Giriş
(5)

İnstagramdan anlayanlar

pikap
İnstagramda bir iki defa konusmus oldugum biri var. Ben onu takipteyim o beni takip etmiyor. Ama hikayelerimi goruyor. Profilim acik. Merak ettigim sey beni takip etmiyorsa akisinda cikmiyor olmam lazim. Ama cok zaman geçmeden sanki onun akisinda gozukuyormusum gibi kisa zamanda goruyor. Bana ilgisi
İnstagramda bir iki defa konusmus oldugum biri var. Ben onu takipteyim o beni takip etmiyor. Ama hikayelerimi goruyor. Profilim acik. Merak ettigim sey beni takip etmiyorsa akisinda cikmiyor olmam lazim. Ama cok zaman geçmeden sanki onun akisinda gozukuyormusum gibi kisa zamanda goruyor. Bana ilgisi yok bu arada ozellikle profilime girip bakiyor gibi bir dusuncem yok sadece merak ediyorum nasil oluyor diye.
0
pikap
(13.10.21)
Aynısı ben yaşayıp sormuştum buraya.
Sonra soruyu gördü dedi ki "ne var mesajlara girince görüyorum öyle bakıyorum illa bişey mi ifade etmesi lazım??!"

Yani olabiliyor. Merak arkasındaki motivasyonu açıklaması kolay olmayan bir konu.
0
Bruce
(13.10.21)
zırt pırt profiline giriyor demek ki.
0
rose parks
(13.10.21)
Mesajlarda üstteysen gözüne takıldıkça bakıyordur. Kırmızı çemberi görünce mutlaka bakmam lazım hissi oluşabiliyor...Ama hiç ilgisi yoksa da neden merak etsin. Arama geçmişinde de üstteysen aynı şekilde. Ya da dm kutusuna çok giriyor
0
ddenizz
(13.10.21)
aynısını yapıyorum, Ddeniz +1
0
KaraSakall
(13.10.21)
mesajlaşmayalı epey olduysa baya düz stalkluyordur
0
lcha
(13.10.21)
(8)

flört esnasında "arkadaşım" dediği kişiyle sevgili olmuş

Stoneface
sevgili olamayışımıza sebep olan kişi benim bunu kabul ediyorum, hatalarım oldu. ancak 2 hafta sonra arkadaşı olarak tanıttığı kişiyle sevgili olmuş. çocuğu görmedim sadece isim olarak biliyorum. sık sık olan bir şey mi bu?
sevgili olamayışımıza sebep olan kişi benim bunu kabul ediyorum, hatalarım oldu. ancak 2 hafta sonra arkadaşı olarak tanıttığı kişiyle sevgili olmuş. çocuğu görmedim sadece isim olarak biliyorum.

sık sık olan bir şey mi bu?
0
Stoneface
(12.10.21)
Taaaaabi ki
0
her giriste sifresini unutan adam
(12.10.21)
Artık insanlar özellikle kızlar aynı anda 10 kişiyle flörtleşebiliyor, hepsiyle de gerektiğinde arkadaş devam edebilecek seviyede bırakıyorlar bence. Sevgili olsaydınız arkadaşı olarak devam edecekti. Normal bence artık böyle durumlar.
0
mg3929
(12.10.21)
Hocam gayet olağan bir sey, arkadasim dedigi kisiyi gectim nefret ediyorum surstini gormek istemiyorum cok itici keske olse dedigi kisiyle yarın sarmas dolas olabilir. Ne zaman ne olacagi hic belli olmaz.
Insanlarin, ne dedigi değil ne yaptıklarına bakmalı. Sozler onemsizdir.
0
stavro
(12.10.21)
Valla arkadas kelimesinin oyle cok ozel bir anlami yok acikcasi, cok genel bir anlami var. Tanidigin ve akrabalik baglarinin falan olmadigi herkes bisekil arkadas kumesinin icine giriyor. Yani X kisisini arkadasi olarak tanitmasi cok degisik bisey degil hatta akraba degilse baska sekilde tanistirmasinin neredeyse imkani yok.

Dolayisiyla olay cok garip bisey olmadigi icin sik sik da olabilecek bisey.
0
j r r tolkien hayrani
(12.10.21)
kafasında düzgün bi profildir, seninle de hayal ettiği gibi olmadıysa o kendisine daha uygun gelip adım atabilir.

seni aldatmıs degil ki
0
speranza
(13.10.21)
@stavro +1

Ayrica ben de 6 aydir gorustugum insanlara hep mesafe koydum. Takılıyorum abii yaa ne ciddi iliskisi, ne evliligi, biraktim o isleri ben artik uzun iliskilerden sonra, 30umdan sonra dusuncem artik dedim durdum. Ama gezdim tozdum yattik kalktik vs..

Sonra karsima bir insan cikti, daha oturakli, daha farkli, meslegi saygin, kendi duzenini kurmuş, ayaklari ustunde durabiliyor vs vs.. biseyler oturdu ve benim butun o dusunceler uctu gitti sevgili olduk. Olabiliyor yani.
0
ananiyimioguz
(13.10.21)
yedekçilik, tam dayaklık bunu yapan.
0
lcha
(13.10.21)
(16)

ekonomik sıkıntılar toplam dertlerinizin yüzde kaçını oluşturuyordur?

Transa
sb
sb
0
Transa
(10.10.21)
yuzde 75.

25'lik pay da cebimde para oldugundan degil, paraya ragmen cozulmeyecek sorunlardan dolayi.
0
alevli deniz sortu
(10.10.21)
%100 maalesef.
0
avatar is back
(10.10.21)
90
0
mg3929
(10.10.21)
%80
0
rose parks
(10.10.21)
2012'den beri falan %20'den %80'e geldi.
0
prole
(11.10.21)
%100:)
0
nothing in my way
(11.10.21)
%90 geçim derdi

%5 ailevi sorunlar

%5 sağlık sorunları
0
la lykia
(11.10.21)
hepsini
0
killerbee
(11.10.21)
%20.
Müstakil ev ve daha güvenli bir gelecek hayalim var ekonomik sıkıntılarımdan ötürü gerçekleştiremediğim. Onun dışında ekonomik problemim yok.
0
bana kedicik derdi
(11.10.21)
%75 ve hergün daha da artıyor bu oran
0
lcha
(11.10.21)
90'ı oluşturuyor.
0
drako
(11.10.21)
%40 ekonomik sıkıntılar, %30 ülkemizin her anlamda içinde bulunduğu durum, %30 doktora tezimin bir türlü bitmemesi.
0
marla is in my head
(11.10.21)
80-95 arası bir şey.
0
beretta beretta
(11.10.21)
yüzde yüz
0
freebird5406_2
(11.10.21)
Sıfır

Keşke derdim para olsa.
0
gabe h coud
(11.10.21)
30
0
since1907
(11.10.21)
(10)

Evlenme süreçleri - (Çocuğa anlatır gibi lütfen :)

nhk ni youkosu
Acaba hangileri olmazsa olmaz, hangi aşamalar öylesine/kültürel?1. evlenme teklifi (kimi yüzük lazım diyor, kimi zaten konuşuyorduk gidip birlikte alyans aldık demiş mesela)2. Söz (lazım mı?)3. Söz ve nişanın farkı ne? Bana aynı şey gibi geliyor yanlış mı? Aileler tanışıyor resmileşiyor falan. Söz o
Acaba hangileri olmazsa olmaz, hangi aşamalar öylesine/kültürel?

1. evlenme teklifi (kimi yüzük lazım diyor, kimi zaten konuşuyorduk gidip birlikte alyans aldık demiş mesela)

2. Söz (lazım mı?)

3. Söz ve nişanın farkı ne? Bana aynı şey gibi geliyor yanlış mı? Aileler tanışıyor resmileşiyor falan. Söz olduysa nişan mı gereksiz? veya tersi. Eskiden bu aşamadan sonra sevgili oluyorlarmış sanırım, biz sevgililikten bu aşamaya geçeceğiz gereksiz mi yani?

4. Nikah (resmi ve olması gereken tek şey bu aslında di mi?)

5. Düğün (nikahla birlikte yapan da var, oynanan kısım. Yapmayan da var ben o kafadayım)

Mesela bunların hepsini yapınca daha mı çok takı topluyorlar amaç o mu?

Explain like I am 5 lütfen :)
0
nhk ni youkosu
(05.10.21)
1- birkikte gidip alyans aldik biz

2- isteme soz ayni sey gibi, adettendir, cok bir seyi yok zaten

3- soz isteme aninda oluyor, nisan da insanlara "biz evleniyoz ha" demek icin bir sey. Maksar eglence

4- olmasi gereken sey bu.

5- insanlar eglensin diye yapilan bir baska sey.

Amac eglenmek aslinda. Dugun olmayinca daha az kisi geldigi icin daha az taki toplanabiliyor ama dugunun masraflarini dusununce nikah'tan gelen takilar daha makul.
0
fakyoras
(05.10.21)
1) Size bağlı. İster organizasyon yapın yüzükle teklif edin. İster bu kısmı direkt pas geçin.

2) İki çeşit "söz" var. Birincisi "gençler kendi aralarında sözlenmiş" biz ciddi düşünüyoruz niyetimiz evlenmek demiş oluyorsunuz birbirinize. Bu durumda aileler tanışmış olmaz. Bir de aileler arasında söz kesme diye bir durum var. Genelde çocuk kıza teklif ettikten sonra kızın evinde aileler tanışır, birbirlerini görmüş olurlar. Bazen bu görüşmede "kız isteme" de gerçekleşir. Böyle şeyler önemliyse aranızda konuşmalısınız nasıl yapalım diye.

3) Nişan > Evlilik yolunda olduğunuzun resmiyete dökülmesinin ilk adımı. Evde aile yakınlarıyla ya da dışarda bir salonda kutlama şeklinde yapılabilir. Nişan öncesi almış olduğunuz alyanslar sağ elinize takılır. Nikaha kadar alyans sağ elde gezersiniz. (Adet böyle işte)

4) Nikah. 5 dakika sürer, evet-evet imzalar bitti. Yarım saat kadar da nikaha gelenler takılarını takarlar biter. temiz iş.

5) Düğün. Dediğiniz gibi. Ben de yapmadım. Nikah sonrası yakın arkadaş ve genç akrabalara yemek vermiştik o kadar.

Bunların hepsini birden yapmanın takı toplamayla pek ilgisi yok. Takıların zaten %99'u nikah/düğün töreninde takılır.


Milletin ne dediğini önemseyen insanlarsanız Türkiye'de millet konuşmayı çok sever. Umursamıyorsanız kafanıza göre takılın hiç uğraşmayın bu karışık proseslerle derim ben.

Mutluluklar dilerim.
0
pispinti
(05.10.21)
bu yuzuk almayip direkt hedefe odakli, romantizmden uzak dusuncelerden fenalik geliyo. bazi kadinlar "gerek yokyeaa" diyorsa sebebi karsisindaki adamdandir. adamin iplememesi neticesinde talep, gereksiz bulmaya evriliyo. aslinda oyle bi sey yoktu olmak zorunda oluyor:))

"zaten konusuyorduk" diyerek yuzuk almayi kafasindan silerek kolaya kacmanin garip bir aciklamasi. yuzuk alanlar konusmuyo muydu evliligi sanki. biraz degerlerin olmasi guzeldir.her seye faydaci bakis acisiyla baktikca bir kadinin hayatinda nasil var olacaksiniz da kendi ruhunuzu nasil doyuacaksiniz?

diger etkinlikler aile yapilarina ve taleplerine bagli. bana gore fuzel olan once aileler tanisir sonra soz nisan bir arada yapilir. dugun ve nikah tamamen yine ailelerin cevresiyle alakali ben kokteyl nikahini yeterli ve hos buluyorum (1,5 saat)
0
ala09
(05.10.21)
1. Ben pırlanta ve genel olarak ziynet sevmem. Herkesin şaşırmış gibi yaptığı ama aslında hazırlıklı olduğu, kameralara alınan, teklif seremonileri de komik geliyor :) Eşim gitmiş siyah taşlı, gümüş, beğeneceğimi düşündüğü bir yüzük almış. Evde başbaşayken "Bir gelsene yanıma" dedi, "Evlenir misin benimle" dedi, yüzüğü çıkardı, çok mutlu oldum :) Hala mutlu olurum düşününce. Yani @ala09 haklı biraz bence, konuşulsa da böyke bir jest gerekiyor. Bu jestin şekli, pahası, size ve müstakbel eşinizin zevkine kalmış bence. Yani sevmediğimi bile bile eşim pırlanta ile teklif etse evlenmekten vazgeçerdim herhalde. Ama böyle bir anımız olmasaydı da eksik kalırdı sanki.
0
gmzo
(05.10.21)
1. hiç teklif etmeden gidip birlikte yüzük alanlar da var ama az. en güzeli bir yüzük alıp beklenmedik bir anda teklif etmek. öyle büyük organizasyonlara gerek yok. bir akşam dışarıda bir şeyler yaparken falan teklif edilebilir bence.

2. söz aslında ailelerin birbirini tanıması için. bir şey yapılmıyor, ismi gibi birbirimize söz veriyoruz manasında.

3. söz dediğim gibi biz artık ciddi düşünüyoruz ve birbirimize söz veriyoruz manasında. ayrıca aileler de tanışmış oluyor, eğer tanışmamışlarsa yapılabilir. tanıyorlarsa gerekli değil. isteme olayı da genelde nişanda olur. yani gidip kız istenir, tamam denildikten sonra yüzükler çıkartılıp takılır. yani nişan şart.

4. evet, en önemlisi nikah :) ama söz, nişan yapmadan direkt nikah kıyan pek olmaz, hatta neredeyse hiç.

5. düğün tercihe bağlı. bir taraf tutturabilir, davul zurna olsun akrabalar toplansın falan diye. ben sevmiyorum, nikah sonrası ufak bir kokteyl tarzı şeyler yapılabiliyor. en iyisi bence.

takı olayı genelde düğünde olur ama siz sadece nikah yapacaksanız nikah kıyıldıktan sonra takı takılır. davetiyede belirtirsiniz sadece nikah yapılacaktır diye.
0
rose parks
(05.10.21)
Teklif biraz kadın tarafının gönlünü etmek için. Ben istemiyordum mesela ama erkek arkadaşım olaylı şeyleri sevmememi de göz önünde bulundurarak sade bir teklif yaptı (klasik date ve teklif) Ha iyi de oldu çünkü kızların bu tür olaylarda her şeyi eleştiren bi çevresi oluyor (öyle mi yaptı yüzük ne kadar, nasıl dedi, niye öyle giyinmiş vs.) hiç olmasaydı muhtemelen arkadaşlarım ve yakınlarımın tavırlarından bunalacaktım.

İsteme, söz, nişan, kına ve düğün yapmayacağız. Bu konuda netim. Dediğiniz gibi sadece nikah önemli olan. Burada biraz pazarlığa giriyoruz (aile ile) Ben müstakbel kayınvalideme gelinlik giymeye söz verdiğim için diğer aşamalardan yırttım. Kendi anneme ise zor kabul ettirdim isteme kısmını. Üstelik hala çevresinden "e bi nişan yapsaydınız" falan diye darlayan çok oluyor.

Özet olarak: Nikah şart. Kalan süreçler ilgilileri ile pazarlık biraz. Ama çok pazarlık yapıp inada kavgaya dönüştürmemek lazım yoksa nişan yapmaktan daha çok can sıkabilirler.
0
eatpraylaw
(05.10.21)
1 - yüzükleri siparişle özel olarak yaptırdık (klaa design). birbirimizin yüzüklerin satın aldık.

2 - nişan yaptık sadece.

3 - evlendirme dairesinde nikah yaptık. takı takmaya, tebriğe gelen oraya geldi, düğün yok.

ha bir de eşim nikahtan iki gün önce arkadaşlarını toplayıp kına gecesi yaptı. ben ona katılmadım.
0
avianthem
(05.10.21)
Valla kültürel şeyler bazen o kadar baskın oluyor ki, siz buradan okuyup müstakbel eşinizin karşısına "yav o gerekli değil, kültürel" derseniz sülalesine küfür etmiş gibi oluyorsunuz. BU sebeple bir miktar yönlendirmeye açık olmak lazım.
Eşim bana evlenme teklif ettiğinde yüzük filan yoktu. 15 gün sonra istemeye geldiklerinde sözlendik (isteme söz beraber). Ki o zaman da karşılıklı yüzük takmadık, kvalide tektaş taktı.
Nişanı aile arasında bizim evde yapmıştık. Ortak arkadaşlarımız çoktu, aile çok geniş değil, o sebeple düğün içinde nikah kıdık. Nikah kısmı zorunlu, düğün tamamen ekonomiye göre karar verilesi bir durum. Eğer taraflardan biri aşiretten değilse düğün takıları düğün masrafını karşılamaz. Ben düğün yaptığımız için çok memnunum. Karı-koca düğün masrafını kendimiz karşıladık. Borca girmedik. Ailelerin katkısını istemedik. Parasal katkısı olmayınca karışmaları da sınırlı oluyor. Tavsiye ederim. Yine evde kız arkadaşlarımla kına gecesi yaptık. Eğlenmek tamamen kendi seveceğiniz şeyleri yapmakla ilgili. Başkaları için değil kendiniz neyi yapmayı seviyorsanız onu yapınız. Ama bu her iki taraf için de geçerli. Arada büyük bir zevk farkı varsa zaten bu süreç içinde ortaya çıkıyor. Bu dönemi hasarsız atlatanların evlilikleri uzun ömürlü oluyor.
0
SiyamkedisiZorro
(06.10.21)
Nikah dışında hepsi opsiyonel
0
lcha
(06.10.21)
Tek gerekli olan nikahtır.

Ama diğerlerinin tamamını en mükemmel, en muhteşem, en havası atılır şekilde yapmadığın taktirde, o gelin hanım, senin başının etini bir ömür boyu yiyecektir.

Şu anda, 'Yapmayalım Aşkım, Borca girmeyelim.' diyor olması sonucu değiştirmez.
0
Mirket
(06.10.21)
(7)

green card pasaport

kafadanfillo
merhaba,2011 yılında pasaport cıkarmıştım yurtdışına gitmiştim. şimdi green card'a başvuru yapayım dedim edevletten pasaport numarasını sorgulayayım dedim "bu kişiye ait pasaport bilgisi" bulunamamıştır uyarısı verdi sistem.,tamam biliyorum pasaport'un süresi bitmiştir 10 sene oldu ama bana ait bir
merhaba,

2011 yılında pasaport cıkarmıştım yurtdışına gitmiştim.
şimdi green card'a başvuru yapayım dedim edevletten pasaport numarasını sorgulayayım dedim "bu kişiye ait pasaport bilgisi" bulunamamıştır uyarısı verdi sistem.,

tamam biliyorum pasaport'un süresi bitmiştir 10 sene oldu ama bana ait bir pasaport no yok mudur, green card'a girebileceğim?
0
kafadanfillo
(05.10.21)
süresi bittiyse malesef hocam pasaport no aktarılmıyor yeni deftere yeni numara geliyor
0
lcha
(05.10.21)
Aynı durumdan muzdaribim maalesef yenisi lazım.
0
Tersidüzükilec
(05.10.21)
tc kimlik no gibi tek seferlik numaranız oluşmuyor
o numara eldeki fiziksel defterin numarası
pasaportunuz yoksa, numaranız da yok
0
Corc
(05.10.21)
yeniden mi başvuracağım şimdi? :(
0
🌸kafadanfillo
(05.10.21)
kusura bakmayın anlayamadım ben
olmayan pasaportunuzun numarası yok diye mi üzüldünüz şimdi
yok ki zaten pasaportunuz?
0
Corc
(05.10.21)
pasaportum var 10 sene önce cıkardım aktif olmamasına üzüldüm. ben bugün yurtdışına cıkamam tamam kabul ama başvuru için numara kullanılabiliyor olmalı, buna üzüldüm.
0
🌸kafadanfillo
(05.10.21)
pasaportunuz yok
10 sene önce çıkarttığınız pasaportun süresi bittiği gün itibariyle, pasaportunuz yok.

pasaportum var ama aktif değil yanlış bir düşünce
pasaportunuz yok.

yeni pasaport alınca, "süresi boyunca" pasaportunuz var olacak.
0
Corc
(06.10.21)
(2)

GSM operatör değiştirme...

qxgviper
Şimdi yıllardır Turkcelliyim. paketler zaten pahalı, üstüne bide inanılmaz zamlar dönüyor. haliyle bende hattımı değiştirmeye karar verdim. son 10 gün faturamın kesilmesine...her gün arayıp hadi gel taahhüt yapalım, bizimle devam et diyorlar ama ben başka operatöre geçme niyetindeyim.şimdi son 2-3 g
Şimdi yıllardır Turkcelliyim.
paketler zaten pahalı, üstüne bide inanılmaz zamlar dönüyor. haliyle bende hattımı değiştirmeye karar verdim. son 10 gün faturamın kesilmesine...

her gün arayıp hadi gel taahhüt yapalım, bizimle devam et diyorlar ama ben başka operatöre geçme niyetindeyim.
şimdi son 2-3 gün mü yapmam lazım? yoksa son fatura kesilince mi?
bide taahhüt bozdun, ceza parası keseceğiz falan demesinler son 4-5 gün için.

yakın zamanda deneyimleyen varsa diye bir umut sorayım istedim...
0
qxgviper
(04.10.21)
Taahhütüm bitmeden son 2 hafta içinde paket değiştirmiştim
0
lcha
(04.10.21)
hocam geçiş yapacağınız gsm firamsıne gidip "şu tarihte fatura kesimi olacak, geçiş yapmak istiyorum" derseniz fatura kesim tarihinde geçecek şekilde ayarlıyorlar. ancak geçiş yaptığınız yerde ilk başta taahhüt vermeyin, zira bulunduğunuz konuma göre turkcell'den geçiş yaptığınıza lanet edebilirsiniz. bazı yerlerde hakikatüen turkcell dışında çekmiyor hatlar. ayrıca tekrar turkcell'e dönüş yaparsanız daha uygun fiyatlı tarifelere de geçebilirsiniz.
0
shadowfollower
(04.10.21)
(7)

Birine bozulunca yüzlesmeli mi yoksa bosvermeli mi

catgroove
- Kirk yillik dostunuz degil belki ama yine de deger verdiginiz birisi size ayip edince o kisiyle yüzlesiyor musunuz, yoksa bosverip iletisiminizi kesmeyi mi tercih ediyorsunuz?- Eger ikinci secenegi tercih ettiyseniz, bu kisi aradan 1 ay falan zaman gecince sizinle tekrar temasa gecerse nasil davra
- Kirk yillik dostunuz degil belki ama yine de deger verdiginiz birisi size ayip edince o kisiyle yüzlesiyor musunuz, yoksa bosverip iletisiminizi kesmeyi mi tercih ediyorsunuz?

- Eger ikinci secenegi tercih ettiyseniz, bu kisi aradan 1 ay falan zaman gecince sizinle tekrar temasa gecerse nasil davraniyorsunuz?
0
catgroove
(04.10.21)
Duruma göre yüzleşme durumum da sonraki davranışım da değişiyor o nedenle biraz da kişinin yaptığı ayıba bağlı.
0
lcha
(04.10.21)
Valla sevdiğim, değer verdiğim biriyse ben açık açık yazıyorum, söylüyorum bak şurada bana ayıp ettin sana kırıldım diye. Hatasını kabule derse devam. Etmezse keserim iletişimi.

Haa sizin dediğinizi yapıp iletişimimi kestiysem demek ki hayatımda olmasa da olur birisi. Haliyle soğuk yapar, iplemem sanırım.
0
Amaranta ursula
(04.10.21)
boş vermeli, hatta bozuşulmayacak kadar boş vermeli, o kadar önem verilmemeli.
0
selam
(04.10.21)
Bence yüzleşmeli, boşverilecekse de yüzleştikten sonra boşvermeli. İçinde biriktirip çöp dağı yapmamalı.

Yüzleşirim, boşvereceksem ya olayı ya da kişiyi boşveririm. Vaziyete göre davranışım değişir.
0
muhayyer divan
(04.10.21)
İletişim tek taraflı değil, değer verdiğim kişiye karşı sorumlu hissederim ben kendimi ve muhakkak yüzleşirim ve aynısını beklerim herkesten.

Ben pek iletişim kesen biri değilimdir ama bu durumda kaldıysam tekrar temasa geçtiğinde o kişiyle eskisi gibi olmaya çalışırım, ha bazen olmuyor o ama en azından denerim.
0
Gı
(04.10.21)
Eğer samimi değilsem boşverip yoluma gidiyorum çünkü çamura bulanmaya değmez ama samimiysem ya boşverip devam ediyorum ya da çok gücüme gittiyse oturup konuşuyorum.
0
e mice
(04.10.21)
yüzlestigimizde ne diyecek? onu tahmin etmeye calisiyorum, sen beni kiskandim, büyütüyosun gibi cevaplar alacagimi biliyorsam, sessizce yol veriyorum.
samimiyetine inanmadiysam, hayatta temasa gecmem.
0
durgunfoton
(04.10.21)
(4)

Kendinden daha kısa boylu bir erkekle ilişki yaşayan kadınlar

magni
Aramızda bu durumu deneyimlemiş olan kadınlar varsa, şu an cevabını merak ettiğim iki sorum olacak;- Boy takıntınız olmadığı için mi bunu sorun etmediniz?- Esasında boy farkı mevzusunu önemsemenize rağmen, diğer özelliklerinden çok baskın bir şekilde etkilendiğiniz için mi sorun etmediniz?
Aramızda bu durumu deneyimlemiş olan kadınlar varsa, şu an cevabını merak ettiğim iki sorum olacak;

- Boy takıntınız olmadığı için mi bunu sorun etmediniz?

- Esasında boy farkı mevzusunu önemsemenize rağmen, diğer özelliklerinden çok baskın bir şekilde etkilendiğiniz için mi sorun etmediniz?
0
magni
(04.10.21)
sevince önemi kalmamıştı. sonradan içimden ara ara "uzun olsaydı keşke" diye geçti. ama ayrılma sebebimiz de boyunun kısalığı değildi. Özetle, illa bir şeye kendini ikna etmeye gerek yok, bazen öyle oluveriyor.
0
lcha
(04.10.21)
Ben degil ama boyu 175 olan bi arkadas var. Hep kendinden kisa ya da kendi boylarinda erkeklerle sevgili oluyordu. Sebebini sordum "kanka uzun cikmiyo ki karsima" dedi :))
0
matilda
(04.10.21)
irice oldugum icin boy takintim var, fakat eski erkek arkadasim cok karizmaydi boyu kisa diye aklima gelmiyordu.
0
durgunfoton
(04.10.21)
Ben bunlardan biriyim. Yaklaşık 2 yıldır birlikteyiz. Ben 1.80'im aramızda yaklaşık 10 santim fark var.
Aşık olacağınız kişinin uyluk kemiğinin uzunluğunu sipariş edemiyorsunuz, bu tamamen tesadüf. Boy farkını ciddi bir sorun olarak görüp çok fazla şey kaçırabilirsiniz. Bu takıntı yapılacak bir şey olmamalı, fiziksel görünümün payı elbette önemli ama sonuçta ilişkiyi bir cetvelle yaşamayacaksınız.
Pek çok konuda uyum varsa, sohbet ederken dünyayı unutabiliyorsanız, güvenilir bir insan olduğunu size defaatle kanıtlamışsa metrik sistemi boşverin. Her an kapsama alanında olan bir boyun cabası. (:
0
yercekimsiztosbaga
(06.10.21)
(7)

Sevgiliye doğum günü hediyesi, hangisi?

furry burns
Merhaba arkadaşlar,1 yıldan fazla süredir birlikte olduğum sevgilime doğum günü için hediye alacağım. Önceki doğum gününde, 1.yıldönümünde vs. kolyedir, halhaldır bu tarzda takılar aldım. Şimdi 2.doğum gününü kutlayacağım aklımdaysa 2 hediye var.Biri altın bir küpe. Çok sevdiği ve vefat eden dedesin
Merhaba arkadaşlar,

1 yıldan fazla süredir birlikte olduğum sevgilime doğum günü için hediye alacağım. Önceki doğum gününde, 1.yıldönümünde vs. kolyedir, halhaldır bu tarzda takılar aldım. Şimdi 2.doğum gününü kutlayacağım aklımdaysa 2 hediye var.

Biri altın bir küpe. Çok sevdiği ve vefat eden dedesinin aldığı bir kolye vardı. Benzer figürlü bir küpe de alıp takım yapmayı düşünüyordu bir ara. Aklımda kalmıştı o. Alıp, takım yapmasını sağlayabilirim.

Diğeri ise bir mont. Çok beğenip hoşuna giden bir mont vardı. Gelecek ay kart indirimiyle vs. almayı planlıyor.

