Giriş
(1)

BluTV Ilk ve Son dizisi - Terapist modu

elon
Esim BluTV'deki Ilk ve Son dizisini izlemeye baslamayi dusunuyor. Bana dizinin konusunu anlatirken BluTV'de terapist modu diye bir secenek oldugundan bahsetti. Sozluk'te falan goruyormus ama ne oldugunu tam cozemedik. Dizi degil ama bu ozellik oldukca ilgimi cekti :) Yanlis keyword'ler ile mi ariyor
Esim BluTV'deki Ilk ve Son dizisini izlemeye baslamayi dusunuyor. Bana dizinin konusunu anlatirken BluTV'de terapist modu diye bir secenek oldugundan bahsetti. Sozluk'te falan goruyormus ama ne oldugunu tam cozemedik. Dizi degil ama bu ozellik oldukca ilgimi cekti :)

Yanlis keyword'ler ile mi ariyorum bilmiyorum ama internette 3-5 dandirik haber sitesi disinda bu modun adi sani gecmemis. Onlar da sadece "bu dizi boyle bi mod ile geliyor, Dunya'da ilk" tadinda genel yorumlar yapmislar.

Diziyi bu mod ile izleyenler varsa yorum yapabilirler mi? BluTV almaya daha da onemlisi diziye baslamaya deger mi sirf bu ozellik icin?
0
elon
(08.09.21)
freebird5406_2
(08.09.21)
(7)

Çilekler neden eriyip yumuşar ?

joehigashi
Denk geldikçe çilek alıyorum ve satın aldıktan sonra dolapta saklıyorum lakin çok kısa sürede hatta 2 günde yumuşayıp eriyorlar. Geçen perşembe aldım cumartesi yumuşamaktan bir çoğu yenmeyecek kıvama gelmişti. Çilekleri alınca yıkayıp öyle dolaba koyuyorum. erimemesi(yumuşamaması) , daha uzun süre d
Denk geldikçe çilek alıyorum ve satın aldıktan sonra dolapta saklıyorum lakin çok kısa sürede hatta 2 günde yumuşayıp eriyorlar. Geçen perşembe aldım cumartesi yumuşamaktan bir çoğu yenmeyecek kıvama gelmişti. Çilekleri alınca yıkayıp öyle dolaba koyuyorum. erimemesi(yumuşamaması) , daha uzun süre diri kalması için hangi koşullarda saklamak gerek ?
0
joehigashi
(08.09.21)
yıkamamak gerek :) dolaba yıkanmış sebze meyve konmaz
0
freebird5406_2
(08.09.21)
çilekleri, dutu aldığınız gün tüketmek en iyisi. Yıkamadan koyarsanız daha uzun dayanır ancak 2. gün yine şekilleri şemalleri kaymaya başlar.
0
srjkvon
(08.09.21)
dolabın içindeki düşük nem oranı kabuksuz meyvelerin içindeki suyu yok ediyor ve bozulmalarına sebep oluyor.
0
orpheus
(08.09.21)
yiyeceğiniz zaman çıkarıp yıkarsanız daha uzun süre dayanır.
0
mattiadestro
(08.09.21)
yıkamadan kese kağıdı ya da havlu peçeteye sararak saklarsanız daha uzun süre dayanır.
0
evde liyakat kalmamis
(08.09.21)
guzelce yikadiktan sonra sirkeli suda bir sure bekletin, sonra kurulayip buzdolabi posetiyle buzdolabina koyun. uzun sure tazeligini korur.
0
do you remember me
(08.09.21)
geçen gün okudum.
doğruda su dolu kapta buzdolabında bekletin diyordu ama denemedim.
zarif meyve. nabacan..
0
Ne oluyor
(08.09.21)
(6)

eylül sonu, ekim ortası deniz

biseysorcaktim
eylül'ün sonu ya da ekimin ilk haftalarında yüzmek ve yaz tatili yapmak istesem nereye gidebilirim? antalya'da ekim sonuna kadar yüzenler oluyor sanırım. ne dersiniz? kaş'ta bir esnaf geçenlerde "eylül sonunda buraya gel, çok güzel oluyor" demişti.
eylül'ün sonu ya da ekimin ilk haftalarında yüzmek ve yaz tatili yapmak istesem nereye gidebilirim? antalya'da ekim sonuna kadar yüzenler oluyor sanırım. ne dersiniz?

kaş'ta bir esnaf geçenlerde "eylül sonunda buraya gel, çok güzel oluyor" demişti.
0
biseysorcaktim
(08.09.21)
o tarihlerde kaş, fethiye, dalyan, akyaka buraları tek geçerim. sakin olur, uygun fiyatlı olur temiz olur. mis olur, çiçek olur.
0
erty_ksk
(08.09.21)
çok güzel olur
0
freebird5406_2
(08.09.21)
Kıbrıs çok güzel oluyor o süreler.
0
roket adam
(08.09.21)
tüm akdeniz rahatlıkla , + bodrum vs.
0
atacaksinfinke
(08.09.21)
Kesinlikle fethiye,kaş,bodrum ve çevresini düşünmelisiniz, İzmir soğuk olur seçeneğiniz olmasın.
0
yeni ve işsiz
(08.09.21)
Antalya'da kasım sonuna kadar yüzüyorum :) Özellikle Kemer-Tekirova tarafında bahsetmiş olduğunuz tarihler düşünüldüğünde su sıcaklığı da ideal olacaktır.
0
ultranil07
(08.09.21)
(7)

90 lı yıllar...

digits
Kanal D de yazları gündüz aralarında çıkan turistik otel tanıtım videoları vardı. 8-10 tane otel tanıtıyorlardı. Arka planda da güzel yabancı şarkılar çalıyordu. Youtube da bulamadım. Hatırlayan bilen var mı aranızda?
Kanal D de yazları gündüz aralarında çıkan turistik otel tanıtım videoları vardı. 8-10 tane otel tanıtıyorlardı. Arka planda da güzel yabancı şarkılar çalıyordu. Youtube da bulamadım. Hatırlayan bilen var mı aranızda?
0
digits
(08.09.21)
2000lerin başında da vardı o ve izliyodum çocukken severek (telemarketing hastası bi çocuktum dshhsds) ama neyi sorduğunuzu anlamadım, şarkıları diyosanız hiç hatırlamıyorum ama sanki telifsiz jenerik müzik gibilerdi aklımda kaldığı kadarıyla.
0
nundu
(08.09.21)
çocukken oturup izliyordum, havuzda suyun altından çıkıp kenarda duran kokteyli içme mizanseni canlandı gözümde :) oteller arasında kıyas yapıyordum kendime göre genelde havuzu büyük otelleri seviyordum, club flipper vs modaydı o zamanlar hatta dizinin adını unutunca şimdi baktım 1998de lale mansur ve levent özdilek in oynadığı mavi düşler diye bir dizi çekilmişti tatil köyünde geçen
0
freebird5406_2
(08.09.21)
heritage
(08.09.21)
@nundu

Şarkıları biliyorum az çok. Geçen Boney M in bi şarkısına denk gelince geldi aklıma ama görsellerini bulamadım.

Dış seste bi bayan vardı. Antalya tui (örnek) hotel. Denize sıfır plajı, büyük havuzu vs. diye diye oteli tanıtırdı.Sahilde güneşlenip koşup oynayan turistleri gösterirlerdi.
0
🌸digits
(08.09.21)
@ freebird

Aynı duyguları ben de yaşardım. Büyüyünce böyle otellere gidip ben de
tatil yapabilecek miyim derdim hep.. :)
0
🌸digits
(08.09.21)
@heritage

Star tv denmiş önceki duyuruda ama ben kanal d diye biliyordum. Tatil başlıyor diye youtube da arattım bulamadım :(
0
🌸digits
(08.09.21)
duster
(08.09.21)
(2)

Sanat Tarihi Kitabı

guguklusaat
Merhaba, sanat tarihi ile ilgilenen birine hediye almak istiyorum. Şimdilik giriş seviyesinde ilgileniyor, böyle kısa bir kitap şeklinde değil ama biraz daha resimli, ansiklopedi şeklinde bir şey düşünüyorum. Bu tarz bir öneriniz var mı?
Merhaba, sanat tarihi ile ilgilenen birine hediye almak istiyorum. Şimdilik giriş seviyesinde ilgileniyor, böyle kısa bir kitap şeklinde değil ama biraz daha resimli, ansiklopedi şeklinde bir şey düşünüyorum. Bu tarz bir öneriniz var mı?
0
guguklusaat
(07.09.21)
Gombrich - sanatın öyküsü dür bu kitap tam
0
freebird5406_2
(07.09.21)
Sanatın Öyküsü +1
Bir de yanında Dünya Mitolojisi alırsanız ikisi beraber iyi gider

Sonra da “Modern Sanatın Öyküsü”

Biraz daha sonra Ahu Antmen- “Yirminci Yüzyıl Batı Sanatında Akımlar”
0
suicides underground
(07.09.21)
(3)

Sırt Çantasının İç Kaplamasını Nerede Yenileyebilirim ?

royalguard
Selamlar, uzun yıllardan beri severek kullandığım Nike sırt çantamın içinde bulunan ve çantayı sudan koruyan mumsu özellikteki kısım iyice eskidi ve çantanın içerisine sürekli dökülmeler yapıyor. Artık bu durum rahatsız edici bir hal almaya başladı bu kaplamayı tekrardan uygulatabileceğim ya da bu d
Selamlar, uzun yıllardan beri severek kullandığım Nike sırt çantamın içinde bulunan ve çantayı sudan koruyan mumsu özellikteki kısım iyice eskidi ve çantanın içerisine sürekli dökülmeler yapıyor. Artık bu durum rahatsız edici bir hal almaya başladı bu kaplamayı tekrardan uygulatabileceğim ya da bu duruma bir çözüm bulabileceğim bir yer var mı İstanbul'da ?

Bahsettiğim sorunun fotoğrafları :


eksiup.com

eksiup.com

eksiup.com
0
royalguard
(06.09.21)
Eskiden çanta tamiri yapan çantacılar vardı artık kalmadı, cadde üzerinde sırf çanta satan dükkanlara denk gelirsen onlara bir sor varsa ustaya yönlendirirler bulamazsan bir terziye sor neticede içine bir astar dikecek bir çözümünü bulur
0
freebird5406_2
(06.09.21)
genelde kuru temizlemecilerin tanidigi terziler oluyor. onlara sorulabilir.
0
chezidek
(06.09.21)
lostracılara sorabilirsin.
en yakında kim varsa artık. google yardımcı olabilir. ben orta anadolu'dan istanbul'a bot yolladım lostraya. sen daha kolay bulursun. çantayı da yaparlar.
0
janderzel zartanyan
(06.09.21)
(2)

Erkekte Göbek Tipi

silah taciri
Merhaba. Boy 184, kilo 82. Cinsiyet erkek. Erkek tipi göbek genelde kaburgaların hemen altından başlayıp kasıklara kadar hafif yuvarlak oluyor genelde. Fakat benimki ayakta dururken sadece alt tarafta ve yanlarda hafif çıkıntı olarak görünüyor. Bu ne şekilde eritilir? Kilo olarak sanırım normal sayı
Merhaba. Boy 184, kilo 82. Cinsiyet erkek. Erkek tipi göbek genelde kaburgaların hemen altından başlayıp kasıklara kadar hafif yuvarlak oluyor genelde. Fakat benimki ayakta dururken sadece alt tarafta ve yanlarda hafif çıkıntı olarak görünüyor. Bu ne şekilde eritilir? Kilo olarak sanırım normal sayılıyor ama göbek şekli böyle. Bu normal mi ve ne şekilde eritilir.
0
silah taciri
(05.09.21)
vücut geliştirme ve kardiyo ile.
0
Wakatakakage
(05.09.21)
youtu.be

duruş bozukluğu da olan göbeği daha da görünür kılıyor
0
freebird5406_2
(05.09.21)
(22)

Islam defin süreci çok travmatik değil mi?

logisticsmanager
Bundan 4 yıl önce babannemi kaybettik. Üniversite döneminde kuzenimi de defnetmistik ki o da cok travmatikti ama bunun kadar değil heralde. Ya zamanla unuttum ya da babannem kadar yakin olmadigim icin.Cenaze başında bekledim, taşıdık falan. Ağlamadım. Ama babannemi mezara koyarlarken o beyazlara sar
Bundan 4 yıl önce babannemi kaybettik. Üniversite döneminde kuzenimi de defnetmistik ki o da cok travmatikti ama bunun kadar değil heralde. Ya zamanla unuttum ya da babannem kadar yakin olmadigim icin.

Cenaze başında bekledim, taşıdık falan. Ağlamadım. Ama babannemi mezara koyarlarken o beyazlara sarili bedeninin seklini görebildiğim için dagildim gittim. Hala hatirladigimda kötü olurum, gözlerim dolar.

Esim yabanci, o da oradaydı. Defin sureciniz cok travmatik bu nasıl iş dedi. Millet aglamiyor esim deli gibi agliyor babannemi 4-5 kere görmüş kisi.

Düşününce hakli gibi geliyor. Sanki tabut içinde olsa falan bu kadar etkilenmezdim gibi.

Ne diyorsunuz? Yani bana beyazlara sarıli bir bedeni gormektense tabutu gömmek daha az travma yaratan bir olay olurmus gibi geliyor.
0
logisticsmanager
(04.09.21)
dinin olayı o ama, "topraktan geldik toprağa gidiyoruz ve herkes bunu yaşayacak" mesajı veriliyor orada.

Hristiyanlar tabutla gömüyor ama onlarda da törende kapağı açık yani insanı göreceğin şekilde oluyor sanırım, eğer filmlerdeki gibiyse. O da korkunç bence.
0
nhk ni youkosu
(04.09.21)
Tahtaları düzgün çakmak için vücutları biraz köşeye itelemek gerekiyor mezarın içinde. Ben hem babamın hem de dedemin cenazesinde mezara inip yukarıdan cenazeleri alıp mezarın içine yatırıp biraz köşeye doğru itelemişyim, havalar biraz soğuyunca ilk aklıma gelen vücutların soğukluğu olur aradan kaç yıl geçti hala böyle, bence de travmatik.
0
Zaman Tamircisi
(04.09.21)
Ölümü hayattan ayırdığımız mümkün olduğunca bu konudan kaçındığımız için artık travmatik geliyor halbuki hayatın bir parçası

Bu programda ölümü konuşuyorlar
youtu.be
0
freebird5406_2
(04.09.21)
Bence ölümle ilgili tüm süreçler travmatik…
Hristiyanların tabuta koyup süsleyip sergileme olayı da bana çok korkunç geliyor.
Bedenin toprakla buluşması fikri aslında güzel gibi, çünkü çıplak ayakla toprağa basınca da iyi hissettiriyor. Ama çukura atılmasındaki görüntü çok kötü, katılıyorum…
Bu süreci iyi yapacak hiçbir şey yok sanırım.
0
megalomaniac
(04.09.21)
gerçekten kötü. ölüyü görmek tutmak taşımak falan.

bu arada kadınlar tabutla gömülüyo diye biliyodum ama öyle değil miymiş?
0
jelly bear
(04.09.21)
bence de türkiye'deki işleyiş baya travmatik. özellikle çocuğa falan da gösteriyorlar etkisinden çıkması baya yıllar alıyor.

ölü halini bence mahremiyet sayıp göstermemek lazım. o hali ile kimse hatırlanmak istemez. hristiyanlıkda ölüyü hazırlayanlar var adamlar usta normal insan gibi hazırlıyorlar. bizde öyle değil.
0
duyurukullanıcısı
(04.09.21)
ben de acı bir şekilde intihar eden ilkokul arkadaşımın cenazesine gitmiştim. sadece uzakta durabildim, tabutu görmek bile istemedim. defnin travmatik olduğu konusunda haklısınız.
0
epleindebisous
(04.09.21)
ölüm fikrinden korktuğumuz için öyle geliyor. islam'in amacı bize sürekli ölümü hatırlatıp dünyayı o şekilde yaşamak. o yüzden cenazelere katılımı da teşvik eder islam.
0
nuisance
(04.09.21)
travmatik falan değil bence. tabutla gömülen cenazelerde de cenaze evinde önce open casket tören yapıyorlar mesela sizce o daha travmatik değil mi? tabutun içinde ölmüş ama giydirip makyaj yapılmış cenazeyi görüyorsun ve saatlerce konuşma dinliyorsun falan...

yeni nesil veya gençler diyelim, yakınlarının definlerinde falan da daha dirayetliler. artık neden bilmiyorum ama gittiğim cenazelerde, babasını toprağa veren gençler görüyorum, hepsi dimdikler. konuştuğum yaşlılar da aynı yorumları yapıyorlar. olayı travmatik hale dönüştüren bence cenaze evinde bağırıp çağıranlar, sinir krizi geçirenler. ölümü kabullenince hepsi normal geliyor.
0
malheiros
(04.09.21)
Son derece travmatik.
Bir de cenaze yıkanırken su dökmeye çağırırlar.
Ben giremedim. Anneannemi hep yaşadığı gibi anımsamayı tercih ettim.
0
pro9it9is9
(04.09.21)
defin sürecimiz bence daha travmatik değil, daha doğaya uygun ve insanı sürece dahil ediyor, ki dahil olmalıyız bence.

temizleyip yıkayıp sardıktan sonra toprağa karışacak şekilde gömüyoruz ölülerimizi.
makyaj yapıp üç bin dolarlık tabutla insan gömmek çok suni bir şey.

ölünün taşınması, yıkanması, gömülmesi gibi herkesin ayrı ayrı işin bir ucundan tutması gibi şeyler hem insanı ölümle yüzleştiriyor hem de sevdiğin insanı bir şekilde uğurlama şansı veriyor.
yani insanın kendi ölüsünü kendi gömmesi insani ve olması gereken bir şey bence.
ben annemi yıkadıktan sonra çok rahatlamıştım mesela.

travmatik olan şey ölüm zaten, yani ölüm travmatik bir şey.
ama hayatın bir parçası.
bizim defin sürecimiz bununla yüzleştirdiği için daha gerçekçi.
0
blatta hiberna
(04.09.21)
Yüksek lisans tez konumdu. Aşırı travmatik olduğunu düşünüyorum. Gereksiz ritüeller dizisi, hem ölene hem yaşayana işkence. Şimdi tam olarak adı neydi unuttum. bedenimizi bi kapsülün içine yerleştiriyorlar ve bir ağaç oluyor. Yeni bir teknolojiymiş. Haberi okuyunca öyle gömülmek istedim. Dilerim nasip olur.
0
Corpsebridee
(04.09.21)
Bir kişiye veda etmek için yapılıyor o törenler, eğer kişiye veda edilmezse asıl o zaman durum daha travmatik ve sağlıklı bir kopuş olmadan gerçekleşiyor. Bu tüm kültürlerde gereklidir, bir cenaze töreni, bir veda…Mezarı olmayan, törensiz ölen insanlara bir bakın, aileleri hala yas tutarlar sürecini sonlandıramadıkları için. Odisse’de bile vardı sanırım.

