harddd
(05.02.26)
Tam seri eksilenecek soru sormuşsun. Bir de Amerikan arabalarını herşeyden üstün gibi en başa yazmışsın. Her ülkenin dinamikleri farklı, Türkiye gelişmiş ülkelerden sanılanın aksine pahalı değil. Son yıllarda bazı ürünlere vurgu yapılıp ortaya atılan bir sıçmık. Al Istanbul - Amsterdam kıyası;
www.numbeo.com

Bu kada aile nasıl kuruldu, niye aile kuramıyorlarmış. İnsanlar burda nereden ev alayım diye soruyor, şu kadar param var napayım bilmem ne diyor. Sen sanki Somali'den bahsediyorsun. Türkiye kolay bir ülke değil, düşük geliri olanlar için zor tabii ama abartacak birşey de yok. Biraz aklı çalışan doğru kararlar alan erkekler, aile de kurar, çocuk da yapar, araba da alır.

Bu kadar arabayı böbrek satarak mı almışlar.
bigpara.hurriyet.com.tr
0
mbond
(05.02.26)
amerikan arabası görmesek avrupa arabasını bir halt sanacağız. arabaya 2 kişi otursak dirsek dirseğe gidiyoruz.
-9
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
cok haklisin abi, calisip bi dodge alamayip bi bahceli evde oturamayacaklarsa hic calismasinlar. biraksinlar isi gucu dilencilik yapsinlar. copleri karistirip milletin yemedigi simitleri yiyerek hayatta kalsinlar. daha mantikli boylesi, kimsenin aklina gelmemis hayret.
+5
taurina
(05.02.26)
1- Stellantis grubu araclar pek kaliteli degil, yazdigin araclarinin icin buram buram gercek deri degil plastik ve boya kokuyor. "buyuk arac" = "kaliteli arac" degil. uretildigi ulkede insanlarin yarisindan cogu asiri obez oldugu icin kucuk araba satilmiyor, benzin de diger ulkelerin petrolune cokebildikleri icin ucuz.

2- yurtdisinda "ucak" sahibi olabilmek orta diregin kurabilecegi bir hayal degil, sahip olmayi gectim hayalini kuramaz.

3- hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak - hatali, buyuk sehirlerden cik millet mis gibi bahceli evlerde oturuyor. ornek canakkale cevresinde bahceli evinde oturan birsuru emekli var ki bu evler adamlarin tek evi de degil. ha senin dedigin tarabya'da villada oturmak ise onu zaten 80lerde de alamiyordun, o zamanlar bile ucuk paralar istiyorlardi.

4- okullar, doktorlar kalitesiz falan bunlar da hatali. oncelikle doktorlar baya deneyimli, benim soru sorup cevap alamadigim doktor turkiye'de olmadi, yurtdisinda oldu. okul olarak da sunu soyliyim, ortadogunun elit okullarindaki ogrenci kalitesi (turkiye/iran/arap ulkeleri vs), batinin elit okullarindaki ogrenci kalitesinden dusuk degildir, hatta ortalamasi daha iyidir diyebilirim.

5- saçma kazalar - ucuncu dunya ulkesi kardes, fitratinda bu var. o kadar idare edeceksin.

avrupa'da birkac ulke gezdim, kuzey amerika'yi iyi biliyorum.
turkiye evet cok kaliteli bir ulke degil ama karsilastirinca o kadar abarttigin kadar da kotu degil. kalite olarak dunya ortalamasinin ustundedir. dunya ortalamasi pek ic acici degil.

turkiye bugunku sinirlariyla eger yunanlilarin elinde kalsaydi ve oldugu gibi avrupa birligine girseydi, dunyada yasanabilirlik ve refah olarak tahminen ilk 5'e oynardi, rahat.
+4
cooperr
(05.02.26)
kaç tane içtin. gecenin o saatinde insanın kafasına bu geldiyse ya alkollüdür ya haplıdır.
0
mikahakkinen
(05.02.26)
Bu hesaptan son haberlere göre (bakınız Epstein dosyaları) Avrupada yaşamak da çılgınlık ve delilik.
0
va
(05.02.26)
Hayatında hiç yurtdışına çıkmamışsın ve yaşamamışsın diye anladım.

Bu sorunlar sadece Türklere özgü mü zannediyorsun?
+1
kaptan maydanoz
(05.02.26)
Yukarıda sayılan arabalar avrupa veya abd'de işçi sınıfının alabildiği arabalar. Bu sorun bence de Türkiye'ye özgü bir sorun. Ev konusunda avrupa'da kriz var evet ama yine de Türkiye'den kötü değildir.

Bence Türkiye vs diğer ülkeler diye aşırı genelleyici karşılaştırma yapmak yerine spesifik olmak lazım. Coopperr'ın yakındıkları kanada'ya özgü durumlar.

Bu muhabbet "cebindeki telefonu cıkar" a kadar gider. Hayatında hiç düzgün araba görmemiş, toplu taşımada leş gibi ter kokarak işine giden insanlara konforu anlatamazsın. Millet bunları görmüş olsa zaten sokağa dökülürdü 10 defa
+1
michael harddd
(05.02.26)
hayattaki tek tatminimiz pahalı araçlar, lüks elektronikler mi olmalı? tamam türkiye'de belki herkes için ulaşılabilir şeyler değil ama yaşamak için tek tatmin aracı da asla böyle şeyler olamaz. yoksa herkes intihar etsin o zaman.
0
rayde
(05.02.26)
Doğmuşuz bir kere yaşıyoruz tam olarak senin sorunun cevabı.
Bir de maddi şeylerin dışında manevi keyif veren şeyler de var. Onlarla da sınırlı vaktimizi elimizden geldiğinde keyifli geçirmeye çalışıyoruz.
Bir de çok çalışıp "başarılı" olursak bu dediğin şeyler almasak bile daha ufak şeyler edinip mutlu olabiliyoruz.
Hayatta değiştirebildiğin ve değiştiremediğin şeylerin farkına varıp, beklentilerini buna göre ayarlamak çok önemli.
0
burfak
(05.02.26)
(8)

Türkiye ile İsrail'in arası gerçekten kötü mü?

michael_knight
Eskiden de Türkiye ile İsrail'in arasının çok kötüymüş gibi göründüğü ama aslında o kadar da kötü olmadığı veya birkaç karşılıklı jest ile düzelebilecek halde olduğu zamanlar vardı.Ama bu defa iki ülkenin arası gerçekten düzelmesi kolay olmayacak şekilde kötü mü? Nereden belli?
Eskiden de Türkiye ile İsrail'in arasının çok kötüymüş gibi göründüğü ama aslında o kadar da kötü olmadığı veya birkaç karşılıklı jest ile düzelebilecek halde olduğu zamanlar vardı.

Ama bu defa iki ülkenin arası gerçekten düzelmesi kolay olmayacak şekilde kötü mü? Nereden belli?
+1
michael_knight
(04.02.26)
iki ülkenin uzun vadeli hedefleri birbirine zıt bağlamda olduğu için aralarında belli bir rekabet olması normal geliyor. Fakat bence kamuoyunda iç siyasete oynamak için iktidar olandan daha da kötü yansıtıyor. Tom Barrack geçenlerde şöyle demişti:

"Netanyahu–Erdoğan hattındaki gerilim söylem düzeyinde. Ticaret ve refah, coğrafyadan daha belirleyici olacak" bence bu tespit doğru.
+3
biravekahve
(04.02.26)
hükümetin en sıkı oldugu ülkeler,
israil,amerika,ingiltere..
+8
designer
(04.02.26)
Ticari faaliyetlere bakmak lazım en son hayvan gibi alışveriş dönüyordu resmi olarak.
+3
kizil karga
(04.02.26)
dunyadaki parayi yonetenler yahudiler. bu herkesin bildigi bir gercek.
bunu goz onunde bulundurursak, sence bir ulkenin yahudiler ile arasinin kotu olmasi mumkun mu? bu esyanin tabiatina aykiri.

oyley"mis" gibi yapilip toplumun, oy verenlerin gazi alinir. o kadar.
+3
cooperr
(04.02.26)
ben kotu oldugunu dusunmuyorum. ozellikle turkiye tarafi israil'i ve yahudileri ic siyaset malzemesi yapiyor oy toplamak icin. fakat baktigimizda hicbir zaman kotu olmadi ki? tarihin hangi doneminde kotu olduk? mesela tarihimiz ermeniler ve kurtlerle olan kotu olaylarla dolu.

osmanli doneminde yahudilerle iliskiler cok iyiydi. avrupa'dan kacanlar osmanli'ya siginirdi. yuz yillar boyunca hicbir sikinti yasanmadi. cumhuriyet doneminde ise ilk taniyan ulkelerden olduk. secim donemlerindeki oy kaygisiyla tansiyon yaratmak ve oy devsirmek disinda ticaret ve ikili iliskiler hic durmadi, arka planda hep devam etti. ak parti doneminde tayyip erdogan, israil tarafindan odullendirildi. bu odul anti semitik ve yahudi dostu oldugu icin verildi. zaten ak parti ve recep tayyip erdogan'in siyaseti budur. iktidara gelene kadar demokratsin, liberalsin, akilcisin vs. bu politika turkiye'nin aydinlik yuzu dedigimiz kisileri cezbetti. kemik kitle ise zaten hep muhafazakarlara veriyordu. bu aydinlik yuzu birkac donem arkalarina aldilar, fakat is isten gecti. artik kontrol tamamen onlara gecti.
+1
Sour
(04.02.26)
Kötü ve her daim kötü olacaktır .
Yürütülen siyasi, ekonomik vs ilişkiler anlaşmalar dostluk değil geçici siyasi rollerin icabıdır. doğrudan siyonizm ile bağlantılı fetö, pkk, işid vs diğer terör faaliyetlerini de görmek lazım.
Kürdistan dedikleri sözde devlet bile belirledikleri o toprakları doğrudan Türkiye'den değil , Kürtler üstünden almanın bir projesidir.
yahudilerin dini kaynak ve inanışları ayrıntılı incelenirse hiç bir uluslararası kural , anlaşmalara uymadıkları asla uymayacakları da görünür. Kendi tarihlerinde de her daim bir yerlerden kovulmak vardır.
İnanışlarında kendilerini diğer ırklardan üstün oldukları düşüncesi açıkça görünür . Böyle bir zihniyet, ister Filistin'de veya şimdi yine kontrollü şekilde gündemde olan Epstein adasında da olsa çocuklara asla acımaz .
-7
diyecevaplandı
(04.02.26)
İsrail rafları bizden giden ürünlerle dolu. Her gün gemi yanaşıyor, petrol desen bizden. Ne kötüsü? Düşün İsrail'e uçuş yasagimiz var ama İsrail'e giden tüm uçaklar bizim hava sahamizi kullanıyor. Azerbaycan'da kalkan ucak Kars-kayseri Antalya uzerinden gidiyor.

İsrail istemedi diye petrol arama gemisi Kıbrıs'a yanaşmıyor


Yani her şey gostermelik
+3
topkapiaksaray
(04.02.26)
iç siyasette kötü dışarıda nötr. bu ara süper değil sadece. israile ticaretimiz hiç durmadı.
+3
mikahakkinen
(05.02.26)
(4)

yorumlarınızı bekliyorum

monicapp
8 -9 ay kadar önce annemi kaybettim. annem sadece annem değildi, hayatımdaki sevginin çoğunu temsil ediyordu. kendime hala gelemedim, onu inanılmaz özlüyorum, her saniye her dakika. o vefat ettiği gün, ben fiziksel olmasa da kısmen öldüğümü farkettim, onsuz günler çok hüzünlü geçiyor. hani ölsem, öy
8 -9 ay kadar önce annemi kaybettim. annem sadece annem değildi, hayatımdaki sevginin çoğunu temsil ediyordu. kendime hala gelemedim, onu inanılmaz özlüyorum, her saniye her dakika. o vefat ettiği gün, ben fiziksel olmasa da kısmen öldüğümü farkettim, onsuz günler çok hüzünlü geçiyor. hani ölsem, öyle ya da böyle aynı yerde olacağız ama ben buradayım ne kadar zamanım varsa, ama o burada yok. hayatın en temel gerçekliğini bile kabul etmekte zorlanıyorum. neyse, bu süreçte bütün paramı da kaybettim (hem tedavi hem de akrabalar parama çöktüler), çok yüksek miktarda paralar ve bu duruma dair yapabilecğeim hiçbirşey yok. para olarak neredeyse hiçbir şeyim kalmadı. istanbul'da işe girsem ancak kendime yetecek kadar kazanırım sanırım. para çok umrumda da değil desem de başkasına bağlı olmak da istemiyorum.

neyse geçen aylarda bir fırsat çıktı, çook uzaklarda bir iş fırsatı, maaşı da fena değil para biriktirebiliyorum. işi kabul ettim, bu yabancı memlekete geldim ama tek başımayım burada 1 ayı geçti.

şimdi burada yalnız başımayım, istanbul'da olsam da kötü hissedecektim belki ama 1-2 arkadaşım, abim bilemiyorum uzak olmak zor geliyor. terkedilmiş hissediyorum öyle olmasa da. burada arkadaş olabileceğim kimse de yok, olacak gibi de gözükmüyor, sosyal bir yer değil, türk pek yok, avrupalı da pek yok.

doğru mu yaptım yanlış mı bilemiyorum ama şu an bana yaptıklarımın olumlu taraflarının söylenmesine ihtiyacım var.
+1
monicapp
(04.02.26)
Yaşadığın şeyler gerçekten çok ağır ve arka arkaya gelmiş kayıplar. Hem anneni kaybetmek hem maddi olarak sarsılmak hem de yalnız bir yere gitmek… Bunların her biri tek başına bile insanı yorar. Bu yüzden “kötü hissetmen” bir zayıflık değil, çok insani bir tepki.
Ama şunu net söyleyebilirim: yaptığın seçim kaçmak değil, ayakta kalmak için verdiğin bir mücadele.
Kimseye yük olmamak, kendi paranı kazanmak, geleceğini yeniden kurmak için tek başına yabancı bir ülkeye gitmek ciddi bir güç göstergesi. Şu an hissettiğin yalnızlık, yanlış yaptığın anlamına gelmiyor; sadece yas ve alışma süreci üst üste bindiği için her şey daha karanlık görünüyor.
Annen hayatta olsaydı, muhtemelen senin güvende, kendi ayaklarının üzerinde, birikim yapabiliyor olmanı isterdi. Şu an tam olarak bunu yapıyorsun.
Zor bir dönemdesin, ama yanlış yolda değilsin. Sadece çok yorgunsun.
Biraz zaman ver kendine.
+4
but that was just a dream
(04.02.26)
Sabırlar dilerim.
Şu an çok yalnız hissetmen kararın yanlış olduğu anlamına gelmiyor. Aksine,
Hayat tamamen çökerken kendine nefes alacak bir alan açtın.
Gelecekteki kendini düşünerek, “hiçbir şeyim kalmasın” noktasına düşmemek için sorumluluk aldın.
Yasın içindeyken bile hayata tutunan bir ipi koparmadın. Bazen doğru kararlar iyi hissettirmez. Doğru kararlar bazen “daha az zarar veren” kararlardır. Sen şu an hayatta kalmayı seçtin. Bu kaçmak değil, tutunmak. Giderek yarın için yeni bir temel attın. Yaptığın çok doğru ve takdiri hak eden bir hareket.
+3
kisa
(04.02.26)
devam edebilmen için yas sürecini yeterli bir şekilde yaşaman zaman. eğer bundan kaçarsan hiç beklemediğin anda gelir ve seni direk düşürür. anormal bir durum yok,zor bir süreç. kafanızda değerlendirerek kabullenerek gitmeniz en sağlıklısı. olayın doğrusu ve yanlışına takılmayın, süreç zor ama kendinizide düşünmeniz gerekir. insanlardan kaçınmayın. istanbulda yaşamak başlı başına bir travma zaten bir de orada yasla başa çıkmaya çalışmak zor olabilirdi.
0
mikahakkinen
(04.02.26)
yas zaman geçmeden geçmiyor, ben de babaannemi kaybettiğimde aylarca hatta yıllarca kendime gelemedim. içimde hep onun yokluğunun hüznüyle yaşıyor gibiyim. zamana ihtiyacınız var, illa ki acı azalıyor. şimdi de para biriktirebileceğiniz bir işe girmiş olmanız gelecek açısından doğru bir karar bence. umutsuz olmayın belki şehre alıştıkça yeni insanlar tanır, adapte olursunuz. yeni gitmişsiniz daha.
0
Sadece soruyorum
(04.02.26)
(6)

Araç Önerisi

alaimisema
Selam herkesee, Babam için araba alacağız kendisi 65 yaşında ve emekli. Genelde annemle şehir içinde kullanıyorlar. Sorun çıkarmayan, az yakan ve otomatik bir araç olarak ne önerirsiniz? Fiyat olarak max. 1.450 gibi bir parası var üzerine çok fazla kredi çekme ihtimali yok ondan ikinci el olacaktır.
Selam herkesee,
Babam için araba alacağız kendisi 65 yaşında ve emekli. Genelde annemle şehir içinde kullanıyorlar. Sorun çıkarmayan, az yakan ve otomatik bir araç olarak ne önerirsiniz? Fiyat olarak max. 1.450 gibi bir parası var üzerine çok fazla kredi çekme ihtimali yok ondan ikinci el olacaktır. Başka bir kriteri yokmuş siz olsanır ne alırsınız?
0
alaimisema
(03.02.26)
Bayon, sifir sorun.
+1
duster
(03.02.26)
Şehir içi az yakan ve sorunsuz bir araç arıyorsanız toyota corolla’nın hybrid modelleri ideal oluyor. Şehir içi çok az yakan bir araç ve güvenilirliği zaten dünyaca kabul görmüş bir şey. Fiyatlar nasıl bilmiyorum.
0
but that was just a dream
(03.02.26)
corolla cross. corolla. yaris.
0
mikahakkinen
(03.02.26)
Tabii ki japon. Özellikle honda.
0
ground
(03.02.26)
corolla hibrit güzel bir tercih şehir içi için.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(04.02.26)
bayon bu konularda çok iyi ama taşıt kredisi çekerek bütçeyi yükseltirim velsen corolla da baya başarılı
0
ihsanlı
(04.02.26)
(6)

Nokta atisi oto koltugu onerisi

üğpoıuy
9 kg bebek icin _360⁰ donen_ adac'li_yatar pozisyona sahip_bi tik yukseken super oto koltugu hangisi
9 kg bebek icin

_360⁰ donen
_ adac'li
_yatar pozisyona sahip
_bi tik yuksek

en super oto koltugu hangisi
+2
üğpoıuy
(03.02.26)
besafe, cybex, britax römer, maxi cosi markaları arasından seçin. besafe çok terletiyor ama en güvenli marka.
0
mikahakkinen
(03.02.26)
ben 10 sene önce araştıra araştıra britax Römer almıştım.
0
co2s2
(03.02.26)
Britax römer cybex ile çok benzer puanlara sahipken adacta 3/1 fiyata bulunuyor. Biz 15 kgye kadar 360 dönen britax kullandık bir araçta, diğerinde-ikinci araç- dönemeyen besafe(acayip yükseliyor bu yetişkin hizasına geliyor, çocuk seviyordu ama dönememesi çile)
Model veremiyorum artık yok aynı isimle ama marka karşılaştırması için yazdım.
15 kg 3,5 yaşta da artık sıkıştığı ve uzun boylu olduğu için çocuk maxi cosi’ye geçtik çünkü yatay pozisyonu puan büyük çocuk koltuğu çok az var, fiyat performans olarak ona bakılabilir o aşamada da, birtax o kilo için konforu düşük. Yastıklama konusunda maxi cosi britaxtan önde, besafe ise bence daha tangır tungur sert geldi. Şimdi sıfırdan alacak olsam her şeyi maxi cosi alırım, cybex ise fiyattan eleniyor, bir tanıdık almış baktık britaxtan kasa olarak farksız diyebilirim. Sadece britax romerin çoğu koltuğunun kılıfı tamamen çıkarken(yıkamak ya da yedek ile değiştirmek için) diğer markalarda kullandığımız bu yok, bence önemli bir detay ama yine de maxi cosiler daha yumuş, uzun yolda önemli gibi.
0
kullanıcıadımbuolsun
(03.02.26)
ben herşey den önce güvenliği düşünerek aldığım için çarpışma videolarında da en iyi performansı "besafe" den gördüğümden onu aldım. 1 yıldır kullanıyoruz oldukça memnun.
0
administ
(04.02.26)
Britax Römer 360, dualfix vs. modelleri var.
Bir tane aldım, memnun kaldığımdan bir tane daha aldım.
Çocuklar da çok rahat etti.
0
burfak
(04.02.26)
Ileride benzer arastirmaya girecekler icin guncelleme: britax römer dualfix pro
0
🌸üğpoıuy
(04.02.26)
(11)

evi ne zaman almalı?

ilgeru
eşimle kiradayız. gelirimizin sınırda olmasından ötürü toki moki hiçbir şeye katılamadık. ikimizin üzerine ne ev ne arsa hiçbir şey yok. kirada olduğumuz evin biraz daha küçüğünü (hemen yan blokta) kredi çekerek alabilecek durumdayız. ev 2. el ve biraz da tadilat işi olacak (ek masraf). ancak kredi
eşimle kiradayız. gelirimizin sınırda olmasından ötürü toki moki hiçbir şeye katılamadık. ikimizin üzerine ne ev ne arsa hiçbir şey yok. kirada olduğumuz evin biraz daha küçüğünü (hemen yan blokta) kredi çekerek alabilecek durumdayız. ev 2. el ve biraz da tadilat işi olacak (ek masraf). ancak kredi oranı 2.49-2.69 arasında şu an. bu da yüksek aylık taksit demek. kenardaki birikimimizin de çok büyük bir kısmı altında.

yakın zaman önce evi olmayanlara özel kredi limitlerini arttırdılar. söylentilere göre yine evi olmayanlara 1.20 gibi oranlarla kredi verilebilirmiş. az buçuk bir hesap yaptım. eğer 2.49'dan kredi çekip şu an evi alırsam, 1.20 oran çıkarsa şu an aldığımdan daha zarar olacağım. zararda olmamam için evin en az yüzde 25 artması gerek bu da kısa dönemde mümkün mü bilemiyorum. malum seçim dönemi de yaklaşıyor bi yerde muslukları açacaklar, o kesin.

