Sony vaio dizüstümüze format atılması gerekiyor...
lazarus
...da ben bu işlerden gerçekten anlamıyorum. Bana yardımcı olacak sevgili arkadaşlar çıkabilir mi, birlikte yemek yeriz, kitap hediye ederim falan.Hı, sahiden yok mu yardımsever biri?
...da ben bu işlerden gerçekten anlamıyorum. Bana yardımcı olacak sevgili arkadaşlar çıkabilir mi, birlikte yemek yeriz, kitap hediye ederim falan.
Hı, sahiden yok mu yardımsever biri?
0
lazarus (27.09.15)
aga torrentten istediğin bi os indir çek cd'yi yaz google'a format nasıl atılır diye, gerizekalıya anlatır gibi anlatan siteler var. böyle şeyleri öğrenmek zor değil.
0
hubris
(27.09.15)
windows kac ?
0
fakyoras
(27.09.15)
Sana kolay yoldan anlatayım. Format atmadan önce driver pack software'in isosunu indir yazdır dvdye. Ya da hddye at orayada daemon toolsun installını at. İnternetten win7 isosu indir hatta saglamindir diye bir site vardı oradaki linkler hızlıydı ve türkçeydi. Türkçe sorun olmazsa kat.crden istedigin windowsu indir. imgburn ile bootable olarak yaz dvdye. Biosa gir. First Boot device'i cdrom yap ikinciyi hdd yap. Boot ekranında cdyi arayacak. Herhangi bir tuşa bas. Kur sonra. Eğer sürücüyü silmezsen windows.old adlı klasöre gider senin dosyaların.
0
wolka
(27.09.15)
@hubris ben daha fena gerizekalıyım. @fakyoras galiba 7'dir.
0
🌸lazarus
(27.09.15)
çoğu dizüstlerinin içinde windows oluyor açılırken bir tuşa basıyorsun otomatik kuruyor daha önce komple formatlanmadıysa tabi.
bilgisayarı açarken f10'e bas bi bakalım ne olacak. veya Vaio Assist tuşu varmış o varsa ona bas. örnek video:www.youtube.com
Var mi onerebileceginiz? Hatta boyle ozellikle sahneler de kapali ve yagmurlu havalarda cekilmis olsa ne guzel olur. Dram ya da ask olabilir. Ama boyle cinayettir, gizemdir, maceradir, oyle istemiyorum.
Var mi onerebileceginiz?
Hatta boyle ozellikle sahneler de kapali ve yagmurlu havalarda cekilmis olsa ne guzel olur.
Dram ya da ask olabilir. Ama boyle cinayettir, gizemdir, maceradir, oyle istemiyorum.
0
yuzır (11.09.15)
dancer in the dark
edit:
tabutta rövaşata reha erdem fimleri demirkubuz filmleri un homme qui dort zvyagintsev filmleri leolo
The Pursuit of Happyness, Changeling çok içimi sıkan filmler. Mystic River da var. The Game var, Million Dollar Baby de sayılabilir. Leaving Las Vegas'ı, muhtemelen karamsar, depresif filmlerin babası sayabiliriz.
0
binary
(11.09.15)
A torinói ló Kynodontas După dealuri Miss Violence
Elimde kaynağı belirsiz çok eski bir el yazması kitap var. Ilk sayfasının resmini yüklüyorum. Anlayan biri ne hakkında olduğınu söyleyebilir mi?
Elimde kaynağı belirsiz çok eski bir el yazması kitap var. Ilk sayfasının resmini yüklüyorum. Anlayan biri ne hakkında olduğınu söyleyebilir mi?
0
freakme (09.09.15)
hicri 1355 senesinde tamamlanmış bir eser. sanırım bir şahsa ait şiir yada otobiyografi kitabı olabilir tam emin değilim. sağdaki ilk resmin sağ sayfasının en alt satırında şu yazılı: el çeküp halkı cihandan ben fenaat eyledim. sağdaki fotoğraf kitabın mukaddimesinden bahsediyor. tam da yakınlaştıramadığım için net olarak okuyamıyorum.
0
hitad
(10.09.15)
iyi de bu el yazması değil ki, bariz matbu
0
animalman
(10.09.15)
bu kitap osmanlıca. arapça değil. daha net birkaç fotoğraf görebilirsem söyleyebilirim. çok okunaklı değil çünkü. siyer kitabı olabilir... kesin bir şey diyemem ama şu haliyle...
0
lazarus
(10.09.15)
soldan sağa düzene alıştığın için kitabın ilk değil son sayfalarını yollamışsın. lazarus'un dediği gibi siyer kitabına benziyor. Sağdan ilk sayfaları gönderirsen net bir cevap verilebilir.
...küçüldüğünde neden bulanıklaşıyor. Daha da netleşmesi gerekmez mi?Yoksa sadece bende mi oluyor? Anlayan biri izah edebilir mi lütfen?örnek, facebook'a kızları etkilemek için koyduğum profil fotolar cam gibi net olduğu hâlde avatar penceresinde böyle bulanıkımsı. kaç zamandır taktım kafayı buna.
...küçüldüğünde neden bulanıklaşıyor. Daha da netleşmesi gerekmez mi? Yoksa sadece bende mi oluyor?
Anlayan biri izah edebilir mi lütfen?
örnek, facebook'a kızları etkilemek için koyduğum profil fotolar cam gibi net olduğu hâlde avatar penceresinde böyle bulanıkımsı. kaç zamandır taktım kafayı buna.
0
lazarus (05.09.15)
sımdı bı powerpoint ac ve ıcıne bı jpeg koy sonra boyutu mousla dusur. orda olan da aynısı.
3500px i kucultunce crop etmıyorsun compress edıyorsun.
0
bryan fury
(05.09.15)
off, vatandaş türkçe konuşun yahu. bilgisayar dili bilseydik, sormazdık herhâlde :)
yani normal mi?
0
🌸lazarus
(05.09.15)
türkçesi: küçük resmin detaylarını kullanıcının göremeyeceği farzedilerek dosya boyutunun küçülmesi için rsimdeki detaylar silinir,böylece sisteme az yük biner, daha hızlı olur.
Şu alette patateslerin pişen tarafını nasıl ters yüz edebiliriz...
lazarus
...en pratik yoldan? Her defasında hepsini tek tek çevirmeye çalışmaktan imanım gevredi.Altta yağlı kağıt var, patatesler tek kat.Bu arada yalnızlar için harika bir mutfak gereci, tavsiye ederim.
...en pratik yoldan? Her defasında hepsini tek tek çevirmeye çalışmaktan imanım gevredi.
Altta yağlı kağıt var, patatesler tek kat.
Bu arada yalnızlar için harika bir mutfak gereci, tavsiye ederim.
0
lazarus (04.09.15)
tepsiye koyup salla.
0
sutlu nescafe
(04.09.15)
yerinde olsam aletin kapağını kapatır sallardım bir güzel. Not: Bekar bir erkeğim.
0
empty man
(04.09.15)
üst tarafta rezistans var nasıl sallayayım? bir de alet cayır cayır yanıyor. çatal ya da masaylatek tek uğraşıyorum. en sevdiğim yemekten soğuyacağım bu gidişle. pratik bir yolu olmalı.
0
🌸lazarus
(04.09.15)
oraya sığan ikinci bir metal tabağın içinde pişirin. üst tarafı pişince tabakla beraber çıkarıp aletin içine dökersiniz ters taraflarını. en son pişince aletin içinden alıp yersiniz.
0
icim urperiyor
(04.09.15)
@içim ürperiyor, güzel bir fikir, deneyeceğim.
0
🌸lazarus
(04.09.15)
o aletin kendi çevrilebilir ızgarası var zaten kolay çevrilebilmesi için. öndeki iki oyuk onun için. belki başka ızgara da uyar.
ya da iki kat aluminyum folyonun arasına diz, folyoyu çevir. temizlik işi de kalmaz.
Yine bir iliski sorusu, kiskandirilmaya calismak ?
sabor
Gorustugum bir kadin var, sevili sayiliriz ama daha cok yeni adini tam koymadik sanirim. Sevdigi bir erkek arkadasi var onunla goruseceklerdi ama grip oldugundan disari cikamayacak ve arkadasiyla evde gorusebilecegini soyledi ben de onay verdim. Simdi bana whatsapptan cocugun fotofraflarini atmis 4-
Gorustugum bir kadin var, sevili sayiliriz ama daha cok yeni adini tam koymadik sanirim. Sevdigi bir erkek arkadasi var onunla goruseceklerdi ama grip oldugundan disari cikamayacak ve arkadasiyla evde gorusebilecegini soyledi ben de onay verdim. Simdi bana whatsapptan cocugun fotofraflarini atmis 4-5 tane, boyle yakisiklida falan bi cocuk. Ne demek istiyor ki simdi bu kiz? Yas 33 olmus boyle ergence bir sey nasil yapar anlamiyorum. Simdi kiskanmis taklidi mi yapayim, yoksa cok normal gibi mi davranayim ama bu sefer de hic sallamiomus gibi gorunmek istemem. Sizce ne olmali?
0
sabor (04.09.15)
fotoğrafı neden atıyor? ne diyerek attı yani? poz vermesini falan mı istemiş bi de.
muhtemelen kıskandırma çabası. bence hiç tınlama. normal konuş.
0
elorelia
(04.09.15)
"Kıskandırmaya mı çalışıyorsun?" diye sorabilirsin.
fotoğraflar nasıl? belki de "bak çocuk bu, için rahat olsun kıskanma" demek için atmıştır, olabilir.
0
anil
(04.09.15)
Adam eşcinsel değilse kıza yazıyor. 4-5 fotoğrafı niye yollasın ki yoksa?
Kız da halinden memnun. Sana söylüyor ki aldatıyormuş gibi olmasın, vicdanını rahatlatıyor.
0
whimsical
(04.09.15)
Cocuk boyle plajda falan pozlar havali bi cocuk yani bana kasitli gondermis anladim da 33 yasinda kadin hala boyle seylerle nie ugrasir anlamis degilim. Simdi kiskansam bi turlu kiskanmasam bi turlu karar veremedim
0
🌸sabor
(04.09.15)
anil gibi düşünüyorum, ancak sizin bulunmadığınız bir ortamda görüşmelerine müsaade etmemeniz daha doğru olurdu.
0
lazarus
(04.09.15)
"Kıskandırmaya mı çalışıyorsun?" diye sorabilirsin dememin nedeni durumun kıskanılacak bir durum olduğunu söylerken kıskandığını ise söylemiyor oluşun.
0
whimsical
(04.09.15)
Whimsical, hayir ne ilgisi var diyecek?
0
🌸sabor
(04.09.15)
Önemli olan mesajı alması değil mi ne diyeceğinden ziyade?
0
whimsical
(04.09.15)
Cocugun ona yolladigi fotograflari bana atip
"Gelmeden fragmanini atiyor, tatile gitmis esek havasini atiyor yazmis." yani vicdanini mi rahatlatiyor yahut benden bi tepki mi bekliyor bilemedim
0
🌸sabor
(04.09.15)
Anlamamis gibi yapacak ve usteleyecek...
0
🌸sabor
(04.09.15)
3'lüye çağırıyor olabilirmi?
0
betfair
(04.09.15)
İçinden ne demek geliyorsa onu de, bir şey dememek geliyorsa da bir şey deme. Susmak da bir tepkidir.
0
whimsical
(04.09.15)
böyle şeylerin yaşla ilgisi olduğunu pek düşünmüyorum.
şahsen ben sevdğimin içini rahatlatmak için çocuğun fotosunu çekip de yollamam fakat yanında arar konusurum yanımdakini de muhabbete katarım.
gönlü rahat olsun diye fotoğraf atılmaz hele ki tanımıyorsun etmiyorsun..
bence bi amaçla yapmıyor bunu. bu davranışı bir amaca bağlayamayız bağlasak da bu "ay ne kadar da düşünceli bir kız" modunda olmaz, olmamalı.
0
c p
(04.09.15)
"Kanka da erik gibiymiş, kütür kütür" derdim ben olsam.
0
long live rock n roll
(04.09.15)
"niye bana yolladın napıyım ben adamı?" diye sor. ne var bunda sorulmayacak?
0
sayns
(04.09.15)
Maşallah taş gibi çocuk sirkeye yatıralım de
0
Frederick Co
(04.09.15)
o zaman tatil resmini atması lazım adamın fotosunu niye atıyor. bir de o kadar samimiyet iyi değil. yaş kaç olursa olsun kanka ayağı g** ayağı bilirsin.
0
gokhan atestepe
(07.09.15)
Fotoğraflarını yollamak nedir abi, çok saçma bir hareket; bana kalırsa pek de iyi niyetle, gayriihtiyari yapılmış bir hareket değil.
0
lolita
(07.09.15)
kız tipik bir kezban evet ne demek diye sorsan net cevap veremem bu kelimeye ama kezban. hiç sallama böyle salakça şeylerle ilgini çekemeyeceğini öğrensin. amaç ilgi çekmek falan işte nolacak.
0
floydian
(07.09.15)
Kıskandırmaya çalışmak en ağır kezbanlık belirtilerinden biridir. Ona göre pozisyon al.
Kız çocuğu için Nesteren ismi nasıl, anlamı yaban gülü demek.
Kız çocuğu için Nesteren ismi nasıl, anlamı yaban gülü demek.
0
limoncello (04.09.15)
kötü.
0
tepedeki psychedelic adam
(04.09.15)
kötü
0
c p
(04.09.15)
adını her söylediğinde "efendim?","anlamadım?", "pardon?" tepkisini almak zorunda kalır, her defasında da ismi kendine koyana küfreder.
imza: soy ismi her belgede ayrı yazılmış, soy ismini kodlamaktan bıkmış bir insan evladı.
0
moonwell
(04.09.15)
çocuklarınızı kirli fantezilerinize alet etmeyin lütfen. nesteren diye bir arkadaşım olsun istemem.
0
cetoxim
(04.09.15)
kötü, neşteri hatırlatıyor.
0
inheritance
(04.09.15)
tiksinç. onun yerine daha sade düz ve sıradan zeynep.
0
2006
(04.09.15)
İsmini direkt Yaban Gülü koysanız daha güzel olur.
0
angelus
(04.09.15)
@cetoxim neden kirli fantezi olsun kardeşim, Ayşe olunca çok mu temiz oluyor hadi ismi Okşan değil bir şey değil, Nesteren yabangülü demek hatta Abdülhak Hamit Tarhan'ın aynı adlı bir oyunu var edebi açıdan ele alırsan.
0
🌸limoncello
(04.09.15)
neşter derler, testere derler. çocuğu hayata küstürmeyin. anlamını bile sonradan öğrenmişsiniz. hiç gerek yok.
0
optum kib bye
(04.09.15)
Bok gibi. Neşter gibi. Çocuklarınıza insan ismi koyun. Star wars mu, tatooine gezegeni mi burası
0
mistreated
(04.09.15)
neşter, testere+1
berbat bir isim.
0
pinkpeony
(04.09.15)
Neşter ve testere birleşimi gibi +1000
0
oranjlaturanj
(04.09.15)
abi nerden buluyonuz yaa bunları? nedir bu farklı olma kaygısı? elif olsun, fatma olsun, pınar olsun, irem olsun hatta ecrin bile olabilir ama nesteren ne yahu?
0
etna
(04.09.15)
kötü
0
nucleon
(04.09.15)
aşırı kötü
0
hayir bu koyden olsam nolcak
(04.09.15)
Çocuğunuz diyet ürünü mü olacak?
0
stereoseyfi
(04.09.15)
çok kötü.
0
peggy
(04.09.15)
ilk defa duyuyorum. şirket ismi olur, site ismi olur, kitap ismi olur ama insan ismi olmaz bundan. olmamalı.
0
battal gemalmaz
(04.09.15)
berbat
0
anneboleyn
(04.09.15)
iyi de değil, kötü de değil; saçma.
0
whimsical
(04.09.15)
İğrenç.
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(04.09.15)
çocukluk travması geçirtir ilkokulda
0
sporty
(04.09.15)
Ilk okulda orta okulda çocuğun sürekli alay konusu olmasını istiyorsan,
Ileride devlet dairelerindeki aptal memurların anlamaması yüzünden sürekli işinin uzamasını istiyorsan,
Telefonda müşteri temsilcilerine sürekli "niğde edirne seyhan trabzon edirne rize edirne niğde" diye kodlamak zorunda kalmasını istiyorsan,
Email alip gönderirken bilemedikleri için "nesteren bey" diye cevap gelmesini istiyorsan,
Yanlış yazılan isim yüzünden para alma/gönderme sorunları yaşasın istiyorsan,
Mukemmel isim.
Ikinci seçenek de "Harzem". Bu nick sandığın şey benim gerçek ismim, yukarıdakilerin hepsi geçti başımdan.
0
harzem
(04.09.15)
limoncello nereden buluyorsun böyle garip isimleri, daha öncede yeğenine altar ismi koymaya karar vermiştin. sahi ne koydunuz bebeğin adını?
0
kuzey li
(04.09.15)
@kuzeyli ben de duyuru mu açsam diye düşünmüştüm de bununla ilgili sonra vazgeçtim. Bebek hayırlısıyla sağlıklı bir şekilde doğdu 2 ismi var Altar Tibet oldu. Bu benim müstakbel kızım için düşündüğüm isim, ama orta çoluk çocuk yok şu an.
0
🌸limoncello
(04.09.15)
abdülhak hamid tarhan'ın yanılmıyorsam veremden ölen kızının adı. ayrıca bu adı taşıyan bir de eseri var.
Kız içten içe seviyor, bunun sinyallerini vermiş, teklife evet diyecek gibi. Adam biraz tereddütlü... Aslında cesur olduğunu kıza göstermiş, ancak adım atamıyor. Bunun en büyük nedeni yaş farkı. Aslında kendi dünyasında buna da takıldığı yok, hani kızın çevresi buna itiraz edecektir, bu da kızı zorl
Kız içten içe seviyor, bunun sinyallerini vermiş, teklife evet diyecek gibi. Adam biraz tereddütlü... Aslında cesur olduğunu kıza göstermiş, ancak adım atamıyor. Bunun en büyük nedeni yaş farkı. Aslında kendi dünyasında buna da takıldığı yok, hani kızın çevresi buna itiraz edecektir, bu da kızı zorlayacaktır diye düşünüyor. Onu hiçbir şekilde üzmek istemiyor. Diğer taraftan da bu tür nedenlerden ötürü bütün güzel ihtimallerin kaybolup gitmesine gönlü elvermiyor.
Sizce nasıl bir yöntem takip etmeli?
0
lazarus (04.09.15)
kız adına niye düşünüyorsunuz ki siz ben onu anlamadım? 24 yaşına gelmiş bir insan çevresinin tepkisini, üzülüp üzülmeyeceğini kendisi tartabilir. buna göre seviyorsa ve cesareti de varsa karşısına çıkacak zorlukları göğüsler ve başlar ya da başlamaz ilişkiye. ki zaten ben bu zamana kadar karşı tarafın çevresi tarafından hiçbir şeyine takılmamış kişi görmedim. arayana bahane çok. aşkınızı bile başkalarına göre yaşarsanız işiniz var yani. kıza uygun bir şekilde açılın, gerisini kız düşünsün. ihtimaller denizinde boğulmayın, yaşayacağınız güzel şeyleri heba etmeyin.
0
hkt
(04.09.15)
hkt+35742268
edit: yaş farkı çok ütopik ya da önemli değil bu haliyle bence. seviyorlarsa fark kaç olursa olsun önemli değil.
0
shotgunwoman
(04.09.15)
bu tür hikayeler hiç iyi bitmiyor. kızın yaşıtı erkek mi yokmuş aşık olacak ?
0
titiraprap
(04.09.15)
Belki de erkek olgun oldugundan daha saglikli bir iliskileri olacak.
0
Traveller
(04.09.15)
Erkek kizi karsisina alip adam akilli konusmali. Olusabilecek sorunlari ve tepkileri en ust seviyede kiza anlatip bunlara gogus gerebilecek misin diye sormali. Olur denirse olur.
0
isott
(04.09.15)
hadi kız için 38 yaş cazip gelmiştir, baba figürü olmadığı için olgun ve anlayış görebeliceği için nispeten yaşlı birine ilgi duyabilir şeklinde bir izahı olabilir ve daha temkinli yaklaşılabilir belki ancak erkeğe sormak lazım ''olum ne ayaksın?'' etrafında kadın mı kalmadı, kimseye dikiş tutturamadın, o kadar mı güvensizsinde kimseye yanaşamadın, arkadaşlık kuramadın gidiyorsun ufacık kızlara salça oluyorsun. arada 14 yaş var. sapık dolu memleket.
edit: aha başlığı açan erkek tarafıymış. kendinden utanmalısın. ayrıca gelipte biz aşığız, kız çok olgun vs deme daha fazla kırmayayım kalbini.
edit2: karşı çıkanlar kıskanıyorlar demiş bir arkadaş. sapıklığı kısakanacak halimiz yok ayrıca destekleyende benim gözümde yapanla aynı.
0
air
(04.09.15)
hkt+1500
24 yas bu, kocaman insan olmus iste. aradaki yas farkini baz alip kizi kucuk -yetiskinlik anlaminda- gormek manasiz.
0
somethinginthewayshemoves
(04.09.15)
Kız kardeşim 24 yaşındayken 38 yaşında biriyle gelse bi çeker konuşurum herhalde çok garip gelir.
Fakat çevremdeki birkaç kız cinsiyetinden arkadaşımın da 20li yaşlarının başındayken 30lu adamlarla ilişkileri olmuş. Sanırım özenip deneyip bırakıyorlar. Böyle bakınca da deneyimleyin madem diyesim geliyor. Ha cidden siz 30 yaşında bir kadın bulsanız bile 8 yaş farkı olacak vay anasını, ama şu var o kadınlar hep evlilik düşünüyordur siz bunu istemediğinizden bu kıza yöneliyorsunuzdur belki...
Garip. Soran kız olsa "napıcan o adamı zevkler ilgiler bile problem olur bırak daha yaşıtlarına bak" derdim, ama erkek içgüdülerim de "adam yürüsün lan nolacak" diyor.
Bence de kızla konuşup ona göre karar verebilirsiniz. Kız zaten isteyecek gibi duruyor en azından net bir şekilde düşünülmüş olur.
@htk, adam kız nasıl olsa reşit. 24 yaşına gelmiş kendi kararlarını gayet de verebilir, diyemiyor işte. biraz bencilce değil mi? diğer yandan haklısınız da seven ne yapmaz ki. @shotgunwoman, aşk matematiği sevmiyor değil mi? @titiraprap, âşık olmayı, olacağımız kişiyi biz mi seçiyoruz sizce? @Traveller, ikisi de olgun davransalar da hayat hepsine cennet olsa keşke... @isott, evet, seviyorsak gidip konuşmalıyız +1 :) @dude, kız çok narin, kızdan geriye bir kol kalmasın sonra. @air, hangi yasaya veya norma göre sapıklık, elektradan söze başladığınıza ve sapıklıkla nihayetlendirdiğinize göre cinsi yaklaşımların doğasına dönük mühim gözlemleriniz olmalı. @somethinginthewayshemoves, adam kızın küçük olmadığının farkında, ama dünyayı yöneten, bizi ve ilişkilerimizi daraltan algıların da farkında. @krem peynir, bu da sevimsiz bir ihtimal, ama çözümün bir parçası sonuçta +1 @true blond, kalbin sesi :) @rodriguez2, özenti ilişkilere hayır, özenli ilişkilere koşullar ne olursa olsun evet. @e haliyle, çevrenin sesi, -ön- yargıların sesi. en bağıran, sesi çok çıktıkça da haklı olduğu düşünülen ses. @turkuaz, :)
0
🌸lazarus
(04.09.15)
aşkmı :D yav he he.. hayır hadi herşeyi geçtim kızın anası babasıdamı yok aileside mi yok? arkadaş çevresidemi yok.38 yaşında adamsın utanma arlanma yokmu? senin 15 yaşında kızın 30 yaşında adama aşık olursa aşk matematiği sevmiyor değil mi diyecekmisin o zamanda :) biride kıskanıyor demiş? 38 yaşında çükü kalkmayan 40'ına merdiven dayamış adamın yerinde olmayı kim ister harbi gerizekalımısınız.10 sene sonra kalp krizinden ölme ihtimali %78.
0
betfair
(04.09.15)
@betfair, 15 yaşında aşk neymiş, eşek sudan gelinceye kadar kızarım :)
0
🌸lazarus
(04.09.15)
senin kendi yaşıtlarında karı bulamadınmı elalemin hayatını mahvetmeye çaba gösteriyorsun.
0
betfair
(04.09.15)
Benim dikkatimi yazılanlar arasında "24 yaşında ufacık kız" çekti. Oha. Ahahahaha.
İlişkiye beklentiler yüklemeyin, takılın, sadakati yitirmeyin, mutlu olmaya çalışın. Kolay değil, ama zor da değil. Denemeye değer gibi görünüyor.
0
yirmisantim
(04.09.15)
ömrünün baharındayken 40 yaşındaki bir adamdan "evet seviyor bu" denilecek kadar hoşlanan bir kadın ciddi olarak ruh sağlığı bozuk bir kadındır bana kalırsa. daha bu yaşında aşkı, sevgiyi, sadakati, yeri geldiğinde evliliği yeni yeni ve kendi gibi genç bireylerle deneyimlemesi en sağlıklısı. aşık maşık olduğunu ve tamamen monogamik bir tip olduğunu varsayarsak ömrünün en kıymetli en dinç yıllarını 40 yaşındaki bir adamın 60 yaşına erişmesini izlemekle geçireceği sonucuna varıyoruz. aşkın matematiği olmayabilir, ancak insan ömrü de rakamlarla ifade edilebilen kısa bir süreç. üstelik tek bir çizgide, bir defalığına gelip geçiyor işte. 24 yaşındaki bir kadının sadakat ve süreklilik gösteren bir ilişki ihtimalinde hayatı boyunca genç bir aşığıyla birleşememesi kadar korkunç bir zulüm olabilir mi? bence olamaz. 3-5 yıllığına sugar daddy olacağım diye kasmaya da hiç değmez. yani benim tahayyülümde "güzel ihtimaller" pek de güzel görünmüyor.
0
loch ness
(05.09.15)
Bahsi geçen kız halihazırda benden 4 yaş büyük ama ben ondan daha mantıklıyım. Ya da kız dalga geçiyor da olabilir. İhtimaller sıralanabilir. Ama o kadar genç bir yaşta 38 yaşında amcayı napayım yahu? İnsanı yaşlandırır öylesi. Bugün bütün dünya gençliğin peşine düşmüş, milyar dolarlar daha da genç olabilmek için harcanıyor, bir insan neden kendini yaşlandıracak bir ilişki ister pehhh! Bu ilişkiye 10 üzerinden 1 veriyorum.
0
alexandra anastasia lisowska
(05.09.15)
@yirmisantim, hayırlısı bakalım... @loch ness, itirazınızı anlıyorum da,şu ifadeniz, "en kıymetli en dinç yıllarını 40 yaşındaki bir adamın 60 yaşına erişmesini izlemekle geçireceği sonucu" ancak bir robot bu denli ruhsuz konuşabilir. biraz san'atla mı iştigal etseniz acaba:) @alexandra anastasia lisowska, 24 yaşına gelince anlarsınız ;)
0
🌸lazarus
(05.09.15)
Ben "Kız içten içe seviyor" ifadenize takıldım. Kızın sevdiğinizden emin değilsiniz. Kendi kendinize gelin güvey oluyor olmayasınız?
Hatta diyelim sevişiyorsunuz, o da sevgi değil ki. Büyük biriyle olmanın (ki ben olmadım) bir çekiciliği var, çünkü yaş büyüdükçe karşındaki kişi sana göre daha akıllıymış gibi geliyor, daha çok biliyormuş gibi geliyor. O yüzden karşındakini gözünde büyüttükçe büyütüp kafandaki hayale aşık olabiliyorsun. Halbuki yakınlaştıkça onun da sadece kendin gibi sıradan bir insan olduğunu, o yaştaki herhangi birinden daha özel olmadığını fark ediyorsun.
İş bu farkındalık aşamasına geldiği zaman "Ben gidiyorum, güle güle" derse ne yaparsınız, bir de bu açıdan düşünün. Kendinizi de düşünün yani.
0
whimsical
(05.09.15)
@whimsical, işte tam olarak kafa sesim böyle.
0
🌸lazarus
(05.09.15)
@lazarus Bırak ya, görünen köy kılavuz istemez.
0
alexandra anastasia lisowska
(05.09.15)
anayasanın 18.maddesi (2) numaralı fıkrası b bendi... nedir amacın yani benden böyle bir şey mi istiyorsun. hiç aşktan anlamıyorsunuz yok bu yorumu ancak ruhsuz biri yapar diye insanları karalayıp kendini şirinleştirmeye, yaptığını normalleştirmeye çalışma. bu net olarak sapıklıktır, sabi sübyana salça olan pedofiliden daha aşağı kalır yanı yok bu işin, sadece senin durumun yasal. ötesi yok.