Onun dışında, İslamiyette mi yoksa hangi kurallarda bilmiyorum ama medrese usülü ders alırken bi medrese hocasından, İslam’da kadının cenaze defin işlemlerinde bulunmaması gerektiğini söylemişti. Çoğu kadın da bulunmaz orada, dayanılması güç bir durum ve ağlar, cinnet vs geçirirse defin sırasında ölüyü rahatsız etmesin diye.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(04.09.21)
Kaynaklarda mezarın şekline kadar geçer bu tür mevzular.

i.hizliresim.com
0
Erva
(04.09.21)
seyi atlamissin abi, en yakinlarin gasilhanede ölüyü son kez yikanirken gormesi ve hatta bazen yikama islemini bizzat yapmasi olayi var.

inancsiz biri oldugum icin kremasyon en tatlisi gibi geliyor bana. yak beni ver kullerimi sevenlere, belki savursunlar bir yerlere ooh... oldukten sonra umrumda degil gerci de. bence kalanlar icin guzel bir katharsis olur.
0
robokot
(05.09.21)
ölümün travmatik olmayan bir hali yok ki. bence yabancıların açık tabut töreni çok daha korkutucu ve travmatik mesela, ona hiç gelemezdim. ya da yakma olayları falan. bizimki yine en azından biraz daha insani gibi geliyor, sadece bazı saçma detaylar var (yemek dağıtma gibi), ama genel olarak bence kötünün iyisi.
0
roket adam
(05.09.21)
olumu travmatik yapan sey sonrasinin mechullugu ve bilinmezligi. butun semavi dinlerde benzer olmakla beraber ozellikle islam'da asil hayatin olumden sonrasi oldugu vurgulanir ve olumun unutulmasi istenmez. islam'a gore olum aslinda bir son degil, inananlar icin guzel bir baslangictir. eger olumu ve defni bu sekilde idrak edebilirsen surec travmatik degil. birisini otogardan yada havaalanindan ugurlamak gibi.

dedemi ortaokulda babaannemi lisede kaybettim. ikisinde de hem gasilhanedeydim, hem de mezarlikta. olayi tamamen idrak etmeme ragmen acikcasi cok bir uzuntu hissetmedim. hatta sonrasinda ben neden aglamadim diye dusunup uzulmustum ama simdi bununla da barisigim.
0
crucio
(05.09.21)
Sen bi de Budistleri gör
Nepalde kaldım ve birkaç cenaze törenine katıldım. Yakılmak suretiyle...
0
fempusay
(05.09.21)
Kişinin öldüğünü kabullenebilmek için önemli bir işlevi olduğuna inanıyorum o ritüellerin.
0
michael_knight
(05.09.21)
Benim yurtdışındaki ilk işim mezarcılıktı. Sanırım biraz kıyas yapabilirim bu konuda.

Evvela yurtdışında cenazelerin defin işlemi çok geç oluyor. Şahıs ölmüş, üstünden 30 40 gün geçmiş, anca seremoni yapılıyor ve o sırada artık kaybına bir nebze alışılmış oluyor. İnsanlar feryat figan etmiyor.

Yine cenaze töreni bizde çok travmatik dediğiniz gibi. Okunan Kuran dua neyse hepsi böyle bir insanı dehşete düşürür şekilde oluyor. Helallik sormak dahil. Yabancıların cenazesi çok steril, çok daha formal, çok daha sakin bir ortam. İnsanı germiyor.

Gömü kısmı ayrı bir cinnet sebebi zaten. Tabutla gömmemekten tut, cenaze sahiplerinin ağlaya ağlaya kürekle toprak atması. Bu yok yabancılarda. Makineyle veya görevliler tarafından tabut 2,5 metre(~6 feet) düzgün kazılmış ve etrafı halıyla çevrilerek maskelenmiş mezara düz biçimde indirilir. Gömülme işlemi insanlar gittikten sonra gerçekleşir.

Bizde ayrıca mezarlar çok sığ derin değil ve üstü tepe şeklinde oluyor veya etrafı mermerle kapatıyoruz vs. Adamlarda mezar taşı var, mezar taşının başında varsa çiçek ekmek için ufak bir alan var. Kalan her yer mezarlığın kalanı ile eşit seviyede dümdüz halı gibi çim.

Bizde mezarlığa girince tırsarsın. Yabancıların mezarlığı park gibidir. İnsan huzur bulur gidince dehşete kapılmaz.

Bir başka husus da genç ölüm azlığı. Bizde 50 55 60 tık gidiyor. Adamlarda mezar taşlarını sıradan oku en genci 85 yaşında ölmüş. Artık vakti gelmiş ölümün, öyle kalp krizi tak götürmemiş. Haliyle bu da ayrı bir travma sebebi kalanlara.

Ben bu konuda baya kafa yormuş birisiyim. Artık mezarcı değilim kendi işimi yapıyorum ama bu olaylardan sonra karar verdim yurtdışında yapacağım ölürsem cenazemi. Aileyi travmaya sokmaya gerek yok. Gerçekten Türkiye'de cenaze ve yakının ölümü insana bir ömür kapatamayacağı bir yara açıyor. Çok cenazede bulundum Türkiye'de, özellikle şehit cenazesine çok katıldım. Olacak iş değil. Bu işi böyle yapmanın kimseye hiçbir faydası yok.
0
bana kedicik derdi
(05.09.21)
Babamı o toprağa gömdüğüm günden beri ölü, ölüm, mezar, mezarlık, hiçbiri benim için ürkütücü, korkutucu veya travma sebebi değil. hatta artık işim de ölülerle ilgili. bana ilginç gelen şey ise şu anda kanlı canlı işinde gücünde olan, hayal ve planları olan adamın 24 saat içinde toprağa gömülmüş olması. bu kadar kısa olmasına alışamıyorum.
0
işimdeyim gücümdeyim
(05.09.21)
Bu soru bana en sevdiğim dizilerden biri olan Six Feet Under'ı hatırlattı, bir gün Nate, ölüsünü toprağa gömen ve başında bağıra çağıra ağlayan birilerini izliyordu uzaktan ve kendi düzenledikleri soğuk törenlere göre, ölüme ve insan doğasına çok daha uygun buluyordu bu ritüeli.

Bence de travmatik olan ölümün ta kendisi, bu şekilde toprakla bütünleşmek bana da daha doğal geliyor, süslü tabutlar ve makyajlardan. Sonuçta ne şekilde olursa olsun cenazelerde ölümle bir şekilde yüzleşiliyor ve kabullenişin başlangıcı oluyor. Toprağa dönmek, doğa ile bütünleşmek biraz döngünün sonu gibi, huzur verici bir tarafı da var.

Bir de bazen cenazelerde en çok ağlayanlar en uzak kişiler hatta ölen kişiyi hiç tanımayanlar olabiliyor.
0
(05.09.21)
(2)

Ekran kırılması telefon

ırene adler
>>Ekranda koruyucuyu çıkarmıştım. Koruyucusuz olan ekran çok yüksekten düsmemesine rağmen ne yazık ki kırıldı.Kırıldıktan sonra şöyle bir sorun oluştu. Birini arıyorum mesela, ekran kararıyor. Telefon hala açık ama. Aramayı kapatamıyorum bu yüzden ekran karardıgı için.Ekranı değiştirmekle bu hata dü
>>Ekranda koruyucuyu çıkarmıştım. Koruyucusuz olan ekran çok yüksekten düsmemesine rağmen ne yazık ki kırıldı.

Kırıldıktan sonra şöyle bir sorun oluştu. Birini arıyorum mesela, ekran kararıyor. Telefon hala açık ama. Aramayı kapatamıyorum bu yüzden ekran karardıgı için.

Ekranı değiştirmekle bu hata düzelir mi? Yeni bir telefon bakıcam belki yaptırmadan.
0
ırene adler
(04.09.21)
düzelir neden düzelmesin uzaklık sensörü ile ekran arası temassızlık gibi bir şey olmuş düşünce, yapılır
0
freebird5406_2
(04.09.21)
Büyük ihtimalle proximity sensörü de bozulmuştur, onun da değişmesi gerekebilir.
0
roket adam
(05.09.21)
(1)

Hibrit bisiklet

tchuck
şehir içinde (sarıyer, sahil vb. yerlerde) sürmek için bisiklet arıyorum.profesyonel değilim, bi oturuşta 5-10 saat sürecek bir yapıda da değilim. bana ne önerirsiniz?yani bütçe sınırı yok, ama yüksek bütçeli bir şey almaya ihtiyacım yok diye düşünüyorum.not: şu cambaz bisikletleri falan hoşuma gitm
şehir içinde (sarıyer, sahil vb. yerlerde) sürmek için bisiklet arıyorum.

profesyonel değilim, bi oturuşta 5-10 saat sürecek bir yapıda da değilim. bana ne önerirsiniz?
yani bütçe sınırı yok, ama yüksek bütçeli bir şey almaya ihtiyacım yok diye düşünüyorum.

not: şu cambaz bisikletleri falan hoşuma gitmiyor, ergonomik gelmiyor. onları önermezseniz sevinirim.
0
tchuck
(04.09.21)
Dediğin gibi kullanım için yüksek fiyatlı bir şeye gerek yok

Çelik kadro, v fren yabancıların performans yerine iş görmesi odaklı bakımı kolay utility bike dedikleri bir bisiklet

carrarobisiklet.com
carrarobisiklet.com

Şehir için çamurluk oldukça iş görüyor önümüz sonbahar şu modeller de çok kullanışlı

umitbisiklet.com.tr
umitbisiklet.com.tr

Önerim alttaki ümit marka olanlardan birini almanız hatta bunların ön maşası amortisör lü olan bir modeli de var

umitbisiklet.com.tr

Çamurlukları istemediğinizde çıkarıp amortisörü lastikleri ile tam bir hybrid bisiklete dönüşür
0
freebird5406_2
(04.09.21)
(4)

Saçları beyazlayan Erkeğe doğal çözüm önerileriniz var mıdır ?

denizmaniaherif
Merhaba. Şu sıralar yanlarda ve saçımın önünde beyazlanmalar epey arttı. Babamı kayabettiğim son 1 sene içinde oldu sanırım epey bir kısmı. Kız arkadaşlar karizma katmış ya boşver iyi diyorlar ama sanırım ben bi gıcık kapıyorum beyazlarıma. Ablam fırça gibi bir şey ile boyamaktan bahsetti bazıları d
Merhaba. Şu sıralar yanlarda ve saçımın önünde beyazlanmalar epey arttı. Babamı kayabettiğim son 1 sene içinde oldu sanırım epey bir kısmı.

Kız arkadaşlar karizma katmış ya boşver iyi diyorlar ama sanırım ben bi gıcık kapıyorum beyazlarıma. Ablam fırça gibi bir şey ile boyamaktan bahsetti bazıları da düz boya dedi sür sadece beyazları kapatanlar var dedi..

Nedir çözüm önerisi ? Amacım beyazları kırsın koyulaştırsın.. İbrahim Tatlıses gibi de gezmiyim.. Doğal olsun istiyorum..
0
denizmaniaherif
(03.09.21)
bunun doğal çözümü olmaz erkek saç boyaları var ama

karizma +1
0
freebird5406_2
(03.09.21)
erkekte saç beyazlaması sorun değil bence ya.
boya dışında da bir çözümü yok zaten.

kadınlara da yakışabiliyor da, erkeklerde bayağı iyi oluyor genelde.
karizma +1
0
blatta hiberna
(03.09.21)
Yukarıdakiler +1
Kırlaşan saç gayet güzel bir şey. Boya olduğu belli olacak boyalarla kapatmaktansa kendi haline bırakmak çok daha karizmatik ve özgüvenli bir hareket hem.
0
kobuzchu kiz
(03.09.21)
Erkek saçı topu topu 2 cm falan. Şimdi boyasan 1 ay sonra tekrar boyaman gerekecek vs.

Vücut yaşı arttığında beyazlar çıkar. Siz hayatınıza spor sokun, sebze ve lifli gıdalar alın, kırmızı etti vs azaltın, bu üzüntülü stresli zamanı atlatmak için meditasyona başlayın, vücut yaşınız düşer. Siyahların çoğu geri gelmez. ama beyaz oluşumunu yavaşlatırsınız.
0
zimbirik
(03.09.21)
(17)

Hangi 3 gün çalışmak istersiniz?

takıl yani takmıyo belli
Haftanın 3 günü çalışacak olsanız ve bu günleri seçme hakkı size bırakılsa, hangi günleri seçerdiniz?
Haftanın 3 günü çalışacak olsanız ve bu günleri seçme hakkı size bırakılsa, hangi günleri seçerdiniz?
0
takıl yani takmıyo belli
(02.09.21)
salı çarşamba perşembe

arkadaşlarla haftasonu program yapsan cumadan hazırlığını yapar ya da yola çıkarsın pazartesi de dinlenme günü olur dönünce
0
freebird5406_2
(02.09.21)
SÇP +1
0
himmet dayi
(02.09.21)
Ptesi crs prs
0
floydian
(02.09.21)
Pazartesi, Çarşamba, Cuma güzel. Bir gün çalış. Bir gün dinlen.

Bir de Pazartesi, Salı, Çarşamba olabilir. Odaklanmak daha kolay olur.
0
dissendium
(02.09.21)
SCP +1
0
cooperr
(02.09.21)
salı çarşamba perşembe
0
dafuq
(02.09.21)
Pazartesi, salı, çarşamba çalışırdım :))
0
hayirsiz
(02.09.21)
Pazartesi, Salı ve Perşembe.
0
put it in your appropriate place
(02.09.21)
sali, car, pers
0
exlibris
(02.09.21)
Pazartesi Çarşamba Cuma çalışıyorum bu şekilde. Dinlendirici oluyor baya.
0
plutongezegendegilmi
(02.09.21)
salı
çarşamba
perşembe
0
purrp
(02.09.21)
çarşamba persembe cuma
0
sizofren06
(02.09.21)
Pazartesi, salı, çarşamba
0
Josephine.
(02.09.21)
pazartesi-salı-çarşamba
0
blatta hiberna
(02.09.21)
salı çarşamba perşembe
0
violetsky
(02.09.21)
Pazartesi, Çarşamba, Cuma
0
2027
(04.09.21)
Salı, çarşamba, perşembe. Bu yaz 5 hafta böyle çalıştım. Havalar aşırı sıcak olmasa iyice tadından yenmeyecekti.

Önümüzdeki yaz en azından çarşamba günlerini tatil yaparak geçirmek istiyorum. Haftada üst üste sadece 2 gün çalışmak daha verimli olabilir.
0
yürümeyin
(04.09.21)
(4)

domuz gribi ol inşallah şarkısı

owaki
oğuzhan koç'un 2009'da icra ettiği "domuz gribi ol inşallah" şarkısı günümüz konjonktüründe covid ile ilgili yapılmış olsa (anaakım medyada) toplumda nasıl bir karşılık bulurdu?
oğuzhan koç'un 2009'da icra ettiği "domuz gribi ol inşallah" şarkısı günümüz konjonktüründe covid ile ilgili yapılmış olsa (anaakım medyada) toplumda nasıl bir karşılık bulurdu?
0
owaki
(02.09.21)
o zamanlar domuz gribi goygoy malzemesiydi çünkü ciddi bir şey değildi. coronadan ise hergün binlerce kişi ölüyor, 2 senede bilmem kaç milyon insan öldü. o yüzden hoş karşılanmazdı.
0
rose parks
(02.09.21)
Hoş olmazdı
0
freebird5406_2
(02.09.21)
grup vitamin kafasında giden Murat Akay var.

kedimi çaldılar: www.youtube.com
www.youtube.com
yakışıklıyım: www.youtube.com

gibi milyon izlenmiş videoları bulunuyor.

virüs benle işin yok: www.youtube.com
diye şarkı yaptı ama ilgi çekmedi.

olmuyor yani.
0
onemoremile
(02.09.21)
divit
(02.09.21)
(8)

Haciz Gelecek Arkadaşa Yardım

Crowley
Yakın bir arkadaşım var. Pandemi yüzünden yada elinde olmayan bir sebepten değil tamamen keyiften/tembelliğinden ödeyemeyeceği kadar borca girdi.Şimdi de borcu ödeyemediğinden dolayı 3 tane abuk motosikletini benim üzerime yapmayı düşünüyor.Sağda solda duyuyoruz, kaza yapsa ruhsat sahibi ben olacağı
Yakın bir arkadaşım var. Pandemi yüzünden yada elinde olmayan bir sebepten değil tamamen keyiften/tembelliğinden ödeyemeyeceği kadar borca girdi.

Şimdi de borcu ödeyemediğinden dolayı 3 tane abuk motosikletini benim üzerime yapmayı düşünüyor.

Sağda solda duyuyoruz, kaza yapsa ruhsat sahibi ben olacağımdan benim de başım belaya girecek. Alkollü yakalansa ki alkollü de kullanıyor bana da ceza kesilecek. Kesilen cezayı da ödeyecek durumu yok.

Direk olmaz da diyemiyorum çünkü yakın zamanda bir sabah sevgilisinin yanına gideceği için borç istedi vermedim. Akşamına kendi motorları uzun yola gitmez diye benim motorumu istedi, yukarıda saydığım sebeplerden onu da vermedim.

Bu konulardaki düşüncemi bilmesine rağmen böyle isteklerine hem sinirleniyorum hem de vicdan azabı çekiyorum kötü bir arkadaşım diye.

Bu motosikletleri üzerime almamak için bir bahane bulmam lazım ama aklıma hiçbir şey gelmedi. Başına böyle bir durum gelen varsa yada bir fikir en kötüsüne bile razıyım.
0
Crowley
(01.09.21)
motorları üzerine al kilitle bir garaja anahtarı da sende olsun, tamam motorlar hacizle gitmesin de diğer türlüsü alınacak sorumluluk değil, arkadaş olmak her şeye he demek değik, böyle kabul ederse
0
freebird5406_2
(01.09.21)
hacı 3 motorun var, borca batmışsın hala manitanın yanına giderken para istiyorsun ben evde tahta kemiyorum birde senin dertlerini taşıyorum

sen arkadaş değil hamal istiyorsun. benim yüküm bana yeter kardeş.

derdim ben olsam.
0
duyurukullanıcısı
(01.09.21)
senden boyle risklerin altina girmeni isterken "iyi arkadas miyim" diye dusunup vicdan azabi cekmeyen biri icin neden vicdan azabi cekiyorsun? "bu bu sebeplerle olmaz kanka" diyeceksin. arkadassaniz hakkaten anlar zaten.
0
robokot
(01.09.21)
burda yakın arkadaşlıktan ziyade alma verme dengesinde sıkıntı olan bir iyi niyeti suistimal etme görüyorum dışardan bakınca. herkes kendi tercihlerinin sonucunu yaşar. hani sağlıktır, tamamen onun dışındaki sebeplerden kaynaklı bir ekonomik krizdir falan neyse de keyfi olarak kendini .oka bulayan insan için kılımı kıpırdatmam maddi anlamda.

bu konudaki düşüncelerini bilmesine rağmen bu isteklerde bulunmaya devam ediyor zira sizi manipüle edebileceğini düşünüyor. muhtemel ki daha önce etmiş.

bahane bulmak zorunda değilsiniz. "ben bu tür yanar döner işlere karşıyım, dahil olmuyorum, prensibim böyle" bitti, nokta. vicdan falan yapmanıza da gerek yok.
0
Phoebe
(01.09.21)
eğer borçlarını ödemezse, mal kaçırma/satışın iptali davası açarlar. sen de davada sanık olursun. bu işlerin zaman aşımı da yok. hatta motorları sen üzerine aldın diyelim, sonra senin üzerinden satış yapıldı, arkadaşın da parayı aldı ve borcunu da kapatmadı. yine satışın iptali davası açılır ve parayı da senden alırlar.
0
malheiros
(01.09.21)
Sürekli sorumluluktan kaçan kişilerin imdadına hep yetişen birileri olduğunda gördüğüm kadarıyla bu kişilere iyilik değil kötülük yapılmış oluyor. Bir şekilde yine yırtarım psikolojisine giriyorlar, sorunlarını onlar yerine birileri nasıl olsa çözecek diye gerekli adımları zamanında atmıyorlar.
3 tane motosikleti olan birisi olaylar icra noktasına gelmeden en azından bunları satıp borcu/borcun bir kısmını ödeyebilirdi.
0
efx
(01.09.21)
bu arkadasinla er yada gec kotu olup kuseceksin gibi duruyor. Bu olay ne kadar erken yaşanırsa senin için daha hayırlı olur.