Sizce ihtiyaç gidermeye mi yönelmeliyim yoksa takıdan, ekstralardan devam mı etmeliyim. Montu alırsam niye aldın gelecek ay X'e alıcaktım sen XX verdin, boşa fazladan para diyebilir. :)
0
furry burns
(04.10.21)
Küpe
0
megalomaniac
(04.10.21)
aldığınız hediyeye "niye aldın gelecek ay X'e alıcaktım sen XX verdin, boşa fazladan para" diyebilen biri küpeyi de beğenmeyip " ben kendim seçmek istiyordum bu istediğim gibi olmadı. Tam da uymadı" vs diyebilir.

küpe de bence kendi seçmesi daha kritik. Mont en azından kesin beğendiği model olur.
0
zimbirik
(04.10.21)
@zimbirik yok öyle memnuniyetsiz biri değil, fazladan para harcama konusunda hassas. hediyeler konusunda da özellikle nispeten pahalı bir şey aldığımda kızar eder. Daha ucuza alınabilecekken fazla para verdiğim için hayıflanabilir.
0
🌸furry burns
(04.10.21)
küpe
0
lcha
(04.10.21)
Fazladan para vermek yerine kupe alın bence. Hem anısı varmış hoş olur
0
meraklitursucu
(04.10.21)
küpe tabii ki. montu almak için indirimi bekliyor ve alacak zaten. ki altın aksesuar bence her zaman her yaşta güzel bir hediyedir
0
ala09
(04.10.21)
Küpe almanız çok şık olur. Mont fikri de kötü değil bence.
0
ruhen hastayim ben
(04.10.21)
(4)

Covid Aşısı veya PCR Testi

Barbaros59
Merhaba arkadaşlar,Şehirler arası otobüs seyahatlerinde, aşı veya PCR testi yapılması zorunlu mu?
Merhaba arkadaşlar,

Şehirler arası otobüs seyahatlerinde, aşı veya PCR testi yapılması zorunlu mu?
0
Barbaros59
(01.10.21)
evet
0
lcha
(01.10.21)
Hangisi zorunlu?
0
🌸Barbaros59
(01.10.21)
Aşınızın üzerinden 14 gün geçtiyse PCR testine gerek yok. Şayet geçmediyse veya aşınız yoksa otobüs seferi öncesi 48 saat içinde test yaptırmanız gerekiyor.
0
Başkalaşım
(01.10.21)
Aşıdan kasıt ikinci doz bu arada. Tek doz yeterli değil.
0
himmet dayi
(01.10.21)
(5)

tinder date

aynose
date için bir şeyler içelim diye anlaşıyoruz. bazıları gerçekten arkadaş olmak istiyor ve seks için buluşmadıklarını düşünüyorum. ama niyetlerinin ne olduğunu kestiremiyorum bazen. bunu anlamak için açık açık date esnasında sormalı mıyım seks olur mu diye yoksa spontane gelişmesi mi beklenmeli böyle
date için bir şeyler içelim diye anlaşıyoruz. bazıları gerçekten arkadaş olmak istiyor ve seks için buluşmadıklarını düşünüyorum. ama niyetlerinin ne olduğunu kestiremiyorum bazen. bunu anlamak için açık açık date esnasında sormalı mıyım seks olur mu diye yoksa spontane gelişmesi mi beklenmeli böyle olayların?
0
aynose
(29.09.21)
spontane, kesinlikle öyle direkt sorma olacağı varsa bile olmaz.
0
zikardo
(30.09.21)
ya kimse kimseyi kandırmasın, sor geç. karşındakinin niyetini bilmiyorsun farketmeden kırmana bile sebep olabilir. beklentini açık et, o da söylesin. uymuyorsa da salın birbirinizi. Ben bıktım bu "spontane" takılmak adına hayatının aşkı gibi davranıp, geçen gece sonrası yüzüne bakmayan insanların hikayelerini dinlemekten. Değmiyor kırmaya da kırılmaya da.
0
lcha
(30.09.21)
Bulusmadan once niye bunu konusmuyosunuz ki?

Kadinlarin bulusmak istemelerinin en buyuk sebebi bi olcup tartalim, kotu enerji alirsam/huylanirsam evine gitmem dusunceleri. Kendini biraz guvene almak yani.
0
kuehles blondes
(30.09.21)
Date esnasında açık açık sorarsan olacağı varsa da olmaz, ürkütücü bir tavır bence.
Kız o şekilde sorsa sana, itici gelmez mi bi düşün…
0
megalomaniac
(30.09.21)
saçmalama abi böyle şey sorulur mu. herkes öyle çatır çatır direkt sevişmeye gelmiyor. direkt sevişmeye gelen de oluyor tabii ama bunu zaten konuşmuş oluyorsun. karşındaki insan, oturuyorsun konuşuyorsun vakit geçiriyorsun, olacaksa zaten oluyor.
sorma sakın weird moments olur
0
veritaslibertas
(04.10.21)
(4)

Dolandırılma

rastocasdelay
Selamlar ey duyuru ahalisi. Bu duyuruyu hem uyanık olmaniz ve ailenizi bu konuda uyarmaniz için hem de ne yapabiliriz'i sormak için yaziyorum. Dün akşam saatlerinde annemi 05012022525 numarali telefon "akbank siber suçlar bölümünden arıyoruz dolandırıldiniz, ancak hesabınızdan para çıkışı olmadan ya
Selamlar ey duyuru ahalisi.

Bu duyuruyu hem uyanık olmaniz ve ailenizi bu konuda uyarmaniz için hem de ne yapabiliriz'i sormak için yaziyorum.

Dün akşam saatlerinde annemi 05012022525 numarali telefon "akbank siber suçlar bölümünden arıyoruz dolandırıldiniz, ancak hesabınızdan para çıkışı olmadan yakaladık" diyerek aradı.

Sonrasında "dovizinizi bozdular, adınıza kredi çektiler parayı transfer etmeye çalışırken yakaladık" bir senaryo uyduruyorlar ve bu senaryoya inandırmak için ses kayıtları vs dinletiyorlar.

Dolandırıcılar onlara ikna olduğunuzdan emin olduktan sonra kredi kartınızı vermiş olabileceğiniz sistemleri sayarak (facebook ve instagram dendi bizim için) onlar üzerinden hacklendiginizi ve isterseniz virusleri sizin için silebileceklerini öneriyorlar. Ve virüs taraması için telefonunuza uzaktan baglaniyorlar.

Bu sırada size dolandirilma hikayesini anlatmaya devam ediyorlar ki şok durumundan çıkmayın ve kendilerine inandirmak için hiç bir parola ya da telefona gelen şifrenizi onlarla paylasmamanizi söylüyorlar. Ancak telefona uzaktan baglandiktan sonra telefondaki bilgilere ulaşıyorlar haliyle, muhtemelen kötü amaçlı yazılım yüklüyorlar. Ayni zamanda çeşitli kişisel bilgilerinizi sorarak (anne kizlik soyadi, adres gibi) sizin hakkinizda bilgi toplamaya devam ediyorlar.

Yaşanan dolandırıcılığı geri almak adına size gelen sms onaylarini dogrulatarak sizin adiniza cekilebilecek hızlı kredi miktarını çekip, varsa dovizlerinizi bozup kendi hesaplarına yolluyorlar.

Bu noktada yalnız yaşayan annemi onu arayan kişilerin asıl dolandırıcı olduğuna ikna edebilmek ve telefonu kapatmasını saglamak icin komşuları yanına yollayarak dikkatinin dağılmasını benimle konuşmasını sağladım.

Sonrasında kendi telefonunu kapatip sim kartini eski telefona takarak bankasini aramasini saglattim ve hesaba bloke koydular. Bu sabah öğrendik ki 50bin kredi çekip hesaptaki paralari da üzerine ekleyip kendi hesaplarina havale yapmışlar. Şu an banka dökümleri ile savcılığa suç duyurusunda bulunuyoruz.

Bunun dışında ne yapabiliriz, ellerindeki bilgiler ile dolandiricilar ne yapabilir bilemiyorum, aklima sadece telefon hatti açmak vs geliyor. Yapilacak baska bir öneriniz var mıdır ?
0
rastocasdelay
(29.09.21)
öncelikle çok geçmiş olsun .
bu arayan kişiler telefonda o kadar profesyonel konuşuyorlar ki hipnoz olmuş gibi oluyor insan. gözümüzün önünde bir iş arkadaşımıza benzerini yaptılar ve kız hiçbirimizi dinlemedi telefonu da kapatmadı ne dedilerse yaptı . elinden telefonu alamadık arada ağlayarak ve elleri titreyerek konuştu durdu.
herşey bittikten sonra bankasını aradı ve oradan aranmadığını gördü .savcılık ile halletti sonrasında bir zararı olmadı.
savcılık benzer olaylara çok şahit olmuştur. banka da paranın aktarıldığı hesabı görebilir ve işlemi iptal edebilir.
0
devilone
(29.09.21)
tahminen telefona uzaktan bağlandıklarında işi halletmişler ayrıca annen gelen mesajları da tahminen kişilere vermiştir.

çok geçmiş olsun. bankaya da dilekçe verin.
0
sizofren06
(29.09.21)
Çok geçmiş olsun, kendi bile isteye şifrelerini verdiği için muhtemelen dönüşü olmaz. Eğer nakit çekmedilerde geri transfer yapılır. Dilerim çekmemişlerdir, üzüldüm.
0
lcha
(29.09.21)
Geçmiş olsun. Ben telefona bağlanma kısmını anlamadım. Teknolojik olarak bu nasıl mümkün olabilir? Ayrıca yeri geldiğinde konum atamayan bu insanlar bu işleri nasıl beceriyorlar pes.

Olaya gelirsek, bende cüzi bir miktar dolandırılmıştım bilet parası adı altında bir havale işinde. Bankayla görüşmüştüm, havaleyi bile isteye kendim yaptığım için bir sonuç çıkmaz demişlerdi ama tabii ki savcılık seçeceği her zaman açık.

Tekrar geçmiş olsun. Telefonda sizi arayan markaları kesinlikle ilk aramalarında gerçek kişiler dahi olsa kapatın, sonra siz arayın. Memleket yangın yeri bu mevzularda.
0
herospower
(29.09.21)
(25)

kız bebeğe isim önerileri?

contavolta
merhabalar,bi kızımız olacak, şu an isim düşünüyoruz ama bi türlü karar veremiyoruz. aklımızdaki isimler; nil, ipek, öykü, rüya, asya, meriç ... gibi isimler. ama sanki daha iyisi de bulunabilir gibi geliyor :)vina, lina, buğlem gibi yeni çıkan isimleri ve rabianur, kübranur gibi muhafazakar kitley
merhabalar,

bi kızımız olacak, şu an isim düşünüyoruz ama bi türlü karar veremiyoruz.

aklımızdaki isimler; nil, ipek, öykü, rüya, asya, meriç ... gibi isimler. ama sanki daha iyisi de bulunabilir gibi geliyor :)

vina, lina, buğlem gibi yeni çıkan isimleri ve rabianur, kübranur gibi muhafazakar kitleyi çağrıştıran isimleri de istemiyoruz.

ayrıca yaşıtlarında aynı isimden de çok fazla olmasın istiyoruz. defne, melis gibi isimler bu dönem çevremde çok fazla bebeğe koyuluyor gördüğüm kadarıyla. yukarda bizim düşündüğümüz isimlerden de belki çok koyulan vardır bu dönem.

sizin önerilerinizi bekliyoruz :)
0
contavolta
(29.09.21)
gözünüz aydın. sağlıkla doğsun, büyüsün.
kızım olsaydı adı, umay olsun isterdim.
0
seyduna6687
(29.09.21)
Sağlıkla doğsun büyüsün. Defne çok mu popüler oldu ya, üzdü epey :) Çevremdeki yeni doğanlarda çok yoğun Duru, Deniz ve Asya var benim de.

Derin, Su, Ada, Arya benim sevdiğim isimler.
0
lcha
(29.09.21)
merih, güliz, nazeli, nevbahar
0
xrated
(29.09.21)
Su
0
cooperr
(29.09.21)
türkçe olsun, doğal olsun derim.

deniz, ırmak, nehir, çiçek, toprak vs gider.
evrim de güzel isimdir..
0
barankovan
(29.09.21)
inci
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(29.09.21)
Ülkü mükemmel bir isim bence.
Çok eski ma dilbesent de güzel.
0
mavicorap
(29.09.21)
Asya güzel isim
0
freebird5406_2
(29.09.21)
sağlıkla doğsun büyüsün yavrunuz :)

aklınızdaki isimlerin hepsi (meriç hariç) güzel bence. ben eskili isimlerden şermin'i çok severim. klasiklerden de ece'yi öneriyorum.
0
evde liyakat kalmamis
(29.09.21)
ırmak, pınar, damla, deniz, yağmur önerileri ile geleceğim. sizin aklınızdakiler arasından bir seçim yapacak olursam öykü seçerim.
0
draconas
(29.09.21)
umay ismi benim de favorilerimden ama bu ara herkes umay koyuyor kizina. ben vera'yi seviyorum. bir de turkce karakter hassasiyetiniz yoksa gunes ve sebnem de cok guzel isimler :)

saglikla kavusun, hayirli olsun :)
0
in vino veritas
(29.09.21)
Türkçe karakter içeren isimlerden kaçındık biz.
Asya, su, defne de benden gelsin güzel yavruya.
0
cilekli pasta
(29.09.21)
nil, defne, mila
0
reanarchy
(29.09.21)
Burcu
0
since1907
(29.09.21)
kızımız olsaydı güneş ismini koyacaktık. sizin yazdıklarınızdan nil'i de severim.
0
pide
(29.09.21)
Leyla ismini çok sevmeme rağmen ismi Leyla olup aklı başında olan tek bir insan bile tanımadım diyebilirim. :(
0
silverleaf
(29.09.21)
Lidya

Kızım olsa bu ismi koyarım, tabi ki soyadı ile uyumunu da düşünerek. Sağlıkla büyüsün bebiş.
0
buzbebek
(29.09.21)
Benim kizim olaydi adi yasemin olurdu.
0
Filinta61
(29.09.21)
Tek heceli bir isim koyun ömür boyu rahat eder. Naz, Gül, Nil, Su,vs gibi.
0
iwasbornonamountainside
(29.09.21)
oyku yillar once bi populerdi. bana modasi olan isimlerden gobi geliyor. gecti artik bence.

asya su son 5 yildir cok duyuyorum. guzel de degil bence. hayret al yazmalim filmindeki karakterin adiydi, populer olmamis ama doneminde de sanirim. hic orta yasta denk gelmiyorum asya adina. daha ziyade yeni cikanlar arasinda.

nil ve ipek bana gore modasi olmayan isimlerden. bir de irmak denmis, bu irmaklar hep havali kizlar oluyor koyulabilir :)
0
Kittie
(29.09.21)
mirel, maya
0
ala09
(29.09.21)
eliz

hayırlı olsun
0
allahinadiylaoku
(29.09.21)
Nil ipek 2 isim güzel duruyor, sıralı yazmışsınız virgülü silin bu iş huzur içinde çözülsün:)

Eylül ismi bu ara favorilerimden :/
0
sen de git sen de unut
(29.09.21)
seninkilerden öykü ipek asya güzel.

alternatif olarak duru derdim, güzel isim ama benim de etrafımda çok duru bebe var, biraz ayağa düştü cidden.

belgin güzeldir, bir yandan ağırlığı var ama bir yandan da modern tınılı bence.
0
Bruce
(29.09.21)
Alina, Verda, Doğa, Gülce, Deren, Benan, Ayliz
0
bubiruyaolmali
(29.09.21)
(6)

çorba yutamamak

stevie
tamamen sıvıdan oluşan yiyecekleri kaşıkla yiyip yutamıyorum. smoothie içebiliyorum. yani diksem yutarım. uzun süredir internette de arayıp bulamadığım bir durum bu. doktora gitsem çok saçma, hangi birime gidicem bilmiyorum da..uzun yıllar sonra ablamla bir araya geldik. ikimizin de aynı derde sahip
tamamen sıvıdan oluşan yiyecekleri kaşıkla yiyip yutamıyorum. smoothie içebiliyorum. yani diksem yutarım.

uzun süredir internette de arayıp bulamadığım bir durum bu. doktora gitsem çok saçma, hangi birime gidicem bilmiyorum da..

uzun yıllar sonra ablamla bir araya geldik. ikimizin de aynı derde sahip olduğunu fark ettim.

çorbada büyük büyük partikül yoksa, sıvıysa hiç bir şekilde yutamıyorum. hava boşluğunu yutmaya çalışır gibi oluyor. boğazıma kaçacak gibi oluyor. eğilip bükülüp zorla yutuyorum. insanlar bakıyor ne oldu diye..

aynısıymış ablamın da.. o da çok araştırmış. bebekken katı gıdaya geçme süreci ile alakalı bir durum olarak bulmuş ama bu durumu da bulamadım ben.

sizin fikriniz var mı?
0
stevie
(08.09.21)
Hiç terapiye gittiniz mi? Önce psikolojik olarak bir çözüm üretilebilir mi diye düşündüm o nedenle sordum. çünkü gideceğiniz doktor da fizikselden çok psikolojik çözümü önerir ilk planda gibi.
0
lcha
(08.09.21)
Yutmayacaksiniz zaten iceceksiniz. Su içer gibi?
0
Gradient_tabanlı_mor
(08.09.21)
tam bebeklik travmasi olabilir diyecektim ki ablanizda da aynisi oldugunu soylemissiniz. kati gidaya gecme surecinizle ilgili bir durum olabilir. annenize (ya da ikinizin de bebekligini bilen birine) hic sordunuz mu?
0
in vino veritas
(08.09.21)
disfaji olarak gecer, sayisiz sebebi olabilir (psikolojik, fiziksel) - yutma eylemi aslinda baya karmasik. cogu kisi derdinizi anlamayacaktir "yutsana be cok basit" diyecektir ama doktor anlar. gastro, kbb bakar.
0
robokot
(08.09.21)
“doktora gitsem çok saçma, hangi birime gidicem bilmiyorum da..“ böyle demeyin, birçok insan var bu tür durumları yaşayan. kbb ile başlayın, o sizi psikoloğa yönlendirir. benim ablamda da böyle bir durum mevcuttu psikolog çok iyi geldi (üniversite araştırma hastanesine gitmişti).
0
my name is ferdinand
(08.09.21)
doğrudan psikolog'a gidin. doktorluk iş varsa o yönlendirir zaten.
0
feel the blanks
(08.09.21)
(6)

Covid-19 aşılarının sonu var mı?

asabi
selamlar,2 doz pfizer-biontech aşısı olduk ve diyelim üstünden 6 ay geçti. 3. ve 4.doz aşı olmamız gerekecek mi? bu devran böyle devam mı edecek?
selamlar,

2 doz pfizer-biontech aşısı olduk ve diyelim üstünden 6 ay geçti. 3. ve 4.doz aşı olmamız gerekecek mi? bu devran böyle devam mı edecek?
0
asabi
(08.09.21)
kimse net olarak bilmiyor, gorecegiz.
0
robokot
(08.09.21)
Evet bir sure yilda 1 ya da 2 asi olmak gerekecek.
0
xiii
(08.09.21)
herkes doğru düzgün aşısını olsa, önlemini alsa ek dozlara ihtiyaç kalmaz muhtemelen pandemi azalarak biteceğinden. ancak bu şekilde pandemi devam edecek ve en azından bir süre sürekli aşı olacağız gibi.

uzunca bir süre.
0
avianthem
(08.09.21)
evet, gerekecek. uzun bi süre.
0
makarnavodka
(08.09.21)
İlacı bulunana kadar bu şekilde devam. Ancak ilacı bulunmadan önceki dönemde de, 1.dünya ülkeleri daha yüksek doz aşılama ve aşıya da kolay erişimle daha rahat edeceklerken, biz döne döne aşı arayacağız gibi görünüyor.
0
lcha
(08.09.21)
Tum dunyayi ayni anda 1 ay kapatip, ayni anda asilamadigin surece bitmeyecek.
Ab ulkeleri bencillik yapip kendilerini asiliyor, sonra fakir ulkeden varyant gelip bunlari vuruyor.

Zaten akli basinda butun hocalar bunun bitmeyecegini hep soyledi.
0
divit
(08.09.21)
(15)

Evlenmemek çok uç bir durum mu?

KUCO
29yaşında erkeğim, kendimi bazen evliliğe uygun görmüyorum, ama yalnızlık da eğer buna mahkumsan çok zor bir şey gibi geliyor.Sizce evlenmemek uzun dönemde mental anlamda sağlıklı bir şey mi? Buna karar versem pişman mı olurum?
29yaşında erkeğim, kendimi bazen evliliğe uygun görmüyorum, ama yalnızlık da eğer buna mahkumsan çok zor bir şey gibi geliyor.

Sizce evlenmemek uzun dönemde mental anlamda sağlıklı bir şey mi? Buna karar versem pişman mı olurum?
0
KUCO
(07.09.21)
evlenmemeye karar vermek saçma bence. kimse seni zorlamıyor sonuçta. kendini evlenicem ben ya da evlenmicem ben diye kısıtlama bence.
0
jelly bear
(07.09.21)
Çok uç değil. Evlenmedin diye akıl sağlığın kötüleşmez bence ama yalnız olmanın getirdiği olumsuz durumlar olabilir. Aslında evlenmemek yalnız olmak demek de değil. İlişkisi olabilir insanın evlenmese de. Evlenmemeye karar verirsen pişman olabilirsin. Çünkü belirli bir yaştan sonra insanın ilişkisinin olması da zorlaşabilir. İstediğin gibi birini bulamayabilirsin. Her şey zamanında güzel.
0
dissendium
(07.09.21)
çok normal bir durum da, yalnızlık Zeus'a mahsustur.

yurtdışında evlenmeden bir ömür beraber geçiren bir sürü insan var, evlilik tek başına kriter değil yani. veya uzun süreli ilişkisi olmayan ama sürekli partner değiştiren tipler var.

ama sürekli yalnız kalıcam diyorsan, o psikolojini etkileyebilir bence.
0
nhk ni youkosu
(07.09.21)
ben de bunu düşünüyorum bazen. evlenmek istemiyorum şu an ama bir ömür de yalnız geçirilmez. he tabii ki sevgililerin olur, evlenmeden de birlikte yaşarsın ama ne zamana kadar? bir yaştan sonra imkansız. yaş ilerledikten sonra evlenmek istesen de kendine uygun birini bulmak git gide zorlaşacak falan. he yalnızlığı çok seversiniz o ayrı bir mevzu ama bir noktadan sonra evlilik şart gibi bir şey oluyor :/
0
rose parks
(07.09.21)
Kendini evliliğe uygun görmemek ya da evlenmek istememek ya da evliliği tercih etmemek hepsi ama hepsi senin elinde :) o ya da bu ya da şu kişi ve kişilerle istediğini yaşamakta özgürsün ama yalnız kalmak istiyorum ömür boyu dersen bunun sonu çok hayırlı bitmeyebilir. Bence insan sevdikçe sevildikçe yaşıyor ve mutlu oluyor. Sevmek şart gibi geliyor bana. Neyi kimi seveceğine bağlı..
0
denizmaniaherif
(07.09.21)
zaten evlenmek için evlenmek hayatında yapacağın en büyük hata olur. sevgi, aşk olmadan yürütülebilecek bir şey değil evlilik. birine aşık olup sevip ilişki yürütüp sonra evliliğe taşırsın, ben biriyle evleneceğim diye sokağa inilmez.

onun dışında bence yalnızlık gerçekten sıkıcı bir şey genel olarak, o yüzden her türlü külfetine rağmen bana uymuyor hiç evlenmemek.
0
roket adam
(07.09.21)
@gabe ve @roket +1

Ben 20'li yaşların başında 30'dan önce evlenmem diye tutturmuştum ama 27'yi tam doldurmadan evlendim. Eşim çıktı karşıma, 4 senedir birlikteydik, artık hayatımızı birleştirmek istedik ve evlendik. 30'dan sonra karşıma çıksaydı 35'te evlenirdim, çıkmasa evlenmezdim. Ama iyi ki karşılaşmışız çünkü hayatı paylaşmayı çok seviyorum onunla.

Yine de sevmek, sevilmek, paylaşmak güzel olsa da evlenmiş olmak için evlenmek hayatı zehir edebilir. O yüzden hayatı akışına bırakıp, kendine (maddi manevi) yatırım yapmak ve yaşamak gerekiyor. Zaten zamanla ne istediğini anlar insan, buna değecek birisi de girerse hayatına birleştirir yollarını. Kesin yargılara gerek yok.
0
gmzo
(07.09.21)
hayatınıza gerçekten anlaşabildiğiniz biri girdiğinde bu fikriniz değişebilir. Her gün işten sonra eşimle karşılaşacağımız anı iple çekiyorum. O da öyle görünüyor. Gözünüz kapalı güvenebileceğiniz biri, sırtınızı dayadığınız bir dal vs. Bu tip duygusal desteği çoğunlukta eşiniz dışında kimseden göremezsiniz.

Şuan evlenmek istemiyor olmanız olabilir. Ama kendinizi kapatmayın
0
zimbirik
(07.09.21)
evlilik dünyanın en sıradan şeyi bence. her zamanki gibi insanlar burada da güzelleme yaparak abartmış. ben de 28 yaşında erkeğim. flört, sevgililik gibi durumlar beni her zaman heyecanlandırır ama evlilik hiç heyecanlandırmıyor:) evliliğin nasıl bir şey olduğunu çevrenden gözlemleyerek anlayabilirsin, evlilik hakkında ahkam kesmek için evli olmaya gerek yok.
0
nothing in my way
(07.09.21)
Fikir yürütme yolunuz yanlış bence. Neden hayatınızda kalıcı biri olmasın daha doğru bir bakış olabilir.
Yalnızlığın alternatifi evlilik değilki? Evlilik işin duyurulma ve resmiyet kazanması bu kadar basit ve anlamsız bişey. Sizin aradığınız tek tüfeklik mi hayatta biriyle yoldaşlık mı sorusuna cevap gibi geldi.

Sorunuza cevap da googleda kısa bir aramayla bulabilirsiniz; bilimsel olarak evliliğin kadınlar için ömrü kısalttığı erkeklerde de tam tersi uzattığı kanıtlanmış. Kadınsanız sağlıksız, evlenmeyin yani : D
0
rewlack
(07.09.21)
30 40 yaşında evlenip ayrılmış insandan ne farkın olacak hiç evlenmediysen. Bir eksiklik veya bir gereklilik değil.
0
bana kedicik derdi
(07.09.21)
29 yaşında hiçbir şeye karar verme, bekle yaşa gör. Evlilik de bekarlık da karar vererek yapılacak şeyler değil.
0
lcha
(07.09.21)
Demekki hazir degilsin. Hayatta evlenmem diyen bazi arkadaslarim 40'a merdiven dayayinca evlenecek hatun bakmaya basladilar. Evlilik hafife alinacak birsey degil, ama o kadar buyutulecek bir olay da degil, iki taraf da hazirsa ve birbirini seviyorsa gol olur.
0
cooperr
(07.09.21)
yalnız kalmak istememek, doğru partneri seçtiğin sürece, evlenmek için yeteri kadar makul bir sebep. ancak ekonomik ortaklık ve cinsel - duygusal birliktelik yürütüp (muhtemelen) çocuk yetiştirmeyi deneyeceğin bir ilişkide her şeyin dört dörtlük yürüyeceğini kimse sana garanti edemez. bunun farkında ol.

sence yeteri kadar olgun bir karakter misin? ne kadar bireycisin? insanları tanımakta ne kadar başarılısın? partnerinden beklentin ne? kendine ait, huzurla yaşayacağın bir aile kurmak için hangi konularda taviz verebilirsin? bu soruların cevaplarını kendin ve partnerin için kafanda oturtabiliyorsan yolun açık olsun diyebiliriz.

not: kendini gözle, turnusol kağıdı gibi kullan. x kişisiyle evlenmek zor geliyorsa hazır değilsiniz ya da karşındaki kişi doğru insan değil.
0
zgrydn
(08.09.21)
evlilik herkesin yapması gereken bir görev değil. evlenebileceğin karakterde karşına birisinin çıkmaması da şans. bence insanın kendini zorlamaması gerek. olursa olur olmazsa olmaz
0
Hallegadola
(08.09.21)
(7)

Çiçek sepeti önerisi

Karmaşıklık
Kız arkadaşıma yeni işi münasebetiyle çiçek göndermek istiyorum ama yorumlarda iyi diyen var kötü diyen var emin olamadim. Daha önce gönderip gördüğünüz çiçek önerisi alabilir miyim?
Kız arkadaşıma yeni işi münasebetiyle çiçek göndermek istiyorum ama yorumlarda iyi diyen var kötü diyen var emin olamadim.