0
air
(06.09.15)
ya abi 24e 38 nedir ya. sonra gidip abdullah gül'ü falan eleştirirsiniz. 14 yaş var arada. 14. sen bu ilişkiden ne anlıcaksın ki pardon?
imza: 24 yaşında bir kadın.
0
sayns
(06.09.15)
acele ettiginiz sey nedir? iliskiniz var mi yok mu? guzel ihtimaller kaybolup gidecek endisenizi atin once. iliskiniz varsa evlenme teklifi mi edeceksiniz? imza atinca butun guzel ihtimalleri mi garantileyeceksiniz?
24-38 yas iliskisi de atla deve degil, yeter ki iki kisiden biri iliskiler konusunda cok iyi olsun.
0
bir varmis bir yokmus
(06.09.15)
@air, yani yasalara uyan bir sapığım, oldu:) buradaki bütün fikirlere saygılıyım aslında, bilhassa olumsuz fikirleri öncelikli değerlendiriyorum. keşke yanıtlarımı doğru okuyabilseydiniz. @sayns, sabık cumhurbaşkanımızı niçün eleştireyim ki, iyi günde kötü günde bir olmuşlar, çoluğa çocuğa karışmışlar, bir yastıkta kocayıp gidiyorlar işte. @bir varmış bir yokmuş, müsait olduğunuzda size birkaç ayrıntı sunmak isterim.
0
🌸lazarus
(06.09.15)
benim dikkatimi ciddi ciddi buraya gelip sormanız, yorumlara cevap yazmanız çekti. yani kendinizden ve duygularınızdan emin olsanız bence etrafı takmazdınız. bu kadar elalem ne der kaygısıyla yaşayan biriyseniz bence zaten bu iş yaş. her şey yolunda gitse bile sizin bu yersiz kaygılarınız yüzünden o ilişki zehir olur.
1-Cok ciddi saglik sorunu olmayan saglam bir bunye, 2-Para 3-Biraz bos zaman
0
stavro
(23.08.15)
Beni her mevsim sıcak bir ülkede kitaplarla, dvdlerle, güneş kremiyle bırakın, yemek verin mis gibi yaşarım çadırda.
0
Hersheys
(23.08.15)
Başarıyla
0
Frederick Co
(23.08.15)
saglik, sevgi, huzur ve para ile.
0
chaotic good
(23.08.15)
hava, su, yemek
0
sta
(23.08.15)
oksijen, su, gıda. bununla yaşıyor gayet, gerisi 300/400 yıllık puştluktan başka bir şey değil, (aslına bakarsan 200 yıl bile değil ya neyse)
0
selam
(24.08.15)
ben tek yaşıyorum, kimisi ailesiyle yaşar kimisi sevgilisiyle. kimsenin hayatına kimse karışamaz.
0
floydian
(24.08.15)
yere ve zamana göre değişiyor.
ben önceden sevgisiz yaşardım.neymiş lan sevgi?karın doyurmaz bir sike yaramaz derdim.artık yaşayamıyorum.
tolstoy un o kitabın okuduğumda:mal lan bu adam demiştim.nasıl,neden klasikler arasına girdi bu kadar basit bir olay,kitap demiştim.şimdi yavaş yavaş anlıyorum.
whatsapptan yazmis yarim saat once. mesajin tamamini okumadim, acmadim henuz. iki kez aldatmaya yonelik hareketini yakaladim. birinin yanlis anlasilma oldugunu soylemisti, digerini ise inkar etti. ama ayrildim. o sirada ayri shirde oldugumuzdan telefonda ayrildik. nasilsin, napiyosun ben seni ozledi
whatsapptan yazmis yarim saat once. mesajin tamamini okumadim, acmadim henuz. iki kez aldatmaya yonelik hareketini yakaladim. birinin yanlis anlasilma oldugunu soylemisti, digerini ise inkar etti. ama ayrildim. o sirada ayri shirde oldugumuzdan telefonda ayrildik. nasilsin, napiyosun ben seni ozledim bi kahve icelim. telefonda ayrilinca kotu oldu gibi bi seyler yazmis, okuyamiyorum devamini henuz. her neyse, esas soru: ne yapmali? evet telefonda ayrilmis olmaktan hosnut degilim ama yuzunu goresim de yok. zaten zayif bi insanim, daha once eski sevgilinin telefonua cevap verip aglamalarina kanmisligim vardir. direkt gormezden mi gelmeli, yoksa net bi sekilde gorusmek istemedigimi belirten bi mesaj mi yazmali, ya da bi kahve icmeyi gozden gecirmeli miyim yasanan iliskinin hatrina? her ne kadar kendisi her seyi sikip atmis olsa da.
0
nathanieltroy (13.08.15)
Valla benim suana kadar ogrendigim sey exten next olmaz. Belki cok kiro bir tabir oldu ama durum bu, hele ki iki kere yakaladim diyorsun, siktiret zamanini verdigine degmez.
0
balpolen
(13.08.15)
Aklında soru işareti var gibi duruyor dolasıyla git otur konuş ama karşı taraftan bir barışma talebi olursa bunlardan bahset, güveninin sarsıldığını ve inancını yitirdiğini söyle. Dolasıyla hemen kanma, temkinli yaklaş. Bu süreçte ona bir şey vaad edemeyeceğini de söyle. Seni gerçekten seviyorsa güvenini kazanmak için çabalar zaten.
Yok umrunda değilse görmezden gel.
Bir de belki gidip görüştüğünde, ''gözümde büyüttüğüm şey bu muymuş'' bile diyebilirsin. Bence gidip kendi duygularını tartmalısın ama tutup da kollarına atlama.
0
neferkitty
(13.08.15)
yok soru isareti yok aslinda kafamda. sadece insanlik adina oturup konusmak daha mi iyi olur diye dusunuyorum. yaptigi sey kabul edilemez, onu yeterince uyarmistim. zaten kotu bi hayatim oldugunu biliyodu. bilmiyorum, cok iyi niyetli dusunuyorum galiba. okuyup sallamamak en iyisi sanki.
0
🌸nathanieltroy
(13.08.15)
Sırf onun için gideceksen boşver görmezden gel.
0
neferkitty
(13.08.15)
cevabı aslında yazdığın paragrafın satırlarında... yine de söyleyeyim. bu işlerin ilacı görmezden gelmektir. vur kıçına siktirsin gitsin. büyük sözü dinle sayın arkadaşım.
0
lazarus
(13.08.15)
hala seviyorsan ve barışmaya niyetin varsa buluş, konuş. kesinlikle barışmam diyorsan cevap bile verme.
0
peggy
(13.08.15)
''İlişki hatırı'' diye bir şey yok genelde, ilişki hatırı kelimesine sıkıştırdığımız karşı tarafa kıyamamak ile kafa karışıklığından ibaret. Ha iyiniyetle harmanlanmış olması da cabası. Varsa bile bunu düşünüp dertlenmesi gereken taraf sen değilsin sadece, aynı zamanda o da ve anladığım kadarıyla pek de düşünerek hareket etmemiş.
''Ne isteyip istemediğimi biliyorum ve ben bu adamı istemiyorum, yaptığı şeyi hak etmiyorum veya yaptığı şeyi yapan biriyle olmak istemiyorum.'' diyorsan, asla buluşma. Mesajla ayrılmak, telefondan bağırışmak hepsi önemsiz detay bunların. O ilişkiler devam edip tekrardan bittiğinde mesajla ayrıldığına üzüldüğüne üzüleceksin inan ki.
Geri kalan senin kararın, ne yapman gerektiğini söyleyemem. Ama sanırım yukarısı sana yön verecek kadar nettir.
0
kaymaktutmayansicaksut
(13.08.15)
Kız sendeki zaafiyeti görmüş, oyuncak etmek istiyor.
0
arnold schwarzeneger
(14.08.15)
mesajın dahi tamamını açıp okuyamamandan kendini ona yükümlü borçlu gibi hissettigin anlamını çıkartıyorum.aslında çok onemli bir ip ucu.zaten ayrılmışsınız ona ne borcun var? ayrıca aldatılma şüphesi çok ciddi ve bence aşılması zor bir durumdur.doğruysa zaten aldatan hatalıdır, doğru değilse zaten ilişkide güven unsuru oturmamıştır.telefonda ayrılmayıp çay sohbetinde ayrılsan daha mı mutlu huzurlu olacaktın?saçmalama.çok belli hassas ve zayıf bir insan olduğun.yaklaşma bu ilişkiye tekrar.bırak gitsin.
0
eye
(14.08.15)
İlişkinin hatri olsa sana bunları yapmazdı zaten. Yalnız kalmış, yokluyor. Gormezden gel, o zaman kıymete binersin. Zira aksi olarak ne yapsan üzüleceksin emin ol.
0
piremses
(18.08.15)
hala seviyorsan ve barışmaya niyetin varsa buluş, konuş. kendini aşağılamadan..
Bu anketi yapmaktaki amacım; belirli mama markalarını kötüleyip de benzer içerikli başka mama markalarının reklamını yapanların dediklerinde haklı olup olmadıklarını ortaya çıkarmak. O yüzden katılım ne kadar çok olursa o kadar iyi. Özellikle de yaşını almış kedilerin sahiplerinin katılımı aydınlatı
Bu anketi yapmaktaki amacım; belirli mama markalarını kötüleyip de benzer içerikli başka mama markalarının reklamını yapanların dediklerinde haklı olup olmadıklarını ortaya çıkarmak. O yüzden katılım ne kadar çok olursa o kadar iyi. Özellikle de yaşını almış kedilerin sahiplerinin katılımı aydınlatıcı olur.
- Kediniz kaç yaşında? - Erkek mi dişi mi? - Kısırlaştırdınız mı? - Sağlık problemi var mı? - Hangi mamayla besliyorsunuz ya da hangi diyeti uyguluyorsunuz?
Ben başlayayım:
- 4, 5, 4 - D, D, E - Üçü için de evet - Yok - Royal Canin'in bebek kedi mamasıyla, sonra kitten mamasıyla, sonra indoor mamasıyla ve kısırlaştırma sonrasından itibaren de veterinerlere özel kısırlaştırılmış kedi mamasıyla; ama erkek olanı son 2 haftadır Hill's Science Plan veterinerlere özel kısırlaştırılmış kedi mamasıyla (iştahı azaldığı, dışkılama alışkanlığı değiştiği için)
Not: Kedilerden ikisi yetişkin olarak sahiplenildiğinden onlar baby cat ve kitten mamalarından yemediler.
Edit: Diyetten kastım, barf gibi, kuru mamaya alternatif olan beslenme şekilleri arkadaşlar.
0
whimsical (19.02.15)
-1,5
-erkek, kısır
- kuduruk olduğu için sadece kırık bir dişi var o da öyle kalacakmış şimdilik, yemede içmede sıkıntı yaratmıyor
-royal canin sterilised kullanıyorum, fazla tuz kısır erkek kedilerde böbrek sorununa yol açıyor. başka hiçbir şey versem de yemiyor zaten kuru mamasına alışık.
bu arada hill's science'ı denedim 2 gün ağzını sürmedi resmen, yemedi onu. acana'yı da sevmedi ve yemedi.
8 aylık, dişi, kısır değil, belirgin bir problemi yok, manyak olması dışında, kayınpeder veteriner olduğundan mamaların seceresini tutamadım açıkçası, çok fazla var, bir tane italyan marka var, onu deli seviyor.
0
devorgilla the gunslinger
(19.02.15)
-2 bucuk -erkek, kisir -saglik problemi yok -proplan'in kisir kedi mamasiyla besleniyor.
0
rayde
(19.02.15)
5 aylık, dişi, kısır değil, hastalığı yok Hills kitten mama kullanıyor. Valla çok sevmiyor bence tadını yaş mamaya bayılıyor. Hills a/d yaş mama için ölüyor :) mamasını değiştirmeyi düşünüyorum. Tadı daha hoşuna giden bir mama bulmak istiyorum. Ekonomik olarak da çok zorlanıyorum. Aşı periodu bitmediği için maddi olarak zorlanıyorum. Farklı bir gdosuz mama öneriniz olursa özelden yazın lütfen.
0
cusoon
(19.02.15)
-5 yaşında -dişi, kısır -sağlık problemi yok -acana ile besleniyor.
0
uucas
(19.02.15)
-1,5 1,5 0,5 - e,d,d - hepsi evet -erkegin tek gozu yok. -mito kedi mamasi veriyoruz ancak genelde ya tqvuk cigeri ya da taslik yiyorlar. Ekmek icini islatip cigerlerle veya taslikla mikserden gecirip veriyoruz. Mamalara pek sicak bakamadik.
0
joy luck club
(19.02.15)
-3yaş, 2yaş, 9 ay -erkek, dişi, erkek -kısır, değil, değil (biri hep hastaydı kısırlaşamadı, öbürü de bu ara kısırlaşacaktı ama hastalandı kısırlaştıramıyoruz) -saymakla bitmez, tüy problemi var, normalde domuz gibi ama bu ara üşütmüş -böbrek özel mamalar, sindirim sistemine özel mamalar falan çeşit çeşit veterinary serisi mama yedi büyük oğlum, kızım rc kittenla büyüdü, oğlan yetişkin maması yedi hep çünkü ha sahiplenildi ha sahiplenilcek diye mama almamıştık ona, şimdi de dana kadar oldu. şu an para bulabilirsem n&d alıyorum, bulamazsam bonacibo. bonacibo yemeye başladığından beri büyük oğlumun bütün sorunları geçti, ki kendisi üriner sistem özel mama yerken böbreklerden hasta olan bir çocuktu. zibil gibi farklı mama yediler yani. daha aklıma gelmeyenler de vardır.
0
mutevazi
(19.02.15)
-2 -dişi -kısır (9 aylıkken yaptırdım) -biraz memeler kısmında sarkması var, onun önüne geçemedik. onun dışında yok) -sokak kedisiyken sosis ve sokak mamasıyla, eve alınca royal canin kitten, 1 yaştan sonra da royal canin kısırlaştırılmış 37 ile.
0
bradshaw
(19.02.15)
-9 10 -D E -ikisi de evet.1 yaş civarlarında. -Yok. Böbrek değerlerine yeni baktırdım. Ortalama hepsi. Yaşlılar o yüzden umarım böyle gider. -İkisini de aldığımda 2'ser aylıklardı. İkisini de ilk başlarda royal canin kitten ile besledim. Sonrasında çok uzun süre Fit32 ile besledim. İkisi de ortalama 5-6 yaşlarında kilo almaya başlayınca Royal Canin kısırlaştırılmış kedi ve indoor cat mamasını verdim dönüşümlü olarak. Son bir senedir Hill's Mature kısırlaştırılmış ve Hill's Mature Light veriyordum. Son 2 aydır tavsiye üzerine N&D tahılsız ile besliyorum. Şimdilik iyi gidiyor.
0
sappho
(19.02.15)
-2 -erkek -kısır -yok -bonacibo (yoğurt, tavuk ciğeri, yaş mama, balık vs. veriyorum)
0
sistem enkazı
(19.02.15)
6, Dişi, kısır, sokakta yediği dayakların dışında bir sıkıntısı yok, Temizmama'nın light mamasını kullanıyorum
0
argent dawn
(19.02.15)
2,5 - 2,5 - 2,5
e - d - d
kısır değil - kısır - kısır
hastalıkları yok
micho
diyet uygulamıyorum, ayrıca bütün gün istedikleri gibi eve girip çıkabiliyorlar. bu mamayla bahçeye gelen 3-4 kedi daha besliyorum, onlarda da bir sıkıntı yok.
0
air
(19.02.15)
1) 9, 10 tam yaşını bilmiyom sokakdan almıştım ve zate 3/4 yaşında bişiydi 2) dişi, 3) ameliyatlı ama ben yaptırmadım mahalleli yaptırmıştı önceden 4) iki üst çene dişi kırıldı, birde pire var üstünde başka bir problemi yok diye biliyom. 5) fit32 alıyorum 1 ayda 2 kilo yiyor bazen 3'e çıkıyor, çok kilo alırsa 1 ay rejime sokuyorum daha az mama veriyorum.
0
selam
(19.02.15)
-7 aylık -erkek -daha değil :) -yok -royal canin baby cat ile başladık, kitten'a geçtik. yaş mama da royal canin ve gourmet gold parçalı(kıyılmış değil). günlük 3 tane ödül maması olarak malt kisses( kıl yumakları için)
0
eksitadinda
(19.02.15)
7,5 yaşında erkek. kısırlaştırıldı. ciddi bir pankreas ve böbrek problemi geçirdi. daha öncesinde imkanım oldukça profesyonel mama alıyordum ancak kötü dönemlerimde malesef whiskas fln kullandım. artık sadece hill's k/d kullanıyorum. ciddi bi tedavi ve bu mamanın ardından toparlandı çok şükür.
0
shadowelves
(26.02.15)
-8-9 aylık kesin yaşını bilmiyorum sokaktan aldım, 5 yavrusu var onlar daha 20 günlük -dişi yavrular 2 dişi 3 erkek(yuvalandılar) -emzirme bitince kısırlaştıralacak bizle kalması kesin olan dişi yavru vakti gelince kısırlaştıralacak -annenin kronik ishali var şu anda veteriner emzirdiği için antibiyotik vermek istemiyor, yoğut ve reflör ile biraz hale yola koyduk ama pazartesi tekrar gideceğiz veterinere, bakalım. -Royal canin kitten kuru+yaş ve bizden tırtıkladıkları, yavrular sadece anne sütü
0
kyha
(19.03.17)
* Kedim 1 buçuk yaşında. * Dişi * Evet, ben yaptırdım. 150 tl. ameliyat masrafı oldu. * Kısırlaştırma öncesi veterinerin önerisiyle bir ilaç vermiştim. O ilaçtan sonra çok kötü oldu, ölecek diye korktum hatta. Sonra toparlandı. Onun dışında hiç hastalanmadı. Bir arada pirelendi, çok kaşındı falan. Bu aralar sapasağlam, gül gibi yaşayıp gidiyoruz. * Catshow diye bir markanın kısır mamasını alıyorum. Yaş mama da karışık, uygun, hesaplı ne bulursam.
Sayın arkadaşlar,Öncelikle, mortgage kredisi çekildi ve erken ödeme yapılacak.Yani borcun tamamı kapatılacak. Meblağ: 18.687,20'dir.Bankacı erken kapatmalarda kalan meblağın %2'sinin ceza olarak fazladan ödeneceğini söylüyor. Soru 1: Bu olağan bir uygulama mıdır? Buna itiraz mümkün müdür?Ayrıca eğer
Sayın arkadaşlar,
Öncelikle, mortgage kredisi çekildi ve erken ödeme yapılacak.
Yani borcun tamamı kapatılacak. Meblağ: 18.687,20'dir.
Bankacı erken kapatmalarda kalan meblağın %2'sinin ceza olarak fazladan ödeneceğini söylüyor. Soru 1: Bu olağan bir uygulama mıdır? Buna itiraz mümkün müdür? Ayrıca eğer cevap vermek isteyen olursa bunun mantığı nedir ki, ben zaten faizleri ödemek zorunda kalmışım, üstüne bir de "nalet olsun borcuna" deyip erkenden ödeyim demişim, ödemişim. Bu ceza neyin ürünüdür?
Soru 2: 18.687,20'nin %2'si ne eder?
Teşekkürler.
0
lazarus (09.10.14)
373,75 eder.
0
cakabo
(09.10.14)
tamamen sallıyorum: eğer erken ödemeseydin, belki taksitlerini ödeyemeyecektin, aksatacaktın, adamları ek gelirden mahrum edecektin
0
€xpolerer
(09.10.14)
373,744 eder
0
fallthepieces
(09.10.14)
var böyle. kredi kartlarının taksitlerini de erken kapatırsan ceza ödüyorsun.
0
namus ninjası
(09.10.14)
evet, morgıçlarda böyle bir madde bulunabiliyor. yaptığın sözleşmeye bağlı.
Yeni Tüketici Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 28 Mayıs 2014 tarihinden önce konut kredisi kullanmış tüketiciler sözleşmelerinde belirtilmiş olması şartıyla kredilerini erken kapatmaları halinde erken kapama bedeli olarak % 2 Erken Kapama Bedeli ödemeyi sürdürecek, ancak Dosya Masrafı, Yapılandırma Bedeli, İpotek Fek Ücreti gibi banka tarafından belgelendirilemeyen bedellerin iadesini talep edebileceklerdir.
0
€xpolerer
(09.10.14)
kurus 2 hanelidir ; 373,74 tl :)
0
kamyonsans
(09.10.14)
Madem öyle, ben de kredilendirme aşamasındaki dosya masrafımın iadesini istiyorum, dedim.
650 TL, imiş. Ancak tüketici mahkemesine başvuru için doldurmam gereken evrakı bana 75 tl'ye satıyorlar! Ahlaksızlığa bak ya.
Acaba dosya masrafını daha fazla ödemiş olup bana düşük bir meblağ bildiriyor da olabilirler mi, içime şüphe düştü. Mezhepleri geniş zira.
0
🌸lazarus
(09.10.14)
mortgage ödemelerinde ara ödemeler dahil %2 ceza alınır. gayet doğaldır. kalan anapara üzerinden alınıyordu sanırım. zaten sistemleri doğru hesaplar siz kafanızdan hesap yapın %2 ye denk geliyorsa sorun yoktur.
0
ozdek
(09.10.14)
erken ödeme faizi mortgage dışında bazı kurumsal kredilerde de sıklıkla kullanılır. anlaşmanıza bağlıdır.
mantığı ise: banka size bu krediyi verebilmek için ya kendi kaynağını kullanıyordur ya da bir yerden borçlanıyordur (bankaların hazine departmanları gün içinde sürekli piyasaya borç verir alır). borçlanırken de maliyetlerini hesaplar. size verdiği konut kredisinin vadesi de atıyorum 5 yıldır. banka da bu süre için maliyetini hesaplar ve üzerine bir oran ekleyerek size bir faiz oranı sunar (mevcut enflasyon, piyasa faiz oranları vb. gibi bir çok etken de maliyeti değiştirebilir). fakat siz kredinizi 3 yıl sonunda erken kapatmak istediğinizde, banka 5 yıllık kredinin getireceği faiz geliri tahminleri tutmayacaktır. hesapladığı maliyet de bu duruma göre farklılık gösterecektir. bu durumda da aradaki farkı kompanse etmek için ise sizden erken ödeme tahsilatı yapar/yapabilir.
roma'da çoğu yere yürüyerek gitmek isteyen birine hostel ararken hangi semtleri önerirsiniz? aramaları ona göre yapıcam da hani şunun yakıınında olsundan ziyade san giovonni falan derseniz çok makbule geçer
roma'da çoğu yere yürüyerek gitmek isteyen birine hostel ararken hangi semtleri önerirsiniz? aramaları ona göre yapıcam da hani şunun yakıınında olsundan ziyade san giovonni falan derseniz çok makbule geçer
gayet memnunduk açıkçası, ulaşım konusunda bir sıkıntı yaşamadık.
0
eskiden sizofrendim simdi iyiyiz
(18.08.13)
cok sorun degil hemen her yerden her yere yuruyerek gidersiniz duzgun bir haritaniz olsun ama roma pass alip termini yakinlarinda bi otelde kalirsaniz hem metroyla rahat edersiniz hemde roma pass sayesinde bir cok yerde sira beklemezsiniz bi bakin derim
0
panthera onca
(18.08.13)
burası hep dorm şeklinde sanırım? biz iki kişilik bakıyoruz. bi de airbnb'den ev bakıyoruz ama aramaları daraltmak için sempte göre aramak istiyorum ama hangi semt merkez onu anlayamadım :)
0
🌸damla cikolata
(18.08.13)
termini yakinlari demistim ben ama çok nezih degil oralar onu da belirteyim ulasim acisindan kolaylik saglar otobusler falanda terminiden kalkiyor ama belki de daha iyi bir yerlerde kalmak isteyebilirsiniz tek ziyaret noktaniz romaysa trenle bir yerlere gitmeyeceksiniz spagna metrosunun oralar villa borghesein altinda bi meydan vardi popoloydu yanilmiyorsam oralar falan daha elit, metroyla gidebilirsiniz her yere, yuruseniz de olur ufak zaten :)
0
panthera onca
(18.08.13)
Otobusleri ucretsiz kullanabiliyorsunuz. Ben bir hafta boyunca oyle yaptim. Termini bolgesi idealdir, guvensiz diyenlere aldanmaman lazim. Ucuz telefon ve internet kafe imkanini da dusunun. Termini bolgesi bunlara imkan tanir. Ancak dedigim gibi belediye otobuslerini kullanabilecegine gore diger bolgelerde de hostel bulabilirsin butcene gore.
markası Tekzen Home dcf-115. 30''lik taktırdım. Monte eden eleman safça bir şeydi ve takarken biraz zorlandı. Sağlamlığına diyecek bir şey yok gibi görünüyor ancak çalışırken vibrasyon yapıyor, yalpalıyor, pır pır titriyor lambanın da bulunduğu aksam. Takan ve kullanan var mı bu aletten, (gürültü p
markası Tekzen Home dcf-115. 30''lik taktırdım. Monte eden eleman safça bir şeydi ve takarken biraz zorlandı. Sağlamlığına diyecek bir şey yok gibi görünüyor ancak çalışırken vibrasyon yapıyor, yalpalıyor, pır pır titriyor lambanın da bulunduğu aksam. Takan ve kullanan var mı bu aletten, (gürültü patırtı olmasa da) bu sallantı normal değil gibi geldi bana? Bi yardım lütfen.
Foto ektedir.
0
lazarus (15.08.13)
saüa sola bir salınım yapıyor eğer onu diyorsanız o kaçınılmaz. birisi jiroskoplu ürettiyse kaçınıladabilir gerçi.
0
sparkle kiddle
(15.08.13)
Babamgiller de dukkana taktirdilar yeni, sarhoş diyorlar ona burda. Ses geliyor, dönüyor ya surekli, ses ondan geliyor. Sallanma derken tam ne dediginizi anlamadim, tam monte edemedi mi tavana? O sallaniyorsa sorunlu, kafaniza inmesin de iki gun sonra. Bi cagirin tekrar bi baksin eleman. Yada basit bi elektrikci bile halleder onu.
0
chavez s venezuela
(16.08.13)
sallanması normaldir. bir kaç gün yine vidalanmışyerlerde açılma gevşeme var mı diye kontrol et. tavandaki vidalarda gevşeme yoksa ayda bir bak...
0
inanmazsan inanma
(16.08.13)
daha bugün tekzen'de çalışan bir elektirikçi tarafından takıldı. Dönerken süratin tesiriyle yalpalıyor sanki... Adama sordum, bu normaldir dedi. Şüphelendim o gidince yutubdan tavan vantilatörü montajını gösteren videoları izledim. Onlarda gösterilen vantilatörler sallanmıyordu. Bir de benimkinin resme de bakarsanız tavanla arasında belli bir mesafe var, acaba bundan dolayı mıdır diye de düşünüyorum. Böyle hafif yalpalamalı bir vibrasyon yapıyor yüksek hızda dönerken. Düşük hızda sabit, sallantı yok. Anlayamadım pek.
0
🌸lazarus
(16.08.13)
sıkıntı yok hocam, yüksek hızda normaldir o. için rahat olsun.
0
el portero
(16.08.13)
kurulum kılavuzunda bir açıklama vardı: eğer dönerken sallantı yapıyorsa, önce deneme amaçlı mandal sıkıştırıyorsun, yerini iyice belirledikten sonra oraya bantla bozuk para yapıştırıyorsun. birden fazla bile gerekebilir, merkeze veya hangi kanada yapıştırdığın önemli imiş.
Merhaba ArkadaşlarÇok acayip kabız oldum. 2 gündür tuvaletimi yapamıyorum. Tuvalete gittiğimde var olan dışkı kütlesi o kadar sertleşmiş ki çıkmak bilmiyor. Canımı yakıyor. Yok mu bunun bir çaresi.İşin aksi bugun yurtdışına çıkacağım akşam uçağım var. oralarda rezillik çekmemeyım.Saygılar
Merhaba Arkadaşlar
Çok acayip kabız oldum. 2 gündür tuvaletimi yapamıyorum. Tuvalete gittiğimde var olan dışkı kütlesi o kadar sertleşmiş ki çıkmak bilmiyor. Canımı yakıyor. Yok mu bunun bir çaresi.
İşin aksi bugun yurtdışına çıkacağım akşam uçağım var. oralarda rezillik çekmemeyım.
Saygılar
0
hizari (13.08.13)
Lütfen kayısı kurusu yiyin. Bolca ve üzerine su için.
0
lazarus
(13.08.13)
Çorba için sürekli ya da meyve suyu.. kuru gıdalardan uzak durmak lazım.. Eczanede kabızlık ilacı var rahatlarsınız..
0
redeath
(13.08.13)
lazarus +1 bir avuç kuru kayısı ve suyun çözmediği bağırsak yoktur.
0
whoosie
(13.08.13)
3 Kupa Sinameki çayı ;)
0
kill_them_all
(13.08.13)
yaş incir ye ,üzerine bir bardak su iç..anında bağırsakların yumuşacık olacak,rahatça içindeki kütle dışarı çıkacak..
