Giriş
(4)

Hatalı park halindeki arabaya sürttüm

lideraydin
Dönmem gereken sokağın köşesinde hatalı park etmiş araba vardı hem biraz çıkıntılı hem de kaldırıma park etmiş. ben de dönerken arka çamurluğu adamın tamponuna sürttüm. bu durumda kusur tamamen benim mi olur yoksa hatalı park ettiği için kusur oranı değişir mi?https://hizliresim.com/ge73olmhttps://h
Dönmem gereken sokağın köşesinde hatalı park etmiş araba vardı hem biraz çıkıntılı hem de kaldırıma park etmiş. ben de dönerken arka çamurluğu adamın tamponuna sürttüm. bu durumda kusur tamamen benim mi olur yoksa hatalı park ettiği için kusur oranı değişir mi?
hizliresim.com
hizliresim.com
0
lideraydin
(20.05.26)
kaza kısmında sen suçlusun duran araca çarpmışsın. adam sadece hatalı parkdan ceza alabilir.
+2
gercekdunya
(20.05.26)
suçlu sen olursun muhtemelen bir etkisi olacağını sanmam.
-1
biravekahve
(20.05.26)
hem adama çarpıp hem ödemesini mi bekliyorsun?
adam hatalı park etmiş tamamda gidip çarpan sensin. hata senin.
0
mikahakkinen
(20.05.26)
vurduğunuz araba duruyor. evet yanlış park etmiş ama duruyor. oradan dönüp dönemeyeceğinizi hesaplayabiliyor olmanız lazım. hatalı mı park etmiş? evet. ama vurdunuz diye haksız mı? hayır. en fazla hatalı park etmekten ceza yer.

şunun gibi düşünün. ışıklara geldiniz. arabalara yeşil yanıyor, yayalara kırmızı yanıyor. bir yaya da karşıdan karşıya geçiyor. "bana ne lan, bana yeşil yanıyor" diyip gaza basıp yayaya çarpma hakkınız yok.
+2
co2s2
(21.05.26)
(4)

Denizli'de 2-3 Günlük Tatilde Neler Yapılabilir?

sislerrr
Merhabalar,Daha önce Denizli'ye gitmedik. 2-3 günlüğüne gitmeyi düşünüyoruz. Neler yapabiliriz, önerilerileriniz vs ?
Merhabalar,

Daha önce Denizli'ye gitmedik. 2-3 günlüğüne gitmeyi düşünüyoruz. Neler yapabiliriz, önerilerileriniz vs ?
0
sislerrr
(19.05.26)
oradaki bir arkadaş şunu diyor : pamukkale gezisi,teleferik ve termal otellerde havuza girilebilir. çivrilde ışıklı göl turunu unutulmamalı. pazar günü sevindikte tren yolu yanında ikinci el pazarı var. nostalji eşyalar için bakılabilir.
0
diyecevaplandı
(19.05.26)
eş dost akraba evinde kalmayacaksanız karahayıt'ta bir termal otele yerleşin. ilk gün dinlenme 2-3. günleri de gezmeye ayırırsınız.

denizli kebabı yemediyseniz bayramyeri'nde muhtarın yeri veya kebapçı enver. kilosu 2 bin tl falan olmuş yalnız, bence değmez ama siz bilirsiniz. (yiyecekseniz öğleden sonraya kalmayın)

pamukkale'ye gidersiniz zaten, müzekart yoksa girişte müzekart çıkartarak girin kazıklanmayın, termal bir otelde kalmıyorsanız kleopatra havuzuna girin (bu kısım ekstra ücrete tabidir) teleferik bence kışın güzel, yukarıda bağbaşı yaylası var. teleferik yakınında bir de horoz heykeli var. (kampüsün biraz yukarısında) gitmişken oraya da uğrayabilirsiniz. denizli horozlarının canlı tanıtıldığı bir alanı vardı ama şimdi ne durumda bilmiyorum. bit pazarı vakit kaybı olur.

yakın ilçelere gelecek olursak buldan'a gidilebilir, buldan bezi, havlu, peştemal falan meşhur ve fiyatlar güzel. buldan simidi yiyebilirsiniz.

sarayköy'de seradan çilek toplayıp topladığınız kadarını satın alabilirsiniz. az ilerde tırkaz gölü var flamingoları görebilirsiniz.

tavas'ta tekstil müzesi var. görülesi bir gümüşdere obruğu var mesela bu sene suyla dolmuş.

ilçelerde illaki bir şeyler bulunur ve keyifli olur ama her yere uğramak da zor ve yorucu olur o yüzden uzatmıyorum. ama aklıma gelmişken serinhisar'dan falan geçerseniz leblebi ve türevleri ile taze kuruyemiş alın.
+2
Improbable
(20.05.26)
denizlide pek bir şey yok. pamukkaleye gidilir. teleferik çalışmıyor. yarım gün buldan gezilebilir. ben denizliliyim denizlide termale gidip otelde takılcan. tipik anadolu şehri.
-2
mikahakkinen
(20.05.26)
Tarihi yerleri severseniz, Laodikeia Antik Kenti, Denizli Hierapolis (Pamukkale) bu ikisi aynı yol üzerinde Pamukkale 'ye mutlaka gidin, havuz yeni açıldı orada takılabilirsiniz, Tripolis Antik Kenti (Buldan) burası da güzel bir tarihi kent, gitmişken Buldan çarşısında alışveriş ve seviyorsanız Süleymanlı yayla gölüne gidilebilir. Afrodisias Antik Kenti de Aydın'a bağlı ama 40 dk uzaklıkta, bence ilginç bir yer.
Şehir için gündüz kaleiçi çarşısı gezilip çıkışında kebap gömebilirsiniz. Akşam üzeri de Çamlık tarafında gidip canlı müzik yapılan mekanlarda veya cafelerde takılabilirsiniz.
Doğa trekking vs seviyorsanız bir çok dağ vs. var. Ama onlar başka bir yazının konusu olsun.
0
creepy
(21.05.26)
(16)

Ateistlerin cenaze namazı sorunsalı

mertumursamaz
Ateistlerin cenaze namazı sorunsalıBugün Ahmet Arslan'ı dinlerkenİslamiyetin başı, sonu, ortası, her tarafı yalan Ahmet Arslanhttps://youtu.be/LMDAxTm_REo?si=LVQHbkmDSDKYEN92Bu sorun gene aklıma geldi çünkü Ahmet Arslan hocamda ateist yaşıda ilerledi kendisi 82 yaşında ve zamanı dolunca ölecek. Çok
Ateistlerin cenaze namazı sorunsalı

Bugün Ahmet Arslan'ı dinlerken

İslamiyetin başı, sonu, ortası, her tarafı yalan Ahmet Arslan
youtu.be

Bu sorun gene aklıma geldi çünkü Ahmet Arslan hocamda ateist yaşıda ilerledi kendisi 82 yaşında ve zamanı dolunca ölecek. Çok büyük ihtimalle eğer olmasın diye vasiyeti yoksa ölüsü tabuta konacak, tabut camide musalla taşına konacak ve bir imam ceneza namazı kıldıracak çünkü maalesef daha önce birçok ateistin ölüsüne de bu ilkel uygulama uygulandı.

Doğrusu ateist olanların camiye götürülmeden, cenaze namazı kılınmadan, cenazenin morgtan direkt mezarlığa götürülüp gömülmesidir. Apateist olarak böyle düşünüyorum ben çünkü öteki türlü adeta bir gövde gösterisi oluyor ve bir şekilde ateistlere, bak sen ateist olarak yaşadın, öldün, yaşarken seni müslüman yapamadık, ibadet ettiremedik, bir müslüman gibi davranmanı sağlayamadık ama bak şimdi öldün ve ölünü müslüman adetlerine göre gömüyoruz, sana bir son dakika golü attık, son sözü biz söyledik demek oluyor.

Bu çok adice, kalleşçe, kahpece çünkü ölen ateist zaten ölmüş itiraz edecek durumda değil ve onuru aşağılanarak gömülüyor çünkü müslüman olmadığı halde müslümanmış gibi cenaze namazı kılınıyor. Bugün tanınmış bir sağcı müslüman siyasetçi ex olsa tabutuna Yunan bayrağı örtülse arkadaşları ortalığı birbirine katar o türktü neden tabutuna yunan bayrağı örttünüz ölü olduğundan itirazda edemiyor derler tabuttan bayrağı kaldırırlar madem öyle neden Tarık Akan'ın Genco Erkal'ın (Evet, usta tiyatrocu Genco Erkal ateistti. Yaşamı boyunca inançsızlığını açıkça ifade etmiş, hatta cenaze törenine Ateizm Derneği tarafından da çelenk gönderilmiştir.) ve daha birçok ölen ateistin arkadaşları yahu bizim ölen arkadaşımız ateistti nedir bu saçma tiyatro, kıldırmıyoruz cenaze namazını, müslüman şovu yaptırmıyoruz diyemediler. Gerçi ölenlerde de hata var ölmeden önce açıkça müslüman adetlerine göre gömülmek istemiyorum, cenazem camiye götürülmesin, morgtan direkt mezara götürülüp gömülsün diye vasiyet bırakmalıydılar.

İşte sorum bu özellikle ateist bir avukat cevaplarsa cevap daha da anlamlı olacaktır. Ölen ateistin, cenazemi camiye götürmeyin diye vasiyeti varsa cenazesi camiye götürülmez mi demokrasi varsa götürülmemeli eğer cenazemi camiye götürmeyin diye vasiyeti olduğu halde cenazesi camiye götürülürse zaten o faşistliktir. Gerçi iyice diktatörlüğe evrilen ülkede vasiyette bir işe yaramıyor. Usta tiyatrocu Yıldız Kenter, sağlığında verdiği röportajlarda mezarlıkların dolması nedeniyle ölümünden sonra cesedinin yakılmasını vasiyet etmişti. Ancak Türkiye'deki hukuki prosedürler ve defin gelenekleri nedeniyle bu vasiyeti gerçekleştirilemedi. 2019 yılındaki vefatının ardından, cenaze namazı kılınarak Kilyos Mezarlığı'nda toprağa verildi.

www.google.com

Olayın iki boyutu var bir ateist öldüğünde cenazesi camiye götürülüp cenaze namazı kılındığında, müslüman olmadığı halde müslüman adetleri ile gömüldüğü için kişilik hakları ihlal ediliyor, onuru aşağılanıyor, yaşam tarzına karışılıyor daha doğrusu yaşarken yaşam tarzına karışılamadığından ölüm tarzına karışılıyor, yaşarken dayatılamayan müslümanlık savunmasız ölüsüne dayatılıyor. Diğer cephede ise müslümanlarda haklı olarak bu ölen ateistti camide ne işi var diyorlar hele dini sert eleştirmiş ölen ateistler için, din hakkında kötü eleştirileri olan bu ateistin ölüsünü camiye getirerek camiyi kirlettiniz diyorlar ki onlarda kendilerince haklı ama haksız oldukları konu o ölü bir an için dirilse, ona sorsalar camide olmak ister miydin diye, tabii ki asla istemezdim direkt mezarlığa götürselerdi derdi.

Sonuç ilkel ülkede her şey çok zor ateist olmakta çok zor, her ateiste düşen görev eğer müslüman adetlerine göre gömülmek istemiyorlarsa, ölülerinin camiye götürülmelerini istemiyorlarsa, mutlaka cenazem camiye götürülmesin asla camide ya da mezarlıkta cenaze namazı kılınmasın, cenazem morgtan alınıp direkt mezarlığa gömülsün diye noter onaylı vasiyetlerini avukatlarına bırakmalarıdır.

Bu günlük bu kadar. Yazımın tamamını okumayan talihsiz okurlarım arasında çekiliş yapacağım allahın hakkı üçtür derler, çekilişi kazanan üç talihsiz okuruma, eğer öldükten sonra yakılmaları için vasiyetleri olduğundan, öldükten sonra yakılacaklarına inanıyorlarsa, krematoryum hediye edeceğim, kargo masrafları kendilerine ait olacak hahaha. Bir sonraki soruda görüşmek üzere eyvallah. İyi günler.
-10
mertumursamaz
(19.05.26)
Abi çok uzun yazmışsın, bu kadar uzun yazıyı okuyacak kadar saygım yok kimseye ama özetlemem gerekirse benden sonrasının amk şeklinde düşünüyorum ben, yani çok unurumda değil benden sonrası ben ölmüşüm amk zaten kendi sorunlarım bana yeter ama ardımda kalanlar öyle mutlu olacaksa öyle yapsınlar. Mesela ben ateistim ama annem namazında niyazında bir kadın, ben önce ölsem annem istediği dini ritüeli uygulasın ne olacak, bu şekilde mutlu edeceksem böyle mutlu olsun. Ha illa istemeyen varsa kendince tedbirini alsın napalım.
+8
kizil karga
(19.05.26)
ateistim. öldükten sonra bana ne yapıldığı umrumda değil.

mümkün olsaydı, uzaklarda bir yerlerde bir ormanda, kedilerimle beraber gömülmek isterdim. üstümüze de bir ağaç dikilsin. o ağaca gübre olalım. mutlu bir son.

bunun olması sanırım mümkün değil. bu yüzden ne yapılsa yapılsın sorun değil.

gömülmeye de müslüman stili gözüyle bakmıyorum. benim için sorun değil, çiçek ekecekler üstüme o da olumlu.

---

ölen kişinin yakılması ateistlerin ritüeli değil ayrıca. ateistlerin ritüeli yok zaten amaç o. ateistler için öldükten sonrasının önemli olmaması gerekmiyor mu? apateistsen hele bu konulara zaten hiç kafa yormuyor olman ve umursamıyor olman gerekiyor.

hinduizm, budizm dinlerinde insanlar yakıyor ölülerini. hristiyanlar da gömüyor, yahudiler de gömüyor. sadece müslümanlara özgü bir şey değil.

evet, ülkemizde ölüm sonrası çeşitli dini ritüellere izin verilmeli, isteyenler yakılmalı ama bu ayrı bir konu. hiçbir ritüel ateistler için değil. ateistler ritüel gerektirecek konulara inanmıyorlar çünkü. bir ateist ve hele ki apateist bunları umursamıyor olmalı bence.

---

benim istediğim gibi bir gömülme şekli de toplum düzeni vs. açısından uygun değil. ölümler de kayıt altında tutulmalı. o zaman katiller öldürüp öldürüp ormana gömer ve rahmetli öyle arzulamıştı der işin içinden çıkar. herkesi istediği yere gömemeyiz. bu topraklar hepimizin ve bir düzen olmak zorunda.
+1
art cat chocolate
(19.05.26)
Ateistin müslüman mezarlığına gömülmesine okeysin gibi geldi.
0
duyuruuser
(19.05.26)
Şöyle bir yöntem uygulanabilir.

anatomy.hacettepe.edu.tr
0
Mirket
(19.05.26)
Hepsini okumadım ama cenaze geride kalanlar içindir. Zaten ölmüşsün yoksun artık. Bunları düşünmeye gerek yok bence.
+3
peki madem
(19.05.26)
ben ateist olarak bunu umursamıyorum. ben öldükten sonra istedikleri kadar camide namazımı kılsınlar isterlerse mekkeye muhammedin yanına gömsünler ben yine ateist olarak ölmüş olacağım. ben tüm bunlara karşı dimdik ateist olarak öldüm bunu hiç kimse değiştiremez. asıl onların zoruna gitmesi lazım. onların dinini peygamberini tümden reddeden birinin cenazesini kıldırmak aslında onlar için utanç olmalı.
bana kalsa yakılmak isterim. tek bir parçamın bile bu dünyada kalmamasını isterim.
+1
my fault
(19.05.26)
cenaze vb diğer toplumsal ritüellerin ateizmle alakası yok bence. ateistim ve cenazem camiden kalkabilir, cenaze namazım kılınabilir. zaten esnafla selamlaşırken selamün aleyküm diyorum yerine göre. hanginiz konusurken allah kahretsin, allah allah gibi şeyler söylemiyorsunuz. bunlar sosyal şeyler. ateizmle falan alakası yok.
+1
abelardo
(19.05.26)
ben 26 sene ara ile iki ateist gomdum, ve ceyrek asir gecmesine ragmen surecte hicbir sey degismemis biraz sinir oldum.

yazili ve imzali vasiyetiniz olsa dahi sallamiyorlar, saygisizliktan ote kimse ne yapmasi gerektigini bilmiyor. hem morg hem imam hem de belediye ne yapilacagini bilemiyor afalliyorlar.

dava acsaniz ne olacak, ya sonuclanana dek morgda beklenecek, ki buna kimse yanasmiyor, ya da mezar kazilip baska bir defin olacak. ikinci secenekte de "nereye gomecegiz" sorunu doguyor. kimsesizler mezarligi dahi "uzerinde pasaport/hac/davut yildizi vb yoksa" herkesi musluman usulu gomuyor..

ozetle suruden ayrilana yasasa da olse de asla saygi duyulmuyor.
+1
adrianapole
(19.05.26)
ateistseniz neden gomulmeyi talep ediyorsunuz ki? gomulmek, yakilmak, mumyalanmak, hatta eskiden orta asya turklerinde oldugu gibi agaca asilmak vs. bunlarin hepsi bir inancin urunu. oluye ne olacagi sorusu her zaman icin dinlerin konusu olmus. bundan yuzlerce, binlerce yil once bunlarin hicbiri ateist dusunce ve(ya) pratik vasitasiyla ortaya cikmadi. nedense ateizmin (bu arada ben de ateistim) bilimle ic ice gecmis gibi bir algisi var. bilimsel method ayni zamanda ateist methodmus gibi sacma bir dusunce. bir de sunlari corba yapanlari goruyorum: ateizm, bilimsel method, ekoloji ve bu nedenle yakilmayi talep etme. ama ne alaka? krematoryum ekolojik acidan gomulmekten daha kotu (karbon salinimi ve harcanan enerji acisindan). gomulmek iyilerden biri ama bilimsel degil cunku bunlarin hicbiri bilimsel olamaz. cunku bu ateizmin sorunu/konusu hic olmamis. ama bilimsel ve ekolojik methodla birlikte ele alacaksiniz ki dedigim gibi bence sacma bir dusunce, komposto yapilmayi talep etmelisiniz (besin degeri olarak topraga gitme, ekolojik ama bilimsel degil cunku bu pek bilimin konusu degil). bu kadar uzun yazmamin nedeni ateistlere ozel bir oluye ne yapilacagi dusuncesi olmamasi, cunku inanmayan insan icin bu ontolojik bir mesele degil, o nedenle ekolojik, efendime soyleyeyim topluma faydali olma (bagis vasitasiyla) gibi alternatiflere yoneliyorlar. fakat her ateist neden dogaya veya topluma faydali olmak istesin ki? bu paket olarak gelmiyor nihayetinde. en az dindarlar kadar kotu olan ateistler de var.
+2
Sour
(19.05.26)
Bir hukukçu olarak, bizdeki bu tür durumların hatta kişi yakılmasını vs diye resmi vasiyet yapsa dahi vasiyetlerin bir anlamı yok. Murisler ne derse o. Fekat onlar da her hangi bir şey diyemiyorlar çünkü yasal olarak kısıtlı seçenekleri var. En fazla kadavra olarak verebilirler bir tıp fakültesine.
0
ground
(19.05.26)
öldükten sonra bana ne olduğu umrumda değil. sağlıklı olsam organlarımı bağışlardım, kalanı da tıp fakültesine verin derdim. ne diriyken, ne de ölüyken faydalı olamadığım bir hayat.
0
late viper
(20.05.26)
Bu konu bir kaç yönden ele alınmalı.

1. Müslümanlar da bir ateistin namazını kılmaktan hoşnut değiller

2. Ateistin noterden vasiyetinin olması da sorunu tam olarak çözemiyor

3. Cenaze işlemleri için son vasiyetinin bilinmesi gerekiyor, nihai durumda belki bir ihtimal fikir değişimi varsa, yani noter kesinliğinde küçük bir değişim ihtimali varsa bu durum geride kalan tüm Müslümanları ilgilendiren bir soruna dönüşüyor

4. Yani bir kişinin cenaze namazını bir kaç kişi kılarsa tüm Müslümanların üzerinden sorumluluk kalkıyor, ancak cenazesi kılınmayan biri olduğu durumda onun günahı tanısın tanımasın tüm Müslümanları üzerine oluyor. Dolayısıyla bir kaç kişinin dini usulde cenazeyi kaldırması gerekiyor.

Dolayısıyla böyle bir sorun var. Aileler de belki kalbinde inanç vardır falan diye istiyor sanırım.

Hasılı Müslümanlar da ateistlere cenaze kılmaktan hoşnut değil ki zaten, konuyu bilen bilinçli bir müslüman o cenazeyi kılmaz. Çünkü Allah’a karşı gelen birine şahitlik edip dua etmesi uygun değil.

Yukardaki cevaplarda genelde ateistler açısından bakılmış, ben de Müslümanlar tarafını açıklamış olayım.

Güya maddeledik kısa yazalım diye, yine uzun olmuş istemsizce..:(
-2
epitaf
(20.05.26)
sana hangi hoca el verdi?
0
mikahakkinen
(20.05.26)
bu ülkede cami ve cemevi dışında cenaze merasimi yapılacak bir yer yok. eğer alevi değilsen camiden cenazen kaldırılıyor. bir tür resmi uygulama gibi bir şey olmuş. bir tane video çekip intihar eden adam vardı.. cenazemi tıp fakültesine bağışlayın demişti sanırım ailesi yine camiden kaldırdı. metin uca yaşarken bedenimin yakılmasını istiyorum dedi.. yine camide namazı kılındı.

camimizi kirletiyorsun diyen müslümanlar da biraz sakin olsun çünkü camiler bu ülke vatandaşlarına ait yapılardır.. günü gelir bir savaş sırasında başka amaçla da kullanılabilir. sen cebinden ödemedin sonuçta. ya da devletin cami dışında bir cenaze töreni düzenleme yeri için bütçe ayırmasına okey misin yoksa ona da saldıracak mısın?

kısacası vasiyet etsen bile vasiyetine uyulmuyor ki?
+1
jepa
(21.05.26)
Yeniden cevap verme ihtiyacı hissettim ateist birisi olarak çünkü:

"bu ateistin ölüsünü camiye getirerek camiyi kirlettiniz diyorlar"

Çok iyi ya verdiğimiz vergiler ile imamların maaşı ödenirken camiler yapılırken tamir edilirken iyi o zaten müslümanların hakkı, ama ölümüz camiye girince kirletiyoruz hadi oradan. Benden para almayın o zaman.
+1
peki madem
(21.05.26)
DÜŞÜNCE

Ülfet belâlı şey, fakat uzlet sıkıntılı,
Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı?

İnsanlar anlaşıldı. Cihânın da sırrı yok,
Kalsaydı terkeşimde bugün tek bir altın ok

En tatlı bir hayâl için atmazdım ufkuma.
Dalsın yakında gözlerim artık son uykuma!

"Yalnız duyan yaşar" sözü, derler ki, doğrudur
"Yalnız duyan çeker" derim, en doğru söz budur.

Gördüm ve anladım yaşamak mâcerâsını,
Bâkiyse rûh eğer dilemezdim bekasını.

Hulyâsı kalmayınca hayâtın ne zevki var?
Bitsin, hayırlısıyla, bu beyhûde sonbahar!

Ölmek değildir ömrümüzün en fecî işi,
Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.

Yahya Kemal BEYATLI
-1
🌸mertumursamaz
(22.05.26)
(3)

Travis Fimmel’in taktığı şu gözlük çerçevesinin stili ne olarak geçiyor?

northern eagle
bu gözlük çerçevesinin benzer modellerini arıyorum sadece üst hattı belirgin, çok kalın çerçeveli olmayan, alt kısmı silik, dikdörtgene yakın hatlıhttps://www.sunglassesid.com/sites/default/files/styles/node_2_col_-_308_wide/public/upload/sighting/David-Beckham-DB-1059-F-Travis-Fimmel-Black-Snow.jpg
bu gözlük çerçevesinin benzer modellerini arıyorum sadece üst hattı belirgin, çok kalın çerçeveli olmayan, alt kısmı silik, dikdörtgene yakın hatlı
www.sunglassesid.com
sanırım pek yaygın bir gözlük çerçeve tipi değil. Yardımcı olabilecek biri çıkarsa çok mutlu olurum.
0
northern eagle
(17.05.26)
İngilizcesi half-rim sanırım.
0
peki madem
(17.05.26)
Browline gibi geldi bana.
0
truf
(17.05.26)
browline daha yakın.
0
mikahakkinen
(18.05.26)
(11)

Araç camından kül atmak

Teran
Araçta sigara içip külünü ve en son köz kısmını atıyorum ve kalan izmariti içeriye alıp uygun bir yerde çöpe atıyorum, sizce yanlış mı kabul edilebilir mi?
Araçta sigara içip külünü ve en son köz kısmını atıyorum ve kalan izmariti içeriye alıp uygun bir yerde çöpe atıyorum, sizce yanlış mı kabul edilebilir mi?
-5
Teran
(16.05.26)
hiç atmasan daha iyi ama kötünün iyisi diyelim.
-1
jelly bear
(16.05.26)
Tabi ki en güzeli arabada kültablası bulundurup tamamını ona atmak ama sizin yaptığınız da ülke standartlarının gayet üstünde. araba camından pet şişe, bisküvi ambalajı hatta boklu bebek bezi fırlatanlara şahit oluyoruz.
+1
faberkastelli
(16.05.26)
memleket şartlarında gayet makul. jelatini açıp tepesindeki folyoyu yırtıp atan, en sonunda da izmariti dışarı atan insanlar var. siz onların yanında cennetliksiniz.
0
exlibris
(16.05.26)
Bireysel olarak bakınca önemsiz gibi görünüyor ama binlerce milyonlarca insan aynı şeyi yapınca yekünde bu da bir çevre kirliliği.
+1
kizil karga
(16.05.26)
arabanın içine küçük çöp torbalarından koyar onun içine ne varsa boşaltırsın. sen sadece kül diye atarsın, başkası da elma yer zaten organik bu diye atar, bir başkası zaten geri dönüşümcüler topluyor diye içtiği bira kola kutusunu atar. çöp atmayı normalleştirerek olmaz. çevre kirliği böyle oluşuyor.
+3
malheiros
(16.05.26)
acunun jetinin kalkış sırasında çıkardığı emisyon senin 100 yılda sokağa attığın izmaritten daha fazla çevre zararı veriyor. takma çok fazla.
-5
plastic_angel
(16.05.26)
Acun'un jeti argümanı Starbucks'ta kağıt pipet kullanıldığında işe yarayan bir argüman, kişisel olarak çevreye verilen zararlarda bu tip argümanlar çok salakça kabul edilir ve ciddiye alınmaz genelde, o zaman Acun'un Survivor yarışmacıları çevreye daha çok sıçıyor benim bireysel olarak sıçmam sorun olmaz deyip davar gibi yolun ortasına sıçalım madem.
+2
kizil karga
(16.05.26)
senin evine misafir geldiğinde evde osurup osurup gidiyor işte bu normali. senin camdan dışarıya genirmen misafirin yaptığıyla eş değer. eğer misafir senin evine gelip, odalara küçük küçük sıçarsa; işte senin kül atmana eş değer bir durum.

dünyanın zaten içine sıçıyoruz, sen daha da fazla sıçıyorsun.
-2
mikahakkinen
(16.05.26)
Mutlaka bir şeyleri sokağa mı atmak lazım; hepsini çöpe atsan olmuyor mu?
+2
rock n roll
(16.05.26)
düşük ihtimal olsa da yangın çıkarma riski var köz atmanın
+2
mezzosprite
(16.05.26)
late viper
(17.05.26)
(7)

Klimalı ortamlarda hasta olmamak için ne yapilabilir

egerbiryolcu
Klimaların çalışması dün bir bugün iki anca yaz geldi zaten benim hemen bugün boğazım şişti halsizlestim usuttum resmen:/Klimalı ortamlara alışkın değilimToplu taşımada en çok maruz kalıyorumÜstüme mesela hemen ceket hırka atıyorum ama buram buram keskin soğuk hava gelince carpiyo sanırım beniMetro
Klimaların çalışması dün bir bugün iki anca yaz geldi zaten benim hemen bugün boğazım şişti halsizlestim usuttum resmen:/

Klimalı ortamlara alışkın değilim
Toplu taşımada en çok maruz kalıyorum
Üstüme mesela hemen ceket hırka atıyorum ama buram buram keskin soğuk hava gelince carpiyo sanırım beni
Metrobüs metro her gün kullanıyorum ama ilk defa bu kadar yoğun kullanıcam. Her toplu tasimada aynı seviye olmuyo tabi ama bazıları gerçekten usutuyor bazıları ideal geliyor

Bir süre sonra alışır miyim hasta olmamaya veya ne yapabilirim
-2
egerbiryolcu
(15.05.26)
Doktor kontrolü + katmanlı giyim + toplu taşımada maske + iyi beslenme + doktor kontrolü + doktor kontrolü.
-2
orient blue
(15.05.26)
www.memorial.com.tr

Kendi evinizin klimasına ne kadar dikkat ederseniz edin sağda solda mutlaka temizliği yapılmamış bakteri mikrop yuvası klimalarla karşılaşacaksınız.