Kabul etmediğin şeyleri ısrar edip psikolojik baskı yapan kişilerden nefret ediyorum.
0
srjkvon
(01.09.21)
Arkadaşın sebebiyle büyük bir derse gireceksin eğer yaparsan. Salın bulaşma
0
KaraSakall
(02.09.21)
(14)

Erkekler ve halhal?

The colors of my sea perfect color me
Erkekler neden halhala bu kadar ilgili?Bilegimde görüp de o halhal mi? diye sormayan erkek yok neredeyse. Yani ayak bileğinde sarılı zincir daha ne olabilir ki? Bu ilginin sebebi nedir? Sadece estetik görünmesi mi? Çağrıştırdığı başka ne anlami var? Herhangi bir saatten ne farkı var?Teşekkürler.
Erkekler neden halhala bu kadar ilgili?

Bilegimde görüp de o halhal mi? diye sormayan erkek yok neredeyse. Yani ayak bileğinde sarılı zincir daha ne olabilir ki?
Bu ilginin sebebi nedir? Sadece estetik görünmesi mi? Çağrıştırdığı başka ne anlami var? Herhangi bir saatten ne farkı var?

Teşekkürler.
0
The colors of my sea perfect color me
(01.09.21)
ayak fetisizmi?
0
alevli deniz sortu
(01.09.21)
@alevli deniz şortu
Ayak da görünmüyor ki. Spor ayakkabınin içinde. Halhalin olduğu kısım pantolon havuç model olduğu için yarım karış dahi görünmüyor. Hani ayak görünse ok.
0
🌸The colors of my sea perfect color me
(01.09.21)
cinsel pozisyonlar çağrıştırıyor olabilir hayal gücü
0
freebird5406_2
(01.09.21)
benim de hoşuma gider ama herhangi bir cinsel çağrışım yapmadı açıkçası. ya estetik göründüğünden ya da az rastlanır olmasından.
0
lazpalle
(01.09.21)
Estetik bence. Bilekte güzel duruyor.
0
westblack
(01.09.21)
ben hiç sevmem halhal ama birinde görsem sorarım sanırım aa halhal mı o diye. Bilekliğe göre daha nadir, ilginç bi sözcük, barış manço şarkısı akla geliyor, muhabbet oluyor sorunca vs pek çok sebebi olabilir.
0
nundu
(01.09.21)
Muhabbet açmak için soruyorlardır. Halhal araç gibi görünüyor sadece.
0
lüzumsuz adam
(01.09.21)
Dinledigin muzige de ilgiliyiz.
Olayi baglayana kadar rol kesiyoruz.

8 saate kadar fransiz filmleri konusurum.
0
divit
(01.09.21)
CUnku kadin vucudunun en estetik ve zarif kismi ince ayak bilekleridir.Ince ayak bilekleri sanat eseri gibi bir sey.Halhalin bununla cok ilgisi var
0
turkuaz
(01.09.21)
Halhal epey seksi bir şey. Elbette ince bilekli bronz bir tende.
0
kukuleta
(01.09.21)
Sormalarının amacı muhabbet olabilri, yoksa o halhal değil de ne olabilir ki , halhal mı diye sorsunlar

Bana hiç çekici ve estetik gelmiyor.
0
ceketimi alip cikcam
(01.09.21)
"ayakcilar" halhali begenir, ince bilekte guzel durur.
"o halhal mi yaw" diye soran abilerin alayi ayak/bacak hastasi..
0
cooperr
(01.09.21)
Çünkü nadir karşılaşılan bir aksesuar, muhabbet açmak için bire bir.
0
John Bloor
(02.09.21)
o halhal mi 'den sonra 'bakabilir miyim?' sorunu yokluyor.
0
duyurukullanıcısı
(02.09.21)
(15)

Çözümsüz kaldım, imdat.

the she ronin
Bir yetişkin erkek golden retriever sahibiyim.Her ay, ayda iki defa, 2’şer günlüğüne Mudanya’dan İstanbul’a geçmem gerekiyor. Evde yalnı bırakamam ve ne yapacağımı bilemiyorum;• Bursa’da kimseyi tanımıyorum,• Arabam yok ve kesinlikle kiralayamıyorum,• 35 kg’lık canavarımı sadece İDO feribot alıyor,
Bir yetişkin erkek golden retriever sahibiyim.

Her ay, ayda iki defa, 2’şer günlüğüne Mudanya’dan İstanbul’a geçmem gerekiyor. Evde yalnı bırakamam ve ne yapacağımı bilemiyorum;

• Bursa’da kimseyi tanımıyorum,
• Arabam yok ve kesinlikle kiralayamıyorum,
• 35 kg’lık canavarımı sadece İDO feribot alıyor, zaten alsa da İstanbul’da onunla birlikte toplu taşımayı kullanamıyorum,
• İDO kesinlikle taşıma kabı olmadan çocuğu kabul etmiyor. Buranın taksileri köpek kabul etmiyor. Taşıma kabı benden büyük, yürümek mümkün olmuyor,
• Diyelim ki İstanbul’a kadar gelebildim ve taksiyle bir yere bıraktım, bu defa da yetişmem gereken yere yetişemiyorum.

Kara kara düşünüyorum, çare bulamadım. Aklıma anahtarımı köpeği olan birileriyle tanışıp, onlara bırakmak geldi ama o kişilerin de hem köpeğimin, hem evimin sorumluluğunu alması pek mümkün görünmüyor. Ben de deli cesareti göstereceğim tabii...

Belki benim aklıma gelmeyen, parlak bir fikir ürer diye bir de buraya yazmak istedim.

Şimdiden teşekkür ederim.
0
the she ronin
(31.08.21)
ideal degil tabii ama, kopek oteli?
0
robokot
(31.08.21)
pet oteli var mıdır acaba bursa'da?
0
etna
(31.08.21)
Mudanya’da köpek oteli var mı? Bilmiyordum. Varsa neden olmasın?
0
🌸the she ronin
(31.08.21)
Bursa’da varsa da kendileri mi alacak? Toplu taşıma asla kabul etmez. İstanbul’da her yol bulunurdu da Bursa fena...
0
🌸the she ronin
(31.08.21)
armut.com
ücret karşılığı yapanlar da varmış.
0
etna
(31.08.21)
Açtım bir ilan. Umarım vardır. Teşekkür ederim.
0
🌸the she ronin
(31.08.21)
Mudanyada veteriner varsa ona da bir sorun, belki otel hizmeti verir ya da köpekle ilgilenebilecek birini önerebilir, tabi bir yaptırımı olmaz ama veteriner üzerinden birine ulaşmak daha güvenli olabilir
0
freebird5406_2
(31.08.21)
Taksici ile ek 20 tl öderim falan diye pazarlık etseniz kabul ederler bence. Yaşadığınız mahallenin facebook grupları kesin vardır. Ücreti mukabilinde böyle bir yardım rica ediyorum yazsanız korsan taksilerden de mesaj alırsınız. Şehir içi taşıma işi bence çok zorlamadan çözülür.
0
baal
(31.08.21)
@baal burası şehir dışı sayılıyor. Korsan taksi olmadığı gibi tek bir durak var. Asla köpek almıyorlar. Öyle parayla falan olacak gibi değil de zaten sorun, onunla çözülmüyor. Bulunduğumuz ilçe şehir merkezine 40 km uzaklıkta. Bu bölgede bildiğim otel yok. Ben yine şansımı denemek için ilan açtım gerçi ama bakalım… göreceğiz. Teşekkür ederim.
0
🌸the she ronin
(01.09.21)
baal
(01.09.21)
@baal bunları sizce bu kadar çaresiz durumda kalıp bunu araştırmamış olabilir miyim? Israrla link vermişsiniz ama bakmamışsınız o link’e sanırım.

Bu önerdiğiniz pettaksi. Yerleri İstanbul/Pendik’te. Şehirlerarası taşımacılık yapıyorlar. Yani Bursa/Mudanya’daki evimden alacaklar/İstanbul’da kalacağı yere götürecekler. O da belirli günlerde. Derdim o değil de diyelim ki öyle çözdüm. Şu anda İstanbul’da kaldığı yer günlük 200 lira alıyor. O da uzun süreli olduğu için. Bu taşımacılık türü için tek yön 500 TL. (500-1250 lira arası teklif veriyorlar ben min. söylüyorum).Yani ayda 4 defa gidip gelecek = 2000 TL sadece taşıma işi. 4 gün otelde kalacak = 800 TL. Bu şartlarda taksitle araba alır insan ya da İstanbul’da boş ev kiralar feribotun yanaştığı bölgede.

Ben şehir içi normal taksi durağından bahsediyorum. Burası Bursa merkeze 40 km uzaklıkta. İlçeye bağlı tek bir taksi durağı var. Ve köpek kabul etmiyorlar.

Kaldı ki Sadece taşımacılık benim sorunumu çözmüyor. Ben, her ay, ayda 2 defadan toplam 4 gün evde olmayacağım, köpeğimi nereye/ne şekilde teslim ederim kısmını araştırıyorum.
0
🌸the she ronin
(01.09.21)
Köpeği her ay oradan oraya sürüklemek yerine daha önce de söylendiği gibi pet otel arayabilirsiniz çünkü hayvan da devamlı seyahat edince bunalıma girip garip işeme havlama huyları geliştirebiliyor.

Otel fikri iyi ama onların da fiyatları genelde uçuk oluyor. Aşılar vs için devamlı gittiğiniz bi vet varsa günleri önceden belirtip senelik anlaşabilirsiniz belki öyle daha ucuza gelir. Ben bikaç defa vet’e bırakmıştım elbette öyle sizin gibi ilgi alaka gösterip park bahçe gezdirmezler ama en azından aç susuz kalmaz, bilmediği ortam olmaz.

Son olarak bilmediğiniz birini facebook ya da armut gibi yerlerden bulup emanet etmenizi önermem daha önce bi arkadaşımın köpeğini cinsi pahalı diye habersiz çiftleştirmeye kalkan oldu, bunda bile acayiplikte başı çeken milletiz aman dikkat.
0
kulaktan dolma biber
(01.09.21)
Arkadaşlar fikir üreten herkese teşekkür ederim ancak bu çaresizlik devam ediyor.

Bulunduğum ilçede köpek ağırlayan otel olmadığı gibi, ilçenin sahip olduğu iki klinik de misafir kabul etmiyor. Taksi duraklarıyla yeniden yaptığım görüşme sonucu köpek de kesinlikle almıyorlar. Bu durumda aracım da olmadığına göre benim köpeğimi 40 km ötedeki bir otele götürmem neredeyse imkansızlaşıyor. Armut’tan açtığım ilana da tek bir dönüş oldu, o da şehir içinden otel olmayan bir kişi. Her halükarda bir gece yalnız bırakmaktan başka çarem kalmıyor gibi görünüyor.
0
🌸the she ronin
(04.09.21)
yeni fikir: sehir icinden kopek kabul eden bir taksi istasyonu / taksiciyle anlasilir. istanbul'a gecilecek gun (veya onceki gun, cok erken olmasi gerekiyorsa ve otel o kadar erken almiyorsa) taksici sehirden evine gelir, ikinizi alir, sehirde bulunan bir pet oteline birakir. oglani otele birakir eve geri donersin (onceki gun ise) veya direk istanbul'a gidersin (ayni gun ise). donuste once otele ugrar oglani alir, yine sehir icinden kopek kabul eden bir aracla eve geri donersin.
0
robokot
(04.09.21)
ben olsam mudanyadaki hayvan sahiplendirme ilanlarına bakardım ve ilanlardaki numaraları arayıp güvenilir pansiyon sorardım. sahipsiz hayvanları tedavi ettiren sahiplendiren insanların önerdiği yerler daha güvenilir oluyor, çünkü onlar da hayvansever oluyor. bu insanlar yuva arayan geçici yere ihtiyacı olan hayvanları da bu tür yerlere bırakıyor yuva bulana kadar. o yüzden deneyin derim.
0
pide
(04.09.21)
(13)

Sözlük yazarı olmanın hissettirdiği bir ayrıcalık var mı?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Ta 6 sene önce açtığım sözlük hesabı ne hikmetse bugün onaylanmış ve şu an yazar durumundayım. Kayıt olduğum zamanlar önemsiyordum yazar olmayı ama şimdi o kadar önemli gelmiyor. Gündemi sözlükten takip ederim ama yazarlık pek matah gelmiyor. Ummadığım bir anda onaylanması bir değ
Merhaba arkadaşlar,

Ta 6 sene önce açtığım sözlük hesabı ne hikmetse bugün onaylanmış ve şu an yazar durumundayım. Kayıt olduğum zamanlar önemsiyordum yazar olmayı ama şimdi o kadar önemli gelmiyor. Gündemi sözlükten takip ederim ama yazarlık pek matah gelmiyor. Ummadığım bir anda onaylanması bir değişik hissettirdi. Siz ne düşünüyorsunuz? Sevinilecek bir durum mu sizce? Eğer yazarsanız yazarlığınız onaylanınca ne hissettiniz? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(31.08.21)
İnstada 10k takipçim olsa daha ayrıcalıklı hissederdim ekşi bi anlam ifade etmiyor
0
olaylar olaylar
(31.08.21)
15 yıl önce hissettiriyordu. şimdi bahsini açmaya bile değmez, böbürleneni kafamda direkt ezik diye kodlarım hatta.
0
kiyiya vuran dildolar
(31.08.21)
2004-2005 civarı havalıydı
0
freebird5406_2
(31.08.21)
Köpeğimin TikTok hesabı daha havalı geliyor.
0
the she ronin
(31.08.21)
2007'de yazar oldum, olağanüstü geliyordu. okulu uzattığımı unutmuştum. şimdi yine sıradayım ama sırf dursun kenarda diye sıraya girdim. entry yazma amacım yok. mesaj falan atarım lazım olur.
0
ya ben lan neyse
(31.08.21)
Hiç yok bende
0
basond
(31.08.21)
Sebepsiz yere kufur yemek istiyorsan guzel ortam.

5-10 sene once 400 lira falandi hesap, bir degeri vardi.
Simdi aliskanlik olmasa bedava verirdim.

Genel iq cok dusuk.
0
divit
(31.08.21)
2007'den beri yazarım. 2008-2011 top dönemi. şimdi çöp.
0
duyurukullanıcısı
(31.08.21)
2011 öncesi vardı yazar sayısı belliydi şimdiye oranla da çok azdı.
0
monsieur turti
(31.08.21)
Başta bi heyecan oluyor anaa yazar mı olduk la diye sonra geçiyor. Artı eksi verebilme olayını seviyorum bir de açtığım başlık tutarsa okumayı seviyorum onun dışında bir olayı yok ama o kadar bekleyişten sonra yazar olma hissi güzel, beklediğine değmiş oluyor. 6 sene çokmuş ben 2,5 sene beklemişim. Bazıları instagram- Twitter hesabının bio kısmına yazıyor ekşi yazarı olduğunu, bunu garipsiyorum. Cv’ye eklemenin bir tık gerisi.
0
heathen
(31.08.21)
ayrıcalık demeyelim de seviyorum ben sözlüğü. bir yere bir şeyler yazmak iyi geliyor. kimi zaman geyik, kimi zaman gündem, kimi zaman alakasız bir konuda bir makale.

twitter instagram vs. beni çok sarmadı. bir de çoğu normal hayatta tanıdığım insanlara fikrimi anlatmak çok ilgimi çekmiyor. fenomen falan olacağım tanımadığım bir sürü kişiye ulaşacağım desen çok uğraş vermen gerekiyor.

e ne yapacağız o zaman? blog falan açılabilir ama onun için de bir konsept belirleyeceksin, konsept belirlemesen bile bir okuyucu kitlesi kazanman gerekecek vs. ekşi sözlük ise kısa yol bu konuda yani. deşarj noktası benim için.



he hissettirdiği bir şey var mı ? sözlükle alakası olmayan insanlar hala bir garipsiyor bir şekilde sözlük yazarı olduğumu duyunca. insanların kafasında ufaktan da olsa herkesin yazar olamadığı yer fikri var. ama dediğim gibi bunlar azınlık.


benim yazarlığımın onaylanması çok kısa sürdüğü için çok da bir şey hissetmemiştim açıkçası. torpil falan değil bu arada. sözlüğün eski alım sistemiyle alakalı. önceden sözlüğe kayıt tarihiniz önemliydi. benim de okumak için açtığım bu hesabım vardı. sürekli okurdum ama hiç yazar olsam mı dememiştim. sonrasında yazar olayım dedim. 10 entryi tamamlayınca ve kayıt tarihim diğer sıradakilere göre çok eski olunca muhtemelen direkt sıranın en üstüne yerleştim. çok fazla beklemeden de yazar oldum. bu süre hatırladığım kadarıyla çok kısaydı. bugün 10 entryi tamamlayıp yarın yazar oldum gibi bir şeydi galiba. o yüzden çok da heyecan yaşamamıştım açıkçası ama ilk başlarda yazdıklarıma çok dikkat ediyordum. hem dil bilgisi açısından. hem de çok emin olmadığım konularda yazmama açısından. her an fularlı bir ekşici gelip ayar verecekmiş gibi geliyordu ki o dönemin ayarları şimdikilerden çok daha iyiydi. atıyorum bir şeyle alakalı yarım yamalak bir bilgi yazdınız, altına bir fularlı gelip paragraf paragraf işin doğrusunu anlatır sizi itin götüne hiç küfür etmeden sokardı. şimdi koy götüne aklıma ne gelirse yazıyorum ehehe :) zaten spesifik konular hariç öyle dolu dolu pek bir yazar da kalmadı.

ne çok yazdım yahu.
0
syozkn
(01.09.21)
2006'da onaylanmıştı yazarlığım, sevinmiştim o zaman. entry'lerin bir adabı, yazarların iyi kötü fikirleri, bilgileri oluyordu yazdıkları başlıklar hakkında. sonra hızlı bir düşüşe geçti sözlük. trollük çıktı. entry'ler tanım olmaktan, bilgi içermekten uzaklaştı. sözlüğün de pek bir itibarı kalmadı. dolayısıyla artık ayrıcalık falan da hissettirmiyor. yıllardır doğru düzgün girmiyorum bile sözlüğe.
0
treize
(01.09.21)
ayricaliklik bir sey yok. simdi yine nostaljik dedeler gibi olacagim ama sozluk ilk acildigi zamanlarda guzel bir yerdi bence (ben 2001 girisliydim, 2006'ya kadar falan aktif kullandim, sonra tum entrylerimi sildim ama hesabim duruyor, kullanmiyorum). bir avuc yazar, cogumuz birbirimizi tanirdik, zirveler yapar bulusurduk. yaptigin guzel bir espriyi ertesi gun rastgele insanlardan duyabilirdin. benzeri bir ortam turkce internette kesinlikle yoktu. bence o zaman bir tatliligi vardi. hissettirdigi bir ayricalik yoktu bence ama ne bileyim, turunun tek ornegi bir mecra olarak guzel bir tecrubeydi. ben yaslandim ondan mi bilmiyorum ama artik hic oyle bir yermis gibi gelmiyor bana.
0
robokot
(01.09.21)
(3)

katlanır bisikletin performans sorunu

ShadowOfMoon
Hepsiburadadan flexi 121d aldım geçen haftalarda ve anca serviste dün kurdurdum ve 1 saat civarı sürdüm sadece. Memnun kalamadım açıkçası. İlk kez katlanır deneymim oldu. Yokuşlu yollarda fazla bulunmadım, yani vitesin pek anlamı olmadı.21. viteste gitmneme rağmen kolayca pedal döndürebildim ve çok
Hepsiburadadan flexi 121d aldım geçen haftalarda ve anca serviste dün kurdurdum ve 1 saat civarı sürdüm sadece. Memnun kalamadım açıkçası. İlk kez katlanır deneymim oldu. Yokuşlu yollarda fazla bulunmadım, yani vitesin pek anlamı olmadı.