Daha önce gönderip gördüğünüz çiçek önerisi alabilir miyim?
0
Karmaşıklık
(06.09.21)
Çiçeklerin şekli ve linkinin önemi yok. Tek bir yerden çıkmıyorlar dağıtıma, o görüntüdeki çiçeği 1000 ayrı çiçekçi birden yolluyor. Lokasyona göre yorumları kontrol edin. Örnek beşiktaştasınız, istanbul-avrupa yorumlarını dikkate alın sadece.
0
furry burns
(06.09.21)
Çiçeği adrese en yakın şube/depo götürdüğü için farklı insanların farklı yorum yapması normal. Benim Eskişehir'e gönderdiğim ve şahane olan çiçek sizin gönderdiğiniz yere şahane gitmeyebilir.
0
kobuzchu kiz
(06.09.21)
Aynı gün aynı çiçeği iki farklı ile gönderdim. Antalya'ya giden fotoğraftakiyle aynıyken Ankara'ya giden tamamen farklı bir çiçekti (solgun, eksik). Kısacası biraz şans işi. Dağıtıma çıkmadan fotoğrafla onay aldıklarını söylüyorlar ama her zaman bu uygulamaya denk gelmedim.
0
Abdurrahman
(06.09.21)
Genelde lilyum buketleri daha risksiz oluyor. Güller, vb. görünenden çok çok daha küçük ve solgun olabiliyor. O nedenle lityum aranjmanlarından seçmenizi öneririm.
0
marla is in my head
(06.09.21)
çiçeksepeti yerine "aa ne hos" un kağıt çiçeklerinden gönderebilirsiniz, hem çok güzeller hem atılmıyorlar.
0
benaslinda
(06.09.21)
bloom&fresh

gönderdiğim her çiçek birbirinden güzeldi. turkcell platinium indirimi vardı.
0
allahinadiylaoku
(06.09.21)
Farklı yerlerden gittiği için biraz şans cidden ama yorumları dikkate almak iyidir. Ben olumsuz yorumları ciddiye almadan gönderdim birinde, malesef haklı çıktılar rezil oldum :)
0
lcha
(06.09.21)
(4)

Düğüne gitmemek, sonrası mesaj

psmstc
Orta yakınlıkta bir arkadaşımın düğünü öncesi, bir ihtimal katılamama gerekçemizi (şehirdışına iş dolayısıyla çıkacağımızı) kendisine düğün öncesinden belirttik. Katılmadık. Şimdi balayındalar. Bir hayırlı olsun mesajı atmak istiyorum. Tekrar mazeret durumunun gerçekleştiğini belirtmeye gerek olur m
Orta yakınlıkta bir arkadaşımın düğünü öncesi, bir ihtimal katılamama gerekçemizi (şehirdışına iş dolayısıyla çıkacağımızı) kendisine düğün öncesinden belirttik. Katılmadık. Şimdi balayındalar. Bir hayırlı olsun mesajı atmak istiyorum. Tekrar mazeret durumunun gerçekleştiğini belirtmeye gerek olur mu? Nasıl bir mesaj atmalı.

Teşekkürler.
0
psmstc
(02.09.21)
Orta yakinliktaysaniz gerek yok. Duz bir mutluluklar dileriz yazip gecin.
0
hot potato
(02.09.21)
Yanınızda olamadığım için üzgünüm diyip geçin:)
0
suicides underground
(02.09.21)
Hiç mazerete girme, mutluluklarını dile geç.
0
lcha
(02.09.21)
suicides+1 sonra mutluluklar dileyin.
0
sana bir sarki yazdim fernando
(02.09.21)
(11)

Erkekte hangi aksesuarları beğeniyorsunuz?

kukuleta
Şöyle bir düşündüm de hiç aksesuar kullanmıyorum. Sadece eskiden üniversite yıllarında kulağımı deldirip küpe takmıştım o kadar. Şimdi orta yaş bunalımıyla aksesuarlanıyım dedim :) Küpe olur bandana olur dövme olur kıllı bağıra altın kolye bile olur :)
Şöyle bir düşündüm de hiç aksesuar kullanmıyorum. Sadece eskiden üniversite yıllarında kulağımı deldirip küpe takmıştım o kadar. Şimdi orta yaş bunalımıyla aksesuarlanıyım dedim :) Küpe olur bandana olur dövme olur kıllı bağıra altın kolye bile olur :)
0
kukuleta
(01.09.21)
Saat tabiki.
0
rud
(01.09.21)
kadin olarak da aksesuar pek sevmedigimden erkekte hic hic sevmiyorum.
saat kullan o guzel.
bir de dovme de bi aksesuar olabilir.
kupe, bileklik, kolye kim taksa itici geliyor
0
Kittie
(01.09.21)
Şapka dışında hiçbir şey. En sevmediğimse yüzük. Dağlara taşlara.
0
velvetmorning
(01.09.21)
Saat güzel oluyor, kolu, eli, bileği güzel erkekse daha da güzel oluyor.
0
kaptan maydanoz
(01.09.21)
Eskiden sadece saat kullanirdim. 5-6 senesir onu da kuLlanmiyorum. Saat yuzuk bileklik kupe kolye vs hepsi fazlalik geliyor. Aksesuar olatak hic bir sey kullanmiyorum
0
exlibris
(01.09.21)
saat, yakışana da küpe.
0
rose parks
(01.09.21)
Erkekte aksesuar beğenmiyorum mümkünse bir şey olmasın üstünde. :)
0
Hallegadola
(01.09.21)
Kupe
Deri kolye ipi
Bileklik
Piercing (kaş/kulak)
Sanirim bir tek yuzugu yalistirmiyorum.
0
nax
(01.09.21)
Ben biraz çocuksu görünümü olan renkli renkli saatler takarım, tek kullandığım aksesuar o ama hep iltifat almisimdir
0
encokbenisevinnolur
(02.09.21)
dövme, küpe, bileklik, saat
0
lcha
(02.09.21)
saat al abi boşver, hem para harcamak istediğinde direkt olayı çözüyor hem de erkekte bence listenin her zaman en üstünde.

günlük, akşam takmalık falan bir kaç tane bulundur mutlaka.
0
celeron 300a
(03.09.21)
(23)

Doktorlugun tercih olarak fiyat (bedel)/performans orani rezalet degil mi?

robokot
Hekimligi bir aşk olarak goren kisiler bir kenara (bunun azinlik oldugunu dusunuyorum) - "iyi bir gelecek" icin tip fakultelerini dolduran gencler genelde hayatlarinin nasil sekillenecegini biliyorlar mi? gecmis hikayesini, bugun gunluk yasantisi / temposu / sorumlulugu / yukumlulukleri ve bunlara k
Hekimligi bir aşk olarak goren kisiler bir kenara (bunun azinlik oldugunu dusunuyorum) - "iyi bir gelecek" icin tip fakultelerini dolduran gencler genelde hayatlarinin nasil sekillenecegini biliyorlar mi? gecmis hikayesini, bugun gunluk yasantisi / temposu / sorumlulugu / yukumlulukleri ve bunlara karsilik kazandiklari ortalama paraya baktigimda acimadigim bir doktor gormedim.

bu sadece turkiye'de de degil, yabanci doktorlarda da benzer seyler goruyorum ama turkiye hele ekstra kotu.

hayvan gibi calis, derece yap, kazan, sonra 6 sene egitim, son 3 senesi pratik ve hastanelerde ofisboy gibi gorulme, itilip kakilma, uzun saatler... sonra mecburi hizmet! kalk git yasadigin yerden duyanin bir ucuna butun hayatin askiya alinsin. uzmanlik istiyorsan hayvan gibi yine calis tekrar ki TUS veresin (hem de yks / öss all starlara karşı), hadi onu verdin tekrar egitim 3-6 sene - yas kemale eriyor bu arada ama hayatini yoluna koyamiyorsun neden? uzmanlik aldin yallah mecburi hizmete! yan dal yaptin, yallah mecburi hizmete... tum bunlardan sonra istedigin bir yerde yasayabilecegin de garanti degil.

hadi tum bunlari atlattin, 36 saat nobetler, ozellikle turkiye'de hastanelerde siddet - zor sartlarda calisma. hikayelerini dinledigim kadariyla yukarida bahsettigim tum bu surecte mobbingin allahini yiyorlar bir de, hiyerarsi cok kati. alt ust iliskileri cok belirgin. en dandik sirkette insan kaynaklarina gidilip olay yaratilacak seylerin 10 katina millet gikini cikarmiyor.

sistem seni turkiye'ye de bagliyor, cogu diger meslekli gibi baska ulkelere mobilitenin onunde diger mesleklere gore cetin engeller var.

bu kadar inanilmaz tempolarda gecen gunduzun olmadan calisiyorsun, kendini tehlikeye atiyorsun (en az 1 kere covid gecirmemis doktor kaldi mi?) aldigin maas hafif tecrubeli bir muhendis maasi bile degil bazen. rezillik degil mi ya? hekimlik aşkı olmayan, sadece buyuk umutlarla bu ise girmis "tip mi bilgisayar muhendisligi mi?" sorusu aklindan gecmis biri icin tam bir cehennem olmali. ki gosterilen cabayi alinan egitimi dusunelim, o kadar emegi en dandik meslege bile versen cok daha iyi para kazanirsin ve cok daha esnek bir hayat tarzin olur zaten. fiyat (bedel) performans orani cok dusuk bir tercih bence, yaniliyor muyum?

cevrenizde tercihlerini "tip olsun da neresi olursa olsun" diye dolduran gencler nasil bir hayatlari olacagini biliyorlar mi genelde? yoksa sadece tıp diye mi yaziyorlar? yoksa ben ortalama (dunyaya hekim olmak icin gelmis olmayan) bir doktorun hayatini yanlis mi yorumluyorum?
0
robokot
(01.09.21)
Statü var. Parası da kötü değil. İş garantisi de var.
0
roe
(01.09.21)
statü pek umursadigim bir sey degil sahsen, kimseye de doktor diye ozel bir sey hissedecek degilim ama anlayabilirim sanirim kimisi icin onemli oldugunu.

parasi kotu degil de... verdigin emege, ilerlemek icin yaptigin fedakarliklara ve gundelik calisma tempona bakinca da mi iyi parasi? bence degil ya hic. ben bir doktorun %10'i emek gostermemisimdir herhalde - ne lisede, ne universitede, ne sonrasinda. ne mecburi hizmete gittim, ne ekstra zorlu sinavlara calistim ne pandemide onlerde savastim... bir uzman doktordan daha cok kazaniyorum oturdugum yerde altimda donla - ama bu bana ozel degil. Bir doktorun %50'si emek gosterecek biri HERHANGI bir meslekte cok daha fazlasini kazanmaz mi kolayca? f/p kotu derken bundan bahsediyorum. tip doktoru olmayan biri icin 9 / 12 yil kicinin uzerinde sadece kitap karistirarak egitim bir doktora derecsi demek. statuyse o da statu: "dr. bilmemkim" bu insanlar benzer surede egitim + mecburi hizmetler ve stresli ortamda calisma, gunduzu gecesi belli olmayan bir hayat temposuyla cok az kazaniyorlar bence.
0
🌸robokot
(01.09.21)
Tıp fakültelerini genellikle ailelerinden uzakta, yatılı olarak fen lisesi okuyanlar tercih ediyorlar. Tercih değil aslında, bir zorunluluk, öğrencinin ailesinin durumu belli, kendi geleceğini sağlama alması lazım. Tıp, diş hekimliği, eczacılık, hemşirelik bölümlerini tercih ediyorlar onlar için geleceklerini sağlama alacakları bölümler bunlar. Garanti işe, garanti maaşa ihtiyaçları var. Bu ülkede hangi meslekler bu garantiye sağlıyor ya da sağlayacak?

Aslında tıp fakültelerinin durumu sizin yazdığınız gibi değil. Fakültedeki eğitimleri, sonraki stajları sizin yazdığınız gibi yorucu bir süreç değil. Evet sıkı bir çalışma, disiplin var, bunu özellikle öğrencilere baskılıyorlar, hatta bu baskı diş hekimliği bölümünde daha fazla. Ama insanla uygulamalı çalıştıkları için böyle bir sistem var. Bu sistem olmazsa, olmaz. Bu sistem tıp fakültelerinin taban puan sıralamasına göre de ne yazıkki esniyor. Zorunlu hizmetten de çok az doktor şikayet ediyor.

İnanılmaz fazla emek verip doktor oluyorlar, maaşları az konusuna katılmıyorum. Doktorlar uygulamalı bir sağlık eğitimi alıyorlar ve bunu uyguluyorlar. Ortalama bir tıp fakültesi mezunu için doktor maaşı normal. Meslek olarak bakarsak üreten, kendisini geliştiren doktor sayısı ülke geneline göre çok az. Elbette üreten, kendisini geliştiren, alanında en iyi olan doktor zaten hak ettiği maaşı kazanıyor. Ama bunun dışında kalanlar için maaş normal. -tabiki ekonomiye göre maaşları daha uygun olabilir, ama doktor oldukları için üreten, yapan meslek grupları ile aynı maaşı almaları mantıklı değil- Her mesleğin, bölümün kendi zorluğu var işte.

O alt üst ilişkisi, baskı ilk yıldan başlıyor yukarıda saydığım bölümlerde. Bir yerden sonra çok normalleşiyor olan biten. Birde sürekli olan bir durum değil. Bunun dengesini sağlıyorlar fakültelerde. Asistan öğrenciye kötüyse, profesör iyi davranıyor.
0
GoodMorningTeacher
(01.09.21)
Kesinlikle rezalet.
Statü yok.
Parası kötü.
Sadece işsiz kalmayacaklarını umuyorlar.
Nasıl bir bedel ödeyeceklerinin farkında değiller.
0
pro9it9is9
(01.09.21)
TIP mi bilgisayar muhendisligi mi ikileminde kalan kusura bakmasin da bu bedeli odeyecek.

Boyle bir ikilemde kalinmamasi lazim. Bilgisayar muh mi elektrik elektronik muh mi ikilemi olsa anlarim ama boyle alakasiz bolumler arasinda nasil ikilemde kalinir

Soruya gelecek olursak ne kadar statu yok denilse de toplum nazarinda statusu en yuksek meslektir.
Sunu unutmayin.Bizim gibi toplumlarda hayata yenik baslayan kisilerin yirtmak icin egitim ve meslek secimi tek sanslari.Bu sanslarini kulanirken gencler mumkun oldukca garanti tercih yapmaya calisiyorlar.DOktorlugun zorlugunun herkes farkinda ancak doktorluk disinda bu gruptaki insanlar icin makus talihini tersine dondurebilecek garanti bir meslek yok.Is garanti, kazanc genel ortalamanin ustunde,statusu cok iyi. Tek kotu tarafi ortalamanin cok cok ustunde calismaniz bekleniyor.Insanlar calisirim ne olacak, baska sansim mi var kafasiyla bunu gormezden geliyor.

Zaten bu mantik yuzunden son donemde doktorlugu tercih eden gencler genelde kaymak tabakanin ailelerinden cikmiyor. Ya doktor anne babanin cocuklari yada sosyoekonomik durumu daha kotu ailelerin cocuklari oluyor genelde.Bu son kisim sahsi yorumumdur herhangi bir veriye dayanmiyor
0
turkuaz
(01.09.21)
Tıp eğitimi yukarıda söz edildiği gibi basit bir uygulamalı eğitim, "meslek lisesi" eğitimi değil. Ciddi bir mental çaba var temelinde.
Bu nedenle de vasıfsız işçi maaşı almaları (özellikle asistanların) hiç kabul edilebilir bir durum değil.
Oğlum bu yıl üniversite tercihi yaptı. Söylediği şu: anne, tıp okumanın bir mantığı var mı, yok. Bak, bir imza yüzünden ağır ceza mahkemelerinde sürünüyorsun. Bak, bir cerrahın parmakları kesildi, hayatı kaydı.
Hariçten gazel okumak kolay.
0
pro9it9is9
(01.09.21)
Valla bence de emek/getiri oranı çok düşük, ama manevi tatmini vardır diye düşünüyorum.

Yani bizim sektörde Google'da bile çalışsan temelde çöp (a.k.a reklam) satıyorsun. Sektörün büyük kısmı benzer şekilde çöp satmak üstüne. Okumuş etmiş o kadar insanın tek amacının "nasıl daha iyi çöp satarız, nasıl patronları daha zengin ederiz" olması baya trajik bişey aslında. Bankacılık, e-ticaret, sosyal medya, oyun, habercilik vs. vs. kullanıcıyı exploit etmek üstüne olmayan çok az iş kolu var. Ya da devlete, askere, istihbarata çalışıyorsun. Beni epey rahatsız eden bişey bu mesela.

Öbür tarafta ağrı kesici bile versen en azından birinin derdine derman oluyorsun. Tertemiz iş.

Ayrıca yurtdışına gitme olayı da çok zor değil gördüğüm kadarıyla. Bizim doktor arkadaşlardan baya giden oldu, gittikleri yerde daha iyi para + daha düzgün çalışma şartlarına sahipler. TR dışında makas o kadar da açık değil yani.
0
plutongezegendegilmi
(01.09.21)
Net rezalet.

Aynı puanı alan mühendis arkadaşlarım (makina-bilg-elektrik) yarısı yurtdışında kalanı aselsan tai de falan çalışıyor.
0
adventchant
(01.09.21)
sadece f/p olarak değerlendireceksek, kendini iyi donatmış onkoloji, onkolojik cerrahi, dermatoloji, gastroenteroloji, beyin cerrahi uzmanının f/p oranına yaklaşabilecek meslek bulunmuyor.
0
altinci nesil caylak
(01.09.21)
Eskiden (10+ yıl) doktorlar orantısız derecede çok kazanıyorlardı ve saygınlıkta zirveydi. Şu anda da iyi kazanıyorlar ama işte eskiden kazanılan tutarlar kadar olmadığı için tatmin etmiyor.

Tıp öğrencileri bölümlerine girdiği andan itibaren üniversitenin diğer bölümlerine nazaran el üstünde tutulur, hocaları keza öyle, üni bütçelerinin büyük bir kısmı üni. hastanelere ayrılır… e sonuçta bu el üstünde tutulan kişiler kendi deyimleri ile “ayak işi” yapmaya başlayınca memnuniyetsizlik doğuyor.

Bedel/fiyat endeksine de anca belli branşlar dahil edilebilir. Yoksa bir aile hekimi neyin bedel/fiyat endeksini yapabilir? Cerrahi branşlar desen anlarız da o da zaren tus’ta barajı geçen herkesin kazanabileceği bölümler halinde şu an. Çünkü hekimler diğer tüm insanlar gibi rahat/risksiz çok para kazanmak istiyor.
0
giovanne
(01.09.21)
- Sonsuza kadar maas ve is garantisi
- Yesil pasaport
- Yuksek maas(vali ile ayni neredeyse)
- Yilda minimum 20 gun izin
- okuldan sonra tek satir okumadan emekli olabilme imkani
- guclu meslek lobisi

Bundan daha iyi bir meslek olsa en yuksek puan onun olurdu.

Doktorlar da memnun olmasa istifa etme sanslari var.
E-ticaret yapabilirler, getir kuryesi olabilirler, yazilimci olabilirler.

Banka bile ayricalikli hizmet veriyor.
www.qnbfinansbank.com

Statu muhabbetine hic girmedik daha. kiz tavlamada avantaj, ev tutarken avantaj..
Akraba ve arkadaslarin gereksiz yalakaligi...
0
divit
(01.09.21)
TR için kesinlikle katılıyorum. Yurtdışını bilmiyorum ama türkiyede doktorluk şu anki maaşını değil 2 katını versen yapamayacağım bir şey. Zamanında burada anlatmıştım (bkz: #90534842) toplumun en eğitimli ve en zor yetiştirilen kesimi, en eğitimsiz kesiminin önüne yem gibi atılıyor resmen. Yemişim yeşil pasaportunu.
0
roket adam
(01.09.21)
Valla katılmakla katılmamak arasındayım.

Bizzat tanıdığım 3 doktor arkadaşımı örnek vereyim:
1- TUS'u da kazanıp okuyup dişini sıkıp, kendi muayenehanesini açıp 40 yaşına gelmeden ev-araba-villasını alıp oturan var
2- 6 yıllık eğitimi bitirip TUS yerine dil çalışıp yurtdışına taşınan var.
3- 6 sene okuyup TUS'a girmeyip, işyeri hekimliği yapıp, farklı iş yerlerini bağlayıp 1 ev 2 son model arabasını almış olan var.

Özetle, eşek gibi çalışıyorum ama bunların hiçbirini yapamıyorum. Çalışıp emek harcayıp sürünen doktor arkadaşım yok ama çalışıp emek harcayıp hala evi arabası olmayan diğer meslek sahibi arkadaşlarım var (kendimi de bu gruba dahil ederim) O nedenle doktorlara oturup ağlamak yerine, komple sisteme bakalım bence.
0
lcha
(01.09.21)
Maalesef öyle ya.

Her bir cümlene hak verdim okurken. Ben mühendisim, kardeşim doktor. Önceden de zordu arkadaşlarımdan biliyorum ama son yıllarda iyice zorlaştı.

Taşrada belki saygı duyuyordur hala insanlar ama büyük şehirde köpek gibi bakacaksın ukalalığıyla geliyorlar. Mağara adamı gibi muayene sırasında içeri dalıyorlar, usülden, konuşmaktan haberleri yok. En ufak bir şeyde doktora patlamak için bekliyorlar. Acile gelenlerin inanılmaz bir çoğunluğunun sorunu poliklinikte çözülebilecek, acil olmayan şeyler. Bir de onları eğlemek için uğraşıyorlar. Geçenlerde bir hasta sizce benim başım ağrıyor mu diye sormuş kardeşime :)

İş arkadaşları ve yöneticileri de hastalar ve yakınları gibi doktorlara kötü davranıyor. Mobbing almış başını gitmiş. Denildiği gibi okulda da öyle olduğu için çok anlamıyorlar ama özel sektörde onda biri yaşansa birkaç sene yiyecek tazminat kazanırsın. Hastane yönetimi sadece sayılarla ilgileniyor. Nöbet boyunca 200'den az hasta baktığında yavaşsın diyerek baskı yapıyorlar. Dakikada bir hasta bakmanı ve o hastaların başına bir şey gelmemesi lazım bu kez malpraktis derdi ile baş başasın. O zaman da hiçbir yöneticinin arkalarında duracağını sanmıyorum. Biz böyle bir şey demedik diyip kenara çekilecek tıynetteler çoğunlukla.

Yeri geliyor tüm günün yorgunluğunu bir teyzenin Allah razı olsun'u geçiriyordur ama uzman olsan dahi profil aynı. Ancak niş alanlarda çalışıp, kendini kanıtlayıp, özel muayenehanede muayene başına 400-500 tl aldığın noktada rahat edersin.

Aklı olan başka bölümlere gitsin bence. İyi kötü fakültede olan da ya gidecek ya kaderine razı gelecek.
0
chicha_v2
(01.09.21)
kesinlikle rezalet. ancak aşk, tutku,idealler dışında tıp yazan liseli genç profili orta direk veya altı ailelere mensuptur.
-anlaşılsın diye abartarak örnekliyorum- hiçbir sabancı durduk yerde bu kadar çile çekmez, çok kafalıysa bile gider en iyi okullarda ekonomi okur, işletme okur döner mis gibi kariyer yapar, yükselir maddi manevi tatmin olur. çünkü garantici olmasına gerek yokyur, sınıf atlama ihtiyacı hissetmez.

tıp doktorluğu neredeyse hala türkiye gibi genç ve zorluklardan gelerek kurulmuş bir ülke için hala saygın ve önemli bir meslek; hala eski dönemlerdeki koşullar hatırlanarak sınıfsal bir geçiş mesleği olarak görülüyor, görece daha çok kazandırdığına inanılıyor. büyük göçlerden önce bir süre daha böyle devam edecek. iyi doktorlar avrupaya gittiğinde, çığ gibi artan vakıf üniv.leri mezunları çoğaldığında tıp da pek çok meslek gibi itibar kaybedecektir buralarda.


son soruya dönecek olursak, yineliyorum o çocuklar galatasaray lisesinden, saint joseph'ten, istanbul erkekten falan mezun olmuyor genelde. yozgatın bir kasabasından mezun 17 yaşındaki çocuğun en büyük hayali hala tıp fakültesi hatta doğuda, taşrada falan bir tıp fakültesi bile büyük birşey. diğer türlü de hep çile olacak ona; tüm çevresinde zaten çileli ve üstelik karşılık alamamış bir kitleyi görerek büyüyor. ne istesin?

son derece haklısınız.
0
rewlack
(01.09.21)
Doktorun nerede çalıştığına bağlı.
Kendi muayenehanesindekiler 8 ayrı ev sahibi olabiliyor. Adamlar darphane gibi para basıyor.

Her mesleğin cilvesi var. İlk yıllarda çileyi çekip sonra tonla para kazanılacaksa asgari ücretle yaşayıp ölen insanların ülkesinde çok şanslılar bence
0
photo85
(01.09.21)
kötü niyetli art niyetli doktorlar olabilir, bence en saygı duyulması gereken hatta en saygı duyduğum meslek. adalet bak. çalışıyorum savcı hakime gram saygım yok. çünkü doktor kadar saygın olamıyorlar, makam mevki olarak kendilerini üst görseler de bence doktor daha saygın bir meslek. paradan puldan çok saygı hazzı daha önemli olabilir.
0
mikahakkinen
(01.09.21)
cevaplar icin tesekkurler arkadaslar. cok iyi kazanan kisilerden statu kazanan kisilerden ornekler verilmis, dogrudur onlar da vardir.

benim daha cok onemsedigim burada, "para kazanmak", "araba ev sahibi olmak" ile "hayatinin kontrolunun elinde olmasi", "gorece stressiz bir yasam" ve en onemlisi "elindekinin tadini cikarabilecegin zamaninin ve kafa rahatliginin olmasi" arasindaki baginti.
0
🌸robokot
(01.09.21)
Doktor ya da her meslekte yozgat'ın köyünden çıkanlar var. Robert Kolej, Galatasaray Lisesi mezunu doktor arkadaşlarım var. ÖSS birincisi doktor arkadaşım var.

Tercih meselesi. Doktorluk bu ülkede en prestijli mesleklerden ancak doktorların çalışma şartları kötü. Çok yoğunlar. O şekilde yaşamdan keyif almak zor. Ama bu kişiler hayatları boyunca sürekli disiplinli yaşamış insanlar. Herkes barlarda sabahlayacak diye bir şey yok. 3-5 yıldır instagram'da hava atılabilecek işler popüler oldu. Barista denilen garsonlar kasılıyor falan..

Çok yüksek puan alıp tıp seçmeyen biri mühendislik okusa yine özel sektörde çürüyecek. özel sektörden bıkıp Kpss kasarak kamuya geçmek isteyen çok mühendis var.
0
roe
(01.09.21)
Bence siz cok yanlis gelmissiniz.
0
balpolen
(01.09.21)
konudan bağımsız olarak, aradığınız sözcük ücret. ücret/performans oranı.
0
akhenaten
(01.09.21)
uzun vadede değil. türkiye'de doktor sayısı nüfusa oranla çok çok az. o yüzden kazançlar uzun süre düşmeyecek. hala ortalamanın çok üzerinde. belli başlı alanlara yönelirse de bir genel müdür kazancına ulaşır.

asistanlık sürecinde zaten odtü mezunu bir mühendis kadar para kazanıyorsun.

belki tek zorluğu asistanlıktaki uzun nöbetlerdir. bir de insanlarla muhattap olmayı sevmiyorsan o kadar insanla iç içe olmak sevilmeyince yapılmayacak şey değil. onun dışında avantajı çok.
0
black mamba
(01.09.21)
bugun debeye 1. siradan girmis su entry de bu soruyu sorarken toparlamaya calistigim dusuncelerimi ozetliyor: eksisozluk.com

...ki mecburi hizmet(ler)e deginmemis bile.

@akhenaten, tesekkurler ama yok, aradigim bir kelime yok. fiyat / performans standart bir kalip ya, sakayla karisik onu kullandim. yoksa fiyat tarafinda doktorun cektigi eziyetlerin toplami var.
0
🌸robokot
(04.09.21)
(4)

Uzak ilişkiyi, yakın ilişki dinamikleri ile gözden geçirme hatası

matrix
İnsanların, uzak ilişkileri, yakın ilişkilerin dinamikleriyle değerlendiğini ve bunun da hatalı bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum. Uzak ilişki, normal ilişkiler gibi değerlendirilmemelidir. Normal bir ilişkide reelde görüşmek çok daha sık ve pratik bir şekilde yaşanabildiği için, uzak ilişki yaşayan
İnsanların, uzak ilişkileri, yakın ilişkilerin dinamikleriyle değerlendiğini ve bunun da hatalı bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum. Uzak ilişki, normal ilişkiler gibi değerlendirilmemelidir. Normal bir ilişkide reelde görüşmek çok daha sık ve pratik bir şekilde yaşanabildiği için, uzak ilişki yaşayanlar, özellikle bu "reelde görüşme eyleminin" eksikliğinin enerjisini ve beklentisini, bir ilişkideki diğer eylemlere yansıtma hatasına düşüyor gibiler. O eylemlerin bir kapasitesi vs olduğundan, ortaya da ister istemez gerilim çıkabilmektedir. Bu da ilişkinin sarsılmasına neden olacaktır. Sizce de böyle midir bu hata durumu?

