Giriş
(10)

siparişle gelen poşetleri yıkama/silme yapıyor musunuz, direk dolaba mı

ShadowOfMoon
mesela getirden gelen kağıt veya plastik poşet için. nereye sürüldüğü belli değilveya yemek siparişiyle gelenveya meyve geldiyse şeffaf poşetle direk buzdolabına mı atıyorsunuzo poşetleri kullanıyor musunuz tekrarben mikrop virüsten çok kire hijyene takılıyorum. o poşeti kurye motoruna koydu, öncesi
mesela getirden gelen kağıt veya plastik poşet için. nereye sürüldüğü belli değil
veya yemek siparişiyle gelen
veya meyve geldiyse şeffaf poşetle direk buzdolabına mı atıyorsunuz

o poşetleri kullanıyor musunuz tekrar

ben mikrop virüsten çok kire hijyene takılıyorum. o poşeti kurye motoruna koydu, öncesinde mağazada restoranda yere koyuldu. ayakla basılan yerlere değdi vs.

bunları düşünüyorum ama eve poşet gelince altını silmiyorum ve yatağıma bile koyuyorum.
0
ShadowOfMoon
(17.01.22)
Seffaf posetle dolaba koyarim ama asil buyuk poseti yere koyarim sadece. Cunku dedigin gibi yere falab konuyor disarida.
0
floydian
(17.01.22)
direkt dolaba atıyorum. ya da siparişse poşedi açıp direkt yiyorum. henüz ölmedim. pandemiden beri gelen kargo ya da siparişi aldıktan sonra el yıkama alışkanlığı oldu ama.
0
pide
(17.01.22)
Direkt buzdolabına atarım, takılmam öyle şeylere.
0
sta
(17.01.22)
büyük poşeti çöp poşeti yapıyorum, kendi sarılı poşetini genelde dolaba atıyorum
0
lcha
(17.01.22)
eskiden de gelenleri hemen ayirir dolaba oyle koyardim, simdi de oyle; pandemi ile birlikte eskiden yaptiklarim devam ediyor. oyle temiz suyla, deterjanli suyla silme filan yapmadim hic. dediginiz gibi buyuk poset hafif kirli olabilir, onu da hemen cop poseti gibi yapar gelenlerden cikardigim plastik, kagit vb seyleri ona koyar oyle atarim
0
sweetoffice
(17.01.22)
poşetleri kullanmıyorum.
covidden beri buzdolabına girecek ve paketinden kurtaramadığım ürünlerin paketini sabunluyoruz.

meyve sebzelerin poşetlerini değiştiriyoruz veya balkondaki kasaya bırakıyoruz. poşeti yıkayıp ne yapayım? sabun+su poşetten daha pahalı :D atıyoruz direkt.
0
rewlack
(17.01.22)
Poseti kullanıyorum. Yikama yaglama falan yapmıyorum.
0
stavro
(17.01.22)
hijyenden bağımsız olarak, poşetle bir şeyleri dolaba koyarsanız dolap çok pis naylon kokar bir süre sonra. şeffaf poşetten bile çıkarıyorum.
poşetleri poşetliğe koyuyor, çöp möp için tekrar kullanıyorum. tuvaletin çöp poşedi bittiyse oraya da taktığım oluyor zaman zaman.
0
kenarortay
(17.01.22)
dolaba poşet hiç koymuyoruz ki. domates meyve vs dışında dolapta hiç poşet yok.
0
roket adam
(17.01.22)
Büyük poşeti delik değilse kaldırıyorum kenara, çöpü falan koyarım sonra atarken diye,
Şeffaf poşetlerin hepsini atıyorum. Ambalajcıdan rulo şeffaf poşet alıyorum covidden beri, meyveyi sebzeyi kendi temiz poşetime koyuyorum. Yıkanabilecek ambalajlı her şeyi yıkıyorum. Ama tuvalet kağıdı, peçete vs. içine su kaçtığı için domestos spreyliyorum her tarafını, sonra kurulayıp kaldırıyorum.
0
hrvl
(18.01.22)
(4)

f/p güneş kremi

denizzz
var mı memnun kaldığınız ucuz ve başarılı kremler?
var mı memnun kaldığınız ucuz ve başarılı kremler?
0
denizzz
(17.01.22)
f/p derken, aldığı paranın hakkını veren babe

ucuz kozmetiklerde (ki artık ucuz değil hiçbiri) o paranın hakkını veren de yok
0
lcha
(17.01.22)
Rossmann'ın isana markasını kullandım bu yaz karartmadı. Kaliteli kremler karartmamaktan başka ne yapıyor bilmiyorum.
0
ismailond
(17.01.22)
Avene
0
ala09
(17.01.22)
Missha aqua sun gel
0
jjimyl
(17.01.22)
(5)

Skechers Ayakkbı Kalıpları

delidir yakalayin
Merhaba,istediğim bir ayakkabı var ve son 40 numarası kalmış. normalde 41 numara giyen insanım. kalıplar genelde dar mı geniş mi ? yoksa modele göre değişiyor mu ? teşekkürler
Merhaba,

istediğim bir ayakkabı var ve son 40 numarası kalmış. normalde 41 numara giyen insanım. kalıplar genelde dar mı geniş mi ? yoksa modele göre değişiyor mu ? teşekkürler
0
delidir yakalayin
(17.01.22)
Kalıpları bence tam. Ayağınızı ölçüp beden tablosundan bakabilirsiniz oradaki ölçüye uyuyor.
Bence 41 giyene 40 olmaz. Ben 38 giyiyorum ama ayakkabılarımı hep 39 alırım skechersta 39 büyük oldu diye 38 almıştım. Uzun yürüyüşlerden sonra hafif sıkma oluyor.
0
curukturpkokusu
(17.01.22)
numaralar tam, ayakkabilar kalitesiz, 41 iken 40 alirsaniz hemen deforme olur.
0
darkrocq
(17.01.22)
d'lites modelinde ve baska bir iki modelde kucuk numara daha uygundu benim icin. bence alip denemeye deger olmazsa isde edersiniz. bence kaliplar genis
0
ala09
(17.01.22)
modeline göre değişir ben de 1 numara küçük kullanıyorum Skechers'ta
0
lcha
(17.01.22)
Modeline göre değişiyor Skechers'da. Ben 46 numara giyiyorum, bazı modellerde 45 de oluyor. bazılarında olmuyor.
0
pispinti
(17.01.22)
(16)

İlişkilerde çok kavga etmek normal mi

abuzer
Sıkı bir ilişki testi izleyicisiyim. Kavga kısmına geçince çiftler hep "ouu biz çok kavga ederiz. Sesler yükselir, küfür ederiz o anlarda ama birbirimize değil, ortaya" vs diyorlar. Daha önce de etraftan "kavga edilmeyen iliskide bir gariplik vardır" diye çok duydum. Bu cidden böyle mi? Neden? Sağlı
Sıkı bir ilişki testi izleyicisiyim. Kavga kısmına geçince çiftler hep "ouu biz çok kavga ederiz. Sesler yükselir, küfür ederiz o anlarda ama birbirimize değil, ortaya" vs diyorlar. Daha önce de etraftan "kavga edilmeyen iliskide bir gariplik vardır" diye çok duydum. Bu cidden böyle mi? Neden? Sağlıklı iletişim kuramıyor olmak neden bu kadar normallesmis?

Karşılıklı sevgi/saygı olan ilişkinizde sürekli kavga ediyor muydunuz?
0
abuzer
(17.01.22)
eşimle tartışmalarımız çok olmuştur ama soruda tanımlanan seviyede kavgalarımız olmadı.
kavga ile canlı tutulmaya çalışılan ilişki sığ bir ilişkidir.
0
lazpalle
(17.01.22)
bana göre kavga etmek ilişkinin zayıfladığına işaret. ilişkilerim genelde 4-5 sene gibi uzun sürelidir ve hiç kavga etmem, bir kere bile.
0
gabe h coud
(17.01.22)
Kavga, kaostan beslenen insanlar için bir ihtiyaç. Kavga etmeyince eksiklik hissediyorlar bunu normal görüyorlar.
Ben ilişkilerimde kavga etmem. Kavga edeceğim, hakaret edeceğim insanla aynı ortamda bile bulunmak istemem. Saygı duymadığın biriyle ne kadar sağlıklı bir ilişki kurulabilir ki.
0
kaptan maydanoz
(17.01.22)
karakter mevzusu, annem babam sürekli her halttan kavga eder ama birbirlerini de çok severler. ben, ses yükseldiği an koparım, hiç kavga edemem.
0
lcha
(17.01.22)
Kavgaların sıklaştığı, seslerin yükseldiği ve küfürlerin başladığı ilişki sona yaklaşmış demektir. Birçok kişi itiraz edecek ama gözlemlerim bu şekilde.
0
ruhen hastayim ben
(17.01.22)
Kavga edilmeyen ilişkide anormallik vardır evet, çünkü siz iki bireysiniz. Farklı ailelerce yetiştirilip farklı deneyimlerden geçtiniz ve farklı fikirleriniz var. İnsan zaman zaman gergin olabilir ve fikir çatışmaları, anlaşmazlıklar yaşanması kaçınılmaz. Eğer yaşanmıyorsa ortada kendini yok sayan biri var demektir ve bunun sonumda da ya bir taraf sıkılır gider ya da ses etmeyen taraf artık patlar gider. Kimse kimse için biçilmiş kaftan değil, herkes büyük ya da küçük tavizler verip ortaklaşmalı.

Ancak bu çok kavga edilmesi normal demek değil. Bu adeta "ölmek mi istersin, ölene kadar 18 saat çalışmak mı" gibi bir soru. İkisinden birisi normal olmak zorunda değil.

İki yetişkin insan arasında tartışmalar yaşanması doğal, ancak bu saygı sınırlarının aşılmasını gerektirmiyor, uzlaşma yolları aramayı gözardı etmeyi, herkesin kendini düşünmesini gerektirmiyor. Eğer çözümsüzlük varsa ilişkiyi devam ettirip birbirinizi yiyip bitirmenizi gerektirmiyor.
0
akhenaten
(17.01.22)
@akh, "ilişkilerde anlasmazlik olmamali" diyen kimse gormuyorum bu duyuruda. Anlasmazliklarimi saglikli bir şekilde iletisim kurarak cozuyorsam neden birey olamiyorum bunu anlamadim
0
🌸abuzer
(17.01.22)
İlişkilerde ilk başlarda sık, sonrasında da aralıklarla kavga iyidir.

Kavga = arada iletişim var demek + taraflar kavgada olsa, aralarındaki sorunu çözme iradesi gösteriyor demek.

Ancak kuru kavgalar çoğunluktaysa ve sürekli kavga ediliyorsa, bu artık kötü bence. Sorunları çözmeye yönelik değil de, birbirine hakaret etme, yıpratma, ego tatminine yönelik kavgalar ise kötü.


.
0
kartallar yuksek ucar
(17.01.22)
Kavga var, kavga var. Öyle küfürlü hakaretli kavga varsa zaten saygı olmaz. İki kişi kavga ederken de ortaya küfür diye bir şey olamaz. Duvarı yumruklasan da mesela o karşı tarafa yaptığın bir harekettir. Dolayısıyla mesela sesler yükselebilir zaman zaman ama, bu bir tarafın diğer tarafı bastırmak için kullandığı bir araca dönüşünce şiddet oluyor. Küfür ve hakaret etmek de öyle.

Bana göre arada bir kavga edilebilir. Sonra da anlaşıp mesele çözülebiliyorsa bu sağlıklıdır zaten, olması gerekir. Kavga etmeyelim diye içine atarsan sürekli sonrasında daha büyük sorunlar çıkar ilişkide. Ama öyle düzenli ve psikolojik şiddet içeren kavgalar olmamalı elbette.
0
gmzo
(17.01.22)
cok kavga hic de normal bir sey degil. kavgaci biri olarak soyluyorum bunu benim kavgam sevgilimle degil ki. bi taraf yukseldigi anda digeri duser kavgaya donusmeden de gecebiliyo o hararet. ama karsilikli bagrisma bence asiri yipratici bir durum ve zedeler
0
ala09
(17.01.22)
Her ilişki kendine özel diye bir başlangıç yapayım. Benim ilişki tanımıma göre böyle kavga normal değil. Tamam, işyeri tartışması gibi olmuyor, bazen ses tonu biraz daha artıyor (ki bunu da kontrol etmeye çalışıyoruz), bazen gözyaşları giriyor ama küfür hakaret olmaz. Ki bence bu tartışmalar bile sık olmamalı, olmayacak hale döndürmek lazım ilişkiyi. Daha sonra aynı yatağa gireceğin adama/ kadına hakaret hiç olmaz.

20+ yıllık evli kadın olarak yazıyorum
0
SiyamkedisiZorro
(17.01.22)
tartışma elbet ki oluyor. ama kavga halinde çok sinirlendiğinde genelde hemen susarım, sakinleşmesini beklerim, konuyu değiştiririm. sakinleştikten sonra belki 3-4 saat sonra minnoş halimle yaptığının yanlış olduğunu fikrine katılmadığımı kızmasını istemediğini söylerim. o da birkaç kelam eder anlaşırız konu kapanır.

ben sinirlendiğim zaman da o konuşmaz, bana sarılır ya da sakinleşmemi bekler. çok uzun süre devam edersem kızar bi, ikimizde susarız mesela ama bu arada da el ele tutuşup yürümeye devam ederiz mesela. sonra da tekrar sakinleşip konuşup devam ederiz.

bu arada hiç birbirimize küfretmedik hakaret etmedik.

genelde bizde böyle devam ediyor. benim annemle babam çok zıtlaşır ve asla alttan almaz bir taraf. bu beni çok yordu. asla susmazlar kavga zamanında. böyle olmak istemiyorum çocuğum olduğunda da ileride bu hallerimizi görmesini istemiyorum. dolayısıyla susmak bence en iyi çözüm.
0
Hallegadola
(17.01.22)
@abuzer olamazsınız demedim ki, sanırım tanım farklılıklarından dolayı yanlış anladınız. Ben kavgayı daha kapsayıcı anlamda kullandım, tekme tokat ve küfürlerin olduğu bir anlamda değil. onun için aşağıda kavga ederken saygı sınırlarının korunması gerektiğinden bahsettim.

Yani sizin anlaşmazlık veya tartışma dediğiniz şeyle benim kavga dediğim şey aynı. Aynı şeyi söylüyoruz.

Eğer kavga ve tartışmayı şiddet dozu farklı iki ayrı şey olarak ayrırsak evet, "kavga" etmemeniz gerekir sağlıklı bir ilişkide.
0
akhenaten
(17.01.22)
normal şartlarda hiç kavga edilmemesi sıkıntılı bir sürece işaret ediyor aslında. "eeeh sikerler" eşiği var. onu geçmiş olabilirsin çünkü.

ayda yılda bir kavga olabilir de bundan fazla kavga ediliyorsa kendini tamamlayamamış, kaostan beslenen, toksik kişilerin ilişkisi olabilir o. hele evli falan değillerse "kurulu düzen" bahanesi de yok. o kadar kavga etmenin ne getirisi olabilir ki? kimsenin birbirini yıpratmaya hakkı yok.

böyle bir kalitesizlik var ama iş yerinde mobbing, ilişkilerde kavga her yerde aynısı var zaten diye normalleştiriliyor. bu çok saçma.
0
nawar
(17.01.22)
ben sana katılıyorum. sürekli kavga edilip didişilen ilişkiler kesinlikle huzursuz ve mutsuz bir aile ortamı doğuruyor. böyle bir çiftle aynı ortamda dahi bulunmak istemem, bu tarz arkadaşlarım vardı bizim yanımızda kavga eden ciddi ciddi görüşmeyi kestim. çevremde de var böyle paso kavga edip bunu birbirimizi çok seviyoruz diye normalleştiren, bence ciddi bir psikolojik problem bu. insan sürekli gergin yaşarken kendi duygularını zaten gösteremez ki.

benim de eşimle uyuşmadığım noktalar var ama çok seyrek kavga ederiz. birbirimizi kırana kadar devam ettirmek genellikle anlamsız. hele hakaret falan benim kırmızı çizgimdir. yani anlaşmazlık yok değil var, ama kavga yok. insan gibi medeni olarak tartışır, ya anlaşırız ya da agree to disagree olarak devam eder. ses yükseltmek falan dahi benim için çok aşırı şeyler.
0
roket adam
(17.01.22)
sağlıklı iletişimin tam olarak ne olduğuna dair ahkam kesemem, çünkü herkesin normali ve sağlıklısı kendine. sağlıklı tanımını da kişinin fonksiyonalitesini bozmayan şekilde yapmaya gayret ediyorum. benim etrafımda gördüğüm sürekli kavga eden o çiftler beni aşırı yoruyor ve geriyor. gerçekten negatif yükleniyorum, mümkünse o çiftlerle vakit geçirmemeye çalışıyorum. mesela kardeşim ve eşi sürekli kavga eden bir çift oldum olası, bayağı üzülüyordum bunlar ayrılacak yeğen başa kalacak diye en başlarda ama ayrılık falan yok iletişim tarzları öyleymiş meğer. manyaklar mı ne evet ama fonksiyonları devam ediyor, herhalde sağlıklı sınırlar içinde hala diyorum devam ediyorum.

yüz yıldır aynı adamlayım; dört senedir de evliyiz. küfürü hakareti konuşmuyorum, öyle bir şey söz konusu bile olmamalı normal şartlar altında ama birbirimize sesimizi yükselttiğimiz kavga sayısı bile gerçekten bir elin parmaklarını geçmez. sürekli kavga etsem yorulurum, motivasyonum düşer, ne bileyim o insanla paylaşımım doğal olarak azalır. hayata karşı bir hıncım varsa muhattabı kim ise ondan çıkarırım, çıkaramıyorsam da eşime anlatırım biraz yükümü alır rahatlarım. ben de bu şekilde fonksiyonlarımı koruyabiliyorum.
gerçi kavga var kavga var, misal ya bu mutfağı yine mi toplamadın o kadar yemek yaptım aşkolsun insan bari toplamaya yardım eder sitemini de kavga göreceksek işimiz iş :)
0
evde liyakat kalmamis
(17.01.22)
(5)

covid ölümleri

ismailond
Önceden doktor, hemşire, genç, çocuk virüsten ölünce haber olurdu, uzun zamandır virüsten ölen birinin haber yapıldığını görmüyorum. Neden olabilir?
Önceden doktor, hemşire, genç, çocuk virüsten ölünce haber olurdu, uzun zamandır virüsten ölen birinin haber yapıldığını görmüyorum. Neden olabilir?
0
ismailond
(13.01.22)
sağlık çalışanı ölümlerinin aşılar nedeniyle neredeyse sıfırlandığını okumuştum bir yerde.
0
tantunisultansuleyman
(13.01.22)
Bir nevi "ölen öldü kalan sağlar bizimdir" oldu, virüsün öldüreceği riskli hastalık sahibi insanlar zaten öldüler hızlıca herhalde.

Şu anki ölümler de genel olarak aşısız yaşlı yaş grubu sanırım. Allah hepsine rahmet eylesin.

Tabi ki aşıdan sonra ölümler çok çok azaldı +1

Bunun en güzel istatistiği aşının buluşundan önceki sağlıkcı ölümleri ve aşı sonrası sağlıkcı ölümleri sayısıdır.
0
John Bloor
(13.01.22)
Ölümler azaldımı ? Aksine 150 civarına sabitlediler ki bu sayının çok daha üstündedir. Dünya yakında tekrar kapanmaya gidecek önlemleri sıkılaştırıyor. Bizimkiler tam aksine gevşetiyor. Niye bunu karşılaya bilecek para yok çünkü, zaten geçen 2 yılda doğru dürüst yardım yapılmadı bile şimdi ise verecek 1 kuruş paraları yok. patronlar iş gücü kaybından şikayetçi diye karantina sürelerini düşürdüler şimdide semptonsuza test yok diyerek herkese bulaşın önünü açıyorlar.
0
astronom bey
(13.01.22)
Aşıdan dolayı sağlıkçı ölümleri azaldı. Onun dışında veriler aşılı olanların ayakta tedavi olarak atlattığını söylüyor zaten. Aşı oranı yüksekse kapanmaya gerek yok zaten .(yanlış anlaşılmasın kapanma isterim, evden çalışırım kapanırsa güzel olur.) Ben de covid oldum 7. gün test olduğumda negatiftim.

Semptomsuz test olmasın kısmına ben de karşıyım, semptomsuz geçirenler bulaştırabilir.
Ama zaten test olmak isteyen ağrım var öksürüyorum der yine test olur.

Evet orana baktığınız zaman pozitif olup ölen sayısı azaldı. Ölümlerin arttığına dair kanıt var mı kimsede ?
0
ceketimi alip cikcam
(13.01.22)
aşılılarda ölüm azaldı, en son omicronla aşısızlarda da ölümler ya da hastaneye yatışlar azaldı. Tabii ki sıfırlanmadı ama ölenler aşısız olunca (Türkiye açıklamasa da Avrupa verileri var) kimse ciddiye alıp haber yapmıyor.
0
lcha
(13.01.22)
(11)

Başkasının kullandığı arabada kendini güvende hissedememek

Berck
Merhaba. Kendi kullanmadığım araçta kendimi güvende hissetmemek, haliyle kontrolümün dışında olacak bir şekilde ölümcül bir kaza hadisesi yaşamak gibi gideremediğim bir kaygım var. Mesleği taksici gibi şoförlük olanlar veya şoförlüğüne kendim kadar güvendiğim yakın birkaç arkadaşım hariç geri kalanl
Merhaba.

Kendi kullanmadığım araçta kendimi güvende hissetmemek, haliyle kontrolümün dışında olacak bir şekilde ölümcül bir kaza hadisesi yaşamak gibi gideremediğim bir kaygım var. Mesleği taksici gibi şoförlük olanlar veya şoförlüğüne kendim kadar güvendiğim yakın birkaç arkadaşım hariç geri kalanlar için bu durumdayım.

Pandemide arabamı sattım, şu an arabam yok ama mevcut kız arkadaşımın arabası var. Onun arabasıyla şehiriçinde bir yerlere gidip geliyoruz, o konuda kısmen sakin kalabilmeyi başardım. Ama şu günlerde arabasıyla şehirlerarası haftasonu bir yerlere kaçalım diyor. Uzun mesafeler söz konusu ve işte bu nokta sıkıntı, bu bana fazla gelen kısım. "Sen arabanı bana ver, ben kullanırım" gibi bir şey demek de istemiyorum, o pek hoş kaçmaz bence. Neticede araba onun arabası, o teklif etmedikçe ben demem.

Sizce durumumu açıkça böyle böyle, senin kullandığın araçta uzun yolda ben kendimi rahat hissetmem diye söylemem mi lazım? Böyle dersem de bir bozulur sanki. Bugün milli futbolcu Ahmet Çalık'ın trafik kazasında vefat ettiğini öğrenince kaygım daha da bir hortladı.
0
Berck
(11.01.22)
Bence dürüst olmak iyidir. Alınacak bir şey yok ama alınırsa da yapacak bir şey yok. Ben kendi adıma pek umursamazdım.
0
lcha
(11.01.22)
"Sadece seninle ilgili değil, arabayı kullanan ben olmadığım zaman ben kendimi rahat hissetmiyorum, sürekli sağ koltukta diken üstünde oturuyorum, sorun sende değil bende :)" derdim ben olsam.
0
pispinti
(11.01.22)
Sizin kadar yoğun hissetmiyorum bunu ama henüz acemi şoför olmama rağmen ehliyet almadan öncesi ve sonrası tutumum arasında fark çok büyük.

Önceden sadece yolcuydum, hiçbir şey anlamıyordum. Ehliyet alıp bir süre kullandıktan sonra insanların ne kadar emniyetsiz şerit değiştirdiklerini, trafiğin ne kadar öngörülemez olabileceğini anladığımdan beri dikenüstüyüm.

Sizin deneyiminiz de fazla olduğundan çok fazla nadir yaşanabilecek olay görmüş olmalısınız, haliyle normal bence temkinli olmak. Ama "asla başkasının arabasına binmem" düşüncesi insanın hayatını baltalayan bir düşünce. O açıdan sağlıklı görünmüyor. Sonuçta milyonlarca insan trafiğe çıkıyor ama milyonlarca kaza olmuyor.
0
akhenaten
(11.01.22)
mesleği taksicilik olan kişiler de dahil olmak üzere böyle bir kaygım var, o yüzden sizi çok iyi anlıyorum. taksicileri ikaz etmekten bıkıp araç kullanmaya başladım öyle söyleyeyim.

arabayı ben kullanmıyorsam genelde arka koltuğa oturup kemeri bağlayıp kendimi yoldan soyutluyorum ama sizin durumunuzda bu çok olası bir çözümmüş gibi görünmüyor. bence dürüst olmanızda bir sakınca yok ama bu kadar düz bir dürüstlük için ilişkinizde hala biraz vakte ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız arabayı ben kullanmıyorsam beni araba tutuyor gibi bir söylemle de olayı yumuşatabilirsiniz sanki.
0
evde liyakat kalmamis
(11.01.22)
Açıkça dersen bozulabilir de, o sana açıkça "binme o zaman" derse sen bozulmaz mısın? Kaygınız çok yüksek düzeyde değilse bence paylaşmanıza gerek yok.
0
dissendium
(11.01.22)
Arabayi ben kullanayim diye teklif etmekte ne sakinca var ki? Arabayi erkek kullnlanir zaten genelde yolculuklarda. Kizi oturtursun yolcu koltuğuna, arabayı sen kullanırsin erkek olarak. Kadina kapiyi tutmak veya kapi girisinde yol vermek gibi.
0
stavro
(11.01.22)
Bu kaygı durumunuzu bilmiyor mu kız arkadaşınız? Yani hiç bahsetmediniz mi daha önce? Bahsetmediyseniz eğer genel anlamda böyle bir sorununuz olduğundan bahsetseniz belki de kendisi teklif eder?
0
hrvl
(11.01.22)
Ben de aynı fikirdeyim, evet kız bozulur ama gerçek bu. Bence idare etmeye çalış kendini zorla derim. Ben taksiye bile binince ateşim çıkıyor resmen.
0
roket adam
(11.01.22)
@stavro Kendi arabam değilken kıza direksiyonu bana ver demem. Benim tercihim bu olmaz yani, başkası diyebilir tabii. Bana "Sen sürsene biraz da" demedi hiç, kendi teklif etmezse ben demem.

@hrvl Yok henüz hiç bahsetmedim.
0
🌸Berck
(11.01.22)
Trafikten ve araba kullanmaktan çok korkan biri olarak alternatif önereceğim.

1. Yol uzunsa "yolun yarısında yer değiştirelim istersen, sen de çok yorulma" diye önerebilirsiniz bence.

2. Copilot olma konumunu benimseyin, yola çıkmadan önce sandviçler alın, içecekler alın. Yolda yiyecek içecekle ilgilenerek, telefonunuzdan gideceğiniz yerle ilgili ilginç bilgiler bulup yüksek sesle okuyarak, "bak şöyle bir restoran varmış, mutlaka gitmek lazımmış" gibi planlar yaparak, yola özel müzikler seçip dj'lik yaparak vs... dikkatinizi yoldan başka bir şeylere yönlendirin.
0
kobuzchu kiz
(12.01.22)
Bu kaygı sadece araba için mi geçerli yoksa başka alanlarda da benzer durumlar mevcut mu? Yani mesela belli bir zamanda yetişmesi gereken bir işi, ekip arkadaşına anlatıp işi birlikte yapmak mı, yoksa ona anlatana kadar ben zaten işi yaparım hem onun hata yapıp yapmayacağı riskini de almak istemem mi?

Kontrolcü bir yapınız olabilir ve bu kaygı da onun bir sonucu olabilir gibi de duruyor sanki.

Yoksa sizin de bildiğiniz gibi kimse anasının karnından Michael Schumacher olarak doğmuyor. Sizin kadar iyi kullanabilmesi için sizin kadar tecrübe sahibi olması gerek. Eh bu tecrübe edinmenin yolu da araba kullanmaktan geçiyor. Bence bu gerçeğin farkındasınız ama buna rağmen kaygınızı engelleyemiyorsanız, travmatik başka bir sebebi de olabilir bu kaygının ve bu durumda belki bir psikologla da görüşmek iyi olabilir.
0
thracia
(12.01.22)
(13)

Erkek bireye hediye

kismisolungac
Aynı eve çıkılacak erkek bir bireye(sevgili evet) gönderilecek, çok mu mıçmıç gerçekten?Zuhouse yerine our first home yazılacak.
Aynı eve çıkılacak erkek bir bireye(sevgili evet) gönderilecek, çok mu mıçmıç gerçekten?
Zuhouse yerine our first home yazılacak.
0
kismisolungac
(11.01.22)
Erkeklerin birçoğu daha somut şeylerden hoşlanıyor bence.
Kadın görüşüyle bence tatlı ama eşimin iç sesi "Ne gerek var" diyor.
0
marla is in my head
(11.01.22)
Muşta mükemmel bir hediye olurdu
0
baal
(11.01.22)
Erkek birey sevgili ise güzel,
Sevgili değilse, arkasına bakmadan kaçacaktır.
0
Mirket
(11.01.22)
Siz sevgilinizle eve cikacaksiniz da o yuzden mi bu? Oyle ise, ona hediye degil bence. Evinize bir sus. Ozellikle ona bir hediye almak istiyorsaniz daha bireysel bir sey secin.

