Hersey iyi guzel de, sivrisineklerden kafayi yemek uzereyim. Gun boyu rahat 100 sinek isirigina maruz kaliyorumdur. Sinirlerim bozulmaya basladin, nane limon kokulu dogal bisey aldim aka sadece 30 40 saniye ise yariyolar sonra yine hucum. Isime gucume odaklanamiyorum artik. Allahini seven bi care so
Hersey iyi guzel de, sivrisineklerden kafayi yemek uzereyim. Gun boyu rahat 100 sinek isirigina maruz kaliyorumdur. Sinirlerim bozulmaya basladin, nane limon kokulu dogal bisey aldim aka sadece 30 40 saniye ise yariyolar sonra yine hucum. Isime gucume odaklanamiyorum artik. Allahini seven bi care soylesin, bunlardan nasil kurtulcam?
0
cosmicgadin (05.06.24)
Doğal seçenek olmak zorunda değilse bizdeki off gibi spreyler var marketlerde/eczanelerde satılıyor. Onlar tüm gün değilse de sizin yöntemden çok daha uzun süre işe yarıyor.
0
chicha_v2
(05.06.24)
Siz benden iyi biliyorsunuz ama tekrar etmiş olayım. Isırıla ısırıla alışacaksınız ve bir gün rahatsız etmemeye başlayacak. O güne kadar bence kimyasal ürünlerle devam edin.
0
michael_knight
(05.06.24)
DEET oranı %30 civarında olan bir sprey alın, doğal şeyler hiçbir işe yaramıyor.
0
kobuzchu kiz
(05.06.24)
Camlara sineklik taksaniz bir dezavantaji mi oluyor? Hava akimini zayiflatmasi gibi.
ise yarayan tek sey vantilator oldu. rahatsiz olmuyorsan uzerine vantilator ruzgari vursun. ucamazlar onun ruzgarinda.
kimyasallar bende alerji yapiyor mesela. bi de orda yasayanlara da sor. en iyi onlar bilir. farkli bolgelerde yasayan sivrisinekler farkli olabiliyor, farkli evrimlesebiliyorlar. cibinlik de dusunebilirsin.
0
ermanen
(05.06.24)
Kapali yerde sorun yok ama icerde vakit gecirmiyorum. Bir sekilde ya konakladigim yerin bahcesindeyim ya da disarda.
0
🌸cosmicgadin
(05.06.24)
Lavanta yağını sulandirip vucut spreyi yapabilirsiniz. Sokulan yerlere de doğrudan oksijenli su uygularsanız kaşıntıyı alır
orta asya seyahati yapmış olan var mı? biraz fikre ihtiyacım var.
orta asya seyahati yapmış olan var mı? biraz fikre ihtiyacım var.
0
cosmicgadin (05.06.24)
kendi dillerinden veya rusça'dan ifadeler / kelimeler bilsen iyi olur. ingilizce konuşan pek olmuyor.
0
ermanen
(05.06.24)
Vizesiz. Türkçe konuşarak gezebilirsiniz. Hemen hemen bütün post sovyet ülkelerinde olduğu gibi İngilizce bilen yok ihtiyaç da yok zaten (istisnalar kaideyi bozmaz) Özbekistan'da Rusça konuşulmuyor. Fiyatlar oldukça ucuz Özbekistan daha ucuz. Kazakistan'da Rusça günden güne tesirini yitirse de büyük şehirlerde Rusça konuşuluyor. Kazakistan'da da Türkçe konuşarak sıkıntı çekmezsiniz. Bizdeki ''Y''leri ''J'' harfine çevirirseniz kolaylık olur. Yol = Jol, Yok = Jok, Yer = Jer gibi. Özbekistan'da gezilecek çok yer var bu yüzden yazmaya ihtiyaç duymuyorum fakat Kazak Türkleri yerleşik hayata 18. Yüzyılın sonlarında geçtikleri için çoğu şehri SSCB döneminde inşaa edilmiş yapay şehirler dolayısıyla her şehirde tarihi yapı yok. Kültürel maksatlı olarak Almatı ve Türkistan (Ahmet Yesevi Türbesi Türkistan'da) şehirlerini gezebilirsiniz. Başkent Astana sonradan kurulmuş bir şehir olduğu için tarihi bir yapı yok. Akdağ (Aktav) şehri çok güzel deniz kenarında doğal güzellikler açısından ziyaret edebilirsiniz. (Mangıstav kanyonu) Akdağ'dan Bakü'ye feribot seferleri var fakat 4 yıldır turistik geçişlere kapalı eğer açılırsa Akdağ'dan Bakü'ye feribotla geçebilirsiniz.
Biz pek düşünemiyoruz. Ben 30, eşim 32 olacak ama mantıklı gelmiyor. Aslında ben evlenmeden önce daha yakındım. Yani ileride çocuğum olur, babalık ve hatta dedelik hislerini yaşamak isterim diye düşünürdüm. Evlendikten sonra ülke, dünya, ekonomi, çevre vs. yüzünden ben de biraz uzağım ama eşim mesel
Biz pek düşünemiyoruz. Ben 30, eşim 32 olacak ama mantıklı gelmiyor. Aslında ben evlenmeden önce daha yakındım. Yani ileride çocuğum olur, babalık ve hatta dedelik hislerini yaşamak isterim diye düşünürdüm. Evlendikten sonra ülke, dünya, ekonomi, çevre vs. yüzünden ben de biraz uzağım ama eşim mesela kendini bildi bileli istemiyormuş, hala istemiyor. Oturup biraz konuştuk, biraz bencil olmak gerekiyor gibi geldi. Pek mantıklı bir sebep bulamadık.
- Olaya ilkel bakamıyoruz. Yani türümüzün devamlılığı gereği doğurmak gerekir falan diye düşünmüyoruz, öyle bir durum söz konusu değil zaten şu an. Hatta nüfus artışı dünyayı felakete sürüklüyor. Millet neden tavşan gibi ürüyor anlamıyoruz.
- Yine ilkel gelen bir görüş, nasıl ki eskilerde "boşanma" gibi bir kavramın olmadığı gibi, "çocuk yapmama" gibi bir bilinç de yokmuş gibi geliyor çoğu insanda. Yani toplumsal olarak evlenince = çocuk yapılır gibi öğrenilmiş bir kalıplaşmış düşünce var. Kültürel ve dini olarak da bakıyor kimi. Çevre baskısı da had safhada. Bizde böyle şeyler de yok.
- Yine kırsal bir kafayla düşünüp, ya işte çocuk evin neşesidir dolansın ortalıkta, hem bağa bahçeye yardım eder, ne kadar çok çocuk, o kadar iyi. Birlikte büyürler gibi bir olayımız, düşüncemiz de yok. Zaten çok ilkel ve kontrolsüz bir üreme düşüncesi gibi geliyor. Çocuk sayısı arttıkça, çocuklar üzerine düşen refah azalıyor çok çok zengin değilse aile.
- İnsanın anlam arama ihtiyacı. Geçenlerde yaşarken çok boş oyalanmıyor muyuz gibisinden varoluşsal bir soru sormuştum. Öleceğini bilmek ve anlam arayışı zor bir süreç insanoğlu için. Bana çözüm olarak bir kaç kişi çocuk yap demişti. Belki bu bir çözüm olabilir. Fakat bunu yaparsam annelerimiz babalarımızdan ne farkımız kalıyor diye düşünüyorum. Onlar da büyük ihtimalle hayatı yaşamak için bir anlam bulamıyorum bari kendimi çocuğum üzerinden gerçekleştireyim diye düşündüler. Onlar için yaşadılar. Sonra da bişey olsa "yemedim yedirdim içmedim içirdim" diye başlarlar. "Ben kendim yaşamadım sen düzgün yaşa diye" diyerek yakınırlar. Yahu yaşasaydın kardeşim. Biz yaşamayı tercih edenlerdeniz. Bir çocuğa hayat adanması gerekliliğine karşıyız. Asgari düzeyde ayırırsın, ama hayatı kendin için yaşarsın. Ki ben, biz çocuk yapsak bile yine gezeriz tozarız diye düşünüyorum o kadar da paralatmayız kendimizi ama belli de olmaz. Çocuk büyüyüp ailesine dönüp bakınca kendini onun için heba etmiş bir aile görünce mutlu olmuyor ki. Çocuk en başta, birbirini ve hayatı seven ebeveynler görmek istiyorum.
Yani sonuç olarak bencilce bir yaklaşımla, sırf anlam arayışın için çocuk dünyaya getiriyorsan, bu hiç mantıklı gelmiyor. Çocuk sevme ihtiyacı için veya birinin sana bağlanması, sevilme ihtiyacın için vs... Hem belki çocuk sevmeyecek bu dünyayı veya seni.
- "Filmi bırak, peki çocuk olmuş mu?" Çocuk belki senin görüşlerini benimsemeyecek. Benimsemek zorunda değil belki biz özgür yetiştirme taraftarı oluruz ama aşırı aykırı davranacak belki. Hiç istemediğin bir yola sapacak. Sen ne kadar eğitim verirsen ver, görgü öğretirsen öğret dış dünyadan iyice soyutlanacak çocuk. Akran zorbalığına uğrayacak. Herkes aynı eğitim ve bilinç düzeyinde eğitmiyor ki çocuklarını. Sen ne yaparsan yap internet ve arkadaş çevresi sağ olsun beyinleri yıkanacak cocukların. Sana efendiyi oynayacak ama dışarıda bambaşka biri olacak belki. Ama sen kendi çocuğun diye yakıştıramayacaksın onu hep masum ve tatlı çocuğun, güzel kızın, aslan oğlum olarak gibi göreceksin. Ama belki pisliğin teki olacak. Veya aptalın teki olacak. Çocuk istedimiz gibi oluyor mu? Sanki bazen ne yaparsak yapalım olmuyor. Bunlar uç örnekler ama alınan sorumluluğun farkında mısınız?
- Kelebek etkisi. Siz nasıl yetiştirseniz yetiştirin. Yeni gelişen bir canlıya (çocuğa) uyguladığınız en ufak bir yanlışı, çocuk psikolojisiyle ödeyebilir. Başkası, çocuğunuzun büründüğü karakter veya huy yüzünden ödemek zorunda kalabilir. Çocuk, kendine zarar verebilir. İş yerindekilere kötü veya aşırı iyi davranabilir. Eşine ve çocuklarına karşı kötü veya aşırı iyi davranabilir (zarar göreceği düzeyde).
Yani "doğru" çocuk yetiştirmek ne demek? Bence böyle bir şey yok. Nasıl yetiştirirseniz yetiştirin, en ufak bir aktarılan bilginin sonucunu çocuğunuz yüzünden diğer canlılar çekecek. Bu iyi de olabilir kötü de olabilir. Çok iyi yetiştirirseniz kendi zarar görebilir, kötü yetişirse başkaları zarar görebilir. Yani etkisi zincirleme olarak etkileşim kurduğu tüm diğer canlı ve cansız varlıklara aktarılmış olacak. Bunun sorumluluğunu nasıl alabiliyorsunuz?
İşte ben annelik-babalık duygusu tadıcam, çocuk sevicem, ay birisi bana anne veya baba diyecek düşünsene *_* diye bencilce baktığınız bir olayın altındaki sorumluluğun büyüklüğünü görebiliyor musunuz? Bence çok fazla. Çocuk belki dünyayı görünce lanet olsun ne biçim yere geldim diyecek. İntihar edebilir, hassas bir kalbi olabilir sürekli depresif bir halde dolanabilir. Kendi doğrularınızı, kendi dininizi aktardınız diye aslında olabileceğinden, yani potansiyelinden daha kötü şartlarda büyüyüp ölebilir. Veya sizin gerçekliğinizden çıkıp dış dünyayı görünce sizden uzaklaşabilir.
Gerek var mı oyuna bir karakter daha sürmeye?
- Dış dünya tehlikesi. Çocuk her an bir savaşa, virüse, kimyasal bir saldırıya maruz kalabilir. Tecavüz edilebilir, vurulabilir, bıçaklanabilir, psikolojik sorunlar yaşabilir, dayak yiyebilir, veya bunları başka birine uygulayabilir. Dışarısı, aklı başında bir insanın pek de yaşamayı isteyebileceği bir yermiş gibi durmuyor. Ona nasıl koruma garantisi verebiliyorsunuz veya başına bir şey gelse, o sorumluluğu kaldırabilecek güçte misiniz?
Gibi gibi sebepler aklımızda dönüyor...
Edit: İmla.
0
ananiyimioguz (23.05.24)
Bencilce olabilir. Ama doğal ve insani, bencillik de doğal. Sorumluluk da büyük evet, ama kendi adıma sorumluluk almayı severim. Ya ben bu adamın çocuğumun babası olmasını istiyorum dediğim biriyle tanışsaydım çok net anne olmak isterdim bi 10 sene içinde. Birine o kadar güvenmek bana asıl zor gelen kısım. Neyse nihayetinde bir insan yetiştirmek, beraber büyümek öğrenmek, hayatı deneyimlemek, birini kendinden çok sevmek falan çok fantastik duygular, deneyimler. Yaşamak lazım diye düşünüyorum. Ama hayatın amacı da değil. Çocuk güzel bi lüks bence, fakat ihtiyaç değil. Olsa da olmasa da hayat güzel olabilir, kişiye bağlı.
0
nic cage
(23.05.24)
Yapmiyoruz. Cevremdeki evli ciftlerde de oran yari yariya. Yani yarisi cocuk sahibi oldu ya da olmak istiyor, yarisi hic cocuk istemiyor.
0
sertac akin
(23.05.24)
Mantıklı düşünürsen zaten çocuk işine girmezsin, biraz dürtüsel bir karar. Benim oğlan 2 yaşına geliyor ben daha babalığı yeni anlıyorum. 2 senedir aralıksız ağlıyordum niye yaptık diye ama şimdi uyurken bile özlüyorum, garip bir durum. Mantık aramaman lazım bu işte.
0
mirty
(23.05.24)
Kimse bu kadar düşünerek mantık çerçevesine oturtup çocuk yapmıyor. Bu kadar düşünen yapmaz zaten. Nefes almak, yemek yemek, seks yapmak gibi bir şey çocuk yapmak da. Hayatta kalma içgüdüsünün bir sonucu, kendini çoğaltarak ölümsüz olma çabası. Hatta bu yüzden, mantık çerçevesinde düşünüp çocuk yapmamayı seçmek bir nevi pasif intihar gibi geliyor bana. (Ben de yıllardır antinatalistim)
0
duguit
(23.05.24)
denildiği gibi insanlar istediği için yapıyor direkt bir somut nedeni yok. evlat sahibi olmak anne baba olmak için yapıyorlar.
o kadar düşünen yapmaz zaten +1, yapanlar da o kadar düşünmüyor. sizin için gerek yoksa yoktur. yapana gerek var mıydı diye soramazsınız.
ben de istemiyorum mesela.
0
jülsezar
(23.05.24)
Çocuk sahibi olmak, yeme gibi, içmek gibi biyolojik bir ihtiyaç. Hayatın doğal akışı. Maddi sebeplerle olsun, zamanın modasıyla olsun istenmiyor olabilir. Bu yaşlarda hissedilmiyor olabilir ama travması, yaşam kalitesine olumsuz etkisi, psikolojik sorunları inanın ilerleyen yaşlarda üzerinize çökecektir.
0
Mirket
(23.05.24)
Ekonomik durum iyi değilse cehalet faktörü etkili. Toplum baskısı da var.
Her şey yerindeyse ekonomik durum vb gibi kişisel tercih. Ama evlilik ve çocuk fakiri daha da fakirleştirir.
0
ferenc
(23.05.24)
insanlar cocuk yapiyor cunku bu bizim dogamizda var. boyle hayvansal icguduleri beyaz yakali yaklasimlariyla irdelemek asiri manasiz. cocuk yaparsin ve genlerini aktarirsin cunku bu bizim (dunyada yasayan canlilarin) kodlarimizda var. bu kadar bunun cevabi.
0
bohr atom modeli
(23.05.24)
Ben de şu an 32 yaşındayım ve anne olmak istemiyorum ama çevremde o kadar çok kişi anne olmazsam pişman olacakmışım gibi hissettiriyor ki kabul etmekte zorlansam da etkileniyorum ve bazen "ya sonra keşke dersem" diye düşüncelere gark oluyorum. istememe nedenim de tamamen sorumluluğundan. kendim kadar çok önemseyeceğim bir varlık kim bilir başına ne dertler açacak hastalanacak üzülecek vs vs seni tasalandıracak diyorum. Baskın olan hissiyatım yapmamak yönünde. Yaparsam bencilce olsa da merak duygum olabilir. Ama işin garibi de dışarıda gördüğüm çocuklar olsun kendi yeğenlerim olsun inanılmaz seviyorum ve çoğuyla fazlasıyla ilgileniyorum. Yani anaç yapım yok demiyorum ama kaygılarım ağır basıyor.
çocuk yaptıktan sonra pişman olunca vazgeçebilme hakkımız olsaydı keşke sgjskgksjg
0
Kediyi üzdün
(23.05.24)
@bohr atom modeli, hocam zaten türümüzü diğer hayvanlardan ayıran özellik frontal lobumuzun gelişmiş olması değil mi?
Yani zaten düşünmek ve sorgulamak üzere evrimleşmiyor muyuz?
Hala hayvansal iç güdülerle yaşayacaksak evrimimize haksızlık etmiş olmuyor muyuz?
Tamam ben de hala ilkel olduğumuzu düşünüyorum çoğu yönden ama en azından bir şeyleri yaparken sorgular seviyeye gelmişiz. Kodumuzu aktarıcaz diye düşünmeyelim mi ulan 1dk kodumu aktarıcam ama gerek var mı? İhtiyaç var mı? Herkes kodunu bilinçsiz aktara aktara dünya bu hale geldi zaten demeyelim mi?
O zaman ilkel dürtülerle aile kavramını da hiçe sayalım, birbirimizin üstüne atlayalım. Ne de olsa kodlarımızda vardır o da bir yerlerde.
0
🌸ananiyimioguz
(23.05.24)
Çocuk bakmak aşırı zor bir mesela. Eşini artık çok da sevmiyorsan mesela çocuktaki eşine benzer tarafları görüp çocuktan soguyabiliyorsun bile yer yer. Yeğenimi çok severim normalde, çok da sabırlıýım çocuğa karşı. Ama babasına gıcık olduğum zamanlarda "Baban ne ki sen ne olasın" diye kuruluyorum üç yaşında çocuğa. Bir de ne kadar minyatür bir insan da olsa çocukla frekansınız uymayabiliyor. Sen çok sakinsen hareketli çocuga sinir oluyorsun, ikili diyaloğa giriyorsunuz :p Bir dönem ilkokul öğretmenliği de yapmıştım, oradaki deneyimlerimi de katarak anlatıyorum. Ama günün sonunda sosyopat değilsen ya da çok ciddi bir bunalım geçirmiyorsan barısiyorsunuz, öpüşüp koklasiyorsunuz. Gormediginde özlüyorsun, hayatının merkezine koyuyorsun. Yukarıda bir arkadaşın dediği gibi bu zamanın argümanlariyla işin içinden çıkamıyoruz. Olacağı varsa oluyor, sen de uyum sağlıyorsun duruma.
0
sekizdokuzon
(23.05.24)
Valla ben yazdıklarını okumaya üşendim. 29 yaşındayım. Ekonomik olarak durumları biraz daha toparlayınca 30ların başında falan çocuk yapmayı düşünüyorum yani sağlık sorunu yaşamazsak. Sebebi yok sadece anne olmak istiyorum, karnımda bebek taşımak böyle emzirmek onu büyütmek bir şeyler öğretmek beraber deneyimlemek vs bunları merak ediyorum. Merak duygumu tatmin etmek için çocuk istiyorum. Tabi ki kendi mersk duygum için çocuk yapayım derken onu perişan etmek de istemem tabi ki. Maddi manevi yeterli hissettiğim zaman yaparım bunu.
0
turuncu tonlarda
(23.05.24)
Tam olarak bahsettiğiniz sebeplerden dolayı yapmıyoruz. 32 yaşındayız, 2 yıldır evliyiz ve çocuk fikrine o kadar uzağız ki, uzak kelimesi bile yakın kalır. Zaten şurda kalmış bir bu kadar daha ömrüm, onu da çocuk derdiyle mi geçireceğim zaten? O kadar dertsiz tasasız bir hayatım olursa da çocuk yapmak yerine gezer tozarım. Evde kronik rahatsızlığı olan bir kedimiz var, gözümüz sürekli üstünde. Sırf 1-2 gün uzaklaştığımız zamanlarda aklımız kalmasın diye eve bebek kamerası bile aldım, arada açıp bakıyorum napıyor keyfi yerinde mi diye. Kedinin bile üstüne bu kadar düşerken, hastalandı mı diye gözünün içine bakarken, kendimden olan bir canlıya karşı olan stresimi düşünemiyorum bile. Ülke şartları falan da cabası tabi.
Çevremde "evimi aldım, arabamı aldım, mesleğimi garantiledim. evlenirsem çocuk yaparım çünkü insana hayatta bir amaç lazım" düşüncesinde olan tanıdıklarım da var. Neresinden baksan hastalıklı ve bencil bir düşünce bu bana göre. Sırf kendine amaç olsun, oyuncak olsun, saçma sapan varoluşsal sancılarına derman olsun diye dünyaya bir canlı getirmek büyük bencillik.
Ayrıca "genlerimizde var, üremek için yaşıyoruz" düşüncesi de bu bencilliğe uydurulmuş bir kılıftan başka bir şey değil bana göre. Genlerimizde üremek varsa, kafamızın içinde de beynimiz var. Neyin ne olduğunu sorgulayıp karar verebilme, muhakeme edebilme yeteneğine sahibiz. Şimdi ben çocuk yapmak istemiyorum diye insanlıktan mı çıkıyorum bu durumda yani... Teallam.
0
pianeta
(23.05.24)
Valla ben dünyaya katkım olsun diye yaptım. Çok iyi bir insanım üstelik müthiş zekiyim. Boşa gitmemesi gereken genlerim vardı. Hep saçma sapan insanlar çocuk yapıp dünyayı daha kötü bir hale getirmesin, ahlaklı düzgün yetişmiş iyi kalpli insanlar da olsun gelecekte diye istedim.
İleride 3 4 tane daha düşünüyorum. Maddi olarak imkanım olursa tabi.
0
Gradient_tabanlı_mor
(23.05.24)
@Gradient_tabanlı_mor, gen aktarımının öyle cımbızla seçerek olduğunu düşünmüyorum da, diyelim ki oldu ve çok zeki, çok yakışıklı/güzel bir çocuk dünyaya geldi. Gayet aklı başında, efendi, saygılı vs. oldu.
Dünya bu özellikleri mükafatlandıran bir yer mi?
Diyelim ki sıyrıldı, mükafatlandı, soruyu şuradan sorayım, dünya bu çabaya değecek bir yer mi?
Dünyadaki en zekilere baktığımız zaman genelde kullanıldıklarını görüyoruz. Çok azı şanslı oluyor. Sistem kaşıkla verip kepçeyle alıyor.
Ayrıca cahiller, eğitimsizler çok fazla ürüyor böyle gitmesin terazinin diğer tarafına biraz bastıralım diye çocuk yapılınca çocuğa haksızlık olmuyor mu uğraşacağı insanlar, yani kötü diye gösterdiğimiz taraf daha çoğunlukta.
Mesela ben aksine, kendimiz gibi bir toplum veya ortam varsa oraya çocuğu koyarım.
Pakistanın orta yerine zeki ve bilinçli bir çocuk koymam mesela. Ona da yazık. Haksızlık. Ama norveç e koymak isterdim. Tr nin durumu da pek iyiye gitmiyor kötü tarafın doğum hızlarına bakılırsa.
