Giriş
(11)

"Gülce" ismi sizce nasıl

Mossy
Güzel mi, kulağa hoş geliyor mu?
Güzel mi, kulağa hoş geliyor mu?
0
Mossy
(02.11.23)
Gelmiyor.
0
Bruce
(02.11.23)
Kulaga guzel geliyor ama soylemesi zor. Biraz kasinti bi isim gibi geliyor bana.
0
krmzbvl
(02.11.23)
Anlam olarak kasinti geliyor.
0
krmzbvl
(02.11.23)
gelmiyor. telaffuzu da zor. yabancilar icin daha da zor.
0
supergirl
(02.11.23)
Yarım kalmış gibi geliyor. Gülcemal olacakmış gibi.
0
kaptan maydanoz
(02.11.23)
çok severim, çok güzel bir isim
0
delidiyorum
(02.11.23)
Gül içeren isimleri çok sevmiyorum ben. Gülce hem söylemesi zor, hem de anlam olarak çok saçma geliyor. -ce küçültme eki, yani gül değil ama güle benzer anlamı var mantıksız bir sözcük. Bi de hep Günce ismiyle karışır muhtemelen. Ayrıca konudan bağımsız ama tanıştığım tüm Gülceler gıcık insanlardı :D
0
nundu
(02.11.23)
Bence güzel. Ama daha güzelleri de var.
0
elorelia
(02.11.23)
çok güzel bence, çok sevmişimdir hep.
0
dilhun
(02.11.23)
Ben koymazdım. Söylenişi zor. Pasaportta yurtdışında gelecekte sorun olur. Sevme nedeninizi anlıyorum ama iyi bir seçim değil sanki.
0
medre
(02.11.23)
Güzel bence.

Ömer Lütfi Mete'nin Gülce şiirine bayılırım.
0
Tina
(02.11.23)
(11)

Kedim kayınvalideme saldırdı

kaptan maydanoz
Selamlar. Bir kedim var, 2.5 yaşında erkek. 2 hafta önce kayınvalidem geldi bize. Biz işteyken kedim saldırmış. Baya kötü durumda şu an. Onlarca kez dişlerini geçirmiş. Köpek saldırsa bu kadar kan revan içinde bırakamaz ya fena durumda kadın. Sorum şu; bu kedi bebekliğinden beri bende. Ve ilk kez bö
Selamlar. Bir kedim var, 2.5 yaşında erkek.

2 hafta önce kayınvalidem geldi bize. Biz işteyken kedim saldırmış. Baya kötü durumda şu an. Onlarca kez dişlerini geçirmiş. Köpek saldırsa bu kadar kan revan içinde bırakamaz ya fena durumda kadın.

Sorum şu; bu kedi bebekliğinden beri bende. Ve ilk kez böyle bir şey yapıyor. Daha önce hiç saldırdığını görmemiştim. Oyun oynarken ısırır vs ama tüm kuvvetiyle delecek kadar ısırmazdı. Kadının bacağında büyük büyük delikler oluşmuş şok oldum.

Olay olduğu sırada k.validem bir odada öylece iş yapıyormuş sessiz sessiz, farklı bir odadan koşarak gelip arkadan saldırmış.

Niye olabilir? Hiç böyle yapmazdı ya hayret ediyorum. Böyle bir kedi değildi. Daha önce başınıza geldi mi hiç?
0
kaptan maydanoz
(22.10.23)
Emin misiniz hikayenin bu şekilde olduğuna? Yanlış anlamayın, kayınvalidenizi suçlamak için söylemiyorum ama normalde kedinizin hoşlanmadığı ama kayinvalidenizin de bunu bilmedigi bir şey yapılmış olabilir. Örnek veriyorum, benim kedim su sesinden nefret ediyor, duyunca çılgına dönüyor mesela. Kaçacak yer arıyor. Bunun gibi bir şey olmus olabilir. Ya da dışarıdan gelen bir ses onu urkutmus olabilir.

Yoksa bir ev kedisi hiç huyu değilken durduk yere birisine saldiramaz bence. Mutlaka tehdit olarak algıladığı bir şey olmuştur.
0
fraise
(22.10.23)
@fraise, ben de durduk yere yapmayacağına çok eminim. Ama sebep de bulamadım.

Normalde yatak odasının kapısının kapalı olmasından nefret eder o gün de kapalı olduğu için çok miyavlamış. Ama bu sebeple saldırması da ilginç. Normalde bir kaç miyavlar açmayınca vazgeçerdi.
0
🌸kaptan maydanoz
(22.10.23)
Kapı açılınca kedi çıkmaya çalışmış, çıkmaması için ayakla müdahale edilince de canı yanıp kaçmaya çalışırken tırmalamış olabilir. En mantıklı senaryo böyle sanki.
0
alfired
(22.10.23)
@alfired, yok k.validem odada öylece dururken arkadan koşup geliyor ve direk bacaklarına saldırıyor.
Kamera vardı odada Allahtan.
Kadın başka odalara kaçmaya çalışıyor ama kedim bırakmıyor ulaşabildiği her yeri tırmalayıp ısırıyor.

Aklım almadı yani 2.5 senedir asla yapmadı böyle bir şey. Şimdi annemler de endişelendi gece uyurken odaya almayın saldırır vs diyorlar. Üzülüyorum.
0
🌸kaptan maydanoz
(22.10.23)
Kedi çok saçma bir şeye takılmış olabilir. Bir arkadaşımın kedisi böyle delirip saldırdığında eve o gün gelen kargo kutusundan her ne kokusu aldıysa ona tepki verdiğini çözmüşler, kutuyu evden atınca düzelmiş hayvan. Normalde kayınvalidenizle bir derdi yoksa o gün giydiği bir şeye, üzerindeki bir temizlik malzemesi kokusuna, elindeki nesneye sinirlenmişti belki.

Yok, kayınvalideyle ilk kez yalnız kaldığı gün saldırdıysa bir daha kadıncağızı kediyle baş başa bırakmayın. (Başka bir tanıdığın kedisini, kadının eşinden nefret ettiği ve adama öldüresiye saldırdığı, asla alışmadığı için sahiplendirmek zorunda kalmışlardı. Yeni evinde yine munis minnoş bir kediye dönüştü.)
0
kobuzchu kiz
(22.10.23)
Çok güldüm okurken ama düşününce de kötü olmuş üzüldüm bitirince, geçmiş olsun.

Hiç huyu olmamasına rağmen yapması çok garip normalde saldırgan huylu olanlar kendini belli ediyor.

Ne olur ne olmaz yalnız bırakmayın bence de.
0
ananiyimioguz
(22.10.23)
kedi kısır mı, kısır kediler daha sakin oluyor.
benim kedide saldırgan ve aynen bu şekilde saldırdığı oluyor ara ara. içerden koşarak gelip durduk yere ölümüne dişliyor, daha ne etikliyor çözemedik bizimle alakalı değil ona eminiz.
birde kinci bizimki istemediği zamanda dokunduk diyelimki tam döndük gidicez atlar üstümüze tazmanya canavarı gibi.
bir sebep varsa evdekide yabancı biri ise yapar, kısır değilse bir an önce kısırlaştırın
0
eja
(23.10.23)
Kedinin durduk yere bir insana hunharca saldırmış olması, bana çok zor bir ihtimalmiş gibi geliyor ya :( Kendi kedimi ve baktığım tüm kedileri düşünüyorum, zaten evde genel olarak kendi hallerinde takılıyorlar, ancak birinin dürtmesi bir şey yapması lazım ki o kadar hırpalasın...
0
silverleaf
(23.10.23)
@eja, kesim kısır. :/

@silverleaf, bana da hep imkansız gibi gelirdi ya. Hele ki benim kedim asla yapmaz diye düşünüyordum hatta onun o kadar kuvvetli olduğunu da yeni farkettim. Meğer yapamıyor değilmiş bunca zamandır zarar vermek istemediği için bizi öyle ısırmıyormuş. Şok oldum açıkçası.
0
🌸kaptan maydanoz
(23.10.23)
az önce veterinerdeydim. gitmişken ona sordum. normal değil belki arı falan sokmuştur o sinirle "evde 1 kişi var kesin bu yapmıştır" düşüncesiyle saldırmıştır dedi. :)) kedizekalı diye boşuna demiyorlar
yani o tarz bişi olmuştur
0
neira
(23.10.23)
kedilerde belirli bir çevrede yaşarlar, alanları vardır, o alan sizle paylaşılıyor senelerdir ancak kayınvalideniz ile paylaşılmıyor. kedi kendi alanında tehdit olarak görmüş kayınvalidenizi.

kediler böyle şeyler yapabilirler ve gerçekten o tatlı hallerinden beklenmeyecek kıvraklık ve güçle saldırırlar, illa ki her kedi yapacak, her kedi böyledir denmez.

bir ara videolar dolanıyordu böyle yoldan geçenlere saldıran kedi videoları vs.

büyük geçmiş olsun. umarım aranız açılmaz.
0
selam
(23.10.23)
(3)

Elekli kedi tuvaleti ve Pelet Kum

Semi
Selamlar! Kedimin astımından mütevellit bentonit kumdan dolayı atakları tuttu, bayağı şiddetlendir evde insan öksürüyor sanki. Tamamen kumdan farklı bir kum denedik aşırı tozlu. Şimdi ben elekli tuvalete ve topaklaşmayan pelete geçmek istiyorum, tozdan kumdan sıkıldık da. Yalnız şöyle bir handikap
Selamlar! Kedimin astımından mütevellit bentonit kumdan dolayı atakları tuttu, bayağı şiddetlendir evde insan öksürüyor sanki. Tamamen kumdan farklı bir kum denedik aşırı tozlu. Şimdi ben elekli tuvalete ve topaklaşmayan pelete geçmek istiyorum, tozdan kumdan sıkıldık da. Yalnız şöyle bir handikap var elekli tuvaletlere uygun çok az uygun pelet var. Yorumlardan herkes elekten peletlerin düştüğünü ve 8 mm olması gerektiğini söylüyor bunu satan markalar da hem kötü hem bir iki tane. Anlamıyorum neden pelete göre veya eleğe pelet üretilmiyor. Kullanan varsa hangi peleti hangi tuvaleti kullanıyorsunuz yardımcı olabilir misiniz?
0
Semi
(22.10.23)
www.bauhaus.com.tr


sunu kullaniyorum rastgele de pelet aliyorum. 3-5 parca pelet dokuldu diye abartilmis olabilir mi yorumlar? cunku ben gayet memnunum ve ozel bi elegi oldugunu dusunmuyorum daha kucuk olsaydi bosluktan gecmeyebilirdi.
0
mess
(22.10.23)
Neden topaklanmayan istiyorsunuz ki? Topaklanan peletler harika bence.
0
kaptan maydanoz
(22.10.23)
Topaklanmayan pelet deneme amaçlı aldım 10 lt (2.9 kilo geliyor) ve en az 400 tlden başlıyor malesef bütçeyi çok çok aşıyor
0
🌸Semi
(23.10.23)
(7)

kedi kumu tavsiyesi

kibritsuyu
proline bentonit kokusuz kedi kumu kullandım. fena değil, iyi gibi. kullandım bitti. ama kedi tecrübem yeni olduğu için başka alternatif bilmiyorum. yani daha iyisi varsa denemek isterim.
proline bentonit kokusuz kedi kumu kullandım. fena değil, iyi gibi. kullandım bitti. ama kedi tecrübem yeni olduğu için başka alternatif bilmiyorum. yani daha iyisi varsa denemek isterim.
0
kibritsuyu
(14.10.23)
-VanCat
-BentySandy
-Akkum (Migros onlineda satılıyor)

Kullanıp memnun kaldıklarımızdan aklıma gelenler bunlar. AKtif karbonlulardan alırsanız kokuyu hapsetme olayı da başarılı.
Proline çok kötüydü bu arada.
0
gallienus
(14.10.23)
proline çok kötü.

birçok marka denedim, topaklanma ve temizlik açısından en iyisi bence signor gatto mavi paket, kokusuz.
0
orient blue
(14.10.23)
Sanicat plastik ambalajdayken efsaneydi görece ucuza sıfır toz topaklanması epey iyiydi. Kağıt ambalaja geçince mıcır gibi salak saçma bişey satmaya başladılar bıraktım. (Bi kontrol edeyim ama eski sisteme dönüş var mı)

Şimdi Mırmır alıyorum topaklanma güzel, biraz tozlanma var. Arkadaşların önerdiklerinin de fiyatlarına bakayım, deneyeyim bi.
0
hedep
(14.10.23)
çam peleti cok seviyorum youtubetan bakin isterseniz
0
mess
(14.10.23)
Çam peleti müthiş icat.
0
kaptan maydanoz
(14.10.23)
Reflex
0
65 derece
(14.10.23)
hayirsiz
(14.10.23)
(2)

mobil testleri yapabileceğim web sitesi

plastic_angel
geliştirdiğim websitelerin mobil görünümlerini test etmek istiyorum. Developor Tools ile test ettiğimde android yada iphone görünümünü birebir yansıtmıyorlar. Mobil cihaz alacak durumda da değilim. Ücretli veya ücretsiz web siteleri var mı yazdığım websitesini birebir mobil cihazdaki görünümü ile gö
geliştirdiğim websitelerin mobil görünümlerini test etmek istiyorum. Developor Tools ile test ettiğimde android yada iphone görünümünü birebir yansıtmıyorlar. Mobil cihaz alacak durumda da değilim. Ücretli veya ücretsiz web siteleri var mı yazdığım websitesini birebir mobil cihazdaki görünümü ile gösterecek?
0
plastic_angel
(09.10.23)
Bluestacks işini görür sanki.
0
kaptan maydanoz
(09.10.23)
ücretli birşey arıyorsan momentumsuite.com önerebilirim. istersen trial de var.
0
false pretension
(09.10.23)
(9)

Önceden planlanmış tatil ve yeni bir işe başlamak

FreSh
Arkadaşımla 2 ay kadar önce kampanyadan ucuz yurtdışı bileti bulup Ocak 2-3-4 tarihleri için bilet aldık ve yurtdışında olacağız. Bugün de daha önce görüştüğüm bir şirket beni aradı ve sürecin olumlu olduğunu söyledi ben de tekliflerini kabul ettim.Şimdi ben bunları yarın arayıp böyle böyle baştan b
Arkadaşımla 2 ay kadar önce kampanyadan ucuz yurtdışı bileti bulup Ocak 2-3-4 tarihleri için bilet aldık ve yurtdışında olacağız. Bugün de daha önce görüştüğüm bir şirket beni aradı ve sürecin olumlu olduğunu söyledi ben de tekliflerini kabul ettim.
Şimdi ben bunları yarın arayıp böyle böyle baştan bilginiz olsun mu diyeyim yoksa ise girdikten sonra mi söyleyeyim? İlla yaşayan olmuştur bu durumu. Baştan dürüst olmak artı mıdır?
0
FreSh
(06.10.23)
işe girdikten sonra söyle. 3-4 gün olacağından çok sorun olacağını sanmıyorum. genelde "önceden planlanmış" dediğinde anlayış gösteriyorlar, benzer durumu yaşamıştım.
0
ilgeru
(06.10.23)
İse girerken yetkili kimse, ik ya da müdür, ona, önceden belirlenmiş sağlık amaçlı bir seyahat olduğunu söylersin. Ama önemli bir şey olmalı, keyif amaçlı olursa belki yine izin verirler ama hoş karşılanmayabilir
0
etna
(06.10.23)
Bir şey olmaz herkes izin alıyor böyle durumlarda.
0
kaptan maydanoz
(06.10.23)
Böyle bir durumda kesinlikle ise girerken bu tarihlerde planlanmis seyehatin oldugunu belirtmen gerekir. Ise girdikten sonra söylenirse, o tarihler uygun degil, 1 hafta sonra gidersine kadar uzar bu sohbet :)
0
VIPCH
(06.10.23)
Benzeri başıma geldi sözleşmeyi imzalamadan yöneticime söyledim. Bilip kabul ederek onayladılar.
0
Amaranta ursula
(06.10.23)
Önden söylemen gerekir. Baştan dürüst olmak her zaman artıdır ama burada önden söylediğin için dürüst olduğunu düşünmelerinin artısından çok, kabul aldıktan sonra söylemenin eksisinin yaratacağı etki daha büyük bence. Güven sarsarsın daha ilk aylardan.
Bir de 2-3-4 Ocak tarihi birçok işletme için önemli tarihler, belki iş yükü çok fazladır ve planlamalarını yeni eleman o günlerde çalışacak diye yapmışlardır. Pozisyonun ve ne iş yapacağın da önemli.
0
hrskrs
(06.10.23)
ben önden söyleme taraftarıyım. 3-4 gün bir şey zaten bence sorun olmamalı ama tr'de farklı biraz durumlar. ekipte birileri huysuzluk edebilir. o yüzden baştan söyleyip kurtulun derim ben.
0
felfela
(06.10.23)
Aynı durum başıma geldi. Haziran'da işe başladım ancak Şubat civarı Temmuz ayı için tatil paketi almıştım. Yani yeni işe başladıktan 4-5 hafta sonra 1 haftalık izne çıkmam lazımdı.

Teklifi kabul etme esnasında durumu belirttim, ekibe haber verildi bir sorun olmadı. Sorun olacak bir durum yok baştan belirtmen yeterli olur.
0
Lethe
(06.10.23)
Herkese teşekkürler :) söyledim ve yeni yoneticim sorun olmaz dedi.
0
🌸FreSh
(06.10.23)
(19)

Nasıl tepki vermeliyim? Alışveriş eş durumu.

Fritz-X
Nasıl anlatsam eşimin tüm isteklerini karsılamaya çalışıyorum yogun tup bebek dememelerimiz oldu vs vs.Alisverisi cok seviyor ama artık abarttigini dusunmeye başladımÖnce bir güneş gözlügü aldık osse marka güneş gözlugu aldık sonda hawk aldı şimdide rayban alcam diye tutturuyor. Tabi ben fittirdim
Nasıl anlatsam eşimin tüm isteklerini karsılamaya çalışıyorum yogun tup bebek dememelerimiz oldu vs vs.

Alisverisi cok seviyor ama artık abarttigini dusunmeye başladım

Önce bir güneş gözlügü aldık osse marka güneş gözlugu aldık sonda hawk aldı şimdide rayban alcam diye tutturuyor. Tabi ben fittirdim 2 tane var ihtiyaç degil abartma artık diye. Ama kafaya koymuş alacak

Yeni eve taşındık nakliye, tadilat boya vs 30 bin çıktı cebimden portmanto yaptiriyorum oda 16 bin. Mutfak tadilatı banyo derken 60 bin gidecek.

Tutturdu dyson alalım v10-11 model bakarız dedi, nisan ayı gibi elime 12 gram altın geçecek demez mi bana bilezik yapalım üstüne para koyup.

Tüm taşınma sürecinde diş teli tedavisine başladık 15 bin tutacak taksitli halde

Telefonu donuyor kapanıyor dyson yerine telefon alalım tlf daha acil ihtiyaç diyorum hayır dyson istiyorum. Tlf idare eder diyor biliyorum ki 3-4 ay içinde tamamen açılmayacak

Bitmeyen istek ve alışveris listemiz var. Artık sinirlenmeye başladım nasıl bir tavir almalıyım. Kendime ait özel bir harcamam yok ama eşimin harcama durumu dusunduruyor.

Alabilecek maddi durum olsa bile birikim yapmamız lazım artı bu surecte tup bebek harcamamiz olacak bir dunya

Hastane masrafinin boş yere gitmesi beni sinirlendiriyor. Diş teli çok elzem degildi neyse dedim. Biraz uzun oldu ama bu örneklere ek irili ufaklı seylerde var. Eşim çalışmiyor aileden eskiden gelen zenginlik vardı şimdi kendi ailesi normal yani.
0
Fritz-X
(03.10.23)
Kardeşim yanlış anlama 2 arkadaşım var. Biri bu sebepten boşanma aşamasında ikincisi de 2 çocuk olduğu için kafası karışık. Bu harcama muabbeti seni yoruyorsa ilerde daha büyük sorun olur. Ayrımcılık cinsiyetçilik muabbeti vs. Bilmem ama bayanlar bu çocuk yapma muabbetini kullanabiliyor. Sürekli bu ilişkide veren taraftaysanız, bir kaç kez vermeyi kesin tepkisini ölçün.
0
mikahakkinen
(03.10.23)
Neden çalışmıyor. İşi varken işsiz kalabilir, bu ayrı bir şey ama çalışmamak 2023 yılında mantıksız bir şey. Çalışma konusunu çözün önce.
0
dissendium
(03.10.23)
Gitsin çalışsın yahu insan utanır böyle habire kocasının eline bakmaya. Hangi devirde yaşıyoruz adam getirsin ben yiyeyim diye bir şey mi var.

Tüp bebek olayını da tekrar gözden geçirin bence.
0
kaptan maydanoz
(03.10.23)
@dissendium tüp bebek tedavimiz devam ediyor, belirgin bir yapabilecegi iş meslek vs yok.
0
🌸Fritz-X
(03.10.23)
Bazi duygusal ihtiyaclarini alisverisle kompanse ediyor gibi geldi bana yani bu surecteki duygularla bas etme bicimi olabilir. Bisey almak yerine bi terapiye baslasa daha iyi olur sanki
0
mor oje
(03.10.23)
Meslek yok ama olabilir. Kasiyer olabilir. Kursa gidebilir. Okul okuyabilir. Hayatının sonuna kadar çalışmadan yaşaması her şeyden önce kendisi için kötü bir şey. Kadının çalışması, kimseye muhtaç olmaması önemli bir şey. Bu bakış açısı artık kalmadı. Bunu değiştirmeniz gerekiyor. Çocuk olunca masrafınız artacak. Çocuk hep aynı kalmıyor. Bez parası bir süre sonra okul masrafına dönüşüyor. Çalışmasına engel bir durum yoksa çözüm çalışması.
0
dissendium
(03.10.23)
mutfak masrafı + parti-time harçlık ver gerisine karışma
biriktirip alsın
0
bir soru sorcam
(03.10.23)
Çalışmıyor olmasını anlarım. Kendi alanında iş bulamamıştır ama gereksiz harcamaların bir açıklaması yok. Ömür boyu onun istediklerini mi yapacaksınız? Yapmazsanız ne olur mesela?
0
Kahvedesu
(03.10.23)
kesinlikle çocuk yapma. eşine iş bulmasını, kazandığı paraya göre harcama yapması gerektiğini anlat. 1 sene bak duruma kezbanlığı devam ederse boşan.
0
ayseee
(03.10.23)
Bu tip kadınlara bebek gibi davranılması çok saçma. Karşınızda yetişkin bir insan var. Bir şeyleri düşüncesizce istemek tutturmak vs çocuk davranışıdır. Bunun için karşınıza alıp özel olarak konuşma yapmaya ikna etmeye gerek yok bence. Ne kadar kazandığınızı biliyor olmalı, ona göre isteklerde bulunması gerekir. Kendisine yetişkin olduğunu hatırlatıp gereksiz harcamalara hayır demeniz yeterli olmalı.
0
dfn4
(03.10.23)
yukarıdakiler +1 ve de belirgin bir mesleğinin olmaması hiçbir zaman olmayacağı anlamına gelmez ki. ben de şu an mezun olduğum bölümün işini yapamıyorum ve vasıfsız işçi konumuna düştüm bir süre. idareten bulduğum bir işte çalıştım sonrasında hızlıca bir nitelik kazanmaya çalıştım ve bir profession edindim. hele ki sizin maddi desteğiniz varken bunu yapması daha kolay. hayatınızın sonuna kadar başka birinin bitmek bilmeyen arzularını tatmin etmeye mi kendinizi adayacaksınız? ha diyorsanız ki zaten çocuk olunca eşim bakacağı için meslek edinmesine falan gerek yok, o kısmı bilemem.

Önerim: bence birkaç sefer elinizdeki parayı kendi isteklerinize ve ihtiyaçlarınıza ayırmak istediğinizi, bir güneş gözlüğü de kendinize almak istediğinizi ya da ihtiyacınız olan pahalı bir şeyi alacağınızı falan söyleyin. bir sana bir bana gibi. bakalım ne tepki verecek. ona göre aksiyon alırsınız.

ya da tüp bebek olayını askıya alma fikri mantıklı ama bu nasıl söylenir, ilişkiye zarar verir mi bilemiyorum. kenara para koymadan çocuk olayını düşünmenin sizi kaygılandırdığını, çocuğa güzel bir gelecek sunmak istediğinizi ve bu şekilde savurgan harcamalarla bunun mümkün görünmediğini falan açıklayabilirsiniz.

ikisi birbiriyle çelişen öneriler oldu ama hangisini yapsanız sonuçta belirleyici bir tepki alacaksınızdır zaten.
0
Mossy
(03.10.23)
İnstagram hesaplarınızı silin beraber bence, instagrama fotoğraf koymayınca masraflar ciddi oranda azalıyor bilginiz olsun.

Belirli bir harçlık verme fikri en makul olanı +1

"Paranız varken gereksiz eşyalar alırsanız, paranız yokken gerekli eşyaları satmak zorunda kalırsınız" gibi bir söz vardı, israftan kaçının. Bunu karınıza da anlatın, gereksiz küçük harcamalar yapmamayı parayı biriktirip mantıklı harcamalar yapmayı önerin.

Mesela "birikim yapalım sana araba alırız" diyin, kandırmayın tabi cidden birikim yapınca alın mesela.
0
John Bloor
(03.10.23)
birlikte oldugunuz kisinin duygusal kapasitesi ve olgunlugu, sizin duygusal kapasitenizin ve olgunlugunuzun gostergesidir.

neden sadece kadin sorgulaniyor anlamis degilim, meslegi olmayan, calismayan ve calismayi dusunmeyen ama cok harcamak isteyen (ya da neyse iste) biri ile evlendiyseniz bu beklentiler ve bu hal tavir size normal geliyor olmali. ya da bunlari, bir aile butcesi olacagi, harcamalarin nasil yapildigi/nasil yapilacagi ya onceden konusmus olmaniz lazim ya da rahatca konusabiliyor olmaniz lazim. tanimadan mi evlendiniz? evlilige hazir mi degildiniz? bence bunlari dusunmekle baslayin. birine kapasitesinde olmayan bir seyi dusunmuyor ya da yapamiyor diye sinirlenmek yerine ben neden boyle biriyle birlikteyim, benim kapasitem ve durusum ne diye sormak daha guzel bir baslangic olur.
0
songforsomeone
(03.10.23)
buradan aldığınız yorumlarla eşinizin neyi doğru neyi yanlış yaptığına karar vermeyeceğinizi umarım. kim bilir nasıl bir ilişki dinamiği vardı da eşiniz çalışmıyor. dışardan kadın erkek çalışsın demek güzel ama ne neden oluyor ya da olmuyor bilmiyoruz. zaten eşim çalışsın mı diye bir arayış veya soru da görmedim. belli ki böyle bir beklenti yok, belki de buna uygun ortam ve koşullar da yok. o yüzden eşe yüklenmenin anlamı yok.

eğer bütçenizi zorlayan ve gittikçe ağırlaşan bir yük oluşturmaya başladıysa eşinizi karşınıza alıp bunu konuşacaksınız. şu şu isteklerin bizi şöyle etkiler, şunu şunu yapmasan tüp bebek için elimiz daha rahat olur, hiçbiri olmasa da birikime ihtiyacımız var o yüzden harcamalarımızı kısalım. başka bir sorun yoksa veya anlayışsız biri değilse herhalde bu konuşmadan sonra bir değişim olur. yok olmazsa ve sorun da devam ederse (ve eşinizin sağlığı çalışmasına imkan veriyorsa) o zaman sevgili eşim acaba sen de çalışsan daha mı iyi olur ekonomik olarak elimiz de güçlenir temalı bi konuşma yaparsınız. hiçbir şekilde orta yolu bulmaya çalışmıyorsa da geçmiş olsun, umarım zaten bunları bilerek evlenmiş ve birbirinizi böyle seviyorsunuzdur.
0
nic cage
(03.10.23)
Buradan yorumla hareket etmeyin +1
eşinide dinlemek lazım
Şu an çocuk işini öteleyip işleri yokuna koyun
İşleri yoluna koymadan çocuk yapmayın
0
basond
(03.10.23)
patolojik bir alisveris bagimliligi var. cocuk olursa cok daha berbat bir hal alacak zira cocuga alinacak cok daha fazla ivir zivir var gelisme surecinde, yetiskinlere gore. direkt ayril demiyorum ama en azindan cocuk isini bir daha dusun.
0
hot potato
(03.10.23)
Babasının prensesi miymiş yoksa onyomani mi?
Onyomani konusunu araştırın.
HAYIR demeyi öğrenin.
Sorunu çözmeden çocuk yapmayın. Çözemezseniz boşanın.
0
Tina
(04.10.23)
ne kocalar var ya sürekli şaşırıyorum mehmet şimşekvari bir kocayla yaşıyorum.

biz wishlist oluşturuyoruz. sırayla alıyoruz ihtiyaçları.

ben de ev çok tozlanıyor dikey süpürge istiyorum diye ağladım ahahahaah gitti araştırdı benimki bosch series 6 aldık 5700 liraya iş görüyor çok memnunuz.

bence eşiniz tüp bebek tedavisi mental yorgunluğunu alışverişle atıyor. alışveriş bağımlılığı çok kötü bir şey.
0
Hallegadola
(04.10.23)
sıkıntılarını kimi yemeğe vuruyor kimi alışverişe.
0
parka
(04.10.23)
(7)

Mobbingden kurtulmak

Peasant
Merhaba arkadaşlar,Bir üniversitede akademisyen olarak çalışıyorum. 6 yıldır bölüm başkanımın sistematik mobbingine uğruyorum. Bu 6 yılın 8 ayını işsiz, 1 senesini ise uzaktam eğitim biriminde şifre yenileme işlemi yaparak geçirmeme sebep oldu. Her gün okula bugün başıma ne gelecek acaba korkusu ile
Merhaba arkadaşlar,

Bir üniversitede akademisyen olarak çalışıyorum. 6 yıldır bölüm başkanımın sistematik mobbingine uğruyorum. Bu 6 yılın 8 ayını işsiz, 1 senesini ise uzaktam eğitim biriminde şifre yenileme işlemi yaparak geçirmeme sebep oldu. Her gün okula bugün başıma ne gelecek acaba korkusu ile gidiyorum. Tahammül seviyem çok düştü, bazen intiharı düşündüğüm bile oluyor. İşi bırak gibi öneriler değil istediğim, çünkü biliyorum ki ben kurtulsam bir başkası bunun mağduru olacak. Gerçekten hasta ama dekanlık ve rektörlük tarafından korunan biri ile mücadele etmek zorundayım. Sizden akıl ve yardım istiyorum. Ne yapmalıyım?
0
Peasant
(29.09.23)
Çok basit. Şikayet et hatta dava et. Bir avukatla görüş. Delilleri sessizce toplayın. Sonrasında dava aç. O uğraşsın sicili bozulsun. Bir daha kimseye yapamasın. Siz de isterseniz istifa edin başka bie işte çalışın.

Korkarak olmaz. Mobbing davaları delillere dayanıyorsa lehte sonuçlanır.
0
andy kaufman
(29.09.23)
Bolca yazili kanit toplayin, bu kismi onemli. Sizi degersizlestirmeye de calisacaktir bu surecte cevrenize karsi. Ek olarak akademik cevrede sizin adinizi cikarmaya calisabilir bunu da goz onunde bulundurun. Ek olarak mumkunse sahit gosterin. Dava surecinde cok ise yarar. Ve lutfen mobbing davalariyla calismis bir avukat bulun.
0
mor oje
(29.09.23)
Ses ve goruntu kaydi alin. Korkmasi gereken o, sen degilsin.
0
halk
(29.09.23)
Kendinize iyi bir iş bulup, istifa edin gitsin.

Çelikten sinirleriniz, sağlam arkanız yoksa: kanıt, şikayet işine hiç girmeyin. Üzülen, kaybeden siz olursunuz. Türkiye, adaleti kaybedeli çok oldu.


.
0
kartallar yuksek ucar
(29.09.23)
İhtiyacın olan tek şey cesaret. Başka da bir şey değil.

Bırakıp gitmek çözüm değil, asıl şimdi “Türkiyede adalet yok” bahanesi ile istifa etsen bu durumu atlatamayacaksın. Kendine saygını kaybedersin. Sonuçta bir haksızlığa uğruyorsun ve ona karşı çıkman gerekli kendin için.
0
kaptan maydanoz
(29.09.23)
bu TR’de adalet yok gibi kesin yargılı laflara gerek yok, ben almanyadayım hocayı kanıtlarıyla birlikte şikayet ettim yine bişey olmadı, burada da adalet yok.
%99 hocanın lafı geçerli oldu, 1% bana yardım ettiler çünkü elimdeki kanıtla mahkemeye gidebilirim diye. Onda da doktora tezimle tehdit ediyorlar.

Yani eğer iş değişikliği yapabilirsen yap, ama uğraş artık mahkeme mi olur, erdoğan’a hakaret etti diye şikayet mi edersin vs artık bilmiyorum.
Ben mezun olunca bizim alandaki herkese mail atacağım mesela, itibar suikastı, çünkü elimden tek gelen şey o.

Benim kendi durumumdan anladığım hiç kimse güçten ayrılamıyor, benim hocamın bana davrandığından daha kötü davrandığı iki öğrenci vardı, ikisi de bunun poposundan ayrılmadı. Bana gelip anlatıyorlarlar ama, o kadar. Oysa onlar da şikayet etselerdi ipini çekmiştik. Yani ortaya bu konuyu çıkardığın zaman malesef yalnız kalacaksın. Avukatsız hiçbir şey yapma.
0
durgunfoton
(29.09.23)
Döviz bürosundan 1 dolar ve internette terör örgütü ile ilişkili bir bayrağı çıktı alıp odasında fırsattan istifade bir yere bırakın. Daha sonra polise fetö-pkk örgütüyle ilişkili olduğuna dair ihbarda bulunun:) tabi bunlar şaka.