Herhangi bir arkadasinizla eve cikiyorsaniz ve romantik bir yan anlam yoksa, almayin.
0
sopiro
(11.01.22)
bunun yerine evin bir ihtiyacını alsan (yani en azından daha fonksiyonel bir şey olsa) daha iyi olur gibi düşünüyorum
0
lcha
(11.01.22)
bir erkek olarak hobilerime yönelik hediyeleri severim. tamam kadın gözüyle "ayyy çok tatlı" ama biz erkekler ne yalan söyleyeyim bu tarz hediyelerden hoşlanmıyoruz.

sevgilinin illa ki hoşlandığı, yaptığı vs. bir hobisi vardır. siz de onu aynı eve çıkacak kadar tanıyan sevgilisiyseniz bunu biliyorsunuzdur. ona yönelik bir şeyler alın. teknolojiden mi hoşlanıyor? ona göre bir şey. oyun oynamak mı hoşuna gidiyor, xbox-ps , arabalardan mı hoşlanıyor ölçeklendirilmiş maket araç olabilir, enstrüman mı çalıyor, ona yönelik bir aparat vs. müzik dinlemeyi mi seviyor, iyi bir kulaklık vb.

ben bu tarz hediyelerden hoşlanırım. etrafımdaki erkekler de bu tarz hediyelerden hoşlanıyor.

dip not: eğer hobisine uzak bir insansanız mutlaka o hobi ile ilgilenen birinden yardım alın. sizin dışarıdan gördüğünüz gibi değildir çünkü çoğu zaman bilmediğiniz detaylar vardır içerideki bir insana göre.
0
syozkn
(11.01.22)
anneler gününde anneye küçük ev aleti almak gibi olmuş. yani sevgilinizin kendi kullanımından çok, eve dekoratif eşya almışsınız.
0
co2s2
(11.01.22)
güzel bir şey ama buna hediye diyemeyiz.
Mutlaka alın bence bunu ama hediye de alın.
0
michael_knight
(11.01.22)
tablo gayet guzel erkekler yermis sanirim biraz. yeni evin ihtiyaclarindandir bence. ben nevresim takimi almistim zamaninda djdj Duvar saati veya diger ev esyalarindan banyo rafi, askilik ne bileyim kapi onu paspasi bile alinabilir.
0
ala09
(11.01.22)
Tablo güzelmiş. "Bunu sana aldım" değil de "bunu evimize aldım" diyebilirsiniz bence.
0
pispinti
(11.01.22)
Evet genel olarak haklisiniz bunu biraz da kendime hatira olsun diye aliyorum sanirim.
Kisisel hediyeleri her zaman aliyorum, bu da kendim icin aldigim bisey olsun o zaman:)
0
🌸kismisolungac
(11.01.22)
Pispinti +1

Ayrıca böyle bir şey benim hoşuma giderdi.
0
not sure if serious
(11.01.22)
Bir erkek olarak, sevgilim böyle bir hediye alsa hoşuma gider. Taşındığında da güzel bir anı olarak kalır. Ama söylendiği gibi biraz kişisel değil de ev hediyesi.
0
mirafiori
(12.01.22)
(4)

Covid PCR Test Sonucu

ayakkokususeveninsan
MerhabalarDün öğlen 12'de FSM Ataşehir hastanesinde PCR testi yaptırdık ama hala sonucu çıkmadı. Bu kadar uzun sürmesi normal mi? Hastaneyi aradık 48 saate kadar çıkar diyor. Test sonuçlarınız ne kadar sürede çıkmıştı?
Merhabalar
Dün öğlen 12'de FSM Ataşehir hastanesinde PCR testi yaptırdık ama hala sonucu çıkmadı. Bu kadar uzun sürmesi normal mi? Hastaneyi aradık 48 saate kadar çıkar diyor. Test sonuçlarınız ne kadar sürede çıkmıştı?
0
ayakkokususeveninsan
(10.01.22)
bu ara sanırım çok test yaptıran var, herkesten duyuyorum benzer bir şikayeti. ben 6 ocak'ta özel bi hastanede sabah 11 gibi yaptırdım aynı günün akşamı saat 5 gibi sonuç çıktı.
0
gokyuzu gibi
(10.01.22)
son haftalarda 24-48 saat arası yansıyor sisteme.

geçmiş olsun
0
lcha
(10.01.22)
İzmir de 12 saat içinde çıkıyor
0
fikox
(10.01.22)
bende dün 13gibi süreyyapaşada yaptırdım benimde hala çıkmadı.

sanırsam testleri toplayıp feriha öz acil durum hastanesine gönderiyorlarmış. oradaki laboratuvar çalışıyor, bütün hastanelerinki orada toplanınca sonuç çıkması uzun sürüyordur.
0
astronom bey
(10.01.22)
(6)

Covid'in Vücudumdaki Etkilerinin Günden Güne Değişmesi?

BuddyGuy
Merhaba,Pozitif olarak 4. günüm. İlk gün eklem ağrısı, baş ağrısı ve ateş vardı. Sonraki gün de aşağı yukarı benzer etkiler devam etti. Ancak dün öne çıkan rahatsızlığım şiddetli öksürükken, bugün de hem öksürük hem de burun tıkanıklığı. Resmen sadece ağzımdan nefes alıyorum.Covidi hafif yorgunlukla
Merhaba,

Pozitif olarak 4. günüm. İlk gün eklem ağrısı, baş ağrısı ve ateş vardı. Sonraki gün de aşağı yukarı benzer etkiler devam etti. Ancak dün öne çıkan rahatsızlığım şiddetli öksürükken, bugün de hem öksürük hem de burun tıkanıklığı. Resmen sadece ağzımdan nefes alıyorum.

Covidi hafif yorgunlukla atlatanlara imreniyorum, gerçekten geceleri çok zor geçiyor. Hani omicronla hafif atlatılıyordu? :(

Sizin veya çevrenizin de benzer deneyimleri var mı bu konuda? Parol, mucovit ve vitaminlere abanıyorum. Şunu da mutlaka yap dediğiniz bir şey varsa çok makbule geçer.

Çok teşekkür ederim.
0
BuddyGuy
(10.01.22)
Geçmiş olsun. Aşı durumunuz neydi?

Herkeste farklı seyreden bir hastalık. Burun bantları burun tıkanıklığınız için işe yarar belki, biraz rahatlatır sizi. Burun bandı bulamazsanız ben bazen bu amaçla yara bandı da kullanıyorum.
0
hair freak
(10.01.22)
parmak oksimetre al, kan oksijen saturasyonu 94-92 civarlarina duserse dogru hastaneye. parol, saglikli bir insan icin gunluk limit en en en fazla 3000mg, hasta oldugunu da goz onunde bulundurarak bu rakama yaklasmamaya calis. seker gibi kullanilacak bir ilac degil, karaciger gider haberin olmaz.

asi yoksa ekstra dikkat! omicron oldugun testle kanitli degilse omicron oldugunu da varsayma. gerci aslinda hafif atlatilmiyor pek omicron ozelinde, biraz mit o. cok gecmis olsun.
0
robokot
(10.01.22)
Benim de benzer şekilde seyrediyor. 4. gün öksürük ve boğaz ağrısı başladı, bugün 6. gün ve eklem ağrılarım azalmasına rağmen boğazım hala çok kötü. Sürekli sıcak şeyler içiyorum ancak henüz bir faydasını görmedim. Pastil alacağım bugün belki işe yarar diye. 2 doz biontech.
0
sele zeytini
(10.01.22)
@hair freak çok teşekkür ederim. 2 doz Biontech olmuştum, üçüncüyü olmaya iki gün kala covid kaptım :(

@robokot parmak oksimetreyi hiç bilmiyordum, bugün aldırıp kullanacağım. Karaciğer hali hazırda sıkıntılıydı, sanırım çok yoruyorum bu sıralar. Tavsiyelere uyacağım, çok çok teşekkür ederim.

@sele zeytini berbat bir şey gerçekten. Doktor Phyorelief adında, tadı iğrenç ama etkili bir pastil verdi. Boğazı kısa süreli de olsa yumuşatıyor, çok geçmiş olsun :(
0
🌸BuddyGuy
(10.01.22)
Çok geçmiş olsun. Covid çok ilginç bir hastalık ben de 3 hafta önce atlattım. Bir günün şikayeti diğerine uymuyordu hiç böyle bir şey yaşamamıştım. hafif atlatmış olsam da garipti, umarım daha da bulmaz bizi. gençliğimizi yedi nalet virüs!
0
lcha
(10.01.22)
Ayni belirtilerim vardi, senin kadar agir olmasada ilk 2 gun kotuydu birde 7. Gun kotu gecti.. Parol aldim birde doktor grip ilaci verdi, yatarak geciyor malesef.
Bide zencefil tarcin karanfil balli cay cok iyi geldi
0
eja
(10.01.22)
(2)

bu test zıkkımı nerede yapılıyor?

kibritsuyu
abi 2 yıldır hiç covid testi olmadım, çünkü hiç gerek olmadı.bu aşı olmayanlar haftada iki kere test yaptırmak zorunda kalıyor falan. nerede yapılıyor olum bu testler? ankara için adres verebilir misiniz?dün kendimi kötü hissettiğim için iş çıkışı dikmen 29 mayıs hastanesi'ne gittim. aldığım numara
abi 2 yıldır hiç covid testi olmadım, çünkü hiç gerek olmadı.

bu aşı olmayanlar haftada iki kere test yaptırmak zorunda kalıyor falan. nerede yapılıyor olum bu testler? ankara için adres verebilir misiniz?

dün kendimi kötü hissettiğim için iş çıkışı dikmen 29 mayıs hastanesi'ne gittim. aldığım numara 400 küsur, ekranda yanan numara 150. lan 300 kişi var önümde. geç gideyim tenha olur dedim, yine bi 50 kişi var, ekran durmuş, güvenlik bağırarak alıyor. bu sefer de 23:45'te sistem kapandı, 8 kişi kala yol verdiler.

şehir hastanesine eşimi götürmüştüm, orası daha beter kalabalık.

özeller kapıyı 200 lira'dan açıyor.

nerede olacaz olum test? ankara için adres verebilir misiniz?
0
kibritsuyu
(06.01.22)
Eğer hastaysanız, semptomlarınız varsa özellerde de ücretsiz.
0
sta
(06.01.22)
Semptomun varsa ve doktoru ikna edersen ücretsiz ama artık özeller de kalabalık.
0
lcha
(06.01.22)
(4)

güldür güldür

ismailond
skeçlerde bazı oyuncular için aynı isim sürekli kullanılıyor. bilal, yeter, hayati gibi. ben gerçek isimleri sandım ama değilmiş. herkesin sabit bir takma ismi mi var bu programda? her skeç için aynı isimleri mi kullanıyorlar? ve ali sunal'a neden aziz diyorlar?
skeçlerde bazı oyuncular için aynı isim sürekli kullanılıyor. bilal, yeter, hayati gibi. ben gerçek isimleri sandım ama değilmiş. herkesin sabit bir takma ismi mi var bu programda? her skeç için aynı isimleri mi kullanıyorlar? ve ali sunal'a neden aziz diyorlar?
0
ismailond
(05.01.22)
Birincisi:

Ali Sunal'a Aziz denilmesinin nedenlerinden ilki, onun 2012 yılında oynadığı bir filmde canlandırdığı "Aziz" karakterinden gelmektedir.

İkinci olarak ise;

herkesin bir "sahne adı"nın olduğu Güldür Güldür Show'da Ali Sunal'ın da "Aziz" adını kullanıyor olmasından kaynaklıdır.

yukarıda söylendiği gibi sanırım her oyuncunun bir sahne adı var.
0
mustafakesekci
(05.01.22)
her oyuncunun sabit bir sahne ismi var, hatta bazılarının sabit bir sahne karakteri var.

örneğin şu anda kadroda olmasa da, "şevket" karakterini canlandıran oyuncu çağlar çorumlu'nun normal hayatında herhangi bir şivesi yok. fakat oynadığı şevket karakteri şiveli konuşuyor. yani şöyle; rol gereği, skeçte oynadığı karakter şivesiz istanbul türkçesi konuşuyor bile olsa, ali sunal zile basıp oyunu durdurduğunda şiveli haline dönüyor, ali sunal'la şiveli miveli konuşuyor. skeç başladığında şivesiz haliyle oynuyor.

aynı şekilde "burcu" karakterini canlandıran aylin kontente de, skeci gayet normal bir ses tonuyla oynarken, ali sunal zile basıp durdurduğunda, incecik sesli, aptal gibi konuşan bir kadına dönüşüyor.

aziz de ali sunal'ın sahne adı.
0
kibritsuyu
(05.01.22)
@yazdonumu kısaca yazmış, ben detaylandırayım. bu programın orijinali 5’er beşer. orada ali sunal, kitap çıkarmış olan bir beşeri bilimler hocasını (aziz hoca) oynuyor. diğer karakterlerin hepsi de, bu kitapta geçen durumları canlandıran öğrenciler. zaten skeçlerde ali sunal’ın arada durdurup “şöyle anlat, bunu yap” demesinin asıl sebebi de, diğer oyuncuların bu kitaptaki olayları daha doğru anlatabilmesi için yönerge. tabi sonrasında olay biraz daha değişti, komedi unsurunun ağır basması için bu kısımlar sulandırıldı diyebiliriz. hatta sonrasında ikinci kitabı da çıkmıştı aziz hoca'nın.

bu arada 5’er beşer’in çıkış tarihi 2011, yani @mustafakesekci’nin bahsettiği filmden önce. bu yüzden aziz isminin bu filmle alakası olduğunu zannetmiyorum.

@kibritsuyu’nun bahsettiği durum da bununla alakalı. aylin kontente’nin canlandırdığı burcu karakteri saf/salak hatta yanlış hatırlamıyorsam torpille aziz hoca’nın yanına verilmiş bir karakterdi (aziz’e para sağlayan zengin birinin kızı mıydı neydi çok detaylı hatırlamıyorum). o yüzden buradaki her oyuncu, bir karakteri canlandıran karakteri canlandıran karakter (karakterception). yani aylin kontente aslında hep “burcu” karakterini oynuyor, burcu karakteri skeci oynuyor diyebiliriz. aziz hoca zili çaldığında oyuncu, skeci oynayan karakterden çıkıp bir üst karaktere (burcu karakteri) geçiyor. bu üst karakterden gerçek oyuncuya çok nadir geçiliyor (bazen yeni oyuncuları tanıtmak veya mevcut bir oyuncu ile ilgili bilgi vermek için yapıyorlar, bazen de kemal sunal’la ilgili bir konuşma olduğunda aziz karakterinden çıkıyor ali sunal).

hatta şunu da ekleyeyim, bir ara “ali sunlar diğer oyunculardan daha mı yetenekli, niye ona hoca diyorlar” gibi muhabbetler vardı (bunu güldür güldür dışındaki bir oyuncu da söylemişti sanırım). ama insanlar işin aslını (ali sunal’ın aziz hoca diye bir karakteri oynadığını) bilmedikleri için ali sunal yönetmenmiş gibi düşünüyordu ama durum çok farklı işte :)
0
shadowfollower
(05.01.22)
Beşer Beşer ve İnsanlar Alemi'nde özel hayatları gibi görüntüler sıkıştırılıyordu araya, o zamanlar daha net anlaşılıyordu. Artık o kalmayınca bu gibi sorular da olabiliyor. Ruhunu kaybetmesi üzücü ama para kazanmaları bir o kadar sevindirici.
0
lcha
(05.01.22)
(20)

Sosyal medya gizliliğini çok mu abartıyorum?

ceann deas
Kendimi bildim bileli sosyal medyada gerçek adımı kullanmıyorum, fotoğraflarımı paylaşmıyorum. Bir ara üniversitenin verdiği gazla kendi adım ile Instagram hesabı açıp bir kaç fotoğraf koydum, arkadaşlarımı falan ekledim, kendi fotoğraflarım ile storyler attım ama o gaz bitince hepsini sildim. Arkad
Kendimi bildim bileli sosyal medyada gerçek adımı kullanmıyorum, fotoğraflarımı paylaşmıyorum. Bir ara üniversitenin verdiği gazla kendi adım ile Instagram hesabı açıp bir kaç fotoğraf koydum, arkadaşlarımı falan ekledim, kendi fotoğraflarım ile storyler attım ama o gaz bitince hepsini sildim. Arkadaşlarım toplu fotoğraflarımızı paylaştığında bile geriliyorum kim bilir nasıl tiplerle takipleşiyor ya başıma bela olursa korkusu basıyor.

Dediğim gibi kendimi bildim bileli böyleydim ama bi kızın sosyal medya fotoğraflarının alınıp başka birinin bedenine shoplandığı ve kızın hayatının karardığı konulu gerçek hayattan uyarlanmış bir film izlediğimden beri daha da arttı sanki. Belki ego diyeceksiniz kendini o kadar önemseme diyeceksiniz ama televizyonda ayda 2-3 tane reddedildiği için öldürülen kadın haberi çıkıyor hangi takıntılı psikopatın hayatımı kaydıracağını bilemiyorum. Evimi, odamdaki eşyaları paylaşırken bile geriliyorum.

Sizde çok mu abartıyorum yoksa korkularımda haklı mıyım?
0
ceann deas
(04.01.22)
Instagram’ı gizli yapabilirsin. Tanımadığın kimseyi eklemez, mesaj kabul etmezsin. Senin tercihin tabii ama sanki biraz abartıyorsun.
0
gabe h coud
(04.01.22)
Psikopatın hayatını kaydıracağı alan sosyal medya olmadığı için evet, abartıyorsun. Başka sebeplerden kullanmamayı anlarım ama takıntılı psikopat fotonu beğenip de peşine mi düşücek ki.

Ki öyleyse sokağa çıkmaman, işe okula gitmemen lazım. Yolda kafana saksı düşüp ölme ihtimalin bahsettiğin ihtimalden daha fazla.
0
Bruce
(04.01.22)
Çok kelimesi az olmuş. Çok çok abartılı. Açıkçası biraz da garip.
0
dissendium
(04.01.22)
internete gercek ismimizi ve fotolarimizi vermezdik zaten.
2007'ye kadar boyle gitti sonra facebook isim vermeye zorladi.

Bu ama paranoyadan degildi, niye verelim kafasiydi.
Benim hala oyle mesela.
Ne foto yuklerim ne ismim var dogru duzgun.

O dedigin manyakligi sen bir yere uye olmasan da yapabilir zaten.
0
divit
(04.01.22)
Instagram'ı gizli yapsan bile bazı uygulamalar ile hesap içeriğini görebiliyorsun. Bilmiyorum sosyal medya inanılmaz korkutucu bir yer gibi geliyor.
0
🌸ceann deas
(04.01.22)
korkularında haklısın ancak korunma yöntemin çok işe yarayacak bir yöntem değil. siparişini getiren de manyak olabilir marketteki görevlide. tehlike her yerde ve her an var. eğer vaktin ve enerjin varsa savunma sanatları ile ilgilen bu daha etkili bir yöntem olur.
0
selam
(04.01.22)
instagramı gizli yapar da, instagramdaki arkadaşın seni yanındaki arkadaşına gösteriyor, birlikte tartıyorlar senin profilini o nasıl olacak

ayrıca evet evinin cephesini, sokağını, konum içeren fotoğraflarını atarsan, sapık olmasa da hırsızın biri dadanabilir.
0
comp
(04.01.22)
Abartmıyorsun ülkenin manyağı çok, yani evet sokakta başına bir şey de gelebilir bu ülkede, ona da bir şey yapamazsın, sen sadece olasılıklardan birine karşı önlem almışsın, bir de başına sosyal medya sorunu çıkmasın diyerek
0
freebird5406_2
(04.01.22)
Olması gereken bu aslında. En basitinden her gittiğiniz yeri herkese açık şekilde paylaşırsanız bir nevi izlenmiş oluyorsunuz. Sizi sevmeyen ve hakkınızda bilgi edinmek isteyen insanlara da bu fırsatı vermiş oluyorsnuz.

Yaptığınız %100 doğru.
0
garylineker
(04.01.22)
Kendinizi onemsemeyip de kimi onemseyeceksiniz ki? Tabii ki koruma ihtiyacı hissetmeniz cok normal.

Ben de neredeyse hic kendi fotografımı paylasmadan kullanıyorum sosyal medyayı. Sadece Instagramda hesabım var, onda da bir sekilde iliskim olmayan insanları eklemiyorum.
Biz okulda cocukları bu tarz konularda egitmek icin o kadar cok korkutucu vaka duyuyoruz ki her turlu onlem mantıklı gelıyor. Isminizi, calıstıgınız yerı ve evinizi net sekilde belli olmayacak sekilde paylasımlar yapmanız onemli. Bazı insanlar garip bir sekilde kapısının onunde poz veriyor “atasehir doga sitesi” diye de lokasyon ekliyor, aklım almıyor.

Ben Istanbulda yasarken soyle bir olay basıma geldi: ben bir performans aktivitesine katıldım. Bu aktivitede biri ufak bir video cekip story atmıs. Bu kısıyı tanımıyorum, seyircilerden biri. Storyde de olumlu birsey soylemis, atıyorum “haha bu kız komik” falan gibi. Bu tanımadıgım kisinin tanımadıgım bir arkadası bu storyı gorup ilgilenip bana mesajlar attı, tanısmak istedi. Ilgilenmedigimi soyledim, bu biraz surdu. Bir gun evime yakın oldugu icin hep gittiğim kafede yanıma yaklasıp merhaba dedi biri. O adam! Cunku bakın, zamanında postlarımda kafeyi etiketlemisim, etiketlemesem de bardakta falan adı yazıyor. Sonra kafeden “evime yakın oldugu icin sık sık okuma yapmak icin geldiğimi” vs soylemisim. Semti belli.

Siz bir kadınsanız eger durum biraz daha hassas bariz guvenlik sebepleriyle. Paranoyak olmaya gerek yok da tedbirli olmaya gerek var.
0
sopiro
(04.01.22)
Tedbir güzel paranoya normal değil. Bu mevzu biraz tedbiri de aşmış paranoyaya ilerlemiş.
Bununla birlikte, malesef günümüzde sosyal medya çoğu arkadaşla iletişim kurma platformu oldu. Uzak durunca bağ da kopuyor. Bu endişe bir diğer yandan seni yalnızlaştırabilir - ki fotoğraf koymaktan endişe ediyorsan sokakta yürürken ne kadar rahatsın?Belki profesyonel bir destek yardımcı olabilir.
0
lcha
(04.01.22)
Sokakta yürürken de başıma bir şey tabiki gelebilir ama insanlar artık sokaktan daha çok sosyal medyada. Ayrıca sokakta tipinden kıllandığın insandan uzaklaşabiliyorsun fakat sosyal medyada öyle bir şansın yok engellesen bile seni buluyor.
0
🌸ceann deas
(04.01.22)
Yaşadığınız durum sıradan değil. Sosyal medya kullanmamayı seçmek ile bundan bu derece korkmak farklı şeyler.
Sokakta birinden uzaklaşıp sosyal medyada uzaklaşamayacağınızı söylüyorsunuz. Yani tehditleri artık normal değerlendiremiyorsunuz belli ki. Yüksek bir kaygı duyuyorsunuz öyle anlaşılıyor. Destek almakta fayda var.
0
kullanıcıadımbuolsun
(04.01.22)
Gereksiz ve aşırı evham. Bence de destek almalısınız.
0
himmet dayi
(04.01.22)
Yani evet biraz abarti da geriliyorsan icin rahat etmiyorsa kullanma zaten kendini niye sikintiya sokasin? Cok elzem bir şey değil sosyal medya, kullanmasan veya ismini esgalini vermesen bir sey kaybetmezsin.

Ama korkun gereksiz herhangi bir sapigin manyagin sana ulasmasi icin senle iletisime gecmesi lazim, fitograftaki suratina bakarak adresini tespit edemezler.
0
stavro
(04.01.22)
Paranoyaklık ile gerçeklik arasında müthiş bir yerdesiniz bence; o yüzden net bir cevabı yok. Abartıyor mu acaba dedim ama kesinlikle abartmıyorsunuz. Saçma sapan tipler, her olasılığa açık saçma toplum üyelerimiz.. Yapınız bunları görmezden gelmenize izin veriyor mu vermiyor mu?
0
lüzumsuz adam
(04.01.22)
Çok abartıyorsunız. Neden diye soracak olursanız herkesin günlük yaşamında yer etmiş bir konuyla alakalı kaygı oranınız çok yüksek.

Gerçekten birisi sizin fotoğraflarınızla bir şeyler yapmaya çalışabilir mi? Evet. Teknik olarak imkanlı ve mümkün bir şey bu.

Ancak yolda yürürken kılıçla öldürülebilmeniz de mümkün, bunu gördük değil mi? Peki ne yapalım, evden dışarı çıkmayalım mı? Eğlenmek için öylesine gittiğiniz bir cafe'de kredi kartınız kopyalanabilir mesela, ne olacak?

Kişisel bilgilerimizi ortalığa yaymamız kötü bir şey çünkü firmalar bu bilgilerle bizim üstümüzden kar elde ediyor. Ama hayatım altüst olacak düşüncesi sadece size zarar. Hiç sosyal medyada bulunma amacı hissetmiyor olsanız aman da illa kullan demem, ama cafe örneği gibi; eğer orada fotoğraf paylaşmak sizi eğlendiriyorsa ve bundan sırf başıma iş gelir korkusuyla uzak duruyorsanız bu normal değil.
0
akhenaten
(04.01.22)
sosyal medyada pek aktif olmayan, fotoğraf paylaşmayan biriyim ama kendi adımı kullanıyorum.
bunun nedeni tamamen mahremiyet ve önüme gelen yemeği yemeden önce fotoğrafını çekmeyi akıl edemiyor oluşum.

yani instagram'ı, sürekli öz çekim yapmayı falan sağlıklı bulmuyorum.
diğer yandan da, ayak uyduramıyorum gerçekten.
ama arkadaşlarımla falan paylaşımlar yapıyorum yeri gelince.

fakat sizin bahsettiğiniz tamamen ayrı bir şey.
fotoğrafların farklı şekilde kullanılmasından korkmak, kendi adını kullanmamak, eşya paylaşırken bile gerilmek falan.

evet internet tehlikeli olabilecek bir ortam ama diğer yandan da, kimse sizin peşinizde koşmuyor, kimse varlığınızın farkında değil genel olarak.
hesap gizliliği ayarlarınızı ona göre düzenleyip en azından arkadaşlarınızla belli şeyleri paylaşmak gayet normal bir şey.

ne tür bir korku olursa olsun, sürekli korkularla, olabilecek kötü senaryolarla yaşamak ve bunları düşünerek hayatı düzenlemek psikolojik destek almayı gerektiren bir şey.
0
blatta hiberna
(04.01.22)
Bence de abartı geldi. belki destek alman gerekebilir. kullanmamak ayrı korkmak evham yapmak apayrı şeyler
0
all girls dream
(04.01.22)
Abartiyorsun net
0
lost aci soyler
(06.01.22)
(3)

Yılbaşı aktiviteleri İstanbul

havadakarada
Yılbaşında yapılabilecek önereceğiniz bir şeyler var mı? Herhangi bir şey olabilir konser vs. Aklıma bir şey de gelmiyor alternatif olarak konser harici :D
Yılbaşında yapılabilecek önereceğiniz bir şeyler var mı? Herhangi bir şey olabilir konser vs. Aklıma bir şey de gelmiyor alternatif olarak konser harici :D
0
havadakarada
(29.12.21)
Konser, parti vs haricindekiler zaten pek yılbaşı gecesi etkinliği olmuyo, normal bi gecede yapılacak herhangi bi şey yapabilirsiniz :)
0
savidan
(29.12.21)
var tabi, evde oturmak. çünkülü;

yılbaşı diye kazıklanmıyoruz, 100 kişilik yere 300 kişi dolduran mekan sahipleri yüzünden sigara dumanında boğulmuyoruz, reina'da ki gibi bombalar patlamıyor ve virüs kapmıyoruz.
0
killerbee
(29.12.21)
Valla yılbaşında İstanbul korkunç. 1 Ocak gecesi çık aynı fiyata 2 katı eğlen ye iç
0
lcha
(30.12.21)
(20)

"Ben evlenmeyeceğim" netliğinde olanlar var mı aramızda?

norules
30'lu yaşlarında bir erkeğim. Şahsen evlilik hadisesine sıcak bakan biri hiçbir zaman olamadım, evlenmek gibi bir yaşam hedefim ve hevesim de hiç yok ama eş dost akrabadan dönem dönem "Hayat hep böyle gitmez, yaşlanınca kalırsın bir başına bak" psikolojik baskısını yiyince de bir huzursuzluk çöküyor
30'lu yaşlarında bir erkeğim. Şahsen evlilik hadisesine sıcak bakan biri hiçbir zaman olamadım, evlenmek gibi bir yaşam hedefim ve hevesim de hiç yok ama eş dost akrabadan dönem dönem "Hayat hep böyle gitmez, yaşlanınca kalırsın bir başına bak" psikolojik baskısını yiyince de bir huzursuzluk çöküyor yani.

"Ben evlenmeyeceğim" netliğinde olanlar var mı aramızda? Yaşlanınca işlerin nasıl yürüyeceği konusunda bir endişeniz var mı, o dönemleriniz için motivasyonunuz ne şekilde?
0
norules
(29.12.21)
Ben öyleydim. Daha doğrusu ergenliğimde ve genç yetişkinliğimde öyleydim, sonrasında o kadar katı değildim (bu katılığı açacağım) ama evlilik hedefim de olmadı. Sonra evlendim çünkü hayata aynı baktığım, evlilik konusundaki çekincelerimi (ortalama Türk erkeği toksik cinsiyetçiliği) bünyesinde neredeyse hiç barındırmayan bir adama aşık oldum. 30'ların ortasında/ikinci yarısında evlendik.

O kadar katı olmak orta yaşlara gelmiş insanlar için biraz saçma geliyor bana, ergen inadı gibi geliyor. (Ha evlenmeden de çocuk yapabileceğiniz, devletin sizi çift olarak kabul ettiği, partnerinizle birbirinizin sağlığı, resmi işleri vs konusunda aile saydığı bir ülkede yaşıyorsanız o ayrı.) Evliliği ulaşılması gereken bir hedef sayıp önünüze çıkan ilk kadınla evlenin, sizi evlendirmek isteyen akrabalar temiz aile kızlarıyla tanıştırsınlar demiyorum. Fakat "olsa da olur olmasa da olur, bir gün bir sevgilimle evlenmek istersem bakarız" yaklaşımı daha sağlıklı sanki.

Ha bir de, evlenince yaşlılığınızın eşinizle huzur içinde geçeceğinin garantisi yok. Gayet huzurla evliyken eşi erken ölünce 40'larında, 50'lerinde yalnız kalan çok insan var. Ne yapmak lazım o zaman, yalnız kalmamak için hemen yeni birini bulup evlenecekler mi?
0
kobuzchu kiz
(29.12.21)
30 yaşındayım. Hayatımı birlikte geçirme niyetimin olduğu kadınla ilişkim geçen sene sonlandı. Uzun bir ilişkiydi. Bu da bana uzun vadeli plan yapmamın pek de anlamı olmadığını öğretti. Etrafımda evlenen çoğu insan da zaten bunu hedef edindiğinden değil öyle süregeldiği için evlendiler. O yüzden en fazla 8-9 gün sonrasını düşünüyorum galiba artık :)
Yalnızca kendi kontrolümüzde olmayan planların hayalkırıklığı hoş olmuyor.
0
lüzumsuz adam
(29.12.21)
bu baskının varlığı yalnızlığınızdan/düzenli bir ilişkinizin olmayışından mı yoksa bekar oluşunuzdan mı kaynaklanıyor?

@kobuzchu kiz+1

yakınlarınız hayat tek başına tatsız, birini sevince daha güzel demek istiyor da olabilir. yoksa tabiiki evlenmek bir hedef olmamalı, öyle olması saçma zaten.
çok küçük yaşlardan beri kendi kendine yetebilen biriyim, birey olmayı erken öğrenmiş biriyim. dolayısıyla "aile" ye aşırı anlam yükleyip ihtiyaç duymadığım gibi, aile olmak için evliliğe gerek olduğunu da düşünmüyorum. insanın tüm sosyal çevresi geleceğini şekillendiriyor aslında. sırf partneriz değil. motivasyonum bu konularda attığım, atacağım doğru adımlar. ancak yine de @kobuzchu kiz+1111
0
jimjim
(29.12.21)
20li yaşlarımda evlilik için aile ve toplumun da etkisiyle belki diyordum, okul biter evlenir çocuk sahibi olur aile kurarım klasik düşüncesi vardı.

30 lu yaşlarıma gelince evlenmeyi gerçekten istemediğimi fark ettim, bunda 18 yaşımdan itibaren aileden ayrı, kendi başıma yaşamaya başlayıp kendi istediklerimi yapma özgürlüğünün ve kendimi tanımanın da etkisi oldu. aklımda tek soru biyolojik saatim işlemeye başladığında çocuk istersem ne olur acabaydı. yine şanslıydım ki bu da bende olmadı. çocuklara aşık bir insanım, birlikte vakit geçirmeye bayılıyorum ama kendi çocuğumun olması düşüncesi beni çok rahatsız etti. bu arada ablam da evlenip çocuk yapınca ailenin evlen baskısı da yok oldu, ben de çocuk sevgimi bu şekilde giderebilir hale geldim.