Bağışıklığı yüksek tutmak birinci önlem (spor, yüksek proteinli beslenme, vitamin takviyeleri vs)

Bir de nerede olursaniz olun kılmanın direkt ufledigi konumda olmamaya özen gösterin.
0
makbur
(16.05.26)
Klimalı ortama terli girmemeye gayret edin.
Normal kıyafetinizin terletmeyen türden olmasına dikkat edin.
Ortama girerken üzerinize birşey alın.
Klima rüzgarına ve kapılardaki sıcak-soğuk akımına doğrudan maruz kalmamaya dikkat edin.
Terleyen biri iseniz, değiştirmelik kıyafetiniz olsun, Terden ıslanmış kıyafetinizi fırsat yaratıp değiştirin.
Terleten, ter emmeyen iç giyiminden kaçının.
0
Mirket
(16.05.26)
üşütme yada klima çarpması diye bir hastalık yok. hastalık ya bakteriyel yada viral olarak oluşur. klimalardaki en büyük sorun yeterli bakımlarının ve filtre temizliğinin yapılmaması. ayrıca ortam da klima harici sürekli temiz hava ile havalandırılmalı.
+2
my fault
(16.05.26)
@my fault'un cevabından sonra konu hakkında yapay zekaya bir soru sordum.

Soru ile cevabın özeti şöyle.

'terli biri ile zaten soğuk ortamda olan birinin birlikte soğukta beklemeleri durumunda soğuk algınlığına yakalanma ihtimalleri eşit mi?

Hayır, hastalanma ihtimalleri eşit değildir; terli olan kişinin soğuk algınlığına yakalanma riski çok daha yüksektir. Her iki kişi de ortamdaki aynı virüse maruz kalsa bile, terli olan kişinin vücudu biyolojik olarak virüslere karşı çok daha savunmasız hale gelir.'
0
Mirket
(16.05.26)
fanila giycen.
0
mikahakkinen
(16.05.26)
Terli değildim
Katmanlı da giyindim
Fanila mi aynı şey mi bilmiyorum ama öyle bir giyimim de vardı

Ama sonradan şu aklıma geldi. Duş alıp saçim hafif ıslak kalmıştı bundan da kaynaklı usutmus olabilirim.

Usutme diye bir sey yoksa kışın soğuk insansız temiz havada nasıl hasta oluyoruz bu konuyu tam anlamadım.
0
🌸egerbiryolcu
(16.05.26)
(13)

Uno arabaları nasıl bilirsiniz?

ya ben lan neyse
200 bin bu araba için fazla mıdır?200 bin km'de, 1997-2000 model bir şey düşünelim. motoru iyi, kazasız...şehir içi pazara, mezarlığa ziyarete falan gitmek için...acemiyim.
200 bin bu araba için fazla mıdır?

200 bin km'de, 1997-2000 model bir şey düşünelim. motoru iyi, kazasız...

şehir içi pazara, mezarlığa ziyarete falan gitmek için...

acemiyim.
0
ya ben lan neyse
(15.05.26)
Metal yorgunluğu olmuştur, yine de sanayiden çıkmazsın. Bence uno filan düşünme. 2010 ve sonraki araçları düşün. Aslında bence 2. El araç hiç düşünme. Bence hiç yeni araç düşünme. Bence düşünme 🥹🥹🥹
-5
muhayyer divan
(15.05.26)
26 yaşında mersedes bile alınmaz. derdi bitmez o arabanın.
0
yurtsuz john
(15.05.26)
200 bine scooter
350 bine Citroen ami daha mantıklı olur.
-2
orient blue
(15.05.26)
bu işin sonu üzerine 1m ekle şunu bunu al demeye gidecek gibi görünüyor. benim en sık gördüğüm araç toros ve broadway. demek ki parçası bol, ucuz ve işçiliği kolay araçlar.

uno diğerlerine göre daha şık görünüyor ama bu kadar az sayıda karşılaşıyorsak vardır bir sebebi diyorum.
0
birdirbir
(16.05.26)
200 tabiki fazla o arabaya. benim 2010 model arabayı 213k km'de 235k'ya aldım 200 civarlarına da bulunuyor unoyla kıyas kabul etmez.
+1
konetsu
(16.05.26)
200 bün km için iyi, fiyat için yüksek. Ama uno iyidir.
0
ground
(16.05.26)
26 yıllık araba nasıl 200 bin km olsun o kısım biraz şüpheli yoksa piyasa böyle zaten. bütçe yoksa motor düşünmek daha mantıklı gibi.
0
biravekahve
(16.05.26)
ölmüş artık o araç.
0
mikahakkinen
(16.05.26)
acemiyseniz, herşeyden önemlisi güvensiz. -olmasın ama- olası bir kazada, bugünün araçları karşısında konserve kutusu gibi ezilme tehlikesi var.
0
lil siztah
(16.05.26)
İlk arabamdi acemilik çıksın diye düşünmüştüm o zamanlar ama çok rahatsiz vites, direksiyon bayaa zorlar, bravo ya geçtigimde mercedes gibi gelmişti, bir daha düşünün derim.
0
sinematikcrop
(16.05.26)
Eski bir japon bakardım ben olsaydım benzer fiyatlara. 200binde olması pek bir şey ifade etmez. Fiat bu.
0
yadigar
(16.05.26)
eski araç alacaksan japon ya da kore grubu.
ama 200 bine pek bişey alamazsın.
0
orpheus
(16.05.26)
Yaş 42, ilk arabam suzuki carry 97 modeldi. Beni ve oğlumu 3 yıl taşıdı. Bence efsane arabaydı, altı yüksek olduğu için burnunun sığdığı her yere (dik, paralel, çapraz, kaldırım...) parkedip işlerimi görebiliyordum. Bir kere platin, bir kere buji değişti. Öyle doğru düzgün sanayi yüzü görmeden ayrıldık. Şimdiki arabam 94 model opel corsa swing. 1 yıl oldu alalı, buji değişimi hariç sanayiye gitmedi. Ama şehir dışı da çıktım. Sorunsuz gidip geliyorum, şükür. Bütçem buna yetiyor. Sanırım 200 civarı piyasası.
+1
strawberry first
(17.05.26)
(5)

Yatalak hastanın yaraları (Hassas foto uyarısı)

seni tanıdığım güne lanet olsun
Yatalak ve alzheimer hastası babaanemin kalça kısmında bu şekilde yaralar oluştu. Sol taraf özellikle neredeyse delinmiş, kötü de kokuyor. Uzun zamandır bu halde değil, son birkaç ayda oldu. Çok üzülüyorum ancak doktora gösteremiyorum şu an. Acaba şu dönemde onun acısını azaltacak ne yapabilirim? Ya
Yatalak ve alzheimer hastası babaanemin kalça kısmında bu şekilde yaralar oluştu. Sol taraf özellikle neredeyse delinmiş, kötü de kokuyor. Uzun zamandır bu halde değil, son birkaç ayda oldu. Çok üzülüyorum ancak doktora gösteremiyorum şu an.

Acaba şu dönemde onun acısını azaltacak ne yapabilirim? Yaraların kapanıp iyileşmesi için kısa sürede ve kolay şekilde ne yapılabilir ameliyat dışında?

ibb.co
ibb.co
ibb.co
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(14.05.26)
ivedilikle şişme yatak alın ardından evde sağlık hizmetinden yararlanın. doktor eve gelip görsün ve pansuman yapsın.

siz ise hemen bu akşam nöbetçi bir eczaneden söyleyeceğim merhemleri alıp ilk pansumanı yapın. (dmden yazıyorum) yara ilerlemiş çünkü. sakın batikon sürmeyin yarayı kurutur.

hastanın yatış pozisyonunu 2 saatte bir muhakkak değiştirin.
0
yurtsuz john
(14.05.26)
Anneannem aynı durumdaydı. Doktor Fito ve Kamfolin yazmıştı. İkisini eşit miktarda karıştırıp yaranın üzerine sürüyorsun ve iyice emilene kadar yaranın üzerine yatmaması lazım.
0
truf
(14.05.26)
bakım evinde bu tarz yaralara bakıcılar kantoran yağı sürüyor.
0
mikahakkinen
(14.05.26)
merhaba, öncelikle geçmiş olsun.

bu sizin başa çıkabileceğiniz bir durum değil, bu tip bası yaraları kemiğe kadar ilerler. Bununla ilgili gecikmeden tıbbi destek almak durumundasınız.

444 38 33 numaralı evde sağlık hizmeti hattını arayınız, biraz yoğun bir hattır ama düşecektir. buradan kayıt oluşturuyorsunuz ve sizi kısa bir sürede arıyorlar. eve doktor gelecek ve yaraları görecek, ona göre ilaç düzenleyecek. bir hemşire de pansumanları sizin nasıl yapacağınızı gösterecek. sonra da periyodik olarak geliyorlar zaten kontrole.
+1
galahad reloaded
(15.05.26)
galahad reloaded'in söylediklerini yazacaktım. +1
+1
wilhelmwasmuss
(15.05.26)
(18)

Hangi mesleği isterdiniz?

yenibirgüzelnick
Dünyadaki tüm mesleklerin maaşı ve prestiji aynı olsa hangi mesleği seçerdiniz?
Dünyadaki tüm mesleklerin maaşı ve prestiji aynı olsa hangi mesleği seçerdiniz?
0
yenibirgüzelnick
(14.05.26)
Turist rehberi olmak güzel olurdu
+2
umutt
(14.05.26)
mixologist
0
Hallegadola
(14.05.26)
basketbol antrenörü.
0
mikahakkinen
(14.05.26)
Marangoz
0
mutekebbir
(14.05.26)
saha biyoloğu
+1
lüzumsuz adam
(14.05.26)
Arkeoloji veyahut tarih alanında çalışmak isterdim.
+3
drako
(14.05.26)
mesleğimden memnunum ama çok iyi bir yönetici sekreteri de olurdum diye düşünüyorum.
0
lil siztah
(14.05.26)
-yolcu iticiliği (japonyada metroya tıkıştırıyolar ya yolcuları işte o)

-düğün misafiri (japonyada var)

-tatil köyü animatörü
0
yurtsuz john
(14.05.26)
Uzun mesafe atlet.
0
kumandanim
(14.05.26)
hayvan belgeselleri çekmek isterdim.
0
antihero
(14.05.26)
Çiftçilik ya da hayvancılıkla uğraşmak isterdim.
0
Amaranta ursula
(14.05.26)
Sahhaf
+1
diyecevaplandı
(14.05.26)
ben veteriner olmak isterdim ya ama sadece kedilere bakarım :)
-1
Sadece soruyorum
(14.05.26)
plajda jetski kano kiralayan tiplerden olmak isterdim.
butun yaz deniz kum gunes, suyun icinde olup kayis gibi kararayim yeter.
+1
cooperr
(14.05.26)
Beyazıt devlet kütüphanesi gibi büyük bir kürüphanenin müdürü veya çaycısı.

Gizli müşteri/müfettiş.
+1
yadigar
(14.05.26)
kedi bakicisi (cat sitter). turkiye'de olmadigi icin turkcesi kulaga garip geliyor. seyahat edenlerin evlerine gidip kedilerine bakiyorsunuz.
0
banach
(14.05.26)
Marangoz ya da ressam
0
yuzır
(14.05.26)
Barista
-1
Purple life
(14.05.26)
(10)

Evlilikte zamanla yıllar geçtikçe eşle samimiyet azalıp, kopuklaşılıyor mu? (5+yıl evlilere soru)

psmstc
Evetse neden oluyor ve çözümü sizce nedir? Çok Teşekkürler...
Evetse neden oluyor ve çözümü sizce nedir?

Çok Teşekkürler...
0
psmstc
(14.05.26)
Abi işte evde falan denk gelince merhaba-merhaba.
+1
kizil karga
(14.05.26)
çevremdeki evlilikler öyle herkes kendi hayatına bakmaya başlıyor. seks eskisi kadar zevk vermiyor. kendi evliliğimde ise daha çok yakınlaştık. artık her şeyi beraber yapmak istiyoruz.
+1
gercekdunya
(14.05.26)
İnsanların birbirine tahammülü azalıyor, saygı azalınca sevgi de azalıyor. Özellikle kadınların çocuk olunca yalnız bırakılması, erkeğin ev işlerine yeterince katkı sağlamaması vb.
-1
ekimoloji
(14.05.26)
+35 yaş sonrası evlilikler daha sağlam ilerliyor.
+4
HellKeePer
(14.05.26)
kopuklaşmadan çok artık alışıyorsun. er kişi çocuk olunca eşinin uzaklaştığını sanıyor ancak durum öyle değil. anne çocuğuna bakım veriyor. evlilik zaten birbirini idare etmek. bunu en iyi idare etme işi kafanın uyduğu insanla yaşamak.
+1
mikahakkinen
(14.05.26)
Çocuğun bakımına erkek katılmıyorsa ortada evlilik filan kalmıyor.
Erkek de sorumluluk alıyorsa yıllar geçtikçe daha çok bağlanıyorsun alışıyorsun birbirine.
+2
yenibirgüzelnick
(14.05.26)
Çözüm çok basit sosyal medyayı başta olmak üzere diğer unsurları dışarda bırakmak. 2 taraf da gördükleri, duydukları sebebiyle karşı tarafa bileniyor. Evliliğin modası geçti.
O yüzden sürekli bi yerlerden evliliğin bitmesi pompalanıyor. Yani zenginler hizmetçileriyle, metresleriyle videolar çekiyor. Biz de bakıp kendi hayatımızı sorguluyoruz, evliysek eşimize; değilsek aileye, coğrafyaya, kadere suç atıyoruz.

Yukarda da yazılmış erkeğin çocuğa bakmaması, yardım etmemesi vs. diye.
Bunların hepsi ince bi çizgide. Göre göre; en çok yardım eden kocaya bile bir süre sonra "benim kocam yardım etmiyor" demeye başlıyor.
Aynı şekilde erkek tarafı seks bitti diyor, sanki bütün millet her dk. sevişiyor gibi.

Çözüm çok basit boşanmak. Koca koca insanlar bunu göremiyorsa zaten yaşamasınlar.
-2
nickini vermek istemeyen uye
(14.05.26)
Biz farklı mıyız bilmiyorum da ben şahsen eşimi öncesinden daha çok seviyorum bence.
Benim genel tanımım şu video olabilir (ağırlık da kaldıran biri olarak)
www.instagram.com

Genç evlendik biz, ben 25 o 23tu. Seneye 10 sene olacak.bu soru sonrası konuştuk; bize hiç 10 sene olmuş gibi gelmiyor açıkçası. Bence ilişkinin ilk yılları şu anki yıllarından çok daha zordu.
Etrafımda evli insanlardan sorun yasayanlarin çoğu beraber yasamadan evlenmiş oluyor diyebilirim. Bence onun bir etkisi var. Biz iki sene beraber yasamistik.

Açıkçası neden nedir bilmiyorum da benim çevremde eşiyle ciddi sorun yaşamayan bir ben varım galiba. Ve sebebini gerçekten bilmiyorum, sansliyiz heralde. Bir de benim annemle hanım çok iyi anlaşıyor birbirlerini cat pat anlasalar da. O hayatı gerçekten kolaylastiriyor. Ben de kendisinin ailesiyle çok iyi anlasirim.
0
logisticsmanager
(14.05.26)
@kizil karga, ahahhaha :D

logistics +1.

9 yil olacak bu sene eveleneli, oncesinde de 2 seneye yakin beraber yasamistik. her gecen gun daha cok seviyorum esimi, bence o da beni. cocuk yok ama, belki onemli bir ayrintidir.

ayni yerde calistik, farkli yerlerde calistik, evden calisiyoruz, surekli dib dibeyiz vs ama hala gunun en sevdigim saatleri birlikte kahvalti yaptigimiz, birlikte kahve ictigimiz, birlikte yemek yapip yedigimiz saatler. evde olmayinca ozluyorum, gun icinde ziyaretine gidiyorum filan.

hayatin kendisi rutin ya da sikici olabiliyor bazen, bunu ilisikinin sikicilasmasindan ayrimak gerek. is-toplanti ekseninde gecen sacma sapan gunlerin sonunda simsiki sarilabilmek, yanaklarini fln isirabilmek bence cok keyifli. bir noktadan sonra o gun icinde olanlar disinda cok konusacak konu cikmayabiliyor ama bunu samimiyetin azalmasi olarak dusunmemek lazim, hayatin dogal akisi o.
+2
taurina
(15.05.26)
5.yıla birkaç ay kaldı, 7yıldır birlikteyiz daha bi samimi olduk. bence hayır.
0
gadlemler
(16.05.26)
(5)

Tehlikeli ve tabelasız sokağı nereye şikayet etmeliyim?

mikahakkinen
Oturduğum ilçeyle bağlantılı şehir içi olarak geçen bir yoldaki tabelasızlık durumunu nereye şikayet edeceğim?oturduğum yer köyken mahalle oldu, jandarma bölgesi.Jandarma/Emniyete mi? Karayollarına mı? Belediyeye mi şikayet etmeliyim?
Oturduğum ilçeyle bağlantılı şehir içi olarak geçen bir yoldaki tabelasızlık durumunu nereye şikayet edeceğim?
oturduğum yer köyken mahalle oldu, jandarma bölgesi.
Jandarma/Emniyete mi? Karayollarına mı? Belediyeye mi şikayet etmeliyim?
0
mikahakkinen
(12.05.26)
cimer'e yazın, ilgili yere yollasınlar.
0
shadowfollower
(12.05.26)
Belediye UKOME'ye dilekçe verirseniz ilgilenirler. Bir büyükşehire bağlıysa müracaat telefon hatları da vardır. Konunun muhatabı onlar.
0
Mirket
(12.05.26)
@Mirket belediye başkanımız dönek efe çerçi. Ondan direk bir şey istemedim:)
0
🌸mikahakkinen
(12.05.26)
UKOME zaten belediyeden ziyade belediye- valilik karışımı bir kurul. Oraya gitmelisiniz ilk olarak.
0
ground
(12.05.26)
UKOME, @ ground'ın da dediği gibi Belediye üstü bir kuruluş.
Hatta hatırlarsın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni taksi sayısı konusunda epey bunaltmışlardı bir ara.
0
Mirket
(12.05.26)
(4)

Edinburgh'a 2 gün mü 3 gün mü ayırmalı? Highland turu önerir misiniz? Glaskow?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Sabah Edinburgh'a varış, şehir merkezini gezme, yeme-içme(1gün). Ertesi gün highland turu (2gün). Bu otobüsle oluyormuş. 9-12 saat arası değişen turlar oluyor. Ben de sandım ki bir yere kadar araçla gidip kendimiz trekking, hiking vs yapacağız ama bayağı otobüsle saatlerce gidip 3
Merhaba arkadaşlar,
Sabah Edinburgh'a varış, şehir merkezini gezme, yeme-içme(1gün). Ertesi gün highland turu (2gün). Bu otobüsle oluyormuş. 9-12 saat arası değişen turlar oluyor. Ben de sandım ki bir yere kadar araçla gidip kendimiz trekking, hiking vs yapacağız ama bayağı otobüsle saatlerce gidip 3-4 yerde (Loch Ness, Glencoe & the Scottish Highlands) durup dinlenme, foto çekme vs şeklindeymiş. Bu biraz hayal kırıklığı yarattı tabii ama benim düşündüğüm şekilde de gün yetmezmiş zaten. Siz bu şekilde otobüsle tur yaptınız mı? Önerir misiniz?

Bir de 2 gün sonrası Edinburgh'da yapılacak başka bir öneriniz olur mu? Hani ben olsam, 1 gün daha kalır, civardaki şuralara giderdim dediğiniz bir yerler var mı? Gidenlerden Glaskow'da üni dışında görülecek bir yer olmadığına dair şeyler duydum. Siz olsanız Glaskow'u da ekler miydiniz 3.güne evetse nereler için?

Cevaplar için çok teşekkür ederim.
0
Amaranta ursula
(12.05.26)
Şehir merkezine 1 gün yetersiz olur bence. Kale tarafları, deans village falan yetişir ama chill takılmayı hak eden bir şehir :D glaskowa gidip de öneren görmedim. Aceleniz yoksa en azından Bi yarım gün ayırın deans Village tarafına. Sabah yürüyüşü, kahvaltı varsa yerel pazar vs. Biz çok beğenmiştik o tarafı. Bi de swanston farm mı ne orada highland ineklerini görmeye gittik :D siz tura katılacağınız için orada görürsünüz gerçi.
0
glamdr1ng
(12.05.26)
3 gün. o sokaklarda boş boş gezmekte çok güzel.
0
mikahakkinen
(12.05.26)
highlands bölgesine yeni gittim evet otobüsle saatlerce gidiyorsunuz birazcık vakit geçirip geri dönüyorsunuz. pek bi şey anlaşılmıyor eğer imkanınız varsa kendiniz ulaşımı ayarlayıp orada bi otelde kalıp çevreyi gezebilirsiniz. edinburgh güzel gotik falan ama öyle çok gezilecek bir yer de yok (linçleneceğim şimdi).
-1
deartheodosia
(12.05.26)
edinburgh'a 4 kere gittim, 1.5gun yeterli. adam's seat'e cikilacaksa yarim gun de orasi icin gerekir.

highlands tur kesinlikle oneririm, ben yapmadim ama yapmayi cok istiyorum.

glasgow'a hic gerek yok.
0
fakyoras
(12.05.26)
(40)

Bu Aldatma Mıdır?

carnalflower
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir da
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir daha görüşmeyeceğini belirtti. Ben de affettim.

3-4 ay hiç görüşmediler ama demek ki arka planda yazışmaya devam ediyorlardı, nitekim bugünlerde tekrar benden habersiz evinde misafir etmiş adamı (bazı sorular ile köşeye sıkıştırarak itiraf ettirdim). Kız arkadaşım yeni taşınmıştı ve evin birçok işini bizzat ben yapmıştım, benim yapamadığım bir-iki tadilat işi vardı, eve gittiğimde bu kalan tadilat işlerini eski erkek arkadaşıyla birlikte yapıp tamamlamış olduğunu gördüm. Sonrasında ortalığı yıkıp, çıkıp geldim. 1 haftadır görüşmüyorum.

Kendisi ısrarla bir cinsel münasebet yaşanmadığı müddetçe bunun aldatmaya girmediğini, sadece arkadaşı olarak gördüğünü ve yardım aldığını söyledi. Hayatında önemli birisiymiş, uzun süre sevgili olarak kalmışlar ve öylece hayatından atamazmış.

Fikriniz nedir? Terk etmek ile doğru mu yaptım?
İşin ilginci bu şekilde güvenimi boşa çıkartmasına rağmen hala ısrarla beni çok sevdiğini sayıklıyor ve barışmak için yalvarıyor. Buradan tekrar güven sağlayıcı bir geri dönüş nasıl olacak ki?
📊 Aldatma mıdır?

Bu anket sona erdi. 144 oy kullanıldı.

-3
carnalflower
(11.05.26)
bu nasıl mide?
+7
summerjam0306
(11.05.26)
sadece yüzeysel sevismek icin bulussalar daha az aldatma olurdu.
+18
Purple life
(11.05.26)
Cinsiyetler tam tersi şekilde gerçekleşmiş, o zamanki mallıkla ben de affetmiştim. Sonradan çok pişman oldum bir daha yapmasa da aylarca salak yerine koymuştu beni. Tavsiyem siz ayrıldıysanız hiç barışmayın.
+1
ekimoloji
(11.05.26)
Evet evet kesin çay ziyafeti için gorusuyorlardir
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.05.26)
Sevişmedilerse sıkıntı var. Yüzde yüz seviştiler.
+7
Cezcez
(11.05.26)
sevgiliniz cok esliligi tercih ediyor.
+3
banach
(11.05.26)
abi boynuzlar burdan gozukuyor ki aramizda 10.000km var.
+8
cooperr
(11.05.26)
aldatmadır. iyi yapmışsın.

senden ESKİ SEVGİLİ gibi çok kritik bir unsuru, onunla görüştüğünü, onu evinde ağırladığını gizliyor abi en başta. bundan büyük aldatma mı olur? gizliyor, yalan söylüyor, kandırıyor, aldatıyor yani aldatma illa sevişmeyle olmaz ki. şöyle düşün bugün bunu yapan yarın sevişecek olsa şaşırır mısın? o da ilişkide olduğun kişiye karşı bir yalan, ihanet, gizleme değil midir neticede?

gerçekten eski sevgilinle arkadaş kalmayı becerdin diyelim, şu anki sevgilin de bunu ciddi sorun olarak görmüyor olsun, e o zaman böyle bi şeyi gizleme gereği duymaman lazım. ben bi arkadaşım evime gelip tadilat işinde yardımcı olacaksa bunu sevgilimden gizlemem, bunun için ekstra çaba sarf etmem.

arkana bile bakma. belli ki eskiyi unutmamış. hatta bi de böyle erkek gururuna çok dokunacak yerden vurmuş bana sorarsan. taşınıyor, gidip tadilat işini eski sevgilisine yaptırıyor. ohooo. bundan daha terbiyesiz aldatma biçimi azdır. istediği kadar yalvarsın yallah de geç, herkes kendi yoluna.
+4
der meister
(11.05.26)
Cinsel münasebet olması gerekmiyor
Aldatmış net şekilde
+1
basond
(12.05.26)
sizi cepte tutmak istiyor, yara bandı olmuşsunuz, diğerine hala aşık. cinsel bi şey olmasa bile aldatma ama cinsel bi şey de olmuştur kesin. çok üzgünüm. ne derse desin dönmeyin artık, bunu hak etmiyorsunuz
0
mezzosprite
(12.05.26)
sevişmişlerdir.
+1
gurur
(12.05.26)
eski erkek arkadaşının ev tadilatı yapması, tartışmasız aldatma. ayrıca fiziksel birşeylerin yaşanmamış olma ihtimali, şuan evime meteor düşme ihtimali ile aynı. ilk olay olduğunda da buraya yazmıştın hatırlıyorum. o zaman söylediğimi tekrarlıyorum. AYRIL! arkana bile bakma, diğer türlü çok pişman olursun. ben de çok affettim ve inan dönüp baktığımda kendimi çok küçültmüşüm diyorum. bunu yapma sakın!
+3
korkut
(12.05.26)
bu aldatmadır.
senden gizlice eski sevgilisi ile birden çok defa kendi evinde bulusmuş
ayrıca çok çok büyük ihtimalle seviştiler. sana yalan söylüyor
yani duble aldatma.
ayrılıp ayrılmamak sana kalmış ama seviştiklerini bil yani.
hala bu aldatmak mıdır diye sorman gerçekten ilginç.
+2
abelardo
(12.05.26)
her yerden engelle. bu aldatmadır, aynı zamanda böyle bir insanı hayatında önemli bir yere koyarsan mutlaka ağzına sıçacaktır bir ya da birkaç noktada.

dogru olanı aslında biliyorsun ama muhtemelen bilmek hoşuna gitmiyor. ikna edici ters argüman arıyorsun. üzgünüm, bok gibi bir durum ama durum bu. yanına bile yaklaştırma
0
monicapp
(12.05.26)
galahad reloaded
(12.05.26)
sevgilisi yolda gördüğü eski sevgilisine selam verdi diye ayrılanlar var.
eski sevgilisi mesaj attı diye (bakın burada kendi bir şey yapmıyor bile) ayrılanlar var.

genelde ilişkilere çok karışmak istemem, herkesin her ilişkinin kendi şartları var, dinamikleri var ama sizinki çok uç bir örnek. ayrılma noktasına gelip affetmiş olmanıza rağmen tekrar yapıyorsa, bundan sonra da tekrar yapacak ve sizin için de "nasıl olsa iki ağlasam affeder beni" diye düşünecek.

kendinize iki gram saygınız varsa, engelleyin her yerden.
0
co2s2
(12.05.26)
sadece sevişseler daha az aldatma olurdu +1
+1
Hallegadola
(12.05.26)
sevişmekten daha onemlısı bırbırlerını hala sevıyorlar, düşünün sevdıgınız bırı ıcın ancak bırseyler yapar ve yapmaya devam edersınız, evıne gıdıp tadılat, yardım vs yaparsınız. sankı onlar bırbırlerının hayatlarından hala cıkmamıslar. diyelım kı bır ara bır boşluk olmus o ara kız, sizi tanımıs, diğer yandan araları tekrar yukselıp ıletısım sürmüş. size de gıt demıyor cunku sızden de yararlandıgı konular var buyuk ıhtımal.
0
deepness
(12.05.26)
Kız erkeğe köpek olmuş, erkek de kızı kullanıyor.