İşin gerçeği sizi intihar ettirecek seviyeye getirecek işte geçinme zorunluluğunuz olsa dahi çalışmayın derdim. Kıt kanaat geçinmek bile mobbingden iyidir emin olun. O stresi yaşamak üstünüzden kalkmadan fatk edebileceğiniz bir şey değil. Ha bu arada istifa ederseniz de mutlaka intikam alın derim.
0
filipis
(29.09.23)
(2)

Kurumsal firmada mühendis olmak nasıl bir şey?

ortayakor
Merhabalar. Ne yaptığım stajlar olsun ne şimdi çalıştığım yer olsun kurumsal bir firmada çalışmayı hiç tecrübe etmedim. Ford, Vestel, Arçelik ya da Savunma Sanayi vs. gibi yerlerde mühendis olarak çalışmış olan var mı? Nasıl işliyor işler? Yorgunluk vs oluyor mu ya da aklınıza gelen bir şey deneyiml
Merhabalar. Ne yaptığım stajlar olsun ne şimdi çalıştığım yer olsun kurumsal bir firmada çalışmayı hiç tecrübe etmedim. Ford, Vestel, Arçelik ya da Savunma Sanayi vs. gibi yerlerde mühendis olarak çalışmış olan var mı? Nasıl işliyor işler? Yorgunluk vs oluyor mu ya da aklınıza gelen bir şey deneyimlemiş olan yazarlar cevaplayabilir mi?
0
ortayakor
(27.09.23)
Eskiden çalışmıştım, uzun bir "küçük şirket" arasından sonra şu an tekrar kurumsal bir yere döndüm.

İki tane büyük sıkıntısı var:

1- Sana alan tanımayabiliyorlar. Çok fazla kendi süreçleri, kuralları, bürokrasileri varsa "yaratıcı" bi iş yapmaya fırsatın / alanın olmayabiliyor. Bu insanı bunaltan bişey.

2- Şirket ortalamasından daha iyi bir mühendissen güzel para kazanma şansın olmuyor, çünkü makasın çok açılmasına müsaade etmiyorlar.

Ama şu an çalıştığım yerde bu sorunları çözmüşler mesela, o yüzden çok memnunum. Onun haricinde bi konferans oluyor mesela, uçağını otelini transferini bile ayarlıyorlar, çantayı alıp gidiyorum, çok büyük rahatlık. Küçük şirkette masrafları karşılasalar bile her şeyi kendim ayarlamam gerekiyordu, bi sürü angarya. Burada ben işime odaklanayım diye diğer işleri halledecek bir sürü yapı kurulmuş, o çok güzel bişey. Veya işte ekipman ihtiyacım oluyor, form dolduruyorum, ertesi gün evde. Kendin araştır, al, faturasını gönder, para gelsin diye bekle vs. hiçbir şeyle uğraşmıyorum.

Benim gördüğüm büyük firmalarda çalışma temposu küçük şirketlere göre çok daha rahat bu arada. O yüzden yorgunluk vs. yok. Aksine yılların yorgunluğunu atıyorum üzerimden.
0
plutongezegendegilmi
(27.09.23)
Kurumsalda iş yükü az oluyor, güvende hissettiğin ortam oluyor. Ama büyük bir işin küçük bir parçasını yaptığın için genellikle çok fazla derinlemesine öğrenmiyorsun.

Küçük yerlerde daha iyi para verirler çok şey öğrenirsin ama kurumsaldaki gibi işler tık tık ilerlemez.

Tercihim kurumsal <3
0
kaptan maydanoz
(28.09.23)
(6)

bir app geliştirmek istiyorum

penceredengorunenmorbina
merhaba, bir app geliştirmek üzerine fikrim var. diyelim ki bazı yazılımcılarla konuştum beyin fırtınası yaptık ve ücreti konuştuk. ben de ücretten veya farklı bir sebepten vazgeçtim. fikrimi çalarlar mı? nasıl işliyor bu süreç hiçbir fikrim yok.
merhaba, bir app geliştirmek üzerine fikrim var. diyelim ki bazı yazılımcılarla konuştum beyin fırtınası yaptık ve ücreti konuştuk. ben de ücretten veya farklı bir sebepten vazgeçtim. fikrimi çalarlar mı? nasıl işliyor bu süreç hiçbir fikrim yok.
0
penceredengorunenmorbina
(27.09.23)
fikri çalıp napacak hocam. bir app'i ayağa kaldırmak ciddi maliyet, organizasyon ve efor isteyen bir iş. adamın işi o değil ki. en fazla 'hmm iyi fikirmiş' diyip sağda solda anlatabilir. bunun için de gizlilik sözleşmesi yapabilirsiniz isterseniz.

mercedes marka arabayı tasarımı çalarlar diye tamirciye götürmemek gibi bir şey bu. tamircinin işi tamirini yapıp parasını almak, o arabayı üretecek organizasyon onun işi değil. (tabi app üretmek daha az maliyetli bir şey ama mantık aynı bence).

velhasılı işin fikir aşaması önemli elbet ama bir işi yürür hale getirmek, sürdürebilmek işin sancılı kısmı. yoksa sorsan herkesten 3-5 tane iyi fikir çıkıyor zaten.
0
brkylmz
(27.09.23)
çalarlar hiçbir garantisi yok,

bir app veya yazılımsal sistemi ayakta tutan şey finanstır. reklama, yazılımcıya ödediğin paradır.

o sebeple senin yazılım yaptırdığın yazılımcı veya senin işe aldığın yazılımcı senin app'ini yapamaz çünkü reklama basacağı 100ktl'si yoktur.
0
duyurukullanıcısı
(27.09.23)
Selam. O mobil yazılımcı benim.

Ayrıca hayır çalmam çünkü çalıp ne yapayım. Uygulamada para kazandıran şey fikir değil ki. Olsa olsa %20 filan etkisi vardır.
Paran var mı yok mu önemli olan bu. Reklama verecek paran, yatırımcıya ulaştıracak pazarlamacın yoksa çok beyhude bir çaba olarak kalacak o kıymetli fikrin :)
0
kaptan maydanoz
(27.09.23)
Sucusundan ayakkabı tamircisine herkesin fikri var. Parası yok. Maliyeti duyan fikri unutuyor.
0
neymis
(27.09.23)
Hocam ben freelance olarak bu işi yapıyorum (uygulama gibi değil de, direkt şirket kuruyorum isteyenlere), ve şöyle söyleyeyim, fikir işin çok küçük bi kısmı.

Yani bu fikir önemsiz demek değil. Fikir olmayacak bişeyse iş olmaz, ama fikir çok iyi olsa bile onun üstüne daha yapılması gereken o kadar çok şey var ki.. Başarılı olma, para kazanma işi orada başlıyor zaten.

Eğer aklında "ben fikri söylerim, parasını veririm, uygulama gelir, iş biter" diye bir düşünce varsa baştan hiç o işe girme derim. Şimdiye kadar 10'a yakın startup kurdum, o baştaki fikrin kaçarı yok değişecek gerçek dünyaya girince. Ondan sonra doğru kararlar verdin mi, hızlı hareket edebildin mi, kullanıcıları memnun edebildin mi... vs. Asıl iş burada.

O yüzden "fikri çalmak" da anlamsız bi iş. Yani fikri çalar da, çalıntı fikri senden daha iyi işletebilecek mi? İşletebilecekse işi o yapar. Ama bu fikir ne zamandır sendeyse, senin zaten süreci daha iyi yönetebiliyor olman lazım. O noktada da adamın çalıp çalmamasının bi anlamı kalmıyor, çünkü devamını senden iyi getiremez.
0
plutongezegendegilmi
(27.09.23)
markete yüklediğinde çalacak kişi sayı bir değil binler olacak. o zaman ne yapacaksın? üstelik markete yüklenmiş bir şeyi çalmak çok daha kolay. işleyen bir şey var. onu alıp varsa eksiği giderim ya da senin göremediğin bir ekstra özellik ekleyip biraz da süsleyip hop markete atmaları iş bile değil. fikrin hiçbir önemi yok.
0
kixo
(27.09.23)
(3)

Yürüme asimetrisi

kaptan maydanoz
iPhone yürüme asimetrimi ortalama %30 gösteriyor hep. Bu ne anlama geliyor yani? Ne düşünmeliyim?
iPhone yürüme asimetrimi ortalama %30 gösteriyor hep.

Bu ne anlama geliyor yani? Ne düşünmeliyim?
0
kaptan maydanoz
(26.09.23)
Apple demiş ki;

"Walking asymmetry is the percent of time your steps with one foot are faster or slower than the other foot. "This means the lower the percentage of asymmetry, the healthier your walking pattern." Apple adds: "Uneven walking patterns, such as limping, can be a sign of disease, injury or other health issues.“
0
orient blue
(26.09.23)
sag ya da sol ayagini digerinden daha yavas attigin anlamina geliyor. yani adimlarini ayni hizla atmiyorsun. kendiminkine baktim, %0.5 yaziyor.
0
sir gawain
(26.09.23)
Teşekkür ederim açıklamalar için ama o kısmı anladım zaten:)
Sadece bir tarafı yavaş adım atıyor olmak ne demek? Spor mu yapayım o bacağımı mı güçlendireyim ne çıkarım yapacağım buradan :)
0
🌸kaptan maydanoz
(27.09.23)
(10)

Ciddi ilişkisi olanlara bir soru

sasailic
Ciddi düşündüğünüz adı henüz konulmamış bir ilişki de olabilir veya evlenmiş olabilirsiniz. Ne kadar sıklıkla tartışıyorsunuz? Ne kadar sıklıkla birinizin özür dilemesi gereken bir şey oluyor? Uzun süreli ciddi de düşündüğüm bir ilişkim var ama neredeyse her gün geriliyoruz ve çok sıkıldım bu durumd
Ciddi düşündüğünüz adı henüz konulmamış bir ilişki de olabilir veya evlenmiş olabilirsiniz. Ne kadar sıklıkla tartışıyorsunuz? Ne kadar sıklıkla birinizin özür dilemesi gereken bir şey oluyor? Uzun süreli ciddi de düşündüğüm bir ilişkim var ama neredeyse her gün geriliyoruz ve çok sıkıldım bu durumdan. Çevremde bu konularda fikir alabileceğim birisi yok size sormak istedim.
0
sasailic
(09.09.23)
Bu kisiye ve iliski dinamiklerine gore cok degisir. Kimi bu gerilimden kavgadan beslenir, iliskiyi de canli tutar bu durum. Kimisi de (ben mesela) kavga gurultu sevmez, konusarak cozmeye calisir.

Her gun diyorsaniz bu iliskinin dinamiginden ote bir sorun varmis gibi geldi. Iliskinin kendisinde olmayabilir ama kisilerde bir ruhsal sorun olabilir, iliskiye yansiyor olabilir. Evlilik dusunceniz varsa cift terapisi iyi gelebilir.
0
mor oje
(09.09.23)
4 Yıldır birlikteyiz, ayrılmak gibi bir düşüncem yok ondan da buna yakın bir his hiç almadım. Böyle tarif edince garip oldu :D Anlatmak istediğim, gelecek planında ayrılık konusunun acabası yok kısaca.

Zaman zaman ciddi tartışmalarımız oldu. Bunların hepsi ilişkiyi bir üst aşamaya taşıma dönemlerinde gerçekleşti ya da bunların sonucunda ilişki bir üst noktaya taşındı bilemiyorum. Zannedersem ben de o da arada "ben git gitde kendimi bağlıyorum bu ilişkiye ama acaba onun için öyle değil mi?" Hissiyle alınganlıklar yaşadı. Neticede hepsinin sonunda iki tarafın da ilerleme arzusunda olduğu görüldü. Checkpoint noktaları gibi bir şey sanırım bu. Bu tarz tartışmalar git gide azaldı. 1,5 yıldır falan bu tarz bir şey yaşanmadı, arada evlilik göndermeleri gibi şeyler yapılıyor artık, sanırım bir kriz evresi daha kapıda :D

Tartışmalar hiçbir zaman suçlamaya dönük olmadı, daha ziyade "neden böyle yapıyorsun anlamıyorum, anlamam lazım." eksenindeydi. Tartışmalar hiçbir zaman sessizlikle bitmedi "evet tamam anlaşıldı" hissiyatıyla bitti. Zaman zaman birkaç güne yayıldıkları oldu ancak sonraki tartışmaların hiçbiri öncekilerden temel alarak ikinci defa gündeme gelmedi. Kimsenin kırmızı çizgisinin diğerininkiyle ayrıkırı kaldığı olmadı ve bence en önemlisi kimse çirkinleşmedi.

Rapor böyle :D size yazarken kendim de düşünmüş oldum bir taraftan.

Tartışmaların olması doğal ancak hemen hergün olması bence biraz sakince oturup birbirinizi anlamaya çalışmanızı gerektiriyor. Birbirinizi anladığınızda anladığınız şey kabul edebileceğiniz bir şeyse bu güzel, yok değilse daha bu tartışmalar çok devam eder ve muhtemelen iyi bitmez, bunu da yaşadım.
0
akhenaten
(09.09.23)
Tartışmaların ya da gerginliklerin ilişkiyi diri tuttuğuna katılmıyorum. Beraber olduğum insan, her ne kategori altında olursa olsun, yanında en rahat ettiğim insan olmalıdır her zaman. Tam tersi gerginsem onu görünce sakinlesmeliyim.

Fikir ayrılıkları tabi ki olur, iki bambaşka insanız sonuçta, herkesin yediği şeyler, sevdiği renkler farklı. Bu olumlu anlamda tartisma, esas ilişkiyi besleyen şeyler iki insanın farklılıklari. Bunlar kısa vadelidir, kin ya da kazanma/kaybettirme duygusu yoktur, bunlarda özür dilenmez, sonraki güne sarkmaz gerginlige dönüşmez


İnsanlar, çoğunluk, partnerlerine kendi iradelerini empoze etmeye çalışıyor, bu da gerginliğe tartismaya yol aciyor. İşte gereksiz kıskançlik, sonra fazla müdahale, gereksiz hesap sorma, benim dediğimi yapsin/dinlesin tavrı, temelsiz ve sık alinganliklar, güvensizlikler. Normal bir ilişkide bunları çokça yaşıyorsam o ilişki sağlıklı değildir, iki tarafı da zehirler zaten.
0
sanguine
(09.09.23)
tartışma var tartışma var, aslında özür boyutuna gidiyorsa taraflar hata yaptıklarının farkında demekki. bizde çok olmuyor ya, x bir konuda tartışabiliyoru ancak öyle özürlük bir durum olmuyor. tartışmayı yaratan konuların temeline inmekte fayda var. atıyorum, ben x konusunu aşırı abartıyor olabilirim ve bu yüzden tartışma çıkartıp özür diliyorumdur
0
kondansator
(09.09.23)
Şimdi düşündüm ayda bir mi desem dedim ama o da çok net gelmedi. Yani o kadar az ve önemsiz şekilde oluyor ki aklıma bile gelemiyor.

Her gün gerildiğim bir ilişkim oldu, özellikle beraber yaşadığımız 6 ayda. Her gün rahatlamak için ailemle falan konuşurdum çünkü daraliyordum :) olmadi. Her gün ben yapamam.
0
logisticsmanager
(09.09.23)
Biz ilk sene o kadar sık o kadar şiddetli tartıştık ki benim önceden toplamda 8 yıllık bir ilişki deneyimim vardı farklı insanlar ile. Onların toplamından daha fazlasını o 1 sene içerisinde yaşamışımdır. Çok değişik bir deneyimdi.

Dedim herhalde toksik ilişki dedikleri bu oluyor çünkü hiç normal değil. Ben sesimi yükseltmem, şiddet uygulamam. Sesimi yükseltmeye, neredeyse şiddet uygulama noktasına geldim.

Biraz daha devam etseydi sonlandıracaktık. Fakat karşınızdaki insan afaderseniz mal değil ise, tartışmalardan bir şeyler kapıyor, özeleştiri yapıyor veya karşı tarafı öyle kabul ediyor, bir şeyleri sorun etmemeye başlıyorsa ya da soruna yol açacak yola girmiyor, yol açacak şeyleri ortadan kaldırıyor ise kavgalar azacaktır.

Birbirini iyi tanımamaktan da kaynaklanıyor. Çünkü ister istemez aile veya çevreden gördüklerimizle bir takım çıkarımlar yapmak durumunda kalıyoruz karşı taraf için. Kimisi tecrübe ile sabit nokta atışı şeyler oluyor. Kimisi de boşuna günahını almışım, boşuna kuruntu yapmışım, kekoluğumdan yapmışım, eski kötü tecrübelerimden ötürü böyle davranımışım.. gibi farkındalıklarla sonuçlanıyor.

İlk 1 yılda her gün, gün aşırı veya 2 günde 1 olan kavgalar ilk 1 yıldan sonra haftada 1 olarak devam etti. Şu an ya 2-3 haftada 1 ya da ayda 1 şeklinde devam ediyor ki bu da normal yani insan yeri geliyor kendisi ile bile tartışıyor anlaşamıyor. Eşimde öfke sorunu vardı onu da baya dizginledi. Kavga etsek de yükselmiyoruz artık.

Yani burada önemli olan, kavgalar size bir şey katıyor mu? Verilen savaşların sonu aydınlık mı? Eğer böyle bir gelişim gözlemleyemiyorsanız yolu ayırmakta fayda var ister sevgili olsun ister eş olsun.
0
ananiyimioguz
(09.09.23)
1 sene sevgili olup evlendik, 1 seneyi de evli olarak devirdik. sevgiliyken sadece 1 kez kavga etmiştik. evlenince de 4 5 olmuştur. 2 senede toplam bu kadar. hiç biri 3 saatten uzun sürmedi, özür dilenip kapandı.

ben huzur seviyorum böyle rahat ediyorum ama normali budur diyemiyorum çünkü bu biraz da karaktere bağlı. kimi arkadaşlar var ki kavga ettikçe evliliği daha tutkulu sürdürdüğünü iddia ediyor. kendilerini öyle iyi hissediyorlardır.
bu işin normali yok hangi şekilde iyi hissediyorsan senin normalin o.
0
kaptan maydanoz
(09.09.23)
Tartışma ve kavga arasında büyük farklar var ancak yine de "her gün" fazladan da fazla bana kalırsa. Bir insan her gün neye gerilebilir ki? Hayat kötü, zor bla bla da insan sevdiğinin yanında onu o gün mutsuz eden şeyden bahseder, çok lazımsa şikayet eder, beraber dertleşilir istiklal marşı ve kapanış... Fakat her gün sevdiği insana geriliyorsa orada bir durup dışardan bakmak gerekir bence.

Tartışmalara da gelince, çiftler elbette tartışırlar. Normal bir ses tonuyla, çözüm odaklı ve açık iletişim ile halledilemeyecek hiçbir konunun olduğunu düşünmüyorum. Bizim tartışmalarımız genellikle kahkahalarla bölünüyor. Ciddi ciddi tartışırken arada mutlaka birimiz şaklabanlık yapıp konunun buharını alıyoruz. Konularda genellikle "anladım, dikkat ederim, haklısın, bu konu değişmeyecek ama orta yolda buluşalım" cümleleriyle bitiyor.

Durum raporuna da gelirsek 2 yıl, 0 kavga, gülüp eğlenmeli nice tartışma (10'u bulmamıştır o da).
0
charbiel
(09.09.23)
20+ senedir evliyim, 20 defa tartışmışızdır belki, o da adabıyla, kırmadan, karşılıklı hissettiklerimizi paylaşarak. Sık tartışma illa kötü değildir belki, nasıl tartıştığınıza bağlı. Gerginlik kesinlikle iyi değil, insan sevdiceğinin yanında huzurlu hissetmeli.
0
SiyamkedisiZorro
(11.09.23)
Bu arada, bu tartışmaların yarısını evlenmeden önce ve evliliğin ilk senesinde yapmışızdır.
0
SiyamkedisiZorro
(11.09.23)
(7)

Kediye 5 doz kuduz aşısı

kaptan maydanoz
Normal mi ya? İnternette hep 1 doz diyor. Kedimi yarasa ısırdı ve kuduz aşısının zamanı geçmişti. Şüpheli ısırık diye kuduz yaptırdım ama 5 doz götürmem gerekiyormuş. Bir değişik geldi. Ne dersiniz?
Normal mi ya? İnternette hep 1 doz diyor.

Kedimi yarasa ısırdı ve kuduz aşısının zamanı geçmişti. Şüpheli ısırık diye kuduz yaptırdım ama 5 doz götürmem gerekiyormuş. Bir değişik geldi. Ne dersiniz?
0
kaptan maydanoz
(01.09.23)
tek doz rutin olan değil mi? Sizin kedinizi yarasa ısırmış yani kuduz virüsünün bir numaralı konağı. 5 doz olması şaşırtıcı gelmedi, bizi de köpek ısırınca 4 (eskiden 5'ti) doz aşı oluyoruz.
0
nundu
(01.09.23)
@nundu, haklısın. Ama yaptığım araştırmalar neticesinde bir yanlışı düzelteyim okuyanlara faydası olsun. Türkiye’deki yarasalar kuduz bulaştırmıyor. Eve giren yarasa için de sağlık bakanlığı aşı önermiyor.
Kuduz olan cinsler güney Amerika’da.
0
🌸kaptan maydanoz
(01.09.23)
Türkiye'de mağaracılık yapanlar, yarasaların çok olduğu yerlerde çalışanlar profilaktik kuduz aşısı oluyorlar. Bize fakültede öğretilen buydu. Türkiye'de yarasalarda kuduz yok diye bi şey hiç okumadım.

Hatta şimdi 2016'dan bi haber gördüm Adana'da yarasa ısıran kişi kuduz oldu diye.
0
nundu
(01.09.23)
Evet yanlış ifade ettim. Doğal ortamda olan yarasalarda risk var. Ülke tarihinde 2 vaka var bu konuda. Ama eve giren yani şehirde yaşayanlarda yok demek istedim.

Aşı zararlı değilse problem değil de işte kedi zaten küçük bir canlı ya insan korkuyor bu kadar aşı zarar verir mi acaba diye :)
0
🌸kaptan maydanoz
(01.09.23)
Ya ben bir doktor olarak herhangi bir aşıyla ilgili kötü söz söyleyemem. Bir aşı piyasadaysa zaten testleri defalarca yapılmıştır ve kâr zarar oranı kesinlikle kâr lehinedir. Ki kuduz aşısı çok net bir aşı. Yani deyim yerindeyse ölümle yaşam arasındaki farkı tanımlıyor. İnsan için de kedi için de bir zararı olsa alternatifini üretirlerdi. Riske atılacak bir konu değil. Genel olarak piyasadaki aşıların hiçbirinin (covid aşıları da dahil) net bir zararı yok, ya da faydasına oranla çoook düşük oranda zararı var
0
nundu
(01.09.23)
yarasalar kuduz bulaştırmıyor mu kim demiş bunu öyle bir şey yok. amerikada bile yarasalardan o kadar kuduz bulaşıyor ki insanlara inanamazsın. kuduz yarasa ve tilki gibi hayvanlarda taşıyıcı konumdadır. yani onlara zarar vermez temas ettiği kişilere taşır.
0
sizofren06
(01.09.23)
@sizofren06, Amerika’dakiler ile Türkiye’dekilerden çok farklı. Burda sadece böcek ve meyve ile beslenen cinsleri var. Türkiye’de kuduz %95 köpekten bulaşır, yarasa %1in de altında. Toplam 3 vaka var.
0
🌸kaptan maydanoz
(02.09.23)
(6)

Pirlanta

allah yazdiysa bozsun
Günaydın.İki yıl önce eşimle, çok kötü bir evlilik teklifi sonucu evlendik. Beceremedim. Konuşamadım. Arkadaşı bir evlilik teklifi almış ben bile kıskandım ya. Sinirim bozuldu. Diyorum ki zen'den bir tam tur yüzük alsam, istedigini biliyorum ama çok değer kaybı oluyor pırlantada diyorlar. Çok karars
Günaydın.
İki yıl önce eşimle, çok kötü bir evlilik teklifi sonucu evlendik. Beceremedim. Konuşamadım. Arkadaşı bir evlilik teklifi almış ben bile kıskandım ya. Sinirim bozuldu. Diyorum ki zen'den bir tam tur yüzük alsam, istedigini biliyorum ama çok değer kaybı oluyor pırlantada diyorlar. Çok kararsız kaldım. Değmez mi? Zaten aldım kızı :) zen'den pirlantanin bana söyle bir avantajı var. Fibabanka faizsiz kredi veriyor. Yavaş yavaş öderim. Elime para geçsin dersek o iş yaş. Çünkü borcumuz var elimde para olamaz. (Yuzuk etkilemez borc meselemi) bilemedim. Sizler ne önerirsiniz?
0
allah yazdiysa bozsun
(01.09.23)
hocam şu kısım muallakta; dehşet evlilik teklifi eden arkadaşın olayı ne? öyle bir pırlanta alması ki onu yapan ustanın kör olması mı? çünkü o yoldasınız. dünyadaki milyarlarca aynı evlilik teklifine bir yenisi daha eklenecek. hani ne bileyim. bir anaokulunun önünden geçerken çocukların eline kartona yazılmış birer harf verseniz, o harfleri okuyunca 'ömrünü benimle geçireceğin için sana minnettarım x, seni seviyorum' yazsa, çocuklara birer ülker çikolatalı gofretten maksimum 250 liraya daha etkili bir yöntem olmaz mı?

not: ben stiller'ın hangi filmiydi hatırlamıyorum. orada başarısız bir örneği var, oradan aklıma geldi bi anlığına. bunun gibi yüzlerce varyasyon yapılabilir.
0
onemoremile
(01.09.23)
insanlik hali cok istersin olmaz, kotu bir evlilik teklifi yapmis olabilirsin. bu konudan bile birakacak insanlar var. sanslisin ki esin anlayisli bir kadinmis.

bence kendisi de seni zora sokacak bir durumda olmani istemez, bu kadar dusunuyorsan alip almamayi durum rahat degil gibi gozukuyor. bu yuzden simdilik bu plani erteleseniz daha iyi olur gibi gozuktu bana. daha uygun bir zamanda su kadar azalacak vs. diye dusunmeden alin, eminim beklediginizden de mutlu olacaktir yuzugun maddi degerinden bagimsiz sekilde.

deger mi sorusu komik geldi biraz, sevdigim ve beni sevdigini bildigim birisi icin her sey deger.
0
gule gule
(01.09.23)
eşim tamtur yüzükle çıkıp gelse öküz alırdık bu paraya derim heralde. asla takmam öyle bir yüzük ben. bence manasız bir şey. ama eşinizin beklentisi, isteği var mı o önemli.
0
elorelia
(01.09.23)
Bana pırlanta alınmıştı ama hem çok para hem de değer kaybediyor gerek yok bence.

Ki benim teklifim de evde pijamayla otururken öylece laf arasında teklif ederek olmuştu. Ama ben böylesini istiyordum zaten, belki eşin de öyle konfetili balonlu meşaleli şeylerden hoşlanmıyordur, sade olanı sevmiştir.
0
kaptan maydanoz
(01.09.23)
Kapitalizm ve sosyal medya tam olarak budur işte. Birisi bişey yapar, diğerleri onu görür, kıskanır, aynı şeyleri almaya çalışır ve çarklar döner böylece.
Ben eşime tamtur almıştım, para olduğu için, krediyle hayatta almazdım. Ve tamtur yüzüğü, evde yemek masasını toplarken, pijamayla verip evlilik teklif etmiştim. Bir şeyimiz eksilmedi, mutsuz olmadık.
Ayrıca ben ticaret mantığıyla bakıyorum bir çok şeye ve evet, pırlanta çok kötü bir yatırım.
0
etna
(01.09.23)
hatun istiyorsa alip gececeksin, yapcak bisey yok.

degerini korumuyor kismina pek katilmiyorum, guzel tasarimli yuzugun modasi gecmez. taslarin da kalitesi yuksekse, yuzuk tasarimini bozup baska yerlerde kullanilabilirler.

benim de 10. sene yuzunden bir hediye almam lazim, 2 hafta once zen'de orta halli tamtur baktim 50bin tl civariydi.
0
cooperr
(01.09.23)
(5)

Yeni bir ilişki

FreSh
bir iki haftalık yeni bir ilişkide kafede oturmak dışında nasıl etkinlikler yapabiliriz, birbirimizi de yavaş yavaş daha yakından tanimak istiyorsak?
bir iki haftalık yeni bir ilişkide kafede oturmak dışında nasıl etkinlikler yapabiliriz, birbirimizi de yavaş yavaş daha yakından tanimak istiyorsak?
0
FreSh
(29.04.23)
Maddi durumları bilemem fakat İstanbul’da yaşıyorsanız şu meşhur kamp sandalyelerinden alıp sahile ya da parka gidip içecek eşliğinde sohbet edebilirsiniz.
0
ulukayin
(29.04.23)
etkinlige gidin konser, tiyatro, opera
0
ala09
(29.04.23)
Dışarısı için yürüyüş, tiyatro veya günlük workshoplar olabilir. İlgi alanınıza göre yemek, tatlı, heykel, resim ve aklınıza gelmeyecek bir sürü şey var. Özellikle kadıköy civarı adım başı bu tarz yerlerle dolu. En kötü bisiklet sürüp termosla çay kahve içilebilir. Müze ziyaretleri yapabilirsiniz.

Ev için sabah kahvaltısı hazırlayın ya da film gecesi yapın. Evde pineklemek de en güzel seçenek. Hatta eve lego, yap boz alabilirsiniz. Kil alıp onunla vakit geçirmek aşırı eğlenceli oluyor.
0
ruhen hastayim ben
(29.04.23)
Konser, tiyatro vs. gibi birbirinizle konuşamayacağınız, gürültülü ortamlar çok kötü fikirler. İlişkinin başında karşıdakini tanımaya çalışıyorsun. Hem konuşabileceğin, hem de halini tavrını gözlemleyebileceğin bişeyler yapman lazım.

Ben genelde iş ciddiye binecekse eve çağırıp birlikte yemek yapıyorum. Birlikte bişey yapabiliyor muyuz, iletişim nasıl, yaptığı şeye özen gösteriyor mu, el marifeti var mı, temiz mi titiz mi dağınık mı vs. vs. milyon tane şeyi gözlemleyebiliyorsun.
0
plutongezegendegilmi
(29.04.23)
evde vakit geçirmek en iyisi. en çok eğlenip karşımdakini en iyi gözlemleyebildiğim zamanlar hep evde oluyordu. dışarıda kendin gibi olmuyorsun bence, hele tiyatro sinema tamamen vakit kaybı.
0
kaptan maydanoz
(29.04.23)
(4)

emine erdoğan - yunan başbakanı öpüşmesi

fatihkkk
emine erdoğan'ın eski yunan başbakanıyla öpüşürken görüntüleri var malum. geleneksel medyada bu görüntüeri yaymak yasaklı ama sosyal medyada da mı yasaklı? bu konuda hukuki bi gerekçe olabilir mi?eski yunan başbakanıyla emine'nin öpüşme görüntüleri nasıl oluyor da bu kadar bilinmiyor ki?
emine erdoğan'ın eski yunan başbakanıyla öpüşürken görüntüleri var malum.

geleneksel medyada bu görüntüeri yaymak yasaklı ama sosyal medyada da mı yasaklı? bu konuda hukuki bi gerekçe olabilir mi?

eski yunan başbakanıyla emine'nin öpüşme görüntüleri nasıl oluyor da bu kadar bilinmiyor ki?
0
fatihkkk
(20.02.23)
İnternette var abi zaten dediğin şey de bu şu an neden yayınlasın, yani sen olsan 100 yıl önce olmuş bi şeyi bugün ne gerekçeyle yayınlayacaksın, saçma yani.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(20.02.23)
Şimdi sen söyleyince baktım da öpüşme dediğin şey şu normal yanaktan öpmeli selamlaşma biçimi mi?
0
zimbirik
(20.02.23)
Afganistan’da yaşamadığımız için birbirini yanaktan selamlayan iki insanın fotoğrafının gündem olmaması çok normal. Hele ki Nuh nebiden kalan gündemse.
0
kaptan maydanoz
(20.02.23)
Erkeklerin elini bile sıkmayan bir zihniyet için yanaktan öpme nasıl normal oluyor yahu.
Başını örtmeyenlere ima yoluyla her türlü hakareti yapan bir zihniyet.
0
vizivozo
(20.02.23)
(5)

Ankara Yaşanabilecek Yer

krasich
Depremde zarar gören bir aile olarak ankaraya taşınmak istiyoruz sizce hangi semtte kalmalıyız. Ankarayı hiç bilmiyorum örneğin şu semtte şöyle insanlar kalıyor şurda evler hep lüks ama mantıklı değil, şuralarda hep siteler var ve fiyat performans olarak çok iyi vs gibi cevaplarınızı bekliyorum.(kir
Depremde zarar gören bir aile olarak ankaraya taşınmak istiyoruz sizce hangi semtte kalmalıyız. Ankarayı hiç bilmiyorum örneğin şu semtte şöyle insanlar kalıyor şurda evler hep lüks ama mantıklı değil, şuralarda hep siteler var ve fiyat performans olarak çok iyi vs gibi cevaplarınızı bekliyorum.(kirada kalacağız bir kaç yıl)
0
krasich
(10.02.23)
Bu soruya ailenin ekonomik durumunu bilerek cevap vermek gerekir
Şu kadar diyim, yenimahalle demetevler eski ve riskli yapıdır uzak dur
Bana göre maddi imkan yerinde ise çankaya ilçesinden şaşma
0
photo85
(10.02.23)
Bu arada çok geçmiş olsun
0
photo85
(10.02.23)
yenimahalle'de düzgün yapılar da var. çok geniş bir alan.

bütçe nedir acaba?

ayrancı, cevizlidere, dikmen(belli bir kısmı) düzgün yerler. tabii ben arabasız biri olduğum için hep toplu ulaşım rahatlığını da göz önünde bulundururum. araba varsa seçenekler artar.

çok geçmiş olsun. her türlü soruya yardımcı olabilirim.
0
another satisfied lover
(10.02.23)
Açıkçası bu konuda demetevlerin kötü bir zemine sahip olduğunun makalesini okumuştum.
Ben de Bağlıca taraflarını çok merak ediyorum. Depremde biz de aşırı fazla sallandık. 10.kat diye mi bilmiyorum ama baya kötüydü.
0
kaptan maydanoz
(10.02.23)
ailenin ekonomik durumu, evde yaşayacakların yaşam tarzı ve önceliklerinin ne olduğu önemli bu soruya cevap verebilmek için ama ben belli başlı bazı konumları özetleyim sana. semtleri pahalıdan ucuza doğru yazıcam.