40a yeni girmiş bir insan olarak evlenme ve çocuk yapma konusunda almış olduğum kararlardan asla pişman olmadım. hatta tersi bir durumda olsam ülkenin de malum durumu yüzünden anksiyete krizleri geçirirdim, şu an kararlarımı tek başıma alıyorum, hayatımı nasıl sürdüreceğime, ne yapmak istediğime tek başıma karar veriyorum.

yaşlanınca ne olacağını açıkçası pek umursamıyorum, son 2-3 yıldır yaşanılanlardan sonra anladım ki önümüzdeki ay bile ne olacağı belli değil. bu konudaki mottom "tanrı'yı güldürmek istiyorsan ona planlarından bahset" sanırım.

evlenip aile kurup çok mutlu olan insanlar da var, yalnız yaşayıp ileriki yaşlarda bu durumdan pişman olmayanlar var, çocuklarının bakmadığı yaşlılar var. emekli maaşını verip huzurevinde yaşamak, ya da elden ayaktan düşene kadar kendi başının çaresine bakıp, gerekirse bakıcı ile son zamanları yaşamak bana rahatsız edici gelmiyor. yaşayıp göreceğiz modundayım.
0
hypathia
(29.12.21)
Kritere bağlı olarak benim kriterlerime uyan biri olmadığında öyleyim.
0
garylineker
(29.12.21)
kobuzchu kiz +1

Hayatımın hiçbir döneminde evlenmeyi düşünmedim. Evlenmek, çocuk sahibi olmak hiç istemediğim şeylerdi. Ergenlik zamanında bu konuda çok keskin söylemlerim vardı ama insanların "aa öyle mi, peki" demek yerine sürekli seni ikna etmeye çalışmaları bi noktada o kadar bunaltıyor ki pes ediyorsun.

Son yıllarda "yoo düşünmüyorum" demekle yetiniyorum uzarsa da "bakalım hayat bu belli olmaz" diyorum.
33 oldum hala aynı fikirdeyim.

Yalnız kalma konusunda yine kobuzchu kiz +1 diyeceğim.
0
mutekebbir
(29.12.21)
Evlenmek ya da evlenmemek konusunda katı olmak gerektiğini düşünmüyorum. Bu kadar anlam yüklenecek bir şey değil evlilik. 34 yaşında bekarım, olursa evlenirim olmazsa meh dedim.. Hala da öyle diyorum. Evlenmem diye ciddi ciddi konuşanlar çocuk yapıyor şu an.
0
lcha
(29.12.21)
Evlenmeyeceğim değil ama çocuk doğurmayacağım netliğindeyim şahsen. Hoş, hayat bana "evlenemicen sen" netliği göstermeye başladı ama... bakalım.
0
muhayyer divan
(29.12.21)
hypathia +1

34 yasında, kadınım ne evlilik ne de cocuk isteğim var. buna katılık değil de soru baslıgındaki gibi "netlik" demek daha doğru. istemiyorsan istemiyorsundur, biri fikrimi değiştirirse evlenirim diyorsan ılımlısındır, istiyorsan da istiyorsundur. hiçbir zaman evlenmeyi dusunmedim ve istemedim.
0
suyin
(29.12.21)
34 yaşındayım, son ilişkimi “benimle gelecek yok” cümlesi yüzünden bitirmek durumunda kaldım. evlenme niyetinde değildim, ama birlikte yaşamak da dahil hiçbir gelecek düşünememek de geri kalan kısımları yolunda giden bir ilişkiyi bitirmeme yetti. evlenmek istememeye sonuna kadar saygı duyuyor ve hak veriyorum. ama 30+ yaşında olan birinin en basit ilişkiye başlarken bile bunu karşısındakine söylemesi gerektiğini düşünüyorum. zira mevzu sadece imza atmak değil. şu yaşımda hayatımda biri varsa hafta sonumu kimle geçireceğim, tatile kimle gideceğim vs. düşünmeme gerek kalmamalı. “birlikte” olmak karşılıklı sorumluluk alabilmek istiyorum. imza olması ya da olmaması bu durumu değiştirmiyor. belli bir yaşta insanların bunu önceden konuşup üstünde anlaştıkları takdirde ilişkiye başlamaları gerektiğini düşünüyorum. + yaşlanınca yalnız kalma durumundan korkuyorum ama korkunun da ecele faydası yok. yalnız kalmayacağım diye de evlenilmez ya da birlikte kalınmaz olmadım biriyle.
özetle: kısmet.
0
inanna
(29.12.21)
hypathia +1
0
olimpia
(29.12.21)
25 yaşındayım, biraz daha gençken "aman ya ne evlenicem" kafasındaydım ama şu an oturup düşününce çevrenizde her ne kadar arkadaş, aile, sevgili vs. olsa da bir yaştan sonra yalnız kalmak ve bu durumun üzmesi kaçınılmaz. o yüzden şu an daha sıcağım, asla evlenmem demiyorum illa da evleneyim de demiyorum. kısacası uygun birisi olursa neden olmasın kafasındayım.

ama çocuk konusunda kendimi bildim bileli istemiyorum. hamile kalmak, doğurmak, bir çocuğun sorumluluğunu üstlenmek bana aşırı korkutucu ve zor geliyor.
0
candide
(29.12.21)
Asla evlenmiş olmak için evlenilmemeli düşüncesinde biriyim. İnsanlar gerçekten birlikte yaşamayı ve aile kurmayı çok istediklerinde evlenmeliler bence. Yalnız kalmamak için yapılan evlilikler hep boşanmayla ve yalnız kalmayla sonuçlanıyor zaten.

Ek olarak 30 yaşına merdiven dayamış bir kadın olarak her zaman evliliği saçma bulmuştum. Şimdi sevdiğim insanla birlikte yaşamayı çok isteyen bir ruh haline büründüm.

Yani zaman ne gösterir bilinmez. Büyük büyük konuşmamak lazım hayatta.
0
alaimisema
(29.12.21)
%99: evlenmeyeceğim + %1: belki = kısmet ve olasılıklar.
0
neynep
(29.12.21)
Kesin ve net olarak evlenmeyeceğim(büyük çaplı bir felaket olmazsa), biriyle birlikte yaşayabilirim ama evlenmeyi düşünmüyorum. Yaşlanınca evli ve çocuklu olduğu halde eşi ve çocuklarının bakmadığı bir çok kişi biliyorum, üstelik bu kişiler çalışma hayatlarının tamamını eşi ve çocukları istediği gibi yaşayabilsin diye uğraşarak geçirdiler. Yaşlanınca eşiniz veya çocuğunuzun size bakacağının garantisi yok ama onlara harcayacağınız paraları kendinize ayırırsanız çok sağlam bir birikiminiz olabilir.
0
bartholomew87
(29.12.21)
ben varım. 28 yaşında adamım. yaşıtlarımın çoğu evlendi, çocuğu oldu. hiçbirine özenmedim, aklımdan bile geçmedi evlilik. bana çok sıkıcı ve sıradan geliyor evlilik. en sevdiğim insanla bile evlenmeyi kırk kere düşünürüm. belki ilerde evlenirim ama büyük ihtimalle boşanacağımı biliyorum:) yaşlılıkta yalnızlıktan ise hiç korkmuyorum.
0
nothing in my way
(29.12.21)
Yas ilerdeikce bir cok konuda kafa yapımının degistigini gordukce artik hemen hemen hicbir konuda o kadar kesin konusmuyorum kendimle ilgili. Yarın ne olacagi belli olmaz. Dolasiyla hiçbir zaman evlenme heveslisi biri olmamakla birlikte kesinlikle asla evlennem diye bir iddaam yok.
0
stavro
(29.12.21)
33 erkek kişisi.

Zaman zaman sevdiğim biriyle evlensem, kendi halimizde tatlı bir aile olsak, kızım olsa diye düşündüğüm oluyor ve zaman zaman gerçekten de istediğim olur ama işin içinde çocuğun sorumluluklarını da düşününce bir ürpeme geliyor. Evlilik zaten başlı başına bir zor süreç, çocuk apayrı bir süreç. İlla evleneyim diye tabii ki bir düşüncem yok. Bazen iyiyim ya böyle dediğim de oluyor.

Öbür taraftan sanki hiç evlenecekmişim gibi geliyor. Ben seviyorum sevmesine ama tek taraflı kalıyor. Bir karşılık alamıyorum. Dediğim gibi illa evleneyim diye bir düşüncem yok.

Kısaca bilmiyorum.
0
put it in your appropriate place
(29.12.21)
Benim evlenmem ülkemizde yasal değil. Açıkçası hayatım boyunca da bu durumun değişeceğini düşünmüyorum. Biraz da bu yüzden evlilik hiç gündemimde olmadı. Yanlızlığımı seviyorum, ama belki de tersini hiç yaşamadığım içindir onu bilemem. Yukarıdakilerin de dediği gibi hayatın ne getireceği bilinmez. Göreceğiz. Çocuk kesinlikle istemiyorum ama. Bu konuda kararımı asla değiştirmeyeceğimden adım gibi eminim.
0
peki madem
(29.12.21)
Erkek bakis acisindan bu evlilige direnme mevzusu da solculuk gibi, birisi parayi bulana kadar suruyor, oburu de dogru zamanda dogru hatunu.

Evlenmeyecegim kafasinda olan birsuru arkadas evlendi. Hemen evlenmeliyim diyenler evlenemedi hala bekliyor. Kimisi evlendi coktan bosandi, ikinciye evlendi. Hayat zaten cogunlukla sizin istediginiz kulvardan ilerlemiyor.

Ortada korkulacak birsey yok, uzerinde asiri dusunulup kafa yorulacak birsey degil. Herkes evlenmek zorunda da degil. Hayatin akisina birakin kendinizi, olursa olur, olmazsa olmaz.
0
cooperr
(29.12.21)
(4)

Uyuyamadım ve yarın uyanık kalmam lazım halp

aguen
Merhaba duyuru, iki haftadır izindeydim ve son iki günkü çabalarıma rağmen düzeltemedim uyku saatlerimi :/ Yarın (bugün) işe gideceğim. Normalde enerji içeceği falan geçiştirirdim ama akşam da arkadaş yurtdışına dönecek ona veda edeceğim.Bugün (dün) 13:00te uyandığımı düşünürsek 35-36 saat yapıyor t
Merhaba duyuru, iki haftadır izindeydim ve son iki günkü çabalarıma rağmen düzeltemedim uyku saatlerimi :/ Yarın (bugün) işe gideceğim. Normalde enerji içeceği falan geçiştirirdim ama akşam da arkadaş yurtdışına dönecek ona veda edeceğim.

Bugün (dün) 13:00te uyandığımı düşünürsek 35-36 saat yapıyor toplam uyanık süre. Çok değil aslında neden bu kadar gerildim bilmiyorum ama sizin bu durumlarda tercihiniz ne oluyor sorayım dedim.

Şu anki plan sabah soğukta yürüyerek işe gitmek + yolda kahve almak + gerektikçe enerji içeceği ile günü kapatmak
0
aguen
(27.12.21)
Uyumadigi dusunmemek
Enerji icecegi bende ters etki yapiyor 3-4 saat sonra full cöküş..
Cay kahve ve kendini mesgultutmak
0
eja
(27.12.21)
Arcallion 2 adet tok karnına
0
kisa
(27.12.21)
Modafinil yapıştır bi 100 mg.
0
plutongezegendegilmi
(27.12.21)
keşke akşam bir melatonin çaksaymışsın.

çok uykun gelirse toplantı ayağına gidip 1 saat kestirsen mis gibi olur aslında
0
lcha
(27.12.21)
(23)

Herkesin pazarlık yapması, üç kuruşun peşine düşmesi canımı sıkıyor

plutongezegendegilmi
Bir süredir freelance iş yapıyorum. Proje bazlı değil saatlik fiyat veriyorum. Ayıptır söylemesi müşterilerimin de hepsi çok memnun, elimden gelenin en iyisini yapıyorum.Ama istisnasız HERKES pazarlık yapmaya çalışıyor. Adama 50$ diyorum, 40$ olmaz mı diyor. Bugün, daha önceden de yıllarca beraber ç
Bir süredir freelance iş yapıyorum. Proje bazlı değil saatlik fiyat veriyorum. Ayıptır söylemesi müşterilerimin de hepsi çok memnun, elimden gelenin en iyisini yapıyorum.

Ama istisnasız HERKES pazarlık yapmaya çalışıyor. Adama 50$ diyorum, 40$ olmaz mı diyor. Bugün, daha önceden de yıllarca beraber çalıştığımız adama, çok fazla da parası yok, bir de o kadar tanışıyoruz, hukukumuz vardır diye 35$ dedim, 30 olmaz mı dedi. Yani durumu 5$'a ihtiyaç duyacak kadar kötü değil, jest olsun diye 50 dememiştim halbuki.

Yani bunun çok basit bir çözümü var, 50 istiyorsam 60 derim, pazarlıkla 50'ye ineriz ben yine istediğimi alırım. Ama bu yaklaşım bana "çakallık" gibi geliyor, içim rahat etmiyor. Ben hesabımı kitabımı yapıp sana bi rakam söylemişim, niye beni çakal varsayıp direkt pazarlığa girişiyorlar anlamıyorum ve bu durum çok canımı sıkıyor.

Bi de bu durum evrensel. Yani Amerikalı da aynısını yapıyor, Arap'ı da Avrupalısı da Türk'ü de. Adama diyorum ki ben şuraya 5 saat daha ayırayım, daha güzel olsun diyorum. Hemen "bu 5 saatlik harcama bana kaç müşteri daha getirecek" hesabı yapıyor. Bilmiyorum abi, ben sadece daha güzel olsun istiyorum, o yüzden yapayım dedim. "Daha çok para alayım" derdinde değilim, öyle olsam baştan pazarlığı ona göre yapardım, ama bi iş sırf güzel olsun diye milyon dolarlık projede 200-300$ para harcamaktan kaçmak bana aşırı çiğ bir hareket gibi geliyor.

İçimi döktüm, sorularım şunlar:

1- Benzer gözlemleriniz var mı, siz ne düşünüyorsunuz?
2- Boşuna mı dert ediyorum bunları? Nasıl çözeriz?
3- Bu çağda sırf güzellik için, maddi bir karşılık beklemeden iş yapılamıyor mu?
0
plutongezegendegilmi
(22.12.21)
Yakın bir arkadaşım sizinle aynı durumda. Her iş yaparken pazarlık yapmaktan, mücadele etmekten yorulmuş bir halde. Özellikle ekonomi bozuldukça artıyor tabi. Kişinin işi öğrenene kadar verdiği emek iş için harcayacağı mesai göz önüne alınmadan gelen teklifler artık küfür gibi gelmeye başladı. Değersiz hissediyor bu yüzden de ruh sağlığı için yüz binlerce kişi gibi yurtdışına gitmeye yol bakıyor.
0
Ufuk
(22.12.21)
freelance sitelerinden komisyon ödeyerek de olsa iş alın. hiç muhatap olmadan saatlik ücret şu kadar gibi belirtin
0
OrangeYellow
(22.12.21)
Piyasının zaten ortalama olarak biraz altında ya da ederi kadar teklif verdiysen sorun etme.
Tok satıcı ol bu durumda.
0
Erva
(22.12.21)
satış işinde her bölgenin, her sektörün, her segmentin her müşteri kitlesinin iş yapış şekli farklıdır. ufak müşteri "50 dolar olmasın da 40 olsun" diye pazarlık yapar, 10 binlerce çalışanı olan enterprise müşteri "liste fiyatından %95 indirim ver" diye darlar. bu kültürel kodları bilip oyunu ona göre kurman ve karını maksimize etmen lazım, satış budur zaten. burada etik olmayan hiç bir şey yok. sen yukarıdan fiyat vermeye devam et. çer çöp ölücü müşteri fiyat yüksek diye uzak durur, o parayı verecek adama da indirim verirsin, olur biter. eğer standart olarak piyasa ortalamasında ya da piyasa altında iş veriyorsan satıcı algın da buna göre oluşacaktır ve dolayısıyla bu ölücülerle daha fazla uğraşman gerekecektir.
0
roket adam
(23.12.21)
Arkadaşlar, teşekkür ederim ama derdim yalnızca para değil. Yani ben de isterim çok param olsun zengin olayım falan, ama o ayrı konu.

Adamın ne fiyat verirsem vereyim, zaten fazla para isteyip de onu kazıklamaya çalışıyormuşum gibi düşünmesine alınıyorum ben. Bu değilse de, "ne koparsam kâr" diye düşünüyor olması can sıkıcı geliyor. Zaten o yüzden duyuruyu gönül işlerine açtım.

Bir de bu işlerin "iş hayatı böyle" olarak ayrıca ele alınabileceğini de düşünmüyorum. O yüzden pazarlık skill'lerimi geliştirip, fazla parayı alıp çıkmayı tercih etmek istemiyorum.

Çünkü bence verdiğimiz her karar karakterimizi şekillendiriyor. Yani ben de iş hayatında çakallık yapıp 3-5 fazla kazanabilirim, ama bu benim karakterimi yontar, o da iş-dışı hayatıma da etki eder, ondan sonra da hem kendim hem de çevrem için daha tatsız bir insan olurum diye düşünüyorum. Bu yüzden böyle insanlarla iş yapmak da canımı sıkıyor.
0
🌸plutongezegendegilmi
(23.12.21)
Valla hocam teklifi verirken nasil konustugunu tam bilmiyorum ancak ben freelance calisirken eger indirim yaptiysam fix lafim 'normalde X lira ancak senin icin Y olur'(X>Y) seklindeydi. Diger turlusu dedigin gibi oluyordu cunku verdigim teklifin aslinda indirimli teklif oldugunu bilmiyorlardi. Dolayisiyla teklifinin indirimli teklif oldugunu muhakkak belirt bence, bu sayede oyle pazarlik yapmak zorunda gibi hissetmezler.
0
j r r tolkien hayrani
(23.12.21)
Yıllar önce üniversite öğrencisiyken özel matematik dersi veriyordum. Onda bile pazarlık yapan oluyordu. Pazarlığın mantığını anca kendiniz pazarlık yapma ihtiyacı ya da isteği duyduğunuzda tam olarak anlayabilirsiniz. Diyelim ev kiralayacaksınız. Kiraya 2100 demişler. Yani oradaki 100'ün indirim payı olduğu çok belli. 100 lira gitmesin diye siz de pazarlık yapmaya çalışabilirsiniz.

Hatta bazen siz demeden 100 lira indirim yapabilirler. Amaç size kabul ettirmek. Siz de onlar demeden normalde 60 ama size 50 derseniz inanılmaz bir ikna atmosferi oluşturabilirsiniz. Bu sefer karşıdaki 10 dolar indirdi, hemen kabul edeyim diyebilir.
0
dissendium
(23.12.21)
@dissendium, hocam işte dediğim tam olarak da bu. Yani eve 2000 istiyorsan 2000 de, ben de bana uyuyorsa "tamam" diyim veriyim o parayı. 2100 dediğinde de pazarlıkla 2000 oluyor, aynı sonuca varıyorsak o aradaki eforu niye sarfediyoruz, çok saçma değil mi?
0
🌸plutongezegendegilmi
(23.12.21)
sen bunu yapmak istemiyorsun, bunu anlıyorum. teknik işler yapan insanlar bu oyundan hoşlanmaz zaten genel olarak, daha düz ve öngörülebilir bir fiyat tablosu olsun gelen gelsin gelmeyen gelmesin istiyorsun haklı olarak. ama paranın yansıdığı hiç bir yerde öyle olmuyor maalesef, özellikle hizmet pazarlarken mutlaka bir satış stratejisi olmak zorunda.

freelance çalışan olarak bunu yapmak zorundasın çünkü işi yapan da sensin, satan da sensin. o zaman bunu çakallık, etik-dışı vs olarak görmekten ziyade bir strateji, bir oyun, işin gereği olarak görecek şekilde mindset'ini değiştirmen gerekiyor. yanlış bir strateji izlersen de ucuzcu müşterilere ucuza iş yapıp işinden nefret etme riskin yüksek. ama yok ben bununla uğraşmak istemiyorum abi dersen (bu da gayet normal haklı bir tercihtir yani), o zaman satışla hiç uğraşmayacağın bir işte, mesela direkt bir şirket bünyesinde çalışman daha mantıklı. bırakırsın başkaları bunlarla uğraşır, sen de işini yapar geçersin.

dediğim gibi dünyanın her yerinde, her müşteri segmentinde farklı bir practice var bu konuda. ama bir kural mutlaka var ve her projede, her işte bu tiyatro oynanıyor. alanında apple gibi bir şey değilsen de öyle "benim fiyatım bu kardeş" deme şansın olmuyor maalesef.
0
roket adam
(23.12.21)
bunu kişisel almamak lazım öncelikle. zaten tanıdığınız olsun, tanımadığınız olsun, farklı ülkelerden insanların aynı talepte olması olsun bu durumu da kanıtlar nitelikte bir şey.

george carlin'in bir gösterisinde söylediği bir şey vardı "iş dünyasındaki herkesin işi gücü karşıdakine nasıl daha çok geçiririmdir." gibi bir şey söylüyordu. piyasanın düsturu bu. üreten yüksek fiyat veriyor ki bir umut pazarlık yapılmazsa veya çok zorlanmazsa aradaki farktan kazandığını kâr sayıyor. tüketen de yıllar içinde pazarlık yaparak fiyatın iyi kötü %10-15 düştüğünü deneyimlemiş hep, ilk teklif edilen fiyatın her zaman şişirilmiş olduğunu düşünüyor bu yüzden. e bir de ölücülük diye bir şey var, satıcının zor durumda olmasını umarak belirtilen fiyatın yarısını teklif ederler "ya tutarsa" diye.

yıllardır beraber çalıştığınız insan bile hala indirim kovalıyorsa demek ki bu zaman içinde geliştirilebilen bir anlaşma da değil, ki benim deneyimim de o yönde. o yüzden her zaman pazarlık paylı fiyat vereceksiniz. hem sizin cebiniz yanmayacak hem de alıcı da "oh be fiyatı kırdım biraz" diye iyi hissedecek.
0
yviene
(23.12.21)
@plutongezegendegilmi, abi sen tamam diyorsun da başkası tamam demiyor. Evi kiralayacak kişi nasıl bir insanla karşılaşacağını bilmediği için pazarlık payı bırakıyor. 2000 desen adam 1900 olmaz mı der. Bir de indirim yaptırmış olmanın getirdiği bir tatmin duygusu var. İnsan garip bir canlı. 2 liralık şeyi 1 liraya alınca deli gibi sevinebiliyor. Bir de bu işlerde süreklilik önemli. İndirim olunca müşteriyi bağlıyorsun. Gerçek bir indirim olmasa da insan böyle küçük oyunlarla kandırılabiliyor.
0
dissendium
(23.12.21)
Valla kurumsal etiket fiyatın olmadığına göre bundan kaçarın pek yok gibi. Sektörünüzde dünya çapında böyle bir anlayış oluşmuş sanırım tüm dünya vatandaşları yaptığına göre. Ben turizm sektöründeyim, bir iki futbol kulübü pazarlığın anasını ağlatıyor resmen, onun dışında pazarlık yapan kimse olmuyor. Futbol kulüplerine de artık ayar olduğum için 50% fazla fiyat çekiyorum. Hiç uğraşmak istemiyorsam cümleyi 'verebilecegim en düşük fiyat x$' gibi kurarım yine de pazarlık yapıyorsa malesef olmaz deyip geçiştiririm.
0
uvbray
(23.12.21)
@roket adam, normal çalışan olarak da durum farklı değil ki. Adam iş ilanını açmış, kaç para istersin diyor, 1000 diyorum mesela, 900 olmaz mı diyor. 900 olacak olsa niye 1000 diyeyim?

Yani şöyle pazarlık olsa anlarım, ya bütçemiz 900, ama sana da 1000 lazımmış, o zaman 900 verelim ama 2 hafta da fazladan izin hakkı verelim, ortada anlaşalım. Bu mesela bence mantıklı bi pazarlık, ama durduk yere "hadi bana indirim yap" işini anlamıyorum cidden. Niye yapayım? Kaldı ki baştan adama sempati duyup indirim yapsam bile adam bu sefer daha da fazlasını istiyor. Ayıp yav. Sanki baştan hakkımdan fazlasını istemişim muamelesi gibi.

Asperger değilim bildiğim kadarıyla, konsepti de anlamadığımdan ya da beceremediğimden değil. Hiç hoşlanmıyorum sadece. Dilencilik gibi geliyor. Tüm dünya buna nasıl okey olmuş, o da çok acayip.

Rant yapıyorum bu arada, yani cevaplar için teşekkürler. Sinirim bozuldu süreç esnasında, burada biraz ağlayıp rahatlamaya çalışıyorum :D
0
🌸plutongezegendegilmi
(23.12.21)
freelance adam alanlar zaten cakalin onde gideni oluyor.
Sen bedava yaparim desen ona da itiraz etmez, bana hala 40 dolar odeyecek ucus okulu sahibi amerikali var.

Bu adamlar zaten duzgun olsa gidip bir sirketle anlasiyor 200bin dolar veriyor. Dusunmuyor bile.
Ama nerede sinegin yagini cikarmanin pesinde adam var hepsi freelance sitesinde takiliyor.

Tabi bir de is yapanlarin sirf isi kapmak icin 3 kurusa is almasi var. Bunlarin yuzunden alisiyorlar.

Benim de cidden ustteki gibi belese is yaptigim oldu.
Cok les ortamlar ya, dayanan adama helal olsun.
0
divit
(23.12.21)
Freelance iş özelinde demiyorum ama pazarlık konusu hayatın her yerinde var. Şirketler arası dev satın alma sözleşmelerinde bile pazarlık olur. Tabii yaklaşım birebir konuşma gibi "şu fiyata olmaz mı?" şeklinde değil. Bunun yerine satıcıya 'hedef fiyat' gönderilir veya direkt teklifini 'revize etmesi' talep edilir. Hatta satın almacının, teklif vereni arayıp hiç olmadığı halde "elimde şöyle bir teklif var ama işi size vermek istiyoruz, bunun altına inemez misiniz?" diye sorduğu pazarlık şekli bile var.

Uzun lafın kısası bunu dert edinmemeye çalışmak lazım. Özellikle alınacak hiçbir şey yok. Pazarlık payı koymayı diğer insanlar çakallık olarak değil de hak olarak gördükleri için pazarlık yapmakta da bir beis görmüyorlar.

Ben pazarlık yapabilen biri değilim ama örneğin araba falan alıyorken mutlaka yaparım. Çünkü ikinci el otomobil piyasasında pazarlık payı koymamak anormal hale gelmiş. Sıfır araç alımında bile 10 farklı bayiden 10 farklı fiyat alabiliyorsun. Böyle bir ortamda insanların fiyatta indirim istemesi gayet normal.
0
himmet dayi
(23.12.21)
1- Evet. Pazarlik artik her sektorde, her toplumda var. Insanlar zenginlestikce cimrilesiyor. Benim tanidigim cimri adamlarin ezici cogunlugu cimri ama alakasiz konularda. Gider $5000 bir sise sarap alir ama pizza getiren cocuga 1 dolar bahsis verirken eli titrer.
2- Evet, cozumu yuksekten baslayip dusunce istedigim rakama gelmek, culsuz adamla is yapmamak, mumkun olduguna kendini ucuzdan satmamaya calismak. Sen indikce degerin azaliyor.
3- Bedeva isi ben cok sevdigim, dost bildigim arkadaslara ve yakin akrabalarima yaparim. Onun disinda para mevzusunu cozduysen zevkine saga sola kiyak yapilabilir.
0
cooperr
(23.12.21)
1- Benzer gözlemleriniz var mı, siz ne düşünüyorsunuz?
evet, herkes pazarlık derdinde, çünkü kazıklayanlar çok. o kadar kazıkçı arasından hangisi hakkaniyetli fiyat hangisi değil tüketicinin anlayacağı bi şey değil bu. böyle düşünerek yola çıkarsa kazıklanır. müşteri ne bilsin sizin fiyat şişirip şişirmediğinizi, herkes şişirdiği için her satıcıya yaklaştıkları gibi yaklaşıyorlar. çok normal. en güzeli bu mu, hayır. ama olay bu.
2- Boşuna mı dert ediyorum bunları? Nasıl çözeriz?
boşuna dert ediyorsunuz. çözümler: 1. satış kısmını başkalarının yüklendiği bir iş modeline geçersiniz (ya partner bulursunuz ya da başkasının yanında çalışırsınız). 2. yüksek fiyat çekersiniz, indirimle normale düşer. 3. bende fiyat bu kardeşim deyip kapıyı gösterirsiniz.
3- Bu çağda sırf güzellik için, maddi bir karşılık beklemeden iş yapılamıyor mu?
bunu anlamadım. siz sırf güzellik için, maddi bir karşılık beklemeden mi iş yapıyorsunuz? öyle iş mi yapmak istiyorsunuz? bunun pazarlıkla alakası ne?

edi: üç kuruşun derdine bi müşteri düşüyormuş gibi sormuşsunuz ama madem üç kuruş siz de derdine düşmeyebilirsiniz.
0
erenderk
(23.12.21)
1- Hocam sadece senin mevzunda da değil, genel olarak insanlar pazarlık seviyor ve ilk fiyattan almayı istemiyor. Sırf bu yüzden fiyat çalışırken hep üstünü söylüyorum şurdan bırakırım gibi düşünüyorum. Şöyle diyim koca firmalarda bile durum bu.

2- Dert etme çünkü insanları değiştiremezsin. En güzeli yüksek fiyat çak pazarlık yapıp mutlu olsunlar. Çakallık değil bu, olması gereken oldu artık.

3- Yapılabilir ama iş ayrı dostluk ayrı
0
lcha
(23.12.21)
"fazla para isteyip de onu kazıklamaya çalışıyormuşum gibi düşünmesine alınıyorum ben. Bu değilse de, "ne koparsam kâr"

çoğu kimse böyle düşünmüyor, siz onların böyle düşündüklerini iddia ediyorsunuz, kim size gelip sen beni kazıklamaya çalışıyorsun dedi? öyle demiş olsalardı X işi Y fiyatına yapıyorum bunu dediler haklılar mı yoksa kendimi çok mu abartıyorum diye sorardınız.

" Yani eve 2000 istiyorsan 2000 de, ben de bana uyuyorsa "tamam" diyim veriyim o parayı. 2100 dediğinde de pazarlıkla 2000 oluyor, aynı sonuca varıyorsak o aradaki eforu niye sarfediyoruz, çok saçma değil mi?"

değil, insanlar küçük mutlulukların peşinde koşmayı büyük mutluluklara tercih ederler. oradaki 100 lira indirim yada pazarlık payı karşı tarafın psikolojisini rahatlatmak için. insanlar kar etmeyi severler. sevdikleri şeyi onlara vermenin ne kötü yanı var?

"Adam iş ilanını açmış, kaç para istersin diyor, 1000 diyorum mesela, 900 olmaz mı diyor. 900 olacak olsa niye 1000 diyeyim?"

yine yukarıdaki şey, adamın bütçesi 900 lira için değil zaten, maliyeti düşürmek için yaptığı bişi, bu şekilde kar maksimazsonuna gitmeye çalışıyor ancak bunlar böyle defter kitap üzerinde düşünülerek yapılan şeyler değil, icgüdüsel şeyler.


"1- Benzer gözlemleriniz var mı, siz ne düşünüyorsunuz?"
bende çok hoşlanmam bu işlerden, bir gün biri bana pazarlık sünnettir demişti orada anlamıştım konu aslında pazarlığın alıcı için biraz keyif verici olması durumu var.

2 - bence boşuna dert ediyorsun, kimse senin kazıkçı olduğunu düşünmüyor onlardan fazla para almak istediğini düşünmüyor/hissetmiyor sadece maliyetini düşürmeye çalışıyor, milyonluk projelerdede böyle çünkü milyonlıuk projede tek çalışan sen değilsin herkesten 100 dolar kar etse belki 100 bin dolar kar edecek. onu da reklam bütçesine katacak vs. vs. elindeki kaynakları mümkün olduğunca efektif kullanma peşindeler, dediğim gibi icgüdüsel bir hareket bu. en az eforla max verim elde etmenin modern toplumdaki yeri bu.