("uzak ilişki gereksizdir, yaşanmamalıdır" gibi cevaplar verecekseniz hiç lüzumu yoktur. sorduğum şey öyle bir şey değil. uzak - yakın ilişki yapısını birbirinden ayırt edememe durumuyla ilgili.)
0
matrix
(20.08.21)
Kendi yaşadığım uzak ilişkide partnerim harcadığım çabayı ve verdiğim maddi manevi emeği görmezden gelip "bana çok uzaksın ve hayatımın bir parçası olamadın" demişti.

O kadar ama o kadar kırıcı ve yıkıcı bir söz ki ben o an ayrılmaya karar verdim. Beni o hale getirdi. Çünkü bütün yolu ben gidiyordum, bütün masrafa ben giriyordum, bütün yalanları ben söylüyordum aileme. Sonra bir de ameliyat olacağım zaman hastaneye gelip gelmeme konusunda "ailenle muhatap olmak istemiyorum" deyince benim için bitti.

Uzak ilişkiyi kaldıramayacaktı madem niye girişti ki? Büyük bir işkence.
0
1bir1bir1
(20.08.21)
6 sene US-TR yaşadım. Sanırım hayatımda ilişki açısından en çok bu konuyla ilgili ahkam kesebilirim :) Uzak ilişki pek de ilişkiden sayılmaz, muhteşem bir dostluk ama giderek eriyen bir tutku getirir. Gerilim vs. mevzuları her ilişkinin ikili dinamiklerine göre değişir, bende ordan al buraya koy şeklinde bir durum oluşmadı. Gerilim yaşanmadı, tartışma olmadı, sevgi-saygı ve paylaşım maksimum seviyede devam etti.

Ama bir süre sonra, o ara görüşmelerden hemen 1 ay bile sonra artık onu özlemediğini anlarsın-uzağında olması normalindir- ama bir yandan hayatında bir şeyler değişiyordur paylaştığın o özel anlarda yanında olmaz, o ekranda gördüğün bir ünlü gibi gelmeye başlar vs vs. bunlar azımsanacak şeyler değil. İnsan temas eden ve temas arayan bir varlık, sadece buna indirgenemez tabii ama bunun gibi nedenlerle olgun 2 insanın deadlineı belli olmayan bir uzak ilişki yaşatabilme ihtimali yok.
0
lcha
(20.08.21)
ortada bir hata yok. reelde görüşmenin eksikliğini başka hiç bir şey tutamaz. tutamayınca da başka eylemlere mutlaka yansır. ne yaparsan yap eksik bir şeyler olacağı için, her halükarda bu gerginlik yaşanır. icha'nın belirttiği gibi geçici durumlar okey ama tam olarak ne zaan biteceği belli olmayan bir uzak ilişkinin, olgun bir insanı tatmin etme şansı yok. yani karşındakine "aa sen bunu yanlış değerlendiriyorsun" desen de hisler yalan söylemiyor, o eksiklik başka yerlerden patlıyor bu sefer.
0
roket adam
(20.08.21)
Uzak ilişki dünyanın en boktan şeyidir.


Not: 3 sene tecrübe.
0
westblack
(20.08.21)
(9)

Zevksizlik abidesi yatak odası takımları

strangerinhere
Seneler sonra yatak odasını yenileyelim takım şeklinde sade hoş birşey alalım dedik. Zaman buldukça farklı birçok mağaza gezdik ama beğendiğimiz birşey olmadı diyebilirim. Aşırı zevksiz mobilyalar, gereksiz detaylar ve tabii uçuk fiyatlar. Bir de satış sonrasında insanlar aşırı şikayet etmiş, birçok
Seneler sonra yatak odasını yenileyelim takım şeklinde sade hoş birşey alalım dedik. Zaman buldukça farklı birçok mağaza gezdik ama beğendiğimiz birşey olmadı diyebilirim. Aşırı zevksiz mobilyalar, gereksiz detaylar ve tabii uçuk fiyatlar. Bir de satış sonrasında insanlar aşırı şikayet etmiş, birçok konuda sorun yaşamışlar. Bu işin bir çözümü yok mu :) Doğru düzgün, sağlam, sade ve şık yatak odası mobilyası nerede bulunur?
0
strangerinhere
(19.08.21)
En sade ve sağlam yatak başlığı ve bazayı İşbir'de bulduk biz birkaç ay önce. (İder'de gayet sade bir model vardı ama gidip mağazada bakınca kalitesini hiç beğenmedik.)

Gardrop vs de 3-4 yıl önce Bellona'dan sade düzgün bir model almıştık. İnternetten değil mağazadan aldık ve servisi falan gayet iyiydi. O zamandan beri fiyatlar ne olmuştur hiçbir fikrim yok tabii.
0
kobuzchu kiz
(19.08.21)
ikea :)
0
lemmiwinks
(19.08.21)
Ikea demeye gelmiştim, demişler
0
lcha
(19.08.21)
Yalnızca ahşap ürün satan mağazaları kontrol edin. İnstagramda çok var bu mağazalardan. Ulaşıp showroomlarına vs gidebilirsiniz Bir kısmı size özel üretim de yapıyor.
0
zimbirik
(19.08.21)
modoko'da ya da çağlayan'daki mobilyacılar çarşısında iyi bir usta bulup masif yaptırın bütçeniz yetiyorsa.
yine aynı yerlerde normal bilindik markaların dışında çok daha kaliteli mobilyası olan mağazalar da var, hazır da alabilirsiniz beğendiğiniz olursa.

masif olunca demode ve kaba olmak zorunda değil.
işçiliği jilet gibi olanlar var.
0
blatta hiberna
(19.08.21)
Ben Enza'dan aldım ama aklım Ikea'da kaldı :( Kelebek'te de sade birkaç model vardı
0
kendi helvasını kavuran zombi
(19.08.21)
biz woodenworkz'e yaptirdik. olculeri, yuksekligi, rengi her seyi istedigimiz gibi oldu. cok memnunuz.

www.instagram.com
0
65 derece
(19.08.21)
Ikea demeye gelmiştim
0
howfaristhesky
(19.08.21)
zombi +1, enzadan aldım ama aklım ikeada kaldı :/
0
pasp
(20.08.21)
(7)

Sevgilinin Annesi ile Tanışma

rafet el morad
Cuma günü İzmir'e günübirlik kız arkadaşımın annesi ile tanışmaya gideceğim. Görüşme evde değil dışarıda olacak, daha önce benzer tecrübem olmadığı için kafamda şu sorular var:1.Bir hediye alınmalı mı? Aklımdan iyi bir pastaneden bir kutu çikolata almak geçiyor, çiçek te alınmalı mı? bu ikisi olursa
Cuma günü İzmir'e günübirlik kız arkadaşımın annesi ile tanışmaya gideceğim. Görüşme evde değil dışarıda olacak, daha önce benzer tecrübem olmadığı için kafamda şu sorular var:

1.Bir hediye alınmalı mı? Aklımdan iyi bir pastaneden bir kutu çikolata almak geçiyor, çiçek te alınmalı mı? bu ikisi olursa tanışmadan ziyade kız istemeye mi dönüşür bilemedim. Aile muhafazakar.

2. Araç olmaksızın sevgilim ve annesi ile doğrudan mekanda buluşmak ve sonrasında taksi ile onlara eşlik etmek doğru olur mu? Yoksa araç kiralayıp onları evinden alıp evine mi bırakmalıyım?

3. İzmir'li arkadaşlara gelsin bu soru, Karşıyaka civarında araç park sorunu var mı? Böyle bir sorun yaşamamak için o civarda hangi mekan tercih edilebilir?

Teşekkürler.
0
rafet el morad
(18.08.21)
Sorunun masumiyeti karşısında ne diyeceğimi bilemedim diyerek başlayayım:

1. Dışarıdaki buluşma için çiçek abes olur bence, taşıması vs sıkıntılı olabilir gibi geldi. Güzel bir çikolata yeterli olur diye düşünüyorum.

2. Araçla bırakmak diğer seçeneğe göre çok daha şık. Biraz masraflı ama verdiğiniz önemi göstermesi açısından bu aşamada uygun olabilir.

3. Bilemiyorum. :)
0
silverleaf
(18.08.21)
öncelikle hayırlı olsun.
babayla değil, ön görüşme olarak anneyle tanışma, yani hafiften ciddiyete giriş olarak yorumluyorum.

1. hediye almaya gerek yok. mekanda buluşacaksanız zaten buyurun çikolata hediye edeyim demek biraz eve uygun bir durum. mekanda hesabı ödersiniz mesela. bu daha uygun olabilir.
artık pek kalmadı ama bazı mekanlarda dışarıdan hediye getirmeye iyi bakmayabilirler.
kendi şehrinizin yöresel bir hediyeliği varsa günübirlik gidiyorsunuz, bunu da size getirdim, bizim oralarda meşhurdur deseniz daha hoş olur gibi geldi, çiçek veya çikolata yerine.

2. aracınız yoksa bir günlük olay için araç kiralamak mı taksi tutmak mı derseniz masraflar olarak taksi daha uygun gelir gibi geliyor. bu konuyu aslında kız arkadaşınızla konuşmanız lazım. onunla anlaşmanıza göre olur. ben taksi tutar sizi alır öyle geçerim veya orada buluşabiliriz diye bir teklif götürün. belki annesi sizin onu almanızı istemeyebilir.
ama çıkışta taksiyle bırakmak şık bir hareket olur.

3. bilmiyorum. :)

şimdi gördüm, aile muhafazakar demişsiniz. evden alıp bırakmanıza tümden laf edebilirler. kendileri olmasa da konu komşu görebilir diyebilirler. bu konuda kız arkadaşınız annesine sorsa daha doğru olur.
0
ananotherlife
(18.08.21)
1. Hediyeye gerek yok dışarda görüşülecekse.
2. Kız arkadaşınıza seçenekleri sormalısınız. Arabanıza binmek istemeyebilir annesi.

Bol şans!
0
pispinti
(18.08.21)
Hediye konusunda @ananotherlife +1
Çiçeğe çikolataya girmeyin, çiçeğe hiç gerek yok, çikolata da dışarıda otururken saçma olur. Yöresel ufak bir hediye hoş olur.
0
kobuzchu kiz
(18.08.21)
Sen baska sehirden geliyosun ya sanirim o sehre ozgu kucuk bi hediye almak guzel olabilirdi mesela ben istanbuldan gitsem izmire taze cekilmis turk kahvesi, yarim kg lokum falan gotururdum hatta avmde lokum atolyeleri guzel oluyordu. izmirde yok mu lokum var ama maksat hem cicek, cikolata gibi resmi olmayan, memleketten bir sey getirdim cam sakizi coban armagani gibi bi hediye. hesabi odemeniz de yeterli. cikolata asla ama cicek cok kotu fikir degil eliniz bos kalirsa bi kucuk buket hos olabilir oyle yollarda satilan tarzda.

bence evine birakmaya gerek yok taksiye ugurlasaniz yeterli.
0
ala09
(18.08.21)
1-2 kız arkadaşınıza sorun kesinlikle.

Mesela benim annem çiçek alınmasını çok sever, başkası çikolata sever, başkası hiç sevmez. Ulaşım konusu da öyle, annem aldırılsa da kendi gitse de çok umursamaz.
0
lcha
(19.08.21)
1. hediyeye gerek yok, evlerine gidince hediye alırsın, annesini tanıdıktan sonra doğum gününde anneler gününde hediye alırsın.
2. taksi ile devam
3. izmirli değilim
0
xdenizx
(19.08.21)
(8)

Psikoloğa gidenler

nerdeyim ben
ne sıklıkla gidiyorsunuz? Tabii kişiden kişiye ve konunun ciddiyetine göre değişir ama ne kadar bütçe ayırmam gerektiğini anlamak için soruyorum. Çok da ciddi olmayan hafif depresyon için gitmeyi planlıyorum, haftada bir olmaz dimi?
ne sıklıkla gidiyorsunuz? Tabii kişiden kişiye ve konunun ciddiyetine göre değişir ama ne kadar bütçe ayırmam gerektiğini anlamak için soruyorum. Çok da ciddi olmayan hafif depresyon için gitmeyi planlıyorum, haftada bir olmaz dimi?
0
nerdeyim ben
(17.08.21)
2014 yazında gitmeye başladığımda haftada bir gidiyordum. 6-7 ay sonra psikoloğumun haftada bir gelmene gerek kalmadı düşüncesiyle iki hafta bire indi.

2016'da pek gitmedim açıkçası. Sonbaharda tekrar gitmeye başladım. Tam hatırlamıyorum bir yerden sonra ayda bir gidiyordum. Gittiğimde randevu almıyordum. Birkaç hafta sonra birkaç haftaya randevu alıyordum.

Pandemi sürecinde de ayda birdi. Geçen aradığımda Ekime kadar müsait olmadığı söylenince öyle kaldı.
0
put it in your appropriate place
(17.08.21)
belki ilk etapta haftada bir olması gerekebilir, yaşadığınız size hafif geliyordur ama ağır olmasa bile orta şiddettedir ya da kronikleşmiş bir durum vardır onun çözülmesi gerekiyordur. bence ilk başlayan biri için en azından üç görüşme tekrar eden görüşmeler olmalı gibi düşünüyorum tamamen subjektif, psikolog değil danışanım. üç görüşmeden sonra anlattıklarım arasında daha rahat bağlantı kurabiliyor gibi gelmişti terapistim ondan yola çıktım.
0
evde liyakat kalmamis
(17.08.21)
psikanalize gidiliyorsa haftada 3
psikoterapi ise ayda 3
0
lcha
(17.08.21)
Hafif depresyon için ise gitme derim. Fakat işin içinde mesela elinde olmayan öfkeler, höfke kontolünde zorlanmalar, korkular, endişeler içinde yaşamalar vs varsa evet git. Çok bütçe ayırmalısın. Haftada 1 (bence tanışmak açısından 2) kez giderek başlamalısın, sonra duruma göre psikolog bunun periyodunu veya zamanlamasını ayarlayacaktır.

Ama lütfen önce imkanın varsa alanında en iyi olan psikologlardan bul. Rastgele kişilere kendini anlata anlata ömür geçiyor çünkü.
0
1bir1bir1
(17.08.21)
"Hafif depresyon için ise gitme derim"in devamını getirmeyi unutmuşum;

David burns - iyi hissetmek kitabını al, psikonet yayınlarından çıkmış bir kitap ki psikonet yayınları da Alp Karaoğsmanoğlu isimli psikiyatri profesörünün yine psikiyatr ve psikologlardan oluşan ekibiyle kurduğu bir yayınevidir. O kitaptaki bütün yönergeleri aynen ve hiç sektirmeden yaparak ilerle. Emin ol çok çok iyi gelecek.
0
1bir1bir1
(17.08.21)
benim meseleler, biraz fazla olduğundan haftada 1 defa online görüşüyoruz terapistimle.
ek olarak, kendisini çok sevdiğim için de görüşmek çok iyi geliyor bana.
şu sıralar elim sıkışık olduğundan ödemeleri daha sonra yapacağım peyder pey.
(öneriyi kendisi getirdi).
0
pangea
(17.08.21)
genelde haftada bir oluyor, çalışılan yönteme ya da gidişata göre farklilasabilir. önce kimden randevu alacağınıza karar verip ona göre hesap kitap yapmak daha makul olur kanımca
0
encokbenisevinnolur
(17.08.21)
Haftada 1 gitmek baya bi zengin işi.
3 -4 ayda bir randevu aralığım
0
photo85
(17.08.21)
(3)

4.doz aşı açılan varmış

hrvl
Bana hala 3.doz açılmadı. 2 doz sinovac oldum. Sanırım 50 yaş altına henüz 3.doz çıkmıyormuş. Benim anlamadığım madem 2 doz sinovac yetmiyor neden 3.doz herkese açılmadı? Ne zaman açılacak bilgisi/fikri olan var mı?
Bana hala 3.doz açılmadı. 2 doz sinovac oldum. Sanırım 50 yaş altına henüz 3.doz çıkmıyormuş. Benim anlamadığım madem 2 doz sinovac yetmiyor neden 3.doz herkese açılmadı? Ne zaman açılacak bilgisi/fikri olan var mı?
0
hrvl
(16.08.21)
kapattılar
0
lcha
(16.08.21)
4. doz randevuları yüksek ihtimalle bir hata sonucu açıldı, şu an kapatılmış tekrar. 50 yaş altında olduğunuza göre 3. doz için yeterince zaman geçmemiş olabilir. Aşı olduğunuz sırada Biontech seçeneği de mevcutsa belki ondan açılmıyodur henüz, sadece tahmin.
0
Gı
(16.08.21)
4.doz aşıları sağlık çalışanları ile yurt dışına çıkması gereken ancak 2 sinovac üzerine 1 biontech yaptırmışlara açılacakmış, hata ile herkese açılmışmış.
0
co2s2
(16.08.21)
(4)

boş ev temizletmece?

matilda
Merhaba, 2 haftaya kadar falan yeni bir eve taşınacağız. Ev senelerdir kullanılmıyor. Ev sahibi şehir dışına taşınmış ve eşyaları da almamış. Önce ev boşaltılacak, sonra boyacak ve sonra temizlenecek. Yalnız ev çok uzun zamandır kullanılmadığı için dolaplar, camlar falan felaket halde. Bizim de hem
Merhaba,
2 haftaya kadar falan yeni bir eve taşınacağız.
Ev senelerdir kullanılmıyor. Ev sahibi şehir dışına taşınmış ve eşyaları da almamış. Önce ev boşaltılacak, sonra boyacak ve sonra temizlenecek.
Yalnız ev çok uzun zamandır kullanılmadığı için dolaplar, camlar falan felaket halde. Bizim de hem kendi evimizi boşaltıp hem orayı temizlemeye vaktimiz ve enerjimiz yok. Dolayısıyla İstanbul Avrupa yakası (Bahçelievler'de oturuyoruz) tarafında böyle boş ev temizlettiğiniz vs şirket ismi falan varsa önerebileceğiniz, talip olabiliriz.
0
matilda
(16.08.21)
Şirket değil de bana düzenli gelen kadın var, eğer ilgilenirseniz telefonunu iletebilirim.
0
lcha
(16.08.21)
(bkz: mutlubiev)
0
hjarteblod
(16.08.21)
armut.com'da da boş ev temizliği seçeneği var. özellikle istediklerinizi, evin durumunu falan yazabiliyorsunuz fiyat ona göre çıkıyor. çok saat ya da iki kişi gibi seçimler de yapabilirsiniz sanırım.
0
asisamus
(16.08.21)
Evin boşaltılması sırasında nezaret edecek biri de lazımsa acaba o işi apartmanın kapıcısına mı söyleseniz. Onlar hem böyle ikinci el satışlarla filan ilgilenirler hem de sonrasında boyacıya, temizlikçiye filan nezaret ederler. Bir düşünün.
0
SiyamkedisiZorro
(16.08.21)
(7)

Aracı Sürtmedim ama Çizilmiş. Nasıl?

jangbogo
Merhaba duyurucular. Arabayı sürtmedim bir yere eminim. max 1 cm uzunluğunda 4-5 tane alt alta çizik var. Başkası bana sürtmüş gibi de gözükmüyor. Bu nasıl olabilir? Taş vs. mi sıçrıyor? Hiç taşlık bir yola da girmedim ama asfaltta da sıçrıyor olabilir tabi. Senaryolarınızı bekliyorum.
Merhaba duyurucular.

Arabayı sürtmedim bir yere eminim. max 1 cm uzunluğunda 4-5 tane alt alta çizik var. Başkası bana sürtmüş gibi de gözükmüyor. Bu nasıl olabilir? Taş vs. mi sıçrıyor? Hiç taşlık bir yola da girmedim ama asfaltta da sıçrıyor olabilir tabi. Senaryolarınızı bekliyorum.
0
jangbogo
(16.08.21)
foto olsa daha rahat anlaşılır. ağaç dalına falan sürtmüş olunabilir.
0
mikahakkinen
(16.08.21)
Bizim arabada benzer bişey oldu. Otoparkta küçük çocuklar bisiklet sürtmüş kameradan gördük. Bisikletleri çok küçük olduğu için baya bi alt kısımlar çizikti. Böyle bir şey olabilir mi?
0
suicides underground
(16.08.21)
Bisiklet olabilir, kartoncuların el arabası olabilir, çocuklar çizmiş olabilir, çok hafifçe başka bir araç sürtmüş olabilir.
0
John Bloor
(16.08.21)
araç sürtmüş olabilir, dar bir yerden geçerken ağaç ya da çalı dalları olabilir.
Bisiklet sürtmüştür. Kağıt toplayanlar sürtmüştür. Olur öyle yani. Ufak rotuşla düzelir.
0
anten
(16.08.21)
alt komşunun çocuğu, resim yapmış (!) bizim arabaya. eğer aracınız müstakil kapalı garajda değilse başına her şey gelmiş olabilir.
0
halanne
(16.08.21)
araç dışarıda durunca mutlaka çiziliyor malesef korumak imkansız
0
lcha
(16.08.21)
çizilmesinin doğal olduğunu biliyorum. zaten endişelenmedim de. sadece bir merak aldı beni :) araba yol üzerinde değil yani kuytu bir yerde. çocuklar bisiklet ile giremez mesela. ağaç dalı çizmesi mantıklı geldi, sanki bir ara girdim böyle bir ağaçlı yere.
0
🌸jangbogo
(16.08.21)
(43)

evlilikte ekonomi

alex_pearson
yakın bir zamanda evleniyoruz. süreç şöyle gelişti. gelinliği, damatlığı ben aldım, düğün yerinin ücretini (yemekli) ben ödedim. bugün müzik işini konuştuk, caz grubu istedi. onu da ödedim. fotoğraf çekimini ben ödedim. nişanlım için unutulmaz ve keyifli bir hatıra olsun diye elimden geleni yapıyoru
yakın bir zamanda evleniyoruz. süreç şöyle gelişti. gelinliği, damatlığı ben aldım, düğün yerinin ücretini (yemekli) ben ödedim. bugün müzik işini konuştuk, caz grubu istedi. onu da ödedim. fotoğraf çekimini ben ödedim. nişanlım için unutulmaz ve keyifli bir hatıra olsun diye elimden geleni yapıyorum. kredi kartı borcum bu ay maaşımın 1,5 katı geldi. bütün birikimlerimi bu düğün için sonuna kadar kullandım. ama davetli sayısı anlaştığımız sayının üzerine çıktı. ek ödeme yapacağız. araba kiralama, düğün çiçeği, bahşişler falan gibi masraflar da olunca acaba kredi mi çeksem dedim. sonra sordum, kredi çeksem geri ödemede bana şu kadar destek olur musun diye. sorduğum rakam maaşının 1/10’u bu arada. suratını astı bana. çok bozuldum. bir yanım, bunu sorun ettiğim için beni suçluyor, diğer yanımsa para mevzusunu konuşmak ayıp değil, bunlar hayatın gerçekleri diyor. ne yapacağım bilemiyorum.

not: nişanlım balayı için uçak biletletini aldı ve kalacak yeri ayarladı. hiç masraf yapmamış gibi algılansın istemem. ama benim iki yıllık birikimim tamamen bitti. o ise bir aylık maaşının sadece bir kısmını harcadı.
0
alex_pearson
(16.08.21)
Hâlâ geç değil. Kıps. 1/10 için şimdiden surat asıyorsa evlendikten sonra da böyle devam eder.
0
dissendium
(16.08.21)
Yerler o işi, kimse kusura bakmasın valla ben bunu sorun ederdim
0
olaylar olaylar
(16.08.21)
ben de ediyorum, üzerine bir de sorun ettiğim için suçluluk hissediyorum
0
🌸alex_pearson
(16.08.21)
Hiç bir şey için geç değil kardeş.
0
lion de la Turquie
(16.08.21)
Destek olur musun dersen surat asar tabi.

Bende para bitti haci bundan sonrasi finito diyeceksin. Oyle her seyi al al diyemeyecek.
Dugun isinin sonu yok ki, sonsuza kadar ekleme yapabiliyorsun durmasinu istiyorsan ona odeteceksin.

Mesela damatligi ona aldiracaktin, kendi alyansini, cicegini...

Davetli sayisi mi cok mu geldi 5 benden 5 senden kesiyoruz de.
0
divit
(16.08.21)
Geç değil +1

Bu kadar borcun altına sırf o istediği için girdin ve hesaplar tutmadığı için fazladan ödeme gerekti. Maaşını vermeyecekse takılacakları versin, ama bunu sormaya bile çekinirsin eminim.
0
1bir1bir1
(16.08.21)
Neden herşey yarı yarıya yapılmıyor? O kız diye mi?

Caz grubu ha?

Geç değil+1
0
sorularimicinfeykhesap
(16.08.21)
Düğün masrafını erkeğin yapması gayet normal. Yarın siz kredi öderken o da mutfak masrafını ödeyecek zaten
0
photo85
(16.08.21)
Düğünü siz yapıyorsanız siz ödeyeceksiniz burada sıkıntı yok. Sıkıntı bütçeniz neyse orada duramamanızda. Para bitti bunu aşmayalım dersiniz. Ayrıca bu hatun maaşı müzeye koymayacak ya :) kredi ödenirken o da eve harcama yapacak elbet.
Kendi ailesi nişan yaptı da sizin aileniz düğünde elini cebine atmıyorsa benden isteyene kadar ailenden iste de demiş olabilir içinden.
0
cilekli pasta
(16.08.21)
Olay evlilik sürecinde ekonomi değilki? Hele bir dur soluklan yeğenim. Gereksiz kaygı yapmışsınız paralar azalınca (muhtemelen şimdiye kadar hiçbişeye -kendiniz için bile- bu kadar para harcamadınız diye iyice stres oldunuz)

1. Her şeyi yaparım ona da koşarım bunu da alırım modunda bütçenizin çok üstüne açıldıysanız böyle olur tabi. Ne kadar fakir veya zengin olduğunuzu karşı tarafa net hissettirmelisiniz. Siz benim birikimim var düğünü de yaparım krallar gibi yaparım bi tanem diye hava atarken kimse ayy yazık kredi kartı esktresi noldu acaba, telefon faturasını ödeyebilecek mi bu ay diye düşünmez. Bu kadar açılmadan önde konuşsanız daha iyiydi. Hayatım müzik istiyorsun da bizim veya “benim” maaşım belli bunu yaparsak şundan kısmanız şart gibi..

2. Açık iletişimin (hem siz hem karşı tarafı kastediyorum) olmadığı ilişkiler zorluk yaşar. Ayrıca sizin şu aşamada eşlerden biri olarak finansal dengeyi/planlamayı tutturamadığınız görünüyor. İleride ne olacak? Hep böyle kötü finansal yönetimler mi yapacaksanız siz veya eşiniz?

3.canım destek olur musun yanlış. Ben bu kadar harcadık, gelecek altınlardan da şu kadarını öderiz artık daha doğru. Veya en baştan bu düğün bütçesi beni çok aşıyor şimdi veririm ancak ve ancak düğün sonrası şu kadar krediyi şöyle şöyle öderiz demek en doğrusu idi.

