Giriş
(5)

İzmit hakkında sorular

zikardo
Selam ey izmit ahalisi,İş icabı İzmit`e taşındım. Ev lokasyon terminal arka tarafı yuvam akarca altı diyelim. 1) Bu civarlarda sulu yemek yenecek esnaf lokantası tarzı yerler yok mu hiç? akşam iş çıkışı 7 civarı gidip karnımı doyurmalık.2) Hiç tanıdık yok ve acayip canım sıkılıyor, siz nasıl zaman g
Selam ey izmit ahalisi,

İş icabı İzmit`e taşındım. Ev lokasyon terminal arka tarafı yuvam akarca altı diyelim.

1) Bu civarlarda sulu yemek yenecek esnaf lokantası tarzı yerler yok mu hiç? akşam iş çıkışı 7 civarı gidip karnımı doyurmalık.

2) Hiç tanıdık yok ve acayip canım sıkılıyor, siz nasıl zaman geçiriyorsunuz buralarda.her türlü mekan tavsiyelerinizi beklerim, şu sinema şu cafe şu bar güzeldir buralarda canlı müzik olur vs. onun dışında şu anda aklıma gelmeyen muhtelif etkinliklerde olur. Spor salonu tavsiyeleriniz? vs vs.

(34 yaş koca götlü göbekli erkek)
0
zikardo
(29.12.16)
NCity yakın size. Sinema var orada. Yeni sayılabilecek 41 Burada AVM var. Outlet Center zaten hemen karşısı. Symbol AVM de size yakın. Onun yanında Koçtaş var. Carrefour ve Real'i zaten görmüşsünüzdür. Kafelerin çoğu yürüyüş yolunda. Sabancı Kültür Merkezi'nin yanında Keyfinn var. Orada canlı müzik var diye biliyorum. Marina Cafe'de bazı günler canlı müzik oluyor. Sekapark'ta da kafeler var. Zamanla öğrenirsiniz.
0
dissendium
(29.12.16)
Yahya kaptan arasta park'a git hem de yakın sana. Aradığın her şey orda var. Onun dışında yürüyüş yolu üstündeki kafeler ve hoşgör pastanesi de güzeldir. Alışveriş için de ben olsam 41 buradaya giderim oradaki mağazalar ve ortam güzeldi.

Dissendium yalnız ncity ne alaka ya :D sahilde deniz kenarında ncity hiç yakın değil.
0
ekaterina
(29.12.16)
@ekaterina,

Bilmem, kuş uçuşu yakın gözüktü gözüme. Yuvam biraz yüksekte ya ondan. Aslında oradan çıkan otobüsler kısa sürede halkevine geliyor, çok da uzak değil. :)
0
dissendium
(29.12.16)
1-) otogarın karşısında, kandıra yolunun karşı tarafı, 3-4 tane esnaf lokantası benzeri mekan var. aslında otogarın etrafında yemek yenecek baya yer var ama esnaf lokantası tarzı dediğinden orayı söylüyorum.

2-) symbol avm'ye ve arasta avm'ye yakınsınız. symbol avm'de hayal kahvesi var ünlü isimler geliyor.

ayrıca merkezde yürüyüş yolu, fethiye caddesi gibi yerlerde sıra sıra çeşitli kafeler var açıkçası ben şu kafe en mükemmeli diye bir yer öneremem. kafe işte. bar tarzında space bar daha samimi bir yer gibi geliyor bana. kafe bar tarzı.
0
pilavmaker
(29.12.16)
ben kendimi dağcılığa trekkinge falan verdim. onun dışında dışarı kolay kolay çıkmıyorum. gerek duymuyorum nedense.

ev iş güzergahını öğrensek belki lokanta önerisi yapabiliriz. kuruçeşme'de var mesela ama size çok alakasız. çarşı içinde çınar lokantası var. yine çınarın çarşı avm içinde (41 burdaya yakın bir esnaf sitesi) başka bir şubesi var. illa eve yakın istiyorsanız bence çevredeki akaryakıt istasyonlarına falan sorun (terminalin ilerisinde var hemen bir tane mesela) oradakiler kesin bilir. oradaki hoşgör de iyidir bu arada.
0
argent dawn
(29.12.16)
(3)

Excel'de hücre içindeki TL'leri nasıl kaldırırım?

medeniyet
Merhabalar. Bir Excel dosyam var. Aynı sütunda bulunan 300 kadar hücrede tutarların yanında TL yazıyor. Bu TL'leri kaldırmak istiyorum. Nasıl yaparım?Teşekkürler.
Merhabalar.

Bir Excel dosyam var. Aynı sütunda bulunan 300 kadar hücrede tutarların yanında TL yazıyor. Bu TL'leri kaldırmak istiyorum. Nasıl yaparım?

Teşekkürler.
0
medeniyet
(29.12.16)
Hücreye sağ tıklayınca hücreleri biçimlendir'den para birimi yerine metin'i seç.
0
dissendium
(29.12.16)
Hepsini sec, Ctrl+f Ile tl yi boslukla degistir.
0
solenkol
(29.12.16)
Aaaa oldu. Çok teşekkür ederim.
0
🌸medeniyet
(29.12.16)
(1)

laptop tavsiyesi

konskenkova
ortalama 2.500 tl civarı bir laptop almak istiyorum. ortalama bir kullanıcıyım oyun falan oynamam. kursa gidersem autocad, solidworks tarzı programları arada bir kasmadan kullanacağım bir laptop istiyorum. yardımcı olursanız memnun olurum.
ortalama 2.500 tl civarı bir laptop almak istiyorum. ortalama bir kullanıcıyım oyun falan oynamam. kursa gidersem autocad, solidworks tarzı programları arada bir kasmadan kullanacağım bir laptop istiyorum. yardımcı olursanız memnun olurum.
0
konskenkova
(28.12.16)
dissendium
(28.12.16)
(11)

İşletme v İşletme Fakültesinin İngilizce Karşılığı

mertozkoy
Merhaba,Bizdeki işletme eğitimi ve işletme fakültesinin İngilizce karşılığı nedir acaba?Saygılar
Merhaba,

Bizdeki işletme eğitimi ve işletme fakültesinin İngilizce karşılığı nedir acaba?

Saygılar
0
mertozkoy
(28.12.16)
business administration, faculty of business
0
masa penisi
(28.12.16)
İşletme bölümü: department of management

İşletme fakültesi: faculty of management
0
dissendium
(28.12.16)
itünün kapısında management faculty yazıyor mesela.
0
condom kurşunu
(28.12.16)
evet benimde dikkatimi çekti, management ile business administration arası fark nedir acaba?
0
🌸mertozkoy
(28.12.16)
işletme: business administration
işletme fakültesi: faculty of business

bir fark yok, kimisi management diyor kimisi business.
0
king lizard
(28.12.16)
management yönetme, business fiilimsi gibi yönetilen yer kalıyor. bence business.
0
silver apple
(28.12.16)
Business Administration
School of Business
0
ezkaza
(28.12.16)
Teşekkürler.

Son olarak MBA 4 sene işletme okuduktan sonra yapılan 2 senelik yüksek lisans mıdır?
0
🌸mertozkoy
(29.12.16)
evet
0
masa penisi
(29.12.16)
peki acaba neden ingilizce kaynaklarda MBA yapın tarzında reklamlar görüyorum. 4 senelik işletme okumak daha mantıklı değil mi?

Normal insnalar için bile MBA reklamları bar. Bunun nedeni ne acaba?
0
🌸mertozkoy
(29.12.16)
Çünkü her uzmanlığın işletmesi olabilir. İşletme, normalde bizde olduğu gibi, "bişey okuyayım ver her yerde iş bulabileyim" şeklinde görülmüyor tabii. MBA, uzmanlığının işletme özelliği kazanması için alınan bi derece. Mesela adam şef olmuştur. Yemek yapmak başka, yemek mekanı işletmesi başka meziyetler. ikisini birleştirdiği zaman, (yemek yapım eğitimi üstüne işletme derecesi gibi) alanının işletmecisi olur.
0
neynep
(29.12.16)
(11)

Ablamın tus kararsızlığı.

sakalli doritos
Geçtiğimiz aylarda tus sınavına girmişti okulu yeni bitti. Sınav sonucunda 64 puan aldı kendisi çok kararsız. Aklında ftr ve kulak burun boğazı tercih etmesi lazımdı da malesef onların puanları 68 69 civarı. Ancak kendi puanına izmir dahiliye bölümü de geliyor. Dahiliye bölümü de çok zor diyorlar ya
Geçtiğimiz aylarda tus sınavına girmişti okulu yeni bitti. Sınav sonucunda 64 puan aldı kendisi çok kararsız. Aklında ftr ve kulak burun boğazı tercih etmesi lazımdı da malesef onların puanları 68 69 civarı. Ancak kendi puanına izmir dahiliye bölümü de geliyor. Dahiliye bölümü de çok zor diyorlar yandal, çift anadal gibi olayları varmış hep çalışmak zorundayız falan diyordu. Siz yada çevrenizde okuyan bu bölümle uğraşan tanıdıklarınız var mı? Tercih edip etmemekte kararsız. Diğer sınav mayıs ayınca olacak.
0
sakalli doritos
(28.12.16)
kardeşim bunun koskoca ekşisözlük başlığı var, utanmıyor musun bir de burda duyuru açmaya????!!!


aeheahaskdfjaskdjfhajskd

cevap: bence dahiliye seçsin.
0
nickimin hakkini veremedim
(28.12.16)
@nickimin hakkini veremedim, yahu arkadaşım, doğrusunu öğrenmiş gelmiş burada sormuş işte, rencide etmeyin herkesi hemen :)

bence bir kere daha girsin sınava ve istediği bölümlere girsin izmirde.

not: doktor değilim.

edit: acıma yetime döner koyar ... vakasını yaşattığın için teşekkürler sakalli doritos.
0
mezarkabul
(28.12.16)
Arkadaşım kadın doğumdan dahiliye geçti pişman oldu çünkü çok fazla nöbet tutuyordu, tabi gideceği yere göre de değişiyor ama dahiliye şartları kadın doğumdan daha ağır gelmişti.
0
neferkitty
(28.12.16)
Eger istediği kesin bir bolum varsa otursun bir tus daha denesin cunku basladiktan sonra birakmak cok daha zor.ben istemedigim bir bölümü bitirdim ve cok pismanim.dahiliye icin soyleyebilecekelrim ise gercek dr luk hazzini yasarsin.yandal dezavantaj degil mecburide kotu yere atandin sinava calisir kendini kurtaririrsin.istemezsen yapmak zorunda defilsin.bir de bolca kongre toplanti sosyal olarak da iyidir.yorucudur ama kbb de cerrahi stresi var mesela.iyi dusunmek lazim
0
bugunolmadiamayarinkesinolacak
(28.12.16)
Uzaktan bir akrabamız dahiliye kazanmıştı.Çok zorlandı sonradan bir daha girdi sınava bölüm değiştirdi
0
turkuaz
(28.12.16)
maddi olarsk düşünürde dahiliyeden sonra onkolojiye geçsin,
0
oscar
(28.12.16)
ablam dahiliyede, ağzına sıçılıyo birazcık ama pek çalışmayı sevmediği için bize abartıyo gibi geliyor. doktorluk zor tabii hangisini seçerse zorlanacak elbette, kbb'yi falan çok istiyorsa oturup çalışsın ama yoksa da girsin be.
yani benimki bile yapabiliyorsa bence herkes yapar :P
0
pamuk helvalar cebe
(28.12.16)
ftr istiyorduysa dahiliye + romato yapabilir. aynı kapıya çıkıyor zaten. bence de dahiliye yazsın
0
shotgunwoman
(28.12.16)
KBB okunmaz. Dahiliye iyidir.
0
dissendium
(28.12.16)
Dahiliye çok zor 65alan bir ev arkadaşim her gün 1saat tercih muhabbeti yapıyor artık bu konuda bayaği bilinçliyim. Çoçuk ya da erişkin psikiyatri düşünebilir ama çocuk psikiyatri gelmez gibi radyoloji de zor tam kararsiz kalınacak bir puan almiş gerçekten ama bencr adıyaman radyoloji yazsin maaşi çok iyi gelirse.
0
biarkadastanduydum
(28.12.16)
@dissemdium tıp öğrencisiyim, kbb seçen vizyonsuzdur cerrahlar akademik yönden gelişmemiş tusta da puanları zaten düşük demek gerçekten hoş değil. Her sağlık sorunu başınıza geldiği an en büyük sorun olur, kulak zarınız yırtılsa işinde iyi bir kbb'cinin de dahiliye uzmanı gibi değerli olduğu anlaşılır. Kimse diğerinin işini tıp gibi geniş bir disiplinde yapamayacağı için kolay ya da zor tüm alanlara saygı göstermek lazım diye düşünüyorum.

Ablanıza henüz tecrübem olmayan bir konu olduğundan fikir veremeyeceğim, gönlündeki bölümü nisan tusuna girip denemezse pişman olabilir diye düşünüyorum
0
ismoreto
(29.12.16)
(2)

Trafikte "makas atmak", "makasa girmek" anlamındaki hareketin ingilizcesi

AWD
ne ola ki? Hani trafikte arabanın ucu ucuna gireceği kadar boşluk bulunca oraya dalarak sürekli şerit değiştirerek salınarak insanların hayatını tehlikeye atarak gitme hareketi var ya onu diyorum.
ne ola ki? Hani trafikte arabanın ucu ucuna gireceği kadar boşluk bulunca oraya dalarak sürekli şerit değiştirerek salınarak insanların hayatını tehlikeye atarak gitme hareketi var ya onu diyorum.
0
AWD
(27.12.16)
Lane splitting

www.youtube.com

Bisiklet ya da motosiklet için kullanılıyormuş.

Otomobiller için Weaving kullanılıyormuş.
0
dissendium
(28.12.16)
be weaving through traffic

tureng.com
0
olkol
(28.12.16)
(21)

zeki olduğunuzu düşünüyor musunuz ?

sorunvar
zeki olduğunuzu düşünüyor musunuz ? Neden ?
zeki olduğunuzu düşünüyor musunuz ? Neden ?
0
sorunvar
(27.12.16)
çevremdekilerden daha zeki değilim fakat çalıştığım ortamdaki insanlar zekalarını fesatlık, içten pazarlık ve orospu çoçukluğu üzerine kurguladıkları için otomatikman onların benden daha aptal olduklarını düşünüyorum.
0
olips
(27.12.16)
Evet, düşünüyorum. Çok analizci bir insanım. Aptal olsam hiçbir şeyi merak etmezdim.
0
dissendium
(27.12.16)
tam olarak zeki ama çalışmıyor denilen tipte olduğumu düşünüyorum. biraz adam gibi uğraştığımda zekamı kullanarak çok şey başarabiliyorum ama uğraşması zor geliyor.
0
biergarten
(27.12.16)
no.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(27.12.16)
zekiyim diyemem. ancak iyi bir tahlil yeteneğim var. bir de pratik zekam oldukça iyidir.

unutmamak gerek; insanlığın geleceği her gün çalışan zeki insanlar üzerinde yükselmiyor; bir işi en kısa sürede en az performans ile yaratıcı çözümler üreterek yapan insanlar üzerinde yükseliyor.

hehe.
0
parcaliham
(27.12.16)
çabuk anladığıma dair farklı kişilerden geri dönüş aldım. çalıştığım yerlerdeki amirlerim üzerinden konuşuyorum.
0
bohr atom modeli
(27.12.16)
Evet.
0
pastörizesüt
(27.12.16)
Zekiyim ama akıllı değilim.
0
devilred
(28.12.16)
zeki insanların kendilerini zeki olarak nitelendirdiğini düşünmüyorum.
0
tosiba
(28.12.16)
hayır, düşünmüyorum.
olips+1

ayrıca "ben zekiyim ya" diyenleri de anlayamıyorum.
0
m e b
(28.12.16)
Herkes salak bi ben akıllı.
0
_goddard_
(28.12.16)
Ortalama civarı işte. İstediğim kadar değil, yetmiyor.

Aptal değilim de, 'Ne olur şöyle 3-5 puan daha IQ'm olsaydı. 30-40 da olur' dediğim çok sık oluyor. Yetmiyor, tıkanıyor, ara ara üzüyor. Var olanı %100 kullanacağım diye marşa abanıyorum ama elimin altındaki ortalama bir aile arabası Ford'dan 'Otoyolda basacağım'lık Porsche performansı çıkmıyor haliyle ama yolda da bırakmıyor sağ olsun, kör topal idare ediyoruz.

Bu durumda atalarımızın 'Ustamın adı Hıdır, elimden gelen budur' sözü ile teselli buluyorum.
0
aychovsky
(28.12.16)
hayır.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(28.12.16)
en azından en iyi bölümlerden birinde okuduğu için kendini zeki diye düşünen birinden zeki olduğumu düşünüyorum. ama genel olarak;
zeki olduğumu düşünmüyorum. çünkü her kitap okuduğumda, her farklı bir derse girip farklı akademisyenlerle muhatap olduğumda, farklı ve kaliteli insanlar tanıdıkça aksine aptal olduğumu düşünüyorum.
0
misterpo
(28.12.16)
çok iyi aptal taklidi yaparım.
0
sta
(28.12.16)
hayır.
0
Apocalypse
(28.12.16)
evet, dusunuyorum ve hatta biliyorum. subjektif acidan hayatim boyunca pek cok insan soyledi, kendim birseyleri daha kolay yaptigimi biliyorum vs vs. objektif acidan ise zeka testi denilen birsey var, kolaylikla toplumun ne kadarlik yuzdesine girdiginizi ogrenebiliyorsunuz. butun bu bilgilerin ortak sonucu tek bir seye delalet ediyor, zeki bir insanim.
0
mavicorap
(28.12.16)
Bir ekşiciden öteye gidemiyorum, aslında gidemiyoruz da, komplike hale getirmeye gerek yok.
0
aydogank
(28.12.16)
yoo tam tersi etrafimdakilere gore hicde zeki degilim
0
basond
(28.12.16)
hayır
0
mirty
(28.12.16)
aa bunun kitabı var. "zeki olduğunu düşünüyor musun" diye. dünyanın en iyi üniversitelerinde sorulan zeka soruları ve cevapları yazıyor kitapta. "dünyada kaç tane kum tanesi var?" gibi sorular içeriyor ve hiçbir soruya adam akıllı cevap veremiyoruz. demek ki zeki değiliz. yoksa sorular mı çok saçma? acaba?

bize her şeyin bir cevabı olduğu ezberletildi. 2x2=4, bunun adı masa, gökyüzünün rengi mavi, su 100 derecede kaynar, türkiye'nin coğrafi konumunun haçlı seferleri üzerindeki etkisi nedir vs bir ton şey öğrendik. cevabını hiç bilmediğimiz bir şeyle karşılaştığımızda (kum tanesi sorusu gibi) çok şaşırıyoruz ve "böyle soru mu olur ya çok saçma" diyoruz. oysa suyun 100 derecede kaynadığına dayanarak, "demek ki 105 derecede buhar olacak" çıkarımını yapabildiğimiz için kendimizi zeki sanıyoruz. ya da ingilizceyi 5 yaşında öğrendiğimiz için. veya bir filmin sonunu tahmin edebildiğimiz için. peki ya hakkında hiçbir fikriniz ve bilgimiz dahi olmayan bir konuda bir çıkarım yapmanızı isteseler? bir tek kum tanesinin büyüklüğünü "bilebilir" misiniz mesela? ya da kum taneleri dünyada ne kadarlık bir alanı kaplıyor? denizlerin tabanında kaç cm kalınlığında kum olur? peki ya çöllerdeki kum kalınlığı? her şeyi geçtim, kum dediğin nedir ki?

zeki olmak çokçokçok zor bir şey, sürekli kafanda deli sorular. o yüzden ben hemen pes ederim. yani zeki değilim. ya da belki zeki olmamayı tercih edecek kdar zekiyimdir. ama kafamın hayatımı idare edecek kadar çalıştığını söyleyebilirim.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(28.12.16)
(3)

beste yapmak

tabudeviren
beste yapanlar nasıl yapıyor?söze mü müzik yazılıyor? müziğe mi söz yazılıyor? nasıl yapılıyor?
beste yapanlar nasıl yapıyor?
söze mü müzik yazılıyor? müziğe mi söz yazılıyor? nasıl yapılıyor?
0
tabudeviren
(27.12.16)
müziğin üzerine söz yazıyor. göztepe'nin çoğu bestesi grup yorumun şarkılarındandır mesela dinlerseniz anlarsınız.
0
hayati cozemeyen adam
(27.12.16)
İçlendiğin bir anda gitarı eline alıyorsun, vuruyorsun tellere içinden geldiği gibi. Söyleyecek sözün varsa o anda söylüyorsun. Akorlar var tabii. La minör, mi major falan. Bunlarla biraz düzenleme yapıyorsun. Ya da piyanoda da deneyebilirsin. Sonra çalışıyorsun hep ekibinle. İyi bir yapımcın varsa düzenlemeleri onlar yapıyor. Bunlar pop müzik için böyle. Piyanistler için çok daha zor.
0
dissendium
(27.12.16)
yildiz tilbe islikla yapiyormus. o kim lan dersen,

kis gunesi, kop gel günahlarından vs.. yapan kadin.
0
mayeskuel
(28.12.16)
(9)

Parfüm kullanıyor musunuz?

zxcd
25 yaşındayım hiç kullanmadım, sevmem de zaten ama bu ay ilk kez alacağım.Siz kaç yaşından bu yana kullanıyorsunuz?Sürekli kullandığınız bir marka var mı?Doğal ve fresh koku önerir misiniz?
25 yaşındayım hiç kullanmadım, sevmem de zaten ama bu ay ilk kez alacağım.
Siz kaç yaşından bu yana kullanıyorsunuz?
Sürekli kullandığınız bir marka var mı?
Doğal ve fresh koku önerir misiniz?
0
zxcd
(27.12.16)
27 yaşındayım, ben de hiç kullanamam. Kaliteli, kalitesiz her türlü parfüm kokusundan rahatsız oluyorum. 15-20 dakika maruz kalırsam (özellikle kapalı ortamda) başım ağrıyor.
0
buff
(27.12.16)
hayır.bir yere giderken duş alıyorum onun kokusu yetiyor.
0
follow rivers
(27.12.16)
Lise yıllarımdan beri kullanıyorum, seviyorum parfüm kokusunu. Karşı cinste de bayılırım, takip edesim filan gelir haha.
0
devilred
(27.12.16)
Annem Avon temsilcisi. Çok uzun zamandan beri parfüm kullanıyorum. Yeni çıkan parfümleri kardeşimle bana bize sormadan alır. Biz de kullanırız. 15 yaşından beri diyebilirim. Hiçbir şey bulamıyorsan Adidas'ın parfümlerinden al. Onlar sportif oluyor.
0
dissendium
(27.12.16)
ben de sevmem. bi de çifleşme zamanınızsa, eşler birbirini kokudan seçebiliyor. Kimyayı saptırmayın derim.
0
neynep
(27.12.16)
Ben de 14 15 yaşından beri kullanıyorum ama bu konuda annemden geçen katı bir kuralım var; ucuz, sahte, ağır ve şekerli parfüm kullanmam.