0
🌸ananiyimioguz
(23.05.24)
bu kadar dusunen yapmaz +1
su an 33-37 yaslarindayiz, 6 senedir evliyiz, henuz cocugumuz yok.
insanlar cocugu tamamen hayattan beklenenler o yonde oldugu icin yapiyor. okula git --> is bul/kur --> evlen --> cocuk yap, model bu. kimse cocuk yaparken "insanlik devam etsin, turumuzun devamliligi" gibisinden seyler dusunmuyor. bu kadar dusununce okula gitmek de mantikli olmayabilir mesela.
dediginiz gibi, eskiden tarlada calisacak adam vs gibi is gucu alaninda ise yaramis epeyce cok cocuk sahibi olmak. bugun tarlasi olan az, sehirde yasamin da kendince finansal guclukleri var, hayat kalitesi tartisilir. ancak:
cocuk buyukmek eglenceli keyifli bisey, minicik beyinleryle biseyleri kesfetmeleri, akil etmeleri, oyun oynamalari, sizin hayatta akliniza gelmeyecek sorular sormalari vs epey keyifli. buyumesinde, dunyayi kesfetmesinde, kendini kesfetmesinde destek olmak, yol gostermek guzel seyler. bundan mahrum kalmak istememek gayet gecerli bir sebep.
diger yandan insanlar yaptiklari degil yapmadiklari seylerden daha cok pismanlik duyabiliyor, bu da bir baska sebep. 20-30lu yaslarda cok dert etmiyoruz ama hic 50-60 olmadik, tam olarak bilmiyoruz o yaslarda neye nasil ihtiyac duyabilecegimizi.
ayrica, cocuklar buyudukten sonra onlarin kurdugu ailelerle kalabalik olmak, arada birlikte biseyler yapabilmek, yanliz kalmamak, hastalikta yaslilikta cenazede davalik durumlarda vs samimiyetle siginabileci insanlar olmasi yine bir baska sebep.
zamanin "cocugu" olarak ben bugun ailemden uzakta yasiyorum oyle cok aman aman birlikte biseyler yapmiyoruz ama gercekten bir ihtiyac oldugunda atlayip gidebiliyor olmam, genel olarak varligim ailem icin guven verici bir durum. anneme kalsa en buyuk pismanligi daha cok cocuk yapmamis olmak.
dediginiz riskler elbette var, benim de kisisel olarak cocuk konusundaki en buyuk cekincem "ya buyudugu zaman cok stresli bir hayati olursa, ya anksiyetesi olursa, ya depresyonda olursa, ya intihar etmek isterse, ya kanser olusa, ya yatalak olursa" gibi seyler. tamam sorumluluk da istemiyroum belki ama erken cocukluk sorumluluklari citir cerez kaliyor bunlarin yaninda.
diger yandan bugun yetiskin insanlar olarak hepimizde belli bir olcude depresiflik, ankiyete bozukluklari fln var; cesitli hastaliklarla ugrasiyor, issiz kaliyoruz, sevgilimiz terk ediyor, dolandiriliyoruz, basimiza sacma sapan olaylar geliyor uzuluyoruz vs ama bir sekilde bunlarla basa cikmayi ve yasamayi ogreniyoruz; hayatin bir parcasi aslinda hepsi. ayni sekilde cok guzel yemekler yiyouz, sevdiklerimizle 2 kadeh tokusturuyoruz, konserlerde bagira cagira sarkilar soyluyoruz, gezip egleniyoruz. cesitli tibbi desteklere erisimimiz de gittikce kolaylasiyor. o yuzden biz bugun yetiskinler olarak bir sekilde var olabiliyorsak, hayatimizda biseyler yolunda gidiyorsa ve intihar etmiyorsak demek ki var olmak o kadar da kotu bir sey degil.
sonuc olarak konu gerek olup olmamasi degil, konu sizin bireysel olarak cocuk buyutmek istiyor olup olmamaniz.
0
taurina
(24.05.24)
Çocuk yapma kararı mantıkla verilen bir karar değil, duyguyla verilen bir karar. Mantıklı düşünürseniz evet sorumluluğu, yorgunluğu, özellikle küçük yaşlarda ihtiyacı olan dikkati verebilmek için kendinizi bile kaybetmeniz, vs. birçok olumsuz yanını bulabilirsiniz. 2 yaşında çocuğu olan bir anne olarak da bunların hiçbirini reddetmem. Ama dünyaları verseler de oğlumu değişmem.
Ben hamileliği bile çok sevmiştim. Ki çocuk yapma düşüncesi yapana kadar çok kafamı meşgul etmemişti bile. Karnımda minicik bir mercimek tanesi kadar olan bebemin şimdi bıcır bıcır konuşmasını duymak, karakterinin geliştiğini izlemek, büyümesine tanık olmak inanılmaz bir şey.
Bencil insan çocuk sahibi olmaz bana kalırsa, olursa da çocuğu hakkıyla yetiştiremez. Yemeyip yediren, uyumayıp uyutan bir anne veya baba nasıl bencil olabilir ki?
0
gmzo
(24.05.24)
@ gmzo, pek katılamıyorum. çocuğun kendisi zaten bencilce geliyor. çocuğa bakıyor olmak insanın eksik yanlarını besleyen bir şey, o durumu bencil olmamakla açıklayamayız.
François de La Rochefoucauld ve Sigmund Freud'un savunduğu şöyle bir görüş var;
"İyiliklerimizin çoğu, kötülüklerimizi gizleme sanatıdır." İnsanların yaptığı iyiliklerin bile aslında kendi kötü yönlerini ve çıkarcı doğalarını gizlemek için bir araç olduğunu söylerler.
"İnsanların yaptığı iyiliklerin çoğu, şeref ve erdemden çok gururdan kaynaklanır." İnsanlar güzel şeyler yaparken bile aslında gururlarını tatmin ettiklerini ve kendilerini daha iyi hissettiklerini öne sürerler.
"Narsisizm" Freud, insanların birincil ve ikincil narsisizm olarak adlandırdığı kavramlarla, kişinin kendi benliğine duyduğu sevgiyi ve bu sevginin nasıl dışa vurulduğunu açıklar. Bu bağlamda, birçok iyilik ve yardım davranışının aslında kişinin kendi narsistik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapıldığını öne sürer.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
ben bekarım evlensem de hem ülke şartlarından hem şahsi ekonomik gücümden ötürü yapmak istemem. ancak milyon dolarlık bir topçu, aktör falan olsam en az 5 çocuk falan yapardım herhalde. harika bir kendini tamamlama aracı çocuk, paran çoksa eksilerinden mümkün olduğunca az etkilenirdin artılarını çok daha fazla yaşardın. çok iyi bir hayat yaşatacağın garanti olurdu zaten o yüzden bencillik değil tam tersine sahip olduğun iyi yaşamı paylaşmış olurdun. ülkede yarın bir gün iç savaş çıkıp millet değneklerin ucunda komşusunun kellesiyle gezse bile iyi hayat yaşayacağı garanti olurdu para böyle bir şey maalesef. ama ortalama beyaz yaka olarak türkiye'de çok zor bir kere muhakkak koleje gönderecek paran olmalı şu meb müfredatında çocuk mu yetiştirilir. bu bencillik olur bence de. avrupa'da bir orta sınıf olsaydım da eşle gezme tozma işlerinden sıkılma hissine gelirsek düşünebilirdim yok bizi kesmiyorsa bir türlü gezmek tozmak gene yapmak istemezdim herhalde.
0
semaforo de medianoche
(24.05.24)
bu inanç gibi bişey. Kalbin/beynin neye yatkınsa onu görürsün. Senin dediğin gibi, kendi genlerinden kendine benzeyen bir varlık yaratıp yetiştirmeyi müthiş bencil egoist bir şey olarak da görebilirsin, bir annenin yazdığı gibi 'kendimizi düşünmeyip onu yetiştiriyoruz bu nasıl bencil olabilir' diye de görülebilir.
Bu arada dünyanın gidişatına bakmak vs. yalan. Evet nüfus çok ve dünya kötüye gidiyor ama belki de en barışçıl çağdayız (tabii üçüncü dünya savaşı geliyor olabilir, gelmiyor da olabilir). Ben mesela üreyen ve üremeyen kesimi görünce "biz üremeliyiz yav" diyorum. Dünyayı b*k eden şeylerden biri de bu çünkü. İngiltere'de çocuklara en çok konulan isim Muhammed'miş. Neden acaba :D Türkiye'de de 20-30 yıla kimler iktidarda olacak tahmin etmek zor değil. Bunu sorgulayan insanlar yeterince üremezse hayatını belirleyen kararları hiç sevmediğin insanlar alacak (demokrasi yönetimi kaldığı sürece). Fakat bu da bencil ve "oy içi mi çocuk yapıyoruz yav" dedirtecek bişey. Bence zaten çocuk yapmak saadet zinciri gibi bişey. Sistemin devamı için üremek gerekiyor, yeterince genç olmazsa emeklilik sistemi bile çöküyor :D
0
nhk ni youkosu
(24.05.24)
@ thetruenorthstrongandfree, sizin şartlarınızda çocuk yapmak değil yapmamak ayıp olurmuş, o şartlarda çocuğa iyi bir ortam sunamayacağım diye kaygılanmayız ki. Verebileceğiniz imkanlar ve çevre bu düşüncemizi etkiler tabii ki.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
1 - bayragi ilerde birine devretmek icin
2 - her di$i hayvan mutlaka bir kere dogurmali, buna insan da dahil. annelik duygusunu yasamamis bir kadin yasliliginda sikinti ceker, cevremde gordugum yasini almis ve dogurmamis kadinlar sikintili, yerine kedi kopek kaplumbaga falan koymaya calisiyorlar ama yetmiyor.
0
cooperr
(24.05.24)
Bu kadar detayli dusunmek cok sacma. Hepimizin genlerinde var. Hayvanlar niye uruyor? Onlara ne faydasi var? Zarari bile var ugrasiyorlar ediyorlar gida bulup besliyorlar vs. Insanlarin ureme sebebi de bu kadar basit. Boyle kodlanmisiz.
0
The_Lollok
(24.05.24)
@ The_Lollok, hayvanlar neden ürüyorlar? bölünme, çoğalma, üreme canlılığın temelinde var. evrimsel sürecin başlama nedeni. bu konuda yetenekli olmayanlar tarih sahnesinden elendiği için günümüzdeki hemen her canlı üreme konusunda yetenekli ve iç güdüsel olarak hazır hale evrilmişler.
Fakat biz insanlar şu an neyin neden olduğunu ve nasıl çalıştığını az çok kavrayabiliyoruz.
Aklımızla düşündüğümüzde, insanlığın günümüzde üremesini gerektirecek bir sebep yok ki? Korunma yöntemlerini neden çıkardık, kontrol altına almak için. Veya hiç ürememek için. Soyumuz tehlikede, çoğalmamız lazım gibi sebep de yok.
Mesela hayvan çiftleştirince hayvanseverler hemen kızarlar ya "Sokakta bir sürü hayvan var kardeşim ne diye hayvan çiftleştirip onları alıyorsunuz veya sahiplendiriyorsunuz!!!" diye.
Ama sen niye ürüyorsun bir sürü kimsesiz çocuk var sahiplen dediğinde kalırlar öyle. İşte ama bağ falan... derler. Bencillik yani.
Nüfusu artırmanın kime ne faydası var şu an?
Mirasımı devredicem diyen var. Yahu ben öldükten sonra biri almış, almamış kime ne. Belki hiç edecekler geride kalanlar mirası. Bilemiyorsun ki. Belki birbirlerine düşecekler. Hadi onlar da idare etti diyelim, torunlar? Nereye kadar gidecek, ne kalacak, kime kalacak, herkes göçecek.
Bazı hayvanların da aklı olsa üremezdi veya çok kontrollü ve az ürerlerdi diye düşünüyorum soyları tehlikede değilse.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
Böyle kişisel bir konuda burada uzun uzun yazdığına göre sende fikirlerinde emin değilsin ve teyit edilmek istiyorsun. Ancak bu tamamen kişisel bir karar. Topluca böyle bir konuda mutabakat oluşmasını beklemen çok mantıklı gelmiyor.
0
dreamsandcolours
(24.05.24)
Biri sahane bi laf etmisti yillar once bana. İsin ozeti gibi. Sedat bak demisti... ne çocukla oluyor ne de cocuksuz. Ama cocuklu daha guzel.
5 yil yapmadik. Sonra gule oynaya cocugumuz oldu.
0
halk
(24.05.24)
Bazen ellerime kollarıma bakıp "olm milyonlarca yıllık bir evrim sürecinin ürünüsün. Bu noktaya gelene kadar ataların ne yollardan ne sıkıntılardan geçti ve sonucunda sana kadar ulaşıldı. Bu nasıl bir kibirdir ki 4.5 milyar yıllık yolu bir anda kesip atıyorsun"
Urememenin getirdiği bu kibir yalan yok hoşuma gidiyor.
Bir de çocuğu olan biri bencil olamaz tabirine takıldım yorumlarda. Ben tam tersini düşünüyorum. Doğanın yüklediği "turun devamliliginin kodlandigi" iç guduler o kadar kuvvetlidir ki, kendi yaşamının önüne koyarsin yavrunu = annelik.
Kesin olarak Bencil olamayacağını iddia edebileceğiniz tek insan türü, Çocuk yapma şansı olup yapmayıp evlat edinenler bence.
Tamamen akıl, merhamet ve kendinden olmayan bir şeyi kendi önüne koymak.
Bu insanları çok seviyorum.
0
makbur
(24.05.24)
Her şey söylenmiş zaten. Ozetle
1-turun devami icgudusu (zeki yaratik olarak aklinla bunun yersizligini kesfetsen de milyon yıllık evrimin getirisini hemen alt edemiyorsun, kervana katiliyorsun mejburr bazen; yakında senin de yapacağın gibi ;))
2-uzerine düşünmemek, standardi bu zaten deyip yapmak
Bence çocuk yine anlaşılabilir asıl delilik evlenmek. Ama onu da yaptık meselaam di mi
0
abuzer
(24.05.24)
Ben yapmiyorum (simdilik). Gereksiz bencillik ve sorumluluk gibi geliyor. Evlat edinme durumlari da var, onun tartismasi farkli olabilir.
Ama o cocuk yapma icgudusu tetiklenebiliyor. Tabii hayvanlar gibi ilkel icgudu degil. Daha cok "istek" gibi. Gelismis beynimiz var sonucta. Cogu kisi toplumdan, etrafindan da etkileniyordur. Ve sonucta senin anne baban da var ve atalarin. Devam ettirme istegi oluyor. Gelecege yatirim gibi de dusunebiliyor insanlar.
Daha duygusal yonleri de var. Ve sartlari iyi bireylerde duygusal yon daha agir basiyor sanirim. Anne baba olmayi deneyimlemek. Sevecegini birini dunyaya getirmek.
Anne babaya da sorulabilir: "beni neden dunyaya getirdiniz"? :)
Ya da birey kendine de sorabilir. Felsefeye girecek ama "Ben neden dunyaya geldim?"
0
ermanen
(24.05.24)
Simdi biz doguyoruz, gozlemliyoruz ve birseylere alisiyoruz. Aslinda bircok sey aliskanliklarin getirdigi birsey bana kalirsa. Yani bir sekilde boyle kodluyoruz zihnimize. Yani ayni sekilde bizim de buyuyup evlenince bu sekilde olacagimizi, cocuklarimizin olacagini dusunuyoruz tum akis boyunca. Farkli bir acidan yine bakayim, bizim yasayamadiklarimiz, pismanliklarimiz var bu hayatta ve bunlari birisinin yasamasini istiyoruz, planliyoruz. Bu da iste cocugumuz oluyor. Butun bunlari durumumuz kotu bile olsa planlamiyoruz cunku durumu iyi olanin da kotu olanin da cocuk yapmak icin sebepleri farkli ancak illaki bir sebebi var.
3 yasinda oglu olan bir baba olarak, cocuk yapmadan once bir bebegi gozlemlemek ve vakit gecirmenin en onemli karari almanizi saglayacagini dusunuyorum. Bu durtu gelecek mi, cocukla zaman gecirmeyi ilgilenmeyi sevecek misiniz, yoksa size zor mu gelecek. Ondan sonra bu kadar detayli dusunmeyeceksiniz emin olun.
0
va
(24.05.24)
Karşı argüman üretiyorum diye katı bir şekilde karşıyım anlamı çıkmasın, dediğim gibi ben daha yakınım çocuk konusuna. Sadece mantıklı bir fikir, görüş var mı, insanlar ne düşünüyor veya düşünmüyor onlara bakıyorum.
Bana kalırsa ben sırf "ya bizim birlikteliğimizden doğan çocuk nasıl bir şey olur acaba, iyi kötü o kadar deneyim elde ettik, biraz da biz aktaralım bakalım kullansın onları çocuk, derdiyle dertlenelim, sevinciyle mutlu olalım.." düşüncesiyle bile çocuk yapabilirim gibi. Şimdilik sadece eşimden bağımsız ekonomik sebepler bizi ve ilişkimizi sarstığı için çocuk mantıklı gelmiyor. Ama bu sorunlar zamanlar çözüldükten sonra olabilir diye bakıyorum. Eşim o zamanda bile mantıklı bakamıyor.
Bu düşünce ile çocuk yapmak bencillik diyor. Ay merak ettim dur bi bakalım diye çocuk mu yapılır diyor. Zaten yoğun çalışıyorum, çocuğa nasıl bakıcam diyor. Hadi baktık büyüttük diyelim, iyi bir eğitim nasıl vericez bu topraklarda diyor. Çok deli rakamlar harcamak lazım veya. Kötü yetişecekse veya ortalama yetişecekse de çocuğa haksızlık değil mi diyor. Ona sonra "seni zor şartlarda büyü diye yaptık yavrum" mu diyeceğiz, demez mi çok daha iyi şartlarda dünyaya gelenler var, benim günahım neydi diye. Belki demez sonuçta biz razı olduk bir şekilde ama derse, bu büyük bir sorumluluk.
Ben kötü de olsa iyi de olsa hayatı deneyimlemenin, hiç gelmemektense bir artı olduğunu düşünüyorum. Ama eşim öyle düşünmüyor. Eğer @ thetruenorthstrongandfree ın sağladığı gibi bir şart sağlanmıyorsa çocuğa haksızlık edileceğini düşünüyor.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
vaaaay demek 30+ yaşında bir çiftsiniz ve çocuk istemiyorsunuz, hatta çocuk yapanların neden çocuk yaptığına anlam veremiyorsunuz. ohaaa ilk defa böyle bir durumla karşılaşıyorum :D
nedense hep çocuk istemeyenler kendini uzun uzun açıklama ihtiyacı hissediyor. aslında kimse sizin çocuk yapıp yapmamanızla ilgilenmiyor, merak etmeyin. bu kadar çok kafaya takıp sorguladığınıza göre bence siz kararınızdan emin değilsiniz. emin değilseniz kararsızım filan diyebilirsiniz.
çocuk yapmamak eskisi gibi yadırganmıyor zaten emin olun.
bahsettiğiniz -son paragraf - eşinizin başına da gelebilir. o zaman evlenmek de saçma. hayatta her an her şey olabilir tabi ki insan en çok çocuğu için korkar da sebep olarak yarın bir gün tecavüze uğrar diye bi seçenek dile getirmek çok saçma.
yani bu iş böyle uzun uzun felsefeye dönüşecek tartışmalar yapılacak bir konu değil bence. isteyen yapar istemeyen yapmaz. herkesin kendince haklı sebepleri var. birine gidip neden kedi sahiplenmiyorsun ya da balkondaki saksına neden çiçek dikiyorsun demek gibi bir şey bu.
0
elorelia
(24.05.24)
Heh yani sen eşine sunmalik argüman istiyosun bı noktada...
Öyle harikayim böyle harikayim diye sallayanlari dinleme öncelikle. Kaldı ki sizin durumunuz da fena değil. Ortalama durumdasınız. Sevgi ve huzur ortamında olan bir çocuk için gaaaayet yeterli sartlariniz. Bı de o kadar kontrolcü olmayın (ben de oluom), belki çocuk ileride bohem bı şekilde kulübede yasamaktan keyif alicak ne bilionuz? Sizin planladiginiz yatlarinizi katlarinizi uçaklarinizi (xd) istemicek?
Çocuk ayakkabisini ysl almadiinizi anlamaz meraq etme. Evcil hayvan gibi düşün xdxd sevgini sakınma, gerektiğinde onu koruyacagini belli et, kalanı ileride kendisi halleder zaten o ozguvenle
0
abuzer
(24.05.24)
Cocuk ne ya hem de turkiyede. aklini peynir ekmek gibi yemen veya hayatsiz olman lazim cocuk icin. zaten doguranin yari akli da gidiyo hepten hayatimiz zorlasiyi
0
ala09
(24.05.24)
Benden iyi bir ebeveyn olmaz o nedenle çocuk asla düşünmedim ve düşünmem. Geçen ofiste bütün öğlen yemeği boyunca doğru kişi ile tanışırsan o isterse ne yapacaksın diye sorguya çekildim bir de yani insanlar her bir şeye burunlarını sokma ihtiyacı duyabiliyorlar.
Size gelince daha geçen boşanma masrafı soruyordunuz şimdi biz hiç çocuk düşünemiyoruz diyorsunuz bence de düşünmeyin zaten.
0
peki madem
(24.05.24)
mahalle baskısı bu konuda büyük rol oynuyor. her ne kadar çocuk istesen de, günümüz şartlarında bunun altına girmek oldukça zor. zorumluluk tarafı ayrı.
0
kondansator
(24.05.24)
kedi götünü görmüş yara zannetmiş. neden çocuk yapmayayım?
evladım olur. severim işte.
0
OgutucuRecep
(24.05.24)
ben bu olaya deneyim olarak baktım ve bu deneyimden neden mahrum kalayım diyerek istedim. sonuç kelimelerle tarif edilemeyecek kadar muazzam bir şey. bu dünyada başka hiç bir şey çocuğunuzun size hisettirdiklerini asla ama asla hisettiremez. başka hiç bir sevgi, aşk, bağ vs vs çocuk-ebeveyn bağına benzemez. bu işin bir yönü.
evet zorluklar da müthiş. zaten ekonomik koşullardan dolayı 2. düşünemiyorum. siz fazla sorgulamışsınız bir de tam tersi hiç sorgulamadan önüne arkasını düşünmeden birden fazla çocuk doğuranlar var. bu ülkedeki kaynaklar ve sistemin bu kadar çok çocuğa olması gerektiği kadar yetmesi imkansız.zaten düşüncesizce doğurup duranlar yukarıda bahsettiğim bağı falan kurmuyor ortaya salıyor ne eğitimi, ne güzel vakit geçirmesi saldım çayıra modunda. o yüzden de bir sürü psikolojisi bozuk insan var toplumda.
öte yandan evrimsel ve insanlığın gelişmesi açısından kaçırdığınız şeyler var. mesela siz hep 30 lu yaşlarda kalmayacaksınız. 90 yaşınıza geldiğinizde kalçanızı kırıp yatalak olup tuvalete gidemediğinizde bir başkasının doğurduğu eğittiği çocuk (hemşire olur hastabakıcı olur) sizinle ilgilenecek ve ona minettar kalacaksınız. herkes sizin gibi çocuk yapmasaydı sizin de muhtaç olduğunuz şeylere erişiminiz olmayacaktı bir de o yönden bakın.
0
iwillsee
(24.05.24)
@ peki madem, evet bize geliyorlar öyle arada pek sağlıklı olmayabilir zaten bizim çocuk yapmamız bir bakıma haklısınız ama
bazı dinamikler var çiftlerin ikisi de bireysel olarak çok iyi insanlar fakat birlikteliklerinde sorun çıkıyor. hal böyle olunca bir de çocuk varsa ayrılmaları daha mantıklı oluyor.
benim de anne babam ayrı mesela. ben hiç sıkıntısını yaşamadım daha güzel bile denilebilir. evde gürültü yok patırdı yok çatışma yok. istediğinde birine gidiyorsun istediğinde öbürüne gidiyorsun kalıyorsun. herkes kendi hayatında vs.
tabii ki en güzeli çocuğa da aile kavramını geçirmek için mutlu bir aile tablosu çizmek ama herkes kendi ilişkisine veya annesine babasına baksın 4/4lük bir hayat mı yaşıyorlar, bazen ayrılık daha mantıklı olabilir. ben ayrılık ile çocuğu engel olarak görmüyorum o yüzden. ülkeden bir sürü insanın annesi babası ayrı. eğer sıkıntı tipler değillerse öyle de sağlıklı çocuk büyütülebilir. ben bir insanla aynı evde yaşamak istemeyebilirim ama çocuğuna bakmak / çocuğumuza bakmak isteyebilirim.
@ iwillsee, teşekkürler deneyiminiz için. fakat yaşlılık konusuna katılmıyorum. ben kimseye yük olmak istemem gerekirse uyutsunlar diye vasiyet bile verebilirim. yaşlanınca kim bakacak diye çocuk mu yapılır bu iyice bencilce bişey. ben tek çocuğum, kardeşim yok bişey yok. eşimle olur da ölene kadar 'evlilik mücadelesini' :D sürdürebilirsek birbirimize bakıcaz işte çocuk olmasa da. en kötü bakım evi qeyf. o da olmadı uyutsunlar dediğim gibi. eşim de olmazsa bir köşede ölür giderim. nedendir bilmiyorum, böyle kaygılarım/korkularım yok.
Çoğu gelişmiş ülkede durum biraz daha farklı, ebeveynler çocuklarını yetiştirdikten sonra köylere kasabalara çiftliklere yerleşiyorlar. Ki kendi hayatlarını yaşasınlar biz yük olmayalım diye. Bizimkiler de gel evime desen gelir. Şimdi diyeceksiniz ki onlar sana o kadar baktı sen onlara bakmıyor musunuz hayırsız evlat. Bence burada kültürel ön yargılar var. Ben öyle bir sorumluluğu kabul etmiyorum ki, onlar da beklemesin. Doğuran bakmakla yükümlü hatta kimi bakmıyor bile. Ama çocuğun ebeveyne bakmakla yükümlü olduğunu düşünmüyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
bu kadar düşünüyorsanız yapmayın zaten. çocuğa da yazık.
0
Whily
(24.05.24)
Tum bunlari sorgulamis ve cocuk istemeyerek 35 yil gecirmis bir insan olarak bu yil bebegim oldu. Butun hepsi bos muhabbetmis ve gereksiz dusuncelermis gibi geliyor su an bu cocuk yapmama gerekceleri ve varolan yeni insan dunyanin en gerekli ve mukemmel seyi oluyor doğduğu andan itibaren. Bir de ben genel olarak bir seyi isteyip istemedigimden cok emin değilsem yapmayarak pisman olma ihtimalini elemek icin yapmayi tercih ederim, cocugumu da iyi ki yapmisim. Akli basinda bunlari sorgulayan insanların bilincli bir sekilde cocuk yapması da insan ve toplum olma deneyimi açısından değerli.
0
instant crush
(24.05.24)
Maddi durumunuz iyiyse çocuğa büyükşehirde üç ev, bir araba veya bir dükkan ve araba filan ve yüklü miktar nakit para bırakabilecekseniz hiç düşünmeden yapın. Fakat kardeşini de 3-4 sene sonra yapın. İleride birbirlerine yoldaş olurlar.