Kız da sizi kullanıyor. Aldatma +1.
+1
drako
(12.05.26)
bunun bi tık üstü düğünlerine çağırırdı sizi gibi.
+4
chanandler bong
(12.05.26)
kardeş bitti mi biter. eski sevgiliyle buluşma yeri ev mi? hadi kafede buluşur, danışır da ev varsa ne olursa olsun olmaz.
0
mikahakkinen
(12.05.26)
kardesim cok safsin ama uzulme dogru olani yaptin arkana bakma hic.
0
tahtakafa
(12.05.26)
Bana kalırsa, iki seferinde de sizden gizlemesi; ilkinde yalvaracak hale gelmesine rağmen ikinci kez bu işi tekrarlaması falan direkt size saygısızlığını gösteriyor. Aldatma kısmını bilemem ama bu bana ayrılmak için yeter sebeptir.
+5
lil siztah
(12.05.26)
Cinsel bir şeyler yaşamasalar bile ilişkileri devam ediyor. Hayatından çıkaramadığı bağları var demek ki. Hayatınızın aşkı size böyle bir şey yaşatmaz arkanıza bakmadan kaçın
0
denizkenarısandalye
(12.05.26)
formul çok basit senden saklıyorsa-yalan söylüyorsa aldatmaktır. ikinci defa yapması ise bir seçim. bütün oyuncaklar onun olsun istiyor.
0
orpheus
(12.05.26)
Bunun üzerine güvenmeniz çok zor olacağı için huzursuz olacağınız ilişkiye devam etmemekle doğru karar vermişsiniz.
0
Proserpina
(12.05.26)
devam etseniz konya ovası kadar genişmişsiniz derdiki.

alageyik derdik hatta :)
+1
jülsezar
(12.05.26)
öncelikle hiçbir erkek karşılığında bir sevişme ihtimali olmadan eski kız arkadaşının evine gidip de tadilat falan yapmaz. yaptıysa ya öpüşmüşlerdir ya da zaten kız arkadaşının dediği "onunla çok uzun süre birlikteydik öylece silip atamam" demesi zaten = onu hala unutamadım demek olduğu için fiziksel olarak hiçbir şey yaşanmama ihtimali %000000.01 olduğu halde yine de aldatmadır. sana söylemeden evine eski sevgilisi geliyor bundan ötesi var mı? ondan öyle bir ayrılmalısın ki senin bu dünyada olup olmadığını, yaşadığınız her şeyin halüsinasyon olup olmadığını ciddi şekilde sorgulamalı.
+1
matilda
(12.05.26)
kadının belirttiği gibiyse ve cinsel bir şey yaşanmadıysa bile bu bir aldatmadır.
yaşandıysa zaten ortada bir soru yok.

önemli biri, hayatımdan silip atamam. hadi ok buna anladık da evine tadilata çağırmak ne alaka?

hanım kişi sevgilisiz yapamıyor. muhtemelen eski sevgili de tekrar bir araya gelmek istemiyor ya da ayrılmalarına sebep olan sorun hala mevcut ve o kişiyle olmayacak. o yüzden sizi geri istiyor ama arada bir ondan faydalanmak ve gönlünü eğlendirmek istiyor (cinsel münasebet olmasa dahi. burada cinsel birliktelik önemli kriter mi emin değilim)
+2
biseysorcaktim
(12.05.26)
bir şeyler yaşanmış ya da yaşanmamış, yalan söylüyor ve ilişki içinde olduğu kişiyi kandırıyor. aldatma illa fiziksel olmak zorunda değil, gizleyerek aldatıyor ve partnerine saygı duymuyor, onu öncelikli görmüyor. üstelik bahsi geçen kişi de eski sevgili yani. şaka gibi ya. bunu nasıl doğru bulabilir insanlar ben de bunu anlamıyorum ajsjdj. bunu yapan tekrar tekrar yapacaktır, başka konularda da çıkarları için yalan söyleyip sonra bunu açıklamalarla mantıklı göstermeye çalışacaktır vs.
0
deartheodosia
(12.05.26)
+birlikte olmuşlarsa da sen bunu öğrenince bunu da “mantıklı” şekilde açıklamaya çalışır, şöyle oldu böyle oldu niyetim bu değildi ama oluverdi, anlayamadım vs. eğer bir şans daha verirsen gelecekteki aldatılmaları hak etmiş olursun, bu tercihi sen yapmış olursun.
0
deartheodosia
(12.05.26)
su bulanmış, aldattı ya da aldatmadı bilinemez artık bu. ayrılmakla iyi etmişsin ama ayrılmadan burnunu sürtsen biraz fena olmazmış. yapamadığın o tadilat işleri neyse üstüne düş biraz öğren onları da. açık vermemek lazım.
-1
beyfendi
(12.05.26)
m.youtube.com

37 yaşındayım bu arada hahahahahaha
-1
Batuhanolabilir
(12.05.26)
İlk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata, üçüncüsüne ise tercih denir."
Fyodor Dostoyevski
Seçim senin..
0
Zulm
(12.05.26)
"güvenin birazı olmaz. bu sadece ızdırap getirir" diye bir laf vardı. senin durumun bu.
+1
orpheus
(12.05.26)
ankete şu an itibariyle 113 kişi katılmış, 2'si hayır demiş. eğer bu 2 kişiden birisi duyuru sahibinin kız arkadaşı, diğeri de eski erkek arkadaş değilse, ben de bir şey bilmiyorum.
+5
co2s2
(13.05.26)
hocam sana kotu bir haberim var sen sadece ikisini biliyorsun ama o cocuk defalarca o eve gitti.
+5
koela
(13.05.26)
@koela +1milyon
0
co2s2
(13.05.26)
aldatmasından daha çok hastalık kapmaktan kork bence cinsel hastalıklar son zamanlarda çok arttı en yakın bir zamanda test yaptırsan iyi olur
+1
alester
(13.05.26)
Aldatma sayilmaz belki ama dunyadaki son kadin ve erkek degilsiniz.
0
thesomberlain
(17.05.26)
(6)

Granül kahvenin daha az sağlıksız alternatifi

ekimoloji
Uzun zamandır zararlı olduğu için granül içmiyorum ama Türk kahvesi ve filtreden sıkıldım. Canım granül içmek istiyor ama o necafenin yanık tadının daha az olduğu nadiren tüketebileceğim alternatifi var mıdır?
Uzun zamandır zararlı olduğu için granül içmiyorum ama Türk kahvesi ve filtreden sıkıldım. Canım granül içmek istiyor ama o necafenin yanık tadının daha az olduğu nadiren tüketebileceğim alternatifi var mıdır?
-1
ekimoloji
(11.05.26)
kapsül deneyin
0
kojonotsuki
(11.05.26)
dunkel kaffee diye birşey var. benzer içerikli başka ürünler de var.
kahve değil aslında ama iyi bir alternatif.
dunkel kaffee ayrıca tat olarak da kahveye benziyor.
0
jimjim
(11.05.26)
kahve değil ama granül, tadı da bence fena değil ben bi dönem kafeinsiz filtre kahve yerine içmiştim: hindiba kahvesi. ama %100 hindiba olması önemli sağlıklı sayılması için, bazen başka içeriklerle birlikte zayıflama kahvesi olarak da satılabiliyor.
0
mezzosprite
(12.05.26)
Cafe Crema kapsülleri deneyebilirsiniz, standart filtre kahveden daha hafif seçenekleri var.
0
creepy
(12.05.26)
granül kahve (aka nescafe) sağlıksız bir şey değil. bildiğiniz kahvenin demlendikten sonra suyu buharlaştırılıp kurutulması ile elde ediliyor. o da normal %100 kahve. buharlaşan suyunu geri katınca içilebilir kahve oluyor.

sağlıksız olan şey kahve beyazlatıcısı, tatlandırıcı, içinde beyazlatıcı ve tatlandırıcı olan üçü bir aradalar, ikisi bir aradalar.

tadını seversiniz sevmezsiniz o ayrı mesele de, sağlıklılık açısından filtre kahve veya türk kahvesinden bir farkı yok.

biliyorum aklınıza içinde bin türlü yapay aroma, katkı maddesi, renklendirici falan bulunan oralet, tang, nazo gibi toz içecekler geliyor, insan ister istemez onlarla özdeşleştiriyor. ama alakası yok. granül kahvenin tamamı suyu alınmış kahveden üretiliyor (dandik markaları bilmem, en azından bilindik markalar bu şekilde).
0
kibritsuyu
(12.05.26)
kapsül kahveyle granülün ne alakası var. kapsül kahvede de espresso öğütülmüş kahve var. kapsül kahvelerin değişik aromalıları var onlar gayet yumuşak.
0
mikahakkinen
(12.05.26)
(3)

Lpg tank değişimi

Improbable
Araçta 10 yıllık süreyi bitirmiş brc marka lpg tankımız mevcut. Bunun muayeneden geçmesi için tankın değişmesi gerekiyormuş. Bu yıl 10 Ağustos’ta muayene süresi doluyor. Nereye ne zaman gitmeli, neler yapılmalı? Bu işlemi yaptırmış kişiler tecrübelerini paylaşırsa çok makbule geçer.
Araçta 10 yıllık süreyi bitirmiş brc marka lpg tankımız mevcut. Bunun muayeneden geçmesi için tankın değişmesi gerekiyormuş. Bu yıl 10 Ağustos’ta muayene süresi doluyor. Nereye ne zaman gitmeli, neler yapılmalı? Bu işlemi yaptırmış kişiler tecrübelerini paylaşırsa çok makbule geçer.
0
Improbable
(11.05.26)
tankı değişmeden gitmeyin kesin ret yeter. tankın markası ne ise (brc-atiker vs), kendi web sitesinden yetkili servislere bakın. gidebileceğiniz konumda olanları arayıp 10 yılı doldu tank değişecek diyip fiyat alın -aşağı yukarı aynı fiyatı veriyorlar.

google yorumlarından içinize sinen bir tanesine gidip değiştirin. aynı gün bitiyor işlem. 2-3 saat sanırım. ruhsatta değişikliğe falan gerek yok. ama bir belge hazırlayıp veriyorlardı, onu da muayeneye götürüyorsunuz. arayınca sorarsınız.
0
brkylmz
(11.05.26)
bu işin piri @konetsu.
0
mikahakkinen
(11.05.26)
Bundan 15 sene önce falan benim de başıma gelmişti.
Değişim yapan firmalardan birine gidip ikinci el bir tane tank almıştım. Direkt montajını yaptılar, bir kaç belge vs vermişlerdi. Şimdi çok hatırlamıyorum.
Ancak araç yeni vb değilse sıfır almanıza gerek yok, böyle bir seçeneğiniz de var. Bilginiz olsun.
0
artci sarsinti
(11.05.26)
(7)

2016 civic mi 2021 clio mu?

summerjam0306
2022 clio'lar da var aynı fiyatlara. 1 milyon ile 1.1 milyon arasındaki fiyatlar.hangisi ve neden?
2022 clio'lar da var aynı fiyatlara. 1 milyon ile 1.1 milyon arasındaki fiyatlar.

hangisi ve neden?
0
summerjam0306
(11.05.26)
yeni her zaman yenidir. ben clio seçerdim.
0
HellKeePer
(11.05.26)
yeni araba daha iyidir.
0
mikahakkinen
(11.05.26)
Genis alana ihtiyac varsa Civic daha iyi olur muhtemelen ama 5 yas fark var, onu yorumlamak zor. Sonucta sifirlari ayni paraya satilan araclar degil, yani fiyatlarin yakin olmasi cok garip degil ama detaylari bilmeden birsey soylemek zor.
0
mbond
(11.05.26)
2016 civic, çünkü japon
0
kveldulv
(11.05.26)
İlan olursa daha iyi olur. Kaç KM, değişen var mı, kaza var mı, bakım yapılmış mı. 200 bin KM'de Honda almak yerine 150 bin KM'de Renault alırım. 50 bin KM fark seni 5 yıl götürür. Daha az yorulmuştur.
-5
arbre
(11.05.26)
2016 dediğin araba 10 senelik.
ayrıca clio kötü değil.
0
duyuruuser
(11.05.26)
ihtiyaca göre değişir. civic c sınıfı sedan. clio b sınıfı hatchback.
0
abelardo
(11.05.26)
(6)

tost peyniri

cptxxx
yakındaki bilinen marketlerde bulunacak, lezzetli, uzayan, yok olmayan (eved bazı kasar yok oluyor), hangi marka model tost peyniri tavsiye edersiniz ? kaşar şart değil, eritme yada üzerinde tost peynirri yazanlardan da olur.
yakındaki bilinen marketlerde bulunacak, lezzetli, uzayan, yok olmayan (eved bazı kasar yok oluyor), hangi marka model tost peyniri tavsiye edersiniz ? kaşar şart değil, eritme yada üzerinde tost peynirri yazanlardan da olur.
0
cptxxx
(10.05.26)
muratbey cok guzel. ayrica losev'in sitesinde satilan kasarlar da guzel, tavsiye ederim.

www.lsvdukkan.com
+1
arakaali
(10.05.26)
eritme peynir gerçek peynir değil, tadı ve formu peynire benzetilmiş (?) bir karışımdır tüketmeyin. peynir markası olarak da muratbey'den çok memnunum ben.
+7
suicmeyenadam
(10.05.26)
Tire süt kooperatifi ürünleri bulunuyorsa kaşarı (diğer ürünleri de) çok güzel.
+1
kobuzchu kiz
(10.05.26)
Muratbey iyi.
0
jackyr
(11.05.26)
Kaşkaval peyniri
0
yakalayamadığın.ışıklar
(11.05.26)
son dönemde en iyi tadı olan kaşar. president.
0
mikahakkinen
(11.05.26)
(10)

lpg bujisi iridyum buji vs. almaya değer mi sizce?

konetsu
şuan üzerindeki ne hiç bakmadım bile daha :D 7 ay oluyor aracı alalı, öncesinde ne zaman değiştirildi bilmiyorum soracağım eski sahibine ama hatırlar mı bilmiyorum. şuan sorun yok motor güzel çalışıyor ama rutin değişimli parçaların takibini yapmakta fayda var diyorum. çıkanları da atmam yedek tutar
şuan üzerindeki ne hiç bakmadım bile daha :D 7 ay oluyor aracı alalı, öncesinde ne zaman değiştirildi bilmiyorum soracağım eski sahibine ama hatırlar mı bilmiyorum. şuan sorun yok motor güzel çalışıyor ama rutin değişimli parçaların takibini yapmakta fayda var diyorum. çıkanları da atmam yedek tutarım...

şimdi önümdeki seçenekler:
-standart nikel buji
-nikel lpg bujisi
-standart iridium buji
-iridium lpg bujisi

hangisi mantıklı olur kararsızım. standart nikel buji seti 500tl filan tutuyor iridium lpg bujisi 3500tl, iridium daha uzun ömürlü olacak filan ama değer mi yine de kararsızlık var...

standart buji alırsam da normal benzinde önerilen bujiyle mi devam etmeli yoksa lpg daha sıcak yandığından bi kademe soğuk bujiye mi geçmeli o konuda da biraz kararsızım.
bazı durumlarda öneriliyor bazı durumlarda gereksiz deniyor. ngk'nin bu konuda bi yazısı mesela: ngk.com.au

yani benzinde bu araç denso k16r-u kullanıyorsa lpgde k20r-u daha uygun olabilir gibi standart nikel alacaksam. ama bi yandan soğuk buji veya lpg bujisi benzinde kullanırken bi olumsuzluk yaşatır mı onu da bilemiyorum.

lpg için lpg bujisi daha iyidir diyelim ama lpg bujisine kıyasla bi seviye soğuk buji benzine de daha uygun mu kalır diye düşünüyorum sonuçta iki yakıtla da çalışıyor araç. lpgli diye hiç benzin kullanmıyor değiliz...

iridium alayım yıllarca bir daha buji meselesini düşünmem gerekmesin fikri de güzel geliyor. ama yine standart ve lpg bujisi arasında seçimde kararsızlık yaşıyorum. iridium alınca kararımdan pişman olursam kaybım da daha çok olacak.

nkg'nin laserline iridium lpg bujileri candan mühendislik tarafından bayağı övülmüş. bununla lpgde sorun yaşamam memnun kalırım gibi geliyor ama işte benzinde sorun olur korkusu işin aklımı karıştıran kısmı.

lpg bujisi takılıyken benzinde kullanımı standart bujiyle olan benzinde kullanıma kıyaslayan göremedim hiç. temel risk buji soğuk kalacağından benzindeyken karbon birikiminin artması. ama sonrasında yine lpgde kullanırken yeterli ısıya ulaşınca yeterince temizlenir mi? en düşük risk yine iridium lpg bujisinde gibi benim aklıma en çok yatan bu şuan bulabildiğim tüm teorik bilgilere bakınca.

kullanıcı deneyimi sorayım dedim ama aracın grubundaki arkadaşlar da konuyla ilgili pek bilgi sahibi değil. aracın orijinali ve kitapçıkta önerileni 0.8mm aralığa sahip bujiyken saf benzinli aracında 1.1mm aralıklı buji kullanıp lpgli kullanıcıya da bu bujiden önerenler var mesela. benzin ve lpgnin oktan farkını, lpgnin ateşlenmesi için daha yüksek voltaj gereksinimi olduğunu, lpgde birçok araçta buji elektrot aralığının daha dar kullanıldığını bilmiyorlar. saf benzinde bobin yeterince güçlüyse evet daha geniş aralık daha iyi sonuç bile verebilir 1.1 aralıklı bujiden memnun olabilir sorun yaşamayabilir ama o bujiyi bu araçta lpgde kullanırken sorun yaşama ihtimali çok çok yüksek olur.
📊 hangisi?

Bu anket sona erdi. 8 oy kullanıldı.

0
konetsu
(09.05.26)
Abi anlıyorum, seviyorsun bunlarla uğraşmayı ama 500-3500 arasındaki 3000 sana dokunmayacak bir miktarsa pahalısını al, en iyisini aldım diye düşün. Fakat bunu sorduğuna göre fark önemli ve araç da lpg’de daha çok kullanılacağına göre, aklın yolu, standart nikel lpg için olanı al geç. Karbon birikimi falan bu kadar kafayı takma derim naçizane.
0
orient blue
(09.05.26)
@orient aldığımda sorun yaşamayacağıma emin olsam alayım da işte uzun ömürlü olsun diye iridium alıp sonra buji yıprandı ömrü doldu diye değil de karbon birikimi yüzünden sorun yaşadım diyelim o çok can sıkar.

ngk'nın part finder sitesinde bu lpg özel ürünlerini bulup tüm detaylarına bakamadım. tek farkı daha soğuk olmaları değil ama en temel özelliklerinden biri budur... ama tam değeri çalışma sıcaklık aralıkları vs. hiçbir teknik özelliğine ulaşamadım ondan çekiniyorum.

genel olarak tabiki lpg sistemi olduğundan daha uygun fiyatlı olan lpgyi tercih edeceğim ama olur lpg sistemi arızalanır bişey olur aylarca benzinde de kullanmak isteyebilirim. buradaki atiker servisine bir kez gittim güven vermedi daha da uğramam. bi sıkıntı olsa şehir dışına çıkana kadar benzinde kullanma durumum olabilir. 2-3 ay lpg bujisini benzinle kullandığımda bu bujide ciddi karbon birikimi oluşup bana sıkıntı çıkarırsa mesela üzer.

tamam lpgye özel yapmışlar lpgde daha iyi güzel ama benzin ile uyumu nasıl bu konuda hiçbir bilgi yok. ne kullanıcı deneyimi olarak ne markanın açıklaması olarak bahsedilmemiş.
0
🌸konetsu
(09.05.26)
Standarttan şaşma.
0
antihero
(09.05.26)
Buji bu hocam ya. Üzerindekinde sorun yoksa alma bile. Kısa girerken falan bakımda değiştirirsin. O da standart olsun. Ya da alacaksan şimdi al koy kenara.
0
primetime
(09.05.26)
Lpgli araç pişmanlıktır direk arabayı sat başkan.
-2
mikahakkinen
(09.05.26)
iki ürün arasında 7 kat fiyat farkı varsa ucuz olanı alınır. biri 7 yıl biri 1 yıl idare etse bile aynı kapıya çıkıyor. Sana 7 kez bozulma lüksü sunuyor. Aldın pişman oldun diyelim bir döner parası kadar pişmanlık yaratacak. Üzerine düşünmeye bile değmez bence
0
fatihdr
(10.05.26)
@primetime dediğim gibi yaşını bilmek ve takip etmek istiyorum. üstündeki sıkıntı çıkarmaya başlasın diye beklemeye çok gerek yok. o sorun çıkınca değiştirsem yine yedeksiz kalacağım şimdi sorun yokken değiştirirsem eskileri yedekte tutabilirim acil durumda gerekirse diye. yeni buji kenarda yatarken eskiyi kullanmanın pek anlamı yok.

@fatih öyle bakınca evet. ama sorunsuzluğun da bi değeri var elbette...
sadece x kat uzun ömür olayı da değil, iridium bujide elektrotlar ince olduğundan yanma için gereken voltajı üretirken bobine daha az yük bindiriyor. iridium buji ömrünün uzun olmasına ek bobin ömrünü de uzatabilir teoride, özellikle lpg gibi oktanı yüksek yakıt kullanırken. bobinin de yaşını bilmiyorum ama ya orijinali ya da değiştiyse orijinal parçayla değişmiş yan sanayi değil. delphi marka. iridium buji kullanım ömrü boyunca bi bobin değişiminden kurtarsa farkına bile varmayacağız ama parasını büyük ölçüde çıkarmış olacak mesela :) nikel buji elektrot çapı 2.5mm filansa iridiumda 0.6mm gibi ucu.
0
🌸konetsu
(10.05.26)
@antihero kaynaksız yorum yapıyorsun. i.imgur.com bu bujilerin geliştirilmesinin temel sebebi zaten lpgnin daha zor yanan bir yakıt olması.
www.ngkpartfinder.co.uk

elektrot ince olduğundan daha düşük voltajla ateşleme yapabiliyor bobine binen yükü azaltıyor.

@thetrue... biliyorum bu kanalı ya :) güzel incelemeleri var. bu videonun konuyla alakası yok ama...
-1
🌸konetsu
(11.05.26)
@anti planlama yapıyorum şuan, daha herhangi birini almadım.
toplu birkaç parça ürünü birlikte alıp banka kampanyaları ve indirim kuponlarından da yararlanacağım, anlık hevesle hemen düşünmeden kampanyaları min/maxlemeden sipariş vermiyorum aciliyet yoksa. birkaç hafta sürer almam ^^

lpg'ye özel olan seriye daha bi sıcak bakıyorum enazından denemeye değer gibi... ama iridium farka değer mi diye emin olamıyorum hala. iridiumda karbon birikimi olursa temizlemek zor genelde mümkün değil. bu durumda uzun ömürlü diye aldığının daha kısa sürede bozulma ihtimali var.
iridium'un en iyi sonucu vereceğini düşünüyorum ama nikel lpg bujisi alıp geçebilirim siparişi verirken.
0
🌸konetsu
(12.05.26)
herbirinden birer tane alip takmak lazim aslinda ortalama performans icin ahhah :D

ben genelde en kaliteli en pahali bujiyi taksamda araclarda performans olarak hicbir farklilik hissedemiyorum.
0
cooperr
(12.05.26)
(7)

İlk kez klima taktırıcam

turk kizi
Yeni bina, salonda klima takma yeri de var. Arçelik alayım dedim, telefonda adam biz içerden takıyoruz, elektrikçi çağırıyorsunuz bağlantı için falan dedi. Burda okuyayım dedim vinç istemiş servis dış üniteyi takmak için. Bakır boru ve vakumlama tabirlerini gördüm bi de sıkça. Hiçbir fikrim yok konu
Yeni bina, salonda klima takma yeri de var. Arçelik alayım dedim, telefonda adam biz içerden takıyoruz, elektrikçi çağırıyorsunuz bağlantı için falan dedi. Burda okuyayım dedim vinç istemiş servis dış üniteyi takmak için. Bakır boru ve vakumlama tabirlerini gördüm bi de sıkça. Hiçbir fikrim yok konuyla ilgili. Bilmem gereken bir şey var mı böyle yoksa alıp geçeyim ve gerisini servis halleder mi? Masraf çıkmasın istiyorum, sadece klimayı ödeyebilirim su an.
0
turk kizi
(08.05.26)
motor balkona konacaksa vinçe gerek yok. klimacı elektrik bağlantısını yapmaz elektrikçiyi ayrı çağırman lazım. marka olarak arçelik vestel alacağına gree veismann tarzı bir marka almanı öneririrm.
0
mikahakkinen
(08.05.26)
Yeni bina klima takma borusunu kullanacaksanız önce boruyu temizletmenizi de önerebilirim. Bizim öyle motor yandı inşaat pisliğinden :( Benim bildiğim bağlantı için değil eğer sigorta paneli istiyorsanız elektrikçi lazım. Yoksa her şeyi takıp, çalıştırıp, çalıştığına emin olup gidiyorlar. Bu arada Haier markasına da bakabilirsiniz, app'den kontrol edilebiliyor, program yaptırılabiliyor. Aklınızda olsun.
0
charbiel
(08.05.26)
klima için bağlantı ve ayrı sigorta gerekiyor. direkt prize takılmaz güvenlik için. ha takılır ama takılmaz.
bakır boru soğutma için daha verimlidir tercih edilir. arçelik bakır boru kullanmaz.
vakumlama borunun içindeki kir toz vb kurtulmak içindir. gereklidir. yapılmazsa verim düşer başka sorunlar da çıkabilir sonrasında.
dış ünite bina dışına klimacının ulaşamayacağı bir yerdeyse vinç gerekir onlar karşılaşamaz. ama balkon-fransız balkon vs varsa onlar takabilir.
0
jelly bear
(08.05.26)
Arçelik'teki adam daha önce sizin binaya montaj yapmış mı? sizin bina özelinde mi konuşuyor, yoksa atıp tutuyor mu?
dış ünite nereye monte edilecek? balkonsa kolay, yoksa vinç gerekebilir gerçekten.
binada klima taktıran başkası var mı? onlarla konuşsanız, bu soruların büyük bir kısmına zaten cevap bulursunuz.
0
co2s2
(08.05.26)
arçelik kötünün iyisi, yani vestel ve vestelin alt markaları kadar en en dip kalite değil ama yine kötü. japonlar ve çinliler bu işin en iyisi. arçelikten daha ucuza daha iyi klima alabilirsin.
örneğin bende airfel annemde kaira var, bu iki marka da daikin'e ait ama uygun fiyatlı ürün sunuyor üretimini çinli midea'ya yaptırıyor. daikin servisi bakıyor. ikimizin kliması birebir aynı ürün, airfel'i genelde bayiler satıyor kaira'yı kendisi online platformlarda satıyor direkt daikin depodan kendi gönderiyor. değişmediyse bunlar ayrıca bakır boruyla geliyor.
"kaira türkiye" resmi mağazası daikin: i.imgur.com

yeni modeller eklenmiş şimdi onlara detaylı bakmadım hala üretici midea mı ne seviyedeler bilemiyorum... ama bizim modellerde tek farkı kaira'da wifi vardı airfel'de yoktu. annem kullanmıyor diye onun wifi modülünü alıp benim airfele taktım.

vakum işi şart! ve vakum tozu pisliği değil daha çok havayı/nemi temizlemek için. pislik zaten olmamalı borularda. hem soğutucu akışkana hem de ekovat yağına o nem karışırsa dış ünite değişimi gerekiyor ve vakumsuz kurulumda hakkınızı ararsanız değiştirmek zorundalar. sadece verim/arıza meselesi değil patlamaya kadar gidebilir olay oksijen ve sistem basıncının yükselmesinden dolayı. www.youtube.com klima gazı yanıcı/patlayıcı bir madde.

vakum konusunu özellikle vurgulayın kurulumda. başında durun, manometreye bakın, pompanın sesini dinleyin. vakumsuz kurulum ne yazıkki çok sık yapılan büyük bir yanlış. bir de sigma klima almıştık buradaki iklimsa servisi vakumsuz kuruyormuş, araya tanıdık sokup bayağı da tartışıp zorla vakumlu kurulum yaptırdık. kendi resmi eğitim videoları önemini ve risklerini anlatırken adam bana vakumun gereksizliğini anlatmaya çalışıyor saçma önermelerle. ortak tanıdıkla akşam evinden alıp keşife getirdik oturduk konuştuk filan :D
sen özellikle bilgili olduğunu belli etmezsen ya hiç vakum pompası manometre vs. bile getirmeden kurup geçiyorlar ya da resmi olarak merkez vakumu kanıtlamalarını istiyorsa camı sökülmüş bi manometreyi bağlayıp ibreyi eliyle oynatıp fotoğraflıyorlar vakum yaptık bu da kanıtı diye sunmak için.

adem helvacı bayağı detaylı anlatıyor birçok konuyu ama biraz fazla detaylı :D normal birini sıkar muhtemelen videoları www.youtube.com
ek olarak klima konusunda en fazla bilginin bulunduğu forum da burasıdır inceleriz.com

elektrik bağlantısı klima servisinin işi değil, yapmazdan öte elektrikçi değilse aslında yapmamalı. ama biz rica ettik malzememiz hazırdı kırmadılar. özellikle fişli yaptırttım ikisini de. yukarıda biri olmaz demiş ama güvenlik sıkıntısı için bir sebep yok.

inverter klima devamlı çok fazla akım çeken bir şey değil... ayrıca buattan hat çekti 16a sigorta taktı diyelim. e buata gelen o hat zaten panoda 16a sigortaya bağlı? aynı linyede başka bir yük varsa klima için takılan sigorta hiçbir durumda atmaz çünkü panodaki daha önce atmış olur aşırı yüklenilirse. klimaya özel sigorta en çok klimada bir işlem yapılacaksa sadece klimada gücü kesmek için kolaylık sağlar.

kaliteli bir fiş de priz de o tesisatta kullanılmış olması gereken 2.5mm kablo da klimanın çekeceği akım için yeterli. klima kullanımıyla sorun çıkıyorsa o tesisatta çok büyük problem vardır :D 10-15 yıllık gevşemiş bi prize bağlarsan tabiki ark yapabilir yanmaya sebep olabilir. ama aynı prizde bi cep telefonu şarjı da ark yapabilir tehlike yaratabilir :D priz kaliteliyse yıpranmamışsa sorun olmaz. eski veya kalitesizse klima bağlamayacaksanız da değiştirin olm o prizleri ucuz şey zaten.
+2
konetsu
(08.05.26)
geçen hafta arçelikten klima alıp bağlattım.