0
pinkpinokyo
(13.08.13)
şalgamdır bunun ilacı. yarım şişe şalgamı diklediğinde böbreklerini bile sıçabilirsin.
Merhaba,Bir cok farkli yayinevinden baskilari bulunuyor.Mukayese sansi yapmis birileri var ise öneri almak isterim. Ben D&R'da asagidaki yayini almayi düsündüm, farkli baski önerileriniz?http://www.dr.com.tr/kitap/gunumuz-turkcesiyle-evliya-celebi-seyahatnamesi-2-cilt/evliya-celebi/prestij-kitaplari
Merhaba,
Bir cok farkli yayinevinden baskilari bulunuyor.
Mukayese sansi yapmis birileri var ise öneri almak isterim.
Ben D&R'da asagidaki yayini almayi düsündüm, farkli baski önerileriniz?
farklı yayınevlerinden baskıları var dediğiniz şeyler seyahatname'den seçmelerdir, hiçbiri tam metin değil. sizin linkini koduğunuz yky'nin tam metinli baskısının alternatifi yok zaten. alacaksanız bunu alın, zaten yky çok büyük bir emekle seyahatnameyi önce latin alfabesine ondan sonra da günümüz türkçesine aktardılar. yani doğru kitabı bulmuşsunuz.
0
microfiction
(14.05.13)
Yapı Kredi Yayınlarından çıkan Seyahatname'yi tavsiye ederim.
0
lazarus
(14.05.13)
Merhaba,
Arkadaslar tesekkür ederim, olabilecek daha iyi bir alternatifin olma ihtimalina karsi sormustum, verdiginiz bilgiler yeterli oldu.
...minibüs çarptı, savruldum. Hastaneye kaldırdılar. Ultrason, filmler, tahliller derken ayakta çok şükür, eve geldim. Tabii bir reçete yazdılar. İlaçları henüz alamadım ama reçete üzerine vurulmuş bir kaşe dikkatimi çekti: "Medulla Sistemi Çalışmamakta" yazıyor. Ayrıca el yazısıyla da aynı ifade re
...minibüs çarptı, savruldum. Hastaneye kaldırdılar. Ultrason, filmler, tahliller derken ayakta çok şükür, eve geldim. Tabii bir reçete yazdılar. İlaçları henüz alamadım ama reçete üzerine vurulmuş bir kaşe dikkatimi çekti: "Medulla Sistemi Çalışmamakta" yazıyor.
Ayrıca el yazısıyla da aynı ifade reçetenin dibinde mevcut. Bu ne demektir? Yardımcı olabilecek bir doktor arkadaş var mıdır?
0
lazarus (30.04.13)
seninle alakası yok dostum onun. eczanelerin kullandığı sistem o.
edit: geçmiş olsun bu arada.
0
dzingis
(30.04.13)
Medula sistemi genel sağlık sigortası (gss) kapsamında tüm kamu, üniversite ve özel sağlık tesislerinin elektronik olarak fatura gönderecekleri ve geri ödemelerin yapılacağı sistemdir(miş).
0
memories
(30.04.13)
e-reçete yazılabilmesi için kullanılıyor işte. ama sistem sürekli hata verdiğinden,doktor elle reçete de yazıyor. ama ilacı alabilmek için elle yazdığı reçeteye sistemin çalışmadığına dair not yazması gerekiyor ki geçerli olabilsin.
0
demoniclewinsky
(30.04.13)
abi ben okusam o medullayı sağ tarafıma felç inebilirdi. başka isim mi bulamamışlar
0
ismail yk
(30.04.13)
teşekkür ederim arkadaşlar. allah beterinden korusun hepimizi. büyük bir kazayı küçük hasarla atlattık çok şükür. omurilik, omurilik soğanı gibi şeyler yazınca doğrusu korktum. zaten araç çarpmasına bağlı travma geçirdiğim için oradayım. eczane sistemine böyle isim nereden akıllarına gelmiş, ilginç.
0
🌸lazarus
(30.04.13)
normal insanların elle yazılan reçeteyle ilaç alması yasak (milletvekillerine ve yakınlarına serbest) ondan özellikel kaşe vurmak zorunda sistem bozuk diye. yoksa ilaç alamazdın.
Resimde Arapça bir şeyler yazıyor. Ben okuyamadım ne yazıyor acaba?
Resimde Arapça bir şeyler yazıyor. Ben okuyamadım ne yazıyor acaba?
0
delibalta (24.04.13)
el-tıbbu v'ehibu en yekûne; olabilir sanki. ama ne anlama geldi bilemiyorum; ilk kelime de yanlış olabilir
0
ahlaksızlığın lüzumu yok
(25.04.13)
bu resmin görüldüğü yerde duş alıp gusletmek lazımdır.
"el hubbü ve uhibbü en yekûn" yazıyor yazıda. aşkın olmasını seviyorum. aşk olsun severim, falan gibi bir şey deniyor gibi; tam anlam vermek güç çünkü cümle eksik.
sevgili güzin ablalar,şimdi dostlarım ben lisansı bitirdiğim okulda yüksek lisans yapıyorum. tüm hocalar tanıdık rahat ederim bi yandan çalışırım falan diye düşünerek başladım ben bu mastera ama başıma dert oldu. şöyle ki bir asistan hocamız benle biraz fazla ilgili... dedemi kaybettiğimzde başsağlı
sevgili güzin ablalar, şimdi dostlarım ben lisansı bitirdiğim okulda yüksek lisans yapıyorum. tüm hocalar tanıdık rahat ederim bi yandan çalışırım falan diye düşünerek başladım ben bu mastera ama başıma dert oldu. şöyle ki bir asistan hocamız benle biraz fazla ilgili... dedemi kaybettiğimzde başsağlığına geldi ilk defa öyle bi samimiyet oldu.. sonra sınavlarıma ödevlerime falan yardımcı oldu derken.. dışarda görüşelim kafan dağılsın biraz dedi yanlış anlamadm hocadır ilgilenir arkadaşça yaklaşıyo yardımcı da oldu ya bi minnet de var eywallah dedim. sonra size gelip kahve içiym dedi bi kaç kere ektim.. yemeğe davet et beni dedi onu da ektim bi şekilde... sadede geliyorum ben bu ısrardan çok rahatsızım.. mesaj atıyo sürekli arıyo otu boku bahane ediyo.. ve ben cevap vermezsem ya da ters cevap verirsem trip atıyo ya da işte tehditvari davranıyo. işte hocalarla konuşrm sunumu şöyle yaparsın yok efendim zorlaşır şartlar gibi... sürekli bi beklenti içinde mesajlar atıyor seni görmek bana iyi geliyo falan diye sesini duymazsam günüm kötü geçiyo die arıyo... gerçekten ciddi bi şekilde olmayacağını anlatmaya çalştım.. kimseyi hayatmda istemiyorum da dedim.. her yolu denedim... ama anlatamadım... ısrarcı tavırlar devam ediyor.. şidmi telefonum bozuk dedim cvp vermemek için ev telefonunu ver ordan arayım dedi. yardım edin ben bu hocayı kırmadan nasıl onunla (okul ilişkisi dışında) görüşmek istemediğimi söylerim. gerçi artık kırmak da umrumda diil çok bunalttı! nolur bişey deyin =((
0
kızılşeytan (30.03.13)
Bunun kırmaması kalmamış pek. Özellikle o tehdit olayı nedir yahu? Sikerler öyle adamı.
Kusura bakma sinirlendim.
0
reyals
(30.03.13)
önce şuna hoca deyip durma.
ateş olsa cürmü kadar yer yakar. hadi bakalım birader ne yapabiliyormuşun görelim de hangi tehdidi gerçekleşecek.
0
cecilia
(30.03.13)
sevgilim var de.
0
lorenzen
(30.03.13)
diğer hocalarından güvendiğin varsa ona anlat açık açık. yancı almak önemli.
0
only the strong survive
(30.03.13)
asistan sadece dersine girip ödev okuyorsa etkili ki o zaman da sorumlu olduğu hocasıyla (danışmanı) konuşursun, olmadı bölüm başkanına çıkarsın. korkmanı gerektirecek bir durum yok, tekrarlaması halinde bu durumdan rahatsız olduğunu ve bunu başkalarıyla konuşacağını da belirt. sakın korkma ve çekinme.
0
ludmilla
(30.03.13)
sevgilim olmadığını biliyor.. ben salak biraz minnet duygusu yüksek davranıyorum.. benim annem de öğretmen hani hep onun gibi düşünüyorum.. öğretmendir saygı duyulur falan diye düşünüyorum hep ama bunun saygı duyulcak bi tarafı kalmadı... çok yumuşakbaşlı kavga sevmez bi insanım.. son noktaya kadar beklerim bi sorun varsa da... şimdi ben böyle bi ddurumda normal anlattım anlamadı kavga nasıl ediyim ne diyim bilmiyorum ki?!? erorr veriyorum şu an yeminle =(
0
🌸kızılşeytan
(30.03.13)
nickin bir şeyleri anlatıyor gibi...
0
lazarus
(30.03.13)
kaslı bir herif kirala beraber takılın okulda sarılın falan , düşer yakandan. olmazsa yağlı ve iri biri de olabilir. ya da böyle elinle apış arasına doğru ani bir hareket yap mucccuk diye ses çıkararak , reflex olarak orasını kollayacaktır o sırada sıkıca bir kafa at iki kaşının ortasına , bu vesileyle kavga etmemiş olursunuz , tatlı tatlı çözülür olay.
0
dodi el ford
(30.03.13)
ne minneti, öğretmendir saygısı. adam seni tehdit ediyor, bildiğin taciz ediyor. sapık. görevini kötüye kullanıyor. saygısı mı kalmış daha. haddini bildirmen lazım.
0
girl in a coma
(30.03.13)
ver sen de kurtul o da kurtulsun
0
birdhunter
(30.03.13)
40 yaşında bir adam vardı hani eski sevdiğin, de hocana benim sevgilim var 40 diye.
0
leadzeppelin
(30.03.13)
cinsel bi taciz yok ortada.. ama benimle görüşmek hatta mümkünse sevgilim olma yolunda çok ısrarcı davranıyor. tehdit meselesine gelince, ödev hazırlıyoruz o toplayıp hocaya veriyo notları falan o giriyo kısaca işte o dersin yetkisini hoca ona veriyo.. o da bunu her türlü kullanıyo. onu şikayet etmeden diğer hocalara duyurmadan kendim halletmek istiyorum... haddini bildirmem lazım gerçekten (girl in a coma) sadece hangi cümleler hangi davranışlar daha kesin olur anlam veremedim. çünkü daha önce haddini bildirici bi konuşma yaptım etkili olmadı. ya çabuk unutuyo ya da işine gelmiyo!
0
🌸kızılşeytan
(30.03.13)
boşver mesajlarına falan cevap verme. görmezlikten gel. okulda gerektiği kadar iletişim halinde ol. ders haricinde de bir şey konuşma. sen cevap vermedikçe kesecektir. yeterince açık olabildim mi mesafe koyabildim mi diye de öz eleştiri yap bu arada.
0
girl in a coma
(30.03.13)
senin önceki sevgilinde senden büyüktü sanırım ve dedenle yaşıyordun, yani yalnızsın. bence çevrendekiler senin yalnızlığından, boşluğundan faydalanmak istiyorlar. önceki sevgilinde böyleydi bence, şimdi buda böyle. harbiden sen kendimden büyük adamları neden kendime çekiyorum diye sordun mu hiç kendine? bence tek nedeni bu. bide güzelsen eğer onlarda kaçırmak istemiyorlardır kesin. bence sen artık kendi denginde birisini bul mutlu ol.
Edit: dengini bul derken, bu yamyamlara kullandırma kendini demek istedim. yoksa hayat senin hayatın tabi.
0
manipülatör
(30.03.13)
öğrencilik hayatında zorluyorsa bu kişi seni "sikerlerrrr" diyip bana böyle yaklaşamazsınız okulda bu duyulursa siz düşünün diye sen tehdit edebilirsin...istemiyorsan kestirip at,seni böyle tehdit edip rahatsız eden birini eğer cidden kötü olarak yapıyorsa bunu çekmek zorunda değilsin
0
mukon
(30.03.13)
"ben bu hocayı kırmadan" şimdi kırmazsanız ilerde pişman olacaksınız. bu konuyu mümkün olduğu kadar çevrenize duyurun, utanıp saklamayın. bu tipler ileride ya iftira olsun diye "o bana asıldı" derler ya da kendilerini öyle olduğuna inandırdıklarından. Bu yüzden yakın arkadaşlarınız durumu bilsin, bir sorun çıktığında size psikolojik destek verirler, en azından size inanırlar.
Bu adamın iyi niyetli olmadığı (basit bir şekilde size romantik olarak aşık olmadığı) arsızlık düzeyinden de belli.
0
firez
(31.03.13)
haddini bildirmen gerekiyor +1 kırılmasın hassasiyetin gerçekten bu durum için çok gereksiz geldi bana da o aşama ve iyi niyet çoktan aşılmış haddini bildir ve önüne bak derim ben.
...yardımsever bir arkadaş şu liriğin çevirisini yapabilir mi? En azından birinci kıtasını... Şimdiden teşekkür ederim.Aslında derdim şu şarkıdaki mevzuyu anlamak: http://www.youtube.com/watch?v=5oGW7D3sDusΠού να βρω γυναίκα να σου μοιάζει,να 'χει μάτι που καρδιά να σφάζει,να 'χει το καμάρι σου κι ό
...yardımsever bir arkadaş şu liriğin çevirisini yapabilir mi? En azından birinci kıtasını... Şimdiden teşekkür ederim.
Aslında derdim şu şarkıdaki mevzuyu anlamak: www.youtube.com
Πού να βρω γυναίκα να σου μοιάζει, να 'χει μάτι που καρδιά να σφάζει, να 'χει το καμάρι σου κι όλη αυτή τη χάρη σου και τη βελουδένια την ελιά σου. Να 'χει το καμάρι σου κι όλη αυτή τη χάρη σου πού να βρω γυναίκα να σου μοιάζει.
θα σου δώσω πλούτη κι αν γυρέψεις, μη με διώχνεις θα με καταστρέψεις, πάρε με στα χέρια σου, τ' άσπρα περιστέρια σου την καρδιά μου μ' άλλην δε θ' αλλάξεις. Πάρε με στα χέρια σου, τ' άσπρα περιστέρια σου πού να βρω γυναίκα να σου μοιάζει.
Πες πως μ'αγαπάς κι ας είναι ψέμα, ρίξε μου κουκλί μου ένα βλέμμα, μη μ' αφήνεις μόνο μου, γιάτρεψε τον πόνο μου πλούτη και αν δεν έχω τι πειράζει. Μη μ' αφήνεις μόνο μου, γιάτρεψε τον πόνο μου πού να βρω γυναίκα να σου μοιάζει.
0
lazarus (28.02.13)
şimdi teyzeoğlu genel olarak bi kadına övgü var senin gibi bi kadını nereden bulayım yalan bile olsa beni sevdiğini söyle zengin olmasam ne farkeder gel derdime çare ol nereden bulayım senin gibi avradı falan gibi.
benim yunancam eğitim ile değil ülkede yaşayarak öğrenildiği için edebi eser çevirmeye çalışınca sıçtığımı farkettim :)
nereden bulayım sana benzeyen bir kadını, bir gözleri olsun ki kalpleri kessin,(σφάζει, sfazi kesmek anlamına geliyor ama burada göz teması vs. demek istedi heralde) çok güzel olduğun için gurur ve neşeli olmalısın hoş bakışlara sahipsin nereden bulucam senin gibi kadını
sana tüm zenginlikleri vericem beni dışlama beni mahvediceksin beni kollarına al beyaz güvercinler gibi ama kalbimi değiştiremezsin. nereden bulayım sana benzeyen bir kadını
yalan bile olsa beni ne kadar sevdiğini söyle bebeğim/sevgilim bana bir kez olsun bak beni yalnız bırakma yarama derdime çare ol (γιάτρεψε tedavi etmek manasında) zengin değilsem ne zararı var nereden bulabilirim senin gib kadını.
genel olarak böyle umarım işini görür
0
olurnedenolmasin
(28.02.13)
@olurnedenolmasin bu hâlinle de harikasın. sağ ol.
...mp3 hâlinde. Bunu, benim gibi sevebilecek kimseler için youtube'a eklemek istiyorum. Çünkü yok. Fakat bu teknik bir iş ve ben hiç anlamam. Eğer bu işi benim için ivedilikle yapacak olan olursa çok teşekkür edeceğim kendisine. Ha, ya bu arkadaşları albüm kapağını kullansın ya da şarkının akışına g
...mp3 hâlinde. Bunu, benim gibi sevebilecek kimseler için youtube'a eklemek istiyorum. Çünkü yok. Fakat bu teknik bir iş ve ben hiç anlamam. Eğer bu işi benim için ivedilikle yapacak olan olursa çok teşekkür edeceğim kendisine. Ha, ya bu arkadaşları albüm kapağını kullansın ya da şarkının akışına göre güzel bir şeyler bulabilir... Ancak benim fikrim, alakasız bir şeyler eşliğinde bu güzelim şarkının heder olmaması için basit olan yolu yani birinci yolu tercih etmek yönünde. Bana bu konuda yardımcı olacak arkadaşlardan acil mesaj bekliyorum. mp3'ü kendilerine göndereceğim çünkü. Bu arada şarkı fotoğraftaki arkadaşlara ait.
0
lazarus (08.02.13)
bu arkadaşların adları neler?
0
zoban
(08.02.13)
Elysian Fields
0
bass solo take one
(08.02.13)
Arkadaşlar, grubun adı "La Mar Enfortuna". Benim istediğim Convivencia adlı albümden El Eliyahu adlı şarkısı... Elysian Fields Jennifer (kadın vokal)in diğer bir bandı.
Fotoğraf makinesinde (Canon Eos 5 d) ayna düşmesi...
lazarus
... nedir? Dün fotoğraf çekerken birden bir şey oldu ve deklanşör yarıda kaldı, vizör kaydı. Zaten o korkuyla objektifi çıkardım. İçindeki aynalı plaka olması gereken yerde değildi. Şimdi napmalıyım? Bu neden oldu? Çarpma yok, düşme yok, olumsuz hiçbir iş gelmedi makinenin başına. Lütfen bilenler bi
... nedir? Dün fotoğraf çekerken birden bir şey oldu ve deklanşör yarıda kaldı, vizör kaydı. Zaten o korkuyla objektifi çıkardım. İçindeki aynalı plaka olması gereken yerde değildi. Şimdi napmalıyım? Bu neden oldu? Çarpma yok, düşme yok, olumsuz hiçbir iş gelmedi makinenin başına. Lütfen bilenler bir şeyler yazsın, sorun ne ve nasıl gideririm?
0
lazarus (28.06.12)
olması gereken yerde değildi de neredeydi? yani komple yerinden çıkıp yere mi düşmüş, yoksa takılı olması gereken yerden mi çıkmış, aşağı sarkmış gibi.
benim analog'da da ayna düşüktü. lensin netlik halkasını sonuna kadar çevirdiğimde lens makinenin içine doğru azıcık uzandığı için ayna lensin uzantısına takılıyordu. iki dakikada tamir ediverdiler. azıcık aşağı kaymış meğer. düşüp gitmediyse kolaylıkla halledilebilir olduğunu düşünüyorum. 5d olsa bile.
0
kibritsuyu
(28.06.12)
kibritsuyu: aynanın az içerde eğik bir şekilde sabitlendiği yerden çıkmıştı ve lensi çıkarır çıkarmaz yerinden oynamış hatta bayağı bayağı çıkmış olduğunu gördüm.
0
🌸lazarus
(28.06.12)
yakın zamanda temizlemeye mi verdin, bu arada ayna yerinden cıkarılıp takılan bi şey sıkıntı yok,tırnaklardan takılır yerine lakin siz takmayın yinede bile ne taktırın çünkü pentaprizma ya zarar verebilirsiniz allah muhafaza..
0
fulu
(28.06.12)
fulu: hayır, temizleme falan yoktu. her zamanki gibi birkaç poz çekeyim dedim. derken bir iki tane çekmiştim ki deklanşörde düşme oldu vizör kaydı vs.
poentaprizma dediğin nedir bilmiyorum, ama tam olarak sorunun ne olduğunu kavrayamadığım için aynayı yerine koyup birkaç poz çekmeye çalıştım... sonra hâlâ aynı sıkıntı devam edince öylece bıraktım tamir için. umarım o dediğin şeye bir zarar vermemişimdir:(
0
🌸lazarus
(28.06.12)
çekim sayın arttıysa uzun süre çok poz çektiysen olabiliresi olan birşey malum makinanda pek yeni degil tırnaklı bir nane zaten çıkıp takılabiliyor zaten perdelere sıkışma yapmadıysa sorun yoktur dert etme çok kendin de takabilirsin ama kendine güvenmiyorsan götür bir tamirciye 2 dk da yaparlar korkmana gerek yok
Beyler faceden kız düşürdüm; mevzu acayip bir yere geldi...
lazarus
... özetle ne diyor, Allah'ını seven söyleyiversin..My dearest,How is your health and your work?I believe that you are feeling alright, But it would have been better with me on your side. My dear things are very bad for me here in the refugee camp where i am living today. This refugee camp is like
... özetle ne diyor, Allah'ını seven söyleyiversin..
My dearest, How is your health and your work? I believe that you are feeling alright, But it would have been better with me on your side. My dear things are very bad for me here in the refugee camp where i am living today. This refugee camp is like a prison as we are only allowed to go out on Mondays and Friday of the week as given by the united nation refugee camp rules and regulation here in Senegal. I thank God for the pastor of Christ the king church located in the camp where i send and receive emails. We are given only fifteen minutes to check our mails. My dear i will like you to help me come over to meet with you in your country for a better life as my health is going down daily here due to the poor condition of the camp where i am living. My dear please there is one other thing i would like you to do for me as i need some body who will assist me due to my refugee status here in Senegal. Before the death of my father, he deposited a sum of $5.7 million dollars in one online bank which my name appears as the next of kin. Already i have informed the bank about my plans to claim the money but the bank told me to look for a foreign partner who will assist me in the claim due to my refugee status here in Senegal. As a refugee i don’t have a direct claim over the money but can only have it through an appointed representative. The bank has assured me that they will co-operate cordially with anybody being appointed by me for the claim of my late father's funds deposit. I have explained my sorrowful situation to you, hoping that God will use you to help me out from this predicaments. I will give you full details about the fund's deposit and contact information of the bank where the money was being deposited, upon receiving your prompt reply. You can call me with this telephone number, for more explanation ( 00221...... ). God bless you as you help me out from here, Your sincerely.
0
lazarus (17.05.12)
5.7 milyon dolar kazandın bebeğim diyor. bir de işler nasıl allah iyilik sağlık versin diyor. Senegale bir çayımı içmeye gel iki de sevişiriz diyor.
diyor ki sen istiyor dolandırılmak verecek money çok money.
0
ekaterina
(17.05.12)
Arkadasina donup, "Face'ten lazarus diye bi keklik dusurdum, zokayi yutarsa, accayip kerizleyecem" diyo...
0
compadrito
(17.05.12)
Feysbuk üzerinden hamile bırakmışsın kızı doğurayım mı aldırayım mı diyor
0
testis agrisi
(17.05.12)
pekii beyler verir mi, devam ediyim mi ne dersiniz?
0
🌸lazarus
(17.05.12)
:))) bence hemen 10 bin dolar yollayıp bir sonraki adıma geçebilirsin.
0
ekaterina
(17.05.12)
verir dostum. bırakmak yok.
0
fakyoras
(17.05.12)
Bir daha verir mi diyorsun galiba, verir. Ama Bebelac istemiş senden Bebelac masrafı 5.7 milyon dolarmış yaşadığı memlekette. Hem de bir kavanozu. Yuh amk.
0
testis agrisi
(17.05.12)
Bu adamlar hala zengin olamadı mı lan? Yıllardır dönüyor bu mail. Hayır, şimdi birisi dolandırıcılığa başlamak istese bu sistemi de kullanmaz artık, o yüzden bunların aynı adam olduklarını düşünüyorum. İlginç yani hala parayı kıramamış olmaları.
Lazarus, bu türlü şeylere inanma. Bunlar tabiki sana umut pompalıyor falan da, yani bu kadar muallak ve belirsiz, yani senin ne adın, ne türkiye falan hiçbir şey geçmiyor. Ayrıca maili google'dan da aratabilirsin. yüzlerce sonuç çıkar karşına.
Cok sanslisin haggaten. Kisisel bilgilerini paylas ki kiz seni daha yakindan taniyabilsin. Banka hesap numaran ve kredi karti bilgilerini de unutma. Hos surprizler seni bekliyor.
0
curt
(17.05.12)
tebrik ederim lazarus. face'in yanında bir kişi de ekşiduyuru'dan düşürmüşsün sanırım. başarılarının devamını dilerim.
...Nobel'e aday gösterildi deniyor. Yalnız ciddi yazılmış hiçbir makalede ve ansiklopedilerde böyle bir bilgi yok. Yine de teyid etmeliyim. Bilen var mı gerçeği?Ayrıca 2 kitabı varmış, isimlerini bilen varsa yazıversin lütfen.
...Nobel'e aday gösterildi deniyor. Yalnız ciddi yazılmış hiçbir makalede ve ansiklopedilerde böyle bir bilgi yok. Yine de teyid etmeliyim. Bilen var mı gerçeği?
Ayrıca 2 kitabı varmış, isimlerini bilen varsa yazıversin lütfen.
0
lazarus (30.04.12)
o yila ait nobel adaylari sonraki 50 yil boyunca gizli tutulur. "nobel'e aday gosterildi deniyor" kismindaki "diyenler" her kim ise bir sorun hangi yilmis o? :)
0
bdiablo
(01.05.12)
ben de onu anlamadım. hatta iki kere aday gösterilmiş?!.
0
🌸lazarus
(01.05.12)
www.hurriyet.com.tr "ayrica, yuksek enerji fizigi ve parcacik fizigi cebiri uzerine de iki tane ingilizce kitap yayimlamistir." yazılmış sözlükte ama bunu destekleyen başka bi yazı bulamadım.
...Geçen hafta Dali sergisine gitmiştim. Orada kendi videomla çektiğim görüntüleri zemine müzik yerleştirerek facebooka ekledim. Önce videomu sildiklerine dair bir uyarı ardından da epostama şu bir mesaj geldi: ""Dali'de iki" başlıklı videonuzu 12:44pm January 30th, 2012'da kaldırdık. Çün
...Geçen hafta Dali sergisine gitmiştim. Orada kendi videomla çektiğim görüntüleri zemine müzik yerleştirerek facebooka ekledim. Önce videomu sildiklerine dair bir uyarı ardından da epostama şu bir mesaj geldi: ""Dali'de iki" başlıklı videonuzu 12:44pm January 30th, 2012'da kaldırdık. Çünkü üçüncü kişilere ait video klip ya da fon müziği gibi telif haklarıyla korunan materyaller içeriyordu. Eğer bunun bir yalnışlık olduğunu düşünüyorsanız, aşağıdaki adres yoluyla ihlal olduğunu iddia eden bildiriye karşı bir mesaj gönderebilirsiniz."
Şimdi kendi çektiğim görüntülerin telif hakkıyla ne ilgisi var? Bu bir. Zeminde kullanılan şarkı ise mesele, akşama kadar milyonlarca şarkı, yutub ve benzeri sitelerden facebook üzerinden paylaşılıyor. Bu hakkaten nedir?
Ayrıca ben facebook'u organ gibi kullananlardan değilim, nadiren bir şeyler ekler ve paylaşırım.
Arkadaşlar daha önce böyle bir uyarı alan var mı? Nedir bu?
Son olarak da "eğer yapılan işlemin yanlış olduğunu düşünüyorsam" uğramam gereken bir linke tıkladığımda da "Videonuzu yanlışlıkla kaldırdığımızı düşünüyorsanız, lütfen aşağıdaki formu doldurun. Ancak videonun telif hakları size ait değilse veya telif sahibinden izniniz yoksa, bu formu doldurmayın." şöyle bir ibareyle karşılaştım. Video benim. Müzik ekledim sadece. Bu halde telife giriyor mu girmiyor mu? Nereden bileceğim ki?
Formun altında da "Yalancı tanlıklık suçuna mütelzim olarak yukarıdaki bilginin doğru olduğunu ve tüm iyi niyetimle bu içeriğin bir hata veya karışıklık sonucu kaldırıldığını veya erişime engellendiğini düşündüğümü bildiririm." gibi bir kısım var. Bu beyanı kabul edip etmediğimi işaretleyebileceğim kutucuklarla birlikte...
Bu ne iştir ya???
0
lazarus (31.01.12)
bkz: telif hakkı.
0
karlmarx
(31.01.12)
karlmarx: videoyu ben çektim. benim videom sadece müzik ekledim. eğer müzik sorunsa milyonlarca kişinin facebookta paylaştıkları müzikler nedir? youtub linkleri vs???
0
🌸lazarus
(31.01.12)
youtube'da gelen şikayetler üzerine videoları kaldırabiliyor veya sessiz yayınlayabiliyor.