özetle kafam çok karışık. evet ev almak güzel ama kısa vadede büyük zararda da olabiliriz. siz ne yapardınız?
0
ilgeru
(02.02.26)
1.20 orana kredi imkansız bence. Ayrıca 2 buçuklardan 1 buçuklara ineceğine inanıyorsan evlere yüzde 25 zam geleceğine de inanman lazım. Bence maks. kredi ile alınabiliyorsa 2.49 gayet iyi bir oran.

Ayrıca en son 1 noktalı orandan krediler, normal vatandaşa 200-300 bin üst limitle gelmişti. Yine öyle bir şey de gelebilir.
+1
nickini vermek istemeyen uye
(02.02.26)
Evim yoksa, içime sinen bir ev ve ödeyebileceğim de param ya da kredim varsa, başkaca herhangi bir şeyi bir saniye bile düşünmem.
+4
Mirket
(02.02.26)
altın %20 düşmeden önce en iyi zamandı, şu an altının düşebileceğinin görülmesi hem elinde altın tutan insanları konuta yönlendirip piyasayı hareketlendirdi. hem de rekabetten dolayı konutta fiyatları yukarı yönlendirdi.

tok alıcı olarak sahibindende bakınmak, aşağıdan teklif vermek gayet mantıklı şu aşamada.

+nickini vermek istemeyen üye
1.20 imkansız, bu ya gelmeyecek gelirse de herkesi kapsamaması için 50 tane şart ile gelecek. çok umursamayın
0
egokalp
(02.02.26)
Öncelikle şimdiden hayırlı olsun,
Valla hiç kredi oranı, kenardaki yatırımları zararına bozma, ev değer yapar mı yapmaz mı hesaplama vs gibi konulara bakmadan direkt yapıştır hocam evi.

Kenarda olanlar gerekirse zararına gitsin yeter ki evin olsun Kirada oturma psikolojisini sadece kiracılar bilir. Kira dediğimiz şey altı delik kumbaraya senelerdir para atmak gibi bişey.

Sözün özü, kenarda ne var ne yok boz, krediyi yapıştır rahat rahat huzurla otur
+1
ebeş
(02.02.26)
2010 lardaki furya mümkün değil tekrar gelmeyecek. O zaman sıcak parayı inşaata gömdüler krediler de düşüktü. Yani düşük kredi düşük fiyatlı ev devri kapandı. Ben 3.09 dan kullandım şimdi de 2.6 ile yapılandıracağım. Sen de 2.6 ile alıp önümüzdeki sene belki 2.1 ile yapılandırırsın.
0
administ
(02.02.26)
1.20 yakın vadede bence zor. eğer olursa bin tane şart sunarlar. ayrıca 1.20 çıktığı gün ev fiyatları 2ye katlar.
0
scudman1
(02.02.26)
Türkiye‘de ev almak sart.
Iyi kötü demeden bir yer alip kiradan kurtulmak en iyisi.

Bu ilk evin firsatlari da gayet iyi.
Akp basta oldugu sürece enflasyon düsmez. Bedavadan gelir kaynagi yaratiyorlar.
0
Purple life
(02.02.26)
en iyi zaman fırsat olan ilk zaman. kredi taşınabilir,yapılandırılabilir. 3.05 den çektik bir sene sonra 2.49 dan yapılandırdık vade 22 ay kısaldı.
0
biravekahve
(02.02.26)
2.50 oranlı kampanyalarda 2.5 milyona 6 milyon faiz alıyorlar. şu an tam ev alınacak zaman ama bu oranlara çok saçma. oran 1.20'ye düşerse ev fiyatları artacak. ne kadar desteklemesem ve sevmesem de cemaat finansmanları daha mantıklı. damat bu işe girmiş albayrak finans olarak. bu ekonomide aldığın süreçte kazanırsın.
0
mikahakkinen
(03.02.26)
ev alabilecegin anda alinmali, bekleyecek bisey yok.
0
cooperr
(03.02.26)
1.2 civarı krediler artık imkanıza yakın. Olsa bile seçim öncesi olur. ama değişen bir şey olmaz bu seferde ev fiyatları tekrar arşa çıkar.

Ödeme gücü varsa, iyi pazarlık yapılarak alınmalı. Krediler düştüğünde ise yapılandırma kovalanmalı.
0
Rao
(03.02.26)
(10)

Flörtleşme

gobekliraki
Flörtleşmeyi özlediğiniz hiç oluyor mu? Hani "ille de biri olsun sevgilim olarak" değil de, sadece flörtleşme, "olursa olur" kafası biraz. Ben özlüyorum, ne bileyim birinin derdine derman olmaya çalışmak, "vardın mı eve" diyebilmek falan.
Flörtleşmeyi özlediğiniz hiç oluyor mu? Hani "ille de biri olsun sevgilim olarak" değil de, sadece flörtleşme, "olursa olur" kafası biraz. Ben özlüyorum, ne bileyim birinin derdine derman olmaya çalışmak, "vardın mı eve" diyebilmek falan.
+2
gobekliraki
(02.02.26)
Abicim sen geçen hafta evlenmiyor muydun? Veteran eskort bir sevgilin vardı
0
sekizdokuzon
(02.02.26)
Hayır?
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
ben zaten "güvenli alanda" sürekli flört eden biriyim. yaşı büyük ablalarla , yada hiçbir şekilde şans verme ihtimalim olmayan kadın arkadaşlarımla flört ederim. jestler yaparım.yemeklere çıkarım. flört pratiği gibi düşünüyorum. açar telefonu bir ablama, yada bir kadın arkadaşıma "sen çok değerlisin, sen çok güzel bir kadınsın" diyebiliyorum. hayatımda biri varken yada yokken özlediğim tek şey yakın temas, yüz yüze sohbet vs.
0
loch ness
(02.02.26)
Biz gibi eski toprak ona "centilmen" diyoruz. Benim dediğim direkt ikili münasebet.
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
özlüyorum ama yapmayı beceremiyorum. hoş bir kadın görsem 'baban ne iş yapıyo?' falan böyle sorular geliyor aklıma.
0
yurtsuz john
(02.02.26)
Flört esittir yüzeysel muhabbet ve zaman kaybi bana göre.
-5
Purple life
(02.02.26)
Hayır, olmuyor.
0
rock n roll
(02.02.26)
flört derken geceden sabaha kadar birbirine bir çok şeyi anlattığın bir eylemse evet, insan özlüyor.
0
rakicandir
(02.02.26)
40'lı yaşlarda bu tarz muabbetler çekmiyor beni. birisinin ilgisini çekmeye çalışmak eskiden beri bana zor gelir. ama sevenede laf etmem. bu işler enerjiyle alakalı.
0
mikahakkinen
(03.02.26)
Olursa olur flört güzel de son yıllarda flört algısı değiştiği için sıkıntılı hale geldi.
0
pembediken
(03.02.26)
(6)

çiftlerin arkadaş edinme sorunsalı

kondansator
selamlar, yaklaşık 6 yıldır evliyiz, evlilik öncesi ben eşimin yaşadığı şehir taşınmıştım. kendi çevrem geride kaldı. bu şehir de de iş arkadaşları dışında bir çevrem olmadı. bu arada çok girişken birisi değilim. normalde yalnız da zaman geçirmeyi severim. eşim de eski arkadaş çevresi ile bir şekild
selamlar, yaklaşık 6 yıldır evliyiz, evlilik öncesi ben eşimin yaşadığı şehir taşınmıştım. kendi çevrem geride kaldı. bu şehir de de iş arkadaşları dışında bir çevrem olmadı. bu arada çok girişken birisi değilim. normalde yalnız da zaman geçirmeyi severim. eşim de eski arkadaş çevresi ile bir şekilde koptu, kalan arkadaşları da şehir dışındaymış. arkadaşım yok arkadaşım yok diyip duruyor. şimdi kendisi doğum izininde. nasl arkadaş edinebiliriz? bir çift olarak ya da tek olarak? 35 yaşlarındayız artık. malum iş güç dışında pek çevre de gelişemiyor. benim için sorun değil de eşimin kafasına takmasına takılıyorum. nasıl bir çözüm üretebilirm acaba
-1
kondansator
(02.02.26)
Öncelikle esinin istemesi lazim. Sen ona arkadas mi bulacaksin?
-1
Purple life
(02.02.26)
isteyip yol alamadığı için çözüm arayışındayım zaten
0
🌸kondansator
(02.02.26)
Şimdi çocuk olduğu için bence arkadaş edinmeniz daha kolay olacak. İlk yıllarda belki olmaz da zamanla cocuğu götürdüğünüz yerlerde sizin gibi çocuğu olan insanlarla tanışacaksınız filan. Benim gördüğüm genelde çocuklu insanlar çocuk kreş okul gibi ortamlara girince ailecek yeni arkadaslar ediniyorlar.
+5
a perfect lie
(02.02.26)
Çocuk kaç aylık bilmiyorum ama oyun grupları iyi olabilir. En iyi 2 arkadaşımı oğlum 1 yaşındayken gittiğimiz oyun grubunda edindim
+1
kullanicadi
(02.02.26)
ufak hobiler, atölyeler, workshoplar vs katılarak da bir şansınızı deneyebilirsiniz, ayrıca kullanicadi +1
+1
darthvader
(02.02.26)
o yaşlarda ben de bu durumu çok problem ettim. başka şehire taşındık arkadaş çevresi değişti, azaldı. zamanla kabüllendim. arkadaş edinmek, güvenmek zorlaştı. artık bende insanlarda çok seçici.
+1
mikahakkinen
(03.02.26)
(9)

Böyle bir kaygınız var mı?

don’t panic
5 yaşında kızımla akşamları 1-2 hikaye kitabı okuyup, biraz da sohbet edip birlikte uykuya dalıyoruz. Onun bu uyuma sürecinde aldığım bu keyfin yanısıra ister istemez bazen aklıma kötü düşünceler de geliyor: Kaybetme korkusu... O an öyle bir huzursuzluk çöküyor ki anlatamam. Babalar ve anneler; bu k
5 yaşında kızımla akşamları 1-2 hikaye kitabı okuyup, biraz da sohbet edip birlikte uykuya dalıyoruz. Onun bu uyuma sürecinde aldığım bu keyfin yanısıra ister istemez bazen aklıma kötü düşünceler de geliyor: Kaybetme korkusu... O an öyle bir huzursuzluk çöküyor ki anlatamam.

Babalar ve anneler; bu kaygınız ne durumda? Nasıl aşıyorsunuz bunu?

Teşekkürler…
+1
don’t panic
(02.02.26)
Hem de her zaman yaşıyorum. Gün gelecek evden gidecek, ya başına bişey gelirse, ya trafik kazası olursa vs vs. Babamı da yeni kaybetmiş olmamın etkisi büyük. Alışılacak bir duygu da değil, aşabileceğimi sanmıyorum, kader kısmete bağlıyorum yoksa döngüye girerim.
+3
mirty
(02.02.26)
Bende de durum aynı. Elden bir şey gelmiyor. Aşamıyorum. Abartmadan mümkün olduğunca birlikte vakit geçirmeye çalışıyorum.

Hayatı olumsuz etkilemeyecek kadar tedbirli olmaya çalışıyorum. Bunu abartmak da ev halkının huzurunu bozabilir. Küçük minik takıntılarım var, mesela kapıyı kitliyorum çıkarken, ama iç kısma da hanımın anahtarını düz şekilde takıyorum. Ev düz ayak olduğu halde ve bütün odalardan dışarı çıkıldığı halde, dış kapıdan çıkılmak zorunda kalınırsa anahtar orada hazır olsun diye.
0
mbond
(02.02.26)
Ebeveynligin şanındandır :)
Türkiyede yaşarken aşılabilecek bir sey degil bence. Cok zor en azindan. Bu dusunceler aklima gelince "bunlari dusunmek bi ise yaramiyo, tadini cikar" deyip uzaklastiriyorum kendimi
0
üğpoıuy
(02.02.26)
düşünmemeye çalışıyorum. düşündükçe daha da kötüsü zihnime geliyor. ebeveynliğin belki de en yorucu kısmı, endişelenmek.
0
mikahakkinen
(02.02.26)
Bu kaygıyı ben de yaşadım. Geceleri uyanıp kızımın geleceği hakkında kaygılanırdım. Bize bir şey olsa ne yaşar diye çok canım sıkılırdı. Çözümü ona bir kardeş yapmakta buldum açıkçası. Şimdi ikisi için de kaygılanıyorum ama artık biliyorum ki bir kapıya ihtiyaç duyduklarında en azından hayatta kızımın kardeşi, oğlumun da ablası var. Ve açıkçası şimdi ailemde bir tamamlanmışlık hissi yaşıyorum. Oğlan daha 18 aylık, küçük. Ama işte genimize kodlanmış ve kızla yaşadığım kaygıyı oğlan sildi süpürdü. Nasıl desem, ben düşsem de evde bir erkek olacağının ferahlığı rahat hissettiyor. Ha keza ikinci çocuğum kız olsa da farklı bir rahatlama hissederdim. Abla kardeş dayanışmasının daha sağlam olacağağı düşüncesi ve kız evladı açıkçası daha fazla tercih ediyor olmamla birlikte oğlanın getirisini öngöremedim. Şimdi tüm gücümü ikisinin birbirine olan bağını güçlendirmek için harcıyorum.
+1
onepointzero
(02.02.26)
Bende de bu kaygı var, bazen çok ileri gidiyor kendimi frenliyorum.
0
duyuruuser
(02.02.26)
Çocuklarım büyümeden ben ölürsem ne olur korkusu daha sık oluyor. Ebeveynliğin şanındandır +1
0
sucvecezve
(02.02.26)
kesinlikle oluyor, bunu yaşamayan ebeveyn yoktur diye düşünüyorum. özellikle de hastalandıklarında yada büyüdüklerini hissettiren bazı anlarda daha fazla yokluyor. hayatınızı olumsuz anlamda etkileyen yada yönetemediğiniz bir kaygıysa mutlaka destek alın elbette ama bu kaygı mevzusu ve hep onlara daha fazlasını verebilirim hissi bence ebeveyn olmanın otonom getirisi ...
0
darthvader
(02.02.26)
Bu kaygım yüzünden her hafta terapiste gidiyorum. Anne olduktan sonra tamamen kafayı yedim. Gece on defa uyanıp oğlum nefes alıyor mu ve üstü açık mı diye bakıyorum. Mesela yarın iş seyahatine gideceğim ya bir daha dönemezsem oğlumu bir daha göremezsem diye günlerdir uyuyamıyorum.

Uzun lafın kısası; yalnız değilsin.
0
suicides underground
(02.02.26)
(11)

magnezyum olayı

duyuru
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
-1
duyuru
(02.02.26)
Geçen gün uyku problemimi nasıl aşabileceğimi chatgpt'ye sordum. Bana Magnezyum glisinat / sitrat önerdi.
Magnezyum gerçekten uykuya yardım eder mi? Veya sadece internetin “pazarladığı bir efsane” mi? Ve eksik değilsem neden takviye vitamin mineral alayım? dedim.
Epey bi fikir alışverişimiz oldu.
Bilimsel dayanak istedim. Bulamadı ve bünyede eksikliği yok ise kullanmanın gereksiz masraf olacağı konusunda hemfikir olduk kendisiyle.
0
Mirket
(02.02.26)
Yine sosyal medyada 1-2 kişinin “abi inanamıyorum bla bla” paylaşımlarıyla başladı. Bir kaç ay daha gider sonra unutulur.

Vücutta eksiği yoksa kullanmanın anlamı yok ki :)
0
avatar is back
(02.02.26)
doktor yazdiktan 1 hafta sonra
alerji yapmaya baslamisti,

ve sonra yine danistim,
demek ki eksiklik gitmis dediydi.
0
designer
(02.02.26)
Bir kısım diyor ki kan testinde serum seviyesi ölçülüyor, eksik çıkmaması normal hücre içi seviyesi ölçülmesi lazım.
Benim normal aralığın içindeydi, doktor kabak çekirdeği ye, maden suyu iç dedi :)
0
black holes in the sky
(02.02.26)
Su an doktorum dedi diye d vitamini aliyorum her gun ama bu takviyelerin her turlusunu son 10+ senedir aldim, magnezyum da dahil. Hicbirinde benim farkedebilecegim bir olumlu etki gormedim. Deneyimim bu.
0
hot potato
(02.02.26)
magnezyum malat kullanıyorum. yorgunluğa çare olsun diye. tamamen placebo. zaten omega 3 harici takviyelerin işe yaramadığı araştırılmış.
0
mikahakkinen
(02.02.26)
Ben göz seğirmesi için kullanıyorum ve faydasını görüyorum.
0
rahmi pinkfloydoglu
(02.02.26)
hamileyken doktorum sırt ağrılarım için magnorm yazmıştı. hatırlamıyorum faydasını gördüm mü... ama takviyeler konusunda çekimserim biraz. sadece d vitaminine inanıyorum çünkü ne zaman tahlil yapılsa düşük çıkıyor. doktor da sürekli kullan zaten güneş mi görüyoruz demişti. geçen eczanede konusu açıldı yine kreşe giden çocuk sebebiyle sürekli hastayız vs vs. d vitamini kullan, başka bişeye gerek yok dedi :D
0
elorelia
(02.02.26)
ben faydasını görüyorum hem migren hem yorgunluk/kas ağrıları için. huzursuz bacak sendromu için yıllar yıllar önce doktor önerisiyle başlamıştım. hangi tip magnezyuma ihtiyaç olduğunu bilerek almak gerekiyor fayda sağladığını anlayabilmek için, ben daha çok insanların rastgele popüler olan veya tavsiye edilen herhangi bir magnezyumu kullandıklarını gözlemliyorum. Doktora da mutlaka sorulmalı ama genel bilgi için;

youtu.be

ben mevsim geçişlerinde migren coştuğu için bir tane kahvaltıdan sonra, bir tane de akşam yemeğinden yaklaşık iki saat sonra alıyorum. 3 ay kullan 3 ay kullanma şeklinde ilerliyorum bütün takviyeler için.
0
Phoebe
(02.02.26)
Ben haftada 50km'den fazla koşuyorum ve üstüne ağırlık idmanı da yapıyorum. Magnezyum recovery ve kasılmalar için kesinlikle fark ediyor. Kullanmadığım ve kullandığım zamanlarda çok etkisini görüyorum. Uyku için olanın etkisini ben göremedim. Belki gören vardır.
0
gabe h coud
(02.02.26)
kabak çekirdeği çitleyerek başlayabilirsiniz.
0
klassno
(02.02.26)
(12)

Büyükşehirden küçük bir yere taşınma

gobekliraki
Var mı yapan aranızda? Bir süredir kuşadasındaki evdeyim, kafa dinlemek için geldim. Ne kadar mutlu huzurlu olduğumun yeni yeni farkına varıyorum. Yine her sabah laptopu, telefonu falan açıp çalışıyorum, ama tadı bir başka. Acaba insan 40 yaşından sonra böyle bişey yapabilir mi. Ne bileyim emekli de
Var mı yapan aranızda? Bir süredir kuşadasındaki evdeyim, kafa dinlemek için geldim. Ne kadar mutlu huzurlu olduğumun yeni yeni farkına varıyorum. Yine her sabah laptopu, telefonu falan açıp çalışıyorum, ama tadı bir başka.
Acaba insan 40 yaşından sonra böyle bişey yapabilir mi. Ne bileyim emekli desen emekli değilsin, e kariyerinin başında da değilsin.