önce keşif için usta gönderiyorlar. usta şuraya bağlarız diyor. onlar en uygun bağlanacak yerleri size söylüyorlar. eğer uygun bir yer bulamazlarsa vinç isteyebiliyorlar ama genelde camın altına uygun bir yer bulurlarsa bağlıyorlar. evinizde balkon varsa motoru balkona da bağlayabilirler. iki klimam var, motorlarından biri camın altında diğeri de balkonda. komşularınızda klima motoru nereye bağlanmış sorabilirsiniz.

bağlantısı yapıldıktan sonra elektrikçi çağırmanız gerekecek. onlar elektrik işine karışmıyor. elektrikçiyi arayıp klima bağlatcam derseniz sigorta anahtarıyla beraber bağlıyorlar.

vakumlama işini yapıyor arçelik. gelen ustalara da sorun yapacak mısınız diye eğer gerek yok derse montaj yaptırmayın.
0
false pretension
(08.05.26)
zaten arkadaşlar gerekli bilgileri vermiş de uzun yıllar klimalar ile haşır neşir olduğum için bir şeyler söyleyeyim biraz da genel bilgi olsun

bölgenizde yer alan bir klimacıya muhakkak gidin. arçelik maalesef elektrik işine karışmıyor ama bölgede yer alan dükkanlar genelde personel olarak elektrikçi de çalıştırır. ayrıca isterseniz vakum ve basınç testi de yaparlar. vakum temizleme basınç testi de sistemde kaçak olup olmadığını görmek için

diğer markalardan veya internetten gördüğünüz fiyatlardan da bahsedebilirsiniz onlar da elinde geleni yapmaya çalışırlar. markalar elektrik gibi riskli konularda sorumluluk almamak için böyle bir hizmetimiz yok diyor ama dükkanlarda bu hizmet sunulur. yani bir seferde bütün işi bitirirsiniz.
0
bravoteam
(09.05.26)
(7)

Mide balonu etkili mi? Yaptiran ve doktor önerisi olan?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(07.05.26)
bu durum yaş kilo yaşama tarzına göre çok değişiyor
emekli annem 1 kere taktırdı üzerine kilo aldı evde olması hareketsiz olması etkendi balon iştah kapatmıyor doygunlukta yapmıyor. annem tüp mide de oldu 20 kilo verip 3 sene sonra kilo aldı çunki yaşam tarzı aynıydı.
ama 30 yaş kuzenim heralde 5-6 kere kendi kendine eriyen biraz daha uçuk fiyatlı olandan taktırdı ama diyetini sporunu beraber yapınca her seferde 4-5 kilo verdi.
0
eja
(08.05.26)
Çevremde yaptırıp peşine kilosunu koruyan kimse olmadı. İlk aklıma gelen 4 kişi.
Faydası elbette var ama bu sadece yeni bir başlangıç sağlıyor. Bu sefer daha dikkat et diyen bir şans. Bazı şeyleri değiştirmezsen sonuç farklı olmaz.
Ama sonuçta çok ciddi bir ameliyat. Denemediysen endokrin ile mounjaro gibi iğneleri konuşman çok daha mantıklı olabilir. Kafana göre başlayacağın bir şey değil bu da elbette.
0
kisa
(08.05.26)
kuzenim yaptırdı. ne kadar kgnun altında saklı hastalığı varsa ortaya çıktı. en son kemik erimesinden engelli raporu aldı. şu an tüm kilolarını geri aldı. kgsunu koruyanlarda çok zor hayat geçiriyor bence. sürekli kendini kontrol etmeye çalışmak strese sokuyor.
0
mikahakkinen
(08.05.26)
Bilmiyorum ama ozempic vs falan gibi haplarla zayıflamak artık daha kolay gibi
0
euteamo
(08.05.26)
mounjaro gibi, yan etkisi yok denecek seviyede olan şeyler varken balon, mide küçültme vs. gibi şeylere girmek delilik. o sektörler tamamen bitti arkadaşlar, sakın o toplara girmeyin.
0
tchuck
(08.05.26)
mounjaro kendi kendinize başlamayın, annem şu an doktor takibinde kullanıyor böbrek etkileşimi olduğu için her ay böbreklere ve bir kaç test daha bakıp devam ettiriyor doktor.
0
eja
(08.05.26)
@eja, böbrek ile mounjaronun alakası ne ki?
safra ile alakası söyleniyor, o da teorik düzeyde aslında. "kontrolü ve takibi iyi olur" noktasında. ama böbrek veya karaciğer ile doğrudan hiçbir etkileşimi olan bir ilaç değil?
0
tchuck
(08.05.26)
(7)

3 ay yazlık kiralamak istiyorum

1837837
Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Bodrum çeşme alaçatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı?
Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Bodrum çeşme alaçatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı?
-1
1837837
(07.05.26)
Bende benzer arayış içindeyim.
0
kaiserr76
(07.05.26)
Sakinlik isteyen datça'ya bakmalı.
0
liberal
(07.05.26)
assos?
0
cooperr
(07.05.26)
Didim
-1
gabe h coud
(07.05.26)
Mazı köyü. Sakin ucuz tertemiz deniz. Golden sunset resort. 7 yıldır ordayım.
www.goldenbeachsunsetresort.com
-1
halk
(07.05.26)
datça abi. didim sahili güzel ama ex tunceli.
0
mikahakkinen
(08.05.26)
fethiye
0
kveldulv
(08.05.26)
(24)

"kaynak yapmak" konusunda linç yemeyi göze aldım da geldim

momento
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüy
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüyorsun.
Bazen gerçekten de insan kendini kaynak yapmaya mecbur bırakılmış gibi hissetmiyor mu?

Şimdi mutlaka biri çıkıp "sen önden kaynak yaptığın için arkadaki trafiği bozuyorsun" diyecektir. ama hayır. bunu defalarca gözlemledim. sorun sadece kaynak yapanlar değil. sürücüler ilerlemiyor, akışı takip etmiyor, boşluğu değerlendirmiyor. trafik akmıyor çünkü insanlar akışı yönetemiyor.

Ehliyet almak sadece trafiğe çıkma hakkı kazanmak değildir. asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.

yanılıyor muyum?

edit:
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-50
momento
(06.05.26)
Yanılıyorsun.
Öncelikle hiçbir yol önü bomboş olduğu halde kilitlenmez. Aradaki ufak tefek boşluklar insanların dur kalk, takip mesafesi gibi trafikte doğal olan boşluklar.
Götümüzü düşünelim. Arada doğal bi boşluk var. Götümüzü sımsıkı sıktığımızda aradaki boşluk kapanıyor ama götümüz bi yere gitmiyor. Sadece daha çok sıkışıyor.
İşte trafik de öyle.
+15
benim bir gizli bildiğim var
(06.05.26)
önü boş olduğu halde ilerlemiyorlar diyorsun. herkes mal sen akıllısın di mi? böyle boş bir düşünceyi savunuyorsun birde?
+14
scudman1
(06.05.26)
Önündeki ilerlemiyorsa o da suçludur. Ama siz kendi kafanıza göre adaleti sağlayamazsınız. Ayrıca öndeki belki o an sağlık sorunu yaşıyor, başka bir şey oldu, nereden bileceksiniz? Siz gerekli yerlere bildirirsiniz, onlar değerlendirmeyi yapar.

Öndeki kurallara uymuyor, o zaman bende uymam diye bir şey yok!

Kural ihlali varsa gerekli yerlere şikayet edersiniz.

Trafikte sizin yola geçiş önceliğiniz, haklarınız var. Ama bu hak yanında sorumluluk da getiriyor. Hakkınızı istiyorsanız siz de kurallara uyacaksınız.
+4
substituent
(06.05.26)
yaniliyorsun tabii ki. baskasinin hakkini gasp edemezsin.
önündeki yavas da gitse saygi göstereceksin.
+3
Purple life
(06.05.26)
onu bossa trafigin sebebi kesinlikle kaynak yapanlardir. bilerek kaynak yapanlar kadar kizdigim cok az sey vardir trafikte.
+3
lemmiwinks
(06.05.26)
Önü boş olduğu için ilerlemeyenler trafiği oluşturmuyor, zaten trafik düzgün akmadığı için kimi arabanın önü boş.

Araçlar tren değil, aynı anda kalkıp hızlanmıyor. Bu durum bazen sürücüden bazense araçlardan kaynaklanıyor.

Bir iki aracı örneklendirerek trafiğin sebebi gitmeyen sürücüler diyemeyiz. Trafiğin en büyük iki sebebi, bir, kaynakçılar. İki, sabit hızla gitmektense birden hızlanıp yavaşlayan sürücüler
+3
biseysorcaktim
(06.05.26)
trafiğin ne olduğunu siz de bilmiyorsunuz belli ki. ehliyetinizi iade etmenizi rica edeceğim. trafik sıkışıklığı bazen öylesine de olur.

youtu.be
+2
klassno
(06.05.26)
Yanılıyorsun

hergün trafikte bu kaynakçılardan dolayı değişik fantazilerim gelişti şu şerite/taralı alana çivi dökülsede tüm lastikleri patlasa kaynak yapıp vakit kazanacam diye tüm günü burada geçirse falan gibi
+4
basond
(07.05.26)
banach
(07.05.26)
'asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.' sözünüz zaten bizim toplumumuzun genel sıkıntısı. daha iyisi yok düzen bozulmasın bunlarla devam edelim diye diye şebnem ferah konserine saldıracak duruma getirdiler insanları.
asıl mesele artık bir yerden başlayıp kuralları eşit şekilde uygulayabilmektir. sen önce kendine sonra topluma karşı sorumlusun. ya ben araya gireversem ne olur dersen, sen gibi herkes bunu der. sen kendini düzelticen gerisi topluma kalsın.

banach +1
+1
mikahakkinen
(07.05.26)
Annemi sevmiyorum demenin alternatif yolları.
+5
wilhelmwasmuss
(07.05.26)
Birlik beraberliğe ihtiyacimiz olan şu günlerde efsane yanilman bizi birlik yaptı.
+4
logisticsmanager
(07.05.26)
Kaynak yaparken arkadaki trafiğin düzeninin bozulmadığını nasıl gözlemledin merak ediyorum.
Yanından geçtiğin arabalar hala duruyordu ve değişiklik hissetmediğin için sorun olmayacağını mı düşündün.

Kaynakçılar yüzünden arkadaki araçlar daha fazla orada bekliyor, bekledikçe arkaya doğru kuyruk uzuyor.

Fakat artık kaynak yapanlara kızmayı, kornaya abanmayı bıraktım, benim yol vermemek için savaştığım kaynakçıya öndeki araç buyur gel önüme gir diye yol açtığı için gereksiz strese girdiğimi fark ettim.
+2
duyuruuser
(07.05.26)
Kaynak olarak algılanan ama tam anlamıyla kaynak olmayan tek şey bağlantı ayrılan yollarının mesafesinin çok kısa olduğu yerler. Örneğin sağ bağlantıdan çıktın en sola gireceksin, orda da sıra varsa mecbur sıranın önüne çıkıyorsun. Ama arkadakiler de anlıyor bunu bence, yoksa diğer türlü kaynakçıların hiçbiri haklı değil.
+1
titanic kemancısı
(07.05.26)
sizin gibi düşünenler yüzünden takip mesafesi koyamaz olduk, her boşluğu kendinize hak görüp girmeye çalışıyorsunuz
+1
mezzosprite
(07.05.26)
milletimizin kaynak yapanın nasıl hakkını avcuna koyduğunu, tüp geçitte sık sık gözlemliyorum. yanılıyorsunuz ve böyle böyle öğreneceksiniz. bedava eğitim :)
0
lil siztah
(07.05.26)
Laf sokmadan yazmaya çalışacağım ama emin değilim.

Yonca kavşaklardan bazıları tek şerit, zorlasan iki araç da sığıyor, senin gibi zeki sürücüler oraya ikinci sırayı da yapıyor. Peki ne oluyor ? Tek şerit olsa fermuar gibi ince ince akacak olan trafik iyice felç oluyor, solda kalan adam hızlanma şeridine çıkmak yerine bir şeridi daha taciz ediyor, sağda kalan adamın önüne kırıyor.


Başka bir senaryo, 3 şerit, sol iki şerit düz gidecek, sağ şerit dönüş, senin gibi mükemmel düşünceye sahip sürücüler orta şeritten sağ şeride geçiş için düz çizgi olsa da oradan dönmeye çalışıyor, hem düz gidecek adamın yolunu kapatıyorsun, hem orada bekleyen adamların hakkına giriyorsun, hem de sonrasında yukarıda bahsettiğim sıkıntı tekrar yaşanıyor.

Daha çok örnek vereceğim ama son bir tane daha. Sol 3 şerit düz gidiyor, sağ şerit yan yola bağlanacak, yan yol boş, haliyle sağ şerit güzel akıyor, ufak kesik çizgiler var, yani dönecek olan adamın gireceği şerit, senin gibi örnek sürücüler ne yapıyor ? Hemen sağ şeride geçiyor, dönüşe geldiğinde hem sağa dönecek olanların yolunu kapatıyor, hem de gidip düz gidecek adamların şeridine kaynak yapmaya çalışıyor.

En edepli bu kadar yazabiliyorum.
+1
kimlanbu
(07.05.26)
tüm duyuruyu tek yumruk yapmışsın. en son duyuru ilk kurulduğunda vardı böyle bi ortam.
+1
brkylmz
(07.05.26)
tabi ki yanılıyorsun.

kaynak işinde iki suçlu var.
birincisi, malum kaynak yapanlar.
ikincisi, şeridin içine yanaşacak şekilde sürüp kaynakçılara fırsat verenler.
her iki grup da sağlam dayağı hakkediyor.
0
lazpalle
(07.05.26)
yanlış herkes yapsa da yanlıştır. doğru bir kişi yapsa da doğrudur.

ehliyet almak kanuni çerçevesi belirlenmiş olan trafik kurallarına uymayı gerektirir. o akış kurallara aykırıysa o akışa uymak yasal kuralları çiğnemektir. günümüzde ki yozlaşmanın en önemli nedenlerinden birisi insanların kuralları kendi çıkarları doğrultusunda esnetmeyi kendisine hak görmesi, sizin argümanınız gibi söylemlerle rasyonalize etmeye çalışması, kendisini de buna inandırması.
+2
Phoebe
(07.05.26)
"bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor."dan gerisini okumadım.
net haksızsın.
0
late viper
(07.05.26)
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-7
🌸momento
(08.05.26)
öyle bir kaynak yapıyorsunuz ki, sizin arkanızdaki araçlardan bir tanesi bile bir saniyeliğine de olsa frene basmıyor, bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmiyor.

üstteki cümleyi %100 garanti edebiliyor musunuz?

trafiğin akmamasının sebebi önüne kaynak yaptığınız arabanın bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmesi. o araba 1 saniye ayağını gazdan çekiyor, arkasındaki araba 2 saniye ayağını gazdan çekiyor, onun arkasındaki araba ayağını gazdan da çekiyor, frene de basıyor.

yani trafiğin akmamasının sebebi sizsiniz.
+2
co2s2
(08.05.26)
demek ki ya yapılan yorumları tek tek okumamışsın, ya da onlarca cevap içinde gerçekten mantıklı argümanla karşına çıkanlar sırf senin fikrini desteklemiyor diye mantıksız buluyorsun. ya da anlatmak istediğini doğru ifade edemiyorsun. zira onlarca cevap içinde sildiğim 1-2 tane küfürbaz dışında herkes gayet mantıklı argümanlarla neden yanılıyor olduğunu nazikçe ifade etmiş. milletin dertli olduğu bir konuda biraz sitemkar konuşmasını da bir zahmet sineye çekeceksin.
+11
kibritsuyu
(08.05.26)
(3)

buhar kazanli utu ve dikey supurge

baldur2
selam arkadaslar, orta fiyatta, fiyat performans orani iyi olan urunler bakiyorum bu iki urunde. neleri onerirsiniz?
selam arkadaslar, orta fiyatta, fiyat performans orani iyi olan urunler bakiyorum bu iki urunde. neleri onerirsiniz?
0
baldur2
(06.05.26)
buhar kazanlı ütü kesinlikle philips markası tercih et ayrıca kireç çözücü özelliği olsun birde alırken gidip bakmak lazım bazı ütüler çok ağır tuttuğun kısım bu ütü yaparken inanılmaz fark yaratıyor. 1 kere alınıp uzun süre kullanacağın için ek özellikli modelleri (otomatik buhar ayarı yapan mesela) olan alırsan ütü daha konforlu hale geliyor.basınç bar birimi önemli.
0
eja
(06.05.26)
Normalde vestel ürünleri kötüdür ama annem bunun buhar kazanlı ütüsünden aldı yıllar önce. Hala kullanıyor ve memnun.
0
Unde bach canim
(06.05.26)
süpürge tineco alma. 3 sene demeden toz haznesi kırıldı. parçası süpürge fiyatı. ütüde ne alırsan al tefal al.
0
mikahakkinen
(07.05.26)
(2)

Madridde restoran önerisi

tchuck
bi doğumgünü için orda olacağız 2 kişi,hem aşırı fancy olmasın, hem çok salaş da olmasın. düzgün güzel bir restoran olsun istiyorum ama nereleri önerirsiniz?örneğin ertesi günü için bar trafalgar'a gideceğim, burayı çok beğenmiştim. ama bundan bir tık daha iyi bir yer olmasını terich ederim, illa bi
bi doğumgünü için orda olacağız 2 kişi,
hem aşırı fancy olmasın, hem çok salaş da olmasın. düzgün güzel bir restoran olsun istiyorum ama nereleri önerirsiniz?

örneğin ertesi günü için bar trafalgar'a gideceğim, burayı çok beğenmiştim. ama bundan bir tık daha iyi bir yer olmasını terich ederim, illa bi yön göstermem grekirse.

nereleri önerirsiniz acaba?
0
tchuck
(06.05.26)
caner eler ya da ibrahim kutluaya yaz onlar bilir.
0
mikahakkinen
(07.05.26)
üstünden zaman geçti o yüzden son durumlarına bakmadan gitmeyin:
restaurante cadaques
restaurante amazonico
el pimiento verde

redditte bir de bu tip sorulara daha iyi cevaplar geliyor.
0
eileengray
(07.05.26)
(10)

Hiç estetik yaptırdınız mı?

ekimoloji
Yaptırdıysanız iyi ki yaptırmışım mı keşke yaptırmasaydım mı? (Hangi bölge olduğunu belirtmek opsiyonel)
Yaptırdıysanız iyi ki yaptırmışım mı keşke yaptırmasaydım mı? (Hangi bölge olduğunu belirtmek opsiyonel)
-1
ekimoloji
(05.05.26)
Yok
-4
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Yaptırmadım.
-4
rock n roll
(05.05.26)
Yaptirmadim.
Sorry ama cok büyük, canini sikan bir sey olmadikca estetik yaptirip duranlar baya bos tipler oluyor.
Dogallik cok kiymetli, özel bir şey aslinda.
-6
Purple life
(05.05.26)
Evet
Burun
İyi ki
Niye sordun?
-1
Mirket
(05.05.26)
Damat dolgusu yaptırdım.
-3
runaway
(05.05.26)
4 kere Masseter botoksu yaptırdım amaaaaa diş sıkma tedavisi için. Yaptırınca yanaklarım bi toparlandı fakat diş sıkmam fazla güçlü olduğu için etkisi sıfırlandı hep. Bir yerden sonra yaptırmayı bıraktım.

Estetik amaçlı yaptırmayı hiç düşünmedim. Ben hayatı o kadar sevmiyorum ondan biraz swh
0
substituent
(05.05.26)
Saç ektirdim 15 yıl önce. Hayatımın en büyük hatasıydı. Travma oluşturdu. Çok zor kurtuldum. Halen uğraşıyorum.
0
Caletti
(06.05.26)
erkek adam modifiye yaptırmaz.
-1
mikahakkinen
(06.05.26)
Septum deviasyonu ameliyatım şekil değişikliği yaratmayacaktı ama ben estetik de olsun istediğim için araştırıp kbb uzmanına rinoplasti ameliyatı oldum. Tek pişmanlığım, neden daha önce yaptırmadığım oldu.
0
dediysem dedim
(06.05.26)
yaptırmadım. estetik görüntüleri, güzel insanları izlemeyi severim ama yapay olanları değil.
septum deviasyonu için dahi araştırırken çok korkunç hikayeler okumuştum; septumu delinenler, burnu sürekli ıslık çalanlar falan.. eğer çok niyetiniz varsa, fazla irdelemeyip gidip olun derim. burnum mükemmel oldu diyeni çok nadir duydum. biraz şans ve hata payını da kabul edip giderseniz, tatmin olursunuz. detaycı ve takıntılıysanız, girmeyin derim.
-2
lil siztah
(06.05.26)
(13)

Hayat tecrübesi aranıyor

nagahak
30 yaşındayım hukuk fakültesini yeni bitirdim (okula ara vermiştim o sebepten yoksa eşşek değiliz, yanlış anlamayın:). Staja başlamam gerekiyor ama bi yandan da para lazım meteliğe kurşunlar yağdırıyorum (avukatlık stajında düdüklüyorlar tabi güzel memleketimde, para yok orda yani) bir yerde çalışm
30 yaşındayım hukuk fakültesini yeni bitirdim (okula ara vermiştim o sebepten yoksa eşşek değiliz, yanlış anlamayın:). Staja başlamam gerekiyor ama bi yandan da para lazım meteliğe kurşunlar yağdırıyorum (avukatlık stajında düdüklüyorlar tabi güzel memleketimde, para yok orda yani) bir yerde çalışmam lazım ama tabi bu durumda da mesleğimden uzak kalacağım, diğer yandan da nişanlıyım ufukta evlilik masrafları var. Öbür yandan da babadan kalacak ya da gelecek para da yok (Keşke bu yandan bişey gelseydi :d). Öbür taraftan da bankalar her gün huzur ve sükunumu mikiyorlar afedersiniz. Bir diğer yandan etrafımdaki yavşak tabiatlı insanları uzaklaştırdığım için çok kişi de kalmadı etrafımda ve gerçekten ilginçtir çevresi geniş olup bana iş vs. referans olacaklar da bunlarmış. Yani anlayacağınız yandan yandan geliyorlar bana.

Şimdi siz diyeceksiniz ki burdaki soru nedir, niye yazdın diye; ben de tam bilmiyorum ama belki bir motivasyon, belki bir yol gösterme, belki bir mal mısın git çalış ya da stajını düzgün yap başka bi yerde çalışırsan avukatlık da yapamazsın sonra staj bitince vs. Düşünüp, okuyup bişeyler yazacak arkadaslara simdiden minnetler.
+1
nagahak
(05.05.26)
hmgs sınavını geçtin mi ki, nasıl staj yapacaksın? eğer geçtiysen baro ilanlarından staj yapacak bir yer bulman gerek. okulu nasıl bitirdiysen stajı da öyle bir süreç olarak düşün, okulun 5.sınıfı gibi. evet staj yaparken para yok ama sonrasında ya bi yerde işe girip çalışırsın ya da kendi müvekkil çevreni oluşturmaya başlar para kazanırsın. yani şu 1 yıl içinde evlenmeyi veya iyi paralar kazanmayı bekleme. sana tek tavsiyem gelen müvekkilleri sakın kaçırma, aman ben daha stajyerim öğrenciyim diye düşünme. bi arkadaşına vs sora sora yap insanların işini. müvekkil çevresi böyle böyle oluşuyor. ofisini açınca bir anda gelmiyolar.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
Hukuk istiyorsan stajla devam. Hayati ertelemene gerek yok, masraf yapmadan evlenin. Bu arada gecim icin aksamlari ve haftasonlari degerlendirebilecek kuryelik gibi part time isler dusunulebilir. Kariyerin icin artilari eksileri ile yapay zekayi bil. Kolay gelsin.
+1
osssy
(05.05.26)
Evlilik masraflarini unut.
Cebinde paran yok ne masrafi?

Sadece parasizliktan degil mesela plansiz hamilelikten dolayi apar topar evlenen insanlar da var. Gösterisli bir sey istiyorsaniz bekleyeceksiniz yoksa iki göz bir oda ve staji bitrip full time is bulmaya bakicaksin.

Karsindaki seni seviyorsa ikinci sarti kabul eder. Ama dügün yeni güzel ev bizim de hakkimiz diyorsaniz bekleyeceksiniz.

Seni sevmeyen düsünmeyen ya da en azindan bencil biri de heralde dügün yoksa ayrilalim falan der. Su anki durumunda her seyi tam yapip borca batarsaniz borçlardan dolayi büyük stres yasarsiniz
0
Purple life
(05.05.26)
stajını yap, mesleğine başla, gelir seviyen yükselince evlen diğer türlü zaten mutlu olamazsın
0
fatihdr
(05.05.26)
Okuduğun bölüme çok güvenme yapay zeka ekmek etti sizin mesleği. İyi de oldu. O yüzden başka sektörlere yönel geç olmadan.
-6
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
kucuk bir sehre tasin, orda kurtlar sofrasina oturmadan once pi$.
bu arada nisani yapmissin zaten bir sure nisanli takilacaksin.
biraz deneyim elde edip para kazanmaya basladiktan sonra evlilik.
avukatlik guzel meslek, zaten diploma gerektiren ise yarayan 2-3 meslek kaldi onlardan biri de avukatlik.
-2
cooperr
(05.05.26)
İlla avukatlık yapacağım diye kasma. Çoğu avukat aç geziyor. Maaşlı iş ara, asgarinin bir tık üstü maaşlı iş avukat dolu piyasada tutunma çabasından iyidir
+1
runaway
(05.05.26)
Kesinlikle stajı atlayıp para kazanacağım diye başka sektörlere girmeye çalışma.

Önce stajını yap sonra plan yap. Gelecek yıllarının yanında geçmiş yılların da boşa gider.
0
hebanon
(05.05.26)
kız işini unut.
askerlik yapmadıysan eğer yap.
belki meslek kurasına tabi yedek subay olursun.
3-5 para görürsün.
onu da sakın ha harcayayım deme.
+2
rain when i die
(05.05.26)
Bu konuda çok güzel bir motivasyon yazım vardı. Bir ara ortamlarda paylaşıldığını da gördüm. Ama şu an müsait değilim. Bir mesaj atarsan en kısa zamanda bulup atayım ya da yeniden yazayım.
Not: 20 yıllık avukatım.
0
ground
(05.05.26)
hmgs yüzünden stajyerler azaldı şuan eğer sınavı geçip staja başlarsan minimum 30-35 maaş alabilirsin eskiden vermiyorlardı. eğer hızlı para kazanmak istiyorsan ve sıkıntı dert çokca seyehat seni yormayacaksa bol icra yapan bir yere gir. orada işi öğrenirsen gerçekten maddi sıkıntı çekmezsin.illa bir alana yöneleceğim diye mesleğe girme bazen hayat önüne daha farklı seçenekler çıkarabiliyor. atıyorum ceza yapacağım dersin ama aile hukuku yönünden farklı bir kariyer şansı çıkabilir gibi...
0
kendicoplugundeotenhoroz
(06.05.26)
hakim savcı ol. hayatın boyunca beleş yaşarsın. konuk evlerinde kalırsın her yerde saygı duyarlar. fanusta hükümeti severek yaşarsan çok mutlu olursun.
dünyanın en rahat işi.
0
mikahakkinen
(06.05.26)
@mikahakkinen kolay mı hakim savcı olmak referans olmadan?

bu uğurda yıllarını çürüten insanları tanıyorum

referans varsa düşünnmeden hakim savcı ol.

yoksa da kpssye hazırlan bence merkezi atamadan kurum avukatı olabilirsin. bunda referans yok. çift yıl bu sene kesinlikle başvur

şanslıysan ve referansın varsa belki uzman yardımcısı da olursun
+2
Hallegadola
(06.05.26)
(18)

araçlarda cam tavan mantıklı mı?

OgutucuRecep
caddy almaya karar verdim. cam tavan mı yoksa normal mi almak arasında kararsız kaldım.abimde tesla vardı. yazın ebemiz ağlıyordu. acaip sıcak vuruyor cam resmen ısıyı daha da arttırıyor gibiydi. serin soğuk havalarda pek farkedemedim önde oturyuorum ya da sürüyorum. yani yağmur yağarken güzel bir g
caddy almaya karar verdim. cam tavan mı yoksa normal mi almak arasında kararsız kaldım.

abimde tesla vardı. yazın ebemiz ağlıyordu. acaip sıcak vuruyor cam resmen ısıyı daha da arttırıyor gibiydi. serin soğuk havalarda pek farkedemedim önde oturyuorum ya da sürüyorum. yani yağmur yağarken güzel bir görsel oluyor mu bilmem işte.

sizce cam tavan tamamen bir görselden mi ibaret?
📊 cam tavan araç iyi mi?