0
sp-qs
(31.01.12)
sonuçta video bir sergiden çekildiği için telif hakkı işlemiş olabilir.
0
geven kafa
(31.01.12)
çok saçma, akşama kadar yüzlerce paylaşılmış görüntü akıyor facebooktan. kaldı ki videonun birinci bölümünü eklemiştim. o olduğu gibi duruyor. ona dokunmayıp bunu neden siliyorlar, anlaşılması çok güç.
0
🌸lazarus
(31.01.12)
üstadım, face siliyor biz ekliyoruz. diye başlığa yazıp tekrar ekle. daha eğlenceli olur. (:
0
isott
(31.01.12)
gecenlerde bir arkadas nazi bayraginin onunde fotografini ekledi,selam da veriyordu eli havada. 1 saat sonra kaladirdilar.
0
nekodunlangafana
(31.01.12)
yani simdi "milyonlarca kisi aksama kadar telif hakki olan muzik videolarini paylasiyor, seninkini neden silsinler ki" demek sacma.
siteyi dolanan bir facebook botu/orumcegi senin facebook server'ina upload ettigin videonda telif hakki olan bir muzik eserine rastlamistir ve onu isaretlemistir. baskalarinin telif hakki ihlali olan videosunun silinmemis olmasi seninkinin de silinmeyeceginin hakli bir sebebi olamaz ki. aksama kadarki milyonlarca kisinin paylastigi videolarin cogu facebook server'inda kayitli degil ki zaten. millet youtube'dan veya benzeri sitelerden share yapiyor. facebook neden silsin onlari.
benim de youtube'a yukledigim bir oyunun in-gameplay videosunun arka planına koydugum muzik yuzunden videom "muted" cezasi aldi ve ses ozelligi kapatildi ama o sarkinin oldugu bir cok video youtube da paylasimda hala.
İndirimli seyahat kartlarının yıl sonuna kadar vize işlemi...
lazarus
...online olarak www. iett.gov.tr'den yapılır diyor. Günlerdir giriyoruz. Arıyoruz sitede böyle bir şey bulamıyoruz. Bu nasıl iş ya?! Abi bu işi nasıl yapıyoruz bilen var mı?
...online olarak www. iett.gov.tr'den yapılır diyor. Günlerdir giriyoruz. Arıyoruz sitede böyle bir şey bulamıyoruz. Bu nasıl iş ya?! Abi bu işi nasıl yapıyoruz bilen var mı?
0
lazarus (16.12.11)
bugün yaptım. biliyorum.
0
lorenzen
(16.12.11)
skart.iett.gov.tr buradan yapıyorsun. kartına para yüklerken adama diyorsun ki vize işlemi yaptım. o da birtakım işlemler yapıyor ve bakiyenden beş lira düşüyor. bir sene uzatıyorsun.
0
lorenzen
(16.12.11)
5 lira yükleyeceksin. nasıl gidip bankaya 5 lira yatıracaksan karta beş gayme yükleyeceksin. daha pratik dimi?
0
lorenzen
(16.12.11)
lorenzen, skart.iett.gov.tr devamlı hata veriyor. açılmıyor bir türlü, önceden de denemiştim.
0
🌸lazarus
(16.12.11)
@efendilik dizboyu; aylık olması bir şeyi değiştirmiyor. prosedür aynı.
0
demcan
(16.12.11)
@lazarus; bende bir problem gözükmüyor. farklı bir tarayıcıyla dener misiniz?
... midir? Bu bir.İkincisi eğer bunlar aynı yerdeyse, bu yer nerededir?Hem açık adres, hem halk tipi adres lazım. Zira açık adresten minibüsçüler pek anlamıyor, falancanın yanı filancanın köşesi gibi tarifler her zaman adresi sağlama açısından geçerli bir... Derdimiz anlaşıldı galiba ya.
... midir? Bu bir.
İkincisi eğer bunlar aynı yerdeyse, bu yer nerededir?
Hem açık adres, hem halk tipi adres lazım. Zira açık adresten minibüsçüler pek anlamıyor, falancanın yanı filancanın köşesi gibi tarifler her zaman adresi sağlama açısından geçerli bir... Derdimiz anlaşıldı galiba ya.
0
lazarus (30.10.11)
Aynıdır Ben gösteri merkezinin orda inip okları takip etmiştim yaya olara...:) Halka da sorabilirsin Ben emekli sandığı için gitmiştim
0
hipersomniac
(30.10.11)
ne taraftan geldiğini de yazarsan daha iyi olurdu ama "minibüs yolundan bostancıya doğru giden pendik-kadıköy minibüsleri" ne binin bostancı lunapark ın orda emekli sandığı varmış abi orda inicem diyin. adam sizi indirmeyi unutursa diye de sağınıza solunuza bakın lunapark ı gördüğünüzde inin orda kime sorsanız gösterir. bostancı gösteri merkezinin hizasında lunapark.
Daha önce otel aranan sorulara verilen cevaplarda gördüm balca oteli. iki kişi çok memnun kaldığını söylemiş. olumsuz bişey yok yani.şimdi sevgiliyle gitsek kalsak evlilik cüzdanı ıvır zıvır sorarlar mı, ayrıca bir veya iki gecelik oda fiyatları nasıldır acep, giden eden varsa bir zahmet? ha bide iz
Daha önce otel aranan sorulara verilen cevaplarda gördüm balca oteli. iki kişi çok memnun kaldığını söylemiş. olumsuz bişey yok yani.
şimdi sevgiliyle gitsek kalsak evlilik cüzdanı ıvır zıvır sorarlar mı, ayrıca bir veya iki gecelik oda fiyatları nasıldır acep, giden eden varsa bir zahmet?
ha bide izmir'de bir veya iki gecelik ucuz otel önerileriniz varsa onlara da açığım. ucuzdan kastım 100 lira altı ve evlilik cüzdanı falan sormayacak.
0
rectoa (24.07.11)
gayet iyi biliriz. balca uygun isteğinize. pisiyi görürsen benim için sev selam söyle bişi yap. sarılı grili uzun tüylü bişi.
0
kediebesi
(24.07.11)
geçen hafta kaldım. 2 kişilik 90 tl. iyidir, gidebilirsiniz.
"hırslı" nın karşıt anlamı nedir, yani hırslı olmayan insan nedir? ne deriz biz ona?
"hırslı" nın karşıt anlamı nedir, yani hırslı olmayan insan nedir? ne deriz biz ona?
0
karlmarx (14.07.11)
hırssız demiyor muyduk?
0
sheridans
(14.07.11)
başka bir şey vardı gibi.
0
🌸karlmarx
(14.07.11)
iddiasız diyebiliriz bazı yerlerde.
0
deeperdown
(14.07.11)
hevessiz, isteksiz de olabilir.
0
ermanen
(14.07.11)
Olumsuzluk ekiyle zıt anlamlı yapılmaz.
0
grgn
(14.07.11)
sakin olabilir.
0
ykup
(14.07.11)
sakin olabilir.
0
ykup
(14.07.11)
sönük?
0
derbeder58
(14.07.11)
kanaatkar
0
lazarus
(14.07.11)
kanaatkar +1
belki ihtirassız
0
pyro clustic flow
(15.07.11)
mütevazı?
0
kediebesi
(15.07.11)
tekinsiz denir, tekin diyil denir ama tekinli veya tekin denmez mesela. her sözcüğün karşıt anlamı olmayabiliyor, karşıtına yakını aranabilir (aradım, bulamadım).
hırslı ihtiraslıdır, hırssız da ihtirassız, ama hırssız da ihtirassız da "hırsı olmayan", "ihtirası olmayan" diye ifade edilebiliyor en fazla, bence berbat ifadeler.
merhaba kitap kurtları, İzmir' de İstanbul' daki Süleymaniye kütüphanesi gibi bir kütüphane var mı, varsa nerede bilen var mı, tavsiye edebilir misiniz?
merhaba kitap kurtları, İzmir' de İstanbul' daki Süleymaniye kütüphanesi gibi bir kütüphane var mı, varsa nerede bilen var mı, tavsiye edebilir misiniz?
0
miown (05.07.11)
teşekkürler, çok atmosfer derdinde de değilim de, osmanlıca kaynak olsun kâfi bana, zaten İzmir genel olarak İstanbul atmosferinden uzak (bence).
0
🌸miown
(05.07.11)
ege üniversitesi ve dokuz eylül üniversitesinin kütüphanelerine de bir bakın derim, teknik birşeyler arıyorsanız.
0
denize karsi icen keci
(05.07.11)
@denize karsi icen keci teşekkür ederim, bu kütüphanelere girmem mümkün mü halktan biri olarak, gerçi 9 eylülde eşim var oraya giderim ama.
0
🌸miown
(05.07.11)
dün konak'ta milli kütüphane'deydim. sayım olduğu için temmuz sonuna kadar kapalı.. haberiniz olsun.
0
lazarus
(06.07.11)
misafir olarak girebiliyorsunuz 1 tl gibi bir ücreti var, yıllık 30 tl sanırım. kusura bakmayın ancak gördüm sorunuzu.
0
denize karsi icen keci
(13.07.11)
estağfurullah cevap vermeniz yeterli, bilgi için teşekkür ederim.
...dersiniz? Evet problemimiz bu. Yarın şehirlerarası bir yolculuğa çıkmam gerekiyor. Bileti zor buldum. 53 nolu kolduğu verdiler. Dedim televizyon var onu alabilecek misiniz? Kadın şöyle bir baktı "nasıl yani?" dedi. Hemen algılayamaması hayra alamet değil gibi geldi bana. sonra "30 kilo var mıdır?
...dersiniz? Evet problemimiz bu. Yarın şehirlerarası bir yolculuğa çıkmam gerekiyor. Bileti zor buldum. 53 nolu kolduğu verdiler. Dedim televizyon var onu alabilecek misiniz? Kadın şöyle bir baktı "nasıl yani?" dedi. Hemen algılayamaması hayra alamet değil gibi geldi bana. sonra "30 kilo var mıdır?" diye sordu. Ben de "yok yaa ne 30 kilosu" dedim çabucak olumsuz konuşmasın diye. Hık mık dedi, ama olumsuz bir şey de söylemedi. Olsaydı kesin "hayır" derdi değil mi arkadaşlar?
Hakikaten 30 kilo var mıdır bu tv ya? Tüplü, 56 ekran tv. Ayrıca bir de çantam olacak. Firma da Kamil Koç. Son olarak bunu nasıl paketlemem lazım? Kutusu yok. Bir şeye sarayım diyorum ama neye? Gözüme nevresim takımının çarşafını kestirdim. Napıyorum ben ya!!!
0
lazarus (01.07.11)
hareket yarın 14'de... daha servise inme binme çilesi var. çok gerginim ya. eskiden harem'den hop otobüse... şimdi bok vardı firmaların her biri ayrı yerde. bu da ayrı bir mevzu... nevresimle bildiğiniz tepeden düğümlü bohça mı yapsam? ya da sabahın kör selası bülbülderesi'nde bir market var. oraya inip dibindeki çöpü deşeleyim, koli atıyorlar oraya bazen:(
0
🌸lazarus
(02.07.11)
Çevrenizde yapımarket ya da teknoloji market tadında yerler varsa onlarda böyle çantalı koliler oluyor. Bir umut deneyin bence. Olmadı gideceğiniz yere kargo verin televizyonu usta.
... az bakın hele. Şimdi elimde Canon EOS 5D bulunmakta. Ne var ki çektiğim hiçbir fotoyu bilgisayara aktaramadım. Nedeni hafıza kartı (adı hafıza kartı mı o şeyin!?!?)nı okuyacak bir okuyucu bulamadım. Bir haftadır nerde Teknosa, nerde fotoğrafçı geziyorum, makinemin içinden kartı çıkarıp "abi bunu
... az bakın hele. Şimdi elimde Canon EOS 5D bulunmakta. Ne var ki çektiğim hiçbir fotoyu bilgisayara aktaramadım. Nedeni hafıza kartı (adı hafıza kartı mı o şeyin!?!?)nı okuyacak bir okuyucu bulamadım. Bir haftadır nerde Teknosa, nerde fotoğrafçı geziyorum, makinemin içinden kartı çıkarıp "abi bunun okuyucusu lazım" diyorum, adamlar sanki antik bir nesne görmüşler gibi iki adım gerileyip o yok bizde, bizde olmaz, tarzı nefret ettiğim tepkilerde bulunuyorlar. Neden arkadaşlar??? Bir makinenin kart okuyucusunu bulmak neden bu kadar zor. Makinemi gören herkes "oo abi deliymiş bu makine!!" diyor, ben makineme kart okuyucu bulamıyorum. Bir tane fotoğrafı bile bilgisayara aktarıp alemlere akamadım 3 hafta oldu amk! Allahını seven bana yardım etsin, ya bu kart okuyucuyu buldurun, ya da fotoğrafları bilgisayara aktaracağım yeni ya da başka bir yöntem söyleyin yoksa çıldıracağım arkadaş ya!
Son söz: son sorduğum eleman flaşlı mlaşlı bir şey söyledi kartın cinsiyle ilgili. teknikten hiç anlamadığım için kartın üzerinde yazanları yazıyorum buraya: HITACHI 3GB Microdrive ve bir sürü bir şeyler işte rakamlar vs.
0
lazarus (30.06.11)
5d kullanıyorsan kartın CF oluyor. Yani "Compact Flash" bunu okuyabilen bir sürü card reader vardır aslında ama nedense çok bulunmuyor. Ben Gold'tan Philips marka almıştım, 1.5 yıldır kullanıyorum. Çok memnunum. Aradığın şey linkte ;)
niye yansin abi makina? sacmalamayin. her daim kart okuyucu mu bulundurulacak? onun isi bu.
0
entrapmen
(30.06.11)
Usb'den direk bağlanıldığında voltaj değişikliğinden dolayı makina zarar görebiliyor. O konu hiç güvenli değil. Makinayı direk bağlamanızı ben de önermem
0
sustain
(30.06.11)
zaten bağlanmıyor ki ya. ben bağlamıştım usb kablosuyla ne gördü ne tanıdı...
0
🌸lazarus
(30.06.11)
Usb den doğrudan bağlaman en mantıklısı.Görmemesinin nedeni makinayı açıp display moduna geçmemendir muhtemelen
0
saksel
(30.06.11)
canonun bir programı var sitesinden onu yükle usb üzerinden baladığında fotoğrafları aktarabilirsin.
ayrıca hitachi microdrive compact flash formatındadır. onun yerine ucuza 4 gb kbir CF kart alırsan daha rahat edersin ve herhangi bir CF okuyucu ile resimleri aktarabilirsin.
usb den bağlayınca yanma yanmama konusunda. bu tür elektronik cihazları hiçbi zaman hem şarj hem de usb aynı anda bağlamayın. bilgisayarın şase seviyesi ile şarj aletinin sviyesi farklı ise kaçaklardan dolayı cihaz yanabilir. ama pil üzerinden kullandığınız sürece böyle bişey imkansız.
0
orpheus
(30.06.11)
display modu nedir???? neyin modu bu, bilgisayar? Fotoğraf makinası???
0
🌸lazarus
(01.07.11)
gormeyeli isi zorlastirmis mi canon?
fotograf makinasi acikken hicbir driver vs kurmadan direkt olarak tanimasi gerek. en azindan eski modellerde hangi modda oldugunun da onemi yok. bilgisayar direkt olarak tanir ve ne yapayim der. ben en duzenli olarak windows live fotograf galerisi ile aliyorum (kullanim kolayligi ve standartizasyonu cok guzel yapmasindan oturu).
voltaj degisimleri demis birileri. bilgisayardan gelen voltajdan bahsediyorsaniz... cok fotograf makinasi bagladim hic yakmadim. gerci kullandigim hicbir bilgisayarin anakarti/guc kaynagi uyduruk olmadigindan olabilir. eger yaniyorsa da yansin pezevenk.
kullanmaktayım. teknik işlerden hiç anlamadığım için çektiğim tüm fotoları bilgisayarıma indirmem gerektiğinde kablo-usb bağlantısıyla bunu başarabileceğimi sandım ve fakat bilgisayarım donanımı yüklemem için benden cd istedi. cd yok, ulaşmam da mümkün değil... zor durumda kaldım. napmalıyım, yardım
kullanmaktayım. teknik işlerden hiç anlamadığım için çektiğim tüm fotoları bilgisayarıma indirmem gerektiğinde kablo-usb bağlantısıyla bunu başarabileceğimi sandım ve fakat bilgisayarım donanımı yüklemem için benden cd istedi.
cd yok, ulaşmam da mümkün değil... zor durumda kaldım. napmalıyım, yardımcı olabilir misin bana lütfen...(önerisi olan arkadaşlar, detaylı anlatırsanız sevinirim)
0
lazarus (12.06.11)
hafiza kartini dogrudan kart okuyucu baglantisiyla bilgisayariniza baglamayi deneyin.
0
ISIK
(13.06.11)
evet kart okuyucu +1 herhangi bi foto maknesi mecbur kalmadıkça direkt pc ye bağlanmaz. adettendir. voltaj farkı falan olursa yakabilirsiniz dediydiler bana da.
0
rentts
(13.06.11)
kart okuyucu nedir????
0
🌸lazarus
(13.06.11)
sd hafiza kartini, usb uzerinden bilgisayara baglamaya yarayan kucuk aparat. ortalama duzey bir okuyucunun fiyati 20 liradir, 5 liraya bulmak bile mumkun. hatta artik cogu dizustu ve masaustu modellerde kendiliginden bulunur kart okuyucu. bilgisayarin uzerinde SD yazan kucuk bir yuva vardir.
0
ISIK
(13.06.11)
menüye gir usb ayarlarında 2 seçenek olacak seçili olanın altındakini seç(tam adını hatırlamıyorum) usbyi çıkar yeniden tak (makina açık olsun) windows görecek. olmadı picasa kur içe aktar tüm makinaları tanıyor. oradan al. yanlış hatırlamıyorsam 5dler cf kullanıyor klasik kart okuyucu işine yaramaz. bir magazadan cf kart okuyucu alıp kullanabilirsin yada.
0
exodia
(13.06.11)
bu arada belki bilmiyorsundur diye, anneya anlatir gibi yazayim. cekilen fotograflar kameranin icindeki SD kart a yaziliyor. SD karti kameradan cikartip (eos 7d kameranin sag tarafinda "card open" yazan yeri oynatip kart yuvasina ulasiyorsun, muhtemelen 5d mark2 de de aynidir) yukarida arkadaslarin yazdigi gibi kart okuyucu yuvasina yerlestireceksin. kart okuyucuyu da usb ile bilgisayara baglayinca harici disk olarak bilgisayarinda cikacak.
0
perkele
(13.06.11)
Canon Eos 5d makinalarda, SD kart değil, CF kart kullanılmaktadır. Bunlar SD karttan büyüktürler ve dizüstü bilgisayarlarda genellikle CF kart girişi bulunmaz..
Bu durumda en mantıklısı, CF kart okuyabilen bir kart okuyucu almanızdır. 5-10 tl ye bile alınabiliyor ama tavsiye etmem, genellikle çok yavaş olurlar ve çok sorun çıkarırlar. Ben sanırım 25 tl ye almıştım bir tane, çok memnunum. "Philips Multi-CardReader"
0
sustain
(13.06.11)
peki arkadaşlar, çektiğim fotoğraflara ulaşma işinden geçtim de şimdi usb kablo bağlantısının fotoğraf makinesini hiçbir şekilde görememesi falan normal mi?
0
🌸lazarus
(13.06.11)
hiç görmüyor ise alet kapalı iken deniyor olmayasınız?
Merhabalar, ben bir enstrüman çalmayı öğrenmek istiyorum. Fakat neyi öğreneceğime karar veremedim, zaten pek de üstünde duramadım fırsatını bulup. Teyzem ney sesini çok sever, onu öğrenmemi önerdi. Bilgisi olan fikir verebilir mi acaba neyle ilgili? Ben de daha iyi düşünürüm.
Merhabalar, ben bir enstrüman çalmayı öğrenmek istiyorum. Fakat neyi öğreneceğime karar veremedim, zaten pek de üstünde duramadım fırsatını bulup. Teyzem ney sesini çok sever, onu öğrenmemi önerdi. Bilgisi olan fikir verebilir mi acaba neyle ilgili? Ben de daha iyi düşünürüm.
0
nergissen (04.06.11)
ney sadece bir enstrüman değildir. türk müziğindeki yeri ayrıdır. diğer enstrümanlarda olmadığı kadar duygu vardır. bir klarnet yada zurna gibi bas nefesi olsun bitsin gibi bir durum yok. verdiğin her nefes kalbinden çıkar. sükuneti içinde hissedersin. eğer maksat şarkı çalmak falansa başka bir enstrümana yönel.benzetme yapmak gerekirse
araç sektöründe vosvosların yeri nasıl ayrıysa, enstrümanda da ney'in yeri o kadar ayrıdır. ayrı bir komünleri, felsefeleri vardır.
0
mayeskuel
(04.06.11)
dinle aran iyiyse çal. çünkü ney ilahilerde, mevlevi müziğinde çok kullanılır. ama bence, eğer üflemeli bir çalgı istiyorsan, klarnet'i tek geçerim.
0
take me rufee
(04.06.11)
ney işi zor. teyzenin sevdiği sesi çıkarman 10 yılını alabilir.
0
jangbogo
(04.06.11)
bu uğurda hem yüreğimi ortaya koyup, hem de elimden gelenin en iyisini yapmalıyım demek ki. valla gözüm korkmadı desem yalan olur. neyse tavsiyeleriniz için teşekkürler. kararsızlığımla baş başa kalayım bari :))
0
🌸nergissen
(04.06.11)
Müziğin mantığını öğrenmek adına piyanoyla başlayabilirsin.
Ayrıca @compadrito, yapmayın yahu sıkıldım şu geyikten. Ney de bi' enstrümandır ve çalınır.
0
bitti
(04.06.11)
Teyzenize bakmayın, siz de seviyor musunuz ney sesini? Epey bir çalışmanız gerekecek çünkü.
0
sourlemonade
(04.06.11)
ney iyidir bence, sesini seviyorsan başla. ses çıkarmak çok zor falan değil. ben başladım ama kişisel bir nedenden bıraktım ilk ders aslında, ses de çıkarabilmiştim yani anlattıkları gibi zor değildi.
0
nicksiz bir insan
(04.06.11)
neyden ilk ses çıkartmak 1 ay, tüm notaları doğru düzgün çıkartmak 4 5 aylık iş olabilir, yani bir ayda iki şarkı çalayım diyorsanız olmaz, sabır ve kendini adama işidir. sadece sanat müziği ve ilahi değil pop müzikte de çalınır, flamenkoda da örnekleri vardır, hatta pentagram neyi metal müzikte kullanmıştır. sonuçta bir enstrümandır ve nerede nasıl kullanılacağı size kalmış birşey. ama kolay değil, bir de türk müziğiyle çok içli dışlı değilseniz öncelik bir batı enstrümanına müziğin mantığını öğrenmek sonra türk müziğini çok dinleyip türk müziği mantığını kavramak daha iyidir.
0
r_u_h
(04.06.11)
"bir enstrüman çalmak istiyorum, ne çalsam karar veremedim..." diye bir cümle, istek, soru olmaz. sadece bir enstrüman çalmak istiyorsan; çalma.
normalde çoktan şu enstrümanı çalmak istiyorum diye karar vermiş olman gerekirdi. "kendimi geliştirmek istiyorum, o halde ne yapsam" modunda bir istek mantıklı değil.
yeterli araştırma yapmadıysan enstrümanlar üzerine ve bu sebepten soru soruyorsan; "bak aslında o kadar da önem vermiyormuşsun enstrüman çalmaya" gibi bir cevap alman lazım olur. tavsiye üzerine sanatla ilgilenilmez.
0
merdümgiriz...
(04.06.11)
meseleyi en temelden kavraman en doğrusu olur.
ney asla çalınmaz.
ney üflenir. eğer karar verirsen müzik aletleri satılan yerlerden alma. bunu yapan özel ustalar vardır. bunları bulman lazım. diğer sazlardan farklıdır ve ney için kesinlikle iyi bir sazla başlaman şarttır. derler.
0
lazarus
(05.06.11)
valla başlangıç enstrümanı olarak biraz ağır kaçabilir, ama denemekte fayda var. halk eğitim merkezi tarzı yerlerde ucuz yollu ders alınabilir.
ney gayet de çalınır, notaları vardır falan. müzik aletidir.
Şimcik olayı başlıkta tam anlatamadım. Düşünün 5-6 yıllık bir ilişki yaşıyorsunuz, bundan 8 ay önce ayrılmışsınız bugün tekrar barışmak üzeresiniz. Bu sürede kızın 8 ay içinde yaptığı birkaç flort gibi şeylerde kulağınza gelmiştir. O süre zarfında yaptıkları sizi etkilermi? Etkilemeli mi? Bu arada 2
Şimcik olayı başlıkta tam anlatamadım. Düşünün 5-6 yıllık bir ilişki yaşıyorsunuz, bundan 8 ay önce ayrılmışsınız bugün tekrar barışmak üzeresiniz. Bu sürede kızın 8 ay içinde yaptığı birkaç flort gibi şeylerde kulağınza gelmiştir. O süre zarfında yaptıkları sizi etkilermi? Etkilemeli mi? Bu arada 2 tarafında birbirine olan sevgisinden eminsiniz. Son olarak anlamışsınızdırda erkek tarafı olduğunuzu hatırlatiyim. Tabiki kadınlarda cevap yazabilir.
0
alihoca (24.05.11)
şöyle ki, b birlikteliğimiz sırasında hiç yapmaz dediğim şeyler yapmışsa etkiler de. diğer türlü flörtleri ya da arada bi ilişkisi olduysa onu sorun etmem sanırım. yapmaz dediğim şeyler de işte kendine saygısı olmadığı ya da ayrıldıktan sonra dağıttığı izlenimi bırakacak türde şeyler.
sonuçta ben de o 8 ay içinde flört edicem ya da biriyle sevgili olucam. boş duracağımı sanmıyorum.
ha aşkımdan boş durduysam yani o kadar aşıksam da yine aynı kapıya çıkar. o süreci dert etmem.
0
godless frog
(24.05.11)
etkilememeli, ama elinde değil biliyorum. çok normalsin..
ayrıca hanım değil, kadın.
0
Her Yer Kara
(24.05.11)
kabul ediyorsan eğer tekrar herşeyiyle kabul edeceksin abicim.ondan sonrası kolay zaten.
0
qrsha33
(24.05.11)
mantığınız etkilememeli diyor ama hislerinize söz geçiremiyorsunuz. ikilemde kalmışsınız, biz ne yazsak boş bence. sevginizi karşılıklı yaşadıkça, zamanla unutursunuz umarım.
0
pyro clustic flow
(24.05.11)
Malesef etkiler. Ama önemli olan ileride unutabilmek. Birbirinizi çok seviyosanız unutursunuz bence.
0
efebb
(24.05.11)
Birbirinizin kıymetini anlayacak tecrübeler yaşadıysanız kıymet bilmeniz açısından faydası dokunur.
Gene de arabanızın yanına geldiğinizde kapınızda ufak bir çizik, göçük gördüğünüzde bile canınızı sıkıyor, bu daha fena...
Kurcalamazsan canın az yanar, kalkıp kurcalarsan da yarana tuz basarsın. Karşı taraf yalan yanlış anlatırsa ve farkına varırsanız güveniniz sarsılır, her şeyi olduğu gibi anlatırsa ağır gelebilir. Komple boklu değnek.
0
kimlanbu
(24.05.11)
O iş zor, hele senin o süre zarfında bi flört olayların olmadıysa. Her ne kadar "Canım, ayrıydık, istediğini yapardı. Nınını.." desen deee, kimi zamanlar "onu da böyle öptü mü?" "sevse flört edermiydikine?" bık bık bık önce kedini sonra onu yiyebilirsin. bence en iyis, oturun, anlatırın, ona deyin ki evet bu durum beni rahatsız ediyor, ama üstesinden gelebilirim, bu konuyu açılmamak üzere kapatın. kendinizden emi nolun barışmadan önce karşı tarafında hayatını zehretmeyin.
0
mahnita
(24.05.11)
etkiler.
ayrıl-birleş durumlarından zaten hayır gelmez bu birincisi. sonra birleştin; hep canım cicim gitmeyecek. ilerde krizler baş gösterecek. hatta (bence) en kısa zamanda. gene kavgalar falan yaşayacaksınız. o zaman bu "yaşananlar" gözünüze çok önemli görünür, tartışma konunuz çok alakasız olsa bile mevzu nihayetinde gelir bu yaşanan maşanan ne varsa, onlara dayanır (zihin büyüterek kurgular) haksız yere suçlayıcı davranabilirsiniz bile.
bence birleşmeyin ayrılın. acı çekmek güzel bir şey.
0
lazarus
(24.05.11)
Etkilemez ama yine de kafayi takacaksin. Bu kesin.
Bu arada hanim degil demisler. Neden degil onu anlamadim? Nihayetinde karsiligi olarak beyefendi yok mu?