Ben bvlgari omnia serisini çok seviyorum. Arada değiştirsem de dönüp dolaşıp o seriden bir sey alıyorum.
0
fraise
(27.12.16)
10 senedir kullanıyorum
sürekli kullandığım marka Carolina Herrera
fresh koku davidoff cool water
0
masa penisi
(27.12.16)
18 yaşımdan beri (12 senedir) aqva Bvlgari kullaniyorum, hiç değiştirmem.

ondan önce de Avon ya da doldurma parfum gibi şeyler kullanıyordum lisede. ortaokulda da parfüm niyetine Gillette tras losyonu ya da babanın brutu
0
no christ requires
(27.12.16)
Kullanmıyorum. Parfümümü koltuk altımdan ve kasıklarımdan salgılıyorum zaten.
0
yirmisantim
(27.12.16)
(7)

Uzayda duyularımızın algılayamadığı maddesel bir varlık mümkün mü?

nickalangeronimo
Son günlerde bilimkurgu eserlere merak saldım ve okurken aklıma bu geldi. Anlatmak istediğim şey şu: Şimdi biz elektromanyetik tayfın belirli bir aralığını algılayabiliyoruz gözümüzle. Kalan tarafları için alet edevat kulak yardımıyla kalan taraf dediğim şeylerin farkına varabiliyoruz radyo dalgası,
Son günlerde bilimkurgu eserlere merak saldım ve okurken aklıma bu geldi.

Anlatmak istediğim şey şu:
Şimdi biz elektromanyetik tayfın belirli bir aralığını algılayabiliyoruz gözümüzle. Kalan tarafları için alet edevat kulak yardımıyla kalan taraf dediğim şeylerin farkına varabiliyoruz radyo dalgası, morötesi ışını gibi.

Bunlar soyut şeyler değil elbette ama sormak istediğim şu ki radyo dalgasından, morötesi ışından oluşan gezegen, yıldız gibi bir şeyler bulmak mümkün mü? Ya da zaten keşfedildi mi?

Yani maddesel bir varlığa sahip her şeyi illa ki duyu organlarımızla algılayabileceğimiz fikri çok saçma geldi bana ve yukarıdaki soruyu merak ettim.

Çok dalga geçilmezse memnun olurum:)
0
nickalangeronimo
(27.12.16)
Yıldızlar genelde optik teleskoplarla keşfedilir. Gözlem evleri gözlem yaparken fark eder yeni yıldızları. Yıldızların içerdiği element türleri ve miktarları yıldızın yaydığı ışınlardan anlaşılabiliyor diye biliyorum. Dalgalar enerji taşıdığı için bunları doğrudan maddeyle karşılaştırmak zor. Lisede okuduğum kadarıyla geçmiş yıllarda esir madde denen ve uzayın her yerini kapladığı düşünülen bir madde olduğu düşünülüyordu. Ancak deneysel olarak bunun doğru olmadığı kanıtlandı. En azından şimdilik uzayda fark edemediğimiz maddesel varlıklar yok. Çünkü bunların bir şekilde iz bırakması gerekirdi.
0
dissendium
(27.12.16)
sorunuzu tam anlayamadım. o yüzden anlayabildiğim şekilde cevap vereceğim. çok alakasız bir cevap da olabilir, kusuruma bakmayın.

direk başlığa cevap: mümkün.

"Bunlar soyut şeyler değil elbette ama sormak istediğim şu ki radyo dalgasından, morötesi ışından oluşan gezegen, yıldız gibi bir şeyler bulmak mümkün mü? Ya da zaten keşfedildi mi?" gezegen ve/veya yıldızın tanımları, taşıması gereken özellikler az çok belli. dediğiniz şeylerden oluşmuş bir ŞEY'i tanımlasalar bile "gezegen" olarak nitelendirilmez diye düşünüyorum. ama yanılıyor da olabilirim.

"Yani maddesel bir varlığa sahip her şeyi illa ki duyu organlarımızla algılayabileceğimiz fikri çok saçma geldi bana" duygularımızla algılayamadığımız birçok şey mevcut. maddenin tanımı ortada. ancak bu tanıma uymayıp da hayatımızın her anında olan şeyler de mevcut. görmediğimiz, duymadığımız, kokusuz, dokunamadığımız... ancak bu hissetme araçlarını o "şey"lere uygulayamıyor oluşumuz, o "şey"lerin olmadığı anlamına gelmiyor. bu tür "şey"lerin varlığını keşfedebilmek/kanıtlayabilmek için uzun yıllar bilimsel çalışmalar yapmak, yeni keşifler yapmak, yeni(ya da varolan) bilgileri ortaya çıkarmak ve bunu insanlığın anlayabileceği düzeye indirgemek gerekiyor. buna dair örnekler verilebilir ancak burada yazmak uygun olmaz.

"uzay boşluğu" dediğimiz uçsuz bucaksız karanlıklara da anlam verebilecğeimiz günleri bilim gösterecektir diye ümit ediyorum.
0
kafir
(27.12.16)
en basitinden mikrop ve bakterileri düşün, herhangi bir duyumuzla algılayabiliyor muyuz? gerekli aletleri yapmadan önce(mikroskop vs.) bunlardan haberdar değildik. şu anda da henüz üretmediğimiz aletlerle ileride bir gün keşfedeceğimiz birçok maddeye maruz kalıyor olabiliriz.

yani pek tabii ki mümkün. insanoğlu değil evrenin, dünya'nın bile çok minik kısmında var olmuş bir canlı türü, "algılama" yetisinin gelişmişliği ondan önce var olmuş "şeylerin" çokluğuna vurunca çok düşük kalıyor. yeni girdiğimiz bir işe alışmak için çalışanları tanımak, sürekli gelenleri bilmek, yazılı olmayan kuralları öğrenmek lazım; bunlar için de zaman lazım. henüz bu dünya için bile çok yeniyiz, keşfedecek çok şey var.
0
baba jo
(27.12.16)
@kafir anlamamakta haklısın biraz karışık olmuş soru. sormak istediğim elbette gezegenin, yıldızın tanımı ortada ama niye illa görebildiğimiz şeyler bu tür oluşumlara gidiyor, kalanlar var mı ya da niye yoktu. Yani doğru anlamışsınız.
0
🌸nickalangeronimo
(27.12.16)
Bir de ek olarak şunu söylemek istiyorum. Fizikte tutarlılık denen bir kavram var. Bu kavrama göre uzay için geçerli olan kanunların her yerde aynı olması gerekiyor. Buna bir nevi süreklilik diyebiliriz. Nasıl ki İstanbul'da elmayı elimizden bırakınca yere düşüyorsa aynı kanun Ankara'da da geçerli olmalı. Buradan yola çıkarak biz yakın uzayda böyle bir madde keşfetmediysek uzayın tutarlı olması gerektiğine dayanarak binlerce ışık yılı uzakta da böyle maddelerin olmadığını söyleyebiliriz. Ben bu yüzden şu ana kadar hiç karşılaşmadığımız şeylerin keşfedileceğini sanmıyorum. Çünkü kanunlar uzayın homojen olduğunu, yani her yerin aynı özellik gösterdiğini kabul eder.

Bu konuda güzel bir söz var. "Uzayda hayat yok demek, okyanustan bir bardak su alıp balinalar yoktur demektir." Daha büyük gezegenler, daha küçük yapılar tabii ki keşfedilebilir. Ancak tahminlere göre "çok enteresan" şeylerle karşılaşılmayacak. Örneğin proton ve nötron kuarklardan oluşur. Kuarklar atom altı taneciklerdir. Bunlar tabii ki yeni keşfedilen şeyler. Ama onların yeni keşfedilmesi onları "enteresan ve farklı" yapmaz. Çünkü kuark da maddedir. Madde dışı bir şey değildir.
0
dissendium
(27.12.16)
karanlik madde ve karanlik enerjiyi arastirabilirsiniz.

kisa bir giris okuma onerisi:

spaceplace.nasa.gov
0
samicin
(27.12.16)
maddeyi oluşturan yapı taşlarının tekil hallerinin hiçbirini (atomu ve ondan ufak olan ne varsa) istisnai haller dışında (birbirine mümkün olduğu kadar yakın bulunmak) beş duyumuzla algılayamıyoruz zaten. elektronları, nötrinoları, nötronları, falan algılayamıyoruz. onca çeşit atomaltı parçacıktan bir foton var algılayabildiğimiz, o da belli frekanslarda (bahsettiğin tayf meselesi). bir de kuvveti algılayabiliyoruz (dokunma). bunun dışında bazı spesifik moleküllerin kokusunu ve tadını alabiliyoruz, o kadar.

toplam 43 çeşit sub-atomic particle çeşidinden sadece birini algılayabiliyoruz. geri kalan 42 bizde yok. Bunları yayan birçok kütle var, bayası keşfedildi. En eğlenceli hikayelerden biri LGM1 ve LGM2'nin keşfi. Bir bak, galiba soruna cevap olacaktır.

Maddeyi duyu organlarımızla doğrudan algılayacağımız fikri 300 yıl kadar önce elektrik keşfedilince çökmüşütü, yaşıyor mu fala? emt radyasyon var mesela, hiç hissetmediğimiz.
0
babilbaligi
(28.12.16)
(6)

öğretmenlik zorunlu hizmet bölgeleri

pleione
ben mayıs'ta kpss'ye ilk defa gireceğim. şu an kpss puanım yok. şu an izmir'deyim ve izmir'in ilçeleri olursa oraları istiyorum. en fazla hizmet puanı veren yerler kiraz, beydağ ve kınık görünüyor. istanbul için ise adalar, gaziosmanpaşa, çatalca, silivri, şile. erzurum, kars, ardahan gibi yerler ye
ben mayıs'ta kpss'ye ilk defa gireceğim. şu an kpss puanım yok.

şu an izmir'deyim ve izmir'in ilçeleri olursa oraları istiyorum. en fazla hizmet puanı veren yerler kiraz, beydağ ve kınık görünüyor. istanbul için ise adalar, gaziosmanpaşa, çatalca, silivri, şile.

erzurum, kars, ardahan gibi yerler yerine izmir ve istanbul olması zor mudur çok yüksek puan almam gerekir mi? branşım ingilizce.

bir de istanbullu arkadaşlar bu ilçelerden biri olursa hangisini tavsiye edersiniz? çatalca'ya baktığımda büyükçekmece, beylikdüzü, avcılar gibi yerlere yakın ve daha iyi gibi, ne dersiniz?
0
pleione
(27.12.16)
Branşa göre değişir. İstanbul olması doğuya göre herhalde daha zor.
0
dissendium
(27.12.16)
artık mülakat puanı ile atama yapıldığından kpss puanın değil mülakat puanın önemli. kpss puanın mülakata çağrılman için ön şart gibi. çok yüksek olması sadece mülakata çağrılmanı garantiler. atamanı garantilemez. mülakattan sonra aldığın puan ile de tercih yapıyorsun ve atanıyorsun işte, atanabilirsen.

örnek veriyorum kpss den çok iyi puan aldın ve kimselerin öz yiğeni felan değilsin, sonra mülakata girdin ortalama bir puan verirlerse işin zor. ama tam tersi kpss den vasat bir puan aldın ve mülakata girdin. dayın falan var seni çok seven. o zaman atanıp ilk tercihine yerleşirsin muhtemelen.

tabi bunları geçen bir arkadaş söyledi bana dayısını seven. onun yalancısıyım. bence pek böyle şeyler olmuyodur. hele ki gelecek nesilleri yetiştirecek eğitimcilerin seçiminde böyle bir durum söz konusu bile olmamalı.

istanbullu olarak benim tercihim adalar veya gop olurdu. şile, silivri, çatalca falan uzak bence merkezi yerlere.
0
olkol
(27.12.16)
öğretmenler için istanbul'un yarısı zorunlu hizmet bölgesidir. burası kocaman bir köy arkadaşım. beyoğlu' n da bile zorunlu hizmet okulu var. anadolu yakasında bir kaç ilçe hariç ( onlarda istanbul' un en iyi yerleridir ve genelde atamalara kapalı olur) heryeri tercih edebilebilir zorunlu hizmet için.
0
birakin mermiler havada kalsin
(27.12.16)
ilk atama için batı illerini pek açmazlar. ben şuraya istiyorum deseniz de gidemezsiniz. zira kpssde türkçe branşında arkadaşımın kardeşi vakti zamanında 1. oldu ankara merkez istiyordu ama açmadıkları için gidemedi. olursa ancak istanbul. o da okulları, öğrenci veli potansiyellerini iyice araştırmanızı tavsiye ederim. zira aman doğuya gitmeyeyim diyip kenar mahallelerde öğretmenlik yapıp çok pişman olanlar var. istanbul için hiç gitmeyin diyebileceğim yerler esenler, esenyurt, bağcılar, sultanbeyli. taban puanlar bütün branşlar için arttı. mülakata sıkı hazırlanın.
0
dedim ben sana
(28.12.16)
Arkadaşlar burada hangi öğretmenlikten bahsediyorsunuz?

Bildiğim kadarıyla artık sözleşmeli öğretmenlik sistemiyle alım yapılıyor ve 6 yıl boyunca doğuda kalmak mecburi. 6 yıl sonrasında tayin isteyebiliyorsunuz
0
tavish11
(28.12.16)
@tavish11, doğu görevi denilen şey aslında zorunlu hizmet bölgeleri. bu bölgelerin hepsi doğu illerinde değildir. batı illerinde de vardır. istanbul'da da vardır. arkadaş onlardan bahsediyor. tabii doğu illerinde daha fazla zorunlu hizmet durumu söz konusu.
0
olkol
(28.12.16)
(18)

Bugün benim doğum günümm

matilda
Doğum günümü kutlar mısınıız? 1 yıl yaşlandım. Tek canla buraya kadar iyi geldim :)Aslında sevmiyorum hiç 1 yıl daha yaşlanmayı ama doğum günü tebrikleri iyi geliyor :)Not: 27 oldum. 30'a az kaldı. Ama yine de mutluyum niyeyse :))
Doğum günümü kutlar mısınıız? 1 yıl yaşlandım. Tek canla buraya kadar iyi geldim :)

Aslında sevmiyorum hiç 1 yıl daha yaşlanmayı ama doğum günü tebrikleri iyi geliyor :)

Not: 27 oldum. 30'a az kaldı. Ama yine de mutluyum niyeyse :))
0
matilda
(27.12.16)
iyi ki doğdun, matilda. umarım yeni yaşında çok mutlu olursun.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(27.12.16)
nice yıllara matilda.
0
fakyoras
(27.12.16)
Yüzün güldüğüne göre daha gençsin demek ki. Bir süre sonra o gülücükler :/ oluyor. Onlar da zamanla :( oluyor. Hadi yine iyisin, doğum günlerinden korkmuyorsun. Doğum günün kutlu olsun. :)
0
dissendium
(27.12.16)
yaslanmamaniz, olgunlasmaniz dilegiyle nice yeni yillara...
0
mavicorap
(27.12.16)
Nice mutlu yaşlara!

www.youtube.com
0
m3mphis
(27.12.16)
Matildaaa ! :)

Nice mutlu yıllara her şey düşüncelerin kadar güzel ve ince olur umarım hayatında :)
0
gozu acik sevisen yahudi
(27.12.16)
her ne kadar duyuru soru olarak açılıp içerisinde soru olmasa da :))

nice sağlıklı yaşlara.
0
eeb
(27.12.16)
Kalben iyi yaşlar. Senin için:
yatagakusgirmeyin.files.wordpress.com
0
karacigerim vur kadehlere
(27.12.16)
iyi yaşlar!!
0
nickini degistiren yazar
(27.12.16)
benim de isim günüm :) kutlu olsun!
0
cekilmis gayfe
(27.12.16)
Mutlu yıllar,

nickin şunu şey yaptı bana, hastasıyım.

www.youtube.com
0
jadle
(27.12.16)
nice yaşlara matilda :) unutma, önemli olan 1 yıl yaşlanmak değil, ruhunun genç kalmasını sağlamaktır ;) sevgilerle...
0
evrimini tamamlamis hamambocegi
(27.12.16)
iy ki doğ dun ma til da :) :)
0
supermatik
(27.12.16)
matilda :)

doğum günün kutlu olsun.
0
elorelia
(27.12.16)
doğum günün kutlu olsun. sağlık mutluluk ve başarılarım dilerim.
0
tabudeviren
(27.12.16)
nice mutlu yıllar dileğiyle matilda

tek canla aynen devam dileğiyle.
0
qxgviper
(27.12.16)
www.youtube.com

mutlu yıllar.
0
dedimmidemedimmi
(27.12.16)
Mutlu yillar.

Oglak burcusun demek ki. Burcunun kiymetini bil :)
0
halitkin
(27.12.16)
(7)

rus müzikleri

neynep
Sevgili Arctic Monkeys'in "505" şarkısını açarken, aynı isimle başka bi parça olduğunu gördüm, neymiş dedim ve rus müzik listesi içine düştüm. Yarım saattir hayatımda ilk defa rus muziği dinliyorum. Ve kafamda sorular uyandı.1- Rus olmayanların da dinlediği, global müzik içinde yeri olan bir şey mi
Sevgili Arctic Monkeys'in "505" şarkısını açarken, aynı isimle başka bi parça olduğunu gördüm, neymiş dedim ve rus müzik listesi içine düştüm.
Yarım saattir hayatımda ilk defa rus muziği dinliyorum. Ve kafamda sorular uyandı.

1- Rus olmayanların da dinlediği, global müzik içinde yeri olan bir şey mi rus müziği? (Hakim olmadığım için bilmiyorum) Mesela Power FM'de filan çalıyo mu? Ya da müzik kanallarında?
Yoksa sadece (nedense:) güzel fizikli kadınlar klipleri olarak mı görülüyor?
Endüstriyel müzik türleri arasında dili rusça olanlar mı?
Klipleri çok iyi görünüyor ayrıca.

2- Siz özellikle dinliyor musunuz?
0
neynep
(27.12.16)
dinliyorum tarzına göre piyasada bilinen rus grupları var.

vespero, yuri gagarin, iamthemorning benim dinlediklerimden aklıma gelenler.
0
huleyn
(27.12.16)
global müzik içinde yeri olup olmadığını bilmiyorum çünkü global müziği bilmiyor ve takip etmiyorum ama dönem dönem çıkıyor arada birkaç şarkı. yine de yaygın değil sanırım.

ben kendim dinliyorum hatta son aylarda sadece rusça dinliyorum. bunda rusça öğreniyor olmamın ve çocukluğumdan beri ağır rusçu olmamın payı var elbette, yoksa müzik güzel olduğundan değil yani. benim dinlediğim şarkıyı dinlesen gödünle gülersin muhtemelen, ulan bu ne dersin. halbuki ben onu dinlediğimde karlı bir omsk sabahına uyandığımı ve apartmanın önünde bekleyen ladama koştuğumu, her karşılaştığım insana privyet deyu deyu gülücükler dağıttığımı hayal ediyorum. anlayamazsınız :(
0
der meister
(27.12.16)
Rusçu olacak kadar değil ama biraz gopnikseverlik var bende de, o yüzden diğer ülkelerden daha fazla dikkatimi çekmiş olabilir. Biraz anlayabilirim belki:)
0
🌸neynep
(27.12.16)
hahahaha madem öyle diyorsun, sana 5 dakikada aşırı dozda gopnik yüklemesi yapacak bir canlı performans önereyim,

www.youtube.com

ben bu grubu çok seviyorum mesela, diğer şarkılarını da dinliyorum ama bizim rusça kursunda mesela millet whatsapp grubunda rusça şarkı atıyor, ben atamıyorum jsfksl bunu mu atayım şimdi :( dans eden tiplere dikkat. bu festival letonya'da düzenleniyor sanırım, bunlar gurbetçi gopnikler.


şu veya mesela,

www.youtube.com

çok gaz ve bence güzel bi şarkı, ben bayılıyorum ama dediğim gibi insanlara "bunu seviyorum" diyemiyorum açıkçası, rus bir arkadaşım bumer dinlediğimi söyleyince bayağı gülmüş ve bumer'i nereden bulduğumu sormuştu :/
0
der meister
(27.12.16)
Rus halk müziğini çok severim. Bunları nasıl keşfettiğimi gerçekten hatırlamıyorum. Son dönemlerde çıkan elektronik müzikleri YouTube'da Russian Hits June 2016 diye arayarak buluyordum. Bulgarca şarkıları çok sevdiğimden Kiril alfabesini okumayı ve yazmayı biliyorum. Bu sayede YouTube'da gezinirken kimi ve neyi dinlediğimi anlamam zor olmuyor. Power FM'de çıkmaz böyle şarkılar. Önceden Radyo Mydonose vardı. Şu anda var mı bilmiyorum ama orada tüm dünyadan şarkılar çalardı. Önceleri çok radyo dinlerdim, denk geldiğim oldu birçok kez. Televizyonda TMB kanalı var. Türk ülkelerinin müzikleri falan çalınıyor hep. Örneğin Kazakistanlı bazı şarkıcılar Rusça da söylüyor. Ruslar tekno müzik konusunda biraz iyi. Bir sürü ünsüz DJ'leri var. Bazıları iyi, bazıları kötü. Hiç öyle akılda kalan bir Rus klibi izlemedim. Kızlar güzel olabilir ama prodüksiyon konusunda zayıflar.
0
dissendium
(27.12.16)
2- Dinliyor ve seviyorum. Mesela Pelageya'nın şarkılarını şiddetle tavsiye ederim. Etnik niteliği olan güzel ezgilerdir.

www.youtube.com
0
lazarus
(27.12.16)
Çeşitli :) öneriler için çok teşekkür ederim, gittikçe seviyorum:)
@lazarus; bu tarz, elf müziği gibi geldi bana :)
0
🌸neynep
(27.12.16)
(4)

spor için motivasyon

reavelyn
selam dostlar,yeni yıl geliyo spora başlıyım duyurusu değil bu öncelikle :D. aktif olarak spor yapıyorum zaten 5 senedir falan. haftada 2 idman 1 veya 2 maç olmak üzere basketbol oynuyorum. 5 senenin ciddi bi kısmı vg ile geçti, dönem dönem yüzdüm. içli dışlıyım diyebilirim yani.gel gelelim, kasımda
selam dostlar,

yeni yıl geliyo spora başlıyım duyurusu değil bu öncelikle :D. aktif olarak spor yapıyorum zaten 5 senedir falan. haftada 2 idman 1 veya 2 maç olmak üzere basketbol oynuyorum. 5 senenin ciddi bi kısmı vg ile geçti, dönem dönem yüzdüm. içli dışlıyım diyebilirim yani.

gel gelelim, kasımdan beri basketbol dışında hiçbir şey yapmıyorum. spor salonuna yazılmam söz konusu değil, en azından iki ay falan o iş yalan yani. normalde spor salonunda ağırlık çalışacaksam bi şekilde atabiliyorum kendimi oraya.

kendi başıma da vücut ağırlığıyla çalışacak olsam vg kadar verimli olmayacağını düşünüyorum, zaten eve barfiks aksamı bile alamıyorum. kapılar uygun değil çünkü.

ama bi yandan da hayatımın mutsuz bi dönemindeyim, kendimi spora zorlamam lazım. beni mutlu ediyor keza. beslenmeme de dikkat etmiyorum epeydir, formumu kaybediyorum.