3 - yaparsan yapılmış olur, bir yerden birinin başlaması lazım değil mi? ama şunu unutma ki fiyat vermeden yaptığın her şey daha sonra görevin olur ve diğer işlerindede aynı beklentiye girerler ve zorlamaya başlarlar insanlar bunu tecrübe ederek öğrendikleri için yapmamayı tercih ediyorlar.
0
selam
(23.12.21)
Bizde de çok var pazarlık yapan. Hatta öylesine var ki senenin başında hazırlanan tarife yıl sonuna kadar her müşteriye özel fiyatlandırma şeklinde bölünmüş hale geliyor. Üstelik fiyatlara benim karar vermediğimi söylememe rağmen yine de benimle pazarlık yapmaya çalışıyorlar hala. İnsanlar hem iş iyi olsun istiyor hem de para harcamak istemiyor. Mesela benim işim hukuki alanda olduğu için yurt dışındaki partnerlerimiz saat ücreti ile çalışıyorlar. Burada müşteriler fiks fiyata sabah akşam soru sormaya, saatlerce telefonda konuşmaya, sonsuz gereksiz toplantıya alışıyorlar. Aynı muameleyi yabancıya yapınca görüyorlar ki adam çatır çatır harcadığı her dakikanın parasını alıyor. Sonra neden bu kadar pahalıya geldi diye soruyorlar. Parayı verince seni satın almış gibi davranıyorlar bazen gerçekten sinir bozucu.

Büdüt: "Bu çağda sırf güzellik için, maddi bir karşılık beklemeden iş yapılamıyor mu?" demişsiniz bence iş dünyasında bu olmamalı. Bu "biz bir aileyiz" diyen şirketler tadında mesela. Sonuçta ben bir iş yapıyorum sen de bana parasını veriyorsun. Sınırlar olmalı diye düşünüyorum ben. Belki çok duygusuzca yaklaşıyorum ama kesinliği, nerede durduğumu bilmeyi seviyorum.
0
peki madem
(23.12.21)
herkesin yaptığı gibi eksradan bir 'pazarlık payı' koyup düşebilirsin. 50 dersin 40'a düşersin kabul ederler. bu arada kendi emeğine istediğin fiyatı biçebilirsin. bunda da yanlış bir şey yok. çakallık değil yani. yani yüksek ücretlere de çalışabilirsin. bu yüzden saatlik ücretini bir tık yükseltebilirsin.
0
tute
(23.12.21)
1- var, bizzat ben yapıyorum. öncelikle sen değilsindir belki ama ortalık çakal kaynıyor. hakketmeden para kazanmak isteyen, 1 liralık işi 5 liraya pazarlayan insan kaynıyor ortalık. para kolay kazanılmıyor, hele bu devirde işimiz hepten zor. o yüzden paramızı nerden kurtarabilirsek bizim için kar. arada senin gibi düşünen insanlar da oluyor işte.

2- biraz öyle, çözümü yok.

3- çok insanla çalıştım, çok insana iş yaptırdımm ama maddi karşılığında yapması gerekeni bile yapmayan o kadar insan var ki, dediğin biraz ütopik.
0
not sure if serious
(23.12.21)
Arkadaşım vallahi yanlış anlama deeiğim; her Allah' ın günü nasıl pazarlıklar içinde bulunduğuma çok değil bi' kaç defa şahit olsan koşa koşa eve gider, yorganın altına girip titrersin.
21 senedir tam zamanlı olarak iş hayatının içindeyim - ki sektör pazarlığın en tepesindeki sektör desem yeridir heralde - yurtiçi olsun yurtdışı olsun ürünümü dediğim ilk fiyattan sattığım müşteri ya 1 ya 2dir inan.
0
kumandanim
(23.12.21)
(5)

amerikan şirketiyle mülakat

semaforo de medianoche
bir amerikan şirketiyle mülakat aşamasına geldim ve ceosuyla 15 dklık bir görüşme yapıcam haftaya. ancak pek çok yurdum genci gibi ingilizce speakingim benim de oldukça sorunlu. yani reading olsun writing olsun fena değil öyle böyle hallediyoruz ama speakingde düşünme süreci çok daha hızlı olmak zor
bir amerikan şirketiyle mülakat aşamasına geldim ve ceosuyla 15 dklık bir görüşme yapıcam haftaya. ancak pek çok yurdum genci gibi ingilizce speakingim benim de oldukça sorunlu. yani reading olsun writing olsun fena değil öyle böyle hallediyoruz ama speakingde düşünme süreci çok daha hızlı olmak zorunda olduğu için orada patlıyorum. kendim bazı sorular çıkarıp onlara hazırlanıcam ama onun dışında mülakata hazırlanmak için ne önerirsiniz? bir de benzer tecrübeler yaşadıysanız siz de kesin sorar dediğiniz sorular var mı?

şirket küçük bir start-up, linkedinde 15 çalışanı gözüküyor ama fena kazanmıyor galiba. 6 milyon dolar civarı yatırım almış. bir hizmet sunuyolar ve bu hizmetin bir de internet sitesi uygulaması var benim görüştüğüm pozisyon da çoğunlukla analiz biraz yazılım karışık bi şey sanırım. ikcı değil direkt ceoyla görüşeceğim için o klasik sorular şekil de değiştirebilir biraz.

edit: mülakat online evet, şirket amerika'da zaten pozisyonda da remote çalışıcam o yüzden.
0
semaforo de medianoche
(17.12.21)
hocam hızlıca cambly gibi bir yere kaydol, konuşmalar yap biraz esnemeni sağlar. Senden muhteşem aksanlı konuşmanı beklemiyorlar, sadece anlattıklarını anlasan sorulara doğru cevap versen yeterli.
0
lcha
(17.12.21)
Türk şirketiyle online İngilizce mülakat yapmıştım. Başlangıç genelde kendini tanıtır mısın, kendinden bahseder misin şeklinde olduğu için bu kısımları kafanızda tekrar edebilirsiniz. Muhabbet bir noktadan sonra doğal şekilde gelişiyor. Biz koronavirüs, futbol muhabbeti yapmıştık ki işin bunlarla hiç alakası yok (mühendislik). Konu dışı konuşmalara da hazırlıklı olun. Çünkü bir Ceo dünyada ne olup bittiğini de konuşmak isteyebilir. Bence sesi biraz açabilirsiniz iyi duymak için. Kelimeleri, cümleleri kaçırmamak için. Önünüze bir kâğıt koyup söylediği şeylerden birkaç anahtar kelime not alabilirsiniz. Çünkü adam durmadan 5 dakika da konuşabilir. Sonra en son "ne demişti" durumu olmasın. Bence pozisyonu da iyi araştırın.

Online olup olmadığını yazmadığınız için online olduğunu kabul ederek cevapladım.
0
dissendium
(17.12.21)
az önce iş görüşmesinin aşaması olarak speaking görüşmesi yaptım.

son dakikada kurtarıcı bekleme, olan oldu artık ama en azından bir gayret kalıpları tekrar et ayna karşısında. konuşurken, başlangıcı yaparken, cümleleri bir biriyle bağlarken neler söylemeliyim diye. arada esas cümleleri de mümkün olduğunca basit tut, gramer kasacağım diye duraksama.

çok doğal durmasına bakma şu aşamadan sonra, hatalıydı diyemesinler, yeterli.
0
gabe h coud
(17.12.21)
up. özellikle şu sorular mutlaka gelir şeklinde yanıtlar çok işime yarayabilir
0
🌸semaforo de medianoche
(18.12.21)
www.youtube.com bu videoda gayet makul bir sekilde anlatmis sorular ve nasil cevap verecegini.

yavas ve tane tane konus ve kesinlikle prova yap yukarida yazildigi gibi. bir seyi anlamazsan tekrar eder misiniz diye sor. gerekirse 10-15 saniye isteyip dusun konusmaya baslamadan once. yavas konusmak ve basit cevaplar vermek, soruya alakasiz seyler soylemekten veya kalip kullanicam/aksan yapicam diye bir ton hata yapmaktan %100 daha iyidir.

kesin gelecek soru: bu pozisyona neden uygun oldugunu anlat. alakali tecrubelerin neler. bunu sular seller gib izah edemeyen eleman gecemez.
0
hot potato
(18.12.21)
(11)

Eski ilişkideki hatalarınız yüzünden cezalandırıldığınızı hiç düşündünüz mü

magni
Beni samimiyetle seven, benim de aynı şekilde onu sevdiğim eski bir kız arkadaşım vardı.Uzun bir süre ilişkimiz karşılıklı çok güzel bir çizgide gitti. İlişkimizin bitmesine yakın dönemlerinde ise şımarıklıklar yaptım, bencilce hareket ettiğim konular oldu. Allah var, o pek çok konuda alttan aldı, t
Beni samimiyetle seven, benim de aynı şekilde onu sevdiğim eski bir kız arkadaşım vardı.

Uzun bir süre ilişkimiz karşılıklı çok güzel bir çizgide gitti. İlişkimizin bitmesine yakın dönemlerinde ise şımarıklıklar yaptım, bencilce hareket ettiğim konular oldu. Allah var, o pek çok konuda alttan aldı, toparlayıcı olmaya çalıştı. O zamanlar yanlış yaptığımı göremiyordum tabii, ona kızıyordum. Ama aradan zaman geçip de kendi fotoğrafına baktığında, net bir yüzleşme yaşıyorsun.

O kızdan sonra hayatımda pek çok denemem oldu. Onun ardından, hep en ufak bir sıkıntı baş gösterdiğinde çizgisini çeken, istediği olmayınca anında uzaklaşma yolunu tercih eden insanlara denk geldim. "Eski kız arkadaşım melekmiş meğer" düşüncesi defalarca aklımdan geçti bu süreçte.

Sanki geçmişte ona yaptığım hatalar yüzünden hayat beni cezalandırıyor gibi hissetmeye başladım, hiç böyle bir kafaya girdiğiniz oldu mu sizin de? "Ben onun değerini bilemedim ve hayat artık karşıma bu tür insanları çıkararak bedel ödetiyor" falan gibi bir şey yani?
0
magni
(07.12.21)
adına karma diyoruz
sonsuza kadar sürmez
0
bir soru sorcam
(07.12.21)
Yok öyle bir şey. Tamamen algıda seçicilik. Hiç kimse mükemmel değildir, bence vicdan azabı çekmene gerek yok. Bu ilk zorlukta uzama olayı genelde yaşla alakalı bir şey, kafana takma.
0
roket adam
(07.12.21)
Hayır hiç olmadı. Eski sevgiliye şımarıklık yapmış olmak hayatının devamında bedel ödemeni gerektirecek kadar evil bir şey değil. Bu rasyonel bir şey de değil zaten. Pişmanlık belki seni o yönde düşünmeye itiyor. Psikolojide vardır mutlaka karşılığı.
0
IncredibleMau
(07.12.21)
benzerini yaşattım yaşadım. çok uzun süre bu yüzden lanetlendiğimi düşündüm ama bence yeterince burnum sürttü.
0
lcha
(07.12.21)
sanki var gibi böyle bir şey. algıda seçicilik olduğu büyük ihtimal de, böyle bir şeyin olması ihtimali hayatı daha anlamlı kılmıyor mu?

tam tersini düşün. sürüm sürüm sürünsün istemez misin :)
0
gabe h coud
(07.12.21)
Böyle şeyler daha ziyade yeni tanıştığınız insanları eski sevgilinizle kıyaslamanızdan kaynaklanıyor. Eğer kendinizin de hatalı olduğuna inanmışsanız bu da tuzu biberi oluyor.

Kendinizde gördüğünüz hataları yapmamaya çalışın, yeni tanıştığınız insanları da eski sevgilinizle kıyaslamayın. Her soruna herkes aynı şekilde yaklaşmaz. Siz eski sevgilinize ayarlı bir sorun çözme dürtüsüne sahip olabilirsiniz. Bu başka biriyle bu sorunları çözemeyeceğiniz anlamına gelmiyor, sadece başka yolları denemelisiniz.
0
akhenaten
(07.12.21)
Düşünmedim.
0
j r r tolkien hayrani
(07.12.21)
Hayır. Kader/karma/ilahi adalet inanmam.
0
jazzabel
(07.12.21)
Varsa karmanın bile bir ekonomisi olsa gerek. Haksızlık yaptığınız bir ilişkiye karşılık sizin haksızlığa uğradığınız bir ilişki. Bütün ilişkileriniz kötü gidecek diye düşünmemek lazım...
0
the thrill of the chase
(07.12.21)
Ben karmaya inanıyorum. Eden bulur.
0
geçerkenugradım
(08.12.21)
yanlış anlamayın eskiden ben de aynı şekilde düşünüyordum. ancak şu bir gerçek ki eski kız arkadaşınızın sizden tamamen ayrıldıktan sonra hayatınızı yönetebilmek gibi gizli güçleri olsaydı emin olun sizle hiç uğraşmazdı kendi devletini kurar kraliçe olurdu :)

muhtemelen daha farklı bir şehire/ortama girdiğiniz için arkadaş çevreniz değişmiş ve insanların ilişki anlamında daha rekabetçi olduğu bir ortama girmişsiniz.(belki istanbul bilemem tabi) bir de tabi boşluğa düşmüş gibi hissediyorsunuz beklentiniz karşılanmayınca. Bunlar doğaldır ve eski kız arkadaşınızla diğer potansiyel kız arkadaşlarınız arasında korrealasyon kurmanız sadece hepsinin cinsiyetinden kaynaklanıyor tek ortak noktaları bu.

Hayat devam ediyor, geçmiş eski bir tiyatro sahnesi, perdeyi aralasanız bile artık cansız. Bunları düşünmektense anın akışına bırakın kendinizi. En azından değiştirebilme şansınız var bazı şeyleri.

Ayrıca bu dünyada adalet yoktur.
0
stavroqin
(12.12.21)
(9)

Siz olsaydınız ne yapardınız vol 2

Kronikkötümser
Selamlar,Geçen gün aşağıdaki soruyu sormuştum sizlere,http://eksiduyu.ru/1504709Oyuna gittim, çıkışta kendisini tebrik ettim bi yarım saat oyun ile ilgili sohbet ettik, enerjik ve pozitif konuşmalar geçti aramızda bir soğukluk veya zoraki konuşma gibi bir durum sezmedim, oyun günü migreninin tuttuğu
Selamlar,

Geçen gün aşağıdaki soruyu sormuştum sizlere,

eksiduyu.ru

Oyuna gittim, çıkışta kendisini tebrik ettim bi yarım saat oyun ile ilgili sohbet ettik, enerjik ve pozitif konuşmalar geçti aramızda bir soğukluk veya zoraki konuşma gibi bir durum sezmedim, oyun günü migreninin tuttuğunu iğne ile oynadığını söyledi sohbet arasında muhabbet bitincede '' ben seni daha faizla tutmayayım zaten yorgunsun ve hastasın tekrar tebrikler çok geçmiş olsun'' dedim ve tokalaşıp bitirdik sohbeti.

Şimdi ben bu arkadaştan umudu keseyim mi ?
Gerçekten davet etmek istese oyun sonrası bir yerelere davet eder miydi ?
Bugün bir arkadaşıma anlattım konuyu '' abi tokalaştıysa olmaz o iş dedi'' bu işler böylemi oluyor, bi mesaj yöntemi mi bu ?
Birde yeni bir oyuna başlayacaklarmış ocak ayında ona da gidip izlesem mi ?

Instagram vs eklemedim hala siz olsaydınız ne yapardınız vol2 ile karşınızdayım :)
0
Kronikkötümser
(06.12.21)
Bence artık sen durmalısın, eğer gerçekten migreni tuttuysa ve önceki konuşmamızdaki drink muhabbetini hatirlarsa numaranı alıp ulaşsın sana
0
galandar kostumu
(06.12.21)
Açıkça söylemek gerekirse, "zor zamanlar geçiriyorum kimseyi üzmek istemem'' sözünün gerçekliğine ben pek inanmıyorum. Gerçekten çok ilgisini çeken birisi olsaydınız farklı bir yaklaşımı olurdu mutlaka. Bakın mesela sizin gerçekten ilginizi çekmiş ve farklı bir yaklaşımda bulunmuşsunuz. Benim tahminim sizden görünüş olarak o kadar da etkilenmedi ama kibar ve olumlu anlamda sohbeti olan birisiyseniz ters de yapmadı. Bakalım duruma göre oyuna girersiniz belki,karşı tarafın özel hayatına bağlı.

not: Erkek olduğunuzu varsayıyorum.

not2: nick-entry uyumu takdire şayan.

not3: tekrar okuyunca kırıcı mı oldu diye düşündüm ama hepimiz anonimiz, birileri de dark side olmalı değil mi?
0
biravekahve
(06.12.21)
Bence boş ver. Kimseyi şımartma. O iletişime geçerse düşünürsün.
0
dissendium
(06.12.21)
@biravekahve, yok yok kırıcı olur mu hç, gayet kibar bir şekilde ifade etmişsiniz düşüncelerinizi, Yani tip olarak tabi ki karşı tarafı tatmin edememiş olabilirim, zaten pek yakışıklı / karizmatik olduğumuda söyleyemem :)

Nick kesinlikle şahsımı yansıtıyor :)

Yani oyuna gideyim diyorum ama bu seferde çok rahatsız etmiş olur muyum ? Taciz etmiş olur muyum diye düşünüyorum. Amadım karşı tarafın ilgisini çekmekten önce onu rahatsız etmemek.

Evet er kişisiyim :)
0
🌸Kronikkötümser
(06.12.21)
kadın oyuncu, sana istediği duyguyu yansıtabilir
iş yerine gitmek yerine net olup bi kahve içmeye davet edebilirsin
0
bir soru sorcam
(07.12.21)
Bir sey yapmayin. Sizde olan sosyal medya, internet, soru sorma becerisi vs onda da var. O da istese arar bulur.

Tokalasmanin kotu isaret oldugunu sanmiyorum, aksine abartili olmayan bir temas iste, neden kotu olsun. Ama 'hastaydim' vs gibi seyleri bir yere davet etmeyin diye soylemis olabilir diye dusundum ben. Cok da zorlamamak lazim.
0
sopiro
(07.12.21)
sosyal medyada takip et, arada like bas. görsün :) ilgileniyorsa o gelir zaten.
0
lcha
(07.12.21)
o işin peşini bırak. Kadın sana pas vermemiş, görüşmek istese zaten anlardın.
0
KaraSakall
(08.12.21)
bence buradan bir şey çıkar gibi durmuyor. arada ortak tanıdık olduğu için çok terslemek istememiş de olabilir. tatlı tatlı uzak tutmaya çalışıyordur belki.

sopiro'nun da dediği gibi, migreninin tutması meselesi de çıkışta bir şeyler yapma konusu açılmasın diye uydurulmuş olabilir. ben de migrenimi çok alet etmişimdir bir şeylerden kaçmak için, oradan biliyorum.

başka hamle yapmayın. sizi tanıştıran arkadaşınızın fikrini alabilirsiniz bir kez daha belki. olumlu bir şey duymazsanız da bırakın tamamen, çıkarın aklınızdan. "ay yapıştı bu da" pozisyonuna düşmeyin. istiyorsa kendi bir adım atsın bir an önce.
kaç yaşına gelmiş insanların daha seri ve net davranması gerektiği kanaatindeyim ben.
0
treize
(08.12.21)
(2)

Eski arkadaşlarla konuşmaca

0zlem
Eskiden sık görüştüğüm arkadaşların hepsiyle yaşadığım buhranlar dolayısıyla irtibatı kesmiiştim. O dönemler kimseyle görüşmek konuşmak istemiyordum diyelim.3 4 sene olmuştur konuşmayalı normal olarak hiç arkadaşım da kalmadı.mesaj atayım diyorum ama ne diyeyim işte?Siz ne dersiniz saçma mı? Eski ar
Eskiden sık görüştüğüm arkadaşların hepsiyle yaşadığım buhranlar dolayısıyla irtibatı kesmiiştim. O dönemler kimseyle görüşmek konuşmak istemiyordum diyelim.

3 4 sene olmuştur konuşmayalı normal olarak hiç arkadaşım da kalmadı.

mesaj atayım diyorum ama ne diyeyim işte?

Siz ne dersiniz saçma mı? Eski arkadaşınız sizs mesaj atsa ne yaprdınız mesela?

Normalde severim hepsini bir problemimiz yok yani
0
0zlem
(06.12.21)
teke tek sıkıntı olabilir 3-4 tane, kendi içlerinde de samimi arkadaşla irtibat kurarak bir yemek ya da cafe buluşması önerebilirsin
0
avatar is back
(06.12.21)
dürüstlük her zaman kazanır ya. eğer kırma dökme olmadıysa, "ya ben seni özledim" diye bile yazabilirsin.
0
lcha
(06.12.21)
(3)

Tarot Falı Bakan Var Mı?

sifirinaltindaotuzalti
Selam arkadaşlar soru başlıkta.Tarot falı bakan var mı? Tarotun enerji ile ilgili olduğuna ve falda çıkanların gerçekliğine inanıyor musunuz?
Selam arkadaşlar soru başlıkta.

Tarot falı bakan var mı? Tarotun enerji ile ilgili olduğuna ve falda çıkanların gerçekliğine inanıyor musunuz?
0
sifirinaltindaotuzalti
(05.12.21)
İnanmıyorum.
0
zimbirik
(05.12.21)
yakın bir arkadaşım bakıyor .tarot dışında bir masa dolusu kartı var ve online kamera ile başkalarına da bakıyor.
bana da birkaç defa baktı ve kartlar çok ilginç.hepsinin uzun hikayeleri var ve farklı zamanlarda da baksa bana hep aynı kartlar geliyor. narsist,içe dönük,kapalı bir karekter çıkıyor.
böyle şeylere meraklı ve inanan biri değilim ama o kartlarda var birşey.
0
devilone
(05.12.21)
Instagram'da: Tarodoloji dışında sevdiğim biri çıkmadı.

Ben normalde "tarot mu heh!" derdim de hepimizi döne döne şaşırttı sağolsun :)
0
lcha
(06.12.21)
(4)

Dövme sahiplerine soru

Lanovaromana
Merhabalar, Dövme yaptırmaya karar verdim, nasıl birşey olacağını da biliyorum ama kime yaptırayım sorusunda takıldım. Dövmesi olan siz Romalılar, yaptırdıktan sonra pişman olanlar, yaptırdıktan sonra keşke şurası şöyle olsaydı diyenler, yaptırdıktan sonra keşke bu değil şu dövmeciye yaptırsaydım di
Merhabalar,

Dövme yaptırmaya karar verdim, nasıl birşey olacağını da biliyorum ama kime yaptırayım sorusunda takıldım.

Dövmesi olan siz Romalılar, yaptırdıktan sonra pişman olanlar, yaptırdıktan sonra keşke şurası şöyle olsaydı diyenler, yaptırdıktan sonra keşke bu değil şu dövmeciye yaptırsaydım diyenler? Ya da bunların hiçbirini demeyip de memnun olanlar, tecrübelerinizi paylaşabilir misiniz?

PS. İlk dövmem değil ama kolumun önüne yaptıracağım için sürekli göreceğim ilk dövmem olacak.
0
Lanovaromana
(04.12.21)
Koray Karagozler'e yaptirmistim ama Almanyaya tasindi bildigim kadariyla. Istanbul'da iseniz egeonatgezer bayagi becerikli bir cocuk. Instagram'da profili var. Ama tabii 'kime dovme yaptirayim' cok dogru bir soru degil, nasil bir dovme yaptiracaginiza gore belirlemeniz gerekir. Kimi insan minimalist dovmeler ustune calisiyor, kimi klasik vintage seyler calisir, suluboya teknigi var, portre var, yukarida bahsettigim Ege sanki cini deseni gibi seyler calisiyor mesela. Ona gore bulmanizi tavsiye ederim.
0
sopiro
(05.12.21)
sopiro +1 ayrıca ne şanslıymış koray karagözler' e dövme yaptırmış.
0
guitarissimo
(05.12.21)
Ben İlhan Bilir’e yaptırdım ve memnunum. İstediğim dövme tarzında kim çalışıyor, kimlere yaptırabilirim, yorumlar neler diye bakmıştım. Zaten İlhan Bilir’i de eşini de takip ediyordum. İçime çok sindi. Kafamda bir kaç tane daha var onlar için de gideceğim.
0
jazzabel
(05.12.21)
Geç gördüm, birini Biçem Şinik'e yaptırdım, diğeri için Barış Yeşilbaş'la görüşüp düzgün bir tasarı yapamadık ben de Ahmet Cambaz'a yaptırdım. İkisinden de çok memnunum.

Doğrusu yaptırdığım kişi benim için desenden önemliydi. Çünkü iyi bir şekil kötü çizimle berbat oluyor ve benimle birlikte varolacak bir görsel iyi olmalı.
0
lcha
(07.12.21)
(8)

Görüşesim yok - Nasıl söyleyeyim?

noxell
Selam,Benim bir arkadaşım var, hemcins. 1 yıl kadar önce tanıştık, uyuştuk, hızla samimi olduk. Normal arkadaşlık. Ama zamanla onun benim onu salladığım kadar sallamadığını fark ettim. Ben daha çok arıyordum gibi. Onun son dakika plan değiştirdiği olmuştu 1-2 kez. Bu tarz küçük küçük şeyler sebebiyl
Selam,

Benim bir arkadaşım var, hemcins. 1 yıl kadar önce tanıştık, uyuştuk, hızla samimi olduk. Normal arkadaşlık. Ama zamanla onun benim onu salladığım kadar sallamadığını fark ettim. Ben daha çok arıyordum gibi. Onun son dakika plan değiştirdiği olmuştu 1-2 kez. Bu tarz küçük küçük şeyler sebebiyle ve bir olay karşısındaki tutumu (kötülük değil, yorum farklı diyebilirim) sebebiyle biraz soğuduğumu fark ettim.

Artık benim de çok görüşesim yoktu. Son görüşmemizde de az oturup kalktım, biraz sıkılmıştım.

Şimdi olay şu ki, ben şehirden ayrılacağım. bir veda partisi olacak. ben onu da çağırdım, çağırmayacağım seviyede değiliz, zaten aramız kötü de değil. Hem de kalabalıkta kaynar gideriz diye düşündüm. Ama son dakikada yine bir iptal geldi ondan. Bozuldum tabii. Yani sunduğu gerekçe anlaşılır ama yine de uğrayabilirdi bence. O da bu gece dışında, illa gitmeden oturup vedalaşalım diyor. Ben haberleşiriz dedim ama yalnız görüşesim hiç yok gibi. İşim gücüm çok demeyi düşündüm artık en son.

Nasıl yapayım?
0
noxell
(02.12.21)
Ben öyle durumlarda istekli davranıp son dakika işleri icat ederek iptal ediyorum. Hem benim keyfim kaçmıyor hem karşı taraf bozulmuyor. Tabi bu karşı tarafın sana göre plan/hazırlık yapmayacağı durumlarda geçerli. İşinin çıktığına onu ikna edebilirsin ama sırf bozulmasın diye planlarını bozmuş olmak da hoş olmaz.
0
IncredibleMau
(02.12.21)
Veda partisi planlandıysa gitmeniz yakın demektir. "Parti akşamı dışında zamanım yok, hem hazırlanmam gerekiyor hem de ailemle/akrabalarla planlarımız var, kusura bakma. Artık ben buraya gelince/sen bizim oraya gelirsen görüşürüz yine."
0
kobuzchu kiz
(02.12.21)
Kendimi rahat hissetmiyorsam aynı elektrik artık yoksa iş güç çok deyip sıyrılman taraftarıyım ben de.
0
later
(02.12.21)
Haberleşiriz de arar sorar üstelerse görüşürsün ki bu tavırda birisi muhtemelen onu da eker
0
lcha
(02.12.21)
Senin için değerine bağlı. Ama böyle bir tutum sergileyecek kadarsa ilişkiniz, salla bence de. "Geldiğimde ya da geldiğinde görüşürüz." de geç derim.

Gerçekten iyi arkadaşların bu gibi durumlarda empati yapması gerektiğini düşünüyorum.
0
lüzumsuz adam
(02.12.21)
böyle şeylerde 1 saniye bile düşünmüyorum, işim var , hastayım de geç.

sebep ne olursa olsun muhabbet sarımıyorsa olay bitmiştir.
0
killerbee
(02.12.21)
Gitmeyin son ana kaldi yetismedi diyin bi sey derse. İstemediginiz seyi neden yapasiniz ki, zaten olay bitmiş
0
gunes123
(02.12.21)
tamam görüselim de, sen onu ek ama son dakika.
0
durgunfoton
(03.12.21)
(3)

Urfadaki salcalar

abuzer
Balikligolun karsisinda bir isot evinden acı biber salçası aldık. Ama aciliginin yanında bana aşırı bir şeker tadı geliyor. Salcaya şeker katılıyor olabilir mi Urfa'da? Yoksa biberin kendi tadı mi oyle
Balikligolun karsisinda bir isot evinden acı biber salçası aldık. Ama aciliginin yanında bana aşırı bir şeker tadı geliyor. Salcaya şeker katılıyor olabilir mi Urfa'da? Yoksa biberin kendi tadı mi oyle
0
abuzer
(02.12.21)
akrabalar evde kendi yapar hiç öyle şeker tadı almadım
0
lcha
(02.12.21)
İçine şeker değil de nişasta koyuyorlar kıvam alsın diye. Klâsik esnaf kurnazlığı. Gerçek salçada öyle şeyler olmaz.
0
westblack
(02.12.21)
Nişasta şeker tatlılığı vermez ki? Verir mi
0
🌸abuzer
(02.12.21)
(13)

hangisi?

nadirendeolsa
oldukca heyecanlı başlamış aşk/ tutku gibi duyguların yogun yaşandıgı fakat bunun yıkıcı getirilerinin olduğu bir ilişki / heyecansız, stabil başlayan ama bir şeylerin daha belirli olduğu, duyguların daha kontrol edilebilir olduğu ve yıpratmayan ilişkievet keşke hepsi bir arada olsa ama onu düşünmed
oldukca heyecanlı başlamış aşk/ tutku gibi duyguların yogun yaşandıgı fakat bunun yıkıcı getirilerinin olduğu bir ilişki / heyecansız, stabil başlayan ama bir şeylerin daha belirli olduğu, duyguların daha kontrol edilebilir olduğu ve yıpratmayan ilişki

evet keşke hepsi bir arada olsa ama onu düşünmeden,kendi ilişkilerinizden ve karakterinizden yola cıkarak hangisini seçersiniz.

özetle ne olursa olsun tutkudan yana mısınız huzurdan yana mı.

edit: yıkıcı derken bir dargın bir barışık, gelgitli ama kopulamayan ilişki demek istedim. şiddet hakaret vs gibi insanlık dışı şeyler degil.
0
nadirendeolsa
(01.12.21)
Kendi karakterimden yola çıkarak şimdiye dek (30 yaşıma); sakin huzurlu iliskiyi secerdim

Simdiki aklimla; ikisini de secmem, yalnız kalmayı secerim
0
abuzer
(01.12.21)
kesinlikle 1. ikincisi yerine yalnizlik tercih ederdim
0
gunes123
(01.12.21)
tartismasiz 1
2 benim midemi bulandiriyo hic bulasmam yalnizligi tercih ederim. huzur diye de adlandirmam
0
ala09
(01.12.21)
İkisine de ihtiyaç duyulan yaşlar dönemler var. 1i çok yaşayan huzuru 2de buluyor, 2yi yaşayan 1in heyecanını yaşayınca onu arayabiliyor.