çayyolu, yaşamkent, ümitköy vs. tarafları: son yıllardaki en gözde zengin yerleri. sonradan yapılaşan bir yer biraz da onun yapaylığı var. tabi uygun fiyatlı denebilicek evler de var burada daha ters taraflarında. merkez taraflara uzak bir yer ben o açıdan pek sevmem ama kendi içinde pahalı restoranların, kafelerin bol olduğu bir yaşam tarzı var. merkeze işim düşmez param da var diyenler için güzel bir alternatif.

oran: burası da zengin semti denebilir ama daha eski yerleşim bir semt. burası da genel olarak uzak görülür ama daha merkezi gene de. büyükelçilikler olsun, tunalı olsun o tarz eski ankara merkezlerine daha yakındır.

100. yıl: benim ankara'da yaşamak için gördüğüm 2 favori semtimden biri. burası da pahalı. odtü'nün dibi, öğrenciler, odtü hocaları vs. çoktur o yüzden insanı da epey güzel bir yer bu sebeple. burası da her yere yakındır aşırı merkezi. barlar, eğlenme mekanları vs. çok çeşitli olmasa da var. genelde odtü'de takıldığı için insanları pek öyle çeşitlendirme ihtiyacı görülmemiş sanırım.

ayrancı, hoşdere tarafları: diğer favorim de burası hatta 1 tık önde bende 100. yıldan eski ankarayı severim çünkü. hem aşırı merkezi hem de çok güzel bir semt. hem ağacı mağacı bol, bir sürü butik kafesi restoranı var, hem her yere yakın. kiraları gene pahalı denebilir ama yukarıdakiler kadar değil. eski olanlar içerisinde gayet güzel konumlarda nispeten uygun fiyatlı daireler de var. insanları düzgündür.

balgat, cevizlidere, çukurambar: merkezi yerleri pahalı ama daha ters taraflarında uygun fiyatlı yerler de var. aşırı olmasa da merkezi yerler. evleri fazla eski değildir genelde yapısı güzeldir o yüzden. buralarda akpli ve mhpli zenginler çok takılır ama gene de seçimlerde en çok oy chp'ye çıkar öyle bir tezatı var. bazı yerlerde lüks nargile kafeler, kebapçılar, künefeciler vs. var o yaşam tarzına uygun şekilde.

dikmen, öveçler: 17 yıldır dikmen'de yaşıyorum bence ankara'nın 1 numaralı fiyat performans yeri. ayrancı ya da 100. yıl taraflarına taşınamazsam burada yaşarım sonsuza dek. tabi dikmen büyük bir yer yukarılara çıktıkça oran'a gidiyosunuz ama orta veya aşağı taraflarından bir yer bulursanız merkezi epey. aşağı taraflarından ayrancı'ya yürünür bile. fiyatları ucuz semtlerden değil ama pahalı semtlerden de değil düzgün bir yerinden makul bir fiyata ev bulunabilir aramaya inanılırsa. tabi çok pahalı lüks yerleri de ters taraflarında oldukça uygun yerleri de var. kötü tarafı içinde neredeyse hiç eğlenme mekanı, güzel restoranlar vs. yok. ama her yere yakın olduğu için çok aramıyorum. dikmen vadisi gibi ankara'nın bence en güzel yeşil alanı olan bir yeri var baharda yazda gezmesi güzeldir. burada her türden insan vardır yukarda yazdığım yerler gibi homojen bir dağılımı yok. amiyane tabirle köylü görünümlü amcalar, teyzeler, bir zamanlar apaçi olarak nitelndirilen gençler vs. de boldur, chp kadın kolları görünümlü teyzeler, hipster gençler vs. de boldur. he bir de meşhur deyişte de değinildiği üzere yokuşu boldur.

batıkent, eryaman: merkeze uzak çayyolu taraflarına yakın ama onların aksine o kadar pahalı değil. nezih de semtlerdir, sakindir, neredeyse hep sitelerden oluşur. murat karayalçın dönemi planlanıp inşa edilmiştir gerçekten kaliteli planlama olduğu çok belli oluyor yolları geniş, yeşili bol. insanı da güzeldir. fazla eğlenme alternatifi yoktur bir de merkeze uzaktır ama bunlar dışında çok güzel semtler. 1 yıl batıkent'te yaşadım, ananem de ben doğduğumdan beri burada yaşıyor.

kolej, cebeci: buralar da merkezi epey kızılay'a yürünür, kolej zaten kızılay sayılır cebeci'nin aşağısı da yakın epey, yukarısı mamak oluyor. merkezin insan kalitesi açısından bir tık daha kötü tarafı sanırım. genelde öğrenci evleri çok olur burada ankara üniversitesi'nin siyasal bilgiler fakültesi, tıp fakültesi burada olduğundan dolayı. fiyatları da uygun diye biliyorum dikmen'den bir tık daha ucuz olabilir ya da aynıdır en fazla. çok detaylı bilmiyorum ama kafamda güzel bir alternatif gibi gelmiştir hep.

bence ankara'nın en yaşanılır yerleri buralar. bunlardan hiçbirine ucuz semt denmez diye düşünüyorum, denirse belki cebeci, kolej'e denir, güncel fiyatlarını bilemiyorum ama. ucuz denmese de pahalı da denmeyecekler var ama yukardakiler arasında. benim için ucuzluk önemli dersen ucuz bilinen yerler içinde "şurası fena değildir aslında" diyebileceğim bir yer pek yok maalesef. demetevler, mamak, keçiören, etimesgut, elvankent gibi ucuz yerler var. senin dünya görüşünü vs. bilmiyorum tabi ama ucuz semtler içerisinde ideolojisiyle ayrışan yerlerden bahsedebilirim belki. tuzluçayır, abidinpaşa, ege mahallesi. buralar genelde alevi ağırlıklı yerler, sol görüş ağırlıktır. tuzluçayır ve abidinpaşa merkezi denebilir cebeci'ye yakındır ama ege uzak biraz. hala öyle mi bilmiyorum ama ege mahallesi'ni özellikle biraz tehlikeli bir yer olarak da bilirim polisle çatışmalar vs olurdu burada değişmiştir belki durum bilmiyorum. bunlar dışındaki ucuz semtler genelde dindar, milliyetçi insan ağırlıklıdır.
0
semaforo de medianoche
(11.02.23)
(9)

Istemede kahveyi nasil pisirdiniz

tessera-tessera
Erkek tarafina da nasil geldi size kahve diye sorayim?Abuk sabuk videolar goruyorum internette. NEDEEEEN!!!https://twitter.com/turkoshitpost/status/1620852390873137160Edit:Ben cok sekerli yapmistim, esim sadece filtre kahve o bu icer, aci sever.Kucuk bir saka olsun diye baya bir seker koymustum.
Erkek tarafina da nasil geldi size kahve diye sorayim?

Abuk sabuk videolar goruyorum internette. NEDEEEEN!!!

twitter.com

Edit:

Ben cok sekerli yapmistim, esim sadece filtre kahve o bu icer, aci sever.
Kucuk bir saka olsun diye baya bir seker koymustum.
0
tessera-tessera
(02.02.23)
bana düz kahve geldi.
ben de hanım da hiç sevmeyiz bu sululukları.
0
teritori
(02.02.23)
Sade kahve geldi, boyle abukluklarla isimiz olmaz.
0
sertac akin
(02.02.23)
"Bana kahve yapma, sevmem biliyosun" dedim, yapmadı.
0
quaker
(02.02.23)
sade kahve geldi ama arkadaşı tuz falan eklemiş. shot yaptım direkt tadını hatırlamıyorum.

istemede kahveyi ekşi,kötü yapmak o kişiyi istemediğine işaret etmek için yapılan bir şey bu arada normalde. nedense normalleşti bu.
0
roket adam
(02.02.23)
Ben de tuz vs atmaya niyetim yoktu ama arkadaşım gizlice atmış cezveye. Allahtan o kadar az atılmış ki eşim farketmedi bile tuzlu olduğunu.
0
kaptan maydanoz
(02.02.23)
Valla dümdüz kahve yaptım, sadece o ortamda bazısı orta, bazısı sade istedi. Sayıları aldım, doğru bir biçimde fincanlara koydum ama hangi fincanda ne olduğunu bir anda unuttum. Herkes aldığı fincanda ne varsa onu içti, valla kendi adımı unutacak kadar heyecanlıydım. Hiç öyle tuzlu / acılı atraksiyonlara girecek halde değildim.
0
SiyamkedisiZorro
(02.02.23)
Eşim dikkat etmişti. Normal sade geldi bana da tadı kötü olursa içemeyeceğimi de biliyordu. Nazarlık çok çok çok az tuz koydum demişti sonrasında. Ben hiç hissetmedim içerken de.
0
drako
(02.02.23)
normal kahve yapmıştık, ne tuzlu ne çok şekerli değildi. standart işte.
0
deartheodosia
(02.02.23)
Tuz ve karabiberli kahve geldi bana. Yüzümü bile buruşturmadan içtim, bana normal kahve verdiklerini sanıp gülemediler bile :)
0
kimlanbu
(02.02.23)
(20)

Babanızın, annenizin size "Haklısın, kusura bakma" dediği oluyor mu?

burnley
Benimkiler bariz kabak gibi haksız oldukları tartışma konularında bile asla alttan almazlar. Burunlarından kıl aldırmazlar, gönlümü de almaya hiç çalışmazlar. Bu huylarından aşırı memnuniyetsizim yıllardır.Siz anneniz veya babanızdan özür mahiyetinde sözler duyuyor musunuz, duydunuz mu hiç? Böyle şe
Benimkiler bariz kabak gibi haksız oldukları tartışma konularında bile asla alttan almazlar. Burunlarından kıl aldırmazlar, gönlümü de almaya hiç çalışmazlar. Bu huylarından aşırı memnuniyetsizim yıllardır.

Siz anneniz veya babanızdan özür mahiyetinde sözler duyuyor musunuz, duydunuz mu hiç? Böyle şeyler sadece filmlerde mi yaşanıyor diye meraktayım, hiç bana denk gelmediği için.
0
burnley
(03.01.23)
Hayır. Anne babamızı zihnimizden sildirebilsek keşke.
0
ruhen hastayim ben
(03.01.23)
Babam zor da annem der. Annemle karşılıklı bu konularda baya rahatiz. O kirilirsa söyler ben kırılırsam ben derim.

Babam aynı kendi annesi babasi gibi özür dileyemeyen hatasini kabul edemeyen biri. Çok iyi adam ama malesef böyle.
0
logisticsmanager
(03.01.23)
annemin hata kabul ettiğini hiç görmedim.
0
mikahakkinen
(03.01.23)
Hatalarini kabul ederler. Zor oluyor ama ediyorlar.
0
kuzey li
(03.01.23)
Evet olabiliyor; ancak çok çok büyük oranda iş işten geçtikten sonra. Ben de artık zaten çok tartışmaya girmeye mahal verecek bir iletişim yürütmüyorum onlarla.
0
lüzumsuz adam
(03.01.23)
Oluyor, özür de diliyorlar hatalı olduklarında. Canlarım, özledim onları:(
0
Amaranta ursula
(03.01.23)
ben gelecekteki çocuklarıma derim. öyle klasik ebeveyn egosu yok bende. benim babam dünyadaki en saçma egolu insan olabilir. bir çok konuda dünyada benden daha çok bilen yoktur, demişliği var. öyle bir tavrı var demiyorum. bunu direkt söyler. asla haksız olabileceği bir konu olamaz, teklif dahi edilemez. en basitinden, tavla oynardık, internetten taktik öğrenip çat çat 5-0 5-0 yenerdim. şansa yendin derdi. taktiği anlatmaya çalışırdım, dinlemezdi. hayır sen taktik sanıyorsun ama şans derdi. ben daha iyi bilirim, internette okuduğunu da biri yazıyor. ben ondan daha iyi bilirim derdi. egoya bak. bu en basit konu. her alanda ya, bilim desen bilim, ekonomi desen ekonomi.

bize miras kalmıştı. herşeyi satıp nakde çevirip bir hisseye basmıştı. hisse de bedelli yapmış, rüçhan hakkı vermiş. bu tabii kimseye sormaz, her şeyi bilir ya. rüçhan zamanı geçince borsadaki parası yarıya düşmüştü. o zaman bile kendinde kusur görmedi. annemize yaptıkları, üvey annenin yaşattıkları, kendi yaptıkları. adamın hayatında doğru hiç bir şey yok. şimdi emekli ve yapayalnız. hala dimdik durur. 10 yıldır görüşmüyoruz. arasam ilk diyeceği şey, sen bilmezsin, ben bilirim.
0
gabe h coud
(03.01.23)
Evet özür dilerler, gönlümü alırlar. Babam daha çok özür diler, haklı olsa bile..
0
kaptan maydanoz
(03.01.23)
Öyle bir doğa olayı henüz gerçekleşmedi.
0
yazdonumu
(03.01.23)
Soruyu okuyunca güldüm :D

Hatalı oldukları nokta olduysa, yaptıkları şeyleri unuturlar. Ben öyle demedim, öyle bir şey olmadı falan derler.
0
jazzabel
(03.01.23)
hayır tabii ki.. yanlışlıkla ayağıma falan bassalar yine benim yüzümdendir :D:D
0
theseachange
(03.01.23)
Babam bazen diyebilir bu tür şeyleri ama annem asla. Kendi kendine sorun çıkarıp büyütüp üstüne ne olursa olsun kendisini haklı, beni ve kardeşimi kötü evlat görme konusunda bir başarı öyküsü var kadının.
0
ms brownstone
(03.01.23)
babam der, annem asla demez. ana cunku o dkjs
0
Kittie
(03.01.23)
benimkiler der/derdi. ben de çocuğuma kırıcı olursam söylüyorum.
0
galahad reloaded
(03.01.23)
annemden çok duyuyorum
babamdan duymazdım çünkü hep o haklı olurdu :D
0
neira
(03.01.23)
Annem bizi kıracak bir şey yapmaz, yapsa da derdi. Babam o an sinirliyse demez bir şey ama sakinleşince çokça diler özür. Kendince neden öyle sinirlendiğini filan detaylarıyla açıklar. Annemden hiç "özür dilerim" lafı duymadım, kırmadı çünkü (tabii çocukken olanlar ayrı) ama babam sürekli diler.
0
hayalhayal
(03.01.23)
asla olmadı, bunu kardeşimle defalarca söyledik yüzlerine de. geri dönüş yok. ortadoğululuk kanlarına işlemiş. klasik bağnaz türk aile yapısı. bireyselliği saygısızlık gibi algılıyorlar.

tartışma esnasında o yüzden he diyip geçiyorum artık. kardeşim kıyamam halen daha can hıraş kendini savunmaya çalışıyor.
0
Hallegadola
(04.01.23)
Bu vesileyle annesinden, babasından özür içerikli sözler duyabilen şanslı evlatlar olduğunu da okuyup öğrenmiş oldum. Vay be, demek sadece filmlerde olmuyormuş, gerçekten de bunu yapabilen anne, babalar olabiliyormuş bazen.

Valla değerini bilin, benim gibilere hayatı boyunca görmesi nasip olmayacak olan bir şey.
0
🌸burnley
(04.01.23)
annemin olur. o açıdan ilişkimiz iyidir. ikimiz de hatalarımızı kabul edip özür dileyebiliriz.

rahmetli babam hiç öyle değildi ama maalesef. hep burnunun dikine gider, kimseyi dinlemez, hep kurban kompleksiyle davranırdı. asla yanlış bir şey yapmış olamazdı, sorun hep başkalarındaydı veya değilse bile işler öyle gelişmişti.
0
mark greg sputnik
(04.01.23)
Henüz başıma gelmedi. İkisi de her boku en iyi kendileri bilirler. Derdini güzellikle de anlatsan bağıra çağıra da anlatsan duvara konuşmuş gibi olursun.
0
yürümeyin
(09.01.23)
(12)

iade

hknty
amazon'dan bir ısıtıcı aldım. 1-2 gün kullandım. bir de kurarken vidayı yanlış yere takmışım alt tarafında ufak bir şekilde boyası soyuldu. vida izi kaldı. iade edip başka bir modelini almak istiyorum. bunun kademe ayarı yok çünkü. amazon alır büyük ihtimalle ancak etik mi bu yaptığım? 1- iade edece
amazon'dan bir ısıtıcı aldım. 1-2 gün kullandım. bir de kurarken vidayı yanlış yere takmışım alt tarafında ufak bir şekilde boyası soyuldu. vida izi kaldı. iade edip başka bir modelini almak istiyorum. bunun kademe ayarı yok çünkü. amazon alır büyük ihtimalle ancak etik mi bu yaptığım?


1- iade edeceğimi bildiğim halde dün bir 8 saat kadar kullandım. bundan dolayı da iade etmesem mi diyorum.

2- etik gibi geliyor sonuçta yalan söylemeyeceğim ve kontrol edecekler. sorun edecekleri bir şey olursa zaten kabul etmezler. ancak emin olamıyorum.

iade edip başka bir modelini alayım mı, kalsın mı? ürün alıp, kullanıp son gün iade edenler var ama suistimal etmek istemiyorum.
0
hknty
(26.12.22)
bana göre etik değil. artık kullanılmış ve defolu ürün oldu ve tekrar satılamaz. kademe ayarı olup olmadığını kontrol edip almalıydınız.
0
deartheodosia
(26.12.22)
bu şekilde iade alıyorlarsa neden etik olmasın? sonuçta kabul etmeyebilirler ama ediyorlar, sen de bir şey gizlemiyorsun.
0
elorelia
(26.12.22)
ben iadeye gönderirim firma alırsa alır almazsa almaz..
0
lcha
(26.12.22)
az da olsa kullandığınızı ve vida izini sizin yaptığınızı belirterek iade ederseniz neden etik olmasın? müşteri memnuniyetini ön planda tutup bu şekilde kabul ediyorlarsa hiçbir beis yok bunda. ama bunları söylemeden iade ederseniz etik olmaz elbette.
0
mustafakesekci
(26.12.22)
İade ettiğinizde vida izinden dolayı iade ettiğinizi düşünebilirler bu şekilde iade alınırsa sebebi budur yani.

Benim için hiç etik değil , ayıp.
0
kaptan maydanoz
(26.12.22)
Sıfır ürün aldığınızı düşünürken kargodan sizin iade ettiğiniz gibi bir ürün çıksa ne düşünürsünüz? Ürünü bilerek kullanmışsınız ve artık ikinci el oldu, yapmayı düşündüğünüz şey etik değil.
0
boyalı kuş
(26.12.22)
3 kuruşluk şey amazonun kesinlikle umurunda olmaz. adamlar 350 liraya aldığım ayakkabının burnu açıldı diye çöpe atın biz yenisini yollarız dedi. direkt iade edin gitsin.
0
neira
(26.12.22)
dayanamadım yazacağım. tüm gerçekleri belirterek iade ettikten ve amazonda bunu kabul ettikten sonra, olay bizim için burada bitmiyor mu? yani amazon o ürünü başkasına sıfır niyetine satar satmaz o amazonun etik değerlerine bağlı. bizi ilgilendirmez ki.
0
elorelia
(26.12.22)
üründe hatalı montaj ve soyulma var ise iade etmemelisiniz. amazon iadeyi kabul edebilir ancak satıcıyı mağdur eden bir durum. sonuçta bu ürün size gelse siz istemeyecektiniz.
0
kondansator
(26.12.22)
fotoğrafları ekledim. alt bölümünde en alttaki boşluğa vida girecek sandım. onu takıp çıkarınca bir çizilme oldu.

-şu açıdan etik gibi geliyor. ben iade edicem ve kabul etmeme şansları var. bunu değerlendirme hakları onların ellerinde. doğal olarak sıkıntı gördükleri bir şey olursa kabul etmezler.

-kullanma konusu şöyle. bir 3-5 saat nasıl bir ürün diye deneme amacıyla açmam gerekiyor zaten. ama sonra 8 saat kullanmak etik gelmedi.

-durumu amazon'a belirteyim diyicem ama nasıl belirtilcem bilemiyorum. yani fotoğrafı ulaştırmak zor.
0
🌸hknty
(26.12.22)
normalde etik değil ama yine aynı satıcıdan alacaksanız ve vida izi önemsiz gözüktüğü için vicdan yaralamaz

satılan ürün kaliteli ve tarif edildiği gibiyse satıcıyı kargo masrafına sokmamak için iade etmemeye çalışırım normalde
0
bir soru sorcam
(26.12.22)
şu açıdan etik gibi geliyor. sonuçta benim iade etmek kabul etmek zorunda oldukları anlamına gelmiyor inceleyip sorun yoksa kabul edecekler. onlar için sıkıntılı bir durum varsa geri gönderebilirler. ancak o soyulmayı benim yaptığımı bilemezler ve umursamazlar büyük ihtimalle. müşteri hizmetlerine mi yazsam? fotoğraf da gönderemem onda.
0
🌸hknty
(26.12.22)
(9)

Evlilik masraflarını nasıl ödediniz?

sacrilegious
Sb, aslında. Evlenirken çıkan dev masrafları nasıl yaptınız eşinizle? Mesela ev eşyalarını alırken falan eşinizle beraber mi ödediniz yoksa aileler geleneklere göre yardımcı mı oldu? Şimdi biz ikimiz de çalışıyoruz, ailelerin durumlar da iyi. Ben dedim ki romayı tekrar keşfetmeye gerek yok gelenekle
Sb, aslında. Evlenirken çıkan dev masrafları nasıl yaptınız eşinizle? Mesela ev eşyalarını alırken falan eşinizle beraber mi ödediniz yoksa aileler geleneklere göre yardımcı mı oldu?

Şimdi biz ikimiz de çalışıyoruz, ailelerin durumlar da iyi. Ben dedim ki romayı tekrar keşfetmeye gerek yok geleneklere göre olsun. İşte erkek tarafı şunları şunları alır kız tarafı bunları bunları alır belli zaten yani. Kimse kendini kötü hissetmemiş olur böylece dedim. Çünkü ailelerin ikisi de ellerinden geleni yapmak istiyor ama nasıl yapalım diye bize soruyorlar. Siz nasıl yapmıştınız?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(25.12.22)
Biz beyaz eşyayı birkaç akrabaya düğün hediyesi olarak aldırdık. Bekarlık eşyaları ile eve çıkıp yavaş yavaş yeniledik. Kimseye de "siz şu odayı alın, biz bunu alalım" demedik. Ama madem durumlar iyi, geleneksel ilginçlik konusunda da kimsenin bir rahatsızlığı yok, bence hiç kafa bulandırmayın. Herkes ne alması gerekiyorsa alsın.
0
prole
(25.12.22)
düğün istemedik ama eşimin ailesi özendi diye masrafları kendilerinin olacak şekilde düğün yapıldı :)
kına da yapmak istemedim, benim annem özendi diye kına gecesi yapıldı, elbette masraflar annemin oldu.

ev eşyalarının %50si benim bekar evimde vardı onları kullandık. geri kalanı için kredi çektik, ödüyoruz. çok borcumuz olmadı zaten kredi de çerez parası kaldı 6 ay içinde.
takılan altınları da harcadık üstünüze afiyet yedik.

edit: alttaki cevaba istinaden ailelerin böyle bir zorunluluğu olmadığınu tekrar belirtmek istiyorum. siz evleniyorsunuz diye niye masrafa girsinler ki. evini düzemeyecek kişi evlenmesin zaten.
0
kaptan maydanoz
(25.12.22)
Biz de başta ailelerden destek bekledik. Benim taraf komple hazır değilmiş ne evliliği, ne düğünü, ne evi şu zamanda !!! dediler. Bir de sorduğumuz ve beklenti içine girdiğimiz için eşim paragöz oldu ben de hayırsız evlat oldum.

Sonuç olarak kız istemeye de gelmediler, nişana da gelmediler, taşınmaya da yardım eden olmadı, evimizde de 1 tane çakılı çivileri yok. Sadece nikaha geldiler 2 altın takıp gittiler sağolsunlar..

Eşyaları eşim aldı, merasimlerin masraflarını da ben 50k kredi çektim. Totalde 100k falan harcamışızdır. Mutfak eşyaları ve çeyizlik şeyler eşimin ailesi tarafından geldi.

Yetti yani çok da güzel oldu hepsi o kadar olmusuzluğa rağmen. Çok uçup kaçmaya gerek yok.
0
ananiyimioguz
(25.12.22)
Düğünü ben ödedim, kınayı kız tarafı. Evim hazırdı, başka masrafımız olmadı.
0
gabe h coud
(25.12.22)
Valla sizlerin ailesi böyle degildir de, annemle babam 60 yaşına geldiler hala bu "geleneğe göre" durumunun tatavasini yaptıkları olur birbirlerine. Ben evli değilim hiç o süreçlere de girmedim de, olsa bu yüzden mümkün mertebe aileleri karistirmazdim gibi geliyor.
0
encokbenisevinnolur
(25.12.22)
Eşimin ve benim birikmişim vardı eşyaları ve masrafları o şekilde karşıladık. Nişan kız tarafının evinde oldu, düğünüde benim taraf karşıladı ufak bir çevre ile uçup kaçmadan yaptık. Kafalar uyuşunca her şey halloldu.
0
mirty
(26.12.22)
Evlenmeden birkaç yıl önce ben heralde kafama göre birini bulamam deyip kendim birçok ev eşyasını taksitle almıştım zaten. Evlendiğimizde de o eşyalara birkaç parça daha ekleyip kullanmaya devam ettik, sonrasında da fırsat buldukça yeniledik.

Eşim memur ben ise mühendisim. Ailelerimizin durumu da iyi değil ikimizin de. Düğünde babama düğünde verilecek yemeği ödettim (bizim oralarda yemek verilir), geri kalan tüm masrafları takılar dahil ben üstlendim, eşimin tarafındaki masraflar da genel olarak eşim tarafından karşılandı.

Düğün yaptığımız sene işlerim çok iyi olduğu için bir şekilde işin içinden çıktık, şimdi olsa gözüm yer miydi bilmiyorum.
0
va
(26.12.22)
düğün tarzı bir yemek yaptık bizimkiler ödedi
kız tarafı nişanı ödedi
beyaz eşya vs ev eşyalarının büyük kısmını bizimkiler ödedi
onun dışındaki her şeyi eşimle beraber çoğunlukla ben ödedim
ailelere ekstra bir isteğimiz hiç olmadı ama ödemek istediklerinde de hayır demedik. onlar da kendilerince mutlu oldular.
evi ben evlenmeden önce kendim almıştım zaten, orada bir destek beklemedim.

seçim aşamasına kimseyi karıştırmadık bu arada. çıkan masrafları da minimum tuttuk (yani ev eşyalarını arçelik falan seçtik öyle uçuk markalar almadık, ya da 100 çeşit yatak odası takımı falan almadık)

eğer imkanınız varsa her şeyi siz ödeyin, isteyen takı taksın. para alan emir alır, sen şunu almıştın, ben miele alacaktım da baban regal almıştı tarzı ıvır zıvır olası muhabbetlerin de önüne geçmiş olursunuz.
0
roket adam
(26.12.22)
erkek tarafı olarak düğün yeri yemeği gelinlik ve gelin takıları ve beyaz eşyaları masraflarını erkek tarafı, mobilya,damatlık, kol saati ve kına (eşimin memleketinde) masrafları gelin tarafı, ufak tefek küçük ev aletlerini ve diğer eşyaları kendimiz aldık. beyaz eşya-mobilya masrafı için ikimiz de ailelerden eşit miktar aldık
0
bugisme
(26.12.22)
(10)

Kedim balkonda yatıyor

sacrilegious
Hemen belirteyim balkonumda kedi filesi mevcut. Antalya’da yaşıyorum. Yazın sıcaklarda kedimin yatağını balkona çıkarmıştım. Şu an dışarısı 10 derece ve kendisi balkonda yatmak için ağlıyor. Ben balkonu açık bırakmaya okeyim artık. Tek kaygım soğukta yatmak sağlığına zarar verir mi?Teşekkürler
Hemen belirteyim balkonumda kedi filesi mevcut. Antalya’da yaşıyorum. Yazın sıcaklarda kedimin yatağını balkona çıkarmıştım. Şu an dışarısı 10 derece ve kendisi balkonda yatmak için ağlıyor. Ben balkonu açık bırakmaya okeyim artık. Tek kaygım soğukta yatmak sağlığına zarar verir mi?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(22.12.22)
Yatağı içeri alsanız yine ağlar mı?
0
kaptan maydanoz
(22.12.22)
@kaptan maydonoz maalesef yatağı içeri almak da çözüm olmadı
0
🌸sacrilegious
(23.12.22)
verir.
0
rakicandir
(23.12.22)
deliler işte. ben balkona bir sürü paspas koydum biraz soğuğu tutsun diye. bir de karton kutu (soğuğu çok iyi engeller).
0
sert siyah krom
(23.12.22)
üşürse içeri girmek ister zaten. o hayvanın çok daha ciddi soğuklarda doğada ormanda hatta sokakta hayatta kalabildiğini düşünürsek bence bişey olmaz.
0
orpheus
(23.12.22)
Kedi yavru değilse bir şey olmaz.
0
pispinti
(23.12.22)
soğukta yatmak sağlığına zarar verir.

birincisi, sokak kedileri de sokakta hasta oluyor zaten.
yani sokakta kedilerin bazıları sağ kalıyor, hepsi hasta olmuyor, soğukta yaşıyorlar diye üşümediklerini, hastalanmadıklarını vb. zannetmeyelim.
ikincisi, ev kedisi sokak kedisiyle bir değil, bünyeleri daha hassas ve soğuğa alışık değil doğal olarak.
0
blatta hiberna
(23.12.22)
Bizim evde de var öyle bir deli. Balkona çıkmak istiyor dışarısı 6-7 derece. Camlar kapalıyken çıkarıyoruz. Orada yatmayı seviyor. Zaten üşüyünce, acıkınca ya da susayınca içeri girmek için miyavlıyor. Alıyoruz içeri. Biz sorun yaşamadık. Kedinin bünyesi çok hassas değilse çıksın bence. Bu arada benim diğer kedinin bünyesi daha sağlam ama o çıkmak istemiyor. Bünyesi daha zayıf olan çıkıyor ve sorun yaşamadık hiç.
0
Dr_Stat
(23.12.22)
Kedi kapısı takın, balkona da kedi evi koyun veya duvara raf koyun üzerinde takılsın.
Ben iki balkona da kedi kapısı taktım, büyük balkonun duvarına 8 tane raf koydum gezinsinler tepelerde diye.
0
hasmetizm 2046
(23.12.22)
korunabileceği birşey yoksa zarar görür. nalburdan strafor alıp bir koliyi kullanarak yuva yapın, içine de polar bir battaniye bırakıp giriş kapısı rüzgar almayacak şekilde yerleştirin. ayrıca yine nalburdan kalın naylonlardan alıp bu koliyi sarın. naylonları şerit keserek kapıya perdeleme yaparsanız o zaman etkilenmez.
benim yaptığım bir uygulamayı aşağıda görebilirsiniz. yuva balkonda olacağı için siz koli kullanabilirsiniz.
www.instagram.com
0
surprise
(23.12.22)
(16)

Üniversiteye hazırlanırken günde kaç saat ders çalışıyordunuz?

duchess jessamine
sb
sb
0
duchess jessamine
(20.12.22)
Sınavın olduğu sene Ocak ayına kadar tüm konuları bitirmiştim. O zamana kadar okul ve dershane dışında günde 2-3 saat. Ocak sonunda dershaneyi bıraktım. Okulda başkandım (tabii ki de) ve sabah okula gidip, o günün hocalarından imzaları toplayıp eve dönerdim. Rapor falan mümkün değildi benim için. Öğleden sonra bir full test çözerdim. Sınava kadar her gün. Bu şekilde ilk 1000'e girdim.

20-21 sene öncesi bu anlattığım :) şimdi aynı değildir. o zaman internet yoktu, ig yoktu, herkesin tek tip tayt üstü oversize kıyafetleri yoktu. top oynamak ve dersten başka bir şey yoktu hayatımda.
0
gabe h coud
(20.12.22)
10 saat çalıştığım oldu. Şimdiki aklım olsa çalışmazdım. :)
0
dissendium
(20.12.22)
Günlük ortalama 3 saattir. Şimdi olsa ben de çalışmazdım. Değmiyor çünkü.
0
seaman
(20.12.22)
sifir saat. simdiki aklim olsa biraz calisirdim
0
ala09
(20.12.22)
neredeyse hiç çalışmadım.
0
co2s2
(20.12.22)
Hiç.
0
ruhen hastayim ben
(20.12.22)
Günde 8 saati geçmeyecek şekilde haftada 48 saat.
0
herp
(20.12.22)
Lisede not ortalamam 96 küsürde olan derece öğrenciydim, dersi derste öğrenme işinin ustasıydım, 12. sınıfa geldiğimde eksik denecek bi konum yoktu önceki senelerden. 2014'te girdim sınava, yani okul, dershane falan dışında hiç çalışmadığım da oluyodu günde 4-5 saat çalıştığım da ama temelim baya sağlam olduğu için aşırı kasmadım. YGS'de ilk 1000'e girince baya salmıştım hatta istediğim yer geliyor diye, sonra 12. sınıf konularının ağırlıkta olduğu LYS'de biraz çaktım 3000. oldum.

Şimdiki aklım olsa yine o kadar çalışırdım çünkü rahat geçirdim 12. sınıfı. Asıl ders çalışma sıkıntısını TUS'ta yaşadım ben. Lise konularını çalışmayı seviyodum zaten ama tus konularına çalışmak işkence gibiydi ve kendimi zorlamam gerekiyordu. O yüzden TUS'ta çok iyi bi sonuç alamadım yine iyi kötü girdik bi yerlere
0
nundu
(20.12.22)
Neredeyse hiç çalışmadım, çok pişmanım. Hadi üniversite sınavına çalışmadım, üniversitede biraz emek verseydim mezun olduğum matematik bölümünden ekonomi, yazılım, veri bilimi, kriptoloji gibi bir alana kayabilirdim ama anca öğretmen olabildim. Şimdi istediğim gibi bir hayat yaşamak, işe yarar biri gibi hissetmek için güzel bir üniversitede önü açık bir bölüm okuyorum. Ama yaş olmuş 27, çoluk çocukla okumak da kolay değil.