0
tbernhard
(25.05.11)
ya ben düşündüm de, hiç kurcalama. deva edin. ama bu konuda tutarlı ol. kurcaladıkça sinir olucaksın. sadece yeni birilerini tanımaya çalıştı, oldu bitti de. önüne bak. evet.
rakı içmeye başlıyorsunuz. yaklaşık 4. kadehten sonrası bir anda bıçak gibi kesiliyor. ertesi sabah uyandığınızda 4. kadehten sonrasını ile ilgili bir an bile hatırlamıyorsunuz. 3-4 saatlik kısmın tümü kayıp (!)aynı hangover'daki gibi fakat gerçek.böyle birşey başınıza geldi mi ?gelmedi ise de yorum
rakı içmeye başlıyorsunuz. yaklaşık 4. kadehten sonrası bir anda bıçak gibi kesiliyor. ertesi sabah uyandığınızda 4. kadehten sonrasını ile ilgili bir an bile hatırlamıyorsunuz. 3-4 saatlik kısmın tümü kayıp (!) aynı hangover'daki gibi fakat gerçek.
böyle birşey başınıza geldi mi ? gelmedi ise de yorumlarınız nelerdir ?
0
amanda (23.05.11)
hayir. kisi uyumadigi (sizmadigi) surece mumkun degil bence. unutma tabii ki mumkun ama, sahne sahne de olsa bir seyler hatirlamasi lazim. cok anlatan duydum buna benzer hikayeleri. genelde saklamak isteyecekleri veya utanacaklari bir sey yapmis oluyorlar.
0
avrasya
(23.05.11)
benim gelmedi çünkü sızmıştım o andan sonra. olaya da blackout deniyor.
0
ermanen
(23.05.11)
avrasya'ya katılıyorum ve bizzat başımdan geçti böyle şeyler. mutlaka hatırlıyorsan ama kare kare net bi şekilde olayları hatırlayamıyorsun
0
uykusuz her gece
(23.05.11)
geldi, mümkün tabii. yorumum; ağzımızla içelim.
0
kayip ruh
(23.05.11)
arkadaşlar, çok içmekle ilgili olmasından ziyade, herşey birden nasıl kesiliyor burayı anlamak güç, çok içiliyor olsa, her kadehten sonrasını hatırlarsın değil mi ?
0
🌸amanda
(23.05.11)
körkütük sarhoş olduğum çok oldu ama hiç öyle 3-4 saatlik hafızanın gitmesi gibi bi durum olmadı, yarım yamalak da olsa hatırlarım ne yaptığımı.
0
kabiz kugu
(23.05.11)
karnım aç değildi.
sadece rakı içtim ve çok fazla içen birisiyim uzun süredir.
başka görüşü olan ?
0
🌸amanda
(23.05.11)
"ot+alkol" dahil boyle bir etki olusturmuyor. hopeless'in dedigi cok ilginc, bilincli yapilan, kopeklere saldirmak, temizlik yapmak gibi eylemlerden bahsediyor. blackout halde bunlar nasil olacak?
0
avrasya
(24.05.11)
4 kadeh bu iş için az bence.
ben de hayatımda 1 kez yaşadım: akşamüstü başlayan sınırsız içkili bir düğünde önce meyveli kokteyller, hava kararırken bi kaç kadeh beyaz şarap, yemekte ve akabinde bi kaç kadeh kırmızı şarap, gecesinde şampanya ve en son bankodaki görevlinin koca şampanya şişesini bana verişini hatırlıyorum, sonra da o şişeyle ortalarda gezinmemi. sonrasında tek bir kare bile yok, sabah yatağımda uyandım.
söylediklerine göre o arada yanıma birini vermişler, otel odasına çıkıp banyoda kusmuşum vs, sonra yatmışım, sonra kalkmışız, taksiye binerken arkamdan sarılan birine zarar verecek korkusuyla saldırmışım zor almışlar elimden, falan filan.
ama tam bir blackout'tu, hiç abartmıyorum, tek karesini bile hatırlamıyorum. çok korkunç bir şey, çünkü hiç bir şey hatırlamıyorsun ve aklına bin türlü rezillik geliyor yapmış olabileceğin.
ya düşündüm de, içmene/bünyene bağlı, belki 4 kadehle de olur (ama zor).
0
dekila olmeka
(24.05.11)
ben en sarhoş hâlimde bile genel olarak her şeyi hatırlıyordum, sadece söylediğim bir iki cümleyi hatırlamıyordum. Bana söylediklerinde ben böyle cümleler kurmam ki dedim, ama kurmuşum işte. ben içkiden sarhoş olup tamamen bir şey hatırlamıyorum diyenlere inanmıyorum da. çünkü hatırlamadıkları şeyler avrasya'nın da dediği gibi saklamak isteyecekleri ya da utanacakları şeyler.
0
butimar
(24.05.11)
kuzenimin başına birkaç kez gelmiş anlatırdı kendisi, bi baktım şurda uyandım şunları şunları yapmışım ama bir kare bile hatırlamıyorum diye. ama 4 ilginç bir rakam. yorumlayamadım
0
dieselsingle2
(24.05.11)
öncelikle uzun süredir sıkı bir içiçiyim (dim)
bir diğeri utangaçlıkla falan ilgisi olamaz, çünkü 3-4 saatin hepsi kayıp, o kadar ayıp birşey yapmış olamam.
0
🌸amanda
(24.05.11)
bazen bir bok hatırlamadığım oluyor.içkiye göre ve ya içilenin çokluğuna göre değil random olarak bazen ertesi sabah kalktığımda bi bok hatırlamadığım oluyor.hem de hiç bir şey hatırlamıyorum.
0
jack n brooks
(24.05.11)
daha gecen hafta hanim evde yokken oldu, bi büyük actim bitti, sonra dolaptan bira almaya gittigimi hatirliyorum, sabah kalktigimda bilgisayarin yaninda sadece bitmis bir bira sisesi ve bir tabak yogurt vardi, bütün mezeleri küllügü ortaligi temizlemisim, az biraz yogurt yemis yatmisim :)
0
keseci
(24.05.11)
ruh haline, yediklerine, alkol alma sıklığına, pek çok etmene bağlı olarak oluşabilir
0
theos ek mekhanes
(24.05.11)
kesinlikle mümkün. yaşadım. hatta tam o bıçak gibi kesilen an var videoda. en son serdar ortaç'ın karabiberim şarkısıyla dansediyordum hatırladığım. sonrası sabaha kadar yok.
bu da böyle bi anımdır.
0
cilgin fantezilerin adami
(24.05.11)
bir arkadaşımın anısını da anlatayım :)
bu adamın sabah 6 da uçağı var. önceden nolur nolmaz diye alarmı kuruyor. içiyolar baya o gece. hatırlamıyo sonrasını. sabah bi uyanıyo saat 11 kaçmış uçak falan. kimse gece ne olduğunu hatırlamıyo. nasıl odaya gelmiş o bile belli değil. sağı solu arıyo sonra. en son bi arkadaşının odaya bıraktığını öğreniyo ama o arkadaşı bile bu adamı odaya bıraktığını hatırlamıyo.
0
cilgin fantezilerin adami
(24.05.11)
doğum günümdü. şehrin en nezih, en itibarlı meyhanelerinden birinde benim için yer ayırtıldı. ben bu süprizi akşam öğrendim. hadi gidiyoruz dediler. e hadi gidelim dedim. içeride ambiyans süper, duvarlarda çerçeveli kupürler, nostaljik fotoğraflar, hafiften bir taş plak, cızırtılı hoş nağmeler. hemen havaya girdim. neşem tavan. bilerek fasıl tercih edilmemiş, adamımız böyle sever denmiş. her şey, her ayrıntı benim için düşünülmüş. yeni insanlar da var tanışıp sohbet edeceğiz.
herkes bir bir geliyor. ben doğum günü çocuğu herkese gülücükler, özlü sözler...hafiften bir sokrat-neyzen senteziyle bütün ilgiyi erkenden üzerimde toplamayı başarıyorum masada. mezeler çeşit çeşit, alllaaah deyip delicesine yumuluyorum şakşulara,deniz börülcesine, haydariye, envai çeşit peynirlere, favaya, sarmalara. gecenin devamında olacakların habercisi, bir alamet bu aslında. kadehler hafiften dolup boşalmaya başlıyor. rakı sofrasının ana prensibi "aheste olacaksın" olsa da ben sevindirik olmanın beni taşıdığı tüm noktaları bir bir aşıyorum delicesine, galiba biraz hızlı ilerliyorum.
sponsorumuz arkadaşımın validesi, görmüş geçirmiş bir hanım. hemen sağ yamacımda oturuyor. böyle mistik, ruhani bir hali var kadıncağızın. ona doğru dönüp en absürt en akıl almaz konulardan konuşup ha babam averaj topluyorum. burçlar, yıldızlar, mevlana, yunus derken ara ara masaya dönüp etrafı kolaçan ediyorum. karşımda biri var böyle gözlüklü ağız hafif aralanmış ilgiyle (aslında dehşetmiş o) beni izliyor. sonradan onun masanın en sağlam içicisi olduğunu öğreniyorum. sonra, kısa bir zaman sonra kadehimi hafif havaya kaldırıp "içinde durduğu gibi durmaz ehehe" gibi bir şey diyorum. sonrası koyu, zifirzindan bir karanlık...
zaman: sabahın geç vakitleri... öğleye çok yakın. mavi bir kanepe, üzerimde ağır bir yorgan. başımda yapış yapış bir ıslaklık. bez! kim koydu bunu lan. ayrıca burası neresi ben nerdeyim. başımda arkadaşım ve eşi. kızın elinde mavi bir kap! sabaha kadar kustun, kan geldi panik yaptık. doktor çağıracaktık nerdeyse ki uyudun şükür diyorlar. pehh! ulan kepazeliğe bak, rezilliğe bak. ne oldu bana anlatın diye ağlamaklı bir nidayla inliyorum yattığım yerden. ağzımın içi de afedersiniz bok gibi. dün süper şov yaptın var ya diyorlar. dur sana anlatacağız. bir sürü foto da çektik. ne biçim gülüyorsunuz ya, sahi ne oldu diye daha acıklı inliyorum yorganın altında. herhalde bir daha gidemeyiz o meyhaneye sayende ama unutulmaz bir gece yaşattın herkese diye gülüyor imalı imalı. ve ben yatağın içinde bir beden küçülüyorum utancımdan. ve bir bir anlatıyorlar yediğim haltları. ben atmayın ya, sallamayın, doğruyu söyleyin bak ünlemleriyle dalıyorum her bir lafın arasına. hatırladığım o son görüntüden sonra yaklaşık 5 saat kadar daha meyhanede kalınmış... bu süre içinde ana yemekler yenmiş, pasta kesilmiş, şarkılar söylenmiş. ben hiçbirini hatırlamıyorum. ama sen hepsinde halay başıydın maşallah diyorlar, bir türlü inanmıyorum. şaka yapmayın lan diyorum. nafile. sadede gelecek olursam yapılanlar şu maddelerle özetlenebilir.
* masadaki kadınların hepsini azarlamak, laflarını kesip erkekleri konuşturmak, siz zaten hep böylesiniz, hepiniz aynısınız türünden abuklamak. (gülüşmeler)
* elimden kadehi almaya kalkan bir hanıma kafayı takmak ve gecenin sonuna kadar nihat doğan formatında seriye bağlamak, kadını ha babam perişan etmek ama o hanımın da (medeni biriymiş şükür) diğerleri gibi beni ciddiye almaması, takmaması (gülüşmeler)
* aynı zamanda meyhaneye adı verilen sahibinin vefatı üzerine meyhaneyi idare eden oğluyla gecenin sponsoru teyzenin taziye konuşması yaptığı esnada "baba benim, baba benim" diye masayı yumruklamam, "he he baba sensin" diye iki kişinin beni kollarıma girerek dışarı çıkarması (gülüşmeler)
* sonra benim yeniden ağlamaya başlamam, bunun epey bir sürmesi (gülüşmeler)
* takside beni arka üçlüde ortaya almaları, bu haldeyken bile şoföre karışmam, abi kusura bakmıyorsun değil mi şeklinde adamı sakinleştire sakinleştire yarım saati bulan bir yolculuk (gülüşmeler)
* bu arada "çişim var" diye tutturmam, adamın iki de bir arkaya dönüp "işemez di mi bu" deyip endişeli endişeli konuşması, zaten trafik fobisi olan kız arkadaşın şoföre "önünüze dönün" diye diye oracıkta panik atak geçirmesi, bir de onunla uğraşmalar (gülüşmeler)
* taksiden iner inmez benim pantalonu çözmem, dur yapma etme demeye kalmadan apartmanın kapısına şarıl şarıl işemem (gülüşmeler)
* arkadaş beni zaptetmeye çalışırken eşinin olayı anlayamayıp noluyor diye seyirtmesi, o halime bakakalması, bu esnada arkadaşın "sen bakma istersen!!" diye eşine şey etmesi (gülüşmeler)
* 5. kata çıkamadan sızmam, eve sürükleyerek sokmaları, sabaha kadar kusmam ve sabaha kadar kimseyi uyutmamam (gülüşmeler)
* bütün bu kepazelikleri yaşatmama, herkese kabus olmama rağmen masada beni dikkatle izleyen süper içici eleman ve ekibi tarafından takibe alınmam, rakı sofralarına ısrarla davet edilmem, tabii ki uzuuunca süre gelen tekliflerin tamamını reddetmem."abi bu var ya..." şeklinde rakı sofrası hikayelerine şakşukadan mualla meze olmam. (mütemadiyen gülüşmeler)
* sponsor teyzeyle her karşılaşmada utanmalar, tekraren özür dilemeler; onun da "olur evladım böyle, biz rakı sofralarında ne adamlaar gördük" demesi... bu iyi mi kötü mü, pek anlayamadım haliyle.
... oluşturabilecek hayırsever biri var mıdır acaba?Eğer varsa, bendeki excel dosyayı hemen kendisine göndereceğim. Ayrıca kendisine kitaplığımdan bir kitap hediye edebilirim.
... oluşturabilecek hayırsever biri var mıdır acaba?
Eğer varsa, bendeki excel dosyayı hemen kendisine göndereceğim. Ayrıca kendisine kitaplığımdan bir kitap hediye edebilirim.
0
lazarus (21.05.11)
Ev kütüphanesi için veritabanı oluşturmaya gerek yok bence, oluştursan bile tek liste olur sanırım, o yüzden elindeki excel dosyası ile devam et. Filtreleri kullanarak istediğini yapabilirsin. İşi ticarete dökmeyi planlıyorsan ayrı tabii.
0
holybullshit
(21.05.11)
sadece kitaplar yok, plaklar, cdler, dergiler vs. o nedenle böyle bir şey istedim.
0
🌸lazarus
(21.05.11)
excel tablosuna bir kolon daha ekleyip o girdinin türünü tutabilirsin, iş yine filtreye bakar. relational database olayına girmedikten sonra excel tablosu olarak tutmak daha mantıklı.
Bir kız meselesi... Lütfen üşenmeyin dostlar, hiç iyi değilim...
dergus
Dertliyim arkadaşlar… Kafayı yemek üzereyim. Duyuruya da ilk kez böyle bir dert açıyorum ki sizlerin değerli fikirleri, belki bana bir çıkış yolu gösterir…Arkadaşlar, Facebook’tan tanıştığım bir kız vardı. İsmi bende kalsın, üç beş muhabbet derken birbirimize bayağı bir ısındık. Zamanla telefonlaşma
Dertliyim arkadaşlar… Kafayı yemek üzereyim. Duyuruya da ilk kez böyle bir dert açıyorum ki sizlerin değerli fikirleri, belki bana bir çıkış yolu gösterir…
Arkadaşlar, Facebook’tan tanıştığım bir kız vardı. İsmi bende kalsın, üç beş muhabbet derken birbirimize bayağı bir ısındık. Zamanla telefonlaşmalar derken, bu yakınlık iyice arttı ve nihayet okuduğu şehirden, ailesini ziyaret etmek maksatlı İstanbul’a geldi. Geldiği günde benimle buluştu, ki çok güzel bir gündü. Beraber benim okuduğum üniversitede, benim dersime girdik falan. Oradan Taksim, Eminönü, Sarayburnu, Gülhane…
Onun okuduğu şehre dönmeden, bir kez daha buluştuk; daha kısa ama yine güzel bir buluşmaydı. Annesiyle kavga etmişti, otogara götürdüm, ben yolcu ettim… Yaşadığı şehre döndüğünde de telefonlaşmalarımız devam etti ve inceden inceye birbirimizden hoşlanmaya başladığımızı da itiraf etmeye başladık. İlişkimizin şöyle bir yönü vardı, o kendince çelişkilerle dolu tesettürlü bir kız, ben inancını yitirmiş, sol görüşlü ama sola zere faydası olmamış, içten içe de ilişkiler konusunda oldukça muhafazakar bir vatandaş. Seneler önce biten çok ciddi bir ilişkimden sonra, bir türlü dikiş tutturamamış aynı zamanda; ve kendimin de tasvip etmediği bir takım zevk-ü sefa alemlerine de sirayet etmiş biri. Bunu da ona anlatırdım, içimdeki vicdan azaplarını, kırdığım kalpleri, onun yanındayken daha iyi bir adam olduğumu. Onda dinmek istediğimi, sessizleşmek, durgunlaşmak istediğimi… Öte yandan, kendi hayatımı da bir nevi nezarethane hayatına benzetirdim ki, aileyle yaşamak, hep erkeklerden kurulu bir çevre, ve ancak o çevreden kaçarak kaçamak yaşadığım ilişkiler… Kısacası bu kız, soluk aldığım çok güzel bir ova, bozkır gibiydi. Durgun, sessiz…
İçimde bir takım korkular da vardı, ayrı şehirlerde yaşamak, birbirimizi yeterince tanımamak gibi… Bunu da ona sıkça belirtirdim, korkuyorum diye. Bu yüzden adını koyamıyorduk zaten ilişkinin. Derken, bir şekilde beni yaşadığı şehre çağırdı. Öğrenci evine… İşin aslı, korktum. Ama sevindim de. Korkumun sebebi evin fazlasıyla sosyal ortamı, sevincimin sebebi ise hatunumu görecek, onun yanında kalacak olmak…
Velhasılı oraya gittim. Gittiğimin gecesiyle bazı korkularım gerçek olmaya başladı. Otogardan, bir erkek arkadaşının arabasıyla beni aldılar. Arabada beş kişiyiz, 3 erkek, 2 kız. Bir ölüm sessizliği, kimsenin konuştuğu yok. Eve geldik, evde daha da kalabalıklaştık. 5 kız, 4 erkek olduk. Salona oturuldu, çaylar demlendi, muhabbet edilecek. Ancak, sürekli okudukları okulun festivalinden bahsediliyor, konuya müdahil olamıyorum… Aralarındaki ortak muhabbetten, esprilerden gidiyorlar. Yeni gelen adama yöneltilen sorular olur ya hani, onlar bile çok kısa, çok isteksiz gibi. Bilmiyorum, belki de ben böyle hissettim ama, sonuç olarak benim hatun da o insanlarla senelerdir tanıştığı için, benle pek ilgilenemiyor… Genelde o vatandaşların muhabbetine katılıp, o da gülüp eğleniyor falan. Velhasılı, sabaha kadar oturuldu. Çok sıkıldım, gerildim. Yatacağım odaya giderken, o geldi. Biraz konuşalım dedi. Yatağa oturduk.. Elini tuttum, dizine yattım. Daha çok başbaşa vakit geçirmek istediğimi söyledim. Giderken de, keşke beraber uyuyabilseydik dedim ama inanın bu bir teklif falan değildi. İçimden geçen, çok safça bir dilekti sadece. Gelecekte olmasını istediğim bir dilek...
Herneyse, ertesi gün başladı. Kahvaltı bilmemne derken, eve başka vatandaşlarda geldi. Daha da kalabalıklaştık. Bir yandan da benim hatun, erkek arkadaşlarıyla da benden daha samimi olduğu için korkunç kıskanıyorum. Rahatsız oluyorum. Zira el kol şakaları yapılıyor, vs. Biraz da benimki kapalı olduğundan, onda bir dokunulmamazlık arıyorum. Göremedikçe o hassasiyeti, daha da sıkılıyorum. Ortamdaki ortak muhabbet ise, aynı soyutlanmışlıkla sürüyor. Konuşabileceğim her konuya müdahil olmaya çalışıyorum, ama olmuyor. Hep ortak şeyleri konuşuyorlar. Öyle böyle yine akşam oluyor, ricam üzerine ufak bir şehir turu yapıyoruz başbaşa. Belki 1 saat sonra, yine çağırıyor arkadaşları. Arkadaşlarından birinde yemek yenecekmiş, oraya gidecekmişiz. İstemsizce kabul ediyorum, bir yandan hatuna memnuniyetsizliğimi dile getiriyorum. Daha çok başbaşa kalalım diyorum, bu şekilde seni tanıyamıyorum, ilişkimizin adını koyacak noktaya gelmemiz zorlaşıyor diyorum. O da sürekli daha çok ilgi göstereceğinden söz ediyor… Velhasılı o eve varıyoruz, yemek yeniyor. Daha dar bir masada, yine muhabbet başlıyor. Bu sefer daha sıcak bir muhabbet ediliyor derken, haydi pis yedili oynayalım diyorlar ki kart oyunlarını hiç sevmem, ve sembollerinin dahi ne anlama geldiğini bilmem. Öğretiriz diyorlar, mecbur kabul ediyorum. Topluluktaki çıban başı pozisyonundan korkuyorum. Neyse, öğretmeye çalışıyorlar, başlarını anlıyorum ama gittikçe kafam karışıyor, pes ediyorum. Siz oynayın, ben laptopta takılırım diyorum. Sözlük, facebook bilmemne derken, saat sabahın 06:30’u oluyor ve eve dönüyoruz. Evde 1 saat daha toplu muhabbet ediliyor, hatun hadi yatalım diyor. Ben yine biraz başbaşa kalır, dertleşiriz derken; direk kendi odasına yöneliyor. Çok moralim bozuluyor, biraz konuşalım diyorum, hastayım, yorgunum diyor. Odaya geçiyorum, hiç uykum yok. Hiç ilgi görmemişim, benim hatun değil herkes muhabbetinde, keyfinde, eğlencesinde ve korkunç yalnızım. Bir sms atıyorum, keşke kart oyunlarıyla yormasalardı seni diyorum. Söz veriyorum, daha çok ilgileneceğim kalan iki gün seninle diyor. Çocuk gibi ilgi beklemekten sıkıldım diyorum, izin ver geri döneyim, sende rahat et, senin de keyfini bozuyorum diyorum. Hayır seninle ilgilenmek istediğim için ilgileneceğim diyor. Ertesi günde aynı ortam yaşanacağını tahmin ettiğimden, istanbul’a geri dönmek fikriyle güne başlıyorum. Herkesten saatlerce erken uyandığım için, mutfakta mal mal kitap okuyor, sigara içiyorum. Hatun uyanıyor, geliyor. Çok erken uyandığımı anlayınca canı sıkılıyor, derdimi anlatıyorum. Bence bugün de benimle ilgilenemeyeceksin diyorum, arkadaşların sürekli etrafında olacak diyorum. Onlar fenerin maça gidecekler, oradan da festival geçecekler; sadece ikimiz kalacağız diyor. Bak bir terslik çıkarsa moralim çok bozulacak diyorum, izin ver gideyim diyorum. Hayır diyor. Kabul etmek zorunda kalıyorum. Arkadaşları maça gidiyorlar, pat yarım saat sonra kapı çalıyor. Gelen bayan arkadaşlarından biri. Aha diyorum içimden, dediğim oldu. Üçlü oturuyoruz bir müddet, hatunun gideceği yok. Cimbomluymuş zira. Sigara alma bahanesiyle evden çıkıyorum, dışarıda yürüyorum bir saat civarı. Arıyor, geliyorum diyorum. Geliyorum, mutfakta bu sefer 1 kişi daha var. Daha da canım sıkılıyor, odama geçiyorum. Tavana bakıyorum öyle, derken odaya geliyor. İçeri gelmeyecek misin diyor, biraz dinleneyim geleceğim diyorum. Yine gitmiyorum, tekrar geliyor. Arkadaşım çok ısrar etti, bugün de festivalin son günü; hadi festivale gidelim diyor. Çıldıracak gibi oluyorum, dalga mı geçiyorsun diyorum. Hani söz vermiştin diyorum, gelmem diyorum kesinlikle. Onun da gitmeyeceğini umuyorum. Arkadaşım iki hafta sonra memleketine gidecek, belki de hayatımız boyunca bir daha görüşemeyeceğiz, hem bu gece hayatımızda katılabileceğimiz son festival diyor. Kesin bir dille reddediyorum, o gitmeye karar veriyor. Yabancı bir evde yalnız kalmanın boktanlığı ve yıkınlığıyla kalakalıyorum ortada… Gitmeyeceğini ummak, ve gitmesi. Çok yıkıyor beni. Gidiyorlar. Ağlama raddesine geliyorum, ağlayamıyorum. Yazı yazıyorum, onun bilgisayarının göremyeceği bir klasöre koyuyorum. Bir nevi günlük gibi, anlık, tek günlük bir yazı… Odaya geçiyorum, kitap okuyorum. En sonunda geliyorlar. Tanımadığım iki erkekle birlikte. Hepsi 5’er yıllık arkadaşları, abileri, kardeşleriymiş. Neyse ki bu çocuklar biraz daha candan. Sabaha kadar muhabbet ediyoruz keyifsizliğime rağmen. En sonunda gidiyorlar. Ben, hatun ve evdeki diğer iki arkadaşı kalıyor sadece. Onlar da yatmış. Salona geçiyoruz, ben gidiyorum diyorum. Yat, uyu, dinlen; beraber kampüse de bir çıkalım, akşam gidersin diyor. Reddediyorum, biraz konuşalım, gideyim diyorum. Konuşuyoruz, durumu tartışıyoruz. Haksızlığını kabul ediyor, mahçup bir halde. Ama ilk gecenin sabahı, odasında başbaşa kaldığımızda; elini tutmamdan, dizine yatmamdan çok rahatsız olduğunu, bu yüzden de özel ilgi göstermekten korktuğunu ifade ediyor. Bunu niye baştan söylemedin diyorum, söyleyemedim diyor. Ayrıca ilişkimizin adı konulmadığından, arkadaşlarımın yanlış anlamasından korktum diyor. Arkadaşlarıyla ilişkisinden çok rahatsız olduğumu, başörtülü bir kıza bunların yakışmadığını söylüyorum, özgürsün diyorum; örtüyü çıkar istediğini yap ama başında örtü varsa hakkını ver diyorum, haklısın diyor… Dışarıda gezseydik diyorum, param yoktu diyor… Çok yorgun bir halde, uyudu uyuyacak ayrıca… Sıkıntılı muhabbetten ve hayalkırıklığından ikimiz de bunaldığımızdan, hadi diyorum gitmeden bir eğlenceli 5 dakika geçirelim. 5 dakika gülüyor, eğleniyoruz. Omzuma başını yaslıyor, uyuya kalıyor… Uyanıyor sonra, odama gidiyorum, giyiniyorum, hazırlanıyorum. Evden çıkıyorum, beni iletmesine izin vermiyorum. O da çok ısrar etmiyor…
Normalde sms’le her şeyi birbirine haber veren bir ikili olarak, otobüse bindiğimi falan haber vermiyorum. Çünkü kırgınım. Boğaz köprüsünü geçerken, sms geliyor. Haber vermediğimden sitem eden… Uykulu olduğunu bahane ediyorum. Bu sefer inince ben sms atıyorum, cevap akşam geliyor. Gözün aydın diye… Buna inanıyor musun diyorum, bilmem diyor. İğneliyor. Başarısız olduğuma dair bir şarkı sözüyle karşılık veriyorum, beni affet ne yaptığımı bilmiyordum minvalinde bir cevap veriyor… Hayalkırıklığından, yenilgiden bahsediyorum; daha da cevap gelmiyor… Tam 3 gün geçiyor. Facebook’ta sıkıntılı şeyler paylaşıyor, keşke gitmeseydin sözlerinden oluşan şarkılar vs… Herhalde bu kız beni özledi diyorum, arıyorum… Şoka uğruyorum, ben haklı olduğumu düşünürken, tamamen benim haksız olduğumu, ortamdaki herkesin keyfini kaçırdığımı, evdeki kimseyle selamlaşmadan ayrıldığımı, onu küçük düşürdüğümü, başbaşayken yaptıklarımla onu da kullanıp atmak istediğimi, ortamlarını beğenmediğimi, küçük gördüğümü, hayatına aşırı müdahele etmeye meyilli olduğumu, eğer benle olursa ileride de hep sorun yaşayacağımızı vs söylüyor. Daha tanışalı 2 ay olan bir adam, 5 senelik arkadaşlarıma ve başörtüme vs karışamaz diyor. Ve seni sevmiyorum diyor. İçime acaip oturuyor, Ben seni seviyorum diye bağırıyorum. Bu kadar çabuk karar verme diyorum. Verdim diyor. Arkadaş da mı kalamayacağız diyorum, Bilmiyorum, öfkem biraz geçsin diyor. Öfken geçince arkadaşlığı değil, beni sevip sevmediğini düşün diyorum. Tamam diyor. Dünden beri mal mal bekliyorum. Face listesinde hep online, bir şey yazmıyor. Msn’de online, bir şey yazmıyor… Çok kötü bir durumdayız…
Arkadaşlar, ben bu kızı herşeye rağmen seviyorum. İçimde acaip bir boşluğu doldurdu. Ama hareketleri çok dengesiz, bir yaptığı, bir ettiğini tutmuyor. Düşünsenize, hayatımda en haklı olduğumu düşündüğüm olayda, çok haksızmışım gibi bir tepki alıyorum misal; üstelik ben oradayken, o da bana hak verip, kendini suçlarken. Galiba arkadaşları onun için çok değerli olduğundan, onların dolduruşuna geldi. Belki haklı da…. Bende kendi duygularıma güvenemez oldum. Belki de haksızım diyorum. Size soruyorum, haklı olan kim? Ne yapmak gerek? Facede, msn’de online olup konşamamk çok kötü, ama gurursuzluk da etmek istemiyorum. Çünkü bir kere denedim gördüğünüz gibi telefon açmayı, ağzına geleni söyledi. Kız burçlara çok inanıyor, İkizler burcu. Ben inanmıyorum, Yay burcuyum…
Biliyorum ki bir çoğunuz, bu ilişki çoktan bitmiş, yürümez diyorsunuz. Üşenmeyip okursanız tabii, ama yürümesi için ne yapabilirim sizce? Ne yapılabilir? Aklım durmuş vaziyette… Tam da final dönemi, tez yazım dönemi olmamalıydı bu. Ama aklım ondan başka hiçbir şey düşünemiyor. Haklılığı, haksızlığı; olayları düşünüyorum sürekli. Ve mutlu olduğumuz zamanı düşündükçe kafayı yiyorum.