Bu anket sona erdi. 52 oy kullanıldı.

0
OgutucuRecep
(05.05.26)
Aracın tavanı metal(sac) olacak. Yağmur, kar, su damlatmaz. Olası kaza anında cam tavana göre daha güvenlidir.
0
HellKeePer
(05.05.26)
caddy için cam tavan gereksiz ya.
cam tavan araçta sera etkisi yapıyor. kaplatmak gerek bence filmle.
ama diğer arabalarda açılabilir cam tavan iyi bence.
0
jelly bear
(05.05.26)
açılmıyorsa çok da esprisi yok aslında. cam tavanların perdesi de oluyor ayrıca öyle sera mera yandık piştik durumu olmuyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(05.05.26)
bendeki açılır değil, panoramik cam tavan. yazın normalden çok farkı yok. perdesi sürekli kapalı ama kışın iyi oluyor, arabanın içi daha ferah oluyor (bence). yeni araba alacak olsam cam tavanı olsun isterdim.
0
inheritance
(05.05.26)
"cam tavanın daha iyi olmaması" gibi bir seçenek bence mümkün değil. sadece çok pahalı olabilir.
0
co2s2
(05.05.26)
cam tavana akıllı film yaptırılıyor. proshade adı. tek dokunuşla tüm cam tavan kararıyor, kapanıyor.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Turklerin cam tavan ya da sunroof sevdasini anlamiyor. Bu kadar fiyat performans olmayan, attigin tasin urkuttugun kurbagaya degmediyi bir urun olamaz. Derdiyle birlikte geliyor bence kendisi.
Kaldi ki arac caddymis. E yani buna dense dense tamam da kankaaa ne alakaaa denir.
-3
narod
(05.05.26)
bi keresinde bi apartmanın dibine parketmiştim. 5. katta cam balkon yapıyorlarmış, küçük küçük taşlar düşmüş tavana. cam çatır çatır çatlamış ama bütünlüğü bozulmamış. bulunduğum yere en yakın servis 500 km idi. amma uğraşmıştım. o gün tövbe ettim cam tavana da sunroof a da.

ha bi de evin sahibiyle mahkemelik olduk, o da ayrı terane tabi.
+1
antihero
(05.05.26)
açılabilir cam tavan = potansiyel sorun

açılmayanı da dahil olmak üzere ikisi de ferahlık veriyor ama yazın perde olsa da daha sıcak olabiliyor.

dıştan tüm tavanı kaplayacak şekilde cam tavan olunca kuş pisliklerinin zarar verebileceği boyalı alan küçülüyor. bu bir avantaj fakat bu sefer sac tavanın dayanabileceği mekanik streslerde camın çatlama ihtimali de oluyor. tamir masrafı saca göre daha uygun olabilir, bilmiyorum.

sonuç itibariyle bence olsa da olur olmasa da, her seçeneğin avantaj ve dezavantajı var. fiyat farkı çok değilse belki %51 cam tavanlı almak en azından estetik açıdan mantıklı olabilir.
0
orient blue
(05.05.26)
cam tavanlı vitaram var 4 yıldır.
arabanın cam tavan perdesini hiç kapamadım.
çok ferah duruyor içi cam tavanla.
açılabiliyor da.
0
rain when i die
(05.05.26)
aciliyorsa kesinlikle gerekli.
acilmiyorsa gereksiz.
0
cooperr
(05.05.26)
Kabin için çok daha büyük ve ferah hissi veriyor. Bu artısı.

Ancak perdeli dahi olsa içeriye ısı alıyor. Özellikle Güney illerinde tavsiye etmem.
0
Mirket
(05.05.26)
Sadece satarken işe yarayan otomobil özelliklerinden biri işte. F1 vites, hız sabitleyici gibi.
0
ground
(05.05.26)
dezavantajlarının tamamı objektif, avantajları kişinin zevkine göre subjektif.

güvenlik konusunda çok büyük sorun olacağını sanmam lamine cam kırılınca dağılmaması lazım, tavan sacı da çok dayanıklı sağlam bi malzeme değil. direkler koruyor tavan sacı değil. ama yine de metal psikolojik de olsa daha güvenli hissettirir.

araç daha çok ısınır, cam tavan daha ağırdır. haliyle hem daha çok yük taşıyor olacağından hem klima daha çok çalışacağından yakıt tüketimini de arttıracaktır. minimal de olsa gerçek bir etki olacak burada.

cam tavanı geçtim sunroof/moonroof bile gereksiz. içeri su sızma riski oluşturuyor bozulabilecek can sıkabilecek ek bi donanım... hava soğuksa yağmurluysa vs. zaten açmazsın sıcak havada da tavanı açacağına klimayı açarsın daha iyi serinlersin. dış ortamın havası kirliyse olduğu gibi içeri gelecek, ama aracın kendi havalandırma sistemini kullandığında polen filtresinden geçecek yine dışarıdan taze hava gelecek.

şahsen asla istemem, araç alırken de ancak olmayan araçtan çok daha ucuzsa düşünürüm, katlanılır ama özellikle tercih edilmez. üstüne bu cam tavan vs. olsun diye ekstra para vermek ise tamamen saçmalık benim gözümde.
+1
konetsu
(06.05.26)
preminyum hariç araçlarda cam tavan gereksiz. arıza yaptığında ağlayacağına düz tavan al. fakir avuntusu gibi bir şey. adam duster alıyor cam tavan var diyor. masraf çıkarmasın diyorsan cam tavanada gerek yok. zaten ticari araçlar diğer araçlara göre daha dengesiz ve devrilme ihtimali daha yüksek. böyle bir risk varken cam tavan saçma.
ayrıca cam tavana alıcaksan ıd4 golf falan almalısın.
0
mikahakkinen
(06.05.26)
Aynı aracın (Hyundai Tucson) 4 yıl boyunca cam tavan olmayanını kullandım, şu an cam tavanlı versiyonunu kullanıyorum. Yaz, kış İzmir'deyim.

Açılır cam tavan yazın çok ferah oluyor. Açmak istemediğimde de perdesini kapalı tutuyorum, cam tavan yüzünden daha sıcak olmuyor. Hatta güneşin altında pişmiş araba cam tavanı açınca çok daha çabuk serinliyor. Kışın da aydınlık oluyor. Bir eksisini görmedim.
0
matematisyen
(06.05.26)
Bence cam tavan gereksiz. Isınma sıkıntısı, milyonda bir olsa da üzerine bir şey düşme endişesi vs.

Ama asıl önemli kısmı şu ki cam tavan önde oturan şoför ve yolcu için zaten hiç etki yapmıyor bence.
Arkadakiler için bir miktar ferahlık veriyor olabilir ama zaten çoğu arabada arkada pek kimse oturmuyor.

Bence gereksiz, cam tavan almayın.
-2
michael_knight
(06.05.26)
benim bir aracım ailemin iki aracı cam tavandı. ısı sorunu yaşamadık zaten perdesi olur. hiçbir dezavantajını da tecrübe etmedik, oldukça ferah oluyor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.05.26)
(5)

Marsilya ve Napoli şehrinin birbirine benzerliği?

mikahakkinen
İki şehirde göç alan metropolitik lokasyonlar. Futbol takımlarının renginden, şehirlerin kaotikliğine kadar benzerler. Peki bu şehirlerin birbirine benzerleğinin sosyolojik bir bağı var mıdır?
İki şehirde göç alan metropolitik lokasyonlar. Futbol takımlarının renginden, şehirlerin kaotikliğine kadar benzerler. Peki bu şehirlerin birbirine benzerleğinin sosyolojik bir bağı var mıdır?
0
mikahakkinen
(04.05.26)
İzmirspor'un da mavi beyaz renkleri olduğunu kabul edersek İzmir de benziyor. Klasik akdeniz liman şehirleri işte. Üç aşağı beş yukarı hepsi ortak özelliklere sahip. Antik döneme kadar gidilir benzerlikler açısından
+1
nundu
(04.05.26)
benim bildiğim, doğrudan bir bağları yok ama ikisi de "fakir" liman şehri.
+2
co2s2
(04.05.26)
walter benjamin'in şehir portrelerinden naples ve marseilles yazılarına bakabilirsiniz. porosity üzerinden bir karşılaştırma bulunabilir. akdeniz'in liman şehirleri için de ben olsam direkt braudel okurdum. sadece bu ikisi benzer değil çünkü.
+1
eileengray
(04.05.26)
@nundu antalya neden kırmızı beyaz?
0
🌸mikahakkinen
(04.05.26)
Antalyaspor logosunu ben beğenmiyorum pek ama konuyla çok alakası yok çünkü Antalya, bu saydığın iki şehir ve İzmir gibi net bir ticaret limanı kenti değil pek. Bu üç şehirde de eski zamanlardan beri farklı kültürler beraber yaşadı benzer sosyokültürel yapı geliştirdi. Ha bu arada hem Marsilya hem de Napoli'yi Yunan denizciler kurdu. Marsilya'yı kuranlar direkt Foçalı hatta
+1
nundu
(04.05.26)
(9)

Ne kadar çok insan o kadar çok sorumluluk demek mi :(

egerbiryolcu
Komşu ilgi sohbet ve çay bekliyorArkadaş ödev yardımı bekliyor (yaptırma değil danışma)Akraba düğün hazırlığı bekliyorAile yiyecek bir şey yapmamı bekliyorYakın arkadaş dert dinlememi bekliyorYine o kadar çok üst üste geldi ki bu beklentiler ya da insanlar diyeyim (haftaici günde 100 km yol yapinca)
Komşu ilgi sohbet ve çay bekliyor
Arkadaş ödev yardımı bekliyor (yaptırma değil danışma)
Akraba düğün hazırlığı bekliyor
Aile yiyecek bir şey yapmamı bekliyor
Yakın arkadaş dert dinlememi bekliyor


Yine o kadar çok üst üste geldi ki bu beklentiler ya da insanlar diyeyim (haftaici günde 100 km yol yapinca) çıldırdım anlık.

Sizin de tahammül seviyeniz düştü mü bu kadar, sadece kendinize vakit ayırmak istiyorsunuz ama size sıra gelmiyor. Sadece bir pazar günü dinlenebilmekti mesele.
0
egerbiryolcu
(03.05.26)
hayır demek, sınır koymak önemli beceriler. bunları kullandığınızda insan çokluğu bir sorun değil zenginlik gibi gelir
+3
mezzosprite
(03.05.26)
@mezzosprite aslında hayır demekle ilgili konulardan ziyade sosyal varlıklar olmamızın kaçınılmaz sonları da değil mi bunlar?
-1
🌸egerbiryolcu
(03.05.26)
dinlenemeyecek kadar değil bence ya. evet zorunluluklar vardır elbet, yakın arkadaşın derdi büyükse dünyayı bi kenara bırakmak gerekir, herkes sırasında yemeği yaptıysa bugün de sizin sıranızsa dizinizi kırıp yapacaksınız. diğerleri bi pazar yapılmasa da olur sanki.
0
mezzosprite
(04.05.26)
Ağlamayana meme vermezler sözünün ne kadar gerçekçi olduğunu idrak ettiğimden beri böyle şeyler daha az sorun oldu cidden.

Olup bitene yetişemediğimi hissettiğimde, biri bir istekle geldiğinde direkt beni bu aralar hoş gör, şirazem kaydı, benim kendime faydam yok şu sıralar diyorum. Kimse ne alınıyor ne yanlış anlıyor.

İnsanları illa terslemenize veya olayı çok ciddileştirmenize gerek yok. Bunu gerektiğinde yapın. Cidden o kadar da takmıyor kimse. Kendinize ayıracağınız zamanın kendi kendine gelmesini beklerseniz, biraz zor bu.

Evet insan sosyal bir canlı, ama siz herkesin her an sosyalleştiğini ve hiç yorulmadığına mı inanıyorsunuz ki? Arada uzak kalmak istersiniz, bu normal. Bu sırada gelen isteklere hayır diyebilmek önemli.
+5
akhenaten
(04.05.26)
herkese bu beklentileri yaratmak için beklentiyi yaratırsanız, insanlar bekler. sınır koymak önemlidir.
0
mikahakkinen
(04.05.26)
Evet öyle. Sosyal bir canlıyız ve bir denge söz konusu. Vermeden alınmıyor. Almak için vermek değil konu ama her şeyde olduğu gibi bunda da bir denge oluşuyor.

Son 2 haftada 3 kere bir yakınımı İstanbul havalimanına bırakıp evime geri geldim. Taksi kullan, yok. Arabanı oraya bırak, yok. Hayır diyebilirdim ama bu zamanı sohbet etme fırsatı olarak düşündüm. Acil bir işim de yoktu, benden bir şey eksilmedi, taş attım da kolum mu yoruldu. Bu kafada olunca çok da sorun olmuyor.

10-15 sene önce kardeşim aradı;
- abi bir yazlık almayı düşünüyorum, bana destek olma imkanın var mı?
bende o zamanlar birikim diye bir şey yok. ucu ucuna yaşıyorum.
- kardeşim ne kadar birikmişin var, yazlık ne kadar, aylık taksitleri ne kadar, benden ne kadar bekliyorsun?
- abi bende para yok.
- kusura bakma kardeşim, şu anda sana yazlık alamam kdashflsd

Dün ablam yazdı, bir piyano almak istiyorum sen de destek olur musun? tabii ablam ne kadar piyano, ne kadar eksiğin var? 600 bin lira kardeşim. ama bende para yok.

ailem için canım feda ama bir yerde denge olmalı. 19 sene önce iş hayatına girdiğimin yaz tatili zamanında ailemin yanına gittim. bir planım yoktu, onlarla beraber olmak ve dinlenmek yetecekti. üç kuruş kazanan bir denetçiydim ve aşırı yıpratıcı bir seneydi. 2-3 gün evde takıldık sonra sıkılmaya başladık. 4 kardeş bir tatil mi yapsak dedik. son dakika tatillere baktık. kardeşim ve ablalarım çalışmıyor henüz. ben 1800 lira maaş alıyorum ve 4 kişi 1 hafta için 5000 liralık bir tatili benim kredi kartımdan çektik. bunu seneye artık yavaş yavaş öderim diye kendimi avutuyorum. sonrasını düşünmemiştim. 4 kişi için yol parası, kılık kıyafet, orada yenilen içilen de ayrı bir 5000 tl tutmuştu. kredi kartımın limiti 12.000 TL'ydi ve 10 bin lirasını doldurdum böyle. sonraki sene aç kaldım ama ödedim bir şekilde :) iki sene sonra ablam 20.000 tl dolandırılmış, bir de 6-7 bin tl kredi kartı borcu yapmış. ben yine tatil diye ailemin yanına gittiğimde bunları öğrendim ve borcu üstlendim. ondan sonra da kardeşim yazlık dedi. jdsfsd güler misin ağlar mısın, kardeşim sana yazlık alacak durumum yok dediğimde kırıldı çocuk ve hala 15 senedir aramız eskisi gibi değil.

hep verici olmak da bir işe yaramıyor. denge, "equilibrium" şart.
+3
gabe h coud
(04.05.26)
komşu ilgi sohbet ve çay bekliyor demişsin, bunu sorumluluk olarak gören sensin.
bunu erteleyebilirsin.
+1
duyuruuser
(04.05.26)
Mendebur olduğum için kimse bir şey beklemiyor benden.
+3
peki madem
(04.05.26)
Ben> her sey.

Bekleyebilirler. Ben verdiğim kadar alabilirler. Cok beklentisi olan insanlar zaten cikarci tiplerdir. İstedikleri gibi hareket etmeyince sen de selam sabahi azaltirlar.

Ama senin yazdigin seylerin düzeyi normal geldi bana. Yolculuk seni yormus olabilir.
0
Purple life
(04.05.26)
(3)

"Ozel gunden bir onceki gun" konseptine ne diyorsunuz

üğpoıuy
Son donemde fark ettiniz mi, ozel gunleri bir onceki gunden kutlama/anma modası cikti sosyal medyada.. neden boyle olduk
Son donemde fark ettiniz mi, ozel gunleri bir onceki gunden kutlama/anma modası cikti sosyal medyada.. neden boyle olduk
+3
üğpoıuy
(03.05.26)
Çünkü özel günler resmi tatil, yani geneli, e o gün milyonlarca firma kutluyor ve paylaşımlar arada kaynıyor, o nedenle bir gün önce geç saatlerde ya da sabah erken saatlerde paylaşıyorlar kurumlar.
0
ebeş
(03.05.26)
ne olmusuz ya? sacma sapan bir seye takilmissin.
-9
Purple life
(03.05.26)
genelde yaşlılar yapıyor. bayram yoğunluğundan unuturum diye 1 gün önceden kutluyor. boomerların zamanı geçti artık idare etcez.
0
mikahakkinen
(04.05.26)
(17)

orta sinif misiniz?

Purple life
orta sinif oldugunuzu düsünüyor musunuz?sizce hangi kritere göre orta sinifsiniz?orta sinif olmadiginizi düsünüyorsaniz hangi kriterle bu grubun disinda kaldigini düsünüyorsunuz?
orta sinif oldugunuzu düsünüyor musunuz?
sizce hangi kritere göre orta sinifsiniz?

orta sinif olmadiginizi düsünüyorsaniz hangi kriterle bu grubun disinda kaldigini düsünüyorsunuz?
-4
Purple life
(01.05.26)
En aşağı 3*asgari ücret alan orta sınıftır. Şahsi fikrim
-2
artıküyeolmakistiyorum
(01.05.26)
Bana kalırsa asgari ücretin 6-7 katı orta sınıf...Ben orta altım.
0
gadlemler
(01.05.26)
Orta sınıf deyince hemen akla para gelmesin. Tatil deyince aklına sadece çoluk çocuğu alıp köye götürmek gelen zengin, orta sınıf değildir. 'Haftada bir ailecek dışarda yemek yiyen, yılda bir tatile giden, sinemaya, tiyatrpya gitme kültürü olan, Dünya ve ülke siyaset ve ekonomisinden az buçuk haberdar ve fikir sahibi olan, çocuklarının istikbali konusunda kaygı duyan ve bu yaşamını destekleyecek nispette gelir sahibi olan' diye tanımlardım ben olsam.
+2
Mirket
(01.05.26)
ne kadar kazandigin kadar toplam degerinin ne oldugu da onemli.
bence orta direk 500 bin dolar mal mulk ve kesintisiz 6-7 asgari ucretten basliyor.
obur turlu gelirin yuksek bile olsa daha ev alamamis adam orta direk degildir bence.

eskinin orta diregi cogunlukla fakir klasmanina dustu artik. ben de kendimi orta direk falan olarak gormuyorum, dogru durust mali mulku arsasi, ufak da olsa pasif geliri olmayan adamdan orta direk falan olmaz.
-1
cooperr
(01.05.26)
Üst sınıfım. Yılda 10 milyon liranın üzerinde ücret gelirim var. Menkul kıymetlerden de en az bu kadar kazanıyorum. Kira / Airbnb gelirim de var. 3 araba, Biri 20 m tl’lik 3 yazlık, 30 m tl’lik ev, 80 m tl’lik hisse senedi.
-18
gabe h coud
(01.05.26)
Bu çok göreli bir şey. takdir edersiniz ki Amerika’da ve Türkiye’de orta sınıf çok farklı olur. Türkiye’de ekstra farklı.

Çalışan kesimden,
Asgari ücret alan %40
70k+ %5-10
100k+ %1-2

Kalanlar da asgari ücret ve 70k+ arası işte. Bunlar 2025 verisi ama yüzdelik dilimler çok değişmemiştir.

Türkiye’de çok dengisiz olduğu için ney bir şey söylemek zor. İstanbulda dededen kalma evi olup asgari ücretle çalışan birisi 50-60k maaş alan biriyle aynı skalada olur herhalde?

Birde Türkiye’de tek yaşayan çok yok. Kişileri teker teker düşündüğümüzde orta sınıf altı, ama aile şeklinde düşündüğümüzde orta sınıf hayatı oluyor.
0
substituent
(01.05.26)
Eskiden bu ayrım daha basitti, örneğin karı koca öğretmen olan bir aileye orta sınıf diyebiliyorduk. Maalesef artık gelir adaletsizliği ile sınıflar arası dilimler çok açıldı. Aileden ev bark, otomobil vs kalmadı ise kira ödüyorsa iki memur artık zor geçinen kısımda. Ben kendimi eskiden orta sınıfta olarak konumlandırırdım, şimdi lüks villa, lüks otomobil, yazlık sahibi, asgari ücretin 5-6 katı gelir sahibi ve bir iki yerden kira geliri olan kimselerin kendilerini orta sınıf saydığına şahit olup şaşırıyorum bazen. Bankada miras vs yolu ile 20 milyonu olan adam aylık 1 milyona yakın gelir sahibi olabiliyor ki bu rakamı rüyasında gören hiç bir zaman tek seferde eline alamayacak milyonlar var ülkede.
0
creepy
(01.05.26)
görünürde orta sınıfız, ekonomik olarak alt orta.
0
mikahakkinen
(01.05.26)
orta sınıf kapitalizm soytarılığıdır.

ben orta sınıf değilim. işçi sınıfıyım. maaş alanım. iki ay maaş alamazsa sokağa düşecek olanım. emeğini, iş gücünü satarak para kazanan vatandaşım. ne kadar insan bunun farkına varır, o kadar hızlı aşama kaydederiz.
+6
der meister
(01.05.26)
sınıfın ortası olmaz. ya işçi ya da sermayedarsındır.

bir de mevsimlik işçi (prekarya) olabilirsin, o zaman zaten geçmiş olsun.
0
klassno
(01.05.26)
@thetrue, gelirinin vergisi 450k ama yillik hane geliri toplam 400k.

Kanadada vergileri baya yüksekmis :)
-1
🌸Purple life
(01.05.26)
Kanada'da vergiler yüksek gerçekten. Tecrübeli bir mühendis ayda 10 000 USD yi pek geçemez. Yukarıdaki arkadaş gerçekten iyi sallıyor. Kanada gibi Hintli ve Bangladesli göçmen merkezi olan bir yerde yaşamak psikolojiyi fena zorluyor olsa gerek
+2
runaway
(02.05.26)
kanadalı arkadaşın demek istediği: insanların en temel yaşam ihtiyaçları üzerinden para kazanıyorum, onlar bütün bir ay çalışıp kira ödeyecekler ki benim çocuklarım çalışmasın. eğer o da gerçekse tabii.

umarım çanına ot tıkarlar ve sen de çocukların da madende çalışırsınız allahın beleşçi parazitleri.

yattığın yerden para kazanıp "millet iş beğenmiyor" diyeceksin, sende o ışığı görüyorum. o ışığını söndürecekler, sana şimdiden söyleyeyim. o yüzden kendine iş bak.
gelecek 20 yılda kendine iyi iş bul bence. çünkü senin gibi insanların başkalarının parasıyla yaşamasının önüne geçecekler. o zaman ağlama.
+4
der meister
(02.05.26)
Gelirim yaşadığım şehre göre orta sınıf ama aileden zengin olmadığım için bunun bir önemi yok fakirim.
-1
kestane gürgen palamut
(02.05.26)
bildigin isci sinifiyim ben de. zengin sevmem, gotu kalkmis zengini hic sevmem.
-1
banach
(02.05.26)
Sadece parayı söyleyerek orta ve üst sınıf olduğunu iddia edenler ne yaşıyor. Erzurum'da, Kars'ta 500 tane ineği olan insan da mı orta sınıf. Hey Allah'ım ya. Ben orta sınıf değilim, mühendis olmama rağmen işçi sınıfıyım ama çoğu konuda kendini orta, üst sınıf görenlere tek atarım. Bu modası geçmiş, anlamsız bir sınıflandırma.
-5
arbre
(02.05.26)
Bundan bi 10-12 yıl öncesine kadar sınıfsal olarak değil tabii ama kendimi ruhsal olarak daha orta sınıf hissederdim, istediğim müzikallere gidebilen, kaygısı olmadan dışarıda istediği yere oturup yemek yiyip içki içebilen, sosyal hayatta daha aktif, etkinliklere çok rahat bilet alabilen biriydim, alışveriş yaparken etikete bakmaya gerek duymazdım (normal mağazalara giderdim tabii lüks değil).

Zamanla artık menüye bakmadan yemek siparişi veremediğim, etkinlikleri ayda bire kadar düşürmek zorunda kaldığım, alışveriş yaparken günlerce düşündüğüm günlere geldim.
Sınıfsal olarak işçi sınıfı, ruhsal olarak fakir.
Hayatımın hiçbir döneminde şu anki kadar fakir hissettiğimi hatırlamıyorum ve bu her geçen gün yinelenmeye devam eden bir his.
+3
mutekebbir
(02.05.26)
(10)

hangi suv tipi araba alırdınız?

OgutucuRecep
maks 2 milyon 200 bin falan paranız olsa ne alırdınız?
maks 2 milyon 200 bin falan paranız olsa ne alırdınız?
0
OgutucuRecep
(30.04.26)
Elektrikli dışında bakmazdım.
+2
orient blue
(30.04.26)
Corolla cross skoda kamiq vw troc. Elektrikli alcaksam eqb yada vw id4
-1
mikahakkinen
(30.04.26)
Lada Niva Urban.

Paranın kalanı cebinde kalsın. Araba Ladadır.
-1
yurtsuz john
(30.04.26)
EV önceliği varsa ioniq 5


EV önceliği yoksa boş paket Sportage.

Şahsi görüşüm live paket Sportage olurdu. Daha büyük bir şey lazımsa tiggo 8 pro Max.

t-roc falaan evet güzel araç ama tam suv sayılmaz. Gerçi ioniq de Suv değil ama mantıklı fiyatına göre.
0
jackyr
(30.04.26)
elektrikli düşünüyorsanız 2.4 civarı bütçeyle mini countryman.
0
yap desem yapmazsin he
(30.04.26)
C5'ler baya baya iyi, f/p ötesi.
-2
gobekliraki
(30.04.26)
yeni hrv
0
orpheus
(01.05.26)
suvlar ,otoban süratlerinde ürkütüyor,
pek güven vermiyor.
0
designer
(01.05.26)
Kaşkayi
Yeni t-roc
Sportage

İçten yanmalı motora devam.
Bayilerde indirim var.

Geçen ay 2026 ford puma aldım 1850'ye. Senin elindeki rakama yukarıda saydığım 4 silindir modellerden birini alırdım.
0
HellKeePer
(01.05.26)
icten yanmaliya devam kafasindaydim.
hanim elektrikli istiyordu uzundur ama almam diyordum.
cevremde birkac arkadas elektrikliye gecince dur ben de bir bakayim dedim.
aradim taradim, sonunda elektrikli aldim, orta boy SUV.

ioniq 5n kullandim bu arada, inanilmaz biseydi, herifler kafamdaki elektrikli araci yapmis, ama fiyati baya yuksekti, alamadim.
param yetseydi ioniq5n alirdim kesinlikle.
0
cooperr
(01.05.26)
(7)

Araba gurmelerine bir soru?

koskoca kirpi
Merhaba,Ben arabadan hiç mi hiç anlamam; bir tane i30, bir tane kamyonet var halihazırda kullandığımız. Aynı evin ikinci kullanımdaki binek aracı olacak. Bütçe 700-800k; manuel vites, günlük rutin işe gidip gelirken kullanılacak. Aradığım özellikler, az yakacak, ustayla az muhatap edecek, vergisi, s
Merhaba,

Ben arabadan hiç mi hiç anlamam; bir tane i30, bir tane kamyonet var halihazırda kullandığımız. Aynı evin ikinci kullanımdaki binek aracı olacak. Bütçe 700-800k; manuel vites, günlük rutin işe gidip gelirken kullanılacak. Aradığım özellikler, az yakacak, ustayla az muhatap edecek, vergisi, sigortası vs. az olacak, konfor önemli değil. Cidden arabadan zerre anlamıyorum, öneri vererek bir yardımcı olur musunuz.
0
koskoca kirpi
(30.04.26)
İ20 clio
0
mikahakkinen
(30.04.26)
mikahakkinen +1.
0
kuzey li
(30.04.26)
i20 ilk benim de aklıma geldi, ama instagramda bir tane 2'li araç yorumluyor denk geldim i20 fiyatı çok şişti falan dediler o kafamı karıştırdı biraz.
0
🌸koskoca kirpi
(30.04.26)
fiyat şişme sebebi ucuz ve sorunu az. ama talep çok.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
1.3 multijet egea. i20 bunun yanında araba değil gerçekten. Egea gereksiz gömülüyor. Zaten kötü olsa bütün taksiler Egea olmazdı. Arkadaşımın taksileri var. 1.3 üretilmeyecek diye daha yeni yeniledi araçlarını temiz düşük km alıp.
0
jackyr
(30.04.26)
binek degil ama,
fiorino lpgli.
0
designer
(01.05.26)
buyuk konfor beklentisi yoksa egea hem motor hem bakim onarim maliyetleri olarak ideal araclar. begenmedim dersen de ayni gun alicisini bulursun.

yalniz aractan anlamayan biri icin ikinci el dizel arac almak tam bir kumar. bitik motora denk gelirsen bes senelik masrafini bir gunde cebinden alabilir. bu yalniz dizel degil ikinci el her arac icin bu sekilde. almaya giderken arabadan anlayan biriyle gidin ve kesinlikle saglam bi ekspertize gosterin.
0
johnnie w lker
(01.05.26)
(15)

Çocuğu olan duyurucular?

bobinhoo
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)

2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?