Eğer sınava hazırlanıyorsanız, kapasitenizin elverdiği en iyi dereceyi yapmaya bakın. Çünkü bu sınav birçok kişinin ilerde yaşayacağı hayatı belirliyor.
0
Erestor
(20.12.22)
Ben hazırlanmaya geç başlamıştım, siniftakilerin gerisindeydim kendi planimi oluşturmuştum sonra geriden gelip yakaladım sınıfı dönem ortasında. Okuldayken hocalar ses etmediği için genelde hep test cozerdim. Test grubumuz vardı zaten kapanır çalışırdık. Matematik geometri çözmekten deli gibi zevk aldığım için saat hesabı hiç yapmadim. Evde TV falan izlerdim okuldaki gibi calismazdim ama 6-8 saat olduğu olmuştur herhalde toplamda. Sayısal hariç her puan türünde (ea dil sözel) ilk bindeydim, he hiçbir boka yaramadi orası ayrı, şimdi yine Sürünüyorum. Keşke bilgisayar muh falan okuyup yazılımcı olsaydım.
0
sanguine
(20.12.22)
Ben dershanede rekabetin en yüksek olduğu şubelerinden birindeydim 2011-2012 eğitim öğretim yılında ve eşit ağırlık derece sınıfındaydım. Eve gelince ders çalışacak halim kalmazdı hiç, Duyuru’ya girerdim ve millete şu bölüm nasıl bu bölüm iyi mi falan diye sorular sorardım :D

Dershanenin o ortamından dolayı 7k yapmıştım bi şekilde. O dershanenin o şubesine gitmeseydim asla yapamazdım, benden beklenecek bi şey değildi. Sonra Marmara Hukuk yazdım. Sıra arkadaşım 17’nci olmuştu Galatasaray Hukuk yazdı. Sınıfın en kötü sıralaması bendeydi :’)

Bazı dershane arkadaşlarımla ve hocalarımla görüşüyorum hâlâ, güzel ortamımız vardı bayağı havalıydık o zamanlar :d

BİBİP: Soruya cevap vermemişim ya... Okul vardı zaten, okuldan sonra da dershaneye gidiyorduk işte, akşam 8'de falan eve dönüyordum, evde çalışmıyordum. Dershanede 4 saat falan zaman geçiriyordum; o esnada full çalıştığım da oluyordu, 4 saatin yarım saatini çalışarak geçirip geri kalan zamanda takıldığımız da oluyordu. Değişken yani. Hadi ortalama 2 saat diyelim.
0
vedatchilipeppers
(20.12.22)
sınavdan önceki hafta deneme çözmüştüm. doğru yaptığım soruları dahil incelemiştim. İyi soruları olan setlerdi. Üniversite dahil ders çalışmadım ama dersi dinledim ve anlamaya çalıştım. o şekilde oldu. Yoksa olmazdı. İyi de oldu. Kötü değil. evet.
0
sparkle kiddle
(20.12.22)
Hiç saat.
Ünide de hiç saat.

Çok pişmanım geri dönebilsem günü gününe çalışırım. Bilgisayar mühendisiyim yazılımcıyım yine de bir okula girip ders çalışmak istiyorum :,)
0
kaptan maydanoz
(20.12.22)
4-5 saat en az, sonuç Boğaziçi. Şimdi olsa çalışmazdım :’)
0
damba
(21.12.22)
sinava girdigimde daha konular bitmemisti. hayatimdaki en buyuk essekliklerde zirveye oynar.
0
antikadimag
(21.12.22)
uzerinden 20 sene gecti. 4 sene gunde 10 saat calisip calisip isin sonunda bir baltaya sap olamayan da gordum, fazla iplemeyip derece yapani da. bu kesin buyuk adam olur dediklerimin bazilari issiz surunuyor, bundan bir cacik olmaz dediklerimin bazilari da koseyi dondu, yattan inmiyor.

universite sinavi hayattaki engellerden sadece biri. ileriye donuk cok da bir fikir verdigini soyleyemem o yuzden cok da kafaya takmamak lazim.

hayattaki en onemli seylerden biri ne bilip bilmediginin farkinda olmak. bunu da baskalarina bakarak anlayamazsin, aynada kendine bakacaksin ve ona gore ilerleyeceksin. kolay gelsin..
0
cooperr
(21.12.22)
(14)

remote calismaktan memnun musunuz

Kittie
hayatinizda neleri degistirdi olumlu/olumsuz?bence trafikte bogusmak ve sabah uyanma acisindan iyi ama ben biraz olumsuz hissediyorum artik.onceden kendime daha cok bakiyordum ornegin.simdi bazi gunler dustan cikip sacimi kurutmadan oylece toplayip calisiyorum mesela. eskiden fon mon derken aslinda
hayatinizda neleri degistirdi olumlu/olumsuz?

bence trafikte bogusmak ve sabah uyanma acisindan iyi ama ben biraz olumsuz hissediyorum artik.
onceden kendime daha cok bakiyordum ornegin.
simdi bazi gunler dustan cikip sacimi kurutmadan oylece toplayip calisiyorum mesela. eskiden fon mon derken aslinda daha yipranmasi gerekirken saclarim artik daha sonuk nedense.
ve artik pek ust bas alisverisi de yapmiyorum. eskiden hmmm sunla giyerim falan diye bi seyler alirdim illa. bi sey alasim da gelmiyor artik.

hareketsiz yasam da cabasi. bunun icin spor salonuna yazildim ki kapali alanda spor fikri hic sevmedigim bi seydir hala da alisamadim.

bi de ilk basta aa ne guzel saat 6da evdeyim hadi arkadaslarla bulusayim seklindeydim ama artik evden cikasim da gelmemeye basladi. kisin gelmesi degil meselea. yazin da vardi bu bende.

sizde durumlar nasil? genel olarak bu konuda dusunceleriniz neler?
*yorgunum biraz. erken uyumazsam tick atarim, yoksa sabaha
0
Kittie
(15.12.22)
her gün mesaili ofis zorunluğum olsaydı kesinlikle istanbul’da yaşamazdım hatta yurtdışına taşınırdım o kadar diyeyim.
hareketsizlik dışında hiç bir dezavantajı yok remoteun o da benim kendi tembelliğim. salon var havuz var gitmiyorum.
sosyalleşme vs istediğim zaman iş arkadaşlarımla buluşuyorum zaten. ki remote çalışmak beni daha sosyal yaptı, artık hem dışarıda hem arkadaşlarımla daha kaliteli zaman geçiriyorum. üst baş alışverişinde de iş için kıyafet masrafım olmadığı için artık daha kaliteli şeylere bakabiliyorum.

yani remote ya da hibrit forever diyorum allah bir daha ofise düşürmesin.
0
roket adam
(15.12.22)
Hayat kalitesinin bu kadar dusuk oldugu ulkede remote ya da hibrit forever +1, hatta mumkunse hibrit bile olmasin. Spor konusunda disiplinliyim, o konuda hic etkilenmedim; ofiste sevdigim uc-bes insani ofis disinda da goruyorum zaten. Sadece bagdas kurup oturarak calismaya alistigim icin dizlerim fena durumda, o kadar da olur.
0
argaladhel
(15.12.22)
normalde istanbul'da ikamet ediyordum vve hibrit bir işim vardı, bu pandemi mevzusu daha tam başlamadan yurtdışına taşındıktan sonra tabi tamamen remote oldu ve çok çok memnunum kesinlikle diğer türlüsü her tür zaman ve maddi kayıp, fiziksel yorgunluk da cabası oluyor ofise gitmek için verdiğin çaba kesinlikle gereksiz.. hareket kısmı da bence aynı sonuçta ofiste de 8 saat full oturuluyor bir değişiklik olmadığı gibi bir de lokasyona bağlı bir ton yol çekiliyor saatlerce.. evden çalışma kısmında bence kendinize zaman zaman sizi motive edecek mekan değişiklikleri yapın; örneğin haftada 2 cafe çalışacağım yada şu günün yarısı evden öğleden sonrası da şurada çalışacağım diye.. hangi şehirdesiniz bilmiyorum ancak her yerde pek çok cafe, kütüphane, ortak çalışma alanları mevcut hatta mesai sonrası için bulunduğunuz yerlere yakın etkinlikleri de kovalayıp kendinize plan yaparsınız.. belki bunlar o evden çıkamama durumunuza iyi gelecek küçük hap öneriler olabilir..
0
crackcodemood
(15.12.22)
Çok memnunum.
0
Amaranta ursula
(15.12.22)
Cok memnunum, her sabah sabahin korunde gunesten once kalkip dus alip fon cekip giyinip makyaj yapip 1 saat yol gitmeyi delilik olarak goruyorum.

Biyerlere giyinip hazirlanmak, aynada kendini guzel gormek guzel sey. Gecen remote bir etkinlikte kameralar acik olacak diye ceket filan giydim, sacima fon cektirdim, esim keske arada bir boyle calissan dedi sonra ahahah :D

Fakat bunlari yapmak icin ille de ofise gitmeye, hele hele her gun gitmeye kattiyen gerek yok. Insanlarla disarda da bulusuluyor neticede, bakima sarf edeceginiz eforu o zaman da sarf edebilirsiniz, ki benim icin ofise gitmekten cok daha iyi oluyor, daha guzel ozeniyorum.

Spor konusunda da tam tersini dusunuyorum, ben hayatimda spor yapmis insan degilim, salona git isin spor yap sogu esne dus al sac kurut geri gel vs bence asiri zaman alan bisey. ancak evden calistigim icin zaman konusunda cok daha esnegim, basit bi sekilde evde agirlik kaldirip indirebiliyorum mesela 30dk lik bir bosluk buldugumda, veya binanin etrafinda 3-5 tur kosup gelebiliyorum. ofiste boyle seyler yapamiyordum.
0
taurina
(15.12.22)
Aşırı memnunum, sırf 2 ayımı remote iş aramaya adadım ve nihayetinde şans yüzüme güldü: 3 aydır remote çalışıyorum.

Avantajları:
- İstediğim şehirde yaşayabilirim, İstanbul'un kaosuna mecbur değilim artık.
- Hergün 2 saatim trafikte gerginlikle geçmiyor, hayatıma 2 saat (ve hatta öğle arası ile 3) ekledim.
- Ofistekilerin boş muhabbetinden kurtuldum. (Bazı insanlar ofise gitmeye sosyalleşmek diyor ama benim için züldü)
- Masamı değiştirdim ve ayakta da çalışabildiğim yükseltilebilir bir masa aldım; boyun fıtığımın ağrılarından kurtuldum. Çalışma odamı keyfime göre düzenledim, ofiste cam açıp oksijen almak için bile kaç kişinin onayı gerekirdi...
- Ofisin sunduğu yemeklere ve hergün saat 12'de yemek yemeye mecbur değilim artık.
- Çalışırken müzik dinleyebiliyorum.

Dezavantajları:
- 404 not found
0
anx
(15.12.22)
Değilim. Hiç değilim. Sizin hissettiğiniz birebir aynı şeyleri hissediyorum.
Aynı evde çalışıp aynı evde yaşayınca çalışma alanı kavramını kaybettim. Bazen haftasonu da iş yapmam gerek hissine kapılıyorum. İş hayatımda daha büyük bir odak haline geldi. En olumsuz etkisi buydu.
Evde olduğum halde vücut olarak daha yorgun hissediyorum.
Daha bakımsız/özensiz oldum. Eski kıyafetlerim gözüme tuhaf gelmeye başladı. Hep çok rahat giysiler giymek istiyorum. Aklıma gelen etkileri bunlardı.
0
mysticriver
(16.12.22)
Haftada 5 gun erken kalkıp makyaj yapip giyinip yol çekip sabah 8-9da ofiste olmayi hedefleyen bir hayata dönemem gibi geliyor artik. Bazen ofistekilerle bulusup ofis gunu yapmak ya disardan calismak iyi oluyor. Is sonrası da gunu isten ayrimak icin fiziksel ya da sosyal bir aktivite ile kafa dağıtmak gerek.
0
passive aggressive
(16.12.22)
haftanın 5 günü istanbul'da trafik çekerek işe gidip geliyorum 9-18.30 arası çalışıyorum ve evden çalışanların şikayetini tam olarak anlayamıyorum. işe gidip gelmek sizi disipline sokuyor (şu saatte kalkacaksın, spora işten sonra şu saatte gideceksin vs. gibi) ama bunu kendiniz de yapabilirsiniz. kendinize haftalık plan yapın, 18.00de mi bitiyor iş, kapatın bilgisayarı çıkın dışarıya spora 18.30 da başlayın. sabah bakımsız mısınız, 30 dakika erken kalkın bir duş alın saçınıza şekil verin öyle oturun bilgisayar başına, bunu haftada 2-3 kere bile yapsanız yeter. sosyalleşemiyor musunuz, 18.00de kapatın bilgisayarı arkadaşınızla buluşun 18.30 da.
bence iş hayatının hayatımızı organize etmesine o kadar alışmışız ki kendimiz bu organizasyonu yapamıyoruz/zor buluyoruz. birileri bizim için yapsın istiyoruz. aslında her şey kendi elinizde.
0
wendyangelamoiradarling
(16.12.22)
wendy:ben de remote calismazken senin gibi dusunuyordum. asla anlayamiyordum sikayet edenleri
0
🌸Kittie
(16.12.22)
Ben haftanın 4 günü akşamları 10a kadar kursa yazıldım. Çok iyi geldi. Yoksa aynı şekilde hissediyordum kıyafet konusunda özellikle. Ama şimdi mesai bitiyor ben giyinip süslenip kursa gidiyorum çok iyi oluyor.
0
kaptan maydanoz
(16.12.22)
hibrit 3 gün ofis, 2 gün ev, onlar da pazartesi cuma. full ev olsa daha iyi olur benim için ama çalışanlar performans göstermiyor. ya da şöyle diyeyim, performans göstermeyen çalışanlar oluyor. keşke herkes sorumluluğunun bilincinde olsa. remote en iyisi aslında. kıyafet almamak, kendine bakmamak benim için geçerli değildi. anlayamıyorum nasıl böyle yapıyor insanlar.
0
gabe h coud
(16.12.22)
yaşadıklarınıza "goblin mode" tanımı yapıldı geçenlerde. ilgimi çok çekti çünkü ben de böyleyim. ve pandemi öncesindeki halime dönmeyi de reddediyorum. kalem etekler, stiletto ve fönlü saçlar, her gün makyajın anlamsızlığı yüzüme vuruyor. insanlarla sosyalleşirken yapay mıydım yoksa sığ insan mıydım diyorum şimdileri. bir de işten çıkıp gezerdim, o enerji şimdi nerede gibi sorular da var kafamda.
remote çalışma bitti bende maalesef. ofise döndüm. ve istanbul'da artık ofis hayatına devam edemeyeceğimi anlayıp, istanbul'u terk ettim. çalıştığım şirketin mersin şubesindeyim artık. deniz manzaralı evimden trafiksiz bir şehirde ofise gelişim 15 dk. bu şekilde çözüm bulabildim. öte yandan artık ofise spor ayakkabı, kot giyip makyajsız gidiyorum. bilmem o eski halime döner miyim.
0
lapetite
(16.12.22)
evden çalışmak çok güzel, seviyorum. ancak bir yerden sonra tam olarak anlattığınız hislerin duyumsandığı bir evre başlıyor. ben de özellikle evden ve semtten çıkmadığım dönemde bu konuları çok düşünüyorum. sonra biraz dışarı çıkınca rahat battığını anlayıp kendime geliyorum. :) bu bir lüks özellikle istanbul'da, olabildiğince korumak gerek. sadece çok yüksek maaş farkları ve kendi işi için vazgeçmeli insan bu lüksten, eğer zorunluluk yoksa tabii. yoksa her şeye alışıyor insan.
0
the man with no name
(16.12.22)
(8)

İlaçlı MR çektiren kimse var mı? Bir yan etkisi veya zararı ile...

Ranchoddas
İlaçlı MR çektiren kimse var mı? Bir yan etkisi veya zararı ile karşılaştınız mı? Kulak çınlaması şikayetim için doktor yönlendirdi ama ben biraz çekindim açıkçası. Bu ilaç ne ilacıdır bir zararı var mı veya yan etkisi? İlaçsız MR'la bu işi halledemez miydik?
İlaçlı MR çektiren kimse var mı? Bir yan etkisi veya zararı ile karşılaştınız mı? Kulak çınlaması şikayetim için doktor yönlendirdi ama ben biraz çekindim açıkçası. Bu ilaç ne ilacıdır bir zararı var mı veya yan etkisi? İlaçsız MR'la bu işi halledemez miydik?
0
Ranchoddas
(09.12.22)
Ben ilaçlı da ilaçsız da yaptırdım. Bir farkını görmedim. İlaç için çok düşük bir komplikasyon riski var ama o esnada hastanede olduğunuz için sorun olmayacaktır. Sonrasında bol su alımı öneriliyor.
0
pispinti
(09.12.22)
okuyunca hatirladim boyle bir sey yaptirdigimi. altina yapiyormus gibi bi his veriyordu :) zararsiz bi sey
0
ala09
(09.12.22)
doktor ilaçlı MR'dan önce benden kan testi istemişti. yanlış hatırlamıyorsam kreatinin seviyem çok düşük ya da yüksek (hangisi kötüyse) çıkmıştı. MR'ı iptal ettiler. bir hafta boyunca kendimi zorlayıp günde en az 2 litre su içmemi söylediler ki eziyetti resmen, tuvaletten çıkamıyordum. ondan sonra tekrar test yapıp değerin normale döndüğünü görünce ilaçlı MR çektiler.

ilacın kendisiyle ilgili bir sorun yaşamadım ama hiç. sonrasında bol su içmemi de söylemediler. bildiğim kadarıyla zaten daha net görüntüleme için sıklıkla tercih edilen bir yöntem, öyle çok ağır ve tehlikeli bir madde kullanmıyorlardır diye tahmin ediyorum.
0
mark greg sputnik
(09.12.22)
annem çektirdi yeni 65 yaş üstü, bir sıkıntısı olmadı sonrasında veya esnasında. bir sıcaklık geldi dedi sadece
0
sipsiyah
(09.12.22)
altına yapıyormuş hissi veren tomografinin ilacı. mr'ın ilacında o da yok.

alerjiniz yoksa bir sıkıntı yaratmıyor.
0
kibritsuyu
(09.12.22)
Bir yan etkisini görmedim, zaten prospektüsünde de 24 saat içinde idrar yoluyla vücuttan atılır diyordu. Uzun yıllardır sık kullanılan bir şey zaten.
0
akhenaten
(09.12.22)
Yan etkisi olmadı, hafiften bir sıcak basması yaşamıştım sadece. Basit bir işlem.
0
kaptan maydanoz
(09.12.22)
ben geçende kulak çınlaması için ilaçlı mr çektirdim. size muhtemelen temporal mr çekilcek. size verilen ilaçta hiçbir şey hissetmiyorsunuz.

bir de sıcaklık hissettiğiniz ilaçlı mr var fakat o kalp bt'sinde oluyor. o farklı.
0
false pretension
(09.12.22)
(18)

Ne yapmalı?

cldplay
Malum kişiyle iş ortamında 2 ay kadar önce tanıştık. Güzel bir elektrik oluştu aramızda derken dışarı davet ettim konuştuk sohbet ettik bol bol yürüdük. Hangi filmden bahsetsem izliyordu aynı şekilde ben de onun bahsettiği filmleri anında izliyordum. Bir araya geldiğimizde elini tuttum elini öptüm c
Malum kişiyle iş ortamında 2 ay kadar önce tanıştık. Güzel bir elektrik oluştu aramızda derken dışarı davet ettim konuştuk sohbet ettik bol bol yürüdük. Hangi filmden bahsetsem izliyordu aynı şekilde ben de onun bahsettiği filmleri anında izliyordum. Bir araya geldiğimizde elini tuttum elini öptüm ciddi itirazı olmadı sonra yanağından öpmeye başladım ama fazla ileri gitmedim. Bu arada evine davet edip anne babasıyla tanıştırdı. İş yerinde duyulmasın diye hep bir hassasiyeti olduğunu belirtti. En son evine çiçek gönderdim akşamında iş yeri olarak eğlenceye gittik güzel bir geceydi. Gelelim işlerin karıştığı noktaya. Toplu eğlencede muziplik olsun diye birkaç mesaj attım watsaptan ama sağdan soldan görülür yazismayalim diye cevap verdi. Program bittiğinde birkaç kız arkadaşıyla yemeğe gittiler. Normalde gitmezdim ama araç olmadığı için mecburen guruba takıldım deyince sıkılıyorsan gelip alayım dedim ama gören olur diye kabul etmedi. Ben gecenin coşkusuyla birkaç samimi itirafta bulundum teşekkür etti ve gün bitti. Ertesi sabah yazdığım mesaja çok soğuk cevap yazdı ve sonra konuşmamız gerek dedi watsaptan. Akşam oturduğumuzda bu birlikteliğin duyulduğunda kendi imajına çok zarar vereceğini söyledi ve devam etmeyelim dedi. Çok fazla üstelemedim ama ayrılırken kendi elleriyle ördüğü kaşkolu hediye etti.
Aklımdan bir an olsun çıkmıyor ama olayı nasıl yorumlayacağımı ve nasıl adım atmam gerektiğini bilmiyorum. Acaba çok mu hızlı davrandım. Beni çok fazla tanımıyor sonuçta. Yaşanacak bir olumsuzlukta tırnak içinde adının çıkmasından mı korkuyor? Yorumları bekliyorum teşekkürler. Telefondan yazınca biraz dağınık oldu ama kusura bakmayın
0
cldplay
(05.12.22)
onceden is yerinde yasadigi kotu bi tecrube olabilir veya sahit olmustur asiri hassasiyet gosteriyorken sen daha rahat davranmissin. ona daha rahat birakacagini ifade et bence ve is yerinde kimseye de soylemeemeye devam edin. senden hoslandigini dusunuyosan biraz zorla bence ve simariklik yapmayacaginin garantisini ver
0
ala09
(05.12.22)
Ya ben de ergenlikte takıldığım ama yanıma yakışmayan erkeklere böyle yapardım. İmajımı zedeler diye kimseye söylemezdim ama takılmaktan da hoşlandığım için gizli buluşurdum.

Seni yanına yakıştırmıyor, duyulursa alay edecekler. Sorun bu. Bence yol ver gitsin. Çok ergen bir hareket.
0
kaptan maydanoz
(05.12.22)
Hızlı davranmak değil de hanımefendi aynı işyerinden birisiyle gönül birlikteliği yaşamak istemiyor. Bu anlaşılabilir bir şey.

Sizi ilk günden neden anne babasıyla tanıştırdı orasını ise pek anlamadım.

Bazı insanlar yaşadıkları çevredeki diğer insanların kendisi hakkında neler düşündüğünü ya da düşüneceğini biraz fazla önemsiyorlar ve hayatlarını ona göre şekillendiriyorlar. Malum kişi de öyle düşünüyor büyük ihtimalle.

Eğer gerçekten aklınızdan bir türlü çıkmıyorsa son bir kez açık açık konuşun bence. Kaygılarını anlatsın size. Siz de o kaygılara karşı çözüm yollarınız varsa onları açıklayın. Ben olsam uğraşmazdım ama sizin hisleriniz ve sizin hayatınız. Bol şans.
0
pispinti
(05.12.22)
bilinmeyen çok şey var. şu haliyle kız seni kendisne yakıştıramamış diye anladım. daha önce sevgilisi olmamış, babası duysa evlatlıktan çıkarır gibi bir vibe de aldım. yani yeterli bilgi yok.
0
gabe h coud
(05.12.22)
E peki kaşkolu neden örer insan bir şey hissetmediği birine
0
🌸cldplay
(05.12.22)
"kaçıngan-güvensiz bağlanma" seni yer bitirir, kafayı yedirtir.
0
evimin paspasi
(05.12.22)
Ayrıca imaj sözcüğüne pek takılmayalım lütfen. Çizgi kelimesini kullandı aslında. Bir de ben onun amiri konumundayım ve 2 aydır tanışıyor bir aydır görüşüyoruz
0
🌸cldplay
(05.12.22)
yeni bilgi ışığında farklı düşünülebilir. iş yerinde müdürle sevgili olunmaz. torpilli derler, başka başka neler derler arkasından. iyi yapmış. senden hoşlanmasına rağmen doğru kararı vermiş.
0
gabe h coud
(05.12.22)
Onun amiri olduğunuzu neden baştan söylemediniz ki?

Hanımefendi doğrusunu yapmış +1.
0
pispinti
(05.12.22)
Güzel bir insana benziyor. Yolun başında bitirirken bile hediye verebilmek her babayiğidin harcı değil. Ailesiyle tanıştırmasına bakılırsa onun kadar hızlı gitmemişsin. Şu anki duygu yoğunluyla üstelersen hem onun bitirme kararını doğrulayabilir hem de kendi imajını zedeleyebilirsin. Yapılacak şey olgunca düşünüp kararına saygı duyup hiçbir şey olmamış gibi iletişimini sürdürmen. Böyle davranırsan belki abartacak kadar bir şey olmadığını düşünüp tekrar yakınlaşmak isteyebilir.
0
IncredibleMau
(05.12.22)
amirisiyseniz kızcağızın arkasından neler diyebilirler tahmin edemiyor musunuz hiç gerçekten?
0
Hallegadola
(05.12.22)
"amiriyle ilişkisi var" desinler istememiş.
bu çok kişisel bir şey ama belli ki hisleri olduğu halde mantığını kullanması gerektiğini düşünmüş.

ilk başta bir şekilde olabileceğini düşünmüş ama muhtemelen o gece program sırasında bu bir ilişkiye dönüştüğünde yapamayacağını, gizli buluşmalardan, mesajlaşmalardan hoşlanmayacağını anlamış.
sizden değil, bulunduğu pozisyondan hoşlanmamış yani.
bu da işin ve iş yerinin durumuna göre anlaşılabilir bir şey.
her iş ortamı bu tip ilişkilere uygun olmuyor.
0
blatta hiberna
(05.12.22)
seni kendine denk görmüyor, bu kadar basit.
0
orpheus
(05.12.22)
Anne babası ile sizi sevgilisi olarak değil, amiri olarak tanıştırdı büyük bir olasılıkla.
0
boyalı kuş
(05.12.22)
Yol ver. İkiniz de bekarsanız dengesiz bir ablamız. Ailesiyle tanıştırıyor, atkı hediye ediyor ve birlikte görülmeyelim diye bu kadar kasıyor. Bence başka biri bile olabilir, onun kulağına gitmesin diye kasıyordur.
0
anais
(05.12.22)
hiç bişi yapmana ve yorumlamana gerek yok ki? her şeyi yazmışsın zaten, konuyu kapat ileri bak, next, aksi halde tacizci, takipçi(stalker) falan konumuna düşersin birden. birinin iki lafına bakar.

iş yeri ilişkisi sonra kıskanc hanımefendi iftira atıp işten attırdı. gerek yok. next, kesin.
0
selam
(05.12.22)
Ya git babasından iste ya da unut.

İnsan personeliyle böyle bir ilişkiye girer mi?

Kızcağıza da acıdım. Yaptığına da saygı duydum.
0
Mirket
(06.12.22)
Yarın öbür gün işyerinde performansı düşerse ne olacak? İlişkiniz olan birini doğru değerlendirebilecek misiniz? Konumunuzu kötüye kullanıyorsunuz, bitirilmesi isabet olmuş.
0
montreal
(06.12.22)
(5)

Tavşan ayağı nereden bulunur?

plutongezegendegilmi
Bugün anneannemle gözleme yaparken eskiden tavşan ayağı kullandığını (komşunun oğlu ava gidince getiriyormuş), hamur yağlama için iyi olduğunu ama artık bulamadığını falan anlattı.İnternette baktım satılmıyor gibi bi yerde. Kasaba falan mı gideyim, nereden bulunur bu?
Bugün anneannemle gözleme yaparken eskiden tavşan ayağı kullandığını (komşunun oğlu ava gidince getiriyormuş), hamur yağlama için iyi olduğunu ama artık bulamadığını falan anlattı.

İnternette baktım satılmıyor gibi bi yerde. Kasaba falan mı gideyim, nereden bulunur bu?
0
plutongezegendegilmi
(03.12.22)
Petshoplara sorabilirsin
0
baba553
(03.12.22)
aklıma direkt büyü yapmaya çalışacak düşük iqlu insanlar geldi. köyde falan yaşamıyorsanız bulmak zor
0
anais
(03.12.22)
Silikon fırça neyinize yetmiyor da zavallı tavşancığın ayağını istiyorsunuz?:)
0
PhoenixRising
(04.12.22)
bu soruyu her yerde sorma bence.
0
carisch
(04.12.22)
Öncelikle büyük t.k geçiyorsun gibi geldi kasap filan ama yine de düzgün cevap vereyim sadece ve sadece ava giden insanlardan bulabilirsin. Köylerde hala tavşan avına çıkan var muhtarlar biliyordur kimde bulacağını.
Başka bir yerde bulduysan da ordan acilen uzaklaş (tavşan ayağı bulunan yer ya büyüdür ya ayin).

Silikon fırça önerimdir.
0
kaptan maydanoz
(04.12.22)
(17)

Ekşiduyuru'dan kimseyle flört ettiniz mi

IncredibleMau
Az evvelki duyuruya kaynak yapayım dedim. tanışıp flört ettiğiniz, sevgili olduğunuz ya da evlendiğiniz kişiler oldu mu? evet çoğul.Hayırsa eğer; siz değil ama bildiğiniz var mı tanışan eden, takılan, ciddi düşünen ya da önce takılalım sonra bakarız diyen kimseler?
Az evvelki duyuruya kaynak yapayım dedim. tanışıp flört ettiğiniz, sevgili olduğunuz ya da evlendiğiniz kişiler oldu mu? evet çoğul.

Hayırsa eğer; siz değil ama bildiğiniz var mı tanışan eden, takılan, ciddi düşünen ya da önce takılalım sonra bakarız diyen kimseler?
0
IncredibleMau
(02.12.22)
hayır, çünkü buraya ilk üye olduğumda evliydim ama buradan tanışıp sevgili olan, evlenen baya kişi var.
0
sta
(02.12.22)
Kimseyle görüşmedim. Görüşmeyi de düşünmüyorum. Herkese herkese yürüyor burada.

@şekerler diyarında, yakışıklı erkek yok demek istedi galiba. Kadınlar top model gibi.
0
Kahvedesu
(02.12.22)
Guzel kiz yok duyuruda.
0
sekerler diyarinda bir ruya
(02.12.22)
Evlendim bile ben.
0
fraise
(02.12.22)
Valla flört de oldu evlilik de oldu. Duyurunun etinden sütünden yararlandım yani.
0
kaptan maydanoz
(02.12.22)
Güzel kız yok diyenin tipini görmek isterim.

Burada ne kadar erkek gördüysem çoğu tipsizdi, kadınların hepsi taş gibiydi.
0
Hallegadola
(02.12.22)
Ruhen +1 görelim bakalım tipleri
0
Hallegadola
(02.12.22)
Hayır. Yürümedim de hiç. Güzel kızlar gördüm ama zirvede de ifşa zamanında da.

Benim arkadaşım olup da tanışan eden falan yok. Fakat duyurudan tanıştığım ve duyuruda birileri ile tanışanlar var. Nicklerini hatırlamıyorum. Eski zamanlar zaten. Sayılır mı? Ahahaha
0
nawar
(02.12.22)
evlendim.
0
kirmizipilotkalem
(02.12.22)
Ohoo evlendik biz buradan.

Evlenmeden önce de zirvelerde falan tanışmıştım birileriyle ama çoğunun nickini bile hatırlamıyorum.
0
chicha_v2
(02.12.22)
Ahhh eski duyuru ahhhhh.

Ahhhh eski zirveler ahhhhhh.
0
c1b2k3
(02.12.22)
@romario en iyisini sen yapmışsın.

Duyurunun otoritelerinden "ohoo burda neler döndü neler" falan gibi bir yorum beklerdim ama hiç oralı olunmadı.
0
🌸IncredibleMau
(02.12.22)
Dur bakayım. Evet, iki sevgilim oldu buradan. Bir kaç günlük sevdalarım da oldu. Hepsi de sayko killer, sağolsunlar çok şey öğrendim sayelerinde. Kurt kışı geçirir, yediği ayazı unutmaz. Evet.

Sözlükten 5.5 senelik bir sevgili yapmıştım. Sonu kötü bitti ama giriş ve gelişme güzeldi.

Sözlükten Fbuddy de yapmıştım. Sevgili gibi bir şey oldu sonra. Tecrübesizlik işte, bağlanmak istemem diye uzak durdum. Bir süre sonra tekrar gördüğümde morbid obez olmuştu. Ama ne kadar zeki, ne kadar düzgün, ne kadar güçlü biriydi. Umarım her neredeyse, çok mutludur.

10 sene önce, duyurudan biriyle tanışmıştım. Yukarıda yazdığım bir kaç günlük fling. Yıllık izin alıp benimle tanışmaya Suriye sınırına yakın bir şehirden gelmişti. Dünyanın en yeşil gözleri ondaydı. Gerçekten çok güzel gezdik, derin derin bakıştık, sarılmalara doyamadık. Günler geçti, izni bitti, memleketine geri döndü ve aramız bir şekilde bozuldu. Benim hatam büyük ihtimal, çok toydum. Tam olarak ne yaptım, yapmadım, bilmiyorum ama sevgili olalım isteğimi geri çevirmişti. Üzerinden bir sene geçti. Facebook üzerinden mesaj geldi. O zamanın parasıyla 50 bin lira istemişti. Beni kurda kuşa yem etmeyin. Eski sevgililerimi arıyorum çaresizlikten demişti. Ben de “biz hiç sevgili olmadık, sen istemedin” gibi saçma bir cevap vermiştim. Beynimin büyümesini henüz tamamlamadığı bir dönemdi herhalde. Çok yazık.
0
gabe h coud
(02.12.22)
güzel kız yok diyenin tipini görmek isterim +1
0
rakicandir
(03.12.22)
hayatımın en büyük aşklarından birini buradan biriyle yaşadım.
kısa-uzun süreli flörtler falan da oldu tabii.

ayrıca sadece flört değil, çok sevdiğim 1-2 dostum da oldu buradan.
0
blatta hiberna
(03.12.22)
evet oldu.
0
tantunisultansuleyman
(03.12.22)
Çok iyi ve yakın arkadaşlarım oldu, hatta buluşmada komşumu buldum :))

Onun dışında 1 flört denemem oldu ama sonu gelmedi. Başka da birşey olmadı.