Diğer taraftan para kısmı da tam bir dilemma. Parayla çok işi olan biri değilim, öyle harcayım edeyim falan. Ama param da var, en absürt harcamaları sırf canım istiyor diye yapabiliyorum.
Şimdi öyle "hayal" kuruyorum. İstanbula yerime maaşı dolgun bir müdür alayım, ben buralarda inzivaya çekileyim, burada kendime bi şube açayım, başında olayım. Ayda 1-2 istanbula gideyim 2 günlüğüne, asayiş berkemal mi ona bakayım.

Ama bilemiyorum, cesaret edemiyorum daha doğrusu. İlla işin başında olmam gerek gibi hissediyorum. Diğer taraftan yıl olmuş 2026, artık her şey telefondan, whatsapptan hallediliyor. Kafam aşırı çorba yani.

Siz ne diyorsunuz? Böyle bir fikir hayal mi, yoksa "yooo gayet mantıklı" mı? Bahçem bile var lan burda :(

Ailem falan destek aslında, benim kafa da biraz kırık olduğu için huzurlu hissettiğim yerlerde olmamı tercih ediyorlar. Diğer türlü burnum boktan kurtulmuyor, bi şekilde çekiyorum kötüyü.
0
gobekliraki
(01.02.26)
Büyük şehrin göbeğinde de, tatil beldesinde de, kışın yolları kapanan dağ köyünde de yaşamış biri olarak cevap vereyim. Tekne, balık, sahil kahvehanesinde emekli dayı muhabbeti olayların yoksa seneye bu vakitler sıkılmaya başlarsın.
0
Mirket
(01.02.26)
@mirket oldum olası o adamım ben işte. Hele yaş da ilerledi ya, istanbulda ev-iş. Başka bi olay yok.
0
🌸gobekliraki
(01.02.26)
Yaşa o zaman hayatını. Baktın olmuyor, dönersin, güzel bir anı olur. İçinde ukte kalmaz.
0
Mirket
(01.02.26)
insanoglu sosyal bir hayvan,
tatmin ediyorsa gusel tabi.
0
designer
(01.02.26)
İş sizin kendi işiniz galiba. Ben olsam kademeli denerdim. Baktım uzaktan da oluyor kaçardım buralardan.

Eski çalıştığım bir şirkette yazları full evden çalışabiliyorduk. 3 ay rüya gibi gelmişti adeta ayda 2 kere başka bir husus için istanbula bir gecelik gidip dönüyordum.

Bu çalıştığım yer de remote için okey verse anında çeker giderim yazlığa. Sessiz sokak, mutlu insan görmek istiyorum.
0
cilekli pasta
(01.02.26)
Sosyallik aramıyorsan muhteşem bence, 3 yıl olacak istanbuldan ayrılalı, yılın 6 ayı köyde, 6 ayı şehirde(küçük bir il) yaşıyorum, bana pc ver, interneti ver bir şey aramam kafasında olan birisiyim, havalar ısınınca köye geçmek için sabırsızlanıyorum, 2 dönüm bahçe içinde bir sürü iş çıkıyor, ağaç kesiyorum, sebze meyve yetiştiriyorum, evin gerekli tamiratını yapıyorum, kaliteli besleniyorum, istemezsem 1 tane insan görmüyorum. Geceleri de hobilerime veriyorum bünyeyi, huzurla yaşıyorum. İş freelance olduğu için gerektiğinde 2 saatte istanbula gidip gelebiliyorum, dönüşte tiksinerek kaçıyorum bildiğin.

Kendi kendine vakit geçirebilmek en önemli şart diye düşünüyorum, eğer ki iki muhabbet edeyim birileriyle yüz yüze dersen ihtimaller baya düşük, ha Kuşadası'nda belki daha kolay olabilir tabi ama kafa uyumu sağlayabilecek insan bulmak en büyük handikap diyebilirim.
0
diabolus79
(02.02.26)
Calismayi birakip rahat istedigin yerde yasayacak servete sahip degilsen (ben degilsin gibi anladim) buyuksehirdeki hayatinin kalitesini yukseltmeye calis. Mesela benim rutin hayatimdan en memnun oldugum donem ev is arasi yuruyerek 25 dakika, ikisi de iyi mahallede oldugu zamanlardi. Hem stres azdi hem de baska seyler yapmaya zaman ve enerji kaliyordu. Bu bir ornek.
0
hot potato
(02.02.26)
@hot potato çalışmayı niye bırakyım, hayatta bırakmam
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
kendi deneyimim ve youtubeda taşınan ünlü ünsüz herkesin bir kaç sene ortak paydası sıkılmak oluyor, kendinle aynı kültür seviyesinde arkadaş bulamamak kültür sanat konser etkinliklerinden uzak kalmak yani en sonunda sıkılmak aileden uzakta olmak geri dönüşü başlatıyor. en sosyallik aramayan bile bir süre sonra arar oluyor. birde üçkağıtçı köylülerden bıkanlar var, milletin evine bile sabotaj yapan cahil köylü o kadar çok ki özellikle egede yoktur diyordum ama herkes şikayetçi
0
eja
(02.02.26)
eja +1 ben iş sebebiyle egede büyük bir ilçedeyim. aynen @ejanın anlattığı gibi. anadolu insanının çakallığıyla uğraşılmaz. en güzeli büyükşehirde oturup oraya 100 km yakınında bağ evi tarız bir şey alıp kafana göre takılmak. doğal beslenme, kalitel insanlar vb. öyle şeyler yok.
kuşadası özelinde konuşursak. kuşadası zaten izmirin ilçesi gibi, bakir bir bölgesi yok. büyükşehir gibi trafiği var, avm var, yazın her türlü etkinlik var.
0
mikahakkinen
(02.02.26)
Aslında olduğum mahalle daha bakir (yazları hariç). Yabancısı da değilim buraların. Aman ne bileyim işte :)
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
Yaptım, memnunum, işler uzaktan da gayet sorunsuz yürüyebiliyor, fiziksel toplantı bence iş yürütmede fazla abartılan ve çoğunlukla zaman kaybı olan bir eylem.

Sosyallik, kafa dengi insan eksikliği ve kültürel aktivite yoksunluğu olabilir eksi tarafları, hoş İzmir'e 2 saat mesafede bir yer Kuşadası, bunlar haricinde en önemlisi karakter uygunluğu ve istek. İstanbul'dan Kuşadası'na taşınan tanıdığım evli bir çift boşandı mesela, taraflardan biri İstanbul'a dönmek, diğeri Kuşadası'nda yaşamaya devam etmek istediği için.
0
(02.02.26)
(43)

DUYURU SAHİPSİZ KALMIŞ - Bayan kişilik bozukluğu almış başını yürümüş

sucvecezve
1. for day to break2. sanemz3. sanemkk4. such great heights5. 13136. Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz7. I'm gonna start a revolution from my bed8. ö9. nuviye10. gevezeyazar11. teyze12. honeyjubu13. salturSoru olarak açıyorum. Varsa başka hesabı yazın yorumlarda, herkes bilsin, herkes engellesin. M
1. for day to break
2. sanemz
3. sanemkk
4. such great heights
5. 1313
6. Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
7. I'm gonna start a revolution from my bed
8. ö
9. nuviye
10. gevezeyazar
11. teyze
12. honeyjubu
13. saltur

Soru olarak açıyorum. Varsa başka hesabı yazın yorumlarda, herkes bilsin, herkes engellesin. Millete delirmeler yaşadığı 15 farklı hesabından hakaret edemesin.

Kendi halinde iki kadına durduk yere verdiği cevap ortada: ibb.co
muhayyer divan yaşını başını almış insan, ablam ablam diye muhayyer'in peşinden dolaşıyor bir sıcak hesabından. I'm gonna start hesabından da yanıyorsun diye hakaret ediyor durduk yere. Sonra tekrar bir sıcak el hesabından "arkadaşıma hakaret ettiler" diye kendi kendiyle kavga ediyor. muhayyer divan'ın besleyip semirttiği bu kitle şimdi kendisini ısırır olmuş.
Altta eileengray paylaşmış. ananiyimioguz kullanıcısına yazdığı seviyesiz mesaj ortada. Daha da var, onlar dursun kenarda.
Kendisi elimde var dediği şeyleri sadece kırpıp biçip gösterebilir çünkü iddia ettiği şeyler iddia ettiği şekillerde yaşanmadı. Bizim kırpma biçme yapmamıza gerek yok.
+38
sucvecezve
(31.01.26)
Bunların hepsi aynı kişi mi??
+8
gobekliraki
(31.01.26)
Aynen kardeşim. Allah bilir başka kaç hesabı var.
+9
🌸sucvecezve
(31.01.26)
yıllar önce psikiyartik tedavi görüyordu bu kadın. şimdi ne olmuştur kim bilir.
+16
runaway
(31.01.26)
Bazen random bir nickin yazdığı seviyesiz cevaplara denk geliyorum ve o an “sanem yeni hesap açmış” diye düşünüyorum. Diğer nicklerini bu şekilde tespit edebilirsiniz. Örneğin geçen gün oğuz’a “karını patlatsınlar da gör” yazmıştı.
+16
ruhen hastayim ben
(01.02.26)
kimin delisiyse haber etsek de gelip alsalar.
+12
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.02.26)
Hanımefendiliğine örnek yüzlerce cevabından biri:
ibb.co
+15
eileengray
(01.02.26)
Ben rahatsız olmayayım diye açtığı her yeni hesaptan beni engelliyor sanırım ben bu hesaplara hiç denk gelmiyorum :)
+10
kizil karga
(01.02.26)
Rondak
(01.02.26)
Bu kadının yaptıkları ne kadar abuk sabuksa toplasip haftada üç kez "Bu kadın deli" diyenler de o kadar tuhaf geliyor. Deliyse bulaşmayın, alıp ortaniza oynatmanin ne anlamı var?
-27
sekizdokuzon
(01.02.26)
Hayatsız ezik bir de altta bir duyuruda "engelledim" diyor. Sen beni engellemedin. Ben seni engelledim :D Millete ortamlarda kuul gözükmeye mi çalışıyorsun? Hahahaha.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
toplanip savciliga vermek lazim baska bir yolu yok.
+6
cooperr
(01.02.26)
@8910, surekli taciz ve hakaret dolu mesajlarina, uydurma iftiralarina, sanrılarına tesekkur mu etmeliyiz? Engelleyince bitse, çözülse okey ama yok mantar gibi türeyip hakaretlerine devam ediyo. Sirf kufur etmek icin nik aliyo sorunlu. Dilberay'in dedigi gibi ZORUNDA MIYIZ

Sen buna okeysen, ki zaten kankisiniz sanirim, al sabahtan akşama kadar sana "kokusmus a.cık" (kendi sözü) yazsin. Hem o rahatlar hem biz
+17
üğpoıuy
(01.02.26)
Toplanip savcilik +5

"Avukat yegenim var ühühü" diye 5 yasinda cocuk korkuttugunu dusunuyodu, bari bi işe yarar şu yegen. Hem akli basinda biriyse halasini tedavisine devam ettirir
+14
üğpoıuy
(01.02.26)
8910, reisçiliğe ara ver kardeşim. Zihnine oksijen de gitsin. Kurban suçlamak normal değil.
+13
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Kendisi kankam değil. Herkesin sakin olmaya çalışmasında ve hakaret işini biraz azaltmasında fayda var.

Hakarete uğrayan yazarların haklarını aramaları konusunda diyeceğim bir şey yok. Benim söylemeye çalıştığım sürekli topun ağzına koyarak zaten tetikte olan bir insandan düzelmesini, en azından özür dilemesini bekleyemezsiniz. Üstelik burada sizler de hakaret ediyorsunuz. Bana bile reis demişsiniz, doğru anladıysam akpartlili anlamına geliyor. Ne reisi kardeş, ben Tokatlı aleviyim lan diye karşılık vermenin kime ne faydası var mesela. Belli ki sinirler gergin, ateşi harlamayayim deyip kenara çekilmek lazım bir noktada. Söylemek istediğim buydu. Ciddi anlamda zarar gören arkadaşlar haklarını mutlaka aramalı, suç duyurusunda bulunmalı elbette, kurbanı suçlamak gibi bir dangalakliga düşecek değilim. Ama siz de biliyorsunuz ki bazılarının derdi hakkını aramak değil olayı büyütmek, belli ki kontrolden çıkmış bir insanı daha fazla kışkırtmak. Ben işin bu kısmını anlamadım açıkçası.
-22
sekizdokuzon
(01.02.26)
8910’ un iki duyurusundan biri insanlardan dert yanmak.

Demek ki sorun sendeymiş kanka, yanlış insanlarla takılıyormuşsun :)
+9
Rondak
(01.02.26)
seytanin avukati da gelmis. ettigimizi iddia ettigi hakaret varsa onun sergiledigi dengesizligedir. biz durduk yere kimsenin duyurusuna, mesaj kutusuna "patlatirlar" diye mesajlar atmiyoruz. durduk yere onun gibi millete dümdüz gitmiyoruz. biz ona bile durduk yere hic satasmiyoruz. tepki gösteriyoruz ve bunu bu sekilde yapabiliyoruz. ne yapalim yoksa, oturup sineye mi cekelim?
düzelmesini beklemiyor kimse zaten, modlar geregini yapsinlar diye aciliyor duyurular.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.02.26)
Söylenecek şeyler söylenmiş, mevzu cadı avı değil. İnsanlar bayağıligin, arsizligin ve adice küfür edip silince yanına kar kalinmasini hazmedemiyor.
Basit bir şekilde insanlar tepki gösterir, bu normaldir.
beni engellediği için maruz kalmıyorum kendisine uzun süredir, o ayrı ama kadınlara kokuşmuş...
patlatırlar gibi şeyler yazan birinin de varlığı tepki uyandırsın bir zahmet.
+10
kisa
(01.02.26)
peki arbre bu olaya ne diyor
+8
tiredofwaiting
(01.02.26)
Herkese ağzına geleni en leş şekilde söyleyen birini savunurken "abi küfretmiş ama siz küfretmeyin ortalığı sakinleştirmek için kenara çekilin" kafasına ulaşmak için ne tür bi ot falan kullanmak gerekiyor acaba belli ki çok güzelmiş.
+10
kizil karga
(01.02.26)
Beni bu duyurumdan sonra engellemiş. Ne düşündüğü ortada sanırım.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Gençler, size yanlış gelen fikirlere karşı tavrınız burada bana gösterdiğiniz gibi olursa (olayı yanlış anlamış olabilirim, mağduriyeti anlayamamış olabilirim) dengesizin biri çıkar ve ana avrat söver. O sövsün siz susun demiyorum ama.siz de az değilsiniz yani. Bana istediğiniz kadar hakaret edebilirsiniz, ben kendimi biliyorum ama yapılan hakarete, zorbalığa inanılmaz yükselecek insanlarla karşılaşma riskiniz de var. Herkes önce kendi yapıp ettiklerine baksın. Gerçekten mağdur edilenleri kapsam dışında bırakıyorum.
-14
sekizdokuzon
(01.02.26)
@8910, olayi gercekten yanlis mi anladin? Yazdiklarini gercekten gormuyor musun ya da haberdar degil misin? O kadar konuya hakim degilsen e bosver o zaman yorum da yapma
+10
üğpoıuy
(01.02.26)
Abi bizim orada senin gibiler için "bok yiyenin kaşık taşıyanı" derler, bu tanıma senin kadar uyan birini (eğer konunun ne olduğunu bilip de arkasında duruyorsan) daha önce görmemiştik çünkü kimse kendini bu duruma düşürmek istemez ve bunun için çaba gösterir, o nedenle bizim için de iyi bir deneyim oldu bu konudaki fikirlerini öğrenmek.
+8
kizil karga
(01.02.26)
8910, aydınlair misin bizi? Biz ne yapmışız da "az değilsiniz" lafını hak etmişiz?
Tek tek buraya yazan her mağdur için bir açıklama bekliyoruz senden.
+5
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Yaklaşık iki senedir neredeyse her gün giriyorum duyuruya. Bahsi geçen yazarı da gözlemleme şansım oldu. Hiçbir zaman yakın temas halinde olmadık ama o da ben de burayı sık kullandığımız için uzaktan aşina oldum kendisine. Başlarda kendi halinde biri gibiydi açıkçası ve giderek ortamın toksikliginden delirdi bu kadın açıkçası. Sempatim buna. Deliyse gitsin tedavi olsun, orası tamam ama şu toplasip bir hedef belirleyelim ve Allah yarattı demeyelim mantığı bana çok insancıl gelmiyor. Zamanında benim de başıma geldiği için empati kuruyorum. Ben kimseye yakası açılmamış küfürler etmedim ama bazısı ediyor işte. Asgari bir nezaket, sağduyu içinde, galeyana gelmeden anlatmak lazım derdimizi. Benim de dünden beri anlatmak istediğim bu. Benim fikrim, ultra saçma, absürt, yanlı olabilir ama hakaret ve aşağılamaya maruz kalmam için yeter bir sebep değil. Hani içinden sktir der geçersin, arkana 20 kişi alıp kimseyi hedef göstermezsin. Bu da apayrı bir zorbalık ve ayıp açıkçası.

Duyuruyu "Falanca yazar hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Bana katılmak isteyen varsa buyursun" şeklinde açsan ağzımı açıp tek kelime etmezdim. Ama duyurunun amacı birleşip aksiyon almak yerine birleşip belli kişilerin kişilik haklarına saldırmaktan öteye geçememiş. Bu da bana ayıp ve çirkin geliyor.
-11
sekizdokuzon
(01.02.26)
Bak ne guzel sen biraz iyilesmissin, ona da yarar belki. Bu duyurulari aciyor olmasaydik herkese ayni seviyesizligi yaptigini detaylica bilemeyecektik zaten

Bir de bu empatiyi sürekli küfür eden, hakaret eden, tehdit eden tarafla kuruyorsunuz ne hikmetse. Bi kere de "bu yapilan cok sacma" diyenlerle kurun
+10
üğpoıuy
(01.02.26)
Seninle empati kurabilmem mümkün değil, üzgünüm.
-15
sekizdokuzon
(01.02.26)
Maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğu şu cevapla çıkar ortaya.
Oraya 13 tane nick yazmışım ama birine tenezzül edip bakmamışsın.Bu kadının olayı iki senelik değil, en az 7 senelik mevzu. for day to break zamanlarına bakarsan kendisi gittiği halk eğitim merkezinden bile engel yemiş birisi.
Kimse onu delirtmedi. Kimse ona küfür etmedi. Kimse ona durduk yere saldırmadı. Ama o bunların hepsini yaptı. Hatta insanlar şu an dahi kendisine saldırmıyorlar. Başlarından geçeni anlatıyorlar ve duyuru açılma amacını yukarıda zaten sana açıklamışlar, sesleri modlara duyurmak. Benim burada açtığım daha ikinci duyurum çok değil bir iki hafta önce hakaret duyurusu, gelen cevaplarla hiçbir şey olmayacağını öğrendik zaten.
Sence bu kadar insan hakaret davası açmayı düşünmemiş olabilir miyiz bir sen akıllı gelip düşünmüşsün buinu?
Hiçbir şey araştırmamış, hiçbir şey bilmiyorsun. Ezberden konuşuyorsun. Empatiyi de zorbayla kuruyorsun.
+4
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Herkes çok gergin anacım.
0
gobekliraki
(01.02.26)
Gittiği kurstan kovulması gibi detaylar beni ilgilendirmez, neden araştırayım. Böyle bir araştırma yapmış olsam da sanırım bahsi geçen kişiden uzak dururdum. Mağduriyetinizi anlıyorum ama dediğim gibi bu duyuru aksiyon alma odaklı değil. Birleşip bir dilekçe doldurabilirsiniz, buradan bir avukat bulabilir ve süreci ne şekilde sürdüreceğinizi konuşabilirsiniz. Moderasyona sesimizi duyurmak istiyoruz söylemi çok gerçekçi gelmedi, bu işi ancak hukuki yollara başvurarak çözüme kavusturursunuz. Ama bir yandan da siz hala birilerini haksız çıkarma ve mağduriyetinizi parlatma derdindesiniz. Su kadarını söyleyeyim sosyal medyada küfür yememek de ayrı bir sosyal beceri gerektirir. Bu da benim konu hakkındaki öznel görüşüm. Duyuruda ki pek çok insanın ne derece seviyesizlesecegini bildiğim için bu formda birinin küfür yemesi bana tuhaf gelmiyor. Hakikaten mağdur olanları bir kenara alıyorum tekrar.
-12
sekizdokuzon
(01.02.26)
Bilmiyorsun araştırmadın madem, o zaman üğpoiuy'un dediği gibi, ne konuşuyorsun?
Şimdi de küfür yedik diye biz suçlu olduk. Boyan ortaya çıkıyor, konuş böyle.
O beceriyi gerektirse bile farkındayız, şu an tahrik ediyorsun. Bu üsten üsten kibirli konuşmalarla ikikik bana küfretmedi, sizde o yeti yok ki küfür yemişsiniz diyerek amacın sana küfretmemizi sağlayıp kankanla dava yolu açmak mı? Avcunuzu yalarsınız.
Küfürden kolay bir şey yok, kankan gibi bir profil olsaydık sana şimdiye kadar seksen kere sıralardık küfürleri.
Bu demek değil ki sende de o yeti var. Sadece şanslıyız ki bizde ahlak var.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
muhayyer bunları peydah etti. bir de özelden seni takip edip kişisel bilgilerinle tehdit ediyorlar. ben bana dün cevap veren yazarı bile hatırlamazken, bu güzün ablalar defter tutuyor heralde.
+8
mikahakkinen
(01.02.26)
daha önce denk gelmemiştim ama hakaret ediyor bir sürü hesabı var vs denmişti. Bu kadarını ilk defa görüyorum. İnsanlarla uğraşmak için bu kadar efor sarf etmek temelde ciddi bir sorunu işaret ediyor.
+5
gabe h coud
(01.02.26)
Öpüşün barışın hadi.
-12
gobekliraki
(01.02.26)
arbre de bunlardan, shepard vardı bunların antitezi. çocuk yıldı gitti. bu sekizdokuzda bu arkadaşlardan herhalde. manyak bunlar. telegramda mı ne tanışmışlar. ne yaptıkları belli değil. millete salça oluyorlar.
+9
mikahakkinen
(02.02.26)
bu kişinin bu kadar hesabı olduğunu bilmiyordum ama hakaretine denk gelmiştim.

biri yılbasında "yeni yıldan beklentiniz ne" diye duyuru açmıştı, birkaç kişi ve ben para diye yazmıştık cevap olarak. bu kadın da gelip altına ne olduğunu hiç anlamadığım bir hikaye yazıp para isteyenlere "götelek" yazmıştı dfhghdfhg neyse daha sonra aradan bir iki hafta geçti ve bu kadın yeni bir duyuru açıp "arkadaşlar bu sitede benden rahatsız mısınız" diye sordu. ben de bu yaptığı yüzünden rahatsız olduğumu yazdm. sonra özelden yazdı "haklısın öyle dememeliydim" dedi bana ama ben de sıkıntı biri olduğunu düşünüyorum. teyze nicki ile yazan ve millete salça olan birini hatırlıyorum ve evet bu kişi o kişi bence de.
+7
Sadece soruyorum
(02.02.26)
Hakaretlere ve iftiralara karşi diger yanaginizi dönmemeniz cok ayip arkadaslar
+5
üğpoıuy
(02.02.26)
Problemli olduğu yıllar öncesinden belliydi.