Bazılarınız aga internet ilişkisi zaten böyle olur falan diyeceksiniz, diyin abi. Haklısınız… Ama bu bir çaresizlik işte, böyle denk geldi. Alıştım ona. Onu unutmak istemiyorum, unutabileceğimi biliyorum…
Üşenmeyip okursanız, şimdiden sağolun…
0
dergus (21.05.11)
oturdum okudum. fazla kasıyorsunuz gibi geliyor bana. o yazmıyorsa siz yazın, üstüne gidin meselenin, baktınız olmuyor uyuşmuyorsunuz demek ki yapacak bir şey yok yani. öyle çat diye bi iki ayda hemen hayatına bu derece müdahale etmek bence de garip, yok başörtülü kadına yakışmazmış yok kart oyunu banalmiş böyleymiş şöyleymiş.
0
roket adam
(21.05.11)
hepsini okudum da hem ona inanamıyorum hem de bu kadar dramayı nasıl kaldırıyorsunuz ona da inanamıyorum.. oluruna bıraksanız, eğlenseniz.. belki öyle olsa daha iyi olacak.. olmuyorsa da zorlamayın ne bilim.. hem başka şehir hem başka kişilikler falan...
0
ermanen
(21.05.11)
canım sıkılıyordu, üşenmedim okudum hepsini.
Bu ilişkide iki tarafın da suçu var %51'i sende. Hatunun kalbine giden yol arkadaşlarından geçiyor ilk etapta, sen kendini kızın arkadaşlarına sevdirememişsin ki...
sen evde yokken senin hakkında konuşulmuyor sanıyorsan yanılıyorsun, muhabbeti de söyleyeyim "lan ne uyuz adam yahu, her şeye muhalefet bik bik"
bu konuşmalar canım cicim aylarında bile kızın içinde yer eder, kendi içinde çelişkiler yaşamaya başlar.
yapacağın sahte de olsa güler yüzünü takınıp sempatik imajı çizmekti, konsere mi gidilecek git, kart oyunları sevmiyorsan da ortama uyum sağla.
kızın da suçu var, arkadaşları ile seni kaynaştırma işinde daha duyarlı olması lazımdı, muhabbete seni de katmak için çaba göstermesi lazımdı.
kafasındakinin de "hakkını" veremiyor gördüğüm kadarıyla, istediği için değil küçüklükten beri gördükleri yüzünden kendisini kasa kasa bu hale gelmiş.
yok abi yürümez bu ilişki, elini tutamayacağım, kucağında yatamayacağım, dudaklarına yapışamayacağım sevgili eksik olsun.
senin bir hatan daha var, yalnız kalma çabaların yanlış anlaşılmış kesinlikle. Böyle bir şey istiyorsan dile getirmeyecektin.
eski ilişilerinde olayların gelişme hızına göre yaşamak istemişsin ama kızın iivmesi düşük. sen emeklemeden koşmak istemişsin haliyle geri tepmiş.
şu dakkadan sonra barışsanız da büyüsü kaçmış afedersin bi boka benzemez.
ilk günler çok pis acıtıyor, sikindirik kral tv şarkıları bile sanki sana yazılmış gibi hissediyorsun, ottan boktan sözler sana anlamlı geliyor, için yanıyor, nefes alamayacak gibi oluyorsun.
koy götüne gitsin, denemişsin ama uyum sağlayamamışsınız. ısrar edersen hep senden gidecek bir şeyler ve tükeneceksin.
ne gerek var, git bütün sevgini, aşkını hak eden, karşılık veren birisine harca.
bitti.
0
kimlanbu
(21.05.11)
oha okudum :(
hacı sevmiş olabilirsin ama kız pek sana göre değil. daha kendini oturtamamış. en azından ben öyle net olmayan insanları sevmem. kızın muhafazakar-kapalı olmasına asla takılmıyorum. ama sana değer vermemiş. arkadaşlarıyla takılıp sana ilgi göstermiyorsa değer vermiyor işte. kızların anlaşılamayacak hareketleri oluyor arada ama bu onun gibi değil olmaz gibi kusura bakma. gün gelir sana pişmanım özledim falan derse dahi hiç güven olmaz. davranışlarını anlayamadığın kızdan kork hacı. seni istese dahi kendisi için isteyecek. ilişki dediğin çift taraflı olur. yani bu ilişki olmaz.
kusura bakma belki fazla umutsuzum ama bu ilişki olmaz sanki. bak ben üşenmedim okudum üstüne bi de yazdım sen de oku :)
0
eipcack
(21.05.11)
Hepsini okudum ben de. Bence haksız olan kişi kız. Hem sizi bir şekilde muhabbete dahil etmiyor, hem ilgisiz davranıyor. Yani sonuçta 15 yıllık arkadaşı değilsiniz ki sizi evde bırakıp gitsinler de size ayıp olmasın. Ayrıca ortada adı konmamış da olsa bir ilişki var, en çok vakti beraber geçirmeniz/geçirmek istemeniz kadar doğal bir şey yok. Bence yeteri kadar değer vermemiş, ya da bir şekilde vazgeçmeye çalışıp sizin de vazgeçmenizi sağlamaya çalışıyor olabilir.
@roket adam Abi bence de iki ayda müdahale olmaz da, sanırım olaylardan sonra gelişen içgüdüsel tepki olarak olmuş öyle.
0
thor odinsson
(21.05.11)
okumadım. =/ naptın olm sen =/ ama bi zaman fırsatını bulup okuyacağım ve bu cevabı editleyeceğim. şimdi çok pis uykum var ama.
0
bu nick tam yirmi alti karakter
(21.05.11)
En az kız kadar sen de suçlusun panpa. Hadi kız bu gibi durumlara tecrübesiz, sen niye ortama adapte olamıyorsun? Gerekirse sessiz sakin oturmalı, ama ağırlığını da koymalısın.
Kız gitmiş gibi. Pek yapacak bir şey yok. Vur kaç deneyeceksin.
0
ataturkiye
(21.05.11)
güzel güzel okuyup sana hak vermek üzereyken başörtülü olduğu için söylediklerin yüzünden siktiri çektim esaslı. sen kimsin ki? nesin yani 3 günlük biri, ileriye atılmış ufak önemsiz bir çentik, nasıl bu hakkı bulabiliyorsun kendinde, sırf seninle ilgilenilmedi diye çocukça bir mızmızlıkla onu belli bir kalıbın içinde tutmaya çalışıyorsun? hatuna yerden göğe hak verdim ve helal olsun, demek hala böyle erkeğin önünde eğğilip bükülüp kişiliğinden kim olduğundan ödün vermeyenlerde varmış.
Sen onu sevmiyorsun arkadaşım tipik bir türk erkeği olarak kontrol edemediğini elinde tutmanın ateşiyle yanıyorsun. emin ol bu hatun sana biraz daha ilgili davransaydı bu kadar üstüne düşmeyecektin. umarım hatun senin ne olduğunu gördüğü halde değişirsin umuduyla geri gelmez. Değişmezsin çünkü.
0
cinna monster
(21.05.11)
okudum hepsini ben de. şimdi kız neden haksız olduğunu düşünürken haklı olduğunu düşünmeye başladı demişsin, sen gittikten sonra bütün olanları arkadaşlarına anlatmış bu kız, onlar da bu sana sonradan söylediklerini söylemişler gaza gelmiş. bundan sonra da hep böyle olur bak, ilişkinin her ayrıntısını herkes bilebilir, tüm arkadaşlarına seninle olan her şeyi anlatabilir. gelelim kim haklı, kim haksız evet kız seninle daha çok ilgilenmeliydi ama sen de biraz daha ortama ayak uydurabilmeliydin. kaleyi içten fethetmek diyoruz biz buna, arkadaşları seni sevseydi kız sana aşıktı şimdi ama olan olmuş bi kere. kıza karışmasan da iyiymiş ya neyse kısmet artık bence büyüsü kaçmış hakkaten boşver gitsin. boşveremiyorsan da bekle işte ama arama, kız ararsa konuşursanız artık akışına göre bakarsın.
0
ekaterina
(21.05.11)
okudum.. hatta cevapları da okudum. kimlanbu +1
0
benaslinda
(21.05.11)
cok uzun olmasina ragmen ben de okudum, bir sekilde okuttu kendini yazi.
ön bilgi: erkegim, istanbulluyum.
ben de bir kac yerde "cinna monster" gibi tepkiler verdim ne yalan soyliyim.
tamam, arkadas ortaminda onun da biraz seni dahil etmesi gerekir belki ama, bilirsin ki yakin arkadaslar bir araya geldiklerinde bazen diger seyleri unuturlar ve anılardan, eski olaylardan konu acip guler eglenirler, hele kalabaliklarsa bu daha da fazla olur, seni unuttugu anlar ya da unuttugunu dusundugun anlar olacaktir zaten. ha, daha duyarli olabilir miydi? belki biraz. ama sen de sicakliginla, sohbetinle, bir sekilde dahil olabilirdin, bu insanin yapisiyla da paralel gidebilecek bir sey tabii. eger arkadaslarinin da gonlunu biraz fethedebilseydin, belki o gunler hem cok daha eglenceli gecerdi, hem de kizi cok olumlu etkilerlerdi ve sana daha yakin olup daha cok zaman ayirabilirdi.
basortu ile alakali kisimlarda sana hic katilmiyorum, gercekten onu bir kaliba sokmaya calisir bir tavrin olmus, ki bu kadar kisa zamanda gercekten bence buna hakkin yok. aslinda kisa / uzun zaman degil, genel olarak hakkin yok bence.
isin bundan sonraki kisminda cok ustune gitme derim. burclardan cok anlamam ama eger ikizler'e gore hareket edeceksek, ablam ustune gidilmesinden hic hoslanmaz meselea bir ikizler olarak : )
kaldi ki cok fazla bu isin muhabbetini yapmis cok fazla dramatik bir hale getirmissiniz, birakin iki taraf da nefes alsin, tekrar sana yazacaktir bir sure sonra zaten.
-- son edit: kizlari, hatta birak kizlari insanlari anlamak bazen cok zor. o yuzden burda yazan seylerden mantikli olanlari sizi anlatmayabilecegi ve ilac olamayacagi gibi, cok alakasiz cevaplar da gercekten de kizi anlatiyor olabilir. ve istedigin uzunlukta yaz, yine de onu senden iyi bilemeyiz, anlayamayiz, siz yasadiniz cunku. keske cok yakin dostuyla konusabiliyor olsan da sana ipuclari verse bu baglamda.
kolay gelsin. cok fazla kafana takma bunlari. sabahin 4unde bu kadar uzun bir sekilde bunlari yazdirabiliyosa sana kisa sureli tanidigin biri ve bu denli uzebiliyosa, ilerde cok agir seylere cok daha feci uzulebilir ve depresyona girebilirsin gibi geldi bana. aman diyim... hayat guzel, salla
0
la traviata
(21.05.11)
İlaç saatimi beklerken, ben de oturup oturdum hepsini.
Yani ne denir ki şimdi? Belki acı gelicek ama, bu kızı hayatında koyduğun mevkiye bir bak. Bir de onun seni koyduğu mevkiye bak. İstanbul'a gelmiş, ona çok güzel günler yaşatmışsın ya hani, sabahtan akşama kadar gezmişsiniz ya. Bir düşün, sana deseydi ki "Ben evde kalmak istiyorum, gezmeyelim." kırar mıydın? "Arkadaşlarını çağır beraber takılalım" dese? "Kimseyi çağırma yalnız olalım" dese? Asla kırmazdın. Ne derse desin, sırf 3 günlüğüne geldi, mutluluğu daim olsun diye her dediğini yapardın. Ama o öyle değilmiş işte. Yok omuzuna yatıp elini tutmandan rahatsız olmuş falan, hepsi bahane bunların. Sen onu başının üstüne koymuşsun, o ise seni "hayatına renk katan küçük bir ayrıntı" olarak görmüş. Müdahale boyutunda sinirlenmiş "karışamazsın arkadaşlarıma" demiş. Düşünsene sen bunu der miydin? Normalde senin söylediğin de anormal, senin haddine değil, ama kız açısından anormal olan da hem seni hayatında söz sahibi yapar gibi davranması, her an sms ile haber vermesi, hem de karışamazsın diyerek sınır koyması. Sorun kızda değil yani dostum, sorun sende. Sorun senin fazla değer vermende. Ben de yaşadım internet aşkları, çok güzel günler de geçirdim, internetten aşk olmaz diye bir şey yok. Ama sizinkisi yüz yüze de olmaz. O kız bu. Yanına gidip gördüğün, konuştuğun ve ortamında delirdiğin kişi o. Hayallerindeki insan değil, sadece sana güzel anlar yaşatmış bir hayal. Herşey bugün düzelse, yarın yine bozulacak. Diğer sene yine bozulacak belki de. Zordur biliyorum ama, at gitsin biraz kafandan. Gözlerin görmeyince, aklın da ruhun da unutur zamanla. Yine tek ilacın zaman. Onsuz ve ondan tek kelime haber almadan geçecek olan zaman.
0
burberry
(21.05.11)
paşam yol ver, geçsin gitsin.
0
charlesbukowskiineksi
(21.05.11)
okudum.
burberry +1
0
murdoc
(21.05.11)
ben de farklı bi açıdan yaklaşayım. Yay ve ikizler zıt burçtur. Sittin sene anlaşamayacağınıza emin ol.
0
spreadyourwings
(21.05.11)
sürekli kızarak, düşünerek, neden diye sorarak bir ilişki yürümüyor maalesef. gerçek sevgi karşılıksız olur ağa deseler de herkes emeğinin karşılığını sevgisinin değerini görmek ister.
ortak noktayı bulma adına bir şey yapmıyorsa, kızgınlığını dile getirirken karşıdakini nasıl en ağır şekilde yaralarım diye düşünüp "seni sevmiyorum" diyerek kapıyı kapatmışsa bundan bi bok olmaz arkadaşım.
sen haklısın ya da o haklı demek saçma olur bu noktada. ki sen zaten "içimdeki boşluğu doldurdu, her şeye rağmen onu istiyorum" derken kendini ele vermişsin. kız ne yaparsa kabulun. ilişki sürse de sen istediğin için sürecek. ama ipler hatunda olacak. 3 gün mutlu olup 33 gün huzursuz mutsuz mu olacaksın?
bırak allasen ya, bir yudum su içmek için musluktan doldurmak yerine dağa çıkayım orayı kazayım su bulayım içeyim bu arada susuzluğuma da dayanayım. hayat bu kadar uzun değil. zemzem mi mübarek ne uğraşıyosun...
0
numan
(21.05.11)
hatun kişisi olarak düşünüyorum ve kızın o kadar insanı sürekli etrafında tutma çabası enteresan geldi. sanki bodyguard gibi evde sürekli insanların olması beni bile daralttı okurken. ayıp etmiş bence o kadar yol gitmişsin kendisi için en azından buna saygı duyup daha anlayışlı olabilirdi. madem bu kadar sıkıntısı vardı gitmek istediğinde neden engel oldu? bence bırak bu kızı sürekli bu gelgitlerle yaşanmaz. sana kızmı yok hacı? :)
0
dutturudunya
(21.05.11)
hacı... ohaaa yaa. o kadar da yardırılır mı? insan okuyacak lan bunu!
0
zeynelali
(21.05.11)
hocam her ne kadar cinsel bir mevzu olmasa da cok acik ve net sen agir abazasin, hic kusura bakma. boyle bir insanla ugrasilir mi ? bildigin ayri tellerden caliyorsunuz, uzun sure ili$kiler de birbirini anlamadan olmaz ama siz daha 2 aylikta boyleyseniz...
bence uzun sure abaza kalmi$in bu bayanda i$ik gorunce gitmi$sin ve sende ali$kanlik olmu$ ayrilirsan yine abaza donemlerinde kalicaksin saniyorsun.
kendini du$unmuyorsan bizi du$un birak ayril, 1 sene boyunca hergun kavga edicegine 6 ay uzul daha iyi valla.
0
kreider
(21.05.11)
sizin ilişkiniz internet ilişkisinden fazla olmuş evet orası doğru.. öncelikle kızın davranışlarıyla ilgili 2 tahminim var, ya kızın başka büyük bir problemi vardı, dengesiz hareketleri o yüzden. 2. ve asıl inandığım tahmin,sizden soğumuş ama bu konuyla ilgili kendi içinde bi çatışma yaşamış. bi tarafı size bok gibi davranarak sizi de soğutmaya çabalıyor, ama bir tarafı yine de sizden kopmak istemiyor. sonuncuda kopmak isteyen tarafı baskın çıkmış herhalde. sizden soğuyan birini tekrar aşık etme şansınız yok, büyük ihtimal boşlukta olduğunuz için ona bağlanmışsınız. onu unut gibi bir tavsiye vermek anlamsız ama siz de kendinizi soğutmaya çalışın, artık yapacaklarınız anlamsız.
0
chickensoup
(21.05.11)
senle o kadar ayrı dünyalarda bi kız ki. sen sakin içine kapalı dünyaya senin gibi bakabilecek bi kız aradın ve kızın başörtülü olması dolayısıyla bu beklentin çok arttı.
fakat karşında çok başka bir tür var belki de hiç rastlamadığın --> ortam kızı
aman diyim uzak dur karşılıksız aşk olayları maksimum 1-2 hafta içinde unutulur geçer. hiç uğraşıp daha da üzülme. sadece 1-2 hafta çok üzüleceksin o kadar. sana göre değil o kız. çok farklı telden çalıyo. ona hayatında gittiği yolda başarılar.
0
tuzak kurdu
(21.05.11)
kiz bariz olgunlasmamis ya daha cok cocuk ve bu gidisle de kisisel gelisimini kolay kolay boyle bir arkadas ortami da etrafindayken tamamlayamaz. milletin lafiyla is yapan arkadaslarini bile en basit konuda reddedemeyen insanlardan. emin ol ki etrafindaki bir kac kisiye sizin iliski durumunuzu anlatmislardir ve cevresi kizi sonuna kadar hakli goruyordur bir de. bu kiz iliskiniz olsa bile 3. 4. yorumcular katarak devam eder. ya birak dostum cahil cuhela insanlarla ugrasma.
0
madworld
(21.05.11)
vauvv, uzunmuş ama okudum. ilk aklıma takılan şu oldu söylemeden geçemeyeceğim, kusura bakma, türbanlı kızın nikahsız bir erkeğin (senin)omzuzna dizine yatması uygun görünürken erkek arkadaşlarıyla şakalaşması mı tuhaf geldi? kız arkadaşlarına farklı bir kimlik çizmiş olabilir, erkek arkadaşıyla kalabalıkta rahat edemiyor olabilir, en önemlisi keşke beraber uyusaydık, diyerek niyetin ne olursa olsun çok yanlış bir cümle kurmuşsun. bu cümle hiçbir zaman samimi gelmez kadınlara. kızı korkutmuş olabileceğini düşünüyorum. öte yandan, sen de arkadaşlarıyla frekansı tutturamamışsın, ortama uyum sağlayamamışsın ki normal birşey bu. sanırım gitmeden evvel biraz abarttın ve kızı gözünde büyüttün, ortam ise seni hayalkırıklığına uğrattı. kız da tutuk davranınca kırıldın. ilişkinizde yürümeyecek bir durum yok, kız sanırım tecrübesiz ve biraz da çekingen/korkak. normaldir. biraz ara ver, zırt pırt arama yapışma kıza. birkaç gün sonra mesaj at, konuşalım ve karar verelim, diye. kabul ederse ara, sakince kendini ifade et. kızın türbanı bilmemnesi arkadaşlarına girme, zaten seni ilgilendirmez o onun sorunu. ama kıskandığını söyleyebilirsin. yaygara yapmadan konuş olgun bir şekilde youlna girer, diyorum. feysbuk saçmalığına göre de yorum yapma bence.
0
african rain
(21.05.11)
ayrı dünyaların insanlarsınız, daha fazla alışmadan unutmaya çalış bence.
0
ecece
(21.05.11)
hacı bahane bu kızın dedikleri. yok dizine yatmandan rahatsız olmuş falan. kusura bakma ama senin kızın karşısında öyle mızmızlanmaman gerekiyordu. bir kere rahatsızlığını söyledikten sonra bir daha yapınca hadi eyvallah demen gerekiyordu ki akıllansın. yoksa aman boşver affeder nasılsa diye içinden geçirip seni sallar tabi. sen oraya onun için gitmişsin ve en önemlisi o seni çağırmış. seninle tabiki ilgilenmesi gerekiyordu. yok festival falan onlar da bahane.
benzer bir kıza rastlamış olarak tavsiyelerim; -bir şey yazma. o sana yazdığında da yok şundan şundan hatalısın muhabbetine girme ki savunmaya geçmesin. sen haklısın zaten, hatalı olan o buna göre davran. -sabit ol, ağırlığını koy. hadi eyvallah diyebil sana saygısızlık yapılınca. yok şunu yapmıyorsun falan diye drama yapma. evet drama istiyorsun bu belli inkar etme boşuna. -eğer aranız düzerlirse hemen düzelme, hemen öyle iyi canım cicim falan diye davranma.
kızı tanıdığım kadarıyla tavsiyelerim bunlar, yanılıyorumdur belki. ama sen işin özünü kavra, ona göre davran işte.
0
hikmetkaraman
(21.05.11)
çay demlenirken okudum. cevapları okumadım.
ycve gönüllü dergus. koy gtüne gitsin derim. zamanında benimde vardı böyle dengesiz bir ilişkim. ilişkim değil de, ilişkideki insan aşırı dengesizdi. ben de seviyorum her türlü nazına katlanırım şeklinde davrandım. 1.5 yıl boyunca kız ağzıma sıçtı. sonuçta bitti. dönüp baktığmda , hayatımın en sefil yıllarını geçirdiğimi görüyorum. dediğin gibi karaktersizleşme/gurursuzlaşma noktasına geliyor bir süre sonra böyle ilişkiler karşı taraf dengesiz ise eğer. zira o böyle davrandıkça, sen ona daha bir ilgi gösterip daha bir sevmeye başlayacaksın, o da iyice zıvanadan çıkacak. olan sana olacak. şimdiden bazı şeylere pişman görünüyorsun ileride daha daha pişman olacağın şeyler yaşarsın böyle devam edersen.
ne kadar seversen sev, bir şekilde kurtulmaya çalış. okuyormuşsun daha, son senen herhalde, bk etme herşeyi. daha çok seveceğin biri elbet çıkacak karşına.
0
yavuzku
(21.05.11)
hepsini okudum. öncelikle gurur yapma, msnden vs yaz. bence bir şey yazacak mısın diye de her yerden online oluyor. sıkarım, bunaltırım vs diye düşünme, yaz. düşün dedim tamam dedi, onun yazmasını bekliycem deme.
kız senle ilgilenememiş, arkadaşlarıyla ilgilenmiş. sen de arkadaşlarının ortamına müdahil olamamışsın, sorun olmuş. büyütmüş olayı kız. yok mahçup oldum da bilmem ne. bence kıza yaz, zaten yazmazsan gün geçtikçe daha geç kaldığınız aradan zaman geçtiğini düşüneceksiniz, artık yazmak için geç dyeceksiniz, pişman olacaksınız(ikiniz de) o yüzden en kısa zamanda yaz. eğer konuşmak istemese zaten senin yazmana fırsat verecek biçimde online olmaz her yerde. o yüzden yaz. türban, solcu vs ayrımına hiç girmiyorum. bence hiç önemi yok. ne hissettiğiniz önemli. şu ana kadar, bu hislerin sizi sarması sürecinde önemi olmadıysa bunun sonrasında da olmamalı bence. konuştuğunuzda (ki en kısa zamanda konuş! şimdi online ise şimdi) şu türbanlı olduğu halde erkek arkadaşlarıyla el şakası vs olayına girmesi senin dizlerine yatınca çekinmesi olayını sakın söyleme bence. bu şekilde karşılaştırarak söyleme. yalnızca içinden gelerek yaptığını farklı bir niyetin olmadığını açıkla. bence en çok dizlerine yatmasısna ve sonrasında yanında uyusam mı ne demişsin ona takılmış. normal gör bunu. çok fazla görüşmediniz, art niyetin olabilir mi diye tedirgin olabilir. aslında öyle olmadığını açıkla. kafasındaki tereddütler yok olsun. araya zamanı sokma, tek diyeceğim bu. yaşadıklarına kendimden pay biçtim. ve zamanı sokma araya diyorum.
0
girl in a coma
(21.05.11)
kız senden sonra arkadaşlarına senin hakkında bir brifing vermiş ve arkadaşları sen iyi bile olsan seni kötüleyip kendisini gaza getirmişler.şimdi oda bu gazla beraber salak saçma seyler yapmakta. bence şu anda hiç uğraşma zamanı geldiğinde laflarını bir bir edeceksin çünkü...
0
andromedus
(21.05.11)
işimin gücümün arasına denk geldi, ama okudum. çünkü samimi kasmışsın aferin.
az ve öz ve oldukça öylesine:
- ben de yay burcuyum. konuyla ilgili değil.
- ne sen solcusun ne o tesettürlü, bu bakımdan birbirinize çok benziyorsunuz.
- ama dünyalarını birbirinize o kadar da uzak. onun için kat ettiğin mesafeleri hiçe sayarak deliler gibi ortam yapması, ortamlara akması sopalık olmuş. sopalık amiyane tabirle tabii. şiddete bulaşma kardeş. bu nezaket algısıyla ilişkili bir durum. insanın kendisi için gelen bir insanı üstelik yabancı olduğu o çevrede böyle yalnız ve çaresiz bırakması, insanlığının ölçüsünü anlamamıza da yardım eder. eskiler ilk intiba son intibadır der, tamamen katılmasam da hayat çok kez kanıtlamıştır. tecrübeyle sabittir. sana bunu layık gören bir kız. bunu düşün. birinden soğumak için tek başına dev etki. ayrıca sosyalleşmeyi böyle kanıksamış bir hanım kızla ben de mutsuz olurdum. yaylar biraz ilgi arsızı oluyor sanırım.
- normal hayata dön, bırak şu internet sevdalarını. gerçek hayata karış, gerçek insanların arasına karış. desem de bildiğini okuyacaksın. o halde,
- acı çekmek güzeldir, insanı olgunlaştırır. ilerde ne saçmaymış lan dersin.
0
lazarus
(21.05.11)
okudum kardeşim. cevap veriyorum; bırak abi sen bu kızın peşini. kız daha genel bir kişilik oturtamamış...sende kendimi gördüm bu arada ya...=//
bir de genel bir tavsiye vereyim; çok arkadaşı olan insandan korkacaksın arkadaş. çok sosyal olan insandan ürkeceksin. bunu bilir bunu söylerim.
0
bu nick tam yirmi alti karakter
(21.05.11)
@roket adam
üstüne gitmek, daha da soğutmaz mı? çok istiyorum konuşmayı, aramayı ama aramayla alakalı
tek tecrübemin sonunda, ağzına geleni söylemesi aramamanın daha doğru olduğunu
düşündürüyor...
@ok by,
ben de aynı şekilde düşünüyorum.