Eski Kadıköy buluşmaları iyiydi ama muhabbet olarak :)
0
Northern Mariner
(03.12.22)
(12)

Sevgilinizin/Flörtünüzün okuyacağını bilerek duyuru açıyor musunuz?

jonas
Sevgiliniz veya flörtünüz olan birisi de sizin gibi bir duyuru kullanıcısı veya burayı takip eden biri olabilir, böyle bir durum mevcutken yazdıklarınızın kendisi tarafından okunacağını da bilerek "gönül işleri" kategorisinde duyurular açıyor musunuz?
Sevgiliniz veya flörtünüz olan birisi de sizin gibi bir duyuru kullanıcısı veya burayı takip eden biri olabilir, böyle bir durum mevcutken yazdıklarınızın kendisi tarafından okunacağını da bilerek "gönül işleri" kategorisinde duyurular açıyor musunuz?
0
jonas
(02.12.22)
açıyorum. okuyabilir.
0
deartheodosia
(02.12.22)
hatırladığım kadarıyla gönül işlerinde duyuru pek açmadım bugüne kadar ama duyuru kullanıcısı olan biriyle haşır neşirken açacağım varsa da açmazdım.
onun açması da beni rahatsız ederdi.
böyle şeyleri ayıp ve samimiyetsiz buluyorum biraz.

genel bir soru sorulabilir tabii ki, gönül işleri özelinde cevapladım.
0
blatta hiberna
(02.12.22)
Tanıştığım insanlarla sözlük muhabbeti bile kurmamışızdır, kaldı ki nickimi söyleyeyim. Eskaza biliyorsa soracağım varsa da sormam +1
0
ruhen hastayim ben
(02.12.22)
@blatta hiberna, @ruhen hastayim ben ve benzerini yazacaklar +1

Böyle durumlar Sözlük, Duyuru, Twitter gibi yerlerde rahat yorum yapmayı engeller sanırım istemesen de. İkincil bir anonim hesabı var sanırım o yüzden bazı kişilerin.
0
nawar
(02.12.22)
sözlük'te yazdığımı bilmiyor. sözlük de okumaz. duyuru diye bir şey olduğundan haberi yok :) başka bir hayat yaşıyor.

downtown abbey'de vardı ya. hafta içi diyorlar, o ne diyor kadın. onun gibi bir şey :))
0
gabe h coud
(02.12.22)
duyuruda birbirlerinin nicklerini bilen aktif kullanıcı sayısı toplasan 30-40 kişi etmez. (ifşa ve etkinlik dönemlerinde bu sayının 1500-2500'e çıkmasını bi kenara bırakıyorum) dışarıdan tanışılan kişinin de ekşiduyuru kullanma ihtimali yok denecek kadar az. bu yüzden öncelikle buradan tanışmış olmaları gerekiyor bence.

dolayısıyla "buradan kimseyle tanışıp flört ettiniz mi?" gibi bir soru aslında daha kapsayıcı, daha keyifli bir soru olurdu.

cevap: hayır öyle şeyler yapmazdım.
0
IncredibleMau
(02.12.22)
@IncredibleMau Duyuru vasıtasıyla tanışıp sevgili olan, flört eden insanlar olduğunu duymuştum, aslında daha ziyade bu o kişilere yönelik bir soru ve meraktı.
0
🌸jonas
(02.12.22)
hesabimi acan manitamla yanyanayken gonul isleri duyurusu aciyordum xd
0
ala09
(02.12.22)
Açanları biliyorum. Birbirlerine destek bulmak için yazıyorlar. Aradıklarını bulamayınca duyuruyu siliyorlar. İfşa olmadıklarını sanıyorlar.
0
Kahvedesu
(02.12.22)
Evet okuma ihtimalini göze alıp yazıyorum ama hiç bir zaman okumuyor. En son dayanamayıp duyuru açtım okumadın mı diye darlıyorum. :(
0
yenibirgüzelnick
(02.12.22)
Okuması amacıyla duyuru açmadım hiç ama görürse de dert etmem hatta açıyorum diye haber veriyorum. Genelde okumuyor ve duyuru açmamdan hoşlanmıyor.
0
kaptan maydanoz
(02.12.22)
duyuru açmıyorum, yorum/fikirlerimi yazıyorum, bir bilgiye yada konu ile ilgili farklı görüşlere ihtiyacım olduğunda ilgili kategoride başlık/konu açabilirim, benzer şekilde gönül işleri'de de ancak kendi ilişkimiz için açmam, farazi bir durumda ki fikir/görüşleri duymak için açarım.
0
selam
(03.12.22)
(16)

Depremi hissedenler kaçıncı katta oturuyor

regina phalange
Sanırım bu depremde üst katlarda oturanlar daha fazla hissetti. Şöyle bir camdan baktım genelde üst kattakilerin ışıkları yanıyot alt kattakiler hala uyuyor sanırım. Biz de üst kattayız ve baya hissettik.
Sanırım bu depremde üst katlarda oturanlar daha fazla hissetti. Şöyle bir camdan baktım genelde üst kattakilerin ışıkları yanıyot alt kattakiler hala uyuyor sanırım. Biz de üst kattayız ve baya hissettik.
0
regina phalange
(23.11.22)
4. kat en üstte net hissettik.
0
gelecegin yildizi
(23.11.22)
10.kattan çok hissettim. En üst kat.
0
kaptan maydanoz
(23.11.22)
Çatı katındayım ve hasta olduğum için uykudan uyanıp duş almış, kendime bitki çayı yapıyordum. Aynı zamanda da iş konusunda vicdan muhasebesi içindeydim. Deprem oldu diye yazdığını Tv'de, banttan yayınlanan bir programda gördüm. Herhalde ben uyurken oldu sandım da birkaç dakika önceymiş. Hiçbir şey hissetmedim kısaca. İstanbul, Anadolu yakası.
0
pavlis
(23.11.22)
13/17
Bildiğim depreme uyanan bir kaç kişiyi de yazayım
9/14
2/2
14/14
Hepsi İst Anadolu
0
kisa
(23.11.22)
4.katta, düzcede otelde, uyanık halde ve sarsıcı şekilde hissettim. Öyle uzundu ki o esnada muhasebe yaptım uzunca. Hepimize çok geçmiş olsun.
0
va
(23.11.22)
Pendik 12.kat net 6 hissetti
0
eja
(23.11.22)
Anadolu yakasi / 4 hic hissetmedim, uykumdan bile uyanmadin. Su an okudukca tirsiyorum nasil hissetmem diye
0
mor oje
(23.11.22)
Ankara, 4. Ben zaten uyanıktım ama ev arkadaşım sallantıdan uyandı.
0
black holes in the sky
(23.11.22)
Şişlide 3. katta oturuyorum.
Sallantıyı hissettim ama çok şiddetli değildi, uzun sürmesi endişe vericiydi.
0
hayalhayal
(23.11.22)
küçükçekmece'de 3. kat
uykudan kaldırdı.
0
lazpalle
(23.11.22)
Anadolu yakası, 5. Kattayım, sabah iş yerinde öğrendim deprem olduğunu.
0
ruhen hastayim ben
(23.11.22)
Kocaeli, üç katlı binanın çatı katında oturuyorum epey şiddetli hissettim depremi. Düzce merkezli 6,0 olduğunu öğrenince şaşırdım biraz, daha kuvvetli tahmin ediyordum.
0
pispinti
(23.11.22)
ankara - en üst kat/5.kat

uyandırdı ve çok uzun sürdü
0
Hallegadola
(23.11.22)
İstanbul Anadolu yakası, 1.kat, deprem mi değil mi emin olamadığım bir sallantı hissettim, uzun sürdüğünü söyleniyor, ben sonunda uyanmış olmalıyım, hiç ses vs duymayınca ben öyle sandım herhalde diye düşünerek normal hayatıma devam ettim, 1 saat kadar sonra deprem olmuş olduğunu öğrendim, apartmandan ya da sokaktan hiç ses gelmedi, tek tük bir kaç dairenin ışığı yanıyordu.
0
(23.11.22)
ist anadolu, 26. kattayım, epey uyandıracak kadar sallandık. alt katta oturan arkadaşların hiç hissetmedik dedi.
üst katların daha çok hissetmesi normal. uzun binaların üstü daha fazla salınım yapacak ve yapması da lazım zaten, eğer yapmıyorsa sıkıntı.
0
roket adam
(23.11.22)
Anadolu yakası. 21. kat.
Sürgü kapaklı dolabın kapaklarının tıkırtısına uyandık. 10-15 saniye sonra sallantıyı da hissedebildik. Binadan çok emin olduğumuz için korkmadık ama zaten bu katta korksak ne olur… Yapılacak hiç bir şey yok.
0
1980
(23.11.22)
(9)

Sadakat çok zor bulunan bir şey mi?

KUCO
Bir erkek olarak hem şahit olduklarım hem de duyduklarım kadınlara olan güvenimi çok sarstı ama bu güvensizlikten kurtulmak istiyorum, gerçekten bu işler böyle mi, evli olup; çocuklusu çocuksuzu, genci orta yaşlısı ve hiç beklenmedik kişiler; herkes bu işe meyilli mi bu kadar? (flörtü de aldatmaya d
Bir erkek olarak hem şahit olduklarım hem de duyduklarım kadınlara olan güvenimi çok sarstı ama bu güvensizlikten kurtulmak istiyorum, gerçekten bu işler böyle mi, evli olup; çocuklusu çocuksuzu, genci orta yaşlısı ve hiç beklenmedik kişiler; herkes bu işe meyilli mi bu kadar? (flörtü de aldatmaya dahil ediyorum)

bunu kadınlar özelinde sormama tepki göstermeyin isterim, zira bu bir yardım çağrısı gibi, bu düşünceden kurtulmak istiyorum. eşine sadık kadınlar var mı? yoksa uygun koşullar oluşunca çoğu bu hataya düşer mi? kadınlar bağlamında cevap verirseniz çok sevinirim.
0
KUCO
(17.11.22)
Sadakat ve bir kadının ilki olmayı isteme çok farklı bir şey. Yukarıdaki üyenin aşamadığı şey buydu muhtemelen. Kadının evlenip boşanması ilişki başında nedense kendisi için sorun olmamış, ilişki ilerleyince sorun olmuş.

Soruya cevap: evet zor bir şey.
edit: yukarıdaki üyenin bahsettiği kişi ben değilim, bazıları yanlış anlamış.
0
Kahvedesu
(17.11.22)
Bence zor değil. Hiçbir şeyi takıntı haline getirmemek lazım, sonra hayatı ıskalamakla sonuçlanıyor.
0
lcha
(17.11.22)
21 yasindan beri ayni kisiyle beraberim. bosanma asamasindayiz. 11 yil olmus. aldatmadim.
0
deartheodosia
(17.11.22)
Herkes bu işe meyilli mi? Hayır değil.

Evrimsel açıdan baktığımızda insan olarak hepimiz aslında çok eşliyiz. Uzun bir süre sonra etik, ilke, ahlak vb. gibi kavramlar çıkarttık ve bu kavramlara inandık ya da inanmak işimize geldi, sağlıklı geldi falan filan. Şimdi bir taraftan insan olmak var, diğer taraftan bir sürü kavram var. O yüzden her insan aldatır demek ne kadar yanlışsa, kimse aldatmaz demek de o kadar yanlış. Bu durumda ne yapılacak?

Bir insanın beraber olduğu kişiye dair saygısı çok kolayca anlaşılabilir. Örneğin her davranışınızı eleştiriyor ve / veya değiştirmeye çalışıyor mu? Sizinle beraberken başkalarını örnek gösteriyor ya da başkalarını anlatıyor mu? Beraber olduğunuz ortamda öncelik sırası siz ve başkaları mı; başkaları ve sonra siz mi? Sizi incitebilecek, kırabilecek her türlü davranışı ısrarla yapıyor mu yoksa fark etmeden yapsa bile özür diliyor ya da kendisini açıklayarak ifade ediyor mu? Rahatsız olduğunuz şeyleri söylediğinizde değiştiriyor mu yoksa ısrarla sizi test etmek adına yapıyor mu?

Bu soruları çok daha artırabiliriz. Bir insanı tanımak mümkün değil ancak size verdiği değer ve önemi biraz daha iyi algılayabilirsiniz. Eğer bir ilişkinizde "idare eden" (şu davranışı yaptı ama neyse ben sineye çekerim) değil de kural koyan, sınır çizen, hayır diyen olursanız; karşınızdaki de bunu gören ve saygı duyan bir insansa zaten aldatmayacaktır.

Yine de aldatıyorsa zaten o kişide ciddi bir problem vardır, ivedilikle yardım almasını sağlayıp koşarak uzaklaşmanız gerekir.
0
charbiel
(17.11.22)
eşine sadık kadınlar var. ama bence bu konuya kafayı takmanın altındaki sebepleri biraz düşün derim. genelde ya böyle bir ailede büyüyüp, aldatma sonrası büyük üzüntüler yaşayan çocuklar, ya da kendine güveni olmayan insanlar sürekli bu konuyu kafaya takar. hangisi, bence ona odaklan onu çözmeye çalış derim.

aldatmak isteyen insan aldatır. yakalayabileceğin bir şey değil. yapabileceğin hiç bir şey yok. o yüzden kafaya takmayacaksın. kendine güveneceksin, sevdiğinin en iyisi olmaya çalışacaksın. tüm ihtiyaçlarını olması gerektiği gibi karşılamaya çalışıp gerçek bir eş olmaya çalışacaksın. insan ona rağmen aldatabilir ve bu noktada yapabileceğin ek bir şey daha yok.
0
roket adam
(17.11.22)
Aynı şeyleri ben de çok fazla gördüm ve duydum. Sonuç olarak ben de güvenemiyorum ve beklentilerim de değişiyor buna paralel olarak.

Ben burada biraz da sosyal medyanın etkisiyle ve "ben yaptım sen niye yapmıyorsun sen de yap" düşüncesinin etkili olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla bence artık çok zor ama enseyi de karartmamak gerek diye olumlu düşünmeye çalışarak bitireyim.
0
henchman
(17.11.22)
henchman'in soyledigine istinaden, sahit olup duyduklariniz algida secicilik yaratmis olabilir sizde. Insanlar kotu tecrubeleri hakkinda konusmaya daha meyilli, kendi halinde mutlu mesut yasayanlar ise iliskilerini pazarlama derdinde degil. O yuzden genelde bosanan ayrilan aldatilanlarin vakalarini daha cok duyuyoruz. Ekside mesela "evlenmeyin evlenmeyin evlenmeyin" diye baslik var, ama "evlenin evlenin evlenin" diye bir baslik yok. Evlenip de kotu tecrube yasayanlarin cogu evlenmeyin ne gerek var diyor haliyle, ancak bu durum mutlu mesut yasayan insanlar olmadigi anlamina gelmiyor.
0
taurina
(17.11.22)
bulması kolay, koruması zor.mp3
0
bir soru sorcam
(17.11.22)
Sence bu mümkün mü? Yani çok az bir düşünmeyle bile doğru cevabı bulabilirsin. Sence tüm kadınlar uygun koşullar sağlanınca aldatıyor olabilir mi? :)

Benim çevremde (birebir iletişimin olduğu insanlar) hiç yok böyle şeyler o sebeple bana ütopik geliyor aldatma. Sana da tam tersi gibi geliyordur. Sadece yanlış bir çevrede olduğun anlamına gelir bu. Yoksa ne münasebet:)
0
kaptan maydanoz
(17.11.22)
(7)

Online psikolog?

cockiness
bebeğimiz doğalı 9 ay kadar oldu. bu süreç eşim için oldukça zor geçti. bir psikoloğa gitmenin faydası olabilir gibi geldi. ama bebekle ancak online seanslar olabilecek malesef. çocuğumuz anneye aşırı bağımlı.online psikolog nerden bulabiliriz? online olunca performans düşer mi? illa yüz yüze mi olm
bebeğimiz doğalı 9 ay kadar oldu. bu süreç eşim için oldukça zor geçti. bir psikoloğa gitmenin faydası olabilir gibi geldi.

ama bebekle ancak online seanslar olabilecek malesef. çocuğumuz anneye aşırı bağımlı.

online psikolog nerden bulabiliriz? online olunca performans düşer mi? illa yüz yüze mi olmalı size?
0
cockiness
(16.11.22)
ofiste bir arkadaş evimdekipsikolog.com'dan memnun kaldığını söylemişti
0
teritori
(16.11.22)
www.instagram.com
tavsiye ederim
0
entropik
(16.11.22)
Evimdekipsikolog+1
0
kaptan maydanoz
(16.11.22)
Şöyle bir mesaj almıştım (meslek uyuyorsa başvurun):


Selâmlar arkadaşlar. Türk Psikologlar Derneği koordinatörlüğünde sağlık çalışanlarına ve öğretmenlere yönelik ücretsiz online psikososyal destek projesi yürütülmektedir. Aşağıdaki linkten başvurular alınmaktadır. yanyanayiz.com.tr
0
cemallamec
(16.11.22)
Kemal Can Silim online çalışıyor. Mutlaka öneririm.
0
ruhen hastayim ben
(16.11.22)
illa yuz yuze olması gerekmiyor, danışan bu fikre sıcak bakıyorsa sorun yok. pandemi itibariyle zaten çoğu terapist online görüşmeye geçti. evimdekipsikolog, hiwell gibi uygulamalardan seçecekseniz de mutlaka özgeçmişlerine ve aldıkları eğitimlere bakın. geçenlerde kardeşim için terapist aradıgım için yetkin bulduğum kişileri listeledim, ihtiyacınız olursa özelden yazabilirsiniz. fakat bu sitelerdeki kişiler genellikle fazla tecrübeli değiller. maddi anlamda uygunsanız ve minimum 500, 600 verebiliyorsanız tecrubeli terapistlerden de paylaşabilirim. ilk önerim başak türküler aka olacak.
0
anna sun
(16.11.22)
Yazacaklarım umarım kafanızı karistirmaz ama bu konuda haddinden fazla "istismara" uğramış biri olarak ve bebek ile anneyi ve de bazı cevapları görünce yazma ihtiyacı hissettim. Yani bir de ikaz koyayım başa eğer başlığı eşinize okutacaksanız da benim cevabımı siz süzüp ona aktarın durduk yere evhamlanmasin. Eğer sizde de öyle olabileceğini düşünüyorsanız isterseniz siz de okumayın devamını.

Şu bahsedilen egitim ve yüksek lisansları tam olan iki farklı kişiden terapi almaya "çalıştım" ancak çeşitli açılardan duygusal istismara maruz kaldım. Bu istismar dediğim durumun kavramsal adı böyle mi bilmiyorum çeşitli asagilamalar ve manipülasyonlara maruz kaldım ayrıntılarını sizin konunuzla ilgisi olmadığı için fazla girmeyeyim ancak bunlar tartışmasız alaycı tavırları, azarlama ve asagilamalari içeriyordu. Benim duygusal olarak çok karmaşık ve düşük olduğum dönemler olduğu için de durumun ayırdına varmam 10-15 seanslik zamanımı ve paramı aldı.

Sorunuzla bağlantılı kısmı şu:
Bu iki kişiden biri psikoloji mezunu, klinik psikolog ve sinirbilim doktorası olan biriydi.
Yek diğeri psikolojik danışmanlık ve rehberlik lisans mezunu ve klinik psikoloji yüksek lisansı olan biriydi.
Her ikisinin de işlevini vs bilmediğim özel kurum ve derneklerden dışarıdan bakınca "parlak" ve "muteber" gözüken terapi eğitimleri de vardı. Ben bu saydığım unvan vs.nin tam anlamıyla ne ya da neler ifade ettiğini bilmiyorum ancak, aynı sizin gibi kime gidelim neye göre seçelimi internette arayıp sorarken bu kişilere gidilebileceği bilgisini edinmiştim o zaman için.

Ancak bana da olan oldu.
İlgilisi gibi gözüken dernekler herhangi bir şekilde şikayet taleplerimi ciddiye almadılar. Bu konulardan anlayan bir avukat da bulamadım ve bir hukuki süreç de baslatamadim. O kadar para verdiğim ve istismara uğradığımla kaldım.

Şu an uzman psikolojik danışman unvanı olan biriyle 5 aydır görüşüyorum temelde bu diğer "unvanlı" tiplerin yarattığı zararı telafi etmek için. Gayet memnunum.

Bu süreçlerde ogrendiklerim de şunlar oldu size de fikir verebilecek:

- bu konuda ruh sağlığı yasası ile bir çerçeve çizilmiş ancak teamülen sektörde bambaşka bir şey var. Orası yine de bir nebze de olsa fikir verebilir yine de.

- ruh sağlığı çalışanı kategorisine uyan dernekler kimin neyi yapıp kendine ne diyebilecegini kendi anlayislarina göre manipülatif bir şekilde anlatıyorlar (manipulatif dediğim şu: "böyle olması gerekiyor" diye anlattıkları şey ruh sağlığı yasası ile uyumsuz. Onlar yasal olarak olması gerektigine kendilerince inandıkları şeyleri gerçek budur şeklinde lanse ediyorlar) ve zannediyorum aralarında bir çeşit iyilik adına gibi gözüken ancak sektördeki pastayı paylaşma kavgası var.

- bu iş manipülasyona ve kötü muameleye çok müsait çünkü orada iki kişi arasında bir şey oluyor ve gizli olması temel esprisi. Ama uzman da olsa yanlış bir şeye maruz kalınca kanitlamaniz çok zor. Hatta "yanlış" olanın ne olduğunu bile anlamanız çok zor çünkü ne kadar ilgilisi de olsanız işin ehli değilsiniz ve vardır bir bildiği diyorsunuz. eğer az buçuk ingilizceniz varsa redditte r/therapyabuse kanalı var, biraz göz atarsanız ne demek istediğimi daha anlaşılır olabilir.

- Google'a "şehir ismi psikolog" "şehir ismi terapist" vs. diye yazdiginizda ilk başlarda çıkan listeleme sitelerine parayla üye olunuyor. Sahte yorumlar vs de yapılabiliyor aksini iddia etseler de. Bu yukarıda zararına maruz kaldığım bahsettiğim tipler epey övülen kisilerdi mesela ve haklarında birsuru de yorum vardı.

- yine bu listeleme sitelerinde uzmanlik çalışma alanı keywordleri de balon. Google SEO sistemiyle entegre olsun diye yazıyorlar bir çoğunu. Biraz karıştıracak olursanız yeni mezun olmuş olanın da emekliliğe yakın yaşta olanın da bin türlü çalışma alanı olduğunu görüyorsunuz. Bilmiyorum belki olabiliyordur bana çok mantıksız geliyor.

- bir de bu işlerle uğraşan kişiler bir çeşit tarikat gibiler (en azından benim karsilastiklarim), tarikat dediğimi şöyle açayım: biriyle seanslarınizda istediğinizi bulamayip ayrıldınız diyelim, ayrılma sebebiniz çok makul ve insani bile olsa ya da apaçık kötü bir muameleye maruz kalmış bile olsanız (mesela size ana bacı küfür edilmiş bile olsa) buna temkinli ve önyargılı yaklaşıyorlar. Belki teorik bir altyapısı vardır da bana tuhaf geldi yani hani "kötü" psikolog" ya da işte etik çalışmayan bir meslektaşlarının olması imkansizmis gibi bir tavırları var genel olarak.

- ben x konuda çalışan biriyim diyen birinin yaşı 50 de olsa o konuyla tecrübesi ne kadar bilmeniz mümkün değil. O sorun ile çalışıyorum demeye kendince yetkin görüyordur ya da öyledir ama o konuda görüşeceği ilk kişinin siz olup olmayacagini bilemezsiniz hiçbir zaman. Bu açıdan eşinizle benzer durumdaki ya da benzer bir dönemden geçen birini şayet bulup teyit de edebilirseniz ona gitmek daha güvenli bir seçenek gibi geliyor bana şahsen.
0
encokbenisevinnolur
(17.11.22)
(4)

Narsistle ilişkiniz bittikten sonra toplanma süresi

beyaztenlikiz
Narsist sevgilimle geçen şubat ayında ayrıldık. Yaklaşık 1,5 yıllık ciddiye gitmeye başlayan bir ilişkiydi. Ben kendimi toplayamıyorum. Onun bana dediklerini, bana hissettirdiklerini unutamıyorum :( Sanki tüm erkekler aynı çıkacakmış gibi geliyor. Evlilik zaten uzak benim için de. Hayatıma birini bi
Narsist sevgilimle geçen şubat ayında ayrıldık. Yaklaşık 1,5 yıllık ciddiye gitmeye başlayan bir ilişkiydi. Ben kendimi toplayamıyorum. Onun bana dediklerini, bana hissettirdiklerini unutamıyorum :( Sanki tüm erkekler aynı çıkacakmış gibi geliyor. Evlilik zaten uzak benim için de. Hayatıma birini bile alamıyorum. Bu süreç normal mi? 28 yaşındayım. Her erkeğin onun gibi olacağı hissini nasıl atabilirim?
0
beyaztenlikiz
(15.11.22)
cok normal bence. su kelimeden biktigim icin sansurleyecegim; tok**k bi iliski yasadim iki tarafin da narsist davrandigini dusunuyorum. ayrildiktan sonra baskalariyla beraber olmama ragmen sanki onu hic icimden atamayacakmisim hissi devam ediyor -tam olarak biteli iki ay olacak- en basit seyde onu hatirlayip "kimse onun gibi olamayacak" gercegiyle yuzlesiyorum. fakat ayrildiktan sonra her seyiyle hala sevsem bile sagligimi dusunup halime sukrediyorum. narsist birinden ayrilabilmek bile cok guzel bir adim. bunu basaran devamini da yapacaktir. yeri gelmisken....seni hala seviyorum...eski karim............
0
ala09
(15.11.22)
Zamanla geçecektir. Kendinize zaman verin, başkalarıyla birlikte olmaya da zorlamayın bu süreçte.
0
veritaslibertas
(15.11.22)
Tabi ki yeni erkeklerle tanışarak.
Bir narsistle 3 4 haftam olmuştu, bu bile korkunçtu. 3 haftada psikolojimi bozmuştu, 1.5 sene düşünemiyorum bile.

Dediğim gibi iyi erkeklerle tanış. tüm erkekler böyle değil bunu kafandan sil. Bu dünyada iyi huylu, sevecen ve emek vermeyi hak edecek adamlar da yaşıyor. Gerekirse terapi al ama asla toksik bir ilişkiye ve narsist insanlara vakit harcama.

Edit:ahshshshsh. Gelen mesajlara istinaden, ben zaten evliyim çok mutluyum:))
0
kaptan maydanoz
(15.11.22)
Epey bir süre sevgine layık olmayı başarmışsa narsist falan değildir o.

Zaman akıp gidiyor. 'Mutlu olsun' de. Geçmişinle barış.

Geleceğine odaklan.
0
Mirket
(16.11.22)
(8)

arkadaşa nikahta ne takılır

zenc
özellikle son 1.5 yılda çok samımı oldugumuz ama aslında uzun yıllardır tanıştığımız bir arkadas grubumuz var. içlerinden bir çift uzun zamandır birlikte yasıyorlar ama avrupaya taşınıyorlar işlerin daha kolay olması için dun tarih aldılar ve cuma nikah törenleri olacak. ne takacağız bilemedik :/50
özellikle son 1.5 yılda çok samımı oldugumuz ama aslında uzun yıllardır tanıştığımız bir arkadas grubumuz var. içlerinden bir çift uzun zamandır birlikte yasıyorlar ama avrupaya taşınıyorlar işlerin daha kolay olması için dun tarih aldılar ve cuma nikah törenleri olacak.
ne takacağız bilemedik :/
50 euro? gram altın? 1000tl yada 100 euro? çeyrek altın?

şimdi bu arkadaslar zaten İrlanda'ya gitcek diye euro takalım dedik ama 50 euro nedir yaa :( allahım ne kadar fakiriz. 100 euro takmak geliyor içimden aslında ama işte para para para...
0
zenc
(15.11.22)
Ülkesine kadar aynısı başıma geldi. Direkt sordum senin işine hangisi gelir, gram altın mı yoksa 50 Euro mu diye. 50 Euro dedi. Ben de 50 Euro taktım. Az para değil bence, makul.

Çeyrek altın takmak içinizden geliyorsa o zaman da 100 Euro verebilirsiniz. Ama bence 50 ideal.
0
pispinti
(15.11.22)
ceyrek altin. dugun/nikah mevzusunun standardi altindir.
0
hot potato
(15.11.22)
50 euro az demeyin. İngiltere'de insanlar düğünlerde eğer zengin/yüksek sınıf değillerse 30-50 pound arası veriyor zaten. Ben tam kültürü bilmediğimden bir keresinde 50 pound verdim, gelin 10 satır mesaj atmıştı" ne gerek vardı çok masraf yaptın iyi ki varsınız" diye..
0
quaker
(15.11.22)
bence kendinizi düşünün. 50 euro taktığınızda arkadaşınız "Ayy ne bu böyle, ezik misiniz" diyecek değil. 100 taktığınızda da havalara uçacak değil. Gram altın da takabilirsiniz. Yarım gram altın bile olur. Kendinizi zorlamayın derim. Bir anlık bir şey sonuçta.
0
lovemyself
(15.11.22)
Hot potato +1. Birinin nikahına/düğününe gidiyorsam çeyrek takarım; takmayacaksam zaten gitmem. Çok samimiyiz demişsiniz, bence çeyrek takın.
0
vedatchilipeppers
(15.11.22)
50 Euro yeter bence. Ama ben ayda yılda bir düğüne giderim zaten diyorsan çeyrek de olur. Ayda 5 kere düğüne gidenle bir kere giden aynı değil. Bütçene göre takarsan kimseye ayıp mayıp olmaz.
0
kaptan maydanoz
(15.11.22)
50 euro yapıştır gitsin, abes durmaz. altını bozdur onla döviz al, uğraştırırsınız.
0
roy keane ve giggs reyiz
(16.11.22)
50 euro
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(16.11.22)
(8)

Adem ile havva'dan geliyorsak çocukları ensest ilişki mi yaşadı?

robin one persie
Sb.
Sb.
0
robin one persie
(14.11.22)
Evet o zamanlar insan neslinin çoğalması için ensest bir süre helal kılınmış. Bunun bir algoritması vardı hatta üşendim aramaya şimdi. Kim kimle birlikte olmuş vs.
0
emfuzi
(14.11.22)
o inanışa göre öyle evet ama ordan gelmedik, hepimiz en başlarda denizde yaşayan canlılardık.
0
sta
(14.11.22)
son zamanlarda bu konu üzerine çok daha güzel yorumlar var. ilk devirlerde "o zamanlar serbestti" deyip geçilmiş. ama ayette yaratılma konusundan bahsederken yaratıcı kendinden "adem ile Havva'yı yaratan, daha sonra sizler için eşler yaratan" diye bahşediyor. yani, Adem ile Havva'dan sonra, çocuklarına eş olarak da insanlar yaratılmış. genel görüş bu yönde. bu şekilde aratırsanız Youtube'da daha geniş açıklamaları var bazı hocaların, şimdi aramaya üşendim.
0
lovemyself
(15.11.22)
www.youtube.com
Family Guy'dan bir kesit :)
0
nhk ni youkosu
(15.11.22)
bizden önce başka yaratılanlar da vardı. hatta bu klasik herkesin ezberlediği yasak elma yeme muhabbeti yasak elma değil. biraz araştırmanız lazım. millet devamlı duyuma dayalı bilgi sahibi oluyor, haliyle herkes saçmalık zırvalıyor.
0
evimin paspasi
(15.11.22)
Benim bildiğim kadarıyla 2 erkek 2 kız çocukları olmuş ve bunlar kendi aralarında çiftleşmişler :/
0
silverleaf
(15.11.22)
Rivayete göre aynı seferde birlikte doğmayan (tek/çift yumurta ikizleri) çocuklar birbirleri ile beraber olmuş.
0
vampir akrep
(15.11.22)
İkiz kardeşlerin birlikte olması fantezisi sonradan uydurma bir şey. Üstteki arkadaşların ifade ettiği gibi islamda böyle bir şey yok.
0
kaptan maydanoz
(15.11.22)
(3)

Kedimin g.tüne üfleyince "miyk" demesi...

msb
7 yıllık kedim. Akşam kucağımda yatarken sigaranın külünden çok az üzerime dökülünce umursamaz bi şekilde püff yaptım tişörtüme, bizimki de kafayı bana çevirip miyk'ledi. Ben anlamadım tabii. Tekrar aynı noktaya püff yapınca yine aynı tepki geldi. Aşırı komik geldi ne zaman g.tüne üflesem dönüp miyk
7 yıllık kedim. Akşam kucağımda yatarken sigaranın külünden çok az üzerime dökülünce umursamaz bi şekilde püff yaptım tişörtüme, bizimki de kafayı bana çevirip miyk'ledi. Ben anlamadım tabii. Tekrar aynı noktaya püff yapınca yine aynı tepki geldi. Aşırı komik geldi ne zaman g.tüne üflesem dönüp miyk yapıyor çok ilginç :)

Kedisi olanlar sizde böyle bi durum var mı acaba deneseniz bi çok merak ettim :D

Kısır erkek bu arada.
0
msb
(07.11.22)
açıkçası benim de g.tüme üfleseler ben de miyk ederdim. hatta başka şeyler de diyebilirdim.
0
gottacatchemall
(07.11.22)
Sigara içtiğiniz için nefesiniz kötü kokuyor ve kedilerin minicik burunları çok hassastır. Hatta ciğerleri baya kötü durumdadır muhtemelen kedinin. Miyk etmesi normal :,(
0
kaptan maydanoz
(07.11.22)
Hoslanmadiklari ya da istemedikleri bir şey yapınca öyle tepki veriyorlar, sizi sevdiği için öyle yapıyor yoksa tislardi. Sizi sevenlerin poposuna uflemeyin yani sevmeyenlerin ufleyin.
0
encokbenisevinnolur
(07.11.22)
(17)

Ebeveynlerin Boşanmış Olması Sorunsalı

sacrilegious
Merhaba,hayatımın her önemli anında problem olan bir konu yine hortladığı için duyuru ahalisi olarak fikrinizi sormak istedim. Annem ve babam 12 sene önce babamın annemi aldatması sebebiyle olaylı bi şekilde boşandılar ve o günden sonra hiçbi şekilde asla iletişim kurmadılar. Yaşananlardan sonra ann
Merhaba,hayatımın her önemli anında problem olan bir konu yine hortladığı için duyuru ahalisi olarak fikrinizi sormak istedim.