Sadece arbre kişisinin uydurma düzeyindeki çapkınlık hikayelerine tepki gösterdiğim için bir dünya hakaret etmişti, kendisini onun ablası olarak tanımlıyordu. Yeni hesap açıp özel mesajla ithamlarına devam ediyordu. Aynı hamura sahip oldukları için arbre ile birlikte hareket etmesine hiç şaşırmadım, o da insanlara "oç" diyerek mesaj atan biri sonuçta. Bu hikayede sövülmedik yeri kalmayan mağdurlar yerine problemin kaynağının hakkını gözetme çabası da ayrı bir akıl tutulması, gerçi bazılarının duyuru geçmişini düşündüğümde bu tutumlar şaşırtmadı beni.
+8
moonie
(02.02.26)
@Sadece soruyorum, sen ucuz atlatmışsın. Göbeği yeni kesilmiş çocuğuna aşağılık beddualar küfürler etmemiş. Onu yaptığı insanlar da var. ama Müslüman.
Bir başka duyuru altında zırlamaya başlamış.benim kimliğimi bilemiyor şimdi, bana karşı kullanabileceği, bana şantaj yapabileceği bir bilgi yok ya elinde, ondan rahatsız. Yalanı ve şantajı karakterleri haline getirmişler. Olayın yeni hesaplar değil, kendileri olduğunu anlayamayacak kadar kopuklar. Ben bunları insanlara neden yapıyorum neden onlara sebepsiz hakaretler ediyorum diye eleştiri getirmiyor kendine, "insanlar neden duyurularını ve cevaplarını siliyor, onlar silince ben onlara rahat rahat şantaj yapamıyorum" diye zırlıyor. Bu bile başlı başına çok şey anlatıyor kendisi hakkında.

Çoklu hesapları var deniyor değil, ağzıyla itiraf ediyor artık. ibb.co
Çoklu hesapları var! Yazdıklarımdan başka hesapları da var ayrıca, bana söylendi ama ben %100 emin olamadığım için yazmıyorum. Hepinizin burada çok sık gördüğü, genelde iyi olarak tanıdığınız bir kullanıcı ismi de var içinde.
Bana attığı mesajın tamamı ekte. ibb.co Onun gibi 30 satır içinden beş kelimeyi cımbızlamama gerek yok. Hiç tanımadığı kişiye verdiği cevaba bakınca zaten kafanızda kültür seviyesi ve eğitimi hakknda hemen bir şablon oluşuyor.
Kim bunlardansa ve rezilliklerini destekliyorsa iki dünyada düşmanımdır. Benden uzak olsunlar.
+4
🌸sucvecezve
(02.02.26)
Arkadaşlar bi tokat yediğinizde diğer yanağınızı da uzatmıyorsanız bu sizin sorununuzdur kusura bakmayın.
+2
kizil karga
(02.02.26)
Oha ben yeni gördüm bana yazdıklarını, haberim yoktu.

Kadınlarla ilgili bir derdi vardır. Annesinin başından kötü şeyler geçmiştir, belki boşanmıştır, belki kötü yola düşmüştür. Veya annesi kötü davranmıştır, hayatındaki kadınlardan çok çekmiştir, reddedilmiştir, sevgisiz büyümüştür... vs. vs.

Tabi böyledir diye suça sürüklenmiş çocuk muamelesi yapmamak lazım çok sağlam küfür ve müdahaleyi hak etmişler.

Yine de bomboş bir veya birkaç kişi için sinirlenmeye gerek yok. Ülkenin geldiği hale bakınca güzelim duyuruya da çok şaşırmamak lazım. Moderatörler biraz el atıp temizleseler, bir yerden sonra yılarlar bence.

Artık aynı işsiz, aynı boş kişilerin yazıları kendini belli ediyor zaten.
+7
ananiyimioguz
(02.02.26)
Yediği her haltı sildiği için görmemiş olabilirsin.
Tarzı bu. Durduk yere bel altı vurup ortamdan fıymak.
+7
🌸sucvecezve
(03.02.26)
(7)

Çeyrek altın saklama önerisi

beni tedavi et
Merhaba elimde çok değil 11 adet çeyrek altın var fiziki olarak. Bunları saklayacak bir konumda değilim. Satmakta istemiyorum. sanırım bankaların çeyrek altın hesabı oluyormuş ve bankalara teslim edebiliyormuşuz öyle durumda değer kaybı olur mu? Ve sanırım belli şuberler alıyormuş. Bu çeyrek altınla
Merhaba elimde çok değil 11 adet çeyrek altın var fiziki olarak. Bunları saklayacak bir konumda değilim. Satmakta istemiyorum. sanırım bankaların çeyrek altın hesabı oluyormuş ve bankalara teslim edebiliyormuşuz öyle durumda değer kaybı olur mu? Ve sanırım belli şuberler alıyormuş. Bu çeyrek altınları nasıl bir yerde saklayabilirim.
-1
beni tedavi et
(29.01.26)
Kiralik kasadan mı bahsediyorsunuz? Bunun kiralik ücreti vardır herhalde.

Eğer altınları “banka altını”na çevirmek istiyorsanız, mümkün tabii. Bankaların belirli günlerde şubelerinde experler oluyor, altınları onlara ver,yorsunuz, altın olarak hesabınıza geçiyor. Ek ücret yok. Ama sadece altın olarak geçiyor. Mesela 1 gram %95 saflıkta ise, 0.95gr olarak geçiyor.

Sanırım bazı bankaların çeyrek bankamatikleri varmış ama onlar nasıl bilmiyorum.
0
substituent
(29.01.26)
HellKeePer
(29.01.26)
Kuveyt Turk'te bir ara çeyrek altın hesabı vardı. Çeyrek altın olarak hesaba yatırıp daha sonra istediğinde ATM'den çeyrek altın olarak çekebiliyordun, 100 lira civarı bir bedeli vardı çekim başı, bir şubesine gidip danışın isterseniz halen var mı?
0
koskoca kirpi
(29.01.26)
Altı üstü 11 tane çeyrek altını da evde saklayamamak diye bir şey söz konusu olmamalı.
İki veya üç taksim yap farklı yerlere sakla.
Az biraz altına yatırma yapalım derken bile bankları zengin etmeye çalışmaya gerek yok.

Salgın döneminde yeterince kâr yaptılar zaten . Her sene sonu da millet dibe çökerken, kâr açıklarlar.
Yanı başımızdaki ATM bile kafasına göre para veriyor veya vermiyor.
+1
diyecevaplandı
(30.01.26)
11 ceyrek icin kasa mi kiralanır? Toprağa gömsen, kömürlüğe saklasan yine saklanır. Banka altin hesabina yatırayım diyorsan geçmiş olsun. O altınları sana geri vermezler. Piyasalar allak bullak olursa da kendi belirledikleri fiyattan sana tl öderler.
-2
onepointzero
(30.01.26)
11 çeyrek için kiralık kasa kiralamaya gerek yok. zaten altın piyasası yükselince bankalar herkese kasa kiralamıyor. evinize bir kasa alıp oraya koyabilirsiniz. küçük portatif kasalar var.
0
mikahakkinen
(30.01.26)
kasa kiralamak için ciddi meblağın olmalı yoksa değmiyor. devlet bankalarının yıllık kasa ücretleri uygun ama onlarda da yer bulamıyosun. özel bankaların ücretleri de yüksek. o yüzden kasa işi olmaz.
0
Sadece soruyorum
(30.01.26)
(2)

Denizli’de Terea alinacak yer

itsonlyhumannature
Merhaba, denizli’ye yeni taşındım. Terea alabileceğim güvenilir bir yer ya da internet alabileceğim site bilen var mıTesekkurler
Merhaba, denizli’ye yeni taşındım. Terea alabileceğim güvenilir bir yer ya da internet alabileceğim site bilen var mı
Tesekkurler
0
itsonlyhumannature
(29.01.26)
bayramyerine in oralarda bir iki tütüncüye sor seni yönlendirirler.

bir şöyle bir şey var. www.iqsbuhar.xyz
+1
mikahakkinen
(30.01.26)
(6)

a101, bim, şok gibi marketlerde çalışanların maaşı ne kadar?

OgutucuRecep
asgari ücret olan 26 değildir herhalde? 40 var mıdır? biriyle inatlaştık ben 37-38 ve üstü diyorumburada çalışan tanıdığı olan ya da bir dönem çalışmış olan var mı?
asgari ücret olan 26 değildir herhalde? 40 var mıdır? biriyle inatlaştık ben 37-38 ve üstü diyorum
burada çalışan tanıdığı olan ya da bir dönem çalışmış olan var mı?
0
OgutucuRecep
(29.01.26)
asgaridir yav işverenler zannetmiyorum daha yüksek versin
-1
jülsezar
(29.01.26)
asgari ücrettir. ekstra olarak market kartı belki veriyorlardır veya belli bir oranda satılan ürünler için personel indirimi.

ama satış bonusları da vardır her şubenin. mesela her şubenin aylık belli bir ciro hedefi vardır onun üzerine çıkarsanız bonus kazanıyorsunuzdur. bu da personele bölüştürülüyordur.
-1
elektr10
(29.01.26)
elorelia
(29.01.26)
bazısı asgari bazısı asgarinin bir tık üstü. belki müdür seviyesindekiler 35-40 alıyodur.
0
jelly bear
(29.01.26)
asgariye yakın bir rakam diye biliyorum. teyzem part time şok'ta çalışıyo sanırım günde 6 saat. akşam 4te gidip mağaza kapanınca çıkıyor, galiba 9.30 gibi falan. haftada 1 gün izni var.

yol +yemek + maaş 24 bin tl falan alıyorum demişti. (asgari 22 binken)

ekleme: yukarıda yanlış söyledim galiba günde 5 saat haftada 30 saat çalışıp yol yemek dahil 24 alıyodu. tahminen ham maaşı 18k olsa, ful çalışanlar 27 bin falan alıyodur.
0
Sadece soruyorum
(29.01.26)
kreşteki öğretmen a101 daha falza veriyor diye çıkmıştı. galiba asgari ücretten fazla.
0
mikahakkinen
(29.01.26)
(12)

Benzer şeyler yaşamış olan var mı?

gnosis
Son birkaç aydır konuşurken bazı kelimeleri hemen hatırlayamıyorum. Elektronik aletleri şarjda unutuyorum. Fırında kek unuttum, yandı. Ocakta yumurta unuttum, 20 dk sonra değil 45 dk sonra kapattım. Gece erken yatsam da sabah uyanmakta zorluk çekiyorum.Bu durum uzun sürünce bende hata yapma korkusu
Son birkaç aydır konuşurken bazı kelimeleri hemen hatırlayamıyorum. Elektronik aletleri şarjda unutuyorum. Fırında kek unuttum, yandı. Ocakta yumurta unuttum, 20 dk sonra değil 45 dk sonra kapattım. Gece erken yatsam da sabah uyanmakta zorluk çekiyorum.
Bu durum uzun sürünce bende hata yapma korkusu başladı. Yaptığım işleri OKB'li gibi defalarca kontrol ediyorum. Bu yüzden ekstra yoruluyorum.

Benzer şeyler yaşamış olan varsa ne yaptınız, nasıl iyileştiniz?
0
gnosis
(28.01.26)
sadece vitamin b12 eksikliği bile olabilir. hayatınızı bu kadar zorlaştıran bişey için gecikmeksizin sağlık kontrolü yaptırmakta fayda var.
0
lil siztah
(28.01.26)
@lil siztah b12'm normal seviyede. Demir ve d vitamini eksikliği için ilaç kullanıyorum.
+1
🌸gnosis
(28.01.26)
Çok benzerlerini yaşıyorum, benimki kafada dönen tilkilerle ilgili. Hafta sonu alkol tüketimiyle beraber iyi hissediyorum mesela, hafta içi ayyuka çıkıyor.

B12 ile de ilgili olabilir ama muhtemelen başka eksik şeyler de olabilir, kontrol +1
0
Bruce
(28.01.26)
öyleyse -yaptırmadıysanız- nörolojik kontrolde fayda var.
şahsen ağır stres altında olduğumda böyle şeyler yaşıyorum, anksiyete bozukluğu sebebiyle; rahatlayınca geçiyor. gerçi siz öyle bir etkenden de bahsetmemişsiniz..
geçmiş olsun.
0
lil siztah
(28.01.26)
hareketsizlik,
gün boyu fazla ekran isigina maruz kalma,
gec saatte yemek,icmek,
ve sonunda gec uyumak
yada huzursuz uyuma,

bu sonuclari olusturabiliyor.
0
designer
(28.01.26)
@designer yıllardır masa başı çalışıyorum. Hiç bu kadar kötü olmamıştım. Arada ekran bulanıklaşıyor, okuyamıyorum, ara vermek zorunda kalıyorum.
0
🌸gnosis
(28.01.26)
@konusma
canan karatayda anlatiyordu,
periyodik cetvelde
halojenlerin oldugu grupta
flor
klor
bromür
iyotu bagliyor
ve iyot eksikligi ile troid bozuklugu vs olusuyor diye ifade ediyordu,

sonra herkes hasimato,
herkes yorgun..
0
designer
(28.01.26)
Bunları kısmen deneyimliyorum. Açıkcası telefon ve bilgisayarda abuk zubuk şeylere bakmaktan ve/veya saçma sapan abur cubur yememden kaynaklanıyor diye düşünüyorum.
0
mbond
(28.01.26)
beyin/zihin sisi de olabilir. kan testi yaptırın fiziksel değilse ruhsal olabilir.
0
mikahakkinen
(28.01.26)
beyin sisi konusunu da araştırmanızı öneririm. ben ikinci covid oluşumdan sonra yaşadım, long term covid effects şeklinde anlatmıştı nörolog ve ilerleyen yıllarda çok fazla insan bundan muzdarip olacak demişti. nöroloğun verdiği bir ilaç ve önerdiği multivitaminle birkaç ayda toparlandım. ama covid vb. dışında da pek çok tetikleyici nedeni var, uzun süre ekrana bakmak/maruz kalmak, sürmenaj olmak, beslenme şekli vb.
0
Phoebe
(28.01.26)
Benzer şikayetlerden dolayı bir tahlil yaptırdım. Demir değerim alt sınırın daha altında çıktı, bu etkiliyormuş. Fiziksel olarak bir sıkıntı yoksa gerisi sanırım tamamen stres kaynaklı. Bir de ekmek, poğaça gibi şeyleri daha az tüketmekte faydalı olabiliyor.
0
hayalhayal
(28.01.26)
uyku kalitesi üstadım. 3 hafta erken saatte yatıp erken kalkın düzeleceğini göreceksiniz.
+1
galahad reloaded
(29.01.26)
(4)

Maxipuan

alibaba06
İş bankasının verdiği maxipuanlarin geçtiği bir market vs var mı acaba? Bu puanlari nerde kullanabilirim? Teşekkürler
İş bankasının verdiği maxipuanlarin geçtiği bir market vs var mı acaba? Bu puanlari nerde kullanabilirim? Teşekkürler
0
alibaba06
(28.01.26)
Migros, macro, carrefour
0
eileengray
(28.01.26)
+ watsons
0
inheritance
(28.01.26)
Pazarama
0
Mirket
(28.01.26)
hepsiburada.
0
mikahakkinen
(28.01.26)
(5)

İzmir Çiğli-Karşıyaka Civarı Misafirhane tarzı Konaklama Önerisi

tss
Merhabalar,İzmir Çiğli-Karşıyaka civarında her hafta 1 veya 2 gece konaklayabileceğim misafirhane, apart tarzı bir yer arıyorum. Önerisi olan var mı ?Not: Kamu personeliyim.
Merhabalar,

İzmir Çiğli-Karşıyaka civarında her hafta 1 veya 2 gece konaklayabileceğim misafirhane, apart tarzı bir yer arıyorum. Önerisi olan var mı ?

Not: Kamu personeliyim.
0
tss
(28.01.26)
Karsiyaka sahildeki ogretmenevine baktiniz mi?
+1
ırene adler
(28.01.26)
Sahildeki benim bildiğim Lokal olarak hizmet veriyordu, bir dönem tadilat için kapandı. Tekrar açıldı mı bilmiyorum.
Karşıyaka öğretmenevi Bahçelievler'de.
+1
Mirket
(28.01.26)
ksk çamlık orman misafirhanesi, alaybey karayolları ya da öğretmen evi.
+1
erty_ksk
(28.01.26)
maliye konuk evi var. ama leş.
+1
mikahakkinen
(28.01.26)
Karşıyaka öğretmenevi kapandı dediler, internette de bir bilgi bulunmuyor.

Bahçelievler'de derken ?

Orman misafirhanesi dolu diyor, Karayolları internette baktığımda Bornova'da gözüküyor,

Maliye ise online başvuru alıyoruz diyor ama başvuruya dönmüyor.
0
🌸tss
(29.01.26)
(12)

Hangi terapist?

sekizdokuzon
iki aydır haftada bir online görüştüğüm bir terapist var. Süreç gayet iyi başladı fakat son bir aydır kafamda soru işaretleriyle girmeye başladım terapiye. Hep aynı sorular soruluyor ve aynı tepkiler veriliy6, sürekli tekrara düşüyor gibiyiz. Psikodinamik ekolden ilerliyor terapist, daha çok ben anl
iki aydır haftada bir online görüştüğüm bir terapist var. Süreç gayet iyi başladı fakat son bir aydır kafamda soru işaretleriyle girmeye başladım terapiye. Hep aynı sorular soruluyor ve aynı tepkiler veriliy6, sürekli tekrara düşüyor gibiyiz. Psikodinamik ekolden ilerliyor terapist, daha çok ben anlatıyorum ve bu kadar derine inmek ve ilk travmalarimla yüzleşmek bana pek iyi gelmiyor, bugünkü hayatımı sürdürmemi zorlaştırıyor. Belki duzenimi oturtmuş, rahat bir dönemimde olsam geriye dönüp hayatımda şimdiye kadar olup bitenler üzerine uzun uzun kafa yorardim, hoşuma gidiyor sondaj işi ama şu an benim hayatında ilk kez tek başına ayrı eve çıkmış, hayatında ilk kez düzenli bir gelir elde etmiş ve borç harç içinde yaşamaya çalışan, yemek yapmayı bile ancak iyi kötü becerebilen biri olarak bugünü atlatmama da yardımcı olabilecek bir terapiste ihtiyacım var, diye düşünmeye başladım.