Eğer maddi durumunuz orta direkse çocuklara çok iyi birer eğitim şansı ve hayat mücadelesi ruhu veririm diyorsanız o zaman da yine aynı şekilde en az iki tane yapın.
Fakat en önemlisi de şu. Aile içi huzurunuz fiziksel ve mental sağlığınız yerinde, eşler arası sevginiz muhabbetiniz karşılıklı saygı ve muhabbet sürekli olarak iyi seviyede varsa en önemlisi bu, tüm şartlar okeyse yapın.
0
psmstc
(24.05.24)
Bir de çocuk yapma işi mantıkla olmaz yoksa yapmazsın katılıyorum +1500
0
psmstc
(24.05.24)
Yazdıklarımı anlamamışsınız. Sizin yaptığınız çocuklar size bakar demiyorum. Evrimsel olarak yaşlanınca birileri tarafından yapılmış çocuklara ihtiyacınız olacak diyorum. Şimdi de öyle hiç mi doktora dişçiye gitmiyorsunuz sonuçta onlar da bi annenin doğurup büyüttüğü çocuklar.kimse çocuk yapmasın derseniz mantıksız oluyor
Nelerdir? Yastık ve pijama aldım şimdilik, başka önerilere açığım. Tikler akşam gelecek.
Nelerdir? Yastık ve pijama aldım şimdilik, başka önerilere açığım. Tikler akşam gelecek.
0
reversal of fortune (21.05.24)
ayaklar üşüyor sıcak su torbası, şimdeden kalkamazsan diye yanına 1 koli 1.5 lt su. bu arada hastane süreci mi ev sürecinde mi olduğuda önemli, hastaneye yedek pijama iç çamaşırı sabahlık terlik
0
eja
(21.05.24)
ev mi hastane mi? +1 pipet, özellikle karın bölgesinden ameliyat olunduysa bir süre oturmak ve öne eğilmek sorun olacaktır, su içerken pipet kullanmak işi kolaylar. ıslak mendil, kağıt havlu, tuvalet kağıdı, kolonya odada buzdolabı varsa refakatçi için veya hastaya izin verilirse meyve-meyve suyu, atıştırmalık bişeyler kitap, film, uyumak için kulak tıkacı yedek kolay giyip çıkarılabilir pijama, eşortman iç çamaşırı terlik ince bir pike ya da battaniye, hastaneler anlamsız şekilde ya çok soğuk ya çok sıcak oluyor diş fırçası-macun
ps: geçmiş olsun.
0
halanne
(21.05.24)
3 gun hastanede sonra 1 ay evde olacagim, cene ameliyati. Ben daha farkli seyler dusunuyordum ama cok basit seyleri hatirlatmis oldunuz cok tesekkur ederim
0
🌸reversal of fortune
(21.05.24)
Buz/soğuk kompres. Termojel gibi olanlar. Şişliklere kullanmamiz gerekirse.
Yaniniza da yer ayarlayin. Gerekli seylere hemen ulasabileceginiz yatak yaninda bi masa gibi. Priz ve sarjlari daha yukari koyabilirsiniz. Yere egilmeyi indirgeyin yani.
Hava nemlemdirici ve agzi nemli tutacak seyler. Burun ve yuz ameliyatlarinda gerekli olabiliyor. Agiz cok acik kaliyor cunku.
Japon viskisini ve çay setini duydum. Bunları nereden alabiliriz japonya'da?Bir de başka neler almamızı önerirsiniz taşınabilecek seviyede ve alınacak yeri de önerirseniz şahane olurteşekkürler şimdiden
Japon viskisini ve çay setini duydum. Bunları nereden alabiliriz japonya'da?
Bir de başka neler almamızı önerirsiniz taşınabilecek seviyede ve alınacak yeri de önerirseniz şahane olur
teşekkürler şimdiden
0
noxie (21.05.24)
ilginiz varsa anime figürleri / merch
0
inheritance
(21.05.24)
kırtasiye malzemeleri konusunda da çok iyiler bildiğim kadarıyla, keza Seiko ve Casio'nun bazı modelleri görece uygun fiyatlara bulunabiliyor galiba.
0
salihdt
(21.05.24)
Japon atistirmaliklarindan kakinotane, ese dosta dagitmak icin ideal birayla da guzel gider
0
reversal of fortune
(21.05.24)
adini bilmiyorum ama unlu bir anime dükkanı var tokyoda, tshirtler fln çok güzel...onun disinda yine unlu yeşil cay dükkanı var, 1000 turlu yeşil cay alabilirsiniz....muzlu bir tatlıları var, duty free kismindan donerken kesin alin çok güzel...sake alabilirsiniz....elektronik ucuza geliyor, alırken tax freeyi anında alıyorsunuz, yanınızda pasaportla gidin.
0
monicapp
(21.05.24)
Sadece Japonya'da olan farkli tatlarda KitKat'lar
0
ermanen
(21.05.24)
cilt bakım ürünleri...
0
suyin
(21.05.24)
seiko saatler eğer merakınız varsa
0
duyurukullanıcısı
(21.05.24)
japon viskilerinin başarısı bir anda duyulunca bir çok "çakma japon" viskisi de çıktı. özellike havalimanındakilere dikkat edin.
chichibu yamazaki hakushu nikka
bu markalara odaklanmanızı tavsiye ederim.
ayrıca, 1:18 model araç alabilirsiniz. ignition model markası çok güzel işler yapıyor.
insanlara ingilizce "dava açmak" diyememe sorunsalı
Zetnikov
arkadaşlar ingilizcem iyi ama şöyle bi sıkıntı var. konusurken birisiyle özellikle anadili ingilizce olmayan insanlar ile "sue" fiilini kullanınca söyleneni anlamıyorlar. bende go to court tarzı değişik bir şekilde dava açmak demeye çalışıyorum. court olayınıda en fazla %50si anlıyor.bu insanlarla k
arkadaşlar ingilizcem iyi ama şöyle bi sıkıntı var. konusurken birisiyle özellikle anadili ingilizce olmayan insanlar ile "sue" fiilini kullanınca söyleneni anlamıyorlar. bende go to court tarzı değişik bir şekilde dava açmak demeye çalışıyorum. court olayınıda en fazla %50si anlıyor.
bu insanlarla konusurken daha anlasılır ne dıyebılırım.
0
Zetnikov (20.05.24)
file a lawsuit diyebilirsin
0
wendyangelamoiradarling
(20.05.24)
Daha "idiomatic" kalıp: press charges (against)
Ama hukuk dilimde "sue" ile farki olabilir. Su reddit post'u farki iyi anlatmis:
bir yer de çalışıyor ve danışmanlar ile bunu yaşıyorsanız not kağıdında yazılı verebilirsiniz. ben uk'deyken banka hastane gibi yerlerde dili çat pat bilenlere karşı, yazılı kağıt veriyorlardı. oradan okuyunca daha net anlıyorlar ya da fotosunu translate'e atıyorlardı.
0
avatar is back
(20.05.24)
Ben de take legal action yazacaktim. Press charges yanlis olur.
0
hot potato
(20.05.24)
Ceza hukuku ise yani suç teşkil eden bir fiili şikayet anlamında; press charges
Hukuk yargısı ise işte tazminat, boşanma, iş davaları yani ceza ve idare hariç her şey. Bunda da yukarıda diğer sayılanlar olur.
0
sanguine
(20.05.24)
Take legal action, started legal process, opened legal case
Konuşarak anlatmaya çalışıyorsanız bunlar yardımcı oluyor genelde.
0
megalomaniac
(20.05.24)
"sue, file a lawsuit, press charges, take legal action" ifadeleri tam yerinde. Onları da anlamayanlara "you go court, i justice" deyip geçin zaten :)
Selam ahali.Şöyle oturup bir şeyler içerken izleyebileceğim, biraz aşk acısı, biraz kavuşamama hikayesi, biraz sosyal medya soslu şeyler de olabilir. Ya da salt aşk hikayesi de olabilir. Ama tarihi, ergen ya da üniversite aşk hikayeleri olmasın lütfen. Bir de dediğim gibi son 2-3 yılda üretilmiş ols
Selam ahali. Şöyle oturup bir şeyler içerken izleyebileceğim, biraz aşk acısı, biraz kavuşamama hikayesi, biraz sosyal medya soslu şeyler de olabilir. Ya da salt aşk hikayesi de olabilir. Ama tarihi, ergen ya da üniversite aşk hikayeleri olmasın lütfen. Bir de dediğim gibi son 2-3 yılda üretilmiş olsun. eskilerinin hepsini izledik. Marija Kavtaradze'nin slow filmini mi izlesem diyorum, ya da past lives'ı mi izlesem bilemedim. Neyse ben önerilere açığım. teşekkürler.
hatırlanması imkansız gibi duran eski çizgi dizi veya anime
beklenen buyuk istanbul depremi
hatırlayamadığım bir yapım var şu özelliklerde,- öncelikle, paralı kanallarda değildi (bizim tv'de yoktular çünkü o kanallar): ya yumurcak tv (evet) ya trt çocuk'taydı. bu bulunmasını zorlaştıracak madde muhtemelen, o yüzden en başa yazdım eleyici olsun diye- en fazla 7-8-9 yaşlarında olan, ilkokul
hatırlayamadığım bir yapım var şu özelliklerde,
- öncelikle, paralı kanallarda değildi (bizim tv'de yoktular çünkü o kanallar): ya yumurcak tv (evet) ya trt çocuk'taydı. bu bulunmasını zorlaştıracak madde muhtemelen, o yüzden en başa yazdım eleyici olsun diye
- en fazla 7-8-9 yaşlarında olan, ilkokul seviyesinde kızlar/çocuklar vardı (ki muhtemelen ilkokulda geçiyodu tüm yapım); bazılarının (veya birinin/birkaçının) metafizik güçleri (ya da güç olmasa da, bir çeşit ruhaniliği) falan vardı. okul bahçesini hatırlıyorum bir kare olarak. çizimleri anime çizimi değildi diye hatırlıyorum, dolayısıyla amerikan yapımı vesaire de olabilir. yapımın çok tatlı bir havası olmakla beraber ruhani bir havası da vardı (ilgimi çekmesinin, hatırımda kalmasının nedeni de bu zaten). ruhanilik yanıltmasın: karanlık bir hava asla yok gibiydi yapımda, aksine mesela bahsettiğim okul bahçesi karesi aydınlık, yeşil, iç açan bir kare gayet. ne kadar derin bir yapım olduğunu ise hiç hatırlamıyorum bu arada: yalnızca çocuklara yönelik olan gayet basit bir yapım da olabilir, ama çizimleri falan her ne kadar tatlı olsa da sanki artık o ruhaniliğiyle mi bilmiyorum, aynı kanallardaki diğer çizgi filmlerden vesaire farkını belli etmişti, ilgimi çekmişti
- 2005-2010 arası bir dönemde bahsettiğim kanallarda yayınlanmış olması muhtemel
- 10-13 bölüm civarı kısa bir yapımdı diye hatırlıyorum. o dönem bir kez internetten aratıp bulmuştum, daha sonra unuttum yine tamamen.
ara ara aklıma geliyor bu aralar, o yüzden bir sorayım dedim burada, çok zor da olsa belki benim gibi denk gelip izlemiş olan çıkar. teşekkürler
0
beklenen buyuk istanbul depremi (05.05.24)
"Recess" gibi geldi bana bikac sezonu varmis: en.m.wikipedia.org(TV_series)
0
ermanen
(05.05.24)
O dönemki çizgi filmlere baya hakimim ama "ruhani"den kastınız ne anlamadım. Hikayesi mi ruhlarla ilgiliydi sizde bıraktığı his mi öyle? Sizde bıraktığı hisse göre bulmamız zor olabilir çünkü :)
0
nundu
(05.05.24)
@ermanen
yok hiç değil. sözlükte de sormuştum, oradan hemen cevap geldi "gakuen alice" diye, doğru düzgün hiç hatırlayamadığım için tam emin de olamadım henüz ama çok büyük olasılıkla o :-) başka bir tahmini olan varsa onlara da bir baksam iyi olur ama.
@nundu
ruhaniden kastım bana bıraktığı his ile alakalıydı ama özel gücü de vardı karakterlerin (yani çocukların) muhtemelen. yalnızca 1-2 bölümü hayal meyal hatırladığım için emin olamamıştım gerçekten güçleri var mıydı diye; şimdi biri gakuen alice olabilir dedi ve onda her karakterin "alice" adında bir gücü varmış mesela, izlediniz mi bilmiyorum ama muhtemelen o. bahsettiğim kanallarda olmasa da kanal 7'de yayınlanmış o da o dönem.
0
🌸beklenen buyuk istanbul depremi
(05.05.24)
Kanal 7'deyse izlememişimdir, bizim evde pek sevilmez o kanal :d
Geçen youtube'da bir video izliyordum. Belki görmüşsünüzdür son zamanlarda air up diye yurtdışında çok yaygın bir zamazingo var, normal bir mataraya sadece koku veren plastik podlar takılıyor ve dümdüz su içerken o koku sayesinde aromalı içecek içiyor hissi yaratıyor, bunun çok saçma olduğu konusund
Geçen youtube'da bir video izliyordum. Belki görmüşsünüzdür son zamanlarda air up diye yurtdışında çok yaygın bir zamazingo var, normal bir mataraya sadece koku veren plastik podlar takılıyor ve dümdüz su içerken o koku sayesinde aromalı içecek içiyor hissi yaratıyor, bunun çok saçma olduğu konusunda bir videoydu (ki bence de inanılmaz saçma).
Yorumlarda ABD'den pek çok kişi, bölgelerinde musluk suyu içilebilir olmadığı ve pet şişe sular da gazlı ve şekerli içeceklerden pahalı olduğu için çocukluktan beri neredeyse hiç su içmediklerini ve hep kola, gazoz vs içerek büyüdüklerini o yüzden de sade suyun tadını sevmediklerini yazmış; bu air up sayesinde su içebildiklerinden bahsetmişler.
Yani Türkiye'de de musluk suyu içen çok az kişi gördüm ben tadı kötü olduğu için ama su içmeyip kola içerek büyüyen biriyle hiç tanışmadım, varsa da ben bilmiyorum yani böyle birileri. Herkesin evinde damacana vardır diye düşündüm hep (arıtma taktıran zaten ayrı onları saymıyorum).
Şimdi bizdeki damacanalar 19 litre çünkü 5 galon yani ABD ölçü birimine uygun sistemde üretiliyor, demek ki ABD'de olmalı yani bu sistem diye düşünüyorum. Ofis dizilerinde falan da sebil görüyorum yani en azından ofislerde, hastanelerde falan var. Evler için yok mu peki? Ya da şehirlerde var da suburb ya da kırsalda mı yok? Bu insanlar nasıl su içmeden hayatlarına devam edecek kadar kola bağımlısı olabiliyor? Son olarak da bizim ülkemizde var mı böyle o kadar çok kola içiyoduk ki su içmiyodum diyen insanlar?
0
nundu (02.05.24)
abd'de var. "water delivery" diye geçiyor. damacana da "5 gallon jug/bottle" diye geçiyor genelde. her eyalette/şehirde yaygın mı bilmiyorum.
ben varım, su hariç, çay, hazır kahve, kola ve yine suyun tadını sevmeyenlerdenim, bir iki marka su var içtiğim zaman iyi hissettiren
yemekleri damacana su ile yapıyorum, şimdilerde su içmeye dikkat etmeye çalışıyorum
0
selam
(02.05.24)
hem eve getirenler var hem de marketlerde satiliyor. bosu götürüp doluyu alıyorsun, Su an boş götürürsen $9, depozitolu alırsan $18 fln.
0
oscar
(03.05.24)
kucuk bi kasabadayim, damacana tasiyan firma hic gormedim. genelde marketten aliyolar, 24 lu 40 li yarimlik sular veya 1 galonluk bidonlar. Bildigin rafta satilan sular yani. oscarin dedigi gibi depozitolu damacana da var, bir de marketlerde dolum makinesinden doldurma var. Onu da kullanan cok. Ben aldim 2 tane damacana marketlerde dolduruyorum. Calistigim yerlerde genelde duz su icen pek gormuyorum, dedigin gibi abidik gubidik seyler iciyorlar. powerade gibi mavi icecekler veya kola gibi seyler.
Buried www.imdb.com Locke www.imdb.com Bence Rezervuar Köpekleri de sayılır, tamam flashbackler vs. var ama esas olay depoda birkaç saat içinde geçiyor.
Die Hard'ların hepsi böyle birkaç saat içinde geçiyordu diye hatırlıyorum. Buna çok güzel örnek olur mesela.
0
nhk ni youkosu
(01.05.24)
Victoria (2015) - sağlam film Die Hard'ın hepsi Retribution (2023) - dandik Man on a Ledge - fena değil.
En kisa hikaye zaman dilimi "run lola run" olabilir. 20 dakika sadece. Ama 3 farkli senaryo gosteriliyor filmde.
"Vantage Point" gibi coklu perspektif filmleri de guzel ornek. Bunda hikaye zaman dilimi 23 dakika ama 8 farkli perspektiften anlatiliyor.
Bunlar gibi hikayesi kisa zamanli, bikac saatli veya bikac gunlu bicok ornegi burda bulabilirsin: tvtropes.org
Not: time loop, ruyada olma veya birinin dusunceleri vb. senaryolu filmleri haric tutuyoruz tabii. Onlarda zaman dilimi anlik, bikac saniyelik veya anlamsiz olabilir.
geçen uzun bir uçak yolculuğu ve yolculuk bitiminde aynı gün uzun süre uyanık kalarak iş yapmak zorunda kaldım.o günden sonra sol göz kapağımdaki damar arada bir zıplıyor. var mıdır bununla ilgili bir çözüm?
geçen uzun bir uçak yolculuğu ve yolculuk bitiminde aynı gün uzun süre uyanık kalarak iş yapmak zorunda kaldım.
o günden sonra sol göz kapağımdaki damar arada bir zıplıyor. var mıdır bununla ilgili bir çözüm?
0
tabudeviren (01.05.24)
evet uykusuzluk ve yorgunluk yapabiliyor. bana da olmuştu. bi kaç gün ara ara olabilir. çaresi dinlenmek. kafein ve alkolden uzak durarak mümkünse. göz damlası da kullanılabilir belki.
not: gözünü kapatıp hafif masaj da deneyebilirsin. soğuk kompres de işe yarayabilir.
0
ermanen
(01.05.24)
(Bkz: Göz seğirmesi) Zamanla geçer.
0
prole
(01.05.24)
Birkaç gün soda veya maden suyu için, su için, kahveyi azaltın. Düzelecektir.
Selam. önümüzdeki hafta boston ve new york'ta olacağım. herhangi bir öneriniz var mı? turistik aktivite, yeme-içme vb. ne olursa. teşekkür
Selam.
önümüzdeki hafta boston ve new york'ta olacağım. herhangi bir öneriniz var mı? turistik aktivite, yeme-içme vb. ne olursa.
teşekkür
0
bir ileti paylastim (01.05.24)
Fakfakir biri olarak yutubdan bakıyorum Sarah Funk diye bir YouTube üreticisi var aslında New York'ta turist rehberi kadın tur vs düzeliyor benim ilgimi çekmişti (:
0
Ufuk
(01.05.24)
Broadway’de gösteriler vardı, mesela titanic ama dalga geçerek ele almışlar. Onlara bakabilirsin.
Newyork city pass: turistik aktivite için.
Katzdaki sandviç baya büyük, patates kızartması da çok güzel. Varsa arkadaşınla git bir porsiyon alıp paylaşın. Kötü değil kesinlikle ama beni Türk olarak etkilemedi. yine şansım olsa yine giderim ama.
Newyorkta starbucks reserve bar var, arka sokağında falan da nusret var.
Ben temmuzda gitmiştim acayip nem vardı.
Keşke daha erken sorsaydın rezervasyonlar hep doluyor.
0
durgunfoton
(01.05.24)
boston'da faneuil marketplace var, orada lobster roll yenebilir. beacon hill diye bir bölgesi var, sincaplı parkın yanında. güzel kafeler var orada. north end'de küçük italya bölgesi var. yeme içme opsiyonu olarak düşünülebilir. brattle book shop bayağı ikonik bir kitapçı. holdovers'ın bir sahnesi orada geçiyordu hatta. bir de şehre doğal olarak irlanda kültürü hakim, sağda solda otantik irish pub'lar göreceksin. rastgele birine oturup bira içilebilir.
manhattan'da en çok greenwich village ve hell's kitchen bölgelerini sevdim. friends'in apartmanı falan var greenwich'te. meşhur magnolia pastanesi de oralardaydı sanırım. bir de muhakkak broadway'de bir müzikal seyret. hayvan gibi sahne tasarımları oluyor. ben harry potter izlemiştim bayağı iyiydi. bir uygulama var, adını unuttum (aramaya üşeniyorum). orada günlük çekilişlere katılıp bazı ücretsiz etkinlikler kazanabiliyorsun. ben shakespeare in the park kazanmıştım bir kere. son olarak moma da mutlaka görülmeli. gezdiğim en dolu dolu müzelerden biriydi. hemen girişe refik anadol'un müzeye sattığı işi koymuşlardı ben gittiğimde.
0
sir gawain
(01.05.24)
onerilere bir eklentim yok ama Katz tam bir balon, turist silkeleme isletmesi su noktada. malzeme kalitesi dusuk fast food gibi dusun.
0
hot potato
(01.05.24)
gece hayatına düşkünseniz house of yes gidin, tiyatro seviyorsaniz sleep no more gidin. kokteyl severseniz angels of share gidin, kore food severseniz jeju noddle bar gidin,
0
oscar
(01.05.24)
kahve: la cabra soho (şu ara çok popüler) + yanına cardamom bun devocion
havaya baktım geçen sene 20 dereceyi zor geçmiş, ben sıcak iklim sanıyordum barcelona'yı. izmir mayıs sonu 35leri görür, bunlar 25 göremiyor. sizce denize girilir mi? ona göre plaja dair bir şey alacağız ynaımıza veya almayacağız.gece hayatı için de apaçi olmayan (genelde nasıl turistler bize gelinc
havaya baktım geçen sene 20 dereceyi zor geçmiş, ben sıcak iklim sanıyordum barcelona'yı. izmir mayıs sonu 35leri görür, bunlar 25 göremiyor. sizce denize girilir mi? ona göre plaja dair bir şey alacağız ynaımıza veya almayacağız.
gece hayatı için de apaçi olmayan (genelde nasıl turistler bize gelince en dandik yerlere gidiyorlar bilmedikleri için, aynı mantık) önerileriniz var mıdır?
0
tchuck (30.04.24)
Girilmez. Mayista havanin 30+ oldugu egede bile deniz suyu soguk oluyor.
0
hot potato
(30.04.24)
mayıs sonu için mi soruyorsunuz? oralarda o tarihlerde hava 22-23 civarı olur genelde suya pek girilmez. zorlarsan girersin tabi de keyifle takılmalık hava olmuyor yani. barcelona zaten bizim istanbul enleminde falan ve daha serini. sıcak olsun yüzelim falan derseniz malaga civarına inmeniz gerekir, mallorca - valencia falan oralarda güzeldir. top 30 plajlarına bakarsanız çoğu buralardandır zaten ama mayıs için direkt buralar bakılabilir diye akla ilk geldi. onun harici o mevsim sokakları şehri gezmek için en ideal tarihtir. su için değil pek bence
0
avatar is back
(30.04.24)
ben de ayni seyi mallorca icin soracaktim.
0
bohr atom modeli
(01.05.24)
soğuk olur hocam, bir de barcelona'nın denize pek iyi değil normal zamanda bile
0
mysql34
(01.05.24)
ben girmistim mayis sonu denize. soguk oluyor ama buz gibi degil. hava sicakken girilebilir. kisinin hassasiyetine bagli :) barcelonata tarafi deniz guzel degil bu arada. daha kuzeylerde girmeye calis. ama ispanya guneyinde denize girmek daha mantikli tabii mayis'ta.
gece hayati icin secenek cok. bar ve tapas bar dolu her yer. La Rambla'dan asagi yuruyun. Raval veya Gothic taraflarinda guzel yerler bulursunuz. Ara sokak barlari daha iyi olur. Yol ustundekiler kazikci olabilir. deniz kenari yerler de kazikci.
club olarak sunlara gittim (techno icin): razzmatazz apolo/nitsa input the garage of the bass valley
ses sistemi en iyi "input" idi. bir de haftasonlari outdoor elektronik muzik etkinlik olarak "Brunch Electronik Barcelona" var. denk gelirseniz guzel olur.
Sorulan sorulara bazan çok güzel cevaplar veriliyor.Soruyu soran cevapları thickliyor, bu kısmı tamam ama verilen cevaplardan bazıları gerçekten çok doyurucu oluyor. Bu tip cevapları diğer üyeler de beğenebiliyor olsalar ve beğeni sayısı da cevabın yanında görünüyor olsa çok güzel olmaz mı?Mesela dü
Sorulan sorulara bazan çok güzel cevaplar veriliyor.
Soruyu soran cevapları thickliyor, bu kısmı tamam ama verilen cevaplardan bazıları gerçekten çok doyurucu oluyor. Bu tip cevapları diğer üyeler de beğenebiliyor olsalar ve beğeni sayısı da cevabın yanında görünüyor olsa çok güzel olmaz mı?
Mesela dün sorulan 1929 kriziyle ilgili soruya @nundu'nun verdiği cevap çok güzeldi ve ben bu cevabı oylamak isterdim.
0
Mirket (28.04.24)
Evet güzel olurdu.