böyle yeniden başlamak için hem motivasyon hem de yol yordam önerebilecek olan var mı? benim durumumda olup yeniden ritmi tutturmayı nasıl başardınız?
0
reavelyn
(27.12.16)
Beslenmeni yeniden düzenlemeye başlayıp biraz yol alınca o motivasyon kendiliğinden gelecekmiş gibi hissettim. Bence beslenme duygu durumları üzerinde çok etkili. Sen olması gereken beslenmene geçmeye başla, bol su iç bakalım neler olacak.
0
yaren
(27.12.16)
yanına bir arkadaş olsa motive olabilirsin.
0
silver apple
(27.12.16)
İki yıldır yapıyorum. Beni tetikleyen şey özlemek oldu. Gittiğim yeri özlüyorum. Oradaki çevremi özlüyorum. Hatta bulunduğum kulüpte üst kuşaklarda olduğum için ısıtma soğutma hareketlerini bazen ben yaptırıyorum. Küçük çocuklar da oluyor. Onların enerjisi bana da bulaşıyor. Küçükken basketbola giderken biraz ara verince basketbol topunun kokusunu özlüyordum. Sahada ayakkabının çıkardığı o garip ses bile bana basketbolu hatırlatıyordu.
0
dissendium
(27.12.16)
Dışarıda koş. Parklarda falan illa barfiks çekecek demir bulursun. Boş durmaktan iyidir.
0
arnold schwarzeneger
(27.12.16)
(3)

Acıma, iç parçalanması duygularla nasıl baş edebiliyorsunuz?

chipie
Sokakta kötü halde dilenenleri, çok soğukta dışarıda çalışanları, yardıma muhtaç birilerini, düzgün yerlerde barınamayanları, doğru düzgün beslenemeyenleri, özellikle yaşlıları çalışırken bir de zor işlerde çalışırken görünce hiçbir duygu kadar yoğun yaşamadığım bir acıma duygusu beliriyor. İçim par
Sokakta kötü halde dilenenleri, çok soğukta dışarıda çalışanları, yardıma muhtaç birilerini, düzgün yerlerde barınamayanları, doğru düzgün beslenemeyenleri, özellikle yaşlıları çalışırken bir de zor işlerde çalışırken görünce hiçbir duygu kadar yoğun yaşamadığım bir acıma duygusu beliriyor. İçim parçalanıyor. Onlar için yaptığım hiçbir şey bu gerçeklikleri ortadan kaldıramıyor, bir süreliğine kendi yaşayışımı sorgulayıp daha da çok üzülüyorum. Unutunca geçiyor. Bir şeyle karşılaşıp hatırlayınca yine içim acıyor. Herkese oluyor mu? Bu duygunun derinliğiyle nasıl başa çıkıyorsunuz?
0
chipie
(26.12.16)
Ben denk geldiklerime yardımcı olmaya çalışıyorum. Geçenlerde biri kapıya yavru köpek bırakmış. Birkaç gün baktık. Sonra komşuya verdik. Çok sevmiştim o köpeği. Şimdi nerededir bilmem. Çocuk birine verdik dedi ama ölmüştür diye düşünüyorum. Hatta kardeşim de şaka yollu öldü dedi sonra hayır dedi. Köpeğe bakan çocuk da yarım yamalak bir şey söyledi. Ölü diyemedi sanırım. Belki de gerçekten başka birine vermişlerdir. O kısmı bilmiyorum. Her an herkese yardım edemeyeceğimin farkındayım. Sadece karşılaştıklarıma yardım etmeye çalışıyorum. Sen de böyle yaparsan az da olsa bir yardımda bulunmuş ve onları anlamış olursun. Şans çok önemli bir faktör bu hayatta. Herkesin hayatı zaten aynı olamaz. Kendi hayatını yaşamaya devam et.
0
dissendium
(26.12.16)
çoğu zaman olmuştur sırf yagmurda satış yapıyor diye oyuncak, balık vs. aldığım. tek yolu gerçeklerle yüzleşmek sanırım. daha görmediğim milyonlarca acı çeken canlı var, benim yapabileceğim bir şey yok deyip biraz kafamda geveleyip unutmaya çalışırım. tabii ki elimizden geldiğince yardım edelim çevremizdeki yardıma muhtaç canlılara ama yapabileceklerimiz sınırlı ve gün geçmiyor ki bir acı daha yaşanmasın dünya'da. şu an kim bilir ne acılar izliyordur sevgili tanrı. en iyisi gerçekleri kabul edip elimizden geldigince yardım etmeye çalışmak çevremize (edemdiklerimize ise aşırı üzülmemek tabii.)
0
fikrimuhim
(27.12.16)
tamamının 95% ihtimalle muhafazakar ve AKP sempatizanı olduğunu düşünerek acıma duygumu yokediyorum.
0
no christ requires
(27.12.16)
(12)

hindistan'a gitmiş, yaşamış olan var mı ?

syozkn
halihazırda türkiye'de bir çok insanın ulaşmak istediği bir işim var. şöyle anlatayım durumu. düzen olarak devlet memurluğu gibi düşünebilirsiniz. geçinmede falan bir sıkıntı yok ama öyle aman aman yatırım yapacak parayı da kazanıyorum sayılmaz. evliyim. çocuğum yok.hindistan'da bir iş olasılığı va
halihazırda türkiye'de bir çok insanın ulaşmak istediği bir işim var. şöyle anlatayım durumu. düzen olarak devlet memurluğu gibi düşünebilirsiniz. geçinmede falan bir sıkıntı yok ama öyle aman aman yatırım yapacak parayı da kazanıyorum sayılmaz. evliyim. çocuğum yok.

hindistan'da bir iş olasılığı var. kazandığım paranın yaklaşık 6 katı falan maaş veriyorlar bugünün kuruyla. üstüne bir de istanbul'da yaşama şartları vs. düşünüldüğünde orada ailemle beraber barınmamı vs. de karşılayacaklar. firma güvenilir büyük güvenilir bir firma.

döndüğümde şu anda bulunduğum iş gibi bir iş bulamama ihtimalim çok yüksek. ama türkiye'de 6 yılda kazandığımı orada 1 yılda kazanacağım ve işin öngörülen süresi 3 yıl kadar.

hindistan gibi garip bir ülke olmasa, ne bileyim avrupa ülkesi olsa veya doğu bloğu rus ülkeleri falan gibi bir şey olsa pek sormazdım ama hindistan olunca sormak durumunda kalıyorum. eşimden yana sıkıntı yok. hatta yurtdışına gitmek istediğimiz için bir çeşit fırsat olarak görüyor bu işi. ülkede insanlarla ingilizce anlaşabildiğimizi düşününce en azından dil olarak avantaj olduğunu düşünüyoruz.


ama işte hindistan. tamamen farklı bir kültür. 1,5 milyar insanın yaşadığı bir ülke. nelerle karşılaşabileceğimi tahmin bile edemiyorum.

neyse uzatmayayım. siz olsanız ne yapardınız? özellikle daha önce hindistan'a gitmiş, o bölgeyi bilen, hatta mümkünse yaşamış olan insanlar vardır belki diye soruyorum. gitmemiş olanlar da tahmin yürütebilir isterlerse mutlu olurum.


edit: iş lucknow şehrinde. hindistanın 2. büyük şehri galiba.
0
syozkn
(26.12.16)
tam soruya cevap değil ama şurada yazılanlar olumlu gibi: www.quora.com
0
cedex
(26.12.16)
mumbai ve rajkotta bulundum, ahmedabad'i gördüm. cok farkli başka bir kültür ama olumsuzluklar yerel halk icin gecerli. yabancilar, cok başka bir hindistan icinde yasiyor. hicbir sikinti cekmezsiniz. gidin, pisman olmazsiniz.
0
thewizardofearthsea
(26.12.16)
hindistan'a bir arkadaşım yerleşti iş için. mecburiyetten vejeteryan olmuş. et yenecek gibi değil dedi. bana çok pis geliyor hindistan, değil 6 kat 16 kat para verseler gitmem. ama sen 3 yıl sonra ne yapacağını da hesaba katarak karar ver.
0
cekilmis gayfe
(26.12.16)
hindistan'a gurbetci (expat) olarak giden bir arkadasim vardi.
o, zaten hind kulturune filan asikti, cok isteyerek gittiydi.
baska bir tanidigim da bir proje icin bulundu.

genel olarak, mumbai'de gurbetciler icin yasam daha iyiymis.
yine de kulturel bazi sikintilar yok degil, temizlik, sokaklardaki domuzlar, dil sorunu, kalabalik, koku falan filan.
bir de, mumbai'den baska kentlere gidildiginde gurbetciler, yabancilar icin yasam daha guclesiyor deniyordu.
sizin verdiginiz ornek de kucuk, pek turistik olmayan bir kent gibi gozukuyor.

yine de sunu da dusunmek lazim.
siz bu satirlari okurken cezayir'de, suudi arabistan'da, afganistan'da, orta asya collerinde, sibirya'nin ayazinda turkiyeli gurbetciler oradan oraya kosturuyor.
ne icin? bu sorunun cevabi, ve oradaki motivasyon, size yol gosterebilir.
0
viva paulista
(26.12.16)
bir arkadaşım 1 sene yaşadı, pisliğine dayanamayıp döndü:( ama o zaten fazla titiz biriydi.

ama ben olsam her şeye rağmen giderim. bunun yaşatacağı deneyim parayla satın alınamaz zaten. değişik bir ülke, değşik insanlar, değişik yemekler, bence düşünmesi bile heyecan verici.
0
peggy
(26.12.16)
çok ama çok pis bir yer olduğunu duymuştum, işiniz-eviniz mümkün mertebe sizi dışarıya karşı izole edecek kapalı bir ortam olabilirse süper olur, evden işe-işten eve şeklinde 3 sene takıl, parayı cukkala sonra rahatına bak derim.

Çok özel değilse eğer meslek nedir?
0
zikardo
(26.12.16)
Hindistan'ı tanımam etmem ama sırf değişik bir yer olduğu için giderdim. Hayatta kaç kere böyle bir şans gelir ki insanın ayağına?
0
inawen
(26.12.16)
birkaç reddit link'i vereyim ben de bari.

www.reddit.com
www.reddit.com

bu arada şöyle eski bir habere de rastladım: www.dnaindia.com
0
soso
(26.12.16)
ben giderdim. para için de değil.
0
pinkpeony
(26.12.16)
Fırsatınız varsa söz konusu şehre birkaç günlüğüne gidip kendiniz görün. Üç yıl çok uzun bir süre. Burada herkes mükemmel bir şehir de dese sonuç hiç sizin beklediğiniz gibi olmayabilir. O şehre gidin ve mümkünse yıllık izninizin önemli bir kısmını kullanıp yapabileceğiniz kadar çok şey yapmaya çalışın. Yapılacak şeyler bir süre sonra rutine dönüyorsa o zaman o şehir size sıkıcı gelmeye başlayacaktır. Hindistan egzotik bir yer. İlgi çekici bir kültür. Ama iş uzun süre orada yaşamaya gelince durum farklı olur. Ben üç yıl için gitmezdim.
0
dissendium
(26.12.16)
gidin tabi, siz cebi genis insanlar olacaksiniz orada, parasi olan hemen hemen her yerde king
0
beriberi
(26.12.16)
Ben Hindistan’a vakti zamanında konferansa gidecektim babam kıyameti kopartmıştı güvenli değil diye. Otobüs durdurup kadınlara tecavüz etmişler mi ediyolarmış mı pek hatırlamıyorum. Sonrasında Singapur’a gittim 2017 ve 2018 yıllarında hint mahallesini gezdim ikincisinde hint mahallesinde kaldım hatta. Değil 6 16 katını verseler burdaki maaşımın hele ki çocuk beklerken asla gitmem. Singapur gibi bal dök yala ülkeye bu mahalle uzaydan gelmiş sanki leş gibi adeta. Belki de ben çok titizimdir bilemiyorum kıyın paraya bir tatile gidin belki kendi memleketlerini temiz tutuyorlardır veya sizin oturacağınız yerler elit temizdir.
0
cilekli pasta
(03.05.19)
(33)

İsminizden memnun musunuz?

basubadelmevt
Tabiki isminizi sormuyorum. Sadece memnuniyet derecenizi merak ettim. Ben pek memnun değilim ama 33 senedir beraberiz. Eğer değilseniz hangi isme sahip olmak isterdiniz? Kıvanç hoş geliyor bana nedense kendime yakıştırıyorum.
Tabiki isminizi sormuyorum. Sadece memnuniyet derecenizi merak ettim. Ben pek memnun değilim ama 33 senedir beraberiz. Eğer değilseniz hangi isme sahip olmak isterdiniz? Kıvanç hoş geliyor bana nedense kendime yakıştırıyorum.
0
basubadelmevt
(26.12.16)
Evet. Bunca yıldır bir yamuğunu görmedim.
0
Lim5
(26.12.16)
Sorunum yok.
0
glamdr1ng
(26.12.16)
şahsen memnunum
0
gazozailacatmauzmani
(26.12.16)
Çocukluğumdan beri gerçekten nefret ediyorum ismimden. Hangi isme sahip olmak isterdim bilmiyorum ama Deniz ve Nehir ilk aklıma gelen güzel isimler.
0
ms brownstone
(26.12.16)
memnun değilim pek. zaten baya da bir kişiden senin ismin başka bir şey olmalıymış gibi laflar duydum böyle bir Berk olsun Kaan olsun bişeyler...
0
senolll
(26.12.16)
Çok memnunum. Çok orijinal bir isim-soyisim kombinasyonum var. Bunu birkaç kişiden duydum. Hatta bazen arkadaşlarım adım ve soyadımla hitap eder.
0
dissendium
(26.12.16)
memnunum.
adım da kadir.
ad soyad kısaltılmışı. mka
0
eksisozluk kullanici sozlesmesini okudum
(26.12.16)
iki tane adım var. ilkini zaten pek kullanmıyorum ama ikinci adımdan nefret ediyorum. bok gibi. ayrıca bir tane yakışıklı, karizmatik adam görmedim benim ismimi taşıyan.


olsaydı türk isimlerinden olsun isterdim.

not: dissesndium'un yazdığını görünce aklıma geldi. soyadıma bayılıyorum. çogzel ya.
0
m e b
(26.12.16)
ismimi (ikinci ismim) çok seviyorum. ilk ismim tek olsaymış iyi olurmuş ama kullandığım ismimle birleşince çok kötü duruyor.

özetle: memnunum.
0
pinkpeony
(26.12.16)
iki adım var memnunum ama tek isimli olmak daha iyi
0
basond
(26.12.16)
O kadar memnunum ki anlatamam. Dünyadaki en güzel ad soyad kombinasyonuna sahip olabilirim, o derece.

Yavrularıma bu kadar güzel, bu kadar uyumlu bir isim veremeyeceğim için buruk hissediyorum, o derece.
0
yirmisantim
(26.12.16)
Gayet memnunum, çoğu insan da beğenir adımı.
0
buff
(26.12.16)
nefffrett ediyorum ama değiştirmek istesem şu ismi koyabilirim diyeceğim bi seçenek de bulamıyorum :(
0
funl
(26.12.16)
evet seviyorum.
0
semitika
(26.12.16)
Hayır ama allah beterinden korumus diyorum bazen
0
all girls dream
(26.12.16)
Adim Bora. Basinda bi isim daha var. 2 isim ve soyadimla cok guzel uyum icinde. O yuzden iki ismimi de ad soyad birlesimini de seviyorum
0
c1b2k3
(26.12.16)
hard ülkücü bir ismim var, amcam koymuş ancak ikinci ismim biraz daha normal. arkadaş ortamında ikincisini kullansam bile aile ortamında inatla tosuncuk ülkücü ismimi kullanıyorum. yine de isim soyad kombinim gayet şekil....
0
mind mischief
(26.12.16)
çok seviyorum. başka adım olsun istemezdim.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.12.16)
memnunum. biraz kısa bir şey olsa daha iyi olurdu.
0
buhebu
(26.12.16)
iki tane ismim var kullandığım ismimden çok memnunum. yaygın olmamasını çok seviyorum. tek kötü tarafı içinde çok türkçe harf olması.
0
cikis yolu
(26.12.16)
Hiç memnun değilim. Ailenin 2 çocuktan bir hayli sonra kaza ile doğan çocuğuyum. İsmimi kura ile belirlemişler.
üzerinde düşünülmüş,herhangi bir isim olabilirdi.
0
denef
(26.12.16)
Yok denef değil,denef olmasını isterdim :)
0
denef
(26.12.16)
Hayır.
0
Adramelekhh
(26.12.16)
Memnunum, hatta o kadar memnunum ki adım ne olsa diye hiç düşünmedim. Ismimi seviyorum. Ama kizim olsa leyla adini koyabilirdim. Leyla adı da güzel.
0
cabiday
(26.12.16)
cabiday +1 en güzel kadın ismi leyla olmalı^^

ben ise ismimden memnunum, çok az sayıda insanda bulunması hoşuma gidiyor.
0
Apocalypse
(26.12.16)
@apocalypse benim ismim leyla'dan daha guzel ama :p
0
cabiday
(26.12.16)
ismimi kendime yakıştıramıyorum, genelde tikky kızlarda bulunan bi isim. ekşi'de de bol bol dalga geçiyorlar. soyadımı da hiç sevmem hep dalga geçiyolardı okurken asdasdf. ama alıştım yapacak bi şey yok.
0
nice tnetennba
(26.12.16)
İki ismim var. 2. ismimi çok seviyorum ilk ismimden nefret ediyorum :(
0
matilda
(26.12.16)
adımdan da soyadımdan da gaayet memnunum.
kendime başka bir isim hiç yakıştıramıyorum doğrusu.
0
manuel mandalina
(26.12.16)
ad-soyad komple şekilde seviyorum, baş harfi kısaltması da güzel marka gibi olabilir. Tanıyanlar seviyor.

Ama ilk duyanlar için biraz, ne biliyim olmuyor bence. İki adım var birini söylesem daha iyi oluyor. Özellikle karşı cinsle tanışırken çok olumlu olmayabilir ilk etapta.
0
rodriguez2
(26.12.16)
kısa cevap: memnnunum. hem "yakışma" hem de anlam açısından kendime süper uygun buluyorum. klasik, özelliksiz bir isim ama tam benlik bence.

uzun cevab: iki ismim var. müthiş vizyon sahibi kadın anam, "ayrı yazdıralım kimliğe, beğenmezse ilk ismini kullanır" demiş (haliyle ikinci ismin ne olduğunu tahmin edebilirsiniz lol), iyi ki öyle yapmış. ilkokul ve ortaokulda ikili kullanılırdı hep. liseden bu yana önce arkadaşlarım ve hocalarımdan başladı, daha sonra aileme de sirayet etti; yalnızca ilki kullanılıyor. son 4 yılda tanıdığım kişilerin büyük bölümü ikinci adım olduğunu bile bilmez. üşenmesem komple sildiricem zaten ama üşeniyorum.

ben ismimden ziyade soyadımı çok seviyorum. o da yine klasik sayılabilecek bir soyad ama benim çok hoşuma gidiyo. genel olarak ismime puanım 9 kankam.
0
der meister
(26.12.16)
İki ismim var, ikisinden de çok memnunum.
0
battal gemalmaz
(26.12.16)
ben pek önemsemiyorum ama sevmiyorum da. 88 doğumluyum, sanırım o sene doğan kızların çoğuna bu ismin türevlerinden vermişler.
bi de genel olarak isimler çok iyi ya da çok kötü değilse ilgimi çekmiyor, öylesine kodlarmış gibi geliyor. :)
0
nıç
(26.12.16)
(3)

İnsanların sizi yorduğunu düşünüyor musunuz

mobydick
Hayatınıza giren sevgili olsun arkadaş olsun, geriye dönüp baktığınızda insanların sizi yorduğunu düşünüyor musunuz? Hayat enerjinizden, sevincinizden, neşenizden çaldığını. Eskiden kıpır kıpır bir insanken özel olacak bir hediye için, bin farklı şey düşünürken şimdi parfüm yahut kazaktan öteye geç
Hayatınıza giren sevgili olsun arkadaş olsun, geriye dönüp baktığınızda insanların sizi yorduğunu düşünüyor musunuz? Hayat enerjinizden, sevincinizden, neşenizden çaldığını.

Eskiden kıpır kıpır bir insanken özel olacak bir hediye için, bin farklı şey düşünürken şimdi parfüm yahut kazaktan öteye geçmek için hiç bir isteğinizin olmadığını hissedip bunun şimdiki kişiye bir haksızlık olduğunu düşünür müsünüz?

İsteseniz de değer veremediğinizi, her an üzülebileceğim birşey olabilir diye tetikte olup, çekip gidebilmeye hazır olduğunuzu, en güzel anda bile her an için hazır kalmaya çalıştığınızı hissediyor musunuz?
0
mobydick
(25.12.16)
O kadar ince düşünmüyorum. Her tanıştığım insan yeni bir insan. Geçmişteki kötü tecrübelere bakıp yenilerini bok etmeye gerek yok.
0
dissendium
(26.12.16)
insanlar bizi yoruyorsa biz de insanları yoruyor olabiliriz. insanlara verdiğimiz değer zaten istemeyerekse ya da bir şekilde zorla gerçekleşiyorsa bu bizim de ikiyüzlü olduğumuzu gösterir. bu yüzden nasıl ki hak etmediğimiz bir karşılığı almak istemiyorsak başkalarına da aynı şekilde davranmamalıyız.
0
gkct
(26.12.16)
bunlardan daha sonraki aşamalar da var. durmak ötesi bile yorucu ve gereksiz gelebiliyor. İnsan kaynaklı her şey için böyle. Ama bunlar dış kaynaklı motivasyonlara tepkiler. İç kaynaklı yaşamaya geçtiğinde (tükendikten sonra geçmek zorunda kalıyorsun) bunlar mevzu olmuyor. Yine kıpırdanıyorsun :)
0
neynep
(26.12.16)
(5)

Türkiye'de elektronik marketlerin batışı

AWD
Bizde elektronik marketler neden tutmuyor? Bimeks, teknosa, media markt hepsi aynı. Vatan bir tık daha iyi, mağaza sayısı daha az ama ayakları yere sağlam basıyor. Doların 1.5 lira olduğu zamanlarda bu marketler fena değildi, doluydu, işleri iyiydi.Şu anda ise sel baskınından ya da batan gemiden kur
Bizde elektronik marketler neden tutmuyor? Bimeks, teknosa, media markt hepsi aynı. Vatan bir tık daha iyi, mağaza sayısı daha az ama ayakları yere sağlam basıyor.
Doların 1.5 lira olduğu zamanlarda bu marketler fena değildi, doluydu, işleri iyiydi.Şu anda ise sel baskınından ya da batan gemiden kurtarılan malları satıyormuş gibi reyonlar leş, mağazaların içi boş, aradığın hiç bir şey yok. Diyorsun ki bu mağaza buradaki elemanın maaşını, elektriği bile nasıl ödüyor ki? Öyle can çekişir durumdalar. Şu son 2-3 yılda bunlar harıl harıl mağaza kapatmaya, eleman çıkarmaya hatta avm içindeki büyük mağazalarına duvar örüp küçültmeye falan başladılar.Ha oldum olası medimarkt ve teknosa pahalıydı. Hep bir müşteriye geçirme, kimi bulursa ittirme politikası vardı ama iyi kötü geçinip gidiyorlardı. Şu 3 aydır para alamayan bimeks çalışanlarını
eksisozluk.com
görünce aklıma geldi bunları yazmak. Bizde bu elektronik perakendeciliği neden gitmiyor, biri bana anlatsın yahu.
0
AWD
(25.12.16)
Neden gitsin? sebepleri kendin yazmışsın zaten genel olarak. En çok satılan ürün akıllı telefon ona da taksit kalktı. Diğer ürünler fahiş fiyatlı, dolar yüksek. Koskocamaman mağazaların masrafı da çok. Bu şartlar altında para kazanmaları daha zor bir olay oluyor tabi.
0
ayin yazari
(25.12.16)
Elektronik pazarı daha çok internete kaydı mağazalar sadece ürün sergileme yeri olmaya başladı.
Son 5 sene içinde aldığınız kaç tane elektronik ürünü mağazadan aldınız sorusuna vereceğiniz cevap olayı size anlatacaktır.Kendim için hesapladım iki tane ürünü mağazadan almışım onlarda indirimde idi.
0
murtiii
(25.12.16)
Orada satılan ürünlerin hiçbirini biz üretmiyoruz ki. Türk insanı orada satılan çoğu ürünü alacak kadar zengin değil. 10 liraya satılan USB belleklerden bahsetmiyorum. 4 bin liraya satılan HD televizyonları alacak insan sayısı belli. Ya da Samsung'un üç dört ayda bir çıkardığı yeni model telefonu çıkar çıkmaz alacak insan yok. Ülkece fakirleştik.
0
dissendium
(25.12.16)
Turkiye'de teknoloji uretilmedigi icin her sey ithal. Ithal malin fiyati doviz uzerinden. Maaslarimizi dovize cevirdigimizde bu teknolojilerin uretildigi yerlere kiyasla alim gucumuz COK COK dusuk. Bugun 5000 lira maas alan birine "vauvv iyi para" diyoruz ya mesela; $1420 ediyor o. Amerikan standartlarinda neredeyse aclik sinirinda. Bugun asgari ucret $342.