Bu hafta başka bir terapistle daha ön görüşme yaptık. EMDR ekolundenmis o da. Elbette geçmişte yaşadıklarınız ve bunların bugünkü davranışlarınız üzerine etkisi üzerine de konuşacağız ama bugünü ve bugünün mücadelelerini de es geçmeyeceğiz, dedi.

Özellikle bu işi bilen, uzun yıllar terapi almış ya da terapi veren arkadaşlara soruyorum; sizce hangi terapistle ya da ekolle devam etmem gerekiyor?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(28.01.26)
Bu konuda fularsız entellik'in bir kaç podcasti vardı. Ben de terapiste gitmiyorum mesela, eşim de artık ısrar etmiyor. sorunum zaten az para kazanmak, sorunumu biliyorum öyleyse niye bir de ona para harcıyayım diyorum
0
hoot
(28.01.26)
Hayatımın en yanlış kararıydı psikolog ve psikiyatriye gitmek. Hiçbir işe yaramadığı gibi, sanki yangını daha da körüklediler.
0
gobekliraki
(28.01.26)
BDT ile daha hızlı sonuç alınıyor.
EMDR'yi de denedim. Belki terapist iyi değildi bu konuda bilemiyorum, ama bana da geçmişi bu şekilde deşmek hiç iyi hissettirmedi ve devamını getirmek istemedim.
+1
auroraaurora
(28.01.26)
Terapi almak ayrı.bir efor gerektiriyor. Ben daha büyük bir enerji harcayabilecegimi düşünmüştüm bu işe ama sanırım çocukluk travmalarina kadar inip kök problemleri çözecek seviyede değilmiş. Ama bugünümü iyileştirmek ve daha sağlıklı düşünebilmek için elimden geleni yapmaya hazırım. Dolayısıyla ekol değiştirmek daha mantıklı mı olur yoksa başladığım işi yarım bırakmayayım mı? Sormak istediğim bu. Terapi almayı bırakmayacagim.
0
🌸sekizdokuzon
(28.01.26)
O zaman ekol değiştirme bence, başladığın işi yarım bırakma. Baktın olmadı/olmuyor o zaman değiştirirsin. Efor kısmına sonuna kadar katılıyorum, hiç kolay bişey değil. Terapiler sonrası saatlerce uyumak isterdim sadece.
0
gobekliraki
(28.01.26)
Öncelikle mevcut terapistinle durumunu konuşman lazım. O bunu bir yöntem dahilinde de yapıyor olabilir ama feedback i mutlaka senden almalı ve ona göre süreci netleştirmelisiniz birlikte.
0
mor oje
(28.01.26)
Ben de benzer sebeplerden bırakmıştım, üstünü örtüp unuttuğun şeylerin bir anda ortaya çıkması o travmalarla tekrar yüzleşmek çok zor, ben kaldıramamıştım.

Birkaç denemeden sonra kendinize uygun olan terapisti buluyorsunuz. Bol şans.
0
mutekebbir
(28.01.26)
Önce şimdiki terapistinle konuş bakalım anlaşılmış hissedecek misin bu konuda. Hissetmezsen diğerine geçersin. Bu konu temelde ekolle ilgili değil anlaşılmış hissetmekle ilgili.
0
benim bir gizli bildiğim var
(28.01.26)
Yüz yüze terapi almayı ben de isterim ama bilin bakalım ne yok?
+1
🌸sekizdokuzon
(28.01.26)
ekoller sorunlara göre belirlenir benim bildiğim. sorununuzu belirtmemişsiniz ama ona en uygun ekol hangisi ise ondan devam etmek faydalı olur sanıyorum. bir de yazdığınız kaygıları önce uzmanla paylaşsanız daha iyi olmaz mı? küt diye ayrılmanın size iyi geleceğini düşünmüyorum açıkçası. önce bir konuşun, baktınız aynı sayfada değilsiniz, yeni arayışa girersiniz.
0
lil siztah
(28.01.26)
Ekleme yapayım cevabıma;
Terapinin belli bir düzen içinde devam etmesi önemlidir, ben de yüz yüze terapiden daha çok verim alan online asla yapamayan biriyim ama mesela haftada bir online yerine ayda bir yüz yüze önerisini en azından başlangıç aşamasında önermiyorum.
Biz ilk konuştuğumuzda haftanın aynı günü ve aynı saatinde olmasının bile gidişat için çok önemli olduğunu konuşmuştuk. Seansların seyrekleşmesi tamamen kişinin ilerlemesiyle alakalı.
Bir de travma tetiklenmelerimi yaşamak istemediğimi ve bu sebepten dolayı bitirmek istediğimi söyleyince bana hak vermiş ve hazır olmadan zaten verim alamayacağımı söyleyerek beni kendisi başka birine yönlendirmişti.
Bu yüzden aniden bırakmadan önce kendisi ile bu konuyu konuşmanın da faydası olacaktır.

Benim şu an kendimi hazır hissedersem başlamak istediğim bir terapist var fiyatı uygunmuş sormadım ama ben online terapiye uygun olmadığım için bekletiyorum.
Doktorunla konuştuktan sonra durumunu netleştirince paylaşabilirim doktoru hakkında çok çok iyi yorumlar var.
0
mutekebbir
(28.01.26)
psikoloji soft bilim ne bekliyorsunuz ki? evet ücretler çok yüksek bir sürü kendini yanlış pazarlayan psikolog/psikiyatrist var. yaranız yok ki psikolog ilaç yazsın.
ayrıca ben bir psikolog olarak online terapinin yararlı olacağına inanmıyorum. terapi bir gözlem sürecidir, danışanın hareketlerini tepkilerini anlamak yüz yüze daha kolay. bilişsel terapi size daha yararlı olacaktır. beklentilerinizi ve geçmiş travmalarınızın deşilmesinin istemediğini terapiste iletebilirsiniz.
0
mikahakkinen
(28.01.26)
(5)

ankara - taksim

Ecesb
merhaba ankara’dan taksime nasıl gidebilirim? istanbul havalimanına gidip taksi ile taksime gitmek okey midir?
merhaba ankara’dan taksime nasıl gidebilirim? istanbul havalimanına gidip taksi ile taksime gitmek okey midir?
0
Ecesb
(28.01.26)
Havaş gider taksime havaalanından.
0
gobekliraki
(28.01.26)
sabihadan taksime sorsan daha normal bir soru olurdu. önce istanbula gitmelisin sonrasına bakarsın. istanbul havalimanından taksime taksiyle çok yüksek ücrete gidersin.
0
mikahakkinen
(28.01.26)
istanbul havaalanından metroyla gayrettepe, ordan aktarmayla taksim yapılabilir
sabiha'dan da havaşlar var, onlarla gidersiniz.
0
mor oje
(28.01.26)
taksi ile;
istanbul havalimanı - taksim : 1500-1750 TL
sabiha gökçen - taksim : 1750-2000 TL

Muhtemelen Ankara-İstanbul uçuş ücreti daha düşüktür. Aceleniz yoksa toplu taşıma kullanın. her iki havaalanından da raylı sistemlerle taksime ulaşırsınız.
0
faberkastelli
(28.01.26)
trenle gelme şansı varsa daha kolay ve daha az maliyetli olur
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(28.01.26)
(13)

Nerelisiniz?

sucvecezve
Karınız ya da kocanız nereli? Benim hanım Muğlalı. Arada anlayamıyorum. Ne yaptığını ne dediğini. Konuşması çok komik oluyor. Konuşma tarzı kimi zaman bana mizahi gelipduru. Gene de evlendik işte seviyoruz. Sizde de var mı böyle?
Karınız ya da kocanız nereli? Benim hanım Muğlalı. Arada anlayamıyorum. Ne yaptığını ne dediğini. Konuşması çok komik oluyor. Konuşma tarzı kimi zaman bana mizahi gelipduru. Gene de evlendik işte seviyoruz. Sizde de var mı böyle?
+1
sucvecezve
(27.01.26)
Eşim trakyalı evet benzer muhabbetler bizdede oluyor
0
basond
(27.01.26)
istanbul/ankara
aksan sikintisi yok, arnavut oldugu icin sinir problemimiz va.
+2
cooperr
(28.01.26)
egeliyiz. akşama kadar gari, biyo, sağdıç, nedipbaaa gibi sözleri duyuyoruz. biz sıcak memleket insanlarıyız, yaydırmayı severiz.
0
mikahakkinen
(28.01.26)
Doğma büyüme Trakyalıyım, hanım İstanbullu. Trakya ağzıyla konuşsam sıkıntı yaşarız.
0
kumandanim
(28.01.26)
Aydın
0
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(28.01.26)
Ben Trabzon asıllı İzmir, hanımım Adana asıllı Niğde. Hiç aksan sorunu yaşamadık, çevremde belli bir eğitim düzeyine sahip olup da aksanlı konuşan da yok. Sadece açık e kullandığı için arada dalga geçiyorum ama onu da düzeltti gibi eğlencem bitti :d
0
nundu
(28.01.26)
Corum :( Bende pek şive yok hiç olmadı hatta arkadaşlarım sen nasıl corumlusun diyorlardı hep.

Sanki corumlular kufurbaz haydo gibi dolanıyor şehirde sdfjsgjh

Ama eşim Antepli, onda var tek tük. Normalde çok yoktu da Antep e dönünce açıldı :D

Gerçi şive mi denir ağız mı bilemedim ama bazı efektleri ve telaffuzları değişti.
0
ananiyimioguz
(28.01.26)
ben trakyaliyim, esim istanbullu. sivem yok ama bazi kullandigim kelimelere esim gulebiliyor, ya da dalga geciyor. :)
0
lemmiwinks
(28.01.26)
Esim Aydinli. Aydin il sinirlarina girdigimizde aksan degisiyor :D Bunun disinda gunluk hayatimizda kullanmiyor zaten.
0
65 derece
(28.01.26)
ananiyimioguz'u eşim sandım birden ama son cümlelerde o olmadığını anladım kdfgkfdg

ben antepliyim, eşim çorumlu.
ben istanbul'da doğdum ve büyüdüm o yüzden şivem falan yok. babam antep'te doğup 8-10 yaşlarında falan gelmiş İstanbul'a onun da bir şivesi yok.

eşim doğma büyüme çorumlu. üniversite için istanbul'a gelip tekrar geri dönmemiş ara ara gitmiş tabii ama istanbul'da yaşamış hep üniversiteden sonra. haliyle biliyor şiveyi çok iyi ama şivesiz konuşuyor. Annesi babası öğretmen öyle alıştırmışlar. bana çok komik geliyor şiveleri. biz çorum'da ona öyle demeyiz falan diyor arada. dalga geçiyorum niye her şeye başka bir şey diyorsunuz falan diye ama eğlenceli.
0
matilda
(28.01.26)
@ matilda, benim de anne baba öğretmen, ben de uzun yıllar istanbuldaydım, noluyo yav sdhfsdhs tam neresinden corumun :D kayıp ikizim galiba

bu arada ben de bilirim biraz ama işte kullanmadım hiç, orada yaşarken de kullanmıyordum.

mesela eşinize; göbeller badallarda cıncıkları heşlediler deyin anlayacaktır sdfjsgs

muğlada da yaşadım, o yüzden gelipduru gidipduru napıpduru bana çok tuhaf gelmiyor çorumdan sonra. gerçi onların da farklı kullandığı kelimeler var ve hızlı konuştuklarında anlaşılmayabiliyor özellikle yaşlı teyzelerin ama... yine de çabuk alışmıştım.

antepte de var buraya özgü kelimeler.

anadolu ne güzel ya felaket bir kültürel zenginlik var ama birbirine düşman ve kindar yetişenleri görünce soğuyorum memleketten.
0
ananiyimioguz
(28.01.26)
12 cevap gelmiş, 4'ü Trakyalılardan, biri de Arnavut. Naptınız hepiniz anlaşıp mı yazdınız adsjsj.
0
🌸sucvecezve
(28.01.26)
İsimden de anlaşılcağı üzere trakyalıyım. Konuşurken nereli olduğumun anlaşılması imkansız. Ama etrafımda ağır trakya şivesiyle konuşanlar varsa benim şivem de farkında olmadan kayabiliyor. En sevdiğim şey de, salon beyefendisi gibi konuşurken pek oralı olmayan macır daykoya bir anda şiveyi değiştirdiğimde suratına yayılan kocaman gülümsemeyi izlemek.
+2
thracia
(28.01.26)
(8)

ütü alacağım philips son modelini mi alayım sondan bir öncekini mi?

Sadece soruyorum
azur 8000 serisi var: https://www.amazon.com.tr/Philips-DST8050-20-Buharl%C4%B1-OptimalTEMP/dp/B0BJQP23Y8/ref=sr_1_3?__mk_tr_TR=%C3%85M%C3%85%C5%BD%C3%95%C3%91&crid=GG8XRE4ABC7J&dib=eyJ2IjoiMSJ9.4RVp6-UcTVmsmhNtM5Lgitsyrj4IgUtcYRrcRUtkq4NgHMeb1D59Or2lCn46SbA20wDxfrFovvoZg3pboBf5fHvVztOYgqnYrwEpenZ85
azur 8000 serisi var: www.amazon.com.tr
bi de azur 7500 serisi var: www.amazon.com.tr

son modeli dakikada 85 gr buhar veriyormuş, sondan bir önceki dakikada 55 gram buhar veriyormuş. arada baya fark var ama bilemedim. baya fiyat farkı da var ama. hangisini alayım sizce?
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
ütü tefaldir. 11 senedir tık demedi. philips alanlar serviste.
0
mikahakkinen
(27.01.26)
@mikahakkinen

hocam sen bot yazılım mı kullanıyosun ütü ile ilgili duyuruların hepsinde senin tefal diye cevabın var :)

tefale baktım ama millet altından su kaçırıyor diye yorum yazmış??? benim şu an kullandğım ütüm de yere düştü ve içinden su kaçırmaya başladı o yüzden yenisini alacağım, su kaçırmasını istemiyorum.

www.amazon.com.tr
0
🌸Sadece soruyorum
(27.01.26)
2013 yılında aldığım philips azur, defalarca pakdır küldür yere düşmesine, sapı mapı bütün plastik akşamı kırılmasına rağmen 2024 yılına kadar çalıştı, 2024 yılında buhar çıkarmamaya başladı (muhtemelen kireç mireç olmuştur 11 senede). buhar çıkarmadan hala çalışıyordu da rahmetli babamın yeni aldığını düşündüğüm ütüsünü buldum evini boşaltırken, o da philips, eskisini attım çöpe. bu da şimdilik taş gibi çalışıyor. babam ne zaman almıştı, kaç yıl kaç kere kullanmıştı bilmiyorum. yani ben 2013 yılından beri philips'ten memnunum.

köpeğin mabadından çıkarılmış gibi kırışıkları açmaya çalışmıyorsanız +2500 lira daha vermenize gerek yok.
+1
kibritsuyu
(27.01.26)
@thetruenorthstrongandfree1

genelde ben de öyle düşünürüm ama bi defa almışken iyisini alıp 10+ yıl kullanayım dedim. son modelle bi önceki model arasındaki anlayabildiğim tek fark da son model olann daha fazla buhar vermesi anladığım kadarıyla, o yüzden sordum, son modeli belki kırışıkları daha hızlı ve kolay açıyordur. bizim evde ütü biraz önemli, sürekli ütülenecek kıyafetler giyiyoruz.
0
🌸Sadece soruyorum
(27.01.26)
Sürekli ütü ihtiyacınız oluyorsa, evde ütü masasını hiç kapatmadan sabit bi yerde tutabilecekseniz buhar kazanlı ütü tavsiye ederim. Artık yeni modeller 30 saniye içinde ütülemeye hazır hale geliyor. Karım üzerimden yük kalktı resmen demişti ilk aldığımızda.
+1
antihero
(27.01.26)
Tefal sari su akitiyor
0
üğpoıuy
(27.01.26)
@antihero

Kedim çoook yaramaz ortalıkta ütü falan bırakamıyorum, zaten. Önceki ütümü de o dana koca poposuyla yere düşürdü. Bana daha portatif bir şey lazım, kazanlı ütü işine şu anda girebileceğimi sanmıyorum, açıkçası çok da bütçe ayırmak istemiyorum.
0
🌸Sadece soruyorum
(27.01.26)
daha yeni azur serisi aldım, alırken sizin gibi kararsız kalmıştım; yorumlarda zaten tuhaf sitelerdeki. sondan 1 öncekini aldım bende, fena değil iş görüyor gayet
0
sweetoffice
(27.01.26)
(9)

Mülakat?

Topalordek
Herkese selamlar. Kamu kurumunda bir alım açıklandı. Kpss a grubu ve puanım yüksek. 100 kişi alınacak, mülakat için 300 kişi çağırıyorlar. Yazılı sınavda 65.oldum, alınacak kişi sayısı 100. kimle konuşsam referans bul yoksa almaz diyolar. Referans arasam mı sizce? Başkasının hakkını yemek istemiyoru
Herkese selamlar. Kamu kurumunda bir alım açıklandı. Kpss a grubu ve puanım yüksek. 100 kişi alınacak, mülakat için 300 kişi çağırıyorlar. Yazılı sınavda 65.oldum, alınacak kişi sayısı 100. kimle konuşsam referans bul yoksa almaz diyolar. Referans arasam mı sizce? Başkasının hakkını yemek istemiyorum ama kendi hakkımı da yemesin istiyorum kimse. Yazılı sınavdan başka başarıyı adam gibi ölçecek bişey de yok, nasıl derseniz mülakat 2 dk sürüyor. Bu ne bktan iş anlamadım ben. Tus olsa dus olsa benim atanmam gerekiyor ama bu benim İİBF bölümüm böyle bktan işte, her yer sözlü sınav. Merkezi atama 0. Ne yapacağım, kafamın içi allak bullak, hafiften de depresyon.
0
Topalordek
(26.01.26)
Referans diye hemen umudunuzu kaybetmeyin. Ben de referans olmadan imkansız diye bazı pozisyonlara hiç başvurmuyordum, uğraşmaya değmez diyordum.

Ama gördüğüm kadarıyla oluyor. Mesela bir belediye iştirakine kabul almıştım. Ve bayağı sağlam bir iştirak, milyon dolarların döndüğü. Oryantasyondaki çoğu kişi Boğaziçi, itü, ytü’den idi. Sonra birimlere dağıldık, 2-3 hafta sonra benim olduğum ofise biri geldi. Direkt ilk gün ofiste şefle konuşurken kendisi dedi, x önerdi sağ olsun öyle buldum, diye.

Öylede oluyor ama böylede oluyor yani.

Mesela savunma saniyeye hiç bulamamıştım, özellikle sosyal medyadaki o aşırı negatif yorumlar yüzünden. Hata yapmışım. Bir arkadaşım gayet başvurmuş, mülakatına girmiş ve almışlar.
+2
substituent
(26.01.26)
Yüz kişinin yüzü de torpilli olmayacaktır. O yüzden kendinize güvenin ve ya nasip diyerek mülakata girin bence.
0
candide
(26.01.26)
Hocam işte sorun kimi duysam ulaşıyor birilerine. 100 kişi alınacak ama 300 kişi çağırıyorlar sözlüye. Sözlü dediğim de 2dk. Sorular kime ne denk gelirse, objektif bile değil. 101.olsam içime sinmez gitmezdim kimseye ama 100 kişi alacaklar ben 65.yim. başkasının hakkına girmekten de ödüm kopuyor.
0
🌸Topalordek
(26.01.26)
Çok zor bir ikilem. Ancak şu sıralar yalnızca puanınızla girebilmeniz rüya gibi bir şey olurdu. Ne yazık ki durum bu. Umarım kimsenin hakkının yenmediği adil bir süreç olur.
+1
lil siztah
(27.01.26)
Başkasının hakkına girmekten korkuyorsanız referans olayına girmemeniz lazım zaten. Candide'nin dediği gibi yapmanız en iyisi. Referans bulsanız bilemezsiniz ki gerçekten zaten 65. sıradasınız diye mi oldu yoksa referanstan dolayı mı oldu diye.
+1
mbond
(27.01.26)
Şu anki haliyle, mülakaatsız, merkezi sistemle atama yapılsa, müracaat ettiğiniz pozisyon zaten sizin hakkınız. Sonuçta kimsenin hakkına giremezsiniz. İşinizi sağlama alın. İmkanınız varsa referans bulun.
+1
Mirket
(27.01.26)
yüz kişinin yüzü torpilli olmaz çünkü sadece yazılı sınavın birincisini alırlar. diğer 99 kişinin referansı olur.

referans ara acil.

kamu kurumuna dereceyle girmiş bir merkez uzmanı olarak diyorum bunu. işin içinde olmayan insanların lafını dinleme burada insanların çoğu hayal dünyasında yaşıyor.
+1
Hallegadola
(27.01.26)
devlet memuruyum, ne referansım vardı ne de tanıdığım yerleştim. mülakatlıydı. 2 sene önce de tayinim çıktı. 10 sene yazdım olmadı ama sonra oldu. ne referans ne tanıdık var. yani referans/torpilsiz zor diyorlar ama oldu mu oluyor. hakkımızın yenilmediği bir alan var mı ki?
+1
mikahakkinen
(27.01.26)
Sen beni dinle referans bul
+1
Hallegadola
(28.01.26)
(3)

bu seçimlerde seçim ekonomisinden kim yararlanacak

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
önceki 2 seçimde eyt'lilere ve memur işçisi tayfaya iltimas geçtiler. ondan önceki seçimlerde kaçak ev tayfaya kentsel dönüşüm yapıldı. ondan önce bedelli ve bekçi olayları vardı. bu seçimlerde piyango kışlasız bedellilere mi çıkacak yoksa yine eyt tayfa ve bedava otobüs kartı tayfaya sosyal yardım,
önceki 2 seçimde eyt'lilere ve memur işçisi tayfaya iltimas geçtiler. ondan önceki seçimlerde kaçak ev tayfaya kentsel dönüşüm yapıldı. ondan önce bedelli ve bekçi olayları vardı. bu seçimlerde piyango kışlasız bedellilere mi çıkacak yoksa yine eyt tayfa ve bedava otobüs kartı tayfaya sosyal yardım, doğum izni, doğum desteği gibi şeyler mi verilecek? sizce önümüzdeki seçimleri en büyük karla kapatması beklenen seçmen grubu hangisi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.01.26)
Guzel soru. Secimle ilgili degil ama bu donem mahkumlar cikti. Secim donemi icin oyumu kobi'lerden yana kullanmak istiyorum. Bunu sanayici degil esnaf olarak yapacaklardir. Arada kime akacagi belli tesvik paketleri de aciklanir. Plase ciftci. Bunda tesviklere ek imar olanagi da var.
+2
osssy
(26.01.26)
her zamanki gibi yine yandaşlar ve yandaş firmalar

Ve gümrüksüz alışverişin tamamen lav edilmesine bakarsak, özellikle yandaş esnaf ve ithalatçıya daha fazl destek atacaklar.