21. viteste gitmneme rağmen kolayca pedal döndürebildim ve çok hızlanamadım. Acaba ayarı mı yanlış yaptı yoksa katlanırlar hep mi böyle, bilmiyorum. Bir de sürerken tüm yüküm kollarımdan direksiyona gidona veriyorum yani yeri bastırıyorum sanki ve zamanla sağa sola bastırmaktan yamulacak gibi hissettim :(


7-8 vites olanla daha hızlı gittiğini söyleyenler var. aynakolla alakalı olabilirmiş.

iade şansım da yok artık


belli bir hızdan sonra pedal boşa dönüyor yani.

moral bozmamak zor. gidip niye dağ bisikleti almadım bilmiyorum. şu ana kadar katlamadım bile.

ürün bu carrarobisiklet.com

napabilirim
0
ShadowOfMoon
(31.08.21)
bu katlanır bisiklette kullanılan arka dişli ve aynakolu carraro trekking-dağ bisikletlerinde de kullanıyor girip özelliklerinden bakabilirsin, teker çapı yüzünden düz yolda 28 jantlı bir bisiklet kadar performans alamamak doğal ama bu da performans bisikleti değil zaten bence güzel bisiklet kullan, bu katlanırların manevra kabiliyeti ve kıvraklığı çok eğlenceli

edit: şu an girip 8 vitesli modellere baktım da onlarda kullanılan aynakol ve arka dişli oranlarıyla daha yüksek hıza çıkarsın doğru
0
freebird5406_2
(31.08.21)
aynakolda dişli sayısı düşük, rublede de en küçük halkanın dişli sayısı yüksekse hız olarak beklenilenin altında kalmış olabilir. ayarıyla alakalı olabilecek bir yönü aklıma gelmiyor.

selede otururken gidona niye yük bindiriyorsun anlayamadım. ayağa kalktığında kollarından gidona yük bindirmen normal ama oturarak sürerken ön tekeri zapt etmeye çalışıyormuş gibi yük bindirme. kollarının yönlendirici görevi görmesi gerek. gidona yük bindirmek sürüşte de risk çıkarır. yoldaki engellere karşı ön teker ve gidonun tepmesini güçle bastırarak engellersen bir noktada düşersin illa.

senin yapabileceğin, sele yüksekliğine dikkat etmek. ayağın pedaldayken ve pedal da dönüşündeki yere en yakın noktadayken sele üstündeki pozisyonunda diz kapağın çok hafif kırık duracağı bir açıda olmalı. ona göre seleyi yükselt, alçalt. jantların da biraz sürüşle açılabilir, rulmanlı olduğunu sanmasam da.

katlamayacaksan eğer cidden biraz mantıksız olmuş ama içini rahatlatmak için söyleyeyim; eğer toprak ya da engebeli arazide kullanmayacaksan dağ bisikleti almak da saçma olurdu.
0
kiyiya vuran dildolar
(31.08.21)
hocam pek yapabileceğin bir şey yok gibi. katlanabilir bisikletler katlayıp bagaja atıp sahilde yavaşça iki turlamak için, öyle çok bir şey beklememek lazım. ben istanbulda dağ bisikleti kullanıyorum, tabiri caizse ayı gibi hoplamalı zıplamalı bana mısın demiyor. ben olsam satar farklı bir bisiklet alırım.
0
roket adam
(31.08.21)
(9)

motosiklete başlamak

black mamba
malum araba fiyatları pahalı. yamaha ys125 29.000 lira sıfırı. hız yapmam, kurallara uyarım. yine de motosiklet tehlikeli mi? bazen youtube'ta izliyorum arabalar direkt üzerine sürüyorlar. bundan dolayı korkuyorum.
malum araba fiyatları pahalı. yamaha ys125 29.000 lira sıfırı. hız yapmam, kurallara uyarım. yine de motosiklet tehlikeli mi? bazen youtube'ta izliyorum arabalar direkt üzerine sürüyorlar. bundan dolayı korkuyorum.
0
black mamba
(31.08.21)
normalde heves kırıcı biri değilim ben de arada acaba motosiklet alsam mı diye düşünüyorum kaza videosu izleyince hevesim kaçıyor, ehliyetten sonra istediğin kadar hondanın ücretli verdiği eğitimleri al dikkatsiz bir otomobil sürücüsü karşısında şansın olmuyor
0
freebird5406_2
(31.08.21)
Tehlike kısmına girmeyeceğim ama 125'lik bir motor almayı düşünüyorsan ikinci el bak bence. Bir süre sonra 250'lik ya da daha üstüne geçmek isteyeceksin. Boşuna değer kaybı ile satma.
0
himmet dayi
(31.08.21)
Motor ne kadar küçük ve mesafe ne kadar kısa olursa olsun tam koruma giyerseniz tehlikeyi en aza indirirsiniz. Full face kask, ceket, eldiven, pantolon, bot. Bir arkadaşım geçen yaz kaza yaptı, tam koruma kullanmasaydı en iyi ihtimalle sakat kalacağı kazayı çok az yara bereyle ve bir gece hastanede gözlem altında tutularak atlattı.

O yüzden bütçenize bütün bu ekipmanı da ekleyin (artık iyice pahalılaştı bunlar), öyle hesap yapın.
0
kobuzchu kiz
(31.08.21)
Pcx 125 al vitesle ugrasirken kaza yapmazsin
0
divit
(31.08.21)
2 sene önce lüks değildi ama motosiklet artık lüks.

Otomatk motosikletle başlayın trafiği farklıdır. Nmax 155 abs öneririm. Ama önce eğitim. 5K tl ekipmana ayırın. 700 tl ye kask almayın mesela 2.000 tl ayırın hatta daha çok. Gibi. Bu iş 40’ı bulur.

Kapalı garajım var derdim yok benim ama sizin garajınız yoksa takip sistemi de alacaksınız. Düşünürsünüz bunlara göre.

Bir de şöyle bir risk var araba almamıştım o zaman motosiklet ruha işliyor. Ben araba aldım aile kuracağım halen motosikletimden vazgeçemiyorum. Kız arkadaşıma da ekipman alıp dünya turuna motosikletle çıkmayı düşünüyoruz. Oradan anlayın siz de. Bu bir tür hobiden ve ulaşımdan farklı bir araca bürünüyor bir süre sonra anlayacağınız.
0
baldan kaymak
(31.08.21)
o motorun sifiri 7bin liraydi 2016 da, ben de bindim guzel motordur ama 30k cokmuş,

alirken arabadan ucuz olabilir ama bakimi, ekipmani, sigortasi, kaskosu, mtv si arabadan çok da ucuz degildir haberiniz olsun, tek ucuz yani az yakmasi
0
egokalp
(31.08.21)
araba sürenin, diğer araba sürene de tahammülü yok. yani kimsenin kimseye saygısı yok aslında. o yüzden bisikletli gruplarda ve motosikletli gruplarda sanki biz ayrıcalıklı insanmışız duyarını fazla sergiliyoruz (belki de kararında, aslında olay saygı) ondan yani bu kısımda devamlı eğitim almanız, eğitim videoları izlemeniz. eğer alırsanız şunu unutmayın, trafiğe her çıktığınızda ilk defa araba ehliyeti almış sığır sürüsü ile çıkıyorsunuz. onun dışında arkadaşların bahsettiği gibi ekipman alın, giyin. sadece kask takarak racing kullanan eleman, bir şey oldu mu herkesi bokluyor. böyle yapmayalım lütfen.
0
evimin paspasi
(31.08.21)
ortadan ikiye bölünmeyi engelleyen ekipman varsa tehlikeli değil
0
aokp
(31.08.21)
Eğer daha önce binmediyseniz vitessiz bir modelle başlayın. Gaz-Fren o kadar:) Scooter falan daha iyi olabilir.

Maalesef motorları trafikte takmıyor araç sürücüleri. Hatta çoğu araç sürücüsü motorun trafikte gidebildiğini bile bilmiyor. "Burası senin yolun değil" falan diye bağıran çok adam gördüm:D

Siz kurallara uysanız bile, canınızı sıkacak çok şey oluyor. Hatta kurallara uyduğunuz için daha dikkatlı ve hız limitlerinde gittiğinizde "bas gaza" diye üstüne süren, sıkıştırarak geçmeye çalışan çok oluyor.

Mesela şehir içinde 50'yle giden arabanın arkasında sakin sakin giden adam, 50'yle giden motorun arkasında deliye dönüyor. Geçmeye çalışıyor. Dibine dibine giriyor vs.

Eğer kısa-orta mesafelerde kullanacaksanız, düşük hızlarla gidecekseniz makul bir tercih olabilir.

Ama scooter bile alsanız alabileceğiniz en iyi koruyucu donanımı alın. Hatta örneği atıyorum. 20 bin liranız varsa, en az %40'ını koruyucu giysi ve kask için harcayın. Kalan bütçeyle motoru alın.

Bizde genelde önce motoru alıyorlar. Sonra 2-3 bin kalıyor elinde onunla da dandik bir kask, eldiven dizlik vs alıyor geçiyor.
0
anten
(01.09.21)
(3)

4 GB ram için ideal işletim sistemi?

hopdediks
bizim emektar hp laptopa w10 home single kurdum aşırı yavaşlama oldu, önerileriniz var mı?
bizim emektar hp laptopa w10 home single kurdum aşırı yavaşlama oldu, önerileriniz var mı?
0
hopdediks
(31.08.21)
elementary os
0
freebird5406_2
(31.08.21)
windows xp dusunebilirsiniz.
0
do you remember me
(31.08.21)
ubuntu
0
crucio
(31.08.21)
(2)

Antikorum nasil?

Olric
Iki doz biontech oldum. Ikinci dozu 11 agustosta oldum. Bugun antikor testi yaptirdim. Sonuc bu sekilde. Antikorum bol mu?
Iki doz biontech oldum. Ikinci dozu 11 agustosta oldum. Bugun antikor testi yaptirdim. Sonuc bu sekilde. Antikorum bol mu?
0
Olric
(31.08.21)
bu antikor sayısı konusunda benim bildiğim henüz yeterli bir çalışma yok, antikor oluşmuş mu oluşmamış mı görülebiliyor, evet burada bir referans aralığı verilmiş ama 100, 1500, 8500 çıkan sayıların şu an bir anlamı yok

bu konuda daha bilgili olan varsa aydınlatsa güzel olur

ben de aşı oldum bu arada aşı karşıtı değilim yukarıda yazdığım değerlerin belirsizliği aşı olmayın korumuyor gibi anlaşılmasın :) sadece o değerlerin şimdilik bize anlatabileceği yeterli çalışma yok henüz
0
freebird5406_2
(31.08.21)
Freebird+1
Bu değerlerin ne anlama geldiği belli değil. Biliyorum diyen sallar.
0
zoghurt
(31.08.21)
(10)

yayla ve ta!da! hazır yemekler

nundu
Bunların kalitesi nasıl genelde? Mesela Yayla'nın domates çorbasının içeriğine baktım (Legurme diye geçen) çok zararlı gelmedi içeriği. Lezzeti de şu knorr'un bardakta yapılan çorbalarından bi tık bile iyiyse direkt bunları mı depolasam evde? Oturup kendim çorba yapmakla uğraşmam çünkü ama arada sıc
Bunların kalitesi nasıl genelde? Mesela Yayla'nın domates çorbasının içeriğine baktım (Legurme diye geçen) çok zararlı gelmedi içeriği. Lezzeti de şu knorr'un bardakta yapılan çorbalarından bi tık bile iyiyse direkt bunları mı depolasam evde? Oturup kendim çorba yapmakla uğraşmam çünkü ama arada sıcak bi şey girsin mideye, çabuk çorbayla da tat konusunda sıkıntım yok çok ama içeriği daha sağlıksız gibi.

Bunun dışında barbunya pilaki, bulgur pilavı ve makarna çeşitleriyle ilgili de bilgi alabilirim.

Bi de tada'nın salsa soslu tavuk ve ankara tavası ilgimi çekti ama ikisinin fiyatı da baya yüksek geldi. İkisiyle bi öğün yapsan 40 lira ediyor, o paraya dışardan ortalama üstü bi yemek söylenir çok rahat. Bu paraya değiyo mu ki anlamadım.
0
nundu
(30.08.21)
Hazır çorbaları oldum olası sevmedim maalesef. Sadece bim'deki konservelenmiş barbunya efsane lezzetli, bunu söyleyebilirim.
0
burty
(30.08.21)
Çorba yapmak dünyanın en kolay şeyi 150 liraya bir el blender ı al, o paketler öğün olarak ucuz görünse de uzun zamanda pahalıya geliyor evde 10da 1 fiyatına yaparsın
0
freebird5406_2
(30.08.21)
@burty

ben de tat'ın konserve barbunyasını seviyorum baya ama bunlar da güzelse çeşit olarak denerim diye düşündüm :d

@freebird

yani haklısın tabi, evde yapmak hem kolaydır hem daha ucuzdur da şimdi bu sorunun cevabı bu mu :( çorbayı aşırı seven biri değilim zaten ve bulaşığıyla falan da uğraşacağıma pratik şekilde halledecek bir ikame mi bunlar diye soruyorum. Yoksa haklısın evde yapmak daha hesaplı ve güzeldir tabii ki
0
🌸nundu
(30.08.21)
karfurdan çorba bardağı ve knorr hazır çorbaları al bak keyfine. bi su tutarsın temizlenir
0
nahtoderfahrung
(30.08.21)
Yaylanin bulgur pilavi, mercimek corbasi ve ezogelin corbasi cogu lokantadan daha iyi seviyede. Isitirken azicik tereyagi ekleyip denerseniz cok memnun kalirsiniz. Getir veya kendi sitesinde %50 indirimli zamanlari sikca oluyor, yakalayip aliniz.

Yurtdisinda en buyuk kurtaricim oldu kendileri. LeGurme yaylanin yurtdisi markasi, normal yayla markali urunlerle tad farki yok kendi gozlemlerime gore
0
bozbaykus
(30.08.21)
Pandemide yaylanın domates ve ezogelin çorbalarını denedim.

Domates biraz ekşi geldi ama ezogelin gayet iyi öneririm.

Tada'nın da tavuk ve taze fasulyesini denedim. Fena değiller, fasulyenin yağından olsa gerek garip geldi. Tavuğu daha başarılı
0
ceketimi alip cikcam
(30.08.21)
yayla’nın mercimek çorbası ve barbunyası berbat. çoğu ürünlerinde siyez, kinoa tarzı şeyler var nedense. pilavlarını beğeniyorlar, makarnaları çok yağlı.
0
my name is ferdinand
(30.08.21)
Bulgur pilavı, özellikle de mercimekli olanı iyi. Çorbaları gayet iyi.
Makarnaları çok kötü.
Nohut ve fasulyesi için de iyi denebilir.
0
michael_knight
(30.08.21)
Tada ankara tava ilk yediğimde efsane geldi. Sonra yiyemedim garip bi koku aldım. Belki ilk yiyişimde çok açtım
Mecbur kalınca yenir
0
photo85
(30.08.21)
Yaylanin makarnalar efsane kotu.

Mercimek, ezogelin ve yayla corbasi guzeldi.

Pilavlarini begendim. Sehriyeli, nohutlu olanlari denemistim.

Bence alinip dolaba konulabilir bu saydiklarim.

Konserve patlican kizartmasi, dolma ve barbunya da alinip bir koseye konulabilir bence.
0
2oda1salon
(31.08.21)
(4)

ondeki havalandirmasi, mazgali buyuk araç

sparkle kiddle
tam olarak adini bilmiyorum ama aracin onunde motorun sogumasini saglayan hava aliginin buyuk oldugu arac modelleri nelerdir?2017 ve sonrasi uretilmiş olanlardan orneklerseniz sahane olur.ornek vermek gerekirse mazda 3 (2017 model) ve audi A3 (2017 model)araclarin onleri bu sekilde. Hyundai bir suv'
tam olarak adini bilmiyorum ama aracin onunde motorun sogumasini saglayan hava aliginin buyuk oldugu arac modelleri nelerdir?
2017 ve sonrasi uretilmiş olanlardan orneklerseniz sahane olur.
ornek vermek gerekirse mazda 3 (2017 model) ve audi A3 (2017 model)
araclarin onleri bu sekilde. Hyundai bir suv'sinde de bu durum var sanirim ama onu hatirlayamadim.
0
sparkle kiddle
(30.08.21)
hyundai tuscon. santa fe de olabilir gerçi.
yeni bmw 7 serisinde de çok büyük mazgallar var. mercedes s class'ların da mazgalları gayet büyük. büyük ve motoru güçlü çoğu arabanın ön mazgalı da büyük oluyor.
0
avatar is back
(30.08.21)
hyundai tucson
peugeot 308
0
freebird5406_2
(30.08.21)
lexus ve mercedes maybach modellerinin de izgaralari büyük hep.
0
reactionic
(30.08.21)
Peugeot 2008 derim
0
ukde
(30.08.21)
(5)

allahını seven üzerime kokan bir çiçek atsın

blue eyes white dragon
yıllarca bizleri mi kandırdılar çiçekler kokar diye. yok lan, hiçbiri yok. hangi çiçekçiye gitsem yok. saçma sapan çiçekler var. gül kokmuyor yahu, gül. hani bildiğimiz gül. gardenya diyorlar piyasada yok. çiçek açanı yok. ''abi bunlar sera malı, bunlar kokmaz'' diyorlar. alt tarafı sevdiğimiz insan
yıllarca bizleri mi kandırdılar çiçekler kokar diye. yok lan, hiçbiri yok. hangi çiçekçiye gitsem yok.

saçma sapan çiçekler var.

gül kokmuyor yahu, gül. hani bildiğimiz gül.

gardenya diyorlar piyasada yok. çiçek açanı yok. ''abi bunlar sera malı, bunlar kokmaz'' diyorlar.

alt tarafı sevdiğimiz insana, evinde hoş bir koku bırakacak bir çiçek arıyorum.
0
blue eyes white dragon
(30.08.21)
mum çiçeği tabi 24 saat değil akşamları belirli bir saatte kokusunu salar, saksıda melisa yasemin çiçeği vs

gerçekliğimiz burada bozulmuş gibi, gül anca işlemden geçirilince hissedilecek kadar kokuyor
0
freebird5406_2
(30.08.21)
Kesme çiçeklerden Lilyum
Canlı çiçeklerden Melisa
0
Mirket
(30.08.21)
Zamanı değil ama nergis güzel kokar. Evde bi iki gün sürer kokusu.
0
oyokbuyoknevar
(30.08.21)
Sumbul kokar
Arap yasemini kokar
Sumbulun mevsimi degil. Digeri de bahce cicegi
0
nax
(30.08.21)
Lavanta ve sümbül
0
filipis
(30.08.21)
(5)

Sicak sıkım zeytinyagi ile riviera ayni sey midir?