0
rock n roll
(28.04.24)
çok saçma olurdu. duyuru başına onlarca cevap gelse filtrelemek adına biraz mantığı olurdu. bari burda "beğeni" işi olmasın. cevabı beğenen beğenir zaten.
0
numlock
(28.04.24)
buraya uygun bir sistem olurdu. çünkü burası bir soru cevap ve yardımlaşma platformu. diğer mecralar gibi sosyal medya paylaşım platformu değil. duyuruda bir film sorulmuş bu ne diye mesela, 2 kişi farklı yazmış ama biri doğruysa girip onu oylamam "evet bu cevaba katılıyorum" demem gerekir yazmadan. ya da adam laptop önermiş 4-5 cevap var, birinin fp önerisi çok iyi ona like atıp o cevabı öne çıkarmam gerekir
0
avatar is back
(28.04.24)
Teşekkür ederim öncelikle güzel düşünceleriniz için :D
Bence burası sözlük ya da twitter gibi daha fazla like almak için insanları saçmalamaya itecek bir platform değil, o yüzden like sistemi mantıklı olabilir. Mesela çok sık iki çanta/saat/tişört vs arasında seçim sorusu soruluyor. Teker teker cevap yazmak yerine halihazırda yazılan cevaplardan biri likelanabilir
0
nundu
(28.04.24)
Bence güzel olmazdı. Oy almak için soruya cevap olmayan garip cevaplar verilirdi. Çok beğendiğiniz cevaplarda mesaj atıp teşekkür edin bence.
0
michael_knight
(28.04.24)
Bence de güzel olurdu. Artık bazı geliştirmelerin yapılması lazım.
0
pispinti
(28.04.24)
guzel olabilir bence ama daha tik koymayi bilmiyor cogu insan. ugrasip cevap yaziyosun, duyuruyu acan gordu mu, gordu de begenmedi mi belli degil. moderasyon "tesekkur ederim" mesajlarini bile silmeye ant icmisken sitenin ozelligi olan tik koymayi es gecmeyi pek umursamiyor.
0
supergirl
(28.04.24)
Yillardir istenen bir ozellik. Sorulara cevaplara + - gelmesi cok iyi olurdu. Stackexchange sitesi gibi. Eksi duyuru isteklerinde de en ust sirada.
Compu'ya kalmis. Kafasina eserse yapar ama burayi oluruna birakmis gibi yillardir. Yapay zekaya yaptirabilir :)
0
ermanen
(28.04.24)
şöyle bir ekstra ile donanımhabere dönmesinin önüne geçilebilir.
yoruma verilen "like" ya da adı her neyse, herkes tarafından değil sadece duyuru sahibi ve yorum sahibi tarafından görünür olur. böylece hem duyuru sahibine "bu cevap daha doğru" demiş olunur, hem de yorum sahibine takdir/teşekkür edilmiş olur. üçüncü kişiler için akış ve görünüm eskisi gibi doğal haliyle kalır.
0
robin crusoe
(29.04.24)
Duyurunun domain ücreti otomatik ödemede olmasaydı eğer büyük ihtimal erişimi kesilir birkaç ay fark edilmezdi bile :D Duyurunun şusu olsa ne iyi olurdu demeyi 2016-17 yıllarında bıraktım ben şahsen. Hakkı teslim edilecek bir şey varsa el yordamıyla en kötü +1 bile yapılabilir
normalde salcali makarna hic sevmem ama thy'nin standart yemek servisi makarnasina oluyorum. belki havada ve genelda ac oldugum icindir bilemedim. neyse, icine ne koyuyolar bilen var midir? (tikler gec gelir, ama gelir)
normalde salcali makarna hic sevmem ama thy'nin standart yemek servisi makarnasina oluyorum. belki havada ve genelda ac oldugum icindir bilemedim. neyse, icine ne koyuyolar bilen var midir?
(tikler gec gelir, ama gelir)
0
lamartin (24.04.24)
Ucakta domates suyu icmenin karada icmekten farkli olduguyla ilgili bir makale okumustum. Havada insanin tat duyusu degisiyor gibi bir sonuca variyordu. Salcali makarna da o yuzden farkli geliyor olabilir.
0
mirafiori
(24.04.24)
Ben uçak yemeklerinde özellikle fazla tuz kullanılıyor diye biliyorum ama emin değilim.
0
wild honey suckle
(24.04.24)
thy sitesinde şöyle bir şey yazılmış: EV YAPIMI TAGLİOLİNİ BURRATA Ağır ateşte pişmiş domates sos, taze fesleğen www.turkishairlines.com
şöyle de bir video var ama izlemedim: Uçakta Sunulan Yemekler Nasıl Hazırlanıyor? | Uçak Şefinden Tarifler www.youtube.com
bir arkadaşla buluşmak için vadi'nin oradaki bir otele gittim, detaylara girmiyorum :) tabi ki kayıtlı falan yaptırmadım direkt asansöre bindim, 3.kata kadar kart basmadan çıkabiliyoruz, arkadaş beni oradan aldı, odası onuncu kat. ama altıncı katta asansör açıldı, karşımızda belime kadar gelen bir
bir arkadaşla buluşmak için vadi'nin oradaki bir otele gittim, detaylara girmiyorum :) tabi ki kayıtlı falan yaptırmadım direkt asansöre bindim, 3.kata kadar kart basmadan çıkabiliyoruz, arkadaş beni oradan aldı, odası onuncu kat. ama altıncı katta asansör açıldı, karşımızda belime kadar gelen bir robot çıktı. robot suratımıza baktı, ben arkamı dönükken kapının kapanmasına izin vermedi, sonra bizi iyice inceleyip çekildi.
yani hiç önemli değil de ne bu şimdi, çok merak ettim, fişledi mi bizi. çok garip değil mi? yoksa ben mi çok geri kaldım. belki de hiç anlamı yoktur :)
0
fakat (20.04.24)
Modern family’in the prescott bölümünü hatirlattı. Komik bir bölümdü.
Robot gelip herkese bakıyordu, müşteri olmayanı tespit ediyordu. Gerçek hayatta var mı bilmiyorum tabi.
muhtemelen fark edildiniz, otel de kendisini korumak için sizi kayıt altına aldı. arkadaşınızdan! ek ücret istenebilir veya kendisi tekrar otelde konaklatılmayabilir.
Bugün çalıştığım çok kültürlü okula çağla getirdim. Kolombiya'lısından, ABD'lisine, İspanyol'undan, Hintlisine kimse ne olduğunu bilmiyordu. Hatta İngiliz direkt tohum falan sandı. Çağla bizden başka nerelerde yeniyor, yoksa bize özgü bir şey mi?
Bugün çalıştığım çok kültürlü okula çağla getirdim. Kolombiya'lısından, ABD'lisine, İspanyol'undan, Hintlisine kimse ne olduğunu bilmiyordu. Hatta İngiliz direkt tohum falan sandı. Çağla bizden başka nerelerde yeniyor, yoksa bize özgü bir şey mi?
0
wild honey suckle (05.04.24)
Ben de merak ettim. doğrudan şahit olan birileri gelmezse diye internette şöyle bir dolanınca iran ve akdeniz çevresi ülkelerde tüketildiği söylenmiş hep. Badem yetiştiriciliği yapılan yerlere de haritadan bakınca aynı yerler öne çıkıyor. ABD'de de sadece Kaliforniya'da yetiştiriliyormuş, oralardan tanıdıklarınız varsa bir sorun bence, sorduktan sonra editlerseniz müthiş olur :D
0
akhenaten
(05.04.24)
@akhenaten ya iran abd belki yetişiyor ama yaygın olarak yenmiyor muhtemelen. gerçi bir türk de ben hayatımda hiç görmedim dedi. haftaya yunan'da olcam gidip sorcam insanlara öyle merak ettim:)
0
🌸wild honey suckle
(05.04.24)
Çağla aslında olmamış badem. ben meyvelerin olmamış halinin yendiği tek ülke bizimki diye biliyorum, ki hiç kimse yeşil erik bilmiyor. hatta üniversitede californialı bir arkadaşım vardı babasının badem tarlaları varmış, ona sorduğumda yenmez ki o diye cevap vermişti :) aynı şekilde yeşil erik için de aynısını düşünüyorlar, olmamış erik yenmez diye. ben türkiyeden getirip ikram ettiğimde çok garipsemişlerdi :)
0
wendyangelamoiradarling
(05.04.24)
iran'da da populer çağla (yeşil/olmamış badem) ama belki her bölgesinde değil. tuza banarak da yiyorlar bizim gibi ve buna "chaqale bâdam" diyorlarmis. hatta çağla çorbası da yapıyorlarmış, "khoresh chaghaleh badoom" dedikleri.
wikipedia, türkiye ve iran dışında, israil ve arap ülkelerinde de yaygındır diye eklemiş.
fransa'da provence bölgesinde kuzu yahnisi gibi yemeklere de koyuyorlarmış. baharda akşam yemeklerinden önce aperatif olarak da yenebiliyormuş. portekiz'de şekerle kaplı çağla popülermiş.
edit (ek bilgiler): lübnan ve suriye'de de yeniyormuş. bizim gibi tuzlayarak da yiyorlar. "لوز أخضر" (lawz akhdar) deniyor yani yesil badem.
yunanistan ve kibris'ta da yiyen varmis. onlar πράσινο αμύγδαλο (prasino amygdalo) diyor.
hindistan'nin bazi bolgelerinde de yeniyormus. hindi dilinde हरे बादाम (hare badam) olarak geciyor.
badem agaci yetistiren akdeniz bolgelerinde yenen yerler vardir, ispanya ve italya'nin bazi yerleri dahil. kazakistan ve ozbekistan'da da yetistiriliyor ve orda da yesil badem yiyenler varmis.
0
ermanen
(05.04.24)
Kuzey Kibris.
0
Yourcousinmarvinberry
(05.04.24)
Bu arada bir Malatyalı olarak ek yapayım; Kayısı 'nin yeşil hâline de çağla denilir. Sadece bademe değil. Ve Malatyalılar in çoğu kayısıyı çağla iken yer, olgunlaşmış sarı kayısı yiyen pek görmedim
Uzun bir süredir insan ırkı olarak çok azımız dışında geri kalan herkesin oyalanıp gittiğini düşünüyorum ve bu bana rahatsızlık veriyor.Çünkü ben de oyalanıyorum. Kendi ırkım için faydalı bir şeyler yaptığımı veya yaptığımızı düşünmüyorum.Kitaplar, kurgular, filmler, diziler, siyaset, ideolojiler ha
Uzun bir süredir insan ırkı olarak çok azımız dışında geri kalan herkesin oyalanıp gittiğini düşünüyorum ve bu bana rahatsızlık veriyor.
Çünkü ben de oyalanıyorum. Kendi ırkım için faydalı bir şeyler yaptığımı veya yaptığımızı düşünmüyorum.
Kitaplar, kurgular, filmler, diziler, siyaset, ideolojiler hatta dinler.
Kısacık ümrümüzü güzel geçirdiğimizi düşünmemiz/sanmamız için yine kendimizin yaptığı, yani yine kendi beynimizden çıkan araçlar olarak görüyorum.
Bir kitabı okurken veya filmi izlerken o heyecan hoşuma gidiyor. Bir inanca kaptırıp gitmek, ölümden sonraki bilinmezliği doldurmak hoşuma gidiyor. Fakat yoğunlaşma bittiğinde pişmanlık hissi duyuyorum.
Sürekli belli yalanlar kurguluyor, birbirimizi inandırıyor ve bu kurgular hakkında tartışıp duruyoruz. Herkes kendince bir amaç buluyor, kimi dini inancı gereği orada söylenenleri uyguluyor veya uyguladığını düşünüyor en azından iyi hissediyor, kimi farklı duygusal veya bilimsel inanclar geliştiriyor onlara sarılıyor.
Bunu yapıyoruz çünkü birileri öyle istediği için değil de, yapmasaydık eğer türümüzün devamlılığını kendi kendine getiremezdik yani inanç meselesinin de evrimin bir parçası olduğunu düşünüyorum yani bu inancın illa dini olması gerekmiyor.
Fakat her ne olursa olsun, her ne bulursak bulalım oyalandığımızı düşünüyorum. Çoğumuzun "anlamlı" bulduğu şeylerin bile bir yalandan ibaret olduğunu düşünmek bana rahatsızlık veriyor.
Bu konuda ne yapabilirim?
0
ananiyimioguz (23.03.24)
çocuk xd senin ilacın bu.. yap bak kalıyo mu bi tane varoluşsal sancın
bi de domates salata falan ekebilirsin
0
abuzer
(23.03.24)
çocuk da umduğum gibi olmayabilir :( ayrıca o da bir çeşit oyalanma ve anlam bulma nesnesi değil mi?
gerçi hoş, başka ne yapabiliriz ki herkes bir buluş yapacak diye bir şey yok.
0
🌸ananiyimioguz
(23.03.24)
öncelikle zaten her şey çok anlamsız, anlamı biz yaratıyoruz. sizin de kendi anlamınızı inşa etmeniz gerekir. oyalanıyoruz bu beni rahatsız ediyor, bir şeyler yapıyorum hoşuma gidiyor sonrasında pişman oluyorum demişsiniz ya. başka bir şey yapamazsınız çünkü. değiştirebileceğiniz şeylere odaklanın. değiştiremeyeceğiniz şeylerin peşinde heba olmayın. neye inanıyorsanız ailenize, sevdiğinize ya da devletinize, ona en iyi hizmeti kendinize yatırım yaparak, kendinizi geliştirerek, bu iğrenç sistemin dişlilerinden biri olmayarak yapmış olursunuz. savaşarak bir şeylerin elde edildiği dönem bitti. kim akıl sağlığını koruyorsa o güçlüdür.
0
tabii lan manyak mısın
(23.03.24)
türümün devamlılığı ya da insanlık umrumda değil, ben dünyaya oyalanmaya gelmişim kimseye bir zarar vermeden de zamanı gelince ayrılacam bu kadar
0
grimavi
(23.03.24)
Ne kadar kaliteli oyalanabiliyorsan o kadar iyi.
0
kimlanbu
(23.03.24)
Git Mardinli Şeyhmuz Amca'yla tanış. Yakınsın nasıl olsa.
Dünyaya bir şey katmak benim de pek umrumda değil. Mesleğimdeki ilerlemem ya da ilgi duyduğum başka bir şey belirsiz bir gelecekte "dünyaya bir şey katmakla" sonuçlanırsa bile böyle bir niyetim olduğundan dolayı olmayacaktır. Zaten böyle bir şey de olmayacaktır.
Hayatın genel bir anlamı olduğunu sanmıyorum, ama yaşamaktan memnunum. Canımı sıkan şeyler var, ilgimi çeken şeyler de var. İnişli çıkışlı gidiyor işte. Olması gereken de bu gibi geliyor.
Gününüzün güzel geçmesiyle, güzel geçtiğini sanmanız arasında bir fark olduğunu da sanmıyorum. Hayatınızı kimseye muhtaç olmadan geçirmek için belli başlı sorumluluklar var, bunları yerine getirdiğiniz sürece geri kalan zamanda ne olduğu çok önemli değil bence.
0
akhenaten
(23.03.24)
Valla anlamsız da gelse sabah erken kalkıp kahvaltımızı yapacaz sporumuzu yogamızı yapacaz işimize gidecek en az emekle max parayı kazanmaya çalışacaz mutlaka her ay para biriktirecez en ucuza en güzel yemekleri nasıl yiycez onu düşünecez kaliteli uyku uyuyacağız mümkün olduğunca doyurucu cinsellik yaşayacaz. Buraya kadar olanları anlamsız da olsa yapacaz. Bunlar oyalanma değil. Bunlar yoksa sağlığımız ekonomimiz bozuluyor. Gücümüz azalıyor. Gücümüzü artıracağız. Fiziksel maddi manevi sosyal ekonomik gücümüzü artıracağız. Bunları düzenli yapıyoruz peki sonra? Hayatla ve insanlarla bağ kuracağız. Bu bağları da güçlendirecekğiz. Hayatın her anını bir festival olarak göreceğiz. Tamam herkes çok acılar çekti herkes oyalandı falan ama bi sürü güzellik de gördük. Öteki sperm birinci gelseydi sen bu güzelliklerin hiçbirini göremeyecektin. İyi ki gelmişiz.
0
gece abisi
(23.03.24)
Felsefe okumya başla. Uzun zamandır okuyorum
0
sonhakan
(23.03.24)
On not: telden uzun cevap yazarken site log off etmis beni ve gondere basinca cevap gitmedi. Cok sagol eksi duyuru. Genis konu ve oyalanmanin anlami degisebilir veya daha felsefi/derin de dusunulebilir. Biraz daha kisa maddeler yazim:
- hayata bir sey birakma istegi, oyalanmamanin ana temasi sanirim ya da toplum bilinci onu dayatiyor. Bunun en yaygin ve gecerli olani cocuk yapmak oluyor. Tabii bunu biyolojik/evrimsel bir icgudu olarak da dusunebiliriz.
- kendimizi karsilastiriyoruz. Son yillarda sosyal medya en buyuk etken. Bence karsilastirmayi birakmaliyiz. En azindan bir cok rastgele insanla. Ama ilham almak iyi bir sey veya sonucu iyi olabilir. Daha onemli kisilerden, sanatkarlardan, bilimadamlarindan ilham almak daha anlamli bence. Onlar da kendilerinden once gelmis buyuk kisilerden ilham alabiliyorlar veya onlarin calismalarini ilerletebiliyorlar. Boyle insanlar sayesinde de medeniyet/bilim/teknoloji vs. ilerlemis.
- dini ve ruhani durumlar da insani etkileyebiliyor ve kisi icin hayatin anlami oluyor. Ruhun veya bilincin sonsuz oldugu inanci ve bu umutla yasamak, dunyanin bir test oldugu inanci ve kendini bir yaraticiya adamak. Kisi, dunyada, dine ve kurallarina gore yasayinca da zaten tatmin oluyor ve oyalanmamis oluyor.
- kendimizi veya dunyayi evrenle karsilastirdigimizda her sey anlamsiz kaliyor. Bir anlam aramamiz da anlamsiz gibi. Ani yasamali bir nevi. Mutlu olmak ve insani degerlerimizi korumak en guzeli. En basitinden dusunursek, etrafimiza/cevremize yaptigimiz kucuk iyilikler ve yardimlar yeterli olabilir.
0
ermanen
(23.03.24)
bu dunya zaten oyalanma yeri
aslinda dinlere gore, bir cesit nezarethane. bir suc islendi ve biz o nedenle buradayiz.
babaannem cocukken hep soyle derdi, o zamanlar anlamazdim
malda yalan mulkte yalan, var birazda sen oyalan
0
foster
(24.03.24)
@grimavi +1 Bütün bilgeliğimle şunu eklemek istiyorum: ya ne yapacağıdık?
Girdiğiniz yolun sonu nihilizme çıkıyor, güzel bura.
0
kobuzchu kiz
(24.03.24)
einstein da olsan, mehmet emmi de olsan yasayacagin omur belli. bence oyalanmak daha iyi. einstein hayati boyunca calismis, belki de berbat bir hayat gecirmis. sonunda ikisi de hayatini kaybediyor ve yaptiklarinin kendileri icin hicbir anlami olmuyor.
biz einstein'i guzel aniyorsak bunun einstein'a ne faydasi var? adam oldu gitti. belki cok calistigi icin cok sevdigi bir yemegi bir kez daha yiyemeden oldu. bu yemek bence einstein acisindan tum bilimsel calismalarindan daha onemli bir sey olabilirdi. cunku hazzin da bir siniri var. belki bu adamin aldigi nobel mehmet emminin aldigi ikinci inekle ayni derecede haz verdi ona. on yillarca calisma sonucu aldigin haz mehmetin alti ay para biriktirip aldigi inekle ayni hazzi veriyor. kisisel olarak asiri kotu bir emek fayda orani degil mi bu?
biyolojik olarak ayniyiz, salgiladigimiz hormonlar ve yasadigimiz haz ayni. ne kadar cok sey yaparsak bu hazza ulasma esigimiz artiyor ki bu olumsuz bir sey.
ozetle bence oyalanmak dunyaya bir seyler katmaktan cok daha iyi. ignorance is bliss diye bosuna dememisler.
0
bohr atom modeli
(24.03.24)
Uzun bir süredir dediğin 200 bin yıldır böyle zaten. İnsanlığın küçük bir kısmı ilerlemeyi ve gelişmeyi sağlıyor. Geri kalanı da ikiye ayrılıyor. Buna doğrudan ya da dolaylı olarak katkı sağlayanlar ya da uyanlar bir grup, topluma gram faydası olmayan yük olarak arkadan getirilenler/geri çekenler de diğer grup. Bırak tamamını, aynı anda yaşayan nüfusunun çeyreğinin Dünya'yı ileriye taşıyan adımlar atıp icatlar yaptığı bir toplum hiç olmadı zaten.
Sende yaşanan şey işte bu diğer iki gruptan birinde olduğunu fark etme anı. Nasıl oyalanacağın ve oylanırken topluma yük olup olmayacağın senin elinde. Kendini fazla yıpratmana gerek yok.
2 gündür banyomda dağınık bir şekilde gezen çok sayıda karınca var. Belli bir hatta ilerlemiyorlar, tamamen dağınık şekildeler. Banyo olduğu için haliyle herhangi bir gıda maddesi de yok.Bu durum beni biraz ürküttü. İnsanın aklına ister istemez deprem fikri geliyor.Özellikle Marmara bölgesinde benze
2 gündür banyomda dağınık bir şekilde gezen çok sayıda karınca var. Belli bir hatta ilerlemiyorlar, tamamen dağınık şekildeler. Banyo olduğu için haliyle herhangi bir gıda maddesi de yok.
Bu durum beni biraz ürküttü. İnsanın aklına ister istemez deprem fikri geliyor.
Özellikle Marmara bölgesinde benzer durumu yaşayanlar var mı merak ettim.
Konum: Kadıköy
Ek: Ev 3. Katta
0
kukuleta (23.03.24)
Bir delikten çıkmışlar yiyecek arıyorlar. Dağınıklıkları keşif kolu oldukları için. Bir köşeye yem koy, o noktaya doğru belirli bir hat yapıp, ordunun kalanını çağıracaklardır.
Geldikleri deliği bulup tıka. Ya da tarçın serp. Ya da deliğin etrafına tebesirle bir daire çiz.
Depremle alakası yok +1
0
Mirket
(23.03.24)
banyoda yerde su oluyor genelde. karıncalar su için gelebiliyorlar. sabun, parfum gibi şeylere de ilgi duyabiliyorlarmış.
ek: kırmızı orman karıncaları üzerinde yapılan bir araştırmaya göre karıncalar depremi önceden (saatler öncesinden bile) sezebiliyormuş. normal davranışlarından farklı davranabiliyorlarmış.
tabii her tür karıncada oluyor mu bilmiyoruz. ve illa gördüğünüz davranış karıncaların depremi önceden sezmesiyle ilgili değil. ama etrafınızdakilere de bir sorun isterseniz, araştırma yapmış olursunuz.
0
ermanen
(23.03.24)
İstanbul, Şişli, 40 yıllık apartman, üçüncü kat. Bundan 4-5 gün önce karıncalar salonda dolaşmaya başladılar. Yemek kırıntısı vs. gibi şeyler yok. Düzenli temizlenen ev.
Diyelim ki geçmişte aranızın iyi olduğu bir insan size bir eşya verdi ama sonra kırgınlıklar veya vefat oldu ve aradan yıllar geçti. Bu eşyalarla ne yapıyorsunuz?Eski sevgili eşyası değil konu, eski bir arkadaşın verdiği kitap, babanızla aranız iyi olduğu dönemde size aldığı dolma kalem vs. Bu eşyal
Diyelim ki geçmişte aranızın iyi olduğu bir insan size bir eşya verdi ama sonra kırgınlıklar veya vefat oldu ve aradan yıllar geçti. Bu eşyalarla ne yapıyorsunuz?
Eski sevgili eşyası değil konu, eski bir arkadaşın verdiği kitap, babanızla aranız iyi olduğu dönemde size aldığı dolma kalem vs. Bu eşyalar size eski günleri hatırlatıp üzüyor ama elden çıkarmak da ayrı bir mesele, dolapta ceset saklamak gibi bir şey, yer işgal ediyor, üzüyor ama aynı zamanda bir şeylerin iyi olduğu zamanları hatırlatıyor.
Bazılarının maddi değeri yok ama bazılarının ise var altın kolye, antika fotoğraf makinası vs.
Siz ne yapıyorsunuz bunlarla?
0
orangesandsea (23.03.24)
her taşınmada büyük kısmından kurtuluyorum. hatıra bir şeyini atmayacağım 1 veya 2 kişi vardır sanırım.
0
9kuyruklukedi
(23.03.24)
sagda solda yer kapliyo, sũrunuyo.
0
ala09
(23.03.24)
ufak tefek şeylerden kalan oldu. künye, fotoğraf vs. bi yerlerde duruyorlar öyle.
0
ermanen
(23.03.24)
Neden dolapta ceset saklamak gibi olsun ki? Geçmişiniz sizin parçanız, orada hatırlamak istediğiniz ya da ders çıkardığınız olayları size hatırlatan şeyler saklamanız gayet insani, olağan, doğal, belki de insanlığın başından beri yapılan bir şey.
Bu eşyalar size mutlu hissettiriyorsa neden atasınız? Ancak eğer bu eşyaların sizi üzdüğünü söylüyorsanız ve yarattıkları duygularla baş etmekte zorlandığınıza inanıyorsanız elden çıkarmak daha iyi olabilir.