3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur muydunuz?

4) Genel olarak çocuklarla çok vakit geçirmekten hoşlanmayan ve ekstra sorumluluklardan kaçınan birinin; “hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var” ya da “ileride yalnız kalma kaygısı” gibi nedenlerle çocuk yapması sizce doğru mu?
0
bobinhoo
(30.04.26)
1-hayatım kökten değişti, hayatıma çocuk dahil olmadı ben tamamen başka biri olup çocuğa dahil oldum.
2-istemediğime emindim, yanlışlıkla oldu.
3-zamanı geriye alabilsem yaşım gençken 2-3 çocuk daha yapardım şimdi yaştan dolayı en fazla 2 yapabilirim.
4-çocuklardan hoşlanmıyordum hala hiç sevmem ama kendi çocuğumu seviyorum, yaşlanınca bana bakmasını zaten ben istemem, oğlumu o kadar çok seviyorum ki onun hayatında böyle bir sorumluluk olmak istemiyorum.
Soruya cevap, hayır doğru değil. Ben anne olunca anneliği sevdim ama herkes sevmeyebilir. Yine de siz riske girmeyin. Ya sevmeseydim yani şu an cehennem olurdu.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
1. hayatim degismedi tecavuze ugradi (ayrica kimsemizin olmadigi bir yerdeyiz anne babadan bile yardim yok)
2. emindim super oldu
3. her turlu isterdim yine
4. degil. sorumsuz adamin isi degil cocuk buyutmek.
0
pasaklıpepee
(30.04.26)
2) kimse yüzde yüz emin olamaz sonuçta örneklerini görsen de senin hayatına ne getireceğini tam olarak kestiremiyorsun. ama bizimki tamamen planlıydı yani çocuk sahibi olalım dedik ve olduk.

3) bunu çok sorguluyorum ama zaten çocuk gözümün önünde olduğu için yok, doğurmazdım diyemiyorum net bi şekilde. çocuğun kendi zorluğu bir yana ülkenin durumu, gelecek kaygısı da etkili bunda. ama çekirdek aile içindeki durum için düşünürsek zaman zaman kafayı yiyip pişman olduğum oluyor. ama zamanı geri alabilsem yine çocuk sahibi olurdum :D

4) benim çocuk motivasyonumu güzel özetlemişsin aslında. 'hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var.' çocuk istemeyen, sevmeyen, yapmayan, yapamayan herkesin durumuna ve fikrine saygı duyuyorum. tamamen kendi yaşantım için yorum yapıyorum. kafamdaki 'aile'nin içinde çocuk olmalı illaki diye düşünüyordum her zaman. asla çocuk düşkünü, anaç biri olmadım ama kafa yapım buydu.

1) hayatım kökten değişti +1
yani çocuk doğuruyorum, onu hayatıma ortak ediyorum, biz ona değil o bize alışacak tarzı instamom'luk gerçek hayatta pek karşılığını bulmuyor.
mesela bizim için saat 20.30dan sonra dışarıda olmak gibi bi kavram yok. ya da ne bileyim çocuğun öğle uykusunu atlatmak gibi bi imkan yok. yapabilen varsa tebrikler.
yeme içme gezme tatil. her şeyin tarzı değişiyor.
geçen evli ama çocuksuz arkadaşlarımız geldi. bi yerde tatlı yemek istedik ama akşam yemeği yiyemeyiz diye vazgeçtik. ben de canım çekti, aklıma düştü filan diye söyleniyordum. olsun ya akşam yemekten sonra basar gideriz dediler. hayır gidemeyiz çünkü çocuğun uyku saati... gibi gibi örnekler.
0
elorelia
(30.04.26)
1.hayatımız tamamen çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillendi.(tamamen yardımsız perişan olduk.)
2.emindik. ama bu kadar kendimizi unutacağımızı hayal etmemiştik.
3.olurduk.
4.çocuk sahibi olmak ekstra sorumluluk zaten. eğer bu bir erkekse eşi çok zorlanır.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
2) bebek bekliyoruz. emin olmak tam tabir değil. bir bilinmezlik olduğu kesin ve tabii ki hayatımızın farklı bir yöne doğru evrileceğini tahmin ediyoruz. bizim motivasyonumuz ilişkimize ve birbirimize olan güvenimizden ileri geldi. kendimize yakıştırdık yani. çocuğum ilerde bana bakar filan gibi şeyler mantıklı gibi görünse de aşırı mantıksız. tanrıcılık oynayarak bilinmez bir zaman için bu tarz düşüncelerin mesneti yok. aile olmak istiyor musunuz, ilişkinizde buna motivasyon var mı, soru bu olmalı.
0
awlmi
(30.04.26)
1. Büyük ölçüde değişti, ben rahatıma düşkün biriyim eşimin çalışma saatleri esnek olmasa kafayı yerdim. Allahtan kolik falan değildi bebeğim.
2. Bunları göze alarak çocuk yaptım diyemem zorlanacağımı biliyordum ancak anne olma isteğim her şeyin önüne geçti bir de biyolojik saat meselesi var yaş 30 olmuştu.
3. Sevgisi bambaşka bir şey, yine olsa yine yapardım ama ikinciyi yapmayı düşünmüyorum, tüm bunları sil baştan yaşayamam.
4. Yalnız kalma korkusu dahil hiçbir pragmatik düşünceyle çocuk yapmayın çünkü ileride size bakacağı veya görüşmek isteyeceği garanti değil. Beklentisizce yapılmalı, iyice emin olunmalı.
0
ekimoloji
(30.04.26)
1. Çocuk yapınca hayatım çok değişti. Sürpriz olmadı ama. Değişeceğini biliyordum. Değişti ve güzelleşti. Gerçi zaten güzeldi. Daha güzelleşti. Hayat çocuk etrafında değil, çocuğun da dahil olduğu bir şekle büründü. Yeni nesillerde çocukerkil aile yapısına geçiş oluyor. Bizde öyle olamazdı, olmadı.
2. Evet
3. Tek bırakmazdım. Kardeşleri olsun isterdim. Hata ve haksızlık yaptım.
4. Çocuk yapmak, çocuk sahibi olmak içgüdüsel bir olgudur. Ben çocuk yapmayacağım diyenlerin bu konuda dünya görüşlerinin yeterince olgunlaşmadığını, hayata bakışlarının 'Ben büyüyünce hiç evlenmeyeceğim.' diyen çocuğunki kadar dar açılı olduğunu ve ileride aşırı pişmanlıklar yaşayacaklarını düşünüyorum.
-8
Mirket
(30.04.26)
1- annem cocuktan sonra hicbirsey eskisi gibi olmuyor derdi, dedigi gibi oldu. hayatin tamamiyle degisiyor cocuk herseyin merkezi oluyor. hanimin ilk tanistigim kadin ile alakasi yok, bambaska birine donustu.

2- ben hazirdim, hatun hazir degildi galiba. onu cok iyi etkilemedi.

3- kesinlikle evet.

4- kesinlikle hayir. benim amacim bayragi devredecek birisi olmasi gerekliligi idi, bir de bence annelik/babalik duygusunu herkesin tatmasi lazim, bambaska birsey. ilerde bana baksin diye cocuk yapilmaz, oyle bir seyin garantisi yok cunku.
0
cooperr
(30.04.26)
1. %75 degisti, ha deyince cikip bi yerlere gidemiyorum. Ama henuz kucuk. Yavastan toparlanabilir belki bu kisim.

2. Degildim. Pozitifi gorunce hafif bir yas xd Ama bu duygu azalarak kayboldu. Simdi supper bi anneyim xd evt kendim karar verdim ;)

3. Bu soruya şöyle cevap vermek isterim... cocuk sahibi oldugum icin pismanim ama cocuk sahibi olmasaydim da pisman olacaktim. Hep "acaba olsa miydi" "nasil olurdu" hissiyle yasicaktim. Simdi de "cocuksuzken hayat ne guzeldi" hissiyle yasiyorum ;) yaş onemli bi ayrinti galiba burada. 35ten oncesi ve sonrasi cevap degisebilir

4. Bu kisi bir babaysa ona bisi olmaz, eşi aşşşşırı zorlanir xd bu kisi bir anneyse muhtemelen bambaska birine evrilir
0
üğpoıuy
(30.04.26)
1) Tamamen değişti, ilgisi alakası yok önceki hayatımla. Şu anda çocuklar 10 yaşını geçtiler hala ilgisi yok.
2) Evet ama tabii insan endişe duymuyor değil bin nedenle...
3) Evet
4) Şu anki düşüncelerin bundan 5-10 yıl sonra aynı kalmayabilir. Bazı insanlar kesinlikle çocuk yapmayacaklar, hatta evlenmeyecekler bile, o noktada değilsen herşey değişiyor bu hayatta. Değişimin olmamasını istiyorsan aktif olarak ve bundan dolayı depresyona gireceksen o zaman evet, çocuk yapmak iyi bir şey değil ama o zaman hiç bir yeni şey yapmak iyi bir şey değil.
0
compumaster
(30.04.26)
1. hayatım tamamen değişti ama bu halinden çok memnunum.
2. evet ama %100 demek bence fazla iddialı. çünkü milyon tane kaygım var bunların büyük kısmı çocukla ve onun geleceğiyle ilgili.
3. evet ama keşke daha erken çocuk sahibi olsaydım.
4. çok ama çok yanlış. eğer amaç sadece çocuk sahibi olmuş olmaksa asla ama asla çocuğu aklından bile geçirmemeli.

eğer bu soruyu sen kendi veya partnerin için falan soruyorsan özellikle 4. soruyu tekrar tekrar düşünün.
0
scudman1
(30.04.26)
1) Benim hayatımı oğlum şekillendirdi, ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, daha iyi şartlarda yetiştirebilmek için gece gündüz çalıştım, ek işler yaptım, öğrencilerin bitirme projelerini yaptım (gurur duymuyorum), endüstriyel projeler yaptım, bu esnada şimdiki işyerimin sahibiyle tanıştım ve hayatım değişti. Herhangi bir ekonomik sıkıntım kalmadı, dünyayı gezebileceğim bir işe sahip oldum.

2) İsteyerek çocuk sahibi oldum, ben de eşim de çok istiyorduk.

3) Oğlumu çok seviyorum, zamanı geri alsam gene onu isterim. Çok fantastik bir rüya görmüştüm, eşimle tanışmamışız, çocuğum yok. Eşim beni tanımadan yanımdan geçip gidiyor, içimde öyle büyük bir boşluk hissettim ki sabah uyandığımda ağlama limitlerine geldim.

4) Kesinlikle yanlış, yalnız kalmamak için çocuk mu yapılır ? Hele ki onunla vakit geçirmeyecekseniz bunun acısı çocuk çok derin yaşıyor, sık seyahat ettiğim için bazen o kadar özlüyor ki eve döndüğümde kısa süre sonra tekrar gideceğim diye strese giriyor
+2
kimlanbu
(01.05.26)
1. çok değişti, düşündüğümden çok daha fazla değişti. bir insanı hayatta tutmak gibi bir sorumluluk yükleniyor ilk günden. sonra da her şeyde onu da hesaba katarak sürdürme zorunluluğu hayatı. fiziksel ve duygusal olarak çok fazla zorluk ekleniyor.
2. çok emindim çok istedim.
3. evet olurdum, pişman değilim.
4. yanlış çünkü çocuklarla vakit geçirmeyi seven ve anne/baba olmayı çok isteyen biri için bile bu kadar zor bi şeyken istememiş/planlamamış/bunun için çaba göstermemiş biri için ne kadar zordur tahmin edemiyorum.
0
mezzosprite
(01.05.26)
ya bu arada "yaşlanınca bana baksın" motivasyonuyla çocuk yapmak dünyanın en saçma yatırımı. geçen müge anlıya çıkmıştı sonunu izlemedim ama yaşlı annesini öldürmüş kadın galiba. babasını da öldürmüş olma ihtimali vardı. sevgisiz çocuk yetiştirince bu tarz şeyler de olabiliyor yani, taş doğursalar daha iyiymiş. ki sevgiyle büyütsen bile çocuğuna bakmakla annene babana bakmak farklı şeyler, çocuğunun minnoş poposunu silmekle yetişkin bi insanın poposunu silmek çok farklı. birinin büyümesine yardım ediyorsun hayal kuruyorsun, ümitli bi şey; diğerini ölene kadar idare ediyorsun, kasvetli bi şey. hani çocuğunuz sizi çok sevse bile onun için bunu dilemezsiniz, sevmezse de size bakmaz zaten muhtemelen. ki ben annemi çok ani kaybettim ve hala "keşke ölmeseydi yatalak kalsaydı ve hayatım boyunca ona baksaydım" diyorum ama zor yani.
yalnız kalmamak için çocuk yapmak yerine kendi hayatınıza bakın, iyi arkadaşlıklar kurun, zaten yalnız kalmazsınız. istemeyerek yaptığınız bi çocukla gayet yalnız da kalabilirsiniz.
0
mezzosprite
(01.05.26)
1, 2, 3- Evet
4- Çocuk çok zor bir şey, normalde zorlukla mücadele edebilen bir insan değilseniz çocuğu hiç sanmıyorum. Ama çocuk sevmekle çocuğunu sevmek aslında birbirinden çok alakasız iki şey. Hayatım boyunca çocuklara karşı nötrdüm ama kendi çocuğumu aşırı fazla seviyorum, yapmayı sevmediğim her şeyi yapabiliyorum. Çok biyolojik bir durum
0
redlinetheturk
(02.05.26)
(7)

şehir kumrularının kahverengi/sarımsılaşması?

mikahakkinen
bu kumrular bizim çocukluğumuzda griydi. şimdi nerede görsem ortası sarı ve kahverengi olmuş? ırk mı değişti? göç mü var?
bu kumrular bizim çocukluğumuzda griydi. şimdi nerede görsem ortası sarı ve kahverengi olmuş? ırk mı değişti? göç mü var?
0
mikahakkinen
(30.04.26)
Ben adanalıyım. Adanada kumrular ben kendimi bildim bileli kahverengiydi.
0
nuevo
(30.04.26)
güvercinler gri, kumrular kahverengi. 90larda çocuk olan birisi olarak benim için hep böyledir.
+4
abelardo
(30.04.26)
Ben de hiç gri kumru görmedim, belki farklı bir tür kuşa daha kumru deniyordur yetiştiğiniz çevrede o kalmıştır aklınızda. "Gu guuu guk" diye öten canlıdan bahsediyoruz değil mi?
0
akhenaten
(30.04.26)
40 yıllık istanbulluyum güvercinler gri ve hafifi iri kumrular bordo-kahverengi ve cılız olur.
+3
orpheus
(30.04.26)
işin uzmanına sordum böyle diyor :) i.imgur.com

daha saçma cevap vermiyor muydu bu ya şakalı cevap olsun demiştim çok boş yapmamış. yine de o kadar uğraşmışken planı bozmadım attım...

ben de gri gördüm hep, hala kumru diyince aklıma gri kuş gelir kahverengi gördüm mü bilmiyorum. şu değil mi kumru işte? i.imgur.com

özellikle kahverengi kumru olarak arayınca (bkz: küçük kumru) diye başka bi tür çıkıyor genelde.
+1
konetsu
(30.04.26)
denizli ve egede b en çocukken hep griydi. ankarada okudum. hep griydi. yaş 40 a geldi bu kurumlar sarardı. yapay zekanında dediği gibi kumrularda göç almış.
0
🌸mikahakkinen
(30.04.26)
Güneydekiler gri olup ötüşü bile farklıdır
0
Mistyimage
(01.05.26)
(16)

20 dakikalık komedi dizisi

elorelia
beğenilenlermodern familybrooklyn 99friendscommunityabbott elementarybeğenilmeyenler himym (fazla karikatürize karakterler)the office (bu tarzı sevmiyorum)life in pieces (modern family gibi ama nedense sarmadı)30 rock izledik bi bölüm ama gülmedik. amazon, netflix, hbo üyelikleri var. bu platformlar
beğenilenler
modern family
brooklyn 99
friends
community
abbott elementary

beğenilmeyenler
himym (fazla karikatürize karakterler)
the office (bu tarzı sevmiyorum)
life in pieces (modern family gibi ama nedense sarmadı)
30 rock izledik bi bölüm ama gülmedik.

amazon, netflix, hbo üyelikleri var. bu platformlarda olan benzer dizi önerisi istiyorum. karakterlerle bağ kurulabilen, duygusal bi yanı da olan dizi istiyoruz sanırım.

eklemeyi unutmuşum. scrubs, the good place izlendi beğenildi.
-1
elorelia
(30.04.26)
friends hariç sevdiklerimiz ortak gibi. Scrubs tam sizlik hem feel good tarzı komik hem de duygu yoğunluğu da yer yer yüksek tavsiye ederim ama disney'de var şu an sanırım. Ki yıllar sonra yeni sezonu da çıktı.

Onun dışında yine Ted Lasso da güzel bence ama o da apple tv'de ülkemizde yok anca malum yollardan izlenir. Onun da bu yaz yeni sezonu çıkacak birkaç sene sonra.

Bi de Derry Girls'ü tavsiye edebilirim, tipik sitcom gibi değil ama izlerken çok eğlenmiştim. Netflix'te var bu. Bu diğerleri kadar feel good mu tam emin değilim ama Troubles dönemi Kuzey İrlanda'da geçen dönem dizisi tadında bile izlenir. Onun dışında mizahı da bi Office kadar insanı geren bir mizah değil (office, its always sunny in philadelphia tarzı komedileri izleyemiyorum ben maalesef başkaları adına utanmaktan asjdsjd)
0
nundu
(30.04.26)
coupling. platformlarda var mi bilmiyorum.
+4
lemmiwinks
(30.04.26)
Thats 70s show?
0
eja
(30.04.26)
Tabii ki THE GOOD PLACE, komik, duygusal ve bag kurduran her sey var. Basi sonu belli ve cok guzel baglayarak bitirdiler, boslukta kalmadi.

Ted Lasso'yu komedi sinifina koymazdim ben ama Nundu bahsedince fikir belirteyim dedim, cok duygusal ve derinligi olan bir oyku bazen mizahi de olabilen anlarla anlatilmis. Yeni sezon gelmeyecek diye son sezonun iki bolumunu seyretmedim bitmesini istemiyorum cunku o kadar guzel.
+3
warrior princess
(30.04.26)
the office sevmemeniz üzücü olmuş izlediğim en iyi komedi dizisi. ilk sezonu izleyip cringe bulduysanız vazgeçmeyiniz.

zamanında ben de böyle bi soru sormuştum:
www.eksiduyuru.com
+1
jelly bear
(30.04.26)
The Big bang theory? Modern family'den sonra en sevdiğim sitcom dizisidir.

The good place +1

Bir de tam komedi sayılmaz ama iyi hissettiren bir dizi: nobody wants this
+2
fraise
(30.04.26)
lillyhammer netflix.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
Seinfeld
+1
nothing in my way
(30.04.26)
Happy Endings
0
peki madem
(30.04.26)
Hacks ve Two Broke Girls ekleyebilirim gönül rahatlığı ile.
+2
denizmaniaherif
(30.04.26)
Schitt's Creek ve Louie
+2
devilone
(30.04.26)
curb your enthusiasm.
fleabag.
it's always sunny in philadelphia.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
Schitt's creek +994848382
Ara ara dönüp izliyorum kesitleri.
The office ve 30 Rock nasıl sevmediniz anlamadım. Bence 30 rock biraz daha zaman verin, gelmiş geçmiş en iyi dizilerden birine bir bölüm biraz az olmuş.
Onun dışında biz de hanımla izliyoruz böyle bizim sevdiklerimiz;
Raising hope
Ghosts ama ingiliz versiyonu
Parks and rec
What do we do in the shadows
The it crowd
Black books

Animasyon olursa;
Bob's burgers
King of the hill
0
logisticsmanager
(30.04.26)
The Good Place +3
Seinfeld +2


Animasyon olursa;
Family Guy
0
put it in your appropriate place
(30.04.26)
Coupling yazmaya geldim ama zaten yazılmış direkt +1 vereyim.
0
kimlanbu
(01.05.26)
it crowd
0
renegade
(01.05.26)
(11)

bu pilates niye bu kadar önemli?

duyurukullanıcısı
her kadının top hayali neden sonsuza kadar pilates yapmak? cidden soruyorum. kimle konuşsam mutlak ulaşılması gereken nokta düzenli pilates yapmak'a çıkıyor kadınlarda.
her kadının top hayali neden sonsuza kadar pilates yapmak? cidden soruyorum. kimle konuşsam mutlak ulaşılması gereken nokta düzenli pilates yapmak'a çıkıyor kadınlarda.
-7
duyurukullanıcısı
(30.04.26)
Tayt giyilip ayak fetişi objesi olunuyor. O yüzden
-8
runaway
(30.04.26)
fazla kas yapmadan vucudu toparladigi icin bence. biraz da moda tabi.

bir erkek olarak ben de yapiyorum. core kaslari iyi gelistiriyor.
+3
lemmiwinks
(30.04.26)
çünkü kadınlar moda olan her şeyin kulu kölesidir. faydası var mı yok mu bakılmaz.
-12
yazar yazmaz yazan yazar
(30.04.26)
önce beyaz yaka silkelemesiydi, şimdi ev kadınlarına kadar indi. tayt giyip herkesi silkelemeye başladılar.
-9
mikahakkinen
(30.04.26)
yazar yazmaz yazan yazar +1

17 yıllık aktif sporcuyum anatomiyi diyeti baştan aşağı anlatıyorum beni dinlemez gider zattiri zort instagram ünlüsünün lafıyla iş yapar.

Geçen tanıdığım bir kadın şu sırt kütletmecilerden birine gitmiş yarım saatlik seansa 14 bin lira verip gelmiş...Git 5 şınav çek desem çekmez.
-2
yurtsuz john
(30.04.26)
benim bel ağrılarımı bitirdi. fıtıklı erkek bireyim. yüzmeyle beraber tabiki.
0
kveldulv
(30.04.26)
Çünkü pilates faydalı bir spor. Pilatesten çıkınca kendimizi iyi hissediyoruz, başka bir sebebe gerek var mı? Her pilates dersi aynı etkiyi vermiyor bu arada, doğru hoca ile yapılırsa o izometrik kasılmaların bağımlısı olabilirsiniz. Biraz zorlayan, ertesi gün kas ağrısı yaşatabilen pilates derslerini ben de seviyorum. Hot sculpt, pilates, barre vs fark etmez düşük etkili ama yüksek tekrarlı tüm egzersizlerin hastasıyım. Erkekler genel olarak güç antrenmanı sevdiği için bu tarz endurance geliştiren sporları küçümsüyorlar gibi geliyor
+7
kullanicadi
(30.04.26)
Ciddi derecede skolyozu olan kadının iki ay pilates sonrası postürünün gözle görünür derecede düzeldiğini gözlerimle görmüş fotoğraflarla belgelemişliğim var. Sıkılaşma ve göbek ve basende incelme konuları da cabası.
Pilates işe yaramıyor diyene sadece güler geçerim.
Sporun herhangi bir dalında ter döken her kim varsa eli öpülesidir ve pilates de ciddi bir spordur.
+1
Mirket
(30.04.26)
kadınlar icin biraz daha vücudu sıkılastıran bir spor turudur. Ayrica salonlarda agirlik kaldırmaktan ziyade reformerlar, toplar falan daha eglenceli gelir bazı kadınlara gore.
+1
acelaacedebela
(01.05.26)
fiziksel etkisinden çok psikolojik bir etkisi var

3phd mi? pilates hocalığı mı? desen?

sanırım kadınların %90'ı pilates e gider
-4
🌸duyurukullanıcısı
(01.05.26)
"kaynak: götüm" özgüveniyle konuşmak kolay tabi. aynı şeyi önceden yoga, meditasyon, hatta terapi için de söylediniz. şimdi sırada pilates var demek. anlamadığınız ya da size hitap etmeyen şeyleri değersizleştiriyorsunuz. pilatesin olayı düşük sakatlık riskiyle core gücünü, postürü ve beden farkındalığını geliştirmek. az yorup çok etki ediyor. ayrıca herkesin spor motivasyonu, zevki ve ihtiyacı farklı. "kadınlar moda kölesi" gibi genellemeler dümdüz tembellik. argüman değil. bi şey popüler diye değersiz olmaz, işe yaradığı için yaygınlaşır. kısacası bilmediğiniz için küçümsemek yerine gidin öğrenin ya da işinize bakın
+3
mezzosprite
(01.05.26)
(11)

Pestisit krizi

liberalhippi
Arkadaşlar hangi ilaçlı meyveleri sebzeleri tüketiyorsunuz nolacak bu memleketin hali ? Napacağız?
Arkadaşlar hangi ilaçlı meyveleri sebzeleri tüketiyorsunuz nolacak bu memleketin hali ? Napacağız?
+1
liberalhippi
(29.04.26)
kahvaltıda maydonoz, dereotu gibi üzerindeki olası ilacı ovalayarak atması zor şeyleri yemeyi seviyorum. bu sebeple yıkarken sirkeli-karbonatlı suda bekletiyorum.

köydeki hobi bahçesinde tarım yapan arkadaşım, ben seviyorum diye bir kaç sezondur brüksel lahanası yetiştirmeye çalışıyor ama böcekle başedemediğinden yakınıyordu. komşusu da maydonoz-dereotu vd salata malzemeleri yetiştirip satan bir çiftçi. onunla muhabbeti geçmiş; ardından bana dedi ki, onları sakın yeme! zira komşusu ilacı bitkinin üstüne değil direkt sulama suyuna karıştırıyormuş (belki zaten hepsi öyle yapıyor; bilmiyorum artık). yani benim sirke-karbonatla üstünden yıkayıp arıtma falan hikaye..

bütçem elverdiği ölçüde organik tarım sertifikalı üreticilerden almaya çalışıyorum ama bunda süt ürünleri ve yumurtayı öncelediğimden, sebze-meyveye pek para kalmıyor. bu sebeple bunları sezonunda ve az yemeye çalışıyorum.
+4
lil siztah
(29.04.26)
İki sezon minicik bir alanda unlu bit zararlısıyla tarım ilacı kullanmadan mücadele edip kaybetmiş, konuya da kenarından köşesinden vakıf biri olarak,
- paran varsa organik sertifikalı tarım ürünlerine yönel,
- sirkeli ya da karbonatlı sudan bahsedenlere de gülüp geç, çünkü olmaz öyle şey. derim.
-1
Mirket
(29.04.26)
depremden önce yakınım Hatay’da tarımla uğraşıyordu. Orada ve çevre bahçelerde zaman geçirme fırsatım oldu ve ürünlerde kullanılan ilaçların haddi hesabı yok. bir de ucuz olsun diye bilinmedik ilaçlar kullanılıyor. yetiştirilen ürünleri bırakın Avrupa’yı, Rusya almıyor. Ürünler o ülkelerin standart testlerini geçemiyor. Meyve suları da çürümüş, toplanmayan hastalıklı artıklardan yapılıyor. O günden beri organik almaya ve meyve suyu tüketmemeye özen gösteriyorum.
0
eileengray
(29.04.26)
organik denilen ürünler bildiğiniz organik değil. ülkenin en büyük organik tarım şirketinden aldığım bilgi. her isteyen ürününe organik diyebiliyor.

karbonat işe yarıyor. deneyini yapmışlardı bunun. dış yüzeydeki pestisitlerin tamamını alıyor.

hiç meyve suyu içmem. meyve de genel olarak çok az ve mümkünse ithal yerim. salata çok yerim. haftada 4-5. roka, domates, salatalık, havuç ve kapya biber ile yapıyorum. haftalık alıp iyice yıkıyorum, kağıt havluya sarıp kilitli torbalarda dolapta saklıyorum.
+3
gabe h coud
(30.04.26)
organik işi türkiyede özellikle tamamen pazarlama işi. bunu daha önceden yazmıştım, avrupada satışı yasaklanan tarım ilacını zirai ilaç satan yerler, al bunu daha ucuz diye çiftçiye satıyorlar. durumu olmayan çiftçi de alıyor. büyük marketlerede analizi yapılıyorsa oralardan almak daha mantıklı gibi. meyvede çok fazla tüketim yapmıyorum. özellikle çilek tüketmiyorum. çilek yetiştirilen bölgede yaşıyorum, çileğin aldığı ilacı alan bir meyve yok.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
sadece bu sebep ile evime ufak bir topraksız tarım serası kurmayı planlıyorum.
sıradan manav yerine macrodan vs almaya çalışıyorum. gene garanti değil ama en azından kurumsal firma. mal needennasıl geliyor takip ederler, yarın öbür gün bi denetleme olsa yüksek çıksa sorun yaşarız korkusu ile az da olsa dikkat ediyorlardır diye ümid ediyorum.
0
orpheus
(30.04.26)
@gabe'e ek olarak, mesela migros ve macro'da, organik diye 2 katı fiyata satılan, bu sebeple tercih ettiğim (ve açıkçası tadı da hiç iyi olmayan) kara*li çay, tağşiş listesinde çıkmıştı; boya ekliyor diye. bu gibi sebeplerle türkiye tarım organik sertifikasına ben de şüpheyle yaklaşıyorum açıkçası.
ancak ölümüne vegan ve organikle kafayı kırmış bir mühendis arkadaşımın anlattığına göre, ecocert sertifikasının yamuğu olmazmış; ona güveniyoruz bakalım..
0
lil siztah
(30.04.26)
Organik olması aslında çok iyi bir şey değil. O gördüğünüz %100 organik meyve sebzeler genelde çok çabuk çürür.