balpolen
Iyi pazarlar :)
Iyi pazarlar :)
0
balpolen
(29.08.21)
Değildir.riviera yakışıklı bir isim bulalım ne yaptığımız anlaşılmasın fikrinin sonucudur.yerdeki zeytinden rafinerize edilerek üretilir.sıkma ise daldaki zeytinden üretilmelidir ama genelde böyle olmaz.
0
duptıs
(29.08.21)
27 dereceye kadar soguk sıkım, ustu dereceler sıcak sıkım diye geciyormus. Bana verilen fiyat listesinde sicak sikim, soguk sikim ve tas baski fiyatlari vardi. Sicak sikim riviera, soguk sikim sizma mi oluyor? Buna bir aciklik getirebilecek olan var midir?
0
🌸balpolen
(29.08.21)
normalde

soğuk sıkım
sıcak sıkım
taş baskı

bunlar farklı sızma zeytinyağı işleme yöntemleri fakat hepsi sonunda sızma, sen bir de elindeki fiyatları yaz buraya

soğuk sıkım litresi şu kadar, sıcak sıkım litresi şu kadar diye oradan anlayalım acaba sıcak sıkım diye riviera mı satmaya çalışıyorlar eğer böyle bir kurnazlık yapıyorlarsa
0
freebird5406_2
(29.08.21)
Sicak sikim 30
Soguk sikim 50
Tas baski 100
0
🌸balpolen
(29.08.21)
sıcak sıkım yüzde 90 aycıcek yag
yüzde 10 zeytinyagı olur.

soguk al
0
sizofren06
(29.08.21)
(2)

2 doz biontech olalım 15+ gün olmuşken sonrasında covid olsak

the real brad pitt
Herhangi bir testte bunu saptayabilir miyiz? Aşıdan 1 ay sonra flaan 4-5 gün hastalandım. Bunun herhangi bir testi falan filan var mı. Yani gidip ne yaptırsam aynen kardeş sen delta covid olup atlatmışsın derler mesela. Mümkün mü.
Herhangi bir testte bunu saptayabilir miyiz? Aşıdan 1 ay sonra flaan 4-5 gün hastalandım. Bunun herhangi bir testi falan filan var mı. Yani gidip ne yaptırsam aynen kardeş sen delta covid olup atlatmışsın derler mesela. Mümkün mü.
0
the real brad pitt
(28.08.21)
Bilmiyorum ama bizzat tanıdığım iki kişi aşı olmalarına rağmen tekrar covid kaptılar. Zor bir süreçten sonra iyileştiler.
0
Erva
(28.08.21)
Anlayamazlar vücudunda antikor oluştuğu belli olur sadece, bu antikor aşı ile mi hastalık geçirerek mi oluştu bunu ayrı ayrı söyleyemezler
0
freebird5406_2
(28.08.21)
(2)

Tablet icin translate gibi bi app ariyorum ama

thesomberlain
Istegim web sayfasini turkceye cevirmesi. Google translate bunu yapmiyor diye biliyorum en azindan iosta oyle. Android tabletler icin bunu yapan bir app var mi?
Istegim web sayfasini turkceye cevirmesi. Google translate bunu yapmiyor diye biliyorum en azindan iosta oyle. Android tabletler icin bunu yapan bir app var mi?
0
thesomberlain
(27.08.21)
Google translate bunu yapıyor. Chrome'da ayarlar içinde masaüstü sitesini iste diye bir seçenek var. En kötü ihtimalle o seçeneği seçtikten sonra çeviri yapacaktır.
0
nihayet
(28.08.21)
opera browser bunu güzel yapıyordu
0
freebird5406_2
(28.08.21)
(4)

Yol bisikleti grup-izmir

böceksever
yol bisikletimle ortalama 80-100 km günlük sürüşler yapmayı seviyorum.Genelde tek başıma sürüşlerden de keyif alıyorum ancak bazı yollara tek gitmek sıkıntı oluyor.Bildiğiniz kafa dengi kasmayan çok kalabalık olmayan bisiklet grupları var mı?
yol bisikletimle ortalama 80-100 km günlük sürüşler yapmayı seviyorum.
Genelde tek başıma sürüşlerden de keyif alıyorum ancak bazı yollara tek gitmek sıkıntı oluyor.
Bildiğiniz kafa dengi kasmayan çok kalabalık olmayan bisiklet grupları var mı?
0
böceksever
(27.08.21)
çarşamba-perşembe-cuma akşamı bisikletçileri gibi gruplar var, facebooktan bulabilirsiniz oradan organize olup çıkıyorlar.
0
veritaslibertas
(27.08.21)
facebook kullanmayalı 15 yıl oluyor ya. Teşekkürler
0
🌸böceksever
(27.08.21)
instagramda da var benzer gruplar.
0
unalub
(27.08.21)
strava uygulamasında da bisiklet topluluklarının grupları var
0
freebird5406_2
(27.08.21)
(3)

Kahve makineleri ve mikroplastik

jemjum
Merhaba duyurunun güzellikleri,Ev için kahve makinesi arayışındayız.Bu meretlerin en pahalısı bile plastikten mamül.E biz aşırı sıcak ve soğuk maruziyetiyle, bu plastiklerin içerisindeki kanserojen potansiyelli bileşikleri ortaya çıkarmadan kahve içemeyecek miyiz?Tikler şirketten.
Merhaba duyurunun güzellikleri,

Ev için kahve makinesi arayışındayız.

Bu meretlerin en pahalısı bile plastikten mamül.

E biz aşırı sıcak ve soğuk maruziyetiyle, bu plastiklerin içerisindeki kanserojen potansiyelli bileşikleri ortaya çıkarmadan kahve içemeyecek miyiz?

Tikler şirketten.
0
jemjum
(26.08.21)
her plastik ısıyla kanserojene dönüşmüyor, yiyecek içecek sınıfına kullanımına uygun plastikler de üretiliyor
0
freebird5406_2
(26.08.21)
kahve makinesinden kastettiğiniz filtre kahveyse french press alabilirsiniz. haznesi cam, iç mekanizması da komple çelik olan modeller (bodum gibi) var. örneğin bodum'un 1 tl olan modeli 250 tl civarında satılıyor. makine yerine bunu alabilirsiniz.
0
shadowfollower
(26.08.21)
siyah plastikten uzak durarak başlayabilirsiniz. görseldekini alacaksanız bu arada akrabamızda var, pek tavsiye etmem. sadece ikisi birlikte diye çok satılıyor.
0
evimin paspasi
(26.08.21)
(8)

Kaplanlar kedi boyutunda olsaydı kedi gibi davranır mıydı?

ya ben lan neyse
evde beslenir, oyunlar yapar mıydı? ya da tersi. kediler doğada 200 kilo olsaydı kaplan gibi mi davranırdı?
evde beslenir, oyunlar yapar mıydı? ya da tersi. kediler doğada 200 kilo olsaydı kaplan gibi mi davranırdı?
0
ya ben lan neyse
(25.08.21)
kedi kadar olup da vahşi doğada yaşayan hiç evcilleşmemiş kedi türleri var, ya da kedi boyutunda başka hayvanlar da var mirket maymun vs aslan kaplanlar da küçük olsa evcilleşmeyebilirdi kediler kadar
0
freebird5406_2
(25.08.21)
Kaplanların kedi gibi davrandığı birçok video var internette. Yani evet.
0
kablelvuku
(25.08.21)
preview.redd.it

Ben evet diyorum
0
hayirsiz
(25.08.21)
Instagram: blackjaguarwhitetiger
0
suicides underground
(25.08.21)
kaplanların ev kedisi gibi yetiştirildiği birçok video var. ancak gene de nesillerdir insanla yaşamaya alışmış bir hayvan kadar güvenilir değiller.

anadoluda bizim evcil kedi boyutunda yabani kediler var. dışarıdan tekir gibi görünüyor ve ayırması çok zor. insana yaklaşmaz ve saldırgandır.

saldırganlığın cüsse/kilo ile alakası yok bence.
0
orpheus
(25.08.21)
ikisi de olmazdi.

Dogal ya da yapay secilim lazim, biz tatli kedileri secip eve aldik bu yuzden oyun yapiyorlar.

Kopekler de isirmayi bilmiyor.

Gercek bir dogal secilim olsaydi sen su anki ev kedisi tipine elini bile suremezdin parcalayip verirdi.

O tatli kaplanlar da yapay secilim urunu. En uysali secip cogaltirsan oyle oluyor.
0
divit
(26.08.21)
eğitilen kaplanları bir kenara bırakırsak, davranmazdı diyorum.
0
evimin paspasi
(26.08.21)
Cok guzel soru lan. Simdi ben de dusundum de bence direkt cussesiyle alakali değil ya hayvanin karakteri de ona gore. Kaplani bir anda kucultsek tavri degismezdi, kendi ebadina uygun av bulduğu surece saldirirdi bence.

Ote yandan evde besledigimiz kedi de predator abi en nihayetinde. Sokaga saldigin zaman kus falan avliyor. Bildigin yay gibi firliyor serefsiz.
Ayni sekilde kaplan da baya oynuyor kedi gibi yeri geldiginde. Sadece cok daha guclu. Aslinda boyle bakinca arada pek fark yokmus gibi, o zaman yukarida soyledigimi curutmus gibi oluyorum. Birbirine cok benziyorlar ama biraz karakter farkı var bence. Kedilerin de kendi icinde karakter farki var, British vs cins kediler cok sakin takiliyor mesela.
Yani kaplan ebadi ne olursa olsun kaplan gibi davranacakti diyorum. Kedi de kedi gibi.
0
stavro
(26.08.21)
(4)

Yabancılardaki soyad ile hitap kültürü

burakinho
Oldum olası yabancılardaki isim yerine soyad ile hitap kültürü bana ilginç gelmiştir, öğrendiklerinde bizdeki isimle hitap kültürü de muhtemelen onlara ilginç geliyordur.Nedense hep spor müsabakaları izlerken aklıma düşüyor bir de bu mevzu. Mesela neden Robert değil de Lewandowski, neden Harry değil
Oldum olası yabancılardaki isim yerine soyad ile hitap kültürü bana ilginç gelmiştir, öğrendiklerinde bizdeki isimle hitap kültürü de muhtemelen onlara ilginç geliyordur.

Nedense hep spor müsabakaları izlerken aklıma düşüyor bir de bu mevzu. Mesela neden Robert değil de Lewandowski, neden Harry değil de Kane gibi. Bizde de hitap o şekilde olsaydı mesela, Ersin Destanoğlu yerine Destanoğlu, Kerem Aktürkoğlu yerine Aktürkoğlu falan denilecekti o maçlarda. Böylesi hiç oturmuyor kafamda :) Bence bizim direkt isimle hitap kültürümüz çok daha güzel.

Siz ne düşünüyorsunuz?
0
burakinho
(23.08.21)
razgatliogli dedikçe kuruluyorum ekran başında. toprak ne güzel isim halbuki. top rock.
0
onemoremile
(23.08.21)
ilginç olan şu doğu toplumları soy konusunda tutucuyken biz nasıl ilk ada döndük, bireyselleşmiş avrupa halen bunu kullanıyor

anladığım kadarıyla formel resmi mesleki olarak kullanmayı sürdürüyorlar çünkü soyadları daha çok insanların statüsünü belirtiyor, oduncu demirci vs
0
freebird5406_2
(23.08.21)
Vallaha Galatasaray maçı var 3 tane emre sahada, spiker "emre, emreye pas geldi, emre çalım atti" diyor ama hangi emre anlamıyorum. Bu karisikligi kaldirmasi açısından soyadi iyi.

Bu arada buna ters olarak da bizde işyerlerinde hala bey/hanim, müdür bey vs denilirken Avrupa'da Amerika'da ceo'ya ismiyle hitap ediyor/ediyoruz. Bu da ayrı bir konu. benden 30 yaş büyük müdürümle "nasıl geçti tatil ya x " diye konuşmak güzel yani. Türkiye'de "x bey nasilsiniz tatiliniz güzel geçti mi" diye oluyor.
0
logisticsmanager
(23.08.21)
benim, arkadaşlarım arasında var bu. soyadı daha dikkat çekici olanlarda özellikle. bana da kimi arkadaşlarım soyadımla seslenir hep. bir de annem babama "sayın x" derdi.
0
bronz böcek
(23.08.21)
(7)

Kaymayan Bot

mutekebbir
Kaymadığına emin olduğunuz bot markaları/modelleri nedir?Tek kriter kaymaması.Her kış vücudumu kasarak yürümekten ve günlerce kas ağısı çekmekten bıktım artık.Teşekkürler.
Kaymadığına emin olduğunuz bot markaları/modelleri nedir?
Tek kriter kaymaması.
Her kış vücudumu kasarak yürümekten ve günlerce kas ağısı çekmekten bıktım artık.


Teşekkürler.
0
mutekebbir
(23.08.21)
Vibram taban çok sağlamdır. Ama kayar. botların çoğunda bu taban kullanılır. Sizin kauçuk tavanlı bir şeyler bakmanız lazım. marka önerisi veremeyeceğim maalesef. Ama internetten alırsanız vibram taban olanlardan uzaklaşın.
0
zimbirik
(23.08.21)
Her bot kayar. Gecen kis aldigim botun altinda 2 dil var, acinca civili kisimlar ortaya cikiyor. Sana oyle bir sey lazim
0
floydian
(23.08.21)
Kauçuk ya da lastik tabanlı bir bot olmalı

Havalı ve pahalı outdoor markalar arazi koşulları için üretilmişlerdir, şehirde kayarlar, kaldırımda merdivende dükkan önünde vs (dükkan önüne fayans döşeyen bir akıl var)

Fakat bu markalara çok para ödediğimiz için beklentilerimiz de artıyor o yüzden üzülüyoruz, şehir kullanımına uygun değiller aslında
0
freebird5406_2
(23.08.21)
hocam hem outdoor botum var hem de cat marka bir bot. arkadaşların dediği gibi outdoor botlar hayvan gibi kayıyor şehir ortamında. tam bir hayal kırıklığı. çok kar olunca giyiyorum sadece. cat marka bot al. altı kauçuk. kaymaz. ayrıca çok sağlam.
0
delidir yakalayin
(23.08.21)
Kauçuk +1
Tabanı düz olmamalı, girintili çıkıntılı olması avantaj. Epey önce celal gültekinden aldığım bir botu kar kış kıyamette kullanıyorum, baya iş görüyor, güvenli yürüyebiliyorum. Özellikli bişey değil, normal bot işte ama günlük kullanımda memnunum. Yine alacak olsam öncelikle oraya bakmayı düşünüyorum.

Adidas spor ayakkabım ise yağmurda bile slalom:) hayır normal havalarda bile bugün yağmur olur mu acaba diye araştırıp çıkıyorum, ondan belirttim
0
epitaf
(23.08.21)
Geçen sene aldığım bot karda-buzda kaydırmazken yağmurlu-ıslak zeminde paten üstünde yürüyor izlenimi veriyordu. O zaman aşağıdaki şekilde bir ürün bulmuştum ama almadım :)
(git: www.hepsiburada.com)
0
catamenia
(23.08.21)
botların altına takılan lastik bir aparat var ondan alıp kullanabilirsiniz. tabi kar buz olmayan yerde çıkarmak lazım çünkü altı bildiğin çivili. sarıkamışta askerlik yaparken almıştım bunlardan bir tane, millet patır patır düşerken ben sahilde gezer bigi geziyordum. O zamanlar tchibo'dan almıştım. asker malzemeleri satan yerlerde bulabilirsiniz.

edit: catamenia link vermiş zaten
0
hlt1985
(23.08.21)
(1)

Gönüllü olunabilecek sivil toplum kuruluşları (Kadıköy ve Beşiktaş civarı)

vestasy
İnsan odaklı bir yardımlaşma derneğinde (evsizlere çorba dağıtan, kimsesiz çocuklara yardım eden vs.) gönüllü olmak istiyorum. Daha önce hiç tecrübem olmadı, çok aktif olabilir miyim emin değilim şu anda. Var mı tavsiye edebileceğiniz bir dernek? Tek şartım herhangi bir dini kurumla, cemaatle bağlan
İnsan odaklı bir yardımlaşma derneğinde (evsizlere çorba dağıtan, kimsesiz çocuklara yardım eden vs.) gönüllü olmak istiyorum. Daha önce hiç tecrübem olmadı, çok aktif olabilir miyim emin değilim şu anda. Var mı tavsiye edebileceğiniz bir dernek? Tek şartım herhangi bir dini kurumla, cemaatle bağlantısının olmaması.
0
vestasy
(22.08.21)
çorbada tuzun olsun derneği vardı, şu an aktifler mi bilmiyorum fakat kışın gönüllü ihtiyacı ile ilgili postlar atıyorlardı, sosyal medyadan bir takip et istersen
0
freebird5406_2
(22.08.21)
(6)

Youtuber'ların izleyenlere ne gibi etkisi var?

Gururbey
Arkadaşlar merhaba. Doktora tezimde etki araştırması yapıyorum. Youtuber'ların z kuşağı üzerindeki etkisini ölçmek adına bir ölçek geliştiriyorum. Benim merak ettiğim sorular var. Sizin merak ettiğiniz soruları da duymak ve ankete eklemek isterim. Sizce içerik üretenlerin izleyenlerde hangi konulard
Arkadaşlar merhaba. Doktora tezimde etki araştırması yapıyorum. Youtuber'ların z kuşağı üzerindeki etkisini ölçmek adına bir ölçek geliştiriyorum. Benim merak ettiğim sorular var. Sizin merak ettiğiniz soruları da duymak ve ankete eklemek isterim. Sizce içerik üretenlerin izleyenlerde hangi konularda etkisi oluyordur? mesala siz bir izleyici olarak düzenli youtube içeriği oluşturan kişilerden etkilenip hayatınıza etki edecek bir durum oldu mu?
0
Gururbey
(21.08.21)
tanıttıkları bir ürün veya hizmeti sahiden alıyorlar mı? almak için bir çabaları oluyor mu? çalışmak/para biriktirmek/aileyi darlamak gibi...
0
sutlu nescafe
(21.08.21)
Ben youtube dan gitar çalmayı öğrendim, marty schwartz ve justinguitar videoları sayesinde, müzik teorisi başlangıç konusunda öğrenme açısından bana çok katkıları oldu, kurslar çok pahalı ve müzik konusunda kısır bir şehirde yaşıyordum, hayatıma müzik girdi

Z kuşağı değilim tabi
0
freebird5406_2
(21.08.21)
Ben z kuşağı değilim, amatör olta balıkçılığına merak salmıştım. Youtuberlar olmasa bu işi en başında bırakırdım.

Geçen telefonumun ekranı kırıldı. Tamir için 500 lira para istediler. 230 liraya ekranı kendim aldım ve youtubedan izleyerek kendim tamir ettim.

Aklıma ankete ekleyecek bir soru gelmedi.
0
burty
(21.08.21)
İçerik üretinlerin takipçi sayısına etki söz konusu sanırım Z kuşağı üzerinde ki bu kuşak için içerik ya da bilgiden çok o ana hitap eden anlık ihtiyaç ve alışkanlıkların yanı sıra görsellik daha ön planda. Tarih gibi temel bilgiye sahip olmadıklarından youtuber abi ya da ablalar tarafından yönlendirilmeleri de kolay oluyor. Konular arası muhakemede de sınıfta kalma söz konusu. Gelenekten çok trend hususlar kendileri için daha önemli.

Bölgesel ya da dünya gündemi yorumları ile gelecekte yapılması planan ama tüm dünyaya etki edecek hususları anlatanlar sayesinde hayatta olan bitenlere tv haberlerine biraz daha mesafe ekledim diyebilirim .

Algı.. algı.. tam bir algı mühendisliği söz konusu hemen her alanda .
En büyük düşman ise karşıda savaştığımız değil dost görünüp bizce benimsediklerimiz olabiliyor.
0
Erva
(21.08.21)
Cok etkisi var. Yotuberlarin tv sunucularindan programcilarindan farki yok aslinda.