Genel geçer bir formülü yok aslında, tamamen size bağlı bir durum. Ben bir şeyi değerli görüyorumdur hayatta atmam derim, başkası hayatının en kötü zamanlarını hatırlatan bir eşyayı baz alıp hiç elimde tutmam böyle şeyleri atar geçerim der. İkimiz de haklı oluruz.
0
akhenaten
(23.03.24)
eski sevgilileriminkiler duruyor. kullaniyorum da hatta. o baglanti kopuyor kafamda benim. yine de vefat falan olursa kullanamam muhtemelen. atamam da. senin gibi kalirim. aslinda hepsini tek seferde atip kurtulmak lazim. biz kardesim oldugunde oyle yapmistik. neden bilmiyorum birkac gun icinde neredeyse tum esyalarini evden cikarmistik. ya birine verdik ya cope attik. birileri soylemisti herhalde cok bilincli yaptigimizi sanmiyorum. ben yillar sonra hala fotograflara bile bakamayan biri oldugum icin o esyalarla ayni evde yasamak beni cok yorardi muhtemelen.
0
bohr atom modeli
(23.03.24)
genel olarak pek bir sey atmam. bana verilen esyalari da atmam o yüzden.
0
robert bosch
(23.03.24)
Artık tutmak istemediğim hediyeleri, hatırası kalsın diye resmini çektikten sonra atıyorum. Ama iyice negatif bir duygu varsa direkt atardım sanırım.
0
firez
(23.03.24)
O insanla aramın iyi olduğu döneme ait olduğu için saklarım o eşya aramızın iyi olduğu zamanı temsil eder manevi değeri vardır yaşanmışlıklar vardır atılmaz.
0
doharkoman
(23.03.24)
Değer verdiğim bir insandan kalan bir şeyse işlevselliğine bakmadan saklarım. Ama hayatımdan çıkardığım birinden kaldıysa işlevselse kullanırım değilse atarım.
0
yazdonumu
(23.03.24)
eski sevgili eşyası ise zorlanırım ama mutlaka bir yerde vedalaşırım. vedalaştım. arkadaşlarımın, ailemin verdiği ise tutarım çok yer kaplamıyorsa.
https://www.grimmstories.com/tr/grimm_masallari/uyuyan_guzelşimdi yani bunun açık bir mesajı var mı? kırmızı başlıklı kızda, yoldan çıkma falan olabilir. uyuyan güzel'de ne diyor? sonuçta bir kehanet gerçekleşiyor, eline iğne batan kız da uyuyor, sonra prens öpüyor uyanıyor. yani derin anlamını fala
şimdi yani bunun açık bir mesajı var mı? kırmızı başlıklı kızda, yoldan çıkma falan olabilir. uyuyan güzel'de ne diyor? sonuçta bir kehanet gerçekleşiyor, eline iğne batan kız da uyuyor, sonra prens öpüyor uyanıyor. yani derin anlamını falan sormuyorum. ya da uyandıracak prensini bekle gibi yorumlarını da sormuyorum. direkt, açık bir mesajı var mı, onu soruyorum. :)
0
fakat (23.03.24)
Masallarla ilgili aslında çok da katılmadığım bir şey okumuştum, asıl amacın küçük, kendini koruyamayan ve bu yüzden korkan çocukların, masallardaki prenseslerle empati yapıp en sonunda hiçbir çaba sarf etmeden kurtarılmalarının onları rahatlattığını anlatıyordu. Bunu da bu eski masalları modern dilde güçlü kadın imgesi ile yeniden yorumlamanın aslında çocuklara faydasının olmadığına getiriyordu. Yani uyuyan güzelin mesajı "Sen kendini koruyamasan da ailen olarak biz seni koruruz" gibi bir şey olabilir.
Ya da her masalda bir mesaj olması gerekmeyebilir de yani bilemiyorum :D
0
nundu
(23.03.24)
belki overreading diyeceksiniz ama, masalların toplumların kollektif bilinçdışını yansıttığını ve düşündüğünüz gibi çocuksu düz mesajlar dışında başka şeyler de anlattığını yazanlar vardı. Uyuyan Güzel kız çocuklarının ergenliğe girmeden hemen öncesini anlatıyor (ve adet olup ergen oluşunu, artık "erkek prensle öpüşüp uyanmasını, hayatının farklı bir aşamasına geçmesini") anlatıyor diyorlardı.
0
nhk ni youkosu
(23.03.24)
sabretmenin onemini anlatıyor kısaca. gercek aski ve dogru kisiyi beklemekle ilgili daha cok.
Arkadaşlar -Güney Afrika ya da Güney Afrika Cumhuriyeti- deyince aklınıza gelenleri yazabilir misiniz? teyit etmenize gerek yok. direk aklınıza ne geliyorsa
Arkadaşlar -Güney Afrika ya da Güney Afrika Cumhuriyeti- deyince aklınıza gelenleri yazabilir misiniz? teyit etmenize gerek yok. direk aklınıza ne geliyorsa
0
Angelismeee (22.03.24)
Cape Town, Table Mountain, Chappie, Afrikaans, Apartheid, Mandela, Siyahi çalıştırma mecburiyeti, güvenlikli siteler, vahşi cinayetler, fakirlik, zenginlik, barbekü, her yere arabayla gitmek
0
michael_knight
(22.03.24)
albino zenciler afrikalı beyazlar
kisaca afrika algima ters dusen ten rengi konulari.
0
buenosdias
(22.03.24)
Johannesburg, vergi vermemek için oraya giden bazı teknoloji şirketleri, tten bıçaklanan turistler, ikiye ayrılan bi tarafı müferreh diğer tarafı favela gibi şehirler
0
avatar is back
(22.03.24)
Die Antwoord Cape Town Jojannesburg yasama yürütme yargıya 3 farklı başkent durumu Charlize Theron
0
AlsterWasser
(22.03.24)
Apartheid, Elon Musk, Desmond Tutu, Mandela.
0
auroraaurora
(22.03.24)
2010 Dünya Kupası Johannesburg Kaizer Chiefs FC Cape town/Bloemfontein/Pretoria başkentleri Durban 2. Elizabeth ölünce Port Elizabeth şehrinin ismini Gqeberha olarak değiştirmeleri Tshabalala'nın Meksika'ya attığı gol :d Table Mountain Penguenler Mandela, Apartheid, Afrika Ulusal Kongresi partisi vs ülkenin içinde başka ülke olan Lesotho 10 kadar resmi dili olması Çok beğendiğim bayrakları Çok çirkin olan eski apartheid dönemi bayrakları Elon Musk Dünyanın en büyük altın madeni Cape Town'da özellikle yaz aylarında çok büyük susuzluk olması
0
nundu
(22.03.24)
suç
0
basond
(22.03.24)
charlize theron
0
noxie
(22.03.24)
@Angelismeee sizin aklınıza neler geliyor?
0
michael_knight
(22.03.24)
Açıkçası önceleri hiç dikkatimi çeken bir ülke değildi ilk olarak ümit burnuna yapılan bir turistik geziyi incelememle dikkatimi çekti en güney uç vs diyerek ki orası değilmiş aslında sonrasında İsrail için açtıkları dava ile cidden takdir ettim. Onlar dışında penguenleri direkt aklıma geliyor ve diğer fil, zürafa gibi safari hayvanları. Rengarek evler olan bir mahallesi canlanıyor gözümde.
Tüm bunlardan esinlenerek bir heykel yapmam gerekiyor da. Ondan genel olarak g.afrika deyince ne geliyor akıllara merak ettim. Çünkü yapacağım heykele bakınca ga olduğunun anlaşılması gerekiyor.
0
🌸Angelismeee
(22.03.24)
2010 dünya kupası yazan var ama vuvuzela yazan olmamış, enteresan.
0
hrskrs
(22.03.24)
BRICS Dunya Sosyal Forumu yolsuzluk suc kirmizi isikta durmamak Jaracanda agaclari
0
songforsomeone
(22.03.24)
cape town, johannesburg, afrikanın en güneyi, commonwealth, afrikanın en geliş birinci veya ikinci ülkesi olması (diğeri Mısır), BM'de Filistin halkı için İsrail'e karşı açılan soykırım davası
0
doharkoman
(22.03.24)
- johannesburg, cape town şehirleri - kruger ulusal parkı / safari - kabileler, zulu - afrikaans dili - büyük beyaz köpek balığı (yuzen bi adami yemisti bi tanesi, haberlerde cikmisti) - suç orani yuksek diye biliyorum
ek: - afrika'da en gelişmiş birinci veya ikinci ulke saniyordum ama verilere gore yedinci siradaymis. birinci mauritius: worldpopulationreview.com
Rehbere bakmadan oynayayım diyorum ama bazen nasıl ilerleyeceğini bulmak için saatlerim gidiyor. Bu sırada bir zevk de almıyorum. Bu zamanda bu tür oyunlarda nasıl ilerleyeceğini bulmaya sizce saatlerini gömmek sizce mantıklı mı, zevkli mi? Görüşlerinizi merak etmekteyim.
Rehbere bakmadan oynayayım diyorum ama bazen nasıl ilerleyeceğini bulmak için saatlerim gidiyor. Bu sırada bir zevk de almıyorum. Bu zamanda bu tür oyunlarda nasıl ilerleyeceğini bulmaya sizce saatlerini gömmek sizce mantıklı mı, zevkli mi? Görüşlerinizi merak etmekteyim.
0
p133mmx (21.03.24)
Yakın zamanda Sanitarium oynadım, öyle çok rehber gerektiren bir oyun değildi, biraz diyaloglara dikkat etmek lazım sadece. Oyun iyi tasarlandıysa çok sorun olmaması lazım ama kilit bir diyalog ya da işaret kaçınca sıkıntı olabiliyor. Eğer ben biraz debelenip geçemezsem hızlıca internetten bakıyorum neyi kaçırdığımı anlamak için.
0
salihdt
(21.03.24)
Temiz 5 yıl olmuştur ama ben de bir yerde baktım galiba. Bence çok güzel oyun, yüzde 99 rehbersiz yaptiktan sonra çok da kafaya takmamak lazım.
0
logisticsmanager
(21.03.24)
bu hikayeli adventure oyunlarının keyfi yanında bir arkadaşın varken çıkar, o da senin gibi sevecek, kafa yoracak, hem oyunun muhabbeti hem de günlük muhabbet yapılacak, yanında cips kola takviyesi olacak
2000 lerde bu oyunları tüplü monitörlerle böyle oynadık :)
0
grimavi
(21.03.24)
bazi yerleri cozmek zor olabilir. takildigin yerde cozume bakilabilir. ben de bakmistim diye hatirliyorum. baya uzun zaman oldu oynayali.
cozume bakmak istemeyip ugrasmaktan da zevk alan olur. kisiye bagli. cok daha zor puzzle olan oyunlar var.
0
ermanen
(21.03.24)
Eskiden takıldığım ve zorlayıp bulamadığım yerde 2-3 forum arardım. Şimdi en ufak şeyde elim gidiyor bazen. Biraz yorgunluk ve tahammül ile ilgili sanırım. Yani 20 yaşında olsam yapmazdım herhalde.
Gerçi bu kadar fazla çözüm rehberi olması ve genel olarak internette oyun çözümlerinin kolay ulaşılabilir olması olayı hikaye anlatımını bozdu zaten. Yani kendimi oyuna vermek yerine "acaba şu kararı alırsam, oyunun kendi belirlediği standartlara göre doğru olanı mı yapmış oluyorum" düşüncesi dürtüyor beni de. Oysa ki önceden kendi doğrularımla oyunu oynardım.
0
nawar
(21.03.24)
@grimavi tüplü monitör önünde arkadaşlarla geçen saatleri ben de çok özlüyorum. bu zamanda her şey var ama arkadaş kalmadı.
0
🌸p133mmx
(21.03.24)
Grim Fandango diye bir oyun vardı 1998'de çıkan. Grim Fandango'yu rehbersiz oynayamam misal.
Yani bu evren tesadüfen mi oluştu yoksa deizmde ki gibi bir yaratıcı var ama dünyaya karışmıyor mu?
Yani bu evren tesadüfen mi oluştu yoksa deizmde ki gibi bir yaratıcı var ama dünyaya karışmıyor mu?
0
slm ben yalnız komando yasin (17.03.24)
Stephen hawking fizik yasaları ile big bang’i defalarca açıklamaya çalıştı. Evet tesadüfen. Ama günlük dilimizde kullandığımız tesadüften bağımsız yasalarla mümkün kılınan bir tesadüf.
0
ruhen hastayim ben
(17.03.24)
Var mı yok mu bilmiyorum, bilen de yok zaten ve olmayacak. o yüzden umursamiyorum ve hayatımı da bu şekilde yaşıyorum.
0
logisticsmanager
(17.03.24)
yaratıcı yok ama çok umurumda da değil +1
0
gabe h coud
(17.03.24)
Olabilir ama bilemeyiz..
0
anon1m
(17.03.24)
inançsız biri olmama rağmen bunu olasılıklardan biri olarak görüyorum, simülasyonu da bir olasılık gördüğüm gibi o yüzden ateizme değil agnostizme yakınım sonunda ne çıkacak ben de merakla bekliyorum :)
0
grimavi
(17.03.24)
din mensubu kişiler tanrı der.
ama bilime göre evrenin oluşumu (ve/veya big bang) ile ilgili teoriler var. son görüşlerden birisi de kuantum dalgalanması (quantum fluctuation). yoktan enerji oluşmasıyla ilgili kısaca ama daha ayrıntılı tabii. çoklu evren teorileri de var.
metafizik/ütopik durumlar da düşünülebilir. veya daha üstün ırkların/uzaylıların/varlıkların yaratıcı olması veya onların bir deneyi olmamız vs.
0
ermanen
(17.03.24)
Her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten diye birer cümleye sığdırdığımız devasa ve imkansız özellikleri bir varlığa atfedince ve onu aynı zamanda hem ezeli hem de ebedi ilan edince nasıl bütün mantıksızlıkları ortadan kaldırmış olabileceğimizi ben anlamıyorum şahsen.
Anlamadığımız her şeyi bir tanrı figürüne atfetmek her şeyi yatağın altına itip odayı topladım diyen bir çocuğun davranışı gibi bence.
Kısacası bunun sizcesi bizcesi yok. Ya görüp bildiğimiz bu evren henüz tam olarak bilmediğimiz belli yasaların etkileşimleri sonucu var oldu ya da bu her şeye gücü yeten, her şeyi bilen, ezeli ve edebi varlık evreni "oldurdu".
İnsanlığın geçmişteki deneyimlerine de bakınca 1. İhtimal tartışmasız doğru olsa gerek.
0
akhenaten
(17.03.24)
Bence yok.
tesadüf ve teori terimlerini günlük hayatta kullandığımız halleri ile karıştırmanıza sebep olan fen bilgisi öğretmenlerinizin suçu hep.
0
nawar
(17.03.24)
+1 @grimavi Kitaplarda yazdığı gibi olduğunu düşünmüyorum.
0
sevilen progressive türkücü
(17.03.24)
var kardes kesin bilgi.
0
gule gule
(17.03.24)
ya benim anlamadığım bir durum var. tanrı, allah, yaratıcı vs. diyince herkesin gözünde sanki yukarılarda bir yerde, kocaman tahtında oturmuş, önünde dev bir kontrol paneli olan bir figür canlanıyor. ona tanrı deniyor, yaratıcı deniyor. orada bir varlık var, oturmuş panelden yaratıyor, yok ediyor, kontrol ediyor sanki. var mı yok mu, tesadüf mü, bilimsel mi diye tartışılıp duruluyor.
yahu senin tesadüf, ötekinin bilimsel dediği, quantum dediği şey tanrının kendisi işte. dine inanan tanrı diyor, sen tesadüf diyorsun. bütün dinlerdeki tanrı tanımına uyuyor. tanrı dediğin şey o tesadüfün, o bilimselin ta kendisi işte. "tanrı diye bir şey yok, tesadüfen oldu", evet tesadüfen oldu, o tesadüfen olan döngüye biri çıkıp evrim diyor öteki çıkıp quantum diyor, beriki çıkıp tanrı diyor, ben de diyorum ki, tanrı dediğin şey doğanın, kainatın, bu yaşam döngüsünün ta kendisi işte.
0
kibritsuyu
(17.03.24)
@kibritsuyu
hocam bu tartışmalarda genelde semavi dinlerdeki gibi bir tanrı modeli üzerine konuşuluyor
senin dediğin gibi fizik kuralları da tanrıdır diyen açılımlar var tabi
0
grimavi
(17.03.24)
@ruhen hastayim bene ithafen... Stephen Hawking evrenin "neden" oluştuğunu açıklamadı, "nasıl" oluştuğu üzerine fikir beyanında bulundu. Popüler bilim zırvalarından ziyade makalelerine baksanız öğrenmiş olurdunuz.
Dolayısıyla evrenin tesadüfen oluştuğunu iddia edemeyiz çünkü büyük patlamadan öncesine yönelik hiçbir kanıt yok elimizde. Haliyle yaratıcı denen kavramın olup olmadığını da bilemeyiz. Tek bildiğimiz büyük patlamadan sonra evrenin nasıl gelişip hayat bulduğu.
0
truf
(17.03.24)
bilmiyorum. nereden bileyim :) büyük ihtimalle tanrı yok ama olsa da şaşırmam
@kibrit suyu: senin bakış açın ile tanrı yok denmesine imkan yok ki. tesadüfe de evrime de her şeye de tanrı diyorsun sen. bu tartısmalar genelde tam da dediğin gibi önünde kontrol paneli olan bir tanrı var mı yok mu şeklinde geçiyor. olaya senin gibi bakınca ateizmi çökertmiş oluyorsun :)
0
benarrivo
(17.03.24)
Vala ben var olduğu üzerine yaşamımı temellendirip, şekillendiriyorum. Bu benim için daha mantıklı ve iyi hissettiriyor.
0
Amaranta ursula
(17.03.24)
kitap gönderen bir tanrı olduğuna inanmıyorum ama kibritsuyu'nun dediği gibi bir şeye inanıyorum. Yani ben tencereyi dışarıda unuttuğumda içindeki şeyler küflenip bir ortam yarattığında tesadüfen de olsa onların yaratıcısı ben oluyorum sanki. Bu tür "her şeyi başlatan" bir yaratıcımız olabilir.
0
nhk ni youkosu
(17.03.24)
Hawking'in böyle bir iddiasi veya makalesi yok, olamaz da.
internette her okudugunuz, izlediginiz seye atlamayin derim.
0
Yourcousinmarvinberry
(17.03.24)
bir yaratici olabilir ama bence bu dinlerdeki gibi bir sey degil. einstein da boyle diyor.
0
bohr atom modeli
(18.03.24)
Yaratıcı var, dünyanın her bir zerresinde her an her şeyi o olduruyor, fakat sistemi öyle kurmuş ki, yarattıklarından özgür irade verdiklerinin müdahaleleriyle de işleyen ve şekil alan ama her zaman doğal haline mutlaka geri dönen bir sistem. Geri dönerken de onu bozanları bozarak geri dönüyor, ona saygı gösterenlere ise saygılı davranıyor, bozanlardan çok iseler.
İnsan denen o özgür irade sahiplerinin kendilerini tanımaları, anlamalı ve eğitmeleri için yaratılmış bir ortam diye düşünüyorum. Yaratıcı var, her an karışıyor ve müdahaleye izin veriyor, sıradışı müdahaleleri de oluyor. Ben çok yaşadığım için rahatlıkla söylüyorum.
Ne yapıyorlar burna bir kesecik gibi bir şey mi konuyordur acaba?
Ne yapıyorlar burna bir kesecik gibi bir şey mi konuyordur acaba?
0
çılgındünya (11.03.24)
gorsel efektle sonradan eklemiyorlarsa oyuncunun burnuna daha yogun kivamda kan gibi bisey enjekte ediyorlardir. biraz daha ic kisma. Sahne ilerlerken de akarak burundan disari cikiyordur. nefes ve vucut isisi sivinin akiskanligini arttiriyordur.
"Ben Necati Şaşmaz olarak sete gelip Polat kıyafetimi giyip oynuyorum. Örnek vermek gerekirse bir burun kanama sahnesi vardı. İnandırıcılığı artsın diye boyayı sinüslerime kadar çektim. Babaannem diziyi izledikten sonra hemen aradı. Ne oldu sana iyi misin diye. Bu son bıçaklanma sahnesinde de aynı tepkiyi aldım. Demek ki insanlara olayın gerçekçiliğini yansıtabiliyoruz. Herkes Necati’nin bu olayları gerçekte yaşamadığını biliyor ama sahiplenme içgüdüsü böyle bir şey işte."
Korona zamanları ağır bir grip geçirdim. Test olmadım ama doktor hiç korona olma ihtimali var demedi. Antibiyotik vs verdi bir haftaya geçti. O ara çok öksürük vardı. İyileşince öksürük de azaldı ama tamamen geçmedi. Önce dahiliyeye gittim. Sonra aralıklarla 3 kere göğüs hastalıklarına gittim. Öksür
Korona zamanları ağır bir grip geçirdim. Test olmadım ama doktor hiç korona olma ihtimali var demedi. Antibiyotik vs verdi bir haftaya geçti. O ara çok öksürük vardı. İyileşince öksürük de azaldı ama tamamen geçmedi.
Önce dahiliyeye gittim. Sonra aralıklarla 3 kere göğüs hastalıklarına gittim. Öksürük şurubu, hap, alerji hapı ve alerji inhaler kullandım. Çocuklukta alerjik astım geçirdiğim için alerji testi pozitif çıktı, bu sebeple doktor büyük ihtimalle alerjidendir dedi. Bi doz yüksek başka bir alerji hap/inhaler kombinasyonu verdi. 10 gün kullandım ve işe yaramadı.
Ondan önce gittiğim doktor evde beslediğim kanarya ile ilgili de olabilir demişti çünkü kuşu da 2 sene önce aldım. Bununla alakalı olabilir mi? Neredeyse 2 sene olacak halen geçmedi. Benzer durum yaşayan biri varsa öneri vs iletirseniz memnun olurum.
0
havadakarada (11.03.24)
ayrıntılı alerji testi yaptırın bence. kuş alerjisi diye bir şey de var evet.
evdeki bir şeylerin değişikliği de alerji/hassasiyet yaratabilir. çamaşır deterjanı, evcil hayvan, herhangi bir koku vs.
uzun covid (long covid) semptomu da olabilirmiş bu arada.
0
ermanen
(11.03.24)
bende de benzer bir durum olmuştu şehir değiştirince, geçmiyordu bir türlü öksürüğüm. doktor kontrollerimi oldum, herhangi bir şey çıkmadı. alerjidir dediler en son. desmont isimli bir ilaç kullandım, o iyi geldi.
siz de kuşla ilgili tekrar baktırın isterseniz.
0
noxie
(11.03.24)
Desmont etki etmedi. Long covid duydum ama öyle midir hiç düşünmemiştim. Aşılardan olabilir mi diye düşünmüştüm. Yine randevum var doktor endoskopi yapalım reflü de olabilir dedi en son. Oradan da sonuç çıkmazsa bir ay farklı bi evde kalırım bakalım kuştan ayrılınca geçecek mi.
Midem geceden beri ateş topu gibi yanıyor ve batıyor. Ağrı yok, bulantı çok hafif.Mide koruyucu olarak sabahları Nexium kullanıyorum zaten ama pek işe yaramadı şu an.Var mıdır şunu iç iyi gelir diyeceğiniz çay, çorba, ya da bir karışım falan? Dişim de ağrıyor bir yandan, daha artarsa Apranax içmem g
Midem geceden beri ateş topu gibi yanıyor ve batıyor. Ağrı yok, bulantı çok hafif. Mide koruyucu olarak sabahları Nexium kullanıyorum zaten ama pek işe yaramadı şu an. Var mıdır şunu iç iyi gelir diyeceğiniz çay, çorba, ya da bir karışım falan? Dişim de ağrıyor bir yandan, daha artarsa Apranax içmem gerekecek ama şu durumda korkuyorum ağrı kesici içmeye iyice hayatı dar etmesinden. O yüzden şöyle kocakarı ilacı benzeri bir şey varsa içip biraz rahatlasam süper olacak.
Ilık su içtim pek işe yaramadı. Çok ufak bir rahatlattı sanki ama çok da fark olmadı. Laktozsuz süt içtim o da işe yaramadı. Talcid de işe yaramıyor şu an.
0
pianeta (11.03.24)
Leblebi olumlu olabiliyor bulantı için bazen.
0
kullanıcıadımbuolsun
(11.03.24)
bu kadar uzun suren ve ilaclarla gecmeyen bir agri ciddi olabilir. doktora gidin diyecem ama hemen gidemiyorsaniz:
- papatya cayi (zencefil, rezene cayi falan da olabilir) - yiyecek olarak muz ve/veya yogurt iyi gelebilir - tahin tok karnina iyi geliyor. kardesim reflu icin sabahlari bir kasik iciyor - sicak iyi gelebilir. sicak dus veya sicak su torbasi
tabii agrinin ne oldugu biraz muallak. hangisi iyi gelir gelmez bir garantisi yok. hatta bazi seyler kotu de gelebilir. gaz gibi durmuyor ama hafif egzersiz veya yoga hareketleri de deneyebilirsin.
0
ermanen
(11.03.24)
rennie dene bence zararı olmaz.