Ayrıca çoğu meyve sebzenin genetiği değiştirildi. Doğada bulunan saf hallerini yiyemezsiniz bile.

Hem seri üretim hem de ucuzluk için kimyasal ilaçlamadan başka şansımız yok. Emin olun, öyle tertemiz bahçeden gelen meyve sebzeleri istemezsiniz. Çok fazla böcek olur. Ayrıca genelde pörsümüş olur. Bunlar bir yana, aşırı pahalı olur. Hem üretim zamanı çok yavaş hem de miktar çok çok az olur. Emin olun kimse meyve sebze alamaz.

O yüzden kimyasal ilaçlama kötü bir şey değil. 8 milyar insanı doyurmanın başka yolu yok.
0
substituent
(30.04.26)
@substituent, bütün bunların hepimiz farkındayız, ancak tarım ilaçlarının bizdeki gibi bilinçsiz kullanımının insanları hasta ettiği de malum. elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz işte..
+2
lil siztah
(30.04.26)
8 senedir sertifikalı organik bir üreticiden koli alıyorum, aynı üretici semt organik pazarlarına da geliyor ama bana koli gelmesi daha rahat oluyor. Birkaç arkadaşım merak edip denedi ama onlar sevmedi çünkü anında yıkayıp hemen aynı hafta tüketmezseniz hemen çürüyor. Kalabalık aileyse yetmiyor, benim kendi düzenim için ideal olduğu için memnunum ama haftanın 1 günü 10 kilo meyve sebze yıkama hazırlığı gerektiren bir iş. Bayağı salyangozlu filan geldiği oluyor bazen. Bir de seçmece yok hasat neyse onu koyuyor o hafta, böyle zorlukları var o yüzden herkes sevmeyebiliyor. Ben seviyorum o hafta hasadın sürpriz gelmesini ama sebze sevmeyenler oluyor, ben de önayak olmuyorum kimseye. Eğer böyle uğraşmak istemezseniz en iyi seçenek kendi semtinizdeki organik pazarlar. Ha buna rağmen arada yetmiyor metro marketten de alıyorum tabi ama genelde market ürünü tüketimim çok azdır.
+1
titanic kemancısı
(30.04.26)
renegade
(01.05.26)
(6)

Devletin, milletin iradesi dışında hareket etmesini nasıl okuyorsunuz ?

izmirduyuru
Öncelikle mevzu önemli, lütfen silinmesin; siyasi değildir. Son yasayla beraber dağı taşı siyanürle altın arayışına açtılar ve basında bu ciddi gelişmeler yer almıyor. Şimdi şunu sormak istiyorum: Cumhuriyet; egemenliğin halka ait olduğu, halkın kendi seçtiği vekiller aracılığıyla meclis çatısı altı
Öncelikle mevzu önemli, lütfen silinmesin; siyasi değildir. Son yasayla beraber dağı taşı siyanürle altın arayışına açtılar ve basında bu ciddi gelişmeler yer almıyor. Şimdi şunu sormak istiyorum: Cumhuriyet; egemenliğin halka ait olduğu, halkın kendi seçtiği vekiller aracılığıyla meclis çatısı altında kararlar alarak kendi kendini yönettiği bir idare biçimidir. (Yanlış biliyorsam düzeltiniz.)

Halkın özellikle zehirli madenciliğe %80, %90 oranında karşı olduğu bu uygulamaları Meclis kimin adına alıyor ve yürürlüğe koyabiliyor? küçük bir ihale değil ki bir kaç kişi faydalanacak olsun, bütün memlekette maden ihaleleri daha önce hiç görülmediği kadar veriliyor, Bu konu bir noktadan sonra ülkenin üzerinde kapkara bir buluta dönüşüyor. Bu kararı kim veriyor? Vatandaşın razı gelmediği şeyi vekil nasıl onaylıyor?

Evet, bu konu ile alakalı yorumlarınızı duymak isterim

x.com
0
izmirduyuru
(29.04.26)
kapitalizm. kapitalizm. kapitalizm.

bu tür soruların cevabı asla değişmeyecek. bazen bana da "sus amk takmışsın bi kapitalizm" diyorlar ama bokun içinde yüzüyorsak ve herkes sürekli bok kokusundan şikayetçiyse önce bu bok meselesini çözmeden, her şeyi ona bağlamadan nasıl ilerlenir yani bilmiyorum.

atatürk'ün yaptığı devrim çok kıymetliydi ama tamamına varmadı. kapitalizmin ve sağcıların kaçınılmaz sonucu olarak ülke kısa sürede tekrar toprak sahiplerinin, işletmecilerin eline düşüp onların elinde şekillendi. siyaset de tabii ki buna göre dizayn edildi.

2026 türkiyesinde "hepsi aynı hemşehrim" diyerek akp'nin verdiği zararı küçümsemek veya mevcut düzeni meşrulaştırmak istemiyorum ama uzun vadede çalışma prensipleri akp de gelse chp de gelse gerçekten değişmiyor: kapitali elinde tutan, imkânlarını garibanı ezmek için kullanıyor. birinin daha "cömert" ezmesi uzun vadeli gidişatı veya temel prensipleri değiştirmez.

ülkenin her bir yanının zengin şirketlere peşkeş çekilmesi, ülkenin polisinin sadece MAAŞ ALAMADIĞI için sesini çıkaran madenciyi veya öğrencileri coplaması vs. hep aynı hastalığın semptomları.

kısacası bunların hepsi kan emici liberallerin palavrası. bizi başka bir dünya olmadığına, içinde yaşadığımızın en özgür ve ilerici ve adaletli olduğuna inandırdılar. geldiğimiz noktada ise süper güç çocuklara tecavüz edip milyonlarca insanı bombalarken kendi vatandaşı insülin alamadığı için ölüyor, hemen her yerde bir avuç zengin koca ülkeleri kendisi için çalıştırıyor. onların yere düşse almayacakları para için biz ömür veriyoruz, 40-45 yaşında başımızı sokacağımız evimiz varsa şanslı sayılıyoruz.

sosyalizm insanlara saçma, ütopik geliyor ama milyonlarca insanın geceli gündüzlü çalışıp ay sonunu getirememesi veya jeff bezos sıçmaya özel yatıyla giderken amazon çalışanlarının tuvalete bile gidemeyip şişelere işemek zorunda kalması "normal" sayılıyor.

kısacası devletin milletin iradesi dışında hareket etmesini çok "normal" okuyorum. plan tam olarak istendiği ve dizayn edildiği şekilde çalışıyor. insanlar o politik değil, bu politik değil vs. demeye devam ettiği; emeğiyle, alın teriyle kazandığı para için patrona müteşekkir olduğu sürece de hiçbir şey değişmez zaten.
0
der meister
(29.04.26)
Çok karmaşıklaştırmaya gerek yok aslında. Millet oy veriyor. Teoride kendini en iyi temsil edene veriyor. Eğer milletin %90'ının karşı olduğu bir icraat yaparsa bir dahaki seçimde karşı olanlar oy vermez. Aslında bu kadar basit. Seçilen bir vekil ya da parti bir sonraki seçimde tekrar seçilebileceği bir politikas güder. "Millet ne istiyorsa o" diye motamot bir politika olması mümkün değil. O zaman her kararı referanduma götürmek gerekir.
+1
himmet dayi
(29.04.26)
Amerika'da zamanında bir araştırma yapılmıştı. Hangi parti başta olursa olsun, zenginlerin hemen hemen tüm istekleri yasalaşırken, halkın taleplerinin çok kısıtlı bir kısmı yerine geliyordu.

Bu tüm demokrasilerde böyle. Sebebi de gelip gelip insanın açgözlülüğüne, makam, güç ve para arzusuna dayanıyor.

Eğitim şart. Bir toplum birey bazında manevi disiplinini ne kadar yüksek tutabilirse insanlıkla ilgili konularda o kadar ilerleyebilir. İş dönüp dolaşıp bireysel karakter kalitesine dayanıyor. Ben, toplum olarak hali hazırda helak olduğumuzu ama bunun henüz farkında olmadığımızı düşünüyorum.
+2
yadigar
(29.04.26)
bugünlerde 1940'ların meclis tutanaklarını okuyorum. meclis'in çatısının yapılması tartışılırken, bir vekil kalkıp, "fazla para harcatmam! ayağında çarığı olmayan köylünün ineğini satarak ödediği verginin hesabını veremeyiz!" diye bağırıyor; diğer vekiller de bunu destekliyor. şimdi olanı, bunun tam tersi gibi düşünün işte..
+2
lil siztah
(29.04.26)
şu anki iktidar, refah partisinden ayrılırken milli görüş gömleğini çıkarıyoruz dediler. patronlarla görüştüler, patronların şüpheleri vardı giderildi, arada patronlara çatsalarda her daim sermaye ne derse onu yaptılar. sermayenin maşası oldular, cepleri doldu. halkın milletin iradesini geç kendi savundukları her şeyi gömlek gibi çıkarıp değiştirebileceklerini düşünen zihin yapısı halkını ve milletini düşünmez. demirel o zaman bu dönemin devamı olan özal hükümetine "borçlanarak yol yapmayın, yap-işlet-devret ile yabancılara yaptırmayın" demişti. demirel bile bence devletçi olmamasına rağmen bu grubu bunu söylemiştir. aklı çalışan insanlar doğruyu görür cebini ve koltuğunu sevenler parayı görür. ülkenin milletin çıkarı falan düşünülmez.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
Videodaki şahıs (belki kendince) erken seçim çalışmalarını, doğa böcek çicek diyerek madencilik sahaları hususunda başlatmış .
Videonun sonunda da erken seçimden bahsediyor. Parti derdi olmayan veya tercih konusunda kararsız kalmış , doğayı seven seçmen grubunu konsolide etme çabasını görüyorum.

Bu hususta ne kadar samimi bilmiyorum ama özellikle uluslararası alanda nadir toprak elementleri hususunda azami bir yarış oldukça belirgin bir hal almışken bu gibi sosyal medyadaki paylaşımlar, ancak konunun temelinden habersiz kitleyi manüple eder.

Devletler toplumların beklentisi dışında evet hareket edebiliyor.
Genel manada statü farklılığı (yöneten ve yönetilen gibi) aradaki bilgi, tecrübe farklılığını da gösterir.
Ayda bir alınan maaşla kendi hayatına bakan çoğu kişi, devlet bazında uzun süreli kalkınma planlarının, diğer uluslararası projelerinin mahiyetini veya getirisini anlamayabilir.

Şartlarına riayet edildiğinde ise maden çıkarma işlemleri çevreye neden zarar versin?
Yazılacak çok şey var ama Türkiye'de altın çıkarma konusunda özellikle bir araştırma yapmak isteyen Türkiye'de Alman vakıfları ve Bergama Dosyası kitabına da kesinlikle göz atmalıdır.
(Kendim okuyalı 20 yıl kadar olmuştur)

Doğa , hayvan , kadın hakları , maden çıkarma ve diğer insanı ve insan bedenini de ilgilendiren projeler büyütülüp sıradışı tartışma konusu olduğunda arkaplanda olanları asla es geçmemek lazım.
-3
diyecevaplandı
(29.04.26)
(7)

kredi kartı yıllık kart ücreti

dedim ben sana
hesap ekstreme 1000küsür liralık kart ücreti yansıtılmış. bunu ödedikten sonra geri verin bu ücreti dediğimizde puan vs gibi şeylerle geri verdiklerini biliyorum. ödemeden ekstre bedelinden düşürmek mümkün mü? illa ödedikten sonra paramı verin mi dememiz gerekiyor? teşekkürler.
hesap ekstreme 1000küsür liralık kart ücreti yansıtılmış. bunu ödedikten sonra geri verin bu ücreti dediğimizde puan vs gibi şeylerle geri verdiklerini biliyorum. ödemeden ekstre bedelinden düşürmek mümkün mü? illa ödedikten sonra paramı verin mi dememiz gerekiyor? teşekkürler.
0
dedim ben sana
(29.04.26)
genelde hepsi veriyor. şartları oluyor ama. bonus puan yatırıyor.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
hemen arayın bankanızın müşteri hizmetlerini ve kart ücreti iptali isteyin bende anında geri yansıdı rakam hiç ödemedim .
+1
devilone
(29.04.26)
garanti iptali kabul etmedi. yıllık kart ücreti+50lirayı bonus olarak tanımladı. ayrıca kartı 9ay boyunca kapattırmama sözü istedi. kabul ettik el mecbur. bonusu da sanki havadan gelen para gibi harcıycaz halbuki o da kendi param.
0
🌸dedim ben sana
(29.04.26)
halkbank da iade etmiyor. iki kartım var, ikisine de olumsuz yanıt çıktı.
+1
lil siztah
(29.04.26)
müşterisine göre değişiyor, iade etmiyorlarsa çok uğraşmayın, alın bonusu devam edin.


Kart işinize yarıyorsa tabi.
0
kumandanim
(29.04.26)
ödemeden düşebiliyorlar. akbankta ödemeden düştüler mesela... 1 yıl kapamama sözü istediler. yapı kredi yarısını düştü 6 ay kapamama sözü istedi mevcut taksitler bitince kapatacağım kartı. garantide kartım aidatsız flexi ama aidatlı olsa da bonus verseler sorun etmezdim. gayet tl eşdeğeri olarak görüyorum bonusu. rahat harcanıyor çok sınırlayıcı değil. chip para harcama konusunda en iyisi yaptığın herhangi bi harcamada sonradan kullanabiliyorsun ama bonus posları yaygın yine sıkıntı yok. shell'de migros'ta n11'de hepsiburada'da vs. geçiyor. normalde yapmayacağım bi alışveriş yapma ihtiyacım olmuyor bonus harcarken.
0
konetsu
(30.04.26)
İşbankası da ödedikten sonra maxipuan olarak veriyor. Nasıl olsa harcıyorum diye kabul edip geçiyorum, bir kaç kere kapatmakla tehdit ettim ama yemedi. Bu konuda işbankası kadar g.tü kalkık banka görmedim.
0
ekimoloji
(30.04.26)
(17)

insanlari dis gorunuslerinden yargiliyor musunuz

antikadimag
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.sizin de boyle dis gorunusten yargilamal
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.

sizin de boyle dis gorunusten yargilamalariniz var mi? yoksa hic yargilamam dis gorunusten bir insan hakkinda cikarim yapamayiz mi diyorsunuz?
-1
antikadimag
(29.04.26)
Yargılamam.
+5
rock n roll
(29.04.26)
Hayır
+3
ezkaza
(29.04.26)
İnsan ilişkilerini şekillendiren bir numarali şey dış görünüş. Aksini iddia eden ılık şeyli hümanisttir.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(29.04.26)
deliyi 3 km ilerden tanırım. bakışlarıyla yargılarım. bu kesin sıkıntılı derim.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
tabii ki yargim olur ama ben yine de hi konusmasini duymak isterim ses ve konusma degerlendirmesi oransal olarak yuksek bende
+4
ala09
(29.04.26)
tipe göre çıkarımda bulunmam ama dış görünüş muhakkak ki ruh halninin yansımasıdır.
bunun içine de tavırlar, mimikler, temizlik, kişisel bakım, giyim tarzı vs. girer.
+3
lazpalle
(29.04.26)
yargılamıyorum da seçtiği kıyafetten saçından çantasından ayakkabısından içimde tabi bi kodluyorum. genelde yanlış çıkıyor.
+3
ruhlardan esinlenen karga
(29.04.26)
Ne kadar yargılamam desek de önyargı oluyor.
0
duyuruuser
(29.04.26)
yargılarım ve hepsi de doğru çıkar
0
Hallegadola
(29.04.26)
Hiç yargılamam diyemem çünkü ilk anda illa ki kafaya fikirler geliyor onu durduramıyorum. Ama onları kenara koyup devam etmeye çalışıyorum.
0
peki madem
(29.04.26)
ya ne kadar toysunuz hepiniz kiyamam cidden. o kadar basindasiniz ki hayatin minik bir civciv gibi insanlari dis gorunusleri ile yargilamaya devam edin, o begenip sectikleriniz size iyi kaziklar cakacak.
-4
warrior princess
(29.04.26)
Yuvarlak surat= gerizekalilik, saflik
-2
Purple life
(29.04.26)
jest, mimik, kılık, üslup birinin iyi mi kötü mü olduğu hakkında kuşkusuz fikir verir. elbette dış görünüşe bakarak yargıda bulunurum.

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(29.04.26)
dış görünüş genetik mirasla ilgili iyi koşullarda yetişmiş, güzel eşlemiş insanların aktarımı söz konusu
maddi koşullar da iyi oluyor
ama yaşadığı hayatı onu nasıl şekillendirdiğini bilmiyoruz
genel olarak insanlara güvenmemek gerektiğini düşünüyorum
dış görünüşün etkisi altında kalmamak lazım
0
mantık
(29.04.26)
Tamamen yargılaman ama kısmen temkinli olurum . Sadece görüntü değil sesin ince veya kalın olması hatta adeta gırtlaktan da geride konuşuması bile kişi hakkında bir fikir verebiliyor.
0
diyecevaplandı
(29.04.26)
Yargılama değil bence bu. Düzenli gözlem sonucu yapılan bir çıkarım. Yeterince veri elde edilirse bilimsel temellere bile oturtulabilir.
-1
anaphylacticshock
(30.04.26)
Ek yapayım;

Büyük ve iri gözlü insanlar daha masum oluyor genelde. İçleri dışları bir oluyor.

Küçük, kısık ve çekik gözlüler (ırksal özellik olan çekik gözden bahsetmiyorum) daha sinsi ve içten pazarlıklı oluyorlar.

Aşırı heybetli, iri yapılı, kalıplı erkekler genelde iyi niyetli ve masum oluyor. Tipleri insanı korkutsa bile anlayışlı, konuşulabilir insanlar oluyorlar.

Bir de kısa bacaklı, bodur, tıknaz tipler var. Onlar için annem "Dötü yere yakından korkucan" der. :)
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
(3)

Selçuk restoran önerisi

duster
Hafta sonu arkadaşlarla Selçuk - Şirince yapacağız 2 gün. İlk gece sahilde belediyenin bir restoranı var orada alkollü yemek yaparız da 2. gece için öneri verirseniz pek sevinirim.
Hafta sonu arkadaşlarla Selçuk - Şirince yapacağız 2 gün. İlk gece sahilde belediyenin bir restoranı var orada alkollü yemek yaparız da 2. gece için öneri verirseniz pek sevinirim.
0
duster
(28.04.26)
şirince yolunda "kayra garden restoran" ramazandan önce tur otobüsü kahvaltı için durmuştu. son yıllarda yediğim en iyi kahvaltıydı. restoran olarak da epey iyi duyumlar aldım.
0
ground
(28.04.26)
şelçukta sahil neresi var ki? pamucak mı?
0
mikahakkinen
(28.04.26)
Pamucak'ta belediyenin restoranı diyecektim ama zaten oraya gidiyorsunuz galiba.

Şirince'de burası güzeldi: maps.app.goo.gl (ama alkollü olmayabilir, öğle yemeğine gitmiştik, hatırlayamadım.)
maps.app.goo.gl bir de meyve aromalı şarap bazlı içecek değil de gerçekten meyve şarabı almak isterseniz şurayı önereyim.
Bonus: papağan sevmeli kahveci maps.app.goo.gl
0
kobuzchu kiz
(28.04.26)
(5)

futbol kulüpleri ve başkanları

biseysorcaktim
futbol konusunda cahil olduğumu kabul etmekle beraber başkan faktörünün neden bu kadar önemli olduğunu anlamıyorum.başkanlık neden var ve neden önemlikulübün başarında başkanın faktörü nemesela fenerbahçe'nin ne şimdiki ne eski teknik direktörlerini bilmem ama ali koç'u da, sadettin saran'ı da sürek
futbol konusunda cahil olduğumu kabul etmekle beraber başkan faktörünün neden bu kadar önemli olduğunu anlamıyorum.

başkanlık neden var ve neden önemli
kulübün başarında başkanın faktörü ne

mesela fenerbahçe'nin ne şimdiki ne eski teknik direktörlerini bilmem ama ali koç'u da, sadettin saran'ı da sürekli görüp duyuyoruz. teknik direktör başkandan daha önemli değil mi?

ayrıca, önemli olan şey transferlerse, başkan tek başına oyuncu alıyor ya da gönderiyor? kulüp kendi içinde az da olsa demokrasiye sahip değil mi? yani teknik direktörün bunu alalım bunu gönderelim deme imkanı yok mu?

bu durum sadece bizde mi böyle yoksa başka ülkelerde de başkan teknik direktör'den daha mı büyük?
0
biseysorcaktim
(27.04.26)
bu ligine göre değişir. pl de takımın genel menajeri hocayla karar verir. ispanyada genelde başkanlar transfer yapar. almanyada tamamen profesyonelken, italyada takım sahipleri ne derse o olur. türkiyede genelde başkanlar cebinde parayla gelir ve harcarlar. parayı verdikleri için de kararları verirler. demokrasi varsa plde veya almanyada vardır. diğer ülkelerde takımlar başkan odaklı.
+1
mikahakkinen
(27.04.26)
1- Başkanlık neden var çünkü bizim küplerin geneli dernek statüsünde, tamamı şirket olmadığı için tek bir sahiplik durumu yok, hal böyle olunca başkanlık oluyor.
2-Başkan faktörünün zengin, devlet ile arası iyi, uluslarası networku bulunan kişilerden olması kulübe daha fazla para yatırması, sponsorlar bağlaması demek.
3- Kağıt üstünde evet, teorik olarak hayır.
4-Parayı başkan buluyor, kimi zaman cebinden koyuyor, dernek üyeleri transfer için cebinden para veremeyeceği için son söz başkanın oluyor, teknik direktör CEO, Başkanı da yk başkanı gibi düşünebilirsin.
5- Genel olarak her ülkede böyle, istisnalar var tabi.

Sonuç olarak, olması gereken işi profesyonel olarak bilenlere ( TD, Antrenör, futbolcu vs ) ye bırakan sadece maddi konularda kulübün önünü açan başkan olması. Ama bu kulüpler aynı zamanda bir çok siyasi parti liderinden daha prestijli, o nedenle bi kulübün başkanı olmak demek otomatik olarak milyonlarca kitlenin lideri olmuş oluyorsun.

He fb başkanlarında para da var, network'te var neden olmadı bu iş o zaman diyebilirsin, evdeki hesap çarşıya uymuyor bazen :)
0
ebeş
(27.04.26)
canlı örneği olarak bursaspor'un tarihine bakabilirsin.
0
duyuruuser
(27.04.26)
bunlar hem dernek hem de şirket. çok para çeviriyorlar, o kadar paranın hesabını da kimse soramıyor. yiyorsa gelen yönetim eskisini ibra etmesin, sırada kendileri var (bunun örneği pek azdır, yok desen yeridir). başkanlık bu yüzden göz önünde -amatör dahil. hatta en çok amatör dahil.

tr seviyesindeki futbolda başkanla teknik direktör en azından eşit seviyededir, teknik daha önde değildir. aksini iddia eden idealizmden kendini kurtarsın.

başka ülkeler çok geniş kavram. mesela barça'da başkan teknik direktör ekibi kadar güçlü değildir, orada teknik direktör de zaten ekole göre gelir gider. sonuncusu da yıllardır yaptıkları altyapı değişiminin görünen yüzü oldu. real madrid'de perez yüzyıldır filan başkan mesela, onların politik gücü bambaşka seviyede. onlar da tr ayarında yönetiliyor diyebiliriz. perez'e tr'den herhangi bir kulüp ver, iki sene sonra madrid ayarına getirir. böyle garip bir yer başkanlık.
0
klassno
(27.04.26)
çünkü bunlar istediği parayı istediği şekilde harcayabilen mekanizmalar ve kimse de denetlemiyor, sorgulamıyor.

en yüksek parayı alan topçu yıllık 1 milyar lira falan alıyor. öyle düşünün.
0
gurur
(29.04.26)
(3)

Erzincan’da ne yapmalı?

ekimoloji
Daha önce gitmiş, yaşamış birileri varsa nereler gezilir ve nerde ne yenir öneri verirse çok memnun olurum. Şimdiden teşekkürler.
Daha önce gitmiş, yaşamış birileri varsa nereler gezilir ve nerde ne yenir öneri verirse çok memnun olurum. Şimdiden teşekkürler.
-1
ekimoloji
(25.04.26)
erzincan dediğim dümdüz bir şehir.
zaten 1 tane caddesi var. o da dümdüz uzun.
yersen de burada et döner yiyeceksin.
müthiş lezzetlidir.

bakırcılar çarşısı var. gidip bir tane çaydanlık alabilirsin bakır.
karanlık kanyon var. çok şahane bir yer ama biraz uzak. dünyanın en büyüklerinden biri. birde burada efsane olarak orada insanların taşları oyarak bir yol yaptığı söylenir ama efsane. biri var buradan atlamış paraşüt açılmamış çakılmış ölmüş onun da mezarı orada resmi var.
tekne turu yapılıyor. birkaç aktiite var yine işte iple bağlayıp belinden salıyorlar öte yakaya.
kış zamanı kayak tesisi açıksa gidilebilir. güzeldir.
tulum peynirini de çok iyidir güzeldir.
+2
OgutucuRecep
(25.04.26)
Kemah ve Kemaliye'ye gittim. Kemaliye uzak ama kesinlikle gitmeye değer bir yer.
Apçağa Köyü var orada ve neredeyse hepimiz bu köyü bir şekilde biliyoruz.

"Orada bir köy var uzakta
Gitmesek de Kalmasak da
o Köy bizim köyümüzdür"

Kanyon'da tekne turu yapılıyor, tavsiye ederim.
Kemah'da tuz madeni var. 2024 yılı yazında bir çuval kaya tuzu almıştım, daha geçen gün çuvalın sonundaki tuzları kullanmak üzere tuzluğa ekledim. Giderseniz bana da kargo ile gönderin :)

Bu arada düğün dernek filmindeki tüpçü dükkanı da Kemaliye'de bulunuyor.
Kemaliye girişinde bir doğa tarihi müzesi var, onu da tavsiye ederim.

Erzincan merkezde tavsiye edilen bir dönerci var ama ben tavsiye etmem :)
Ergan Dağı kayka merkezinde göl var. Oraya çıkabilirsiniz manzara için.

Girlevik şelalesine gidebilirsiniz.
Tulum peynirini ben de tavsiye ederim.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(26.04.26)
12 ay askerlik yaptım. en boktan ege şehri bile oraya 30 çeker. bir şelale var oradaki restaurantta alkol var, bir orada içilir. başka da bir şey yok. dümdüz bir şehir.
0
mikahakkinen
(27.04.26)
(5)

Hanedan değişimi

put it in your appropriate place
İngiltere'de başta olmak üzere hanedan değişimi nasıl oluyor yav? İngiltere'de Tudor Hanedanı var mesela, öncesinde York varmış, sonrasında Stuartlar gelmiş. Aralarında kavgalar çıkmış, iç savaşlar olmuş.Başa biz geçiyoruz, sıkıyorsa gelin indiren lan mı diyorlar? İndirmeyen adam değildir diye cevap
İngiltere'de başta olmak üzere hanedan değişimi nasıl oluyor yav? İngiltere'de Tudor Hanedanı var mesela, öncesinde York varmış, sonrasında Stuartlar gelmiş. Aralarında kavgalar çıkmış, iç savaşlar olmuş.