Sakin olup empati yapın belki o da sizi tahmin ettiğinden daha beceriksiz daha çulsuz buldu ve buna kırıldı?
Yani olduğunuz gibi görünün, gerçekçi olun ikiniz de.
Mutluluklar.
0
rewlack
(16.08.21)
+1 rewlack adam her şeyi özetlemiş zaten. Yalnız arkadaşlar iyimser yaklaşmış. Sen bu kafayla devam edersen o kız ev geçim masrafına filan da katılmaz, maaştan koklatmaz; trendyol alışverişini de senin karttan geçer.
Durumunu anlat, planlamalarını açık bir şekilde yap o da bilsin. Böyle kredilerle filan başlarsan patlar o iş. Kızın bunlardan haberi yok bence. Bu ekonomi işi senin darmadağın eder, ne cazdan ne balayından zevk alamazsın.
Şimdi duygu yoğunluğu yüksek tamam ama gerçekte her evlilik bir proje gibi. Böyle değerlendir lütfen.
0
adivar
(16.08.21)
Düğün için çekilen krediye destek olmayacaksa evlendikten sonra da elini cebine atmayacak mı geçinmek için? Sordunuz mu?
0
elorelia
(16.08.21)
Hiçbir şey için geç değil. +1
0
allah yazdiysa bozsun
(16.08.21)
Nişanlınız, nişan için harcama yaptı mı?
0
buffy de vampir sayılır
(16.08.21)
sonradan senelerin gittikten sonra ağlamaktansa şimdiden üzülmek daha iyidir, kaç.
0
orpheus
(16.08.21)
maaşlardan bahsetmemişsiniz?
kız 15 bin alırken siz 3k alıyorsunuz belki biz ne bilelim?

maaşınızdan ve birikiminizin tutarından haberi var mıydı kız arkadaşınızın?
yoksa yiğitlik yapıp hallederim dediniz ve sonra da içiniz mi acıdı harcadığınız paraya? yani neye söz verdiniz? davetli sayısını arttıramayız deyin açıkça. son param buydu deyin yani ne var?

siz söz verdiniz ve asla destek talep etmediniz de sonradan kredi çekecem bana maaşından verirsin artık diye emrivaki yaptıysanız çok haklı sayılmazsınız. gidin ailenizden isteyin+1 ama yok her şey açık herkes herkesin bütçesini biliyor da kız arkadaşınız bunu da isterim şunu da isterim diyorsa o haksız.

yani nasıl söz verdiniz kim sözünden caydı? davetli sayısı sizin aileden dolayı mı çıktı mesela? bütün bunlar belirsiz..

bu işler veya bu kızın dünyası size uygun değilse bence de ayrılmayı düşünün. o da belki istemez çünkü.

bi de son olarak düğün sanki sizin düğününüz değilmiş, müzisyenler sizi neşelendirmeyecekmiş gibi bir tavırda yazmışsınız. ha eğer öyleyse daha kötü. yani sanki sırf o istiyor diye yapıyorsunuz gibi. bu sonradan işler yolunda gitse bile onun kafasına kakacağınız sinyalini veriyor. balayını falan da e sen istedin benim için hava hoştu gitmezdim diyecek gibi yani.

zorlamıyorlar yani, ayrılın o zaman.
0
jimjim
(16.08.21)
of içim sıkıldı okurken, iki yetişkin insan evleniyor ama evlilik masraflarına ilişkin aralarında konuşmuyor (en azından biz o izlenimi ediniyoruz) sonra da her üç evlilikten biri boşanmayla sonuçlanıyor. kardeş, evlilik her şeyden öte tek bir ev ortak bir bütçe demek, siz ve nişanlınız bunun farkına varamıyorsanız gerçekten mutsuz olursunuz bak. en kısa zamanda konuşun, düğün unutulmaz bir hatıra olsun diye beraber bir yaşam ziyan edilmez.
0
evde liyakat kalmamis
(16.08.21)
tüm parayı tüketmişsin. evlenince taş mı yiyeceksiniz? hayat arkadaşı olacak insanlar birbirlerini bütçeyi aşan masraflara sokmamalı. bencillik yapıyorsa onunla hayat arkadaşı olunmaz.
0
lazpalle
(16.08.21)
Birbirinizi ne zamandır tanımıyorsunuz siz?
0
ckgoneforawhile
(16.08.21)
Güven,özveri, samimiyet uoksa diğer ilişkilerin de bir anlamı yok.
Neden evlilik için büyük masraf yapılır spor yük altına girilir hiç anlamam. Başkasını taklit etmek ve özenmek bize yaramaz yaramıyor.

Anladığım kadarıyla karşı tarafın, yakın zamanda ailesinden birinin kredi borcuna destek olma zamanı da yaklaşıyor gibi.
Hani hiç sözü edilmesiyle ben etmiş olayım yine de.

Bu arada ayrıca eşi olacak kimse maaşlı diye evlenen erkek hata yapar.
Geçim yükü erkeğe aittir.
Kadının kazandığı kadınındır.
Hayat müşterek dendiğinde de kadının ömürlük nafaka konusunda diretmesi çok anlamsız kalıyor.
0
Erva
(16.08.21)
öncelikle bence sen kadının maaşına göz dikmişsin. nasılsa onun maaşı var, onun maaşının şu kadarı gibi hesaplamaları kadın yapsa onun yaptığı da göz dikmek olurdu. fakat sana sürpriz son: evleneceğin kişi maaşına seni ortak etmek istemeyecek. bana kalırsa para konusunda tartışmalı olacaksınız evlilikte. ayrıca kafın hiçbir şey yapmamış da değil, her şeyi erkek yapar kafasında olsaydı balayını halletmezdi. şu an düşünüyor ki “düğün için bile benden istiyor”.
0
anais
(16.08.21)
yanıtları okudum, jimjim +1
düğün ikinizin düğünü, istemiyorsanız açıkça istemiyorum diyecektiniz. damdan düşer gibi krediye ortak edilmek herkesi rahatsız eder.
0
anais
(16.08.21)
üstad kusura bakma da hata sende. kendi boyunu ölçünü bilmeden fazla açılmışsın, sonra da senin karşılaman gereken bir şey için para istemişsin. düğün gibi şov bir şey için kredi çekmek zaten saçma bir hareket. kızın bunu paylaşmak istememesi de ofsayt ama ilk baştakiler daha büyük problem. yeterince paranız yoksa caz grubu, araba kiralama, ıvır zıvır işlere girmeyecektiniz bu kadar basit. düğünü baştan sona erkek tarafı yapar, yani düğün gibi şov bir şey yapacaksan ben düğün yerinin ücretini ödedim gibi bir lafın anlamı yok çünkü zaten ödemen gerekiyor.

daha evlenmeden kızın maaşına ipotek koydurmak saçma bence, ve senin bu parayı yönetememe durumunun evlilikte problem olacağı %100 kesin. iki yıllık birikimini şova harcayıp, yeni evli olarak eşine kredi borcu yükleyen bir adam birkaç seneye ya iflas eder ya da boşanır.
0
roket adam
(16.08.21)
jimjim +1
anais +1
roket adam +1

paranız her şeye yetiyor, artıyor ve evi de geçindirebiliyorsa parayı konuşmazsınız.
ama borç harç, kredi, kredi kartı işlerine girecekseniz parayı konuşmalısınız.
şu anda sizin birikiminizin sıfırlandığından ve kredi borcuna girmeye bir anlamda mecbur kaldığınızdan haberi var mı?
çünkü bu durumda borçlar bitinceye kadar evi kadın geçindirecek demektir zaten.
bence haberdar olması lazım bu durumdan.
belki de muhtemelen bozuluğu şey bu ve buna bozulmakta da sonuna kadar haklı.

benim de karşımdaki adam her şeye tamam dese, karşılanabiliyor demek ki sorun yok diye düşünür ve sonra birden bire bana kredi borcu falan derse "ne yapıyor bu adam?" diye tedirgin olur, bozulurum.
iletişiminiz yok gibi.

bence bu konuyu oturup etraflıca konuşun ve geri alabileceğiniz ödemeler varsa alıp, masrafları biraz kısmaya ve yeniden düzenlemeye çalışın.
0
blatta hiberna
(16.08.21)
divit gibi düşünüyorum.

yani yancı gibi değilde doğrudan söylemeniz daha iyi olur.

ayrıca herkesi olduğu gibi kabul etmek lazım, bazı kadınlar bu tip para muhabbetlerini sevmez, yapabiliyorsan yaparsın yapamıyorsan benden bu kadar dersin.

kafaya takacak bir şey yok. bir sonrakinde daha net olun.
0
nuisance
(16.08.21)
yol yakınken +1
0
lcha
(16.08.21)
Adam düğün için bütün masraflara göğüs gelmiş zaten. Ekstra çıkan misafir sayısı için destek istemiş. Bu ekstra misafirler gerçekten ekstra ise ve kız tarafındansa adam tabi ki soracak nişanlısına bunu. Yahu evlenecek iki insan bunu konuşmayacaksa zaten neyi konuşacak. Eve giren para da ortak değil mi zaten.
0
bigcaptain
(16.08.21)
evlilik krediye "yardımcı olmak" değil, o krediyi "birlikte ödemek"tir.

evlilik eşim çektiği krediyi nasıl öderse ödesin demek değil, o krediyi nasıl ödeyeceğini dert edinmektir.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(16.08.21)
evlenmeden böyleyse evlendikten sonrasını sen düşün..

hala geç değil + 100
0
foolrules
(16.08.21)
Senden ders alıp , benimde bu işi halledip bırakmam gerekiyor.
0
kleider
(16.08.21)
ayrıl coco.

evlendikten sonra daha da boka batabilirsin.bir de çektiğin kredi de üstüne kalır.

ya da benden bu kadar de çekil.ben okurken sinir oldum.
0
drako
(16.08.21)
ben anlamıyorum ki, insanlar birbirleri hakkında hiç bir şey bilmeden mi evlenmeye karar veriyorlar. nişan, düğün mevzuları açılınca herkes bir şoklara giriyor. birinin gelirini, gösterişle lüksle olan ilişkisini, para harcama eğilimlerini, geleneklere bağlılığını vs ilişki sırasında anlarsınız.

düğün kadının delicesine şımardığı, adamın tokat manyağı olduğu, paraların anlamsızca saçıldığı saçma sapan bir etkinliğe dönüyor herkeste. yazık valla.

okurken fenalık geldi. aranızda çok büyük bir iletişimsizlik var bence. kadın sizi çok zengin sanıyor olabilir, istiyordur da istiyordur etraftan ne duyduysa. yine de kredi çekeceğinizi duyunca mahcup olmasını beklerdim ben zorlandığınızı anlayıp. siz de son ana kadar hiç bir şey çaktırmayıp birden destek istediyseniz o da acayip. niye konuşmuyorsunuz her şeyi açık açık. ben şiştim valla.
0
şarkı güzel ama ingilicce
(16.08.21)
Çoğu kişi aynı şeyi söylemiş zaten; maddi durumunuz konusunda müstakbel eşinize açık olun. Biz nişanı evde yapmıştık, hali,yle düğünü de ortak bütçeyle yaptık. Benim (kız tarafı) düğün davetli sayımız biraz daha fazla olunca sadece o kısmı benim ailem ödedi. Anne-babama dedik ki bizim bütçe 100 kişilik, 120 kişi istersen davetli başına şu kadar ilave. Onlar da buna uydu.
Eşim benim gelinliğimi aldı, ben onun damatlığını. Sınır belirtmeyip hesabı sonradan çıkartırsanız güven kırıcı olur. Ancak yine de geç değil. Evlilik öncesi bu gibi gerginlikler maalesef hep olur. Beraber çıkıp oturun bir yerde, konuşun bu durumu. Ama sakın "senin maaşının bu kadarı, benim maaşımın şu kadarı karşılaştırmasına girmeyin.
0
SiyamkedisiZorro
(16.08.21)
nasıl boyun eğiyorsunuz anlamıyorum. bu kız ilerde paran olmazsa seni bırakır başını ağrıtır ben söylim. sen sormadan teklif etmesi lazımdı. maaşının 1/10unu vermeyen evlilikte her şeyi sana harcattırır. şimdi de nerdeyse her şeyi harcatmış zaten.
0
jelly bear
(16.08.21)
kaç yaşındasın?
madem paran yok niçin bu kadar açılıyorsun, niçin bu kadar gereksiz harcama yapıyorsun?
para mevzusu konuşmak niçin ayıp olsun?
böyle davranman çok yanlış.
0
dafuq
(16.08.21)
yol yakınken +1
0
since1907
(16.08.21)
Vazgeçerim.
0
hayirsiz
(16.08.21)
Millete nasıl kocalar rastlıyor, ben benim nişanlıma asla böyle uçan kaçan şeylerin masrafını yaptırmazdım yaptıramazdım. Yemekli düğündür caz grubudur abi ben anlamıyorum herkes mi milyoner biz mi fakiriz. Özellikle klipli fotoğraf albümü aşırı komik oluyor inş yaptırmamışsınızdır. Annem gelinliğini zamanında sattığı için kayınvalidemin gelinliğini yaptırıp giyeceğim. Düz nikah yapıp geçmeyi düşünüyorum Türk Japon vakfında. İkimizde kariyer memuruyuz ailelerimizin de durumu iyi sayılır bu arada.

Nişanlımla ikimiz şimdiden ekonominin birliğini uyguluyoruz bazı zamanlarda. Yeni evli çifte en büyük zulümdür kredi borç ödemek. İkiniz tekrar her şeyi konuşun kimse olmadan iletişim çok önemli bu zamanlarda. Yoksa Trendyol masraflarını da size ödetir +1
0
Hallegadola
(16.08.21)
ayrıl, çekilecek çile değil, yakma geleceğini.
0
bugisme
(17.08.21)
Evlilik oncesi mali islerin nasil yurutulecegini cok detayli konusmak gerekir. Bir felakete suruklenmeden mali isleri nasil halledeceginizi iyi planlayin.
0
cleric
(17.08.21)
muhtemelen evlenir evlenmez nişanlının kredi borçları olduğu ortaya çıkacak. muhtemelen ufak ev aletleri senetleri ödemeye başlayacaksın ..
yüz ekşitme varsa bu işe girmeden bir caz kulube git ve biraz viski iç .. bu saçmalığı bitir
0
taylor durden
(24.08.21)
Öncelikle yorum yazan herkese teşekkür ederim. Çok geç yazdığımın farkındayım ama cevapsız kalmasını istemediğim için yine de bir şeyler yazmak istedim.

Bir anlık moral bozukluğu ile yazdığım entrye dönüp tekrar baktığımda kendimi haklı çıkarmaya çalıştığımı ve birçok detayı aktarmadığımı görüyorum. Sanıyorum hafif bir sırt sıvazlaması ve "para mevzusunun canını sıkması seni kötü biri yapmaz" gibi bir onay bekliyordum bu mesajı yazarken. Ama bugün bu mesajı yazmış olmaktan utanıyorum. Para mevzusunun can sıkmasının sebebi, birçok yazarın belirtiği gibi para planlamasını iyi yapmamış olmak. Bu işin altına ben girdim, yaparım dedim ve sonra panikledim. Oysa para ve maddi meseleler, kolay çözülebilecek meseleler, yeter ki sağlıklı olalım, çalışıp ayaklarımızın üzerinde durabilelim. Gerekirse kredi çekerim ve paşa paşa öderim. Benim hatam ben bu düğünü yaparım dedikten sonra hesabım şaşınca bundan şikayet etmek oldu.

Nişanlımla daha sonra oturup konuştuk. Hesabım şaştığı için paniklediğimi söyledim. O da gece gösterdiği tavır için özür diledi. Bu meseleyi unutup birlikte iyi vakit geçirmeye odaklanmaya karar verdik.

Herkese sevgiler...
0
🌸alex_pearson
(29.08.21)
sizin adınıza sevindim, bazen iç dökmek te gerekiyor. sonuç iyi olmuş önemli olan bu.
0
nuisance
(01.09.21)
(8)

tepeden kelleşme

abelardo
erkeklerin sorunu tepeden kelleşmeden muzdaribim.önlerden açılmayı durdurdum diye sevinirken tepem kel oldu. berberim elinden geleni yapıyor ama önünü alamıyoruznapıyoruz bu durumda? saç mı ektiriyoruz?kel değilim, saçlarım fena değil ama tepe tamamen olmasa da büyük ölçüde açıldıedit: aşağıdaki öne
erkeklerin sorunu tepeden kelleşmeden muzdaribim.

önlerden açılmayı durdurdum diye sevinirken tepem kel oldu. berberim elinden geleni yapıyor ama önünü alamıyoruz

napıyoruz bu durumda? saç mı ektiriyoruz?

kel değilim, saçlarım fena değil ama tepe tamamen olmasa da büyük ölçüde açıldı

edit: aşağıdaki önerilerin yerine saç ektirsek olmuyor mu?
0
abelardo
(11.08.21)
erkek tipi yasa bagli sac dokulmesinin testosteronu etkilemeden bilinen bir caresi yok. olacaksa bulanlar dunyanin en zengin insanlari olacak. yalan urunler uzerinden donen milyarlarca dolarlik bir sektor var sadece. yok onu damlat, yok bunu sur, bilmemne kuru... bilimsel olarak bunu ugrastigina degecek kadar yavaslatacak urun sayisi koca bir sifir.

o yuzden yaslanmayi kabullendigimiz gibi bunu da kabullenmek gerekiyor. gelecek nesiller ne bulur neler kullanir bilinmez tabii.
0
robokot
(11.08.21)
Tepe bölgesini 3-4 ayda toparlar, tecrübeyle sabit. Ön taraflarda çok etkili değil.

youtu.be
0
kanlakarisikyagmur
(11.08.21)
Doğum kontrol ilacını şampuanın içine ezip atıyorsun. Etkisi iyi, dökülmeyi azaltıp saçları gürleştiriyor. Denemeye değer bence.
0
Corpsebridee
(11.08.21)
ilk cevapta da yazdigim gibi yukarida arkadaslarin verdigi tavsiyeler vucuttaki erkeklik hormonunu etkileyerek calisiyor, yani yan etkileri var (libido problemleri, sperm bozukluklari ve daha fazlasi vs.). cogu kisi bunlari bilmeden kullaniyor veya biliyor ama degecegini dusunuyor.
0
robokot
(11.08.21)
mezoterapi,prp yaptırabilirsiniz, işe yarıyor.
0
bir ileti paylastim
(11.08.21)
saç ektirsek?
0
🌸abelardo
(11.08.21)
saç ekimi zaten iyice kelleşmeden önce yapılır diyenler var. bence ektir.

benim 2 arkadaşım bahsettiğin seviyedeyken ektirdi. biri kalan saçları da döküldüğünde 2. tur ektirdi -10 yaş genç görünüyo valla
0
lcha
(11.08.21)
saç ektir, güzel bir merkez bul onlarla konuş.
0
ayin yazari
(11.08.21)
(5)

Açıköğretim ve istanbulkart

solenkol
Pandemi kullanmadığımdan yenilememiştim kaydımı 2 dönemdir. Artık açılöğretim kaydı olanlar öğrenci kartı alamayacak diye bir soylenti vardı aslı var mıdır?
Pandemi kullanmadığımdan yenilememiştim kaydımı 2 dönemdir. Artık açılöğretim kaydı olanlar öğrenci kartı alamayacak diye bir soylenti vardı aslı var mıdır?
0
solenkol
(10.08.21)
Ben bu yıl kullandım kullanmaya da devam ediyorum. Yılda en az 1 dönem kayıt gerekiyor.
0
vaveylababa
(10.08.21)
kaynak?

hayır.
öğrenci olan herkes kullanabilir.
0
rewlack
(10.08.21)
öyle bir şey yapamazlar. açık öğretim öğrencileri adı üstünde öğrenci. aksini yaparlarsa bu apaçık ayrımcılığa girer ve mahkemeden her türlü döner.

ama tabii istismara çok açık bir olay.
0
asabi
(10.08.21)
açık öğretimde kim gerçekten öğrenci kim değil neye göre ayarlayabilecekler ki? bence yapamazlar öyle bir şey.
0
lcha
(10.08.21)
İstanbulda kullanilabiliyor. Misal bursa 28 yas ustundeysen istedigin kadar acikogretim oku yl, doktora yap ogrenci karti vermiyor.
0
dedim ben sana
(10.08.21)
(8)

Araç satışlarındaki düşüşe müdahale gelecek mi? (galiba geldi)

mkrk
Selamlar,Sizce araç satışlarındaki düşüşe bir ekonomik müdahale gelecek mi? ucuz kredi vb. gibi seçenekler konuşuluyor mu?TeşekkürlerEdit: Bir düzenleme var : https://www.ensonhaber.com/ekonomi/yeni-otv-matrah-karari-ile-otomobil-fiyatlari-dusecek
Selamlar,

Sizce araç satışlarındaki düşüşe bir ekonomik müdahale gelecek mi? ucuz kredi vb. gibi seçenekler konuşuluyor mu?

Teşekkürler

Edit: Bir düzenleme var : www.ensonhaber.com
0
mkrk
(10.08.21)
Gelmez öyle böyle kazanıyolar
0
lcha
(10.08.21)
rte faiz indirimi sinyali vermişti geçen haftalarda, belki oradan yürünebilir, onun dışında bir sinyal yok.
0
roket adam
(10.08.21)
biz vatandaş olarak çok fazla anlık düşünüyoruz. (dolar-euro düştü fiyatlar niye düşmüyor vs.)
temmuz ayında düşüş olmuş evet, fakat yılın geride kalan kısmına bakılınca sektörden beklenen ötv'nin büyük bir çoğunluğunun karşılandığı, dolayısıyla hükümetin şu anki önceliğinin yurt dışına döviz akışını azaltmak olduğunu, bunun için de "vatandaş kolay alışveriş yapabilsin" diye yollar bulmaya çalışmaktan çok, ithal malların satın alınmasını olabildiğince zorlaştırmaya çalıştığını anlamamız gerek.
şimdi de alım düştü diye devletin buna müdahale etmesini beklemek saflık olur, çünkü esas öncelikleri bizim gündelik konforumuz değil ekonominin ayakta tutulması. daha geçen ay, eylül ayında ötv düzenlemesi (!) gelebileceği konuşuluyordu. bir şey değiştiğini düşünmüyorum, otomotivden hedeflenen ötv'yi nasıl olsa tahsil edecekler, yükselmesine bir engel görmüyorum.
youtube'da autoclub diye bir kanal var, değerli insanları konuk edip canlı yayınlar falan yapıyorlar. çınar noyan mesela otomotiv yetkili satıcıları derneği sekreteri, hatırı sayılır sektör tecrübesi bulunan biri ve bu konularla ilgili aydınlatıcı bilgiler veriyor, nasıl düşünmemiz gerektiğini de elinden geldiğince anlatmaya çalışıyor. diğer konuklar da benzer şekilde. izlemenizi tavsiye ederim.
0
gkhncnzdgn
(10.08.21)
Konusulmuyor. Sacma olurdu zaten.
0
dunal
(10.08.21)
Araç satışlarında müdahale gerekecek bir düşüş yok ki.

2021 yılı ilk 6 ay 400bin satış olmuş. Araçlar yıl sonuna doğru çok daha fazla satılır. Yani yıl sonu muhtemelen 900bin civarı satış olacak diye bekleniyor. Gayet yüksek bir miktar.

Son 10 yıllık ortalama 12 ayda 800bin zaten.

img.donanimhaber.com
0
lancelot du lac
(10.08.21)
bir takım bankacı akrabalardan eylül-ekim gibi düşük faizli (0,90 civarı) konut kredisi duydum ama araç kredisi konusunda bişey demediler.
0
lostys
(10.08.21)
ötv indirimi gelmiş sanırım. www.ensonhaber.com
0
🌸mkrk
(13.08.21)
Geçen sefer de aynısı oldu. İndirim diye başladı 230 bin liralık araba 300 bine çıktı. Alamadık tabi.

Zaten bir kaç giriş modeli hariç bu düzenlemeye tabi olan araba yok ki. Onlar da 1 ay sonra zamlanıp tekrar eski haline dönüyor üst gruba geçtiğinden. Düşük sınıf baz modellerden alacak olanlar bu arada alabilse bari. Bayiler 2 ay sonraya tarih veriyor araba yok diye.
0
lancelot du lac
(13.08.21)
(4)

WhatsApp

2027
Arkadaşlar Merhaba, WhatsAppin kişisel verilere erişimi, verilerin ticari amaclarla kullanılmasi gündem olmuştu bir ara. Tepki gösterenler, uygulamayı silenler, şirketten açıklamalar... bu işin akıbeti noldu? Eski düzende miyiz yoksa yeni düzene farkında olmadan geçiş yaptık mı?
Arkadaşlar Merhaba,
WhatsAppin kişisel verilere erişimi, verilerin ticari amaclarla kullanılmasi gündem olmuştu bir ara. Tepki gösterenler, uygulamayı silenler, şirketten açıklamalar... bu işin akıbeti noldu? Eski düzende miyiz yoksa yeni düzene farkında olmadan geçiş yaptık mı?
0
2027
(10.08.21)
alacaz ama o kadar da almayacağız demişlerdi en son. riski kabul edenler kaldı.
0
lcha
(10.08.21)
Gördüğüm kadarıyla aynen devam, sadece bu süreçte bip zorunlu olarak iş yerlerin tarafından fazladan kullanılmaya başlandı. WhatsApp +bip gibi oldu
0
epitaf
(10.08.21)
söz konusu değişiklik son anda geri alındı. ayrıca :

1 - google'a tüm herşeyinizi emanet ediyorsunuz, facebook'a her bokunuzu yazıyorsunuz. whatsapp 'la mı paylaşmayacaksınız?

2 - bu değişiklik öncesinde bana soran bir kaç kişiye "maçası yiyenler bıraksın whatsapp'ı" dedim, düşündüğüm gibi kimse bırakmadı, bırakamadı.
0
co2s2
(10.08.21)
ayrıca şöyle bir ek de yapayım. whatsapp devlet tarafından resmi bir iletişim kanalı olarak kabul ediliyor. daha doğrusu whatsapp yazışmaları delil olarak kabul ediliyor. sizin emaillerinizi / yazışmalarınızı incelemek isteyen birisi whatsapp'a bakıyor. sms'lere bakan yok. telegram'a bakan yok.
0
co2s2
(10.08.21)
(9)

Şahit Olunan Bir Olay, Siz Ne Yapardınız?

infernal majesty
Merhabalar,Birkaç ay önce şahit olduğum bir olayda hiçbir şey yapmadığım geldi aklıma bir anda, bir kez daha hata ettiğimi düşündüm ve size sormak istedim.Bir arkadaşımın yüksek giriş tabir edilen evinin balkonunda oturuyoruz, balkonun hemen önündeki arabanın başında da biri duruyor. El kol yaptı, a
Merhabalar,

Birkaç ay önce şahit olduğum bir olayda hiçbir şey yapmadığım geldi aklıma bir anda, bir kez daha hata ettiğimi düşündüm ve size sormak istedim.

Bir arkadaşımın yüksek giriş tabir edilen evinin balkonunda oturuyoruz, balkonun hemen önündeki arabanın başında da biri duruyor. El kol yaptı, araç sizin mi dedi. Arabalar sıkış tıkış park halinde oldukları için bahsi geçen arabanın arka kısmı garaj girişini kapatmış, soruyu soran adamın motoru dışarıda kalmış. Saat 01 civarıydı yanılmıyorsam. Garajı başka kullanan yok, zaten araba girmesi pek mümkün değil, eğimi falan saçma sapan. Araçta telefon numarası yok. Ev sahibi arkadaş da aracı tanımadığını söyledi. Ne yapsak, ne etsek derken motor sahibi söylendi, laf arasında "kırıcam şimdi aynalarını" dedi. Ben pek ciddiye almadım açıkçası, "kırcam şimdi o olacak" gibi "kuru sıkı" algıladım. Biz muhabbete dalmışken adam bir gitti geldi, çatır çutur iki aynayı kırdı, silecekleri terse kanırtarak kırdı, sileceğin metal kısmıyla kaputu çizdi.

Ben mal gibi kaldım tabiri caizse. Polisi arama fikri geldi tabi aklıma ama ev benim değil, şahit olarak kabak gibi ortadayız, adam arkadaşa ve annesine salça olur diye aramaktan vazgeçtim. Arkadaş da inceden aynayı kıran vatandaşı anlar, hak verir gibi olunca ben hiç hak vermesem de üstünde duramadım pek. En azından olay bir şekilde büyürse diye aracın hasarlı haliyle fotoğraflarını çektim. Ertesi sabah kalktığımda araç yoktu, bir daha da görmedim.

1) Siz benim yerimde olsanız ne yapardınız?
2) Siz motorun sahibinin yerinde olsanız ne yapardınız?

Benim 2'ye cevabım: Bir not yazar, sileceğe sıkıştırırdım muhtemelen direkt hasar vermek yerine. Misafir arabası gibi çünkü, öyle anlaşılıyor kimsenin tanımamasından ve bir daha görmememizden.

Teşekkürler.
0
infernal majesty
(10.08.21)
"keşke öyle yapmasaydiniz" vs deyip sakinlesmesini sağlamaya calisabilirdim adamin durumuna göre (not:kadınım). At hirsizi gibiyse hiç karismazdin. Polisi arasan napicaklar ki? Hicbisi.

Fotoğrafları çekmek aklıma gelmeyebilirdi. İyi dusunmussun.

Yapilabilecek her şeyi yapmissin bence, aklında kalmasin. Burası yan baktın diye bicaklanan insanlar ulkesi :)) adama ters yapsan daha çok sinirlenip kaputu iyice gocertebilirdi de
0
abuzer
(10.08.21)
Adam polise şikayette bulunsa polis o muhittekilere, garajı kullananlara vs sorardı muhtemelen. O zaman da soylenirdi motoru olan bir adam diye. Bu şekilde arkadaşınızın evi olduğu için direkt şikayet mala zarar konusu için belki de iyi olmayabilir. Kişiye kalmış yani can sıkmaya gerek yok.
0
havadakarada
(10.08.21)
medeni bir ulkede: foto cekerim, polise sikayet ederim, arabaya da not birakirim.

ortadogu coplugunde: hic bir sey yapmam, canimi sokakta bulmadim. arkadasimin da basini belaya sokmak istemem.
0
robokot
(10.08.21)
ben sadece baska bir acidan bakacagim olaya, bazi evlerin onundeki otoparki goz gore kapatanlar var; babamin evinden biliyorum. onune gelen araclarin giris-cikisini engelleyecek sekilde birakip gidiyorlar, cogunda telefon kapi no vb yok, gunun her saati yasayabiliyorsunuz. acil veya normal bir isiniz oldugunda bazen cikamiyorsunuz bile, kac kez cekici filan cagrildi ama ne gelen oluyor ne de giden; acil bir isiniz olsa taksi filan kullaniyorsunuz ya da baskasini cagiriyorsunuz. istediginiz kadar not yazin, uyarin farketmiyor.

o yuzden bu tip yerlerde oturan insanlar bu park edenlerden dolayi bezmis ve bikmis durumdalar, yaptigi kesinlikle dogru degil bence de
0
sweetoffice
(10.08.21)
motorun plakasını bir kağıda yazıp arabanın üzerinde bırakırdım. uğraşsınlar.
cevap verenler çoğunlukla kendini arkadaşınla empati kurarak vermişler ama araba sahibi de olabilirlerdi. Yazıktır.
0
lcha
(10.08.21)
Adama sonuna kadar hak veriyorum. İyi olmuş der geçerdim.
0
nhtzmc
(10.08.21)
Ben de adama hak veriyorum, polisi falan arayıp çektiremiyorsun maalesef öyle bir dünya yok. Misafir olması vs olayı hafifletmiyor, göz göre göre garaj girişine park eden adam aracına hasar verilmesini hak etmektedir.
0
roket adam
(10.08.21)
1 - zarar vereceğini anladığımda, abi yapma etme falan derdim. boşver adam bir hata yapmış, gel başka bir çözüm bulmaya çalışalım falan derdim. ne bileyim, motoru kaldıralım arabadan aşıralım gibisinden adamın gazını almaya çalışırdım. tamam motorcu haklı ama ayna vs kırmak da yazık..