0
datnet
(11.03.24)
talcid denemis ama. talcid de rennie de antiasit. etken maddeleri farklı sadece. tekrar baska antiasit icmek cok da iyi olmayabilir veya anlamı olmayabilir. ama rennie cok da agir bisey degil, kalsiyum karbonat ve magnezyum karbonat var icinde.
selamlar, yakında koreye uçuşumuz olacak, uçak istanbuldan 18:00 gibi kalkacak sabah 9:30 gibi seoul’de olacağız. ilk defa doğuya gideceğim, uçakta uyuyabilirsem jetlag pek yaşamam gibi duruyor. sizin tavsiyeleriniz nelerdir? bi de uçakta uyumakta zorlanan biri için öneriniz var mı?
selamlar, yakında koreye uçuşumuz olacak, uçak istanbuldan 18:00 gibi kalkacak sabah 9:30 gibi seoul’de olacağız. ilk defa doğuya gideceğim, uçakta uyuyabilirsem jetlag pek yaşamam gibi duruyor. sizin tavsiyeleriniz nelerdir? bi de uçakta uyumakta zorlanan biri için öneriniz var mı?
0
la mort heureuse (06.03.24)
uzun uçuşlarda uçağın içini karartıyorlar, güneşlikler kapanıyor, ışıklar sönüyor gündüz olsa da. dolayısıyla ben uyumakta çok zorlanmamıştım japonyaya giderken. jetlag da hiç olmadım diyebilirim. hatta merak edip olmak istiyordum ama kısmet değilmiş :)
0
mustafakesekci
(06.03.24)
uçakta gürültü önleyici kulaklıklar çok işe yarıyor. yoksa kulak tıkacı da kullanabilirsin. köpük olanlar daha iyi kesiyor sesi. uyku maskesi ve uygun yastıklar da işe yarayabilir.
gideceğin yerin saatine göre uyumaya başlayabilirsin önceden. ya da uçaktayken başlayabilirsin. uyuyamıyorsan da gözlerini kapatarak dinlenmeye çalışabilirsin genel olarak, uçak gürültüsünü kesebildiğin kadar keserek. ben de uyuyamam mesela ve uzun uçuşlarda genelde film izliyorum :)
takviye olarak güniçi zindelik için kafein, uyumak için melatonin önerilebiliyor.
Doktor, MR sonucu ile boyun fıtığı teşhisi koymuş. Boyun fıtığı için özel yastık alınmasını önermiş. Var mı bildiğiniz önerdiğiniz yastık? Nerden almalı? Online mağazalarda daha çok seçenek oluyor.Bir de yatakta sadece yan yatılabiliyor. Yan yatanlar için ayrı bir şey varsa da iyi olur.Boyun fıtığı
Doktor, MR sonucu ile boyun fıtığı teşhisi koymuş. Boyun fıtığı için özel yastık alınmasını önermiş. Var mı bildiğiniz önerdiğiniz yastık? Nerden almalı? Online mağazalarda daha çok seçenek oluyor.
Bir de yatakta sadece yan yatılabiliyor. Yan yatanlar için ayrı bir şey varsa da iyi olur.
Boyun fıtığı için başka önerebileceğiniz şeyler varsa da ekleyebilirsiniz.
linklerde verilen yastık hakikaten çok iyi, annemde var boyun fıtığı o vesileyle denedim. boyun fıtığı olmayan kişilerin bile kullanması lazım.
0
gule gule
(06.03.24)
"Visco Therapy Boyun" var bi de. ve onun muadilleri. bir tarafi daha alcak.
Visco Therapy Standart yine de daha mi iyi? Ya da yan yatan biri icin mi daha iyi.
Simdi evde tekrar baktim da ustunde Yataş Visco Therapy Puffy yazan bir yastık var. bu eski model miydi acaba? Bu benim başıma göre yüksek baya. Üstüne bacağımı koymak için kullanıyordum.
edit: mesela trendyol'da bi marka var. ortopedik boyun fıtığı yastığı çok daha ucuz. yorumları da iyi. bilindik marka'dan şaşmamak mı lazım.
0
🌸ermanen
(06.03.24)
Bin tane yastık denedim. En son küçük bir ortopedik yastığın en ince tarafına kolumu koyup yatarak huzuru buldum. Birden çok para harcamayın.
0
spankenstein
(07.03.24)
@spankenstein
dedigini tam anlamadim maalesef. hangi yastik? ve nasil bi pozisyonda yattin tam olarak? bas icin ayri yastik mi?
tr'de bunlardan hangisi daha iyi? us'de mc çok daha popüler, uk'de de gördüğüm hatırladığım mc çok daha yaygın ve bilindik idi ancak özellikle uk'de burger king çok kaliteli idi. tr'de burger çok daha popüler. peki hangisi daha iyi?
tr'de bunlardan hangisi daha iyi? us'de mc çok daha popüler, uk'de de gördüğüm hatırladığım mc çok daha yaygın ve bilindik idi ancak özellikle uk'de burger king çok kaliteli idi.
tr'de burger çok daha popüler. peki hangisi daha iyi?
0
avatar is back (27.02.24)
ikisi de leş olmakla birlikte mc donalds daha leş.
0
ravenudon
(27.02.24)
İkisi de leş. Hangisi ucuzsa o iyidir
0
ferenc
(27.02.24)
ikisini karşılaştırıyorsak TR'de Burger King daha iyi.
0
false pretension
(27.02.24)
Trde ikiside çöp +1 Ama burger king daha az leş +1
0
basond
(27.02.24)
Türkiye burger king mc Donald's a nazaran daha kaliteli bundan sanırım Tab gıdanın etkisi var. İkisinde popüler fakat hangisinin daha popüler olduğu konusunda bir fikrim yok.
0
doharkoman
(27.02.24)
Her ikisi de gayet kötü ama son birkaç yıldır McDonalds kalite olarak daha iyi geliyor bana. Eskiden uzun süre Burger King daha kaliteliydi. Ticari olarak Burger King Türkiye'nin daha başarılı olduğunu okumuştum bir yerde ama doğruluğuna kefil olamam.
0
michael_knight
(27.02.24)
bk daha iyi. muhtemelen burgerler menüler falan bize daha çok hitap ediyor. bunda çok fazla şubeleşmiş olmasının etkisi de büyüktür. tr'nin neredeyse her yerinde birden çok şubesiyle bk varken mcd az görüyorum.
0
paintov
(27.02.24)
burger king bir tık daha iyi. mcdonalds'ta çocukluğumdaki tadı bir daha bulamadım, en son yediğimde baharatlı garip bir tadı vardı. eskisi kadar güzel değil.
0
nothing in my way
(27.02.24)
açık ara mc donalds daha iyi. zorda kalmadıkça bk yemem.
0
durbidakka
(27.02.24)
Benim için açık ara Mc Donalds daha iyi. Burger King'in bu kadar beğeniliyor olması çok enteresan geldi, bana kauçuk kemiriyor gibi geliyor Burger King yerken. İkisi de tabi ki leş ama Burger King daha leş gibi geliyor.
0
pianeta
(28.02.24)
paket servis için konuşacağım çünkü bir restoranına gidip yemeyeli 10 yıl olmuştur ikisini de.
pakette mc fersah fersah önde. farklı lokasyonlarda söylediğim mc'ler hep belli bir standartın üstünde geliyor sıcak patates, dökülmemiş içecek vs. burger'da ise hep bir aksilik oluyor patatesin bir hamur topu halinde pakete dökülmüş olması ise bir klasik.
mc'in sorunu menü çeşitliliği yok ve daha az kampanya yapıyor bk'ye göre.
0
a darkness coming
(28.02.24)
ikisi de çok kötü. mcdonalds'ın burgerler'i burger king'e göre daha kötüydü sanırım. uzun zamandır yemiyorum.
biraz daha verip iyi bir hamburgercide yemek çok daha iyi.
0
ermanen
(28.02.24)
Mc donalds kesinlikle. ama o bile subeye gore degisiyor+1
bir ara burgerdan alma gafletine dusmusum ayni boyleydi koftesi. su goruntu bile hala tuylerim urperiyo gidadedektifi.com
ya ben sıkılmıştım izlerken, bi yerden sonra bıraktım zaten. eşim devam ediyordu mesela. hep aynı olaylar, aynı sıralama, karakterler de sorunlu. bilmiyorum ya ben tercih etmezdim sanırım.
0
elorelia
(27.02.24)
bu sorunun cevaplarını okuyana kadar izlemek için açmış olmalıydın..
0
oldcosmos
(27.02.24)
araya 2-3 dizi katılarak izlenebilir. Tek başına house Bi yerden sonra yoruyor.
tripli Bi bunak izlemek sürekli...
0
makinist
(27.02.24)
house arka arkaya izlemek bir yerde sıkıyor. oynadığı zamanlarda haftalık izlediğimiz için çok efsane geliyordu house head bölümüne kadar izlenmeli (4. sezon) eksisozluk.com
breaking bad arka arkadaya daha çok sarabilir
0
eja
(27.02.24)
izlemediğiniz bir dizi eskimemiştir. ben çok beğenerek izledim, vakalar enteresan. bu biraz konuya olan ilginizle de alakalı bir durum. ben de doktor falan değilim ama vakalar çok ilgimi çektiği için sarmıştı beni dizi. bir de house karakteri cidden çok iyi. ama ikinci kez açıp izlemem -ki bir çok diziyi tekrar izlemişliğim vardır-
0
mustafakesekci
(27.02.24)
5 sezon falan izleyip bırakmıştım. Aslında hep devam edesim de var ama artık 40-50 dakikalık ve sezonda 20 küsür bölümlük dizi "neyse ki" kalmadı ve bu tarz dizileri izlemek yoruyor. Mesela sezonda 10 bölüm olsa çok güzel izlenirdi de böyle uzun diziye sıfırdan başlayacak vakti ayarlamak zor biraz
0
nundu
(27.02.24)
oo baya once izlemistim. surukleyici ve degisik hastaliklari ogreniyorsun. arka planda hikayesi de var. sezon finalleri de guzel.
0
ermanen
(27.02.24)
İlk sezonlar çok eski hissettirir. Ama hala ben arada bir rastgele bir bölüm açıp izliyorum. İzlenir özellikle house karakteri için izlemek lazım.
0
sevilen progressive türkücü
(27.02.24)
izlenir
0
paintov
(27.02.24)
oturup sadece surekli izlemektense arada bi bolum atarak, 2. bir dizi gibi canin istedikce izlemek icin daha uygun
Ayak parmaklarının su toplamasını önlemek vaziyet (2 defa tecrübe etmek)
put it in your appropriate place
En yakını Şubat ayında olmak üzere 2 yurtdışı gezimde ayak parmaklarım su toplamıştı.- İlk temmuz ayında Belgrad'da gerçekleşmişti. Sadece tek bir parmakta su toplamıştı.- En son gezimde ise her iki ayakta serçe parmaklar su topladı. Yürüdüm yürümesine ama acayip acı çekerek yürüdüm.- İki gezi arası
En yakını Şubat ayında olmak üzere 2 yurtdışı gezimde ayak parmaklarım su toplamıştı.
- İlk temmuz ayında Belgrad'da gerçekleşmişti. Sadece tek bir parmakta su toplamıştı. - En son gezimde ise her iki ayakta serçe parmaklar su topladı. Yürüdüm yürümesine ama acayip acı çekerek yürüdüm. - İki gezi arasında 3 gezim daha oldu ama böyle bir sorunla karşılaşmamıştım. - Her iki gezide de daha önce giydiğim ayakkabı ve bot giymiştim. Yani daha önceden gün içerisinde kullandığım ayakkabılar. Botu daha yeni aldım ama birkaç sefer işe gittim, 12 saatte yakın ayağımdaydı. Belgrad'da spor ayakkabıyla gittim ve gene günlük kullandığım ayakkabıydı. - Çoraplar temizdi ve gene normal kullandığım çoraplardı.
Baktığınızda sağlık olarak pek bir tehdidi yok ama hem sağlık sağlıktır ne olur ne olmaz hem gezilerde o acı eşliğinde gezmek istemiyorum. Resmen sekte vuruyor, yüzde 60 oranında verime olumsuz geri dönüş sağlıyor.
Öncesinden ne yapabilirim su toplanmaması için, nasıl önlem ve vaziyet alabilirim?
0
put it in your appropriate place (23.02.24)
Parmaklara yapistirilan bantlar oluyor. Yara bandina benziyor ama daha saglam. Ondan deneyebilirsin.
0
ermanen
(23.02.24)
Ayağınızın içinde rahat hareket ettiği esnek tabanlı (rubber) tek bir ayakkabı kullanın. Araç kullanımında pedalları hissetme adına da güzel oluyor bu tabanlar.
Kış mevsimi gereği mecburen bot gibi bir şey giyecekseniz yine aynı özellikte olabildiğince esnek tabanlı bir şey olsun. Kendi tecrübelerim bu şekilde
0
diyecevaplandı
(23.02.24)
@ermanen sanırım şeffaf olanlar da var.
@diyecevapladı teşekkür ederim.
0
🌸put it in your appropriate place
(23.02.24)
benim ayaklarim hemen su toplar ozellikle de yazin. ayakkabi ve sicakla ilgili genelde. bilegi kapatan bot giyme en azindan topuguna basarsin terlik gibi canin acimaz. yara bandi tasi.
benim için yemek yemek antidepresandan bile daha güçlü birşey boy 1.80 kilo 85 dışarıdan bakınca fazla kilolu gözükmüyorum ama kiloyu direk yüz çevresinden aldığım için baya kafam iki katına çıkıyoryemek işini bırakınca işten güçten kesiliyorumspor falan denedim ama gym falan beni çok sıkıyorne yapm
benim için yemek yemek antidepresandan bile daha güçlü birşey boy 1.80 kilo 85 dışarıdan bakınca fazla kilolu gözükmüyorum ama kiloyu direk yüz çevresinden aldığım için baya kafam iki katına çıkıyor
yemek işini bırakınca işten güçten kesiliyorum spor falan denedim ama gym falan beni çok sıkıyor
ne yapmalı böyle bir durumda?
diyetisyene gittim hiç bir faydası olmadı verdiği listelerin. belki 100 olsam 90'a inerim ama 85'ten 75'e falan gelmek zor yani.
0
duyurukullanıcısı (23.02.24)
Yani açıkçası bu durumdan memnun değilsen yeme işini durduracaksın. Buna diyetisyen ne yapabilir ki, sen kendini motive edeceksin. Kendine kafam iki kat oldu sonra gıdım çıktı deyip kendini durduracaksın. Ben de çok kilo alıp verdim. Bu iş sende bitiyor. Ben kendimi motive ettim mesela. Şu an gayet iyi görünüyorum. İstersen yaparsın.
0
rock n roll
(23.02.24)
Sabretmen gerekiyor. Sağlıklı yemeyi düzene sokmaya çalış. Sporu da zamanla oturtmaya çalış. En azından günde belli bir süre yürüyüş olabilir.
İkisini birden yapamıyorsan yemeni düzeltmekle başla. Belki bunları yaparken sevdiğin başka şeylere de odaklanabilirsin. Yemek yerken sevdiğin bişeyler izlemek, spor yaparken müzik dinlemek vs. gibi.
merhaba,kola vs gibi içecekleri pek az tüketiyorum. pek iyi gelmiyor. meyve suyunu özellikle AOÇ nar suyunu severim ama doğası gereği şekerli olduğu için o da iyi gelmiyor. bir bardak ya da biraz fazlasını içince uykum geliyor. çay, kahve ve su dışında, böyle ferah ferah ne önerirsiniz sonrasında ba
merhaba, kola vs gibi içecekleri pek az tüketiyorum. pek iyi gelmiyor. meyve suyunu özellikle AOÇ nar suyunu severim ama doğası gereği şekerli olduğu için o da iyi gelmiyor. bir bardak ya da biraz fazlasını içince uykum geliyor.
çay, kahve ve su dışında, böyle ferah ferah ne önerirsiniz sonrasında bayıltmayacak?
0
biseysorcaktim (23.02.24)
Meyve suyu olarak migrosta sekersiz yuzde yuz meyve sulari var ondan iciyorum
Evde elma ve erik kurusundan kompostu yapabilirsin yapimi asiri basit sadece kaynatiyorsun az bisey seker atarsin
Uludag sekersiz limonata var ama cok fazla tuketmesen iyi olur tatlandirici fln var
Migrosta kafeinsiz kahve var nescafe gold tavsiye ederim uyku sorunu falan yasatmaz
Bitki cayi var gene migrosta melisa + papatya cok guzel ve sakinlestiriyir huzur veriyor
Asansör kontrol panelleri ne kadar radyasyon yayıyor? Zararlı mı? EMR boya?
ermanen
Panelin fotosu:https://ibb.co/NC8HBfnEv en üst katta. Bir duvarın arka kısmında asansör dairesi ve paneli var. Ev/oda için ne kadar zararlı bu durum? Not: Elektromanyetik radyasyon ölçer alet ile evin içinde bu duvara biraz yakın kısımlar yüksek gösteriyor. yani panelin veya başka bir şeyin bir kaç
Ev en üst katta. Bir duvarın arka kısmında asansör dairesi ve paneli var. Ev/oda için ne kadar zararlı bu durum?
Not: Elektromanyetik radyasyon ölçer alet ile evin içinde bu duvara biraz yakın kısımlar yüksek gösteriyor. yani panelin veya başka bir şeyin bir kaç metre radyasyon alanı var gibi.
Elektromanyetik radyasyona (EMR) karşı koruyan boyalar varmış. Bunu yapan biri asansör panelleri çok tehlikeli demiş ve bütün apartmana da radyasyon yayabilir demiş. Biraz abartmış sanırım satıcı olarak. Duvara bu boya gerekli mi sizce?
Ev aletlerinden ve telefonlardan da elektromanyetik radyasyon yayılıyor sonuçta. Başka şeylerden de maruz kalıyoruz. Asansör paneli daha mı tehlikeli? Radyasyon etki alanı daha mı fazla?
İngilizce kaynaklara da baktım ve pek bir şey bulamadım. Ama genel olarak düşük frekanslı elektromanyetik radyasyonun insan sağlığına zararlı olduğu kanıtlanmamış. www.who.int
0
ermanen (20.02.24)
size iş çıkartmak için sallamışlar. asansör kontrol panelinin veya herhangi bir kontrol panelinin insan sağlığına zarar verecek kadar radyasyon üretmesi mümkün değil. ayrıca boya ile herhangi bir izolasyon falan da mümkün değil, tamamı pazarlama hilesi.
0
malheiros
(20.02.24)
Oturup bilimsel makale aramadım bununla ilgili ama hiç sanmıyorum. Çok tehlikeli diyen kişinin referansı neymiş? Basit bir elektrik düzeneği var fotoda. Herhalde asansörler anlık olarak yüksek akım çektiği için böyle bir düşünce oluşmuş ama bunlar sınırlar içindedir. Aksi halde böyle kontrolsüz satılmasına müsaade edilmezdi. Dediğiniz gibi evlerimizde yüksek frekansta çalışan birçok elektromanyetik radyasyon yayan cihaz var. Hepsi belirli limitler dahilinde çalışıyor. Ha bir de iyonize edici olmadıktan sonra bu cihazlardan kaynaklı radyasyonun tek bilinen etkisi herhalde göz ardı edilebilir seviyede ‘ısınmamız’ olur.
Özel boya mutlaka bir ölçüde faydalıdır ama diğer taraftan mevcut cihazların (cep telefonu, modem gibi) çalışma performansını kötü yönde etkiler mi bakmak lazım.
Uzmanı değilim ama okuduğum kaynaklara göre böyle yani. Aksini öğrenirseniz yazın lütfen, ben de öğreneyim.
Edit: böyle özel boyalar var, baya sertifikalı, test edilmiş falan.
0
orient blue
(20.02.24)
@malheiros
karbon allotrop bazlı boyalar varmış ve EMF kalkanı oluşturabiliyormuş. pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
daha endüstriyel alanlar da kullanılıyor sanırım. firmalara da güvenilebilir mi, gerçekten işe yarayan boyayı mı kullanıyorlar mı tartışılır ama.
0
🌸ermanen
(20.02.24)
o panonun içinde buna sebep olabilecek bir ekipman mevcut değil. Motoru kontrol eden sürücü(inverter, frekans ile motor kontrolü sağlar) elektronik cihazlarda parazite neden olabilir deseler bu kadar küçük bir sürücünün çok da bir etkisi olmaz derdim.
Attığınız fotoğrafta güç kaynağı, trafo, inverter, sigorta&koruma grubu, asansör kontrol ve haberleşme kartları mevcut, standart bir kontrol panosu, muhtemelen sürücü ve frekans olayıyla alakalı kulaktan dolma bilgilerle birşeyler sallamışlar.
bahsettiğiniz düşük frekanslı elektromanyetik radyasyonun zararı ancak buna düzenli ve sürekli olarak maruz kalırsanız olur. oradaki emr maruz kalmak için panoya 1 cm uzaklıkta yaşamanız gerekir.
0
durbidakka
(20.02.24)
yanınızdan hiç ayırmadıgınız cep telefonunuzun sar degerleri bu asansörün zararından yüzlerce kat fazla. bilginize
0
limonlu eksi
(20.02.24)
Avrupa'da 12 Gauss'dan fazla manyetik alan ölçülen yerlerde insan yaşaması yasaktı. Şimdi de aynıdır sanırım. Elektromanyetik değer ölçen cihazla ölçebilirsiniz (avometrenin benzeri uyduruk bir alet).
Örneğin cep telefonunuz varsa, veya 380 kiloVolt enerji nakil hattı (boynuzlu direkler) altında yürümek bu limiti aşar. Ülkemizde serbesttir.
limonlu eksi + 1
0
alfired
(20.02.24)
sıfır
iyonize olan radyasyon ile iyonize olmayan radyasyonu karıştırıyorsun.
0
orpheus
(20.02.24)
"Elektromanyetik radyasyona (EMR) karşı koruyan boya" - bunu kim salladi ise onunla iliskiyi kes yaw.
Merhaba,Netflix, prime veya blutv üzerinden izleyebileceğim bir dizi tavsiyesi istiyorum. Kriterler:-imdb 7 ve üzeri olmalı-sürükleyici olmalı-biraz gizem içerse fena olmazKomedi hariç her şey olur aslında. Çok bilindikleri izlediğimi varsayın. Var mıdır önerisi olan?Bir de artık sizi yormamak için
Merhaba,
Netflix, prime veya blutv üzerinden izleyebileceğim bir dizi tavsiyesi istiyorum.
Komedi hariç her şey olur aslında. Çok bilindikleri izlediğimi varsayın. Var mıdır önerisi olan?
Bir de artık sizi yormamak için tavsiye motoru önerisi de isteyeceğim. Ben kriterleri gireyim işte imdb 7 üstü olsun türü x olsun gibi gibi o da bana dizi/film önersin. Hangi siteyi kullanıyorsunuz?
Teşekkürler
0
sacrilegious (18.02.24)
The Peripheral The Wire Sopranos
0
prole
(18.02.24)
Netflix'e liebes kind isminde bir alman polisiye mini dizisi geldi birkaç ay önce Tavsiye ederim kesinlikle, 6 bölüm
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(18.02.24)
Dark Severance The Killing
not: saydigin platformlarda varlar mi bilmiyorum.
0
ermanen
(18.02.24)
Netflix - Guillermo del Toro's Cabinet of Curiosities
0
prole
(18.02.24)
izlemediyseniz aradığınız dizi, true detective.
hbo dizisi olduğundan platformlarda var mı bilmiyorum ama primevideo'da var gösteriyor.
0
gule gule
(18.02.24)
Severance o platformlarda yok ama +1
The good place, Sherlock, orange is the new black, Chernobyl
0
substituent
(18.02.24)
The Peripheral dizisi iptal oldu ilk sezon bitimiyle. Bilginize.
besin değeri yok. sütlü kahve bayağı tok tutuyor da
0
ala09
(14.02.24)
Yanında kurabiye kek olur
0
limonlu eksi
(14.02.24)
Olmaz.
0
logisticsmanager
(14.02.24)
yanına şöyle güzel bir brownie, biraz beyaz çikolata ve fıstıklı cookie ile birlikte güzel bir aperatif olur.
0
joooper
(14.02.24)
düzgün beslenen biri için ara öğün olmasa da olur. kilo vermek için sadece 2 öğün yiyenler de var.
yani 2 öğün arasında kahve içebilirsin, 2 öğünü düzgün yiyorsan, besin değerlerini dengeli alıyorsan. kahveye ara öğün diyemeyiz tabii. vücuda giren biraz besin değeri olan bir içecek. smoothie gibi biçok şey koyduğun bir içeceğimsi öğün de olur ara öğün de mesela.
kahve yanında hafif bir şeyler yersen ara öğün olur. gavurların snack dediği olur. bu da sana kalmış. sağlıklı olsun dersen kuruyemiş olur. meyve olabilir. meyvelerde muzun gideri var. daha uğraştırıcı şeyler için sağlıklı pancake'ler, sebze unlarından yapılmış mamuller de oluyor. sağlığa takmıyorsan herhangi karbonhidratlı proteinli vs. bişeyler yiyebilirsin.
0
ermanen
(14.02.24)
2 ogun yaparken aralarda kahve iciyorum ben.Tok tutmaya yardimci oluyor bende.
Avusturya vs. Macaristan vizesi? Schengen? Bu seyahat planı mantıklı mı?
ermanen
Şimdi asıl seyahat Budapeşte, Macaristan ve normalde onun vizesi alınacaktı. Sanırım hem Macaristan turistik vizesi hem de Macaristan için alınan Schengen vizesi var.Biz Budapeşte'den önce bikaç gün erken gelip Viyana, Avusturya'da kalmayı düşünüyoruz. Planı sadece öncesinde yapabiliriz maalesef. Bu
Şimdi asıl seyahat Budapeşte, Macaristan ve normalde onun vizesi alınacaktı. Sanırım hem Macaristan turistik vizesi hem de Macaristan için alınan Schengen vizesi var.