Ve ulkede cari acik var yani urettigimizden daha cok yabanci mal tuketiyoruz. Bu ne demek? Ulkeden surekli bir doviz cikisi var; bu sirketler dolarlarini yabancilara verip mal aliyorlar. Dolarin fiyati artiyor ve bu sirketler yine dolar bulmak zorunda yeni mallar almak icin. Cari acik artiyor. Devlet bu kanamayi durdurmak icin vergi bindiriyor, KDV diyor OTV diyor basiyor da basiyro uzerine ozellikle millet bunlari al(a)masin diye. Cari acigi kapatmak icin.

Sonucta ozetle millet bu yabanci mallari alamiyor. Alacak kadar parasi yok. Amerika'da 2 hafta burger satarak alabilecegin bir elektronik urunun aynisini Turkiye'de yasayan birinin almasi icin 3 ay kalifiye bir is yapmasi veya 6 ay tuvalet temizlemesi gerekiyor. Aradaki alim gucu farki bu marketlerin is yapabilme potansiyeline bir ust limit koyuyor.

Devlet bakti millet borcla taksitle krediyle aliyor bunlari; kanamayi durduramiyoruz dedi ve en cok satilan urunlerde taksiti yasakladi. Bu sefer millet direk kredi cekip almaya calisti.

Simdi ekonomik krizin tam ortasindayiz, krediler bir bir batmaya basliyor kimse parasini alamiyor, domino etkisiyle bir cokus yasanacak haliyle.
0
robokot
(25.12.16)
arkadaşların dediğine ek olarak müşteri hizmetleri de oldukça kötü. batmalarının ana nedeni müşteri hizmetleri. teşhir ürünlerini sıfır diye kakalamalar da vardı.
0
gotic
(26.12.16)
(6)

gerçek bal

total paranoia
nasıl anlaşılır ? evde bi bal var nasıl anlarım gerçek mi değil mi diye ?
nasıl anlaşılır ? evde bi bal var nasıl anlarım gerçek mi değil mi diye ?
0
total paranoia
(25.12.16)
Çabuk şekerleniyorsa ve bir kaşık alınca boğazını yakıyorsa sahtedir. Bunlar tamamen glikozun etkileri.
0
dissendium
(25.12.16)
aslında şekerleniyorsa gerçek diyorlar, kokusundan falan da anlaşılabilir belki.
daha doğrusu Canan Karatay gerçek bal yok artık diyor ben de buna katılıyorum, daha az ve daha çok katkılı diye ayırabiliriz belki.
0
pamuk helvalar cebe
(25.12.16)
dissendium -1

şekerlenmiş görüntünün nedeni polen yoğunluğu, dedem bizim için arıcılık yapardı %100 doğal ama donardı. Ayçiçeği balı donar çünkü.
0
kuzey li
(25.12.16)
Şekerlenmiş bal kesinlikle doğallık ya da sahtelik göstergesi değildir. Bazı ballar toplandığı çiçek ve bitkilere göre tamamen doğal olsa da şekerlenir. örneği arkadaş vermiş.

Diğer yandan bir balın şeker katkılı yapıldığını bilmenin tek yolu laboratuvar analizidir.istediği kadar uzman olsun ya da söylenilen yöntemlerle sonuç almış olsun , balın içindeki şeker miktarı, katkı , manipulasyon vs tam doğruluk ile bilinemez. Tek yöntem laboratuvar analizidir.
0
boklu yumurta
(25.12.16)
yakarak falan anlaşılıyor diyorlardı şimdi öyle bi yöntem yok mu ?
0
🌸total paranoia
(25.12.16)
Yok kesinlikle geçerli bir yöntem yok , laboratuvar analizi dışında söylenenlere kulak asmayınız. Onlarca ülkeden bal tatmış biri olarak söyleyebilirim ki sertifikasız bal tüketmemek tek çözüm
0
boklu yumurta
(25.12.16)
(5)

Kendo mu yoksa eskrim mi kararsızlığı

misir curcunasi
Uzun süredir eskrim yapmak istiyorum aslında, çocukluğumdan beri ilgimi çekiyor diyebilirim. Ve en sonunda artık kesin başlamaya karar vermiştim ki kendo kafamı karıştırmaya başladı. Yani şimdi kafam kendoya takıldı. Kararsız kaldım. İkisinden birine kesin başlayacağım ama hangisi? Sizin önerileri
Uzun süredir eskrim yapmak istiyorum aslında, çocukluğumdan beri ilgimi çekiyor diyebilirim. Ve en sonunda artık kesin başlamaya karar vermiştim ki kendo kafamı karıştırmaya başladı.

Yani şimdi kafam kendoya takıldı. Kararsız kaldım. İkisinden birine kesin başlayacağım ama hangisi? Sizin önerileriniz neler ?
0
misir curcunasi
(25.12.16)
eskrim tabisi, kendo kör dövüşü gibi daha avam kalıyor eskrim yanında.
0
cekilmis gayfe
(25.12.16)
Eskrim. Olimpiyatlarda var çünkü. Milli sporcu olabilirsin. Milli sporcuların bolca bulunuğu bir kulüpte karateciyim. Kendo benzeri bir sporla ilgilenen sadece bir kişi gördüm. Ki o da hocaydı. Kime anlatıyordu bilmiyorum.
0
dissendium
(25.12.16)
Kendo her yErde yok ulaşım sorunun yokmu
Eskrim +1
0
all girls dream
(25.12.16)
@all girls dream

Bulunduğum yerde her ikisi de var, o yüzden tek sorun hangisine gideceğime karar vermek.
0
🌸misir curcunasi
(25.12.16)
Ben Kendo diyorum ama özel bi nedeni yok ekipmanları daha güzel diye diyorum.
0
angelus
(25.12.16)
(7)

Sinemaya yalnız gitmek

clones
Kendimi dışarı atmak için sinemaya gitmeye başladım sürekli yalnız gidiyorum pek sorun değil gibi de. Sinemada insanların olması rahatsız ediyor. Manyak mıyım ben? Salonda tek olsam nefis olurdu diye düşünmeden duramıyorum.
Kendimi dışarı atmak için sinemaya gitmeye başladım sürekli yalnız gidiyorum pek sorun değil gibi de. Sinemada insanların olması rahatsız ediyor. Manyak mıyım ben? Salonda tek olsam nefis olurdu diye düşünmeden duramıyorum.
0
clones
(25.12.16)
Çok erken ya da çok geç saatlerde gidersen pek kimse olmaz.
0
dissendium
(25.12.16)
Olmuyor maalesef
0
🌸clones
(25.12.16)
Eskiden ortaokuldayken ben de çok giderdim yaşadığım yer ufak bi sahil ilçesiydi. Tek başıma elime birkaç yiyecek bir şey alırdım yürüyerek giderdim kıyıdan kıyıdan.
Ama hiç tek ben olayım demedim hiç.
0
_goddard_
(25.12.16)
insanlar değil de ya yalnız 1 kişi olsa senden başka. ve hatta senin arkanda hatta hatta seninle aynı sıraya otursa. yoo dostum yooo bunu hiçbir psikoloji kaldıramaz.
0
sparkle kiddle
(25.12.16)
otur evinde izle yeaa
0
liriamer
(25.12.16)
hayatta tek başıma yapmadığım tek aktivite olabilir. ankaradaysan film kiralanan yerler varmış.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(25.12.16)
Evde hiç izleyemiyorum, bu sinema işini sırf dışarı çıkmak için yapıyorum, başka türlü çıkmam çünkü.
0
🌸clones
(25.12.16)
(12)

Her şeye rağmen hayat güzel ve yaşamaya değer

_goddard_
Dediğiniz neler oluyor hayatınızda?
Dediğiniz neler oluyor hayatınızda?
0
_goddard_
(25.12.16)
Güzel bir şarkı keşfedince kısa süreli bir his oluşuyor. Onun dışında nothing...
0
dissendium
(25.12.16)
Sağlığımdan olunca... bi de annem üzülünce.
0
yaren
(25.12.16)
Bir gün mutlaka canlı izlemek istediğim gruplar ve müzisyenler var. Bunların yeni tur ya da konser tarihleri açıklandığında o tarihleri incelerken düşünüyorum bunu. Çoğu zaman inceleyip hayal kurduğumla kalıyorum ama her gidebildiğim konserde hayat daha çok yaşamaya değer geliyor.

Bir de kendi köpeğimle ya da başka herhangi bir hayvanla vakit geçirip oynarken böyle düşünüyorum.

Son olarak da şey var. Böyle güzel dağ evi fotoğrafı falan görünce olur da bir gün öyle bir evim olursa diye hayal kurunca hayat güzel bir şey olabilir diye düşünüyorum.
0
ms brownstone
(25.12.16)
doktora yapıyoz
0
ron dennis
(25.12.16)
burada yazılanlar: güzel bir müzik - film vs, sağlığın bozulduğu zamanlardan sonra iyileşince gelen o sevinç,

ama bir süredir özellikle doğa. öyle çılgın bir doğal güzellik içerisinde yaşamıyorum ama olduğu kadarı daha güzel olan şeyleri hatırlamama bazen yardım ediyor.

kedilerim. sevdiğim az sayıda kimsenin hayatta oluşu gibi şeyler.

şükretmeyi bu kadar yavaş öğrenmeyi istemezdim. umarım beceriyorumdur.
0
godoşu beklerken
(25.12.16)
pokemon.

ciddiyim.
0
knight of cydonia
(25.12.16)
taze bitti

edit: bu "sokayım böyle kadere" derinliğinde değil. biraz fazla realistim sanırım. hayatım şöyle, böyle. yaşıma göre ihtiyaçlarımın bir kısmına sahip değilim. ama olsam da mutlu olur muydum bilmiyorum. bence bu konuyu kapatalım
0
isimsiz uye
(25.12.16)
kedimiz sirinlik yapinca, eşimi guzel yuzunden opup guldurunce, bir de saglik falan.
0
robokot
(25.12.16)
hiçbir şey
0
clones
(25.12.16)
Bana o hissi veren iki sey var. biri ailem digeri de tabiat. Kazdaglarinda bisikletle turladigimda kendimi cok iyi hissediyorum mesela.
0
halitkin
(25.12.16)
Her sabah güneş doğuyor, her mevsim misler kokan çiçekler açıyor, bitkiler biteviye filiz veriyor, bir kuş camıma geliyor sonra bir diğeri, bir diğeri... karşı damda kumrular oynaşıyor, bir kedi sokağa giriyor, biri eğilip kediyi seviyor, kedi sokaktaki tabaktan yemeğini yiyor ve güneşli bi yere boylu boyunca uzanıyor, sokağın müdavimi köpek kedinin az ilersinde kendine yer bulup kıvrılıyor.
Güneş hepimize yetiyor, kuşlara, kediye, köpeğe, bana, bize...
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(25.12.16)
annemi mutlu gördüğümde, evimiz mutlu ve huzurlu olduğunda, bir sağlık problemim çözüldüğünde, o gün içsel olarak mutluysam..... arkadaşlarımla samimiyetle bir şeyler paylaştigim ve guldugumuz zamanlar. bunların hepsi sevdiğim bey için de geçerli. tatlı hayvanciklar.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(25.12.16)
(5)

satanizme nooldu?

anonymice
bi satanizm vardı 2000 li yıllarda, ne oldu ona?
bi satanizm vardı 2000 li yıllarda, ne oldu ona?
0
anonymice
(24.12.16)
Deep Web'te görmüştüm birkaç site. Kuş beyinli hepsi.
0
dissendium
(24.12.16)
Darth maul ölünce bitti
0
Haldamir
(24.12.16)
türkiye'nin güzel günleri olduğundan bu tarz salak şeyler haber olabiliyordu. hatırlıyorum kedi falan kesiyorlardı o da dakikalarca büyük olay diye haber oluyordu. şimdi çok daha ciddi sorunlar olduğundan bu tarz şeylere vakit ayırmıyor medya.
0
sen git ben geliyorum
(24.12.16)
@sen git ben geliyorum'un dedigi gibi eski turkiyenin guzel gunlerinde kaldi. ne guzeldi lan en buyuk korkumuz satanistlerdi. ne biliyim ekmekten kil cikardi bocek cikardi bunlar haber olurdu. simdi ne hale geldik mnskym
0
kaan bosnak
(24.12.16)
Siyah atlarına binip gittiler
0
orhan tv
(25.12.16)
(4)

ailecek izlenecek komedi filmleri

sergerde
surusune bereket, patch adams ne guzeldi.var mi akliniza gelen sicak, mutlu eden, modu yukselten aile filmleri?
surusune bereket, patch adams ne guzeldi.

var mi akliniza gelen sicak, mutlu eden, modu yukselten aile filmleri?
0
sergerde
(24.12.16)
Mr. Bean in Tv serileri gerçekten ama gerçekten harikadır ,

en.wikipedia.org

bölümlerin tam listesi yukarıda yazıyor. Herhangi bir malum siteden izleyebilirsin. dublaja veya altyazıya gerek yok zaten fazla konuşma yok , bolca eğlenirsiniz.
0
1tam1ayran
(24.12.16)
Yes Man

Böyle deyince denişik duruyor ama Bay Evet demek. Bir Jim Carrey filmi.
0
dissendium
(24.12.16)
(bkz: click)
komedi olarak başlıyo ağlayarak bitiriyo. izlemediyseniz şiddetle tavsiye ederim.
0
etna
(24.12.16)
Komedi degil ama Inside out filmini (ozellikle cocuklariniz varsa) mutlaka izleyin ailecek.
0
innerbliss
(24.12.16)
(9)

arada kalış

ruhi mucerret
şirkette bir kız var bir süredir baya yakın olduğumuz, dışarı filan çıktığımız. şarap aldım haftaya bi gün bende kal içelim dedi. sonra ben sarhoş olunca yaramazlaşırım falan filan diye gitti konu, anladınız siz niye çağırdığını. aramızda 15 metre var iş yerinde. yakınız baya.bir tane daha kız var,
şirkette bir kız var bir süredir baya yakın olduğumuz, dışarı filan çıktığımız. şarap aldım haftaya bi gün bende kal içelim dedi. sonra ben sarhoş olunca yaramazlaşırım falan filan diye gitti konu, anladınız siz niye çağırdığını. aramızda 15 metre var iş yerinde. yakınız baya.

bir tane daha kız var, ben istanbulun bir ucundayım, o diğer ucunda. bir haftadır filan çok konuşuyoruz, onla da yılbaşında planımız yok muhabbeti oldu. bana gel beraber kutlayalım dedi. onla da uzağız baya.

biri çok yakın mesafe ilişkisi, biri uzak mesafe ilişkisi. ikisine de one night stand gözüyle bakıp ikisine de mi gitsem? istesem ikisini de uzun döneme yayarım gibi. yoksa birini seçip sadece ona mı gitsem?
0
ruhi mucerret
(24.12.16)
ikisine de one night stand gözüyle bakıp ikisine de mi gitsem? Ben evet diyorum. Yolun açık olsun dostum, bele kuvvet.
0
eloharp
(24.12.16)
yakındakini fuck buddy dışında düşünme. diğer türlüsü tehlikeli. ara ara takılın, yakın olması büyük avantaj. ancak aynı işyerinde normal yani duygusal bir ilişki gerçekten kısa vadede de uzun vadede de zarar.
0
prodeq
(24.12.16)
İş yerindekinden uzak dur. Ons de olsa sevgilik de olsa sıkıntı olur. Diğerine yürü.
0
elorelia
(24.12.16)
sansli pipi
(24.12.16)
tek derdin bu olsun...
0
powerpufgirl
(24.12.16)
o zaman ağırlığı uzaktakine vererek şirkettekine ilişki istemediğimi belli ediyorum yavaştan. tertemiz.

@sansli pipi :) hayallet hayatlar.
0
🌸ruhi mucerret
(24.12.16)
aynı iş yerinden biriyle ilişki yaşaman salakça. fuck buddy olacaksa olur ama sevgili olunmaz.
0
sen git ben geliyorum
(24.12.16)
Tabi ki iş yerindeki kız. Kız açık açık seks yapmak istemiş. Kız güzelse böyle bir teklifi geri çevirmek saflık olur. Bu kızla beklediğin gibi gitmezse diğer kızla takılırsın.
0
dissendium
(24.12.16)
"don't shit where you eat" boyle bir laf var. sirket olayi bu kategoride bence. digerine de keyfince takil iste.
0
federer
(25.12.16)
(16)

İş yerinde geçen boş zamanı değerlendirme

powersurge
Yurtdışında şantiyede çalışıyorum. şantiyeye gelecek malzemelerin takibine bakıyorum. günlük mailleşmeler, rapor iletimi vesaire haricinde mesai saatimin yaklaşık bi 6-7 saati boş geçiyor. endüstri mühendisiyim. inşaat sektöründeyim. bu boş vakti nasıl faydalı kullanabilirim?
Yurtdışında şantiyede çalışıyorum. şantiyeye gelecek malzemelerin takibine bakıyorum. günlük mailleşmeler, rapor iletimi vesaire haricinde mesai saatimin yaklaşık bi 6-7 saati boş geçiyor. endüstri mühendisiyim. inşaat sektöründeyim. bu boş vakti nasıl faydalı kullanabilirim?
0
powersurge
(24.12.16)
Altı yedi saati boş geçen mühendise nasıl para veriyorlar valla çok ilginç ya.
Şimdi çıkıp makale oku, işinle ilgili siteleri takip et falan derler. Kendini geliştir...
bence başka iş bul. O kadar boş saat adamı geriye götürür.
0
_goddard_
(24.12.16)
başka iş bulmam kişisel sebeplerden dolayı mümkün değil. boş vaktimin geçmesi tamamen yönetimin organizasyon eksikliğinden dolayı.
0
🌸powersurge
(24.12.16)
Kitap oku
0
gozu acik sevisen yahudi
(24.12.16)
ben belgesel izliyorum iş yerinde boş kaldıkça. bişiler izle sende.
0
spirit crusher
(24.12.16)
Şantiye dağın başındaysa yapacak pek bir şey yok. Bence olsam bilgisayar oyunu oynardım. Şantiye şehir merkezine yakınsa işim var de, al arabanı çık gez.
0
dissendium
(24.12.16)
şantiye dağda. geceleri oyun film kitap geçiyor zaten de, mesai saatleri içinde bir uğraş istiyorum.
0
🌸powersurge
(24.12.16)
Allah hepimize 6-7 saat i boş geçen ve ay başı maaşı yatan bir iş nasip etsin.

Amin.
0
1tam1ayran
(24.12.16)
@1tam1ayran

abi amin. şu ortamda şöyle bir şeyden şikayet etmek büyük şımarıklıkmış gibi gözükebilir. her eleştiriye eyvallah. da canım sıkılıyor. geçmiyor zaman. hapis psikolojisi. danışacak da kimsem yok.
0
🌸powersurge
(24.12.16)
uzktan egitim ile ikinci universite ya da yuksek lisans
0
halanne
(24.12.16)
medium'da guzel on binlerce makale var.
tedx konusmalari izleyebilirsin.
kod yazmayi ogrenebilirsin ucretli/ucretsiz kaynaklardan. o ayri konu, onun icin ayrica yardimci oluruz ilgini cekerse.
after effects gibi video edit programlarini ogrenebilirsin. komik video falan montajlarsin, veya karizma videolar yaparsin falan.
skillshare'den tasarim, el yazisi, illustrasyon falan ogrenebilirsin.
acikders.org.tr'de guzel turkce altyazili dersler var yale uni.den vs verilen.
isis.liveuamap.com'dan gun gun isid ve bolgedeki diger gucler bugun neler yapmis vs diye bakabilirsin
vimeo staff picks'te gunluk olarak harika videolar var vimeo.com/channels/staffpicks/videos/sort:date/format:thumbnail
0
hjarteblod
(24.12.16)
@hjarteblod çok iyi oldu bu, çok teşekkürler.
0
🌸powersurge
(24.12.16)
sesli kitap kaydet getem için
0
fragile lady
(24.12.16)
Eminim yine bomboş geçireceksin vaktini...
0
_goddard_
(25.12.16)
@_goddard_ abi beni niye hiç sevmedin ya?
0
🌸powersurge
(25.12.16)
Hocam kitap oku ya. Öyle güzel kitaplar var ki okunmayı bekleyen, sessizlikte sakinlikte...
0
mutlusismankedi2015
(25.12.16)
@mutlusismankedi2015 ya ben de çok istiyorum da, ofiste açıp kitap okumak hiç uygun kaçmaz. hele ki ofisimin yeri itibariyle. e-book falan belki ama o da normal bilgisayar ekranından gözleri mahveder sanırım.
0
🌸powersurge
(25.12.16)
(2)

İşletme son sınıf öğrencisi olarak bankada tam zamanlı çalışmak

aegeanfatheramerican
Bu durum dersleri nasıl etkiler? Bugün tam zamanlı olarak çalışmaya başlayabilecektim devam zorunluluğum olup olmadığı soruldu İNG bank tarafından. Ben de derslere gittiğimi tam zamanlı çalışamayacağımı söyledim. Kötü mü ettim bilemiyorum ne olarak çalışacaktım onu da bilmiyorum önceden garanti bank
Bu durum dersleri nasıl etkiler? Bugün tam zamanlı olarak çalışmaya başlayabilecektim devam zorunluluğum olup olmadığı soruldu İNG bank tarafından. Ben de derslere gittiğimi tam zamanlı çalışamayacağımı söyledim. Kötü mü ettim bilemiyorum ne olarak çalışacaktım onu da bilmiyorum önceden garanti bankası stajım vardı. Bu kaçırdığım fırsatın yerine yenileri gelir mi yoksa hemen yarın beni arayan numaraya dönüş yapıp çalışmak istediğimi mi söyleyeyim aşırı kararsızım?
0
aegeanfatheramerican
(24.12.16)
Bankalar 09.00 ile 17.30 arasında çalışıyor. Bu saatlerde dersin varsa okula gitmemen gerekecek. Derslerin çok zor değilse hafta sonu çalışarak toparlayabilirsin.
0
dissendium
(24.12.16)
Çalış mezun olaup iş arayacağına bu sene biraz yorulursun ama biter artı mezun oludugun da arkadaslarından daha önde olursun. mezun olup her yer deneyim istiyor diye ağlamazsın.
0
fasulyek
(24.12.16)
(8)

öss'ye çalışıp kafayı yiyen yeğene ne yapsak?

steve jobs in kulagina ezan okuyan adam
bir yeğenim var, aynı evde yaşıyoruz. 17-18 yaşlarında, erkek. öss'ye çalışıyor bu aralar, veya adı her neyse. okulunda deneme falan oluyorlar, her deneme sonrası çocuk ayrı bir enkaz. bir hafta ders çalıştırdım ben arkadaşa. bir hafta gece demedi, gündüz demedi çalıştı. 1 haftada bir test kitabını
bir yeğenim var, aynı evde yaşıyoruz. 17-18 yaşlarında, erkek.