Yıkıcı etkiyi hiç sevmem, onunla mücadele de edemem. 1in olumlu yönlerini özlediğim oluyor ama sürdüremem yani onu biliyorum. 2 oldu genelde ilişkilerim.
0
Bruce
(01.12.21)
ikisi bir arada. tutkuyla başlasın, sevgiye ve huzura evrilsin. arada tutku da yeniler kendini belki
0
gabe h coud
(01.12.21)
Yıkıcı derken? Dayak yemeyeceğimi varsayarak 1 diyorum.
0
ganbatte
(01.12.21)
düzgün bir ilişkinin yıkıcı getirileri olmaz. hem heyecanlı hem aşk tutku gibi duyguların yoğun yaşandığı hem de stabil olabilecek ilişkiler var ve yaşanıyor. o yüzden kendinizi öyle ıvır zıvır ilişkilere sokmanıza gerek yok derim.
0
roket adam
(01.12.21)
2.seçenekte karşılıklı beğeni varsa 1.yi geçer 1senede
0
bir soru sorcam
(01.12.21)
yıkıcı ilişkide karşılıklı sevgi veya saygı yoktur ondan yıkıcıdır. o yüzden bunlar varsa 2 diyorum.
0
curious mind
(02.12.21)
1den başlayıp savaşıp, didinip, sürüklenip 2ye çevirmek :(
0
lüzumsuz adam
(02.12.21)
2 seçiyorum. Ayrılıp barışmalı ilişkiler bana göre değil. Benden ayrılan insana ömür boyu tekrar güvenemem çünkü.
Sakin sakin sevelim sevilelim.
0
Gradient_tabanlı_mor
(02.12.21)
ikisi de olmaz, ya hep ya hiç
0
lcha
(02.12.21)
ilki obv.
0
emresh
(03.12.21)
(6)

Fon işlemleri

esinikaybetmiscorap.
Merhabalar, İlk defa fon aldım, ancak nasıl yönetileceğini tam anlayamadım. Mesela ben bugün saat 12.00 den önce satmak istesem ertesi günün fiyatıyla bi sonraki gün satışı oluyor anladığım kadarıyla, ancak belki zararda olacak onu bilemeden satış yapmak çok riskli oluyor. Fonda kısaca satış veya al
Merhabalar,

İlk defa fon aldım, ancak nasıl yönetileceğini tam anlayamadım. Mesela ben bugün saat 12.00 den önce satmak istesem ertesi günün fiyatıyla bi sonraki gün satışı oluyor anladığım kadarıyla, ancak belki zararda olacak onu bilemeden satış yapmak çok riskli oluyor. Fonda kısaca satış veya alış yaparken fiyatı görmeden mi yapıyoruz? Çünkü işlem fiyatları ertesi gün veya sonraki günün fiyatlarıyla gerçekleşiyor benim anladığım?

Teşekkürler.
0
esinikaybetmiscorap.
(01.12.21)
Evet, öyle oluyor. Alım satım fiyatlarını bilmeden işlem yapılıyor. 12'ye kadar olan alım emirleri için ertesi gün (T+1 deniyor) belirlenen fiyattan almış olur.
12'den sonraki emirlerde de T+2'nin belirlenecek fiyatından alım olur.
0
himmet dayi
(01.12.21)
evet, doğru anlamışsınız.
0
rewlack
(01.12.21)
Evet dediğiniz gibi, hatta satış işlemi birkaç güne kadar uzayan fonlar var. Bu yüzden fon alacaksanız orta ve uzun vadeli düşünmenizde fayda var.

Yani birgün yüklü bir harcama yapacağınız zaman kırmak üzere tuttuğunuz bir kumbara gibi bu. Ya da fonun doyuma ulaştığına inandığınız bir dönem geldiğinde "ya şu fonda yatırımım vardı, artık satayım da başka fonlar bu dönemde çok daha getiri sağlıyor" diye satabilirsiniz.

Ama altın, dolar ve coinlerde şu sıralar çokça yapıldığı gibi iyi fırladı, satıp alttan toplarım stratejisi fonlarda çok tutarlı değil.
0
akhenaten
(01.12.21)
ilke olarak hiçbir zaman nasıl çalıştığını bilmediğiniz finansal ürüne yatırım yapmayın, uzun vadede zarar edersiniz. önce eğitimini alıp sonradan başlarsanız başarı şansınız artar.
0
stavroqin
(01.12.21)
fon uzun dönem bağlanmak isteyenler için uygun aksi halde hiç bulaşmamak gerek.
0
lcha
(01.12.21)
Cevaplar için çok teşekkürler, çok az miktarda fon aldım açıkçası sırf işleyişi görmek için alacağım paranın hepsiyle değil çok çok azıyla girdimki neyle karşılaşabilirim önceden bir görmek için.
0
🌸esinikaybetmiscorap.
(01.12.21)
(5)

Nemlendiricili Sıvı Sabun

dreamnesiac
Böyle bir şey arıyorum, eski duyurulara baktım bulamadım.Yani mümkünse çok katkı maddesi içermeyen, ellerin nem dengesini de bozmayan.Var mı önerebileceğiniz marka?Teşekkürler
Böyle bir şey arıyorum, eski duyurulara baktım bulamadım.
Yani mümkünse çok katkı maddesi içermeyen, ellerin nem dengesini de bozmayan.
Var mı önerebileceğiniz marka?

Teşekkürler
0
dreamnesiac
(01.12.21)
Dove çok iyi o konuda ama pahalı. Le petit marselias ( doğru yazdı isem ) de fena değil.
Dalan zeytinyağlı küçük şişedeki de iyi gibi.
Ben dalanın bidonda satılanını alıyorum. Az bi kurutma varsa bile palmolive vs markalardan çoook daha iyi ve ekonomik
0
photo85
(01.12.21)
Asla elimi kurutmadı ama çok pahalı: www.olivos.com.tr
0
lcha
(01.12.21)
Olivos guzel ama pahali, dove da iyi, aralarinda en ekonomik dalan sanirim. Yukaridaki arkadaslara katiliyorum ben de
0
Pufpuf
(01.12.21)
Ben Viking kullanıyorum. Dalan ile hemen hemen aynı fiyatta sanırım. Bu firmanın diğer ürünlerini de seviyorum. Dalan'dan memnun kalmazsanız alternatif olsun.
0
ganbatte
(01.12.21)
Bebek sabunlarını düşünün derim.
0
demeboyle
(01.12.21)
(4)

Oturduğum ev satılmış

kablelvuku
Aha sonunda benim de başıma geldi diyeceğim bir olay ile karşı karşıyayım. 3. Yıla doğru ilerlediğimiz evimiz, bugün sağolsun ev sahibinin haber vermesi ile öğrendim ki oğluna devredilmiş. Yani tapu artık oğlumun üzerine muhatabınız o ben yokum arada artık dedi çıktı gitti. Oğlu da Almanya’da yaşıyo
Aha sonunda benim de başıma geldi diyeceğim bir olay ile karşı karşıyayım.

3. Yıla doğru ilerlediğimiz evimiz, bugün sağolsun ev sahibinin haber vermesi ile öğrendim ki oğluna devredilmiş. Yani tapu artık oğlumun üzerine muhatabınız o ben yokum arada artık dedi çıktı gitti. Oğlu da Almanya’da yaşıyormuş perşembe gelip tapuyu alacakmış vsvs.

Sorular

1) kontrat Temmuz’da başlamıştı, şu an zam talep edebilir mi?
2) kontrat beni bağlamaz zammı kabul etmezsen çık diyebilir mi?
3) depozito öteki ev sahibinde, öteki dediğim de babası ya la adamın. Neyse. Çıktığımız zaman son kiradan depozitoyu düşüp ödememin bir eksisi olur mu benim tarafımda?

Büyük bir hanzo ile savaşacakmış hissiyle tanışmayı bekliyorum kendisiyle. Eli silah tutan herkesi bekliyorum.
0
kablelvuku
(30.11.21)
Kiracili daireyi yakin zamanda sattim. Elimdeki depoziyotu yeni ev sahibine yolladim.

1 - Hayir.
2 - Hayir.
3 - Depozitoyu babasindan al, ogluna ver. Karambolde yok olmasin cikarken.
0
cooperr
(30.11.21)
Evi kiracı ile birlikte satın aldı. Kendisi oturmayacaksa seni çıkaramaz. Depozitoda artık onun sorumluluğunda. Ama burası tr onun için cooperr +1
0
ceketimi alip cikcam
(30.11.21)
aslında burada önemli olan şu : 3. yıl demişsiniz ama kontratı senelik yeniliyor muydunuz?

eğer sözleşmeniz temmuzda başladıysa, şu anda herhangi bir artış talep edemez ama sözleşme bitiş tarihinden önce size sözleşme yenilemeyeceğini bildirip, sözleşme süresi bittiğinde tahliye etmenizi isteyebilir.

dolayısı ile 1, 2 hayır. ancak eleman ben oturacağım diyerek tahliye etmenizi isteyebilir. bu durumda da, belli bir süre içerisinde başkasına kiraya verirse sizin dava açıp zararınızın tazminini talep etme hakkınız doğar.

3. için, bence de babasından depozitoyu alıp oğluna verin ya da bu işlemin gerçekleştiğini imza altına alın.
0
altinci nesil caylak
(01.12.21)
1- Edemez böyle devam.
2- Noterden ihtarname çeker 6 ay bu fiyattan oturursun :)
3- Depozitoyu eski ev sahibinden alıp yenisine vereceksin. eğer vermezlerse yazılı kağıt vermeli, onu da vermezse kiradan kes. yok öyle devrettim deyip kaçmak.

*Kendi oturmayacak olursa davalık olup çıkmama hakkın var. Kendi oturacaksa (üzerinde başka evi olmaması gerekir ve yine ihtarname çekip 6 aydan önce çıkaramaz.)

Özetle 6 aydan önce seni hiçbir güç çıkaramaz.
0
lcha
(01.12.21)
(7)

Siz bu durumda olsaydınız ne yapardınız?

Kronikkötümser
Geçen akşam bir cemiyette bir kadın ile tanıştım, bi yarım saat sohbet sonrası kendisine ondan etkilendiğimi söyledim. '' Sohbetin çok keyifli ancak şu an zor zamanlar geçiriyorum kimseyi üzmek istemem'' dedi ve mayınları döşedi aramıza. Gecenin ilerleyen dakikalarına sohbet koyulaşınca kendisinin t
Geçen akşam bir cemiyette bir kadın ile tanıştım, bi yarım saat sohbet sonrası kendisine ondan etkilendiğimi söyledim. '' Sohbetin çok keyifli ancak şu an zor zamanlar geçiriyorum kimseyi üzmek istemem'' dedi ve mayınları döşedi aramıza.

Gecenin ilerleyen dakikalarına sohbet koyulaşınca kendisinin tiyatro sanatçısı oldugunu öğrendim, bu hafta oyunu varmış, ben izlemeye gelmek isterim dedim ve oyununa bilet aldım, kendiside bana çok sevinirim hatta çıkışta bişeyler içeriz dedi.

Şimdi bu arkadaş nezaket olsun diye mi bana '' çıkışta bişeyler içeriz'' demiştir yoksa iletişimi devam ettirmek için mi ?

Bu arada bugün bizi tanıştıran arkadaşımla telefonda konuşmuşlar kadın yine zor zamanlar geçiriyorum onu üzmek istemem demiş.


Ben bu hafta oyununu izlemeye gideceğim, ne instagramdan ekledim ne de telefonunu aldım, oyunu izledikten sonra tebrik etmeye gideyim mi yoksa zaten kadın istemiyor rahatsız etmemek için çekip gideyim mi evime oyundan sonra?
0
Kronikkötümser
(30.11.21)
Ayıp olmasın diye birini dışarı davet etmezdim ben. Bence yanına uğrayıp tebrik et. Ama o gece çıkmayı teklif etmezse ben teklif etmezdim.
0
zimbirik
(01.12.21)
Friendzone'lamış :( Önce bir mesafe koymuş, sonra görüşünce ölçüp tartarak kendisine iyi geleceğinizi düşününce devam ettirecek...
0
silverleaf
(01.12.21)
bırak peşini ya, boşver. kaçanı kovalama. seni beğenseydi, potansiyel görseydi, hiç "zor zamanlardan geçiyorum, üzmek istemem" demezdi, emin ol. tersini düşün. beğendiğin dibinin düştüğü bir january jones ile tanışmış olsan, zor zamanlardan geçiyorum diye sallar mıydın?

iki taraf da aynı enerjiyle ve aynı istekle yaklaşmıyorsa ölü doğum gibi bir şey oluyor.
0
gabe h coud
(01.12.21)
Friendzone +1

"zor zamanlar geçiriyorum, kimseyi üzmek istemem" kısmının çok doğru olduğuna inanmıyorum. o da etkilenmiş olsa bu şekilde yaklaşmazdı. etkilenmemiş/beğenmemiş diyebiliriz. Oyun sonrası bir şeyler içme baş başa olur ise bir umut vardır diyebiliriz. oyundan diğer arkadaşlar da gelir ise direkt FZ.
0
himmet dayi
(01.12.21)
Sen beğendiysen git görüş ama bir iş çıkmasını bekleme.
0
lcha
(01.12.21)
Oyuna git, bitince nazikçe tebrik et. Varsa oyunla ilgili beğendiğin yerleri çok kısaca söyle. Sonra da herhangi bir beklentiye girmeden, ondan bir hareket bekliyormuş gibi görünmeden veda et ve evine dön. Eğer sana karşı bir ilgisi varsa ya da oluşursa, sana arkadaşı üzerinden haberi ulaşır. Yoğun ilgi böyle durumlarda karşı tarafı daha da itmekten başka bir işe yaramaz. Sen hayatına devam et bence, dışarıda birbirinizden etkileneceğiniz bir sürü insan var. Bunu unutuyoruz çoğu zaman.
0
thracia
(01.12.21)
Nezaket. belki çay kahveye davet eder ama sakın ilişkisel bir şey bekleme, yara bandı vazifesi göreceksin.
0
KaraSakall
(01.12.21)
(3)

konser hes/aşı kontrolü

kondansator
avm ve spor salonlarında çift olarak gidenlerde sadece birimizin hes koduna bakıyorlar. konserlerde ve diğer etkinlik alanlarında da böyle mi acaba? yoksa tek tek çıkartıp hes kontrolü mü yapıyorlar aşılı aşısız diye
avm ve spor salonlarında çift olarak gidenlerde sadece birimizin hes koduna bakıyorlar. konserlerde ve diğer etkinlik alanlarında da böyle mi acaba? yoksa tek tek çıkartıp hes kontrolü mü yapıyorlar aşılı aşısız diye
0
kondansator
(26.11.21)
2 kere konsere gittim, ikisinde de ikimize de kontrol yaptılar. avm'lerde de çift olarak bakıyorlar hatta istanbulda.
0
roket adam
(26.11.21)
Aslında amaç o şekilde olması değil, saçmalıyorlar. Mekanlarda şu ana kadar teker teker baktılar bana (sinema hariç)

ama teker teker baksalar da. bazı mekanlar baya detaylı bakarken bazıları sallıyor orda da. örneğin DasDas "aşınız eksik" dedi arkadaşa. Direkt almıyorlardı, helall :) (Yurtdışı aşı kartını gösterdi arkadaş, incelediler öyle geçti)
0
lcha
(26.11.21)
Biz mekana gittik 6 kisi, 1 kisiye bakip gecirdiler.

Babanin hes'iyle girsen ne anlayacaklar zaten, alt tarafi bir tane barkod goruntusu.
0
divit
(26.11.21)
(4)

başvuruda son 6 ay çekilmiş foto sorusu

japon balığı
2 fotoğraf istemişler son 6 ay çekilmiş diye. sınav sonuçlarının birinde 3 sene önceki foto var. Oradaki fotoğrafı başvuruya eklesem sorun olur mu?
2 fotoğraf istemişler son 6 ay çekilmiş diye.
sınav sonuçlarının birinde 3 sene önceki foto var. Oradaki fotoğrafı başvuruya eklesem sorun olur mu?
0
japon balığı
(12.11.21)
sırıtacak kadar çok değişiklik yoksa güncel görüntünde yapıştır geç. fotoğrafın çekildiği tarihi mi araştıracaklar sanki ?
0
killerbee
(12.11.21)
killerbee +1

tipin aynıysa sorun yok
0
lcha
(12.11.21)
Ben yeni kimlik için 6 yıllık fotoğraf vermiştim.
0
Wakatakakage
(12.11.21)
ben de yeni kimlik için 3-4 yıllık bir fotoğraf verdim. Memur anladı hatta son 6 ayda çekilmemiş bu dedi ama tipimde fazla bi değişiklik olmadığı için olsa gerek kabul etti fotoğrafı.
0
oldtimer
(12.11.21)
(5)

Moka pot ile alakalı kahve gurmelerine soru

limonlu eksi
Merhaba arkadaşlar öncelikle selamlar. Ben bu indirim günlerinde gaza gelip bir adet 6 kişilik olanlarından moka pot aldım. Normalde 1 veya en fazla 2 kişilik yapar kullanırım dedim. Arada bir kalabalık misafir olursa diye almışken büyük olsun diye 6 kişilik modelinden aldım. Fakat sagdan soldan bi
Merhaba arkadaşlar öncelikle selamlar. Ben bu indirim günlerinde gaza gelip bir adet 6 kişilik olanlarından moka pot aldım. Normalde 1 veya en fazla 2 kişilik yapar kullanırım dedim. Arada bir kalabalık misafir olursa diye almışken büyük olsun diye 6 kişilik modelinden aldım. Fakat sagdan soldan birkaç yerde bu meret kaç kişilik modelse sadece o kadar kahve yapılabileceğini, gidip 6 kişilik modelde tek kişilik kadar yapılamayacağını okudum. Ben kendi kendime buna tek kişilik kadar kahve koyarım suyu da tek kişilik kadar koyup yaşar giderim diye düşünmüştüm. Yanıldım mı sizce? Bu sorunun cevabını bulamadıgım için iade edebilirim düşüncesiyle daha hiç kullanamadım karşılıklı bakışıyoruz bu dayıyla. Degerli yorumlarınızı bekliyorum. Saygılar efenim
0
limonlu eksi
(12.11.21)
Bende de 6lı var. Mochapot zaten oldukça sert kahve yapıyor, kahvesini az, suyunu da yarım değil de yarımdan daha fazla koyarak yapıyorum ben tek olduğum için. Gayet oluyor.
0
lcha
(12.11.21)
merhaba,

evet yanıldınız. kaç kişilik ise o kadar kahve koymanız gerekir. ha bu şekilde yapamaz mısınız evet yaparsınız. fakat kahve yanabilir/gerçek tadı alamazsınız vs.
0
kablelvuku
(12.11.21)
hocam öncelikle 3 kişi 6 kişi muhabbeti single shot espresso hesabına göre yapılıyor. ama normalde single shot bir kişiye kolay kolay yetmez. özellikle latte/cappuccino gibi içecekler yapacaksanız zaten double shot kullanmanız daha mantıklı olur.

eğer tek kişi için düzgün bir kahve almak istiyorsanız benim tavsiyem en azından yarım miktarda (3 porsiyon gibi) hesaplayıp kahve yapmanız. kahveyi kesinlikle buna göre koyun, suyu biraz daha az (2,5 porsiyon mantığıyla) ekleyebilirsiniz. ancak asıl püf noktası, kahvenin yanmaması için soğuk su değil kaynar su kullanmanız gerekliliği. bu şekilde hazneye kaynar su koyarak pişirirseniz muhtemelen hakveyi yakmadan pişirebilirsiniz. ancak yine de, yanma riskini azaltman adına nispeten daha az kavrulmuş kahveleri tercih edebilirsiniz.
0
shadowfollower
(12.11.21)
biz de tam tersi hatayı yaptık. anneme iki kişilik almıştım zamanında beraber içeriz diye. keşke 4-6 kişilik alsaymışım diyorum. iki shot yetmiyor kahveyle aranız azıcık iyiyse.
0
tey tey
(12.11.21)
evet suyu işaretli yere kadar doldurmanız gerekiyor çünkü bildiğiniz gibi ısınan suyun basıncı artıyor ve bu şekilde kahveyi basınçlı suyla demlemiş oluyorsunuz. suyu az koyarsanız yeteri kadar su kahvenin bulunduğu hazneye dolmaz ve kahve demliğe ulaşmayabilir. yani işaretli yere kadar doldurmanız lazım. benim 4 kişilik ve ben de çoğunlukla bitiremiyorum maalesef ağır geliyor bana, demlenen kahvenin bir kısmını atmam gerekebiliyor ama 2 kişiyseniz ve kahvenizi koyu seviyorsanız ideal bence 6 kişi. ben genelde sütle seyreltip içiyorum ve koyu yapmıyorum ondan kaynaklı olabilir.
0
einsteinin kedisi
(12.11.21)
(7)

Samanik rituellere katilmak

Mirabel
MerhabaUzun zamandir sormak istiyorum da, arkadasimin samanik inanclara sahip komsusu rituel gibi bir sey yapti gecen aylarda. Davullu muzik, los ortam ve meditasyon var. Uyusturucu, alkol vb.kesinlikle yok. Rituelin sonunda biseyler olmasi hayvan falan gormemiz gerekiyomus onceki hayatimizla ilgili
Merhaba
Uzun zamandir sormak istiyorum da,
arkadasimin samanik inanclara sahip komsusu rituel gibi bir sey yapti gecen aylarda. Davullu muzik, los ortam ve meditasyon var. Uyusturucu, alkol vb.kesinlikle yok. Rituelin sonunda biseyler olmasi hayvan falan gormemiz gerekiyomus onceki hayatimizla ilgili ama ben ve arkadasim oyle bisey gormedik. 2 kisi daha vardi iyi insanlar onlar gormus. Komsusu da melek gibi bir insan aslinda. Sizce gercekten goruyorlar mi yoksa gorduklerini mi zannediyorlar? Biz neden goremedik?
0
Mirabel
(10.11.21)
süreci biraz daha detaylandırır mısın ? mesela başlamadan önce hayvanların şamanizmde yeri gibi ön bilgi konuşma anlatı hikaye yani bağlantılı bir şey yapılıyor mu ? yoksa bilgi vermeden sadece sonunda mı insanlar gördüklerini paylaşıyor

yani oluru yok da yine de merak ettim :)
0
freebird5406_2
(10.11.21)
Ben o ritüelden 2-3 kez yaptım, evet gördüm. Katıldıklarım rahim şifalandırma üzerineydi (kadın hastalıkları konusunda bedeni rahatlatma amaçlı) ve o ritüellerden çok fayda da gördüm. Olması da olmaması da şart değil, o an neyse odur.
0
muhayyer divan
(10.11.21)
Valla çok fazla zırvalayan var malesef. Playing star again +1
0
lcha
(10.11.21)
şimdi mescide gidip zikir yapanların arasına girseniz onlar gibi kendinizden geçebilir misiniz? hayır. bu da aynı hesap. kimi hemen adapte olurken kimi zamanla ulaşır. belki birkaç sefer daha denedikten sonra görebilirsiniz.
0
rose parks
(10.11.21)
buna inanmak istedikleri, görmek istedikleri için görüyorlar. siz gerçekten böyle spritüel konulara inanıyor musunuz yoksa bir deneyelimcilerden misiniz? spritüel konuların hemen hepsi reel hayattan kaçış üzerine kurulu dikkat ederseniz. görenlerin zaten gerçek hayattan kaçma niyetleri vardır muhtemelen.
0
Phoebe
(10.11.21)
ben de katılmıştım böyle bir şeye ve erk hayvanlarımı gördüm. bana verdikleri mesajlar gayet manidardı. hayvan da zaten bir sembol. şamanik yolculuğun bir amacı zaten günlük yaşam hakkında rehberlik almak. içsel rehberlik. yalnız bunlar bir günde anlaşılabilecek şeyler değil. deneyimledikçe oturuyor sanıyorum ki.

bu arada yarı trans halindeyken bilen bilir zihin durur, rüya görüyormuşsunuzcasına kareler akar gözünüzün önünden. insanlar bir taraflarından uydurmuyor yani deneyimlerini eğer yalan söylemiyorlarsa.
0
durme
(10.11.21)
nerede yapılıyor hocam bu olay? merakım var katılayım.
0
tantunisultansuleyman
(12.11.21)
(8)

merhamet mi doğruculuk mu?

proverb haste makes waste
Geçenlerde evime armut'tan bir temizlikçi abla geldi. Normalde mahalleye gelen ablalardan aldığım fiyatın yarısına. Tabi benim içime sinmedi hem taksiyle gelmesini istedim (karşılayacağım elbette) hem de niyetim üstüne fazla para vermekti. Evimde yapılan işlem şu: çarşaflar takılmış. koltuğun & tv'n
Geçenlerde evime armut'tan bir temizlikçi abla geldi.
Normalde mahalleye gelen ablalardan aldığım fiyatın yarısına.
Tabi benim içime sinmedi hem taksiyle gelmesini istedim (karşılayacağım elbette)
hem de niyetim üstüne fazla para vermekti.

Evimde yapılan işlem şu:
çarşaflar takılmış.
koltuğun & tv'nin yeri değişmiş.
yerler silinmiş (bunu kafasına göre yapmış süpürge halleder uğraşma demiştim)

yapılmayanlar:
buzdolabındaki ıvır zıvırı atmasını istemiştim
Banyoyu ciflemesini
tezgahı temizlememiş - ocak kirli
asla toz falan almamış.

Şimdi bi yandan büyük bir merhamet duyuyorum (gerçekten az bir paraya geldi)

bi yandan cinim tepeme çıktı çünkü kabul etti bu parayı.
Verim mi düşük puan? (derdimi şeyyapmayın)
0
proverb haste makes waste
(10.11.21)
bazı şeylerin az paraya olmayacağını da sanki tahmin etmek gerekir, 10 liraya iskender + içecek yazan dükkana girmeyiz mesela sadece ucuz diye
0
freebird5406_2
(10.11.21)
Garibin kalbini kırmayın. Görmezden gelin. Bu sizin için daha büyük bir davranış olur.
0
psmstc
(10.11.21)
Ya birine parayla iş yaptırırken fazladan para/bahşiş vereceksem işin sonunda veriyorum hep. "Güzel iş yapmışsın, eline sağlık" anlamında. Eğer güzel iş yapmamışsa vermiyorum.

Siz teklif ediyorsanız karşı taraf her türlü kabul eder, bunda ilginç bir şey yok. Ama abla belli ki az para alıp az iş yapıyormuş. İlla fazla para vermek istiyorsanız işi kontrol ettikten sonra yapmanız gerekiyordu.

Dolayısıyla sırf fazla para verdim düşük puan vermeyin. Çünkü karşı tarafın suçu yok. Ama az para verdiğiniz senaryoda da işten memnun olmayacaktıysanız verin.
0
plutongezegendegilmi
(10.11.21)
ablalardan aldığın fiyatın yarısına geldiyse armut'tan şu yapılacak bu yapılacak diye işaretleyerek mi aldınız, saat bazında ücretlendirme mi yaptınız, hizmeti nasıl aldınız? bence değerlendirmeyi buna göre yapmanız gerekir.

temizliğe yardıma gelen kişi buzdolabındaki ıvır zıvırı atmak zorunda değil ve hatta atmaz ama banyo ve mutfak temizlenir ya, o kadar da değil.

"artıları: gerçekten uygun bir fiyata anlaştık
nevresimleri değiştirip yerleri süpürüp silmiş
eksileri: banyoyu ve mutfak tezgahını temizlemeyi ve toz almayı unutmuş"

ortalama bir puan verip yukarıdaki gibi bir yorum yapabilirsiniz bence.
0
evde liyakat kalmamis
(10.11.21)
Görmezden gelin.
Temizlikçi kadınların ailesel vs. bir çok dertleri olur.
0
Erva
(10.11.21)
Armut'tan çağırdığım kadında benzer bir durum yaşadım. Bir de kendini övdü durdu, "ben çok iyiyimdir" diye. anlamsız..

Düşük puan vermelisin, sonuçta 100 demişler de zorla 50 vermemişsin. Bile isteye geldiği işi yapmıyorsa başkasına da gidip hakkını yemesin.


Ben düşük puan verme diyenleri anlamıyorum. 3 gün sonra size de gelip bu şekilde hizmet verecek eğer bir şekilde düzenleme olmazsa. parayı sokaktan mı topluyorsunuz? kimse kimseyi zorla bir iş yapmaya ikna etmiyor ama sonuçta 1 günlük temizlik alındıysa ve gelen kişi de bunu bilerek geldiyse kaç paraya geldiğinin vs anlamı yok. Ucuza geliyor diye neden parayı sokağa atalım ki? Ben şahsen anlaşma koşullarına uyulmadığında yazarım. Talep de belli, sonuç da. Burada "vicdan" yapılacak bir konu yok. profesyonel bir işbirliği olarak değerlendirilmeli.
0
lcha
(10.11.21)
Eğer mümkünse düşük puan verme ama yorumlarını yaz.
Ama en yüksek puanı da vermen bence 100 puansa mesela 80 ver, yorumda da şunları yapmayı unutmuş diye belirt.
0
michael_knight
(10.11.21)
Evimde değerli bir şey yoktu. Baştan da söyledim rahat ol diye.
Sadece çok konuşup ve kendini çok övüp evi böyle perişan bırakmış.
Ek para falan da vermedim tabi. İçimden geçirmiştim sadece.
Dün oturup kendim temizledim bi daha. (keriz hissediyor)
0
🌸proverb haste makes waste
(11.11.21)
(5)

Shengen için dilekçede bunu yazsam ne olur ?

denizmaniaherif
Kısaca yazıyorum. İdataya yazacağım Almanya için.Şimdi kararlaştırdığım 29 ocak 4 şubat arasında bir gezim var bileti oteli hazır. Ancak ben multiple ve uzun süreli vize için 2. bir tatil daha planladığımı belirtmek istiyorum.ücretsiz bir şekilde iptal edebildiğim hiç bir uçak bileti yok ama gezi ka
Kısaca yazıyorum. İdataya yazacağım Almanya için.

Şimdi kararlaştırdığım 29 ocak 4 şubat arasında bir gezim var bileti oteli hazır. Ancak ben multiple ve uzun süreli vize için 2. bir tatil daha planladığımı belirtmek istiyorum.

ücretsiz bir şekilde iptal edebildiğim hiç bir uçak bileti yok ama gezi kanıtı da sunmalıyım. Sizce bookingden ücretsiz iptalli otel rez. eklesem yanına da pandami şartları sebebiyle neler olacağını kestiremediğim için uçak biletimi henüz almadım yazsam.

1 - mide bulandırır mı ?
2 - memurum, tek tarih göstersem de uzun multiple alma şansım olur mu ?
0
denizmaniaherif
(04.11.21)
Deneyen arkadaşlarım oldu, bir zararı yok. Sene içerisinde 3-4 tatil planladım diye artırıp uzun dönem bilet görselini ekle geç ne kaybedersin? bişi olmaz :)
0
lcha
(04.11.21)
bu hafta belçikadan Schengen aldım, dilekçe yazıp yüksek lisans yaptığımı ve bu sırada da Avrupada seyahat etmenin gözlem için olumlu olduğunu Belçika dışında da seyahat etmek istediğimi belirttim.( başka ek hiç belge koymadım bilet vs ) son vizem pandemiden önce multi italya 6 aydı. Belçika da dün multi 6 ay verdi. ki şu an çalışmıyorum gelir beyan etmedim yani sadece seyahat masraflarına yetecek kadar hesap da para gösterdim.

Nitekim, kısa öz bir dilekçe yazabilirsin, denedim çalışıyor.
0
tuborg yesili
(04.11.21)
şimdi ücretsiz iptalli bir booking yaptım geziden 4 ay sonraya. Coronadan ötürü engel çıkmazsa bu otelde şu tarihlerde kalacağım da yazacağım. Komik mi olur uçağı almamış olmaya bahane gibi mi olur otel var uçak yok ? hiç bilemedim ama booking yaptım.
0
🌸denizmaniaherif
(04.11.21)
uçağı almak zorunda değilsin paranı yakmak istememiş olabilirsin, vize ucu açık bişey. neden multi ve uzun istediğini kısaca özetle geç bence.
0
tuborg yesili
(04.11.21)
Güncelleme.