Biz Budapeşte'den önce bikaç gün erken gelip Viyana, Avusturya'da kalmayı düşünüyoruz. Planı sadece öncesinde yapabiliriz maalesef. Budapeşte'de bulunmamız gereken tarihler var ve sadece öncesinde boş gün olacak.
Avusturya vizesi veya ordan Schengen almak daha zor sanırım.
O yüzden Macaristan Schengen vizesi alacağız. Daha kolay Macaristan için almak değil mi? Ondan sonra Budapeşte'ye ineceğiz çünkü Schengen vizesi alınan ülkeye inmek gerekiyor ilk. Sonra hemen arabayla veya trenle Viyana'ya gideceğiz. Viyana'da bikaç gün kalacağız. Belki Prag'a falan da uğrayacağız orda kalırken. Sonra Budapeşte'ye geçeceğiz ve Budapeşte'de daha uzun süre kalacağız.
Avusturya vizesiyle uğraşmak yerine böyle yapmak daha mı mantıklı? Yani Avusturya Schengen vizesi alıp direkt önce Viyana'ya da gitmek var ama vize almak daha zor olabilir diye çekiniyoruz. Bi de Budapeşte'de daha uzun kalacağız.
0
ermanen (13.02.24)
yanlış anlamadıysam ilk olarak macaristan’a girip orada kalmadan doğrudan avusturya’ya geçecek, ondan sonra macaristan’a döneceksiniz değil mi?
haliyle macaristan vizesi almanız lazım. genel kural ilk giriş yapılan ülkeden vize almak. birden fazla ülke içeren seyahatlerde en uzun kalınacak ülkeden vize alıp girişte bunu belgelemek daha doğru olabilir ama siz her iki ülkede de üç asagi beş yukarı aynı süreler kalacağınıza göre hangi ülkeye giriş yapacaksanız oraya başvurun.
istatistiklere göre avusturya red konusunda diğer ülkelere kıyasla daha “cömert”.
0
orient blue
(13.02.24)
@orient blue
evet Schengen vizesi alınan ülkeye gitmek gerekiyor ilk. onu biliyoruz. editleyip biraz daha açıklayıcı yazdım. asıl konu hangi ülkeden schengen vizesine başvurmak aslında.
avusturya macaristan'a göre Schengen verme konusunda daha mı cömert yani? edit: pardon daha çok red veriyor anlamında demişsin.
biz bir de budapeşte'de festivale gitmeyi düşünüyoruz ve vize başvurusunda bileti de göstereceğiz sanırım. onun etkisi daha fazla mı olur vize alma konusunda?
edit: bikaç kaynağa baktım. avusturya vize konusunda en çok zorluk çıkaran ülkelerden biri denmiş.
0
🌸ermanen
(13.02.24)
durumunuzu bilemedigim icin avusturya vize verir vermez bilemem ama macaristan'a inip trenle avusturya'ya gecebilirsiniz, gayet mantikli, trenler de normal isliyor. araba kiralamaya gerek yok, viyana'da basiniza dert olur. viyana'dan da trenle prag'a gecebilirsiniz, o da gayet mantikli.
0
kassiopeia
(13.02.24)
En uzun kalacaginiz ulkeden vize almaniz lazim. Ilk neren girdiginiz onemli degil.
“ Başvuru sahibi birden fazla schengen ülkesini tek seferde ziyaret edecekse, en çok kalınacak olan ülkenin schengen vizesine başvuru yapılması gerekmektedir.”
Daha once hollanda’ya giris yaptigimiz seyahatimizde dah uzun kalacagimiz icin fransa’dan vize aldik, bir sorun da yasamadik.
0
lemmiwinks
(13.02.24)
nerden girdiğiniz değil nerde çok kalacağınız önemli. ancak planınızı sağlam yapıp macaristanda daha çok kalacak şekilde gösterirsiniz. bu şekilde alabilirsiniz
selamlar.hikayeli akıcı bir oyun arayışındayım ama şöyleli,last of us'ı bitirdim ama yıl aldı. çünkü 30 saniye sinematik için 5 dk dövüşüp durdum.miles morales başladım bi yerden sonra adam dövme simulatörü oldu.god of war başladım, hikaye ve oğlum gerçekten sardı ama balta sallama simülatörü oldu,
selamlar. hikayeli akıcı bir oyun arayışındayım ama şöyleli, last of us'ı bitirdim ama yıl aldı. çünkü 30 saniye sinematik için 5 dk dövüşüp durdum. miles morales başladım bi yerden sonra adam dövme simulatörü oldu. god of war başladım, hikaye ve oğlum gerçekten sardı ama balta sallama simülatörü oldu, yine 10 saniyelik hikaye için 10 dk balta salladım.
fight sevmiyorum demiyorum, seviyorum ama dozunda.
bugüne kadar bi uncharted serisi asla sıkmadı çünkü çok çeşitli görevleri vardı. puzzle, parkur, çatışma, hırsızlık devamlı çeşitlendiği için asla aynı şeyi farklı levellarda 50 defa yaptırmıyordu.
Assassin’s Creed IV Black Flag denemek istiyorum ama bu da adam öldürme simülatörü gibi. oyun dünyasına uzağım başka da bir şey gelmedi aklıma. akla gelen var mı başka? platform: ps5
0
patronaj1 (12.02.24)
@aman üstüme geliyorlar tüm gta serisini ve iki mafya oyununu oynadım. rdr2 aklımda ama o da 10 saniye hikaye, 10 dk çatışma gibi.
0
🌸patronaj1
(12.02.24)
a plague tale innocent tavsiye ederim. yormayan, sıkmayan güzel bir oyun.
0
nothing in my way
(12.02.24)
Uncharted serisine en benzer oyunlar Tomb Raider serisinin son oyunlari: Rise of the Tomb Raider Shadow of the Tomb Raider
korku survival aksiyon olarak: The Evil Within The Evil Within 2
ek olarak: Ghost of Tsushima olabilir. Infamous serisi olabilir. Batman: Arkham serisi olabilir.
0
ermanen
(12.02.24)
bol sinematik az oyun diyorsanız detroit: become human ve quantic’in diğer oyunları.
hideo kojima oyunları da olabilir. death stranding ve metal gear solid serisi.
son olarak hellblade. tam olarak aradığınız oyun. bol sinematik, basit ve az aksiyon, puzzle vs.
0
sir gawain
(12.02.24)
rdr 2 size göre :)
0
sislerrr
(12.02.24)
Heavy rain, beyond two souls, until dawn, rdr serisi, gtalar, bully, la noire
Siz bir insanı uyarır mısınız? Yoksa fişini çeker misiniz?
tchuck
Soruyu doğru bir şekilde soramadım ama bir örnek üzerindenanlatmam gerekirse;eve yarım günlük temizlikçi çağırıyoruz. kadın ilk 2-3 gelişnde işini düzgün yaptı.sonra bi anda öğlen 12de gelip, 2de çıkmaya başladı. 1de geliyor 3te çıkıyor 3.30da çıkıyor.ben de bu kadına hiçbir şey demedim "2de çıkamaz
Soruyu doğru bir şekilde soramadım ama bir örnek üzerindenanlatmam gerekirse;
eve yarım günlük temizlikçi çağırıyoruz. kadın ilk 2-3 gelişnde işini düzgün yaptı. sonra bi anda öğlen 12de gelip, 2de çıkmaya başladı. 1de geliyor 3te çıkıyor 3.30da çıkıyor.
ben de bu kadına hiçbir şey demedim "2de çıkamazsın, yarım gün anlaştıysak en az 4 saat durman gerekir. buralarda tozlar duruyor, şurayı silmemişsin, burayı bilmem napmamışsın" gibi uyarılarda bulunmadım.
direkt yol verdim.
bu ilk kişi de değil, tüm herkese bunu yapıyorum.
iş veya günlük hayatımda da aynıyım. birinden bir şey istemem, bir şeyi düzeltmesini istemem, uyarmam etmem. direkt o kişiyle çalışmyı vs. bırakırım.
çünkü bana "uyarılmadığı sürece" işini hakkıyla yapmayan insanlar "ahlaksız" geliyor. yani bn bu kadını uyarıp ne yapacağım? bütün gün başınad durup onu mu denetleyeceğim? avizeyi silmesi gerektiğini her sferinde ben mi söyleyeceğim? yani bu kadına supervisorluk falan mı yapacağım gerçekten?
veya işyerimde altımdaki kişiye "bir sürü iş varken youtube mu izliyorsun?" demeliyim? yani bunu benim söylemem gerekiyor mu gerçekten?
ben bu insanları uyardığım için düzeldikleri sürece, yarın bir gün uyaramayacağım bir pozisyonda kalırsam, işlerini doğru yapmayacaklar öyleyse?
veya yanlış mı düşünüyorum? sizin tavrınız noluyor genelde?
0
tchuck (12.02.24)
ben de genelde uyarmam. çünkü nasıl teoki vereceğini bilmiyorum uğraşamam. kimse vazgeçilmez değil. ha değer verdiğin biridir. ya da uyarınca değişeceğine inancın varsa uyarırsın.
0
jelly bear
(12.02.24)
sizin bizim ne yaptigimiz onemli degil. dogrusu ve yanlisi ne ona bakmak lazim. hayatta binbir turlu olay, durum, istisna vs dinamik var. herkese ibmde calisiyormus gibi davranamazsiniz. davranirsaniz cevrenizde pek hos bir intiba birakmazsiniz.
0
buenosdias
(12.02.24)
insanlara onlardan ne beklediğimi söylerim
eve temizlikçi hizmeti alırken, iş yerinde task dağıtırken
daha esnek davranıyorum, insan yönetmek ve verim almak böyle bir şey bence
0
grimavi
(12.02.24)
buenosdias+1
Size göre doğruyla olması gereken şey her zaman genel geçer doğru olmayabileceği gibi, insanların hata ve davranışlarının çeşitli geçerli sebepleri olabilir. O yüzden insanlarla konuşup onları anlamaya çalışmaktan zarar gelmez diye düşünüyorum.
0
salihdt
(12.02.24)
Ben önce uyarırım ona rağmen olmuyorsa çalışmam o kişiyle. Ama bu arada kendime de bakarım, acaba yaptığımız anlaşmaya ben de tam anlamıyla uydum mu? Ya da karşımdaki insandan kapasitesinin üzerinde beklentide bulunuyor muyum? Mesela az para verip çok iş mi bekliyorum? Sigorta yaptım mı? Çünkü bazen insanlar çok zor durumda kaldığında mecburen bazı şeyleri kabul ediyorlar ama nihayetinde insan. Ego devreye giriyor vs. Her zaman önce uyarıdan yanayım.
arkadaşların dediği gibi durumu iyi analiz etmek ve ona uygun davranmak olabilir.
0
WithWorth
(12.02.24)
Sıkıntı yaşadığı bir çalışanı uyarmak, düzeltmek, verimli hale getirmek yerine her seferinde göndermeyi seçen kişi pek başarılı bir yönetici değildir. Çok aşırı örnekleri dışında tutarsak gönderdiğiniz kişi ile yerine gelecek kişi arasında dağlar kadar fark olmayacaktır. Sürekli işe birilerini alıp gönderip yenisini almak uzun vadede baktığımızda çok zararlı olabilir.
Kendi evinizin temizliği konusunda bu şekilde davranınca eviniz temizlenmemiş oluyor ve bununla baş edebiliyorsunuz ama çalıştığınız şirkette işler bu kadar sık aksadığı zaman suçlu o verimsiz çalışan değil o departmanı yönetemeyen, o çalışanlardan verim alamayan yönetici olacaktır.
0
michael_knight
(12.02.24)
en iyisini yapmışsınız. bu saatten sonra millete yol yordam mı öğreteceksin. ahlaki kurallar, etik davranışlar her yerde aynıdır.
4 saat kalmaması ayrı bir sorun işini yapmaması daha büyük sorun. eli çabuk olsa tamam dersin o da yok.
bu insanlar insanların iyi niyetlerini sömüren tipler.
0
OgutucuRecep
(12.02.24)
Uyarı işin doğasında olan bir şey. En iyi çalışan bile işi savsaklayabilir. Bence hiç uyarı yapmadan her şeyi harfiyen kitabına uygun yapan ve bu motivasyonunu sürekli devam ettiren birini bulma olasılığına sarılmak sadece sizi yorar. İşleri kendiniz için zorlaştırmış olursunuz. Bu kişi ideal bir çalışan olurdu, ancak gerçek hayatta ideal tanımlar çoğunlukla hayal ürünü olarak kalır.
İş bağlamında düşününce işi savsaklayan çalışan = kötü çalışan demek değil. Eğer normal şartlarda işini düzgün yapan biriyse ve sonradan işin bozulduğunu görüyorsanız uyarı yaparsınız ve eğer iş düzelirse bundan hem kendisi hem de düzgün iş yapan birini elinde tutan kişi olarak siz fayda sağlarsınız.
Uyarıyı dikkate almak da bir meziyet ve iyi bir çalışanın bir göstergesi. Bana sorarsanız sizin tavrınız uzun vadede size kaybettirir.
0
akhenaten
(12.02.24)
ben daha cok zor konusmalardan kacan ve kendine de zaman zaman kirilgan ve zayif olma izni vermedigi icin karsi tarafla da bunu iletesemeyen ve buna izin vermeyen bir insan goruyorum acikcasi. sizi bilemem ama insanlar makine degil, herkesin iyi gunu, kotu gunu, zor gunu var, bu bazen bir gun degil belli bir zaman suruyor. bunu benle konusmadan bana yol veren bir liderim olsa, dusunecegim son sey 'bana soylemeden benim yapmam gerekirdi' olurdu herhalde. kimin ne yasadigi, neden ne yaptigi konusunda hicbir fikriniz yok, fikrimiz yok aslinda, yasamin ozu bu. kendi varsayimlarinizla yasiyorsunuz anladigim kadariyla. mutevazi olmak onemli. hayat sizin dogrularinizdan, ne nasil olmali'larinizdan ibaret degil.
0
kassiopeia
(12.02.24)
Uyarmadan yol vermek bana yanlış geliyor. Kimse benim zihnimi okumak veya benimle birebir aynı önceliklere sahip değil. Elbette iş etiği ve sorumluluk denen kavramlar çok önemli (yani uyarmadan işini düzgün yapan kişi tabi ki uyarı aldıktan sonra düzgün yapandan daha önde bu anlamda), ama herkesin geçmiş deneyimleri, çalıştıkları ortamlar ve kişiler de farklı. İki kişinin aynı noktada buluşması için konuşmak gerekir. Ha, konuşma üzerine hala bildiğini okuyordur, o zaman elbette yollarımızı ayırırız.
0
fotrsapka
(12.02.24)
Bu gibi hizmet alimlarinda tutumunuz ise yarayabilir ancak is yasaminda da bu sekilde davranirsaniz yoneticlilik kariyerinizde hayal ettiginiz yere gelmeniz zor olur.
0
turkuaz
(12.02.24)
Bu tarz durumlarda herseyi en bastan konusup firsat vermemek lazim
0
Zetnikov
(12.02.24)
Iste sure veriyorum, o surede bitmezse maille uyari, art niyetli birsey varsa uyarmakla yorulmam. Bir de 100% hakli olup en kibar sekilde uyardiginda bile insanlar tavir aliyor, triplere giriyor. o yuzden hic ugrasamam.
0
spherical
(12.02.24)
Birde her insan herseyi dusunebilecek kapasitede olmayabiliyor.
0
Zetnikov
(12.02.24)
uyarmam, uyarmakla insan değiştiğini hiç görmedin. temizlik gibi basit bir konuda yol vermek en doğrusu.
0
orpheus
(12.02.24)
Belirli başlı durumlar için elbette ki öncelikle uyarmak gerekiyor. Onun dışında yazdığın her şeyde haklısın. Yani çalışma stili değişikliği ile çalışmama farklı şeyler. Çalışmayanı uyarmaya gerek yok. Uyardıkça çalışıyorsa, uyaran olmayınca kaytarıyordur. Beyaz yakalı işçilerin ve memurların %80'i de böyle.
0
nawar
(12.02.24)
fişi çekmek deniyor muydu bu duruma? bir çırpıda silmek diye biliyordum ben.
cevap: bence uyarmak denenmeli. hepimiz insanız. hata yapabiliriz. hayatımızda sağlığımızda vs. kötü giden durumlar olabilir.
0
ermanen
(12.02.24)
uyarmam. hatalarını düşünemeyecek insanla önce muhabbeti indirger, sonra da keserim.
0
tolgan
(12.02.24)
Değişkenlere tavırlara bağlı Sizi haksız bulmadım
0
basond
(12.02.24)
kötü niyetli insanları silmek daha mantıklı düzeltmeye çalışmak yıpratıcı olur
herkes hata yapar kimse mükemmel değildir bu gibi durumlarda ben hata yaptığımda silseler nasıl olur empatisi yaparım
parasını az verebilirdiniz temizlikçinin ya da ne derdi varmış diye sormak bir de hiç kimse başkasının evine özenmek ne kadar iş ahlakı deseniz de ev temizliği için başkasını çağırmak güvenmek evi emanet etmek büyük risk
"bir sürü iş varken youtube mu izliyorsun?" iş zamanında yetişmez ise sizin üstünüz sizden hesap sorar ve projeler genelde zamanında yetişmez, iyi bir yönetici en başta bundan daha dramatik durumlar için hata payı bırakır, zamanından önce işi bitirerek prim yapar
haksızsınız demiyorum ama sildiğiniz insan yerine daha iyisini bulmaya çalışmak da yorucu
0
mantık
(12.02.24)
"Şayet Allah insanları yapıp ettikleri yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerin üstünde tek bir canlı bırakmazdı; ...." bir de bu ayet gelir aklıma
0
mantık
(12.02.24)
bir çeşit pasif agresyon. iletişim eksikliği. tabii türkiye gibi eleştiriye kapalı insanların olduğu bir ülkede bunun olması normal ama doğru değil. düzgün bir üslupla rahatsızlığını dile getirmeyi öğrenmelisin. belki olumsuz bir geri dönüşten de kaçabiliyor olabilirsin bununla yüzleşmeyi de öğrenmelisin belki. en başta sana zararı olur.
burada kilit nokta da şu aslında. bir durumdan rahatsız olabilirsin. bu çok normal ve en doğal hakkın. bunu karşıdakini de kırmadan, kırılmadan dile getirmelisin. karşıdaki de kırılmamalı. ama türkiye'de insanlar eleştiriye açık olmadığı için hatta görevleri hatırlatıldığı zaman düşmanlaştığı için böyle bir pasif agresyon gelişiyor. ben de yumjuşak bir şekilde söyleyemem rahatsızlığımı. ya hiç bir şey demem senin gibi ilişiğimi keserim ya da kavga ederim. o yüzden aslında doğru iletişim kurmayı öğrenip rahatsız olduğumuz konuyu kavga da etmeden dile getirmemiz lazım. kimisi de laf cambazıdır, kendini çok iyi ifade eder o kadına rahatsızlığını söyler ama ipleri de koparmaz, bir gerginlik yaşamaz. bu önemli bir yetenek ve geliştirmek gerek.
0
blackkmamba
(12.02.24)
insandan insana değişir. böyle yapınca çevrende insan kalmaz. iş yaptıracak insan bulamazsın. sonuç odaklı olmak lazım. en baştan konuş, beklentilerini anlat. olmuyorsa ok ama kendi kendine çözsün, ben demezsem işini yapmıyor bakış açısı doğru değil. ülkede çalışan beyaz yakalının çoğunluğu gizli işsiz. internette takılmak üzerine, mail döndürmek üzerine maaş alıyor. hepsini kovalım o zaman.
0
gabe h coud
(12.02.24)
Zaten uyarmanızla, kendini düzeltecek karakterde biri, baştan bunu yapmaz. En güzelini yapmışsınız.
Uyarsaydınız, ya "bana iş mi yok" diye gidecekti, ya da kalıp baştan savma iş yapacaktı.
Schengen vizesi aldığımız ülkeye inmek ama hemen başka ülkeye gitmek
ermanen
Schengen vizesi aldığımız ülkeye uçakla indik diyelim. Havaalanında araba kiralayıp hemen komşu ülkeye gideceğiz diyelim. Böyle bir şeyde sorun olabiliyor mu? Sınırda kıllanırlar mı vs.?not: Schengen alınan ve inilen ülke Macaristan. Ardından arabayla gidilen ülke Avusturya. Bazı yerlerde aralarında
Schengen vizesi aldığımız ülkeye uçakla indik diyelim. Havaalanında araba kiralayıp hemen komşu ülkeye gideceğiz diyelim. Böyle bir şeyde sorun olabiliyor mu? Sınırda kıllanırlar mı vs.?
not: Schengen alınan ve inilen ülke Macaristan. Ardından arabayla gidilen ülke Avusturya. Bazı yerlerde aralarında hala pasaport kontrolü olduğu yazılmış. Mülteci durumları yüzünden kontroller olabiliyormuş sanırım.
0
ermanen (10.02.24)
3 duyuru aşağıda çok benzer bir soru var. O vizeyi ilk kez kullanıyorsanız vizeyi veren ülkeden giriş yapmanız tavsiye ediliyor.
0
mustafakesekci
(10.02.24)
@mustafakesekci
benim sorum farklı. o soruyu görünce benim sormam gereken bu soru aklıma geldi.
0
🌸ermanen
(10.02.24)
Geçen sene arkadaşlarım İtalya Venedik’te yarim gün takıldı sonra Avusturya’ya geçti.
0
dedeminhirkasi
(10.02.24)
indin hemen uçakla başka ülkeye geçtin mesela. sonraki vizelerde sıkıntı olur mu
0
paintov
(10.02.24)
Hic bir sıkıntı olmaz.aralarında pasaport kontrolu yok,yol kontrolleri daha cok alman-avusturya sınırında onlarda bilgisayar üzerinden değil manuel kontrol.avusturya vignetinizi almayı unutmayın.
0
duptıs
(10.02.24)
kusura bakmayın ben yanlış okumuşum :) vizeyi veren ülkeye giriş yaptıktan sonra ne kadar kaldığınızın önemi yok. schengen ülkelerine dilediğiniz zaman geçebilirsiniz. bir arkadaşım almanya vizesi için randevu bulamayınca lüksemburg'tan aldı, uçakla oraya inip hemen arabayla almanya'ya geçti.
0
mustafakesekci
(10.02.24)
@paintov,hiç bir sıkıntı olmaz.
0
duptıs
(10.02.24)
bir dipnot düşeyim; araba kiraladığınız firmanın kiralama şartlarını iyi okuyun. şengen ülkelerine arabayla seyahat serbest olsa da bazı firmalarda bilgi verme zorunluluğu ve gidilen ülkeye göre ilave ücret var. gözden kaçırırsanız ve tespit edilirse (ceza vs yerseniz) depozitodan ciddi kesinti yaparlar duruma göre.
En son oynadığınız güzel oyunlar. PC. Puzzle/survival/horror vs.
ermanen
Ey gamer'lar, en son oynadığınız güzel oyunlar neler? PC için soruyorum daha çok.Puzzle platformer/survival/horror/story rich severim. Ama onun dışında da önerebilirsiniz. Az bilindik de önerebilirsiniz. 2010'dan sonra gibi olsa daha iyi olur. Ama çok iyiyse önerin yine de.En son oynadığım Puzzle Pl
Ey gamer'lar, en son oynadığınız güzel oyunlar neler? PC için soruyorum daha çok.
Puzzle platformer/survival/horror/story rich severim. Ama onun dışında da önerebilirsiniz. Az bilindik de önerebilirsiniz. 2010'dan sonra gibi olsa daha iyi olur. Ama çok iyiyse önerin yine de.
En son oynadığım Puzzle Platformer: NaissanceE 2014 yapımı. İlginçti baya.
En son oynadığım Survival Horror: Visage 2018 yapımı. Korkunçtu.
Onun dışında en son oynadıklarım, beğendiğim: - Viewfinder (oynadığım en ilginç oyunlardan biri) - God of War (yeni çıkanlardan PC versiyonu) - Bramble: The Mountain King - Middle Earth Shadow of Mordor - Little Nightmares 2 - NieR:Automata
Daha önce oynadığım bunun gibi veya sevdiğim oyunlar: - The Evil Within 1,2 - Shadow of the Tomb Raider - Rise of the Tomb Raider - Uncharted serisi - Alien Isolation - Outlast 1,2 - The Swapper - Portal 1,2 - Antichamber - Layers of Fear
Çoğu bilindik oyunu biliyorum zaten. Çoğu bilindik platformları da oynadım: - Limbo, Machinarium, Botanicula, Inside, Ori, Never Alone, Brothers: A Tale of Two Sons, Gris, Braid, Trine serisi, Mark of the Ninja vs.
Çok oyun oynadım. Aklıma gelmeyen birçok oyun vardır. Siz önerin yine de bildiğinizi veya aklınıza ne geliyorsa.
0
ermanen (08.02.24)
Portal tadında bir puzzle oyunu olarak Talos Principle iyidir. İkincisi de geldi kasım ayında
0
nundu
(08.02.24)
Son zamanlarda puzzle ve story rich olarak oynadigim en iyi oyun forgotten citydi. Pisman etmez
0
floydian
(08.02.24)
@aman üstüme geliyorlar
dogada survival tarzi pek oynamadim. degerlendirecegim onerilerini.
"this war of mine" oynamistim, guzeldi.
@nundu "Talos Principle" biliyordum ama hep ertelemisim oynamayi. oynayim bi artik.