öss'ye çalışıyor bu aralar, veya adı her neyse. okulunda deneme falan oluyorlar, her deneme sonrası çocuk ayrı bir enkaz.

bir hafta ders çalıştırdım ben arkadaşa. bir hafta gece demedi, gündüz demedi çalıştı. 1 haftada bir test kitabını bitirdi, o dersin tüm konularını...

sonra o dersten istediğini pek yapamamış, geldi saatlerce ağladı çocuk. aylardır deli oldu çıktı zaten, bugün yıktı döktü her şeyi...

hep anlatırdı, amerika'da bilgisayar mühendisi olmak istiyordu. burada iyi bir okulda okumayı. itü'de, odtü'de vs.

ama şimdi her şey bitti gözüyle bakıyor. ben hayatta iyi bir yere gelemeyeceğim, kötü okullarda okuyup kötü maaşlarla çalışacağım, kötü bir hayatım olacak, mutsuz bir insan olacağım, hayallerim asla gerçek olmayacak diyor...

ne yapsak da anlatsak şu öss denen zıkkımın her şeyin başı veya sonu olmadığını? nasıl anlatılır ki bu kadar sınava odaklanmış birine? içim eziliyor..
0
steve jobs in kulagina ezan okuyan adam
(24.12.16)
hiç birşey yapamazsa 2 yıllık açıköğretim okuyup dgs çalışsın, gider boğaziçi odtüde bilg müh okur. yapan arkadaşlarım var.
0
masa penisi
(24.12.16)
@masa penisi

bunu desem herhalde bana küfrü basardı. hasta çocuk. bırakın 2 yıllık okulu, adama yıldız teknik falan deyince kuduruyor. öyle tuhaf bir şey.

ben sebebini anlıyorum. liseden önce matematik olimpiyatlarına katılan, pisa'da bile iyi sonuçlar elde eden biriydi. dünya matematik günü diye ingilizce bi platform vardı unicef mi ne hazırlamıştı hatta, o zaman kendi yaş grubunda ilk 50'ye mi 100'e mi ne giren türkiye'den tek kişiydi mesela. şimdi çakılmak zor geliyor, her şey eskisi gibi olsun istiyor...

sadece o da değil ki.. kim bilir kaç yüz bin tane var bunlardan. insan birine bile bir şey yapsa, birini bile rahatlatsa sevinecek...
0
🌸steve jobs in kulagina ezan okuyan adam
(24.12.16)
Kızlarla arası nasıl? Bir arkadaş grubu var mı? Bir yerlere gidip kafa dağıtmaya motive edebilirsiniz. Bizim dershanede en inek tiplerle bile hafta sonu basketbol maçı yapıyorduk. Dersten sonra İnternet kafeye gidip CS oynamışlığımız da var. Bunları yapan adamların hepsi mühendis şu anda. Bilgisayar oyunları da faydalı olabilir. Yeni bir oyun alıp yükleyebilirsiniz bilgisayarına.

Karşınıza alıp anlatın her şeyi. Mutluluğun sadece meslekten ibaret olmadığını söyleyin. Bill Gates'i örnek verebilirsiniz. Kendisi Harvard Üniversitesi'nden ayrılmış biri. Günümüzde birçok şeyi ona borçluyuz.
0
dissendium
(24.12.16)
@dissendium

teşekkür ederim...

görse kızar ama, gıcık bi tip biraz :) kızlarla arası yok gibi. sebebi tam olarak ne bilmiyorum... bazen konuşunca kızlar erkeklerle normal arkadaş olamıyor, o yüzden hiç konuşmuyorum demişti..

arkadaşlarıyla basket, futbol hiiiiiç alakası yok. ben bazen götürüyorum işim azaldıkça sahaya, counter'a ama ne bileyim.. hiç kafa dağıtacak şeyleri yok. haklısınız. belki de bu yüzden asıl sıkıntı. üstelik böyle bir dönemde.
0
🌸steve jobs in kulagina ezan okuyan adam
(24.12.16)
sorunu yavaş yavaş tespit ediyorum sanırım.

az önce ufak bi motivasyon konuşması yaptım, 'geçen yıl daha yüksek aldığım insanların bugün beni çalıştığım halde geçiyor olması...' gibi bir cümle kurdu. sanırım hırs yapmış...
0
🌸steve jobs in kulagina ezan okuyan adam
(24.12.16)
Bence şunu söyleyin, sınavda yapabildiğinin en iyisini yapmalısın. Sınavda başarılı olmak istiyorsan değil, gerçekten ne kadar iyi yapabildiğini görmek istiyorsan oturup denemeden kötü aldım diye ağlamaya vaktin yok. Şu pisikolojiyle vakit kaybetmek yerine kendine gel, biraz daha çalış, sınavda ne yapıyorsun görelim. İstediğin yer olmadıysa taşları ona göre dizer tekrar planlarız. Şu anda istediğim olmuyor diye üzülmek belki de yapabileceğin max puanı düşürüyor.
0
archmage mahmut
(24.12.16)
eğer maddi zorluklar içinde falan değilse gidip aptal gibi ilk seneden bir yere yerleşmek zorunda olmadığını anlat. 18 yaşında girse ne olur, 19 yaşında girse ne olur? İstediği bölüm olsun diye 3. senesinde giren arkadaşlarım var. Adamlar gayet başarılılar ve çok memnunlar. 20 yaşında üniversiteye girmek mi, yoksa hayatın boyunca pişman olduğun bir işi yapmak mı? (Bu yazdıklarımın hepsi maddi sorunların olmadığı düşünülerek yazılmştır. Umarım öyledir, destek olacak bir ailesi vardır.)
0
vatandasacartcurtyok
(24.12.16)
@vatandascartcurtyok

evet, durumları iyi. bu konuyu konuştuk aslında ama ben 1 yıl daha bu strese nasıl dayanacağım deyip duruyor. halbuki bu yıl atıyorum 20 bine girse, bir yıl daha çalışıp 10 bine girme şansı var. benim de 3 yıl çalışıp odtü'ye giden bir arkadaşım da var. o da böyle ya odtü ya hiç diyordu. sağlıklı düşünemiyor belki de şu an. puanları gelince umarım istemediği bir yere gitmez sadece puanı orayı tuttuğu için.
0
🌸steve jobs in kulagina ezan okuyan adam
(24.12.16)
(8)

Sinir olduğum durumlar (müşteri)

tchuck
iç dökeceğim biraz. yaptığımın ahlaksızlık olduğunu falan da söyleyebilirsiniz sıkıntı yok.bir müşterim var; herife 3-4 tane site yapmıştım zamanında. bu habire bir şeyler isteyip duruyor sitelerle ilgili. ben de en sonunda dedim ki, düzenli bakım anlaşması yapalım daha sağlıklı olur. o da kabul ett
iç dökeceğim biraz. yaptığımın ahlaksızlık olduğunu falan da söyleyebilirsiniz sıkıntı yok.

bir müşterim var; herife 3-4 tane site yapmıştım zamanında. bu habire bir şeyler isteyip duruyor sitelerle ilgili. ben de en sonunda dedim ki, düzenli bakım anlaşması yapalım daha sağlıklı olur. o da kabul etti, aylık çok düşük bir meblaya anlaştık. (o kadar zaman geçti ki ben de hatırlamıyorum ama 200-250 lira gibi bişeydi)

normalde böyle düşük paralara da çalışmıyorum ama iyilik olsun diye, hem işi görülsün, hem de ben boşa vakit kaybetmeyeyim diye kabul ettim.

ulan adam gene para mara yatırmıyor.
göndereceği paraya da ihtiyacım yok ama, habire istekler sıralıyor para mara yatırmıyor. sinir oldum, bir daha da yazmadım buna. gidip onun 200tl si için "para noldu" falan diye de tatsız tatsız konuşamayacağım açıkçası. ben de bir daha zerre cevap atmadım buna.

neticede bu işlerin olması için bir meblağ konuşmutşuk, yatır devam edeyim. yatırmıyorsan da senin peşinden koşacak değilim.

geçenlerde bu gider yapmaya başladı.
sonunda da bir yazılımcıyla anlaşmış, verdim ftp veritabanı vs. her şeyini kurtuldum.

ama inanılmaz gıcık oldum.
ulan pezevenk, sen şimdi bu yazılımcıya para vermiyor musun? veriyorsun, madem o herife para veriyorsun, ona vereceğin sürede gidip bana para verseydin de hiç tatsızlık yaşanmasaydı.

haksız mıyım? deli ediyo bu insanlar beni.
yani cidden para veren herkes bizden şunu bekliyor: yalvaralım edelim, o para için 50 defa arayalım, mail atalım, sürekli yalvaralım.

verdiğimiz hizmetin parası için yalvarmamızı istiyorlar resmen. verdiği para umurumda değil, ondan alacağım işler de umurumda değil. piyasa zaten gayet güzel, bu heriflerle uğraşacak mail atacak vaktim de yok.

işine gelince "geçen hafta fuarım vard bunları yapmadın diye zor duruma düştüm" diye ağlaşsın, peki param nerde? o fuarada on binlerce liraya stand kurarken, benim üç kuruş paramı niye yatırmadın?

ve bu yaptıkları tavır beni delirtiyor.
haksız mıyım yani bu adama yaptığım şeyde?
0
tchuck
(24.12.16)
İnsanlar bu bilgisayar işlerini Facebook hesabı açmak gibi bir şey zannediyorlar. Doğru yapmışsın. Diğer yazılımcıya da zamanla kazık atmaya başlar. Karakter meselesi bu.
0
dissendium
(24.12.16)
haklısın. zaten sırf bu yüzden daha kurumsal şirketler özellike bu tür web site tasarımıyla uğraşanlar falan ufak müşteri almıyorlar ufak müşterinin derdi büyük olur diye.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(24.12.16)
@proletarier,

ben de almıyorum aslında zaten. bu da kuzenimin arkadşaı diye aldım zamanında, normalde uğraşmadığım için bi fee verirsen düzenli yardım ederim dedim. yoksa işleri sallarım demeye getirdim. belli ki pek anlamamış.
0
🌸tchuck
(24.12.16)
benzer işi ben de yapıyorum, başka yazılımcıyla anlaştım deseydi bilgileri vermezdim, genelde 3 yıllık domain+host alıp paketliyorum. 3 yıl bitene kadar bekle amk. ondan sonra zaten domain+host boşa çıkar nabıyosan yap derdim. en son birisi yaptı mail sunucusunu hayvan gibi kullanmış en ufak yolladığı aldığı belge 100mb, millete özel fotoğraflarını boyutlarını küçültmeden vs yollayıp durmuş, geldi bu mail göndermiyor diye dillendiriyo yanımda, bi baktım 10gb mail kotasını doldurmuş. arttıralım 100 lira alırım dedim (zaten 60 lirası masraf 40 bana kalcaktı). biz cebimizden verdik yanımda yok sonra veririm dedi, gidiş o gidiş. bende aradım hostingi zaten benim kartımla alışveriş yapıldığı için birşey demediler, dedim hosting paketini düşürüyoruz. daha ortalıkta gözükmüyor enayi, dükkana seccade ile gelip namaz kılan adam ha bu sanırsın dört dörtlük müslüman.
0
masa penisi
(24.12.16)
bunu yazlımcıya anlatırdım bana bunu yapan sanada yapar git söyle patrona paramı versin deseydin yazılımcı seni haklı görüp abi çocuk haklı kalan bakiyesini ver derdi.
0
jamswety
(24.12.16)
Turk musteriyle calismayacaksin. Avrupa, Amerika. Turkler kasaba kurnazi hepsi boyle. Onun buldugu kisi senin aylik 250 lira istedigin seyi bir yuzluk at hallederiz demistir. O da eline yuzune bulastirir. Seni suclar bunu yapan adam icine batirmis ondan der. Adam sana sover. Gunler gecer.
0
robokot
(24.12.16)
reserve
0
tiarwain
(24.12.16)
bence yeni elemanada para vermiyordur. ya yeğen ya da bir tanıdık filan bulmuştur.
o yüzden fazla kafaya takma, kurtulduğuna dua et.
0
etna
(24.12.16)
(2)

evde/dışarda temel spor programı önerisi?

nigeo
selamlar,vaktim, motivasyonum var. spor salonu olmayan, parkları yolları bol küçük bir şehirde yaşıyorum.devamlılık sağlayabileceğimi düşünüyorum. devamlılıktan kastım da şimdiden nisan ayına kadar işte.bana ocak-nisan programı önerebilir misiniz?hayatımda hiç spor yapmadım. 184 boy, 77 kilo 28 yaşı
selamlar,

vaktim, motivasyonum var. spor salonu olmayan, parkları yolları bol küçük bir şehirde yaşıyorum.
devamlılık sağlayabileceğimi düşünüyorum. devamlılıktan kastım da şimdiden nisan ayına kadar işte.

bana ocak-nisan programı önerebilir misiniz?

hayatımda hiç spor yapmadım. 184 boy, 77 kilo 28 yaşında er kişiyim. dede vücudu var. sigara içki var.

amaç biraz olsun vücudu toparlamak, insan olmak. sağlık.

evde ne yapabilirim? dışarıda ancak yürüyüş-koşu olabilir.
ayrıca başka spor malzemesi, takviye yiyecek tavsiyeniz varsa da dinlerim. toz falan gibi kimyasalları tercih etmem. şunu ye bunu iç derseniz okeyim.

teşekkürler.
0
nigeo
(24.12.16)
Şınav, mekik, ters mekik, squat... bunları setler halinde her gün 100 tane yap. Parkta barfiks varsa barfiks çekebilirsin. Evde ip de atlanır.
0
dissendium
(24.12.16)
freeletics. kesin cozum.
0
samicin
(24.12.16)
(7)

erkekler masturbasyona kaç yaşında başlıyor?

amortisman
kaç yaşında normaldir?
kaç yaşında normaldir?
0
amortisman
(24.12.16)
Benim ilki yanlışlıkla olmuştu, içim geçince (bilirsiniz o duyguyu) ölüyorum sanmıştım bi an, sonra mekanizmayı çözdüm ve o ölüm duygusu çok hoşuma gitti. 11-12 yaşlarındaydım herhalde. Sorunuza cevap olmadı ama olsun
0
ordinov
(24.12.16)
Aslında çok küçük yaşlarda da bir tatmin olma eğilimi oluyor. Sadece o malum hareketi yapmıyorsun. Bilinçli yapılan ve boşalmayla sonlanan mastürbasyon söz konusuysa 11-12 normaldir.
0
dissendium
(24.12.16)
yanlış hatırlamıyorsam 14 yaşımda çükümle böyle bir şey yapabildiğimi fark etmiştim. cinsel olarak sağlıklı ve normal bir birey olarak değerlendiriyorum kendimi. yaşa +1-1 eklenebilir tabii tam emin değilim.

edit: şimdi hatırladım da 12 yaşında falanken okuldaki arkadaşlarım çükleriyle oynadıklarından bahsediyorlardı bense hiç anlam veremiyordum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(24.12.16)
olm 12.5 falandım ben
0
feel the blanks
(24.12.16)
12den sonrası normaldir bence. belki 11.5 istisna olarak 11 falan.
0
hayati cozemeyen adam
(24.12.16)
Aslında bu bebekken oluyor ama o zaman için bu bilgiye sahip değiliz. Özellikle bezlerini cıkardıktan sonra pipilerini kesfediyorlar ve yakalamaya calısıyorlar, temas etmeleri hoşlarına gidiyor. Tabi bilincli olanı anaokulu yaslarnda görüyorum.
0
fıytfıyt
(24.12.16)
12
0
tutmayın küçük enişteyi, salıverin gitsin
(24.12.16)
(10)

Bu saat nasıl?

hadi ya la
23/E, öğrenciYeni aldım ama emin olamadım.http://i.hizliresim.com/JqlELE.jpg
23/E, öğrenci

Yeni aldım ama emin olamadım.
i.hizliresim.com
0
hadi ya la
(23.12.16)
sıradan boş bir saat
0
basond
(23.12.16)
fena değil üstle uyumlu olursa güzel olur ama spor takılıyorsan olmaz bence.
0
gozu acik sevisen yahudi
(23.12.16)
Metal kordonu olan saatleri genç erkeklere yakıştıramıyorum.
0
devilred
(23.12.16)
Başarısız.
0
dissendium
(23.12.16)
Sol elin işaret parmağıyla ne anlatmak istiyorsun??

Saat güzel bence 24 E
0
cahs
(23.12.16)
Ben almam. Bim'de 49.90'a satılıyordu en son.
Güle güle kullan.
0
yirmisantim
(23.12.16)
Guzel gibi duruyor karsim
0
yuzır
(23.12.16)
Fotograf hilesi de var emin olamadim kandirmacali foto
0
yuzır
(23.12.16)
fotoğraf çok sanatsal orası kesin de :) saat de normal yani...
Bi vaaooooovv da değil bi öğğğğğğğğğk de değil
0
powerpufgirl
(23.12.16)
Bence güzel ya güle güle kullan.
0
archery
(23.12.16)
(10)

yüksek lisans, lisansa göre daha mı zor?

pinkpeony
daha az ders var, daha çok ilgi alanına yönelik. yoğun okuma yapmak dışında ağır olan ne olabilir?
daha az ders var, daha çok ilgi alanına yönelik. yoğun okuma yapmak dışında ağır olan ne olabilir?
0
pinkpeony
(23.12.16)
tez olayı sıkıntığğ
0
cekilmis gayfe
(23.12.16)
yogun okuma diyip gecme bence
okumak yetmiyor derste tartısmaya katılacaksın ve term paper yazacaksın
0
Pepee
(23.12.16)
alanına göre değişir. ben kimyada yaptım haftanın 7 günü laboratuvarda çalışıyordum, hiç uğramadığım gün çok ender olmuştur.
0
peki madem
(23.12.16)
okula göre değişir. dersler için konuşursak, şahsen lisanstan kat kat daha kolay bi yüksek lisans süreci geçirdim. ama tez olayı sıkıntığğ +1 (deneyi bitmeyen bxgx okuldan bildirdi)
0
bxgx
(23.12.16)
Bence daha zor. Yoğun okuma dışında birçok şey yapabilirsin. Mühendislik okuyorsan bilgisayarla çok uğraşırsın. Programlama falan demiyorum. Makine mühendisliğinde tasarım programından tut, analiz programına kadar bir sürü bilgisayar programı var. Ödev yaparken bu programları çok sık kullandığın oluyor. Lisansta olmama rağmen bu programları aralıksız 10 saat kullandığımı biliyorum. Bir de bunları derslerle birleştiriyorsun. Diyelim tasarım yapacaksın, bölümdeki derslerden öğrendiklerinle bunu yapman gerek. Olayın bilimsel boyutu var. Danışabileceğin insan sayısı az. Uzmanlık alanı çünkü. Okuldaki hocan haricinde kimseye soru soramazsın. Bilgiye ulaşım daha zor. Lisansta staj defterinden projelere, kitap çözümlerinden vize ve final sorularına kadar her şeyi İnternet'te bulabiliyorsun. Yüksek lisansta bunları bulman zor. Tamamen tek başınasın.
0
dissendium
(23.12.16)
bizim bölümün yükseği liseden daha kolay
0
masa penisi
(23.12.16)
Çok daha zor. Tabi yapılan üniversiteye göre de değişir.

Ödev çok fazla, derslerin hemen hepsi önemli dersler. Hocaların da tavizi olmuyor. Lisanstaki gibi anlayış olmuyor. Sınıfın geneli de hırslı oluyor. Lisanstaki gibi yatanlar yok
0
Cruyff
(23.12.16)
daha çok teori daha az laga luga demek istiyorum ben bu konuda. (laga luga olan lisans bu örnekte)
0
lucky strike
(23.12.16)
bu olay okuluna, bölümüne ve hatta çalıştığın hocana bağlı olarak değişir. ben laboratuvarda çalıştığım için haftanın 7 günü gittiğim 8, 9'dan önce çıkamadığım (haa ben bayıla bayıla yaptığım için çalışma süremi kendim de arttırmış olabilirim ama olsun:) sürekli araştırma yapıp sunum hazırladığım bir şeydi benimki kısacası çok daha zordu ama anket yapa yapa yüksek lisans bitirenleri de görüyoruz sonuçta onun için başta okula bölüme göre değişir dedim, belki bölüme spesifik sorarsan daha doğru fikir elde edebilirsin.
0
pamuk helvalar cebe
(23.12.16)
Fen mühendislik alanı için; lisans dersleri genelde "fundamentals of x", “introduction to x” veya “foundation of x” şeklinde, bir konunun temeli, ana bölümleri üzerinde durur. konular ana hatları ile işlenir; ders anlatılır, sonunda anlatılanları pekiştirecek örnekler yapılır, bir sonraki konuya geçilir. bu örneklerde bazı veriler vardır, ve öğrencinin bu verileri kullanarak bazı bilinmeyenleri bulması beklenir. yöntem ve kullanılacak denklemler bellidir, ancak öğrencinin nerede hangi denklemi veya yöntemi kullanması gerektiğini bulmaları beklenir. lisans derslerinde bu konuların geçtiği hacimli kitapların tamamı genellikle, vakit veya konunun detayı, zorluğu vb. nedenlerle bitirilemez. daha çok konuların ana hatları öğretilmeye çalışılır.
yl dersleri (sonrasında doktora dersleri) çok daha geniş bir spektruma dağılıdır. bunlardan bir kısmı demin örnek verdiğim "fundamentals of x" konularının artık "advanced x", "ileri x", şeklinde daha detaylı incelemesi haline evrilebileceği gibi bilimsel araştırmada kullanılacak bir yöntem, bir teknik de işlenebilir. öğrenciden öğrendiklerini tek başına veya bir sistemin bir parçası olacak şekilde bir bilimsel araştırma konusunda kullanması beklenir. ancak burada ne veriler veya yöntem önceden belli olmak zorundadır, ne de bilinmeyenler, hedefler. Tez aşamasında öğrenci bilimsel temellere bağlı kalarak kendi araştırma evrenini oluşturur, kendi test sistemini veya veri tabanını (artık ne üzerinde çalışıyorsa) kurar, ulaşılabileceğini öngördüğü bir takım hedefler belirler, bu hedeflere ulaşmaya çalışır.
özetle lisansta var olan yöntemler ve bu yöntemler ile daha önce çözülmüş problemlerin nasıl çözüleceği öğrenilir. Bilim dünyasına yeni bir bilgi katmak söz konusu değildir, daha çok varolan bilginin kaliteli bir şekilde yaygınlaştırılması ön plandadır. yl de ise bazen daha önceden bilinen, bazen de öğrencinin kendisinin geliştirmesi beklenen yöntemler kullanılarak daha önceden çözülmemiş, sonuçları bilinmeyen veya muallakta olan problemlerin çözülmesine gayret edilir. Yani mutlaka bilimsel bir katkı olmalıdır.

ekleme: soruya cevap vermeyi unutmuşum. evet uzak ara daha zor.
0
puc
(23.12.16)
(11)

Istanbul'da nikah memuru sayısı

bfm
Is mulakatında sordular,ben de size sorayım; Istanbul'un 15 milyon nufusu oldugunu varsayarsak kaç tane nikah memuruna ihtiyaç vardır.Ben biraz uğraştım 400 buldum yaklaşık. Çok mu olmuş acaba? :/
Is mulakatında sordular,ben de size sorayım;

Istanbul'un 15 milyon nufusu oldugunu varsayarsak kaç tane nikah memuruna ihtiyaç vardır.