Ayrıca olası bir develiasyon öncesi insider bilgisi ile yine yandaşlara servet transferi yapılacak.
+3
Rao
(26.01.26)
bu seçim sürecinde memura ve emekliye zam yapacaklar. tabii ki subjektif yorum. ayrıca tarım ve esnaf kredilerini düşürüp, düşük faizli kredi sağlayarak seçimi kazanmayı düşünüyorlar.
+1
mikahakkinen
(27.01.26)
(7)

Arkadaş aranıyor...

isimsizbiri
Arkadaşlar merhaba, ben bir süre önce Bodrum'a taşındım. (1 yıla yakın) burada çok yalnızım, hiç arkadaşım yok. Eskiden yaşadığım yerdeki tüm arkadaşlarım da resmen beni hayatlarından çıkardı. Eski samimiyetimiz ve konuşma sıklığımız kalmadı. her neyse, şu an taşındığım yerde nasıl arkadaş edinebili
Arkadaşlar merhaba, ben bir süre önce Bodrum'a taşındım. (1 yıla yakın) burada çok yalnızım, hiç arkadaşım yok. Eskiden yaşadığım yerdeki tüm arkadaşlarım da resmen beni hayatlarından çıkardı. Eski samimiyetimiz ve konuşma sıklığımız kalmadı. her neyse, şu an taşındığım yerde nasıl arkadaş edinebilirim? uzaktan freelance kurgu işleri yapıyorum o nedenle iş okul ortamım da yok. sosyal bi çevrem de yok. nasıl olacak bu iş? özellikle hemcinslerimle arkadaşlık kurmak çok isterim (kadınım)
0
isimsizbiri
(25.01.26)
Belediyelerin, Halk eğitim merkezlerinin açtığı kurslara git.
Sivil toplum kuruluşlarına katıl.
Grup dersi yapan spor salonlarına üye ol.
Günlük turlara katıl.
Komşundan tuz iste, Yemek yapıyordum, soğanım kalmamış de. Lafı uzat.
+3
Mirket
(25.01.26)
Reddit olabilir. Veya her gün belli bir saatte parklarda yürü, köpek falan gezdirenlerle selamlaş, zamanla muhabbete dönüşür zaten.

O aramayan arkadaşların yaza doğru aramaya başlar merak etme :))
+2
gobekliraki
(25.01.26)
Sevgilin vardı ya??
-2
Kahvedesu
(25.01.26)
@Kahvedesu evet var sorun zaten ondan başka kimsemin olmayışı :( çıkıp arkadaşlarımla laflamak ve sevgilim dışında sohbet edebileceğim birileri olsun istiyorum
0
🌸isimsizbiri
(25.01.26)
belirli zamanlarda belirli yerlerde belirli şeyler yap, mesela iki günde bir saat 3'de bir park/cafe vs. de olmak gibi,zamanla oradakileri sima olarak tanımaya başlarsın, selamlaşma, ufak sohbetler derken çevren oluşur.

bodruma taşınanlar vb. isimlerle whatsapp grupları vardır illaki, oralara dal, muhabbet et.
0
selam
(26.01.26)
egede kışın hareketli olan tek tatil beldesi kuşadası. diğer yerler çeşme, marmaris vb. hepsi kışın emekli haricinde yaşayanlar bellidir. bodrumda diğerlerine göre iyidir ancak sezon olmadığı için pek de bir hayat yok. @mirket +1
0
mikahakkinen
(26.01.26)
Bodrum'da herhangi bir ihtiyacın olursa haber ver.
0
etna
(27.01.26)
(4)

Robot süpürge

metal69
Önerebilir mısınız? Fiyat sınırlaması yok.
Önerebilir mısınız?

Fiyat sınırlaması yok.
+1
metal69
(25.01.26)
bildiğim son model bu
tr.roborock.com
0
eja
(25.01.26)
Roborock +1
+1
fildirfildir
(25.01.26)
www.hepsiburada.com

Bundan aldım 1-2 ay önce, genel olarak memnunum.
0
msb
(25.01.26)
ölü yatırım alma. 2 3 sene bataryası ölüp verim alamayacaksın. onun yerine şarjlı süpürge al. illa almak istiyorsan çok para verme.
-3
mikahakkinen
(26.01.26)
(5)

Kablolu süpürge önerisi

cilekli pasta
Selamlar,Dyson ile kablolu süpürgemi çöpe atma gafletinde bulunmuştum ancak ikinci süpürge olarak tekrar almaya karar verdim.Günlük kullanımda dyson v12 kullanıyorum ama büyük temizlikte şarjı dayanmıyor malum. Cam vs kırıldığında minik parçaların hepsini toplamıyor matkap çalışırken tutunca illa fi
Selamlar,
Dyson ile kablolu süpürgemi çöpe atma gafletinde bulunmuştum ancak ikinci süpürge olarak tekrar almaya karar verdim.
Günlük kullanımda dyson v12 kullanıyorum ama büyük temizlikte şarjı dayanmıyor malum. Cam vs kırıldığında minik parçaların hepsini toplamıyor matkap çalışırken tutunca illa filtresi tıkanıyor. Bana bu problemleri yaşatmayacak, çekiş gücü iyi ama mümkün mertebe en ufak hangi süpürgeyi önerirsiniz?
*Eski ağır ama perfect bebeğim philips marathon idi.

Teşekkürler
0
cilekli pasta
(25.01.26)
Grundig vcc 7870

F/P ürünü, düzenli temizliğini yaptım herhangi bir sorun çıkarmadı iki senedir kullanıyorum
0
yakalayamadığın.ışıklar
(25.01.26)
ben yine dyson’ın kablolu süpürgesini kullanıyorum, ilk süpürgeyi 9 yıl kadar kullanmıştım. şimdiki kabloluyu da 2 yıldır kullanıyorum ve memnunum. ama eski kablolu dyson daha kuvvetliydi, sanırım eu uyumu için düşürmüşler öyle bi şeyler okumuştum.
0
deartheodosia
(25.01.26)
miele kablolu süpürge tavsiye ederim kral.
0
Leonardo~Da~Vinci
(25.01.26)
parça konusunda problem yaşamak istemem uzun ömür dersen rowenta. mielle de iyidir.
0
mikahakkinen
(26.01.26)
Philips power cyclon max toz torbasız hafif ve fiyat performans baya iyi.
0
sinematikcrop
(26.01.26)
(16)

Yaşlı ve tek yaşıyorsun ve ciddi sakatlandın/hastalandın.Ne yaparsın?

trablon
bizim neslimiz arkadaşlar evlenmeyip tek yaşayacak.Diyelim ki rahatsızlandık ciddi bir hastalığımız var ne bok yiyecez? Ya kalp ameliyatı olman gerekecek tek başınasın siksen olaman çünkü bakıma muhtaç kalıyorlar bir bir ay.Ne yapacaz arkadaşlar?
bizim neslimiz arkadaşlar evlenmeyip tek yaşayacak.Diyelim ki rahatsızlandık ciddi bir hastalığımız var ne bok yiyecez? Ya kalp ameliyatı olman gerekecek tek başınasın siksen olaman çünkü bakıma muhtaç kalıyorlar bir bir ay.Ne yapacaz arkadaşlar?
0
trablon
(23.01.26)
Sonunu düşünen kahraman olamaz
Su akar yolunu bulur
-1
artıküyeolmakistiyorum
(23.01.26)
Compuya baskı yapalım bu siteyi hiç kapatmasın. Yaşlanınca olmadı duyuru açarız. "Düştüm galiba kalçam kırıldı" diye. Birileri gelir buradan yardıma artık, o kadar mesaimiz var sonuçta.
+21
gobekliraki
(23.01.26)
Şu an bir arkadaşım söylediğin şekilde hastanede yatıyor. Dün ameliyat oldu. 10 gün kadar yatacak hastanede. Sonra, radyoterapi falan, işi uzun. Şu an refakatçisi bir arkadaşı.

Geç olmadan evlenin. Çoluk çocuğa karışın. Şu an için sevgi açlığınızı giderirler ama o günler geldiğinde kedileriniz size bakamaz.
+1
Mirket
(23.01.26)
Kendi işimi kendim görebilen bir yaşlı olurum ben ama dediğin durumlar da olabilir. Bu sebeple yaşım çok ilerlemeden bir huzurevi ya da kendime bakacak bir yardımcı arayışına girerim herhalde.
0
rock n roll
(23.01.26)
evde sağlık hizmeti var arıyorsun geliyolar. devletin hem de. özelde zaten var.
0
jelly bear
(23.01.26)
Allah yardım eder.
0
michael harddd
(23.01.26)
Çok para biriktirip en lüks huzur evine gitsek veya o zamana kadar robot sektörü gelişir bir tane robot satın alırız her işimizi görecek.
0
egerbiryolcu
(23.01.26)
Bu bağlamda sadece evlenmek de kurtarmıyor çünkü eşlerden biri elbet vefat edecek. Sana bakabilecek çocuklar olmalı yada money talks gençlikte yaşlılık için sağlam birikim yapılmalı.

Bir teyze ile tanışmıştım eşini genç yaşta kaybetmiş çocuğu da yok. Acil beyin ameliyatı olması gerektiğinde bakıcı parası maaşını geçtiği için refakat edebilecek akrabası da Trabzon’da olduğu için vakti zamanında oraya gitmiş ameliyata.

Çocuğum var ama Allah düşürmesin muhtaç olmak istemem…
0
cilekli pasta
(23.01.26)
@Mirket, her eş hayırlı mı? Babam 40 yıllık 73 yaşında yürüyemeyen eşini bırakıp köye gitti. Komşularımız olmasa yapamazdı tek.
+1
Kahvedesu
(23.01.26)
Bizim zamanımıza yaşlı bakan robotlar çıkacak, ahan da yazıyorum. İlacını verir, altını temizler, yemeğini getirir ciddiyim bak hepsi olacak :D kaygıyı bırakıp keyfinize bakın gençler :)
+1
titanic kemancısı
(23.01.26)
Herhangi bir şehirde bir sebepten yıkılan evi örnek gösterip ev almamak gibi bir durum bu.
Her an herşey olabilir. Eş önce ölebilir. Eş ve çocuklar hayırsız olabilir. Savaş çıkabilir. Hepsi mümkün. Onun için her şeyde B planları C planlarına gerekvar ya. Komşuluk ilişkilerini iyi tutmak. İyi arkadaşlar biriktirmek önemli konular.
Ben yalnız yaşarım düşüncesi ergen kafası bence. İnsan bazı durumlarda çok aciz bir canlı. Sosyal ortamlar ve ilişkiler, adetlerimiz, törelerimiz hep bunun için.
Bir arkadaş evde bakım hizmetinden söz etmiş. Ya fiyatlardan haberi yok ya da aşırı zengin. Dün küvezdeki bebeği döven hemşireyi seyrettik. Daha önce de huzurevinde yaşlı döven adamın videosu vardı. Kendinde değilken alacağın bakım hizmetinin kalitesini sen düşün.
0
Mirket
(23.01.26)
abi hep bu tarz sorular soruyorsun ya. gelecek kaygısı herkeste var ama senin bu konudaki endişen takıntı düzeyinde, şu an yaşadığın hayatı da silip atıyor belli ki. imkanın var mı bilmiyorum da keşke bi profesyonel destek alsan. savaş bölgesinde her gün patlama sesi duyan adamlar senin kadar pesimist ve endişeli değildir.

ne olacağını gerçekten bilme şansımız hiç yok. belki 60 yaşında sağlıklıyken tak diye düşüp öleceksin. belki "yalnız kalmayayım" deyip evleneceksin ama mutsuz bir evlilik olacak. "yaşlandığımda çocuklarım bana bakar" diyen bir anne babanın tüm evlatlarını bir kazada kaybetmeyeceğinin garantisi var mı mesela? ya da yaşı geçtim abi iki saat sonra duştan çıkarken ayağımızın kaymayacağını nereden biliyoruz?

maddi imkan, sosyal ilişkiler vs. elbette bir yetişkin için çok önemli, asla aksini iddia etmiyorum. sosyal canlılarız. yaşadığımız sistemde, düzende var olabilmek için bazı konulara özellikle eğilmemiz gerekiyor eyvallah. "kafana takma bro yarın yokmuş gibi yaşa" filan demeyeceğim ama en başta ifade ettiğim gibi sen bunlara o kadar takılıyorsun ki paralize oluyorsun, öyle bir noktaya geliyorsun ki ne bugününe ne yarınına faydan var.

sen şimdi sağlığına dikkat et işte, yaşlıyken düşerim diye onu dert etme. dünyada milyar tane yaşlı insan var. yüzde 1-2'lik felaket senaryolarına odaklanma.

("ya ne edebiyat yapıyon birader adam gayet makul bi soru sormuş" diyenler için not: başkası sorsa yadırgamam ama bu duyurucu hep benzer içerikli, felaket senaryolu, aşırı gelecek kaygılı şeyler yazıyor. konuya bakışının o yüzden farklı olduğunu biliyorum, ondan böyle yazdım)
+7
der meister
(23.01.26)
Soru sahibine bakmadan cevaplamıştım.

@der meister' e tamamen katılıyorum. Yerden göğe haklı.
+4
Mirket
(23.01.26)
40 yaşlardayım. dizimden ameliyat oldum, babam anam yaşlı olduğu için hastaneye çağıramadım. Çocuğum var 2 yaşında eşim yalnız bakmak zorunda, bana mı baksın, çocuğa mı. Yıllardır sövdüğüm kardeşim geldi. sidiğimi 3 gün wcye taşıdı. Dedim ki iyi ki kardeşim var. 1 çocuk yaptım, o da kariyer ve benzeri şeyler yapıp yurtdışına giderse kimsemiz kalmaz. 2ciyi yapmaya gücüm yok.(ruhen).
Başkan net olarak sıçtık. İnsan başına gelince anlıyor.
+1
mikahakkinen
(23.01.26)
kardeşlerim var
kuzenlerim var
yeğenlerim var

benim başında refakatçi kaldıklarım (veya onların çoukları) 1er gün bana kalsalar bypass dahil her ameliyata yeter

ama sürekli bakım gerekirse bu zaten ne eşle ne kardeşle çözülecek bişey değil, profesyonel bakım gerekir

benim ailemde 80+ yaşta çok kişi var
kimseye de bakan yok çünkü yatalak vs. değiller
büyük oranda yani, 1-2 kişi oldu öyle sürekli bakım gereken

gördüğüm kadarıyla son anına kadar evinin işini yapan, elini ayağını çekmeyen
kızım gelinim yapsın diye bir kenarda oturmayan muhtaç da kalmadı yani biraz da dirayetli olmak, sağlığına ve psikolojine dikkat etmek de önemli (tabi bir kısmı nasip bunun kaza geçirip felç de kalabilirsin ya da bazı hastalıklar elde olmayabiliyor) ama elimden geleni yaparım
kafam durmadığı sürece çalışmaya üretmeye devam
elim ayağım tuttuğu sürece evimin işini yapmaya devam

planlar böyle
0
subcomponent
(24.01.26)
Kendinize iyi bakın ve kenarda hep paranız olsun. Ailenin, akrabanın, eşin, çocuğun vb hayat boyu yanında olacağının garantisi yok
0
pembediken
(24.01.26)
(3)

Motosikletin arka tekerliği iniyor, neden olabilir?

hadi ya la
Neredeyse her benzin aldığımda, ayda bir scooter lastiklerine hava basıyorum. Ama arkadaşlarım neredeyse hiç hava basmadıklarını, bunu çok nadiren yaptıklarını söylediler. Özellikle arka tekerleğin lastiği ayda bir ciddi derecede iniyor, bu neden olabilir?Ayrıca motora bir bakım yaptırmam lazım, Ala
Neredeyse her benzin aldığımda, ayda bir scooter lastiklerine hava basıyorum. Ama arkadaşlarım neredeyse hiç hava basmadıklarını, bunu çok nadiren yaptıklarını söylediler. Özellikle arka tekerleğin lastiği ayda bir ciddi derecede iniyor, bu neden olabilir?

Ayrıca motora bir bakım yaptırmam lazım, Alanya'ya yeni taşındım ve hiç usta/servis bilmiyorum. Burada Mondial tamiri yapan güvenilir birilerini nasıl bulabilirim? Aklıma tek gelen haritada yüksek puanlı yerleri aramak, başka ne yapabilirim?
0
hadi ya la
(21.01.26)
Lastikte delik vardir. Akilli vida falan girmis olabilir, gozle bir sey goremezseniz bi lastikciye goturun. Bi baksin
0
narod
(21.01.26)
subaptan veya jantdan kaçırıyor.
0
orpheus
(21.01.26)
Uğur grubunun motorlarındansa hepsinin lastikleri de beş para etmez. Bende de aynısı oldu. Lastiği değiştirdim sorun çözüldü.
+1
mikahakkinen
(21.01.26)
(14)

Türkçeyi Doğru Kullanmayanları Uyarıyor musunuz?

elektr10
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir şey demiyor musunuz?

seneler önce bir kız vardı mesela hoşlandığım. bu tip yanlışlar yaptığı için acayip soğumuştum. bir de açık "e" ile konuşanlar var mesela...

Bu arada ben hiçbir uyarıda bulunmuyorum itici görünmemek için. sizde durum nedir merak ettim.
0
elektr10
(21.01.26)
ben bööööreğe tahammül edemeyip düzeltiyorum ya.
0
antihero
(21.01.26)
sevdiğim biri ise düzeltirim sadece. değilse banane.
+2
denef
(21.01.26)
Sıradan vatandaşı değil ama kamuoyu önüne çıkmış ve ısrarla yanlış kullananları uyarırım.

-Özellikle 'umarsız' sözcüğü. Koca koca herifler ısrarla 'umursamaz' anlamında kullanıyor. Çaresiz anlamındadır halbuki.

-Hali hazırda çoğul olan sözcüklere -ler, -lar eki ekleyenler. Eşkiyalar gibi. Eşkiya, şaki sözcüğünün çoğul halidir zaten. Yaşar Kemal bile yaptı bu hatayı.

-Sol, seküler kesimden politikacıların laaaik diye uzatarak telaffuz etmesi uyuz ediyor.