6 ay verdiler. 1 ayda geldi. multiple.
0
🌸denizmaniaherif
(14.12.21)
(10)

Hediye için hangi rakı?

arma aski
Bana bir konuda çok yardımı olan yabancı bir arkadaşa rakı hediye edeceğim. Laf arasında hiç denemediğini ve merak ettiğini konuşmuştuk zaten.Benim aklıma "yeni rakı giz" almak geldi fakat alkol oranı yüksek bir rakı almak mantıklı mı bilemedim. Ya da hiç uğraşmadan içimi rahat diye göbek rakısı fal
Bana bir konuda çok yardımı olan yabancı bir arkadaşa rakı hediye edeceğim. Laf arasında hiç denemediğini ve merak ettiğini konuşmuştuk zaten.

Benim aklıma "yeni rakı giz" almak geldi fakat alkol oranı yüksek bir rakı almak mantıklı mı bilemedim. Ya da hiç uğraşmadan içimi rahat diye göbek rakısı falan mı alsam?

Bahse konu arkadaş İtalyan bu arada, eğer damak tadı vs açısından kıyaslama olabilecekse.

Sonuç olarak, ben bu arkadaşa hediye hangi rakıyı alayım?

Teşekkürler.
0
arma aski
(02.11.21)
Hiç rakı içmediyse içimi hafif bir şey almanızı tavsiye ederim.

Göbek rakısı olur. Ama yeni rakınında içimi rahat serileri var. Bütçeye göre seçebilirsiniz.
0
Dr_Stat
(02.11.21)
Beylerbeyi Göbek <3
0
lcha
(02.11.21)
beylerbeyi gobek +1
0
cooperr
(02.11.21)
Macrocenter falan varsa oralarda, özel ambalajlı, bardaklı falan bir şey bulursan daha hoş olur.
0
Mirket
(02.11.21)
Yeni rakı giz. %68 alkol oranlı special bir hediye olabilir. Ama fiyatı biraz yüksektir. Tavsiyedir:)
0
deepest
(02.11.21)
Kesinlikle beylerbeyi göbek.
0
astrid
(02.11.21)
Yeni Rakı Ustaların Karışımı
0
since1907
(02.11.21)
Beylerbeyi Göbek +1 demeye geldim.
0
kobuzchu kiz
(02.11.21)
Beylerbeyi göbek +1
0
Northern Mariner
(02.11.21)
başlığı görür görmez beylerbeyi göbek demeye geldim. kendi paketi de var.

hiç rakı denememiş adama alkol oranı %68 olan rakı almayın.
0
kibritsuyu
(02.11.21)
(7)

hgs ogs?

megacracker
hangisini çıkartmam lazım bilemedim bi el atsanız :)
hangisini çıkartmam lazım bilemedim bi el atsanız :)
0
megacracker
(02.11.21)
hgs
0
lcha
(02.11.21)
ne farkı var hocam kısaca yazabilir misinizz
0
🌸megacracker
(02.11.21)
ogs bir cihaz ve ilk alirken sanirim gereksiz bir depozito odeniyor. bir de uzun yillar kullanilsa da bir sure sonra pili falan bitiyor galiba ugras cihaziyenile vs.

o yuzden ogs kullanan biri olarak hgs tavsiye ediyorum. hgs etiket fiyati daha ucuz galiba
0
exlibris
(02.11.21)
hgs. otomobili olan herkes hgs çıkardığı için hgs diyorum. zamanında farkına falan baktım, pek bir şey anlamadım ama hgs daha yeni teknoloji sanırım. yünetmesi, alması da kolay.
0
prole
(02.11.21)
Ogs araca takılan pilli bir cihaz. Geçiş ücretini çektiğinde ötüyor. HGS ise basit bir etiket.

Ogs ile çok sorun yaşamadım, HGS kullanmadım o yüzden yorum yapamıyorum.

Ne alırsanız alın kredi kartına bağlayın. Bakiye takip etme, bakiye yükleme derdi olmaz.
0
inheritance
(02.11.21)
HGS
OGS'nin komple piyasadan kaldırılması lazım. Bi de bi zamanlar KGS vardı, tam komediydi.
0
maksat muhabbet
(02.11.21)
HGS alırsanız bankadan çıkarttırın. PTT'ten çıkarttığınız zaman daha sonra kredi yüklemelerinde komisyon vs. can sıkıcı oluyor.
0
pispinti
(02.11.21)
(17)

Evlilğe az kala evlenmek istememek

kisakaslicocuk
başta çok istiyordum şimdi içimden gelmiyor. aileler tanıştıktan sonra bunalmaya başladım. bir de görgüsüz davrandılar. bizimkiler de didiklediler. bir ömür birisile geçirme fikri gözümde büyüyor. istemiyorum dersem kız mahfolur hayatı kayar.
başta çok istiyordum şimdi içimden gelmiyor. aileler tanıştıktan sonra bunalmaya başladım. bir de görgüsüz davrandılar. bizimkiler de didiklediler. bir ömür birisile geçirme fikri gözümde büyüyor. istemiyorum dersem kız mahfolur hayatı kayar.
0
kisakaslicocuk
(02.11.21)
Bu durum erkekler için çok sık yaşanıyor. Ben arkadaş çevremde benzer durumları çok duyuyorum, çok muhabbeti geçiyor. Evlilik hazırlık sürecinde işler ciddileşip, aileler az biraz sürtüşüp, nişanlı çiftin arası bu süreçte hep böyle oluyor. Erkek tarafı sanki kendisi evlenmeyecekmiş gibi birde hiçbir işe karışmıyor.

En mantıklısı sevgilinizle tüm bu işlerden uzak bir iki gün geçirmek. Tüm bu koşturmacılardan kurtulup, dinlenirseniz iyi gelir. Kimse evlendikten sonra ne olacağını bilemiyor. Ama başlarda çok istediğinize, kızı düşündüğünüze göre onu çok seviyorsunuz.
0
GoodMorningTeacher
(02.11.21)
hevesinizin kırılması normal.

evlilik meseleleri ve aileler olmadan birlikte biraz yalnız zaman geçirin. +1
0
blatta hiberna
(02.11.21)
uzaklas +1

bir hafta bozcaada'ya kac dusun biraz..emin degilsen ve nisanli isen bir sure daha nisanlilik durumunu uzat.
0
cooperr
(02.11.21)
1) fiziksel olarak beğeniyor musun
2) konuşmaktan zevk alıyor musun
3) hayat görünüşünüz, huylarınız benzer mi
4) vicdan mı yapıyorsun
0
bir soru sorcam
(02.11.21)
"bir ömür birisile geçirme fikri gözümde büyüyor"

bu bile evlenmemek için geçerli bir sebep:)
0
nothing in my way
(02.11.21)
"istemiyorum dersem kız mahfolur hayatı kayar."
Böyle düşünerek devam edilirse ikiniz için de işkence olur o evlilik.
Erkeklerin kendilerini bu kadar önemseyip "ben olmazsam hayatı kayar" deyip hem kendini hem karşısındakini evliliğe mahkum etmesine deliriyorum gerçekten.
Kaymaz hayatı merak etmeyin üzülür belki ama atlatır korkmayın bu kadar. Kızın bir rahatsızlığı yoksa hayatına bir şekilde devam eder.

Sadece ailelerin devreye girmesinden kaynaklı bir durumsa bu evlenmeyi düşündüğün birinden böyle vazgeçmek de olmaz. Bunun ayrımını yapmanız gerekiyor.
Kolay gelsin.
0
mutekebbir
(02.11.21)
Evlenme
0
damladamla
(02.11.21)
belli ki zaten hiç sevmemişsiniz. seven insan sevdiğinden ayrılacağını düşününce sadece onun hayatı etkilenirmiş gibi konuşmaz. çocuk oyuncağı gibi evleneyim evlenmeyeyim de demez. evlenince sizin durumunuzdan etkilenip kızın üzülmeyeceğini düşünsem evlenin onunki kayacağına siz hayatınız kaysın derim de işte kıza yazık. ayrılın da kızın da mutlu olma şansı olsun.
0
erenderk
(02.11.21)
iyice düşünüp taşının derim. 4 gün tek başınıza sakin kalıp düşünün.ileride zira geri dönüşü çok daha zor.
0
drako
(02.11.21)
"istemiyorum dersem kız mahfolur hayatı kayar."

emin ol hayatı kaymaz. bir kaç ay sonra başkası ile evlenirse şaşırma.
0
dafuq
(02.11.21)
Evlenme tarihi yaklaştıkça erkeklerde sıkça görülen bir ruh hali seni de sarmış.

Çok da şey yapma.
0
Mirket
(02.11.21)
Daha once birlikte yasamak bence bir gecis sagliyor. Eger uygun olursa (ornegin kulturel, ekonomik vs.) bir sure birlikte yasayabilirsiniz.
0
elitist
(02.11.21)
evleneceğin kişi ile uzun vadeli plan ve beklentiler konusunda anlaşabiliyorsan evlen. evlilik bir çeşit uzun vadeli iş sözleşmesi gibi bir şey çünkü. aile maile can sıkarsa bile dert etme derim. mühim olan karşı taraf ile asgari beklentilerde anlaşabilmek. değilse boş ver. ne kadar erken ayrılırsan o kadar iyi. senin hayatının kaymasındansa başkasının hayatı kaysın, boşver. kocaman bir ömrü geçimsiz eşe vermeye gerek yok.
0
my leave requests
(02.11.21)
tam tersi bu duygular ile evlenirseniz kızın hayatı ve bonus olarak izin hayatnız kayar nafaka vs. bence bir süre isteyin kendinizden ve nişanlınızdan. kendinizi dinleyin hala istemiyorsanız bunu açık yüreklilikle söyleyin. bakın evliliğin dinamikleri çok çok çok farklı ve ne yazık ki ailelerin etkisi bizim topraklarda fazlaca oluyor evliliğe. onun ailesi şimdiden irrite ettiyse size devamı gelecektir. ha malum kişi ile aranızda çok kuvvetli bir ten uyumu + arkadaşlık potansiyeli varsa ve ailelerin problemlerini çekirdek ailenize dahil etmeyeceğinize dair birbirinize söz veriyorsanız evlenin.
0
iwillsee
(02.11.21)
bu yazdığını karşındakine okut, konu kapansın.
0
lcha
(02.11.21)
kimsenin hayatı kaymaz öncelikle onu diyeyim.

evlilikten son anda kaçan da hep erkekler. kadınlar halbuki evliliğin tüm sorunlarını taşıyor. kadınların kaçması gerek normalde.

çok içli dışlı olmayın ailelerle. ben de aynı süreçten geçiyorum. ikiniz bir çift olun ve ailelere karşı bir olun. kulak tıkamayı öğrenin.

bir yere kaçın sevgilinizle baş başa.
0
Hallegadola
(02.11.21)
Hayatı kayma noktası muhtemelen mutaasıp ailelerde erkek tarafının bir şekilde allem kullem sözler verip kızla ilişkiye girmesi durumunda olur. Sadece ama sadece bu durum için "bir tarafına sahip çıkamayıp verdiğin sözler sebebiyle bir insanın hayatını karartmaya hakkın yok" diyeceğim. Diğer her türlü durumda insanlar yollarına devam ederler, hayatları filan da kaymaz.
Aileleri evlilik işlerinize mümkün olduğunca karıştırmayın.
0
SiyamkedisiZorro
(04.11.21)
(20)

Çocuğunuzu sünnet ettirdiniz mi / ettirir misiniz?

gmzo
Oğlumuzu birkaç ay sonra bir aksilik olmazsa umarım kollarımıza alacağız. Bu sünnet konusu da elbette şimdiden kafamızı karıştırıyor. Eşim de, ben de çocuğun vücut bütünlüğüne müdahale etmeyi doğru bulmuyoruz, araştırdığım kadarıyla sağlık açasından da öyle aman aman bir faydası yok. Fakat yaşadığım
Oğlumuzu birkaç ay sonra bir aksilik olmazsa umarım kollarımıza alacağız. Bu sünnet konusu da elbette şimdiden kafamızı karıştırıyor. Eşim de, ben de çocuğun vücut bütünlüğüne müdahale etmeyi doğru bulmuyoruz, araştırdığım kadarıyla sağlık açasından da öyle aman aman bir faydası yok. Fakat yaşadığımız ülke de malum, toplum baskısı ve arkadaşları arasında alay konusu olması da söz konusu olabilir. Sünnet olacaksa ya doğar doğmaz ya da 4 yaşından sonra öneriliyor.

Sizin düşünce ve deneyimlerinizi merak ettim..
0
gmzo
(01.11.21)
Yeni evlendim, Allah izin verir de oğlumuz olursa doğar doğmaz sünnet yaparız.
Ayrıca Çocuğun ergenlikte arkadaşlarıyla neler yapacağını da, neler yaşayacağını da bilmiyoruz sonuçta.
Allah sağlıklı evlatlar nasip etsin
0
etna
(01.11.21)
çocuğum yok. ettirmem. arkadaşları arasında neden ve ne şekilde alay konusu olacak?
0
rewlack
(01.11.21)
allah bağışlasın öncelikle, sağlıkla büyütün :)
çoğu arkadaşım doğumdan sonra ilk fırsatta hallettiriyor o işi. sağlık açısından gerekli bir uygulama diye biliyorum. işin dini yönü, toplum baskısı vs. den uzak çocuğa da travma yaratmayacak bir dönemde çözmek gerekli diye düşünüyorum.
0
erty_ksk
(01.11.21)
Tabi ki ettiririm.
Hem dini inancım gereği, hem de sağlık açısından.
0
mg3929
(01.11.21)
uzun sure kararsiz kaldiktan ve yaptirmamayi dusundukten sonra cocuk doktorumuzun israriyla yaptirmaya kalkistik ve istanbul'da en onde gelen cocuk cerrahlarindan birinden randevu aldik. muayene sonrasi dini acidan bir kaygimiz yoksa neden yaptirmak istedigimizi sordu. dibi bir kaygimiz olmadigini, saglik icin istedigimizi soyledigimizde de gerek yok dedi. yani cocugun pipisi gayet saglikli gorunuyor saglik acisindan bir sorun yasanirsa da sunnet olmayan farkli bir operasyonla sorunu gideriyoruz ama cocugun vucut butunlugune mudahale etmeye gerek yok dedi. apandisit de vucutta aktif islevi olmayan ve sorun cikarabilecek bir organ, gidip aldiriyor musunuz dedi hatta :) o noktadan sonra zaten istemeye istemeye yaptirmaya karar verdigimiz bu operasyondan vazgectik.

ama yaptirilmak isteniyorsa ilk 1 ay icinde yaptirmak daha avantajliymis anestezi vs. olmuyormus sanirim ve cok daha hizli iyilesiyormus. yaptiracak olsam dogar dogmaz yaptirirdim.

toplum baskisi icin de soyle dusunduk, bizim cocuklugumuzda zaten bu is 10 yas civarinda yapiliyordu ama simdi cok daha kucuk yaslarda yapiliyor. dolayisiyla dogumda yapildi bitti der gecer arkadaslarina, cikarip pipisini de gostermeyecek kimseye sonucta. ilerde kendisi isterse yaptirsin dedik :)
0
in vino veritas
(01.11.21)
yaptırırım, doğar doğmaz yaptırırım büyüyünce travmasını yaşamasın. sünnet düğünü vs ise asla yaptırmam ne olursa olsun.
0
matilda
(01.11.21)
sağlıklı bir hayat dilerim evladınıza.

bu aslen benim de iki arada bir derede kaldığım bir konudur. çocuğum yok.

ben 3.5 yaşında bir dizi enfeksiyon geçirmem sebebiyle doktorun önerisiyle sünnet oldum.

arada kaldığım konu sünnetle alınan derinin aslında koruyucu bir kapak olması.. ne kadar doğrudur bilmiyorum ama sağdan soldan okuduğum kadarıyla bu kapak, kilot ve pantolon içindeki normal hareketlerde penisi koruyormuş ve sünnet olan insanlar zaman içinde bu ufak sürtünmelerden dolayı az da olsa his kaybı yaşıyormuş.

öte yandan sağlık açısından diyolar ama dünyada kaç milyar insan sünnetsiz yaşıyor. demek ki çok da alakalı değilmiş sağlıkla, hijyenle de enfeksiyonların önüne geçilebiliniyormuş.

imkansızlıklardan dolayı askerde sünnet olan insanlar tanıdım ben, genel olarak hahaha hihihi diye kısa gülüşmelerimiz olsa da kimsede kötü bir düşünce veya algı olmadı. zaten basit bir operasyon olduğu ve genital bölge söz konusu olduğu için kendisi söylemedikten sonra kimse de farketmez.

ben sizin yerinizde olsam bu seçimi kendisine bırakırım. tabi benim yaşadığım gibi kronikleşen bişey olursa doktorlar zaten sünnet etmeliyiz şeklinde önerilerde bulunacaktır ondan bahsetmiyorum.
0
killerbee
(01.11.21)
Çocuğa temizlik eğitimini iyi verirseniz sorun yok her çişten sonra temizlenip yerine kaldırılması gereken bir şey olduğu bilincine varırsa temizlikle ilgili bir problem yaşamaz. Onun dışında vücut bütünlüğü +1
0
apocalipy
(01.11.21)
çocuk yok.
evlendiğimde eşimle konuşmuştuk ve erkek ya da kız çocuk fark etmeksizin sünnet yaptırmama kararı almıştık. (müslüman olmadığınızda erkek sünnetinin, kız sünnetinden çok farkı olmuyor gibi)

toplumun baskı unsurunu biz de düşündük. "afrikada olsak toplum baskısından kaçmak için kızımızı sünnet ettirmeyeceksek; türkiye'de niye baskıya boyun eğelim?" dedik.

bi de tabi psikolojik hasarından, ileride erken boşalmaya; seksten alınan zevki düşürmesinden idrar yolları enfeksiyonuna dek kötü yanlarını da okuduk.
0
barankovan
(01.11.21)
@mg3929 +1
0
Amaranta ursula
(01.11.21)
Ya doğar doğmaz yaptırın ya da bırakın büyüyünce kendi karar versin. Ben ikincisini yapmayı düşünüyorum.
0
prole
(01.11.21)
Yaptıran 2 farklı arkadaşım var pişmanlar. Dini konularda hassas olan, kurallarına göre yaşamaya çalışan ya da inançlı kişileri dışarıda tutuyorum. Ama genel olarak bunun dışında iken konu sünnete gelince koşarak gitmek bir ikilem oluşturuyor.

Çocuğa sorulmadan yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Kendi aklı erince ne isterse yapılır.

Doktor konusunda: Türkiye'deki doktorların çoğu müslüman bakış açısıyla bakıp destekliyor sünneti. Hamilelikle haftada 1 kadeh alkole karşı çıkan doktorlar gibi. Tıbbı, eğitimleriyle değil inançlarıyla yorumlayan kişiden uzak olmak lazım.

Sağlık problemleri konusu: Sünnetin cinsel birleşmeden alınan zevki azalttığı ispatlanmış bir gerçek. Hastalık konusu da, hastalandığında düşünülür. Görür görmez "ay sünnet olmadığından olmuştur, hemen keselim kurtulsun" diyen kolaycı doktorlara da düşmemek lazım.
0
lcha
(01.11.21)
Konuya çok uzağım. Kadınım, evli değilim, çocuğum da yok. Ama psikoloji ve sosyoloji okumuş biri olarak şu düşüncelerimi paylaşmak istedim naçizane;

toplumumuzda çoğu ailenin dini gerekçelerle olmasa bile topluma uyum sağlamak adına hiç düşünmeden ezbere sünnet yaptırdığı bir gerçek.

siz böyle bir konuya gayet eleştirel ve sorgulayıcı bir bakış açısı ile yaklaşıyorsunuz. büyük ihtimalle tahminim hayatın başka alanlarında da bu bakış açınız geçerli. bu anlamda topluma ezbere uyum gösteren bir aile değilsiniz ve aslında bu ülkede azınlıktasınız :) ve çocuğunuzu da böyle büyüteceksiniz.

demem o ki, sünnet yaptırsanız bile çocuğunuz büyüyünce böyle bir ailede yetiştiği için başka konularda toplum baskısına maruz kalacak. topluma ezbere uyum sağlamayan herkesin şu an maruz kaldığı gibi.

dolayısıyla sünnetten daha önemli olan çocuğunuzu daha küçük yaşlardan bu toplum baskısı ile başa çıkabilecek şekilde yetiştirmeniz gerekecek aynı zamanda.

çok basit bir örnek olarak şu aklıma geliyor; oruç tutan bir aile değilseniz ve çocuğunuzun arkadaşları arasında ailesi oruç tutanlar çoğunlukta olursa bunu da aralarında konuştukları zaman çocuğunuz dışlanabilir veya arkadaşlarından mahalle baskısı hissiyatı yaşatacak davranışlar görebilir.
0
la lykia
(01.11.21)
Çocuğunu Saint benoit, Saint Josephte falan okutabileceksen yaptırmasan da sıkıntı olmaz.

Mahalle arası okullarda sünnetten daha ağır travma yaşar.

Sosyoekonomik konum belirliyor yani. Arkadaş ortamı falan buna göre şekillenecek.
0
roe
(01.11.21)
yabancı forumlarda sonradan müslüman olup kestirenlerin görüşlerini okuyup karar verin bence
çoğumuz erken yaşlarda olduğumuz için kıyas yapamıyoruz

eğer yaptırcaksanız doğum sonrası ya da
çocukken yaptırcağınıza ergenlikten sonra kendisi karar vermesi daha mantıklı
renk farkı olur herhalde ama en azından çükümü kescekler korkusu yaşamaz, kendisi pansuman yapar
0
bir soru sorcam
(01.11.21)
Sağlık açısından gerekli derken hangi sağlık açısından? Sağlık yalnızca fiziksel olarak mı ele alınıyor, psikolojik olarak sağlıklı olduğuna dair kanıtı olan paylaşsa da faydalansak güzel olur. Ben kararsızım, yaptırmama fikrim daha baskın ama.
0
Josephine.
(01.11.21)
sağlık için kesilmesi gerekiyorsa bacağı bile kesiyorlar, o açıdan
0
bir soru sorcam
(01.11.21)
8 yaşında üstüne üstlük 40 derece yaz sıcağında olmuştum. Çektiğim acıyı kaç yıl geçmesine rağmen hala hatırlarım. Kesinlikle doğar doğmaz yaptırın. Çocuk kendi karar verecek olgunluğa gelene kadar iş işten geçmiş olur.
0
iwasbornonamountainside
(01.11.21)
Evliyiz ama çocuk yok. Yaptırmama kararı aldık. Penisi korumakla yükümlü bir dokunun kesilmesinin doğru olmadığını söylüyor doktorlar. Hatta göz kapağını kesmek gibi bir şey olduğunu söylemişti gittiğimiz bir doktor.

Bu nedenle yaptırmam. Bence bizim jenerasyonda doğru bilgiye ulaşım vs daha kolay olduğu için bizim çocukların çevresindeki her çocuk sünnetli olmaz bizim gibi.
0
zimbirik
(01.11.21)
www.shape.com

www.reddit.com

fark yok tamamen kişisel his, sağlık ve hijyen şartlarıyla ilgili
0
bir soru sorcam
(01.11.21)
(6)

Çocuk Yapmak

rahip janick
1- Hayatının bir kısmında çeşitli sebeplerle çocuk yapmak istemeyip sonrasında çocuk yapan ya da çocuk yapmaya karar veren var mı?2- Neden çocuk yapmak istemiyordunuz?3- Neden çocuk yaptınız ya da yapmaya karar verdinizi, fikrinizi ne değiştirdi?Kişisel not: Gördüğüm kadarıyla çocuk yapmak insanları
1- Hayatının bir kısmında çeşitli sebeplerle çocuk yapmak istemeyip sonrasında çocuk yapan ya da çocuk yapmaya karar veren var mı?

2- Neden çocuk yapmak istemiyordunuz?

3- Neden çocuk yaptınız ya da yapmaya karar verdinizi, fikrinizi ne değiştirdi?

Kişisel not: Gördüğüm kadarıyla çocuk yapmak insanların hayatlarına anlam katmak ya da tutunacak bir dal bulmak için muhteşem bir şey. Çocuk, insanın zihnini ve bedenini çok uzun süre meşgul ediyor, çok uzun süre dikkat istiyor. İş ya da hobi gibi değil. Muhtemelen hiç anlamsızlaşmıyordur (isnanların geneli için). Tabii sonrasında (doğal olarak) gitmek, uzaklaşmak istedikleri için ebeveynlerde (genelde) büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor ama o zamana kadar gayet iyi ve pahalı bir meşgale.
0
rahip janick
(31.10.21)
benim çok yakın bir arkadaşım, 18 yaşından beri eşiyle birlikteler, çocuk konusunda çok kesin konuşuyorlardı. ekstra sorumluluk istemiyorlar sürekli gezmek vs istiyorlardı. eşi 32 yaşına gelince bir daha yapamayacağız bir oturup düşünelim demişler ve yaptılar sonra çat diye. anladığım kadarıyla genelde sebep bir daha yapamama ve geç kalma korkusu oluyor.
0
roket adam
(31.10.21)
Bi yastan sonra "cocuk yapmaliyim" item'i yukleniyor insanlara :)
0
brkylmz
(01.11.21)
Genç yaşta daha böyle konular uzakken atıp tutmak kolay. Ben mesela "hiç çocuk yapmayacağım" demiyordum ama "bu kadar aileye ihtiyacı olan çocuk varken neden bir yenisini dünyaya getireyim ki, evlat edinirim" diye düşünüyordum hep, çok sık dillendirmesem de. Özellikle 20 yaş civarı az önce dediğim sebepten çok cesur ve yargılayıcı konuşabiliyor, iklim krizinden girip popülasyondan çıkarak ekofaşizm yapan, "çocuk yapmak sorumsuzluk ve bencilliktir" diyerek insanları yargılamayı kendine hak gören sağlam bir kitle var mesela tüm dünyada :)

20 yaşındaki bana kalsa 30'dan önce hayatta evlenmezdim mesela, 27'yi doldurmama 2 ay kala evlendim. Asla da pişman olmadım. Fakat 31 yaşına geldiğimde öğrendiğim şey, hiçbir zaman kesin yargılarla konuşulmaması gerektiği. Siz değişiyorsunuz, dünya değişiyor, hayatınız değişiyor. Fikir değiştirenden değil de fikri sabit olandan daha çok korkarım ben.

Nasıl çocuk yapmaya karar verdiğime gelirsek, birçok faktör sözkonusu. Bunlardan biri elbette @brkylmz'ın dediği "çocuk yapmalıyım" itemi, hakikaten var öyle bir şey, 30 civarı geliyor. Fakat bunun ötesinde, benim yaşam felsefeme - hiçbir işe yaramadığı artık kanıtlanmış olan - "çocuklarımıza iyi bir dünya bırakamadık" vahvahlanmasından ziyade, "dünyaya iyi çocuklar bırakmak" görüşünün daha uygun olması. Bu hayat görüşü sebebiyle akademide kalmayı seçtim mesela. Dünyaya daha iyi çocuklar bırakabilirsek, hem çevre hem de insanlık için daha hayırlı olacak. Peki bu iyi çocuklar nasıl yetişir? Önce muhakkak sevgi ve destekle, sonra çeşitli sosyal, kültürel ve ekonomik imkanlarla. Tüm bu imkanları çocuğumuza sağlayabileceğimizi düşünüyorum. Bunun üzerine, eşim de ben de, insanlarla ve özellikle gençlerle iyi iletişim kuruyoruz, onlara yol göstermeyi, destek ve motivasyon kaynağı olmayı seviyoruz. Yani ikimizin de içinde çocuğumuza vakit ve enerji ayırmak için gerekli karakteristik özellikler mevcut. "Zaten tüm anne babalar kendi çocukları olduğunda bu motivasyonu bulurlar" diyebilirsiniz ama, bu yaşımda öğrendiğim bir diğer şey, herkesin anne baba olmaması gerektiği. Çocuklarını gerçekten sevmeyen, onlara destek olmayan, enerjilerini sadece kendilerine ayırmak isteyen o kadar çok ebeveyn var ki.

4 aylık hamileyim, bebeğimin hareketlerini son 2-3 haftadır hissedebiliyorum. O hareketleri hissetmek, ultrasonda görünce heyecanlanmak, bir sonraki ultrasona gün saymak, babasıyla birlikte geleceğimizin hayallerini kurmak o kadar güzel ki. Cevabın en başına dönecek olursak, mantıklı düşününce evlat edinmek hala en doğru çözüm gibi görünebilir, fakat böyle şeyler yalnızca mantık işi değil. Hamilelik sürecini yaşamak, kaşı gözü kime benzeyecek diye merak etmenin yanı sıra, evlat edinmenin bambaşka sorumluluk ve yükleri var. Bir çocuk yetiştirmenin sorumluluk ve yüklerine hazır olsam da, evlat edinmenin zorluklarına hazır hissetmediğim için fikir değiştirdim.

Ek olarak, çocuğumun bir birey olarak yetişmesi ve bağımsızlaşması, bizden ayrı olarak hayatını kurması beni hayal kırıklığına uğratmaz, aksine mutlu eder. Çünkü en önemli hedeflerimizden birisi bu olacak zaten çocuğumuzu yetiştirirken. Elbette bir miktar hüzün olur ama tatlı bir hüzün olur diye tahmin ediyorum.
0
gmzo
(01.11.21)
Valla gençliğinde istemeyip, orta yaşlarda yükselenler için tek düşüncem: Ölüm korkusu... Geride kalacak bir parça bırakmak isteği olarak görüyorum ben genelde.

Hep düşünüp "geziyoruz sonra bi ara yaparız" diyenleri ayrı tutuyorum.
0
lcha
(01.11.21)
Hayatımın hiç bir döneminde çocukçu bir insan olmadım. Tek hayalim anne olmak vs. gibi değildim hiç. Uzak gelecekte böyle bir plan vardı ama o gelecek çok uzak gibiydi. Sağlık sorunlarım sebebiyle doktorum eğer çocuk planım var ise öne almamı istedi. Çok üzüldüm, planlayamama durumum sebebiyle. Kızımı çok seviyorum ama çocuk çok zor. Süreç zor (hamile kalma, hamilelik, doğum, lohusalık, işe dönüş, başkasının bakım vermesi vs.)