Ben biraz uğraştım 400 buldum yaklaşık. Çok mu olmuş acaba? :/
0
bfm
(23.12.16)
39 ilçe var istanbulda. 40 desek her belediyede ortalama 10 memur var hesabına gelir seninki. ki bunlardan adalarda 2-3 varsa bağcılarda 40-50 vardır bence. benim de tahminim 500-600 olurdu max.
0
cekilmis gayfe
(23.12.16)
Toplam nüfusla bunun ne ilgisi var ki? Evlenme potansiyeli olan nüfusu tahmin etmek gerekiyor. Ben 50 tane derdim. 400 çok fazla bence. Koskoca kamu kurumları bile iki yılda bir tane şoför alıyor. 400 tane nikah memurunu kim ne yapsın.
0
dissendium
(23.12.16)
@sesobjesi Yazılımla alakali bir pozisyon, öyle diyeyim. Analitik bakışımı ölçüyolarmış :/

Bu arada ben 400 diyince "hmm çok çıkmadı mı sence, bu durumda her nikah memuru saatte 1 nikah kıyıyor: dediler ;/
0
🌸bfm
(23.12.16)
her nikah memuru saatte bir degil 15 dakikada bir nikah kıyıyor deseydin cünkü oyle
0
Pepee
(23.12.16)
@pepee onlar da öyle demek istediler, 1 saatte nikahı fazla uzun buldular yani.

Ben de "sadece nikahı kıyma süresini düşünmeyelim, kadıköy belediyesinden Göztepe'ye gidiyor örneğin, bunun yolda geçen süresi var, ögle arasi var" vs vs dedim.
0
🌸bfm
(23.12.16)
@dissendium toplam sayiyi bilmeden evlenme potansiyeli olan sayiyi nasil tahmin edeceksiniz?

Ayrica soruyu belediye veya tr uzerinden sormadilar. "Belediye o kadar adam almaz yea" gibi bir soru degil yani.
0
🌸bfm
(23.12.16)
Dediğim şeyi anlamadınız. Size toplam nüfusu tabi ki verebilirler. Ben size bu sayıyı bilmenize gerek yok demiyorum. Siz 15 milyon insanın evleneceğini düşünerek 400 diyorsunuz sanırım. Normalde evlenebilecek kişi sayısını 100 bin kabul etseniz çok daha farklı bir sonuç çıkar. Devletin memur almasını elde edilen veriyi anlamlandırma açısından söyledim. Analitik düşünmeniz gerekiyorsa elde ettiğiniz veriyi gerçek verilerle karşılaştırmanız gerek. İhtiyaç çok daha fazla olabilir. Ama bir yerde bunu gerçekle karşılaştırmak zorundasınız.
0
dissendium
(23.12.16)
@dissendium ben toplam sayiyi 15 milyon kabul etmedim. Her ailenin 3 cocugu olsa, her 5 kisiden 2si kesin evlidir; 3 cocuktan da sadece 1 tanesinin evlenme surecinde oldugunu varsayalim dedim. O sekilde ayarladiktan sonra 400 buldum.

Ben sizin ilerleme yolunuzu ve sonucunuzu merak ettigim icin sordum aslinda. Benimkine benzer mi, doğru yapmis miyim anlamak için. Cevapla ilgili yorum yapmadilar bana cunku.
0
🌸bfm
(23.12.16)
Ben açıkçası yaş sınırı üzerinden giderdim. 18 yaşın altı evlenemiyor. 30 yaşın üstü de nadir evleniyor olsun. Türkiye'de her yıl YGS'ye bu yaş aralığında 1500000 kişi giriyor. İstanbul'un nüfusu 15 milyon, Türkiye'nin nüfusu 80 milyon. 15/80=0,18 yapıyor. Bu bulduğum İstanbul'un nüfusunun Türkiye'nin nüfusuna oranı. YGS'ye giren kişi sayısını bu oranla çarparsak 1500000.0,18=270000 yapıyor. Yani YGS'ye giren İstanbul'daki kişi sayısı 270000. Bunların 70000 kadarını saymayalım. Geriye kalan 200000 kişi için daha iyi bir tahmin yapılabilir.
0
dissendium
(23.12.16)
@dissendium ben de öyle bir rakamdan başladım ama olasiliklari düşünürken bi sure sonra beynim yandi o sirada :/

Dediginiz gibi tersten gitmeye calusayim. Şimdi ehliyet başvurusu yapıyormuş gibu yapıp belediyelere baktım; istanbulda 42 adet belediye var ve saat 9:00' dan 16:30 a kadar (ogle arasi cikarilinca) 12 tane randevu alinabiliyormuş günlük. En az 3 tane memur olsa en az evliligin oldugu kis aylarinda desek... yazin en az 6 memur gerekir bence bir belediyeye ortalama. 42 × 6 dan 250 falan olmalıydı galiba sonuc.
0
🌸bfm
(23.12.16)
TR'nin 15-25 yaş arası genç nufusu %40 oranındaydı sanırım. Aynı oranı İST için uygularsak 3,75 milyon genç var. Cinsiyet dengeli şekilde dağılsa 1.8 milyon çift eder. Her yıl bunun dörtte birinin evlendiğini farz edersek 450 bin nikah kıyılması lazım yılda.

Nikahlar genelde mayıs - ekim arasında yapılıyor. 6 aylık dönemde 450 bin nikah kıyılması lazım. Ayda 75 bin eder. Günde 2500 nikaha denk gelir. Bir nikah memuru 1 saatte 1 nikah kıysa, günde 8 nikah olarak baz alsak 312 nikah memuru gerekir diye düşünüyorum.

Bu tarz sorularda aklınızda olsun önemli olan sonuç değil, metodoloji. Zaten tam sonucu bulma veya bilme şansın yok, ama akıl yürütme yoluna bakıyor adamlar. Eğer bu şekidle gittiysen bence sınavı geçtin :)
0
roket adam
(24.12.16)
(3)

film gibi müzik klipleri - günümüz -

su nanesi
merhaba arkadaşlar,athena ses etme ya da erdem yener rüyalar kızı gibi film gibi, bir hikayesi olan, provokatif belki, ses getiren rock müzik klipleri arıyorum. Fakat Türkçe dışında hozier - take me to church gibi yabancı/popüler grupların videoları da olabilir. aerosmith - crazy gibi çok geçmişe gi
merhaba arkadaşlar,

athena ses etme ya da erdem yener rüyalar kızı gibi film gibi, bir hikayesi olan, provokatif belki, ses getiren rock müzik klipleri arıyorum. Fakat Türkçe dışında hozier - take me to church gibi yabancı/popüler grupların videoları da olabilir. aerosmith - crazy gibi çok geçmişe gitmezsek sevinirim. ne kadar güncel o kadar iyi. google'da aratıyorum ama daha çok şarkı listeleri çıkıyor, video klipler için böyle bir arama yapamadım. teşekkürler şimdiden!
0
su nanesi
(23.12.16)
Athena - Kafama Göre, bu da böyleydi sanırsam.
0
dissendium
(23.12.16)
teoman - renkli rüyalar oteli

radiohead - just

mor ve ötesi - bisiklet

radiohead - daydreaming

radiohead - high and dry (kafeteryada geçen klibi)

coldplay - the scientist
0
karabiber ve ejderha
(23.12.16)
milo greene'nin ilk albumu kisa film uzerine kuruludur. sonrasinda muzikleri ona gore yapmislar.
0
evimin paspasi
(23.12.16)
(7)

ingilizcede to dan sonra-ing gelmesi

qazedcsrfvtyhngujmkol
arkadaş bi video izleyeyim dedim kafam karıştı. bu ydsde çıkacak bir konu mudur ne güzel mutlu mesut to v1 for ing diye gidiyordum. nedir bunun püf noktası.
arkadaş bi video izleyeyim dedim kafam karıştı. bu ydsde çıkacak bir konu mudur ne güzel mutlu mesut to v1 for ing diye gidiyordum. nedir bunun püf noktası.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(23.12.16)
zannedersem infinitive olan "to" ile preposition olan "to"yu karıştırıyorsun. bazı ifadelerde "to" sadece preposition'dır down, up, from gibi.

mesela "look forward to"daki "to" preposition'dır.
"i'm looking forward to the show." diyebileceğimiz gibi "i'm really looking forward to going to france." de diyebiliriz.
0
m e b
(23.12.16)
@meb teşekkür ederim kardeşim. fark yapmaz diyosun yanı ydsde boşluk doldurma soruları var onlarda hata yapmamak için soruyorum.
0
🌸qazedcsrfvtyhngujmkol
(23.12.16)
Bence burada to'ları karıştırıyorsunuz.

İki tane to var.

Birincisi fiillerin önüne gelen to. to go, to do gibi Infinitive yapıyı oluşturan to.

İkincisi ise yönelme hali olan to. to me (bana) gibi -e, -a ekini veren to.

Sizin hep kullanıyorum dediğiniz yapı ilk söylediğim.

Ancak YDS'de gördüğünüz to, yönelme hali olan to.

Örnek cümle:

Mother Theresa devoted her life to helping the poor.

Rahibe Teresa, hayatını yoksullara yardım etmek için adamıştır.

Buradaki to helping, yardım etme-y-e anlamında kullanılıyor.

Daha farklı bir yorum varsa ben de bilmek isterim.
0
dissendium
(23.12.16)
@dissendium teşekkür ederim arkadaşım. burda to help de denemez mi peki.
0
🌸qazedcsrfvtyhngujmkol
(23.12.16)
I look forward to meeting you'daki look forward to tek başına yüklem dolayısıyla sonrasında meeting you gelir ancak şöyle olsaydı I want to meet you o zaman yüklem sadece want olurdu dolayısıyla to da yönelme halindeki to olurdu. türkçe ile aynısı aslında bizde de var böyle yüklem yapıları.

edit: look forward to bir kalıp yani ingilizcede ne diyorlardı onlara hatırlamıyorum da türkçede de mesela dört gözle bekliyorum dese biri bi cümlede dört gözle bekliyorum tek başına yüklem olurdu kalıp olduğu için sadece bekliyorum değil.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(23.12.16)
Helping isim, help ise fiil. Hayatını yoksullara 'yardım etme'ye adarsın, 'yardım etmek'e adamazsın. Bir anlam farkı var. Biçimsel olarak da öyle bir kullanım görmedim. Bence öyle diyemeyiz. Yani helping yardım, help ise yardım etmek demek.
0
dissendium
(23.12.16)
bak hatta şöyle bir şey buldum, bir sürü örnek var. biraz daha pekiştirmiş olursun.

english.stackexchange.com
0
m e b
(23.12.16)
(1)

Wells Fargo bankasının hesap kapatma formu

meslek liseli muhendis
Arkadaşlar merhabaAmerika'da Wells Fargo bankasında hesabım vardı. İçerisinde param var ve parayı çekip hesabımı kapatmam gerekiyor. Banka bana bir form yolladı ancak formun bir sayfasını tam olarak anlayamadım. Benden isteklerinin biride imza sirküleri sanırım. Ben bunu noterden aldım ve kaymakamlı
Arkadaşlar merhaba

Amerika'da Wells Fargo bankasında hesabım vardı. İçerisinde param var ve parayı çekip hesabımı kapatmam gerekiyor. Banka bana bir form yolladı ancak formun bir sayfasını tam olarak anlayamadım.

Benden isteklerinin biride imza sirküleri sanırım. Ben bunu noterden aldım ve kaymakamlıkta apostil onayı yaptırdım. Bunun ile ilgili bana gelen mailde şöyle bir not vardı.

Please note: Foreign notaries cannot be accepted. You may obtain a
notary from a U.S. Embassy or Consulate, or a legal signature
confirmation (known as an Apostille Guarantee) from a government agency.

Formun sayfasını resim olarak ekliyorum.

Bu da formun bulunduğu link:
www.wellsfargo.com
0
meslek liseli muhendis
(23.12.16)
Yabancı noterler kabul edilmiyormuş. Bahsettiğin belgeyi bir ABD elçiliğinden ya da konsolosluğundan edinebilirsin. Ya da Apostille Guarantee diye bilinen resmi bir imza onayını bir devlet kurumundan alabilirsin.
0
dissendium
(23.12.16)
(26)

neden böyle tepkiler aliyorum.

lcdy3
linkte paylaştım fotoğrafları.neden böyle tepkiler alıyorum.ben ticaretle uğraşıyorum ve bu kış sezonunda bir sürü masrafın altına girmişim reklam yapmışım afiş hazırlamışım bilboard kiralamışım ama insanların bir anda beni soktuğu sıfatlara bak 18 kişi rezervasyonunu sildi bu gelen yorumlardan sonr
linkte paylaştım fotoğrafları.neden böyle tepkiler alıyorum.ben ticaretle uğraşıyorum ve bu kış sezonunda bir sürü masrafın altına girmişim reklam yapmışım afiş hazırlamışım bilboard kiralamışım ama insanların bir anda beni soktuğu sıfatlara bak 18 kişi rezervasyonunu sildi bu gelen yorumlardan sonra.ne yapacağımı bilemiyorum. tehdit mesajları alıyorum. bir yol yordam gösterin lütfen.

imgur.com
0
lcdy3
(22.12.16)
sallamayıp işini yapacaksın.

tehdit edenler de hiçbir şey yapmayacak sana zaten, klavye delikanlısı onlar.

telefonla arayıp "müslüman ülke bikbik" diyenlere de "bizim hizmetlerimiz hristiyanlar için, onlardan para toplayıp kuran kursuna yardım yapıyoruz" dersin.

ama açık alanda deme bunu, açık alanda kimseye cevap yazma, görmezden gel. sadece özelden cevap ver.
0
harzem
(22.12.16)
Cok uzuldum... Gecmis olsun.

Cunku simdi yeni moda var herkes muslumanlik yarisinda, kim en cok linc ederse o en inancli/ ahlakli oluyormus... Hallo yeni turkiye. Ha bir de islamiyet hosgoru dini demis miydik?
0
kassiopeia
(22.12.16)
Sil gitsin yorumları. Tartışma başlatıcı yorum yapanı da engelle. Sayfanın yöneticisi sen değil misin?
0
dissendium
(22.12.16)
hayır değilim.başka sayfalarda da paylaşım yapıyordum. ama şimdi napsam bilemedim.
0
🌸lcdy3
(22.12.16)
Abi bu ortamda iyi cesaret sokaklar bu tiplerle dolu. Bu isi yapsaniz da kendi guvenliginizi saglayacak bir yol bulun, bu tiplerden biri sizi evine de cagirabilir yani. Sokaklarda da noel baba kostumuyle dolasmayin hele yilbasinda. Nereye gidiyorsaniz arabayla taksiyle falan gidin.

edit: kocaeli olayini yeni farkettim, tabii oralarda daha da zor.
0
robokot
(22.12.16)
yanlışla çok uğraşmayın farklı doğrular bulun. şöyle ki
bura da reklam verin ya da tanıtın işte her ne ise hatta duyuruculara da özel indirim yapın hem gönlünüz hem kasanız şenlensin hem bu komüniteye de faydanız olsun.
sorunun cevabı değilse de kusura bakmayın.
0
sparkle kiddle
(22.12.16)
neden böyle yapıyorlar çünkü çomarlar çomarlık yapar.

niye böyle oluyor çünkü bu hizmeti çok alakasız bir yerde vermeye kalkmışsınız.
kocaeli mi asjakhadk

bilboardlar boşa gitmesin düğün sünnet cenaze hoca evinize gelsin yaz. noel baba sakalını takar süphanekeyi tersten okur parayı cebe atarsın.

galeri12.uludagsozluk.com
0
anon1m
(22.12.16)
@anon1m nerede hizmet vereyim arkadaşım. bu şehirde ikamet ediyor bu şehirde hizmet veriyorum.
0
🌸lcdy3
(22.12.16)
bir seyin ticaretini yapmaya karar veriyorsaniz 1 kurus harcamadan once yapilmasi gereken sey market arastirmasidir. Ben X satacaksam bu bolgede X e ihtiyac var mi veya nasil karsilaniyor... Bizim tutucu yobaz kesimimiz noel babayi sevmez, kendi perspektiflerinden haklilardir da. Noel baba (saint nicholas) ecnebilerde bile yilbasinda degil "christmas day" de gelir yani isa'nin dogum gununde. Biz yilbasini kutlariz Turkiye'de 31 aralik / 1 ocakta, noel babayla hasir nesir kulturler christmas kutlar 25 aralikta isa'nin dogumunu kutlarlar, noel baba'nin rolu de o zamandir. Farkli seyler yani. Isa islamda da kutsal bir peygamberdir ama kurani okumayan okusa da arapcasini okuyan halkimiz bunu pek anlamaz.

Kocaelinde Turkce konusan hristiyan bir nufus var mi bilmiyorum; eger varsa onlar icin iyi bir fikir olabilir.

Eger bu yobazlara ragmen bulundugun bolgede boyle bir talep varsa ve rezervasyonlar aliyorsan dedigim gibi, bu konusan tipleri bosver. Telefon numarasi ver ancak yalan bir isim ver. ve ortalikta kostumle dolasmayin, yine paranizi kazanirsiniz.
0
robokot
(22.12.16)
hocam arzı ortaya koyup nasılsa talep gelir diye mi bakacağız yoksa talebe uygun arz mi sunacağız ticarette hangisi geçerli?

semt pazarına gidip ben bilmem nereden gelmiş tropikal bir meyveyi pahalı fiyata satmaya kalksam satabilir miyim? satamam. demek ki müşteri kitlesine uygun değil bu hizmet.

ha siz yeterli talebi aldıysanız koyduğunuz parayı çıkaracak kadar iş aldıysanız siklemeyin diyeceğim ama deneyimlediğiniz üzere toplum baskısı rezervasyonları da iptal ettirmiş.

mümkün olduğunca kendi kontrolunüz olan mecralarda reklamları paylaşın. diğer grup sahiplerine de üç beş kuruş kazanmak için yaptığınızı izah edip olumsuz yorumları kaldırmasını rica edebilirsiniz.

memleket ruh hastası kaynıyor çaresizliğinizi anlıyorum ama gerçekler de bunlar.
0
anon1m
(22.12.16)
anon1m teşekkür ederim yorumların için ama ben müslüman mahallesinde salyangoz satmaya çalışmadım.14000 çam ağacı sattı arkadaşımın mağazası aralıktan bu yana ? arz mı talep mi :) sence ben piyasayı bilmeden etmeden aa ne kadar güzel olur diye mi girdim? :) lütfen
0
🌸lcdy3
(22.12.16)
hocam o kadar biliyorsan bu tepikileri de hesaba katacaksın göğüs gereceksin?

bizim dincilerin en büyük huyu iki yüzlü olmalarıdır. burada müslüman nutukları çekenler o gece rakının dibine vurur bunlar hep malum.

neyse dediğim gibi reklam verebilirsin facebok'a yoruma gerek bırakmadan. ya da buna benzer işini baltalamalarının önünü alacak birşeyler düşünürsün.

tehdite karşı ne yapabilirsin? ya dikkate almazsın ya da savcılığa şikayet edersin başka seçenek yok.
0
anon1m
(22.12.16)
@anon1m +1

ben zaten neyin arz, talep olduğunu biliyorum diyip bu duruma düşüyorsan, bilmediğin ortadadır.

hangi işi yaparsan yap bir çok zorlukla karşı karşıya kalırsınız, bunları aşmak, teknik üretmek sizin işinizin bir parçası olmalı.
0
cooloji muhendisi
(22.12.16)
bunlar eskidende vardı aslında. şimdi sadece daha göze çarpıyor ve önümüze geliyor.

rezervasyonu iptal ettirenler büyük ihtimal devlet çalışanı, korkan ve baskı altındaki kişilerdir.

denilenler doğru, biraz daha sivrileşiyor yorumlar ama bu yorumlar eskidende vardı.

ben şunu gördüm türkiyeye her gelişimde, almana, amerikana, yahudiye etc. ye sövenlere ve ne zaman böyle cahillikler yapan birilerini görsem adamlara düzgün çocuğa anlatır gibi ve onu ciddiye alarak dünyanın gerçekleri ve yurt dışındaki insanların ve kültürlerin öcü olmadığını, bizde de aynılarının farklı isimde olduğunu anlatsam anlıyorlardı. insanlar cahil, kulaktan duyma iş yapıyorlar, nefret biliyorlar, onlara doğrusunu gösteren yok sıkıntı orada, doğrusunu bilmeleri de istenmiyor orası başka.
0
kurnaz
(22.12.16)
(tehditleri saymazsak) cidden dinini bilen müslümanların böyle seylere ihtiyacı yok. dünyanin bir çok yerinde o adı konmayan 3. dünya savaşı şu an müslümanların başında zaten. ve bir çok can giderken, şehitler verilirken, noel baba denen şeyin eve gelmesinin hiç bir manası yok. dinen de kesinlikle yasaklanan bir şey bu yilbaşı olayı. her sene yilbasinda saglikli mutlu bir hayat, savassiz bir dünya, iyi bir gelecek temennisinde bulununanlarin da uyanması gerek. her sene bu temennilerin tamamen tersini görüyor ve yaşiyoruz. yilbasi sevgililer günü vs. gibi günlerin tarihinden çok şu zamandaki önemi, ticari faaliyetlerin arttirmasindan baska bir şey degil. islamiyet hoş görü dini derken de bunu farkli anlamlara getirmemek lazim. islam dini, hayat nizamıdır. kimseyi inanisindan dolayi zorlamaz ve cezalandirmaz. ve bu demek degildir ki ortaligi karistiran, fitne, zarar ve ziyana sebep olan her görüşe saygi duyar. bir müslüman icin bile suçundan dolayı ceza ve ahirette azap vardır.

din icin diyerek, masum insanlara zarar verenlerin de kesinlikle kabul edilebilecek hiç tarafları yoktur. ayrica, kendini patlatanlarin cezası da artık diger tarafta görülecektir.
0
1adam
(22.12.16)
@1adam kimsenin evine zorla bişi gönderdiğimiz yok.isteyen olursa bu hizmetten yararlanıyor.ne alakası var ''bir çok can giderken, şehitler verilirken, noel baba denen şeyin eve gelmesinin hiç bir manası yok.''


gerçekten anlamıyorum abi gerçekten.
0
🌸lcdy3
(22.12.16)
Müslüman noel baba diye reklam yap, ne kadar saçma ve gereksiz gözükse bile senin müslüman diye iddia ettiğin bir şeye aşağılayıcı, kücültücü yorum yapmaya cesaret edemez hiç biri.