@kim lan bu,
acı ama, haklı gibisin... dediklerin büyük oranda doğru, ama sahteciliği istemedim be
üstad. hatunun dizine yattığında da söyledim, sana hiç yalan söylemeyeceğim dedim. içimdeki
herşeyi bileceksin vs, dedim. zira bu kaçıncı deneme, artık adam gibi olsun dedim bazı
şeyler; sonuç ortada malesef. bana da olmayacakmış gibi geliyor artık... arar diyenlerin
sözlerine inanmak istiyor insan, ama aramayacak gibi.
@eipcack
inanmak istemiyorum inatla ama öyle haklısın ki sende. iyice arabesk moda bağladık, acı
gerçekler hesabı...
@thor odinsson
benim tepkilerim, biraz içgüdüsel oldu. yalnız kaldıkça, daha da gözüme batmaya başladı
herşey. yoksa, arkadaşlarına falan karışan bir tip değildim ki, ona daha önce de defalarca
keşke istanbul'da olsaydın, ayrı şehirlerden korkuyorum vs demişimdir..
@superapple
aynen öyle, sessiz kalmayı düşünüyorum. diğer türlü gittikçe değerim, kıymetim düşecek. onu
gösterdi bana davranışlarıyla, ama kaybedersem çok canım sıkılacak, bu şimdiden belli. bu
arada iyiden iyiye burçlara inandırmaya başladı bu mevzular. bu arada hatun, tam bir gıcık
ikizlerim işte falan diye de dem vurmuştur defalarca. duygusal olmadığını falan belirtirdi
ara ara...
@avrasya
yukarıda da söylediğim gibi, benim de olacağına dair bir inancım kalmadı ama duygukar işte.
doğru demişsin, dost acı söyler misali. seni sevmiyorum diyen insana ne yapabilirsin ki?
yüzde yüz ben haksız olsam dahi, behzat amirimin dediği gibi; "insan sevdiğine ikinci şansı
verir"...
@ataturkiye
dostum, birebir diyaloglarda gayet rahattım. siyasi mevzularda, ya da ortak konularda gayet
konuştum bende. ama benle hiç alakası olmayan, ortak yaşanmışlıklar üzerine konuşulan
şeylerde ne diyebilirsin ki?
@cinna monster,
sanırım sen de hatunsun. başörtü mevzunda söylediklerim, durulacak, güvenilir bir liman
arayışımın bir nevi somut tezahürünü onda görmemdi. evet, bunu müslümanlıkta, tesettürde
aramak belki temelden yanlıştı ancak, görüntüde gösterdiği hassasiyeti evdeyken de beklemiş
olmam çok şey mi? lakin, illa ki bunu daha 2 aylık adamken söylemek çok yanlıştı, kabul
ediyorum. ama stratejist davranamadım işte, yalan söylemek istemedim. ne yapayım? ilgi
konusunda ise, evet; belki şu an ki kadar kafama takmayacaktım yaşananları ama herşey çok
daha güzel olacaktı. bir ilişki yaşıyor olacaktık, öyle değil mi? ve ben bana bir yanlış
yapılmadığı müddetçe, bu ilişkiyi sonsuza kadar sürdürme ve kendi düzensiz hayatımdan da
vazgeçme umudunu taşıyordum. bilemiyorum...
@ekaterina
inşallah arar abi, ne diyeyim. sen de haklısın.
@la traviata
başörtü ve arkadaşlar konusu, yukarıda dediğim gibi. hakkım olmadığını idrak ediyor
gibiyim. ama yine de az ilgilendi benle, beni ortama dahil etme çabası düşük oldu vs. vs.
vs.. tekrar sana yazacaktır diyorsun, bu tip şeyler mutlu ediyor beni. hele işte şu
konuşmamızda, "görüşürüz" diye kapatması. tükürüğe şükür demek değilse eğer, arar diye
bende umuyorum ama...
@burberry
doğru söze ne denir? iyi yazmışsın, güzel yazmışsın. kalemine sağlık, geçmiş olsun ayrıca
dostum. velhasılı, şu fazla değer verme olayı aslında kronik bir noktaya geliyor. hayatıma
onlarca hatun girdi, nedense hep böyle sorunlu olanlarına çok değer verdim. zevk-ü sefa
diye söz ettiğim hatunlarsa, belki çok daha değer verecek insanlardı bana, ama ben onlara
değer vermedim. belki de tanrının tokatları bunlar, bilemiyorum ki.
@spreadyourwings
burçlar hakikaten bu kadar etkili mi? neden?
@numan,
hakikaten, tek bir taraf istiyor diye ilişki olmaz. ve telefonu kapatmak isterken kırıcı
olma çabasını bende sezdim. hele ki, kapatmak istiyorum ders çalışacağım deyip, şu an
kapatırsan bok gibi hissedeceğim, bunun hiç önemi yok mu dediğimde; hayır ya ben iyi
hissetmek istiyorum, senin nasıl hissettiğin beni ilgilendirmez vs. demesi..
@dutturudunya
kız var, 1 aya yine bulunur bir şeyler, lakin artık bir durak olsun istedim be arkadaş.
yeter dedim, daha fazla kirlenmeden burada soluk al. hatta herşey yolunda gitsin de, evlen
anasını satayım. her ne kadar bir erkekte olsam, skor çok olsun çabasında değilim. sıkıldım
artık hayatıma girip çıkan, onlarca hatundan. şehrin her köşesinde, başka bir hatunla
saçmasapan hatıralar birikti. artık gezerken rahatsız oluyorum, kendi maneviyatımı
yitiriyorum. bu son durak çabasının ters tepmesi zaten, iyiden iyiye yıktı ya ruh halimi.
@kreider
abazanlık konusu şöyle, ciddiye almadığım ve içten içe kendimi rahatsız eden hatunlarım
oldu. hatta daha 3 hafta önce, bu hatunla daha hiç buluşmamışken dahi vardı. arasıra
buluşur, insani bir takım hormonları; "yalancı duygular"ın arkasına saklayıp giderirdik. bu
hatuna kafayı takmamın sebebi, bilmiyorum. bu kadar soruna rağmen, seviyorum, özlüyorum o
eski durumu. iyi olduğumuz anları vs... abazanlık var mı? duygusal anlamda olabilir ama
cinsel anlamda vs, yok emin ol... zaten ondan böyle şeylerde beklemedim asla.
@chickensoup
kızın ailesiyle çok ciddi problemleri olduğu doğru. arkadaş ortamıyla alakalı problemleri d
var aslında... hatta, bana sıkça bazı arkadaşlarının dedikodusunu yapar, bu ortamdan artık
rahatsız olduğunu vs, bahsederdi. belki ben de o önyargıyla sevemedim adamları, şimdiyse
tam zıttı davranıyor. kafayı yememek elde değil. nihayetinde sevmiyorum deme noktasına
gelindi işte...
@tuzak kurdu
unutma konusu umarım dediğin kadar rahat olur. ama ben birlikte olalım isterdim.
@madworld
öyle düşündüğüm için kıza anlattım bu duyguları son sabah, ama elime geçeni görüyorsun.
@african rain,
çok umut verici konuşmuşsun dostum. dediğine inanmayı çok istiyorum ama bu kadar insan,
hayır olmaz böyle ilişki vs diyor. o sms'i atmak doğru olur mu bilmiyorum, olumsuz bir
cevap korkutuyor beni.
@hikmetkaraman
söylediklerin ciddi anlamda mantıklı. bende bir noktada eyvallah dedim zaten. normalde onun
dersine de girip, öyle gidecektim. ama ters tepmesi şaşırttı beni. şimdi aramayayım
diyorum, yine ters tepecek diye korkuyorum anasını satayım... drama arzusu var mı? öyle
görünüyor sanırım, vardır illa ki. mutsuzluğa alışan bir bünye, aşırı mutluluğa gelemedi
belki de ve yine bok etti herşeyi.
@yavuzku
+rep. haklısın :) ama dayı, dedim ya... çok yoruldum be, vallahi billahi çok yoruldum
artık. 87'liyim ben, bazılarınızdan çok küçük, bazılarınızdan da büyüğümdür herhalde ama
liseden beri o kadar çok şey yaşadım ki. ruhum aşırı yoruldu abiler. umut denen duygu ise
tamamen hırpalandı.
@girls in coma,
anladığım kadarıyla sende hatunsun. ve online ise yaz diyorsun. e peki, bu zamana kadar
yaşadığım ve hep tam tersi işleyen tecrübeler ne olacak? bugüne kadar hep dediğin gibi
diye bir laf vardır. hep bu söze uygun düştü yaşadıklarım. şimdi evet seviyorum, ama
içimden geldiği davranıp sürekli arasam, yazsam; tiksinmeyecek mi? soğumayacak mı? ulan ne
yapışık adammış demeyecek mi sence?
@andromedus
zamanı nasıl gelecek hacı?
@esrefoldu
aynı şeyi dedim. beni dahi davet etmemen gerekiyor normalde dedim. hatta el ele
tutuşmamamız gerekiyor dedim, vs vs vs... birde doğru nedir, onu bir bilsem.
@lazarus
zaten o arada kalmışlık yedi bitirdi ikimizi de... burçlara bende inanmam, öte yandan;
kendi duygularıma inancım kalmadı. ben haklıydım diyorum, şimdi sizde konuştukça ulan
galiba kız haklı diyorum. ne yapacağımı iyice şaşırmaktayım. o dünyaların benzemesi,
kültürel anlamda farklarımız olsa da bizi birbirimize baya bir yakınlaştırmıştı... ne
bileyim..
@bu nick tam yirmi alti karakter
eyvallah, ne diyeyim...
ve genel manada,
yukarıdaki cevaplar herkese verilmiş cevaplardır aynı zamanda. yani kişiye özel değil... şu
an bir gelişme yok arkadaşlar, hatunla aynı anda online oluyoruz. yazmıyorum, o da
yazmıyor. aradığı, sorduğu da yok... kafamdan daha aptalca fikirler geçmeye başladı, bir
çiçek alıp yaşadığı şehre habersiz gidip, bir kafeye davet edip adam akıllı bir ilan-ı aşk
etmek ve yaşananlardaki hataların, bence ondan daha değerli olmadığını. onu sevdiğimi, ama
bir ilişki yaşayacaksak, sadece ben seviyorum diye olmasını istemediğimi falan söylemek
gibi... ayrıca, arkadaşlarının aslında hiçbirinden kişisel olarak nefret etmediğim için,
ama toplu ortamda beni yanlış tanıdıkları için her birine faceden özel bir şeyler yazmak,
en azından yemeklerini yiyip, evlerinde kaldığım için bir helallik istemek istiyorum ki
kesinlikle "ben aslında iyi biriyim lan, sevin beni" minvalinda olmayacak...
fikirlerinize açığım hala canlar, ve şunu gördüm ki; duyuru ve sözlük bir aile gibiymiş.
psikoloğum bu kadar yardımcı olmadı bana... hepinize tek tek, ve gönülden; çok ama çok
teşekkür ediyorum... müthiş bir şey bu gördüğüm. keşke o da bu kadar ilgi gösterebilseydi,
bir zamanlar gösterdiği gibi...
0
🌸dergus
(21.05.11)
evet burç olayı etkili. Hele bi de buna inanan bi kızlaysan sırf zıt burç olduğunuzu bildiği için bile sinir olur sana. Tabi burç mevzusunu bırakacak olursak olmaz olamaz sizin bu ilişkiniz. Kendi kültür ve mantığına uygun onbinlerce kızdan birini seçmelisin ;)
0
spreadyourwings
(22.05.11)
abi gitme diyeceğim gideceksin biliyorum. eğer bu kadar değerliyse yap o zaman. yapmazsan aklında kalacak, pişman olacakmışsın gibi geliyor bana. ama bunu yaptıktan sonra kendini biraz geriye çek ve bekle. ona düşünme şansı ver.
0
bu nick tam yirmi alti karakter
(22.05.11)
ya ben sana sürekli yaz yapış demiyorum ki. şu an düşünme sürecinde değil mi bu kız? evet öyle. yaz, ne düşündüğünü sor. kendini açıkla, yaptıklarındaki amacı, düşündüklerini anlat. sonra da hala aynı fikirde olup olmadğını sor. açık yürekli davran. ve konuşma sonunda ondan haber bekleyeceğini söyle. ben istiyorum sen de istiyorsan devam edelim, seni bekliyorum de ve bekle. eskilerden pay biçip aynısı başıma gelecek diye düşünme. her insan farklı, her ilişki farklı bir deneyim. sen kendini açıkladıktan sonra geri dönüş alamıyorsan üstelemenin alemi yok. kendini açıkladın, olursa olur, olmadıysa olmaz. kendi değerini düşürmezsin. kimseye yalvarmıyorsun. istediğin şeye bir şans veriyorsun. bu açıdan bak. yapmadıklarına daha çok pişman oluyor insan.
0
girl in a coma
(22.05.11)
Aga belliki bu iş her türlü sana kaçacak, bari erkenden kurtulda fazla kalın olmasın. Kırıcı olmadım umarım.
0
tck35
(22.05.11)
"çok umut verici konuşmuşsun dostum. dediğine inanmayı çok istiyorum ama bu kadar insan, hayır olmaz böyle ilişki vs diyor. o sms'i atmak doğru olur mu bilmiyorum, olumsuz bir cevap korkutuyor beni". olumsuz cevap da gelebilir tabii ki bunu göze alacaksın. korkunun ecele çaresi yok, olmazsa da olmaz zır zır ağlayacak halin yok, istemiyorsa önündeki maçlara bakacaksın evladım. not: hatunum.
Arkadaşlar, ev kitaplığımı düzenlemek, kitapların envanterini tutmak için bir kütüphane programı arıyorum. Adı, yazarı, yayınevi, basım tarihi-yeri, türü, konusu gibi temel bilgileri içeren bir datalama yeteneğine sahip olmalı bu program. Lütfen bir el atın.
Arkadaşlar, ev kitaplığımı düzenlemek, kitapların envanterini tutmak için bir kütüphane programı arıyorum. Adı, yazarı, yayınevi, basım tarihi-yeri, türü, konusu gibi temel bilgileri içeren bir datalama yeteneğine sahip olmalı bu program. Lütfen bir el atın.
0
lazarus (20.05.11)
Small Library Organizer Pro, v2.6 böyle bişey var ama ne kadar istediğin gibi olur bilemiyorum.
google araması yapıp gelen sonuçlardan tatmin olmadığını düşünerek bu tip birşeyi kendi kullanımına uygun olarak yapabilmek için acsess kullanabilirsin sanırım. tabii bu offline olmasında ısrar ediyorsan bir seçnek. online olmaı sorun değilse goodreads.com veya neokuyorsun.com seçeneği iyidir. özellikle ilk seçenekte bir kitabın birden fazla versiyonu eklenebiliyor yani elinizdeki basımlara kapaklara uygun bir listeleme yapabilirsiniz. neokuyorsun.com'u en son eytera bea diyerek bırakmıştım, son hali nedir bilmiyorum, eksiklikleri olan ama geliştirmeye açık bir platform. türkçe olması da ingilizce bir site ile uğraşmak istemezseniz artı bir durum.
0
cinna monster
(20.05.11)
arkadaşlar, accesste hazırlanan basit bir şey benim işimi görür. mevcut şeylere bakındım. ya linkler bozuk ya da saçma sapan siteler çıkıyor. bu forum sitelerine deliriyorum zaten. evdeki kitaplığım için böyle bir program arıyorum. kullananlar varsa benimle paylaşabilirler mi? access kullanamıyorum, bilsem kendi datamı oluşturacağım ama?? yok işte.
0
🌸lazarus
(20.05.11)
nick ile çok uyumlu bir soru olmuş, belirtmeden geçemiyorum.
mesele çok uzun. özeti bile sayfalar sürecek galiba. Arada ctrl+a ve ctrl+c yapmalıyım.peşin uyarılar:1- Lütfen 25 yaşın, hadi olmadı 21 yaşın altı insanlar cevap yazmasın. Ayırmcı falan değilim de yani tecrübe ile bilgi aynı şeyler değil.2- Bu duyuru trollük amacıyla açılmamıştır, zaten okursanız a
mesele çok uzun. özeti bile sayfalar sürecek galiba. Arada ctrl+a ve ctrl+c yapmalıyım. peşin uyarılar: 1- Lütfen 25 yaşın, hadi olmadı 21 yaşın altı insanlar cevap yazmasın. Ayırmcı falan değilim de yani tecrübe ile bilgi aynı şeyler değil. 2- Bu duyuru trollük amacıyla açılmamıştır, zaten okursanız anlarsınız öyle olmadığını.
İçinde bulunduğum durum: 27 yaşındayım. Erkeğim. Günde 10-18 saat uyuyorum. Kalan zamanımı da oturarak geçiriyorum. Otururken ya kitap okuyorum ya da bilgisayar başında haber yahut online dizi takip ediyorum. Bu neredeyse hiç değişmiyor. Ayda ortalama 25-26 gün saat sabah 5-13 arası uyuyorum. Uyanma zamanım ise belirsiz. Öğlen, ikindi, akşam, yatsı, gece 1 falan uyanabildiğim vakitler. Yani uyku problemlerimi şöyle özetleyebiliriz: Aşırı uyuma. Ne yaparlarsa yapılsın uyanamama. Aşırı miktarda gündüz uykusu. Uyku sıkıntılarım yüzünden askerlik yapmadım, her yıl erteliyorlar. Bir dediler narkolepsi var sende. Bir dediler idiyopatik hipersomnia. Bir dediler narkolepsi şüphesi... Polisomnografiye yattım kaç kez. Sentetik Tiroid Hormonu kullandım. Subklinik hipotiroidi hastası olduğum zannedildi çünkü herşeyim normaldi ama TSH miktarım yüksekti. Sonra bunun aşırı kilodan kaynaklandığını tahmin ettim ben. Hipofiz bakıyor benim metabolizma yavaş hayvan gibi yiyorum da hiç hareket de etmiyorum o da ne yapsın paso tiroidi uyarıyor salgıla tiroksini diye. Ama tiroid görevini düzgün yapıyor Allah'tan. 123 kiloyum bu arada 180 galiba boyum, hiç ölçmedim desem yeridir. Bunun dışında evliyim. 3 yaşına koşan şekerden baldan tatlı bir oğlum var. Bilişim Sistemleri Mühendisiyim. Ama tahmin edersiniz ki çalışamıyorum. Eşim de çalışmıyor. Aile şirketimiz var tekstil üzerine. Sözde ben de ortağım ama ne fabrikaya ne de mağazaya adım atamıyorum. Muhasebeye mail atıyorum, para yolluyorlar hesabıma, eşim ev alışverişi yahut kendi ve çocuk için bankamatikten çekiyor. Şirkete yegane katkım web sayfasını hazırlamak ve yurtdışı maillleri çevirmek oluyor. Ki bu işler için asgari ücretle çalışan bir işçi yetebilir ama benim ailece aylık masrafım 6-7 bin liradan aşağı düşmüyor. Yani belki de baba parası, abi parası, abla parası yiyiyorum diyebiliriz buna... Arkadaşım yok. Nasıl yok? Liseye kadar Tokat'ta okudum. Üniversiteye İstanbul'a geldim ve buraya yerleştim. Lise ve öncesi arkadaşlarımla irtibatım yok gibi. Üniversite'de ise içine çok kapanık bir öğrenciydim. İki üç tane çok samimi olduğum arkadaş vardı. Bir tanesi öldü. Biri Adapazarı'nda diğeri ise Amerika'da. İşyerinde de (ezkaza iki ayda bir falan uğradığımda) patron statüsünde olduğumdan hiç iş arkadaşım da yok. Kötü bir evliliğim var. Ben eşimin ailesiyle konuşmuyorum. O da benim ailemle görüşmüyor. Eşimi deliler gibi seviyorum. Bir iki kez kısa süreli ayrılık yaşadık. Babamın evine gittim (evet, ben gittim.) Bir iki ay görüşmedik. Boşanma falan sözkonusu oldu. Eşimin ailesi problemli insanlar. Sanki kızları boşansın diye gayret ediyorlar. Benim gayretlerimle yuvamız bozulmadı. Şimdi eşime sorarsanız ben dünyanın en kötü kocası, damadıyım. O da dünyanın en acı çeken karısı. Kayıtlara geçsin, sigaram, içkim, kumarım, karı-kız düşkünlüğüm, şiddeti eğilimim yok. En fazla canıma tak edince bağırmışımdır tartışırken o kadar. Eşimle severek evlendik. Hala kendisini deli gibi seviyorum. %100 onun suçlu olduğu bir tartışma sonrası küsersek yine bir gün içinde ben dayanamayıp adım atıyorum. Birkaç kez ağır olayım dedim. Karşı taraf adım atsın dedim. Ama olmadı. Boğazım düğümleniyor, bana sayıp sövmüşse bile gidip sarılıyorum. Eşimin de problemleri var. Mesela kimseyle arkadaş olmak istemiyor. Apartmanda yalnız yaşıyor diyebiliriz. Gelen komşularla irtibat kurmuyor. Çalışmıyor. Çalışmamasına beni bahane ediyor. Halbuki evleneli dört yıl oldu ilk yıl hamileydi şimdi çocuk oyun çağına geldi, gelmedi. Eşim de oğlum dışında kimseyle görüşmüyor gibi bişey. Ama onun sülalesi tamamı İstanbul'da. Akrabalarıyla arabaya atlayıp gidip görüşebiliyor. Yemek haftada bir yapıyor, yapmıyor. Dışarıdan yiyiyoruz. Ayakkabın kirlenmiş dersen bile üzerine alınıyor. Kaşlarını çatıyor. Bir de eşyaların kıymetini bilmiyor. Dört yılda beş bilgisayarını kırdı. Ev aletlerinin yarısı yeniden alındı. Cahil değil, kimya müh. yüksek lisans mezunu. Küçük de değil benim yaşıtım. Ama ailesi aşırı şımartmış. Uzadıkça uzuyor detayları keseyim. Neyse, benim stresimin çoğunu eşime borçluyum. Resmen nefesim daralıyor kendisiyle konuşunca. Ama deliler gibi seviyorum onu. İki gün ayrı kalsam özlüyorum. Hayır dünya güzeli değil kendisi, 1.60 boyunda 68 kilo Türkiye şartlarında fiziken 10 üzerinden 5'lik bir kişi. Ben de öküz gibi şişmeden evvet baya baya eli yüzü düzgün biriydim, her neyse. İki gün görmeyince bunu üzülüyorum, özlüyorum. Oğlumu aynı şekilde deliler gibi seviyorum. Yani bir yandan bitiriyor beni bu evlilik bir yandan da benim herşeyim eşim ve oğlum. Üstüne üstük eşimin de beni sevdiğini biliyorum. Ama benimkiyle kıyaslanamaz zannımca. Sanki kendisinde acıma duygusu yok. (Hayvanlara ve oğlumuza karşı duyduğu hariç) Gelelim geçmişime biraz da: Üç yaşımdayken okuma yazma öğrendim. Deli gibi kitap okuyor(d)um. İlkokulu üç yılda bitirdim. Benle karşılaşan hemen herkes gördükleri en zeki çocuğun ben olduğunu söylerdi. Anadolu Lisesini (orta) birincilikle ve Fen Lisesini ikincilikle bitirdim bir gün bile ders çalışmadan. Ulusal Fizik Olimpiyatlarında dereceye girdim. Çok iyi bir üniversiteden mezun oldum hem de haftada bir gün devam ederek. Ama şimdi arkamdan vaktiyle nal toplayanlar uçup gittiler ben bir yüksek lisans dahi yapamadım. Bırakın eski zekamı, moron gibiyim. İki üç kez tekrar ettirmeden karşıdakine ne dediğini anlamıyorum neredeyse. Teoride yine süper fikirler bulduğum oluyor ama pratikte bir et yığınıyım. Son yılda dokuz ay boyunca ayda altı saat psikoterapi gördüm. İlaçlar kullandım. Arpa boyu ilerledim sadece. Defalarca kilo vermek istedim, diyetisyen falan, olmadı. Herşeyden sonra şimdi hala: Obezim. Tembelim. Hareketsizim. Uyuyan bir et yığınıyım. Evliyim. İşsizim. Başarısızım. Ama bunları düzeltmek için somut bir adım da atamıyorum. Evden dışarı çıkamıyorum. (Hoş genelde gece uyanık olunca nereye çıkayım) Arkadaşım yok. Sosyal hayatım yok. Sap olabildiğim bir baltam yok... Ve artık o kadar alıştım ki gayet normalmiş gibi geliyor bana. Nereden başlamalı? (Umduğum gibi yazamadım)
0
bezgin (15.05.11)
umduğunuz gibi yazamadığınız gayet net. kim bilir daha yazacak ne kadar çok şeyiniz var.ben de şuradan başlamak isterim, yaşam standartlarınız anlattığınız üzere oldukça iyi, yani çoğu şeyde sıkıntı çekmiyorsunuz. yaşam şartlarından ziyade sorununuz daha çok iletişim odaklı. eşinizle iletişiminiz de anlattığınız üzere pek iç açıcı değil. hayattan aşırı derecede kopmuşsunuz. yaşamak için yaşıyor gibisiniz. şimdi burada, ''sizin yerinizde olmak için uğraşan çok kişi var kıymetini bilin'' klişesini söylemek pek uygun değil ama, eğer bi yerden başlamak istiyorsanız ilk önce hayata biraz daha önem verin. şöyle bir çevrenize, olup bitenlere bi bakın ve siz bu olanların neresindesiniz bi düşünün. tabii ki hayat ortağınız, eşiniz ile beraber. her şeyin başı iletişim, fikir alışverişi. benim bu yazdıklarınızdan anladığım, her şeyi erteleyip, hayatı boşverip her şeyi gidişine bıraktığınız. diğerlerine göre imkanlar açısından 1-0 öndesiniz, gerek mesleğiniz gerekse maddi açıdan. tüm bu artıları kullanıp hayata tekrar bağlanmak ve sadece oğlunuz için bile -ki en önemlisidir aslında- bir şeyler yapmanız gerektiğinin farkına varmanız gerekir.
0
raycharles
(15.05.11)
psikolog/psikiyatr ile baslayabilirsiniz. esinizle beraber gidin mumkunse. ve kilo verip saglikli olmanin bir yolunu bulun kesinlikle. daha iyi bir diyetisyen ve bir spor egitmeniyle gorusun derim.
0
ermanen
(15.05.11)
trolsen veya değilsen 2sinden biri olup olmaman çok umrunda değil gerçi ya, kısa keseyim;
iş mevzuu - bir çok kişi böyle bir hayat ister, işe katkını olabildiğince arttır, arada git ne oluyor ne bitiyor bak.
ev mevzuu - hatun çok sıkıyorsa bırak. çocuk için değmez, bir çok çocuk uzun dönemde ayrı bile olsalar zihisel olarak sağlıklı ebeveynle daha mutlu.
sosyal hayat - olur abi sosyal hayat istersen her an olur ufak adımlar yeterli
cevap veren: 30 yaşında, evlenmeyi düşünmeyen, işgüç sahibi bir insan
0
drip nick i zaten kullanilmakta
(15.05.11)
21 yaşındayım ama bir şeyler yazasım geldi.
panpa sen kendini kısır döngüye hapsetmişsin. bir şeyler değiştirmen lazım. karını seviyorsun ama en büyük problem de o gibi. nasıl dayanıyorsun anlamadım, bu ne sevgi ah bu ne ıstırap.
bence spora falan başla. para konusunda sorun yok nasıl olsa. bir de yemek yapmayı falan öğren ne bileyim, dışarıdan yiye yiye yakında sağlığın bozulacak. spora git, terle, efor sarf et, yağ yak, yorul, rahatla. sonrasında eminim daha optimist bir bakış açısına sahip olacaksın. algısal bozuklukların da düzelecek. orada da tanışırsın birkaç insanla, çay içersin falan olmadı. semt neresi istanbul'da? mea maxima culpa'nın bi kitap kulübü var, her hafta kitap okuyorlar aralarında tartışıyorlar, çikolatalar püskevitler falan. kitap okumaya zamanın varsa onlarla takıl. yap yani bi şeyler geçmez böyle hayat.
0
i ve been mistreated
(15.05.11)
Bir sekilde, seni evden uzaklastiracak bir spora basla. Ne aptigin veya nasil yaptigin onemli degil. Onemli olan vucuduna olan saygini tekrar hatirlaman. Bence senin baslangic noktan bu.
0
insanimsi
(15.05.11)
cevaplar için teşekkür ederim ama, @raycharles bir şeyler yapmak gerek ama ben farkındalığı oturtamıyorum bir türlü. hele de siz tam bir şeye karar vermişken eşiniz köstek oluyorsa... @ermanen duyuruda dokuz ay boyunca psikolojik yardım gördüğüm yazıyor @drip nicki zaten kullanılmakta çok yüzeysel uyarılarınız. yapamayan adama yap diyorsunuz. haklı olsanız dahi o bana zaten ulaşmıyor. @ivebeenmistreated ve @insanimsi yemek yapmayı biliyorum ama yerinden kalkmayan adam yapamaz yemek. bir de salondaki kullanılmayan bisikletle yürüyüş bandı, belediyenin havuzunda devamsızlıktan iptal olan hesaplarım, havaya saçılan fitness paraları ile üçüncü gününü görmediğim düzenli yürüyüşlerim ve bir de iki buçuk yıl önce sakatlanan ama hala doktora göstermediğim dizim selam söylüyor size... 123 kilo bir adam, hele de hiç arkadaşı yoksa ve evden çıkamıyorsa nasıl spor yapacak?