Bu arada ben kişisel notunuza katılmıyorum. Çocuğu şekillendirmek, ona bir şeyler öğretmek, vakit geçirmek çok güzel elbette. Ama ben hiç; anne olmak dünyanın en güzel duygusu, hayatım anlamlandı, ben bu hayatta en çok anne olmayı sevdim falan diyemedim.
Ama kızım çok güzel. Bal, bal bi görseniz.
0
snd88
(01.11.21)
ben 30 yaşıma gelmeme, biyolojik olarak alarm zillerinin çalmasının farkında olmama rağmen kesinlikle çocuk istemiyordum. çünkü çocuk bana külfet gibi görünüyordu. bana zevk veren herşeyden çocuk yüzünden uzak kalacaktım. hayatımda bir anlam, tutunacak dal ya da meşgale eksikliği yoktu. tam tersine bir sürü yapmak istediğim şey vardı ve çocukluğum ile ilk gençlik yıllarımda bana dünyayı dar eden kendi ailem artık yoktu maddi olarak özgürdüm ve yeniden doğmuş gibiydim. bir çocuk sahibi olarak bir sürü sorumluluk altına girmek en son isteyeceğim şeydi. bir gün şikayetlerimden dolayı gittiğim doktorum derhal çocuk yapmamı aksi takdirde yumurtalıklarımı kaybedecek kadar ileri derecede kist sahibi olduğumu söyleyince ya çocuğum olmazsa ve ileride çok pişman olursam motivasyonu ile çocuk yapmaya karar verdim.neyse çocuk doğduktan sonra ilk 2 yıl aşşşşşırı zorlandım. uykusuzluk çocuğun memeye bağımlılığı ve ilk başta tahmin ettiğim gibi sevdiğim herşeyden çocuğa zaman ayırmak zorunda olduğum için uzak kalmak beni psikolojik olarak çok etkiledi. bonus olarak da uykusuzluklar yüzünden migrenim öyle bir seviyeye geldi ki yarım insan oldum hala da iflah olmadım aldığım ilaçlardan 20 kg aldım sürekli bir başağrım var. çocuk doğduğundan beri içgüdüsel olarak onunla ilgili tüm sorumluluklarımı yerine getirdim ve tabi ki çok seviyordum ama 2 yaşından sonra ne olduysa bana bir şeyler oldu ve hayatımda hiç kimseyi sevmediğim kadar onu seviyorum aşk ama anlatılmaz bir aşk resmen. onunla kurduğum bağ o kadar farklı ve ileri bir seviyeye ulaştı ki bu beni korkutur hale geldi zira o da sıradan bir canlı ve ben kader ve hayatı kontrol edemeyecek kadar zayıf biriyim. çocuğun babası çocukla senin kalbiniz bile senkronize atıyor diyor . onun ihtiyaçlarını demeden anlıyorum çocuksu krizlerinde onunla birlikte duygulanıyorum (normalde aşırı rasyonel biriymdir). onun gözlerine bakınca kokusunu duyunca fazla aşktan çıldıracak gibi oluyorum bana sarılıp beni öptüğünde seni çok seviyorum anniş falan dediğinde bende devreler yanıyor ve durup durup ağlıyorum? fazla duygusallıktan tabi ve bunun mantıkla akılla izah edilebilir hiç bir yanı yok. evet hızla büyüyor ve bir gün bu bebeklik çocukluk halleri bitecek kocaman bir yetişkin olup kendi hayatı olacak ve kaçınılmaz son benim yanımdan gidecek :) belki de benim bu hüzünlerimi en çok açıklayan şey sizin de bahsettiğiniz bu hayal kırıklığı..bunu ne yazık ki hiç bir şekilde kendime açıklayamıyorum belki bu hayalkırıklığını yaşamamak için başa dönüp hiç çocuk yapmamak gerekti. mesela şimdi bir kahve alıp dizi seyretmek bir lüks çünkü her boş vaktimi ona vermem gerekiyor ve bu bazen beni sıkıyor ama gün gelecek o büyüdüğünde tüm kahveler ve diziler benim olacak bu sefer de ben onun yokluğuna alışamayacağım aslında çok adaletsiz çünkü ben kendimi tek başıma yaşamaya ve ayakta durmaya alıştırmışken birden o geldi benim tüm düzenimi bozdu sonra ona öyle bir bağlandım ki o gittiğinde tekrar sıfır noktasına döneceğim. hayat tam olarak bu demek belki de
0
iwillsee
(02.11.21)
(1)

Vodafone redlilerden kod ricası

baal
Merhaba, vodafone red'lilere akyaka beach için bir kod varmış. Bu kodu benimle özenen paylaşıp şu soğuk sonbahar gününde fahiş fiyatlarla içimizi ısıtmamıza vesile olabilirseniz çok bahtiyar olurum.
Merhaba, vodafone red'lilere akyaka beach için bir kod varmış. Bu kodu benimle özenen paylaşıp şu soğuk sonbahar gününde fahiş fiyatlarla içimizi ısıtmamıza vesile olabilirseniz çok bahtiyar olurum.
0
baal
(28.10.21)
Hocam baktım da göremedim kampanyayı, bitmiş olabilir mi?
0
lcha
(28.10.21)
(3)

Motorlu bisiklet, motosiklet vb

i-pek
Merhaba konuya hakimiyetim: sıfırBisiklet çok iyi kullanırım, martı gibi scooterlari çok severim o kadar.B sınıfı ehliyetim var. Amacım yokuşlu bir şehir içinde kullanmalık benzin ya da elektrikli minik araç bulmak kendime.A, A1, A2 ehliyetlerin de farkını bilmiyorum. M sınıf bir araçla başlamak man
Merhaba konuya hakimiyetim: sıfır
Bisiklet çok iyi kullanırım, martı gibi scooterlari çok severim o kadar.
B sınıfı ehliyetim var. Amacım yokuşlu bir şehir içinde kullanmalık benzin ya da elektrikli minik araç bulmak kendime.
A, A1, A2 ehliyetlerin de farkını bilmiyorum. M sınıf bir araçla başlamak mantıklı mı sizce, kendi ehliyetim dahilinde kullanabileceğim?
Yaşadığım sitede otopark var ama güvenlik yok. Bu nedenle bütçe sınırım yok ama ardından yas tutmak da istemem calinirsa. Ne alayım? Almadan önce 2 tur attirirlar mı bir de ahahah denemeden neyi seveceğimi bilmiyorum ki...
Teşekkür ederim.
0
i-pek
(27.10.21)
Hocam kuba alabilirsin. Bisiklet binebildiğin için B sınıfı ehliyetinle kolayca binersin Kuba'ya. Seversen de sonra motor ehliyeti alıp büyütürsün motorunu da.
0
lcha
(27.10.21)
Vitello nasıl? 2.elde var. Bence kuba'dan daha tatlı tipi.
0
🌸i-pek
(27.10.21)
B sınıfı ehliyet M sınıfını da kapsamakta, yani 50 cc motor hacmine kadar motosiklet kullanabilirsiniz (aslında güç şartları da var ama zaten tüm 50 cc ler bu şartın altında)

Hemen hepsi birbirinin benzeri çin malı motorlar, tipi ve bütçesi size uygun olanı alabilirsiniz.

Fakat satmak istediğinizde kolay satabilmek için, piyasada çok bilinen bir markayı tercih edin.
0
John Bloor
(28.10.21)
(14)

Covid Pozitif

clones
An itibariyle pozitif olduğumu öğrendim. Aradılar beni ilaç getireceklerini söylediler. Fakat çevreden bu ilacın oldukça ağır etkileri olduğunu söyleyenler var. İki doz biontech aşım var bu ilaçları kullanmam gerekiyor mu?
An itibariyle pozitif olduğumu öğrendim. Aradılar beni ilaç getireceklerini söylediler. Fakat çevreden bu ilacın oldukça ağır etkileri olduğunu söyleyenler var. İki doz biontech aşım var bu ilaçları kullanmam gerekiyor mu?
0
clones
(27.10.21)
Twitter'da @esenol kullanılmaması gerektiğini söylüyor. Ben ona inanırım.

Esin Davutoğlu Şenol'u bilmeyenler var sanırım kendisinin Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı olduğunu şuraya bırakayım.
0
lcha
(27.10.21)
Abdurrahman dilipak'da kullanılmaması gerektiğini söylüyor. karar sizin :)
0
giovanne
(27.10.21)
Semptom var mı?
0
pispinti
(27.10.21)
@pispinti ufak soğuk algınlığı belirtileri var sadece.
0
🌸clones
(27.10.21)
Benim aşım yokken 1 yıl önceki varyant ile geçirdim.ilaçtan sonra iyileştim ama ilk 6 ay çarpıntı vs gibi şeyler yaşadım. Kendinizi gözmelemenizi kötüleşirseniz kullanmanızı öneririm.
0
denizmaniaherif
(27.10.21)
ben kullanmadım.
0
dafuq
(27.10.21)
yakın zamanda bir arkadaşım oldu. ilacı getirenler zaten aşınız var. eğer çok kötüleşirseniz kullanırsınız demişler.
0
draconas
(27.10.21)
Bende nefes darlığı vardı ciğerlere inmeye başlamış kullan demişlerdi kullandım nefes darlığım azalmıştı sonra. Ateşim de düşük seyretmişti hep.
0
izza
(27.10.21)
ağır geçirirsen kullan. işe yarıyor.
0
xrated
(27.10.21)
İşe yarıyor +1
Ağır etkileri var -1

Zamanında iki ilaç vardı. Bu ikinci ilaç ağır etkileri olan ilaç idi. Zaten covid faydası olmayan zatürre ilacı gibi bişeydir. Onu vermeyi uzuuuuun süre önce durdurdular.

Fakat şu "çevre" bu durumu "covid ilacı zararlı" diye genelledi.

Şu çevreye bi sormanı rica ediyorum, zararlı dedikleri covid ilacının tam adı neymiş. (kesin bilmiyoruz diyecekler yada "işte veriyorlar ya onlar" deyip geçiştirecekler)

Bu verdikleri ilaç yüzde yüz iyileştiren bir ilaç değil ve fakat covidi hafif geçirmeye faydası olan bir ilaç.

Hafif geçiriyorsunuzdur kullanmazsınız siz bilirsiniz.

Ayrıca o söyleyen çevreyi bulsam bir çift sözüm olacak ama neyse :)
0
top_secret
(27.10.21)
Aynı ilaç mı bilmiyorum ama ailemden herkes kullandı ilacı pozitif olmadığım halde bana da verdiler ve ben de kullandım, bir yan etkisi olmadı sadece ilk dozlar biraz fazla olduğundan bol sıvı tüketmeniz iyi olabilir.
0
bartholomew87
(27.10.21)
İlacın ağır yan etkileri yok. Kullanırsanız bir zararı olmaz. Kanıtlanmış bir faydası da yok. Kullanmazsanız da bir zararı olmaz. Kullanıp kullanmamanın zarar noktasında fark yaratmadığını düşünürsek kullanmak daha mantıklı.
0
amateur
(28.10.21)
Ben kullanmadım, nefes sorunum olmadı, sadece yüksek ateş vardı. Oldukça sağlam beslenmeye dikkat ettim.
0
sirisum
(28.10.21)
Covid pozitif biri olarak yazıyorum şu an, 13.günümdeyim.

Aşı çift doz sinovac var. İlacı kullanmayacaktım, sözde. Çok tepkiliydim. Ama can korkusu içime yerleşene kadarmış o :) 3.gün çok kötü oldum ve içmeye başladım. İlaç sayesinde 2 gün içinde toparladım. Öyle ki, ilaç saatlerine yakın ilacın etkisi azaldığı için öksürük nöbetlerim artıyordu. İlacı içince rahatlıyordum.
0
mellifica
(28.10.21)
(13)

Sevgiliye dair hissedilen "Bu kadın bana fazla" hissi...

norules
Bir süredir beraber olduğum biri var. Daha onu en başta gördüğümde "Bana düşmez ya" diye içimden geçirmiştim. Ama tanıştık, görüştük. Sevgili olduk.Kendisi dış görünüş olarak oldukça alımlı, dikkat çeken bir kadın. Bir mekana girdiğimizde hemcinslerinin bile baştan aşağı süzdüğünü defalarca yakaladı
Bir süredir beraber olduğum biri var. Daha onu en başta gördüğümde "Bana düşmez ya" diye içimden geçirmiştim. Ama tanıştık, görüştük. Sevgili olduk.

Kendisi dış görünüş olarak oldukça alımlı, dikkat çeken bir kadın. Bir mekana girdiğimizde hemcinslerinin bile baştan aşağı süzdüğünü defalarca yakaladım. Kadınlar birbirlerine bu süzme eylemini genelde yapabiliyorlar ama bu defakinin farklılık düzeyini ayırt edebiliyorum, tecrübe. İyi bir iş kariyeri var. Önemli bir şirkette, iyi bir pozisyonda. Benden bayağı bayağı fazla kazancı olduğunu tahmin etmek zor değil. Çok sosyal, gezmeyi dolaşmayı çok seviyor.

Ben ise daha sakin bir hayat yaşayan biriyim. Öyle aşırı bir sosyal hayatım yok. Bana yeten ve ortalama bir işim var.

Fiziksel olarak elim yüzüm düzgündür, bir kadına nasıl davranılması gerektiğini bilen nazik biriyimdir. İletişim yönüm güçlüdür. Frekansımın tuttuğu kişiyle iyi eğlenirim, onu da eğlendiririm. Sanırım kendisini de bunlar çekti.

Sorun şu ki beraber dışarıda toplum içerisinde zaman geçireceğimizde ben kendimi "gergin" hissediyorum. Bu gerginlik hissi de daha buluşma hazırlığımda başlıyor. Belki çok saçma gelecek ama sanki dışarıdayken bizi gören insanlar, bizi yakıştırmıyorlar falan gibi hissediyorum. Oysa nereden bilecekler ki neyin ne olduğunu. Ev ortamına girip başbaşa kaldığımızda ise rahatlıyorum.

Gözlerinin içi gülen, "Yanında kendimi huzurlu hissediyorum" diyen bir sevgilim var ama ben bu kafadan kurtulamazsam bir çuval inciri berbat edeceğim diye endişeleniyorum.

Bir el atın dostlar... Duruma ne diyorsunuz?
0
norules
(27.10.21)
yeni ilişki herhalde, zamanla alışacaksın sen de, normalleşecek şu an gözündeki yüceliği, o zaman rahatlarsın sanırım. yarı tanrı falan değil sonuçta, kendini baltalama.
0
veritaslibertas
(27.10.21)
iyi zaman gecirirsiniz, iki sene sonra ayrilirsiniz. her yasadiginiz da yasamaya deger. el atmadim ama eyyorlamak istedim
0
ala09
(27.10.21)
İki gönül bir olduktan sonra kimin ne düşündüğünü ne umrunda ki ? İlişkilerde bu tip statü bildiren unsurların düşünülmesi bile bana üzücü geliyor, aklıma bir aralar kız arkadaşım işsiz kaldığında kasiyer olarak çalışmıştı bir dönem "benden utanıyorsundur" belki vs tarzında birşeyler söylemişti, tam aksine ben onla gurur duyuyordum, yalnız kadınlarda bu olay erkekteki kadar anlayışla karşılanmıyor tecrübem bu yönde (bkz hipergami) dikkatli olmak lazım.
0
wiekannich
(27.10.21)
Onun güzelliğine de, hayat standartlarına da bi zaman sonra mutlaka alışacaksın. Alıştıktan sonra cool hareketler sergileyip sevgisini, sadakatini tırt sebeplerle sınamaya kalkarsan eğer büyük tekme yersin. Aranızdaki uçurumun o da farkında. Sen bunu unutursan eğer "vay g.tü kalkmış bunun" der sana mutlaka bi ders verir.

imzayı atana kadar alttan al bence :)
0
IncredibleMau
(27.10.21)
eğer üstünlük sadece fiziksel güzellikse

huzurlu hissetmekle, aşık olmak çok farklı şeyler
yani geçmişte üzüldüğü için seni kullanmıyorsa

birbirinizden üstün olduğunuz, merak duyduğunuz konular varsa
1-2 aya adapte olursun, dert etcek bi şey yok

ayrıca akıllı kadınlar fiziksel güzelliğin geçici olduğunun farkında olarak tercihler yapar
0
bir soru sorcam
(27.10.21)
Dışarıdan sizi gören insanların ne düşündüğünün ne önemi var?

Yanlış anlama ama bu aşağılık kompleksinden kurtulman lazım. Gerisi önemli değil.
0
himmet dayi
(27.10.21)
Çok net olan bir şey var bence. Bu hisler karşı tarafa iyi hissettiren şeyler değil. Bu güvensizliğiniz nihayetinde başka davranışlarınızı da etkiler ve karşınızdaki kişiyle iletişiminiz donuklaşır. Tuhaf bir ortam oluşur yani ister istemez...

Bu kişi bir nedenle sizi beğenmiş. Siz kendinizi ondan daha iyi görseniz de kendi adına, gidip kalmak üzerine karar onundu zaten.

Kendinizi eksik görmeyin, ama kendinizi üstün görün de demiyorum. Bunların hepsinin tuhaf yansımaları olur. Bunun sizin meseleniz olmadığını kendinize anlatıp tüm bu meseleyi bir tarafa bırakmalısınız. Siz kendiniz bu kişiyle ilgili beğenip beğenmediğiniz yönlere odaklanın.
0
akhenaten
(27.10.21)
akhenaten +1
Bunun dezavantajı çıkıyor ortaya zamanla o yüzden bu histen kurtulman lazım.

Şunu kabul etmek lazım, bazen insanların kendinde olumlu görmediği bazı özellikler başkalarının başka eksiklerini tamamlıyor. Klişe ama geçerli bir bakış açısı; kendine sen değer vermezsen başkası vermez. Onu yukarıda gördüğün sürece bunun gerçeğe yansıması da kolaylaşır.

Kimseyi bişeye zorlamıyorsun neticede, bunu sorun etse seninle olmazdı. Olduğuna göre şimdilik etmiyor demektir ama sen buna devam edersen etmeye başlayabilir.
0
Bruce
(27.10.21)
insanın sevgilisine karşı böyle hissetmesi tabii ki saçma ve ben bu tarz uyumsuzlukların çözülebilecek şeyler olduğunu düşünmüyorum. fazla diye düşünüyorsanız fazladır. bugün yarın ona göre şekil alır o ilişki zaten ve biter büyük ihtimalle. benim anlamadığım böylesi bir hisle boğuşup nasıl sevgili olabildiniz? ya ben böyle işlerin cahiliyim ya da siz biraz hızlı davranmışsınız gibi geldi. bana sevgili olmak için bazı temel konularda (uyum gibi) biraz daha rahatlamış/belli konularda anlaşılmış olmak gerekiyor gibi geliyor.
0
erenderk
(27.10.21)
ya kaybetme korkusu sarmış seni. dostum kaybetme diye bir şey yok ilişkilerde. istediğin kadar mükemmel ol güzel bir ilişkiden ayrılınca mükemmel olan da çok üzülüyor kötü olan da. ilşki içinde iken üstün taraf her zaman olacak bunda da sne olmayıver. senden üstün birisi senin yanında olmaktan mutlu iken sen ayrıldığınızda tek kaybedenin kendin olacağını düşünerek kendini germe boş yere. sen kendin ol frekansı yakalamışsın işte. dik dur yanında. her şey olacağına varıyor.

başkalarını da salla yani mesele beraberken başkalarına değil sana bakması seni dinlemesi. başkalarının ona bakması değil. bu ülkede kızlara başkaları hep bakıyor hem de ayı gibi.

aranızdaki uyumu da dengelersiniz zamanlar bazen sosyal bazen durgun güzel güzel gider.
0
andlee
(27.10.21)
Bu kafadan kurtulmazsan sıkıntı yaşayacağın konusuna katılıyorum. İster istemez kısıtlayıcı veya özgüvensiz davranmak karşı tarafı zamanla rahatsız edebilir. Yapman gereken şey insanların birbirine denk bile olsa herkesi eleştirdiğini ve yargıladığını ve ilişkinin devam etmesini sağlayanın statü, dış görünüş vb. gibi şeylerden çok iki kişinin arasındaki dinamikler olduğunu kabullenmek.
Bu kadar harika bir kadının seçimlerine de güvenmek lazım :) İlişkiden aradığı şey huzur, güvenlik vs. olabilir dışarıya karşı nasıl görünürüzden çok (öyleleri de var ama belli ki sizin sevgiliniz değil)

Örnek verirsek ben hayatım boyunca hep kitap okumayı seven entelektüel seviyesi bana yakın ve cool bir sevgili hayal ettim. Kendim de insanlarla çok içli dışlı değilim. Kendimce akademik ve kariyer olarak başarılıyım ve güzel bir kadındım (kilo almama ve mutsuz görünmeme sebep olan olaylardan önce) O zamana kadar bu saydığım özelliklerde çok erkekle tanıştım ancak hiç huzurlu hissettiğimi hatırlamıyorum.

Şimdiki nişanlım kitap okumaktan nefret ediyor ve en tahammül edemediğim şeylerden olduğunu sandığım bozuk bir Türkçesi var. Giyimine falan da dikkat etmez ve akademik açıdan başarı kovalayacak biri de değil. Ama ben de huzurlu hissediyorum ve inanın bu hissi dört dörtlük bir erkeğin yaşatacağı tutkulu bir aşka da değişmem. Bazı insanlar stabillik ve belirlilik sever.
Beni mutsuzken de sinirliyken de kiloluyken de kendimden nefret ederken de gerçekten sevdiğini gördüğüm biri benim için başarılı zengin iyi giyimli arkamızdan "vay be ne cool çift" dedirtecek bir erkekten daha değerli.
0
eatpraylaw
(28.10.21)
bu modla devam edersen elindekinin kaçırırsın, sonuçta olanlar olmuş kendini sana eş hissetmiş artık "o bana fazla" diye düşünmenin bir mantığı yok.
0
lcha
(28.10.21)
Kimler kimlerle beraber. Nice güzel kızlar maganda cahil tiplerle arkadaşlık yaptı, sonunda da ezildi. Anlattığınıza bakılırsa siz gayet uygun görünüyorsunuz birbirinize. Mutluluklar.
0
firez
(28.10.21)
(14)

Sizin de evli arkadaşlarınız böyle mi? Her şeye eşini katan arkadaş sorunu.

ms brownstone
En yakın arkadaşlarımın 2’si evlendi. Ben evli değilim ve erkek arkadaşım işi sebebiyle yılın yarısını falan yurt dışında geçiriyor. O burdayken de değilken de asla arkadaşlarımı eşleri olmadan göremiyorum. Bu arkadaşlardan biri 2 senedir evli ve sevgilisiyle 8-9 senedir birliktelerdi zaten öncesind
En yakın arkadaşlarımın 2’si evlendi. Ben evli değilim ve erkek arkadaşım işi sebebiyle yılın yarısını falan yurt dışında geçiriyor. O burdayken de değilken de asla arkadaşlarımı eşleri olmadan göremiyorum.

Bu arkadaşlardan biri 2 senedir evli ve sevgilisiyle 8-9 senedir birliktelerdi zaten öncesinde de. O zamanlar da sürekli sevgilisine göre planlarını ayarlardı. Mesela kız kıza tatile giderdik o 2-3 gün sonra bizden ayrılırdı ve sevgilisi gelirdi birlikte kalmaları için. O zamanlar da biraz bıktığım olurdu her şeye dahil etmesinden ama aynı şehirdeydik ve baş başa vakit geçirebiliyorduk yine de. Şimdi farklı şehirlerdeyiz ve kocası olmadan görmedim 2 senedir.

Diğeri de haftanın 3-4 günü benimle aynı şehirde oluyor ve diğer günler başka bir şehre gidiyor. Bu yüzden çok sık görüşemiyoruz ama ne zaman görüşecek olsak 3 kişiyiz. Kendisi, kocası ve ben. Çocuğu seviyorum bu arada ben de ama bazen de kız kıza oturmak istiyorum yani arkadaşlarımla. Düşündüm de en son kız kıza vakit geçirebilmemiz bundan 4 sene önce falanmış.

Yani ikisinin de eşlerini seviyorum aslında ama sürekli geçireceğimiz vakti kocalarına göre ayarlamalarından ve asla tek başlarına buluşmaya gelmemelerinden sıkıldım artık. Bugün 2. bahsettiğim arkadaşımla buluşacaktık ve yine kocasına uymayacaktı. Ben de en son dayanamayıp “bir kere de sen tek gel, onunla sonra da görüşürüz” dedim. Önce olabilir falan dedi ama dün gece iptal etti yine.

Sizin de evlenen arkadaşlarınız böyle mi? Eşlerinden ayrı vakit geçiremeyen tipler mi oluyor yani insanlar evlenince? Yani biz evli değiliz ama erkek arkadaşım burdayken de o ve diğer erkekler olmadan kız arkadaşlarımla vakit geçirmek isterim bazen. Sonuçta yakın arkadaşım ve daha özel şeylerimi de paylaşabileceğim kişiler onlar. Ama onlar için böyle bir şey ihtimal dahilinde değil ve bu yüzden sinir oluyorum biraz. Haksız mıyım sizce?
0
ms brownstone
(25.10.21)
ben evli değilim, sevgilim de yok ama benim çevremde durum tam tersi diyebilirim. özellikle eşlerle birlikte olacak şekilde bir plan yapılmamışsa kimse eşini getirmez, eski zamanlardaki gibi sohbet edilir, eğlenilir herkes evlere dağılır. eşlerle birlikte bişeyler yapalım planı da çok olmaz açıkçası.

ablam da eşiyle birlikte çok fazla plan yapmaz mesela, eşinin haftada bir gün üniversite arkadaşları ile düzenli buluşmaları olur, onun dışında da çıkar arkadaşlarıyla görüşür, tatillere gider gelir, aynı şekilde ablam da öyle yapar. sizin arkadaşlarınızın davranışları bana pek normal gelmedi açıkçası. ben bozulurdum ve görüşmek istemezdim sanırım.
0
hypathia
(25.10.21)
Öyle çiftler var maalesef. Yapışık ikiz gibiler. Haklısınız. Bunu bence erkeğin düşünmesi lazım "benim ne işim var?" diye. Ben evli olsam, eşim kız arkadaşıyla buluşacak olsa, "iyi ben de evde PS oynarım" falan derdim. Ama en büyük hata kızda. Dünyada sanki sadece kendisinin eşi varmış gibi davranıyorsa bence hayatınızdan çıkarın gitsin.
0
dissendium
(25.10.21)
Böyle. Eşlere uymadan plan bile yapılamıyor, hatta evlendikten sonra tamamen yokolan arkadaşım var. (Bekarım)
0
dreamnesiac
(25.10.21)
evleneli 6 yıl, ilişki başlangıcı ise 14 yıl olan ben için anlattıklarınız çok ilginç geldi.

bir erkek olarak bana göre eşimin hemcins arkadaşlarıyla olan ortamına girmek aşırı sıkıcı. Hani eşlerle katıldığımız bir ortam olsa ve kafa dengi olsa yine neyse ki o bile çok kafa açıyor.

Evet, birlikte vakit geçiririz, genelde beraber hareket eder, planlama yaparız ancak ben arkadaşım / arkadaş grubumla takılırken, o da kendi arkadaşlarıyla takılırken kimse kimseye "sen gelme" demez ama bir zincir varmış gibi de sürüklemez.
0
foolrules
(25.10.21)
evliyim, etrafımdaki de 1 arkadaşım hariç herkes evlendi neredeyse.
buluşma öncesinde eşli ya da eşsiz olacaksa bu konuşulur, herkes ona göre hazırlık yapar.
erkek erkeğe de buluşuyoruz, eşim de arkadaşlarıyla kız kıza buluşur, bazen de toplu olarak buluşuruz. sürekli eşli buluşmak aşırı saçma.
senin arkadaşlardaki sıkıntı bence kocaları ile alakalı. kıskanıyorlardır, izin vermiyorlardır vs vs. saçma ama böyle, gerici kafalarda herkes maalesef.
0
roket adam
(25.10.21)
benim eşim çağırdığında kız arkadaşlarıyla olan planlarına genelde "ne işim var benim gelmiyorum" derim :)
0
xrated
(25.10.21)
arkadaşının yaptığı tamamen saçmalık

(evliyim ve evli arkadaşlarım var)
0
xdenizx
(25.10.21)
Hocam valla açık açık talep etmekte fayda var. Bazen don sütyen muhabbeti yapmak istiyorum yapamıyorum, tamam eşli de olsun ama birbirimizi tek görmeyeli 4 sene olmuş düşününce de. Bence bi bilsin, eğer yok "ben eşimsiz görüşemem" diyorsa, sen de ona göre beklentiye girmezsin.

bende eşli-eşsiz görüşmeler baştan konuşulur. Kızkıza olmanın keyfi başka.
0
lcha
(25.10.21)
Evli değilim, bende de tam tersi.

Sık görüştüğüm arkadaşlarımın da buluşmalara eşleriyle geldiği oluyor. Ama daha sık eşleri olmadan geliyorlar. Ben de bu arkadaşlardan biriyle 3-4 yıl eşi olmadan görüşemeyecek olsam soğurdum biraz.
0
himmet dayi
(25.10.21)
evliyim. dışarıda çok plan yapmıyoruz zaten ama diyelim ki yaptık, diğerimiz davet edilmediyse o plana dahil olmaz ve bundan rahatsızlık da duymaz. bence de her yere kuyruk gibi eşli gidilmez ama herkes için bu böyle olmalı diyemeyiz. belki sizin arkadaşınıza dümdüz senle tek konuşmaya ihtiyacım var bana vakit ayırır mısın demeniz gerekiyordur. bunu bu düzlükte ifade etmedikçe arkadaşlarınızın tutum değiştireceklerini düşünmüyorum.
0
evde liyakat kalmamis
(25.10.21)
xdenizx +1
ama aynı zamanda
lcha +1

Evliyim, en yakın arkadaşım evli ve çocuklu, farklı şehirlerde yaşıyoruz. Kısıtlı zamanlarda görüşebiliyoruz artık çoğunlukla. Bir araya gelebildiğimizde önce çocukları babaanneye bırakıyorlar, sonra buluşuyoruz. Arada "ne zamandır baş başa kalamadık ya yeter" deyip eşlerimizi bırakıyoruz, kısa süreli olsa bile en azından bir kahve içiyoruz ikimiz.

Bulunduğumuz yerdeki arkadaşlarımızla da bazen çiftler halinde, bazen kendimiz program yapıyoruz, genellikle önceden belli oluyor zaten plan yaparken. Bu arkadaşların da çoğu evli, bazıları çocuklu.

Yani bütün evli çiftler böyle değil ve sinir olmakta haklısınız. Ama kendi kendinize sinir olacağınıza "bu sefer kız kıza buluşalım, ne zamandır yapamıyoruz özledim," deyin. Yine de olmuyorsa artık zorlamazsınız siz de.
0
kobuzchu kiz
(25.10.21)
Eşiyle kararlaştırmadan plan yapmak benim zihniyetime ters açıkcası. Ben pazar kankilerimle program yaparım ama eşimin benimle yapmayı planladığı bir aktivite vardı mesela benle henüz paylaşmadığı olmaz benim gözümde. Çevrem de bu kafada.
Ama kadın kadına veya erkek erkeğe olan plana siyam ikizleri gibi eşini getirmek bana çok abes geldi. Benim maç muhabbetinde ne işim var ne halt yerlerse yesinler erkek erkeğe.
0
cilekli pasta
(25.10.21)
Evliyim, evli-bekar-boşanmış arkadaşlarım var ve onlarla (eşlerden ayrı) buluşabiliyoruz. Tatil deseniz hadi bir nebze ama yemeğe / çay içmeye de eşinle beraber gitme adam/kadın!

Tatili ayrı tutma sebebim eşler çalıştığı zaman birbirlerine ayıracak vakitleri kalmıyor, e tatil de sayılı gün, o sebeple şeettim.
0
SiyamkedisiZorro
(25.10.21)
2 çocuk babası, 6 yıldır biri olarak, zırp pırt ota boka karısını getiren adam ya maldır yada sünepenin tekidir...
Her yere eşle gitme, eşe saygı göstermek anlamına gelmez.
0
maksat muhabbet
(26.10.21)
(2)

Karantinada son durum ne?

elorelia
İki aşımız da tam. Hastalık belirtisi var. Test yaptırdık diyelim. Delta varsa hem test yaptıran hem de temaslısı 14 gün karantinaya giriyor. Doğru mu?Delta yoksa temaslı beş güne kadar serbest. İlk test yaptıran hasta karantinaya giriyor mu girmiyor mu?
İki aşımız da tam.

Hastalık belirtisi var. Test yaptırdık diyelim.

Delta varsa hem test yaptıran hem de temaslısı 14 gün karantinaya giriyor. Doğru mu?