Yöresel şive ve ağızlara bir şey demem. O düzeltilecek bir durum değil.
+3
yurtsuz john
(21.01.26)
Ben eşkıya, evlat gibi Arapça aslı çoğul olan fakat Türkçede artık tekil anlamıyla kullanıma sahip olan sözcüklerin bu tarz kullanımının hata olduğunu düşünmüyorum. Sözcüğün zaman içinde anlam genişlemesine ya da daralmasına, değişik anlamlara uğraması çok normal. Ayrıca Arapçada hiç kullanılmayan ama bizim ürettiğimiz yüzlerce sözcük var. O halde onları da kullanmamak gerekir. Ki bu sözcükler sözlüğe tekil anlamlarıyla da girecek kadar yaygınlaşmış sözcükler.
Börek gibi kullanımlar da ağız özelliğidir. Kendi memleketinizden çıkana kadar farkına bile varmazsınız bazen. Kulağımı tırmalar ama uyarmam.
Ben mümkün mertebe uyarmıyorum. Yakın sınıf arkadaşlarımı uyarırdım, bazı hocalar takıktı telaffuza. Ama hoca, siyasetçi, uzman, bilim insanı gibi kişilerin bu konuda dil ve telaffuz hassasiyetinin olması gerektiğini düşünüyorum.
+1
black holes in the sky
(21.01.26)
Şarja şarz derse soğurum ve hicbi fikrini ciddiye alamam. Eşkiyalar derse soğumam
0
üğpoıuy
(21.01.26)
kafaya takılacak o kadar sorun varken bence bu tarz küçük şeylere takılmak pasif agresif hareketler. özellikle o yanlışı yapıp rahatsız edici kullanmıyorsa uyarmaya gerek yok.
-2
mikahakkinen
(21.01.26)
Ana dilin doğru kullanımı sadece yanlış telaffuzları düzeltmekten geçmiyor. Birkaç alan var, biri anlamlar, biri yabancı kelimelere yer verilmesi, biri yabancı bir dilin yapısını kendi diline uygulamak, biri evet yanlış telaffuzlar, biri imlâlar, biri bağlam ile ifade uyumu... çok alan var.

Bugün iş yerimde bir temizlikçi, diğer 2 temizlikçiye şöyle seslendi:

"Ben her zaman buradayım, olveys!"

Hiç kimsenin umurunda olmadığını düşündüren bir tepkisizlik vardı. Sesimi çıkarmadım. Söyleseydim nefret edecekti hassasiyet göstermesi gerektiğinden. Ailede de ilk okulda da diğer eğitim birimlerinde de bu hassasiyet ve saygı olmadığı için bu çaba kişilere ayrı bir bilinç ve irade "yükü" oluyor. İnsana kendi ana dilini kendisine yük etti birilerinin uygulamaları...
0
muhayyer divan
(21.01.26)
Uyarmıyorum. Ben daha çok son zamanlarda ortaya çıkan abuk sabuk kullanımlardan rahatsız oluyorum. yapıyor olacağım, geliyor olacağım gibi mesela. Böyle bir şey yok, nerden çıktı bilmiyorum. Bir de "bir yerden" kalıbı var. "şöyle bir yerden söylüyorum, duygusal bir yerden anlatmıyorum" gibi.
+2
dfn4
(21.01.26)
Sohbete dahil değilsem uyarmıyorum. Dahilsem de doğrudan doğruya bu söylediğin yanlış demiyorum ama doğrusunu tekrarlı bir şekilde kendim kullanıyorum.

Tabii bu durum uyarının üslubuna da bağlı. Şahsen ben uyarılmaktan hoşlanan biriyim. Her insan hata yapabilir ancak hata yapmak, o kişinin konuyu yanlış bildiği anlamına da gelmiyor. Örneğin, yazım kurallarına normalde dikkat eden birisi o anlık bir hata yaptığında, bir başkasının uyarı adı altında aşağılayıcı yaklaşımı, takdir edersiniz ki diğerinin gözünde oldukça itici görünüyor. Sosyal medyada insanlar birinin hayatından gördükleri anlık bir kesiti o kişinin hayatının geneliymiş gibi yorumlama hatasına sıkça düşüyor.
+1
akhenaten
(21.01.26)
uyarmıyorum ama "yapıyor olacağız" "geliyor olacağız" tarzı kullanımlara sinir oluyorum. tek kelimeyle ifade edilecek bir durumu plaza diline uyarlamak sinir bozucu. yapacağız edeceğiz de geç öyle değil mi?

bir de tolerans yerine tolerasyon diyenlerin ağzına biber sürsek düzelir mi?
+2
exlibris
(21.01.26)
akhenaten gibi konusmada dogrusunu soylerim ama direkt duzeltmem.

yazida yanlis yazilan da ve ki ekleri zaten umutsuz vaka. ama yaygin yanlis bilinen seyleri duzeltebilirim. ornegin murdara mundar diyebiliyor cogu kisi.
0
antikadimag
(21.01.26)
çok yakınımsa evet. yalnız patronun tekabül yerine her seferinde tekamül demesi beni aşırı zorluyor.
0
lazpalle
(21.01.26)
çevremdeki herkes ama gramer nazi diyor. onun dışında yeni tanıştığım veya çok samimi olmadığım insanlara karışmıyorum. ha şöyle mesela yanlışını duyuyorum ve karışmıyorum dedim ya, konuşma sırası bana gelince doğrusunu söylüyorum belki anlar diye ama ı ıh olmuyor. bir kere diline yerleşti mi düzeltemiyorlar kolay kolay. 1 aydır falan sürekli emlakçıyla görüşme halindeyim mesela, o kapora dedikçe ben kaparo diye düzeltiyorum ama ı ıh alışmış bir kere.
0
neira
(21.01.26)
Kullana kullana dile yerleşip yazımı/anlamı evrimleşen/değişen kelimelerle kavga etmeyi yersiz buluyorum. Umarsız umursamaz değil evet ama toplumun %90'ı bu anlamda kullanıyorsa artık bu anlama geliyordur. Dil, konuşanlar arasında yapılmış bir sözleşmeden ibaret bir şey ve buna kutsallık yüklemek mantıksız. Türkçe konuşanların tamama yakını umarsız=umursamaz olarak kabul ediyorsa bu artık böyledir, kavga edemezsiniz.

Evrak, eşya, evlat, eşkiya gibi sözcükler Türkçede tekildir. Sözcüğün hangi dilden hangi gramer kuralıyla geldiği Türkçe konuşan bireyi ırgalamaz. Evraklar, eşyalar gayet doğru bir kullanımdır.

Şarj/şarz olayına takardım eskiden ama onu da saldım yani kim ne istiyorsa desin. Dil sadece iletişim kurmak için bir araç, bu amacı karşılıyorsa tamam diyip geçiyorum. Ama internette bazen ne yazdığı belli olmayan, dilbilgisi tamamen uçup gitmiş yorumlar oluyor, onlara kafayı takıyorum anlam belirsizliği olduğu için.

Bi de şu iki saat diksiyon dersi alıp, kendini Sezen Cumhur Önal sanıp "Türkçe yazıldığı gibi okunmaz, yapacağız yazılır yapıcaz okunur" diyen tiplere uyuz oluyorum. Türkçe yazıldığı gibi okunur, bir şeyin okunması ve telaffuzu farklı kavramlar. Telaffuz ederken de yapacağız demek de yapıcaaz demek de doğrudur, TRT'nin zamanında uydurduğu yapay bir Türkçe telaffuz kurallarını kutsal kitap gibi tek doğru konuşma şekli sananlar sinirlerimi hoplatıyor.

Samsun-Adana hattında büyüyüp açık e ile konuşan kişiler eskiden rahatsız ederdi ama ona da alıştım. Eskiden en çok onları düzeltirdim ve asla anlamıyorlardı açık ve kapalı e arasındaki farkı :D
0
nundu
(22.01.26)
(17)

neden herkes benimle iletisimi kesmis olabilir?

dokunmakalbime
baska ulkeye goc ettim. haftada 1, 2 kez telefonda yada yuzyuze gorustugum akraba, arkadas cevresinden 5 kisi sanki hic hayatlarinda yokmusum gibi davranmaya basladi. ben aramasam aramiyorlar. bi sebebi varmis gibi de davranmiyorlar. ben arayinca sanki hicbirsey olmamis gibi konusuyorlar. bu durum c
baska ulkeye goc ettim. haftada 1, 2 kez telefonda yada yuzyuze gorustugum akraba, arkadas cevresinden 5 kisi sanki hic hayatlarinda yokmusum gibi davranmaya basladi. ben aramasam aramiyorlar. bi sebebi varmis gibi de davranmiyorlar. ben arayinca sanki hicbirsey olmamis gibi konusuyorlar.

bu durum cok anormal geliyor.
-1
dokunmakalbime
(20.01.26)
hayatın acı yüzü maalesef. gözden uzak olan gönülden de ırak oluyor. Arkadaşlıkların temeli ortak yaşanmışlıklardır. Ortak yaşanmışlıklar eskidikçe ve yerine yenisi eklenmedikçe zamanla uzaklaşmalar kaçınılmaz. Bireysel algılamayın bence.
+2
biravekahve
(20.01.26)
İşyerinde her sabah telefonlaştığım adam artık farklı departmana geciyorum diye numaramı sildi hiçbir şey söylemeden. Normal oldu artık bu işler herkesin ne kadar işini goruyorsan
+1
artıküyeolmakistiyorum
(20.01.26)
ben de yaşadığım şehirden başka bir şehre taşındım ve arkadaşlarım arayıp sormayı kesti. ben aramadıkça arayıp yazmıyorlar da... maalesef böyle bir durum var
0
isimsizbiri
(20.01.26)
merak etme, yurtdışından bir şeye ihtiyacları oldugu zaman arayıp sormaya başlarlar, gelirken getirsene derler.
+5
abelardo
(20.01.26)
Bazı insanlar yurtdışına çok anlam yüklüyor sizinle iletişime gecerlerse sizin oradaki hayatınızı dinlemeyi kendi hayatlariyla kiyaslayip kiskanmis olabilirler. Kariyer yükseliş gibi bir sebeple gittiyseniz bu ihtimal gerçekten vardır.
+1
egerbiryolcu
(20.01.26)
yurtdışına taşınınca çoğu insanın gözünde bi elin yağa bi elin bala giriyor, zorda olan biziz, senin bizi arayıp halimizi hatrımızı sorman lazım fikrine kapılıyorlar.
+4
nahtoderfahrung
(20.01.26)
Bu kadar bunu takıyorsan niye yurtdışına gittin ki?
-2
runaway
(20.01.26)
insanlar sevgilileriyle farklı şehirlerde kalmak zorunda kaldıklarında bile yani birbirinin hayatında olan insanların, aynı ülkede farklı şehirlerdeki uzak mesafe ilişkisi yürümüyor. sen bunu arkadaş ve akrabadan üstelik yurt dışına gitmene rağmen bekliyorsun :)

benim de yurtdışında akrabam ve arkadaşlarım var. binde bir görüşürüz.

erişim alanında olmayan birisiyle arkadaşlık veya başka bir şey yürütülemez. birisi tek taraflı çırpınır.

olayın bir de şu boyutu var. yurtdışına giden bir arkadaşım ikide bir beni arasa, gittiği yere alışamadığını ve benimle görüşerek sakinleşebildiğini düşünürüm.
+3
tabudeviren
(21.01.26)
yurtdisina tasininca herkesin basına gelen durum budur. Çok samimi olsanız bile artık ayni seyleri paylasamadiginiz icin iletişim zamanla ayni seyler uzerinden dönmeye baslar , azalarak da biter. Ama bir diger grup ise sadece burada olduğumuzdan dolayı iletişimi direk keser. Yurtdisina taşınmak bu konuda turnusol kagidi gibidir.
+1
acelaacedebela
(21.01.26)
Çok basit aslında, gözden uzak gönülden ırak. Benim de var arkadaşlarım yurt dışında, her gün en az yarım saat konuşuruz. Seninle iletişimi kesenler, artık senden fayda/yarar gelmez diyen kişiler o yüzden boşver.
0
gobekliraki
(21.01.26)
gozden uzak gonulden ırak +1
eger bu isler size dokunuyorsa gocmenlik size gore degildir..
0
cooperr
(21.01.26)
Çok anormal bir şey değil. Sizin hayatınızda çok büyük bir değişiklik oldu çünkü bir anda bütün sosyal çevrenizden uzaklaştınız halbuki herhangi bir arkadaşınızın hayatında görece çok daha küçük bir değişiklik oldu çünkü o hala kendi sosyal çevresinin içinde ama bir arkadaşı, yani siz, artık uzaktasınız.
0
salihdt
(21.01.26)
gözden ırak olan gönülden de ırak oluyor. artık boomerların etkisi azaldığı için hatır sorma ritüeli sonlanıyor. eskiden analar babalar gazlar ara hatır sor derdi; sende herkes böyle yapman gerektiğini düşünürdün. artık tetikleyici olmayınca davranışta sönümlendi. uzaktaysan en kral arkadaşın bile aramaz artık. anormal bir şey yok.
+1
mikahakkinen
(21.01.26)
saat farkından dolayı veya seni rahatsız etmek istememelerinden kaynaklı olabilir. kişisel algılama. senin araman sorman her zaman daha doğru olur çünkü değişiklik yapan kişi sensin onlar değil. sen aramaz sormazsan da "gördün mü ibneyi bi gitti yurt dışına huyu, suyu değişti aramaz oldu" derler.
0
elektr10
(21.01.26)
cevaplar için teşekkürler. bu durumu normalleştirenler yada amacı üzüm yemek olmayıp bağcı dövmeye gelenlere özellikle tik atmadım.

sürekli görüştüğünüz kişi sırf başka ülkeye taşındı diye uzaklaşmak isteyebilirsiniz. ama hem arayınca eski günlerdeki gibi konuşayım hem de ben hiç aramayayım tavrı çok nezaketsiz. varsa bir problemin, derdin, mazaretin açıkca söylersin adı konur ona göre hareket edilir. nezaket diye birşey var. dünyanın neresine giderseniz gidin böyledir.
0
🌸dokunmakalbime
(21.01.26)
Benim öz ablamla bile muhabbetim azaldı, ben burada ay sonunu getiremezken onun villasına yaptırdığı ahşap merdiveni dinlemek ilgimi çekmiyor.
+1
mirty
(21.01.26)
@dokunmakalbime

haklisin kardesim, neden tik atmadigini acikladigin icin de ayrica tesekkur ederiz.
sapkayi onumuze alip dusunecez artik.
devir farkindalik devri.
0
cooperr
(21.01.26)
(8)

Klimayı şimdi kışın alsam daha uygun mu olur?

koskoca kirpi
Merhaba,Elime yıl sonu priminden az toplu para geçti de yaz için klima almayı düşünüyorum. Şu tek motor 2 üniteli modellerden; klimayı şimdi alsam (ki fiyatı 70k) acaba yaza göre fiyatı daha mı uyguna gelir? Yoksa parasını faize koyup yazı bekleyeceğim.
Merhaba,

Elime yıl sonu priminden az toplu para geçti de yaz için klima almayı düşünüyorum. Şu tek motor 2 üniteli modellerden; klimayı şimdi alsam (ki fiyatı 70k) acaba yaza göre fiyatı daha mı uyguna gelir? Yoksa parasını faize koyup yazı bekleyeceğim.
0
koskoca kirpi
(20.01.26)
şimdi alırsanız çok daha avantajlı olur çünkü mayıs gibi fiyatlara büyük oranda zam yapıyorlar
0
limonlu eksi
(20.01.26)
yaza göre uygun olur evet
0
jelly bear
(20.01.26)
Hem zam yapıyolar hem de yoğunluk oluyo gelmek bilmiyo servisler
0
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
biz evlere iki klimayı yazın aldık dükkana da ısınma için lazımdı ama kışı bekledik bütçe kısıtlı olunca. bi avantajı olmadı üstüne istediğimiz ürünü stokta bulamadık iklimsadan ürün aldık iklimsa servisi de berbattı. kaira ve airfel klimalardan olduğumuz kadar memnun kalmadık sigmadan. yazın kampanya dönemlerinde de kışın aldığımızdan ucuza satıldı klimalar. sigmayı aldığımızdan ucuza kaira satıldı.

akakceden vs. fiyat geçmişlerine bak ürünlerin birçoğunun aynı seviyelerde veya daha düşük fiyatlarda yaz döneminde satıldığını görebilirsin ki bu yaz dönemi klimalara yapılan tüm sepette ek indirimleri hediye çeklerini banka kampanyalarını vs. de kapsamıyor.

gidip yerel bayiden fiyat alırsan evet fiyat şişirebilirler yaz döneminde ama normal şartlarda yok öyle bi durum. kaira'yı mesela daikin kendi satıyor online platformlarda direkt merkez depodan kendi gönderiyor. arada fiyat şişiren bi al satçı veya bayi olmuyor.

şimdi alabiliyorsan yine al öyle çok ciddi farklar olmuyor, istediğin ürün stokta varsa fiyatı yaz döneminin çok üstünde değilse alınır yoğun bir bölgedeysen kurulumda avantaj olabilir. enflasyonun bi anda fırlayıp her şeyin 2ye katlanmayacağının garantisi de yok ülkemizde.
0
konetsu
(21.01.26)
kışın klimalar daha ucuz olur. egede cehennem bir ilçede yaşıyorum. klimacılar malı yığar yazın peynir ekmek gibi gider, kışın daha ucuza satarlar. talep düşük.
0
mikahakkinen
(21.01.26)
ben bu tip bir şeyi alacaksam hemen alıyorum, bekledikçe fiyatı düşen bi ürün görmedim. özellikle bu tip dediğim beyaz eşya vs gibi pahalı kalemler.
0
elorelia
(21.01.26)
70 k klima için çok değil mi
0
HellKeePer
(21.01.26)
Kışın fiyat avantajının yanında montaj için çok beklemezsiniz. kısa sürede gelir kurulumu yaparlar.
Tek dış ünite, iki iç ünite olan klimalarda, ikisi aynı anda açılınca performansı düşüyor diye biliyorum, tek tek alınca da aynı fiyata geliyor. araştırmadıysanız ona da bi bakın.
0
duyuruuser
(21.01.26)
(5)

Sözlüğün değerli, eski güzel yazarları nerede?

duhan
Merhaba,Soru başlıkta. Epeydir ilgilenmiyordum sözlükle. Bugün ayarları kurcalarken aslında takip ettiğim kişileri kayıp olarak gördüm. Sebebini bile var mı?
Merhaba,
Soru başlıkta. Epeydir ilgilenmiyordum sözlükle. Bugün ayarları kurcalarken aslında takip ettiğim kişileri kayıp olarak gördüm. Sebebini bile var mı?
0
duhan
(20.01.26)
Evlenip barklandılar. Çoluk çocuğa karıştılar.
İşlerinde güçlerindeler. Ortam artık onların yaş grubuna hitap etmediği için meydanı gençlere bıraktılar.
+2
Mirket
(20.01.26)
O güzel atlara binip gittiler.
+2
kizil karga
(20.01.26)
Sözlük artık eski sözlük değil ki, sol frame deki başlıklara bi bak istersen. Zamana yayarak bütün entrylerimi sildim mesela ben. Alışkanlıktan bakıyorum arada, o kadar.
+2
antihero
(21.01.26)
zamanları yok. çocuk bakıyorlar.
+1
mikahakkinen
(21.01.26)
Bir ara da sürekli kapanıyordu sözlük hatırladım.
Kapanmasın diye sanırım bir şeyler yapılıp troller alınmış..
Kuşak değişimi olmuş biraz da.
Ben de çocuk büyütürken bakamamıştım.
Ne diyelim hayırlısı.
0
🌸duhan
(21.01.26)
(13)

Nereye gidilir?

anatomik
2-3 günlük bir kaçamak için en mantıklı nereye gidilir çok para harcamadan?Uludağ, Kayseri vs. olmuyor, kayak tatili olmuyor yani.Antalya desek denize girmedikten sonra neden gidiyoruz diyor hatun kişi.Karadeniz vs. olabilir ama yollar ne durumda bilmiyoruz (araba var, SUV). Yollar iyiyse bile şu me
2-3 günlük bir kaçamak için en mantıklı nereye gidilir çok para harcamadan?
Uludağ, Kayseri vs. olmuyor, kayak tatili olmuyor yani.
Antalya desek denize girmedikten sonra neden gidiyoruz diyor hatun kişi.
Karadeniz vs. olabilir ama yollar ne durumda bilmiyoruz (araba var, SUV). Yollar iyiyse bile şu mevsimde karadenizde ne yapılır onu da bilemedik.
Aşırı soğuk olmayan, mümkünse güney taraflarında, tarihi yerlerini gezip görebileceğimiz nerelere gidilir?
0
anatomik
(20.01.26)
Gelibolu Tarihi Alanları; soğuk olabilir ama Alan Başkanlığı çok güzel gezi güzergahları yapmış; iyi vakit geçirirsiniz diye tahmin ediyorum. Yakındaki Assos ve Troya'ya da uğranabilir.
0
lil siztah
(20.01.26)
antalyanın güzel tarihi yerleri var. soğuk olmayan bi antalya tarafı vardır heralde.
kıbrıs olabilir. baktım orası da soğuk. şu mevsimde trde soğuk olmayan bi yer yok.
0
jelly bear
(20.01.26)
Hemen şimdi planlamıyorsanız Kapadokya güzel bir tavsiye (1.5-2 ay sonra için özellikle). 3 gün için ideal olduğu söyleniyor. Ben de bu yaz için plan yapıyorum oraları görmeye.
0
alice in potatoland
(20.01.26)
hangi şehirdesiniz? o bilgi önemli bak.