Annem ve babam 12 sene önce babamın annemi aldatması sebebiyle olaylı bi şekilde boşandılar ve o günden sonra hiçbi şekilde asla iletişim kurmadılar. Yaşananlardan sonra annemden babamla ilgili beddua dışında birşey duymadık diyebilirim. Üniversite mezuniyetime babamı da çağırmak istememe rağmen annem “ya o ya ben” triplerine girdi vs vs. Ben babamın da o gün yanımda olmasını istememe rağmen sırf annem yüzünden dahil edemedim.

Önümüzdeki yaz, sevdiğim adamla evlenmeyi planlıyoruz. Çok mutlu olmam gerekirken ben yine önümde aşılması gereken kocaman bir problem var gibi hissediyorum. Mesela isteme muhabbetleri nasıl olacak. Ben babam da bu süreçlerde bulunsun istiyorum. Ama annem asla kabul etmiyor. Bu kadar güzel bir günde annem sırf babam var diye drama queen olacaksa ben bu şekilde bir gerginlik yaşamayı kaldıramam diye düşünüyorum. Annem ve babam böyleyken biz bu düğün süreçlerini nasıl geçireceğiz, ne olur akıl verin. Bu işin en kolay oluru nedir? Mutlaka aramızda benzer durumda olan vardır. Siz nasıl aştınız bu durumları? En az zararla nasıl atlatabiliriz?

Not: ikisi de 60 yaşında koca insanlar olmasına rağmen hiçbi zaman çocuklarının psikolojilerini düşünmedikleri için yine durumu idare etmesi gereken bizleriz. Annem bu saatten sonra değişmeyecek ve babam sürece dahil olursa durumu olaysız atlatmamız mümkün değil. Neredeyse herşeyden vazgeçmek üzereyim. Bu durumda olası isteme-düğün mevzuları için siz ne önerirsiniz?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(06.11.22)
Ayrılma süreci sonrası yola annenle devam etmişsin anladığım kadarıyla.

Babana 'Kusura bakma.' diyeceksin ve annenle yoluna devam edeceksin.

Anneni üzeceğini bile bile babanı da dahil etme gayretini anlamadım ben.

Kadın 'herşeye rağmen' 'aman da çocuğum mutlu olsun' diye kendini aldatan adamla elele gülücük mü dağıtsın etrafa?
0
Mirket
(06.11.22)
baban zamanında aldatarak ailesini gözden çıkartmış zaten.
0
deartheodosia
(06.11.22)
annenize aldatılanın ve ayrılanın kendisi olduğunu, sizin babanızın çocuğu olmaya devam ettiğinizi hatırlatmanız lazım.
bunu ya konuşarak ya tartışarak ya da bir şekilde ona hatırlatmalısınız.
hayatınızın en önemli adımlarından birinde odak noktasını kendisi olarak belirlemeye hakkı yok.
evet bunlar zor süreçler ama yaşı ve konumu itibariyle bu süreci daha iyi yönetebilmesi gerekirdi.
yönetememiş olması da normal, sonuçta anne de olunsa mükemmel olunmuyor ama dediğim gibi, babanızı yanınızda istemenin ona bir ihanet olmadığını, babanızın hâlâ babanız olduğunu, bu yaptığının size haksızlık olduğunu, onu anladığınızı ama daha olgun davranmasını beklediğinizi bir şekilde ona yansıtmalı, onunla konuşmalısınız.

gerekirse psikolojik destek alın.
zaten bu süreçlerde terapistler anneyle, babayla, eşle vb. görüşmek isteyebiliyorlar.
annenizi de bu sürece dahil edecektir, belki bu şekilde çözersiniz.

bu sorunlar yüzünden sizin vazgeçmeniz de çocukça olur.
sonuç olarak bu sizin hayatınız ve bu, çevrenizdekilerin size uyum sağlaması gereken bir süreç.
en kötü ihtimalle "olduğu kadar" olur, babanızla ayrıca tanışırlar ya da başka bir yol bulunur.

ebeveynler arasında seçim yapmak çocuğu psikolojik olarak bölen bir şey.
diğer yandan, maalesef ebeveynlerden biri tarafından diğerini dışlamaya zorlamak da çocuğa bir tür psikolojik şiddet uygulamak demektir.
anneyle baba arasında bir kadın-erkek ilişkisi var ve bu ilişkide swinger olmaktan tutun, birbirini aldatmaya ya da ölümsüz bir aşk yaşamaya kadar her şey yaşanabilir.
bunu sorgulamak aile dinamikleri açısından çocuğun haddine olan bir şey değil.
ebeveynler arasında yaşanan herhangi bir sorun ve ayrılık sonucunda da, ebeveynlerin çocuklarla olan ilişkisinin taraflarca manipüle edilmesi doğru bir şey değil.
çocuğun iki ebeveyne de ihtiyacı var.
kadın erkek ilişkisiyle, ebeveyn çocuk ilişkisini karıştırmak çocukta kalıcı travma yaratır, hayatını etkiler.
yani burada asıl "ebeveyn olma bilinci"nin devreye girmesi lazım.
ne kadar kırgın olunursa olunsun, ebeveyn olarak olgun davranılmalı ve yetişkin olarak da sorumluluk alınmalı.

erkeğin kadına ihaneti çocuklarına ihanet demek değildir, bunu ayrıştırmayı öğrenmedikçe de böyle ebeveynlerin duygusal manipülasyonuna maruz kalmaya devam edeceğiz.
yani bu sadece evlilik sürecinizle ilgili değil, hayatınızın geneliyle ilgili bir konu aslında.
sadece bu sebeple değil, zaten çözmeniz gereken bir sorun bu.


edit:
bu arada şu da var.
sırf bu yüzden evlilik planlarından vazgeçmeyi düşünmeniz, sizin de zaten bu aile dinamiği içinde büyüyemeden çocuk kaldığınızı gösteren bir şey.
bir yetişkin olarak karşınızdaki insana verdiğiniz söz her şeyin üzerinde olmalı ve bunu tüm zorluklara rağmen gerçekleştirebilmelisiniz.
yani siz de bir yuva kuracakken belli bir "sağlamlığa" erişmiş olmanız lazım.
işte bu tip travmaların çocuklar üzerinde böyle bir etkisi oluyor maalesef çünkü annenizin oğlu/kızı olmaya zorlanıyorsunuz.
o yüzden bu sorun için psikolojik destek alırsanız her yönden fayda görürsünüz.
0
blatta hiberna
(06.11.22)
Eşiniz sizi aldatsa ve siz üzülüyorken çocuğunuz size drama queen dese ne hissedersiniz?

Bu olayda babanızın yeri olmamalı.

Annenizi aldatan biri için bu kadar ısrarınızın sebebi ne?
0
dissendium
(06.11.22)
Annenizle babanızın arasında olanlara sizin dahil edilmemeniz gerekirdi. Baba sorumluluğu başka kocalık başka. Annenizin tavrı doğru değil. Kendisi iletişimi en aza indirebilir ama sizin baba-evlat ilişkinizi bu şekilde etkileme, engel olma hakkına sahip değil.

Eğer babanızla iletişiminiz iyiyse, o anı babanızla geçirmek istiyorsanız annenizin ikna olmasını sağlayacaksınız. Bir tanıdığınızdan rica edin annenizle konuşsun. Böyle özel günlerde odak nokta anne babanızın iletişi olmamalı.

Benim çevremde çok fazla anne babası boşanmış tanıdığım var, hiç öyle o gelmezse ben gelmem muhabbeti duymadım. Ha araları kötü olan boşanmış çiftler böyle günlerde yan yan oturmayıp, konuşmuyorlar ama ortamda sorun, kavga olmadı. Gerekirse aynı fotoğraf karesine bile girdiklerini gördüm ben kuzenimin eşinin anne-babasında.
0
GoodMorningTeacher
(06.11.22)
Nerdeyse aynı durumdayız. Bizde aldatma olmadı ama her şey çok olaylıydı.

Biri anneniz diğeri babanız, siz çocuksunuz. Ebeveyn gibi davranmaları gereken kişi onlar, siz değilsiniz. Nasıl istiyorsanız öyle yapıp dik durmanız lazım. Terapiye +1 diyorum. Benim annem bu konularda çok drama yaratıyordu ben yine dik duruyordum ama üzülüyordum da. Terapiden sonra doğru yaptığımı fark edip asla çizgiyi geçmesine izin vermedim.

Ben isteme nişan vs için dışarda yer tutmaya karar verdim, benzer durumda olan arkadaşım da dışarda tatlı bir yer tuttu. Anne baba yine aynı ortamda ama evde değiller. Benim annem de baban bu eve giremez ondan ayrı benden ayrı istesinler gibi saçma sapan şeyler söylüyordu. Çocuk değilsiniz aynı ortamda duramayacaksanız nikahıma misafir gibi gelip gidersiniz demiştim. Sonra kabul etmişti.
0
jazzabel
(06.11.22)
@Dissendium +1

Aldatan insan sadece eşini aldatmıyor ailesini de gözden çıkarmayı kabul etmiş oluyor. O sebeple çok da üzülecek bir şey yok.

Ayrıca anneyi çok haklı buldum, ben de beni çok üzen bir insanı evladım sevmeye devam etsin istemezdim.
0
kaptan maydanoz
(07.11.22)
babanız annenizi aldatmış ancak eylemi babanızın annenize karşı. ve ayrıca boşanmışlar. o sizin hala babanız. babanızın yanında olmasını istemeniz normal. bence bunu sakince annenize anlatmaya çalışın.
0
drako
(07.11.22)
babalık görevi varsa ailesine sadık kalsaymış diyenlerdenim ben de
haksız tarafın yanında yer almazdım

anlaşamadıkları için boşansalardı bunları yaşamayabilirdin

anne tarafının da öfkesinin bitmiş olması iyi olurmuş ama bu yaştan sonra değişmez diyorsun

bence annen aynı ortamda bulunmak istememekte haklı
0
bir soru sorcam
(07.11.22)
Babanız mı daha varlıklı anneniz mi? Babanız gibi geldi bana…

Benim babamla annem de boşandı aldatma falan yok psikolojik baskı sebebiyle. 25 yıl anneme çok çektirdi. Ve biz 8 yıldır görüşmüyoruz. Ne üniversite mezuniyetine ne düğüne çağırdık.

Babanız annenizi aldatmış. Sizin için bir sorun yok mu?
0
andy kaufman
(07.11.22)
Dissendium +1

Benim bi akrabam var, boşandılsr, kızları evlendiğinde anne çok zor günler yaşamış olmasına rağmen kızımın mutlu günü ve o da babası diyerek olaylara dahil etti babayı, her ne kadar üzülse de kızının mutluluğunu bir anne olarak kendi üzüntüsünün önüne koydu. Olması gerekn budur.

He gelgelelim annenle baban boşanmamış olsa evlilik süreci çok mu güzel olacaktı? Cevap: kesinlikle hayır.

Ben de geçen yaz evlendim. Ne çektiğimi ben bilirim. Babam ben evlenmek istediğim için "drama queen"e bağladı. Delirdi adam, gerçi zaten aklında vardı bir iki tahtası eksikti de iyice kötü oldu.

Ben de dedim ki, nikah başvurusu yapılırken benden anne-baba muvafakatnamesi istemicekler nasılsa. Paşa gönlünüz bilir. Eğer mutlu günümde yanımda olmak istiyorsanız gelirsiniz. Yok biz senin mutluluğunu çekemiyoruz, görmeye bile dayanamıyoruz diyosanız da tercih sizin, saygı duyarım dedim.

Efendi gibi geldiler sonra.

Sanma ki anne baba boşanmamış olsa her şey güllük gülistanlık oluyor. Her ailede yaşanıyor, yok efendim niye altın takmadı yok efendim niye bohça getirmedi, yok niye öyle dedi, niye şu niye bu. Sorun çıkarmak isteyen insan bi şekilde çıkarıyor. Sana da sıkıntı stres panik atak kâr kalıyor. Çünkü ebeveynler kendi duygu durumlarından çıkıp süreci mantıklı bi şekilde ve çocuğunun mutluluğuna odaklanarak geçiremiyorlar. Yapılacak bir şey yok. Sen o adamla aynı yastığa baş koymaya karar verdiysen yolundan dönme, bi şekilde geçiyor.
0
turuncu tonlarda
(07.11.22)
babanı neden davet ediyorsun sorusunu soracak veriye sahip olmadığımızı düşünüyorum. bireysel yaklaşmak gerekli. babası annesini aldatmış, evet. fakat çocuğa karşı babalık görevlerini yerine getirdi mi? maddi manevi destekde bulunmaya devam etti mi? bunları bilmeden çağır ya da çağırma diyemeyiz. keza başlık sahibinin sorusu da bu değil.

açıkçası yıllar boyunca annem beni manipüle ederek babamdan soğuttu. belli bir yaşa geldikten sonra babamın %100 hatalı olmadığını anladım. evet annemle çalkantılı bir ilişkileri vardı ve bu ikisi arasındaydı. bana karşı görevlerini her zaman ama her zaman yerine getirmişti. anneme karşı hatalarına göz yumduğum anlamına gelmiyor bu. bunlar için her zaman tavrımı ortaya koydum ve dediğim gibi, tek hatalı babam değildi, annem de babamın ona yaptıklarının aynısını babama yapıyordu. ben bu insanlara ne yapayım, döveyim mi kulaklarını mı çekeyim? yaptıklarını tasvip etmediğimi söylemekten başka bir şey çıkmaz elimden aga, benim de kendi hayatım var yani...


blatta hiberna'nın dediği her şeye katılıyorum. jazzabel'in çektiği rest de çok mantıklı. ben olsam ikisini de davet ederim. en mutlu günüme isteyen gelir isteyen gelmez der geçerdim. annemle aram bozulacaksa da bozulsun ne yapayım, o babamla hatıralar yaratmama engel olurken iyiydi allah allah.
0
nolmus yani
(07.11.22)
baban aldatmakla tercihini yapmış diyenlere katılmakla birlikte, hısım akraba olunan bir dönemde ileride sana karşı kötü ithamlar duymamak adına anne ve babanın yan yana olması iyi olur. başkalarına karşı kendinizi dağılmış bir aile tablosu içinde göstermeyin.
0
Hallegadola
(07.11.22)
annenin olayı kendi içinde kapatıp baba hakkında kötü konuşmaması olması gerekendi

ama sen nasıl 2sini bir arada görerek mutlu olmak istiyorsan annen de aynı şekilde eski eşini görmeyerek mutlu olmak istiyor
0
bir soru sorcam
(07.11.22)
Çok benzer olmasa da benzer bir durumu yaşadım, yaşıyorum. bizde baba anneyi terkediyor. anne 4 çocuğunu bırakıyor ve geri almak ya da görüşmek için yeterli eforu sarfetmiyor, özetle. benim kardeşlerim annemle görüşmez, affetmezler. babamı da hayatlarından çıkarmadılar ama adam zaten herkesi hayatından iten birisi olduğu için iyice araları soğudu. yeni evlendim. ne annemi, ne babamı düğüne çağırdım. annemi çağırmak istedim ama kardeşlerim istemedi. önceliğim kardeşlerim olduğu için anneme anlattım, o da kabul etti, gelmedi. babamı sildim.

yıllar geçmiş, olan olmuş, ben anneme bir şans daha verdim ve iyi gidiyoruz. senin için de yıllar geçmiş, babana bir şans daha vermişsin ve bu şansı geri alamazsın şimdi. annenle bunu güzelce konuş. annen olmaz derse, benim kardeşlerimi seçmem gibi, anneni seçmen gerekir diye düşünüyorum.
0
gabe h coud
(07.11.22)
Babalık vazifesi ve eşlik vazifesi farklı şeyler. Baba sadakatsizse eşine sadakatsizlik göstermiş, nasıl ki eşlerden biri bir çocuğuyla görüşmek istemiyorken kardeşlerin ya da diğer eşin görüşmesini engellemesi saçmaysa bu da saçma olur.

Eşler birbirine düşman diye çocuğun yaşayan ve kendisini kabul eden bir ebeveynden mahrum yetişmesi haksızlık.

Anne babanız arasında kötü bir olay yaşanmış, ancak anlıyorum ki babanızla aranız kötü değil.

Babanız annenizi aldatarak kötü bir şey yapmış, ancak bu babanızın komple aforoz edilmesini gerektirmiyor. O halde eşini aldatan kimseleri kendi anne babaları da reddetsin. Bu gerçekçi bir tepki değil. Aile bütündür, ancak aile bağları bireyseldir. Annelik, babalık, kardeşlik kavramları bireye göre tanımlanır. Birisi sizin babanızken, diğerinin eşidir. Bu ikisi aynı şeyler değiller.

Annenize bunu anlatmaya çalışmalısınız. Bu düğün vesile olsun, çünkü bu zincirin bir yerde kırılması lazım.

Babanızla aranız kötü olsa zaten sorun olmayacak, ancak hayat akıp geçiyor ve siz istediğiniz halde babanızı hayatınıza katamıyorsanız, bunun için annenizden vazgeçmeniz bekleniyorsa ortadaki tek mağdur sizsinizdir.

Üzerinden yıllar geçmiş, annenizin en başta kendisi için artık bunu atlatıp yoluna bakması lazım. Sizi istediğiniz halde babanızdan mahrum edemez.
0
akhenaten
(07.11.22)
Babaniz annenizi aldatip bosandiktan sonra, sizinle olan iletisimini nasil tuttu, bu da onemli bence.
Eger sizinle ilgilendi ve maddi/manevi sorumluluklarini yere getirdi ise, yani kendisinden "kotu kocaydi ama iyi babaydi" diye bahsedebiliyorsaniz bir nevi, annenizin bugunun sizin gununuz oldugunu vs kabullenmesi gerekir. Bunun ustune destekle vs calismasi gerekir.

Eger bosanmalarindan sonra babaniz sizi arayip sormadiysa, annenize sorun cikardiysa, size cok da bakmadiysa yani, ama simdi siz "aman ille de babam" diyorsaniz, ben de annenizin yerinde olsam "eeh simdi mi kiymete bindi otuz senedir ben bakiyorum, ne bu baba sevdasi arayip sormayan adama" derdim.

Bunlarin disinda blatta+1
0
sopiro
(08.11.22)
(6)

Savaş sonrası bilançosu

ekinuzbay
2 senedir arka arkaya çok kötü olaylar yaşadım. Sonucunda da fiziğim bozuldu, sağlığım bozuldu, kimsem kalmadı. Hala ümit var mı yoksa artık daha fazla rezil olmamak için şu açıkça belirtmek istemediğim şeyi yapmak daha mı mantıklı?- Aşırı derecede saç dökülmesi, uzun ama yarıya inmiş saçlar, - bozu
2 senedir arka arkaya çok kötü olaylar yaşadım. Sonucunda da fiziğim bozuldu, sağlığım bozuldu, kimsem kalmadı. Hala ümit var mı yoksa artık daha fazla rezil olmamak için şu açıkça belirtmek istemediğim şeyi yapmak daha mı mantıklı?

- Aşırı derecede saç dökülmesi, uzun ama yarıya inmiş saçlar,
- bozulmuş beslenme düzeni, fazladan alınmış 10 kilo,
- yağlı tuzlu beslenme yüzünden şişmiş surat
- Bundan bi önceki biten ilişki yüzünden o ilişkiye şahit olmuş herkesi silip arkadaşsız kalmak
- Bu ilişkiye arkadaşsız başlayıp bu da gidince iyice yalnız kalmalar.
- Son kalan 3 arkadaşın da bu ilişkide yaşadığım rezillikleri biliyorlar diye yüzlerine bakamamak
- Annemin bile yüzüne bakamamak
- Motivasyonu kaybetmek iki haftadır derse gitmiyorum, yıkanmıyorum.
0
ekinuzbay
(31.10.22)
seaman
(31.10.22)
Lütfen yıkan. Liste içinde en acil o geldi şimdi benim gözüme.
0
kaptan maydanoz
(31.10.22)
ümit var. aynı durumlardan geçtim, düzeldim. şahit olan arkadaşları sildim yenilerini edindim. sağlığımı kaybettim sağlığımı kazandım. kilo aldım kilo verdim. son kalan insanların yüzüne bakamadım sonra hepsiyle gece içmelere eğlenmelere gittim.

düzeliyor her şey sabredersen. kimse için değmez lafının klişe olmadığını anlıyorsun. bu gudibik yüzünden mi hasta olmuşum, yaşama sevincimi kaybetmişim diyecek hale geliyorsun. gülüyor geçiyorsun.

her şey düzeldikten sonra da o bakamadığın arkadaşların aradığında dışarı çıkmaya üşenip gitmiyorsun. annen aradığında sırf şu an çekemem diyerek açmıyorsun. her şey iyi gidiyorken tekrar kilo alıyorsun çünkü neden? her şey iyi gidiyor dedim ya, kendini salmanda sakınca yok. hayat tekrardan ibaret. bu tekrarlardan bazen keyif alırız bazen de almayız.
0
nolmus yani
(31.10.22)
ayrıca kime rezil oluyormuşsun? kime neymiş? kendine rezil olursun en fazla, onun da çözümü "o şey" değil.
0
nolmus yani
(31.10.22)
Gerçek savaş sandım. İlk önce yıkanın. Suya ördek atın arkasından da siz girin. Film izleyin. Hepsi bu Afgan'ın enkazı mı?
0
Kahvedesu
(31.10.22)
her şey sizi sıkıyorsa bir hayır vardır. yaratıcınız belki de siz ona kavuşun diye size böyle acılar nasip etmiştir.

tüm bunlar hayır olabilir. nasıl ki metal yanınca parlarsa siz de ona yönelin ve acılarınızla parlayın.
0
konsomatrix
(31.10.22)
(29)

karsi cins arkadasla yapilan aktivite ornekleri flort mudur

ala09
yakinlar ama. arki degil kannnnkiler. basbasa sarap evinde sarap icmek mesela, eve gidip dizi izlemek falan. bu olunca illa flortlesmektir bu diye damgalar misiniz? yoksa iki yakin arkadas bunlari yapabilir, karsi taraf birbirinin "arkadas" sinyallerinden emin oldukca sorun yoktur mu?(buna ben kisiy
yakinlar ama. arki degil kannnnkiler. basbasa sarap evinde sarap icmek mesela, eve gidip dizi izlemek falan. bu olunca illa flortlesmektir bu diye damgalar misiniz? yoksa iki yakin arkadas bunlari yapabilir, karsi taraf birbirinin "arkadas" sinyallerinden emin oldukca sorun yoktur mu?(buna ben kisiye gore arkadasliktan emin iseler sorun yoktur diyorum)

flortunuz bunlari yapsa rahatsiz edici mi?
0
ala09
(30.10.22)
Herkesin fikrine kimse karisamaz asamasi bu. Genel cevab; tabii ki yapabilir iki karsi cins arkadas bunlarin hepsini. Bunlarin hepsini yapip arkadas kalmalari mümkündür. Ama benim kisisel cevabimi merak ediyosan ( ;))) ) sebgilimin yakin kiz arkisiyle basbasa sarap evine gitmesini ya da bunun bir rutin haline gelmesini sevmezdim. İts my choise
0
abuzer
(30.10.22)
Mümkün mu? Mumkun.
Bu tarz hareketleri yaptığım arkadaşlarım ile normal arkadaş kalabildik mi? Çok az bir kısmı ile.

Ben de çok rahat olurdum diyemem.
0
logisticsmanager
(30.10.22)
ben üç sene boyunca iki kadınla ev arkadaşlığı yaptım. söylediğiniz şeyleri ve ekstrasını çok yaptık. kimse de herhangi bir sinyal alıp duygularını, hareketlerini değiştirmedi. dizi izlemek, şarap evine gitmek dışında aynı yatakta uyumuşluğumuz da çoktur.

o zamanlar gençtim. şu an flörtüm veya sevgilim varken yanlış anlaşılmamak için yapmam böyle şeyler.
0
coldegezenkutupayisi
(30.10.22)
Flörtleşmek yapılan aktivite ile ilgili değil aradaki çekim ile ilgili derdim fakat bazen sizden bağımsız olarak karşı taraf bir beklentiye girebiliyor. Ben olsam bu tür şeylere girmem, sevgilim buluşursa da buluşur koca adam kendine sahip çıkar neticede.
0
ruhen hastayim ben
(30.10.22)
Şarap evinde şarap içmek ve eve gidip dizi izlemek?

'Sadece arkadaşız' Aynen :D Neyse bir şey demiyorum.
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(30.10.22)
@panda yuva dostum gorus aliyoruz. burda sarap icilen ark baska dizi izlenen ark baska
0
🌸ala09
(30.10.22)
Zaten mevzu kankii ayağından başlamıyor mu? Karı taklidi yapan geyler bile tehlikeli çıkartır masaya vurur, ruhun bile duymaz, kesinlikle tehlikeli sular bunlar şahsen yaklaştırma hele bu tarz muhabbetlere çekim yasasına aykırı
0
Gebeş kaplumbağası
(30.10.22)
Bu tamamen yapanların niyetine bağlı. "Başbaşa şarap evinde şarap içmeler" deyince ambiyans değişiyor.

Benim istesem gidip şarapevinde şarap içeceğim karşı cins arladaşlarım var örneğin, gitsek "başbaşa" bakışarak, tebessümlerle falan şarap içmeyiz ama, dedikodu falan yaparız. Kimse de flört ediyoruz gibi hissetmez.

Kıskanmanıza neden olacak haklı bir sebep varsa birlikte manava bile gitseler gözünüze batar. Haklı bir sebep yoksa boş yere hayatı zehir etmeyin kimseye bence.
0
akhenaten
(30.10.22)
ben ki cok acik goruslu biriyimdir boyle bi seyi kabul etmem. karsi tarafin da ciddi bi iliskisi olsa bile etmem. isterse anaokulundan beri kanka olsunlar etmem :D

burda en iyi senaryo ben de bu grubun arkadasi olmaliyim. o zaman o kisinin yanimizda ucuncu olmasindan iskillenmem veya kirk yilin basi benim isim cikar da ben iptal edersem bi etkinligi ikisi yalniz devam edebilirler. bunun harici kankayiz diyip oyle habire icli disli olamazlar
0
Kittie
(30.10.22)
ya benim bir sürü kız kankim vardı evlenmeden önce, ama sonrasında fark ettim ki aslında tam bir aksiyona 1 adım falan yakınmışız. artık öyle düz kız arkadaş olayına pek inanmıyorum. ha tabii ki bu saydığın aktiviteler gayet normal ama dediğim gibi aksiyona dönme ihtimali çok yüksek.
0
roket adam
(30.10.22)
bir sürü erkek kankam vardır ama hiç biriyle başbaşa dizi izlemedim. o kadar da değil :) basbaya flört bu.
0
kaptan maydanoz
(30.10.22)
@akhenaten benim arkadaslarimla aktivitem bu. karsi taraf bundan rahatsiz olup geri adim atiyor bana bahane gibi geliyordu ama gorusunde israrci @roketadam gibi dusunuyro. bi hamleye bakar "saf olma bu kadar" kafasinda. saflik mi bu diye bi dusunuyorum, flortumle olan mevzunun haricinde
0
🌸ala09
(30.10.22)
flört değildir, ben yaparım, kanka olarak da kalırım, ama yine de flörtümün ya da sevgilimin bunları karşı cinsten biriyle yapmasını istemem.
0
ekinuzbay
(30.10.22)
"flortunuz bunlari yapsa rahatsiz edici mi?"
evet
"karsi taraf birbirinin "arkadas" sinyallerinden emin oldukca sorun yoktur mu?"
ilk soru evet ise doğal olarak sorun vardır.

iş arkadaşıyla beraber yemekhanede yenilen öğlen yemeği de şunlardan daha fazla etkileşim içerebilir, duygu tetikleyebilir
bunlar sırasında ne kadar kontrollü olunabildiği sonrasında etkisinden çıkılabilmesi masumiyeti belirler bana göre

başına silah dayanan ya da zorunluluk sebebi değil sonuçta çoğu birebir aktivite
tek eşliliğin özünmsenerek benimsenmesine kadar bağlanabilir bu konu
0
bir soru sorcam
(30.10.22)
Burada bir taraf kendini kandırıyordur
0
mirty
(30.10.22)
Halihazırda bunları yakın kız arkadaşlarımla yapıyorum. Kimiyle uzun süre buluşamıyoruz, evde uzun uzun rahat vakit geçirdiğimiz için bana geliyor. Kimiyle başa başa içmeye eğlenmeye de gidiyoruz. Kız arkadaşım varken de yaptım bunları, kimse de rahatsız olmadı. Rahatsız olana yallah arabistana derim.

Flörtüm bunun rahatsız edici olmadığını düşünüyorsa - ki yaptığına göre düşünmüyor- ben niye olayım ki?
Bu durum flörtün saf salak olduğu durumlarda geçerli olabilir ancak, o durumda bunun uyarısı yapılır ama yine karışılmaz.
Ha yok, flört saf salak değilse güvenilir.

Hepsinden öte, asıl problemi yaratan konu: flörtün "kaçamak" yapma ihtimalinden şüphe varsa -ki herkes bu ihtimal üzerinden rahatsız olurum demiş- niye flörte devam ediliyor ki? Karşı cins arkadaşı olmayan ya da olanla "şüpheli" aktivite yapmayan biriyle flört etsin.
0
Bruce
(30.10.22)
twitter.com

Aynen flört. Bi de çakar flört. Tam flört.

Direkt damgalarım sorry.
0
Hallegadola
(30.10.22)
Bunları yapıyorduk diye flört ediyoruz zannedip açıldım adama. Meğer arkadaşmışız. Demek ki her zaman flört olmuyormuş.
0
antikitleruhlu
(30.10.22)
Benim benden bu tür aktiviteleri talep eden bir kadın arkadaşım var. Kendisinin sevgilisi de var. Ben kendimden emin olduğum için işime geldiği sürece sinemaya gitmek ne bileyim birlikte alkol almak vs şeyleri başbaşa yapıyoruz. Ama açıkçası "sevgilin ne diyor bu işe" diyesim de geliyor bazen. Neyse zaman içinde öğrendim ki biraz efendi-kole dinamikleri içeren bir ilişkileri varmış, o aşamada da "sevgilin ne diyor" kısmı ilgi alanımdan çıktı.

Biz halihazırda tanıştığımız için pek geri cekilmedim ama mesela yeni tanışıp böyle tekliflerle gelen birine de hayır derim muhtemelen. Nasıl bir şeyle karsilasabilecegimi ya da onların ilişkilerinde neyi tamamlayan bir şey olacağımi bilemem. Yani mesela beni, benim haberim olmadan kıskandırmak için mi kullanıyor, ya da sevgilisinin benzer bir arkadaşlık ilişkisi var da kendince denge mi kurmaya çalışıyor... bana doğrudan dokunan bir zararı yoksa da bunlari yine de gozetirim. Dediğim arkadaşımda böyle bir şey görmediğim için de bir sakıncası yok benim için.

Öteki taraftaysam da karışmam ama ne alaka dediğim tavrımi belli ederim. Spesifik bir durum olur tamam da, verdiğin örnekler birlikte yapmanın şart olduğu şeyler değil ya da o formda olmayabilir. Şarap evinde başbaşa yerine bir bar cafede buluşup bira icemiyorlar mi? Birlikte dizi izlemedeki birliktelik kısmı nedir, üzerine konuşmak istedigin bir seyse ayrı ayrı izleyin birlikte konuşun... vs böyle ele alırdım. Belki sormak istediğin tam bu değil ama örnek verdiklerin başbaşa ve izole (sadece ikimiz tarzı) zaman geçirme bahanesi formunda şeyler.
0
encokbenisevinnolur
(30.10.22)
Geçmişte sınır çizmezdim ama artık çiziyorum. Bana göre rahatsız edici.

Şu aklıma geldi.
www.youtube.com
0
Kahvedesu
(30.10.22)
Örtülü flört. İnkarlı flört. Baş başa şarap içilmez. Beraber şarap içilir. Tamam eve gidip beraber dizi izlersiniz ama sık sık "baş başa" vakit geçiriyorsanız bu örtülü flörttür, kankalık değildir.
0
muhayyer divan
(30.10.22)
Yazmayı umutmuşum, ben çok rahatsız olurum. İnat olsun dşye ben de yaparım olay çıkar.
0
muhayyer divan
(30.10.22)
Başvaşa şarap evinde şarap içmekle iş çıkışı bi pubda bira içmek aynı şey. Şarap içince sanki daya romantik bir ortammış gibi geliyor insanın aklına ama değil aslında. Aynı konsept.

Yani eğer bu başbaşa yapılan aktiviteler ben çağırılmadan yapılıyorsa o zaman bozulurdum. Yani benim canım istemez onlara katılmam, müsait olmam vs başka. Ama özellikle başbaşa olmak istiyorlar, ben partner olarak ortama davet edilmiyorsam o zaman rahatsız olurdum.

Bir de bu benim partnerimle aramdaki ilişkiye de bağlı. Eğer güzel bir ilişkimiz varsa, sadakatsizlik, ilgisizlik hissetmiyorsam o zaman sorun etmem çoğunlukla. Ama eğer zaten asıl ilgi benim üzerimde değilse o zaman kıskanırım.

Bir de bazı insan vat karşı cinsle arkadaş olamaz hemen aklı karışır. Bazısı var karşı cinsle arkadaşlığı iyi yürütür, şıp sevdi değildir, her yakın olduğu karşı cinse çekim duymaz. Yani partnerimin hangisi olduğuna da bağlı benim rahatsız olup olmamam.
0
zimbirik
(30.10.22)
bu yazılanlardan aklıma direkt şu gif geldi
media.tenor.com
0
basond
(30.10.22)
Benim bi kaç tane böyle yakın kız "kankim" var. Şarap içiyoruz, dizi izliyoruz, tatile falan gidiyoruz. Ben en azından kendi adıma arkadaş olduğumuzdan eminim, karşı taraftan da sakat bi sinyal almadım. Kafam rahat o açıdan. Her selam verdiğimizle sevişecek halimiz yok.