Hıristiyan, gavur noel babalar ile lütfen karıştırmayınız, Müslüman noel babalardır kendileri.
0
cooloji muhendisi
(22.12.16)
@1adam

dinen yasaklanma kısmı filan yok bilmediğiniz şeyler hakkında bilginiz varmış gibi yorum yapmayın.

noel, isanın doğumudur. müslüman dilerse bunu kutlayabilir. keza muhammedin doğuşunuda kutlayabilir. bunu reddeden bir tane ayet yok. tr de yılbaşı denen şey gregoryan takvimin ilk günüdür. yeni bir yıla ve ve yeni başlangıçları kutlamak için temsildir. dini bir kısmı yoktur.

yılbaşı olayı aslında hicri takvim daha primitif ve bilimsellik taşımayan bir durumda olduğundan bu kültür pek yok. hicri takvimde her sene yılbaşı farklı bir zaman dilimindedir ve kültürel bereketli günler denen günlere cycle ya da düzenli olarak her sene dokunmaz. nevruz-hıdırellez gibi bereketi temsil eden günler kültürel olarak önemli ve insanın varoluşuna bir teşekkürdür. çünkü adı üzerinde bereket getirir.

biraz daha incelemek için okuyup eğer anlamadığınız noktalar var ise bana mesaj atabilirsiniz, bilmemek sorun değil, herkesin doğru bilgi kaynakları olmayabilir.
en.wikipedia.org

ama yılbaşı yoktur gibi gereksiz ve bilgisiz açıklamalar yapmadan önce biraz olsun araştırma yapın.
0
kurnaz
(22.12.16)
@kurnaz,
müslüman dilerse kutlayabilir diye bir şey yok. dinen izin verildiyse olur. kimse kendi basina hareket edemez bu konuda. elbette hz. İsa aleyhisselam da peygamberdir. bunu aynen kabul ederiz. yalnız onun dogumunu kutlama diye bir durum söz konusu degil dinimizde. ve bu kutlamanın hristiyanlikla da baglantisi oldugundan dinimize göre bu uygun degil. bir meselenin ayetlerde gecmemesi o meselenin hiç olmayacagi anlamina gelmiyor. kitabimizla beraber edille i şeriyye denen diger kaynaklar sünnet, icma, kıyasa da bakmak gerek bu gibi hususlarda.
madem dedigin gibiyse, gecmise bakarsak osmanlida da var miydi bu? sen gregoryen dersen, ben de müslümanin hicri takvimi vardir derim. dini konularda acikcasi bilime bakilmaz malum aklı aşan bir çok durum var. bilim bunlara cevap veremiyor. ama zamanla kur'an-ı kerim de gecen bazi hususlarin bilim tarafindan da dogrulandigi ortada.
baska inanislara ait kutlamalarin bir çok kisi tarafindan benimsenmesi, yayginlaşması ve normallestirilmesi bunlarin dinen de kabul edilebilir oldugu anlamina gelmiyor. dinimizce önemli günler bellidir. burada nevruzun yeri yoktur.

@lcdy3, durum şu.
yilbasi kutlamalarini cikaran bati, avrupa her neyse, onlar müslümanliga ait bir sey görmek istemezler, müslümanlar da onlara ait bir şey istemiyorlar. hepsi bu.
(gerilim cikiyor gibi olsa da, sen dahil burada kimseyle tartismak istemem durumu aciklamaya calisiyorum sadece.)
0
1adam
(22.12.16)
@1adam

uzatmak istemiyorum ama din ile bilim başka boyuttadır. dinde olan ve bilimin kanıtladığı 1 tane, sadece bir tane olay gösteremezsiniz. inanç içte ve manevi, bilim ise dıştadır. din sana ay ikiye ayrıldı der(bilim yok böyle bir şey der), din sana isa öldü dirildi der(bilim sana bu imkansız der), din sana her şey 2 cinsiyetli der(bilim sana bunun aksi durumların olduğunu gösterir.), din sana meni bel ile kaburga arasından çıkar diyor(bilim sana aslında nereden çıktığını gösteriyor.) bu daha gider.

inanan adama kimse bir şey diyemez, bu içseldir. ama din bilimsel değildir. ortak noktaları yoktur.

asıl noktaya geri dönersek islamda ayetler esas alınır sonrada insanlar. sünnet, kıyas, hadis etc bunlar alternatiflerdir. bunlardan hiç biri, tekrar yazıyorum hiç biri islamın saydığı ana peygamberlerden birinin doğum günün kutlamaya engel değildir. aksini iddia eden var ise açsın ayetleri okusun.

osmanlıda yok muydu?
osmanlıda yılbaşı bal gibi de vardı arkadaşım. bilmediğin şeyde yazma diye bundan diyoruz. muharremiyye nedir aç oku? muharremiye osmanlıda muharrem 1(hicri yılbaşı) de yeni yıl nedeniyle verilen hediyeler ve bahşişlerdir.

hicri takvime lafım yok, eski bir takvimdir. ama eksiktir. bu bilimsel olarak geçerlidir. takvimler geleneklerden kullanılır. hicri böyledir zaten. ama gregoryan gibi modern ve daha tamam değildir.

burada nevruzun yeri bal gibi de vardır, nevruz bereketin geldiği mart 20,21,22 sinde tüm çpğrafyada kutlanır, arap kültüründe yeri azdır çünkü verimsiz ve atıl topraklardan oluşur(türkçe bkz. çöl).

islamda kültürel gelenekler yok diyorsan açıp okursan ve aynı zamanda sünnetlere bakarsan kültürün ve geleneklerin iç içe olduğunu anlarsın, nevruz, hıdırellez gibi yeni yıllar bereketi temsil ederken şimdiki kutlanan isanın doğumu aslında çok daha eskilerden apartılmış sümer efsaneleridir(bkz. tammuz).

bu arada hicri takvimin neden islami takvim olduğunuda araştırabilirsin, biraz istenmeyen noktalara girebilir bazı kişiler için, yemen, sabaens gibi şeylere bakmanı öneririm.
0
kurnaz
(22.12.16)
uzatmak istemiyorum demissin uzatmissin. yazindan anladigim, ben hic bir sey bilmiyormuşum. her bir iddana ayrı ayrı cevabim var ama kalsın. sadece en basta belirttigin
-dinde olan ve bilimin kanıtladığı 1 tane, sadece bir tane olay gösteremezsiniz - savın bile hatalı düsündugunü anlatmaya yeterli. ben kaynak versem inanmak istemeyebilirsin. o nedenle sen arastir.
0
1adam
(22.12.16)
Keşke linki açabilsek bi de
0
loser blueser
(22.12.16)
imgur açılsa da resim silinmiş. çok merak ettim yükler misin? vpn ile girdiğim için imgur açılabiliyor ama başka siteye yüklersen herkes kolaylıkla bakabilir.
0
safepassage
(22.12.16)
Bu hoşgörüsüz yobazlar malum nedenlerden dolayı iyice semirdiler. Milletin hayatına, inancına burunlarını sokmayı kendilerine hak gören boş beleş insanlar.

Tehdit mesajlarını "ignore" et, görmezden gel, cevap verme derim. Havlayıp havlayıp susarlar ne de olsa.

Sayfa yöneticisine rica etsen belki yorumları silerler. Silmezlerse de boşver.

@harzem'in dediği gibi, ülkemizde yaşayan hristiyanlar için hizmet veriyoruz yazabilirsin.
0
peggy
(22.12.16)
@1adam

Çok merak ediyorum dindeki bir bilimsellik örneğini. Verebilir misiniz?

Uzatmak istemiyordum ama insanlara bazen bir şey anlatmak benim isteklerimden daha önemli. Varsın uzun olsun insanlar doğruyu görecekse.
0
kurnaz
(22.12.16)
(8)

kabus gören birini uyandırmak

rahip janick
yanınızdaki kişinin kabus gördüğünü görürseniz uyandırır mısınız? uyandırmak gereklilik mdidir?edit: gereklilikten kastım, kabus görürken uyandırmak iyi mi olur onun için?
yanınızdaki kişinin kabus gördüğünü görürseniz uyandırır mısınız? uyandırmak gereklilik mdidir?

edit: gereklilikten kastım, kabus görürken uyandırmak iyi mi olur onun için?
0
rahip janick
(22.12.16)
benim hanım bana teşekkür ediyor kabustan uyandırdığımda.
0
harzem
(22.12.16)
Gerek var tabii ki. ozellikle uyku felci deneyimleyenlerden cok dua alirsiniz, kesin bilgi.
0
kassiopeia
(22.12.16)
Korkularıyla yüzleşmesi iyi bir şey ama kıyamam ben. Uyandırırım.
0
dissendium
(22.12.16)
Uyandırılmamalı.
Ancak rüya görürken uyanırsak hatırlarız gördüğümüz rüyayı.
Kabus gören birini uyandırmak da ona kabusu hatırlaması için fırsat vermektir.
Çok şiddetli değilse uykusuna döner uyanmadan, bi kabusu hatırlamaktan kurtarmış olursunuz böylece.
0
bir nick var benden iceri
(22.12.16)
@bir nick var benden iceri, hatirlama olayina katilmiyorum. Esim hemen hemen her gece kabus gorur. Sayiklar. Duydugum anda uyandiririm. Bir su veririm. Sonra geri yatar. Sabah sordugumda buyuk ihtimal hic bir sey hatirlamaz. Bazen ben agir uyuyorsam duymam uyandirmam, ama sabah hatirladigi olur, pek baglantili degil bence.

Gece uyanip bir daha uyumasa dedigin gecerli olabilir bence ama sonra geri yatiyorsan farketmez pek.
0
robokot
(22.12.16)
uyandırıyorum
0
sta
(22.12.16)
want2die +1 ben eşimi bi dürtüyorum iyi geliyor. bazen duymuyorum sayıklamasını falan kabus gördüm niye dürtmedin diyor.
0
yue
(22.12.16)
want2die kankama katiliyorum. biraz durtunce hem uykudan uyanmiyor hem de kendine geliyor. kardesim konusurken uykusunda yapiyorum bunu.
0
baldur2
(22.12.16)
(3)

ne oluyor? kalbimde ve vucudumda hizli kan pompalanmasi

iglesias
birkac dakikadir devam ediyor. kanin akisindan elim ve kolum titredi. kalbimde de bir hizlilik var. yaklasik bes dakikadir boyle. ölüyor muyum?
birkac dakikadir devam ediyor. kanin akisindan elim ve kolum titredi. kalbimde de bir hizlilik var. yaklasik bes dakikadir boyle. ölüyor muyum?
0
iglesias
(22.12.16)
Çarpıntı diyoruz buna. Psikolojik olarak ne durumdasınız? Panik atak benzeri bir hastalığınız var mı? Son bir saatte kötü bir haber aldınız mı? Bugün evden dışarı hiç çıktınız mı? En son ne zaman yemek yediniz? Bildiğiniz bir kalp rahatsızlığınız var mı? Bunlar önemli sorular. Büyük ihtimalle ölmüyorsunuz.
0
dissendium
(22.12.16)
psikolojik olarak iyi bir durumda degilim. ozellikle dun gece uyuyamadim. sabah uyuyabildim. doktorum ilacimi degistireli iki hafta oluyor. ancak ben bu sira grip oldum, iki tane daha ilac alıyorum. acaba onlar mi etkiledi? en son aksam 8 de yemek yedim. dışarı çıkmadim ve bildigim bir kalp rahatsizligim yok.
0
🌸iglesias
(22.12.16)
Doktor değilim öncelikle. Çarpıntı sorunu bende de var. Kendi tecrübelerimi yazıyorum.

Uykusuzluk yorgunluğa sebep olduğundan kalbinizin sesini daha çok hissetmeniz normal. Bu, uzun süredir hiç koşmamış birinin uzun süreden sonra bir anda koşunca ciğerlerinin yanması gibi bir şey. Vücudunuz daha hassas oluyor. Bir de grip olduğunuz için nefes almakta zorlanıyor olabilirsiniz. Oksijen az olunca çarpıntı olur. Kalp yeterli oksijeni almak için daha çok atar. Dışarı çıkmadığınız için tüm gün havasız kalmış olabilirsiniz. Temiz hava önemli. İlaç kısmını bilmiyorum. Yemeği çok yediyseniz de çarpıntı olabilir. İçiniz rahat değilse doktora gidin. Geçmiş olsun.
0
dissendium
(22.12.16)
(5)

"Özel okul" yerine "Private school" kullanılması yanlış değil mi?

AWD
Yurt dışına bakınca kendileri de private school diyorlar ama bu aşırı saçma değil mi? Private kelimesi isim olan privacy nin sıfat hali.Mantıklı olan şu ki, isimden sıfat olan kelime, o isim halinin anlamını taşımalıdır. Bu açıdan bakınca private kelimesiyle ilgili hiç bir sorun yok ama private scho
Yurt dışına bakınca kendileri de private school diyorlar ama bu aşırı saçma değil mi? Private kelimesi isim olan privacy nin sıfat hali.
Mantıklı olan şu ki, isimden sıfat olan kelime, o isim halinin anlamını taşımalıdır. Bu açıdan bakınca private kelimesiyle ilgili hiç bir sorun yok ama private school aşırı saçma bir tamlama oluyor. Tamam, şahsa ait demeye çalışıyorlar ama private deyince sanki " adam okul yaptırmış ama koca okula kendinen başka kimse giremez" gibi bir anlam çıkıyor. Ya da adam okul yaptırmış ama okul o kadar özel, şahsi, mahrem ki kimse okulun nerede olduğunu bile bilmiyor gibi. Bunlar hep kelimelerin dibine indiğim için oluyor.Demek istediğim, çevirilerde falan hiç bir yerde sorun yok, özel okul private school diye çevriliyor ama kendi dilinde buna private school diyenler yanlış yapıyor.Oğlum durun ne yapıyorsunuz demek istiyorum bu adamlara. kafamda deli sorular :)
0
AWD
(22.12.16)
bazı kalıplaşmış yapılar sözcüğün ilk anlamını taşımaz. türkçe'de de çokça örneği var bu ayrı incelendiğinde başka, bütün halinde bambaşka şeyler ifade eden kavramlar. konuşma dilinin şekillenmesiyle alakalıdır mutlaka.

ha ama her şeye bin çeşit alternatif kelime sunup da buna özel bir isim geliştirmemiş olmaları benim de merak ettiğim bir şey. belki de vardır ama bilmiyorumdur.

dilciler, edebiyatçılar daha doğru bilgi verir.
0
desdenova34
(22.12.16)
bence privacy private'den turemis bir kelime. bunun da turkcedeki karsiligi hususi olabilir bence. Hususi kelimesi ayni private gibi hem ozel kisi (ozel-tuzel kisilik) hem de mahrem anlamlarini tasiyor.
0
oshamahue
(22.12.16)
Biraz yanlış bakıyorsunuz bence olaya. Özel okullar sonuçta birine ait. Koç Üniversitesi'nin bir sahibi var. Bu yüzden ona özel okul diyorlar.

Private kelimesinin etimolojisine bakacak olursak,

Private (adj.)

late 14c., pertaining or belonging to oneself

14. yüzyıl sonrasında birine ait olma anlamında kullanılıyor.

Private school da birine ait olan okul anlamına geliyor.

Hatta Latincesi olan Privus ise "one's own" demek.

Yine birinin sahip olduğu bir şeyi belirtiyor.

www.etymonline.com
0
dissendium
(22.12.16)
Aynı mantıkla özel okul binasına girince sahibinin özel hayatına dahil olmuş mu oluyoruz?
0
babilbaligi
(22.12.16)
Ingiltere'de ozel okullara "public school" deniyor, ama "herkese acik" anlaminda degil de, "public"den birine ait anlaminda. Karsiti ise "state school". ABD'de ise "private" burda bahsedilmis olan anlamda, karsiti "public" ise herkese acik anlaminda public. Bana kalirsa "private/state" kullanarak bu sorunu cozmeli anglofonlar.
0
common of demons
(22.12.16)
(3)

Ezber gerektiren sözel dersler?

bir fincan kahve ile film izlemek
Malum, ufaktan finaller yaklaşıyor da kafama takıldı, siz hangi yöntemle çalışıyorsunuz ezber gerektiren sınavlara?Kafam karışık bu konuda.-deftere not alarak ilerlesem çok yavaş ve yorucu oluyor. O kadar efora değmiyor gibi geliyor. -kitaptan altını çize çize okuyarak ilerlemek aklıma yatıyor. Faka
Malum, ufaktan finaller yaklaşıyor da kafama takıldı, siz hangi yöntemle çalışıyorsunuz ezber gerektiren sınavlara?

Kafam karışık bu konuda.
-deftere not alarak ilerlesem çok yavaş ve yorucu oluyor. O kadar efora değmiyor gibi geliyor.
-kitaptan altını çize çize okuyarak ilerlemek aklıma yatıyor. Fakat bunda da kafama yatmayan şey var acaba kalıcı olur mu zihnimde diye.
-notları bilgisayarda Word dosyasına yazarak çalışmak. Deftere not almaktansa bu daha hızlı ve pratik bir yöntem gibi geliyor.

Siz nasıl yapıyorsunuz?
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(21.12.16)
Okuyup kendi kendime anlatmak.
Zaman varsa once ozet cikarip kendi kendime anlatmak.
0
kassiopeia
(22.12.16)
Hiç ezber dersim olmadı üniversitede ama soru cevap iyidir. Soru çıkar, altına kısaca cevap yaz. Sonra o kağıdı annene, kardeşine ver. Sana soru sorsunlar. Bu şekilde puan topla. Birkaç kez tekrarla bunu. Arkadaşın varsa birbirinize sorun.
0
dissendium
(22.12.16)
bunun için bir kişi daha gerekiyor; bir bölüme çalışırsınız, konuyla ilgili size sorular sordurursunuz yanınızdaki kişiye. ben fırsat buldukça bu şekilde çalıştım, en çok da bu yöntemden fayda gördüm.

@kassiopeia +1
0
rahip janick
(22.12.16)
(12)

tuvalette haber okuyor musunuz?

bana da mi lolo
klozete oturup iş vakti ya da akşam evde klozette haber okuyor musunuz? okuyorsanız hangi siteden okuyorsunuz?
klozete oturup iş vakti ya da akşam evde klozette haber okuyor musunuz? okuyorsanız hangi siteden okuyorsunuz?
0
bana da mi lolo
(21.12.16)
Cık, okumuyorum ama okusam Bundle'dan okurdum muhakkak.
0
devilred
(21.12.16)
ben debe listesini okuyorum genelde.
ironi falan yapmıyorum ciddi diyorum.
0
cahs
(21.12.16)
okuyorum , hürriyet internet sitesinden
0
delicevat
(21.12.16)
Tuvalete telefonla girmem. Telefonla tuvalete giren insanla muhatap olmam. Okumuyorum.
0
dissendium
(21.12.16)
@dissendum höh. ben şahsen işyerinde gidip oturuyorum klozete memurlar.net 'e giriyorum gündeme bakıyorum ne olmuş ne bitmiş cebime koyup donumu toplayıp çıkıyorum. girince ne oluyor ki ilişiği kesiyon?
0
🌸bana da mi lolo
(21.12.16)
Tuvalette s.kini. t.şağını elleyen adam mikrobunu telefona bulaştırıyor. Tuvalet zaten pis bir ortam. Ne kadar temiz olursa olsun. Günde onlarca kişinin girdiği umuma açık bir tuvalette uzun süre vakit geçirmek doğru bir hareket değil. Sonra telefondaki mikroplar sürekli elinde kalıyor. Milletle tokalaşıyorsun, sonra herkes hasta oluyor. Mühim olan cebine koyma meselesi değil. Telefon mikrop taşıyan bir alet. Hele ki dokunmatik telefonlar çok pis. Elini tuvaletten çıkınca yıkarsın ama telefonu yıkayamazsın. Tuvalette tuvalet yapılır. Başka bir şey yapılmaz. Zaten iş yerinde tuvalette bu şekilde vakit geçirdiğini fark ederlerse kovarlar. Ona dikkat et.
0
dissendium
(21.12.16)
tuvalet temizse iphone'da haber okurum.Tuvalette kapı kolu dahil hiçbir yere çıplak elle dokunmam.Nasıl yapacağını bilmeyen varsa hijyen dersi verebilirim.
0
turkuaz
(21.12.16)
asla telefonla tuvalete girmem. disarida umumi tuvaletlerde ise cebimdeyse asla cikartmam. hijyenik degil
0
exlibris
(21.12.16)
okumuyorum. ben okuyan adamla ilişkimi direkt keserim. alaturka tuvalette şampuanların içeriğini ezberlemiş insanların ferasetine güveniyorum!


okusam flipboardla okurdum herhalde. illa haber değil de feedlyden gelen akışa bakardım. pocket'e önceden kaydettiğim makaleleri falan okurdum. penguen ya da bobiler uygulamasındaki şeylere bakardım falan.
0
Ufuk
(21.12.16)
şeyini elleyip telefonu ellemekten bahsetmiyorum misal donunu sıyırıp oturuyosun sonra telefonu çıkarıp okuyosun haberlerini sonra cebine koyup temizliğini yapıp çıkıyosun. burada hijyen dışı olay nedir? alaturka tuvalette teknik olarak zor zaten sorum klozette.
0
🌸bana da mi lolo
(21.12.16)
okumuyorum. okuyanlarla da daha bir can ciğer arkadaş oluyorum, yanaklarından öpüyor kahveye götürüp çay ısmarlıyorum.
0
Apocalypse
(21.12.16)
bana da mi lolo ,Bilale anlatır gibi anlatmış
0
turkuaz
(21.12.16)
(35)

Erkekler içlik giyiyor musunuz

rosey
Sb.
Sb.
0
rosey
(21.12.16)
hayatım boyunca giymedim
0
masa penisi
(21.12.16)
asla
0
bim tribi
(21.12.16)
asla
0
cekilmis gayfe
(21.12.16)
giyiyorum tabi. soğuktan nefret ederim.
0
clones
(21.12.16)
bu içlik giymeyenler içten yanmalı bişey mi giyiyo acaba?
0
freetakilir
(21.12.16)
ben giyiyorum hacılar soğuk valla
0
basond
(21.12.16)
İlk yorumları okudukça tek giyen ben miyim lan bunu diyecektim ki neyse. Giyiyoruz tabi bizimki göt değil mi üşüyor.
0
gozu acik sevisen yahudi
(21.12.16)
Hayatımda sadece bir defa giymiştim, o gece de pek sık çıkmayacak güzel bir fırsatı bu yüzden geri tepmek zorunda kalınca (ulan murphy) daha da giymem dedim, hâlâ diretiyorum.
0
skooma
(21.12.16)
içlik giyen adamda piçlik olmaz.
birisi yapacaktı :)

yaşadığım yer itibarıyla 6 yıldır giymiyorum.
0
Improbable
(21.12.16)
Ben hiç giymedim ama giyeceğim.
0
la rana
(21.12.16)
Ankara'da yaşan erkekler adına cevaplıyorum yüzde doksanımız giyiyor. Yiyosa giyme bu soukta, son iki haftadır 0 derecenin üstünü görmedik.
0
yatagants
(21.12.16)
Hiç giymedim. atlet bile giymem. birazcık soğuğu severim. atkı da takmam. gerekirse yüzüm burnum kıpkırmızı olur ama rahat edemediğim için takmam. tabii bu dediklerim istanbul soğuğu için. doğu bölgesi çok soğuk olduğu için oralarda îş değişebilir büyük konuşmayayım.
0
Neill
(21.12.16)
ben antalyalıyım. oradayken senede 5-10 gün giyerdim en soğuklarda. şu an istanbul'da kasımda bir başlıyorum marta kadar
0
tejeve
(21.12.16)
ankara'da yaşıyorum, 4 sene eskişehir'de okudum ve 6 seneden fazladır hiç giymedim.
0
tosunpasa
(21.12.16)
Her kış giyiyorum.