soğuk olmasın demişsiniz ama tekirdağdaki şarap evlerine kaçabilirsiniz. şarap seviyorsanız gidin 2 gün falan geçirin. şarap tadımı, mahzen gezimi, mantar turu derken zaman geçiyor bir şekilde. şarap sevmek önemli bu öneri için.
0
kojonotsuki
(20.01.26)
Birimiz Ankarada birimiz İstanbulda. O yüzden nereye gidileceği uzaklık olarak çok önemli değil, bir şekilde ayarlayıp gideceğiz.
0
🌸anatomik
(20.01.26)
Nisan olsa ya da en fazla mart güneye inmenin bi manası olabilirdi. Şuan yok. Rüzgarlı ve tatsız olur. Kış için dizayn edilmemiş tatil yöreleri öpölü mevsim. Onun yerine soğuğu göze alıp sıcak şarap, şömine keyfi filan arardım ben olsam. Bence kapadokya güzel seçenek.
0
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
Afyonda termal otele. Etrafta gezilecek yerler de var.
Aforia termal oteli tavsiye ederim.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(21.01.26)
aydın denizli bile bu kış ortalamaya göre daha soğuk. antalya harici gezmek üşütür.
0
mikahakkinen
(21.01.26)
havayı kestiremiyorum ama mardin düşünebilirsiniz.
0
elorelia
(21.01.26)
kış mevsiminde azıcık sıcak yerlere gitmeyi deneyin çok daha iyi olur
0
Ala123
(21.01.26)
Zamandan kazanmak için tam orta noktanız olması lazım Bursa en iyi seçenek bence. Hem müzeler hem yeme içme hem termal otel, masaj, spa hem de 1 gün teleferikle Uludağ yapabilirsiniz.
0
iwasbornonamountainside
(21.01.26)
altınoluk güre hattuşa termal tesisler.
0
gercekdunya
(21.01.26)
Yılbaşı haftası kıbrıs'ta tarihi yerleri gezdik . Hava genelde güneşli ve ılıktı. Kıbrıs hiç istanbul ankara gibi soğuk olmaz , tavsiye ederim .
kapalımaraş , salamis harabeleri , karpaz , gazimagusa vs görülmesi gereken güzel yerler var.
0
devilone
(21.01.26)
(22)

Kuryeye bahşiş veriyor musunuz?

sonhakan
...
...
-1
sonhakan
(20.01.26)
kuryeden kastınız yemek ise evet veriyorum ya da bozuk yoksa (bozuk dediğim de 20-30-40 veya 50 lira) uygulama üzerinden bahşiş veriyorum.

sanal markette de çok fazla yük varsa yine veriyorum ama amazon, dhl, ups gibi kuryelere vermiyorum.
+1
elektr10
(20.01.26)
vale için ve kurye için bahşiş vermek hiç içimden gelmiyor ve vermiyorum. İşi küçümsemek için değil ama zorunluluk gibi bahşiş beklentisi var sanki :(
+1
girişemeyengirişimci
(20.01.26)
su, yemek ve ağır (kedi maması, kumu, market gibi) alışverişleri getiren kuryelere kesin veriyorum. bunlar çoğunlukla motorcu oluyor.
trendyol, amazon gibi genelde arabayla ve zarf boyutunda şeyler getiren kargoculara her seferinde vermeyip; arada bir toplu veriyorum.
+2
lil siztah
(20.01.26)
bozuk paranın bir anlamı varken veriyordum. kağıt para veresim gelmiyor.

ancak, yağmur, kar gibi kendim gitmeye üşeneceğim zamanlar mutlaka veriyorum.
+1
gabe h coud
(20.01.26)
Abi kurye benden daha çok kazanıyor sipariş verdim diye onun bana bahşiş vermesi lazım.
+10
kizil karga
(20.01.26)
markette kasiyere vermediğim gibi, benzin dolduran pompacıya vermediğim gibi, beni istediğim durakta indirdi diye iett şoförüne vermediğim gibi kuryeye de vermiyorum. işi bu zaten. bir insana işini yaptı diye bahşiş verilmez.
+2
yazar yazmaz yazan yazar
(20.01.26)
verdiğim sipariş 15 dakikada sıcacık falan gelirse veririm bazen. yoksa normal veya geç sürede getirene hayatta vermem.
0
bobinhoo
(20.01.26)
Vermiyorum. Bahşiş kültürü birkaç ülke dışında bir norm değil.
0
runaway
(20.01.26)
yağmur çamurda birşey istersem(yemek-getir) kesin veriyorum, normal kargo trandyolcularada ağır birşey istersem veriyorum.
ayrıca 2 damacna su söylüyorum hep onada kesin veriyorum ama verdiğim miktar 10 ve 20 fazlasını vermedim hiç.
0
eja
(20.01.26)
valeye vermem. motorla yemek getirene veriyorum.
+1
mikahakkinen
(20.01.26)
herhalde bi 10+ senedir online sipariş veririm. hiç bahşiş vermedim. çikolata ikram ettiğim oldu ama.
0
tabudeviren
(20.01.26)
Sayginligim icin veriyorum. Cok hurmet gosteriyorlar. Her isim cozuluyor.


Dosya tarzi seyler getirenlere vermem pek. Yemek kuryerlerine de vermiyorum.

Sucuya veriyorum.

Ozellikle normalden daha agir seyler getirenlere veriyorum.
0
die fetten jahre sind vorbei
(20.01.26)
iş tanımındaki görevini yapan ve bunun için maaş alan birine hiçbir zaman bahşiş vermem.
+2
my fault
(20.01.26)
evet.

az evvel dönercinin kuryesine verdim mesela.
-1
yurtsuz john
(20.01.26)
damacana su getiren kuryeye veriyorum, hava yağmurlu-karlı veya geç saatler ise yemek getirene de veriyorum.
-1
orpheus
(20.01.26)
%90 oranında veriyorum. genelde 20tl gibi
0
awlmi
(20.01.26)
Yemek sipariş uygulamaları getirme ücreti uygulamasını devreye alana kadar arada bir verdiğim oldu. Şu an vermiyorum.
+1
black holes in the sky
(20.01.26)
Vermiyorum, bahşiş kültürü yerleştikçe maaşları düşmeye devam edecek. İşini yapan biri hayatını sürdüreceği kazancı elde etmek için bahşişe gereksinim duymamalı. İşveren bu ücreti karşılamalı. Ancak bahşişler yaygınlaştıkça ücret belirlenirken bir kıstas haline gelmeye başlıyor.
+2
akhenaten
(20.01.26)
ogrencilik donemimde yapmadigim is kalmadi, kuryelik de yaptim, 2 sene yaslilara ilac dagittim. maas cok dusuktu, bahsis icin calisiyordum.

ayagima hizmet getiren herkese dolgun bahsis veririm.
0
cooperr
(20.01.26)
Yemek getirenlere veriyorum. Özellikle de hızlı geldiyse ödüllendirmek mantıklı geliyor.
Soğuk ve yağışlı havalarda daha bonkör oluyorum.
Toplam yemek fiyatının yanında çok fazla bir şey fark ettiğini düşünmüyorum.
0
burfak
(21.01.26)
değişir
0
Ala123
(21.01.26)
Yaşı küçükse veya hava kötüyse veriyorum sadece.
0
iwasbornonamountainside
(21.01.26)
(17)

Gıda maddelerinin eğitim ve sanatta kullanımı sizce yanlış mı?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bula
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bulamayanlar var. Gıdaların amaçları dışında kullanılmasını, israfını etik bulmuyoruz." gibisinden cümlelerle ama özetle bildiğin nimetle şaka olmaz mevzusu olduğu belli.

Sevgilim çok yadırgadı. "Ne israfı? İnsan yetiştiriyoruz!" diyor. Ben biraz düşününce saygı duydum ailenin görüşüne. Hatta haklı buldum bildiğin.

Sizin fikriniz ney?
-1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
aile haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.01.26)
Aile haklı.
-1
gobekliraki
(20.01.26)
Bu konularda muhtemelen o aileden daha katıyım. Gıda israfı problemini aşırı derecede önemserim.
Nimetle oyun olmaz +1
Aile haklı +1
Ayrıca gıda israf edilmeden de 1 milyon farklı eğitici etkinlik bulunabilir. Bence bir gıda maddesi canlıların beslenmesi dışında bir sebeple kullanılıyorsa israf ediliyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
Yani ailenin görüşü benim açımdan pek bir önem taşımıyor ancak toplum her kesimine hitap edilen bu gibi durumlarda daha güvenli alanda kalmak gerek. Anlamak lazım aileyi. Öte yandan pamukla yapsan çıkıp Çukurova bölgesinden biri, 'Pamuk bizim beyaz altınımız toprağın bize verdiği nimet' diyebilir. O nedenle herkesin hassasiyeti farklı. Şişi ve kebabı yakmayacak bir çözüm bulunmalı.
0
ebeş
(20.01.26)
uzun yıllar 3 şubesi olan anaokullarımızı işlettik. bu tip faaliyetleri kesin olarak yasakladık. ama farklı sebeple. daha öncesinde çocuklarımız da anaokullarında büyüdü. ve her gün adına "faaliyet" denilen karton üzerine yiyeceklerin yapıştırıldığı, çay ile siyah tonların şeker ile beyaz kristal bulutların çizildiği, makarnalardan tarlalar falan filan işte. bu şaheserleri ileride çocuklarımız belki sergi açarlar insanlık görmek ister :))) diye istifleyip durduk. bir gün evi böcekler bastı, sanat eserleri kurtlandı. evi temizleyip iyice ilaçladık. bir daha da bu saçmalıklara bulaşmadık. kendi okullarımızda da yaptırmadık. ama yine de bazı veliler başka anaokullarda yapıyorlar falan diye mızmızlanınınca arada bir yaptırdık. mümkünse yaptırtmayın hiç gerek yok.
+2
ground
(20.01.26)
aile haklı o tamam. ama sevgiliniz bence bunu kendini geliştirmesi açısından bi fırsat olarak görsün. müfredatta ille makarna ile çerçeve mi diyor? eğer böyle bir zorunluluk yoksa saydığı her şeyin günümüzde daha iyi bi alternatifi var zaten.

markana yerine çalı çırpıdan çerçeve
patates baskı yerine sünger baskı
fasulye/nohut yerine plastik fasulye

gibi gibi.
+3
elorelia
(20.01.26)
aile haklı veya haksız. çok abes bir şey söylenmedikçe garipsememek lazım. herkesin farklı inançları ve görüşleri var, saygılı olmak lazım.
0
mikahakkinen
(20.01.26)
Aile haklı .
-1
diyecevaplandı
(20.01.26)
Çok mantıklı değil ama saygi duyulmali. Kendini gelistirmek icin bahane +3 ayrica
0
üğpoıuy
(20.01.26)
Kültürel bir olay. Benim babam da yemeği kutsal görür böyle. Saçma ama saygı duyarım.
0
synesthesia
(20.01.26)
konu haklılık-haksızlıktan öte, ortamı idare etme meselesi. bu sebeple sevgilinizin düşüncesi bir öğretmen için doğru değil bence; böyle her türden insanla muhatap olacabileceği bir ortamda, daha ortayolcu olmalı.
veliler de, makarna yerine kablo kılıfı, fasülye yerine plastik fasülye gibi bişeyler koyabilirlerdi çocuğun çantasına. ama esasında iş hocaya düşüyor; öğretmen böyle şeyleri garipsemeyip çözüm bulmaya bakmalı.
0
lil siztah
(20.01.26)
%35 aile, %65 öğretmen haklı.

Soğanın zarını mikroskopta incelemek de nimetle oynamak sayılır mı mesela?

Patates baskı, makarna köprüsü bunlar eğitici ve zararsız.
Yemekle oyun ve israf örneği olarak benim aklıma yemek savaşı, surata pasta atma, domates savaşı gibi şeyler geliyor.
Çocuğun 10-15 tane fasulye nohutla oynaması israf sayılmaz.
+1
duyuruuser
(20.01.26)
Öğretmenlik zor meslek. Çocuğuyla ayrı uğraşıyorsun, böyle velilerle ayrı.
Al götür çocuğunu da batıl inancını da, git evinde istediğin gibi yetiştir deme lüksün yok. Sözü uzatsan, bilmediği dini, cahil anasından babasından öğrendiği şekliyle sana öğretmeye kalkar.

Yediği koyunun eklem kemiğinden başka oyuncağı olmayan adamın biti kanlanmış torunları bunlar. (bkz: aşık atmak) ,(bkz: aşık kemiği). Nimetle mi oynanmazmış. Peh

İdare edeceksin. Başka şansın yok.
-1
Mirket
(20.01.26)
ben hiç dini bir kültürle büyümedim böyle yemekle oyun olmaz gibi bir takıntımız hiçbir zaman yoktu, ben ana okuluna giderken pattes baskısı vs yapmıştım ailem hiç karşı çıkmadı. muhtemelen benim çocuğum olursa ve okulda pattes makarna vs oyun oynarsa karşı çıkmak aklıma gelmezdi. amaaa evde çocuğuma oynasn diye makarna vermezdim mesela. evin içinde israf gibi gelirdi. zaten başka oyuncaklar var neden makarna vereyim ki diye düşünürdüm. belki çocuk gelişiminde yaratıcılığı geliştirmek için falan yapılan bir şeydir bu. "nesnelerin bildiğimiz kullanım amacı dışında alternatif kullanımları da olabilir" gibi bir şekilde farklı düşünmeye sevk etmek için falan.

ama yine de düşününce yediğimiz şeylerin kıymetini bilmeliyiz ve israf etmemeliyiz sonuçta.
0
Sadece soruyorum
(20.01.26)
Çocuğun harcayacağı iki patates, çeyrek paket makarnaya "israf" duyarı kasmak çok boş geldi bana. Aile net haksız ama sevgiliniz orta yolculuk yapsın durduk yere ortamı germesin, he he diyip geçsin
-1
nundu
(20.01.26)
yuzlerce yil kaybolmayacak plastik copu yaratmaktansa, dogada kaybolabilecek ve bortu bocegin yiyecegi seyleri kullanmak daha mantikli degil mi?

aileninki bir gorus, "iyi niyetli" olabilir ama bu "sig" olmadigini gostermiyor.

o yuzden rezalet puanim 10/10, ogretmen hakli.
0
cooperr
(20.01.26)
ne alaka abi, patates, makarna falan bunlar biodegradable. plastik falan oyuncaktan cok daha etik. "Bulamayanlar var" olmasinin sebebi cocugun patates baskisi yapmasi degil.
0
hot potato
(20.01.26)
(2)

swatch saatleri almanın ucuz yolu var mı?

dedim dedim de kime dedim
bu resimli olanları hoşuma gidiyor ama tanesi 5000 falan. bunların 8-10 tanesini ucuza almanın bir yolu var mı?isviçre'ye falan da gidiyorum.
bu resimli olanları hoşuma gidiyor ama tanesi 5000 falan. bunların 8-10 tanesini ucuza almanın bir yolu var mı?

isviçre'ye falan da gidiyorum.
0
dedim dedim de kime dedim
(19.01.26)
abdde gayet ucuz.
0
mikahakkinen
(19.01.26)
Bu yıl Avrupa’da 3-5 ülkede baktım; burada taksitli alıp 3 ayda falan ödemekten avantajlı bir fiyat ile karşılaşmadım. 6,5’luk saat 5800’e falan geliyordu.
+1
lil siztah
(19.01.26)
(1)

Turkiyenin j balvin i kim?

lapaz
?
?
-2
lapaz
(19.01.26)
küçük emrah.
0
mikahakkinen
(19.01.26)
(6)

Siemens buzdolabi çizildi

üğpoıuy
Bir çözümü olur mu? Yeni alindi. Kapilardan girmedigi icin kartonlari cikartildi (onay alinarak). Bi sekilde cizilmis ön kisim. Avuç ici buyuklukte, cok derin de degil. Kapiyi degistirmek mi gerekir acaba? Pasta cila tarzi xd bi cozumu var midir bu durumlarin
Bir çözümü olur mu? Yeni alindi. Kapilardan girmedigi icin kartonlari cikartildi (onay alinarak). Bi sekilde cizilmis ön kisim. Avuç ici buyuklukte, cok derin de degil.

Kapiyi degistirmek mi gerekir acaba? Pasta cila tarzi xd bi cozumu var midir bu durumlarin
0
üğpoıuy
(19.01.26)
Dolap çalışıyosa devam et. Uğraştığına değmez. Üstüne bişeyler asar gizlersin.
0
luluki
(19.01.26)
ustune magnet yapistirirsiniz.
+1
antikadimag
(19.01.26)
garantiye girmez. bizimkide çizik. kafaya takarsan büyük sorun. kapak değişimi en az 10 bine patlar.
0
mikahakkinen
(19.01.26)
Ev/mutfak çok sade döşenmeyecekse üzerine bir magnet, takvim, sticker vs asarak sorun aşılamaz mı?

Dolabın ve çiziğin görselini eklemenizi tavsiye ederim. Malzemeye göre bir çözüm bilen olabilir.
0
lazor
(19.01.26)
Fotoğraf eklersen belki fikir verilebilir pasta cila vs. kurtarır mı diye.
Ama kişisel fikrim, boşver kalsın, takılma. Daha çok çizilir.
0
burfak
(20.01.26)
Benzer durumu yasayanlara yardimci olur belki editi: servis kurulum geldiginde, ilk 7 gun icinde musteri memnuniyeti kapsaminda kapiyi degistiklerini soylemis :)
+2
🌸üğpoıuy
(20.01.26)
(4)

Cruise tur seçimi

kondansator
Selamlar, Ege kalkışlı Yunan adaları turu bakıyorum. Nelere dikkat etmeliyim sizce 🙏
Selamlar, Ege kalkışlı Yunan adaları turu bakıyorum. Nelere dikkat etmeliyim sizce
🙏
0
kondansator
(18.01.26)
Hatun kişiyle balayı tadında, çok başbaşa kalmalı bir tur düşlemiyorsan eğer, kamarayı, balkonu falan çok önemseme. Kamarada geçireceğiniz süre aşırı kısıtlı olacak. Uyumadan uyumaya anca.
Gezi noktalarında Atina varsa ve şehir turu opsiyonel ise, tura katıl. Liman şehir dışı olduğu için, kendim gezeceğim desen daha zor ve masraflı oluyor.
0
Mirket
(18.01.26)
sahibini sevmesemde en iyisi etstur. eğer çok iyi para verip çok iyi bir manzarası olan bir oda almayacaksan, deniz görenle görmeyen oda çok fark etmiyor. 4 gün 3 veya 4 yer yetmiyor.1 haftalık olan geziler daha iyi gibi.
0
mikahakkinen
(18.01.26)
nerdeyse hergün yapılan extra turlara katılacaksın buna maddi olarak hazırlıklı ol
0
eja
(19.01.26)
en onemli sey cruise gemisi sirketi secmek. gemi turunun sirketi ile ilgili yorumlara bakin, gemi tipi, gemideki atraksiyonlar, yemekler, odalar, gemi ici eglence sistemi vb. ayni sirketlerin farkli gemileri de olabiliyor ve her gemi (ayni class degilse) farkli atraksiyonlar barindirabiliyor.

ben odamda balkonumdan denizi seyrederim havuza, kafeye, restorana yemekler harici cikmam diyorsaniz balkonlu oda tercih edin. ama yoksa deniz gunlerinde bile yemekti, havuz kenarinda dinlenmeydi, kafesinde kahve icmekti derken cok vaktiniz olmuyor odaya cikmaya cunku gemiler devasa buyuk. o aradaki farki liman gezilerine yatirirsiniz.
0
warrior princess
(19.01.26)
(5)

Eskişehir mahalle tavsiyesi

surface noise
Selamlar arkadaşlar bir arkadaşım eskişehire taşınıyor iş yeri şeker taraflardaymış nerelerden ev bakabilir bütçe 20 civarı. Opera çevresine bak dedim ben.
Selamlar arkadaşlar bir arkadaşım eskişehire taşınıyor iş yeri şeker taraflardaymış nerelerden ev bakabilir bütçe 20 civarı. Opera çevresine bak dedim ben.
0
surface noise
(18.01.26)
Gökmeydan mah
+1
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(18.01.26)
vişnelik.
+1
mikahakkinen
(18.01.26)
Ben de opera civarini önerirdim, Isiklar mahallesi.
Seker mahallesinde de arada maks. 20 bine güzel daireler bulunabiliyor.
Onun disinda o bütceyle Gökmeydan da olabilir.

Hattta gecenlerde bir arkadasima ev baktik, Gökmeydan'da su daireyi begenmistik: www.sahibinden.com
+1
chihirovekohaku
(18.01.26)
Teşekkürler arkadaşlar opera civarı biraz kokuyor demişler heralde şeker fabrikasından dolayı ama heralde her yere geliyor o koku.
0
🌸surface noise
(20.01.26)
Vişnelik +1

İki buçuk senedir yaşıyorum çok memnunum mahallemden. Bu Eskişehir'in meşhur kokusunu da hiç almadım. Hatta böyle bir koku olduğunu ilk kez bir iki ay önce internette öğrendim :D
0
nundu
(20.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.