Ama flört ettiğim insan yapıyor olsa rahatsız ederdi, evet. Biraz çifte standart gibi görünüyor ama başkasının iletişimini kendininki gibi bilemiyorsun sonuçta. Karşıdakine bağlı yani orası. Henüz "flört" aşamasındaysak, yeterince tanımadığım için rahatsız olurdum.
0
plutongezegendegilmi
(30.10.22)
Dışarıdaki etkinlikler bi yere kadar benim için kabul edilebilir ama evde basbasa dizi izlemek bana fazla asla kabul etmez asiri rahatsiz olur iletisimi de keserdim. Normaline güven olmuyor bi de basbasa takilanina gözü kapalı mı guvenecegiz? Bu ortamda hiç sanmiyorum.
0
ddenizz
(31.10.22)
Hayır flört değil dümdüz dostluktur. Baş başa rakı da içeriz, eğlenmeye de gideriz, xbox da oynarız, dizi de seyrederiz ve hiçbir "yanlış" sinyal almayız. Erkek arkadaşım da tanıyor, ondan emin. Olmasaydı yapmazdım bunları yine de, dışarıdan çok başka görünme ihtimali var.
0
charbiel
(31.10.22)
arkadaşlıktan emin iseler (milyonda bir ihtimal) flört değildir. benim böyle bir arkadaşım var :)
0
gabe h coud
(31.10.22)
guldum.net
twitter.com

@charbiel, bir de erkek arkadaşına sor bakalım kariaktürdeki gibi düşünüyor mu düşnmüyor mu? :)
0
Hallegadola
(31.10.22)
(3)

7 aylık erkek kedime dişi arıyorum. Kısırlaştırmak istemiyorum.

unit44
7 aylık erkek tekir kedim var. Adı pars. Kızgınlığı geldi,Kısırlaştırmak istemiyorum. Kedimizi ailenin çocuğu gibi gördüğümüzİçin. Yardım edebilecek var mı?
7 aylık erkek tekir kedim var. Adı pars. Kızgınlığı geldi,
Kısırlaştırmak istemiyorum. Kedimizi ailenin çocuğu gibi gördüğümüz
İçin. Yardım edebilecek var mı?
0
unit44
(28.10.22)
sonra yavrulara ne olacak? siz bakacak misiniz yoksa hop sokaga mi?
0
hot potato
(28.10.22)
Her kızgınlığa girdiğinde kedi mi arayacaksınız? Erkek kedi bugün yapsa yarın yine kızgınlığa girebilir demişti hekim.
0
elorelia
(28.10.22)
Erkek kedi çiftleştirince kızgınlığı bitmiyor ki nerden kapıldınız bu kanıya? Bugün çiftleştirirsin ertesi gün tekrar kızgınlığa girer.

Ayrıca tam da ailenizin çocuğu gibi gördüğünüz için kısırlaştırmanız lazım. Ailenizin torunlarını her seferinde sokağa mı atacaksınız? Veya dişi bir kedi daha eve alıp sürekli doğurtup sokağa salma niyetiniz mi var? Yazık değil mi yavrulara?
0
kaptan maydanoz
(29.10.22)
(13)

Sweatshirt hakkında ne düşünüyorsunuz?

kaptan maydanoz
Beğeniyor musunuz? Giyer misiniz? Giyen kızlara yakıştırıyor musunuz? Hayatının tamamını sweat ile geçiren insanlar var. Erkekler için de yorum yapabilirsiniz tabi ki.Edit: ben çok özensiz buluyorum, eşofman gibi. İşe giderken en azından daha özenli olmak isterim. O yüzden garip gelmişti. Ama baya s
Beğeniyor musunuz? Giyer misiniz?
Giyen kızlara yakıştırıyor musunuz?

Hayatının tamamını sweat ile geçiren insanlar var. Erkekler için de yorum yapabilirsiniz tabi ki.

Edit: ben çok özensiz buluyorum, eşofman gibi. İşe giderken en azından daha özenli olmak isterim. O yüzden garip gelmişti. Ama baya seviliyormuş abajshs.
0
kaptan maydanoz
(27.10.22)
Hayatımın tamamını değil ama (giyildiği mevsim özelinde tabii ki) %80'ini sweatshirt ile geçiriyorum.
Çok seviyorum.
Dünyanın en rahat kombini tayt + sweatshirt.
Kadınlarda da erkeklerde de gayet güzel çok beğeniyorum.
Erkek reyonlarından da sweatshirt aldığım çok oldu bana erkekler için satılan sweatshirtler çok daha güzel gibi geliyor.
0
mutekebbir
(27.10.22)
valla kışın ben de sweat+tayt kombiniyle geziyorum 2010lardan çıkamadım.
0
Hallegadola
(27.10.22)
Kadına da erkeğe de yakıştırıyorum, sürekli giyerim. İmkanım olsa 7/24 çıkartmıycam üstümden o derece.
0
mirty
(27.10.22)
bi tane sweatshirtüm var, çok nadiren giyerim. evde takılıyorsam tshirt giyerim, üstüne de hırka veya hırkaya benzeyen (hani sentetik sezarda vardı bi ara) kalın kumaşlı salaş gömleklerim var onları giyerim genelde. sweat veya kapüşonlu şeyler bana çok paspal geliyor, giyince iyi hissetmiyorum, o yüzden giymem. dışarda zaten asla giymem. kızları düşünmedim de erkeklere yakıştırmıyorum, kendimle aynı şeyleri düşünüyorum, çok paspal özensiz geliyorlar gözüme, hoşuma gitmiyor.
0
summer timetable
(27.10.22)
Ruhuma aykırı. Hava çok soğuk olmadıkça hep kısa kollu tişört üstüne polar giyerim. Uzun kollu, kalın kıyafetler sıkıyor beni. Rahat edemiyorum. Terlemekten hoşlanmam. Kız arkadaşım seviyor. Yakıştırıyorum. Şık olanı özensiz durmuyor.
0
dissendium
(27.10.22)
Hanımla kombinleyip giyiyoruz beni bazen bunaltıyor ama o üşüdüğü için memnun halinden.

Yoksa bana kalırsa gerektiğinde çıkarabileceğim veya önünü açabileceğim tarzda giyinmek daha iyi oluyor.

Ama görünüşünü seviyorum dediğim gibi
0
ananiyimioguz
(27.10.22)
Spor/yürüyüş yaparken veya evde (sürekli olmamak kaydıyla) giyilmesi nötr geliyor. Bunlar dışında giyiyorsa özensiz ve paspal buluyorum.
0
ruhen hastayim ben
(27.10.22)
Evde pineklerken giyilebilir onun dışında ben de özensiz buluyorum ve sevmiyorum.

Sizin edit +1 yani.
0
pispinti
(27.10.22)
Seviyorum. Bana paspal gelmiyor açıkcası dress code olmayan bir firmada çalışıyorum çalışırken rahat olmayı seviyorum. Dar-kısa seyler giydiğimde hem hareketim kısıtlanıyor. Hem oram açıldı mı buram göründü mü düşünmek yerine işime odaklanabiliyorum.
0
ceann deas
(27.10.22)
kadın erkek herkese yakışan bir şey. niye bu kadar sorun ettiniz ki.
aksine bende kahve içmeye bile düğüne gider gibi gelen kadınları anlamıyorum.
erkekler için içine tişört giy çık kadınlar için crop giy çık. kotun üstüne gider, taytın üstüne gider, şortla giyersin olur, joggerla giyersin olur uzar gider.
eğer dress code yoksa iş yerinde de giyilir niye giyilmesin ki.
0
astronom bey
(27.10.22)
@astronom, crop’a bir şey demedik ki sweatshirtten bahsediyoruz. :) kahve içmeye giderken de kot tişört giyilse güzel durur ama sweatshirt yataktan yeni kalkmış gibi oluyor :)

Edit: çok pardon sweat içine croptan bahsediyormuşsunuz. Bunu hiç anlamlandıramadığım için beynim yok saymış.
0
🌸kaptan maydanoz
(27.10.22)
Yakıştırmıyorum. Daha doğrusu yakıştırılacak bir şey olduğunu düşünmüyorum. Sıcak tutsun ve rahat olsun mantığı ile giyiliyor sonuçta. Yani çirkin bir şey değil ama şıklık kategorisinde incelenebilecek bir şey olduğunu sanmıyorum.

Ben de (E) havalar soğuduğunda giyiyorum. Kalan giyimimle uyumlu olsun yeter diyorum.
0
nawar
(27.10.22)
Göze çarpan düz renklerde, yine düz renk bol bir eşofmanla kombin şekilde seviyorum.

Mesela mercan kırmızı sweatshirt ve siyah bol bir eşofman ya da parlak mor bir sweatshirt ve gri bir eşofman. Hardal sarısı sweat ve siyah eşofman da güzel.

Hiç paspal durmadığı gibi bence gayet şık ve temiz duruyor.
0
akhenaten
(27.10.22)
(12)

Yazılımcılar: siz de bunalıyor musunuz? (burnout içerir)

plutongezegendegilmi
Şimdi ben bi 13-14 yıldır kod yazıyorum. Bunun ilk yarısı amatör / hobi işiydi, son yarısı profesyonel. Amatör takılırken çok mutluydum. Bok gibi kod yazıyordum ama ne istiyorsam onu yazıyordum, çok da eğlenceli projeler çıkıyordu. Mesela daha ortada websockets yokken http 1.0 "keep-alive" header'ın
Şimdi ben bi 13-14 yıldır kod yazıyorum. Bunun ilk yarısı amatör / hobi işiydi, son yarısı profesyonel.

Amatör takılırken çok mutluydum. Bok gibi kod yazıyordum ama ne istiyorsam onu yazıyordum, çok da eğlenceli projeler çıkıyordu. Mesela daha ortada websockets yokken http 1.0 "keep-alive" header'ını abuse edip canlı sohbet uygulaması falan yazmıştım. Kodu kötüydü ama kendisi güzel bi projeydi yani. Bayadır böyle şeyler yap(a)mıyorum.

İşe başladıktan sonra da günde oturup 2 bin 3 bin satır kod yazdığım, hayvan gibi üretken olduğum zamanlar oldu. Çünkü kod yazma işinden keyif alıyordum yani. İlk işe girdiğimde "ya evde bedavaya yaptığım iş için bana para veriyorlar, üstelik kahve de hazır" diye güle güle gidiyordum ofise.

Fakat arada nolduysa bunaldım. "Challenging" iş yapmıyor da değilim. Yazdığım kodu milyonlarca insan kullanıyor, bütün projeyi benim tasarladığım da oldu, ekip kurdum, junior yetiştirdim, sıfırdan "şirket kültürü" oturttum. Zaten her allahın günü yeni bir teknoloji deniyorum / öğreniyorum. Yani bir monotonluk da söz konusu değil.

Ama bir endpoint daha yazmam gerekirse monitörün böğrüne bıçağı saplayacak noktaya geldim. İşin bitmiş hali kafamda çok netken, yazılacak kodu satır satır anlatabilecek haldeyken oturup klavye tuşlarına basma zorunluluğu beni çok yoruyor :)

Kaldı ki şu an kullandığım tech-stack de aşırı "cutting-edge", TR'de millete anlatıyorum "bunu bunu böyle yaptık" diye, insanlar daha adını bile duymamış. Yani kötü / yetersiz teknolojilerle uğraşmak da mevzu değil. Teknolojinin nimetlerinden sonuna kadar faydalanıyorum.

Kafayı kırıp serada sebze meyve yetiştiriciliğine geçmeden önce bi şans daha verip, yine kod yazacağım ama normalde hiç alakamın olmadığı bi alanda işe başvurdum. Mülakatta aşırı kibirli bi şekilde "ben bu kodu yazmak istemiyorum ama şöyle şöyle yaparsın hallolur" dememe rağmen istediğim paranın 1,5 katını verip işe aldılar. Bakalım neler olacak, inşallah 2 ay sonra kovulup kimseyi utandırmam :)

Genel olarak böyle bi iç dökeyim dedim. Sizde durumlar nasıl? Benzer süreçlerden geçip toparlayan (veya toparlayamayan) oldu mu? Tavsiyelere de açığım.
0
plutongezegendegilmi
(27.10.22)
Tavsiyeleri dinlemeye geldim.
Bana da böyle oldu, evden çalışmadan dolayı böyle olduğunu düşünüyorum. Pandemiden dolayı senelerdir evdeyim (kalıcı remote’uz artık) ve bence bu yüzden burnout oldum. Ofis ortamını çok özledim :(
0
mya
(27.10.22)
bi fırtına gelir serayı telef eder
kodların yedeği var, var di mi?!

klavye tuşlarına basma zorunluluğu beni çok yoruyor> siz söyleyin o koda döksün, ciddiyim, yok mu onun teknolojisi, çıkmadıysa siz yapın voys rikıgnayzink
0
comp
(27.10.22)
Valla 10 sayfa olsa okurdum hocam ne güzel yazmışsın ya.

Tavsiye vermek haddime değil ama ben olsam Challenge yapmaya devam ederdim hocam. Şu an çalıştığınız yerde kullanılan bir teknolojiyi baştan sona değiştirmek gibi ya da şirketi belli bir alana yöneltmek gibi. Böyle zor ama yapılabilir şeyler. Yeterli örnek veremedim ama sen demek istediğimi anladın.
0
sassot
(27.10.22)
hocam sizin hobiye ihtiyacınız var. ben karnıyarık seviyorum ama sadece ve hep karnıyarık yesem bayar. sizdeki de aynı hesap. odağınızı başka şeye yönlendirecek, vaktinizi bi şekilde alacak bir hobiye, başka bir zaman geçirme aracına ihtiyacınız var.
şimdi işten ayrılsanız ve sera açsanız, siz zaten özlersiniz kod yazmayı, seviyorsunuz çünkü.
olaydan tamamen kopmadan ama artık baymanızı da önleyecek şekilde bir hobi bulmanızı tavsiye ederim, hatta mümkünse bilgisayar başında olmasın. spor yapın, sosyalleşin vs.
0
sirkelimon
(27.10.22)
10 yıllık yazılımcı olarak ben de aynı hevesle yazmaya devam etmediğimi söyleyebilirim.
Ama sanırım ilk heves her konuda böyle zamanla geçiyor. Örneğin ilk ehliyet alışımda hevesle araba kullanışımın birkaç sene sonra "aman arabayı birisi kullansın" seviyesine evrilmesi gibi. Juniorlara işi anlatıp, yapılanı kontrol edeceğin bir çalışma şekli de belirlenebilir. Yazılım işini yapacağım diğer bir çok işten daha fazla sevdiğimi kendime söyleyip, bu iş dışında uğraşlarla kendimi eğlendirmeye çalışıyorum. Çünkü sıfırdan bir işi öğrensem bir süre sonra ona da hevesim geçecek gibi geliyor.
0
alaimisema
(27.10.22)
tech leadlik yapabilirsin, piyasada sadece mevcut developerları yönlendiren, ona işi gösteren ya da system design aşamasında rol alan çalışanlar mevcut. neredeyse hiç kod yazmadan ama işten de kopmadan devam edebiliyorlar. gerçi bu tecrübede birisi zaten bunları biliyordur ama..

yine basit bir tavsiye github copilot kullanabilirsin rutin kod blokları yazarken.
0
nuisance
(27.10.22)
Aha aynı ben, yaş 40, 18 yaşımdan beridir yazılımcıyım.

aynısının tıpkısıyım, eskiden iş yerinde çalıştığım kadar birde evde çalışırdım, dünya yansa haberim olmazdı. çok keyif alıyordum, sonra proje lideri oldum, takım lideri oldum vs.

kod yazmaya üşenir hale geldim.

Yeniden eski heyacanı uyandıran hobilerim var artık, makine falan yapıyorum evde, (printer, lazer vs.), biraz mekanik, biraz yazılım falan baya eğleniyorum.

Yukarıdaki durumu anlatacak sayfalarca yazarım ama ona da üşeniyorum :) kısaca buna "hayat" diyelim.

o eski heyecanlı halimizle şimdi ki halimiz arasında çok fark var, sorumluluklarımız değişti, önceliklerimiz değişti, endişelerimiz değişti.

Yeni bir konu üzerinde araştırma yapıp öğrendikçe gaza geliyorum. sonra geçiyor.

aklıma geldi; takım olarak çalışıp, böl, yönet yöntemine alıştıkça evde tek başıma bişi yapmak zor gelmeye başlamıştı.
0
selam
(27.10.22)
Merhaba,
20 yildir profesyonel olarak yazilim isindeyim, buyuk kismi kod yazmakla gecti hala da yaziyorum.

Oncelikle bu tarif ettiginiz sey burnout degil. Rutine baglamis, sizin icin basit gelen isleri sikici buluyorsunuz ve useniyorsunuz. Benim ve cevremde cok uzun suredir kod yazan insanlarin sikca basina gelen bir durum. Nacizane gorusum onunuzde 3 yol var.

Birincisi bilmedigniz yeni teknolojileri deneyerek rutinden kurtulmaya calisabilirsiniz. Yillarca sizin de dediginiz gibi end-point yazdim durdum daha sonra reactive ve fonksiyonel programlayi denedim. Bu paradigma degisimi ilk basta beni zorladi dogal olarak fakat rutinden kurtardigi ve farkli bir dusunce yapisi ile calismayi gerektirdigi icin motive etti.

Ikincisi, kod yazmayi daha genc arkadaslara birakip isin daha abstract tarafina yogunlasmak. Yazilim mimari gibi calisabilirsiniz fakat burada da kod yerine dokuman, sema hazirlamak gerekli. Calistiginiz organizasyonun yapisina gore vaktinizin buyuk cogunlugunu diger ekiplerle konusup sistemi tasarlamak, bunu kod yazanlara aciklayacak dokumanlari, semalari hazirlamak ve code reviewlar alacak.

Ucuncusu ise populer acik kaynak kodlu yazilimlara katki vermeye calisabilirsiniz. Ben de iyi kod yazdigimi dusunurdum ta ki apache projelerine pr acip kabul ettirmeye calisana kadar. Hem muhendislik hem de takip calismasi konusunda bildiginiz cogu seyi sorgulamaniza sebep olabilir. Aradiginiz challenge'i size sunabilir.
0
whisky
(27.10.22)
hangi birinie katılsam bilemedim bile.

amatörken her hafta yeni proje yapıyordum ve çok mutluydum.

şimdi en basit uygulama için bile o kadar bunalıyorum ki.

ve genel olarak bunalıyorum, çok bunalıyorum. kendimi öldürmeyi ible düşünüyorum artık.
0
tchuck
(27.10.22)
Henüz bunalma evresine geçmedim 4 seneyi dolduruyorum ama bir gün bunalırsam yazılımı bırakırım diye düşünüyorum. İnsanın her zaman b planı olmalı, tek hayatımız var.
0
kaptan maydanoz
(27.10.22)
Ben de benzer durumdayım, hatta bu sene sınava girip veterinerlik okumayı düşünüyorum. Doğayla iç içe olmak, hayvanlarla uğraşmak istiyorum. En azindan doğaya katkım olsun diyorum. ;) Bilgisayar bir süre sonra yoruyor insanı her açıdan.
0
stejerners
(27.10.22)
aradığınız terim "yabancılaşma". ekonomik olarak bu terimi en iyi marx tanımlıyor kısaca ve kabaca anlatacak olursam: önceden bir ayakkabıcı yaptığı ayakkabıyı kendi üretir ve satardı, ortaya çıkarttığı ürün onu temsil ederdi, ve bir müsteri memnun olduğunda da bunun hazzını yaşardı. günümüzdeki işlerin tamamı büyük bir ekibin ortak çalışmasını gerektirdiği için ortaya çıkan şey hiç kimseyi temsil etmiyor, o yüzden de insan bir süre sonra yaptığı işte anlam bulamamaya başlıyor.

psikolojik olarak yabancılaşma ise bir şeye fazlaca maruz kalmaktan kaynaklanıyor. bal yiyen baldan usanır durumu yani.

Yaptığınızda anlam bulacağınız bir şey, bir hobi edinmek (benim için bu kod öğrenmek isteyen çocuklara bir dernek aracılığıyla mentörlük yapmak olmuştu), hayatınızın ve sizi tanımlayan şeyin sadece işinizden ibaret olmadığını fark etmeniz, gerekirse bir süre ara vermeniz faydanıza olabilir.

Ayrıca biliyorsunuzdur zaten ama klavye kullanmaya üşenmek için de github copilot :)
0
elvan abeyiylegezse
(27.10.22)
(6)

log tutan şirket

kafadanfillo
merhaba log tutan bilgisayarı izleyecen şirketimiz var herhangi bir siteyi vpn ile aşabilir miyim? vpn ile girersem yine izlenir mi?
merhaba log tutan bilgisayarı izleyecen şirketimiz var herhangi bir siteyi vpn ile aşabilir miyim? vpn ile girersem yine izlenir mi?
0
kafadanfillo
(25.10.22)
eğer kullanacağın vpn sunucu dns isteklerine cevap vermiyorsa, bilgisayarın dns isteklerini normal bağlantından yapar ve hangi siteler girmeye niyetlendiğin belli olur. bunun için dns leak testleri var, onlardan deneyerek anlayabilirsin.
0
malheiros
(25.10.22)
isterlerse ekran kaydinizi bile alabilirler. bu arada isveren tarafina hakli fesih hakki verebilir boyle seyler.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(25.10.22)
Şirket bilgisayarından izlenmeyi aşıp bir yerlere girmek hem tehlikeli hem de hiç etik değil.

Cevap: evet farkedilirsiniz yine de istek attığınız yerler için.
0
kaptan maydanoz
(25.10.22)
klavye tuşlarının kaydını da tutuyor olabilirler.
0
gabe h coud
(25.10.22)
mouse hareketleriniz bile loglanıyor olabilir. bu dediğiniz şey en basit farkedecekleri örneklerden birisi.

şöyle bir örnek vereyim. bana bağlı çalışan bir personel farsçaya meraklıydı. bir tane farsça sözlük sayfası indirmiş bilgisayarına. indirdiği sayfada -hatırlamadığım için tamamen atıyorum kelimeyi- aptal kelimesi vardı ve bu kelime farsaçada elma anlamına geliyordu.

IT'den 2 saat sonra mail düştü, "bu kelimeyi kurumumuza ait bir bilgisayarda neden kullandınız" diye. savunma aldılar çocuktan.
0
teritori
(25.10.22)
yine farklı bir örnek.
bir arkadaşımız whatsapp web'te kendi arkadaşları ile konuşurken hepimizin kullandığı küfürlü kelimeler kullanmış. yine "kurum bilgisayarında bu kelimeleri yazamazsınız" diye uyarı geldi.
0
teritori
(25.10.22)
(10)

Philips airfryer duman sorunu

les yeux blanches
Arkadaşlar yeni airfryer aldım. Bugün ilk kez tavuk pirzola yapayım dedim ama mutfak duman içinde kaldı. Bu cihaz hep böyle et ve tavuk ürünlerinde duman yapıyor mu?Titiz biriyle yaşıyorum dumanı görünce buna bu kadar para verdin birde duman mı yapıyor bu dedi.Acaba yağlı kağıt üstüne koysaydım duma
Arkadaşlar yeni airfryer aldım. Bugün ilk kez tavuk pirzola yapayım dedim ama mutfak duman içinde kaldı. Bu cihaz hep böyle et ve tavuk ürünlerinde duman yapıyor mu?
Titiz biriyle yaşıyorum dumanı görünce buna bu kadar para verdin birde duman mı yapıyor bu dedi.
Acaba yağlı kağıt üstüne koysaydım duman çıkar mıydı yine?
Sizde durum nedir?
0
les yeux blanches
(18.10.22)
Çok yağlıysa belki ısınan kısımlara sıçradıkça o duman yapmış olabilir. Fırında üst ızgaraya sıçrayan yağlar gibi. Bende yok o yüzden neresi ısınıyor bilmiyorum. Yağlı kağıdı altına değil de üstüne koyabilirsiniz o yüzden belki.
0
mirafiori
(18.10.22)
Normal değil. başka markanınkini kullanıyorum ama böyle bir şey başıma gelmedi. Ablamda da philips vardı, onda da plastik kokusu vardı iade etti.
0
motosiklet burclu adam
(18.10.22)
Bence de normal değil. Bende Xiaomi var, hatta bu akşam tavuk yaptık ama ben yağlarını alıyorum. Direkt kendi haznesinde yaptık, ne koku ne duman.
0
orient blue
(19.10.22)
normal değil zaten duman yapmasın diye alınıyor.
0
Erestor
(19.10.22)
En üstü cok mu doldurdunuz veya yabanci bir cisim mi unuttunuz? Duman olmaması lazım.
0
ananiyimioguz
(19.10.22)
Bizimki de ilk kullanımda aynı şeyi yaptı. Sonra yapmadı. Sorunsuz kullanıyoruz şu an.
0
elorelia
(19.10.22)
Benimki de aynı marka ama hiç duman olmadı. Normal değil.
0
kaptan maydanoz
(19.10.22)
Yağlı şeylerde biraz duman ama çok koku yapıyor. Ben balkona koydum, rahatım.
0
SiyamkedisiZorro
(19.10.22)
Bende hiç duman olmadı ama tavukta koku oluyor tabii, o nedenle airfryer'ı bahçeye taşıyıp orada pişirip eve getiriyorum. Balkon varsa balkona taşıyabilirsiniz.
0
marla is in my head
(19.10.22)
hiç duman çıkarması yaşamadım. cihazın bir sorunu olsa gerek
0
chanandler bong
(19.10.22)
(24)

Sizce şu olayda kim haklı?

psmstc
Eşinizle avmye gidelim diyorsunuz. Öncesinden ben sana “kışlık kıyafet” hediye alayım içimden geldi diyorsunuz. Sonra o mağazaları geziyor siz bekliyorsunuz. Size ayakkabı fotoğrafı atıyor üç tane. Bunlardan hangisi sence diye. Bir yıl önce bi bot almışsınız. Oysa Sonbahar için mevsimlik bota benzer
Eşinizle avmye gidelim diyorsunuz. Öncesinden ben sana “kışlık kıyafet” hediye alayım içimden geldi diyorsunuz.
Sonra o mağazaları geziyor siz bekliyorsunuz. Size ayakkabı fotoğrafı atıyor üç tane. Bunlardan hangisi sence diye. Bir yıl önce bi bot almışsınız.

Oysa Sonbahar için mevsimlik bota benzer ara bir ayakkabı beğenmiş yine. Eski ayakkabısı sağlam. Sizin de çok yetecek paranız yok gibi. O da fazla yük olmamaya çalışıyor. Neyse diyorsunuz ki bizim burada ara mevsim yok gibi ve bu mevsimlik ayakkabı sanki birazcık israf olur gibi. Zaten bulunduğumuz bölgede ara mevsim yok ya kış ya yaz.

Sonra bir kahve alalım diyor. Gidiyorsunuz kahve almaya ne içersin diye soruyorsunuz. Beraber içmek üzere bir büyük kahve alalım diyoruz. Siz kafeinsiz içiyordunuz. Kalmamış. Eşiniz de kasadan uzaklaşmış. Sırada insanlar var. Küçük boy kahve alıyorsunuz.

Hemen niye küçük boy aldın diyor. Daha açıklamanıza fırsat vermeden. Kafeinsiz yokmuş diyorsunuz. O zaman ben filtre alırdım bilseydim diyor. Az önce cappucinoya olur dedin Deyince; ama ben beraber içeceğiz diye dedim diyor. E ben açıklayamadım ki uzaklaştın diyorsunuz. Biraz da kararsız karşıdakinin ağzından çıkan ilk olası alternatifi kabul ediyor. Kendi isteklerini uyum sağlıyorum düşüncesiyle hep kenara koyuyor.

Yemek katına çıkıyorsunuz. Suratı asık. 10 dakika sonra Diyorki ben israfçı mıyım? hakikaten de öyle biri değil.
Olmadığını söylüyorsunuz. Ama artık sitem yemekten de yoruluyorsunuz. Ayakkabı konusunda fakir insanlarla ilgili durumu anlatıyorsunuz. İsrafçı olmadığını ama bu almak istediği şeyin doğru bir ihtiyaç olmadığını tekrar ifade ediyorsunuz. En azından size göre böyle. Ona göre ise değil. Sonra gereksiz biçimde siz de yorulup tartışıyorsunuz. Eve dönüyorsunuz. Avm gezintiniz hiç olmuş.

Sizce kim haklı?

Edit: Hepinize teşekkür ederim. Bana ışık tuttunuz. Kesin bir biçimde hatalı olduğumu farkettim. Bu konuda aklımı, zihin yapımı, yaklaşımımı, bütün bir biçimde baştan ayağa herşeyimi kesinlikle acil bir şekilde değiştirmem gerekli. Fazlasıyla üzgünüm.

Tekrar sağolun.
0
psmstc
(18.10.22)
Ayakkabının da israf olduğunu ilk kez duyuyorum. Durduğu yerde bozulan bir şey mi ayakkabı? Benim rengi bile aynı bir sürü spor ayakkabım var mesela. O an bi model beğendiysem israf olur diye düşünmem. Eşin ayakkabı için heveslenmiş ve tüm hevesini kursağında bırakmışsın. Yetecek paran yoksa bilemem ama "ara mevsim yok" bana aşırı ucuz bir bahane olarak geldi. Yemekte 10 dakika sonra ben israfçı mıyım diye sorması zaten her şeyi açıklıyor. O ana kadar sürekli bunu dert etmiş. Almak istediği şeyin doğru bir ihtiyaç olmadığını tekrar ifade ederek de sanki kendi başına bunu düşünemeyecek biriymiş gibi davranmışsın. Karşında 5 yaşında çocuk varmış gibi böyle açıklama yapman daha büyük falso.

Kahve detayını geçiyorum. Gereksiz bir detay. Bir büyük kahveyi paylaşmak da ilginç geldi de neyse.
0
himmet dayi
(18.10.22)
Eşiniz haklı. Kadını salın. Bir ayakkabı, kahve için laf çoğaltmak çok gereksiz şeyler. Şu dünyada yiyip içmeyeceksek, alıp giymeyeceksek ne diye yaşıyoruz. Zaten dünyanın hali ortada. Nefes alsın kadın.
0
ruhen hastayim ben
(18.10.22)
bazı kelimelerin suçlayıcı etkisi oluyor. israf kelimesi yerine ihtiyacımız bu değil, gereksiz harcama, durumumuz olduğunda bakalım gibi ifadeler kullanılsaydı sorun yaşanmazdı. ben olsam takılmazdım ama israf dediğinizde bir tık suçlayıcı, agresif kelime olduğunu düşünüyorum. Eşinle buna benzer başka olaylar yaşamışsınız ve iletişim kurulmamış, sonuç alınmamış, içinde kalmış ve artık kolaylıkla sitem etmeye evrilmiş. bu bir aşama, bir eşikten geçilmiş. bundan sonra da basit konularda kolaylıkla sitem edildiğini göreceksiniz. oturup konuşmaktan, geçmiş olayları da olumlu bir şekilde kapatmaktan başka çare yok. içeride biriktirdiği küçük, basit ama kapanmamış konular onu kolaylıkla yükseltiyor.

siz de kelimelerinize dikkat edin. bir kere ağızdan çıkınca geri alması çok zahmetli.

alışveriş konusunda size katılmıyorum. tamamen kendisinin karar vermesi onun hakkıdır. ben olsam; beğenip beğenmediğimi söylerim ama alıp almaması kendi kararı. yetişkin insanlarsınız ve eşim diyorsunuz. ne karar verirse arkasında durmak lazım. ağzınızın tadını basit konularla bozmayın. hep güzel, hep olumlu düşünün ve söyleyin. olumsuz bir şey söylerken bile sevgi dolu söylenebilir. bir de bunu düşünün.
0
gabe h coud
(18.10.22)
paraya kıymak psikolog masrafından kurtarıyor

aşırı fiyatlardan dolayı hak verirdim ama
para harcama teklifleri senden gelmiş
0
bir soru sorcam
(18.10.22)
Eşiniz haklı. Israrla kadıncağızda bir kusur bulmak için burada kaç kere duyuru açtınız. Kadın iyi sabrediyor.
0
GoodMorningTeacher
(18.10.22)
Abi her zaman ihtiyacı yokken alan biriyse evet derim sitem edin ama ben yazdığından hanımefendinin öyle biri olmadığını anladım. Hevesi kursağında kalmış, hem de hediye edeyim diyip yan çizmişsin.
0
bigcaptain
(18.10.22)
Kadın iyi sabrediyor +1

eşinize daha yumuşak davranabilirsiniz bence. Burdan epey agresif görünüyor.
0
kaptan maydanoz
(18.10.22)
hem istediğini alcam diyorsun hem de o olmaz hayır diyorsun bende benimkine cimri diyordum benim adam aşeviymiş meğer.

aynı renk bir sürü ayakkabım var hepsinin de işlevi farklı biri daha yüksek topukludur biri nubuktur biri laciverttir illa farklı olan bir yeri vardır.

ha şu da var alınmış kahve için cırlamazdım ben ama kadında birikmiş bazı şeyler bence.

yemekte ne yediniz?
0
Hallegadola
(18.10.22)
Satır aralarınızı okuyorum:
"Size ayakkabı fotoğrafı atıyor üç tane. Bir yıl önce bi bot almışsınız."
"Sonbahar için mevsimlik bota benzer ara bir ayakkabı beğenmiş yine. Eski ayakkabısı sağlam"

"Hadi gel sana kışlık kıyafet alalım" diyip eşinizle AVM'ye gidelim diyip sonra beğendiği bir ayakkabı için bir torba laf etmişsiniz. Burada bize soruyu sorarken bile "daha geçen sene bot aldık, ayakkabısı da sağlam ama yine ayakkabı bakıyor" falan diyorsunuz. Net bir şekilde haksızsınız.

Kahve konusunda şu cümleleriniz de garip: "Biraz da kararsız karşıdakinin ağzından çıkan ilk olası alternatifi kabul ediyor. Kendi isteklerini uyum sağlıyorum düşüncesiyle hep kenara koyuyor" E az önce ayakkabı konusunda eşinizin isteği vardı siz onu "israf" olarak nitelendirdiniz?