0
🌸bezgin
(15.05.11)
-esiniz hic psikyatra gitti mi? onu goturerek baslayabilirsiniz... ama evden cikamiyordunuz dimi? ikna da olmaz o simdi.... ailesini ikna edin desem, gorusmuyorsunuz... Ama bir sekilde esinizin psikyatra gorunmesi lazim... yani beraber gitmeniz lazim.... -cogu sorunu kiloya baglamissiniz ama kilo aslinda cok cok cok zararli olsa da (ben de su an tas devri diyetinde olan bir tosuncugum) kilolu insanlar isine gucune gidebiliyor, uyuyup uyanabiliyor, bunu dusunun. butun sucu kiloya atmayin... -o arkasindan nal topladiginiz arkadaslariniz sizin tassaginizi yesin... biraz silkelenince siz de supper olacaksiniz bunu unutmayin... -biraz silkelenin. nasil mi? oncelikle sunu bir arastirin: en.wikipedia.org sabahlari cok kuvvetli isiga maruz kalin. gece 11 gibi de isiklari sondurun. radyo falan dinleyin. biyolojik saati sifirliyor. -iki ayda bir gidiyorsaniz ise ve tekstil isi ise sevmiyorsunuzdur o isi. baba'ya abanin, o maddi yonden destek olsun ama siz sevdiginiz isi yapin. ne seviyorsaniz tabi. oglu icin anlayisla karsilayacaktir neticede bu halden iyi... -sabredin, Allah sabredenlerle beraberdir.. namaz niyaz bir de, tavsiye etmek durumundayim huzur icin zira... -sosyal yonden ise aklima maalesef hicbir sey gelmiyor... zannimca akraba yok istanbul'da dimi? tiyatro kursu, dil kursu, kitap kulubu falan diyemem zira evden cikamiyorsunuz. anladigim kadariyla eski dost lazim sizi evden cikaracak ama o da yok diyorsunuz. semt neresi, ben ugrayayim arada diycem ama yengeden korktum valla ne diyeyim... siz once kapiciyla, siparis getirenlerle, sucuyla falan muhabbet etmeye baslayin ikiser ucer cumle bir iki dakika... arkadas kazanmak icin adim atmak lazim oyle kendiliginden kimse gelip size demez hadi soyle yapalim... hatta bu duyuruya baktigimda gizliden bir arkadas bulma cagrisi olarak goruyorum... belki siz farkina varmadan bilincaltiniz bunu istedi... edit: yas sizden birazcik daha yasli. evli ve cocuklu bir insan.
0
thunder thunder thunder thundercats
(15.05.11)
@bezgin
cevabimda sadece psikolojik yardim almanizdan bahsetmedim. esinizle beraber gidin dedim bir de ve onun yaninda baska konularda da (diyet, spor gibi) profesyonel insanlara danisin. ise yaramidaysa baskasina danisin. icinizden de gelmesi ve azmetmeniz gerekiyor, bosvermislik var hep yazdiklarinizda. en azindan yapmaniz gerekenleri yazmaya calistik iste. sonucta sizde bitiyor.
onun disinda umut verici veya zorluklardan iyi durumlara gecmis insanlarin hayat hikayeleriyle ilgili eserler filmler de ise yarayabilir.
son olarak diyecegim, kafa dagitmak icin bir tatile cikabilirsiniz ve yeni bir sayfa acabilirsiniz belki.
0
ermanen
(15.05.11)
demek istediğim de bu zaten. her şeye psikolojik yardım, doktora gitmelisin vb. önerilerle çözüm aramak yerine bi kere de kendinizi toparlamaya çalışmayı deneyin demek istiyorum. ilk olarak da size köstek olduğunu söylediğiniz eşiniz ile başlayın bu işe. sabırlı olun biraz, bir-iki-üç değil başarana kadar deneyin. eğer durum daha da kötüye gidiyorsa o zaman başka çözümler ararsınız tabii ki. ama ilk önce konuşmakla başlayın.
0
raycharles
(15.05.11)
Ben sadece çalışma mevzuna yorum yapmak istiyorum. Yaşım sizden büyük.
Sağlık probleminiz olduğunu söylüyorsunuz. Bunu bir yana koymak istiyorum... Madem aile şirketiniz var, bir oda isteyin ve her gün ofise gitmeye gayret edin.
Bunu şunun için söylüyorum. Yapacağınız tercüme işini asgari ücretli bir eleman elbette yapabilir. Hatta sizin aldığınız maaşa yönetici çalıştırılıyor, farkındasınızdır. En başlarda sizin öyle çok bir şey yapmanız önemli değil. Şirketin içine girip, hem evden biraz uzaklaşın ve zincirinizi kırın. Hem de yavaş yavaş, şirket içindeki aile üyelerine toplantılarda, yemeklerde vb. destek olun. Şirketin çalışmasını öğrenin. Mesela abiniz veya ablanız olmadığında, size telefon açıp bir işin takip edilmesini istesinler. Eğer şirketinizde kurumsal yapılaşmaya yönelik uygulamalar yapılıyorsa, bu takipleri zorlanmadan yapabilirsiniz.
Ve emin olun, bu şekilde destek vermeniz, ayda 6.000TL'lik net iş yapmaktan daha kıymetlidir.
Ben de aile şirketinde çalışıyorum ve bir bilseniz, patron çocuğu olarak şirkette çalışan, üniversiteyi babasının hocalara verdiği yardımlarla bitirmiş, şirkete sadece soliter oynamaya gelen adamlar var (abartmıyorum). Yaşları da sizden büyük. Üstelik sizin aldığınız maaşı alıyorlar ve dışarı da şirketi onlar yönetiyormuş gibi başkalarına lanse ediyorlar.
Demek istediğin, şirkete gidin. Üretime ortak olmaya çalışın. İzleyin, dinleyin, paylaşın... Uykunuz gelirse de, mazeretinizi bildirin ve şirkette biraz uyuyun...
0
sheba and the albino girls
(15.05.11)
32 yaşındayım. eşiniz de siz de sıkıntı çekmeden büyümüşsünüz diye tahmin ediyorum. amaçsızsınız. sadece iki ayda bi şirkete giderek ve üç beş mail çevirerek ailen izin hayatını idame ettirecek maddi imkana kavuşuyorsunuz. bi' şeyleri elde etmek için zahmet etmenize, çalışmanıza gerek yok. rahatsınız yani. bunun sonucunda da kendinizi olumlu motive edeceğinize tam tersi yollara girmişsiniz. olay sadece zekaya, eğitime vb. bakmıyo' artık. ne eğitimsiz insanlar nerelere geliyo' - he tasvip ettiim bi' şey mi, tabi ki diil, o başka bi' konu -
olay zekada değil, kullanmakta.
başlayacağınız yeri yazdığınızı bi' kere daha okursanız çok basit bulursunuz gibi geliyor ama insan kendine karşı bazen dışardan bakmakta zorlaşır.
14 yaşındayım ama cevap vereceğim. Sorunların çözülmeyecek şeyler değil ama eşin olduğu sürece bir arpa boyu yol alamazsın. Sen problemli bir kişiliksin, onu anladık ama eşinin çalışmaması, yemek bile yapmaması, üstüne üstlük 3-4 ailenin geçindiği parayı harcamanız... Bence eşin de en az senin kadar problemli ve üzgünüm ki birarada olduğunuz sürece iyileşmeniz zor. Ne kadar severseniz sevin ayrılmalısınız. Psikolojik rahatsızlıklar da bulaşıcıdır ve sen ne kadar çabalarsan çabala evdeki ortam seni geri çeker.
Bunun yanında uyku probleminin de fizyolojik kaynaklı olduğunu sanmıyorum. Bana depresyon uykusu gibi geldi.
Peki ne yapmalısın? Ayrıl ya da ayrılma öncelikle seni evden çıkaracağız. Maddi yönden de bir sıkıntın olmadığına göre önce o bilgisayarın fişini çekip çıkıp dolaşacaksın bütün gün. Nereye gittiğinin bir önemi yok, istersen cafede otur bütün gün. Ama gece yarısına kadar eve girme. Böylece uyku problemini de çözeceğiz. 1 ay bu programı uygularsan eğer gerisi için tavsiye verebilirim.
0
ataturkiye
(15.05.11)
Size öneri olmasa da karşılaşabileceklerinizi ve sorunların kaynağını söyleyeyim:
1. Hanımın bunalımı senin gibi fizyolojik etkenlerden kaynaklanmıyorsa (ki buna dair bir şey yazmamışsın) tamamen rahat ve hazır paranın gelmesinden kaynaklanıyor.
2. Ailen sana yardım ediyor ama unutma onlarla konuşmayan bir gelinleri var. Yani annen baban yaşayana kadar kardeşlerin gıkını çıkarmaz, ama eğer allah göstermesin onlara bir şey olursa özellikle kız kardeşlerin baskısını ensende hissedersin ve para verdikleri senin anlattığın gibi para savuran bir kadınının en azından kendilerine biat etmelerini isterler.
3. Senin onun ailesiyle konuşmaman yanlış, ne yap ne et senin ailenle konuşmasını sağla bu yüzden de git onun ailesinle konuş. Eninde sonunda kayınbaban da haklı olabilir, kızsın bağırsın ama kızı sende unutma git elini öp bayramlara getir çocuğu vs.
4. Çalışmamak için önerim yok zira bu durumda bile sorun tamemen fizyolojik geliyor. Ama şunu yapabilirsin sanırım, resim müzik web tasarım yapıyorsun grafikler yap. Blog aç bir tane. Sonra çocuğunu müzeye getir. Dışarı çıkarsan dışarıda uyumak biraz daha zordur.
0
ernest everhard
(15.05.11)
kendinize olan güveni tekrar sağlamak için adım atmanız lazım. en azından arkadaşların dediği gibi yemek yapmak, şirkete gitmek için çaba sarfetmek yada eşiniz ve çocuğunuz ile aranızı daha iyi yapmak için haftada bir dışarı sinema yada park gibi yerlere gitmek olabilir. yazdıklarınızı okudum, akıl vermek kolay gibi gözüküyor lakin hastalığınız malum. ama birşeyler yapmak ve adım atmak için de kafadan "zaten hastayım, o yüzden yapamıyorum" düşüncesinden kurtulmanız gerek. Allah yardımcınız olsun.
0
ykup
(15.05.11)
yaşım 30+ sana az ve öz yazacağım;
kaybolan şey, kaybolduğu yerde aranır. ama görüyorum ki sen neyi nerede kaybettiğini anlamaya çalışıyorsun.
karın sana olan saygısını yitirmiş. bu bir. belki baştan öyleydi, sen farkedemedin. değilse de fiziksel dezanformasyon geçirmiş olman buna kafidir. eşinin fiziğini değerlendirmişsin ama kendisini sana çok görüyor bile olabilir. demek istediğim bu değil aslında, karakterinle ilgili. onun ailesini boşver. senin kendi ailenle ilişkinden kaynaklı bir soğuma olabilir. anladığım kadarıyla onlar olmadan bir hiçsin. bunu işlevin olmadığı (ya da çok minik) halde dahil edildiğin işletme ortaklığından yola çıkarak ve çok yüzeysel söylüyorum.neyse buralara girmeyim ben.
diyeceğim net. büyük bir kalkışma, ayaklanma başlatmalısın kendine karşı. kendini alışkanlıklarına, bağımlılıklarına rağmen yenmen lazım. bunun için büyük bir bedel ödeyeceksin. o bedeli bugüne kadar hiç ödemedin. bu halinle hiçbir ilişkiyi idare edemezsin. hiçbir trrafikten sağ salim evine dönemezsin. çünkü sekizde sekiz kabahatlisin.
yapacaklarını (sen bunları yapamazsın ama yine de) söylüyorum: -karından ayrıl! kendine olan saygını ancak acı çekerek kazanabilirsin. karından ayrıl çünkü sen onu sevmiyorsun, sadece ona bağımlısın. alışkınsın. bu da yeterince hastalıklı bir durum. sana hakaret ve kötülük etme hakkını kendinde görmesine neden olacak bir manzara. ve bunu belki yapıyordur da. buna neden müsade ediyorsun?
-ideal boyutlara küçülene dek ölüm diyetine gir! çünkü ambalajın seninle ilgili beslenebilecek tüm olumlu kanaatleri engelleyen bir zar gibi. bu halin senin bile ikna edemezken, hayattan şikayet ediyorsun. karını boşver, diğer insanlar ne düşünüyor. dışarda yürürken, alışveriş yaparken, apartmana girerken karşılaştığın insanlar, ilk etapta ne düşünüyor senle ilgili. "vay be fizik olimpiyatlarını kazanacak ideal beyin" demedikleri kesin. geçmişle kendini haksız yere ödüllendirme. yaşandı bitti. ve sen o nimetleri yerinde değerlendiremedin. zekanı ölümcül günahlara köle ettin. tembelliğe, obezliğe, bağımlılığa. acı çekmeyi reddettin. kendine olan sevgini ancak acı çekerek kurtarabilirsin.
sana söylenecek çok şey var ama az ve öz dedim bir kere.
0
lazarus
(15.05.11)
:((( hocam üzdün bizleri yazdıklarınla. zor bir durum.
sanırım sizin sorununuz bıkkınlık ve üşengeçlik ama bu zaten hemen herkeste vardır. size özgü bir şey değil. ben bazen konuşmaya bile üşeniyorum. bu üşengeçliği yenmek lazım. kendinizi dışarı çıkmaya zorlayyın. sokakta şöyle bir tur atıp geri dönün. bunu her gün mesafeyi biraz daha artırarak yapın. gördüğünüz esnafa "selamunaleykum" deyin. çocuklarla şakalaşın... vb... biraz haraketlenme gelir inşallah.
bilişim sistemleri mühendisi çok rahat freelancer ve home-ofis çalışabilir. eminim ki çok rahat iş bulursunuz. daha dün burada yani ekşiduyuruda homeofis çalışacak e-ticaret blen eleman arıyorlardı. böyle bir iş bulursanız üretken olmanızı ruh halinize ayrı bir katkı yapacaktır. birşeyler başarabilme duygusu terapist görevi görür.
ailevi konularda ise sabır dilemekten başka tavsiyem yok...
edit: akran sayılırız.
0
mustasim billah
(15.05.11)
once biraz sert konusup sonra sadede gelecegim.
eşiniz için yaptığınız tek şey onu çok sevdiğinizi söylemek gibi görünüyor.
para? bileğinizin hakkıyla kazanmıyorsunuz. çalışma? yok. seks? gunde 18 saat uyuyan bir insan olarak yaptığınızı hiç zannetmiyorum.
"Kayıtlara geçsin, sigaram, içkim, kumarım, karı-kız düşkünlüğüm, şiddeti eğilimim yok". ok bunlarin olmamasi guzel super de, ne var? var olan bir sey var mi?
ilk cumleyi okudugumda, peki size bu yasinizda kim bakiyor? diye soracaktim ama hemen aciklamissiniz.
soyleyeyim, bence coook sanslisiniz. o somut adimi atmak icin elinizde bin turlu motivasyon var. hic bir eksiginiz yok hatta maasallah.
hazirindan bir sirket, ekonomik darbogaz olmamasi, es, COCUK, ev...
belki de her sey hazir, ben yatayim diye dusunuyorsunuz, belki de gercekten bir hastaliginiz var.
bence bu olayin baslangicina bakmak lazim. hep mi boyleydi? "benim stresimin çoğunu eşime borçluyum", evlenmeden once super miydiniz?
her sey evlenince mi basladi?
esinizin calismamasi sizin calismamaniz icin bahane gosterilemez. belki de siz onu, bu depresif hale sokuyorsunuzdur, esim bile calismiyorsa, ben neden calisayim ki diyordur.
esiniz, bence sabirli bir kadinmis. esinizin ailesi, sabirli insanlarmis. 25 yasindayim, evli degilim, buyuk konusmayayim ama, esinizin yerinde olsam, bu derece buyuk problemleri olup da hepsi icin ustune beni ve ailemi suclayan, ustune ufak bir ozette bile bin turlu kotu ozellik bulan (alingan, cirkin, simarik, tembel, bahaneci vs vs...) birinin yaninda yarim saat daha kalmazdim herhalde...
cozum onerim: suradan baslayin:
esinize butun sorunlara ragmen oldugunu iddia ettiginiz sevginiz, hayatinizin cogunu uyuyarak, yiyerek, hareket etmeden gecirmeniz, sizin bir bagimlilik bagimlisi oldugunuza isaret ediyor bence. esinize bagimlisiniz, yemek yemeye bagimlisiniz, uyumaya bagimlisiniz. bagimli insanlarin, ozellikle yemek bagimlisi insanlarin (ben bunu arastirdigim icin bunu biliyorum belki diger bagimliliklar da oyledir.) genel profili sizin gibi. iyi egitimli, normalin ustunde zeki, hayatinin bir donemine kadar cok cok parlak... sonradan bagimliliklara kapilarak kelimenin tam anlamiyla "sicmanin" sebebi ise surada: mukemmeliyetcilik. mukemmel yapamadiginiz, sizi normalde mutsuz edecek her sey icin bagimliliklariniza sariliyorsunuz. ornek, sigara bagimlisi, is arkadasiyla tartisan bir insanin sinirle disari cikip bir sigara icmesi gibi. halbuki bu hic bir sorunu cozmez, sadece bir "sanal" yatistirmadir. bagimliliklarin hepsi boyle. sorunlari cozmeyi degil maskelememizi sagliyorlar. sonuc, daha basarisiz, daha bagimli bir insan.
esinizden ayrilamiyorsunuz, sevmediginiz ve onun sizi sevmedigi neredeyse net oldugu halde vazgecemiyorsunuz, cunku onun sizi mutlu ettigi zamanlarin yerine ayni sekilde mutlu edecek kimse olamayacagini dusunuyorsunuz. bu sevgi degil, bagimlilik.
ac oldugunuz icin degil, yemek yemek sizi mutlu ettigi icin yemek yiyorsunuz. cok mutsuz oldugunuz icin de her gecen gun daha cok yiyorsunuz.
cok yuksek ihtimalle, yorgun veya hasta oldugunuz icin degil, uyumak sizi mutlu ettigi icin uyuyorsunuz.
insani mutlu eden hormonlari, bunlarin nasil calistirildigini, cesitli bagimlilik cesitlerini, neden olduklarini, nasil cozuleceklerini, bir bir oturun arastirin.
tavsiyem, oncelikle uyku problemini cozun. yataktan kafanizi kaldiramadiginiz zamanlarda uyanabilmek icin, uykuya ihtiyacim mi var, yoksa mutsuzluktan mi uyumak istiyorum? diye sorun kendinize.
yiyeceginiz her karbonhidrat ve yag iceren yemek icin, ac oldugum icin mi, yoksa kendimi odullendirmek icin mi yiyorum bunu? diye sorun kendinize. su konuyu arastirin: "binge eating". diyetisyen falan fayda etmez. tipki sigarada bilmemne hapinin, bilmemne bantinin ise yaramadigi gibi.
kafanizda, bagimliliklarinizi, nedenlerini tanimlayip, onlardan uzaklasmaniz lazim.
psikoterapide bunu soylediler mi size bilmiyorum, ama bence sorun burada.
bir de esinize olan bagimliliginizi en sona birakin, belki diger her sey duzelince, iliskiniz de duzelir. en ufak bir ayrilma dusuncesinin golgesinin gectigi bir iliskinin bile duzelmeyecegine inanan bir insanim ama, ortada cocugunuz varmis, belki duzelir.
aslinda cozmeniz gerekenler cok cok fazla degil. bahsettiginiz parlak zekayi kullanin. bence cozeceksiniz. kolay gelsin.
... bu davetleri nereden nasıl göreceğim? Sabahtan beri arıyorum bulamadım. Bir tanesini iptal etmem lazım? Yanlışlıkla oldu.
... bu davetleri nereden nasıl göreceğim? Sabahtan beri arıyorum bulamadım. Bir tanesini iptal etmem lazım? Yanlışlıkla oldu.
0
lazarus (13.04.11)
arkadaş listenin içinde olsalar gerek. bakıp tek tek anlayabilirsin.
0
Her Yer Kara
(13.04.11)
benim gönderdiğim davetler "arkadaşlar" sekmesinde görünmüyor. ben onları, yani gönderdiğim istekleri görmek istiyorum.
0
🌸lazarus
(13.04.11)
yanlışlıkla istek yaptığın arkadaşın profiline girersen orada isteği iptal et tarzı bir tuş olması lazım. Eskiden öyleydi yani. Ha bana liste lazım diyorsan, hiç denk gelmedim.
Rastgele seçtiğiniz kitabın 20. sayfasındaki ilk cümle nedir?
ermanen
(ilk tam cümle olsun. bir önceki sayfadan gelen cümleyi almayalım.)Bir de o cümlenin size çağrıştırdığı şeyi veya sizle ilintili olan herhangi bir bağlantısı olup olmadığını soruyorum. bütün cümle olmasa bile içinde geçen kelimelerle de ilgili olabilir. (duyurucu burda anketten sıyrılmaya çalıştı.)*
(ilk tam cümle olsun. bir önceki sayfadan gelen cümleyi almayalım.)
Bir de o cümlenin size çağrıştırdığı şeyi veya sizle ilintili olan herhangi bir bağlantısı olup olmadığını soruyorum. bütün cümle olmasa bile içinde geçen kelimelerle de ilgili olabilir. (duyurucu burda anketten sıyrılmaya çalıştı.)
****************** bu da benim cevabım:
"To innovate and succeed, the new mass collaboration must become part of every leader's playbook and lexicon."
Wikinomics kitabından.
bu cümlenin benle bağlantısı gelecekte olacak sanırım.
0
ermanen (14.03.11)
giovani benim dil partnerimdi.
eat pray love kitabından
0
Aslan Yürekli
(14.03.11)
malzemede çekme emniyeti 10 N/mm^2 olduğuna göre t kalınlığını hesaplayınız.
mukavemet dersi alıyorum 3.kez. baya bi bağlıyız yani uzun süredir.
0
ronaldo17
(14.03.11)
''Neyse, bu saatte arama, yüreğine inmesin. Anası babası nerede?''
Macondo 'da dünyaya gelen ilk insan sıfatını taşıyan Aureliano, martta altısına basacaktı.
Evet, ben de mart ayında doğmuşum.
0
dnk3r
(14.03.11)
"nehlüdov kadına kur yapan bir subaydan söz edildiğini duyuyor ve bu durum onu bir yandan kıskandırarak üzüyor, öte yandan da boğazına kadar battığı bir yalandan kurtulma umudu vererek sevindiriyordu."
tolstoy-diriliş
adam terazi burcu büyük ihtimalle.
0
onuruno
(14.03.11)
"doğum sancıları içinde yatarken, açık bir pencereden gece boyunca akapella şarkılar söyleyen delikanlıların seslerini duyabiliyordum."
hmm benimle pek bi bağlantısı yok, evet :)
0
tepedeki psychedelic adam
(14.03.11)
Brian, "Gerekli Şeyler"in açılışından önceki gün eve dönerken bisikletine binmedi. Ruhlar Dükkanı, Stephen King
hiçbir ilgisi yok :/
0
yanginmerdiveni
(14.03.11)
ingilizde bol gelirli bir bay sarki soyluyor sevda sözleri c. sureya
0
un
(14.03.11)
"orada çekiçle-örs arasında farkında olmadan çelikleştik."
alev coşkun - hasan ali yücel
olmadı bende. pek alaka bulamadım :)
0
orange coffee
(14.03.11)
"Von dem Typ, der mir gestern seinen Helm ins Gesicht gefeuert hatte."
anna gavalda'nin bir kitabindan.
0
mamu
(14.03.11)
değişip duran seyircilerden ayrı bir de onların seçtiği sürekli gözcüler vardı ki, ne tuhaftır, hep kasaptı bunlar ve görevleri üçer üçer açlık şampiyonunun başında beklemek, kimse görmeden bir şey yememesi için onu göz altında tutmaktı. (kafka, akbaba)
:)) benimle olan bağlantısı şu an diyet yapıyor olmam olabilir ve dolayısıyla kendi kasabım oluyorum.
0
kayranin kedisi
(14.03.11)
Oppenheimer tarafından yapılan bir diğer deneyin sonucu ise şu faydalı tavsiyeyi ortaya çıkardı:Daha akıllı görünmek için eş anlamlı kelimelerin daha karmaşık olanını seçmeyin.
"gündelik hayata dair 104 garip bilimsel gerçek, ntv yayınları" :)
çağrışım: kelime süslemeye gerek yok, sade yalın anlatımın iyi olduğu çağrışıyo:)
0
maltiner
(14.03.11)
"Estragon: Bekliyoruz." Godot'yu Beklerken - Samuel Beckett (Kabalcı) ben de bekliyorum
Tragedya'nın Doğuşu, Friedrich Nietzsche, Say Yayınları, 2. basım, 1994.
0
lazarus
(14.03.11)
''Sonra kanı gördü''. Ken Grimwood-Kayboluş
0
Chit
(14.03.11)
This book will touch on some aspects of systems in state-space form, but a through study of linear systems, including state-space concepts, is beyond the scope of this book.
Mathematical Methods and Algorithms for Signal Processing.
en yakinimdaki kitap buydu. durum-uzay'i salla sen nabican demis, salliycam demek ki.
0
leci
(14.03.11)
Unutmak, olağan karşılamak istediğim çarpıcı gerçek gene içime işlemişti.
"doğumumdan bir hafta sonra babam berber hamza'yı beni sünnet etmesi için çağırdı ve bütün arkadaşlarına bir şölen verdi."
0
bira sisesi kapagi
(14.03.11)
In this text, three factors are derived for arithmetic gradients: the PG factor for present worth, the AG factor for annual series and the FG factor for future worth. There are several ways to derive them. engineering economy 6th ed.
0
nekodunlangafana
(14.03.11)
Kısacası, güneşin büyüleyici bir biçimde aydınlattığı bu salonda, çevresinde bulunan herkesle kusursuz bir biçimde bağdaşsa da, toplumsal kökeni gizemli.
Teorema - Pier Paolo Pasolini
ayrıksılığı, merak yaratmayı, çağrıştırıyor. kendini tümüyle göstermemek (paylaşacakları olmasına rağmen etraftakilerin çoğuyla paylaşacak şeyler bulmakta zorlanmak, gündeliğin basitliğinden sıkılmak yüzünden ise eğer) bana pek yabancı diyil.
0
tedirginlik hucresi
(15.03.11)
böyle şeyler söyleme bana.N'olur böyle şeyler söyleme C.Süreya/Onü. Günün Mektupları
0
ozkaya
(15.03.11)
"Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan arttırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir."
Arkadaşlar, laptopum önemli bir çalışma esnasında şarzının bitmesi nedeniyle kapandı. Adaptörünü taktım, yeniden açtım. Her şey yolunda. Mı acaba!! Değil, çünkü wireless çalışmıyor, mavi ışık kırmızı oldu. Parmağımla bastırıyorum, mavi yanıyor, çekince hemen kırmızıya dönüyor. Yöneticisini açıyorum,
Arkadaşlar, laptopum önemli bir çalışma esnasında şarzının bitmesi nedeniyle kapandı. Adaptörünü taktım, yeniden açtım. Her şey yolunda. Mı acaba!! Değil, çünkü wireless çalışmıyor, mavi ışık kırmızı oldu. Parmağımla bastırıyorum, mavi yanıyor, çekince hemen kırmızıya dönüyor. Yöneticisini açıyorum, "engellendi" gibi bir şey söylüyor.
1-bu niye böyle yaptı?
2-bu durumdan derhal nasıl kurtulabilirim? Yani kablosuz bağlantıyı sağlayan şeyi nasıl aktifleştirebilirim. Lütfen, durumum acil, yardımcı olun bana arkadaşlarım.
NOT: bilgisayardan ve teknik laflardan hi anlamam. şarja bile şarz derim. o yüzden çok anlaşılır bir dil, kademeli anlatım tercihimdir. Teşekkürler.
0
lazarus (06.03.11)
network connections u ac, sag tık disable-enable yap bi.
0
bryan fury
(06.03.11)
bryan! nasıl yapıcam tarif et bir hele.
0
🌸lazarus
(06.03.11)
klasik olacak ama bi reset işe yarayabilir.
0
natnan
(06.03.11)
reset işe yaramıyor, kırıcam bu piskopat makineyi ya. lütfen yardım edin.
0
🌸lazarus
(06.03.11)
sagında solunda manuel bi acma kapama tusu var mı onu bızıklasana bi.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.
Oturumunuz ve sitenin güvenliği için zorunlu çerezler kullanıyoruz. İzin verirseniz ziyaret istatistikleri için Google Analytics, reklamlar için Google AdSense çerezleri de kullanılır.
Ayrıntılar: Çerez Politikası, KVKK Aydınlatma Metni.