Muhteşem bir şey.

İhtiyaç duymadığı için giymeyenler neysede, cool'luk yapmak için giymemek çok saçma geliyor
0
KaraSakall
(21.12.16)
izmir şartlarında atlet dahil kullanmıyorum
0
gaspetizm
(21.12.16)
her daim giyerim pantolonun altına bir şeyler. bu içlik olur, eşofman olur, pijama olur farketmez. bunu böyle itici bulanlar oluyormuş. :) onlara "hmm anlıyorum" diyip geçiyorum, o kadar. kimsenin göz zevkinin mükemmelliyetçi mahkemesinde yargılanmayayım diye üşüyemem. içliği piçliğe nasıl bağlıyorlar onu da anlamıyorum. ya da anlıyorum aslında da fena sıkıcı geliyor o saçmalıklar. insan daha elle tutulur bir şeyler bekliyor konuya dair.
0
matrix
(21.12.16)
en son ilkokulda giyiyordum. doğuya geldim görev gereği. birkaç gündür giyiyorum.
buralar ortalama -20lerde çünkü.
0
bass solo take one
(21.12.16)
askerden sonra her kış giymeye başladım.
istanbulda bence içliksiz gezmek hatalı hareket olur.
0
tchuck
(21.12.16)
hiç giymedim. aklımdan dahi geçmedi bugüne kadar.
0
naberabi
(21.12.16)
bu arada içlik niye sevişmeye engel olsun onu da anlamadım :)

bende siyah içlik var, sevişecekseniz pantolonu kıza değil kendinize çıkarttırın, içliği pantolonla beraber çıkartın, içlik giydiğinizi bile anlamaz :)
0
tchuck
(21.12.16)
evet. çok soğuk olursa giyerim.
0
cahs
(21.12.16)
motur kullandığım için evet bundan sonra da kullanmayacak olsamda içlik giyerim aga, rahat adamım ben, üşümeyi de sevmiyorum.
0
selam
(21.12.16)
sadece askerde giydim. orada da -20 falan oluyordu başka türlüsü imkansızdı zaten. sağlıklı bir şey olduğunu da düşünmüyorum.
0
zoghurt
(21.12.16)
kasım gibi giyer, mart gibi çıkarırım :)
Ankara'da yaşıyorum ve çok üşüyorum. İçlikler artık eskisi gibi kötü renkli (muhallebi sarısı) ve koyun kokan içlikler olmadığı için bir sıkıntı yok.
0
yüzyıllık yalnızlık
(21.12.16)
Giymiyorum. En son ilkokul birinci sınıfta falan giymiştim. İçlik ruhuma aykırı benim. Rahat hissedemiyorum.
0
dissendium
(21.12.16)
yok.
0
Apocalypse
(21.12.16)
giyiyorum mecburen.

ev-iş ulaşımım istanbul için nispeten kısa, dışarıda harcadığım zaman sadece bu kadar olsa giymeyebilirdim. çünkü trafikle de çok işim yok, araç beklemekle de. ama çalıştığım iş yerinden kaynaklı, sıklıkla dışarıda durmak zorundayım veya girip çıkmak...

alt-üst termal/yün giyindiğim halde donuyorum bu ayazlarda. bugün mesaimin yaklaşık 8 saati deli gibi esen rüzgar ve bir sağdan bir soldan çarpan karla karışık rüzgarda geçti.

hiç seksi değil evet! ama hayatımın seksi olduğunu kim söyledi ki? kendim öyle olsam da. swh.
0
runfor
(21.12.16)
Termal iclik giyiyorum
0
all girls dream
(21.12.16)
hiç giymedim ama giymeyi düşünüyorum artık. niye üşüyeyim boşuna.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(21.12.16)
elbette giyiyorum...
lisede, üniversitede giymedim.
içlikle askerde tanıştım, hayatımı kurtardı diyebilirim.

giymiyorum diyen cengaverler; açık alanda çalışmak zorunda kalmamışlardır.
kendine güvenenler varsa, bu mevsimde, vereceğim koordinatlarda birer gün geçirsinler, bakalım aynı yanıtı verebilecekler mi...
0
late viper
(21.12.16)
içliğim var ama slim fit pantolon giyince hiç üşümüyorum. isveçte kışı bile içliksiz bu taktikle atlattım.
0
sttc
(22.12.16)
Motosiklete binmesem giymem ama giymek durumundayım.
0
yirmisantim
(22.12.16)
bu yıl giymedim ama geçen yıl giydim.
soğuktan baldır ağrısı çekeceğime giyerim içliğimi efendi efendi.
0
lonelyman
(22.12.16)
Giymiyorum
0
gazozailacatmauzmani
(22.12.16)
(5)

İş güvenliği uzmanlığı?

pilavmaker
öncelikle endüstri mühendisliğinden geçtiğimiz yaz mezun oldum ama hala iş bulamadım onu söyleyeyim. şu an iş yaşamında olanlarınız bunu yapmamı önerir mi?öneriyorsanız istanbul anadolu yakasında gidebileceğim en uygun kurs nedir?
öncelikle endüstri mühendisliğinden geçtiğimiz yaz mezun oldum ama hala iş bulamadım onu söyleyeyim. şu an iş yaşamında olanlarınız bunu yapmamı önerir mi?
öneriyorsanız istanbul anadolu yakasında gidebileceğim en uygun kurs nedir?
0
pilavmaker
(21.12.16)
İş güvenliğinde sınıf önemli. Kuzenim direkt bu bölümü okudu. ÖSYM'nin yaptığı sınava girip C sınıfı iş güvenliği uzmanı oldu. Kurstan sonra sınava çalışmak gerekli. Staj yaptığım fabrikada az işçi çalıştığı için iş güvenliği uzmanı yoktu. Sadece bir kurumla çalışıyorlardı. Büyük yerlerde çalışmak için sınıfın iyi olması gerekli diye düşünüyorum. A sınıfı gibi. Yapılabilir bir şey. Saçma değil.

Bir de ek olarak söyleyeyim. Küçük işletmelerde genel müdür bile işçilere baret takmayın diyor. Onlara göre gereksiz çünkü. Genel müdürün bile bu şekilde rahat olduğu ülkede iş güvenliğini kim takar o da ayrı bir konu.
0
dissendium
(21.12.16)
duyuruyu gasp etmek gibi olmasın ama bi dershanede rehper öğretmenlik yapıyorum iyi sınıflardaki çoluk çocuk endüstri müh. için uğraşıyor. Ne biçim bi ülke olduk lan biz.
0
neymiş
(21.12.16)
başka hiç iş bulamıyorsan mantıklı. başka herhangi bir iş bulabiliyorsan mantıksız. bence iş aramaya inan.

sürekli insan hataları ile uğraştığın, işverene bildirsen dahi sorumlu olup olmadığının belli olmadığı tuhaf bir iş. gerizekalının teki bir iş yapıyor, senin başın ağrıyor.

gece sıcak yatağında uyuyorsun, koş hamit abi öldü diye seni arıyorlar. biz ağzında sigara ile gazaltı kaynak yapan milletiz, işin insanları eğitmek olduğu için inanılmaz zor bir iş. sorumluluğu aşırı ağır. karşılığı yok gibi.

2011'de iş güvenliği uzmanı belgemi aldım. o iş yapılmaz dedim ve bıraktım. başlarım öyle işe.
0
babilbaligi
(21.12.16)
paraya ve işe ihtiyaç durumuna göre iki seçenek var önünde:

1- paran ve zamanın varsa (bir süre daha çalışmasam da olur diyorsan) isg üzerine yüksek lisans yap, direkt b sınıfı oluyorsun. daha kolay ve yüksek maaşlarla iş bulabilirsin.

2- acil iş bulmam gerek diyorsan isg üzerine kitaplar alıp çalışmaya başla ve ilk sınava gir. tamamen ezber sorular, iyi çalışırsan halledersin.
0
hosein
(21.12.16)
acil iş bulma gerekliliğim yok ama bunaldım biraz. anladığım kadarıyla hevesle tercih edilecek bir iş değil bu?
0
🌸pilavmaker
(21.12.16)
(4)

İngilizce öğrenmek isteyen birine tavsiyeleriniz

wendettalk
Merhabalar,Arkadaşlar şu ingilizce meselesini artık çözmeliyim. Şirkette yükselme durumumda sürekli karşıma engel çıkıyor, ayrıca çok sık yurt dışı seyahatlerim oluyor akıcı konuşmada zorlanıyorum. Şimdi İngiltere ve ABD dil okulları maliyetli olduğundan o seçenekleri eledim. Mecburen bu işi TR'de b
Merhabalar,

Arkadaşlar şu ingilizce meselesini artık çözmeliyim. Şirkette yükselme durumumda sürekli karşıma engel çıkıyor, ayrıca çok sık yurt dışı seyahatlerim oluyor akıcı konuşmada zorlanıyorum. Şimdi İngiltere ve ABD dil okulları maliyetli olduğundan o seçenekleri eledim. Mecburen bu işi TR'de bir kursla çözmem lazım. İzmir'de tavsiye edebileceğiniz bir kurs var mıdır? 30'una merdiven dayamış ve çok temel düzeyde İngilizce bilgisine sahip biri olarak bu işi nasıl çözerim artık. Her türlü tavsiye ve desteğinize ihtiyacım var.
Teşekkürler.
0
wendettalk
(21.12.16)
Ben English Time'a gitmeyi düşünüyorum. İş İngilizcesi programları da var sanırım. Bir tane gramer kitabı alıp çalışmaya başlayın. YDS kitaplarında Türkçe anlatım oluyor.
0
dissendium
(21.12.16)
İzmirdeki amerikan Kültür derneğinin ingilizce kursu bayağı iyi diye biliyorum.
0
hohoho
(21.12.16)
kursla filan cok zor, yani olmaz degil olur tabii ama direk ingilizce konusulan bir ulkede ogrenmenizi tavsiye ederim.

malta guzel bir secenek olabilir, gayet ucuz, hayat rahat guzel, hos yer, arastirabilirsiniz biraz.
0
matematik koyu
(21.12.16)
ben de çok dil kursu araştırdım, hepsi çok pahalı ve gereksiz bilgi vermek için yarışıyorlar sanki..

şuan a2 kursuna gidiyorum meb kursunun. sınıf 7-8 kişilik, hocamızda gayet iyi şansımıza.
ve her gün duolingo çözüyorum, ayrıca hikaye kitapları okuyorum. kurs bittiğinde yurtdışına gideceğim pratik için.

sonra b1 seviyesinde özel hoca düşünüyorum.
0
redeath
(21.12.16)
(5)

hukuk okumak mantıklı mı?

vaybanabanabanavayvaybanavay
2009 amerikan kültürü ve edebiyatı mezunuyum. o zamandan beri ingilizce çevirmenliği yapıyorum. son zamanlarda bu iş beni tatmin etmemeye başladı. maddi yönden fena değil ama sürekli aynı şeyleri yapmaktan sıkıldım. aşağı yukarı kimsenin belirli bir kalite beklentisinin olmaması da işi monotonlaştır
2009 amerikan kültürü ve edebiyatı mezunuyum. o zamandan beri ingilizce çevirmenliği yapıyorum. son zamanlarda bu iş beni tatmin etmemeye başladı. maddi yönden fena değil ama sürekli aynı şeyleri yapmaktan sıkıldım. aşağı yukarı kimsenin belirli bir kalite beklentisinin olmaması da işi monotonlaştırıyor. bir de saçma sapan adamlarla rekabet etmek zorunda kalıyorsunuz. ek iş olarak güya çeviri yapan sabahattin zaim psikoloji bölümü öğrencisi 4 liradan yapıyor diye sizin de fiyat kırmanızı istiyorlar falan. kısacası tatmin etmiyor. ben de bu yaştan sonra (30) hukuk okumayı düşünmeye başladım. hukuk bürosu açmak gibi bir amacım yok. toefl'dan 117 alacak kadar ingilizcem var. bunun yanında basit düzeyde yazılmış yazıları anlayacak kadar almanca, fransızca ve biraz da arapça biliyorum. bu şekilde aşina olduğum 2. bir dili de (mesela fransızca) pek zorlanmadan geliştirebilirim.

çevremde birkaç tane avukat var. bunlardan bazıları hukuk fakültelerinden çok fazla kişinin mezun olduğunu ve iş bulmakta zorlanacağımı söylüyor. bir kısmı da iki yabancı dille çok rahat iş bulursun diyor. 35 yaşından sonra şirket avukatı olarak iş bulma veya hukuk danışmanlığı yapma şansım nedir? 2-3 yıl düşük maaşla da çalışırım. para çok önemli değil. bir de bazı insanlar hukukta hangi okuldan mezun olduğunun önemi yok diyor. bu gerçekten böyle mi? yani parayı basıp %50 burslu atılım mezunu olmakla ankara üniversitesi mezunu olmak aynı şey mi? bana saçma geldiği için sormak istedim.
0
vaybanabanabanavayvaybanavay
(21.12.16)
-okul önemli ( bkz: istanbul barosu ilanları)
-dil önemli( kurumsal bir yere girmek için)
- şirket avukatı olmak biraz birikim ister. sizden her konuda bilgi isterler çünkü. bu bilgiler de pratikte gelişiyor. kitaplarda yazmaz her şey. çalıştıktan sonra olabilir neden olmasın. ama önce pişmek lazım.
0
cabiday
(21.12.16)
Okuma. Başka bir şey oku. Yabancı dil kendini geliştirmen için önemli. Türkiye'de yabancı dil bir işe yaramaz. Yurt dışına gidersen ya da akademisyen olacaksan işine yarar. Sen TCK'yi bilmek zorundasın. ABD'deki ceza kanunlarını bilmek sana pratikte bir şey katmayacak. İyi üniversiteler de dandik artık. Hazırlıkta bütün yıl en arka sırada uyuyan bir kız arkadaşım bölümünü bırakıp Marmara hukuk kazandı. Sen düşün durumu.
0
dissendium
(21.12.16)
eger ankara'da yasiyorsaniz/yasayacaksaniz okul onemli.
eger istanbul ise, sanirim pazar cok buyuk oldugu icin biraz arada kaynayip gidiyorsunuz, en azindan arada kaynama sansiniz daha fazla. zira, ankara'da zaten daha az sirket var, bir suru ankara hukuk mezunu vs. var, size sira gelene kadar onlardan biri tercih edilir. istanbul bu anlamda biraz daha rahat olabilir.
sirket olarak ise, evet 35 yasindan sonra komik paralarla ise baslayacaksiniz. ancak burada da soyle bir sorun var, yanina gireceginiz kisinin (hukuk musaviri) en az 40 yasinda olmasi lazim ki sizi junior diye alsin. yoksa 33- 35 yasindaki hukuk musaviri 35 yasindaki yeni mezunu altina almak istemeyebilir (yuksek ihtimalle).
hukuk okuyacaksaniz, okul suresini cok iyi degerlendirmeniz lazim, sizin mezun oldugunuz yasta insanlar en az 10 yillik deneyimli olacak.
0
kassiopeia
(21.12.16)
Hangi okuldan mezun olduğunun zerre önemi yok hukukta.

4 liradan ceviri yapanlar piyasayı düşürüyor diyorsun, sonra hukuk mu okusam diyorsun. Her şehre bir universite mantığıyla her yere hukuk fakültesi açıldı. Laboratuar gibi gereksinimler olmadığı için her yeni üniversite hukuk bölümü açtı ilk önce. Hukuktan kazandıkları parayla diger bölümleri açıyorlar.

2-3 yıl düşük maaş değil, 10 yıl düşük maaşla çalışıyorsun şu dönemde. Sonra seni işten çıkarıyorlar yeni mezunlarla devam ediyorlar, çünkü şirket avukatı olmak çok tecrübe gerektirmiyor. Mevcut hukuk sisteminde iyi avukat olmak işe yaramıyor, şirket sahibinin akp bağlantısına sahip olması gerekiyor. Avukatların tek görevi kalıp halindeki dilekçeleri yazmak oldu.

Kendi büronu açman lazım en kısa sürede. O durumda da yıllarca uzayan davalara kuş gibi ücretler istemen gerekecek çünkü muvekkiller her zaman senden ucuzunu bulacağını düşünüyor, buluyor da.

Ayrıca şu anda hukuk bitik durumda, bunu öylesine bir söylem saniyorsunuz ama faal olarak bitik durumda. Davalar açılamıyor, karar çıkan davaların sonucu uygulanmıyor, adli tıp raporları 2 yılda dönmüyor, hakimler ve savcılar görevden alındı yerlerine atama yapılmadı 6 aydır. CMK denen sistem çalışmıyor çünkü avukatların gözaltındakilerle görüşme yetkisi kaldırıldı.

İki yıl önce mahkemeden yıkım kararı çıkarttığımız barınak yıkılmıyor. İstanbul belediyesi mahkeme kararını yok sayıyor, yıkım yapması gereken polis de biz karışmayız diyor. Mahkeme kararı bir hiç.

Şu ülkede hangi aklı başında insana sorsan hukuk bitti der. Hukukun içinden biri olarak bu ülkede hukuk falan kalmadı diyorum. Zoraki aldırdığın mahkeme kararları bile uygulanmadiktan sonra bir avukatın arzuhalciden farkı kalmıyor.

Ömrünü boşa harcarsın hukuk okumaya kalkarsan.

Şirket avukatı olmak da tecrübeli değil ucuz avukat olmayı gerektiriyor artık. Çünkü mahkemeler avukatın savunmasına göre karar almıyor, şirketin sahibine göre alıyor. Hiç girme o işlere.

İlla meslek değiştireceksen yurtdışında da yapılabilen bir meslek bul.
0
harzem
(21.12.16)
Okumak istiyorsan oku. Yaş engel degil. Ben şuan 99lu kardeslerimle öğretmen halimle veteriner hekimlik okuyorum. Mutluyum. Mesleğin iş imkanları senin için pek de onemli olmamalı hukuksal cevirileri de yanına alır, olmadı bambaşka konularda akademik çalışmalar yaparsin. Umudunu kırma, moralini bozma. Yıllar sonra okumanın duygu ve düşünceleri için her zaman irtibata geçebilirsiniz.
0
kedimbitmis
(21.12.16)
(7)

Yakın arkadaşınızın sizden hoslanmasi

sakar in san
Ne tepki verdiniz
Ne tepki verdiniz
0
sakar in san
(21.12.16)
Seksi kızlarla arkadaş olmamaya çalışıyorum. Gerçek arkadaş dediğin bir saniye bile cinselliği aklına getirmez. Diğer türlü için rahat edemez. O yüzden ortalama kızlarla arkadaş olurum. Ortalama oldukları için de onlarla sevgili olmam. Durumu toparlamaya çalışırım. Ona başkasını bulabilirim. O yolunu yapmadan önce yolunu kapatırım. Sevgili olmam. Güzellik olarak fena değilse ve karakterini beğenmişsem belki biraz düşünürüm. Benim sistem böyle çalışıyor.
0
dissendium
(21.12.16)
olmazsa arkadaşlık elden gider, ama olabilir de çok fark edilmese de sağlıklı ilişkilerde sevgililer birbirinin en yakın arkadaşları olur.

tepki konusunda da; aşırı bi tepki vermemek lazım, aşırı tepki gelirse de sakin olmak lazım. net olan tek şey bu bi dönüm noktası, burdan sonra bi şeyler illa farklı olacak.
0
yazmamaya yemin eden adam
(21.12.16)
İki karşı cinsin asla yakın arkadaş olamayacağı konusunda ne kadar haklı olduğumu düşünürüm.
0
kaderimse np
(21.12.16)
evlendik
0
sta
(21.12.16)
Ben de hoşlanıyorsam hoşuma gider.
0
gazozailacatmauzmani
(21.12.16)
Eğer hoşlanıyorsa geçer zaten bir süre sonra, sallamam ama başta hoşlanıp sonra da içinde işi büyütmüşse, kendini durduramıyor gibiyse arkadaşlık biter.
0
aychovsky
(21.12.16)
eğer ben ondan hoşlanmıyorsam ve hiçbir şekilde hoşlanacak gibi değilsem, kendimi çok kötü hissederdim. çünkü aslında onu seviyorum; yani arkadaşız, ama o benden daha fazlasını istiyor ve ben ona daha fazlasını veremem. bu yüzden ona en başta açık ve net olarak bu işin olmayacağını söylerdim.
bundan sonrası onun tepkisine bağlı. çok üzülürse yıkılırsa falan baya kötü, çünkü bundan sonra onunla geçirdiğim her an onun için üzülürdüm. ona istediğini verememiş olmaktan ve onu istemeden de olsa üzmekten dolayı vicdan yapardım. o yüzden onunla pek görüşmek istemezdim bir süre. denk gelmemeye çalışırdım.
ha öyle çok sallamaz ve eskisi gibi davranmaya devam ederse hiç bozmazdım ben de ve asla araya soğukluk girmesine izin vermezdim.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(21.12.16)
(3)

almanyada yüksek lisans yaparsam orda kalma şansım nedir?

masa penisi
almanyada rağbet gördüğünü duyduğum bir bölüm okuyorum, türkiyede de almanca dilinde alıyorum eğitimi. üniversitem bu konuda türkiyede tek. bu avantajı kullanarak testdaf sınavına hazırlanıcam. nisandaymış galiba. sınavı geçersem yüksek lisans yapma hakkım doğuyor. imkanım da var. asıl soruya gelirs
almanyada rağbet gördüğünü duyduğum bir bölüm okuyorum, türkiyede de almanca dilinde alıyorum eğitimi. üniversitem bu konuda türkiyede tek. bu avantajı kullanarak testdaf sınavına hazırlanıcam. nisandaymış galiba. sınavı geçersem yüksek lisans yapma hakkım doğuyor. imkanım da var. asıl soruya gelirsek ben yüksek lisansı orda yapıp geri kalan hayatımı da orda geçirmek istiyorum. bunun oluru ne?
0
masa penisi
(21.12.16)
Orada bir işe girmek.
0
dissendium
(21.12.16)
işe girince bitiyo mu herşey?
0
🌸masa penisi
(21.12.16)
tam olarak süreleri filan nedir bilmiyorum ama süreç şöyle işler; işe girince hem açlışma hem oturma iznin olur, belli bir süre de orada yaşayınca da vatandaşlığa başvurma hakkın doğar. bunu yüksek lisans olmadan bile yapabilirsin. senelerce oraya göçen türk işçiler de bu süreçten geçip vatandaşlık aldı (hepsi değil tabi ama başvurma hakkı tanındı onlara).
0
yazmamaya yemin eden adam
(21.12.16)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.