Başa biz geçiyoruz, sıkıyorsa gelin indiren lan mı diyorlar? İndirmeyen adam değildir diye cevap olmuş mudur? Nasıl oluyor bu işler?
0
put it in your appropriate place
(25.04.26)
Başa geçecek velihat kalmayınca akrabalık ilişkisi olan diğer hanedandan biri geliyor, zamanında İngiltere kraliçesi çocuksuz ölünce mesela İskoçya kralı İngiltere kralı oluyordu çünkü annesi İngiltere kraliçesiyle kuzendi (büyükannesi İngiltere kralının kızıydı), gerçi annesinin kafasını yine aynı kuzeni kestirmişti ama akrabalık ilişkisi yok olmuyor neticede, böyle durumlar dışında hanedan el değiştirmez. Osmanlı'da da birkaç kez bu duruma yaklaşılmıştı, yedekte Kırım hanlığı bekliyor deniyordu ne kadar doğru bilmiyorum, mesela. 4. Murat ölürken kardeşinin öldürülmesini istiyor ama öldürmüyorlar, öldürselerdi Osmanlı da velihatsız kalıyordu çünkü başka erkek kardeşi yoktu erkek çocukları da küçük yaşta ölmüştü.
0
kizil karga
(25.04.26)
@kizil karga İskoçya kralı mevzusu evet biliyorum. İskoçya'da James VI iken, İngiltere kralı olunca James I oluyor. James VI and I diye anılıyor galiba.
0
🌸put it in your appropriate place
(25.04.26)
Evet Annesi Mary Stuart'ın büyükannesi 7. Henry'nin kızıydı/Tudor hanedanının torunuydu, o yüzden taht benim aslında türü tripleri de olmuştu, 1. Elizabeth de bu yüzde idam ettiriyor ama 1. Elizabeth çocuksuz ölünce Mary Stuart'ın oğlu İskoçya kralı İngiltere kralı oluyor, mesela Stuart hanedanın son kraliçesi Anne çocuksuz ölünce Almanya'dan Hanover hanedanlığı gelip İngiltere'nin başına geçiyor ama bu her zaman kavgasız gürültüsüz olmuyor savaşın kılın yünün çıktığı siyasi durumlar da oluyor. Bugünkü hanedan da Alman hanedanı aslında, sonradan ismini değiştiriyorlar.
0
kizil karga
(25.04.26)
Ben bu konuya bir dönem baya merak salmıştım. Genel olarak birkaç farklı senaryo var.

1- Erkek soyun tükenmesiyle veraset değişimi
Kralın erkek çocuğu olmuyor, veya ölüyor. Sonuçta ya kızı gelip kraliçeliği döneminde biriyle evlenerek yeni erkek çocuk ve yeni isimle hanedan değişiyor, ya da bu tip durumlar için önceden kararlaştırılmış veraset devri planlaması işliyor.

2- Ele geçirmeyle değişim. Bu senaryoda güçlü asil ailelerden birisi veya krala yakın bir general veya başka bir çeşit saray görevlisi iktidarı ele geçiriyor.

3- Savaşla değişim, gayet açık. Dışardan bir güç gelerek krallığı kendi hakimiyeti altına alıyor.

1. Maddedeki durumda taht genelde planlı şekilde üst soydan gelen yan kollara aktarılıyor. Örneğin iki önceki kralın kardeşinin soyundan birine. Bazen de kral ölmeden önce güvendiği bir görevlisini veliaht olarak gösteriyor.

Arada absürt örnekler de var. Örneğin Bizans'ta I. Iustinus baya çulsuz bir köylü olarak sırtında ceketiyle istanbula gelip sonra bir şekilde imparator olup çıkıyor. Siyasi, dini, karmaşık çok kompleks sebepleri var bunun. İlginç bir olay, komik bile düşününce.

Size çıkış noktası olması için ingilizce wikipediadaki listelere bakabilirsiniz. Hemen hemen her krallığın kral listeleri var. Bir hanedendaki son isim ve diğer hanedandaki ilk ismin kim olduğuna bakıp hayatlarına kısaca göz atabilirsiniz.
+1
akhenaten
(27.04.26)
fransada mesela Merovenj hanedanı varken Karolenj Hanedanı geliyor artık taht bizim diyor. papanın desteğini alan bir aile Merovenj hanedanını indiriyor. bu dönemsel bir örnek. fransada derebeylikler varken güçlü olan yönetimi almış. italyada güçlü aileler hep çatışmış ama tek krallık olamamış. bu konuda en güçlü aile habsburglar. her yere kız oğlan verip ağı genişletmişler. ingiltere daha farklı bir soyla ilerlemiş. ülkeden ülkeye değişmiş ama genelde güçlü soylu aileler yönetime yakın olmuşlar. ingilterede farklı olarak kadın krallar var. genelde avrupada pek kadın kral yok. ingiltere biraz anaç bir ülke olduğu için babanın oğlu olmak dedğilde ananın oğlu olmak daha önemli.

ingilterede genelde yakın soylar tahta geçmiş hatta şu andaki hanedan alman kökenli. tahtan çekilen amcanın almanlarla arası iyi olduğu için kendisinden hep şüphe duyulmuştur.
0
mikahakkinen
(27.04.26)
(2)

frankurttan ne getirilir?

OgutucuRecep
içki, puro, yiyecek, çikolata ya da ne getirilir?abim gitti de gelirken alsın.
içki, puro, yiyecek, çikolata ya da ne getirilir?
abim gitti de gelirken alsın.
0
OgutucuRecep
(24.04.26)
Frankfurther.
+1
mikahakkinen
(24.04.26)
sosis
0
renegade
(25.04.26)
(7)

Türkiye neden demiryolu yapmıyor

messina123
Yapsa bile aşırı yetersiz. Ülkeden çıkmayan petrole muhtacız.
Yapsa bile aşırı yetersiz. Ülkeden çıkmayan petrole muhtacız.
0
messina123
(24.04.26)
Şu arkadaş videosunda dolaylı olarak değiniyor

youtu.be
+1
yurtsuz john
(24.04.26)
Dış güç mış güç diyip kolaya kaçmadan yorumumu şuraya bırakayım. Adamlar kendi ülkelerindeki şehir içi raylı sistemi petrol şirketlerinin baskısıyla söktü. Los angelesta şehir içi raylı sistem petrol şirketlerinin baskısıyla söküldü. Türkiyenin ilk demir yolu hattı izmir aydın denizli demiryolu, ulaştırma bakanı binali yıldırımken ihaleyle çift yön yapılsın diye proje açıldı. 11 senede sadece sinyalizasyon yenilemesi yapıldı. Mesai saatlerine tren seferi özellikle konulmuyor. Ama bu 4 senede denizli aydın izmir otobanı birbirin3 bağlandı. Otobana harcanan paranın 1000 de birine 2. Hat yapılıp ulaşım kolaylaştırılabilinir. Şu an aydın denizli arası ulaşım nazilli aydın birlik araçlarıyla yapılıyor. Sprinter araçlarla. Yani olayın başı taaa marshall yardımlarına dayanıyor.
+1
mikahakkinen
(24.04.26)
Türkiye, Atatürk döneminden sonra dış yardım ve krediye ihtiyaç duymuş, bu yardım ve krediyi verenlerin yönlendirmesiyle politikalarını belirlemek durumunda kalmış bir ülke.
Bize muhtaç olmamanı sağlayacak yatırımlar için harca diye kim kredi verir bi ülkeye?
+1
Mirket
(24.04.26)
kısaca: demiryolu iktidarlar için popülist bir seçim aracı değil.

demiryolu faydası uzun vadede görülen,anlık bireysel etki yaratmayan bir ulaşım aracı. Fakat karayolu hem yapımı hızlı hem de bireylerin kişisel kullanımı daha yoğun olduğu için göz önünde.
+1
biravekahve
(24.04.26)
Atatürk bugünkü demiryollarınin tamamını yaptı 15 senede.

Erdoğan 21. Yüzyılın ilk çeyreği biterken sadece karaman'a tren getirebildi.

Sadece beceriksizlik
+1
topkapiaksaray
(25.04.26)
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(25.04.26)
(bkz: marshall planı)'dan okumaya basla, neden demiryolu yok anlarsin.
+1
cooperr
(25.04.26)
(14)

bir arkadaşım ekolü

Rondak
arkadaşım alkolden ehliyetini kaptırmış. bu yaz tatile giderken arabayı sürmek için sen de bizimle gelir misin diyor. adam evli çoluğu çocuğu var ve ben arabasını sürecekmişim hem de tatil yapacakmışım :)bu soru karşısında ne diyeceğimi bilemedim. yani böyle saçma bir soru olabilir mi?atış serbest..
arkadaşım alkolden ehliyetini kaptırmış. bu yaz tatile giderken arabayı sürmek için sen de bizimle gelir misin diyor. adam evli çoluğu çocuğu var ve ben arabasını sürecekmişim hem de tatil yapacakmışım :)

bu soru karşısında ne diyeceğimi bilemedim. yani böyle saçma bir soru olabilir mi?

atış serbest...
0
Rondak
(24.04.26)
Parayla bunu yaptırabileceği üniversite öğrencisi akrabası mutlaka vardır bence sizi de tatilde istiyor.
-4
enteg
(24.04.26)
Sende hanım ve çocukla gideceksen okey. Onun haricinde makam şoförü istiyor.
-2
etna
(24.04.26)
Bu ara ülkede neden gavatlık deyyusluk arttı acaba ya?
-16
Hallegadola
(24.04.26)
Bana neden o kadar saçma gelmedi acaba.
+7
benim bir gizli bildiğim var
(24.04.26)
size tatil ısmarlıyorsa düşünülebilir bi teklif. yok ısmarlamıyorsa saçma.
+1
elorelia
(24.04.26)
benim de bi arkadaşım uçak korkusu olduğu için tek başına uçamıyor ve bazen arkadaşlarından kendisiyle bi yerlere gitmesini rica ediyor, uçak biletlerini almayı teklif ediyor vs o yüzden bana da saçma gelmedi.
ama eşinin araba kullanmıyor oluşu saçma geldi, hangi devirde yaşıyoruz
0
mezzosprite
(24.04.26)
bu arada ben kötü niyetli bir şey kast etmedim, eşiyle tatile gidenlerde arkadaş ihtiyacı hep var eş çocukla uğraşırken mutlaka yalnız kalınıyor.
-1
enteg
(24.04.26)
bu bana teklif edilse; benim boş-beleş, vaktiyle ne yapacağını bilmeyen, kim çekerse oraya gidebilecek, tatil için hiçbir kriteri olmayan vs vs bi tip olduğumun ima edildiğini düşünür ve acayip uyuz olurum. arkadaşım ise, boşluktan 24 saat tavana bakarak yatıyor da olsa, aile tatiline şöförlük yapmasını teklif etmem. başka ulaşım aracı mı kalmadı?
nerden baksanız saçmalık..
-1
lil siztah
(24.04.26)
Samimiyet dereceniz önemli burda bence. Size saçma geldiğine göre o kadar yakın hissetmiyorsunuz. Ha bu arada ben de düşündüğümde bunu teklif edeceğim bir arkadaşım yok mesela, hanımla beraber tatil yapmak varken sırf araba kullansın diye arkadaşımı niye dahil edeyim?
0
kumandanim
(24.04.26)
Eksik veri ile değerlendirmek mümkün değil.
Samimiyet seviyesine, şoförlük teklif edilen kişinin mevcut durumunuza göre değişir.

Örneğin kişi evli mi bekar mı?
bir işle meşgul mü? Evetse, izin alması gereken bir işi mi?
aile bireyleriyle ne derece samimiyet seviyesi var? vs.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(24.04.26)
www.youtube.com

ben de çocuklu aileyim, valla çocuklu aileyle sadece çocuklu aileler anlaşır. bana gel deseler gitmem. burada önemli olan arkadaşının eşi. tripcan mı değil mi?
0
mikahakkinen
(24.04.26)
Karısı kafasının etini yemiş. Başka çare bulamıyor. Sizin kibarlık yapıp ben götürüp uçakla dönerim sonra da gelir alırım demenizi bekliyor bence.
0
nickini vermek istemeyen uye
(24.04.26)
nikini vermek istemeyen üye +1

senin gelmeni değil sadece soforluk yapmanı istiyordur.
0
kuzey li
(24.04.26)
tüm masrafını üstlense bile çekilmez. hem yancı olacaksın hem de sürekli onların keyfine göre oraya sür - buraya sür yapman lazım. bi de kafan attı bırakıp basıp gidemezsin.
0
orpheus
(24.04.26)
(10)

önümüzdeki ay ilk orta bakıma girecek araçta nelere baktırayım/değiştireyim?

konetsu
orta bakım diye bi tabir var mı bilemiyorum da ne desem bilemedim. büyük bakım değil triger devirdaim baskı balata filan olayı yok ona ağır bakım deniyor. standart periyodik bakım da değil yağ yağ filtresi vs.değiştirip geçilmeyecek.yapılanlar:??.11.2025:silecek(tam gününü hatırlamıyorum kasım başı
orta bakım diye bi tabir var mı bilemiyorum da ne desem bilemedim. büyük bakım değil triger devirdaim baskı balata filan olayı yok ona ağır bakım deniyor. standart periyodik bakım da değil yağ yağ filtresi vs.değiştirip geçilmeyecek.

yapılanlar:
??.11.2025:silecek(tam gününü hatırlamıyorum kasım başı işte)
??.11.2025:oksijen sensörü(bunda sıkıntı yokmuş sorun kablolarda gibi, tam gününü hatırlamıyorum silecekten sonra periyodik bakımdan önceydi)
20.11.2025: yağ, yağ filtresi, hava filtresi, polen filtresi, radyatör kapağı
29.11.2025: antifriz
07.01.2026: akü


yapılacaklar:
z-rot değişimi
viraj demir lastiği değişimi
şase kablolarının değişimi(veya kablo eklenmesi, şase güçlendirme işte)
şanzıman yağı değişimi
direksiyon hidroliği değişimi
fren hidroliği değişimi
benzin filtresi değişimi
klimaya bakılacak gaz dolumu vs.
el freni ayarı yapılacak, çok yukarıda tutuyor.
hortumlar(radyatör, gaz, fren vs.) değişecek

kesin olmamakla birlikte bakılacak gerekliyse değişecek:
baktırabilirsem lpgciye de uğrarım gaz filtrelerini değiştirtirim
bujiler kaç kmde bilmiyorum bakılabilir.
hidrolik zaten değişecek ama frenlere genel olarak da bi baktırırım.

bütçe ayırabilince lastikler değişecek.

ek olarak düzenli değişimi gerekmeyen ufak tefek eksiklere de baktırırım. çamurluk davlumbazlarının ikisi eksik mesela öndekini aldım arkadaki stokta yoktu bulunca alırım. sorduğum böyle şeyler değil de düzenli bakılması gereken aklıma gelmeyen atladığım bir şey var mı gibisinden daha çok.

bunlar dışında şuna da baktır, o değişirken bu da değişmeli dediğiniz bir şey var mı? mayıs sonu gibi bakıma götürmeyi planlıyorum.
0
konetsu
(23.04.26)
Araç model yıl otomatik/düz vs bilgileri de belirtseydin daha iyi olurdu.
Orta bakım diye de bir şey yok.
Çok çok markaların:
- aracını aldın. bizi de arada bir unutma ayağın alışsın (!)... tarzı bir diktesi olabilir.
Senelik bakıma 17.000tl diyen servisler var. Bakım süresi 1 yıl 1günü geçtiği anda aracının bozulacağını sanan çok insanımız da var. Tabi eski araçlarda bu pek düşünükmezdi ama araçların elektronik ve yazılıma dair fonksiyonları arttıkça bu daha da mümkün hale geldi.

Araç parçaları normalde öyle mum gibi hemen 3-5 ayda da aşınmaz eskimez erimez.
0
diyecevaplandı
(23.04.26)
@diyecevaplandı manual atmosferik benzinli. hani turbo bakımı filan yok o açıdan belirteyim atmosferik diye de...
model geely mk 2010, ama 2010'un çok özellikli araçları gibi karmaşık değil eski toyotalardan tersine mühendislikle geliştirmişler.

geely denince çok bilinmez ama 1.6 enjeksiyonlu efsane kasa corolla motoru için ne geçerliyse o geçerli bunda da, o 4a-fe motor bu 5a-fe klonu. aynı motorun 1.5 versiyonu bazı parçalarına kadar da uyumlu, trigeri devirdaimi vs. aynı kullanılıyor. hatta komple motorlar birbiri yerine bile takılabiliyor dış fiziksel ölçüleri bağlantıları vs. aynı

alt takım da büyük oranda 1. nesil yaris'e benziyor. yaris tabanlı toyota vios'un klonu bu araç. direksiyon dişli kutusu yanlış bilmiyorsam gövde olarak e11 corollayla aynı ama rot uzunlukları farklı. vs.

parçalar öyle hemen ömrünü tamamlamıyor ama araç 16 yaşında. haliyle önerilen sıklıkta olmasa da artık gerçekten ömrünü doldurmuş değişmesi gereken şeyler olabilir.
mesela kitapçıkta önerilen tüm hortumların 2 yılda bir değişimi bu fazla garantici ve abartı geldi, ama 5 yıl gibi bir süre makul olabilir. şuan alt hortum taş gibi mesela. alt hortumu kesin değiştirtirim gerisine de baktırırım.
0
🌸konetsu
(23.04.26)
genel olarak söyleyeceğim filtreler uzun süre değişmedi ise onlar değiştirilmeli. hortumlarda çürüme, sızdırma vs. başka sorunlar yoksa değiştirilmez.
hidrolik sıvılar dediğin üzere uzun süre değişmediyse onlara da bak.
z rot için ise baktır ama bir sorun yoksa değişmez.

2 yılda bir hortum değişimi önerisi mi ? :) niye ki ?
bu öneriyi yapanları 2 yılda bir uğradığımız muayane istasyonuna o
hortumlarla kovalayalım diyeceğim ama olmaz.

benim kendi adıma diyeceğim öyle tavsiye, öneri, garantiye alma, güncelleme vs. pek takmam . kaldı ki hayatın kendi gerçekleri var. bunlar göz ardı edilemez.
her şeyi garantiye, korumaya almaya yönelik yaptığımız şeyler çoğu zaman bilgisizlik ve korkumuzun büyüklüğü ile aynı seyirdedir.
+1
diyecevaplandı
(23.04.26)
@diyecevaplandı

hava polen ve yağ filtreleri değişti dediğim gibi. benzin ve lpg filtrelerini değiştirtmeyi düşünüyorum.

kitapçıkta yazan bu işte :D i.imgur.com bana da 2 yıl saçma geldi ama şuan alt hortum orijinal hortumuysa 16 yıllık bile olabilir. sertleşmiş esnekliği kalmamış şuan sızdırmıyor olsa da değiştirteceğim.

sıvılardan yağ ve antifriz değişti diğerlerine kendim girişmedim hava kalırsa tam alamazsam fren riskli iş. basit aslında bi kişi yardım etse yapılır da... zaten ustaya gitmişken toplu aradan çıkar bundan sonra da muayeneden muayeneye fren hidroliğini düzenli yeniletirim.

z-rotta sorun olduğunu biliyorum, i.imgur.com parçayı da aldım gidince diğer işlemlerle beraber yapılacak.

yani bariz bişey unutup yaa onu da yaptırmak lazımdı demiyeyim. burada bildiğim usta yok şehir dışına gideceğim bu işlemler için eski sahibinin ustasına götüreceğim. sürüşe engel ve kendi kendime çözemeyeceğim bi arıza dışında burada tanımadığım sanayi ustalarına uğramam. o yüzden enazından sorun olabilecek şeylere de gitmişken bakayım bana 2 sene sonraki muayeneye kadar sorun çıkarma ihtimalini minimize edeyim. tabiki garantisi yok sorunsuzluğun, sıfır araçla yolda kalanlar da var...
+1
🌸konetsu
(23.04.26)
başkanım konetsu bu duyuruda sen kadar arabadan anlayan yoktur. araç model markasını bosch servise gidip söylersen sana hangi km aralığında modele göre ne değişmesi gerekiyor söylerler.
0
mikahakkinen
(24.04.26)
@mika benim bilgi teorik, yerli yabancı kaynaklardan internetten araştırdığım kadarıyla... deneyim yok :) yani 10 senedir araba kullanan burada sıraladıklarım dışında ya bende şu da şu kadar zamanda bi sorun çıkarıyordu değiştiriyorduk diyen biri olabilir ne bileyim.

fazla teorik bilgi de bi yerde endişeyi arttırıyor :D geçen soğutma sıvısını eksiltti araç, dedim conta mı yandı yağa mı karıştı devirdaim mi sızdırdı kalorifer peteği mi delindi radyatör mü patladı vs :D her ihtimal akla geliyor... radyatör üst hortumunun kelepçesi gevşemiş oradan damlıyormuş.

o sıkıntı da periyodik bakıma gittiğim castrol servisinde hava alacağız diye gevşetip kendi kelepçesini oturtamayıp ellerindeki başka bi kelepçeyi taktıkları hortum... sonra niye ustalara güvenemiyorsun :D kurumsal olsun dedim ya castrol ya bosch servisi düşünüyordum ama kurumsallık sadece isimdeydi. eski sahibi sanayide tanıdık ustaya götürüyordu 5 yıl hiç su eksiltme sorunu yaşamadı araçtan kaynaklı problem yok kötü usta problemi. ondan şehir dışına gideceğim işte aynı yere götüreceğim. bosch servisi filan deneyemem castrol macerasından sonra
+1
🌸konetsu
(24.04.26)
Sanziman yagi + fren hidrolik sivisi degisimi. Hortum mortum degistirmeye gerek yok sorun yoksa.
0
The_Lollok
(24.04.26)
@The_Lollok şanzıman yağını aldım bile hazırda duruyor. onu ve hidrolikleri yapılacaklar listesinde belirttim zaten.
hortum konusunda yani sorun şuan yok da illaki sızana kadar bekleyeyim mi :D gevşek kelepçeden sızıntı olunca kontrol ettim alt hortum sertleşmiş işte taş gibi olmuş esnek olmadığında motor sarsıldıkça zaman içinde çatlama kırılma riski var.
0
🌸konetsu
(24.04.26)
illaki sorun cikartana kadar bekleyeyim mi bakis acisiyla tum parcalari degistirmek icin kendinizi ikna edebilirsiniz :) Iciniz rahat edecekse degistirin hocam
0
The_Lollok
(28.04.26)
@The_Lollok yani bu bakış açısının mantıklı olduğu kısmı soruyorum işte :D bazı konularda saçma diye tamamen saçma olmuyor. tabiki gidip ya sorun çıkarmasın diye durduk yere sandık motor filan almayacağız :D illaki siyah veya beyaz değil, ya hep ya hiç değil ki...

hortum ucuz kauçuk parça, 16 yıllık olanı var şuan kaçak olmasa da gözle bakınca dıştan çatlaklar oluşmuş esnek değiller sertleşmişler... şimdi bunu zorlamanın anlamı var mı?

mesela aynı konu lastikte olsa, yanakta çatlama görsen değiştirmez misin? henüz patlamasa da, yol tutuşu iyi olsa da risklidir çatlak veya balonlaşma varsa dimi? lastik ve fren hortumları hayati tehlike de içerdiğinden muayenede bakılıyor çatlak oluşumu varsa geçmiyor zaten ama diğer hortumlarda da mantık aynı. çatlamışsa sertleşmişse yakında sorun çıkarabilir...

mesela tanıdıktan almasam, geçmişini bilmesem, motor non-interference olmasa garantiye almak için ilk iş triger değiştirirdim. önlem olarak yaparsan evet maliyetli ama aracına göre çok daha büyük masraf çıkarma riskini düşürecek. neyseki 2 yıl önce değiştiğini, yaklaşık olarak yaptığı kmyi biliyorum ve triger kopsa bile piston/sibop çakışması olmuyor yeni kayış takıp senteyi ayarlayıp devam edebiliyorsun bu araçta.

daha son baharda mesela marş basarken zayıflık hissedersen sorun yok diyip kış gelip havalar soğuyunca araç marş basmayınca mı akü değiştirirsin? yoksa ha bu akü ömrünü doldurmuş artık sorun çıkarmadan değiştirelim mi dersin?

komple tıkanıp araç çekişten düşene kadar bekliyor musun hava filtresini değiştirmek için? soğutma sıvısının seviyesine araç hararet ışığı yakınca mı bakıyorsun? veya baktın gördün eksik, ya daha hararet yapmıyor yapınca eklerim mi diyorsun?

aynı görüyorum şuan hortum değişimini işte. baktım, sıkıntı çıkarabilecek durumda ve önleyici bakım olarak bu problemi büyümeden giderme imkanım var.
0
🌸konetsu
(28.04.26)
(10)

Gülistan Doku olayında

kizil karga
Adalet bakanı "cenaze bulunamazsa ceza almayız" diye düşünmesinler demiş, yani ceza alıyorlarmış yine ama orada prosedür nasıl işliyor, yani cenazenin bulunmasıyla bulunamamasının cezalara etkisi ne kadar oluyor?
Adalet bakanı "cenaze bulunamazsa ceza almayız" diye düşünmesinler demiş, yani ceza alıyorlarmış yine ama orada prosedür nasıl işliyor, yani cenazenin bulunmasıyla bulunamamasının cezalara etkisi ne kadar oluyor?
0
kizil karga
(22.04.26)
her birinin haklarında sabit onlarca katalog suç var. ağırlaştırılmış müebbet veremezler belki ama bir ömür yatacak kadar ceza alacaklar. yani almaları lazım ama muz cumhuriyetinde ne olur, bu valileri kendi yaratan devlet kendi valisini ne kadar yer bilemeyiz.
+2
patronaj1
(22.04.26)
öncelikle hukukçu değilim; true crime izleyicisiyim. tr'de yakın zaman kadar "ceset yoksa cinayet yoktur" diye bir kaide -sanırım resmi değil ama genel geçer uygulama şeklinde- vardı. ancak son 10 yılda falan, ceset yoksa da, kuvvetli deliller sebebiyle ceza verilenler oldu (mesela palu davası). kısacası pratikte bu kaide ufaktan değişmeye başladı. Bakan buna işaret ediyor.
+2
lil siztah
(22.04.26)
cenazesi bulunmayıp, cinayet suçundan ceza alan hükümlüler ceza infaz kurumlarında mevcut. kuvvetli delille verilebiliyor.
0
mikahakkinen
(22.04.26)
Tamam ceza konusunda hepimiz okeyiz ceza süresini nasıl etkiliyor, misal yşne 1. dereceden cinayet olarak mı kabul ediliyor yoksa 2. dereceye indirilip ceza süresi mi kısalıyor, yani bakan ceza alacak demiş ama buraya bi ayrıntı getirmemiş sanırım.
+1
🌸kizil karga
(22.04.26)
yine palu davasına göre, cezada değişen bişey olmuyor anladığım kadarıyla. ancak ceset bulunsa ve otopsiye göre bilinenlere ek olarak başka veriler elde edilse (atıyorum, 'öldürme' cepte ama bulgulara göre 'canavarca hisle öldürme' olduğu kesinleştirildi, gibi) ceza artacaktır tabii. mesela 'öldürme'ye çeşitli indirimler mevcut (kazayla, tahrikle vd) ama 'canavarca hisle öldürme'ye direkt müebbet veriliyor.
palu davasında, cesetler ortada olmadığı halde, ifadelerden, enişte'nin öldürdüğü anne-kıza öncesinde ciddi işkenceler ettiği tanık ifadelerinden anlaşıldı (cin çıkarma/büyü bozma gerekçesiyle taciz etme, aç bırakma, sürekli iğne yapma, karınlarına taş basma vd). bu sebeple adama canavarca..'dan ceza verildi.
0
lil siztah
(22.04.26)
kanıt dizisinin bir bölümünde ceset olmadan birine cinayetten ceza verildiğini hatırlıyorum.
0
inheritance
(22.04.26)
Gereği düşünüldü: …. her ne kadar davaya konu kasten öldürme fiiline konu maktule ait ceset bulunamamışsa da, tanıkların sanık aleyhine beyanlarının tutarlı ve diğer delillerle desteklenen ifadeleri, sanık (veya sanıkların) tutarsız ve çelişkili ifadeleri, muhtemel öldürme fiiline ait delillerin sanık ve sanık yakınlarınca yok edilmesi, gizlenmesi, bozulması gibi fiillerin sabit olması, maktulün kaçması, kaybolması, kendini gizlemesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması nedeni ve mahkememizde oluşan vicdani kanaat nedeni ile sanıkların kasten öldürme fiilini işlediklerinin kabulü ile TCK’nın x maddeleri gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına oybirliği (oy çokluğu) ile karar verilmiştir.
0
ground
(22.04.26)
kaynak yapıyorum ama merak ettim:
ceset bulunması ya da bulunmaması neden ceza alınmasında bir etken(di)?

yani eskiden "ceset yoksa ceza da yok" diye bir algı oluştuysa bile, sebebi neydi?
0
biseysorcaktim
(22.04.26)
avukatlar beni dövecek :D ama sanırım "şüpheden sanık yararlanır" ilkesiyle alakalı bu konu. ceset ortada yoksa, öncelikle o kişinin öldüğü kesin biçimde ispatlanamamış oluyor. bunun yanı sıra, cinayetin kesin delillerle ispatı da zora giriyor. böylece kesin delillerle(ceset) tespit edilemeyen bir suç(cinayet) için birinin suçlanmasının(katil) hukukiliği tartışmalı hale geliyor.
0
lil siztah
(22.04.26)
Herhalde cenaze ortada yoksa bi cinayet de olmayabilir gibi bir şey oluyor, cinayet silahı da yoksa mesela benzer şeyler oluyor sanırım, onda da silah maktulle faili birbirine bağlayacak deliller içerebilir diye, tamamen yanılıyor da olabilirim ama biri suçlanacağı zaman ortada hiç şüphe olmaması gerekiyor, şüphe olmaması için de cenazenin cinayet aletinin vs bulunması gerekebiliyor.
+1
🌸kizil karga
(22.04.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.