2 - apartmanın kapıcısını ayağa kaldırırdım, balkondakiler haricinde sorabileceğim birileri varsa onlara sorardım. benzer bir olayda , (arkadaşın evindeyiz, bir kaç gün dışarı çıkmadık, aşağıda bakkal var, benim arabada bakkalın tam önünde, garajı falan kapatmıyor aslında. araba da aslında ablamın ama şehir dışında olduğu için o anda bende.) bakkal arabaya bakıyor, ona buna soruyor, en son plakalıkta ismi olan yetkili servisi arıyor, bu plaka kimin diyor, onlar da hayırdır diyor, böyle böyle diyor, servis de ablama haber veriyor, ablam da beni arıyor falan.. indim aşağı , bakkala sen hayırdır dedim)
0
co2s2
(10.08.21)
abi kafayı mı yediniz? devlet diye bir şey var. herkes kendi adaletini sağlayamaz. adaleti sağlama imkanını devlette devrettik 2 bin yıl önce. bu yarın bir gün sizin başınıza da gelir. araç sahibiyle empati yapın. her ne kadar haklı da olsa vahşice zarar veremez. yapmanız gerekeni yapmamışsınız. adamı durdurma imkanınız yoksa bile durumu polise veya araç sahibine bildirmeliydiniz
0
paintov
(11.08.21)
(10)

bir sonraki kapanmalar ne zaman olur?

sting
olacakları tahminleyebilecek var mı?okullar ve üniversitelerin durumunu da değerlendirebilirseniz.
olacakları tahminleyebilecek var mı?
okullar ve üniversitelerin durumunu da değerlendirebilirseniz.
0
sting
(06.08.21)
Bir sürü insan aşı olmam diye diretirken kapanmaya gidilmesi çok saçma olur.
Önce aşılama oranının çoğalması için adımlar atılmalı.
Ortada "aşı" diye bir şey varken kapanma düşünülmemeli ama burası Türkiye her şey olasılık dahilinde maalesef.
0
mutekebbir
(06.08.21)
Memur arkadaşlar için üzgünüm ama daha kapanma olmaz. Çünkü artık 2 doz aşısını olan insanları kapatamazsın, ee niye aşı olduk o zaman der geçeriz. Bu saatten sonra sadece aşı olmayanlara kısıtlamalar gelir.

Avmlere ve kafelere aşısız almıyoruz derlerse hastane önlerinde kuyruk olur :)
0
eazy
(06.08.21)
Aşısızlara kapama gelir, aşılılar kapatılmaz.
0
lcha
(06.08.21)
eylul gibi gelir.
Asilari tamamlayan israil yavastan onlemleri artirmaya basladi.

Oranin hava durumunu dusununce bizde daha kotu olacak muhtemelen.

Ofise gittim 1 tane maske takan yoktu, yemekhanede ust uste yedik.
0
divit
(06.08.21)
artık yeni bir kapanma olabileceğini ben de düşünmüyorum. aşılamada belli bir eşik de aşılmışken artık zor.
0
mermize
(06.08.21)
kapanma olacağını sanmıyorum artık. gece yasakları olabilir belki.
0
dafuq
(06.08.21)
burası türkiye, turizm sezonu bitince olabilir de olmayabilir de. eylül de olabilir ekim de. belki de sene sonuna, kim bilir...
0
not sure if serious
(06.08.21)
İsraildir avrupadır tekrar kapanmaya geçmişken yakınlarda olur bizde de.

Aşısız sayısı arttıkça mutasyon olasılığı ve hızı da artıyor, maalesef dünyada çok fazla aşısız var
0
aguen
(06.08.21)
infernalcadre +1
ben de okul kayitlarindan sonra bekliyorum.
tipki turizm gibi. turizm para kazansin diye acildik cunku asi yuzunden degil. vakalar da gayet yuksek zaten.

asi da cozum degil cunku yuzde yuz asiya ulasilamaz zorunluluk olmadikca. anca cesitli yerlere asisizlar giremez gibi bi sey gelirse millet asi olur.

umarim haksiz cikarim ve kapanmayiz.
ayrica kapanma kadar sacma bi yaklasim da yok
0
Kittie
(06.08.21)
Beyaz adam paranın yenmeyen bişey olduğunu anlayınca..

Latife bir yana, kapanma olmaz. Olursa da OHAL ilan edilmeden ben uymam. İsteyen ceza yazsın, itiraz eder geçerim. Burada memur arkadaşlar umutlanmasın denmiş, ben de memurum. Ama bu kapanmalar beni çok yordu, çok huzursuz bıraktı. Her gün işimiz neyse bilelim yapalım istiyorum. Ayrıca maske olayı da bitecek.
0
feel the blanks
(06.08.21)
(3)

Yağmurlu hava vs deniz

biseysorcaktim
Yarın adalar'a gidip yüzmeyi düşünüyordum. ancak istanbul ve adalar cumartesi sağanak yağmurlu olacak görünüyor.ziyanlık mı olur? yağmur varken denize girilmez mi? dalga vs olur mu? tehlikesi var mıdır, plajları kapatıyorlar mı öyle günlerde?
Yarın adalar'a gidip yüzmeyi düşünüyordum. ancak istanbul ve adalar cumartesi sağanak yağmurlu olacak görünüyor.

ziyanlık mı olur? yağmur varken denize girilmez mi? dalga vs olur mu? tehlikesi var mıdır, plajları kapatıyorlar mı öyle günlerde?
0
biseysorcaktim
(06.08.21)
adalarda çok dalga olmuyor sadece ne kadar keyifli olur bilemedim. bir de bu sene malum musilaj dibe çöktü. Marmara yerine Karadeniz'i kollamak daha iyidir sağlık için diye düşünüyorum. tabi o da yarın olmaz.
0
lcha
(06.08.21)
yarın için ani çıkabilecek kuvvetli rüzgar ve dolu uyarısı da yapıldı çeşitli hava takipçileri tarafından bu arada. yağmur dert değil de birden çıkan rüzgar ve dolu tehlikeli olabilir.
0
evde liyakat kalmamis
(06.08.21)
Hava tahminlerine göre yarın istanbul'da kıyamet kopacak. Hiç tavsiye etmem.
0
kukuleta
(06.08.21)
(19)

Eşim çok tembel

yirmibir
Evle ilgili hiçbir şey yapmak istemiyor. Herhangi bir olayın sorumluluğunu üzerine almaktan kaçıyor. İkimiz de çalıştığımız için ev işi sorumlulukların hepsini üstüme almam mümkün değil o da bunu istemiyor zaten ama kendi üzerine düşen sorumlulukları da yerine getirmiyor. Gerekçesi ise genelde çok y
Evle ilgili hiçbir şey yapmak istemiyor. Herhangi bir olayın sorumluluğunu üzerine almaktan kaçıyor. İkimiz de çalıştığımız için ev işi sorumlulukların hepsini üstüme almam mümkün değil o da bunu istemiyor zaten ama kendi üzerine düşen sorumlulukları da yerine getirmiyor. Gerekçesi ise genelde çok yorgunum,uykusuzum vb şeyler oluyor. Yapması gereken bir şeyi hatırlattığımda ise hem o işi yapması gerektiği için hem de o işi sallamayıp hatırlattığım için mutlaka surat asıyor. Temizlik yapacağımız günler mutlaka kavga ediyoruz. Artık gücümün ve vaktimin yettiğince gereken ne varsa tek başıma yapayım yeter ki söylenmesin, surat asmasın diye düşünürken buldum kendimi ama biliyorum ki bu da çözüm değil. Hem çalışıp hem de evin işlerini tek başına halleden biri olmamı tercih edebileceğini, eğer evdeki düzenimiz bu şekilde olsaydı bunu adaletsiz bulacağını ama değiştirmek için herhangi bir çaba harcamayacağını söylediğinde ne kadar acımasız bir insan bu karşımdaki diye düşündüm. Ne yapmam gerektiğini gerçekten bilemiyorum ve karamsar düşünmeye başladım artık çünkü tembelliğinden de ziyade vicdan problemi var gibi geliyor artık. Değişebilir mi durum? Var mıdır bana bir tavsiyeniz?
0
yirmibir
(03.08.21)
Değişeceğini sanmıyorum.
Uzun yıllar böyle bir evlilik sürdürdüm, hem çalışıp hem ev işlerine yetişmeye çalıştım.
Bence kişilik bozukluğu vardı.
Sonra da ben tükendim ve sona erdi.
Pek bir tavsiye olmadı ama.
0
pro9it9is9
(03.08.21)
Para versin kadın tutsun sorumluluklarını o halletsin. Parasına güveniyorsa tabi. Değilse kesinlikle iş yapma ve "biz" bilincini yaşatma. Bak bakalım ne yapacak.
0
1bir1bir1
(03.08.21)
Gündelikçi parasını o ödesin. Siz de gizli gizli para biriktirin benden söylemesi.

Arada iş yıkın. Yapmazsa yemek vermeyin.
0
photo85
(03.08.21)
böyle insanlar iş yapan tarafı sömürürler deyim yerindeyse, değişmezler

"Artık gücümün ve vaktimin yettiğince gereken ne varsa tek başıma yapayım yeter ki söylenmesin, surat asmasın diye düşünürken buldum kendimi"

şimdiden kendini hayatını feda etmeye, suçlu hissetmeye başlamışsınız, 20 yıl sonra baktığınızda hayatınızın çalındığını farkedersiniz

babam böyle bir insandır, iyi de bir insandır fakat çok tembel keyfine düşkün ve sorumsuzdur, keşke annem yıllar önce ayrılsaydı hayatını yaşasaydı hizmetçilik yapmak yerine
0
grimavi
(03.08.21)
Esinizi cok gec tanimissiniz, cogu erkek ona annesi gibi bakacak kadin ariyor. Gecmis olsun. Annesi oldunuz.
0
howfaristhesky
(03.08.21)
Temizlikçi tutun eğer cocuk yoksa haftada 2 gün bile yeter cocuk varsa 3-4.. Biz de temizlikçi oluyor cocuk içinde bakıcı önerdim kabul etmedi esim. Halim kalmıyor işten dolayı. iki tarafta haklı sizin durumda ikiniz de çalışıyorsunuz aksi halde evliliğiniz çok yıpranır. Bu arada iyi bir abla bulursanız yemekte yapar 2-3 gün yersiniz.
0
monkey
(03.08.21)
bence kişilik bozukluğu olabilir eşinizde. yoksa bile dediğiniz gibi vicdani bir sorun var ortada. sizin için fedakarlık yapması gerektiğinde yapar mı acaba? hayat bu, ev işi gibi basit bir şeyde bile böyle yapıyorsa, ben hiçbir konuda güvenemezdim sanırım. bekara karı boşamak kolay derler, o yüzden ayrılın diyemem, hele siz değiştirmeyi ümit ederken. Ama insanlar değişmiyor :/ ben olsam şahsen, ayrılırdım.
0
Mossy
(03.08.21)
siz çalışıp yoruluyorsanız, o da çalışıp yoruluyor.
erkekler genelde kadınlar kadar titiz olmadıklarından veya bu işleri önemsemediklerinden, sizin söylediğiniz işlerin büyük kısmı kendisine angarya geliyordur.
siz bir yeri silmesini söylediğinizde, "ne gerek var? kirli değil ki" diyordur içinden.

diğer yandan, iki kişi çalışıyorsanız, haftada bir gündelikçi çağırın, eviniz düzene girsin.
zaten iki kişi çalışıp boş zamanlarında da birlikte temizlik yaparsa o evlilikten hayır gelmez ki, ev arkadaşı olursunuz.

kişilik bozukluğu falan değil bu, adam yalnız da yaşasa kendi evini temizlemeyecek.
illa durumu ataerkilliğe falan çekmeye lüzum yok.

orası adamın evi, yuvası.
işten gelip bir de sürekli kendisine iş buyuran birini görmek, bir süre sonra sizden soğumasına neden olur.
huylarınız farklı ama adama ev yaşantısını da zehir etmeyin.
işten gelip ayağını uzatıp oturmak istiyor olabilir, bundan doğal bir şey yok.
üstelik sürekli iş hatırlatmak falan...
çok can sıkıcı, evliliğinizi bitirirsiniz.

bu sizin için çok önemli bir şeyse, boş zamanlarında diş fırçasıyla derz temizleyen adam da var, öyle biriyle evlenmeliydiniz.
yani bunu o ya da bu sebeple yapmak istemeyen insana sürekli ısrarda bulunursanız ilişkiniz bozulur.

benlik iddiasına girmeden, dediğimi yaptıracağım hırsına kapılmadan ve konuyu kişiselleştirmeden bir an önce çözüm bulun derim.
0
blatta hiberna
(03.08.21)
Blatta +1
0
epitaf
(04.08.21)
İki kişi çalışıp eve temizlik için düzenli destek almalısınız bu ayrı mesele. Ancak eşinizin tembel ve sorumluluklarını yerine getirmeyen,iş bölümü yapmayan hatta öz bakımını yapmama potansiyeli taşıyan biri olmaması ayrı mesele.
Bunun içinde hastalığı sağlığı var, alışverişi eve insanın kendine çeki düzen vermesi var. Bişey arızalansa ilgilenmez, hayatın akışını bozacak bi problem çıksa insiyatif almaz, üstüne başına dikkat etmez, spor yapmaz vs sonsuza kadar biri bana baksın benim yerime karar versin diye gezinen insanlarla ortak yaşam kurulmuyor ne yazıkki.
Flört dönemi, evlilik öncesi ortak yaşam alanı paylaşma falan bunlar için önemli işte.

Doğrudan değiştirmeye kalkmak yerine sonuçları görmesini sağlayacak şekilde ilerlemeniz daha iyi olabilir. Ne yapacağınız konusunda uzun soluklu profesyonel destek alın. Bu durumun öncelikle kendisi ve evliliğiniz için ne kadar zararlı olacağını farketmesi lazım. Yine de ha ben böyle iyiyim derse hayat kısa, yapacak bişey yok, kendine göre birini bulur veya yalnız kalır.
0
rewlack
(04.08.21)
Eşinizdir, seviyorsunuzdur şimdi kırıcı olmak istemem ama bu bir gerçek tespit. Tek başına hayatta kalacak kadar eğitimi, görügüyü disiplini edinemeden yetişkinlik yaşına gelen erkekler var. Ha olabilir ama evlenip başkalarına sırtılarına dayanmaları kabul edilemez. Bu insanlar baba oluyor sonra bi de.. kendileri gibi aynı model ilkel nesiller yetişiyor. Nasıl örnek olacak? Onu geçtim zaten çocukla nasıl ilgilenecek? Ne kadar ilişki kurabilecek?

Konu ev işi veya temizlik değil. Kendine yetme, empati yapma, hayatı müşterek yaşamaktan “keyif alma” . Yoksa nedem evleniyoruz? Ha keyif almıyordur hayhay, zorla mı evlendirildi?

Terapiye gidip durumu onun anlayabileceği dilden kafasına kakın . Olmuyorsa salın gitsin.
0
jimjim
(04.08.21)
Blatta + 1 + temizlikçi

Erkeklerin büyük çoğunluğu öyle, nasıl itiraf etmiş ona hayret ettim sadece.
0
SiyamkedisiZorro
(04.08.21)
kendi adıma bu kadar basit şeyleri kotaramayan "yetişkin" bir erkeğe karşı duygularım bir noktadan sonra çocuk bu ya, koskoca yetişkin bunu nasıl düşünemez, yuh artık hepi topu süpürgeyi açacak, ben hastalansam demek ki bu bana bakmayı bile beceremez, e bu baya sahtekar hem temel haklarla ilgili ağzı dolu konuşuyor ama eşit sorumluluk konusuna gelince yan çiziyor noktasına geliyor ve ne saygım, ne sevgim, ne de cinsel isteğim kalıyor. zira çocuk avutuyor, vicdansız bir sahtekarla birlikteymişim gibi hissediyorum kendimi, aradaki yetişkin denkliği bozuluyor.

temizlikçi tavsiyeleri vesaire bir noktaya kadar işe yarayabilir, deneyebilirsiniz. sonrasında ise kadınlar ikiye ayrılıyor, bu durumu kabullenenebilenler ve kabullenmeyenler.
0
Phoebe
(04.08.21)
sen de yapma ciddiyim. çünkü hazır geldiği müddetçe rahatsızlanacağı bir şey yok.
temizlik için kadın tut, yemek için de atıştır peynir ekmek vs.
0
lcha
(04.08.21)
tarafları tanımadan, ev işinden kastedilenin ne olduğunu bilmeden, kadın-erkek, haklı-haksız muhabbeti yapmayı doğru bulmuyorum.

kendimden bahsedecek olursam etrafta biraz toz olması benim için çok dert değilken yığılmış kirli bulaşık veya sokakta giyilmiş kıyafetle yatağa oturmak gözlerimden alev fışkırtabilir. evde kedilerim var mesela, anneme göre kaka yaptıklarında hemen almak gerekiyor ama bence zaten kum bunun için var, kumu günde 1 kere temizlemenin yeterli olduğunu düşünüyorum.
bunun gibi kim neyi yapılması gereken iş olarak görüyor, ne sıklıkta istiyor vs çok değişken. belki eşiniz aşırı tembeldir ama belki de siz çok takıyorsunuzdur. haftada 1 temizlik için yardımcı alsanız belki ikiniz de rahatlarsınız. bilemedim.
0
şarkı güzel ama ingilicce
(04.08.21)
Kocanız sizi düşünse, ben ev işleri yapamıyorum, sen çok yoruluyorsun, eve bir yardımcı alalım derdi, ya da size "Yorma kendini gel otur ev işleri beklesin" derdi. Adam hem suçlu, hem yapması gereken işi yapmıyor, hem söyleniyor, hem surat asıyor. Tek yapacağınız ailelerinde haberi olacağı büyük bir kavga etmek. Bu tip insanlar fırça yiyip, başkalarına rezil olunca adam oluyorlar. Hiç öyle ailemi karıştırmamayım diye düşünmeyin, bu adamın size böyle kötü davranmasında kendi ailesinin de suçu var. Eğer eşiniz sizi gerçekten seviyorsa, size değer veriyorsa davranışlarına çeki düzen verecektir. Hele böyle çocukça davranan birine en doğrusu ailesine anlatmak. Ya bugün uğraşır eşinizin düzelmesini sağlarsınız, ya da 2-3 yıl sonra kendi işiniz, ev işleriniz arasında yorgunluktan bitmiş halde ağlarsınız. Evde ne iş yapıyorsanız, hem eşinizin hem eşinizin ailesinin gözüne sokun. Ben yerinizde olsam eşimizin kirli çamaşırlarını, bulaşıklarını toplar, hem ailesinin evine götürürdüm hem de iş yerine. Bana saygı duymayana, bende saygı duymam.

Eşiniz sizi hizmetçi gibi görüyor, artık onun için ev işlerini yapması gereken birisisiniz. Nasıl yetiştiyse öyle gider diye bir şey yok, insanın karakteri ile, karşısındaki insana duyduğu saygı ve sevgi ile alakalı. Haksız olduğu için birde surat asıyor. Enerjinizi düşürüyor. Yarın çocuğunuz olursa ne olacak, ya da siz hasta olsanız, bir kaza geçirseniz? Bu adam kalkıp size bir bardak su vermez. Siz o haldeyken bile sizden 'hizmet' bekler. O kadar okul okumuşsunuz, işe girmişsiniz, kendinize bunca zaman emek vermişsiniz, yazık değil mi size, bence çok yazık.

Duyuruyu açan kullanıcının kocası eğer tek yaşıyor olsaydı mecburen bakın mecburen kendi çamaşırını yıkamak, bu çamaşırları makineden alıp asmak, ütülemek, ardından dolaba yerleştirmek zorunda kalacaktı. Kullandığı tuvaleti temizlemesi, bitmiş tuvalet kağıdını yenisi ile değiştirmesi gerekecekti. Adam çalıştığı için zaten evde düzenli ev işi yapmak zorunda kalacaktı. Ev arkadaşı ile ayrı eve çıkanlar bile evin sorumluluklarını paylaşıyor, ev arkadaşına saygı duyuyor. Sırf evlendi diye eşine ev işlerini kitlemek nedir? Bu kadını kendisine hizmetçi yapmak için mi evlendi? Yarın öbürgün çocukları olunca çocuklar annelerini evin hizmetçisi olarak mı görecekler? İnsanlar isterlerse değişirler. "erkekler böyledir" diyerek bu soruna böyle yaklaşılır mı, yapılması gereken ev işinin cinsiyeti mi olur? Tek başına yaşasa böyle tüm işleri kendisi yapacak adam evlenip keyfinden ev işi yapmayınca "erkekler böyledir" lafının arkasına sığınılıyor. Sanki adamın eşi, kalk koltukları temizle, halıları sil diyor.
0
GoodMorningTeacher
(04.08.21)
kisilik bozuklugu falan degil bu.

ben yalniz yasayan bir kadinim. butun temizlik ve yemek isleri bana zulum gibi geliyor. kirk yilda bir yapiyorum. umrumda degil. evlensem de bu degismez. esim rahatsiz olursa temizlikci tutariz. parasini da veririm. yeter ki ben is yapmayayim.

esinizin de bu isleri hic sevmedigini anladim ben. herkes titiz ve duzenli olmak zorunda degil.

iste bu yuzden evlenmeden once beraber yasamak lazim.

madem sen daha rahat ve daginik olmayi dene. az ev isi yap. buna alis. yapabilir misin? hayir. o halde kim neyden rahatsiz oluyorsa onunla ilgili bir sey yapsin.

cozum temizlikci tutmak. ikiniz de rahat edersiniz. kavga da etmezsiniz.
0
batlegolas
(04.08.21)
hakli haksiz muhabbeti yapmak istemeden tavsiye vereyim.
yarimsar gunden haftada 2 ya da 3 gun temizlikci alin. boylelikle hem ev isleri yapilir (camasir -yikama-toplama-, bulasik, yatak toplama, hatta yemek) hem de ev temiz ve duzenli kalir.
0
65 derece
(04.08.21)
bende bu konularda çok tembel bi kadınımdır. Zaten ev işlerinin kadının sorumluluğu ya da kadının becerisi olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. Kadın sadece evi düşünmeye programlanıyor çocukken, Erkek ise evi düşünmemeye. Bu nedenle evde yapılacak işleri yalnızca düşünmek, evi yönetmek bile ekstra bir sorumluluk.

bende bu konularda eşimle çok tartıştım zamanında. Eşim ben söyleyince yapan, ama "benim için" yapan bir insandı. Sanki benim bir ricamı yerine getiriyormuş gibi hissediyordu kendini. Bu nedenle yorgun olduğunda, canı istemediğinde "benim için" iş yapmak ona yorucu geliyordu ve tepkisel davranıyordu. ilişkimizin en başından beri, 4 senesi iş hayatı olmak üzere 6 senedir aynı evi paylaşıyoruz. ben ilişkimizin en başından beri şu şekilde davranıyorum:

Kesinlikle cinsiyetçi tüm kalıplara karşıyım. Feministim. ama bunu yaparke tepkisel değil bir öğretmen gibi açıklayarak, empati uyandırarak yapıyorum. Eşim başlarda bu cinsiyetçilik problemlerinden bir haberken şuan çoğunlukla benimle aynı düşünüyor. Bazen uygulamada eksiklikleri oluyor o kadar.

Ev işini benim için yapmadığını üzerine basa basa söylüyorum. Bu ev ikimizin, bu sorumluluklar ikimizin, yapılacak işleri senden daha fazla farkettiğim için sana söylemek durumunda kalıyorum bu da sanki benim ricamı yerine getiriyormuş hissi yaratıyor sende diyorum. Ama asıl beklentimin ben nasıl evin tüm işlerinin farkındaysam onun da tümünün farkında olması olduğunu özellikle belirtiyorum. Çünkü evi yönetmek daha büyük sorumluluk. Sürekli arka planda toplanması gereken çamaşırlar falan dönüyor. Ben nasıl farkındaysam bunun o da farkında olsun istiyorum ve bunu anlatıyorum.

Evi yönetmenin iş yapmaktan daha zor olduğunu ifade ettim ona. Evde işlere yardımcı değil sorumluluk paylaşan bir partner olması gerektiğini falan belirttim. Evde gözüne çarpan işleri bizden başka kimsenin yapmayacağına, gördüğü her işi onun sorumluluğu olduğunu falan ifade ettim bolca.

Yapmadığı her işi benim yapmam için bırakmış oluyor. Bu durumun adaletsiz olduğunu söyledim. Ben evden çalışıyorum o işe gidiyor. yani akşam salonda bıraktığımız bardaklar benim sorumluluğum haline geliyor. Bu nedenle bardakları mutfağa götürmeyi ben ertelersem yarınki işlerimin arasına erteliyorum ama sen direk bana kakalamış oluyorsun dedim. Bu durumu ben diyene kadar farketmemiş, üzerine düşünmemiş. O zamandan beri ortalıkta bir şey bırakmıyor vs.

Yani ben bu konuda çok net oldum. Beklentim iş yapması değil, beklentim evi benim kadar yönetmesi oldu. bu nedenle tam eşit almasak bile eşit sorumluluk alma kavramına yakınız. Bunu sürekli anlatarak, empati kurmasını sağlayarak, evi yönetmenin iş yapmak kadar büyük bi sorumluluk olduğunu bazen yumuşak dille, bazen de ciddiyetle tekrar tekrar anlattım.

Ama benim için surat asmaması, söylenmemesi için işleri kendim yaptığım bir dünya asla yoktu. Yani opsiyonlardan birinin o olmadığının o da farkında. bence bunun etkisi büyük.

Ayrıca: karşımdaki iş yapmak istese, bana bir şey demese bende sevmediğim işleri yapmayı teklif etmem. Ama zorlandığını ifade ederse yardım ederim. Yani talep edilirse yaparım. Ama talep edilmediği durumda yapmaktan hoşlanmadığım şeyi yapmaya uğraşmam.