Belki aklınızdan geçenler bambaşkaydı ama yaptıklarınız/söyledikleriniz sizi hiç tanımayan birisinde şu an böyle yansımış durumda.
0
pispinti
(18.10.22)
eşiniz çalışıp kendi ihtiyaçlarını kendisi almalı. bu şekilde birinin eline bakmak, çocuk gibi hissettirilmek çok fena. bilmiyorum farkında mısınız ama o da sizin gibi yetişkin ve siz babası değilsiniz.
0
deartheodosia
(18.10.22)
paran yoksa avm gitmeyin hem icimden geldi bi seyler alalim sonra o olmaz bu boyle soyle. usttekileri okumadim sizin de kendinizce bi freniniz var ama o hatunda bi seyler birikmis daraltmissiniz gibi. alamayacaksan hic bulasma. ha kahve icin ise bi arasaydin ama ben normalde kahve olayina triplenmezdim iste kadinin siniri bozulmus. biraz daha dusunceli davranabilirsiniz

parasiz erkek cok geriyor beni ya. hem hakli, yoksa yoktur, hem itici oluyor sozum meclisten disari :(
0
ala09
(18.10.22)
dostum insanın parası ve maddi durumu olmayabilir bu çok doğal bir şey, burada bir sıkıntı yok. ama paran yokken avm'ye gidip, üstüne bir de "kışlık bakalım içimden geldi" dedikten sonra, bu tanıma uyan bir şeyi reddetmen (bot) hayal kırıklığı yaratmış olabilir. bana sorarsan maddi durumunuz iyi değilse avm'lere gitmeyin. insanın ihtiyacı yoksa bile canı çeker, özenir. özenip alamadıktan sonra canı sıkılır. kahve konusu da önceki konunun devamı, önemli bir mevzu değil, ana konu bu.
0
roket adam
(18.10.22)
Ben de şunu anlamıyorum diyelim ki 2 bin tl niz var. Yol parası + yemek + içecek + sinema + kaliteli bir kışlık mont ile eldekini bitireceksiniz.

Ki benim de ucu ucuna yaşadığım zamanlar oluyor bu tarz kafamda günü planladığım ama farklı şeyler çıkarsa sorun ettiğim.. çünkü cidden nakit + kart dolmuşum yani ne yapayım, bir ayakkabı ne olmuş diyen var da zaten o ne olmuş bu ne olmuş diye diye veya derler diye boğazınıza kadar doldurmuşsunuz kendinizi.

Neyse ne diyordum, benim anlamadığım; eşiniz bu durumu biliyor ise, sizden neden ayrıca bir ayakkabı istiyor? İstiyorsa paranız var da siz mi pintilik yapıyorsunuz? Yok eğer paranız gerçekten yoksa eşiniz neden "sevgilim bunu da çok beğendim mont yerine bunu alsak veya bunun fotoğrafını çektim bir dahaki gelişimize de bundan alalım internetten falan da bakalım.." vs. neden demiyor?

Kahvecideki eşinizin tepkisinden içindeki birikmişliği anlayabiliyoruz. Demek ki hep yapıyorsunuz bunu. Mesela eşim de bana kızıyordu aşırı planlı ve hesapçı gittiğim zamanlar. Ama fark etti ki param olunca ile kısıtlı kaynaklar ile yürüttüğüm zamanki davranışım farklı, haa dedi demek ki bu sürekli yaptığı bir davranış değil. Siz sanki sürekli yapıyorsunuz gibi duruyor.

Ya dışarı çıkarken kendinizi +500 +1000 TL gibi esnetin öyle plan yapın. Ya da baştan oturun konuşun bence.

Ben param olunca eşim sormadan ona bir şeyler alıyorum zaten, onu görünce ön yargıları kırıldı. Ben hesap yapınca anlıyor artık paranın tükendiğini :D Yoksa zor bir durum yani kadının veya çevrenin diline düşmek.
0
ananiyimioguz
(18.10.22)
evlenince bütçe ortak olmalı. kazanılan parayı birlikte harcıyorsunuz. ebeveyn ilişkisi kurulmamalı +1 para durumunuza ikiniz de aynı ölçüde hakim olmalısınız. ihtiyaçlarınızı da listeleyin. neyin ne zaman alınacağına beraber karar verin. böylelikle ikiniz de nötr olursunuz olaya. ilişkinizi sabote etmeyin.
0
gabe h coud
(18.10.22)
abi son zamanlarda gördüğüm en haksız insan sensin. dua et yenge sormuyor bu soruları yarın boşanma celbini göndertirdik kadına.
0
coldegezenkutupayisi
(18.10.22)
üsttekilerin hepsi+1
ayrıca ala09+1

koskoca kadının kendi ayakkabısından botundan haberdar olduğunu düşünüyorum.
ne istediğine kendisi karar verir, ki zaten bu tip giyim kuşam işlerinde erkeklerle kadınların hem zevkleri, hem bakış açıları farklıdır.
ilişkide sınır ihlâli yapıyorsunuz.

bunun dışında, bir kahveyi paylaşmak, tek kişi için alındığında küçüğünden almak falan olacak iş değil.
bu parasızlık ve hesap yapmanın ötesinde bir şey, bir kafa yapısı.
cebinizde bir kahve parası bile olsa, alır eşinize ısmarlarsınız en kötüsü.
üstelik kadın uyum sağlamaya çalışırken siz hâlâ hesap kitap peşindesiniz.
0
blatta hiberna
(18.10.22)
A101 reklamı gibi. Yüzde 101 haksızsın.
0
dissendium
(18.10.22)
Cimriliğe dayanamadığım için bir kere daha yazıyorum. Herkes yazarın çalışıp eşinin çalışmadığını düşünmüş ancak durum tam tersi görünüyor. Önceki sorularınızdan hatırlıyorum eşiniz memur sizin ise düzenli bir geliriniz yok. Zaten eşiniz kendi ayakları üzerinde durmayı başarabilmiş bir kadınken bir de “ihtiyaçlarımız, isteklerimiz” diye çocuk yerine koyuluyor. Bence eşinize akıl vermek yerine önce ailelerden aldığınız destek olmadan kendi başınızın çaresine bakmayı öğrenin. Sonra hediye almaya da zaman gelir.
0
ruhen hastayim ben
(18.10.22)
eşiniz haklı bence de.
0
drako
(18.10.22)
eski sorularınızı yeniden okudum ve sizi hatırladım. umarım iyi bir psikiyatristten düzenli terapi alıyorsunuzdur. eşinizin sabrına hayranım sizi gerçekten seviyor. umarım siz de sağlıklı kafa yapısına sahip olursunuz tez zamanda
0
Hallegadola
(18.10.22)
"Hepinize teşekkür ederim. Kesin bir biçimde hatalı olduğumu farkettim. Niyet olumlu olsa da üslup ve kelime seçimleri durumu batırabiliyor. Bu konuda daha çok çalışmam gerekli."

Şaka gibi bir sonuç gerçekten. Hocam senin üslubunda mı sorun var sadece sence? İsraf dememiş olsan ne fark eder? Kadın bir şey almak istemiş, sanki karşında çocuk var gibi davranıyorsun. Dünyanın en güzel cümleleri ile söylesen de bunu bir şey değişmiyor. Bu kadın sana bu kadar zamandır nasıl sabrediyor gerçekten çok şaşırıyorum. Umarım şizofren falan değilsindir de senin zihnindeki bir kadın için dertlenmiyoruzdur burada.
0
himmet dayi
(18.10.22)
Hocam allah kolaylık versin eşinize. Hem düzenli geliri getiren taraf eşiniz, hem de siz aileye gerekenleri belirliyorsunuz. Ve kadınına hediye almayı teklif ediyorsunuz (kimin parası ile kime hediye alıyorsunuz, ailenin parasını iki tarafta özgürce harcar, hediye almak istediyseniz onu sevindirecek bir sürpriz hediye alırsınız, dilenciye sadaka vermiyorsunuz sonuçta)(? Onun kazandığı parayla onu alışverişe götürmeyi teklif ediyorsunuz ) sizin istediğinizi almadığı için de ona kötü hissettiriyorsunuz vs. Olay üslup kesinlikle değil. Umarım eşiniz gördüğü bu tavrın doğru olmadığını bir gün farkeder.
0
zimbirik
(18.10.22)
Ben şu kısmı çok anlamadım; "Biraz da kararsız karşıdakinin ağzından çıkan ilk olası alternatifi kabul ediyor. Kendi isteklerini uyum sağlıyorum düşüncesiyle hep kenara koyuyor."

Şimdi siz burada eşiniz size kahve konusunda hak verdi diye mi söylediniz bunu? Eğer öyleyse bana biraz garip geldi bu tutum.

Yazınızda eşinizin istekleri bence garip değil, ortama uymuş. Gittiğiniz yerin tadını çıkarmaya çalışmış ancak siz hep negatif bir tavır takınmışsınız. Sonunda da gezinin hiç olduğundan yakınmışsınız.

Ne kadar doğrudur bilmiyorum, ama ben bu yazıyı okuyunca aslında ayrılmak isteyen ama bunun adını henüz koyamamış birinin hislerini anlamlandırma çabasını okuduğumu hissettim. Sanki kendinizi bu fikre ikna etmeye çalışıyor, bunun için vicdanınızı rahatlatacak haklı bir sebep arıyor gibisiniz.
0
akhenaten
(18.10.22)
Hatalısınız, bir sene önce alınan ayakkabının / botun israf olduğu suçlamasını yaptıktan sonra günün iyi geçmesini ummak abes.
Eşinizin babası da kontrolcü sizin babanız da. Kadıncağız o yüzden uyum sağlıyor; çocukken ezilmiş. Siz de babanızdan gördüğünüzü evlilik hayatınızda devam ettiriyorsunuz. Eşinizin gözü açılana kadar devam eder de bu kafayla devam ederseniz ayrılmasanız bile mutlu olamaz ve huzur bulamazsınız.
0
SiyamkedisiZorro
(21.10.22)
(10)

Evde kedi besleyenlere bir şey soracağım

darkwizard
Kediler için açık cam kapı risk taşımaz mı, aşağı atlayabilirler çünkü
Kediler için açık cam kapı risk taşımaz mı, aşağı atlayabilirler çünkü
0
darkwizard
(14.10.22)
evet riskli. kuş görür atlar gerizekalılar çünkü. mesela benim sarmanım 4. kattan ağaca atladı kuş peşine sonra düştü dişini kırdı.
0
neira
(14.10.22)
giriş katta oturuyorum. benim kendi ful dışarda takılıyor. dolaşan ev kedisi. oturduğum civarda, dolaşan ev kedisi çok var. ama yüksek katlar için tavsiye edilmez. bir de yeni taşındığınız zaman salmamak lazım.
0
bazenuyur
(14.10.22)
Atlamayan kedi yoktur. Bir sürü kedi bu sebeple sakat kalıyor, ölüyor.
Kesinlikle kedi filesi şart.
0
kaptan maydanoz
(14.10.22)
balkonda ağ, pencerelerde de tel var, diğer türlü riskli, düştü benimki bir kere.
0
veritaslibertas
(14.10.22)
nerdeyse camdan düşmeyen kedi yoktur. bu yüzden tel sineklik şart.
0
orpheus
(14.10.22)
Tel sinekliğin de içinden geçiyorlar çevremdeki çoğu insan ya hazır satılan ağlardan aldı ya da kendileri tavuk teli yaptılar.

Ben tavuk teli takımındayım. Tüm balkonu ağlayan var arkadaşım.
0
hedep
(14.10.22)
benimki atlamıyor 5 sene oldu bir vukuatını görmedik balkon kapısı camlar hep açık ama yaşı var 7 yaşında şu an belki ondandır
0
delidiyorum
(14.10.22)
1. kattayız iki kedimiz var küçük olan dişi haftada 1 atlıyor açık unutuyoruz ister istemez. Diğeri 3 yaşında hiçbir vukuatı olmadı. Dişi olan kısır değil belki ondan atlıyordur. Bilemiyorum altan.
0
deligine yuvarlanmis tavsan
(14.10.22)
Bunca zaman atlamamasi bundan sonra Düşmeyecegi anlamına gelmiyor. Ömür boyu vicdan azabı cekeceginize hemen sineklik yaptırın.
0
sanguine
(14.10.22)
rahmetli kedim atlamazdi. birak atlamayi sehpadan daha yuksek yerlere cikmiyordu o derece edepli bir kediydi (bir defa biz yokken kapali olan pencerenin kenarina cikmaya calistigini cam kenarindaki seyleri yerde gorunce tahmin ettik)

ama atlama huyu olmasa da dusebilir. bazen cok sapsik oluyorlar, bazen onlarin da ayaklari takiliyor. ben acikcasi guvenmem.
0
supergirl
(15.10.22)
(1)

Macbooksuz Swift öğrenmek?

croswell
Şu sıralar swift e sarmak istedim ancak macbook yok. Çok eski bir tane var da zor açılıyor. Windows ortamından öğrenmek mümkün müdür? Şu an çünkü sadece başlangıç aşamasındayım swift öğrenmek için bir macbook almak istemiyorum.
Şu sıralar swift e sarmak istedim ancak macbook yok. Çok eski bir tane var da zor açılıyor. Windows ortamından öğrenmek mümkün müdür? Şu an çünkü sadece başlangıç aşamasındayım swift öğrenmek için bir macbook almak istemiyorum.
0
croswell
(13.10.22)
Windows cihaz sağlamsa sanal makina kur canavar gibi çalışır. :)
0
kaptan maydanoz
(13.10.22)
(12)

Reddedilen evlilik teklifi

polopan
Yeni görüstügüm kiz 4. bulusmamizda "Eski erkek arkadasim evlilik teklif etmisti ama kabul etmedim." dedi. Sonra ne oldu diye sorunca, "Bir süre daha devam ettik, toksik bir iliskiye dönüstü ve sonra kötü sekilde ayrildik." tarzi bir seyler söyledi. Hic beklemiyordum böyle bir sey anlatmasini, biraz
Yeni görüstügüm kiz 4. bulusmamizda "Eski erkek arkadasim evlilik teklif etmisti ama kabul etmedim." dedi. Sonra ne oldu diye sorunca, "Bir süre daha devam ettik, toksik bir iliskiye dönüstü ve sonra kötü sekilde ayrildik." tarzi bir seyler söyledi. Hic beklemiyordum böyle bir sey anlatmasini, biraz hassas bir mevzu gibi gördündü, daha cok soru sormaya cekindim. Simdi oturup tekrar o konuyu acmak da istemiyorum. Biraz saskinim, cevremde hic normal iliskisi devam ederken evlilik teklifi alip bunu reddetmis bir kadin, ya da teklifi reddedilen bir erkek tanimadigim icin sanirim biraz anlamakta güclük cekiyorum. Anladigim kadariyla bu olay cok uzak olmayan bir gecmiste, iki taraf da 30'lu yaslardayken yasanmis. Eski iliskiler konusunu hic kafaya takan bir insan degilim, cok da merak etmem, konuyu da kendi acti zaten. Fakat yine de agzimin tadi kacti gibi hissediyorum, haksiz miyim?
0
polopan
(11.10.22)
Bi önceki manitasina takılmalık bakıyormuş, sen acaba bana da mı öyle bakıyor acaba ikilemindesin sanırım. o ihtimal var ama bence bunu düşünme hatta sal gitsin
0
olaylar olaylar
(11.10.22)
Benim bir kız arkadaşım da hayatında 2 kez evlilik teklifi reddettiğinden bahsetmişti. Güldüm geçtim, bence kafaya takılacak bir şey yok. Kadınlar böyle şeylerin muhabbetini yapmayı seviyor olabilir :)
0
jonas
(11.10.22)
Erkek arkadaşı ona evlilik teklif etmemiş, bu da o yüzden ayrılmış bariz. Bu durumu gurur yaptığı için de sana değiştirerek anlatıyor, teklif etti ben kabul etmedim diye. Hiçbir kadın sevgilisine takılmalık bakmaz.
0
ekinuzbay
(11.10.22)
Kendisini size değerli göstermeye çalışmış bence, red ettigi değil de, teklif almış olduğunu sanırım belirtmek istemiş. Hani olur da bu yasa kadar neden bekar kalmış, kimse istememiş mi diye düşünme diye. Belki yani, sallıyorum. Bence çocukça ama takma, seni etkilemez.
0
bir varmis bir yokmus
(11.10.22)
Bence tat kaçıracak bir durum yok ortada. Şu bilgi, bir kişi hakkındaki düşüncelerimi değiştirmezdi benim.
0
pispinti
(11.10.22)
haklısın. bana da işin başında eskiden nişan atıldığından bahsetmişti ve enerjimizi değiştirmişti. sonra toparladık ama anlatma eskileri anlatma diye diye dilimde tüy bitti. konuşmaya başladığında eskilere doğru gidiyorsa hemen müdahale ettim ve bu konuda başarılı oldum. benim eskilerimi hiç bilmez. eskiler neden konuşulur ki, kime ne faydası var. anı güzel yaşamak lazım ilişkilerde.
0
gabe h coud
(11.10.22)
Samimiyetiniz ilerledikçe eski ilişkilerinden bahsetmesi anormal değil bence, özellikle de evlilik aşamasına gelenleri. Nasıl soyledigi ile de alakalı biraz.
0
sanguine
(11.10.22)
Bu sizin neden tadinizi kaciriyor ki? O kismi anlayamadim. 4. Bulusmada soylenmeli mi bilmiyorum ama eger aranizda ciddi bir seyler yasanacaksa illa ki soylenecekti. Ben bilmek isterdim.
Hicbir kadin sevgilisine takilmalik bakmaz, size yalan soylemis ya da size kendini degerli gostermeye calismis diyen arkadaslara ithafen de bu gözler daha neler okuyacak acaba.
Neden erkeklere takilmalik gozle bakmayalim? Her kadin evlilik hayaliyle mi yasiyor? Gayet takilmalik gozle baktigim, birlikte cok eglendigim ama ciddi bir seyler yasamayi planlamadigim erkek arkadaslarim da oldu benim. Hala da oluyor. Bunun kadini erkegi kaldi mi artik? Bazen sadece eglenmek istersiniz.
0
balpolen
(11.10.22)
Balpolen +1
Gayet evlilik teklifini reddettiğim insanlar oldu hayatımda. İki görüştük diye niye evleneyim elin adamlarıyla asgsh.
Bence önemsiz bir detay diye anlatmıştır. Bazen yıllar önce gittiği kampta yediği yemeği de anlatıyor insan. Her anlattığı şeye anlam yüklemeyin.
0
kaptan maydanoz
(11.10.22)
@balpolen +1

Hayatınızdaki insan birisine teklif edip reddedilseydi ağzınızın tadının kaçmasını anlayabilirdim. Ama şu durumda karşı taraf ha evlilik teklifi almış ha dm kutusundan mesaj almış, çok da şey değil.

Evlilik teklifi reddeden bir kadın olarak bunu flörtüme söyleme ihtiyacı bile hissetmezdim. Havalı olmaktan ziyade “oha salağa bak kabul alıp almayacağını önceden tahmin bile edememiş” durumu oluyor çünkü.
0
ruhen hastayim ben
(11.10.22)
Balpolen,kaptan,ruhen+1
Hepimiz evlilik teklifi hayaliyle yaşamıyoruz. Gayet normal bir durum,takılacak bir şey yok.
0
asteriks
(11.10.22)
ben hoşlanmıyorum böyle şeylerden. evlenmeden önce de eşim bi kadını anlatmıştı evlilik için görüşmüşler işte ailesi çok ısrar etmiş hatta olsun diye ama sonra kadın reddetmiş hatta ghosting yapmış falan. benim de aynı şekilde tadımı kaçırmıştı sonra bir de kadının uzaktan tanıdığım biri olduğunu öğrenince. eğer sen anlatmış olsan ve sana karşılık olarak o da böyle bir şey anlattıysa ayrı tabii ki. ama ne gerek var ya? ben şununla evlenmek için görüşüyordum ama o istemedi ya da ben istemedim vesaire aşırı gereksiz açıklamalar.
0
deartheodosia
(12.10.22)
(6)

Her ailede torpilli bir kardeş var mı?

kurbanlik koyun
Birden fazla kardeşe sahipseniz, ailenizin özellikle maddi manevi kayırdığı, hep torpil geçtiği bir kardeşiniz var mı? Ya da o kardeş siz misiniz? Bu durum normal mi yani her ailede olması normal midir? Mesela siz ve diğer kardeşleriniz kirada sürünürken torpilli kardeşe ev sahibi olmasına rağmen ai
Birden fazla kardeşe sahipseniz, ailenizin özellikle maddi manevi kayırdığı, hep torpil geçtiği bir kardeşiniz var mı? Ya da o kardeş siz misiniz? Bu durum normal mi yani her ailede olması normal midir? Mesela siz ve diğer kardeşleriniz kirada sürünürken torpilli kardeşe ev sahibi olmasına rağmen ailenin ev tahsis edip, onun oraya yerleşmesi ve kendi evini de kiraya verip para biriktirip istediği gibi çarçur edebilmesi gibi. Ne bileyim, mesela ne yaparsa yapsın anne babanın "o haklıdır, haklı değilse bile onu kıramam senin için" gibi haklı haksız aramadan direk kayırıcı tavır takınması? Bu tip aile ilişkileri normal mi?
0
kurbanlik koyun
(10.10.22)
Her ailede maalesef var. Sizin dediğiniz gibi kör göze parmak şeklinde değilde daha yumuşak yumuşak yapılıyor. İlk adım; Ayrıcalıklı çocuk mağdur ve ihtiyaç sahibi ilan ediliyor. Daha çalışkan ve saf olan diğer çocuk kardeşine yardım etmesi ya da edilen yardıma göz yumması için, kendi hakkını talep etmemesi için telkinleniyor. Senin işin var onun yok gibi. Yada onun çocuğu var karısı çalışmıyor gibi. Yani senin tuzun kuru kardeşinin değil. Eldeki imkanlar sözde magdur kardeşe aktarılıyor. Bu pastanın meyveli tarafı da olabilir ya da bir ev parası da olabilir. Yıllar içinde roller ezberleniyor ve sözde mağdur kardeş herşeyi kendine hak görüyor, enayi olan da sömürüldüğünü fark etmeden iyilik yaptığını zannediyor. Genelde de erkek evlat olur kayırılan. Maalesef Türk aile yapısı böyle sağlıksız şeyleri destekliyor. Kimi aileler farkında bile değiller. Böyle bir düzende büyüyen ve sömürülen çocuğun yanlışı fark etmesi, karşı çıkması, bu düzenden kurtulması o kadar zor ki, ve o kadar yıl alıyor ki. Son olarak kayırılan evlat, narsist ve bencil bir pisliğe dönüştüğü için sahip olduğu ayrılacılıktan öyle kolayca vazgeçmez. Ebeveynler ise evlatları arasında ayrım yaptıklarına kesinlikle razı gelmezler.
0
ya volna
(10.10.22)
var. anlamsız bir şekilde türk ailesi başarılı çocuklarla başarısız veya bir sebepten tutunamamış çocukları eşlemek gibi bir kültüre sahip. sen kendi gücünle mesela ev alıyorsun, diğer çocuk o parayla geziyor yiyor paraları, sonra aile diyor ki biz de ona bir ev alalım, gibi. + olarak erkek çocuklar genellikle çok daha fazla kayırılıyor bizim kültürümüzde ne yazık ki.
0
roket adam
(10.10.22)
Var galiba. Tanıdığım çoğu kiside var böyle bir şey ve ben kendimi torpilli olmayan olarak gördüğüm gibi böyle olduğunu düşünen arkadaşlarım da hep aynı taraftalar.

Benimkisi galiba kardeşimin annem ve babam için "işlevi" ile ilgili. Aramızda 6 yaş var ve ben 5 yaşlarındayken beni anneanne babaanneye yatıya kalmaya gonderirleri bence kardeşim de o zamanlar oldu. Ve yine o dönemden önce hep tartisirlardi, boşanma vs tehditleri havada ucusurdu. Kardeşim evliliği kurtaran olduğu için daha kıymetli oldu galiba.

Mesela ben tasarımla ilgili bir bölüm seçmek istiyordum kurslar çok pahalı diyip gondermediler. Gitar kursu istedim para yok dediler. Okul 4 yılda bitsin diye baskı yaptılar (ki bitecekti normalde ama devamsızlıktan kaldığım bir ders yüzünden bu sürekli gündem oldu mesela o zamanlar) Kardeşim 7. yılında okulda. Eve davul seti alındı birsuru görece ünlü kişilerden ders aldı. Şu an müzik işlerinden epey para kazanıyor ama birçok masrafını bizimkiler karşılıyor, ben bir şey için para lazım olsa kırk takla atıyorlar. Daha bir sürü şey var böyle.
0
encokbenisevinnolur
(10.10.22)
o kardeş benim ve anneme birden fazla kez bunu çocukların yanında en azından bu kadar göstermemesini istedim.

annemin argümanı şu: ben ilk göz ağrısıymışım. öyle gencecik evlenmiş, kendi deyişiyle cahil cühela bir kadınken benim sayemde dünyayı görmüş. bana aldığı çocuk kitaplarını, romanları vs. okumuş. üniversite mezunu babam, "bu çocuğu hep sen komünist yaptın" derken annem mesela dostoyevski okuyordu. onun gibi parasızlıktan ortaokulu bitirememiş birisi için müthiş olaydı bu. onun dışında genel olarak büyütmesi çok kolay, uslu, akıllı, derslerinde başarılı, onun için "gurur kaynağı" olmuşum hep.

benim yediğim paranın, yaptığım saçmalığın, aileye verdiğim (maddi) zararın haddi hesabı yok. normalde mesela bunlar makarna çorbayla besleniyor. çocuklar ben geleceğim zaman mutlu olurdu "abim gelince güzel yemekler yicez" diye. benim önüme her gün etli yemek koyan kadın o çocuklara bunu hiç yapmıyormuş mesela.

gerçi böyle deyince de şimdi annem şerefsizmiş gibi oldu, tabii ki diğer kardeşlerimi de çok seviyor ve yerine göre onların da benden daha imtiyazlı olduğu durumlar oluyor ama bana olan tavrı açıkçası zaman zaman beni bile rahatsız ediyor. kardeşlerim dünya tatlısı insanlar olmasa çoktan bıçaklarlardı beni, onlar da sağolsun sever. açık konuşayım ben onlara öyle muamele edilse kıskanıp bozulabilirdim. çocuklar bi gün olsun "abi sen şerefsizin tekisin" demedi, hep saydılar, adam bildiler ddjfjd
0
der meister
(10.10.22)
Hayır yok.
0
ruhen hastayim ben
(10.10.22)
Galiba bu kişi benim. Ama ben de zarar verici, aileyi sömürücü bir tip olmadığım için hiç bu konuda kardeşlerimle sıkıntı yaşamadım. tek kız evlat olduğum için olabilir diğer kardeşlerim de dahil ailem tarafından biraz pohpohlandım.
0
kaptan maydanoz
(11.10.22)
(18)

sizce 30 yaşında bekar bir erkeğin birikimi ne düzeyde olmalı?

baldan kaymak
sb.borçsuz mu olmalı? evi, arabası bulunmalı mı? siz nasıl bakıyorsunuz olaya? özellikle kadın duyuru kullanıcılarının da cevaplarını merak ediyorum. teşekkürler.
sb.

borçsuz mu olmalı? evi, arabası bulunmalı mı? siz nasıl bakıyorsunuz olaya? özellikle kadın duyuru kullanıcılarının da cevaplarını merak ediyorum. teşekkürler.
0
baldan kaymak
(10.10.22)
Borçsuz olmalı, arabası olmalı, evi de olmalı mümkünse. Ama mümkün değilse yapacak bir şey yok. Benim eşimin yoktu yine evlendim yani napalım :)
0
kaptan maydanoz
(10.10.22)
Bu şartlarda borçsuz olsa yeter, erkeğim.
0
mirty
(10.10.22)
Heralde X bir 30e'nin birikimini sormuyorsunuz gibi anliyorum, zira 30 yasindaki herhangi birinin birikimi ne kadarsa o kadar olur heralde, bencelik bir sey yok. Kaldi ki bu ulkede 30unda ciddi birikimler yapmak zor.

Kadinlar diye ayrica sordugunuzdan ilgilenebilecegimiz kisinin bikirimini sordugunuzu cikariyorum. ister 30e ister 37e benden borc istemeyecek seviyede olsun yeter gshs ben nasil kendi kendime yetiyorum, istedigim sekilde yasamaya calisiyorum ve bunu idare edebiliyorsam, ilgilendigim kisi de boyle olsa iyi olur. Yoksa ortak vakit gecirmek zorlasir. Bunun disinda evi arabasi var mi yok mu bakmam zira benim de yok. Benim olsaydi bakar miydim? Somuruluyor gibi hissetmiyorsam bakmam. Yani arabami surekli alip kendi mali gibi kullanmak isterse sogurum muhtemelen. Ya da surekli bende kalmak isterse ama arada mutfak alisverisi yapmazsa falan. Parazit gibi davranmiyorsa malina mulkune bakmam yani.
0
summer timetable
(10.10.22)
ev araba ve yazlık olmazsa olmaz
tekne opsiyon olabilir ama günümüz şartlarına bakınca alamadığı için eleştirilmemeli
0
croswell
(10.10.22)
Ev araba değil de, 30'larında bekar bir erkek kendi düzenini kurmuş, evini (kira da olur bu) düzmüş ve tercihen kredi borçsuz olması iyidir. Ev ve/veya araç kredisi ödüyorsa o olur, olmayan parayı sorumsuzca harcayıp borç yapmış olmasın yeter.

Arabasız olmaz diyenler de çıkacaktır. Oluyor valla, evlendikten 2-3 yıl sonra beraber aldık arabayı.
0
kobuzchu kiz
(10.10.22)
30 yaşında bir erkek zaten ailesiyle yaşadığından dolayı (kira yok gider yok) en azından bir arabası bankada da birikmiş bir miktar parası olması şart en alt düzey olarak. bundan altı hiç bir şey yapmamış demek.
0
sizofren06
(10.10.22)
30 yaşında birinin evinin olmasını beklemek günümüz şartlarında çok absürt. Aileden falan kalabilir belki ama diğer türlü zor yani beklememek lazım. Bu yaş için orta şeker bir araba beklenebilir, az da birikmiş.o kadar bence.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.10.22)
31 yaşında kadınım, borcum yok arabam var. asgari benle aynı düzeyde olmasını isterim. benim olağandışı durumum olduğu için ev alamadım, benim gibi olağandışı bir hali olmayan bir erkek ev sahibi de olabilirdi bu yaşta.
0
kestane gürgen palamut
(10.10.22)
güncel olması için döviz cinsinden yazayım
üniden mezun olduktan 1 sene sonra devlette iş bulsa
ort. 1200$ kazanır aylık

iyi çalışırsa özelde 1500-2000$ arası ortalamayı yakalayabilir

1200x12x7 sene x (ailesinin yanında mı kalıyor, kirada mı?ya göre %25 %50'sini harcar)

bu kadar para biriktirebilir tutumlu biriyse
0
bir soru sorcam
(10.10.22)
şahsen 30 yaşında ne evim vardı ne arabam ne de borcum. evlendim 40 yaşında 2 çocuk + ev + araba vardı. şimdi 44 yaşındayım hala aynı :)
0
ravenudon
(10.10.22)
30 yaşımdayken benim de hiçbir şeyim yoktu. 35 yaşımda evlendim. Evlenirken ev kurabilecek kadar para biriktirmiştim (yıl 2014)

Şu an ev var, araba var. Ama şimdi bu şartlarda (2022) aynı periyotta olsaydım asla bir evim ve arabam olamayacaktı.
0
pispinti
(10.10.22)
beyaz yakaysa 30 yaşında adam en fazla 7 senedir çalışıyordur. ilk 5 sene birikim çok zor. sonraki 2 senede 50'şerden 100 bin biriktirmişse aferin. borçsuz olsun tabii.

çok tutumlu biriyse bile ilk beş senede 100 bin zor biriktirir. kalan 2 senede ve o ilk biriken 100 bin 200 bin olsa şimdi. hadi 300 olsun.
0
gabe h coud
(10.10.22)
Erkek olarak cevaplayayım etrafımdaki makul kadınların beklentilerinden ötürü: erkeğin, evli bir çiftin yaşamını idame ettirebilecek maddi gelire sahip olması bekleniyor (ev artı yaşam masrafları olarak), artı olarak kişisine göre değişir ama tatil vs gibi sosyal ihtiyaçları giderebilmesi lazım. Borçsuzluk şart değil ama borcun da mantıklı olması lazım (ev araba borcu olabilir ama dayımla iş kurmuştuk battık onu ödüyoruz gibi bir şeyle kimse uğraşmak istemez)

Ev sahibi olmak kolay değil. Otomobil de kolay değil ama araç tabii hayat kalitesini inanılmaz etkiliyor.

Sen nasıldın diye sorarsanız, şu an 32 yaşındayım, benim 30 yaşında borcu bitmiş 2 yaşında arabam vardı. 30 yaşına girdiğimde de ev kredisine girmiştim, şu an o evde oturuyorum.
0
roket adam
(10.10.22)
Benden borç istemesin yeter +1

Karşı cins olmasına gerek yok, her birey 30’undan önce kendi ayakları üzerinde durup bağımsızlığını ilan etmiş olmalı. Bir evi maddi olarak tüm ihtiyaçlarıyla geçindirebiliyor konumda olmalı.
0
ruhen hastayim ben
(10.10.22)
Borçsuz olmalı en azından. Ya da borcu da olabilir ama benden para istemesin. 35 yaşında flört amacıyla görüştüğüm iyi kariyer sahibi birileri vardı. Özellikle malına mülküne dikkat etmedim ama aileden ayrı, kendi yağında kavurulanların evi, arabası yok. Varsa da ben görmedim.

Kimi de kredi çekiyor, geziyor, tozuyor. Sürekli paradan bahsedip, banka cüzdanını gözüme sokmasın bana yeter.
0
Kahvedesu
(10.10.22)
Kimseye muhtaç olmamalı.
0
iwasbornonamountainside
(10.10.22)
Minimum 3-4 milyon
0
Mcfly
(10.10.22)
niye erkegin boyle bir birikimi olmasini evi arabasink bekliyoruz ki :0 sorunun 30 yasindaki bir insanin birikimi ortalama ne kadar olmalidir olmasi gerekmez mi?

30 yasina 2 ayim var, ne evim ne arabam var. kendimi donduruyorum. bunu da normal buluyorum 17 yasinda universite icin ayrilip geri donmedim ve bir fiil kiradayim o gunden beri.
0
tuborg yesili
(10.10.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.