Tanittiklari urunler etkili oluyor.
Hayat tarzlari etkiliyor.
Ya da bir konuda detayli icerik uretenler var, spor, beslenme, hobi, seyahat vb. Bunlar da insanlarin aliskanliklarini etkiler
0
anten
(21.08.21)
youtube'la 2006-2007 civarlarında tanıştım. ne öğrendiysem youtube'dan öğrendim diyebilirim açıkçası. kaynak yapmak, tamirat tadilat, her türlü DIY olayı, örgü örmek; örnekleri sayamam bile.

varlığından haberim olmayan şeyleri bile öğrendim. genel olarak ufuk açmaya yarıyor işte youtube.
0
chezidek
(21.08.21)
(5)

Psikiyatri randevusu bulamayınca ne yapıyoruz? İlaç bitmek üzere

hadi ya la
Annem 6 aydır kendi doktoruna gidiyordu, doktor 2 kutu ilaç yazdığı için iki ay boyunca tekrar gitmek zorunda kalmıyordu.Şu an yazlıktayız, geçen ay başka bir ilçeden randevu almak zorunda kaldık fakat doktor bir kutu yazmış, bir ay dolmak üzere, ilaç bitiyor.13 gün sonrasına randevu almamız lazım f
Annem 6 aydır kendi doktoruna gidiyordu, doktor 2 kutu ilaç yazdığı için iki ay boyunca tekrar gitmek zorunda kalmıyordu.

Şu an yazlıktayız, geçen ay başka bir ilçeden randevu almak zorunda kaldık fakat doktor bir kutu yazmış, bir ay dolmak üzere, ilaç bitiyor.

13 gün sonrasına randevu almamız lazım fakat burada ve yakın ilçelerde hiç randevu bulunmuyor. Ne yapacağız?
0
hadi ya la
(21.08.21)
Bu gibi durumlarda doktorunuzdan ilacı heyet raporu olarak yazmasını isteyin. Sistemde heyet raporu olduğunda acil serviste ya da aile hekiminde yazdırabiliyorsunuz.
0
metafeller
(21.08.21)
soruya cevap degil ama neden ilac raporu yazdirmiyorsunuz doktora? surekli gitmesine gerek kalmaz
0
nibba
(21.08.21)
Eczaneden parasıyla alınabiliyor.
0
ruhen hastayim ben
(21.08.21)
Rapor çıkarılınca aile hekimi yazabiliyor ya da hastaneye randevusuz gidip sadece ilaç yazdırmak için rica edebilirsiniz doktora
0
freebird5406_2
(21.08.21)
Doktor rapor yazmıyormuş.
0
🌸hadi ya la
(21.08.21)
(4)

Bu nedir?

basubadelmevt
Deprem,sel,yangın gibi felaketlerde ölmekten çok korkarım. Evi nispeten güvenli bir yere taşıdım. Karşı tarafa geçicem mesela, yağmur varsa, bir anda sel olabilir diye geçmem, ertelerim.Bunun haricinde silah ve bıçakla yaralanmaktan da aşırı korkarım. Kavga varsa direkt uzarım. Kendim kavgaya girece
Deprem,sel,yangın gibi felaketlerde ölmekten çok korkarım. Evi nispeten güvenli bir yere taşıdım. Karşı tarafa geçicem mesela, yağmur varsa, bir anda sel olabilir diye geçmem, ertelerim.

Bunun haricinde silah ve bıçakla yaralanmaktan da aşırı korkarım. Kavga varsa direkt uzarım. Kendim kavgaya gireceksem, haksız olsam bile özürler dileyerek karşı tarafı yatıştırırım.

Trafik kazasında ölmekten de çok korkarım. Gidiş-geliş yollarda sürekli tetikteyimdir. Ayrıca bazı otobanlarda aşırı tedirgin olurum. Her zaman düşüğe yakın hızda giderim. Ama freni patlayan kamyon, hız yapan bir spor araç vs denk gelmekten çok tedirgin olurum. Arabada kendim de kullansam başkası da kullansa sürekli gerginimdir.

Ciddi bir hastalığa yakalanmaktan korkarım. En ufak bir belirtide doktorlara koşarım. Teşhise güvenmezsem aynı branştan bir çok doktor gezerim. Gözle muayeneden çok biyopsi, Mr, ultrason gibi işlemlerin yapılmasını isterim, ciddi bir hastalığım varsa bir an önce belli olsun gibi. Ağrı eşiğim aşırı düşüktür, sıkıntılı bir ağrı yaşatacak hastalıklardan baya tırsarım.


Ölümle ilgili her gün en az bir kere düşünürüm. Ama şu durumlardan korkmam. Dünyaya meteor çarpması saniyeler içinde ölmek (bu en cok istediklerimden), kalp krizi geçirip direkt gitmek. Uykumda belirsiz bir sebepten ölmek. Bir anda düşüp, bilincimin kapanıp beyin kanamasından ölmek vb.


Bu durumda ben ölümden çok mu korkuyorum? Yoksa kötü durumda kalmaktan, travmadan mı korkuyorum? Normal bir psikolojide insan belki benim bu düşündüklerimi sürekli düşünmez. Önlemini alır ama hayatına bakar gibi. Ama ben de böyle olmuyor. Küçüklükten beri böyleyim. Bu nedir?
0
basubadelmevt
(21.08.21)
freebird5406_2
(21.08.21)
Acı çekmekten korkuyorsun. Seni nasıl büyüttüler bilmiyorum ama görünen o ki her şeyden çok korkutulmuşsun. Sürekli baskı uygulanmış sana ve bu baskıyı hep can korkusuyla uygulamışlar.
0
1bir1bir1
(21.08.21)
Bu durum sizin hayat kalitenizi olumsuz etkiler bir noktadan sonra. Şu an belki tek başınıza idare ediyorsunuz. Ama yarın öbür gün iş ortamında, ya da hayatınızda biri olduğunda bu durumlar, bu evhamlar soruna dönüşebilir.

Üstelik bu kadar evham yapacak durumlar da değiller. tedbirli olmak iyidir. Benzer durumları çevremdeki insanlara göre daha tedbirli olmayı ben de yaşıyorum.

Ama yine de bunun yaşam kalitenizi kötü etkileyeceğini düşünerek bir an önce bir psikiyatrla görüşmeniz iyi olur.
0
anten
(21.08.21)
Bir tahmin;

Ailen müslüman ve dindarlar, seni de dindar bir müslüman olacak şekilde yetiştirmek istediler ve en minik yaşından itibaren islamiyeti öğretmeye çalıştılar (buraya kadar hiçbir problem yok) fakat bunu hep korku diliyle ve hatta belki de sık sık canını acıtarak yaptılar (sorun burası).
0
1bir1bir1
(21.08.21)
(32)

Ölümü sizi etkileyecek ünlüler

logisticsmanager
Açıkçası hayatimda ilk defa yaşıyorum ama bu hafta komedyen sean lock kanser sebebiyle vefat etti.Vallaha öküz gibi üzüldüm, izlerken gözlerim doluyor o kadar.Yıllarca güldürdü bizi.Sonra düşündüm, kendisi gibi kimler var beni cok etkileyecek diye;Bob mortimer- öldüğünde herhalde yas ilan edeceğim.
Açıkçası hayatimda ilk defa yaşıyorum ama bu hafta komedyen sean lock kanser sebebiyle vefat etti.
Vallaha öküz gibi üzüldüm, izlerken gözlerim doluyor o kadar.
Yıllarca güldürdü bizi.
Sonra düşündüm, kendisi gibi kimler var beni cok etkileyecek diye;

Bob mortimer- öldüğünde herhalde yas ilan edeceğim. Imzalı kitabını bekliyorum Eylül'de.

Bill burr- abd'ye gider mezarına çiçek bırakırım. Yıllardır haftada iki gün dinliyorum. Çocuğu olacağı haberinde eşimle deli gibi mutlu olmuştuk. Heralde arkadaşlarımdan daha çok duydum sesini (haftada 2-2.5 saat)

Norm macdonald-bill burr ile aynı şekilde. Her yaptığı isi yalayip yuttuk, kitabini okuduk. Podcastini dinledik.

Mr sark - youtuber, pek bilen olmayabilir ama YouTube oyun kisminin resmen dedelerinden. Çocuklarının olmasından büyümelerine herşeyi takip ettik. Yıllarca çok güldürdü.

Buna ek bir kaç kişi daha var kesin uzulecegim (seananners, hutch, aplfisher youtubedan tanıdığım kişiler. Hagi, Bülent. Üstüne bir de Timothy olyphant ve conan O'Brien diyelim).

Sizde kimler var böyle?
0
logisticsmanager
(20.08.21)
ferhan şensoy
0
freebird5406_2
(20.08.21)
Benim tek atımlık barutum Barış Manço'ymuş. Bir daha kimse için üzülemedim...
0
1bir1bir1
(20.08.21)
Malumunuz.

Bir hayli rahatlıycam :)
0
lüzumsuz adam
(20.08.21)
valla malum kisi benim de ilk aklima gelen oldu. ulke sartlari baska birini dusunmeye bile izin vermiyor -_-
0
in vino veritas
(20.08.21)
Metin Akpınar’a çok üzülürüm.
Gary Oldman çocukluk aşkım olduğundan çok zor atlatırım.
Böyle düşününce aklıma gelmiyor geçenlerde Bob Odenkirk hastaneye kaldırılınca çok fazla üzülmüştüm mesela öncesinde böyle bir soru gelse aklıma asla gelmezdi çok seviyormuşum meğer farkında olmadan.
0
mutekebbir
(20.08.21)
Sagopa Kajmer’e çok üzülürüm ömrü uzun olsun.
0
heathen
(20.08.21)
selda bagcan
0
ala09
(20.08.21)
metin akpınar
0
quickprop
(20.08.21)
Etkilemek denir mi bilmiyorum ama aşağıdaki kişiler vefat ederse vay be, geldik gidiyoruz derim.

Tarkan

Cem Yılmaz

Erdal Beşikçioğlu

Harry, Ron, Hermione

Yakın yaşta olduğum kişiler daha çok etkiler.
0
dissendium
(20.08.21)
fatih erkoç, erol evgin...
0
istanbul gecesi
(20.08.21)
louis ck'e aşırı üzülürüm, en sevdiğim ünlü kişidir sanırım
tori amos da aşırı üzer yaşıyorken bile şarkıları ağır geliyorken, ölürse ağlamadan dinleyemem artık
son olarak da bo burnham, yapacağı o kadar şey var ki, şimdi ona bir şey olsa, beni en çok o etkiler.
0
kendi dugunune gitmeyen kamber
(20.08.21)
fatih terim
0
fff02561
(20.08.21)
Okan Bayülgen

Umarım yüz yaşına kadar yaşar.
0
suicides underground
(20.08.21)
Müslüm Gürses, Ferdi Özbeğen, Attila İlhan ve yakın zamanda da Turgay Yıldız'ın ölümü beni çok etkiledi.
Michael Jackson'ın ölümü de hala hüzünlendirir.
Şimdi Ataol Behramoğlu'nun kaybının beni oldukça üzeceğini düşünüyorum.
0
pro9it9is9
(20.08.21)
Bruce dickinson
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.08.21)
nick cave
tom waits
ismet özel
cenk taner
0
mermize
(20.08.21)
till lindemann
0
alevli deniz sortu
(20.08.21)
Şener şen


Ben İbrahim Erkal’ın ölümüne çok üzülmüştüm. Allah rahmet eylesin. Bir de Kemal Sunal’a.
0
Hallegadola
(20.08.21)
Ahmet Sonuç
0
izmitcan
(20.08.21)
yazdığın isimlerin hiçbirini tanımıyorum :(
kimse yok. aa öldü mü derim en fazla.
0
deartheodosia
(20.08.21)
Ugur Dundar
Ilber Ortayli
Aysenur Arslan
0
neverletyougodown
(20.08.21)
Robin Williams'ın ölümünde çok sarsıldım. Hatta ölmeden iki sene önce entry yazmışlığım var ölümüne en çok üzüleceğim ünlüdür diye. Hala atlatamadım açıkçası, aklıma geldikçe içime oturur.

Sanırım onun kadar üzüleceğim başkası kalmadı. Belki ricky gervais olabilir
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(20.08.21)
nick cave +1
şener şen +1
david lynch
martin scorcese
0
lesmiserables
(21.08.21)
Neil Gaiman
David Tennant
Gary Oldman +1
Metin Tekin (çocukluk aşkı kategorisinden)
Ali, Feyyaz, Sergen
Bon Jovi
Ian McKellen ve Patrick Stewart

Ben üzülüyorum ya, Ursula Le Guin ölünce çöktüm, en son Naya Rivera'ya çok üzüldüm, Chadwick Boseman, Van Halen falan. Öff.
0
kobuzchu kiz
(21.08.21)
Benim için Celal Şengör kesinlikle. Çok üzülürüm, yeri doldurulamayacak büyük bir jeolog.. Ayrıca televizyonda bişeye bişey diyen-diyebilen ender kişilerden.
0
feel the blanks
(21.08.21)
kim ki duk’un ölmesini hâlâ anlamlandıramıyorum, durduk yere aklıma geliyor.

yine birçok yönetmen ve oyuncunun ölmesi beni çok etkiliyor.

larry david’in ölmesi beni çok üzer.
0
my name is ferdinand
(21.08.21)
Vedat milor'a hayli üzülürüm, çok uzun zamandır hayatımın bir noktasında olan, yazılarını kitaplarını okuduğum, bir noktada kerteriz aldığım biri olarak yok olmuş olma düşüncesi beni üzer.

Amy winehouse da üzmüştü, lisede daha çok ünlü değilken keşfettiğim biri olarak gençliğimin önemli bir parçası haline gelince kaybı sanki o yıllar eksilmiş gibi hissettirmişti. Trajik ölümü de buna etki etti tabii...

Benzer şekilde rhcp ve radiohead etkisi vardır hayatımda, özellikle flea ve thom yorke yokluğu etkileyecek insanlar.

Eva green keza, azıcık kişiliğini de bildiğim biri olarak yok olmasının eksikliğini hissedeceğim biri.
Tarantino'ya da üzülürüm.
0
Bruce
(21.08.21)
hugh jackman
leonardo di caprio
nicole kidman
bryan cranston
eddie vedder
naomi watts

tarkan
alex de souza
0
bugisme
(21.08.21)
Ne zaman robin williams'ın o sıcak gülümsemesini, rahmetlinin o gorilden hallice kıllı ellerini görsem gögsüme öküz oturuyor. Öyle gitmemeliydi...

Larry david'i çok severim ama yaş aldığı için çok çok arkasından bir fatiha okurum. Ama özlerim muhtemelen.

Umut Sarıkaya hiç ölmesin isterim mesela. Beni perişan eder...

Bir de Ahmet Kaya vardı...
0
yadigar
(21.08.21)
Jeremy Clarkson
Richard Hammond
James May
Michael Jordan
Sir Alex Ferguson
0
heritage
(21.08.21)
Edip Akbayram
0
hepbiarayisicinde
(21.08.21)
Haluk Levent
0
dadasalon
(21.08.21)
(17)

bu nasıl bir türcülük? kendimi de ikna edemiyorum.

kibritsuyu
şimdi gözünüzde bir canlandırın. sokakta kendi halinde takılan birkaç kedi var. adamın biri geliyor, kedilerden birini eline alıyor, ondan sonra kediyi az ötede bekleşen vahşi köpeklerin önüne atıyor. köpekler kediyi anında parçalıyor.vahşice değil mi? böyle bir şey gerçekleşse bütün hayvanseverler
şimdi gözünüzde bir canlandırın.

sokakta kendi halinde takılan birkaç kedi var. adamın biri geliyor, kedilerden birini eline alıyor, ondan sonra kediyi az ötede bekleşen vahşi köpeklerin önüne atıyor. köpekler kediyi anında parçalıyor.

vahşice değil mi? böyle bir şey gerçekleşse bütün hayvanseverler ayağa kalkar. ne twitter kalır, ne ekşi sözlük. daha önce benzer örneklerini de gördük.

peki şunu da bir gözümüzde canlandıralım. bu sene sahilde otururken bizzat gözümün önünde gerçekleşen olay.

adamın biri olta ile balık tutuyor. balığın teki oltaya takılıyor. adam oltayı çekiyor, ufacık bir balık. beğenmiyor, iğneden çıkarıp arkada bekleyen kedinin önüne atıyor. kedi de balığı anında canlı canlı yiyor.

e ne farkı var abi şimdi? kendi ortamında sakince dolaşan kediyi alıp köpeğe atmakla, kendi ortamında sakince dolaşan balığı kediye atmanın arasındaki fark ne? bu ikincisine kimsenin hayvan hakkı dediğini, hayvanseverin ayaklandığını falan görmedim ben? en azılı, "hayvantapar" denen modeli bile getirsen tuttuğu balığı oltadan çıkarıp kediye atanda en ufak anormallik görmüyor.

işin kötüsü ben de anormallik görmüyorum. köpeklere atılan kedi olsa aşırı üzülecekken, kediye atılan balık olunca sevimli bile geliyor. bu ikiyüzlülüğümü kendime de açıklayamıyorum.

siz açıklar mısınız bana?
0
kibritsuyu
(20.08.21)
kopkeler kedi yemez
ama kediler baliga bayilir
0
nibba
(20.08.21)
insanoğlu doğası gereği hem kendine benzeyen hem de kendine fayda sağlayan hayvanları sevme & besleme eğilimindedir.
0
rose parks
(20.08.21)
ikiyüzlülük değil. sen sanıyor musun ki her duygu, düşünce ve hislerimiz erdemli şekilde gerçekleşiyor? 6 milyon yıllık insanlık tarihimizde yaşanılan herbir şeyin kalıntılarıyla bu hale geldik.

life is too short to remove usb safely
0
buenosdias
(20.08.21)
dediğin doğru, gerçekleri kendimize göre hemen rasyonalize etmeye çalışıyoruz esasen bunu bilişsel çarpıtmayla yapıyoruz
0
freebird5406_2
(20.08.21)
Ben de bütün amatörlük hakkını kendine, bütün olgunlaşmışlık sorumluluğunu başkalarına yükleme olayını anlamıyorum. Hayvantapar deyince eline ne geçti? Sadece öfkeni kustun, mutlu musun? Muhatabına kötü bir enerji bulaştırdın, gerdin. Niyetin bu değildi ama yaptığın bu. Neden? Çünkü sen de adalet timsali olma yolunda bir amatörsün. Herkes gibi sen de kendi yolunda zaman zaman hata yaparsın, hem de hiç bilmeden. Bu burada dursun.

Evet haklısın, bu da hayvansever olduğunu iddia eden her insanın şahit olduğunda müdahale etmesi gereken bir şey. Fakat balığı kediye verme hareketinin sana tuhaf gelmemesi, geçmişteki kediye balık verme sahnelerinin alışkanlığı. Balığın canlı verildiğini bilen ruhun itiraz etmiş, gelmiş yazmışsın. Ne güzel. Buna ikiyüzlülük denmez, aksine bir yanının alışkanlığını diğer yanın fark etmiş, acıyı görmüş algılamış, ne mutlu.

Burada kötü hissetmen gereken hiçbir şey yok, sadece o balığı canlı canlı kediye veren adamın oltayla (aç balığı yemle kandırıp öldürerek) balık tutması ve beğenmediğini kediye atması gerçekten vicdansızlık, ruhsuzluk, kalpsizlik. Bunlar seni kötü hissettirir. İstersen olaya anında müdahale edersin, istersen çevrene/evladına doğruyu öğreterek veya örnek olarak dolaylı bir şekilde müdahale edersin, istersen de hiç umursamaz geçersin. Senin tercihin.
0
1bir1bir1
(20.08.21)
İnsanı insanı önüne atan da var. Çok karışık bu konu bence.
0
encokbenisevinnolur
(20.08.21)
Kedi köpek yiyen milletten birine sorulsa negatif anlamda o da arada bir fark göremez belki. Biz kedi yemiyoruz ama balık yiyoruz. Balıklar kedileri yemiyor ama kediler balıkları yiyebiliyor. Doğal düzene çok uygun. Şu da var mutlaka: balıklar hayatta kalma içgüdüsünü kara canlıları gibi bağırıp çağırarak gösterebilen canlılar değiller. Elleri kolları bizimki gibi değil, boyutları küçük. Kuşlar da balıklar kadar olmasa da kedi yakalayınca kahrolacak seviyede tepki gösterdiğimiz hayvanlar değil. Boyut ve beden formu belirliyor biraz da bunu.
0
IncredibleMau
(20.08.21)
abi bunu kesfeden adam zaten benim gozumde asmis adamdir.