Delta yoksa temaslı beş güne kadar serbest. İlk test yaptıran hasta karantinaya giriyor mu girmiyor mu?
0
elorelia
(25.10.21)
varyanta göre farklı uygulamalar olduğunu düşünmüyorum. en son kim pozitif çıkarsa 10, temaslısı 14 gün karantinada kalıyordu.
0
makarnavodka
(25.10.21)
Şu an delta dışında varyant nerdeyse yok o nedenle varyantsal bir karantina da yok. temaslı karantinası aşıyla kalktı ortadan. artık aşılıysa, temaslı olduğunca karantinaya girmiyor.

onlarca şirket sürekli + çıkan biri var; diğerleri yola devam ediyor aşılı oldukları müddetçe. Aşısızsa onların hes kodu kitleniyor direkt. o nedenle aşısızlar temaslı olduklarını saklamaya devam ediyor.
0
lcha
(25.10.21)
(20)

otellerin aile cüzdanı istemesi

Wakatakakage
Bugün 3-4 yere sordum, ramada bile istedi. Fuhuş mekanlarına dönmesin diye mi istiyorlar? Hangi oteller istemez? Bide şehre göre değişir mi acaba?
Bugün 3-4 yere sordum, ramada bile istedi. Fuhuş mekanlarına dönmesin diye mi istiyorlar? Hangi oteller istemez? Bide şehre göre değişir mi acaba?
0
Wakatakakage
(25.10.21)
İstanbul'da çoğu düzgün yer istememeli.

Geçen yıl Eskişehir Dedeman'da kalmıştık istemedi mesela.

Daha yerel bir otelse ve isteyecek gibiyse tek kişi (erkek) giriş yapıp sonra akşam vs. sevgiliyle girse bir şey olmaz sanıyorum ama bilemem oteline göre değişir.
0
nhk ni youkosu
(25.10.21)
Şaşırdım. Genelde bu segmentteki oteller bu tarz şeylere gerek duymazdı.. Gece yarısı kanun falan mı çıkardılar yine acaba
0
kanlakarisikyagmur
(25.10.21)
Hicbiri isteyemez. Evli olmayanlarin otelde beraber kalmasini engelleyen bir duzenleme yok.
0
floydian
(25.10.21)
Normalde birçok otel istemez, ama oteli arayıp "evlilik cüzdanı istiyor musunuz" diye sorduysanız onlar da burada bi iş dönecek galiba diyerek "evet istiyoruz" demiş olabilirler.
0
anten
(25.10.21)
anten+1

isteyen yere evliysen de gitme zaten.
0
lcha
(25.10.21)
komik olan, evliyken hic evlilik cüzdanı tasidigimi hatirlamiyorum. hatta son 5-6 senedir biri sorsa evde bulamazdık sanirim. muhtemelen cogu yer gidince sormayacaktır.
0
helenart
(25.10.21)
anten +1

istemezler.
0
xdenizx
(25.10.21)
şaşırdım bimer cimere sonuç gelmese bile yazın.
sizden hoşlanmamışlardır.

anten+1
icha+1
0
jimjim
(25.10.21)
yoo istemiyorlar. @anten'in yazdıgı gibi siz sorduysanız onlar da işkillenip evet istiyoruz demiş olabilirler.
0
dafuq
(25.10.21)
10 yıldır evliyim. hiç bir otel istemedi.
0
co2s2
(25.10.21)
Türkiye'de hiç bir otel sizden ve eşinizden evlilik cüzdanı istemez. Evlilik cüzdanı alınır sandığa atılır ve ölüm ya da boşanma çiftleri ayırana kadar ortaya çıkmaz :)

Otellerin evlilik cüzdanı talep etmesi gibi bir durum söz konusu bile değil, sadece hem sizden hem eşinizden kimlik bilgileri istenir ve her gece bu bilgiler bağlı bulunan emniyet müdürlüğüne iletilir. Ama bunun da nedeni fuhuşu vs engellemek değil olası bir terör eylemeni, bir suçu vs önlemek ya da çözmek içindir.

Eğer otelleri arayıp evlilik cüzdanı istiyor musunuz diye soruyorsan gıcıklığına evet istiyoruz diyorlar muhtemelen çünkü hiç bir evli evlilik cüzdanımızı isteyecekler mi acaba diye düşünmez, rezervasyonunu yaptırır otele gider.
0
solo
(25.10.21)
son 3 yıldır evliyken, ondan önce de bekarken otele gittim hiç kimse istemedi zaten böyle bir hakları da yok.
0
matilda
(25.10.21)
kimse istemedi +1 üstelik hiçbirisi çok lüks yerler değildi.
0
biravekahve
(25.10.21)
Turizm Bakanligina bagli oteller teknik olarak isteyemez ve isterlerse sikayet edebilirsiniz. Sikayet ne olur, o gece ortada kalir misiniz vs... bunlar ayri sorular.

Polisevi, ogretmenevi vs... tarzi yerler teknik olarak isteyebilir ve istiyorlar da zaten. Gerci yazildigi gibi kimse evlilik cuzdani tasimiyor, nufus cuzdanina felan bakiliyor.
0
cleric
(25.10.21)
Telefonda sorarsan istiyoruz derler tabi, kim niye soruyor bilmiyor ki adam.

Gidince istemezler. Zaten evlilerin yaninda cuzdan olmaz.
0
divit
(25.10.21)
"evliyim ama yıllardır hiç bir otel istemedi" diye yazanlar soyadlarından evli olduğunuz anlaşılıyor niye sorsunlar :))
0
nuisance
(25.10.21)
@nuisance

evlenir evlenmez balayına gidiyorsun? hemen soy adın değişiyor mu? hayır ..
0
xdenizx
(25.10.21)
9.5 yıllık ilişkimiz sonunda geçen ay evlendik. Bu 9 yıl boyunca tatil nedeniyle 20den fazla otelde kalmisizdir herhalde; içlerinde butik oteller de var, lüks oteller de. Hiçbiri de istemedi.

Evlilik sonrası balayına gittik, yine yanımda goturmedim. Yine istemediler.
0
fraise
(25.10.21)
2 3 yıldızda kaldım. İstemediler. büyükleri bilmiyorum
0
ShadowOfMoon
(25.10.21)
Bu arada otellerin fuhusa mekan saglamamak gibi bir yukumlulukleri var ama Turizm bakanligi yazisina gore bunu evlilik cuzdani isteyerek yapamazlar. Eger bir kisinin surekli farkli kisilerle otele gelmesi gibi bir durum varsa en fazla ona hizmet vermeyi reddedebilirler.

2010lu yillarin baslarinda o donemki iliskilerim ve sartlarimdan oturu bol bol otel, kiralik ev, pansiyon vs... kullandim. Her seferinde oncesinde arayip evlilik cuzdani durumunu sordum ve isteyenlerden yer ayarlamadim ama bol bol isteyenlerle karsilastim. Su anki durumu bilmiyorum.
0
cleric
(26.10.21)
(5)

Neden faiz indirimi oldu?????

adwokat
Sokaktaki vatandaş bile faiz artırımı yapılırsa dolar kurunda rahatlama olacağını iyi biliyor.Buna rağmen faiz indirimi yapılmasının sebebi nedir? yani ülkeye ne gibi bir fayda sağlayabilir? Faiz indirimi ne için yapılır? Teşekkürler.
Sokaktaki vatandaş bile faiz artırımı yapılırsa dolar kurunda rahatlama olacağını iyi biliyor.
Buna rağmen faiz indirimi yapılmasının sebebi nedir? yani ülkeye ne gibi bir fayda sağlayabilir? Faiz indirimi ne için yapılır? Teşekkürler.
0
adwokat
(21.10.21)
yuksek kur yuksek faiz olmasindanda, en azindan faizin dusuk olmasi daha iyi.
0
baldur2
(21.10.21)
ekonomiden pek anlamam.

"faiz düşük olursa, krediler daha rahat çekilir. kredi çekilirse piyasa canlanır." diye düşünmüş olabilirler.

ayrıca; faiz getirisi yüksek olduğunda dahi insanlar paralarını hala dolarda tutuyordu.
çünkü 2021'de 8 den 9,5 a geldi dolar. yıl sonuna dek 10 u görse; 1 senede yüzde 25 gelir getirmiş olacak. faizler hiç bi zaman 25 oranına çıkmadı; ki insanlar genel olarak dolara yatırmak yerine bankaya yatırsın..
yani yüksek faizde bankalar ne para toplayabildiler ne kredi verebildiler. düşük olunca en azından kredi verilir de insanlar iş yapar diye düşünülmüş olabilir.

tekrar ediyorum. ekonomiden pek anlamam..
0
barankovan
(21.10.21)
saçma sapan bir yaklaşımla para değer kaybedince ihracat artacak, açık azalacak diyorlar. ama girdilerin de ciddi kısmı döviz cinsinden, yani maliyet de artıyor.

talebi körüklese bile o da enflasyon olarak dönüyor. artık belirli bir mantık çerçevesinde karar alınmıyor kısaca. iktisada giriş almış birinci sınıftaki bir öğrenci bile bunları bilir.
0
passion rules the game
(21.10.21)
Gece yarısı mb baskaninin "gorevden musadesini" istedigi ülkede herhangi bir ekonomik harekette mantık aramak kendi icinde mantiksiz.

Hukumetin kendi paralari dövizdedir ondan yapiyorlardir.
Hey gidi günler, burada covid zamani "covid sonrasi cinden üretim bize akacak Türkiye çok büyük olacak, döviz düşecek" yazan arkadaşlar vardı. Onları hiç görmüyoruz, keşke aciklasalar bunlari bize
0
logisticsmanager
(21.10.21)
kendi paraları dövizdedir +1
0
lcha
(21.10.21)
(17)

3 ay iliskide kisa degil mi?

mhmtt
bazi seyler icin mesela? gelecek hakkinda birlikte planlar yapmak vsbilmiyorum bana erken geliyor ama kiz arkadasimdan surekli bir baski yiyorum ben agirdan almak istedikce.. belki ben cok iliski yasamadigim icin bilmiyorum.. gecen babam hakkinda kendisi "babam soyle soyle yapsa" falan dedi mesela k
bazi seyler icin mesela? gelecek hakkinda birlikte planlar yapmak vs
bilmiyorum bana erken geliyor ama kiz arkadasimdan surekli bir baski yiyorum ben agirdan almak istedikce.. belki ben cok iliski yasamadigim icin bilmiyorum..
gecen babam hakkinda kendisi "babam soyle soyle yapsa" falan dedi mesela kanim cekildi.. saka yollu bile olsa beni biraz geriyor bu durumlar. 3 ayda seni tanimiyorum henuz neden bahsediyorsun?!

Ne diyorsunuz dostlar?
0
mhmtt
(21.10.21)
Ne tür plan olduğu önemli.
Tatil planı vs normal, evlilik planı erken.

3 ayda daha tanımadan "elin adamından" böyle "babam" diye bahsetmek çok çok garip geldi bana.
Ama yaşlar da önemli hani bazı yaşlar vardır ya artık evlilik yaşı gelmiştir birini bulunca kaçırmak da istemezsin hemen o yola sokmaya çalışırsın öyle bir evrede olabilir mi?
Ya da çok küçük liseli falan mı acaba ikilemde kaldım.
Şu ikisinden biri değilse asla normal değil bu durum benim de kanım çekilir ve kaçardım ortamdan. (Diğer ikisinden de kaçardım ben de oralara çok girmek istemedim.)
0
mutekebbir
(21.10.21)
yani bazı kişiler direk evlilik odaklı oluyor. ama bana da çok itici gelir böyle şeyler.
0
xrated
(21.10.21)
Yaslar kac ?
0
westblack
(21.10.21)
kiz tarafi 28 yasinda bu arada
0
🌸mhmtt
(21.10.21)
Bir an önce evlenme niyetinde ama çok cringe. otur doğru düzgün konuşun bu konuları ya da kaç!
0
lcha
(21.10.21)
cringeeee
kaç
0
rewlack
(21.10.21)
Çok acele etmiş. Ama “baban” demiş olma ihtimali de var. Çünkü fonetik olarak çok benziyo. Belki yanlış duymuşsundur.

Yani uzun süreli tatil planı falan yapılır çok rahat. Hiç bi gariplik yok. Geleceğe yönelik planlarını o sırada yanındaki kişiyle yapmakta bir sıkıntı yok. Ama evlilik konusu falan açılıyosa, nişan konusu açılıyosa sıkıntı.
0
zimbirik
(21.10.21)
Bence kısa değil. 3.5 aylık ilişkide evlilik düşündüğümüzü birbirimize söylüyoruz. 30 yaşında hala unili ilişkisi olmaz ki zaten. Ciddi düşünmüyorsan hiç vakit kaybetme bu kızla ama ciddi olabilir dersen neden kötü bir şey olsun ki.

Ama babam denmesi birazcık cringe evet. Ve pek hoş değil.
0
Gradient_tabanlı_mor
(21.10.21)
birini bulayım da hemen evleneyim kafasında insan çok, ve böyle olanlar genelde bu kadar erken "hadi evlenelim" demenin tuhaf durduğunu bildikleri için bu gibi "ince" müdahalelerle insanı manipüle edebiliyorlar. ağzından kaçmış olma ihtimali olmakla birlikte, eldeki başka doneleri birleştirerek karşında bir adet gelin sevdalısı olup olmadığını anlayabilirsin.
0
Bruce
(21.10.21)
Bruce + 999 in 1

manipüle ediliyorsun.
0
gabe h coud
(21.10.21)
bence erken ama 28 yaşında olduğu için birini bulup evlenmem lazım kafasında belli ki. bizim toplumumuza göre birkaç sene sonra "evde kalmış" olacak çünkü.
0
rose parks
(21.10.21)
3 ay bence kısa değil, bu işlerin belli bir matematiği yok. bizim evlenme niyetimiz 3 aydan önce ortaya çıkmıştı hatta. ben normal karşılıyorum. ama 2 yıllık evliyim, hala eşimin ailesine anne-baba diyemiyorum. demem gereken durumlarda sesim içime kaçıyor :D daha sevgiliyken babam demesi sizin ilişkinizi ve senin tavrını göz önünde bulundurursak sıkıntılı bir durum bence. belki baban demiştir bilemiyorum. bir daha lafını aç, doğru duyduğundan emin ol ve bu konudaki sıkıntını dile getir. belki boşa kürek çekilen bi ilişkidir iki taraf için de.
0
elorelia
(21.10.21)
kiz istedigi seyi belli etmis, ya ayrilacaksin ya da dügün.
0
wishmaythşngs
(21.10.21)
3 ay ilişkide kısa ama daha da önemlisi aileyi 10. senede de karar vermede etken olarak kullandıran insandan koşarak kaçarım.

EDIT: Ben o babayı onun babası sandım senin babana babam demek ve bunu 3. ayda yapmak? Başıma gelse bize ayrılan sürenin sonuna geldik tatlım der ortamdan uzaklaşırım herhalde.
0
ozzpwnz
(21.10.21)
sen olmasan başka birini bulur, o kişinin babasına da babam der.
0
deartheodosia
(21.10.21)
3 aydir ciktigin kizin babana babam demesi gercekten tuhaf. ayril +1
0
hot potato
(21.10.21)
bazı insanlar aşık olup evlenip evli olarak yaşayacakları birini isterler onlar için ideal ilişki evliliğe giden ve evlilik içinde yaşanandır çünkü. bazı insanlar da aman zamanı gelince evlenirim ya da her ilişkiye evlenmek için başlanılmaz, flört ediyorum ve bu bana yetiyor diye düşünebilirler.
bu dünyaya bakışınıza ve kendiniz için ne istediğinize ilişkindir. dolayısıyla kız arkadaşını evlilik delisi vs diye etiketlemeden önce bir insanın evlilik istemesinin, evliliğe gitmesi muhtemel ilişkileri devam ettirmek isterken evliliğe kapalı ilişkilere devam etmek istememesinin de saygıyla karşılanması gerektiğini düşünüyorum.
dolayısıyla bunun 3 ayı da 3 yılı da yok.
bu ilişki için kesin olarak evliliğe kapalı mısınız, bu ilişkiden bağımsız olarak kendiniz için her ilişki için evlilik yolunu ihtimal olarak görmüyor musunuz, bi gün bu hanım kızla evlenmek isteyip istemeyeceğinize dair bir fikriniz oluştu mu, yoksa 8 sene çok mutlu sevgililikten sonra ona bir sabah seni seviyorum ama hepsi bu. ben asla evlenmek istemeyeceğim mi diyeceksiniz.

kız arkadaşınız işte bunların cevabını çok haklı olarak merak ediyor.
yanıt çok basit
evet senle evlenirim.
hayır senle evlenmem.
evet bi gün ben de evlenmek isterim ama ilişkimize zaman tanımalıyız, birbirimizi yeterince tanımadan bu kararı veremeyiz.
hayır ben asla adriana lima bile gelse evlenmem
veya şu anda bu konuda bir fikrim yok.

avrupalı bir kız şu soruyu sorsa belki de kınamazdık.
0
photo85
(21.10.21)
(25)

Çocukluk arkadaşımın karısı

Bikit
Evlenmeden onceden tanidigim bir arkadasim var. Erkek. Karisi kotu biri degil ama her seye dahil olmaya calisiyor, haddini asan seyler soyluyor. Arkadasimin hatrina susuyordum hep.En son yine bi terbiyesizlik yapti ama haklidir sonucta onun kocasi, onlarin kurallari. Ben de arkadasim hatrina bu kizi
Evlenmeden onceden tanidigim bir arkadasim var. Erkek. Karisi kotu biri degil ama her seye dahil olmaya calisiyor, haddini asan seyler soyluyor. Arkadasimin hatrina susuyordum hep.

En son yine bi terbiyesizlik yapti ama haklidir sonucta onun kocasi, onlarin kurallari. Ben de arkadasim hatrina bu kizi cekeceksem birak arkadasim da olmasin kafasina geldim. Bunu arkadasiniza nasil soylersiniz? Arkadasiniz bu hayattaki en iyi 3 arkadasinizdan biri. Cocukluk arkadasiniz sayilir. Aradiginda da isim vardi bilmem ne diye kivirtip durmak istemiyorum.

Ben kanser hastasiyim ve karisi "tanidigim ne kadar kanser olan varsa takintili, merakli ve nefret dolu" dedi. Guya bana yardimci olacakmis tespitleriyle. Resmen icindeki kini doktu, bi de israr ediyor oylesin oylesin diyerek. Sonrasinda ozur dilemek de yok. Yaptiginin yanlis oldugunu bile dusunmuyor.

Kocasinin hatri olmasa benimle arkadaslik yapmazmis oyle biseyler soyledi daha once de. Daha bir suru cok abuk seyler.

8 kisilik arkadas grubumuzdan da cikti kocasi 2 sene once. Grubun 5i evli, kimse colugunu cocugunu getirmiyor bu her toplanmamiza geliyor. Kocasi cok sevilen biri ama karisinin yaninda sus pus oluyor, geriliyor. O esprili, enerjik adam yok oluyor bir anda. Birisi soylemis karini getirmesen diye o da olmaz molmaz falan demis. O gelince insanlarin da esleri gelmek istiyor vb.. Cocukluk arkadasi grubumuzdan cikti yani.

Boyle boyle seyler. Haklilardir. Aman benden uzak olsun. Bana biraz laf hazirlayin da ya arkadasimla tek goruseyim sadece ya da ikisiyle de gorusmeyeyim. Ne diyeyim arkadasima? Gecen yine cocukluk arkadasimizdan biri bana geldi ve ozel bi durumu vardi. Konusmak icin buna dedik gel yine karisiyla cikageldi. Tek gelmek icin hazirlanmisti oysa. Aşık falan da olabilir beni ilgilendirmez ama o gelince her seyi konusamiyorsunuz haliyle. Bi anlami kalmiyor arkadas olmamin.

Sagolun

Ek: arkadasimin tercihiyle ilgili bir sorunum yok arkadaslar. Cocukluk arkadasimi da kaybetmeye raziyim. Sorumu yineliyorum: ne diyeyim de arkadasligimi bitireyim. Bugun isim var yarin goruselim vb.. Gibi lafi dolandirmadan.
0
Bikit
(19.10.21)
Zoe bi durum gerçekten. Arkadaşınızın eşi düşüncesizlik etmiş gibi. Ama mesela arkadaşınız eşine doğru bir dille gelmemesi gerektiğini söyleyebilir. Beşki kızın haberi yoktur istenmediğinden, zaten empatik biri değil anlattığınız kadarıyla. Arkadaşınızın eşine söylemesi lazım bu durumu.

Kısa zaman içinde herkesin eşlerinin geldiği bi buluşma yapabilirsiniz. Sonrasında ki buluşmalarda arkadaşınız +1 leein saverli olmadığını falan söyleyebilir.

Yani bence arkadaşınıza düşündüklerinizi kibarca söyleyin. Rahat hissedemiyoruz eşinin yanında diye. Daha fazla eşli buluşma yapma taahhütü verip eşsiz buluşmalara eşini getirmemesini isteyebilirsiniz bence.
0
zimbirik
(19.10.21)
Yazım hatalarını düzeltemiyorum mobildeyim. Akşama düzelteceğim.
Belki*
+1lerin davetli olmadığını*
0
zimbirik
(19.10.21)
Arkadaşın iradesizin teki. Salla.
0
westblack
(19.10.21)
@zimbirik: evet esli bulusma da yapiyoruz. Grupta belirtiyoruz esli/essiz diye. Bu sefer sadece eslilere geliyorlar. Arkadasim bize soylemiyor ne oldugunu ama essiz zamanlarda bahane buluyor. Kiz kendini esliden saymiyor galiba. Bizim arkadasimiz sayiyor direk.
0
🌸Bikit
(19.10.21)
Kadın açık sözlü siz de açık sözlü olun. Çat çat söyleyin suratına.
0
xrated
(19.10.21)
ya o size bunları söyleyebiliyorsa utanmadan siz de ona söyleyin. zor şeyler yaşayan ve alttan alınması gereken sizsiniz o değil. gerekirse arkadaşınızı çıkartın hayatınızdan.
0
Hallegadola
(19.10.21)
Ben "siz de onun gibi davranın" önerilerine katılmıyorum. Burada şikayet ettiğiniz ve muhtemelen okuyan herkesin rahatsız olduğu bir karakterden bahsederken "siz de öyle olun" demek bana garip geliyor. Siz niye kötü bir karaktere bürünesiniz ki?

Ben olsam arkadaşımla araya biraz soğukluk koyardım. Durumu anladığında da ona eşinin söylediklerinin beni kırdığını ve onla aynı ortamda bulunmaktan rahatsız olduğunu söylerdim. Bu durum arkadaşınızla aranızdaki bağı kopartacak muhtemelen ama artık eskisi gibi olmasını da beklemeyin. Eğer dostluğunuzun eski günlerdeki gibi olmasını umuyorsanız o iş olmaz.
0
himmet dayi
(19.10.21)
yanlış kişiyi muhatap kabul ediyorsunuz. muhatabınız eşi değil arkadaşınızın kendisi. eşi de o arkadaşınızın "tercihi". görünen o ki tercihinin ona ve çevresine yaşattıklarını sizin kadar mesele etmiyor arkadaşınız. bu durum da onu bu tercihiyle kabul edeceksiniz veya etmeyeceksiniz. bu kadar basit. sürekli böyle dolup dolup toksik bir şeye dönüşmesine izin vermeyeceksiniz. çocukluk arkadaşıdır, yakın dosttur, bunlar çok kıymetli olgular insan hayatında ama hayatta insanlarda elenebilir. araya tercihler, yollar, farklı dünya görüşleri ve benzeri girebilir. bu kadar kafanızı takmaya gerek yok, doğal bir akış bu.
0
Phoebe
(19.10.21)
@phoebe: yoo tercihini elestirmiyorum. dedigim gibi ben zaten soyleyeceksem durumu arkadasima soylemek istiyorum ve cocukluk arkadasimi da kaybetmeye raziyim. Sadece ne diyeyim gibi sordum. Cunku surekli ariyor, plan falan da yapiyor. Ben de geriliyorum.
Ek: zaten gruptan kimse kabul etmiyor artik. Herkes evli barkli kimse boyle degil. Watsap grubuna bile eklediler karisini. Muhabbet donmedi baska grup actik vb. Yoruldu herkes.
Tek arkadaslari ben kaldim gibi bir sey ama artik hakarete vardi olay. Kimse bisey demiyor, sitem etmiyor ama gorusmuyorlar haliyle.
0
🌸Bikit
(19.10.21)
İnsanlar bu tür sebeplerden dolayı kardeşleriyle görüşmüyor, yapacak bir şey yok. Arkadaşınızın tercihi bu yönde, siz de bir tercih yapacaksınız.
0
John Bloor
(19.10.21)
@john: iste zaten tercihimi yaptim. Gorusmemeye raziyim sadeve ne diyeyim diye soruyorum.
0
🌸Bikit
(19.10.21)
Bence tercihi arkadaşına bırakmalısın şöyle

Birincisi kadın zaten iletişimden anlamıyor ona dil dökmeye gerek yok

Arkadaşına da karısının yaptığı davranışlardan hoşlanmadığını bu süreçte onun olduğu ortamlarda bulunmak istemediğini, karısının olmadığı ortamlarda ise arkadaşına onunla oturup arada çay kahve içip sohbet etmek istediğini söyle

Bu durumda kararı arkadaşın verip durumu yönetsin, seninle bu şartlarda buluşabilir, eşim olmadan vakit ayıramam derse kendi bileceği iş, buna da kırılmadan eyvallah deyip görüşmezsin
0
freebird5406_2
(19.10.21)
yani eşinin densiz konuşmalarına ses etmeyen insanla da görüşme bence, demek anormal bir durum görmüyor. ben yerinde olsam direkt eşinin konuşmalarından dolayı seninle görüşmek istemiyorum derdim. sanki çok ince insanlarmış gibi bahane aramaya gerek yok.
0
deartheodosia
(19.10.21)
Bas engeli gec abi ne dusunuyorsun bu kadar.

Evli adamlarin bazisi karakterini satar. Hic dusunme engelle rehberden sil.

Yeni gruplar kurun onu almayin eski grupta allah allah niye yazmiyorlar diye dusunsun dursun.
0
divit
(19.10.21)
Arkadaşınızla görüşmeye devam etmek istiyorsanız: "Eşin benim için <<tanidigim ne kadar kanser olan varsa takintili, merakli ve nefret dolu>> dedi. Ben de bu yüzden eşinle aynı ortama girmek istemiyorum. İstersen eşin olmadan görüşebiliriz."

Arkadaşınızla da görüşmek istemiyorsanız: "Eşin benim için <<"tanidigim ne kadar kanser olan varsa takintili, merakli ve nefret dolu">> dedi. Sen de bununla ilgili hiçbir şey yapmadın. O yüzden seninle de eşinle de görüşmek istemiyorum".
0
pispinti
(19.10.21)
degmez. insanin esi farkli düsünebilir vs, ama o arkadasinin da sana bi kusura bakma demesi lazimdi bu kadar laftan sonra ki moral grektiren bi hastaligin var.
ölsen sevinecek insanlari niye bu kadar takiyorsun ben olsam bi bulusma ayarlar bunlari cagirmazdim.
biraz da sey hissettim, bunlar gruptan dislaniyorlarsa ve digerleriyle acik bir sorun yoksa zamanla Bikit'le olan problem yüzünden dislandik gibi düsünebilirler, kendi gecimsizliklerini degil, seninle olan bir problemden dolayi uzaklastik gibi yansitirlar.
bu yüzden hicbir sey söyleme, sadece görüsme, ararsa da birsey salla. cünkü sen ne dersen de herkes istedigi gibi yorumlayacak, hasta oldugun icin 'hassas' diyecekler vs. bisey diyen olursa da, ortada laf söyleyen bir tek onlarin terbiyesizligi kalir. sen -ben bisey demedim, onun esi bana sunlari sunlari söyledi, görüsmek istemedim- diyebilirsin.
0
wishmaythşngs
(19.10.21)
himmet dayi +1 ve devamında da pispinti +1

açık olun.
0
blatta hiberna
(19.10.21)
Pispinti+1 sadece son cümlesini çıkartıyorum:
"Arkadaşınızla görüşmeye devam etmek istiyorsanız: "Eşin benim için <<tanidigim ne kadar kanser olan varsa takintili, merakli ve nefret dolu>> dedi. Ben de bu yüzden eşinle aynı ortama girmek istemiyorum."
Seninle yalnız görüşebiliriz demeye gerek yok. Sen bir şey demedin, seni de siliyorum demeye gerek yok. Mesaj bu kadar açık ve net olmalı.
Bizde de var böyle bir arkadaş, lise toplantısı yapacağız, karısı olmadığı zaman gelmez. Muhtemelen kocasını kaptırmak istemiyordur. O yüzden "tek geleceksen gel görüşelim" demek o kadının gözünde "aşüfteler kocacığımı kapacaklar" anlamına gelebilir ancak. Boş verin dediğiniz gibi her ilişkinin dinamiği farklı.
0
SiyamkedisiZorro
(19.10.21)
Böyle mikrop insanlarla niye iletişim kuruyorsunuz ki... Kocası karısının dediklerini duymuyor mu? Eğer duyup da karısına ne biçim konuşuyorsun demiyorsa karısı kadar kocası da suçlu. Net şekilde sizinle görüşmek istemiyorum deyin.
0
dissendium
(19.10.21)
Ben bitirmek istedigim zaman iletisimi sessiz sedasiz kesiyorum genelde, illa "ben senin/sizin hakkinizda soyle boyle dusunuyorum" diye aciklama yapmaya gerek yok.

Baya sevdigim, zamaninda bana baya yardimi falan da dokunmus bir arkadastan $om agizli olmasi, etrafindaki herkese surekli ve giderek dozu arttirarak "hepiniz salaksiniz" tavri cekmesi yuzunden yildim, iletisimi kestim. Arada denk gelirsek nereye kayboldun hayirsiz falan diyor, ona da bir cevap vermiyorum, gulumsuyorum sadece.
0
cooperr
(19.10.21)
sessiz sedasız bitirme taraftarı değilim, insanlar açık iletişim kurmalı. belki bu şekilde kendilerine de bir faydanız olur, bunu başkasına yapmaz, artık eski de olsa arkadaşın sonuçta.

pispinti +1 ama sadece bu olayı örnek göstermez, geçmişten de olaylara kısaca değinirdim, bir konu yüzünden trip atmış gibi olmayın.

geçmiş olsun bu arada.
0
kenarortay
(19.10.21)
pispinti +1 söyle geç. Arkadaşını da çıkar hayatından
0
komando kani var bende
(19.10.21)
Siz kadındınız diye hatırlıyorum ben. Benim kocam kadınlı erkekli arkadaş toplantısına gitse sizin arkadaşın eşi gibi ben de damlarım :) Şimdi bu hanım arkadaş da bu sebeple geliyor muhtemelen ama aşırı patavatsız olduğu aşikar.
Ben olsam arkadaşımı çıkarırım hayatımdan. Çok üstelerse eşinin cümleleri kırıcı moral bozucu oluyor ben huzurumun bozulmasını istemiyorum, selametle der kapatırım konuyu. Kimse kimseyle iki cihan kanka olacak değil hiç sıkamam tatlı canımı.
0
cilekli pasta
(19.10.21)
Açık olmak her zaman iyidir, eşinden hoşlanmıyorum ama biz ayrı ayrı görüşeceksek görüşelim diyebilirsin. Bundan alınırsa alınır, alınmazsa görüşürsün.
0
lcha
(19.10.21)
bu kadar uzun uzun düşünmene bilecek değecek bir olay değil. sal gitsin.
0
nuisance
(19.10.21)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.