Eşinize net şekilde bunları anlatıyorsanız ve ona rağmen bunları görmüyorsa, yapmıyorsa o zaman bence kendinizi yormayın. Temizlikçi de çözüm değil bu arada. Çünkü ortak yapmanız gereken her işte bu davranışı sergilerse çok büyük problem.
0
zimbirik
(04.08.21)
(8)

Hediye fiyatı

dissendium
Sevgilinizin, eşinizin aldığı hediyelerin fiyatına internetten bakar mısınız? Bakıyorsanız bunu yapma amacınız nedir?
Sevgilinizin, eşinizin aldığı hediyelerin fiyatına internetten bakar mısınız? Bakıyorsanız bunu yapma amacınız nedir?
0
dissendium
(03.08.21)
hayir ogrenmek de istemem
0
ala09
(03.08.21)
Hayatımda belki üç defa bile hediye almamışımdır. Fiyatına bakmadım. Bakmak aklıma da gelmez. Yalnızca bir keresinde kardeşim şöyle bir cümle kurmuştu: “7,5 tl’lik şeyle bu kadar mutlu olacağını tahmin etmemiştim.” ajskdlf
0
ruhen hastayim ben
(03.08.21)
bakmam cunku hediyenin verilis motivasyonu fiyati degil verilen kisiyi iyi hissettirmesidir daha duygusal bir sey var yani.

yalniz bir kere verilen hediyeyi cok begenmis yeniden almak istemistim o zaman haliyle bakmistim fiyatina :)
0
in vino veritas
(03.08.21)
Ben geçen sene maddi değeri olan bir hediye aldım, fiyatını merak edip baktım valla :)
0
mg3929
(03.08.21)
ben bakıyorum valla. hediye alırken altta kalmayı sevmem, sevgilim bile olsa.
(Ama ekonomik bir hediye almış olmasından rahatsızlık duymam o ayrı)
0
lcha
(03.08.21)
ben bakmam. ama mesela eski kız arkadaşımın telefonunda, ona aldığım hediyenin reklam görsellerine denk gelmiştim. bir web sitesine girdiğinde üstte zırt pırt aldığım şeyin trendyol görseli çıkıyordu. o internetten bakmış araştırmış mesela :) her insanın huyu, merakı farklı olabiliyor.
0
norules
(03.08.21)
Ben bakıyorum eşim benim kredi kartımla alıyor hediyeyi bakmamak elde değil :))
0
monkey
(03.08.21)
İcha +1
Ne kadarlık bir hediye almış diye değil, fikrim olması için bakarım.
0
epitaf
(04.08.21)
(2)

istanbul havuza girmelik mekan?

matilda
merhaba,annem çok bunaldığı için onu havuza götürmek istiyorum. tercihen otel havuzu ama olmasa da olur, açık havuz olmalı, fiyatları ve yemek menüsü kazık olmayan, avrupa yakası şişli, beyoğlu, bakırköy vs civarı, şemsiyesi şezlongu olan (ataköy marina'ya gidecektik şemsiye yokmuş beynimiz yanar),
merhaba,
annem çok bunaldığı için onu havuza götürmek istiyorum.
tercihen otel havuzu ama olmasa da olur, açık havuz olmalı, fiyatları ve yemek menüsü kazık olmayan, avrupa yakası şişli, beyoğlu, bakırköy vs civarı, şemsiyesi şezlongu olan (ataköy marina'ya gidecektik şemsiye yokmuş beynimiz yanar), Araplarla haşır neşir olmayacağımız bir yerde havuza girmek istiyoruz, çok mu zor ya? varsa tavsiyeleriniz yazar mısınız lütfen. kadıncağız sıcaktan kafayı yemeden götürmek istiyorum.
teşekkürler.
0
matilda
(03.08.21)
Bümed olabilir
0
lcha
(03.08.21)
itü vakfı sosyal tesislerine bakabilirsin
0
roket adam
(03.08.21)
(27)

Evliliğinizde nasıl bir problem olsa psikolog veya psikiyatr bile çözüm

Fusha
Olmaz dersiniz? Boşanmayı düşünüyoruz ama aile terapisi alalım mı almayalım mı diye düşünüyoruz bir yandan.
Olmaz dersiniz?

Boşanmayı düşünüyoruz ama aile terapisi alalım mı almayalım mı diye düşünüyoruz bir yandan.
0
Fusha
(03.08.21)
sevgi bittiyse
0
lcha
(03.08.21)
şiddet
aldatma
cimrilik
sevgisizlik, saygısızlık
0
elorelia
(03.08.21)
Evlilik konusundaki herhangi bi problemin psikolog veya psikiyatr tarafından çözüleceğine inanmıyorum.
0
olaylar olaylar
(03.08.21)
Denemedik dememek için ben olsa yardım alırdım.
0
boyalı kuş
(03.08.21)
Sistematik psikolojik şiddet.
0
rewlack
(03.08.21)
Sanırım biz sevgi-saygı bitmesi kategorisine giriyoruz. Eşim net olarak seni sevmiyorum diyemiyor ama sevmiyorum da diyemiyorum. Evliliğin ilk aylarında da danıştım buradan, hemen herkes boşan demişti. Boşuna direttik sanırım.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
Düşününce aklıma gelen her sorun için devam etmek istiyorsam terapiye gideriz diye düşündüm. Bu nedenle ben her halükarda kafam netleşsin diye çift terapisine giderdim.
0
zimbirik
(03.08.21)
birbirinize karşı sevgi ve saygı varsa, herhangi bir aldatma yaşanmadıysa terapiye gitmek mantıklı bir seçenek. en azından gelinizden geleni yapmış olursunuz.
0
golgi aygıtı
(03.08.21)
Aldatma, şiddet, bağımlılık (kumar, alkol) vs yok. Uyumsuz bir kafa yapımız var, siyaseten başta çok uyumsuzduk, benim dediğime geldi hep neticede. şu an o konuda benzeşiyoruz baya fakat sağlık konusunda da uyumlu değiliz mesela, aşı karşıtı olmasa da şimdiki aşılar erken çıktı diye aşı olmadı mesela, türk aşısı çıksın öyle olacağım diyor.

sevgi saygı konusunda problemlerimiz var bence.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
Birinizden biriniz istemiyorsanız kimse bir şey yapamaz. Aile terapisi de isteyerek yurutulebilecek bir şey nihayetinde. Yine de bu bir ihtimalse denemeye değer, sonuçta bosansaniz da kendinize "yapabileceğim her şeyi yaptim ve olmadı" diyebilir olursunuz.
0
encokbenisevinnolur
(03.08.21)
evlilik ilişkisi, çocuğun ailesinden öğrendiği bir ilişki türüdür. olmuşlukları, olmamışları, olmaktan korktukları ve olmak istedikleri karışık bağlarla çocukluğuna bağlanır.
ve maalesef toplumumuzda neredeyse her çocuk bir şekilde yoksun bırakılmıştır, bunu da yetişkinliğe kadar taşır, 35'lere doğru kafayı yakmaya başlarız.
yetişkinlikte bu konuları anlamak ve çözmek için terapiye bence kesinlikle ihtiyaç vardır. ister çift terapisi olsun ister kendi başınıza gidin o kısım ihtiyaca göre değişir ama terapiyi kesinlikle tavsiye ediyorum.

boşanmak ya da boşanmamak için değil, en azından boşanacaksanız bile bunu mantıklı bir zemine oturtmuş olmak için. çünkü doğru olanı yaptım hissi her şeyin önüne geçer, sonunda rahat edersiniz.
0
nıç
(03.08.21)
Durum dediğiniz gibiyse gitmenizde fayda var. Belki de sorun sadece bakış açısıdır, sizin ya da eşinizin göremediği bir şeyi gösterir bakış açınız değişir. Durumu daha farklı ele almaya başlarsınız. İlişki böyle bir şey, her yolu denemek gerekiyor.

Daha önce sorduğunuzda boşan diyenlere bakma. Burada karnım ağrıdı diyene boşan diyorlar.
0
not sure if serious
(03.08.21)
Şöyle bir hata yaptık zamanında:

Tavsiye üzerine bir pdrciye gittik, (ben psikolog sanıyordum kendisini ilk başta) kendisi dediki ben genelde çocuk ve ergen çalışıyorum ama sizin sorununuz çift sorunu değil, ...hanımın büyük bir bağlanma ve güven sorunu var o yüzden ayrı ayrı terapiye alalım sizi dedi, hatta bende pek bir sorun görmedi. sanırım bu büyük bir hataydı, ayrı ayrı terapiye gittik üç dört yıl önce, ve tamamlayamadık da terapiyi, yarım kaldı diyebilirim. o yüzden şimdi aile terapisi arıyorum.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
aile terapisi işe yarayan çift arkadaşlarımda oldu, yaramayan da. bence bunun bir formülü yok. gitmenizde fayda var, sorunlarınızı çözemeseniz bile ayrılmayı en az travmatik hale getirebilirsiniz. kendi adıma iyi ki de gitmişiz diyorum, en azından nasıl bir hayat istemediğmden son derece emin olmamı sağladı terapist, böylece aşırı bir travma da yaratmamıştı ayrılmak.
0
Phoebe
(03.08.21)
Saygı yoksa,
Öncelik (kendinizden sonra) birbirinizde değilse,
"Biz" algısı yok olmuşsa hiçbir terapist fayda etmez çünkü kişinin kendi istemiyordur.

Aşı konusunda o sananuymak zorunda değil sen de ona uymak zorunda değilsin. Bu konuda %100 uyum bekleme bence. Aynı düşünmeyebilirsiniz çok normal bu. Hayatı paylaşmak için evlendiniz, en ufak bir şeyde kaçmak için veya birbiri üzerinde tahakküm kurmak için değil.
0
1bir1bir1
(03.08.21)
aşı konusundan ziyade, komplo teorilerine çok ama çok meyilli, bill gates ve aşı, yangın ve bill gates konusunda çok emin kendinden mesela :)

birkaç komplo teorisyenini inatla ve ısrarla takip ediyor. benim de pubg oynamama karışıyor mesela, karışmaktan ziyade gururunu kırıyor sanırım bu oyunu oynamam. yanımda arkadaşlar öğrencilerinin, yeğenlerinin pubg oynamasından şikayetçi ben onların yanında bir şey diyemioyrum cünkü sen de oynıyorsun diyor.

yahu ben allahın unuttuğu bir ilçede yaşıyorum 30 bin kişilik bir ilcede. istanbulda doğdum büyüdüm, kendime hobi olarak satranc ve pubg seçtim o da pubg de çocukluk arkadaşlarımla bir yandan sohbet edebiliyoruz diye, yoksa pubg benlik bir oyun değildi hiç bir zaman. istanbuldan ayrılmasaydım hiç oynama ihtiyacı duymazdım mesela.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
@mor bembombom, peki hocam online terapi hakkında ne söylersiniz? küçük bir şehirde yaşadığım için online terapi düşünüyorum ama çok sağlıklı olur mu bilmiyorum.

Bir de doktora gibi zor ve ağır bir sürecin son aşamalarındayım, bir ara konuşup boşanma olacaksa da doktora sonrasında olsun demiştik, doktoradan sonra büyük bir yük kalacak ya omuzlarımdan, daha farklı bir ilişkimiz olur belki diye düşünüyordum. yanlış mı düşünüyorum acaba bu konuda?
0
🌸Fusha
(03.08.21)
Duygusal açıdan bakıyorum; sevdiğim sürece, dışarıdan gelecek bir müdahalenin işe yaramayacağına olan inancıma rağmen, tüm yolları denerdim.
0
ruhen hastayim ben
(03.08.21)
e bana nick birakmamissiniz zalimler, hocam iletişim kısmı şöyle problemli, evlilik sıkıntılı gidiyor, bazen sorunları hasıraltı edip konuşmuyorum bazen de dile getiriyorum, bunları konuşmaktan bıktım deyip konuşmak istemiyor, uzun zamandır devam ettiği için, sürekli konuş konuş bir işe yaramıyor düşüncesinde. ortak hobi kısmında şu var, aslında ortak noktamız baya var, kamp, hayvanseverlik, motosiklet gibi konularda çok ortak noktamız var, ama eskisi kadar kampa gidemiyoruz örneğin, doktoradan dolayı ben fazla gitmek istemiyorum. motorla da birkaç defa tur yaptık, iki motor var, birinde o birinde ben, tur dediğim de kısa mesafeler aslında, biri 25km biri 50 kmlik turlardı.

konuşmaktan ziyade eylem insanı kendisi, ben de henüz bir şeyleri eyleme dökemedim ona göre. aslında ortak noktalara rağmen aşırı zıt karakterleriz galiba, bu evlilikte erkek o kadın ben gibiyim :)

bir de, kendisi karizmatik bir koca beklentisi içindeymiş :D ben ona göre karizmatik değilim, biriyle tanıştığım zaman veya az tanıştığım biriyle uzun uzun konuşabilmek ona göre gevezelik, anti karizma bir durum :)

@mor bembombom, ben doktora sürecinde bana büyük bir tolerans geçsin istiyorum ama yapılmıyor, örneğin salonda ders çalışmak istiyorum ama salon dağılır diye istemiyordu o uzun süredir. ben zaten zor çalışan biri olduğum için, tedbili mekanda ferahlık vardır diyerek yer değiştirmek istiyorum çalışırken ama o sanki misafirpervermiş gibi salon dağılsın istemiyor. misafir ağırlamaktan nefret ediyor ve misaifr ağırlıyamıyorz çooook büyük bir oranda. ben ayda bir misafir gelsin gelebilsin istiyorken o yılda bir kafasında. pandami acayip işine geldi onun mesela.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
bir de şu bilgiyi vereyim bakış açımızın anlaşılması için:

cinsellik varla yok arası, eşime bunun bir problem olduğunu kabul ettiremedim önce. bir sürü insan var böyle yaşayan diyor, neyse sonunda kabul eder gibi oldu ama aramızdaki diyalog şöyle gelişti:

bu büyük bir sorun diyorum ben, kendisi de cevaben bu sorun değil sonuç, sebebini bulmak lazım.

neyse sanırım bu da bir gelişme. bir de yaptıgım hataları söylesem burda birçoğunuz hata olarak görmeyecek muhtemelen, küçük bir kısım da ufak tefek hata olarak görebilir. karım çabucak silebiliyor insanları, zamanında arkadaşlarını da silmiş en ufak hatalarında.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
Terapi ücreti 600 lira. Biz de ailesi kaynaklı sorunlar vardı. Çözemedik. Gidiyoruz. Eşim de biraz fark görüyorum. Ama 2-3 seansta da çözülemiyor. Ha biz seviyoruz da birbirimizi. Bu yüzden kendimiz çözemeyince terapi almak istedik. Eşim kendi hatalarını fark etmeye başladı ama kabullenme aşamasına henüz gelemedik. Aldığımız seans 5. Kesin çözüm mü bilemem. Aile yapısına, kişilere göre değişkenlik gösterebilir bu. Umarım nasıl mutlu olursanız o duruma çabucak kavuşursunuz.
0
makarnacanavari
(03.08.21)
Teşekkürler hocam siz online seans mi alıyorsunuz
0
🌸Fusha
(03.08.21)
@Fusha

Komploculara çok takılıyor çok takip ediyor demişsin, zaten aranızdaki fikir ayrılığından kaynaklanıyor bu. O bu konuda kendini senin kadar güvende hissetmiyor, bu senin için ciddi bir sorunsa, bununla yapamayacaksan bence tez vakitte boşan, onun kendini koruma şekli üzerinden huzursuzluk çıkarmaya hakkın yok. Onun ömründen de çalmış olursun, buna da hakkın yok. Ha eğer bu seni pek etkilemiyorsa da bunu dile getirme derim. Uğraşılacak başka sorunlar varken buna da enerji ayırma.
0
1bir1bir1
(03.08.21)
Son cümlenizde o kadar haklısınız ki hocam aslında.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
eşinizi bilmiyorum ama sizin eşinizi sevmediğinizi düşündüm okurken. sevgi yoksa o evlilik çok zor ilerliyor.
0
deartheodosia
(03.08.21)
Öyle düşünmenizin sebebi nedir?
0
🌸Fusha
(03.08.21)
darp, aldatma.
0
drako
(09.08.21)
(4)

Universite - bolum tercihi (Anketli)

elon
Kendisi saglik sektorune ilgisi oldugunu iddia etse de gercekte Instagram'da bos beles takilmak disinda hicbir seye pek ilgisi olmayan, ayni zamanda universite sinavinda da basari elde edememis genc bir hanimefendi var. Muhendislik zekasi, sanata ilgisi, ya da el becerisi vs yok.Dogma buyume Izmir'l
Kendisi saglik sektorune ilgisi oldugunu iddia etse de gercekte Instagram'da bos beles takilmak disinda hicbir seye pek ilgisi olmayan, ayni zamanda universite sinavinda da basari elde edememis genc bir hanimefendi var. Muhendislik zekasi, sanata ilgisi, ya da el becerisi vs yok.

Dogma buyume Izmir'li ve naif/saftirik oldugu icin Turkiye'nin her sehrinde ayni sekilde (hadi Izmir olmasin ama Istanbul, belki Edirne gibi) yasayabilecegini dusunuyor.

Sizce hangi bolumu secmesi mantikli

a) Dogu illerinden birinde (Urfa - Van - Diyarbakir - Kars) veterinerlik

b) Isparta - Alanya - Denizli gibi bir yerde endustri muhendisligi

c) Istanbul - Ankara - Izmir'de meh bi ozel universitede burslu endustriyel tasarim

d) Istanbul - Ankara - Izmir'de meh bi ozel universitede burslu mimarlik / ic mimarlik

(Mesaj atmak istemeyenler, uyeligi olmayanlar icin) En iyi en ustte, en kotu en altta olacak sekilde siralama yapabileceginiz anket linki www.polljunkie.com
0
elon
(03.08.21)
Yukarıdakilerin hiçbiri meslek sahibi yapmaz. İşsizlik ordusuna katılır. Yazması gereken hemşirelik, radyoloji, laboratuvar vs.

Spor bilimleri fakültesi bile daha iyi seçenek. ODTÜ Boğaziçi, Sabancı Koç Bilkent hariç mühendislik yazsan bir şey olamazsın artık. O da bilgisayar makine falan. Jeoloji çevre vs yazsan yine işsizsin.
0
Hallegadola
(03.08.21)
mühendislik yazmasın.

güzel bi yatırım almayacaksa iç mimarlık- mimarlık da yazmasın. Bi çoğu askeri ücretle çalışıyor.

Kendini güzelce bi dinlesin, neye daha çok ilgisi varsa onu yazsın. Yalnızca o şekilde başarılı olabilir.

Veterinerlik iyi seçim.
0
zimbirik
(03.08.21)
Saftirik olması bir şeyi değiştirmez, aslında hayatla yüzleşirse büyümek zorunda kalır.

Aileden ekonomik desteği varsa a-d diyorum.
0
lcha
(03.08.21)
Seçenekler bunlarsa bi yere gitmesin. Hepsinde işsizlik garanti neredeyse.

*doğu illerinde gençlik geçmez.
** bu dediğiniz yerlerde endüstri mühendisliği işsizlik getirir.
*** endüstriyel tasarım okuması zor bi bölüm, bi tek bu seçenek iyi ama aşağı yukarı aldığı puan belli. Dolayısıyla ilk üç şehir bile olsa niteliksiz okullardan mezun olacak yine. Aşırı bi ilgisi, yeteneği yoksa işsizlik garanti. Büyük şehir masrafı cabası.
**** iç mimarlığı tamamen geçin. Bu bölümde itü bile tereddütle yazılır artık. İç mimarlar daha iyi açıklayacaktır sebebini.

Bunlardan birini yazarsa 4-5 sene boş yere bi genci oyalamış olacaksınız üste para vererek. O zamanın sonunda da mutsuz, yorgun ve işsiz bir gence dönüşecek.
0
rewlack
(03.08.21)
(1)

İstanbul içi ya da İstanbul'a yakın çadır kamp alanları

prole
Merhaba, bir süre evden uzaklaşmak istiyorum. İstanbul içi ya da İstanbul'a yakın çadır kamp alanları var mıdır? Orman içi olması tercihimdir. Teşekkürler.
Merhaba, bir süre evden uzaklaşmak istiyorum. İstanbul içi ya da İstanbul'a yakın çadır kamp alanları var mıdır? Orman içi olması tercihimdir. Teşekkürler.
0
prole
(29.07.21)
Sahilkamp İstanbul'u söyleyebilirim
0
lcha
(29.07.21)
(11)

hobiniz vs eşiniz

hlt1985
bir arkadaşım var yeni hobisi amatör telsizcilik (bir arkadaşım ekolü). sınavına girmiş, belgesini almış, cihazını almış akşamları arada sırada balkonda telsizle takılıyor. Hatta bazen yeni insanlar tanıyor. Kısa dalga, frekans vs derken bu işten keyif alıyor kısacası. Ama gelin görün ki eşi bu hobi
bir arkadaşım var yeni hobisi amatör telsizcilik (bir arkadaşım ekolü). sınavına girmiş, belgesini almış, cihazını almış akşamları arada sırada balkonda telsizle takılıyor. Hatta bazen yeni insanlar tanıyor. Kısa dalga, frekans vs derken bu işten keyif alıyor kısacası. Ama gelin görün ki eşi bu hobisi için çok itici geldiğini söylemiş. Siz olsanız ne yaparsınız bu durumda? Ben değil bir arkadaşım için soruyorum:)
0
hlt1985
(29.07.21)
hiç bir şey. itici gelsin ne olacak ki? hobi kişinin bireysel uğraşı sonuçta. o telsizcilikle uğraşırken eşi de kendi hobisine yönelsin ya da başka bir şey yapsın, dahil olmak zorunda değil sonuçta olaya. tabii itici hobin var deyip müdahele etmeye çalışıyorsa bilemem, o da kendi ilişki dinamikleri birbirlerine saygı göstermiyorlar demektir.
0
veritaslibertas
(29.07.21)
hobisine vakit ayırmasına saygı duyuyorsa sorun yok ama gönül isterdi ki o da eğlensin ve birlikte yapsınlar hobilerini
0
lcha
(29.07.21)
Erkekler bir şeyler kadınlara itici geliyor diye o bir şeyleri bıraksaydı hala taş devrinde yaşıyor olurduk muhtemelen. Misal mühendislik dünyanın en çekici mesleği değil :)

Kişisel bir durum değil yani bu, onu demeye çalışıyorum. Epey yaygın / genel bi durum. İnsanlık tarihinde trilyonlarca kez yaşanmıştır.

O yüzden oyna devam. Çok sıkılıyorsa o da kendine meşgul olacak başka bir şeyler bulsun.
0
plutongezegendegilmi
(29.07.21)
çok derin bir soru aslında, hobi hobidir bir çıktısı olması gerekmez gündelik hayattan uzaklaşıp kafayı deşarj içindir, bazısı ağaç yontar bazısı müzik yapar bazısı telsizcilik yapar, şimdi doğruya doğru telsizcilik dışarıdan çok cool görünmüyor, teknik bir konu ve eski bir teknoloji, dışarıdan bakan anlam veremeyebilir

konunun derin kısmına geliyorum, eğer eşine kısa ve geçiştirici cevaplar veriyorsan, telsiz başına oturup oradaki insanlarla 2 saat harcıyorsan ve eğlendiğin dışarıdan belli oluyorsa bu yüzden itici geliyor olabilir

aslında duyurudan farkı yok burada da telsizde de başkalarıyla iletişime geçiyorsun fakat telsiz göz önünde ve günlük hayatın dışında bir görüntüsü var
0
grimavi
(29.07.21)
Amator telsizcilik bana da pek cekici gelen bir hobi degil acikcasi. Eski zamanlarin copcatanlik versiyonu degil miydi bu telsizler. Ben olsam soylenirim, pek de musaade etmem
0
balpolen
(29.07.21)
Bana çok yanlış geldi eşinin karışması. Ne güzel keyif aldığı bir hobi edinmiş, aynen devam.
0
fotrsapka
(29.07.21)
bu ahşap boyama, yelken yapma, doğa fotoğrafı çekme gibi bir hobi değil ki. elalemin adamıyla kadınıyla telsizden konuşuyor. eskinin çöpçatanlık olayı, kendim yapmam müsaade de etmem.
0
Hallegadola
(29.07.21)
vakit ayırmasına saygı duyması lazım. adama zevkli geliyor, kimseye zararı yok. kıskanılacak bir şey de değil, amatör telsizle breyk breyk deyip hatun düşürme ihtimali yüzde 0. adam belli ki meraklı, elleşmeye gerek yok. adamları bi rahat bırakın yani derim.

elalemin adamıyla konuşmasında nasıl bir sakınca var? adam daralıyor demek ki tanımadığı hemcinsleriyle sohbet etmek istiyor. ne var bunda, biz de duyuruda aynısını yapmıyor muyuz şu an :) bence eşin kendi hobisi olmadığı için, böyle bir ilgi alanı olmasını kıskanıyor, kompleks yapıyor olabilir. bahsedilen eşin kendine ait vakit ayırdığı bir hobisi var mı, bunu da sorgulamak lazım.
0
roket adam
(29.07.21)
taraflardan birinin keyif aldığı kimseye zararı olmayan bir aktviteyi diğerinin "itici" gibi kaba bir tabir ile itham etmesi çok yanlış. Sevmeyebilir, ben çok hoşlanmadım diyebilir. Ama "itici" kelimesini kullanmak bence içten içe bir gıcıklık ya da hırs barındırıyordur.
Bu gıcık olma durumunun nedeni ise ilişkideki bir tatminsizlik olabilir.

Telsizcilik ile ilgilenen taraf eşi ile vakit geçirmeye pek de istekli değilse,
ufaktan saygısız hareketleri vs varsa eşinin gücenmesine neden oluyorsa,
Eşi ile vakit geçirme planı yapmıyorsa, öyle bir hevesi yoksa, yalnızca yapılan planlara uyum sağlayıp sonrasında "e daha yeni şunu yaptık ya" gibi bir cevap kullanıyorsa,
Beraber vakit geçirmek eşi için yaptığı bir şey gibi hissedildiyse,
o zaman problemin kaynağı aslında bunlar demektir. Telsizciliğe "itici" demek yalnızca bu problemin semptomu olabilir.
0
zimbirik
(29.07.21)
Öncelikle amatör telsizciyim. Çöpçatanlık olarak algılanmasına baya şaşırdım, cb (halk bandı) dönemlerinde kalmış olan arkadaş arıyorum gibi bir ortam yok artık. Gerçek hayatta tanışmadan iletişimde olduğum çok insan var, Geçtiğim herhangi bir şehirde genel çağrı yapıp davet üzerine çay, kahve içmeye gitmişliğim falan da çok oldu. Asla ve asla çöpçatanlık gibi bir durum yok.

Şu konuda eşi anlayabilirim, her akşam evin içinde konuşan birileri olması rahatsız edici olabilir. Telsiz açıkken bir anda birinin konuşmaya başlaması alışık olmayan insanlar için gerginlik sebebi oluyor. Sürekli "dinlemede olan istasyon var mı", "biraz qrm'li alıyorum" vs. ya da hf çalışıyorsa "cq dx cq dx" diye bir ses olması, evde eşten çok telsize ilgi gösterilmesi de can sıkıcı olabilir ancak bunun ifade biçimi de "itici" değil bence.

Hobiyle ev arasındaki dengeyi doğru kurmalı bence arkadaşınız. Gerektiğinde telsiz kapatmayı bilmeli yani, yeni olduğu için şimdi sürekli dinlemek, çağrı yapmak istiyordur, çok iyi anlıyorum ama iki kişinin yaşadığı ev bir anda telsiz derneğine dönerse hanımefendi rahatsız olabilir, normaldir.

Bu arada evet, telsiz öyle cool, ilgi çekmek için kullanılacak falan bir hobi değil ancak işin derinine gidince bizim gibi insanlara boş zamanda güzel bir aktivite oluyor.

Arkadaşınıza 73.
0
infernal majesty
(29.07.21)
99 depreminde iletişim krizi çıkınca çalışan tek şey telsizler ve radyolardı, o tarihten sonra devlet (ilgili kurumlar) telsiz kullanımını yaygınlaştırmak için bu işe daha ciddi yaklaşmaya başladı.

Ben de sınava girip, lisans aldıktan sonra dereceme uygun güçte bir telsizi alıp çatı katına koyma niyetindeyim. Ama bunu hobi amaçlı değil de, olur da bir gün bir kriz/afet olursa insanlara faydam olsun niyetiyle yapacağım.

Telsizcilere saygım büyük, çoğalmalarını da destekliyorum. Ama @infernal majesty'nin de bahsettiği gibi bu gürültülü bir konu.

Yani şahsa uygun bir oda, çatı arası vs varsa kimseyi rahatsız etmeden telsizini kullanabilir. Ama evin balkonunda bunu yapması sadece eşini değil komşuları bile irrite edebilir yakın mesafede.

Hobi olarak güvercin besleyebilirsiniz, ama evin balkonunda yaparsanız olmaz.

Hobi olarak saz çalabilirsiniz, ama evin balkonunda çalarsanız olmaz.

Hobi olarak bakır dövebilirsiniz, ama evin balkonunda döverseniz olmaz.

Yani kısaca hobileriniz başkasını rahatsız etmemeli, gözüne veya kulağına zorla girmemeli.

Ayrıca yenge sanırım tamamen tanımadığı insanlarla iletişim kurmasına, bunun bir kadın olma ihtimalinin olması sebebiyle kıskançlık da yapıyor olabilir.

Fakat zamanımızdaki telsizcilik böyle bir şey değil, eğer enişte telsizden hatun düşürür ve yengeyi aldatırsa ulaştırma ve haberleşme bakanı yapılmayı hak eder :)
0
John Bloor
(30.07.21)
(7)

Semptomsuz Temaslıyım, PCR yaptıramıyorum. Nasıl bir yol belirlesem?

silentscream
Merhaba. PCR'ı neden "yaptıramadığımı" ilerleyen satırlarda detaylandıracağım.Bir süre önce annem ve babamla tatil için yazlıktaydık, hep beraber yazlıktan döndüğümüzde onlar semptom gösterip PCR yaptırdı ve ikisi de pozitif çıktı. Şu an evde tedavilerini sürdürüyorlar, durumları iyi şükür.Bana söyl
Merhaba. PCR'ı neden "yaptıramadığımı" ilerleyen satırlarda detaylandıracağım.

Bir süre önce annem ve babamla tatil için yazlıktaydık, hep beraber yazlıktan döndüğümüzde onlar semptom gösterip PCR yaptırdı ve ikisi de pozitif çıktı. Şu an evde tedavilerini sürdürüyorlar, durumları iyi şükür.

Bana söylenen; karantinada kalacağım ve ben de semptom gösterdiğim takdirde test yapılacağıydı. Halen bende herhangi bir semptom yok. Yakın çevremden "Sen de bir PCR testi yaptırsana, annenle babanla sürekli beraberdiniz, kendi durumunu merak etmiyor musun?" diye sorular alıyorum. İçten içe merak da ediyorum tabi.