Hicbir pet sahibine de bunu anlatamazsin. Devamli inkar ve tartisma safsatalarina basvururlar.

Mesela sirf evlerde kedi beslenmeye devam etsin diye her sene milyonlarca hayvan kesilip mama yapiliyor. Bu pet sahiplerine hic garip gelmiyor.

Kediler kuslari yiyor soylarini tuketti diyorsun hayir vebayi onluyor diyor :)

Vebayi kediler bitirmedi dunyanin her yerinde veba vardi diyorsun engelliyor :)

Sahsen ben kedi, kopek yiyen insani da gram sorgulamam. Ben de inek yiyorum. Ben istedigim hayvani yiyebiliyorsam kimseye laf etme hakkim yok.
0
divit
(20.08.21)
Tabi bir noktayi es gecmissin.
Baligi da havayla bogarak olduruyorsun.

Kediyi suya sokup oldurup sonra kopegin onune atmakla ayni sey.
0
divit
(20.08.21)
Evde hamamböceğini sineği öldürüp ortamda hayvanseverim demekle aynı yola çıkıyor, en azından umursamazlık seviyemizi getirdiği nokta itibariyle. Balığı bir canlıdan ziyade tüketim gıdası olarak addetmek de bilinçaltımıza işlemiş. Onun kaderi birinin midesine gitmektir, yaşam gayesi budur diye düşünüyoruz. Ama kedi başı okşanasıdır beslenesidir, yenemez, ki zaten haramdır vs. Böyle kanıksamışız. Ormanlar yanarken hayvanı börtü böceği yok sayıp neyse ki kaybımız olmadı diyen zihniyet de bunun zirvesi. Yazıya hak verdim.
0
heathen
(20.08.21)
Sevdiklerimiz, Tiksindiklerimiz, Yediklerimiz - Hayvanlar Hakkında Tutarlı Düşünmek Neden Bu Kadar Zordur? isimli kitabı öneririm.

insanoğlu iki yüzlüdür.
0
smirnova
(20.08.21)
hayvanların da sınıfları var. memeliler en gelişmiş ve bizim de içinde olduğumuz sınıf olduğundan kendimize daha yakın hissediyoruz diğerleri daha aşağı geliyor (belirli gelişmişlik kriterlerine bakarsak öyle zaten ancak öyle yapmak doğru mu o ayrı konu). sürüngeni, balığı biraz daha az umurumuzda oluyor hele balık ses bile çıkaramıyor kuştan belki acı bi ötüş duyarız son anlarda üzer yine.

memelilerin içinde de fark var tabi büyükbaşlar, küçükbaşlar kesilip yenirken köpek kedi kesen olursa cani gözüyle bakarız çünkü daha zekiler ve evciller, o yüzden aramızda daha fazla bağ var koyunla o kadar bağ kuramıyosun (o da memeliler içinde daha aşağıda oluyor çünkü) neticede kabul ediyor durumu insanlar (en azından çoğu) bu sebeple.
0
semaforo de medianoche
(21.08.21)
Herkes yazara hak vermiş şaşırdım. Kedi balık yer. Kuş yer. Böcek yer. Bu hep böyleydi devam edecek. Ahırı olan bir adam tavuklarını kurt veya tilki kapsa üzülür. Allah Allah tilki bu nasıl yapar bu vahşet, bu nasıl canice bir şey, hayvantaparların nasıl ilgisini çekebilirim de bunu önlerim diye düşünmez. Çünkü tilki tavuk yer. Ama köpek normalde kedi yemez. Kediyi parçalar bırakır. Dolayısıyla bu vicdanları rahatsız eder.

Balık insanlar tarafından da yenilen bir şey. Balık bir tüketim maddesi. Balığı herkes yiyebilir. Ama kedi yenilen bir canlı değil. Tabi bu ülkenin değerleriyle alakalı, bir çinliye sorsak bu soruyu başka türlü cevaplardı.

Ben sadece yavru kediyi köpeklerin önüne atmakla küçük bir istavriti - ki yenilen bir şey-kediye atıp kediyi beslemeyi nasıl benzettiğinizi anlamadım. İnsanlar neden kuzu yiyor deseniz daha mantıklıydı bence. Bu durum daha çok vicdanı rahatsız ediyor.
0
Hallegadola
(21.08.21)
bir yerde yanlışın var. "bu ikincisine kimsenin hayvan hakkı dediğini, hayvanseverin ayaklandığını falan görmedim ben? en azılı, "hayvantapar" denen modeli bile getirsen tuttuğu balığı oltadan çıkarıp kediye atanda en ufak anormallik görmüyor." demişsin. veganlar bunda yanlışlık olduğunu görüyor ve söylüyor. hissedebilen varlıkların hiç birini öldürmememiz gerektiğini, hiç birini sömürmememiz gerektiğini sürekli söylüyor veganlar. balıkların acıyı aynı bizim gibi hissettiğini de söylüyorlar. ama "en azılı hayvantaparlar da dahil" kimsenin işine gelmiyor bunu duymak o yüzden veganlara kafayı sıyırmış bir grup marjinal muamelesi yaparak çoğunluk olmanın avantajını kullanıyorlar.
hiç birini öldürmenin birbirinden farkı yok. tek fark genel algı ve alışkanlıklar. bilinci, duygusu hissi olan hayvana "tüketim objesi" diyen olmuş, bu da algı. obje değil bir kere. bu bakış açısıyla yaklaşınca siyah tenliyi köle obje, kadını seks objesi vs görene de kızmaya hakkımız yok. bir de "insani zaaflarımız işte napalım" diye insanı mağdurlaştırıp zulme devam edenler var. komik bu da, yenin zaafınız madem yanlış olduğunu fark ettiniz.
çırpınan balığı kedinin önüne atmaktaki hissizlik korkunç olan. can çekişen bir canlı var orada ve sen onun acısına zerre duyarlı değilsin. bence çok ürkütücü bir hal bu.
biri kuş avlar onu normal bulur, biri balık tutar onu normal bulur, biri kuzu keser onu normal bulur. bir canlıyı öldürmek kişisel zevkler ve alışkanlıklarla açıklanamayacak kadar ciddi bir mesele aslında ama insanlık etik olarak o seviyeye gelemedi, gelemez de daha uzun bir süre.

ayrıca, not: hayvanların yaşam hakkını savunmak, tedavi, beslenme, barınma ihtiyaçlarına destek olmak, biri hayvana eziyet ettiğinde öfkelenmek hayvana tapmak değildir. hoşunuza gidiyor böyle tiye almak evet ama bir grup salatalığın kendilerine ne isim taktığındansa kimsesiz bir hayvanın yarasını sarmak daha çok umrunda "hayvantapar" dediğiniz insanların.
0
şarkı güzel ama ingilicce
(21.08.21)
Ben de çocukluğumdan beri bunu düşünüp işin içinden çıkamıyordum. Çocukken aklım almıyordu mesela bir hayvanın boğazlanıp yiyecek olarak önümüze sunulmasını. Bu yüzden çok uzun yıllardır et yemiyorum. 2 senedir diğer hayvansalları da hayatımdan çıkarttım. Yemek, kıyafet, kozmetik vs her şeye dikkat ediyorum ama hayvanları kullanmak o kadar içimize işlemiş ki bazı şeylerden kolay kolay kaçamıyorsun. Bindiğim arabanın koltukları deri mesela.

İnsanlar için hayvanları sömürmek bu kadar normalken birçok iyimser vegan gibi geleceğin vegan olabileceğini düşünemiyorum maalesef ben. Keşke olsa ama bu kadar normalleşmiş bir şey nasıl yıkılır bilmiyorum. İnsanların çoğunun, en duyarlılarının ya da en bilinç düzeyi yüksek olanlarının bile boğazı kesilerek öldürülmüş bir hayvanın bedenini yiyebilmesi çocukluğumdan beri aklımın almadığı bir şey. Bir kedinin ölüsüyle kuzunun ölüsünün farkı yok bu yüzden benim için ama maalesef çok küçük yaşlardan beri bir fark olduğu öğretilmiş hepimize.
0
ms brownstone
(21.08.21)
kopek neden kedi yemesin gayet de yer. Kopek hepcil bir hayvandir her buldugunu yer.

Kedi yeme davranisi olanlari uzak tuttugumuz icin yemez gibi geliyor. Kendi cinsini bile yiyor ac kalinca.

Kedinin de boyle vicdani sorunlari yok, kopek yavrusuna gucu yeterse her turlu mideye indirir. Kendi yavrusunu da yiyor.

Kendinizi ikna etmeye calismayin adam hakli :)
0
divit
(21.08.21)
hocam olaya sadece yiyecek gözüye bakmayın, biraz tüme varmaya çalışın. "kedi balık yer, ama köpek kedi yemez" değil burada tartıştığımız. yiyen hayvanı düşünün. kediyle köpek örneğini beğenmediyseniz tavuğu tutup aç tilkilere atalım, yine rahatsız ediyor.

alın size başka örnek. "avcılık spor değildir" deniyor, avcılıktan kasıt tüfek kullanılarak ormanda avlanmak. evet bence de değildir, hayvan vurma fikri beni de rahatsız ediyor.

tüfeği sırtına vurup ormana kuş vurmaya gitsen "avcılık kötü", ama oltanı alıp bulduğun herhangi bir su kenarından sallayıp balık avlamak bir hobi. kursları bile var amk.

üstelik av yasağı denen süreler içinde ormanda tek fişek atamazken, balıkların av yasağında sadece profesyonel olarak yasak, "amatör balıkçılık" denen, oltayla ve hatta boyutu belirlenmiş ufak teknelerle ağ atmak bile serbest.

evet daha önce bunu da sormuştum, tatmin olmamıştım. balığı da havayla boğuyoruz. 1000 tane koyunu hiç hava almayan bir ağıla tıkıp havasızlıktan can çekiştire çekiştire öldürüp yesek bütün dünya ayağa kalkar bu nasıl vahşet diye (islami usulleri gözardı ediyorum burada). ama bir tekne dolusu balığın havasızlıktan can çekişe çekişe ölmesine kimse bir şey demiyor. balığın can çekişirken zıplaması jenerik görüntüsü bile oluyor. bırak rahatsız olmayı, milletin hoşuna gidiyor da jenerikte kullanıyor.

vegan ya da vejeteryan değilim. ama kendime de açıklayamıyorum hala. nedir bu balığın çektiği aga?
0
🌸kibritsuyu
(22.08.21)
(4)

katlanır elektriksiz bisiklet v fren mi sizce olmalı ve hangi marka

ShadowOfMoon
https://www.trendyol.com/sr?wc=104580&attr=447%7C22176%2C171%7C1963&sst=PRICE_BY_ASC&pi=83-4 bin civarı bakıyorum ortalama. genelde v fren hepsi. pabuçları yılda 1-2 kez değiştirecek olmak can sıkıcı. mekanik disk hiç kullanmadımşu modeli düşünüyorum ama vfren https://www.trendyol.com/carraro/flexi-
www.trendyol.com

3-4 bin civarı bakıyorum ortalama. genelde v fren hepsi. pabuçları yılda 1-2 kez değiştirecek olmak can sıkıcı. mekanik disk hiç kullanmadım

şu modeli düşünüyorum ama vfren
www.trendyol.com

mekaniklisi biraz pahalı. Şu sanırım mekanik
www.trendyol.com


antalyada otobüsle gittiğim yer 6-10 km. arada otobüse atlarsam diye katlanır alayım dedim sıcak vs olursa binmek istemezsem. Veya bir kafeye gidersem yanıma alayım.

bir de araba filan alırsam da bagaja atılır diye düşündüm.

elektrikli de isterdim de ağırlaşıyor o bisiklet ve kendi kendini şarj eden yok pedal çevirirken.

sizce alınır mı üstte attığım veya tern

www.trendyol.com

alüminyum karbon olayına hiç girmiyorum. alüminyum harici pahalı maalsef
0
ShadowOfMoon
(20.08.21)
mekanik disk fren biraz nazlı diye biliyorum, arızasında falan uğraştırır. vfren iyidir bence ben olsam v tercih ederdim. yılda 1-2 kez de değişmez bence ya o kadar çabuk yıpranmıyorlar.
0
veritaslibertas
(20.08.21)
Pabuçlar yılda 1-2 kez değiştirilecek kadar hızlı aşınmıyor ki, v fren küçümsenmeye başlandı nedense son zamanlarda

Katlanır bisikletle yapacağın hız bellidir, v fren bunu hayli hayli durdurur
0
freebird5406_2
(20.08.21)
katlanır bisiklet kullanmadım ama bunlarda v fren pabuçlarının yılda 1-2 kez değişmesi gerekebilir. zira bu pisikletlerde teker boyutu daha düşük olduğundan aynı sürüş hızında normal bisiklete kıyasla teker daha yüksek hızda dönüyor. bu da frenleme sırasında pabucun daha çabuk yıpranmasına neden olabilir.

ancak fiyat farkı fazla olduğundan bence v alıp geçin. 1-2 yıl bakın, pabuç değişimi dediğiniz gibi canınızı sıkarsa disk fren taktırırsınız. çoğu bisiklette sonradan takılabiliyor çünkü.
0
shadowfollower
(20.08.21)
Disk frenlerin pabuçları da hemen hemen aynı sıklıkta değişiyor, çok daha pahalı ve değiştirmesi daha zor. O kısma takılmayın. Hidrolik disk frenler daha iyi duruş sağlar, yağmur çamurda daha az etkilenir. Asıl fark budur. V-frenin bakımı kolaydır, ucuzdur.
0
creepy
(20.08.21)
(5)

Psikoloji okunur mu?

liberal
Psikoloji okumak isteyen bir genç var. Bu kızımız mezun olunca iş bulma sıkıntısı yaşarım diye okuma konusunda kafası karışık, önerileriniz nedir?
Psikoloji okumak isteyen bir genç var. Bu kızımız mezun olunca iş bulma sıkıntısı yaşarım diye okuma konusunda kafası karışık, önerileriniz nedir?
0
liberal
(20.08.21)
iş bulma sıkıntısı var. ve mesleğimiz türkiyede kabul gören ve hakkı verilen bir meslek değil. ben pişmanım.
0
mikahakkinen
(20.08.21)
youtu.be

Sadece aileden zenginsen okunur
0
freebird5406_2
(20.08.21)
artık tıp ve iyi okulların iyi mühendislikleri dışında işsizlik yada asgari ücret garanti gibi bir şey. o yüzden ne okuyacaksa iyi okulda okuyup kendini geliştirmesi, program öğrenmesi, dil bilmesi şart.
0
candide
(20.08.21)
Mor bembombom+1.

Bir de psikoloji lisans okuyup bitirdikten sonra sürekli eğitimler almak, yüksek lisans yapmak vs gerekiyor. Bunlarin da sonu illa ki maddiyata bakıyor. Maddi olarak karşılayabilecek durumdaysa, eğitimler alırım, yüksek lisans yaparım, sürekli kendimi geliştirmeye çalışırım, dil öğrenirim, bölümü de çok seviyorum diyorsa okunur tabii. Bunları yapamam derse anaokulu ya da rehabilitasyon merkezlerinde asgari ücretin bir tık üstünde, çok da değer görmeden calisip durur. Mesleğin ilk yıllarinda herkes o yollardan geçiyor ama sonrası için eğitim ve gelişim şart. He devlete atanma ihtimali de var ama o eskiye oranla daha düşük bir ihtimal.

Ben bir yandan yüksek lisansıma, bir yandan eğitimlerime devam ediyorum. Bir yandan da çalışıyorum. Hem maddi hem manevi olarak yorucu ama sevdiğim iş bu olduğu için mutluyum. daha öncesinden iyi bir universiteden hukuk fakültesi mezunu olduğumu da ekleyeyim. Kısacası bunu ben istediğim için şikayet de etmiyorum.

Edit: tüm anaokullarini da kotulemeyelim tabii psikologa psikolog gibi davranan çok anaokulu da var. Benim çalıştığım kurum oyleydi mesela.
0
fraise
(20.08.21)
Zenginsen oku
0
Hallegadola
(20.08.21)
(12)

bir duyu organınız 10 kat gelişecek olsaydı hangisini seçerdiniz?

yazar yazmaz yazan yazar
GÖZ: 50 metre ötedeki yazıları bile görebileceksiniz. Renkler hiç olmadığı kadar canlı olacak.KULAK: uzaktaki sesleri bile çok iyi duyabileceksiniz. adeta bir kedi olacaksınız. Seslerden rahatsız olmayacak şekilde evrimleştiğinizi düşünün.BURUN: Bütün kokular 10 kat daha kaliteli ve yoğun.DİL: Bütün
GÖZ: 50 metre ötedeki yazıları bile görebileceksiniz. Renkler hiç olmadığı kadar canlı olacak.

KULAK: uzaktaki sesleri bile çok iyi duyabileceksiniz. adeta bir kedi olacaksınız. Seslerden rahatsız olmayacak şekilde evrimleştiğinizi düşünün.

BURUN: Bütün kokular 10 kat daha kaliteli ve yoğun.

DİL: Bütün yiyecekler ve içecekler 10 kat daha lezzetli geliyor. Tat alma duyunuz muazzam seviyede.

DERİ: Dokunma duyunuz 10 kat gelişmiş. Seksten aldığınız haz inanılmaz. dokunduğunuz her şeyi fevkalade hissediyorsunuz.

www.strawpoll.me
0
yazar yazmaz yazan yazar
(20.08.21)
Burun asla istemezdim. Metrobüste ter kokuları..... ama sadece güzel kokuları iyi şekilde alacaksam ok.
Yemekler daha lezzetli gelirse çok kilo alırım o olmaz.
Dokunma duyusunu da istemezdim.
Göz ve kulak arasında kaldım ama galiba kulağı seçerdim. Lens kullanıyorum, yeterince net her şey.
0
matilda
(20.08.21)
dil kilo aldırır, gerek yok +1
burun ve kulak lüzumsuz, şimdiki hallerinden memnunum.

göz ve deri arasında kaldım ama...
deri galiba.
hissetmeyi daha çok isterim sanki.
0
blatta hiberna
(20.08.21)
Göz ve deri arasında kaldım. Deri mesela sizin yazdıklarınızın üzerine hikayesini de anlatabilse nesnelerin kesin deri derdim.
0
SiyamkedisiZorro
(20.08.21)
Gözü seçtim pikaçu
0
Corpsebridee
(20.08.21)
Kulak, müzik konusunda ilerlerdim, ses mühendisi, besteci, ses tasarımcısı vs
0
freebird5406_2
(20.08.21)
Göz: Çok uzağı görmek vahşi doğada işe yarayabilir ama günümüzde her yer bina zaten uzağı görüp ne yapacağım bilemedim. Yeterli görüyoruz zaten. Çok gerekirse yanımda ufak bir dürbün taşıyabilirim ^^

Kulak: İlk başta buna atladım kesinlikle her şeyi duymak isterim diye ama bu açıp kapanan bir şey olmadığı için sürekli her şeyi işitmek bir yerden sonra kafayı yedirtebilir gibi geldi. Uzun süreler bu şekilde evrimleşseydik beyin bir şekilde normalize edebilirdi ama birden kaldıramam sanırım. Kaldı ki bunu da bir cihaz ile yapabiliriz. Yine de bir cihaz olmadan tüm fısırdaşmaları duymak, özel alan ihlalleri falan kulağa hoş geliyor :D

Burun: Şuan yeterli olduğunu düşünüyorum hiç fazlasını istemedim. Yine vahşi doğada işe yarayabilir ama günümüzde tehlikenin kokusunu veya bir mekanın, insanın kokusunu almamı gerektirecek, tanımamı gerekirecek bir şey yok gibi. İyi kokuyu da kötü kokuyu da fazla almak istemezdim :/

Dil: Bu az rastlanır bir şey.(Sanki diğerleri çok rastlanırmış gibi :P) İşe de çok rahat dönüştürülebilir. Yemek yemeyi severim kenarda dursun.