Bu yıl popüler oyunlar oynadım hep. Baldur's Gate 3, God of War, Hogwarts Legacy, , Last of Us, Mafia (remastered olarak), Red Dead Redemption 2 ve Witcher 3.
1,5 yılda 1254125125 tane oyun aldım. Fiyatları ve dolara geçişi ön görerek. O yüzden beni bekleyen bir sürü oyun var ama zaman yok tabii ki. Kingdom Come: Deliverance ve Elden Ring var şu an hedefimde. Bir ara da Star Wars: Jedi Survivor, Assassin's Creed serisi, Plague tale vs. diye devam ederim.
Bütün bunları yaparken arada dönüp dolaşıp 512512512 yıldır oynadığım Heroes III, Civilization V ve FM var.
Yukarıdaki oyunlara ek olarak istediğin kategorilerde tavsiyelere gelirsek "en son" kaygısı olmayacaksa şunları oynamanı öneririm:
- Alan Wake - Amnesia serisi - Batman Arkham serisi - Dragon Age serisi - Dying Light - Fallout serisi - Far Cry (hangisi en iyi olur bilemedim) - Ken Follet's The Pillars of the Earth - Star Wars Knights of the Old Republic - The Walking Dead (Telltale oyunu olan)
0
nawar
(09.02.24)
@nawar
guzel oneriler. yazdiklarindan oynadiklarim: - Amnesia serisi - Batman Arkham serisi - Fallout serisi
Digerlerinden bikaci Steam'de duruyor oynamadim hala. "Last of Us" hep merak etmistim, PS yok diye oynayamamistim. PC'ye de geldi sonra. Oynayacagim kesin. Baldur's Gate 3'te story rich diyorlar, onu da dusunuyorum. Baldur's Gate birincisi cocuklugumun oyunu.
0
🌸ermanen
(09.02.24)
The Misadventures of P.B. Winterbottom oldukça keyifliydi, belirttiklerinize ek olarak.
[Korku filmi] Az diyalog, sürükleyici, belki yaratıklı. A Quiet Place gibi
ermanen
Şöyle kriterlerde korku filmi arıyorum:- Diyalog olabildiğince az olsun. Hiç olmasa da olur.- Sürükleyici olsun- Genelde yaratıklı oluyor örnekleri. Olmasa da olur ama korkutsunBu kriterlerde izlediklerim:- A Quiet Place- A Quiet Place Part II- No One Will Save You Signs, Underwater, It Follows film
Şöyle kriterlerde korku filmi arıyorum:
- Diyalog olabildiğince az olsun. Hiç olmasa da olur. - Sürükleyici olsun - Genelde yaratıklı oluyor örnekleri. Olmasa da olur ama korkutsun
Bu kriterlerde izlediklerim:
- A Quiet Place - A Quiet Place Part II - No One Will Save You
Signs, Underwater, It Follows filmleri de uyuyor gibi.
not: "No One Will Save You" filmini yeni izledim ve baya iyiydi. filmde sadece tek bir cümle, 5 kelime, diyalog var. bir de dünya dışı dilde diyalog var. daha fazla söylemeyim.
0
ermanen (02.02.24)
Annihilation
0
sanguine
(02.02.24)
@sanguine
Annihilation izlemistim. Iyiydi baya. Kriterlere tam uyuyor.
Bunun gibi baska daha az bilindik onerilere acigim.
Kaşımın altında bir et beni var, baya büyüdü. Göz kapağımda değil ama. Görüntü olarak çok rahatsız etmeye başladı.Bunu nerede en kolay aldırırım? Nasıl bir prosedürü var?Boynumda da 7-8 tane var. Topluca alıyorlar mı, yoksa o gözün üstündeki daha hassas mı alınıyor?İstanbul - Anadolu Yakası.
Kaşımın altında bir et beni var, baya büyüdü. Göz kapağımda değil ama. Görüntü olarak çok rahatsız etmeye başladı.
Bunu nerede en kolay aldırırım? Nasıl bir prosedürü var?
Boynumda da 7-8 tane var. Topluca alıyorlar mı, yoksa o gözün üstündeki daha hassas mı alınıyor?
İstanbul - Anadolu Yakası.
0
la traviata (31.01.24)
Cildiye alınmasına karar verirse plastik cerrah alır.
0
Mirket
(31.01.24)
büyükçe bir benim vardı cildiyede randevu bulamadım plastik cerrah alalım bunu dedi aldı ve kocaman dikiş izi kaldı eğer esnetik dikiş atmasını bilmeyen bir cerraha denk gelirseniz iz kalabiliyor cildiye kuvvetli bir sprey sıkıyor sonra kendi kuruyup düşüyor iz kalmıyor
tabiki bu sağlık konusu ben kendi tecrübelerimi aktarmış olayım seçim size kalmış
0
baknedicem
(31.01.24)
İyi bir cildiyeciye git önce. Farklı prosedürler oluyor. Benim et benimi cildiyeci elektrokoter (elektro koterizasyon) yöntemiyle aldı. Elektrik ile yakma yani. Iz çok az kaldı. Et beninden daha iyi gözüküyor. Kriyoterapi yani dondurarak beni alanlar da var. Başka yöntemler de var. Benim cildiyeci kriyo ile daha çok iz kalabilir dedi.
Cildiyecinin yapamadığını genel cerraha veya plastik cerraha yönlendirebilir. Belki iyi bir plastik cerrah da bulunabilir önce ama ben öyle yapmadım. Daha pahalıya gelebilir.
0
ermanen
(31.01.24)
Cildiye onun yönlendirmesini yapıyor. Bazılarını kendisi alıyor, bazılarını plastik cerrahiye yönlendiriyor. Devlet hastanesinin ilgili bölümlerinde iz kalması ihtimali yüksektir tabii ki. Henüz aldırmadım ama randevu aldım. Prosedür bu şekilde ilerledi.
Selamlar, belki biraz gereksiz bir soru olacak ama duyurulara eskiden daha çok mu cevap oluyordu? Biraz seyrekleşti sanki. Ne düşünüyorsunuz? Duyuru kendini yok edebilir.
Selamlar, belki biraz gereksiz bir soru olacak ama duyurulara eskiden daha çok mu cevap oluyordu? Biraz seyrekleşti sanki. Ne düşünüyorsunuz? Duyuru kendini yok edebilir.
0
rock n roll (30.01.24)
10 sene önce ne güzeldi ya bir duyuruya 30 40 cevap gelirdi ortalama
0
Gradient_tabanlı_mor
(30.01.24)
Sözlük sub-etha linkini aşağı tarafa aldığından beri sessizleşti, uygulamadan erişim de zaten yok galiba. Sadece cevap sayısı değil, duyuru sayısı da inanılmaz düşmüş. eskiden sayfalarca geri giderdim gün içi duyuruyu bulmak için.
0
iustitia omnibus
(30.01.24)
Bence insanlar duyuruyu bilmiyor. Sözlükte sürekli duyuruda soru olacak başlıklar açılıyor bir de.
0
peki madem
(30.01.24)
Bence bir nedeni de ban ve uçurulma. Mesela ben doğrudan duyuruya üye oldum ve sanırım 4 yıllık üyeliğımdeki doğru cevap / cevap oranım 1547/1874. Ama geçtiğimiz aylarda sanırım 2 ay süreyle ban yedim. Yeni üyelik çok değildir, ban yedikten sonra geri gelme de azdır diye düşünüyorum.
0
prole
(30.01.24)
Eskiden daha özgür ve salaş bir ortam vardı fakat son zamanlarda kurallar çok katılaştı.
Cinsellikten tutun da siyasete kadar her şeyi soruyor cevaplıyorduk, artık yasak.
O yüzden ben bile neredeyse 11 yıllık üyeyim ama arada bir ya uzaklaştırma alıyorum ya 1 aylık ban yiyorum.
E bazen acil bir şey oluyor sorman gerekiyor bir topluluğa. Elin kolun bağlanınca insanın çok giresi de gelmiyor.
0
ananiyimioguz
(30.01.24)
İlk sebebi uzun süredir sözlükte sub-etha linki yok. İkinci sebebi yazar kalitesi, yerlerde.
0
kimlanbu
(30.01.24)
@prole ve @ananiyimioguz +1000...
Ben de ban yedim. Hiçbir şey yazasım gelmiyor. Hatta cevap vermek istediğim bir şey varsa genelde mesajla vermeyi tercih ediyorum. O da ne buraya giresim, ne de cevap yazasım gelmediği için nadir oluyor.
0
nawar
(30.01.24)
Cevap sayısı konusunda sizin gibi düşünmüyorum. Yeterli sayıda cevap geliyor bence. Eskiden 40 tane cevap gelirdi, 5 tanesi faydalı olurdu. Artık 5 tane cevap geliyor, 3 tanesi faydalı oluyor. Bence böylesi daha verimli.
Ancak sorulan soru sayısında bariz düşüş var. Bu daha kötü bence. Demek ki buranın müdavimleri bu kültüre sahip çıkıyor ancak yeni gelen üye sayısı düşüyor.
Sözlükte sub-etha kesinlikle daha görünür olmalı. Sözlükte açılan forum başlığı gibi başlıkları da azaltacaktır.
*Kuralların katılığı konusunda eleştirilere katılıyorum, devlet dairesi gibi bir ortam var. Biraz da eğlenceli olacak ki, insanlar eğlensin, varlık göstersin. Verilen cevap başına ücret almıyor kimse burada sonuçta.
0
kent sakini
(30.01.24)
Cevap sayısında ve ayrıca soruların kalitesi hususunda da tenhalık var. Bunlar da cevap veriyorum aslında ama şunu mu alsam bunu mu giysem pastanın üstüne kakao parçacıkları mı serpsem? türünden çok soru var.
Duyurunun Türkçe siteler içinde benzerini ben görmedim ama bunu fırsata çevirerek konsept gündelik içeriklerden daha çok biraz daha üst seviyeye çıkarılmalı. Alanında yetkin kişilerin katkısı daha fazla olmalı ve soru kategorileri biraz daha genişletilmeli.
0
diyecevaplandı
(30.01.24)
Her yorumu siliyorlar. İnsan bırakmadılar. Bunu da silerler.
0
Kahvedesu
(30.01.24)
Sürekli siliyorlar ve bircok kisi banlandı
0
mirty
(30.01.24)
ayrımcılık oldugunu da dusunuyorum. ne zaman duyuruda sorduklarima tesekkur etsem (yanlislikla) format geregi olmaz deniyor veya usuluyle ilgili sorsam kaldiriliyor. bunlarin tam tersini yapanların kalıyor. benim gozlemim boyle ve bir tane yazarin dedigi gibi de bilmeyenler de var veya orada daha fazla dikkat cekecegini dusunuyor.
0
evimin paspasi
(30.01.24)
1 ay ban yemiştim geçenlerde. 1 gece ard arda psikolojik destek ihtiyacı olan insanların sorularına aldığım şiddetsiz iletişim eğitiminin verdiği bilgi ile cevap verdiğim için spam falan diyip silmiş sonra engellemişler. O değil de adminlerin agresif tavırları üzücü. Gücü üzerine kullanmak diyoruz buna. Bir empati versem pamuk gibi olurlar aslında. İfade özgürlüğü çok uzun zamandır yok zaten internette. Birkaç yalnız tipin günlük soruları haricinde bomboş artık duyuru
0
hasmetizm 2046
(30.01.24)
en büyük sebep moderasyon. işlerine gelmeyen her yorumu siliyorlar. kafalarına göre hesap uçuruyorlar. hele seçim dönemleri işlerine gelmeyen her cevaba tartışma başlatıcı içerik diye siliyorlar. seçim yaklaşıyor tekrar başlarlar.
0
my fault
(30.01.24)
Google'da çıkmıyor bunun da etkisi var.
0
ferenc
(30.01.24)
Enteresan şekilde çok silinen sorum ya da cevabım yok. Genel olarak trigger eden şeylere karşı "aman banane" demeyi öğrendim. Bir de bazı sorulara ak ya da kara cevap vermek yerine akin da karanin da olabildiğini gostermeye çalışıyorum çünkü bazı konularda çok kesin cevaplar oluyor, özellikle başka ülkelerle alakalı orayı hayatında görmemiş kişiler tarafından. Bunlara gri cevap verince silinmiyor da duzeltmeye kalkarsan siliniyor. O yüzden amaaan banane diyorum.
Eskiden daha canliydi o kesin. Ama eski ne kadar eski emin değilim.
Tek can sıkan google'da ilk linkte çıkanı soran sorular. Ha bunlar da olmasa herhalde western filmlerindeki çalı geçecek buradan =d
Kullanımi zor bir de, eskisi olmayan için burayı kullanmayi gerektirecek hiçbir şey yok. Ekside sorduğum soruya daha cok cevap geliyor misal.
0
logisticsmanager
(30.01.24)
verilen bkz. lara yönlendirmenin bile güncellenmediği platform için gayet iyi durumda.
ben görece yeni kullanıcıyım, duyuruda bakış açısını, düşünme şeklini sevdiğim bilgisine/deneyimine güvendiğim 6-7 kişinin verdiği cevapları okumaya giriyorum özellikle kullanıcı adını aratıp. mesela içlerinden birisi @hasmetizm. simdi cevapları okurken banlandığını öğrendim. yazdıkları sayesinde 2023'te iletişim konusunda kendi içimde devrim yaptım fakat spamden banlanmış.
siyah-beyaz-gri cevap olayından "tartışma başlatıcı içerik" sebepli silinecek diye düzgün yazası gelmiyor kimsenin, eğer tartışma gerçekten başlarsa taraflara mute atmak daha iyi bir çözüm olabilir yoksa herkesin yazdığı kendine zaten.
0
gule gule
(30.01.24)
Evet eskiden sohbet muhabbet olurdu sırf onun için her gün girerdik. Şimdi tatsız. Duyurudan kankilerle yüz yüze görüştük mecbur.
0
ruhen hastayim ben
(30.01.24)
Ilk kez 11 yil once girdim buraya. O zamanlar bambaskaydi. Simdi buradan faydali cevap alma sansin cok dusuk. Ben de oldukca niş bi konuda yazmaya useniyorum cunku sansur cok agir uygulandi ortamin tadi kacti.
0
floydian
(30.01.24)
Ucurdular herkesi modlar kimse kalmadi cevap yazacak
edit: bak normalde bu cevabı yazdım diye beni uçururlardı kimse görmeden.
0
duyurukullanıcısı
(30.01.24)
adminler benim bir kaç duyurumu anlamsız sebeplerle sildi. Benim de giresim gelmiyor artık.
0
EXXE01
(30.01.24)
Eskiden burada cidden bilmediğim bi şeylere denk geliyordum. Artık hangi ayakkabıyı alayım sorularıyla ya da gerçekten kısa bi google aramasıyla rahatlıkla bulunabilecek şeylerle dolu ortalık. Buraya emek veren bir çok kişi banlandı zaten. Bom boş bi yer oldu.
0
zimbirik
(31.01.24)
Ucurulma olayini cok ciddi seviyede kapattim. Kurallari da basitlestirecegim. Google Adsense'in yapma dedigi kurallar, ve genel olarak saygili bir alan olmasi disinda da 300 tane kural olmasi gerekmiyor. Cunku bu gidisle siteden geriye hic bir sey kalmazsa kurallari olsun ne degisecek ki?
0
compumaster
(31.01.24)
aslinda bu konsepti cok seviyorum ve hatta sozluk uyeligim yokken burada hesap acmistim ama ben de girmiyorum artik.
kisacasi yonetim beceriksizligi olarak ozetlenebilir. yanlis kararlar, keyfi yonetim anlayisi, ahbap cavus iliskisiyle dagitilan yetkiler, bu yetkilerin kullaniminda bir denetleme olmamasi. akp'nin yonettigi ulke neden cokuyor demek gibi retorik bir soru. hicbir accountability'si olmayan bir yonetim olabilir mi? insanlari bastirirsaniz uzaklasirlar. su duyuru altinda bile insanlar oto sansurle yaziyorlar.
istemem eksik olsun.
0
antikadimag
(31.01.24)
oo compucum gelmiş. dağılabiliriz. değişim gelmesi güzel. compu elin değmişken en çok istenen istekleri de yapabilirsin belki :) sorulara cevaplara artı eksi verme güzel olurdu mesela. ama bu kadar zaman sonra yapar mısın bilmiyorum. chatgpt'ye de yaptırabilin :)
soruya cevabım: eskilerdenim ben de. uzun zaman sonra geri geldim. eskisi kadar takılmıyorum ama. türkiye ile ilgili sorularım olmaya başladıydı o yüzden gelmiştim. ama eskinin hatırına da tam gidemedim işte. ben de banlanmıştım kısa süre çok saçma bişey için. yine de gitmedim tam. yardım etmeyi de seven biriyim. umarım değişim bir işe yarar. yeni özellikler gelmesi de güzel olurdu hani.
0
ermanen
(31.01.24)
eskiler banlandı ve küstürüldü. divit kardeş mesela. gerçi işlerine gelmiştir. zamanlarını daha iyi değerlendiriyorlardır.
0
gabe h coud
(31.01.24)
bir arkadaşım compu'nun cevabını bana whatsapp'tan gönderdiği için özel olarak buna cevap vermeye geldim.
duyuru tabii ki tenhalaştı. çünkü ismi lazım olmayan ve son senelerde ortaya çıkmış bir mod, olur olmaz cevap silip, insan banlayıp durdu.
yani 15 yıldan uzun süredir burada belki maksimum 1-2 cevabı silinmiş, uzun uzun cevaplar yazan, bir başlığın altında günlerce konuşan ben ve diğer insanlar bugüne kadar kuralları yanlış biliyormuş, bu arkadaş sayesinde kural öğrendik son 3-4 senede. bizi hizaya soktu sağ olsun.
herkes mesaisi sırasında, zaman ayırıp birilerine faydam olur diye burada duyuru açıyor ya da cevap yazıyor. sen insanların zaman ayırıp yazdığı şeyleri kafana göre kural uydurup silemezsin, herkesin işi gücü var.
ben bunu zamanında gerek diğer mod arkadaşlara, gerek compu'ya bildirdim ama önemsemediler. millet gittikten sonra banlama yasaklansa ne olur, yasaklanmasa ne olur?
kaç senelik kullanıcılar abuk subuk, neredeyse var olmayan kurallarla uçuruldu durdu. her yazılan, yorum ve fikir içeren cevap silindi. kaç tane duyuruya "o kadar yazacağım, silecek yine" diye cevap vermediğimi hatırlıyorum.
zaten artık bu yüzden girmiyorum da. popüler olan ya da olmayan birçok kullanıcı da girmiyor. banlamasa bile küstürdü çünkü. eskiden bilgisayarı açınca maillerimle beraber duyuruya bakardım.
bir modun eline teslim ettiler duyuruyu, iş işten geçti, geçmiş olsun artık. zamanında yapılacaktı bunlar.
edit: bu cevap da silinebilir.
0
blatta hiberna
(31.01.24)
özenip bezenip yazdığım paragraflarla dolu cevabımda geçen ancak muhatabı dahi olmayan, hatta birçok kişiye göre argo dahi olmayan bir sözcük yüzünden silindikten sonra her şeye cevap yazmıyorum. hatta çoğu kez yazıp "amaaan nasılsa birisi keyfine göre siler, ne uğraşacağım" diyor ve yazmıyorum.
0
Improbable
(31.01.24)
Guardian yilini sarkisi falan secmis bunu, su kisimda: youtu.be Mcdonals calisanlarina hakaret var sanki, cancel sebebi degil mi bu batida? Yoksa ironi falan mi var orada diye soru sordugum icin duyurum silinmisti. Tartisma baslatici icerikmis. Sanirim Modlardan biri zamaninda turkishmusic.org'da moddu. Sezen Aksu tartismasina zamaninda mudahale edemedigi icin isler cigirindan cikti ve efsane kufurler literaturumuze gecti:) Ve bu olay o modda travma yaratti. Her sorunun her cevabin turkishmusic.org'daki sezen aksu tartışması gibi olacagindan korkarak ne bulduysa sildi, sildi, sildi. Teshisim budur.
0
speedy
(31.01.24)
@compumaster yazdığı için yazıyorum. @antikadimag otosansür hakkında haklı. Şu duyuruya otosansür olmasa çok farklı cevap veriyordu insanlar, ben de dahilim. Bunun sebebi de uçurulma endişesi değil, tekrar uçurulmadan durumu/derdini aktarabilmek.
Compumaster "Kurallari da basitlestirecegim." demiş. Düzenli takip edemedim Duyuru'nun zevksizliği ve kısıtları yüzünden ama son zamanlarda banlanan kişiler ve silinen şeylerin %90'ının kuralları çiğnemediğine eminim. Yani en azından kendimden gördüğüm kadarıyla. Kurallar basitleşsin tabii ama ondan daha önemli bir konu var, o da bu kuralların uygulanıp uygulanmadığını, uygulamanın doğru olduğunu kimin takip ettiği
0
nawar
(31.01.24)
1.5 sene önce ban yemişim, çabuk kalktı dikkat edersen. bu kadar zamandan sonra bi' soğuma oluyor tabi ama bu süre zarfında bile giriyordum. Sorularda azalma görüyorum ben, doğal olarak cevaplar da azalıyor.
0
kumandanim
(31.01.24)
Üzgünüm compü abi geç kaldın biraz.
Sana bulabildiğim tüm ortamlardan yazmıştım modlar terör estiriyor buraları çok sahipsiz bıraktın diye ama olan oldu giden gitti benim gibi eli alışanlar hariç kimse kalmadı.
Buradan tanıştığım eşimin bilmem kaç yıllık hesabı bile uçuruldu moderatörler neden böyle yapıyor duyurusu açtığı için. Yazık gerçekten.
0
chicha_v2
(31.01.24)
@compu
yapma allasen
biz sana yazıyorduk sözlükten modların hatalarını o zmn girme kardeşim diyordun bize. benim sözlük hesabı duruyu istatisliklerinde top5'teydi. bir tane mod kafasına göre uçuruverdi beni.
2000'e yakın duyurum, %85'ten fazla tickli cevabım vardı. 14 yıldır duyurudaydım.
modlar bizim gibi insanları uçuruyordu, biz sana yazıyorduk sallamıyordun bizi. çok yanlış işler yaptın compü! dahası hiç birşey yapmadın! alacağın var!
0
duyurukullanıcısı
(31.01.24)
himmet abi, kaleci sacli, bruce gibi kaliteli yazarlar gitti bence o da biraz duyurunun modunu dusurdu.
0
hot potato
(31.01.24)
düşene vurmak gibi olmasın ama buranın gelişmesi adına objektif olabileceğime emin olduğum görüşümü ve deneyimimi aktarmak istedim;
duyuruyu yıllardır takip eden ancak sadece soru sorduğum zaman 1 soru sorduysam 3-5 cevap verip çıkmayan bir kullanıcıyım. bir tür sosyal sorumluluk gibi görüyorum burayı. buranın dramasını, atmosferini, gediklilerini ve hatta compu nickli kişiyi bile bugüne kadar bilmeyen bir kullanıcıyım.
geçenlerde aldığım bilmem kaçıncı "yanıtınız silindi" özel mesajından sonra düşündüğüm şey tam olarak şu olmuştu; ulan 20 seneye yakın süredir forum, sözlük, reddit vb. bir sürü yazılı iletişim mecrasında çok yüksek sayıda katılımı, yöneticilikleri olan ve bugüne kadar hiç hesabı banlanmamış ve belki de sayılı uyarı almış birisiyim. buraya ne zaman bir şey yazsam, bir sonraki girişimde mesajlar sekmem parlamış ve uyarı yemiş oluyorum. ne garip moderasyonu var demiş ve ciddiye almamaya başlamıştım siteyi... bir farkındalık olması hoşuma gitti.
0
kent sakini
(31.01.24)
compu: Kandirildik. Modlar kendi arasinda paralel bir yapi olusturmus. Kullanicilarin ucurulup, cevaplarin silindigini enistemden ogrendim.
0
freedonia
(31.01.24)
Ya bence tek sorun modlar ve insanların küstürülmesi de değil. Bir de artık kaynaksız ve doğru olmayan çok bilgi paylaşılmaya başlandı. Bu gerçekten bilgili insanların küstürülmesi nedeniyle olabilir tabi. Ama yalan yanlış çok fazla bilgi dönmesi de şuan hala içeride olan, bilgili ve faydalı yazarları uzaklaştırıyor. Eskiden her soruma burada doğru cevap alırken şuan kulaktan dolma bilgilerle cevap veren yazarlar arasında bazen doğru bilgi bulamıyorum bile.
0
zimbirik
(31.01.24)
Beni de uçurdular. Sebebi bile yok. Bu yan hesabım. Ne yazsam siliyorlar ve silinmesi için hiçbir sebep yok bile. Soğudum. Yaklaşık 10 yıldır duyuru kullanıcısıydım üstelik. Bu duyurunun anında silinmemesine şaşırdım.
0
birgumuspeni
(01.02.24)
Nawar+1 Kurallar eskiden de vardı ama böyle devamlı silinmiyordu duyuru ve cevaplar. Sıradan bir şey soruyorsun, çat siliyorlar. Nedeni de yok. Bunu sorunlu tek bir mod mu yapıyor yoksa hepsi mi böyle merak ediyorum. Normal koşullarda bu yanıttan sonra bu hesabımın da uçurulması gerekirdi.
0
birgumuspeni
(01.02.24)
blatta hiberna +1 İnsan gibi vakit ayırıyoruz. Anında siliyorlar. Şimdi de uçurulmayı bekliyorum hahah. Birkaç dk içerisinde olabilir.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.