Ama şöyle de tatsız bir durum var ki, PCR testini "aşırı düzeyde mecbur kalmadıkça" yaptırmak istemiyorum. Çünkü burnuma, boğazıma dış bir cismin sokulması konusunda müthiş bir hassasiyetim var maalesef. Elimde değil, fobi gibi düşünün. Yükseklik korkusu olan birine "Şu duvarın üzerinden yürüyerek geç işte, aşağı bakma, ne olacak ya" demek gibi bir şey. Rutin bademcik muayenesinde bile doktor ağzıma hafif çubuk soktuğunda deli öğüren biriyimdir. Durumlar bu şekildeyken de PCR yaptırmaya kalkarsam başıma gelebilecekleri çok iyi tahmin edebiliyorum. Ha ne var; ciddi semptomlar yaşarsam mecbur seve seve yaptıracağım ama onu yapacak olan sağlık çalışanına da yazık olacak, muhtemelen dakikalar boyu uğraştıracağım zavallıyı. O yüzden şu aşamada "ne gerek var" hissindeyim.

Şimdi kafamda birkaç soru var.

Sağlık Bakanlığı'nın covid bilgilendirmesinde şöyle deniyor;

"Yakın temaslılar 14 gün boyunca karantinada kalır. Karantina dönemi süresince herhangi bir semptom gelişmeyen kişilerin karantinası, PCR yapılmaksızın, 14. günün sonunda biter."

1. Maksimum 14. günde virüs vücudu terk ediyor anlamını çıkarabilir miyim bundan?

2. 14. gün sonrası PCR yerine tomografi çektirip, ciğerlerimin durumunun tespitini yaptırsam ve tomografi temizse PCR'sız şekilde sürecimi tamamlasam, makul olabilir mi sizce?

Yol haritası belirlemeye çalışıyorum şu an kafamda. Kendi talebimle detaylı bir kan tahlili ve tam idrar tahlili yaptırdığımı da belirteyim, onlarda herhangi bir sıkıntı çıkmadı. Oksimetre ile de takip yapıyorum, değerlerim gayet iyi şu an.

Fikirlerinizi ve önerilerinizi merakla takip edeceğim. Şimdiden teşekkürler.
0
silentscream
(29.07.21)
Gecmis olsun oncelikle. + cikman durumunda verilen ilaclari kullanma gibi bir niyetin yoksa (dunya'da boyle bir uygulama kaldi mi bilmiyorum - ilaclarin zarari yok ama faydasi var mi pek belli degil galiba) ve semptomun da yoksa, ve karantinadaysan, ve fobin varsa yaptirmanin merak gidermekten ote bir faydasi olur mu bilmiyorum.

sadece aşılı değilsen aşıyı ne zaman yaptirman gerektiginin zamanlamasi acisindan enfekte olup olmadigini ogrenmen gerekli. aşılıysan oyle bir sorun da yok.
0
robokot
(29.07.21)
@robokot Teşekkür ederim. 17 Haziran'da Biontech ilk dozu olmuştum, bu tatsız mevzu denk geldiği için 2.'yi olamadım, kaldı şu an o.
0
🌸silentscream
(29.07.21)
küçük bir fayda-zarar analizi ile kararını verebilirsin diye düşünüyorum. yükseklik korkusu örneğinden dolayı yaptır ne olacak demeyeceğim ama, ya enfekte olduysan ve sinsi sinsi ilerliyorsa hastalık? ya erken teşhis edilip tedavi ile çok kolay halledilebilecekse? bunun ihtimali %0,00001 belki ama bu da benim hastalığım maalesef ahahaha. kendi fayda-zarar analizin en iyisi olacaktır.
0
pilavmaker
(29.07.21)
herhangi bir belirti göstermiyorsan, kendini izole et gerisinde sorun yok diye düşünmekteyim. bakanlık da bu şekilde bilgilendiriyor zaten.
0
lcha
(29.07.21)
@pilavmaker hastalik sinsi ilerliyorsa uygulayacaklari bir tedavi yok zaten. belirti olmasi lazim ki tomografi falan ceksinler, sikayet olsun anca oyle.

@silentscream, ikinci doz aşı vaktin gelmis geciyor, onu olup olmayacagini nasil bileceksin o zaman? eger pozitifsen olmamalisin cunku, gerci onun da zarari yok ama gelecekteki haklarini etkiler mi bilmiyorum. o yuzden pozitif olup olmadigini ogrenmen gerekebilir.

bu arada agza doktor cubuk soktugunda ogurmek normal, pcr esnasinda da ogurmek vs. normal aklinda olsun. ornek alan kisileri sasirtacak bir tepki vermen mumkun degil. kusanlar, bayilanlar ne ararsan var yani. fobine cok faydasi olmayabilir ama kendini cok yalniz hissetme diye dedim. 1.5 sene, milyonlarca test, neler gorduler neler.
0
robokot
(29.07.21)
@robokot 2. doz aşım için MHRS'de "Aşı Olabileceğiniz En Erken Tarih: 06 Ağustos 2021" yazıyor an itibariyle. Yani mevcut karantina bitiş tarihim olan 5 Ağustos'tan hemen sonrası.
0
🌸silentscream
(29.07.21)
evet temasli, karantinada ancak pozitif olmadigin varsayildigi icin oyle. normalde aşı hakkin 17 temmuz civarinda basliyordu yoksa.

yazdigini tekrar okudum da su anda da anne ve babayla ayni evde oldugunu varsaymistim onceden. eger oyle bir durum yoksa belirti de yoksa muhtemelen ben de olsam karantina bitince aşımı olur gecerdim.
0
robokot
(29.07.21)
(4)

Bu hanım ne demek istedi

bö
Kumsalda bibarkadas ortamında tanıştığım hanımefendi ile karşılıklı sohbet ettik.muhabbetin ilerleyen saatlerinde konu burçlara geldi.Burcumu söyleyince tanistigimiza memnun oldum dedi gulerek...Bu arada akrep burcuyum. O da akrepmis.Kötü mu bisey bu?
Kumsalda bibarkadas ortamında tanıştığım hanımefendi ile karşılıklı sohbet ettik.muhabbetin ilerleyen saatlerinde konu burçlara geldi.
Burcumu söyleyince tanistigimiza memnun oldum dedi gulerek...
Bu arada akrep burcuyum. O da akrepmis.

Kötü mu bisey bu?
0
bö
(29.07.21)
akrepler ne yapar? oradan anla iste durumu.
0
baldur2
(29.07.21)
bir kadın boş yere burç sormaz. oyna devam. hele doğum saatini sorarsa hiç durma.
0
Hallegadola
(29.07.21)
en kötü burç akreptir sfsdfsfd
0
candide
(29.07.21)
cinsellik imasında bulunmuş
0
lcha
(29.07.21)
(3)

Covid Geçirenlerde Aşı

skoylu
Nisan ayında covid olup hafif şekilde atlattım ve BT yoluyla teşhis konuldugu için covid pozitif sayılmadım.Aylardır aşı çıktı adıma ama olmadım pozitif olanlar 6 a sonra olsun deniyordu. Sizce aşı olmalı mı?
Nisan ayında covid olup hafif şekilde atlattım ve BT yoluyla teşhis konuldugu için covid pozitif sayılmadım.Aylardır aşı çıktı adıma ama olmadım pozitif olanlar 6 a sonra olsun deniyordu. Sizce aşı olmalı mı?
0
skoylu
(29.07.21)
3 ay sonra antikorlar azalmaya basliyor deniyor ama kendi arastirmani yapman daha iyi olur.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(29.07.21)
Şu anda çoğu ülkede 3 ay sonra yapıliyor. Ben de Nisan'da geçirdim ve oldum aşımı geçen hafta. 3. aydan itibaren antikorlar düşüyor çünkü özellikle hafif gecirenlerde.
0
fraise
(29.07.21)
benzer dönemde hastalanan arkadaş aşılandı.
0
lcha
(29.07.21)
(9)

Aşırı beyaz tenliler, güneşten nasıl korunuyorsunuz?

vestasy
Denize sadece akşamları girebilmek kaderimiz mi bizim? En yüksek koruyuculuğa sahip en kaliteli güneş kremlerinin bile işe yaramadığını düşünüyorum artık.
Denize sadece akşamları girebilmek kaderimiz mi bizim? En yüksek koruyuculuğa sahip en kaliteli güneş kremlerinin bile işe yaramadığını düşünüyorum artık.
0
vestasy
(29.07.21)
Gunes kremi, semsiye altinda oturmak, gunes kremi yenilemek, oglen 11-14 arasi denize gitmemek.
Ozellikle omuz vs 3-4 kat surmek
0
kuehles blondes
(29.07.21)
öyle bir derdim olmadı da aklıma geldi okurken; hani çok anladığımdan değil de, yaz başında solaryuma gidip kontrollü bir şekilde 1-2 ton bronzlaşsanız rahat etmez misiniz?
0
not sure if serious
(29.07.21)
Aşırı siyah tenli de olsanız öğlen güneşe çıkmamak lazım. Sabah ya da akşam üzeri 3-4'ten sonra dışarı çıkmak/denize girmek, sürekli tekrarlanan güneş kremi, şemsiye, otururken ince ve açık renkli pareo gibi bir şeyle omuzları kolları kapatmak da faydalı oluyor.

Solaryuma girmek güneşin zararlarını azaltmıyor ne yazık ki :)
0
kobuzchu kiz
(29.07.21)
ben değil ama annem:
tişört, şapka, şort valla kadın nerdeyse haşemayla girecek denize. Yoksa su topluyo cildi
0
lcha
(29.07.21)
güneşin zararlı etkileri siyahilere de var, benim önerim daha çok güneş yanığının önüne geçip, rahat rahat denize girebilmek için
0
not sure if serious
(29.07.21)
Eşim bembeyaz tenli bir insan. Evin içinde yansıyan güneşten bile kızaran bi tip. Ama güneşlenmesine rağmen sürekli nivea 50+ kullanarak o kızarmayı engelleyebiliyor. Ancak öyle bi kere sürüp bırakma gibi değil, 1-2 saatte bir ve her suya girdiğinde yeniliyor. Bunun sonucu olarak 4-5 günde bir yeni nivea 50+ güneş kremini bitiriyor ve sürekli alıyoruz kendisine.
0
roket adam
(29.07.21)
guneslenmeyi sevmem, zaten sadece zararli bir sey. gunes altinda yatmak inanilmaz rahatsizlik verici bir sey benim icin. yani "guneslenmiyorum".

onun disinda 2-3 saatte bir gunes kremi suruyorsun bir sey olmuyor yani. tatile gittiysen 2-3 gun hafif kizarik aci (maalesef, ama herkese oluyor?) ondan sonra pek sıkıntı cekmiyorum acikcasi.
0
robokot
(29.07.21)
tshrt çıkarmayarak
0
jamswety
(29.07.21)
Bir cok insan surmesi gereken gunes kreminden cok daha az miktarda gunes kremi suruyor. Genel olarak gunes kreminin kalitelisi ile ucuzu arasinda bir fark yok. Mesele yeteri kadar surmek ve tekrar tekrar surmek.
"4-5 günde bir yeni nivea 50+ güneş kremini bitiriyor" yazilmis yukarida. Gercekten de gunes kremi (boyutuna bagli olarak) en fazla bir ayda bitmiyorsa yanlis kullaniliyor.
0
hot potato
(29.07.21)
(4)

biontech geçmeyen kol ağrısı

sizofren06
biontech aşısı olalı 2 hafta oldu kol ağrım geçmiyor. hatta uyurken daha da şiddetleniyor gündüz sıkıntı yok ama gece çok ağrı sızı oluyor. ne yapmam gerek geçmeyecek mi bu ağrı?
biontech aşısı olalı 2 hafta oldu kol ağrım geçmiyor. hatta uyurken daha da şiddetleniyor gündüz sıkıntı yok ama gece çok ağrı sızı oluyor. ne yapmam gerek geçmeyecek mi bu ağrı?
0
sizofren06
(29.07.21)
başka bir etki olmadığına eminsiniz değil mi?
0
lcha
(29.07.21)
başka bir etki yok şu an sadece kolum sureklı agrıyor.
0
🌸sizofren06
(29.07.21)
Mikrop kapmış olmasın? Şişlik var mı?
0
neysene
(29.07.21)
Bana aynı şeyi zatürre aşısı yapmıştı, neredeyse iki hafta sürdü kolumdaki şişlik ve ağrı. Sonra geçti kendi kendine. Aşıyı yapandan kaynaklandığına karar verdim, belki yüzeye daha yakın yapınca daha çok şişiyordur falan. Ama geçiyor sonuçta.
0
kobuzchu kiz
(29.07.21)
(20)

Çalıştığınız kurum, banka promosyonlarını size dağıtıyor mu?

ananiyimioguz
Devlet kurumları veya özel şirketler, çalışan maaşları için bir banka ile anlaştıklarında; banka, çalışan başı atıyorum 4000TL veriyormuş. Birkaç tanıdığım bulundukları kurumda yıllardır bu parayı müdürlerin yediğini ortaya çıkardıktan sonra tüm çalışanlara dağıttırmışlar.E şimdi bizim şirket için d
Devlet kurumları veya özel şirketler, çalışan maaşları için bir banka ile anlaştıklarında; banka, çalışan başı atıyorum 4000TL veriyormuş. Birkaç tanıdığım bulundukları kurumda yıllardır bu parayı müdürlerin yediğini ortaya çıkardıktan sonra tüm çalışanlara dağıttırmışlar.

E şimdi bizim şirket için de kurcalayayım diyeceğim ama 2000 kişilik yerde göze batmak istemiyorum. Ama bize ödenen bir şey olmadı ona eminim. Bu konuda bir bilgisi olan var mı? Size ödediler mi? Çalışanın hakkıymış o.
0
ananiyimioguz
(28.07.21)
Devlette çalışıyorum, evet tamamen her bir maaş sahibinin hakkıdır ve ben Ankara'ya tayinimden beri bana ödeniyor, önceki kurumda ödendiğini hatırlamıyorum. Ödenmesi gerekir, kulis yap. Milletin hakkını yiyemesin şerefsizler.
0
1bir1bir1
(28.07.21)
Yilda 300 falandi sanirim.

Calisanin hakki degil sirketin hakki, bazisi calisana vermeyi tercih ediyor.

Cok sirket degistirdim sadece 1 tanesi verdi, birinde de bonus hakkimiz vardi.
Maas hesabi acilinca atiyorum 100 tl bonus yukleniyordu bankayla bu sekilde anlasmis.

Bir kere de devletten aldim askerdeyken.
0
divit
(28.07.21)
en son çalıştığım şirket 2 kere banka değiştirdi bişey vermesi bonus falan dedikodusu da dönmüştü cukkaladilar diye
0
nahtoderfahrung
(28.07.21)
üç ay önce 6000 tl verdiler sağolsunlar ilaç gibi geldi. Tabi bu üç yıllıktı
0
spacevan
(28.07.21)
Üç yılda bir veriliyor bu sene 7bin küsür aldık.
0
irene
(28.07.21)
Çalıştığım kurum vermemişti. Devlet kurumlari veriyor. Aynı sektörde arkadaşımın kurumu verdi ama mesela.
0
westblack
(28.07.21)
Siz kac senedir o sirkettesiniz? 3 veya 5 senelik anlasmalar oluyor, denk gelmemis de olabilirsiniz
0
balpolen
(28.07.21)
Kamudayım. Bize de veriliyor. Verilmediğini ilk kez duyuyorum. Hatta ilk atandığımda geçmiş yıllardaki sözleşmenin ay olarak payıma düşenini bile yatırmışlardı.
0
ruhen hastayim ben
(28.07.21)
özeldeyim. 3 yılda bir veriliyor.
0
sanal uyku
(28.07.21)
15 senedir doğan/demirören tv de çalışıyorum
2 / 3 defa banka değişti
tek kuruş almadık.
Bu sene de mesele zam yapmadılar, mayısta yaptılar, ilk 5 ayın farkını vermediler falan
maaşımızı alsak şükür
ziraat'e olan borçtan kaçıp bizi de ortada bırakacak i.neler.
0
summatinyourteeth
(28.07.21)
13. maaş olarak veriyorlar bize, yılbaşında 1/4 maaş, ramazanda 1/4 maaş, kurbanda 2/4 maaş olarak seneye yaymışlar
0
pislick0
(28.07.21)
Önceki çalıştığım şirkette 400 tl mi neydi son yatan. Her sene yatıyordu 2 kere alabildim.

Promosyonun hesaplara yatacağı maili geldikten hemen sonra, faiz gelirinden dağıtılan promosyon olduğu için kullanmak istemeyen çalışanların dönüş yapması için süre tanıyorlardi. Kendi beyanları doğrultusunda o para hiç hesaplarına yatmadan istedikleri hayır kurumuna yönlendiriliyordu.
0
materyalist imam
(29.07.21)
oh üç yılda bir 3-5 bin lira mı, vakıf üniversitesindeyim, birkaç yılda bir banka değişiyor bu yüzden demek ki. Hiçbir şey ödenmiyor.
0
nhk ni youkosu
(29.07.21)
Kamu ama değil bir kurumdayım. Maaş bankamı kendim seçiyorum, bankaların çoğu da aylık taksitler olarak yatırıyor 100-200 bir şeyler.
0
aguen
(29.07.21)
Bana hiç denk gelmedi ama 2 sene evvel hanım bi maaş kadar para almıştı. Hey gidi.
0
baal
(29.07.21)
16 yıldır aynı yerde calisiyorum. 2 kez banka degisti, bir halt gormedik.
0
oligomer
(29.07.21)
2013'ün sonunda başladım çalıştığım yerde.

Şu an önceki iki banka Eylül ayında 300 vermişlerdi, şimdiki banka 1000 lira veriyor promosyon olarak. Bu sene de 1000 olacak.

Çalıştığım şirket, bankalarla 3 senelik yapıyor anlaşmayı. Başladığımda devlet bankasıydı. 2016'da anlaşma bitti, uzatmadılar. Başka bir devle bankasıyla anlaşıldı. 2019'da anlaşma bittiğinde, uzatmayıp bu sefer özel banka ile anlaştılar.
0
put it in your appropriate place
(29.07.21)
Kesinlikle üstüne git derim.
0
lcha
(29.07.21)
bize banka değiştiğinde de mevcut banka sözleşme yenilediğinde de verildi ama 4.000'li rakamlar değil. 1.000-1.500 falan. bi kere yarısını verdiler, diğer yarısıyla ünlü bi ses sanatçısı getirtip 'eşli' müzikli yemeğe çağırdılar. sonra düzeltme mail'i atıp, bekârlar da gelebilir dediler ama ben tribimi yaptım gitmedim. hatta ik sonradan yaa gel işte diye baskı yaptı ama gitmedim afasfas. zaten paramı çar çur ettikleri için ayar olmuşum bir de medeni hâlimizle yaftalanıyoruz ne gidicem.
0
onemoremile
(29.07.21)
3 sene kadar once eski isimde 6000tl vermislerdi. anlasmalari 5 senelik falandi sanirim.
0
lemmiwinks
(29.07.21)
(5)

banka şubesinde döviz bozdururken şunu yapmak mümkün mü?

biravekahve
bütün olarak 200 euro var elimde fakat ben sadece 100 eurosunu bozdurmak istiyorum. iki ayrı yüzlük yok sadece kağıt 200 var. bu şekilde bozdurup 100ünü bozup 100 euro geri verirler mi?
bütün olarak 200 euro var elimde fakat ben sadece 100 eurosunu bozdurmak istiyorum. iki ayrı yüzlük yok sadece kağıt 200 var. bu şekilde bozdurup 100ünü bozup 100 euro geri verirler mi?
0
biravekahve
(27.07.21)
Ellerinde varsa verirler tabi
0
etna
(27.07.21)
verirler. bozuk isterseniz bozuk da verirler. 50+20+20+10 gibi.
0
ykyt
(27.07.21)
Eğer şubeden bozdurursanız kur çok düşük olur. Atmden hesabınıza 200 euroyu euro olarak yatırın, mobil bankacılıktan euroyu tlye çevirin. Yine atmden parayı çekin tl olarak. Mobil bankacılıkta sadece 100 eur bozdurun, daha sonra hesapta kalan 100 euroyu atmden euro olarak geri alın. Şubeye gitmek hem masraflı hem zaman kaybı.
0
mg3929
(27.07.21)
mg3929'un dediğinden şaşma
0
lcha
(27.07.21)
mg3929 +1

şubeden bozdurmak istediğimde gişedeki görevli uyarmıştı beni. mobil bankacılık kullanıyorsanız ordan bozdurursanız daha avantajlı olur biz bozunca daha düşük oluyor dedi. mobilden bozdurdum gişeden hemen çekmiştim. valla hala kendisine dua ediyorum asdksj 100 euro için gişe ya da döviz bürosuyla uğraşmayın atmden yapın.
0
dedim ben sana
(27.07.21)
(15)

Karmaşık duygular içerisindeyim...

madurumdamadurum
Sevdiğim halde ayrılmanın doğru olacağını düşündüğüm için ayrıldım sebebi ilerisini göremememdi bir gün illaki sorunların nüksediceğini düşündüm örn: ailem yok ve darmadağın bir yapıya sahibim benim aksime onun mükemmel bir ailesi etrafında düzgün insanları olan birisiydi. Anlaşıyor muyduk evet en a
Sevdiğim halde ayrılmanın doğru olacağını düşündüğüm için ayrıldım sebebi ilerisini göremememdi bir gün illaki sorunların nüksediceğini düşündüm örn: ailem yok ve darmadağın bir yapıya sahibim benim aksime onun mükemmel bir ailesi etrafında düzgün insanları olan birisiydi. Anlaşıyor muyduk evet en azından eğlenebildiğim biriydi. Sadece hislerime güvenerek bir şeyleri bitirmek yersiz bir davranış mı bilmiyorum. Bana birkaç günde bir mesaj atıyor sevdiğinden neden olamayacağımızı soruyor, söylüyorum ayrı dünyaların insanlarıyız en azından sen doğru düzgün bir yaşantısı olan bir kızla birlikte olmalısın diye ama biliyorum yetmiyor yeterli bir sebep gibi durmuyor. Daha önce hiç severek ayrılmadım ve bu yüzden süreç biraz zor geçiyor doğru mu hissediyorum bunu da bilmiyorum. Sadece bazen seversin ama olmaz diyorum kendime, sizce çok mu bencilce düşünüyorum?
0
madurumdamadurum
(27.07.21)
bence sevmiyorsun ve sevmek nedir onu da bilmiyorsun. Terapiye gitmen mini bir tavsiyemdir.

Ailelerimizi seçemiyoruz, iyi bir aile yapımızın olmuyor oluşu olmaması için elimizden geleni yapacağımız anlamına gelmez. Seviyorsan denersin. Sen sadece mazeret bulmuşsun kendine. Kusura bakma.

Bu ayrıldığın geçen Ağustos'ta ayrıldığın nişanlınsa 1 senedir ikna olmaması iddialı, ha yeni biriyse 1 senede bu seviyeye gelmiş olman nedeniyle terapi mevzusu daha da ciddiye alınması gereken bir hale geliyor.
0
lcha
(27.07.21)
hislerine güvenerek bir şeyi bitirmek diyorsun, orada güvendiğin his aslında sevmemen.
aile evet, önemlidir ama baş karar verici değildir. biraz burada bahane olmuş. (ailesi düzgün bir insanın düzgün olduğu anlamına da gelmez ayrıca.)

kendi içine bakmalısın, sana öğretiler nedeniyle mi ayrılmak istiyorsun yoksa kendine bulduğun en mantıklı bahane bu mu?
biraz kendini keşfettikten sonra yeni bir karar vermen daha iyi olmaz mı?
0
ananotherlife
(27.07.21)
aileler ne alaka bacim? birbirinizi seviyorsaniz seviyorsunuzdur sevmiyorsaniz sevmiyorsunuzdur. aileniz varmis yokmus daginikmis alakasiz seyler bunlar. ingiliz kraliyet ailesi misiniz de aileleri uyusturmaya calisiyorsun?
0
robokot
(27.07.21)
Sevmiyorsun +1
0
olaylar olaylar
(27.07.21)
Baya saçma bir ayrılık olmuş. Aileyle ne alakası var hiçbir şey anlamadım.
0
sta
(27.07.21)
terapi+1
saçma olmuş. gerçekten seviyorsan ilişkini bitirme, ama kendine de dürüst ol.
0
veritaslibertas
(27.07.21)
yerinde bir karar vermişsin. Sevmediğin bariz ortada. Lan ben sevdiğimi 1 gün ayrı kalacağız diye daha gitmeden özlüyorum. İnsan sevdiği insanlar aşırı düzgün diye ayrılır mı hiç ya :)
0
denizmaniaherif
(27.07.21)
ailen olmadığı için, ailen olamayacağını hissediyorsundur. Seviyorum diyorsan seviyorsundur. 'şema Terapi' veya ilk çıkış kitabı olan Jeffrey E. Young'in 'hayatı yeniden keşfedin' kitabını önerierim. Hayıt öyle kişisel gelişim kitabı değil, öyle gibi duruyor ama değil. Bilimsel bir kitap. Her türlü terapi almanızda fayda var diye düşünüyorum. Bence yaptığınız şey kuruntu.
0
beyteper canavari
(27.07.21)
@denizmaniaherif
Düzgün olduğu için ayrılmadım :)
Sadece benzer şeyleri gördüm yaşadım bir süre sonra işler ciddileştiği zaman aileden dolayı sorunlar olabiliyor başıma geldi.Elbette aileden dolayı olan sorunlar çözülebilir yeter ki 2 insan birbirini çok sevsin ve sorun çıkmasın ben bunun da bilincindeyim ancak tekrar bu süreçleri yaşamak istemiyorum kaldırabileceğimi düşünmüyorum, bende onsuz zor duruyorum zaten sürekli konuşmak, aramak istiyorum ama bitmesi gerekiyor ne kendimi ne de onu kandırmak istemiyorum.
0
🌸madurumdamadurum
(27.07.21)
@beyteper canavari
Kitap öneriniz için çok teşekkür ederim.
Herkese de teşekkür ederim gerekse terapiyi öneren yada farklı bir şeyleri...
0
🌸madurumdamadurum
(27.07.21)
Kendi kendini sabote ediyorsun gibi geldi bana. Kendini bir dramın içine sürüklüyorsun. Aslında problem olmayan kanallarda problem yaratıyorsun.

Başka bir açıdan bu ilişki sana uymuyor olabilir. Mantıksız gelen başka yönleri olabilir. Sevmemek mesela bir neden. Çünkü aslında tek problem aile ise ve senin de ailen yok ise Onun ailesi senin de ailen olabilir. Belki ihtiyaç duyduğun rahat ve güvenli ortamı onun ailesine girerek edinirsin belli olmaz. Ama bunu düşünmeyip gidişatı kötüye yoruyorsan ya kendini sabote ediyorsun ve kötüye yöneltiyorsundur ya da aslında sevmemen gibi başka bir durum vardır.
0
zimbirik
(27.07.21)
birebir yasadim bu durumu. benden ayrilma sebebi olarak senin ailen cok iyi benimki degil, sen cok guzelsin benden bikarsin vs vs. gibi sacma sapan bir suru bahane siralamisti. eger sevdiginizden eminseniz geriye tek secenek kaliyor, ozguvensizliginiz ve mutsuzluktan besleniyor olusunuz. ben bu kadar iyi birine layik degilim diye dusunup icten ice kendinizi sabote ediyorsunuz gibi geldi bana. terapiye gercekten ihtiyaciniz var ve o kisiyi de rahat birakin. ne kadar istiyorum derse desin hayatindan cikin. kendinizle denk gordugunuz birini bulun. ama mutlaka ve mutlaka profesyonel destek alin cunku bu mutsuzluk acligiyla kimin hayatina girseniz kendinize de karsi tarafa da zarar verirsiniz. once kendinizi sevmeye ve kendinizle barismaya ihtiyaciniz var. ancak sonra bir baskasini sevebilirsiniz.
0
in vino veritas
(27.07.21)
İleride mutsuz olmamak için şimdi mutsuz olmayı seçmişsin. Eğer geleceği biliyorsan loto falan oyna. neyse geleceğin ne getireceği belli olmaz, eldeki ve andaki veri ile hareket et. bu gün eğleniyorsan bu gün eğleniyorsundur, ay çok gülmeyelim başımıza bişi gelir demek saçma.
0
selam
(27.07.21)
ben seni cok iyi anliyorum. seni hicbir zaman anlamayacak ve iliski ilerledikce eger kendini ve aileni ona acmayi tercih ettiysen bunu sana karsi kullanacak ve hep kotu aileden gelmis, sorunlari olan kisi olacaksin onun gozunde.
0
deartheodosia
(27.07.21)
@deartheodosia
Çok güzel konuşmuşsunuz daha önce yaşadığım tam olarak buydu, korkum da bu.
0
🌸madurumdamadurum
(27.07.21)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.