Deri: Seks ve haz deyince akan sular durdu basıyorum mührü
0
ananiyimioguz
(20.08.21)
6 numara miyop sahibi biri olarak görme duyusunu seçerdim sanırım.

Koku zaten ilgimi çeken bi şey değil pek.

İşitme de mehh yani çok iyi duymak fena değil de çok da işime yarayacağını sanmıyorum.

Tat baya aklımı çeldi aslında da yemek bağımlılığı ve kilo alma konusunda haklı arkadaşlar, kontrol etmek zor.

Dokunmanın seks dışında bi artısını göremedim, sıcak ve soğuktan da daha çok etkilenir muhtemelen dokunduğumuzda. Yani seks tabi büyük artı ama onda da bağımlılık riski var gibi :d

Görme iyidir ya uzaktan uzaktan her şeyi görmek isterim. Gözlüksüz hayat bile yeter bana şu an djdjdhd
0
nundu
(20.08.21)
tabi ki göz, bir mantis karidesi gibi 12 ana rengi, ultraviole ve kızılötesi ışığı görmeyi kim istemez… ya da bir şahin keskinliğinde kilometrelerce ötedeki nesneleri görebilmeyi…

aa şu gelen x mi? ikileminden, ipliği iğneden geçirme stresine, gece gökyüzündeki yıldızları seyretme lüksüne ve hatta olimpiyat stadında maç seyretme keyfine kadar türlü ayrıcalıkları var:)
0
bugisme
(20.08.21)
sanırım bu iyi bir şey olmazdı ama yan etkisi olmayacaksa göz.
0
ya ben lan neyse
(20.08.21)
kapatip acma tusu oldugu icin goz derim.

Kulagin iyi duymasi falan hep sikinti.
0
divit
(20.08.21)
goz. asla kulak degil. kulaktan biraz alip goze verilebilir.
haaa gelisince acma kapama dugmesi olacaksa kesinlikle kulak. duymamak istedigim zaman kapatmak istiyorum.
0
yoggi
(20.08.21)
Kulak ; ileri derecede duyma kaybım ve çınlama sesi var. Yok olmasını ve kedi gibi duyabilmeyi çok isterdim.
0
synax
(20.08.21)
(2)

02 Eylül'de Ankara'da gün batımı

jacque
https://tr.meteocast.net/forecast/tr/golbashi_2/Yukarıdaki linke göre gün batımı 19.15 gibi olacak ama bu saat güneşin batmaya başladığı saat mi yoksa artık hava kararmış mı olacak bu saatte?Akşam kızıllığını yakalamak için 19.00 iyi mi yoksa 19.30 mu diyelim?
tr.meteocast.net

Yukarıdaki linke göre gün batımı 19.15 gibi olacak ama bu saat güneşin batmaya başladığı saat mi yoksa artık hava kararmış mı olacak bu saatte?

Akşam kızıllığını yakalamak için 19.00 iyi mi yoksa 19.30 mu diyelim?
0
jacque
(19.08.21)
güneşin tamamının ufuk çizgisinin altına girdiği zaman oluyor batış zamanı. 18.45 diyin siz
0
amugochi
(19.08.21)
güneşin ufuktan kaybolduğu an 19.15

güneş battıktan ilk yarım saat sonra hava hala çok aydınlık olur, bir saat sonra kararır

fotoğrafçıların kullandığı gündoğumu ve batımındaki golden hour zamanlarını öğrenin, bunun için de uygulamalar var, ışığın en güzel olduğu vakitleri belirtiyor

androidde sun locator diye bir uygulama kullanıyorum bu parametrelerin hepsini gösteriyor
0
freebird5406_2
(19.08.21)
(20)

Bitcoinden 2013'e kadar haberi olup da almayan var mı?

ya ben lan neyse
en azından duymuş olup da almayanlar pişman mı?
en azından duymuş olup da almayanlar pişman mı?
0
ya ben lan neyse
(18.08.21)
Ben. Hem arkadaşımın da almasına mani olmuştum.
0
reactionic
(18.08.21)
ben, hala da almadım bana göre değil bence
0
basond
(18.08.21)
ben. hala da almadım. o zaman alacak param yoktu, şimdi ona ayıracak vaktim yok.
0
trajikomix
(18.08.21)
teknolojiyi takip ettiğim için duyuyordum biliyordum, o zamanlar üniversitedeydim cebimdeki 10 liranın bile gideceği yer belliydi temel ihtiyaçlar vs. ucu ucuna, elim rahat olsaydı sadece meraktan ve yeni bir şey olduğu için alırdım, bu muhabbeti de yapmayı sevmiyorum ama buraya yazdım :)
0
freebird5406_2
(18.08.21)
2013 gibi tanıştım. 2014-2015 yıllarında ufak ufak ticaret yapıyordum ve ripple, bitcoin alıp satıyordum. Daha sonra bıraktım. Pişman değilim ama tutsam iyiydi.
0
Depik
(18.08.21)
2012 yılında haberim vardı hatta dijital cüzdanım da vardı. tabiki belli üyelik ve anket vs davetiye görevlerini yerine getirmediğim için bitcoin kazanamamıştım bitcoin ile tanıştam sırf meraktan deep web black markt ne var ne yok derken türklerin kurduğu black markete kadar ugramıştım sonra ne mi oldu türk her yerde türktür misali sitede millet birbirini dolandırıyordu bende deep web işine fransız kalmayayım diye girmiştim açıkçası deep web'in balon ve abartılı olduğuna kanaat getirip ugraşmadım. taa o zamanlar black market vardı bitcoin geçiyordu
0
zanutsas
(18.08.21)
İlk kez 2013te duyduğumu hatırlıyorum. Ya da 2012. 2013'te Yurtdışına çıkarken arkadaşım Atatürk Dış Hatlarda bi bankanın(hangisi şu an hatırlamıyorum) atmsinden alınabildiğini söylemişti. Hatta alsam mı diye ikilemde kalmıştım.

zaman çok çabuk geçiyor.
0
2027
(18.08.21)
2015-2016 gibi oyun niyetiyle girdim. hiç satın almadım. reklam seyrettim, muslukları takip ettim. memnunum. keşke daha fazla üzerine düşseymişim.
0
sutlu nescafe
(18.08.21)
2007 gibi arkadaşım bahsetmişti. "Deep Web diye birsey var kanka, kiralık katil buluyormussun kanka. Ödemeyi de bitcoinle yapıyormuşsun kanka" şeklinde bahsetmişti. Pişman değilim. Zaten nasıl alınıyor bu bitcoin diye bir soru bile sormadım.
Ayrıca aynı arkadas 2007 yılında trivago tarzı bir site açmaktan bir de YouTube kanalı açmaktan bahsediyordu.
0
allah yazdiysa bozsun
(18.08.21)
ben 2012de alalım demiştim arkadaşa o da güvenmemişti. hep anlatır. o aralar 1 btc 120 lira mıydı 120 dolar mıydı neydi. dolar da 2 tl falan işte en fazla.
0
bass solo take one
(18.08.21)
Btc için konuşuyorum. O zamanlar bende çok vardı. Daha dogrusu o devirde kripto parayı bilen herkeste bol bol vardı ve yüzüne bakan yoktu. Unutmuyorum DeepWeb üzerinden bulduğum amerikalı bi elemandan MSN şifresini kıran bir program almıştım. Karşılıgında 2 btc istemişti. Ben de göndermiştim. O zaman 2 btc 30 dolar bile değildi. Üstelik TL şimdiki kadar dolar karşısında degersiz de değildi. O zaman ki sistem şimdiki kadar kullanışlı ve kolay değildi. Her zaman rahat ulaşamıyordun. Yani Sistemin şimdiki kadar stabilligi yoktu. Ha pişman mısınız derseniz o zamanın şartlarına göre düşünürsem değilim derdim. Düşünün cepte en son çıkan telefon olan iphone 5s vardı. İnternette sayfa açarken telefon ruhunu teslim ediyordu. Şimdi ki telefonlar bilgisayarlar ve binance. Her şey o kadar kolaylaştı ki
0
limonlu eksi
(18.08.21)
Benim haberim vardı da @freebird gibi öğrenciydim ve param ucu ucuna yetiyordu. 5-10 dolarlık bile alamadım. Ancak okulun sonuna doğru çalışmaya başlayınca 100 lira ile al-sat yapmaya başlamıştım.

Geçenlerde 2000 dolara yakın bir para olarak araba parasına kattım hepsini bozup.
0
chicha_v2
(18.08.21)
(bkz: bitcoin/@roket adam)

2013'te yazmışım bu entryi. almaya çalıştım o zaman ama rus sitelerinden falan alınıyordu, kredi kartıyla da almak çok zordu, o dönem almak dertti yani. pişman değilim çünkü alsam da birkaç katına çıktıktan sonra çar çur ederdim, gidip de 2021'e kadar beklemezdim muhtemelen :)
0
roket adam
(18.08.21)
ben 2016-17 gibi teze başladım BTC ile ilgili, sayesinde doktor oldum ama zengin olamadım :D
0
passion rules the game
(18.08.21)
ben 2013 sonlarında btcturk'ten almıstım, baya dip yaptı sonra. sonra btcturk işlemleri durduruyoruz diye mailler atmaya başladı ısrarla. bana kalsa bırakırdım ama paramı cekmem konusunda cok ısrarcı oldular:) o zamanlar 500 tl falan yapıyordu(2015 ya da 16 olmalı) şimdi hiç ellemesem dursa 30 litecoinim vardı. baktım 46bin yapıyor imiş
0
art vandaley
(18.08.21)
2milyon dogecoin'im vardi. 120 dolara mi ne satmistim. Hala arada bi cuzdana acip bakiyorum :)
0
brkylmz
(18.08.21)
ilk cüzdanımı 2013'de açtım. hatta bitcoin bile çıkartıyordum o zamanlarda fakat o zamanlarda çıkarması zor olduğu için bıraktım. ne aldım ne sattım.
0
false pretension
(18.08.21)
İlk duyduğumda 35$ civarındaydı, pişmanlığı düşün.
0
vampir akrep
(19.08.21)
24 agustos tarihinde btcturk'un kurucusu kerem tibuk bizim arkadaşlara sunum yapmıştı. Muhtemelen 110-120 doalr civarıydı. O sunuma gidemedim gitseydim muhtemelen 1.000 usd'lik yani 9 btc alırdım.

Zira o grupta borsacı arkadaşın önerisi ile 4 katı para kazanmıştım bir hisseden.

Bu da böyle bir anımdır :)

hatta o gruptan bir arkadaşla dahasonra buluşmuştuk ve 2.000 dolar oldu kaçtı gitti demişti.
0
liberal
(19.08.21)
hala çok erken değil mi? neden bu pişmanlık? düştükçe alın pozisyonları gençlique.
0
ehti
(19.08.21)
(5)

corona bulaş riski

art vandaley
aritmi şüphesiyle kardiyoloji servisine yattım birkaç gunlugune. yanımdaki hasta anjıyo olmus maske takamıyor, refakatcisi kızından rica ettim maskeye dikkat edelim diye. Allah rızası icin hiç sallamıyor. pencereye yakınım ama cok az acılan pencerelerden. aradaki perdeyi falan da çektim ama gerim ge
aritmi şüphesiyle kardiyoloji servisine yattım birkaç gunlugune. yanımdaki hasta anjıyo olmus maske takamıyor, refakatcisi kızından rica ettim maskeye dikkat edelim diye. Allah rızası icin hiç sallamıyor. pencereye yakınım ama cok az acılan pencerelerden. aradaki perdeyi falan da çektim ama gerim gerim geriliyorum.
soru: hastane perdesi koronadan korur mu? henuz 1. doz aşım var, 3 haftalık biontech
0
art vandaley
(18.08.21)
Bittiği yere kadar korur. Ama aynı oda kapalı ortam. Coronalı gelirse eninde sonunda bulaşacaktır.
0
colg fusion
(18.08.21)
Anjiyodan önce test olmuştur o. Refakatçisi maske taksın bişi olmaz inşallah
0
photo85
(18.08.21)
anjiyodan önce test yapılmıştır +1
0
freebird5406_2
(18.08.21)
yapılmamış dostlarım, sormustum zaten:( 2 doz sşnovac asılı da yanındaki 18lik çıtır çıtır aşısız:(((
0
🌸art vandaley
(18.08.21)
abi yaz mevsimindeyiz. d vitamini falan canavar gibi herkeste. meyve sebze bol. olacaksan da şimdi ol ki bağışıklık kazan.
0
bronz böcek
(18.08.21)
(8)

Soğuk kahve için şurup

hrvl
Merhabalar,Evde soğuk kahve yapmayı seviyorum. Ama o kahvenin acı tadını alacak bir şey arıyorum, hazır soğuk kahveler gibi olsun istiyorum. Karamelli ve vanilyalı şurup gözüme çarptı trendyolda. Hangisi daha iyi olur soğuk kahve için deneyen var mıdır?Soğuk süt, şeker, nescafe hepsini bir kavanozda
Merhabalar,
Evde soğuk kahve yapmayı seviyorum. Ama o kahvenin acı tadını alacak bir şey arıyorum, hazır soğuk kahveler gibi olsun istiyorum. Karamelli ve vanilyalı şurup gözüme çarptı trendyolda. Hangisi daha iyi olur soğuk kahve için deneyen var mıdır?
Soğuk süt, şeker, nescafe hepsini bir kavanozda çalkalayarak köpürtüyorum. İçine buz koyuyorum. Yaptığım tarif bu. Buna hangi şurup gider sizce :) Ürünler de aşağıda.

ty.gl
ty.gl
0
hrvl
(18.08.21)
"acı" tadı almak için karamel iyi bir tercih olmayabilir. vanilya daha iyi sonuç verecektir.
0
co2s2
(18.08.21)
Soğuk kahveyi bir de cold brew denen uzun ve soğuk demleme yöntemiyle deneyin, bu yöntem kahveyi yumuşatıp içindeki hafif karamel ve çikolata aromalarını canlandırır tabi şurup kadar tatlı olmaz fakat içilecek kadar yumuşatır

Youtubeda cold brew nasıl yapılır videoları çokça bulunmakta
0
freebird5406_2
(18.08.21)
Şurup yerine bir filtre kahve makinesi almanizi oneririm once. Ya da imkaniniz varsa espresso makinesi
0
Acil kan
(18.08.21)
@acil kan'a ek. hiç olmadı french press alın.
0
co2s2
(18.08.21)
süt ve şeker kattığın halde mi acı geliyor? ben biraz süt katsam bile artık kahve tadı kalmıyor gibi geliyor. alışmakla alakalı herhalde.

bu arada kahveyle fındık ya da hindistan cevizi süper oluyor bence. ama gereğinden fazla koyarsanız tadı kötü oluyor.
0
bohr atom modeli
(18.08.21)
findik +1
0
yoggi
(18.08.21)
bundan bi 10 sene once falan ben de takmistim bu suruplara :) o zaman starbucksin suruplari satiliyodu karamel ve vanilya almistim, bayagi iyiydi. karameli direkt kahveye koyuyodum, vanilyali olani da latte yaptigimda kullaniyodum, vanilyayi sutsuz olana bi yakistiramamistim.

cevaba ek olarak nescafe zaten basli basina daha aci bi tadi var jacobsa gore. istersen bi de jacobsu dene illa cozulebilir kahve istiyorsan.
0
e mice
(18.08.21)
@co2s2 french press var. Onda mı yapayım?
0
🌸hrvl
(19.08.21)
(2)

Hiç kokmayan ayakkabı yıkadıktan sonra kokmaya başladı

oldz
Nike revolution 5 ayakkabı giyiyorum ayakkabıyı makinede yıkadıktan sonra hiç koku yapmayan ayakkabı hem ayağımı hem kendini kokutmaya başladı. Eski haline nasıl döner?
Nike revolution 5 ayakkabı giyiyorum ayakkabıyı makinede yıkadıktan sonra hiç koku yapmayan ayakkabı hem ayağımı hem kendini kokutmaya başladı. Eski haline nasıl döner?
0
oldz
(18.08.21)
dönmez
0
anais
(18.08.21)
tam kurumadan giymişsin bakteri oluşmuş, ayakkabıda koku yapan şey bakteri oluşumudur, tekrar yıka ve watson gratis ya da başka marketlerde satılan bakteri oluşumunu önleyen spreyler var işe yarıyorlar
0
freebird5406_2
(18.08.21)
(5)

çok sıkı boxer almışım

duyurukullanıcısı
normal beden aldım ama baya sıkı ne yapmam lazım? 90 da falan yıkayayım mı?
normal beden aldım ama baya sıkı ne yapmam lazım? 90 da falan yıkayayım mı?
0
duyurukullanıcısı
(17.08.21)
boxerı normal bedenden büyük almak lazım ya. o açılmaz. anca giyersen sürekli bi derece ama zor.
0
jelly bear
(17.08.21)
Sandalyeye tersten geçirip gerdir bir iki gün kalsın gevşer belki
0
freebird5406_2
(17.08.21)
gitti gari o. xlyse xxl alacan.
0
mikahakkinen
(17.08.21)
yüksek ısıda yıkarsanız daha da küçülür yahu hahahah
kardeşiniz falan varsa verin o giysin.
0
candide
(17.08.21)
cok sicak suda yikanan boxer kumasina birsey olmaz ama lastikler "erir" yani istediginiz gevseklik yerine ipe donusmus bir lastik bulursunuz.
0
2oda1salon
(17.08.21)
(2)

Son kullanma tarihi geçmiş ilaç kullanımı

you shall not pass
Yanlışlıkla ilaçları karıştırmışım ve son kullanma tarihi 14 ay geçmiş enfeksiyon ilacı kullandım. Sonuna beyaz ışık olan tünele girer miyim?
Yanlışlıkla ilaçları karıştırmışım ve son kullanma tarihi 14 ay geçmiş enfeksiyon ilacı kullandım. Sonuna beyaz ışık olan tünele girer miyim?
0
you shall not pass
(17.08.21)
Girmezsin en fazla faydasını görmeyebilirsin etkisi azalmış olabilir hastanelik olmazsın
0
freebird5406_2
(17.08.21)
ilacın etkisi azalır,herhangi bir şey olmaz demişti eczacı sorduğumda.

ama tabi net bir cevap değil benimkisi.
0
drako
(17.08.21)
(1)

Bu ayakkabının modelini bilen var mı?

havadakarada
https://i.hizliresim.com/t34qzun.png
0
havadakarada
(13.08.21)
adidas duramo 8
0
freebird5406_2
(13.08.21)
(2)

Vizyonda izlenecek çok iyi bir film var mı?

Cremisi
Sinemaya gitmeyi özledim ama gittiğime değecek bir film istiyorum.
Sinemaya gitmeyi özledim ama gittiğime değecek bir film istiyorum.
0
Cremisi
(12.08.21)
yeşil şövalye fakat ağır bir film gitmeden önce hikaye hakkında fikir sahibi ol
0
freebird5406_2
(12.08.21)
Hepsini izledim, yok.
0
hasmetizm 2046
(12.08.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.